SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..
Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..
‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..
İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 www.yasamtv.com.tr

Koronavirüs salgınının yayılması önlemek, vatandaşlarımızın hayatlarını tehdit etmesini engellemek ve ek tedbirlerin alınmasına yönelik Ardahan Valisi Hüseyin Öner başkanlığında Ardahan’da bir daha toplantı yapıldı.
İçişleri Bakanlığının talimatlarıyla 81 ilde eş zamanlı düzenlenen Pandemi Kurulu toplantısı çerçevesinde; Ardahan’da Vali Hüseyin Öner’in başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, Belediye Başkanı Faruk Demir, Vali Yardımcısı Cem Gümrükçü, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal, İl Jandarma Komutanı Vekili Yavuz Köse, İlçe Kaymakamları, İl Sağlık Müdürü ve ilgili kurum yetkilileri katıldı.
Toplantıda, Koronavirüs salgının yayılmasını önlemek amacıyla İçişleri Bakanlığının direktifleri doğrultusunda alınan tedbirlerin yanı sıra, ilave tedbirler alınması ve denetimlerin daha sıkı şekilde uygulanması gibi konular görüşüldü. Ayrıca, salgınla mücadelenin aralıksız devam etmesi, halkın daha fazla bilgilendirilmesi, maske, mesafe ve temizlik konularında denetimlerin sıklaştırılması yönünde yeni tedbir kararları alındı.
Vali Hüseyin Öner, toplum sağlığı için Koronavirüs salgınıyla mücadelenin daha etkili bir şekilde yapılması, ilave tedbirler ve denetimler konusunda da taviz verilmemesi talimatında bulundu.
Korona virüs salgınıyla mutfaklarında daha çok bakır sahan, tencere ve tava kullanımına yönelen vatandaşlar, bakırcılara ilgi gösteriyor.
Artvinli kalaycı Recep Tokgöz, unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasında yer alan kalaycılığı yaşatmak ve geçimini sağlamak için şehir şehir dolaşarak kalaycılık yapıyor. Tokgöz, korona virüs salgınıyla mutfaklarında daha çok bakır sahan, tencere ve tava kullanımına yönelen vatandaşların taleplerini karşılamakta zorlanıyoruz dedi.
Türkiye’de illerin tamamına gidip kap kalaylama işlemini yerinde yapmaya çalışan 43 yaşındaki kalaycı ustası Tokgöz, Ardahan‘da da açık havada tezgahını kurdu.
Kura Nehri kıyısında bulunan Lezzet-i Kür Restorandın bahçesinde tezgah açan Recep Tokgöz, müşterilerinin getirdiği bakır tencere, tava ve sahanları kontrol ederek tamir olması gerekenleri ayırarak, daha sonra çekiçle düzelttiği bakır eşyaları temizleyerek kalaylama işlemini gerçekleştiriyor.
Korona virüs salgını nedeniyle bakır kaplara olan talebin arttığını söyleyen Toksöz, “Dededen kalma bir mesleğe sahibiz. Tabi bizimde kurulu bir işimiz var. İkamet ettiğimiz yer var, fakat millet tatile giderken biz tatil yerine bu mesleği sevdiğimiz için Türkiye’nin hemen her yerinde bakırı kullanan yörelerinde hizmet ediyoruz. Bakır sağlıklı bir ürün olduğu için millet bir türlü vazgeçemiyor. Özellikle dünyayı saran Korona virüs salgını nedeniyle insanlar sağlıklı olan bakıra yöneldi. Piyasada hiç bilmediğimiz hastalıklarla karşılaşıyoruz. Bakır sağlıklı bir ürün ve kalaylanması lazım, onun için de ön temizliğini, daha sonra da kalay aşamalarıyla yeniliyoruz. Özellikle Pandemi sürecinde bakırın önemi anlaşılmış oldu. Biz de bakır ürünlerinin kullanılmasını tavsiye ediyoruz. Bakır tencere ve tavada yapılan yemek ile çelik ya da farklı bir üründe yapılan yemek aynı lezzeti vermiyor. İnsanlar bakırın kalayı yapılınca daha da sağlıklı olduğunu biliyor. O yüzden genellikle hep bakırı tercih ediyorlar. Yoğunlukta bundan kaynaklanıyor” dedi.
Şaban Tokgöz ise, “Yok, olmaya yüz tutmuş bu mesleği yaşatmaya ve bakırı millete sevdirmeye çalışıyoruz. Bakır sağlık açısından çok sağlıklı ve krom, çelik, alüminyumla kıyaslanabilecek bir madde değildir. Bakır sağlık açısından kullanılması önemlidir. Pandemi illetinden sonra insanlar bakır kullanmaya başladı. Çünkü sağlıklı ve hastalık riski taşımıyor” şeklinde konuştu
.jpg)

.jpg)
Örnek mi?
.jpg)
Bunalıma Giren Genç Kız Vefat Etti!
arşiv haber 28/12/2018 tarihli haber
Türkiye’de intihar vakalarının en çok yaşandığı iller arasında gelen Ardahanlı genç kız girdiği bunalım sonucu hayata göz yumdu.
Cabak Demirci’ın ailesinin yaşadığı İstanbul’a Müjgan Çabak Demirci girdiği bunalım sonucu hayata göz yumdu. Olay hakkında soruşturma başlatıldığı öğrenilirken Cabak’ın toprağa verildiği öğrenildi.
**Roboski ve Suriye..
Türkiye’nin Suriye’ye yeniden gireceğini ima etmesi ardından ABD’nin bölgede çekileceğini ilan etmesi ile yeniden hareketlenen Ortadoğu yani ülkemizin sınır ötesinde yaşananlar bölgenin olduğu gibi dünyanın birinci gündem maddesi durumunda olmaya devam ediyor.
Tabi ülkenin olmazsa da başta Kürtlerin olmak üzere birilerinin de diğer bir gündemi de 7 yıl önce 28 Aralık 2011 gecesi, Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu köyünde F-16 savaş uçaklarının yaptığı bombardıman sonucunda 34 Kürt kökenli vatandaşın hayatını kaybetmesi olayıdır..
Ve 31 Mart 2018 Yerel Seçimleri öncesi adaylarını açıklayacak olan Başkan Erdoğan’ın ve diğerlerinin Roboski olay başta olmak üzere ülken içinde ki bu gündemle ilgili bir şey deyip demeyecekler ide merak edilmektedir.
Irak’tan sonra Suriye’de ki Kürtlerin ‘Bizde varız’ deyip bölgede söz sahibi olmak istemesinin kabul etmeyenlerin ellerinde bulundurdukları askeri ve silahlı güçler ile saldırı hazırlıkları yaptıkları bir sırada Suriye’nin resmi ordusunun yeniden bölge de görülmesini içine sindiremeyenlerin dünyanın resmi bir ordusunu kendi topraklarında yeniden söz sahibi olmasını terörist bir hareketmiş gibi kendilerine yakın havuz medyası kanalıyla kamuoyuna duyurmaları da ne kadar inandırıcı olur bilmeyiz.
Irak ve Suriye’de yaşanan bugünkü gelişmeler öncesinde her iki ülke tarafından tanınmayan, kimlikleri verilemeyen ama bugün artık tüm dünyanın kabul ettiği bir halkın yani Kürtlerin kendi ülkeleri ve toprakları olan bölgelerde yaşama hak sahipliğini kabul etmeyi kendi yarattıkları İş İT’i mana edip, bölgeye girmek istemeleri de yeni Roboskileri yaratmaktan öte bir şey değildir.
Yapılacak hareketin Türkiye’ye de bir hayı getirmeyeceğini bilmek ve en önemlisi ABD, Rusya, İsrail ve Arabistan gibilerinin asıl amacının da Türk Ordusu ile Suriye Ordusunu karşı karşıya getirip, silah satmak, Türkiyeyi ekonomik olarak zayıflatmak ve en önemlisi Türkiyeli Kürtleri rahatsız etmek olduğunu ve bu duruma kendisine sıra gelecekten korkan İran’ın gaz vereceğini unutmadan hareket etmek gerekir.
Bu nedenle;Yeni Robiskilerin önüne geçmek için dün birlikte olduğumuz ve Esad dediğimiz ardından öyle , böyle yaşanan gelişmeler sonrası Esed dediğimiz komşu Suriye ile teması yeniden kurup bölgede oynan oyunu bozar, bitiremesekte en az 50 yıl öteleriz diye düşünüyorum..
Bunun en açık örneği de barış sürecinde bir olup ‘Negri, Negri’ türküsünü birlikte söylediğimiz o güzel günlerdi ve o günlerin bozulmasında sonra dağ, taşı bombalayan silah ve bombalara giden paralarımız dolaysıyla ekonomizm de yaşanan şu anki sıkıntılardır..
Ve atacağımız barışçıl bir adımla bunu ülke içinde ve sınır ötesinde yeniden sağlamak için hiç bir engel olmadığı gibi ‘Bizim yerimize DEAŞ’ı Türkiye yener’ diyen ABD’nin oyununa gelmemek gerek..