BURASI HANGİ KURA?!.


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri Programlarla Saat:14.00-16.00’da TEMPO TV’de 


Her pazar günleri saat:14.00-16.00 arası ekranlarınızda..


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..



 


Ardahan sınırları içinde bulunan Allahuekber Dağlarından doğup, Göle ilçesi ovasına hayat verdikten sonra Ardahan’a ulaşan ve Ardahan Ovasına da hayat verdikten sonra Hanak üzerinden Çıldır kanyonunu geçerek Gürcistan’a buradan da Azerbaycan’da bulunan Hazar (Deniz) Gölüne ulaşan Kura Nehrinde renkli görüntü ve manzaraları görenler ‘Burası hangi kura?’ sorusunu sordurmakta.


Üzerine yapılacak olan Beşikkaya HES Barajı ile suyunun büyük bölümünün Karadeniz’de bulunan barajlara akıtılması hedeflenen Kura Nehrinin Ardahan sınırları içinde ki hali ile bu fotoğraflardaki halini görenlerin ‘Burası hangi Kura?’ sorusuna cevap verecek olanların Ardahanlı yerel ve ulusal siyasiler olduğunu belirtilirken, Ardahan kent içinde geçerken içine gelişi güzel akıtılan kanalizasyon ve çöpler dolaysıyla adeta bataklığa dönen Kura Nehrinin nasıl olup, bir kenti, bir ülkeyi dünya normlarında tanıttığı ve turizme katkı sunduğunu görmek için Ardahan’a komşu olan ve Kura Nehrinin geçtiği Gürcistan’a, Tiflis’e gitmek yeter, artar bile denmekte.



Tiflis’de Barış Köprüsü mimari: DE LUCCHI


Gürcistan’da, Tiflis’de, Mt’k’vari Nehri (Türkçede Kura nehri olarak da bilinir) üzerinde bulunan ve yaya kullanım için tasarlanmış bir köprüdür. Bu köprünün tasarımı bir deniz hayvanını anımsatmaktadır.



Barış Köprüsü daha önce İçişleri ve Gürcistan Cumhurbaşkanlığı İdaresi Bakanlığı binalarını tasarlayan İtalyan mimar Michele De Lucchi tarafından tasarlanmıştır.


Aydınlatma tasarımı Fransız tasarımcı Philippe Martinaud’a aittir. Köprü resmi olarak 6 Mayıs  2010 tarihinde açıldı. Köprünün uzunluğu 150 metredir.



Aydınlatma yapıların montajı sırasında monte edildi. Köprü yapısı İtalya’da inşa edilmiş ve 200 kamyon’la Tiflis’e nakledildi.


Beyaz LED binlerce aydınlatma elemanı bir interaktif ışık ekranı gibi parıldıyor bir kıvrımlı çelik ve cam gölgelikle şekillenen köprüyü ve kenti aydınlatıyor.



Çatı Gelecek Aydınlatma Çözümleri tarafından sağlanan 4200 K renk sıcaklığı ile 6040 yüksek güçlü LUXEON Rebel LED aydınlatma elemanları kullanarak Hollandalı Primo Etkilenmeler ve RENA Electronica şirketleri tarafından tasarlanan ve kurulan 1208 özel LED armatürleri,, ile donatılmıştır.



Geçit boyunca uzanan cam paneller doğrusal düşük güçlü LED dizileri ile birlikte görülürler.


Kaynak: aasarchitecture


Çeviri:Mimdap


BEŞİKKAYA’YA BARAJ YAPACAK FİRMA NOKTAYI KOYDU!


Ardahan sınırları içinde bulunan Allahuekber Dağlarından doğup, Göle ilçesi ovasına hayat verdikten sonra Ardahan’a ulaşan ve Ardahan Ovasına da hayat verdikten sonra Hanak üzerinden Çıldır kanyonunu geçerek Gürcistan’a buradan da Azerbaycan’da bulunan Hazar (Deniz) Gölüne ulaşan Kura Nehrinde renkli görüntü ve manzaraları görenler ‘Burası hangi kura?’ sorusunu sordurmakta.


DÜZ ARDAHANLILAR YAŞANANLARIN YAŞANMASINI İZLİYOR, HİÇ BİR ŞEY DEMİYORLAR!..


arşiv haber 14/11/2020 tarihli haber


35 yıla yaklaşan gazetecilik hayatım boyunca gerek yerelde gerekse ulusalda bir çok önemli konuları gündeme getiren Gazeteci Fakir Yılmaz, eşi Gazeteci Selmi Yılmaz ile birlikte Ardahan’da yeni bir HES Barajının yapılacağı ve Ardahan’ın simgesi konumunda olan Kura Nehrinin suyunun büyük bölümünün Karadeniz’e Çoruh Nehri üzerinde yapılan baraja akıtılacağı Yalanızçam Hasköy Beşikkaya Hidro Elektrik Barajının yapılacağı alandaydı.



Nokta Holding isimli bir firmanın http://noktaholding.com.tr/projeler/kura-barajlari-elektrik-uretim-as/55 adresinde yaptığı açıklama ile doğruladığı ve geçtiğimiz günlerde yapılan itirazın reddi ile yapılmasının önü iyiden iyiye açılan Kura Beşikkaya Barajı konusunda bu barajı yapacak olan firma tarafından da şu duyuru yapılırken, bu barajdan en çok etkilenecek olan Düz Ardahan köylülerin suskunluğu dikkatlerden kaçmıyor.


İzlemek için kopyala ve TIKla..


https://www.youtube.com/watch?v=cKE43vbKUK4&ab_channel=ArdahanTV


İşte o açıklama ve Gazeteci Fakir Yılmaz’ın bölgedeki izlenimleri.. Beşikkaya HES Barajını Yapacak Firmanın http://noktaholding.com.tr adılı internet sayfasında yaptığı açıklama şöyle; Hes Projeleri / Beşikkaya Barajı ve Güleç HES, Tosunlu Barajı ve Harmanlı HES, Akyürek Regülatörü, Ekşinar Regülatörü ve Ardanuç I HES Şirket bünyesinde Kura-Çoruh Enerji Grubu Projesi bulunmaktadır.


Kura-Çoruh Enerji Grubu Doğu Anadolu Bölgesi’nin kuzeydoğusunda Ardahan ve Artvin illerinde yer almaktadır. Kura-Çoruh Enerji Grubu Projesi 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında gerçekleştirilecektir.


Proje kapsamında Beşikkaya Barajı ve Güleç HES, Tosunlu Barajı ve Harmanlı HES ve Akyürek Regülatörü, Ekşinar Regülatörü ve Ardanuç I HES tesisleri yapılacaktır.


Fizibilite Raporunda Tesislerin Toplam Kurulu Gücü 350 MW yıllık ortalama üretimleri 828 GWh dir. Planlanan 3 santral ile Kura Nehrinden çevrilen sular Çoruh Nehrine ulaştırılacak ve Çoruh üzerinde mevcut olan tesisler ile de fazladan enerji üretilmesi sağlanacaktır. Beşikkaya Barajı, Çoruh derivasyonunun kilit depolamasını oluşturmaktadır. Barajda düzenlenen sulardan Ardahan Ovası sulaması gerçekleştirilecektir. Proje için lisans çalışmaları devam etmektedir.


Türkler, Kürtler ve Akan Kan..


Türklerin Anadolu’ya açılan kapısı Malazgirt Savaşını ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatı ile millileştirip, edebiyat yapanların bugün olduğu gibi dünkü tarihi de gölgelemek, gerçekleri saklamak hatta başka milletleri yok sayma hesapları içinde olduklarını okuduğumuz tarih kitaplarında, sanaldaki belgesellerde bir kez daha görüyor, üzülüyor ama gerçeklerin saklanamadığı ve er geç gün yüzüne çıktığı için buruk da olsa seviniyorum.


Evet, bugünkü kardeşçe yaşanan ülkede, Kürt, Türk, Çerkez, Terekeme, Alevi, Sünni kısacası birçok toplumun kardeşçe yaşayabileceğini defalarca ortaya koyduğu Türkiye’nin olduğu coğrafyaya kapıyı açan Malazgirt savaşında görülmek istenmeyen, gölgelenen, yok sayılan Kürtlerin etkisi nedense hiç ama hiç gündeme gelmez..

Halbuki; ‘kardeşiz’ denen 10 bin cevher askerli Kürtlerin katkısı ile Malazgirt savaşını kazanan Selçuklu Ordusuna, savaşta oluşturduğu Hilal stratejisini kendilerine siyasi bayrak sayan milliyetçi ayağında gidip Alpaslan’ı kahramanlaştıran ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatçıları niye Amca oğullarını yıllarca ‘Kart-Kurt’ deyip görmezden geldiler..

Bilmem desem de bildiğimi ama yorumunu sizlere bıraktığım bu konuya beni sokup, geren kardeş dediğim birinin gece WhatsAppıma attığı bir mesajın neden olduğunu bilmenizi isterim.

Çünkü o dönemde olduğu gibi bu dönemde de hala ‘Kardeşiz’, ‘Amcaoğluyuz’ deyip beyinciklerinin altında sakladıkları faşist düşüncelerini saklayamayanların başında geliyor, Hanaklı Tuncer Çelik abi gibiler..

Neyse yine de teşekkür ettiğim ve beni böyle bir araştırmaya  sevk eden Tuncer abinin de bilmediği bir çok tarihi konu gibi bugün Karabağ’ı Ermenilerle paylaştıran ama onu da kahramanlaştırıp, Rusya’nın barış gücü’ maskesi adı altında oraya resmen yerleştiğini, yani sözde yanına aldığı Türkiye’nin başına iş açacağını saklayanlar gibi bizden gizlenen tarihe dönecek olursak en azından Youtube’ da Sultan Alparslan’ın Mele Yahya’ya sarılıp, amcaoğlum dediği “Kürt-Türk amca çocuklarıdır.” başlıklı videoları izlemenizi rica ediyorum.

İzleyemeyenler içinde aşağıdaki tarihi yazıya ve Malazgirt’i katkıları ile kazanan ve Anadolu’daki Müslüman devletlerden, Uz Türk boylarından, beyliklerden yardım alamayan, savaşı kazandıktan sonra Kürtleri yok sayan Alparslan’ın yine bir Kürdün elinden aldığı bıçak darbesiyle can vermesine bir bakalım derim…


İşte o yazı ve satır aralarında anlatmak istediğim;

1071 Malazgirt meydan muharebesi öncesinde Bizans İmparatoru Romen Diyojen, Doğu Roma ordusunda Frenk, Ermeni, Norman, Slav, Abaza… gibi farklı uluslardan ve Müslümanlığı kabul etmeyen Hristiyan Peçenek, Uz Türk boylarının içinde bulunduğu bu dünyanın en büyük ordusunu kurup Anadolu’ya sefere çıkar. Müslümanları Anadolu’dan çıkaracaklarını, Anadolu’yu kendi valilikleri arasında paylaşacaklarını, bütün camileri kiliseye çevireceklerini ve Müslüman devletlerine kendi ülkem gibi hâkim olmadan geri dönmeyeceğini bildirmişti. 


Bunu haber alan Müslüman Selçuklu hükümdarı Alparslan Anadolu’daki Müslüman devletlerden, beyliklerden yardım talep eder. Bu çağrıya birçoğu şöyle cevap verir “Yeryüzünün en büyük ordusu Bizans ordusuna karşı durulamayacağını, yenileceklerini söyleyip” Alparslan’ın cihat çağrısına olumlu cevap vermemişlerdir. Kürtler, savaştan bir gün önce 25 Ağustos 1071’de Molla Yahya (Mele Yahya) 10 bin Kürt süvari savaşçı genciyle Alparslan’ın yanında yer alır.

Kürtlerin ileri geleni Mele Yahya (İmam Yahya) “Din kardeşlerimizin yanında cihat etmeye geldik.” demiştir.

Sultan Alparslan Mele Yahya’ya sarılır amcaoğlum “Kürt-Türk amca çocuklarıdır.” demiştir. 

 Yani; Malazgirt Muharebesinin kazanılmasında Kürtlerin büyük rolü olmuştur.

Tarihte ve günümüzde maalesef birçok kişi Kürtlerin, Batılı emperyalistlere karşı Türklere verdiği desteği yok saymakta ve Kürtlerin varlığını bile inkâr etmektedir.

Ve bir televizyon Programı sırasında “Malazgirt’te Kürtler yoktu” şeklinde ısrarla tweet atan takipçilere sinirlenen araştırmacı Murat Bardakçı, Malazgirt Savaşı’nda Kürtlerin rolüyle ilgili en önemli bilgi 13. yüzyıl yazarlarından Sıbt İbnü’l-Cevzi ismiyle tanınan Ebu’l-Muzaffer Yusuf’un “Mir’atü’z-zeman fi Tarihi’l-âyan” isimli eserinde şu şekilde geçtiğini söyler: “Az önce 10 bin Kürt de Sultan’a katılmıştı. Bununla beraber (sultan) Tanrı’dan sonra buyruğundaki 4 bin kişilik hassa askerine güveniyordu”. Şam’da yaşayan Sıbt İbnü’l-Cevzi, Malazgirt’ten yaklaşık 180 yıl sonra tarihini kaleme almıştır. Sıbt, 11. yüzyılın ikinci yarısına ait bilgileri 1088’de ölen Garsunni’me’nin “Uyunü’t-Tevârih” isimli eserinden almıştır.

Malazgirt Savaşı’na katılan Kürtlerle ilgili bilgi muharebeden yaklaşık 260 yıl sonra Kenzü’d-Dürer ve Câmiü’l-Gurer isimli bir eser yazan Memlük tarihçisi İbnü’d-Devaddari’de de vardır. Kenzü’d-Dürer’de bu konu “Sultan Alparslan’a Kürtlerden ve sâir kavimlerden olmak üzere 10 bin kadar insan da katılmıştı.” şeklinde geçer.



Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Malazgirt savaşında Türklerin yanında Kürtlerin de olduğunu söyledi. Ama Türk Tarih Kurumu eski Başkanı ve bir dönemde MHP’de Milletvekili olan Yusuf Halaçoğlu ‘sadece devşirmeler vardı’ diyerek Davutoğlu’nu yalanlamıştı.

Dolayısıyla dün olduğu gibi bugünde MHP Milletvekili Yusuf Halaçoğlu ve birçokları Kürtleri hep yok saymıştır. Peki, bir ırkı geçmişinden koparmak, yok sayma düşüncesi, Kürtleri asimile etme politikaları ve Kürt’e dilini yasaklamak mıdır kardeşlik?!.

1071 Malazgirt Savaşından önce de Malazgirt topraklarında Kürtler yaşıyordu. Malazgirt adı da Kürtçedir. Malazgirt adını kelime kelime ayırıp sonra bir araya getirdiğimizde gerçek ortaya çıkmaktadır. Kürtçe 3 kelimeden ortaya çıkmaktadır. Kürtçe de 1) Me (biz) 2) lez (tez, çabuk, erken) 3) girt (aldık) kelimelerinden oluşur. Yani Malazgirt’in kelime anlamı ‘Biz erken tuttuk’ anlamına gelmektedir.

Şimdi Kürtleri yok sayanlara soralım eğer Kürtler olmasaydı Selçuklular Malazgirt Savaşı’nda Bizans İmparatorunu yenebilirler miydi?

İdris-i Bitlis’inin önderliğinde Kürtler olmasaydı Osmanlılar Çaldıran Ovasında Safevileri yenebilirler miydi?

II. Abdulhamit döneminde Kürt Aşiretlerinden oluşan Hamidiye Alayları etkisiyle doğu sınırı güvenlik altına alınabilir miydi?

Türkler, Çanakkale Cephesinde, Sarıkamış ve Kurtuluş Savaşı’nda amcaoğulları, bugün ‘Et-Tırnakız’ denen ama yeri geldiğinde beyinciklerinin içindeki faşist düşünceler ile bugün terörist  ilan edilen ama Türkler gibi bu ülkenin sahibi olan Kürtlerin desteğini ve gerçek kardeşliğini görmüşlerdir.




DOĞA’YI KATLEDEN HES


ÖLÜYÜ DE VERMİYOR!ar


arşiv haber 05/07/2016 tarihi haber


ÇILDIR HABERLERİ


Ardahan’da geçen hafta baraj gölüne düşen kişiyi arama çalışmalarına devam ediliyor.


Balık tutmaya çalışırken düştüğü baraj gölünde kaybolan Yunus Aydoğdu’yu (32) arama çalışmalarından henüz sonuç alınamadı.


Geçtiğimiz günlerde çıkan valiler kararnamsiyle Ardahan Valiliğinde Batman Valiliğine atanan Vali Ahmet Deniz, yaptığı açıklamada Aydoğdu’yu arama çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü söyledi.


Çalışmalara Ardahan, Van, Zonguldak ve Rize’den yaklaşık 40 kişilik uzman ekibin katıldığını anlatan Deniz, “Uzman ekipler gerekeni yapıyor ancak sonucun alınmaması tabii ki bizi ve yakınlarını üzüyor. Biz üzerimize düşeni fazlasıyla yapmanın gayretindeyiz. Bu konuda ekipler gerekli gayreti fazlasıyla gösteriyor.” diye konuştu.


Deniz, arazinin coğrafi yapısının aramaları zorlaştırdığını da kaydetti.


Yunus Aydoğdu, 28 Mayıs’ta Doğankaya Barajı’nda balık tutmak isterken dengesini kaybederek düştüğü suda kaybolmuştu.












HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!