Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da





.jpg)
.jpg)
AKTAŞ GÖLÜNDEN, KARTPOSTALLIK GÖRÜNTÜ..
Çıldır ilçesine bağlı, Türkiye ile Gürcistan´ın ortak sınırında bin 798 rakımdaki Aktaş Gölü, sonbahar mevsimiyle birlikte bir başka güzelliğe büründü.
Çıldır İlçe merkezine 15 kilometre uzaklıkta bulunan göl, 4 mevsim boyunca yabani ördeklere ve birçok kuş türüne barınma ve üreme imkanı sağlıyor.
Sonbaharın gelmesiyle büyüyen yavrularına yüzmeyi, beslenmeyi öğreten anaç ördeklerin göl üzerindeki görüntüleri ise izleyenlere adeta görsel şölen sunuyor.
Göl yakınında bulunan Kenarbel Köyü sakinleri, Aktaş Gölü´nün yaban hayatıyla Doğu Anadolu Bölgesi´nin gözde yerlerinden biri olduğunu ifade ettiler. Aktaş Gölü´nün yaban kuşlarıyla her mevsim ayrı bir güzelliğe büründüğünü belirten Kenarbel Köyü sakinleri, “Yaklaşık 2 ay önce yumurtalarından çıkan ördek yavruları yüzme, beslenme ve uçma eğitimlerini alarak büyümeye başladılar. Bizler de onların barınmasına yardımcı oluyoruz. Kaçak avcılardan koruyoruz. Şu anda ördekler hem besleniyor, hem uçuyor hem de yüzmenin keyfini yaşıyor.” dedi.
**Aktaş Kumarcı Kapısı Oldu!..
*21/06/2017 Tarihli Haber
Gümrük kapısının açılması için verilen mücadelenin ekonomik olarak yansımadığı Çıldırlılar var olan ekonomilerini de Aktaş’ın ötesinde kumara vermeye başladılar.
Alınan bilgilere geçtiğimiz yıl açılan ve bölge ekonomisine büyük katkı sunacağı belirtilen Çıldır Aktaş Gümrük Kapısında Gürcistan’a geçen Çıldırlıların bu ülke ile İthalat-İhracat yapmaktansa sınıra yakın Gürcistan kentlerinde açılan kumarhanelerde kumar oynamayı tercih ettikleri öğrenildi.
**AKTAŞ KİLİT!..
*14/04/2017 Tarihli Haber
Türkiye’nin Kafkaslara açılan iki gümrük kapısına sahip olmasına karşın ithalat ve ihracatın en az olduğu illerin başında bulunan sınır illerinden Ardahan’da ki gümrüklerde yaşanan sorunlar bir türlü son bulmuyor.
**Fotolar: Suat İncedere
Ulgar Dağının önünde engel olduğu Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısına alternatif olarak açılan ve Gürcistan ile Ermenistan ülkelerine açılan Çıldır Aktaş Gümrük Kapısında yeterli memur ve yeterli alt yapı olmadığı için bir çok sorun yaşanıyor.
Tır kuyruğunun bir türlü giderilmediği Çıldır Aktaş Gümrük Kapısında yaşanan sorunlarına bir türlü çözüm bulunmadığından yakınan vatandaşlar ve tır sürücüleri siyasilerin ‘yatırım yaptık’ diyerek alt yapısını bitirmeden açtıkları gümrük kapılarında yaşanan sorunların her geçen gün daha da arttığından yakındıkları görüldü.


**AKTAŞ AÇILIRKEN…
Gümrüklemesi olmayan kapı, bölgesel kalkınmaya istenen katkıyı yapamaz!
2009-2014 yılları arasında Ardahan İl Genel Meclisi Üyeliği yapan ve Aktaş Kapısı’nın bu güne gelmesindeki ilk adımı atan Nejdet Kanbir’in düşüncelerini-değerlendirmelerini almak istedik.
Soru: Aktaş Kara Hudut Kapısının süreçlerini kısaca aktarabilir misiniz?
N. Kanbir: Öncelikle, böyle bir fırsatı verdiğiniz için ve sonrasında Aktaş hakkında yayınlarınızla toplumsal duyarlılığa katkılarınızdan dolayı teşekkür ederim. Sizin Çıldır’da gazete çıkararak konu hakkındaki duyarlılığınızı unutmak mümkün değil.
2009 Nisan’ında seçilince önümüze koyduğumuz hedeflerden biri Aktaş Kapısı hakkında bir şeyler yapmaktı. Bunun ilk adımını biz attık derken geçmişini unutturmak için söylemiyorum. Kapı, Osmanlı döneminden sonra, Cumhuriyetle birlikte faaliyetine devam ediyor. 2. Dünya Savaşı döneminde kapanıyor. Sınırdaki binanın yeri ve yol ve tarihi taş köprü gidenlerce görülebilir. Akrabalarımızdan gümrük muhafaza memurluğu yapanları biliyoruz.
Sonrasında 1995 yılında, bakanlar kurulu kararıyla yeniden açılması için gerekli kararname yayımlanıyor. Ancak Gürcistanla 1996’da Gümrük Geçiş Anltlaşması yapılınca Aktaş atlanıyor!
Biz bu bilgilerin üzerine 2000 yılında Çıldırlılar olarak, dönemin belediye başkanı Ercan Bey’in başkanlığında bir heyet teşkil ederek görüşmeler yapmak üzere Ankara’ya ve Tiflis’e gittik. Maalesef o süreçten sonuç alınamadı.
İl Genel Meclisi Üyeliğine seçildikten sonra, sırasıyla Aktaş Kapısı, Gürcistan tarafında incelemelerde bulunup, Ankara’da Gümrük Müsteşarlığı ve Dış İşleri Bakanlığı nezdinde görüşmeler yaptıktan sonra konuyu Ardahan İl Genel Meclisi’nin gündemine taşıdım. CHP’den İlimdar Senem Bey’in Meclis Başkanı olduğu dönemdi ve aldığımız meclis kararı Ankara’da bekleniyordu.
Kararı ulaştırdık ve 9. Ayın 3.ünde alınmış olan 108 nolu kararın talebi doğrultusunda 9. ayın 25-26’sında bir heyet gelerek incelemelerde bulundu ve heyetin raporu doğrultusunda işlemler başladı.
Gürcistan ve Türkiye heyetleri birkaç görüşme yaptıktan sonra ;
1- 11 Haziran 2010’da Gümrük Geçiş Antlaşması yapıldı.
2- 8 Ekim 2010’da Ortak Kullanım Antlaşması yapıldı.
Sonrasında ise iç hukuka ilişkin süreçler başladı. TOBB ile Yap İşlet Devret modeliyle anlaşılarak inşasına başlandı ve bu güne geldi. Her aşamasına ilgi gösterdik, bilgimiz ve takibimiz oldu.
Soru: Aktaş Kapısının açılmasıyla bölgemize beklenen katkı gelecek midir?
N. Kanbir: Şu anki statüsü ile Aktaş kapısı sadece transit geçişlerin yapılabileceği bir kapıdır. Bu anlamda bölgesel kalkınmaya beklenen katkıyı sağlayamaz. 2006 yılında çıkarılan bir kararname ile gümrük kapılarındaki gümrükleme işlemleri için kapıya yakın yerlerde kurulan İç Gümrük İdareleri ve gümrükleme sahaları ile yapılabilecektir. Ancak İlimizin 3 kapısı var, bunlardan biri yıllardır faal. Biliyorsunuz Posof-Türgözü kapısından saman dahi getiremedik. Hopa-Sarp’tan girdi saman.
Bu eksikliği gidermek için İl Genel Meclisi’nde girişimimiz, maalesef başarısız oldu. Bir de Sınır Ticaret Merkezi girişimimiz oldu, o da başarısız oldu.
İKTİDAR PARTİLİ SİYASİYLERDEN KATKI ALAMADIK!
Soru: Neden?
N. Kanbir: Öncelikle yalnız kalmamızdan. İktidar partisi millet vekillerinden Saffet Bey ile 2 yıl, Orhan Bey ile 3 yıl aynı dönemlerde çalıştık. Konuya hiç ilgi göstermediler. Hatta Orhan Bey, konu hakkında düzenlediğimiz panele davet edildiğinde gelmediği gibi, mesaj dahi göndermedi.
Dönemin İl Valisi de desteklemedi. Karadenizli olmasının etkisi midir, siyasi baskı mı gördü bilemedim.
TOBB başkanı Hisarcıklıoğlu Ardahan’a geldiğinde konuyu kendisine ancak Kars’ta aktarıp yardım talep ettim. Kendisi olumlu yaklaştı. Ancak toplantı masasında bulunan birisi, Kars Genç İşadamları Başkanı olduğunu beyan eden biri, talebimize destek olmayacaklarını, kendilerinin İç Gümrük İdaresinin kurulacağını söyledi. Biz gereken tepkiyi gösterdik, ama zaman içinde İç Gümrük İdaresi, söylendiği gibi Kars’a kuruldu.
Soru: Bunun anlamı nedir?
N. Kanbir: Bunun anlamı, kapıların bize beklenen hiçbir faydayı sağlayamayacağıdır. Hatta Cambazlar Tren istasyonunun iptali dahi söz konusu olabilir. Siz bir yük getirdiğinizde veya göndereceğinizde, yani ihracat veya ithalat yaptığınızda Kars’a götürüp geri getireceksiniz. Bunun maliyeti bu işlerin buradan yapılmasına engeldir.
AKTAŞ KAPISI HAKKINDA MASTER TEZİ ÇALIŞIYORUM
Soru: Siz bunları nereden biliyorsunuz? Yetkililer bilmiyor mu?
N. Kanbir: Yetkililerin bilebileceğini, ticaret dünyanın da bildiğini biliyorum. Ben ise iki nedenle biliyorum; birincisi eğitimim gereği bu işleri bilirim ve hatta Aktaş Kara Hudut Kapısının Lojistik Sektörü Açısından Önemi konulu Master tezi çalışıyorum. İkincisi burada yaşayan ve ticaret ve imalatla uğraşan bölgeli biri olarak biliyorum.
Soru: İşin siyasi yanından bahsettiniz, CHP’ye katılımınızdan bu yönlü bir beklentiniz de olabilir mi?
N. Kanbir: Elbette. Yukarıda anlattığım kadarıyla, bu işin Ankara ile özellikle Dış İşleri Bakanlığı ile ilgisinden bahsettim. Dış İşleri Bakanlığı’nı bizler pek ayrıntılı bilmeyiz. Bende pek bilmem. Ama Dış İşleri Bakanlığı bünyesinde İkili Ekonomik İlişkiler dairesinin varlığını öğrendiğimde ben de çok şaşırmıştım ve bizim her adımımızda yanımızda oldular, öyle ki Aktaş yolunun 2011 yatırım programına alınması için Karayolları nezdinde onlar bile girişimde bulundular.
Şimdi de CHP adayı Sayın Büyükelçi Öztürk Yılmaz bey seçildiği taktirde bu konuda elimizin çok güçleneceğini, faal hiçbir kapısı olmayan Kars siyasetinin elimizden aldığı hakkımızı yeniden elde edebileceğimizi düşünüyorum. Doğrusu, kendilerine hem güveniyorum ve hem de en büyük beklentimin bu olduğunu söyleyebilirim. Hele bir de CHP hükümette olursa işlerin bir kat daha hızlı ve lehimize seyredeceğini düşünüyorum.
Soru: Sınır Ticaret Merkezi konusu nedir?
N. Kanbir: Bu konu, İl Özel İdaresi yetki alanındaki bir konudur. 2013 yılında Aralık ayında mecliste görüşüldü ve 80 nolu kararla AKP’li üyelerce red edildi. Özel idare sitesinde var.
Şayet bu Sınır Ticaret Merkezi kurulacak olursa, Aktaş Kapısı’nın kuzeyinde bulunan arazi çok müsaittir, ki sınırda kurulmak zorundadır, yüzlerce alış veriş yeri olacak ve komşu ülkelerden insanlar buraya gelecek, ülkelerinde bulunmayan ürünleri buradan temin edecekler. O zaman sizin buradaki esnafınız, taşımacı esnafınızın yüzü gülecek. Bu merkez olur ise İç Gümrük İdaresi’de daha hızlı bir şekilde, yani ihtiyaç burada oluşacağından ivedilikle gelecektir. Bu gelince de lojistik merkezler, antrepolar vs. oluşacak, bölgesel kalkınma göz kamaştıracak bir hızla olacaktır. Çıldır, o zaman tarihteki misyonuna, bölgenin başkenti olma misyonuna yeniden kavuşacaktır.
Soru: Kapının Açılmasının Beraberinde getireceği tehdit ve tehlikeler olabilir mi?
N. Kanbir: Evet olabilir. Birincisi arsa-arazi satışları büyük bir sakıncadır. Ticaretin el değiştirmesine yol açabilir. Arazi satmak yerine kiraya veya yap-işlet-devret modeline veya ortaklığa yönelmek daha faydalıdır.
Bizlerin sermaye birikimi ve ortaklık kültürü zayıftır. Burada ticaret dünyasının temsilci kuruluşlarına ve önder tacirlerin girişimine ihtiyaç vardır. Ciddi bir ortaklık oluşumuyla çok önemli işleri bölgede yapmak ve işsizliğe son vermek, hatta dışarıdan göç almak mümkündür.
Soru: Son olarak söylemek istediğimiz bir şey varmı?
N. Kanbir: İÇ GÜMRÜK İDARESİ ve SINIR TİCARET MERKEZİ ivedilikle kurulmalıdır.
Teşekkür ederiz.
N. Kanbir: Ben çok teşekkür ederim. Dün olduğu gibi yarın da konuyu birlikte takibe devam edelim lütfen!
![]() |
Selmi Yılmaz Kadınca |
selminazo@hotmai.com
|
18 Maddeyi Okumayan Bir Toplum..
Ben dahil milyonların başını kaldırmadığı ve her an parmağımızın altında tuttuğu interenetten, partilerin, kurumların bastırıp, dağıttığı broşürlerden Anayasa Referandumu değişikliğini anlatan 18 Maddeyi okuyanınız var mı?
16 Nisan’da sandık başına gitmeye hazırlandığımız şu günlerde topu topu 18 Maddenin satır satır okunup, anlaşılmak istenmediği bir ülkede değil 18 madde daha önce hazırlanılan rafa kaldırılan 60 maddenin nasıl olup, okunup, kabul edileceğini de merak ettim.
Ve bu ülkede yaşayanlar yine okumadan %90 onayladığı 12 Eylül Cuntasının hazırlattığı Anayasaya da evet dediğini de hatırlıyorum..
**Evet çıkar mı?
18 Maddenin 8’inin bile okunmadığı bir süreci yaşayan ülkemin hızla gittiği 16 Nisan’da sonucun ne olacağını ben dahil bir çoğumuz merak eder, tartışır..
Benim gördüğüm şu ana kadar yani bu yazıyı yazdığım ana kadar hayırların evetlerden önde olduğu ülkede ‘evet çıkar mı?’ sorusu da hala cevap bulmuş değil..
Çünkü evetçilerin bile neye evet dediğini anlamadığını da görmüyor değilim..
Ama evetçiler gibi hayırcılarında bu tartışmayı, hala anlamadığını da belirtmekte fayda var..
Çünkü başta siyasiler olmak üzere toplumu yönlendiren biz gazeteciler, aydınlar da 18 Maddenin ne olduğunu iyice okuyup, yorumlamadığını da görüp, izlemekteyiz.
TV’lerin Cumhurbaşkanından başlayıp, başbakan, bakanlar, bakan yardımcıları hatta Emine hanımı haber yapmaktan 18 maddeyi anlatma gereği duymadığı bir süreçteyiz..
![]() |
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var |
fakiryilmaz323@hotmail.com
İki gündür geldiğim Ardahan’da ki ilk gözlemlerimi ele alıp, haber ve yorumlarımla okurlarımla paylaşınca uzun süredir Ardahan’da beni göremeyen bir çok okurum bizzat yanıma gelerek bana sitem ettiler.
Çünkü benim Ardahan’da çok uzak kaldığımı ve Ardahan’da yaşananların, yazılması gerekenlerin eskisi gibi yazılmadığını ve şu iki günde yazılanların yeniden gazeteciliği his ettirdiğini sitem edip, benim Ardahan’da kalıp, asıl işim gazetecilikle daha çok ilgilenmemi istiyordular.
|