MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle..



FASULYEMİZ, İÇİ DIŞI KIRMIZI ELMAMIZ


NASIL GİRİŞİMCİ OLDULAR?
Soldan sağa: Gülsün Evrendilek, Özlem Eştürk, Tülay Erdoğan, Cevriye Köksoy, Selmi Yılmaz, Nesrin Arslangörür, İlknur Çoban
Gülsün Evrendilek: Üniversitede akademisyenim. Kadın Girişimciler Kurulu’nda da akademik üye olarak varım. Projelerin yazılması, fon kaynaklarının kadınların girişimciliğinin artırılması için kullanılması gibi konularda destek veriyorum. Eğitimle, sanayinin bir arada olması için çalışıyoruz. Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde de görevliyim. Daha önce de Bolu’da Kadın Girişimciler Kurulu’nda yine akademik üye olarak faaliyet gösteriyordum. Üniversitede gıda mühendisliği alanındayım. Bu alanda da eğitimler veriyoruz. En son Peynir Okulu projesini yazdık. Köylere gittiğimizde hiç gün yüzüne çıkmamış çok güzel peynirler olduğunu görüyoruz. Bunların üretilmesi, pazarlanması için profesyonel desteğe ihtiyaç var. Biz de bu nedenle ihtiyacı olan kadınların üretim yapabilecekleri donanımları sağlamak istiyoruz. Ardahan’daki peynir profilini çıkaracağız ve peynirleri yaşatıp, kadınlarımıza istihdam sağlayacağız. Öğrenciler de bu projeden yararlanacak.
Cevriye Köksoy: Bir şirketimiz ve şarküterimiz var. Daha çok Ardahan’ın doğal ürünlerini, bal, tereyağı, peynir, kuru meyvelerini satıyoruz. Ben de şarküteriye destek oluyorum. Şarküteriyi çok yeni açtık. Öncesinde de arılarımız vardı. Arılar aslında kayınperedimden bize miras kaldı. Şimdilerde arılarımızın sayısını artırıp, üretimlerini artırmak istiyoruz. Arılarımızın ürettiği doğal bala çok güveniyoruz.
Selmi Yılmaz: Gazeteciyim. Ben mesleğe eşim vasıtasıyla başladım. Eşim gazeteciydi, ben de eşime yardım için matbaaya gidip gelirken, sektöre dahil oldum. 2002 yılında başladım ve halen eşimle birlikte gazetecilik yapıyoruz. 35. yılımız. Yerel bir gazetemiz var. Ardahan küçük bir il ve gazetecilik yapmak zor. Ama severek yapıyoruz işimizi. Bir kızım da, bizden el aldı ve Sivas Üniversitesi’nde gazetecilik bölümünü bitirdi. Şimdi o da tatil için bizimle birlikte.
İlknur Çoban: Ardahan Belediyesi’nde memur olarak görev yapıyorum. Daha önceleri ise, Ardahan valiliği ve İl Özel İdaresi’ne bağlı Ardahan Kalkınma ve Geliştirme Vakfı’nda müdürlük yapıyordum. Birçok proje yaptık, birçok kadına istihdam olanağı sağladık. Halıcılık öğrenerek, bir sürü kadın iş sahibi oldu.
TEK BAŞIMA BİR İNŞAATI BİTİREBİLİRİM
Tülay Erdoğan: İnşaat projeleri üzerinde çalışıyorum ama mimar veya mühendis değilim. Şirket ortaklığım var. Bir inşaat mühendisinin yanında, 1994 yılında çalışmaya başladım. Proje çizmeyi, inşaatın aşamalarını öğrendim. 2002 yılında da şirket ortağı oldum. İhaleler aldım, inşaatlarda çalıştım. Okul inşaatları, yollar, sağlık ocağı inşaatları yaptım. Şu anda mimarlarımız, mühendislerimiz, ustalarımız, kalfalarımız var. Ama ben kendim de sıfırdan bir inşaatı alıp bitirebilirim. Projeyi çizerim, gerekli ustaları temin ederim, ruhsatını alırım, A’dan Z’ye bir projenin tüm detaylarını aşama aşama yapabilirim. Ardahan küçük bir yer. Ben bu işe 1994’te ilk başladığımda insanlar önce kabullenemedi. Ama geldiğim noktada çok şükür herkes kabullendi. Müşteriler de artık bizi tercih ediyorlar. Bu süreçte 3 de kızım oldu.
Arayın: 05354183258
İYİ BAYRAMLAR





.jpg)
.jpg)
Diriliş Ertuğrul dizisini izlerken ve tarihi, geçmişte yaşananları düşünürken başta aile içinde olmak üzere siyasi hayatta, stk’larda birliğin önemini bir kez daha anlamak çok önemlidir.
Bunun en son örneği 20 yıla yakındır birlikte hareket ettikleri iktidar partisinden ayrılıp, kendi partilerini kuranların birlikte değil de, ikisinin birleşimi ile oy oranlarının ‘şimdilik’ ancak %3 olduğu belirtilen ayrı ayrı partiler kurmaları oldu.
Çünkü AK Parti’den birlikte ayrılıp, yeni iddialarla yola çıkan Davutoğlu ile Babacan’ın kısa süre içinde bir birbirlerinden de ayrılmaları Osmanlı Beyliği’nin kurucusu Osman Bey’in babası olan Ertuğrul gazinin başında bulunduğu obaların ayrı ayrı değil de birlikte hareket etmelerinin bir imparatorluğu getirdiğini anlayamamalarıdır.
İYİ Parti’nin MHP’den ayrılıp, oy oranını MHP’den daha çok hale getirmesine umut diye bakanlar gibi HDP’nin yanında olduğunu söyleyip, onun politikaları dışında hareket eden hatta zaman zaman HDP’den daha üstte olduğunu üstü kapalı ima eden Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve diğer yasal ya da dışarıda ki siyasi kurumlar gibi partilerin yanında bürokrat iken Işıt tarafından kaçırılıp, 101 gün esir kalması ile adı gündeme gelen ve CHP’den memleketim Ardahan’dan iki dönem milletvekili seçilip, dağlarda ulumakla gündeme gelen MHP’li Cemal Enginyurt gibi ihraç edildikten sonra Yenilik Partisi adı altında yeni bir parti kuran Büyükelçi Öztürk Yılmaz’dan sonra şimdide Başkan Erdoğan ile yarışan CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin CHP’den ayrılıp, yeni parti kuracağı tartışılmakta.
Gerçi bu durumun yani iddianın havuz medyası ve basının ilk haberleri arasında olması şüpheyle karşılansa da başkanlık sisteminin yarattığı durumun yeni partiler kurmaya neden olduğu da diğer bir gerçek olarak karşımızda durur.
Evet son olarak İnce’nin de parti kuracağı iddialarının tartışıldığı ülkede yaklaşan 2023 seçimleri öncesi bölünerek iktidarı değiştireceklerini düşünenlerin bölünerek değil, birleşerek gücü elde edeceklerini, bir çoğumuzun iktidarın havuzu olarak TRT ve diğer medya kanallarında yanınlanan ve iktidarın beyin yıkama enformasyonu olarak algılanan Diriliş Ertuğrul dizisinde anlatılmak istenenleri anlaması ve algılaması yeter artar bile.
Çünkü bu ve buna benzer dizileri destekleyen iktidarın bu gibi diziler ile kendi taraftarına vermek istediği ‘birlik’ mesajını kendi üzerine alıp, değerlendirmek gerekir diye düşünenlerdenim.
Yani Ertuğrul ve diğer liderlerin o dönemlerdeki obaları birleştirme çabalarının bugünkü adı iktidar olan nice güç birliği ve imparatorluklar kurduğunu, dağılarak değil, birleşerek zafer elde edebileceklerini ortaya koyduğunu anlamalılar. İşte bu yüzden”Birlikten kuvvet doğar” sözünü akıllarından çıkartmamaları gerekir..
Aşk, sevgi, saygı da aynı değil mi, Ertuğrul ve diğer Oba liderlerinin özel hayatlarının getirdiği başarıyı da birleştirirsen imparator pardon o eskiydi iktidar gelmez mi?..
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php

Dergimizin Mart sayısındaki durağı Ülkemizin güzide şehirlerinden Ardahan.

Başkan Hızını Alamadı Esenyurt’ta Demokrasi Nöbetine Gitti..
*05/08/2016 Tarihli Haber
15 Temmuz Darbe Girişimi öncesi Hanak Baştooklu (Y. Dikkan) köyünde hayata göz yuman babasını 7’sini veren Darbe gecesi Ardahan’a gelmek zorun kalan AK Partili Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy bir yakının cenazesi için gittiği İstanbul/Esenyurt’ta da Demokrasi Nöbetine katıldı.
Bölgede bulunan Ardahanlı siyasi ve Dernek yöneticileri ile birlikte Esenyurt Meydanına bekleyen halka yönelik birde konuşma yapan Faruk Köksoy 15 Temmuz Darbe kalkışmasında şehit olanlar arasında 3’te Ardahanlı şehidin olduğunu belirttiği konuşmasında İstanbul’un verdiği mücadele ile tüm yurtta örnek bir duruş sergilediğini söyledi.
**TUGAY KOMUTANI BELEDİYEYİ ZİYARET ETTİ..
Darbe kalkışması gecesi Ardahan caddelerine asker döktüren ve 16 Temmuz’da gözaltına alınıp, tutuklanan Arddahan 25 nci Tugay Komutanının yerine atanan Tuğgeneral Hasan Kaymaz’da Ardahan’a gelerek görevine başladı.
Ayağının tozuyla Ardahan Belediyesini ziyaret eden İstanbul’a gitmeden önce Ardahan Belediye Başkanı ile bir süre sohbet eden yen Tugay Komutanı Kaymaz’ın Belediye Başkan’ından 3 yıla yakındır yapılamayan ve gün geçtikçe kullanılma hale gelen Tugay’ın önünde ki yolun yapılması için istekte bulunduğu öğrenildi.
**Saffet Kaya’nın kendiside Ekibi de Nöbetlere Katılmıyor..
20 Gündür aralıksız devam eden Demokrasi Nöbetlerinden olan Esenyurt’ta ki nöbete katılıp, bir de konuşma yapan Ardahan Belediye Başkanının ev sahipliğinde ki Ardahan’da ki nöbetlere katılmadığı görülen Ardahan eski Milletvekillerinden Saffet Kaya’nın ekibi olarak bilinenlerin hiç birisinin de bu nöbetlere katılmadığı da dikkat çekiyor.
**Nöbete değil, Ormana gittiler..
15 Temmuz Darbe kalkışması ardından Ardahan’a gelen ve günlerdir burada olmasına kaşın Demokrasi Nöbetlerine katılmadığı görülen Saffet Kaya’nın kendisi gibi bu nöbetlere katılmayan Ardahan’da ki ekibi ile Ardahan-Göle yolu üzerinde bulunan Kent Ormanlığında piknik yaptıkları alınan diğer bilgiler arasında oldu.
CHP NE YAPIYOR, ANLAYAN VAR MI?
15 Temmuz’da yapılmak istenen ancak ‘Daha çok demokrasi, darbede nereden çıktı?’ diyen halkın beklenmedik tepkisiyle geri püskürtülen darbe girişi ardından beklenmedik onca değişimlerde art arda yaşanmaya başlandı.
Bu değişimlerin başında, ‘Ben kaçak saraya gitmem’ deyip, 15 Temmuz’dan sonra Saray’a tıpış, tıpış giden CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile başladı desek en doğrusu olur.
Çünkü MHP’nin 1 Kasım seçimlerinde ve sonrasında bu yana yaşadığı değişimle zaten çoktan sarayın emir ve komutlarını partinin siyaseti, hatta ideolojisinin önüne almıştı.
**CHP NE YAPIYOR, ANLAYAN VAR MI?
15 Temmuz’da yapılmak istenen ancak ‘Daha çok demokrasi, darbede nereden çıktı?’ diyen halkın beklenmedik tepkisiyle geri püskürtülen darbe girişi ardından beklenmedik onca değişimlerde art arda yaşanmaya başlandı.
Bu değişimlerin başında, ‘Ben kaçak saraya gitmem’ deyip, 15 Temmuz’dan sonra Saray’a tıpış, tıpış giden CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile başladı desek en doğrusu olur.
Çünkü MHP’nin 1 Kasım seçimlerinde ve sonrasında bu yana yaşadığı değişimle zaten çoktan sarayın emir ve komutlarını partinin siyaseti, hatta ideolojisinin önüne almıştı.
Evet, Baykal’ın hala aşkıyla yaptığını göz ardı edip, ‘çilingiri ve kameraları kimlerin CHP Genel Merkezinin hom ofisine koyduğunu merak ettiği kasetlerle başlayıp, Kılıçdaroğlu’nun gitmem dediği saraya giden bu yolu izlerken CHP’nin ne yapmak istediğini anlamak bir hayli zor oluyor..
Çünkü ülkenin en büyük muhalefetinin halini de ortaya koyan CHP’nin bu yalpalaması karşısında CHP’lilerin kıblesinin kayıp olduğu ve ne yaptığı bir türlü anlaşılamıyor..
**MİTİNG’E DE GİTMELİ..
Vatan-Millet-Sakarya edebiyatına sığınıp, ‘Kaçak’ dediği saraya tıpış, tıpış gitmesinin getirdiği tepkiler azaltmak için Pazar günü İstanbul Yenikapı’da yapılacak olan miting’e gitmeyeceğini, ama heyet göndereceğini açıklayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun göremediği diğer bir şeyde kendisinin Taksim’de ve İzmir’de düzenlediği mitinglere kaç AK Partilinin katıldığını görememesidir..
Yani kendisini kullananların başına ördüğü çoraptan önünü göremez hale gelen Kılıçdaroğlu ve CHP şaşkın ördek halindedir desek yerinde olur.
Bu nedenle; Kılıçdaroğlu’nun İstanbul/Yenikapı’da ki miting’e gitmemesinin kendisine ‘zaten kalmayan’ puanı kayıp ettireceğini buradan hemen söyleyeyim!..
*Yalvarıyorum git..
Çünkü, ‘Kaçak’ dediği saraya giden Kılıçdaroğlu artık Saray ve AK Parti’nin dümene takılmış, bıraktığı halde okyanusta boğulup, tarihin çöplüğüne atılacak diye düşünürüm..
İnanmıyorsanız yapılacak olan bir seçim sonucunda bu yazıyı yenden yayınlar, kimin haklı, kimin haksız olduğunu başta CHP’lilere olmak üzere ‘Bizi niye Saray’a, Miting’e çağırmıyorsun?’ diyerek neredeyse ağlayacak olan HDP’lilere hatırlatırım..
Ardahan’da teşkilatı olmayan MHP’ye hatırlatmaya gerek yok, çünkü o artık AKP/MHP olmuş, birlikte büyük Türkiye partisini kurmuşlar bile..
Ha bu arada unutmadan, Doğu Perinçek’li İşçi Partisi’nin, 15 Temmuz öncesi ve sonrasında ‘bana da düşer’ diyerek umutlandığı politikası da, Anayasa’nın ‘Evet, Hayır’ kampanyasından yana olan bizleri de, ‘Barış Süreci’ adı verilen sürece inanan ve iki dönem AK Partiye destek verenlerin politikası gibi iflas etmiştir.Çünkü Saray ve AK Parti bir 15 yıl daha iktidarda kalmanın yollarını iyi biliyor..
Bu politikanın adı da ‘Kulian-At-İktidar’a Devam Et’ tir..
İnanmıyorsanız; Son olarak yaşanan darbe kalkışması ardından yerle bir olan, gözaltılar ardından, hapislere tıkanan cemaate sorun..