ARDAHANLI 'YENİLİK' PARTİSİnİ KURDU!..



MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



PARTİNİN ADI: YENİLİK PARTİSİ


Arama Sonuçları


Web sonuçları



Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi ve Ali Babacan’ın DEVA Partisi’nin ardından yeni bir parti daha kuruluyor. CHP’den ihraç edilen Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın başkanlığındaki Yenilik Partisi’nin kuruluş dilekçesi İçişleri Bakanlığına teslim edildi.Kurucu üyeler Nazım Özer ve beraberindeki 3 kişi İçişleri Bakanlığı’na gelerek “Yenilik Partisi”nin kuruluş dilekçelerini bakanlığa sundu.ANITKABİR’E Çıkacaklar Bakanlığa girmeden önce açıklamalarda bulunan Özer, “Ülkemize hayırlı olsun” ifadelerini kullanarak, şunları aktardı:”Ülkemizin bir yeniliğe ihtiyacı vardı, bu yeniliğe talibiz. Partimizin içerisinde gençlere ve bayanlara olabildiğince fazla ağırlık vermeye çalışıyoruz. Evraklarımızı İçişleri Bakanlığı’na teslim ettikten sonra saat 16.00’da bütün kurucu ekibimiz ve ailelerimiz ile Aslanlı Yolda buluşup Ata’mızın huzuruna çıkmak gibi bir programımız var” şeklinde konuştu.Logoso ALBATROS KUŞU olan

Partinin isminin “Yenilik Partisi” olduğunu söyleyen Özer, “Genel Başkanımız daha detaylı sorulara cevap verecektir. Yeniliğe ihtiyacımız olduğunu söylemiştim. Partimizin adı da, ‘Yenilik Partisi’ oldu. Ülkemize hayırlı olsun” dedi.


ÖZTÜRK YILMAZ KİMDİR?1970 yılında Ardahan’da dünyaya gelen Öztürk Yılmaz, Ardahan Lisesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitirdi.1996 yılında girdiği Dışişleri Bakanlığında sırasıyla Balkanlar, AGİT, Orta Doğu, Orta Asya ve Kafkasya daireleri ile Başbakanlık Dışişleri Başdanışmanlığında Daire Başkanı olarak görev yaptı. Yurt dışında, T.C. Bişkek Büyükelçiliği, T.C. Brezilya Büyükelçiliği ve Avrupa Birliği Daimi Temsilciliğinde Müsteşar olarak görev yaptı. T.C. Musul Başkonsolosluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Tacikistan Büyükelçiliği görevlerinde bulundu. CHP Kurultayında PM Üyeliğine seçildi ve akabinde Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı oldu. AB’nin Kalkınma ve Entegrasyonu konusunda (VUB-Brüksel) yüksek lisans yaptı. İngilizce tez konusunda AB’nin Kosova ve KKTC’ye dönük farklı yaklaşımını değerlendirdi. Ayrıca Sıla Üniversitesi Rusça Bölümü sertifikalıdır.



METİNER OLABİLİR,


KÜRTLER ŞAMAR OĞLANI DEĞİL!..


Dün gece yarısı günün yazısını yazmak için dizlerimin üzerine aldığım bilgisayarımın şarjının bittiğinin sinyalini almam üzerine uzandığım bilgisayarımın çantasına baktığımda enerji kablosunu tesadüfen büroda unuttuğumu anlayıp, bilgisayar kapanmadan yazımı bitirdikten sonra sesini kıstığım  televizyona döndüm.


Bilgisayarın enerji kablosunu bulamayan elime aldığım kumanda ile zapladığım kanallardan birinde karşıma çıkan bir tartışma programının bir hayli gergin olduğunu anlayıp, izlemeye başladım..

Tam bu esnada iki milletvekili olan memleketim den CHP’den iki dönem Milletvekili seçilip, genel başkan yardımcılığına kadar yükselen sonrasında partisinden ihraç edilen ve parti kuracağını belirtip, hafta başı da Ankara’da mecliste toplayacağı 63 kişilik kurucu, kurulu ekibiyle partisini ilan edeceğini öğrendiğimiz Öztürk Yılmaz’ın da olduğu programa bağlanan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun hiçde onaylamadığım ama fikirlerine saygı gösterip, zaman zaman izlediğim Mehmet Metiner’i azarlayıp, Metiner’e üstü kapalı olarak yüklenmesi ve her katıldığı programda adeta AK Parti Avukatlığını üstlenen Metiner’i dinlemeden   telefonu  yüzüne kapattığını görüyordum.

Daha önce de bazı meslektaşlarıma ağır sözler söyleyen ve kendisini eleştirenleri bulunduğu koltuğun imtiyazları ile sıkıştıran, sıkışınca da istifa kozunu kullanıp, Başkan Erdoğan’ı da kendince sıkıştıran İçişleri Bakanı Soylu’nun AK Partili Metiner’in “elimizde isimler var” diyerek ‘FETÖ’ mensuplarının göreve getirildiğini iddia etmesi üzerine Metiner’e cevap vermek için programa bağlanması ve adını vermeden, konuşmasını yaptıktan sonra telefonu yüzüne kapattığı Metiner’i aşağılaması bir anda gündem oldu.

Soylu’nun, “Televizyon kanallarında bizim arkadaşlarımızın ”elimizde isimler var” demesini de kendime hakaret kabul ediyorum,” diye konuşması ve ardından ‘Ben şamar oğlan değilim’ diyen Mehmet Metiner’in, “Müsaade eder misiniz” diyerek araya girmeye çalışırken, Soylu ise Metiner’e, “Yok ben müsaade falan etmiyorum, söyleyeceğinizi söylediniz zaten” diyerek yayından ayrılması, Metiner’in ise “Sizden müsaade istemiyorum sayın bakanım, siz müsaade merci değilsiniz” demesiyle devam eden ve reyting yapan bu tartışmaya bakınca karşıma AK Parti’nin içinde olan Kürt ve daha demokrat düşünenler ile aynı AK Partinin içinde bulunan Soylu gibileri arasında bir çatışma var gibi.

Ve bu çatışmanın gün geçtikçe daha da büyüyecek gibi…




Gelelim Erdoğan’ın bu son tartışmaya nasıl bakacağına..

Öncelikle Erdoğan’ın cesaretini ve Atılganlık iradesini taktir etmek lazımdır.

Olağanüstü üstü düzeyde, sorumluluk isteyen, Ekonomik yatırımlar ve askeri teknolojilere sahip olması, Birleşmiş milletler de, “Dünya beşten büyüktür” Açıklamaları ile aleni olarak, Emperyalist ülkelere meydan okuması, İsrail’e karşı ciddi bir şekilde cephe alması,

2013 te kendi iradesi ve halkların demokratik iradesine dayanarak, Kürt sorunu ‘nu çözmeye çalışması ve ateşkesin ilan edilmesi, kendi güvenliğiyle ilgili, askeri olarak bir ayağının Suriye’de bir ayağının Libya’da olması, doğu Akdeniz’de petrol arama çalışmalarına hız vermesi, Emperyalist ülkeleri ciddi bir şekilde tedirgin etmektedir.

Barış mücadelesinde daha önceki pratiği ile samimiyetine inandığım Başkan Erdoğan’ın güçlü bir lider ve inandığı yolda gittiğini bilinmesini istiyorum.

Emperyalist sistemler öğretimde ve sermayede, yoğunlaşmayı yüksek bir seviyeye ulaştıran, dünyayı aralarında bölüştüren, uluslararası tekelci kapitalist birlikleri kuran, çıkarları gereği, Dünyanın toprak bakımından bölüştürülmesini sağlayan Ekonomik ve askeri güçleri Süper olan güçlerdir.

Bu siyasi manzara ortadayken; bu ahtapotlara meydan okuyan bir liderin bazı ciddi stratejik ve taktiklere dayanan tedbirler alması vazgeçilmez tarihi bir görev olarak bulunmaktadır.

Ülkelerin tarihi, geleceklerinin aynasıdır. Ortadoğu tarihten günümüze kadar Dünyanın Ekonomik ve siyasi olarak en kritik bölgesini teşkil etmektedir.

“Kim bu coğrafya ‘ya egemen olmuşsa Dünyanın en güçlü ülkesi olmuştur” . Gerçeği ile karşı karşıya bulunmaktayız.

Bir nehri küçücük taşlar ile durdurmak mümkün değildir.

Nehirlerin önüne büyük Kayalar ve güçlü duvarlar örerek ancak o suyun kulvarını değiştirebilirsiniz.

Gelelim bu yaşananlara benim bakışıma..

Öncelikle Ortadoğu’da Emperyalist sistemlere karşı direnmek ve zafere ulaşmak için tarihe bakmakta yarar vardır.

Kürtler; Emperyalist ülkeler tarafından,  Ortadoğu’da birinci Dünya Savaş’ında dört ülke arasında bölünmüş bir halktır.

Irak’ta federatif bir devletleri vardır.

Türkiye’de iç içe olan bölünmesi hiçbir Şekilde mümkün olmayan bir coğrafyada yaşıyorlar.

Bu Emperyalist ülkeler geçmiş tarihlerde Ortadoğu’da izleri silinmeyen mağlubiyetler yaşamıştır.

Selahaddin Eyyubi Önderliğinde, Kürtlerin, Türklerin, Arapların desteğiyle, Efsanevi zaferler kazanmıştır.

Malazgirt’de Alpaslan önderliğinde, Türklerin ve Mervani Kürtlerinin; ortak destekleriyle bizansa karşı, unutulmayan ve Anadolu kapılarını Türkler’e açan tarihi bir zafer kazanılmıştır.

Osmanlı döneminde Anadolu’nun tümünü ele geçirmeyi amaçlayan  İran Hükümdarı Şah İsmail’e karşı Yavuz Sultan Selim Han Önderliğinde,Çaldıran muharebesinde, Kürtlerin ve Türklerin ortak cephesiyle,

Bu zeminin oluşmasını Sultan Selim ile beraber sağlayan, Kürt önderi Ünlü alim İdris’i Bitlisi’nin dayanışması ile, Anadolu tarihine, altın harflerle yazılan zaferi unutmamak lazımdır.Eğer Şah İsmail bu zaferi kazanmış olsaydı, bütün Anadolu boydan boya, İran’ın ayrılmaz bir parçası olacaktı.

Ne yazık ki  Avrupalılar  halen bu mağlubiyetleri unutamamalarına rağmen biz tarihe damgasını vuran bu zaferleri unutuyoruz.

Veya ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatları ile vatanseverlikten uzak olan bazı ırkçı tarihçilerin bu zaferlerin içini boşaltarak gerçekleri saptırmasından ileri gelmektedir.

Bu canlı tarihler göz önünde bulundurulmadığı süre zarfında, Ortadoğu’da, Emperyalist ülkelere karşı, Kürt halkının yer almadığı Türkiye’nin siyasi ve askeri cephesinin başarıya ulaşması mümkün değildir.

Bu nedenle; Metinerler olabilir ama Kürtlere Metiner üzerinden Şamar oğlanı gözüyle bakmaktansa onların da fikirlerini dikkatte almak ve birlikte hareket etmek gerekir diye düşünenlerdenim..



Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


Öztürk Yılmaz HDP’ye mi Geçiyor?


arşiv haber 15/11/2018 tarihli haber


Başta Hanak ve Damal Belediye Başkanları olmak üzere bazı kişilerin yeniden aday edilmesini istemeyen ve bu nedenle CHP Genel Merkeziyle arası açılan, CHP Genel Başkan Yardımcılığından ve MHK üyeliğinden alınan CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz CHP’den ikinci kez ihraç edilmek üzere disiplin kuruluna sevk edildi.


HDP’in MİLLETVEKİLİ OL!


Öztük Yılmaz’ın gözden çıkarıldığı gözlenen CHP Genel Merkezinin bu davranışına tepki gösteren Ardahan’da sol seçmenler Öztürk Yılmaz’ın CHP’den istifa edip HDP’ye geçmesini istedikleri görüldü. 


Öztürk Yılmaz’ın değerli bir bürokrat olduğunu ve siyasete atıldıktan sonra CHP’nin en büyük rakibi olan AKP ile adeta tek başına savaşan bir siyasetçi olduğunu ve CHP’yi uluslararası konjonktürde en iyi şekilde temsil ettiğini belirten Ardahanlı seçmenler harcanmak istenen Öztürk Yılmaz’a oy veren seçmen kitlesinin Yılmaz’dan beklediği tek şey kendisini disipline sevk eden CHP’den hemen istifa edip HDP’ye geçip Ardahan’ı temsil etmeye devam etmesidir.