BUGÜN 10 KASIM.. HABERİMİZ ÜZERİNE BURSA VALİSİ İLK MESAJINI güncelleyip, DÜZELTTİ!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


Fakir Yılmaz’ın ÖZEL HABERİ


Her yıl Haziran ayının 15’in de Ardahan’ın Damal ilçesi sınırları içinde bulunan Karadağ’a ve ülkenşn bir çok yerinde doğaya silüeti yansıyan Atatürk’ün 84. ölüm yıldönümünde verilen mesajlar dikkat çekici olurken bu mesajların siyasi olup, olmadığı tartışma konusu oldu.


Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün hayata veda günü olan bugün, 10 Kasım öncesi mesajlar yayınlayanlar arasında bulunan Ardahan Valisi Hüseyin Öner ile Bursa Valisi Yakup Canbolat’tan satır aralarına ince mesajlar.


Ardahan Valisi Hüseyin Öner’in anma mesajında, ‘Bugün bizlere düşen görev ise; geleceğe güvenle bakabilmek için milletçe birlik ve beraberlik içerisinde daha çok çalışmak ve geçmişimizden güç alarak, ülkemizin 2023 ve sonraki hedeflerine başarıyla ulaşmaktır.’ derken Bursa Valisi Yakup Canpolat’ta ‘Türkiye son 20 yılda, Atatürk’ün gösterdiği hedefler doğrultusunda ilerlemesini kararlılıkla sürdürmektedir.’ satırları dikkat çekti.



Ardahan Valisi Hüseyin Öner’in


10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü Mesajı 


Ebediyete intikalinin 84. yılında Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, saygı ve minnetle anıyoruz.

Hayatını ülkesine ve milletine adayan Atatürk, ülkenin içinde bulunduğu zor şartlara ve sahip olduğu sınırlı imkânlara rağmen, milletinden aldığı güç ve destekle bağımsız ve millet egemenliğine dayanan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna liderlik etmiştir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük ideali, Türkiye’yi birlik ve beraberlik içinde, müreffeh bir ülke olarak muasır medeniyetler seviyesine çıkarmaktı. Bugün, büyük Türkiye yolunda hızla ilerleyen ülkemiz, demokratik hak ve özgürlükler alanında büyük mesafeler kat ederek dünyanın en saygın ülkeleri arasında yer almıştır.


Tüm dünyaya Tük Milleti’nin esaret altında tutulamayacağını bir kez daha gösteren, çok zor şartlar altında bir cihan imparatorluğunun küllerinden yeni bir devlet kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ne kadar büyük bir devlet adamı olduğunu görmekteyiz.

Bugün bizlere düşen görev ise; geleceğe güvenle bakabilmek için milletçe birlik ve beraberlik içerisinde daha çok çalışmak ve geçmişimizden güç alarak, ülkemizin 2023 ve sonraki hedeflerine başarıyla ulaşmaktır. Bu duygularla, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, silah arkadaşlarını, ebediyete uğurladığımız bütün Şehitlerimizi ve Gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum.



e-GAZETEMİZ HABERİ SONRASI BURSA VAİLİSİ BİZİ YALANLAMAK İÇİN


MESAJINI GÜNCELLEDİ!..


AMA EKRAN RESİMLERİNİ UNUTTU!


BURSA VALİSİNİN ‘İLK YAYINLADIĞI MESAJINDA ‘Türkiye son 20 yılda, Atatürk’ün gösterdiği hedefler doğrultusunda ilerlemesini kararlılıkla sürdürmektedir.’ satırlarının bulunduğu ve haberimize konu olan İLK MESAJI..


e-GAZETEMİZİN MANŞETE TAŞIDIĞI YAYINIMIZ SONRASI AL ACELE


DÜZELTİLEN VE SON 20 YIL


KELİMESİNİN KALDIRIDIĞI O MESAJ!..




HDP İLE GÖRÜŞMEK..

“Yetkiyi verirseniz bürokratik imparatorluğu yıkacağız” deyip 20 yıl önce göreve gelen ancak bugün eski siyasiler gibi bürokrasiye teslim olduğunu gördüğümüz iktidarın, 657’ye tabi bir memurun atanmış bakanın eleştirilmesi halinde suç işlendiğini belirtip davalar açtırması, komik olduğu kadar iktidarın yeniden bürokrasiye kaptırıldığını ortaya koyan acı bir durumdur. 

Bir memur gibi atanmış, 657’ye tabi bir devlet çalışanı olan İçişleri Bakanı hakkında eleştiri yaptı diye hapse atılan polis memurunun yanı sıra belediye başkanlarının da mahkemelere düşüren anlayış bugünler de bir hayli hükümdar, yani iktidar. 

Seçime doğru giden iktidarın puan kaybetmesine neden olan sebeplerin başında bulunan hatta “bu iktidardan bıktık” diyemeyip iş yapmamakla hükümeti vatandaşın karşısında zorda bırakan hantal bürokrasinin bu kadar şımartılması ve 657’ye tabi bir memurun yargılanması için üç değil, beş yerden izin istenmesi ne kadar doğru bilmem ama halkın oylarıyla seçilenlerin hapislerde olmasına o kadar yanlış..

Ve seçilen vekilin dokunulmazlığını kaldıranların bürokrasiye getirdikleri katmerli dokunulmazlıktan başka bir şey olmadığı gibi yıkılan komünist sistemde hatta Kuzey Kore’nin de içinde olduğu demokratik olmayan ülkelerin hiç birinde yoktur. 




Yani kısacası; bakanı değil, 657’ye tabi birer devlet memuru olan YSK’yı, Yüksek Seçim Kurulu hakimlerini eleştirdiği iddiasıyla  yargılayıp, Demirtaş başta olmak üzere onca milletvekilini, belediye başkanını son olarak ta Kaftancıoğlu gibi cezalandırıp, siyaset yapma yasağı getirecekleri iddia edilip tartışılırken başkanlık sistemi gereği yine bir bürokrat olan adalet bakanının nasıl olup HDP ile görüşmeye gittiği de eleştirilir. 

Halbuki demokrasi gereği halkın seçtiği siyasilerin görevlerinden alınıp yerlerine kayyum atayanların dün aynı yöntemlerle , “muhtar olamaz” denerek kendilerinin de bu durumlarla karşılaştıklarını unutmuş olsalar da meclisin üçüncü büyük partisi olan, 6 milyon oy alan ve gerek şu anda gerekse yaklaşan seçimlerde asıl oyuncu olan HDP ile bırakın görüşmeyi selamlaşmanın şeytanlaştırıldığı bir zamanda Adalet Bakanını anayasa için HDP’yi ziyaret etmesini sanki ülkenin bekası gitmişçesine kıyamet koparılması ne kadar doğrudur. 

Bu kıyameti koparanların başını da yine ulusalcıların çektiğini ben cahil görürken barış sürecini bozan bu ulusalcı çeteyi ve asıl iktidarı elinden kaçırmak istemeyen bürokrasiyi mevcut iktidar görmüyor.

Kısacası iki seçimde yenemedikleri İmamoğlu’nu 1 Kasım 2015’de yapılan ve HDP’nin büyük başarı sağladığı seçimleri misali devre dışı bırakma adına hakimlere hakaret etti denilerek yargılatılmaya, saha dışına itilmeye çalışılması bu ülkede ki istenen huzuru getiremeyeceği gibi HDP ile görüşmenin bile bu ülkeyi ne kadar rahatlattığını görmek gerekir. 

Aksini hep bana hep bana denirse ve bunu saklamak adına da hukuku ve hukukçuları öne sürüp adına da adalet demekle adaletsizliğin en büyüğünü yapmış olur, yarın o adaleti de bulacak ne bir ortam bulabiliriz ne bir yönetim diyor HDP ile görüşmenin en doğrusu olduğunu, HDP’nin de Dolmabahçe masasını hatırlayarak bu masanın da yıkılmaması ve üzerinde oynanacak olan satrançta hemen şah=mat demektense uzun uzun düşünülmelidir derim.
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


arşiv haber 02/07/2017 tarihli haber


DİKKAT ENSAR VAKFI ARDAHAN’DA..


Karaman’da sekiz ila 10 yaşlarında 10 erkek öğrenciye cinsel istismarda bulunmaktan tutuklanan yetkilileriyle ülke gündemine gelen ve halen tartışılan Ensar Vakfı Ardahan’da da şube açtı.


Alınan bilgilere göre Ardahan Kongre Caddesi üzerinde bulunan bir binada yer tutan vakfın Ardahan temsilciliğini alanlar vakfın Ardahan’da da bir dizi faaliyete bulunması için çalışacaklarını öğrenildi.


**Kimsenin alnında tecavüzcü yazmıyor..


 


*31/01/2017 Tarihli Haber


Ardahan’da da şube açan Ensar Vakfının önümüzde ki günlerde resmi açılışını tamamlayarak çalışmalarına başlayacağı öğrenilirken, vakfın yetkililer Kahraman’da meydana gelen ve ülke gündemini sarsan iddialara karşı “Kimsenin alnında tecavüzcü yazmıyor. Yaptığımız araştırmada bu şahsın daha önce Milli Eğitim’de çalıştığı ve itibarının çok yüksek olduğu bilgilerine ulaştık” demiştiler.


**ARDAHAN BİN KİŞİ DAHA AZALDI!..


1992 Yılında 170 Binin üzerinde bir nüfusla yeniden vilayet olan Ardahan’da hızla devam eden göçün 2016 yılında da devam ettiği ortaya çıktı. 

Her yıl ortala bin kişinin göç ettiği görülen kentte 2016 yılında da bin kişinin üzerinde bir nüfusun Ardahan’dan başka iller göç ettiği ortaya çıktı.

Geçen yıl da  yani 2015 yılında bir kişinin üzerinde insanın terk ettiği Ardahan’ı 2016 yılında da bin kişinin üzerinde bir nüfusun terk ettiği ortaya çıktı. 

Türkiye’nin nüfusu açıklandı. 


Ülkede nüfus, 2016’da bir önceki yıla göre 1 milyon 73 bin 818 kişi artarak 79 milyon 814 bin 871 kişi oldu.


79 MİLYON 814 BİN 871 KİŞİ OLDUK


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), “Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2016 Sonuçları”nı açıkladı. Buna göre, 2015 yılı itibarıyla 78 milyon 741 bin 53 kişi olan ülke nüfusu, 1 milyon 73 bin 818 kişilik artışla 2016 sonunda 79 milyon 814 bin 871 kişiye ulaştı.


 


ERKEK-KADIN ORANI KAFA KAFAYA


Erkek nüfusun oranı yüzde 50,2 (40 milyon 43 bin 650 kişi), kadın nüfusun oranı ise yüzde 49,8 (39 milyon 771 bin 221 kişi) oldu. Yıllık nüfus artış hızı, 2015’te binde 13,4 iken, 2016’da binde 13,5’e yükseldi.


KÖYLERDE YAŞAYANLARIN ORANI DÜŞÜYOR


İl ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin oranı, 2015’te yüzde 92,1 iken, bu oran 2016’da yüzde 92,3 olarak gerçekleşti. Belde ve köylerde yaşayanların oranı ise yüzde 7,7 oldu.


NÜFUSUN YÜZDE 18.5’İ İSTANBUL‘DA YAŞIYOR


Türkiye nüfusunun yüzde 18,5’inin ikamet ettiği İstanbul, 14 milyon 804 bin 116 kişi ile en çok nüfusa sahip olan il oldu. Bunu sırasıyla 5 milyon 346 bin 518 kişi ile Ankara, 4 milyon 223 bin 545 kişi ile İzmir, 2 milyon 901 bin 396 kişi ile Bursa ve 2 milyon 328 bin 555 kişi ile Antalya takip etti. Tunceli ise 82 bin 193 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu.


ORTANCA YAŞIN EN YÜKSEK OLDUĞU İL SİNOP


Ülkemizde 2015 yılında 31 olan ortanca yaş, 2016 yılında önceki yıla göre artış göstererek 31,4 oldu. Ortanca yaş erkeklerde 30,8 iken, kadınlarda 32 olarak gerçekleşti. Ortanca yaşın en yüksek olduğu iller sırasıyla 39,6 ile Sinop, 39,1 ile Balıkesir ve 38,8 ile Edirneoldu. Ortanca yaşın en düşük olduğu iller ise sırasıyla 19,5 ile Şanlıurfa ve Şırnak, 20,5 ileAğrı ve 20,8 ile Siirt oldu.


İŞ GÜCÜ ORANI ARTTI


Ülkemizde 15-64 yaş grubunda bulunan (çalışma çağındaki) nüfusun oranı, 2016 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,6 artarak yüzde 68 olarak gerçekleşti. Çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı ise yüzde 23,7’ye gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı da yüzde 8,3’e yükseldi.


Nüfus yoğunluğu olarak ifade edilen ‘bir kilometrekareye düşen kişi sayısı’, Türkiyegenelinde 2015 yılına göre 2 kişi artarak 104 kişi oldu. İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 849 kişi ile nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu ilimiz oldu. Bunu sırasıyla; 507 kişi ile Kocaeli, 352 kişi ile İzmir ve 290 kişi ile Gaziantep takip etti. Nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu.


Yüzölçümü bakımından ilk sırada yer alan Konya‘nın nüfus yoğunluğu 56, en küçük yüzölçümüne sahip Yalova‘nın nüfus yoğunluğu ise 285 olarak gerçekleşti.


İŞTE İL İL NÜFUS RAKAMLARI


İL – PLAKA – NÜFUS


Adana-1 2201670


Adıyaman-2 610484


Afyonkarahisar-3 714523


Ağrı-4 542255


Aksaray-68 396673


Amasya-5 326351


Ankara-6 5346518


Antalya-7 2328555


Ardahan-75 98335


Artvin-8 168068


Aydın-9 1068260


Balıkesir-10 1196176


Bartın-74 192389


Batman-72 576899


Bayburt-69 90154


Bilecik-11 218297


Bingöl-12 269560


Bitlis-13 341225


Bolu-14 299896


Burdur-15 261401


Bursa-16 2901396


Çanakkale-17 519793


Çankırı-18 183880


Çorum-19 527863


Denizli-20 1005687


Diyarbakır-21 1673119


Düzce-81 370371


Edirne-22 401701


Elazığ-23 578789


Erzincan-24 226032


Erzurum-25 762021


Eskişehir-26 844842


Gaziantep-27 1974244


Giresun-28 444467


Gümüşhane-29 172034


Hakkari-30 267813


Hatay-31 1555165


Iğdır-76 192785


Isparta-32 427324


İstanbul-34 14804116


İzmir-35 4223545


Kahramanmaraş-46 1112634


Karabük-78 242347


Karaman-70 245610


Kars-36 289786


Kastamonu-37 376945


Kayseri-38 1358980


Kilis-79 130825


Kırıkkale-71 277984


Kırklareli-39 351684


Kırşehir-40 229975


Kocaeli-41 1830772


Konya-42 2161303


Kütahya-43 573642


Malatya-44 781305


Manisa-45 1396945


Mardin-47 796237


Mersin-33 1773852


Muğla-48 923773


Muş-49 406501


Nevşehir-50 290895


Niğde-51 351468


Ordu-52 750588


Osmaniye-80 522175


Rize-53 331048


Sakarya-54 976948


Samsun-55 1295927


Şanlıurfa-63 1940627


Siirt-56 322664


Sinop-57 205478


Şırnak-73 483788


Sivas-58 621224


Tekirdağ-59 972875


Tokat-60 602662


Trabzon-61 779379


Tunceli-62 82193


Uşak-64 358736


Van-65 1100190


Yalova-77 241665


Yozgat-66 421041


Zonguldak-67 597524



**Hayırlı olsun 100 binin altına düştük; Nüfusumuz 99.265


**28/01/2016 Tarihli Haber


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2015 yılı adrese dayalı nüfus kayıt sistemi sonuçlarını açıkladı.


Hergeçen gün nüfusunun azaldığı Ardahan’ın 2015’te ki nüfusu belli oldu. 


Yüzbinin altına düşerek 99.265 olan Ardahan’da ki yaşanan bu göç hiç bir yöneticinin umrunda olmaması dikkat çekiyor.


TUİK’in yaptığı araştırmaya göre 100 binin altına inen Ardahan nüfusu gelecek yıllarda da göç verecek gibi görünüyor.


2014’te 100.809 olan nüfusumuz 2015’te 99.265’e düştüğü görülüyor.


Türkiye’nin nüfusu 31 Aralık 2015 tarihi itibarıyla 78 milyon 741 bin 53 kişi oldu.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2015 yılını ilgilendiren Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarını açıkladı.


1 MİLYON 45 BİN 149 KİŞİ ARTTI


Verilere göre; Türkiye’de ikamet eden nüfus 2015 yılında bir önceki yıla göre 1 milyon 45 bin 149 kişi arttı. Erkek nüfusun oranı yüzde 50,2 (39 milyon 511 bin 191 kişi), kadın nüfusun oranı ise yüzde 49,8 (39 milyon 229 bin 862 kişi) olarak gerçekleşti.


NÜFUS ARTIŞ HIZI DÜŞTÜ


Yıllık nüfus artış hızı 2014 yılında binde 13,3 iken, 2015 yılında binde 3,4 oldu.


İl ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin oranı 2014 yılında yüzde 91,8 iken, bu oran 2015 yılında yüzde 92,1’e yükseldi. Belde ve köylerde yaşayanların oranı ise yüzde 7,9 olarak gerçekleşti.

İSTANBUL İLK SIRADA YER ALDI

Türkiye nüfusunun yüzde 18,6’sının ikamet ettiği İstanbul, 14 milyon 657 bin 434 kişi ile en çok nüfusa sahip olan il oldu. Bunu sırasıyla yüzde 6,7 (5 milyon 270 bin 575 kişi) ileAnkara, yüzde 5,3 (4 milyon 168 bin 415 kişi) ile İzmir, yüzde 3,6 (2 milyon 842 bin 547 kişi) ile Bursa ve yüzde 2,9 (2 milyon 288 bin 456 kişi) ile Antalya illeri takip etti.

EN AZ NÜFUS BAYBURT’TA

Bayburt ili ise 78 bin 550 kişi ile en az nüfusa sahip il oldu.

TÜRKİYE NÜFUSUNUN ORTANCA YAŞI YÜKSELDİ

Ülkemizde 2014 yılında 30,7 olan ortanca yaş, 2015 yılında önceki yıla göre artış göstererek 31 oldu. Ortanca yaş erkeklerde 30,4 iken, kadınlarda 31,6 olarak gerçekleşti. Ortanca yaşın en yüksek olduğu iller sırasıyla Sinop (39,3), Balıkesir (38,8) ve Kastamonu(38,3) iken, en düşük olduğu iller ise sırasıyla Şanlıurfa (19,3), Şırnak (19,5) ve Ağrı (20,3) oldu.


ÇALIŞMA ÇAĞINDAKİ NÜFUSUN ORANI DEĞİŞMEDİ


Ülkemizde 15-64 yaş grubunda bulunan (çalışma çağındaki) nüfusun oranı 2015 yılında, bir önceki yılda olduğu gibi yüzde 67,8 (53 milyon 359 bin 594 kişi) olarak gerçekleşti. Çocuk yaş grubundaki (0-14) nüfusun oranı ise yüzde 24’e (18 milyon 886 bin 220 kişi) gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı da yüzde 8,2’ye (6 milyon 495 bin 239 kişi) yükseldi.


TÜRKİYE’DE KİLOMETREKAREYE DÜŞEN KİŞİ SAYISI ARTTI

Nüfus yoğunluğu olarak ifade edilen ‘bir kilometrekareye düşen kişi sayısı’, Türkiyegenelinde 2014 yılına göre 1 kişi artarak 102 kişi oldu. İstanbul, kilometrekareye düşen 2 821 kişi ile nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu ilimiz oldu. Bunu sırasıyla; 493 kişi ileKocaeli, 347 kişi ile İzmir ve 283 kişi ile Gaziantep takip etti. Nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 12 kişi ile Tunceli oldu.


Yüzölçümü bakımından ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu 55, en küçük yüzölçümüne sahip Yalova’nın nüfus yoğunluğu ise 275 olarak gerçekleşti.


 



Sanal Fesat ve Sanal Şantajcılar..


30 Yılı geçen gazetecilik hayatımda biri kalkıp, ‘Ulan şerefsiz sen benden iki top kağıt parası istedin, reklam istedin, ilan istedin, kızımı, oğlumu işe koy dedin, bana yan baktın’ deyip ardından ‘Ben bunları yapmayınca sende gittin gazetene benim aleyhimde yazı, haber yazdın’ diye biliyorsa lütfen bu yorumunun konun yaşandığı zamanın, anın altına tarihini, yerini, haberimin yada yorumunu başlığını yazsın, hatta küfür etsin yorumunu engelleyip, silmeyeceğim..

Çünkü kendimi tanıyan biri olarak ben gazetecilik hayatımda hiç kimseyi şahsi çıkarlarım dolaysıyla haber yapmadım, yorum yazmadım, özel hayatlarına girmedim, en namuslu şekilde gazetecilik yapmaya çalıştım.. Bununla da gururluyum ve bundan dolayı da toplumun gözünde, ‘Gazeteci Fakir Yılmaz’ım..

Kendilerini kral sanan, hep o koltuklarda kalacaklarını inanan Valilerle, Belediye Başkanlarıyla, Siyasilerle, Kaymakamlarla, hatta bakanlarla bile haber ve yorumlarım dolaysıyla çok karşı karşıya gelen biri olarak gelmiş, geçmiş bir devlet görevlisinin bile kalkıp, ‘Sen özle bir işin için beni yazdın’ diyemeyeceğini bildiğim gazetecilik hayatımda 30 yıldır kazandığımı alın terimle çocuklarıma yedirdiğimi vicdanım da der, beni yakınen tanıyan, okuyan da bilir..

Evet, ‘Sabah sabah vicdan muhasebesi yapmış’ denecek bu konuyu ele almama neden olan nedir diyecek olursanız eğer hemen belirteceğim.

‘Tüfek çıktı, Mertlik bozuldu’ misali internetin yarattığı sanal ortam bir çok konuyu olduğu gibi insanların özel hayatlarını da alt üst ettiğini hepimiz artık biliyoruz..

Bu durumun yarattığı faydanın yanı sıra hayatımız üzerinde meydana getirdiği onca olumsuzlukların başında bu yolla yani sanal ortam yoluyla bir çok sanal fesatı ve sanal şantajcıyı da yarattı..

Dün gazetecilik adı altında insanları zorda bırakıp, tehdit ve şantaj yoluyla işlerini yaptıran, ihaleler alan, çel çocuklarını devletin işlerine koyduranlar gibi bugünde elinde ki cep telefonları ile onun, bunun aleyhinde iki satır yazıp, ardından fesatlığa, şantajcılığa devam etmemek için işlerini yaptırmaya çalışanların olduğunu duymaktayız..

Başta Ardahan Belediye Başkanı aleyhinde olmak üzere kentte iş adamlığı yapıp iş istihdamı sağlayanların, kamu görevlilerini tehdit edenler üzerine sanal yolla gidip, bir şeyler koparmak isteyenlerin bir hayli arttığı şu günlerde demokrasi, adalet isteyenleri hemen tespit edip, ‘siber terörist’ ilan edenleri hapse attıranlar bu önemli konuya da el atması gerekmez mi?

Bilmem ama bana göre Ardahan’da ki Bonzai belası gibi sanal fesat, sanal şantajcılar da bu memleketin bir diğer derdi olmuş durumda haberiniz olsun dedim..