SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Hazırlayıp Sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..
https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw
‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de
İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6
Alınan bilgilere göre Ardahan Göle ilçesine bağlı Koyunlu (Gündik) köylü Alpgündüz ailesinin iki ferdinin de hayatlarını kaybettikleri öğrenildi.
Sayra ve Çınar Alpgündüz isimli kardeşleri el ele tutuşmuş olarak ölmüş halde bulundukları öğrenilen olayda Alpgündüz ailesinin anne ve babanın iş dolayısıyla dışarıda oldukları için deprem ardından evde olmadıkları iki kardeşin de Bayraklı da olan evlerinde yaşanan deprem esnasında ders çalıştıkları sırada yaşanan sarsıntı ardından el ele tutuşup, kaçmak isterlerken beton yığını altında kalarak hayata göz yumdukları alınan bilgiler arasında oldu. Öte yandan gazetemiz muhabirlerinin ulaştığı birçok Ardahanlı hemşerimizin bu iki kayıp dışında bir acı yaşamadığı öğrenildi.
.
VE DEPREM OLDU!..
Son yazılarımdan birisinde “Hani deprem olacaktı?” başlığını kullanmıştım. Ve sanırım bu soruma Yunanistan’la yeniden karşı karşıya gelmemize neden olan Ege denizinden cevap geldi.
Aynı yazıda balık hafızalı bir toplum olduğumuzu da yazdığımı okuduğunuzu düşündüğüm deprem efendi adeta “beni nasıl unutursunuz” dercesine kızıp hem de balıkların bol yaşadığı denizde yüzünü bir kez daha gösterdi.
Başta gavur İzmir olmak üzere Egeyi sallayan depremin hiç de unutulmayacak bir şey olduğunu bir kez daha bizlere hissettiren Ege depremi “Hani deprem olacaktı?” başlıklı yazımda anlatmak istediklerimi bir kez daha bizlere anlatıyordu.
Yıllar önce ilk kez gittiğim ve o anlatılan Egenin incisi İzmir’i inciden ziyade yüzü solmuş, güneşte kavrulmuş karnı aç bir insana benzetmiştim, sıvasız binaları, gecekondudan öte yapılaşmasıyla şok olurken.
Çok konuşulan büyük bütçeler ayrılan ama rantsal dönüşüme dönen kentsel dönüşümün görülmediği bu kent inciden ziyade deniz kenarında çöl görünümünde olan bir kentti.
Sadece İzmir’i mi?!.
Aşağıda yeniden yayınladığım, “Hani deprem olacaktı?” başlıklı yazımda geçen İstanbul ve diğer birçok kentte yani ülkede yapılması gerekenlerin yapılmadığı ve her deprem sonrası depremi unuttuğumuzu ortaya koymaktadır 6,6 şiddetindeki İzmir, Ege depremi.
Bu yazıyı yazdığım esnada birçok binanın yıkıldığı haberleri art arda gelirken ben de “inşallah fazla can kaybı olmaz” duası eşliğinde bir önceki yazımı, “Hani deprem olacaktı?” başlıklı yazımı bulup sizin de unutmamanızı istediğim depremi ve yaşananları hatırlamanız için…
İşte o bir hafta önce yazdığım ‘Hani Deprem Olacaktı?’ başlıklı yazım..
**HANİ DEPREM OLACAKTI?..
Evet en son bizzat yaşadığım, 99 Marmara Depremi ile bir kez daha gündeme gelen ve sonrasında zaman zaman yaşanan sarsıntılarla yerle bir olacağı söylenen ve bu nedenle; Başta, Kentsel dönüşüm denen projeler ve birçok çalışma ile yeniden daha sağlam bir yapılaşmaya gidileceği belirtilmiş ve bu yönde milyon dolarları inşaat sektörüne yatırılmış ama o beklenenlerin hiç birisinin olmadığı gibi gökyüzüne uzanan AVM’li gökdelenler ve bir mahallenin br araya toplandığı modern denen ama aslında toplu kamp denen bol bloklu yüksek binalardan öteye gidilememişti.
Ve sık sık başta yeşillikler içindeki yapı kültürümüze nasıl sahip çıkacağımızın tartışıldığı bu süreçte bende, “İstanbul kazan ben kepçe” misali ülkenin en büyük metropolün de dolaşırken kendimi yıllar önce sık sık gittiğim Sağmacılar Cezaevi’nin bulunduğu Bayrampaşa’da buldum.
Yıllar sonra baskısını yaptırdığım Ardahan Ansiklopedisini almak için gittiğim ve aracımı park edecek yer bulmadığım bir sırada 39 ilçeli İstanbul’un bu ilçesinde gördüklerimi yani bu yazımı arabadaki arkadaşım olan cep telefonuyla konuşarak yazıya çeviriyorum.
Gerçekten Bayrampaşa’ya daha önceki yıllarda, yani abimin yaşadığı bir olay sonucu tutuklandığı ve o nedenle benim sıkça gittiğim Sağmalcılar cezaevinin olduğu Bayrampaşa’da o dönem gecekondu olan binaların eskisinden daha beter durumda olduğunu görmenin üzüntüsünü yaşadım.
Evet bir taraftan yeni yapılaşmalar, AVM’ler, trafik tamamen tıkanmış durumda, bir taraftan bir anda rahatlayan trafik, bir taraftan tekrar tıkanan yollar, böylesine bir keşmekeş içinde gördüklerimi not ettiğim beynimi boşaltma adına sarıldığım telefonuma söylediklerimi yazıya dökerken ‘yol, köprü, konut yaptık’ diyen yöneticiler başta olmak üzere yöneticilerinin bir kentin arka sokaklarını dolaşıp, dolaşmadığını bir kez daha merak ettim.
Çünkü, İstanbul’da böyle yapılaşma anlatıldığı şekilde dönüşemediği gibi yaşanabilecek en küçük bir sarsıntıyla günlerce tartışılan ama sonuç veremeyen, kentsel dönüşümü tamamlanmadan, arka sokakları gerçekten Afganistan, Pakistan hatta günlerdir sanki Ermenistan bombalanmıyormuş gibi Azerbaycan’ın harabe olmuş, kerpiçten, çamurdan yapılmış büyük binalarını gösteren televizyonların bu binaların neden öyle İran’daki gibi taştan yapılmış olduğunu tartışmadan o eski binaların petrol ve doğalgaz zengini Azerbaycan’da böyle mi olmalıydı diye sormadan da edemiyorum.
Dedik ya çok bilmişlerin sık sık tv kanallarına çıkıp ellerine aldıkları çubuklarla gereken sınırları belirlemeleri, gerekse akıl vermeleri, tv kanallarının ekranlarında dünyanın metropol kenti olan İstanbul’un arka sokaklarına girmesini, yerel gazetelerin sadece belediye başkanlarını, vali ya da kaymakamları veya birkaç tane tanıdık iş adamının haberlerini değil, arka sokaklara da bakmalarını isteriz.
Şayet görmek isterlerse en uygun yer Bayrampaşadır. Veya bu yazıyı okuyanların kendi arka sokaklarına bakmaları yeterlidir.
Buna istinaden İstanbul’un bir metropol değil, gecekondu kenti olduğunu söyleyenlerin doğru söylediği bir kez daha teyit edilip, onaylanacaktır…
.jpg)
Ardahan’da 73 Deprem Meydana Geldi..
Deprem Tarihi Deprem Yeri Derinlik Şiddet Büyüklük
25 Haziran 2017 03:23 Ardahan KURTKALE CILDIR 5.0 km II 2.7
25 Haziran 2017 03:23 Ardahan KURTKALE CILDIR 5.0 km II 2.7
25 Haziran 2017 03:23 Ardahan KURTKALE CILDIR 5.0 km II 2.7
25 Haziran 2017 03:23 Ardahan KURTKALE CILDIR 5.0 km II 2.7
25 Haziran 2017 03:23 Ardahan KURTKALE CILDIR 5.0 km II 2.7
25 Haziran 2017 03:23 Ardahan KURTKALE CILDIR 5.0 km II 2.7
25 Haziran 2017 03:23 Ardahan KURTKALE CILDIR 5.0 km II 2.7
25 Haziran 2017 03:23 Ardahan KURTKALE CILDIR 5.0 km II 2.7
25 Haziran 2017 03:23 Ardahan KURTKALE CILDIR 5.0 km II 2.7
25 Haziran 2017 03:23 Ardahan KURTKALE CILDIR 5.0 km II 2.7
25 Haziran 2017 03:23 Ardahan KURTKALE CILDIR 5.0 km II 2.7
25 Haziran 2017 03:23 Ardahan KURTKALE CILDIR 5.0 km II 2.7
25 Haziran 2017 03:23 Ardahan KURTKALE CILDIR 5.0 km II 2.7
25 Haziran 2017 03:23 Ardahan KURTKALE CILDIR 5.0 km II 2.7
25 Haziran 2017 03:23 Ardahan KURTKALE CILDIR 5.0 km II 2.7
25 Haziran 2017 03:23 Ardahan KURTKALE CILDIR 5.0 km II 2.7
6 Nisan 2017 00:09 Ardahan TURKGOZU POSOF 5.4 km II 2.7
15 Mart 2017 08:42 Ardahan POSOF 5.4 km II 2.7
19 Şubat 2017 21:31 Ardahan TURKGOZU POSOF 7.0 km II 2.8
16 Haziran 2016 16:00 Ardahan Ağıllı Çıldır 7.9 km III 3.2
16 Haziran 2016 16:10 Ardahan KASLIKAYA CILDIR 11.7 km III 3.2
13 Mart 2016 23:58 Ardahan YILDIRIMTEPE CILDIR 5.0 km III 3.1
26 Aralık 2015 09:37 Ardahan TURKGOZU POSOF 5.3 km III 3.0
18 Kasım 2015 03:17 Ardahan ERIM POSOF 5.0 km III 3.8
30 Ağustos 2015 20:56 Ardahan AKKIRAZ CILDIR 5.0 km III 3.1
6 Ağustos 2015 02:56 Ardahan BALTALI CILDIR 5.0 km III 3.1
27 Temmuz 2015 09:39 Ardahan SARICICEK POSOF 20.5 km II 2.9
16 Temmuz 2015 00:13 Ardahan AKCIL CILDIR 5.0 km II 2.9
8 Haziran 2015 02:36 Ardahan TURKGOZU POSOF 11.6 km II 2.5
20 Ocak 2015 12:54 Ardahan Yeniköy Posof 9.4 km II 2.5
28 Nisan 2013 05:48 Ardahan YANLIZCAM 5.4 km III 3.5
28 Nisan 2013 05:50 Ardahan Tepeler 5.0 km III 3.3
28 Nisan 2013 03:47 Ardahan YANLIZCAM 5.5 km II 2.8
26 Nisan 2013 21:08 Ardahan YANLIZCAM 5.0 km II 2.6
26 Nisan 2013 14:13 Ardahan YANLIZCAM 5.4 km III 3.0
6 Nisan 2013 18:31 Ardahan YANLIZCAM 5.6 km III 3.0
21 Şubat 2013 17:21 Ardahan TUNCOLUK 8.6 km II 2.8
21 Şubat 2013 17:21 Ardahan YUKARIKURTOGLU 5.0 km II 2.8
25 Aralık 2012 11:41 Ardahan ALABALIK POSOF 3.4 km II 2.5
26 Mayıs 2012 18:38 Ardahan TELLIOGLU GOLE 5.7 km II 2.6
26 Nisan 2012 06:42 Ardahan KAYABEYI CILDIR 13.4 km III 3.0
12 Mart 2012 04:05 Ardahan YENIDEMIRKAPI GOLE 8.0 km II 2.8
12 Mart 2012 04:22 Ardahan DENGELI GOLE 8.5 km II 2.7
12 Mart 2012 01:18 Ardahan YENIDEMIRKAPI GOLE 2.3 km III 3.6
17 Ocak 2012 02:43 Ardahan OVUNDU CILDIR 5.0 km III 3.0
6 Ocak 2012 05:13 Ardahan DEDEKILICI GOLE 5.0 km III 3.4
21 Ekim 2011 23:46 Ardahan Yeniköy Göle 2.5 km II 2.7
21 Ekim 2011 20:49 Ardahan TAHTAKIRAN GOLE 5.0 km III 3.4
9 Eylül 2011 08:59 Ardahan YALNIZÇAM 9.4 km II 2.8
9 Eylül 2011 07:28 Ardahan ÇILDIR 8.8 km II 2.7
1 Nisan 2011 06:08 Ardahan YALNIZÇAM 3.4 km II 2.5
23 Ocak 2011 05:51 Ardahan Eminbey Posof 20.8 km III 3.7
13 Ağustos 2010 16:17 Ardahan GÖLE 5.0 km II 2.8
1 Haziran 2010 01:40 Ardahan POSOF 2.9 km II 2.9
31 Mayıs 2010 17:36 Ardahan Damal 9.9 km II 2.8
31 Mayıs 2010 06:49 Ardahan POSOF 4.7 km III 3.3
31 Mayıs 2010 02:04 Ardahan POSOF 5.0 km III 3.9
20 Ocak 2010 20:52 Ardahan Eminbey Posof 19.7 km III 3.3
20 Ocak 2010 20:52 Ardahan POSOF 5.0 km III 3.1
6 Kasım 2009 19:38 Ardahan GÖLE 2.9 km III 3.3
23 Ekim 2009 01:39 Ardahan Eminbey Posof 5.0 km III 3.3
21 Eylül 2009 05:09 Ardahan Eminbey Posof 20.1 km III 3.3
28 Ağustos 2009 19:07 Ardahan GÖLE 5.0 km III 3.0
2 Temmuz 2009 22:04 Ardahan ÇAYIRBASI GÖLE 5.4 km III 3.1
5 Mart 2009 03:00 Ardahan ÇAYIRBASI GÖLE 6.6 km II 2.6
23 Ocak 2009 13:18 Ardahan 18.8 km II 2.8DEPREM ARDAHAN’I YOKLUYOR MU?
*17/98/2016 tarihli Haber
Ağustos ayı içinde 3 yer sarsıntısı yaşanan Ardahan’da geçen ayda bir deprem olduğu tespit edildi.
25 günde 4 Küçük Depremin yaşandığı Ardahan’da yer sarsıntıları devam ediyor.
17 Ağustos Marmara Depreminin yıl dönümü dolaysıyla başta İstanbul’da olmak üzere depremin tartışıldığı şu günlerde Ardahan sarsılmaya devam ediyor.
**BAĞDEŞEN DE DEPREM..
Hemen her gün irili, ufaklı yer sarsıntıların yaşandığı Ardahan’da bir ay içinde 4 deprem yaşanırken, bu depremlerin küçük yer sarsıntıları olması ve büyük araçların yolarda geçişleri dolaysıya hissedilemese de başta Gürcistan sınırında olmak üzere Ardahan İl sınırları içinde sık sık depremlerin yaşandığı dikkatlerden kaçmıyor.
**GÜRCÜBEG KÖYÜNÜ DE YOKLADI..
Son olarak Ardahan merkeze bağlı Bağdeşen (Kinzodamal) köyünde meydana gelen 2 şiddetinde yer sarsıntısı öncesi yine Ardahan merkeze bağlı Atlaş (Ur) köyünde de 2 şiddetinde bir depremin meydan geldiği öğrenildi.
Aynı günlerde yine Ardahan Merkeze bağlı Tepesuyu (Gürcübeg) köyünde de 2.3 şiddetinde bir yer sarsıntısı meydana geldi.
**BİNBAŞAK KÖYÜNDE DE DEPEM!..
Bu ay iki depremin yaşandığı Ardahan’da geçen ayda bir deprem yaşandı.
Ardahan’ın Hanak İlçesine bağlı Binbaşak (Gügübe) köyünde de 2.8 şiddetinde bir deprem meydana geldi.
**Yeni Tugay Komutanına Açık Mektup..
Darbe kalkışması ardından doğru dürüst yolu olmayan caddelerimize ‘kırılırlar’ diye tankları değilde, askerleri yaya olarak indirten ve şu an yeni yapılan ve il misafirleri komutan, hakim, savcı, üst düzey bürokrat olan Ardahan Kapalı Cezaevinin spor salonunda tutuklu bulunan eski komutanın yerine gelen yeni paşamıza yeni görevinden başarılar dileriz.
Gürcistan ve Ermenistan’a komşu, Kafkaslara açılan sınır kenti, Serhat Ardahan’ın dış güvenliğinden sorumlu olma sorumluluğunu taşıyan paşa ve onun emrinde ki askerlerimizi 15 Temmuz’dan bu yana çarşıda görememenin üzüntüsünü taşırken, bu toplumun birer ferdi olan askerin toplumdan koparanlara lanet diliyor ve artık yavaştan da olsa askerimiz cadde ve sokaklarımızda görmek istediğimiz belirtiyoruz..
Ve en önemlisi komutan ve emrindekiler gibi bu kentte hizmete gelen asker, polis ve diğer idarecilerimizin diğer bir görevinin de bu kentin gelişmesine, güzelleşmesine katkı sunması gerektiğini hatırlatmak isteriz..
Bunu içinde başta Tugay’ın önünden başlayıp, kent merkezine kadar olağanüstü bozuk olan yolların yapılması için onlarında ellerini taşın altına sokmasını ve ‘Benim işim değil’ demeyip, bu kentte var olan sorunların çözümüne en azında sorunlardan sorumlulara ‘Ya bu yolların hali nedir?’diyerek bir rica, bir serzeniş yapmaları gerekir..
Sadece Tugay Komutanı mı?
Tabi ki hayır..
Tugayın önünde ki yol gibi Valilik, İl Emniyetin etrafı gibi alanlarda ki yolların artık yapılması ve bu yollar gibi onca sorunun çözümü için belediyeye mi, karayolların mı nereyse ‘Gelin bu kenti birlikte, berber yeniden inşa edelim’ demeliler..
Yani, ‘Ben komutanım, müdürüm, hakim ve savcıyım bu kentin benim işim değil’ demeyip, bizlerle birlikte havasını koklayıp, suyunu içtiğimiz bu şehrin daha güzel bir şehir olmasına yardımcı olmasını rica ediyor, hoş geldin diyorum..
**Bu işi Genel Af ve Kürtler çözer,
Milliyetçi yada Ulusalcılar değil..
‘Kaçak Saray’ dediği saraya tıpış tıpış gidenlere Barolar Başkanı Metin Feyzioğlu’da eklendi.
Hayırlı olsun..
15 Yıllık iktidarı boyunca başta Kürt sorununu olmak üzere bir çok sorunu çözmek iddiasına olduğunu belirtip, bunun için kolları sıvayıp, adım atmak isteyen Başkan Erdoğan’ın önünde ki en büyük engellerden saydıklarıyla (Kürtler Hariç) bir araya gelmesi de bir başka konu..
Bu da hayırlı olsun..
Önce 17-25 Aralık Yolsuzluk Operasyonu ile ardından 15 Temmuz Darbesiyle sarsılan ama Balyoz ve Ergenekon Operasyonları öncesi ve de sonrası olduğu gibi 17-25 Araklık ve 15 Temmuz Darbe Kalkışmasında da yaptığı hızlı manevralar ile düşmeyen Başkan Erdoğan’ın kaçak denilen saray’da sıraya dizdiği ulusalcılarla da bir dönemi daha götürmek istediği belli..
Çünkü iktidara gelmek için önce Erbakan grubunu aşan, ardından Gülen ile kol kola giren, iktidara geldikten sonra MHP ve Ülkücüler ile iki yıl boyunca kol kola gezen, ardından 2 dönem Kürtlerle barışır gibi yapan, ama 7 Haziran seçim sonuçları ile şok olup, bir anda ‘Kürt sorunu da nedir?’ deyip, adına Barış süreci denilen süreci buzdolabına kaldırtan, sonra Askerlerle ilgili Balyoz ve Ergenekon davalarına avukat olan, sonra da ayakkabı kutularında ortaya saçılan dolarlar dolaysıyla bir anda Balyoz ve Ergenekon davalarını avukatlıklarını bırakıp, Feto adında bir terör örgütü olduğunu iddia edip, 15 Temmuz Darbe kalkışması ile bunu topluma kabul ettiren, ben değil başkanın tah kendisidir..
Bence de doğrusunu yaptı, yapmakta..
Çünkü bu ülkenin siyasi hayatına baktığınızda başta ulusalcılar olmak üzere bir çok engelin kimseye 15 yıl gibi uzun bir iktidar olma imkanını vermediğini görürüsünüz..
Kaldı ki Başkan Erdoğan’ın bir çok ülkeden büyük bir kent olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını da bu sürece katmak gerekir..
Yani Başkan Erdoğan siyaset, politika denen şeyi yaptığı ve iktidar ömrünü uzatmak için gereken her şeyi ortaya koyduğu bir gerçek olarak karşımızda dururken Başkan’ın önünde ki en büyük engelin PKK’nın olduğunu da en iyi bilendir..
Bunun içinde planları olduğu gün geçtikçe açıkça görülen Erdoğan’ın HDP üzerinden yüklenmeye başladığı PKK’yı aşmak için ulusalcılarla olduğu gibi Suriye ve Irak ile hatta Mısır ve İsrail’le de barışmak için yeni arayışlar içinde olduğunu da görmekteyiz..
Bunlarda iktidarı sürdürmenin ve amaçlarına ulaşmanın yolu olan siyasetin, politkanın birer gereği olduğunu bir gazeteci olarak kabul ederken, Başkan Erdoğan’a bir hatırlatmam olacak..
Oda Kürt sorununun yarattığı PKK’yı aşmak için yukarıda saydıklarımı gelmiş, geçmiş iktidarların hemen hepsinin denediğini ama başarılı olamadıklarını hatırlatmak isterim..
Çünkü Kürt sorunu çözmek ve PKK’yi devre dışı bırakmanın yolunun Özgür Gündemi kapatmak, Kürt siyasetçileri devre dışı bırakmak, Kürtleri hapse tıkamakla olmayacağını kendiside biliyor..
Bunların sorunu daha da büyüteceğini bilmesini istediğim Erdoğan’ın yapacağı tek şey Oslo’da başlatılan, İmralı’da devam eden süreci yeniden başlatması ve Kürtlerinde eylemlerinden artık rahatsız olduğu PKK’yı durduracak olanın 70 yıl boyunca ortaya koydukları politikalarla milliyetçiler, ulusalcılar değil, başta büyük bir kapsamlı af olmak üzere Kürt kamuoyunun gönlünü alacak adımlar atmasından geçer..