https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw
2021 Yılında Yıldız En TV’de yayına başlayan ve ARÜ Kurucu Rektörü Porf. Dr. Ramazan Korkmaz, Kocaeli eski Baro Başkanı Sertif Gökçe, İş insanı Halit Karahan, Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Orhan Çerkez’in konuk olduğu Yıldız En TV’de bu kez İş insanı Ertan Hamitoğlu’nun yanı sıra Gazeteci Ali Tarakçı ve Sanatçı Dilek Albayrak’ı perşembe günü, saat 16.30’da konuk edecek olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın kardeşide ağır bir misafir ağırlayacak.
Aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Gazeteci Fakir Yılmaz’ın uydu ve diğer birçok alanda tüm dünyada yayın yapan Yıldız En TV’de her perşembe günleri, saat: 16.30’da hazırlayıp, canlı olarak sunduğu program öncesi Vatan Toprakların Katılışının 100. Yıl Dönümünü kutlamaya hazırlanan Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Yılmaz’ın küçük kardeşi olan ve Arı Spor Kulübü Başkanlığı yapan Dicle Yılmaz’ın yönettiği Arı Spor’a konuk olacak.
Bu hafta İş insanı Ertan Hamitoğlu, Damga Gazetesinin önemli kalemi Ali Tarakçı ve Sanatçı Dilek Akpınar’ın katılacağı “Gazetecilerle Gündem” adlı Yıldız En TV yayını öncesi internet üzerinden yayınlanan ve Ardahan Gündemini tutmaya çalışan Arı TVnin konuğu olacak olan CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demiri izlemek için facebookta Arı Spor yazıp, sayfasını takip etmek yeterlidir.Konuyla ilgili yapılan açıklama şöyle;
Sevgili Takipçilerimiz,
”Derdimiz Ardahan, İşimiz Ardahan, Ortak Paydamız Ardahan” diyen Başkan Faruk Demir Canlı Yayın Konuğumuz Olacak Belediye Başkanımız Sayın Faruk Demir, 17 Şubat 2021 Çarşamba akşamı saat 21:00’de, Ardahan Arı TV yayın kanalında canlı yayın konuğu olacaktır. Uzaktan bağlantı ile gerçekleştirilecek olan yayında, Başkan Demir’in Ardahan’a yaptığı hizmet ve yatırımların yanı sıra, gündemde olan diğer konular konuşulacaktır. Tüm halkımıza şimdiden iyi seyirler dileriz. Not: Bu duyurunun görseli, Onur Ajans Reklam ve Matbaa (0 551 993 24 39) tarafından hazırlanmıştır.
Başkandan AB elçisine ziyaret
Faruk Demir, ziyaret sonrası sosyal medyada paylaştığı mesajda, “Kendisine hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. Ardahan’a davet ettik. Kendilerine Damal Bebeği ve yöresel lezzetlerimizi armağan ettik. Çevre, temiz enerji ve süt ürünleri üzerinde uzun uzun fikir alışverişinde bulunduk” dedi.
Demir, “Fizibiliteleri bitmek üzere olan çok sayıdaki projelerimizi kendilerine ulaştıracağız. Kafkasya’ya açılan 2 sınır kapısı, enerji koridoru ve Bakü – Tiflis – Ceyhan demiryolunun geçiş merkezi olan Ardahan’ın ülkemiz, AB ve bölgemiz için önemini anlattık. Sıcak karşılama ve misafirperverliği için kendilerine teşekkür ediyorum” diye konuştu.
KAN AĞLIYOR MEMLEKET, KAR YAĞIYOR İSTANBUL’A!..
Genelde doğuda görülen manzaralar tam da kuraklık olacak denildiği bir zamanda, İstanbul’un 7 tepesinde de görülmeye başlandı.
Bir haftadır süren ve birçok şedin verildiği, bir o kadarının yaralı olduğu, sivil denilip, aralarında asker ve polislerin olduğu da ortaya çıkan, bir çok insanın bir mağarada başlarından vurularak öldürüldüğü Gara operasyonunun bile dayanamayıp, nedense belki de dost, müttefik denen ABD’nin silahları(!) yüzünden mi, yoksa Kürtlerin de güvenmediği ve barış sürecinden sonra Türklerce kedi denen Barzani’nin yine trafoya girdiğinden mi bilmem ama kandile kadar süreceği söylenen, ama bir haftada sonlandırıldığını “son dakika”başlıklı haberlerle öğreniyoruz..
Ve beyazın, yani bir taraftan kan, diğer taraftan kar esaretinin pandemiden sonra esir aldığı gündemin tartışıldığı bir sırada İstanbul’a kar yağıyor.
İkinci boğazının açılması için hazırlandığı ileri sürülen projenin yani Feto, Karadeniz gazı gibi unutulan Kanal İstanbul projesi ile boynuna yeni bir gerdanlık takılacağı söylenen, bir sevgili kadar sevdiğim İstanbul’un beyaz gelinlik giymesi de sevgililer günü hediyesi oldu eski bir başkanını aynı gün toprağa veren İstanbullulara.
Hala inanmadığım ve gün geçtikçe yani salonları dopdolu olan kongrelerle haklılığımı ortaya çıkaran saçma pandemi yasaklarının devam ettiği bir süreçte, milyonluk kenti beyaza bürüyüp, tipi eşliğinde memleketim Ardahan’a doğru giden kar, zaten tıkalı olan, Ardahan gibi göç veren İstanbul’un trafiğini üzse de, kurak gidecek diye korkulan doğayı, boşalan barajları, sevindirmesi de hoş oldu. Gerçi bu ikinci ve iki, üç gün daha sürecek denen kar yağışı, “İmamoğlu geldi su sorunu yaşanacak” diye sevinenleri de boş çıkardı. Ya neyse, şimdi konumuz bu değil diyerek burayı geçelim..
Kısacası; Artık adlarını unuttuğumuz ama 40 yıldan fazladır, ‘Bu kez bitti, bitirildi’ operasyonlardan olan son operasyon yine ülkemi üzerken, yağan karlarda bir o kadar üşüttü..
Ve İstanbul’dan yola çıkan karları bekleyen memleketim Ardahan’ı ve beni yürekten bir kez daha derinden üzen, ana yüreklerini dağlayan Gara operasyonu gözyaşları arasında, başta İstanbul’u olmak üzere, tüm yurdu üşüten ama yeni temiz beyaz bir sayfa olmasını umduğum ülkeyi kuşatan karların, ülkeme, milletime hayır ve bereket getirmesini umut ediyor, kara kış günü, karanlıkta başlatılan operasyonda memleket sevdasıyla, hem de kendilerini bekleyen sevgililer gününde hayata göz yumanlara ve dönemi boyunca bir hayli rahatlayan İstanbul’un başında olan eski Başkanı Artvinli hemşerim Kadir Topbaş’a Allah’tan rahmet diliyorum..
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
Arı Spor’dan Yöneticilere Sitem..
Sevgili Takipçilerimiz,
Ardahan’ın Takımına Kars Sahip Çıktı
Hiç Biriniz Bir Ayhan Bilgen Olamadınız
Ardahan yerel ligini şampiyon olarak tamamlayıp Türkiye şampiyonasına katılım hakkı elde eden gençlerimize ne yazık ki İlimizde sahip çıkan olmadı. Kulüp olarak kısıtlı imkanlarımıza rağmen şampiyona boyunca gençlerimiz için gidiş-geliş, konaklama, yemek vs. giderler için elbetteki bir bütçe ayırdık.
Ancak gönül isterdi ki, Ardahan’ı temsilen şampiyonaya katılan gençlerimize, Ardahan halkını temsil görevi verilen Vali ve Belediye Başkanı da sahip çıksın. Konuyla ilgili olarak, yaklaşık 15 gündür Ardahan valiliğine yapmış olduğumuz randevu talebimize cevap verilmemiştir. Muhtemeldir ki Vali beyin ya bize ayıracak vakti yok, yada benden para isteyecekler düşüncesiyle bizden köşe bucak kaçmaktadır.
Oysaki Vali beyden maddi destekten ziyade, öğrenci olan bazı sporcularımızın izini ile ilgili zorluk çıkaran okullarından izin alınması için gerekli talimatların verilmesi hususunda görüş beyan edecektik. Belediye Başkanını ise hiç sormayın ! her gittiğimizde belediye parkında bulunan eski araç gereçlerin videosunu göstermenin yanı sıra, belediyenin borç batağında olduğunu anlattı durdu. Hal böle iken Kars belediye Başkanı Ayhan Bilgen’in ( Bazıları ön yargılı yaklaşır ) Kars’ta yapılacak olan U-19 organizasyona katılan (Ardahan, Erzurum, Ağrı, Iğdır) tüm takımlara yemek vereceği bilgisi alındı. Spora sanata kültüre verilen değerin ne olduğunu her iki İlin yöneticilerini kıyaslayarak aradaki farkı siz bulun.
**Cemiyetçilik nasıl yapılır?
Mevcut iktidarın İmam Hatip ve Kur’an Kursları üzerinde oluşturduğu daha sonra TUSİAD’a alternatif olarak MÜSİAD gibi kuruluşların oluşması ile Sivil Toplum Örgütlerinin değerini anlayıp, yöresel dernekler dahil bir çok cemiyetle hareket etmesi ile geldiği iktidarda 17 yılı geride bırakmanın keyfini yaşıyor.
Tabi bu 17 yıl süresince içine girdiği şımarıklıkla başta Mahalle Komisyonları olmak üzere bir çok stk’yı da görmezden gelip, dışlamaya başlayınca başta İstanbul’da olmak üzere bir çok kentte seçimleri kazanamayıp, aldığı darbe ile morali bozuldu.
Ve bugün yeniden toparlanma, yeniden Mahalle Komisyonları kurma hesapları içine girdi.
Öte yanda başta CHP olmak üzere karşı grup iktidarın ötelediği, şımarıp görmek istemediği stk’lara, federasyonlara, derneklere sahip çıkmış, yanına çekerek başarısına başarı katmış ve başta Esenyurt’ta olmak üzere hemşehricilik üzerin de olmak üzere bir çok alanda kendine yol açmış ve seçimler de seçilmeyi başarmıştır.
Peki bunlar olurken cemiyetçiler ne yapmışlar?
Kimi kuruldukları gibi kalmış, kimi kaz, pilav pişirmeye devam etmiş kimi iste ‘Güçlü Bir lobi’ parolası ile kendinden vermiş ve toplumunun fertlerinin siyasette de var olması için çabalar ortaya koymuş, tüm engelleme ve paçalara yapışmalara rağmen ‘Varım, varız’ demeyi başarıp, başta siyasi partilere olmak üzere kendisini her alanda ortaya koymayı başarmış.
Kim bunlar dediğimiz de başta zaman zaman çok kızdığımız hatta düşman ilan ettiğimiz ve adına ‘Yahudi Lobisi’, ‘Ermeni Cemiyetleri’ hatta ‘Gürcü Mafyası’ yada ‘Karadenizliler’ dediklerimiz aslına derkençilikle, federasyonculukla ve diğer adıyla lobicilikle yani cemiteycilikle bugün değil şehirlerini, kentlerini, kasabalarını ülkeyi, dünyayı yönetme noktasına gelmişlerdir.
Peki bu durumu algılayan, anlayanlar mı çok anlamayanlar mı?
Bilmem ama insanların bir birinden haberdar olası için sanal ortamlarda kurulan gruplarda bir durmayıp, hemen çıkanların çok akıllı sandıkları kendilerinin aslında o çok istenen lobicilikten uzak olanlardır.
Yani dernekçliği, federasyonları, cemiyetleri anlamayıp, desteklemeyip, yetmez engelleyip iş yaptırmama çabası içinde olanların daha çok olduğu bir ülkenin Ermeni Lobisi karşısında yada Amerika dolarının altında ezilen taraf olduklarını anlamayanlardır cemiyetçiliğin nasıl yapıldığını, yapılacağını anlamayanlar..
Şevk kırmakta, moral bozmakta bir bir olan bu grubun yerinde pinekleyen, ‘küçük olsun, benim olsun’ diyenlerden başkaları olmadığı bir gerçek olan bu süreçte cemiyetçilik yapmak isteyenlerin de teslim olmaması, direnmesi hatta mevcut iktidar dahil cemiyetçiliğin önemini kavraması için mücadeleye devam etmesi gerekir diye düşünüyorum.
Evet, zor bir o kadar da stresli bir iş olan ama daha dün karşısına MÜSİAD’ı kurup, öteledikleri TUSİAD’ı kabul eden ve içine girdikleri ekonomik sıkıntıdan çıkmak için yardım isteyen Başkan Erdoğan’a dahil herkese güçlerini kabul ettirmek için mücadeleye devam etmeliler.
Çünkü bu ülkenin olduğu gibi dünyanın bir gerçeği olan cemiyetçiliğin aslında bir örgütleme stili olduğu ve bu örgütlemenin bu ülkenin kurtuluşuna büyük destek veren önce çete sonrasında ordu olanlar gibi yılmadan mücadele vermesi gerekir ki cemiyetçiliğin nasıl bir güç olduğunu ortaya koymalıdır.
Bunu yaparken de her işte olduğu gibi cemiyetçilikte de işin hiç kolay olmadığı, çeper dibinde fesatlık yapanlar dahil bir çok engelin olduğunu ve asıl işlerinin bu fesatları ve fesatlıkları aşıp, topluma kendisini kabul ettirmek gerekir..
Onun içinde cemiyetçiliğin nasıl yapılacağını ortaya koymak için mücadeleye devam etmek gerekir..
Bende onu yapıyorum, yapacağım.. Sizde onu yapın yapanlara destek olun derim..

.jpg)