Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da


KILIÇDAROĞLU’DAN BELEDİYELERE
Kent Konseyleri Kurun ve Sahip Çıkın
Amerika ve İngiltere ziyaretleri sonrası ülkeye dönen CHP Genel Başkanı ve 6’lı masanın kurucusu Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye’ye döner dönmez ayağının tozuyla kabul ettiği Türkiye Kent Konseyleri Birliği Başkanı ve 10 kişilikCHP Kent Konseyi Masasıyla görüştü.
Önümüzdeki günlerde yapılacak olan ‘Kent Konseyleri Çalıştayı’ na davet edilen Kılıçdaroğlu aynı zaman da Ardahan Kent Konseyi Başkanı olan Türkiye Kent Konseyleri Başkanı Burak Taştan ve 10 kişilk CHP Kent Konseyi Masasını heyetini kabulünde belediye başkanlarına seslenerek, Kent Konseylerine sahip çıkılmasını ve Kent Konseyi olmayan İl ve İlçelerde konseylerin kurulmasını emir etti.
“Cumhuriyet Halk Partisi Kent Konseyi Masası” olarak Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’un başkanlığında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu makamında ziyaret eden Türkiye Kent Konseyleri Başkanı Burak Taştan bu önemli ziyaret ardından yaptığı açıklamada, ‘Kent Konseyleri raporunu sunarak önümüzdeki günlerde yapacağımız Kent Konseyleri Çalıştayı ile ilgili bilgi verdik.’ dedi.
Kendilerini kabul edip, hazırladıkları raporu alan sayın Kılıçdaroğlu’nun büyük önem verdiği kent konseylerine sahip çıkılması konusundaki hassasiyetine bir kez daha teşekkür ettiklerini belirten Türkiye Kent Konseyleri Birliği Başkanı Burak Taştan ‘önümüzdeki günlerde geçekleştirecekleri Kent Konseyleri Çalıştayı önce yaptığımız bu ziyaretle aldığımız enerjiyle yolumuza devam edeceğiz’ dedi.
HDP İLE GÖRÜŞMEK..
“Yetkiyi verirseniz bürokratik imparatorluğu yıkacağız” deyip 20 yıl önce göreve gelen ancak bugün eski siyasiler gibi bürokrasiye teslim olduğunu gördüğümüz iktidarın, 657’ye tabi bir memurun atanmış bakanın eleştirilmesi halinde suç işlendiğini belirtip davalar açtırması, komik olduğu kadar iktidarın yeniden bürokrasiye kaptırıldığını ortaya koyan acı bir durumdur.
Bir memur gibi atanmış, 657’ye tabi bir devlet çalışanı olan İçişleri Bakanı hakkında eleştiri yaptı diye hapse atılan polis memurunun yanı sıra belediye başkanlarının da mahkemelere düşüren anlayış bugünler de bir hayli hükümdar, yani iktidar.
Seçime doğru giden iktidarın puan kaybetmesine neden olan sebeplerin başında bulunan hatta “bu iktidardan bıktık” diyemeyip iş yapmamakla hükümeti vatandaşın karşısında zorda bırakan hantal bürokrasinin bu kadar şımartılması ve 657’ye tabi bir memurun yargılanması için üç değil, beş yerden izin istenmesi ne kadar doğru bilmem ama halkın oylarıyla seçilenlerin hapislerde olmasına o kadar yanlış..
Ve seçilen vekilin dokunulmazlığını kaldıranların bürokrasiye getirdikleri katmerli dokunulmazlıktan başka bir şey olmadığı gibi yıkılan komünist sistemde hatta Kuzey Kore’nin de içinde olduğu demokratik olmayan ülkelerin hiç birinde yoktur.
Yani kısacası; bakanı değil, 657’ye tabi birer devlet memuru olan YSK’yı, Yüksek Seçim Kurulu hakimlerini eleştirdiği iddiasıyla yargılayıp, Demirtaş başta olmak üzere onca milletvekilini, belediye başkanını son olarak ta Kaftancıoğlu gibi cezalandırıp, siyaset yapma yasağı getirecekleri iddia edilip tartışılırken başkanlık sistemi gereği yine bir bürokrat olan adalet bakanının nasıl olup HDP ile görüşmeye gittiği de eleştirilir.
Halbuki demokrasi gereği halkın seçtiği siyasilerin görevlerinden alınıp yerlerine kayyum atayanların dün aynı yöntemlerle , “muhtar olamaz” denerek kendilerinin de bu durumlarla karşılaştıklarını unutmuş olsalar da meclisin üçüncü büyük partisi olan, 6 milyon oy alan ve gerek şu anda gerekse yaklaşan seçimlerde asıl oyuncu olan HDP ile bırakın görüşmeyi selamlaşmanın şeytanlaştırıldığı bir zamanda Adalet Bakanını anayasa için HDP’yi ziyaret etmesini sanki ülkenin bekası gitmişçesine kıyamet koparılması ne kadar doğrudur.
Bu kıyameti koparanların başını da yine ulusalcıların çektiğini ben cahil görürken barış sürecini bozan bu ulusalcı çeteyi ve asıl iktidarı elinden kaçırmak istemeyen bürokrasiyi mevcut iktidar görmüyor.
Kısacası iki seçimde yenemedikleri İmamoğlu’nu 1 Kasım 2015’de yapılan ve HDP’nin büyük başarı sağladığı seçimleri misali devre dışı bırakma adına hakimlere hakaret etti denilerek yargılatılmaya, saha dışına itilmeye çalışılması bu ülkede ki istenen huzuru getiremeyeceği gibi HDP ile görüşmenin bile bu ülkeyi ne kadar rahatlattığını görmek gerekir.
Aksini hep bana hep bana denirse ve bunu saklamak adına da hukuku ve hukukçuları öne sürüp adına da adalet demekle adaletsizliğin en büyüğünü yapmış olur, yarın o adaleti de bulacak ne bir ortam bulabiliriz ne bir yönetim diyor HDP ile görüşmenin en doğrusu olduğunu, HDP’nin de Dolmabahçe masasını hatırlayarak bu masanın da yıkılmaması ve üzerinde oynanacak olan satrançta hemen şah=mat demektense uzun uzun düşünülmelidir derim. Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
arşiv haber 01/01/2016 tarihli haber
Milli Piyango Çöktü mü?
MİLYONLARLA KONUŞAN MİLLİ PİYANGO SİTESİ SAATLERDİR SONUÇLARI VEREMEDİ!
31 Aralık 2015 Yılbaşı Çekilişi Sonuçları Çekiliş Heyeti Tarafından Yapılan Kontroller
|
diyen ve saatlerdir sonuçları eremeyen Milli Pİyango İdaresinin bu durumu kurumun içler acısı halinide ortaya koymakta.
|