ARDAHAN'DA KAVŞAK EYLEMİ..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



İnönü Mahallesi ile Sugöze köyünün kesiştiği noktada toplanan bir grup vatandaş, Ardahan-Göle kara yolundaki çalışmalar sırasında hastane kavşağının 2 km ileri yapılmasına tepki gösterdi. Vatandaşlar, TOKİ konutları, Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) ve hastaneye gitmek için yolun uzadığını ileri sürerek, mağduriyetlerinin giderilmesini talep etti.


Sugöze Köyü Muhtarı Yüksel Şentürk, “Burada yaya geçidi yok. Hastane yolunu kullanarak hastaneye gitmek isteyen vatandaşlar şimdi 3,5 km ileriden dönmek zorunda. Yol yapım çalışmaları yapılırken buraya kavşak konulması için karayolları bölge müdürlüğüne dilekçe verdik ama karşılık vermediler. Şimdi yaklaşık 3,5 km yol uzadı” dedi.

TOKİ Yönetimi Başkanı Sebahattin Hanoğlu ise, “Burada trafik kazaları kaçınılmazdır. Köylerden gelip marketlere giden insanlar ölümle burun buruna. Bu nedenle yan yol ve sinyalizasyon yapılmasını istiyoruz. Kazaya meyilli bu yolda trafik kazası ölümle sonuçlandıktan sonra çare aranmasın. Bu sorunu çözmek için uğraşmamız lazım” dedi.


İNÖNÜ MAHALLESİNDE VATANDAŞIN SESİNE KULAK VERİN


Ardahan Merkeze bağlı İnönü Mahallesi ile Sugöze köyünde yaşayan vatandaşlar, Ardahan-Göle kara yolunda kavşak ve üst geçit olmamasına tepki gösterdi. İnönü Mahallesi ile Sugöze köyünün kesiştiği noktada toplanan vatandaşlar, hastane ve TOKİ bölgesindeki okula gidebilmek için yollarını uzatmak zorunda kaldıklarını ileri sürdü.

Sugöze Köyü sakinlerinden Yücel Turgut, grup adına yaptığı konuşmada, Ardahan Devlet Hastanesi ile TOKİ bölgesindeki okula gitmelerinin zorlaştığını söyledi.


Turgut: “Ben Sugöze Köyü sakinlerinden Turgay Yücel, 155 kişinin yaşadığı köyde hastaneye, alış verişe ve çocuğumuzu okula gönderdiğimizde bu yol nedeniyle ciddi tehlike yaşıyoruz. İnsan hayatının bu kadar ucuz olmaması lazım, buraya biz ivedilikle ya üst geçit ya da yaya geçidi yapılmasını ve bu yolunda kısa sürede açılmasını istiyoruz. Çünkü Ambulanslar buradan gelirken 3 km yol gidiyor. Acil bir durumda 3 km yoldan dolaşıyor sirenleri çalarak ancak hastaneye ulaşıyor. Madem insan hayatı çok önemli o zaman bizi mağdur etmesinler. Buraya bir an önce yaya geçidinin yapılmasını istiyoruz ve buradan bize yol hakkı verilmesini talep ediyoruz” dedi.


Ardahan Devlet Hastanesi için ciddi paralar ödenerek yapılan levhaların sağa sola savrulduğunu da belirten duyarlı vatandaş Deva Partisi yöneticisi Yücel Turgut, vatandaşın vergisiyle alınan levhaların hastane yönünü belirtmesi için yeniden belirlenen alanlara dikilmesi için yetkilileri göreve davet etti.


Sugöze Köyü Muhtarı Yüksel Şentürk ise Ardahan Devlet Hastanesi ile TOKİ bölgesindeki okula gitmelerinin zorlaştığını söyledi.

Yolun yaklaşık 3 km uzadığını öne süren Şentürk, şunları kaydetti: “Eskiden bu kavşak bize bitişikti. Köyden hastaneye ve okula çok rahat gidiyorduk. Ancak şu an hastanenin mevcut kavşağı daha uzak bir noktaya gitti. Dolayısıyla bu da bizim için yaklaşık 3 km bir mesafe demektir. Hastaneye veya okula gitmek için bu noktadan DSİ kavşağına gidip bir daha dönüyoruz. Bu noktada, yani hastanenin eski kavşağında yeni kavşak ve üst geçit istiyoruz. Başka türlü burada kazalar yaşanacak. Çünkü insanlar yürüyerek burayı kullanıyorlar. Bu kazaların yaşanmaması için burada toplandık.”



75 bin kişiye iş, 75 Euro’luk Kredi ve 75 Plaka..

Ardahan’lı siyasiler ve teneke levhaları bile olmayan stk’ların bir dönem gazetecilere seslenip, Posof Ulgar tüneli gibi uzun yıllar açılmayan ama kağıt üzerinde açık olduğunu ortaya çıkardıktan sonra verdiğim mücadele ile oluşan kamuoyu sonucu ancak açılan ancak hala beklenen ticari geliri veremeyen Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı’nı çok gündeme getirdiğimizi belirtip, biz basın mensuplarının Aktaş’a gösterdiği ilgiyi biraz da ‘Haydarpaşa-Ardahan Demiryolu’ projesinden de göstermesini istemekteler.

Yani rayların, trenin gelip geçmesine karşın Doğu Expresinin yanı sıra yük trenlerinin duracağı  bir antrepo durağının yapılamadığı ama ‘kılçık’ denen hat ile Ardahan’a kadar uzaması istenen demiryolu..

Sanaldan Ardahan sevdalısı geçinip, kozalak ve tezekle yeniden yanan teneke sobalarda pişirilen ekmeği ve kazı bol bol paylaşanların yanı sıra sesi, sedası çıkmayan muhalefet ve iktidar yanlıları, temsilcilerinin  bu yöndeki isteğinin öncelikle bizlerce emir olduğunun bilinmesini, çünkü bizim bu kentte gelecek olan hizmetlerin yanı sıra demiryoluna onlardan daha çok sevineceğimizi bilinmesini isterim..


Çünkü burnunun dibinden doğalgaz boru hattı geçmesine karşın halen kömür, kozalak ve tezekle ısınan Ardahan’a değil demiryolu, bir çivi çakana anlımızla birlikte yüreğimizi açtığımızı sanırım sayın Ardahan severler ve onlardan daha duyarlı yabancı bir çok kişi daha iyi bilmektedir..

Evet gün geçtikçe ‘Kendiliğinden’ yani son olarak 75 milyon Euro kredi alan İBB’nin meclisinde bulunan ama seçimlerden sonra kapattıkları makam kapılarıyla Ardahan kamuoyunda adları unutulan üç belediye başkanı başta olmak üzere batı kentlerinde bulunan Ardahanlı siyasilerin, stk’ların uğraşları dolayısıyla değil, dünyanın süper ve sömürgeci güçlerinin istemi ile isteyerek veya bilmeyerek stratejik bir bölge haline gelen Ardahan’ın demiryolu ağı ile örülmesinin yanında havaalanı tabi ki hepimizin dileğidir..

Ancak bunu isterken sadece gazetecilerden değil, top yekün bir hareketle istemenin daha etkili ve gerçekçi olacağını sayın seçimden seçime ortaya çıkan çok bilmiş ama hiç bir şey bilmiyor gibi davranan siyasiler, kışları kazcı, yazları sazcı olan lobisiz, darmadağın, herkesin ayrı telden çaldığı stk’lar dahil herkes iyi bilmelidir..

Çünkü 21 yıldır iktidar da olan bu hükümeti ziyaret eden geniş çaplı bir Ardahan heyetinin Ankara’ya gitmediğini de biz gazeteciler sık sık yazar, buna da siyasiler ve Ardahan’ın ileri gelenlerinin ön ayak olması gerektiğine işaret etmiş olduğumuzu da hatırlatırım..

Çıldır’da bulunan ve zar zor açılan ancak ithalat, ihracatın sıfır derecede olduğu Çıldır Aktaş ve önündeki Ulgar dağının tünelinin hala açılmadığı Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapılarının yanı başından geçen Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu Tren Hattına bir güne bir gün gitmeyenlerin, sözde açık olan ama şimdide onarımda diye yarım yamalak açık olan Posof Türkgözü Gümrük Kapısı’ndan neden o istenen ithalat, ihracatın yapılmadığını sormayanların, Büyük Nakala’dan sonra Suğara’nın nasıl olup kapatıldığını, Gorveng’in de kapanma ile karşı karşıya olduğunu sorgulamayanların bu kente tren yolu gelmesi için gazetecilerden bir şey istemeye hakkı var mı bilmem ama bizim kadar iyi niyetli olduğuna inandığımız sayın Ardahan sevdalıları bu kışı bu yönde kullanıp, başta Ardahan’da olmak üzere ilçelerde art arda düzenleyeceği toplantılarla bu yönde geniş çaplı bir kamuoyu oluşturmasını beklemekteler..

Ve sanırım bizim olduğu kadar treni, doğalgazı, havaalanı, gümrük kapıları, sınır ticaretini, hayvancılığın gelişmesini ve devam eden göçün durmasını bekleyen Ardahan’ın da hakkı biz gazeteciler kadar gündeme, dile, getirilmesi için bir adım değil, İBB’nin istihdam ofisinin iş bulduğunu ilan ettiği Ardahan plakası gibi 75 adım atmalılar..


Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


arşiv haber 21.07.2016 tarihli haber


**Muhalefet yine sınıfta kalmıştır..


Pazar günü İstanbul Taksim’de toplanacaklarını belirten CHP başta olmak üzere dokunulmazlıkların kaldırılmasından bu yana Diyarbakır’dan bu yana gelemeyen HDP ve ‘idam olsun yeter ki biz varız’ diyerek toplumu germeye kendisine alışkanlık haline getiren MHP, 15 Temmuz’da yaşandığı ileri sürülen darbe kalkışması ardından yine sınıfta kalmıştır.

Çünkü, ‘darbe gelecek, sıkıyönetim ilan edilecek, hayat duracak’ korkusuyla ilk günde sokaklara dökülen muhalefet değil, halk olurken MGK, Bakanlar Kurulunu ve Basın sözcülüğünü de üstlenen Başkan Erdoğan’da darbenin yaşandığı ilk dakikalarda cep telefonu ile yaptığı açıklama ile yine 1 numara olduğunu ortaya koymuştur..

Evet bugüne kadar hatta bu yazı yazılırken hala ortada gözükmeyen muhalefetin sınıfta kaldığı bir süreçte getirilen 3 aylık olağanüstü hal ile birilerinin yine Üsküdar’ı geçtiğini muhalefet tarafından yine görülememiştir..

Sınıfta kalan muhalefetin tüm ipleri Başkanın eline verdiğini de ortaya koyan olağanüstü kararının nasıl uygulanacağını bile hala anlayamayan ve bu karar karşı hala bir açıklama yapamayanların Başkan Erdoğan ve ekibiyle nasıl mücadele edeceği de bilinmiyor.

Çünkü hala uykuda olduğunu gördüğüm muhalefetin bu ülkede yaşanan olağan gelişmeler karşısında ortaya koyamadığı refleksi olağanüstü halin uygulamaya geçtiği bir süreçte nasıl bir politika ortaya koyacağı da şimdiden belli gibi..

Oda sonucu şimdiden belli..

Yani muhalefetin basiretsizliği, beceriksizliği..

Kısacası muhalefetin sınıfta kaldığını rahatlıkla söyleyeceğimiz bir döneme daha giren ülkede bir adamın yani 1 Kasım’dan bu yana Başkan olarak ilan ettiğim Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığı da bir kez daha netleşmiştir..

Çünkü dün Milli Güvenlik Kuruluna ve bakanlar Kuruluna başkanlık eden, basın sözcülüğünü bile kendisi yapan, darbe haberini kendisinin elinin altında ki olduğu söylenen MİT’in değil, eniştesinin haber verdiğini açıklayan Erdoğan 3 ay ile başlayıp, devam edeceği görülen olağanüstü hal uygulaması ile TBMM’sini olduğu gibi muhalefeti de öteleyip, bugünden itibaren çıkarmaya başlayacağı  kararnamelerle zaten 14 yıldır yönettiği ülkeyi bundan sonra tek başına yöneteceğini resmen ilan etmiştir..

Çünkü muhalefet gibi ekibinin de kendisine zaman kayıp ettirdiğini anlamış, 15 Temmuz darbe girişimin kısa sürede kendi lehine çevirmiş bu işi benden başkası kimse yapamaz diyerek, gerektiğinde Ordunun da, Polisinde hatta Diyanetin de işini ben yaparım diyerek kolları bir kez daha sıvarken, benim muhalefetim Yalova’da üç kişiyle gemide tek başına kalmıştır..

Haydi hayırlısı diyerek, çokta sert olacağına inanmadığım, bir süreci atlatmak için hayata geçirildiğini his ettiğim, Güneydoğu’da zaten hayatta olan ve bir çoğumuzun alışkın olduğu ama yine de demokrasi için mücadele devam diyerek 3 aylıkla kalmasını umduğum olağanüstünün, anti uygulamalara neden olmamasına, ülkenin güzel geleceğine hayırlı olmasını dilerim..