ARDAHANLI BAŞKAN ARDAHAN'LININ NİKAHINI KIYDI!



MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



Ardahan’lı Şişli Belediye Başkanı Muharrem Keskin bizzat katılıp, gençlerin nikahını kıydı.

Fakir Yılmaz’ın Avukat Amcası Casim Yılmaz, kuzeni Avukat Ahmet Yavuz Yılmaz, Avukat Doğan Yılmaz ve Yılmaz ailesinin yanı sıra Malatya’lı Özönder ailelerinin fertleri de Şişli Nikah Salonundaki nikah töreninde hazır bulundular.



ARDAHAN’DA YİNE YAĞMUR VAR!


Doğu Anadolu Bölgesinde aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.


Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü ekiplerince yapılan son değerlendirmelere göre, bölge genelinde havanın aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların özellikle Erzurum‘un kuzeydoğusu ile Kars ve Ardahan çevrelerinde etkili olması beklenmekte.


Sıcaklıkların 4- 6 derece azalarak mevsim normallerinin altında seyredeceği bölgede rüzgar kuzeyli yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek.



“Meteorolojik uyarı”


Özellikle Erzurum’un kuzeydoğusu ile Kars ve Ardahan çevrelerinde görülebilecek kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış nedeniyle oluşabilecek tehlikelere (sel, su baskını, yıldırım düşmesi, dolu yağışı, ulaşımda aksamalar vb.) karşı ilgililerin ve vatandaşların tedbirli ve dikkatli olmaları gerekmektedir.


KARADENİZİ KAÇ KEZ YAZMIŞTIM?..


Son 10 yıla yakındır adeta su yolu yaptığım ve üç kez de ölümden döndüğüm, bin bir sorun yaşadığım ama çok sevdiğim, sevdiklerimin olduğu İstanbul’a her gelişimde yanından geçerken uzun uzun seyredip, yanı başında çayımı içip, ‘Niye böyle yalnız’ diye düşünerek, acıdığım Karadeniz’den gelen haber en çok beni mutlu etti desem inanın.


İnanın… Çünkü benim 8 yıl önce de aynı şeylerin söylendiği ama bu kez söylenenin yer yüzüne, insanlığa, ülkemin ekonomisine katkı sağlayacağı müjdelenen mutlu haberin iktidar yalakalığından dolayı değil, o devasa, masmavi ama birkaç balıkçı motoru dışında üzerinde doğru dürüst bir geminin bile yüzmediği denizin eteğinden her geçtiğimde, ‘Karadeniz Neden Yalnız, Sahipsiz, İlgisiz?’ diye defalarca ele aldığım yazılarıma gelen olumlu cevaptır.

Evet, Başkan Erdoğan’ın Ayasofya yetmedi Kariye müzesini camiye çevirtmesi ardından Karadeniz’de 320 milyar metreküple Türkiye tarihinin en büyük doğalgaz rezervini keşfettiğimizi duyurmasıyla yeni bir gündemin yaratılmaya çalışıldığı şu günlerde kimi sevinir,kimilerine dudak bükerken ben mutluyum.




Üç etrafı denizlerle çevrili, birçok muhteşem doğaya sahip gölleri, bir o kadar güzelim ormanları olan ülkemin yer yüzünde olduğu gibi yer altındaki kaynaklarının değerlendirilmesi yönünde atılan her adımın beni mutlu etmesi iktidar ya da muhalefetten olmamı gerektirmediği gibi demokrasinin gereği olan insan haklarını, adaleti, hukukun üstünlüğüne büyük katkı sunan ekonomisi güçlü ülkesinin gelişip, büyümesini istemekten başka bir şey değil…

‘Bulduk’ denen ve 2. başkanlık seçimlerinin yapılacağı 2023 yılında yer yüzüne çıkarılacağı söylenen Karadeniz Doğalgazının yer yüzüne çıkarılıp, ekonomiye katacağı katkıyı çok mu, az mı bekleriz diye düşünürken bugüne kadar yeterince değerlendirilmeyen Karadeniz’e gözlerin dönmesinin bile bir moral olduğunu anlamalı ve bu duruma olumlu yönde bakılmalı diye düşünenlerdenim.

Gerçi bu müjdenin verildiği gün düşmesi beklenen doların yeniden yükselişe geçmesi karşısında sevinenlerin asıl derdinin siyasi hesaplar olduğunu ama bu hesapların hep yanlış olduğunu da bilen biri olarak diyeceğim odur ki yanından her geçtiğimde, zaman zaman içine dalıp yüzdüğüm Karadeniz’in beyaz deniz olması için hepimizin el ele verip, ince hesapları eteklerdeki taşları bir kenara bırakıp, yer yüzüne çıkarılmasının hiç de öyle sanıldığı gibi kolay olmayan bu hazineye çakalların saldırmak için bugünden itibaren yeni hesaplar içinde olacağını dünyanın en çok bor yataklarına sahip ülkemin bu kaynakları bile doğru dürüst kullanamadığından anlamalıyız.

Anlamalıyız ki; Bu ülkenin gemisinin daha ileriye, güzel geleceğe yüzmesinin ya da batmasının hepimiz için geçerli olduğunu da unutmamalıyız.



Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



Ardahan’da Umduğunu Bulamayan


Atalay İstanbul Turuna Çıktı..


arşiv haber 05/04/2017 tarihli haberler/yorum


Ardahan Dernekler Federasyonun 9 Nisan Pazar günü derneklerle birlikte yapacağı toplantıda 16 Nisan’da başına gidilecek olan sandıkta nasıl bir karar vereceğini açıklamaya hazırlandığı şu günlerde AK parti Milletvekili de İstanbul’a ki AKP’ye yakın dernekleri ziyarete çıktı. Hayır’ın önde olduğu ileri sürülen Ardahan’da umduğunu bulamayınca İstanbul’a geçtiği belirtilirken, Atalay’ın ziyaret ettiği derneklerde de Evet’çi bulamadığı iddia edildi.


**Atalay Kürdistan’ı Harabistan’a Çevirenlere twitle tepki gösterdi..


Güneydoğu’da süren ve her geçen gün daha da şiddetlenen iç çatışmalara Ardahan AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’dan twitli tepki geldi.


‘orhan atalay ?@drorhanatalay65  21 Ara Göle, Ardahan

Kürdistan’ı Gülistan’a dönüştürme vaadiyle çıkılan yolun 40. Yıl Durağı: ‘Öz Harabistan’. mesajı ve yaşanan çatışmalar ardından kalan görüntülerin fotoğrafları ile yaşananlara tepki gösteren Atalay’ın bölgeye Kürdistan demeside dikkatlerden kaçmadı.



**KAFKAS’YA DA ISINACAK!..


Azerbaycan ve ErmenistanCumhurbaşkanları İlham Aliyev ve Serj Sarkisyan‘ın İsviçre‘de yaptıkları görüşmede, iki ülke arasında tartışma konusu olan DağlıkKarabağ bölgesinin geleceğiyle ilgili hiçbir sonuç alınamamıştı.


“BUGÜN BİR SAVAŞIN İÇİNDEYİZ”


Ermenistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Artsrun Hovhannisyan, ”Bugün bir savaşın içindeyiz. Savaş kelimesini kullanmak zorundayız çünkü ortada ateşkes kalmadı.Azerbaycan tank, havan topu, uçaksavar gibi varolan tüm silahları kullanıyor” dedi.


“ELE GEÇİRDİĞİ TOPRAKLARDAN ÇEKİLMELİLER”


Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hikmet Hacıyev de ”Ateşkes, Ermeni güçlerininAzerbaycan‘daki yasadışı varlığı nedeniyle bozulmuştur. Ermenistan ele geçirdiği topraklardan çekilmek zorundadır. Ancak bu sayede bölgede sürdürülebilir barıştan söz edilebilir” dedi.


Evet desem inanacak mısınız ki?






  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com


 


Demokrasiyle, aşla, işle alakası olmayan okuyanların diktatörlükten başka bir ad yakıştıramadıkları 18 Maddeyi okumadan, okutamadan hızla 16 Nisan’a doğru yol alan ülkemin insanları şu günlerde çok ama çok gergin..

Öyle ki cuma günleri telefon ve sanal ortamda ki mesajları HAYIR’larla dolduranların hayır kelimesini kullanmadığı, Hayır diyenleri terörist ilan ettiği, EVET diyenlerin ise iktidara yalakalıkla, Erdoğan’a tapmakla suçlayanların haddi hesabı yok..

Bu karmaşık ortamda 16 Nisan’dan sonra kıyamet kopacağını ve bu kıyametin savaş olacağını iddia edip, daha ileri gidenlerin de olduğunu görmekteyim..

Bunları duydukça saçlarım dikken diken olsa da ağzı olan konuşuyor diyerek geçiştirmeye çalışmaktayım..

Sorulan bir soruya, yada bir konuya, ‘Evet’ demeye korktuğumuz, ret ettiğimiz bir konuya HAYIR derken çekinerek, komşuya, arkadaşa, ‘hayırlı işler’ deyip, günaydın demeye çalıştığımız şu günlerde 10 milyona yakın kararsız, bir o kadarda duyarsız seçmenin olduğu da konuşulurken her gün binlerce insanın tıkladığı haber sitelerimizde, günlük gazetelerimizde, bir o kadar takipçimizin olduğu facabook, twiter ve ıstagramda benim ne diyeceğimi de merak edenlerin olduğunu da görmekteyim.

Benim ve başında bulunduğum Ardahan Gazeteciler Cemiyeti, Ardahan Dernekler Federasyonu ve yayın grubumuzun 16 Nisan’da başına gideceği referandum sandığında hangi oyu atacağını merak edenlerin cevap beklediği şu günlerde bende Sivas’ta gazetecilik okuyan kızım Şeyma’yı alıp, Ardahan’a, vatandaşlık görevimi, ülkemin geleceği hakkında karar vermeye gitmeye hazırlanıyorum..

Çünkü önce başta sanal ortamda atıp, tutmakla değil gerçek anlamda sandık başına gidilmesi gerektiğine inananlardanım..

Çünkü ülkemin geleceğine yön verecek olan önemli bir seçimin yaklaştığını heyecanla hissediyor, torunlarımın geleceğini birilerine teslim etmek istemediğimi akıl edecek kadar duyarlıyım..

Çünkü Evet diyenlerin de Hayır diyenlerin de bu güzelim ülke de kavga etmeden, barış ve kardeşliği yeşertecek kadar olgun insanlarla dolu olduğunu da biliyorum..

Ve çünkü 50 yaşına 1 kala bir oyumun milyonların kaderini etkilediğine inanmaktayım..

Ve ‘Evet ‘desem inananların sayısının çok az, ‘Hayır’ desem, ‘zaten biliyorduk’ diyenlerin hiçte az olmadığını da bilecek yaştayım..

Ve bunun için bende sizin gibi sandık başına gitmeden oyumun rengini belli etmeyeceğim ve oyumu ülkemin geleceği için kullanacağım..