ARDAHAN'DA YOK İSTANBUL'DA VAR!..





MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




Dünya üzerinde soyu tükenmeye yüz tutan hayvanlar arasında olan bu hayvanlar İstanbul’a su sağlayan göl kenarlarında görünen camışlar etinin yanı sıra lezzetli yoğurdunu sağlayan sütü ile metropolün varoşlar denen bölgelerinde görülürken 3.havalimanı yolu gibi yeni yolların ve yeşil alanları betonlaştıran konutların baskısı altında zorda olsa soylarının sürdürülmeye çalışıldığı görülüyor.

Hindistan, Çin, Güneydoğu Asyanın etçi ve sütü için ayrıca yük taşıma işlerini görmekte ilk sırada olan camışlar 800- 1000 kg, 1.45 ile 1.35 cm boylarıyla görünürde korkunç hayvan olarak anılsa da aslında korkaklıklarıyla bilinmekte.


Gazeteci dövmek..


Bugünki yazıma başlamadan önce kırk yıl esarette kalıp vatan topraklarına yeniden kavuşmanın 100. yılını kutlayan Ardahan’ın topraklarını çiğnemiş, suyunu içmiş, ekonomik sıkıntılarına rağmen verdiğimiz mücadele ile adını ülke gündemine hatta, cumhurbaşkanı adayı olabilecek isimler arasına giren bir Ardananlıyı korkutmanın, dövmenin ne kadar zor bir iş olduğunu hemşerimi arayıp “geçmiş olsun, biz Ardahanlılara gerek var mı, gelelim mi?” dediğim ama “Yok, teşekkür ederim bu çakallara Ardahanlı pabuç bırakmaz rahat olun” diyen meslektaşım Levent Gültekin’e 25 çakalın saldırması görülmesi gereken en önemli bir noktadır.Çünkü Ahmet Hakan’a saldırıp havuz medyasını da dizayna sokanlar il parti genel başkan yardımcısının, milletvekilinin kemiklerini kırarak susturanların aynı alçaklığı bir Ardahanlıya da yapabileceklerini düşünmüş ve bir kişiye karşı 25 kişi saldırmaya kalkmış ama çakallık yaptıklarının Ardahanlı olduğunu hesaba katmamış ve Ardahanlı direnci ile karşılaşmışlardır.


Onca tehdit ve şantaj mesajları ardından bizzat saldırarak Ardahanlıyı susturacaklarını sananlar Ardahanlının bunlara pabuç bırakmayacağını ve kaçmayıp sağını solunu kırdırmadan direneceğini, hatta döveceğiz diye umut edilenin kendilerini dövdüğünü ve bu yetmezmiş gibi taksiye atlayıp kaçmamış, görevini yapmak için düşüncesini fikirlerini ortaya koyduğu televizyon kanalındaki programına katılmış ve kaldığı yerden haykırmaya devam etmiştir.

Evet gazeteci meslektaşım Levent Gültekin’in de susturulmak istendiği ülkede gazetecileri, düşündüklerini, fikirlerini paylaştıkları için susturup hapse attıranların, çakal takımlarının da kendilerinden aldığı cesaretle bir gazeteciye daha saldırma alçaklığını yapmaları,hatta adına düzenlenen ödülünü aldığım Metin Göktepe gibi  gazeteceleri  öldürerek bu ülkede adalet, hukuk, insan hakları yoktur diyenleri de haklı çıkarmış, ülkenin mafya vari yönetilmek istendiğini teyit etmiştir.

Ardahan Göle-Senemoğlu köylü bir gazetecinin gerek düşüncesi, gerek fikirleri ve söylemleri ile doğruları haykırmaya gayret etmesine dayanamayanların hesaba katmadığı, bu ülkenin birilerinin değil herkesin, her kesiminin ve Ardahanlının olduğunu ve insanca, insan haklarının, demokrasinin, adaletin herkese birgün lazım olacağını bilmeliler ve gardlarını ona göre almalılar.

Çünkü bu ülkede suskunların, baskı altında kalanların sesi soluğu Gültekinler’dir, gazetecilerdir, insan gibi yaşamak isteyenlerindir. Mafya ile değil, halkın oyları ile demokrasiyi adaleti, hakkı, hukuku getireceğim diyenlerin görevlerini yapmaları bunlar içinde erdemdir, görevdir. Çünkü sonuç olarak bu ülkede gazetecileri susturmaya kalkmak, seçilen millet vekillerini içeri atmak için dokunulmazlıklarını kaldırmaya kalkmak, eş başkanlarını içeri atmak, parti kapatmaya kalkmak, muhalefet edene terörist, hain diyerek ötelemek, seçilmiş vekilleri yetmez belediye başkanlarını görevlerinden alıp yerine kayyum atamakla işlerin yürümeyeceğini anlamak, algılamak demokrasinin kendisidir.



Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


Büyükbaş Hayvan Desteklemeleri Nelerdir?


arşiv haber 17/04/2016 haber


KUTLUHAN AKÇAY: Tren hattımız olsaydı bugün ot ve samanın fiyatı yüzde 40 daha ucuz olurdu.. Devlet tarım ve hayvancılık faaliyetleri ile uğraşan çiftçilerimize hayvancılık destekleri nelerdir?


“Yeni doğan buzağılar 4 aylık olunca 350 TL destek, ikincisi soy kütüğü olan buzağıya 450 TL, yerli sperm kullanılan buzağıya da 500 TL verelim diyoruz. Besi hayvanı kesime götürülürken 200 TL olan desteği yerli üreticimiz açısından devam ettireceğimizi söylüyorum. Koyun keçi için şu an itibariyle 22 TL veriliyordu. Bunu 25 TL’ye çıkarıyoruz. Çoban desteğini devam ettiriyoruz. Buradaki alt sınırı 250’ye indirdik. Yani 250 koyunu olana yılda 5 bin TL çoban desteği sağlayacağız. Süt desteği sütte yaşanan iniş çıkışlarla ilgili et süt kurumu üzerine aldı. Bundan sonra piyasayla oynamayla çalışanların biz gereğinin yapacağız. Bu konuda üreticimizin bir mağduriyet yaşamaması konusunda bundan sonrada sağlayacağız. Süt desteğinde kaliteyi esas alacağız. Bu konuda 650 milyon TL kaynak ayırdık. Sütte kalite desteğini öne çıkaracak şekilde desteğimizi sürdüreceğiz. Destekler bire bir netice verecek. Destekler direkt olarak kişinin hesabına yatırılacak. Birlikler bizim için çok önemli. Birlikler üzerinden sütü pazarlanmasını sağlayacağız. Aradaki müteahhitleri çıkaracağız. Biz birliklerle kol kola yürüyeceğiz. Birlik mensubu üretici kardeşlerimiz bu konudaki destekleri direk bakanlık hesabından alacaklardır. Birliklerle ilgili yasa çıkarılarak görev tanımı yapılacak. Türk tarımı ve hayvancılığının kalkınması kargaşadan değil dayanışmadan geçiyor. Küpe ile ilgili seferberlik başlattık. Şimdi işletme bazlı yönetim anlayışına geçtik. Herkes arazide olacak. Yani siz bir bitkisel üretim yapıyorsanız ondan sorumlu ziraat mühendisi olacak. Her işletmenin sorumlusu olacak ve durumu rapor edecek.”


**


Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Erzurum Atatürk Üniversitesi Nenehatun Kültür Merkezi’ndeki ‘Doğu Anadolu Bölgesi Bakanlık Koordinasyon ve Sektörel Ortak Akıl Toplantısı’na katılarak çok önemli açıklamalarda bulundu.


Bakan Çelik yaptığı konuşmasında; ”Tarımın fotoğrafını çekmek için burdayız. Çiftçiyi bilimle buluşturmak zorundayız. Burda köklü bir üniversitemiz var. Atatürk üniversitesinin çiftçi ile buluşturmalıyız ki üretici bilime ulaşsın.


Konuşmasında açlık konusunda değinen Bakan Çelik ”ünya 34 ülke açlık tehlikesiyle karşı karşıya. Bunun 27 tanesi Afrika’da, 7 tanesi Asya’da bulunmaktadır. Dünyada 7 milyar insan var ve bunun 2 milyarı açlık tehlikesi ile karşı karşıya”


Toprağımız Korumalıyız


Bakan Çelik; ”Toprağın kıymetini bilmeli ve korumalıyız. Ülkemizde her yıl 100 bin hektar toprak kaybı bulunmakta. Böyle giderse 200 yıl sonra çocuklarımız toprağı saksıda görecekler. Burdan tüm valileri sesleniyorum. Bize toprak vasfından çıkmış diye gelmeyin. Kabul etmiyoruz bunu. Bize bu konu da yazı göndermeyin. Yerinde başka çözüm bulun. Toprağı koruyun.


Meralar Islah Edilecek


Bakan Çelik; Ülkemizde 14,6 milyon hektar mera alanı var. Mera alanlarımızı ıslah edeceğiz. Hayvancılık üretimi yapanlara burayı açacağız.


Genç Çiftçiler Destekelenecek


Bakan Çelik; 30 bin TL hibe veriyoruz. Ziraat bankası da 100 bin TL faizsiz kredi verecek. Bunun 150 bin TL’ye kadar yolu var. Ayrıca TKDK, KKYDP ve daha birçok hibe desteklerimiz var. Bunlardan yararlandırılacak. Onun için diyorum ki ”HADİ GEL KÖYÜMÜZE GERİ DÖNELİM”


Çiftçinin Üç Dostu Var


Bakan Çelik; Çiftçinin üç dostu var. Bunlar bakanlığımız, Ziraat bankası ve Tarım Kredi’dir.  Tarım Kredi Erzurum’da yıllık 200 bin ton kapasiteli yem fabrikası kuracak. Herkese hayırlı olsun.


Desteklemeler Direkt Üreticiye Ödenecek


Bakan Çelik; Artık havza bazlı üretime geçeceğiz. Çiftçi 01.01.22017 tarihinden itibaren suya ve toprağa göre biz ona diyeceğiz ki buraya çeltik ek, çeltik ekecek, buraya mısır ek mısır ekecek. Bundan sonra en iyi şartlara göre bitkisel üretim olacak. Desteklemeler konusunda bürokrasi çok fazla bunu azaltacağız. Desteklemeler üretici birliklerinden alınıp direkt üreticiye ödenecek.


Hayvancılık Desteklenecek


Bakan Çelik; Hayvan sayımızı sayarak yeniden belirleyeceğiz. 12 İlde sayım tamamlandı yakında 81 ilde bitecek. Buzağı desteği, kesim desteği, koyun keçi desteği devam edecek. Çoban desteği devam edecek. Yıllık 5000 TL ödenecek.


Süte 650 milyon TL kaynak ayırdık. Süt fiyatı ile kimse oynayamacak. Oynarsa Et ve Süt Kurumu devreye girecek.