Balkondan Düşen Ayza Kurtarılamadı!

 


**Ardahan’da Yolların Hali Acınacak Halde..


 


Baharın yüzünü gösterdiği Ardahan’da yıllardır bir türlü bitmeyen alt yapı sorunu kar ve buzların erimesiyle birlikte yüzünü yine gösterdi.


Başta Ardahan Devlet Hastanesinin yolu olmak üzere bir çok yolun olağanüstü bozulduğu görünen kentte eriyen kar suları da ayrı bir sorun olmaya devam ediyor.



 


**Devlet Sevk Hastanesi mi?


Ardahan Devlet hastanesinde yeterli ekipman ve alanında uzman doktorların bulunmaması nedeniyle sevk hastanesine dönüştüğü iddia ediliyor.


Ardahan Devlet Hastanesine giden vatandaşlar, çevre illerdeki hastanelere sevk ediliyor. Sağlık sorunları nedeniyle Ardahan Devlet Hastanesinin yolunu tutan vatandaşlar, hastanede yeterli ekipman ve alanında uzman doktor olmadığı için mağdur olduklarını söylediler.


Öfkeli vatandaşlar, devlet hastanesinde yaşadıkları sıkıntıların bir türlü bitmediğini belirterek, “Durumu iyi olmayan hastaların çevre illerdeki hastanelere gitme gibi bir şansı yok. Bizler Erzurum ve Kars’ a tedavi olmaya gitmekten usandık. Kendi ilimizde hastanemiz olmasına rağmen, burada tedavi olamıyoruz, hastalarımızı tedavi ettiremiyoruz. Hastane binası yapmakla sağlıkta çağ atlanmıyor. Sağlıkta çağ atlanacaksa, yapılan hastane binasının içine yeterince doktor ve diğer sağlık ekip ve ekipmanlarını da getirmek gerekiyor” diye tepkilerini dile getirdiler.


HALKIN SAĞLIĞI TEHDİT ALTINDA!


Dertlerine şifa bulmak için hastaneye giden hastalar, hastanenin hijyenik ve temizlik konusunda sınıfta kaldığını belirterek, Hastaneye giden sağlıklı insanlar bile hastalanıp diğer illerdeki hastanelere sevki yapılıyor. Hastanenin bakımsız olduğunu ileri süren hasta yakınları ise, hastanede bir yetki sorumsuzluğunun olduğunu, sağlıksız koşullar nedeniyle hastaneye giden sağlıklı insanların sağlığı tehlike altında olduğunu söylediler.


YOLLAR DELİK DEŞİK, ŞEBEKE SUYU HASTANEYE AKIYOR


Öte yandan Ardahan Devlet Hastanesi yönetiminin çevre temizliğine de dikkat etmediğini iddia eden vatandaşlar, yolların bozuk olduğu ve 10 gündür TOKİ bölgesinde şehir şebeke suyunun patlaması nedeniyle her tarafın çamur deryasına döndüğünü, Ardahan Belediyesinin de müdahalede yetersiz kalmasına büyük tepki gösterdiler.


**Ardahan Kredi Kullanımında da En Sonda!


*27/02/2018 Tarihli Haber


Verilen Krediler İle ‘Gelişiyor, Kalkınıyor’ denilen ama başta işsizlik olmak üzere sağlık, eğitim gibi bir çok nedenle her yıl bin kişinin göç edip, terk ettiği Ardahan kredi kullanımında da sonuncu.


Geçen yıl sonu itibarıyla nakdi kredi stoku en az olan il Bayburt olurken borcuna en sadık il ise Gümüşhane oldu.


Türkiye’nin mega kenti İstanbul, geçen yıl 855 milyar liralık toplam nakdi kredi stoku ile liderliğini sürdürürken, her 10 liralık kredinin 4 lirası İstanbul’da kullanılıyor. Geçen yıl sonu itibarıyla nakdi kredi stoku en olan az il Bayburt olurken, borcuna en sadık il ise Gümüşhane oldu.


NAKDİ KREDİ KULLANIMI EN AZ BAYBURT’TA


Geçen yıl sonu itibarıyla nakdi kredi stoku en az il, Bayburt oldu. 572 milyon 295 bin lira tutarında nakdi kredinin kullanıldığı Bayburt’u 872,2 milyon liralık kullanımla Tunceli, 1 milyar liralık kullanımla Kilis ve 1,1 milyar liralık kullanımda Ardahan izledi.


2016-2017 döneminde Bayburt, Tunceli ve Kilis’te toplam nakdi kredi stoku sırasıyla yüzde 17, yüzde 22 ve yüzde 21,3 artış gösterdi. Bayburt’ta takipteki kredi alacak oranı geçen yıl yüzde 2,3, Tunceli’de yüzde 2,5 ve Kilis’te yüzde 3,3 olarak kayıtlara geçti.


BORCUNA EN SADIK İL


Takipteki kredilerin toplam kredilere oranı (NPL) geçen yıl itibarıyla en düşük il yüzde 1,58 ile Gümüşhane oldu. Bu oranla borcuna en sadık il konumunda bulunan Gümüşhane’yi yüzde 1,88 ile Siirt, yüzde 1,97 ile Denizli ve yüzde 2,02 ile Kahramanmaraş takip etti.


Şanlıurfa ise yüzde 5,82 ile takipteki alacak rasyosu en yüksek il olarak kayıtlara geçti. Bu ili yüzde 5,48’le Kütahya, yüzde 5,4’le Diyarbakır ve yüzde 5,3’le Afyon izledi.


Kaynak Yeniçağ: 



**İttifak Hazırlıkları..


Yaklaşan seçimler öncesi %51’i bulamayacaklarından korkan ve paniklenen başında gelen AK Partinin, şu an zaten koalisyon içinde olduğu MHP ve diğer partilerle görüşmeye devam ederken CHP’nin ne yaptığını da merak etmeden duramadığını görüyoruz.


Bir taraftan MHP ile ittifakını sağlamlaştırmak için hazırlıklar yapan diğer taraftan CHP’nin HDP ile ittifak kurmaması için çabaladığını gördüğümüz AK Partinin bundan da bir hayli başarılı olduğunu ve CHP’yi korkutup, Kürt seçmenin yaklaştığı CHP’yi HDP’den uzak tutmaya çalışıyor.


Yıllardır bu taktikle iktidarda kalmayı başaran ve CHP’nin ulusalcı damarına basarak, bugüne kadar CHP’yi HDP seçmeninden uzak tutmayı başaran AK Partinin bu kez CHP’ye yönelmekte kararlı gibi görünen Kürt seçmene diyemediğini direk CHP’yi terörist partilerin devamı olarak suçladığı HDP üzerinden deşifre ederek CHP’ye oy vern Türk seçmene oynamakta olduğunu da görmüyor değiliz.


Bu tuzağı anlamaktan bir hayli zorlandığını gördüğümüz CHP’nin ise ‘şimdilik’ bu oyuna geldiği ve her zamanki gibi şaşkın bir ördek misali kendisinin ne yapacağından ziyade AK Partinin suçlamalarını cevaplamakla zaman kayıp ettiğini de görmekteyiz.


Halbuki 2019 seçimlerinin iki parti arasında yani CHP ile AK Parti arasında geçeceğini ve AK Partinin bunu anlayıp şimdiden tedbir almaya çalıştığını anlaması gereken CHP’nin kendisine yöneltilen suçlamaları savunmaktansa, yiğitçe ortaya çıkıp, ‘Evet bu ülkede nefes verilmeyen bir kesim var, oda bizimle hareket edebilir’ deyip, HDP, SP ve İYİ Parti ne varsa hepiyle yiğitçe ve açık açık görüşmeli bu görüşmelerin AK Partiye karşı güçlü olmanın gerektiğini bekleyen seçmene anlatmalıdır.


Çünkü AK Partinin kendisine tuzak kurduğunu asıl amacın oy oranı bir türlü %10’un altına düşmeyen HDP ile kurulacak olan bir diyaloğun kendisini etkileyeceğini iyi biliyor.


Bu nedenle bir taraftan savaş politikası ile milliyetçi seçmeni ikna ederken diğer yandan ‘teröristlerle iş birliği yapıyor’ diyerek CHP’ye yüklenerek HDP ile bir araya gelmesini engelliyor.


Ve bunu da şimdiye kadar başarmış gibi..


Çünkü biliyor ki karşısında ki kafası karışık, ne yapacağını demektense AK Partinin dediklerini çürütmeye çalışmakla zaman kayıp eden bir politika içinde olan bir CHP var..


**HDP CHP’yi Cesaretlendirmeli..


AK Partinin kendisi üzerinde yüklendiği CHP’nin bu durumunu görmesi gerek diğer bir tarafta HDP’dir..


Çünkü kendisinin gerek barış süreci öncesi gerek Anayasa değişikliğinde hata yapıp, iktidara ortak olmazsa da birlikte bir anayasa hazırlama fırsatını kaçırdığını artık anlaması gereken HDP’nin yaklaşan 2019 seçimlerin de birlikte çalışacağı parti CHP’dir..


Ve başta İstanbul’da olmak üzere Ardahan’da ortak çıkaracakları isimlerle AK Parti adaylarına karşı ciddi bir duruş sergileyeceğini ben değil sol seçmen ve AK Parti iktidarından kurtulmak isteyen seçmen diyor..


Bu nedenle HDP’nin Türkiye Partisi olam iddiasını yeniden hatırlayarak CHP ve diğer sol orijinli hatta Yeni Parti ve diğer sağ partilerle de konuşup, görüşebileceğinin sinyallerini vermelidir.


Aksine mi oy şekli ve sandıkları %51 için şimdiden hazırlayan AK Partinin MHP ile kurduğu ittifak ve koalisyon bir beş yıl daha bozulmaz biline..