Ardahan'da Otobüsler Arası Ölümcül Rekabet!



MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Alınan bilgilere göre iki Ardahanlı Otobüs Firmasının arasında yaşanan rekabetin otobüs biletlerine yansıdığı ve yaşanan bu gelişme ardından son bir haftadır İstanbul’a gitmek isteyenlerin 100 ila 75 TL.’ye bilet aldıkları öğrenildi.



Gazeteci Aranmaz, Aranır..


Öncelikle sanaldan aldığı ile mahalle ağzıyla ”kıytırıktan” haberler yapan ve sonrasında da ”Bu toplantılara, ziyaretlere, görüşmelere neden gazeteci davet edilmiyor?”  deyip, dert yanan ve adam yerine konulmayan gazeteciler başta olmak üzere her insan davet edildiği yere gitmek için şartlarını zorlamalı, gitmeli.. Gidemezse de davetini aldığı yerin, kişinin haberini yapmalı, kamuoyuna duyurmalı diye düşünen bir gazeteci olduğumun bilinmesini isterim..

Çünkü Atasözlerimizden olan ‘Çağrıldığın yere erinme, çağrılmadığın yere de görünme” atasözüde, dinen de  ”Davete icabet etmeyen, Allah ve Resulüne isyan etmiştir” gibi bir çok önemli söz davetin önemini anlatır..

Gelelim asıl konumuza ve Kars Belediyesinin bölge gazetecilerini Kars’a davetine..

Tüm dünyada olduğu gibi yerelde de hiçbir zaman değerini yitirmeyeceğini düşündüğüm gazeteciliğin, internet denen sanal ortam dolayısı ile bitmek üzere olduğu yönünde iddia ve görüşlere bir gazeteci olarak katılmıyorum. 

Her gün değişen gündemin ana değiştiricileri olan gazetecilerin hep birlikte hareketi halinde dakika başı değişen gündemi onların yarattığını önce gazeteciyim diyenler bilmeli, algılamalı ve unutmamalı.

Çünkü, ‘öldü, bitti..’ denen gazeteciliğin sanalda da gazetecilerin oluşturduğu gündemlerle yaşandığını anlaması gerekenler yine gazetecilerdir.

Son yıllarda her alanda olduğu gibi gazetecilikte de yaşanan deformasyonu önleyecek olanında başta gazeteciler olmak üzere her kesin, her alanda bir araya gelip güç birliği yapmasıdır.. Bu düşüncenin önderleri de toplumun aydınları olan yine gazetecilerdir. 

Bu nedenle toplumun önünü açan ve birer ışık olan gazeteciler kaybolmamalı, aranıyor duruma düşmemelidirler. 




Kars Belediyesinin katkıları ile bir araya gelmeleri için yapılan davetin çok önemli bir davet olduğunu düşünüp o toplantıya katılmalarını umduğum bölge gazetecilerinin onların açtığı bu yolda yürümek isteyen yeni ve genç gazetecilere de ışık tutacağını bilmelidirler. 

Dünya düşünceleri ne olursa olsun, gazeteciliği yaşatmak istiyorsa bir gazeteci kendi yerine yeni gazeteciler yetiştirme ve mevcutlarla bir araya gelerek biz halen yaşıyoruz, gazetecilik ayaktadır ve gerçek gündemi biz oluşturuyoruz demeliler. Bütün olumsuzluklara gözümüzü, kulağımızı kapatıp mutlulukla çalışmalarımıza devam etmeliyiz. Zira neşe ve çalışma, birbirini davet eden iki temiz şeydir. 

Çarşamba günü Kars’ta, Kars Belediyesinin ev sahipliğindeki kahvaltılı toplantıya katılacak gazeteciler aranıyor demiyorum… 

Çünkü gazeteci aranmaz, yaptığını kamuoyuna anlatabilen gözlerin aradığı gazeteciler olmalıyız..

Bu nedenle;  Bir gazeteci olarak tüm meslektaşlarımı bu önemli toplantıya davet ediyorum.


Haydi davete icabet etmek gerek. Zaten okumak kelimesinin bir anlamı da davet etmektir. 

Son bir söz; “Biriniz bir davete çağrıldığı zaman hemen ona gitsin” Hz. Muhamned



Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


Ardahan’da Yolcu Otobüsü Devrildi 1 Ölü..


arşiv haber 31/11/2017 tarihl haber/yorum


ERZİNCAN’da buzlanma nedeniyle sürücünün direksiyon kontrolünü yitirdiği yolcu otobüsü yoldan çıkarak şarampole yuvarlandı. Kazada, yolculardan 1’i öldü, 23’ü yaralandı.


Kaza, aat 07.00 sıralarında Erzincan-Erzurum karayolunun 56’nci kilometresinde bulunan Yollarüstü Mevkii’nde meydana geldi. İzmir‘den Ardahan‘a giden ‘Esadaş Turizm’e ait Fatih Aktaş yönetimindeki 25 EV 625 plakalı yolcu otobüsü, karayolundaki buzlanmanın etkisiyle direksiyon kontrolünü yitirince şarampole yuvarlandı. Kazanın bildirilmesi ardından bölgeye, ambulans, itfaiye, AFAD, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yan yatan otobüsün altında kalan yolculardan Havva Boynukalın öldü, 23 yolcu da yaralandı. 2 şoför ve muavin ise, kazadan yara almadan kurtuldu. Yaralılar, bölgeye sevk edilen ambulanslarla Tercan Devlet ile Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanelerine kaldırıldı. Ölen yolcuyu otobüsün altından çıkarmak için AFAD ve itfaiye ekipleri çalışmalarını sürdürüyor. Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.


**Gazeteciliğe dönüş..


20 Milyonluk bir kentte Ardahan adını taşıyan federasyonun Ardahan adına yakışır çalışmalar yapmasına federasyon başkanı olarak katkı sunma çabalarım dolaysıyla çok sevdiğim mesleğimi aksattığının farkındayım..

Ve başta okurlarımdan olmak üzere haber ve yorumlarıma konu olan gelişmelerden secdam Ardahan adına özür diliyorum..

Evet, son bir kaç haftadır iyiden iyiye koptuğum gazeteciliğe yeniden dönerken bu süreçte yaşananları da görmedim değil..

Not aldığım bir çok konuyu zaman içinde tek tek gündeme taşımaya devam edeceğim gazetecilik mesleğimin de bir Ardahan sevdası olduğunu bilenler Ardahan’da yaşananların yazılacağından şüpheleri olmasın..

Ülkemin serhat kenti Ardahan’da Ardahanlıdan daha çok Ardahan adına hareket edenlerin, Ardahanlının gücünü anlamayıp, kendilerini kraldan daha kral sananların rahat hareket etmeyecekleri bir Ardahan olduğunu hatırlatmaya devam edecek olan gazeteci Fakir Yılmaz’ın bu kentin gelişip, büyümesi için samimi çaba gösterenlerin yanında olmaya devam edeceği kesin olduğu gibi zaten biliniyor.

İşte bu nedenledir ki gazeteciliğe dönüş derken Ardahan’ın yanı sıra ülkemde üzerinde yaşadığımız dünyanın sorunlarını da parmaklarımız oldukça, beynimizdeki düşünceleri aktarmaya devam edeceğiz..

Çünkü gazeteci dediğin dünyada hatta uzayda yaşananları gündeme getirmek varsa sorunlara çözüm bulunması için haber ve fikirleri ile kamuoyu gündemine taşımakla mükellef olan insandır..

Ben de bunu, bu görevimiz, gazeteciliğimi yapmaya devam edeceğim..

Yeniden merhaba..


**İstanbul ve Kocaeli Ardahan’ın Yanında..


Ardahan Tanıtım Günleri 24-25-26 Kasım 2017 


Ardahan Dernekler Federasyonunun bir ilke daha imza atmaya hazırlandığı şu günlerde İstanbul’un İlçe Belediyelerinin yanı sıra Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin yanı sıra Gebze, Çayırova, Darıca ve Dilovası Belediyelerinden de Ardahan’a tam destek geldi.


23-24-25 Kasım 2017 Tarihlerinde İstanbul Maltepe Sahilinde yapılacak olan Ardahan’ı Tanıtma Günleri öncesi İstanbul Büyükşehir’in desteklerinin yanı sıra Kocaeli Belediyesinin desteklerini de


alan Ardahan Dernekler Federasyonu bugüne kadar 39 ilçesi bulunan İstanbul’un 13 belediyesinin başkanından ve Kocaeli’nin 3 ilçesinden tanıtım günlerine destek aldı.


ARDAFED Yöneticilerinin yanı sıra Tanıtım Günleri için kurulan Ardahan’ı Tanıtma Komisyonu Heyetinin makamlarında ziyaret ettiği İstanbul ve Kocaeli Belediye Başkanları 24-25-26 Günlerinde yapılacak


olan Ardahan’ı Tanıtma Günlerine afişleme, araç ve mesaj konularından yardımcı oldular.



ARDA/FED


AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANINI ZİYARET EDECEK..


Başta İstanbul’da olmak üzere ülke genelinde; ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolasıyla yoluna emin adımlar ile devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu bugün önemli bir ziyareti daha gerçekleştirecek.


Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ARDA/FED Genel Başkanlığına atanması ardından önemli girişimlerde bulunan Ardahan Dernekler Federasyonu  İstanbul, Ardahan, Ankara’da düzenlediği birliktelik toplantıları ve etkinlikleri ardından ülkenin gidişatına yön veren siyasileri de göz ardı etmiyor.


Bugüne kadar İstanbul’un Esenyurt, Beykoz, Sancaktepe’de ki grubu TBMM’sinde bulunan 4 siyasi partinin teşkilatlarını ziyaret edip, Ardahanlıların bu ilçelerinde ki potansiyeli ve beklentileri konusunda dosyalar sunan ARDA/FED yarın saat 17:00’da önemli bir ziyaret daha gerçekleştirecek.


Bu önemli girişimlerinin ilk kez futbol tunuvası düzenleyen, bir çok Ardahanlı işadamını düzenlediği toplantılar ile bir araya getiren ARDA/FED İstanbul Kağıthane Belediye Başkanın, İstanbul Sanayi Odası, İstanbul Ticaret Odası ve İSTOÇ gibi İstanbul’un ekonomisne yön veren stk  ziyaretleri ardından Çorlu Ordu Komutanlığını ziyaretler gerçekleştirmişti. ARDA/FED şimdi de iktadar partisinin en önemi teşkilatlarından olan İstanbul İl Başkanlığını ziyaret edecek.


Konu hakkına yapılan açıklama ve duyur şöyle;


ARDA/FED AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANINI ZİYATET EDİYOR..


Sayın Ardahanlı..


Başta İstanbul’da olmak üzere ‘Ülke genelinde güçlü bir Ardahan Lobisi’ sloganı ile yola çıkan Ardahan Dernekler Federasyonu ülkemizin iktidar partisinin İstanbul İl Başkanı olan Sayın Selim Temurcu’yu İstanbul Sütlüce’de bulunan AK Parti İstanbul Başkanlığı makamında bugün saat: 17.00’da ziyaret ederek, Ardahanlıların İstanbul’da ki potansiyeli ve beklentileri konusunda bir dosya sunacaktır..


Bu önemli ziyaretimize katılmanız bizi mutlu edeceği gibi Ardahanlıların birlikteliğini de ortaya koyacaktır..


Saygılarımla..


Fakir Yılmaz/ARDA/FED Genel Başkanı-Gazeteci


Not: Bu önemli ziyarete katılmanız halinde bizi 05322678015 nolu telefonumuz aracılığıyla bilgilendirmenizi önemle rica ederim.. Adres: Sütlüce, İmrahor Cad. No:46, 34445 Beyoğlu/İstanbul Saat:17.00


**TÜM ARDAHANLILARA ÇAĞRIMIZDIR..


**ARDAHAN ADINI KULLANDIRTMAYACAĞIZ..


Ardahan Dernekler Federasyonu son günlerde Ardahan adını kullanıp, Ardahan Dernekleri de işin içindeymiş gibi bazı etkinlik ve toplantılar yapıldığını belirterek, başta İstanbul’da olmak üzere ülke genelinde Ardahan stk’larının en üst çatısı olan ARDA/FED’in içinde olmadığı hiç bir etkinlik Ardahan ve Ardahan derneklerini ilgilendirmediğini belirterek Ardahanlıların Ardahan isminin Ardahan ile alakalı olmanlara kullandırılmamasını istedi.


Ardahan Dernekler Federasyonu yaptığı açıklama da; Genel ve yerel seçimlerin tartışıldığı şu son günlerde birilerinin yine harekete geçip, kendi özel siyasi çıkarları doğrultusunda Ardahan adını kullanıp, başka illerin gölgesinden kendisini kurtarmaya çalışan Ardahan’ın adını kullanarak sözde toplantı ve etkinlikler yapmaya başladıkları ancak bunların Ardahan ve Ardahanlılarla alakalı olmayan asıl amaçlarının Ardahan adını kullanıp, kendilerine siyasi çevre yapmak olduğuna dikkat çekerek daha önce yaptığı açıklamasını yenileyerek Ardahanlıları Ardahan’ın adını, Ardahan Derneklerini kullandırılmaması için daha da duyarlı olmasını istedi.


*İŞTE O AÇIKLAMA;


**TÜM ARDAHANLILARA ÇAĞRIMIZDIR..


KAI, KAISİAD GİBİ DERNEK VAKIFLARA 

ARDAHAN ADINI YEM YAPTIRMAYIN, KATILMAYIN, RET EDİN..


ARDA/FED’DEN KAI’LERE TEPKİ VE ARDAHANLILARA ÇAĞRI!.


KAI DERNEKLERİ, VAKIF VE FEDERASYONLARI 

adını taşıyıp, Ardahan adını kullanan sözde KAI’lere sesleniyoruz..

Hanginiz Karslı, hanginiz Ardahanlı, Hanginiz Iğdırlısınız ve KAI dediğiniz bu oluşumda kaç Karslı, Ardahanlı, Iğdırlı var.. Ki; KAI dediğiniz bu anlamsız oluşumda ya Karslı yoktur, ya Ardahanlı, yada Iğdırlı, olsa da bir Karslı, 3 Ardahanlı, hiç Iğdırlı..

Belki de çoğunuz ya Ardahan’ı, ya Kars’ı yada Iğdır’ı hiç gömemişsiniz..

Bu nedenle diyoruz k; Ardahan ülkenin 75. Vilayetidir.. Ardahan ülkenin Posof Türkgözü, Çıldır Aktaş Gümrük Kapılarıyla Kafkasya’ya, Doğu Anadolu’nun Karadeniz’e açılan, Gürcistan ve Ermenistan’a sınır olan Serhat açılan kapısıdır..

Cumhuriyet’in kuruluşundan önce ve sonra vilayet olan, ancak siyasi nedenlerle bu hakkı alınmışsa da Ardahanlılarca dikkat edin Ardahanlılarca diyoruz verilen mücadele ile elinde alınmış olan vilayetlik hakkı 64 yıl sonra geri alınarak, 1992 Yılında bir çok yeni vilayet İL olmuştur.(Ki; O vilayetler ayrıldıkları vilayetlerle hiç anılmazken) Ardahan o süreçte 9 köyünü Kars’a kaptırsa da, Erzurumluların sınırını (Ardahan’ın olan ormanlar için) Göle’nin içine kadar getirse de Kars’tan ayrılmış, yeniden vilayet olmuştur..

Yani İstanbul gibi, Kars gibi, Hakkari gibi tek başına bir vilayet olan, Valiliği, Üniversitesi, Yüksek okulları, Kayak Tesisleri, Ticaret ve Sanayi Odası, Birlikleri olan, önemli petrol ve doğalgaz boru hatlarının geçtiği, İpek yolu olarak adlandırılan demir yolunun yapımının devam ettiği, Göle, Hanak, Posof, Çıldır ve Damal isimli 5 ilçesi, 236 köyü bir beldesi olan Erzurum, Artvin ve Kars’a komşu olan Ardahan Vilayetinin adının, KAI adı altında gölgelenmesinden rahatsız olan Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı olarak bu duruma artık son verilmeli diyor, Ardahan Dernekleri olarak KAI’leri tanımadığımızı, yani yarında Ardahan, İzmir, Hakkari hatta birde Almanya Derneği anlamına gelecek olan bu saçmalığa son verilmeli diyerek kamuoyuna duyuruyoruz..

Fakir Yılmaz/Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı



**AK Parti bin kişiye aşure dağıttı..


Muharrem ayı dolayısıyla AK Parti Ardahan il Gençlik Kolları başkanlığı tarafından Kongre Meydanında yaklaşık bin kişiye aşure dağıtıldı. Aşure dağıtımına katılan Ardahan Ak Parti İl Başkanı Yusuf Demirci, Aşure tadımız bozulmasın dedi.


AŞURE İÇERİSİNDEKİ HER BİR AYRI TATTIR


 


Aşurenin kaynaşmanın, birleşmenin ve gönül dostluğunun bir araya geldiği gün olduğunu ifade eden Ardahan il Gençlik Kolları başkanı Özgür Yılmaz, “Aşure içerisindeki her bir ayrı tattır. Buda milletimizin zenginliğini ortaya koyar.  Önemli bir gün olarak anılır ve bu etkinlikte emeği gecen inançlarımızı sürdüren herkesi kutluyorum. Hz. Hüseyin efendimizi ve yaşadıkları acı ve 72. şehidimizi anıyoruz. Bütün şehitlerimizin mekânı cennet olsun.


 


BEREKETLİ AY


 


Başkan Yardımcısı, Siyasi ve Hukuki işler Başkanı Hikmet Görmüş’de “Kardeşliğimiz pekiştiği, bereketin sembolü aşurenin dağıtıldığı özel bir aydır. Ardahanlı hemşerilerimizle bir araya gelerek aşure dağıtımı yapıyoruz. Bizde AK Parti İl başkanlığımız ile birlikte aşure dağıtım yapıyoruz.”  şeklinde konuştu.


 


BİRLİK VE BERABERLİK


 


Muharrem ayı ve aşurenin dinimizde çok önemli bir yeri olduğunu beyan eden Ardahan il Gençlik Kolları başkanı Özgür Yılmaz ise “Muharrem ayı birliğin ve beraberliğin bereketin olduğu bir aydır.  Özelikle aşurenin içerisindeki çeşitlilik birlikteliği sağlıyor.” dedi.


 


YOĞUN KALABALIK


 


Ardahan il Gençlik Kollarının organize ettiği aşure programına tüm AK Parti kadrosu katıldı. Ak Parti İl Başkanı Yusuf Demirci yanı sına Başkan Yardımcısı, Siyasi ve Hukuki işler Başkanı Hikmet GÖRMÜŞ, Belediye Meclis Üyesi İbrahim Bozkurt, Kadın kolları Başkanı Leyla Kargı, il Gençlik Kolları başkanı Özgür YILMAZ, gençlik kolları yöneticilerini hazır bulunduğu görüldü.


Sözcü Gazetesi’de Sordu: KONSOLOS AÇIKLA DEDİ!


Daha önce Gazeteci Fakir Yılmaz’ın defalarca sorduğu soruyu bu kez Sözcü Gazetesi sordu.

Son olarak, ‘Birileri bu adamın Ardahan Milletvekili olduğunu hatırlatmalı’ başlığı ile gündeme gelen ve Ardahan Gazeteciler Cemiyetinin tepkisini de alan eski Konsolos, şimdiki CHP Ardahan Milletvekilinin IŞİD’in kendisini kaçırmasının arka perdesini açıklaması bir kez daha istendi.

Sözcü Gazetesinden Can Ataklı’nın bugünkü köşe yazısında sorup, cevap beklediği IŞİD’in karanlık kalan kısmını açıkla dedi.


*İŞTE O YAZI


**O CHP MİLLETVEKİLİ ARTIK BİLDİKLERİNİ ANLATMALI


Öncelikle söyleyeyim, bu konuyla ilgili üçüncü yazım. Daha önce de yazdım ama ne yazık ki tek satır bile cevap alamadım. Ben alamadığım gibi kimse de alamadı. Çünkü kimse sormadı bile, belli ki medyamız “merak etme” özelliğini tamamen yitirmiş. Bu nedenle sormuyor. Ama belki de benim de bilmediğim bir şey vardır ve gazeteciler o milletvekili ile karşılaştıklarında bu konuyu asla sormayacakları konusunda tembihleniyordur. O CHP’Li milletvekili Öztürk Yılmaz. Ardahan’dan seçildi. Şu anda CHP Genel Bakan Yardımcısı. Ancak kamuoyu kendisini daha çok milletvekili olarak değil de “rehin alınan Musul Başkonsolosu” olarak tanıyor. Daha önceki iki yazımda da “Öztürk Yılmaz bildiklerini anlatmalı” demiştim. Çünkü Yılmaz “rehinlikten kurtulduğu” günden beri yaşadıkları ile ilgili hiçbir şey söylemiyor. Şurası kesin ki IŞİD terör örgütünün dünya için olduğu gibi Türkiye için de tehdit olmasının miladı Musul baskınıdır. IŞİD o tarihe kadar Irak’ta faaliyet gösteren ve kanlı eylemlerle kendini duyuran bir terör örgütüydü. Musul ‘u ele geçirmesinden ve Türkiye Konsolosluğu’nu basıp görevlileri rehin almasından sonra hızla Suriye’ye doğru yayılmaya ve terör estirmeye başladı. Şu anda IŞİD olayı, Türkiye’nin başındaki en önemli konulardan biridir. Nitekim Türk askeri de “IŞİD’i koalisyon güçleriyle yok etmek” amacıyla Suriye topraklarında artık. Bütün bunlara rağmen kamuoyu IŞİD’le ilgili çok az şey biliyor. Konuyu en iyi bilenlerden biri CHP milletvekili Öztürk Yılmaz. 100 günün üzerinde IŞİD’in elinde rehin kaldı. Rehineler içindeki en yetkili kişi olduğu için teröristler hep onunla temasta kaldılar. İsteklerini ona ilettiler. Yılmaz IŞİD’in amacını biliyor. Türkiye’deki devlet yetkilileri ile yapılan pazarlıkları biliyor, rehin alma olayının hangi koşullarda ve nasıl sona erdiğini de biliyor. Ama hiç konuşmuyor. Bugüne kadar “devlet adamı olmanın verdiği sorumlulukla” konuşmadığını varsayabiliriz. Ama artık bir siyasetçidir ve yaşadığı olay Türkiye’nin en önemli konusu haline gelmiştir. Eğer varsa iktidarın IŞİD konusundaki hatalarını, tavizlerini, yardımlarını en yakından bilen biridir. Siyasetçi kimliği ile bunların hesabını sorma makamındadır artık. Türk askeri pek çok kişiye göre Ortadoğu bataklığına sokulduysa, Suriye operasyonu Türkiye’nin başına uzun vadede büyük sorun açacaksa, bu gelişmeler Türkiye’de büyük acılara ve üzüntülere neden olacaksa, bunu önlemenin yolu tüm gerçekleri ortaya dökmekten geçer. O halde demek ki Öztürk Yılmaz’ın tanıklığı hayati önemdedir. Bu milletvekilinin IŞİD ve Musul konusundaki ketumluğu artık “devlet sırrı” bahanesiyle mazur görülemez. Söz konusu olan Türkiye’nin kaderidir ve gerçeğin ortaya çıkmaması halinde yaşanacak acı olayların sorumluluğu iktidarın olduğu kadar bu konuda bildiklerini söylemeyenlerin de omzunda olacaktır.


**CHP’Lİ VEKİLE KIZIP, AKP’YE GEÇTİLER!..


CHP’li Vekilin Göle’ye gittiği gün partilerinden istifa ettiklerini belirten biri eski ilçe başkanı 2 kişi AK Partiye geçme kararı aldılar.


Göle CHP ilçe başkanlığı yapmış ve yıllarca CHP de çeşitli kademelerde hizmet etmiş olan aynı zamanda mevcut yönetimde yer alan eski başkan Uğraş Güvercin ve yine yönetim de yer alan üyelerden Kılıç Gültekin partilerinden istifa ederek AK Partiye katılma kararı aldıklarını açıkladılar.


Alınan bilgilere göre CHP Göle eski İlçe Başkan Uğraş Güvercin istifa sebebini belirtmezken Kılıç Gültekin’in rahatsızlığı sırasında başta mevcut milletvekilinden olmak üzere partili arkadaşlarının ilgisizliğinden yakındığı için istifa kararı aldığını belirtti.


Öte yandan bu isimler dışında bir çok CHP’linin Milletvekilinden rahatsız olduğu ve her an istifaya hazır oldukları öğreniirken, eski Konsolos vekilin parti tabanından gelmemesi ve siyaseti bilmemesinin CHP’de küskünlükler başta olmak üzere birçok soruna neden olduğuda ileri sürülmektedir.


**VEKİL YANLIZ KALDI..


Diğer yandan bayraö tatili için Ardahan’a gelen CHP’li vekilin gittiği Göle’de bir iki kişi tarafından karşılandığı görülürken, Vekilin bir kaç esnafı ziyaret ettikten sonra kısa süre içinde Göle’den ayrıldığı görüldü.


**FETÖ Tasfiyelerinde At İzi İt İzine Karıştı..


Ne yazık ki FETÖ mücadelesi ile kişisel hesap görenler büyük bir davayı batırmak üzereler.


Millet ve memleket olarak zorluk derecesi yüksek bir dönemden geçtiğimiz şu günlerde Vatanın bekası bütün kişisel hesapların ve kavgaların üstünde olmalıyken ne yazık ki FETÖ mücadelesi ile kişisel hesap görenler büyük bir davayı batırmak üzereler.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G-20 Zirvesi’ne katıldığı Çin’den Ankara’ya dönüş yolunda uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. “FETÖ ile mücadele çerçevesinde ihraç edilenleri kriptoların seçtiği asıl kriptoların ise halen görevde durduğu, yanlış insanların gönderildiği” konusunda gazetecilerin sorduğu sorular üzerine şu cevabı verdi; “Bunu söyleyenler kendilerine göre doğru da söyleyebilirler. Ama şu var ki at izi, it izine karışmış vaziyette. “Ben bir şey atayım da nasılsa tutar” diyenler var. Bazıları böyle yapıyor. Özellikle yazılı ve görsel medya dünyasında bu çok var. Bazen fırsat bulduğumda TV’leri izliyorum. Öyle yorumlar yapıyorlar ki suçladıkları o insanın bu işle hiç alakası yok. Ama o insana o yaftayı yapıştırıyor. Bunlar doğru şeyler değil. Bu tür yanlışlıklardan uzak durmak lazım.” 



**BÜYÜK BİR SOSYAL YARAYA DÖNÜŞMEK ÜZERE..



Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözleri mağdurların yüreğine bir nebze olsun su serpmiş durumda. Gün geçmiyor ki basında sosyal medayada “olamaz, bu adam FETÖ’cü olamaz, yapılan büyük hatadır” şeklinde bir yazı beyan görmeyelim. 

Bitlis Vali Yardımcısı Salih ALTUN, benim de çocukluktan beri arkadaşım, kendisini anlatmama gerek yok, dişiyle tırnağıyla çalışarak Kaymakam oldu, temelden FETÖ karşıtıdır, çıkarın TV lere konuşturun FETÖ nasıl bitirilmeli onu size en iyi Salih anlatır, farklı ve liderlik özellikleri olan bu insana Devletin ve Milletin her zaman ihtiyacı var, bu kişiyi kenara çekmek ihanetle eş değerdir. 

15 Temmuz gecesi Salih Bitlis Vali Vekiliydi ve aslanlar gibi darbeye karşı durdu. Salih Altun 25 Kasım 2013’te Bitlis’e gitti ve burada en kritik görevlerden sorumlu Vali Yardımcısı olarak görev yaptı. Ben de defalarca Bitlis’e ve görev yaptığı her yere giderek kendisinin misafiri oldum, halkın kendisine olan ilgi ve sevgisine bizzat şahidim. Vatan sevgisine bizzat şahidim.  SalihArdahan‘dan Milletvekili aday adayı oldu, Ardahan’da da Türkiye’de değişik illerde de başkanlık sistemi konferansları verdi, “mevcut sistem hastalıklı eğer başkanlığa geçmezsek bu ülkede siyasi krizler bitmez” dediğine çok defa şahit oldum.

Çocukluktan beri arkadaşım Salih Altun, Bitlis’te FETÖ, PKK ve diğer terör örgütleri ile mücadeleden sorumlu Vali olarak görev yapıyordu. FETÖ’ye ait ne varsa 15 Temmuz ‘dan çok önce halletmişti, SODES projeleri mi dersiniz, FETÖ’nün okulları arsaları mı dersiniz hepsini halletmişti, bunların belgeleri Valilikte, Emniyette ve Asliyede mevcut. 

Hatta size şunu söylebilirim ki şu an Bitlis’te Yürütülen FETÖ soruşturmalarının altlığını Salih Altun’un çalışmaları oluşturmaktadır. İçişleri Bakanlığı’ndaki bazı kimselerin de Salih Altun’a özel bir gıcıklığı olduğuna yıllarca şahitlik ettim. Salih’in çizgi dışı idareciliği birilerini hep rahatsız etmiştir. Ancak “ne yapsalar boş Allah’tan gelen bir karar vardır.” Salih Altun açığa alındığında Ersoy Dede, Ömer Turan, Zihni Çakır, Abdurrahman Dilipak, Erem Şentürk gibi mahalleden bir çok yazar “nasıl olur yahu” deyip açık açık konuyu gündeme getirdiler, şaşkınlıklarını gizleyemeyip yazıp çizdiler. Yine Salih’in twitter ve facebook hesapları destek mesajları ile doldu taştı. Ben kendi arkadaşıma saatlerce ulaşamadım telefonu kilitlenmişti. İzmir’den kalkıp Ankara’ya yanına gittiğimde Salih’i son derece sakin gördüm, Salih her zamanki Salih’ti ve gözlerinde yıllardır gördüğüm o ışık cap canlı duruyordu çok şükür. 

Zaman ilerledikçe feryat edenlerin sayısı giderek artmaya başladı, zaten Salih Altu’u FETÖ’cü ilan eden bir zihniyetin bu işi doğru yapması mümkün değildir. Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Mücahit Küçükyılmaz, Twitter’daki hesabından yaptığı açıklamada, ‘FETÖ’ operasyonları kapsamında Oktay Kılıç’ın evinin aranmasını eleştirdi. “15 yıldır tanıdığım, ‘o gece’ tankın önüne yatan, FETÖ düşmanı Oktay Kılıç’ın evi FETÖ’den aranıyorsa, bu operasyon ‘bize’ dönmüş demektir” ifadelerini kullanan Mücahit Küçükyılmaz, “Namaz kılanı Fetullahçı sanan, Meşveretçi, Yazıcı, Okuyucu, Nakşi, Kadiri arasındaki farkı bilmeyen 28 Şubatçılarla FETÖ temizliği yapılamaz” dedi. 

Kemal Öztürk şunları yazdı; Tüm eğitim hayatı boyunca FETÖ ile kavgalı olan Prof.Dr.Nurkan Yağsız’ın ihraç edildiğini öğrendiğimizde, hepimiz şoka girdik. YÖK, akıl almaz hatayı ikince kere yaptı ve bir bilim adamının haksız yere hayatını kararttı. Nurkan Hoca bana şöyle bir mesaj attı: “Bana bile bu yapılıyorsa, gerideki diğer masumları siz düşünün. Bu süreç, AK Parti‘ye çocuklarını yedirme sürecine döndürülüyor. Allah’a havale ediyorum.” 

Abdurrahman Dilipak şunları yazıdı; Bilerek bu kirli oyunun içinde yer alanlara Allah lanet etsin. Birileri FETÖ’cü olmadığı halde, birileri tarafından FETÖ’cü ilan ediliyorsa, Allah onların da bin belasını versin.. Böyleleri var. FETÖ’cü diye, örgüte isyan edenleri görevden alıyorlar. Bakan oluru ile alınan FETÖ’ye savaş açmış mülki idare amirleri var ya hu! Bu adamlar bu etki mekanizmasını nasıl çalıştırıyorlar. İtirazları inceleyip bu hainleri öncelikle sistemden ayıklamak gerek. Bakın kesinlikle haksız bir şekilde kasten görevden alınanlar ve suçlananlar işin peşini bırakmamalı, buna sebep olanları ortaya çıkartıp cezalandırılmasını sağlamalıdır. Hatta uğradıkları hak kaybından dolayı sorumluların şahıslarına yönelik tazminat davaları açmalıdırlar.. Eğer kasıt varsa mutlaka cezalandırılmalı. İktidar itirazların hızla çözümlenmesi için yeminli mali müşavirlik gibi, avukatlardan oluşan muhakkik kurulları oluşturulabilir ve bu tahkikat raporları da yargısal denetime ve Adalet Bakanlığı’nın denetimine açık olabilir.. 

İbrahim Tenekeci de yanlış giden bir şeyler var diyenlerden, Tenekeci şunu söylüyor; Söylemek istediğimiz şudur: Tanıdığımız, sevip saydığımız ve evveliyatını bildiğimiz insanların birbirlerini zan altında bırakan cümlelerine şahitlik ediyoruz. Yahut temiz kimselere yapılan itibar suikastlerine. Bütün bunlar mücadeleyi hafifletmek, değişik yönlere çekip etkiyi azaltmak anlamına da geliyor. 

Bir an önce bağımsız bir itiraz kurumu kurulmalı, aksi halde 50.000 kişi AİHM’e dava açıp 50.000 Euro tazminat kazansa 2,5 Milyar Eoru eder ve bu da ülke ekonomisine olumsuz etki yapar. Paradır bulunur ödenir ancak bu durumun ülkede açağacağı sosyal yara on yıllarca kapanmaz. Bizden söylemesi…

Haber: Serkan Karaca


*Ardahanlılar..


Türkiye’nın Kafkaslara açılan iki gümrük kapısına sahip Ardahan’ın gücünün farkına varmayanlar..

Botaş/BTC’nin petrol ve doğal gaz boru hatlarının geçtiği Ardahan’ın gücünü göremeyenler..

Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun geldiği Ardahan’ın geleceğini anlamayanlar..

İstanbul başta olmak üzere batı da ki Ardahanlıların birlikteliğinde ortaya çıkacak olan enerjiyi his edemeyenler..

Ve şu an harıl harıl batıya hayvan sevkiyatı yapan Kırmızı Et Deposu ve bin bir çiçekle donatılmış mera ve yaylalarında elde edilen kırmızı et ve ilaç balın üretildiği Ardahan’ın ekonomik potansiyelinin farkında olmayanlar..

Size saymakla bitiremeyeceğimiz Ardahan’ı küçük görüp, kendilerini bile büyütmekten aciz olduğunuzun farkında mısınız?

Evet size hatırlattığımız, sizin farkına varmanızı istediğim bu gücün enerjiye çevrilmesi için niye durur, neden Ardahanlıyım derken Ardahan’ın bu önemli adından faydalamazsınız?

Haydi bir adım atarak bunları yapabilir, ARDA/FED başta olmak üzere bu tür Ardahan kurumları ile el ele verip, ‘Evet biz Ardahanlılar yapabiliriz.. O çok istenen beraberliği sağlayabiliriz..


**IŞID Cehenneme mi Gitti?


5 Yıldan fazladır gündemden düşmeyen ve başta havuz medyası olmak üzere hükumetin kontrolünde ki basın ve medyanın adlarına ‘Cehenem Zebanileri’ koyduğu IŞID’ı bugünlerde ortalıkta gören var mı?

Bilmem ama yıllardır bölgede olan ve Türkiye, İran, Irak ve Suriye yetmedi Rusya ve ABD gibi devlerin bile baş edemedikleri hala orada olurlarken, daha dün gönderilen silahlar ile donatılan IŞID önce YPG’yı ardından bir iki Türk tankını görünce sanki yer yarıldı geldikleri cehenneme gitti!..

Halbuki bunlar değil miydi daha düne kadar bölgede İslam Devleti kuracağını iddia edip, Türkiye’nin içinde olduğu bir çok yerde korku salan bu sürü değil miydi?

Yüz binlerce insanın ölümüne, Irak ve Suriye’nin yıkılmasına maşa olarak kullanılan bunların nasıl olup, birden ortadan kayıp olduğunu sormayanların bölgeye giden Türk Askerinin nasıl olup, bir mermi atıp, bir IŞID’liyi öldürmeden yılardır bir türlü bitmeyen Ardahan Kars yolu kadar uzun bir alanda güvenliği sağladığını belirtirken, cehennemden geldikleri ileri sürülen IŞID sürüsünün nasıl olupta ortadan kayıp olduğunu merak etmezler?!

En iyisi sormamak mı?



*Ne bitmez bir durum..


40 Yıldır devam eden ve tüm barış çağrılarına karşın aralıksız devam eden iç çatışmaların yanı sıra şimdi de tankları Suriye’ye sürmekle içine girdiğimiz Ortadoğu’da ki çatışmalar neden bitmez..

Hemen, ‘Petrol var oldukça çatışmalarda bitmez’ deyip, cevaplayacakların çıkacağını bilerek bu çatışmaların sadece petrolden değil, bölgede ki ülke yöneticilerinin demokrasi anlayışlarının kıt oluşundan olduğunu da belirtirim..

Çünkü; Dünya kurulduğundan bu yana, demokrasinin önünü tıkayan ve ‘Ben’ anlayışının hüküm sürdüğü bölgede yıllarca tahtlarda, iktidarlarda kendilerini tutmak için dış güçlere halklarını ezdirenler var oldukça bu bölgede kan, göz yaşı ve ölümler zor biter.

İnanmıyorsanız açın bakın tarihin tozlu sayfalarına..

Bir Kral, yada Padişah..

Ve 7 değil 777 sülalesi hep o bölgede iktidar..

Ve bu iktidarlara karşı verilen halk savaşları..

Ve bundan yaşanan dış güçler..

Yani Tilki kaç, Tazı tut diyenlerin petrol dahil, bölgenin yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürenler..

Yani kısacası ‘Ne bitmez bir durum’ demek hayal..