Bir çok Ardahanlı esnaf gibi İstanbul’a göç eden Şefik Aktürk Florya’da toprağa verileceği öğrenildi başsağlığı için; 05325917081’dan oğlu Melih Aktürk aranabilir..jpg)
.jpg)
YAPTIRIMLAR SIRTÜSTÜ YATIRMASIN..
Genelde ve yerelde tartışma, kavga, gürültüler içinde görüşülmeye devam eden 2020 bütçelerinin ülkede yaşanan ekonomik krizi aşıp, aşmayacağını, kurulduğu, kurulacak denilen partilerin mevcut iktidara yarayıp, yaramayacağının tartışıldığı şu günlerde açıklanan işsizlik rakamlarının artmaya devam ettiğini de görüyoruz.
Suriye’den sonra Libya’ya asker çıkarma hesapları içinde olan iktidarın Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının ‘Defol’ dediği noktaya geldiği, kiminin Saray dediği, iktidar yanlılarının ise Külliye dediği, ”Gerekirse İncirliği Kapatırız” deme noktasına gelen şu günlerde Okyanus ötesindeki Saray’da da ardarda ülkem aleyhine kararlar alınmaya devam ediliyor..
Başkan Erdoğan’ın dostum dediği Trump’un başında olduğu ABD’de ‘Yaptırım’ adı altında alınan bu kararların zaten her geçen gün biraz daha daralan ülke ekonomisine nasıl bir baskı getireceğini de hesaba katmadığımız bir süreçte Tank/Palet Fabrikasına değilde, denize düşmüşçesine yani ekonomiyi kurtarma adına Simit fırınına verilen 50 Milyonluk kredinin de en çok tartışılan konuların başında gelmekte.
S-400 ‘lerin Amerika’nın ambargo koyduğu ülkeler arasına aldırdığı ülkem aleyhine arka arkaya alınan ‘Yaptırım’ kararlarının çokda tartışılmadığı şu günlerde Suriye’den sonra Libya’da da Türkiye ile birlikte olabileceğinin sinyali veren Rusya’ya yaklaşmaya devam ediyor..
Bu yaşananlar arasında diğer bir tartışma konusu olan Kanal İstanbul’un geçeceği alanda bulunan arazilerin yandaşları tarafından topladığı iddia edilen fetonun da bulunduğu Okyanus ötesindeki ABD’nin yani dünyanın silah ve ekonomik gücü Amerika’daki Saray’da peşpeşe alınan yaptırım kararlarının diğer ülkelerde nasıl baskı ve huzursuzluk yarattığına göz atmak gerekir derim..
Örnek olarak; Ülkeme komşu olan Irak’tan sonra İran’a baktığımız da petrol yataklarına sahip bu ülkenin yıllardır Molla rejimi yönetiminde fakirlik ve yoksulluk çemberinden kurtulamadığını görmekteyiz.
Amerika Birleşik Devletlerinin bu ülkeye ve diğer ülkelere uyguladığı ticaret yasağı sonucu o ülkelerde durumların hiçde iyi olmadığını İran’dan km. lerce uzaklıkta bulunan ve Komünist rejimle idare edilen Küba’ya bakarak daha iyi anlıyoruz.
1979 yılından bu yana ABD’nin ambargosu altında kıvranan Molla İran’ın komşusu Suriye’ye de ambargo koyan aynı ABD bir diktatörün zulmü altında kıvranan Kuzey Kore halkını da perişan etmiş durumda..
Buradan Sudan’a, Sudan’dan Venezuela’ya ve diğer ülkelere baktığımız da ise bu gün çok da umursamadığımız sözde müttefik ABD’nin ve batı ülkelerinin yaptırımlarının önce ekonomik krizlere ardından iç savaşlara sonrada o yaptırımların altında inim inim inleyen ülkelerin içine giçirdikleri yaptırım grdabının yarattığı huzursuzluklardan sonra başlayan kardeş kavgaları ardından bölünmelere neden olduğunu Suriye’den sonra asker gönderme sinyalleri verdiğimiz Libya’daki iç çatışmalara bakmak yetmezse, önce Irak’a sonra Suriye’ye göz atmak yeter artar bile..
Sonuç olarak; Müttefik dediğimiz ve bir çok alanda can damarından bağlı olduğumuz ama Rusya’ya yaklaşarak onunla birlikte yıllardır kapısında beklediğimiz Avrupayı da karşımıza aldığımız ve bunuda, ‘İncirliği Kapatırız’ kabadayığıyla ortaya koyduğumuz ülkemde ki sessizlik ve de şaşkınlık acaba tipiden sonra yaklaşan boranmıdır bilinmez..
Yani her geçen gün artan işsizlik ve diğer sorunlar başta ABD’nin olmak üzere batı ülkelerinin ülkeme yönelik olarak ardarda aldığı yaptırım kararları sonucu bozulan ekonominin gün geçtikçe, ülkem insanlarını olduğu gibi Başkan Erdoğan’ı da gerdiğini ve kurulan, kurulacak partilerle seçilmiş insanların yerlerine kayyumlar atamakla, atari oynayan çocukların sevinmesi gibi ” İnsansız hava araçları yaptık, dağı taşı bombaladık, böylelikle de iç sorunu aştık” demekle geçiştirilecek, göz ardı edilecek bir durum olmadığını da kabul etmek gerekir.
Çünkü dünya jandarması olan ABD’nin googlesine vergiler koymakla, vikipedini yasaklamakla ve sıcak denizlere inme hesapları için de olan Rusya’nın yalancı dostluğuna inanmakla ekonominin olduğu gibi ülkenin hiçde rahat olmayacağını komşu ülkeler başta olmak üzere dünyanın diğer ülkelere konan ve bir çoğunu bel üstü yani sırt üstü yere yatıran ”Yaptırım” lara ya da geçmiş tarihe göz atmakla görebiliriz…
Ve bu yönde korkum olsada umarım ki gözattığımız ve çoğu kan ağlayan o ülkeler arasında ülkemizi görmeyiz derim..

TURİST GELMEYİNCE ŞANTİYE OLDU!
*Arşiv haber 01/062019 Tarihli Haber
Ülkenin batı kentlerinde olduğu gibi kuzey kentlerinde de turizm para etmeyince bölgede yapılan oteller şantiyeye çevrildi.
Ardahan’ın Gürcistan’a sınır olan Posof ilçesin de Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından desteklenip, yapılan dağ oteli yaşanan kriz dolaysıyla iş yapmayınca bölgede geçen petrol ve doğalgaz boru hattını yapan şirkete şantiye olarak kiraya verildi.
1 milyon 740 bin TL yatırım tutarına sahip proje, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’ndan 723 bin lira hibe alarak bölgeye kazandırılırken, amacı dışından kullanıma verildiği için kredisi de tehlikeye düştü.