https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw
Artık adı unutulan, gündemden düşen ve her yerden daha hızlı bir şekilde gerçek gündemine dönen Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan Corona paniğinin gün geçtikçe yasaklı iskencelere döndüğü şu günlerde, “Biz üreteceğiz, tüm dünyayı kurtaracağız” denilen aşıyı coronanın ortaya çıktığı Çin’den hem de canlı yayınlar eşliğin de getiren anlayış, azda olsa moral verirken, bu aşıdan yöneticilerde vurulmaya başlandı.
Corona aşısının devam ettiği ülke genelinde yaşanan olumlu atmosferin etkisini arttırdığı gözlenirken, Ardahan Valisi Hüseyin Öner, Ardahan Devlet Hastanesine giderek, Kovid-19 aşısı yaptırdı. Aşı uygulamasının ardından konuşan Vali Öner, ülkemizi ve dünyayı da olumsuz etkileyen Koronavirüs hastalığı ile mücadelenin aralıksız sürdüğünü, gerek aşı uygulaması ve gerekse alınan tedbirler sayesinde hastalığın bir an önce son bulmasını temenni ettiklerini söylerken, valisinin corona aşısı olduğu Ardahan’da bir köy daha karantinaya alındı.
GÖLE TELLİOĞLU KÖYÜ KARANTİNAYA ALINDI.
Alınan bilgilere göre coronanın en çok görüldüğü Ardahan’ın en büyük ilçesi, Göle’ye bağlı Tellioğlu köyü, COVİD-19 vakanın görülmesi nedeniyle 16.02.2021 tarihi itibariyle 10 gün süreyle karantina altına alındı. Giriş ve çıkışlar yasaklandı..
u.
ANAYASAYI FESHEDİN, CHP’Yİ KAPATIN..
Kapatılmasıyla bu güne kadar akan kanı, yaşanan sorunları azaltmayı tam tersi kangrenleştiren parti kapatmalarının çözüm olmadığını bir türlü anlamayanların hala aynı yerde olduğu ülkede muhalefet istemeyen anlayışın aynı yerde kalması acı verici bir durumdur.
Sendikaları susturan baroyu bölen, Fransa ve Almanya’ya kızarken dernekleri daha da zapturapt altına alan kanunlar çıkaran insan hakları, sağlık camiasına yönelik stk’ları ve kendisinden olmayanları hain ilan eden anlayışın kapatılsın dediği HDP’den önce el koymayı planladığı İş Bankası hisseleriyle zayıflatacağını düşündüğü CHP’Yİ ve başta CHP’nin olmak üzere insan haklarının ihlal edildiğini düşünenlerin hak aradığı Anayasa mahkemesini de kapatma istemi ülke demokrasisi adına acı bir durumdur.
Aynı durumla 2008 yılında karşılaşan ve aldığı tepkilerin etkisiyle seçimleri kazanıp 19 yıla yakındır iktidarda kalmayı, mağduriyet siyaseti ile devam eden AKPARTİ’nin ortağı MHP’ nin başını çektiği ve bu saçmalığını 3 Y sloganı ile siyaset yapanların bu 3 Y’nin içinde olan “yasaksız” bir ülke iddiası gün geçtikçe zora girerken her operasyon ve olumsuzluklar ardından kapatılsın denen HDP’ yi günah keçisi ilan ederken kapatılsa acaba 40 yıldan fazladır süre gelen ve adına kimilerinin kürt sorunu dediği kimilerinin ise terörizm olarak ilan ettiği sorun bitecek mi bilmem ama HDP’den önce kapatılan onca partiye baktığımızda sorunun çözümünün parti kapatmakla ovada siyaset yapanların yapanların, hapishaneleri doldurmakla değil Musul ve Nijerya’daki gibi kurulacak insani duygularla bitmese de en azına ineceğini bilmek varken.
Sınır ötesinde yaşananlara Dışişleri değil de İçişleri Bakanının cevap vermesi bu sorununun dışta değil içte olduğunu da ortaya koyarken içerde savaşarak değil barışarak sevişmenin çimleri ezmeyeceği gibi daha da yeşerteceği bilinmelidir.
Ya da “Anayasayı feshedin CHP’Yİ kapatın ” zaten çalışamaz hale getirilen HDP’yi de sınır ötesine atın tek başınıza ülke dediğiniz yerde “Tek Bayrak, Tek Millet, Tek Devletin” yanına tek Hükümet, tek anlayış, tek biz deyin gitsin.
Çünkü filler dövüşür çimler ezilir, filler sevişir gene çimler ezilir..
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
Ardahan Tek Başına Bütünşehir Olmalıdır!..
**Ardahanlılar Uyumamalı..

**Ardahan AŞOT İcralık, Göle ESOB Hacizlik Oldu!
*21/09/2017 Tarihli Haber
Seçimlere gidecek olan Ardahan Şoförler ve Otomobilciler Odasına İcra, Ardahan’ın Göle İlçesinin esnafını temsil eden Göle Esnaf ve Sanatkarla Odasına Haciz!..
.png)
Göleli Gözaltına Alındı..
*16/06/017 Tarihli Haber
Akdeniz Üniversitesi öğrencileri: Arkadaşlarımızı serbest bırakın
Aralarında Ardahan Göleli Şanlıbey Alabey’in İletişim Fakültesinde okuyan oğlu Selimcan Alabay’ın oğlunun da bulunduğu Akdeniz Üniversitesi öğrencileri, mezuniyet töreninde açtıkları pankartla Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın durumlarına dikkat çektikleri için gözaltına alındılar.
Arkadaşlarının serbest bırakılmasını istedi..
Akdeniz Üniversitesi mezuniyetinde “Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya” destek için pankart açtıkları gerekçesiyle gözaltına 6 öğrenci için basın açıklaması düzenlendi.
Çağdaş Gazeteciler Derneği Antalya şubesinde düzenlenen açıklamaya İletişim Fakültesi ve Akdeniz Üniversitesi öğrencileri ile gözaltındaki öğrencilerin aileleri katıldı. Yapılan açıklamada konuşan üniveriste öğrencisi Berna Şahin, arkadaşlarının Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için özgürlük istediklerine vurgulayarak, “Daha birkaç gün önce onlar özgürlük isterken şimdi arkadaşlarımızın özgürlüğünü isteme sırası bize gelmiştir” dedi.
Şahin, “Açlık grevinin 97’nci günündeki Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya özgürlük! Onlara destek olduğu için gözaltına alınan arkadaşlarının Dilan Esen, Mehmet Alpsoy, Rıdvan Seven, Onur Durdağı, Selimcan Alabay Musa Badur’a özgürlük!” dedi.
‘ABD’nin PYD’yle ilişkisi devam edecek’
CHP Milletvekilleri, Gülen, PYD ve orada yaşayan Türkiyelilerle ilgili edindikleri izlenimleri aktardılar
POLİTİKA – CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ardahan Milletvekili Yılmaz, İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı ile TBMM’de düzenlediği basın toplantısında ABD ziyaretiyle ilgili konuştular. Yılmaz; Beyaz Saray, Dışişleri Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ve kongrede temaslarda bulunduklarını, düşünce kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldiklerini söyledi.
‘GÜLEN KONUSUNDA YENİ BİR GELİŞME OLMAYACAK’
Yılmaz Fetullah Gülen’in iadesi konusunda; ‘Yeni yönetim eskisinden çok farklı bir çizgide bulunmuyor, Bunu hukuki bir mesele olarak görüyorlar,. Yakın veya orta vadede bizim gördüğümüz kadarıyla iade konusunda bir gelişme olmayacağı anlaşılıyor. Partimizin görüşü sorulduğunda ise biz de iadesinin gerçekleşmesini ve darbe girişiminde bütün karanlık noktaların aydınlatılması gerektiğini düşündüğümüzü belirttik” diye konuştu.
‘PYD KORUMACILIĞINDAN VAZGEÇİLMEYECEK’
ABD’nin yeni yönetiminin, Suriye’de PYD ile birlikte hareket etmeye devam edeceği görüşüne vardıklarını söyleyen CHP’li Yılmaz, ‘Yeni yönetimin PYD ile ilişkilerde farklı bir çizgiye kayıp kaymayacağını sorguladık. Yeni yönetimin de eski yönetim gibi PYD ile birlikte çalışmak, birlikte iş tutmak istiyorlar Suriye’de. PYD korumacılığından ABD yönetiminin kolay kolay vazgeçmeyeceğini gördük ve şahit olduk’ dedi.
‘VATANDAŞLARIMIZDA GERGİNLİK VAR’
CHP İstanbul Milletvekili Salıcı’ysa ABD’nin çeşitli şehirlerinde, Türk vatandaşlarıyla bir araya geldiklerini kaydederek, “Türkiye’nin Amerika ve Avrupa ülkeleriyle yaşamış olduğu gerilimin orada yaşayan vatandaşlarımıza birebir sirayet etmesinden dolayı gerginlik var. Referandum süreciyle ilgili elimizden gelen çabayı veriyoruz” diye konuştu.
Göle Platformuna Kültür Kazığı!..
Geçtiğimiz aylarda kongresi yapılan ve mevcut yönetin yeniden seçilmek ve oy almak için önüne gelene söz verdiği sözler kongrenin bitmesiyle havada kaldı.
İstanbul Esenyurt’taki Ardahan Kültür Evi bünyesinde kurulacağı açıklanan Muzaffer Oruçoğlu Kütüphanesi kurulamıyor! Projeyi yürüten Demokrat Göleliler Platformu, kütüphane teklifini ilk götürdüklerinde “gelin kurun” diyen Ardahan Kültür Evi yönetiminin daha sonra geri adım attığını ve kütüphanenin kurulmayacağını kendilerine ilettiğini açıkladı. Platformdan yapılan yazılı açıklamada Ardahan Kültür Evi’nin bu tutumuna sert sözlerle tepki gösterildi.
Muzaffer Oruçoğlu Kütüphanesi için kitap bağışı kampanyası yapan, topladıkları kitapları da Ardahan Kültür Evi binasında kütüphane için kendilerine gösterilen yerde raflara dizen Demokrat Göleliler Platformu üyeleri, projenin iptal edilmesi ile büyük bir şaşkınlık yaşadı.
Platform üyeleri, projenin iptal edilmesinin ardından “Muzaffer Oruçoğlu Kütüphanesi Esenyurt’ta neden açılamıyor?” başlıklı bir basın açıklaması yayınladı. Kütüphanenin açılış programını dahi netleştiren Platform üyeleri, açılışa hazırlandıkları sırada Ardahan Kültür Evi yönetiminden “Muzaffer Oruçoğlu ismi uygun” değil yanıtını aldıklarını belirttiler.
Kültür Evi yönetimine sert sözlerle tepki gösterilen açıklamada yaşanan süreç şöyle anlatıldı:
“Esenyurt’ta Muzaffer Oruçoğlu Kütüphanesi kurma girişimizi sabote den Ardahan Kültürevi Yöneticilerinin kamuoyunu yanlış bilgilendirmesi üzerine bu zorunlu açıklamayı yapmayı gereği duyduk.
ÇİFTİ VE ŞİMŞEK “TAMAM” DEDİLER!
Platform üyeleri açıklamalarını; “Platform olarak Ardahan Kültürevi binası içerisinde bir kütüphane olmadığını gördük ve bunu ciddi bir eksiklik olarak irdeledik. Bunun üzerine Muzaffer Oruçoğlu okurları ve Demokrat Göleliler Platformu olarak, Ardahan Kültürevi Yönetim Kuruluna bir çağrı yaparak bize yer tahsis etmelerini ve eğer yeri tahsis ederlerse Kültürevinin içine bir kütüphane kurarak; kütüphaneye ‘Muzaffer Oruçoğlu Kütüphanesi’ ismini vermeyi önerdik.
Çağrımız Kültürevi yöneticisi Sayın Bengül Ateş tarafından olumlu karşılandı. Bengül Hanım bizim talebimizi Ardahan Kültürevi Derneği Başkanı Efrail Çiftçi’ye ve Başkan Yardımcısı Gürhan Şimşek’e iletti. Gerek Sayın Çiftçi gerekse Sayın Şimşek, Bengül Hanım’a olumlu cevap vererek; “Kültürevi içerisine bir kütüphane kurulması ve kütüphaneye ‘Muzaffer Oruçoğlu Kütüphanesi’ ismini verilmesinin yönetim kurulunca uygun görüldüğünü” ifade etmişler. Bunun üzerine biz kampanya başlatarak Muzaffer Oruçoğlu’nun okurlarının katkılarıyla kitapları toplayarak raflarıyla beraber Kültürevi içine koyduk ve halen kitaplarımız da, raflarımız da oradadır.
Bizlerde kampanyayı başlatmadan önce Kültürevi Derneği Başkan Yardımcısı Gürhan Şimşek’e telefonla ulaşarak kendilerine teşekkür ettik ve her hangi bir aksaklığın olup olmadığını sorduk. Sayın Şimşek bize: “Herhangi bir aksaklık yok, siz çalışmalarınızı sürdürün”dedi, Kültürevi içindeki dikiş nakış kursunun 1 ay içinde boşalacağını ve orayı Muzaffer Oruçoğlu Kütüphanesi olarak tahsis edeceklerini bildirdi.
AKÇAM VE KAFTANCIOĞLU AİLELERİ ZAN ALTINDA BIRAKILDI…
1 aylık sürecin sonuna doğru Gürhan Bey ile tekrar görüştüğümüzde, Sayın Şimşek; “Kütüphane için daha önce söz verdikleri yerin küçük olduğunu ve başkanlık katında daha büyük bir oda tahsis edeceklerini” açıkladı. Ancak bir süre sonra Gürhan Bey bizlere; yönetim Kurulu olarak karar aldıklarını yapılacak Kütüphaneye Muzaffer Oruçoğlu’nun ismini vermenin doğru olmadığını çünkü; Dursun Akçam’ın ve Ümit Kaftancıoğlu’nun ailesinin bu durumdan rahatsız olup, kendilerine sitem ettiğini” dile getirdi. Bunun üzerine Dursun Akçam’ın oğlu Alper Akçam ile yaptığımız görüşmede, Alper bey: “Ben hiç kimseyle görüşmedim, bu konuda fikir beyan etmedim, Gürhan’ı da başka bir yöneticiyi de tanımıyorum. Kimse bizim ismimizi kullanarak ayıbını kapatmaya çalışmasın çünkü bu yapılan ayıptır. Biz oraya hangi isimle olursa olsun bir kütüphane kurulmasına karşı da değiliz, bu durumdan da rahatsız değiliz!” dedi. Buna benzer bir açıklama da sayın Canan Kaftancıoğlu’ndan geldi.
ÜMİT KAFTANCIOĞLU KÜTÜPHANESİ NEREDE?
Ardahan Kültürevi Yöneticilerinin kamuoyunu yanlış bilgilendirme ve kendilerini temize çıkarmaya çalışmalarının ardındaki gerçek nedeni zamanla öğrenmiş bulunmaktayız. Kültürevi mevcut binasına taşınmadan önceki yerinde, Ümit Kaftancıoğlu’nun ailesi bir kütüphane kurmuş ve oraya ”Ümit Kaftancıoğlu Kütüphanesi” ismini vermiş. Biz bu durumu daha yeni öğrenmiş bulunmaktayız. Çünkü ortada ne bir kütüphane var, ne de tabela…
Ardahan Kültürevi Yöneticileri bugünlerde, kamuoyunda algı operasyonu başlatarak: “Birileri Kültürevi içindeki ‘Ümit Kaftancıoğlu Kütüphanesinin’ ismini değiştirmek istiyor, Kaftancıoğlu’nun tabelasını kaldırıp yerine Oruçoğlu’ tabelası asmak istiyor. Buna müsaade etmiyoruz.” diyorlar.
Böyle bir şey kesinlikle yoktur. O binada bir kütüphane yoktu ve biz kütüphanesi olmayan Kültür evine kütüphane kurmak istedik. Mevcut bir kütüphanenin simini değiştirmek veya böyle bir çalışma yapmak ahlaksızlıktır, alçaklıktır. Aynı şekilde topluma yanlış bilgi vererek kendilerini aklamaya çalışmak ve birilerini zan altında bırakmak ta ahlaksızlıktır. Alçaklıktır…
Ve şimdi biz soruyoruz: Kültürevi içinde bir var olduğunu ve bizlerin ismini değiştirmek istediğimizi iddia ettiğiniz ‘Ümit Kaftancıoğlu Kütüphanesi’ nerede?”
Demokrat Göleliler Platformu İstanbul Yürütmesi
**Platformu yalanladılar..
Ardahan Kültür Evi Müdürü Güven Avşar, Demokrat Göleliler Platformu’nun yaptığı açıklamayı yalanladı. Yönetim kurulunun, Muzaffer Oruçoğlu adı altında kurulacak bir kütüphane kararı almadığının altını çizen Avşar, “Kimseye böyle bir söz vermedik” dedi.
Tam tersine yönetim kurulu olarak Ardahan Kültür Evi adını taşıyacak bir kütüphane kurma kararı aldıklarını ifade eden Avşar, bu kütüphane içerisinde Drsun Akçam ve Ümit Kaftancıoğlu gibi Ardahanlı yazarların adını taşıyan kitaplıklar oluşturulacağını söyledi. Muzaffer Oruçoğlu’nun Ardahanlı olmadığını da söyleyen Avşar, şöyle konuştu: “Biz kimseye böyle bir söz vermedik, yönetim kurulumuzda adı geçen şahsa dair bir kütüphane kurulması yönünde de hiçbir karar alınmadı. Biz yönetim olarak Ardahan Kültür Evi Kütüphanesi adı altında bir kütüphane oluşturmak ve bu kütüphanenin içerisine de Ardahan’ın önemli değerleri Dursun Akçam ve Ümit Kaftancıoğlu gibi isimlerin olacağı kitaplıklar oluşturma kararı aldık. Yönetim toplantılarımızda bahsedilen isim hiç tartışılmadı dedikleri gibi bir karar da alınmadı. Ayrıca bahsedilen kişi Ardahanlı bile değil” ifadelerini kullandı.
Ardahanlı Boşanmıyor..
*25/03/2015 Tarihl Haber
Yıllardır devam eden göç ile hergün biraz daha nüfusu azalan Ardahan’da evliliklerin bir hayat boyu devam ettiği ortaya çıktı.
Son nüfus sayımın da 2 bin kişinin daha göç ettiği ortaya çıkan Ardahan’da bir yıl için de sadece bir çiftin boşandığı açıklandı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye’nin medeni durumunu gösteren bir harita çıkardı. Buna göre, bekar oranında Hakkari, evli oranında Nevşehir, boşanma oranında İzmir, eşi ölenlerin oranında ise Kastamonu başı çekiyor.
31 Aralık 2014 tarihli Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre Türkiye’de 15 yaş üstü 58 milyon 384 bin 240 kişi bulunuyor. Bunlardan 15 milyon 998 bin 24’ü hiç evlenmeyenlerden, 37 milyon 228 bin 272’si evlilerden, bir milyon 979 bin 260’ı boşananlardan ve 3 milyon 178 bin 684’ü ise eşi ölenlerden oluşuyor.
Türkiye’de boşananların oranı en yüksek il İzmir. İzmir yüzde 6 oranıyla ilk sırada. İzmir’i yüzde 5 oranlarıyla Antalya, Muğla ve Yalova takip etti. Boşanma oranında dikkat çeken şey, sahil illerinin ön sıralarda olması. Son sıralarda ise Doğu ve Güneydoğu illeri bulunuyor.
Türkiye’de bekar oranı en yüksek iller sıralamasında ilk 14 il Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden.
Boşanma oranının yüksek olduğu bazı iller de şu şekilde sıralanıyor: Ankara 4, İstanbul 4, Aydın 4, Mersin 4, Eskişehir 4, Denizli 4, Uşak 4, Balıkesir 4, Adana 4, Zonguldak 4, Tekirdağ 4, Kırklareli 3, Bursa 3, Çanakkale 3, Nevşehir 3.
Boşanmanın en düşük olduğu iller de şöyle: Ardahan 1, Erzurum 1, Bayburt 1, Diyarbakır 1, Kars 1, Şanlıurfa 1, Bingöl 1, Mardin 1, Batman 1, Siirt 1, Ağrı 0,5, Şırnak 0,5, Muş 0,5, Van 0,5, Bitlis 0,4, Hakkari 0,3.
Türkiye’de eşi ölenlerin oranı en yüksek il Kastamonu. Kastamonu yüzde 9,4 oranıyla ilk sırada yer alıyor. Kastamonu’yu yüzde 9,2 oranıyla Sinop ve yüzde 8,6 oranıyla Giresun izliyor.
Ağaçları Kesmeyin.. Ama..
*Yazıyorsam Sebebi Var
Kışları -40 Derece soğuklar karşısında sığınacak bir yer arayan araçların yazında caddeleri tıkamaya başladığı Ardahan’da belediye kentin ortasında bulunan parkın altını kapalı çarşı yapmak için bir proje hazırladı.
Ve bu projeyi hayata geçirmek için harekete geçen belediye başta CHP’lilerin olmak üzere ağç seven, doğa koruyanların tepkisini almış..
Şu an bulunduğum İstanbul’da ki gezi parkı misali bir çalışma ve karşı tepkinin yaşandığı bölgede yaşanan gelişmeleri anında bana ulaştıran ekibimiz aynı zaman da parkın altına yapılmak istenen kapalı parkın projesinin fotoğraflarını da attı.
Eyleme ve projeye baktığımda ikisinin de haklı olduğunu görüyor ve bizim hangi tarafta yer alacağımızı düşündüm.
Ve önce yaşananları haber olarak kamuoyuna bildirip, ardından kendi görüşümüzü de ortaya koymalıyız diyerek karar alırken beni cep telefonumdan arayan CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan yaşanan durumu özetledikten sonra gerek basın olarak gerekse başında bulunduğum federasyon olarak parkta bulunan parkların kesilmemesi için kendilerine destek vermemiz gerektiğini belirtiyordu.
Taştan’ın bu haklı istemi ve bizi yönlendirme çabasının yanından önüme gelen projeye baktığımda Ardahan’ın bu çalışmaya ihtiyaç duyduğunu da düşündüm.
Evet iki yönü de içinde çıkılma olan bu durumun masaya yatırırken öncelikle aynı CHP’nin daha öncede bu parkın içinde bulunan oteli yıkılması karşısında biraz da mutlu olup, yaşananlara sesiz kalıp, ardından parkın betonlaştırılması ve adının değiştirilmesi karşısında ortada olmazken bugün parkın içinde kalan bir kaç ağaca sahip çıkması düşündürücü bir durum olarak geldi bana..
Kesilmeli mi o ağaçlar?
Tabi ki de HAYIR!..
Peki kapalı bir parka ihtiyaç var mı?
Tabi ki var..
O zaman ne yapmalıyız?
Bana kalırsa varsa imkan bir yerde alan açılıp, ağaçlar kesilmeden tünel yapılırcasına alanın altına girilip, kentin ihtiyaç duyduğu kapalı park yapılabilir.
Ve iki tarafı da memnun edecek olan bir çalışmaya imza atılabilir..
Peki, ‘Sen taraftasın?’ derseniz eğer ben direk derim ki; 10 yıla yakındır kentin içinde bir cenaze gibi sahipsiz bırakılan parka bir an önce genel müdahale yapılmalı ve altına yapılacak olan kapalı parkın yanı sıra etrafının da bir çok yeni esnafa ekmek kapısı olacak ve İnönü caddesi ile Atatürk caddelerine can getirecek olan yeni dükkanlar yapılıp, satışa sunulmalıdır.