SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..
Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..
‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..
İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 www.yasamtv.com.tr
Yücel Çiftçi Koronadan hayata göz yuman Turgay Yılmaz’ı anlattı..
BİR YOLDAŞIN ARKASINDAN!
Halkın Kurtuluş’undan arkadaşların yönetimde olduğu Ardahan Kültür Derneği, o dönemin en demokratik işleyişine sahipti…..
Bütün siyasi grupların tartıştığı(yarıştığı) seminerler, hepimiz için bir okul işlevi görüyordu…..
Konuya hakim arkadaşlar tartışmayı sürdürürken diğer arkadaşlar sadece kendi görüşünden olan konuşmacıyı desteklediği için kimin hangi siyasi gruptan olduğunu objektif olarak tanıyabiliyorduk……
Mikail Aydemir’in verdigi seminerde benim konuşmama çok içten destek veren arkadaşın Turgay Yılmaz olduğunu öğrendim…..
Sanırım 1976 yılıydı….
O gün, bugündür, yoldaş,dost ve ağabey, kardeş ilişkimiz hiç kesilmedi…..
Hepimiz biliyoruz ki aynı harekette olanların çoğu yoldaşlarıyla dost ve arkadaşlığını sürdüremedi.
Miting çalışmalarında ve köy örgütlenme faaliyetlerinde Turgay hep yanımızda yürüyordu…..
Turgay ,
Orhan Bay, Mikail
Aydemir, Erdal Güngör ve Bayram Koçak ile birlikte militanca girdikleri kavgalarını yer yer mizahi bir dille aktarırdı…..
Sıkı yönetim ve 12 Eylül sonrası Ardahan da ve diğer bölgelerden illegaliteye düşen bizlere korkusuzca kol kanat geriyordu…..
Siyasi örgütlenmenin içinde yer almaktan bir adım olsun geri durmadı……
Yakalandı, içerde yattı…..
Turgay bu kavgada ki görevlerinin hiçbirisini övünme malzemesi yapmayacak kadar mütevazi yiğit bir arkadaşımız olarak yaşadı……
Bir devrimci de olması gereken temel özellik olan paylaşımcı tutum onda en üst seviyede idi….
Hatırnazdı ve kıymet bilirliğin en uç örneğini temsil ediyordu…..
Dostlarını bir iki yanlışı yüzünden silmeyen bir erdeme sahipti…..
Tanıdığımdan bu yana dostlarına hiç ama hiç vefasızlık yapmadı….
Ama elma ile armudu hiç karıştırmadan hakkı olana saygısını esirgemedi…..
Sıkıntılı dönemlerinde bile asla kimliğinden taviz vermedi…..
Dünyaya musallat olan pandeminin tamda merkezinde hastalık onu yakaladı…..
Ancak bu zor ve ölümün kol gezdiği bu koşullarda bile arkadaşları, dostları, yakınları ve yoldaşları Turgay yoldaşa VEFALI DAVRANIŞLARINDAN BİR ADIM GERİ DURMADILAR…..
Tüncer Sarıkaya
Kenan Yılmaz
Erbay Kara
Kemal Aktaş
Yahya Dündar
Rıfkı Demirci
Hayrettin Hanoğlu
Celil Öğün
Yılmaz Çiftçi
Kardeşleri:Turgut, Necdet, Soner, oğlu Güney Yılmaz
Turgaý yılmaza uygun bir anma ve onu yad etmeyi Ardahan Öğretmen Evi girişinde yerine getirdiler…..
Ayrıca, Turgay’ı hiç yanlız bırakmayan
Enver Güngör
Kadir ışıklı
Latif Tosunoğlu
Yunus Dündar
Sedat Dündar,
Ve otuz kadar köylüsü ile
bütün riski göze alarak mezarlıkdaki törene katıldılar……
Arkadaşlarımın ve yoldaşlarımın en yaşlısı ve ağabeyleri sıfatıyla herkese yoldaşça selamlarımı gönderir ve sevgiyle sarılırım…..
Sevgili Turgay, hiç bilemiyeceğin bir şeyi açıklayacağım….
Ölüm haberin üzerıne yüzlerce dostumuz üzüntülerini bildirdi….
Hatta Hanak ve yakın ilçelerden sana tören yapmak için Ardahan’a gelme taleplerini günün hassasiyeti gereği kabul edemedik…..
Ve Turgay, Erdal Güngör, Bayram Koçak’ın sana gelmek için aldıkları bilete rağmen engel olduk. Birde dostluğuna çok önem verdiğin Mikail Aydemir’in içten yandığını ve sızlandığını bilmeni isterdim….
Ve “o benim annemdir” dediğin Türkan Çiftçi’nin senin için gerçek bir abla ve anne duyarlılığı ile gün boyu gözyaşı akıttığını zaten bilirdin….
Ben ölüncüye kadar bende yaşayan ve yaşayacak olanların arasında olduğunu biliyor ol…..
Seni hiç terk etmeyen ve sende kusur aramayan ağabeyin olarak arkandan el sallıyorum……
09.09.2020
A.YÜCEL ÇİFTÇİ
Bu metni olurken o kadar hüzünlendim ki bu süreçte böyle içselleştirilmiş dostluklar ve yoldaşlık ilişkilerine o kadar ihtiyacımız var kiii anlatamam yüreğine sağlık.
A. Yücel Çiftçi abimiz.
Bizimkiler ve İsrail lobiciliği..
Sırbistan ve Hırvatistan Başkan ve Cumhurbaşkanlarını adeta birer çocuk gibi karşısında sandalyeye oturtup imzalattığı anlaşmayı okurken neyi imzaladıklarını bilmeyen bir duruma düşmeleri bu ülkelerin değil İsrail lobisinin başarısını ortaya koymaktadır.
Zira bu dünyayı Amerika’nın değil, İsrail lobisinin yönlendirdiğini Sırbistan ve Hırvatistan başkanlarını zorda bırakan imzanın bulunduğu sözleşmeyi hazırlayan bu her iki ülkenin büyük elçiliklerine de gol atan, daha da ileri giderek sözleşmenin içinde bulunan büyükelçiliklerin Kudüs’e taşınması kelimesini yazdırma başarısını göstermiştir İsrail lobisi.
Lobiciliğin nasıl yapıldığını bir kez daha, hem de başka ülkenin sarayında o lobiciliği okutan İsrail’dir. Amerika’nın yanı sıra İngiltere, Fransa, Almanya kısacası Hristiyan dünyasını kendi lehine kullanmayı çok iyi başaran Yahudi Lobisi”Kahrolsun İsrail”demekle de kahrolmayıp neyi imzaladığını sonradan anlayıp saçını düzeltme bahanesiyle elini götürdüğü başını çevirdiği lobisine kahrediyordu.
Dünyayı kendisine güldüren Sırbistan lobisinin Yani Sırbistan dış işleri bakanlığı, büyük elçiliği kendisi kadar küçük ama dünyayı yöneten büyük bir lobiye sahip olan Amerika’daki Yahudi lobisi, lobicilik yapıyoruz diye tırşuculuktan, kazcılıktan, sazcılıktan öteye gitmeyen sözüm ona dernekçiliğine, federesyonculuğuna hatta ittifaklarla “iktidarı yıkacağız” diyerek parti kuranlara örnek olmalı.
Dünyaya yön veren Yahudi lobisi yanında adını ne koyarsanız koyun bu dünyada ekonomik, sosyal, siyasal tüm yapılaşmaların hatta dünyanın 187 ülkesinin birçoğunda bulunan ve ülke başkanı ya da ülke ile ilgili bir konu gündeme gelmedikçe çoğunun adını bile bilmediğimiz yüksek duvarlı villalarda günlerini gün etmekten öteye gitmeyen büyük elçilikler, stk’lar, hatta futbol takımları aslında birer lobidirler.
Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi futbol takımları, Müsiad, Tüsiad’larda bir köy derneği gibi, ya da cami dernekleri gibi statülere uygun birer dernek, birer federasyon yani STK gibiler ama İsrail lobisi gibi bunlarda büyük oynarlar, bizimkiler 10 kişiyi bir araya getiremezken…
Zaman zaman nasıl yapılması gerektiğini anlattığım ve şu an başında bulunduğum iki stk aracılığı kanalıyla kendimce ortaya koymaya çalıştığım bu Lobiciliğin gerçek anlamda hayal edildiği gibi yapılabilmesinin diğer bir yolu da bu yolda, yola çıkanların samimiyetine idealistliklerine bağlıdır. İsrail lobisi hepimize örnek olsun diyerek…
.jpg)
ARDAHANLI BÜROKRAT
AK Parti Artvin Milletvekili İsrafil Kışla, “Merkez nüfusu 50 binin altında olan illerde, o ilin nüfusuna kayıtlı bürokratlar asaleten görev alabilecek” dedi.
Kışla, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atamalarına İlişkin Yönetmeliğin 15. Maddesi uyarınca, il merkezi nüfusu 50 binin altında olan yerlerde, o ilin nüfusuna kayıtlı bir bürokratın asaleten görev alamadığını anımsattı.
Kışla, Bakanlar Kurulu‘nda alınan kararla bir ayrımcılığın sona erdirildiğini, 33 yıllık sıkıntının giderildiğini ifade etti.
Bu konuyla ilgili önce Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu‘ya başvurduklarını, daha sonra konuyu Başbakan Ahmet Davutoğlu‘na anlattıklarını aktaran Kışla, şunları söyledi:
“Tabi küçük illerde, özellikle doğu illerinde bir il müdürlüğü görevi almak için bir bürokrat gelir ama uzun süre görev yapmaz ve o görevi aldıktan sonra bir başka yere mutlaka atanmayı bekler. İldeki birçok görev vekaleten yürütülür. Sizin ilinizin bürokratı da asaleten atanamaz. Bütün görevler vekaleten yürütülür. Çileyi çeken bürokratlar da asaleten görev yapanın haklarından istifade edemez. Böyle bir sıkıntıları yaşıyorduk.”
İsrafil Kışla, Ardahan, Artvin, Tunceli ve Bayburt gibi illerde artık o ilin nüfusuna kayıtlı bürokratların, asaleten atanarak görev yapabileceklerini belirtti.
AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay ise bu konunun, Doğu Anadolu Bölgesi‘nin önemli problemlerinden biri olduğunu belirterek, 1925 yılından bugüne kadar Doğu veGüney Doğu Anadolu‘nun sorunlarını merkezi hükümete yansıtan raporlarda, bu bölgelere özellikle kabiliyetli, kaliteli ve tecrübeli kamu personelinin ve yöneticilerin gönderilmesinin tavsiye edildiğini kaydetti.
Atalay, “Çünkü oraya bir il müdürü olarak atamak istediğiniz insan, oralıysa kanuni bir engel vardı. Oralı olmayan birisini de oraya göndermek gerçekten zordu. Bu sorunu ortadan kaldırmakla illerimizde daha kaliteli hizmet vereceğimizi düşünüyoruz” diye konuştu.