.jpg)
Son olarak Ayasofya kartını açıp, Suriye’deki Emevî Cami’sinde değil İstanbul Ayasofya’da Kuran’ı kerim okuyup iç politikaya olduğu gibi dünya siyasetine meydan okuyan Başkan Recep Tayyip Erdoğan MHP ile birlikte 2023 yılına doğru hızla giderken karşısındaki güç, muhalefetin ana gemisi olan Cumhuriyet Halk Partisi de 37. Kurultayını yapıyordu.
Ve Kılıçdaroğlu yeniden genel başkan olmak için çıktığı kurultay sahnesinde yeniden sıralıyordu var olan tüm sorunları..
Tabi Kılıçdaroğlu sahneye çıkmadan önce tv kanalları kurultaya katılanlarla röportajlar yapıyorlardı.. Ve birçok solcu konuşmacı mesajlar veriyordu…
Yani, CHP’lilerin ve solcuların dinci, diğer kesimin muhafazakâr kesim dediği kesimden ”oy alırız” düşüncesiyle konuşmalarında dini söylemlere dikkat çeken satırlar eklemeyi unutmuyorlar…
Yani İmam Hatiplere onay veren, Trabzon Ayasofya, İstanbul Çamlıca, Karadeniz sahilindeki deniz manzaralı cami dahil olmak üzere onca caminin yanında sanki cami azmış gibi İstanbul Ayasofya’ya ses çıkarmayan ince mesajlar yollayan konuşmacılardan sonra ” Edirne’den, Ardahana” adlı şarkı eşliğinde kürsüye tek aday olarak Kemal Kılıçdaroğlu geliyordu..
Ve onca seçim ve ankette %28’i bir türlü geçemeyen bir partinin genel başkanı olarak iktidara geleceğini iddia edip, iktidar olduklarında yapacaklarını tek tek sıralamaya başlıyordular..
Gerçi aynı Kılıçdaroğlu, yani duruşuyla, söylemleri ile sevdiğim ve Deniz Gezmiş anlayışı ile hareket ettiğine inandığım ama onunda diğer genel başkanlar gibi CHP’nin Kozmik odasını aşamadığını ve bu nedenle o beklenen başarıyı sağlayamadığını bilsemde anlattıklarını, dediklerini, öne sürdüğü fikirlerinin Erdoğan’ın başkanlık ettiği iktidar tarafından ilk etapta çok kızsalarda zaman içinde dikkate alınıp, hayata geçirildiğini de iyi bilmekteyim..
Çünkü bir türlü %28’i aşamayan Kılıçdaroğlu’nun anlattıkları, söyledikleri, önerdikleri fikirlerinin birçoğuna iktidarda katılıyor ve zaman içinde hayata geçirip, CHP iktidarına gerek yok dedirtmeyi başarıyor..
Evet, Selahattin Demirtaş gibi Kemal Kılıçdaroğlu’da Başkan, Başbakanlık yapacak çok iyi birer liderler.. Ama Başkan Erdoğan gibi yeri geldiğinde kozmik odaları ellerinin tersi ile itemedikleri için bir türlü %13’ü, %28’i aşamadıkları diğer bir gerçek olarak sol muhalefetin önündeki en büyük engel olarak karşılarında durmakta.
Bu engeli, Erdoğan ile birlikte Ayasofya’da namaza giden sağ anlayışlı siyasetçi Akşener’li İYİ Parti ile mi ya da hafta başında partisinin İl Kongresi için Ardahan’da olacak olan muhafazakâr kesime hitap eden AK Parti’den ayrılan, eski başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisiyle mi, ya da Davutoğlu ile AK Parti’den ayrılıp ama bu ayrılıktan kısa süre sonra Davutoğlu’ndan da ayrılarak, ANAP ruhlu bir parti kurduğunu iddia eden ve DEVA adlı yeni bir parti kuran eski bakan Ali Babacanla mı veya önümüzdeki günlerde CHP’ye verdiği desteği çekeceğini sanki ima eden HDP ile mi aşıp, iktidar olur mu bilmem ama CHP’nin önce %28’i aşması için kendisini aşan bir siyaset ortaya koyması gerekir..
Yoksa solcu, alevi seçmenin oluşturduğu % 28’ide ”Allah’ın izni” ile deyip, arttıramaz tam tersi %25’lere indirip, iktidar olmak için’ ‘İktidar Kurultayı, 2. Cumhuriyet Beyannamesi” ile de olsa bir 50 yıl daha bekler CHP…
.jpg)





Atatürk silüeti O Köyde Çıkıyor..
Cin mi, Uzaylı mı yoksa fotoğraf karesine takılan bir insan mı diye merak edilen karnin çıktığı Damal’da bahsi geçen köyde her yıl Atatürk’ün silüet köyün karşısında ki Karadağlara silüeti yansımakta.
Karadağlar’ın eteğine her yıl haziran ayı sonu ile temmuz ayı döneminde yandaki tepenin gölgesinin düşmesi sonucu oluşan Atatürk silüeti, ilk olarak 1954’te Yukarı Gündeş köyünde çobanlık yapan Adıgüzel Kırmızıgül tarafından fark edildi.
Erdoğan Kumru tarafından 1975 yılında çekilen silüet fotoğrafının Genelkurmay Başkanlığına gönderilmesiyle bu doğa olayı Türkiye genelinde duyuldu.
.jpg)
