AssisTT Ardahan Kapatıldı 80 kişi İşsiz Kaldı..


Etkisiz Göçmen Füzeleri!..


Amerika’nın ‘Askerimizi çekiyoruz’deyip ateşi kucağımıza attığı, Türkiye’nin ‘Güvenli Bölge yapalım’ diyerek bugün uçak uçuramama sıkıntısını yaşadığı, Rusya’nın Suriye hava sahasını elinde tuttuğu bölgede yaşanan ölümler arından alınan bir karar ile göçmenleri Avrupa kapılarına yollayan anlayışın amacı yalanız kaldığı Suriye konusunda destek aradığı ama bulmadığı AB’yi sıkıştırma planı ne kadar tutar bilmem..


Başta çocuklar olmak üzere binlerce insanın sel olup aktığı Avrupa sınırlarına baktığımızda karşımıza ilk çıkan konunun başında geleninde yine insan dramı olduğudur.


Rusya’dan S-400’leri alıp, Amerika’dan ve Avrupa’dan almayı umduğu Silah, Patriot ve yeni uçaklardan olan anlayışın SİHA’larla çare arar duruma düştüğünü de gördüğümüz ülke yöneticilerinin hava sahasının kendi istemi üzerine kapatılan Suriye’de yediği füzenin hemen ardından yıllardır elinde tuttuğu ve sürekli olarak ‘Gönderiyorum, gönderirim’tehditleri ile korkuttuğu Avrupa’ya attığı göçmen füzeleri ile  amacına ulaşıp, ulaşmayacağını merak ettiğimiz şu sıralarda benim düşüncem Türkiye’ye verilemeyen destekten de olup, bu desteğin Türkiye’de beter bir ekonomisi olan Yunanistan’a verileceğidir..


Çünkü bölgede başka hesapları olan Amerika ile birlikte hareket eden Avrupa’nın Türkiye’nin elinde bulunan göçmen füzelerini alıp, üstüne de para verip Yunanistan ile anlaşacağını düşünüyorum.. Ve aynı Amerika ve Avrupa’nın yeni kozunun ‘bitti, bitirdik’ denen ama yine bana göre uyutulmaya alınan başka örgütleri Türkiye üzerine göndereceğidir diyordum ki; Ağrı’da atılan bir başka füze olmazsa da roket haberi düşüyordu son dakika haberlere..


Evet Kafkaslara açılan sınırların Coronavirüsü ile sarıldığı, Ortadoğu’ya açılan sınırların kana bulandırıldığı, Akdeniz sınırlarının unutulduğu, batı sınırlarının göçmen krizi ile baş başa bırakıldığı alenan görünen bir zamanda adeta etrafı sarılmış olan ülkenin savaş içinde bir ülke izlenimi içine sokup başta turizm olmak üzere bir çok alanda zayıflatma hesapları da adım adım işliyor gibi..


Yapılacak tek şeyin ülkemizin olduğu gibi Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı gösterip, sınırlarımıza çekilmek, İsrail’i bölgede koruma hesapları yapan ABD’nin oyunlarını bozmak, aralarına katılmak istediğimiz Avrupayı rahatlatmak ve S-400’lerini alıp, hala aktif hale getiremediğimiz Rusya ile karşı karşıya gelmemek için Yurt’ta Sulh, Cihan da Sulh parolasının verdiği ışık doğrultusunda hareket etmek en doğrusu..


Yağmur İskele’den Anlamlı Çağrı..


Yağmur İskele’den Anlamlı Çağrı..


arşiv haber 15/08/2018 tarihli haber


Yaşanan ekonomik darboğazın ardından gelen dolar dalgası şokunu atlatmaya çalışan iş adamlarımızdan piyasaya moral veren çağrılar gelmeye başladı. Başta Ardahan Göleli hemşerimiz, Yağmur İskele Sistemlerinin Sahibi Niyazi Kotan olmak üzere bir çok Ardahanlı iş adamının yaşanan olumsuz günlere karşı önlem ve çağrılar yaptıkları görülürken Kotan’ın başında bulunduğu Yağmur İskele Sistemleri yayınladığı bir açıklama ile milletçe kenetlenmenin zamanıdır diyerek herkese çağrı yaptı.



**Dolar Düşmeden Bozdurmaya Devam!..


 


Öte yandan Ardahan‘da esnaf ekonomik oyuna karşı sessiz kalmadı ve düşüşe geçen dolardan önce döviz bürosu olmayan Ardahan’da kuyumculara koştular.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın döviz bozdurma çağrısına kayıtsız kalmayan Ardahanlı esnaf, dolarlarını bozdurmak için kuyumcuya koştu. Dolarını bozduran Ardahanlı esnaf Metin Gümüş, “Ben Ardahan’ın küçük esnaflarından Metin Gümüş. Vergi mükellefi olarak basit usülden icraat yapmaktayım. ABD sadist duygu ve düşüncesine melül melül seyirci kalmak benim kanıma dokundu. Bu şuurla elimdeki bin 300 doları bozdurmak için tepkimi seve seve koydum. Çok değerli ülkem için elimden geldiği kadar bu ülke için ay yıldızlı bayrak için vatan için bu ülkeyi kazanıp da canlarını seve seve verenler için ben de canla başla bu vatanın bir evladı olarak Ardahan’dan hazırım. Paylaşırsan hayat güzeldir, birlik olursan diri olursun. Kısaca bu ülke kolay gelmedi bu günlere. Bu nedenle keşke demeden zaman geçirmeden herkesin kendine düşen sorumluluklarını Türk evladı olarak ve Müslüman evladı olarak yerine getirmesini saygılarımla talep ederim” dedi.


 


 


**Doları boz, tatlıyıl al..


 


Diğer yandan Ardahan‘da bir pastahane sahibi 500 dolar bozdurup makbuzunu getirene bayram tatlısı hediye ediyor.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın çağrısıyla başlatılan kampanyalar devam ediyor. Ardahan’da bir pastane sahibi de yaklaşan Kurban Bayramı dolayısıyla dolarını bozdurup makbuzunu getirenlere bedava bayram tatlısı kampanyası başlattı.


Pastahane sahibi Deniz Özer, Cumhurbaşkanının çağrısına destek verdiklerini belirterek, “Türkiye’de son günlerde doların yükselmesinden dolayı çok sıkıntımız var. 500 dolarını bozdurup makbuzunu getirene bayram tatlısı hediyemiz olacak. Bayram denilince akla tatlı geliyor ve bu nedenle işi tatlıya bağlamak lazım” dedi.


 


 



**Dolar Şovmenler..


*Gazeteci Fakir Yılmaz


Dünyanın eskiden olduğu gibi süngülerin takılıp, cephelerde savaşmadığını anlamayan safların şu günlerde yaptığı şovları izlerken bu tiplerin kendileri gibi herkesi saf sandığını düşünmeye başladım.


Ekonomik, sosyal ve demokrasi anlayışı olarak sağlam olan ülkelerin kendileri ile yarışan yada kendilerine muhtaç olan ülkeleri dizayn etmek için kullandıkları savaş gücünün önce ekonomi ardından kendi iç dünyalarında ki demokrasi kanalıyla oluşturdukları toplumsal barış olduğunu akıl edemeyenlerin salakça hareketleri bir ülkenin genel durumunu da ortaya koymakta.


4 lira olan doları 7 lira olunca bozarak kendilerini bu ülkenin sevdalısı olarak yutturanların iktidara yakın televizyonları da çağırarak önümüzde ki yerel seçimlerde göze girme adına dolar üzerinden yapılan milliyetçilik ateşine benzinle giderek yaptıkları şovlar son günlerin modası oldu.


Üzerinde dini simge var diye yakmak için getirdiği doları son anda yakmayıp, ülkeyi 3 lira kar ile bozdurmaya giden şovmen gibi cebinde beş kuruş olmadığı bilinenlerin 3 Milyon doları bozdurduk diye şov yapması gerçektende gülünç bir o kadar da soru işaretleri ile dolu bir durum.


Kimsenin kalkıp hele gel böyle sen şu 3 Milyon doları nerede buldun, nasıl kazandın ve niye o çok sevdiğin Türk parasıyla dolar aldın?’ diye sormadığı ülkemde dolar üzerinden şov yapanlarında sorgulanması gerektiğini de hatırlatmak görev olmalı..


**Esenyurt Toparlanıyor mu?


Biz Ardahanlıların yoğun yaşadığı ileri sürülen ama siyasette, ekonomide çokta beklenen yerde olmadığı Esenyurt’tayım..


Necmi Kadıoğlu’nun görevden alınıp yerine getirilen Murat Alatepe’nin yönettiği kentin sanki biraz rahatladığını his ediyorum.


Bunun birinci nedeni sokaklarında çocuk sinemasının dolaştığı Esenyurt’ta uygulamaya konulan yeni uygulamalarla trafiğin azda olsa rahatladığını ilk his ettiğim şey.


Bunun yanı sır Kadıoğlu döneminde kentin genelini saran gerginliğin yerini daha barışçıl bir Esenyurt’a bıraktığı ve insanların bir biriyle daha barışık yaşadığını görmekti.


Alatepe’nin ortaya koyduğu siyasetin Esenyurtlunun özlemini çektiği bir durum olduğunu da anladığım Esenyurt ziyaretim de dikkat çeken diğer bir durumda yabancı dillerle süslenmiş olan levhaların azaldığı, Suriyeliler dâhil bu ilçede yaşayan herkesin bir biriyle kaynaşıp, ‘Teksas Esenyurt’ izlenimin yok etmeye çalıştıkları da dikkatimi çeken diğer önemli bir konu oldu.


**Kerimoğlu’nun çabaları..


Büyükçekmece ve Avcılar gibi muhalefetin elinde olan Bakırköy’ün Büyükşehir Belediyesinin yanı sıra iktidarda sarılıp, sarmalandığı şu günlerde ortaya koyduğu çabalarla kendini biraz daha kabul ettirmeye başlayan Dr. Bülent Kerimoğlu’nın belediyecilikte ortaya koyduğu çabalar sol orjinli bir beynin direnişi olarakta kabul görüyor.


Kerimoğlu’nun belediyecilikte ortaya koyduğu başarıları gölgeleme çabalarının da Sofya’ya kadar uzandığını gördüğümüz şu günlerde asıl görünmeyenin Kerimoğlu’nun takdir alan çalışma ve çabalarının yanı sıra Kılıçdaroğlu’nun yanında dik durmasıdır.


Evet, Esenyurt Belediye Başkanı Alatepe’nin Kadıoğlu anlayışını yıkıp daha halkça bir belediye oluşturmaya çalıştığı şu günlerde Kerimoğlu’da kendisinden önce mafiaya yöntemi ile yıllarca Bakırköy’ü idare edenlerin dönemini kapatmaya çalışıyor ortaya koyduğu güzel ve kabul görmeye başlayan belediyecilik anlayışı ile..