BELKIS AKKALE DAMAL BEBEĞİ OLDU..


Bayram Çağlayan, Levent ve Nazmiye Değirmenci’nin Konuk Olduğu Programımıza


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Sizide ekranlara konuk olmaya davet ediyor.


İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



ABD HEÇ GEÇ KALMADI!..


Tahmin ve anketlerin kaybedeceğini, ben ise hala kazanacağını beklediğim Trump’un başında bulunduğu ABD’nin Çin ve Rusya karşısında yeni bir dış politika projesi uyguladığını ve bunu yaparken de çok da öneminin kalmadığını düşündüğü NATO dışında hareket edip, Somali ve Güney Kıbrıs’ın da aralarında olduğu birçok ülke ile özel ordular, ilişkiler kurduğu gözlemlenirken aynı ABD’nin Türkiye’nin de aralarında bulunduğu birçok Nato üyesi ülkeyi de gri yani güvenilmeyecek ülkeler kategorisine aldığı yönünde iddiaları tartıştığımız şu günlerde Gaziantep, Şırnak’tan sonra Malatya’da sanal açılışlar yapan Başkan televizyonlarda konuşuyordu.


Her an olacağı belirtilen erken seçim öncesi Doğu ve Güneydoğu oylarına yöneldiği ve aralarında Kürtlere yönelik yeni  derneklerin kurulması emri dahil küskünleri toparlamaya çalıştığı belirtilen bu nedenle doğuya yöneldiği belirtilen Başkan Malatya’da konuşurken ABD’ye: ‘Yaptırımın neyse geç kalma yap’ deyip, ardından ne geleceği düşünülmeden alkışlanan konuşmasını dinlediğim tv kanalının alt bandında geçen döviz kurlarının hızla yükselişe geçtiğini de görüyordum.




Çünkü, Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin yaptırım açıklamalarına diplomatik ya da bürokratik değil Kasımpaşalı edasıyla sert tepki göstererek, “Sen kiminle dans ettiğinin farkında mısın. Yaptırımın neyse geç kalma yap” ifadelerini kullanıyordu.

Ve Amerika’yla ilişkilere değinen aynı Erdoğan, “Bazı Amerikalılar çıkıyor, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i arıyarak”biz sizin yanınızda kimin olduğunu biliyoruz, Erdoğan var Türkiye var. Biz Türkiye’ye de yeri gelirse yaptırım uygulamasını biliriz. Sen kiminle dans ettiğinin farkında değilsin. Yaptırımın neyse geç kalma yap” ifadelerini kullanırken Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu’nun sürpriz kararının ardından haftanın ilk saatlerinde yönünü yeniden yukarı çeviren dolar/TL, yeni haftaya da rekor seviyeden başlıyor ve 8 lirayı geçiyordu.

Bu yazının yazıldığı saat 9.55 itibarıyla 8,02 seviyesinden işlem gören kur, tüm zamanların en yüksek seviyesinde bulunuyordu.  Dolardaki yükselişe paralel olarak Euro’da da benzer bir durum yaşanıyor,  Euro, 9,50 ile rekor seviyeden işlem görüyordu.

Kısacası son üç aydır seçim telaşında olan Amerika’da kısa bir süre sonra yani bizim seçimleri de tetikleyecek gibi görünen ABD seçimlerinin hemen akabinde gelecek yeni haberlerle zaten zorda olan ekonomi dolar ve euroyu tutamayacak gibi görünüyor.

Ve Ecevit-Yılmaz-Bahçeli döneminde yaşanan, rahmetli Sabancı’nın %40 yoksullaştık sözlerini yeniden 2021 Bütçe Kanununun tartışılacağı meclis ve piyasalarda bu hafta daha çok hatırlayacağız gibi…


.



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



BAŞKAN ÇOK MEŞGUL!..


Evet son seçimden sonra birçok başkana ulaşılamadığı yönünde eleştirilerin olduğunu hepimiz biliyoruz. Tabi bu başkanların da seçilmeden önce farklı, seçildikten sonra mevcut Başkan Erdoğan başta olmak üzere diğer başkanlara ulaşamadıkları şeklinde yorumlar olduğunu da biliyoruz. Yani kendilerine ulaşamadıklarından yakınan insanlara, ’biz de bazılarına ulaşamıyoruz ‘ diyerek konuyu geçiştirmeye çalıştıkları biliniyor ve en önemlisi bu başkanlara sekreterlik, basın danışmanlığı yapanlar da başkanları arayanların derdini anlatmak isteyenlerin sıkıntılarını başkalarına aktaramadıkları için de başkanlarında kendilerinden çare bekleyenlere geri dönüş yapmadıkları tartışılmaktadır. Bilmiyorum ama başkan seçildikten sonra ulaşılamaz olan bu başkanların dün büyük umutlarla seçilip, bugün başkan olanların kendilerine ulaşılamayanların büyük bölümünün kendini oraya taşıyan ve başkan yapanların seçmenler oldukları, yakınları oldukları, dostları oldukları da diğer bir gerçek.



Evet bu ülkede başkanlık sistemine geçildi. Seçimden sonra gerek başkana, büyük başkana yani Erdoğan’a ve onun atadığı bakanlara daha sonra da seçilen belediye başkanlarını ve onların görevlendirdiği basın danışmanlarına ulaşılamaz olduğu bir gerçek. Bunu nasıl aşacağız bunu nasıl anlatacağız bilemiyorum ama çoğu insanın dert yandığı, bu yönde şikayetçi olduğu da çok iyi biliniyor.


Ve bunların başını da yine halkın seçtiği milletvekilleri çekiyor. Milletvekillerini tanıyanlar kendileriyle ilgili işleri olanlar onlara ulaşamadıkları için sıkıntı çekiyorlar. Başkan Erdoğan’ın Kürt seçmenler mesaj olarak algılanan Şırnak’ta katıldığı partisinin kongresi de bir derdini anlatmak isteyen ve ‘Erdoğan dede’ diye bağıran bir çocuğun o kalabalığın içinde bile sesini duyup, cevap vermesi ve kendisine ulaşmak isteyen insanların olduğunu hissedip, kendisine seslenen çocuğu yanına çağırmasına benzer bir olay yaşadı, yaşıyor Türkiye.


Evet, başta benim hemşerilerim olmak üzere hemşeri seçilenler olmak üzere güçlü lobi diyerek seslenmiş olmak üzere “ya bizden olsun da taştan olsun” dediklerimiz de artık kendilerine ulaşılamaz olmuşlar. Bu anlamda ne olur diye düşünürsek bilmiyorum ama her iş akışa bırakıldı ve bu akışın seçime doğru hızla gittiği de bir gerçek. Benim en büyük sorunum, en büyük derdim, en büyük düşüncem yarın yine birileri için ‘ya bu da daha önceki gibi ulaşılamaz mı olacak?’ şühpesi yaşatır mı bilemiyorum.


 Ama o koltuğa bir kez oturanların, koltuğa otur oturmaz kapıları kapattığını da biliriz.


Hatırlarsanız seçimden önce “kapılarımız herkese açık olacak” şeklinde beyanat verenler ve bazıları da balta, kazmayı eline alıp yalandan resim veriyorlardı. Seçimden sonra kapılarını bile açmıyorlar.


Kapılarını açık bırakana insanların derdini anlatma fırsatı veriliyor gibi fakat derdini anlattığını sananları dinlemiyorlar bile.


Görüşmeye gittiğiniz insanların kapısı açık olduğu zaman dakika başı herkesin içeri girdiği gibi bir tarafta imza attıran, bir taraftan çaycısı giriyor, memuru giriyor, bir taraftan diğer tarafa yeni gelenler oluyor ve o hengame içinde siz derdinizi anlatamıyorsunuz bile..


Yani kısacası ‘ben başkanım’ deyipte kendilerinin ulaşılmaz olduğunu söylersek, yanılmış olmayız..


Bu anlamda da böyle bir sorunun olduğu bir ülkede başkanlık sisteminin de nasıl yürüyeceğini, nasıl yürütüldüğünü, nasıl olacağını düşünürken Azerbaycan’daki başkana da bakmak lazım. O da tepkilerin, homurdanmaların, sıkıntıların arttığını görünce komşusuyla yeniden çatışmaya girerek birbirlerine savaş ilan ettiler.  Ama bana göre çatışma değil her zaman oynanan oyunlardan birisini yeniden oynayarak kendine yönelik eleştirileri ötelemeleri düşündüğünü görmek mümkün.


Azerbaycan-Ermenistan savaşına ben böyle bakıyorum.. Umarım ki; bu savaş çok insanın ölümüne neden olmaz ve başkanlarının orada kalması için de sadece ve sadece yalandan bir bahane olmaz diyerek asıl diğer bir sorunun sadece ülkemizde değil, dünyada ki başkanlık sorunudur..








HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




 








Çöpte bebek bulundu!


arşv haber 27/02/2018 tarihli haber/yorum


Ardahan Devlet Hastanesi çöpünde yeni doğmuş bebek bulundu


Alınan bilgilere göre geçtiğimiz akşam meydana gelen olayda kimliği belirsiz kişi veya kişilerce çöpe atılan yeni doğmuş bebek vatandaşların fark etmesi üzerine çöp konteynerinde bulundu. Olayın hemen hastane yetkililerine bildirilmesi üzerine bebek yoğun bakıma alındı.


Hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenilen yeni doğmuş bebeğin kim veya kimler tarafından çöpe atıldığı ise araştırılıyor.


**Vicdansızlar, yeni doğan bebeği çöpe attılar..


Olay, dün akşam saatlerinde Ardahan Devlet Hastanesi bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hastaneye gelen vatandaşlar tarafından çöpte fark edilen yeni doğmuş bebek, yetkililere haber verildi. Cinsiyeti öğrenilemeyen bebeğe ilk müdahalesi yapılarak tedavi altına alındı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin hızlı bir şekilde müdahale etmesi ile hayata tutunan bebek Ardahan Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Servisine kaldırıldı. Polis ekipleri ise olay yerine güvenlik şeridi çekerek incelemelerde bulundu. Yeni doğmuş bebeği ölüme terk edenlerin yakalanması için savcılığın tahkikat başlattığı öğrenildi.



**İttifak Hazırlıkları..


Yaklaşan seçimler öncesi %51’i bulamayacaklarından korkan ve paniklenen başında gelen AK Partinin, şu an zaten koalisyon içinde olduğu MHP ve diğer partilerle görüşmeye devam ederken CHP’nin ne yaptığını da merak etmeden duramadığını görüyoruz.


Bir taraftan MHP ile ittifakını sağlamlaştırmak için hazırlıklar yapan diğer taraftan CHP’nin HDP ile ittifak kurmaması için çabaladığını gördüğümüz AK Partinin bundan da bir hayli başarılı olduğunu ve CHP’yi korkutup, Kürt seçmenin yaklaştığı CHP’yi HDP’den uzak tutmaya çalışıyor.


Yıllardır bu taktikle iktidarda kalmayı başaran ve CHP’nin ulusalcı damarına basarak, bugüne kadar CHP’yi HDP seçmeninden uzak tutmayı başaran AK Partinin bu kez CHP’ye yönelmekte kararlı gibi görünen Kürt seçmene diyemediğini direk CHP’yi terörist partilerin devamı olarak suçladığı HDP üzerinden deşifre ederek CHP’ye oy vern Türk seçmene oynamakta olduğunu da görmüyor değiliz.


Bu tuzağı anlamaktan bir hayli zorlandığını gördüğümüz CHP’nin ise ‘şimdilik’ bu oyuna geldiği ve her zamanki gibi şaşkın bir ördek misali kendisinin ne yapacağından ziyade AK Partinin suçlamalarını cevaplamakla zaman kayıp ettiğini de görmekteyiz.


Halbuki 2019 seçimlerinin iki parti arasında yani CHP ile AK Parti arasında geçeceğini ve AK Partinin bunu anlayıp şimdiden tedbir almaya çalıştığını anlaması gereken CHP’nin kendisine yöneltilen suçlamaları savunmaktansa, yiğitçe ortaya çıkıp, ‘Evet bu ülkede nefes verilmeyen bir kesim var, oda bizimle hareket edebilir’ deyip, HDP, SP ve İYİ Parti ne varsa hepiyle yiğitçe ve açık açık görüşmeli bu görüşmelerin AK Partiye karşı güçlü olmanın gerektiğini bekleyen seçmene anlatmalıdır.


Çünkü AK Partinin kendisine tuzak kurduğunu asıl amacın oy oranı bir türlü %10’un altına düşmeyen HDP ile kurulacak olan bir diyaloğun kendisini etkileyeceğini iyi biliyor.


Bu nedenle bir taraftan savaş politikası ile milliyetçi seçmeni ikna ederken diğer yandan ‘teröristlerle iş birliği yapıyor’ diyerek CHP’ye yüklenerek HDP ile bir araya gelmesini engelliyor.


Ve bunu da şimdiye kadar başarmış gibi..


Çünkü biliyor ki karşısında ki kafası karışık, ne yapacağını demektense AK Partinin dediklerini çürütmeye çalışmakla zaman kayıp eden bir politika içinde olan bir CHP var..


 


**HDP CHP’yi Cesaretlendirmeli..


 


AK Partinin kendisi üzerinde yüklendiği CHP’nin bu durumunu görmesi gerek diğer bir tarafta HDP’dir..


Çünkü kendisinin gerek barış süreci öncesi gerek Anayasa değişikliğinde hata yapıp, iktidara ortak olmazsa da birlikte bir anayasa hazırlama fırsatını kaçırdığını artık anlaması gereken HDP’nin yaklaşan 2019 seçimlerin de birlikte çalışacağı parti CHP’dir..


Ve başta İstanbul’da olmak üzere Ardahan’da ortak çıkaracakları isimlerle AK Parti adaylarına karşı ciddi bir duruş sergileyeceğini ben değil sol seçmen ve AK Parti iktidarından kurtulmak isteyen seçmen diyor..


Bu nedenle HDP’nin Türkiye Partisi olam iddiasını yeniden hatırlayarak CHP ve diğer sol orijinli hatta Yeni Parti ve diğer sağ partilerle de konuşup, görüşebileceğinin sinyallerini vermelidir.


Aksine mi oy şekli ve sandıkları %51 için şimdiden hazırlayan AK Partinin MHP ile kurduğu ittifak ve koalisyon bir beş yıl daha bozulmaz biline..