https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

KAAN SAKAL BIRAKMAMALI!
Ordulu Ardahan’ın gelini Canan Kaftancıoğlu’nun “hemşerim” dediği AK Parti İstanbul’un yeni İl Başkanının, eski refahlı bir isim olduğu ve bu isimle birlikte birer memur gibi atanıp, sonra formalite kongrelerle değiştirilen İl Başkanlarının çoğunun, ya başarısız ya da Bakan Soylu’ya çok yaklaşan isimler olduğu yönünde iddia ve tartışmalar süre dursun, ben aynı gün, yani İstanbul İl Başkanı ile birlikte atanıp yine formalite kongre ile seçilmeyerek, atanan İl Başkanlarından olan AK Parti Ardahan İl Başkanı Kaan Koç’u anlatacağım bugünkü yazımda.
Ninesi annemin arkadaşı, annesi eşimin arkadaşı, babası hem ticaret sahasında önemli bir ailenin ferdi ama memurluğu seçip, müdürlüğe kadar yükselen bir isim.
Doğru Yol Partili bir dedenin torunu, barosu olmayan kentin barosunu kuracak kadar sayıya ulaşan avukatımız, birçok gencimiz gibi üniversite okuyup, barodan sonra kentlerinin veteriner hekimler odasını kurmaları beklenen veterinerlerin yanında mühendis olan ve bu başarısını hem de soyismini taşıyan, ailesini trafik kazasında kaybettiği ailenin bereketinin bir anda yok olup, ekonomik olarak sönük bir dönem geçirdiği bir zaman da ..
arşiv haber 14/03/2018 tarihli haber
Ve bu isim, yani kendisinin de beklemediği bir anda ülkeyi her geçen gün daha da eleştirilen ve yeniden parlamenter sisteme dönülmesi istenen başkanlık sitemi ile idare eden iktidarın 81 kentli ülkenin bir kentinin, iki ülkeye komşu, 3 gümrük kapısı olan, kırımızı et deposu olmasına rağmen, işsizliğin diz boyu olduğu, göçün devam ettiği, 100 yaşına giren ama nüfusu 98 bine kadar düşen komşusu Erzurum’un sınır levhasının Göle ilçesinin ağzına kadar geldiği, 9 köyünü alan ve bir köyünü daha alma hesapları yapan Kars tarafından gölüne göz konan, havaalanı isteğini unutup, son durağı isteyen Ardahan’ın İl Başkanı oldu.
Adı Kaan Koç olan mühendis İl Başkanının saymakla sayfaların yetmeyeceği, ilinin sorunlarını çözme çabası içindeyken yapacağı tek şey var,oda başkanlık sisteminin il başkanı olduğunu, başta iş-kur olmak üzere insanlar, ilçeler arası ayrım yapılmamasına dikkat ederken, birileri gibi sahtekarlık yapıp, sakal bırakmamalı..
Aksine o sahte sakallar ve okuduğu sureler ona ondan öncekiler gibi bir anda çarpar ve kenara atar..
Eski haberlerimiz için TIKla http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
ARDAHAN’DA GAZETELER ÇIKMADI!
**ARDA/FED’DEN DEV ORGANİZASYON HAZIRLIĞI!..
Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ve çatısı altında bir çok Ardahan İl, İlçe ve Köy Derneklerinin bulunduğu Ardahan Dernekler Federasyonu yeni bir çalışmaya imza atmak için kolları sıvadı.
Daha önce düzenlediği futbol turnuvasını başarıyla tamamlayan, İstanbul, Ardahan, Ankara’da birçok Ardahanlının bir araya geldiği ‘Ardahanlılar Buluşuyor’ adılı toplantılar düzenleyen, İstanbul’da bulunan birçok Vilayetin Federasyonlarını ARDA/FED’de bir araya getiren ve ANADOLU KONFEDERASYONU’b-nun kurucu federasyonları arasında yer alan ARDA/FED şimdi de İstanbul’da ‘Ardahan Günleri’ adlı bir dev organizasyona imza atmak için kolları sıvadı.
*ARDAHAN’I ARDA/FED TEMSİL EDER..
Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz düzenlemeyi düşündükleri ‘İstanbul’da Ardahan Günleri’ adlı dev organizasyon için hazırladıkları projenin son aşamalarına geldiklerini ve bu önemli etkinliğin yer ve tarihini önümüzde ki günlerde kamuoyuna duyuracaklarını belirtti.
ARDA/FED’in başlattığı ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmalarına ara vermeden devam ettiklerini belirten ARDA/FED Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz, ‘Ardahan adını başka illeri Ardahan’a kuyruk edenlere kullandırmamak için büyük çaba sarf ettiğimiz İstanbul’da bulunan ‘Sözde Hemşeri Diasporasının’ ARDA/FED’in önünü kesmek ve çalışmalarını gölgelemek için büyük bir çaba içinde olduğunu gördüğümüz İstanbul’da Ardahan’ı ARDA/FED’in temsil ettiğini başta bu diasporanın Ardahan’ın adını kullanıp, etkilemeye çalıştığı siyasiler olmak üzere herkese anlatmaya devam ediyoruz. Bu çalışmalarımızda da ortaya koyacağımız tek şeyin Ardahan’ı ARDA/FED’in temsil ettiğini anlatmak, kabul ettirmektir. Bu nedenle önümüzdeki günlerde tarih ve yerini belirleyip, en kısa sürede kamuoyuna duyuracağımız ‘Ardahan Günleri’ adlı çalışmamız için bugünden itibaren start vermiş bulunmaktayız.’ dedi.
**Dernekleri Duyarlı Olmaya Çağırıyoruz..
Ardahan’ın adını kullanıp, kendi siyasi gelecekleri için kullananlara karşı tüm Ardahan derneklerinin duyarlı olmamasını ve Ardahan’ın adını başkalarına, başka ilerliden oluşan oluşumlara kullandırılmamsı için ARDA/FED’in ortaya koyduğu çabaya destek vermeye de davet eden ARDA/FED Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz, ‘Ardahan’ın İstanbul ve diğer illerde ki asıl temsilcileri olanlar Ardahan Derneklerinde bir araya gelenler olduğunu tüm dünyaya anlatmamız gerekir.’ dedi.
**İŞADAMLARI KONSEYİNDEN SONRA
ARDA/FED DANIŞMAN KURULU
ARDA/FED Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz ARDA/FED olarak oluşturduğumuz İşadamları Konseyi çalışmamız olgunlaşmaya devam ediyor. Bu çalışmamızın yanında bir de başta dernekçilikten, örgütçülükten, iş hayatında bir çok tecrübeye sahip olan Ardahanlılardan oluşan bir de ‘Ardahan Danışma Kurulu’ adlı bir oluşum çabası içindeyiz’ diyerek açıklamalarına şöyle devam etti.
**KAI’lere Karşı Olduklarını Bir Kez Daha Yenilerim..
ARDA/FED Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz , ‘biz ARDA/FED olarak diyoruz ki Ardahan adına bir karar alınacaksa bunu Ardahan’ın Valisi, Belediye Başkanları, Milletvekilleri, STK’ları ve Derneklerinin bir araya geldiği Ardahan Dernekler Federasyonudur. Bu nedenle daha önce yayınladığımız ve tüm Ardahanlıları duyarlı olmasını istediğimiz çağrımızı aşağıda bir kez daha duyuruyor, tüm Ardahanlıların bu yönde duyarlı olmasını istiyoruz’ dedi.
**Gençler Sahada Tutulmalı..
Hala Bakan olan Cevdet Yılmaz’ın Ardahan’a geldiğinde kendisine bir öneride bulunmuş ve bu önerimin kanun haline getirilip, uygulanması halinde başta hala devam eden göç olmak üzere bir çok sorununa çözüm bulacak olan ‘Gençleri Yeşil Sahada Tutalım’ önerini buradan bir kez daha tekrarlamak isterim..
Bölge Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın bir önerge ile TBMM’sine götürmesini de önerdiği o öneri aynen şöyle;
1- Başta Serhat Ardahan Spor olmak üzere Göle Spor ve diğer yerel amatör futbol takımlarında yer alan, alacak tüm futbolculara en azında bir asgari ücret ödenmesi..
2- Ülke genelinde ikinci iş olarak yapılan hakemliğin maaşlı bir hale çevrilmesi..
Ve bu önerinin geliştirilip, gençleri dağlara değil, yeşil sahaya çekecek olan ‘Futbolcu Olabilir’ denilerek, sağlık raporunu alan her gencin yeşil sahalarda tutulması için maaşlı futbolcu dönemi başlatılmalı..
Bu öneri genişletilebilir ve her sağlıklı gencin güzelim dağlara değil, yeşil sahada tutmaya çalışmak en doğrusudur..
**Yerel sorunlar..
Bir yılın daha bitmesine az kaldığı şu günlerde, ‘2016 yılını nasıl bitirdiniz? diye bir soru sorulursa başta gözlerinde pembe gözlüklerle dolaşan siyasiler olmak üzere yerel idarecilerden ‘Çok iyi geçti, bir çok sorunu çözdük’ derler..
Peki aynı soruyu halka, o sorunlar ile baş başa bulunan vatandaşlara sorsanız nasıl bir cevap alırsınız?
İşte oradan şüpheli bir olarak öncelikle biz yerel gazetecilerin olmak üzere kimsenin dertlerini gündeme getirmediğinden yakınıp, bir soruya bin derdi sıralayarak cevaplamaya çalışırlar..
Evet adına yerel sorunlar dediğimiz onca sorunun çözüm beklediği ülkemin sını kenti Ardahan’da bu sorunların çözümü için asıl baskı gücü olacak olan halk ve vatandaşında ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ yolunu izlediğini fark eder bu sorunları çözmesi gerekenlerin yan gelip, rahat rahat siyaset yapmalarını sağladığını da görmekteyiz..
**Bana sorulmayan paket..
Çatışmaların yoğunlaştığı, son olarak onca şehit haberinin geldiği bölgeye giderek yeni bir yatırım paketini açıklayıp, daha önce ki hükumetler gibi bölgede 40 yıldan fazladır yaşananları sosyal değil, ekonomik olduğunu belirten Başbakan’ı dinliyorum..
Sorunların çözümünde daha önceki başbakanlar gibi samimi olduğuna inandığım Başbakan Binali Yıldırm’ı dinlerken bugün bölgeye ilk ofset makinayı götüren, ilk günlük gazetesini çıkaran ve bugün 7-8 kişiyi çalıştıran yayın grubumuzun Ardahan ve İlçelerine yatırımlar yaparken yaşadığı bürokratik sorunları hatırladım..
Çünkü Ardahan’ın en büyük ilçesi olan Göle’de gazete açarken, bizim burada gazete çıkarmamız için orada evimizin olup, olmadığı bizzat polise yazılan yazı ile tespiti istenmiş ve Ardahan’a olduğu gibi Göle’ye, Hanak’a ve Çıldır’a ofset makinalar götürüp, gazete çıkarmak istediğimiz günlerde yaşadığımız onca sıkıntının bugün yaşadığımız ekonomik sıkıntının baş sorumlusu olduğunu iç çekerek yeniden hatırlıyordum..
Ve yanımızda ki SGK’lı sayısının nasıl 21 den 5-6’ya düştüğünü ve işsizler ordusuna yenilerinin katıldığını bana hatırlatan başbakanın dünkü yeni paketinin de diğer paketler gibi çokta tutmayacağını söylersem umut kırıyor demeyin..
Buna neden ise Organize sanayinde kendini asan iş adamı, onca bildiğim ve devlete güvenip, batan iş adamı gibi çıktığı evin damından düşen Nasrettin Hoca’nın, ‘Siz gidin de damdan düşen birisi gelsin benim yanıma demesidir..
Yinede hayırlı olsun diyelim..
*Ardahanlılar..
Türkiye’nın Kafkaslara açılan iki gümrük kapısına sahip Ardahan’ın gücünün farkına varmayanlar..
Botaş/BTC’nin petrol ve doğal gaz boru hatlarının geçtiği Ardahan’ın gücünü göremeyenler..
Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun geldiği Ardahan’ın geleceğini anlamayanlar..
İstanbul başta olmak üzere batı da ki Ardahanlıların birlikteliğinde ortaya çıkacak olan enerjiyi his edemeyenler..
Ve şu an harıl harıl batıya hayvan sevkiyatı yapan Kırmızı Et Deposu ve bin bir çiçekle donatılmış mera ve yaylalarında elde edilen kırmızı et ve ilaç balın üretildiği Ardahan’ın ekonomik potansiyelinin farkında olmayanlar..
Size saymakla bitiremeyeceğimiz Ardahan’ı küçük görüp, kendilerini bile büyütmekten aciz olduğunuzun farkında mısınız?
Evet size hatırlattığımız, sizin farkına varmanızı istediğim bu gücün enerjiye çevrilmesi için niye durur, neden Ardahanlıyım derken Ardahan’ın bu önemli adından faydalamazsınız?
Haydi bir adım atarak bunları yapabilir, ARDA/FED başta olmak üzere bu tür Ardahan kurumları ile el ele verip, ‘Evet biz Ardahanlılar yapabiliriz.. O çok istenen beraberliği sağlayabiliriz..
**IŞID Cehenneme mi Gitti?
5 Yıldan fazladır gündemden düşmeyen ve başta havuz medyası olmak üzere hükumetin kontrolünde ki basın ve medyanın adlarına ‘Cehenem Zebanileri’ koyduğu IŞID’ı bugünlerde ortalıkta gören var mı?
Bilmem ama yıllardır bölgede olan ve Türkiye, İran, Irak ve Suriye yetmedi Rusya ve ABD gibi devlerin bile baş edemedikleri hala orada olurlarken, daha dün gönderilen silahlar ile donatılan IŞID önce YPG’yı ardından bir iki Türk tankını görünce sanki yer yarıldı geldikleri cehenneme gitti!..
Halbuki bunlar değil miydi daha düne kadar bölgede İslam Devleti kuracağını iddia edip, Türkiye’nin içinde olduğu bir çok yerde korku salan bu sürü değil miydi?
Yüz binlerce insanın ölümüne, Irak ve Suriye’nin yıkılmasına maşa olarak kullanılan bunların nasıl olup, birden ortadan kayıp olduğunu sormayanların bölgeye giden Türk Askerinin nasıl olup, bir mermi atıp, bir IŞID’liyi öldürmeden yılardır bir türlü bitmeyen Ardahan Kars yolu kadar uzun bir alanda güvenliği sağladığını belirtirken, cehennemden geldikleri ileri sürülen IŞID sürüsünün nasıl olupta ortadan kayıp olduğunu merak etmezler?!
En iyisi sormamak mı?
*Ne bitmez bir durum..
40 Yıldır devam eden ve tüm barış çağrılarına karşın aralıksız devam eden iç çatışmaların yanı sıra şimdi de tankları Suriye’ye sürmekle içine girdiğimiz Ortadoğu’da ki çatışmalar neden bitmez..
Hemen, ‘Petrol var oldukça çatışmalarda bitmez’ deyip, cevaplayacakların çıkacağını bilerek bu çatışmaların sadece petrolden değil, bölgede ki ülke yöneticilerinin demokrasi anlayışlarının kıt oluşundan olduğunu da belirtirim..
Çünkü; Dünya kurulduğundan bu yana, demokrasinin önünü tıkayan ve ‘Ben’ anlayışının hüküm sürdüğü bölgede yıllarca tahtlarda, iktidarlarda kendilerini tutmak için dış güçlere halklarını ezdirenler var oldukça bu bölgede kan, göz yaşı ve ölümler zor biter.
İnanmıyorsanız açın bakın tarihin tozlu sayfalarına..
Bir Kral, yada Padişah..
Ve 7 değil 777 sülalesi hep o bölgede iktidar..
Ve bu iktidarlara karşı verilen halk savaşları..
Ve bundan yaşanan dış güçler..
Yani Tilki kaç, Tazı tut diyenlerin petrol dahil, bölgenin yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürenler..
Yani kısacası ‘Ne bitmez bir durum’ demek hayal..