


.jpg)
AYASOFYA’NIN İLK ATEŞİ!..
Sabah Habertük adlı Tv kanalında ” Özel Haber” logosu ile yayınlanan ve İçişleri Bakanı Van Kedisi portresi önünde açıklamalar yaparken, Hakkâri valisi de yanına aldığı çoğu asker, polis ve memurlarla Hakkâri’nin temizlendiğini, huzur içinde olduğunu ve başta yayla turizmine olmak üzere herkese açılacağı yönünde birçok barışçıl projeler hazırladıklarını belirtiyordu.
Yani onca ” Bitti, tükendi” denilen ama 50 yıla yakındır bir türlü bitmeyen her gün yeni operasyon ve çatışmaların yaşandığı haberlerinin de gündemden düşmediği ”güneyde huzur var’ dedikleri bir esnada memleketimin de olduğu ülkenin kuzey sınırında kanlı, kara bir haber alıyordum..
Adına Arap Baharı denip, istendiği gibi olmazsa da ”şimdilik” yeterli bulunan ve Mescidi Aksa’ya topraksız bıraktığı Filistinlileri ve Arapları, İslam dünyası ilkelerine inanları namaza almayan İsrail’in unutulduğu şu günlerde kimin damadını, kimin eşini bakan veya başkan yardımcısı ettiği İslam ve Türk dünyasının ‘İki Devlet, Bir Millet’ denilen tarafların birinde Ayasofya namaza açılırken, diğer tarafından kabuk tutmayan yara yeniden açıldı.
Uzun yıllardır üzerinde önemle durduğum ama başta aynı coğrafya da bulunan hemşehrilerime olmak üzere kimseye anlatamadığım Kafkasya’nın gelecekte Ortadoğu’dan beter olacağı ve bunun ilk ateşinin Ardahan sınırından olacağı iddiamı güçlendiren ”Ermenilerin Azerbaycan’a yeni saldırısı ardından yaşanan yeni çatışmaları fitilleyen nedir?” diye baktığımızda CHP’lilerin bile ” Bizde namaza gideriz..” dediği Ayasofya ve minareleri karşımıza çıkmakta.
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
Gerçi Ayasofya kararını verdikten sonra yaptığı konuşmalarının ara satırlarında ” olacaklara hazır olalım” deyip, bugün yaşananların Ayasofya kararının ardından gelen tepkilerin ilk ateşi olan Ermeni-Azeri çatışması gibi yaşanacaklara” hazır olmalıyız” diyen Başkan Erdoğan’ın da tahminini aşan bir olay yani yaşanacakların Avrupa ve diğer Hristiyan ülkelerindeki camilerde değil, beklenmeyen ve daha ciddi yerden olduğunu görsekde bugün başlayan yarın daha da büyüyecek olan yeni gelişmelere de hazır olmak gerekir derim..
Çünkü şu an Ortadoğu ve Afrika’daki yer altı zenginlikleri için buraları kan gölüne çevirenlerin çok eski ama Putin dolayısıyla ertelenen yeni hedefi kömür, alüminyum, bakır, demir, elmas, altın, gümüş, orman, hayvan ve hayvancılık kaynakları ile halen dünya hammadde ihracatında önde gelen bölgesi olan ve bir çok yer altı kaynaklarına sahip olduğu halde fakir olan Kafkasya olduğu ve bunun ilk ateşinin Ayasofya kararı ardından patlayan Ermeni-Azeri çatışmasıdır..
Bu yazıyı yazdığım sırada çatışmaların büyüdüğü ve 100 üzerinde Ermeni ve Azeri askerin öldüğü çatışmaların saatler geçtikçe şiddetlendiği haberlerinin peş peşe gelmeye devam ettiği bölgede diğer bir sorunda, karısını yardımcısı yapan Azerbaycan’da ”tek adam”, “aile yönetimi” ne karşı halk ayaklanmasının güçlendiği bir zamanda meydana gelmesidir..
Çünkü bu tür olaylarda içte olan gözlerin savaş, çatışma yani ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatları ile dışa dönmesini sağlamak olduğu tezleri de konuşulmaya, düşünülmeye başlandı..
Yani ” Durun be kardeşim zamanı mı, savaş var, Ermeniler var, düşman var” diyerek içte yaşanan homurdanmayı durdurmak ya da hafifletmek gibi bir amaç mı bu yaşananlar yoksa ”İki Devlet, Bir Millet” deyip, bir milletin Kıbrıs’ını tanınmadığı gibi bir konumu bu yaşananlar bilmem ama Ayasofya’da namaz kılmaya hazırlanan Başkan Erdoğan’ın ve benim bir kaç gün önce ele aldığım ” Haydi Ayasofya’da Namaza” dediğim gibi, Ermenistan’a komşu benim memleketim Ardahan başta olmak üzere hepimiz bölge de yani Kafkasya’da yaşanacaklara hazır olmalıyız..
Bunun ilk adımı da bölgede bulunan ve boşatılıp, birkaç bölüğe bırakılan tugayları yeniden kurmak mı yoksa bir iki İHA ile dünya silah devi yolunda büyük kalkınma denen silahlanlanmayla mı bilmem ama önümüzdeki günler zor günler gibi..
Ya da Atatürk’ün dediği gibi ”Yurttta sulh, Cihanda sulh” mu deyip, komşu olan Ermenistan’ı barışçıl yolla uyarmak mı ya da Suriye gibi içine kadar ilerleyip, ‘Biz geldik, huzur’ geldi diyerek mi bilmem ama ‘Askeri Eğitimci’ denilerek Libya’ya gönderdiğimiz ekipler gibi ” kardaş” dediğimiz ama hala Kıbrıs’ı tanımayan Azerbaycan’a da eğitimci mi göndereceğiz bakacağız.
Ama yeniden diyorum bu yakılan ateş Ayasofya ateşi ve batı Hristiyan’ın, Okyanus ötesinin Kafkasya’ya yeni bir anlayışıdır biline..
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
Doktor Taşkın Aktaş
Beraberinde ki İl Başkanı Ergün Koç ve partililerle birlikte Ardahan’da ki Yüksek Seçim Kurulu bürosuna giden HDP milletvekili Taşkın Aktaş mazbatasını aldı. Mazbatasını alırken görevi, halkları gerçek anlamıyla temsil etmek için üstlendiğini, kendisini destekleyen herkese teşekkür ettiğini ve hayırlı olmasını söyledi.