Kategori: DÜNYA

  • Belediye Başkanlığı yetmedi Birde İl Genel Meclis Üyesi olayım!






    BALCI İNŞAAT YENİ LÜKS KONUTLARI SATIŞTA..


    ARA DOĞUDA VE BATIDA EV SAHİBİ OL


    05384084597


    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    YERELDEN ULUSALA GAZETECİLİK


    Gazetelerimiz ve Manşetlerimiz Ulusal Basın Ekranlarında..




    Belediye Başkanlığı yetmedi

    Birde İl Genel Meclis Üyesi olayım!


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi Belediye Başkan aday adayı olup, olamayanlar partilerin yanı sıra seçmenin yakasını bırakmıyorlar.

    Bunun en son örneği İmam iken önce bir dönem ilçe belediye başkanı sonra İlçe Özel İdare Müdürü olan Göle eski Belediye Başkanı Mahmut Toprak ile Milli Eğitimde çalışırken bir dönem Hanak Belediye Başkanı da olan Taşdemir Çoban önümüzde ki seçimlerde de önce yeniden belediye başkanı olmak için aday aday oldular.


    Yakllaşan yerel seçimler öncesi Belediye Başkan aday adayı olup, olamayanlar partilinin yanı sıra seçmenin yakasını bırakmıyorlar.Başta İstanbul’da olmak üzere Ardahan gibi bir çok kentte yerelde siyaset yapmak isteyip, makam ve mevki kapmak isteyen siyasilerin gözü doymaz olanları partilerini olduğu gibi seçmene de gına getirdiler.

    Bunların en son örneği Ardahan’ın Göle ve Hanak eski belediye başkaları yeniden başkan olmak için başvurdukları partileri tarafından bu yöndeki istekleri ret edilince bu kez ‘Bizi İl Genel Meclis Üyesi Adayı yapın’ diyerek İl Genel Meclis üyesi adayı oldular.




    Göle eski Belediye Başkanı Mahmut Toprak ile Hanak’ın eski Belediye Başkanı Taşdemir Çoban önce yeniden belediye başkanı olmak için başvurdukları partilerine yaptıkları aday adaylıkları kabul görmeyince bu kez ‘Bizi İl Genel Meclis Üyesi Adayı Yapın’ diyerek başvurdukları AK Parti Ardahan İl ve İlçe Teşkilatlarınca tarafından listenin1. sırasında yer aldılar.


    **İmamlık, Belediye Başkanlığı,


    İlçe Özel İdare müdürlüğü yetmedi bu kez İl Genel!


    Daha önce cami imamıyken Belediye Başkanı olan sonrada Göle Özel İdare Müdürlüğüne getirilen Mahmut Toprak bu kez de İl Genel Meclis Üyesi olmak için başvurduğu AK Parti’nin Göle İl Genel Meclis Üyeliği içim 3 kontenjanlı Göle İl Genel Meclis Üyeliği sıralamasında garanti yer olan listenin birinci sırasında AK Parti  İl Genel Meclis Üyesi1. sırasında aday gösterildi. 

    Öte yandan Hanak’ta İlçe Milli Eğitim çalışanıyken köyünün Hanak’a mahalle olarak bağlanmasını fırsata çevirip, bir dönem Hanak Belediye Başkanlığı yapan Taşdemir Çoban’da bir kez daha başkan olmak için başvurduğu ama başkalık  adaylığı kabul görmeyince bu kez de ‘O zaman İl Genel Meclis Üyesi olmak istiyorum’ deyince oda partisi AK Parti tarafından Toprak gibi 2 meclis üyeliği kontenjanı olan Hanak’ta İl Genel Meclis üyeliği için liste bir konuldu.


    **BATIDAKİLERDE AYNI..


    Önce Belediye Başkanlığı için aday aday olanama aday edilmeyince de bu kez İl Genel Meclis Üyeliğinin birinci sıralarını kapan Ardahan’daki iki eski belediye başkanı gibi başta İstanbul’da olmak üzere batı kentlerinde de durum farklı değil.

    Evet, başta İstanbul’da olmak üzere bir çok knette her seçim öncesi aday edilmeyeceklerini kendileri gibi bilen ama sonrasında meclis üyelği kapısı açmak için önce belediye başkan aday adayı olanlarda sözde yarıştıkları rakip isimin listesinde meclis üyesi olmak için şimdiden sıraya girmişler.






    GÜRCÜBEYLİLER BİRLİK


    GECESİN DE  BULUŞACAKLAR..


    11.02.2024 tarihli haber


    Başkanlığını, eğitimci Halil Aktaş’ın yaptığı Ardahan Merkeze bağlı Tepesu (Gürcübeg) Köylüleri İstanbul’da buluşacaklar.


    123 Şubat 1921’de Türkiye topraklarına katılmasıı103 yıl dönümü öncesi bir araya gelecek olan İstanbul Ardahan İli Tepesuyu (Gürcübey) Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği 18 Şubat Pazar Günü, ‘2. Geleneksel Kaz yemeği, Bir Araya Gelme Dayanışma Etkinliği’ düzenliyor.




    İstanbul Esenyurt Kültür Merkezinde saat: 18.00-23.00 arasında düzenlenecek olan Gürcübeyliler gecesine başta köylüler, yöre dernekleri ve siyasiler olmak üzere herkes davete edildi.


    Konu hakkında bir açıklama yapan İstanbul Ardahan İli Tepesuyu (Gürcübey) Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Halil Aktaş ‘başta sevgili köylülerim olmak üzere tüm hemşeri ve dostları birlik gecemizde bir arada görmek amacıyla düzenlediğimiz gecemizin en güzel şekilde başlayıp, bitmesi için tüm hazırlıklarının tamamlandığını belirtti.







    AK PARTİ BİRİ HARİÇ TANINAN ADAYLARI TANITTI..


    GEÇTİĞİMZİ GÜNLERDE YAĞAN KARLI TİPİ ARDIDAN 227 KÖYÜN 226’SININ KAPALI OLDUĞU VE AÇILMAYI BEKLEDİĞİ İKTİDAR PARTİSİ, AK PARTİ’NİN TEMSİLCİLERİ KENDİ KENDİLERİNE BİRBİRLERİNİ TANITMA DERDİNDEYDİLER..


    10.02.2024 TARİHLİ HABERLER


    İki kez milletvekililiğine, bir kez belediye başkanlığına aday olmasına karşın yeniden aday gösterilen adayı ile birlikte 31 Mart’ta rakipleri ile yarışacak olan ilçe adayları için  tanıtım toplantısı düzenleyen AK Parti Ardahan İl ve İlçe Teşkilatları tarafından düzenlenen toplantıya AK Parti’nin teşkilatlarında görev alanlar ve Adaylarının akrabaları dışında kimsenin katılmadığı dikkatlerden kaçmadı.


    Damal Adayı dışında çoğu Ardahan kamuoyunda yakınen zaten tanınan adayların merkez adayından aşağı kalmayıp, heyecanız olmaları dikkatlerden kaçmadı.


     Ak Parti Grup Başkan Vekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan Yardımcı Ali İnci, Milletvekili, AK Parti Ardaha Milletvekili Kaan Koç, AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın, AK Parti İl Başkanı Ersin Yılmaz, Cumhur İttifakının tek ortağı ve Ardahan merke de aday çıkarmayan Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Turgay Mert katıldılar.



    HOÇVANLI İSTANBUL’DA ÖLDÜRÜLDÜ!


    Bir çok Ardahanlının yaşadığı, Belediye Başkanının Ardahanlı olduğu  İstanbul Esenyurt’ta yaşadığı öğrenilen Ardahan merkeze bağlı Hoçvan Gölgeli (Gellik) köylü olduğu öğrenilen Mehmet Karakoç silahlı çatışma sonucu öldürüldü.

    Alınan bilgilere göre eşiyle sorunları olan oğluyla birlikte gittiği Esenyurt’a komşu ilçe Karakoç’un gittiği Avcılar’da eşini rahatsız ettiği ileri sürülen Ayhan B. isimli şahısla arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucunda silahla yaralanarak hayatını kaybettiği öğrenildi. 

    İstanbul Avcılar’a bağlı Firuzköy Mahallesi Hasan Önal Caddesi’nde yaşanan olayın Karakoç’un boşanmak üzere olan eşi Neslihan Ö. (44), ile kendisini rahatsız ettiğini ileri sürülen Ayhan B. (40) ile eski eşi Mehmet Karakoç’a (52) ait kafenin önüne geldi. Burada bir süre sonra Ayhan B. ile eski eş Mehmet Karakoç arasında tartışma çıktı.

    İkili arasında çıkan arbede sırasında Mehmet Karakoç Ayhan B.’yi bıçakla yaraladı. Ayhan B. ise belindeki tabancayı çekerek Mehmet Karakoç’a ateş etti. Daha sonra Ayhan B. ile Neslihan Ö., olay yerinden uzaklaştı

    İkili arasında çıkan arbede sırasında Mehmet Karakoç Ayhan B.’yi bıçakla yaraladı. Ayhan B. ise belindeki tabancayı çekerek Mehmet Karakoç’a ateş etti. Daha sonra Ayhan B. ile Neslihan Ö., olay yerinden uzaklaştı.

    Ağır yaralanan Mehmet Karakoç, Avcılar’daki özel bir hastaneye kaldırıldı. Mehmet Karakoç hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

    Olayla ilgili çalışma başlatan Avcılar Emniyet Müdürlüğü ekipleri kısa süre içerisinde Ayhan B.’yi yakalayarak gözaltına aldı. Hafif yaralanan Neslihan Ö. ise ifadesine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü.


    SORUŞTURMA BAŞLATILDI..

    Elinden hafif yaralanan Ayhan B. İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ndeki tedavisinin ardından emniyete getirildi. 

    Öte yandan ifadesi alınan Neslihan Ö.’nün 18 Ocak’ta Ayhan B.’nin kendisini ölümle tehdit ettiği şikayetiyle emniyete başvurduğu ancak, bu kişinin aramalara rağmen bulunamadığı öğrenildi. Cinayet ile ilgili soruşturma devam ediyor.


    BİR BİRİNE BENZEYEN  İKİ OLAYDA


    2 HOÇVANLI 2 AY İÇİNDE ÖLDÜLER!


    Bilindiği gibi ay yine İstanbul Esenyurt’ta bu olaya benzer bir olay yaşanmış, bu olaydada bıçaklama ardından bir Hoçvanlının ölümü ile sonuçlanan intihar gerçekleşmişti.


    İşte O haber..



    H. Hasköylü eski eşini bıçaklayıp, intihar etti!


    25/01.2024 tarhi haber


    Ardahan Hanaklı genç Avukatın İstanbul Çekmeköy’de çocuğu tarafından bıçaklanarak öldürülmesi ve Ardahan merkez de bir kişinin tiner patlaması sonucu yanarak ölmesi ile sarsılan Ardahanlılar bu kez İstanbul Esenyurt’ta meydana gelen bir olayla sarsıldılar.


     Bir çok Ardahanlının yaşadığı ve Ardahanlı olan Belediye Başkanının yeniden aday edilip, edilmeyeceği merak edilen, Ardahanlı Kent Konseyi Başkanının, Türkiye Kent Konseyleri Platformu 30. Dönem Başkanı olduğu İstanbul’un Esenyurt ilçesinde meydana gelen bir olayda bir kadın bıçakla yaralanırken kadının eski eşi olduğu öğrenilen bir kişi öldü.


    Alınan bilgilere göre Ardahan Hoçvan Hasköylü olduğu öğrenilen Ömer Avşar eski eşini bıçaklayıp, intihar etti

    Esenyurt’ta meydana gelen olayda eski karısını sokak ortasında defalarca bıçaklayan H. Hasköylü olduğu öğrenilen Ömer Avşar, olay sonrası evinde kendini asarak yaşamına son verdi. Yaralanan kadının hastanede tedavisi devam ederken Ömer Avşar’ın cenazesi Adli Tıp Morguna sevk edildi.





    ŞİRİN: HABUR AKTAŞ’I KISKANACAK!


    Ükenin uluslar arası kapısı olan Çıldır Aktaş Gümrük Kapısının başta Habur ve diğer gümrük kapılarının olduğu yerde olmasının genel siyasetin yanı sıra yerel siyasetin eksikliğinden geldiğine dikkat çeken işinsanı, Memleket Partisi Çıldır Belediye Başkan Adayı Turgay Şirin Çıldırlıların onay vermesi halinde bugün bekleneni vermeyen bir kapı konumunda olan Aktaş’ın hak ettiği ve ithalatın, ihracatın can damarı kapılarından biri olması için yerelde gereken desteği vereceklerini belirtti.




    Gümrük kapılarının ülkenin ekonomik kalbine giden yolların başında olmasına rağmen başta Aktaş, Posof Türkgözü (Badele) Gümrük kapıları olmak üzere Ortaasya’dan gelip, Kafkaslara uzanan bugünün İpekyolu Kars-Tiflis-Bakü demiryolunun geçtiği Çıldır’ın yanı sıra Posof ve Ardahan’ın hak ettiği yerde olmasının diğer bir önemli faktörünün yerel yöneticilerinin dünyaya bakışıdır.




    Belediyeciliğin sadece çöp toplamak, su akıtmak  olmadığını ortaya koyacakları plan ve porjeler ile Aktaş gibi Çıldırın’da hak ettiği yere gelmesine çaba göstereceklerini belirten Memleket Partisi Çıldır Belediye Başkan Adayı  Şirin, KTB üzerine kurulması planlanan ancak bugüne dek hayata geçirilemeyen Yukarıcanbaz Antreposu, hergün gelip geçen trenlerin duracağı istasyonun Aktaş’ı akabinde Çıldır’ı daha da canlandırıp, Haburu kıskandıracağına inandığını söyledi.      www.sonvilayet.com




    Kankalar Gitti.. Sıra!


    Cumhurbaşkanı eski danışmanı Prof. Özgenç’in Yasaya ve AİHM kararına göre, 2024’te serbest kalabilir’ dediği Abdullah Öcalan’ın DSP-ANAP-MHP iktidarında yakalamasıyla yıldızı parlayan koalisyonun en büyük partisi konumu da ki DSP’ye kapak atıp, bir dönem milletvekili olan, geçtiğimiz yerel seçimlerde de ise HDP’nin iş birliği ile vekillik gibi hayal etmediği bir sırada Ardahan Belediye Başkanlığına seçilen ve 5 yıldır yapan CHP’li başkan yalnız kaldı.




    KONSER SAHNESİNE GİDER Mİ?..


    Başta kankası olarak bilinen Şişli Belediyesinin Ağ saçlı Ardahanlı Belediye Başkanının yeniden aday gösterilmemesi, İmamoğlu desteği ile Kemal Kılıçdaroğlu gibi siyasetin kenarına itilen Ardahan’ın eski gelini Dr. Canan Kaftancıoğlu’nun gidişiyle morali bir hayli bozulan türkücü CHP’li Başkanın CHP Ardahan İl Başkanı ve yöneticileriyle olduğu gibi kentin ileri gelenleriyle de ipi koptuğu şu günlerde bir hayli yalanız.




    İstanbul Büyükşehir Belediyesini kazanmak isteyen parti İstanbul Büyükşehir Belediyesini kazanmak isteyen partilerin büyük bir oy deposu olarak baktıkları ve yeniden aday gösterilmeyeceği gün geçtikçe netleşen Ardahanlı mevcut Belediye Başkanının yerine kimin aday gösterileceğinin konuşulduğu şu aralar CHP İstanbul’un 38 ilçesinin yanı sıra 81 ili bulunan ülkenin bir çok kentinden daha çok büyük bir nüfusa ve oya sahip Esenyurt’a bir kadını aday gösterebileceği ileri sürülmekte.



    YENİDEN ADAY OLMA HAYALİ BAKTIĞI HAVADA KALACAK SANKİ!..

    Giresun’lu Ardahan gelini, CHP’nin mevcut Esenyurt Belediye Meclis Üyesi, Mimar Dilek Şimşir’in Belediye Başkan aday adayı olarak başvurduğu CHP’de Ardahan Hoçvanlı kadın aday adayı İpek Süt’te bu yarışta adayın adının açıklanmasını beklediği Esenyurt’ta DEM’in de güçlü bir kadın adayı var.

    Bu duruma bakıldığında ve CHP’nin Esenyurt üzerinde DEM Partisi ile iş birliği pazarlıkları yaptığı iddiaları sürerken CHP’nin göstereceği adayın kendi partisinden bir kadını mı yoksa DEM’in önerdiği bir kadın adayı CHP adayı olarak göstereceği merak edilirken, Pazartesi günü toplanacak olan ve Esenyurt’un da içinde bulunduğu yerlerin adaylarını kamuoyuna duyuracak olan CHP’nin bu açıklama ardından önümüzdeki Salı günü de adat tanıtım toğlantısı  düzenleyecek. 

    CHP’nin bu aday tanıtım toplantısına İmamoğlu’nu eşiyle isim adaşı, Giresunlu Ardahan’ın gelini CHP Esenyurt Belediye Başkan Aday Adayı olan Dilek Şimşir’i davet ettiğide ileri sürüldü.

    Konu hakkında bir dizi görüşmeler yapan Gazeteci Fakşr YIlmaz CHP ve DEM kulislerinin yanı sıra CHP’yi yakından takip eden gazeteci arkadaşlarından aldığı bu bilgiler eşliğinde, ‘CHP Esenyurt’a kadın aday mı gösterecek?, Bu kadın da Giresunlu, Esenyurt Belediyesinin mevcut  Meclis Üyesi Dilek Şimşir mi olcak?’ sorusuyla günlerdir beklenen cevap gibi görünmekte. 


    LOBİ DEDİĞİN KARADENZ LOBİSİDİR!


    KAI sevdalısı Ardahanlılar gibi ‘Güçlü Ardahan Lobisi’ çaağrılarını lobiye sanan Çıldır Federasyonu, Çıldır Platformunun yapamadığını Giresun Platformu yaparak gelinimiz hemşehrilerine sahip çıkmlarıda dikkat çekiciydi.


    **GÜRSEL TEKİN 

    ESENYURT BELEDİYESİNE GİTTİ Mİ? 


    Öte yandan Ardahanlı Engin Doğru’nu da aday aday olduğu Esenyurt’a yönelik çalışmalarını sürdüren CHP’nin bir kaç gün önce ‘Arabulucu’ olarak Ardahanlı Gürsel Tekin’i kendisi gibi Ardahan Göleli olan şu anki Esenyurt Belediyesi Başkanı ile görüşmeye gönderdiği, bu görüşme ardından Tekin’in çevresine ‘seçim bürosu’ hazırlığını yaptırmaya hazırlandığı, ancak ne olduysa son anda bu fikrinden

     

    **DEM’İN ESENYURT ADAYI


    ESKİ VAN BELEDİYE BAŞKANI..

    Ardahan’da da Adayını Pazartesi Günü İlan Edecek..

    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın edindiği diğer bir önemli bilgide DEM Partisinin, Ardahanlılar gibi bir çok Vanlı’nın yaşadığı Esenyurt’ta Van’lı bir siyaside karar kıldığı haber oldu.

    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın aldığı bilgilere göre geçtiğimiz seçimlerde Van Belediye Başkanı olarak seçilen ancak Ardahan’a komşu Kars’ında aralarında olduğu bir çok kentteki gibi yerine kayyım  atanan başkanlar arasında olan HDP’li Van Büyükşehir Belediyesi eski Eşbaşkanı Mustafa Avcı’yı Esenurt’ta aday olarak göstereceğinin kesinleştiği öğrenilirken aynı DEM’in Ardahan Adayınıda önümüzde ki pazartesi günü kamuoyuna açıklayacağı bilgisine de ulaştı.






    H. Hasköylü eski eşini bıçaklayıp, intihar etti!


    Ardahan Hanaklı genç Avukatın İstanbul Çekmeköy’de çocuğu tarafından bıçaklanarak öldürülmesi ve Ardahan merkez de bir kişinin tiner patlaması sonucu yanarak ölmesi ile sarsılan Ardahanlılar bu kez İstanbul Esenyurt’ta meydana gelen bir olayla sarsıldılar.


     Bir çok Ardahanlının yaşadığı ve Ardahanlı olan Belediye Başkanının yeniden aday edilip, edilmeyeceği merak edilen, Ardahanlı Kent Konseyi Başkanının, Türkiye Kent Konseyleri Platformu 30. Dönem Başkanı olduğu İstanbul’un Esenyurt ilçesinde meydana gelen bir olayda bir kadın bıçakla yaralanırken kadının eski eşi olduğu öğrenilen bir kişi öldü.


    Alınan bilgilere göre Ardahan Hoçvan Hasköylü olduğu öğrenilen Ömer Avşar eski eşini bıçaklayıp, intihar etti

    Esenyurt’ta meydana gelen olayda eski karısını sokak ortasında defalarca bıçaklayan H. Hasköylü olduğu öğrenilen Ömer Avşar, olay sonrası evinde kendini asarak yaşamına son verdi. Yaralanan kadının hastanede tedavisi devam ederken Ömer Avşar’ın cenazesi Adli Tıp Morguna sevk edildi.



    BAŞKANIN DÜKKANININ YANDIĞI SANAYİ’DE


    BU KEZ BİR KİŞİ YANARAK ÖLDÜ!


    Geçtiğimiz gün çıkan yangın sonucu başkanının iş yeri yanan Ardahan Küçük Sanayi Sitesinde bu kez de bir kişi yanarak öldü. Alınan bilgilere göre arabasını tamir etmek için Ardahan Küçük Sanayi Sitesine bir kaportacıya giden Oğuz Topçu gittiği işyerinde dışarıda olan ustanın dönmesini beklerken üşüdü. 30 yaşlarında olduğu öğrenilen Topçu sönmek üzere olan sobaya tiner döktü. Tinerin parlaması üzerine ateş alan Topçu’nun kurtarılamıyarak hayatını kaybettiği öğrenildi.





    AVUKAT BABASINI ÖLDÜRDÜ..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığını yaptığı sırada ARDAFED Başkan Yardımcısı olan Ardahan, Hanaklı Avukat, oğlu


     tarafından öldürüldü.

    Alınan bilgilere göre İstanbul Sancaktepe’de Avukatlık yapan Hanak’ın Baştoklu (Y.Dikkan) köylü Fatih Gürbüz Karakoyunlu, 14 yaşındaki oğlu tarafından evde uyurken 20 yerinden bıçaklanarak öldürüldü.

    Çocuğun, babasını kendisine çok fazla karıştığı için öldürdüğü iddia edildi. ARDAFED’in başkanı iken Gazeteci Fakir Yılmaz’a da bir dönem başkan yardımcılığı yapan Hanaklı Av. Fatih Gürbüz Karakoyunlu’nun, geçtiğimiz milletvekili seçimlerinde CHP’den 1. Bölge İstanbul Aday Adayı da olmuştu.

    Olay saat 07.00 sıralarında Sarıgazi Mahallesi’ndeki bir sitede meydana geldi. İddiaya göre Avukat Fatih Gürbüz Karakoyunlu’nun eşi, araçla oğlu K.Karakoyunlu’yu (14) okula götürmek için siteden çıktı. Telefonunu unuttuğunu söyleyen K.Karakoyunlu eve geri döndü. Eve giren 14 yaşındaki çocuk, odasında uyuyan babasını 20 yerinden bıçakladı.


    Baba Karakoyunlu aldığı bıçak darbeleri sonucu yaralanırken, çocuk annesinin yanına koşarak evde yabancı birisinin olduğunu söyledi. Annesi eve gittiğinde, eşinin kanlar içerisindeki halini gördü. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

    Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaptığı ilk müdahalenin ardından ARDAFED eski Başkan Yardımcısı Avukat Fatih Gürbüz Karakoyunlu’nun hayatını kaybettiğini belirledi.

    Polis ekipleri, sitenin etrafında önlem aldı. Cumhuriyet Savcısı ve olay yeri ekiplerinin incelemelerinin ardından Avukat Fatih Gürbüz Karakoyunlu’nun cansız bedeni, otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.


     






    GÖLELİ BAŞKAN YARDIMCISI KANSERE YENİLDİ..


    Öte yandan önümüzde ki seçimlerde yeniden aday gösterilemeyeği ileri sürülen İstanbul Şişli Ardahanlı Belediye Belediye Başkanının Ardahanlı BaşkanYardımcısı Ardahan Göleli Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Engin Polat’ta yaşamını yitirdi.

    Uzun süredir kanser tedavisi görüdğü öğrenilen Polat için belediye binası önünde tören düzenlendi. Engin Polat, törenin ardından Esenkent Camii’nde Cuma namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı.






    Barolar Birliği gibi yasa çıkarılarak zorunlu ikiye bölünme olmazsa da yöre dernekleri, federasyonları gibi bir olmayıp, herkesin adeta kendi başına hareket ettiğinin diğer bir örneği olan Türkiye Kent Konseylerinin platforum adı altında bileşenler Esenyurt’ta bir araya geldiler.


    Yapılan toplantı ardından İstanbul Esenyurt Kent Konseyi Başkanı, Ardahanlı hemşehrimiz olan Mehmet Hanifi Kaya aynı zamanda Türkiye Kent Konseyleri Platformu Dönem Başkanlığını devir alarak, Türkiye Kent Konseyleri Platformunun 30. Dönem başkanlığını üstlendi.


    Bilindiği gibi daha öncede Ardahan Kent Konseyi Başkanı Burak Taştan’da hala yönetiminde olduğu Türkiye Kent Konseyleri Birliğinindönem başkanlığını yapmıştı.








    Reklam ve Desteklerinizle Yayınlanan Gazetemizin


    Bu Manşeti Aynı Gün 2 Ulusal TV’de Ülke Gündemindeydi..


    Göç azaltıyor, Seçim arttırıyor!  


    22.01.2024 tarihli haber..


    DEM Parti Yerel Yönetimler Komisyonu’nun bölgede seçmen hareketliğine dair hazırladığı raporda öne sürülen iddialara göre Ardahan’da 14 Mayıs Genel Seçimlerde 68 bin 108 olan seçmen sayısı yaklaşan yerel seçimler öncesi Bin 77 kişi artarak, 69 bin 185’e yükseldiği ileri sürüldü. 

    Seçim öncesi Ardahan ve ilçelerine taşıtıldığı ileri sürülen seçmenlerin hayali mi, yabancı uyruklular mı konusunda ise bir açıklama olmadı.

    1992 yılında 170 Bine yakın bir nüfusla 3 belde, 5 ilçe, 223 köy ile yeninden vilayet olan ancak gelişmeyi beklerken beklenen yatırımların gelmemesi dolaysıyla her yıl ortalama bin, bin 500 kişinin batı illerine göç etmesi dolaysıyla bugün nüfusu 92 bin 481 kişiye kadar düştüğü Ardahan’da her seçim döneminde seçmen sayısı artıyor.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Yerel Yönetimler Komisyonu’nun seçmen hareketliğine dair hazırladığı raporda, son 9 ayda toplam 58 bin 945 seçmen taşındığı tespit edildi.

    14 Mayıs 2023 Genel Seçimlerinde bu kentlerde 2 milyon 270 bin 702 seçmen bulunurken, bu sayı 31 Mart 2024 seçimler öncesi 2 milyon 329 bin 647’e yükseldi.


    Belediye için mi, Muhtarlık için mi?


    DEM Parti Yerel Yönetimler Komisyonu’nun bölgede seçmen hareketliğine dair hazırladığı raporda göç dolaysıyla her yıl biraz daha azalan nüfusuyla bilinen Ardahan’da seçimden seçime artan seçmen sayısının belediye başkanlığı için mi yoksa muhtar olmak isteyenlerin başta yakınlarını olmak üzere nüfus kaydı diğer illere de bulunan köylülerin oylarını seçim öncesi Ardahan’a taşıtmasının buna neden olabileceğide konuşulmakta.




    Kendi kentinde Müzesi olmayan Ardahan Milletvekili 


    Ankara’da müze açılışına katıldı!


    Müzesi olmayan iller arasında bulunan Ardahan’ın Milletvekili Özgür Erdem İncesu isim adaşı Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ve tüm üst düzey partililerin katıldığı tören ile Ankara müze açılışına katılıp, bu açılışıda sosyal medya hesabından paylaştı.


    Müzesi olmayan Ardahan’ın Milletvekili Ankara’daki müze açılışı sonrası


    İncesu yaptığı açıklamada şu bilgileri paylaştı, “Görevde bulunduğum dönemde yapımına başladığımız Abidin Paşa Köşkü Milli Mücadele Müzesi’nin açılışına; Genel Başkanımız Özgür Özel, önceki dönem Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu önceki dönem Genel Başkanımız Hikmet Çetin, Eski Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın, Genel Başkan Yardımcımız ve Balıkesir Milletvekilimiz Ensar Aytekin. Genel Başkan Yardımcımız Koza Yardımcı, Genel Başkan Yardımcımız Zeliha Şahbaz, Genel Başkan Yardımcımız Gamze Taşçıer, Genel Başkan Yardımcımız Gül Çiftçi, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş, Eski Turizm Bakanı Abdulkadir Ateş, Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol Yenimahalle Belediye Başkanımız Fethi Yaşar, Ankara Milletvekilimiz Aliye Ersever ile birlikte katılım sağladık.  Tarihi köşkümüze değer katarak müze haline getiren başta Çankaya Belediye Başkanımız olmak üzere tüm emek edenlere teşekkür ediyor, sizlerin de bu güzel müzeyi ziyaret etmenizi temenni ediyorum.


    BAKANLIKTA MÜZE SÖZÜNDE DURMADI!


    Müzesi olmayan İllerde müze açacağını belirten Kültür ve Turizm Bakanlığı 2018 yılında yaptığı açıklamada, ‘Müze bulunmayan Ardahan, Ağrı, Artvin, Bingöl, Hakkari, Iğdır, Karabük, Kırıkkale, Muş, Siirt, Şırnak, Tunceli, Yalova’da müze kuracak.’sözünü o günden bugüne yerine getirmedi.


    TEMEL DE ÇIKAN RUS GENERAL BİLE


    BAŞKA İLLERDE Kİ MÜZELERE GÖTÜRÜLMÜŞTÜ! 


    Tarih fışkıran kent Ardahan’da bugüne kadar yer altında çıkarılan birçok tarihi eserin müzesi olmadığı için çevre illere ait müze


    lerde sergilendinirken geçtiğimiz yıllarda bulunan ve Rus General Vasiliy Geyman’a ait olduğu ileri sürülen ceset, tabut, altın kabzalı kılıç’ta başka kentere götürülmüştü.


    Ardahan’da Bulunan Ceset, Rus General Vasiliy Geyman’a mı Ait? Ardahan’da bir apartmanın inşaatı için yapılan temel kazısı çalışmalarında bulunan tabutun, Rus general Vasiliy Geyman’a ait olduğu iddia edildi.


    Şehrin Karagöl Mahallesi’nde yapılan temel kazısı çalışmaları esnasında üzerinde haç işareti bulunan bir tabuta rastlandı. İnşaattaki görevlilerin durumu yetkililere bildirmesinin ardından olay yerine gelen polisler, kazı alanının etrafında güvenlik önlemleri aldılar. Rus general Vasiliy Geyman’a ait olduğu iddia edilen tabutun içerisinde iskelet, çürümeye başlayan bir palto ve bot bulunduğu belirtildi.




    Haberin sosyal medyada yayılmasının ardından bölgeye akın eden insanlar, inşaat alanının çevresini sararak tabutu görmek istediler. Ayrıca kazı esnasında altın ve tarihi eserlerin ortaya çıktığı söylentisi, bölgenin kısa sürede popüler olmasına sebep oldu. Telefonlarıyla sürekli bölgenin fotoğrafını çeken insanlar, polis ekipleri tarafından güvenlik şeridinin çekildiği alana girmemeleri konusunda uyarıldılar.


    Bölgeye gelen Kars Müzesi’nde görevli bir arkeolog, yaptığı incelemeler sonucu tabuttaki iskeletin Rus general Vasiliy Geyman’a ait olabileceğini söyledi. Arkeolog, “Emniyete dün akşam saatlerinde inşaat kazısı sırasında bir tabut bulunduğu ihbarı geldi. Bizler de inşaat alanına gelerek gerekli incelemeleri yaptık. Yaptığımız incelemede Rusların 1878’den sonra buraya yerleşmesini göz önüne alarak muhtemelen o dönemde yaşamış bir Rus generale ait bir tabut olduğunu tahmin ediyoruz. Tabut içerisinde değerli bir şeye rastlanılmadı. Rus askeri Hristiyan dinine göre tabut içerisinde gömülü şekilde bulundu.” şeklinde bir açıklamada bulundu.


    Vasiliy Geyman kimdir?


    Rus Tümgenerala Vasiliy Geyman, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’na general olarak katılmış, 13 Nisan 1878’de Kars’ta vebadan ölmüştü.


    NAİF ALİBEYOĞLU: CHP ADAY EDERSE


    BEN KAZANIRIM, ETMEZE BAĞIMSIZ


    ADAY OLARAK YİNE BEN KAZANIRIM..


    Belediye başkanı olduğu dönemde ortaya koyduğu çalışma ve çabaları ile başında olduğu Kars’ı ülkenin olduğu kadar dünyanın gündemde tutan ve geriye dönüşü tetikleyen Kars eski Belediye Başkanı, CHP Kars Belediye Başkan Aday Adayı Naif Alibeyoğlu partisinin kendisini onaylaması ve aday etmesi halinde Kars’ta seçimi kendisinin kazanacağını aksi takdirde gerekirse değil bağımsız olarak yine aday olup, Karslıların onayı ile seçimi kendisinin kazanacağını söyledi.









    DEVA Belediye Başkan Adayı Eğitimci


    Halil Kaçar: KAÇAN FIRSATLARI


    HEP BİRLİKTE YAKALAYACAĞIZ


    04.01.2024 tarihli haberler


    Ali Babacan’ın Genel Başkanlığını, Candar Yılmaz’ın İl Başkanlığını yaptığı Demokrasi ve Atılım Partisi, DEVA Ardahan Belediye Başkan Adayı Eğitimci Halil Kaçar tüm Ardahanlıların ve dünyanın yeni yılını kutladı. 2024 yılının Ardahan’a ve ülkemize DEVA olmasını dilediğini belirten DEVA Partisi Ardahan Belediye Başkan Adayı Halil Kaçar yaklaşan yerel seçimler öncesi Ardahanlıların vereceği karara inandığını belirterek şöyle dedi.


    EVA Partisi Ardahan Belediye Başkan Adayı Halil Kaçar yaklaşan yerel seçimler öncesi Ardahanlıların vereceği karara inandığını belirterek şöyle dedi.


    DEVA Belediye Başkan Adayı Eğitimci Halil Kaçar:

    KAÇAN FIRSATLARI HEP BİRLİKTE YAKALAYACAĞIZ


    CHP’nin Göle, AK Parti’nin İstanbul gibi Ardahan ve İlçe adaylarını hala açıklayamadığı,belediye başkan adayını belirleyip, seçim çalışmalarına başlayan DEVA Ardahan Belediye Başkan adayları ile İl ve İlçe Teşkilatları yoğun şekilde çalışıyorlar.


    Spor yapan gençlerle ve Ardahan sanayi sitesi esnafları ile bir araya gelen DEVA Ardahan Belediye Başkan adayı Hali Kaçar bire bir ziyaret edip, destek istediği Ardahanlı seçmenlerden yakın ilgi görmekte.


    Rakip parti ve adayların ortalıkta görünmediği, adeta tek başına sahada olan DEVA adayı Eğitimci Halil Kaçar destek ve oy istediği Ardahan’lılara, seçildiği takdirde yapacaklarını anlatıyor.


    Ardahan’ın vilayet oluşundan bu yana kaçırdığı fırsatları tüm Ardahanlılarla birlkte yakalamaya çalışacaklarını belirten DEVA Partisi Ardahan Belediye Başkan Adayı Halil Kaçar, ‘Bu serhat kenti bugün hak etmediği yerden alıp, asıl hakettiği, Kafkasların başkenti konumuna getirmek biz Ardahanlılar olarak hepimizin boynumuzun borcudur.’ diyerek oy istediği Ardahan seçmenlerinden destek istedi.


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, TEMPO TV’de canlı olarak sunduğu GAZETECİLERLE GÜNDEM adlı programa da konuk olacak olan DEVA Partisi Ardahan Belediye Başkan Adayı Eğitimci Halil Kaçar uydudan yayınlanan ve tm dünya da izlenen TEMPO TV’de katılacağı canlı yayında Gazeteci Fakir Yılmaz’ın sorularını da cevaplayacak.



    2024 yılının Ardahan’a ve ülkemize DEVA olmasını dilediğini belirten DEVA Partisi Ardahan Belediye Başkan Adayı Halil Kaçar yaklaşan yerel seçimler öncesi Ardahan’lıların vereceği karara inandığını belirterek şöyle dedi.

    “Yeni yılın sorunlarına DEVA olduğu bir yıl olmasını dilediğim 2024’ün hayırlara vesile olmasını diliyorum. Ve umuyorum ki bu yılın içinde yapılacak olan Mahalli İdareler Seçimlerinde Şehr-i Eminliğini üstlenmek istediğim yani Belediye Başkanı olmaya aday olduğum şirin Ardahan’ın, Ardahan’lının en iyi kararı verecek ve kentin önünü açan plan ve projelerimle birlikte daha nice güzel, tarih yazan bir dönem yaşayacaktır.

    Bu düşünce ve amaçla DEVA Partisinde Ardahan Belediye Başkan Adayı olarak oy istediğim Ardahanlıların da en iyi kararı vererek, kendilerini onaylaması halinde tarih yazan bir anlayışla hareket edip, Ardahan’lılarla birlikte yönetilecek şehrimizi hak ettiği en güzel alana, Kafkasların en üst zirvesine taşıyacaklarına olan inançla çıktıkları bu yolda yeni yıllarını kutladığım her Ardahan’lıdan oy istiyorum’ dedi.


    DEVA Partisi’nin Ardahan Belediye Başkan adayı


    eğitimci Halil Kaçar oldu.


    DEVA Partisi’nde Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı Ankara’da gerçekleştirildi. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın katılımıyla düzenlenen toplantıda DEVA Partisi’nin Ardahan Belediye Başkan adayı Halil Kaçar oldu.


    DEVA Partisi Ardahan İl Başkanı Candar Yılmaz ile birlikte Ankara’da aday tanıtım toplantısına katılan ve başkan adayı olarak ismi açıklanan Halil Kaçar, Genel Başkan Ali Babacan tarafından tebrik edildi. Başkan adayı Halil Kaçar, Ardahan’da sahaya inen ilk belediye başkan adayı olacak.


    Ardahan’da yaşayan, halkın sevilen ismi, öğretmen Halil Kaçar’ın adaylığı kamuoyunda olumlu karşılandı.



    HALİL KAÇAR: DESTEKLERİNİZE TALİBİM..


    Halil Kaçar yaptığı açıklamada; “Ardahan’ımızdaki; tüm mahallelerimizi, sokaklarımızı, caddelerimizi çok iyi biliyoruz ve seviyoruz. Bu anlamda Ardahan’ımızı çok iyi bilen ve seven bir evladınız olarak sizlerin desteklerine talibim. Birlikte başaracağımızı da bildiğim bu yolda siz büyüklerimden, dostlarımdan, arkadaşlarımdan, tüm Ardahan halkımızdan destek bekliyorum. Ardahan bitmek bilmeyen bir sevdadır. Misyonumuz ve vizyonumuz çerçevesinde sizlerin adına, DEVA partisi belediye başkan adayı olarak bu kutlu hizmete talibim. Tüm vatandaşlarımıza sevgi, saygı ve hürmetlerimi sunarım” dedi.


    BAŞKAN CANDAR YILMAZ: İLİMİZE HAYIRLI OLSUN..


    DEVA Partisi Ardahan İl Başkanı Candar Yılmaz ise şunları kaydetti: ” Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) yerel seçimlere yönelik olarak ilk aday tanıtımımızı bugün Ankara’da gerçekleştirdik. Genel Başkanımız Ali Babacan, partimizin listelerinden yerel seçimlere girecek olan belediye başkanı adaylarının ismini açıkladı. Bu kapsamda, Ardahan Belediye Başkan adayı olarak Halil Kaçar’ın belirlendi. DEVA Partisi olarak adayımız Halil Kaçar’ı ilan etmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. DEVA Partisi olarak, Ardahan’ın geleceği için önemli bir adım atıyoruz. Ardahan’ın potansiyelini en üst seviyede kullanarak şehrimizi daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için yola çıkıyoruz. Bu hedef doğrultusunda, DEVA Partisi olarak adayımız Halil Kaçar’ı ilan etmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Halil Kaçar’ın adaylığı, şehrimizin kalkınması, istihdamın artması ve vatandaşlarımızın daha iyi bir yaşam standardına ulaşması için büyük bir fırsat. DEVA Partisi olarak, yerelde temiz belediyecilik anlayışımızla şeffaf, adil ve katılımcı bir yönetimi hedefliyoruz. Bu doğrultuda Halil Kaçar’ın liderliğinde, halkımızın beklentilerine cevap verecek projeler geliştireceğiz.


    TEMİZ BELEDİYECİLİK ANLAYIŞINI


    ÖN PLANA ÇIKARACAĞIZ..


    DEVA Partisi olarak, şehrimizin gelişimi ve refahı için tüm kesimleri kucaklayan bir yönetim anlayışını benimsiyoruz. Ardahan’ın potansiyelini ortaya çıkarmak, adaletli bir hizmet anlayışıyla herkesin hakkını eşit bir biçimde sağlamak için çalışacağız. Bu süreçte halkımızın da desteği bizim için çok önemli. DEVA Partisi olarak, Halil Kaçar’ın adaylığıyla birlikte, temiz belediyecilik anlayışını ön plana çıkararak, şeffaflık, adalet ve katılımcılığı merkeze alıyoruz. Halkımızın destekleriyle birlikte, Ardahan’ın geleceği için projeler geliştirmeye ve şehrimizi her alanda ilerletmeye devam edeceğiz.”


    HALİL KAÇAR KİMDİR?


    Halil Kaçar, Ardahan’a bağlı Küçük Sütlüce (Şişka) köyünde dünyaya geldi. Kocaeli Üniversitesi mezunu olan Deva Partisi Ardahan Belediye Başkan adayı, MEB’e bağlı okullarda Matematik Öğretmeni olarak çalıştı. Ayrıca devlet okullarında müdür yardımcılığı ve müdürlük görevlerinde bulundu. Eğitim yöneticisi olan Kaçar, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı için gerçekleştirdiği başarılı çalışmalar ile tanınır.





    YILIN ADAMLARI, KADINLARI


    VE ERKEK DİLANLARI..   


    Biz safların büyük emekler verip, kapı kapı dolaşıp, alın teriyle teşekkür ederek alabildiğimiz reklam desteklerinizle yılın en son dergisini çıkarmaya çalıştığımız şu günlerde bir yılı daha geride bırakmaya hazırlanırken, birileri de ‘Al/Yapıştırla’ beleş sanalda gazetecilik yaparak, başta hazır haberlerini kullandıkları belediyelerde olmak üzere beslendikleri abonelerle oturdukları gibi şimdi de  yılın son gününün kaymağını toplamaya çalışmakta.. 

    Kim bunlar denildiğinde vallahi ben değil, önce sen, sonra O diyebilirsiniz. 

    Evet birileri bir gece ansızın gitmeyi beklediğimiz Yunanistan’a gece değil, gündüz gözüyle günü birlik giderken, bir diğerleri de unutulan eski Hocaefendi, şimdiki Feto’nun bulunduğu Okyanus ötesi dergilerin kapaklarında ‘Yılın Dünya Lideri’ fotoğraflarını görmek için hazırlanıldığı günümüzde  bazıları da yerelde hatta mahalle arasında çıkmayanları yılın adamı, kadını yetmedi bir satır yazmayan gazeteciler diye bilinenleri bin lira karşılığı 20 kuruşluk olmazsa da yaşanan hain enflasyon yüzünden kuruş haline dönen 200 liralık plaketleri hazırlar..

    35 yıldır gazetecilik yapan her gün yazan bir gazeteci olarak, bir değil 4, 5, 11 maaş, hiç değil yerelden ulusala bir iki gazete çıkaran beceriksiz (!) vatandaş olarak çok ama çok  kıskandığım şu yılın adamı, kadını ve erkek Dilanlarına bakınca onlara değil, her yılın sonunda bunlardan kendi paralarıyla kazık pardon krom plaket alanlara kızıyorum, sinir olup, deliriyorum desem de  fayda etmiyor..




    Çünkü kaz ve saz gecelerinden bıktıklarını belirtip ama kazcıların, sazcıların getirdiği kıytırıktan biletleri almaya devam eden palabıyıklı iş insanlarımız misali bu bin liralık plaketlerle yılın Astronotu, Bilim Adamı yazarı, çizeri hatta ressamı olanlara bakınca o birilerinin  kendi paralarıyla yılın adamı edilip, aldıkları paketlere esef ediyorum..

    Ve o plaketi yapanların verdiği emeklere kadar topluma, insana hatta ailesine faydası olmayanların yılın rezili olarak seçilmesi gerekirken bir kaç gün sonra bitecek olan yılı da onlar gibi çöp edip kenara atıverdik bile..




    Neyse yılın son yazısı denecek bir yazıyı daha bitirirken dönüp, etrafımdaki, evimin, iş yerimin vitrinlerinde duran onca plakete bakınca çoğunun beklemediğim bir anda ve tanımadığım ciddi kuruluşlarca aday gösterilip, aldığım değerler olduğunu görünce mesleğimizi ayağa düşürdükleri gibi bunların hayatlarında göremeyecekleri ödüllerime acıdım, torunum Berat’ın aldığı son madalyaya bile emek verildiğini düşünüp, öperken..




    arşiv haber/yorumlar 04.03.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin



    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin




    Yazarlarimizi okuyor musunuz?



    YENİ YIL MESAJLARINIZI BİZE YAYINLATABİLİRSİNİZ..



    MESAJ VE REKLAMLAR İÇİN ARA.. 05354183258











  • **IRAK'TA ÇATIŞMA, 9 ŞEHİT VAR!..**DAMAL'DA ADAY BULAN AK PARTİ PAZAR GÜNÜ, CHP MİTİNG'TEN SONRA AÇIKLIYOR! *ARDAHAN'A YENİ BİR KADIN AVUKAT.. *BUZAĞILAR AŞILANACAK..










    GAZETECİLERLE GÜNDEM PAZAR GÜNÜ TEMPO TV’DE


    İKUD Başkanı Nihat Atam Gazeteciler Gündem’de


    Gazetecilerle Gündem


     Tempo TV’de..


    10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutlayan İstanbul Kuyumcular Derneği (İKUD) Başkanı Nihat Atam pazar günü Tempo TV’de olacak.


    Merkezi İstanbul Çekmeköy’de bulunan ATAM Kuyumuculuk ve Sanfe Sigorta AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Atam pazar günü, saat:15.00’da gazetecilerle birlikte Tempo TV’de ekonomide son durumu anlatacak.









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    YERELDEN ULUSALA GAZETECİLİK


    Gazetelerimiz ve Manşetlerimiz Ulusal Basın Ekranlarında..




    KARA HABERLE YÜREKLER YİNE DAĞLANDI!


    Kuzey Irak’ta bulunan Türk askerlerine ait bir üs bölgesinde çıkan çatışmada 9 şehit, bir çok yaralı haberi geldi.


    Milli Savunma Bakanlığı, Irak’ta bulunan askeri noktaya sızmaya çalışan ve ilk saldırıda 9 güvenlik gücünü şehit ettikleri belirtilen PKK’lıların 20’sinin etkisiz hale getirildiğini, bölgedeki operasyonların da sürdüğünü açıkladı.


    Komandolar operasyonlarını sürdürürken F-16’ların da çatışmanın yaşandığı bölgeye hava saldırıları düzenlediği bildirildi.


    ARDAHAN VALİSİNDEN BAŞSAĞLIĞI MESAJI..


    Ankara’da düzenlenen valiler toplantısına katılan ve pazartesi günü gazeteciler ile bir araya geleceği öğrenilen Ardahan Valisi Hayrettin Çiçek yaşanan çatışmalar ardından şehit olan güvenlik güçleri için bir mesaj yayınladı. Vali Çiçek, ‘Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde askeri üs bölgemize sızmaya çalışan hain teröristlerle girilen çatışmada şehit olan kahraman askerlerimize Allah’tan rahmet, yaralı askerlerimize acil şifalar diliyorum. Aziz milletimizin başı sağolsun.‘ dedi.




     


    AK PARTİ DAMAL’A TEKNİKER ADAY!


    Ardahan merkez başta olmak üzere Göle, Hanak, Damal, Posof, Çıldır ve Göle Köprülü Beldesinde kimleri aday göstereceği merak edilen AK Parti’ye Ardahan’ın Damal ilçesinde bir kişi başvurdu. Ardahan’ın Alevi kültürü ile yoğurulan Damal’da Ata mahalleli (Aşağıgündeş) olduğu, bir süre BOTAŞ’ta çalıştığı öğrenilen İnşat Teknikeri Emrah Kenci ile seçime gideceği görünen AK Parti adaylarının isimlerinin yarın akşam veya pazar sabahı netleşmesi bekleniyor.


    AK Parti İl Başkanı Ersin Yılmaz’ı Ankara’ya davet eden AK Parti Genel Merkezinin bugün, ve yarın Ardahan Milletvekili Kaan Koç, Ardahan İl Başkanı Ersin Yılmaz ile yapacağı son istişare ile Ardahan ve 5 ilçesi, 1 beldesinde kimlerin aday olacağını netleştirmesi bekleniyor.


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ÖZEL Haberi




    ARDAHAN’A YENİ BİR KADIN AVUKAT..


    Onca veterineri olmasına karşın hala Veterinerler Odası kurulamayan Ardahan Barosuna yeni bir kadın üye daha eklendi. Şu an Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığını da yürüten Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ARDAFED Başkanı iken başlattığı girişim ardından, şu an Lefkoşe Büyükelçisi olan Türkiye Barolar Birliği eski Başkanı Metin Feyzioğlu’nun büyük samimi ve özverili çabaları ve Ardahan’lı avukatların bir araya gelişleri ile yıllar sonra da olsa kurulan Ardahan Barosuna yeni  bir Ardahanlı Avukat daha eklendi.  Aynı zaman da Ardahan Belediyesinin meclis Üyesi olan, Ardahan Hanaklı iş insanı Mustafa Badem’in kızı Yasemin Badem Avukatlık mesleğine başlangıcı olan ruhsat törenini gerçekleştirerek, Avukatlığa ilk resmi adımını attı.


    Yeni kadın Avukat Yasemin Badem ile birlikte sayıları 11e ulaşan Ardahanlı kadın avukatların da üyesi olduğu Ardahan Barosu yeni Avukat ile üye sayısının resmi kurum avukatlarıyla Ardahan’ın plakası olan 75’i bulduğu da alınan bilgiler arasında oldu.


    Kadın Avukat Songül Şit’in bir çok Ardahanlı gibi göç ettiği Ardahan’ın yeni Avukatı Yasemin Badem’in de aralarına katıldığı Ardahan’da ki kadın avukatlar sırasıyla şunlar.


    Av. Baran Çoban, Av. Müzeyyen Çiftçi Yolaçan, Av. Derya Aydın, Av. Gizem Yeşilova Özyilmaz, Av. Beytül Ünver, Av. Ceren Arslangörür , Av. Canan Bingöl, Av. Şifanur Zengin ve Dilan Polat Haber: Fakir Yılmaz




    Erteleme maçında konuk ettiği Konyaspor’u 7-1’lik skorla bozguna uğratan Fenerbahçe’nin ulusal basın ve medya yetmez yerelde de manşetlere taşındığı aynı hafta kendilerinin de güçlü rakiplerinden olan Arıspor’a 8 gol atııkları halde, değil ulusalda yerelde bile manşet olamadıkları gibi küçükte olsa haber dahi olamamaktan yakınarak, Amatör’de zor şartlarla, cep harçlıkları ile mücadele ettikleri ‘Sorunlarımız gibi bizleride de görün’ diye yakınarak yerel ve ulusal basına sitem ettiler.El-Kahhar ve Kandil..


    Amatörler de Havuz’a Düştü!


    Son yıllarda oluşturulan havuza toplandığı ileri sürülen yerel ve ulusal basının kendilerinden bahsetmediğiniden yakınan Göle Belediye Spor’unda aralarında olduğu 7 takımlı Ardahan 1. Amatör Liginde mücadele eden Sulakyurt Köyü Gençlikspor futbol -15° bulmaya başlayan dondurucu soğukların yaşandığı Ardahan’da İl Gençlik Müdürlüğüne ait kapalı havuzdaydılar. 

    Başkan Kala, Halilefendispor’u 2-0 yenerek ligin devre arasına iki hafta kala liderliği alan takımına Havuz keyfi yaşatarak moral depoladı. Havuzda yorucu idman ve maçların yorgunluğunu atan futbolcular güzel ve neşeli vakit geçirdiler.



    BUZAĞILAR ÖLMESİN AŞI’SI..


    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, doğan yedi buzağıdan birinin yaşatılamadığını belirterek “Her yıl doğan 3,4 milyon buzağı ve dananın 450-480 binini kaybediyoruz” dediği ülkenin sınır kenti Ardahan’da buzağı ölümlerini durdurmak için ‘Buzağılar Ölmesin İşletmeler Şenlensin Projesi’ kapsamında hayvanlara septisemi aşısı yapılacak.




    Ardahan Üniversitesi Öğretim Üyesi Cemalettin Ayvazoğlu tarafından Merkez Tunçoluk (Panik) köyünde Buzağı İshallerinden Korunma ve Hayvan Hastalıkları konulu eğitim verildi.

    Faaliyetlere İl Müdürü Muhammet Fatih Cineviz, Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Akın Saraçoğlu, Hayvan Sağlığı, Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürü Emrah Aydın katıldı.











    GARİP, KARİP CEHVERLER..


    36 yıla yaklaşan gazetecilik mesleğimin verdiği tecrübemi yoksa ‘Benim olsun tek olsun’ ya da ‘Benim bir gözümü, onun iki gözünü çıkar’ demeyip, ideolojisine, rengine, diline, dinine değil insan oluşuna bakıp, bir insan olarak ‘her insan bir cevherdir’ diyerek o cevherin üzerindeki tozu dumanı alıp, hak ettiği yerde olmasına verdiğim omuzdan mı bilmem ama bir cevher daha bulmanın mutluluğunu yaşadım desem inanın.

    ‘Allah herkesin kalbine göre versin’ diyerek bugüne kadar ‘Benim varsa onun da olsun, onun varsa benim kazancımdır’ bakışıyla birçok gazeteci yetiştiren, başarılarını ortaya koyan iş insanlarıma, siyasilerime vermeye çalıştığım desteklerden birini daha vermeye çalıştığım ama başta anlamlı, muhteşem haberlik çekim ve fotoğraflarıyla asıl desteği onun bana verdiği yeni bulduğum cevherim olduğunu fark ettiğim Karip Cankan’ın benim ‘kazcı dernekler’ adını koyduğum  kendi köy derneğine yazdığı mektuptan anlıyorum.

    Evet, cevher olduğunu tanıştığımız günden bu yana hissettiğim ve en önemlisi doğalgazı gibi gazetecisi olmayan Damal, Hanak ve Posof bölgesinde yaşananları saf, temiz duyguları ile kendisine ait sanalda paylaşıp, bölgenin sorunlarını kendince dile getiren ve benim destek isteyip, gazeteciliğe yönlendirmeye çalıştığım ve ‘Leb’ demeden ‘Leblebi’ yi hemen anlaması kabiliyetiyle bölgede çektiği fotoğraf, görüntülere eklediği kısa notuyla kısa sürede birlikte gerek yerelde, gerekse ulusalda kısa sürede güzel haberlere imza attığımız yeni cevherim, Karip Cankan dün gece yazdığı mektubu onun  gibi yeni gazeteci adayı cevherim Baran’a atığı, teknolojik kızıma seslendirmesini rica ederken bu cevherlerin nasıl olup bulunabileceğini ve bu yönleriyle de topluma katkı sunacaklarını bir kez daha anlıyor, mutlu oluyorum.

    Evet, yeni cevherim Karip Cankan’ın gerçek cevher olduğu ve dahi onca gazeteciyim diye geçinip, bir haber yazamadıkları gibi günlük bir yorum yapamayanlar aşağıdaki yazıyı bir okusun, görsünler cevheri diyerek Karip Cankan’ın kendi köy derneğine yazdığı mektubu aynen yayınlamayı ve okurlarımın da bunu okumasını tercih ettim.

    İşte o Mektup;

    SILADAN GURBETE MEKTUP                       

    Sevgili kardeşlerim, köylülerim ve değerli başkanım

    Satırlarıma başlamadan önce selam eder büyüklerimin ellerinden küçüklerin gözlerinden öperim. 

    Kıymetli ve genç başkanım Doğukan Sağkal..

    Öncelikle dernek başkanlığını ve yönetici arkadaşlarımı kutlar görevinizde başarılar dilerim. Başkanım nasılsınız iyi misiniz ne var ne yok oralarda?

    Diyorlar ki İstanbulda her şeye o kadar zam gelmiş ki millet eli koynunda iki büklüm olmuş. İnşallah bütün ailelerin, gençlerin işi gücü vardır ele muhtaç değillerdir. 

    Köyümüzün çocukları, gençleri, yaşlıları, hanımları nasıllar sağlıkları yerinde mi? 

    Haberlerde görüyoruz büyükşehirlerde çocuklar gençler bu zamanlarda sigara, alkol, uyuşturucu madde kullanmaya daha fazla meyil gösteriyormuş. 

    İnşallah köyümün gençlerini yapacağınız sosyal aktivitelerle, dost meclislerinde ağırlayarak bu belalardan uzak tutarsınız. Geleceğimizi, ümitlerimizi bu zehirlere bırakmayın.

    Dernek yönetimi olarak ne yapıyorsunuz sosyal kültürel aktiviteleriniz, darda olana ekonomik destekleriniz var mı? 

    Yoksa sizin de işiniz gücünüz bizim gibi her gün bir muhtar adayı çıkarmak mı siyasetle uğraşmak mı? 

    Değerli başkanım bu sene köyümüzde muhtar adayı çok. Geçenlerde adı geçenleri liste halinde paylaştım belki görmüşsündür. Herkes iyi niyeti ile köye bir değer katmak için çalışıyor, çabalıyor. Hayırlısı ile bu süreci de sağ salim atlatıp en iyisini seçmek bize düşecek.


    Başkanım köyü soracak olursan Allah geçen yılı götürdü bir daha öyle bir yıl göstermesin çok acılar yaşadık. Sizler orda biz burada acılara tanık olduk.Gözyaşımızı onlara akıttık,  gencimizi yaşlımızı kara toprağa verdik. 

    Şükür ki şimdilik bir yaramazlık yoktur.Kendi yağımızla kavrulmaya çalışıyoruz ama ne fayda biz de burada sanki İstanbul’daymış gibi yaşamaya başladık.  Markete, manava bel  bağladık. 

    Haftadan haftaya Damal’a gidiyoruz pazardan alıp getirip tüketiyoruz, üretmek yok.  

    Ambarımızda bir avuç zahire bile yok ne tavuğumuz, kazımız ne atımız, itimiz ne de koyunumuz, kuzumuz var. Üç beş ineğin umuduna kaldık onu da hay ediyorlar ki kayıp edeler de göçe yelteneler. Köyün 30 yıllık emektar çobanı Dursun Türkmen bile göç ediyor.

    Muhtar adaylarımız bile artık buna göre vaatler üretiyorlar.  117 hanelik köyde 17 muhtar adayımız var. Adayların öyle projeleri öyle vaatleri varmış ki köyden yaylaya atlı gaçkalar ile turlar yapılacakmış gezi turları aynı İstanbul adalar gibi modern yaylacılık yapacaklarmış. 

    Hayvancılığı bırakacakmışız,  hepimiz ağa olacakmışız. Ağa inekleri sağacak Suriyeli Afgan bulacak onlar bulamazsa sen bulacaksın başkan. Köyün nüfusu günden güne azalıyor. 

    Köydeki çocuklar bile beden olarak burada olsalar da kafaları sanal ortamda, hayalleri büyükşehirlerde. Maalesef durum böyle bu memleketin bu köylerin hali ne olacak? 

    Dernekler olarak Federasyon olarak bu konuyla ilgili çalışmalar var mı? Yağmasanız da gürleyin, içimize biraz su serpin. Uzun uzun düşünüyorum geleceğin fotoğrafı gözümün önünden geçiyor, ödüm kopuyor felaketi görür gibi oluyorum.  

    Mahmut Fişenk derdi ki “ola baba beni benim derdim öldürmüyor elin derdi öldürüyor”. Şimdi de beni benim derdim değil köyün geleceği milletin derdi öldürüyor. 

    Belediye Reisleri bile hizmet ettikleri ilçeden göç ediyorlar ağlayasım geliyor başımı alıp da diyar diyar kaybolasım geliyor. Başkan bu işler şahısların yapabileceği işler değil artık.  Sizin gibi kuruluşların sorunu oldu. 

    Köyler kültürler paradan maldan mülkten önde gelmeli. Bu da sizlere düşüyor. Sizden rica ediyorum yazın köye gelen kışın gidenlerle konuşun ikna edin buraya gelince tarla eksinler hayvancılık yapsınlar yağını peynirini yapsalar etini ununu her şeyini alıp gitseler daha güzel olmaz mı? Bu artık olmazsa olmazlardan biri oldu. 

    Bu yaz bir uygulama başlattık köyde ne kadar gurbetçi, emekli varsa her akşam 17.45 – 19.00 arası köyden eski köprüye kadar yürüyüş yapıyoruz. 

    Belki 40 belki 50 kişi katılıyordu çokta güzel oluyordu. Çok güzel tarihe not düşecek fotoğraflar çektik ama bunu üretime dönüştürmemiz lazım. 

    Gurbette doğan büyüyen çocuklara köyünü Ata dede topraklarını sevdirmenin yolları çalışmaları var mı? Yeni evlenecek gençlerimizden köylüler olarak ricamız var. Evlenen gençlerin en azından yazın nişanlarını köyde, yaylada yapmasını istiyoruz. Köy de ne düğün ne de nişan kaldı. 

    Köylerimiz sessiz davulsuz zurnasız kaldı. Yani anlayacağın düğünler size cenazeler bize kaldı ağlaya ağlaya iki gözümüz iki kan oldu. Kendimize dipte köşede davul zurna çaldırıyoruz. Bizim günahımız ne bizim de gülmek oynamak hakkımız değil mi? Milletin efendisi köylüydü lafını bize unutturdunuz. 

    300 haneye varmışsınız İstanbul’ da. Siz orda aileyi büyütürken biz burada ufalıyoruz. Bak bunu derken aklıma geldi.Madem ordaki ailemiz bu kadar büyüdü hep bir aradalar bu seçimde bir muhtar adayı çıkarın birliğinizi gösterin. 

    Eskiden köyde muhtarlık zamanı çok çekişmeli bazen de kavgalı olurdu artık bunları geride bırakmanın zamanı geldi. Siz gençler bir araya gelin bir muhtar adayı çıkarın bütün köylümüz onun ardında olsun. Birliğinizi dirliğinizi gösterin. 

    Kazanamazsanız bile orada bu birlik mesajınızı ve gücünüzü gösterin. Birlik oldukça dirlik olur derler benim tek dileğim köyde ve gurbette bütün köylümüzü bir bütün olarak görmektir. Bunu siz genç arkadaşlarımın sağlayacağına eminim. 

    Bir ağabeyiniz olarak yöneticiliğin zorluğuna karşı size nasihatlarım olacak. Görevinizi yaparken öfkelenene karşı uysal ol, gücenen canların gönlünü almasını bil, aciz olana hoşgörülü ol, anlaşmazlıklarda adil ol, haksızlık edene sabırlı ol bağışlamasını bil. Bu faziletler sizlerde fazlası ile var. Ben bu vesile ile hatırlatmasını yaptım sadece.  

    Bizim aileyi soracak olursan kardeşim de muhtarlık için köylünün huzuruna çıkmayı düşünüyor eğer köylümüzün desteği olursa 5 yıl daha birlik beraberlik içerisinde ailecek hizmet etmeye devam edeceğiz yoksa da herkes kendi yoluna deyip İbo kirvenin oğulları gibi her birimiz bir tıra çıkarak yollara düşeceğiz. 

    Satırlarıma Son verirken tekrardan selam eder büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öperim 27.01.2024 tarihinde gençlik toplantısına manevi desteklerinizi, müsait olan canların da katılımını bekliyoruz. Mektubuma cevaplarınızı acele beklerim.




    Eski Başkan mektup yazardı biz de çıkarıp çıkarıp okurduk bizi mektupsuz  parasız pulsuz bırakmayın İstanbul’un taşı toprağı altın diyorlar parayı çuvalla taşıyormuşsunuz Mezarlık Duvarlarımız örülecek, çocuk parkımız yapılacak bizi de düşünün  kurban olayım

    Saygı ve sevgilerimle.. Hoşça kalın.              

    Karip  CANKAN




    arşiv haber/yorumlar 23.11.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?









    Sitemizin Yazarlarının Günlük/Güncel


    Yorumlarını Okumak İçin Sitemizin Sağında Bulanan


    EN YENİ MAKALE Linkini TIKLAYINIZ







     



    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz


    Bu dergileri kim okuyor!

     Geçtigimiz gün gittigim ve meslektasimiz Kasim Tirpanci’nin da arkamdan gelip, geldikten sonra çok ama çok gelistigini belirttigi eski Vilayetimiz Kars da ziyaret ettigim eski Tedas İl Müdürümüz ve yeni Kars Belediye Baskani Nevzat Bozkus’un makamina çikarken elime bir tomar dergi sikistirildi. Araç kullandigim için yolda bakamadigim dergilerle girdigim Ardahan’da gazetemizin merkezinden gelen bir telefonla Ardahan Valiligine yönlendirildim. Buradan da çikarken yine elime ayni Kars’ta oldugu gibi yine elime bir dizi dergi sikistirildi. Yogun bir tempo içinde çalistigimiz bir süreçte buldugumuz en küçük bosluktan bakma firsati buldugumuz kitaplarimiz gibi bu dergilere de göz attim. Çogu, yil bir sayi bir ibareleriyle yeni çiktiklari anlasilan dergilerin kuse kagit son model janjanli ve cirttikli olmasi dikkatimden kaçmazken bu dergilere kapak ve konu olanlara bir sormak istedim. Ardahan da ki yerel gazetelerimizin birçogunun yaptigi gibi internetten al yapistir sayfalarla süslenmis Basbakanin hayatta görüp okumadigi halde güzel bir resminin kapak oldugu bu dergilerin sayfalarin çogunda yerel gazetelere bir demeç vermekten zorlanan ya da o olagan üstü bilgi haznelerinden biz yerel gazeteleri mahrum birakan idarecilerimizin boy, boy resimleri de var; bu dergilerde. Çogu kargo ile dergiye konu olan kisilere dagitilan bu dergilerin kendin pisir kendin ye misali dergilere konu abonman disinda kimsenin okumadigi da bir diger gerçek. Çünkü çogunun poseti bile açilmamis. Çünkü bu dergiler kendilerin konu olan, kapak olanlara paket halinde pesin satildigi anlasilmaktadir. Benim asil sorum o kuse kâgitlara Ardahan’i hiç tanimayanlara, çogu mini etekli olanlara bu röportajlar bu kapaklar bu haberler için acaba ne ödeniyor? Hangi bütçeden bunlara abone olunuyor. Devletin ve milletin parasi olan bütçeleri kimsenin okumadigi bu dergilere para verilirken “Ya bunu kaç kisi okudu acaba” diye merak eden var midir? Bilmiyorum ama en son Ardahan belediye baskanimizin 3 yila yakindir anlata anlata kendileri gibi bitiremedigi projelerle süsledigi ve Kayseri’de bastirdigi belediye dergisi gibi bu dergileri de kimseler tarafindan sahsen ben okunduguna inanmiyorum. Nedeni ise bu dergilere konu olanlarin “körler sagirlari agirlar” tiyatrosuna birer aktör olmanin disina çikamamalaridir. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58



    Oy Diziler!/Ali Kaya

     “Oy karnim agirdi, oy bu ne kadar yazi” diyenlere müjde! Patron sonunda yetenegimin farkina vardi ki, basyazarliga yükseldik. Burada ilk yazi da vizyon ve misyonlardan mi bahsedilir bilmem ki, hani benim yazim tarzim su babinda. Bilmiyorum su dar oda da yani sayfada 51 ekran da size ne kadar dökülebilirim. Karin agrilarini ne kadar anlatabilirim! Burada ki ilkyazim da merhaba ile baslamak istedim. Öyle sade ve kuru bir merhaba ile. Aslinda sayfamizi da 51 ekran yapmisken kissadan hisse bahsedelim. Ekranlardan, ekranda olup bitenlerden. Şu tadina doyum olmayan dizilerden. Bilmiyorum yazacak daha vahim, Ardahan’in içler acisi hallerinin anlatilmasi gereken konulari olabilirdi belki ama su 51 ekranda hazir firsat gelmisken isleyelim bizi mahveden TV programlarini… Dizilerden bahsedelim. Her dizi tutuyor artik. Malum teknolojinin ilerlemesi midir bilemem ama her dizi kendine bagliyor herkesi… Dizi deryasi içinde bata çika kulaç atan Türk halkinin yardimina can simidi gibi yetismis olusumlarin etkisinden kurtulamadigimiz, “Ulan çik artik reklam, bir su içeyim, bir WC yapayim” gibi söylemlerin her evden duyuldugu bizi saran bizi körelten dejenere toplumlar haline çeviren dizilerin bizleri ne hale getirdiklerini söyleyeyim size… Aslinda her dizi de konular hemen hemen ayni oluyor degil mi? Namuslu gibi görünen aile kizi. Ya da herkesi öldüren ama bir gün burnu kanamayan mafyalar… Tamam, adi üzerin de dizi ama siz ne hale geldiniz farkinda misiniz? En son hangi kitabi bitirdiniz diye sorsam, bana 8 sene önce bitirdiginiz adini bile dogru dürüst telaffuz edemeyeceginiz bir kitap adi söyleyebilirisiniz belki… Belki de çok akillisinizdir önceden bir kaç kitap adi ezberlemissinizdir. Hayatimizi duygularimizi biz bu dizilere göre sekillendiri yoruz aslinda, yalnizlastiriyor bizi, insani iliskilerimizi zedeliyor, bilinçaltini dahi kusatiyor. Yani demem o ki; toplumlarin tavir, fikir, deger ve davranis kaliplarini sekillendirmeye baslamistir artik diziler… Siz bunun farkinda degilsiniz ama köreliyorsunuz, açin ellerinizi ve sayin parmaklarinizla kaç dizinin hayranisiniz ve o dizilerin sizlerin üzerlerinde biraktiklari etkileri bir düsünün bakalim. Ben kendimden biliyorum eve gittigimde bir kanalda çikan bir dizi devamli beni düsündürmüstür. Kizin biri sürekli agliyor, ama sürekli kiz gülmek nedir bilmiyor. Ve o agladikça annem de agliyor. Sonra anama bir sey denmiyor! Bu toplumsal bir sorundur, dizilerin sizleri etkisi altina almasina izin vermeyin. Fatmagül’ün suçunu bulmaktan ya da vadide ki ajan’in kim oldugundan daha önemli sorumluluklarinizin oldugunu hiç ama hiç unutmayin. Esen Kalin



    ÇILDIR GAZETESİ’NDEN


    Ögretmenim ../Hilal Demirkaya

     ‘Eti senin, kemigi benim’ diyerek çocuklarimizi üzerlerine attigimiz, sonra da yil boyu okula gidip, o çocugun durumunu sormadigimiz ögretmenlerimizin günü olan bir 24 Kasim daha geldi. Onca soruna karsin sesiz, sedasiz bir sekilde egitim ordusunun içinde yer alan ögretmenlerimizin bizleri yetistirmek kararligi ve karanligi delen aydinlik gelecegin yolun bizlere açmak için verdikleri çaba karsisinda önlerinden egilmek gerekirken, düsük maas, yillardir kendilerine sunamadigimiz alt yapi ve sosyal haklarina ragmen çok seyi bekler dururuz ögretmenlerimizden. Sendikalarinin aidat almaktan baska bir sey yapmadigi, hükümetlerin biz ögrenci velisi gibi her seyi onlardan bekledigimiz bir süreçte olmayan lojmanlar dolaysiyla Van’da çürük bir binanin altinda ölen onca ögretmen gibi Çildir’da ve ülkede ki ögretmenlerle yeterince ilgileniyor muyuz acaba? Bilmiyorum ama çocuklari için bedelli askerlikten gelecek olan paranin bir kismini sehit ailelerine vereceklerini belirtip, toplumun tepkisini en aza indirmeye çalisanlar, birazda su an Çildir’da asker olmalarina karsin çocuklarimiza ders vermeyi ihmal etmeyen ögretmenleri düsünse iyi olmaz mi acaba?




    Öcalan’in Avukati Gözaltina Alindi ..

     İstanbul, Bursa, Ankara ve Diyarbakir’in da aralarinda bulundugu 16 ilde es zamanli yürütülen KCK operasyonlarinda, Ardahan Göleli olan ve Abdullah Öcalan’in avukatinin da aralarinda bulundugu birçok kisi gözaltina alindi. Öcalan’a Avukatlikta yapan Ardahanli Avukat Yasar Kaya’nin evine sabah erken saatlerinde giden Terörle Mücadele Şubesi ekipleri Kaya’yi gözaltina aliklari ögrenildi. Heaber ekleme saati: 13.58-22 Kasim 2011 Heaber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Cezaevi de Oltu’ya mi kaptirildi?

     Çildir Gölünün bati yakasindan geçmesi gerekirken Ardahanli siyasilerin uyumasi üzerine Ardahan sinirlarindan uzak, büyük bölümünün Kars sinirlari içine alinan Kars Tiflis BAKÜ Demir Yolu gibi lojistik merkezinin de Kars’a alinmasi ardindan simdide Ardahan’da yapilamasi düsünülen 150 kisilik kapali cezaevinin Erzurum’un Oltu ilçesine kaydirildigi ileri sürüldü. Daha önce yani Mikail Kayatürk döneminde Ardahan için projelendirilen ancak yerinin bir türlü belirlenememesi dolayisiyla Kenan Altun’un Milletvekili oldugu dönemde 600 Bin TL ödenegi Silivri cezaevine aktarilan bu nedenle yapimi ertelenen ancak zamanin Cumhuriyet Savcisi cemil Akdeniz’in israriyla yeniden Ardahan’a yapilamasi beklenen ve projesi, yeri belirlenen yeni Ardahan kapali cezaevinin Erzurum’un Oltu ilçesine kaydirildigi haberi Ardahanlilari bir kez daha derinden üzmüstür **Yeri hazirdi Köksoy begenmeyince gitti!.. Kentsel dönüsümü yapilacak denilen ancak bu projenin de gerçeklesmedigi Ardahan yeni mahallede bulunan kapali cezaevinin büyütülerek baska bir yerde yapilmasi projesinin bir türlü gerçeklesmedigi Ardahan’da bu projenin de diger projeler gibi gerçeklesmedigi görülürken buna en büyük nedenin mevcut Belediye Baskani olan Faruk Köksoy’un adeta, “yapmayin” diyerek kayabasinda ayrilan yeri iptal ettirip yeni cezaevinin yerini Yildiz Dagi olarak bilinen alana kaydirmasina hükümetin tepki gösterdigi ve bu devasa projeyi Ardahan’a degil Erzurum’un Oltu ilçesine kaydirdigi da alinan diger bilgiler arasinda oldu. **Orman İsletmesi de kapatilmisti!.. Azerbaycan’dan getirilip Gürcistan ve Türkiye’nin Posof, Damal, Hanak, Hoçvan sinirlari içerisinden geçerek dünya petrol piyasalarina aktarilan dogalgazdan bile faydalanamayan Ardahan’a yapilamasi düsünülen ve etrafina kurulacagi söylenen 5 bin kisilik bir sehirle yeni bir kent olmasi beklenen yeni cezaevinin Erzurum’un Oltu ilçesine kaydirildigi ileri sürülen su günlerde Göle de bulunan Orman İsletmesi de beklenmedik bir anda kapatilmisti. **Diyanet yurdu da cezaevi gibi oldu, yapilmadi!.. Baskan Köksoy’un yerine karsi çikmasi dolayisiyla Ardahan’a yapilmaktan vazgeçildigi ileri sürülen yeni cezaevi rüyasinin sona erdigi ileri sürülen Ardahan’da Diyanet İsleri Baskanliginin Kentte ki Üniversite ögrencilerine yapacagi 300 kisilik ögrenci yurdu da yine yer dolayisiyla iptal edildigi biliniyor. Çünkü bu projenin Ardahan Kars yolu üzerinde yapimina devam edilen Üniversite kampusu alani içinde yapilamasina karar verilmis, projesi çizilmis, ödenegi ayrilmis olmasina karsin yine baskan köksoy’un yerine karsi çikmasi dolayisiyla bu projede gerçeklesmemisti. Haberleri ekleme saati: 10.54-22 Ksami 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    ÇILDIRLI ÖGRENCİLERE MEHMETCİK


    DERSHANESİ’NDEN TAM DESTEK!..

     Sinir İlçesi Çildir’da bulunan ve 25 inci Mekanizme Tugay komutanligina bagli olan Çildir 7. Hudut Tabur Komutanligi ilçede ki lise ögrencilerini üniversite sinavlarina hazirliyor. Basta ÖSS’de olmak üzere birçok ulusal sinavda 81 Vilayet içinde hep sonlarda olan Ardahan’da ki ögrencilerin basarili olmalari için ellerinden geleni yapan kurumlarin basinda gelen Tugay Komutanliginin emri ile Çildir’da da lise ögrencilerine yönelik egitim veriliyor. Asker ögretmenlerin destegi ile açilan Çildir Mehmetçik Dershanesi’ne Çildirli ögrencilerden büyük katilim olmasi dikkat çekiliyor. Murat Burgaç, Hakan Kiliç, Fatih Bayraktar, Caner Çakir, Yavuz Selim Karabacak, Ali Kavak, isimli toplam 6 gönüllü ögretmenin görev aldigi ve Matematik, Türk Dili Edebiyat, Fizik, Cografya, Kimya derslerinin verildigi Çildir Mehmetçik Dershanesi’nden 83 ögrenci yaralanmaktadir. Sayisal-Sözel ve Esit Agirlik olmak üzere 3 subeden olusan Mehmetçik Dershanesinden Çildir Lisesi’nin 11. ve 12 siniflar yararlandigi ögrenildi. Haber ekleme saati: 10.51-22 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    GMYO 24 Kasim’da Resmen Açiliyor..

     **Ardahan Üniversitesi Göle Meslek Yüksekokulu açiliyor .. Ardahan Üniversitesi, Göle Meslek Yüksekokulu açilisi, 24 Kasim 2011 Persembe günü düzenlenecek törenle gerçeklestirilecek. Basin ve Halkla İliskiler Müdürü Ögr. Gör. Şakir Esitti’den edinilen bilgilere göre; Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’in ev sahipliginde, Göle Meslek Yüksekokulu’nda saat: 13.00’de düzenlenecek olan törene; Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, Göle Belediye Baskani Sabri Muratoglu, İstanbul Esenyurt Belediye Baskani Necmi Kadioglu ile diger kamu kurum ve kuruluslarin temsilcileri de katilacak. 2008 yilindaki kurulusunun ardindan “Isiga Karisin” sloganiyla belirlemis oldugu hedeflere emin adimlarla ilerleyen, ulusal ve uluslararasi alanlarda önemli çalismalara imza atan Ardahan Üniversitesi, gelismeye ve büyümeye devam ediyor. Bu hedef dogrultusunda hizmete sunulan Göle Meslek Yüksekokulu, 24 Kasim 2011 Persembe günü düzenlenecek törenle hizmete açilacak. Haber ekleme saati: 10.22-22 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    10 Yilda Yenilenmeyen


    4 Haberimiz Ardindan Yapildi!..

     **10 yildir yenilenmeyen ve çürümeye birakilan İŞ-Kur İlan Panosu 4 haberimiz üzerine yenilenirken, kendini bilmezler ilan panosunun çamini kirdiklari görüldü. Ardahan Şehir Merkezinde bulunan, eski ismiyle Ardahan Mili Egemenlik, yeni ismiyle Kent parki olan parktaki İs-Kur’a ait yipranmis ilan panosu haberlerimiz üzerine nihayet degistirildi. Yerel yöneticilerin duyarsizligina dem vuran haberlerimiz üzerine, yillardir degistirilmeyen ve yipranan ilan panosu degistirilerek yenilendi. Basta Ardahan valisi olmak üzere haberleri okuyan yetkililerin devreye girmesiyle yenilenen ilan panosu, onarimi bitirilemeyen kent parkina ayri bir güzellik katti. Haber ekleme saat: 10.19-22 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    8 kalkti, 1 kaldi!..

     Atasözlerimizden olan “Gözden irak, gönüldende irak olur” sözü Ardahan’da gerçek. Törenlerin yeni valilik konaginda yapilmaya baslandigindan bu yana unutulan Atatürk büstünün simdi de bayragi unutuldu. Geçtigimiz günlerde Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yil dönümü dolayisiyla, yapilan törenlerde yariya indirilen bayraklarin geriye çekilmedigi dikkat çekti. Kendisine de, Bayragina da duyarsiz kalindi,. Ardahan kent merkezinde bulunan ve ismi degistirilerek onarima alinan, ancak bitirilip bu yil da hizmete sokulamayan, parkin içinde bulunan Atatürk büstünün yani basindaki bayraklardan birinin halen 10 Kasim da kalma oldugu görüldü. Hükümet konagi önünde yapilmaya baslanan törenler dolayisiyla duyarsiz kalinan Atatürk büstünün yani basinda kalinan büst gibi bayraklara da duyarsiz kalindigi göründü. Haber ekleme saati: 10.14-22 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    ASML’de Okul Temsilcisi Seçimi Yapildi…

     Anadolu Saglik Meslek Lisesi Okulunda16 KASIM Çarsamba günü yapilan okul temsilcisi seçimlerini 12 HEM Sinifindan Seda Lale kazandi. Anadolu Saglik Meslek Lisesi ögrencilerinin tamaminin katildigi ve büyük bir oranla kazanan Seda Lale, yaptigi konusmada Arkadaslarinin ve okulunun basarili olabilmesi için elinde geleni yapacagini, sorun ve sikintilari gidermek için ögretmen ve ögrenci iliskilerini abi-kardes iliskisine gönderecegini, bunun yaninda her zaman sinavlarda il olarak sondan birinci gelene Ardahan’i hiç olmasa en üst seviyeye çikarmak için okul içi yönetimle birlikle ailelerimizle kenetlestirip birkaç basamak atlatmak oldugunu söyleyen Lale; kendisini seçen ve seçmeyen tüm arkadaslarina tesekkür etti. Okul yönetimi de kendisine yeni görevinde basarilar dilerken, seçim günü görevli olan seçim kurulu ve sandik kurulu üyesi ögrencilerine, harcadiklari emekler için de tesekkür ettiler. Haber ekleme saati: 10.11-22 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Çapan Televizyoncu oldu!..

     Daha önce elinde Cumhuriyet Gazetesi ortakligini bulunduran ve 91.6 frekansi ile 24 saat haber yayini yapan RADYO 24’ün sahibi olan Eski Esenyurt Belediye Baskani Gürbüz Çapan, Karadeniz TV ve Halk TV’yi de satin alarak medya alaninda ataga geçti. Karadeniz TV 2004 yilinda Karadenizli isadami Zihni Cinan tarafindan yayina geçirilmis, kanal daha sonra el degistirerek Kopuzlar Holding’in olmustu. Dr. Gürbüz Çapan Kopuzlar Holding ile anlasarak Karadeniz TV’yi satin aldi. Kanalin Mecidiyeköy’de bulunan Polat Plaza’daki merkezinin daha genisletilmesi amaciyla plazanin 3 katini da satin alindi. Genel Yayin Yönetmenligi’ni AK Parti ve yolsuzluklar hakkinda ses getiren haberlere imza atan gazeteci Tuncay Mollaveisoglu’nun yürüttügü Karadeniz TV’nin ismi degistirilerek KRT (Kültür Radyo Televizyon) adi altinda haber kanali olarak yayinina devam edecegi belirtildi. Haber ekleme saati: 10.08-22 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Bir tosuna bir traktör alanlar simdi kefil ariyor!

     Geçtigimiz yil olaganüstü bir sekilde artisa geçen ve bir tosun ile neredeyse bir traktör alan hayvan üretiliri Bugünlerde bir hayli zorda olduklari görülüyor. Yetistirdikleri hayvanlari satamamaktan yakinan Ardahanli hayvan yetistiricileri fiyatlarin geçen yila nazaran yari yariya düsmesine karsin tüccar bulamamaktan yakiniyorlar. Kurban için yetistirdikleri hayvanlarin büyük bir bölümünün satilmadigini, satilanlarin ise yok pahasina gittiginden sikâyetçi olduklari görülen Ardahanli hayvan yetistiricileri ellerinde kalan hayvanlarina yem almak için bankalardan kredi çekmek için kefil aradiklari da görülüyor. Ardahan kent merkezinde bulunan hayvan pazarinda – 10 derecenin altinda hayvanlarini alacak tüccar bekleyen hayvan yetistiricileri geçen yil tanesini 5 ila 7 bin TL arasinda sattiklari bir tosunu bugün 3 bin ila 4 bin TL arasinda satmakta zorlandiklari görülürken bastiran kis dolayisiyla içerde beslenmek zorunda kaldiklari hayvanlarina yem almak için bankalara hücum ettikleri ancak kefil bulmaktan zorlandiklarini da belirtiyorlar. **KURBANDAN DÖNEN HAYVAN SAYISI NET DEGİL .. Gida, Tarim ve Hayvancilik yetkilileri ”suana kadar bize geri dönüs konusunda 4 hayvandan baska bildirim olmadi” dedi. yetkililer, yaptiklari açiklamada, Ardahan’dan kurbanlik olarak 20 bin 423 büyükbas hayvanin il disina sevkiyatinin yapildigini söyledi. Sevkiyattan sonra kendilerine dönüs konusunda henüz net bildirimin olmadigini, bunun kisa süre sonra netlesecegini ifade eden yetkililer: ”sükürler olsun, 20 binden fazla gönderdigimiz büyükbas kurbanlik konusunda henüz dönüsümlerle ilgili bize 4 hayvanin disinda bir bildirim olmadi. Bizim tahminimizce ilerleyen zamanlarda bu en fazla 250’yi bulur. 20 binden 250’sinin dönüsü iyi bir sonuç.”dediler. Haberleri ekleme saat: 089.58-22 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Sakin Hamile Kalmayin Kadin Dogum Uzmani Yok!

     **Ardahan’da Hamile Kalmakta Zor İs! Ardahan Merkez Devlet Hastanesinde 5 aya yakindir Göz Dokturo gibi dogum uzmani da yok. Adeta sevk merkezi haline gelen hastanede görev yapan kadin dogum uzmanlarinin görevlerinde olmadiklari ve bu nedenle hamile kadinlarin çevre illere doguma gittikleri bilgisi alindi. Çevre illerde kontrollere giden ve Ardahanli kadinlar yasanan bu sikintinin bir an önce giderilmesini bu çagda bir vilayete yakismayacak bir durumun söz konusu oldugundan bahsettiler: Gazetemize kadar gelip sikâyetini dile getiren anne adaylari “Biz basit bir hamile de bile kalkip civar sehirlere gideceksek Allah bize kötü bir hastalik vermesin, sonumuz feci” diye tepkilerini dile getirdiler. Haber ekleme saati: 09.55-22 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    ÜNİVERSİTESİ KAMPUSU ZORDAMI?!

     **Üniversite kampusu müteahhidi 3 uyari aldi! Yeri konusunda birçok tartismaya neden olan Ardahan Üniversiteni’nin kampuslarini yapan müteahhidin isi agirdan aldigi ve bunun üzerine Üniversite yönetimince 3 kez uyarildigi ortaya çikti. Ardahan Kars yolu üzerinde Çamliçatak (Gölebert) köyü mevkiinde 3 yil sonra da olsa temeli atila bilen Ardahan Üniversitesi kampus insaatinin çok agir gittigini belirten Üniversite yönetiminin 600 gün içinde bitmesi gereken kampuslari yapan ERMİT isimli insaat firmasindan isi geri alabilecegi de ileri sürülmektedir. Haber ekleme saati: 09.48-22 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ögrenciler Baskanlik için gerildiler

     Uzun süredir sessizligini koruyan Ardahan Üniversitesi ögrencileri üniversiteyi temsilen ögrenci baskanligi için karsi karsiya geldiler. Ögrenci temsilcisinin seçimi için 2 gruba ayrilan ögrencilerin temsilcigi almak için zaman zaman karsi karsiya gelip gerilmeleri üzerine basta polis olmak üzere Üniversite yöneticilerinin harekete geçtigi dikkat çekerken geçtigimiz gün bu konuyla ilgili yasanan bir tartismanin kavgaya dönüsmesi son anda polis tarafindan engellendi. Haber ekleme saati: 22 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    HOÇFED eskilerle yenilendi

     Merkezi İstanbul Esenyurt da bulunan ve Ardahan merkeze bagli Hoçvan bölgesinde ki 21 köy dernegini çatisi altinda birlestirmeyi hedefleyen Hoçvan Federasyonu 2. olagan kongresini gerçeklestirdi. Ayni zamanda Baris ve Demokrasi Partisi Esenyurt Belediyesi Meclis Üyesi olan Yakup Mavzer’in baskanligina getirildigi Hoçvan fedarasyonunun yeni yönetiminin de bulunan isimlerin yüzde ellisinin yenilendigi görülürken Güven Yilmaz dan alinan yönetimin HOÇFED’i yeniden toparlayip toparlayamayacigi ise merak edilirken, Yakup Mavzer’ni listesi su isimlerden olustu. Ömer Tag, Turgay Zorba, Şeref Caferoglu, Mehmet Sural, Türkan Yilmaz, Çetin Kaya, Cengiz Gökçe, Casim Koç, Reis Sönmez, Hikmet Yilmaz, Yavuz Tik, Naim Yildiz. HOÇFED’in Denetim kuruluna ise Coskun Yilmaz, Zekeriya Deli, Orhan Gökçe getirildiler. Disiplin kurulunun İrfan Zorba, Zeki Tag, Cansa Koç’dan olustugu Hoçvan Federasyonunun yedek listesi ise su isimlerden olustu. Bülent Kiliç, Muhlis Aktürk, Çetin Okçu, Yücel Tahiroglu, Akif Özer, Musa Yilmaz, Şahverat Gökçe, Tamam yilan, Mehmet Özer, Halit Avsar, Zeynep Kiliç, Erdogan yildirim, Lokman Aktürk, Çetin Topçu, Nurcan Aktürk, Alpan Yilan, Ertugrul Uçak ve Pasa Şirin. Haber ekleme saati: 09.42-22 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Deponun Esrarengiz Suyu!..

     Ardahan merkeze bagli Taslidere (Pangis) köyünde yaklasik 4(dört) aydir su sorunu yasayan köylüler, Kirkira ve Soguk pinar’dan gelen suyun faydasini göremediklerini belirttiler. Su sorunu yasayan Pangisliler, bir sene önce yaptirilan ikinci depodan da faydalanamadiklarini, depoya oluk oluk su akisina ragmen deponun arizali olmasi köylüleri köyden bir kilo metre ötedeki kuyulara gitmek zorunda birakiyor. Gazetemize konu hakkinda açiklama yapan köy sakinleri, ” bu çagda halen eseklerle su getirmek bizim ayibimiz degildir. Geçen sene yapilan bu ikinci deponun dogru dürüst yapilmamasi yöneticilerimizin ve idarecilerimizin beceriksizligidir.” Diyerek tepkilerini dile getiren köylüler, bu susuzluklarina hala bir kilometre uzakliktaki kuyulardan eseklerden su getirmelerine biran önce çözüm getirmelerine istediler. Haber ekleme saatiB: 09.28-22 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Samanda kilo dönemi!..

     


     Ardahan’da havalarin sogumasi ile birlikte fiyati geçen yila oranla yaklasik 3 misli artan samanin, artik ton yerine kilo isi satilmaya basladigi ögrenildi. Ardahan Persembe pazarinin yani basinda Diyarbakir’dan getirilerek satilan samanlari pazarlayan saticilar, fiyatlarinin geçtigimiz aylara göre çok yükseldigini belirttiler. Geçtigimiz ay 450 kurus olan 1 kilo saman fiyatlarinin su anda 650 kurus oldugunu belirten besiciler, Ardahan’da bu yil saman sikintisinin erken basladigini ve önümüzde ki aylarda daha çok yükselmesinden korktuklarini belirttiler. Diger illerden gelen saticilarin masraflarini da saman fiyatlarinin üstüne koydugunu belirten besiciler, “Fiyatlar yüksek oldugu için daha önce ton bazinda alinan samanlar su an da kilo isi alinmaya baslandi. Ardahan’da saman sikintisi yasandigi için fiyatlarda geçen aylara nazaran ciddi bir yükselis oldu” diyerek dile getirdiler. Haber ekleme saati: 09.25-22 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    CHP Merkez İlçe Baskani Nehir Alpaslan’dan Dersimle İlgili Açiklama

     


     1938 Dersim olaylarinda CHP’nin rolü tartisiliyor. Ama henüz binlerce kisinin öldügü harekatla ilgili resmi arsivler bile açilmadi Dogru, medyanin Dersim ilgisi aslinda “tarihle yüzlesmekten” ziyade CHP ve Kiliçdaroglu’nu sikistirmayi hedefliyor.Hükümete yakin duran medya kuruluslarinin bir anda “resmi tarihle yüzlesme” hevesine girmesi, pek hosuma gitti. CHP Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün’ün Zaman gazetesine verdigi röportajla baslayan Dersim tartismasi, dün Star, Bugün, Türkiye gazetelerinde birinci sayfadan devam ettiriliyordu. Hiç itirazim yok. 1938 Dersim olaylari, gerçekten de cumhuriyet tarihinin en kara sayfalarindan. İyi ki bu dönem Meclis’te Aygün gibi Pandora’nin kutusunu açmaya cesaret eden aktivist siyasetçiler var. Ancak bir anda Ak Parti’ye yakin medyaya vahiy gibi inen “tarihle yüzlesme” sevdasinin arkasinda CHP’nin içini karistirmak, Dersimli katliam magduru bir aileden gelen Kemal Kiliçdaroglu’nun koltugunu sarsmak amaçli olduguna da süphe yok.) Ak Partililer Kiliçdaroglu’nun CHP’nin basina geçmesini kisa bir süre için de olsa “olumlu” buldu; ancak seçim sürecinde bu durum liderler arasinda ciddi bir kisisel husumete dönüstü. Oylari yüzde 26’da kalmis olsa da iktidar CHP liderinin “gündem belirleyebilme” ve dosya çikarma kabiliyetini bir tehdit olarak görüyor. Bugün CHP lideri degisse memnun olurlar. Ve Dersim tartismasini hararetlendirmenin bir baska amaci da, Aleviler ve CHP arasindaki bagi zayiflatmak, neredeyse blok olarak sola oy veren Alevileri CHP’den sogutmak. Ben yine de her seye ragmen Dersim dosyasinin açilmasina memnunum. Umarim bugün Dersim konusunda “tarihle yüzlesmek” isteyen medya kuruluslari, 90’li yillarda Güneydogu’daki köy bosaltmalar (3500 köyden söz ediyoruz!) ve faili meçhullerin arastirilmasi konusunda da ayni ölçüde cesaretli davranir. Sayin Basbakanimiz diline dolamis Chp yi ve dersimi icranin basi kendileri açsinlar arsivleri herkeste rahat etsin ögrensin .Korkarim Basbakanimizin bu dersim olaylari ile gündem belirleme sevdasi açilimlar yapiyordu habire( Kürt açilimi yada roman açilimi vb.) havada kalmaz.Yetki kendilerinde bizlerde degil yapacaksa kendisi yapacak kursun meclis arastirmasi yapilsin hepsi ama tek dersim degil tabiî ki Yakin tarihimizde olan 12 Eylül 28 Şubat Sivas katliami 1 mayis 1977 taksim olaylari hepsi arastirilsin ortaya çiksin.Bu arada eli degmisken Basbakanimizin su meshur Dolmabahçe yine bir anlativersin Dönemin genel kurmay baskani Yasar BÜYÜKANIT’la ne konustuklarini. Sonuçta CHP su an iktidar degil dün Misir Bugün Libya yarin Suriye ondan sonra sirada İran ve Türkiye Türkiyeyide karistirmanin tek yolu CHP yi karistirmaktir zayiflatmaktir.BOP’un(büyük Ortadogu projesi) önündeki tek engel CHP dir.Bunun içinde İktidari yandas medyasi entelleri dantelleri el ele vermis CHP yi nasil Yipratiriz hesaplari yapmaktadir.Bu hesap halkin Gözünde hezimete ugrayacaktir. Dün oldugu gibi bugünde yarinda CHP hep olacaktir Türkiye var oldukça CHP,CHP varoldukça TÜRKİYE CUMHURİYETİ varolacaktir. Nehir Ziya ALPASLAN/CHP Ardahan Merkez İlçe Bsk. Haberi ekleme saati:09.19-22 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    GÖLE GÖZLEM GAZETESİ’NİN BAŞ YAZILARI Gölespor ve siz../Selahattin SAKİNOGLU

     


     Tüm imkansizlara karsin Ardahan’i Bölgesel Amatör Ligi (BAL) da temsil etmeye devam eden Göle Belediye Spor’u kutlamamak elden degil. Çünkü ismi içinde belediye olmasina karsin belediyenin orali olmadigi, derneklerin ortalikta görünmedigi, siyasilerin kimin AKP’nin ilçe baskani olacagini tartistigi bir süreçte toplasan 25 Göleli genç tüm yokluk ve engellere karsin direniyor. Çayan Çapan ve yönetiminde ki arkadaslarinin cep harçliklari ile ayakta tutup, Ardahan’i temsilen verdigi bu mücadeleyi Ardahan’i taniticagiz, gençlere sahip çikacagiz diyenleri acaba azda olsa utandiriyor mu bilmem ..



    Selahattin Sakinoglu’ndan Göle Haberleri

     


     **KURULDUGU GİBİ KALDIRILDI .. Göle’de her Çarsamba günü kurulan Pazar bu hafta vatandaslarin olmamasi nedeni ile erkenden kapandi. Pazarin yari kuruldugu, köylülerin ve soguk havalar pazarcilarin mallarini üsütmesine neden olarak daha fazla üsütmemeleri için erkenden kaldirip gittiler.  **SÖKÜLÜP GERİ YAPILMIYOR .. Göle’ye yeni yapilan binalara kanalizasyon baglanmasi için parke taslarini söküp yapmadan birakip gidiliyor. Fakat sinema sokakta olmadigi gibi tüm yollarin unutulup yapilmadigi ve araç sahiplerinin zorlanmasina neden oluyor. Saglam ve iyi yapilmadigi için sürekli bozulan parke taslari vatandaslarin tepkisine yol açiyor oldugu gibi taslarin kaldirilip yeniden yapilmadigi için yollarin çöktügü gözlemlendi.  **BAKTILAR İŞE YARAMIYOR KALDIRDILAR.. Gölede çogu esnafin soyuldugu ancak mobese kameralarinin bir ise yaramadigi görülünce ortadan kaldirildigi görüldü. Birçok kez bozulup ve polisler tarafindan onarilmaya çalisilip yapamadiklari mobese kameralarini yüksek gerilim hatlarinin kaldirilmasi sonucu ortadan kayboldu. Bir ise yaramayip onca dükkânin soyuldugu zaman vatandaslarin tepkilerini çeken ise yaramayan mobese kameralari yeniden bos direklere takilacak mi takilmayacak mi kafalari karistirdi. Haber/Foto:www.golegozlem.com  **GÖLE’DEN VAN’A YARDIM ELİ .. Göle Kaymakamligi ve Göle Kizilay Dernegi Baskanligi’nin öncülügünde baslatilan Van depremi yardim kampanyasi kapsaminda toplanan yardimlar Van’a gönderildi. Göle halkinin büyük ilgi gösterdigi kampanyada 27.10.2011 tarihinde vatandaslardan makbuz mukabilinde 4.015,00 TL para toplandigi açiklandi. Toplanan para Göle Türk Kizilayi Şubesi adina Türk Kizilayi Merkez Hesabi (Van Depremi) ‘ne yatirildi. Göle Kaymakami Kemal Atasoy “bu kampanya süresince duyarsiz kalmayan tüm Göleli vatandaslarina ve kampanyada emegi geçen görevlilere tesekkür ediyor, deprem bölgesinde zor günler yasayan kardeslerimizin yaralarini bir an önce sarabilmelerini temenni ediyoruz” dedi.  **Belediye Koydu Ama… Vatandaslarin Sürekli Belediye Baskanindan Şikayetçi Olup Çöp Konteyniri Birakmasini İstedikten Sonra Çöpleri Konteynirin Sagina,Soluna Atiyorlar… Göle Belediyesi tarafindan koyulan Çöp Konteynirlari vatandaslara fazla geldi gibi… Çöp Konteynirlarinin oldugu halde çöpleri saga sola firlatan Göle Salim Bey Mahalle sakinleri ve diger mahalleler önceden çöp atacak yer sikintisi yasarken Göle’de bulunan yerel gazetelerin sürekli Göle Belediyesi ve Göle Belediye Baskani Sabri Muratoglu’nu suçlarken simdi ise Belediye isçilerinin sikintilari kameralara yansiyor… Vatandaslarin kis aylarinda Göle Belediyesi isçilerinin soguk havalarda çöpleri bir çok zorluklar ile arabalara yüklerken, yoldan geçen gençler ve yabancilar sürekli bu kötü görüntülerden rahatsiz olduklarini ve mahalle sakinlerinin bu görüntüleri ortaya çikarmalari hoslarina mi gidiyor diyerek yollarina devam ettiler…  **Erkekler Kahve, Kadinlar Kömür!.. Kis aylarinin gelmesi ile beraber çogunluklara kameralara yakalanan tek sey olan kadinlarin kömür toplama, erkeklerin kahve’de oturma dertleri de basladi… Yüzlerinin görünmemesi için basörtüsünü iyice saklayan magdur kadinlarin bu sikintilari onlari gören vatandaslari hayrete düsürerek “Kahvehanelerde oturup aksama kadar 10 Lira çay parasi ödeyip, bir kömür almaktan aciz erkeklerden anca bu beklenir” diyerek kizgin bir sekilde bakip geçtiler…  **GÖLELİ GENÇLER ÇOCUKLARA TAŞ ÇIKARTTI.. Yaklasik iki haftadir yogun yagan kar yagisi sonucu erimeyecek gibi görülen karin tadini çocuklardan çok gençler çikarmaya basladi… Gençlerin hafta içi okul nedeni ile hiçbir sey yapamayip okul haftasinin hincini hafta sonu çikarttiklarini ve her zaman böyle yapip eglendiklerini söylediler. Gençler ile olan sohbetimizde “Küçük çocuklarin ellerinden kizaklarini araklayip kisin keyfini doyasiya çikariyoruz. Kis gibisi yok diyoruz valla, keske her zaman hafta sonu olsa da zamanimiz böyle çocuklarin elinden kizaklarini çalip kisin tadini çikarsak… Kizak bulamadigimiz zamanlar ise market önlerinden arakladigimiz kartonlar ile kayip egleniyoruz tadini çikarttiktan sonra ise market sahiplerinin kartonlarini yeniden market önlerine birakip kaçiyoruz. Kimi zaman arkadaslarimiz tarafindan hizli itilip köprüden asagiya düsüyoruz ama yinede gülüp bu güzel havanin tadini çikariyoruz, Göle’de bizim için kis hayat demektir yazin bos gezip is bulup çalisamadigimiz için sikici bir 3 ay geçiyor fakat simdi kis istedigimiz her seyi, istedigimiz her yeri gezip -30’lu havalarda bile kisin tadini çikaran Göleli gençleriz biz… Göle’de hayat diyip yazin gelip kisin büyük sehirlere kaçan hemserilerimiz sizlere sesleniyoruz GÖLEDE HAYAT YOK DİYİP KAÇMAYIN GELİN BİZE KATILIN HAYATINIZI RENKLENDİRELİM baylar bayanlar merdivenden kayanlar.”diyen gençler kisin keyfini böyle Göle’den kaçip gidenler için alay eder gibi -30’lu havalarda bile gülümsemelerini esirgemediler… **“Agabey Kizagimi Verin” Diyerek aglayan çocuklar annelerine “agabeyler kizaklarimizi vermiyorlar yaaaaa” diyerek kizaklarini almaya çalisirken Göleli gençler alay eder gibi “Yazin Tahtaya Alirsiniz Haftaya” diyerek anneleri kizdirdilar… **Kis depresyonu kaosuna girmeyin, kisin keyfini çikarin! Soguk havalar kendini iyi belli edip havalar erkenden kararirken, psikolojinizdeki degisikliklerin içinizi karartmasina izin vermeyin. Unutmayin her mevsim kendi içinde bir baska güzel… Özellikle mevsim geçislerinde psikolojinizde meydana gelen degisikliklerin en sik rastlanani sonbahar-kis depresyonu oldukça yaygin olarak görülüyor. Uzmanlar mevsimin dönmesiyle birlikte pek çok kisinin melankolik ve içe kapanik bir psikolojiye girdigini söylüyor. Havalarin serinlemeye baslamasi gün içi aktivitelerin azalmasina neden oluyor ve sosyallesmeyi azaltiyor. Üzerine bir de erken kararan hava ile daha az isiga maruz kalmak depresyona mehili arttiriyor. İse, okula gitmek için istek azaliyor ve günlük basit aktiviteleri bile yerine getirmek zor bir hal almaya basliyor. Yorgunluk, karamsarlik, istahta degisiklik, bas agrisi, uykusuzluk veya tam aksine asiri uyku ise depresyonun bedensel etkileri olarak karsiniza çikiyor. Uzmanlar depresyon tedavisinde depresyonun siddetine göre tedavi yöntemleri uyguluyor. Ancak bu kadar yaygin ve birçok insanin dönem dönem hissettigi bu çikmaz sanilan ruh halinden siyrilmanin ufak birkaç yolu var: Depresyona girmeden ya da bu sikici ruh hali derinlesmeden önlem almak ve kis mevsiminin güzelliklerini çikarmaya çalismak.  **Sinema Sokak Perisan Oldu… Gazetemizde birçok kere yayinladigimiz “Sinema Sokak Filik Gibi” ve “Baskan Bu Yollardan Geçsen Sende Görürsün” haberlerimiz üzerine hiçbir tepkinin gelmemesi kafalari karistirdi. Vatandaslarin günden güne sikâyetçi ve kizdigi sinema sokak gibi birçok sokaklarin da yolunun ayni sekilde berbat oldugu kisin gelmesi ile beraber 2012 yilinda mayis aylarinda karlarin erimesinden itibaren bu yollarin daha fazla çöküp araçlarin geçemeyecegi sekli alip almayacagi merak konulari arasinda… Birçok haberimiz üzerine bir yanitin gelmemesi ve vatandaslarin sürekli sikâyet etmesine ragmen bu yollarin yapilmamasi sonucu Göle’nin de Ardahan’da ki çöken yollardan farki olmayacak gibi…  **Yolcu Otobüsü Buzda Kaydi: 4 Ölü, 30 Yarali Çikti .. Hatay’dan Ardahan’a giden yolcu otobüsü, Bingöl- Erzurum arasinda buz tutan yolda kayarak dere yatagina yapilan köprü insaatina düstü. Hatay dan Ardahan’a giden yolcu otobüsü, Bingöl- Erzurum arasinda buz tutan yolda kayarak dere yatagina yapilan köprü insaatina düstü. Biri otobüs soförü olmak üzere 4 kisi öldü, 30 kisi yaralandi. Kaza bugün saat 05.00 siralarinda Erzurum’un Çat ile Bingöl’ün Karliova İlçesi arasindaki Çirisli Mevkii’nde meydana geldi. Hatay’dan 42 yolcu ile saat 02.00’de hareket eden Muzaffer Gözkara yönetimindeki 12 AS 003 plakali otobüs, rampayi indikten sonra viraji alirken buzlu yolda kaydi. Köprü insaati demirleri üzerine yan yatan otobüsün yolculari, bir anda kendilerini can pazarinda buldu. Çevreye savrulan yolculardan yaralilar, yoldan geçen araçlarda bulunanlar tarafindan ambulanslara konularak hastanelere gönderildi. Kazada sürücü 40 yasindaki Muzaffer Gözkara direksiyon basinda, yolculardan 31 yasindaki Mustafa Kaynak, muavin 23 yasindaki Enes Aytunç ile kimligi henüz belirlenemeyen bir yolcu olmak üzere toplam 4 kisi öldü. Yaralilar, Çat Devlet, Erzurum Bölge Egitim ve Arastirma ile Atatürk Üniversitesi Tip FakültesiAziziye Arastirma Hastanesine kaldirildi. Geçtigimiz yillarda da özellikle kis mevsiminde çok sayida ölümlü kazanan yasandigi yerde, Erzurum’dan giden Sivil Savunma görevlileri, otobüste sikisanlari kurtarma çalismasi yapiyor. Kazayla ilgili sorusturma sürdürülüyor. Kazada yaralanan 30 yolcu sunlar: Ahmet Yekta Aydin (4 aylik), Zeynep Koyun (21), Feyyaz Sert (21), Samettin Gürse (59), Metinhan Ege(24), Metin Tukaç (40), İlyas Aktas (65), Lamia Aksoy (25), Tuba Deli (17), Ebru Karbeyaz, Mehmet Turan, Erzurum Bölge Egitim ve Arastirma Hastanesi’ne kaldirildi. Diger yaralilar Gülcan Özkan, 45 yaslarinda bir erkek, Ülkü Demirtas (19), Tansu Bolat (16), Halil Bastaci (90), Cevdet Karasal (13), Ayse Sönmez (13), Hüseyin Eken (28), Ozan Oki (17), Sabiha Zorba (49), Adem Zorba (25), Rabia Zorba (25) ise Erzurum Bölge Egitim Arastirma, Ferhat Karasal, Mehmet Saglamer, Arife Çaloglu, Mehmet Kizil, Bekir Kolutek (25), Mustafa Kizilaslan (15) ve Funda Türkmen.  **GAŞKACILAR NİYE KURALLARA UYMUYOR! Yaklasik 3 ay önce at arabalarina bedava zorunlu olarak Göle Belediyesi Zabitalar tarafindan plaka taktirilmisti. Fakat at arabalari ile geçimlerini saplayan “GAŞKACILAR “‘in çogu plaka taktirmamis durumda ve ana caddelerde istedikleri gibi park edip veya dolasiyorlar. Trafik Polisi ve Göle Belediyesinin birçok müdahalesine ragmen söz dinlemeyen At Arabacilari kisin gelmesine ragmen yine ayni sekilde istedikleri gibi hem trafik polisleri hem de zabitalarin önünden geçiyor. Ancak ne Göle Belediyesi ne’de Trafik Polisleri at arabacilarin yollarda cirit atmasina bir sey dedigi yok… Ögrenci ve yaslilarin sikâyetçi oldugu ve “at arabacilarin atlarinin parladiginda zabitami yoksa trafik polisimi kurtaracak bizi” diyerek tepkili bakislar yaratan vatandaslar bu durumdan kurtarilmalarini istediler…  **Çati Altindan Geçenler Yolun Ortasindan Yürüyün! Göle’de yogun yagan kar yagisi nedeni ile gündüz saatlerinde çatilardaki karlarin erimeye baslayip aksam saatlerinde yeniden dondurunca buzullarin olusmasina neden oluyor. Vatandaslarin kar yagmaya basladigindan beri sürekli Göle Belediyesinden sikayetçi olduklari ve kaldirimlardan yürümeye korktuklarini söylerken ögrencilerin sürekli yollardan oyun oynayarak geçmeleri büyük sikintilara yol açiyor. Göle’nin kar ile gelen büyük sikintilarinin çatilardan akmaya baslayan sularin aksam saatlerinde donmaya baslayinca kirilip yere düserek vatandaslarin üzerine düsmesine sebep olabilecek derecede büyük olan buzlarin Göle Belediyesinden kirilmasi istenerek vatandaslar yine ayni sekilde çati altlarindan yürümeye devam ediyor… Haber/Foto:Selahattin SAKİNOGLU  **Basibos Hayvanlar, Dükkân Baskini’nda .. Göle’de hayvan pazarina getirilen büyük ve küçükbas hayvanlarin satilani da, satilmayani da sehir içerisinden götürülmekte olup yetmezmis gibi esnaflarin kapilarindan içeriyi kontrol edip girebildikleri yerlere girmeye çalisiyorlar… Esnaf ve bayanlarin korkulu rüyasi olmaya baslayan hayvanlarin sehir disindan götürülmesi istenirken hayvanlar ilçe’de cirit atmaya devam ediyor…  **Araç Sahipleri Dikkat!.. Göle Esnaflari Bu Fotoda Oldugu Gibi günlük 20, 25 Adet Arabayi İterek Battigi Yerden Çikarmaya Çalisiyor Son iki haftasini kar, ayaz ve sis ile geçiren Göle’de aksam saatleri dondurup sabah saatlerinde eritince araçlarin sürekli batmasina neden oldu. Kis lastiklerini ve zincirlerini hazirlamayan ve geçen yila göre hazirlandiklarini söyleyen vatandaslar yine Göle Belediyesinden sikâyetçi oldu. Ancak sürekli gazetemize gelip Göle Belediyesinden sikâyetçi olan vatandaslarin çikip Belediye Baskani Sabri Muratogluna dertlerini anlatmalarini söylerken onlarinda gazete ile herkesin rahatlikça duydugunu ancak Göle Belediye Baskani Sabri Muratoglunun makamina çikip sikâyetçi olsak bile degisecek bir seyin olmayacagini, su sikintisi için bir çok kez çikildigini fakat hiçbir gelismenin görülmedigini söyleyen vatandaslarin sürekli Belediye Baskanindan sikayetçi olmalari kafalarda soru isareti birakmaya basladi. Yollarin yaklasik 30 cm yüksekliginde karin yagmasi sonucu Göle Ziraat Bankasi ve birçok ana yola çikisinin araçlar tarafindan ezildigi ve bu neden ile araç sürücülerinin sürekli batip esnaflardan yardim istedikleri gözlerden kaçmadi. Göle halki ve okul servislerinin sik sik kullandigi sokak aralari ise bu yil büyük bir sikinti yasatti. Fakat kimi vatandasin islerinin kisin daha fazla is yapmasi nedeni ile sevinirken araç sahipleri için bir felaket olan kis sürücülerin lastikçilere akin etmesine sebep olurken çogu sürücülerin halen daha kar tipi lastik taktirmayip yollarda kaldiklari gözlerden kaçmadi. Oltu Caddesinde bulunan vatandaslar “Günümüz batan arabalari bes veya on kisilik bir grup ile çikarmaya çalisiyoruz ancak bizde her gün bu araçlari çikarmak ile ugrasamayacagimiz için ve Göle Belediyesinin bu rezaletlere bir çözüm bulmamasi bizleri hayrete düsürmedi. Geçtigimiz yil karayollari greyderi ile yollari kaziyip ardindan Göle Belediyesine ait Kepçe ve kamyonet ile sehir disina dökülen karlara bir çözüm bulunmustu. Ancak bu yil 30 Cm. karin yagmasina ragmen Göle Belediyesi Yine ara sokaklara yol üstü kepçe ile geçip birakti. Cadde üzeri kepçe yüzü görmeyen Göle’yi bu durumdan kurtaracak kimsenin olmamasi hem bizlerin hayal kirikligina ugramamizi hem de araç sahiplerinin gün boyunca o çileden kurtarilmamasi aci bir durum olmasina ragmen Göle Belediyesi halen daha bir çözüm üretmemekte.” Diyen vatandaslar hem araç sahiplerini hem de Göle Belediye Baskanina bir çagrida bulunarak yollarin bir greyder ile kazinmasini isteyerek sözlerine son verdiler. Ara sokaklarin genellikle ticari araçlarin kullandigi sokaklara Göle Belediyesinden bir çare bulunmasini isterlerken, Hapan Mevkii de ki su borusunun patlamasi sonucu Hapan Mevkii’nin kayganlasmasi ve en çok kullanilan sokak oldugu için vatandaslarin sürekli gazetemize gelip Göle Belediyesinden sikâyetçi olduklarini söylerken, araç sürücüleri ise Hapan Mevkii de ki su borusunun patlagi yapilana kadar kötü bir sey olacak kaza olacaginin habercisi oldugunu söyledi ancak Göle Belediyesinin halen daha gelmemesi vatandaslarin kafasini karistirdi… Haberleri ekleme saati: 03.30-22 Kasim 2011 Haber/Fotolar:Selahattin Sakinoglu/Göle Yeni Gözlem Gazetesi



    Biçak ‘bijlendi’!

     


     Ardahan’da geçtigimiz Kurban Bayrami nedeniyle biçak bileyicileri yogun bir mesai yaptilar. Kurban Bayrami öncesi biçak bileme çarklari dönmeye basladi. Kurbanini daha rahat kesmek isteyen vatandaslar solugu biçak saticilari ve bileyicilerinde aldilar. Biçak 2, satir 3, balta ise 3 liraya bileniyor. Biçak bileyicileri ortalama 2 günlük süreçte günde 100-150 arasinda biçak bilediklerini söyleyerek, bu rakamin tatmin edici oldugunu belirttiler. Kurban Bayrami nedeniyle biçak satislarinda da büyük artis yasaniyor. Biçaklar 7.5 ila 20 TL’den, satir ve baltalar ise 15 ila 25 liradan satiliyor. Kurban Bayrami ile bilenen biçaklarin birçok kazaya da davetiye çikardigi ise alinan bilgiler arasinda oldu. Haber ekleme saati: 08.11-22 Kasim2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Kusuçmaz SU Olmaz!..

     


     Ardahan Kusuçmaz (Güzelyurt) Köyünde 25 Gündür Susuzluk Çeken Köylüler, Köyün 2,5 kilo metre uzaktaki Kamisli Deresinden Su İhtiyaçlarini Gideriyorlar. 300 Nüfuslu Kusuçmaz (Güzelyurt) Köyünde Çesmelerden Artik Su Akmiyor. Köylüler Bir An Önce Sorunun Çözülüp Sularinin Akmasini İstiyorlar. Bidonlarina Dere Suyu Dolduran Köylüler Yasanacak Olasi Bir Bulasici Hastalikta Yetkililer Bunun Hesabini Verebilecekler Mi? Yasanan susuzlukla ilgili konusan köylüler “Köyün suyunu saglayan pompa arizalandi. Bu nedenle 25 gündür sular akmiyor. Her türlü su ihtiyacimizi köyün 2,5 kilo metre uzakliktaki dereden sagliyoruz. Muhtar, valilik ve köy hizmetlerimizden susuzluga çare bulmalarini istiyoruz” dediler. Kusuçmaz köy halki 25 gündür çektikleri su sikintisi nedeniyle zor durumda oldugunu ifade ederek, “2,5 kilo metre uzaktaki dereden bidonlarla su tasiyoruz, kollarimizin veri kalmadi, köyümüzde eseklerde yok perisan haldeyiz. Geceleyin abdest alacak suyumuz bile bazen olmuyor, bu Allaha reva mi, pis pis mi gezelim, Müslümanliga hiç yakismiyor” diyerek sitem ettiler. Haber ekleme saati: 08.03-22 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Kaymakam Şahin’den, Taze Kan

     


     Posof Kaymakami Tahir Şahin, Kizilay Dogu Anadolu Kan Merkezi ekipleri tarafindan Posof Özel İdare İs Haninda kurulan seyyar kan toplama merkezine giderek kan bagisinda bulundu. Kizilay tarafindan baslatilan kan bagisi kampanyasi çerçevesinde seyyar kan toplama merkezini giden duyarli vatandaslar, kan bagisinda bulundular. Kizilay yetkilileri, Posof ilçesinden kan bagisi için büyük vatandaslardan iyi bir talep oldugunu belirterek, nüfusuna oranla en çok kan bagisi yapilan ilçeler arasinda bulunmasinin memnuniyet verici bir durum oldugunu belirtiler. Vatandaslar, kendilerine verilen formu doldurup doktor kontrolünden geçtikten sonra kan verdi. 






























  • HAYVANLARI HAVADAN AŞILADILAR!..


    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin









     




    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


    TEMPO TV’de


    canlı olarak sunduğu


    ‘Gazetecilerle Gündem’


    sizde konuksunuz..




    **YA TİLKİLER KURNAZLIK YAPARSA?!.

    Buna neden ise Ardahan Tarım ve Orman Müdürlüğünden konu hakkında yapılan “Hayvanlardan insanlara bulaşan kuduz hastalığıyla mücadele kapsamında ilimizin de içinde bulunduğu birçok yerde havadan aşı çalışması hayata geçmiştir. Bu kapsamda uçaklardan atılan yemlere dokunulmaması gerekiyor. İlaçlı yemlerle temas halinde sağlık kuruluşlarına başvuru yapılması gerekiyor.” denilirken bu ilginç aşılama yönetminden habersiz köylüler, çocukların nasıl olup korunacağı merak edildi.

    Tarım ve Orman Bakanlığının “Türkiye’de Kuduza Karşı Oral Aşı Temini” isimli AB projesi kapsamında, Ardahan’da doğaya havadan “aşılı yem” bırakılmaya başlandı.

    “Türkiye’de Kuduza Karşı Oral Aşı Temini” projesi kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığınca, uçaklarla ormanlık alanlara 5 gün süreyle aşılı yem bırakma işlemi devam edecek.








    AĞRILI 3 KARDEŞİN


    ve IĞDIRLININ VEBALİ..


    Ağrılı Kürt bir ailenin 3 çocuğu, 7 yaşındaki Berat, 9 yaşındaki Baran ve 11 yaşındaki Batuhan Sağın’ın boğulduğu ruhsatı olmayan Cem Evi İnşaatında suçlu kim? Ağrı gibi göç veren Ardahanlı olan İstanbul Sancaktepe İlçesi AK Parti İlçe Başkanı Turgay Akpınar buna cevap verecek, yoksa rahmetli olan ve buraya cem evi değil, cami yapılsın diyen kadın başkan ile arasının açıldığı söylenen aynı partinin bir önceki İlçe başkanı mı merak edilen bu soruya cevap verecek bilmem ama bu olaydan önce  gece yarısı gözlerimi kapatan uykumu kaçıran diğer bir konu o üç çocuk kadar beni bir o kadar derinden üzdü.

    Birçok Ardahanlının da yaşadığı ama Esenyurt’ta ki gibi bir araya gelemediği İstanbul  Sancaktepe’de ülkedeki tüm parti binalarının önüne koyduğu polis noktalarıyla kendisini korumaya alan ve Alevi dedelerden plaketler alan AK Partili bir belediyenin Cem Evi yapacağız’ diyerek açtığı ama hiç bir önlem almadığı, hatta ruhsatı olmadığı ortaya çıkan Cem Evi İnşaatına ait çukurda boğulan o Ağrılı üç kardeşin oyun oynamak için ölüm çukuruna girerlerken aynı partinin bahçeler, parklar, çocuk oyun alanları yetmedi Millet Bahçeleri yaptık iddiası,  bu konuda hemşerim olan Hacı oğlu, kendisi de inşaatçı olan Akpınar’ın neden sus, pus olup, bir açıklama yapma gereği duymadığını da düşünmedim değil.




    Evet, buraya kadar sorulan ve merak edilenleri sizin de düşünüp, cevap bulmanızı beklerken beni üzen diğer bir konuya değineceğim. Çünkü aynı saatlerde yani gecenin saat ikisinde uykumu kaçıran ve bu yazıyı yazdıran diğer olay Ağrı’ya komşu olan ve bizim Kars ile Çıldır gölünü bölüşemediğimiz gibi onlarında Ağrı dağını bölüşemediği, memleketim Ardahan ile aynı gün vilayet olan ama Ardahan sürekli göç verirken,  başta kardeş denen ama Kıbrıs’ı hala tanımayan Azerbaycan’ın hatırı için ikinci Kıbrıs gibi baktığımız Nahcivan sayesinde olmak üzere bir çok konuda duyarlı siyasileri sayesinde gelişip, büyüyen, hatta havaalanı bile yapılan, Ardahan’ın takımı başkansız ve futbolcusu yokken, BAL ligine çıkamayacak durumdayken futbol takımı ikinci ligde olan Iğdır’a kadar gideceğim.




    Çünkü sanalı tararken ‘Annesinin ayağını öptü’ başlıklı yeni bir haberine daha rastladığım ve adım gibi ilginç bir ismi olduğundan adını Google yazıp, kim olduğunu, nereli olduğunu, 30 yıl cezalandırılmasına neden olan hangi suçu işlediğini merak edip, araştırdığımda kendimi Iğdır’da buluyor gece yarısı ikinci üzücü olayla karşılaşıp, sanalda açık olan arkadaşlarıma haberin linkini atarak ‘Ve  bir Kürde yapılan zulümdür bugün yaşananlar… Suçu yok, ama örgüt üyesi olmak suçlaması vay anasını ya 30 yıl… Sonra da kardeşiz ya… ‘ mesajını acı acı gülmek ve gece yarısı şakalaşma sayılırsa düşünmeleri için kendileriyle paylaşıp, onlarında uykusunu kaçırmak istiyordum.

    Ve; Iğdır’da 1993 yılında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklanan ve Erzurum Askeri Mahkemesinde devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak” iddiasıyla müebbet hapis cezasına çarptırılan Filit Tiltay, 30 yıl tutukluluğun ardından tahliye edildi. 77 yaşında Patnos L Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen Tiltay’ı, ailesi ve sevenleri karşıladı.’ haberi, Sancaktepe’de okuldan çıkıp, evlerine değil ölüme giden Ağrılı 3 çocuğun acısı kadar yüreğime oturdu. Kapanmak üzere olan gözlerimi yeniden açıp, uzun uzun düşündürdü. Bu ülkede bugün hala yaşanan sorunun altında yatanların ne olduğunu soranlara en iyi cevap derken..

    Sadece bir iddia ve üye suçlamasıyla  ömür denecek 30 yıl boyunca cezaevinde olan bir insan nasıl dayanır. Ve o direnci nereden aldığına bakınca da karşıma bu kez başka bir haber çıkıyordu. O; ’30 YILLIK TUTUKLU TİLTAY TAHLİYE OLDU:, ANNESİNİN AYAKLARINI ÖPTÜ’ başlıklı haber, ‘Cezaevinden 30 yıl sonra tahliye olan Filit Tiltay, önce kendisini doğuran ve 30 yıl boyunca bekleyen ayaklarının altını öptüğüm annem olmak üzere hayallerim ve umutlarım beni ayakta tuttu’ diye devam ediyordu.




    Kaldı mı bilmiyorum ama hala anayasası tartışılan askeri mahkemede örgüt üyeliğinden cezalandırılıp, 30 yıl cezaevinde tutulan Iğdırlı gibi askeri olmayan mahkemeler tarafından verilen hatta hala verilemeyen, iç hukuk ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince tutuklu kalmaması gerektiğine işaret edilen  o kadar insan içeride var diye bir kez daha beni düşündüren bu acıların yaşandığı ülkemde adının önünde Adalet olan bir iktidarın olduğunu da hatırlıyor ve dün ‘muhtar olamaz’ denen ama bugün cumhurbaşkanı olan liderinin olduğunu da kendi kendime mırıldayıp, Irak’tan sonra ‘ne işimiz var orada da’ denen Suriye’de kendimi buluyordum. Gerçi benden önce insansız hava aracının oraya gidip, müttefik denen Amerika tarafından düşürüldüğünü de hatırlıyor ama A haber, TRT’de ki ünlü askeri uzmanlar (!) gibi elime cetvel alıp, tv ekranlarında haritalar çizmiyor ve ‘oralar derin ve tehlikeli…’ diyerek geçiyorum.




    Yani kısacası ülkemin doğu ve güneydoğusunun da içinde olduğu Ortadoğu’nun  başkenti diye bilinen Mezopotamya insanının hep acılar çektiğini ve bu acıların ülkedeki kardeş dediklerimizi, komşu bildiklerimizi de yani ‘et tırnağız, birlikte yaşamak gerek’ deyip, gereğini yerine getirmeyenler de benim üzüldüğüm kadar üzülüyor mu bilmem ama  oyun alanı diye gittikleri su dolu çukurda hayata göz yuman Ağrılı üç kardeş olan o çocukların ailesi kadar, 30 yıl boyunca cezaevinde tutulan oğlu için acı çeken Iğdırlı annenin ve binlercesinin bu yaşadıkları, ‘yıllardır  yaşananlardır,  bugün bir türlü çözüm bulunamayan yaşananlar..’ diyerek gece yarısı expresini ve memleketime gelmesi beklenen Doğu Expresini de hatırlatan gece yarısı yazıma nokta koyuyorum.

    Ve ‘Bu acılar ne zaman bitecek Allah’ım?” diyerek, buzlukta olduğu söylenen o süreç gibi yeni bir süreçle ama öyle ya da böyle deyip, nokta konulması gereken yıllardır çekilen acıların artık bitmesi ve bunca yaşananların vebalinin ödenmesi için dua edip, üzgün, yorgun gözlerle uykuya çekilirken…



    arşiv haber/yorumlar 03.11.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar




    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?






    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin  Facebook'ta Paylas


    SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN en yeni makele LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK YAZI VE YORUMLARINI OKUYABİLİRSİNİZ..Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin




    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    **YAZILI HABERLERİMİZİ ARDAHAN TV’DE İZLEYEBİLİRSİNİZ..
    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?
    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz


    Küçülerken büyümek..

    Fakir Yilmaz **Beldelerimizin kapatilmamasi için son hafta.. 1992 Yilinda 170 binin üzerinde bir nüfus ile vilayet olduktan sonra daha da büyümesini beklerken her geçen gün küçülen, köyleri bosalan, bir beldesi kapanan, iki beldesi kapanma ile karsi karsiya olan Ardahan’in gelistigini, hatta büyüdügünü söyleyenlerimiz var daha.. Evet, Kafkaslara açilan iki gümrük kapisi olmasina karsin sinir ticaretinin yapilmadigi, burnunun dibinde dogalgaz boru hatlarinin geçmesine karsin halen tezekle, yanmayan SYDV’nin kömürleriyle isinan, kente geldim diye sehrin ortasinda yaptigi derme çatma ahirlarla geçimlerini hayvancilikla saglayan Ardahanlilarin sehir planini hiçe sayarak ve adina da ‘yatirim’ dedikleriyle yani yaptiklari bir iki evle büyüdüklerini sanarlarken, nüfusunun her geçen gün küçüldügünü fark etmez ve bu yönde ne bir plan, ne bir proje hazirlarlar.. Küçülürken büyümek buna mi denir bilmem ama betonu kalitesiz, kumu kullanilisli olmadigi söylenen bir iki bina ile gelisip, büyüdügünü sanan Ardahan’in hiçte öyle olmadigini surada üç yildir bir çivi çakilmayan yeni mahallesiyle, 10-15 hane kalip, okullari, saglik ocaklari ard arda kapatilan halinden anlamak mümkün degil mi? Bilmiyorum ama bu kentin moralini bozmamak için direnip, yapilan bir iki çepere bile yatirim deyip sevinirken, Aktas Gümrük Kapisinin bu yil da neden açilmadigini kimsenin sorgulamadigini, halen devam eden göçün nasil olup duracagini kimsenin düsünüp, akil yormadigi bir sirada kapatilmaya ile yüz yüze kalan Göle Köprülü (Goreveng) ile Çildir Asiksenlik (Sugara) Beldelerinin indirilmeye hazirlanan belediyelerinin belediye baskanlarinin bile umurun da degil, Ardahan’in büyürken küçülmesi.. Ya bu kent beldeler,i adliyeleri, okulari, saglik ocaklari kapatilarak mi büyüyor?.. **Hoç/Fed Şenlik Dernegi Mi? Geçtigimiz gün bini telefondan arayan Rodi Baz arkadasim basbakanin bir kisi, bakaninin 700 kisi oldugunu söyledigi cezaevlerinde ki insanlara destek amaçli olarak bir eyleme hazirlandigini ve bu yönde ki girisimini Kürtlerin yasadigi Hoçvan’in 21 köyünü çatisi altinda toplamaya iddiali olan, ancak bunu da agzina gözüne bulastiran Hoç-Fed binasinda yapmak istedigini, ancak ayni zaman da BDP’li olan Hoç-Fed Baskani Yakup Mavzer’in buna izin vermedigini söylüyordu.. Ve bu nedenle destegine baska yerde yapmak zorunda kaldigini belirtiyordu.. Rodi Baz arkadasimin bu sezerinisli telefonunu kapatinca Ardahan’i kurtarma adi altinda kurulan diger derneklerimizden olan Ardahan Kültür Evi’nin baskani Tuncer Dag’in sagi solu arayip, köyü olan Serinçayir’in belediyesi kapatilmakla karsi karsiya olan Köprülü’ye baglanmamasini istedigi duyuyordum.. Ve kendi kendime sordum, Hoç-Fed sadece senlik dernegi mi? Peki ya Kültür Evi ne dernegi?.. **Savcilar neyi bekliyor?.. İl Koordinasyon Toplantisinda yaptigi açiklama ile Ardahan’da ki beton ve kum ocaklarinin durumunu gözler önüne seren Ardahan Valisinin açiklamasini dünkü gazetemizde manset yapmistik.. Ama ben buna manset degil, ‘Savcilara ihbar’ diyorum.. Çünkü bu ülkede bildigimiz kadariyla savcilar kendilerine yapilacak ihbarlarin hemen ardindan olayi, duyumu, iddiayi arastirir, sorusturma baslatir.. Gerçi diger ülkelerde savcilarin bunu da beklemedigini, bizzat kendilerinin koltuklarindan kalkip, ileri sürülen iddialari arastirir, gerektiginde olay yeri polisi gibi yasanan olaylari bizzat arastirir.. Bizde de bu imkan saglansa da, sayin savcilarin isi halen kolluk görevlerine verdigini ve o kolluk görevlileri ne getirirlerse onun üzerinde sorusturmalarina devam ettiklerini de biliyoruz.. Ancak ülkenin 81 vilayeti içinde bulunan Ardahan’in birinci ismi ve cumhurun Ardahan’da ki birinci temsilcisi valinin yaptigi ihbarin bile basta savcilarca olmak üzere ciddiye alinmadigini görmekteyiz.. Yarin yasanabilecek bir deprem ardindan kimin suçlu oldugunu arastiracak olanlarin basinda olacak savcilarin gerek vali tarafindan, gerek basin tarafindan yapilan bu açik ihbari degerlendirmemeleri gerçekten düsündürücü bir durumdur.. Çünkü Ardahan Valisi bu kentte satilan betonun, kumun standartlara uygun olmadigini İl Koordinasyon toplantisinda söylerken ihbar etmiyor da nedir?.. Yani vali bu kente beton satanlarin, kum satanlarin kalitesiz mal sattigini ihbar ederken savcilarin neyi bekledigini bende merak ediyorum… Örnek mi Ermit isimli firma Ardahan Üniversitesi’nin binalarina kullandigi betonu nerede sagliyor, ona beton satan firmalar kumu nerede aliyorlar?. Ardahan’da beton ve kum satan firmalarin ürettigi mallarin kalitesi nedir, bunlardan beton ve kum saglayan ve bina yapanlarin binalari ne kadar saglam?.. Bu ben degil, savcilar arastirmalimidir? fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KADINCA/Selmi Yilmaz Hak aramak suç mu?

    Selmi Yilmaz Ardahanlinin yasadigi sorunlara karsi duyarsiz oldugunu sikça dile getirdigimiz bir sirada trafik polislerinden agizlari yanan bazi taksicilerin eylem yaptigini duyuyoruz.. Haksiz yere haklarinin gasp edildigini ileri süren taksicilerin ne kadar hakli, ne kadar hakli olduklarini anlatmak için son çare olarak Ardahan Valisi ile görüsme isteklerini ortaya koymak için yaptiklari eylem ardindan valinin veya emniyet müdürünün makamina gideceklerini beklerken kendilerini karakolda bulup, birer suçlu gibi ifade verdiklerini de ögreniyoruz.. Evet hak aramamakla çokça elestirdigimiz Ardahanlinin çok basit bir konu için sorununu dile getirmek için yaptigi iki dakkikalik eylemi bile karakolluk olmasi ise isin diger düsündürücü bir yönü olarak karsimiza çikiyor.. Yani bu ülkede ve Ardahan’da hakkini aramak isteyenin hiçte öyle kolay hak arayamadigini zaten biz degil, İnsan Haklari, AB raporundan sonra BM raporunudada açiklandi ya! **‘Hiç yoktan iyidir’ tesekürüdur!.. Sayin Vali.. Dün ziyaret ettiginiz Çildir’in sinirlari içinde bulunan en önemli tarihi deger olan Şeytan Kalesi’nin yolunun açilisini yaptiginiz için size ve o yola emegi geçenlere tesekkür ediyorum.. Çünkü bizlerin bu yönde ki mücadelesini gerek Çildir halki gerek ise tüm Ardahan halki iyi biliyor.. Bu nedenle sevinçliyiz.. Basta Çildir Gazetesi olmak üzere tüm gazete ve internet sitelerimizin hemen her gün isledigi konularin basinda yer alan Şeytan Kalesi’nin yolunun yapimina katki sunan basta SERKA olmak üzere giden kaymakama, bugün bu yolun açilisini yapan herkese tesekkür ediyoruz.. Ancak bu tesekkürümüzü yaparken, ‘Hiç yoktan iyidir’ tesekkürü oldugunuda önemle bilmenizi istiyoruz.. Sayin Vali bu önemli tarihi eseere giden yolu sizde gezdiniz.. Ve dün bize göre yeterli olmayan ve ‘Keçi yolu’ olarak degerlendirilen o yola dösenen kaldirimlari ve çevre düzenlemesini gözlerinizle gördünüz.. Sayin Vali daha öncede yani Hasan Özdemir döneminde de 110 bin TL. ayrilip, restorasyonu yapilacagi söylenen o kaleye bir bayraktan baska bir sey asilmamis, isiklandirilacak denilmesine karsin yine karanlikta kalmisti.. İste dün açilisini yaptiginiz ve bizim ‘Hiç yoktan iyidir’ deyip, size ve emegi geçen herkese tesekkür ettigimiz o kesi yolunun etrafindaki isiklandirilmalar siz geliyorsunuz diye jeneratörle yakildigini bilmenizi önemle istiyoruz.. Yani orada ki yolun tamamen yapilmadigi gibi, araçlarin park edecegi bir alan açilmadigi gibi bu projenin içinde olmasi gereken elektirik hatti oraya çekilmemistir.. Sayin Vali.. Ardahan’a çakilan her yatirim çivisinin anlimiza çakilsin anlayisi tasiyan bizlerin yapilanlara karsi çikmadigimizi ve kötülemedigimizi ancak o çakilan çivilerin egri, bügrü ve pasli oldugunru kisa süre içinde sizde göreceksiniz.. Bu nedenle sözde korkuluk takilan ancak arasinda insanin düsücegi o Şeytan Kalesi yolunu isiklandiracak elektirik hattinin ‘nedense’ çekilmedigini bilmenizi isterim.. Çünkü oranin gece isiklandirilmasi halinde ancak bölgenin logosu, simgesi haline gelecegi ve projenin tamamlanacagini düsünenlerin basinda gelmekteyim, bilesiniz..



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    VALİLİGİ YIKTILAR!

    Ardahan Haberleri Ardahan Valiliginin de bulundugu Hükümet Binasi’nda baslatilan yenileme çalismalari sürüyor. Daha önce çevresinde bulunan duvarlari yikilan ve bahçesine oturma alanlari yaptirilan Ardahan Valilik Binasinin giris kapilarindan olan ancak kullanilmayan üçüncü kapisi yikilarak halka açildi. Alinan bilgilere göre basta özürlülere olmak üzere halkin girip, çikacagi bir alan haline getirilmesi hedefleniyor. Ardahan valisi Seyfettin Azizoglu’nun emri üzerine daha önce çevresinde ki ihata duvarlari yikilip, oturma bahçesi haline getirilip, halkin hizmetine sunulan Ardahan Valiliginin binasinin üçüncü kapisi olan ancak kullanilamayan kapinin yikilip, yeniden dizayn edilerek basta özürlülere olmak üzere halka açilacagi ögrenildi. **Önündeki milyonluk arsa ‘Yap/İslet’ yoluyla satisa sunulacak.. Ardahan valiliginin yani sira içinde Ardahan Adliyesi, Ardahan İl Milli Egitim, Ardahan Tapu, Ardahan Bayindirlik, Ardahan İl Özel İdare, Ardahan İl Defterdarligi, Ardahan İl Müftülügü, Ardahan Affet Müdürlügü, Ardahan Sosyal Yardimlasma ve Dayanisma Müdürlügü, Ardahan İl Nüfus ve Vatandaslik Müdürlügü gibi kurumlarin bulundugu Ardahan Hükümet Binasinin hemen önünde bulunan bos arsanin ‘Yap/İslet’ modeli ile satisa sunulacagi ve buraya yapilacak binada İl Özel İdare’ye yeni binalar kazandirilacagi ögrenildi. Haberi ekleme saati: 06.44-05 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan Spor Bildik Gibi..

    Ardahan Haberleri Ardahan’i Bölgesel Amatör Liginde temsil eden Ardahan Spor yine yenildi. Kalkandere Spor’la kendi sahasinda kasilasan Ardahan Spor rakibine 3-0 yenilmekten kurtulamadi. Ardahan sehir stadyumunda oynanan maçta ilgilini bir hayli az olmasi dikkatlerden kaçmadi. Aldi bu sonuçla BAL Ligindeki umudu iyiden iyiye sona eren Ardahan Spor lig sonuncusu olmaya devam etti. Haberi ekleme saati. 16.40-04 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    İstanbul ve Gebze’de GOREVENG VE SUGARA’YI KURTARMA TOPLANTILARI..

    Ardahan Haberleri Ardahan’in Hanak ilçesine bagli Ortakent (B.Nakala) Beldesinin nüfusunun 2 binin altina düsmesi ve kapatilip mahalleye dönderilmesi ardindan simdide Göle ilçesine bagli olan Köprülü (Goreveng) ile Çildir ilçesine bagli Asiksenlik (Sugara) kapatilmakla karsi karsiya kalmasi üzerine harekete geçen CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt İstanbul’da bulunan Ardahanli STK yöneticileriyle bir araya gelerek, gurbette bulunan Gorevengli ve Sugarali hemserilerinin kayitlarini bu beldeler aldirmalari ve bu beldelere komsu olan köylerin kapatilma ile yüz yüze olan iki beldeye mahalle olarak baglanmasi yönünde çalismalar yapmasi için çagri da bulundu. İstanbul Avrupa yakasinda Ardahan Dernegi yöneticileri ile bir araya gelen ve Göle Köprülü Beldesinin kapanmamasi için basta Serinçayir köyü olmak üzere çevre köylerinin bu beldelerer baglanmasi için gerekli baski ve girisimlerin yapilmasini isteyen CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, ‘Adliyelerin, cezaevlerinin, banka subelerinin, orman isletmelerinin, kooperatiflerin, beldelerin kapatilmasi yarin Ardahan’in kapatilmasina evet demekten öte bir sey degildir, bu nedenle her Ardahanliyim diyenin bu tasin altina elini sokmalidir’ dedi. **Ardahan’i kurtaran Dag çagrilmasina ragmen katilmadi.. Göle Köprülü (Goreveng) Beldesine komsu olan ve Köprülüye katilmasi halinde Köprülü Beldesinin kapatilmasina engel olarak Serinçayir köylü olan Ardahan kültür Evi Baskani Tuncer Dag’in da çagrildigi ancak Dag’in katilmadigi toplantida bu yönde genis çapli bir çalisma baslatilmasina karar verilirken, bugünde Gebze’de Çildir dernekleri ile bir araya gelip, Asiksenlik Beldesinin kapatilmamasi için Çildir derneklerinden yardim isteyecegi ögrenildi. Haberi ekleme saati: 23.59-03 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    VALİ BEY HEP ŞAVŞATLILARI İŞE ALIYORLAR!

    Ardahan Haberleri Haftanin her Persembe günleri düzenledigi Halk Günü toplantisinda Ardahanillarin sorunlarini dinleyen Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu basta yoksul ve fakirlerin kömür, yiyecek, ev istekleri olmak üzere is arayan, köylerde ki sorunlarini çözemeyenlerin sornularini dinlerken bunlarin yani sira ilginç istek ve sikayetlerlede karsilasiyor.. Ardahan Valiligine atandiginin ilk haftasindan itibaren düzenledigi halk günleri ile Ardahanlilari dinleyen Şavsatli Vali Seyfetin Azizoglu son düzenledigi Halk günü toplantisin da ilginç bir sezerinizle karsilasti. Birçok yoksul insanin kis gelmeden önce kendilerinin ev ve kislik ihtiyacinin karsilanmasini istedigi toplantida esinin iki bilezigini satip, aldigi güvenlik sertifikasina ragmen bugüne kadar ise girmedigini belirten Ardahanli bir vatandas söz alarak sikintisini dile ettirirken, valinin de Şavsatli oldugunu bilmeden, ‘Vali bey Ardahan vilayet oldu, is buluruz umudumuz artti, ama gelin görün ki basta Şavsatlilari olmak üzere hep diger ilçeler veya illerden insanlari ise aliyorlar. Bana yardimci ol üniversiteye veya baska yere güvenlikçi olarak ise girmek istiyorum’ dedi. Ardahanli vatandasin bu sezerinisi karsisinda kendisinin de Şavsatli oldugunu bilmedigini anlayan Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu vatandasin is talebini gülümseyerek, ‘Bakacam, mutlaka seni ise aldirmaya çalisacam, sikma canini. Tabi benimde gönlümde Ardahan’da is olursa öncelikle Ardahanli ise girmesidir’ diyerek cevapladi. **Şavsatlinin istegini yerine getirmedi.. Haftanin her Persembe günleri Ardahan valilik toplanti Salonunda vatandaslari dinleyen Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu’na çesitli sikâyetlerde bulunanlarin basinda gelenlerin köylerin muhtarlari degil, azalari olmasi ise dikkat çekici diger önemli bir nokta olurken, bu azalarin birçogunu muhtarlarin gerektigi gibi sorunlara egilmedigini ve basta köylerin yol ve su sorunlari olmak üzere sorunlarini çözmedikleri yönünde olmasi dikkat çekerken, bir Ardahanlinin, ‘Vali bey Ardahan’da hep Şavsatlilar ise aliniyor’ sezerinisine karsin çocuguna burs isteyen Şavsatli bir hemserisinin bu istegini ‘Sen emeklisin, emekli maasin varsa burs veremeyiz’ diyerek Şavsatli hemserisinin çocuguna burs istegini ret etmesi dikkat çekti. Haberi ekleme saati: 23.58-03 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Orada Bir Organize Sanayi Var, Yatirimci Bekler!

    Ardahan Haberleri **İlgi Görmesi İçin Eski Hanak Yolu Açilmali! Ardahan Valiliginin yatirimci davet ettigi Ardahnan Organize Sanayi’nin tam anlamiyla çalisabilmesi ve aktiflesmesi için öncelikle Ardahan Hanak yolu olarak bilinen eski Hanak yolunun yeniden hizmete açilmasinin sart olduguna dikkat çeken Ardahanlilar, Organize Sanayi Sitesi’nin yerinin yanlis oldugu, bu nedenle yatirimcilarin bölgeye soguk baktigini ve gözden irak halini ortadan kaldirilmasi ve buraya giden yolun aktiflesmesi gerektigine dikkat çekmekteler. Ardahan Kartalpinar Köyü mevkiinde kurulmus olan Ardahan Organize Sanayi Bölgesi yatirimcilarini bekliyor. Ardahan 6. Bölge kapsaminda yer almasi sebebiyle yeni çikarilan tesvik kapsaminda parselleri bedelsiz tahsis edilmektedir. Ardahan Valiliginden yapilan açiklamaya göre, Ardahan Organize Sanayi Bölgesi Altyapi ve Enerji Nakil Hatti bitmis olup 30 adet çesitli boyutlardaki Sanayi parsellerinden 13 adedi Yapi Malzemeleri İmalati, Makine İmalati, Tekstil ve Mobilya İmalti ve Gida sektörlerindeki 11 girisimciye 4562 Sayili OSB Kanunun geçici 9 uncu maddesine istinaden düzenlenerek 26/08/2011 tarih ve 28037 sayili Resmi Gazetede yayimlanan “ Organize Sanayi Bölgelerinde yer alan parsellerin Gerçek veya Tüzel Kisilere Tamamen veya Kismen Bedelsiz Tahsisine Dair Yönetmelik” geregince tamamen bedelsiz olarak tahsisi yapilmistir. Altinci bölgedeki yatirim avantajlarindan bazilari asagiya çikarilarak yatirim yapmak isteyenlerin bilgisine sunulmustur. 6.BÖLGE İLLERİ: (Agri, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis,Diyarbakir,Hakkâri, Igdir, Kars, Mardin, Mus, Siirt, Şanliurfa, Şirnak, Van) a.Sadece 6. Bölgede yapilacak yatirimlar için Sigorta Primi İsçi ve İsveren Hissesi Destekleri ile Gelir Vergisi Stopaji desteginin birlikte uygulanmasi sonucunda elde edilecek maddi karsiligin, brüt asgari ücretin yaklasik %38’ine (410 TL) karsilik geldigini görüyoruz. Bu çerçevede 6.bölge, isgücü maliyeti açisindan ülkemizin en avantajli bölgesi haline geliyor. b.900 Bin TL’ye kadar faiz destegi, c.Yatirim döneminde yatirima katki tutarinin %80’ine kadar olan kismini, diger faaliyetlerden elde edilen kazançlara uygulama imkani, d.Örnegin, 1. bölgede faaliyet gösteren bir firmanin, 6. bölgenin OSB’sinde 2 Milyon TL tutarinda bir yatirim yapmasi durumunda; -Yatirima katki tutari, toplam yatirim tutarinin %55’i oraninda 1.1 Milyon TL olacak, bu tutarin %80’i olan 880 Bin TL’yi yatirim döneminde diger faaliyetlerinden elde ettigi kazançlara uygulanacak vergiden indirebilecektir. -Kalan, 220 Bin TL’lik kismi ise 6. Bölgede gerçeklestirilen yatirimdan elde edilen kazanca uygulanacak kurumlar ya da gelir vergisinden indirilebilecektir. e.Gerçeklestirilecek yatirimlarla saglanan istihdam için asgari ücret üzerinden hesaplanacak GELİR VERGİSİ STOPAJI VE SİGORTA PRİMİ İŞÇİ HİSSESİ 10 YIL SÜREYLE terkin edilecektir. * 6. Bölgede yer alan OSB’de destek 12 yil süreyle uygulanacaktir. f.Asgari sabit yatirim tutarinin üzerindeki tüm sektörler Bölgesel Destek kapsaminda alinmistir. Haberi ekleme saati: 23.53-03 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Göle’de ”Atletizm’i Gelistirme Projesi” Kros Yarismasi Yapildi

    Ardahan Haberleri Ardahan-Göle İlçe Merkezinde,Atletizm Gelistirme Projesi kapmsaminda yapilan Kros yarismalarinda Göle İlçesine bagli 11 Köyde yapilan yarismalar sonucunda toplam (Kiz-Erkek) 506 Sporcu yaristirildi. Bu yarismalar sonucunda köylerde yapilan yarismalarda, ilk altiya giren sporcular Göle Merkeze davet edilerek burada 264 sporcunun katilimlariyla 4 kategoride yarismalar düzenlendi. Yarismalara katilan ve basarili bulunan sporculardan 24 sporcu Göle İlçe Merkezinde bulunan 75. Yil İMKB YİBO okuluna yerlestirilerek burada Egitim Ögretimlerinin yani sira Atletizm sporu yapmalarina olanak saglanmasinin yani sira Yarismalar sonunda derecege giren sporculara Göle Kaymakami Fatih ÖZDEMİR, Göle İlçe Milli Egitim Müdürü Fatih YAZICI, Göle İlçe Milli Egitim Şube Müdürü Ahmet GÜNERHAN, Göle İlçe Emniyet Şube Müdürü Erdal KORHAN, Göle İlçe Atletizm İl Temsilcisi Halil İbrahim YILMAZ ve Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Feyzullah DERECİ Tarafindan Ödülleri verildi. Haberi ekleme saati: 23.52-03 Kasim 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Göle’de Virgül Tiyatrosu Tarafindan Ortaoyunu Sergilendi..

    Ardahan Haberleri *Kültürel etkinliklere önem vereceklerini belirten Ardahan’in Göle İlçesi Kaymakami Fatih Özdemir ‘Sevginin Gücü’ isimli tiyotro oyununun Göle’de sergilenmesi için yaptigi davet Gölelilen büyük ilgisini çekti. Ardahan’in Göle İlçesi Kaymakami Fatih ÖZDEMİR’in daveti ile Enver DEMİRKAN’in Virgül tiyatrosu tarafindan gündüz çocuklar için aksam ise yetiskinler için tiyatro gösterimi yapildi.Göle’li Sanatseverler “Sevginin Gücü” ve “Bir Garip Adam” adli tiyatro oyunlarina büyük ilgi gösterdi. Göle’de Enver Demirkan Virgül Tiyatrosu tarafindan çocuklara yönelik “Sevginin Gücü”(Harry Potter) ve yetiskinlere yönelik olarak da ” Bir Garip Adem” adli geleneksel ortaoyunu izleyiciyle bulustu.Özellikle çocuklarin yogun ilgi ve begenisini kazanan oyun, sabah çocuklarin katilimi ile YİBO Çok Amaçli salonunda gerçeklestirildi. Aksam ise yetiskinler için ise “Bir Garip Adam” adli iki perdelik tiyatro ise yine YİBO Çok Amaçli salonunda ücretsiz olarak sergilendi.Gösteriyi Göle Kaymakami Fatih ÖZDEMİR ile Göle Belediye Baskani Sabri MURATOGLU beraber izlediler.Fatih Yildiz’in yazdigi, Enver Demirkan’in yönetmenligini yaptigi Tiyatronun sahnesinde Enver Demirkan, Pekcan Türkes, Simla Demirkan, Hande Akkent, Esra Uygun, Ugur Göncü, Selam Sevim ve Bahadir Keskin rol aldi. Gösteri sonunda Enver Demirkan, kendilerinin buraya getirilmesini saglayan Göle Kaymakami Fatih ÖZDEMİR’e tesekkür ederken, gösteri sonunda Göle Kaymakami Fatih ÖZDEMİR’de ilçede gösteri sunan Enver Demirkan ve diger oyunculari kutladi. Haberi ekleme saati. 23.49-03 Kasim 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    **Berfo Ana Ölüme meydan okudu!

    Ardahan Haberleri 32 yil önce 12 Eylül’de gözaltina alinan oglu Cemil’in cenazesini görmeden ölmeyecegim diyerek yasama direnen Berfo Ana; doktorlarin ümidini kestigi ameliyattan eskisinden daha saglam çikarak doktorlari ve bilimi sasirtti. Berfo Ana Kenan Evren ile mahkemede hesaplasacagiz ! Siyasal Birikim Gazete’sinin imtiyaz sahibi Mustafa Küpeli ile sohbet eden Berfo Ana;oglum Cemil’i görmeden ölmeyecegim.Onu Evren götürdü ,mahkemeye çikip Kenan Evren’den oglumu isteyecegim. Basbakan da bana söz verdi ,Cemil’imin iskencede öldürüldügünü ispatladi fakat,katilleri halen yakalanmiyor oda beni kandirdi diye gözyasi döktü. Cemil Kirbayir, 13 Eylül 1980’de evinden alinip Göle 247. Piyade Alay Komutanligi’na götürüldü. Bir hafta bekletilip Erzurum, Agri, Kars, Artvin, illeri 9. Kolordu Sikiyönetim Komutanligi’na bagli askeri alanda tutuldu. Daha sonra firar ettigi söylenmisti. Ama öyle olmadigi yapilan arastirmada iskence sonucu öldürüldügü ortaya çikti. **Doktorlar Berfo Ana bizi sasirtti.. İstanbul Fatih Sultan Mehmet hastanesinde yatan Berfo Ana’nin ameliyat öncesi kizi Fatma’yla konusan doktorlar; annenizin durumu iyi degil ameliyattan kalkmasi tibben mümkün degil. Bu aciklamaya ragmen, Berfo Ana ,ameliyattan eskisinden daha saglikli çikinca tibbi sasirtip ölümü meydan okudu. Haberi ekleme saati. 23.42-03 Kasim2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan’da Görev Yapan Emniyet Müdürü Terfi Etti

    Ardahan Haberleri Ardahan Emniyet Müdürlügü’nden 2 ay evvel Bursa’nin Orhangazi ilçesine tayin olan Emniyet Müdürü Şükrü Kaplan terfi etti. Orhangazi’de dördüncü sinif emniyet müdürü olarak göreve baslayan Şükrü Kaplan, aldigi terfi ile üçüncü sinif emniyet müdürlügüne yükseldi. Çift yildiz emniyet müdürü olan Kaplan, ikinci yildizini takmaya basladi. Emniyet Müdürü Şükrü Kaplan’i ilk tebrik edenler ise mesai arkadaslari oldu. Haberi ekleme saati: 23.37-03 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    32 Yayla Daha Elektrige Kavusuyor..

    Ardahan Haberleri Aras Elektrik Ardahan İl Müdür Yardimcisi Kivanç Oktay, 32 yaylanin daha elektrige kavusacagini söyledi. Oktay, yaptigi açiklamada, 2013 yilinda 32 yaylaya elektrik vereceklerini belirterek, bu konuda altyapi çalismalarini tamamladiklarini belirtti. Yaylalara enerji nakil hatlarinin çekilecegini anlatan Oktay, bu çalismalarla il genelinde elektrik verilen yayla sayisinin 140’a ulasacagini ifade etti. Oktay, diger yaylalara yönelik çalismalarinin devam edecegini ifade ederek, ”Şu an 32 yayla için direkler basta olmak üzere diger malzemelerde hazir. Çalismalara araliksiz devam ediyoruz” dedi. Haberi ekleme saati: 23.35-03 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Damal’da ‘Girisimcilik Kursu’ Açildi

    Ardahan Haberleri KOSGEB Kars Hizmet Merkezi Müdürlügü ve Ardahan İŞKUR isbirligi ile Damal’da da “Uygulamali Girisimcilik Egitim Kursu” açildi. Damal Kaymakami Mehmet Nuri Çetin, KOSGEB girisimcilik kursu sayesinde issiz gençlerin kendi isini açabilecegi ve bir is sahibi olabilecegi bir imkân saglandigini söyledi. Çetin, yeni is kurmak isteyen girisimci vatandaslara yönelik olan Girisimcilik Destegi kursuna giderek belge alan tüm vatandaslara is yeri açabilmeleri için elinden gelen tüm yardimlari esirgemeyeceklerini belirtti. KOSGEB Kars Hizmet Müdürü Mustafa Isik, KOSGEB Kars hizmet müdürlügü ile İŞKUR tarafindan ortaklasa düzenlenen uygulamali girisimcilik egitim kursu’nun Damal’da açildigini ve bu sayede yeni girisimciler elde edeceklerini söyledi Isik, bu kurs sayesinde yeni isyeri açmak isteyen ve kendi isinin patronu olmak isteyen girisimciler elde ederek ülke ekonomisine ve kirsal kesimde yasayan halka fayda saglayabileceklerini belirterek bu kursun Ardahan’in Damal ilçesinde açilabilmesi için yogun çaba harcayan Mehmet Nuri Çetin’e tesekkür etti. Kursiyer sayisinin fazla olmasi sebebiyle iki dönem seklinde düzenlenen kursa toplam 50 kisi katildi. Kursa katilan vatandaslar kendilerine böyle bir imkan sagladiklari için basta Damal kaymakami Mehmet Nuri Çetin olmak üzere kosgep bölge müdürüne ve İŞKUR çalisanlarina çok tesekkür ettiler. Bu sertifikayi alan vatandaslar mevcut is planlari ile KOSGEB hizmet müdürlüklerine basvurarak girisimcilik desteklerinden yararlanabilecekler Haberi ekleme saati: 23.33-03 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ARDAHAN’LI ÜRETİCİLER FERYAT EDİYORLAR..

    Ardahan Haberleri **Halil İbrahim ATAMAN-ARDAHAN Ardahan’da ki hayvan üreticileri adeta can çekisiyor. Sanayi tesisleri olmayan Ardahanlinin tek geçim kaynagi tarim ve hayvancilik. Ne var ki akaryakittaki artan fiyatlara karsi hayvan fiyatlarinin düsük olmasi üreticileri perisan etti. Havalarin kurak gitmesi de bu sikintilara eklenince durum daha da kötülesti. Ardahan’a 8 km. mesafede olan Sulakyurt (Sarzep) köyünde hayvan üreticiligi yapan Sirri Çetin’de bu üreticilerden birisi. Köyde ki arazisi yetmedigi için tarla ve çayir kiralayarak ihtiyaci oldugu ot ve samani tedarik ediyor. Ne var ki kiraladigi tarlalarin sahipleri mukavele yapmadiklari için tarla sahipleri hem kira bedeli aliyorlar, hem tarlalari ekildi diye ayri bir yardim ve yakit yardimi da aldiklari için esas üreticiye bir sey kalmiyor. Konu hakinda bir açiklama yapan Çetin, ‘180 hane olan Sulakyurt köyünde yasayan her kes sikintili. Çünkü besledikleri hayvanlari satamiyorlar. Disaridan ithal edilen hayvanlar Ardahan ve çevresinde hayvan satislarini olumsuz sekilde etkilemis. Akaryakitta ki zamlar ise bir baska sikinti. Dokuz litre süt satarak ancak bir litre mazot alabildiklerini belirten köylüler, artik traktörlerini de kullanamadiklarini söylüyorlar. Diger bir sikinti ise devletin verdigi kredi ile alinan hayvanlar. Aldiklari hayvanlari devlete borçlandiklari fiyatin çok altinda bir fiyatla ancak satabildikleri de ayri bir dert.’ dedi. Haberi ekleme saati: 23.38-03 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    İLKAY ÇAYCI’DAN POSOF HABERLERİ

    Ardahan Haberleri **POSOF’TA YAZ SÜRÜYOR.. Posof’ta kis hazirliklari süredursun bazen öyle manzaralar çikiyorki görülmeye deger. Sabah evden çikinca karsi daglar beyaza bürünüyor olsada mevsim sartlarinin aksine sonbaharin yazdan kalmiscasina sicak geçmesi nedeniyle bahçelerde çilekler çiçek açip meyve veriyor. Tabi havalar sicak çiçeklerde taze olunca arilarda polen uçususuna çikiyor. Sonbahar-kis aylari arasinda böyle manzaralarla karsilasan insanlarda saskinlikla bu manzarayi izliyor. Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com Ardahan Haberleri **Posof’’ta kis aylari için hazirliklar basladi… Posof’ta özellikle kis aylarinda aktivite olarak kahvehaneler disinda çokta seçenegi Ardahan Haberleri olmayan genç kesimin kendi çabalariyla hem zaman geçirmek amaçli hem de zaman zaman konserler ve eglenceler düzenleyerek ilçe halkina farkli aktiviteler yasatmak amaciyla ilçe gençleri ve ögretmenler bir araya gelerek grup kurdular. Çalismalara baslayarak soguk kis aylarinda birazda olsa içimizi söyledikleri sarki ve türkülerle isitacaklarini ve bu grup kendilerine katilmak isteyen herkese kapilarinin açik oldugunu söyledi. Haberleri ekleme saati: 23.24-03 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    POSOF’TA RESMİ BİNALAR YENİLENİYOR..

    Ardahan Haberleri **Ardahan’in Posof ilçesinde bulunan ve resmi kurumlara ait binalan kaymakamin yenilenmesi ile yenileniyor. **Halil İbrahim ATAMAN-POSOF Posof’un yeni kaymakami yeniliklere devam ediyor. Posof’u Tanitim Belgeseli, Egitim Seminerleri, Botanik Arastirmalar ve simdide devlet binalarinda ki restorasyon isine el atan Posof’un yeni kaymakami İbrahim Halil Şivgan ilçede insanlara hizmet veren kamu binalarinin güler yüzlü olmasi için çalisma baslatti. Hükümet binalarinda ki yenilemeler Hükümet konagindan basladi ve hizli bir sekilde devam ediyor. Kapi ve pencereler yenilenirken boya islemleri de yapiliyor. Yenileme islemleri tamamlanan dairelerin iç dizayni, koltuk ve dolaplarda yenileniyor. Posof Kaymakami İbrahim Halil ŞİVGAN konu hakkinda yaptigi açiklamada, ‘Posoftamamen bambaska bir cografya ama bu güzel varligin kiymetini bilmiyorlar. İste bu çalismalarimizla bunlari anlatip gerekenleri yapacagiz. ‘ dedi. Haberi ekleme saati: 23.17-03 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Damal’da Ne Zaman Açiyorsunuz?!.

    Ardahan Haberleri Ardahan’da ard arda açilmaya devam eden İmam hatip Okullarindan biride Ardahan’in Gürcistan’a açilan gümrük kapisinin sinirlari içinde bulundugu Posof’ta açildi. Daha önce Göle7de açilan İmam hatip Okul sayisinin il genelinde üç olurken, bu okullardan Damal’a, Çildir’a ve Hanak’a ne zaman açilamcagi merak edilmektedir. Yöneticilerinin ögrenci bulmaktan zorlandiklarini belirtmelerine karsin açilmaya devam eden İmam Hatip Okullarinin birisinin de Ardahan’da yapilacak olan yeni bir İmam Hatip Okulu ile açilacagi alinan bilgiler arasinda. **Posof’ta levhasi asildi.. Ardahan’in Posof ilçesinde ilkler ve yenilikler devam ediyor. Bu yil ögretime açilan Posof İmam Hatip Lisesinin tabelasi da asildi. İlçe Milli Egitim Müdürlügü Ögretmen evinde ki yeni yerine tasinarak bosaltilan odalara İmam Hatip Okulu Orta ve Lise bölümleri Halk egitim merkezindeki binada egitime devam ediliyor. Bir ilk te artik Posof ta da bir dinlenme parki var. Hükümet konagi bahçesinde atil olarak duran eski binalar yikilarak düzeltilen yerlere çimenler ve agaçlarla süslenerek dinlenme parki yapildi. **CHP’li Belediye’den İmam Hatip’e Özel İlgi.. Posof ilçesinde açilan İmam Hatip Okulunun bahçesi ve isiklandirilmasi CHP’li Belediye tarafindan yapilmasi dikkat çeken diger önemli nokta oldu. Kaymakamlik ve Belediye nin is birligi ile yapilan dinlenme parkinin isiklandirilmis sekli de ayri bir güzellik sergiliyor. Haberleri ekleme saati: 23.15-03 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Cuma saatini karistirmayin, kaçirmayin!

    Ardahan Haberleri Ardahan’da kamu kurum ve kuruluslarinda çalisan personelin cuma namazina gidebilmesi için namaz saatinde düzenleme yapildi. Ardahan Müftüsü Galip AKIN yaptigi açiklamada, her yil olugu gibi bu yil da yaz saati uygulamasinin sona ermesi sebebiyle cuma namazi saatinde düzenlemeye gidildigini belirtti. Buna göre, saat 11.00 siralarinda okunan ögle ezaninin bu haftadan itibaren cuma günlerine mahsus olmak üzere 12.00’de okunacagini duyuran Müftü AKIN, çalisanlarin cuma namazina daha rahat yetismelerini saglayan uygulamanin saatler ileri alinincaya kadar devam edecegini ifade etti. Haberi ekleme saati: 23.12-03 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    EYLEM YAPTILAR, KARAKOLA ALINDILAR..

    Ardahan Haberleri Geçtigimiz günlerde trafik polislerinin kendilerine keyfi cezalar kestiklerini ileri sürüp, Ardahan Valilik binasininda üzerinde bulundugu Kongre caddesinde eylem yapan taksiciler karakolluk oldular. Alinan bilgilere göre trafik polislerinin kendilerine sikça ceza kestigini ve bu cezalarin büyük bölümünün keyfi oldugunu öne sürüp, Ardahan valisi ile görüsmek istediklerini belirtip, valilik önünde ki cadde üzerinde eylem yapan taksicilerin hepsinin karakola alinip, ifadeleri alindigi ögrenildi. Taksicilerden alinan ifadelerin daha sonra savciliga gönderilecegi ögrenildi. Haberi ekleme saati: 13.56-03 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    CHP’li Ögüt Açiklamasi

    Ardahan Haberleri CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakanligi’nin Et Balik Kurumu Diyarbakir Et Kombinasi’nda çalisan bir kisinin yaptigi dolandiricilikla ilgili olarak görevini yapmadigini söyledi. Ögüt, düzenledigi basin toplantisinda, 24 Ekim’de Diyarbakir’da yaptigi açiklamada, dolandiricilik iddialarini gündeme getirdigini hatirlatarak, buna karsilik Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakani Mehdi Eker’in ”belgelerin asilsiz, iddialarin yipratma amaçli oldugunu” ifade ettigini kaydetti. Et Balik Kurumu Diyarbakir Et Kombinasi’nda çalisan Mehmet Kaymaz adli kisinin 85 kisiden 10,5 milyon lira para topladigini, bunu kurumda yaptigini anlatan Ögüt, para aldigina dair kurumun kasesini kullandigini savundu. Ögüt, yurtdisindan getirecegi mali satip yüzde 8 kar payi dagitacagi vaadiyle para toplayan Kaymaz’in daha sonra İçel’de yakalandigini ve suçunu itiraf ettigini animsatti. Dolandiriciligin 3 yila yakin süre sürdügünü, bu sürede Diyarbakir Et Kombinasi’na çuvallarla para geldigini, olayin taniklari bulundugunu belirten Ögüt, ayni yerde çalisan Hayati Altintas’in durumu ihbar ettigini, ancak müfettisler tarafindan kendisinin suçlu bulunup Van ve Erzurum’a sürgün edildigini ileri sürdü. Kaymaz’in isine 4,5 ay önce son verildigini dile getiren Ögüt, ”Et Kombinasinda, yöneticilerin de içinde oldugu ortamda 3 yil boyunca 85 vatandasin dolandirilmasina göz yumulmus. Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakanligi, bu konuda üzerine düseni yapmadi. İddiayla ilgili çok yönlü sorusturma açilmali. Biz bu isin pesini birakmayacagiz. Bana iftira atanlari da yargiya verecegim. Dolandiriciligin resmi dairede yapilmasi bizi yaralamistir” diye konustu. Ögüt, olayla ilgili ifade tutanaklarini da basin mensuplarina dagitti. Haberi ekleme saati: 13.50-03 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Gürcistan’dan Kars ve Ardahan’a Ot Girisleri Basladi

    Ardahan Haberleri Kars’ta yasanan kurakliktan dolayi yasanan ot ve yem sikintisi için bölge milletvekilleri devreye girerek çözdü. AK Parti Kars Milletvekilleri Prof. Dr. Yunus Kiliç, Ahmet Arslan ile AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, kaba yem ithalat izniyle beraber Türkgözü Sinir Kapisi’nda teknik alt yapinin uygun hale getirilmesi için yürüttükleri çalismanin tamamlanmasiyla birlikte bölgeye ot girislerinin saglandigi bildirildi. Konuyla ilgili olarak açiklama yapan AK Parti Kars Milletvekili Prof. Dr. Yunus Kiliç; “Bilindigi üzere ülkemizin belli bölgelerinde ve özellikle bölgemizde yasanan kurakliktan dolayi kaba yem ihtiyaci had safhaya gelmisti. Ayrica Türkgözü kapisi ithalat izni verilen kapilardan degildi. Bölge milletvekilleri olarak yaptigimiz girisimler neticesinde, ilimiz ve bölgemiz için daha karli ve daha az masrafli bir geçis saglanacagi için Türkgözü kapisi açilmasi gereken kapi olarak degerlendirildi. Teknik altyapisinin olusturulmasi için yogun çaba harcandi” dedi. Kiliç; “Saman fiyatlari çok yüksek. Kurakliktan dolayi ot olmayinca samanin fiyati artti. Buda besicilikle ugrasan bölge insanini zor durumda birakti. Oysa her zaman söyledigim bir söz var. Samanin besi degeri yok. Sadece hayvani tok hissettiriyor. Oysa bunun yerine baska alternatiflere yönelmesi gerekiyor insanimizin. Samana göre ot daha iyi besin degerine sahip. Bölge halkinin bu sikintisi ithal otla giderilmis oldu” diye konustu. Kiliç, ayrica Gürcistan-Türkgözü kapisi araciligiyla bölgeye girisi saglanan otun bölge hayvanciligina katki saglayacagini ve yem fiyatlarini asagiya çekecegine inandigini kaydetti. Haberi ekleme saati: 13.48-03 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    HAKKÂRİ GELDİ, ARDAHAN GELEMEDİ!

    Ardahan Haberleri **Spor’a böylemi destek veriyoruz.. ****2 Bin Lira İçin Sahaya Çikamadik!.. Türkiye Bayanlar Futbol Ligin de Ardahan’i temsil etmek eden Karagöl Bayan Futbol Takimi ile karsilasmaya gelen Hakkâri Bayan Futbol Takimi rakibinin ilgisizlik ve imkânsizliklar dolaysiyla sahaya çikmadigini Ardahan’da ögrendi. Alinan bilgilere göre Ardahan Bayan Futbol Takiminin futbolcularin lisans ücretlerinin yani sira futbol sahasinin kiralanmasi için İl Spor Müdürlügüne 2 Bin lira yatirmasi, bunun yani sira Ambulans için saglik müdürlügüne para yatirmasi gerektigi, ancak bu parayi bulamayinca sahaya çikamadigi ögrenildi. Geçtigimiz yil ilk kez sahaya çikan ve lig sonuncusu olan Ardahan Karagöl Bayan Futbol Takiminin gerek yönetiminin olusmamasi, gerek ise lisanslarinin ücreti yatirilmadigindan bu yil yapacagi ilk maçina çikamayacagi ögrenildi. Hakkâri’den gelen rakibi karsisina çikamayan Karagöl Bayan Futbol Takimi gibi Ardahan’i BAL liginde temsil eden futbol takimina da destek verilmeyen Ardahan’da Amatör Futbol Liginin de önümüzdeki hafta baslayacagi ögrenildi. Haberi ekleme saati: 11.03-03 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Çanakkale 1915 Flimi Ardahan’da

    Ardahan Haberleri **Spor Müdürlügü Sinemaciliga Soyundu.. Ücretsiz sergilenecek olan Çanakkale 1915 filmi Ardahan Milli Egitim Müdürlügüne ait Halk Egitim Merkezi salonunda ve Yurt-kur Müdürlügünün sinema salonunda asagida belirtilen saatlerde gösterime girecektir tüm halkimiz davetlidir *Cumartesi : 10 : 00. 13:00. Halk egitim merkezi salonunda 13:30. 16:30. Halk egitim merkezi salonunda 19:00. 21:00. Halk egitim merkezi salonunda *Pazar: 10:00. 13:00. Halk egitimi merkezi salonunda 19:00. 21:00. Yurtkur müdürlügü salonunda NOT. :Bilet satislari yapilmayacaktir , filim baslamadan yarim saat önceden salonlara giris islemleri baslayacaktir . Salonlarin dolmasi durumunda girisler kapanacaktir . Ardahan İl Gençlik ve Spor Müdürlügü Haberi ekleme saati: 10.52-03 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Hoç-Fed Açlik Grevine Karsi Çikti!

    Ardahan Haberleri Ardahan merkeze bagli 21 köyü çatisi altinda birlestirmeyi hedefleysen ancak 10 yila yakindir bunu basaramayan ve 5-6 köy ile Hoçvan Federasyonu kurup, kislari kaz geceleri, yazlari ise senlikler disinda bir is yapmayan Hoçvan Federasyonu yöneticileri PKK’li ve KCK’li tutuklularin Abdullah Öcalan’a konulan tecritin kaldirilmasi, tutuklularin Krütçe savunma taleplerinin kabul edilmesi için baslatitgi açlik grevine destek vermedi. Alinan bilgilere ayni zamanda Hoçvanli olan gazeteci Rodi Baz’in ülkenin çesitli cezaevlerinde açlik grevinde bulunan tutuklulara destek amaciyla Hoçvan Federasyonun da iki günlük açlik grevi yapmak istedi ve bu yönde Hoçvan Federasyonu yöneticilerinden federasyonun binasinin anahtarini istedi. Kendiside BDP’li olan Hoç-Fed’in Baskani Yakup Mavzer ve Hoç-Fed Yöneticileri Rodi Baz’in bu istedigine karsi. ‘Hoç-Fed’i bu islere bulastirmayin. Bizi bu tür seylere karistirmayin, bize ne açlik grevinde’ diyerek ret edip, Baz’in açlik grevlerine destek amaçli iki günlük açlik grevini Hoç-Fed binasinda yapmasina izin vermedikleri ögrenildi. Ayni kurulusun açlik grevleri ile ilgili kuru bir açiklama disinda hiç bir etkinlige destek vermemeside dikkat çeken degir önemli bir nokta oldu. Haberi ekleme saati: 10.39-03 Ekim 2012 Haber/Foto. www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    TOKİCİLER EYLEM YAPACAK!

    Ardahan Haberleri **Bugün saat 14’dte TOKİ Okulunun Önünde ki basin açiklamasina tüm TOKİ sakinleri davetlidirler.. **TOKİ YÖNETİCİLERİNİ İSTEMİYORUZ! Yarin yapacaklari eylemle tüm TOKİ sakinlerini eyleme çagiran TOKİ sakinleri TOKİ’nin atadigi yöneticileri istemediklerini dile getirecekler.. Ardahan Göle yolu üzerinde yaptirilan ve bin insandan fazla kisinin yasamaya basladigi 2. Etap TOKİ sakinleri yarin saat 14.00’da eylem yapacaklar. TOKİ’nin atadigi yönetimi istemediklerini belirten 2. Etap TOKİ sakinleri yarin yapacaklari basin açiklamasi ardindan mevcut yöneticilere el çektirilmesi için birde imza kampanyasi baslatacaklari ögrenildi. Ardahan Göle yolu üzerinde yaptirilan 2. Etap Toplu konutlarda oturanlarin yöneticilerle ilgili sikayetleri devam ediyor. TOKİ’nin atadigi yöneticilerin bir çok usulsuz ve alakasiz isler yaptigini ileri süren TOKİ sakinleri TOKİ Baskanligina yazdiklari bir mektupla yasadiklari sorunlari duyurdular. Cumartesi günü saat 14.00’da yapacaklari bir toplanti ve basin açiklamasiyla yasadiklari sorunlari dile getirmeleri beklenen TDKİ sakinlerinin TOKİ Baskanligina yazdiklari sikayet dilekçesi söyle; **T.C. BAŞBAKANllK TOPLU KONUT İDARESİ BAŞKANllGI ANKARA Bizler Ardahan Merkez Sugöze de 15.08.2012 — 24.08.2012 tarihleri arasinda tcslint edilen 444 konutun hak sahibi ve kiracilariyiz. KurumunuzIa ilgili sikayet ve taleplerimiz sunlardir. Şikayetlerimiz: Öncelikle konut satis asamasinda pesinat ve ödeme süresinde esitsizlik oldugu, konutlarin zamaninda teslim edilmedigi, Yapim asamasinda zeminin çok saglam olmasina ragmen isçiliginin çok kötü oldugu ( örnegin ana)iollarda izgaralann sürekli bozuldugu, dairelerin çogunda banyo, petek, as,msör. su tesisati v.b. büyük anza oldugu ), Çevre düzenlenmesinin çok kötü oldugu ( ekilen agaçlarin çogunun bakimsiziiktari korudugu) Konut teslimi sirasinda açik bir adaletsizligin oldugu ( sitenizde konutlarin teslim tarihini yayinlayarak geçici kabulü önce kendinizin yapip daha sonra hak sahiplerine teslim etmemimizin daha etik olacagi gerekirken bizlerin bilgisizlik ve safliginda faydalanarak ve sirkd kayiriiineiligi yaparak sirket tarafinda direk vatandaslari teslim edildigi, Jandarma ve Adhye için tahsis edilen iki blogun teslim tarihini 27.08.2012 olarak belirtmenize ragmen yine hile ile 1 ay önce teslim edildigi görülmüstür. Atadiginiz site yönetiminin konut sahiplerini hiçe saydigi, kafasina göre kapici tuttugu, kömür aliminda ihale yapmadigi, alinan kömür1erin bloklam dagilimini rasgele yaptigi ( kime ne kadar kömür verildigi bilinmedigi) sitenin, dairelerinin eksiklerinin giderilmesinde personel ve malzemenin yetersiz oldugu( aylik olarak aidatiardan toplanan 25 bin TL nin ne için harcanacagi ( 6 kapicmin maasi disinda kalan yaklasik 17 bin TL nin akibetinin bilinmedigi ), yine tek sefer için istenen F blok daire basi i 90 TL, C Blok daire ba~i 278 TL asiri avans bedelinin ne için harcanacagi bilinmemektedir. Bu olumsuzluklarin yaninda gelen yönetimin,’””sözlesmeye imza cimissiniz eger bizi kabul etmeseniz size is yaptinnayiz. Evinizi elinizden aliriz gibi tehditler savunnaktadirlar. Sözlesmenin 6. Maddesinde TOKİ geçici yönetim atayabilir. Diyor. Ancak biz kabul edersek. Çogunluk kabul etmez ise kimse basimiza diktatör olamaz. Ayrica, yönetimi istemiyoruz diye hiç kimse evin borcu var diye evimizi elimizde alamaz. Çünkü, bazi hak sahipleri TOKİ’ye olan borcunu kredi kullanarak ödemistir. Sonuç olarak bütün bu bilgi ve belgelerden anlasiliyorki, TOKİ eski cezibesini kaybetmis adam kayinna rant ve vurgun yerine dönmüstür. Bizler konut sahipleri olarak kesinlikle site yönetimi İstemiyuruz (ücretsiz site yönetimini kendimiz kuracagiz) kimseye verecek fazla parami?: yoktur konut sahipleri cİnnet getimiek üzeredir,konut sahipleri ve kiracilarin imzalan ektedir, acilen kurumunuzelan üs düzey bir yetkilinin gelip su anki yönetimin yaptigi islerle birlikte topladigi paralari olusturacagimiz yeni site yönetimine devretmesini talep etmekteyiz .Aksi taktirde türkiye geneline yayilacak eylemlere baslayip bütün yasal haklarimizida kullanacagimizi beyan ederiz. SAYIN NOTER is bu üç adet ihtamamenin bir suretinİn muhataba tebligini,bir suretinİn tarafiimza verilmesini bir suretininde dairenizde saklanmasini arz ederiz. İHTAR EDEN :TURGA YILMAZ EKLER: i Konut sahibi ve kiraeilara ait imzalar listesi 2 TOKI Yönetiminin iki sayfa duyuru yazisi Haberi ekleme saati: 10.04-03 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Çildir Bölgenin Can Damari Olacak!

    Ardahan Haberleri Ardahan Valiligine atandiktan sonra halkla birlikte olmak için her Persembe günleri ‘Halk Günü’ düzenleyen Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu basinda bulundugu kente bagli ilçeleride aksatmiyor. Geçtigimiz günlerde Hanak, Damal, Posof ve Göle ilçelerine ziyaretlerde bulunan Vali Seyfettin Azizoglu dünde gerçeklestirdigi halk günü ardindan Çildir’a gelerek bir dizi incelemelerde bulundu. Çildir’in Aktas Gümrük kapisi ile, sinirlari içinde geçen Kras-Tiflis-Bakü Demiryolu ile, etrafi turizime açilmasi için gerekli çalismalarin yapilmasi için emir verdigi Çildir gölüyle bölgenin can damari olacagina dikkat çeken Ardahan Valisi yillardir yapilmasi için çagrilarda bulunan çildir Şeytan kalesi’nin SERKA tarafindan yapilan yolunuda hizmete açti. Ardahan Valisi Seyfettin AZİZOGLU, İl Jandarma Komutani Albay Şefaattin SERTEN ve İl Emniyet Müdürü Oktay BULDUK ile birlikte dün Gürcistan ve Ermenistan’a komsu olan, Çildir İlçesini ziyaret etti.









































  • Fakirlik Fabrikası Ardahan'ın sorunları dururken Myanmar da Rohingyalı Müslümanların derdine çare aramak.!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Başta kendi ilçesi Göle’nin 20 yıldır bitirilemeyen şehirler arası yolu olmak üzere birçok sorunla baş başa bulunan Ardahan’ın milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Rohingyalı Müslümanlar için rapor hazırlamak için memleketine 4 bin 801 kilometre uzaklıktaki Bangladeş’e gitti.




    30 yıl önce vilayet olan ve o günden bugüne beklenen hizmetleri bir türlü göremediği için her yıl en az bin kişinin göç ettiği memleketine değil Bangladeş’e giden Atalay attığı twitle seçmenlerini ve hemşehrilerini şaşırttı. Kafkasya’ya açılan Gürcistan ve Ermenistan’a sınır, biri demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapısı olmasına rağmen ithalatın, ihracatın sıfır derecede olduğu, Posof Türkgözü, Çıldır Suğara tünellerinin bir türlü açılmadığı, 4 ilçesinin doğalgaz beklediği Ardahan’ın dört dönemdir milletvekilliğini yapan Orhan Atalay Bangladeş’te 4 fotoğrafla attığı twitle şöyle dedi. ‘Myanmar Devleti’nin en vahşi şekliyle uyguladığı soykırıma maruz kalmış Rohingalı Müslümanların durumlarını raporlamak üzere Bangladeş’teyiz. Meclis Başkanı ve BM temsilcisi ile görüştükten sonra Cox Bazar’a geçtik. Yarınki çalışmayı Mülteci Kampı’nda yapacağız inşallah.’

    Haber: Özlem Şeyma Yılmaz


    Saraçhanedeki Sarı Öküz!..


    Bu yazıyı yazmaya başladığım sırada, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının kamu görevlileri olan YSK üyelerine hakaret ettiği gerekçesi ile yargılandığı şu an bulunduğum İstanbul Anadolu Adliyesinden gelecek haberi bekliyorduk.


    Sabah başlayıp, gün boyu süren ve saat 16.00’da kararın açıklanacağı ve sonucun ne  olacağını merakla beklerken saat: 16.23’te ele aldığım bu yazımın karar sonucundan etkilenmemesi için acele ediyordum.

    Çünkü karar ne olursa olsun anlatacaklarımın karardan etkilenmemesini istiyordum. 

    Yani yazımın karar sonrası yaşanacaklardan etkilenmesini istemediğim gibi, anlatacaklarımın karardan çok, kararlı olmanın önemine dikkat çekmesini istiyordum.

    Çünkü dün Diyarbakır, Kars, Van ve diğer bir çok ilin seçilmiş belediye başkanlarını hiçbir hukuki karar veya mahkeme kararı olmaksızın görevlerinden alınıp, yerlerine kayyum atandığı ülkede sessiz kalanların sıranın kendilerine geleceğini, ve asıl hedefin Sarı Öküz olduğunu şimdi mi anlıyorlar da insanları Saraçhane’ye çağırıyorlar, “Gelin, yetişin, bizi kurtarın”  diyerek insanları İstanbul’un kalbinin attığı yere çağırmaları ne kadar dürüstlüktür…




    İki memura yani bürokratlara, yani dokunulmazlıkları olmayanlara olmadığı ileri sürülen ve hakaret değil, küfür değil normal bir eleştiri sonucu yargılandığı ülkede, panikleyenlerin dün attıkları kıytırık tweetleri ile kendileri gibi seçilmişlerin hiçbir kanuni, hukuki gerekçesi olmadan kararname ile görevden alınan belediye başkanlarına sahip çıkmadıkları için bugün başlarına geleni anlasalar da hal ve hareketleri hiç samimi olmadığı Sarı Öküzün her an görevden alınacağı, içeri atılacağını düşünememişler miydi?!.

    Aynı durum tutuklanan kendi milletvekilleri için Ankara’dan İstanbula adalet yürüyüşü yaparlarken, Edirne’de Sakarya’da adı değiştirilen, Silivri’de ve onca hapishanede dokunulmazlıklarının kaldırılmasına yardımcı oldukları milletvekilleri için neden kaldırıyoruz bayrakları deyip, “Saraçhaneye gelin..” demediklerini de sorgulanmayacaklarını anlamadılar mı?

    Kısacası 10. Yıl Marşının çalındığı bir sırada mahkeme başkanının yani hakimin son kararı açıklamak için ikinci kez süre isterken, hala kararın ne olduğunu öğrenmediğimiz ama yazımızın sonuna gelirken bu ülkede ve bu dünyada ‘etme bulma..’ diye bir şeyin olduğunu gerek muhalefet gerekse iktidarım  diyenler, geçte olsa anlamalıdır. 

    Kim mi onlar?!.

    Bilmem ama asıl suçlular ve  ‘esas suçlu olan Sarı öküz’  dün kardeş, arkadaş ve dost dedikleriyle bir fotoğraf çektiremeyenlerin bu yazıyı üzerlerine alması gerekir diye düşünüyorum..


    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber 04.07.2015 tarihli haber


    ODTÜ’YE DEĞİL ARDAHAN’A KAYIT OLUN!


    ÜNİVERSİTEDE HİÇ SORUN YOK..


    2008 Yılında kurulan Ardahan Üniversitesi yeni kayıt yaptıracak olan öğrencilere yönelik olarak yayınladığı çağrıda üniversitenin hiç bir sorunu olmadığını ve her şeyi ile hal hazırda olduğunu ilan etti;

    İşte o biz biliriz, bilmeyenlerin bilmesi gereken ve  ‘ARDAHAN ÜNİVERSİTESİNİ NEDEN TERCİH ETMELİYİM?’ başlıklı çağrı..


     ‘ARDAHAN ÜNİVERSİTESİNİ NEDEN TERCİH ETMELİYİM?’


    1) 2008 Yılında kurulmuş genç bir Üniversite olmasına rağmen kısa zamanda büyük bir ivme ve gelişme kazandığı için


    2) Türkiye’nin en iyi Kampüs Alanına ve Modern olduğu kadar Mimari Binalara sahip olması


    3) Yurt ve Barınma sorunları 2014 Yılı itibariyle tamamen sona ermesi


    4) Ulaşım Sorunlarının Tamamen çözülmüş olması


    5) Ardahan’ın egzotik bir iklime sahip olması, müthiş doğal güzelliklerinin mevcut olması


    6) Ardahan Üniversitesi bünyesindeki öğrencilerin Üniversite bünyesinde Kısmi Zamanlı çalışma imkanı bulmaları


    7) Ardahan Üniversitesi’nde okuyup maddi durum iyi olmayan öğrencilerimizin ARÜGEM bünyesinden her ay sağlanan Burs desteğine sahip olmaları


    8)Ardahan Üniversitesi’nde Okuyan öğrenciler özel evde kalmak istedikleri zaman yine Üniversitemiz Bünyesinde bulunan Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’ndan Yatak, Yorgan, Battaniye gibi Malzeme desteğinin sağlanması


    9) Ardahan İlinin küçük ve sakin bir şehir olması huzur ve güvenlik konusunda herhangi bir sıkıntının yaşanmaması


    10) Ardahan Üniversitesi’nin Kaliteli ve Geniş tabanlı Eğitim-Öğretim üyelerinin bulunması


    11) Ardahan Üniversitesi Öğrenci merkezli çalışması ve faaliyetler göstermesi


    12) Ardahan Üniversitesi’ndeki İdari ve Akademik Kadroların Öğrencilerle birebir ilgilenmesi


    13) Arkadaş ortamlarının canlılığı ve öğrenciler arasındaki örnek dayanışmaların olması


    14) Ardahan İlinin tarihi ve Doğal Güzelliklere sahip olması


    15) Ardahan ilinin Sınıra yakın olması nedeniyle Ardahana gelen öğrencilerin komşu ülkelere vizesiz seyahat etme olanaklarının olması


    16) Artvin Karagöl, Kars Kalesi, Kars Ani Harabeleri, Ağrı Doğubayazıt İshak paşa sarayı, Iğdır, Erzurum ve doğu Karadeniz İllerine yakın olması


    17) Ardahan Halkının ve esnafının eskiye oranla Öğrencilere olan tutumlarında gözle görülür iyileşmelerin olması


    18) Ardahan Üniversitesi’nin Kaliteli bir Eğitim ve öğretim vermesi


    19) Ardahan’da bulunan Yalnızçam Kayak Tesisleri, Çıldır Gölü ve Etkinlikleri, Şeytan Kalesi, Merkezde bulunan Ardahanı Kuşbakışı gören Ardahan Kalesi, Mikro Klima iklim Özelliklerine Sahip POSOF ilçesi, Dünyaca ünlü Kafkas Arı Balı Yetiştiriciliğinin yoğun olması,

    Yalnızçam Piknik Alanları, Hanak, Çamlıçatak ve Kent Ormanı Piknik ve mesire Alanlarının olması,


    20) Lezzet-i Kür Restaurant &Cafe,

    Alaşara Cafe, Ahsen Cafe, Altın Mutfak, Otantik Cafe Şömine Kafe gibi bir çok kafe ve restaurant tarzı yerlere sahip olması


    21) Kura Nehri’nin şehrin İçinden geçmesi ve yarattığı Doğal muhteşem manzaralarının olması


    22) Abdullah Gül Parkı, Lezzeti Kür Parkı, KÜR Park ve Cumhuriyet Parkı gibi yeşil alanlara sahip olması


    23) Kür Parkındaki Luna Park hizmetlerinin olması


    24) Teknosa Mağazası 3 adet BİM,

    2 Adet A101 ve 2 Adet Şok Marketlerinin olması


    25) Daha fazlası için bizimle iletişime geçebilirsiniz..


    Gelin, Siz de;


    “…IŞIĞA KARIŞIN….”


    **ARAS’TAN İFTAR..


    Aras Elektirk Dağıtım Anonim Şirtketi (Aras Edaş) Ardahan’daki çalışanlarına dün bir iftar yemeği verdi. 

    Ardahan’da Aras Edaş’da görev yapan çalışanın katıldığı iftar yemeğine Aras Edaş Genel Müdürü Fikret Akbaş, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Ardahan Vali Yardımcısı Abdurrezzak Canpolat, Ardahan Aras Edaş İl Koordinatörü Meryem Akpınar ve Ardahan Aras Edaş’ta çalışanlar katıldılar.

    Ardahan Gündoğdu Düğün Salonunda verilen iftar yemeğinde konuşan Aras Edaş Genel Müdürü Fikret Akbaş, verdikleri kamu hizmetiyle vatandaşa en iyi hizmeti sunmaya çalıştıklarını belirtti. Akbaş, köylerde elektrik sayaçlarını dışarıya alacaklarını ve bunun için vatandaştan hiçbir ücret alınmayacağını söyledi. Kısa bir süre sonra çağrı merkezinin devreye gireceğini bu hususta elemanlara diksiyon, güzel türkçe konuşma ve nasıl muhatap olunacağı konularında gereken eğitimlerin veriliyor” dedi. 

    Tellerin yer altına alınması konusunda da şehrin imar planının netleşmesi ile birlikte çalışma başlatacaklarını belirtti.


    Aras Edaş İl Koordinatörü Meryem Akpınar, “Personelin yapmış olduğu, başarılı ve özverili çalışmalarından dolayı kendilerini kutluyorum. Arkadaşlarımızın emeğine karşılık böyle bir iftar tertiplemeyi uygun gördük. Bu başarılar hepimize aittir. Bu bir takım oyunudur . Hasbel kader bizde bu takımı elimizden geldiğince iyi idare etmeye çalıştık. Hatalarımız eksikliklerimiz olabilir. Buradan tüm mesai arkadaşlarıma bir kez daha teşekkür eder, aileleri ile birlikte ömür boyu güzel günler geçirmelerini dilerim” dedi.


    **Ankara’da Kars-Ardahan-Iğdır Evi..


    RAMAZANDA HEMŞEHRİLERİMİZ HASRET GİDERDİLER

    Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu Geleneksel İftar Yemeğini bu yıl Keçiören Belediyesinin düzenlediği 6. Uluslar arası Ramazan Etkinlikleri çerçevesinde Keçiören Halil İbrahim Sofrasında gerçekleştirdi. İftar Yemeği sonrası Etkinlik Alanı içinde Kars- Ardahan- Iğdır Evi Açılışı yapıldı.

    İftar Yemeğine ve Kars- Ardahan- Iğdır Evi Açılışına AK Parti Ankara Milletvekili Nevzat CEYLAN, AK Parti Kars Milletvekili Orhan ATALAY, Azerbaycan Ankara Büyükelçisi Faig BAĞIROV, İç İşleri Bakanlığı Mülki İdareler Daire Başkanı Hikmet AYDIN, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İmambey ERTEM Danıştay 2. Daire Başkanı Fethi ASLAN, Danıştay Üyeleri Hicabi ECE ve Mevlut ATBAŞ, Savcı Gökay AKTAŞ,  Keçiören Belediye Başkanı Mustafa AK, Azerbaycan Sumgayit Belediye Başkanı Ebulfeyz BABAYEV, Ankara Büyük Şehir Belediyesi Zabıta Müdürü Faik ECE, İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu Genel Başkanı Tahir TELLİOĞLU,  Ankara Kent Konsey Başkanı Seyfi SALTOĞLU, Güreş Federasyonu Başkan Vekili Oktay AKTAŞ, AK Parti Ardahan İl Başkanı Yusuf DEMİRCİ, Ak Parti Kars eski Milletvekilleri Ahmet ARSLAN, Yunus KILIÇ, Yozgatlı Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Ahmet KOÇ, Kahveciler Odası Başkanı İsa GÜVEN, bürokratlarımız, sanayici, iş adamları, Federasyon Dernek Başkanları, Yönetim Kurulu Üyeleri ve hemşehriler katılımlarıyla yoğun ilgi gösterdiler. 

    Halil İbrahim Sofrasında düzenlenen İftar Yemeğine okunan ilahi ve Kuran Tilavetinden sonra oruçlar açıldı. Daha sonra Açılış Konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edilen Genel Başkan Erdoğan YILDIRIM 6 yıldır düzenlediğimiz İftar Yemeğimize Keçiören Belediye Başkanı Mustafa AK’ın destek olduğunu belirterek geleneklerini, göreneklerini yaşatmakta kararlı olduklarını ifade etti; “Sevgili Peygamberimizin bir hadisinde buyurdukları gibi “Birlik ve beraberlikte rahmet ayrılıkta azap vardır.” Birbirimizi sevmeliyiz, kollamalıyız, birbirimize destek olmalıyız. Sorunların adını doğru koymazsak, unutmamalıyız ki çözümlere hiçbir zaman kavuşamayız. Sorunların çözümü, doğru tespitten geçer. Böyle yapar isek çözemeyeceğimiz hiçbir problem kalmaz kanaatindeyim. Kars’ın manevi değeri Ebu-l Hasan Harakani bizlere “Sabahtan akşama kadar insanların razı olduğu işlerde olasın. Akşamdan sabaha kadar da hakkın razı olduğu işlerde olasın” öğüdünü vermiştir. Yüce rabbim böyle olabilmeyi hepimize nasip etsin.” dedi. YILDIRIM konuşmasının sonunda bizleri konuklarımıza teşekkür ederek, yaklaşan Ramazan Bayramının ülkemiz ve tüm İslam Âlemi için hayırlara vesile olmasını diledi.

    Keçiören Belediye Başkanı Mustafa AK ise ibadetlerin ve hayırların kabul edilmesi temennisinde bulunarak; “İbadetlerimizi yerine getirirken sorumluluklarımızı da unutmamalıyız. Bizim aynı zamanda anne ve babamıza, komşularımıza, öksüz, yetimlere, zorda olanlara,  mazlum milletlere karşı da sorumluluklarımız var.” dedi. Başkan AK Kars- Ardahan – Iğdır arasındaki birliğin de bir örnek teşkil ettiğini belirterek; “3 ili tek çatı altında birleştiren fazla dernek ve federasyon yok. Bu nedenle sizin birliğiniz ayrı bir önem taşıyor. Birliğinizin daim olmasını diliyor, size her türlü desteği sağlamaktan memnun olduğumuzu ifade ediyorum” dedi.

    Daha sonra konuşmalarını yapmak üzere sahneye davet edilen AK Parti Ankara Milletvekili Nevzat CEYLAN, Federasyonumuzla hem gönül beraberliklerinin hem de işbirliklerinin olduğunu ifade etti, Ankara’nın en büyük federasyonlarını bir araya getirerek Başkent Ankara Meclisini oluşturduklarını bu oluşumda Genel Başkanımız Erdoğan YILDIRIM’ın katkılarının çok büyük olduğunu söyledi. 

    Ak Parti Ardahan Milletvekili Orhan ATALAY, Ardahan ve Iğdır illerinin Kars’tan ayrılmış olmalarına rağmen hem tabanda hem de Sivil Toplum Örgütlerinde birlik ve beraberliklerini üç il olarak sürdürdüklerini belirterek; “Bu da Kars, Ardahan, Iğdır’ın birlik ve beraberliğe kaynaşmaya ne kadar kıymet verdiklerinin ifadesidir.” dedi. 

    Konuşmaların ardından Genel Başkan Erdoğan YILDIRIM Ankara Milletvekili Nevzat CEYLAN ile Keçiören Belediye Başkanı Mustafa AK’a hediyelerini takdim etti.

    Halil İbrahim Sofrasındaki İftar Yemeği  Federasyon Genel Sekreteri Muhammed OCAKOĞLU ve Serdar ŞENTÜRK’ün şiir ve ney dinletisi ile sona erdi ardından Kalaba Kent Meydanına geçilerek Kars Ardahan Iğdır Evi açılışı yapıldı.

    Kars Ardahan Iğdır Evi’nde misafirlere Âşıklarımız Mustafa AYDIN ve Muhlis DENİZER’in sazları ve sözleri eşliğinde yöresel lezzetler kaşar peyniri, çeçil peyniri ve kete ikram edildi. Daha sonra KAI Dernekler Federasyonu’ nunaynı geceyi paylaştığı kardeş ülke Azerbaycan’ın Evi açıldı ve sahne programları izlendi.


    **Saha açılsa da onlar hala merada golf oynarlar..


    17 Yıldır Ardahan’da yaşayan Tarkan İli 40 yaşında, aslen Karslı. 1988 Şubatı’ndan beri Boks, 2006 yılından bu yana da Golf Antrenörü olarak çalışıyor. İli, dönemin İl Müdürü antrenör ve sporcu Metin Çimli vesilesiyle bu spora merak salmış, tam da o sırada Golf Federasyonu Başkanı Ahmet Ağaoğlu golfü Ardahan’da yayma planları yapıyormuş. Federasyonun desteğiyle eğitim alan İli, öğrenciler ve sporculara eğitim vermeye başlamış.


    Ardahan’da hoca sayısı, golf oynayan kişi kadar az. İli kentin ilk antrenörü. Şimdi bir de Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu’nda öğrenimini sürdüren öğrencisi Gökmen Orak antrenörlük yapıyor.


    Birilerinin golfe başlaması şehirde önce şaşkınlık yaratsa da artık çoğu insan duruma alışmış. İli, ilk şaşkınlığın sebebini “Sopalar, toplardan filan herhalde. Şimdi toplum bize alıştı.” diyerek açıklıyor. En genç öğrencisi 10, en yaşlısı ise 20’li yaşlarda. Antrenöre göre pek çok konuda olduğu gibi artık golfte de tabular yıkıldı. Tabunun kırılışını golfün Ardahan’a da ‘gidişiyle’ açıklıyor. “15-20 yıl öncesine kadar kulüp sayısının az olduğu, sadece belirli kesimlerin oynadığı oyunu şimdilerde Antalya, İstanbul, Kuşadası, Ankara, Bodrum gibi illerle beraber bizim ildeki çocuk ve gençler de oynuyor. Bir ağacın kökü, dalı, yaprağı gibi olduk.”


    “Golfü neden seviyorsunuz?” sorusunun yanıtında da “Ağacın kökünün” izini sürmek mümkün. “Öncelikle tabiatla iç içesiniz, arkadaşlık çok ileri, kültür mozaiği var. Farklı şehirlere giderken her kulüpten dörderli gruplar oluşturuluyor, bu da kaynaşmak için olumlu bir taktik.” diyor.


    Golf’te sahaya saygı oyunun asli unsurlarından. Ardahan’da da öyle. İli’nin dediği gibi golfün tabiatla içiçe olmasının bir başka nedeni daha var, o da saha olarak kullandıkları yerin ineklerle de paylaştıkları bir mera olması. Konuyla ilgili bir anıyı şöyle anlatıyor. “2008 yılının Ağustos ayıydı sanırım. Başarılarımız önce TRT’de yayınlanmış, bu haber çok ses getirdiği için yabancı basının da dikkatini çekmişti. Bir Alman kanalı gelip bizimle röportaj yapmak istedi. Gelen ekip normal bir saha yerine, ineklerin otladığı meraları görüp, bunun şaka olmadığını da farkedince şaşkınlıklarını gizleyemedi.”


    Merada golfün bir başka motivasyonu var, öyle anlatıyor İli: Buralarda mevsim, coğrafi şartlar ve oyun alanlarının farklılığı çalışırken bizi daha çok hırslandırıyor. Sahası olan kulüplerin imkanları farklı ama istersek oralarda da çalışabiliyoruz. Ne olacak, uçakla gidip geliyoruz.

    SEÇİL TÜRKKAN secilturkkan@gmail.com


     


    **GENİŞ ÇAPLI BİR TANITIMA İHTİYAÇ VAR!.



    Orada bir otle var


    ADI GİBİ YALNIZ Çam Oteli!


     


    Ardahan merkeze 20 kilo metre uzaklıkta bulunan Yalnızçam Oteli beklenen ilgiyi görmedi.


    38 Odası 72 yatağı bulunan ve İl Özel İdare Genel Sekreterliği tarafından işletilen Yanlızçam Uğurludağ Kayak Tesislerinin yanı başında ki dağ otelinin gerektiği gibi tanıtılamadığı, bunun da bu dev yatırımın bir iki resmi toplantı dışında iş yapmamasına neden olduğu belirtilirken, bu otelin gerektiği ilgiyi görmesi için ya  geniş çaplı bir reklamın yada yada otelin özel sektöre devri gerektiğine dikkat çekilmektedir.


    Konu hakkında bilgi veren yetkililer özellikle metropollerde bulunan Ardahan STK’larının bu oteli, kayak tesislerini başta gurbetçilere olmak üzere tüm ülkeye tanıtması için gerekli adımları atmaları istenirken, otelin başta Ardahanlı gurbetçilere olmak üzere herkese dağ havasında en iyi hizmeti sunmaya hazır olduğu belirtildi. 


    **Gürcistan Seli Koministler Yüzündeymiş!”


    Komşuda da Dinci Fetva..


    Sel felaketinin sorumlusu komünistler” Tiflis’te meydana gelen sel felaketi nedeniyle Gürcistan Ortodoks Kilisesi ülkenin komünist geçmişini suçladı.


    Ardahan’a komşu Gürcistan Ortodoks Kilisesi, 1991’de yıkılan komünist rejimin ‘kiliselere çan almak yerine hayvanat bahçesine para harcadığını’ savundu. Gürcistan’da 13 kişinin hayatını kaybettiği sel felaketinin ardından Ortodoks Kilisesi, “Komünistler Gürcistan’da tüm haç ve kilise çanlarını yasaklayıp, tüm parayı hayvanat bahçeleri inşaatına ayırdılar” açıklamasını yaptı ve felaketten komünistleri sorumlu tuttu. Al Jazeera’de yer alan habere göre, kilise papazı, 13 kişinin ölümünden komünist rejimi sorumlu tutarken, sel baskınında yıkılan hayvanat bahçesinin başka yere taşınmasını, mevcut yerin ‘günahlarla dolu’ olduğunu iddia etti. 1927 yılında kurulan Tiflis Hayvanat Bahçesi Pazar günkü sel felaketinde tamamen yıkılırken, vahşi hayvanlardan bazıları ölmüş, bazıları da sokaklara kaçmıştı. Hayvanat bahçesinin lojmanında kalan evli çift de hayatını kaybetmişti. 

     


    **GÜRCİSTAN HEYETİNDEN BAŞKAN KÖKSOY’A ZİYARET..


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy; Ardahan Valisi Ahmet Deniz; Vali Yardımcısı Deniz Pişkin; Gürcistan Samtskhe-Cavakheti Bölge Valisi Akakı Matcutadze; Vali Birinci Yardımcısı Avtandıl Katchkatchısvılı;  Bölgeler Koordinasyon Daire Başkanı Marına Gachechıladze; Akhaıstsike Belediye Başkanı Gıorgı Kopadze; Akhaıstsike Belediyesi Meclis Başkanı Zaza Melıkıdze; Profesör.  çevirmen Roın Kavrelıshvılı; Makamında ziyaret ettiler. Gürcistan heyetinin ziyaretinden memnuniyet duyduğunu belirten Başkan Köksoy; “Halklar arasındaki yakınlık ve dayanışmanın ekonomik ilişkilere de yansımasını diliyorum.” dedi.  Ziyarette karşılıklı sohbet eden heyet, sınır ticareti ve turizm olmak üzere bir çok alanda fikir alış verişi yaptı. Bal festivaline davet eden Köksoy; iki ülke arasında ticari ilişkiler yanında dostluk ve ziyaretlerinde daha etkin olması gerektiğini söyledi.  Ziyaretin sonunda karşılıklı  bölgeleri temsil eden hediyeler taktım edildi. Ardahan Valiliğini ziyaret eden heyet, Ardahan Belediye Başkanlığı ziyaretinden sonra Ardahan Üniversitesini ziyaret etti. 


    ARDAHAN İMSAKİYE 2015 YILI SAHUR VE İFTAR VAKTİ

    Ardahan imsakiyesi Diyanet işleri başkanlığı tarafından yayınlandı iftar saatleri ve imsak (sahur saatleri) vakitleri şöyle olacak. 



    **OY ALMASADA, YİNE DE TEŞKKÜR ETTİ..


    HDP Ardahan Milletvekili Doktor Taşkın Aktaş’tan Teşekkür Ziyareti


    Halkların Demokratik Partisi Ardahan Milletvekili Dr. Taşkın Aktaş Hanak ve Damal ilçe esnafını ziyaret etti. Ardahan HDP İl ve İlçe yöneticiyle birlikte ilçe esnaflarıyla buluşan Dr. Taşkın Aktaş: ‘ Bizlere verdiğiniz desteklerinizden dolayı çok teşekkür ediyorum. Destekleriniz ben ve partim için büyük bir onur kaynağıdır’ dedi. İlçe esnafları tarafından yoğun bir ilgiyle karşılanan Aktaş; Halkın sorunları, Ardahan bölge sorunları halkımızla beraber meclise taşıyacağını söyledi.


    Halkın İradesi Meclis’te


    HDP Ardahan Milletvekili Dr. Taşkın Aktaş: ‘ On yıllardır bürokrasi siyasetinden Ardahan halkı artık kurtulmuştur. Bölge sorunları Ankara’dan çözmeye çalışan siyaset’e Ardahan halkı bu seçimde dur demiştir. Halkın sorunlarını halkımız ile birlikte aşacağımıza inancım tamdır’ dedi. Hanak ve Damal ilçe esnaflarının ağırlıkla sorduğu soru ‘Hükümet ve Koalisyonun’ kiminle olacağıyla ilgi sorulara Aktaş: ‘ Bizler HDP olarak tüm ezilen ulusların, ezilen sınıfların partisiyiz. HDP’nin iradesi sağlam ve ilkeli bir partidir. Koalisyon ve Hükümet kurulma sürecinde Eş Başkanımız Selahattin Demirtaş’ın da belirttiği gibi bizler Ak Parti ile hiç şekilde koalisyon yapmayız. Diğer muhalefet partilerden gelen koalisyon tekliflerini değerlendirir halkımızın huzuruna sunarız’ dedi.


    HDP Ardahan Milletvekili Dr. Taşkın Aktaş esnaf ziyaretinden sonra Damal Belediye binasını ziyaret ederek ilçeden ayrıldı.


    **ARDAHAN’DA ARANIYORDU, ŞIRNAK’TA YAKALANDI!


    Şırnak’ta yol kontrolü yapan askerler tarafından durdurulan Mutalip Kabul isimli yurttaş, yargılandığı bir dosyadan aldığı ceza nedeniyle tutuklandı. 

    Şırnak’ta yol kontrolünde gözaltına alınan Mutalip Kabul isimi yurttaş, 2013 yılında Ardahan’da üniversite okurken katıldığı etkinlikler nedeniyle “Örgüt üyeliği” iddiasıyla hakkında açılan davadan verilen 4 yıl 2 ay cezanın onaylanması nedeniyle tutuklanarak Şırnak Cezaevi’ne gönderildi. 

  • YEREL MARKET 3 HARFLİ MARKETLERE TESLİM OLDU!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Ardahan’da uzun yıllardır gıda ve kasapçılık üzerine hizmet veren market art arda açılan ve 28 bin merkezli kentte sayıları 15’ten fazla olan ulusal süper marketlere dayanamarak kapandı.

    Erkan Kalem ve Arafat Demirci’nin ortaklığında işletilen Arma Market, her köşe başında düzensiz bir şekilde açılan ulusal marketlerin varlığına dayanmayarak kapanma kararı aldı.


    SGK: İŞÇİ ALIN, PRİMDE FAYDALANIN!


    İLK YEREL SÜPER MARKETİN 3 HARFLİ ULUSAL MARKETLERE DAYANAMAYIP, KAPANMA KARARI ALDIĞI VE BİR ÇOK İŞ YERİNİN KAPANDIĞI, İŞSİZLİĞİN DİZ BOYU OLDUĞU ARDAHAN’DA SGK İL MÜDÜRÜ VE EKİBİ GÖLE’DE SİGORTA BİLDİRİMİ İÇİN GÖLE ESNAFINI ZİYARET EDEREK, ÇALIŞTIRACALARI İŞÇİLER ÜZERİNDE VERİLEN PRİMLERDEN FAYDALANMALARI İSTEDİ.


    SGK Ardahan İl Müdürü Fahri Toprak Vargün ve SGK çalışanları Göle’ye ekip olarak gelerek ”Sigortalı işçi çalıştıran işverenleri ziyaret ederek bilgilendirmelerde bulundular.

    Ülkemizde İşçi geleceğini güvenceye alan yasal düzenlemedesin ve İşverenlerin üzerindeki yükü azaltan kayıtlı istihdamı artırmak amacıyla 18 farklı sigorta pirimi teşviki ugulamalarını Göle esnafına anlatan Müdür Vargün Göle esnafının çalıştıracağı işçiler üzerinde verilen primler konusuna bilgilendirme yaptı.




    Öte yandan Ardahan’da ise bazı bakkal ve marketlerin ulusal marketlerden eşya alıp vatandaşa sattığı öğrenilirken, işleri bu uygulamadan dolayı bir hayli iyi olan ulusal marketler, yeni şube açma kararı aldıkları bilgisine ulaşıldı. Yaklaşık 32 adet ulusal marketlerin cirit attığı Ardahan’da yerel esnaf ekonomik kriz yaşıyor ve sırayla işyerlerini kapatıyorlar.



    BASIN HERKESE LAZIM!..

    Bu yazı yazılırken AKP ve MHP’nin hazırladığı sansür yasasının birçok maddesi kabul edilirken, 3 yıla kadar hapis cezasını öngören kritik 29. maddenin de içinde bulunduğu 2. bölümün görüşülmesine bugün başlanacak. 

    Basın ve meslek örgütleri ile muhalefet partilerinin tepki gösterdiği teklif, Mecliste görüşülmeye devam ederken ve büyük ihtimalle bugün kabul edilecek gibi görünürken iktidarın çok da oralı olmadığı yani birçok kanun, yasa ve önerge gibi Tİ’ye almadığı eleştiri ve kınamalarda devam ediyor.

    Ancak hükümeti haklı çıkaran bu ciddiyetsiz eleştirilerin nedenine baktığımızda başta sözüm ona basın ve medya kuruluşlarını temsil ettiklerini iddia eden ancak iş kendilerine gelene kadar üç maymunu oynamakla meşgul olanları değil asıl konunun birinci muhatabı olan kamuoyuna yani okura bakmak isterim.

    Evet, 84 milyonluk ülkede 1 milyonu spor, 1 milyonu bulmaca, 1 milyonu magazin ve at yarışı olmak üzere toplam 4 ila 4,5 milyon gazetenin ancak tiraj yaptığı ülkemizde basının özgür olması konusunda akıl verenlerin sayısı 20 milyondan aşağı değil desem inanın.

    Zira her gün bir gazete bayine gidip günlük bir gazete almayanlardan bilirim. Bu yetmezmiş gibi günde bir gazete dahi almadan “satılık basın” diye bağırıp çağıranların sayısı yine 20 milyondan fazladır.



    84 milyonluk ülkede 4 milyonu gazete alan, 20 milyonu gazete almayan 20 milyonun da satılık basın dediği ülkede geriye kalan 40 milyonun da 20 milyonu Facebook, 15 milyonu instagram geriye kalanı ise Twitter’la basın özgürlüğünü savunur.

    Mahallesinde, bulunduğu ilçede kaç mahallesi olduğunu bilmediği kentte yerel gazeteden bihaber, matbaayı düğün davetiyesi için arıyan bir toplumun özgürlüğün ne anlama geldiğini bilmemesi gibi, basının da bir gün kendisine lazım olacağını anlamaz. 

    Çünkü güvenlik güçleri gibi onun huzuru, güzel yaşamı için gereken ve tüm dünyada basının 4. kuvveti olduğu demokrasi için mücadele edildiği bir fert, bir aile, bir millet ve de bir ülke için olduğunu anlayamaz.

    Yani kısacası basın ve medyaya sahip çıkacak olanlar biz gazetecilerden çok, okur olduğunu bilmemize karşın gazete almayan, gazeteciyi satılık diye suçlayan ve adalet gibi basınında aslında ona lazım olduğunu anlamayıp sus, pus olup yaşananları izleyen topluma bakmak gerekir desem de boş olacak.

    Çünkü yazım bitene ve yayınlanana kadar bahsi geçen yasa diğer bir çok antidemokratik yasa, kanun, genelge gibi hayata geçmiş olacak, bu tam demokrasi özlemi çekilen ama tam tersine giden ülkede..




    arşiv haber 17/08/2015 tarihli haber/yorum


    Ardahanlı Konsolos’a Suçlama!


    IŞİD’in Musul’u işgaline ilişkin meclis raporu: Türk Başkonsolosu IŞİD ile ilişkiliydi

    Irak Parlamentosu’nun IŞİD’in Musul’u işgaline ilişkin hazırladığı raporda sona gelindi. Rapor, başta dönemin Başbakanı Nuri Maliki olmak üzere birçok Iraklı yetkiliyi işgalden sorumlu tutarken, dönemin Türk Başkonsolosu Öztürk Yılmaz’ın IŞİD’le ilişkide olduğunu ileri sürdü.


    Irak Parlamentosu, 2014 yılının Haziran ayında Irak-Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) eline düşen Musul hakkındaki raporunu tamamladı.


    Reuters‘in haberine göre, araştırma komitesinin hazırladığı rapor, aralarında dönemin başbakanı Nuri Maliki’nin de bulunduğu çok sayıda üst düzey yöneticiyi Musul’un kaybından sorumlu tutuyor ve bu isimlerin yargılanmasını talep ediyor.


    Irak’ın şu andaki başbakanı Haydar İbadi de, Ramadi’nin IŞİD tarafından işgal edilmesinden sorumlu tutuluyor ve yargılanması talep ediliyor.


    Raporda Maliki’nin Musul’daki duruma dair eksik bilgiye sahip olduğu, çünkü bölge için seçtiği ordu komutanlarının “yolsuzluğa” bulaştığı iddia ediliyor.


    Raporun suçladığı isimler arasında Musul Valisi Adil el-Nuceyfi, eski Savunma Bakanı Sadun el-Duleymi, eski Genelkurmay Başkanı General Babakir Zebari de yer alıyor.


    ‘BAŞKONSOLOS’UN IŞİD’LE İLİŞKİSİ VAR’

    Raporun dikkat çekici ve Türkiye’yi ilgilendiren kısmında, IŞİD’in Musul’daki Türkiye Başkonsolosluğu’nu ele geçirerek diplomatları rehin almasına ilişkin araştırma sonuçları da yer alıyor.


    All Iraq News Agency‘nin haberine göre, rapor, dönemin Başkonsolos’u Ardahanlı Öztürk Yılmaz’ı, Musul’un düşüşü sırasında IŞİD’le ilişkide olmakla suçluyor.


    İddiaya göre, Nineva Valisi Usame el-Nuceyfi ve Nineva istihbarat şefi Naci Hamid, Başkonsolos’un bölgedeki rolünü gizledi. 


    Başkonsolos Yılmaz, geçen Nisan ayında yayımlanan Dışişleri kararnamesi ile birlikte Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’ye büyükelçi olarak atandı.

  • Bize de Briket Ev Yapacak mısın?!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    ‘Bu yıl sonuna kadar Suriye’de toplamda briket 240 bin evi yapıp tamamlayacağız.’ diyen İçişleri Bakanı Süeyman Soylu geçtiğimiz günlerde 5.3 şiddetinde depremle sarsılan Ardahan’ın Göle ilçesini ziyarette kendisini karşılayan köylülerin ‘Sayın bakan kış gelmeden önce bize de briket ev yapacak mısın?’ sorularıyla karşılaştı.


    Basın mensuplarının davet edilmediği bakan Soylu’nun Göle’ye yaptığı ziyaret ardından Göle ziyaretiyle ilgili kendi twitinde yaptığı paylaşımın altına da ise ‘1999 yılından beri toplanan, deprem vergileri nerede?’ sorusu soruldu.



    Kendi haberimizi yapmak..


    Her gün başkalarına ait yerel ve ulusal haber ve yorumlar yazan biri olarak kendi haberimi de bana yaptıran son trafik kazamın ardından şoktan çıkar çıkmaz fotoğraf makinamı elime alıp, kaza yerini benimle birlikte benim kadar yorulan aracımın o halini çekmek gerçekten zor bir işti..


    Evet son bir hafta içinde beklenmedik kazaları manen ucuz atlatsam da benim de haber olduğumu ve  bunu da yazmam gerektiğini bana yaşatan trafik kazasında yara bere almadan kurtulmanın sevincindeyim..

    Kazayı yapar yapmaz önce benden bir şey var mı diye bakıp, ardından gazeteci refleksiyle elime aldığım makinamın flaşlarını patlatırken bu ülkede asıl diğer bir terörün de trafik olduğunu bir kez daha anladım.

    Çünkü hükumetin o çok güvendiği bölünmüş yol, tünel, köprülerin bilinçsiz bir sürücü toplumu olan ülkemdeki karayolları adı verilen yolları kan yoluna çevirdiğini de hatırlıyordum..

    Eğitim de bir çok ülkenin ardından gelen ülkemin ölümlü ve de benin GAZETECİ isimli aracım da olduğu gibi maddi hasarlı trafik kazalarında birinci olması asıl tartışılması gereken diğer bir önemli sorun olarak hala çözüm bekler..

    Bana kendi haberimi yaptıran bu kazanın tüm insanlık adına son kaza olmasını dilediğim bir sırada benim trafik kazasını geçirdiğim alana gelen trafik ekibinin telsizine gelen  son anonsla yine aynı yol üzerinde yeni bir trafik kazasının meydana geldiği ve üç kişinin hayata göz yumduğunu öğreniyor, kendi üzüntümü unuttum, benden sonra gelen ölümlü kazaya kahroldum..

    Sonuçta bana kendi haberimi yaptıran kazayı ucuz atlattık..


    **Yaşanması gerekenler..


    Hayatın hızla akıp gittiğini farketmeden yaşadığmız koşuşturma içinde bazı olaylar var ki; ‘Dur yavaş’ der..


    Çünkü senin hayattan daha hızlı olmayacağını anlatır önüne çıkardığı engellerle hayat denen şey..


    Evet, bir koşuşturmadır ki hepimizin bizden çekip gitiğini anlamadan peşine koşturduğumuz hayat..

    İşte bu koşuşturma da içinde bulunduğumuz ağır ve gerekli koşulların kurallarını hiçe sayar, bir adım öne çıkma hesabı yaparken bazen de geçenlerde  benim yaşadığım ağır kaza gibi tekler, dur yolcu hele bir nefes al’ der.

    Yaşanması gereken yaşamın kuralları olan bu yaşananların hayatın kendisi olduğu tesellisi ile yol almaya devam ederken bu yolda senin en büyük destekçilerin senin dostun, arkadaşın, akraban olduğunu da görür yaşadığın mutsuzluğu bir anda mutluluğa çevirdiğinide anlarız.

    Yaşayıp gidiyoruz işte. Yorgun bedenlerimiz, kaybedilmiş heveslerimizle. Bahtımıza ne çıkarsa. 

    İşte öylesine

    hayat dedikleri de bu olmalı.

    Hayata ve dostlara teşekkürler..


    **Eğitimi uzaklardan kurtaramazsınız..


    ‘Kelin ilacı olsa  başına sürer’ ata sözünü hatırlatan ve kendi oturacağı bir yeri olmamasına karşın Ardahan’daki eğitimi İstanbul’da bir düğün salonunda, Ardahan’ı yıllardır görmeyenlerle kurtarmaya çalışan bazı stk’ların bu samimi ve ama yetersiz girişimi 81 Vilayet içinde sonlardan birinci olan Ardahan’daki eğitimin gelişimine ne kadar katkı sunacağını bilemiyorum..


    Ama bir gerçek var ki Ardahan’da eğitim konusunda yaşanan olumsuzlukların öyle İstanbullar da, Ankaralar’da olumlu hale dönüşemeyeceğidir.. Çünkü bu olsaydı yıllardır Ankara’da masa başında hazırlanan plan ve projelerle zaten değil Ardahan’ın, yurdun her yerinde yaşanan bu sorun çözülmüş olurdu..

    Gümüşhaneli AKP’li Necmi Kadıoğlu’nun kendi memleketindeki eğitimi kurtarmışcasına, Esenyurt’taki bale eşliğinde eğitim gören çocukları görmüş ve bu önemli sorunu çözmüşcesine Ardahan’daki eğitimi de kurtarmaya çalıştığı o toplantıya katılanların kaçının kaç yıldır Ardahan’a gelmediklerini de sormak gerektiğini düşünürken, kendisine bir ev yani derneğin merkezi olmayan tabela ve cepten taşınan stk’larla yetersiz ve Ardahan’dan uzak çabası ÖSS’de, LGS’de sonlarda olan Ardahan’daki eğitimi kurtaracağına inanmıyorum..

    Çünkü öncelikle Ardahan’a gelerek, burada yaşananları bizzat gözleriyle görmesi gerekenlerin çocuklarının hangi kolejlerde, hangi ülkelerde okuduğunu da bilmek gerekir.. Bu nedenle Ardahan’daki eğitimi uzaklardan kurtaramazsınız diyorum..




    arşiv haber 19/08/2015 tarihli haberler/yorum


    Dışişleri Konsolosa Sahip Çıktı..


    Türkiye’den Irak’a sert tepki


    Irak eski Başbakanı Nuri el Maliki’nin Musul’un düşmesine ilişkin Türkiye’ye yönelik suçlamalarına karşın Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama yapıldı.


    ‘ndan yapılan açıklama şöyle:


    Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç’in  Eski ı Maliki’nin Ülkemize Yönelik Sarfettiği Bazı İfadeler ve Irak Ulusal Meclisi Savunma ve Güvenlik Komisyonu’nun ’un DEAŞ’ın Eline Geçmesinin Sorumluları Hakkındaki Raporunda Musul Başkonsolosumuza Yapılan Atıf Hakkındaki Bir Soruya Cevabı Uyguladığı baskıcı, ayrımcı ve dışlayıcı politikalarla, Irak’ın bugün içinde bulunduğu kriz ortamının başmimarı olan eski Başbakan Maliki tarafından yaptığı konuşmada ülkemizi DEAŞ’a destek olmakla itham eden akıl dışı sözlerinin ciddiye alınacak hiçbir yönü bulunmamaktadır.


    Adıgeçenin Musul’un DEAŞ tarafından ele geçirilmesi sırasında Başbakan olduğunu, emrindeki 70.000 kişilik Irak ordusu ve güvenlik güçlerinin, sayısı 1.500 olduğu ifade edilen DEAŞ’a bir gün içinde Musul’u teslim ederek kaçtığını, Musul’un kaybedilmesinin sorumluları arasında en ön sırada bu Zatın gösterildiğini bu vesileyle hatırlamakta fayda vardır.




    Türkiye’nin uluslararası koalisyonla birlikte DEAŞ’la mücadelesi ve bu çerçevede Irak’a siyasi, askeri ve insani mecralarda sunduğu giderek artan katkıları apaçık ortadayken, Irak’ın üçte birinin DEAŞ tarafından ele geçirilmesi, onbinlerce kişinin ölümü ve milyonlarcasının da evsiz kalmasında büyük rolü bulunan Maliki’nin suçluluk duygusu içindeki hezeyanlarının ciddiye alınması sözkonusu dahi olamaz.



    Öte yandan, Musul’un DEAŞ’ın eline geçmesinin sorumlularına ilişkin olarak Irak Ulusal Meclisi Savunma ve Güvenlik Komisyonu tarafından hazırlanan ve Meclisin 17 Ağustos tarihli oturumunda kabul edilen raporda mesai arkadaşlarıyla birlikte 101 gün süreyle DEAŞ tarafından rehin tutulan Musul Başkonsolosumuza ilişkin olarak yeralan ifadelerin de kabul edilemez olduğu ve tarafımızdan şiddetle protesto edildiği, bugün Bakanlığımıza davet edilen Irak’ın Ankara Büyükelçisine iletilmiştir.


     


     

  • Başkan’dan Üç Güzel Kare..



    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Uzun yıllar İlçe Başkanlığı yaptıkta sonra Belediye Başkanlığı görevini üstlenen ve başta alt yapı olmak üzere bir çok önemli işlere el atan ve başında bulunduğu belediyeye yeni bir bina yaptırmaya hazırlanan Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin’in son iki karesi başkanın makamdan çok iş yapmanın heycanını ortaya koydu.

    İlçesini ziyaret eden Ardahan Valisi Hüseyin  Öner’i ilçe kaymakamı Haluk Koç ile birlikte karşılayan Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin makamını Cumhurbaşkanını temsil eden valiye bırakırkenvaliyi yolcu ettikten sonra belediye çalışanlarının yanına giderek onlarla aynı masayı paylaşıp, birlikte yemek yedi.


    Ardahan Valisine başında bulunduğu ilçesinin falyetleri ile yapılan, yapılacak yatırımlar hakkında bilgi sunduktan sonra Göle Belediyesi Kilit parke ekibinin ilçenin ana ve ara yolarınında çalışmalarını sürdüren işçilerin yağmur molası verip, dinlendikleri alana geçen Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin çalışmalarla ilgili bilgi aldıktan sonra işçilerle birlikte yemek yiyip, çay içti.



    Bu işler şiir yazmakla olmaz..

    Şairlikle, şehirciliği karıştıranların bu ülkede idareci değil de ancak vekil olduklarını görmek için Ardahan’a bakmak yeterli..

    Çünkü iş yapmaktansa yazdıkları kıytırıktan şiirlerle kendilerini şair, Orhan Kemal, Yaşar Kemal sananların çokluğunu göreceğiniz bir Ardahan göreceksiniz.

    Evet, akşama kadar bilgisayar başında fal açarak mesai dolduranların yanı sıra şiir yazarak kendilerini şair sananların idare edenlerin çokluğunu göreceğiniz Ardahan’ın diğer bir özelliği de idarecilerin çoğunun vekilin vekilinin vekili olmasıdır.

    Ülkenin Kafkaslara açılan biri (KTB) demiryolu olmak üzere üç gümrük kapısı olmasına karşı ithalatın, ihracatın istendiği düzeyde yapılmadığı, hayvancılığın gün geçtikçe bittiği bir Ardahan’da bir proje üretmeden günlerini doldurup, bir de üstüne rütbe alarak çekip gidenlerin çokluğunu da görmek mümkün.

    Vekilinin ‘Her şeyi ben bilirim’, idarecisinin ‘Bana dokunmayın’ diyerek gün doldurduğu bir Ardahan’ın 2022/2023 Eğitim/Öğretim sezonun nasıl bitireceği de şimdiden belli gibi.

    Buna nereden anlıyorsun diyecek olursanız eğer 1 Ekim’de açılacak olan Türkiye Büyük Millet Meclisinde Milli Eğitim Komisyonu üyesi olan vekilinin 2016/2017 Eğitim/Öğretim sezonundan bu yana olduğu gibi 2022/2023 yılında da gecikmelide olsa memleketinin İl Milli Eğitim Müdür nihayet 2 yıldır asaletten olsa da yine öğretmensiz başladığından bi haber.




    Evet, yeni öğretmen atandı diye twit mesajlarıyla memleketi kurtaran İlahiyatçı, 4 dönem art arda seçilmesine rağmen Erdoğan gibi bir dönem değil, ömür boyu yeniden seçilmek isteyen Prof. Dr. Orhan Atalay havuz medyasının İngiltere’de çocukların açlıktan silgi yediği haberlerini yaptığı şu günlerde Ardahan’da yine öğretmen sıkıntısı olduğundan haberin var mı?..

    Bilmem ama birçok kamu dairesinde olduğu gibi İl Milli Eğitim’de de müdür olmasına katkı sunduğun ve adete tek başına mücadele eden ve yılların birikmiş sorunlarını çözmeye çalışan İl Milli Eğitim Müdürü Ertan Bulut’a sor…




    arşiv haber 26/05/2016 tarihl haber/yorum


    Gökyüzündeki ışıklar neyin nesi?


    Geçtiğimiz gün yağan yağmur ardından açan gök yüzünde görülen ışıklar Ardahan’da heyecana neden oldu.


    Yağmurun sona ermesiyle birlikte açan gökyüzünde görülen parlaklıkları gören Ardahanlılar fotoğraf makinalarına ve cep telefonlarına sarıldılar.


    Gök yüzünde görülen ve Ufolara benzeyen görüntülerin fotoğrafını çeken Ardahanlılar gök yüzünde görülen ve Ufo’ya benzeyen ışıkları sanal ortamda paylaşıp, ‘Ufolar Ardahan’da’ notunu eklemeyi unutmadılar.



    **ÖLÜDE DİRİDE ÇOK DEĞERLİ!


    Genel Seçimler öncesi tüm argümanlarıyla yoğun bir şekilde çalışan partiler ve adayları seçmene ulaşmak için tüm fırsatları en iyi şekilde değerlendiriyor.

    Başta düğünler olmak üzere, cenaze törenlerini de yakın takibe aldıkları görülen siyasilerin Ardahan’ı karış karış gezdiği şu günlerde seçmenin ve vatandaşların bir hayli değere bindiği de dikkatlerden kaçmıyor.

    Seçimlere kısa bir süre kaldığı şu
    günlerde seçmeni dolaşmaya devam eden adaylar vaatleriyle de seçmende oy istiyorlar.



    **Saffet Kaya Hesapları Dengeleri Alt Üst Etti!


    Seçimi zorladığı görülen Ardahan bağımsız Milletvekili Saffet Kaya’nın Ardahan Merkez de ve Göle’de yaptığı çıkış diğer parti ve siyasilerin hesaplarını alt üst etmiş gibi.


    Kazanacak adaylar arasında ilk sıralarda gösterilen Saffet Kaya’nın Posof, Hanak ve Çıldır’da da beklediği oyu alması halinde 4. kez seçileceği ileri sürülürken, Kaya’nın en güçlü rakibi olarak gösterilen AK Parti Ardahan Milletvekilinin başta Göle’de olmak üzere Ardahan’da bir hayli zorda olduğu görülmektedir.

    Atalay’ın Göle’de 3 bin oy almasının büyük başarı olacağını belirten kamuoyu Atalay’ın 4 yıl boyunca telefonuna çıkmadığı seçmenden büyük bir ders alacağı da ileri sürülüyor.



    **Göle Atalay’a Sahip Çıkıyorsa,

    Çıldır’da Öğüt’üne Sahip Çıkar..


    Kısa bir süre kalan genel seçimler öncesi seçimi zorlayan partilerin başında gelen CHP’nin Ardahan’da yeniden bir milletvekili çıkaracağı beklentisi devam ederken, Öğüt’ün başta Çıldır’da olmak üzere Ardahan il genelinde gördüğü ilginin gün geçtikçe daha da netleşmeye başladığı görülmekte.



    **Saffet Kaya Ardahan da Parti Kurdu..


    Ardahan dan Bağımsız Milletvekili Adayı Olan Saffet Kaya Ardahan da Oluşturduğu organizasyon bir parti gibi çalışıyor. Yaklaşık 15 gündür Ardahan da Gece gündüz çalışmalarını sürdüren Saffet Kaya Ardahan da bir parti gibi oluşturduğu Kadın Kolları Gençlik, Kolları Ardahan da İlçelerde ve köylerde ev ev dolaşarak çalışmalarını sürdürüyor.

    Diğer taraftan Büyükşehirlerden Ankara, İstanbul ,Bursa ve İzmir’den yaklaşık 1000 kişiye yakın bir gönüllü grubu Ardahan gelerek İlçelerde ve Köylerde Saffet Kaya ya oy verilmesi ve seçimi kazanması için 7 Hazirana kadar çalışmalar sürdürecekleri belirtildi.

    Saffet Kaya ve ekibi ise köy köy gezerek halk la buluşmaları devam ettiği ve nereye gidiyorsa sevgi seliyle karşılanan Saffet Kaya’nın Milletvekili seçilmesine Artık kesin gözüyle bakıldığı Ardahan da kamuoyu yoklamasında ise Kaya’nın oy oranı %50 nin üzerinde seyir ettiği görüldü. Yaklaşık 5000 kişyile yapılan Ankette halkın ezici çoğunluğu Saffet Kaya diyor,

    Seçimlere kısa bir zaman kala genel seçimler öncesi aralıksız çalışan partiler ve adaylar gitmedik köy, dokunmadıkları insan bırakmıyorlar. Sol kesimin ağırlık olarak HDP Taşkın AKTAŞ, Sağ kesimin İse Bağımsız Aday Saffet Kaya dediği Ardahan’da CHP ile AK Parti’nin işinin bir hayli zor olduğu artık kaçınılmaz gözüküyor.


     

    İŞTE ANKET SONUCU

     

    SAFET KAYA Bağımsız         46.34

    TAŞKIN AKTAŞ HDP             24.39

    ENSAR ÖĞÜT CHP                12.20

    BÜLENT ULUTAŞ MHP            9.76

    ORHAN ATALAY Ak Parti         4.88

    HAKAN ÇAPAN SP                  2.44



    **CHP Milletvekili Adayları Çıldır İlçe başkanlığını ziyaret etti..


    Cumhuriyet Halk Partisi ilçe teşkilat binasında partililerle bir araya gelen Öğüt ve Kaya 7 Haziran Genel Seçimleri için destek istedi.


     İlçe teşkilat binasında 15 yıllık vekillik sürecinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde ki konuşmaları partililerine dinleten Öğüt” Ardahan’ın sorunları sürekli meclise taşıdım. Şimdi sizlerin desteğiyle kürsüdeki yerimi tekrar alarak sorunları anlatacağım” dedi. Öğüt daha sonra kendisini dinleyen partililerle tokalaşarak  Çıldır’dan ayrıldı. www.kuzeyanadolugazetesi.com



    **Yunus Emre, Ardahan’da Şiirleriyle Anıldı..


    Ardahan’da Yunus Emre Anadolu Lisesi tarafından Tasavvuf Halk Şairi ve Türk İslam Düşünürü Yunus Emre’yi anma programı düzenlendi.


    Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen programda ünlü şairin hayatını, edebi ve sanatsal yönünü anlatan okul müdürü Osman Erdem öncülüğünde sahne alan öğretmen ve öğrenciler, Yunus Emre’nin herkesçe bilinen şiirlerini seslendirdi. Katılımın yoğun olduğu program büyük beğeni topladı.

    Programa Vali Ahmet Deniz ve eşi Olcay Deniz, Milli Eğitim Müdürü Tevfik Fikret Eteker, kurum müdürleri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program sonunda Vali Deniz ve eşi Olcay Deniz, Yunus Emre Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencilerini tebrik ederek, hatıra fotoğrafı çektirdi. 



    **ARÜ VE TODAİ İŞBİRLİĞİ İLE YEREL YÖNETİMLER EĞİTİMİ..


    Ardahan Üniversitesi (ARÜ) ve Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) iş birliği ile yerel yönetimler personellerine yönelik eğitim programı düzenlendi. “Yerel Yönetimler Personelinin Hizmet Kapasitesinin Artırılması Eğitim Projesi” isimli program 25 Mayıs 2015 Pazartesi günü yapılan açış konuşmaları ile başladı. Program 25-29 mayıs 2015 tarihleri arasında 5 gün boyunca devam edecek. Ardahan, Kars ve Iğdır’da görevli kamu personellerinin katıldığı program sonunda katılımcılara birer sertifika takdim edilecek.


    ARÜ Korkut Ata Konferans Salonu’nda Saat 9.30’dan itibaren gerçekleştirilen açılışa Ardahan Valisi Ahmet Deniz, ARÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, TODAİE Genel Müdürü Prof. Dr. Onur Ender Aslan, Ardahan Vali Yardımcıları Deniz Pişkin ile Muharrem Coşgun, ARÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. M. Hanefi Palabıyık ile Prof. Dr. Gürkan Doğan, TODAİE Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Aslı Akay, ARÜ Genel Sekreteri Ercan Gültürk ile Ardahan, Kars ve Iğdır’dan kamu görevlileri katıldı. 


    “Işık Doğudan Yükselir.”

    Programın ilk açış konuşması TODAİE Genel Müdürü Prof. Dr. Onur Ender Aslan tarafından yapıldı. Prof. Dr. Aslan, TODAİE’nin yapısı ve işleyişi hakkında bilgiler verdikten sonra, “TODAİE ve Ardahan Üniversitesi işbirliği ile düzenlenen ve Türkiye’de ilk olan ‘Yerel Yönetimler Personeli Yerinde Eğitim Projesi’ Kalkınma Bakanlığı desteğiyle bu yıl başlamıştır. Ve biz de Türkiye’nin en doğusundan başladık. Işık doğudan yükselir. Üç ilimizin yerel yönetim personelini toplayarak, yani Ardahan, Kars, Iğdır personelini Ardahan’da topladık. Türkiye’de yerel yönetimlerin eğitimine en doğudan başladık. En batıya doğru gideceğiz.” dedi.

    TODAİE’nin gerçekleştirilen eğitim programını ilk defa uygulamaya başladığını belirten Prof. Dr. Aslan, “TODAİE’nin 63 yıllık tarihinde yerinden yerel yönetim ve il özel idaresi personeli eğitim semineri ilk defa oluyor. Artık bu yerinde eğitimi düzenli bir şekilde Türkiye’de belirli illeri merkez seçerek başladık. Bu sene özellikle Kalkınma Bakanlığı’nın finansman desteği bizim için önümüzü açıcı oldu. Bu eğitim için belediyelerden diğer kurumlardan herhangi bir bedel talep etmiyoruz. Her şeyi Kalkınma Bakanlığı, TODAİE ve Ardahan üniversitesi katkılarıyla elde edilmiştir.” diye konuştu. 

    Prof. Dr. Korkmaz: “Modern Çağımızda İnsanı Sadece Sevmek Yetmiyor, Onu Yetiştirmek De Gerekiyor.”

    Toplumların gelişebilmeleri için eğitimin önemine dikkat çeken ARÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, “Sait Faik her şey insanı sevmekle başlar diyor. Modern çağımızda insanı sadece sevmek yetmiyor, onu yetiştirmekte gerekiyor. Modern toplumlar iyi insanlar yetiştirdikleri zaman gelecekleri daha emin ve sağlam oluyor, önleri açılıyor. Dünyaya baktığımız zaman dünyaya yön veren insanlar çok iyi insan kapasitesine sahip olan ülkelerin olduğunu görüyoruz. Amerika’nın arkasında bir Harward, Rice, Emarti var. Fransa’nın Sorbon var. İngiltere’nin Oxford var. Bütün bu kurumların dünyayı okuduğunu dünyayla ilgili hükümetlerine-devletlerine kapı açtıklarını, dünyaya yön verdiklerini görüyoruz. Dolayısıyla insanı sevmek ve onu en iyi şekilde yetiştirmek gerekiyor.” diye konuştu. 


    “Bütün Yatırımımızı İnsana Yaptık.”

    TODAİE’nin son yıllarda çok büyük ve önemli projeleri gerçekleştirdiğine vurgu yapan Rektör Prof. Dr. Korkmaz, Türkiye’de yerel yönetimlerdeki hizmet kalitesinin artmasındaki önemine dikkat çekerek, “Biz bütün yatırımımızı insana yaptık. Şu an dünyanın herhangi en büyük ülkesini yönetecek kadar iyi donanımlı yetişmiş insanımız var. O insanlar bizim gerçek servetimiz, gerçek hazinemizdir. O insanlar bu Türkiye’yi yönetiyorlar ve devam ediyoruz. İşte TODAİE’nin modern bir Enderun olması bu vizyonu daha genişleten sınır ötesine bizim bakış açımızı çeken dikkatleri çeken bir anlayıştır. Bu anlayış bugün burada yerel yönetimlerle bizlerle buluşuyor. Kars, Ardahan, Iğdır’dan gelen saygıdeğer katılımcılara başarılar diliyorum.” dedi. Rektör Prof. Dr. Korkmaz’a konuşmasından dolayı teşekkür plaketi TODAİE Genel Müdürü Prof. Dr. Onur Ender Aslan tarafından takdim edildi.

    Programın son açış konuşması Ardahan Valisi Ahmet Deniz tarafından yapıldı. Ülkelerin gelişmelerinde eğitimin önemine dikkat çeken Vali Deniz, “Dünyada son 50 yılda çok büyük bir değişim ve gelişim süreci yaşanıyor. Bu Değişim ve gelişim sürecine ayak uyduramıyorsanız esameniz okunmuyor. Hayata ayak uydurabilmek için eğitimli olmak, donanımlı olmak çok çok önemli. Ülkeler arasında ciddi, acımasız bir rekabet var. İyi üreten, kaliteli üreten diğerlerini geçiyor. Ama üretmiyorsunuz, insanınızı iyi eğitmiyorsanız, yetiştirmiyorsanız sıkıntı oluyor. TODAİE’nin bu yaptığı bu anlamda çok önemlidir. Her yaptığımız işi iyi yapmak zorundayız. Bunu yaptığımız sürece ülkemiz kalkınacak. Biz İnsanımızı iyi eğiteceğiz. Bu güzel organizasyonun ilimizde gerçekleşmesinden çok memnunum.” dedi. Vali Deniz’e konuşmasından dolayı teşekkür plaketi TODAİE Genel Müdürü Onur Ender Aslan tarafından takdim edildi. 

    Açış konuşmalarının tamamlanmasının ardından program eş zamanlı olarak dört salonda gerçekleştirilen eğitimler ile devam etti. 5 gün sürecek olan eğitimler 29 Mayıs 2015 Cuma günü tamamlanacak. 



    **Yeni Taksi Durağına Tepki..


    Taksici esnafının her gecen gün durumlarının daha da kötüye gittiği bu günlerde, belediye encümenlerinin önerisi olan taksi plaka satışı ve durak açma isteği ilçede ki taksicilerin tepkisine neden oldu.


    Yolların içler acısı halı nedeniyle sanayiden çıkamayan taksiciler, birde her gün mazot ve benzine gelen zamlarla perişan durumda olan taksi esnafına; belediyeden gelen haber ile kontak kapatma durumuna geleceğiz, bizler şimdiden kontak kapatalım deyip; eyleme gittiler.

     Göle belediye sokağını trafiğe kapatan taksiciler, Göle belediye encümenleri tarafından önerilen oltu caddesine üçüncü taksi durağı açalım; Önerisine karşı, Göle Merkez taksi şoförleri, belediye önünde kontak kapatıp eylem yaptılar.

    Göle Merkez Taksicilerinden Bülent Durak ve Yunus Gültekin, “biz taksiciler olarak göle

    belediyesinde maahtap bulamamaktayız, bu sorunumuzu kiminle görüşeceğimizi açıkçası tam olarak bilmiyoruz, Milletvekili Orhan Atalay, Göle Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu gelmeden eylemimizi sonlandırmayacağız”dediler.

    Göle ilçe emniyet yetkilileri eylem yerinde önlem alarak eylemcilerin kapattığı yolun bir tarafını trafiğe açarak normalle dönderdiler.

    Taksici esnaflarından Bülent Durak, “Göle belediye başkanı encümen olmuş, encümenlerde göle belediye başkanı, tam olarak hangi başkanla görüşeceğimize esnaf olarak şaşırdık. Millet vekili Orhan Atalay ile görüşmek için iki gündür bekliyoruz. Göle’de 20 taksici olarak maliyeye, Bağ-kura borçlarımızı ödeyemez durumdayız. 10 bin nüfusu yarı yarıya düşürdüler. Taksiler iş yapıyorsa, göle belediyesine biz taksilerimizi satalım. Bir üçüncü durağın açılması Göle de felaket olur. Göle Belediyesi aç mı kaldı. Taksi plakası satarak araç gereç alacağına başka kaynaklar yaratsınlar” dedi.

    Taksici eylemcilerin, durak ve plaka satışına karşı durdukları eylemde, telefonla Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu’na ulaşan eylemciler, yeni yapılacak durak ve plaka satışının olmayacağı müjdesini aldıktan sonra eylemi bitirdiler.



    **GÖLE 100.YIL LİSESİ MEZUNLARI ULUDAĞ’DA BULUŞTULAR..


    Göle 100.Yıl Lisesi 80 ve 90 yılı mezunları  ikincisini düzenledikleri mezuniyet buluşmasını Bursa Uludağ eteklerinde gerçekleştirdiler.

    Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yaşayan Göle 100.Yıl Lisesi mezunları geleneksel olarak  biraraya gelmek ve birlik beraberlik adına Uludağ’da yemekli ve eğlenceli toplantıda bir araya geldiler.Toplantıda geçmiş dönemde görev yapan öğretmenlerinde bulunduğu yemekli toplantıda 80 ve 90 yılları arasında ki mezunlar bir araya geldiler.Mezunlardan Dursun Karakoç,CihanKarakoç,ŞerafettinAtalay,Korkmaz Yılmaz(öğretmen)Matematikçi Haydar Kaya ve eşi.Beyhan Atalay ve eşleri,İrfan Tepeköy gibi isimler katıldılar.Organize eden NecattinDoğan,Salih Şenol ve Süleyman Çiftçi ; “Bu tür organizasyonları geleneksel hale getirmeyi düşünüyoruz.Geçen yıl İstanbul’da bu yıl ise Bursa’da gerçekleştirdik.Amacımız tanışma ve birlikteliği sağlamaktır.”dediler.

    Açık alanda yöresel oyunlar oynandı ve eğlence akşama kadar devam etti.



    **ARDAHAN’IN GURURU, DÜNYA BİRİNCİSİ NAZ ARICI..


    Ardahan’ın önemli değerlerinden olan Kazım Arıcı’nın torunu Naz Arıcı hem ülkemizi hem de Ardahan’ı başarısıyla sevindirdi. 


    Elektrik-Elektronik Mühendisi olan Naz Arıcı, hobi olarak başladığı artistik buz pateninde dünya birinciliğine giden başarı öyküsünün kahramanı olmayı başardı. Dünya ve ülke basınında önemli yankı toplayan bu başarının sevincine Ardahanlılar da dahil oldu. 

    Almanya’nın Oberstdorf kentinde düzenlenen International Skating Union (ISU) faaliyet programında bulunan Uluslararası Yetişkinler Artistik Buz Pateni Yarışması’nda (International Adult Figure Skating Competition) ülkemizi temsilen, Bronze Ladies I Free Skating kategorisinde yarışan Milli Sporcumuz Naz Arıcı, 15 ülkeden (Türkiye, Amerika, Rusya, İngiltere, İtalya, Fransa, Almanya, Kanada, Norveç, Finlandiya, İsviçre, Çek Cumhuriyeti, Avustralya, Meksika, Estonya) 35 sporcunun katıldığı yarışmada 1 inci olarak Türkiye’ye altın madalya kazandırdı. 

    Türk spor tarihinde Türkiye’den ilk defa bu yarışmaya katılım oldu ve birincilik alındı. Ardahan yerel basını olarak kendilerini arayarak başarılarının devamını dileme ve bizleri de sevindirdiğini söyleme şansımız oldu. 

    ARICI, “Antrenörlerim Timuçin ÖZBÜKÜCÜ ve Duygu SALUR’la birlikte çok sıkı ve disiplinli çalıştık. Ülkeme bu birinciliği kazandırdığım için çok mutluyum. Bu başarımızla iddialı ülkeleri geride bırakmış olduk. 2011 yılında hobi amaçlı başladığım artistik buz pateninde hocalarım Uluslararası Teknik Uzman ve eski milli sporcu ve eski milli takım antrenörü Timuçin ÖZBÜKÜCÜ ve Uluslararası Teknik Uzman ve 2001 Balkan Şampiyonu Duygu SALUR sayesinde kendimi geliştirerek 18 Mayıs 2015’te yapılan ISU takviminde yer alan Uluslararası Yetişkinler Artistik Buz Pateni Yarışması’na katıldım. Türkiye’de ilk defa bir yetişkin buz patenci bu yarışmaya katılmıştır. Benim ilk yarışmam ve ülkeme birincilik kazandırdım. Bu, Türk Buz Pateni tarihinde bir ilk olmuştur.” dedi. 

    Adult Skating, Uluslararası Buz Pateni Federasyonun almış olduğu bir kararla belirli bir yaşa gelmiş, 28-78 yaş arası sonradan bu spora gönül vermiş, başlamış ve emek vermiş yetişkinlerin katıldığı bir yarışmadır. Dünyada büyük ilgi gören bu yarışma, yaş aralıklarına ve seviyelere göre sınıflara ayrılır. Hocalarım ve ben bu dalın Türkiye’de de açılmasına öncülük etmiş olacağız. Dolayısıyla eskiden sporcu olup pateni bırakmış veya hiç paten yapmamış, bu sporla uğraşma hayali olan 28-78 yaş arası yetişkinleri ayrı ayrı kategorilerde yarışmalar düzenleyerek, Türk sporuna kazandıracağız. Türkiye Buz Pateni Federasyonu’nun kararıyla daha ileri aşamalarda bu yarışmayı Türkiye’de yaparak diğer milletlerden yetişkin patencileri Türkiye’ye davet edeceğiz. Dolayısıyla Federasyonum, antrenörlerim ve ben, Türk Spor Tarihi’ne ve Türkiye’nin yurt dışında da bu sporda tanınmasına katkıda bulunmuş olacağız dedi. 

    Naz Arıcı, Ardahan’da bulunan akrabalarına ve bütün Ardahanlılara da selam yollamayı unutmadı. 



    **İLAN


    MUTFAK MALZEMESİ

    ARDAHAN ÜNVERSİTESİ İDARİ VE MALİ İŞLER DAİRE BAŞKANLIĞI 

    YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ

    MUTFAK MALZEMESİ alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.  İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır: 

    İhale Kayıt Numarası                                    :    2015/64223

    1-İdarenin

    a) Adresi                                            :    ÇAMLIÇATAK KAMPÜS ALANI YENİSEY YERLEŞKESİ GENEL DERSLİK BİNASI                                                 REKTÖRLÜK BÖLÜMÜ KAT: 4 ARDAHAN ARDAHAN MERKEZ/ARDAHAN

    b) Telefon ve faks numarası                            :    47821175 20 – 4782117521

    c) Elektronik Posta Adresi                                :    ercangulturk@hotmail.com

    ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi (varsa)        :    https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/

    2-İhale konusu malın

    a) Niteliği, türü ve miktarı                            :    Üniversitemiz Yenisey Konukevinde kullanılmak üzere mutfak malzemesi alımı

    Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.

    b) Teslim yeri                                    :    Ardahan Üniversitesi Yenisey Konukevine teslimat ve kurulum yapılacaktır.

    c) Teslim tarihi                                    :    Sözleşme İmzalanmasına mütaakip işe başlanacak ve 15 gün içerisinde                                                             malzemelerin kurulumuda yapılmış olarak teslim edilecektir.

    3- İhalenin

    a) Yapılacağı yer                                :    Ardahan Üniversitesi Rektörlüğü-Çamlı Çatak Kampüs Alanı Genel Derslik                                                             Binası Rektörlük Bölümü 4.Kat

    b) Tarihi ve saati                                :    02.06.2015 – 10:30

    4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:

    4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler: 

    4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odası belgesi; 

    4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğunu gösterir belge, 

    4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge, 

    4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri; 

    4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi, 

    4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri, 

    4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu. 

    4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat. 

    4.1.5 İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz. 

    4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:

    İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.

    4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:

    İdare tarafından mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.

    5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir. 

    6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir. 

    7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması: 

    7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 150 TRY (Türk Lirası) karşılığı Ardahan Üniversitesi Rektörlüğü İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı adresinden satın alınabilir. 

    7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur. 

    8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Ardahan Üniversitesi Rektörlüğü- İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir. 

    9. İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.

    Bu ihalede, kısmı teklif verilebilir. 

    10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir. 

    11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 60 (Altmış) takvim günüdür. 

    12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez. 

  • 5 bin korucu uzman çavuşluğa geçecek!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw




    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, beraberindeki İçişleri Bakan Yardımcısı Muhterem İnce ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin ile Bingöl’de güvenlik korucularıyla iftar yaptı.

    Soylu, burada yaptığı konuşmada, terör örgütünün yıllardır ülkenin birlik ve bütünlüğünü bozmaya çalıştığını, Türkiye’nin kardeşliğine kurşun sıktığını, bu coğrafyaya acı, gözyaşı ve kandan başka bir şey vermediğini söyledi.

    Güvenlik korucularının terör örgütüne karşı asker, polis ve jandarmayla aynı safta, yan yana ve omuz omuza mücadele ettiğine işaret eden Soylu, güvenlik korucularına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamını getirdiğini belirtti.

    Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Binlerce kilometre uzaktan bu coğrafyaya elbise biçmeye çalışanlar ne sizin yaşadıklarınızı ne sizin çektiklerinizi ne mücadelenizi ne de mücadele azminizi ve kararlılığınızı biliyor. Bizden daha zengin olabilirler ama insanının kendi toprakları, ülkesinin birliği, ay yıldızlı bayrağı, ezan-ı Muhammedi için ne yapacağının farkında değiller. Onun için bu salon sadece iftar sofrasında bir araya gelinen bir salon değil. Bu salonda şu an şehitlerimiz var. Sizlerin taşıdığı sorumluluklar var. Sizinle birlikte taşıdığımız yükümlülükler ve sorumluluklar var.  Sadece dünden bize emanet edilen sorumluluklar değil, aynı zamanda gelecek nesillerimize huzur ve güven içerisinde bırakabileceğimiz bir sorumluluk var.”           www.kuzeyanadolugazetesi.com



    RAMAZAN PİDESİ 7.5 LİRA!..


    arşiv haber 31.03.2022 tarihli haber/yorumlar..


    Haber: SEVGİ AĞDAŞ/Kars Ramazan ayının başlamasına saatler kala Ardahan’dan sonra Kars’ta da pide fiyatları belli oldu. 2 Nisan Cumartesi günü başlayacak olan ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmezi olan yumurtalı, susamlı ramazan pidesi Kars’ta 7.5 TL olarak belirlendi.



    11 Ayın Sultanı Ramazan ayının gelmesi ile birlikte sofraların olmazsa olmazı pide fiyatları araştırılmaya başlandı. Kars Esnaf ve Sanatkâr Odaları Birliği bu yıl ki ramazan pideleri fiyatını belirledi. 350 gram yumurtalı, susamlı pide 7.5 TL sade pide ise 5 TL olarak satışa sunulacak.


    “Ben bu pahalılıkta haftada bir ya da iki kez pide alabilirim.”


    Geçen yıla oranla hem gramajı düşen hem de fiyatında artış olan ramazan pidesi asgari ücretli çalışan vatandaşlar tarafından endişe ile karşılanıyor. 7.5 TL’den satışa sunulacak olan yumurtalı, susamlı pide fiyatını öğrenen Serdar Şengün “Asgari ücret zammından sonra her şey daha da zor olmaya başladı. Ev kiraları arttı. Doğalgaza, elektriğe, suya her şeye zam geldi. Günde 7.5 TL’den 3 pide alınsa bir ayda 630 TL ediyor. Diğer giderleri saymıyorum bile. Ben bu pahalılıkta haftada bir ya da iki kez pide alabilirim. İnsanlar bu durumda hiç et ve süt ve ürünleri tüketmemeli ya da şöyle özetleyeyim artık patates ve makarna bile lüks yemekler arasında yerini aldı. Birçok insan evine meyve sebze alamıyor bu duruma bir çözüm bulunmalı” dedi.


    Kars’ta fırın işleten İlhan Şimşek ve Fikret Çelik ise un ve şekere yapılan bu zamların ekmek maliyetini artırdığını bu sebeple de zor zamanlardan geçtiklerini belirttiler. Vatandaşın alım gücünün azalması ekmek satışlarını düşürdüğü gibi birçok fırınında kapanmasına sebep olduğunu belirten Fikret Çelik ramazandan sonra yine çeşitli zamlarla karşılaşabileceğimizi, bugün aldığımız çoğu şeyi yarın alamayacağımızı belirterek üzüntüsünü dile getirdi.


    Oysa bu sorun çözümsüz değil. Ekonomik anlamda iyileşme için Murat Muratoğlu, Selçuk Geçer, Meriç Köyatası gibi ekonomistler hayat pahalılığı ve enflasyonun önüne geçilmesi konusunda; tarım hayvancılık politikasının düzeltilmesi, devlet desteğinin sağlanması, planlamanın yapılmasının yanı sıra katmadeğeri yüksek ürünlerin imalatına yönelinmesi biçiminde çözüm önerisinde bulunuyorlar.Haber: SEVGİ AĞDAŞ/Kars 



    ARDAHAN’DA RAMAZAN PİDESİ 7 LİRA!..


    Geçtiğimiz günlerde kendisine bağlı olan kurumlara danışmadan ekmeğin fiyatını 4 lira yapan Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliğinde geri adım. Gelen tepkiler üzerine 4 lira satılacak denen ekmeğin 3.5 TL.’ye indirildiği Ardahan’da Ramazan pidesinin de 7 liraya satılacağı ilan edildi.


    Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanlığında toplanan Ekmek ve Unlu Mamulleri Meslek Komitesi, Ardahan’da 4 liraya satılan 250 gram ekmeği 3,50 liraya indirirken,  400 gram sade pidenin fiyatı ise 6 liradan, susamlı ve yumurtalı Ramazan pidesinin fiyatı ise 7 liradan satılacak.


    YAPMA MAZOTU İNDİRİM DİYE Mİ YUTURUYORLAR!


    Tüm dünyada artan petrol fiyatlarının önüne geçilemezken Ardahan’da ‘İndirim var’ haberleri ne iş?!.


    POLİS DENETELEDİ..


    Dünyayı kasıp kavuran akaryakıt zamları karşısında Ardahan’da yol ortasına bina yaptırdığı ileri sürülen ve aynı zaman da bir akaryakıt istasyonu sahibi benzin ve mazotta indirim kararı alması kentte ’Yapma (sahte) Mazot mu Satılıyor?’ sorunsunu gündeme taşıdı.

    Ardahan-Göle Karayolu üzerinde ve Ardahan çevreyolu üzerinde bulunan istasyonlarında benzin ve mazotta 2 TL’lik indirime giden istasyon sahibinin bu çıkışı yerel gazetelerde haber olurken ulusal basıda ve araç sahiplerince dikkate alınmadı.


    **YAPMA MAZOT, AKAR YAKIT İDDİALARINI DIŞ GÜÇLER DALEVERSİYLEMİ GÖLGELENİYOR?


    Tüm dünyayı kasıp, kavuran akaryakıt fiyatlarının artışıa rağmen benzin ve mazotta indirim yaptığını iddia eden istasyon sahibininde bunu dış güçlere bağlaması dikkatlerden kaçmadı.

    Ardahan kent merkezinde yolortasında yaptırdığı ve dairesinin tanesini 500 ila 600 BinTL. arasında sattığı öğrenilen aynı akaryakıt istasyon sahibi “Diş güçlere ve faiz lobisine inat, biz devletimizin ve milletimizin yanındayız.


    Son aylarda artan akaryakıt fiyatları nedeniyle esnafımız, köylümüz ve üreticilerimiz zor durumdadır. Bizde grup olarak bir kampanya başlattık, benzin ve mazotta 2 TL’lik indirim başlattık” derken ucuz diye sattığı akaryakıtın tüm dünyayı yakarken Ardahan’da nasıl olur ucuz satıldığı akıllarda soruişaretlerine neden olurken Ardahan İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Kaçakçılık ekiplerinin kentte bulunan istasyonlarda satılan akaryakıtlarda numune alarak inceleme yaptığı öğrenildi.



    BİR KADIN GÜCÜ, GÜZELLİĞİ..


    Bir dönem gazetemizi toplattıran ve her 21 Mart’ta hala kullanılıp, kullanılmamakta tereddüt edilen W harfinin de içinde olduğu Newroz öncesi bir gece yarısı bir imza ile ortadan kaldırılan İstanbul Sözleşmesinin yeniden tartışılacağını düşündüğüm ama Rus ayısının daldığı Ukrayna’nın gölgesinde kalacağını da akıl edemeden geçemediğim 8 Mart öncesi yol boyunda bir kadını ziyaret ettim.


    Ve Kazım Karabekir’in ‘Boğazlar, boğazımız, Kars, Ardahan Bel Kemiğimiz’ diyerek bugün yaşananları 101 yıl önce gündeme getirdiği stratejik konumumuzun içinde olan ülkenin ekonomik şehirlerinden olan Kocaeli’nin büyük köy konumundaki Körfez ilçesinde hemcislerine hitap eden bir mağaza işletmecisi olan ve adının bir bölümünü iş yerine veren bu kadını daha yakından tanıma imkanı buldum.


    Soğuk ve yağmurlu bir günde Rusya’nın Ukrayna’ya girdiği ve Ortadoğu’dan sonra Kafkasya sınırlarında da savaş tam tamları sesleri eşliğinde tarif edilen adrese yaklaştığımızda kent içi mi, köy içi mi yoksa savaş uçakları tarafından bombalanmış gibi bozuk bir yolda olduğumuzu görürken bizi bekleyen gülen bir yüzle karşılaşıyorduk.


    Bu satırları yazdığım bir sırada hala bombalandığını takip ettiğim Ukrayna kadınının güzelliğini kıskandıran güzel yüzü ile bizi karşılayanın Dadaş olduğunu öğrenince önce küçük bir şaşkınlık, ardından büyük bir rahatlıkla ve sanki kendi evimize, toprağımıza ayak basmanın rahatlığı ile giriyoruz içeriye..



    Yok imkanlarla direnerek yaratmanın mücadelesine bir kez daha şahit olduğum bu ziyaretimde kadının gücünü bir kez daha hissedip, hiç de öyle sanıldığı gibi geride olmadığı tam tersi yaratıcı isterse yeniden, baştan başlayarak tam bitti dendiği anda bitmediği ve varlığının birilerine ağır geldiğini hissediyordum.


    Çünkü ziyaret ettiğim bu kadın yani BANUŞ GİYİM adlı işyerine adını veren güzel Dadaş, Erzurumlu hemşerim Banu’nun kendisi gibi güzel çayları ardından içtiğimiz 40 yıl hatırlı kahvesini yudumlarken sahil başı yani semtine adını veren Körfezin ucundakilerinin bir hayli zengin ortası ve kenar mahallerinin bir hayli yoksul olduğunu da anlıyordum, dağılan okuldan çıkan öğrencileri ve onları almaya gelen ailelerini uzaktan izlerken..


    Mesleğim, gazeteciliği ilgilendiren tesislerin, Seka Kağıt Fabrikası’nın park, Tüpraş ve nice devasa tesisinin özelleştirme adı altında yerli, yabancılara satılıp, kapılarına özel ordular konulduğu İzmit sahili boyunda bulunan ve bir zamanlar iş ortaklığı yaptığı Ergaz gibi birçok firma ve fabrikanın olduğu ama bir o kadarda işçinin gelip, etrafında öbeklendiği yoksul şehir, Körfez’de tanıştığım bir kadın, Erzurumlu Fatma Banu Kayraldağ bana bir şeyi hem de yorulmuş, bezmiş bir o kadar da bıkmış bir atmosfer içinde teslim olmamak, kırılsa da kemikler, direnç kalmasa da yaşam mücadelesinin devamının şart olduğunun enerjisi ile ayrılıyordum.


    Çünkü onunda hayat denen bu yolda her insan gibi düşüp, kalkan bir babanın kızı olduğunu ve en önemlisi o babaya sarılıp, yıkılmasına izin vermemiş, kardeşi, annesi ile yaşam mücadelesi verirken kendi özel hayatını hep ötelerken kaybettiği bir şey olmamış ve en büyük kazancı ailesi ve kendisinin tüm badirelere rağmen hala ayakta kalmasına en büyük destekçisi olmuş olduğunu anlıyordum, bir kadının gücünü bir erkek olarak bir kez daha anlarken..


          arşiv haber 24/01/2016 tarihli haber


    Emeni Düşmanlığına Üniversite Benzini!


    Son olarak geçtiğimiz yılın sonlarından açılan Çıldı Aktaş Gümrük kapısı üzerinde aralarında Ermenistan’ın da bulunduğu Kafkasya ülkelerine ithalat, ihracat yapmayı planlayan Ardahanlılar Üniversitenin çıkarmaya hazırlandığı ve yaptırmayı planladığı anıtlarla yeni bir krizle baş başa getirilecek.. 

    Bir zamanlar kardeşçe yaşanan Ermeni Düşmanlığı üzerine yeni bir çalışma başlatan üniversitenin bu anlamsız adımının  Türkiye ile Ermenistan arasına yeni bir kriz yaratacak gibi..


    **YER ALTINDA ÇIKAN HER KEMİĞE SAHİP ÇIKANLA


    YA O KEMİKLER ERMENİLERE AİT İSE?!..


    Ardahan’da, katliam yerleri olarak ileri sürülen 18 noktada araştırma yapılacak, bu noktalara birer kitabe ile anıt dikilecek..


    Rus işgalinde kaldığı 40 yıllık süre içinde nüfusunun yüzde 80’i Ermeniler tarafından sürgün ve katliam yoluyla uzaklaştırıldığı ileri sürülen Ardahan’da, 18 noktada araştırma yapılarak, bu noktalara kitabe ile anıt dikilecek.


    Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Yar. Doç. Levent Küçük yaptığı açıklamada, Ardahan ve Kars’da 1877-1917 yılları arasında 40 yıllık Rus esareti yaşandığını, bu esarette nüfusun yüzde 80’i Ermeniler tarafından göç, sürgün ve katliam yoluyla bölgeden uzaklaştırıldığını hatırlattı.


    Ardahan kent merkezinde bilinen 18 katliam noktasının belirlenerek bu noktalara anıt ve kitabeler dikilmesi için çalışma başlatacaklarını aktaran Küçük, söz konusu araştırmanın Ardahan’da 1915 olaylarına ilişkin özellikle Ermenilerin bölgedeki faaliyetleri, Müslümanlara yönelik kıyımları konu alan bir araştırma olacağını vurguladı.


    Küçük, şunları söyledi:


    “O dönem Müslümanlara yönelik büyük katliamlar yapılıyor. Bu da savunmasız sivil halk üzerinde oluyor. Bunların bir örneği Halil Efendi Mahallesi’ndeki Yanık Cami’dir. Ancak böyle mekanlardan Ardahan merkezde 18 yer var. Bunların bizzat keşfini bir dönemler burada yaşamışların, olayın tanıklarının çocukları ile yapacağız. Çalışma jeofizik yöntemlerle yapılacak. Buraların koordinatlarının belirlenmesi ve buralara birer anıt, kitabe dikilmesi, alanın, kemiklerin bulunduğu noktanın büyüklüğü ve derinliği ile ilgili bilgiler içerecek.”


    ÇALIŞMALARA NİSAN AYINDA BAŞLANMASI PLANLANIYOR

    Çalışmaya nisan ayında başlamayı planladıklarını belirten Küçük, Ardahan Valisi Ahmet Deniz’den de destek alacaklarını ifade etti.


    **YA ERMENİLERE AİT İSE?!..


    Ardahan Ünviesiesinin bu kin tohumları ekeceği ileri sürülen anlamsız çalışmaya izin verip, vermeyeceği merak edilirken, Ardahan’da yapılan her kazıda ortaya çıkan kemiklere ‘Ermenilerin öldürdüğü Türkler’ denilerek sahiplenilmesi gelişen tıp ve bilimle birlikte yalanlanıp, Ermenilere ait olduğu ortaya çıkması halinde Türkiye’nin nasıl bir durumla karşılaşacağı ise bilinmiyor.

  • KIŞIN ORTASINDA -35 °DE TÜRKGÖZÜ'NE BETON TUTAR MI?


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    Yeni tip corona virüs (Covid-19) tedbirleri kapsamında kapatıldıktan yaklaşık iki yıl sonra yaya trafiğine yeniden açılan ancak başlatılan inşaat dolayısıyla yeniden geçişe kapatılan Türkgözü Sınır Kapısında kışın ortasında yapılan inşaat devam ederken atılan betonun ne kadar sağlıklı olduğu merak edilirken hızla devam eden inşaat ardından betondan yapılan binalar yükselmeye başladı.




    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğince (TOBB) Türkgözü Sınır Kapısı’nın modernize çalışmaları nedeniyle kışın ortasında atılan betonların ne kadar sağlıklı olacağını ortaya koyarken erimeye başlayan karlarla birlikte zaten yumuşak bir toprağa sahip bölgede yaşanan heyelanların bu kapının zemininin kışın ortasına atılan betonları sorgulattı.



    POSOF’TA KIŞ MUHETEŞEM MANZARALARI…


    Şehrin gürültüsünden uzak, doğa ile iç içe huzurlu bir konaklama yapmak isteyenler için Ardahan Posof ilçesinde bulunan Otel’e gidenlere bölgede yaşanan kış manzaralarını da sunuyor.


    Türkiye’nin Kafkaslara giden yolun üzerinde bulunan Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısına yol üzerinde bulunan özle sektöre ait oteli ve çevreleyen dağların saran karların oluşturduğu buzların oluşturduğu muhteşem manzara bölgede yaşanan ağır kış şartlarını da ortaya koymakta.


    ÜMİT MEDYA, TEMPO TV’YE KONUK OLACAK

    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın birlikte hazırladığı ve her Pazar saat 14.00’de canlı olarak sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’in bu haftaki konukları Ümit Medya Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Yıldırım ve Genel Yayın Yönetmeni, Gazeteci Mustafa Arslan olacak. 

    Uydu televizyonu Tempo TV’ye konuk olacak Gebze basınının önemli isimlerinden Ümit Medya Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Yıldırım ve Hedef TV Genel Yayın Yönetmeni,Gazeteci Mustafa Arslan’la gazetecilik ve televizyon üzerine sohbet gerçekleştirilecek. 


    Aynı zamanda Tempo TV’de de yayın yapan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın kızı Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’la birlikte yaptığı programı izlemek için Tempo TV’ye tıklamanız yeterli.



    NASIROĞLU’NUN TARİF ETTİĞİ ADAY!..


    Son seçim yasasıyla birlikte içine atılan bir çok kanun, kararname yönetmelikle yeni bir torba yasasının tartışıldığı bir süreçte mevcut iktidarın yeniden kazanma hesapları ile 2023 seçimlerine hazırlandığı iddialar devamededursun eline çantayı alıp, hazırlananlar başta olmak üzere bir çok kişinin de milletvekili hayali kurmaya başladıklarını görüyoruz.

    2023 seçimlerinin nasıl yapılacağı tartışıladursun, önemi kalmadı denen ama birçok kişinin şimdiden sıraya girdiği ve ‘Milletvekili kim olur?’ yarışı da devam ediyor.

    Memleketim Ardahan başta olmak üzere seçildikleri kentlerin sorunlarını, sıkıntılarını çözme iddiasında olup da seçilenleri meclis kürsüsunde görmediğimiz ve adlarını unuttuğumuz mevcut milletvekillerinin yeniden aday olacakları da kesin.. 

    Evet, meclis aritmetiğinin nasıl olacağı ve kimin başkan seçileceği merak konusu olurken bunların kaçının değişeceği merak edilip, konuşulmakta.

    Bunları konuştuğumuz Ardahanlı iş insanı Ali Rıza Nasıroğlu’nun başta kendi memleketi olan Ardahan ve diğer illeri temsil etmeye aday olanların tanımı çok önemliydi. 

    Biri demir yolu olmak üzere üç gümrük kapısı olmasına rağmen ithalat ve ihracatın sıfır derecede olduğu, hayvancılığın her geçen gün gerilediğini, göçün sürdüğü Ardahan’da milletvekili adayı gösterileceklerin sorunlara vakıf, çözüm odaklı çalışan isimlerin olmasının önemini belirtiyordu.




    Nasıroğlu’nun aradığı adayın öncelikle genç tabana, köylüye, esnafa kent dışında bulunan stk’lara dokunmuş, Ankara’yı iyi bilen batı kentlerini ve dünyayı gezmiş olması gerekir” diyordu.

    ‘Ben adayım’ demenin kafi gelmediği ve adayların memlekete olacağı gibi aday oldukları partiye kazanımlarının da önemli olduğunu belirten aynı Nasıroğlu “Başta Cumhur ittifakı olmak üzere diğer partilerin seçimi alabilmeleri için gösterecekleri adayları ince eleyip, sık dokuyarak seçmeleri gerekir”diyordu. Aynı Nasıroğlu, “Kamuoyunda” milletvekili adayı olacak” diğer adı geçenlerin bu saydığım kriterlere uyup, uymadığına Ardahanlı seçmen başta olmak üzere tüm seçmenler dikkat etmelidirler’ de diyordu.

    Nasıroğlu’nun bu tesbitini dinledikten sonra kendisine dönüp “Patronsun sence aradığın bu kriterlerde bir isim ya da piyasada adları geçen var mı, varsa sen işe alır mısın? deyince ‘işsizlik var ama iş bilen yok’ diye dertlenen iş insanları arasında olan dostum aynı Nasıroğlu’nun gülümsemesi de gerçekten düşündürücüydü!..


    Türkgözü Kapanacak..


    Arşiv haber 10.05.2015 tarihli haber


    **Yazıyorsam Sebebi Var/Fakir Yılmaz Tüm ülke de olduğu gibi Ardahan’da da sonucu merak edilen, ‘7 Haziran Genel Seçimlerinin sonucunda hangi parti, hangi aday kazanacak’ diye bakıldığın da mevcut iktidarın oy kayıp edeceği artık iktidar yandaşlarınca da kabul edilmekte..


    2015 Genel Seçimlerinin bir koalisyonla sonuçlanıp, sonuçlanmayacağının da merakla tartışılırken bu seçimlerin Ardahan’a getirisi ve de götürüsünü de masaya yatırmak gerekir..

    Çünkü 13 yıllık AK Parti iktidarın da Ardahan merkez, Posof, Çıldır ve Göle’de,‘İktidar olsun, hizmet gelsin’ diyerek bir değil Ardahan’da 2 kez, Göle’de 3 kez, Posof’ta bir kez AK Parti’ye oy verilmiş, ama o gelecek denilen ‘Hizmet’ in gelmediğini ben değil, bu yazıyı okuyanlar benden daha iyi biliyorlar..

    Örnek mi?

    DYP-SHP Döneminde açılan ANAP dönemine kadar motorin ticareti yapılan Posof’un Türkgözü (Badele) Gümrük kapısı AK Parti döneminde nasıl çalıştı, kaç kişi gelip, geçti, hangi ithalat, ihraccat yapıl dı? diye sorulsa bir AK Partili çıkıp bu yönde çok iyi şeyler oldu diyebilir mi?

    Bilmem ama 5 yıldır bitiremeyen Ardahan, Hanak, Damal ve Posof yolu gibi Türkgözü Gümrük kapısı da bitmiş ve hiç bir ticari çalışma olmamıştır..

    Ve en kötüsü Çıldır Aktaş Gümrük Kapısını açmaya hazırlanan ve Posof Türkgözü Gümrük Kapısında ki çalışanları Aktaş’a çekecek olan AK Parti hükumeti Posof Türkgözü Gümrük Kapısını tamamen kapatacak gibi..



    arşiv haber 30/29/28/01/2007 Günlerinin Haberleri




     





    RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ?




    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yilmaz


    Yanlışta ısrarcı olmak ..




     



    Dün yine kahvaltıda sabah haberlerini izlerken güldüm ve benimle birlikte kahvaltı yapan eşime dönerek, ‘Bak hanım bugün bitmeden bu valiyi görveden alırlar.’dedim.


    Çünkü, televziyonda koltuğuna gerilerek yaslanmış, konuşanın, bugüne kadar yaşanan gelişmeler ardından gündemin birinci sırasına oturan Trabzon valisiydi..


    Papaz’ın öldürülmesi ardından sarsılan Trabzon’da birilerinin çete kurup, kendi başlarına aldıkları kararla ülkeyi kurtarma adı altında cinayetler işlemeye başladığı ve son olarakta Gazeteci Hrant Dink’i öldürmelerine karşın vali çıkıp, Trabzonlulara ve  gelişmelere tepki koyanlara değil, birilerine yaranmaya kalkışması, kendisini makamında edeceğini gerilerek oturduğu valilik koltuğunda yaptığı açıklama esnasında hisettim ve bunun olacağını da çayımı yudumlayıp, işime gelmek üzere ayağa kalkarken eşime demeyide ihmal etmedim.


    Ve işe gelip, sobayı yaktıktan sonra geçtiğim bilgisayarımın başında son dakika haberlerine bakarken, Trabzon İl Emniyet Müdürü ile Valisinin görevlerinden alındığını öğrendim.


    Buraya kadar neyi anlatmak istediğimi eğer anlatamadıysam o zaman konumuzu biraz daha açalım.


    Dün bunlar olurken gelip, başına geçtiğimiz bilgisayarımızın yanında bir açıklama gördüm.


    Açıklamayı imzalayan Ardahan Vali Yardımcısı Halil Karbuz’du.


    Karbuz’un özelikle KÖY/DES paraları ve bu proje çerçevesinde gösterdiği hassasiyetten tanıyorum.


    Valimiz Murat Yıldırım’da bunu sezmişki; Bir çok yetkisini kendisine havale etmesi ve de imza yetkisini tanımasıyla bunu ortaya koymuştur.


    Ancak, Sayın vali yardımcımızın diğer vali yardımcılarımız gibi bize İl Milli Eğitim Müdürlüğünde gönderilen Düzeltme ve Cevap metnini iyi incelemediğini görüp üzülmedik değil.


    Çünkü o açıklama da Son Vilayet Gazetesi’nden çıkan bir haberi yalanlamak isteyen Milli Eğitim’in bizi doğruladığını ve en önemlisi habere neden konuda adı geçen öğretmenin hastane raporlarının olmadığı gibi iki soyisim kullanarak, görevli olduğu okulun köylülerini olduğu gibi gerek bizi gerekse milli eğitimi yanılttığını görmeliydi.


    Yani işin kısacası yaptığımız haberleri çürütme heyecanıyla emrinde ki yetkilerinin alel acele hazırladıkları, düzeltme ve cevap hakalarını imzalamaktansa, ‘Ya bu nedir, birde ben bakayım’ demeli yada araştırma emri vermeliydi.


    Vermeliydi ki; Benim bizzat gidip, gördüğüm Çobanlı köylülerinin İl Milli Eğitim’e bu konuda şikayet ettiğini öğrenmeliydi.


    Bunun diğer başka örneklerini sıralayacak olursak son olarak Damal’da yaşanan ve bir köyünde karnelerin bir gün önceden dağıtılması olayını ortaya koyabiliriz.


    Bir o mu ki, karne paraları gibi diğer bir çok konuda olduğu gibi eğitim/öğretim boyunca öğrenci velilerinden çeşitli adlar altında toplanılan paraların hesabını sormak gerek. 


    Samimiyetle söylüyorum ki; Valimiz Murat Yıldırım’a olan güvenim, kendisinin sorunları çözme karşısında samimi gayretleri dolaysıyla halen devam etmektedir.


    Valinin bu samimi gayretlerine, bizlerin kendisinin üçüncü gözü olarak destek vermeye çalıştığımız bir süreçte emrindekilerinin gündeme getirdiğimiz kamuoyunun gündemini ellem edip, gullem ederek kapatmaya çalışması karşısında zaman zaman zorda kalmıyor da değiliz.


    Buna örnek olarak Ardahan İl Sağlık Müdürlüğünün yılların Yoğun Bakımıyla ilgili yaptığımız haberi nasıl çarpıtıp, hem valiyi, hemde kamuoyunu yanıltmaya çalışması gösterilebilir.


    Halbu ki; O günkü ulusal da manşet olan haberimize tepki koyup, yalanlamaya çalışanların yıllardır bu birimde verdikleri raporların sorulup, ortaya koyulabilirdi.


    O zaman, ‘Efendim oraya bir levha asmışlar, öyle bir yer yok’ diyerek haberimizi çürütmeye kalkanların valimizi bile yanılttıklarını bir iki incelemeyle görülebilecekti.


    Bir örnek daha mı?


    Ortakent belediye başkanının resmi şikayeti sonuçlanmadan, tarafların adliyelik olup davalık olduğu bir süreçte bizi çürütmeye kalkmaktansa gerçekleri iyice incelemek gerekmezmiydi.


    Kaldı ki bu durum sayın valimizinde bulunduğu bir toplantıda Ulaştırma Bakanının önünde başlamış ve haberimize kadar devam etmişti.


    Evet sevgili okurlar Ardahan’da gazeteciliğin ne kadar zor olduğunu sık sık belirttiğimiz bir süreçte sadece, ‘gazeteci yazdığı için kötüdür’ demekten öte bir şey yapmayan idarecilerimizin son bir örneğide Trabzon Valisi ve İl Emniyet Müdürü olmuştur.



    Biz İl Emniyet Müdürümüzü yazarken kendisiyle kan davalı olduğumuz içinmiydi?


    Hayır! Sayın Müdür emrindeki eski Göle ve Çıldır ilçe müdürlerinin yaptıkları olumsuzlukları savunmaya kalktığı içindir.


    Matbaamızın yakılmaya kalkışıldığı gibi sanki birileri düğmeye basmışcasına ard arda yaşanan hırsızlıkları yazdığımıza kızdığı içindir.


    Yazıp, dediklerimizin ardından da yapılan operasyonlarda kentte fuhuş çeteleri olduğu görülüp, bir çok kişi tutuklanmış ve adeta yazdıklarımızın haklı olduğu ortaya konulmuştur.


    Biz, İl Telekom Müdürü ile şahsi hiç bir alıp/vereceğimiz yokken sadece yanlışlara dikkat çektiğimiz için kötü olmuşuzdur. Ki; bunu yapmayıp dün bize inat gibi diğer iki gazeteye 400 Ytl. karşılığında verilen ilanları da almayı bilirdik..


    Kaldı ki o ilanların verilmesi için yaptığımız haber içinde Telekom Müdürü tarafından şikayet edilmiş bulunmaktayız ..


    Biz onu yazarken ne yanlış yaptık, insanları icraya verip, hapise koymaktansa uzlaşma yolu kullanılmalı demekten öteye..


    Bayındırlık müdürlüğünde yaşananları yıllarca yazarken birileri yine, ‘Hayır siz yalan yazıyorsunuz’ dememişmiydi?..


    Peki; O zaman sormazlar mı, ‘Bayındırlık Müdürü neden görevinden el çektirildi’ bunuda yapan sayın valimiz değil mi?..


    İl Jandarma Komutanımızın göreve başlar başlamaz kendisine yerini bırakan Albay Mehmet Ay’ın tam tersine biz gazetecileri dışlaması ve bizim bunun yanlış olduğunu söylememiz ve birileri gibi kovulmaları gizlemeyip, yazmamız suç mu?..


    Jandarma bölgesinde yaşanan hayvan hırsızlıklarını yazarken, bu devletin güvenlik güçlerini kamuoyunun önünde küçük düşürmekmidir?


    Soruyoruz, Ardahan’da sınır kapılarının işlemediğini, işsizliğin diz boyu olduğunu, hayvancılığın bittiğini, göçün hızla devam ettiğini, köylerin perişan olduğunu yazmak suçmu?


    Biz, büyük çabalar gösterilip, susuz köy bırakmamak için mücadele eden devletin paralarıyla alınan boruların bir metreye değil, 20 santime gömüldüğünü yazarken haksızmıydık?


    Bugün bir çok köyün su tesisatı bu nedenle patlarken, haklılığımız ortaya çıkmamışmıdır?..


    Çıldır KÖY/DES’i neden yazmadık, Ardahan KÖY/DES’in başarılı olduğunu, yönetici ve siyasilerinin bu konuda çok hassas olduğunu yazarken, Göle’de, Damal’da, Hanak’ta ve de Posof’ta yanlışlar var diye yazarken neden kızıldı bize?..


    Halbu ki onları biz değil, birileri söylediği ve şikayet ettiği için yazmıştık..


    Bugün Göle Polisinin kolları sıvayıp, yakaladığı hırsızları yakalayın, kamera almayın derken suçlumuyduk?


    Bakın içte Göle savcımızında ciddi çabalarına polisin verdiği destekle hırsızlık faaileri bulunmadı mı?.. Bizde yazmadık mı?


    Kaldı ki Ardahan İl Emniyeti, Göle İlçe Emniyeti ve Savcılığı gibi çalışmalarını yaparken basına da yardımcı olup, yardım almıyormu? En doğrusu bu değil mi?..


    Posof başta olmak üzere bir çok köyün yolunun yağan bir karış karda hemen kapanıp, insanlar mağdur olurlarken, kaymakamların 4×4 almasının ne kadar doğru olduğunu sormayacakmıyız?


    Valimizin göreve geldiği günden beri toparlayamadığı çürük, çarık binalar için gösterdiği çabalar Vali Murat Yıldırım’dan önce olsaydı bugün bunlar olurmuydu?


    Halbu ki biz dün o çürükleri, çarıklarıda yazarken, birilerini kızdırmış, hatta ölümlerle tehdit edilmemişmiydik?


    Daha nicelerini sıralamaktansa Trabzon Valisinin ve İl Emniyet Müdürünün yanlıştan ısrar etmesini ve görevden alınmalarının altında yatanı görmek en iyisi değilmi diye sormak gerekmez mi? Bunlar olurken, Trabzonlular yada biz seviniyormuz?


    Hayır!


    Biz idarecilerimizle barışık ve el ele verip çalışmak istiyoruz…


    Ama İl Milli Eğitim Müdürümüz Mehmet Yıldırım’ın çabalarını baltalayan emrindekilerinin yarattığı sorunları biz yazdığımız için kötü oluyorsak bir şey diyemeyiz ..


    Burada bir kez daha ilan ediyorum.


    Ben Ardahanlıyım, Ardahan’da yaşanan tüm olumsuzluklar en başta beni etkiler, bunların çözümüde beni sevindirir..


    Bu sorunların çözümünde samimi gayretler ortaya koyanların her zaman yanında olduğumuzu belirtirken, onların bu gayretlerini suistimal edenlerinde karşısında olup, yazacağımızı ilan ediyoruz.


    Bizim kimseyle kavgamız olmaz, yazarken birilerinin kaşına gözüne bakıp yazmayız. Hizmetlerin aksayan yönlerini kamuoyuna sunar ve yanlıştan ısrar edilsede gazeteciliğimize devam ederiz, edeceğiz, ediyoruzda ..


    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58


    İşadamı Cavit Çetin:


    SORUNLAR CESURCA ORTAYA KONULUP, ANLATILMALI


     




     



    Ardahanlı İşadamı Cavit Çetin Ardahan’ın sorunlarının cesurca ortaya konup, tartışılması ve bu yönde çalışmalar yapılması gerekliliğine dikkat çekti.


    Çetin, 5 ana sorun adı altında topladığı Ardahan’ın sorunlarının çözümünde gerek siyasi gerekse sivil toplum kuruluşlarına büyük görev düştüğünü de belirttiği yazısını aynen yayınlıyoruz.


     


    **ARDAHAN VE YARINLARA DAİR…


     


    Sevgili hemşehrilerim, aslında konuya nereden gireceğimi tam olarak kestirememekle beraber, geçmişin derin izlerini taşıyan güzel ilimizin tarih süzgecinden geçip, yarınlara dair umutlarımızı güçlendirmek için sizlerle sohbet etmek, dertleşmek, sorunlarımızı açık açık dile getirip, bunların artık talihimiz olmasından bıkıp usandığımızı herkesin duymasını sağlamaktır.


     


    Doğuda şirin bir il olan Ardahan’ ımızın yaklaşık 3000 yıllık bir mazisi var sevgili dostlarım. Dile kolay; tamı tamına 3000 yıllık mazi. Her sokağında, her taşında bu mazi bize atalarımızdan miras ve bunu yarınlarımıza ulaştırmamız bizim çocuklarımıza borcumuzdur. Benim güzel memleketim 93 harbiyle birlikte Rus’ lara savaş tazminatı olarak bırakılacak kadar talihsiz, Mondros Mütarekesi sonucu oluşan şartları reddeden ‘’ Milli Şura Hükümeti’’ ni kuracak kadar da vatansever, hatıralarını herzaman minnet duygularıyla andığımız atalarımıza evsahipliği yapacak kadar da şanslıdır. Şükürler olsun ki Milli Şura Hükümeti, Kurtuluş Savaşı’ ımızla bütünleşerek, Kazım Karabekir Paşa komutasındaki şanlı ordumuz tarafından kurtarılmıştır. Cumhuriyetimizin ilanından sonra il olan memleketimiz, 1926 yılında çıkan bir yasayla Kars’ a bağlı bir ilçe konumuna getirilmiştir. Bir çoğumuzun hatırlayacağı gibi de 1992 yılında tekrar il statüsüne kavuşmuştur.


     


    Tabii ki il olmasıyla tüm sorunların bittiğini söylemek biraz hayalcilik olur. Doğu’ daki diğer bir çok il gibi bizim memleketimiz de çok sıkıntı çekti ve hala çekmektedir. İnsanlarımız aş için iş için doğdukları yerleri, ata topraklarını yaşlı gözlerle bırakmak zorunda kaldılar. Ama emin olunki içlerindeki Ardahan sevgisi, özlemi, bu topraklara olan bağlılıkları hiç bitmedi, özlemleri büyüyerek coşkun bir deryaya dönüştü. Gittikleri hemen hemen her mahallede, her ilçede, her ilde kendi benliklerini yaşatmak, içlerindeki özlemi bir nebze olsun dindirebilmek için bir araya geldiler. Dernekler, vakıflar kurarak, gelenek ve göreneklerini yaşatmaya gayret ettiler ve etmektedirler.


     


    Değerli hemşehrilerim şimdi eğri oturup doğru konuşalım; Yılların verdiği talihsizlik ve ilgisizlik sebebiyle bu güzel memleketimiz çok sorunlar yaşadı ve hala da tam olarak sorunları çözülmüş değil. Ya da, yine güzel insanlarımıza has bir özellik olan alçakgönüllüğümüzle belirteyim,  bizler tam olarak sorunlarımızı dile getiremedik. Aslında sorunlarımız öyle uzaktan bakılınca yapılamayacak kadar büyük ve karmaşık değildir. Önemli olan bu sorunları doğru cümlelerle teşhis edip, ilgililerin dikkatini çekinceye kadar her fırsatta dile getirip, takibini yapmaktır. Bizim sorunumuz aslında bir takip sorunudur. Her seçim döneminde meclise gönderdiğimiz değerli vekillerimiz de bu sorunları bilyor ve buraya geldiklerinde bizlerle paylaşıyorlar fakat bu sorunları mecliste hangi sıklıkta dile getirip takibini yapıyorlar. Açıkcası yeterli derecede gayret sarfedip takibini yaptıkları konusunda emin değilim değerli dostlarım. Hükümetimiz, sayın valimiz, değerli kaymakamımız, milli eğitim müdürümüz ve diğer kamu görevlilerimiz elinde gelen çabaları gösterseler de sonuçta bir yere kadar, bundan sonrasını götürebilecek vizyon sahibi memleketi için her şeyini feda edebilecek kadar cesur ve vatanperver siyasetçilere ihtiyaç vardır. 


     


    **Sıkıntılarımız açık ve net:


     


    1. İlimizin en önemli ekonomik faaliyet alanını olşturan hayvancılık, özellikle son 15-20 yıllık süreç içersinde oldukça geriye gitmiştir. Gelişmiş ülkelerin bir çoğunda sanayi önemli bir ekonomik kaynak olmakla birlikte tarım alanlarındaki gelişmelere verdikleri önem ise hiç de az değildir. Batılı ülkeler gelişmişliklerini tarımla ilgili sorunlarını çözdükten sonra yüzlerini sanayi toplumuna dönmeleri sonucuna borçludurlar. Bizde ise politikacılarımızın sorunları yerinde değilde, masa başında işi çözme kabiliyetleri ( ! ) sebebiyle sorunlarımız daha da çıkılmaz hale gelmiştir. Açık açık belirtiyorum arkadaşalar; Başlangıçta biz tarım toplumuyduk. Doğa bize bu hakkı vermişti. Demişti ki: Size ben tarım ve hayvancılıktan ekmek yemenizi nasip edeceğim. İlk önce bu konuda uzmanlaşın, bu konuyla ilgili sorunlarınızı çözün. Daha sonra sanayi toplumu olmanız için alt yapınız kuvvetli olur demiştir. Biz ne yaptık tarım ve hayvancılıkla ilgili sorunlarımızı çözmeden, sanayi toplumu olma sevdasına düştük. Geldiğimiz nokta ise belli; Ne tarım toplumu olabildik, ne de sanayi toplumu olmayı becerebildik. Ama hiç birşey geç değildir. Gerekli alt yapı çalışmasıyla özellikle hayvancılık konusunda gerekli gelişmeleri gösterebilir, yeni iş alanları yaratabiliriz. İlimizin ekonomisini canlandırmada öncelikli sektör olan hayvancılığın, hayvansal üretime dayalı sanayi ile desteklenmesi gerekmektedir. Böylece hem hayvansal üretimde zamanın şartlarına uygun üretim yöntem ve teknikleriyle üründe verim, kalite artırılacak hem de sanayi alanında gelişmemiş olan yörede sanayi canlanacaktır.Türkiye büyükbaş hayvan varlığının % 2.56’sının Ardahan’da bulunduğu düşünülürse, yörenin et, süt ve deri işleme gibi hayvansal üretime dayalı sanayi tesislerine hammadde sağlayacak potansiyele sahip olduğu görülecektir.


    2.  Bir bölgenin kalkınmasında en önemli faktörlerden birisi de sanayileşmedir. işletmenin verimli ve kârlı olabilmesi için kuruluş yerinin önemi büyüktür. Her şeyden önce mal üretebilmek için gereken hammaddeyi ucuz ve kolaylıkla sağlayabilecekleri bölgeleri tercih ederler. Üretilen malın kolaylıkla pazarlanabilmesi için kuruluş yerinin pazar merkezlerine yakın ve ulaşımın kolay olması gerekmektedir. Çalışacak insan gücünün de bol ve ucuz olması, özellikle kalifiye elemanın kolaylıkla sağlanabilmesi önemlidir. İşletmelerin kuruluş yeri seçiminde dikkat ettikleri bir diğer husus da Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Sitesi gibi altyapı yatırımları götürülmüş özel sanayi alanlarının bulunmasıdır. Bütün bu koşullar göz önüne alındığında memlektimizin bir işletme olarak gerek ekonomik gerekse doğal faktörler açısından çekici bir merkez olmadığını görmekteyiz. Bu nedenle Ardahan, bugüne kadar sanayi alanında yeterli gelişimi gösterememiştir. Ülke genelinde belli avantajlara sahip bölgelerin sanayileşme açısından hızla gelişmesi, bu bölgelerle diğer bölgeler arasında gelişmişlik farkını açmaktadır. Bu durum, ülke içerisinde sosyal ve ekonomik anlamda çeşitli sorunların doğmasına yol açmaktadır. Ardahan gibi sanayileşme konusunda birtakım dezavantajlara sahip bölgeler için özel projeler geliştirilerek uygulamaya konulması, hem bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını ortadan kaldıracak hem de bahsedilen sosyo-ekonomik sorunların çözümüne katkı sağlayacaktır. Ardahan’daki üretim potansiyeli dikkate alındığında, özellikle tarımsal üretime dayalı sanayi tesislerini besleyebilecek bir potansiyele sahip olduğu görülmektedir. İlde sanayiinin gelişmesi için tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin iptidai usullerden kurtarılarak modern ve verimli işletmecilik yöntemleriyle üretimde miktar ve verimin artırılması, Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Sitelerinin kurularak ildeki sanayi altyapısının tamamlanması gerekmektedir.


    3. Bir serhat şehri olan Ardahan, doğu komşularımızdan Gürcistan ve Ermenistan ile sınırdır.  1990’lı yıllarda bu ülkelerde meydana gelen rejim değişiklikleri ilimiz için yeni bir imkan doğurmuş, bu dönemde Gürcistan ile Ardahan arasında ticari ve sosyal ilişkiler gelişmiştir. Ardahan ile Gürcistan arasında biri Posof Türkgözü diğeri Çıldır Aktaş olmak üzere iki sınır kapısı bulunmaktadır. Posof ilçemiz sınırında bulunan Türkgözü Gümrük Kapısı 1995 yılında  faaliyete geçmiştir. Çıldır İlçemiz sınırında bulunan Aktaş Gümrük Kapısı ise Gürcistan tarafında bulunan eksiklikler nedeni ile henüz faaliyete geçmemiştir. Gürcistan sınırında bulunan bu kapılar bu ülke ile sınır ticaretini gündeme getirmiştir. Sınır ticareti sınır illeri ile bunlara komşu olan illerin ihtiyaçlarını karşılanması amacıyla karşılıklı olarak yapılan ticari işlemlerdir. Bu ticaretin amacı; bölge halkının ihtiyaçlarını sınır bölgelerinde kısa sürede ve daha ucuza temin etmesi, istihdamın arttırılması, bölge halkının refah düzeyinin yükseltilmesi ve bölge ekonomisine canlılık getirilmesidir. Özellikle 1997yılından sonra ilimizin ticari hayatında büyük bir canlılık meydana gelmiştir. Özellikle ilimize sınırsız miktarda motorin ithal etme izninin verilmesi esnafımızın büyük çoğunluğunu bu işle uğraşmasını sağlamıştır. 1998 yılının ortalarına kadar yoğun şekilde devam eden ve ilimizin ekonomisine önemli miktarda para girişi sağlayan motorin ithalatı il genelinde diğer sektörlerde de canlılık getirmiştir. Özellikle inşaat sektöründe gözle görülür bir kıpırdanma olmuştur. Ancak önceleri vergiden muaf olarak yapılan motorin ithalatına Bakanlar Kurulu’nun kararı ile vergi ve fonların % 80’e çıkarılması, ayrıca ithal edilen motorinin il ihtiyacı fazlasının il dışına çıkarılmasının yasaklanması ile motorin ticareti durmuş ve ilimizde meydana gelen canlılık azalmıştır.


    4. Diğer önemli konu ise İlimizin komşu ülkelere ve yurtiçi ulaşımını ilgilendiren, bölgemize hem ekonomik hemde turizm açısından canlılık getireceğine inandığımız Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu bağlantılarından birisininde ilimiz sınırları içersinde olmasıdır. Bu istek bölge halkımızın şimdiye kadarki kötü talihini bir nebze olsun değiştirecek bir istektir.


    5. Bilindiği gibi ülkemiz Avrupa Birliğine girebilmek için bir çok alanda önemli adımlar atmaktadır. Hükümetimizin azimli ve kararlı politikası neticesinde gerek günlük yaşamda, gerek kamusal alanda ve özellikle üretim kademelerinde önemli gelişmeler sağlanmıştır. Avrupa Birliği uyum sürecinde tanına bir çok krediler mevcuttur. Ama çoğumuz bilmediği için kullanılmamaktadır. Çoğu hibe ve uzun vadeli düşük faizli kredi olan bu kaynaklar özellikle tarım sektöründe büyük yatırımlara olanak verecek düzeydedir. İlimizin bu kaynaklardan faydalanmasını sağlayacak her türlü olanakları seferber edip bize tanınan bu hakkı halkımıza sunmayı bir görev bilmekteyim. Böylece uyum sürecine katkıda sadece hükümetimizden değil kendi çabamızla da bir şeyler yapmış olacağız.  


     


    Yukarıdan da görülebileceği gibi, en önemlilerini sıralamış olduğum sorunlarımızın herkes bilincinde ve hemen hemen her platformda ilgili sivil toplum temsilcilerimiz tarafından da dile getirilmektedir. Daha önceden de belirttiğim gibi bunların sürekli ilgili makamlara iletmek ve toplum olarak sorunlarımızın arkasında durup takibini yapmaktır. 


     


    Evet değerli hemşehrilerim. Toplum olarak, Ülke olarak çok hassas dönemden geçmekteyiz. Sanki oluşan durumların hepsi bizleri birbirimize karşı kışkırtmakta, birliğimizi bozmaktaymış gibi gelmektedir. Güzel ülkemize, güzel ilimize ve özellikle de birbirimize olan inancımızı herzaman en üst mertebede tutmalı, ilk önce komşumuzdan başlayarak, darda olanlarımıza destek vermeliyiz. Komşum açken ben nasıl tok yatabilirim düşüncesini hiç bir zaman unutmayalım. Bir lokma ekmeğimizi ihtiyacı olanlarımızla paylaşırsa milli birlik ruhumuz her zaman bize destek verecektir.  Ancak o zaman yarınlarımıza güzel şeyler bırakabiliriz. Allah yolumuzu açık etsin. Hoşça kalın değerli dostlarım. 


    Haber ekleme saati: 13.15-27/01/2007 


    Haber/Röportaj: Özkan Karakaya


    AKP Ardahan’da Dev Yatırım!


    KİRALIK YERE GEÇERLERKEN BAYRAM ETTİLER ..


     




     



    4 yılık iktidarında bir kurdele kesip, Ardahan’a yaptığı ciddi bir yatırım yapmayan AKP Ardahan İl Teşkilatı bugün 25 bin Ytl. harcayarak, kiraladığı yeni binasına taşınıyor.


    Ardahan Kongre caddesi üzerinde bulunan yeni parti binasının açılışını günler önce anos edip, çarşılara astığı plama ve bayraklarla ilan eden Ardahan AKP’lilerin sevinçleri gözlerinden okundu.


    Haber ekleme saati: 13.01-27/01/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    Kazandı ama sevinemedi!


     




     



    Geçtiğimiz hafta çoğunluk sağlanmadığı ve kapalı oy kullanılması istenmesi dolaysıyla ertelenen Ardahan Esnaf ve Kefalet Kredi Kooperatifi seçimi bugün yapıldı. 204 üyenin oy kullandığı seçimi Erol Kayatürk 124 oy ile kazandı.


    500 ortağı 400 bin Ytl. borcu olan Ardahan Esnaf ve Kefalet Kredi Kooperatifi  Başkanlığına seçilen Kayatürk, esnafın seçime ilgi göstermemesi ve rakibi Dilaver Özgür’ün 80 oy almasına üzüldüğünü belirtirken, başkan olduğuna da sevinmediğini söyledi.


    Ardahan kongre caddesi üzerinde bulunan Bilgi Çayevinden yapılan seçimi Erol Kayaktürk başkanlığında ki liste kazandı.


    Erdal Kara, Çetin Derin, İsmail Kahya ve Vural Evliaoğlu’nun yeni yönetime seçildiği seçim olaysız sona erdi.


    Haber ekleme saati: 18.12-26/01/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    Göle kaymakamı gözlerinden ameliyat oldu,


    Çıldır Kaymakamı soğuktan koma oldu ..


     




     



    Ardahan Göle ve Çıldır Kaymakamları rahatsızlıkları gerekçesiyle yataklık oldular.


    Göle Kaymakamı Şaban Akça’nın gözlerinde yaşadığı bir sorun dolaysıyla ameliyat olduğu öğrenilirken, Çıldır Kaymakamı Hüseyin Yılmaz’nda aldığı şiddetli soğuk dolaysıyla bir haftadır evinde istirahat ettiği bilgisi alındı.


    Haber ekleme saati: 13.08-26/01/2007


    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    Alınak’a tehdit mesajı: Seni Dink’in yanına göndereceğiz ..


     




     



    DEMOKRATİK Toplum Partisi (DTP) Kars İl Başkanı ve eski milletvekili Mahmut Alınak, e-posta yoluyla tehdit edildiği için Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.


    Kars ve Şırnak eski milletvekili ve DTP Kars İl Başkanı Mahmut Alınak’a, 21 Ocak’ta gönderilen e-postada, ‘Seni de Hrant Dink’in yanına göndereceğiz’ denildi.


    DTP Kars İl Başkanı Mahmut Alınak pakkında da, öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in yargılandığı TCK’nın 301’inci maddesinden bir yıl içinde 10 ayrı dava açıldı. Hakkında Ardahan, Kars ve İstanbul Beyoğlu’nda olmak üzere açılan 10 ayrı davada 100 yılı aşkın hapis cezası istenen Alınak tepkisini şöyle dile getirdi:


    “Bir yıllık il başkanıyım, hakkımda 10 dava açıldı. Daha iki gün önce Kars Cumhuriyet Başsavcılığı’na iki davadan dolayı ifade verdim. Basın açıklamaları veya salon toplantılarında yaptığım konuşmalar nedeniyle açılan davalar. 301’inci madde değiştirilse bu kez 214, 215, 216, 217 devreye girer. Banka mı soydum, gasp mı yaptım?Konuşmaktan başka ne suçum var? 21 Ocak’ta gelen bir e- posta’da, ‘Seni de Hrant Dink’in yanına göndereceğiz’ diyorlar. Ben de Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundum. Koruma talebim yok. Çünkü karanlık güçler eğer beni öldürmeyi kafalarına koymuşsa yapılabilecek bir şey yok. Bu konuda korumanın her hangi bir katkısı olmayacak. Kendimi kendi imkanlarımla korumaya çalışacağım.”


    Haber ekleme saati: 12.52-26/01/2007


    Haber: Mukader Yardımcıel/Kars


     


    İş adamı Cavit Çetin,


    “Ardahan’da siyasi iktidarsızlık söz konusu” dedi.


     




     



    Ardahan ilinde son aylarda Eğitim, muhtaç ailelere gıda, yakacak, giyecek, cami ve  okul onarımı ardından işsizliği önlemek için de yatırım yapan ve isminden sıkça söz ettiren Ardahanlı iş adamı Cavit Çetin, Ardahan’da bulunan siyasetçilerin iktidarsızlığından yakındı. Çetin yapmış olduğu açıklamada, “ilimizi yeterli düzeyde temsil etme kabiliyetleri söz konusu olmayan siyasetçilerimiz mevcut. 8 ay uzun ve soğuk kış aylarının hakim olduğu ilimiz ve çevresi, özel yatırım ve özel teşviklerle desteklenerek, kalıcı yatırımlara kavuşturulmalıdır. Ardahan’da seçilmiş siyasetçilerin her nedense bu önemli konulara eğilim göstermemesini anlamıyorum. İlimiz ve çevresinde kalıcı yatırmaların vatandaş tarafından yapılmamışsa, devlet kanalıyla finanse edilerek desteklenmelidir. İnsanlarımız sınırda serhat bekçiliği yaparken, yetkililerde onların her türlü sorun ve sıkıntılarını çözmesi gerekir. Aksi taktirde hızla göç veren ilimiz, bir gün gelir köy konumuna düşebilir. Yetkili birimlerin bu önemli konuyu deklare ederek insanlarımızı göçe doğru yol almış bir ortamda nasıl çevirebiliriz hesabını yapması lazım. Doğunun özelliklede ilimiz Ardahan’ın öz kaynakları projelendirilmiş bir çoğu uygulanabilir görüşü alınmış, ancak ilgisizlikten dolayı bir türlü hayata geçmemiştir. Bunlar Kura Projesi, kayak Merkezleri (Kış Sporlar-Turizm), Hayvancılık, Süt Toplama Merkezi ve Sınır kapılarının aktif olmadığı, saydığım beş proje tam anlamıyla hayata geçmediği için ilimiz hızla göç vermektedir. Ama bunun sebebi Ardahan’da aktif olmayan siyasetçiler, iş bilmeyip bu halkın kaderiyle oynamanın günahını çekmekteler” dedi.


    Haber ekleme saati: 12.32-26/01/2007


    Haber/Foto: Özkan Karakaya


     


    KARS VALİSİ ERDEN, BİREYSEL YARDIMLARA KARŞI OLDUĞUNU SÖYLEDİ


    “BALIK TUTMAYI ÖĞRETELİM”


     




     



    Vali Mehmet Ufuk Erden, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından dağıtılan kömür, yiyecek ve para yardımına karşı olduğunu belirterek, “Bu yardım, insanlara balık vermektir. Oysa, en doğrusu bu insanlara balık tutmayı öğretmektir.” dedi.


    Puanlama sistemiyle mahallelerinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’ndan yardım alanların sayısının düşmesi üzerine sıkıntıya giren muhtarlar,  Valiliği bastı. AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’la birlikte geldikleri Valilik’te, Vali Mehmet Ufuk Erden’den görüşmek isteyen mahalle muhtarları, “Daha önce yardım alıp da, puanlama nedeniyle şimdi yardım alamayanlar, camımızı kırıyor.” dediler.


    Muhtarların görüşme talebi üzerine önce AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’la makamında baş başa görüşen Vali Erden, daha sonra, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’ndan sorumlu olan Vali Yardımcısı Doğan Demirdaş’ı da makamına çağırdı. Makamda yapılan üçlü görüşme ardından Vali Erden, muhtarları toplantı salonuna alarak, uygulama hakkında bilgi verdi.


    Vali Erden, geçtiğimiz yıl Kars’a 8 bin ton kömür gönderildiğini, ancak şimdi gönderilen kömür miktarının 350 ton olduğunu belirterek, “8 bin ton, 8 bin aileye yardım demekti. Ama, şimdi elimizde 350 ton kömür var. Yani, daha önce kömür alan herkese şu anda kömür verme gibi bir imkanımız yok. 350 ton kömürü kime, nasıl vermemiz gerekiyor? Bunun için zorunlu olarak puanlama sistemine gittik. Bu konuda öğretmenden, imamdan, tanıyanların görüşünden faydalandık.” diye konuştu.


    Muhtarların, “Zenginler yazılmış” demesi üzerine, Vali Erden, “Kim o zengin? İsmini söyleyin. Gerekli araştırmayı tekrar yaptırayım. Eğer gerçekten yardımı hakedenler içerisinde zengin varsa, sorduklarımızı sorgularım. Bu konuda itirazı olan dilekçe versin. Çok titiz bir şekilde araştırılacağına söz veriyorum.” dedi.


    Muhtarların, “Biz sıkıntıdayız, herkes topu bizim üzerimize atıyor. Bizim yazdırmadığımızı düşünüyor ve çok sayıda vatandaş, araştıra için kendilerine gelinmediğini söylüyor” yakınması üzerine Vali Mehmet Ufuk Erden, “Hayır, sizinle ilgisi yok. Puanlama sisteminde biz daha çok ilgili yerde bulunan öğretmen ve imamların bilgisine başvurduk. Ama, eğer bir yanlışlık varsa söyleyin, araştırıp düzeltelim. Ayrıca, araştırmamız henüz tamamlanmış değil. Yani, yardım alacak vatandaşımızın sayısı henüz çıkarılmamış. Araştırmamız sürüyor. Hak edenin yardım alacağından kimsenin ve özellikle siz muhtarların endişesi olmasın.” diye konuştu.


    Vali Mehmet Ufuk Erden, ayrıca, bu tür gıda ve kömür gibi bireysel yardımlara karşı olduğunu da ifade ederek, şunları söyledi:


    “Ben şahsen, balık vermek yerine, balık tutmasının öğretilmesinden yanayım. Bugün balık verdin, yarın yine isteyecek. En iyisi ve geçerli yol, bu insanlarımıza kendi balıklarını kendilerinin tutması için balık malzemesi vermektir. Yani, bu parayı biriktirip, bu insanların iş kurmasına yönelik proje hazırlamalarını ve hayallerini geliştirmeleri gerektiğine inanıyorum. Kömür, gıda, az da olsa nakdi yardım yapıyoruz. Halbu ki, bu parayla iş kuranlar desteklenirse, artık o insanların bu tür yardıma ihtiyaçları olmaz. Bu konuda çalışma yapacağım. O zaman, hem vatandaşımız sürekli kurtulmuş olur, hem de ‘o aldı, ben almadım’ kuşkuları ortadan kalkar, hem de hepimiz rahatlamış oluruz.”


    Haber ekleme saati: 11.39-26/01/2007


    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars


     


    BU YAĞMA NİYE?


     




     



    Devletin trilyonlar harcayıp, resmi kuruluşların oluşturduğu şirkete devrettiği Kars-Sar-Tur’un zararı önlenemez boyuta ulaştı. Özel sektörde olsa her ay milyarlarca lira kâr edecek konumda bulunan Kar-Sar-Tur, her ay milyarlarca lira zarar ediyor. Vali Mehmet Ufuk Erden, kurumun zarar etmesinin kendisini de düşündürdüğünü belirterek, “Yakın zamanda çözüm bulacağım.” dedi.


    Başta telesiyer bilet satışı olmak üzere, otel, park ve piknik alanı da bulunan ve Kars Valiliği Özel İdare Genel Sekreterliği, Kars ve Sarıkamış Belediyeleri, Sarıkamış Kaymakamlığı ile Sarıkamış’taki iki otelin oluşturduğu bir şirket olan Kar-Sar-Tur’un zararı kafalarda soru işareti bıraktı.


    Devletin trilyonlar harcayıp kurduğu tesislerin gelirine sahip olan Kar-Sar-Tur’un, her ay milyarlarca kâr etmesi gerekirken, zarar etmesini değerlendiren bir yetkili, “Burası geçmişte adeta Valilikteki etkili ve yetkililerin arpalığı gibiydi. Geçmişte bazı vali yardımcılarının tüm giderleri buradan karşılanıyordu. O vali yardımcılarının kendisi yanı sıra eş ve çocuklarının tüm kayak kıyafetleri ve konaklamaları bu şirket tarafından karşılanıyordu. Şu anda böyle bir şey yok, ama şirket yine de zararda.” dedi.


    Telesiyer işletme yetkisine sahip olan Kar-Sar-Tur’un, normal vatandaştan telesiyer ücreti olarak 40 milyon aldığını, ancak otellere 9 milyona sattığını dile getiren yetkili, şunları söyledi: “Telesiyer bileti satışında tek yetkili olan ve oteli, otoparkı, iki adet piknik alanı bulunan Kar-Sar-Tur’un zarar etmesi anlaşılır gibi değil. Oteller, şirketten aldıkları telesiyer biletiyle kâr ederken, şirket zarar ediyor. Oysa ki, bu şirket, özel sektörün elinde olmuş olsa, her ay milyarlarca lira kâr edecek tesislere ve gelir kaynaklarına sahip. Buna rağmen, nasıl halen zarar ediyor anlamak mümkün değil. Altyapıyı devlet yapmış, kaymağını oteller yiyor.”


    Kar-Sar-Tur’a, önceki yıl Kars Yem Fabrikası olayında olduğu gibi sermaye artırımı için Kars İl Özel İdaresi’nden 50 milyar lira verildiğini, ancak karşılığında kuruma hisse verilmediğini de ifade eden yetkili, “Kars İl Genel Meclisi, Kars Yem Fabrikası’na verdiği para konusunda ‘hisse alma’ veya ‘geri ödeme’ gibi girişimde bulunurken, nedense aynı durumda olan Kar-Sar-Tur için kılını bile kıpırdatmıyor. Yoksa bir yerlerden mi çekiniliyor?” diye sordu. 


    Yetkili, şu anda zarar eden trilyonluk tesislere sahip Kar-Sar-Tur’un, devlet mantığıyla değil de, özel sektör anlayışına sahip olması veya özel sektöre devredilmesi durumunda durumun tersine döneceğini savunarak, “O zaman, bugün her ay zarar eden şirket, her ay milyarlarca lira kâra geçecek ve devlet de bir kamburdan kurtulacak. Bu arada tabi, bazı etkili ve yetkililerin arpalığı olmaktan da kurtulmuş olacak.” diye konuştu. 


    VALİ: OLAYIN FARKINDAYIM


    Bu arada, konu ile ilgili görüşlerini aldığımız Vali Mehmet Ufuk Erdem, Kar-Sar-Tur’daki zararın farkında olduğunu belirterek, yakın zamanda bir çözüm bulacağını bildirdi.


    Şu anda gerekli araştırmaları yaptığını belirten Vali Erden, “Buranın zarar edip, devlet üzerinde kambur olmasını kabullenemem. Burasının, devleti zarara uğratan değil, devlete gelir getiren bir yer olması için yapılması gerekenler üzerinde hassasiyetle durmaktayım.” dedi.


    Haber ekleme saati: 11.36-26/01/2007


    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kras


     


     


    SHP Kars İl Başkanı Özgünlü’den ilginç iddia:


    “DİNK’İN ÖLMESİ İSTENDİ”


     




     



    Sosyal Demokrat Kars İl Başkanı Nihat Özgünlü, uğradığı silahlı saldırı sonucu katledilen Gazeteci Hrant Dink cinayetinde, asıl yargılanması gerekenin, katil ve arkasındakileri barındıran ve besleyen siyasal iktidar olduğunu kaydetti.


    Hrant Dink cinayetini değerlendiren Özgünlü, “Hrant Dink, vurulmasının ardından 2 saat vurulduğu yerde bekletiliyor. Vurulduğu anda öldüğüne kim karar verdi ki, saldırıdan hemen sonra hastaneye götürülme gereği duyulmuyor ve tam 2 saat orada bekletiliyor. Kafasına 7 kurşun sıkıldığı halde yaşayanlar varken, Hrant Dink’in vurulduktan sonra vurulduğu yerde bekletilmesi başka bir cinayettir.” dedi.


    Türkiye’deki siyasi cinayetlerde bireyin tutularak kitleye gidildiğini, ancak aslolanın kitleyi tutarak bireye gitmek olduğunu ifade eden SHP Kars İl Başkanı Nihat Özgünlü, şunları söyledi:


    “Hrant Dink’in katledilmesi üzerine çok şeyler yazıldı, çok şeyler söylendi. Ama, nedense kimse, Hrant Dink’in vurulduktan sonra neden bir doktor kontrolünde hastaneye kaldırılmadığını ve 2 saat vurulduğu yerde kaldığını dile getirmiyor. Hrant Dink’in o anda öldüğüne kim karar verdi ki, 2 saat vurulduğu yerde bekletildi? Belki de vurulduğu anda ölmüştü, ama doğru olan o anda hemen bir doktorun gelmesi ve anında hastaneye götürülmesiydi. Kafasına kurşun yiyen herkes ölmüyor. Biz Kars’ta bunun örneğini gördük. Yakın zamanda kafasına 7 kurşun yiyen bir şahıs, anında hastaneye yetiştirildiği için şu anda yaşıyor. Neden anında hastaneye kaldırılmadı? Yoksa, gerçekten ölmesi mi istendi? Eğer değilse, bir kişi vurulduğunda, anında hastaneye kaldırılır ve ölüp ölmediği hastanede belli olur. Nedense bu Hrant Dink’ten esirgendi ve vurulduğu anda hastaneye kaldırılmadı. O anda hemen mi öldüğü ve hastaneye kaldırılmasına gerek olmadığı, bundan dolayı 2 saat vurulduğu yerde bekletildiği açıklanmalı.”


    Özgünlü, cinayetin arkasında örgüt aranmamasına da gerek olmadığını vurgulayarak, “Bu örgüt, yıllardan beridir bunları besleyen ve yuvalandıran siyasi iktidardır. Asıl deşifre edilmesi gereken, AKP iktidarı ve Tayyip yönetimidir. Çünkü, cihayeti işleyen ve işletenler, bu siyasal iktidardan güç almış ve moral bulmuşlardır.” diye konuştu. 


    SHP Kars İl Başkanı Nihat Özgünlü, Dışişleri eski Bakanı İsmail Cem’in vefatından da büyük üzündü duyduğunu belirterek, “Ocak ayı, ülkemizin kara ayı olmuştur. Uğur Mumcu, Gaffar Okkan ve Hrant Dink Ocak ayında katledilmiştir. Ülkemizin değerli siyasi kişiliğine sahip İsmail Cem de yine Ocak ayında yaşamını yitirmiştir. Cem’in vefatı, acımıza acı katmıştır.” dedi.


    Haber ekleme saati: 11.33-26/01/2007


    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars


     


    Göle faresi 17. İşinden yakayı ele verdi ..


     




     



    Ardahan’ın Göle ilçesinde son aylarda yaşanan hırsızlık olayları Göle İlce Emniyet Müdürlüğünün Asayiş ve Hırsızlık Büro ekiplerinin yoğun çabaları sonucu aydınlanmaya başlandı gibi.


    Ard arda yaşanan ve gelen tepkiler üzerine ilçenin kamera ile gözaltına alınmasına neden olan hırsızlıkları yapan şahsın ele geçirildiği iddia edildi.


    Son olarak Uğur Gıda isimli iş yerinin duvarını yararak hırsızlık yapmak isteyen bir şahısın son işinde yakayı ele verince bu şahsın Göle ilçesinde bugüne kadar meydana 17 hırsızlık olayının faalli olduğu ileri sürüldü.


    Alınan son bilgilere göre yakalanan şahısın suçunu kabul ettiği ve yaptığı hırsızlıkların yer tespiti için polisle birlikte bugün soyulan iş yerlerini gösterdiği öğrenildi.


    Haber ekleme saati: 11.24-26/01/2007


    Haber: Tuğba Yilmaz/Göle


     


    Okullar tatile girdi ..


     




     



    2006-2007 Eğitim/Öğretim sezonunun birinci yarı yılını bitiren 25 bin öğrenci bugün karnelerini alarak tatile girdiler.


    6 bağımsız anaokulu, 206 ilköğretim okulu 19 genel ve teknik lise olmak üzere toplam 225 okulda eğitim alan 23 bin 750 öğrenci ve bin 27 öğretmen dağtılan karnelerle iki haftalığına tatile girdiler.


    Eğitim/öğretim sezonunun birinci yarı yıl tatili dolaysıyla Ardahan’da olduğu gibi ilçelerinde de bir dizi tören düzenlendi.


    Göle’de karnelerini sevinçle alan öğrenciler bu sevinçlerini ellerine aldıkları karnelerle gösterirlerken, Ardahan’da da valinin katıldığı bir tören yapıldı.


    Haber ekleme saati: 10.52-26/01/2007


    Haber/Foto: Tuğba Yilmaz/Göle


     


    Kadıoğlu’ nu CHP’liler mi ağa yaptı?


     




     



    Göle’de düzenlenen Ulusal Kaşar festivaline son iki yıldır üst üste gelerek Göle Kaşar festivaline ağa seçilmesi üzerine Göle Kamuoyunda tartışmalara neden olan Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’ nu CHP’lilerin ağalığa aday gösterdiği iddia edildi.


    Kadıoğlu’nu Göle’ye yardımcısı götürmüş…


    Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nun yardımcılığını yapan Göleli Gürbüz Süleymanoğlu yerel bir siteye yaptığı açıklamada, Necmi Kadıoğlu’nu Göle’ye kendisinin götürdüğünü ve Kadıoğlu’nu Göle’ye götürmesindeki amacının Göleliler ile Necmi Kadıoğlu’nu tanıştırmak amacını güttüğünü açıkladı.


    Kadıoğlu ismin kalkmasını istemiş…


    Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nun yardımcısı Göleli Gürbüz Süleymanoğlu sözlerini “Geçen sene festivale gittik ve bu festivale giderken de başka bir düşünce ile gitmedik. Ben başkan Kadıoğlu’na rica ettim ve başkanda beni kırmadı ve bizimle birlikte geldi. Biz orada protokole oturduğumuz zaman yine eski cadı kazanı kaynamaya başladı. Ben orada CHP İlçe Başkanını çağırdım, “Sakın yanlış algılamayın ben Esenyurt Belediye Başkanını misafir olarak getirdim. Bende bir Göleli olduğum için seçildim meclis üyesiyim, Başkan Yardımcısıyım, orada insanlarımızı temsil ediyorum, sizlerle tanışmak için getirdim” dedim. Ağalık derdimizin olmadığını ifade ettim, fakat o zaman orada “Madem siz misafir olarak geldiniz, aslında Necmi Başkanın ağa olması iyi bir fikir olur” denildi. Ben Başkanla konuştum ve kendisi de ağalık ismi kaldırılırsa kabul ederim dedi.” Şeklinde yaptığı açıklamayla noktaladı.


    Haber ekleme saati: 10.29-26/01/2007


    Haber/Foto: Öztürk Polat/Ankara


     


    Kalaklar çocuklara oyun alanı oldu


     




     



    Ağır kış şartlarına karşın dışarı da oyun oynamayı ihmal etmeyen Ardahanlı çocuklar, her yer ve alanı kendilerine oynayacakları alanı yapmayı da iyi biliyorlar.


    Bölgenin başlıca yakacağı olan tezeklerin toplanıp, kuleler haline getirildiği Ardahan’da ki bir çok köy çocuklarının, büyüklerinin kenarını açarak, içinde yakacak aldıkları tezek kalaklarını kendilerine oyuncak alanı etmeleri dikkat çekiyor.


    Kent merkezlerinde olduğu gibi köylerde de çocuklar için düşünülmeyen oyun alanlarına inat, her alanı oyun sahası yapmayı beceren fotoğraftaki Çıldırlı çocuklar gibi bir çok çocuk zamanlarının büyük bölümünü tezek kalakları, ot yığınları arasında başta saklambaç oyunu olmak üzere oyun sahası etmeyi iyi biliyorlar.


    Haber ekleme saati: 10.25-26/01/2007


    Haber/Foto: Fakir Yilmaz/Ardahan


     


    EĞİTİMDE SKANDAL!


    Köy okulunun karneleri bir gün önceden dağıtıldı ..


     




     



    Okullar 2006-2007 Eğitim/Öğretimin birinci yarı yıl tatiline girmeye hazırlanırken Ardahan’ın Damal İlçesi eski köyü olan Üçdere (Samıtğa), yeni mahallesi İnönü okulu öğretmeni öğrencilerin karnelerini bir gün önceden dağıtıldığı ve eğitim/öğretimin bir gün önceden tatil etti.


    Köylüler ile öğrencilerin şaşırdığı bu durumu tespit eden gazeteciler konuyu İl Milli Eğitim Müdürüne bildirince Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yıldırım çok şaşırırken, bu ilginç durum Damal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne soruldu.


    Damal İlçe Milli Eğitim Müdürü Erol Özer karneleri bir gün önceden dağıtarak okulu tatil eden Öğretmen Hüseyin Yel’i makamına çağırıp, skandalin içeriğini basın mensuplarının önünde sorunca olayın doğru olduğu ortaya çıktı.


    Karne değil,Mektuptur!


     




     



    Damal İnönü Mahallesi Öğretmeni Hüseyin Yel’in karne dağıtımını bir gün önceden yaptığının tespiti ardından gazetecileri ikna etmeye çalışan İlçe Milli Eğitim Müdürü Erol Özer, iki yıllık öğretmen Yel’in karne değil velilere mektup yazdığını belirtip, durumu kurtarmaya çalışması dikkat çekerken, mahalle muhtarı Birdal Baytaş ve öğrenci velileri öğretmenin karneleri bir gün önceden dağıttığını köyde okuyan öğrencileri çağırıp, bir gün önceden dağıtılan karneleri göstererek yalanladılar.


     


    ***Bilet günü gelmiş, ondan!


     


    Konu hakkında görüştüğümüz Damal İnönü Mahallesi Öğretmeni Hüseyin Yel ise okuttuğu 22 öğrencinin karnelerini bir gün önceden dağıtmasının nedenini ilginç bir yol ile savundu.


    Bölgenin ağır kış şartları yaşadığını, bu nedenle tatil için erkenden aldığı otobüs biletine yetişmek için Kars’a gitmesi gerektiğini elinde ki otobüs biletini göstererek kendisini savundu.


    EĞİTİMDE SKANDAL 2  


    Bakanlık karne paralarının alınması için 


    Milli eğitim müdürlüklerine resmi yazı yazdığı ortaya çıktı ..


     




     



    Eğitim/Öğretimin birinci yarı yılına girmeye hazırlanan öğrencilerden karne parası alınmaması için emir verdiğini belirten Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’e rağmen Milli Eğitim Bakanlığı Yayımlar Dairesi Başkanı Şadi Keskin imzalı 09/01/2007 tarihli resmi bir yazı ile öğrencilerden karneleri karşılığı 1.5,00 Ytl. alınmasını ve toplanan paranın kendilerine gönderilmesini istediği ortaya çıktı.


    Haberleri ekleme saati: 23.30-25/01/2007


    Haber/Fotolar: Fakir Yilmaz/Damal


     


    Mezarlığın sahibi çıkınca ölü ortada kaldı!..


     




     



    Ardahan Merkeze bağlı Aşağı Kurtoğlu’nda meydana gelen bir olay filmleri aratmadı.


    Edinilen bilgilere göre uzun süredir rahatsız olan 85 yaşında ki Zekeriya Yıldız’ın bugün vefat etmesi üzerine Aşağı Kurtoğlu köylüleri Yıldız’a mezar kazımak için köyün mezarlığına gittiler. Ancak,  o sırada Rahim Yıldırım isimli köylü aynı köylü Zekeriya Yıldız’a mezar kazımaya gelen köylülerin önüne geçerek, ‘Durun burayı kazıyamazsını, bu arsa bana ait’ diyerek mezar kazınılacak yerin kendisine ait olduğunu belirtip, köylülerin açmak istediği mezara izin vermeyince köyde olaylar çıktı.


    Bugün ikindi namazı müteakiben toprağa verilmesi düşünülen cenazede ortada kaldı. Bu durum karşısında önce şaşıran, daha sonra da aralarında tartışan köylüler konuyu çözemeyince jandarmalık oldular.


    85 yaşında ölen Zekeriya Yıldız’ın cenazesi meydana gelen bu durum yüzünden toprağa verilemezken Jandarmanın köye gelmesi üzerine mezarlığın kendisine ait olduğu söylenen Rahim Yıldırım gözlem altına alındı.


    Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz A. Kurtoğlu köyü muhtarı Ahmet Yıldız gelişmeyi doğrularken, kendisinin ve köylülerin şikayeti üzerine karakolluk olan köylüsü Rahim Yıldırım’ın evinde yapılan aramada da bir silah ele geçirildiğini de belirtirken Yıldırım’ın köylülerinin yıllardır mezarlık alanı olarak kullandığı yere sahip çıktığını iddia etti.


    Köylüler ortada kalan Zekeriya Yildiz’ın cenazesini jandarmanın göstereceği yere gömmek için beklettikleri öğrenildi.


    Haber ekleme saati: 23.27-25/01/2007


    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    Muharrem Ayı sohbetleri Damal’da devam ediyor


     




     



    Kurban bayramı Hicri Takvime göre Zilhiçce Ayı’nın 10. günü başlayan


    Muharrem Orucu için niyet eden Damallı Aleviler Cem Evinde bir araya geldiler.


    Müslüm Bin Akıyl ile çocukları İbrahim ve Muhammet için tutulan oruç ardından Damal Cem Evi’nde bir araya gelen Damallı Aleviler, Damal Cemevi’nde Cem Vakfı Görevlisi Yaşar Kahraman’ın sohbetini dinlediler.


    Damal Cem Evi Başkanı Dursun Kayabaşı’nda alınan bilgilere göre 12 gün süren oruç boyunca cem evinde bir araya gelerek, Alevi kültürü hakkında sohbet ettiklerini belirtti.


    Haber ekleme saati: 23.15-25/01/2007


    Haber/Foto: Fakir Yilmaz/Damal


     


    Karayolları seyyar levhalarla yol gösteriyor!


     




     



    Bir çok trafik kazasına neden olan ve şimdiye kadar iki kişinin öldüğü yolda ilginç önlem aldı.


    Ardahan’da bulunan Karayolları 126. Şube Şefliği, Ardahan çevre yolun da yaşanan trafik kazaları sonucu gelen tepkileri önlemek için yolun kenarlarına seyyar levhalar koydu. Karayollarının çevre yolunda yaşanan trafik kazaları sonucu gelen tepkileri bu yolla önlemeye çalışması dikkat çekerken, yolun her iki yakasına konulan seyyar levhaların yoldan gelip geçen araçların yarattığı rüzgardan ikide bir yere düştüğü gözleniyor. Yol kenarında bulunan vatandaşların yoldan her geçtiklerinde düzelttikleri seyyar trafik levhalarının neden sabitleştirilmediği sorulan Karayolları 126. Şube Şefliği yetkilileri yerin soğuktan donmasını neden gösterdiler.


    Haber ekleme saati: 21.59-25/01/2007


    Haber/Fotolar: Fakir Yilmaz/Ardahan


     


    Eskimo usulü teknoloji!


     




     



    Doğu Anadolu Bölgesinin Van gölünden sonra en büyük gölü olma özelliğinin yanı sıra kışın donarak, doğal devasa bir buz patendi alanı haline gelen Çıldır gölünde balıkçılar buzları kırarak balık tutmaya devam ediyorlar.


    Kalınlığı 45 santimi bulan buz tabakasını kırarak balık tutan Çıldırlı balıkçılar, teknolojiden uzak Eskimolar gibi bir taraftan balık tutarlarken, diğer bir taraftan da teknolojinin imkanlarından da yararlanmadan edemiyorlar.


    Eski usullerle bir taraftan balık tutmaya çalışan Çıldır ilçesi Gölebakan (Meredis) köylü Erol Senem teknolojinin son ürünü olan cep telefonuna gelen çağrılarına da arkadaşının yardımıyla cevap vermeyi ihmal etmiyor.


    Haber ekleme saati: 12.36-25/01/2007


    Haber/Fotolar: Fakir Yilmaz/Çıldır Gölü


     


    Okullar yarın tatile girerken ..


    O KÖYÜN ŞİMDİ ÖĞRETMENİ VAR!


     




     



    Ardahan merkeze bağlı Çobanlı köyü ilköğretim okulunun öğretmeninin görevine gitmediğini tespit eden GAZETECİ’nin haberi üzerine kayıp öğretmenin ortaya çıkıp, görevli olduğu okuluna 40 gün sonra da olsa gittiği bilgisi alındı.


    Bilindiği gibi geçtiğimiz eğitim-öğretim boyunca sürekli rapor alarak görevli olduğu okula gitmeyen öğretmen gazetelerimiz ve sitelerimiz aracılığıyla gündeme getirilmişti.          


    Haber ekleme saati: 11.38/25/01/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    ARDAHAN’DA UNUTTUK, KARS’TA UNUTMADIK!


     




     



    Demokrasi, laiklik ve Cumhuriyetimizin yılmaz savunucusu Uğur Mumcu, katledilişinin 14 yıldönümünde Kars’ta da anıldı. Bir çok konuda Ardahan’da bu konuda da yaşanan duyarsızlık dikkat çekti.


    Derin özlem ve saygıyla andığımız Uğur Mumcu’nun katledilmesinin 14. yılı nedeniyle Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Kars Şubesi ile Eğitim-İş Sendikası Kars Şubesi tarafından yayınlanan açıklamalarda, Mumcu’nun, “Vurulduk ey halkım unutma bizi” deyişi anımsatılarak, “Unutmadık seni” denildi.


    ADD Kars Şubesi’nden yapılan açıklamada, Uğur Mumcu’nun 14 yıl önce arabasına konulan bombalı saldırı sonucu katledildiği belirtilerek, “Bu hain, vicdansız, bu canice, insanlık dışı saldırıyı kınamaktan başka, her şeyden önce laik cumhuriyet savcıları olarak tepkimizi silahımızla, kavgayla değil, birlik olarak demokrasinin ve yüreğimizin gücüyle gösterelim. Birlik olmanın, kenetlenmenin zamanıdır. Dün Uğur Mumcu, bugün başkası, yarın başka birisi. Oysa bilmiyorlar ki, biz Atatürk’ün izinde laik Cumhuriyet savunucuları her gün biraz daha büyüyoruz, kenetleniyoruz.” denildi.


    Eğitim-İş Sendikası Kars Şubesi’nden yapılan açıklamada da, Uğur Mumcu’nun katledildiği 24 Ocak 1993’ten bu güne kadar 12 hükümet, 14  İçişleri Bakanı, 12 Adalet Bakanı ve 4 DGM Savcısı’nın değiştiği, buna karşın, cinayetle ilgili bağlantıların halen aydınlatılamadığına dikkat çekilerek, “Uğur Mumcu’ya yönelik suikastın arkasındaki güçlerin doğru tahlil edilmesi, Cumhuriyet’i ve Cumhuriyet’in kazanımlarının tehdit altında olduğu bu günlerde her zamankinden daha önemlidir.” görüşü yer aldı. 


    Eğitim-İş Sendikası Kars Şubesi’nin açıklamasında, daha sonra şöyle denildi: “Bedenine sıkılan kurşunların, aslında Türkiye’nin birlik, beraberlik ve bütünlüğüne; laik, demokratik ve üniter yapısına sıkıldığı aşikar olan gazeteci Hrant Dink cinayetinin yankılarının sürdüğü şu günlerde araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu’nun yıllar öncesinden işaret ettiği tehlike ve tehditler de kendisini çok daha belirgin olarak hissettirmektedir.  Demokrasi, laiklik ve Cumhuriyet’in yılmaz savunucusu; araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu dürüstlüğü, ilkeleri, devrimci ve Atatürkçü kimliği ile aydınlanmanın öncülerindendir. Gazeteci yazar Uğur Mumcu, yaşamı boyunca ülkesini karanlığa götürmek isteyen güçlerle; kötülüğe, irticaya, bölücülüğe karşı mücadele etmiştir.  Uğur Mumcu ve laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin aydınlarını hedef seçenler, ülkemizin en seçkin evlatlarını yok ederek, Cumhuriyet”in savunucularını susturmak istemektedirler. Eğitim-İş, demokrasi şehidi Uğur Mumcu’yu saygıyla anarken, Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni koruma kararlılığını bir kez daha tekrarlamaktadır.”  


    Haber ekleme saati: 10.57-25/01/2007


    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    Öldürülmeden önce sınırların açılmasını istemiş!


     




     



    Geçtiğimiz gün kahpece öldürülen Gazeteci Hrnat Dink’in Die Welt gazetesinin dün yayımladığı demeçte sınırların açılması ve diplomatik ilişkilerin başlatılması gerektiğini ifade ederek “Yakınlaşma toplumlar içinde, insanlar arasında başlamalı. İnsanlar birbirleriyle karşılaştıkları zaman, gerisi kendiliğinden gelir” dediği ortaya çıktı. Ermenilerin Birinci Dünya Savaşı sırasında bir devlet kurabilmek için ayaklandıklarına ve Türk halkını katlettiklerine ilişkin görüşler hakkında düşüncesi sorulan Dink, “Bu unsurları inkâr etmiyorum. Osmanlı Devleti’nin küçülmeye ve zayıflamaya, büyük devletlerin nüfuzu da artmaya başladığı dönemlerde, Ermeniler dahil olmak üzere bölgedeki halklar çözüm yolları aramaya başladı. Ve bugünkü terör olayları  kadar olmasa da aralarında teröristler de vardı. Ancak bu olaylarla tüm bir halkın tehcirini haklı gösteremezsiniz” diye konuştu. 


    Dink, Türkiye’nin tarihçilerden oluşturulacak bir komisyon kurulması önerisiyle ilgili olarak da, “Bu, olumlu bir adım gibi görünüyor. Hatta gerektiği takdirde özür bile dileneceği söylendi. Ermeni tarihçiler bu daveti reddetmemeliler. Ancak bu, Ermeni dünyasını ikna edebilmek için yeterli olmadı. Birincisi, Ermeniler Türklerin bu konuda samimi olmayabileceklerinden endişe ediyor. İkincisi de, sınırların açılması ve diplomatik ilişkilerin başlatılması gibi daha önemli konularda somut adımlar atılması gerekiyor” görüşünü dile getirdi. 


    Hrant Dink, “Ermeniler soykırım yapıldığına inanıyor ve buna inanmaya da devam edecekler. Türkler de soykırım olmadığına inanıyor ve buna inanmaya devam edecekler. Her iki taraf da, diğer tarafın neden böyle düşündüğünü araştırmalı ve buna anlayış göstermeli. Aslında her iki taraf da sadece atalarını korumaya çalıştığını anlarsa, bir adım ileri gitmiş oluruz” diye konuştu. 


    Dink, anayasanın 301. maddesini de eleştirerek “bu maddeden kurtulmanın çok zor olduğunu, bunun için tüm zihniyetin değişmesi gerektiğini” söyledi. 


    Dink, “Ben bu tür maddelerin daha da köklü bir şekilde yerleşeceği tehlikesini görüyorum” görüşünü savundu. “Türk kanını zehirli gördüğü” şeklindeki sözlerinin tümüyle yanlış anlaşıldığını ifade eden Dink, “Böyle bir şey söylemedim. Ermenilerin Türklere yönelik düşmanlıklarından vazgeçmelerini istedim, çünkü bunun bizim kendi kanımızı zehirlediğini söyledim. Burada Türk kanını değil, kendi kanımızı kastettim” dedi. 


    Haber ekleme saati: 10.48-25/01/2007        


    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars


     


    O YAKADA KAR YOK KURAKLIK VAR ..


    Ardahan’da Ocak 25, çayırlarda koyunlar otluyor!


     




     



    Yaşanan olağanüstü doğal değişim dünyada olduğu gibi Ardahan’da kendisini hissettiriyor. Bu yıl yaşanan dondurucu havalara karşın kar yağışının olmadığı bölgede koyunlar halen dışarıda otluyor.


    Özelikle Çıldır bölgesinde yaşanan bu durum köylüyü tedirgin ederken, bu durum önümüzde ki baharın kurak geçeceğinin ilk işaret olarak değerlendiriliyor.


     


    Göl 1 metre buz, tarlalar kara!


     


    Hava sıcaklığının geceleri –26’lara kadar indiği Ardahan’da kar yağışının olmaması dolaysıyla tarla ve çayırlarda toprakların çatladığı görülürken, dondurucu havalar dolaysıyla bir çok göl ve akar suyun donduğu görülmektedir.


    Donmuş 1 metre kalınlıkta ki buz tabakasıyla kapanan Çıldır gölünün hemen yanı başında kar olmaması dolaysıyla açık kalan arazilerde koyunların otladığı görülen Ardahan’da gelecek bahar ve yaz aylarında büyük bir kuraklık beklendiğini belirten köylüler son 40 yıldır ilk kez böyle bir durumla karşı karşıya kalındığına dikkat çekiyorlar. 


    Haber ekleme saati: 10.00 -25/01/2007


    Haber/Foto: Fakir Yilmaz/Meredis-Çıldır


     


    Vali ile Belediye Başkanın basın aracılığıyla TOKİ polemiği ilin gündemi konumunda


     




     



    Ardahan Valisi Murat Yıldırım ile Belediye Başkanı Mikail Kayatürk arasında yaşanan soğuk savaş Ardahan mahalli basın aracılığıyla iyiden iyiye alevlendi.


    Her iki idarecinin yüz yüze söyleyemediklerini basın aracılığıyla kamuoyu önüne sergilemeleri en çok gazetecilerin işine gelirken, vatandaşlar yaşanan gerginliğin nereye varacağını merak etmeye başladılar.


    Ardahan’da bulunan belediyelerin işlerini yapamadıklarını, bir çok belediye işlerini valilik yaptığını öne sürüp açıklama yapan Valinin bu konuda ki demeci ulusal bir gazetenin bölge sayfasında ve yerel gazeteler de manşet olunca başkan makamında jet hızıyla bir basın toplantısı yaparak valinin bu yönde ki demecine karşılık olarak ‘Vasıfsız ve niteliksizlerle işim olmaz’ diyerek üstü kapalı da olsa bir açıklama yaptı.


    Daha önce birkaç kez aynı şekilde bir birlerine cevap veren iki yöneticinin arasında uzun süredir yaşanan gerginliğin had safhaya ulaştığı gözlenirken her iki yöneticinin arasında yaşanan sorunun ne olduğu  da merak edilmeye başlanırken, Ardahan Valisinin, Ardahan’da yapılacağı konuşulan yeni Toplu Konutlar için söylediği “Konut için ben her zaman söylüyorum ve yine söylüyorum. Türkiye’nin neresine giderseniz gidin bu tür işleri Belediyeler organize eder, arsa bulur, imara açar vs. Ama bizim Ardahan da maalesef Belediye üstüne düşen vazifeyi bir hakkın yerine getirmiyor. Ben Belediye başkanı olsam gider Toplu Konut İdaresinin kapısında yatar ne yapar ne eder Ardahan’a ikinci etabın yapılması için gerekli sözü alır ve gelirim. Bunu söylerken kimseyi suçlamıyorum kurumun geneli hakkında konuşuyorum. Bu böyle olmayınca valilik olarak biz olaya el atmak zorunda kaldık. Bir hayırseverimiz sağ olsun kendi 60 dönümlük arsayı  bağış olarak  verdi bizde o arsaya toplu konut yapılması için gerekli işlemleri başlattık.” demişti.


    Valinin bu sözleri ardından Ardahan Belediye Başkanı Mikail Kayatürk’te bir basın toplantısı düzenleyerek, “Belediye olarak yok imkanlar içinde büyük işler yaptıklarını, benim vasıfsız ve niteliksizlerle işim olmaz. Halk görüyor kimin ne yaptığını. Biz konuşmuyoruz, iş yapıyoruz. 657’ye tabi olanların yetkileri bellidir. Bana kimse işimi öğretmeye kalkmasın, kendi işlerini yapsınlar. İki yıldır Ardahan’da ne yapıldı ona baksınlar’ diye cevap vermişti.

  • GÖLE HDP KONGERESİNİ YAPTI..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    Parti binasında yapilan seçime yogun ilgi gözlenirken tek adayla kongre seçiminde; HDP Ardahan eski milletvekili Taşkın Aktaş, İl başkanı Yaşar Kaya HDP Ardahan il ve ilçe örgütü yöneticileri ve halk katıldı.


    Yapılan Divan seçiminin ardından oy birliği ile Başkan Alkan Şentür olurken yönetimde şu isimler yeraldı;


    ASIL ÜYELER: 1 Kıyasettin Karakoç, 2 Yaşaddin Kılıç, 3 Ayhan Kömür, 4 Savaş Değirmenci, 5 Mehmet Çetin, 6 Ekrem Ateş, 7 Kurtuluş Morkoç


    YEDEK ÜYE:, 1 Zeki Karadağ, 2 Şentür Kat, 3 Seçkin Sarıkaya, 4 Güntay Keskin, 5 Akan Yeni



    ARDAHAN 101 YAŞINDA..


    Ardahan’ın Vatan Topraklarına Katılışının 101’inci yıldönümü Ardahan’da düzenlenen tören ve etkinliklerle kutlandı.


    Ardahan’ın 100. Kurtuluş yıl dönümünü kutlayan Vali Hüseyin Öner şu mesajı verdi:  “Serhat Şehrimiz Ardahan’ın işgalden kurtuluşunun 101. Yıl dönümünü birlik ve beraberlik içerisinde, coşku ve heyecanla kutluyoruz. 93 Harbi sonrası 43 yıllık işgal döneminde; yaşlısı, genci, kadını, erkeği ve çocuğuyla çok zor şartlarda büyük bir kahramanlık göstererek, kutsal vatan topraklarının bağımsızlığı için kahramanca mücadele eden, bu uğurda şehitlik mertebesine ulaşan Ardahanlı Şehitlerimizi ve Tüm Şehitlerimizi rahmetle, şükranla ve minnetle yâd ediyoruz. Kurtuluş günlerimiz; tarihe ışık tutması, geleceğimize yön vermesi açısından son derece önemlidir. Tarihimizden ders çıkararak geleceğimize emin adımlarla yürüyebilmek için bizlere düşen görev; kendine has tabiatıyla, kültürüyle, değerleriyle ve zengin tarihi değerlere sahip ilimizin kalkınması ve gelişmesi için var gücümüzle çalışmaktır. Bin yıllık gönül bağımızla sevgiyi ve hoşgörüyü yüreğinde yaşatan, ortak yaşama kültürünü oluşturmuş kardeşlik kenti Ardahan’da bu birlik ve beraberliğimizi muhafaza ettiğimiz sürece gelecek günlerimiz çok daha güzel olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle; Ardahan’ımızın 101. kurtuluş yıl dönümünü yürekten kutluyor, kıymetli Ardahanlı hemşehrilerime sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”



    PUTİN ARDAHAN MI DEDİ?


    SSCB’den geri alınıp yeniden Vatan Topraklarına katılışının 101. Yıl Dönümünü kutlamaya hazırlanan Ardahan ismi Rusya-Ukrayna gerginliğiyle ile gündemin ilk sıralarına çıktı. Putin’in Ukrayna’nın Rusya tarihinin bir parçası olduğunu ifade etmesi ve o toprakları Rusya’nın hakkı olarak görmesi, sosyal medyada gündem oldu. Dünyanın dikkatle takip ettiği bu gelişmeler, akıllara Rusya’nın zamanında Türklere karşı kaybettiği toprakları getirdi.


    Putin’in Donbass hamlesi sonrası Türkiye’de bir il gündem oldu: Peş peşe paylaşımlar!


    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Donetsk ve Luhansk’ın bağımsızlıklarını tanıyacağını ve barış güçlerinin bölgeye gireceğini duyurdu.


    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün akşam Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk ve Luhansk’ın “Bağımsız ülkeler olarak tanınma” talebini kabul ettiklerini açıkladı. Ulusa sesleniş konuşması yapan Putin, “Donetsk Halk Cumhuriyeti ve Luhansk Halk Cumhuriyetleri’ni tanıma kararını onaylıyorum. Ukrayna’nın nükleer silah geliştirme planı kabul edilemez. Ukrayna’nın nükleer silah sahibi olması Rusya için tehdit olur. Bu tehdide cevap vereceğiz” dedi.


    UKRAYNA TOPRAKLARINA GİRECEKLER


    Tanıma kararının ardından Putin, Rusya Silahlı Kuvvetlerine Donetsk ve Lugansk’de barışın korunması talimatını verdi. Böylece Rus güçleri, Ukrayna’nın doğusunda Donbas bölgesine ayak basmış olacak.


    PUTİN’İN SÖZLERİ SOSYAL MEDYAYI KARIŞTIRDI


    Putin’in Ukrayna’nın Rusya tarihinin bir parçası olduğunu ifade etmesi ve o toprakları Rusya’nın hakkı olarak görmesi, sosyal medyada gündem oldu. Dünyanın dikkatle takip ettiği bu gelişmeler, akıllara Rusya’nın zamanında Türklere karşı kaybettiği toprakları getirdi.



    Bilindiği gibi 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşında yani 93 Harbi’nde Osmanlı’nın yenilgisi üzerine Berlin Antlaşması imzalanmıştı. Alınan karara göre Rus ordusu Erzurum’dan geri çekilmiş ama Kars, Ardahan, Artvin ve Batum’u almıştı. Bu şehirler daha sonra Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin Sovyetler Birliği ile 16 Mart 1921’de imzaladığı Moskova Antlaşması ile geri alınmıştı.


    STALİN DE İSTEMİŞTİ


    Öte yandan Sovyetler lideri Stalin de 1921’de savunmasız yakalandıklarını öne sürerek, ileriki yıllarda Türkiye’den Kars ve Ardahan’ı talep etmişti. Sovyet yönetimi o dönem; “1921’de zayıftık, Türkiye bundan faydalandı, bu haksızlık giderilsin” iddiasını ortaya atmıştı.


    ARDAHAN TT OLDU


    Putin’in dün Ukrayna topraklarını kendilerinin olarak gördüklerini açıklaması ve askerlerine operasyon emri vermesi üzerine sosyal medyada Ardahan kelimesi TT oldu. Çok sayıda sosyal medya kullanıcısı, Putin’in yeni hedefinin Ardahan’ın olacağı yönünde paylaşımlar yaptı.



    GAZETECİYİ VURDULAR!.. 


    ARŞİV HABER 19/02/2022 TARİHLİ HABER/YORUM/REKLAMLAR


    Norveç’ten getirilen buz delme makinaları nerede?.. Ardahan’ın yanı sıra bir bölümü de Kars ilinin sınırlarında olan Çıldır Gölü’nde balıkçılık yapanlar uzun yıllardır ilkel usullerle kazma ve küreklerle buzları kırıp balık tutmasını geride bırakmak için Norveç’ten getirilen 2 Buz Delme makinasından haber alamıyor.



    Gazeteciye silahlı saldırı!


    Kocaeli’nde gazetecilik yapan ve Kocaeli kamuoyunun yanı sıra ülke genelinde bilinen bir isim olan gazetesi silahla vurularak ağır yaralandı.


    Alınan bilgilere göre Ses Kocaeli Gazetesi İmtiyaz Sahibi Yazar-Gazeteci Güngör Arslan İzmit’te bulunan iş yerinde silahlı saldırıya uğradı. Alınan bilgiye göre bugün öğle saatlerinde kimliği bilinmeyen kişi veya kişiler Güngör Arslan’ı iş yerinde silahla ateş açarak vurdu. Haber verilmesi üzerine Kocaeli Devlet Hastanesi’ne sevk edilen Güngör Arslan’ın ağır yaralı olduğu öğrenildi. Polis, olayla ilgili soruşturma başlattığı bildirildi. 


    Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti saldırıyı kınadı..


    Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti, gazeteci Güngör Arslan’a yapılan silahlı saldırıyı kınadı.


    Cemiyet tarafından yapılan açıklama şöyle:


    “Ses Kocaeli haber sitesi sahibi Güngör Arslan, ofisinde silahlı saldırıya uğramıştır. Bilinci kapalı olan ve entübe edilen Arslan’a yapılan bu saldırıyı kınıyor, kendisine acil Şifalar diliyoruz. Saldırıyı gerçekleştiren kişi veya kişilerin en kısa sürede yakalanmasını temenni ediyoruz.”



    Norveç’ten getirilen buz delme makinaları nerede?


    Ardahan’ın yanı sıra bir bölümü de Kars ilinin sınırlarında olan Çıldır Gölü’nde balıkçılık yapanlar uzun yıllardır ilkel usullerle kazma ve küreklerle buzları kırıp balık tutmasını geride bırakmak için Norveç’ten getirilen 2 Buz Delme makinasından haber alamıyor.

    Her kış mevsiminde ulusal basının gündeminde yer alan ve ana haber bültenlerinden yayınlanan bu görüntülere artık son verilmesi için Kars eski Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu’nun girişimleri ile 2011 yılında Norveç’in Kilkenes kentinden getirdiği manuel buz delme makinesini balıkçıların kullanması için Ardahan Valiliği’ne hediye etmişti. 

    Aynı Alibeyoğlu Kars’a da benzinle çalışan motorlu buz delme makinesini yine Kilkenes kentinden Kars’a getirtmiş, elmas uçlu makine Çıldır Gölü üzerinde balıkçıların istifade edebilmesi için Kars’ın Arpaçay Belediyesi’ne teslim edilmişti.

    Yıllar önce Norveç’ten getirilip, Arpaçay Belediyesine teslim edilen modern buz delme makinalarının akıbeti merak edilirken bu 2 buz delme makinasını getiren Alibeyoğlu o dönem yaptığı açıklamada, “İnternet teknolojisinin diktatörlüğü devirdiği bu dönemde insanlarımızın hala çağdışı koşullarda lomla, kazmayla gölü delerek hayatlarını tehlikeye atarak balıkçılık yaptığını biliyoruz.



    Bu anlamda Norveç’teki kardeş kentimiz Kilkenes’ten aldığımız motorlu buz kırma aracını Arpaçay Belediyesi’ne teslim ettik.” demişti.




    Norveç’ten getirtilip, Ardahan ve Arpaçay’a teslim ettiği motorlu buz makinalarının teslimi sırasında “Artık hemşerilerimizin bu teknolojiyi kullanmaları gerektiğine inanıyorum” diyen Alibeyoğlu, “Şuna inanıyorum ki bu aletin gölde kullanılmasıyla birlikte balıkçılarımız buna rağbet gösterecek ve artık eski usullerle göldeki buz tabakası delinmeyecek. Çünkü bilindiği gibi o eski usuller her zaman tehlike oluşturuyordu. Ama artık bu aletle göldeki buz tabakası hem daha rahat delinecek hem de daha kolay olacak.” diye konuşmuştu.


    ÇILDIR-KARS-SARIKAMIŞ ARASI RAYLI SİSTEM


    CHP’li şu anki beleidye başkanının seçim öncesi vaadleri arasında olan Ardahan-Üniversite arası metro projesinin ne olduğuda merak edilen şu günler öncesi Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu hattı üzerinde Çıldır-Kars-Sarıkamış arası turizm gezisi yapılması gibi bir rüyasının olduğunu da belirten dönemin belediye başkanı Alibeyoğlu, şöyle konuşmuştu.

    “Çıldır Gölü’nün aslında 3’te 2’si Kars toprakları üzerinde. Bu anlamda burada etrafı ağaçlandırılmış, ormanlar içinde olan, ağaçlandırılması tamamlanmış ve sosyal donatıları olan bir göl arzu ediyorum. Burasını; insanların dinlenme tesisi olduğu ve yine yazın, yaz sporlarının, deniz sporlarının yapıldığı, kışın ise donmuş gölde insanların kayak maratonun yapıldığı, kış olimpiyatlarının yapıldığı mekanlar haline getirmek lazım. Bu anlamda yine donmuş gölde kızaklı köpek yarışları, atlı kızak yarışları ve bütün bunları yapabileceğimiz bir organizasyon arzuluyorum. Donmuş gölde balıkçılığın canlandırılacağı bir Kars özlemi içerisindeyim. Bu rüyamızda, bu ideallerımız de gönlümüz hala Kars için atıyor. Bunun yapılması adına buradaki yerel yöneticilere, seçilmişlere, atanmışlara herkese çağrıda bulunuyorum. Kars, Sarıkamış ve Çıldır Gölü bana göre Kış Olimpiyatlarının yapılacağı yegâne doğal bir dokudur. Bunun harekete geçirilmesi ve canlandırılması durumunda herkesin buna şimdiden hedef koyması gerek.’ diyen Kars eski belediye başkanı Naif Alibeyoğlu sözlerine  şöyle devam etmişti.


    **Kars ve Sarıkamış Kafkasların Davosu olacak..


    ‘Gelecekteki olimpiyatların yapılması adına bir söylemimiz vardı: “Kars ve Sarıkamış Kafkasların Davosu olacak”. Onun için bu söylemde Sarıkamış hinterlandında, Çıldır’da, Kars’ta ve Erzurum’da bir bütünlük içinde olimpiyatları yapma çabalarına bir hedef konulup, şimdiden harekete geçirmek gerektiğine inanıyorum.”



    ARDAHANLI KAYAKÇI NORVEÇ’TE YARIŞACAK..


    Ardahan’ın Kayaklı Koşu Milli Takım Sporcusu Dilan Demir geçtiğimiz ay Erzurum Kandilli Kayaklı koşu ve Biatlon kayak merkezinde yapılan milli takım seçmelerini geçip, Ardahan’ın Milli Takım Antrenörü Seyfullah Bayraktar nezaretinde 20-28 Şubat 2022 tarihinde Norveç’de yapılacak olan Kayak Dünya Gençler Şampiyonasına katılmak için Norveç’e gitti.


    Antrenörü ve arkadaşlaruıyla birlikte Norveç’e giden sporcumuzun başarıyla dönmesi beklenmektedir.



    Memleketten en son haberler…


    İKİ AVUKATIMIZ DAHA OLDU..


    SIRA ARDAHANLI VETERİNERLERDE.. Daha iki yıl önce barosunu kurmak için avukat bulamayan Ardahan verilen mücadele ardından hem barosunu kuracak avukat yetiştirdi hem de ülke genelinde Ardahanlı avukat sayısını arttırmaya devam ediyor.


    Ardahanlı iş insanlarımızdan olan Orhan Özer’in  kızı ve yeğeni aynı gün hukuk fakültesini bitirip, Avukatlığa ilk adımlarını attılar.

    Ardahanlı Avukat Elif ve Şule Nur  hukuk fakültesini başarıyla bitirip, Ankara Barosunda düzenlenen, ailelerinin de katıldığı törenle avukatlık mazbatalarını aldılar.


    SIRA ARDAHANLI VETERİNERLERDE..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın federasyon başkanı olduğu dönem başlatılan çalışma ardından Türkiye Barolar Birliğinin katkısıyla da  kurulan ve bugün artan üye avukat sayısı ile  kongrelerini yapıp,2 başkan dönemi yaşayan ve ortaya koyduğu çabalarla adından sıkça bahsettiren Ardahan Barosu gibi şu an Kars-Ardahan-Iğdır Veterinerler Odasına bağlı olan Ardahanlı veterinerlerin kendi odalarını kurmaları gerekliliğine dikkat çekilse de Ardahan’daki veterinerler hemen her konuda olduğu gibi bu yöndeki çağrılara sesiz kalmaya devam ediyorlar.

    Ardahan Veteriner Hekimler Odası, kendi odalarını kurma sayısına  ulaşmalarına rağmen bu konuya duyarsız kalmaları dikkat çekiyor. Veterinerlerin artık  kendi odalarını kurmaları bekleniyor.



    Irmak: Ne oldum delisi olmamak gerek!..

    Yiğit: Yapılan katkıları bilmemek nankörlüktür!


    Bölge iş insanlarının hemşerilerinden en büyük sıkıntıları kadir, kıymet ve değer bilmemek olduğu görülmekte.

    Özellikle siyaset yapanlardan bir hayli şikayetçi oldukları görülen iş insanlarından ikisi olan bölgenin tanınmış insanlarından Göksel Irmak ile Sabri Yiğit kendilerini ziyaret eden Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz’a yaptıkları açıklamada hemen hemen tüm insanlarının yakındığı sorunu yüksek sesle dile getirilmekte.

    İstanbul’un Avrupa yakasında bulunan Irmaklar Marketler zincirinin Yönetim Kurulu Başkanı olan Ardahan Göleli Göksel Irmak özellikle seçim dönemlerinde revaçta olan hemşeri birlikteliğinin seçimlerinin bitmesi ardından nedense çok çabuk unutulduğunu belirttiği açıklamasında gerek hemşeri gerekse iş insanı olarak gerekli destek ve katkıları sundukları bu insanlarımızın bir anda ne oldum delisi olmalarına ve dün yanlarından ayrılmadıklarına selam bile vermekten kaçtıklarına üzüldüğünü belirtti.

    Irmak’ın açıklamalarına benzer bir açıklamada Karslı İş insanı Sabri Yiğit’ten geldi.

    Yiğit, her seçim dönemi bir araya getirilip, gerekli katkı ve destekleri sundukları siyasilerin seçilir seçilmez bırakın selam vermeyi, teşekkür etmeyi nankörlük olduğunu söyledi.



    Son Sınır Deprem


    Metsamor Nükleer Santrali Hatırlattı!..


    Ermenistan-Gürcistan sınırında meydana gelen 5.3 büyüklüğündeki deprem Metsamor Nükleer Santralini bir kez daha gündeme getirdi.

    Ermenistan- Gürcistan sınırında 5.3 büyüklüğünde depremin meydana gelen depremin Iğdır, Kars, Ardahan ve Ağrı hissedildiğini belirten Iğdır Milletvekili Yaşar Karadağ bölge halkının tedirginliğini TBMM’sinde dile getirdi.

    Karadağ, Iğdır’a yalnızca 16 km uzaklıkta ve deprem fay hattında bulunan Ermenistan’daki Metsamor Nükleer Santralinde meydana gelebilecek ya da belki de bu depremle meydana gelen sızıntı tehlikesine dikkat çekti.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bir basın açıklaması yapan MHP Iğdır Milletvekili Yaşar Karadağ, Ermenistan-Gürcistan sınırında meydana gelen 5.3 büyüklüğündeki depremin Metsamor Nükleer Santralinden dolayı bölge halkında korku oluşturduğunu dile getirerek, bu santralin artık kapatılma zamanının geldiğini belirtti.




    MHP Iğdır Milletvekili Karadağ, TBMM’de yaptığı basın açıklamasında Ermenistan- Gürcistan sınırında 5.3 büyüklüğünde depremin meydana geldiğini, bu depremin Iğdır, Kars, Ardahan ve Ağrı hissedildiğini söyledi. Depremden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Karadağ, “Iğdırlı hemşerilerimiz depremin şiddetinden ziyade, Iğdır’a yalnızca 16 km uzaklıkta ve deprem fay hattında bulunan Ermenistan’daki Metsamor Nükleer Santralinde meydana gelebilecek sızıntının korkusunu yaşadı. Metsamor Nükleer Santrali 1977 yılında Sovyetler Birliği tarafından Ermenistan’da inşa edilmiş, birçok uluslararası kuruluş tarafından dünyadaki en tehlikeli ve güvenlik unsurlarından yoksun bir Nükleer Santraldir. Uluslararası Atom Enerji Kurumu ve Avrupa Birliği de Metsamor’un dünyadaki en tehlikeli Nükleer Santral olduğunu açıklamıştır” dedi.

    Dünyada bulunan 443 Nükleer Santralden en tehlikelisinin Metsamor Nükleer Santrali olduğuna dikkati çeken Karadağ, “Reaktörlerin soğutulmasında kullanılan atık suyun Aras Nehri vasıtasıyla Hazar Denizine kadar ulaştırılması nedeniyle Metsamor Nükleer Santrali, Hazar’a kıyısı olan tüm ülkeler için de ciddi bir risk taşımaktadır. İhtimal büyük bir depremde Metsamor Nükleer Santralinin yayacağı radyasyon Iğdır, Kars, Van, Ağrı, Erzurum illerimizi yaşanamaz hale getirecektir. Halihazırda günümüzde bile Iğdır ve çevresinde son yıllarda kanser vakalarının artması, bitki örtüsünde kurumalar yaşanması ve verimliliğin azalması, sınıra yakın yerlerde hayvanların sakat doğma oranının artması gibi olumsuz gelişmeler bölge halkımızda ciddi endişelere neden olmaktadır.


    Benzer şekilde reaktörün soğutulmasında kullanılan atık suyun Aras Nehri’ne dökülmesi de halkımızın endişelerini artırmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

    Tüm yetkili mercilere çağrıda bulunan MHP Iğdır Milletvekili Karadağ, “Buradan Gazi Meclisin çatısı altında bölgede yaşayan tüm hemşerilerimiz adına Uluslararası Atom Enerjisi Kurumuna ve tüm yetkili uluslararası çevre kuruluşlarına, Dışişleri Bakanlığımıza, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza seslenmek istiyorum.
    Artık özellikle Ermenistan ile olan bu normalleşme sürecinde tüm platformlarda bu Metsamor Nükleer Santralini masaya yatırmamız gerekiyor. Bu santralin artık mutlaka kapatılması gerektiği düşüncesindeyim. Bu benimle birlikte tüm coğrafyada yaşayan insanlarımızın da Türk Milleti’nin de en büyük temennisidir” açıklamalarında bulundu.


    KADIN VE DOKTORLARDAN 

    ÇOCUKLARA 4 BİN KİTAP..


    Ardahanlı Beyin Cerrahi Prof. Dr. Adem Yılmaz ve Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihat Kaya’nın da aralarında bulunduğu kitap severler Ardahanlı çocuklara 4 bin kitap hediye ettiler.


    Güven Akbaba başkanlığındaki Ardahan’ın Göle ilçesinin en büyük köylerinden olan Senemoğlu Köyü Derneği başlatmış olduğu, ”Bir Öğrenci de Sen Okut..!” kampanyasına katkı sunan Göle Senemoğlu Köyü Kadın Komisyon ekibi kadınlarıyla birlikte yarını kurma çabaları, okul kütüphanelerinde okutulmak üzere 4 Bin kitabı Göleli çocuklara gönderdiler.Göle’nin değerlerinden insan sağlığına kattığı emeği ile tanınan Beyin Cerrahı Prof. Dr. Adem Yılmaz hocanın katkı sunduğu çaba için ve kültürel çabasıyla öne çıkan Senemoğlu Köyü Dernek Başkanı Güven Akbaba katkı sunanlara teşekkür metni yayınladı.


    Başkan Akbaba; ‘Okulumuz kütüphaneleri için yaklaşık 4000 kitap temin ettik. Başta  Prof. Dr. Adem Yılmaz hocam ve psikiyatri uzmanı Dr. Nihat Kaya hocama olmak üzere, kitap teminimize katkı sunan Sema Bozkurt Öztürk hanıma, Galip Kaya kardeşime, Özten Özdemir Alpgündüz hanıma, Muhammed Yeni hocama, Murat Yılmaz kardeşime , Gökmen Kılıç kardeşime, Murat açar bey ve Aziz beylere katkılarından dolayı şahsım arkadaşlarım ve köyüm adına çok teşekkür ediyorum, emeğinize yüreğinize sağlık sağ olun var olun’ dedi.                     Haber: Şanlı Alabay


    Ardahanlı Milli Sporcu Eray Şamdan


    Gebze’de Öğretmen Oldu..


    Milli sporcu ilk gününde çiçeklerle karşılandı, öğrencileriyle tanıştı…

    Darıca Belediyesi Eğitim  Spor Kulübü sporcusu olan ve Tokyo 2020 olimpiyatlarında karate branşında gümüş madalya alan Eray Şamdan, Gebze Ziya Gökalp Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne öğretmen olarak atandı.  Eray Şamdan ilk görev yeri olan okuldaki görevine başladı.


    Genç sporcu ve beden eğitimi öğretmeni Şamdan okul müdürü Ekrem İbiş ve öğrencileri tarafından çiçeklerle karşılandı. Hem meslektaşları hem de öğrencilerinin heyecanlı karşılamasından dolayı memnun kalan Şamdan  karşılaştığı durumu “Öğrenciler tarafından çok sıcak karşılandım. Gerçekten çok cana yakın öğrencilerim var. Aynı zamanda öğretmenler de aynı şekilde… Her konuda yardımcı oluyorlar ve çok sıcak kanlılar… O yüzden buraya geldiğimde hiç yabancılık çekmedim….” Sözleriyle dile getirdi.  




    TECRÜBE VE BİRİKİMLERİNİ GENÇ NESİLLERE AKTARACAK

    Karateye 5 yaşında başlayan bugün 24 yaşında olan  genç sporcu artık tecrübe ve yeteneklerini genç nesillere aktarmak için çalışacak. Eğitim öğretim yılının başladığı hafta ders başı yapan Şamdan artık spor alanında başarılı nesiller yetiştirmek için çaba sarf edeceğini belirtti.


    Göle’nin Sarayına Kışın Ortasında Taşınıldı!


    KESİN KABULÜ YAPILDIMI Kİ?!.


    Alanı ve ihalesi verilen firmalarının çokca tartışıldığı binaya kışın ortasında taşınmaya başlandı.

    Geçtiğimiz yıl inşaatına başlanılan, AK Parili Milletvekilinin  yakınları  olduğu iddi edilen firmalarca ‘elden teslim  ihale’ ile alınıp, yapıldığı belirtilen Göle Kaymakamlığı ve Adliye Hizmet verecek olan yeni binaya kurumlar taşınmaya başlarken bu binanın kesin kabulüyapışıp, yapılmadığı ve -30’ları bulan soğuklarda bu acelenin nedeni merak edildi.

    Fevzi Çakmak Mahallesi Oltu Caddesi üzerinde bulunan Göle Kaymakamlığı eski hizmet binasında Milli Eğitim, Tapu Kadastro, Mal Müdürlüğü, Nüfus, İcra ve İlçe Seçim Kurumları, Kubilaybey Mahallesinde yapımı tamamlanan Göle Kaymakamlığı yeni hizmet binasına taşındı. Öte yandan Göle Kaymakamlığı eski hizmet binası ise Belediye tarafından değerlendirileceği öğrenildi.     
     


    Göle yeni şehirlerarası otobüs otogarı..


    Göle ilçe merkezinde hizmet veren mevcut otogarın, ihtiyaca cevap verememesi ve trafiği tıkaması  nedeniyle 5 yıl önce proje çalışmasına başlayan Göle, yeni şehirlerarası otobüs otogarı projesi tamamlanarak hizmet vermeye başladı.

    Yeni Göle otogarının halkımıza daha iyi hizmet vermesini hedeflediklerini belirten Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin merkezden kalkan otobüslerin görüntü kirliliği oluşturduğunu ve şehir trafiğini olumsuz yönde etkilemesinin önüne de geçildiğini belirtti.


    TÜNEL BEKLEYEN SAHARAYA ÇIĞ GELDİ!


    Tünel bekleyen Ardahan- Artvin karayolu üzerinde bulunan Sahara dağında bu sabah çığ düştü. Kar küreme aracı çığ altında kalırken, operatör ise son anda kurtuldu.

    Olay bu sabah 09.00 sıralarında meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Karadeniz’i Doğu Anadolu’ya bağlayan Şavşat-Ardahan karayolunda 2 bin 600 rakımlı Sahara Dağı Kocabey Yaylası mevkiine çığ düştü.

    Bölgede yol açma çalışması yapan Karayollarına ait paletli kar küreme aracı çığın altında kaldı. İş makinası operatörü kendi imkanlarıyla kara gömülen araç içerisinden çıktı. 

    Çift taraflı ulaşıma kapanan karayolunda çok sayıda araç yolda mahsur kaldı. Çığ gelen bölgenin açılması için Karayolları ekipleri çalışma başlatarak araç trafiğini bölgede yeniden sağladı.


    Demiryolu var, Durak yok..


    Doğu Ekspresi güzergâhına Ardahan’ da eklensin diyen Ardahan’lılar Ankara-Kars hattında hizmete sunulan Doğu Ekspresi güzergâhına Ardahan’ın da dahil edilmesini istiyorlar. TCDD tarafından Ankara-Kars hattında hizmete sunulan turistik Doğu Ekspresi güzergâhına Ardahan’ın da dahil edilmesini isteyen Ardahanlılar seyahat ve gezi tutkunlarının yanı sıra yabancı turistlerin de ilgi odağı olan Doğu Ekspresi treninin Ardahan’a kadar uzanmasını istiyoruz diyerek bu yönde bir kampanaya açmaya hazırlanıyorlar.Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu yaptığı açıklamada, Doğu Ekspresi’nin Ardahan’ın tren güzergâhına eklenmesi için kampanya düzenleyeceklerini söyledi. Söz konusu trenin, Kars’tan sonra Ardahan’a gelmesiyle bölgede turizmde patlama yaşanacağına inandıklarını belirtti.


    ŞOWU BIRAKIN 

    Ardahan’ın adını öne çıkarın..


     


    Kentin Adını Öne Çıkarmak Varken..


    Cumhuriyet’in 96 nci yıl dönümü kutlanan ülkemde ilk cumhuriyet devlet fikrinin Ardahan’dan çıkıp daha sonra bu ülkenin kurucusu tarafından da benimsenip, ulusun yönetim şekli olarak ilan edildiğini biliyor musunuz?

    Bilmem ama birileri hala Ardahan’ı görmezden gelip, Ardahanlıların ret ettiği KAI; KAISİAD; KAIFED adı altında ki saçma sapan oluşumlar ile Ardahan’ın adını gölgelemeye devam eder durur.

    Karslıların kutlaması gereken ve başta biz Ardahanlılar başta olmak üzere 80 vilayetin de kutlaması gereken 30 Ekim Kars’ın kurtuluşunu Ardahanlı olan sözde dernek başkanları tarafından kutlanmaya çalışılması da Kars’ında, Ardahan adını gölgeleyen bir durumdur..

    İlk olarak Ardahan’da geçmesine karşın Ardahan’ın adının anılmadığı tren yolu da birileri gibi Ardahan’ı ötelediğini görmekteyiz..

    Çünkü adı Kars-Tiflis-Bakü konulan ama ilk olarak Ardahan sınırlarında temeli atılan bu tren yolu ile ilgili haberlerde de Ardahan’ın adını göremezsiniz..

    Halbuki aynı tren yolu üzerinde bulunan tünel, en önemli güzergah Ardahan sınırları içinde geçerek Gürcistan’a buradan Azerbaycan’a ulaşmakta..

    İşte bu nedenledir ki ; Ardahan’ın bu memleketin 75 plakalı Gürcistan ve Ermenistan’a komşu bir vilayet olduğunu anlatmaya çalışır, Ardahan diye bir İL’in olduğunu başta KAI, KAISİAD; KAIFİAD denen saçmalıklar içinde kendilerine başkan dedirtmeye çalışan Ardahanlılara olmak üzere herkese anlatmaya çalışır ve Ardahan’ın adını gölgelemeyin diye avazımızın çıktığı kadar bağırırız..

    Ve yine bu nedenledir ki 1 Aralık’ta ki İstanbul’u Ardahanlılara Tanıtma Günlerinde ülkenin en büyük kenti ve metropolü olan İstanbul’un dağına, taşına Ardahan’ın adını yazdırmak için kendimiz paralar ve bu yönde attığımız adımları tüm Ardahanlıların desteği ile sonuçlandırmaya çalışırız..

    Yani kısacası başta Ardahanlıyım deyip, sadece öne çıkmak, bana başkan desinler diye başkaları için kendilerini paralayanlara diyeceğimiz tek şey artık bırakın şu KAI, KAISİAD, KAIFED gibi saçmalıkların eteklerine yapışmayı da kendi memleketiniz, tanınmaya, tanıtılmaya muhtaç Ardahan’ın adını öne çıkarmak için verilen m

    mücadeleye destek olun..


    ÇILDIR GÖLÜ ULUSLARARASI BASINDA..

    Doğu Anadolu’nun en büyük ikinci,en büyük tatlı su gölü olan Çıldır Gölü özellikle kış mevsiminde yüzeyinin tamamen donmasıyla birlikte muhteşem bir doğal güzelliğe sahip oluyor. 1959 m rakımda yer alan Çıldır Gölü kış sporlarının merkezî olabilecek önemli bir potansiyele sahip durumda.

    Yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olan Çıldır Gölü artık uluslararası basında da büyük ölçüde yer bulmaya devam ediyor.

    Ardahan Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Özkan Karadavut buzla kaplı Çıldır Gölü’nde sema gösterisi gerçekleştirdi.

    Bölgenin bu doğal güzelliklerine dikkat çekmek isteyen Karadavut gölün ortasında yaptığı sema gösterisi Anadolu Ajansı Ardahan Muhabiri Günay Nuh tarafından ulusal basına taşındı. Bu güzel gösteri bununla da kalmadı dünyaca ünlü The Guardian ve The Times sitelerine haber oldu.


    SAZAN SAYISI AZALIYOR..


    Özellikle kış aylarında yüzeyi donan gölde balık tutulduğu yönünde ki haberlerinde ana kaynağı olan Sazana Balığının gün geçtikçe azaldığına dikkat çekildi.


    Ardahan’daki Çıldır Gölü’ndeki balık türlerinin ve sayısının azaldığı açıklandı. Arpaçay Doğruyol Köyü Su Ürünleri Kooperatifi durumu izinsiz avlanmaya bağladı. 

    Kooperatif yetkilileri “Özellikle sazan balığı sayısında azalma var. Bunun nedeni kaçak avlanmadır. Bu duruma elbirliği yaparak bir son vermeliyiz. Bundan sonra kurallara uymayan üyelerimizi üyelikten çıkaracağız” dedi.



    Posof ve Doğalgaz İçin İmar İstendi!


    Damal ve Posof’un beklediği doğalgazın 2023 yılı için yatırım planına alındığını belirtirtildi.

    Alınan bilgilere göre Enerji Bakanlığı tarafından Ardahan’ın Posof ve Damal ilçesinin yatırım programına alındığını belirterek bölgemizde yetkili olan KARGAZ firmaları bizden imar planını, haritaları ve gerekli meclis kararını istendiği öğrenildi.

    Çok büyük bir olumsuzluk olmasa 2023 yılında ilçemizde doğalgaz çalışması başlanacağı belirtildi. 


    Posof’a Köpek Doldu!


    Kış mevsimi gelince Posof ta da ortamlar değişti. Kar yağışları başlamadan önce Kedi, Köpek ve yavrularıyla adeta işgal edildi. 

    Yaz aylarında evlerinde besledikleri bu hayvanları kış gelince köylerden getirerek ilçe sokaklarına bıraktılar. Caddeler, dükkân önleri ve hatta cami önü dahi köpeklerle doldu.

    Kediler vatandaşlar tarafından doyurulmaya çalışılıyor ama köpekler ise çöplerden topladıkları ve hatta evlerin kapısı önündeki ayakkabıları da götürüyorlar. Benim de bir çift spor ayakkabımı aldılar.

    Hayvanların bu durumlarından başka yağan şiddetli kardan dolayı da Posof Cadde ve sokakları kardan geçilmeyecek kadar oldu. 


    Badele’ye Biriket Gümrük!


    TÜRKGÖZÜ SINIR KAPISI SİNİR KAPISI OLDU


    Önündeki en büyük engelerden biri olan Ulgar tünelinin hala açılmadığı ve tünel çaçışmalarından hala bir haber alınamadığıTürkiye’nin Kafkaslara açılan kapısı içler acısı halde.

    Türkiye nin Kafkaslara açılan Posof Türkgözü sınır kapısı artık sinir kapısı olarak çalışmaya devam ediyor.

    Türkiye nin bir il nüfusu kadar nüfusu olmayan komşu devlet Gürcistan’a açılan kapının Gürcistan tarafında ki düzen Türkiye tarafında yok.

    İki yıla yakındır yaya geçişine yasak olan gümrük kapısı sahasınd ki düzenlemelere yeni kulübeler yapılarak çözüm üretilmeye çalışırken bugümrük kapısını tercih eden tırların çalışan gümrükçü ve polis yetersizliğinden dolayı saatlerce beklemek zorunda kaldıkları belirtilmekte.


    ESOBB SEÇİMİ ÖNCESİ ALİHANOĞLU


    VE EKİBİNE ESNAFTAN BÜYÜK TEVECCÜH


    Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkan adayı İskender Alihanoğlu, seçime sayılı günler kala esnafları ziyaret ederek destek istedi.

    26 Şubat Cumartesi günü yapılacak olan Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası seçimleri öncesinde Başkan adaylarından İskender Alihanoğlu ve ekibi, merkeze bağlı köylerde ki esnafları ziyaretlerde bulundu.

    Esnaf ziyaretlerinde İskender Alihanoğlu ve ekibi, büyük teveccühle karşılanıyor.

    Başkan adayı Alihanoğlu, “Seçim çalışmaları kapsamında hafta sonu merkeze bağlı köylerimizde esnafımızla bir araya geldik. Bizler değişim ve yenilik diye yola çıktı. Beni ve ekibimizi gören esnaflar duydukları memnuniyeti dile getiriyor. Bizler esnaflardan aldığımız güçle bu yola çıktık. Onların desteğiyle de güzel projeler ve çalışmalar hazırladık. Bizler makama için değil hizmet için yola çıktık. İlimiz ve esnafımız için hayırlı olsun. Esnaflarımıza gösterdikleri yakın ilgi, destek ve teveccühlerinden dolayı hepsine teşekkür ediyoruz” dedi.



    arşiv haber 06/09/2019 tarihli haber(yorum/reklamlar


    Ardahan’ın Gelinine 10 Yıl Hapis Cezası!


    Ardahan’ın gelini Dr. Canan Kaftancıoğlu’na 9 yıl 8 ay hapis cezası Ardahan Hanaklı Ümit Kaftancıoğlu’nun ailesinin öz gelini olan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle yargılandığı davada 9 yıl 8 ay hapis cezası verildi.


    ARDAHAN’IN GELİNİ Canan Kaftancıoğlu, 2012-2017 yılları arasındaki Twitter paylaşımları gerekçesiyle üçüncü kez İstanbul 37’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıktı. Kaftancıoğlu’na “Cumhurbaşkanına hakaret”, “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret”, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni alenen aşağılama”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek”, “terör örgütü propagandası yapmak suçlarından” toplam 9 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Mahkeme Kaftancıoğlu’na okuduğu hiciv nedeniyle de indirim uygulamadı.



    CANAN KAFTANCIOĞLU KİMDİR?


    Canan Kaftancıoğlu 1972 Ordu doğumlu. İlk, orta ve lise eğitimini Ordu’da tamamladı. 1995 yılında  Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Sivas Suşehri Devlet Hastahanesi acil biriminde hekim olarak çalıştı. 1997 yılında İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nda Adli Tıp ihtisasına başladı. TiHV(Türkiye İnsan Hakları Vakfı) ‘de vaka taraması yaparak “İşkence Olgularının Adli Tıbbi Değerlendirilmesi” isimli teziyle ihtisasını tamamladı.


    Öğrencilik yıllarından itibaren çeşitli dernek ve demokratik kitle örgütlerinde görev aldı. Toplumsal Bellek Platformu’nun kurulmasında önayak oldu. Yakın tarihimizde yaşanan faili meçhul bırakılmış cinayetlere dikkat çeken Yalın Ses yayınlarından “Benim Babam Bir Kahramandı” isimli derleme kitabı bulunmaktadır.


    2011-2012 yılları arasında  İstanbul Basın, Kültür ve İletişimden sorumlu il başkan yardımcılığı, 2012-2014 yılları arasında İl başkan vekilliği, basından sorumlu il başkan yardımcılığı görevini sürdürmüştür. Halen kurucu ortağı olduğu özel bir sağlık kuruluşunda genel koordinatör olarak çalışmaktadır. Dr. Ali Naki Kaftancıoğlu ile evli olup Çağım Işık isminde bir kızı bulunmaktadır.


    Ali Naki Kaftancıoğlu CHP  Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun eşi, 1980 yılında cinayet sonucu yaşamını yitiren Ardahanlı  yazar ve gazeteci Ümit Kaftancıoğlu’nun oğludur. İstanbul Erkek Lisesi’ni tamamlamış ardından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunudur. Çocuk Doktoru olarak görev yapan Ali Naki Kaftancıoğlu 2001 yılında Canan Kaftancıoğlu ile evlenmiştir. Bu evliliğinden iki çocuğu vardır. Günümüzde Özel Işık Tıp Merkezi’nde çalışmalarını sürdürmektedir. Ali Naki Kaftancıoğlu baba tarafından aslen Ardahan Hanak’lıdır.



    GAZETECİ’den en son yorum..


    Cananı, Poz vererek kurtaramazsınız!


    Cezaevlerini dolduran insanların ve kamuoyunun beklediği yeni ve bana kalırsa genel af olması gereken bir af için hazırlandığı umut edilen yeni adalet reformu çalışmasını yürüten Adalet Bakanı Abdulhamit Gül gündeme dair değerlendirmelerde bulunurken, tamda bir kadın olan CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu’nun yargılandığı bir sırada kadına şiddetle ilgili olarak açıklamalarda da bulundu.


    Bakan Gül’ün açıklamasında ”Bu tür olaylara sıfır toleransla yaklaşıyoruz” derken aynı dakikalarda mahkemede olan Dr. Kaftancıoğlu için mi yoksa başka bir konu için mi konuştuğunu merak ederken, bakanın açıklamasının devamında bunun üstü kapalı bir mesaj olsa da hiçte öyle olmadığını anlıyorduk.


    Çünkü bana göre üstü kapalı bir mesaj olan Bakan Gül’ün bu açıklamasını yani  ”Bu tür olaylara sıfır toleransla yaklaşıyoruz” derken burayı kısa geçip, işi süresiz nafaka tartışmalarıyla ilgili konuya getiriyordu..


    Bakan Gül bu konuda yani, ”Nafaka konusunda temel kadının mağdur olmamasıdır. Bizim görüşümüz kadını mağdur etmeden bir süre verilmesi” ifadelerini kullanırken, bir kadın olan ve 31 Mart ve 23 Haziran yerel seçimlerinin yön değişmesinde büyük bir emeği olan CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu’da mahkemedeydi.


    Bakanın açıklamaları arasında olan ve yine bana göre başka Başkan Erdoğan ve mahkemelere yönelik üstü kapalı bir mesaj olan, ‘Bizim görüşümüz kadını mağdur etmeden bir süre verilmesi’ satırlarını mahkeme başkan Erdoğan ve heyetlerinin de bu söz ve satırları dikkate alması gerekir derken aynı saatlerde Kaftancıoğlu’nu desteklemek için Adliyeye gidenlerin derdinin Kaftancıoğlu değil, onla ve onun için samimi olarak oraya gelen siyasilerle, ünlülerle poz vermek olduğunu da görmüyor değildim..


    Evet, aynı zamanda memleketim Ardahan’ın gelini olan CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu’ya destek adı altında adliyeye gidenlerin derdinin Kaftancıoğlu değil, poz vermek olduğunu anlamak için bu pozcuların 24 saat başında oldukları internet yoluyla başta CİMER’e olmak üzere kendi özel ve artık dedikodu hatta poz sayfası haline gelen sanal sayfalarında ülke sorunları ile, GENEL AF ile ilgili, Adaletle ilgili, Kanunlarla ilgili küçük bir istemde, çağrıda bulunmamalarıdır, sahtekarlıkları..


    Ve poz derdinde oldukları..


    Evet… Adliyeye giderek, Adliyenin içine bile girmeden, kenardaki cafeler de oraya gelen ünlü siyasi ve insanlarla poz verip, sözde duyarlı olduklarını, siyaset yaptıklarını sananların bu tür sahtekarlıklarını bilen Başkan Erdoğan ve iktidar da eli rahat olarak, ‘dediğim dedik, çaldığım düdük’ diyerek genel af başta olmak üzere toplumun beklentilerine cevap verme gereği duymamaktadır..


    Ve benim gibi gerçek anlamda adalet, hukuk ve hazırlığı süren yeni Adalet Reformunun bir genel affa dönüştürülmesini bekleyenler gibi Dr. Kaftancıoğlu’da bu sahtekarlara değil, ”Bu tür olaylara sıfır toleransla yaklaşıyoruz” , ‘Bizim görüşümüz kadını mağdur etmeden bir süre verilmesi’ diyen Adalet Bakanının bu sözlerinde samimi olduğunu ortaya koyması için mücadele edilmesi gerektiğini anlamalı, anlatmalı..


    Çünkü bu yönde atılacak ciddi ve toplumsal bir adım poz verenlerden daha samimi olacaktır.


     


    ATŞİV HABERLER..


    Kaymaya 1 Milyon


    Ayıranlar, Amatöre 1 Kuruş Vermediler..


    Mete Özdemir zamanında projelendirilen ve Avrupa Birliği Fonlarından verilen 6 Milyon Euro destekle yaptırılan Ardahan Yalanızçam Uğurlu Dağ Kayak Tesislerine ayrılan 1 Milyonluk tanıtım bütçesi bir cd yaptırlamadan harcanmaya başlarken, kentte ki 15 Amatör Futbol Takıma 1 kuruş destek verilmedi.


    **Amatör Lig Perişan..


    *Arşif Haber


    Maddi imkansılıklar dolaysıyla bir türlü 3 üncü lige çıkamayan Serhat Ardahan Spor’dan beter olan Ardahan’da ki Amatör Futbol Takımları neden kendilerine katkı ve yardım yapılmadığını sordular.


    Konu hakkına başlatılan bir tartışmaya açıklama yapan Ardahan 1. Amatör Liginde ki Futbol Kulübü Yöneticilerinin kamuoyu kanalıyla yaptıkları açıklama şöyle;


    **Kulüp Başkanları Adına Yetkililere Sesleniyorum..


    Amatör futbolunun temel sorunlarından birisi maddiyat. Birçoğu hiçbir yardım almadan zor şartlar altında başkan ve yöneticilerin çabalarıyla ayakta duruyor. Yerel kulüplerin maddiyata bağlı sıkıntılarının başlıca sebebi sponsor bulamamak. Halbuki sponsor yasasında amatör kulüplere yaptığı yardımların tamamının vergiden düşüldüğü bilinmesine rağmen, amatör kulüplere destek verilmiyor. Bir başka sıkıntıda ulaşım. Amatör kulüpler,idmanlarına ve resmi maçlarına gitmekte sıkıntı çekiyor. Ulaşım maliyeti haftada 400-500 lira civarı. Hiçbir geliri olmayan kulüpler, bu giderleri karşılamaktan zorlanıyorlar. Amatör kulüpler maddi olanaksızlıklar sebebiyle ne yazık ki lisans, vize işlemlerini yapamıyor. Bir futbolcunun lisans ve vize maliyeti 1000 lirayı buluyor. A Takım ve minimum 3 altyapı takımının olduğunu düşünürsek 60-70 sporcunun maliyeti kulüplerin kısıtlı bütçesini oldukça zorluyor. Ardahan da son iki-üç yıldır, hem Belediye hemde Valilik, azda olsa amatör kulüplere maddi anlamda katkıda bulunuyordu. Ancak bu yıl, sezon yarılanmasına rağmen ortada bir şey yok. Bu konu ile ilgili, ne ASKF yetkililerinden, ne TFF İl temsilcilerinden, nede Spor İl Müdürlüğünden her hangi bir girişim yok.

    Buradan kulüp başkanları adına konuşarak yetkililere sesleniyorum. Bu çocuklar hepimizin çocukları. Ardahan da faaliyet gösteren 15 kulüp bünyesinde yaklaşık binin üzerinde gencimiz var. Sadece futbolda değil. Kulüplerimiz bünyesinde futbolun yanı sıra Taekvondo, voleybol, basketbol, boks gibi değişik spor branşlarımızda çocuklarımız spor yapıyor. Maddi anlamda bu gençlerin yükü, tamamen kulüp başkanlarının ve birkaç gönüllü kulüp yöneticilerinin sırtında. 5302 sayılı İl özel idaresi kanunun ve 5393 sayılı Belediyeler kanunun 14. Maddesi’nin B bendinde, İl özel idare ve Belediye bütçesinin binde 12’sini amatör spora ayırabileceğiz yazıyor. ancak şuana kadar amatör kulüplere gelen hiçbir şey yok. Bu konuda adım atılmasını bekliyoruz.
    **Kayak Tesisini Tanıtmak İçin 1 Milyonu Alanlar


    1 Cd Yaptıramadılar!.


    Mete Özdemir’in düşünüp. büyük çabaları ile hayata geçirdiği ve 3 Şubat’ta açılışı yapılacak olan Ardahan Yalanızçam Uğurludağ Kayak Tesislerinin tanıtımı için bir milyonluk bütçe teslim edilen Ardahan Genel Sekreteri ve tanıtım işini ihale ettiği firma EMİT’te eli boş gitmiş.


    Bugün başlayan ve Ardahan’ın da aralarında bulunduğu bir çok vilayetin katılım sağladığı İstanbul Tüyyap’ta ki Emit Fuarına katılan Ardahan Valilik Standını fırsat bilip, işi beleşe getirmeye çalıştığı görülen Genel Sekreterlik ve onun bir milyonluk tanıtım işini alan firmanın Kayak tesisini Tanıtmak için bir iki broşür ve internetten alınmış kayak fotoğrafları sergilemesi dikkat çekerken, aynı firmadan istenen Ardahan yada Kayak Tesisi ile ilgili bir tanıtım cd’sinin hala yapılmadığı da bizzat firma yetkililerince açıklanması dikkatlerden kaçmadı.



    Anıl Hanım Bir Milyonu Ne Yapacak?..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Ardahan’ın gerektiği gibi tanıtılması için verilen çabaların bugüne kadar nasıl bir sonuç verdiğini, ülkenin 3 gümrük kapısına sahip, Kafkaslara ve Karadeniz’e açılan kapısı, 75 plakalı şehri, kırmızı et deposu, Posof ve Çıldır ilçelerinin göller bölgesi, Göle’nin yeşil ve yanmaz çamlarla çevrildiğini, Damal ve Hanak’ın Türkmen kültürü ile yoğrulduğunu, Yalanızçam Uğurlu Dağ Kayak Tesisinin de içinde bulunduğu Meşe Ardahan’ın hala Kars’ın ilçesi olarak bilinmesi kadar kolay bir yol var mı?

    Bilmem ama bu kentin parası peşin gönderilen EMİT’te de yine Kars’ın stadının gölgesinde olacağını şimdiden belirtsem Ardahan’ı Tanıtma sevdası içinde olanlar başta olmak üzere kimse üzülmesin..

    Neyse bunları geçelim, kendimin olduğu gibi sizlerinde şekerini arttırmayalım..

    Ancak, benim gibi bir çok önemli isimin kazaen, pardonla davet edilme gereği duyulmayan Ankara’da ki toplantıda tanıtıldığı sanılan ve 3 Şubat’ta 3 Bakan ile resmi açılışı yapılacak olan Yalanızçam Uğurludağ Kayak Tesislerinin tanıtılması projesine bakmadan da geçemeyeceğim..

    Çünkü bana göre hava alanı isteyen, havaalanını getirecek olan Ardahan’a yapılan en önemli projelerden olan Yalanızçam Uğurludağ Kayak Tesislerine 6 Milyondan çok bir para harcayarak yaptıran Avrupa Birliği Fonlarından bu tesisi tanıtmak için ayrılan tanıtım masrafının bedeli 1 Milyon TL. olduğunu biliyorum..

    Yani ‘Ardahan Genel Sekreteri Anıl hanım al bu parayı, kayak tesisini tanıt’ diye ayrılan para tamı tamına bir milyon lira ve bu para Ardahan Genel Sekreteri Anı Aksel’in başında bulunduğu Genel Sekterlik kasasındadır..

    Ve bu parayı özel bir firma tutan Genel Sekreterlik 3 Şubat’a kadar harcayacak..

    Yani bizi davet etmeyi kazaen unutan savunmasını da kem-kümle geçiren valiliğe bedavadan yüklenen Kayak Tesisinin tanıtım işi Anıl Aksel ve onun tuttuğu tanıtım firmasını işi..

    Peki bu tanıtım işi adı üstünde Ardahan Genel Sekreterliği ve onun kiraladığı tanıtım firmasına ait olmasına karşın niye işi sevdiğimi Valilik çalışanlarına yükler ve niye bizlerle onları üzer?

    Evet, Yalanızçam Uğurludağ Kayak Tesislerini tanıtmak için ayrılan bir milyonu kasasında tutan ve tanıtım firması aracılığı ile fatura eden Genel Sekreterlik, bu tanıtıma Ardahan’dan başlamaz.. 

    Ve niye Ardahan gazetelerine tam sayfa ilanlar vermez, Ardahan haberler ile dolu internet sitelerinin açılış sayfalarına reklam vermez?..

    Ve niye bu yönde Ardahan’da ki gazeteciler ile bir toplantı yapmaz..

    En önemlisi başta Ardahanlı Doğan Şentürk gibi onca gazeteci, televizyoncunun olduğu ulusal gazete ve medya ile neden temasa geçip, onları Ardahan’a bizzat davet etmezler..

    Halbuki bizim gibi Ardahan sevdalısı Ardahan Doğanların bu tanıtımı en iyi şekilde yapacakları da iyi bilinmekte..

    Ve niye Ardahan’ın tanıtmak için yok imkanlarla çaba gösteren Ardahan adını taşıyan federasyonları, dernekleri bu işe paydaş etmezler?

    Maddi sıkıntı içinde ikide bir morali bozulan ve 3. Lige çıkma mücadelesi veren Serhat Ardahan Spor’un ve diğer Amatör Futbol takımlarının formalarına, Ardahan’ı Tanıtı m Günlerinde ki gibi kayak logolo formalarla neden reklam verilmez?

    Ardahan’ın olduğu gibi İstanbul ve diğer kentlerin bilbordları ve reklam panoları neden ARDAFED’in valilik, genel sekreterlik ve belediyelerden beş kuruş almadan gerçekleştirdiği Ardahan’ı Tanıtma Günlerinde ki gibi donatılmaz ki?

    Bilmiyorum ama başta Ardahan Valisi olmak üzere Ardahan’da ki yetkiler ve bu tesis üzerinde siyaset yapan, oy devşirmeye çalışan siyasiler neden; Anıl Aksel bu iş başkasının değil, senin işin, bizim işimiz değil demezler?

    Osman Yıldız adlı arkadaşımızın Ardahan’da ki organizasyon firması gibi bir çok yerel firmanı daha etkileyici yollar bulacağından bi haber bir Genel Sekreterlik o paraya bizleri paydaş eder mi, Ardahan sevdalılarına yedirir mi ki?.. 

    Bilmem..

    Ama bildiğim tek şey yedirmezler!..

    Çünkü bir kaç renkli balonla bölgenin devasa kayak tesisi gibi Ardahan’ı tanıtacaklarını sananlar bizlerden daha akıllı ve iş bilenler..

    Kısacası bir kar yağışında kapanan köy yollarını günler sonrası açan bir Genel Sekreterlikte bunları istemek büyük iş olduğunu da biliyorum ama başka yolda yok..

    Çünkü bir milyon Anıl hanımın kasasında ve onu yeyip, fatura edip, bitirecek bir firma var..

    Yani EMİT’i de üstlenen ve bol bol slayt ve broşür basıp, bizi olduğu gibi ilgilileri de kandıran SERKA’lar gibi yol izleyenler bu memleketi çok iyi tanıtır..

    Neyse uzatmaya gerek yok ama bir milyonu kasasında tutan Anıl Aksel hanım eğer zahmet edip, beni veya Doğan Şentürk gibi bir kaç Ardahanlıyı ararsa, Ardahan’a davet edilirse o paranın nasıl olup, en iyi şekilde Yalanızçam Uğurludağ Kayak tesisini tanıtacağını kendisine anlatır, Ardahan adına kendilerine yardımcı oluruz..

    Ama oda zor..

    Çünkü onlar bizi, biz gazetecileri, iş adamlarını arayacak kadar alçak koltuklarda oturanlar değiller..

    Hayırlı olsun şimdiden, umarız bir milyonun üzerinde su içmez, buz da bol bol kayarız..

     
     


    **Togay Çoban Başkan Yardımcılığına Getirildi..


    *29/12/2017 Tarihli Haber


    Bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul’un Esenyurt İlçesinin yeni belediye başkanının ekibin de bir Ardahanlı da yer aldı.


    Necmi Kadıoğlu’nun istifası ile boşalan ve Ali Murat Alatepe’nin yerine seçildiği Esenyurt Belediyesinin yeni başkan yardımcıları da belli oldu.


    **ARDAFED Lobi Çalışması Yürütmüştü..


    İstanbul’un önemli ve en büyük bütçesi olan belediyelerin başında gelen Esenyurt Belediyesinin yeni yönetim kadrosunda Ardahanlı Mali Müşavir Togay Çoban başkan yardımcısı olarak görev alacak.


    Aynı zaman da Esenyurt Hanak Dernek Başkanı da olan Mali Müşavir Togay Çoban Esenyurt ve Ardahan kamuoyunun yakından tanıdığı mütevazi bir isim.


    Bilindiği gibi geçtiğimiz hafta yeni başkanı ziyaret ederek, kendisine yakın çalışma ekibin de en az bir Ardahanlının da yer alması için Esenyurt İlçesinin yeni Başkanı Ali Murat Alatepe’ye rapor sunan Ardahan Dernekler Federasyonu, Ardahanlı AK Partili toplam 6 Belediye meclis Üyesinin bulunduğu Esenyurt Belediye Meclisinin aldığı bu kararı olumlu buldu.


    Öte yandan Karslı olan ve Kadıoğlu’nun döneminde de Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Gazenfer Karakaş bu görevini yeni başkan Alatepe’nin ekibinde de yer aldığıda alınan bilgiler arasında oldu.


    Yeni Başkan Yardımcılarının hangi görevlerde sorumlu olacakları ise Yılbaşında sonra belirlenmesi bekleniyor.


    ARDAFED Esenyurt’ta Tam Yetkili Bir Başkan Yardımcısı İstedi..


    *25/12/2017 Tarihi Haber


    Başta İstanbul’da olmak üzere tüm yurt genelinde güçlü bir Ardahan lobisi çalışmalarına ara vermeden devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu bir süre istifa eden İstanbul Esenyurt İlçesinin yeni başkanını ziyaret etti.


    Bir çok Ardahanlının yaşadığı kadrosunu oluşturmaya hazırlanan Esenyurt’un yeni belediye başkanı Ali Murat Alatepe’yi makamında ziyaret ederek kendisine bir rapor sunan Ardahan Dernekler Federasyonu yeni başkanın oluşturmaya hazırlandığı yeni kadrosuna kendisiyle birlikte aynı belediye de görev yapan 4 Ardahanlı AK Partili Belediye Meclisinden en az birini yakın ekibine alması konusunda tavsiyede bulundu.

    Ardahanlı Belediye Meclis Üyelerinin de bulunduğu ziyarette Başkan Alatepe’ye Ardahanlıların istemleri ve Esenyurt ile ilgili hazırladığı raporu sunan ARDAFED Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’a ARDAFED Yöneticilerinin yanı sıra bir çok Ardahanalı eşlik etti.

    Yeni Belediye Başkanının istifalarını isteyip, aldığı belediye yönetiminde yeniden oluşturacağı Belediye Başkanlıkları ve daire amirleri görevlerini oluştururken Ardahan ve Ardahanlıları unutmamasını isteyen ARDAFED’in Esenyurt İlçesinin yeni Belediye Başkanına sunduğu rapor şöyle;



    Sayın Başkan;

    Biz Merkezi İstanbul Şişli’de olan ve Şehr-i eminliğini yaptığınız Esenyurt’ta da bulunan Ardahan İl, İlçe ve Köy derneklerinin bulunduğu toplam 53 derneğinin çatısı altında olduğu ve başta İstanbul’da olmak üzere ‘Yurt Genelinde Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma mücadelesi veren Ardahan Dernekler Federasyonuyuz.

    Sayın Başkan;

    Sizin memleketiniz, Doğu Anadolu’nun merkez de olan Erzurum’a komşu, Türkiye’nin 75 Plakalı, Göle, Hanak, Damal, Posof ve Çıldır adında 5 ilçesi, 237 köyü, Bir Beldesi ve 100 Bine yakın nüfusu ile Posof Türkgözü (Badele) ve Çıldır Aktaş Gümrük Kapıları ile Kaflkaslara açılan Serhat kenti Ardahan ve Ardahanlılar olarak yeni görevinizde başarılar diler, Allah utandırmasın deriz..

    Sayın Başkanım;

    Kısa adı ARDAFED olan Ardahan Dernekler Federasyonu olarak diğer ve çok önemli bir hedefimiz daha var oda;

    Biz Ardahanlıların ret ettiği ama Esenyurt’un da içinde bulunduğu birçok yerde Ardahan adını gölgeleyen, Ardahan ve Ardahanlıların önünde gerek siyasi, gerekse kültürel olarak engelleyen ve gölgelediğini düşündüğümüz Kars-Ardahan-Iğdır adıyla sözüm ona lobiler, dernekler ve buna benzer kuruluşların ret etmektedir.

    Yani Erzurum, Diyarbakır, Mersin, İzmir, Tekirdağ, Kocaeli gibi kendi başına bir kenttir Ardahan..

    Ve Valiliği, Belediyeleri, Kaymakamlıkları, dernekleri, federasyonları başta olmak üzere Ardahan adını taşıyan oluşumlarla temsil edildiğini tüm ülkede anlatmak ve buna dikkat çekmektedir.

    Kısa adları, KAI, KAISİAD; KAIFED adları taşıyan ama bize göre bir anlam taşımayan bu kurumlar bizi ilgilendirmediği gibi muhatabımız Ardahan dernekçiliğinin en üst çatısı olan ve Ardahan adını taşıyan federasyonumuz, derneklerimiz ve diğer kurumlarımız olduğunun unutulmamasını önemle rica ediyoruz.

    Yani, bu güzelim ülkemizde Erzurum-Erzincan-Van Derneği olmadığı gibi KAI, KAISİAD gibi oluşumlarında Ardahan’ı ve Ardahanlıları ilgilendirmediğini kamuoyuna anlatmaya çalışmaktayız.

    Sayın Başkanım;

    Kale ve Kuleler Kenti Ardahan’ın, Ardahanlının sizde beklentilerinin başında gelenin Şehr-i Eminliğine getirildiğiniz belediyenizin meclisini oluşturan ve 4’ü partinizden, 2’si muhalefette olmak üzere 6 Ardahanlı belediye meclis üyesinin en azında birinin Esenyurt’ta yaşayanların da nüfuslarında dengelenerek yani göz önünde bulundurularak, sizin gibi seçilmişlerimizin sizinle birlikte aktif çalışan olarak görmek, birçok müdürlüğünün bulunduğu belediyede kadrolarda bulunan hemşerimiz arttırılması naçizane istek ve arzumuzudur.

    Bunun yanı sıra ülkemizin sınır kenti Ardahan’ın yerel yöneticilerine katkı ve yardımlarınız bizi olduğu gibi tüm yoksulluk ve yokluk ve olmayan imkânlara karşın o topraklarda kalmak isteyenleri mutlu edecektir.

    Sayın Başkanım;

    Çok zor bir o kadar da ulvi bir görev olan Şehr-i eminlik görevinizde başarılar dilerken, ilçenizde yaşayan ve ülkemizin renkleri ile yoğrulan yaklaşık bir milyonluk Esenyurt’ta yaşayanların başta geniş bulvarlı cadde ve geniş sokakları olan yeşillikler içinde ki güzel bir kentte yaşamasını, bu yaşantılarını idame ederlerken sosyal etkinliklerini yapabildikleri tiyatro, sinema, bisiklet yolları, spor vb. yapabildikleri alanlara sahip olmaları tüm insanların olduğu gibi bizlerin ve Esenyurt’ta yaşayan Ardahanlılarında en büyük arzusudur.

    Sayın Başkanım;

    Başta, ilçeniz sınırları içinde bulunan 600’ün üzerinde ki dernekler olmak üzere sivil toplum örgütlerinin yanı sıra iktidarı, muhalefetinin de katkı verdiği, çalışmalarına katıldığı, makam kapıları halka açık olan belediyecilik anlayışının hüküm sürdüğü bir Esenyurt’ta ‘Ben’ merkezli yönetim anlayışından uzak, ‘Biz’, ‘Hep Birlikte’ anlayışının hüküm sürdüğü bir yönetim anlayışı ile hareket edilmesi özlemi içinde olan toplumun tüm fertlerinin bu kentin sorunlarını birlikte en aza indireceğinde bizim kadar sizlerinde isteyeceğini düşünüyoruz.

    Sayın Başkanım;

    Başta, Haramidere-E-5 Bağlantı yolu, Reno-Bika Yolunun tıkanıklığını aşılması, Avcılar’dan Esenyurt’a giriş olmak üzere kentin genelinde yaşanan trafik sorunun en aza indiği, dolmuşlarının düzenli hale getirildiği, tıka basa doldurulmasının engelnemesi cadde ve sokaklara gelişi güzel çekilen araçların yayalara izin verdiği bir trafik düzeninin yanı sıra fi tarihinde kalan elektrik direklerinin üzerindeki enerji hatlarının yer altına alınması ve kentin ortasında bulunan ve esnafın nefes alması gereken Esenyurt Meydanın tabela stk’lar adı altında pazarcı esnafına satışının engellenememesi ARDAFED olarak gördüğümüz önemli sorunların başında geldiğini düşünmekteyiz.

    Sayın Başkanım;

    Ardahan’da olduğu gibi ülkemizin 80 vilayetinde yetmez gibi gerek kanayan Ortadoğu’da ki göç, gerekse diğer dünya ülkelerinde devam eden insan hareketleri ile yabancıların yoğun şekilde yaşadığı görülmeye başlanan Esenyurt’ta toplu taşıma araçlarının çoğaltılması, metro, tramvay gibi trafiğin en aza inmesine katkı sunan çalışmaların elzem bir durum olduğunu sizinde içinde yaşadığınız ve bugün yerel yönetiminin başında olduğunuz Esenyurt’un olmazsa olmazı olduğunu hepimiz iyi biliyor ve istiyoruz.

    43 Mahallesi ile resmi rakamlarda 700 ama nüfusu bir milyonu aşan bir kentin İstanbul’un diğer ilçelere nazaran en büyük bütçesine sahip olması hem avantaj hem de dezavantaj olduğunu bilmekteyiz.

    Avantajı bu büyük bütçeyi insanların daha güzel bir kente yaşamasına harcamak olurken, dezavantajının ise büyük bütçe büyük beklentilere neden olduğunu da bilmekteyiz.

    Bunun en bariz örneği başta Bonzai olmak üzere eroin, esrar gibi kötü bir hayat seçen gençliği kurtaracak olan projelere kaynak olacağını düşündüğümüz bütçenizde başta kendi cep harçlıkları ile sizinde bir dönem büyük mücadele verdiğiniz ve hala için de olduğunuz Amatörlere sahip çıkmanız, bu bütçeden futbol, kültürel ve diğer sportif faaliyetlerde bulunan gençlere en büyük payın ayrılması belediyecilik anlayışının en güzel örneklerinden olmalı diye düşünmekteyiz.

    Bunun en güzel örneği Cumhurbaşkanımızın da büyük destek verdiği komşu ilçeniz Bahçeşehir’de yaşanmaktadır.

    Sayın Başkanım;

    Göç almaya devam eden Esenyurt’ta gök delen binalara insanları doldurmaktansa geldikleri yerlerin yeşilini, bahçesini andıran o güzelim kentleri oluşturma şansımız kaldı mı bilmeyiz ama bu yönde yeni proje ve planlar taşıyan bir şehircilik anlayışı sizin gelecekte ki torunlarınıza bırakacağız en büyük eser olacağını düşünmekteyiz.

    Bir gazeteci olarak başında bulunduğum Ardahan Dernekler Federasyonu olarak stk’larıyla, basınla barışık, medya ile birlikte hareket eden ve çalışmalarını en şeffaf haliyle Esenyurt kamuoyuna aktaran bir anlayışın hüküm ettiği bir dönem özlemi içinde olmanız umuduyla saygıları sunar, ziyaretimizi iade-i ziyaretinizle ilişkilerimizin daha iyi perçinleneceğini belirtiriz.

    Saygılarımızla

    Fakir Yılmaz

    Ardahan Dernekler Federasyonu

    Başkanı/Gazeteci


    *Başbakanın da katılacağı


    AK Parti Ardahan İl Teşkilatı Kongresine Gözlemci Gönderiyor..


     


    ARDAFED’DEN PARTİLERE GÖZLEMCİ..


    *11/1272017 Tarihli Haber


    İlkler imza atmaya devam eden ve bu hafta sonu Ardahan’da ki stk, oda başkanları ile Ardahanlı İşadamları/İşkadınlarını bir araya getirmeye hazırlanan Ardahan Dernekler Federasyonu aldığı yeni bir kararla 2019 Yerel ve Genel Seçimleri öncesi siyasi partileri takibe alacak.


    İlçe kongrelerini tamamlayan iktidar partisi AK Parti ve CHP Ardahan İl Teşkilatları ile Örgütlerinin İl Başkanlık seçimlerini takibe alan ve her iki partinin kongrelerine gözlemci gönderme kararı alan Ardahan Dernekler Federasyonu Ardahan’ın anı sıra İstanbul başta olmak üzere ülke genelinde de siyasi patileri takibe alıp, kongrelerine gözlemci gönderip, bu partilerin en üst yetkililerine sorunlar ve bu sorunların çözümüne katkı sunacak birer dosya verecek.


    **Dosya sunacak..


    16 Aralık’ta gerçekleşecek olan ve Başbakan Binali Yıldırm’ın da katılacağı belirtilen Ardahan AK Parti İl Teşkilatı Kongresine ARDAFED Genel Başkan Yardımcılarından Alpya Kaya’yı gözlemci olarak gönderecek olan Ardahan Dernekler Federasyonu, Başbakan’a ve AK Parti İl Teşkilatına Ardahan’ın sorunlarını anlatan ve çözüm önerilerini içeren bir dosyayı sunacak.


    **Dernekçilikte bir ilk olacak..


    Son üç yıldır bir çok ilke imza atan ve Ardahan adını başta İstanbul’a olmak üzere ülke geneline duyuran dev bir tanıtma günleri çalışmasına imza atan Ardahan Dernekler Federasyonu (ARDAFED) kamuoyu oluşturmada ve siyaset üstü çalışmalarla ülkenin yönetiminde büyük rol oynayan siyasi partilere yön veren, onların toplum adına hizmet sunması gereken birer kuruluş olduklarını ve bunu yaparlarken stk’ların, dernek ve federasyonların önemini hatırlatan sivil toplum örgütlerine ihtiyaç duyulduğu bir dönemde bir ilke imza atarak 2019 Yerel ve Genel Seçimlerinde siyasi partileri gözlem altına almaya karar verdiği öğrenildi.


    **Ardahan Dernekler Federasyonu 2. Bursları da Yatırdı..


    *10/12/2017 Tarihli Haber


    Ardahan’da ki İşadamları ile İstanbul’da ki Ardahanlı İşadamlarını toplamaya ve Futbol Turnuvası hazırlamaya hazırlanan ARDAFED ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolasıyla yol almaya devam ediyor.

    Son olarak ilkini düzenlediği ve bir buçuk ayda ortaya koyduğu çalışmasıyla Ardahan’ın adını tüm İstanbul’a yazdırıp, 4 günde 1,5 Milyon insanı İstanbul Maltepe Etkinlik alanında toplama başarısı ortaya koyan Ardahan Dernekler Federasyonu (ARDAFED) sosyal sorumluluğunu yerine getirmeye devam ediyor.



    *75 Plakasını Burs Yaptı…


    Ardahan’ın Türkiye’nin 75 Plakalı, 5 İlçesi, 237 köyü olan bir vilayet olduğunu, Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısı ile Çıldır Aktaş Gümrük Kapıları ile Kafkasların Başkenti olduğunu ve başta KAI, KAISİAD, KAIFED gibi Ardahan adını gölgeleyen oluşumlardan uzak tutulmasını anlatan çalışmalara imza atan Ardahan Dernekler Federasyonu düzenlediği toplantılarına katılanlardan Ardahanlı Öğrencilere gönderilmek üzere burs desteği almaya başladı.

    Düzenlediği toplantılarına katılanlardan Ardahan’ın plakası olan 75 rakamını 75 TL. desteğe çeviren ARDAFED son Sancaktepe toplantısında elde ettiği bağışları 14 Ardahanlı Üniversite öğrenciye öğrenci başı 150 TL. olarak bugün hesaplarına yatırdı.


    **Ardahan’da ki İşadamlarını


    İstanbul’da ki İşadamları İle Buluşturacak…


    Önümüzde ki hafta bir ilke daha imza daha atmaya hazırlanan Ardahan Dernekler Federasyonu bu kez Ardahan’da ki Ardahanlı İşadamları ile İstanbul’da ki Ardahanlı İşadamlarını buluşturacak.

    17 Aralık Pazar günü ARDAFED’in genel merkezininde bulunduğu Şişli’de bulunan Marriott Hotel’de akşam yemeğinde bir araya getirilmesi hedeflenen Ardahanlı işadamlarının bu toplantısına, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı, Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı, Ardahan Arıcılık Birliği, Ardahan ziraat Odası Başkanınında katılmaları beklenmekte.


    **Sayın Dernek Başkanım..


    Ardahan Dernekçiliğinin en üst çatısı olan ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU (ARDAFED) Sizin Üyeliğiniz ile daha güçlü bir Ardahan Lobisi olacağına inanmaktayız..

    Bu nedenle; ARDAFED olarak derneğinizin Ardahan Dernekler Federasyonuna bir an önce üye olmasını bekliyoruz..

    Bu konuda yönetiminizle bir araya gelip, ARDAFED’e katılma kararı almanızı, ARDAFED’de söz sahibi olmanızı, genel kuruluna katılma hakkını kazanmanızı ve ARDAFED çatısı altında daha güçlü bir Ardahan lobisine katkı sunmanızı bekliyoruz..

    Üyelik için Yönetim Kararı, Başvuru Dilekçesi yeterlidir.. ARDAFED Üyelik ücreti istememekte..

    Saygılarımızla..

    Ardahan Dernekler Federasyonu

    Yönetim Kurulu

    05322678015


    Ardahan Son Başbakan’dan Ne İster?


     







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

    Benden daha iyi Ardahan’ı tanıyan, sorunlarının tespitini yapabilen Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın yeniden İl Başkanı olacağına kesin göz ile bakılan AK Parti Ardahan İl Teşkilatının Kongresine gelecek olan Başbakan Binali Yıldırım’dan son başbakandan Ardahan ve Ardahanlı ne ister?

    Bilmem ama benimde olmayacağım o ziyaret esnasında kim, hangi gazeteci yada hangi esnaf o cesareti ve imkanı bulursa mutlaka bir şey isteyeceği kesin olsa da ben de buradan kendisinden bir kaç istekte bulanacağım..

    Öncelikle; ‘Ardahan’a hoş geldin sayın başbakanım’ diyeceğim son başbakanın 2019 seçimlerinde İstanbul’un belediye başkan adayları arasında imi ilk başlarda olduğunu da duyduğumu belirtmek isterim..

    Sayın başbakanın Erzincanlı, aynı bölgenin insanı olması biz Ardahanlıların sorunlarına yabancı olmadığını da bilen bir olarak isteklerimi uzatmayacağım ve kendisini yormayacağım..

    Ama ilk isteğimde biraz da kızarak ve sitem ederek hemen sorup, isteyeceğim..

    Sayın Başbakan sizinle en son İstanbul’da Evet, Hayır kampanyası çalışmaları sırasına bir arya gelmiş ve kısada olsa sohbet etme imkanı bulup, size bir dosya sunmuş olduğumu hatırlar mısınız bilmem ama birlikte fotoğrafta çekmiştik..

    Ve o dosyada sunduğum önerilerimin dağlara, taşlara atılan ama bugüne kadar net bir sonuç vermeyen bombalardan daha etkili olacağına inandığı dosyamın akıbeti ne oldu?

    Yani başta Ardahan ve Erzinan’da olmak üzere yurt genelinde Amatör Futbolu cep harçlıkları ile sırtlayan gençlerin kazanılması için önerdiğim, ‘Gençleri yeşil ve beyaz sahalarda tutalım, bunun içinde futbol yapmaya uygundur raporu alan her 13-14 ve 19 yaş arasında ki gençlerimizi bugün devlet memuru yapılmak istenen taşerenolar gibi maaşa en azında bağlayalım’ dediğim dosyama baktınız mı?

    Baktıysanız bu yöndeki düşüncenizi Ardahan’da açıklarsanız sevinirim..

    Sayın Başbakanım;

    1992 Yılında yeniden vilayet olan ve beklenen yatırımların gelmediği için hala devam eden göç dolaysıyla bugün nüfusu 100 binlere inen Ardahan’ın en önemli sorunlarının başında gelen konu iki gümrük kapısı olmasına karşın başta İl Sanayi Müdürlüğü olmak üzere gerekli yerlerin ilgisizliği dolaysıyla Ardahanlı bir türlü ithalat, ihracatçı olamamış ve sınır kapılarından ekmek yemeyi öğrenememiştir..

    Ve teşvik, destekler konusunda 6 ncı bölgede olmasına karşın yeterince destek ve teşvik almayı beceremeyen Ardahanlıların en büyük sıkıntısı proje hazırlamak ve hazırlanan projelerinin önüne getirilen bürokratik engellerdir..

    Sizden önce Ardahan’a gelen Tarım Bakanlığına bağlı olan İl tarım Müdürlüğü koltuğu aylardır boş olması hükümetinizin tarım ve hayvancılığa bakışını da ortaya koyarken, hala atadan/dededen kalma yöntemlerle sadece hayvan yetiştirmeyi beceren Ardahanlıların Hollanda, Almanya ve Angusların getirildiği ülke ve kentlerle yarışması sizce ne kadar kolaydır?

    İki sezondur İl Milli Eğitim Müdürü olmadan eğitim/öğretim verilen bir kentte başta üniversite sınavları olmak üzere bir türlü oturtulamayan eğitim sisteminde Ardahanlı öğrenci nasıl başarılı olur ve eğitim/öğretimde 81 Vilayet içinde nasıl sonlarda sizce nasıl kurtulur?

    En son benim başımda bulunduğum Ardahan Dernekler Federasyonun Ardahan yerelinde alamadığı desteklere karşın yok imkanlar ile tüm İstanbul’a anlatmaya, tanıtmaya çalıştığı Ardahan’ın 25 yıldır İl Turizm ve Kültür Müdürü olmadığından haberiniz var mı?

    Ardahan-Göle Yolu üzerinde bulunan ve bu yoldan kılçık bir yol yapılması halinde daha çabuk ulaşılabilecek olan Yalanızçam Kayak Tesisleri bitmeden ilçelere kayak tesisi yapmak, Ardahan’da ki fakülteleri vekilin ilçesine kaydırmak ne kadar mantıklı?

    Çıldır Aktaş Gümrük Kapısının da bulunduğu Çıldır’a yapılması planlanan ancak sona anda sizin uzun süre başında bulunduğunuz bakanlığın koltuğuna oturan Karslı bakanın kendi vilayeti sınırları içine çektiği Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu üzerinde ki Antreopl Ardahan’da olmayınca KTB demir yolunun Ardahan’a faydası ne olabilir?

    Posof Ulgar Dağına, Çıldır Mozoret Tepesine açmaya başladığınız tüneller için teşekkür ederken, aynı tünellerden birinin Ardahan’ı Karadeniz’e açacak olan Sahara dağına da yapılacak mı?

    Hala içme suyu sorunun yaşayan köyler arasında bulunan Hoçvan’ın Kısır dağının boşa akan su kaynağı ne zaman hayata geçirilip, benim köyüm Küçük Sütlüce de içinde bulunan 18 Merkez köyü ne zaman iyi bir içme suyu kaynağına kavuşturulacaktır?

    Bir bardak çayın fiyatına satılmaya devam eden sütün süt ürünlerine çevrilmesi için ne gibi bir plan ve projeniz var?

    Kafkas Arısının bin bir çiçeğinden elde ettiği Ardahan Balının gerektiği gibi bir pazar bulabilmesi için hala paketlenemediğinden haberiniz var mı?

    Göle TİGEM’i artık sormayacağım ma Ardahan Arıcılık Gen Merkezinin ne iş yaptığını neden güzelim yaylalarda yetişen çiçeklerde elde edilen Ardahan Balının değerini bulması için çalışmadığını sorgulayabilir misiniz?

    Ve yıllardır bir tülü bitmeyen bölgede ki bölünmüş yollardan sorumluların kimler olduğunu sorup, gerekli işlemi yapacak mısınız?

    Vallahi bilmem ama sayın başbakanım bölgenin gerçek anlamda kalkınması için ve saydığım sayamadığım onca sorunun çözümü için ayda yılda bir değil, her zaman Ardahan ve Erzincan gibi göçle kan kayıp den illere daha çok giip, gelmeliyiz diye düşünüyorum..

    Çünkü gitmediğin yer senin olmadığını söyleyen Atalarımızın yadigarı olan memleketlerimizin başta belediyelerin sorumluluk alanında bulunan alt yapıdan yoksun olması, eğitim, sağlıktan yeterli desteği alamaması bugünkü sorunların başın da geldiğini hatırlatır, saygılar sunarım..

    Ha unutmadan ulusal basının bölgeyle alakalı olmayan sorularına cevap olsun diye Ardahan’da ülke politikası, dünyaya sesleniş yapmanıza gerek yok..

    Çünkü Ardahanlı sizden mevcut işlerin bitirilip, bitmeyeceğini, yeni müjdeler verip, vermeyeceğiniz bekliyor haberiniz ola..



    **Kudüs ve Kürtler..


    Kürt lider, Kudüs’ün fatihi, örnek insan ve hükümdar Selâhaddin Eyyûbî’nin diz çöktürdüklerinin yüz yıllar sonra ellerinde bulundurdukları silah ve para gücü ile küçük Amerika yada İslam kamuoyunda şeytan olarak adlandırılan İsrail’in başkent ilan ettiği Kudüs yeniden gündemde..

    Yeniden diyorum çünkü Kürt coğrafyası da olarak bilinen Oratadoğu’da ki akan kanın gölgesinde kalan Kudüs ve Filistin’de ki asıl hedefin orada ki insanları da ablukaya almak ve zaman içinde yok etmek olduğunu bir kez daha gördük..

    Dünyanın kana bulmasında en büyük payı olan ABD’nin bu yeni oyununun aslında çok eskidir..

    Yani bölgede ki 100 yıllık Büyük Ortadoğu Projesi yani BOP’u hayata geçirmek için önce Irak ardından diğer Ortadoğu ve Arap adasında ki ülkelerin karıştırılması gerekiyor ve Kürtlerin de içinde bulunduğu bölge toplumları böl, parçala yöntemiyle küçük dilimlerle yutarken büyük İsrail’i yaratmaktı..

    Oda bugün Trump’un yaptığı açıklama ile açıkça ortaya çıkmıştır..

    İşte tamda burada başında bulunduğum Ardahan Dernekler Federasyonun ısrarla üzerinde durduğu lobicilik gücü ortaya çıkmakta..

    Yani dünyayı ekonomik, sosyal, hatta kültürel olarak etkileyen lobiciliğin, bir arada olmak, el ele vermek en önemlis samimi olmanında önemi de bir kez daha görülmüştür..

    Evet, Yahudi lobisinin baskısı ve başarısı ile Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan eden Trump’un Ortadoğuyu yeniden kana bulayacak olan bu faşistçe adımına karşı Kudüs’ü Yahudilere haram eden Selâhaddin Eyyûbî’nin torunları olan ve bölgenin önemli faktörü olan Berfo ananın çocukları Kürtlerin tutumu çok ama çok önemlidir.

    O tutumun ne olduğuna baktığımızda Kürtlerle iç içe olan en önemli ülke olan Türkiye’nin bu büyük silahını yani kardeş dediği Kürtlerle olan ilişkilerini daha da güçlendirmeli ve müttefik denilen ama hep düşman olduğu unutulan ABD’ye kaptırmamak gerekir..

    Kısacası; Barzani’yi satan, YPG’ye silah verip, pozlar verdikten sonra pardon diyen ardından beklenmedik anda bugün Kudüs’ü başken ilan eden ABD’nin yarında yeni bir çıkış yapacağı kesinlikle unutulmamalıdır..

     
     


    Ardahan’da Değil Yine Kars’ta!


    *09/12/2017 Tarihli Haber


    Azerbaycan’dan getirilip, Ardahan üzerinde tüm dünyaya ulaştırılacak olan 2 doğalgaz boru hattının uluslararası anlaşması Ardahanlı siyasileri duyarsızlığı ve ilgisizliği nedeniyle Ardahan’da değil, Kars’ta İmzalanacak..


    Bakü Tiflis Petrol ve Doğalgaz ardından Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (TANAP) töreni dev projenin imza töreni Türkiye’ye gireceği ilk yer olan Ardahan’da değil,  Kars’ta, hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in bir araya gelmesiyle imzalanacak.


    **Ardahanlı siyasiler uyusun, Kars malı götürsün..


    Geçtiğimiz günlerde yapılan Serhat Arahan Spor-Kars Spor Maçı ardından Ardahanlıları ne kadar sevdikleri görülen Karslılar yine Ardahanlı siyasilere gol attılar.


    İlk olarak Ardahan’dan girip, tüm Türkiye’ye olduğu gibi dünya petrol enerji piyasalarına akıtılacak olan 2. Doğalgaz Boru Hattı Projesinin imza töreni Ardahan’da değil, Kars’ta düzenlenecek.


    Dünya basının önünde yapılacak olan törenle imzaları atılacak olan TANAP Doğalgaz Projesi sayesinde daha önceki gibi yine Kars’ya, Kars’ın reklamına neden olacak.


    Daha önce de BTC/Botaş Petrol ve Doğalgaz Boru Hatlarının imza törenleri gibi TANAP’ın töreninin de Ardahan’da değil Kars’ta yapılması Ardahan’da yaşanan siyasi boşluğu bir kez daha gözler önüne sererken, ‘Bu porje ilk önce bizim sınırlarımızdan ülkeye girecek, törenide Ardahan’da yapılması gerekir’ diyecek olan Ardahanlı siyasiler de yarın Kars’a gidip, törene katılacakları öğrenildi.


    **KARS’TA TÖREN, ARDAHAN’DA EYLEM..


    Ardahan’da düzenlenmesi gereken uluslararası dev porjenin ülkeye ilk olarak gireceği yer Ardahan’ın Posof ilçesi olurken, anlaşma töreninin neden Ardahan’da değil Kars’ta yapıldığı anlaşılmadı.


    BTC Boru Doğal Gaz Boru Hattı ardından 2. Doğalgaz Boru Hattı TANAP için Kars’ta tören düzenlene dursun BTC Botaş gibi TANAP’ta bölgeden geçerken yoksul bölge insanının topraklarını yok pahasına istimlak etmesi Posoflular tarafından düzenlenen bir eylemle kınanırken, bu önemli törene duyarsız kalan Ardahanlı siyasiler ve de idareciler bu eylemede sessiz kaldıkları görüldü.



    arşiv haber 03/04/02/2007 tarihli haber(yorum/reklamlar


    LAÇİNEL: KAI SADECE BURS VEREN 


    BİR VAKIF OLMAKTAN KURTARILACAK 




     



    KAI Kalkınma Vakfı Başkanı Yıldız Laçinel, KAI’nin sadece Burs veren bir kuruluş olmaktan çıkarılarak, her yönüyle aktif ve her kesime yararlı olan bir vakıf haline getirmek için harekete geçtiklerini söyledi. Laçinel, Vakıf bünyesindeki Eğitim ve Kültür, Sağlık, Gençlik ve Kadın Konseylerini amacına uygun olarak çalıştırarak, hemşerilerimizin sorunları için çözüm üreten birer kuruluş haline getirileceklerdir. Amaçlarının Kars, Ardahan ve Iğdır’a daha çok hizmet vermek için yoğun bir çalışma başlatmak olduğunu söyledi.


    Türkiye Yardım Sevenler İstanbul Merkez Şubesi Başkanlığını yaparken, başarılı çalışmalarından dolayı Haziran Ayında yapılan seçimde KAI Başkanlığına seçilen Bahçeşehir’de bulunan Yıldızlar Koleji’nin sahibi Yıldız Laçinel, Kars-Ardahan-Iğdır Vakfı kurulduğu 1992 yılından beri sadece öğrencilere Burs vermenin ötesine gidememiştir. Amacımız, Vakfı bu görüntüsünden kurtararak. Yöre insanına daha iyi hizmet için çağdaş bir kurum haline getirmek olacaktır. Bu nedenle ilk işimiz, daha önceleri Vakıf bünyesinde kurulmuş, ancak bu güne kadar atıl kalmış, Eğitim Konseyi, Gençlik Konseyi, Sağlık Konseyi’nin faaliyetlerini yeniden başlatmak, Eğitim ve Kültür Konseyinin faaliyetlerini daha etkili hale getirmek ve yeni kurduğumuz Kadın Konseyini amacına uygun olarak çalıştıarak, İstanbul’da yaşayan kadınlarımızı Vakıf Çatısı altında örgütleyip, sosyal faaliyetlerini arttırmak ve bir birleriyle olan dayanışmalarını arttırarak bölgemize daha yararlı çalışmalar yapmalarını sağlamak olacaktır. 


    Haber ekleme saati: 11.48/02/02/2007


    Haber/Foto:Ümit KILIÇ / İSTANBUL   


    Üç kişiden ikisi göç’ü düşünüyor ..




     



    Ardahan’da yaşanan olumsuz şartlar yıllardan beri devam eden göç sorunun körüklüyor. 


    Özellikle kış aylarında sorunların hat safhaya ulaştığı Ardahan’da yaşam mücadelesi veren herkes farklı bölgelerde yaşamayı istediklerini dile getiriyor. 


    Her kesim Ardahan’dan kaçmanın yollarını arakken göçe sürükleyen başlıca sebepler arasında ekonomik sorunlar geliyor.  Metropollerin  yoğun göç almasına rağmen göçü önlemek amacı ile gelmiş geçmiş hükümetler tarafından bir çalışma yapılmazken AKP hükümeti de bu kanayan yaraya el atmadığı için Ardahan ve Ardahan gibi bir çok ilde göç yine devam ediyor. 


     


    ***Memur Durmuyor. 


     


    Ardahan’da doğup büyüyen yüzlerce insan doğdukları topraklarda bekledikleri imkanları bulmayınca göç rüzgarlarına kapılıp büyük şehirlerin yolunu tuttular. Bir çoğu başarılı olurken yüzlercesi de  buradaki durumlarından daha kötü halelere düştüler. Ardahan ekonomisin ayakta tutan memurlara ise Ardahan’da kalmaktan taraftar değiller. Zorunlu görev süreleri bittikten sonra hemen Ardahan’dan ayrılmak isteyen memurların haklılık sebepleri kalma sebeplerinden deha fazla. Ardahan’la batıdaki bir memur aynı haklara tabi ikisi de aynı maaşı alıyor. Ardahan’da yaşayanın dezavantajı aynı maaşla yüksek kira yıllık 3 bin YTL yi bulan ısınma gideri ve %100 daha pahalı gıda ve giyim giderleri. Memurun Ardahan’a kalmasına sağlayacak fazla bir artı ise yok denecek kadar az.


     


    ***Köylerde durum aynı. 


     


    Ekonomisi tarıma ve hayvancılığı dayalı olan Ardahan’da  köylü sayısı her geçen gün azalırken bunun başlıca sebepleri arasında yine yanlış politikalar geliyor. Yıllarca sosyal güvenceden uzak çalışan çiftçi  birde emeğinin karşılığını alamayınca göçe zorlandı. 


    Ekip biçtiği tarlalardan 1-5 den fazla ürün alamayan çiftçi devlet desteği alamadığı gibi birde karşısına ithal ürünlerin girmesiyle işinden el çekmeye başladı. Tarla çayırda kazma kürek ile çalışan milyonlarca çiftçi göç edip aynı kazma kürek ile inşatlarda şantiyelerde çalışmayı tercih etti.  Kaçak hayvan girişleri etin, sütün belli bir taban fiyatı olamaması her geçen gün çiftçiyi göçe zorladı ve köyler boşalarak viraneye döndü.


     


    ***Esnaf  bitme noktasında 


     


    Her dalda yaşanan durgunluk otomatik olarak esnafı da etkiliyor. Köklü ve güçlü esnafların farklı bölgelere göçe ettiği Ardahan’da küçük imkanlarla ayakta durmaya çalışan esnaf ay sonunu zor getiriyor. 


    Kış aylarında siftah yapmadan işyeri kapatan bir çok esnaf yakacak giderlerini bile zor karşılarken diğer taraftan da zorunlu yaptırımları yerine getirmeye çalışıyor. Bakkallara bile sigortalı işçi mecburiyetinin getirildiği bir dönemde birçok esnaf Bağ-Kur pirimi ödeyemezken birde sigorta ödeme zorunluluğu ile karşı karşıya kalıyor. birikimin yok denecek kadar az olan esnaf zor şartlar altında iş yaparken borçlanma ile ayakta duruyor. 


    Ardahan’da ve Ardahan gibi yerlerde ekonominin canlanması ve metropollerin göçlerden dolayı yaşanmaz hale gelmesini önlemek için bir an önce ciddi girişimler yapılması bekleniyor. Bu girişmelerin başında da bölgesel ekonomi geçilmesi geliyor.          


    Haber ekleme saati: 11.21-02/02/2007


    Haber/Foto: Bülent Kılıç


     


    60 köye ulaşılmıyor




     



    Kış şartlarının ağır seçtiği Ardahan’da  kar yağışı ve fırtınadan dolayı yollar sürekli kapanıyor ..


    Karayolları ve Köy hizmetleri ekipleri kısıtlı imkanlarla yolları açık tutmak için mücadele ederken açılan yollara ardan kısa süre geçmeden tekrar kapanıyor. 


    Geçtiğimiz günlerde  60 yakın köy yolunun kapalı olduğu Ardahan’da bir hafta süren çalışmalar sonucu yollara ulaşıma açılırken iki gündür etkili olan yağış ve Fırtına yolları tekrar ulaşıma kapattı. İki gündür etkili olan yağışlardan dolayı Ardahan merkez’de 10, Göle’de 7, Damal’da 5, Hanak’ta 11, Posof’ta 20 olmak üzere toplam 53 köy ile ulaşım sağlanamıyor. Yol açma çalışmaları aralıksız devam etmesine rağmen yollar açık tutulamazken havanın düzelmesi halinde 3-4 gün içerisinde bütün yolların ulaşıma açılacağı belirtiliyor.   


    Haber ekleme saati: 11.05-02/02/2007


    Haber: bülent Kılıç Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    Her şey; HABER ve SAĞLIK UĞRUNA!


     




     



    Yukarıda ki fotoğraf, geçtiğimiz gün İstanbul/Şişli’de vurularak öldürülen Gazeteci Hrant Dink’in cenaze töreni sırasında meslektaşımız Ümit Kılıç tarafından çekildi.


    Gazetecinin haber uğruna hayatına tehlikeye attığının fotoğrafı olan bu önemli kareyi çeken arkadaşımızın tatilde olmasına karşın yine haber için çalıştığı gün çektiği bu fotoğraf bize iki önemli şeyi gösteriyor.


    Birincisi, gazeteciliğin ne kadar zor ve de meşagatli bir iş olduğunu, 


    ikincisi ise; Ki bu çok önemli bir ayrıntı olmalıdır..


    Görevlerini yapmak uğruna hayatlarını tehlikeye atıp, bir Diş Hekimi’nin bürosunun penceresinden tutunup görevlerini yapan gazetecilerin bu görevlerini yaparken Diş hekiminin titizliğide dikkat çekiyor. Ardahan’da ki Devlet Hastanesi ve diğer sağlık kuruluşlarında dikkate alınmayan bu önemli titizlik görevlerini yapmak için diş hekiminin bürosunun kapısını çalan bu iki gazetecinin ayaklarına bakıldığın anlaşılıyor.


    Çünkü; Ardahan’da ki resmi ve de özel sağlık kuruluşlarında akıllara getirilmeyen önemli bir ayrıntı, batıda ki sağlık görevlisinin özel muayenesinde bile galoş kullandırdığı görülecektir.


    Gazetecilerin bir an önce haberlerini yapmak için daldığı özel diş hekimi muayenesinde ki bu titizliği görmeyen Ardahan’da ki yetkililerin başta Ardahan Devlet Hastanesi’nde olmak üzere diğer sağlık kuruluşlarında ki kontrolsüz giriş çıkışlara izin verirlerken, sağlık kuruluşlarımızda ki görevlilerin bu fotoğrafı kendilerini hatıra edip, çerçeve yaptırarak sağlık kuruluşlarında ki görevlilere ders vermesi gerektiğine inanıyoruz.


    Haber: Fakir Yılmaz Foto: Ümit Kılıç/İst.


     


    Hemşehrimiz Mikail Polat Akhisar Müftülüğü’ne atandı




     



    Diyanet-Sen Akhisar İlçe Başkanı ve Hergelen Cami Müezzini Sebahattin Umutlu ile Akhisar Din Görevlileri Derneği Başkanı ve Yüncüoğlu Cami İmamı Aziz Turan, Manisa Müftülüğü’nden Akhisar’a atanan Müftü Mikail Polat’ı makamında ziyaret edip yeni görevinin hayırlı olmasını dilediler. 


    1957 Ardahan doğumlu olan Mikail Polat, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdikten sonra ilk kez Sinop’ta Müftü Yardımcılığı görevine atandı, bu görevde iken 1985 tarihinde askerlik görevini kısa dönem olarak yapmış, dönüşünde Almanya’da din görevlisi olarak görev yapmıştı. Çankırı ili Korgun İlçe Müftülüğü, İzmir Merkez Vaizliği, Sarıkamış İlçe Müftülüğü görevlerinde bulunan, son olarak da Manisa’da Müftü Yardımcısı olarak görev yapan evli ve 3 çocuk babası Mikail Polat, Akhisar’da bulunmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.


    Haber ekleme saati: 09.09/02/02/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


    Azerbaycan’ı tanıtmak amacıyla Iğdır’a geldiler


     




     



    Azerbaycan’ın başarılı gazetecilerinden oluşan 23 kişilik bir grup, Iğdır’a yönelik bilgi almak ve Azerbaycan’da tanıtmak amacıyla 3 günlüğüneIAğdır’a geldiler. Program çerçevesinde Iğdır Valisi Saim Saffet Karahisarlı’nın verdiği yemek davetine katılan gazeteciler burada Vali’ye çeşitli sorular yöneltti. Ermenistan-Türkiye ilişkileri ve son dönemlerde meydana gelen gelişmeler hakkında gazetecilerin sorularını cevaplayan Vali Karahisarlı, “Biz komşularımızla iyi geçinmek istiyoruz. Ermenistan bizimle iyi geçinmek istiyorsa, öncelikle ilk adımı attıklarını göstermeleri gerekir. Bizim ülkemizde kararlar TBMM’de alınır. Ben kişisel görüşümü söylemek istiyorum. Bizimle ilişkilerini geliştirmek isteyen Ermenistan, sözde soykırım iddialarından vazgeçmelidir. İşgal ettiği Azerbaycan topraklarını terk etmelidir. Aksi takdirde kapının açılması hayalcilik olur” dedi. 


    Iğdır ile Nahçıvan’ın kardeş şehir ilan edilip edilmeyeceğine yönelik soruya, “Zaten Iğdır Nahçıvan’la kardeş şehirdir. Nahçıvan’la ilişkilerimizde hiçbir sorun olmadığı gibi onlar bizim kardeşlerimizdir. 24 saat beraberiz” şeklinde cevap veren Karahisarlı, Bakü-Tiflis-Kars-Iğdır-Nahçıvan demiryolu projesiyle ilgili olarak da, “Bunu devlet büyüklerimiz söylüyor ve benimsiyorlar. Proje aşamasındadır. İnşallah bu proje gerçekleşecek ve hep birlikte göreceğiz” diye konuştu. 


    3 gün boyunca Iğdır’da çeşitli ziyaretlerde bulunan olan gazetecileri, Iğdır Valisi Saim Saffet Karahisarlı dışında, Belediye Başkanı Nurettin Aras, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Küçük, Sürgünde Bulunan İravan Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyeleri kabul edecek. Gazetecilerden oluşan grup, Ermeniler tarafından şehit edilen vatandaşlarımız adına yaptırılan anıt ve müze ile Hakmehmet Köyü’nde bulunun Soykırım Anıtı’nı gezecek. 


    Haber ekleme saati: 09.06/02/02/2007


    Haber/Foto:SUAT DENİZ/Iğdır


    KARAYOLLARI BURADA, KÖY HİZMETLERİ NEREDE?


     




     



    Başta Göle ilçesi olmak üzere bir çok köyün yolunun kapalı olduğu gözlenirken, Köylere Hizmet Birliği olan birime bağlı bulunan Köy Hizmetlerinin nerede olduğu merak edilmektedir.


     


    ***ARACIMIZ ARZALI, GELEMEYİZ!


     


    Köy hizmetlerinin açması gereken köy yollarının günlerce kapalı bulunduğunu belirten Göle Muntarlar Derneği Başkanı Yunus Yılmaz, yazın yol yapamayan, kışın yol açamayan Köy Hizmetlerinin ne iş yaptığını merak ettiklerini belirtti.


    Göle’nin bir çok köyünün yolunun kardan kapalı olduğuna da dikkat çeken Muhtarlar Derneği Başkanı Yunus Yılmaz, yolları açmakla görevli olan Köy hizmetlerini aradıklarında sürekli olarak araçlarının arızalı olduğunu belirtmeleri köylüyü adeta köyünde esir ettiğine dikkat çekerken, siyasilerin bu konuda ne yaptığınıda merak ettiklerini dile getirdi.


     


    ***Birim garajı hurda araçlarla dolu!


     


    Köylere hizmet götürmesi amacıyla kurulan Köylere Hizmet Birimi’nin içler acısı halini görmek için Ardahan Halilefendi Mahallesinde bulunan birimin garajına gitmek gerektiğine dikkat çeken Göle Muhtarlar Derneği Başkanı Yunus Yılmaz, hurda araçlarla dolu Köy Hizzmetleri garajında çürüyen araçlarla yolların açılamayacağını itiraf eden yetkililerin siyasilerin yardımına ihtiyaç duyduklarını belirtirken, siyasilerin bu durumu görmemezlikten geldiğinide belirtti.


     


    ***Karayolları ekipleri 24 saat görevde ..


     


    Bir çok köy yolunun kapalı olduğu bölgede şehirler arası yollardan sorumlu olan karayolları ekiplerinin gözle görülür çalışması takdir alıyor.


    Kapanan yolları 24 saat geçmeden açmayı başaran ve sürekli olarak yollarda olan Karayolları ekiplerinin Köy Hizmetleri gibi az  ve eski araç sahibi olmasına karşın görevinin bilinciyle günün 24 saati yolları açık tutması vatandaş tarafından takdirle karşılanırken, Köy Hizmetleri yetkililerinin yaz boyunca bozuk ve tamirlik araçlara değil, kendilerini ısıtmak için milyarlar harcayıp, birimin kalorifer tesisatını baştan aşagı yenilediğini, bunu yaparkende köyleri unuttuklarını ileri sürdüler.


    Haber ekleme saati: 11.09-01/02/2007


    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    BAĞIMSIZLIK REVAÇTA!..


     




     



    Yaklaşan seçimlerle birlikte iyiden iyiye ısınmaya başlayan siyaset arenasında en çok revaçta olan bağımsız milletvekili adayı tartışmaları dikkat çekiyor.


    Mevcut iktidarın şansını Ardahan’da iyi kullanmaması bağımsız aday sayısını bir hayli artırdığı gözlenen Ardahan’da bu yöndeki izlemeler devam ederken, özelikle kent dışında bulunanların bağımsız aday olma konusunda kolları sıvadıkları gözlenmektedir.


    Yoğun bir kulis çalışması içinde oldukları gözlenen kimliklerin kendi isimlerinin öne çıkarılması için Ardahan’da ki dost, yakın ve akrabalarını harekete geçirdikleri izlenirken, Ardahan’da yaşayıp, siyaset yapanların bu durumu şimdilik uzaktan izlemekle yetindiği de görülen diğer bir durum.


    Mevcut milletvekillerinin yeniden aday olacağının da tartışıldığı bir süreçte yerel politikacılarında yaklaşan seçimler üzerine yavaş yavaş kulis çalışmaları içinde oldukları görülmektedir.


    Haber ekleme saati: 00.02/01/02/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yilmaz


    Bende milletvekili adayıyım!..




     



    Evet, ülke’de genel seçimler yaklaştıkça, Ardahan’da en çok söylenen kelimedir, ‘Bende milletvekili adayım’ kelimesi ..


    ‘Kim aday?’ sorusunun sorulduğu bir süreçte cevap arayanların ilk aldığı yanıtlarının başında gelenin, ‘bende milletvekili adayıyım’ demeleri, soruyu soranları düşündürmüyor değil.


    Çünkü; Demokrasi denen kavramda herkes vekil, başkan, muhtar, il genel, meclis üyesi adayıyım demesi gayet normaldir.


    Peki, ‘bende milletvekili adayım’ demek, ‘o kadar kolay mı?’ diye soracak olursanız, bunu en iyi şu an ‘Bende milletvekili adayıyım’ diyemeyen ancak, ‘Düşünmüyor değilim’ diye bilen bir ben anlarım.


    Çünkü milletin vekili olmak o kadar kolay iş olmadığını, gazeteciyim deyip üstümüze aldığımız yükün ağırlığını hissettikçe ..


    Ancak, ‘Bende milletvekili adayıyım’ demenin şartlarının ne olduğuna bakarken, bunun benim gibi düşünenler için hiçte o kadar zor bir durum olmadığını da görmüyor da değilim ..


    Çünkü, ‘Bende milletvekili adayıyım’ derken gereken şartların başında gelenin halkla olmak, vekili olmaya aday olduğunuz milletle beraber ve de iç içe olmanızın geldiğini görürsüzün.


    Halkın, milletin sorun ve sıkıntılarını onlarla paylaşanların rahatça ortaya çıkıp, ‘Bende milletvekili adayıyım’ demelidir diye düşünmüyor da değilim.


    Efendim para gerekiyor, adam gerekiyor ..


    Buda doğru! Ancak, bana göre, ‘bende milletvekili adayıyım’ demenin çokta paraya bağlı olmadığını, adam denenlerin ise bu parayla alınanlar olduğunu da bilmenin faydası var.


    Yani parası olanın tuttuğu adamların yönlendirmesiyle vekil olanların milletin, halkın sorunlarıyla ne kadar ilgilendiğini, 5 yılda bir anasında emdiği süt gibi ak olan bir oyu ile kendisine vekil arayan yine o milletin bildiğini de unutmamak gerek.


    Vekil olmanın zorluklarının yanında işin bilinciyle hareket edilmesi halinde bu işin onurlu ve de şerefli olduğunu da görmekte gerekir..


    Efendim, sen kazanamazsın?!.


    Peki kim kazanır, bir değil, iki kez seçilmesine karşın, halka bir şey vermeyenler mi?


    Tesadüfen seçilip, bulundukları yerin anlam ve önemini bilmeyen ve bir güne bir gün kürsüye çıkmayanlar mı?


    Yoksa okumuş adı altında seçimlere kadar halkı yontanlar mı?


    Ya da halkın içinde olup, onlarla nefes alıp, onlarla ölenler mi?


    Bana göre bu ciddi işi düşünenlerin,  ikinci şıkkın daha geçerli olduğunu düşünüp, ‘Bende milletvekili adayıyım’ demelidir..  


    Ardahan’ın öyle eline çanta alıp gelenlerin ‘bende milletvekili adayıyım’ dediği bir kimlikten çıkıp, içinde, kendisinden birinin ortaya çıkıp, ‘Bende milletvekili adayıyım’ demeyi beklediğini, gittiğim, gezdiğim her yerde görüyorum.


    Buna cesaret edecek bir Ardahanlı yoksa eğer ve en önemlisi birilerine kuyruk olacam hesabını yapanlar varsa eğer ben, Fakir Yılmaz olarak, ‘bende milletvekili adayıyım’ demek üzere olduğumu ve bunu buradan haykırarak demek için kendimi zor zapt ettiğimi belirtmek isterim. 


    Evet, seçimler geliyor, ‘Bende Ardahan’dan Milletvekili adayıyım’ diyecek yiğitler aranıyor… 


    Eğer yoksa ..


    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58


     


    “GELİN-KIZ OLMAM”


     




     



    Dr. Gürbüz Çapan, siyasette rol kayması olduğunu belirterek, “Siyaset bize Cumhuriyet’in armağanıdır. Cumhuriyet bu toplumu kulluktan çıkarıp, yurttaş yaptı. Ama bugün ters giden bir şey var. Seçen ve seçilen eşit iken, seçimden sonra seçilen kendini efendi sayıyor, seçene karşı umursamaz davranıyor. Bu anlayışın kırılması gerek.” dedi.


    Karslılar isterse Kars’tan bağımsız milletvekili adayı olabileceğini ifade eden Dr. Çapan, seçildiğinde Kars-Ardahan ve Iğdır’ın sesi olacağını kaydetti.


    Türkiye’de adaletsizlik ve eşitsizlik olduğunu, bunun da en çok Kars bölgesine yansıdığını ifade eden Çapan, şunları söyledi:


    “Ne yazık ki, bugüne kadar seçilenler, seçime kadar seçmen karşısında gelin-kız gibi görünmüş. Seçildikten sonra da unutmuş, tanımamış, umursamamış. Seçim öncesi seçmen karşısında gelin-kız gibi davrananların bilinçaltında, yöremizdeki yaygın ifadeyle ‘hele bir kırkı çıksın’ hesabı var. Gerçekten, kırkı çıksındaki gibi, seçildikten sonra ulaşılması güç birileriyle karşılaşıyor seçmenimiz. Bu doğru değil. Seçilen seçildikten sonra gidip, iki müdür ataması, 5 memur tayiniyle görevini yerine getirmiş oluyor. Bu da vekilin kırılma noktasıdır. Bu kadar sorun varken, sen enerjini ne diye iki müdür, beş memur tayiniyle tüketiyorsun kardeşim? Böyle davrandıkları için, başka sorunlar konusunda bir talepte bulunamıyorlar, kırılıyorlar. Ben böyle olmam. Ben, ne müdürle uğraşırım, ne de memurla. Onların daha verimli çalışmasını sağlarım. Bu tür tayin ve atamalar için ayıracağım zaman ve hakkımı da bölge halkının genel çıkarı için kullanırım. Bunlar, tayin ve atamayla ilgilendikleri için kırılıyorlar ve adaletsizliği, eşitsizliği dile getiremiyorlar. Sonuçta geldiğimiz nokta da bu oluyor. İyi bir nokta mı bugün Kars’ın, Ardahan’ın, Iğdır’ın geldiği nokta? Açık söylüyorum; eğer aday olursam, ne seçime kadar kimsenin karşısında gelin-kız gibi dururum, ne de seçildikten sonra efendi. Seçimden önce şappur şuppur, seçimden sonra yarabbi şükürcü olmam. Kimse benden böyle davranmamı beklemesin. Biz, seçimden önce de, seçimden sonra da ahbap olmak istiyoruz, arkadaş olmak istiyoruz, hal daş, yoldaş olmak istiyoruz.”


    Artık Kars’ın doğru duruş sergilemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Gürbüz Çapan, “Peki, başka yol var mı? Rol kaymış işte. Bunu düzeltmek gerek. Bu nasıl düzelir? Bu, düzgün duruşla düzelir. Seçmen, seçtiğinin arkasında olmalı. Seçilen, seçildikten sonra hafıza kaybına uğramamalı. Halkımızı bilinçli hale getirmek lazım. Bunun yolu da, etkili, yetkili; adaletsizliği, eşitsizliği, kırılmadan, dökülmeden, utanmadan, sıkılmadan cesurca dile getiren vekil seçmekle olur. Bırakın artık genel başkana vekil seçmeyi, kendinize kendinizden vekil seçin.” diye konuştu.


    Dr. Gürbüz Çapan, Kars’taki izlenimlerinin de olumlu olduğunu dile getirerek, “Artık hemşerilerimin daha duyarlı, kendini cesurca, yüreklice savunacak vekil arayışı içerisinde olduklarını gözlemliyorum. Ben olurum, olmam; ama hemşerilerimin bu yöndeki değişimini, gelecek açısından umut olarak görüyorum.” dedi.                              


    Haber ekleme sati:10.06-01/02/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


    AKSOY’DAN, “HIRSIZLIK” UYARISI


     




     



    Kars İl Genel Meclisi Üyesi Çiğdem Perihan Aksoy, Kars’taki köy meralarının dışarıdan gelen sürüler için kiraya verilmesinin Kars’ta sıkıntı yarattığını belirtti. 


    Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’e mektup gönderen Aksoy, yaşanan sıkıntıya dikkat çekti. Aksoy, mektubunda, Kars’taki meraların başka illerden gelen sürülere kiraya verilmesi sonucu bir yandan hırsızlık olaylarının arttığını, diğer yandan da salgın hayvan hastalıklarının yayıldığını vurguladı.


    Kars’ta ekili alanların zarara uğradığığının da altını çizen İl Genel Meclisi Üyesi Çiğdem Perihan Aksoy, mektubunda şu görüşleri dile getirdi:


    “Kars’ta yıllar öncesinden devam eden, köy tüzel kişiliklerine ait mera ve yaylalar köye gelir olsun diye, il mera kurulu tarafından, il dışından gelen koyun sürülerine kiraya verilmektedir. Gelinen noktada aşırı otlatılmaktan bitki popülasyonu yok olmaktadır. Mera ve yaylalar tahrip edilmiştir. Beyan edilen sayıların çok üzerinde hayvan yayılmakta,  kontrolü mümkün olmamaktadır. Belirlenen süreden çok daha fazla kalabilmektedir. Salgın hayvan hastalıklarına sebep olmaktadırlar. Hayvan hırsızlığının kaynağı olmaktadırlar. Sınır boylarındaki yaylalardan hayvan kaçakçılığını organize ediyorlar. Köylülerle aşırı ihtilaftan her yıl bir çok ölümlü adli vaka olmaktadır. Çok yıllık yem bitkilerini kökünden çıkarılmaktadır. Ekili alanlara  zarar vermektedirler. Köylüler meralarının satılmasını istememektedir. Bir taraftan mera ıslah projeleri uygulanırken bir taraftan meralarını tahrip edilmesi çelişki yaratmaktadır. İhale bedelinden farklı ücret alındığından muhtar ve köylüler tartışma yaşıyorlar. İl mera kurulu olayın farkında değildir. Durumu anlattığımızda başka illerden gelen yaylacıların hayvancılık yapma hakları yok mu? Gibi absürd bir yanıtla karşılaşmaktayım. Bu yanıt, Karslıların hayvancılık yapma hakkının elinden alınması anlamına geliyor. Kars coğrafyasında meralar küçükbaş hayvancılığına uygun değildir. Büyükbaş hayvan olan yerlere küçükbaş hayvan sokulmamalıdır.”


    Aksoy, mektubunda ayrıca, durumu Kars gezisi sırasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a da ilettiğini ifade etti. 


    Haber ekleme saati: 10.01-01/02/2007


    Haber: Gümüşpala Kortağ Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


    Kanalizasyon ve Hayvan leşleri akarsulara ..


     




     



    Çevre bilincinden yoksun insanların bölgede bulunan su kaynaklarına attıkları leşler dikkat çekerken, bu yönde yapılan uyarılar başta Çevre Müdürlüğü yetkililerinin olmak üzere kimsenin dikkatini çekmiyor.


    Dere yataklarının kanalizasyon çukurlarına dönüştürüldüğü Ardahan’da olduğu gibi ilçelerinde du durum farklı değil. Kış ayları boyunca dere ve akar su yataklarına atılan kanalizasyon atıkları, hayvan leşleri bahar aylarından itibaren bir yaz boyunca adeta birer mikrop yuvası halini aldığı bölgede geçen kura nehri de bu olumsuz koşullar dolaysıyla adeta bataklığa dönmüş durumda.


     


    ***Çevre cezaları yüzde 7.8 artırıldı 


     


    Çevre ve Orman Bakanlığının konuya ilişkin tebliği, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. Tebliğde, 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 20. maddesinde, Kanun’a aykırılık halinde uygulanacak idari para cezalarının belirlendiği anımsatıldı.


    İdari para cezalarının her yıl bir önceki yıla göre yeniden değerleme oranında arttırıldığı anımsatılan tebliğde, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 2006 yılı yeniden değerleme oranının yüzde 7.8 olarak tespit edildiği belirtildi.


    Buna göre, 2872 sayılı Çevre Yasası’nın 20. maddesinde yer alan para cezası miktarlarının 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren bu oranda artırıldığı kaydedildi. Yeni cezalar, 31 Aralık 2007 tarihine kadar geçerli olacak.


    Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermenin cezası 500 YTL’den 539 YTL’ye yükseltildi. Diğer cezalar da aynı oranda artırıldı. 


    Haber ekleme saati: 00.09-02/01/2007


    Esnafın borçları yeniden yapılandırılmalı


     




     



    Ardahan Esnaf Kefalet Kooperatifi banka kredilerinden yararlanamıyor. Kooperatif Başkanı Erol Kayatürk, “Ana borcun tahsil edilebilmesi için, devlet faizleri silmeli” dedi. Ardahan Kefaret Kooperatifi Ardahan başkanlığı için geçtiğimiz günlerde yapılan seçim sonucunda başkanlığa gelen Erol Kayatürk,Kooperatifin sorunları hakkında bilgi verdi.  Başkan Erol Kayatürk, Ardahan Esnaf Kefalet Kooperatifine  üye olan yaklaşık 100 esnafa ait, 400 bin YTL’lik borcun, faizi ile birlikte bir milyon 500 bin YTL’ye ulaştığını söyledi. 


    Türkiye’de 81 ilden tek kredi kullanamayan kooperatif olduklarını ifade eden Kayatürk, borcun tahsil edilebilmesi için, faizlerin devlet tarafından yapılandırılması  gerektiğini söyledi. 


    Kayatürk, “Ardahan’da bize üye olan yaklaşık 100 esnafın bankaya kredi borcu var. Ortalama 400 bin YTL’lik borç, şuan faizi ile birlikte bir milyon 500 bin YTL’ye ulaşmış. Bu nedenle kredi verilmiyor. Biz ise üyelerden tahsilat edemiyoruz. Böyle devam ederse kimsenin ödeyeceği de yok. Devlet, ana borcun tahsilatı için yapılandırılmaya gidilmeli faiz oranları çok yüksek faizlerin bir kısmı af edilerek ödeme kolaylığı getirilmeli aksi taktirde kooperatifin faal hale gelmesi imkansız. Arda arda kriz geçiren bir ülkede insanlarda bir borç birikimi oldu, esnaf büyük faizlerin altına girdi, şu an piyasalarda bir canlılık var ama bu ancak işletmeleri ticari dönüşümünü sağlıyor. Eski borçları ödemek şu an çok zor. 


    Türkiye’de tek kredi kullanamayan kooperatif olduklarını ifade eden Kayatürk, borcun tahsil edilmeyişi yüzünden kendi üyesi olan esnaflara kredi verilmediğini söyledi.


    Haber ekleme saati:00.06/01/02/2007


    Haber/Foto: Bülent Kılıç/Ardahan


    ÇOCUK POLİSİ’NDEN BROŞÜRLE UYARI


     




     



    Kars Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü, anne-baba ve gençleri broşürle uyarıyor.


    “Çocuk Polisi” armasıyla dağıtılan broşürde, “çocuklarımızın geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimiz” olduğu ve bugünün çocuğunu yarının büyüğü olarak yetiştirmenin hepimizin insanlık görevidir” arasında yer aldığı vurgulanarak, iyi bir çocuk yetiştirmek konusunda anne ve babalara büyük görevler düştüğü anımsatıldı.


    Broşürde, anne ve babalara şu önerilerde bulunuldu:


    “Eğer bir  çocuk eleştiri ortamında yaşarsa suçlamayı, düşmanlık ortamında yaşarsa dövüşmeyi, alaya alınırsa utangaç olmayı, utandırılırsa suçluluk duygusunu, hoşgörü ortamında yaşarsa sabırlı olmayı, teşvik edilirse kendine güvenmeyi, övgü ortamında yaşarsa takdir edilmeyi, adil bir ortamda yaşarsa adaleti, emniyet içinde yaşarsa güvenmeyi, tasvip görürse kendisini sevmeyi, dostluk ve benimseme ortamında yaşarsa dünyada sevmeyi öğrenir.”


    Broşürde, çocukları sokağa ve suça iten nedenler ise şöyle sıralandı:


    “Bölünmüş ve parçalanmış aile, anne ve babaların ilgisizliği, sevgi yoksunluğu, anne ve babaların ihmali, anne ve babaların istismarı (şiddet ve aşağılama), ailenin ekonomik yoksunluğu, aile baskısı ile çocuğun çalışmaya zorlanması, ailede alkol ve madde kullanan kişilerin varlığı, kentlere göç, macera düşkünlüğü, sokağın aldatıcı serbestliği ve özgürlüğü, sürekli başarısızlık ve reddedilme, seçilen arkadaş grubu ve sosyal çevre.”


    Broşürde, sokağa ve suça itilen çocukları bekleyen tehlikeler ise şöyle sıralandı:


    “Fiziksel ve cinsel istismar, suç işlemeye zorlama ve şiddet, yaralama, kaçırılma, tehlikeli ve bulaşıcı hastalıklar, madde bağımlılığı, yasadışı organ nakli, suç örgütleri tarafından kullanılma, eğitimsiz kalma, fiziksel ve psikolojik gelişim bozuklukları ile kimlik çatışması.”


    Gençlere de seslenilen broşürde, “arkadaşlarınızı iyi seçin” uyarısında bulunuldu. Broşürde, daha sonra gençlere şu uyarılarda bulunuldu: 


    “Sorununuz ne olursa olsun bunu mutlaka ailenizle paylaşınız, onların tecrübesine güveniniz ve tecrübelerinden faydalanınız. Zararlı alışkanlıklar (sigara, alkol, uyuşturucu gibi) edinmiş arkadaşlarınızın sizi peşinizden sürüklemesine izin vermeyiniz. Ergenliğin vermiş olduğu heyecan ve değişen arkadaş çevresi nedeniyle kabul görmek adına farklı arayışlara girmeyiniz.”


    Haber ekleme saati: 09.56-02/01/2007


    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars


     


    IŞILDAK/Gümüşpala Kortağ/AYDINLIK…


     




     



    Ziya Paşa’nın ünlü gazelinin iki dizesini az çok mürekkep yalamış çoğu kişi bilir:


    Diyarı küfrü gezdim, beldeler kaşaneler gördüm.


    Dolaştım mülkü İslamı, bütün viraneler gördüm.


    17 Mayıs 1867’de Namık Kemal’le birlikte Avrupa’ya kaçan Ziya Paşa’nın bu gözlemi, bir çelişkiyi vurguluyor. 


    Osmanlı aydını Batı-Doğu çelişkisinin ürünüdür. Avrupa’yı gören çoğu “okumuşumuz”un aydınlaşması, kafasına yerleşen soru işaretlerinden türemiştir:


    “Onlar neden ileri, biz neden geri kalmışız?”


    Yeryüzünde iki büyük devrim yaşanmıştır: Birincisi; tarım devrimidir. İnsan göçebelikten kurtulup toprağa yerleşmiş, uygarlık yolunda büyük adım atmıştır. 


    İkincisi, sanayi devrimidir. İnsan makineli yaşama geçmiştir. 


    Osmanlı daha tarım çağını yaşarken, Avrupa’ya gidip sanayi devrimiyle karşılaşan Namık Kemaller, Ziya Paşalar elbet bu derin çelişkiyle çarpılacaklardı, ülkelerine dönüp çağdaşlaşmayı kendi toplumlarına önerdiklerinde dirençle karşılaşmaları da doğaldır. 


    Toplumlarda, ister evrimle olsun, ister devrimle olsun, değişim kolay değildir. 


    Tutuculuktan örülmüş gericilik duvarları kolay yıkılmıyor.


    ***


    Olay yalnız bize özgü sayılamaz, bizim gibi geri bıraktırılmış ülke  aydınlarının ortak dramıdır.


    Afrika’da kabile yaşamı düzeyinde bir ülkeden çıkıp Sorbon’da okuyan karaderili, iki dünya arasında kalır. 


    Ne yapsın? 


    Eğer çağdaş ve bilimsel dünya görüşünü benimsemişse, aydınlanmıştır. Ama, ülkesine döndükten sonra toplumunu değiştirmeye kalkıştığında, sorunların büyüklüğünü anlayacaktır.


    Ne var ki, Osmanlı aydını yalnız Batı-Doğu, ya da Avrupa-Türkiye çelişkisini görmekle kalmıyordu. Ülkemizdeki derin adaletsizlik çelişkisi aydınımızın benliğini sarsıyordu. 


    Mehmet Emin Yurdakul’un “Bırakın Beni Haykırayım” manzumesinde, bu acı dile getiriliyor:


    Ben en hakir bir insanı kardeş duyan bir ruhum


    Bende esir yaratmayan bir Tanrıya iman var


    Paçavralar altındaki yoksul beni yaralar


     


    Mazlumların intikamı olmak için doğmuşum Volkan söner, lakin benim alevlerim eksilmez Bora geçer, lakin benim köpüklerim kesilmez


     


    Bırak beni haykırayım, susarsam sen matem et 


    Unutma ki sairleri haykırmayan bir millet Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir


     


    Zaman ona kan damlayan dişlerini gösterir 


    Bu zavallı sürü için ne merhamet ne hukuk 


    Yalnız bir sert bakışlı göz, yalnız ağır bir yumruk


    Ziya Paşa, Namık Kemal, Mehmet Emin ve benzerleri yaşadıkları dönemlerin aydınlarıydılar. 


    Osmanlı tutucuları kuşkusuz aydın şairlerini dışlıyordu. Doğal görmek gerekir bu tepkileri. 


    Çünkü aydın, halk için çağdaş uygarlığın sağladığı her türlü özgürlüğü ister, kurulu düzendeki her türlü sömürüye karşı çıkar, amacına ulaşmak için çalışır.                       


    Bu kural, “aydın” ile “okumuş” arasındaki ayrımı da vurgular.


    ***


    Okumuş olmak, daha da ötede bir meslek ya da bilim dalında uzmanlaşmış bulunmak, aydınlık için yeterli değildir. 


    Bir avukat, doktor, mühendis, doçent, profesör, genel müdür, aydın olmayabilir, ama bir diplomasız işçi, köylü, şoför, bakkal, kahveci, aydın olabilir.


    Bir ülkenin aydınlığı, halktan aydınlarının çoğalmasıyla doğru orantılıdır.


    yazarcizer@hotmail.com


    İ




    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…










  • ARDAFED 2 HAZİRAN'DA KONGREYE GİDİYOR!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.15’de de TEMPO TV’de 


    Her Cumartesi günü saat:17.15’te ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan Ardahan Dernekler Federasyonu (ARDAFED) 4. Olağan Kongresinin 2 Haziran’da yapılacağı açıklandı. Alınan bilgilere göre İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu (ARDAFED) Pandemi sürecinde yaşanan kısıtlamalardan dolayı uzun süredir ertelenen 4. Olağan Kongresi 2 Haziran 2021 Çarşamba günü Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezinde saat 11.00’de yapılacak. 


    Kongre öncesi bir açıklama yapan ARDAFED Başkanı Gazeteci, Tempo TV programcısı, Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fakir Yılmaz kongre öncesi yaptığı açıklamada, ‘Kongrede kimse aday olmazsa zaten sırtımızda olan yükü taşımaya ve Ardahan ve Ardahanlılara ‘Güçlü Lobi’ parolası ile hizmet etmeye devam edeceğim.’ dedi.


    Yılmaz, ‘Gördüğüm o ki bugüne kadar yapılan onca dedikodu ve çeper dibinde yaptıkları çekememezliklere rağmen bugüne kadar kimsenin ortaya çıkıp, Gazeteciler Cemiyeti Derneği ve onun oy verecek olan delegelerini seni, beni arayın ‘ben başkan adayıyım, ekibim şunlar, ben şunu, ben bunu yapacağım, Taahhütlerim şunlar. Ve ben ve ekibim şunları yapmak için adayım dememiş, diyemiyor ve dernekleri arayıp, oy bile istemiyor. Birilerinin federasyonu bir partinin arka kapısı, kendi egolarını tatmin etmek için yan cebime koy’ demesinede izin vermeyeceğiz. Ve kürsüye çıkıp, bir kez daha hesabımı vereceğim, kimlerin ne amaçladığını anlatacağım kongreye tüm Ardahanlıları davet ediyorum. Ve eğer önce delege, dernekler onaylarsa kongrede ‘federasyona bir yer alma taahhüdü ile, var olan borçlarını, sorunlarını çözmeye, çabalamak için yeniden aday olmayı düşünmekteyim. Bu nedenle 2 Haziran 2021 Çarşamba günü Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezinde saat 11.00’de yapılacak olan ARDAFED kongresine tüm delegeleri, dernekleri, federasyonları, Ardahanlıyım, Ardahan için varım diyen, bölge siyasilerini, basınını, gazetecilerini herkesi davet ediyorum ” açıklamasını yaptı.



    Dünden, geride kalan yazılar..



    Ülke siyasetine bulaşan mafyanın başta derin devlet denen konu olmak üzere Uğur Mumcu cinayetinin de aralarında olduğu faili meçhul cinayetler ve nice kirli ilişkilerin ortaya serildiği şu günlerde başında bulunduğu iktidarın her gün yeni bir dosya, iddia, suçlama gibi konularla karşılaşan Erdoğan başta olmak üzere herkes ne yapacağını şaşırmış durumda desem sanırım doğru olur. 


    Ve ben başta olmak üzere aynı ülkenin ferrleri olarak bizlerde iş, aş ve aşk dahil onca ilişkiler yoğunluğu içinde ne yazacağını, ne yapacağını da  şaşırmış durumdayız.

    Çünkü her insanın kendisine has özel sorunları olması dolayısıyla yani adeta limandan uzaklaşma hüznü ile okyanusa açılan bir gemi meselesi gibi attığı demiri çekmeyi, çekemediği için de hem limanı, hem de kendisini yaralayıp, kanattığını unutmuş bir haldeyiz şu günlerde..

    Evet, ‘Sen ne yapıyorsun, şaşırdın mı?’ diye soranlara, ‘Dün ne yediğimi biliyor muyum?’ diye pişkin, pişkin cevap veren bir halde olan tüm toplumun bir ferdi olarak bu ülkede yaşananların, kapalı kapılar ardında olanlar insana dünü değil, az önceyi hatta bu yazının üst satırlarını bile unutturan, öteleyen bir haldeyim desem de yalan olmaz.

    Çünkü yaşananlarla dün düşündüğünü bugüne ertelemek zorunda kaldığım bir duygu ile yazımı yazarken Erdoğan’ın çıktığı partisinin grup toplantısından memleketine giden ve kadın olan bir partinin genel başkanının üzerinden, ‘Bu daha iyi günleriniz, siz bekleyin daha neler olacak?!.! demesiyle bir kez daha şok olup, şaşırıyorum ve dünden kalan düşüncemin ne olduğunu unutup, ne yazacağımı düşünürken yerimde dona kalıyorum.




    Ve daha çok yazamayarak, dün düşünüp, bugün yazmayı düşündüğüm yazımı hatırlamaya çalışıyorum, kül tabağını dolduran izmaritlerin yeni bir izmarit alamayacak halde olduğunu görürken…

    Ama umudumu yitirmeyip, ‘Bugünler de geçecek elbet. Çünkü biz ne fırtınalar gördük, tsunamilere çarptık, bunları, yaşananları da, geride kalıp, anlamayanları da da aşarız. ‘ diyerek…




    ki…








    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    arşiv haberler 29/03/2015 tarihli haber


    Önce Gürcüce Öğrenin


    Ahıska Türkleri Ahıska’da sorunlarını tartıştı


    YURTDIŞI Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Doç. Dr. Kudret Bülbül, Gürcistan’ın Ahıska Türkleriyle Ahıska’da bir araya gelerek sorunları ve istekleri tartıştı.


    Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Doç. Dr. Kudret Bülbül, Dünya Ahıska Türkleri Birliği Avrupa Temsilcisi Burhan Özkoşar ve Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar, Gürcistan’ın Ahıska kentinde Ahıska Türkleriyle bir araya geldi. Ahıska Türklerinden mutlaka Gürcüce öğrenmelerini isteyen Doç. Dr. Kudret Bülbül, sorunlarını dinledi. Ahıska Türklerinin haklarını savunması için Gürcistan kanunlarını iyi öğrenmesi gerektiğine dikkati çeken Bülbül, gereken desteği vereceklerini belirtti.  

    Ahıska Türklerinin sorunlarını çözüme kavuşturmak için yetkililerle görüştüklerini anımsatan Kudret Bülbül  şöyle konuştu:

    “İlgili bakanlıkla Ahıska Türklerine oturum izni ve vatandaşlık verilmesi, aile birliğinin gözetilmesi, Gürcistan vatandaşlığına geçişte tanınan 2 yıllık sürenin 5 yıla çıkarılmasını konuştuk. Teknik ve yasal sorunların çözülmesine dair bakanlıktan söz aldık. Ahıska Türklerinin vatandaşlık alana kadar Gürcistan’daki mavi kart uygulamasına dahil olmalarını teklif ettim.”

  • MEZAR DEĞİL, KAR ALTINDA SU ARIYORLAR!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ardahan’ın Göle İlçesi merkezi gibi birçok köyünde yaşanan içme suyu sorunu Hanak ilçesinde de devam ediyor.


    Birçok köy yolunun olağanüstü bozuk olduğu ve yılın sonuna gelinmesine karşın hala yapılıp, onarılmadığı 2021 yılının son günlerinde ve yağan karla birlikte yüzünü gösteren kar, kışa rağmen  suyu aramaya devam eden köylüler devletin bir türlü getiremediği suyu kendi imkanları ile getirmeye çalışıyorlar. Hem de kar altında kazıyıp, buldukları bölgenin dondurucu soğuklarına dayanmayan su hortumları ile..


    Bu köylerden olan ve yıllardır su sorununa net bir cevap bulamayan Ardahan’ın Hanak İlçesine bağlı olan Güneşgören (Kerkeden) köyünün bir haftadır akmayan içme suyuna çare arayan köylüler yağan karın altında Altaş (Orağaz) köyünden gelen ve sık sık patlayan su borusuna ulaşmaya çalışırken görüntülendiler.



    İlk görenlerin artan ve yeni önlemlerin gelmesine neden olan pandemi dolayısıyla yaşanan ölümlerin birine mezar mı kazıyorlar sandığı ama yaklaştığında su arandığını gören ve bölge köylerinin yaşadığı içme su sorununun bu kışta devam edeceğini anlayarak, mezar kazıyor sandıkları çalışmanın özlemi, çekilen su için olduğunu anladılar.



    **Göle’nin Su Sorununa


    Kars barajı Gibi Bir Baraj Çözüm Olmaz mı?


    Hanak’ta olduğu gibi birçok köyün yaşadığı içme su sorununu bir türlü çözemeyen diğer bir yerleşim yerinde önüne konulması düşünülen Beşikkaya HES Barajı ile suyunun büyük bölümünün Karadeniz Çoruh’a akıtılması hedeflenen Kura Nehrinin ana kaynağı Allahüekber dağlarıyla çevrili Ardahan’ın Göle ilçesinde yaşanıyor.


    Yıllardır onca harcanan paralarla boşa çıkan projelerle bir türlü istenen suya kavuşamayan Göle ilçesinin etrafını saran dağların hemen diğer yakasında, Gazeteci Fakir Yılmaz’ın geçtiğimiz gün eşi/gazeteci Selmi Yılmaz iile birlikte üstüne çıkıp, gündeme taşıdığı, Kars’a bakan yönünde yapılan ve Kars’ın geneline olduğu gibi bir çok ilçeye ve köye su veren barajın aynısının Allahüekber dağlarının Göle’ye bakan yakasına da aynı barajın yapılması halinde de  ilçenin su sorununun kökünde çözüleceği gibi, bir çok köy ve tarım bölgeleri, Barajı beklerken HES barajı ile kapanacak olan Kura Nehri’nin ana su merkezide boşa akmayacak, Kars/Selim ovasına olduğu gibi Göle ovasına hayat vereceği gibi Karadeniz’e akmayacak diye düşünülmekte.


    KARS SELİM BARAJI..


    Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2003-2019 yılları arasında Kars iline toplam 881.492.199 TL yatırım yaparak tamamlanan Allahüekber Dağlarının Selim ilçesi eteğinde ki Kars Acil İçmesuyu, Kars Selim Bayburt Barajı, 30 Km uzunluğundaki İçmesuyu İsale Hattı ve günlük 22.000 m3 kapasiteye sahip İçmesuyu Arıtma Tesisleriyle 86.350 kişinin ihtiyacını karşılarken barajda yıllık 17,49 milyon m³ içmesuyu temin edilmekte.

    –  2003 yılından bugüne kadar bölgede 2 baraj (Selim Bayburt ve Kars Barajları) ve 13 gölet tamamlanmış olup, toplamda 238 milyon m³ su biriktirme hacmine ulaşılmıştır.



    KAR KÖY VE MERKEZLERDE


    ARDAHAN – Türkiye‘yi etkisi altına alan soğuk ve yağışlı hava Ardahan Merkeze bağlı Büyüksütülece’de olduğu gibi bu yılıda susuz kapatan Göle ilçesinde de kendini gösterdi. Göle’ye mevsimin ilk karı yağdı.


    Ardahan merkez köy Büyük Sütlüce’ye ve diğer bir çok köyde olduğu gibi Göle ilçe merkezinde mevsimin ilk karı Cuma akşam saatlerinde yağdı. Kar yağışı bazı bölgelerin beyaza bürünmesine neden olurken, ağaçlar ve arabaların üzeri beyaz örtüyle kaplandı. Vatandaşlar kar yağışını mutlu karşılarken, çocuklar da kar topu oynamanın mutluluğunu yaşadı. Çocukların kar topu oynadığı ilçede yolların kapanmaması için ekipler seferber olurken, yüksek kesimlerde kar kalınlığının 10 santime ulaştığı belirtildi.



    KAR LASTİKLERİ HAZIR MI?


    Yurdun çeşitli bölgelerinde kar yağışının başlamasıyla araç sahipleri araç lastiklerini değiştirmeye başladılar. Oto lastikçileri 1 Aralık’tan itibaren zorunlu olacak kış lastiklerini takmak isteyen vatandaşlardan dolayı yoğunluk yaşıyor.


    Ülke genelinde kış lastiği takma zorunluluğunu 1 Aralık’ta başlayacak. Teknik uzmanlar, lastiklerin değişimi için kar yağışının beklenilmemesi gerektiğini belirterek, kış lastiklerinin yol güvenliği için hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Ardahan‘da oto lastikçileri ve oto bakım uzmanları, zorunlu kış lastiği uygulamasının başlayacağı hatırlatmasında bulunarak bir an önce kış lastiklerinin tedarik edilmesi gerektiğini söyledi.



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



    VEKİL ARADIĞI SUYU HALA BULAMADI!


    arşiv haber 13/08/2020 tarihi haberler/yorum


    Üç dönemdir Ardahan Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekilliği yapan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ilçesi Göle’nin yıllardır yaşadığı içme suyu sorununu kökünde çözmek için verdiği olağanüstü mücadelesi bugüne kadar bir tülü sonuç vermedi.


    Kura Nehrinin ilk doğduğu Allahüekber dağlarına sınır olan Göle ilçesine taşınması hedeflenen ancak bugüne kadar yapılan tüm çalışmalara karşın beklenen suyun getirilemediği Kızılgedik dağına sık sık çıkıp, DSİ başta olmak üzere İl Özel İdare ve diğer ilgili kurumlarla birlikte bu yönde çaba veren Ardahan/Göleli Milletvekili Atalay’ın aradığı Gölelinin beklediği su bir türlü Göle’ye gelemedi.



    Partisini Değil, Müdürleri Ziyarete Etti..


    Son 10 gündür Ardahan’da bulunmasına karşı arası olmadığı iler sürülen partisinin İl Başkanı Hakan Aydın’ı ve partisinin yeni İl Başkanlık binasını hala ziyaret etmeyen AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay partisi belediye başkanları ile birlikte Kars Karayolları 18 Bölge Müdürlüğüne atanan Behçet Eren ve DSI 24 Bölge Müdürlüğüne atanan Sükrü Baysal’ı Kars’ta ziyaret ettiler.



    AK Partili Çıldır Belediye Başkanı Yakup Azizoglu, Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar Köprülü Belediye Başkanı Yücel Akkoç ile yeni müdürleri ziyaret eden AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay başta kendi ilçesinin Ardahan’a giden karayolunu olmak üzere bölgedeki yolların ve ilçesi Göle’nin içme su sorununu yeni müdürlerle masaya yatırdığı alınan bilgiler arasında oldu.



    İnce, İnce Doğramak..


    Başkanlık sisteminin ilk adımından, seçimine ve sonrasından bugüne kadar tartışılan Muharem İnce’nin ne diyeceğinin merakla beklendiği sırada bugünkü yazıma hazırlanırken WhatsApp aracılığı ile gelen iki mesaj dikkatimi çekti.

    Bir taraftan İnce’yi dinlerken diğer taraftan baktığım WhatsapApp mesajların da okuduklarım İnce’nin açıklamaları arasındaki inceliklerin diğer bir örneği de hemşerimin belediye başkanı olduğu İstanbul Esenyurt’ta ve ülkenin diğer birçok yerinde yaşananların gündeme gelmediğinden, gelememesinden, getirilememesinden yakınıldığını bir kez daha görüyordum.

    Çünkü İnce’nin partisi CHP’nin Belediye Başkanlarından tutun bu ülkede başbakanlık yapmış olanlara kadar gidin değişen bir şeyin olmadığını görmekteydim.

    Seçim öncesinde “liyakat” naraları atan CHP’li belediyelerin başında bulunduğu belediyelerde yaşananların yanında başkanlık sistemi denilerek iktidarı ellerinde tutanların birbirinden farklı olmadıklarını da bir kez daha anlıyordum.

    Sağcı belediyelerin aile şirketine dönüştüğü yönünde iddiaların revaçta olduğu şu günlerde pandeminin ardına sığınıp, iktidarın ard arda yayınladığı engellemeler ile iş yapamadıklarını belirten CHP’li belediyelerinde son yerel seçimlerinden önce “Babamın oğlu olsa işe almayın” diyerek şov yaptıkları da görülüyordu, Esenyurt’tan gelen mesajda.. Ki bunların çoğunu zaten biliyordum ama dün bana sitem edenlerin bugün beni daha iyi anlamalarını beklemek adına duyduklarımı, öğrendiklerimi, bildiklerimi not edip, arşivime alırken..

    Başkan Erdoğan’ı ‘tek adam’ hatta diktatörlükle suçlayan Kılıçdaroğlu’nun son kurultay öncesi seçimsiz, ‘:dediğim dedik, öttürdüğüm düdük’ diyerek tartışmalı atamalarına dikkat çeken İnce’nin aslında CHP genel merkezi gibi belediyelerinde adeta aile çiftliğine dönüştüğünü anlatmaya çalıştığını da anlıyordum..

    Son Mahalli İdareler Seçimleri ardından “Torpil, kayırma dönemi bitti” diyen, işsizlikten dem vuran CHP’nin seçilmiş belediye başkanlarının atamalarına baktığımızda bugün Başkan Erdoğan’ı, ” Damadını bakan yaptı” diye suçlayanların kendilerinin de eş, dostu müdür, hukuk danışmanı diyerek koltuklara oturttuklarının sanki görülmediğini sansalar da görünen köy kılavuz istemiyor..

    Neyse bunları bir dahaki yazılarımızda daha net ve kimin kimi nereye oturttuğunu anlatmaya devam edeceğimizi buraya not edip, WhatsApp’tan gelen 2. mesaja bakalım..

    İnce’nin ‘parti kuracağım’ demediği ama ekibi hatta tüzüğünü hazırladığı alenen anlaşılan son basın açıklamasında ‘şimdilik oluşum’ olan ama açıkça bir parti lideri gibi konuşurken kadınlardan, gençlerden bahsettiği sırada okuduğum ikinci mesaj aynen şöyle;




    BİR KADIN VE GELİNİ…

    Bir kadın düşünün..

    Oğlu; alkol ve uyuşturucu kullandıktan sonra gelinini o gece her zamankinden fazla, kum torbasını döver gibi dövüyor ve kıyameti duyan komşuları hemen polis çağırıyor.

    Kadın olayı öğrenince hemen avukatlarını alıp oğlunun evine yetişiyor ve gelininin halini görmezden gelip,  polislerin zabıt tutmasını engellemeye çalışıyor ama zabıt tutuluyor. Bunun üzerine gelinine dönüp şikâyetçi olmamasını, eğer olursa 2 çocuğunu bir daha göremeyeceğini söylüyor.

    Gelin, olaydan sonra iki çocuğunu komşulara emanet edip, zabıt tutan polislerle birlikte hastaneye gidiyor ve neredeyse 10 ayrı başlıkta tanımlanan şiddet izi raporu alıyor.

    Sonrasında mahkeme kadının oğluna gelinin yaşadığı eve yaklaşmama ve evden uzaklaştırma kararı veriyor.

    Sonra ne mi oluyor?

    Ev, kadına ait olduğu için hemen tahliye kararı aldırarak gelinine evi boşalttırıyor ve gelin iki çocuğu ile kapı dışarı ediliyor.

    Peki;

    Oğlunun gelinine yaşattıklarına göz yuman ve torunlarının annesine eziyetten kaçınmayan bu kadının kim olduğunu biliyor musunuz?

    Maalesef ki bu kadın ;

    Evet bu kadın kim diye merak edenler mesajın kimi anlatmaya çalıştığını anlamaya çalışa dursunlar ben bu kadının kim olduğunu gazetemdeyken gelen bir yayın yasağı ile hatırladım.

    Çünkü bu ülkede şu an yöneticiyim, eski yönetici diyenlerin yaptıklarını da yazmak, söylemek yasak hem de ‘gizlilik’ adı altında savcı, hâkim kararları ile.

    Kısacası Muharrem İnce’nin ince mesajları gibi bu yazıda ince anlatımlarla anlaşılır mı bilmem ama sistemi şikâyet edip, koltuğa gelenleri ilahi bir güç değil kendi kurdukları sistemler koruyor bu ülkede..


    Komşu da Hükümet Düştü


    arşiv haber 30/04/2015 tarihli haber


    AYNI ZAMANDA SEÇİM YAPACAĞIZ..


    Haziran ayında seçime gidecek olan Türkiye’nin Ardahan’a komşu ülke Gürcistan da hükümet düştü.. Posof e Çıldır’a komşu ülke Gürcistan’da da seçim var..


    Gürcistan’da hükümet düştü!


    Bakan Kipiyani’nin istifası ve daha önce 6 bakanın değişmesiyle kabine üyelerinin 3’te 1’i değişen hükümet Gürcistan yasalarına göre düştü.


    Yirmi bakan ve başbakandan oluşan kabine üyelerinin yedisinin değişmesiyle Gürcistan hükümetinin Başbakanı İrakli Garibaşvili yeni bir bakan seçemeyecek duruma geldi.


    Yeni hükümetin güvenoyu almasına kadar geçici olarak göreve devam edecek olan mevcut kabinenin Başbakanı Garibaşvili, bugün konuya ilişkin düzenlediği basın toplantısında, Spor ve Gençlik Bakanı Kipiyani’nin istifasıyla bakanlar kurulunun 3’te 1’inin değiştiğini, bu nedenle Gürcistan parlamentosunun hükümete tekrar güvenoyu vermesi gerekeceğini söyledi.


    “Hükümette değişikliklerin yapılması doğaldır” ifadesini kullanan Garibaşvili, bu değişiklikleri sağlam bir “demokrasi prosedürü” olarak değerlendirdi.


    Garibaşvili, oluşturacağı yeni bakanlar kurulu listesinde görevde olan tüm bakanların bulunacağını kaydederek, yeni bakanlar kurulu listesinin en kısa sürede onaylanması için parlamentodan ve cumhurbaşkanından yardım istedi. Başbakan, tüm uluslararası ortaklarının da Gürcistan hükümetine güvendiğini ve destek verdiğini belirterek “Parlamento hükümete yeniden güvendiğini gösterecek ve ekibimiz çalışmaya devam edecek” dedi.



    Gürcistan Anayasası’na göre, iktidar partisi “Gürcü Hayali” bir hafta içinde cumhurbaşkanına yeni başbakan adayını sunacak. Cumhurbaşkanı, yeni başbakan adayı ve onun belirlediği bakanlar kurulu listesini parlamentoya sunacak. Yeni hükümetin kurulabilmesi için parlamentonun bir hafta içerisinde yeni kabineye güvenoyu vermesi gerekiyor.

    Parlamentonun çoğunluğunu mevcut Başbakan Garibaşvili’nin lideri olduğu Gürcü Hayali partisinin oluşturması nedeniyle, Garibaşvili’nin yeniden başbakan adayı olması bekleniyor.

    ERKEN GENEL SEÇİM İHTİMALİ

    Gürcistan parlamentosunun yeni başbakan ve bakanlar kurulunu yasada belirtilen süre içinde ve uygun prosedürle onaylamaması durumunda, cumhurbaşkanı mevcut parlamentoyu feshedip, “erken genel seçim” yapılmasını isteyebilir.

    İSTİFA EDEN BAKANLAR

    Gürcistan hükümetinde, son bir ayda 3 bakan istifa etti. Bugün istifa eden Spor ve Gençlik Bakanı Kipiani’den önce, dün Çevre Bakanı Elguja Hokrişvili, 21 Nisan’da da Bölgesel Kalkınma ve Altyapı Bakanı Davit Şavlişvili, 21 Ocak’ta İçişleri Bakanı Aleksandre Çikaidze, görevlerinden istifa etmişti.

    Başbakan Garibaşvili’nin 2014 kasım ayında Savunma Bakanı Irakli Alasaniya’yı görevden almasının ardından Avrupa ve NATO ile Entegrasyon Bakanı Aleksi Petriaşvili ve Dışişleri Bakanı Maya Pancikidze istifa ettiklerini açıklamıştı.


    .











    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     




  • YALNIZÇAM DAĞ OTEL GAZETECİLERLE BULUŞACAK..


    Bayram Çağlayan, Levent ve Nazmiye Değirmenci’nin Konuk Olduğu Programımıza


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Sizide ekranlara konuk olmaya davet ediyor.


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



    Taner Altıparmak İle Aytaç Aktaş  İlkmer İnş. Tur. Ltd. Şirketi tarafından Ardahan İl Özel İdaresinden kiralanan ve baştan aşağıya yenilenen 75 yataklı Ardahan Yalnızçam Dağ Oteli bölgede bulunan yerel ve ulusal gazete temsilcileri ile yarın bir araya gelerek, sezona merhaba diyecek.

    Basın ve Medya tarafından yeni konseptiyle bölge turizmine katkı sunacak olan Yalnızçam Oteli müşteri kabul etmeye başladı.




    Resmi açılışını önümüzdeki günlerde yapacağı öğrenilen Yalnızçam Oteli etrafını saran sarıçamların havası eşliğinde yöresel köy kahvaltısı, ızgara çeşitleri, çocuk parkı, konuk servisi ve kayak Merkezi ile Ardahanlıların yanı sıra ülke turizmine katkı sunmayı hedefliyor.



    KAMPANYA GERİ TEPTİ, YENİ BİM GELDİ!


    CHP Göle İlçe Teşkilatı ve Esnaf Odalarının ‘Yerli Esnafa Sahip Çık’ yönünde yaptığı çalışmanın hemen akabinde Göle’de yeni yabancı büyük bir markete izin verildi.

    6 Yabancı büyük marketin olduğu Göle’nin yanı sıra Ardahan Merkezde ve diğer ilçelerde de açılmaya devam eden yabancı büyük marketlerin önüne geçilemezken yerli esnaf başta olmak üzere yerli halktan oy alıp, belediye başkanı seçilenlerin bu marketlere izin ruhsatı verme zorunluluğu içinde olmaları ise işin diğer acı durum olarak içinde çıkılamaz bir durum olarak esnaf odaları ve üyeleri esnaflar karşısında durmakta.


    .



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    BAŞKAN ÇOK MEŞGUL!..


    Evet son seçimden sonra birçok başkana ulaşılamadığı yönünde eleştirilerin olduğunu hepimiz biliyoruz. Tabi bu başkanların da seçilmeden önce farklı, seçildikten sonra mevcut Başkan Erdoğan başta olmak üzere diğer başkanlara ulaşamadıkları şeklinde yorumlar olduğunu da biliyoruz. Yani kendilerine ulaşamadıklarından yakınan insanlara, ’biz de bazılarına ulaşamıyoruz ‘ diyerek konuyu geçiştirmeye çalıştıkları biliniyor ve en önemlisi bu başkanlara sekreterlik, basın danışmanlığı yapanlar da başkanları arayanların derdini anlatmak isteyenlerin sıkıntılarını başkalarına aktaramadıkları için de başkanlarında kendilerinden çare bekleyenlere geri dönüş yapmadıkları tartışılmaktadır. Bilmiyorum ama başkan seçildikten sonra ulaşılamaz olan bu başkanların dün büyük umutlarla seçilip, bugün başkan olanların kendilerine ulaşılamayanların büyük bölümünün kendini oraya taşıyan ve başkan yapanların seçmenler oldukları, yakınları oldukları, dostları oldukları da diğer bir gerçek.



    Evet bu ülkede başkanlık sistemine geçildi. Seçimden sonra gerek başkana, büyük başkana yani Erdoğan’a ve onun atadığı bakanlara daha sonra da seçilen belediye başkanlarını ve onların görevlendirdiği basın danışmanlarına ulaşılamaz olduğu bir gerçek. Bunu nasıl aşacağız bunu nasıl anlatacağız bilemiyorum ama çoğu insanın dert yandığı, bu yönde şikayetçi olduğu da çok iyi biliniyor.


    Ve bunların başını da yine halkın seçtiği milletvekilleri çekiyor. Milletvekillerini tanıyanlar kendileriyle ilgili işleri olanlar onlara ulaşamadıkları için sıkıntı çekiyorlar. Başkan Erdoğan’ın Kürt seçmenler mesaj olarak algılanan Şırnak’ta katıldığı partisinin kongresi de bir derdini anlatmak isteyen ve ‘Erdoğan dede’ diye bağıran bir çocuğun o kalabalığın içinde bile sesini duyup, cevap vermesi ve kendisine ulaşmak isteyen insanların olduğunu hissedip, kendisine seslenen çocuğu yanına çağırmasına benzer bir olay yaşadı, yaşıyor Türkiye.


    Evet, başta benim hemşerilerim olmak üzere hemşeri seçilenler olmak üzere güçlü lobi diyerek seslenmiş olmak üzere “ya bizden olsun da taştan olsun” dediklerimiz de artık kendilerine ulaşılamaz olmuşlar. Bu anlamda ne olur diye düşünürsek bilmiyorum ama her iş akışa bırakıldı ve bu akışın seçime doğru hızla gittiği de bir gerçek. Benim en büyük sorunum, en büyük derdim, en büyük düşüncem yarın yine birileri için ‘ya bu da daha önceki gibi ulaşılamaz mı olacak?’ şühpesi yaşatır mı bilemiyorum.


     Ama o koltuğa bir kez oturanların, koltuğa otur oturmaz kapıları kapattığını da biliriz.


    Hatırlarsanız seçimden önce “kapılarımız herkese açık olacak” şeklinde beyanat verenler ve bazıları da balta, kazmayı eline alıp yalandan resim veriyorlardı. Seçimden sonra kapılarını bile açmıyorlar.


    Kapılarını açık bırakana insanların derdini anlatma fırsatı veriliyor gibi fakat derdini anlattığını sananları dinlemiyorlar bile.


    Görüşmeye gittiğiniz insanların kapısı açık olduğu zaman dakika başı herkesin içeri girdiği gibi bir tarafta imza attıran, bir taraftan çaycısı giriyor, memuru giriyor, bir taraftan diğer tarafa yeni gelenler oluyor ve o hengame içinde siz derdinizi anlatamıyorsunuz bile..


    Yani kısacası ‘ben başkanım’ deyipte kendilerinin ulaşılmaz olduğunu söylersek, yanılmış olmayız..


    Bu anlamda da böyle bir sorunun olduğu bir ülkede başkanlık sisteminin de nasıl yürüyeceğini, nasıl yürütüldüğünü, nasıl olacağını düşünürken Azerbaycan’daki başkana da bakmak lazım. O da tepkilerin, homurdanmaların, sıkıntıların arttığını görünce komşusuyla yeniden çatışmaya girerek birbirlerine savaş ilan ettiler.  Ama bana göre çatışma değil her zaman oynanan oyunlardan birisini yeniden oynayarak kendine yönelik eleştirileri ötelemeleri düşündüğünü görmek mümkün.


    Azerbaycan-Ermenistan savaşına ben böyle bakıyorum.. Umarım ki; bu savaş çok insanın ölümüne neden olmaz ve başkanlarının orada kalması için de sadece ve sadece yalandan bir bahane olmaz diyerek asıl diğer bir sorunun sadece ülkemizde değil, dünyada ki başkanlık sorunudur..







    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







  • ARDAHAN KİMSE GİREMEZ KENTİ OLMAMALI!..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Covit-19 belası yüzünden ata/dede yurduna gelen kendi hemşehrilerine bile yasak getirilip, kentin sınırlarına bırakılmamasını isteyen hata bu yöne ilan panolarına ‘İSTEMURUK’ pankartlar astıran ve 16. Valisi ile tanışacak olan Ardahan’ın 2 Gümrük Kapısı olmasına karşın kente gelen Yabancı Uyruklu insanlara ‘Nataşa’, bu gümrüklerde bir kilo çay, bir litre mazot getirene kaçakçı, ülke içinden sınır kentine gelen ve yatırım yapan insanlara, ‘Yabancı Büyük Marketçi, Müteahhit”, Yolcu taşıyan Otobüs Firmalarına ‘Elin otobüsüne binerler’, Bantacı, Hurmacı, Balıkçıya ve Komşu illerden gelen hayvan yetiştiricisi, tüccara ‘Iğdırlı Yaylamızı mahvediyor’ gibi saçma tepkilerle Ardahan’ı adeta girilemez, yasak kent haline sokan anlayışın kentin gelişimine engel koyduğu Ardahan’ın köyleri gibi kent merkezleri boşalmaya devam ediyor. Ülkedeki tüm hayvan pazarlarının açık olduğu şu günlerde Ardahan’da karantina adı altında 3 Aydır hayvan pazarlarının da kullanılmasının yasak olduğu, hayvan girişi gibi çıkışının da yani sevkinin de yasak olduğu bu durumun hayvan yetiştiricilerinin aylardır satamadıkları hayvanlarına yedirdikleri yem dolayısıyla batma noktasına geldiği de belirtilmekte.

    Onca arazi ve meranın ekilip, biçilemediği ama bunu kullanmak isteyenlerinde adeta hainlikle suçlandığı   şu günlerde bölgeye getirilen hayvanlar bir kaç cambazın, miras yedinin baskıları ile getirilen saçma yasaklar nedeniyle araçlardan  indirilemeyince sıcaktan ve yeşil alana inememekten telef olmuşlardır. Oysa onların her biri birer milli servettir.

    Kentin gelişimine neden olan bir çok önemli faktörü ve insan hareketinin düşünmeden gelişi güzel konulan yasakların bölge esnafına olduğu gibi kent merkezlerine yatırım yapanları da olumsuz yönde etkilediğinin görülmesi gerektiğine dikkat çekilirken, bu anlayışın var olanı da yok ettiği belirtilmekte.



    **Değil Iğdırlı, Gurbetçi Bile İstenmiyor..


    Yıllardır yaşanan göç dolaysıyla kent merkezlerinde olduğu gibi köylerde atadan, dededen kalma evlerin, iş yerlerinin harabeye döndüğü Ardahan’da bu durumdan faydalanan geriye kalanların değil Iğdırlıyı, kendi akrabası, köylüsü, hemşehrisinin geri gelip, yazlık ev yapmasını bile çekemiyor, Çünkü o gelmezse kalan tarlayı, çayırı, merayı kendisi kullanıyor.

    Vergiye tabi olmayan, aldıkları kredi ve destekleri ‘seçimden seçime nasılsa af ediliyor’ düşüncesiyle geri ödemeyenlerin yasak anlayışına çanak tutan kamu görevlilerinin alınması gereken önlemlerin yasak anlayışı değil, tedbir, güvenlik işi olduğuna,  uygulanan yasakların da bir an önce kaldırılması gerektiğine dikkat çekilmekte.



    **Meralar Iğdırlı Koyun Otlatılmadı, Allah Yağmur Yağdırmadı, Kuraklık Dolaysıyla Onlara da Kalmadı!


    ‘Iğdırlı gelmesin, Dadaş Seyehat girmesin, Bim, Migros açılmasın, yabancı uyruklu Nataşa’ denildi kente bölge ekonomisin bel kemiği olan hayvan meydanlarının başta pandemi olmak üzere şap ve diğer hayvan hastalıkları öne sürülerek kapalı tutulduğu, hayvan girişleri olduğu gibi çıkışları yasak olan kentte hayvan sayısının arttığını belirtip, bu yönde başarılı olduğunu iddia edenlerin boş bıraktığı doğa, yağmayan yağmurlar nedeniyle kurudu. Süt üretimin de düştüğü gözlenen Ardahan’da, ‘adeta etme bulma’ süreci yaşandığı da öne sürülmekte.



    SOL VE ULUSALCI MEDYA SAĞ’A KAPALI MI?


    Hala ve neden hapiste olduğu anlaşılamayan Demirtaş’ın eşine yönelik atılan, ardından Kürtler, HDP seçmeni, Demirtaş hayranı ve sol cenahın hemen üzerine atlayıp ”AK Trol” zannettiği ama bana göre son yerel seçimlerde CHP’nin bir çok yerde belediye başkanı kazanmasına büyük katkı sunan ve seçtiği başkanların indirilen T.C’leri geri asması gibi beklenmedikleri yapan CHP’ye kızgın HDP’nin kapalı kapılar ardından yeniden konuşulduğu söylenen barış süreci iddiası öncesi ‘Olur ya HDP, AK Parti’ye yaklaşabilir!’ denilerek kurulan gizli el kozmik odadan atıldığına inandığım alçakça bir mesajı tartışmaya bile gerek görmüyorum..



    A Haber gibi havuz medyasının habercilikten ziyade beyin yıkama makinalarına dönüşmesi dolayısıyla saçma sapan ama reyting yaptıran bir toplumun gereğini yapan Kanal 8 ya da Hind dizileri veya Ahmet Hoca’nın rol oynadığı dini kanallara yönelip, meşgul olmaya çalışan bir seyirci kitlesi dışında kendisini tutmaya çalışan bizlerin ‘hiç yoktan iyidir..’ deyip, yöneldiği tv kanallarının başını solcu, ulusalcı ya da NTV gibi ne suya ne de sabuna dokunan kanallara mahkûm gibiyiz.

    Ve parası bol CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanlarını ekranlarından düşürmeyip, diğer CHP’li, kayyumlardan kalmışsa HDP’li İl ve İlçe, hatta Belediye Başkanlarını çok da ekranlarında göremediğimiz sözüm ona solcu ama bana göre ulusalcı televizyon kanallarının ekranlarına baktığımızda bir boşluk görmekteyim.

    Yani iktidarın azda olsa göz kırpması halinde TGRT’yi sollayacak bir geçişle yön değiştireceğine inandığım bu kanalların iktidar partisi AK Parti ile onun avukatlığını, savunuculuğunu, hatta mecliste grup başkanlarına arkadan saldıracak kadar kabadayı pardon meclis ve bürokrat atama ortağı olan MHP’nin Belediye Başkanlarını bu çok demokrat, devrimci, eşitçi (!) kanallarda nedense göremiyoruz.

    Bu ülkede solcu, ulusalcı, demokrat, eşitliği savunduğunu iddia edip ama ulusalcılığı ağır basan ünlü, ünsüz kanalarda AK Partili, MHP’li Belediye Başkanlarını, mevcut iktidar döneminde şu an adı, sanı duyulmayan IŞID’ın elinde 101 gün esir (!) kalan Öztürk Yılmaz kadar ekranlarda göremiyoruz.

    Evet, evet AK Partiden ayrılarak, Gelecek Partisini kuran Davutoğlu’nun alnından öptüğü ve Büyükelçi olarak atanan ama beklenmedik bir anda CHP’den aday gösterilip, memleketlisi Ardahan’lıdan oy alarak, iki dönem milletvekili seçildiğini unutup, parti kuracağını söyledikten sonra her ne hikmetse onu da unutarak, orta ve yandaş denen kanalların günlük  bulunmaz program konuğu, olmayı başaran Öztürk Yılmaz kadar dahi AK Partili, MHP’li başkanları gibi Davutoğlu’nu da ekranların da görememekteyiz..

    Bunun nedeni acaba davet ediliyorlar da başta Başkan Erdoğan’dan olmak üzere onları il, İlçe hatta Mahalle başkanları gibi birer memurmuşcasına atayıp, kendilerini o makamlara aday gösteren partilerinden izin alamadıklarından mı yoksa bu solcu, ulusalcı denen kanallar sayelerinde reyting yapar diye mi bilmem ama bu ülkede CHP’li, HDP’li gibi birçok büyükşehir AK Partili ve İl, İlçeler de MHP’li Belediye Başkanları da var diye biliyoruz…

    Ki; Bunların toplamının İstanbul ve Ankara’daki Büyükşehir Belediye Başkanları kadar da ne kendilerine yakın kanallar da ne de sözüm ona muhalif kanallarda isimleri dahi gündeme gelmez.

    Gerçi gündeme gelmeleri için gündem yapan bir iş yaptıkları da yok ya onu da düşüncelerimi aktardığım bu köşemin, yazımın uzamaması ve konunun bölünmemesi için onu da bir dahaki yazıma, ‘Bu ülkede İBB ve Ankara’dan başka büyükşehir yok mu?’ başlıklı düşüncelerimi aktaracağım yazıma bırakmak istiyorum..




    Bu durumun yaşanmasına nedenin ne olduğunu bilmez gibi davranıp, saf saf ”neden?” diye sorduğumuzda ise karşımıza aynı durum çıkmakta.

    Ve aynı kanalların iktidar gibi seçimler de oylarına muhtaç oldukları, önceki seçimlerde barış süreci hatırı için iktidara, ardından da ”süreci bozan iktidar” deyip, son yerel seçimlerde ise sistemin savunucularından, eski içişleri bakanı olan Genel Başkanı dahil çoğunluğu MHP’den kopanların oluşturduğu İYİ Partili CHP’ye oy verdiğini bildiklerinden dolayı ”Aman aman Kürtler darılmasın, küsmesinler” diye arada, sırada da olsa yani adeta Kürt seçmeninin gazını almak için HDP’li Başkanları ve vekilleri ekrana çıkarıp, çok konuşturmazlarsa da ‘HDP’yi de çıkarıyoruz’ der gibi de yapmıyor değiller..

    Ama ekranlarında AK Partili, MHP’lileri göremediğimiz sözüm ona solcu, ulusalcı kanalların diğer bir iddiası daha var ki; Oda bu ülkenin çok isteyip, bir türlü göremediği demokrasi, eşitlik, adalet, insan hakları denen sistemi savunduklarını ve herkese, her düşünceye açık olduklarını da iddia etmeleridir..

    Evet, gerçekten merak etmiyor değilim..

    Solcu, ulusalcı geçinip, AK Partili, MHP’li Başkanların açıklamalarını, çalışmalarını kıytırıktan da olsa ekrana vermeyenlerin suçu mu bu yaşanan durum yoksa AK Partili ve MHP’lilerin bu kanallara davet edilmelerine karşın bu kanallara çıkmama gibi bir yerden, yerlerden emir mi almışlar?!

    Bilmem ama A Haber ve diğerlerinin çok da reyting yapmadıklarını bu solcu geçinen ama ulusalcılığın ağır bastığı kanalların havuz medyası denen kanallardan daha çok izlendiği de diğer bir gerçektir..

    Çünkü başka çaresi olmayan ve çoğunun benim gibi zorunlu zapladığına inandığım sözüm ona büyük devrimci, solcu ve ulusalcı kanalların da A Haber’den, yaptığı yayınları ile reyting aldığı için kendisine verilen iş dünyasının reklamlarıyla değil, biz vatandaşların vergisi ile ayakta kalan, kadroları şişirilen ve en önemlisi kendisini devlet ilan eden iktidarın emrinde olan onca resmî kurumlardan biri olan TRT’den, TGRT’den aşağı kalmadıkları da diğer bir gerçek.

    Bunun nedeni de Mehter Marşını çaldırıp, surları aşmaya çalışan Yeniçeriler gibi her sabah, 12 Eylül Darbesi öncesi yol kesen Dadaş’ın Karslılara okuttuğu ama anlamını bilemediği gibi inanmadığım dualar okuyarak, sözüm ona haber sunan Erkan Tan’ların içinde olduğu havuz medyasının ve basının yaptığının kendileri gibi düşünmeyenleri ekranlarına, sayfalarına taşımayan sözde solcu, demokrat ama beyinlerinin altında ulusalcılık yatan kanallarda çok ama çok demokrat(!) olduklarındandır…

    Yani kısacası, ”tencere dibin kara seninki benden kara”  bir durum yaşanır, ülkemin iktidarında da, muhalefetinde de..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



    Kars-Iğdır-Erzurum uçuşları tehlikede mi?


    arşiv haber 25/11/2015 tarihli haber


    “UÇAN KUŞU VURACAĞIZ”


    Sabah saatlerinde düşürülen Rus savaş uçağı sonrası rest çeken Rusya sivil havacılığı tehdit ediyor.Bölgede ki uçuşlar risk altında mı? Gerginlik Ardahan, Kars, Iğdır ve Erzurum’a yansır mı?


    Sabah saatlerinde savaşla karşı karşıya kaldığımız gelişmeler sonrası gözler sivil havacılığa çevrildi. Türkiye’nin Rus savaş jetini düşürmesi ardından açıklama yapan Rus yetkililer “buna karşılık vermemiz kaçınılmaz” şeklinde açıklamalar da bulundu. 


    Rusların “uçan kuşu vuracağız” şeklinde ki açıklamaları akıllara Ukrayna ile yaşanan gerilimde Ruslar tarafından düşürülen ve yolcularının çoğunluğunun Ukrayna vatandaşı olduğu Malezya uçağını getirdi.


    Bu gelişmeler ve Rus yetkililerin açıklamaları, Rus topraklarına ve hava üslerine en yakın uçuşları gerçekleştiren Kars-Iğdır ve Erzurum havalimanlarının ve inen-kalkan uçakların güvenliğini tartışır hale getirdi.


    Ruslar, Malezya uçağını yanlışlıkla vurmuştu


    Geçtiğimiz aylarda Ukrayna-Rusya gerginliği sonrası Ukraynalıların Rus ordusuna saldırısı üzerine Ruslar, Ukrayna ve Hollandalıların olduğu Malezya uçağını düşürmüş ve manidar şekilde “yanlışlık oldu” açıklamasında bulunmuştu. Böyle bir gerilimin Türkiye ile yaşanması sonrası “uçan kuşu vuracağız” diyen Ruslara karşı ülke yöneticilerinin sivil havacılığın güvenliği noktasında önlem alıp almadığını akıllara getiriyor.

  • Başkan Erdoğan'dan Ermeni Meselesine Dostça Mesaj!..

    Birileri hala kanayan yarayı kaşıya dursun


    Başkan Erdoğan’dan Ermenilere Dost Mektubu..


    Her yıl 24 Nisan’da başta yerel kafatascılar olmak üzere Fransa ve onun gibi ülkelerin kaşıdığı Ermeni Meselesine dostça ve birilerinin elinde ki düşmanca kozu alan bir çıkışla bir mektupla bakan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan‘a mektup gönderdi.


    Erdoğan mektubunda, “Birinci Dünya Savaşı’nın zor şartlarında hayatını kaybeden Osmanlı Ermenilerini bu yıl da ihtiramla anıyorum. Ortak geçmişimizi çarpıtarak tarihten kin, nefret ve husumet çıkarmaya tevessül eden çevrelere fırsat vermemenizi diliyorum.” ifadelerini kullandı.


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mektubu şu şekilde:


    ”Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Sayın Aram Ateşyan,


    Çok Değerli Ermeni Vatandaşlarım,


    Sizleri en kalbi duygularımla selamlıyor, saygılarımı sunuyorum.


    Sözlerime başlamadan önce, 8 Mart 2019 tarihinde kaybettiğimiz çok değerli Patrik Sayın Mesrob Mutafyan’ı saygıyla anıyor, ailesine, yakınlarına ve tüm Ermeni cemaatine başsağlığı diliyorum. Birinci Dünya Savaşı’nın zor şartlarında hayatını kaybeden Osmanlı Ermenilerini bu yıl da ihtiramla anıyor, torunlarına içten taziyelerimi iletiyorum.


    “ERMENİ TOPLUMU, ÜLKEMİZE BÜYÜK KATKILARDA BULUNMUŞTUR”


    Her imparatorluğun dağılma sürecinde olduğu gibi Osmanlı İmparatorluğunun son döneminde sınırları içerisinde ve komşu coğrafyalarda büyük insani krizler yaşanmıştır.


    Salgın hastalıklar, göçler, devlet otoritesinin zayıflaması sonucu artan çete ve silahlı grupların öncülük ettiği bozgunculuk eylemleri nedeniyle yitirdiğimiz diğer Osmanlı vatandaşlarına da Allah’tan rahmet diliyorum.


    Ermeni toplumu, gerek Osmanlı İmparatorluğu gerek Cumhuriyetimizin yüzyıla yaklaşan geçmişinde çok kıymetli evlatlar yetiştirerek ülkemize büyük katkılarda bulunmuştur.


    Dün olduğu gibi bugün de Ermeni vatandaşlarımız, ülkemizin eşit ve hür vatandaşları olarak, sosyal, siyasi ve ticari hayatımızın her alanında önemli roller üstlenmektedir.


    “YANINIZDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”


    Tarih boyunca acıda ve sevinçte ortak iki halkın, geçmişin yaralarını sarması ve bağlarını daha da kuvvetlendirmesi hepimizin ortak amacıdır. Bizler acılarınızın hafifletilmesinde ve sorunlarınızın çözümlenmesinde yanınızda olmaya devam edeceğiz.


    Şu hususun altını özellikle çizmek isterim: Ülkemizdeki Ermeni cemaatinin huzuru, güvenliği ve mutluluğu bizim için çok özel bir öneme sahiptir.


    Tek bir Ermeni vatandaşımızın dahi ötekileştirilmesine, dışlanmasına, meydan verenler bizi karşılarında bulacaklardır.


    Bu vesileyle, Ermeni cemaatinin yeni dini liderinin bir an önce seçilmesini temenni ediyor ve sizlere muvaffakiyetler diliyorum.


    “KİN VE NEFRETE FIRSAT VERMEMENİZİ DİLİYORUM”


    Ortak bir geleceği beraber inşa edebilmenin yolunun bir ve beraber olmaktan geçtiğine inanıyorum.


    Bu itibarla, ortak geçmişimizi çarpıtarak tarihten kin, nefret ve husumet çıkarmaya tevessül eden çevrelere fırsat vermemenizi diliyorum.


    Bu düşüncelerle Birinci Dünya Savaşı’nda yitirdiğimiz Osmanlı Ermenilerini bir kez daha saygıyla yad ediyorum.



    Ölüm Raporu, Otopsi…


     


    23 Nisan’ın ekranlarda kutlandığı, maskelerin kapattığı ağızlara giden midelerin Ramazan ayı nedeniyle kapandığı şu günlerde hala devam eden ama gün geçtikçe bıkılan ve başta Çin’de olmak üzere dünyanın bir çok yerinde hayata dönülen Corona hala gündemin birinci sırasında yer almaya devam ederek, ülkelerin, ailelerin ekonomisini, psikolojisini bozmaya devam eder..


    Ama benim hala inanmadığım ve dünyanın kuralı yani diğer adıyla kader denen bir olayın yani her canlının er ya da geç tadacağı ölüme Corona ismi verip, dünya genelinde kızılca, kıyamet koparan sağlık camiasının sormadığı, sordurmadığı soruyu burada bir kez de ben sorayım diye düşünürken yazılarımın da yayınlandığı İstanbul’un en çok okunan gazetesi Gazete Damga’da bir haber dikkatimi çekti. 

    Ve o dikkatimi çeken haberi okuyunca benden sonra hem de konuyla alakalı kişilerin oluşturduğu ciddi bir kurum olan Türk Tabibiler Birliği de bu soruyu sorup, şu bir kaç aydır bizleri esir alan konuya başka bir yönden bakılması gerektiğini ima ediyordu. 

    Çünkü 7,5 Milyarlık dünyada şimdiye kadar 300 bin insanın ölmesi çok anormalmışcasına yaratılan bu paniğe bir de başka bir yönden bakılması gerektiğini ima eden TBB’nin Sağlık Bakanına yönelik ele aldığı açıklama şöyle devam ediyor..




    ‘Mersin Silifke’de aile hekimi olarak görev yapan Dr. Erdinç Şahin, COVID-19 nedeniyle üç gündür tedavi gördüğü hastanede bugün hayatını kaybetti. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, tanımlamada sorun olduğunu bir kez daha dile getirerek, Sağlık Bakanlığı’ndan Dr. Erdinç Şahin’in ölüm nedeninin COVID-19 olup olmadığının açıklanmasını istedi.’ satırı ile başlayan ‘TTB koronadan hayatını kaybeden Dr. Erdinç Şahin’in ‘ölüm raporu’nu sordu!’ başlıklı haberin devamını ve içeriğini okuyunca bu ülkede olduğu gibi tüm dünya da birilerinin çıkıp bu yönde soruları sormasının zamanının gelip, geçtiğini de anlıyordum..

    Çünkü her gün ölenleri sayıp, adına da Corona deyip, insanları sağken öldürenlerin açıklamadığı ve bakılması için ölüm raporlarını yani otopsilerini yapmadığını kimse sormuyor, bu önemli konuyu bu yönde demiyordu..  

    Yani  basit bir kavga da yada normal bir ölümde insanları alıp, otopsi merkezlerinde , cansız vücutları param parça ederek sahiplerine teslim edenler her nedense şu Corona denen  ölümleri değil otopsiye göndermek , sahiplerine bile vermiyor ve alelacele hemde yarın ‘Bir çıkaralım, bakalım’ denmemesi için adeta mezarlıklardan ayrı açılmış kireçli kuyulara atılmalarını sağlarken neden ölüm raporunu otopsi sonucu değilde ölenlerin kefenlerinin üzerine yazdıkları iki satır “Viral Pnömoni” gibi uzman olmayan kimsenin anlamadığı açıklamaların ne kadar tatmin edici olduğunu soruyordu TBB..

    Ve şöyle devam ediyordu TBB..

    ‘Dr. Erdinç Şahin’in vefatı dolayısıyla bir başsağlığı mesajı yayınlayan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, tanımlamada sorun olduğunu bir kez daha dile getirerek, Sağlık Bakanlığı’ndan Dr. Erdinç Şahin’in ölüm nedeninin COVID-19 olup olmadığının açıklanmasını istedi.   

    Ha bu arada içinde AK Parti’yi sıkıştırma yani olur ya işler ters dönerse yaşanan ölümler üzerinden tazminat davaları açmayı da hedefleyen TTB Merkez Konseyi’nin açıklamasına şöyle devam ediyor:

    COVID-19 nedeniyle bir meslektaşımızı daha yitirdik! Çok üzgünüz!

    COVID-19 tedavisi devam ederken bugün Silifke’de kaybettiğimiz Aile hekimi Dr. Erdinç Şahin’in yakınlarına başsağlığı dileklerimizi iletiyor, her zaman ailesinin yanında olacağımızın bilinmesini istiyoruz.

    Bakan Bey tanımlamada “hiç bir sorun yok” diyor ama biz katılmıyoruz!

    Dr. Erdinç Şahin adına Sayın Sağlık Bakanı’na somut olarak soruyoruz:

    Silifke’de Aile hekimi olarak görev yaparken üç gündür tedavi gördüğü hastanede bugün hayatını kaybeden meslektaşımız Dr. Erdinç Şahin’in ölüm nedeni nedir?

    PCR testi 2 kez negatif çıkan ancak BT’si ve bütün kliniği COVID-19 ile uyumlu olduğu için COVID-19 algoritmasına göre tedavisi ve ilaç temini Bakanlığınız tarafından yapılan, Dr. Erdinç Şahin’in ölüm raporunda ölüm şekli:  “Bulaşıcı Hastalık – Doğal ölüm” olarak işaretlenmiş, Ölüm nedeni kısmında ise:  “Viral Pnömoni” yazılmıştır.

    Hem Sağlık Bakanı hem de bir hekim olarak size soruyoruz?

    Risk grubunda olmayan, herhangi bir kalp ya da solunum sistemi hastalığı taşımayan, BT’si ve kliniği COVID-19 tanısıyla uyumlu 50 yaşındaki Dr. Erdinç Şahin’in ölüm nedeni sizce nedir?  Tanıda ve ölüm nedeni belirlenmesinde COVID-19 ya da şüpheli COVID-19 yazılmamasının,  “iş kazası-meslek hastalığının“ belirlenmesinde meslektaşımızda yaratacağı hak kaybını önemsiyor musunuz?

    Bütün bu verilere bakınca bu akşam açıklanacak COVID-19 nedeniyle vefat edenler arasında hayatını kaybeden meslektaşımızı da sayacak mısınız? Yoksa meslektaşımız COVID-19 salgın süreci ile hiçbir ilgi ve irtibat kurulmadan birçok hasta gibi “viral pnömoniden” vefat etmiş mi sayılacak?

    PCR testi negatif olup bütün kliniği COVID-19 ile uyumlu olan ve Dr. Erdinç Şahin’de de somut örneğini gördüğümüz bu tabloları görmezden gelmeye ve bu hasta ve vefatları COVID-19 salgın sürecinin bir parçası olarak göstermemeye devam edecek misiniz?

    Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi’

    Evet, bu habere ve açıklamaya baktığımızda bugüne kadar Covit-19 denilerek ilan edilen onca ölüm raporlarının şüpheli ve otopsilerinin ne kadar sağlıklı olduğunu da insana sordururken acabaları arttırdığını da bize anlatır gibi..


    ERMENİLER GİDERKEN ÖLMÜŞLER


    ERMENİLER GİDERKEN ÖLMÜŞLER


    arşiv haber 26/04/2015 tarihli haber


    ARÜ’DAN TARİHİ ARAŞTIRMA!


    **Ardahan Üniversitesinden Tarihi (!) Buluş ERMENİLER KENDİLERİ GİTMEK İSTERLERKEN ÖLMÜŞLER! Ardahan’ın da için de bulunduğu bölgede 100 yıl önce yaşanan olaylar hakkında sözde araştırma yapan Ardahan Üniversitesi Ermenilerin bu bölgeden sıkılıp, gitmek isterlerken kendi kendilerine kırıldığını ileri sürdü. Tarihi (!) bir araştırma olarak Nobel Ödülüne laik araştırma ile ilgili haber şöyle;


    Son günlerde uluslar arası alanda yer edinmeye başlayan 1915 olaylarına ilişkin Ardahan Üniversitesi’nde ‘Osmanlı Tarihi Bağlamında Ermeni Sorunu’ isimli bir konferans düzenlendi. 


    Yrd. Doç. Dr. Levent Küçük tarafından verilen konferans 24 nisan 2015 tarihi Cuma günü İBEF Kırmızı Salon’da gerçekleştirildi. saat 14.00’dan itibaren başlayan konferansa ARÜ öğretim üyeleri Prof. Dr. Roin Kavrelişvili, Prof. Dr. Suleyman Turduyevic Kayıpov, Yrd. Doç. Dr. Suat Vural, Yrd. Doç. Dr. Mayrambek Orozobayev, çok sayıda akademik ve idari personel ile öğrenci katıldı. 

     

    Küçük; “ Ermeniler 11. Yüzyıldan İtibaren Bölgeyi Kendi İstekleri ile Terk Etmeye Başlamışlardır”

    Yrd. Doç. Dr. Levent Küçük konuşmasına, Ermeni sorununa nesnel bir şekilde ışık tutmayı amaçladığını belirterek başladı. Ermeni sorununa iki açıdan bakılması gerektiğini belirten Küçük, dış açının büyük devletlerin Türkiye’yi zayıflatarak ekonomik açıdan sömürgeleştirmeyi amaçladıklarını ifade etti. meselenin iç açısını ise Küçük, Ermeni  burjuvazisinin sorunu kendi çıkarları doğrultusunda kullanması olduğuna dikkat çekti. Uzun yıllar Ermenilerin Güney Doğu Anadolu bölgesinde yaşadıklarını belirten Küçük sözlerine şöyle devam etti; “ Ermeniler 11. yüzyıldan itibaren bu bölgeyi terk etmeye başlıyorlar. Yani anlatıldığı gibi, Türklere ya da bölgedeki Müslüman devletlere yafta olarak yapıştırıldığı gibi 19. yüzyılda Türklerin bir deformasyon hareketi ile atılmadılar. 11. Yüzyıldan itibaren bölgedeki varlıklarını kendi istekleri ile ve ya bir takım coğrafyanın ekonomik ve sosyal problemleri yüzünden terk etmeye başladılar.” Küçük konuşmasının devamında ise Ermeniler’in bölgeyi terk etme nedenleri arasında ekonomik nedenler ve iklim koşulları olduğunu ifade etti. 

     Küçük konuşmasına elde ettiği sayısal veriler üzerinden devam etti. Bitlis ve Van bölgelerinde batılı araştırmacıların yaptığı araştırmalardan veriler sunan Küçük sözlerine şöyle devam etti; “ Türkler’in ya da Müslüman olan devletlerin değil, batılı araştırmacıların yaptıkları bir takım araştırmalar da Bitlis’in Hıristiyan ve Müslüman nüfus dengesinde Bitlis nüfusunun % 27’si Ermeni olarak hesaplanmış. Van nüfusunun % 25 ‘i hesaplanmış. Bu nüfuslar yine karşılarındaki Müslüman kitleyi ise ayrıştırarak, bölüştürerek sanki orası kozmopolit bir yapı, daha çok Müslümanlar’ın azınlık olarak bulunduğu ama gayrimüslim unsurların işte Kerdanilerin, Dasturilerin bile bu coğrafya da Türkler’den daha fazla olduğu tezine inandırılmaya çalışıldığı bir dönem oluyor. Batılı araştırmacılar bu nüfus dengelerini bu şekilde oynayarak, üzerlerinde bir takım kelime oyunları yaparak bölgede ki Ermeni nüfus varlığını yüksek gösterme gayreti içerisindedirler.” Ayrıca Küçük, Osmanlı sınırları içerisinde hiçbir zaman Müslüman nüfusun gayrimüslim nüfustan az olduğu bir bölgenin olmadığını ifade etti. 

     

    Batılı devletlerin siyasi çıkarları doğrultusunda Ermeni meselesini kullandığına dikkat çeken Küçük, önceki yıllarda Ermeni soykırımı yoktur şeklinde açıklama yapan siyasetçilerin daha sonra tam tersi şeklinde açıklama yapabildiklerine dikkat çekti. Küçük sözlerinin devamında, 1. Dünya Savaşı sırasında Almanya’nın doğu cephesini rahatlatmak için Osmanlı Devleti’nden Ermenileri techire zorlamasını istediğini, günümüzde ise soykırım ifadesini kullanarak Türkiye’yi zor duruma sokmaya çalıştığını belirtti.

    Osmanlı Devleti’nde Ermeni bakanların, devlet adamlarının görev aldığına dikkat çeken Küçük, 1915 olayları sırasında uygulamada hata yapan yerel görevlilerin, techir sırasında insanların ölmesine neden olan kişilerin ise bizzat Osmanlı Devleti tarafından yargılanarak cezalandırıldığını belirtti. Soru-cevap kısmının ardından konferans tamamlandı. 

  • Suriye ile çatışma, Rusya ile Ateşkes!

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin, İdlib konusunda ‘da 2 saat 40 dakika süren baş başa görüşme gerçekleştirdi. İkili zirve sonrası heyetler arası görüşmeye geçildi. Heyetler arası görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin kameralar karşısına geçti.


    “ASTANA SÜRECİNİN ÖNEMİNDE ANLAŞTIK”


    İlk açıklamayı yapan Putin, “Astana sürecinin öneminde anlaştık. Görüşme sonunda ortak bir belge hazırlandı. Metin, İdlib’de ateşkese vesile olacak ve sivillerin ızdıraplarına son verilmesine yardımcı olarak” dedi.


    BAŞ BAŞA GÖRÜŞME 2 SAAT 40 DAKİKA SÜRDÜ


    İki liderin baş başa görüşmesi 2 saat 40 dakika sürdü. Erdoğan-Putin görüşmesi sonrası heyetler arası görüşmeye geçildi. Erdoğan ve Putin başkanlığında Moskova’da yapılan heyetler arası görüşme sona erdi. Baş başa ve heyetler arası görüşmeler toplam 5 saat 40 dakika sürdü.


    GÖRÜŞME SONRASI İKİ LİDER AÇIKLAMA YAPTI


    Kritik zirvenin ardından Cumhurbaşkanı  ile Rusya Devlet Başkanı  ortak açıklama yaptı.


    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in açıklamalarından satır başları şu şekilde:


    Bu yıl içerisinde 3.sü olan görüşmemizi gerçekleştirdik. Aramızdaki şahsi temasımız ikili ilişkilerimize çözüm bulma imkanı sağlıyor. İdlib’de terör unsurları aktivitelerini ciddi bir biçimde artırdı. Düzenli olarak saldırılarını artırmışlardır. 1 Mart tarihinde ÇNRA sistemiyle bir saldırı girişimi yaşandı. Yılbaşından bu yana Hmeymim’e saldırı sayısı 15. Fiilen militanlar yeni çatışmaları tetiklediler.


    Türk askerler arasında da kayıplar var. Bu vesileyle taziye dileklerimi yinelemek istiyorum. Türkiye ile bazen görüş ayrılıklarımız oluyor ama kritik durumlarda ortak noktalar bulmayı başarıyorduk. Çözümler üretiyorduk. Bugün de öyle oldu. Bugün ülkelerimizin Astana formatındaki çalışmaları devam ettirmeye niyeti olduğunu bildiriyoruz.


    Suriye’nin egemenliğinden ve toprak bütünlüğünden yanayız. Uluslararası terör örgütleriyle mücadelede kararlıyız.


    Bugün 6 saatlik görüşme sonucu ortak bir belge hazırladık. Bu belgenin çatışmaların durdurulması ve sivillerin azaplarına son verilmesine yardımcı olacağına inanıyorum. Ben Sayın Cumhurbaşkanına Moskova’ya geldiği için teşekkür ediyorum.



    Yurtlarda kalan öğrencilerden TSK’ya ’ışıklı’ destek

    Öte yandan Ardahan’da Kaşgarlı Mahmut öğrenci yurdunda kalan öğrenciler, Mehmetçik’e destek olmak için odalarındaki ışıklarla ’TSK’ yazdı.

    Atatürk Mahallesindeki çevre yolu üzerinde bulunan Kaşgarlı Mahmut öğrenci yurdunda kalan üniversite öğrencileri, Suriye’nin İdlib kentinde devam eden ’Bahar Kalkanı Harekatı’na destek olmak için odalarındaki ışıklarla yurt binasında ’TSK’ yazdı.



    Son dakika: Moskova’daki İdlib görüşmesi sırasında TSK, Halep’te Rus keşif uçağı düşürdü


    Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başlattığı Bahar Kalkanı Harekatı kapsamında,  ve SMO Halep kırsalında bir Rus keşif uçağını düşürdü.


    ATEŞKES GÖRÜŞMESİ SIRASINDA DÜŞÜRÜLDÜ


    Moskova’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in gerçekleştirdiği İdlib zirvesi sırasında, bölgede Rus uçaklarının yoğunlukla uçarken TSK ve SMO, kontrol noktalarını ortaya çıkarmak üzere olan uçağı vurdu.


    ATEŞKES GECE YÜRÜRLÜĞE GİRECEK


    Moskova’da gerçekleştirilen İdlib zirvesinde alınan karara göre, bölgede ateşkes bu gece saat 00.01 itibariyle yürürlüğe girecek.



    Rus Ruleti..


    Bunun en son örenğide ziyaret.ettiğim bir yerel idarecinin arkamdan konuşup, yüzüme geldiğinde hem makamına alması hem de benimle olduğunu göstermemek için fotoğraf çektirmemesiydi..

    Çünkü oda kendince bir rulet oyunu oynuyor, her geçen gün biraz daha öldüğünü anlamak istemezsede..

    Suriye’de yaşananların ardından meclise gitmeyip, Rusya’ya giden ve Putin ile görüşen Başkan Erdoğan’ın bundan sonra ki politikasının ne olacağı konusunda önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmelere bakarak anlayacağız.

    Ve Erdoğan’ın Putin’e, ‘S-400’leri iade edip, F-16 ları ve Patriotları alacağım’ mı diyecek? yoksa aynı Erdoğan Putin’e “Kur şu S-400’leri artık, gerektiğinde yine Rus uçağını düşüreceğim” mi diyecek?!. Bilmem ama oynanan oyunun iki kişi arasında oynan Rus Ruletinden öte daha tehlikeli bir iş olduğunu da bilmek gerekir..

    Çünkü Rus Ruletini oynayan bir kişi ya hayatta kalır ya da ölür..

    Ama Ortadoğu’da, Afrika’da ve ülkede oynanacak yanlış bir oyunun bir değil, bir çok insanın ölümüne ve toplumsal harekete geçmesine neden olduğunu gördüğümüz günler yaşıyoruz..

    Bu nedenle; Başkan Erdoğan’ın dün, ‘Sen konuşamazsın’ dediği Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüştükten sonra gittiği Putin’in kültüründe olan rulet kültürünü en iyi şekilde yönlendirmek zorundadır..

    Bedeli ağır olan Rus ruletini oynarken, tetiği çeken elin çok dikkatli olması gerektiği bilinci ile hareket etmek gerekir..

    Çünkü atılan her yanlış adımın mecliste çıkan kavga gibi büyük kavgalara neden olacağını ve Yunanistan’a gönderdiğimiz göçmenler üzerinden almayı düşündüğümüz paracıklar gibi bir çok şey bir anda elden uçup, gittiğini de görmüş oluruz..


    Yılmaz: Suriye’ye müdahale çözüm değil..Yılmaz: Suriye’ye müdahale çözüm değil..


    arşiv haber 12/04/2018 tarihli haber


    Suriye’ye olası bir müdahaleyi değerlendiren CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, müdahalenin geniş kapsamlı olması ve arazide ciddi bir boşluk yaratılması halinde Suriye’de bundan sonra Irak benzeri bir yapının ortaya çıkacağını kaydetti. Yılmaz, “Bu askeri müdahalelerin hiçbir şekilde sorunların çözümüne katkı sağlamadığını biliyoruz” dedi.


    CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, TBMM’de Suriye’deki son gelişmeleri değerlendirdi. Suriye’de çeşitli evrelerden geçilerek bugüne gelindiğini anlatan Yılmaz, “Şimdi üç senaryodan bahsediliyor; bu saldırıyla birincisi Suriye’nin elinde bulundurduğu kimyasal kapasitenin ortadan kaldırılması, ikincisi Esad’a suikast planı, üçüncüsü Esad ordusunun savaşma kapasitesinin ciddi olarak zayıflatılması” dedi.


    Suriye’ye müdahalenin gerekçelerine bakıldığı zaman ise çok net bir şey görüldüğünü kaydeden Yılmaz, “Nasıl ki Irak’a müdahale kimyasal silah gerekçesiyle ve El Kaide’ye verilen destek iddiasıyla başladı ve Irak bu noktaya getirildiyse şimdi de Suriye’de iç savaşta çeşitli tarafların kullandığı kimyasal silah iddiası, uluslararası toplumun müdahaleye meşruiyet zemini hazırlama gerekçesi olarak ortaya sunuluyor” diye konuştu.



    ‘BU İŞ İSRAİL ÜZERİNDEN ABD’YE HAVALE EDİLMİŞ DURUMDA’


    Çok kritik bir aşamada olunduğunu vurgulayan CHP’li Öztürk Yılmaz, şu anda Suriye’de eğer kapsamlı bir müdahale olursa İsrail bir taşla iki kuş vuracağını, hem Esad’dan hem de İran’ın oradaki varlığından kurtulacağını söyledi. Yılmaz, “Bu iş İsrail üzerinden ABD’ye havale edilmiş durumda. ABD’de eğer başarılı olurlarsa Rusya’dan kurtulacak. Biz bu savaşın köklerine indiğimiz zaman, gerekçesine indiğimiz zaman şunu görüyoruz. İsrail endeksli bir endişenin ABD ile havale edilmesi ve uluslararası topluma maledilip Suriye’ye dönük bir askeri müdahaleye dönüşmesi şeklinde okumalıyız. Olan da bu” diye konuştu. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:



    ‘BU HÜKÜMET ORTADOĞU’DA İSRAİL’İN PLANLARINA HİZMET ETMEKTEDİR’


    “O nedenle bu hükümet Ortadoğu’da İsrail’in planlarına hizmet etmektedir. Irak’ın üniter yapıdan federal bir yapıya çevrilmesi müdahaleyle iç savaşın başlaması Türkiye’nin bir önceliği değildir ama bu hükümet Irak’a askeri müdahaleyi destekledi. Suriye’de rejim değişikliği bizim çıkarımıza hiçbir zaman olmazdı. Neden, çünkü Suriye’nin yapısı çok karmaşıktı, bölünmeye müsaitti, ufak bir müdahale halinde merkezi otorite dağılacaktı, Suriye’de paramparça bir yapı çıkacaktı ki o oldu ve burası da maalesef yine burada çıkan yapılar bizim çıkarımıza hiçbir suretle hizmet etmemektedir. Hükümet tamamen İsrail’in ve onun özümsettiği ABD’nin planlarını yapmaktadır. Müslüman dünyanın uluslararası müdahaleye açılması bu hükümet döneminde olmuştur. Bir taraftan siz ümmetin lideri diyeceksiniz, ümmeti emperyalistlere bombalatacaksınız. Bu hiç kabul edilebilir bir durum değildir. Maskelerinizi çıkarın, gerçek kişiliklerinizi herkes görsün, sizin neyi savunduğunuzu herkes bilsin.”


    ‘MÜDAHALE OLURSA SURİYE’DE IRAK BENZERİ BİR FEDERAL YAPI ÇIKACAK’


    CHP’li Öztürk Yılmaz, Suriye’ye müdahalenin geniş kapsamlı olması ve arazide ciddi bir boşluk yaratılması halinde Suriye’de bundan sonra Irak benzeri bir yapının ortaya çıkacağını kaydetti. Yılmaz, “Bu defa Rusya ve İran kenara itilecek, ABD ve onun oluşturacağı gönüllü koalisyon Suriye dosyasını siyasi bir çözüme kavuşturacak ama kendi versiyonunda. Yani Irak benzeri bir federal yapı çıkacak” dedi. Yılmaz, şöyle devam etti:


    ‘MÜDAHALE OLSA DA OLMASA DA RUSYA İLE İRAN’LA İLİŞKİLERDE CİDDİ KRİZLER ÇIKACAK’


    “Türkiye’nin bu zamana kadar ABD ile atışıyor gibi gösterip, İran ve Rusya ile Soçi ve Astana süreçlerini götürdü. Şimdi bu müdahale söylemleri başlayınca hemen tutum değiştirdi ve müdahaleyi destekler hale geldi. Göreceksiniz bu müdahale olsa da olmasa da Türkiye’nin Rusya ile İran’la ilişkilerinde ciddi krizler çıkacaktır. Boşuna demiyoruz, bu hükümet Ortadoğu’da Türkiye’nin, İslam aleminin, Müslümanların çıkarlarına hizmet etmiyor. Bizim Irak’taki yapı başımıza bela oldu ve hala sorunlar yaşıyoruz. Yarın Suriye’deki yapı da benzer olacak.


    ‘TÜRKİYE MÜDAHALEYE ALKIŞ TUTMAK YERİNE SİYASİ ÇÖZÜMÜ ÖNE ALMALI’


    Eğer bu müdahale gerçekleşirse ve kapsamlı bir şekilde gerçekleşirse Suriye’de dinamiği değiştirecek bir noktaya ulaşırsa İran’ın ve Rusya’nın Suriye planlarına önemli ölçüde darbe vurulmuş olacaktır. Suriye’de yeni bir dinamik çıkacaktır. Belki de sınırlarımıza akın akın göç dalgası yayılacaktır. Türkiye, bu hassas dönemde müdahaleye alkış tutmak yerine Suriye’nin siyasi çözümünü öne alıp daha sağduyulu daha kapsayıcı bütün bu planları görüp ona göre hareket eden bir noktaya çekilmesi gerekiyor. Ama üzülerek belirtmeliyiz şu anda bu hükümetin böyle bir önceliği de maalesef yok. Hükümetin yaptığı hataların sayısı bile tutulamamaktadır ve sürekli hata yapmaktadır sürekli yanlış ata oynamaktadır, sürekli onun bunun oyun planına uymakta, bu memlekete zerre kadar bir faydası olmamaktadır.”


    ‘MÜDAHALE HAYIRLA SONUÇLANMAZ SURİYE PARAMPARÇA OLUR’


    CHP’li Öztürk Yılmaz, Suriye’ye müdahalenin hayırla sonuçlanmayacağını vurgulayarak, Esad’ın sadece gönderilmesiyle kalmayacağını, Suriye’nin paramparça olacağını, Suriye’de hiç beklenmeyen uluslararası güçlerin varlığının ortaya çıkacağını anlattı. Yılmaz, “Bu askeri müdahalelerin hiçbir şekilde sorunların çözümüne katkı sağlamadığını biliyoruz. Yemen’e askeri müdahale yapıldı, Yemen’de sorun çözüldü mü? Irak’ta, Afganistan’da ve Suriye’de müdahaleler herhangi bir sorunun çözümüne katkı sağladı mı?” diye konuştu.


    ‘BİZ IRAK’TA BİR ŞEYLER GÖRDÜK, BENZER ŞEYİN SURİYE’DE OLUP OLMADIĞINI BİLMİYORUZ’


    Suriye’de aklı selimin hakim olmasını istediklerini belirten CHP’lı Yılmaz, “Esad’ın kimyasal silah kullandığı iddiası doğruysa bunu şiddetle kınıyoruz. Suriye halkının bu rezilliğe daha fazla dayanamayacağını biliyoruz. Ama şunu da biliyoruz. Biz Irak’ta bir şeyler gördük, bazı tezgahlar çevrildi, kimyasal silah adı altında müdahalenin şartları ve gerekçesi hazırlandı. Benzer şeyin Suriye’de olup olmadığını bilmiyoruz. Biz bir yönetimin gerekçesi her ne olursa olsun kendi halkına karşı silah kullanmasını asla kabul etmeyiz. Ama iş bundan ibaret değildir. Başka şeyler, başka unsurlar var ve bunların da bilinmesi gerekir” dedi.


    ‘BÖLGE CİDDİ BİR KRİZE DOĞRU GİDİYOR’


    CHP’li Öztürk Yılmaz, “Müdahale bu kadar kolay olabilir mi? Rusya da karşılık vereceğini söylüyor?” şeklindeki soruyu ise şöyle yanıtladı:


    “BM Güvenlik Konseyi marifetiyle bir askeri müdahalenin olması mümkün görünmüyor. Çünkü Rusya’nın vetosu söz konusu. Ayrıca Çin’in de muhtemelen çekimser kalacağını tahmin ediyoruz. Dolayısıyla Irak’ta ne oldu, gönüllüler koalisyonu yaratıldı. Eğer müdahale kafalarında yer ettiyse ki öyle görünüyor bir şekilde bunun çapını sadece bilmiyoruz ve bu gönüllüler koalisyonu şeklinde olacağını tahmin ediyoruz. Rusya, Saddam devrilmeden önce Saddam’la pek çok ticaret anlaşması yapmıştı ve Irak’ta vardı. Ama Irak’a askeri müdahaleyi Rusya önleyemedi. Suriye’de de var ve bugün Esad’la pek çok anlaşma yapmış bulunuyor ama gönüllüler koalisyonu şeklinde bir müdahale olduğu zaman bunu da engelleyebileceğini sanmıyoruz. Ama bölge ciddi bir krize doğru gidiyor.”



    **İllaki kimyasalla öldürmek mi gerekir?..


    Son dakika haberi;

    ‘İngiliz Daily Telegraph gazetesi, Rusya’da şahin milletvekillerinin Devlet Başkanı Putin’e, Suriye’ye saldırı düzenlemesi halinde ABD füzelerini vurma çağrısı yaptıklarını yazdı.’

    Yani Arap Baharı adı altında Afrika ve Ortadoğu’yu diazyn etmeye çalışanlar bu kez 8 yıldır kana buladıkları Suriye’ye direk saldıracak ve bu saldırıya da bir diğer güç olan Rusya da dur diyecek..

    Sebebi de Suriye’de hala devam eden iç savaşta birilerinin kimyasal silah kullandığı iddiası..

    Yani tüfekle, tankla, el bombası ile, önlerine kattıkları terörist gruplarla kamufle ettikleri askeri operasyonlarla insanları öldürmek, ev ve barakalarından etmek normal ama kimyasal silah kullanmak yasak..

    Komik bir durum değil mi?

    Bölgenin yer altı kaynaklarını insan kanıyla emen güçlerin demokrasi ve insan hakları adı altında karıştırdıkları Ortadoğu’da oynanan bu karanlık oyunu izlerken yaşadığımız bunca komiklikler bizleri güldürmüyor, ağlatıyor desekte elimizden bir şey gelmiyor.

    Evet dünya üzerinde yaşanan güç savaşlarının mazlum halkların üzerinde denenen korkunç silahlarla devam ettiği bir süreçte en son oyun bu..

    Yani; Tank, Top, Tüfek ve önlerine kattıkları terörist gruplarla kamufle ettikleri askeri operasyonlarla insanları öldürmek serbest ama kimyasal silahlarla öldürmek yasak!

    Ya kardeşim sonuçta sonu ölüm olan bu vahşetin, gözyaşının, onca insandan akıtılan kan olunca ne fark ediyor?

    Peki, sormazlar mı?

    İnsanları tank, tüfek, uçakla yada kimyasal silah ile öldürürken insanlık suçu işlemiyor musunuz?

    Artık çokta etkisi kalmayan ve adeta insan kanı üzerinde çevrilen bir tiyatro sahnesine dönen Birleşmiş Milletler toplantılarını izlerken Suriye başta olmak üzere yine bu kan emicilerinin karıştırdığı dünyanın bir çok yerinde akan insanlık kanında boğulmalarına duacı olduklarmızın kendi ürettikleri silahlarla güç gösterisi yapması da diğer acı ve komik bir durum.

    Peki, bunlara ev sahipliği hatta ortalık yapan, bunları ülkelerinde ki üsler aracılığıyla bölgeye davet edip, sonrada ‘Siz orada ne gezersiniz?’ diyerek Okyanus ötesinde gelenlere sözüm ona kızanlara ne demek gerekir?

    Bilemiyorum ama yaşanan tek bir gerçek var o da insanların kanıyla iktidarlarını ayakta tutmaya, dolarlarına yeni dolarcıklar eklemeye devam ederler..

    Bizlerde yaşananları bir atari oyunuymuş gibi izler, sanki sıra bize gelmeyecekmiş gibi oralı olmaz, oralarda yaşananlar dolaysıyla yurtlarını terk etmek zorunda kalıp, kaçanlara ‘Bu Suriyeliler, Afganlılar nereden geldi kardeşim, ne olacak bunların hali?’ diyerek zaten yakılmış, yıkılmış olanlara söz ve tavırlarımızla sağ kalanları da öldürürüz..



    **Azeri kardaşlar Seçime Gitmiş..


    Ülkemizde 2019 seçimleri tartışıla dursun Kıbrıs’ı tanımadığı halde Kars Doğu kapısını bize kapattırıp, ardından da ‘Biz iki ayrı millet bir kardaşız’ diyen Azerbaycan’da seçime gidiyordu..

    Yani;

    ‘Darısı 2019’da bizim başımıza’ demeden!..

    Kapıcı benim,

    Sandıkçı benim,

    Gözlemci benim,

    Başkan yardımcısı eşim o da benim,

    Basın ve medya benim,

    Yer altı kaynakları gibi yer üstü kaynakları

    Ortaklarımla ve beni orda tutanlarla birlikte benim,

    Sandıkta benim,

    Başkanda benim

    Diyerek;

    Azerbaycan’da ki kardaşlarımız seçime gidiyormuş..

    Hayırlı olsun..

  • Belediye BAL Ligi Takımına Sahip Çıktı..

    Ardahan Belediye Başkanı 


    Faruk Demir’den Önemli Duyuru..


    Bildiğiniz üzere Hoçvansporumuz Bölgesel Amatör Lige yükseldi. Ardahanımızı temsil edecek olan takımımız 27 Ağustos’ta Türkiye Kupası maçına çıkacak. Şehrimizin takımına destek amaçlı bu yılki kurban derilerimizin Hoçvanspor’a bağışlanması için siz değerli Ardahan halkından gereken duyarlılığı bekliyoruz. Duyurlalılığınız için şimdiden teşekkür ederim.


    Not: Kurban Bayramında belediyemiz tarafından tahsis edilen araçlarla bağışladığınız deriler toplanacaktır.


    Faruk Demir

    Ardahan Belediye Başkanı


    İletişim: 0 (478) 211 30 52


    BAŞKAN DEMİR’İN KURBAN BAYRAMI MESAJI



    Ardahan Belediye Başkanımız Faruk Demir, Kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı.



    Başkan Demir: “Bayramların; ilimize, ülkemize ve tüm İslam alemine mutluluk, sağlık, huzur ve esenlik getirmesini diliyor, Kurban Bayramımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum”dedi.


    Sadık Yarim Topraktır..


    *Arşiv Haber: 04/05/2017 Tarihili Haber


    **Sadık Yarim Topraktır..


    Büyükbaş hayvancılığının yanı sıra tarımcılık yaparak geçimlerini sağlayan Ardahanlılar kışın geride kalmasıyla birlikte herg yaptıkları tarlalarını ekmeye başladılar.

    Arpa ve Buğday başta olmak üzere karların altında gün yüzüne çıkan topraklarına çeşitli ürünlerin tohumlarını serpmeye başlayan Ardahanlı çiftçiler teknolojinin yanı sıra eski yöntemler ile tohumlama işine başladılar.



    *Foto: Suat İncedere


    Başta Çıldır Gölünün yanı başında bulunan tarlalarını olmak üzere kent genelinde bulunan tarlalarını ekmeye başlayan Ardahanlı çiftçiler bu yıl bol ürün alacaklarını umduklarını belirttiler.

    Bahar mevsiminin gelmesiyle birlikte çiftçiler de tarlalarını sürüp, ekin ekimi için ilk hazırlıklarını yapmak için tarlarının yolunu tuttu.

    Kışın uzun ve sert geçtiği Ardahan’da tarlalarını sürmeye başlayan çiftçiler, bir taraftan tarla sürerken, diğer taraftan da ekimlerini yapıyor. Havaların Mayıs ayının ortasında olmasına rağmen tam anlamıyla ısınmadığını ifade eden çiftçi Erkan Sarı, Ardahan’da kış uzun ve zor geçiyor. Bizde gördüğünüz gibi ekinlerimizi ekmeye başladık. İnşallah her hangi bri şey olmaz. Çünkü havalar tam anlamıyla ısınmadı” dedi.

    Ardahan’da yaz ayının kısa olmasından dolayı zaman zaman ekinlerinin tam anlamıyla oluşmadığını belirten Sarı, “Burada kış uzun, yaz kısa, her şeyimi 3 aya sığdırıyoruz. Ekim, bakım ve mahsul toplama 3 ayda yapılıyor. Yani Ardahan’da çiftçilik de zor. Zor koşullarda çiftçilik yapmaya devam ediyoruz. Çünkü- yapacak başka işimiz yok” diye konuştu.

    Öte yandan tarlalarını süremeye başlayan çiftçilerin en büyük korkusu ise don, Ardahan’da havaların tam anlamıyla ısınmadığına dikkat çeken çiftçiler, soğuk ve dondan korktuklarını sözlerine eklediler.
    **Seçilen Posof’un dışına kaçıyor!


    POSOF BELEDİYE BAŞKANI BORDEAUX’DA HEMŞERİLERİ İLE BULUŞTU..


    O da Avrupa’da!


    POSOF BELEDİYE BAŞKANI BORDEAUX’DA HEMŞERİLERİ İLE BULUŞTU

    Bir önce ki belediye başkanının Avrupa’da e Ankara’da gezmekten makamında oturmadığı Ardahan’ın Gürcistan’a sınır ilçesi Posof’un yeni belediye başkanı da il dışından sonra yurt dışı gezilerine çıkmaya başladı.

    Posof’un yeni başkanı Cahit Ulgar ilk yurt dışı ziyaretini ise Fransa’nın Atlantik Okyanusu kıyılarında bulunan Bordeaux kentine yaparak hemşehrileri ile buluşmanı gerçekleştirdi.

    Fransa’da kuruluşundan beri aktif faaliyetleri ile tanınan ve birçok önemli aktiviteye imza atan Fransa-Bordeaux Posoflular Yardımlaşma, Dayanışma ve Kültür Derneği bu sene Posof’un Kurtuluşunun 94’üncü yıldönümü dolayısıyla kutlama programı tertip etti.

    Programa Posof’tan Belediye Başkanı onur konuğu olarak davet edildi. Belediye Başkanı Cahit Ulgar ile birlikte hemşehrilerinin gönlünde efendi kişiliği ile taht kuran Posoflu sanatçı Mehmet Akbulut Bordeaux’ya gitti.


    **İlk Yurtdışı ziyareti Bordeaux’ya


    Bordeaux’ya ayak basar basmaz ilk olarak hemşerileri ile dernek lokalinde buluşan Belediye Başkanı Cahit Ulgar, ilk yurtdışı ziyaretini Fransa’nın Bordeaux kentine yaptığını belirterek 2006 yılında Bordeaux’daki Posofluların kurmuş olduğu bu derneği Posof’a “Bir öğrenciyi de sen doyur” kampanyasındaki eğitime yardımları ile tanıdığını söyledi. “O sene iki çocuğun katıksız ekmekle karınlarını doyurduğunu gösteren bir fotoğraftan yola çıkan Bordeaux’daki Posoflular kışın lokantada sıcak yemekle ihtiyaçlı çocukların karınlarını doyurmuştunuz Allah sizden bin defa razı olsun. Daha sonra devletin imkanları ile bu sorun çözülmüştü. Ancak siz yine durmadınız ertesi kışın bir öğrenciyi de sen giyindir kampanyası ile eğitime yardımlarınızı sürdürmüştünüz. Bordeaux’daki derneğimiz Posof ile irtibatını hiç kesmemiş uzaklardan da olsa gönlünüz ile her daim Posof’ta oldunuz. Bordeaux-Posof arasında adeta bir köprü kurdunuz. Tekrar hepinize ve emeği geçenlere teşekkür ederim” dedi.


    **Baba ocağını tüttürün

    Dernek lokalinde Başkan Mustafa Işık ve Posoflu bir grup hemşerileri ile birlikte akşamüzeri yapılan toplantı yaptı. Toplantıya katılanlarla muhabbet ederken Posof’ta Belediye bakanı olarak seçildikten sonra yaptıklarını ve projeleri hakkında hemşehrilerini bilgilendirdi. Posof’ta çok yoğun işlerinin arasında Dernek başkanı Mustafa Işık’tan gelen daveti kırmayarak ilk yurtdışı ziyaretini Bordeaux’ya gerçekleştirdiğini ve Posoflular ile gurbette birlikte olmaktan memnun olduğunu söyledi. Posof’un önceki gibi en uç sınır ilçesi olmadığını Ahıska’ya oradan Kafkaslara ve Orta Asya’ya kadar açılan bir kapı olduğunu, enerji hatlarının Posof’tan geçmesiyle de oldukça stratejik öneminin arttığını sözlerine ekledi. Daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü “Sizden tek istediğim Posof’ta baba ocağı tüttürün. Babanızın toprağına siz sahip çıkmazsanız birileri sahiplenmek için çok çaba sarf ediyor. Geçen sene başardık. İlçeye yerleşmelerine izin vermedik ama önümüzdeki seneler sizin desteğiniz olmazsa başaramayabiliriz. Sizden tek istediğimiz her yazın, Türkiye’ye izine geldiğinizde muhakkak köyünüze uğrayın, buralarda doğan çocuklarınızı Posof’a getirin. Köylerinde evleri olmayanları kıt imkanlarımız ile misafir ederiz. Deniz sahilinde yaşayıp gidip deniz sahillerinde 5-6 bin Euro’ya tatil yapacağınıza, Posof’ta yarı fiyatına daha uzun bir doğa tatili yapabilirsiniz. Bunu Karadenizli başarmıştır, biz neden başarmayalım” diye Posof’a hemşehrilerini davet etti. 

    Posof’a Belediye Başkanı olarak seçildiğinden bu yana geçen 11 ay içinde yapılan hizmetlerinden bahsetti. Bordeaux’daki Posofluların sorularını yanıtladı.


    Kaynak: Burhan Özkoşar



    Çok bilmiş sözde ve sonradan tarihçiler..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Belediyesinin önce gelişi güzel ruhsat verip, başta tarihi binaları olmak üzere bir çok tarihi yok ettirdiği ardından da aklı başına gelince balkonları ve katları engellemek için verdiği ruhsatları ‘Sehven yanlışlık oldu’ diyerek yasal olmayan şekilde iptal ettiği Ardahan’ın altında da tarih fışkırmaya devam ediyor.

    Her kazma ile başta insan kemikleri olmak üzere bir çok tarihi kalıntının yer yüzüne çıktığı Ardahan’da son günlerde çok bilmiş sözde ve sonradan tarihçi olanlarda türemeye başladı..

    En son Rus bir askere ait olduğu ileri sürülen cesedin üzerinde şov yapmaya başlayan bu sözde ve sonradan tarihçilerin bilmediği bir şey var ki oda toprak altında çıkan her kemiğe hemen teşhis koyulamayacağıdır..

    Çünkü tıbbın geliştiği bilimin başını alıp gittiği şu dünyada toprak altında çıkan her kemiğe ‘Vaayyy Ermeni katliamın da öldürülen dedelerimiz’ diyen sözde ve sonrada tarihçi olanlar şu günlerde gündemde düşmeyen tabuta da yaman sarılmışlar..

    Rus general, Ortodoks asker diyerek bir günde teşhis koyanlar yarın rezil olursa şaşmam..

  • ÇATI KARLARI ARAÇLARI PERT ETTİ!..

    Şehir planından yoksun gelişi güzel yapılan ve kar, yağmur korumasından yoksun binaların çok olduğu kentin sokak ve caddelerine park edilen araçlar yüksek binalarda düşen karlarla büyük zarar görüp, pert olmuş hale gelirken belediyenin bu yönde bir çalışmasıınn olmaması dikkatlerden kaçmıyor.



    **Çöpler de Kar yığınları gibi..


    Bir çok cadde ve sokağın olmayan park yüzünden araçlarla dolduğu ve çatılarda düşen ağır kütleli karların araçların yanı sıra insanları pert ettiği Ardahan’da çöplerde toplanmaz oldu.


    Çöp kutularının dolup taştığı ve donduğu gören Ardahan’da yaşanan bu durumun başını çeken en önemli sorunun mevcut başkan Faruk Köksoy’un yeniden aday gösterilmemesi ve bunu fırsat bilen belediye çalışanlarının kamuoyun da ‘Belediyenin 70 milyon borcu var, ondan’ diyerek işi bırakma noktasına gelmesi olarak yorumlanıyor.



    ** BUZ PAMUKKALE..


    Sibirya soğuklarının etkili olduğu Ardahan‘da şelaleden Kura Nehri’ne akan su buz tuttu. Buz sarkıtlarından oluşan görüntüler Pamukkale‘yi akıllara getirdi.


    Doğu Anadolu Bölgesini etkisi altına alan soğuk hava hayatı olumsuz yönde etkiliyor. Kar yağışının ardından etkili olan soğuk hava birçok akarsu ve dereyi dondururken, Halilefendi Mahallesi’nde bulunan şelalede de dev sarkıtlar oluştu. Ardahan şelalesinde uzunlukları 10-12 metreye ulaşan buz sarkıtları, seyrine doyumsuz bir manzara oluşturdu. Ardahan Kalesi kenarındaki kayalıklardan ve şelaleden Kura Nehri’ne akan suyun buz tutması sonucu oluşan görüntüler Pamukkale’yi akıllara getirdi.



    **Afrin ve diğer yazılarım..


    Afrin denen yer topu topu toplasan Göle, bilemedin Hanak kadar bir alan..


    Ve burada ABD başta olmak üzere dış güçlerce bir örgütün oluşturulmaya çalışıldığı iddiasıyla dünyanın en büyük ordularından birini ve onun öncüleri olan ve Suriye Ordusuna karşı yine dış güçlerce oluşturulduğu alenen bilinen bir örgüt olan ÖSO denen örgütle birlikte sınır ötesine gönderiyor ve sanki bir ordu ile savaşa giriyormuşuz gibi muamele yapıyor, 90 bin cami dahil tüm güçle kamuoyu oluşturmaya çalışıyoruz..

    Peki sormazlar mı, kardeş sen bunlara bir grup terörist diyorsun ama onunla mücadele için ordunu ve tüm gücünü başka bir ordu yada ülkeyle savaşa gider gibi kullanıyorsun.

    Bu nasıl iş?

    Vala bundan ötesini sormayacağım çünkü tehlike var..

    Öyle ki her zamanki gibi adına Afrin savaşı denmeyen ama bir terör örgütü ile operasyon denen gelişmeler dışta olduğu gibi içte de tehlike..

    Basın ve Medyayı toplayıp, 15 maddelik prangayı ellerine veren hükumet ve onun yönettiği devlet bir şey soranı içeri almakla tehdit ediyor..

    Bu nedenle daha çok sorup, sorgulamaktansa Allah çel çocuğumuzu, askerimiz korusun diyerek bu konuyu kapatmak en iyisi..



    **Biz dönelim Uğurludağ Kayak Tesisine..


    Savaş’ın olduğu ama basın ve medya üzerinden hariç savaş halinin ilan edilmeyip, gündem oluşturma çabalarının deva ettiği şu günlerde biz dönüp, kendi gündemimize bakalım..

    Bakalım ki bir çok gerçek ve ciddi gündemlerde unutulmasın diyelim..

    Ve Arfin yada bizi olduğu gibi toplumun büyük kesimini çokta ilgilendirmediğini gördüğüm şu günlerde 3 Şubat’ta 3 bakanın katılımı ile resmi açılışı yapılacak denen Ardahan’ın Yalanızçam Uğurludağ Kayak Tesisinin tanıtılması için kamuoyu oluşturmak gerek derim..

    Evet, zamanın İl Özel İdare Müdürü ve Genel Sekreteri Mete Özdemir’in unutulmaması gereken çabaları ile projelendirilen ve ondan sonra gelen siyasi, vali ve diğer idarecilerin çabaları ve Avrupa Birliği kaynakları ile bana göre bölgeye yapılan en büyük ve en güzel yatırım olan Ardahan Yalanızçam Uğurludağ Kayak Tesislerinin ülke gündemine en güzel şekilde yerleşmesi gerekir..

    Bitirilmesinden mevcut iktidarın Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın da büyük emekleri olan bu kayak tesisinin istenen şekilde tanıtılması için 20 Milyonluk kaynaktan ayrılan bir milyonluk tanıtım bütçesinin Ankara’da Ardahan’ı unutmuş bürokratlara yemek yedirmekle yada kendilerine tiyatrocu, artist diyen ama valiyi bile kandırmaya kalkan sahte valilerle Ardahan’a gelen İstanbul’da ki sahte iş adamlarının sahte telefonlarına ulaşmakla olmayacağı unutulmamalı..

    Ve bu kaynağın Yalanızçam Uğurludağ Kayak Tesisini en iyi şekilde tanıtması için önce bölgedeki yerel gazetecilerle bir toplantı yapılmalı, kaynak sunulmalı ardından büyük televizyonlara, gazetelere verilecek reklamlarla olacağı da bilinmeli..

    Çünkü Sarıkamış’ı kıskandıracak, Palandökeni çatlatacak, Erciyes ve Uludağ’a rakip olacak derecede büyük, modern, güzel ve en uzun hatlı Ardahan Yalanızçam Uğurludağ Kayak Tesisleri istendiği şekilde tanıtılıp, reklamı yapılırsa Ardahan’a hava alanını getirecek büyük bir çekim merkezi olmaya aday olduğu görülmeli..

    Ha unutmadan aynı kayak tesisine daha hızlı ulaşmak için Ardahan-Göle yolu üzerinde tesislere açılacak yeni bir yolun mutlakıyet unutulmamalıdır..



    **Kayak Tesisimizi Tanıyalım..


    Türkiye’nin En Az Nüfuslu İline Büyük Turizm Yatırımı..

    Türkiye’nin nüfus bakımından en küçük ili olan Ardahan’daki Yalnızçam Dağı’na, Avrupa Birliği (AB) desteğinde yapıldı, 

    3 kilometrelik modern telesiyej hattına sahip 6,2 milyon Avroluk turizm projesiyle bölgenin cazibe merkezi haline getirilecek.

    Doğu Anadolu ile Karadeniz bölgeleri sınırındaki Kafkaslar’da yer alan Ardahan’daki Yalnızçam Dağı’na AB desteğinde modern bir kayak tesisi yapıldı.

    Türkiye’nin en modern telesiyej projesi olacağı belirtilen, projesi onaylanan ve 3 Şubat’ta resmi açılışı planlanan proje ile kentin turizm ve istihdam kapasitesinin artırılması ve bölgenin dört mevsim cazip hale getirilmesi hedefleniyor.

    Özellikle üstü kapalı telesiyej ile dağa çıkmasına olanak sağlaması açısından Avrupa’ya örnek olacak projenin maliyeti 6,2 milyon avro..

    “Bu yatırımın iki ayrı bileşeni var. Birincisi teknik yardım, ikincisi telesiyej hattının yapımı. Projedeki ana amaç yereldeki turizm potansiyeli için güçlenme sağlamak. Özellikle uzunluğu açısından dünyadaki en önemli telesiyej hatlarından birini burada..

    Kayak Tesisinin 3 km. uzunluğu olacak. Son teknoloji kullanılan bu hatta dünyada mekanik hatlar üzerinde ne varsa teknolojik anlamda o kullanıldı.

    Proje, Ardahan’ın güçlenmesi, istihdamı anlamında yeni kapı açılması için imkan oluşturacak..

    Projenin Avrupa’da bile örnek olacağına işaret edilirken, “Şimdiye kadar böyle bir projenin AB tarafından finanse edildiğine şahit olunmadı. 

    Yani insanlar, üstü kapalı ve konforlu şekilde dağa çıkılabilecek.” bir tesis..


     

  • ARDAHAN'A KOMŞU ÜLKE KADIN CUMHUR BAŞKANI SEÇTİ

    Salome Zurabişvili, Gürcistan’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanarak, ülkede bu göreve gelen ilk kadın oldu.


    Fransa doğumlu eski diplomatın oyların yüzde 59’unu aldığı, rakibi Grigol Vaşadze’nin ise yüzde 40’ta kaldığı belirtildi.


    Zurabişvili, Gürcü Rüyası Partisi’nin desteğini alırken, Vaşadze muhalefetin ortak adayıydı.


    Gürcistan’da yürürlüğe girmesi beklenen yeni anayasayla, cumhurbaşkanlığı görevi büyük ölçüde sembolik hale gelecek.


    Zurabişvili, Gürcistan’ın Rusya ve Batı’yla ilişkileri arasında bir denge kurmasından yana.


    Gürcistan ve Rusya arasında 2008’de yaşanan savaş sırasında dışişleri bakanlığı yapan Vaşadze ise daha Batı yanlısı görülüyordu.


    İkinci turda sonuçlanan seçim, ülkede cumhurbaşkanının son olarak halk oyuyla seçildiği son sefer oldu. Ülke, muhalefetin protestolarına rağmen, geçen yıl geçirilen yeni anayasayla parlamenter sisteme geçecek.


    Ancak bu seçim, 2020’deki parlamento seçimlerinde görülmesi beklenen tablo açısından önemliydi.


    Avrupa Birliği ve NATO üyesi olmak isteyen ülkedeki seçimleri Batılı ülkeler de yakında izledi.


    Muhalefet, oylamada usulsüzlüklerden ve kampanya sırasında saldırıya uğradıklarından şikayet ediyordu, ancak bu iddialar hükümet tarafından reddedildi.


    Uluslararası gözlemciler, geçen ay ki ilk tur oylamanın “eşit olmayan şartlarda” yapıldığını söylemişti.


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    GERÇEK GÜNDEM SAKLANIYOR MU?


    Ülkenin onca sorun ve sıkıntısı varken daha 5 ay süresi olan yerel seçimlerin gündemi ilk sırasına taşıması düşündürücüdür.

    Ekonominin zor günler geçirdiği enflasyonun çift rakamı geçip 3 rakama gittiği ülke de başta üniversiteliler olmak üzere işsizliğin diz boyu olmaya başladığı, çatışmaların bir iki teknolojik gelişmeye haval edildiği iş barışının geniş kapsamlı bir genel af beklediği ülke de her gelişmenin bir kişinin ağzına bakmakla geçiştirdiği şu günlerde iktidar ve muafelet 5 ay sonra yapılacak olan yerel seçimleri şimdiden öne çekmesi düşündürücüdür.

    Sudi gazetecenin cesedinin bulunmadığı avrupa birliğinin ilişkileri askıya almaya çalıştığı ABD başta olmak üzere silah tüccarı ülkelerin ilişkileri  gözden geçirdiği şu günler de MHP lideri Devlet Bahçeli’nin gazına gelen iktidar ve ona uyan muafelet başka sorun yokmuş gibi yerel seçimleri öne alıp,gündemi birinci maddesi haline getirmesi bu ülkede gerçek gündemin saklanmaya çalıştığı bir gerçektir.

    TL’nin pul olup eridiği ülke de turizm gelişiyor diyerek yok pahasına turistik geziye gelenlerle ‘Ekonomi iyileşiyor’ diye kendini kandıran iktidar enişte Ekonomi Bakanının toplantılarıyla başta ekonomi de olmak üzere bir çok alan da ki sarsıntıyı saklamay çalışması ard arda gelen konkort ilanları ve iflasları engelleyememektedir.

    Bunları saklamak ve gündemden düşürmek için adeta muafelet ile el birliği yapan iktidar 2019 Mart seçimlerini gündeme taşıyarak gerçek gündem saklamaya çalıştığı da bir gerçektir.

    Kısacası aday açıklamakla gerçek gündemi saklamaya çalışıldığı bir ülke de gerçekler ittifaklarla iş birlikleriyle çözülemeyeceği de diğer bir gerçektir.

  • Cesedi Ortada Kalan Yarbay'ın Fotoğrafı Ortaya Çıktı!..

    Fotoğrafı sunan Rus yarbayın akrabası Maksim Redin, Sputnik’e konuştu.


    “FOĞRAFI BANA YARBAYIN TORUNLARI VERDİ”


    Redin, şunları söyledi: “Fotoğrafı bana Yarbay Rjepetski’nin Polonya‘daki torunları gönderdi. Bunun dışında, Rus arşivlerinde yarbayın ailesine emekli maaş verilmesiyle ilgili kararnameler de buldum.”


    Fotoğrafın, yarbayın Orta Asya‘da askeri görev sırasında çektirdiği de kaydedildi.



    **Rus Ceset Yerde Kaldı!..


    Rus Generalin Cesediyle İlgili Kuruldan Karar Çıkmadı


    25/05/2017 Tarihli Haber


    ARDAHAN‘da apartman inşaatı için temel kazısı yapılırken bulunan Rus generale ait olduğu iddia edilen ceset için toplanan kuruldan karar çıkmadı. Eksik bilgi ve belge nedeniyle kurulun 1 ay sonra toplanması kararlaştırıldı.

    Ardahan merkez Karagöl Mahallesi’ndeki bir inşaat alanında geçen 25 Nisan günü yapılan kazıda, toprak altında tek oda şeklinde düzenlenmiş bir mezarda bulunan tabutta, üniformasıyla gömülmüş işgalci Rus generale ait olduğu değerlendirilen cesedin korunması ve kimlik tespiti amacıyla başlatılan çalışmalar sürüyor. Cesedin kime ait olduğuna ilişkin önceki gün Kars Müze Müdürlüğü’nde toplanan kuruldan bir karar çıkmadı. Eksik bilgi ve belge nedeniyle kararın bir ay sonrasına kaldığını belirten Ardahan İl Kültür ve Turizm Müdürü Efsal Alantar şöyle dedi: 

    “Her ay olduğu gibi, bu ay da 12 kişilik uzman ekip toplandı. Gündemindeki konuları görüştü. Ancak Rus subayın cesediyle ilgili eksik bilgi ve belgelerden dolayı, karar çıkmadı. Rus subaya ait olduğu değerlendirilen ceset ile ilgili karar 24- 25 Haziran’daki toplantıya kaldı.”*RUSLAR ARDAHAN’I GERİ İSTİYOR!


    12/02/2016 Tarihli Haber


    Komünist Parti’den milletvekilleri Valeriy Raşkin ve Sergey Obuhov, Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’a birer mektup yazıp Türkiye’yle imzalanan Dostluk ve Kardeşlik Anlaşması’nın (Moskova Anlaşması) iptal edilmesini istedi.


    Gazeteye konuşan Obuhov, “Türkiye’nin saldırganlığının arttığı bu dönemde ülkemiz ve müttefiklerimiz için dezavantajlı olan tüm Rus-Türk anlaşmalarının hukuki olarak yeniden değerlendirmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.


    Rusya’ın çıkarlarına cevap vermiyor..


    İzvestiya’ya göre Komünist vekillerinin bu girişimi Adil Rusya partisinden de destek görüyor. Adil Rusya milletvekili Oleg Paholkov da İzvestiya’ya yaptığı açıklamada, Moskova Anlaşması’nın Rusya’nın çıkarlarına cevap vermediğini söyledi.


    Haberde ayrıca Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan’ın katılımı olmadan imzalanan Moskova Anlaşması ile Türkiye’nin bu ülkelerle olan kuzeydoğu sınırının belirlendiği ifade edildi. Moskova anlaşması ile Misak-ı Milli’yi ve TBMM’yi tanıyan ilk Avrupa ülkesi Rusya olmuştu.


    Kars ve Ardahan Türkiye’de kalmış, Batum Gürcistan’a verilmiştir. Batum’un bırakılması Misak-ı Milli’nin ilk halinden verilen ilk taviz olarak da tarihe geçmiştir. 


    Moskova antlaşmasının maddeleri nelerdir?



    Ülkeler birbirlerinin tanımadığı ülkelerarası bir senedi tanımayacaktır. Rusya Misak-ı Milli’yi tanıyarak, kapitülasyonların kaldırılmasını kabul edeceklerdir. Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya’nın yaptığı anlaşmaların hükümsüz olduğu kabul edilmiştir. Aralarında mali, iktisadi ve sair anlaşmaların yapılmasını kabul etmişlerdir. Rusya TBMM Ermenistan ile Gürcistan arasında imzalanan antlaşmalarla tespit edilen sınırını, Batum’un Gürcistan’a geri verilmesi şartıyla kabul etmiştir. Türkiye’nin Batum limanını kullanmasını ve halka özerklik vermesini de kabul etmişlerdir. Türkiye’nin İstanbul’daki egemenliği tehlikeye atılmadan, boğazların ticaret gemilerine açılması için Karadeniz’e kıyısı bulunan devletlerle bir konferans yapılacaktı. Rusya elindeki esirleri 3 ay zarfında iade edecektir.


    Müzesi olmayan kentte tarih fışkırıyor!








    Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


     


    Bu yaşa gelene kadar hep dinlemiş, duymuş ve hikayeler edilerek bugüne kadar gelmiş ‘Gömü’ masalları bir yenisi daha yaşanacakken teknoloji miretti cep telefonları yüzünden bir hikaye daha başlamadan sona erdi.. 


    Halbuki geçtiğimiz referandum öncesi ağbunların içinde, al acele hak sahiplerine teslim edildiği ileri sürülen Yeni Mahalle de ki TOKİ’lerin kazısı sırasında da bir küp değil, bir helikopter hazine bulunduğu ve kaşla ile göz arasında ortadan kayıp edildiği hikayesinin bir yenisini daha yaşayacaktık..

    Ancak bir günde hemde tarihçi, insan kemiği incelemesi yapan bilim adamları olmadan Rus Subayına ait olduğu hemen açıklanan lahit hikaye olamadı…

    Neyse burayı geçip, ölünün reklamı da güzel diyerek asıl konumuza, Müze yapılın diye yıllarca mücadele ettiğimiz binanın nasıl olup ta valinin, belediye başkanının dinlenme konağı olduğuna gelmek isterim..

    Çünkü Müzesi olmayan kent Ardahan’ın altında tarih fışkırırken, başta bakan olsun dediğimiz Atalay ve diğerleri niye bir müze yaptırmazlar?


    **Esenyurt’ta ki Sahte Rantçı AKP’liler..


    Ardahan’da olduğu gibi başta bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul’un Esenyurt ilçesinin de içinde bulunduğu bir çok yerde referandumu kayıp eden AKP’nin bunun nedenini araştırdığı görüyor ve izliyoruz.

    16 Nisan Referandumunun sonuçlarını değerlendiren ve kayıp edilen yerde ki nedenleri araştıran AKP ve Başkan Erdoğan’ın önünde ki sonuçlara bakarken bizim gördüğümüzü görüp, görmediklerini, de merak etmiyor değilim. Çünkü bizim önümüzde ki raporda bu kaybın başlıca neden ve sebebinin sahte ve rantçı AKP’lilerin AKP’ye oy kayıp ettirdikleri gerçeği var.

    Yani başta çok kültürlü stk’lar olmak üzere sözüm ona kanaat önderi geçinen rantçıların AKP iktidarı sayesinde rantlarına rant kazanırken AKP’ye büyük kapılar verdiğini belirtmekte fayda var..

    Çünkü bunların çoğunun mutfaktan gelen AKP’li olmadıkları gibi eskiden sözde solcu, Ecevitçi, Demirelci ülkücü ve en önemli rantçı olduklarını biliyoruz..



    **Müdürsüz Bayram..


    Vekilin vekili ile idare edilmeye alıştırılan Ardahan’da 23 Nisan etkinliklerine katılan öğrenciler ile ilgili haberi hazırlarken önüme bir rapor düşüyordu.

    O Raporda Ardahan’da ki gibi ülkede ki diğer öğrencilerin aileleri gibi mutsuz olduğunu belirtiyordu.

    Yani OECD’nin uluslararası öğrenci değerlendirme programı, PISA, “Öğrenci ferahı” araştırmasının sonuçlarını yayınladı. 72 ülkeden 540 bin öğrencinin katıldığı çalışmaya göre, en mutsuz öğrenciler Türkiye’de.

    OECD ülkeleri içinde öğrencileri en mutsuz ülke Türkiye olduğu belirtiliyordu.

    Halbuki bir bayram hediye edilen öğrencileri olan ülke de çocukların çok mutlu olduğunu, hatta yılda bir Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan, Vali, Kaymakam ve Belediye Başkanı oluveriyordurlar.

    Ama kendilerine yakın sanal gazeteciler ile Ardahan’ı kalkındırdıklarını belirtip, her gün üfleyen siyasileri de takip ederken hala İl Milli Eğitim Müdür olmadığını hatırladım..

     
     

  • ARDAHAN SINIRIN DA ÇATIŞMA!

    Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında Ermeni güçleri  Azerbaycan sivil yerleşim birimlerine ateş açtı, evine top mermisi isabet eden  bir kişi hayatını kaybetti.


     


     


    Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Ermenistan  ordusunun Azerbaycan mevzilerine 82 ve 120 milimetrelik havan topları, top ve  büyük çaplı silahlarla ateş açtığı bildirildi.


    Ermenistan ordusunun askeri mevzilerin yanı sıra cephe hattına yakın  bölgelerdeki yerleşim birimlerini de ateşe tuttuğu, Azerbaycan ordusunun da  ateşle karşılık verdiği belirtildi.


    Cephe hattında Ağdere, Terter, Ağdam, Hocavend ve Fuzuli bölgelerinde  şiddetli çatışmaların yaşandığı, olaylarla ilgili kamuoyunun bilgilendirileceği  kaydedildi.


    Öte yandan Azerbaycan basınında çıkan haberlere göre, Terter ilinin  Karağacı köyünde bir eve Ermeni güçlerinin attığı top mermisi isabet etti. Evde  bir kişinin hayatını kaybettiği, bir kişinin yaralandığı bildirildi.


    3 ERMENİ ASKERİ ÖLDÜRÜLDÜ


    Azerbaycan ordusunun karşılık vermesiyle sabah saatlerinden itibaren çatışmaların yaşandığı bölgede 3 Ermeni askerin öldürüldüğü bildirildi.


    PUTİN’DEN ATEŞKES ÇAĞRISI


    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Ermenistan ve Azerbaycan’a itidal çağrısında bulunup, her iki taraftan da ‘bir an önce’ ateşkese gitmelerinin istedi. Putin’in mesajını ileten Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rus liderin şiddet olaylarının yenilenmesi nedeniyle ‘derin bir kaygı’ duyduğunu da aktardı.


    Karabağ, Ermenistan ve Azerbaycan arasında onyıllardır tartışma konusu. Karabağ’ın 1991’de bağımsızlığını ilan etmesi ardından bölgede üç yıllık bir savaş yaşanmıştı. Rusya’nın arabuluculuğunda Ermenistan ve Azerbaycan arasında 1994’te ateşkes anlaşmasına varıldı ancak bölgede gerilim dönem dönem yeniden tırmanıyor.


    Bu arada Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mariya Zaharova, Interfax’a yaptığı açıklamada, Karabağ’daki gerilimi ‘yakından’ izlediklerini söyledi.


  • METEOROLOJİDEN MAİLLE HAVA DURUMU..

    Her gün mail yolu ile bölgede yaşanan ve yaşanacak hava durumunu duyuran Metroloji Müdürlüğünün basın kanalıya her gün yayınladığı son hava durumu şöyle olacak.


    Yapılan son değerlendirmelere göre: Sorumluluk sahamızın genelinde havanın Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bu gece ve yarın (Pazar) sabah saatlerinde bölgenin kuzey ve doğu kesimlerinde buzlanma ve don olayı tahmin ediliyor. Sıcaklık: Düne göre önemli bir değişiklik beklenmemektedir. Rüzgâr:Batı ve güney batılı yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) eseceği tahmin edilmektedir. Meteorolojik uyarı 1:Sorumluluk sahamızın genelinde buzlanma ve don olayı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuz şartlara (ZİRAİ DON olayı v.b) karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir. Meteorolojik uyarı 2: Sorumluluk sahamız genelinde – 20.03.2016 /22:00) bugün ( Pazar) Batı ve güneybatılı yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) rüzgar beklendiğinden soba ve doğalgaz kaynaklı zehirlenmeler başta olmak üzere meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.


    İLLER VE İLÇELER HAVA DURUMLARI TAHMİNLER 20 MART 21 MART MAX MİN ARDAHAN Parçalı ve çok bulutlu, karla karışık yağmur ve kar yağışlı 3 -9 Çıldır Parçalı ve çok bulutlu, karla karışık yağmur ve kar yağışlı 2 -10 Damal Parçalı ve çok bulutlu, karla karışık yağmur ve kar yağışlı 3 -9 Göle Parçalı ve çok bulutlu, karla karışık yağmur ve kar yağışlı 0 -16 Hanak Parçalı ve çok bulutlu, karla karışık yağmur ve kar yağışlı 3 -10 Posof Parçalı ve çok bulutlu, karla karışık yağmur ve kar yağışlı 6 -6

  • "Sınırlar Namusumuzdur"

    Ardahan Ak Parti milletvekili Orhan Atalay, dün yaşanan uçak düşürme krizini twitter hesabından yorumladı. Resmi twitter hesabından takipçilerine seslenen Atalay, “Devletlerin namusu onların sınırlarıdır. Sınır ihlalinin bedeli de o oranda ağır olur. Güçlü veya zayıf olmak bu kuralı değiştirmez.” dedi.


    Rus uçağının düşürülmesinin angajman kuralları gereğinde gerçekleştirildiğini belirten Hükümete, Ardahan Milletvekili Orhan Atalay’dan da tweetle destek geldi.


     

  • RUSYA UÇAĞI DÜŞÜRÜLDÜ..

    Suriye’nin Bayırbucak bölgesinde, Türkiye sınırı yakınında Su 24 tipi Rus savaş uçağı uçağı, Türk hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle angajman kuralları çerçevesinde vurularak düşürüldü.



    Savaş uçağının, Hatay’ın Yayladağı ilçesinin karşısındaki Bayırbucak bölgesine düşüş anı görüntülendi. 

  • KAÇIRILAN KONSOLOS ARDAHAN'DA

      **Başkan Köksoy’u Makamında Ziyaret etti..


    Ardahanlı Büyükelçi Öztürk Yılmaz, Başkan Köksoy’u Makamında ziyaret etti. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Köksoy, Tacikistan Büyükelçisi olarak görevlendirilmesi sevinç ve gurur verici bir gelişme olduğunu bildirdi.


    **Oda muhtar sizde..


    Kadın muhtar, çalışkanlığıyla erkek muhtarları kıskandırıyor

    Ardahan’ın Gürcistan’a komşu ilçsi Posof ilçesine bağlı Baykent Köyü Muhtarı Özgül Önder, çalışkanlığı ile komşu köylerdeki erkek muhtarları kıskandırıyor.

    Ardahan’ın Posof ilçesine bağlı Baykent Köyü Muhtarı Özgül Önder, çalışkanlığı ile komşu köylerdeki erkek muhtarları kıskandırıyor.

    Üç mahalleden oluşan Baykent Köyüne muhtar seçildikten sonra köyün altyapı ve benzer ihtiyaçlarının çözüme kavuşması için yoğun çaba sarf eden Özgül Önder, halkın takdirini topluyor.

    Köydeki tadilat ihtiyacı olan camiyi de onartıp halılarını değiştiren Muhtar Önder, komşu köylerdeki erkek muhtarları adeta kıskandırdı.     


    **EĞİTİM DE BAŞARININ YOLU OKUL KAPATMAK!..


    Eğitim/Öğretim sezonunu ile birlikte bir çok köy okulunu da kapatan Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü aynı zaman da 6 köye hizmet veren Posof Aşıkzülali (suskap) köyünde ki okulu da kapattı.


    Taşımalı Eğitim adı altında öğrencilerin kontrolsüz, takipsiz minibüslere doldurulup, köylere kilo metrelerce uzaklıkta ki kent merkezlerinde ki okullara getirilip, eğitildiği Ardahan’da adeta bir eğitim kampüsü konumunda ki bir okul daha 2014/2015 Eğitim/Öğretim sezonunun bitmesiyle birlikte alınan bir kararla kapatılırken, okullarının kapatılmasına tepki koyan Aşıkzülali köylüleri okullarının kapatılmasının altında yatan asıl nedenin az öğrenci sorunu değil, Posof merkez de açılan İmam Hatip Okuluna öğrenci bulmak olduğunu ileri sürdüler.