ARDAHANLILAR İSTANBUL’UN ZİRVESİNE GÖZ DİKTİ!

Yer çalışmalarını sürdüren ARDA/FED Yönetimi bu yıl düzenleyecekleri kurtuluş gecesini İstanbul’un et etkin ve zirve alanlarında kutlama kararı aldı. Dün bir araya gelen ARDA/FED yönetiminin 23 Şubat Kurtuluş Gecesi için görevlendirme yaparak kolları sıvarken, federasyon başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz İstanbul’un yanı sıra Türkiye’nin en yüksek gökdeleni konumunda ki İstanbul Sapphire Teras’ta incelemelerde bulundu.



Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ve Ardahanlılar İstanbul’da zirveye taşımaya kararlı olan Ardahan Dernekler Federasyonun bir ilk gerçekleştirmek için ortaya koyduğu en son çaba 23 Şubat Kurtuluş Gecesini unutulmayacak bir alan vede etkinlikle yapmak olduğu görülürken, Kiler Grubuna ait olan ve İstanbul Levent’te bulunan İstanbul-Sapphire-Seyir-Terasında gecenin yapılıp yapılmayacağı tartışmaya açıldı.


Tüm İstanbul’u tepeden gören ve simülasyon Helikopter gezisinin de gerçekleştirile bilinen İstanbul Sapphire Teras’ta incelemelerde bulunan ARDA/FED Genel Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz kendi özel sayfasında ve ARDA/FED Gruplarında paylaştığı görüntü, fotoğraf ve mesajla İ’stanbul’un zirvesinde bir gece yapmak nasıl olur?’ diye konuyu tüm Ardahanlılara sordu.


İşte o mesaj: Ardahan’ın kurtuluş yıl dönümünü ülkenin en yüksek binasında, İstanbul’un tepesinde kutlamak sizce nasıl bir duygu?.. Lütfen yorum ve görüşlerinizi belirtin.. ARDA/FED


Konuyla ilgili bir açıklama yapan ARDA/FED Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, ‘Biz büyük düşünüyoruz. Yok imkanlar ve tüm ayak oyunlarına karşın bugüne kadar yaptığımız çalışmalar ile Ardahanlıların o çok istediği performansı ortaya koyduğumuza inanıyoruz. 39 İlçesi bulunan İstanbul’un her ilçesinde bir Ardahan İl Derneği projemiz kurulan yeni İl Dernekleri ile devam ederken, Ardahan ve ARDA/FED’i tüm İstanbul’a tanıtma çalışmalarımızda sürüyor.


İstanbul Sanayi Odası, İstanbul Ticaret Odası, grubu mecliste bulunan siyasi partilerin İstanbul İl başkanlıkları ve bugüne kadar 7 İlçenin parti İlçe teşkilatlarını ziyaret gibi önemli ziyaretler gerçekleştirip, İstanbul’da, Ardahan’da, Ankara ve İzmir’de toplantılar düzenleyip, Ardahanlıları güçlü bir lobi çatısı altında nasıl bir araya geleceklerini tartıştık. İlk kez bir futbol turnuvası düzenledik. Onca derneğimizin yanında yer aldık. Ve şimdi de bir adım daha ileri giderek tarihi bir kurtuluş gecesi yapmayı hedefliyoruz’ dedi.


**ZİRVEYE OYNAYAN ARDAHANLILAR İSTANBUL’DA TOP KOŞTURMAYA DEVAM EDECEKLER..


İstanbul’un zirvesin de gece yapmayı hedefleyen ve bu yönde geniş bir çalışma başlatan Ardahan Dernekler Federasyonu bir diğer yanda bu yıl 2. Düzenlenecek olan ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ 23 Şubat Futbol Turnuvası içinde start verdi. Düzenlenecek olan futbol turnuvası için takımlarda başvuruları almaya başlayan ARDA/FED önümüzde ki günlerde konuyla ilgili geniş çaplı bir basın açıklaması yapacağı da alınan bilgiler arasında oldu.**ADAFED Başkan Vekili Mahmut Şenel: ARDAFED’E HER ARDAHANLI SAHİP ÇIKMALI..


Geçtiğimiz gün toplanarak Gazeteci Fakir Yılmaz’ı Ardahan Dernekle Federasyonu başkanlığına seçen ARDAFED’in Başkan Vekili, Ardahanlı İşadamı Mahmut Şenel yaptığı açıklamada, ‘her Ardahanlıyım diyen ARDAFED’e sahip çıkması gerekir.’ dedi.


Gazeteci Fakir Yılmaz’ın bu göreve gelmesinin güçlü bir Ardahan özlemi çeken Ardahan kamuoyu için önemli bir durum olarak değerlendirilmesinden yana olduğunu belirten Şenel, ‘bugün Fakir Yılmaz, yarın başkası. Ana ilk işimiz Ardahan ve Ardahanlının gelişmesidir. Bizlerde bunun için buradayız. Dün bu federasyonu kuranlar, bugün bu görevi yürütenlerin şahsi hiç bir meselesi yoktur. Onların ve bizlerin meselesi Ardahandır. Bu nedenle; ‘Ardahanlıyım’ diyen herkesin ARDAFED’in yanında yer almalıdır.’ dedi.


**DERNEKLER ARDA/FED’E ÜYE OLMALI..


Ardahan adını taşıyan tüm derneklerin Ardahan Drnekler Federasyonu çatısı altında bir araya gelmesi gerektiğine de dikkat çeken ARDA/FED Başkan Vekili ve PERMİNSAN Perde’nin Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Şenel Gazeteci Fakir Yılmaz’ın göreve gelir, gelmez dernekleri ziyarer edip, onları federasyon çatısı altında toplanmaya davet etmesi başlı başına bir çalışmadır. Çünkü 20 Milyonluk İstanbul’un yanı sıra İstanbul’un çevresinde ki illerde de bir çok Ardahan Derneğinin var olduğunu ve bunları tek tek ziyaret edip, federasyona davet edilmesi ayrı bir güzelliktir. Bu nedenle; ARDAFED’in ‘Gelin bize katılın, daha büyüyelim, daha etkili olalım’ çağrısını göz ardı etmemek gerekir.’ dedi. 



Size benzemeyeceğim..








  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com

 

Ardahan’ın ilk günlük gazetesini çıkaran ve bu yönde verdiğimiz bir yıllık mücadele sonucunda almam gereken ilan hakkımın engellenmesi üzerine yeniden haftalığa dönme kararı vermeye hazırlanırken rahmetli babam matbaaya gelip, günlük gazeteyi neden haftalığa çevirdiğimi sordu..

Ben de Hasan Özdemir’in Ardhan’da vali olduğu dönem de yaşadığımız sıkıntıları ve gelen denetleme kurulunun kararını anlatınca babam bana dönüp dedi ki; ‘Oğlum mücadelen boyunca şunu bil ve unutma.. Düşman seni yenemediği an bu kez taktik değiştirip, seninlşe dost gibi görünüp, seni kendisine benzetmeye çalışır.. Bu nedenle alacağın karar ya onlara benzemek yada bildiğin doğruya devam etmektir’

Yani o sıkıntılı anda yanıma gelip, ‘sen doğru bildiğini yap’ diyerek bana cesaret veren ve Ardahan’a günlük gazete kültürünü kazandıran o günkü müacadelimizde önümüze çıkarılan engellemeler bugünde vasıflı olma mücadelesinde görmüyor değiliz.. 

Ama yolumuza devam ediyoruz.. 

Ama benim bugünkü konum Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olduktan sonra yaşadığım onca sorunları anlatmak olacak..

Çünkü gazetecilikte yaşadığımız sıkıntıların diğer bir benzerini gördüğüm bu alanda da birileri beni kendilerine benzetme çabası içinde olduğunu ve ARDA/FED olarak verdiğimiz mücadele de hep engelleme, arkada konuşma, şerefsizce, alçaka iftiralarla karşılaştığımız bir süreci yaşadığımızıda bilmenizi isterim..

Yani beni ve arkadaşlarımı kendilerine benzetmeye çalışanların güçlü bir Ardahan Lobisi korkusu içinde oyun üzerinde oyun içinde olduklarınıda görüyorum..


**Ayrılıklar hep zordur..


Ülkenin komşuları ile olan sorunları, komşuların emperyalist güçlerce işgal edilmeye çalışması, toprak ayrımları ve parçalanmalarını tartışıldığı bir sürecin yaşandığı şu günlerde yeniden ısıtılıp, önümüze getirilen başkanlık sisteminin ayrışıma neden olacağı da konuşulmakta..

Yani önce Başkanlık, ardından bu başkanlığı başında olacağı eyaletler ardından herkesin kendisini yönettiği öz yönetimlerin gündeme gelebileceği korkusu ve travması yaşanıyor ülkemde..

Evet benim de desteklediğim ve istediği başkanlık sistemine geçmeye çalışan ve 10 yıla yakındır bir çok sorun ve sıkıntıya neden olan sistemden ayrılmak istemeyen ülke zorda..

Başkanlık gelsin mi, gelmesin mi?

Sistem yenilenerek kalsın mı, kalmasın mı?

Başkanlık gelirse yapabilir miyiz, yapamaz mıyız?

Bölünür müyüz, bölünmez miyiz?

Soruları ile tartışılmaya devam eden sistem değişikliği bu ülkeye ne getiri bilmem ama bana sorarsanız kavga etmeden tartışılması en güzeli..

Çünkü Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasından bu yana zaten sistem değişmiştir..

denilen bir ülkedeyiz.. 

Ve Reis denilip, üzeri kapatılmak istenen Başkanlığı zaten o günden bugüne kadar Başkan olarak yapan bir Erdoğan bunu resmileştirmek istiyor..

Evet başkanlığı bende ama ülkemin bölünmeden istiyorum..

Bu ülkenin sistem değişikliğine olan ihtiyacın daha çok tartışılmadan, kan, revan bulaşmadan gerçekleşmesinde yanayım..

Zor ama şart olan bu değişikliği bir an gerçekleştirmek bu ülkenin önünü olduğu gibi hepimiz rahatlatacağına inananlardanım..

Kısacası aşklardan, sevdalardan, sevdiklerinizden, alıştıklarınızdan

ayrılırken yaşanan aynı  duygu gibi 100 yıldır yaşadığımız sistemde de ayrılmak zor olsa da şarttır..


**Ekmeğe muhtaç bırakmak..


Kamu kesiminde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde görevden çıkarma cezaları veriliyor. Şu anda on binlerce

ailenin ocağında gözyaşı, hüzün ve “yarın ne yapacağım?” kaygısı var. Resmi Gazete’de isimleri yayımlananların

sayısı 100 bini çoktan geçti, daha da devam edeceğe benziyor. İnanın bazılarına memuriyetten atılmak değil

Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olmakla suçlanması daha ağır geliyor.

Şunu belirtelim: Kamuda terör örgütü elemanlarının bulunması zaten kabul edilemez. Girenlerin önemli bir

bölümü de AKP döneminde işe alındı. Kamu görevine son verilenlerin tamamının FETÖ’cü olduğuna kimse

inanmaz. Görevden alınanlardan tanıdıklarınıza bir bakın. Atatürkçü, laik, çağdaş isimler de bu furyada

görevden alınıyor.

Sadece bu alandamı oluyor ki bunlar? 

Hayır tam tersi hemen her alanda yaşanan bu durum bizim camiamızda da yaşanıyor..

Son olarak benimde bir dönem gazete çıkardığım Kocaeli’nin en önemli gazetecilerinden olan Güngör Aslan’ın da gazetesine el konulup, ekmeğe muhtaç bırakıldığını öğreniyorum..

‘Kendisini arayıp, yapabileceğim bir şey var mı? diye sorduğum bir anda Ardahan’da beni arayan eşim basın müdürlüğünün ilanımızı iki aylığına askıya aldığını öğreniyorum..

Beni de şok eden bu gelişmenin gerekçesi de gazetemizin bo yalarının kurumadan basına götürüldüğü ve baskı hataları olduğu için olduğunu öğreniyordum..

Eşimin gergin ses tonunu ‘Bir şey olmaz hanım, neye dayanmadı ki buna da dayanmayalım’ diyerek yumuşatmaya çalıştığım bir sıra da bu ülkede birilerinin birilerini ekmeğe muhtaç hale getirmekle meşgüldü..