BALKONDAN DÜŞEN ÖMER KURTARILAMADI!..





SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


Geçtiğimiz günlerde Ardahan Vali Yardımcısı Yusuf Melikşah Aydın’ın 2,5 yaşındaki oğlu Ömer Tuğrul oturduğu apartmanın 4. katından düşerek ağır yaralanmıştı. 

Ardahan Devlet hastanesinde ki ilk müdahalenin ardından Erzurum’a sevk edilerek tedavi altına alınan Ömer Tuğrul yaşam mücadelesini kaybetti. 

Ömer Tuğrul Ankara’da düzenlenen cenaze töreninin ardından gözyaşları ile toprağa verildi.


BİR J. UZMAN İNTİHAR ETTİĞİ GÜN DİĞER J. UZMAN TRAFİK KAZASI KURBANI OLDU!


arşiv haber 26.11.2022 tarihli haber/yorum


Ardahanlı Uzman çavuşun görev yaptığı Kayseri’de girdiği bunalım sonucu hayatına son verdiği bir günde Ardahan’ın Hanak ilçesi yolunda meydana gelen trafik kazsında da bir uzman çavuş hayata veda etti.


Alınan bilgilere göre Ardahan’da, otomobilin şarampole devrilmesi sonucu Hanak Jandarma Komutanlığı trafik bürosunda uzman jandarma Kürşat Kara (45), yaşamını yitirdi.

Kaza, sabaha karşı, Hanak mesire alanı bölgesinde meydana geldi. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne gelen, otomobilin şarampole yuvarlandığı ihbarıyla bölgeye sağlık, AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekipler, defalarca takla atıp şarampole yuvarlandığı tespit edilen otomobilde 1 kişinin hayatını kaybettiğini belirledi. Kazada ölen kişinin, Hanak İlçe Jandarma Komutanlığı trafik bürosunda görevli, 2 çocuk babası uzman jandarma Kürşat Kara olduğu tespit edildi. Kara’nın Aksaraylı olduğu ve otopsinin ardından cenazesinin memleketine gönderileceği öğrenildi.


Yüksek kesimlerinde kar yağışı etkili oldu..


SYDV tarafından yoksul ve fakirlere verilen kış desteği kapsamında yardım kömülerinin dağıtıldığı Ardahan’da kış gün geçtikçe yüzünü daha net göstermeye başladı.


Ardahan-Şavşat yolunun 2 bin 500 rakımlı Sahara Geçidi ile Damal-Posof yolunun 2 bin 550 rakımlı Ilgar Geçidi’nde etkili olan kar yağışı, sürücüleri zorladı. Karayolları ekipleri, bu yollarda karla mücadele çalışması başlattı. Kentte hayvanlarını otlatmak için meraya götürenler de kara hazırlıksız yakalanınca zor anlar yaşadı.


Kış lastiği için tarih!


Ardahan’da kış mevsimi süresince trafik güvenliğinin sağlanması, kazaların önlenmesi, trafik akışının sağlanması ve vatandaşların güvenli seyahat edebilmeleri amacıyla Vali Hüseyin Öner başkanlığında ‘Karayolları Trafik Güvenliği İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’ yapıldı. Toplantıda kış lastiği uygulamasına 1 Aralık tarihinde geçileceği kararlaştırıldı.

Toplantıda konuşan Vali Öner, kış mevsiminde trafikte yaşanan olumsuzlukları en aza indirmek, can ve mal kaybını önlemek amacıyla toplantının yapıldığını belirterek, şunları söyledi: “Kış şartları sebebiyle trafik akışında zaman zaman olumsuzluklar yaşanmakta ve kazalar meydana gelmektedir. Alınacak tedbirler ve sürücülerin bilinçlendirilmesiyle yaşanan kazaları en aza indirmek mümkündür. Bu kapsamda İl Emniyet Müdürlüğümüzün koordinesinde alınması gereken tedbirleri gözden geçirerek, halkımızın can ve mal güvenliğini sağlamak ve kazaları en aza indirmek için gerekli planlamaları yapacağız. Bu noktada tüm kurumlarımızın koordineli bir şekilde çalışarak, alınacak kararlara uyması önem taşımaktadır.”

Toplantıda Karayolları Kars Bölge Müdür Yardımcısı Vedat Özkul ve İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından bir sunum yapıldı. Sunumda genel olarak kurumların görev ve sorumlulukları, tedbirlerin kapsamı, ilimizde trafik güvenliği açısından riskli yollar ve bölgeler yer aldı. Sunumdan sonra katılımcıların görüş ve önerilerini dile getirdiği toplantıda çeşitli kararlar alındı.

Vali Öner, kış lastiğine geçiş uygulamasının 1 Aralık ile 1 Nisan tarihleri arasında uygulanması, Tır geçiş güzergâhlarında olası ulaşım sorunlarına karşı Tır parkı alanlarının oluşturulması, alınan diğer kararlara göre şehir içi ve şehirlerarası yollarda buzlanmanın önlenmesi ve karla mücadele için gerekli hazırlıkların yapılması, trafik işaret ve levhaları gözden geçirilerek varsa eksikliklerin giderilmesi için ilgili kurumlara talimatlar verdi.

Toplantıya Vali Hüseyin Öner, İlçe Kaymakamları,  İl Emniyet Müdürü, İl Jandarma Komutanı ve ilgili kurum müdürleri katıldı.




BİR ARDAHANLI YAZISI..


Gazeteci kızım Özlem Şeyma Yîlmaz ile birlikte hazırlayıp, TEMPO TV’de canlı olarak sunduğumuz ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı programın hazırlanması, bölgenin ilk e-gazetesinin ulusallık manşetlerinin 7 sütuna çekilmesi, yerel gazetemize haber ve yorumları yazma telaşı, yeni dergi hazırlığı, youTube kanalımız YouTube ArdahanTV’ye görüntülü haberlerin yüklenmesi, Amerika dahil dünyanın her tarafından aranıp, ‘haber yap’ denilmesi, gelen mesajlara cevap verilmesi, paylaşımlar ve mega gecekondu İstanbul trafiği..

Yetmedi Ardahan, Kocaeli, Bursa, Adapazarı, Trakya’daki görüşmeler..

Ve bu yoğunluk içinde ülke, dünya gündeminden kopmamaya, her an güncellenen suni gündemi takip edip, yorumlama ve haberleştirme telaşıyla biten bir hafta daha..

Hem de iç dünyamda kaynayanları anlatan cumartesi yazılarını duygularını bastırıp, erteleme stresi..

Tam bunlar bitti derken gazetemizin grafiği yetmez haber ve baskısıyla, dağıtımıyla ilgilenen Baran’ın, ‘Abi baskıya gireceğiz. Matbaa çok soğumadan yazını atarmısın..’ deyişi..

Evet, bir günümün kısa bir hikayesi ve geride kalanlar, çekip, gidenler gibi hergün biraz daha beni yoran geride kalan bir haftanın özeti bu derken gelen bir mesaj beni kendime getirip, yorgunluğumu alıyor adeta..

Çünkü whatsapp’tan gelen mesaja baktığımda, ‘Al yorgun gazeteci günün yorumuna benim de katkım olsun’ diyor gibiydi..

Kamu görevlisi olduğundan ‘adımı verme ama al bu yazıyı kendi köşende kendi imzanla yayınla abi..’ diyen dostumun imdadıma yetişen yazısını okuduğumda beni ne kadar yakından takip edip, adeta benim anlatacaklarımı, 35 yıldır anlattıklarımın özetlendiğini görünce gülümsüyor ve adını sakladığım ama yazısını alıp, kendisine teşekkür ediyorum.


 


Ve alın size sadece ben değil, aslında her Ardahalının Ardahan’ı, kobuğ yemiş Ardahanlıları bu kadar güzel anlatan bir yazıyı yazacağının kanıtı olan o yazı;


“Aras’ı ayırdılar

Kum ile doldurdular;

Ben senden ayrılmazdım

Zor ile ayırdılar..

Ardahan’dayım. 

Size iyilik olsun diye bu sefer uçakla değil, otobüsle gideyim İstanbul’a. Hem

yazımızda uzun olur. Zaten yollar kar kış kıyamet. Gözlerimi biraz kapatayım… Uykum geliyor.

Arda Türklerinin olduğu çadır kurduğu, Oğuz boylarından gelen Ahıska Türkleri, Avşar

aşiretleri, olağanüstü milyonlarca kıl çadırlar. Koçerler. Redkan aşiretleri.. 

Terekemeler, Kürtler,

Gürcü, Çerkez, Tat ve Poşalar… 

Bu devasa nüfusu Defter-i Mufassal-i Vilayet-i Gürcistan, Osmanlı

Devleti tarafından 1595 yılında, hazine gelirlerini tespit etmek amacıyla, Gürcistan’dan ele geçirilmiş

toprakların tahririyle oluşturulmuş mufassal defterinden anlıyoruz. Neyi? 

Aradahan’ın demografik

yapısını.

Bu gün geldiğimiz noktada ise her yıl en az 2 bini aşkın kişinin göç ettiği bugünkü 98.000 nüfuslu sürekli göç veren ve eriyen sosyolojiyi

demografiyi gördükçe içim kan ağlıyor. 

O kadar sıkıldım o kadar sıkıldım ki. 

Yani son ticaret odası

seçiminden tutun baro seçimlerine, 3 başkanı birbirini jurnallayan esobb’u, cep, tabela dernekleri ve onların üst kurumu diye kendilerini yatıran federasyonlarının KAI’nin gölgesinden kurtulamayışlarını tutun, kaz gecelerine, buradaki herşeyi bizim ünlü, ünsüz gazeteciler gibi al, kes kopyala

yapıştırla gidişatları.. 

Herkes kendine göre adam, vatan kurtarıcısı ama kimse kimseyi sevmiyor.. Bir araya gelmiyor..

Memlekette

ise çeper dibindeki dedikodu almış başını gitmiş, altyapı sorunları bitmemiş. Tapu yok, imar yok, iskan yok, istihdam

yok, işsizlik çok..

Ve biraz daha kenar mahallelere kaydığınızda karton ile pencere kapatmışlar, üzerine koli bandı, pesari yani hayvan boku kerme

yakıyorlar, ısınmak için…

Gelin de halimizi görün. Sahte bal, sahte para, sahte insan, çantacı, sahte vekil, hatta başkan, başkanlar.. 

Yani her ne ararsan var. Ve bendeki bu dilekler ve istekler oldukça Ardahan’da ise bu kadar vurdumduymazlık had

seviyede iken hiçbir şeyi değiştiremeyiz duygusunun gün geçtikçe kabul görürür gibi olması..

Ha bu arada üç gümrüğüne, tren yoluna dışı kalaylı, içi vayvaylı teneke antrepolu, kanopiyi durağı hala

kurmamışlar…

Neyse gelin size çok eski zamandan bir hikaye anlatayım. Herkes çaylarını alsın. Sobanın arkasına

geçsin. Ve beni dinlesin.. 

Bir gün heybetli şanı büyük, büyük şilfeler asılı atkısı, başında kalpağı, çok

eski zamanlardan çıkmış gelmiş, pos bıyıklı babayiğit, üzerindeki paltosunda bir karış kar olan şanı büyük Yusuf Ağa hastalanmış. Yatağa düşmüş. 

Ama o hasta haliyle bile yatağından kalkıp bahçeye gider, bahçenin sonunda dikenlerin kenarına yemek bırakırmış, yılan gelir, yemeği alır, yemek karşılığında kendisine bir altın

verirmiş. 

Yusuf ağa da her gün bir altını alırmış. 

Fakat gel zaman git zaman Yusuf ağa çok

hastalanmış, yataktan çıkamaz olmuş ve oğluna demiş ki; ‘Oğlum her akşam anandan bir kap yemek al, bahçeye götür, dikenin kenarına koy, yılan gelecek, sakın korkmayasın, yılan yemeği aldığında ise oda sana bir altın verecek, yemeğini

alacak, yılana da zarar vermeyesin sakın. Tamam mı?

-Oğul: Eri. Tamam -Baba.

“Paniği geçtin mi, Bayramoğlu!

Bayramoğlu; Bayramoğlu!

Bayramoğlundan öte köy var mı? “

“-Gelimli dünya gidimli dünya. Sen selam söyle yeter ki! köy çok, köy çok!..”

Karac’oğlan yavuz ata binerdi, üstümüzde avcı kuşlar dönerdi

Ha deyince, beş yüz atlı sünerdi, akça ceranları kovanlar hani? “

Geçmiş zaman. Bir gün, o iki gün, üç gün..

 Oğul her gün bir kap yemek götürür bahçeye karşılığında bir altın alır. 

Ve bir gün oğlu demiş ki, ‘böyle olmaz, ben şu hançeri alayım, yılana niye her gün yemek

vereyim? Yuvasını bulurum, yılanı öldürürüm, bütün altınları alırım.’ diye..

Düşünmüş. Kalkmış bir kap yemek ve hançeri almış. 

Annesi yapma oğul demişsede ne fayda..

Yinede son umut diyerek oğlunu kolundan tutmuş. 

Guruooo neke, etme, eleme desede nafile.. Oğul anasına kızarak; Ana berde… bırak… 

Ve bahçeye gitmiş.yemeği bırakmış, yılan gelmiş bir altın bırakmış, ikiside her zamanki gibi değiş tokuş yapmışlar. Ama bu kez Yılan yuvasına dönerken Oğul hançeri çıkarıp, yılana vurmaya çalışırken, yılan farketmiş son anda canını kurtarsada oğul yılanın kuyruğunu kesmiş.. Yılan da acı içinde dönüp oğulu

Sokmuş ve oğul ölmüş…

Gel zaman git zaman Yusuf ağa fakirleşmiş, durumu çok fukara, perperişan olmuş,  binlerce inekten bir tek inek kalmış.

İyileşmiş,kalkmış, tekrar bir kap yemek almış, bahçeye gitmiş, dikenin kenarına yemek bırakmış, yılan gelmiş. 

Demiş ki; ‘Gardaş gel eskisi gibi olalım. Ben sana hergün bir kap

yemek vereyim, sen de hergün bana bir altın veresin olur mu?’ demiş..

Yılan: ‘Ağam ben deki bu kuyruk acısı

sende de bu evlat acısı oldukça biz eskisi gibi olamayız..’ demiş..

Bir ses duydum.

-Fakir abi uyan Esenler otogarına geldik.

– Uyandım. Muavin çocuğa sordum.

– Yusuf Ağa’nın evi nerededir?

Muavin:

– Fakir abi sen hangi ağayı soruyorsun?. -Burası İstanbul. Burada herkes ağa..

Ya kuyruk acısı çeken Yılan!..

Evet, bugünkü yazım bu, hikayeside bu..


Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


arşiv haber 21/02/2016 tarihli haber


AMİRLER DE KAHVALTI DA BULUŞTU..


Ardahan Dernekler Federasyonunun Ardahanlı İş adamları ile bir araya gelip, sorunları masaya yatırıldığı bir sırada Ardahan Valisi de çalışma arkadaşları ile kahvaltıda bir araya geldi.


Vali Ahmet Deniz, protokol üyeleri ve kurum müdürleri ile sabah kahvaltısında bir araya geldi.

Öğretmen Evinde ki sabah kahvaltısına Vali Deniz ile birlikte Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak, Vali Yardımcıları Muharrem Coşgun, Abdurrezzak Canpolat, İl Jandarma Komutanı Osman Yeşilöz, İl Emniyet Müdürü Selami Hüner, ARÜ Rektör Yardımcısı Orhan Söylemez, Valilik birim müdürleri ile kamu kurum ve kuruluşlarının il müdürleri katıldı.

Vali Deniz yaptığı konuşmada; “Kamu görevlisi olarak hepimizin görevi, halkımıza en iyi şekilde hizmet etmektir. Bütün kurumlarımızla birlikte, gelişmiş ve kendisini ispatlamış bir Ardahan için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz.  İlimizde hizmet veren bütün kurumlarımıza yapmış oldukları başarılı gayretli ve özverili çalışmaları nedeniyle teşekkür ediyorum. İnşallah bundan sonra ki yıllarda da bu işbirliği ve uyumlu çalışmanın artarak insanımıza daha güzel hizmetlere vesile olacağına inanıyorum” dedi.

İlin genel durumunun ele alındığı toplantıda, 2016 yılı faaliyetleri ile kentin kalkınmasına yönelik yapılabilecek çalışmalar hakkında Vali Deniz, kamu yatırımları ve projeleri hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Davetlilere, Ardahan’a yapılabilecek en küçük katkıların dahi önemli olduğunu, bunun zamanla büyüyerek birkaç yıl içerisinde farklılık yaratacağını söyledi.  Ardahan için olumlu her fikre ve projeye katkı sağlanmasını, herkesin kendince bir destekte bulunmasını istedi.

Vali Deniz, sağlıklı yaşam konusunda yine davetlilere tavsiyelerde bulunarak sigara kullananlara, sigarayı bırakmalarının sağlıklı yaşam için önemli olduğunu, bıraktıkları andan itibaren sağlıklı yaşamın önemini çok daha iyi anlayacaklarını belirtti. Bu bağlamda bahar mevsimin yaklaştığını, Ardahan’ın temiz havasından herkesin faydalanmasını ve doğa aktivitelerine hazırlıklı olmalarını önerdi.

Ayrıca, Belediye Başkanı Faruk Köksoy da; Belediyenin yatırım ve projeleri hakkında bilgilendirmede bulundu.