Ataşehir'in Ak Yüzlü Ardahanlısı Akyüz..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


Aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Ardahan tanıtım Günlerinde kendilerini ziyaret eden AK Parti Ataşehir İlçe Başkanlığına yaptığı iade-i ziyarete AK Parti Ataşehir İlçe Başkanı Mehmed Emin Özkaya’nın da bulunduğu sohbette stk’lar, ülke ekonomisi ve iş dünyası konuşuldu.



Fakir Yılmaz’ın, AK Parti İstanbul Ataşehir İlçe Yöneticiliğini yaptığı iktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisi Ataşehir İlçe Başkanlığını da ziyaret edip, görüştüğü Ardahanlı Siyasetçi, İşadamı Bio Med Tıbbı ve Medikal Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Uamzan Biyolog Akın Akyüz kendisi gibi genç, dinamik AK Parti Ataşehir İlçe Başkanı Mehmed Emin Özkaya ve teşkilat arkadaşları ile hem yaşamını idame ettiği İstanbul metropolünün önemli ilçelerinden Ataşehir’in, hem de memleketi Ardahan’ın da içinde bulunduğu ülkesine hizmet etme gayreti içinde olduklarını belirtti.


İstanbul’da ve ülke genelinde oluşturulmaya çalışılan birlik, beraberliğin güçlü bir lobi söyleminden öteye geçmesinin mutlakıyetine de dikkat çeken Ardahan Posof’lu Akın Akyüz ”bugün başta siyaset olmak üzere önemli alanlarda bulunan hemşerilerinin buna önderlik etmesi gerektiğini düşünenlerden olduğunu belirttiği açıklamasında siyasi bir bakışla bir yere kilitlenmektense başta iktidarda olmak üzere her alanda birbirimize sarılıp, sıkıca kümelenmeliyiz.” dedi.


Akyüz şöyle devam etti. Memleketimiz Kuzeydoğu Anadolu’da sınır bekçiliği yapmaktadır. İlimizin çevre ülkeler ile yapılan ticaretten daha fazla pay alması için projeler geliştirilebilir. Son yıllarda merkezi hükümet,ilimize önemli yatırımlar yaptı. Tabi ki biz yatırımların daha fazla olmasını temenni ediyoruz. Yine bölgemizde en önemli geçim kaynakları tarım ve hayvancılık. Tarım ve hayvancılıktaki projelerde daha fazla desteklenerek, en büyük problemlerden biri olan göçün önlenmesi sağlanabilir. Memleketimiz Kuzeydoğu Anadolu’da sınır bekçiliği yapmaktadır. İlimizin çevre ülkeler ile yapılan ticaretten daha fazla pay alması için projeler geliştirilebilir. Son yıllarda merkezi hükümet ilimize önemli yatırımlar yaptı. Tabi ki biz yatırımların daha fazla olmasını temenni ediyoruz. Yine bölgemizde en önemli geçim kaynakları tarım ve hayvancılık. Tarım ve hayvancılıktaki projelerde daha fazla desteklenerek, en büyük problemlerden biri olan göçün önlenmesi sağlanabilir.


Siyasi kimliğinin yanı sıra sağlık camiasında kurduğu iş alanında da adından söz ettiren Ardahanlı iş adamı Akın Akyüz sektörü ile ilgilide şu açıklamada bulundu. 



‘Ülkemizde sağlık sektörü son yıllarda yapılan yatırımlarla oldukça fazla gelişmiş durumda. Bu yapılan yatırımlara bağlı olarak da bizim çalıştığımız alan olan tıbbi cihaz sektörü de benzer şekilde gelişimini sürdürmektedir. Ağırlıklı olarak ithal ürünlere bağlı olan sektörde, ülkemizin ihracat hedeflerine de uygun olarak yerli ve milli cihazların geliştirilmesi öncelikli hedeflerimiz arasındadır. İhtiyaç duyulması halinde öncelikle kendi insanımızın kullanabileceği cihazlar, daha sonra da ülkemize döviz kazandırabilmek için yurtdışı pazarlara açılacaktır. Bölgemizin yakın coğrafyada bir sağlık üssü durumuna gelmesi bizim bu hedeflerimizin gerçekçi ve sağlam bir zemine oturmasını sağlamaktadır.’ diyerek ülke ekonomisinin durumuna da değindi


Akyüz, Bu konuyu biraz geniş bir perspektiften değerlendirmek isterim. Ekonomik gelişmeleri tek başına ele almak doğru olmaz. Çünkü ekonomik sahada güçlü olanlar, her devirde bağımsız ve belirleyici olmuş; kendi ideallerini yayabilmişlerdir. Son iki yüzyıldaki düşünce akımları ve bunların ortaya çıkardığı gelişmelerle ekonomik hayatın nasıl biçimlendiği hepimizin malumudur. Güç ve ilerlemenin getirdiği her avantaj batı dünyasının menfaatine olurken, dünyanın geri kalanı yokluk, sefalet ve çatışmaların kurbanı olmuştur. Bugün Türkiye’nin, eskiye nazaran bağımsız olduğunu söyleyebiliyorsak bu, son 15 yıldır özenle takip edilmiş ekonomik politikaların ürünüdür. Ülkemiz, kendi ayakları üzerinde bağımsızca durmanın yolunu çizdiği gibi, çevremizde yaşanan insanlık dramlarına karşı yeniden mazlumların umudu haline de gelmiştir. Tabi bütün bunlar olurken elbetteki bu durumdan rahatsız olanlar da olacaktır. Zaman zaman ülkemiz üzerinde oynanan oyunları rahatlıkla görebiliyoruz. Ama şunu hiçbir zaman unutmamalıyız; tahakküm altında yaşayan birinin nasıl ki idealleri anlamsız bir hayale dönüşür, ödün vermeksizin savunduğumuz ideallerimiz de ekonomik güçten yoksun kaldığı sürece yıkılır gider. İşte bu yüzden güçlü, bağımsız ve istikrarlı bir ekonomi en önemli hedefimiz olmalıdır.



AKYÜZ KİMDİR?


Akın Akyüz : 1977 İstanbul doğumluyum. Aslen Ardahan Posof nüfusuna kayıtlı olup, İstanbul Ataşehir’de ikamet etmekteyim. Üniversite öncesi eğitimimin tamamını İstanbul Kadıköy’de tamamladım. Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Biyoloji Bölümü, Yüksek Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi Farmasötik Toksikoloji bölümünde tamamladım. Halen Moleküler Tıp alanında doktora çalışmalarıma devam etmekteyim. Yaklaşık 20 yıldır sağlık ve medikal alanında çalışan şirket sahibiyim. Sağlık ve iş yaşamı ile ilgili çeşitli dernek ve STK’ların kuruluşunda ve yönetiminde bulundum. Halen AK Parti Ataşehir Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmaktayım. Evli ve iki erkek çocuk sahibiyim.


Röportaj/Fotolar: Erkan Sarıkaya



KALKINMAYA PANDEMİ SİLAHI!

 


Havuz medyasına göre sanki tüm Ermenistan ele geçirilmiş bir gazla izlediğimiz ancak 7 günde sadece 7 köyü kontrol altına alabilen Azerbaycan’ın Ermenistan ile yeniden çatışmaya girdiği şu günlerde bu kez yeni bir haber de Ortaasya ülkelerinden olan Kırgızistan’dan geldi.


Haber aynen şöyle; ” Kırgızistan’da 4 Ekim Pazar günü yapılan milletvekili seçim sonuçlarını protesto eden göstericiler, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve içerisinde yer alan parlamentoyu işgal etti. Göstericiler işgal ettikleri cezaevinden de eski Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev’i çıkardı.”


Yani dünya yeni bir olayı hem de Ortadoğu ve Kafkasya’dan sonra Ortaasya’da, sonrasında da Okyanus ötesine yaşanacaklara gebe gibi bir haber daha..


Ortadoğu’dan sonra Kafkasya ardından Ortaasya’ya sıçrayan ve bu gidişle daha da büyüyeceği görülen dünyadaki hareketlenmelerin nasıl olup engellenebileceğinin de kara kara düşünüldüğü şu günlerde Amerika’da da silahlanan grupların caddelerde toplu yürüyüşler yapıp gelecekte parçalanacağı söylenen Amerika’nın ve diğer birçok ülkenin karşı karşıya olduğu sıkınıtıyı ”şimdilik” de olsa durdurma, baskı altına alma çabalarının bir silahı da bana ve bir çoklarına göre normal bir gripal olay olan pandemi virüsü olurken bu yolla yani ”Durun pandemi, korona, covit-19 var” denilerek durdurulmaya çalışılan hareketlenmeler durdurulamıyor.


Bu arada hergün ölü sayarak pandemiyi korku silahına çevirip, yaşanan hareketlenmeyi bastırma çabaları devam ederken Corona denilip, öcü olarak gösterilen virüsün bir sigara kadar etkili olmadığını da yine bir haberle şahit olmaktayız.



Çünkü bu dünyada sanki ölüm yoktu da pandemi, corona, covit-19, korona ile ortaya çıkmış gibi kızılca kıyametler koparılırken sadece Türkiyede yani ülkemizde sigaradan hergün 30 insanın öldüğünü ben değil benim gibi bir federasyon başkanı olan


Uluslararası Yeşilay Federasyon Başkanı Prof. Dr. Karaman söylüyor.


Bu yöndeki haberin devamı da aynen şöyle; İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü ve Uluslararası Yeşilay Federasyon Başkanı Prof. Dr. İhsan Karaman, “Türkiye’de sigaradan her gün 300 kişi, 5 dakikada bir kişi ölüyor. Ölümler en çok kalp krizi, akciğer kanseri ve kronik bronşitten kaynaklanıyor.” dedi.


 


Yani işin kısacası seçimlere giderken iyi bir reklam olur diyerek kendisinin de coronaya yakalandığını twitleyip, dikkatleri bir kez daha üzerine çeken ama bizdeki gibi 14 gün değil 4 gün içeride kalıp, sonra dışarı çıkıp şow yapan Trump başkan gibi başkanların yön verip, başını döndürdüğü dünya da asıl pandemi corona değil, tüm ülkelerde yaşanan ve gün geçtikçe çatışma, savaşlara ve bölünmelere neden olacak olan daha çok demokrasi istemi ile yapılan kalkınmaların pandemi silahı pardon korkusu ile bastırılma hareketlenmeleridir vesselam..


Ha bu arada bizi sosyal hayattan alıp sanala taşıyan teknolojinin son ürünü olan internetten yaralanmak adına milyonlarca bütçeli bilgisayarlarda dağıtılmaya başlandı.. Çünkü bir dertte interneti, bilgisayarı, televizyonu satma derdiydi pandemi denen korku baskısının diğer bir amacı..



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





 









HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




 







HAÇÇENİN HE-CE-Sİ


Ataşehir’de Gösterime Girecek


arşiv haber 21/12/2018 tarihli haber/yorum


İstanbul Göle Kadın Meclisi tarafından organizasyonu ile yapılan Tiyatro oyunu HAÇÇENİN HE-CE-Sİ Ataşehir’de gösterime girerek seyiciyle buluşacak.


Haber: Erkan Sarıkaya


Göle Kadın Meclisi Başkanı Türkan Deli ve arkadaşlarının organize etiği Tuncer Dağ’ın yazdığı ve Sinama Sanatçısı Murat Aydın’ın yönetiği HAÇÇENİN HE-CE-Sİ Tiyatro oyunu 23 Aralık 2018 Pazar günü Saat 13.00 Ataşehir Mustafa Saffet Kültür Merkezi’nde  ilk gösterimi yapılacak. Tiyatro oyunu giriş ücreti 25 TL dir. Bilet geliri ise Ardahan’da okuyan ihtiyaç sahibi kız öğrencilere burs veriliyor.



**Biraz da onlar savaşssın!


 


Dünyanın jandarması olan ABD’nin beklenmedik anda Suriye’den çekileceğini belirtmesi ile adeta şoka giren ve bunun altında buzağı arayanları izlediğimiz şu günlerde ABD Başkanının ‘Suriye’den çekiliyoruz’ twitti ardından konuyla ilgili attığı ikinci twiti ise kimsenin tartışmadığını görmekteyiz.


Başta, ‘YPG’yi bırak ben senin istediğinin yaparım’ deyip bir taraftan Amerika’yı diğer taraftan ‘Bak Amerikayı oradan çıkarttım, sizle dostum’ deyip Rusya ve İran’ı kandırdıklarını sananlar diğer taraftan Suriye’nin resmi bir ülke ve resmi bir iktidar ile yönetildiğini unutup, desteklediği Aşiretlerle ile orada ki Kürtleri de baskı altına alamaya çalıştıkları şu günler de  Trump’un attığı kinci mesajı masaya yatırmak gerekir.


‘Yeter bölgede Jandarmalık yapmanın ABD’ye yükü ağır, biz buralarda çekilelim, birazda onlar savaşsın’ diyen Trump’un bu mesajın ‘Kim o biraz da onlar savaşsın denilenler?’ i iyi okumak gerekir.


Evet, son olarak Savunma Bakanının değişeceğini de bir twitle duyuran ve gün geçtikçe demokrasi, meclis, parlamenter, senato ve diğer demokrasinin kuralları ile yönetildiği ileri sürülen Amerika’da tek adam rolünü kabul ettirmeye başlayan Trump’un bir çok ülkede olduğu gibi tek adam olmaya başladığını başardığını da gördüğümüz şu günlerde ABD’nin çekilmesi ile bölgede kimleri karşın karşıya geleceğin ide merak etmek gerekir.


Yani Trump’un ‘Birazda onlar savaşsın’ dediği taraflar kimler olacak?


YPG’yi öne sürüp 3. kez bir başka ülkenin topraklarına giren Türkiye ile Rusya ve İran’ın desteği ile ayakta kalan v gün geçtikçe yeniden Suriye’nin geneline hüküm etmeye başlayan Suriye’nin ordusu ile mi karşı karşıya gelecek?


Yoksa, ‘terörü önleyeceğim’ diyerek ABD tarafından silahlandırıldığı, eğitim verildiği ileri sürülen Kürtlere yönelik yapılacak olan bir karşı atağı iki hatta İran’ın da belkide İsrail’in de karışacağı ülkeler arası bir savaşa mı işaret etti Trump?!.


Bilmem ama Irak’ta Kürdistan denen ve Peşmegerler ile resmi ordusu kurdurlanları da unutmadan Trump’un attığı ve ‘Birazda onlar savaşşsın’ dediği twittin ‘Suriye’ye yani YPG’ye saldıralım’ demekten daha çok cevap bulması gereken bir konudur.


Ve buna göre dikkatli hareket etmek gerekir..


Yani bir iki aşireti silahlandırmakla adına ‘Özgür Suriye Ordusu’ demekle bölgede yönelik atılacak olan yanlış bir adımın yarın karşımıza büyük sorun olarak çıkacağını da hesaba katmak hem ülkenin hem bölgenin geleceği için çok ama çok önemlidir.



TRUMP’TAN SONRA


HANGİ BAŞKAN SIRADA!


Dünyanın yuvarlak olduğunun ve döndüğünü antik Yunanlılardan beri bilinmesine karşın ve bunu ilk bilen Yunan filozof Pisagor’a atfedilmesine rağmen Aristo’nun fikirlerine ve teorilerine daha fazla önem verilirken Magellan’ın heyecan verici coğrafi keşifleri ise bu yöndeki teorileri gerçek kıldı.


Ve o dönemden bugüne dönmeye devam eden dünyanın başını ağrıtan birçok olay olsa da bugün kadar ağrıdığını düşünemiyorum.


Çünkü o dönemlere kadar kaosların içinde olmayan bugünkü dünyayı olmasa da başımızı ağrıtan başkanlar dönemi kadar hızla dönen bir süreç yaşamamıştı bu dünya.



Aklıma ilk gelen Peygamberler, Padişahlar, Kralların önderlik ettiği Moğollar, Hristiyanlar, Katolikler, Müslümanlar, Yahudiler, Tibetliler, Osmanlılar, Hitlerin kendisini olmazsa da başını döndürdüğü bu dünyanın bugünkü baş ağrıları başkanlar desem kimse kızmasın. Çünkü şu an onlar yani başkan denenler dünyayı döndüremezlerse de de başımız ağrıtanlardır.


Yani başkanlar döneminin yaşandığı şu günlerde veba, kıtlık, kuduz, aids derken bugünde corona ile birlikte başı ağırtan dünyanın dönüşündeki hızı çok değişmez de  bizim başımızın internetin, sanal dünyanın katkısı ile bir hayli hızla döndüğü ve ağrıdığı da diğer bir gerçektir.


Başkan Trump’un hem de seçim öncesi büyük bir reklam yapmasına yardımcı olan coronanın maskelediği ağızların kapanıp, kimsenin konuşturulmadığı başkanlar dönemini yaşayan dünyanın bu başkanlarla nereye kadar gideceğini merak ederken önce İngiltere sonra Venezuela ardından Amerika başkanını yakalayan coronanın şimdi kimi yakalayacağını ve bu yakalama ile Başkanlık dönemini nereye kadar götüreceğini hep birlikte göreceğiz tabi onlar reklam yapmak için ”yakalandık” deyip ölmezlerken biz yakalanıp ölmezsek..



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





 










HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!