https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw
Tablet ve Tahta kızak hediyesi bekleyen Ardahanlı çocukları gibi, İstanbul’daki çocuklarda buldukları kızak imkanları ile karların zevkini kayarak çıkardıkları görüldü.
Ardahan Valiliğinin İstanbul’da başlayıp, ülke geneline oradan da Kafkasya’ya uzanan kar yağışı arıdan kent genelinde ki, “zaten kapalı olan”okulların, 1 gün tatil edildiğini duyurdu.
İlimizde devam eden kar yağışı sebebiyle, il merkezi ve ilçelerimize bağlı tüm okullarımızda eğitime 17 Şubat Çarşamba günü itibariyle 1 gün süre ile ara verilmiştir. Ayrıca hamile ve engelli kamu personeli de bugün için idari izinli sayılacaktır. Basına ve kamuoyuna duyurulur. ARDAHAN VALİLİĞİ’ diye duyuru yapan valiliğin yanı sıra Çıldır Kaymakamlığı da altına tünel vurulan ama hala hizmete açılmayan Mozoret Tepesi üzerinden Aktaş Gümrük Kapısına ve bu bölge bulunan köylere gidiş, gelişin yoğun kar yağışı ve buzlama dolaysıyla gidiş, gelişlere izin verilmediğini duyurdu.
İşte o duyuru; “Ardahan-Çıldır Karayolunun Mozeret (Aşıkşenlik) Geçidi Mevkiinde meydana gelen kar ve tipi nedeniyle, ağır tonajlı araçların geçişi, geçici olarak çift taraflı durdurulmuştur Kamuoyuna duyurulur. Çıldır Kaymakamlığı.”
Öte yandan birçok Ardahanlının da yaşadığı İstanbul’da 3 gündür devam eden ve üçüncü günde etkisini daha da arttıran kar yağışı Ardahan ve yüksek rakımlı kentlerimiz de yaşanan görüntüleri ortaya koydu.
Ardahan merkezli 3 ilde piyasaya sahte rakı operasyonu
Ardahan, Adana ve Ankara‘da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, piyasaya sahte içki sürdükleri öne sürülen 12 zanlı gözaltına alındı. Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığınca, yurda yasa dışı yollardan sokulduğu sanılan metil ve etil alkolle “merdiven altı” diye tabir edilen ruhsatsız yerlerde sahte içki üreterek piyasaya süren bir suç örgütüne yönelik soruşturma başlatıldı.
Soruşturma çerçevesinde haklarında gözaltı kararı verilen 12 zanlının yakalanması için Ardahan Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Suçlar Şubesi ekipleri koordinesinde, Ardahan, Ankara ve Adana’daki 15 farklı adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda, Ardahan’da 9, Adana’da 2 ve Ankara’da bir kişi olmak üzere toplam 12 zanlı yakalandı. Operasyonlarda 100 litre sahte içki ele geçirildi. Zanlıların Ardahan Emniyet Müdürlüğündeki işlemleri sürüyor.
KOTAYI DOLDURMA TELAŞI..
İyi bir kurtçu yani ülkücü olan gazeteci meslektaşım Yüksel Ercan’ın zevkle okuduğum köşe yazılarından sonuncusu “Kimse kimseye güvenmeyince” başlıklı yazısında benim de sıkça rastladığım bir trafik polisiyle olan diyaloğuna çok güldüm kendi halimize acırken.
Çünkü Ercan’ı durduran ve “kimlik belgenizi verebilir misiniz?” demesiyle başlayan tartışmanın Avrupa’ya kadar gittiğini okuyup, gülerken benim son trafik kontrolünde Ercan’ı çeviren trafik polisinin meslektaşı ile aramızda geçen sohbette polisin Temel fıkrasına benzeyen “Abi kotayı doldurmamız gerek” deyip takmayı unuttuğum emniyet kemerini göstererek aldığı belgeleri arkadaşına verirken kulağına bir şeyler fısıldıyordu. Bense kendi kendime kızarak nasıl oldu da unuttum derken.
Ve arkadaşını dinleyip SİHA hızıyla kestiği ceza makbuzunu bana takdim ediyordu. Bir yıla yaklaşan pandemi yasaklarıyla adeta perişan olup kapı kapı gezerek istenen siparişleri getiren kuryelerin esir olduğu banka kredi kartlarını çeken post makinalarının polis tarafından kullanıldığına da şahit olurken.
Bu arada yediğim cezanın haklılığının yanında kotayı doldurmasına sunduğum katkıya da üzülmedim değil. Üzülmeme neden olan cezayı yeniden bana hatırlatan gazeteci meslektaşım Yüksel Ercan’ın yazısı ardından GARA operasyonu sonrası durum değerlendirmesi yapan İçişleri Bakanı Soylu’nun gergin yüz hatlarından bundan sonra yaşanacakları anlıyor gibiydik.
Zira kota doldurmanın sadece trafikte değil, hızla başlatılıp önce bizzat Milli Savunma Bakanı ağzından yapılan açıklamada, ’13 sivil vatandaşımız’ denilen sonra da Malatya Valiliği tarafından yapılan diğer bir açıklamada ‘polis, asker, mit görevlisi’ denen ve aniden sonlandırılan yürek yakan operasyon ardından eş genel başkanları milletvekilleri, belediye başkanları, parti yöneticileri, sempatizanları zaten içerde olan HDP’ye yönelik yeni operasyonlardan anlıyorduk, kota olmasa da tıka basa olan nezarethaneler dolarken…
Evet, yazımı bitirirken meslektaşım Yüksel Özcan’ın ‘Kimse Kimseye Güvenmeyince..‘ başlığı ile ele aldığı o yazının aşağıdaki kısmı değil mi yukarıda ve bugüne kadar yaşadıklarımız bizlere anlatan bilmem ama bir göz atalım o yazıya diyerek bitirelim bugünkü yazımızı..
‘Bir kaç yıl önce olduğu gibi aracınızı durduran Polis artık “Lütfen Ehliyet ve Ruhsat” demiyor, bunun yerine “Kimlik Belgenizi verebilir misiniz” ricasında bulunuyor.
Birkaç gün önce araç kullanırken yine aynı saatlerde ve aynı noktada trafik polisinin “Sağa yanaşın “şeklindeki el işaretini görünce “tamam” dedik, aracı park ettik, aşağı indik, görevli arkadaşın “Lütfen Kimlik Belgenizi verin” ricasına bir anda “Kimlik belgesini vermeyeyim bunun yerine Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaramı söyleyeyim” teklifinde bulunduk.
Bizim “Türkiye Cumhuriyeti Kimlik numaramı söyleyeyim” teklifimiz karşısında görevli arkadaşın “Beyan ile olmaz, lütfen Kimlik belgenizi ibraz edin” ısrarına biraz daha “olmaz, beyanımı kabul edin” şeklinde talebimiz kabul görmeyip üstüne üstlük görevlinin gözünde yavaş yavaş “kanun Kaçağı” durumuna da düşmemizin yakın olduğunu anlayınca çaresiz kimlik belgemizi çıkarıp verdik.
Görevli polis memuru bilgilerimize bilemediniz yarım dakika içerisinde bakıp “Beyefendi herhangi bir olumsuzluğunuz yok, Kimliğinizi ısrarla neden vermek istemediğinizi işin doğrusu anlayamadık, sebep ne.?” diye sorduğunda muhatabımıza “Avrupa Ülkelerinde görevliler ya da yöneticiler vatandaşın beyanlarına güveniyor, Sizlerin de artık vatandaşın beyanını doğru kabul edip çalışmalarınızı buna göre yapmanız gerekir” dediğimizde görevli beklediğimiz cevabı anında yapıştırdı” İyi de Avrupalı dürüst, onlar yalan söylemiyor ki..!!!”
Aldığımız cevap karşısında şaşırmadığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz,
Evet, aldığımız bu cevapta ‘Kimse kimseye güvenemeyince yaşananlar acı verir tüm topluma, ülkeye, pamuk ipliği kadar incelen kardeşliğe’ demekten başka ne denir ki?..
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
Kapalı Şeflikte 160 Kişi mi Çalışıyor?
arşiv haber 23/12/2015 tarihli haber
Ardahan’ın Göle İlçesinde Bulunan ve Müdürlüğü Kapatılıp, Boş Bir Şeflik Bulunan Göle Orman Şefliğin de 160 Kişi’nin Çalışıyor Olarak Göründüğü İleri Sürülüyor!.
Ardahan’ın Göle İlçesinde kapalı bulunan ve Şeflik olarak çalışan Göle Orman İşletmesinde İş-Kur’lu oldukları ileri sürülen 160 kişinin çalışıyor olarak gösterildiği iddia ediliyor.
Konu hakkınnda gazetemizi arayan işçi kapalı bulunan Göle Orman İşletmesinde ‘çalışıyor’ diye İş-Kur’dan 160 kişinin bankamatikten imza aldığını iddi etti.
**Asıl çalışanlar kapı dışarı edildi..
Konu halkkında gazetemiz arayan ve İş-Kur’dan 160 kişinin işe alındı diye gösterlip, bankamatikten maaş aldığını ileri süren Orman İşçisi bu yetmezmiş gibi her gün işe giden ve gerçekten çalışan 15 iş-Kur’lunun işe gelmedikleri iddiasıyla kapı dışarı edildiklerini ileri sürdü.
Yaşanan bu durumu dillendirdikleri için kapı dışarı edildiklerini ileri süren Orman İşçisi, 4 yıl önce kapanan ve hala açık olmayan bir orman işletmesinde kağıt üzerinde 160 kişinin çalıştığını ve bunların büyük bölümünün şuan ki şeflik olan orman dairesine gelmeden bankamatikten maaş aldıklarını, asıl çalışanların ise siyasi görüşleri öne sürülerek işten çıkarıldıklarını ileri sürdü.
**Sadece Orman işletmesi değil..
Göle’de yaşanan bu durum gibi iş kur tarafından işe alınan ve çoğu ak partili siyasilere yakın olan şahıslardan oluşan işkur işçilerinin Göle Orman’da olduğu gibi, diğer kurumlarda da işe gelmeden maaş aldıkları öne sürülen diğer iddalar arasında bulunmakta.