Ardahanlı İşadamlarının sahipliği yaptığı Bayramoğlu Döner Ardahan’a yatırımlarına devam ediyor.
Daha önce bir çok cadde de yer alan Bayramoğlu Döner bu kez Ardahan’a otle yapacak.
Alınan bilgilere göre Ardahan İnönü Caddesinde inşaası devam eden binayı otel olarak yapan Bayramoğlu döner daha öncede Kongre ve Vali Hurşitbey Caddesinde yer almıştılar.
İbrahim ve Halim Aslan kardeşlerin birlikte Ardahan’da yapacakları otelin yanı sıra İstanbul Poyrazköy’de de yeni bir iş teri açmaya hazırlandıkları öğrenildi.
**Erdoğan’ın Ardahan Sakinliği, Kaliforniya Çamı..
Havaalanı ve Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolunun merkeze uzatılması beklenen ülkemin sınır kentinde düzenlenen mitingde konuşan Başkan Erdoğan’ı ekranda pür dikkatle hem izleyip, hemde telefon kamerası ile aldığım görüntüyle kayıt altına alıyor, Erdoğan’ın Ardahan’da yaptığı konuşmayı takipçilerimin de görmesini istiyordum.
Çünkü ülkemin 3 gümrük kapısına sahip olmasına karşın ihracat ve ithalatın en az yapıldığı sınır, serhat kentte yapacağı konuşmasında vereceği mesajlar hem Ardahan’da ki partisinin adaylarını hemde genel gündemi belirleye bilirdi..
Evet, günlerdir beklediğimiz, hava alanı olmadığı için helikopter ile şehrin futbol sahasına inen, buradan camiye gidip, cuma namazını kılan Erdoğan’ı Ardahan’da çıktığı mitingde pür dikkatle izlerken bir taraftan da benim gibi onun yapacağı konuşmayı merak edip, sahayı dolduranlara bakıyorum, inceliyorum.
Ve Erdoğan’ı izleyip, dinlerken yetmedi cep telefonu ile görüntüsünü kayıt edip, canlı yayınlarken en çok ta merak ettiğim diğer bir konu miting alanını dolduranların tutum ve tavırları oluyor.
Soğuk bir günde Ardahan’a gelip, başta Ardahanlı ozanların söylemleri olmak üzere ilçelerinin adlarını tek tek veren ve sanki bir Ardahanlıymış gibi 3.5 yıl önce yine bir miting için geldiği Ardahan’ı çok yakından tanıyormuş intibası vermeye çalışan Başkan Erdoğan’ı izlerken diğer taraftan sahayı dolduranların kimler olduğuna bakıyorum.
Ve çoğunu tanımayıp, miting alanını dolduranların kendileri gibi giyimlerinin bir hayli yeni ve lüks olduğuna takılıyorum..
MHP ile girdiği ittifak gereği mi, bir süreci daha tamamlamak ve hedeflediği yere doğru engelsiz gitmek için mi bilinmez ama her seçim döneminde yeni bir oluşum, arkadaş veya parti ile yol almaya devam eden Erdoğan’ın yaklaşan yerel seçimler öncesi bir hayli kırıp, döktüğü Kürt seçmene yönelik Ardahan’da yumuşak ama Ardahan’dan sonra gittiği Artvin’de ve diğer illerde yeniden sertleştiğini izlerken tesadüfen takılıp, adeta dünü ve bugünü anlatan bir yazıya takılıyordum.
Ve hiç bir yorum katmadan aşağıda aynen yayınladığım o yazının neyi anlatmak istediğini siz okurlara bırakıyordum..
Çünkü o yazıda kesilip, yok edildiği sanılan canlıların tüm baskı ve şiddetlere karşın vede yok sayılmalarına rağmen her geçen gün ve başka bir nedenle çoğaldığını yeri geldiğinde ‘varız, buradayız’ dediğini anlatıyordu aşağıda ki yazı..
İşte o yazı;
**Ağacı Kesilen Adamın İntikamı..
Redondo Beach / Kaliforniya’da yaşayan yaşlı adamın düzenli olarak baktığı ağacı köklerinin kaldırımın üzerine çıkması sebebiyle, belediye tarafından kesilmesine karşı aldığı inanılmaz intikam belediye başkanına gönderdiği mektup ile ortaya çıktı;
“Merhaba sayın belediye reisi. Bugün bu mektupla size ölüm, yeniden doğmak ve intikam üzerine bir hikaye anlatacağım…
3 yıl önce bugün, Sizin başkanlık yaptığınız Redondo şehir konseyi, evimin önünde büyüyen ve 30 yaşında olan ağacı kesme kararı aldı.
Bunun tek sebebi ağacın köklerinin kaldırımın üzerine çıkmaya başlamasıydı. Gerçek bir sorun bile değil…
Tüm bunların üzerine, ağacın bakımını düzenli olarak ben yaptığım ve evimin önünde olmasında dolayı, ağaç kesim masraflarını da ‘yasa gereği’ bana ödettiniz.
O ağaca gerçekten bir aile bireyi gibi bakmıştım. Gerektiğinde gübreledim, zararlılardan korunması için ilaçlar verdim.
Bir fideyken dik durabilmesi için ona destek yaptım. Zamanla büyüdü ve çok güçlü bir ağaç oldu.
Evladı kendi ayakları üzerinde durmaya başlayan bir baba gibi gururluydum. Ben bu dünyadan ayrıldıktan sonra bile, arkamda benden kalan canlı ve yaşayan bir hatıra bırakmanın verdiği mutlulukla hayatımın son yıllarını geçiriyordum.
Ancak sizler belli belirsiz bir bahaneyle, çocuğum gibi gördüğüm, ağacımı öldürdünüz.
Bununla da yetinmeyip, celladının ücretini dahi bana ödettiniz. Başkan, Steve Aspel, 3 yıl önce siz benim evladımı öldürdünüz…
Ve bugün intikam zamanı!
Siz ağacımı kestikten 5 ay sonra, yani bundan 2 yıl 7 ay önce, şehrin belediye yetkisi altındaki çeşitli yerlerine, 45 adet Redwood Kaliforniya çamı ve 82 dev sekoya ektim.
Bilmiyor olabilirsiniz, ancak ektiğim bu ağaçların özelliği dev boyutlarda olmaları ve boy atmaya başlamadan önce toprağa sıkı sıkı kök salmaları.
Yani siz bu mektubu okuduğunuz sırada, dışarıdan küçük gözüken o ağaçlar toprağa doğru 10 metre kök saldılar bile.
Önümüzdeki, aylar içerisinde ise mevsimleri geldiği için akıl almaz bir hızla uzamaya başlayacaklar ve boyları 70 metreye dayanacak…
Siz o gün görmezden gelebileceğiniz bir sorunu, kendinize görev edinip ağacımı kesmiştiniz. Bugün ise, belediye denetimi altında olan yerlerde 100’e yakın dev ağaç büyümekte ve bu ağaçlar benim ağacım gibi kolayca sökebileceğiniz ağaçlardan değil…
Bunu yapmaya kalksanız bile, her birinin kökünden sökmek size bir servete mal olacaktır…
İyi günler, sayın belediye başkanı…
Sadece kökü kaldırıma çıktı bahanesiyle kestiğiniz o ağacın, bugün 100 ağaç olarak geri döndüğünü size iletmek için bu mektubu yazıyorum ve hayatımın son günlerinde size ağaç dolu bir şehir bırakıyorum. İşte benim intikamım…”