

MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle..
youTube ArdahanTV’yi TIKa İZLE..

Ardahanlı Maliyeci Sinan Özdemir’in Lise 1 Öğrencisi kızı Elanaz Özdemir bir rekor daha kırdı.
Alınan bilgilere göre Ardahan merkeze mahalle olarak bağlanması istenen Sugöze (Küçük Cincorop) köylü, Maliyeci Sinan Özdemir’in iki çocuğundan biri olan ve Fenerbahçe Spor Kulübünün yüzücüsü olan Ardahanlı Elanaz Özdemir son olarak yapılan Türkiye Arena Kulüpler Arası Kısa Kulvar Genç ve Açık Yaş Yüzme Şampiyonası ve Yıldızlar Bireysel Yüzme Müsabakalarında bir rekora daha imza atarak yüzücülük hayatında 3. başarısını sağladı.
Düzenlenen yarışmada 4×50 metre serbest kadınlar finalinde yarışan Ardahanlı Ela Naz Özdemir (Fenerbahçe), 26.05’lik derecesiyle 50 metre serbest 14 yaş Türkiye rekorunu kırdı.
Daha öncede birçok başarıya imza atan Ardahanlı kızımız Elanaz’ın kendi yaş grubunda en başarılı yüzücü olarak ailesinin olduğu gibi Ardahanlıların göz bebeği olmaya devam ederken, bundan sonraki hedefinin dünya rekoru olduğu öğrenildi.
YILBAŞIN DA ÇOCUKLARA KIZAK HEDİYESİ
Kanalımıza abone olmayı unutmayın.. Kuraklık korkusu ve tartışmalarının devam ettiği şu günlerde beklenen olmazsa da yağan karla birlikte donup, buzlanan alanlarda oyun oynamak isteyen Ardahanlı çocukların en çok sevdiği kış oyuncağı kızaklardan yoksun oldukları görülmekte.
Kış ve Karın olumsuz yönlerinin daha çok öne çıktığı kentin genelinde kış turizmine yönelik hiç bir çalışmanın olmadığı gözlenen Ardahan’da yaklaşan yılbaşı öncesi alınacak hediyelerin arasında çocukların kızak istediği görülmekte.
Başta, valilik, kaymakamlıklar ve belediyeler olmak üzere bu yıl doğru dürüst eğitim vermeyen İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Sportif etkinliklerin unutulduğu bir zamanda İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü gibi kurumlar başta olmak üzere işsiz kalan marangozların bağlı olduğu Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Odasının bu yönde bir çalışma, çaba göstermesi istenirken bunun kış turizmine de katkı sunacağına dikkat çekilmekte.
Olmayan imkanlar ile kırık, dökük tahtalardan yaptıkları kızaklarla kayarak oynayan Ardahanlı çocuklara yıl başı hediyesi olarak Ardahanlı marangozlara yaptırılacak olan tahta kızaklar hediyesinin yerel ve ulusal basında yer bulacağı gibi başta Yalanızçam Kayak Tesislerini de gündeme taşıyıp, bölgenin kış turizmine uygun en güzel kentlerden olduğu da anlatılabilir diyen Ardahanlıların bu yönde bir çalışma yapılmasını istedikleri görülmekte.
Fotoğraf: Damal Bölgesi Haberler facebook sayfası..
BONZAİCİ YAKALANDI!Kentte, uyuşturucu kullanan ve satışını yapanlara yönelik Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Kura Caddesi’nde denetim yapıldı. Üstünde bir miktar metamfetamin ile bonzai ele geçirilen bir şüpheli gözaltına alındı.
ULGAR VE SAHARADAN HABER ALINAMAZKEN
MOZORET DELİNDİ!..
YouTube Kanalımıza Abine Olmayı Unutmayın.. Ardahan’ı Karadeniz’e bağlayan yolun önündeki engel olan Sahara Tünelinden haber alınmadığı, tünel çalışması başlanan ancak son Mahalli İdareler Seçimleri ardından aniden durdurulup, aşantiyesi geri çekilen Posof llgar Dağı tünelinin ne zaman yeniden açılma çalışmalarının başlayacağı bilinmezken bölgede bir ilk olacak olan Mozoret Tüneli bir baştan diğer başa delindi.
YouTube ArdahanTV’nin ziyaret ettiği ve İhalesi 6 Şubat 2014 tarihinde yapılan Mozoret Tünelinin geçeceği 2 100 rakımlı Çıldır Mozoret Tepesi 6 yıl sonra da olsa delindi. Tamamlandığında Türkiye-Gürcistan sınırında bulunan ve Türkiye’nin 3 büyük kapısı olan Aktaş Sınır Kapısına ulaşımı kolaylaştıracak olan 2 300 metre uzunluğundaki çift tüplü Çıldır Mozeret Tüneli Gürcistan ile ortak göl olan Aktaş tarafından ışık göründü. Adının Aşık Şenlik olması için teklif sunulan tünelin 2021 yılında hizmete girmesi bekleniyor.
Gazetecilik ihbarcılık değildir..
Son katıldığım ve bir çok ilin Gazeteciler Cemiyet Derneği başkanlarının yanında yine gazetecilerle ilgili federasyon, konfederasyon başkanı meslektaşımın görüş belirttiği sanal çalıştayda gazetecilerin yaşadığı sorunları dile getirdik.. Var olan sorunların başını çeken gazeteci olmayanların sanal klavyeciliği ve bunları adam sanıp gazeteci edasıyla adam saymalarıydı..
Evet başta kendi kendimize koyduğumuz otomatik sensörün yanında iktidarın ve daha çok demokrasi istediğini belirtip, basın özgürlüğü başta olmak üzere bir çok konuda iktidarlardan aşağı kalmayan muhalefetin baskılarınında aralarında olduğu gazetecilerin ve basının yaşadığı sorunların dile getirilip, çözüm arandığı bu çalıştayın hemen akabinde yaşanan ve adına operasyon denilen bir gelişme dikkatimi çekti.
Bu dikkatimi çeken konunun yakınen bildiğim ve Ak Partili Miletvekilinin ilçesi olan Göle olması ve bu ilçede yaşandığı iddia edilen konuların sanal ortamda gündeme getirilmesi ve bu gündeme gelen konuların başını çeken vekilin yakınları olması ve operasyonun kamu görevi değil, devlet işi değil kamu ve devlet görevlisini kendisine özel kulanılması idi..
Dikkatimi çeken bu operasyonun ve bu operasyondan sonra yine sanalda gazeteci geçinen biri tarafından gerçek gazetecileri hedef göstererek operasyona konu olan kamu görevlilerinin kullanılması yetmezmiş gibi adeta idamlarını ister olmasıydı.
Şantajcılık ve iftiracılığın yapıldığını ve bu nedenle bunları yapanların yakalandığını müjdelercesine madde madde suçlamalar yaparak kendince ve kendisini kullananlara hoş görünme çabası içinde olan bu zatın aslında kendisininde sanalcı olduğunu unutup, ‘operasyonla göz altına alındılar’ diye sevindiği kişilerin suç işlediğini ve bu suça ortak olanların bazı gazeteciler olduğunu belirtirken kendisinin jitem elamanıymış gibi ihbarda bulunan bir sanalcı olduğunuda ortaya koymaktaydı. Kısacası bu operasyonu yapanlardan benim tek bir ricam var bahsi geçen operasyonda gerek adı geçenler gerekse arananlar bunlardır, değildir yazılanlara söylenenelere ve bu sanalcı tarafından madde madde tekrarlananların gerçeğine samimiyetine bakılması gerekirken ona buna iftira atarak çoğu gerçek olan yazılanlara konu olanlara bakmak gerekir, sonra da bunlar yetmedi başkalarını da hedef gösterenlerin asıl sanalcı, sahtekar, asıl şantajcı ihbarcı oldukları ve gazeteci olmadıklarına bakmak lazım ..
Çünkü gazetecilik sanalcılık olmadığı gibi hiç ama hiç ihbarcılık, şantajcılık, jitemcilik ve jurnalcılık değildir..
.jpg)
ÇATIRDIYA ÇATIRDIYA BİRLEŞİYOR!..
Kanalımıza Abone Olmayı Unutmayın.. Her yıl kış aylarının ilk günlerinden itibaren soğumaya başlayan havaların etkisiyle yüzeyi donan ve kış sonuna kadar doğal, devasa bir buz pateni alanı olan Ardahan’ın Çıldır Gölü yeniden donmaya başladı.
Ardahan’ın 3197 rakımlı Kısır dağının Çıldır yakasında bulunan Çıldır Gölü -15’leri bulan soğukların oluşturduğu buzlar, dalgalar etkisiyle çatırdıya, çatırdıya kırılırken, kırılan buzların çıkardığı sesler adeta depremlerde duyulan sesleri andırıyor.
Donmaya başlayan Gölün yüzeyini kaplayan buzlar görsel ve duyusal şölene dönüşüyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nin Van Gölü’nden sonra ikinci büyük gölü olan Ardahan-Kars sınırları içindeki Çıldır Gölü’nün kıyı kesiminde soğuk hava nedeniyle buz tabakası oluştu.
Yazın olduğu gibi kışında atlı kızak turları ve eşsiz manzarasıyla ilgi odağı olan gölde şiddetli rüzgârın etkisiyle oluşan dalgalar, yüzeydeki ince buz tabakalarını kırarak kıyıya taşıdı. Buzların kıyıya vurma anı görenleri hayran bırakıyor. Görüntüler: Ahmet Aydın/Çıldır Gölü
.JPG)
4 Ardahanlı 73 İşsize İş Sağladı..
Karakol ve Cezaevini Fabrika Yapmak İstiyorlar!
ArdahanTV YouTube Kanalımıza Abone Olmayı Unutmayın.. Gürcistan ve Ermenistan’a sınır olan, 3 Gümrük kapısı olmasına karşın ithalatın, ihracatın sıfır derecede yapıldığı, işsizliğin diz boyu olduğu, pandeminin iş yeri kapattırıp yeni işsizler ordusuna yeni işsizler kattığı, son aylarda konut satışının olmadığı Ardahan’da bir yıl önce açılan Tekstil Atölyesi kuran özel sektör firması çoğu kadın olmak üzere 75 işsize iş istihdamı sağladı. Ardahanlı olan 4 iş insanının İstanbul’daki işlerinin bir bölümünü aktardıkları Ardahan’da kurdukları POLATLAR TEKSTİL FİRMASI kısa sürede işsizlerin ekmek kapısı oldu.
**KARAKOL VE CEZAEVİNİ VERSELER 150 KİŞİ ÇALIŞTIRIRIZ!
ArdahanTV YouTube Kanalına konuşan Polatlar Tekstil Firmasının Yönetim Kurulu Üyelerinden Ahmet Polat ve Muharrem Aktaş kendilerine yer verilmesi halinde 150’nin üzerinde insana iş imkânı sağlayacaklarını belirttiler.
Polatlar Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Polat’ın doğduğu topraklarda yatırım yapma arzusu ardından kendi öz imkanları ile bir yıl önce kurdukları tekstil atölyesinde bugün 75 kişinin çalıştırıldığını belirten Polat ve Aktaş, Yoksul bölgelere yapılacak yatırımlara imkan veren Teşvik ve istihdam projesi olan 6. Bölgede bulunan Ardahan’da bir yıl önce kurdukları tekstil atölyesinin kısa sürede bir çok işsizin ekmek kapısı olduğunu ve bunun daha da büyümesi için kent merkezinde bulunan ve boşaltılan kullanılmayan, kapıları kapalı tutulan eski karakol binası ile eski Ardahan Kapalı Cezaevi’nin kendilerine karşılıksız ya da cüzi bir kiralama ile verilmesi halinde buraları da fabrikaya çevirip, en az 150 işsize iş istihdamı sağlayacaklarında iddialı olduklarını belirttiler.
**KÖSTEK DEĞİL, DESTEK BEKLİYORUZ..
Ardahanlı olan Erhan, Ahmet, Erhan Polat ve Muharrem Aktaş isimli 4 iş adamının birlikte kurdukları tekstil atölyesinin fabrikaya dönmesi için yaptıkları girişimlerin bugüne kadar sonuç vermediğini ve kiraladıkları bir binada 75 insana iş istihdamı sağladıklarını ancak başta yerel idarecilerden, siyasilerden olmak üzere aradıkları desteği görememenin üzüntüsünü yaşadıklarını belirten Polatlar Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Polat, 6. Bölge Teşvikinin yanı sıra SGK’nın verdiği destekle bugün üniversitelilerinde aralarında olduğu 75 insana asgari ücret, sgk, yemek imkanları ve iş sağladıklarını belirtti.
Yer arayışında olduklarını ama yer bulmadıklarından dolayı bugün bu imkanlar ile 75 insana iş istihdamı sağladıklarını belirten Polat, başta şu an kapalı bulunan Ardahan eski Polis Karakolunun binasını ve Cezaevini istemelerine rağmen alamadıklarını bununda işi büyütmemizi engellediğini söylerken destek ve moral bekledikleri yerel idareciler başta olmak üzere siyasiler, bürokrasinin kendilerine ve buralara yatırıma niyetlenenlere destek verecekken, en azında ziyaret edip, moral vereceklerine köstek olan hal ve hareketlerde bulunulmasını anlamadıklarını ama bunun morallerini bozmadığı gibi kendilerini daha da azimli yaptığını belirtirken Ardahan Çevre Yolunda aldıkları arsa üzerine gelecek yıl bir fabrika kurmayı da hedeflediklerini sözlerine ekledi.
Polatlar Yönetim Kurulu Üyelerinden Muharrem Aktaş ise başta Ardahanlı iş insanları olmak üzere diğer tüm iş insanlarını göçü tetikleyen işsizliğin önüne geçecek olan yatırımlarının bir bölümünü Ardahan’a taşımalarını isterken Ardahanlı idareciler, bürokrasi ve siyasilerin de bu tür insanlara yardımcı olmasını isteyen kendileri gibi, Ardahan’a yatırım yapmak için bir iş insanının burada yer bulamadığından Kars’a gidip, yatırım yaptığını belirterek bölgeye yönelik niyetleri olan insanlara köstek değil, destek olmanın hem bölgeye, hem Ardahan’a, hem de ülkeye istihdam sağlayacağının göz ardı edilmemesine dikkat çekti.
**Bölgesel teşvik, istihdamda 6. Bölge dışında başarısız..
Kaynak: İsmet ÖZKUL 2009 yılından bu yana devlet tarafından uygulanan Bölgesel sektörel teşvik sistemiyle 5 yıldır teşvikte hem bölgeleri hem sektörleri hedef alan bir sistem uygulanıyor.
Yoksul bölgelere yapılacak yatırımlara, gelişmiş illere yapılan yatırıma göre çok daha yüksek avantajlar sağlanıyor. Bu değişikliklerin en temel amaçlarından birisi yoksul illerde istihdamın ve işgücüne katılımın artırılmasıydı. Yatırımların gelişmiş yerlerden yoksul bölgelere kayması, gelişmiş yörelerdeki yoğunlaşmanın durdurulması amaçlanıyor.
Bölgesel sektörel teşvik sisteminin istihdamda amaçlarına ne ölçüde hizmet ettiğini görmek için Bölgesel teşvik sistemi istihdamda en yoksul illere yararken, ikinci derecede yoksul illerin yer aldığı 5. Bölge’nin aleyhine çalışmış. 5. Bölgede 2013’te istihdam 2012’ye göre yüzde 1.91, 2011’e göre yüzde 2.18 düşmüş. Oysa 6. Bölge’de istihdam 2012’ye göre yüzde 8.67, 2011’e göre yüzde 7.53 artmış durumda. Türkiye’de toplam istihdam ise 2012’ye göre yüzde 2.83, 2011’e göre yüzde 5.86 arttı.

KAR YENİ BİR BEYAZ SAYFA AÇTI ARDAHA’DA!..
Türkiye’de yağışların azalması ile başlayan ‘meteorolojik kuraklık’ kısa zamanda barajlarda etkisini gösterdiği şu günlerde uzun süredir beklenen kar yağışı yeşil yayla ve sarıçam ormanları ile ünlü Ardahan’da yeni bir beyaz sayfa açtı. Yaz aylarında olduğu gibi kış aylarında da beklenen yağışların düşmemesi’ ‘tarımsal kuraklık’ tehlikesini de beraberinde getirdiği bir zamanda yağan kar hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayanların hayatlarını idame ettiği bölgede yeniden umut olurken başta tarımcılık yaparak geçimlerini sağlayanlar ve kayak tesisi Ardahan Yalanızçam Kayak Tesislerinin beklediği kar yeterli olmadı. Özellikle kış aylarında şiddetli kar yağışının yaşandığı Ardahan’da beklenen karın bir türlü yağmaması geçimini hayvancılıkla sağlayan bölge halkının yüzünü güldürse de uzmanlar durumdan son derece endişeli… Yaşanan bu durumun özellikle yer altı suları için büyük tehlike arz ettiğine dikkat çeken uzmanlar, kar yağışının olmaması durumunda bölgede yaz aylarının sıkıntılı geçeceğine işaret etti.
KAZ, ARI, KOYUN..
KAZlar yola koyuldu.
Yanlız Kaz alırken KAZıklanmayın! KAZIKÇIDAN çakma KAZ almayın, KAZ tadını kaçırmayın.
Büyükşehirlerde, özellikle mezatcı Derneklerin size davetlerinde ikram ettiği Kaz eti, istisnalar dışında hakiki Kaz değil, çakma Kazdır.
Dernekler, her ne kadar Kaz eti damak lezzetini ulusal boyutta insanlara tanıtmış olsa da, bugün gelinen noktada Kaz sektörüne çakma Kaz satarak darbe vurmaktadır.
Ortada doyumsuz bir lezzet var ama, bu lezzeti fırsata çeviren sahtekârlar var.
Bölge Dernekleri bölge dışından elde edilen çakma Kazları bölge Kazından çok daha ucuza alarak fırsatçı sahtekarların çoğalmasına katkı sunarak, kendi ayağına da kurşun sıkmaktadır.
İyi güzel de Kars Ardahan Kazı çok pahalı. Bilenler bilir, Kaz geleneksel yönden elde edilmiş ve aynı yöntemle işlem görmüşse pahalı değil, hatta çok ucuzdur. Kars ve Ardahan Kazı çok zor şartlarda elde edilmekle birlikte, çok meşakkatli bir iştir. Hatta geleneksel, tatlı ve lezzetli işkencedir.
Bölgenin kültür ırkı Kazlar en fazla 12-15 arası yumurta verir. Ve kendiliğinden gurka yatan hassas, hatta kendi türünün Kralıdır. Bölgede Kaz yumurtaları gurk sürecinden sonra ev kadınları tarafından, yumurtanın başvurmasıyla birlikte yataklarında, kucaklarda ilk haftasını geçirir.
Emzik ve emzirme döneminde süt, pişmiş yumurta ve bölgenin endemik bitki karışımından elde edilen ve civcivinin bağışıklık sisteminin güçlenmesi için özel mamalarla beslenir, büyütülür. “Saldım çayıra Mevla’m kayıra” Kaz işinde olmuyor, çünkü her türlü tehlikeye açık Kazların başına bir de gönüllü bekçi gerekiyor.
Yaklaşık 4-5 ay süren çayır ve tarlalarda beslenme serüveni sonunda, Kazlar kapalı besiye alınır. Özellikle pişirilmiş arpa ile 15 gün boyunca beslenen Kaz, Cumhuriyet Bayramı tarihi baz alınarak ve kar yemesi ile birlikte kesilir.
Kazlar, ocak üzerinde büyük kazanlarda kaynamış suda, tüylerin yumuşaması için haşlanır. Tüyleri, daha sonra içi temizlenir-yıkanır.
Bolca Kaya tuzu ile tuzlanarak baskıda bırakılan Kaz, 15 ve ya 20 gün boyunca akşam ve sabah ayazında güneş görmeden kurutulur.
Son olarak ahşap sandıklarda 10 gün de dışarıda bırakılan Kaz sofralara sunulmak üzere çıkarılır. Bölgede, özellikle tandırda bulgurlu Kaz olmak üzere birkaç çeşitli yemeği yapılan Kaz, önce parçalanır yeterince su ile tencereye koyulur, tuz dahil hiçbir malzeme katmadan pişirilir, yenir.
Kars ve Ardahan Kaz Özellikleri. Kars, Ardahan kazı diye adlandırdığımız yerli yani köy kazlarımız, bu kaz ırkı diğer ırklar Türkiye ye girene dek tabiri doğru ise kendi krallıklarını kurmuşlardır.
Üretimi az olduğu için değeri fazla idi, tabi değerinin fazla olmasının tek sebebi bu değil. Kars, Ardahan kazı Türkiye de ki et kalitesi yönünden A+ sınıfta olan tek ırk diyebiliriz , et rengi et sertliği , cüssesine göre bağladığı iç yağ oranı onu bu sınıfta birinci sırada tutmaktadır.
Fakat tüm bunlara rağmen ticari sayılan ırklar kategorisine girmez. Sebebi ise yıllık 10- 15 civarı olan yumurta sayısıdır. Bu rakamlardaki üretim ile , ticari üretim nerede ise imkansız gibi bir durumdur.
Bölgede kazı sektörel hale getirmiş küçük işletme dışında, bilinçli aile yetiştiricileri de vardır. Ve, Bölgenin kaz potansiyeli asgari 60-70 bin tanedir.
Kaz’a olan talep ise bu rakamın 4 katıdır. Aradaki büyük farkı kapatmak amaçlı, Kars, Ardahan dışından, hatta yurtdışından bile kaz getirilmektedir.
Bilinçsiz tüketici bu tuzağa düşerken, bilinçli tüketici kaz elde etmenin yollarını bilmektedir.
Marka tescili veya patenti olmayan Kars, Ardahan Kaz ırkı melezleşerek kaybolmaya başladı. Kars ve Ardahan dışından getirerek Kars kazı gibi işlemlere tabi tutulan kaz, kaz değildir. Kars kazı kendi kendine gurk (kuluçkaya yatabilme) özelliğine sahip özel bir ırktır.
Yumurta kabuğu sertliği diğer ırklara göre dağa sert Yumurtada civciv gelişimi de gayet güçtür, bu sebep ile de üretimi de zor bir ırk sayılabilir. Genel olarak 6-7 ayda erişkinliğe ererler. Bu süreden önce kesilen kazlarında gerekli olan et sertliği olmadığı için tatmin edici lezzetten uzak kalır.
Fakat tüm bunlara rağmen bu ırkın canlı ağırlığı 3- 4.5 kilogram olan cüssesi , Türkiye şartlarında karkasta tercih edilen ağırlıklardır. Karkasta %30 civarlarında kayıp yaşanır. Sürü uyumları gayet güzeldir ve anaç yönleri çok baskındır , bir adet Kars, Ardahan kazına koca bir kaz civcivi sürüsünü emanet etseniz de onunla gayet başarılı bir şekilde ilgilenir. En kısa zamanda patent alınacak olan Kaz sahtekarlarına itibar etmeyin, test edin. Suat İncedere
Birileri beceriksizliklerini saklamaya çalışırken;
Göle’nin Su Sorununu Kars Barajının Aynısı Çözer!
-40’ların başlangıcı olan dondurucu soğukların yaşandığı şu günlerde 20 santimlik derinlikte olan su borularının donmaya başladığı şu günlerde yıllardır çözüm bekleyen ve bu yılda çözülemeyen Ardahan’ın Göle ilçesi su borusunun donması ve çatlaması dolaysıyla 3 gün susuz kaldı.
Alınan bilgilere göre yıllardır çözülemeyen Göle ilçesine içme suyunu taşıyan boru, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce odun koyulup, tıkadıklarını ileri sürüp beceriksizliklerini saklamaya çalışan Göleli siyasiler ve idareciler, ‘Göle ilçesinde, meydana gelen su kesintisi üzerine arızayı tespit için çalışma başlattı. İlçe merkezinde arızayı bulamayan ekipler, Okçu köyü yaylasından geçen borunun birleşim noktasında bulunan kelepçenin sökülüp, yerine ağaç yerleştirildiğini tespit etti.
Belediye ekipleri, boruya yerleştirilen ağacı çıkararak ilçeye yeniden su verilmesini sağladı. Göle ilçesini 3 gün susuz bırakan kişi ya da kişilerin kimliğinin belirlenmesi ve yakalanması için güvenlik güçleri soruşturma başlattıklarını’ belirtseler de bunun gerçeğinin öyle olmadığı ve en çok 20 santim toprak derinliğinde olan su borusunun yaşanan dondurucu havalar dolaysıyla donup, çatlaması yüzünden olduğu da ileri sürüldü.
Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin’in daha önceki başkanlar gibi sınıfta kaldığı ve başında olduğu ilçenin su sorununu onunda sonuçlandırmadığı gözlenen Göle bir yılı daha geride susuz bırakırken 20 santim derinliğe konulan boru hatları ile su sorununu çözmeye çalışmasının ve bu beceriksizlikleri dolaysıyla çözemedikleri soruna, ‘Boruyu kırdılar, tıkadılar’ gibi saçma iftiralar atarak asıl suçluların kendilerinin olduklarını saklamaya çalışan Göleli siyasilerin şöyle etraflarına bakıp, Göle’yi saran, Kura Nehrinin su kaynağı olan Allahüekber dağlarına bakması yeterli olacak.’ diyen gazeteci Ardahan Dernekler Federasyonu ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fakir Yılmaz’dan bir öneri geldi.
Beşikkaya HES Barajı ile suyunun büyük bölümünün Karadeniz Çoruh’a akıtılması hedeflenen Kura Nehrinin ana kaynağı Allahüekber dağlarıyla çevrili Ardahan’ın Göle ilçesinde yaşanıyor.
Yıllardır onca harcanan paralarla boşa çıkan projelerle bir türlü istenen suya kavuşamayan Göle ilçesinin etrafını saran dağların hemen diğer yakasında, Gazeteci Fakir Yılmaz’ın geçtiğimiz gün eşi/gazeteci Selmi Yılmaz ile birlikte üstüne çıkıp, gündeme taşıdığı, Kars’a bakan yönünde yapılan ve Kars’ın geneline olduğu gibi bir çok ilçeye ve köye su veren barajın aynısının Allahüekber dağlarının Göle’ye bakan yakasına da aynı barajın yapılması halinde de ilçenin su sorununun kökünde çözüleceği gibi, bir çok köy ve tarım bölgeleri, Barajı beklerken HES barajı ile kapanacak olan Kura Nehri’nin ana su merkezide boşa akmayacak, Kars/Selim ovasına olduğu gibi Göle ovasına hayat vereceği gibi Karadeniz’e akmayacak diye düşünülmekte.
KARS SELİM BARAJI.. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2003-2019 yılları arasında Kars iline toplam 881.492.199 TL yatırım yaparak tamamlanan Allahüekber Dağlarının Selim ilçesi eteğinde ki Kars Acil İçme suyu, Kars Selim Bayburt Barajı, 30 Km uzunluğundaki İçmes uyu İsale Hattı ve günlük 22.000 m3 kapasiteye sahip İçme suyu Arıtma Tesisleriyle 86.350 kişinin ihtiyacını karşılarken barajda yıllık 17,49 milyon m³ içme suyu temin edilmekte. – 2003 yılından bugüne kadar bölgede 2 baraj (Selim Bayburt ve Kars Barajları) ve 13 gölet tamamlanmış olup, toplamda 238 milyon m³ su biriktirme hacmine ulaşılmıştır.
YouTube ArdahanTV Köy Yolları Bir Hayli Bozuk Hanak’taydı!
Gazeteci Fakir Yılmaz bu kez Ardahan’ın yolları bozuk köylerin bağlı olduğu Hanak İlçesindeydi.. Başta Koyunpınar (Saskara) köyü olmak üzere birçok köye giden yolun bir hayli bozuk olduğu görülen bölgede Hanak Belediyesinin şehir çöplerini döktüğü alanda bir çok tarım alanları çöplerin altında kalmış durumda. Öte yandan bölgede bulunan bir çok köylünün hala yaylalarda olduğu öğrenilirken, Ardahan’ı olduğu gibi Hanak’ı saran dağların da karların beyazlandığı görüldü.
KÖYLÜLERİN KONU HAKKINDA SESLENİŞLER ŞÖYLE..
Avcılar mahallesi ile köyümüz koyunpınarı köyü sınırına düzenlenmiş olan hanak ilçesinin kullanmış olduğu çöp, orada bulunan tarım arazilerini kullanılamaz hale getirmiş durumda. Söz konusu çöp olarak kullanılan alanda ölmüş hastalıklı hayvan leşlerinden tut, her türlü kimyasal atıkları, evsel atıkları ve doğada kaybolması asırlar süren maddeleri de bulmak mevcut. Olası bir yağmur, rüzgar ve küçük çaplı bir sel durumunda bu atıkların cot mevkisi, hanak ilçe sınırları, alaçam mahallesi ve taa çayağzı köyü sınırlarına kadar gittiği görülmektedir. Bu çöpteki atıkların tarlaları ve çayırları kullanılamaz duruma getirmekle beraber, merada otlayan hayvanların yemesi durumunda, hayvanlarda bağırsak tıkanıklığı yaptığı ve beraberinde hayvan ölümlerinin olduğuda sıkça görülmektedir… Ve aynı zamanda kaynağı cin dağı olan çat köyü, altınemek, karakake,y. aydere, a. Aydere, yamaçyolu, serinkuyu, çiçeklidağ, incedere, köyümüz içerisinden de geçip,Baştoklu, alaçam ve çayağzı köyünden ilerleyip kura nehrine akan çöt suyu, eskiden alabalık yaşam alanı idi, şimdi gel gör ki;suda canlı böcek kalmadı…
Gazeteci Su Kaynağı, Ardahan’ın En Yüksek Dağında, Hoçvan’daydı!
Geçtiğimiz hafta Beşikkaya HES Barajı ile önü kesilip, suyunun büyük bölümünün Karadeniz/Çoruh’a akıtılması hedeflenen Kura Nehri’ni gündeme taşıyan Gazeteci Fakir Yılmaz bu hafta da üzerinde 2. HES Barajının yapılacağı öne sürülen Çıldır Gölünün ve Çıldır İlçesinin su kaynağı olan ama hala tozlu raflarda bekletilen ‘Sütlüceler Su Projesi’ ile Hoçvan’ın 21 pare köyünün ve Ardahan Merkeze bağlı 4 köyün hatta Ardahan Merkezin su ihtiyacını karışılayacak olan projenin gerçekleşmediği Kısır Dağı’nın tepesindeydi.
**Ardahan’ın iki yüzüne bakan en büyük “KISIR DAĞI!..
” Gölelisinin, Posoflusunun, Çıldırlısının Damal ve Hanaklısının Köprülü’yü bilmediği Ardahan’ ın 3197 rakımlı en yüksek dağının da Kısır dağı olduğu pek bilinmez. Hazar’a kadar uzanan Kura nehrinin doğduğu Allahuekber dağı gibi altı su kaynayan, ve Çıldır gölünü oluşturduğu gibi Hoçvan’ın 21 köyüne hayat veren dağdır, bir yanı Terekemelere can veren diğer yanı Kürtlere gülen dağdır KISIR DAĞI. Kışları ulu başına düşen ilk karlarla aklanan, yazları hayat verdiği ova, çayır ve tarlalarındaki bin bir çiçekle taçlanan, Kafkas arısını besleyip ballanan dağdır KISIR DAĞI. Hoçvan ve Çıldır gölünü oluşturan suyunun bu yakasına yani Hoçvan’a verilmemesiyle tanınır. Yıllardır siyasetin tozlu raflarında bekletilen ve nedense bir türlü hayata geçirilemeyip, Küçüksütlüce su projesini bekler bir ananın süt dolmuş memesini emmeyi bekleyen çocuk gibi sabırla bekler KISIR DAĞI. Zorbey’in oğlu Kısır bey gibi nice beylerin gelip geçtiği, aşkların dillere destan olduğu Dengbej’lerin ağıtlarıyla eteğindeki köylerin boşaldığı, Ardahan’ın en büyük Dağıdır KISIR DAĞI.. *DENGBEJ; Kürt sözlü edebiyatında kılom ve stran söyleyen sanatçıların adıdır. Bu kelime, sözün ahenkle icra edilmesini sağlayan kişi anlamında kullanılmıştır.
Kaleye Seyir Terası Yapılıyor..
Ardahan Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün hazırladığı, SERKA’nın desteklediği proje kış gelmeden tamamlanıyor. Bir kafe ile birçok oturma alanının bulunduğu Ardahan kalesinin Kayabaşı mevkiinde yapımı süren ve yaklaşık 20 gün sonra tamamlanıp teslim edileceği öğrenilen kültür seyir terasının inşaatını yapan firmanın sahibi Yasin Koç, yaptığı açıklamada göreve geldiği günden bu yana çalışma ve çabaları ile kısa sürede Ardahanlıların takdirini toplayan Ardahan Valisi Hüseyin Öner’in emir ve direktifleri ile yaptıkları seyir terasını kısa süre içerisinde teslim edeceğini belirtirken başta Ardahan Valisi Hüseyin Öner olmak üzere İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne bu yatırıma mahalleleri adına sevinen Kayabaşı halkına teşekkürlerimizi bir borç biliyoruz dedi.
“Şeytan Kalesi Seyir Terası”
Çıldır Belediyesi tarafından Çıldır Mozeret mevkisinde yaptırılan “Şeytan Kalesi Seyir Terasında” çalışmalar hızla devam ederken, Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu çalışmalarını yerinde inceledi.
Şeytan Kalesi Seyir Terasının yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olacağını dile getiren Azizoğlu ” ilçemizin en önemli tarihi değerlerinden olan Şeytan kalemizi turizme kazandırma çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz. Çıldır’ımızda bulunan tarihi ve doğal değerleri özellikle bölgemizi bilmeyen yerli ve yabancı turistlere iyi pazarlamalıyız. Onları her yeri tarih ve doğal değerler kokan ilçemize çekmek için bu değerleri süslemek gerekiyor. İlçemizin en yüksek yeri olan 2 bin 100 rakımlı mozeret tepesinde yapımı devam eden seyir terasımızla tarihi şeytan kalesinin ve karaçay kanyonunun eşsiz güzelliğini yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri haline getireceğiz. İnşaatı son derece hızlı devam eden seyir terasımızı çok kısa bir zaman içerisinde tamamlayıp hizmete sunacağız” dedi.
**KIL ÇADIR^DAN HABER YOK!.
Öte yandan Ardahan Kalesinin içine yapılacağı söylenen ama bugüne kadar yapılmayan Kıl Çadır Projesinden bir haber alınamıyor.
youTube ArdahanTV kanalımıza Abone olun.. **Günlük yorum ve haberleri ile Ardahan’da yaşananları dünya kamuoyu ile en hızlı şekilde paylaşan Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü, Gazeteci Metin Göktepe Ödülü gibi bir çok ödüle sahip, yerel basının yanı sıra ulusal bir çok gazeteye haber ve yorum yazan Gazeteci Fakir Yılmaz yeni bir kanalla okurlarına Ardahan’ı, ülkeyi, dünyayı yorumlayacak.
Türkiye’de ilk internet siteleri arasında olan www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı Ardahan’ın en çok okunan haber sitesini açan, Ardahan’ın ilk günlük, renkli ve ilçe gazetelerini çıkaran Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığının yanı sıra Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığı da yapan Gazeteci Fakir Yılmaz aynı zamanda bir çok ulusal basına da Ardahan muhabirliğini yapmaktadır.
.jpg)
Birleşmezlerse boş..
Diriliş Ertuğrul dizisini izlerken ve tarihi, geçmişte yaşananları düşünürken başta aile içinde olmak üzere siyasi hayatta, stk’larda birliğin önemini bir kez daha anlamak çok önemlidir.
Bunun en son örneği 20 yıla yakındır birlikte hareket ettikleri iktidar partisinden ayrılıp, kendi partilerini kuranların birlikte değil de, ikisinin birleşimi ile oy oranlarının ‘şimdilik’ ancak %3 olduğu belirtilen ayrı ayrı partiler kurmaları oldu.

Çünkü AK Parti’den birlikte ayrılıp, yeni iddialarla yola çıkan Davutoğlu ile Babacan’ın kısa süre içinde bir birbirlerinden de ayrılmaları Osmanlı Beyliği’nin kurucusu Osman Bey’in babası olan Ertuğrul gazinin başında bulunduğu obaların ayrı ayrı değil de birlikte hareket etmelerinin bir imparatorluğu getirdiğini anlayamamalarıdır.

İYİ Parti’nin MHP’den ayrılıp, oy oranını MHP’den daha çok hale getirmesine umut diye bakanlar gibi HDP’nin yanında olduğunu söyleyip, onun politikaları dışında hareket eden hatta zaman zaman HDP’den daha üstte olduğunu üstü kapalı ima eden Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve diğer yasal ya da dışarıda ki siyasi kurumlar gibi partilerin yanında bürokrat iken Işıt tarafından kaçırılıp, 101 gün esir kalması ile adı gündeme gelen ve CHP’den memleketim Ardahan’dan iki dönem milletvekili seçilip, dağlarda ulumakla gündeme gelen MHP’li Cemal Enginyurt gibi ihraç edildikten sonra Yenilik Partisi adı altında yeni bir parti kuran Büyükelçi Öztürk Yılmaz’dan sonra şimdide Başkan Erdoğan ile yarışan CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin CHP’den ayrılıp, yeni parti kuracağı tartışılmakta.
Gerçi bu durumun yani iddianın havuz medyası ve basının ilk haberleri arasında olması şüpheyle karşılansa da başkanlık sisteminin yarattığı durumun yeni partiler kurmaya neden olduğu da diğer bir gerçek olarak karşımızda durur.
Evet son olarak İnce’nin de parti kuracağı iddialarının tartışıldığı ülkede yaklaşan 2023 seçimleri öncesi bölünerek iktidarı değiştireceklerini düşünenlerin bölünerek değil, birleşerek gücü elde edeceklerini, bir çoğumuzun iktidarın havuzu olarak TRT ve diğer medya kanallarında yanınlanan ve iktidarın beyin yıkama enformasyonu olarak algılanan Diriliş Ertuğrul dizisinde anlatılmak istenenleri anlaması ve algılaması yeter artar bile.
Çünkü bu ve buna benzer dizileri destekleyen iktidarın bu gibi diziler ile kendi taraftarına vermek istediği ‘birlik’ mesajını kendi üzerine alıp, değerlendirmek gerekir diye düşünenlerdenim.

Yani Ertuğrul ve diğer liderlerin o dönemlerdeki obaları birleştirme çabalarının bugünkü adı iktidar olan nice güç birliği ve imparatorluklar kurduğunu, dağılarak değil, birleşerek zafer elde edebileceklerini ortaya koyduğunu anlamalılar. İşte bu yüzden”Birlikten kuvvet doğar” sözünü akıllarından çıkartmamaları gerekir..
Aşk, sevgi, saygı da aynı değil mi, Ertuğrul ve diğer Oba liderlerinin özel hayatlarının getirdiği başarıyı da birleştirirsen imparator pardon o eskiydi iktidar gelmez mi?..
.jpg)
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php