Ardahan SGK İL Müdürü Coronaya Yakalandı..



MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Dün yapılan açıklamada son olarak yapılan 47 bin 412 yeni testten 963 ünün pozitif çıktığı ve Covit-19 dolayısıyla yaşamını yitiren 15 kişi olduğu bildirilen ülkedeki toplam can kaybının 5 bin 645 olduğu belirtilirken şu an İzmir’de olan Ardahan SGK İl Müdürünün de bu rahatsızlığa yakalanıp, tedavi altına alındığı öğrenildi. 


Toplam iyileşen hasta sayısının ise 211 bin 561’e yükseldiği belirtilen son açıklama öncesi Covit-19’a yakalandığı ve gittiği İzmir’de hastanede tedavi altına alındığını öğrendiğimiz SGK Ardahan İl Müdürü Aziz Boz ile yaptığımız telefon görüşmesinde olayı doğrularken bu virüsü kapmasının nedenini Ardahan’da görüşmeye gelen ve babasını da  aynı hastalıktan kaybeden bir yakınından almış olabileceğini belirtirken başta başında bulunduğu SGK  çalışanlarının olmak üzere kendisiyle iletişimde olanların hastaneye gidip, kontrolden geçmeleri gerektiğine dikkat çekerken yaklaşık bir haftadır duyulan bu olayın ardından Ardahan SGK’ye sağlıktan ne gelen, ne giden olduğu ve bu durumdan rahatsız olup, hastaneye gidenlerin de kontrol olmak istedikleri ancak kimsenin ilgilenmediği de alınan bilgiler arasında oldu.



Arada Gümbürtüye Gidenler..


Mehmet Metiner ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu arasında yaşanan tartışma sıcaklığını korurken, kurt gibi uluması ile gündeme gelen ve atanmış tarım bakanına çıkışı ile gündemden düşeceğe benzer MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt’un geçtiğimiz günlerde yeni parti kuran Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz gibi partisi tarafından ihraç edilmek üzere disipline sevk edildiğini öğrendiğimizde, etme bulma dünyası atasözü aklıma geldi.


Ve son günlerdeki yazılarıma konu olan bu ata sözlerinin hiç ama hiç önemlerini ve anlamlarını yitirmediği de..


Tabi bu arada başta havuz medyası olmak üzere ”biz havuzda değiliz” deyip kendilerine merkez basın adını veren ulusal basın ve medyanın oralı olmadığı birçok şey daha gündeme taşındı..


Birincisi hala neden hapiste olduğu bir türlü anlaşılamayan HDP eski eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın CHP ve İYİ Parti başta olmak üzere HDP’nin büyük desteğini alanların üzeri kapalı demeçlerle HDP’yi dizayn etme çabalarına karşı sert çıkışıdır. İkincisi ise “evli” eski sevgili tarafından önce dövülüp, ardından öldürülerek, yakıldıktan sonra beton dolu bir kovaya konulan cesedi ile gündeme gelen  Muğlalı 27 yaşındaki üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’in öldürülmesi ile yeniden gündeme gelen kadın cinayetleridir. 


Ve de yeni barolara yol açan, sanal ortama da sansür getirmeye çalışan iktidarın, ‘’Toplumsal Cinsiyet’’ kavramının tanımını yapan ilk uluslararası sözleşmeden çekilmek istemesi oldu.


Tabi bu arada sanatçıların ”Korkmayacağız” başlığı ile Fransada ki “sarı yelekliler” eylemine benzer çıkışını da unutmayalım.



Ülkenin yanı sıra ağzına taktığı maske ile “benden milliyetçi yoktur” twitter mesajını atarak seçmenine seslenen Trump’ın ve Avrupanın yani hristiyan aleminin, cuma günü namaz kılacağımız Ayasofya adımımıza karşı, nasıl bir hamle yapacakları da diğer ve asıl bir konu olarak “şimdilik” bir kenarda durmakta. 


Gelelim başlığımıza 10 yıl önce Ayasofya da değil Suriye de namaz kılacağını belirten başkan Erdoğan’ın oturma sancıları çeken, başkanlığını yaptığı başkanlık sisteminin geride kalan iki yılını anlattığı programında gideceği söylenen Esad’ın pardon Esed’in seçim yaptığını bizzat kendisi açıklarken, bu seçimin demokrasi ile alakası olmadığını ve “Ben yaptım oldu” demek olduğunu da söylerken kendisinin “atı alan üsküdarı geçti” sözlerini de hatırlatıyor gibiydi.


Yani bunca yoğun gündem arasında iktidardan düşeceği söylenen Esad’ın seçim yaptığı da gümbürtüye gitmişti.


Aynı başkan Erdoğan, Libya’da da işlerin her an gümbürtüye gideceğini de anlatıyor gibiydi. 


Kısacası uluyan Enginyurt gibi Soylu’dan fırça yiyip “ardından biz kardeşiz” diyerek adeta tükürdüğünü yalayan Mehmet Metiner gibi birçok kişinin gümbürtüye gittiğini de görmekteyiz.


Bu arada unutmadan Demirtaş’ın dikkat çektiği muhalefetin yani İyi Partinin ve CHP’nin de HDP’ye üstü kapalı parmak sallaması da HDP’nin yani yaşananları izleyen Kürt seçmeninin “bunlarla bu iş yürümez” diyerek ya kendi başına seçimlere gitmesi ya da Ak Parti ile yeniden kurulacak sıcak temasla tüm muhalefeti gümbürtüye götüreceği görülüyor gibi.


Kısacası bu dünyanın etme bulma dünyası olduğunu herkes bilmeli ve görmelidir.


Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php