ARDAHAN'A SADECE 20 TON TOHUM!..

5 İlçesi, 1 Beldesi, 234 köyü olan Ardahan’a dağıtılmak üzere tarım alanlarına sadece 20 ton tohum gönderildi.


Ardahanlı çiftçilerin gerek Corona engelleri, gerek ekonomik sıkıntıların, gerekse yardıma gelecek olan insanların seyahat engeli dolaysıyla memleketine gelemediği bugünler de kent geneline gönderilen 20 ton gübre gülünç oldu.


 


SERTİFİKALI FİĞ TOHUMU DAĞITIMI ÜRETİCİ SEÇİM KRİTERLERİ:


• Çiftçi kayıt sistemine (çks) kayıtlı olması


• 2016-2019 yılları arasında Ardahan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından verilen tohum dağıtımı desteklerinden yararlanmamış olması.


• Ardahan il merkez ve ilçelerde çiftçilik yapıyor olması.


• 2019 yılı üretim sezonunda 20-50 dekar arasında yem bitkisi ekilişi yapmış olması.


• Adına kayıtlı 5–30 arasında büyükbaş hayvan varlığının olması.


• Aşağıdaki puanlama tablosundan yüksek puan alması.


• Toplamda 20 ton olan ve aşağıdaki koşulları sağlayan ve tohum almaya hak kazanan her çiftçiye 10 dekar alana ekilmek üzere 100 er kg fiğ tohumu verilecektir.


EN YÜKSEK PUAN REFERANS PUAN ÜRETİCİ PUANI


2019 yılında Yem Bitkileri ekili arazi varlığı


20-25 da 50 50


26-30 da 45


31-35 da 40


36-40 da 35


41-45 da 30


45-50 da 25


Üretici adına kayıtlı Büyükbaş hayvan varlığı


5-10 adet 40 40


11-15 adet 35


16-20 adet 30


21-25 adet 25


26-30 adet 20


İdare Referans Puanı 10


Toplam Puan 100


Haber/Kaynak: MAHİR Doğu GÖLE sevdalısı 



Özel Hayat Anlatılır mı?


Bilmem ama yıllar önce karaladığım ve sanırım  yol boyunca yine ‘Özel hayat anlatılır mı?’ başlıklı olarak kaleme aldığım yazılarımı yazıp, tozlu arşivlerime kaldırdığım günden bugüne hep düşündüğüm ama ‘ha bugün, ha yarın’ diyerek ertelediğim ve gün yüzüne  bir türlü çıkaramadığım ancak yakınlarda da yayınlamayı düşündüğüm kitabımın adı da ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ olacak…


Ve yazılmayanları yazan gazetecilikten, yıllardır her gün ama her gün yorum yazan köşe yazarlığından terfi edip, yazar olacağımı düşündüğüm o kitabımda nelerin olacağını, kapağının nasıl olacağını da düşünüp, daha çıkmadan beynime not ettiğim içerikler kalbimde yer edenler olacağını da şimdiden belirtmek isterim..


Ve o kalbin hazine kapağını açıp yazmaya başladığımda, kitabımın adının neden ‘Özel hayat anlatılır mı?’okudukça  anlaşılacak , anlaşıldıkça da ağlanacak, göz yaşlarının kitabın yaprağına düşmemesine çalışılacağını şimdiden hissediyor, anlıyorum..


Çünkü sözkonusu kitabın kapağında, çevrilen her sayfasında kendisini bulacak olan her okurumun benden farklı bir şey yaşamadığını, aynı acıları, mutlulukları, gelenleri, gidenleri hatırlayıp, yaktığı, yakacağı, yakmak isteyeceği bir sigaranın eşliğinde biten sayfanın ardından gelecek sayfanın neleri getireceğini düşünüp, dolan yüreğinin bir volkan gibi patlayıp, göz yaşlarının eşliğinde lavlara dönüşmemesine direnecek.

.

Adına deprem denen, ardından gelecek olan sarsıntının aslında bir yaşam boyunca 7 şiddetinde titreşimler olduğunu anlayacak okurlarımın çoğunun ” Ula sen gazeteciydin ve o gazetecilik yaptığın yıllar boyunca beni mi, yaşadıklarımı mı takip edip, not mu ettin?” diyerek bazen bana kızıp, bazen yaşananların hiç de sır olmadığını anlayarak, utanıp, kızacaklarını ama bu yaşananları gazetecinin ve her insanın yaşadığını  hissedip, gülümseyeceklerini de biliyorum, şimdiden, hem de daha başlamadığım ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ adlı kitabım çıkmamasına rağmen gülümseyerek…


Ve o kitabın kapağının hemen ardından gelecek olan sayfada kitabımın bir soru ile başlayıp, başka sorularla biteceği merakıyla okunmaya devam edilirken ilk sorunun cevabında  çok şeyin anlatılmak istendiği de anlaşılacak…



Çünkü özellerinin saklandığını ve kendisiyle toprağa gideceğini sanma rahatlığı ile Ay’a kadar uzanan insan oğlunun işgal edip, yakıp, yıktığı ve talan ettikten sonra terk ettiği şeyin aslında gün gelip göğsünün sol yanında olan dört harfli organın  kendisine hayat verdiğinin farkına vardığında çok geç olduğunu anlayacak..


Evet, Ay’da bile görünen ve bugünlerde Corona denen Çin işkencesesine dönen merkezde bulunan o geçilemez denen kale gibi nice dört harfli kalenin yakılıp, yıkılıp, talan edildiğini, terk edildiğini hiç düşündünüz mü? 


Veya yapıldıkları gibi kalmayan, işgal edilip, sonrasında yakılıp, yıkılan ve talan edilkten sonra terk edilen yani diğer adıyla virane bırakılan o kalelerin kaç harfi olduğunu bile düşünmeyen insanoğlunun, kalın, yüksek, geçilemez denen duvarlarla çevrili o  kalelerin ardında bulunan saraylardaki hazineye ulaşma uğruna yaşamı boyunca hep plan yaptığı, saldırıya geçmek için fırsat aradığı ve bulduğu ilk yarıktan içeri girip, hedefine ulaşmaya çalıştığı şu dünyada aslında ulaşılmak istenenin yine 4 harfli olan  başka bir şey olduğunu da düşünmemiş, aklına getirmemiş olduğun da anlaşılacak ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ adlı çıkarmayı düşündüğüm, ömrüm yeterse çıkaracağım kitabımda..


Ve zaman bulup, yıllardır her gün yazdığım yazılarımdan seçtiklerimin de aralarında olacağını hayal ettiğim  kitapta insan denen varlığın yaşamı boyunca hedeflediği ve süt beyaz gülen bir yüzle karşılanmayı düşündüğü o kalenin ardından yaşanacakları bilmeden ve beyazın her an kırmızı kana, göz yaşına dönüşeceğini akıl etmeden hep kendisini yaraladığını da anlayacak ama  çoktan iş işten  geçmiş olacak ne yazık ki  ve sol yanında bulunan dört harfli organın artık onu taşıyamadığını çok ağrıdığını ve durma noktasına geldiğini de hissedecek, özel diye sakladığı şeylerin aslında  kendisini tüketen yiyip bitiren sınırlardan ve düşüncelerden  olduğunun farkına geç varmış olarak.


TARLA EKİMİ BAŞLADITARLA EKİMİ BAŞLADI


arşiv haber 14/05/2019 tarihli haberler


Hayvancılığının yanın da tarımcılık yaparak geçimlerini sağlayan Ardahanlılar iyiden iyiye eriyen karların açtığı alanları ekmeye başladılar. Ülke genelinde Traktör saysında bir hayli önde olan ve bir tarlaya 3 traktörün düştüğü ileri sürülen Ardahan’da aldıkları teşviklere rağmen tarla ekimi yapmayanların yanında bu konuda samimi mücadele veren çiftçiler iyiden iyiye ısınmaya başlayan havaların eşliğinde buğday ve arpa ekimi yapmaya başlarlarken en büyük dertleri 6 TL.’yi geçen mazot fiyatı.



HANİ TÜNEL YAPILACAKTI? 


Havaalanı İstemeyenler Tüneller Nerede?


31/03/2015 Tarihli Haber


Havaalanı isteyen Ardahanlılara, ‘Önce yol ve tünel’ diyerek Ardahanlıların planı, projesi ve de yeri hazır olan havaalanı isteğine karşı çıkıp, engelleyen milletvekilinin tünelleri 2015 yaıtırıım programın da olmadığı ortaya çıktı.


Bu yıl yapılacağı ileri sürülen Şavşat/Sahara, Posof/UIgar ve Çıldır/mozoret Tünellerinin 2015 yatrım programında olmadığı ortaya çıktı.   


Bu yıl yapılacağı ileri sürülen Şavşat/Sahara, Posof/Ulgar ve Çıldır/mozoret Tünellerinin 2015 yatrırm programında olmadığı ortaya çıktı.                

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü’nde alınan bilgilere göre, 2015 yılında Artvin, Giresun, Gümüşhane, Rize ve Trabzon illerine 22 km bölünmüş yol çalışması, 519 km asfalt onarım çalışması yapılacak.


2015 yılında Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Artvin, Giresun, Gümüşhane, Rize ve Trabzon illerine yapılması planlanan çalışmalar ise şöyle:


Artvin:

“5 km bölünmüş yol, 7 km tek yol iyileştirme, 104 km asfalt onarım çalışması, bin m2 Trafik Düzey İşaretleme, 236 bin m2 Trafik Yatay İşaretleme, 14 km otokorkuluk, 1 adet kaza kara nokta, 4 adet tünel.”


Trabzon:

“5 km bölünmüş yol, 5 km tek yol iyileştirme çalışması, 113 km asfalt onarım çalışması, 2 bin m2 trafik-düzey işaretleme, 251 bin m2 trafik-yatay işaretleme, 29 km trafik-otokorkuluk, 6 adet kaza kara nokta, 6 adet köprü yapımı, 5 adet tünel yapımı.”

Rize:

“8 km bölünmüş yol, 3 km tek yol iyileştirme, 57 km asfalt onarım çalışması, bin m2 trafik-düşey işaretleme, 142 bin 500 m2 trafik-yatay işaretleme, 32 km trafik otokorkuluk, 1 adet tünel yapımı.”


Gümüşhane:


“4 km bölünmüş yol, 89 km asfalt onarım çalışması, bin 30 m2 trafik-düşey işaretleme, 206 bin 500 m2 trafik-yatay işaretleme, 17 km otokorkuluk, 7 adet köprü yapımı, 4 adet tünel yapımı.”


Giresun:

“15 km tek yok iyileştirme, 156 km asfalt onarım çalışmaları, bin 150 m2 trafik-düşey işaretleme, 226 bin m2 trafik-yatay işaretleme, 36 km otokorkuluk, 2 adet kaza kara nokta, 1 adet köprü yapımı.”