BELEDİYEDE SU TARTIŞMASI DEVAM EDERKEN İÇME SUYU SORUN OLDU!


MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




Belediyenin CHP’ye geçmesi ardından yükseltilen su fiyatları, tabela, kaptaj-bakım, şebeke bakım, depo bakım, atık-su bedellerinin indirimi için HDP’nin hazırladığı önergeye CHP’li Belediye Meclis Üyeleri de imza atmak zorunda kaldı.

Alınan bilgilere göre 2021 Yılı ilk oturumlarının görüşmelerine başlayan Ardahan Belediyesi içme suyunu 30 m³’ne kadar 2 lira 16 kuruş, aşarsa 2.88 kuruş ve 4 tl’ye kadar yükselen faturada Katı Atık Bedeli 6 TL., Şebeke, Kaptaş, Depo Bakım ücreti 6 TL, KDV, ÇTV,  Atık su bedeli 5 TL. gibi içtiğimiz suyun özünden %110 gibi yükselmişti.

Aslında bedelsiz olması gereken suyun imkansızlıklar dolayısıyla her ne kadar ücretlenmişse de en azında uygun, ucuz olmasını isteyen HDP’nin konuyla ilgili meclise sunduğu önergeye CHP’li belediye meclis üyeleri de imza attılar.


Göreve geldiği günlerde su tarifesi dahil birçok tarifede büyük bir fiyat artışına giden belediye kaynak bulma adına tabela kiraları dahil birçok konuda yükseltime gitmişti.

HDP’li Belediye meclis üyelerinin %35 önergesine CHP lilerden imza atmak zorunda kaldı.

Kaptaj-Bakım, Şebeke bakım, Depo Bakım, Atık-Su bedeli toplamasına karşın suyun kirli akması düşündürücü bir durum olurken belediye suyun içilmemesi için uyarıda bulundu.



Ardahan şehir merkezinde, şehir içme suyu şebekesine bağlı evlerdeki musluklardan çamur renginde sular akmaya başladı.


Çevre illere göre en yüksek fiyatla suyu satan Ardahan Belediyesinin kontrolünde ve sorumluluğunda olan içme suyu şebekesine fosseptik, kar suları karıştığı ve musluklardan gelen suların kullanılmaması yönünde halkı uyaran mesajlar geldi.



Belediyenin Ardahan Halkına telefonla yolladığı mesajda:


HALKIMIZIN DİKKATİNE!


ERİYEN KAR SULARI VE YAĞMUR SUYUNUN ANA ŞEBEKE HATTINA KARIŞMASI NEDENİYLE MUSLUKLARDAN BULANIK SU AKMAKTADIR.


SORUNUN ÇÖZÜLMESİ İÇİN EKİPLERİMİZ DÜN GECEDEN İTİBAREN ŞEBEKE HATTINDA ÇALIŞMALARINI ARALIKSIZ SÜRDÜRMEKTEDİR. 


SORUN GİDERİLENE KADAR HALKIMIZIN MUSLUKTAN SU İÇMEMESİ ÖNEMLE RİCA OLUNUR… Ardahan Belediyesi



KADININ ERKEĞİN HAYATINDAKİ ÖNEMİ..


Bugün Halk TV’ye çıkarılan adını aldığım Yazar Fakir Baykurt’un babasını anlatamayan ama sayesinde Ege’de bir villada oturan ve baba adının mirası ile hatırlanan kızı, Ahmet Kaya’nın  ölene kadar yanın da çok da görülmeyen eşi, hatta ölene kadar kimsenin tanımadığı Müslüm Gürses’in karısını izleyip, dinlememde mi bilmem ama nedense başta 34 yıldır yazan benim gibi yazarlar olmak üzere şiirler, besteler yazan, türküler söyleyen, ünlü ünsüz liderlerin özel hayatlarını merak edip, googleda küçük bir araştırma yaptım. Ve beni alıp taaa yüz yıllar önce yaşamış, imparatorluklar kurmuş ve bugüne kadar adları, eserleri, heykelleri, kitapları gelmiş birçok ismin gölgede kalan özel hayatlarının ne kadar zor, bir o kadar da boşandığını bildiğim Orhan Pamuk’un kitapları gibi kitaplardan ders alınması gereken özel hayatları görüyor, okuyor, dinliyordum.


Örnek mi başçavuş diye aşağılanan ama tüm dünyayı harbe sokan ve bugünkü Almanya’nın gerçek temelini atan Hitlerin kaybedene kadar direnip, sevgilisi ile birlikte intihar etmesi.. Ya da doğru dürüst bir evliliği olmayan ama bir kadın olan anasının kendisine verdiği enerji ile “adeta küllerinden doğan bir Anka kuşu gibi” yeniden yaktığı ateşle bugün dünya devleti olan Türkiye’yi kuran Atatürk’e bakmak.

Daha ileriye gidip, bugün kutsalımız dediğimiz dinimizin yayılması için hayatı boyunca mücadele veren ve başta Araplara olmak üzere ‘doğru olun, dürüst olun, temiz olun ve taşa, puta tapmayın, erken kalkın, işinize bakın, şükür edip, dua edin, yoldan çıkmayın, köle olmayın’ demekten başka bir şey istemeyenlerin kendisini anlamayıp, yormasından olduğuna inandığım 63 yaşına kadar verdiği mücadelenin ilk yıllarında kendisiyle tanışan kadın Hz. Hatice’nin verdiği enerji ile milyonların kalbinde, gönlünde taht kurmuş olan Peygamberimiz Hz. Muhammed’in özel hayatını incelediğinizde “Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır” sözünü hatırlarsınız.




Amerika’dan dönüp, 5’li cuntaya rağmen bir parti kurarak, ülkeye çağ atlatan Özal’ın özel hayatına baktığınızda karşınıza onun ölümüyle sönen papatyalar, davulcular görürsünüz. Hala öldürüldüğü tartışılan rahmetli Özal’ı.. Ya da Rıza Sarrafı okyanus ötesine götürten Ebru Gündeş’i düşünürken aklıma çocukken yazdığım mektubuma cevap verecek kadar zarif olan rahmetli Ecevit geldi.. Tabi MHP’den ayrılıp, Tansu Çiller’den sonra bir anda 2. kadın lider olmayı başaran Akşener’in ardındaki erkeğide..

Şair, gazeteci Ecevit’in Karaoğlan olmasına kadar gelen hayatına baktığınızda ise ‘sen şiirleri kime yazdın, yorumu kime dizdin’ demeden hep elini tutmuş güzelliği kadar bir ince ruhlu ama 50 bin dolarlık Fransız malı çantası hiç olmayan Raşan kadını, hep kocasının arkasından gelen Demirel’in eşini ve milyonları var denen Sabancıların devamını sağlayan o güçlü kadınları görürsünüz. 

Ve Oxford’un olmadığı Urfa’dan çıkıp, inşat işçiliğinden İmparatorluğa yükselen İbrahim Tatlıses’in dokunup, ünlü yaptığı birçokları gibi tüm kadın kıskançlıklarına rağmen başladığı Star tv de yeniden dönüşüne şahit olurken, kadınının ayakkabısının içine parayla beraber koyduğu notta ” Al bu para ananın ak sütü gibi helal olsun, gittiğin yerde kendini ezdirme. Bir de güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa…” diyen Sivaslı âma Aşık Veysel’i andım..

Bilmem ama bugün nedense geride bıraktığımız yıl içinde 4 kadın cinayeti ile yeniden gündeme gelen Erkek-Kadın ilişkisinin ne kadar önemli olduğu ve erkekle aynı olan kadının o erkeği ya şah ya vezir ya da rezil ettiğini de not edip bitirirken, yazımın kadın düşmanı duyguları ile yazılmış olarak değil benim de buralara kadar gelmeme hep destek olmuş kendisi kadar güzel 4 kadının annesi kadınımın ve kadınların önemini, dünyaya olan katkılarını az da olsa düşünmeniz içindi..

Çünkü 63 yaşında hayata göz yuman peygamberimizin işaret ettiği gibi yani ayakları öpülecek olan analarımızın da bir kadın olduğunu, hayatımıza ve dünyaya anlam  veren kadınların yaşamımızda ne kadar önemli olduğunu unutmamak içindi anlatmak istediklerim…


.


https://www.parcabox.com


ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 




Hülya Avşar’ın Teyzesinin Evi Sular Altında


ariv haber 16/01/2017 tarihli haberler ve yorum


Balıkesir’de Hülya Avşar’ın teyzesi Hatice Kayserili’nin evi şiddetli yağışlar sebebiyle sular altında kaldı. 9 yıldır aynı sorunla baş ettiğini söyleyen aile isyanını dile getiriyor.Hülya Avşar’ın doğup büyüdüğü, teyzesi Hatice Kayserili’nin ikamet ettiği Balıkesir’in Ayvalık ilçesi, Sakarya Mahallesi Atatürk Caddesindeki ev, şiddetli yağmur yağışından sonra sular altında kaldı.



9 SENEDİR AYNI ÇİLE


Hatice Kayserili ile 5 kişilik ailesi sel sularından her defasında zarar görmekten bıktıklarını ifade etti. 1965 yılından bu yana ikamet ettikleri evin alt katını her yağmurda su bastığını ifade eden Ufuk Kayserili ve eşi Hatice Kayserili son 9 yıldır aynı çileyi çektiklerini belirtti.


‘HÜLYA YENİ EŞYALAR ALSIN’ CEVABI VERİLİYOR


Hülya Avşar’ın teyzesi olan Hatice Kayserili, “Yaşadığımız sıkıntıyı yetkililere ilettiğimiz de bize ‘Hülya Avşar size yeni eşyalar alsın ve evinizi dayayıp döşesin’ şeklinde komik cevaplar veriyorlar. Artık her yağmurda uyku uyuyamıyoruz. Ne yapacağımızı şaşırdık. Yetkililer görevlerini yapıp, bu menfezi ıslah etmelerini istiyoruz. Artık konuyu yargıya taşımaya da karar verdik” diye konuştu.


**Hülya Değil, Necmi  Açtı!


5 Yıl Verilmedi, 5 Saat Konuşuldu..


*29/05/2015 Tarihli Haber


Hülya Avşar’ın açacağı söylenen Kültür Evi Esenyurt Belediye Başkanı tarafından açıldı..

Ardahan’dan ziyade Esenyurt Belediyesinin şouna dönüşen açılışa ilgini bir hayli az olduğu dikkatlerden kaçmadı.


Bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul Esenyurt’ta AK Partili Esenyurt Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan İstanbul Ardahan Kültür Evi’nin resmi açılışı yapıldı.


Esenyurt’ta yaşayan Ardahanlılar adına kurulmuş dernekler için yaptırılan Kültür Evi dört bin metrekare alana sahip, beş katlı kültür evinde; kahvaltı salonu, taziye salonu, tiyatro salonu, Göle, Çıldır, Posof, Damal, Hanak ilçe dernekleri için ayrılan bölümler ve öğrenciler için eğitim sürecine destek sağlayacak kurs alanları bulunuyor.


Açılış törenine Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, Ak Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Ardahan Valisi Ahmet Deniz, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Göle Kaymakamı Zafer Oktay, Çıldır Belediye Başkanı Yakup Azizoğlu, Göle Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu, Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Yaşar Geler, KAISİAD Başkanı Orhan Gökçe, ve ilçe belediye başkanları, sivil toplum temsilcileri, işadamları ve çok sayıda seçkin konuk katıldı.


 


Hülya Avşar’ın açılışını yapacağı belirtilen, ancak başta bu kültür evinin Ardahanlılara kazandırılmasında büyük emeği olan Mali Müşavir Tuncer Dağ ve bir çok Ardahanlı gibi Avşar’ın gelmediği Kültür Evi Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, Ardahan alisi Ahmet Deniz, Ardahan, Göle, Çıldır tarafından açıldı. 


 


**ESNEYURT BELEİDYESİNİN REKLAMI YAPILDI..


 


Açılışta bir konuşma yapan Esenyurt Beleidye Başkanı Necmi Kadıoğlu İl derneklerimize, Esenyurt ilçemizde faaliyet gösteren hemşehrilerimize mekanlar organize etmekteyiz. Bunlardan bir tanesi de bugün burada bu ilçenin en büyük kitlesi Ardahanlılar için açıldı. İnşallah burada hemşehrilerime hayırlı hizmetler yapılacak. Burası bize aşağı yukarı iki trilyona maloldu. Bu da bizim Ardahan’a verdiğimiz önemi, değeri göstermektedir” dedi.


 


Ardahan Valisi Ahmet Deniz de, Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’na teşekkür ederek sözlerine başladı. Vali Deniz, 1930’lardan, 40’lardan itibaren bir göç olgusu olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bunu bir defa kabul etmek lazım. Türkiye özellikle büyük şehirlere doğrudan ciddi bir şekilde bir göç olgusu gerçeği var. Göç ile beraber özellikle İstanbulumuza insanlarımızla beraber kültürler de akıyor. İstanbul’u güzel kılan sadece Boğaz manzarası değil, tarihi varlıkları değil. İşte İstanbullumuzu, bu şehri güzel kılan o kültürler, o kültür çeşitliliği çok önemli. Bizi biz yapan değerimiz kültür. Örfümüz, adet ve geleneğimiz binlerce yıllık yaşadığımız alışkanlıklarımızı getiriyoruz. Onun için bu kültür evi çok ama çok önemli.”


Programda Ardahan’ın yöresel faaliyetleri gösterisi ile Ardahanlı sanatçı Nesrin Güneş de bir konser verdi.


 


GAZETECİ’DEN EN SON YORUMLAR..








  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com

 


**Birleştikçe bölünenler..


Ardahan Dernekler Federasyonu üzerinden ülke genelinde oluşturmaya çalıştığımız ‘Güçlü bir Ardahan Birlikteliği’ nden korkanlar ve bu yönde yaptığımız çalışmaları içlerine sindiremeyen İstanbul’da ki Ardahan Diaspoarası kolları sıvayıp, bu birlikteliği nasıl bölüp, parçalayacağı konusun da hiç boş durmadı, durmuyor da..


Evet önce benim başarılı olamayacağımı bekleyen, ancak bizim ekip olarak yaptığımız çalışmalar ile oluşturduğu güzel hava üzerine harekete geçip önce federasyonu bölüp, bölmeye bunu başaramayınca federasyona gelen derneklerin ve iş adamların önünü kesmeye bundan da başarılı çıkamayacaklarını anlayınca gidip, yeni federasyoncuklar kurmak için kendilerin piyon buldular..

Ve birleşiyoruz diyerek heyecanlanan Ardahanlıları yeniden bölüp, parçalamak için yeni oyunlar ortaya koymaya devam etmekteler..

İstanbul gibi devasa bir kentte kendi mahallelerinden dışarı çıkma yürekliliği gösteremeyen ve en önemlisi köyden getirdikleri fesatlık ve kurnazlıklarıyla Ardahanlıların bir araya gelip, bunların gerçek yüzlerini görmesini perdelemeyi çok iyi başaranların bizi yıldırma çabaları sürmekte..

Evet bu çabalar süre dursun, bunu başaramayacaklarını bir taraftan çalışmalarımıza devam ederken diğer taraftan bunların pis yüzlerini ve amaçlarını tüm topluma anlatmaya devam edeceğiz.

Bunun içinde tüm Ardahanlılardan kimin samimi, kimlerin samimiyetiz ve Ardahan’ı değil kendi siyasi ve ekonomik öz çıkarları için çabaladılarını iyi bilip, bu yönde davranmalıdır..



**İnanın barış zor değil..


Kolombiya hükumetinin solcu Farc örgütü ile 52 yıldır devam eden iç savaşı resmen sona erdirmesi başta havuz medya da olmak üzere savaşta, çatışmada, kan ve göz yaşından beslenen taraflarca görülmezlikten geldi.

Halbuki Kolimbiya gibi yıllardır bir kör çatışma içinde olan ülkenin kendisinden çok uzaklarda olan Kolimbiya’da olanları önemsemeliydi..

Çünkü kan ve göz yaşının gün geçtikçe toplumlar arasında ki uçurumu açtıkça ülkenin içte ve dışta sıkıntılara girdiğini son günlerde yaşanan ekonomik kriz tartışmaları ve yeni bir darbe kalkışması iddiaları ile devam ettiğini bu ülkede yaşayan herkes anlamalı ve bu yönde yani barıştan yana haykırmalıdır..

Öcalan’ın bile adına kör bir savaş, kazananı olmayacak bir inat dediği ülkemde ki iç çatışmaların Kolimbiya’da ki gibi el ele verip, barışla sonuçlanabileceğini konuşmak, yazmak ve söylemek bu ülkeye ihanet değil, tam aksine bu ülkenin güçlenmesine, kardeşlik hukukunun yenide yeşermesine neden olacağı kesindir..

Evet Kolimbiya’da olduğu gibi Türkiyede barışın zor bir iş olmadığını daha bir kaç yıl önce başlatılan ancak 7 Haziran ve 1 Kasım Genel seçimleri ardından masasının ayakları kırılan Barış Sürecinde de gördük, yaşadık, mutlu olduk..

Gelin bir kez daha hep birlikte düşünelim ve birlikte bu ülkeye barışı getirelim..

Gelin bir birimize düşman gibi değil, hak ve hukuku verilen fertler, toplumlar olarak kavga etmeden, tartışmadan, çatışmadan konuşarak, görüşerek hatta sevişerek bir kez daha barışı zorlayalım..


Çünkü inanın barış zor değil..



**Paranın şımarttığı çocuklar..


Yıllardır gerek yerel de gerekse ulusalda dile getirdiğimiz onca sorunu kişiselleştirip, iftiralar atanların aslında kendi suçlarını saklamak ve gölgelemek için çabaladığını ve bizlere çamur atarak güneşi karalamaya çalışması şu günlerde yeniden gündem de olan Serhat Ardahan Spor ile bir kez daha karşımıza geldi..


Çünkü yoksul bir Ardahan Mahallesinin çocuklarının kurup, cep harçlıkları ile oluşturdukları takımı alıp, HES’ine perde eden birinin tutum ve davranışlarını anlatırken ona avukatlığa soyunan savunucularının namussuzca suçlamalarıyla karşılaşıyoruz..

Amacımızın Ardahan ve Ardahan’ı ilgilendiren her şey olduğunu anlamayan, algılamayan bir başka grupta başkanlığını yaptığım ARDA/FED yani Ardahan Dernekler Federasyonunun çalışmaları gündeme geldiğinde ortaya çıkar..

Evet, her yazdığımızla eski kuyruk acılarını hatırlayıp, bize saldıranlar bugünlerde gündemde olan Serhat Ardahan Spor üzerinde yaman saldırıya geçmiş durumdalar..

Çünkü yazıp, dikkat çektiğimiz Serhat Ardahan Spor’un şimdi ki HES’ci sahibine hizmet yarışı ve yaranma içinde olanlar bunu ortaya koymak ve kendilerini kanıtlamak için en iyi yolun gerçekleri yazan ve babasının oğlu da olsa kıvırtmadan olanları kamuoyuna aktaran Fakir Yılmaz’a yüklenmek olduğunu da iyi biliyorlar..

Çünkü Fakir Yılmaz’a sürtünüp, çok parlayanların olduğunu iyi biliyorlar..

Evet paranın şımarttığı çocuklardan harçlık almak ve ona yaranmak için bir Ardahanlı çocuğun içinde olmadığı Serhat Ardahan Spor’un içinde bulunduğu durum şimdilik kısaca böyle..



**Bende Kürtçe Bilmiyorum..


Kuzey Irak’taki Kürt Bölgesel Yönetimi ve siyasi partiler ile görüşmeleri kapsayan 4 günlük temasları dün gece tamamlayan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Kürtçe bilmediği eleştirilerine, “Evet, bu bizim için bir eksiklik olabilir. Kürtçe konuşamamam bir ayıptır, ama bu benim değil, Türk devletinin ayıbıdır” diye konuştu.


Demirtaş’ın bu açıklamasını okurken bu ülkede Kürtlerin varlığını kabul edip, onların dillerini başta olmak üzere kendilerine has insani gelenek, kültürlerini yaşanması için bir şey yapmayanlar aklıma geldi.

Kürtçe’yi kabul edip, dili ve diğer hakları ile ilgili yasal hiç bir şeyi kabul etmeyenlerin Demirtaş’ın Kürtçe bilmediğini söylemesi, hatta dalga geçmesi ne kadar etiktir?

Bilemem ama Türkçe gibi Kürtçe’nin de bir çok şivesinin olduğunu bilip, bunların hepsini ‘Bu ülkeyi birlikte kurduk, bu gemi batarsa hepimiz batarız’ deyip, ama Kürtçe dili olduğu gibi dğer insanı hakları başta milli eğitim sistemine olmak üzere Anayasasına koymayıp, ‘Ne var işte Kürtçe konuşuyorsunuz ya’ diyerek işi geçiştirmekle devletin bu yöndeki anlayışını kapabilirmisiniz?

Tabi ki hayır.

Çünkü, ‘İnsanım, insanlarım, 78 Milyonum’ deyip bu insanların dilini, gelenek ve kültürünü yani hak ve haklarını vermekte zorlanan bir anlayış oldukça Demirtaş’ta, bende Kürtçenin tümünü nasıl öğreneceğiz?

Bunun cevabını vermeden önce kendinizi Demirtaş ve benim yerime koyup, empati yaparak ona göre bir cevap verin..

Verin ki utanan sizin değil, bu ülkenin yöneticilerinin olduğunu anlayın kardeş..



**Barajda Fasulye Yiyenler


Gazı Çıkaramadılar mı?


Benim inadıma yapılan en son işlerden birine daha şahit olurken çok güldüm kendi kendime..


Çünkü benim yazdığım, benim yaptığım, benim dediğim kabul olmasın diye değil Ardahan’ı memleketi batırmaya çalışanların ne kadar olduğunu bir kez daha anladım..

Evet, Çıldır Dernekler Federasyonu da kurulmuş..

Hayırlı olsun..

Adam benimle yarıştı, çoğu Çıldırlı olan delegeden oy alıp, Ardahan Dernekler Federasyonuna başkan olamadı..

Önce kahrından 2-3 ay ortalarda gözükmeyen, sonra yine başkanlığı bana bırakan hocanın da gazı ve sekretaryası ile oluşturulmaya çalışılan Çıldır Federasyonuna kendisini attı ve dünde alındı belgesi ile karne almış ilkokul öğrencisi gibi sanal ortamda seviniyordu..

Dedim ya hayırlı olsun…

İstemeyen, kıskanan bu mübarek Cuma günü Çıldır gölünde boğulsun..

Neyse ‘Göle Federasyonun da gördük’ deyip bu konuyu geçerken yazımıza başlık olan asıl konuya gelmek isterim..

Geçtiğimiz gün yapılan Serhat Ardahan Spor-Trabzonspor karşılaşması ardından birilerinin ağ vağlar çektiğini, hatta saç baş yonduğunu görürken Hanak Sevimli Barajında birilerine verilen kuru fasulye yemeği aklıma geldi..

Çünkü o zaman da yani Serhat Ardahan Spor Kongresi öncesi de ben demiştim ki; Gelin bu takımı sahipsiz bırakmayın, sizde yönetimde yer alın dediğimde birileri bana inat gidip, barajda kuru fasulye yediler..

Ve benim dediğim olmasın diye takımı bir kap yemeğe pazarladılar..

Ve fasulyenin gazı ile kala kaldılar..

Şimi de fasulyenin oluşturduğu gazı çıkaramamanın sancısını çeker duruyorlar..