Kategori: GÜNDEM

  • ARDAHAN'DA GÖÇ HIZI DÜŞÜYOR..





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Havaalanı, Sınır Ticaret Merkezi, KTB Demiryolu hattı üzerinde kurulacak denen Antrepo gibi birçok yatırımların hala gerçeklemediği, iki gümrük kapısı olmasına karşın izin verilemeyen yeterli mal geçişleri dolayısıyla ithalat, ihracatın sıfır derecede olduğu, eğtim başarısının sonlarda, sağlıkta yeteri sağlık çalışanı ve malzeme/makinası olmaması gibi olumsuzluklar dolayısıyla 81 vilayet içinde en çok göç veren iller arasında ilk sıralarda olan Gürcistan ve Ermenistan’a sınır Ardahan’da yaşanan göçün son yıllarda duraklama dönemine girdiği belirtildi.




    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2014-2018 döneminde, Ağrı, Ardahan, Iğdır ve Kars illerinden net göç edenlerin sayısı 3 kat azaldı. Bölgede verilen göç ile alınan göç dengeye gelirken net göç hızı yaklaşık % 62 oranında azaldı.

    2014 yılında TRA2 Bölgesinden net göç eden kişi sayısı 31.011 iken, 2018 yılında bu sayı,  11.501’e düştü.  Bölgenin 2014 yılında binde -26,87 olan net göç hızı ise, 2018 yılında binde  -10,17’ye geriledi.

    2014-2018 döneminde bölgede göçün en çok azaldığı iller, 5 ilçesi, bir beldesi 237 köyü bulunan Ardahan ve Iğdır oldu. 2018 yılında Ardahan ilinin verdiği göç 6.376 olurken, aldığı göç artış göstererek 7.342 oldu. Bölgenin en çok göç veren illeri olan Ağrı ve Kars ise, net göç hızının en çok düştüğü iller oldu. 2014 yılında Ağrı’da net göç hızı binde -29,61 iken, 2018 yılında bu oran, binde -17,25’e geriledi. Kars’ta ise net göç hızı 4 kat azalarak binde -32,32 den binde -7,71’e düştü.

    Bölge illerinde göçün azalmasında, tarım ve hizmet sektöründe ortaya çıkan istihdam olanakları ile yaşam standartlarında görülen artış etkili oldu.


     


    BU NASIL BAŞARI ARÜ! İstatistik yalan


    söyleme aracıdır, gerçek nedir hocam?!.


    BU SIRALAMADA GERÇEK ANLAMDA GERÇEK ANLAMADA HİÇ BİR BAŞARI YOK!.. Yeni rektörünün kim olacağı merakla beklenen, Ardahan Üniversitesi kendi facebook sanal sayfasında yaptığı paylaşımla dikkat çekti.


    YÖK’ün, Üniversiteler arası sıralamaları konusunda yaptığı bir istastitiğini sanal sayfasına ‘başaır’ olarak paylaşan Ardahan Üniversitesi 100’ün üzerinde üniversitenin bulunduğu ülkede ARÜ’nin eğitim ve başarıda yükselişte olduğunu ileri sürüp ve ‘Üniversitemizin Hızlı Yükselişi Devam Ediyor.. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından 2019 yılı üniversite karneleri yayınlandı. Üniversitemizin istikrarlı ve nitelikli büyümedeki başarısı, söz konusu göstergelere yansıdı. Bu göstergeler; Eğitim ve Öğretim, Araştırma-Geliştirme, Proje ve Yayın, Uluslararasılaşma, Bütçe ve Finansman, Topluma Hizmet ve Sosyal Sorumluluk olmak üzere 5 ana başlık ve 40 farklı alanda belirlenmiştir. Ekli tabloda Üniversitemizin her bir başlık altında sıralaması verilmiştir.



    Tabloya ulaşmak için aşağıdaki linke tıklayınız: https://www.ardahan.edu.tr/dosyalar/duyuru/bhidb/dosya.pdf’ şeklinde bir paylaşımı yapmasına karşın onca üniversitenin içinde ARÜ’nün üniversiteler arası sıralamalarının çokta iyi olmadığı ve başarı oranlarının bir hayli düşük olduğu görülürken aynı ARÜ’nün öne sürdüğü dallarda ya da diğer alanlarda ilk sıralarda bulunamadığı, bu başarının nasıl olduğu da merak konusu oldu.

    Ardahanlıların istenmeyen yönetici olarak ilan ettiği ve ARÜ’ye yeni bir rektör atamasını istediği bir zamanda ARÜ’nün YÖK’ün çokta başarılı sayılmayacak bir araştırmasını çok önemliymişçesine başarı sayması, ‘acaba rektör üzerindeki olumsuzluğu ötelemek amacıyla yayınlanmış bir paylaşımı mı?’ sorusunu akla getirdi.

    Yoksa durum şöyle midir.. ‘ İstatistik yalan söyleme aracıdır, gerçek nedir hocam?!.’



    HALK ve ÇÖPE GİDEN EKMEK..


     


    Her kapıda iki araba, her evde en az dört tane ve ne acıdırki büyük, küçük demeden tüm aileyi sabahlara kadar uyutmayan son model telefonlar, ayakkabı çeşitleri ile dolup, taşan gardolaplar, hazır yemek ve gıdalarla dolu buzdolaplarını yani olağanüstü bir tüketimi es geçip, “Askıda Ekmek”le ilgili tartışmaları izliyoruz.


    Aslanın ağzında olduğu söylenen ekmeğin tonlarcasının çöpe döküldüğünü görmeden, ekonomik krizin göz ardı edilerek tartışılması büfede, mobil servisle halka  ulaştırılmasının engellendiği şeklindeki iddialara tarım bakanlığı yaptığı bir açıklamayla İBB’nin yarattığı bu suni gündeme adeta un katmakla tuz biber olurken bol maaşlarını almaktan başka şimdiye kadar bir eser ortaya koyamayan muhalefet belediyelerinin içinde bulunduğu çıkmazı ve kendilerinden beklenen her hizmete”İktidar Engeli” yetmedi “Pandemi” diyerek ipe un sermesine yardımcı olan tarım bakanlığı açıklaması da İBB’nin Halk Ekmek tartışması kadar gereksiz bir durumdur.



    İstanbul Sancaktepe ilçesini yönetmeye aday olurken İBB’nin güzel kadroları arasında olan Halk Ekmeğin başına geçmekle çok mutlu olan Özgen Neman’ın yeni olanlardan yani mevcutların dışında, köşe başlarında açtırmak istediği ek Halk Ekmeğin büfelerinin altında ne olduğu tartışılan ve bu tartışmanın bundan önceki yönetimin milyonlar vererek aldığıyla eleştirilen İBB’nin araç parkına yeni yani “Mobil Ekmek” araçlarını da ilave etmekten öteye geçememiştir.


    Halbuki Bakanlık yani muhalefetin  dediği gibi iktidar bu işlere burun sokmasa ve “-Bu senin işin benim işim değil” dese İBB’nin yani muhalefetin dün yeni kapıda sergilediği araç filosuna milyonlar verip, yeni araçlar ilave ettiğini ve o araçlara verilen paranın ekmeğe yeni hizmetlere verilseydi daha iyi olcaktıyı da ekmeğe ulaşamadığı iddia edilen halka anlatsaydı konuyu ve tartışmayı kamuoyunadaha iyi anlatır diye düşünenlerdenim..



     


    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 





    ARÜ Siyasileri Böldü..


    arşiv haber 30/96/2016 tarihli haber/yorum


    Kurucu Rektörü supriz şekilde İstanbul Fatih Üniversitesine kayyum olarak atanan Ardahan Üniversitesinin yeni rektörünü belirleyecek olan seçim günü yaklaştıkça adaylar da kendilerine yakın siyasi arayışı içinde oldukları görülüyor.


    Başta AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay olmak üzere bir çok kişiyi araya sokmaya çalıştıkları görünen adayların bir taraftanda yerelde ki siyasilerin deseteğini almaya çalışmaktalar.

    Siyasilerinde adaylar arasında fikir ayrılığına düştükleri görünen şu günlerde Ardahan ve Göle Belediye Başkanlarının Atalay’ın yakın olmadığı isimler ile temas içinde oldukları dikkat çekerken, siyasiler gibi yerel basın da kendisine yakın isimleri gündemde tutmaya çalıştıkları dikkatlerden kaçmıyor.

    26 Haziran’da yapılacak olan ARÜ Rektörlük seçimi öncesi aday olan Prof. sayısı da 9’u buldu.

    Erzurum Atatürk Üniversiteinde  geörevli Prof. Dr. Alpaslan Ceylan’ın da bugün saat 17.30’da yapacağı basın toplantısı ile gazeteciler ile buluşacak. 


    **ARÜ ÖNCESİ SERHAT SPOR..


    Serhat Spor’da Seçime Gidiyor..


    ARÜ’nün yeni Rektörünü belirleyeceği seçime hazırlandığı şu günlerde Ardahan’ı Bölgesel Amatör Liginde temsil eden Serhat Ardahan Spor’da seçime gidiyor.

    Bu hafta sonu kongreye gidecek olan Serhat Ardahan Spor’un mevcut başkanının yanı sıra İstanbul’da bulunan bir iş adamının aday olması bekleniyor.

    140’a yakın delegesi bulunan Serhat Ardahan Spor’un 30 Haziran’da yapacağı kongre ile seçeceği yeni başkan ile 2016-2017 Futbol Sezonuna hazırlık startını vereceği öğrenildi.


    **BİR KAŞIK YEMEĞE TAKIMI SATTILAR!..


    Öte yandan alınan diğer bir bilgiye göre Serhat Spor’un bazı kurucxularının mevcut başkanın HES Barajında yemeğe çağrıldıkları ve burada yedikleri bir kaşık yemek ile takımı mevcut başkana sattıkları da ileri sürüldü.


    **Kürtlerle de barışın..


    Selmi Yılmaz/Gazeteci İsrail ve Rusya ile yeniden görüşmelere başlanacağı anlaşılan son günlerde ki gelişmeleri gölgeleyen İstanbul’da ki Havaalanı saldrısı tüm ülke de olduğu gibi Ardahan’da da şok etkisi yarattı..

    Çünkü Ardahan’ın olmasa da dünyanın uçaklarının inip/kalktığı Atatürk Havalanı ülkenin olduğu gibi dünyanın en önemli havaalanı..

    Bombalı saldırıların aralıksız devam ettiği ülke de komşularla olan ilişkilerini yeniden gözden geçirmeye kalkan idarecilerin ilk etapta İsrail ve Rusya ile temasa geçerken asıl konuyu yani iç çatışmaları unutuyor gibi..

    Atatürk Havaalnının bombalanmasıyla devam eden olayların önüne geçmek için verilen çabanın ülkenin güneyinden başlayıp, tüm ülkeyi olumsuz yönde etkileyen Kürt sorunu olduğunu gözardı etmenin hiç bir fayda sağlamayacağını, dün İsrail’e ardından Rusya ya kafa tutup, akabinde işi özüre kadar götürenler dahil herkes asıl barışın Kürtlerle olması gerektiğini bilmelidirler..








    • HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




       





  • ÖZTÜRK YILMAZ: 30 YILDIR STK BAŞKANI OLANLAR 'DEĞİŞİM OLMALI' DİYOR!





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz, ‘başta TOBB olmak üzere Ziraat Odalar, Esnaf Odaları, Şoförler Odaları olmak üzere birçok stk’nın 20-30 yıldır aynı başkan ve yönetimlerle idare edildiği ülkede yine bunlar kalkıp, yenilik istemeleri gülünç bir durum değil mi?’ diye sordu.


    Son olarak partisinin İstanbul Başakşehir İlçe Başkanlığı Kongresine katılan ve burada bir konuşma yapan Ardahan Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz burada yaptığı konuşmada ‘eskilerin yenilik, değişim isterken kendilerinin ne kadar yeni olduklarına baktığımızda karşımıza 20 yıldır, 30 yıldır başkanlık yapan birçok stk başkanı çıkmakta. Peki sormazlar mı be kardeşim sen yenilik isterken kendin yenimisin. Gelene ağam, gidene paşam diyen sen değil misin?’ demezler mi?’ dedi.


    Partisinin kimseyle ittifak yapmayacağını ve parlamenter sistemi geri getirip, iktidar olacağını da belirten Yılmaz gerçek yenilikten yana herkesi partisine davet etti.


     İstanbul/Kartal İlçe Kongresi sonrası Batman Hasankeyf ilçesinde de teşkilatlanan ve kongresini yapan Öztürk Yılmaz’ın Genel Başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi yurt genelinde teşkilatlanmasına da devam ediyor.



    **VEYSEL KARATAY AMELİYAT OLDU..


     


    Öte yandan yine bir Ardahanlı olan Tay Sürücü Kursları Yönetim Kurulu Başkanı, Gelecek Partisi İstanbul Esenyurt İlçe Başkanı Veysel Karatay geçirdiği bir rahatsızlık sonucu ameliyat oldu.


    Ameliyattan sorunsuz çıkan Karatay sanal ortam da şu açıklamayı yaptı.


    ‘Pazartesi Günü Çam ve Sakura Şehir Hastahanesinde Robotik Cerrahi  ile Operasyonumu Gerçekleştiren Başta Doktorum Prof. Dr. Abdulmutalip  Şimşek hocam olmak üzere Emeği Geçen tüm sağlık Emekçilerine çok teşekkür ediyorum. Hepsinden Allah Razı olsun  Tüm dostlara Sağlıklı Günler diliyorum. Veysel Karatay’



    GAZETECİLER HABER AJANSI..


    Sarıyer Posta adlı yerel gazete ve internet haber sitesini incelerken dikkatimi çeken bir yazıda aralarında siyasi görüşümüz uyumlu olmasa da gazetesinde bir yıl boyunca baş yazarlık yaptığım Gebze Gazetesinin Sahibi abim İsmail Kahraman ile Doğu Anadolu Bölgesinde birlikte ulusal gazetelerde onca haberi manşet ve sürmanşete çektiğimiz Macit Gürbüz abimin de bulunduğu ve uzun zamandır güzel çalışmalara imza atan ve kısa adı TİMEF olan  Tüm İletişim ve Medya Federasyonunun sanalda düzenlediği çalıştayında bir araya gelen gazetecilere sunduğum önerimin haklılığını bir kez daha anladım


    Çünkü, Sarıyer Posta’da yazan meslektaşım Levent Pehlivanoğlu’nun ‘


    Yerel gazeteler ve sorunları’ başlıklı yazısında yakındığı konu ve benim gibi gazetecilerinde sıkça yazılarına taşıdığı gazetecilerin ana sorununun okur diye hizmet ettiklerimizin biz gazetecilere, ‘satılık basın’ derken kendilerinin değil, günlük bir gazete satın almak, abone olup, bir reklam vermeyi akıllarına getirmediklerini en iyi bilen gazetecilerdenim.


    Evet, meslektaşım Pehlivanoğlu’nun ‘Gazeteci arkadaşlar genelde halkın sorunlarını, yazıp çizdikleri için kendi sorunlarına çok fazla eğilemezler. Halkımızda gazetecileri hiç sorunu olmayan, para içinde yüzen bir kesim olarak görür.’ diye başlayan yazısında ‘gazetecilerin sorunlarını kim yazacak?’ anlamına gelen satırlarına bakınca buradaki eksikliğin gazetecilerin kendilerinde olduğunu anlamayan biz gazeteciler olduğunu da bir kez daha hatırlıyor ve kendimize yani gazetecilere üzülüyordum.


    ‘Oysa gerçek hiç de öyle değildir. Gazete bayisinde görüp de merak etmek için bile birçoğunuzun bakmadığı yerel gazeteler, bayiye gelinceye kadar bin türlü zorluk yaşar. Sahibinden muhabirine, köşe yazarından, dizgicisine kadar sizin sorunlarınızı, dertlerinizi anlatmak için uğraş verirler. Çoğu, para olmadığı için zamanında parasını alamaz. Çoğu matbaa parasını ödeyemez. Bazen öğlen yemekleri zeytin ekmekle geçer. Bütün bu sıkıntılara rağmen ellerinden geldiği kadar iyi bir gazete çıkartmaya çalışırlar.’ diye devam eden meslektaşımın bu satırlarında dikkat çektiği ise yeri geldiğinde kamuoyu yani halk, diğer adıyla okuru için canını ortaya koyan gazeteciyi anlamayan, derdine ortak olmayanların halk olduğunu ima eder ve onlara sitem eder gibiydi, aşağıdaki satırları ile devam ettiği yazısında..


    ‘Siz değerli halkımız ise kulaklarınızı ve gözlerinizi bu sıkıntılara kapatıp ağzınızı her açtığınızda gazetecileri eleştirirsiniz. Mahallenizde, sokağınızda, okulunuzda yaşadığınız her haberi yazıp çizmelerini istersiniz. Hem yerel gazetelerin güçlü olması için katkı koymazsınız hem de bazen satılık basın dersiniz.’


    Evet, Sarıyer Posta başta olmak üzere tüm yerel gazetelerin nasıl hazırlanıp, çıktığını anlamayan büyük halkımızın sadece yerele değil, ulusal basın ve dizilerini izlerken araya giren reklamlara kızdığı medyayı da sahiplenmediğini anlatmaya çalışan meslektaşımın ‘Satılık basın yok mudur? Elbette kalemini para ve çıkar için satanlar vardır. Ama bu mesleği aşkla, şevkle yapan birçok arkadaşımız vardır.’ satırlarının da bir o kadar anlamlı ve anlaşılması gereken sitemler olduğunu bana değil, sevgili şu an bu yazıyı okuma zahmetinde bulunan sana yani okura, halka, büyük milletimize hatırlatır gibiydi..



    ‘Ulusal basın okuma alışkınlığımız bir türlü yerelleşememiş. İşte sorun budur. Oysa mahallendeki, sokağındaki sorunları her zaman haberleştiren, bu konuda daha duyarlı olan yerel basındır.’ diyen sevgili meslektaşımın burada bir soru daha sorması gerekirdi.


    Oda halktan, siyasilerden önce biz ulusal ya da yerel diye ayırmaması gereken bu meslektaşın ana dinamoları olan gazetecilerin birbirlerinin yazılarını ne kadar okuduğu ve birbirlerine ne kadar destek olduğunu sorup, gazetecinin gazeteciye attığı köstekleri de sıralamalıydı diye düşünenlerdenim.


    ‘Kentlerde yerel basını genellikle siyasiler takip ediyor. Belediyeler toplu alım yaparak bayramlarda reklam vererek destek olmaya çalışıyorlar. Bütün bu çabalar yerel basını güçlü kılamaz. Taşıma su ile değirmen döndürmeye benziyor bu durum. Aynı zamanda yerel basının özgürlüğüne, muhalefet yapmasına da engeldir bu uygulama. Bunun örnekleri çoktur, bilenler bilir.’ diye yazısına devam eden meslektaşımın bu satırlarına bakınca da o siyasilerin, belediyelerin destek değil, aslında gazetecileri, gazeteleri esir almak için bu taktikle post içinde ki dostlar olduğunu da bildiğini düşünüyorum.


    Çünkü gazetecilikte asıl diğer bir sorunun 50 kuruşluk katkının aslında tembelliğe, al/yapıştırla haberciliğe alıştırdığı da diğer önemli bir konu..



    Birbirimizi anlamaya çalışarak bu konuda fikir üretmeye ne dersiniz? Gelin her şeyi bir kenara bırakıp Sarıyer yerelinde bu konuyu tartışalım çok orijinal fikirler ortaya çıkacaktır. Gazeteler artık arkasındaki güçlerin varlığıyla değil, kalitesiyle ve birbiriyle yarışmalıdır.’ diyen meslektaşımın bu önerisini desteklerken benim de ona ve diğer tüm yerel bir teklifim, bir teklifim, önerim olacak..


    Gelin daha özgür bir basın için kendi ajansımızı kurup, BİP’in daha çok biplemesi için önce Corona, sonra Covit-19 ardından pandemi ama aslında sadece bir gripal olay olan saçmalık gibi merkezden bir emir ile bir anda öcü ilan edilen whatsap ve diğer sanal ortamlarda bir birimizin haberlerini, yorumlarını, yazılarını bir birimizin gazetelerinde de yayınlayalım.


    Yani Sarıyer’in haberini Ardahan, Tekirdağ’ın haberini, yorumunu Antalya, Diyarbakır, Kayseri, Hatay, , Konya, Sinop, Çanakkale, İzmir, Rize’deki siyasi de, belediye de, okur da görsün, okusun ve Ankara üzerinde gerçek anlamda bir baskı ve o çok dillendirilen ama hayata geçirilemeyen 4. Kuvvet olsun, basını oluşturan biz gazetecilerin kendilerine ait Gazeteciler Haber Ajansı..



     


    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 




    arşiv haber 25/03/2017 tarihli haber/yorum


    Yenilikten Yanayız Dediler,


    Yine Eskiyi Seçtiler!..


    Bir çok Ardahanlının yaşadığı ama Ardahanlılar anlamında siyasal ve sosyal olarak en zayıf ilçelerden olan İstanbul’un Esenyurt ilçesinde bulunan Ardahan Kültür Evi Derneği Kongresi büyük bir katılımla gerekleşti. 780 Delegenin yarısından çoğunun katılıp, oy kullandığı kongrede ‘Yenilenmeli’ denilen ve sıkça eleştirilen mevcut yönetime evet denildi. Veysel Karatay’ın ekibiyle birlikte yaklaşık iki aylık yoğun çabası sonucu olağanüstü bir katılımla yapılan kongrede Diaspora’nın etkisi büyüktü.


    **Demediklerini bırakmadıkları yönetimi seçtiler..


    Dün yapılan ve 462 oyun kullanıldığı Ardahan Kültür Evi Kongresinin Kazananı 314 Oyu Alan Efrail Çiftçi’nin Listesi oldu.


    Geçtğimiz hafta yapılmsı gereken ancak çoğunluk sağlanmadığı için bir hafta ertelenen kongreye büyük ilgi gösteren Ardahanlılar düğün salonunda yapılan kongrede sıkça eleştirp, yerden yere vurdukları yönetimi yeniden seçerlerken sonucu görenler durumu 15 yıldır eleştirilen ancak her seçimide kazanan AK Parti’nin seçim kazanmasına benzettiler.


    Başta Damal ve Hanaklılar olmak üzere bir ço sol orjinli olan isimlerinde AK Partili Necmi Kadıoğlu’nun ekibi olduğu ileri sürülen ekibe desetek verdikleri görülen kongreye bölgede olduğu gibi İstanbul genelinde Ardahnlıların önünü kesip, kendi önlerini açan Diaspoaranın damgası vuruldu.


    CHP’li, AK Partili siyasilerinde mevcut yönetimden yna çalışıkları görünen kongre sonra sı bir açıklama yapan Ardahanlı İşadamı, Tay Sürücü Kursları Sahibi Veysel Karatay yaotığı açıklamada, Ardahan Kültür Evi başkanlığına aday olmamın temel sebebi başkan olmak değil; hazırlamış olduğum projelerin tartışılıp konuşulmasını sağlamaktı. Seçim süreci boyunca bunu da başardığımı düşünüyorum. Yeniden seçilen başkanı tebrik etmekle birlikte bu projelerin hayata geçirilmesi konusunda yanındaki en büyük destekçisi olacağım. Ardahanlılara hizmet etmek benim en büyük prensibimdir bu doğrultuda çalışmalarımı sürdüreceğim. Desteklerini benden esirgemeyen ekibime ve hemşehrilerime teşekkür ederim…’ dedi.


    **UEFA CORE KAMPI için​ MHK’den Yılmaz’a davet..


    *25/03/2017 Haberi


    MHK’nin Türkiye geneli 6 hakemi davet ettiği kampa Doğu Yılmaz’ı da davet etti.


    Ardahanlı hakemimiz Doğu Yılmaz, MHK’nin organize etmiş olduğu UEFA konvansiyoneli hakem kampına davet edildi. 


    6 hakem 12 yardımcı hakem, UEFA hakem konvansiyonun belirlediği ve standart olarak her ülkede hakemlerin aldığı kursu alacaklar.


     


    Salı günü temel eğitim alacaklar, Çarşamba günü maç yönetecekler ve Perşembe günü yönettiği maçların videosunu izleyecekler ve bunun üzerine bir eğitim olacak.

     


    Bu kursu MHK üyeleri ve Eğitimciler Sürhat Müniroğlu, Sabahattin Şahin ve Muammer Tokat takip edecek.








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Kadıoğlu Ardahanlıları Tehdit mi Etti?


    Ardahan Dernekler Federasyonun ortaya koyduğu çabalar ardından diğer Ardahan derneklerinde de olağanüstü bir hareketlenme olduğu artık görünen bir gerçektir.

    Her Ardahan Derneğinin kendilerince, karınca kararınca mücadele edip, çalışmalarını arttırıp, bizde ARDA/FED ile birlikte varız. Derneklerimizin ‘Gerektiğinden ARDA/FED’den daha iyi çalışırız’ dediği bir sıra da yapılacak olan Ardahan Kültür Evi Seçimi de büyük önem taşıyor.

    Çünkü yarın kongresi yapılacak olan İstanbul Esenyurt’ta ki Ardaha Kültür Evinin seçiminin İstanbul’da ki Ardahanlıların uyanışı olarakta değerlendirilmektedir.

    Evet yarın yapılacak olan Ardahan Kültür Evi Kongresi öncesi çalışmalarını sürdüren Ardahanlıların birlikteliğinden rahatsız olmaya başlayan siyasi çevreler Ardahanlılar üzerinde etki yapmak için kendilerin yakın isimler üzerinde tehdit yollarına başvurmaya başladılar. 

    Veysel Karatay’ın yanı sıra mevcut yönetimin yarıştığı Ardahan Kültür Evi’nin seçimi öncesi büyük bir hareket içinde eolan ve bu seçimle birlikte sağlanacağı açıkça görünen Ardahanlıların birlikteliğinden bir hayli rahatız oldukları görünen siyasilerin başında gelen AK Partili Esenyurt Belediye Başkanının Kültür Evi’n de kendisine yakın duranların toplantısına katıldı.

    Toplantıda, ‘Bana bakın sükut durun yoksa sizi buradan atarım demesi’ Ardahanlıların tepkisine neden olduysa da asıl bu tepkinin yarın yapılacak olan Kültür Evi’nin seçiminde ortaya çıkacağına da inanıyorum

    Çünkü yarın yapılacak olan kongre öncesi Ardahanlılar üzerinde hüküm sürdürmeye devam etmek isteyenler ile Ardahanlıların kendi kendilerini yöneteceği bir Esenyurt’ta korkulduğu ve bu görecek olanlarında bizzat Ardahanlılar ve Kültür Evi’nin seçiminde oy kullanacak delegenin kendisidir..

    Haydi o zaman oyumuzu ve tepkimizi ortaya koyalım..


     


    .








    • HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




       






     

     

  • Ardahan'da Köylerle Bağlantı Kesildi!





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    DOĞU Anadolu’da etkili olan kar yağışıyla bölgede 1344 yerleşim biriminin merkezle bağlantısı kesildi. Karayolları, İl Özel İdare ve belediyelerin karla mücadele ekipleri çalışmalarını sürdürüyor. Yoğun kar yağışının yaşandığı Ağrı‘da kar kalınlığı 28 santime ulaştı.


    Doğu Anadolu kar yağışının etkisi altına girdi. Gece başlayan ve sabaha doğru etkisini artıran yağış kent merkezlerinde yaşamı olumsuz etkiliyor. Son yılların en az yağışın düştüğü Erzurum‘da etkili olan yağış ulaşımı olumsuz etkiledi. Kar yağışı merkez ve ilçelerde 398 yerleşim biriminin yolunu kapattı. Kent merkezinde büyükşehir belediyesine ait iş makineleri yolları temizleyerek buzlanmaya karşı tuz serperken, cadde ve sokaklarda yürüyen vatandaşlar da kar altında kar aldı. Kent merkezinde kar kalınlığı 10 santimetreye ulaştı. Erzurumlular son 30 yılın en sıcak yaşanan ocak ayında yağan kara sevindiklerini söyledi.


    ARDAHA’DA KAR ALTINDA KALDI..


    Bölgede en çok kar yağışının yaşandığı il 28 santim ile Ağrı oldu. Kent genelinde etkisini sürdüren kar yağışı ile birlikte merkez ve ilçelerde caddelerle sokaklar kapanırken, 273 köy yolu da ulaşıma kapandı. Araçlar trafikte ilerlemekte zorlandı. Belediye, kara yolları ve il özel idaresine bağlı ekipler, ulaşımda aksamaların yaşandığı bölgelerde yol açma çalışmaları başlattı.


    Bölgede Erzincan’da 435, Erzurum’da 398, Ağrı’da 273, Muş’ta 215, Kars’ta 17 ve Iğdır’da 6 olmak üzere toplam 1344 köyün yolu ulaşıma kesildi. Kar kalınlıkları ise, Ağrı 28, Erzincan 18, Ardahan 13, Erzurum 10, Kars 10 ve Muş 7 santim olarak ölçüldü.  Öte yandan köy yollarında ve şehir merkezinde kayan bazı araçlar yoldan çıktı ve vatandaşlar tarafından kurtarıldı.


    ÇILDIR GÖLÜ ERKEN ÇÖZÜLDÜ..


    Yaklaşık bir ay önce dondurucu soğukların etkisiyle yüzeyi 50 santimetre buz tutan Van‘dan sonra Doğu Anadolu‘nun ikinci büyük gölü Çıldır, bir haftadır hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve kuvvetli rüzgarların etkisiyle çözülmeye başladı. Buzların çözülmesi ile birlikte Çıldır Gölü’nde iki farklı manzara oluştu.


    “NORMALDE KIZAKLAR KAYARDI”


    İlginç görüntülerin oluştuğu gölün fotoğrafını çekmek için bölgeye gelen Hacı Yıldız, “Bu sene geç gelen kışla birlikte, erken giden bir kışa şahit oluyoruz. Buralarda normalde bu zamanda festival yapılırdı, kızaklar kayardı, arabalar rafting yapardı ama bu sene erkenden çözüldü. Sadece kıyı tarafındaki buzlar sağlam” diye konuştu.


    KIYAMET ALAMETİ OLARAK NİTELENDİRDİLER


    Yaşanan olay karşısında büyük şaşkınlık yaşadıklarını ifade eden bir başka bölge sakini ise durumu “Kıyamet alameti” olarak nitelendirdiklerini ifade etti.



    BELEDİYECİLİK ATAŞEHİR’DE Mİ..?


    Dün köy, bugün bir buçuk milyon nüfusuyla adeta Teksas metropolü Esenyurt’un kurucu belde ve ilçe Başkanı Dr. Gürbüz Çapan, Eskişehire deniz getiren Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in ekolünde bir Belediye anlayışının yerleşmesi adına verilen mücadelenin diğer bir aktörü de İstanbul’u çöpten kurtaran, susuzluğu unutturan ve bugün ülkenin Cumhurbaşkanı olan Erdoğan’dır.


    Çapan, Büyükerşen ve Erdoğan’ın yanı sıra bugün Belediyecilik yapmaya çalışan ve özlenen Belediyecilik anlayışını yerleştirmeye çalışanlara baktığınızda karşınıza İstanbul’un Anadolu yakasının parlayan şehri Ataşehir örneği çıkar.




    Mevcut iktidarın Trabzon, Antalya ve Ordu gibi illeri Büyükşehir yaparak köy ve varoşlardan oy devşirme anlayışının yirmi milyonluk İstanbul’da hayata geçirilerek, bir çok belde kapatılıp, seçim kazanma hesaplarının içinde olan Ataşehir’in, iki mi, üç mü bilmiyorum ama bu dönemler içinde Başkanlık yapan mevcut Belediye Başkanının adeta sıfırdan bir şehir oluşturmaya çalıştığını görmek isterseniz Ataşehir’i öneririm..

    Çünkü yanlışlıkla da olsa yolunuzun düşeceği Ataşehir’in İstanbul’un, sözde gözde ilçeleri olan Kadıköy, Kartal gibi belediyelerini sollayarak güzel yerleşik planına sahip, bir ilçe çıkar karşınıza.

    Bir kez ziyaret etsem de çokta tanımadığım, ismini bile şu an hatırlamadığım Belediye Başkanının Newyork caddelerini Esenyurt’a getiren Çapan dan esinlendiğini düşünürken bu 450.000 nüfuslu yeni ilçe Ataşehir’in, temizlik konusunda da İBB’yi geçtiğini ve İstanbul’un Avrupa yakasının sözde elit  ilçelerinden sayılan Bakırköy ve Şişli’yi de solladığını görürsünüz.




    Erdoğan’ın “Antalya’yı kaybettik ama Ardahan’ı kazandık” dediği dönemden bu yana geçen sürede kendi partisinden olan Başakşehirin dışında Gürbüz Çapan’ın Belediye Başkanlığı sırasında ortaya koyduğu belediyecilik anlayışından esinlendiğini düşündüğüm ve bir hemşehrim, Orhan Çerkez’inde yardımcısı olduğu Ataşehir Belediye Başkanının yaptığı Belediyeciliği görememenin sıkıntısını yaşadığınıda düşünüyorum.

    Ve bu nedenle Kadir Topbaş’ı ve Melih Gökçek’ i görevden alarak partilisi Belediye Başkanlarına kızarken bu kızgınlığın bedelini de İstanbul ve Ankara başta  olmak üzere bir çok derme çatmadan oluşturulan büyükşehirleri kaybetmekle ödediğinide..


    Zira, Ankara’da bulunan Merkez Bankasını ve ülkenin finans merkezini getirmek istediği ve komşusu Sancaktepe’nin eski başkanını aday göstererek almak istediği ama başaramadığı Ataşehir Belediyesi gibi bir belediyecilik anlayışını onunda hep aradığını, benim tesadüfen bir adres ararken cadde cadde, sokak sokak yeniden gezip, dolaştığım yerleşimiyle, temizliğiyle dikkat çeken ve her geçen gün İstanbul’un parlayan yıldızı olarak ışıldayan ve başarısı kıskanılan, bugün ki gibi sevmediklerine terörist dendiği gibi onada çeşitli itiraflar atılan başarılı başkanı birkaç kez görevden almak istenen güzel Ataşehir’i bir kez daha görürken..



     


    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 


     




     


    VEKİLİN YARDIM TIRI YOLDA KALDI..


    arşiv haber 16/12/2016 tarihli haber


    Türkiye’nin en yoksul kentlerinin başında gelen Ardahan’da Halep’e Yol Açın’ başlığı ile Halep’e yönelik yardım kampanyası açan belediye tır’ı doldurmaya çalışırken, CHP’li vekilin ‘Ardahanlı çocuklar üşümesin’ diyerek başlattığı ve batı kentlerinde doldurduğu yardım tırının Erzurum’da yolların kapalı olması dolaysıyla yolda kaldığı öğrenildi. AKP’lilerin ‘soğukta donduk, yardım toplanamıyor, CHP’li vekilin tırını Halep’e gönderek’ dediği Ardahan’da yaşanan bu ilginç durum tartışma konusu oldu.


    **AK Parti Meclis Üyesi Gibi


    KAZLARDA ÇAMURLU YOLLARDAN ŞİKAYETÇİ..


    **31/12)2015 Tarihli Haberler..


    Kent yollarında ki gibi köy yollarının da çamurdan yol vermediği Ardahan’da gelen sonbahar yağmur ve karları zaten bozuk olan yolları iyiden iyiye bozdu.


    İnsanlar gibi hayvanlarında yürümekten zorlandığı Ardahan’da ki yol sorunun ne zaman biteceğini soran Ardahanlılar 13 yıldır iktidar da bulunan AK Partinin eski Kadın Kolları Başkanı ve şu anki Ardahan Belediyesi Meclis Üyesi Kamile Göktaş’ın bile yürümekten zorlandığı Ardahan yollarının iki seçim geçmesine karşın yine yapılmadığından yakındıkları görüldü.  


    **Türkgözü Kapısı Kapatılacak mı?



    56 Yıla yakındır açıldı, açılacak denilen ancak bu yılda açılmayacağı gün geçtikçe belirlenmeye başlayan Çıldır Aktaş Gümrük Kapısında yapımı devam eden Gümrük Binaları da hala bitirilip, teslim edilemezken bu kapının açılmasıyla birlikte Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısının kadrosunun Aktaş’a aktarılacağı ve zaten pasif olan Posof Türkgözü (Bdele) Gümrük Kapısının kapatılacağı ileri sürülürken, AKP Ardahan Milletvekilinin bu yönde Çıldır’da bir açıklama yaptığı ileri sürülüyor.


    Vali Ahmet Deniz, Aktaş Sınır Kapısı’nda ki açılış hazırlıklarını yerinde inceledi.


     



    Vali Deniz, Çıldır Kaymakamı Tamer Kılıç, Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu, İl Jandarma Komutanı Osman Yeşilöz, İl Emniyet Müdürü Selami Hüner, Özel İdare Genel Sekreteri Hakkı Özgür ve ilgili kurum müdürleriyle birlikte açılış hazırlıkları devam eden Aktaş Sınır Kapısı’nda incelemelerde bulundu.


     


    Sınır Kapısı’nda ki inşaat çalışmalarının tamamlanarak, geçici kabul işlemlerinin yapıldığını söyleyen Vali Deniz, Emniyet Müdürlüğü, Gümrük ve Ticaret Müdürlüğü, Gelir İdaresi Başkanlığı ve ilgili diğer birimlerce gerekli hazırlıkların yapıldığını ve sınır kapısının açılma aşamasına geldiğini bildirdi.


     


    Aktaş Sınır Kapısı’nın Türkiye ve Ardahan için büyük öneme sahip olduğunu da belirten Vali Deniz, kapının açılmasıyla birlikte Türkiye’den, Kafkasya ve Orta Asya’ya daha hızlı ulaşılabilecek bir karayolu koridorunun açılmış olacağını kaydetti.


     


    **Oyunu kendine ver..


     



    Eski Sağlık Bakanı Akdağ, Ardahan’da


    Eski Sağlık Bakanı ve AK Parti Erzurum milletvekili adayı Recep Akdağ, partilerinin iktidarları döneminde sağlık açısından önemli hizmetler yapıldığını ve en gelişmiş ülkelerdeki imkanların sunulduğunu ifade ederek, bunun mutluluğu ve gururunu yaşadıklarını söyledi. 


    Akdağ, Ardahan’da AK Parti İl Başkanlığınca Merkez Halk Eğitim Müdürlüğü’nde düzenlenen istişare toplantısında yaptığı konuşmada, siyasetin, hizmet işi olduğunu, 13 yıl boyunca yaptıkları hizmetlerle bunu en iyi yapan partinin AK Parti olduğunu gösterdiklerini dile getirdi. 


    Hizmet için yeniden milletten yetki istediklerini belirten Akdağ, şunları kaydetti: 


    “AK Parti’liler milletine için aşık olan kadrolardan oluşuyor. Bu nedenle günde 16 saat çalışıyoruz. Bizler 13 yıl boyunca size hizmet etmeye çalıştık. Bu hizmet çorbasında benim de tuzum oldu. Gerçekten sağlık açısında önemli hizmetler yaptık. Bugün en gelişmiş ülkeler sağlık alanında hangi imkanlara sahipse, Ardahan da o imkanlara sahip şükürler olsun. Bunun mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz”.


    Akdağ, AK Parti’nin millete hizmet etmenin yanı sıra  toplumu birleştirici bir unsur oluşturduğunu, hiçbir zaman ayrımcı bir dil kullanmadığını ifade etti. 


    HDP’nin önceki seçimde bölgedeki insanlara “oyunu kendine ver” diyerek, “sen Kürtsün, HDP de Kürt partisi ya, oyunu ona ver” mesajı vermeye çalıştığını hatırlatarak, şunları söyledi: 


    “Böyle ayrımcılıkla nereye gideceğiz? Allah muhafaza etsin. Bizim kardeşliğimiz yeni değil; biz ezelde kardeştik Kalu Bela’dan beri kardeşiz. Allah nasip ederse ebede, kıyamete kadar da kardeş olacağız. Benim anam Kürtçe konuşuyordu, ben Türkçe konuşmayı öğrendim. Bu salondaki bazı kardeşlerimin anası Türkçe konuşuyordu da Kürtçe konuşmayı öğrendi. Bunun dışında aramızda ayrı gayrı ne var?” 


     


    **YERLİ OTOMOBİL KAŞKA İLE SEÇİM..



    3. Kez Milletvekili adayı olan Orhan Atalay seçim çalışmalarını Kaşka olarak bilinen At Arabasıyla sürdürdü.


     








    • HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




       





    •  


  • 15 Gün içinde 7 Gazeteci saldırıya uğradı!..





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Saldırıları kınıyoruz. Hepsinin failleri yakalandı ancak ifadeleri alındıktan sonra hepsi serbest bırakıldılar. Yaptıklarının yanlarına kar kalacağından emin bir şekilde, ellerini-kollarını sallayarak aramızda geziyorlar. Eli kalem tutan gazetecilere silah doğrultan eller adaletle kırılmadıkça, bu alçakça saldırıların artarak devam edeceğinden endişeliyiz” dedi.



    16 OCAK GURUR GÜNÜ BİR ARAYA


    GELEN GAZETECİLER YASAĞI SANALLA DELDİLER..


    Aylardır hayatı durduran pandemi paniğinin devam ettiği şu günlerde yasaklı bir hafta sonunu daha geride bırakan insanların gözü, kulağı, fili olan gazeteciler bir taraftan haberleriyle görevlerini yaparlarken diğer taraftan kendi sorunlarını masaya yatıran toplantılar yaparak bir araya gelmeye devam ettiler.


    Aralarında, Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fakir Yılmaz’ın da bulunduğu gazeteciler, sanal ortamda da olsa bir araya gelerek gerek gündem,  gerekse kendi sorunlarını tartışmaya devam ettiler.

    Tüm İletişim Medya (TİMEF) in önderlik ettiği Anadolu Medya Çalıştayı çerçevesinde bir araya gelmeye devam eden ve Medyası Güç Birliği Projesi olan proje üzerinde sanal ortamda tartışan birçok gazeteci, gazeteciliğin içinde bulunduğu sorunları tartışıp, çözüm önerilerinde bulundular.




    Gazeteci Şakir Gürel’in önderlik ettiği ve Türkiye’nin yedi ayrı bölgesinden, her biri alanında yetkin gazete, radyo ve televizyon sahibi, Basın Meslek Kuruluşlarının Başkanları olan gazeteci/yayıncının sanal ortam da buluştuğu geçtiğimiz hafta sonu her alanda birlikteliğin önemine dikkat çekilirken, ulusal basının ana harteli olan yerel gazetecilerin kendi haber ajanslarını kurma fikrini de görüşüp, bunu ortaya koymanın ilk yolunun tüm gazetecilerin daha çok kişiye ulaşmasını ve kamuoyu oluşturmasını istedikleri haber/yorumlarını bir birlerinin yayın platformunda paylaşmalarını da konuştular.



    16 Ocak Basın Onur Günü Unutulmadı..


    Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 16 Ocak 1923’te Kocaeli Kasrı Hümayunda düzenlediği ilk basın toplantısının basın tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu adına gazetecilerin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Atatürk, 16 Ocak gecesi saat 21.30’dan sabaha karşı 03.30’a kadar yaklaşık 6 saat boyunca o dönem ülkemizin önde gelen gazetecileriyle bir araya gelmiş, Türkiye’nin yönetim şeklinin Cumhuriyet olması gerektiği fikrini ilk kez dile getirmiştir.


    Üstelik Gazi Mustafa Kemal, çok kısa süre önce değerli annesi Zübeyde Hanımının vefat haberini almış, ancak acısını içine gömerek Kocaeli ziyaretini iptal etmemiştir. Bu da gazetecilere ve Kocaeli’ne ne kadar önem verdiğini bir kez daha ortaya koymaktadır’’ açıklamasını yaparlarken bu günün yani 16 Ocakların adeta unutulduğu ve gazetecileri öteleyen, bölen anlayışların hüküm sürdüğü bugün tüm gazetecilerin bir arada olması gerekliliğinin önemine dikkat çekildi.


    Engin Gayrimenkul Yönetim Kurulu Üyesi, Ardahanlı İş insanı Üzeyir Engin’in sahibi olduğu Yıldız En TV’de her perşembe günü saat 16.30 ila 18.30 aralarında canlı olarak yayınlanacak olan ‘Hayata Dair’ adlı programa gerek stüdyoda gerekse ekranda konuk olarak bulunacak herkese en güzel yayın sunulması hedeflenmekte.

    Gazetecilik mesleğinde her gün yorum ve haber yaptığı kendisine ait yerel gazeteleri ve internet sitelerinin yanı sıra ulusal gazete ve haber ajanslarına muhabirlik, İstanbul ve Kocaeli yerelinde etkili olan Gazete ve internet haber siteleri Damga, Gebze Hürses, Kocaeli Bakış’ta yorumlar yazan Gazeteci Fakir Yılmaz aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve ARDAFED Başkanlığını sürdürmekte.


    Daha önce Seymen TV, Gala TV, Yaşam TV ve bazı radyo kanallarında canlı yayınlar da yapan Gazeteci Fakir Yılmaz Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Jüri Özel Ödülü, Gazeteci Metin Göktepe adına verilen ödülün yanı sıra bir çok plaket ve başarı belgesi sahibi bir gazeteci olarak hem mesleğini hem de başında bulunduğu stk’lar aracılığıyla yaptığı çalışmalar ve ortaya koyduğu çabalarıyla bu kez YILDIZ EN TV’de en iyisini yapmayı hedefliyor.



    O Limanla, Fenerin Hikayesi…

     


    Bugün bir cumartesi günü yazısı daha..


    Ve bu günleri yazmaya çalıştığım, adına da ‘Cumartesi yazılarım’ başlığını koyduğum yazılarımın devamı niteliğindeki yazımın adını değiştirtenlerin bir sorusuyla karşılaştım.


    Bir önceki yazımda son liman dediğim limanın kim olduğunu merak edenler olmuş.. Ben de o yazımda bahsi geçenin yani o limana gemiyi çektirenin parlayan ışıklarına esir olduğum Deniz Fenerine sorun dedim..


    Merak edenler erinmemiş çoğumuzun Face, WhatsApp , instagram ve son olarak telegram ya da iktidarın çok bilmişlerince yapılan Bip yüzünden artık unuttuğum mektuplar gibi unutulan o fenerleri aramaya başlamışlar..



    Ve olsa olsa bu gemiyi son limana çekenin mavi denizin kızı yani deniz kızı olacağını tahmin ederek durmadan dönen, döndükçe ışık veren yüzü ile deniz fenerine yaklaşmışlar..


    Ve o fenerin Don Kişotun atına binip, hırsla üzerine gittiği yel değirmenlerinden farksız bir tablo ile gelen meraklıları daha da meraklandıran bir yola başvurmuş..


    Şaşırmış o limanı ve gemiyi merak edenler kala kalmışlar, karanlıklar içinde hırçın dalga sesleri ile irkilirlerken..


    Zira o geminin yanaştığı limana değil, deniz kızı kadar güzel, masum, kendi etrafında dönerken ışık veren deniz fenerine yanaştığını anlamamış, saf saf baka kalmışlar..


    Ve geminin limana değil, deniz fenerine uzanmak, tutmak isterken yarattığı hırçın dalgalar arasında kaybolup gitmişler..


    Gemi ile Deniz Feneri birbirine ışıklarını saçarak, güzelliğe, aşka, sevgiye, yeni birlikteliğe yön göstermeye başlayıp, yeni limanlara, hayatlara ve tsunami olsa da tüm dalgalara inat yol almaya başlamışlar…



     


    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 





    arşiv haber 15/11/2018 tarihli haber


    Başta üç gümrük kapısı olmasına karşın ithalat ihracatın yanısıra yabancı ve yerli turist giriş çıkışının yok denilecek kadar az olduğu Ardahan da onca sorunu görmezden gelen sözde gazeteciler kar yağışı ile birlikte muhabirliklerini yaptıkları ajanslara bolca kar haberi attılar.


    Geçtiğimiz günlerde yağan ve Ardahan’ın genelini saran kar yağışının kent merkezinde etkili olmaya başladığı Ardahan da kara kış resmen start verdi. 


    Kar yağışı ile birlikte Ardahan ve ilçelerin genelinde soba ve kaloriferlerin yandığının görüldüğü şu günlerde başta Çıldır-Aktaş gölünde olmak üzere bir çok sulak alanda ki kuşların daha sıcak yerlere gitmek üzere Ardahan’dan göç ettikleri görüldü. 


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi kimlerin belediye başkan adayı kimilerinin ise belediye meclis üyesi olacağı birinci gündem maddesi olan Ardahan’da alt yapı sorunu gibi onca sorunu görmezden gelen sözde gazetecilerin kar yağışı ile birlikte bolca haber yaptıkları görüldüğü Ardahan da ilk etkili kar yağışı ardından çok çalışıyor denilen İl Özel İdarenin ilgi alanında olan bazı köy yollarında daha en baştan kapandığı da dikkatlerden kaçmadı.


    .








    • HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




       





  • KAR ADAM, SEVGİLİ OLDU, TERS DÖNDÜ VE EVE GİRDİ!


     


    Sıkıyönetim yasaklarına dönüşen pandemi yasaklarının uygulandığı iki günlük sokağa çıkma yasaklarının devam ettiği hafta sonu yağan karların cadde ve sokaklara döktüğü insanların kardan adamlar yaparak, kar yağışına sevindikleri görülürken bu sevincin kardan eserlere dönüştüğü de dikkat çekti.

    Kiminin yaptığı kardan adamı ışıklandırdığı, kiminin bulduğu kayak malzemelerini giyinip kendisini dışarıya attığı görülen hafta sonu yağan kar en çok aylardır evlerde adeta esir kalan çocukları sevindirdi.




    Yaptıkları kardan adamları evlerine kadar taşıyan çocukların yanında ayaklarına taktıkları kayak ve giyindikleri kar kıyafetleri ile caddeleri kayak pisti yapan büyüklerin de yağan karın sevincini ortaya koydukları dikkat çeken hafta sonu yağan kar, aşklarını anlatmak isteyenlere de ilham verdi.




    Kardan sevgilileri buluşturan Eskişehirli, Kardan adamı ışıklandıran Kocaelili, Kardan adamı ters yapan Ardahanlı, Kardan adamları evlere taşıyan çocukların sevincinin yanında aniden bastıran kar başta araba kazaları olmak üzere çeşitli olumsuzluklara da neden oldu.




    İstanbul Büyükşehir’in ana arterlerde oluşturduğu tuz dağlarının yanında kar temizleme araçları ve trafik ekiplerinin de yaşanabilecek bir olumsuzluk için tetikte beklediği dikkat çekti.
    Ardahan’da akşam saatlerinde başlayan ve sabaha kadar devam eden kar yağışı sonrası kent beyaza büründü.


    Ardahan’lıların kar yağışından etkilenmemeleri için sabahın ilk ışıklarında kaldırımlarda kar temizliği yaparak yollara tuzlu kum atan Ardahan Belediyesi temizlik ekibi ‘Siz evde kalın, biz karları küreriz’ deyip , kar ekibine dönüştü ve kent merkezine yağan karları kısa sürede temizledi.


    Öte yandan Ardahan’ı diğer kentlere ve ilçelere bağlayan yollarda Karayolları ve İl Özel İdare ekiplerince temizlenip, buzlanmaması için tuzlandığı görüldü.


    Türkiye’de yağışların mevsim normallerinin altında olması nedeniyle kuraklık tehlikesinin etkisini göstermeye başladığı dönemde Meteoroloji’den sevindiren haber geldi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinde cumartesi gününe ilişkin yayımlanan rapora göre; İstanbul ve Kocaeli’nin aralarında bulunduğu 43 il için kar yağışı ve karla karışık yağmur uyarısı yapıldı.



    HANGİ İLLERDE KAR YAĞIŞI ETKİLİ OLACAK?


    Meteoroloji’nin yayınladığı raporda; kar yağışı uyarısı yapılan iller şu şekilde sıralanmıştır; Ağrı, Kars, Ardahan, Erzurum, Muş, Bitlis, Bingöl, Bayburt, Gümüşhane, Erzincan, Tunceli, Elazığ, Malatya, Sivas, Yozgat, Kayseri, Kırşehir, Niğde, Aksaray, Karaman, Bartın, Karabük, Bolu, Düzce, Sakarya, Bilecik, Eskişehir, Afyonkarahisar, Isparta, Burdur, Kütahya, Uşak, Yalova, Kocaeli, Balıkesir, Çanakkale, İstanbul, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli.

    2 İLDE KARLA KARIŞIK YAĞMUR BEKLENİYOR 

    Öte yandan, Artvin ve Zonguldak’ta da karla karışık yağmurun etkili olması bekleniyor.



    10 OCAK MEDYA TÜCCARLARI…


    10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yayınlanan onca iyi niyet ve samimiyetsiz hazır kalıp mesajları ve gazetecileri çok da önemsemedikleri, sevmedikleri ve yaşamları için bir damla suyu bile çok görmeleriyle bilinen, tanınanların düzenlemiş olduğu “sözde gazeteciler günü” toplantı ve etkinliklerinin bir yenisinin daha geride kaldığı şu günlerde başta CHP Genel Başkanı K. Kılıçdaroğlu olmak üzere birçok isim gazetecilik mesleği olan basın ve medya özgürlüğünden bol bol dem vurdular.


    Genelde iktidarların baskı ve sansürlerinden bahsedilen bu dem vurmalarda görünmeyen asıl sansür ve baskının yani kendince oto sansürün, aslında gazeteci olmayan medya tüccarları olduğunu da anlamaz görmezler.


    Örnek mi; Aydın Doğan, Cem Uzan örneğinde ki gibi medya tüccarlarının hala var olduğu ve medya, gazeteler ve gazeteciler üzerinde kurdukları baskı buzdağının görünmeyen öteki gerçek yüzüdür.


    35 Yıla dayanan mesleğin içinde gerçek anlamada işini yapmaya çalışan bir gazeteci olarak her gün, her saat haber üreten, beynindeki düşünceleri yoruma döken adeta bir fabrika işçisi gibi emek verip alın teri dökerken medya tüccarlarının ihale alma/almama korkusu, var olan ve her gün biraz daha büyüyen rantlarına rant katma hesaplarına takılıp, tökezledikleri asıl sorun, gerçek baskı ve sansürdür.



    Kılıçdaroğlu’nun bu yönde ki sözde önerileri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Demokrasi var, Basın özgürlüğü var ama gazeteci geçinip, eleştiri dozuna dikkat etmeli’ şeklindeki aba altından sopa gösterdiği son 10 Ocak demeciyle sözüm ona savunulan basın/medya özgürlüğünün gerçek anlamda olabilmesi için öncelikle medya tüccarlarının basın ve medya üzerinde ki baskılarını, oto sansürlerini göz ardı etmemek gerek.


    ‘Hükümet, iktidar bir şey diyer’ diyerek manşet olması gereken haberleri görmezden gelenler, indirtenler, çöpe atanlar, falanın filanın yani köşe yazarlarının günlük yazılarını ‘reklam alamam, resmi ilanlar kesilir’ diyerek yayınlatmayan, okutmayanların gücü elinde tutan, her iktidarın yanında, onların asıl destekçileri ve gerçek iktidar olan iş insanı, iş adamı reklamları değil mi basın ve medya üzerinde ki asıl sansür, baskı?!.


    Bilmem ama bunu kırmanın ve gerçekten çalışıp, işini severek yapan gazetecilerin gazetelerinin, medyasının devamı için biz halk önce okumayı sevmeli ve her gün bir ekmek, bir sigara yada bir oje aldığımız ülkede birde gazete alırsak o zaman gerçekten özgür basından bahsedilir ve asıl sahibinin medya tüccarları değil, okuru olduğunu anlarız 82 Milyonluk ülkede 1 milyonu at yarışı, bir milyonu magazin, bulmaca olan 700-800 bin yani toplam 3,5 milyon yada bilemediniz 4 milyon ciddi yazı ve haberlerin olduğu gazetelerin satıldığı ülkemde..



     


    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 





    Karanlıkta çalışıyorlar..


    AK PARTİ 2. SIRA ADAYINI YEDİLER!


    arşiv haber 22/05/2015 tarihi haber


    Kısa bir süre kalan seçimler öncesi çalışmalarına devam eden AK Parti aldığı tepkiler üzerine gündüz çalışmalarına ara erip, geceleri ev ev dolaşarak oy istediği dikkatlerden kaçmazken, 4 yıldır milletvekili olduğunu unutan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın ilçesi Göle’de ki işsizlere iş vaadi yaparken, diğer ilçelere gitme gereği görmüyor.

    Çünkü seçilme şansı olmayan 2. sıra adayının gitmediği Posof’ta, Hanak’ta, Damal’da, Çıldır’da e merkezde alacağı  oylara razı olmuş..



    AK PARTİ 2. SIRA ADAYINI YEDİLER!

    Ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da kan kaybı yaşayacağı ileri sürülen AK Parti Ardahan 2. sıra Milletvekili adayı yaş gününü parti binasında kutladı.

    Yunus Baydar’ın fotoğrafı ile süslenen yaş pastayı kesip, yiyen AK Partililer Baydar’ın yeni yaşından dolayı kutlamayı unutmadılar.


    **Yunus Orhan için el öpüyor!..


    Öte yandan doğum gününü kutlayan  AK Parti 2. Sıra Adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar’da seçim çalışmalarını kuzey ilçelerinde devam ettiği görülüyor.


    Son olarak, Posof ve Hanak’ın köylerine giden Baydar’ın çırpınışlarını görenler, ‘Yunus Orhan İçin El Öpüyor. Ama bu da AK Partinin  değil iki bir milletvekili çıkarmasına yetmeyecek’ demeleri dikkatlerden kaçmıyor.






     



    • hedef kitle: hitap edilecek kişi ve toplulukları belirleme
    • tanıtım çeşidi: hangi yoldan reklam yapılacağının tespiti
    • yayın araçları: kullanılacak tanıtım organlarını belirleme
    • sonuç takibi: dönüş ve talepleri belirleme
    • analiz ve çözüm süreçleri ile takip edilen tanıtımlar başarılı bir markalaşmaya imza atmanızı sağlıyor.

    • Reklamın Önemi – Neden Reklam Vermelisiniz?


      Reklam herhangi bir ürün ve hizmetin müşterilere tanıtılması için ideal bir yöntem. Küçük ya da büyük kuruluşlar bütçelerine göre reklam çeşitlerini belirleyerek akılda kalıcı ve ikna edici tanıtımlara imza atabilirler. Eğer siz de reklam yaptırırsanız;

    • Rakiplerinizden sıyrılırsınız.
    • Marka kimliğinizi tanıtırsınız.
    • Farklı reklam yöntemlerini kullanmış olursunuz.
    • Yayılma ve genişleme hızınızı artırırsınız.
    • Güncel bilgiler verirsiniz.
    • Kampanyalarınızın satışını artırırsınız.
    • İsminizi ve logonuzu akıllara kazırsınız.
    • Güvenilirliğinizi artırırsınız.
    • Sektörünüzde tercih edilen bir marka olursunuz.

    • En Çok Tercih Edilen Reklam Verme Modelleri


      Değişen ve gelişen reklamcılık sektöründe kullanılan araçlar da her geçen gün yenilenmektedir. Klasik yöntemlerin yavaş yavaş terk edildiği tanıtım modellerinden en çok kullanılanlar:

    • Gelişen internet dünyası ile yukarıdaki klasik yöntemlerden bazıları önemini yitirse de tanıtım sektöründe her koldan saldırmak başarılı olmanın ilk anahtarıdır. Sektörünüze göre yapılan tercihler ile sağlam adımlar atabileceksiniz.

    •  


      BAŞARILI BİR REKLAM SİZLERE:

    • güç
    • prestij
    • marka değeri
    • gelir
    • güvenilirlik
    • olumlu imaj
    • farkındalık kazandırır.

    • BAŞARISIZ BİR REKLAM SİZLERE:

    • gelir
    • kalite
    • bilinirlik
    • güç
    • değer kaybettirir.
    • .









      HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




       





  • ENERJİYİ HER YERE TAŞIYAN FİRMA ORGAZ!


    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    https://www.orgaz.com.tr Ardahanlı İş insanı Tuncay Şentürk’ün Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı ve her geçen gün ülke ve dünya markası olma ilkesiyle büyümeye devam eden ORGAZ başta LPG’li araç ve cihazları olmak üzere bu cihaz ve araçları destekleyen enerjiyi her yere taşımasıyla biliniyor.

    Alçak ve yüksek basınç regülatörleri, valfler, ocaklar, brülörler, fenerler, tüp emniyet valfleri, ısıtıcılar, ocaklar, fırınlar, barbekü, kaynak meşale, kamp ekipmanları, hortumlar, hortum kelepçeleri gibi LPG ekipmanı ve küçük elektrikli ev aletleri üretiminde uzmanlaşmış ve ürünlerini Avrupa kalitesinde Uzak Doğu Fiyatlarında bulabileceğiniz ORGAZ LPG Ekipmanlarını ORGAZ ve GASPOWER markaları altında, Kartuş grubu ekipmanı ORCAMP ve CAMPINGMAN markası altında, Tüp  emniyet valfleri ORG markası altında, Elektrikli ev aletleri ise ORHOME ve SCHANAL markası altında tüketiciye sunuyor. Merkezi İstanbul’da bulunan ORGAZ’ın diğer bir firmasının adı da Ardahan’dan alınmış olan ARAHAN.. 




    ORGAZ kalitesi, prestijli onaylarla Türk TSE belgeli, CE Belgeleri CERTY GAS, Pi tarafından TÜV SÜD tarafından onaylanmıştır. ORGAZ, Türkiye’!nin  Avrupa Özel Topluluğuna üyeliğinden dolayı müşterilere vergi avantajı sağlayan  EUR.1, A.TR EURO-MED sertifikalarının tümünü ürünleri için verebilir. ORGAZ, tedarikçilerinden biri olan SHV Enerji..

    Ä°ç pazarda yaygın bir iştirak sistemine sahip olan ORGAZ bugün 74 ülkeye ihracat yapıyor ve Ä ihracatı  toplam satışları yaklaşık yüzde 70’ini oluşturmaktadır. 

    ORGAZ’IN Ürünleri ağırlıklı olarak Afrika, Avrupa, Orta Doğu ve Rusya’ya ihraç edilmektedir.



    SON LİMAN…


    Hiç düşündünüz mü bilmem ama benim yıllar önce gördüğüm bir rüyanın etkisinde kalıp, dalgaların arasında kaybolacağımı hep düşündüğüm o devasa okyanusları..


    Bilmem ama traktörün altına düşüp, sol ayağımı kırdığım, sıcak suyun içinde yanan sol kolum, yine solumdan yediğim kurşun sonrası aynı taraftan aldığım bıçak darbesi ve ters dönmesine karşın, çevreye yayılan onca lpg tüplerinin bir kıvılcım bile almadan, patlamadığı ve benim bir yerim kanamadan altından çıktığım kamyon kazası ardından yaşam denen okyanusta yol almaya, yüzmeye devam ediyordum.. Ve önce Kocaeli otoyolunda sonra Erzincan karayolunda pert olan araçlardan sağ çıkıp onca dert, kerameti, benlik kıyametleri aşıp hala yaşamam, belki de o gördüğüm rüyayı doğrular gibi..


    Sanki öyle olduğundan gibiymiş gibi kısa süre içinde zoraki aldığım pasaportu cebime koyarken kırmızı kabına uzun uzun bakışımla yeniden hatırlıyordum o bir çoğumuzun aklına bile gelemeyen ve arada, sırada tesadüfen de olsa izlediğimiz belgesellerde gördüğümüz o içi başka ama birçok kollu Ahtapot , köpek balığının yanında bizlere benzeyen Yunuslar gibi onca canlının yaşadığı bir dünya olan okyanusları aşıp, son limana yanaşan bir gemi gibiyim sanki..


    Evet, hiç düşündünüz mü bilmem ama o dev dalgalara sahip, yer sarsıntıları ardından oluşan tsunamilerle karaya doğru gelip, yer çekimi ile geri çekilen mavi sulu, tuzlu, tuzsuz ve Kur’an ı Kerimde belirtildiği gibi birbirine karışmayan okyanusları…



    Kimimizin pandemi korkusuyla sosyal hayatı unutup, whatsapı dert ettiğimiz sanal ortamı düşünürken, kimimiz ise adeta gündemi değiştirip, kendisini çukurdan öte suçlamalarla tanınan iktidara söylediği ‘sözde’ lafı ardından 1 Milyonluk dava ile karşılaşmanın şokunu, kimi ise ‘Hukuk karar verecek’ derken elinin altına aldığı adaletin kalmadığı yönündeki feryatlara ‘Atı alan Üsküdar’ı Geçti’ diye 18 yıldır işine bakıp, bir 5 yıl daha sakin, sakin saadetleri ziyaret ediyor..


    Her canlının er geç yanaşacağı ve gömülüp, batacağı limana varma heyecanının aslında yaşamın asıl kaynağı olduğunu anlamadan okyanusu dalgalandıran pervaneyi döndürmeye, dümeni kırıp, kırıp, son olduğunu bilmeden hırsla, arzuyla çevirmeye devam ederiz.


    Bir düşünün onlarca küçük kayığı, delinerek su almış nice takaları, kayalara çarpmaktan darmadağın olmuş kayıkları, demir attıkça halatları parçalanmış vapurları..


    Ve sizin de yaşam boyunca yaşadığınız dert, garabet, aşk, gözyaşı, mutlulukla kazanmış olduğunuz tecrübelerle dolmuş, büyümüş, yaşlanmış, yorulmuş ve adeta gemi olmuş gönlünüze o okyanusun azgın dalgalarını adeta bir tsunamiye çevirerek son liman olduğunu bilmeden yeni bir limana yanaşıyorsunuz.



    Sizi bilmem ama ‘kara göründü’ diyen tayfa gibiyim ben ve iktidarda ben, devlette ben gerisi terorist diyen birileri sanki..


    .



     


    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 




     


    Dağ Taş Atatürk!


    arşiv haber 02/08/2017 tarihli haberler ve yorum


    Son olarak Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Atatürk büstüne “Dinimizde putperestlik yoktur” diyerek elindeki tahra ile zarar vermeye çalışıldığı bir süreçte yeni bir Atatürk silueti fotoğraflandı.


    Her yıl 5 Haziran ile 15 Temmuz tarihleri arasında Ardahan’ın Damal ilçesinde ortaya çıkan Atatürk’ün silueti, bu yıl ilk kez Kars’ın Susuz ilçesinde ortaya çıktı.


    Ardahan’ın Damal İlçesinin yanı sıra Göle, Ölçek ve Yaylacık köylerinin yakınlarında bulunan dağlara da yansıyan Atatürk’ün siluetin bu kez Kars sınırlarında görünmesi dikkatlerden kaçmazken bu durumu değerlendirenler ülkenin kurucusu Atatürk’ün izinin bu ülkenin her yerinde olduğunu ve silinemeyeceğini belirtmekteler.



    **Atatürk’ün Korumasına Anıt Yapılmadı..


    Dağında Taşında Silueti görünen Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Atatürk’ün Çanakkale Savaşında yakın koruması olan Celal Tunuslu’ya yapılacağı söylenen anıt mezar hala yapılmadı.


    **ATATÜRK’ÜN YAKIN KORUMASI ARDAHAN’LI


    Çanakkale Savaşlarında bizzat cephede düşmana karşı savaşan Mustafa Kemal Atatürk’ün yakın koruması Posoflu er Celal Tunus’tu. Dört yıl boyunca savaşlarda askerlik yapmış olan Celal Tunus Posof’un Ğevat köyünden (Aşık Üzeyir köyü) olup daha sonra Ardahan’a (Beberekköyü) yeni ismi Çetinsuköyü’ne göç etmişler. Ardahan nüfus kütüğünden T.C.NO:14661023148/Celal Tunus/ Baba adı : Mehmet Doğum yılı Posof 1311 olduğu kayıtlarda görülüyor. Ölüm:11.08. 1958


    Ardahan Belediyesi, Er Celal Tunus un Kurtuluş Savaşında Atatürk’ün yakın korumalığını yaptığını belirlemek amacıyla yazılı girişimde bulunur. Gazeteci Fakir Yılmazın araştırması sonucu tarihi belge ortaya çıkarılır. Dört Yıl Kurtuluş Savaşında bulunmuştu.. Ardahan nüfus kütüğünden T.C.NO:14661023148/Celal/Tunuz/ Baba :Mehmet /Eş: Gülşen /Doğum _Posof 1311 / olduğu kayıtlarda görülüyor. Evli 1936 Ölüm:11.08. 1958


    KÜNYE KAYIT BELGESİ


    Askerlik Şubesi:Ardahan/Defterin adı:Silahaltı/Defter No:3293/Sayfa No:32/Sıra No:82/ Köyü:Beserek (Çetinsi)Lakabı, Tunazoğullarından/ Adı: Celal/Baba Adı: Mehmet/Doğum Tarihi:1311/Hane No:88/Sınıfı Piyade olup,askere duhulü 16.Temmuz .!338 5. Kafkas Fırkası !0.alay,3.Tabur,!0. Bölük !0.Alay,3.Tabur,10. Bölükten 9.5.1339 tarihinde terhis olmuştur. Posof un Hevat Köyü?nden Ardahanın Beberek Köyü 88 no. eve yerli olarak gelir. Posof Askerlik BŞ.10 Eylül 1936 gün ve568 sayılı yazısıyladır.1937 D:4 (imza) Bu künye kayıt belgesi?Silahaltı Defteri? kayıtlarına göre düzenlenmiştir.04.02.2005


    Onay/M. Engin Abuk oğlu /ZD.Öğe..Binbaşı/MSB.Arşiv Müdür Vekili


    Maaşı: 50 kuruş (mühür) /10.Bölük _Kanuni Evvel 1338 nısfı ahir maaşı


    Ailesi Çetinsuköyü (Beberek)’de bulunan Kabri için yetkililerden ilgi bekliyor.


    Çanakkale Zafer Bayramının kutlanacağı 18 Mart’ta Ardahan’da daha ismi bile anılmayan ve yerel basın tarafından ortaya çıkarılan Mustafa Kemal’in Ardahanlı yakın korumasına sahip çıkılarak okullarda öğrencilere ders olarak okutulmasını istenirken, Tunus’a da yaşadığı mezarının bulunduğu Çetinsu köyünde ise anıt mezarının yapılması için gerek Genelkurmay gerekse de Ardahan Valiliği’nin girişimlerde bulunması bekleniyor.


    18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ


    Bugünlere ulaşmamızı sağlayan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanın bölünmez bütünlüğü ve Türk milletinin huzur ve güvenliği için hayatlarını feda etmekten çekinmeyen Aziz Şehitlerimizi rahmetle minnetle ve saygıyla anıyoruz


    KISA BİLGİ:


    Çanakkale savaşlarında bizzat düşmana karşı savaşan Mustafa Kemal Atatürk’ün yakın koruması Celal Tunus Ardahan-Çetinsuköy (Beberek)’li dir. Kabri Çetinsuköy mezarlığındadır. Bu resimde sağ tarafta Gazi Mustafa Kemal’ın arkasında duran asker Celal Tunus dur. Ankara Ulus da ve Taksim meydanında Atatürk büslerinde de yer almaktadır. Doğum: 1311 Ölüm: 11.08.1958


    **ATATÜRK KIŞINDA ARDAHAN’A GELDİ!..


    *29/01/2017 Tarihli Haber


    Yaz aylarında Ardahan’da Damal ilçesindeki Karadağ sırtlarına yansıyan Atatürk siluetinin bir benzeri de Ölçek köyündeki bir dağda belirdi.


    Ardahan‘da Ölçek köyünde bir dağda beliren sureti andıran yansıma, kentteki ikinci ‘Atatürk silueti’ hadisesi oldu.


    ŞAŞIRTAN GÖRÜNTÜ


    Damal ilçesindeki Karadağ sırtlarına yansıyan ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk‘ün siluetine benzerliğiyle şaşırtan görüntü, bu kez Ölçek köyü dağlarında görüldü.




    TESADÜFEN FARK EDİLDİ


    Silueti fark eden Gazeteci Bülent Kılıç, “Saat 12.45 civarlarında Posof‘tan Ardahan‘a geçerken Çamlıçatak Ölçek Köyü mevkiinde dağda bir işaret belirdi. Daha önceden de Damal ilçesinde Atatürk‘ün silueti belirdiği için dikkatimi çekti ve bu anı ölümsüzleştirmek için fotoğraflandırdım. Bugün hava kapalı ama birkaç gün içerisinde yapacağımız çekimlerle daha iyi sonuçlar çıkacaktır” dedi.


    İşte görenleri şaşkına çeviren o siluet; 


    Ardahan‘ın Damal ilçesinde yaz aylarında da bu siluet beliriyor;



    Fotolar: Bülent Kılıç



    Yeni Vali Sınır Valisi Olmalı!..







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

    25 Yılda 13. Valisini karşılamaya hazırlanan Ardahan’a bugün gelerek göreve başlayacak olan Ardahan’ın yeni valisi Mehmet Emin Yılmaz’a onca imkan ve kaynağı olmasına karşın her geçen gün biraz daha yoksullaşan Ardahan’ı uzun uzun anlatmaya gerek var mı bilmem ama ben kendisine bazı önerilerde bulunacağım.



    Çünkü gelip, giden diğer valilerimiz, polisten yada yabancı birinden özel kalem müdürü, toplumdan, tabandan kopuk, çarşı da, köyde gezmeyen etrafındakiler dolaysıyla Ardahan’dan, tabandan kopuk bir valilik yada kendi veya eşlerinin zorlamasıyla Ardahanlılarla bir olmaya çalışması yetmemiş, kendisinden önce ki 12 valinin 8’nin merkeze çekilmesine neden olmuştur..

    Ve bir önerim de vali ile görüşmek isteyenlerin bir yetmedi iki yetmedi 3 kapıyı geçmektense ilk kapıda vali ile görüşecek bir ortam sağlamalıdır.

    Posof ve Çıldır Gümrük kapıları aracılığıyla Gürcistan ve Ermenistan’a komşu kenti, Türkiye’nin Kafkaslara açılan, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol ve Doğalgaz Boru hatlarının yanında TANAP gibi Kars-Tiflis-Bakü Demiryolun geçtiği bir kente yani ithalat, ihracat yapılamayan, Kafkaslara olduğu gibi Karadeniz’e açılan kırmızı et deposu sınır kenti, Serhat Ardahan’a vali olduğunu bilmesi ve bu yönde ortaya koyacağı çalışmalar veye çabalar ile 81 validen daha etkili, yetkili vali olduğunu anlayarak hareket etmesi halinde bölgenin yanı sıra ülkenin süper valisi olabileceğini düşündüğümü belirtmekte fayda var.

    Ülkenin olduğu gibi Ardahan’ın da baş belası olmaya başlayan ancak milyonlar akıtıldığını bildiğimiz Yeşilay, Emniyet ve Sağlık Müdürlüğünün bu yönde ciddi bir çalışmasının göremediğimiz, Bölgesel Amatör Liginde mücadele eden Serhat Ardahan Spor gibi diğer amatör spor dallarından kendi cep harçlıkları ile mücadele eden ve çokta sahip, çıkılıp, değerlendirilemeyen şu günlerde Bonzainin gençleri zehirlemeye başladığı görülen bir kentin valisi olan yeni valimizin İl Tarım Müdürünün de diğer onca müdürlük gibi vekaleten yürütüldüğü kurumun sorumlu olduğu hayvancılık, arıcılık gibi kentin gelirlerinin dinamiklerinin yanında başına geçtiği kentin bir sınır kenti olduğunu ve kendisinin de sınır ticaretini anlatan mevzuatını kendisine yol haritası edeceği bir sınır valisi olarak çalışması halinde göçün hızla devam ettiği Ardahan’ın da kazanan, yaşanılan bir kent olmasına katkı sunacağına inanıyorum.

    Bir çok dairenin vekilin vekili ile idare edildiği Ardahan’da başta kendi yakınları, çevrelerine iktidarın nimetlerini aktaran, kendileri dışında muhalefetin de olduğunu unutan, iktidarın arkasında olduğu, İş-Kur ve diğer imkanları kendilerine, yakınlarına gelir kapısı eden siyasiler yani valilere akıl veren, onları yönlendirmeye çalışanların bunu yaparlarken valileri olduğu gibi hükumetleri, siyasileri, stk’ları korkutup, makama kapatan, tembelleştirenlerin yanı sıra kentin zencileri olarak lanse edilenlerin de dinlenilmesi onların da sık sık ziyaret edilmesi de bir valinin, bir idarecinin başarısına başarı katacağını düşünenlerdenim.

    Devletin, yanı sıra hükumetinde temsilcisi olan valinin devlet ve hükumetin istemlerinin yanında halkında istemlerinin olduğunu bilmesi ve iç içe olacağı halkı arkasına alması halinde devlet ve hükumet kanadından daha güçlü olacağını unutmamasını istediğimiz yeni valimizin emrindeki çalışanlarının hazır kalıp, slayt ve mavi naylon dosyalarda sunduğu raporlara çokta inanmamasını, muhalefet ve muhalif olarak bilinenlerin de ‘Dost acı söyler’ misali değere almasını kendisine fayda getireceğini bilmesini de isterim.

    Toplum nezlinde Ajan diye bilinen Ajans muhabirliği adı altında sözde gazetecilerin çektiği fotoğrafları anlamsızlaştırıp, ulusal ve yerelde manşet yapamadıklarını da ve 22 yıldan fazladır İl Turizm ve Kültür Müdürü olmayan, TRT’nin bile haber yaparken ya Kars’ın yada Erzurum’un ilçesi olarak haber yaptığı Ardahan’ın tanıtımına katkı sunmadığını da bilmesi gereken yeni valimizin çalışmalarını ülke gündemine aktaracak, bu kanalla hala Kars’ın gölgesinde bir ilçe olduğu sanılan kentin önemli bir sınır vilayeti olduğunu da fark edecek, ettirecektir..

    30 Yıldan fazladır kara yollarının başında olan birinin bozuk yollardan sorumlu olduğunu da bilmesi gereken yeni valimizin başta sınırlara, gümrüklere giden yolların yanı sıra kent, köy ve yayla yollarının bozuk olmasının bu kentin en çok homurdandığı sorun olduğunu da bilmesi gerek..

    Yok imkanlarla bir şeyler yapmaya çalışan 5 Belediye Başkanı değil, 6 Belediye Başkanı olan bu kentin tek beldesi olan ve iki yıldır Göle Kaymakamının kurumlarda olduğu gibi Vekaleten Belediye Başkanlığını yaptığı ve elinde alınan hakkını geri almasına karşın iki yıldır seçim yapılmadığı Göle Köprülü (Goreveng) gibi kent merkezinden olduğu gibi gözden ırak Çıldır Kurt Kale, Posof’un sınır kentlerinde sebzecilik, meyvecilik yapılabileceğini ancak başta kurulduğundan bu yana Havaalanı isteyen Ardahanlılar ile bir türlü iç içe olamayan, onların sorununu kendisine ders alıp, çalışmayan üniversite başta olmak üzere İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerinin neden bu yönde ciddi çalışmalar ortaya koymadığını da sorgulaması halinde bu kentin kalkınmasına katkı sunacağına inananlardanım..

    Tırnağı kanayanın pansuman edilip, hemen komşu hastanelere sevk edildiği Ardahan’da ki sağlık camisanın vekalten idarer edilen Hastaneler Genel Sekreteri gibi 81 vilayet içinde eğitim/öğretimde sonlardan bir türlü kurtulamayan İl Milli Eğitim’inde 2016/2017 Eğitim/Öğretimi İl Müdürü olmadan geçirdiğini de bilmesi gereken yeni valimizin internet siteleri ya olmayan yada doğru dürüst güncellenmeyen diğer resmi kurumlar gibi 5 İlçe kaymakamının neden gündeme gelen çalışmalara imza atamadıklarını ve hizmet bekleyen bir ilin tüm yükünün neden sadece valiye yüklendiğini de sorgulaması gerekmektedir.

    Bir şeyler yapmak istediği ve diğer vekillerden daha çok çabaladığına inandığım İktidar Milletvekilinin Ankara’da gelen hizmetleri önce kendi ilçesine aktardığı, muhalefet vekilin Ardahan’dan çok uluslararası çalıştığını da bilmesi gereken yeni valimizin taşınacağı evinin yanı başında ki Polis Evi gibi bir çok kamu binası çürük çıkmış bir kentin başına geçtiğini de bilmesi gerekirken, boşaltılmasına karşın hala belediye ve üniversiteye verilmeyen askeri kışlalar gibi onca kamu binasının da neden değerlendiremediğini de sorgulaması gerekir.

    Damal Bebeği Atatürk Silueti, Çıldır Aktaş, Çıldır Gölleri, Şeytan kalesi, Yeşilim Ormanlar içinde ki Göle yaylaları, Yüksek Okul ve Doğalgaz bekleyen Tanap’ın merkezi olamaya başlayan Hanak, harika doğasıyla Türkiye’nin Davosu olarak adlandırılan Posof ve köylerinin de eşit hizmet beklediği İl Özel İdarenin en iyi şekilde çalıştırılması gerektiği bir kentin valisi olan yeni Valimiz Mehmet Emin Bilmez kentteki ve kent dışında ki federasyon, derneklerle kuracağı sıcak ilişki ile Ardahan’da olduğu gibi il dışında bulunan 600-700 bin Ardahan’lıyla da kol kola gireceğine inan bir gazeteci, iki stk başkanıyım..

    Kısacası yeni valimiz Mehmet Emin Bilmez’in 2 yıl değil, 5 hatta 10 yıl valisi olduğu bir kent olmak isteyen Ardahan’ın valilerden beklentisinin bir hayli yüksek olduğunu da hatırlatır, vali başta olmak üzere bu konuda birinci sorumlu olan ancak kentin tanıtımında büyük rol oynayan yaz etkinliklerinin yani festival, şenliklerin hava durumuna göre en uygun zamanda yapılacağını bile rapor edemeyen Meteoroloji Müdürlüğü gibi adı bile unutulan, olup, olmadığı bilinmeyen Sanayi Müdürlüğü başta olmak üzere konuyla alakalı kurumların sınır ticaret merkezleri kurulması için çaba gösterdiği, gümrük kapıları harıl, harıl çalışan, sınır ticaretinin diğer kapılar kadar olmuş bir kent olması dileğiyle kendisine hoş geldin diyorum..


     






     



    • hedef kitle: hitap edilecek kişi ve toplulukları belirleme
    • tanıtım çeşidi: hangi yoldan reklam yapılacağının tespiti
    • yayın araçları: kullanılacak tanıtım organlarını belirleme
    • sonuç takibi: dönüş ve talepleri belirleme
    • analiz ve çözüm süreçleri ile takip edilen tanıtımlar başarılı bir markalaşmaya imza atmanızı sağlıyor.

    • Reklamın Önemi – Neden Reklam Vermelisiniz?


      Reklam herhangi bir ürün ve hizmetin müşterilere tanıtılması için ideal bir yöntem. Küçük ya da büyük kuruluşlar bütçelerine göre reklam çeşitlerini belirleyerek akılda kalıcı ve ikna edici tanıtımlara imza atabilirler. Eğer siz de reklam yaptırırsanız;

    • Rakiplerinizden sıyrılırsınız.
    • Marka kimliğinizi tanıtırsınız.
    • Farklı reklam yöntemlerini kullanmış olursunuz.
    • Yayılma ve genişleme hızınızı artırırsınız.
    • Güncel bilgiler verirsiniz.
    • Kampanyalarınızın satışını artırırsınız.
    • İsminizi ve logonuzu akıllara kazırsınız.
    • Güvenilirliğinizi artırırsınız.
    • Sektörünüzde tercih edilen bir marka olursunuz.

    • En Çok Tercih Edilen Reklam Verme Modelleri


      Değişen ve gelişen reklamcılık sektöründe kullanılan araçlar da her geçen gün yenilenmektedir. Klasik yöntemlerin yavaş yavaş terk edildiği tanıtım modellerinden en çok kullanılanlar:

    • Gelişen internet dünyası ile yukarıdaki klasik yöntemlerden bazıları önemini yitirse de tanıtım sektöründe her koldan saldırmak başarılı olmanın ilk anahtarıdır. Sektörünüze göre yapılan tercihler ile sağlam adımlar atabileceksiniz.

    •  


      BAŞARILI BİR REKLAM SİZLERE:

    • güç
    • prestij
    • marka değeri
    • gelir
    • güvenilirlik
    • olumlu imaj
    • farkındalık kazandırır.

    • BAŞARISIZ BİR REKLAM SİZLERE:

    • gelir
    • kalite
    • bilinirlik
    • güç
    • değer kaybettirir.
    • .









      HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




       





  • Artvin-Ardahan Yolu Kardan Değil, Kaya'dan Kapandı!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    GAZETECİLER VE WHAPSAP’A YÖNELİK 2 MESAJIM..


    10 Ocak Gazeteciler Günü ve kullanıcılarına yeni bir sözleşme imzalatan whatsApp ile özelde ve sanal ortamda yazdığım iki mesajı bugünkü köşeme alıp, birde sizin değerlendirmenize bırakacağım.


    Çünkü her iki mesajda anlatmak istediklerim sizide ilgilendiriyor..


    Buyurun yasaklı ve evlerde hapis kaldığınız bir günde hep birlikte okuyup, yorumlayalım bugünkü yazımı..


     


    *10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Mesajım..


    Bugün, oturduğu yerden AL/YAPIŞTIR la gazete çıkarıp, SİYASİ, KAMU görevlisine yalakalık için el, ayak avuçlayıp, başımıza gazeteci olmuşların DEVLETİN yani HALKIN paraları ile var olan BANKA KREDİLERİ, REKLAMLARI, BELEDİYE vb. İmkânları ile medyacı olanların değil, ‘Gazeteciyim’ deyip, bu yolda tüm gönlü, kalbiyle çalışan, emek veren, yolundan şaşmayan olanı, görüneni, yazılması gerekenleri yazan 10 Ocak Gazetecilerin Günü.. 


    Not: Gazete bayisinde her gün ve günlük bir gazete almayıp, SATILIK BASIN diyen sizin bugünle ilgili sahte, sanal mesajlarınızı kabul görmüyorum, bilesiniz..



    *Whatspp Sözleşmesi Mesajım..


    whatsapp başta kadınlara yazılan mesajları yani o bilgileri zaten baştan beri not etmiş ne alaka sizin bakan, asker, üst düzey bir kamu idarecisi ya da temiz paraların (!) ütüleyicisi olmanızı bekliyor.. 


    Olduğunuzda da zaten bir dosya ile gelecek kapınıza dost Amerika (!) veya teknolojik imkanlar ile dünyaya güç veren ülke ya da şirketler..


    Ve size


    şu çıkar işini imzala, onayla diyecek… 


    Sorunsuz, sualsiz imzaladıysan tamamdır ve Türk-ABD ya diğerlerinin yani teknolojik imkân, silahları elinde tutanlarla olan dostluğuna katkı sundun demektir!.. 


    Ha olur ya benden manyak davranıp, çok akılı olduğunu ima eder gibi imzalamadıysan sorun yok basın ve medya ve sanal ortam burada.. 


    Yani kısacası ABD’de de Clinton’un ofis olayı, Türkiye’de Baykal veya 17/20 Aralık Dolarcıklar dolu ayakkabı kutucukları olayı.. 


    Ya da önce Uzan sonra Sarraf son olarak da Kars/Digorlu ayakkabı boyacısının başına gelen olayı ve whatsapp, facebook, twitter ortamı.. 


    Yoksa çeper dibindeki Heço’nun ve onun yazıştığı Hatçe’nin özelleriyle uğraşıyor mu sanırsınız..


    Şimdi tercih sizin; Ya tamam ya devam.. 


    Ha tırsıp, tamam deseniz de şimdiye kadar yazıştıklarınızda silinmiyor, ‘not’ diye günü o günü bekliyor.


    Kısacası; O gün ola hayrola…


    . 


    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 




    SİZ ÖNCE YOLLARI AÇIN HELE!..


    arşiv haber 15/12/2016 tarihi haberler/yorum


    Kardan dolayı birçok yol ve okulun kar nedeniyle tatil olduğu, CHP Ardahan Milletvekilinin, ‘Ardahanlı çocuklar üşümesin’ deyip, yurt genelinde Ardahanlı çocuklara yardım topladığı şu günlerde iktidarda bulunanAKP’liler, Ardahan’da’ da ‘Ardahan’dan ‘Halep’e Yol Açın’ başlığı ile Suriye’nin Halep kentinde yaşayanlar için kampanya başlatıldı. Ardahan Belediyesinin, Halep İçin Yardıma Çağırıyoruz’ adıyla başlattığı, Valiliğinde destek verdiği kampanya ile Halep’ye yönelik yardım toplanmaya başlandı


    Dün Kobani için yardım toplanan Ardahan’da bu kez Halep için yardım kampanyası başlatıldı..



    **BELEDİYE HALEP’E, CHP MİLLETVEKİLİ ARDAHAN’A..


    CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın, ‘YOKSUL ÇOCUKLARIMIZA YARDIM!



    Türkiye’nin yoksul kentlerinin başında gelen Ardahan’dan Halep’e yardım kampanyası başlatan AKP’li Belediye yardım tır’ı için çalışmalar başlatırken, CHP Ardahan Miletvekili,’Karlı uzun yollar; sabahın dondurucu okul saatleri; yırtık çoraplar ve su alan burnu ezik eski ayakkabılar; donan kirpikler; kazaksız, atkısız ve montsuz geçen yoksul çocukluğumuz; 



    Merhametli bir el ve kocaman bir gönül olsa da duysa çığlıklarımı ve ezik hissettirmese elin şımarığına kara kışın ortasında….



    Biz Serhat Ardahan’ın yoksulluğu iliklerine kadar hissetmiş ve ayakta kalmayı başarmış alnı açık başı dik onurlu vatanseverleriyiz. 1000 öğrencimize giyim ve kırtasiye malzemesi hazırladım. Siz de katılın bu rakam çoğalsın. Yoksulumuz bizimdir. Çaresizimiz bizimdir. Allaha inanan insanlar imkanlarını paylaşır. Zira, hiç birşey bize kalmayacaktır… çağrısıyla başlattığı yardım kampanyası ardından toplanan yardımlar Ardahan’a ulaştırıldı.


    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, ‘Ardahanlı Çocuklar Üşümesin’ kampanyası kapsamında Ardahan‘a geldi.

    CHP Ardahan İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, ‘Ardahanlı Çocuklar Üşümesin’ kampanyası kapsamında Ardahan‘da bulunduğunu söyledi. Geçmişte yaşadığı zorluklara vurgu yapan Yılmaz, “Burada zaman geçse de hayat koşulları çok fazla değişmedi. İnsanların ekonomik şartlarında çok fazla bir iyileşme olmadı. Son bir ay içerisinde benim şahsi sosyal medya hesabımdan başlattığım ‘Ardahanlı Çocuklar Üşümesin’ kampanyası çerçevesinde çok ciddi bir yardım aldık. İhtiyaç sahibi çocuklarımıza bu yardımları ulaştırmak ve bu ağır kış şartlarında daha konforlu bir şekilde okula gidip gelmelerini temin edebilmek ve bu dayanışmayı yerel ölçekte sağlayabilmek amacıyla bu kampanyayı başlattık. Yardım yapan kardeşlerimize ve bu kampanyaya inanan, şahsımda Ardahan‘a el uzatmak isteyen bütün dostlara teşekkür ediyorum” dedi.



    BİR DUAYENLE GÖRÜŞMEK..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

     

    Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanılığı üstlenmeden önce ve sonrası verdiğim mücadelenin başında gelen beni sevsin veya sevmesin, benim dünya görüşüme katılsın yada katılmasın her Ardahanlı ile bir araya gelmek, onların da bir birleri ile bir araya gelmesi ve ülke genelinde güçlü bir lobi oluşturmalarını sağlamalarına yardımcı olmaktır.


    İşte 48’ine dayanan yaşamımın büyük bölümünü bu yolda harcayan biri olarak geçtiğimiz günlerde, ‘Babama söz verdim’ adlı kitabında yazarı olan Türkiye’nin değil Dünya’nın dev şirketleri arasında bulunan Nurol Holding’in kurucusu, Ardahanlı hemşehrimiz olduğunu çoğu insanın bilmediği Sayın Nurettin Çarmıklı’yı Nurol Holding’in Genel Merkezinde ziyaret etme imkanı buldum.

    Okumaya devam ettiği son kitaplarımın arasında olan ‘Babama söz verdim’ adlı kitabın satır aralarında adına rastladığım ve hemen telefonuna sarılıp, Nurol ile beni görüştür’ diye rica ettiğim babamın yakın arkadaşı, ellerinden öptüğüm Asım Avşar amcamızın aracılığı ile ulaşabildiğimiz iş dünyasının duayenlerinden Nurettin Çarmıklı’ya giderken yaşadığım heyecanı anlatmak kadar Ardahan’ın Göle ilçesinin üniversite öğrencisi yetiştiren Okulu yaptıran Çarmıklı’nın bizi bir baba sıcaklığında karşılamasını anlatmak kadar zor..

    Çünkü bir dünya devi olan Nurol Holding’in kurucusu olan Sayın Çarmıklı ile görüşmek için ARDA/FED Başkan Vekili Mahmut Şenel ile İstanbul’dan Ankara’ya giderken yaşadığımız heyecanı en aza indirmek için büyük çaba sarf ettiğimizi, Ankara’ya nasıl girdiğimizi anlamadığımızda anlıyorduk.

    Benim Ardahanlıların Ankara datası olarak sevip, saydığım İlke Dershanesinin sahibi, eğitimci Metin Demir’i de yanımıza alıp, yanına gittiğimiz Çarmıklı’nın, onca büyük bir şirketin sahibi olmasına karşın bir bakkalı olupta, iş piyasasında iş adamı olarak bilinen ama burnundan kıl aldırmayan, aradığınızda ya hiç gitmediği ‘havaalanındayım’ yada yalandan ‘Toplantıdayım’ diyenleri utandıracak bir olgunlukla bizleri karşılaması gerçekten ders alınması gereken bir davranıştı.

    Bir iş adamlığından kapısına gelen misafir hemşehrilerini bir baba sıcaklığında karşılayan ve yoğun gündemine karşın zaman ayıran, ailesi ve yöneticileri ile yemek yediği masada konuk etmesi Nurol’un başarısının altında yatan en önemli sermaye olduğunu da anlıyorduk. 

    Çünkü duayen bir insanın nazikliğini, güzel kalpliliğini geçte olsa bizzat yerinde yanında his etmiştik.

    Ardahanlıları bir araya getirme, onların ülke genelinde güçlü bir lobi olması için verdiğim mücadelemi kendisine anlatırken, gözlerini gözümden ayırmayan ve kendisininde bir dönem bu yönde büyük bir çaba sarf ettiğini ancak bugün benim yaşadığım olumsuzluklar ile sık sık kendisini de karşılaştığından bahsedip, işi zor olan bana başarılar dileyen ve en önemlisi kendisine düşeni yapacağına söz veren, ülkenin duayeni, Nurol Holdıng’in kurucusu, duayen işadamı Sayın Nurettin Çarmıklı’dan kısa süre içinde büyük dersler alıp kendisinden ve bizimle birlikte aynı masada buluşup, yemeklerini paylaşan tüm Nurol ailesine teşekkür edip, Ankara’da ayrılırken Nurol gibi iş adamlarımızın Ardahanlıların en büyük hazineleri olduğunu ama bizlerin bu hazinelerde habersiz olduğumuzu da anlıyorduk.. 

    fakiryilmaz323@hotmail.com-05322678015


    **KOBANİ DÜŞSEYMİŞ, ARDAHAN KANTON OLACAKMIŞ!


    **Aylar sonra ortaya çıktı..


    17/08/2015 Tarihii Haber


    aylar sonra ortaya çıkan İmralı görüşmelerin de Ardahan’ın da içinde bulunduğu 4 kanton bölgenin oluşturulması Kobani’nin son anda İşit’in eline geçmemesiyle gerçekleşmediği ileri sürüldü.


    Öcalan: Kobanê’yi düşürürseniz, Ardahan’ın da içinde bulunduğu 4 kanton daha ilan ederim..


    Amed Dicle, Fırat Haber Ajansı’nda yayınlanan ve ulusal basında geniş yer bulan, “Bir sürecin anatomisi; İmralı masasını kim devirdi?” yazı dizisinde Abdullah Öcalan’ın ”Kobanê’yi düşürürseniz, 4 kanton daha ilan ederim” dediğini yazdı.


    Gazeteci Amed Dicle’nin, “Bir sürecin anatomisi; İmralı masasını kim devirdi?” başlığıyla Fırat Haber Ajansı ANF’de yayımlanan yazı dizisinin üçüncü bölümünde Öcalan’ın Kobane olayları sırasında verdiği bir mesaja yer verildi. Yazıda yer alan iddiaya göre, Abdullah Öcalan, 6-7 Ekim Kobanê olaylarının ardından 30 Ekim 2014’te toplanan tarihin en uzun Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) alınan “çözüm sürecinde kamu düzeni korunacak” kararını “topyekün savaş kararı” olarak yorumladı. Öcalan, MGK toplantısının ardından kendisiyle görüşmeye gelen devlet temsilcilerine “Kobane’yi düşürürseniz, Botan (Şırnak, Siirt, Mardin’in Doğu’su ve Batman); Amed (Diyarbakır) ve Serhat’a (Iğdır, Kars, Ardahan, Ağrı) kadar 4 kanton daha ilan ederim” ifadelerini kullandı.


    Amed Dicle’nin ANF’deki yazısından bir bölüm şöyle:


    Kobanê’deki savaş devam ederken, 30 Ekim 2014’te MGK toplantısında ‘devam eden savaş hazırlıklarına hız verilmesi ve topyekün savaş kararı’ çıktı. Nitekim Kasım ay’ında İmralı adasına giden HDP heyetine Öcalan, ‘Kandil ne düşünüyor’ diye soruyordu. HDP heyeti, ‘KCK yönetimi, MGK’nın 30 Ekim’de topyekün savaş kararı verdiğini’ düşünüyor. Öcalan’ın yanıtı; Öyle mi düşünüyorlar? Doğru, ben de öyle düşünüyorum. MGK topyekün savaş kararı vermiştir…’


    Öcalan devletin bu savaş konseptini de boşa çıkarmak ve zayıf da olsa çözüm ihtimalini zorlamak amacıyla yeni bir çözüm planı geliştirdi. Bu sıralarda yaptığı görüşmelerde, ‘Kobanê’yi düşürürseniz, Botan, Amed ve Serhat’a kadar 4 kanton daha ilan ederim’ diye devlete uyarıda bulunuyordu.


    Öcalan, sürece ivme kazandırmak için müzakerenin çerçeve taslağını hazırlayarak Kasım 2014’te taraflara sundu. 4 ana başlık 66 alt başlıkta hazırlanan bu taslak taraflarca uygun görüldü. Ve 28 Şubat’ta Dolmabahçe’de açıklanan 10 maddelik çerçeve metin, 66 maddelik bu taslağın özetiydi.


    **Kanton Ne demektir? bir ülkenin, idari ya da sınırsal alt birimlerinden her birine verilen addır. Örneğin bu bir coğrafi bölge ya da bir eyalet olabilir. Kelimenin etimolojik kökeni “ülke birimi” anlamına gelen Latince canto kelimesidir. Kantonal yapı aşağıdaki ülkelerde bulunur:


  • DOĞAN ŞENTÜRK AMCASINI KAYIP ETTİ!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan;


    ARDAHANLI, REKTÖRÜ HALA İSTEMİYOR!.


     


    Geçtiğimiz günlerde Yükseköğretim Kurulunca (YÖK) Ardahan Üniversitesinin de içinde bulunduğu 12 üniversiteye rektör atanacağını ve bu yönde başvuru çağrısı yapılmış ve benim de aralarında bulunduğum birçok Ardahanlı gibi 4 yıldır yüzünü görmediğimiz, üniversiteyi ilkokul düzeyine çevirip, pandemiyi de bahane ederek adeta kapatan mevcut rektörün yerine yeni bir ismin atanmasını, siz Cumhurbaşkanımızdan rica edip, bu yönde bir de görüntülü, yazılı açıklamanın altına imza atmıştım ve o birilerini bir hayli çizdiğini gördüğüm imzamla, bu kez ‘Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Açık Mektup’ diyerek sizinle ilk yakın temas kurduğum partinizi kurduğunuz ilk yıllardaki Ardahan İl Binanızın bürosun da ve oturduğunuz, size gazetemizi uzatırken sizin bana da ‘gel partiye katıl’ dediğiniz masadan seslenmek istiyorum.


    Ama asıl seslenenin Ardahan ve Ardahanlılar olduğunu görülmesinin daha etkili ve yerinde olacağını düşünerek Sayın Erdoğan’ın bu yazım ve tepkilerin devam ettiği Ardahan’a rast gele bir iki, bilemediniz üç kişiye telefon açıp durumu sorması halinde mevcut rektörü yeniden ARÜ’ye atamak bir yana öğretim üyesi değil, köy öğretmeni olarak bir okulda bile görevlendirmeyeceğine inanıyorum.

    Çünkü, Ardahanlıların neredeyse adını bile bilmediği rektörün değişmesi ve yerine Ardahan’ı tanıyan, bilen, bilimi, ilimi öne çıkaran birinin gelmesini isteyen Ardahanlı STK, sendika, esnaf ve öğrencilerin istemediği mevcut rektörü, yerel medya ve Ardahan’ın önde gelen isimlerini üzdüğü gibi yaptığı bir konuşmada da Ardahan halkını azarlayan, aşağılayan hal ve hareketleri ile tanındığı ortaya çıkacaktır.

    Ve yakinen tanımadığım, basınla bir araya gelmeyen, bir çayını içmediğim, bir şey istemediğim mevcut rektörün döneminde birçok yabancı öğrenci ve öğretim üyesi gibi Ardahan halkının da üniversiteden ümidini kestiğini bilinmekte, rektörün yabancılığı ile üniversitenin şehirden koparıldığı düşünülmektedir.

    Yaşanan bu sıkıntıların yeni olmadığını, rektörün geldiği günden beri memleketi Erzurum’dan öteye geçemediği, Ardahan Üniversitesinin bir adım ileriye gidemediğini hatta fazlasıyla gerilediğini, sıralamalarda en aşağılarda olduğunu, bilimsel projelerden epey uzak olduğunu Ardahan halkı görmekte ve yeni rektörün gelmesini istemektedirler.



    Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan;


    Gündemde olan Boğaziçi Üniversitesi’ndeki rektör sorunu ile beraber Ardahan Üniversitesinde de bir rektör sorunu yaşanıyor. Fakat buna tepki gösterecek kadar öğrencisi bile olmayan Ardahan Üniversitesi için Ardahan halkı ve medyası büyük çaba sarf ve sabretmeye devam ediyor.


    Ha bu arada bir haber sitesinden mevcut rektörü savunan ve ondan aldığı belli olan bir açıklamayı, yazısı diye köşesine alıp, sayın yardımcınız, ‘Fuat beye açık mektup’ başlığı ile yayınlayan şahsıda araştırıp, sordurmanızı da önemle rica ederim..

    Bu zat ilk kez ortaya çıkıp, ‘ben Ardahanlıyım’ derken yani bu zat kendisini Ardahanlı olarak tanımlarken ‘Kimmiş bu kahraman Ardahanlı.. Rektörün avukatlığına soyunan bu şahısta ne iş?’ dememe fırsat vermeyen ve gazeteciliği yeni bitiren kızım Şeyma’nın 22 dakikalık araştırmasın da tanımaya çalışıyor, ‘olsun ona da Ardahanlı olduğunu hatırlatmamızda güzel’ diyerek gülümsediğimi de bilmenizi isterim..


    Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan;


    Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi, hem de yeni bir gazeteci olarak ve en önemlisi bir Ardahanlı olarak gazeteci adayı kızım Şeyma’nın yaptığı küçük bir araştırmada karnesini ortaya çıkardığı bu zat liseyi Erzincan’da, üniversiteyi de avukatlığına soyunduğu, Ardahan ARÜ’nün hala istenmeyen mevcut rektörüyle, istenmeyen rektörün memleketi, Ardahan’a sınır Erzurum’da okuyan ve bir süre de Erzurum’da çalışan sonrasında da İstanbul’da yaşamını devam ettiren ve bugüne kadar Ardahanlıyım deyip, ortaya çıkmayanlardan olduğunu anlarsınız.


    Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan;


    Ardahan’ı, Ardahanlıyı iyi tanıyan biri olarak ilk kez Ardahanlı olduğunu ve bir yerlerde yazı yazdığını öğrendiğim köyü olduğunu belirttiği Lori’de yazıyı yazdığı sitenin adı gibi 7 insanın kalıp, kalmadığını veya bu gibilerinin ilgisizliği dolayısıyla her geçen gün boşalan Ardahan’ın diğer köyleri gibi boşalıp, boşalmadığını, kaç hane kaldığını, hangi üniversite öğrencisine bir burs verdiğini bilmediğim birinin birilerinden aldığını sandığım ve anlaşılan hazır maille savunduğu kankası, arkadaşı rektörün 4 yıllık görevi için kendisine teşekkür ettiğimi ve yerine yeni birisinin atanmasını istediğimizi bilmeniz ve bu yönde bir kararla benim değil, hala istenmeyen rektör hakkında çarşıda, 5 ilçede, 226 köyde bir beldede onca mahallede yaptıracağınız küçük bir araştırma ile ortaya çıkacağına inanıyorum.

    Ardahan’a hiçbir katkısı olmamış, gelip bu şehir için ne yaparız diye hiç sormamış, benimde memleketime bir yararım dokunsun dememiş, böyle kişilerin dışarıdan Ardahanlı karşısında başarısızlığı yüzünden istemediği birisini savunması ona arka çıkması hemşerileri için sap vurup, saman savurmaya benzer konuşması bu memleket insanını anca “güldürür” deriz.


    Sayın Cumurbaşkanı Erdoğan;


    Sn. Fuat Oktay’a Açık Mektup başlığıyla bir sitede yazısı yayınlanan kişi her kimse; Eline alelacele tutuşturulan bir metni okumadan, gerçeği araştırmadan ve memleketim dediği Ardahan’a gelmeden basına vermiş.

    Söyledikleri şeyleri doğruluğunu yanlışlığını ölçmek yerine, bir konuyu ‘din-iman’ meselesi yapmış, Ardahanlıyı partiye karşı olmakla adeta itham etmiş ve güya ideolojik bir dayanağa bağlamak istemiş.  Bu yüzden rektör hakkında konuşan her kim varsa  yani Ardahan Kent Konseyi Başkanı olan insanı, Sol bir partinin il başkanının oğlu, dernek yöneticileri, sağcı- ülkücü dernek başkanı, DEV YOL, DEV SOL, PKK, yetkili ve etkili sol eğilimli kişiler, Dosyası kabarık akademisyen, eski rektör gibi ifadelerle, Mehmet Biberi başarısızlığı dolayısıyla eleştiren her kim varsa onları torbaya koymuş ve üzerlerine çamur atmaya kalkmıştır. Benide korkarak o çirkin torbaya atmaya çalışsada, benim onun köyüm dediği Lori için Ardahan için ve gelmesini savunduğum, ailece oy verdiğimiz başkanlığınızı sağlayan rejim değişikliği için yanınızda yer aldığımı bildiğinden olacak ki attığı çamur tutmamış.


    Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan;


    Bugüne kadar Ardahan’a yönelik bir hayrını, tezini, önerisini, yazısını yada bir çakıl taşını görmediğim, duymadığım bu şahsın doğru söyleyip, söylemediğini öğrenmek için Ardahan Valisi başta olmak üzere kamu görevlilerinden de bir rapor istediğinize inanan biri olarak bu sonradan Ardahanlı olan şahsın söylediği şeylerin çoğu yalan ve uydurmadır.

    Yalakalık ve yağcılığın bu kadarına pes doğrusu. Dinin, imanın arkasına saklanıp herkese sövme hakkı kimsede olamaz.

    Çünkü bu şahsın istenmeyen bir adama karşı ortaya konan demokratik tepkileri gölgelemek ve işin yönünü başka alana çekmek için ne alakaysa gündeme getirdiği ARÜ’nün Kurucu Rektörü Ramazan hocayı en çok benim eleştirdiğimi bilmiyor. Bunun içinde bir araştırma yapmanız halinde kimin yalan, kimin avukatlık kiminin ise bir insan, bir Ardahanlı, bir gazeteci ve stk başkanı olarak işini yapmaya çalıştığını da görebilirsiniz.


    Sayın Cumurbaşkanı Erdoğan;


    Görevdeyken ortaya koyduğu bazı düşünce, plan ve projeler dolayısıyla çok eleştirmeme karşın bugün sizin kararınızla açılan, kurucu rektörlüğünü Korkmaz’ın yaptığı ve biz Ardahanlıları sevindiren üniversite ‘Model Üniversite’ olarak kabul gördü. YÖK verilerine göre yabancı öğrencilerin en çok olduğu illerin başında o zaman Ardahan geliyordu; Devlet Üniversiteleri arasında 3. Sırada idi. YÖK’ün listesine göre 2013 yılında 157 öğrenici vardı. 2016’da 400’ü aşkın öğrenci vardı. Şimdi ne kadar var bilmiyoruz ama o büyük yarışın öncülüğünden koptuğumuz kesin.

    Eline yazı tutuşturulan Ferman KARAÇAM bey, çoktandır gelmediği için sanırım yanlış biliyor.  Kurucu Rektör KORKMAZ’a “Fatih Üniversitesi’ne kayyum olarak atanan ve bir hafta içinde de görevine son verilen rektör” diyor. Bu tamamen yalan. Çünkü ‘Fatih Üniversitesi ‘ne FETÖ Darbesinin akabinde atandı’ demiş de yalan ; Korkmaz Fatih Üniversitesine darbeden yaklaşık bir ay önce atandı. Biz bunun neresini düzeltelim;  Ramazan hoca Kayyum değil, kayyum rektörü idi, bir hafta değil 40 gün görev yapı, görevden almadılar o bir ay sonra istifa etti ve bunu faceden yayınladı. Sonra YÖK ve Cumhurbaşkanlığı onu yeniden atadı ve Hain darbe teşebbüsüne kadar görevde kaldı. Darbeden sonra bütün FETÖ okulları gibi Fatih Üniviersitesi’de kapatıldı ve rektör birçok Ardahanlı ile olmaya devam ettiği İstanbul Maltepe’deki görevine başladı. Rektör KORKMAZ, kimseyi yönlendirmiyor. Öyle bir paylaşımı da yok. Olsa da ben görmedim, dikkatede almam. Çünkü onunda sevapları kadar günahları olan ve bu nedenle çokça eleştirdiğim bir isimdi. Ama Ardahan’a bir eser bırakan bir Ardahanlı olarakta kendisine saygımda sonsuzdur.


    Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan;


    Kısacası mevcut ve artık istenmeyen ARÜ Rektörü kendi başarısızlıklarını örtmek için birilerini yani söz de Ardahanlının hala istenmeyen rektörü koruma adı altında ele aldığı savunma ve iftira dolu mektubu ile Ardahan’da hala istenmeyen rektör için eski rektöre de bizlere de iftiralar atıyor, attırıyor.

    Sonra sormazlar mı, ‘Bu nasıl bir Müslümanlık?’ diye..

    İnsanlara kulp takıp, ‘Muhafazakâr, Sağcı, Solcu, HDPli, Ülkücü’ diyerek insanları suçluyor.

    Ama; Ardahan halkı rektörden memnun değil. Bunu hala istenmeyen ve 4 yıldır öyle ya da böyle yaptığını sandığı görevi için teşekkür ettiğimiz ama istenmeyen rektörün durumunu öğrenmek için Ardahan esnafına yönlendireceğiniz İl, İlçe Başkanınızın ya da herhangi bir kamu görevlisini ya da bir, iki müfettişin ziyaret ederek test edebileceği Ardahanlının bu yöndeki görüşünü almanızı umut ederim, ya da sosyal hayatı bitiren, bizi ve sizi sanal ortama mahkum eden pandeminin vasıtasıyla evimizde kalıp başından ayrılamadığımız google’ye “Ardahan üniversitesi rektörü Prof. Mehmet Biber hakkında iddialar” yazıp araştırmanızı rica ederiz.




    Kısacası; 

    Birinin, sizin sayın yardımcınıza, benim ve iki ülkeye komşu, 3 gümrük kapısı olmasına karşın, ithalatın, ihracatın sıfır nokta da olduğu, 3 ilçesinde doğalgaz geçmesine karşın o ilçelerin hala tezek, odun, kömürle ısındığı, havaalanı projesinin memleketiniz Rize’ye, denizin ortasına kaydırıldığı, tırnağı kanayanın çevre il hastanelerine sevk edildiği, sizin projeleriniz olan Köy-Des ve bölünmüş yol projelerinin hala bitmediği, usulsüzlük ve yolsuzluk iddiaları ile görevden el çektirilen Genel Sekreterinin ve kocasının üniversitede görevlendirildiği, Sahara tünelinden haber alınamazken, Posof Ulgar tünelinin başlanmadan kapatıldığı  yada gerçekleşemediği birçok plan, proje ve sorunla baş başa bulunan ama o iş yaptığı söylenen nedense hala istenmeyen rektörün başında olduğu üniversitenin bu sorunlarla ilgili gerek size, gerekse kamuoyuna yönelik bir çözüm raporunun, önerisinin olmadığı Ardahanlıların size diyeceği tek şey; ‘Halep orada ise Ardahan buradadır..’  Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan..



     


    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 




    Ardahanlılar Şentürk’ü yanlız bırakmadılar..


    arşiv haber 03/01/29016 tarihli haber


    rdahanlı Fox TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk’ün babası hayata göz yumdu.


    Ardahanlı Fox TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk’ün babası hayata göz yumdu.


    Başta Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Fakir Yılmaz olmak üzere CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve 22.23.24 Dönem Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve bir çok Arahanlının Şentürk ailesini yalnız bırakmadığı gözlendi. 

    Babasını kayıp eden Ardahanlı Fox TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk, siyaset ve medya dünyasından isimlerin katıldığı cenaze namazında taziyeleri kabul etti.


    Yakalandığı prostat kanseri nedeniyle uzun süredir tedavi gören ve Perşembe günü yaşamını yitiren Ayhan Şentürk’ün cenaze namazı, İstanbul Üsküdar Şakirin Camii’nde kılındı. Öğle vakti kılınan cenaze namazına siyaset ve medya dünyasından çok sayıda isim katıldı.

    Cenazeye; CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi Ensar Öğüt, Ardahanlı MHP İl Başkanı Bülent Karataş, eski MHP Milletvekili Meral Akşener, CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, CHP Milletvekili Barış Yarkadaş, CHP eski milletvekili  Umut Oran, Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdülhamit Bilici, gazeteci İsmail Küçükkaya, Fahtih Portakal, Göleli Gazeteci Levent Gültekin, KAISİAD Başkanı Orhan Gökçe, Ardahan Kartal Dernek Başkanı Ahmet Demirbaş, Ardahan Beykoz Denek Başkanı Gazeteci Yusuf Şit gibi bir çok önemli sima Şentürk’ün yakınları ve mesai arkadaşları katıldılar.


    **Doğan Şentürk taziyeleri kabul etti..


    doğan-1Ardahanlı emekli öğretmen olan Ayhan Şentürk’ün eşi Neriman Şentürk de eşini son kez uğurladı. Cenaze namazının ardından imam, cemaatten helallik isteyerek dua etti. Şentürk’ün cenazesi, namazın ardından omuzlara alınarak cenaze aracına taşındı. 

    Emekli öğretmen olan Ayhan Şentürk’ün eşi Neriman Şentürk de eşini son kez uğurladı. Cenaze namazının ardından imam, cemaatten helallik isteyerek dua etti. Şentürk’ün cenazesi, namazın ardından omuzlara alınarak cenaze aracına taşındı. Doğan Şentürk de tabutu taşıyarak babasına veda etti.

  • VALİ GAZETECİLERLE BİR ARAYA GELİP, 7 AYIN RAPORUNU KAMUOYUNA SUNDU!


    ARDAHAN VALİSİ 10 OCAK GAZETECİLER GÜNÜ


    ÖNCESİ BASINLA BULUŞTU VE İCRAATLARINI KUTLADI..


    Kendisininde Coronaya yakalandığını ancak kısa sürede iyileşip, antikor üretttiği için Aşı olmayacağını belirten Ardahan Valisi birkça gün önce düşüte olan Corona vakalarından yenşden bir kıpırdamanın olduğunu belirterek Covit-19 önlem ve tedbislerinin gevşetilmemesi gerektiğini belirtti.


    Her yıl 10 Ocak’ta kutlanan Gazeteciler Günü dolaysıula Ardahan’da bulunan yerel ve ulusal gazete temsilcileri il bir araya gelen Ardahan Valisi Hüseyin Önce önemli ve aynı gün olan İdareciler Günü ile Gazeteciler gününün aynı gün kutlanmasının anlamlı olduğunu bellirterek Ardahanlı gazeteciler aracılığı ile tümgazeteciler gününü kutladığını belirtti.


    Gazeteciler ile biraaya gelerek son valiler kararnamesiardından Ardahan’a vali olarak atandığını ve 17 Haziran 2020 tarihinde başlamış olduğum Ardahan Valiliği görevimin üzerinden yaklaşık 7 aylık bir süre geçti. Sizlerle zaman zaman bir araya geldik, bir takım çalışmalarımızı, takibini yaptığımız yatırım ve işlerimizin geldiği aşamaları sizlerle paylaşmak isterim’ diyen Ardahan Valis Hüseyin Öner her zaman ki devlet adamı ve mütevaziliği ile dikkat çekerken kendisi döneminde yapılanları şöyle sıraladı.



    Ancak bu davetimizde özellikle yaklaşan gazeteciler gününüzü kutlamak ve bu vesileyle görevimizin 7 ayında yürüttüğümüz bazı çalışmaları ve bir takım kamu hizmetleri ile ilgili bilgileri sizlerle ve dolayısıyla Ardahan kamuoyu ile paylaşmak istedim.


    Değerli arkadaşlar, özellikle gazeteciler gününüzü kutluyorum. Vatandaşlarımızı, Ardahan kamuoyunu bilgilendirme, devlet ile vatandaş arasında köprü olma misyonunu en doğru şekilde yapacağınız nice başarılı meslek yılları diliyorum hepinize.


    Görevimizin 7. ayında şehrimiz için çok önemli gördüğümüz bazı kamu yatırımlarının geldiği seviye ile yine Ardahan ilinin potansiyel değerlerini işlemek, buraya bir katma değer olarak dönecek bazı projelerimizle ilgili bilgileri sizlerle paylaşmak isterim.


    İlimiz de öncelikle vatandaşa hizmet veren kurumlarımızın çalışma programları gözden geçirilmiş, aksaklık ve uyumsuzluk görülen kısımlar düzeltilmiştir. Asıl işi vatandaşa hizmet veren kurumların ve personellerin daha aktif ve vatandaş odaklı çalıştırılması için gerekli tedbirler alınmıştır. İlimizin ekonomik anlamda problemlerini gidermek için yerelde önemli projeler hayata geçirilmiş ve takibi düzenli olarak yapılmaktadır.


    KORONAVİRÜS PANDEMİSİ


    Değerli arkadaşlar; Covid-19 pandemisi ile ilgili son kısıtlama kararlarının ardından ilimizde günlük veka sayılarında tek haneli rakamlara düşürmüş durumdayız. Yaklaşık 9-10 kat oranında düşüş sağladık. Bu bizim açımızdan çok memnuniyet verici başarıdır. Ve bu başarıda öncelikle son dönemde kurallara uyma noktasında hassasiyet gösteren Ardahanlı hemşehrilerimizin payı büyüktür. Bu anlamda Ardahanlı hemşehrilerimize çok teşekkür ediyorum.


    Bunun hemen arından hastanelerimizde tedavi hizmetiyle olsun, filyasyon çalışmalarındaki gayretleriyle olsun her düzeydeki sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.


    İçişleri Bakanlığımızca ve Sağlık Bakanlığımızca alınan kararların uygulanmasının takibi ve denetimi başta olmak üzere pandemi sürecinde her türlü görev ve sorumluluğu üstlenen Emniyet Teşkilatı ve Jandarma Teşkilatımızın tüm çalışanlarına çok teşekkür ediyorum. İlçe Kaymakamlarımızda bu hizmetin planlanması ve yönetiminde büyük bir emek sahibidirler. Meslektaşlarıma da çok teşekkür ediyorum.


    İLİMİZDEKİ GENEL İDARE YATIRIMLARI


    Değerli arkadaşlar, 2020 yılı içerisinde ilimizde genel bütçeli kuruluşlar tarafından 189 proje hayata geçirilmiş olup, bunlardan, 27’si proje aşamasında, 117’si yapım aşamasında, 45’i ise bitirilmiş olup, bu projeler için toplam 2.219.237.000 TL ödenek aktarılmıştır. Bu projelerden bazılarının icmal ve dökümleri aşağıda aktarılmıştır;



    Ulaştırma Projeleri


    Karayolu ulaşım ağında ki projelerden bahsedecek olursak; Çıldır-Aktaş Yolu 7,9 km (2×2 Bütümlü Sıcak Karışım) tamamlanmıştır.  Ardahan-Çıldır Ayrımı, Hanak-Damal-Posof Yolu 41 km 2×2 bütümlü sıcak karışım standardında olup, ayrıca bu yolun üzerinde 2×4.900 metre uzunluğunda çift tüp Ilgar Tüneli bulunmaktadır. Yolun 5,2 km’lik kısmı, tünelin ise 320 metre kazı destekleme seviyesinde ilerlenmiş olup, bunun 260 metresinin nihai beton kaplaması tamamlanmıştır.


    Çıldır-Aktaş Yolu 8,4 km bölünmüş yol bitümlü sıcak karışım standartında ihale edilmiş, söz konusu projede yolda çalışmalar toprak işleri seviyesinde yapılmıştır. Çıldır Aktaş İkmal İnşaatı 8,4 km bölünmüş yolun üzerinde 2×2.300 metre uzunluğunda çift tüp Aşıkşenlik Tüneli bulunmakta olup, tünelde ise iki tüpte toplam 3.472 m kazı destekleme seviyesinde ilerlenmiş ve bunun 1160 m’sinin nihai beton kaplaması bitirilmiştir. Kazı destekleme seviyesinde kalan imalat uzunluğu ise 1.128 m’dir.



    Göle-Ardahan Yolu 41 km bitümlü sıcak karışımlı bölünmüş yol olup, şimdiye kadar 31,6 km’lik kısmı tamamlanmıştır. Çamlıçatak-Çıldır Yolu 33,5 km (2×2) bitümlü sıcak karışımlı bölünmüş yol olup, şimdiye kadar 28,2 km’lik kısmı tamamlanmıştır. Çamlıçatak-Hasköy Yolu 19 km (2×2) sathi kaplama üzeri bitümlü sıcak karışımlı bölünmüş yol olup, şimdiye kadar 6,5 km’lik kısmı tamamlanmıştır. Göle Çevreyolu ve Şehir Geçişi; 3,3 km bölünmüş yol ve 3,8 km tek yol bitümlü sıcak karışımlı seviyesinde olup, şimdiye kadar 5,3 km’lik kısmı tamamlanmıştır. Ardahan Kuzey-Güney Çevre Yolu ve Kavşak Yolları 3,9 km tek yol olup, 3,5 km’lik kısmı tek yol bitümlü sıcak karışımlı seviyesinde tamamlanmıştır.


    Ardahan Şavşat yolu; 30 kilometrelik yol ve bu yol üzerinde Sahara Tüneli (2×13.000) metre uzunluğunda olup, proje çalışmaları devam etmektedir. Posof-Türkgözü yolu; 21 kilometrelik yol ve bu yol üzerinde Gümüşkavak Tüneli (2×3.330 m) + 645 metre viyadük olup, proje işlemleri tamamlanmıştır.



    Ayrıca, Türkgözü Sınır Kapısımıza, TOBB’un kuruluşu olan GTİ tarafından yeni bina yapımı için sözleşme imzalanmış olup, Ocak ayı içerisinde ihalesinin yapılmasına müteakip çalışmalar başlatılacaktır. Tamamlandığında Türkgözü sınır kapımız modern imkanlarla hizmet verecektir. Doğu Ekspresinin Ardahan’a ulaşımı noktasında Valiliğimizce ön çalışmalarımız devam etmekte olup, takibi yapılmaktadır.


    Milli Eğitim Yatırımları


    Milli Eğitim Müdürlüğümüzce, 2020 yılında; Karagöl Mahallesinde 20 derslikli İlkokul (İnönü İlkokulu), Halilefendi Mahallesinde 12 derslikli İlkokul (Şehit Asım Bey İlk ve Ortaokulu) ve 16 derslikli bir Lise (Ardahan Fen Lisesi) ile 200 öğrenci kapasiteli bir Pansiyon yapılarak eğitim-öğretime alınmıştır. Hanak Ortakent Mahallesinde de 9 derslikli bir İlkokul binası yapılmış olup, Şubat ayı içerisinde hizmete alınacaktır.


    Yine Milli Eğitim Müdürlüğümüzce il merkezi ve ilçelerimizde 2020 yılı içerisinde 7 adet okul binamızda güçlendirme çalışması yapılmış, 2021 yılında da 11 okul-pansiyon ve spor salonunda güçlendirme çalışması planlanmıştır.


    Ayrıca Posof ilçemizde 11 ve Damal ilçemizde 11 adet olmak üzere toplam 22 dairelik lojman yapımı için ihale süreci beklenmektedir.


    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Yatırımları


    Aile ve Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Binası, Sosyal Hizmet Merkezi ve Hizmet binasının yapımı tamamlanarak 2019 Kasım ayında hizmete alınmıştır. Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezimizin yapımı da tamamlanarak teslim alınmıştır. Tefrişatı yapılmış, personel alım işlemleri başlatılmış olup, 2021 yılında hizmete alınması planlanmaktadır.


    Tarım ve Hayvancılık Projeleri


    İlimizin en önemli geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılık alanında mevcut durumumuzu öncelikle hayvancılık başlığında sizlere tekrar hatırlatalım.  Büyükbaş hayvan varlığımız, 430 bin civarındayken, Aralık ayında il dışına 70 bin civarı hayvanın satılması sonucu bu rakam 361.894’e düşmüş, önümüzdeki aylarda 100 bin buzağının doğum yapması beklenmektedir. İlimizdeki küçükbaş hayvan varlığımız 99.747, kaz varlığımız 143.000 adet, arı varlığımız ise 27.228 kolonidir.


    Yayla ve meralarımızın kapasitesini geliştirme, hayvancılığa destek çalışmalarımız kapsamında 2020 yılı içerisinde taleplerimiz doğrultusunda ilimize DAP idaresinden 210 adet beton sıvat, Tarım ve Orman Bakanlığımızdan da 390 adet metal sıvat tahsis edilmiş olup, köylerimize dağıtımını yapmış bulunmaktayız. Ayrıca DAP idaresinden sıvat ve güneş enerji sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığından ise yayla yollarımızın iyileştirilmesi için 4.250.000 TL tutarında bir proje ve yine yayla ve meralarımızın kapasitesini geliştirmek için 300 adet beton sıvat, 5 adet wc+duş kabini, 5 adet güneş enerjisi, solar aydınlatma, 1 tonluk su deposu, 1.500 metre boru vb. içerikleri olan bir projemizi Tarım Bakanlığımıza sunduk, takibini yapmaktayız.



    Ardahan Kaz Yetiştiriciliği Üretim Altyapısının Geliştirilmesi Projesi


    Ardahan Merkez Sulakyurt Köyü Kırkpınar Mevkiinde toplam 55,2 dekar alanda SERKA desteği ve İl Özel İdaresi kaynaklarıyla, Ardahan’da kaz varlığının artırılması ve yerel kaz ırkının korunması amacıyla hayata geçirilen proje çerçevesinde, 1500 metrekare kapalı alan, 2000 metrekare gezinti ve yapay gölet alanı olmak üzere ihalesi yapılmış olup, inşaat çalışmaları başlamıştır. Bugün itibariyle gerçekleşme oranı %25 seviyelerindedir. Proje kapsamında yıllık 1.000 başlık anaç kaz ve 12.000 adet kaz yavrusu üretimi gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Kurulacak alan içinde bakıcı odası, teknik müdür odası, veteriner hekim odası ve kaz üretimi için gerekli tüm bölümler bulunmaktadır. Ayrıca, Ardahan damızlık kaz çiftliği olarak planlanan bu alanda “Kaz Gen Merkezi Müdürlüğü” oluşturulması için Tarım Bakanlığı ile gerekli yazışmalar yapılmıştır.


    Kafkas Arı Konağı Projesi


    Ardahan Kafkas Arısı Üretim Eğitim ve Gen Merkezi Müdürlüğü (KAGEM) kampüsünde, 846 metrekarelik alanda SERKA, KAGEM ve İl Özel İdaresi desteğiyle inşaat çalışmaları başlayan, Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nün de proje ortağı olduğu ”Kafkas Arı Konağı” projesi çerçevesinde; arı ürünleri ve arı sağlığı analiz laboratuvarları, eğitim-konferans salonu, toplantı salonu, ürün tanıtım-satış ofisi, arıcılık müzesi (gözlem kovanları, herbaryum, sanal gerçeklik, maketler, bilgi panoları vs.) ve çalışma ofisleri yer alacaktır. Projenin 2022 Mayıs ayında tamamlanması hedeflenmektedir. Proje ile Kafkas Arısı üretimi ve arı ürünlerinin artırılması, Kafkas arısının tanıtımının yapılması, coğrafi işaret patentli Ardahan balının daha değerli hale gelmesi sağlanacaktır.


    Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var Projesi


    Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ziraat Bankası işbirliğinde, Ardahan’da küçükbaş hayvancılığı desteklemek amacıyla hayata geçirilen “Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var Projesi”  hayata geçirilmiştir. Bölge küçükbaş hayvancılığına önemeli bir ivme kazandıracağına inandığımız bu proje ile üreticilerimiz bir yıl süreyle kredi imkanında faydalanacak. Projeden faydalanacak üreticilerden, halihazırda faal olarak küçükbaş hayvancılık yapıyor veya daha önce küçükbaş hayvancılık faaliyetinde bulunmuş olmaları, asgari 100 baş hayvandan oluşan sürüyü barındırma kapasitesi bulunan ağıla sahip olmaları, işletmesinin bulunduğu yerde ikamet etmeleri, proje kapsamında alacağı hayvanlar ile birlikte küçükbaş hayvan varlığını asgari 100 başa ulaştırmaları, faaliyet gösterdiği bölgede bulunan meralardan yararlanıyor veya yıllık kaba yem ihtiyacının asgari % 50 sini yetiştiriyor olmaları şartı aranacak. 


    Coğrafi İşaret Patentli Ürün Çalışmaları


    Ardahan’ın önemli potansiyel değerlerini ekonomiye dönüştürme anlamında ilk ve önemli adımlardan birisi Coğrafi İşaret Patentidir. İlimizde bu anlamda Ardahan Balı, Posof Elması ve Ardahan Damal Bebeği Coğrafi işaret alarak tescillenmiş, Kaşar Peynirimizde Kars-Ardahan Kaşar Peyniri şeklinde coğrafi işaret almıştı ve son olarak geçtiğimiz haftalarda Posof fasulyesi de coğrafi işaretli ürünler arsında ki yerini almıştır. Ardahan Tel Peyniri ve Kavılca Buğdayı gibi ürünlerimiz de tescil aşamasında olup, bu ürünlerimizin Ardahan adı ile tescillenmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla birlikte çalışmalarımız devam etmektedir. Bu anlamda Ardahan TSO Başkanlığı ile Ardahan Üniversitesine gayret ve destekleri için çok teşekkür ediyorum.



    Sağlık Yatırımları


    İl Sağlık Müdürlüğümüzce, 2020 yılında; Göle ilçemizde 15 daireli Lojman, Hanak ilçemizde 4-5 hekimlik Aile Sağlığı Merkezi ve 112 Acil İstasyonu, Göle ilçemizde 5-6 hekimlik Aile Sağlığı Merkezi ve 112 Acil İstasyonu, Ardahan Merkez de 5-6 Hekimlik Aile Sağlığı Merkezi ve 112 Acil İstasyonu yapılarak hizmete alınmış, Çıldır ilçemizde Çıldır E-2 Entegre Hastanesi inşaatı devam etmekte olup 2021 yılında hizmete alınması planlanmaktadır. Damal ilçemizde de 3-4 hekimlik Alie Sağlığı Merkezi yapım işi ihalesi yapılmış ve 2021 yılı inşaat sezonunda yapım çalışması başlatılacaktır.


    Kültür ve Turizm Yatırımları


    İlimizde Kültür ve Turizmi desteklemek amacıyla; Ardahan Kalesinin Turizme Kazandırılması ve Destinasyon Projesi kapsamında kalemizde seyir terası ve kafeterya ile ışıklandırma ve çevre düzenleme çalışmaları, Kent Müzesi ve Millet Bahçesi Projesi kapsamında Aziziye Kışlalarında müze ve millet bahçesi çalışmaları, Çıldır Şeytan Kalesi “Tarihin Tepe Noktası” projesi kapsamında cam seyir terası, kafeterya ve çevre düzenleme çalışmaları, Yalnızçam Büyüyor Projesi kapsamında günübirlik sosyal tesis yapım ve çevre düzenleme çalışmaları ile Yalnızçam Kapasite Geliştirme Projesi kapsamında günübirlik tesisimizin tefrişatı çalışmaları devam etmektedir. Ayrıca, Valiliğimizce işletilen 36 oda ve 72 yatak kapasiteli Yalnızçam Oteli, kış turizminde aktif hizmet vermesi için özel işletmeciye kiraya verilmiş olup, Kültür ve Turizm Müdürlüğü Hizmet Binası-Kültür Merkezi Hizmet Binasının inşaatında ise çalışmalar %50 seviyesinde devam etmektedir.


    Ardahan Merkez Buz Pisti Projesi


    Valiliğimizce, Ardahan merkez Halilefendi Mahallesinde 1200 m² toplam alan içerisinde 375 m² alanda Çocuklar ve Gençler için buz pateni pisti yapılacaktır. Valiliğimiz ve Spor Toto Teşkilat Başkanlığı tarafından protokol imzalanmış olup, protokol gereği Ardahan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce projesi hazırlanmış, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı desteğiyle ödeneği hazır hale getirilerek ihalesi yapılmıştır. Sözleşme sürecinin ardından yapımına başlanılarak 2021 yılı içerisinde hizmete açılacaktır.


    Devlet Su İşleri Yatırımları..


    Ardahan 243. Şube Müdürlüğü Tesisleri inşaatı % 95 seviyesinde ve geçici kabul aşamasında olup, 2021 yılında hizmete alınması planlanmaktadır. Göle İlçe Merkezi Taşkın Koruma İşi % 100 seviyesinde tamamlanmış, 2020 yılı sonu itibariyle hizmete alınmıştır. Hanak ilçesi Baştoklu köyünde Taşkın Koruma İşi %80 seviyesinde tamamlanmış, 2021 yılı içerisinde hizmete alınacaktır. Göle Durançam Barajı inşaat %30 seviyesinde tamamlanmış olup, ancak 7161 sayılı tasfiye genelgesi ile iş tasfiye edilmiştir. DSİ tarafından bölgede olumsuz bir durum ve güvensizlik yaşanmaması için çevre güvenliği çalışması yapılmıştır.


    112 ve GAMER Hizmet Binası Yatırımı


    Birden fazla olan acil çağrı numaralarının tek numara (112) altında toplanmasını sağlamak üzere 112 Acil Çağrı Merkezlerinin kurulum çalışmaları ilimizde de devam etmekte olup, inşaatı %  95 seviyesinde tamamlanmış ve 2021 yılında hizmet vermesi planlanmaktadır.



    İŞKUR Programı


    2020 yılında TYP kapsamında 340 kişi kamu kurum ve kuruluşlarında çalıştırılmış ve bu kişiler halihazırda çalışmaktadır. Mesleki Eğitim ve İşbaşı Eğitim Programları kapsamında 343 kişi istihdam edilmiştir. 2019 yılında İŞ Kurumu tarafından toplamda istihdam edilen kişi sayısı 683’tür.


    Tarımsal Kırsal Destekleme Kurumu (TKDK) Yatırım ve Projeleri


    Kırsal kalkınma programları çerçevesinde, AB ve ulusal kaynaklardan sağlanan fonları İlimizde yaşayan vatandaşlarımıza ulaştırarak ulusal kalkınmaya katkı sağlamak için çalışan TKDK 2020 yılında; 5 adet konaklama tesisi projesi, 16 adet arıcılık projesi, 1 adet süt inekçiliği projesi, 2 adet süt işleme tesisi projesi, 2 adet besicilik projesi, 3 adet aspir üretimi tesisi  (Tıbbi Aromatik Bitkiler) projesi, 1 adet Su Ürünleri Yetişticiliği projesi olmak üzere toplam 30 projeye 3.778.271 TL destek sağlamıştır.


    SERKA Proje ve Yatırımları


    Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) tarafından Ardahan İlinin sosyo-ekonomik olarak kalkınması ve gelişmesi amacıyla 2019 yılında Mali Destek Programı kapsamında 15 proje uygulamaya konulmuş, bu projelerin uygulamaları 2020 yılında devam etmiştir. 2020 yılı içerisinde bu projelerden, 5 proje tamamlanmış ve 10 projenin uygulaması devam etmektedir. 2020 yılında ise 1 adet Güdümlü ve 6 adet Mali destek projesi olmak üzere 7 adet proje başarılı olmuştur. 2020 yılına ait bu projelerden 5 proje devam etmekte olup, 2 projenin sözleşme imzalama süreci devam etmektedir. Sözleşmesi devam eden projelerin 2021 yılı Ocak ayında proje sözleşmeleri imzalanacaktır.


    DAP (Doğu Anadolu Projesi) Yatırımları


    DAP idaresine Ardahan İl Özel İdaresi tarafından yapılan proje başvurusu neticesinde, 25 m3 Ahşap Kurutma Fırın Tesisi Alım ve Kurulum işe ile İlimiz Merkez Akyaka-Bağdeşen-Çimenkaya-Çetinsu-Yalnızçam-Göle İlçesi Çardaklı ve Çobanköy Köyleri ve Hanak İlçesi Çat köyü ve Posof İlçesi Sütoluk Derindere Köylerinde toplam 50,77 km yayla yolu yapım işi tamamlanmıştır.



    Ayrıca 2020 yılı Ekim ayında DAP’a ilimizden Ardahan İl Özel İdaresi’nden 15, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden 11, İl Milli Eğitim Müdürlüğünden 2, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünden 1, Kafkas Arısı Üretim Eğitim ve Gen Merkezi Müdürlüğünden 1 proje olmak üzere toplam 30 proje sunulmuş olup, değerlendirme aşaması devam etmektedir.


    Ardahan İl Özel İdaresi Yatırımları


    İl Özel İdaremizce 2020 yılı içerisinde 67 km, yeni ve ek isale hattı yapımı, 93,5km isale hatları bakım ve onarımı, 40.9 km ham yol, 92.45 km stabilize yol,  716.1 km reglaj, 1 km heyelan çalışması, 378.98 km. asfalt yama, 9.69 KM 1. Kat sathi kaplama, 12.5 KM 2. Kat sathi kaplama, 10.5 km. bütümlü sıcak karışım, 132000 M2 Yalnızçam Kayak Tesisleri reglaj,  2200 M2 asfalt plent saha kaya dolgu yapımı, 94 adet koruge boru yerleştirme, 8 köye beton buz boru, 9 köye menfez çalışması yapılmıştır.


    Tüm bu hizmet ve yatırımların yapılmasında başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, bakanlıklarımıza, kalkınma ajanslarımıza ve emeği geçenlere Ardahan halkı adına teşekkür ediyorum.


     


    Esenler’de bulunan Kemer Mezarlığı’nda düzenlenen anma törenine Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe, CHP İstanbul Milletvekili  Sezgin Tanrıkulu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, HDP İstanbul İl Eş başkanı Erdal Avcı, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat ile meslektaşları ve sevenleri katıldı.


     Öner’in 10 Ocak Gazeteciler Günü Mesajı


    Basın halkın bilgilendirilmesinde ve düşüncelerini ifade etmesinde en önemli araçlardan biridir. Aynı zamanda toplumun sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda gelişim sağlamasına katkıda bulunan önemli bir unsurdur. Bu konuda ilimizde ki yerel ve ulusal basın kuruluşlarımızın ilkeli ve sorumlu habercilik anlayışıyla ve büyük bir özveri içerisinde görevlerini yerine getirdikleri için kendilerine teşekkür ediyorum. Zorlu koşullarda görevlerini yerine getirerek halkımızın haber alma ve doğru bilgi edinme hakkına katkı sağlayan, devlet ile vatandaş arasında köprü vazifesi gören, işini layıkıyla yapan tüm gazetecilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutluyor, sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yıl geçirmelerini temenni ediyorum.Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan;  ARDAHANLI, REKTÖRÜ HALA İSTEMİYOR!


    Geçtiğimiz günlerde Yükseköğretim Kurulunca (YÖK) Ardahan Üniversitesinin de içinde bulunduğu 12 üniversiteye rektör atanacağını ve bu yönde başvuru çağrısı yapılmış ve benim de aralarında bulunduğum birçok Ardahanlı gibi 4 yıldır yüzünü görmediğimiz, üniversiteyi ilkokul düzeyine çevirip, pandemiyi de bahane ederek adeta kapatan mevcut rektörün yerine yeni bir ismin atanmasını, siz Cumhurbaşkanımızdan rica edip, bu yönde bir de görüntülü, yazılı açıklamanın altına imza atmıştım ve o birilerini bir hayli çizdiğini gördüğüm imzamla, bu kez ‘Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Açık Mektup’ diyerek sizinle ilk yakın temas kurduğum partinizi kurduğunuz ilk yıllardaki Ardahan İl Binanızın bürosun da ve oturduğunuz, size gazetemizi uzatırken sizin bana da ‘gel partiye katıl’ dediğiniz masadan seslenmek istiyorum.


    Ama asıl seslenenin Ardahan ve Ardahanlılar olduğunu görülmesinin daha etkili ve yerinde olacağını düşünerek Sayın Erdoğan’ın bu yazım ve tepkilerin devam ettiği Ardahan’a rast gele bir iki, bilemediniz üç kişiye telefon açıp durumu sorması halinde mevcut rektörü yeniden ARÜ’ye atamak bir yana öğretim üyesi değil, köy öğretmeni olarak bir okulda bile görevlendirmeyeceğine inanıyorum.

    Çünkü, Ardahanlıların neredeyse adını bile bilmediği rektörün değişmesi ve yerine Ardahan’ı tanıyan, bilen, bilimi, ilimi öne çıkaran birinin gelmesini isteyen Ardahanlı STK, sendika, esnaf ve öğrencilerin istemediği mevcut rektörü, yerel medya ve Ardahan’ın önde gelen isimlerini üzdüğü gibi yaptığı bir konuşmada da Ardahan halkını azarlayan, aşağılayan hal ve hareketleri ile tanındığı ortaya çıkacaktır.

    Ve yakinen tanımadığım, basınla bir araya gelmeyen, bir çayını içmediğim, bir şey istemediğim mevcut rektörün döneminde birçok yabancı öğrenci ve öğretim üyesi gibi Ardahan halkının da üniversiteden ümidini kestiğini bilinmekte, rektörün yabancılığı ile üniversitenin şehirden koparıldığı düşünülmektedir.

    Yaşanan bu sıkıntıların yeni olmadığını, rektörün geldiği günden beri memleketi Erzurum’dan öteye geçemediği, Ardahan Üniversitesinin bir adım ileriye gidemediğini hatta fazlasıyla gerilediğini, sıralamalarda en aşağılarda olduğunu, bilimsel projelerden epey uzak olduğunu Ardahan halkı görmekte ve yeni rektörün gelmesini istemektedirler.



    Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan;


    Gündemde olan Boğaziçi Üniversitesi’ndeki rektör sorunu ile beraber Ardahan Üniversitesinde de bir rektör sorunu yaşanıyor. Fakat buna tepki gösterecek kadar öğrencisi bile olmayan Ardahan Üniversitesi için Ardahan halkı ve medyası büyük çaba sarf ve sabretmeye devam ediyor.


    Ha bu arada bir haber sitesinden mevcut rektörü savunan ve ondan aldığı belli olan bir açıklamayı, yazısı diye köşesine alıp, sayın yardımcınız, ‘Fuat beye açık mektup’ başlığı ile yayınlayan şahsıda araştırıp, sordurmanızı da önemle rica ederim..

    Bu zat ilk kez ortaya çıkıp, ‘ben Ardahanlıyım’ derken yani bu zat kendisini Ardahanlı olarak tanımlarken ‘Kimmiş bu kahraman Ardahanlı.. Rektörün avukatlığına soyunan bu şahısta ne iş?’ dememe fırsat vermeyen ve gazeteciliği yeni bitiren kızım Şeyma’nın 22 dakikalık araştırmasın da tanımaya çalışıyor, ‘olsun ona da Ardahanlı olduğunu hatırlatmamızda güzel’ diyerek gülümsediğimi de bilmenizi isterim..


    Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan;


    Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi, hem de yeni bir gazeteci olarak ve en önemlisi bir Ardahanlı olarak gazeteci adayı kızım Şeyma’nın yaptığı küçük bir araştırmada karnesini ortaya çıkardığı bu zat liseyi Erzincan’da, üniversiteyi de avukatlığına soyunduğu, Ardahan ARÜ’nün hala istenmeyen mevcut rektörüyle, istenmeyen rektörün memleketi, Ardahan’a sınır Erzurum’da okuyan ve bir süre de Erzurum’da çalışan sonrasında da İstanbul’da yaşamını devam ettiren ve bugüne kadar Ardahanlıyım deyip, ortaya çıkmayanlardan olduğunu anlarsınız.


    Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan;


    Ardahan’ı, Ardahanlıyı iyi tanıyan biri olarak ilk kez Ardahanlı olduğunu ve bir yerlerde yazı yazdığını öğrendiğim köyü olduğunu belirttiği Lori’de yazıyı yazdığı sitenin adı gibi 7 insanın kalıp, kalmadığını veya bu gibilerinin ilgisizliği dolayısıyla her geçen gün boşalan Ardahan’ın diğer köyleri gibi boşalıp, boşalmadığını, kaç hane kaldığını, hangi üniversite öğrencisine bir burs verdiğini bilmediğim birinin birilerinden aldığını sandığım ve anlaşılan hazır maille savunduğu kankası, arkadaşı rektörün 4 yıllık görevi için kendisine teşekkür ettiğimi ve yerine yeni birisinin atanmasını istediğimizi bilmeniz ve bu yönde bir kararla benim değil, hala istenmeyen rektör hakkında çarşıda, 5 ilçede, 226 köyde bir beldede onca mahallede yaptıracağınız küçük bir araştırma ile ortaya çıkacağına inanıyorum.

    Ardahan’a hiçbir katkısı olmamış, gelip bu şehir için ne yaparız diye hiç sormamış, benimde memleketime bir yararım dokunsun dememiş, böyle kişilerin dışarıdan Ardahanlı karşısında başarısızlığı yüzünden istemediği birisini savunması ona arka çıkması hemşerileri için sap vurup, saman savurmaya benzer konuşması bu memleket insanını anca “güldürür” deriz.


    Sayın Cumurbaşkanı Erdoğan;


    Sn. Fuat Oktay’a Açık Mektup başlığıyla bir sitede yazısı yayınlanan kişi her kimse; Eline alelacele tutuşturulan bir metni okumadan, gerçeği araştırmadan ve memleketim dediği Ardahan’a gelmeden basına vermiş.

    Söyledikleri şeyleri doğruluğunu yanlışlığını ölçmek yerine, bir konuyu ‘din-iman’ meselesi yapmış, Ardahanlıyı partiye karşı olmakla adeta itham etmiş ve güya ideolojik bir dayanağa bağlamak istemiş.  Bu yüzden rektör hakkında konuşan her kim varsa  yani Ardahan Kent Konseyi Başkanı olan insanı, Sol bir partinin il başkanının oğlu, dernek yöneticileri, sağcı- ülkücü dernek başkanı, DEV YOL, DEV SOL, PKK, yetkili ve etkili sol eğilimli kişiler, Dosyası kabarık akademisyen, eski rektör gibi ifadelerle, Mehmet Biberi başarısızlığı dolayısıyla eleştiren her kim varsa onları torbaya koymuş ve üzerlerine çamur atmaya kalkmıştır. Benide korkarak o çirkin torbaya atmaya çalışsada, benim onun köyüm dediği Lori için Ardahan için ve gelmesini savunduğum, ailece oy verdiğimiz başkanlığınızı sağlayan rejim değişikliği için yanınızda yer aldığımı bildiğinden olacak ki attığı çamur tutmamış.


    Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan;


    Bugüne kadar Ardahan’a yönelik bir hayrını, tezini, önerisini, yazısını yada bir çakıl taşını görmediğim, duymadığım bu şahsın doğru söyleyip, söylemediğini öğrenmek için Ardahan Valisi başta olmak üzere kamu görevlilerinden de bir rapor istediğinize inanan biri olarak bu sonradan Ardahanlı olan şahsın söylediği şeylerin çoğu yalan ve uydurmadır.

    Yalakalık ve yağcılığın bu kadarına pes doğrusu. Dinin, imanın arkasına saklanıp herkese sövme hakkı kimsede olamaz.

    Çünkü bu şahsın istenmeyen bir adama karşı ortaya konan demokratik tepkileri gölgelemek ve işin yönünü başka alana çekmek için ne alakaysa gündeme getirdiği ARÜ’nün Kurucu Rektörü Ramazan hocayı en çok benim eleştirdiğimi bilmiyor. Bunun içinde bir araştırma yapmanız halinde kimin yalan, kimin avukatlık kiminin ise bir insan, bir Ardahanlı, bir gazeteci ve stk başkanı olarak işini yapmaya çalıştığını da görebilirsiniz.


    Sayın Cumurbaşkanı Erdoğan;


    Görevdeyken ortaya koyduğu bazı düşünce, plan ve projeler dolayısıyla çok eleştirmeme karşın bugün sizin kararınızla açılan, kurucu rektörlüğünü Korkmaz’ın yaptığı ve biz Ardahanlıları sevindiren üniversite ‘Model Üniversite’ olarak kabul gördü. YÖK verilerine göre yabancı öğrencilerin en çok olduğu illerin başında o zaman Ardahan geliyordu; Devlet Üniversiteleri arasında 3. Sırada idi. YÖK’ün listesine göre 2013 yılında 157 öğrenici vardı. 2016’da 400’ü aşkın öğrenci vardı. Şimdi ne kadar var bilmiyoruz ama o büyük yarışın öncülüğünden koptuğumuz kesin.

    Eline yazı tutuşturulan Ferman KARAÇAM bey, çoktandır gelmediği için sanırım yanlış biliyor.  Kurucu Rektör KORKMAZ’a “Fatih Üniversitesi’ne kayyum olarak atanan ve bir hafta içinde de görevine son verilen rektör” diyor. Bu tamamen yalan. Çünkü ‘Fatih Üniversitesi ‘ne FETÖ Darbesinin akabinde atandı’ demiş de yalan ; Korkmaz Fatih Üniversitesine darbeden yaklaşık bir ay önce atandı. Biz bunun neresini düzeltelim;  Ramazan hoca Kayyum değil, kayyum rektörü idi, bir hafta değil 40 gün görev yapı, görevden almadılar o bir ay sonra istifa etti ve bunu faceden yayınladı. Sonra YÖK ve Cumhurbaşkanlığı onu yeniden atadı ve Hain darbe teşebbüsüne kadar görevde kaldı. Darbeden sonra bütün FETÖ okulları gibi Fatih Üniviersitesi’de kapatıldı ve rektör birçok Ardahanlı ile olmaya devam ettiği İstanbul Maltepe’deki görevine başladı. Rektör KORKMAZ, kimseyi yönlendirmiyor. Öyle bir paylaşımı da yok. Olsa da ben görmedim, dikkatede almam. Çünkü onunda sevapları kadar günahları olan ve bu nedenle çokça eleştirdiğim bir isimdi. Ama Ardahan’a bir eser bırakan bir Ardahanlı olarakta kendisine saygımda sonsuzdur.


    Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan;


    Kısacası mevcut ve artık istenmeyen ARÜ Rektörü kendi başarısızlıklarını örtmek için birilerini yani söz de Ardahanlının hala istenmeyen rektörü koruma adı altında ele aldığı savunma ve iftira dolu mektubu ile Ardahan’da hala istenmeyen rektör için eski rektöre de bizlere de iftiralar atıyor, attırıyor.

    Sonra sormazlar mı, ‘Bu nasıl bir Müslümanlık?’ diye..

    İnsanlara kulp takıp, ‘Muhafazakâr, Sağcı, Solcu, HDPli, Ülkücü’ diyerek insanları suçluyor.

    Ama; Ardahan halkı rektörden memnun değil. Bunu hala istenmeyen ve 4 yıldır öyle ya da böyle yaptığını sandığı görevi için teşekkür ettiğimiz ama istenmeyen rektörün durumunu öğrenmek için Ardahan esnafına yönlendireceğiniz İl, İlçe Başkanınızın ya da herhangi bir kamu görevlisini ya da bir, iki müfettişin ziyaret ederek test edebileceği Ardahanlının bu yöndeki görüşünü almanızı umut ederim, ya da sosyal hayatı bitiren, bizi ve sizi sanal ortama mahkum eden pandeminin vasıtasıyla evimizde kalıp başından ayrılamadığımız google’ye “Ardahan üniversitesi rektörü Prof. Mehmet Biber hakkında iddialar” yazıp araştırmanızı rica ederiz.




    Kısacası; 

    Birinin, sizin sayın yardımcınıza, benim ve iki ülkeye komşu, 3 gümrük kapısı olmasına karşın, ithalatın, ihracatın sıfır nokta da olduğu, 3 ilçesinde doğalgaz geçmesine karşın o ilçelerin hala tezek, odun, kömürle ısındığı, havaalanı projesinin memleketiniz Rize’ye, denizin ortasına kaydırıldığı, tırnağı kanayanın çevre il hastanelerine sevk edildiği, sizin projeleriniz olan Köy-Des ve bölünmüş yol projelerinin hala bitmediği, usulsüzlük ve yolsuzluk iddiaları ile görevden el çektirilen Genel Sekreterinin ve kocasının üniversitede görevlendirildiği, Sahara tünelinden haber alınamazken, Posof Ulgar tünelinin başlanmadan kapatıldığı  yada gerçekleşemediği birçok plan, proje ve sorunla baş başa bulunan ama o iş yaptığı söylenen nedense hala istenmeyen rektörün başında olduğu üniversitenin bu sorunlarla ilgili gerek size, gerekse kamuoyuna yönelik bir çözüm raporunun, önerisinin olmadığı Ardahanlıların size diyeceği tek şey; ‘Halep orada ise Ardahan buradadır..’  Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan..


     


    .


     



    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 




    KIYAMETİN ALAMETİ Mİ?!..


    Ardahan’da 6 boynuzlu kuzu..


    Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı Çayağzı yaylasında bulunan yaklaşık 1 buçuk aylık kuzu ilginç özelliğiyle dikkat çekiyor.



    6 BOYNUZLU KUZU


    Iğdırlı yaylacılara ait olan 6 boynuzlu kuzu daha şimdiden boynuzlarının ünü sayesinde yaylada adını duyurmuş durumda.


    “3-4 TANE OLSA HER NEYSE 6 TANE BOYNUZU VAR”


    Kuzunun sahibi ve çobanı  Adem Yağcı, kuzusunun 6 boynuzlu olduğunu ve bunu da sonradan fark ettiklerini söyledi. Yağcı, şunları kaydetti: “Evet bu kuzu 6 boynuzludur şimdilik. Bunu en son fark ettim. Körpe kuzudur zaten, yeni doğmuş. Bunu satmak istemiyorum. Bunu özel olarak beslemek istiyorum. Gerçekten tuhaf bir şey. Allah’ın bir vergisi. İlk gördüğümde ‘Subhanallah’ dedim. 3 tane olsa 4 tane olsa her neyse ama bunun 6 tane boynuzu var. Çok ilginç geliyor. Özellikle halkımızın görmesini istiyorum.”


    KUZUNUN TALİBİ ÇOK


    Kuzusunun çok taliplisi olduğunu vurgulayan Yağcı sözlerine şöyle devam etti: “Kuzunun çok taliplisi oldu. Özellikle rengini çok beğendiler. Çok beğendiler, çok istediler biz vermedik. Tabi boynuzlarından dolayı da taliplisi de oldu. Diyorlar ki, ‘Koç’a bırakacağız’. Biz de diyoruz ki ‘Kapımızda kalsın, Allah’ın bir vergisidir. Ayda yılda bir kere olur böyle bir şey.”


  • MİLLİ PİYANGO'DAN ARDAHAN KLİPLİ ÖZÜR!..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    https://www.facebook.com/watch/?v=1101968323601879


    Milli Piyango Online adlı sanal sayfasında, ‘Kısmet bu hafta Ardahan’da! Tam bir kış turizm cenneti olan Ardahan; Türkiye’nin ikinci büyük gölü olan Çıldır Gölü, Kura Vadisi ve Kura Nehri, Taşköprü Kitabeleri, Övündü ve Ortakent Mağaraları, Akçakale Ada Şehri, Ardahan Kalesi, Şeytan Kalesi gibi tarihi güzellikleri ve eşsiz yöresel lezzetleri ve ünlü!’ sözleri ile Ardahan’ı tanıtan bir klip yayınlayan Milli Piyango yetkilileri de Çıldır Belediye Başkanı Yakup Azizoğlu’nu telefonla direk arayıp, yapılanın hata olduğunu kabul ettiklerini ve bunu telafi edeceklerini belirtmeleri de alınan  bilgiler arasında oldu.


    **Ne olmuştu?


    Başta masa başı haber ve yorum yapan gazete, dergi ve televizyonlar gibi Milli Piyango Genel Müdürlüğü de Çıldır Gölünün Kars’a bağlı bir göl olduğunu sanıp, 9 Ocak’ta çekilişi yapılacak olan piyango biletinin üzerine Çıldır Gölünün fotoğrafını koymuş altına da ‘Kars’ diye yazmış, bunun üzerine başta Gazeteci Fakir Yılmaz olmak üzere bir çok kişi olaya tepki göstermiş ve Ardahan ile Çıldır Belediye Başkanları, stk, siyasi parti temsilcileri kışları yüzeyinin tümü donan Çıldır Gölüne gidip, Çıldır yazan levhanın önünde ‘Çıldır Gölü Ardahan’ındır’ diyerek bir basın açıklaması yapmış ve bu basın açıklaması yerel, ulusal basın ve ajanslar tarafından gündeme taşınmıştı.


    VERGİ VE SGK BORCUNU KESME DEVLET!


    5 gün süren ve her hafta sonu devam eden pandemi saçmalığının yasakları devam ederken iş hayatının da sosyal yaşam gibi gerçeklerden koptuğu bor gerçek yeni yılın geçen yıldan kalma ilk hediyesi gibi..


    Çünkü 2020 yılından 2021’e kadar yaşanan sorunların yani gerçek gündemi gölgeleyip, öteleten devlet baba veya ana denilen kurum vatandaşa pandemi derken  işine bakıp, haracını toplamaya devam ediyor. 


    Taht kavgalarının kardeş kanlarına bulaştığı dönemlerden bu yana gelen ve bu süreçte adı vergi olan haracın nazik adı vergi borçları dahil -30 ları bulan dondurucu soğuklarda ısınmaya çalışırken doğalgaz ve diğer tüketim maddelerine getirilen zamlar, yollara konulan radarlarla kesilen cezalar yetmezmiş gibi pandemi maskesini de mana ederek toplanan paraların nereye gittiği sorgulatmayan aynı devlet borçlarını öderken alacaklarını unutmaz. 


    Tüm büyük işleri ihalesiz, ilansız alan 5 müteahhitinin vergi borcunu bir kalemde affedip, bir kalemde silen aynı devlet kendisi borçlu olduğu insanlara, kurumlara borcunu gecikmeli olarakta olsa ödemeyi düşündüğü anda yani borcunu ödemeden önce ödeme yaptığı kişi, kurumların kendisine SSK borcu olup olmadığını, bulduğu sistemle sorgulayıp, kesmeyede devam eder. 



    ‘Evde kal, dışarı çıkma.. Çıkarsan ceza keserim’ diyen aynı aynı devlet kendisi hep dışarda, mitingde, toplantıda, Iraklı eğlenceli yemekli toplantılarda olur. Dışarı çıkmayan esnafa kira desteğini vereceğini belirtirken de onda noter üzerinden kira sözleşmesinin, vergi, sgk borcunun olup, olmadığını yani temiz kağıdını da istemeyi de unutmaz. 


    Evet sayın kendisini, hükümet, devletin yerine koyan ve ‘ben devletim’ diyen sayınlar..


    Size sesleniyorum ya hiç değilse bu dönemde, ‘vergi borcun var mı, sgk borcun var mı?’ deyipte kesinti yapma. 


    Çünkü bolünen ve son iç çatışmalrda 100 kişiyi öldüren çetenin sarstığı ülkeye baş sağlığı dilerken asıl ölenin devleti oluşturan gerçek esnaf, halk, iş adamı ve vatandaşın sadece gripal bir olay olan pandemiden değil, ekonomik sıkıntıdan ölüyor haberin ola…



    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 




    İŞ-KUR GÖLE’DE ÖZELLEŞTİRİLDİ!


    arşiv haber 20/04/2016 tarihli haber


    İşe aldığı birçok kişinin çalışmayıp, bankamatikte maaş çektiği ileri sürülen İŞ-KUR Milletvekilinin ilçesinde belediye ye özel özelleştirildi.


    İşe aldığı birçok kişinin çalışmayıp, bankamatikte maaş çektiği ileri sürülen İŞ-KUR Milletvekilinin ilçesinde belediye ye özel özelleştirildi.


    Alınan bilgilere göre AK Partili Göle Beleidyesine kurulan bir sistem ile bundan sonra İŞ-KUR Başvuruları GBöle Belediyesine ait sistemde yapılacağı, burada ki amacın başta İŞ-KUR olmak üzere resmi işler için Ardahan’a gelen Gölelilerin önüne geçmek olduğu belirtilirken, bu uygulamanın iktidar partisine ait bir belediye de yapılmasının AK Partili olmayanların sisteme başvuru yapamayacağı anlamına geldiği ileri sürüldü.


    **MİLLİ EMLAK’TA SATIN ALINIYOR!..


    Aynı belediyenin Göle’de bulunan Milli Emlak’a ait arsaları alması için direk satış yetkisi almaya çalıştığı öğrenildi.


    Yani bu yetkinin verilmesi haline ilçede bulunan ve Milli Emlağa ait araziler ihale edilmeden direk olarak belediye tarafından satın alınacak anlamına gelmekte.

  • DAMAL'DA BİR CADDE VAR ODA KARLI!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    STK’LARI İMHA KANUNU..


    İktidarı ve Muhalefeti ile Demokrasi oyununun oynandığını her gün biraz daha anladığımız bir süreci yaşayan ülkede en son tartışılan konu  “Kitle İmha Silahları kanun teklifi” adı altında hiçbir işe yaramıyor denen ama çıkardığı her yasa ile mevcut iktidarın ve gelecek iktidarların ‘Tek adam’ rolüne yol açmaya devam eden mecliste onaylanan kanunla sıranın mevcut iktidarın ele geçiremediği, hükmedemediği sivil toplum kuruluşları olduğu iddia edilip, belirtilmekte.


    Gazeteciliğin yanı sıra iki sivil toplum kuruluşu başkanlığını da yapan biri olarak torbalanıp, çıkarılan ve adı “Kitle İmha Silahları kanun teklifi” olmasına karşın asıl hedefinin stk’lar olduğunu anlarken buna neden ihtiyaç duyulduğuna baktığımızda ilk iş olarak Eczacılar Odasına yönelik başlatılan ve Barolara kadar gelen süreci hatırlıyorum.


    Çünkü başlarında ‘Türk’ kelimesi olan birçok sivil toplum örgütünün mevcut iktidara karşı görüşte olduğunu bilen biri olarak bu stk’ların yapılan tüm ayak-oyunlu seçimlere karşın bir türlü ele geçirelemediğini bir benim değil, mevcut iktidarı oluşturanların en büyük şikayetleriydi.


    Evet, sendikaların sararıp, yanan bir kâğıt gibi ortadan kaybolduğu, aydınların sus-pus ya da işine geldiğinde top sakallı, gözlüklü , kolunun altında cumhuriyet gazetesi taşıyan aydın,işine gelmediğin de ise  ortadan kaybolup yaşananları izleyen asıl faşistlerin bu iki yüzlülüğünü fırsat bilen iktidar dün başkalarına bugün de sıra sende diyerek yol almaya devam ediyor.


    Beşli cuntanın hazırlatıp, silah altında tuttuğu topluma alelacele onaylattığı Anayasa ile bugüne kadar idare edilen ama çoğu sağcı ya da muhafazakâr iktidarlarca çıkarılan her yasa veya genelge ile daha da beter hale getirilip, cuntacıları aratan bir Anayasa haline dönüşen Anayasayı aratan yeni yasa ve hükümlere baktığımızdada iktidarlar kadar, çoğu zaman iktidarın getirdiği yasaları, uygulamaları onaylayan ya da sesiz kalan muhalefetin suçunun da hiç az olmadığını görmek mümkün.



    Çünkü A haber denen kuruluşun başını çektiği havuz medyasını kurdurduğu ileri sürülen iktidara kızıp, kendi besleme medya ve kanallarından aynısını yapan muhalefetin hiç bir etkinliğinin kalmadığı o mecliste ne gezdiğini ve niye kırmızı koltuklara oturup, demokrasi denen ama sadece desinler diye oynatılan seneryoya neden artistlik yaptıklarınıda kimse sormaz ve sizin etkiniz yoksa ‘orada ne geziyorsunuz? diye sormaz..


    Evet,  “Kitle İmha Silahları kanun teklifi”  adı altında meclise getirlen son torba yasa ile aslında derneklere kayyum atanmasının da önü açıldı denen yasa ve diğerleri yasa haline gelirken iktidara kızan muhalefetin ne yaptığını da sorgulamak gerekmez mi?


    Bilmem ama benim bu son yasa ardından düşündüğüm tek şey ‘Filler sevişir, çimler ezilir’, ‘Filler dövüşür yine çimler ezilir’ sözünü hatırlarken ezilenin, ezildiği söylenen çimlerin kendi üzerinde sevişilmesine de, dövüşülmesinede razı bir çim olmayı tercih ettiği içindir bugüne kadar oynanan demokrasi oyunu adı altındaki gerçek oyunun sergilenmesine..


    Örnek mi?


    Cumartesi Annelerinin eylem yaptığı İstiklal Caddesindeki ÇYDD, Barolar, Odaların genel merkezlerindeki, şubelerindekileri veya diğerlerinin hiç gidip o bugün dağıtılan ve benzerlerinin Diyarbakır’da oluşturulan annelerin yanında yer aldılar mı yada muhalefet geçinip, mecliste kırmızı koltukta oturmaktan, oturum parası almaktan öte bir şey yapmayanları gördünüz mü?


    Bilmem ama ben görmedim, haberlerime, yorumlarına haber olacak fotoğraf göremedim..


    Ha unutmadan bugün çıkarılan yasaların yarın o yasaları çıkaranlara ne kadar yararlı olcağınıda dip not olarak buraya yazıp, yazımızı bitirelim mi?


    Ben görmedim, sizi bilmem..


     



    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 





    Damal Ertelendi, Otobüsler İptal Edildi!..


    Arşiv haber 03/07/2017 tarihli haberler/yorum


    Bu hafta sonu yapılması beklenen ‘Damal Atatürk’ün izinde ve Gölgesinde’ adlı şenlik ertelendi.


    Alınan bilgilere göre 21. ‘Atatürk’ün izinde ve Gölgesinde’ adlı Damal ilçesinde ki şenlik CHP’nin Ankara’da başlattığı İstanbul’da bitirmeyi hedeflediği ‘Adalet Yürüyüşünün’ bitiş tarihine geldiği için iki gün ertelenerek 11 Temmuz’a alındı.


    Konu hakkında bire açıklama yapan CHP’li Damal Belediye Başkanı Ergin Önal ‘9 Temmuz 2017 pazar günü yapılacak Atatürk’ün İzinde Gölgesinde Damal Festivali, Adalet yürüyüşünün son günü 9 Temmuz’da İstanbul’da yapılacak Adalet mitingine katılım ve adalet yürüyüşüne destek için, 11 Temmuz salı günü 2017 tarihine ertelenmiştir; Önemle duyurulur…’ dedi.


    **Yürüyüş Emrine Uymayanların Otobüsleri İptal Edildi..


    Öte yandan Damal festivaline gelmek için başta İstanbul’da olmak üzere çeşitli batı kentlerinden Damal’a gelen bir çok gurbetçinin şenliği heyecanla beklerken, şenliğe katılmak isteyen Damal Federasyonu ve Derneklerinin İstanbul Bakırköy ve diğer CHP’li Belediyelerinden tahsis ettiği otobüslerin iptal edildiği öğrenildi.


    Alınan bilgilere göre Damallı olan İstanbul/Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu ve diğer CHP’li belediye ve de yetkililerinin Damal Federasyonu ile dernek başkanlarını arayarak Adalet yürüyüşüne katılmaları emri verdikleri, bu emir üzerine kendilerini arayan başkan ve partililere tepki gösteren federasyon ve dernek yetkililerinin ‘Biz bu ülkende yaşanan sorunları seçimden seçime, eylemden eyleme, işleri düştüğü zaman federasyon ve dernekleri arayanlardan daha iyi biliyoruz. Ve ne yapacağımız bilenleriz. Emirle bir yerlere gidecek değiliz. Ama başta Adalet ve olmak üzere demokrasiye inananlar olarak zaten içinde olduğumuz her türlü haklı eylemi kendilerine siyasi şow yapmak isteyenleri emirlerine uymayız’ diyerek ret ettikleri bunun üzerine başta Damallı olan İstanbul Bakırköy Belediyesi olmak üzere halın olan belediyelerin otobüsleri ile Ardahan’a gelmek isteyen Damal federasyonu ve derneklerine tahsis edilien otobüsleri iptal ettikleri bilgisi alındı.


    **Şenlikler ve Festivaller Başlıyor..


    23/06/2017 Tarihli Haber


    Artık geleneksel hale gelen yaz etkinlikleri yeni kurulan ve Ardahan Dernekler Federasyonuna üye olmaya hazırlanan Posof  Birlik ve Sosyal yardımlaşma Derneğinin yarın düzenleyeceği ‘Bayram Şenliği’ ile başlayacak.

    Bu yıl kurulan Posof Derneği Yöneticisi  Gökhan Kurban başta Posofluları olmak üzere tüm Ardahanlıları etkinliklerin davet ettiklerini belirttiği birlik şenliklerinin Ardahan’ın Halilefendi Mahallesinde Bayramın birinci günü gerçekleşeceğini belirtti. 


    ARDAFED’e Üye olan Hanak Baştoklu (Y. Dikkan) Derneğinin bu yıl ikincisini düzenleyeceği şenlikle devam edecek olan Ardahan’da ki şenlik ve festivaller 11 Temmuz da Damal’da yapılacak olan ‘Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde’ adlı şenlikle başlayacak.


    **Gurbetçiler Akın Akın Gelmeye Devam Ediyor..


    Göle Kaşar Festivalinin 8-9 Temmuz’da yapılacağı öğrenilirken Ardahan Bal Festivalinin de Ağustos’un ilk haftasında yapılacağı öğrenildi.


    Gurbetçilerin akın akın geldiği görülen şu günlerde hazırlıkları aralıksız devam eden ve geçtiğimiz yıl yaşanan olaylar dolaysıyla yapılamayan Ardahan’da ki yaz etkinliklerine bu yıl ilginin bir hayli büyük olması bekleniyor.


     


    ***Ardahan’da ki Yaz Etkinlikleri Tablosu Şöyle.


    ÇILDIR KAR VE BUZ FESTİVALİ


    (YERİ VE TARİHİ: Çıldır Köyü, Şubat Ayı İçerisinde)


    2006 yılından beri her yıl organize edilen Çıldır Gölü Kar ve Buz Festivali Doğu Anadolu Bölgesinde gerçekleştirilen ilginç festivallerden biridir.


    Serhat şehrimiz Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu şirin İlçesi Çıldır, yaz aylarında düzenlenen Çıldır Göl ve Kültür Şenliğinin yanında bir de böyle değişik bir festivale de ev sahipliği yapmanın her yıl mutluluğunu yaşamaktadır.


    Doğu Anadolu’nun Van Gölünden sonra 2.büyük gölü olan Çıldır Gölü her geçen gün ilginç ve eğlenceli festivalleriyle şaşırtmaya devam ediyor. Güneşin ilk doğduğu yer olan Serhat Şehrimiz böyle nefis festivallerle her yıl dünyayı selamlıyor ve tüm dünyayı kendisinde olan güzellikleri keşfetmeye davet ediyor.


    Ardahan Valiliği, Çıldır Belediyesi, Ardahan Üniversitesi ve Türkiye Buz Pateni Federasyonu tarafından düzenlenen festival bir buz sporu şölenine dönüşmektedir.


    -40’ları bulan soğuklarda Donan Çıldır Gölü’nde her yıl yapılan bu festivalin diğer buz danslarından farkı doğal buz pateni olmasıdır. Festival sadece buz pateni gösterilerine değil, buz hokeyi müsabakalarına da ev sahipliği yapmaktadır.


     


    POSOF 19 MAYIS BAYRAMI FESTİVAL VE ŞENLİKLERİ


    (YERİ VE TARİHİ: Posof, 19 Mayıs)


    Gürcistan’a komşu ve Ilgar Dağının metrelerce yükselen karlarının erimesinin ardından, bir çukurda yer alan Posof ilçesi de şenlenir. Baharın en güzel aylarından mayısın gelmesi ile bu şirin ilçenin tepeler yeşillenir, meyve ağaçları çiçeklerle bezenir. Böylece Posof’luların mutluluğu ve neşesi bir kat daha artar. Posof’a güneşin sıcağı daha yakından vurunca neşelenen Posof’lular Gençlik ve Spor Bayramını her yıl kutladıkları renkli bir şenlikle taçlandırırlar.


    Bu şenlikle milli bayramı daha da anlamlandırırlar.Başka günlerde zamanın adeta durduğu bu dağın arkasındaki şirin ilçede yapılan şenlikle zaman yeniden akmaya başlar.


    Ponpon kızların renkli açılışları, Kafkas halk oyunları,Gürcü dansları, güreşler, erkeklerin birbirinden maharetli sportif gösterileri, tekvando ve jimnastik hareketleri, yöresel bir takım yarışlar ve hatta buzağı güzellik yarışmasına kadar daha bir çok etkinliğin yer aldığı bu şenlik, serhat şehir Ardahan’ın en uç noktasında sizleri beklemektedir.


     


    ÇILDIR GÖLÜ FESTİVALİ


    (YERİ VE TARİHİ: Çıldır Gölü, Temmuz Ayı İlk Haftası)


    Çıldır Göl Festivali sadece ülkemiz sınırları içerisinde yaşayan Kars ve Ardahanlıların katılımıyla değil, aynı zamanda yakın coğrafyada yaşayan Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Gagavuzya, Gürcistan ve Türkmenistan gibi komşu ve akraba ülkelerden gelenlerin de katılımıyla büyük ve bölgesel bir şenliğe dönüşmektedir. Adı Göl Festivali olsa da, içinde kültürel, folklorik ve sosyal temalar barındıran festival unutulmaz görüntülere sahne olmaktadır, çünkü Aşık Şenlik Kültür Şenlikleri de Çıldır göl festivali ile birlikte yapılmaktadır.


    Göl, kışın buz ve karın kattığı nefis görüntülerle cezbeden, yaz mevsiminde martıları ve etrafındaki çiçeklerle bezenmiş doğanın manzarasıyla unutulmaz anlar yaşatmaktadır. Böyle bir gölde festival olunca diğer festivallerden bir adım daha öne çıkmaktadır. Gölün güzelliği, göl kenarındaki yaylaların eşsiz manzarası ve mevsimin kattığı sıcak atmosferle bir eğlence şölenine dönüşen festival Çıldır’lılar için artık vazgeçilmez ve geleneksel bir şenlik haline gelmiştir.


     


    **Hoçvanlılar İstanbul’da Piknik yapacak..


    **Bibülan’dan haber Yok..


    Her yıl Hoçvan’da gerçekleşen ancak şenliği düzenleyenlerin iki yıldır Ardahan’a gelmeyip, yapmadığı Hoçvan Yayla Şenliği bu yıl da yapılmama tehlikesiyle karşı karşıya kalırken Bibülan yayla şenliğinin yapılıp, yapılmayacağı da öğrenilemedi.


    Bir çok köy derneğinin de irili, ufaklı dzenlediği Ardahan’da ki yaz etkinliklerinin yanı sıra başta İstanbul’da olmak üzere batı kentlerinde de piknikler düzenlemeye başladı.


     


    HOÇVAN (HOÇİVAN) YAYLA ŞENLİKLERİ


    (YERİ VE TARİHİ: Hoçvan, Temmuz Ayının İlk Haftası)


     


    ATATÜRK’ÜN İZİNDE DAMAL ŞENLİKLERİ


    (YERİ VE TARİHİ : Damal, 7 Temmuz)


    Geçen yıl 16.sı yapılmış ve bu yıl 17.si düzenlenecek olan bu festivalin diğer festivallerden çok önemli bir farkı vardır. Bu festivalin belirleyicisi eşine az rastlanan bir doğa olayından ibaret olup, festivale gelenlerde derin izler bırakmakta ve düşüncelere daldırmaktadır.


    1996 yılından beri her yıl Damal Belediyesi tarafından organize edilen ‘Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde Damal Şenlikleri’ne gelenler Atatürk’ün Karadağ sırtlarına düşen siluetini izlerken şaşkınlıklarını gizleyememektedirler.


    Her yıl 15 Haziran-5 Temmuz tarihlerinde 17.55-18.10 saatleri arasında görülen bu müstesna tabiat olayını izlemek ve Atatürk’ün aziz hatırasının atmosferinde böylesine bir festivali yaşamak ayrıcalığını siz de hissetmek istiyorsanız Damal’da olun.


    İlk kez Damal’ın Yukarıgündeş köyünde Adıgüzel Kırmızıgül adlı bir çoban tarafından gözlenen ve 1975 yılında Erdoğan Kumru adlı bir gazeteci tarafından fotoğraflanarak Genel Kurmay Başkanlığı’na gönderilen Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yüzünün profilden gölgesi görenleri hayretler içinde bırakmaktadır.Belirtilen tarihlerde Atatürk’ün silüetinin Karadağ yamaçlarında görülmesi artık yöre halkı için dört gözle beklenen ve neredeyse kutsal sayılan bir olaydır.


     


    GÖLE ULUSAL KAŞAR FESTİVALİ


    (YERİ VE TARİHİ: Göle Temmuz Ayının 2. Haftası)


    Ardahan’ın ilçelerinden ve diğer namı Yeşil Göle’de olan ilçemizde geleneksel festivallerden biri de Uluslararası Göle Kültür ve Kaşar Festivali’dir.


    Göle’nin dışında yaşayan hemşehrilerinin de katkılarıyla ve Göle Belediyesi’nin organizatörlüğünde her yıl yaz aylarında düzenlenen Göle Kültür ve Kaşar Festivali neredeyse Gölelilerde alışkanlık yapmıştır.


    Göle’nin yaylarında otlayan ineklerin memelerinden akan sütten mayalanan peynirlerden yapılan kaşar peynirinin lezzeti nefis ve görüntüsü çok hoştur. Hatta 2000 Temmuz’unda 5.si düzenlenmiş olan festivalde 550 kilogram gelen dünyanın en büyük kaşarı hazırlanarak sunulmuştur.


    Festivallerde çok ilginç etkinlikler arasında kaşar ,kaymak ve süt güzeli yarışması da yapılmaktadır.


    Adeta mayıs çiçeklerinin rengi ,kokusu ve aromasını bünyesinde barındırarak kendine özgü bir tat ve hoşluk sunan Göle kaşarı bu festivalde tüm Ardahan’lı ve Göle’lileri biraya getirerek hasret gidermelerine vesile olmaktadır.Yayla havası,biri birinden güzel çiçek florası ve Göle’nin nefis doğasında düzenlenen festivalde sürpriz sanatçılar, biri birinden maharetli aşıklar sahne almakta ve çeşitli yarışmalarla festival zenginleştirilmektedir.


     


    ARDAHAN BAL FESTİVALİ


    (YERİ VE TARİHİ : Merkez – Ağustos Ayının İlk Haftası)


    Bu yıl Coğrafi Belgesini alarak tadının markalaştıran Kafkas Arısının ürettiği Ardahan balını tanıtmak amacıyla her yıl geleneksel olarak yapılan Ardahan Bal Festivali’nde, Ardahan balının ve kültürünün tanıtımı amaçlanıyor.


    Festival etkinlikliklerin de bal yarışmaları yerel ve ulusal sanatçıların konserleri, yerel ve yabancı halk oyunları ekiplerinin gösterileri düzenlenmektedir.


    **Tekne Yetmez..


    Ardahan İl Spor Müdürlüüne ait olan ama Üniversiteye devir edilen tesislerin çürümeye terk ediliği Çıldır Gölünün kenarına yeni bir tesis ve göle açılacak olan tekne için alan yapıldığı duyunca o gölün yanı başında yıllardır olupta, ‘bu gölden nasıl faydalanırım, hatta yüzerim demeyen’ bir Çıldırlıdan daha çok sevindim..

    Çünkü yeni valinin sol orijinli Çıldır Belediye Başkanımızla güzel bir yola çıkıp, kuzey sınırımızın gizli Abantı olarak kalan Çıldır Gölümüzü hem Ardahan’a, hem de tüm ülkeye kazandırma çalışması içine girdiklerini öğreniyorum..

    Evet bu önemli çalışmayı çok önemsediğimizi ve emeği geçen her kese tek tek teşekkür ettiğimiz belirtirken, Karslıların diğer taraftan, Ardahanlıların bu taraftan Çıldır gölünü bölge ekonomisine kazandırma çalışmaları yapmalarına önemli bir adım diyoruz..

    Tekne turu yapılacağı belirtilen Çılır Gölümüzün etrafına devlet ve özel teşebbüsün yatırımların yapılması halinde onlarca değil, yüzlerce insanın ekmek kapısı bulacağını da düşündüğümüz bu önemli projenin diğer bir ayağı da Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yıllardır üzerinde ısrarla durduğu gölün ortasına konulacak ve demir atılacak dev bir gemi ve Göl Ortasında Restoranttır..

    Ve buda gerçekleşse o zaman görün siz Çıldır Gölünün güzelliğine katılacak olan güzelliği derim..



    **Festival ve Şenlikler Tehlikede!


    08/06/2016 Tarihli Haber


    Ardahan’da her yıl düzenlenen yaz etkinliklerinin bu yıl da yapılamayacağı ileri sürülmekte.

    Ardahan Bal Festivali, Göle Kaşar Festivali, Çıldır Göl Festivali, Hanak Festivali, Damal ve Posof Şenlikleri gibi bir çok yaz etkinliğinin yapıldığı Ardahan’da bu yıl yapılıp, yapılmayacağı konusunda açıklama bekleyen kamuoyu yaz etkinliklerinin bu yılda yapılmayacağı yönünde ki haberlerin ne kadar doğru olduğu konusunda yetkililerden bilgi bekledikleri görülmekte.

    Hoçvan Yayla Şenliğinin tarihinin belirlendiği ancak bu etkinliğe de izin verilip, verilmeyeceğini merak eden Ardahanlılar valilik ve belediyelerin bu yönde bir açıklama yaparak kamuoyunu bilgilendirmelerini istedikleri görülmekte. 


     


     



    Yeni Vali Sınır Valisi Olmalı!..







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

    25 Yılda 13. Valisini karşılamaya hazırlanan Ardahan’a bugün gelerek göreve başlayacak olan Ardahan’ın yeni valisi Mehmet Emin Yılmaz’a onca imkan ve kaynağı olmasına karşın her geçen gün biraz daha yoksullaşan Ardahan’ı uzun uzun anlatmaya gerek var mı bilmem ama ben kendisine bazı önerilerde bulunacağım.



    Çünkü gelip, giden diğer valilerimiz, polisten yada yabancı birinden özel kalem müdürü, toplumdan, tabandan kopuk, çarşı da, köyde gezmeyen etrafındakiler dolaysıyla Ardahan’dan, tabandan kopuk bir valilik yada kendi veya eşlerinin zorlamasıyla Ardahanlılarla bir olmaya çalışması yetmemiş, kendisinden önce ki 12 valinin 8’nin merkeze çekilmesine neden olmuştur..

    Ve bir önerim de vali ile görüşmek isteyenlerin bir yetmedi iki yetmedi 3 kapıyı geçmektense ilk kapıda vali ile görüşecek bir ortam sağlamalıdır.

    Posof ve Çıldır Gümrük kapıları aracılığıyla Gürcistan ve Ermenistan’a komşu kenti, Türkiye’nin Kafkaslara açılan, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol ve Doğalgaz Boru hatlarının yanında TANAP gibi Kars-Tiflis-Bakü Demiryolun geçtiği bir kente yani ithalat, ihracat yapılamayan, Kafkaslara olduğu gibi Karadeniz’e açılan kırmızı et deposu sınır kenti, Serhat Ardahan’a vali olduğunu bilmesi ve bu yönde ortaya koyacağı çalışmalar veye çabalar ile 81 validen daha etkili, yetkili vali olduğunu anlayarak hareket etmesi halinde bölgenin yanı sıra ülkenin süper valisi olabileceğini düşündüğümü belirtmekte fayda var.

    Ülkenin olduğu gibi Ardahan’ın da baş belası olmaya başlayan ancak milyonlar akıtıldığını bildiğimiz Yeşilay, Emniyet ve Sağlık Müdürlüğünün bu yönde ciddi bir çalışmasının göremediğimiz, Bölgesel Amatör Liginde mücadele eden Serhat Ardahan Spor gibi diğer amatör spor dallarından kendi cep harçlıkları ile mücadele eden ve çokta sahip, çıkılıp, değerlendirilemeyen şu günlerde Bonzainin gençleri zehirlemeye başladığı görülen bir kentin valisi olan yeni valimizin İl Tarım Müdürünün de diğer onca müdürlük gibi vekaleten yürütüldüğü kurumun sorumlu olduğu hayvancılık, arıcılık gibi kentin gelirlerinin dinamiklerinin yanında başına geçtiği kentin bir sınır kenti olduğunu ve kendisinin de sınır ticaretini anlatan mevzuatını kendisine yol haritası edeceği bir sınır valisi olarak çalışması halinde göçün hızla devam ettiği Ardahan’ın da kazanan, yaşanılan bir kent olmasına katkı sunacağına inanıyorum.

    Bir çok dairenin vekilin vekili ile idare edildiği Ardahan’da başta kendi yakınları, çevrelerine iktidarın nimetlerini aktaran, kendileri dışında muhalefetin de olduğunu unutan, iktidarın arkasında olduğu, İş-Kur ve diğer imkanları kendilerine, yakınlarına gelir kapısı eden siyasiler yani valilere akıl veren, onları yönlendirmeye çalışanların bunu yaparlarken valileri olduğu gibi hükumetleri, siyasileri, stk’ları korkutup, makama kapatan, tembelleştirenlerin yanı sıra kentin zencileri olarak lanse edilenlerin de dinlenilmesi onların da sık sık ziyaret edilmesi de bir valinin, bir idarecinin başarısına başarı katacağını düşünenlerdenim.

    Devletin, yanı sıra hükumetinde temsilcisi olan valinin devlet ve hükumetin istemlerinin yanında halkında istemlerinin olduğunu bilmesi ve iç içe olacağı halkı arkasına alması halinde devlet ve hükumet kanadından daha güçlü olacağını unutmamasını istediğimiz yeni valimizin emrindeki çalışanlarının hazır kalıp, slayt ve mavi naylon dosyalarda sunduğu raporlara çokta inanmamasını, muhalefet ve muhalif olarak bilinenlerin de ‘Dost acı söyler’ misali değere almasını kendisine fayda getireceğini bilmesini de isterim.

    Toplum nezlinde Ajan diye bilinen Ajans muhabirliği adı altında sözde gazetecilerin çektiği fotoğrafları anlamsızlaştırıp, ulusal ve yerelde manşet yapamadıklarını da ve 22 yıldan fazladır İl Turizm ve Kültür Müdürü olmayan, TRT’nin bile haber yaparken ya Kars’ın yada Erzurum’un ilçesi olarak haber yaptığı Ardahan’ın tanıtımına katkı sunmadığını da bilmesi gereken yeni valimizin çalışmalarını ülke gündemine aktaracak, bu kanalla hala Kars’ın gölgesinde bir ilçe olduğu sanılan kentin önemli bir sınır vilayeti olduğunu da fark edecek, ettirecektir..

    30 Yıldan fazladır kara yollarının başında olan birinin bozuk yollardan sorumlu olduğunu da bilmesi gereken yeni valimizin başta sınırlara, gümrüklere giden yolların yanı sıra kent, köy ve yayla yollarının bozuk olmasının bu kentin en çok homurdandığı sorun olduğunu da bilmesi gerek..

    Yok imkanlarla bir şeyler yapmaya çalışan 5 Belediye Başkanı değil, 6 Belediye Başkanı olan bu kentin tek beldesi olan ve iki yıldır Göle Kaymakamının kurumlarda olduğu gibi Vekaleten Belediye Başkanlığını yaptığı ve elinde alınan hakkını geri almasına karşın iki yıldır seçim yapılmadığı Göle Köprülü (Goreveng) gibi kent merkezinden olduğu gibi gözden ırak Çıldır Kurt Kale, Posof’un sınır kentlerinde sebzecilik, meyvecilik yapılabileceğini ancak başta kurulduğundan bu yana Havaalanı isteyen Ardahanlılar ile bir türlü iç içe olamayan, onların sorununu kendisine ders alıp, çalışmayan üniversite başta olmak üzere İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerinin neden bu yönde ciddi çalışmalar ortaya koymadığını da sorgulaması halinde bu kentin kalkınmasına katkı sunacağına inananlardanım..

    Tırnağı kanayanın pansuman edilip, hemen komşu hastanelere sevk edildiği Ardahan’da ki sağlık camisanın vekalten idarer edilen Hastaneler Genel Sekreteri gibi 81 vilayet içinde eğitim/öğretimde sonlardan bir türlü kurtulamayan İl Milli Eğitim’inde 2016/2017 Eğitim/Öğretimi İl Müdürü olmadan geçirdiğini de bilmesi gereken yeni valimizin internet siteleri ya olmayan yada doğru dürüst güncellenmeyen diğer resmi kurumlar gibi 5 İlçe kaymakamının neden gündeme gelen çalışmalara imza atamadıklarını ve hizmet bekleyen bir ilin tüm yükünün neden sadece valiye yüklendiğini de sorgulaması gerekmektedir.

    Bir şeyler yapmak istediği ve diğer vekillerden daha çok çabaladığına inandığım İktidar Milletvekilinin Ankara’da gelen hizmetleri önce kendi ilçesine aktardığı, muhalefet vekilin Ardahan’dan çok uluslararası çalıştığını da bilmesi gereken yeni valimizin taşınacağı evinin yanı başında ki Polis Evi gibi bir çok kamu binası çürük çıkmış bir kentin başına geçtiğini de bilmesi gerekirken, boşaltılmasına karşın hala belediye ve üniversiteye verilmeyen askeri kışlalar gibi onca kamu binasının da neden değerlendiremediğini de sorgulaması gerekir.

    Damal Bebeği Atatürk Silueti, Çıldır Aktaş, Çıldır Gölleri, Şeytan kalesi, Yeşilim Ormanlar içinde ki Göle yaylaları, Yüksek Okul ve Doğalgaz bekleyen Tanap’ın merkezi olamaya başlayan Hanak, harika doğasıyla Türkiye’nin Davosu olarak adlandırılan Posof ve köylerinin de eşit hizmet beklediği İl Özel İdarenin en iyi şekilde çalıştırılması gerektiği bir kentin valisi olan yeni Valimiz Mehmet Emin Bilmez kentteki ve kent dışında ki federasyon, derneklerle kuracağı sıcak ilişki ile Ardahan’da olduğu gibi il dışında bulunan 600-700 bin Ardahan’lıyla da kol kola gireceğine inan bir gazeteci, iki stk başkanıyım..

    Kısacası yeni valimiz Mehmet Emin Bilmez’in 2 yıl değil, 5 hatta 10 yıl valisi olduğu bir kent olmak isteyen Ardahan’ın valilerden beklentisinin bir hayli yüksek olduğunu da hatırlatır, vali başta olmak üzere bu konuda birinci sorumlu olan ancak kentin tanıtımında büyük rol oynayan yaz etkinliklerinin yani festival, şenliklerin hava durumuna göre en uygun zamanda yapılacağını bile rapor edemeyen Meteoroloji Müdürlüğü gibi adı bile unutulan, olup, olmadığı bilinmeyen Sanayi Müdürlüğü başta olmak üzere konuyla alakalı kurumların sınır ticaret merkezleri kurulması için çaba gösterdiği, gümrük kapıları harıl, harıl çalışan, sınır ticaretinin diğer kapılar kadar olmuş bir kent olması dileğiyle kendisine hoş geldin diyorum..

  • UNUTULAN ARDAHAN KONGRELERİ



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    adı Ardahan’da bir caddeye verilen Halit Bey (sağda)


    Milli kurtuluş tarihimizde 1. Ardahan Kongresi olarak geçen ve 3-5 Ocak 1919 tarihlerinde Yarbay Halit Bey başkanlığında Ardahan’da toplanan ilk kongre 3 Ocak 1919’da Ardahan’da bugünkü Kongre Caddesi üzerinde bulunan ve Kongre Binası olarak anılan Hamşizâde Rasim Bey’in konağında gerçekleşmişti.

    Cumhuriyet tarihinde önemli bir yeri olmasına karşın Sivas Kongresi, Erzurum ve diğer kongreler kadar gündeme gelmeyen, anılmayan Ardahan Kongrelerinin 102. yıl dönümü de sesiz ve anılmadan geçeceğe benziyor.




    İl anma töreni Ardahan’ın Vatan Topraklarına katılışının 92. Yıl dönümü olan 2013 yılında Faruk Köksoy’un Belediye Başkanlığı döneminde gerçekleşen Ardahan Kongreleri o yıldan sonra yeniden gündemden düştü ve unutuldu.

    3 Ocak 1919’da Ardahan’da başlamış ve Hamşizâde Rasim Bey’in konağında yaoılan toplantıyla gerçekleşen ve Ardahan’a katılması gerektiği belirtilen Şavşat doğumlu emekli asker, Filibeli Hilmi (Ardahan), Erzincanlı Dr. Fuat Sabit (Ağacık), Erzurum eşrafından Kösebeyzâde Cafer (Erçikan), Rize’de 38. Alay doktoru olan Abidin (Atak), Ardahan eşrafından ve Ardahan Kaymakamı Hamşizâde Rasim (Acar), Dr. Hakkı Cenap Bey, Askeri Baytar Kaymakamı Arif Bey, İsmail Hakkı Bey’in katıldığı ilk Ardahan Kongresi ardından 7-9 Ocak 1919 tarihlerinde 2. Ardahan Kongresi 20 delege ile toplanmıştı.




    Ardahan Kongresi ardından alınan kararlar gereği Oltu, Çıldır, Akbaba, Posof ve Kars’tan temsilciler çağrılan 2. Ardahan Kongresininde Cihangirzâde İbrahim (Aydın): Cenubi Garbî Kafkas Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına seçilmişti.

    14 Ocak tarihlerinde ise Halit Bey’in başkanlığında 3. Ardahan Kongresi toplandı. Türk Devrim Tarihi ve Milli Mücadele Tarihi metinlerinde yer almayan bu kongre ile ilgili bilgiler, Cafer Erçikan’ın yayınlanmamış ama bilinen hatıratında vardır. 

    Her iki kongreye katılanlara ilave olarak 3. Kongreye katılanlar:


    UNUTULAN ARDAHAN KONGRELERİ

    Hamşizâde Necip (Acar), 1914 Aralık ayında Yakup Cemil komutasında İstanbul’dan gelen Teşkilâtı Mahsûsa’nın gönüllü alayı, Ardahan Harekâtı için Şavşat’a geldiğinde, Hamşizâde Necip Beyin konağında kalmıştı. Bunların arasında o zaman yüzbaşı olan Yarbay Halit Bey de vardı.


    BÖLGESEL HÜKÜMET 

    Ardahan Kongrelerinde alınan kararlar, merkezi Kars olmak üzere, bölgesel bir hükümet kurulması, bu hükümete Cihangirzâde İbrahim Bey’in başkanlık etmesi, Gürcü ve Ermenilere verilecek bölgenin müdafaası, yurt dışına temsilciler gönderilip, çoğunluğu teşkil eden Müslümanların hakkının savunulması ve halkın güvenliğinin sağlanması konularında idi. 

    Ardahan’da Milli Mücadelenin fişeğini ateşleyen Yarbay Halit Bey ve ekibi, Mustafa Kemal Erzurum’a gelince emrine girdi. Bu ekip, Millî Mücadelede, Doğu Cephesinde, iç isyanların bastırılmasında ve Batı Cephesindeki savaşlarda önemli görevler yaptı. Cumhuriyetin kurulmasına da omuz vermişlerdi.



    Cumhuriyet Türkiye’sinin kuruluşunda yakılan ilk fişeklerinden olan Ardahan’ın 3 kongresinin ilki 2015 yılında kongrelere katılanları temsilen giyilen elbiselerle kongrelerin gerçekleştiği binada anılmış, gündeme getirilmiş daha sonra da 2019 yılında Ardahan Valiliği, Üniversite, Belediye ve Kalkınma Ajansının katkı ve destekleriyle düzenlenen ”100. Yılında Kongreleri Uluslararası Sempozyumu”, ile Ardahan Üniversitesi Hoca Ahmet Yesevi Konferans Salonunda düzenlenen bir konferansla hatırlanmıştı.



    KADININ ERKEĞİN HAYATINDAKİ ÖNEMİ..


    Bugün Halk TV’ye çıkarılan adını aldığım Yazar Fakir Baykurt’un babasını anlatamayan ama sayesinde Ege’de bir villada oturan ve baba adının mirası ile hatırlanan kızı, Ahmet Kaya’nın  ölene kadar yanın da çok da görülmeyen eşi, hatta ölene kadar kimsenin tanımadığı Müslüm Gürses’in karısını izleyip, dinlememde mi bilmem ama nedense başta 34 yıldır yazan benim gibi yazarlar olmak üzere şiirler, besteler yazan, türküler söyleyen, ünlü ünsüz liderlerin özel hayatlarını merak edip, googleda küçük bir araştırma yaptım. Ve beni alıp taaa yüz yıllar önce yaşamış, imparatorluklar kurmuş ve bugüne kadar adları, eserleri, heykelleri, kitapları gelmiş birçok ismin gölgede kalan özel hayatlarının ne kadar zor, bir o kadar da boşandığını bildiğim Orhan Pamuk’un kitapları gibi kitaplardan ders alınması gereken özel hayatları görüyor, okuyor, dinliyordum.


    Örnek mi başçavuş diye aşağılanan ama tüm dünyayı harbe sokan ve bugünkü Almanya’nın gerçek temelini atan Hitlerin kaybedene kadar direnip, sevgilisi ile birlikte intihar etmesi.. Ya da doğru dürüst bir evliliği olmayan ama bir kadın olan anasının kendisine verdiği enerji ile “adeta küllerinden doğan bir Anka kuşu gibi” yeniden yaktığı ateşle bugün dünya devleti olan Türkiye’yi kuran Atatürk’e bakmak.

    Daha ileriye gidip, bugün kutsalımız dediğimiz dinimizin yayılması için hayatı boyunca mücadele veren ve başta Araplara olmak üzere ‘doğru olun, dürüst olun, temiz olun ve taşa, puta tapmayın, erken kalkın, işinize bakın, şükür edip, dua edin, yoldan çıkmayın, köle olmayın’ demekten başka bir şey istemeyenlerin kendisini anlamayıp, yormasından olduğuna inandığım 63 yaşına kadar verdiği mücadelenin ilk yıllarında kendisiyle tanışan kadın Hz. Hatice’nin verdiği enerji ile milyonların kalbinde, gönlünde taht kurmuş olan Peygamberimiz Hz. Muhammed’in özel hayatını incelediğinizde “Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır” sözünü hatırlarsınız.




    Amerika’dan dönüp, 5’li cuntaya rağmen bir parti kurarak, ülkeye çağ atlatan Özal’ın özel hayatına baktığınızda karşınıza onun ölümüyle sönen papatyalar, davulcular görürsünüz. Hala öldürüldüğü tartışılan rahmetli Özal’ı.. Ya da Rıza Sarrafı okyanus ötesine götürten Ebru Gündeş’i düşünürken aklıma çocukken yazdığım mektubuma cevap verecek kadar zarif olan rahmetli Ecevit geldi.. Tabi MHP’den ayrılıp, Tansu Çiller’den sonra bir anda 2. kadın lider olmayı başaran Akşener’in ardındaki erkeğide..

    Şair, gazeteci Ecevit’in Karaoğlan olmasına kadar gelen hayatına baktığınızda ise ‘sen şiirleri kime yazdın, yorumu kime dizdin’ demeden hep elini tutmuş güzelliği kadar bir ince ruhlu ama 50 bin dolarlık Fransız malı çantası hiç olmayan Raşan kadını, hep kocasının arkasından gelen Demirel’in eşini ve milyonları var denen Sabancıların devamını sağlayan o güçlü kadınları görürsünüz. 

    Ve Oxford’un olmadığı Urfa’dan çıkıp, inşat işçiliğinden İmparatorluğa yükselen İbrahim Tatlıses’in dokunup, ünlü yaptığı birçokları gibi tüm kadın kıskançlıklarına rağmen başladığı Star tv de yeniden dönüşüne şahit olurken, kadınının ayakkabısının içine parayla beraber koyduğu notta ” Al bu para ananın ak sütü gibi helal olsun, gittiğin yerde kendini ezdirme. Bir de güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa…” diyen Sivaslı âma Aşık Veysel’i andım..

    Bilmem ama bugün nedense geride bıraktığımız yıl içinde 4 kadın cinayeti ile yeniden gündeme gelen Erkek-Kadın ilişkisinin ne kadar önemli olduğu ve erkekle aynı olan kadının o erkeği ya şah ya vezir ya da rezil ettiğini de not edip bitirirken, yazımın kadın düşmanı duyguları ile yazılmış olarak değil benim de buralara kadar gelmeme hep destek olmuş kendisi kadar güzel 4 kadının annesi kadınımın ve kadınların önemini, dünyaya olan katkılarını az da olsa düşünmeniz içindi..

    Çünkü 63 yaşında hayata göz yuman peygamberimizin işaret ettiği gibi yani ayakları öpülecek olan analarımızın da bir kadın olduğunu, hayatımıza ve dünyaya anlam  veren kadınların yaşamımızda ne kadar önemli olduğunu unutmamak içindi anlatmak istediklerim…


    .


    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 




    KÖKSOY’UN BABASI


    FARİZ KÖKSOY DEFNEDİLDİ


    arşiv haber 11/07/2016 tarihli haber/yorum


    Ardahan Belediye Başkanımız Faruk Köksoy’ un babası Fariz Köksoy, bugün ikindi Namazına müteakip Hanak ilçesi Bastoklu /Yukarı Dikkan) Köyü Mezarlığına defnedildi.


    Cenaze törenine; Vali İbrahim Özefe, AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay,  Belediye Başkanımız Faruk Köksoy, İlçe Belediye Başkanları, Vali Yardımcıları,  İlçe Kaymakamları, İl ve İlçe Emniyet Müdürleri, AK Parti Ardahan il Başkanı Yusuf Demirci,  İl Genel Meclis Başkanı Taviddin Çoşkun, Belediye Meclis Üyeleri, ATSO Başkanı Çetin Demirci,  Belediye Başkan Yardımcısı, Belediye Birim Müdürleri ve personeli, Sivil toplum kuruluşları başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.


    **CHP Konferansı mı, Ardahan mı?


    **Fakir Yılmaz


    Pazartesi başlayıp, Salı günü sora erecek olan Ardahan’ı Kalkındırma Konferansı daha başlamadan tartışmalarda başladı..


    CHP Ardahan Milletvekilinin öncülük ettiği, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasının ev sahipliği yaptığı bu konferansın siyasal olmayacağının açıklanmasına karşın son anda siyasilerin açıklaması ile siyasallaşan konferansın siyasilerin gölgesinde kalması üzücü bir durum değil mi? 

    Bilmem ama bu konferans gibi Ardahan Dernekler Federasyonun toplantıları gibi bu gibi diğer toplantılara da birer gölge bırakıp, desteklemeyenlerin anlamadığı bir konu var ki bu da Ardahanlının bir araya gelip, en azında beyin fırtınası yapmaları da Ardahan adına bir fayda değil mi?

    Bana soracak olursanız gelin bu tür önemli toplantılara el atıp, siyasallaştırmadan sıklaştıralım..

    Çünkü Ardahan ve Ardahanlının diğer bir sorunun da bir araya gelememek ve başta siyasiler olmak üzere Ardahan adına hareket edenler bir araya gelmelidir..


    **Lobi çalışması..


    Batıda ki milyonlarca insanı temsil eden derneklerin ciddi anlamda çalışmaları halinde o çok istenen ‘Güçlü Ardahan Lobisi’ nin oluşabileceğini ortaya koyan Ardahan Dernekler Federasyonunun bu yöndeki çabaları aralıksız sürerken, başta Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’dan olmak üzere bir çok kurum ve kişinin de desteğini almaya başladı.

    Doymak için doğdukları memleketleri terk etmek zorunda kalıp, batıya göç eden Ardahanlının yaşadığı, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi ülkenin önemli kentlerinde bulunan hemşehrileri bir çatı altında toplamak için son aylarda çalışmalarını yoğunlaştıran ve toplum nezlinde de büyük destek alan ARDA/FED’in güçlü bir Ardahan lobisi çabalarına verilecek her desteğin o çok istenen birlikteliği sağlayacağını Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un ev sahipliğinde yapılan kahvaltılı toplantıda bir kez daha görülmüştür.

    60’a yakın dernek başkanı ve yöneticilerinin ilk kez Ardahan’da bir araya gelmesinde büyük rol oynayan ve toplantının fikir babası olan İstanbul ARDA/FED’in bu çabaları, Ankara ve Bursa’da ki ARDA/FED’lerin yanı sıra diğer federasyon ve dernekleri de harekete geçirdiğide bir gerçektir.

    İşte tam da bu sırada Ardahan’da düzenlenen Ardahan Kalkınma Konferansını da göz ardı etmemek ve bu konferansı ateşleyenin de İstanbul ARDA/FED’in önce İstanbul’da ardından Ardahan ve Ankara’da yaptığı güçlü bir Ardahan lobisi adına ard arda düzenlediği toplantıların ateşleyicisi olduğunu da söylersek yanılmamış oluruz..

    Yine Ardahan Belediyesi ve ARDA/FED’in ortaklaşa oluşturduğu, ‘Ardahan Yerel İrade Platformu’ nu da unutmadan ARDA/FED’in yok imkanlar ile son aylarda orata koyduğu performansın sonucu olduğunu ARDA/FED’i desteklememek için direnenler dahil artık her Ardahanlı anlamalı, görmeli..

    Görmeli ki o çok istenen ancak bugüne kadar bir türlü gerçekleşemeyen ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ nin gerçekleşip, Ardahan’ın, Ardahanlının önü açılmalıdır.. 


    **Samimi Birliktelik Olursa..


    Ramazan ayının etkisi, ARDA/FED başta olmak üzere derneklerimizin son aylarda bir hayli aktifleşmesi ve yayla turizminin artık kabul görmesi geçen yıllara nazaran bu yıl olağanüstü çoklukta gurbetçinin geldiği Ardahan’da hareketli günler yaşanıyor..

    Başta dernek başkanlarımız olmak üzere bir çok gurbetçinin şu an bulunduğu Ardahan’ın hala istendiği yerde olmadığını ortaya koyan şehir görünümüne karşın bu kentin hak ettiği yere ulaşmasının tek yolunun samimi birliktelikten geçtiğini artık anlamak, kabul etmek gerekir..

    Evet samimi birliktelik derken, başta siyasiler olmak üzere toplum önderlerinin sözde deyip, özde uygulamadıkları ve ortaya koyamadıkları birliktelikten bahsediyorum..

    Çünkü bu yönde ki çabaların güzel sonuçlar verdiğini artık görmek gerektiğini ve gerçekten oluşacak olan samimi bir birliktelikle bu kentin, Ardahanlıların hak ettiği yere ulaşması için hiç bir engel olacağına inanmıyorum..

    Bu nedenle artık herkesin eteğinde ki taşları döküp, samimi bir şekilde bir olmalıdır..

  • Gülçin Neden Vefat Etti?!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Alınan bilgilere göre 2020 yılının son gecesinde Ardahan Acil’i arayanlar 4 çocuk annesi Gülçin Çakmak (38) adlı bir kadının kalp krizi geçirdiği için, ailesinin acil ambulans istemesi üzerine köye giden Ambulans hastayı Ardahan Devlet Hastanesine getirdi.


    Hastaneye geldiğinde hayatını kaybettiği görülen kadının yapılan inceleme sonucu dişlerinin kırık, vücudunda darp  işaretleri olduğunun tespit edilmesi üzerine olaya savcılık el koydu. Savcının ve doktorların vereceği kararla vefat nedeni belli olacak olan kadının kilolu olduğu ve yapılan müdahale sonucu darp alabileceği de ileri sürülürken olayın yapılacak otopsi sonucu belli olacağı belirtildi.



    **SİLAHLAR YİNE PATLADI..


     


    Öte yandan Ardahan Merkezde kavgalı olan iki aile Avcı ve Çelik aileleri arasında ki kan davası olayı tarafların birbirlerine silahlı saldırıları ile devam ediyor.


    Geçtiğimiz gün yaşanan ve bir kişinin kurşunla birçok kişinin yaşanan kavga sonucu yaralandığı olay ardından yılın son gününde de yine silahların patladığı öğrenildi.


    Ölen ya da yaralanan son olayın iki aile arasında yaşanan ve 2 kişinin ölümüyle sonuçlanan ve kan davasına dönen olayın devamı olduğu öğrenildi.



    SINIR ÖTESİ..


    Sadece bir gribal hastalık olduğuna ve olduğundan daha çok abartıldığına inandığım pandemi saçmalığının insanları sosyal hayattan koparttığı şu günlerde ülkemin en uzak kenti, sınırlara sıfır kent, serhat Ardahandaydım.


    Ülkemizin Kafkasya’ya sınırları olan, biri Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu gümrüğünün de içinde olduğu 3 gümrük kapılı, Gürcistan ve Ermenistan’a komşu Ardahan’da sizler gibi evde kalmayıp, dağ, taş demeden gezip en az 4-5 kez her köşesini dolaşırken geçtiğimiz günde Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısının bulunduğu Posoftaydım.

    Pandemi başta olmak üzere birçok olumsuzluğa kurban edilen doğanın su kaynakları olan dere ve nehirlerin önüne atılan HES’lerden biri, Beşikkaya HES Barajı ile önü gemlenip, suyunun büyük bölümünün Karadeniz’e akıtılması hedeflenen Kura Nehri gibi benim de hemen her gün akıp, gittiğim dağlarında, ovalarında, köyleri ve kasabalarında gezerken gördüklerimi hem görüntüleyerek hem de yazarak gerek yerelde gerekse ulusalda yaptığım haber ve yorumlarım aracılığı ile okurlarıma, takipçilerime aktarmaya çalışırken kendimi neredeyse sınır ötesinde bulacaktım ki inanmadığım pandemi belası bir çoklarımızın gibi benim de önümü bu kez sınırda  kesti.

    Çünkü hala tartışılan ve olduğundan çok büyük bir seviyede olduğu söylenen ölümlerin devam ettiği pandeminin kendilerinde daha fazla olduğunu belirttiği söylenen Gürcülerin gümrükte yaya ve özel araçla ülkelerine geçişlerine izin verilmediğini belirten gümrük polisi ve memuru önümüze geçip, dur dediği için Türkgözü (Badele) Gümrüğünden sınır ötesine geçemedim.

    Pasaporta gerek olmadan, kimlikle geçilebilen Gürcistan sınırının da sınır ötesine geçemeden memleketim Ardahan’a geri dönerken aklıma gelen ve bir aydan fazladır yaptığım pasaport başvurumun neden hala olumlu ya da olumsuz olarak cevaplanmadığını da düşünürken feto mağduru eski Genelkurmay Başkanı yeni Milli Savunma Bakanının programında olmamasına karşın yanına topladığı askerî erkanla birlikte bir anda Libya’ya gittiğini öğreniyordum.



    Bu programda olmayan son dakika sınır ötesi gelişmenin ne anlama geldiğini düşünürken daha kısa bir süre önce sarsılan gakkoşların memleketi Elâzığ’ın yeni bir depremle sarsıldığını ve adeta sıkıyönetim uygulaması haline gelen ‘evde kal’ması  istenen insanların benim gibi bir kış günü sınır ötesine olmazsa da dışarılara kaçtığını haber alırken gittiğim Posof’un yanı sıra bölgenin en büyük Alevi ilçesi Damal ve Sünniler ile Alevilerin yanı sıra Kürtlerin, Türklerin kardeşçe yaşadığı Hanak ilçesinin burnunun dibinde olmazsa da güzel doğasını katledip, bölgeden geçen BTC/Botaş ve Tanap Doğalgaz ve Petrol boru hatlarına karşın hala doğalgazsız olup, üşümemek için odun, kömür ve tezek yaktığını yeniden görüyordum, parasının bizim paramızdan daha çok değerlendiğini öğrendiğim dünkü Nataşa memleketi denip, turist gözüyle bakılmayan Gürcistan’ın ve Kafkasya’nın bölgede yarattığı hareketlilikten eser kalmadığını da üzülerek görüyordum.

    Birkaç tırın gelip, geçtiği ve ülkedeki gümrük kapıları arasında en az ithalat, ihracatın yapıldığı gümrük kapılarının başını çeken derme, çatma bina, konteynırlardan oluşan, Türkgözü kelimesine yakışmayan gümrük kapısından sınır ötesine geçemeyip, geri dönerken 100 kadının iş bulduğu tekstil atölyesinin hikayesini de bir dahaki yazıma bırakıyor ve bir yıl önce ülkenin sıfır noktasına kurulan bu dev yatırımın Ticaret Odası, Esnaflar Birliği Odası Başkanlarınca olduğu gibi bölge Belediye Başkanlarınca da ziyaret edilmediğini de yazıp, ‘memleketi kalkındırıyoruz’ diyenlerin aslında, memleketi kandırdıklarını anlıyordum, delinmeyi bekleyen buzlanmadan Selmi hanım, eşimle ve aracımla birlikte yeniden 
    Ulgar dağı tırmanırken..


    .


    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 


     




    GÖLE’DE CİNAYET!


    1 Genç Bıçaklanarak Öldürüldü!.


    arşiv haber 23/12/2019 tarihli haber/yorum


    KÖY MUHTARLARI KANA BULANDI.. Ardahan’ın Göle İlçesinde minibüsçülük yapan bir kişi eşiyle kavgalı olan bir bayanın kapısına götürdüğü aynı bayanın kardeşi ile gittiği kadının eşi ve eski köy muhtarı olduğu öğrenilen evin sahipleri arasında çıkan kavgada bıçaklanarak öldürüldü.


    Alınan bilgilere göre dün Akşam saat 19.00-20.00 arasına minibüsüne gelen ismi öğrenilemeyen bir şahsın kendisini Göle Dölekçayır (Pülümür) köyüne götürmesini, istedi.  Köye gitmek isteyen şahısla birlikte aynı zaman da AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın köyü olan Pülümür’e giden Göle Karlıyazı (Kirziyan) köylü  Eray Karakoç adlı sürücü köye götürdüğü şahıs ile eşiyle barıştırılmak istenen kadının akrabaları arasına yaşanan tartışmanın kavgaya dönmesi üzerine araya girmek istediği ancak kimden, nereden, kimden geldiği anlaşılmayan bıçak darbesiyle ağır yaralandığı ve kan kaybı sonucu hayatını kayıp ettiği öğrenildi.


    Olayla ilgili bir çok kişinin gözaltına alındığı ve Karlıyazı (Kirziyan) Köy Muhtarı Yıldırım Karakoç’un yeğeni olduğu öğrenilen Eray Karakoç’un ölümüne neden olduğu iddia edilen ve adı Sidar olduğu öğrenilen  ve kaçan bir kişinin arandığı da alınan bilgiler arasında olurken ölen şahsın ve şahsın ölümüne neden olan ailelerin yakınlarının eski ve yeni muhtarlar olduğu da alına bilgiler arasında oldu.


    Yine İntihar, Yine Ardahan!


    Yine İntihar, Yine Ardahan!


    *Arşiv Haber 11/10/2019 Tarihli Haber ve Yorum


    İntihae vakalarının çok yaşandığı iller arasında başı çeken Ardahan’da yine bir intihar olayı yaşandı.


    Göle ilçesine bağlı Dengeli (Abur) köyünde ikamet eden Yılmaz Ekmekçi, intihar etti.


    Hayvancılıkla uğraşana ve çevresinde sevilen biri isim olan Yılmaz Ekmekçi’nin niçin intihar ettiği öğrenilmezken, Ardahan genelinde son yıllarda intihar vakalarının artması dikkatlerden kaçmıyor.


    45 Yaşında ve 6 çocuk babası olan Yılmaz Ekmekçi’nin naaşı, Dengelli Köyünde öğle namazına müteakiben kılınacak cenaze namazıyla toprağa verileceği öğrenildi.



    Tekelciyi Öldüren Şahıs


     


    Cezaevinde İntihara Kalkıştı!


    *Arşiv Haber 13/08/2019 Tarihli Haber


    Ardahan’ın Göle İlçesinde yaşanan kazada bir kişinin ölümüne neden olan sürücü tutuklu bulunduğu Ardahan Kapalı Cezaevinde intihara kalkıştı.


    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz gün kullandığı aracın kontrolünü kayıp edip, Göle oltu Caddesi üzerinde bulunan Maden Şarküteri adlı iş yerine dalan ve şarküterinin sahibi Yavuz Maden’in ölümüne neden olan Recep Ahçı olay ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanıp, gönderildiği Ardahan Kapalı Ceza Evinde intihara kalkıştığı öğrenildi.


    Uzun zamandır Alkol kullanmadığı ve rahatsızlığı dolaysıyla ilaç aldığı ama olay günü alkol aldığı ileri sürülen Göle Serinçayır (Çöşpenek) köylü Recep Ahçı isimli şahsın olayın şokunu atlattıktan sonra yaptığı hata ve bir kişinin ölümüne neden olmasının verdiği vicdan azabıyla tutuklu bulunduğu ceza evinde bileğini keserek intihara kalkıştığı, koğuş arkadaşlarının olayı fark edip gardiyanlara haber vermesi ardından Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılıp, hayata döndürüldüğü de alınan diğer bilgiler arasında oldu.



    GÖLE’DE CİNAYET GİBİ KAZA!


    *Arşiv Haber 08/08/2019 Tarihli Haber


    Ardahan’a bağlı Göle ilçesinde yaşanan bir olay sonucu bir kişi öldü. Alınan bilgilere göre dün Akşam saatlerinde Göle Oltu Caddesinde Yavuz MADEN’e ait Tekel Bayisine gurbetçi Serinçayır (Çölpenek) li ama kimliği henüz açıklanmayan kişilerin kullandığı aracın kontrolden çıkarak çarpması sonucu ilk belirlemelere göre iş yeri sahibi Yavuz Maden hayatını kaybetti. Şaşkınlık yaratan olayla ilgili çok geniş çaplı araştırma başlatıldı.

    Haber: Öz Göle Gündem Metin KASIMOĞLU



    TALİHSİZ KAZA SONUCU HAYATNI KAYIP EDEN YAVUZ MADEN..



    Kaz Dağları ve Kazlar..


     


    Öncelikle bölgenin milletvekili olan AK Parti Grup Başkanı Kaz Dağlarında olduğu ileri sürülen altın madeni için yapılan ağaç kesiminin , neden onca ağaç kesildikten sonra görüldüğünü sorduğu gibi bende bir gazeteci olarak aynı sorunun cevabını merak etmedim değil..


    Çünkü vekilin  üstü kapalı olsa da  bu durumdan şikayetçi olduğunu gördüğüm ve bu yönde yaptığı  savunmasına baktığımızda kendi bölgemde olduğu gibi yurdun bir çok yerinde gazeteci geçinip, yaşananları görmeyen, yazmayan, görüntülemeyen ve Anayasa gereği demokrasinin, insan haklarının 4. savunucusu oldukları iddia edilen ama vali, vekil, başkan kızar diyerek haber yapmayan gazeteci tiplerinin o bölgede de  olduğunu  hepimiz biliyoruz.


    Yani ‘Nerem düz ki’ diyen deve misali ağaçların bir gram altın  için kesilmesini değil, bu vahşetin neden geç görüldüğünü soran vekilin sorusunu ben de  bölgedeki gazeteciler, muhabirler, ajan pardon ajans muhabirlerine sormak isterim..


    Vekil ve benim soruma cevap verecekleri beklerken şimdi de ağaçların neden kesildiğini konuşmuyor, kaç tane ağacın kesildiğini tartışıyoruz.


    Ve ‘çıkarsa bize yani ülkeye kaç gram altın kalacak?’diye tartışmalar yaparken ağaçlar kesilmeye devam ediyor..


    Kaz Dağlarını tartıştığımız şu sıralarda İmamoğlu’nun adının hiç geçmediği günlerde CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmak için çok uğraşan ama lobisi olmadığı için bir gündem adı gündemde düşen Göleli hemşehrim İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin hükumetin S-400’leri aldığı Rusya’dan kaz ithalatı yapacağını ileri sürüyordu.


    Kaz dağlarında yaşananlara üzülen bizler bu kez kazlarımızı düşünmeye başladık.


    Evet, Başkan Erdoğan’ın eniştenin başında bulunduğu Ekonomi Bakanlığının bir kişi veya şirket gibi açılacak bakkal pardon şirket yoksa holding veya gruba ortak olabileceği, hatta kuracağı şirkete ortak alabileceği yetkisini imzaladığı verdiğini de duyuyoruz. 


    Yani kısacası kaz gelecek yerde tavuk vermeye devam eden,  asıl kazların kim olduğunu da acaba zamlı sigaraları yakan bizler  veya ben miyim diye de düşünmedim değil..


    Çünkü gerek Kaz dağları, gerek Rus kazlar , gerekse ekonomi bakanlığını şirket yönetimi gibi idare edeceğimiz bir ülkede gerçek kazların kim olduğunu da sormak, sorgulamak gerekir. Yine  aynı bölgenin kadın milletvekilinin de  sevgililerinin de  dahil , her yere lazım kağıt üretimi için orada kesilen ağaçların gerektiğini de üzülerek farkediyorum, SEKA’nın da kapatıldığı ülkemde… 

  • KAR GELMEYİNCE ATATÜRK GELDİ!


    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Türkiye’nin Ermenistan ve Gürcistan’a komşu illerinden biri olan Ardahan‘da her yıl 15 Haziran – 15 Temmuz tarihleri arasında ortaya çıkan doğal Atatürk silüeti, bu yıl aralık ayında da görüldü.


    SİLÜET 25 ARALIK’TA GÖRÜLDÜ


    25 Aralık’ta hava aydınlanmadan çekilen görüntüde Atatürk’ün silüeti net bir şekilde fark edildi. Bir vatandaşın çekip sosyal medyadan paylaştığı fotoğraf kısa sürede çok sayıda yorum ve beğeni aldı.


    İLK OLARAK 1954 YILINDA FARK EDİLDİ


    Atatürk silüeti ilk olarak 1954’te Yukarı Gündeş köyünde çobanlık yapan Adıgüzel Kırmızıgül tarafından fark edildi. Silüetin, 1975 yılında gazeteci Erdoğan Kumru tarafından çekilen fotoğrafları Genelkurmay Başkanlığı’na gönderildi.


    ŞENLİKLER DÜZENLENİYOR


    Bu nedenle 23 yıldan bu yana Damal ilçesinde temmuz ayında ‘Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde Damal Şenlikleri’ düzenleniyor. Fakat bu sene koronavirüs tedbirleri kapsamında şenlik yapılamadı.


    SULİETİ GÖRMEK İÇİN İLÇEYİ ZİYARET EDİYORLAR


    Siluet 15 Haziran – 15 Temmuz tarihleri arasında havanın güneşli olması durumunda 17.55 – 18.10 saatleri arasında Ata Mahallesi’nden izlenebiliyor. Fotoğraf sanatçıları ve turistler Atatürk sulietini görüntülemek için ilçeyi ziyaret ediyor.



    YENİ YILIN İLK YAZISI..


    1969 ve 2021..


    Geride kalan yıllarda yaşananları özetleyip, yeni yıla merhaba demek isterken bir yılın daha gitmesi hüznü  çöker üzerime…


    Bunun nedenini düşünürken adımı koyan babam gibi birçok sevdiğimin yanımda olmadığı ve çoktan çekip gittiklerini düşündüğümden mi yoksa 52 yıl boyunca yaşanan onca tatsızlığın beni bir hayli yorduğunu hissettiğimden mi bilmem ama yeni yılın ilk yazısını yazmak zor geliyor.


    Çünkü umutla merhaba dediğimiz yeni yılın geride bıraktığı yıllarda yıkılan umutların ve hayallerinde geride kaldığını düşünüp üzülürken onca yıl birçok badireye karşın hala ayaktayım deyip, moral toparlamaya çalışıyorum 35 yıla yakındır günlük ele aldığım yazılarımdan birine, yılın ilk yazısına başlarken.


    Ama geride kalan yıl da ve diğerlerinde kalanları da unutmadan ve yeni yılda güzelliklerle karşılaşmayı umut edip, eski yıllarda yaşananların yenilerini yaşamamak umuduyla.



    1969 yılından 2021 yılına gelene dek sol yanımdan yediğim kurşunun hatırlattıkları ya da yine solumdan aldığım bıçak yarası mı daha acıydı yoksa sevdiklerimin şimdi yanımda olmaması mı diye düşünürken çektiğim ofun içtiğim sigaranın dumanına katılıp, havalanıp, gittiğini görürken daha dün yanımda, çevremde olan onca insanın çoğunun yeni yılı görmediği diğerlerinin ise nerede ne yaptıklarını düşünüp, aslında hiçbir şeyi unutmadığımı da anlıyorum bir of daha çekerken…


    Hızla akan gündemin hızına kendimi kaptırmayıp, geride kalan yılları özetleyen süreci düşünerek yazımın nereye varacağını merak edip, devam ederken dost, eşten art arda gelen güzelliklerle dolu yeni yıl mesajlarının da umut arayışında olduğunu görüyordum tek tek ve hazır kalıpla, al yapıştırla değil de içimden, kalbimden, yüreğimden gelen tüm güzel hislerimle cevaplamaya çalışırken.


    Ve yeni bir yılın geride kalan yıllar gibi umutla, en güzel şekilde yaşanması gereken bir yıl olduğunu anlayarak, üzerimde ki 51 yıllık ağırlığı kenara itip, 52. yılı en güzel şekilde yaşamaya karar verip, geride kalanları unutmadan, yaşananlardan ders alıp, yaşanması gereken bir yıla merhaba diyerek, yılın ilk gününe adım atıyorum, yorsan da, üzsen de, yaşlandırsan da sonuna kadar en güzeli seninle yaşayacağım 2021 diyerek..



    Atatürk Bu Yıl Erken Geldi!..


    arşiv haber 30/05/2019 tarhli haber/yorum


    Ardahan’da her yıl 15 Haziran-15 Temmuz tarihleri arasında ortaya çıkan doğal Atatürk silüeti, bu sene 25 gün önce görülmeye başlandı. Ardahan’ın Damal ilçesindeki Karadağ sırtlarında ‘doğal mucize’ olarak nitelendirilen bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün silueti, bu yıl erken görülmeye başlandı.


    Siluet havanın güneşli olması durumunda her gün 17.55-18.10 saatleri arasında Ata Mahallesi’nden izlebiliyor. Fotoğraf sanatçıları, Atatürk sulietini görüntülemek için ilçeye akın etti.


    Ata Mahallesi’nde oturan gençler, her gün Atatürk’ün silüetini izlediklerini ifade ederek, vatandaşları da ilçeye davet etti.


    Atatürk silüetini görmek için yerli ve yabancı çok sayıda turistin ilçeyi ziyaret ettiğini belirten gençler, bu doğal mucizenin ilçe için bir bağış olduğunu kaydetti.



    SİLÜET NASIL ORTAYA ÇIKTI?


    Atatürk silüeti ilk olarak 1954’te Yukarı Gündeş köyünde çobanlık yapan Adıgüzel Kırmızıgül tarafından fark edildi. Silüetin, 1975 yılında gazeteci Erdoğan Kumru tarafından çekilen fotoğrafları Genelkurmay Başkanlığı’na gönderildi.


    Bu nedenle 23 yıldan bu yana Damal ilçesinde her yıl Temmuz ayında ‘Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde Damal Şenlikleri’ düzenleniyor.



    Yol ve Kayıt Dışı Denetimleri..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


     


    Geçtiğim gün ziyaret ettiğim Vatan Bilgisayar’ın kurucusu Nuri Vatan ile sohbet ederken Vatan’a ekonominin durumu konusunda sorduğum sorular içinde aldığım bir cevap dikkat çekiciydi.


    4 Bine yakın çalışanı 170’e yakın mağazası olan Vatan Bilgisayar olarak işlerinin iyi olmasının kendilerine yetmediğini belirten Nuri Vatan ben rahatsam diğerleri rahatsızsa huzur yoktur demektir, bu rahatsızlıkta bu ülke de vergiye tabi 6 milyon insanın sırtında bu kadar hizmet görüyorsa büyük iş ama bunu aşmasak bugün yaşanan ekonomik sıkıntılar hep olacak’ diyordu.


    Yani kayır dışı ekonominin kayır altına alınması gerektiğini mevcut hükumete ve bugüne kadar iktidara gelen her hükumete anlattıklarını ancak bugüne kadar bu yönde ciddi adımlar atılmamasından rahatsızdı Vatan Bilgisayar’ın kurucusu Nuri Vatan..


    Vatan’ı dinledikten sonra gittiğim diğer iş adamlarının da bir hayli dertli olduğunu gördüğüm İstanbul’da yaşanan ekonomik sıkıntının yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin de her kesin olduğu gibi iş adamlarının da gündemin 1. sırasındaydı.


    Ekonomik sebeplere ek olarak, hızlı nüfus artışı, köyden kente göç ile birlikte oluşan işsizlik ve çarpık kentleşmenin, iş gücü piyasasında olumsuzluklara yol açarken kayıt dışı istihdama da zemin hazırlamakta olduğu belirtilen ülkemde yaşanan ekonomik sıkıntının diğer bir adı da gelirden çok gideri olan bir devlet yapısının olmasıdır.


    İşte burada dikkat çekmek istediğim yollara radar atıp hız yapan bir iki araca ceza kesmekle her gün onlarca cana mal olan trafiği engelleyeceğini sanan devlet anlayışı ile bu yollar da ve onca sanayide, hatta cadde ve sokakta kayıt dışı iş yapanların yanında birin yerine 10 koyan esnafı denetleyememesidir dün olduğu gibi bugünde yaşanmaya devam eden ekonomik sıkıntı..


    Bol ışıklı yol tesislerin de çalıştıran onca yabancı uyruklu insanın bu ülkenin işsizlerin işini ellerinde aldığından bir haber bir devlet anlayışının hüküm sürdüğü ülkem de otoban yada uzun yol fırsatı bulup birin yerine 10’la ürün satan ama verdi levhalarında binler değil, kuruşlar yapan onca iş yeri sahibi de iş adamı diye gezer, hatta istihdam yaratıyorlar denilerek ya vergi dairelerince ödüllendiriliyorlar yada siyasette yer verilip, milletvekili, hatta bakan bile ediliyorlar..


    Denetimsizliğinin de denetim dışı olduğu görülen ülkemde kayıt dışının 6 milyonun sırtında işler yürütülürken neden ekonomik sıkıntı yaşandığı yönünde ki anlamsız sorular sormakta saçma bir durum gibi..


    Bu nedenle bu yönde sorular sormaktansa var olan ekonomiyi de silah tüccarlarına verip, Irak’a yetmedi bir de Suriye’ye uçurmak var uçakları..


    Çünkü bu ülkenin gerçek gündemini saklamak adına hep aynı işleri yapıp, dün başka adı olan bugün de Beka adı verilen operasyonlarla Irak’a, Suriye’ye değil Pakistan’a kadar sınırımız yaklaşanı vurmak daha iyi oluyor kayıt dışı veya 40 yıldır çözüm bulamayan ve sık sık buzluklara kaldırılan çözüm süreçlerinden..


    Ha unutmadan günde onlarca insanın ölümüne, yaralanmasına ve ekonomiye büyük zarar veren kazaları önlemek için yollarda denetimleri yapan trafik polisinin radarına takılmayı beklemekten başka çare bulamayan çok akıllılar birde tenekeden yol kenarına koydukları polis aracı benzeri trafik işaretleri ile çözümü daha kolay sanıyorlar, fiyatlara bir yerine 10 koyan ama vergi ödemeyen, kayıt dışı esnaf, iş adamı, iş yeri ve kaçak işçi gibi onca ciddi işlerin reform beklediği, çözüm istediği ülkemde..

  • YoTube ArdahanTV Ardahan'a da Havaalanı İstiyoruz..

    Ardahanlıların unutup, gündemde tutmayı başaramadıkları ‘Ardahan’a Havaalanı’ kampanyasının başta AK Partili Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay üzere bizzat Ardahanlılarca anlaşılmaması üzerine unutulduğu bir sırada inşasına hızla devam edilen Rize-Artvin Havaalanı yerinde ziyaret edip, Ardahanlılara bir kez daha çağrı yapan Ardahan Dernekler Federasyonu, Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz ‘Ardahan Havaalanı İstiyor’ kampanyasını yeniden başlatarak tüm Ardahanlıları bu kampanyaya destek vermesini istedi.


    BU KAMPANYI DESTEKLEMEK İÇİN BU HABER KENDİ SAYFANDA PAYLAŞ!.. 


     


     

  • ARDAHANLI KIBRIS'I DA YÖNETECEK!..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Prof.Dr.Erhan Arıklı Kimdir?


    Geçtiğimi z yıl köyüne gelip, Ardahan’ı, hemşehrilerini de ziyaret eden Prof. Dr. Erhan Arıklı, 1962 yılında Ardahan merkez ilçesine bağlı bulunan Yalnızçam köyünde doğdu. İlköğrenimini Kars’ta tamamlayan Arıklı 1975 yılında ailesi ile birlikte Ardahan’dan göç ederek Kıbrıs’a yerleşti ve ortaöğrenimini burada tamamladı. 1985 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini bitirdi. Daha sonra aynı alanda yüksek lisans yaptı. Üniversiteden sonra bir süre aile şirketinde yöneticilik yapan Arıklı, 1997 yılında Uluslararası Girne Amerikan Üniversitesi İşletme Bölümü’nde “KKTC’de küçük ölçekli işyerlerinin İşletmeleri” tezi ile ikinci yüksek lisansını tamamladı.


    Arıklı, 1999 yılında Azerbaycan Beynelhalk Üniversitesi’nde ise “Osmanlı Döneminde Azerbaycan’ın iktisadi Yapısı” konulu üçüncü yüksek lisans çalışmasını yaptı. 1991 yılından itibaren KKTC’nin yurt dışında tanıtılması için çalışmalar yapan Arıklı, 34 Türk devlet ve topluluğunda 100’ün üstünde konferans verdi. Arıklı, Türk Tarihi ve Türk Kültürü ile ilgili çalışmalarından dolayı Çeçenistan Cumhurbaşkanı Cahar Dudayev tarafından “Üstün Hizmet Madalyası” ile taltif edildi. Arıklı, 2005 yılında Azerbaycan İlimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü’nde doktora yaptı.



    Arıklı, 2005 yılında KKTC Dışişleri Bakanı özel temsilcisi sıfatı ile Azerbaycan’da görevlendirilerek KKTC’den Azerbaycan’a doğrudan uçuşların gerçekleşmesini sağladı. Daha sonra çalışmalarını Orta Asya ya kaydıran Arıklı, KKTC’nin Orta Asya Temsilciliği görevine atandı. Burada görev yaparken ilmi çalışmalarına da devam eden Arıklı, “Yaşayan Türk Halkları ve Tarihleri” ve “Türk Halkları Kültür Tarihi” isimli iki kitap yazdı.


    Arıklı’nın temsilcilik yaptığı süre içerisinde Kırgızistan’da yaptığı çalışmalar neticesinde Kırgızistan, KKTC’nin Türkiye’den sonra en iyi ilişkileri sahip olduğu ülke haline geldi. Kırgızistan’daki resmi görevinin bitimine müteakip Kırgızistan Devlet Arabayev Üniversitesi’nde Profesör kadrosuna atanan Arıklı, burada Türkoloji Bölümü’nü kurdu ve Teoloji Fakültesi’nde dersler verdi. KKTC de ve Türkiye’de çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı da yapan Arıklı, Kıbrıs’ta kurulan Yeniden Doğuş Partisi’nin (YDP) Genel Başkanı oldu. Arıklı evli ve 3 çocuk babasıdır.


    **CUMHURBAŞKANI ADAYIDA OLMUŞTU..


    YDP Parti Meclisi Parti Başkanı Erhan  Arıklı’yı Nisan ayında yapılaN Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmuştu. YDP Cumhuriyet Meclisi’nde 2 Milletvekili ile temsil ediliyor.



    Bu iddiaların sahibi şimdi belediye başkanı..


    ‘Bu Fötr Şapkayla 6 Defa Gittim, 7 Kere Geldim’ diyen ve geldiğinde yani dün yaşananları es geçip, bugün iktidar olduğunda ‘Dün dündür bu bugün bugündür’ diyerek geçiştiren rahmetli Demirel’i bana hatırlatan bir durum memleketim Ardahan’da yaşanıyor.


    Çünkü bugün Ardahan Belediye Başkanlık Makamına oturan şahıssa dün dediğini unutturan bir görevlendirme yaşandı.

    Benim, ‘gripal bir olay’ diyerek inanmadığım ve sıkıyönetimi andıran önlemlerle ekonomiyi de felç eden tüm yaptırımlara karşın hala artarak devam eden pandemi vakalarının son kurbanları arasında olan ve yakalandığı Covit-19 virüs dolayısıyla önce karantinaya ardından Ardahan’da aldığı tedavisini başkentte yaptırmak için Ankara’ya giden CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in yerini bıraktığı kişi kendisi gibi CHP’li olan ama kendisine demediğini bırakmadığı için partisi CHP Ardahan İl Başkanlığı tarafından ihracı istenen Mustafa Badem ..

    Evet, durum aynen böyle..

    Yani dün Ardahan’ın CHP’li Belediye Başkanı Faruk Demir aşağıda olan savunma dilekçesi ile kendisi hakkında demediğini bırakmayan Mustafa Badem’i kendi yerine oturtması dikkat çekince bende bir gazeteci olarak bu yaşanan ilginç durumu CHP’li biri olarak CHP’li belediye başkanı hakkında demediğini bırakmayan ve ciddi iddialar ortaya atan CHP’li Meclis Üyesinin partinin kurallarına uymadığı ve bir CHP’li olarak belediye başkanını zan altında bırakan Badem’in ihraç edilmesi için CHP Genel Merkezine başvuran CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan’a  sorduktan sonra ‘ARDAHAN BELEDİYE BAŞKANLIĞINA İHRACI İSTENEN MUSTAFA BADEM BAKACAK!’ başlığı ile yaptığım haberle gündeme taşıdım.

    Bu şok eden haberim üzerine başta CHP’li diğer meclis üyeleri olmak üzere Ardahanlılar şok olup, şaşırdı ve ‘Bu nasıl durum, başkan hakkında ciddi iddialar öne süren birini nasıl, hem de belediye başkan vekili olarak makamına oturtur, yoksa bunu yapmakla Badem ‘sus’ mu demek istedi?’ demeye başladılar.. 

    Bu durumla yetinmeyen ben yine durmadım bir de dün hakkında demediğini bırakmayan Faruk Demir’in yerine bıraktığı şu anki Ardahan Belediye Başkan Vekili yani asıl başkan dönene kadar Ardahan Belediye Başkanı olan Musfata Badem’i arayıp, ‘Sayın başkan metni aşağıda olan savunma dilekçen ile dün dediklerini bugün koltuğuna oturduğun belediyede sorup, araştıracak mısın ?’ diye bir soru sordum.

    Sormaz olaydım.. Çünkü soruma yaptığı açıklamada rahmetli Demirel gibi ‘dün dündür’ demeye getiren Başkan Badem bununla yetinmeyip, bana cevaben aba altından tehditle konuyu alakasız bir yere getirip, yani açıkça tehdit ederek ‘Belediyeye olan borçlara taksitlendirme getirilmiş Fakir sende Ardahan’a geldiğinde gel hele bir görüşelim’ derken ‘yazarsan bende bir şeyler yaparım’ demek istedi.

    Bu durum karşısında şaşırıp, gülümserken sayın Badem’in hakkında demediğini bırakmadığı Başkan Faruk Demir’in kendisine bıraktığı makamın gücü ile dün denenlerin bugün gündeme getirilmesinden bir hayli rahatsız olduğunu da anlıyordum.

    Evet, ‘sayın okurlarım aşağıda ki iddialar benim değil, bugün Ardahan Belediye Başkanlığı makamına oturan Mustafa Badem’e aittir’ diyerek durumu kendisini makamına bırakan ve bir an önce iyileşmesini umduğum Faruk Demir’e, kendisinin ihracını isteyen CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan’a, kendisi gibi belediye meclis üyesi olan meclis üyelerine ve en önemlisi Ardahan ve ülke gündemine bırakıyorum, ‘dün dündür’ deyip, bugün hala güncelliğini koruyan ‘Badem’in bu iddialar mı yalandı?’ diyerek..

    İşte şu an Ardahan Belediye Başkanlık makamında bulunan Mustafa Bademin kendisini yerine bırakan Başkan Faruk Demir hakkında öne sürdüğü ve araştırılıp, cevabı istenen iddiaları şöyle;



    2019 YILI ARDAHAN BELEDİYESİ KESİN HESAP RAPORUNA RED GEREKÇELERİM


    Devlet nezdinde yapmış olduğunuz, aşağıda belirttiğim maddelerin hukuka hakkaniyete uygun olmamasından dolayı, Partimizin tüzük ve yönetmeliklerine, temiz ve şeffaf yönetim anlayışına aykırı davranmanızdan ötürü ve meclis üyelerinin de haberdar olması gereken konuların çoğunda meclis üyelerinin çoğuna haber verilmemesinden, bireysel olarak karar almanızdan, kontrolsüz ve idaresiz yönetim anlayışınızdan ötürü; kanunlar gereği ve Partimizin yönetim anlayışı gereği, Ardahan halkının çıkarları ve hakkı doğrultusunda 2019 yılı kesin hesap bütçesine oyumu redden yana kullanıyorum.

    Ardahan Belediyesi 2019 Yılı Bütçe Faaliyet Raporu Ve Kesin Hesap Raporlarına ret vermeme sebep olan, uygun bulmadığım maddeler ve gerekçeleri:

    1-Sermayesi Ardahan Belediyesine ait olan Arbel Şirketi bünyesinde bulunan taş ocağı ve kum ocağının ihalesiz, ilansız, davetiyesiz, kapalı bir şekilde kullanıma verilmesini şeffaflığa uygun bulmuyorum.

    2-Arbel Şirketine para ödemesinin usule uygun yapılmaması ve belirli işçilere yüksek maaşların ödenmesi.

    3-Arbel Şirketinin Vergi ve SSK borçlarının ödenmediği ve bu borçlara belediye gayrimenkullerinin teminat verilmesi.

    4-Arbelde çalışan ve yeni işe alınan profesyonel iş standartlarına uymayan kişilerin hiçbir bilgi ve tecrübesi olmayan kişilerin belediye başkanına danışman olarak görevlendirilmesiyle kuruma itibar ve zarar verilmesi.

    5-Arbel Şirketinin SSK ve vergi borçlarının zamanında ödenmemesi nedeninden kaynaklanan borçların üzerine faiz gelmesinden dolayı kamu zararının oluşması.

    6-Belediyede görevli olan kadrolu işçilere %40 zam verilip ve uzun vadeli olarak devletin zarara uğratılması, mali sıkıntı çekmemizden dolayı sonrasında verilen zammı iptal etmek için işçiden imza toplanması ve Hak-iş Sendikasının şimdiye kadar gelip sözleşmeyi etmemesi ve toplanan imzaları dikkate almamasıyla birlikte ilerleyen zamanlarda doğacak sıkıntıların kurumu ve devleti maddi yönden büyük zarara uğratması.

    7-Belediye özel kalem harcamalarının gerekenden fazla olması ve kurumu zarara uğratması.

    8-Festivallerde ve Ardahan Tanıtım günlerinde, belediye encümenlerinin bilgisi dışında, belirtilen miktarın dışında fazladan para harcanması

    9-Belediyeye ait binek araçlarının mesai ve iş dışında da, keyfi ve aşırı derecede kullanılması nedeniyle benzin, mazot giderleri ve trafik kaza giderlerinden dolayı kurumu zarar uğratması.

    10-Didim Belediyesinden gelen personel, Başak Kamacı Budak’ın, mesleki olarak imarla ilgisinin olmadığı halde imar müdürü olarak atamasından dolayı hatalı usulsüz ihaleler yaparak, Didimli Ve Aydın’lı firmalara ihaleleri vermesi ve kendi danışman sıfatıyla geldiği halde belirli dönemlerde danışman firmalara ödeme yapması.

    (İncelenmesini talep ediyorum)

    11-Su fiyatlarının çok yüksek olması ve aşırı derecede tepki toplaması.

    12-Belediye adına yaptırılan “sözde” hibe olarak yapılan garaj ve iki evin onarımında belediyenin ne kadar para harcandığının bilinmemesi.

    13-Tapusu Ardahan Belediyesine ait olmayan bir yere otogar yapılması için dolgu yapılması ve ileride şikâyet anında, yapılan masrafı kuruma zarar vereceği.

    14-Yapılmaması konusundaki uyarılarıma rağmen, şehrin merkezinde yapılan ve halktan aşırı tepki toplayan tuvaletin yıkılması kararının kurumumuza mali açıdan zarar vermesi ve kamu zararı oluşturması.

    15-Belediyeye ait olmayan mülkiyetlere yüksek harcamaların yapılması(Milli Emlak’a ait belediye konut evine özel kalem giderlerinden yüksek harcamaların yapılması)




    Yukarıda belirtmiş olduğum maddelerde bahsi geçen konuların hatalı ve ileride bizi sıkıntıya uğratacak uygulamalar olması ve maddeleri açıklamadan önce belirtmiş olduğum ilkeleri doğrultusunda 2019 yılı bütçesini onaylamıyorum. Saygılarımla.

    Mustafa BADEM

    Ardahan CHP Belediye Meclis Üyesi



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Ardahan Çevre Yolunda Feci kaza..


    ariv haber 08/09/2017 tarihli haber


    Genişletme çalışmalarının devam ettiği Ardahan Çevre yolunda meydana gelen trafik kazasında iki araç kullanılmaz hale gelirken bir kişi ağır yaralandı.


    Alınan bilgilere göre 24 DP 493 Plakalı taksi ile 25 LP 308 kamyonun çarpışmasıyla meydana gelen trafik kazasında kamyon ile ışıklandırma direği arasında sıkışan taksi şoförü ağır yaralandı.

    Ambulansların olay yerine gelmesiyle Ardahan devlet Hastanesine kaldırılan yaralı şoför tedavi altına alınırken, yol yapımı dolaysıyla tek şeritten yol verilen çevre yolu bir süre kapalı kaldı.
    **Çıldır’da Kaza ve Trafik..


    *29/05/2017 Tarihli Haber


    Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu ilçesi Çıldır’da trafik ve kaza..


    Aktaş Gümrük Kapısının açılmasıyla birlikte hareketli günler yaşayan Çıldır ilçe merkezinin araçların geçilemediği dikkatlerden kaçmazken, kenti çevreleyen yolların yapım ve onarımı bir türlü bitmemesi bölgede ki park ve trafik sorununu bir hayli arttırmış durumda.


    Tek caddesi bulunan ilçe merkezinde ki trafik keşmekeşinin esnafı ve yaya gezenleri bunalttığı görünen Çıldır’da olmayan sanayi sitesi ve traktörlerin tamir için kent merkezinde ki tamircilere yığılmasıyla yol ve caddeleri iyiden iyiye karışmış durumda olduğu görülmekte.


    Öte yandan sık sık kazaların meydana geldiği Çıldır’ın ana hartel yollarında bir kamyon bozuk yol dolaysıyla geçirdiği kaza sonucu uçuruma düşecekti.


    **Çıldırlıdan Kazan’a Dev AVM’e!..


    *10/02/2017 Tarihli Haber


    lke genelinde büyük işlere imza atmaya devan eden Ardahanlı İşadamlarının başarıları gurur vermeye devam ediyor.



    Doymak için doğdukları toprakları terk etmek zorunda kalan ama kurdukları işler ile doydukları toprakları da kendileriyle birlikte doyurmaya devam eden Ardahanlı İşadamlarından KOCALAR adlı firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Muhsin Koca Ankara’nın Kahraman ilçesi Kazan ilçesinde büyük yatırımlara imza atmaya devam ediyor.


    Kazan Belediyesinin yanı başında dev bir alış veriş merkezi yapan Koca’nın yeni hedefi 22 katlı bir gökdelen yapmak olduğu öğrenildi.


    Başta Ankara-İstanbul yolu üzerinde olmak üzere bir çok otobanda 6 petrol istasyonunun yanı sıra inşaat işleri ile uğraşan KOCALAR GRUP’u kurduğu işlerde çoğu Ardahan ve Karslı olmak üzer 200 kişiye iş istihdamı sağlamakla gurur duyuyor.


    **Ardahanlı iş adamları bir araya gelmeli..


    Aynı zaman da Kazan İlçesi Belediye Meclis Üyesi de olan Ardahan/Çıldırlı İşadamı Muhsin Koca gazetemize yaptığı açıklamada Ardahanlı İşadamlarının bir araya gelip, oluşturacakları işbirliği ile daha güzel işlere imza atabileceklerine dikkat çekti.


    Gazetemiz aracılığı ile takip etmeye çalıştığı hemşehrilerinin güçlü bir lobiden yoksun olduğunu görmenin üzüntüsü içinde olduğunu belirten KOCALAR GRUP’un Yönetim Kurulu Başkanı Ardahan/Çıldırlı İşadamı Muhsin Koca gazetemize yaptığı açıklama da ‘fert olarak ortaya koydukları başarılara yeni başarılar eklemenin tek yolunun Ardahan Dernekler Federasyonun da sık sık gündeme getirdiği ve bu yönde ortaya koyduğu çabaları ile anlatmaya çalıştığı ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturmaktan geçtiğini bunun için her Ardahanlı iş adamı, aydını, bürokratı bu güce omuz vermelidir’ dedi.


    **Sınır Koyarak Ardahan’ı Kalkındıramazsınız..


    Ardahan’ın kalkınmasının Ardahanlının işinde başarılı olmasına, zengin olmasına bağlı olduğunu ve bu başarı ve de zenginliğin kıskanılmaktansa takdir edilerek desteklenmesine ihtiyaç duyduğunu belirten KOCALAR GRUP’un Yönetim Kurulu Başkanı Ardahan/Çıldırlı İşadamı Muhsin Koca güzelim ülkemin serhatın da bulunan Ardahan’ın kalkınması için iş adamlarının yapmak istediği yatırımlarının önünü açmak ve başta bürokrasi engelleri olmak üzere tüm engel ve sınırları kaldırmaktan geçer’ dedi.


    Koca, ‘buna örnek olarak ilçem olan Çıldır’ın sınırları içinde bulunan Çıldır Gölünün etrafında ki kenar sınır çizgisi saçmalığıdır. Bize yatırım yapımın diyenler yatırıma teşebbüs edene bin bir engel ve sınır çiziyor. Buda yatırıma yönelik gönlü olan Ardahanlı ve diğer iş adamlarının teşvikini kırmakta, yatırım yapmasına engel olmaktadır’ dedi.


    ‘Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Sayın Ahmet Aslan’ın bölge için şans olduğuna da dikkat çeken KOCALAR GRUP’un Yönetim Kurulu Başkanı Ardahan/Çıldırlı İşadamı Muhsin Koca başta bakanımız olmak üzere siyasilerimiz, işadamlarımız, gazetecilerimiz el ele vermeli ve tüm yurtta güçlü bir lobi oluşturulmalı’ diyerek sözlerine son verdi.



    **HAYIR SEVER İŞADAMI KÖYÜNE ÇEŞMELER YAPTI..


    **21/04/2016 Tarhli Haber


    Genç yaşına karşın İstanbul gibi metropolde önemli işler yapan ve büyük yatırımlar yapan Ardahanlı İşadamı köyünü unutmuyor.


    Başta sporla ilgilenen Ardahanlı gençlerin var olan sorunlarıyla olmak üzere birçok Ardahanlıya kendi imkânları doğrultusunda katkı sunan Taner Tekin son olarak doğup, büyüdüğü Ardahan Merkeze bağlı Otbiçen (Kımılı) köyüne çeşmeler yaptırdı.


    Bu yılda köyünün camisinin bakımını üstleneceği öğrenilen Ardahanlı İşadamı Taner Tekin’in her mahallede ahirete göç eden köylülerinin hayrına adlarını vererek 5 çeşme yaparken, Kımılı köyünün 5 mahallesine yaptırılan çeşmelerinde yıllardır halkın hizmetine sunulmayı bekleyen Ardahan’ın en büyük dağı olan Hoçvan Kısır dağının soğuk suların gürül, gürül akması, köylülerince ve bu çeşmelerden faydalananlarca takdirle karşılanmakta.


    Başta İstanbul’un Şişli ilçesinde olmak üzere birçok yerde açtığı iş yerleri ile onca Ardahanlı hemşerisine, Ardahan derneklerine katkılarını esirgemeyen ve çalıştırdığı bir çok Ardahanlıya iş imkânı sunan, kurduğu iş yerlerine Ardahanlı hemşerilerini ortak ederek ekmek yemesini sağlayan Ardahanlı İşadamı Taner Tekin’in genç yaşına karşın, bu tür hayırsever çalışmamaları Ardahanlılarca takdirle karşılanıyor.



    **Ne olacak bu Ardahanlının hali?..


    Fakir Yılmaz


    Siyasiler bir şey yapmıyor der, ama siyasetçiyi görünce önünde ceketini ilikler, etmediği yağcılığı bırakmaz..


    Belediyenin çalışmadığını çeper diplerinde söyler dururuz, ama başkanı gördüğümüzde evin önünde ki çöplerin neden günlerdir kaldırılmadığını sormayı unutuveririz.

    ‘Gazeteci yazmıyor, satılık basın’ diye eleştirir, yerden yere vururken günlük bir gazete almayı akıl etmeyiz..

    Dernekler çalışmıyor der ama  federasyon o beklenen çalışmayı ortaya koyunca önce şaşırıp, ardından her yapılan etkinliğe elli kulp takıp, desteklemekten kaçarız..

    Ve son olarak Ardahan’ı Kalkındırma konferansı düzenlenir, birimiz kalkıp, gidip, katılmaz, bir görüş belirtemeyiz..

    Evet ne olacak bu memleketin hali diyenler sizlere soruyorum, ‘Ne olacak bu Ardahanlının hali?’

    Sizce Ardahan mı haksız yoksa Ardahanlı geçinip, Ardahan’a gerçek anlamda sahip çıkmayan ama adından, etinden, sütünden, suyundan, havasından kaymaklananlar mı?

    Bilmem ama bu işte  bir terslik olduğu kesin..

    Çünkü dediğimiz gibi Ardahan deyip, Ardahanlı olmanın gereğini yapmayanların yine biz Ardahanlılar olduğunu herkes bilmeli, anlamalı, anlatmalıdır..

    ‘Bu memleketten bir şey olmaz’ deyip, bir şeyi yapması gerekenlerin kendileri olduğunu unutanların yine Ardahanlılar olduğunu unutan biz Ardahanlılar ayağımıza kadar gelen ülkenin en önemli siyasileri, akademisyenleri, iş adamlarını görmezden gelmesi ne kadar anlamlı bir şeydir..

    İşte tamda burda bir soru sorup, Ardahanlının kendisini sorgulaması gerekmez mi?

    Yok canım sormaz..

    Çünkü o hep konuşur ama ‘Gelin konuştuklarımızı hayata geçirelim’ diyenlerin paçasına yapışmaya bayılırken, aşağıya çektiklerimizle birlikte yoksulluğun, sahipsizliğin ve de iş yapamamazlığın çukuruna birlikte düşer ve hep orda kalır, bir türlü yukarı çıkamayız..

  • ARDAHAN'DA ÖLÜMLER ARTTI!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Birçok kişinin kendilerine ait sanal sayfalarda dakika başı Covit-19’a yakalandığını ya da yakınlarının, tanıdıklarının, dost, eşin ölüm haberini duyurduğu, bir o kadar ölüm haberlerinin alındığı Ardahan’da yine birkaç tanıdık isim hayata göz yumdu.



    Son olarak Göle’de yıllardır esnaflık yapan LPG Bayii Gürbüz Demir’in ölüm haber oldu. Ardahan Küçük Sanayi Esnaflarından olan Enver Demir’in de abisi olan Gürbüz Demir’in ölüm haberi geçtiğimiz günlerde Mahmut Yılmaz’ın, Gazeteci Bülen Kılıç’ın kayıpederin de sonra meslektaşımız Özkan Karakaya’nın babasının, Merkezi Göle’de bulunan Göle Dernekler Federasyonu Başkan Yardımcısı Ömer Turan’ın kayınvalidesi gibi birçok kişiyi kayıp eden Gölelileri derinden üzerken aynı ölüm haberlerinin geçtiğimiz günlerde bir günde 3 kişiyi kara toprağa vere Hoçvan Hasköy ve Ardahan’ın birçok merkez köyünün yanında Posof, Hanak, Damal, çıldır ve Köprülü Beldesinden de alındı.



    PANDEMİ SIKIYÖNETİMİ..


    Sıkıyönetim ne demektir önce ona bakalım. Genellikle darbelerin yaşandığı dönemlerde uygulanan ve başta insan hakları olmak üzere birçok olumsuzluğa neden olan sıkıyönetimin sözlük anlamı şöyle; 


    ‘Sıkıyönetim, savaş, savaşı gerektirecek durum, ayaklanma, vatanın ve milletin bölünmezliğini tehlikeye düşüren hallerin yaygınlaşması ile anayasada belirtilen Bakanlar Kurulu’nun yurdun birkaç yerinde uygulamaya karar verilen temel hak ve hürriyetlerin geçici olarak sınırlandırılması gereken bir askeri idare şeklidir.’ 


    Sözlük anlamına baktığımızda insan hayatını alt üst eden sıkıyönetim adının da ölümün adı gibi değiştiğini görmekteyiz. 


    Çünkü sanki bugüne kadar ölüm yokmuş gibi 2020 yılında adı pandemi olan ölüm gibi sıkıyönetimde darbeyle değil, Pandemiyle hüküm sürmeye, askerlere olmasa da sivil iktidar ve diktalara yaramaya başlamıştır.


    Çünkü askeri darbelerde sıkça gündeme gelen ve bir zulme neden olan sıkıyönetimin tam da anlamını taşıyan, bana göre hala gripal bir olay olan ama sağlık camiası başta olmak üzere birçok kesimin olağan üstü abarttığı bu durumu yönetici ve idarecilerin fırsata çevirdiğine de şahit olmaktayız.


    Ve önce adına, ‘mesafe’, sonra ‘önlem’ sonrasında ‘yasak’, ardından da sanırım ilk olarak benim adını koyduğum ve ‘pandemi sıkıyönetimi’ denmesi gereken bu olay çığrından çıktı, hatta öteye geçmeye başladı..


    Evet, insanlığın yanı sıra tüm canlıların bir sonu olduğu ölüm adının yerini almaya başlayan ve önce Korona sonra Covit-19 daha sonra da Pandemi  olan bu saçmalık, insan hakları, hak-hukuk, adalet ve eşitlik başta olmak üzere insanlığı sıkmaya başladı, hem de sıkıyönetimlerdeki nezarethanelere benzer hale çevirdiği evlerimizde beyin yıkama, şevk kırma, moral bozma işkencecilere dönüşen medyanın söylem ve haber baskıları ile bizi canlı canlı öldürürken..




    Oğlunu Toprağa Gömdü,


    Ölümden Kurtardı, Doktor Kızdı!


    28/09/2107 tarihli haber/yorum


    Çıldır İlçesi’ne bağlı Kenarbelli Köyü’nde çoban Yılmaz Yıldırım’ın oğlu, 11 yaşındaki Murat’a yıldırım isabet etti. Yaralanan oğlunu vücudundaki elektriğin boşalması için toprağa gömen Yılmaz Yıldırım, daha sonra onu hastaneye götürdü.


    “Hastanın toprağa gömülmesi yanlıştır. Böyle bir uygulama yok” dedi.

    Iğdır’ın Erhacı Köyü’nde oturan, evli ve 5 çocuk babası 30 yaşındaki Yılmaz Yıldırım çobanlık yapmak için ailesi ile birlikte Ardahan‘ın Çıldır İlçesi‘ne bağlı Kenarbelli Köyü’ne gitti. Köyün yaylasında sürü otlatan Yılmaz Yıldırım’a çocukları Murat ile 9 yaşındaki Berat, demlik içerisinde çay götürdü. Burada babaları ile birlikte bir süre duran çocuklar daha sonra köye doğru yola çıktı. Babalarından yaklaşık 100 metre uzaklaşan çocukların üzerine yıldırım düştü. Ağabeyi Murat yaralanıp bayılırken, küçük kardeşi Berat olaydan yara almada kurtuldu. Yaşadığı şoku atlatan Berat koyarak gittiği babasına durumu anlattı. Yanına gittiğindeMurat Yıldırım‘ı baygın halde bulan baba vücudundaki elektriği boşaltacağını düşünerek oğlunu toprağa gömdü. Toprakta bir süre kalan oğlunun kendine geldiğini belirten babası onu hemen Ardahan Devlet Hastanesi’ne götürdü. Buradaki ilk müdahale ardından Murat Yıldırım Erzurum‘daki Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yanık Merkezi Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi altına alındı. Vücudunda yanıklar bulunduğunu ancak sağlık durumu iyi olduğunu söyleyen baba Yılmaz Yıldırım şunları söyledi: 

    “Hayvanları otlatırken iki oğlum bana çay getirdi. Bir süre yanımda durduktan sonra havanın kapandığını görünce gitmelerini istedim. Bir sür sonra yıldırım düştüğünü gördüm. Aradan birkaç dakika geçtikten sonra oğlum Berat yanıma gelip, ‘Baba ağabeyimin üzerine yıldırım düştü’ dedi. Can havli ile koşarak oğlumun yanına gittim. Bayılmıştı. Vücudundaki eletriği boşaltmak için toprağa gömdüm ve elimle masaj yaptım. Bu sırada kendine geldi. Hemen hastaneye götürdüm. Çok şükür sağlık durumu her geçen gün iyiye doğru gidiyor. Yakında taburcu olacak.”

    Olayları tam hatırlayamadığını söyleyen Murat Yıldırım ise “Babamdan ayrılmış köye gidiyorduk. Sadece bir ışık gördüm. Sonra neler oldu hatırlamıyorum. Gözlerimi açtığımda ambulanstaydım” diye konuştu.

    Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yanık Merkezi Klinik Sorumlusu Op. Dr. Mehmet Öztürk şunları söyledi: 

    “Hastanın toprağa gömülmesi yanlıştır. Böyle bir uygulama yok. Hastamız geldiğinde şuru açıktı. Yıldırım çarpması kısa süreli alışılmadık derecede yüksek voltaj akımıdır. Anlık bir olaydır. Oluşan akım birkaç milyon volttan bir milyar volta kadar yükselmektedir. İyi olan şudur ki akım vücudun içerisinden değil de hemen yan tarafından akmaktadır. İçerisinden akış olmadığı için yüzde 65 oranında sağ kalmaktadır. En sık ölüm sebebi kalbin ve solunum durmasıdır. Kaslarda nekroz kalp yırtılması oluşabilir. Hastalarda gözle alakalı sıkıntılar oluşabilir. Şu anda hastanın durumu iyi. Burada asıl önemli olan yıldırım çarpması esnasında kalp yırtılması, akciğer sıkıntılarının oluşmamasıdır. Çocuğumuzun takip ve tedavisini yapıyoruz. Yaraları ikinici derecededir. Yoğun bakımdan çıkardık. Kalbi ile akalı bir sıkıntı gözükmüyor. Yakın zamanda edeceğiz.”


    **ESNELERİ PROJELENDİREN


    ÇILDIRLI ESİNDER BAŞKANI ÖZKAN ERCAN..


    *05/04/2016 Tarihli Haber


    20 Milyon insanın yaşam mücadelesi verdiği İstanbul’da birçok alanda başarılara imza atan iş adamlarımızdan olan Özkan Ercan İstanbul’un önemli ilçelerinde olan Esenler de kurduğu ve bugün bölgesin de sivil TOKİ olarak adlandırılan ESİNDER YAPI inşaat sektöründe bölgesinde dev işlere imza atıyor.


    Başta Çıldırlı hemşerilerimiz olmak üzere Ardahan kamuoyunun yakından tanıdığı başarılı hemşerimiz İstanbul Esenler’de kurduğu ESENLER MÜTEAHHİTLER DERNEĞİ aracılığı ile bölgedeki birçok ünlü firmayı bir araya getirerek, derneğin ardından kurduğu ESİNDER YAPI A.Ş. adlı firma ile Kentsel Dönüşüm yaşayan Esenler İlçesin dev projelere imza atmaya devam ediyor.


    **ATA/DEDE YURDUNU CANLANDIRCAĞIM..


    Ardahan’ın Çıldır İlçesine bağlı Yerliçayıs köylü olan Ardahanlı İşadamı Özkan Ercan başında bulunduğu ESİNDER YAPI A.Ş.’de kabul ettiği Gazeteci Fakir Yılmaz’a doğup, büyüdüğü memleketine yönelik önemli projelerinin olduğunu da belirtti.


    Ercan, ‘Benim bir rüyam var. Yerliçayıs köyümün hemen girişinde buluna n ve ata dedemin toprağı olan alan da ki yaşamı yenden canlandırmak için bu bölgeye bir çiftlik kurup, atam, dedemin bir zamanlar yaşadıkları o bölgeye yeniden can getirmeye çalışacağım. Bunu yaparken memleketime karşı olan vefa borcumu da ödemeye çalışacağım. Köyüme yanı sıra Çıldır’a yönelik ciddi düşüncelerim var. Bunu çalışkan Çıldır Belediye başkanı ile paylaştım. Çıldır Gölü ve Şeytan Kalesi gibi önemli alanlara nelerin yapılacağını, Aktaş Gümrük kapısında nasıl işler yaratılabileceğini de düşünüp, projelendirip, yerel halkla birlikte hayata geçirmeye çalışacağım’ dedi.


    **ARDA/FED’İN ÇABALARINI ÖNEMSİYORUM..



    Aynı zaman da Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz ile yine Ardahanlı olan ve ARDA/FED İşadamları Konseyi Üyesi olan Erdinç Koçak’la makamında görüşen ve ARDA/FED’in çabalarını yakından takip ettiğini belirten ESİNDER YAPI A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Ercan ARDA/FED’in İstanbul gibi bir kentte oluşturmaya çalıştığı güçlü bir Ardahan lobisinin oluşması için kendisine düşen her görevi yapmaya çalışırken, ARDA/FED yöneticileri başta olmak üzere tüm Ardahanlıların ‘Ben’ demeyip, ‘Biz’ demesi halinde her Ardahanlının istediği o güçlü birlikteliğin oluşacağına inananlardan olduğunu da sözlerine ekledi.



    **AK Partinin Yerel Başarısızlığının Nedenleri?..


    Aynı zamanda AK Parti Genel Başkanlığı yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2019 seçimleri öncesi toparlamaya çalıştığı teşkilatlarının başarısızlığının en önemli nedenlerinden birinin de metal yorgunluğu yaşadığını öne sürdüğü AKP teşkilatlarının Ardahan’da olduğu gibi yerelde ki stk’lar üzerinde etkili olamaması neden olarak gösterilmekte.


    Erdoğan’ın liderlik temposuyla alınan oyları toplumun lehine değil, kendi özel işlerinde kullanmaktan öteye gidememekle suçlanan teşkilatların başında gelen İl ve İlçe Örgütlerinin çoğu kendi çel çocuklarını İş-Kur aracılığı ile işe koydurma, gelen kredi ve teşvikleri alma telaşı yaşarken asıl önemli konuyu yani partili olmayan kurum amirlerini hala üst düzey görevlerde durduğunu anlayamaması olduğuna dikkat çekilirken bu durumun iktidarın yaptığı çalışmaları gölgelediği de ileri sürülmekte.


    **Ulusal da iktidar, yerelde muhalefet..


    Partiye yakın olmayan isimlerin resmi kurumlarda hala önemli görevlerde olduğu görülen birçok kentte ki durumun bir örneğini de Ardahan’da yaşandığına dikkat çekilirken bu durumun ulusalda iktidar olan partiyi yerelde muhalefetten daha güçsüz hale soktuğuna dikkat çekilmekte.


    Ardahan’da ki resmi kurumlarda olduğu gibi stk’arın da başta CHP’li olmak üzere diğer partilerin militan boyutunda ki yöneticilerin elinde olduğuna dikkat çekilen Ardahan’da bu durum milletvekili, belediye başkanlarının çalışmalarının önünü kestiği de belirtilmekte.


    **Bir Milletvekili, 4 Belediyeye karşın,


    1 Milletvekili 2 Belediye Başkanı,


    ve Onca Oda, Dernek, Stk Muhalefet..


    15 yıldır İktidar da olmasına karşın başta kentin önemli stk’ların başında gelen Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasını olduğu gibi Ardahan’da ki Ziraat Odalarını, Esnaf Sanatkârlar Odalar Birliği ve bu birliğe bağlı Ardahan ve Göle Esnaf Sanatkârlar Odası, Ardahan Otomobilciler ve Şoförler Odası, Küçük Sanayi Sitesi gibi birçok kooperatif başkanlığı, Kızılay’ın Ardahan ve İlçe Şubeleri, Spor Kulüpleri gibi dernek, Kent Konseyi, Federasyonların karşıt görüşlü kişilerin elinde olduğu bir gerçek olurken bunların yanı sıra CHP’li bir milletvekili ve iki belediyenin de birçok kurum amiri gibi ulusalda iktidar olan AK Partiyi Ardahan yerelinde zayıf bırakan en önemli konuların başında gelmekte.


    **İktidara Şirin Görünüp, Yerlerini Korudular..


    Birçok yöneticisinin partili olmadığı, olanların ise akraba ve dostlarının diğer partilerde aktif olduğu görülen AK Parti Ardahan il ve İlçe Teşkilatlarına şirin görünüp, yıllardır devletin makamlarını ellerinden tutan idareciler gibi kente ki stk, dernek ve diğer önemli sivil toplum örgütlerini ellerinden tutanların en büyük silahı her gelen iktidara olduğu gibi AK Partiye de şirin görünmeleri olduğu belirtirken, bu durumun AK Parti’nin tüm ülke de olduğu gibi Ardahan’da da 15 yıldır iktidarda bulunmasına karşın yaptıkları hizmetler ya tam olarak kamuoyuna yansımıyor, yada yapılacaklar bu gizli eller tarafından sekteye uğratılıp geciktiriliyor..


    **Peki bunun önüne nasıl geçilir..


    İktidarın nimetlerinin yoğunluğu adeta gözlerini körleştirdiği siyasilerin göremediği bu durumun nasıl olup aşılacağı bilinmezken, bunu aşmak için başta AK Parti Ardahan Milletvekili olmak üzere şu an bir birlerine çelme atma yarışı içinde olan partinin üst düzey kurmaylarını bir araya gelip, durum değerlendirmesi yapmalıdır.


    Ve başta parti içinde ki hayırsız, iş bilmez ama yanlış fikirleriyle partiyi yanıltan sözde danışmanları da partiden uzaklaştırıp,  önümüzde ki aydan itibaren seçimleri olacak olan AK Parti’nin İl ve İlçe Teşkilatlarını yeniden yapılandırırken yine AK Parti gibi kongreye gidecek olan ve iktidara yakın olmayan ama iktidarın yalakalığını yaparak halkı olduğu gibi iktidarı da kandıran idareci, stk ve diğer önemli köşe başlarını da gözaltına almalı ve buraların nasıl olup partinin hizmetlerinin önünde ki engeller olarak kenara atılacağını hesaba katmalıdır..










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     






  • PANDEMİ YOLLARI DUMAN ETTİ!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Hazırlayıp Sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


    İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/


    Başta Karadeniz otoyolu olmak üzere bir çok yolda tezgah açtıkları görülen seyyar yemek satıcılarının açtıkları tezgahlarda pişirdikleri etlerin dumanı ve kokusu yolda giden sürücüleri cezbediyor.




      Kapalı alan restorandan daha ucuz olan yiyeceklerden alan müşteriler hem yemek ihtiyaçlarını karşılıyor, hem de  zaman kaybetmeden yol alarak pandemi yasaklarına takılmadan gitmenin keyfini yaşıyorlar.

      Öte yandan yollarda jandarma ve polisin aldıkları önlemleri bir hayli arttırdıkları da dikkat çekmekte..


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

    ABD SEÇİMLERİNİ BASIN VE MEDYA KAZANMIŞTIR..


    Damat Ekonomi Bakanının istifasını 24 saattir vermeyen merkez, pardon havuz medya, kendi kendisinin kurduğu sansürlü basın ve medya ile birlikte, ölüm yıl dönümünde bir kez daha anacağımız Atatürk’ün ‘Basın, milletin müşterek sesidir.’ sözünün ne kadar anlamının kaldığını merak ediyor, mensubu olduğum basın ve medyaya, bir gazeteci olarak soruyor, sorguluyordum.

    Ve ‘Basın demokrasinin temelidir’ denen basının bu ülkede mevcut iktidar veya geçmiş iktidarların üzerinde hep baskı kurduğunu iddiasının da çokta doğru olmadığını bir kez daha anlıyordum.

    Çünkü, birilerinin yani gerçek anlamda gazeteci olmayanların ama kaza ile ya da öyle, böyle gazeteci olmuşların ‘Basına sansür, gazeteciye baskı’ laflarını söylerken yalan ettiğini ve aslında kendilerinin kendilerine yaptığı ‘Yalakalık sansürü’ ne perde aradığını hem de bir gazeteci olarak bir kez daha anlıyorum.

    Evet bir ülkenin en önemli kurumlarından olan ekonominin başında ki bir bakan istifa etmiş ama merkez basın, havuz medya denen sözde gazeteciler hala ama hala bu konuda olumlu ya da olumsuz bir haber, bir satır, bir kelime etmiyor..




    Yani, basın ve medya diye geçinen ama 82 milyonluk ülke de 4 milyon gazetenin neden satıldığını sorgulamayanlar iktidara bakıp, beklemeye geçmiş aman ha bir şey yazmayayım, demeyeyim işim, kredim, reklamım bozulur diyerek kendi kendisine sansür yapmış durumda.

    Evet, bu durum bizim ülkede yaşanırken dün Cemaatin çok değerli hocası, bugünün terörist olan Fetönün alınamadığı, unutulduğu Okyanus ötesinde gelen haberlerin daha önemli olduğunu da görüyor, anlıyoruz.

    Çünkü ülkemizin de aralarında olduğu bu dünyanın cenderesinin yani jandarması olarak tabir ettiğim yeni başçavuşu pardon başkanı kimin olduğu ekonomisi yerlerde sürünen, doların 9, Euro’nun 10 TL.’yi bulduğu ülkenin ekonomiden sorumlu bakanının istifası çok önemli değil, asıl önemli olan okyanus ötesinde bulunan ama tüm dünyada olan Amerika seçimleri daha önemliydi.

    Ve kimin kazandığını kazananın Başkan Erdoğan’la kanka olduğu belirtilen Trump’mı yoksa rakibi Biden’mi merak eden ama kendi ülkesinde ki basın ve medyanın bakanın istifası gibi daha nice şeyleri sakladığını sorgulamayan bizlerin görmediği başka bir önemli durum daha var oda; Bu ülkede ki basın ve medyanın yalakalığını, iktidarın basın üzerinde kurduğu baskının ne kadar çok olduğudur.

    Çünkü demokrasi, hukuk, basın özgürlüğü, insan hakları gibi birçok konu gibi sıkıntı içinde olduğunu belirtilen ülkede ekonominin başında ki bakanın istifa edip, etmediğini öğrenemeyen insanlarımız Amerika’da seçimleri kazananın Trump ya da Biden diye bakarken görmediği bir en önemli şeyin özgür, gerçek basının bu seçimi kazandığıydı.

    Evet, birçokları gibi ‘Başkan benim, dediğim dedik, çaldığım düdük’ diyen Trump’ın 4 yıllık iktidarı boyunca okurunun, seyircisinin, reklam verenin desteği ile ayak üzerine ayak atan ABD basın ve medyasıdır..

    Çünkü ölümünün 82. Yıl dönümü anacağımız, bu ülkenin kurucusu Atatürk’ün ‘Basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir.’ sözü bu ülkede önemini kayıp etse de, ABD ve diğer birçok medeni ülkede gerçek anlamda her zaman geçerlidir.

    Ve bu nedenle iddiam o ki; Trump’ı gönderende yaşananları gerçek sansürden dolayı değil, güçlü olana yalakalık sansürü için saklamayıp, gözü, kulağı, ağzı olduğu halktan aldığı destekle hep ayakta olan, güçlü basın ve medyadır..


     




    MECLİS BAŞKANININ EŞİ VEFAT ETTİ!


    arşiv haber 14/11/2020 tarihli haber


    Ardahanlı İş adamlarından Turgay Akpınar’ın acı günü Alınan bilgilere göre Ardahan Bağdeşen (Kinzodamal) köylü olan İşadamı hemşerimiz, İstanbul Sancaktepe Belediyesi bir önceki dönem Belediye Meclis Başkan Vekili Turgay Akpnar’ın eşi hayata göz yumdu.


    Son birkaç aydır rahatsız olduğu öğrenilen 2 çocuk annesi Hülya Akpınar’ın uzun süredir kanser tedavisi gördüğü ve tedavi gördüğü hastanede hayata göz yumduğu öğrenildi.


    Hacı Halis Akpınar’ın oğlu, Ardahanlı iş adamı/siyasetçi Turgay Akpınar’ın esi Hülya Akpınar’ın Cenazesi yarın İstanbul’da öğlen namazına Müteakip Sancaktepe Yeni Doğan Merkez Camisinde kılındıktan sonra Yeni Doğan Mezarlığında defnedileceği öğrenildi.


    Başsağlığı için: Turgay Akpınar: 05322931236


    TOPRAĞA VERİLDİLER..


    Öte yandan geçtiğimiz gün kalp krizi geçirerek hayata göz yuman Ardahanlı iş adamlarından olan eski Karadeniz Restoranın sahiplerinden Erol Işık’ta toprağa verildi.


    Salih Işık’ın babası, Gazeteci Meslektaşımız Bülent Kılıç’ın kayınpederi olan Erol Işık Halilefendi Mezarlığında düzenlenen cenaze merasim, ardından toprağa verildi.


    Turgay Akpınar: Evet demek en hayırlısı..


    arşiv haber 30/03/2017 tarihi haberler/yorumlar


    Önümüzde ki günler de Ardahan ve serhat illerinin İstanbul’da ki dernekleri ile bir araya geleceklerini belirten İstanbul Sancaktepe Belediyesinin Meclis Başkanı Turgay Akpınar 16 Nisan’da evet demenin en hayırlısı dedi. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı bir tören ile Sancaktepe Belediyesinin yeni binasının resmi açılışını gerçekleştiren Turgay Akpınar 16 Nisan’ın ülke için bir milad olduğunu belirterek ülkesini seven herkesin herkesin evet demeye davet etti.


    Ardahanlı siyasetçi, aynı zaman da AK Yapı İnşaat’ın Yönetim Kurulu Başkanı olan İnşaat Mühendisi Sancaktepe Belediyesi Meclis Başkanı Turgay Akpınar gazetemize yaptığı açıklamada başta Ardahanlı hemşehrileri olmak üzere tüm serhat illerinin ülkenin geleceği için 16 Nisan’da evet diyeceğine canı gönülden inandığını belirtti.


    **Serhat ve Sancaktepe evet diyor..


    16 Nisan’a yapılacak olan Anayasa referandumu için çalışmalarına ara vermeden devam ettiklerini belirten İstanbul Sancaktepe Belediyesinin Meclis Başkanı Turgay Akpınar önümüzde ki günlerde Ardahan’ın da içinde bulunduğu serhat illerinin İstanbul Anadolu yakasında ki dernekleri ile bir araya gelme hazırlıkları içinde olduklarını belirttiği açıklamasın da bir Ardahanlı olarak serhatın ve bir çok Ardahanlı, Karslı, Iğdırlı, Ağrılının yaşadığı Sancaktepenin ülkenin güzel geleceği için 16 Nisan’da başına gideceği referandum sandığında evet diyeceğine inandığını belirtti.


    **ARDAHANLI İSTANBUL’UN BÜTÇESİNİ BAĞLADI..


    *18/11/2016 Tarihli Haber


    Resmi rakamlara göre 280, gayri resmi olarak ise 600 bine yakın Ardahanlının yaşadığı belirtilen dünya kenti İstanbul’da var olma mücadelesi veren 20 milyonluk kentte kendilerin hisettirmeye devam ediyorlar.


    Ardahanlılar ticarette olduğu gibi sitasette de her geçen gün ağırlığını koyduğu İstanbul’un Esenyurt İlçesi Belediye Meclis Üyesi Togay Çoban İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ütçesini hazırlayanlar arasında yer aldı.


    Aynı zaman da İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisinde yer alan Togay Çoban ve bir grup meclis üyesinin hazırladığı bütçeye göre bir çok Ardahanlınında içinde bulunduğu İstanbul’un 2017 Yılı Mali Yıl Bütçesi 18.500.000.000 Tl. olarak belielendi.


    **Başkan Bütçe Ekibini Kutladı..


    Ardahanlı Mali Müşavir Togay Çoban’ın da aralarında bulunduğu 6 kişilik İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Bütçe Plan ekibini ziyaret eden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Toptaş bütçeyi hazırlayıp, meclise sunan ekibe teşekkür etti.


    **TOGAY ÇOBAN: SAĞLIKLI KAFALAR VE KENTLER OLUŞTURMALIYIZ..


    **14/11/2015 Tarihli Haber


    Ardahan Hanaklı İstanbul Esenyurt Belediye Meclis Üyesi Togay Çoban yaptığı açıklamada ülkenin daha güzel bir geleceğe kavuşması için sağlıklı kafalar ve kentler oluşturmalıyız.’ dedi.


    Aynı zaman da nüfusunun büyük bir bölümünün Ardahanlı olan İstanbul Esenyurt İlçesinde bulunan Hanaklılar Dernek Başkanlığı yapan, Esenyurt Belediye Meclis Üyesi Togay Çoban Üyesi olduğu İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi adına temsil ettiği, Sağlıklı Kentler Birliği’nin toplantısına katıldı.


    Osmaniye İli Kadirli İlçesinin ev sahipliği yaptığı Sağlıklı Kentler Birliğinin toplantısında ‘Kent ve Göç’  konulu panele katılan İstanbul Esenyurt Belediye Meclis Üyesi ve Esenyurt Belediyesi İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Togay Çoban burada yaptığı açıklamada, ‘Türkiye’nin en çok göç alan bölgsi Doğu Anadolu’n sınır kenti Ardahan’ın hanak ilçesinde doğup, büyüyen bir olarak sağlıklı kent demenin ne olduğunu en iyi bilenlerdenim. Başta bizim bölgede olmak üzer tüm ülkede sağlıklı kafalar için eğitime gerekli desteğin verilmesi, bunun getireceği güzelliklede zaten sağlıklı yaşanır kentler ortaya çıkacaktır. Bu nedenle öneceliğimiz sağlıklı kafalar ve kentler oluşturmak için çalışmalı, bu yönede yatırımlar yapmalıyız.’ dedi.


    **ARDAFED MEVCUT YÖNETİM İLE DEVAM ETMELİ..


    Üç günlük toplantılara katılmak için Osmaniye’e bulunan Togay Çoban başında bulunduğu Hanak Derneğinin de üyesi olduğu Ardahan Federasyonunda yaşanan gelişmeleri de yakından takip ettiğini belirttiği açıklamasında ARDAFED’in istifa eden başkanı Yaşar Geler’e bugüne kadar yaptığı güzel çalışmalar dolaysıyla teşekkür ederken, federasyonun kongreye kadar mevcut yönetm ile görevine devam etmelidir.’ dedi.



    **HDP’nin Hatasının Bedeli..


    Son olarak iki önemli belediyesine de el konulan HDP’lilerin ‘Nerede hata yaptık?’ diyeceklerine yeniden meclise dönüp, dönmeyeceklerini tartışmaya açıp, bu durumu halka soracaklarını açıklamaları, HDP’lilerin ne kadar halktan kopuk olduğunu da bir kez daha ortaya koymakta.

    Çünkü ortaya koydukları politikasızlık dolaysıyla bugün yaşananların suçlusu HDP’ye oy verenlerin değil, HDP’yi yönetenler olduğunu bir türlü anlamış değiller.. 

    Evet Mardin ve Siirt Belediyelerine de kayyum atanması ile devam eden operasyonlar ile darbe üzerine darbe alan HDP’nin nerede hata yaptığını tartışacağını ve bu hataları nasıl olup gidereceklerini düşünmesi gerekirken meclise dönüp, dönmeyeceklerini tartışmaya açacaklarını belirten HDP’lilerin eş başkanlarının da tutuklanması ardından aldıkları meclis çalışmalarına katılmama kararına karşın grup toplantılarını hala mecliste yapmaları da kararsızlığın diğer bir açık örneğidir..

    Aynı HDP’nin BDP’yi HDP yaparken hatalara başlayıp, BDP, HDP, DTP ve diğer bir çok başlılıkla siyaset yapıp, ne yaptığını karman çorman ettiği bir süreçte bugün yaşadıkları ile karşı karşıya kalmıştır..

    Ve diğer bir hata da cumhuriyetçi, laikçi, solcuların askere güvenme hatası gibi HDP’liler de tarih boyunca Kürtleri öcü gösterip, Türkleri sıkıştırma politikası yapan ABD ve AB’ye güvenme inanma hatasını hep yapmasıdır..

    Bu nedenledir yaşadıkları..



    **Bir daha sorayım..


    Son olarak İzmir’de yapılan ve halada devam eden Feto operasyonlarını ilk duyuran haber ajansı hangi ajans?

    Peki bunca kuruma, şirkete, insana yönelik yapılan operasyon bu ajansa hiç yapıldımı?

    Ben çokta duymadım, tek, tük daha önce çalışmış, ayrılmış olan bir kaçının dışında..

    Peki bu ajansın çalışanlarının %77’sinin hangi okullarda, hangi gazetede, hangi abi ve ablanın yanında yetiştiğinide mi kimse bilmez?

    Bilemiyorum ama bu Ajans’a yönelik çokta ciddi bir şey yapıldığına ben şahit değilim..

    İddia etmiyorum, mesleğim ve alanım gereği bunların bulunduğu alanları ve nerede kimlerle ilişkide olduklarını iyi bilirim..

    İşte bu nedenle bir kez daha soruyorum Bylog denen gizli görüşmelere de gerek olmaksızın bunların Ardahan’da, Kars’ta da olduğunu iyi bilirim..

    Ama benden önce bizden çok bunlara inanan idareciler, onlara ilk haberi veren güvenlik güçleri de biliyorlar kimin ne olduğunu.. 

    Öyleki bunlar valilik, kaymakamlık ve diğer resmi kurumlarda baş tacı edilir, hatta sır denen ‘GİZLİ’ başlıklı dosyaları bile bilenler değiller mi?

    Bilmem ama haksızca gözaltına alınıp, tutuklananlarında içinde bulunduğu FETO başlıklı haberleri yapanlarında gözden geçirilmesini ve bunların ne kadar temiz olduklarına bakmak gerekir diye düşünür, önerir ve bir kez daha sorarım..

    Kısacası; Bu haberleri yapan, yaptırılanların da şöyle bir gözden geçirilmesi gerekir derim..


    **Haber var , Haber yok..


    Sanırım sizlerinde dikkatini çekmiştir Ardahan’ın en çok tıklanıp, okunan haber sitemizin iki gündür güncellenmediğini..

    Kiminin bizleri bizzat arayarak, ‘ne oldu?’ diye sorup, bu durumu merak ettiği, kiminin ise Ardahan küçük bir yer haber mi çıkar?’ diye önemsemediği  bu durumun habersizlikten değil, sitemize yapılan onca saldırının bir yenisinin siteye girişimizi geciktirmesinden meydana geldiğini emen belirtip, okurlarımızdan özür diliyoruz..

    Evet ben dahil internet sevdalılarının günde en az iki üç kez tıklayıp, günlük, güncel haberler okuduğu www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı sitemizin yapılan saldırılar dolaysıyla iki gündür haber verememesi bize yeni bir şeyi hatırlattı..

    Oda onca gazetenin, sitenin ve ajans muhabirlerinin bulunduğu Ardahan’da biz olmayınca ne kadar haber olduğunun görülmesidir..

    Yani haber üretme merkezi konumun da olan haber merkezimizde haber çıkmayınca Ardahanlı olup, Ardahan ve Ardahan dışında olanların Ardahan’da haber almaları çok zor görünüyor gibi..

    Çünkü haber merkezimizin emektarları, bugünkü gazetecileri olan Barış ve Özkan bu eksikliği gidermeye çalıştığı Ardahan’da onca gazeteci, muhabir olmasına karşın ‘Kar yağdı, kazlar kesildi, falan bürokrat filan dedi’ başlıklı haberler dışında haber alamazsınız Ardahan’da..

    Halbuki küçük denen Ardahan’da haber olduğunu ama başta gazeteci geçinip haber alamayanlarla dolu olduğunu bilirim..












    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     




  • GÖLE'DE ARANANLAR ARANIRKEN SİLAHLAR BULUNUYOR!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Hazırlayıp Sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


    İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Geçtiğimiz günlerde yapılan ve devam eden aramalarda Göle ilçesine bağlı Büyük Altunbulak köyünden sonra bu kez Göle merkez de yapılan aramalarda bazı silahlar ele geçirildi.


    Konuyla ilgili yapılan yazılı açıklama şöyle:


    Silah ve Mühimmat Yakalama. Ardahan Valiliği İl Jandarma Komutanlığınca KOM. Ş. Müdürlüğü koordinesinde yapılan çalışmalar sonucunda, Ardahan İli Göle İlçesinde (1) adet ruhsatsız 9 mm. Tabanca, (1) adet ruhsatsız 7,65 mm. Tabanca, (3) adet ruhsatsız av tüfeği ve bu silahlara ait mühimmat ele geçirilmiş, olayın şüphelisi bir (1) kişi hakkında adli işlem başlatılmıştır.


    **Takviye Ekip Coronalı Kampına mı Yerleştirildi..


    Öte yandan kente gelen ve yapılan aramalara katılan takviye güvenlik güçlerinin Çin’den çıkıp, tüm dünyaya yayılan ve artışı süren Coronın ülke gündemine girdikten sona boşaltılan öğrenci yurduna yerleştirildikleri görüldü.


    Corona nedeniyle birçok okul gibi eğitim vermeyen Ardahan Üniversitesinin öğrencilerinin kaldığı ve daha sonra gerek il dışından gelen gerekse Covit-19 testi + çıkanların 14 günlük karantinaya yerleştirildiği gözlenen yurtta kalan Ardahan dışından gelen takviye güvenlik güçlerinin il genelinde süren operasyonlara katıldıkları görülmekte.



    KAR MAVİ GÖLÜ BEYAZLATTI!


    arşiv haber 16/11/2020 tarihli haber


    **ARDAHAN’DA SİLAH YAKALANDI!.. Dağ başlarında kendisini gösteren kar başta Van Gölünden sonra Doğu Anadolu’nun en büyük gölü olan ve kışları tüm yüzeyi donan Çıldır Gölüne kadar geldi.


    Mavi Çıldır Gölünü bir anda sarıp, beyazlatan karlarla birlikte kent genelinde hava sıcaklığı iyiden iyiye düşerek, -3’lre kadar düştü.


    Çarşamba günü -6’ya kadar düşmesi beklenen hava sıcaklığının iyiden iyiye düştüğü bölgede hala yaylalarda bulunan köylülerde yüksek rakımlı yaylalardan köylerine dönmeye çalışırken dağlara yağan karları aşmaya çalıştıkları görülmekte. Fotoar: Suat İncedere


     


    ARDAHAN’DA SİLAH YAKALANDI!


    – Ardahan’ın Göle ilçesinde silah kaçakçılarına yönelik operasyonda 2 AK-47 Kaleşnikof Piyade tüfeği, 2 Mauser Piyade tüfeği, 1 ruhsatsız av tüfeği, 1 ruhsatsız 9 mm tabanca, 238 AK-47 Kaleşnikof Piyade tüfeği fişeği, 45 Mauser Piyade tüfeği fişeği, 68 9 mm tabanca mermisi, 4 12 calibre av tüfeği fişeği, 7 AK-47 Piyade tüfeği şarjörü, 2 9 mm. tabanca şarjörü, 1 hücum yeleği, 1 30 cm uzunluğunda Colombia marka av bıçağı ele geçirildi. Operasyonda 4 zanlı gözaltına alındı.


    Ardahan İl Jandarma komutanlığı ekipleri yaptıkları çalışma sonucunda Göle ilçesine bağlı Büyükaltınbulak Köyünde ikamet eden M.S.E ve B.T. isimli şahısların silah ve mühimmat kaçakçılığı yaptığı yönünde bilgisine ulaştı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 4 şüpheliden 2’si, çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, 2’si ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmwTürkler, Kürtler ve Akan Kan..Elde edilen bilgiler doğrultusunda KOM. Ş. Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri ve mayın arama köpeği Obur ile bomba arama köpeği Sağın destekli, 4 ayrı adreste eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda, 2 AK-47 Kaleşnikof Piyade tüfeği, 2 Mauser Piyade tüfeği, 1 ruhsatsız av tüfeği, (1 ruhsatsız 9 mm tabanca, 238 AK-47 Kaleşnikof Piyade tüfeği fişeği, 45 Mauser Piyade tüfeği fişeği, 68 9 mm tabanca mermisi, 4 12 calibre av tüfeği fişeği, 7 AK-47 Piyade tüfeği şarjörü, 2 9 mm. tabanca şarjörü, 1 hücum yeleği, 1 30 cm uzunluğunda Colombia marka av bıçağı ve 2 adet silah temizleme kiti ele geçirildi.


    Türklerin Anadolu’ya açılan kapısı Malazgirt Savaşını ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatı ile millileştirip, edebiyat yapanların bugün olduğu gibi dünkü tarihi de gölgelemek, gerçekleri saklamak hatta başka milletleri yok sayma hesapları içinde olduklarını okuduğumuz tarih kitaplarında, sanaldaki belgesellerde bir kez daha görüyor, üzülüyor ama gerçeklerin saklanamadığı ve er geç gün yüzüne çıktığı için buruk da olsa seviniyorum.


    Evet, bugünkü kardeşçe yaşanan ülkede, Kürt, Türk, Çerkez, Terekeme, Alevi, Sünni kısacası birçok toplumun kardeşçe yaşayabileceğini defalarca ortaya koyduğu Türkiye’nin olduğu coğrafyaya kapıyı açan Malazgirt savaşında görülmek istenmeyen, gölgelenen, yok sayılan Kürtlerin etkisi nedense hiç ama hiç gündeme gelmez..

    Halbuki; ‘kardeşiz’ denen 10 bin cevher askerli Kürtlerin katkısı ile Malazgirt savaşını kazanan Selçuklu Ordusuna, savaşta oluşturduğu Hilal stratejisini kendilerine siyasi bayrak sayan milliyetçi ayağında gidip Alpaslan’ı kahramanlaştıran ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatçıları niye Amca oğullarını yıllarca ‘Kart-Kurt’ deyip görmezden geldiler..

    Bilmem desem de bildiğimi ama yorumunu sizlere bıraktığım bu konuya beni sokup, geren kardeş dediğim birinin gece WhatsAppıma attığı bir mesajın neden olduğunu bilmenizi isterim.

    Çünkü o dönemde olduğu gibi bu dönemde de hala ‘Kardeşiz’, ‘Amcaoğluyuz’ deyip beyinciklerinin altında sakladıkları faşist düşüncelerini saklayamayanların başında geliyor, Hanaklı Tuncer Çelik abi gibiler..

    Neyse yine de teşekkür ettiğim ve beni böyle bir araştırmaya  sevk eden Tuncer abinin de bilmediği bir çok tarihi konu gibi bugün Karabağ’ı Ermenilerle paylaştıran ama onu da kahramanlaştırıp, Rusya’nın barış gücü’ maskesi adı altında oraya resmen yerleştiğini, yani sözde yanına aldığı Türkiye’nin başına iş açacağını saklayanlar gibi bizden gizlenen tarihe dönecek olursak en azından Youtube’ da Sultan Alparslan’ın Mele Yahya’ya sarılıp, amcaoğlum dediği “Kürt-Türk amca çocuklarıdır.” başlıklı videoları izlemenizi rica ediyorum.

    İzleyemeyenler içinde aşağıdaki tarihi yazıya ve Malazgirt’i katkıları ile kazanan ve Anadolu’daki Müslüman devletlerden, Uz Türk boylarından, beyliklerden yardım alamayan, savaşı kazandıktan sonra Kürtleri yok sayan Alparslan’ın yine bir Kürdün elinden aldığı bıçak darbesiyle can vermesine bir bakalım derim…


    İşte o yazı ve satır aralarında anlatmak istediğim;

    1071 Malazgirt meydan muharebesi öncesinde Bizans İmparatoru Romen Diyojen, Doğu Roma ordusunda Frenk, Ermeni, Norman, Slav, Abaza… gibi farklı uluslardan ve Müslümanlığı kabul etmeyen Hristiyan Peçenek, Uz Türk boylarının içinde bulunduğu bu dünyanın en büyük ordusunu kurup Anadolu’ya sefere çıkar. Müslümanları Anadolu’dan çıkaracaklarını, Anadolu’yu kendi valilikleri arasında paylaşacaklarını, bütün camileri kiliseye çevireceklerini ve Müslüman devletlerine kendi ülkem gibi hâkim olmadan geri dönmeyeceğini bildirmişti. 


    Bunu haber alan Müslüman Selçuklu hükümdarı Alparslan Anadolu’daki Müslüman devletlerden, beyliklerden yardım talep eder. Bu çağrıya birçoğu şöyle cevap verir “Yeryüzünün en büyük ordusu Bizans ordusuna karşı durulamayacağını, yenileceklerini söyleyip” Alparslan’ın cihat çağrısına olumlu cevap vermemişlerdir. Kürtler, savaştan bir gün önce 25 Ağustos 1071’de Molla Yahya (Mele Yahya) 10 bin Kürt süvari savaşçı genciyle Alparslan’ın yanında yer alır.

    Kürtlerin ileri geleni Mele Yahya (İmam Yahya) “Din kardeşlerimizin yanında cihat etmeye geldik.” demiştir.

    Sultan Alparslan Mele Yahya’ya sarılır amcaoğlum “Kürt-Türk amca çocuklarıdır.” demiştir. 

     Yani; Malazgirt Muharebesinin kazanılmasında Kürtlerin büyük rolü olmuştur.

    Tarihte ve günümüzde maalesef birçok kişi Kürtlerin, Batılı emperyalistlere karşı Türklere verdiği desteği yok saymakta ve Kürtlerin varlığını bile inkâr etmektedir.

    Ve bir televizyon Programı sırasında “Malazgirt’te Kürtler yoktu” şeklinde ısrarla tweet atan takipçilere sinirlenen araştırmacı Murat Bardakçı, Malazgirt Savaşı’nda Kürtlerin rolüyle ilgili en önemli bilgi 13. yüzyıl yazarlarından Sıbt İbnü’l-Cevzi ismiyle tanınan Ebu’l-Muzaffer Yusuf’un “Mir’atü’z-zeman fi Tarihi’l-âyan” isimli eserinde şu şekilde geçtiğini söyler: “Az önce 10 bin Kürt de Sultan’a katılmıştı. Bununla beraber (sultan) Tanrı’dan sonra buyruğundaki 4 bin kişilik hassa askerine güveniyordu”. Şam’da yaşayan Sıbt İbnü’l-Cevzi, Malazgirt’ten yaklaşık 180 yıl sonra tarihini kaleme almıştır. Sıbt, 11. yüzyılın ikinci yarısına ait bilgileri 1088’de ölen Garsunni’me’nin “Uyunü’t-Tevârih” isimli eserinden almıştır.

    Malazgirt Savaşı’na katılan Kürtlerle ilgili bilgi muharebeden yaklaşık 260 yıl sonra Kenzü’d-Dürer ve Câmiü’l-Gurer isimli bir eser yazan Memlük tarihçisi İbnü’d-Devaddari’de de vardır. Kenzü’d-Dürer’de bu konu “Sultan Alparslan’a Kürtlerden ve sâir kavimlerden olmak üzere 10 bin kadar insan da katılmıştı.” şeklinde geçer.



    Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Malazgirt savaşında Türklerin yanında Kürtlerin de olduğunu söyledi. Ama Türk Tarih Kurumu eski Başkanı ve bir dönemde MHP’de Milletvekili olan Yusuf Halaçoğlu ‘sadece devşirmeler vardı’ diyerek Davutoğlu’nu yalanlamıştı.

    Dolayısıyla dün olduğu gibi bugünde MHP Milletvekili Yusuf Halaçoğlu ve birçokları Kürtleri hep yok saymıştır. Peki, bir ırkı geçmişinden koparmak, yok sayma düşüncesi, Kürtleri asimile etme politikaları ve Kürt’e dilini yasaklamak mıdır kardeşlik?!.

    1071 Malazgirt Savaşından önce de Malazgirt topraklarında Kürtler yaşıyordu. Malazgirt adı da Kürtçedir. Malazgirt adını kelime kelime ayırıp sonra bir araya getirdiğimizde gerçek ortaya çıkmaktadır. Kürtçe 3 kelimeden ortaya çıkmaktadır. Kürtçe de 1) Me (biz) 2) lez (tez, çabuk, erken) 3) girt (aldık) kelimelerinden oluşur. Yani Malazgirt’in kelime anlamı ‘Biz erken tuttuk’ anlamına gelmektedir.

    Şimdi Kürtleri yok sayanlara soralım eğer Kürtler olmasaydı Selçuklular Malazgirt Savaşı’nda Bizans İmparatorunu yenebilirler miydi?

    İdris-i Bitlis’inin önderliğinde Kürtler olmasaydı Osmanlılar Çaldıran Ovasında Safevileri yenebilirler miydi?

    II. Abdulhamit döneminde Kürt Aşiretlerinden oluşan Hamidiye Alayları etkisiyle doğu sınırı güvenlik altına alınabilir miydi?

    Türkler, Çanakkale Cephesinde, Sarıkamış ve Kurtuluş Savaşı’nda amcaoğulları, bugün ‘Et-Tırnakız’ denen ama yeri geldiğinde beyinciklerinin içindeki faşist düşünceler ile bugün terörist  ilan edilen ama Türkler gibi bu ülkenin sahibi olan Kürtlerin desteğini ve gerçek kardeşliğini görmüşlerdir.












    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    ARDAHANLI KARTAL


    SGK’YIDA KURACAK..


    arşiv haber 04/12/2016 tarihi haber/yorumlar


    İş ve siyaset alanında olduğu gibi bürokraside de birçok başarıya imza atan Ardahanlılar arasında bulunan Ardahanlı Sosyal Güvenlik Uzmanı coşkun Bilgin İstanbul’un önemli ilçelerinden olan Ümraniye’den sonra şimdi de önümüzde ki günlerde açılışı cumhurbaşkanı tarafından açılması beklenen İstanbul Kartal SGK’nin kurucu müdürlüğü görevini üstlendi.


    10 Yıla yakındır İstanbul’un Anadolu yakasında görevde bulunan ve bu görevinin yanı sıra bölge insanı ve onların çatıları altında toplanmaya gayret ettiği derneklerle yakın temasta olan Ardahan’ın içme suyunun ana merkezi olan Çataldere (Gunzut) köylü, başarılı bürokrat hemşehrimiz Coşkun Bilgin’i yeni görev yerinde ziyaret eden Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz ve ARDA/FED Başkan Vekili, İşadamı Mahmut Şenel Bilgin’e başarılar dilerdiler.**SGK’DAN BİLGİLENDİRME TOPLANTISI..


    **22/12/2015 Tarihli Haber


    Ardahan Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce kamu kurum ve kuruşlarını bilgilendirme toplantısı, Göle Belediyesi Konferans salonunda gerçekleşti.


    Göle’de gerçekleşen toplantıya Göle Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu’nunda katıldığı seminerde İl Müdür Yardımcısı Fahri Toprak Vargün ve kurum yetkileri Nurullah Can ile Bülent Kaya kurum temsilcileri bilgilendirimlerde bulundular.

    Toplantıya Göle Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu, İl SGK mMüdürü Aziz Boz, Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Vargün ile kurum müdür ve yetkileri katıldı.

    Yapılan bilgilendirme seminirinde sosyal güvenlik mevzuatı, iş ve iş ilişki, teminatının iadesi, ‘borcu yoktur’ bildirim zorunluğu ve askari ceza müadeleri, tahkuk ve tasilat imkânları ve zorunlukları anlatıldı.

    Semineri sunan SGK İl Müdür Yardımcısı Vargün yaptığı açıklamada: Halkı ve kurumları bilgilendirme semirenlerin devam edeceklerini ve halkı bilgilende toplantıları ve semirenlerinde önemizdeki günlerde devam edeceğini söyleyerek” Sosyal Güvenlik mevzuatı Anayasal bir olduğunu ve kaçınılmaz olduğunua vurgu yaparak öncelikle başkan Akın İsmaioğu’na ve ve katılımcılara teşekkür ederek toplantı son buldu.


     


     


    **SENDE BIRAKIP GİTTİN..


    Bir yılı daha geride bırakmaya bir ay kalırken gidenin bizden gittiğini fark etmeyiz bile..

    Ve tam tersi yeni bir yıl geliyor diyerek sevinir, üstüne üstlük bizden giden yılları, canları, cananları geri alacakmışız gibicesine bir de piyango bileti alır, heyecanla son kalan ayında tükenmesini bekleriz..

    Halbuki gidenlerin giderken ömrümüzle birlikte anılarımızı da alıp gittiğini düşünmeyiz bile..

    Daha dün gibi kırmızı Şahin’i mi terk edip, 3 yıl önce tanıştığım, sevdiğim, aldığım, bir çok anıyı birlikte yaşadığım beyaz Opelimle buluşurken yaşadığım heyecan gibi bugün onca güzellikler gibi onlarında olmadığını anlamanın üzüntüsünü çaktırmadan yaşadığım gibi 2016 yılının 11 ayının nasıl gelip, geçtiğini anlamadığım gibi hepimizi her saniye, her dakika, her gün, her ay ve yıl bizden gidenleri hesaba katmayız bile..

    Kar yağarken beyazlanan doğanın bizlere inat her yıl hemde kendisini yenileyerek doğduğunu da anlamak istemeyip, bizi bırakıp, gidenlerin saçlarımızı beyazlattığını, dişlerimiz döktüğünü, dizlerimiz gibi kalplerimizi de yorduğunu fark etmek istemeden yeniden yeniden sarılmak istediğimiz hayatın sevdiklerimizle, anılarımızla, aşklarımızla birlikte çekip gittiğini göremeyiz bile..

    Çünkü her yeni gelene sevinip, gidenleri unutmaya çalıştığımız bir yılı daha geride bırakırken Kırımız Şahinim gibi geride kalan aylar içinde ‘Ben gidiyorum, senin daha yaşayacakların, çekeceklerin belik de seveceklerin var’ dercesine Kocaeli yolun da geçirdiği kaza sonucu beni öldürmeden pert olan 2004 model aracım Opelim gibi nelerin beni bırakıp gittiğini hesaplamak istemediğim gibi can dediğimiz, canan diye sarıldığımız, ölmez diye düşündüğümüz nicelerinin de beni, seni ve de onu bırakıp gittiğini akla bile getirmek istemeyiz 2016 yılınında bizi terk etmeye hazırlandığı şu güzelim, ama geri dönüşü olmayan dünyada..


    **Çayan Çapan ve Spor..


    Dün, ‘Senden bırakıp gittin’ ele aldığım yazımda trafik kazasında kayıp ettiğim Opel marka aracım dahil beni, seni, sizi, onu ansızın, beklenmedik bir anda bırakıp, ansızın çekip gidenleri az çok anmaya, anlatmaya çalışmıştım..

    Ve o gidişlerin ne kadar acı olduğunu hatırlamış ve bu yaşananların bir insanın hayatında ne kadar olumsuzluklara, üzüntülere ve ondan olanları koparıp, koparıp götürdüğünü anlatmaya çalışmıştım..

    Ve bu yazının ardından geçtiğimiz gün iş yerinde yaşanan hırsızlık olayı ardından emeğiyle aldığı eşyaları çalınan arkadaşım, 3. Bölge Ardahan İl Derneği Başkanı Özgür Polat’a destek için o çok Ardahanlı var denen, ama Ardahanlının çokta erk olmadığı Esenyurt’a gittim.

    Benim gibi bir çok Ardahanlının destek için geldiği Polat’ın iş yerine girip, içine daldığım koyu sohbeti dinlerken bir çay içmiştim ki acı acı çalan telefonuma bakınca eşimin aradığını gördüm..

    Cevap vermek için aldığım haber her gün bir kaybı yaşayan ve bu kayıpların çok yorduğu beni bir kez daha derinden vurdu..

    Çünkü dün trafik kazası sonucu kayıp ettiğim aracıma yazdığım yazıda ki gibi bir kayıp daha yaşamış, bu kez yine bir arkadaşımı, Çayan Çapan’ı hemde trafik kazasında kayıp ettiğimin haberini alıyordum..

    İlk şoku yaşayıp,haberin içeriğini iyice aldıktan sonra Çayan Çapan’ın bir trafik kazası sonucu hemde bize yakın bir yerde hayatını kayıp etmiş, oda bizi bırakıp, derinden üzmüştü.

    Ve en önemlisi o çok sevdiği Göle Spor’u yetim bırakıp gitmişti.

    Ve bizde çok değerimizi kayıp etmenin üzüntüsüyle yerimizden kala kalmıştık..

    Allah rahmet etsin..


    **KERİMOĞLU’NA AÇIK MEKTUP..


    Sayın Başkan öncelikle merhaba..

    Başkanım bu memleketin derdini uzun uzun anlatıp, çok yoğun olan siz sevgili doktor başkanımı üzmek istemem..

    Ancak toplumun aydını ve önderlerinin kendi toplumları karşısında da sorumluluklarının olduğunu hatırlatarak başlamak istediğim bu açık mektubuma kırılmayacağınızı umuyorum..

    Sayın Başkan;

    Sanırım sende benim gibi Ardahan’ın olduğu gibi senin ilçen olan Damal’ın ülkenin en yoksul ileçlerinden biri hatta birincisi olduğunu ve işsizliğin diz boyunu geçtiği için göçün hızla devam ettiğini bilmekte ve bu göç edenlerin senin ailen gibi şu an önemli bir ilçesinde belediye başkanı olduğun İstanbul’a başta olmak üzere batıya göç etmeye devam ettiğini bilmektesin.

    Ve bu insanlarımızın bir umutla çıktıkları gurbet yolunda seninde geçtiğin o zorlukları senin ve benim gibilerinin de yardımıyla aşıp, evine bir ekmek, aşına bir katkı sağlamak için çırpındığını bilmektesin..

    Ve en önemlisi bu toplumun senin gibi kendi içinde çıkan aydınlara, siyasilere, iş adamlarına ihtiyaç duyduğunuda..

    Sayın Başkan;

    İstanbul gibi dev bir metropolün önemli bir ilçesinde belediye başkanı olma gibi önemli bir görevin sana verilmesinin senin kendi toplumunda kopmanı gerektirmediği gibi o toplumun senden çok değil, sadece gülen bir yüz, sıcak bir ilişki ve en önemlisi moral vermene ihtiyaç duyduğunu da bilmelisin..

    Çünkü toplum önderlerinin en önemli görevinin balık vermek değil, balık tutturmayı öğretmek ve onlara önderlik etmek olduğunu bilmemize karşın her ne hikmetse hele hele öyle yada öyel böyle seçilip yada atamayla bir makama oturuduğumuzda bunu bir türlü düşünmeyip, şu anda elimizde bulunan imkanları toplumumuz yararına seferber etmesekte sağından, solundan, kenarında kendi yakınımıza bile vermemek içinde çırpınır, hatta cüdamlıymışlar gibi uzak durduğumuz da bir gerçektir..

    Bu nedenle; Sizin bu yoksul topluma sahip çıkıp, önderlik ederek 20 milyonluk İstanbul’da olduğu ve yurt genelinde oluşturulmaya çalışılan ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ ne olduğu gibi partinizin ve ülkenizin önder bir kişiliğiyle ile hareket etmeniz gerektiğini hatırlatır, bu önemli  günlerin hızla akıp gittiği şu günleri en iyi şekilde değerlendirmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatırım..

    Ve eğer yarın torununuz, çocuğunuz, hemşehrinizin sizin adınızdan onurla, gururla bahsetmesi için bir eser bırakmanın o eserinde şu an içinde bulunduğunuz siyaset alanında ve hemşehrilerinizin kalbinde olacağınıda bilmenizi isterim..

    Yani yarın ‘Ya şurada bir başkanımız vardı, Allah için bu toplumun bir araya gelmesi, ayakları üzerine durması için önderik yaptı, başardı ve bu toplumun önünü açtı’ detirtmek kadar güzel olan ne olabilir?..

    İşte bu nedenle mektubuma son verirken bir kez diyorum ki;

    Gel şimdiye kadar ortaya koyduğun tavrını gözden geçir, teknokrat bir anlayışı terk ederek, kendi toplumunun senden beklediklerini yoğun olan sen değil, senin önderlik edeceğin bir kadro ile yeniden masaya yatır adını tarihe yazdırmasanda halkının gönüle yazdır..

    Bu mektup sana bir dost tavsiyesi..

    Ne demişler, İyi olacak hastanın ayağına doktor gider..

    Kısacası;

    Er geç iyi olacak şu anki hasta diyebileceğimiz toplumumuzun hazırda bir doktoru varken, yenisini aramazsa daha iyi olmaz mı? 


    **ARDA/FED’DE 1 YIL..


    Kendilerine toplum lideri, önderi, bilmişi dedirtip, gereğini yerine getirmeyenlerin kendilerini başkan diye yutturdukları bir alanda gerçek anlamda başkan, toplum lideri, aydını, yol göstereni olmaya çabalayanlarda yok değil..

    Seçimden seçime cebinde ki paranın da kudreti ile öne çıkıp, ‘seçilirsem size tüm dünyaları bağışlayacam’ deyip, kazaen seçildikten sonra da önce göbeğini büyütürken, çevresini daraltanların toplum lideri, başkan, aydını hatta vekili diye yutturduğu bir alanda zor, bir o kadar da ulvi bir görevi üstlenmek yürek işi, cesaret işi olduğu da bir gerçektir..

    Durup, durduk yerde başbakan edilen ama ‘bende anlamadım niye başbakan edildim’ denilen bir alanda başkanlık gibi zor bir görevi üstlenmekte yürek işidir..

    Yılda bir kaz gecesiyle başkan olduklarını hatırlatanlar, adına birlik, hemde büyük buluşma dedikleri geceler ile başkan olanların, kendileri yetmez gibi milletin başına birde şeyimden birim başkanı diye başkan enflasyonuna neden olduğu bu alanda zor bir o kadar da güçlü bir lobi hayali ile bir araya gelmek isteyen bir toplumun önderi, başkanı olmakta sadece bir insanın değil, aslan, kaplan hatta fil yüreğine ihtiyaç vardır..

    İşte batıda ki en büyük stk’sı konumunda olan ve bugün 60’a yaklaşan dernek sayısıyla her geçen gün daha da büyüyen, güçlenen Ardahan Dernekler Federasyonuna başkan vede yöneticisi olmakta bir o kadar onurlu ve yürek isteyen bir iş olduğunu her geçen gün biraz daha iyi anlamaktayız..

    Bir yıl önce yani 29 Kasım’da bu görevi arkadaşlarım Mahmut Şenel, Sıtkı Dursun, Yener Bayrakçı, Özkan Mavzer, Halis Öztürk, Tuncer Çelik, Yüksel Kılıç, Ramazan Tan, Terlan Kaya, Muhtesim Sarıkaya, Bayram Bozkurt ve diğerleriyle ARDA/FED’in yönetimini üstlendik..

    Bu süre içinde en iyisini, en güzelini yapılmayanı yapma arzusu içinde kolları sıvarken içimizde olan bazıları da bugünkü çantacı, cepçi, facebookçu derneklerin yöneticileri gibi sözde başkan, yöneticilerde kayış attı..

    Ama biz bir ekip olarak Ardahan ve Ardahanlılara yakışanı yani en iyisini yapmak için mücadelemize devam ettik ve iş adamlarımızın da katkıları ile ARDA/FED yönetimi olarak dopdolu bir yılı geride bıraktık..

    Kemal Nahit Bay, Ensar Öğüt, Necati Ünal, Ali Rıza Nasıroğlu, İmdat Tatar, Volkan Süt, Mahmut Şenel, Taner Tekin, Ertan Bulut, Veysel Karatay, Togay Çoban, Mutlu Kerimoğlu, Turgay Akpınar gibi duyarlı bir çok iş adamı, siyasetçilerin katkıları ile önemli toplantılar gerçekleştirdik.

    Gençlerimizle bir araya gelip, ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ deyip, dünyanın en büyük metropolünün ortasında güzel bir turnuva düzenledik..

    İş adamlarının yanı sıra İş kadınları konseylerinin temellerini attık.

    İstanbul’da ki siyasi parti temsilcilerini ziyaret edip, muhatabınız ARDA/FED’dir dedik..

    Logomuzu ulusal ve yerel bir çok basın kuruluşunda yaptığımız etkinlikler vasıtasıyla tanıttık, amaçlarımızı İstanbul’da ki gibi Ankara, Ardahan, Göle ve İzmir’de etkinliklerimizle ortaya koyduk..

    Ve en önemlisi bir yılı geride bırakırken kendimizden, cebimizden verip, canımız kadar önemsediğimiz Ardahan’ı mızın KAI denen gölgede kurtulması için KAI dernek diasporasını karşımıza alıp, elimizin tersi ile kenara atıp, halka anlattık..

    Ve bir Ardahanlı kimliğinin oluşumu için yeni Ardahan Dernekleri kurdurup, eskilerini de yanımıza alıp, gecemizi, gündüzümüze katarken önümüze konulan engelleri, namussuzca arkadan vurmaları, hendek kazımaları da aşıp bir yılı başarıyla geride bıraktık..

    Şimdiki hedef; Yaklaşan kongremize kadar başta burunlarından kıl aldırmayan siyasileri olmak üzere bu toplumun önderi, başkanı diye ortalıkta gezenleri toplum deşifre etmek..



    **Bir Diktatör Düşünün..


    Adı: Fidel Alejandro Castro Ruz, Kübalı Marksist-Leninist devrimci ve Küba Devrimi’nin önderi. Yaşamı boyunca ve ölümünden sonra çeşitli lider ve muhalif kesimlerce diktatör olarak da nitelendirilmiştir.

    Buna neden ise iktidara geldikten sonra iktidarı bırakmaması ve başkalarına seçme ve de seçilme hakkı vermemesi..

    Bir ülkeyi yıllarca tek başına idare eden  Castro’nun diktatör mü, yoksa halkın adamımı olduğunu tartışmak için öncelikle diğer dikta yönetimlerinin başındakilerine bakmakta fayda var..

    Çünkü birine diktatör demek için Catro’yu örnek verirsek yanılırız..

    Ancak Libya lideri Kaddafi’ye de diktatör diyen bizler Kadafi’nin devrilene kadar ülkesinde ki doğal kaynakları önce kendi vatandaşlarının hizmetine sunmuş, onca kabilenin yaşadığı Libaya’yı tim emperyalist güçlere karşı ayakta tutup, Lİbya’yı huzurlu bir ülke yapmıştı..

    Ama kendisine karşı olanları da bugünkülerin yaptığı gibi susturmayı başarmış, öldürtmüş, yok etmişti..

    Peki, yerine kardeşini koyup, giden Castro’da öyle değil miydi?

    Bilmem ama benim kafam karışık,.. 

    Peki, sizce kim diktatör?

    Yoksa önce insan hakları diyen Avrupa’da ki liderler mi?

    Yada koltuğu yakalayıp, bırakmak istemeyen bizdekiler mi?


    **Cumartesi günü yazmak..


    Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetilen ülke de değil siyasetle ilgili aşkla, sevda ile ilgili yazmanın bile sakıncalı hale gelmeye başladığı bir süreçte cumartesi yazılarına devam etmek istiyorum, hem de şiir yazarak.. 

    Ama ben yazarken dikkatimi dağıtmasın, sadece kulağım duysun diye arkama aldığım televizyon da şiir kitaplarından bahseden haber spikerine gelen mesajlar da gazeteci olan spiker de hain ilan ediliyor..

    Çünkü gelen mesajda ‘Bırak şiiri okumayı da sen önceden söylediklerini şimdi niye söylemezsin, korktun mu, sana da sıra gelecek’ diyordu..

    Şiir kitabını tanıtırken bile tehdit alan gazeteci spikerin bu mesajı okurken yüz şeklini gördüğümde değil şiir yazmak, fıkra anlatmanın bile artık siyasallaştırılıp, kin ve nefretle hareket eden bir anlayışın getirdiği sonuçla yazı yazarak gazeteciliği yapmak isteyenleri bir hayli zorda bırakacak gibi..

    120’nin üzerinde gazetecinin hapiste olduğu bir ülkede gün geçtikçe şiir yazmak, şair olmak, grup yorum gibi türkü söylemek bile tehlikeli hale gelmekte olduğunu görmekte, anlamakta bir cumartesi günü yazısı yazmaya hazırlandığımız bir sırada..

  • VALİ ÖNER DURUM CİDDİ!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



    Gazetecilerin ziyaretinde Ardahan Valiliğine atandığından bu yana yapılan çalışma ve gözlemleri anlatan Ardahan Valisi Hüseyin Öner dünyada ve ülke genelinde yeniden artışa geçen ve yeni önlemelerin alınmasına neden olan Corona Virüs hakkında da açıklamalarda bulundu.


    Kent genelinde durumun ne iyi nede kötü olduğunu belirten Vali Öner alınan tedbirlerden gevşemeden hareket edilmesinin önemine dikkat çektiği açıklamasında tüm dünyada durumun ciddi olduğunun göz ardı edilmemesi ve gevşek davranılmaması gereken Coronanın en iyi ilacının ondan koruyan maske, temizlik, mesafe olduğunun unutulmaması gerektiğine bir kez daha dikkat çekti.


    Ardahan’da, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine uyulup, uyulmadığını sık sık denetlediklerini ve bu denetimlere uyan bir kamuoyunun olduğunu belirten Vali Öner maske ve diğer ihtiyaçlar için gerekli desteklerin verildiğini de belirtti.


    Bölgenin tanınmasına katkı sunacak kış turizmine önem vermeyi düşündüklerini belirten Ardahan Valisi Hüseyin Öner hayvancılığa yapılan desteklerin vatandaşın yanı sıra tarım ve hayvancılıkla ilgili sivil toplum kuruluşlarının ortak olduğu proje ve girişimlerle devam edeceğini belirtti.


    Ardahan Polis Evi’nin güçlendirme çalışmalarıyla yeniden hizmete sunulacağını da belirten Vali Öner valilik olarak daha iyi bir Ardahan için verdikleri mücadeleye Ardahanlıların iyi niyet ve katkılarının olmasının kendisini mutlu ettiğini belirttiği açıklamasında bu kente kim küçük, büyük katkı sunuyorsa yanlarında olacaklarını söyledi.


    BURCU’DA COVİT-19 KURBANI!


    Son 24 saatte 29 bin 132 yeni Covid-19 vakası tespit edildiği ve 174 kişi hayatını kaybettiğinin açıklandığı gün bir Göleli genç kız da Covit-19 virüsü dolaysıyla hayata göz yumduğu öğrenildi.


    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Samandöken (Sinot) köylü Burcu Usanmaz’ın yakalandığı Covit-19 virüsü dolaysıyla ailesinin yaşadığı Ankara’da hayat göz yumduğu öğrenildi.



    Öte yandan Türkiye’de yaşanan Covit-19 Virüsü ölümleri ile bir anda en çok ölüm yaşanan ülkeler arasında ilk üçüncü sıraya çıktığı ileri sürüldü.




    Coronavirüsü Türkiye’de İlk Olarak


    Şubat’ta Rize’de Ortaya Çıkmış!


    ARŞİV HABER 03/05/2020 TARİHLİ HABER/YORUM


    Çin’den ortaya çıkıp, tüm dünyayı etkisi altına alan Coronavirüs’ün Türkiye’de ilk kez yani ilk vaka Başkan Erdoğan’ında Memleketi olan Rize’de Şubat ayında ortaya çıktığı belgelendi.


    Sağlık Bakanlığının Türkiye’de ilk kez 11 Mart’tan sonra Türkiye’de görüldüğünü açıklasa da 19/02/2020 Şubat tarihinde Rize Devlet Hastanesine gidin bir hastaya U07.3-2019-NCOV OVEL CORONAVİRÜS HASTALIĞI teşhis konulduğu ve Acil olarak Trabzon Kaşüstü Kanuni Eğitim Araştırma Hastanesine sevk edildiği otaya çıktı.

    İşte Türkiye’de 11 Mart’tan önce ortaya çıkan ama hemen açıklanmayan ve gerekli önlemlerin alınmasında gecikildiği iddia edilen o belge..



     Fakir Yılmaz/ÖZEL HABER



    Dönem farklı, Kolpacılar aynı!


    Coronanın Kolpacılara nefes beceremediği şu günlerde iyiden iyiye anlaşılan gerçek dostlukların önemini bilmediğimiz ve her dönemin değişmez kolpancılarının ayırdığı dünuyaların nasıl olup yıkıldığını anlamak için meslektaşım Ekrem Hasanoğlu’nun yaptığı ama manşet yada sürmanşet olmaktansa gazetelerin, haber sitelerinin görünmeyecek, küçük bir yerine eklenen haberinde daha net anlaşılmakta.


    ‘Dönem farklı kolpacılar aynı!’ başlıklı haberi görüp, okuduğumda nedense içimi bir hüzün sardı,  nedense sabah sabah..


    Belkide yazımı yazarken dinlediğim Ahmed Arif’in anlatmak istediklerini anlatması gibi, okuduğum haberin başlığı da ondan mı bilmem ama o çok şeyi anlatan ve habere konu olanları anlatırken aslında hepimiz anlattığını anlaşılması için 8 sütun sürmanşet olması gerektiği için miydi sabah sabah duygusallaşıp, hüzünlenmem.. Bilmemem ama dün senin yanında olup, bugün başka yerler de hemde dün sana yaptığı gibi bugün yeni krala yalakalık yapanların, Kolpancıarın gerçek yüzlerini görmeyen yeni Krallaramıydı isyanım ve hüznüm..


    Neydi o haber, beni olduğu gibi belki sizi ve Kolpancıları  yeni Krallara anlatamayan?!.




    Çoğumuzun göz ucuyla başlığına bakıp, okumuş anlamış gibi beğenip, geçmek bir çok şeyi anlatan o haber..

    **Necmi Kadıoğlu: Dönem farklı kolpacılar aynı! 

    CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt hakkında yaptığı açıklamalarla gündeme oturan Necmi Kadıoğlu, Damga’yı vurguladı. Kadıoğlu; ‘Dönem farklı kolpacılar aynı’ dedi. 

    CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt hakkında yaptığı açıklamalarla gündeme oturan Necmi Kadıoğlu Damga’yı konuştu. “Gürbüz Çapan dönemindeki kolpacılarla, benim dönemimdeki kolpacılar ve Kemal Bey’in dönemimdeki kolpacılar hep aynı” diyen Kadıoğlu, “Bir adam başarılıysa başarılıdır. Bu saldırılara Kemal Bey de prim vermedi. Süreci iyi yönettiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Açıklamasının ardından bazı tepkiler aldığını da belirten Kadıoğlu, “Yok efendim dosyaların mı var diyorlar. Devletin olduğu yerde dosya mı olur?” dedi. Artık siyaseti bıraktığını sözlerine ekleyen Kadıoğlu, “Bazıları benim adımı kullanıyorlar. Güçleri olmayanlar benim gücümü kullanmaya çalışıyor. Kemal Beyin yanında olan bana, benim yanımda olanlar Kemal Bey’e gitmişler” ifadelerini kullandı. EKREM HACIHASANOĞLU 

    Evet bu haberi bir kez daha okuyun ve dün ile bugünü bir değerlendirin ve bir şeyin değişmediğini, değerlerin nasıl Kolpancılar yüzünden anlaşılmadığı, anlatmak istenenlerin anlaşılması için nasıl engel olduklarını anlamak için..

    Neyse bugün olduğu gibi dünde anlamadığımız ve ‘dağlarına bahar gelmiş memleketim’ diye devam eden Ahmed Arifi dinleme, anlamak en mantıklısı..

    Çünkü, ‘Oturmuş yazıcılar, fermanı yazar.. Dört yanım puşt zulası, Dost yüzlü dost gülücüklü, suskun, hain, çıyansı, dört yanı puşt zulası’ satırları daha iyi anlatır, anlatmak istenenleri..



    1 Mayıs’ı İşçiler Değil, Vali ve Başkan Kutladı


    arliv haber 02/05/2016 tarihli haber


    Tüm dünya ve ülke de çeşitli etkinliklerle kutlanan 1 Mayıs Ardahan’da da vali ve belediye başkanının mesajları dışında kimsenin aklına gelmedi.

    Bir çoğu İŞ/KUR işçisi olan ve bankamatikten maaş aldıkları öne sürülen işçilerin yanı sıra resmi kurumlarda ki işçi ve onların bağlı olduğu sendikaların kutlamadığı 1 Mayıs İşçi Bayramını Ardahan Valisi ile Ardahan Belediye Başkanı yayınladıkları mesajlarla kutladılar.



    **İŞTE O MESAJLAR..


    Vali Ahmet Deniz, “1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü” dolayısıyla kutlama mesajı yayınladı.

     

    Vali Deniz’in mesajı:

     

    “Ülkemizin kalkınmışlık hedeflerine ulaşmasında ve istikrar içerisinde büyümesinde işçi ve emekçilerimizin rolü kuşkusuz çok büyüktür. Devletimizin, emek ve dayanışmaya verdiği değere bağlı olarak, son yıllarda işçi ve emekçilerimizin haklarının güvence altına alınmasında ve çalışma koşullarının iyileştirilmesinde büyük gelişmeler sağlanmıştır. Tüm dünyada, işçi ve emekçiler tarafından bayram olarak kutlanan 1 Mayıs günü, ülkemiz de de “Emek ve Dayanışma Günü” olarak tatil kabul edilmiştir.

     Bu duygu ve düşüncelerle; işçi ve emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü kutluyor, aileleriyle birlikte sağlık ve huzur içerisinde nice yıllar diliyorum.”


    ** BELEDİYE BAŞKANININ 1 MAYIS MESAJI 


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, 1 Mayıs “Emek ve Dayanışma Bayramı” dolayısıyla kutlama mesajı yayınladı.

    Başkan yayınladığı 1 Mayıs mesajın da, ‘Ülkemizin kalkınma yolundaki en büyük gücü, istikrar içinde gelişmesi ve belirlenen hedeflere ulaşması sürecinde çok önemli bir role sahip işçi kardeşlerimizin emekçilerimizin 1 Mayıs “Emek ve Dayanışma Bayramı” coşkusunu paylaşıyorum.

    Bu duygu ve düşüncelerle işçi ve emekçi kardeşlerimizin bayramı olan 1 Mayıs’ın barış,  dostluk, kardeşlik ve dayanışmanın simgesi olarak kutlanmasını diliyor, tüm çalışanlarımızın 1 Mayıs “Emek ve Dayanışma Bayramı” İşçi Bayramını kutluyorum.’ dedi.


     

  • POLİS HAYVANLARI DA İZLEYECEK!



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla aboneol, izle.. 




    İçişleri Bakanlığının başlattığı, Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde kurulan ve tahsis edilen yeni araç ile çalışmalara başlayan Çevre, Doğa, Hayvan Koruma Şubesi ekipleri, HAYDİ (Hayvan Durum İzleme) isimli mobil uygulama üzerinden aldığı ihbarlarla hayvanlara karşı işlenen suçlara anında müdahale etmeye başlarken, vatandaşları da bilgilendiriyor.




    **JANDARMA DA HAYVANLARLA..

    Öte yandan Ardahan İl J.K.lığı Çevre Doğa ve Hayvanları Koruma Timi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar İl Müdürlüğü ekiplerince Sokağa Çıkma Yasağı uygulamasının başladığı saatlerde Ardahan Merkez Çamlıçatak (Gölebert) köyü, Hanak Çayağzı (Orağaz), Baştoklu (Yukarı Dikkan) ve Damal Eskikılıç (Çifteşen), İkizdere (Nunus) köylerinde sokak hayvanlarına yönelik besleme faaliyeti icra edilmiş ve kar yağışının etkili olduğu köylerde belirli besleme noktalarına (110) kg mama bırakılmıştır.



    ŞİŞLİDE, BOĞAZDA YÜZMEK!..


    Fransa’dan sonra Almanya’nın gol atma girişimi ve ABD’nin 2021 Ocak ayından sonra çıkacağı sahada nasıl oynayacağı ve defansa kimi koyacağını düşünürken Selahattin Demirtaş’ın ‘Devran’ isimli kitabını okuyan Arınç’ın da damat gibi saha dışı kaldığı şu günlerde hemşerim olan batı kentlerindeki Belediye Başkanlarından olan İstanbul Şişli Belediye Başkanına bir önerim vardı;


    Aynı öneriyi şu anda bulunduğum ve yine pandemi yasaklarına takılıp, zoraki kaldığım ülkemin Gürcistan ve Ermenistan’ a komşu olan, Aktaş, Türkgözü (Badele) yetmedi yeni ipek yolu olarak adlandırılan Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu Gümrük Kapılarının olmasına karşın ithalatçısı, ihracatçısı ve tırcısı olmayan Ardahan’ın Çıldır ilçesinin yeni kaymakamına bulundum.

    Bu önerim açılması düşünülen ve yükü hafifleteceği söylenen İstanbul kanalının abisi olacak olan İstanbul boğazına sıfır olan Şişli ilçesinin Ardahanlı Belediye Başkanına idi.

    Ve Muharrem Başkana “Ardahanlı farkını ortaya koyup, denize sıfır komşu olan Şişli’ye bir sahil yapamaz mıyız? Bunu ve buna benzer projeler yaparsanız farklılık yaratırsınız” demiştim. 

    “Çünkü Belediye Başkanlığı, kaymakamlık, valilik, siyasetçi, bilim adamı, önder dediğin çöpçüyle poz vermek, itfaiye hortumu tutmakla, köyleri ziyaret etmek değil, ülkenin ve dünyanın dikkatini çeken projeler üretmektir. 21 yaşındaki Fatih’in gemileri karadan denize yürütmesi bunun en bariz örneğidir” demiştim.

    Yani, ‘İstanbul boğazına bir sahil yapılabilir mi? diyerek farklılığını ortaya koymasını istediğim hemşehrim CHP’li Şişli Belediye Başkanına önerdiğim bu fikrin aynısını yıllardır önerdiğim Van Gölünden sonra Doğu Anadolu’nun en büyük gölüne sahip yarısı Gürcistan’ın diğer yarısı bizim olan Aktaş Gölüne de sahip Çıldır ilçesinin yeni kaymakamına da sundum “fark yaratan bir kaymakam ol” diyerek.

    Gerçi aynı düşüncelerimin birisini de ve “sahil yapılabilir mi” dediğim İstanbul boğazına benzeyen bir köprünün yapıldığı ve bana göre dünyaca ünlü İstanbul boğazına rakip olan güzelliğiyle İzmit körfezdeki Osman Gazi köprüsünün ayaklarının altında kalan ve yine bir hemşehrimiz olan birinin Belediye Başkanlığını yaptığı Dilovası Başkanına da sunmuştum. ‘Sanayi artıklarıyla, gece kondularıyla, hava kirliliğiyle köy görünümünde olan Dilovası’nın zehirli dereleriyle değil, Belediyesinin logosuna yerleştirilmiş bu köprüyle boğaz bir kent olarak gündemde olması gerekir’ derken..

    İşte aynı teklifi ve önerilerimi yeni tanıştığım Malazgirt çocuğu olan genç kaymakama Çıldır gölüne sahip ilçenin en büyük mülki amirine de önerdim, “Çıldır gölüne bir sahil yapın” diyerek..




    Bilmem ama Arınç’ın Avrupa Birliğine yeniden göz kırpan Başkan Erdoğan’ın öncelikle Demirtaş ve Kavala gibilerini bıraktıracak reformular yapılması gerektiğini söyleyen ama ‘bir mafyacıyı neredeyse bakan yapılmalı’ diyen Bahçeli’nin söylemleri ardından Saray’daki görevinden istifa etmek zorunda kalmıştı bile..

    Yani Libya’ya giden geminin Alman deniz kuvvetlerince durdurulması ve adeta ‘buraya sahil yapamazsınız Türkiye’ demesiyle bir durumla karşılaştığımız gibi İstanbul Boğazına ve Çıldır Gölüne de bir sahil yapma cesareti, yürekliliği ortaya konulur mu mevcut yöneticilerce ve de ünlü bürokrasimiz, Anıtlar kurulu izin verir mi bilmem..


     




    HHayvanlar bile zorlanıyor..


    Yı06/04/2016 tarihli haber


    Yıllardır alt yapı sorunu yaşayan Ardahan kent içi yollar gibi köy içleri de çamurdan geçilmiyor.


    Baharın yüzünü gösterdiği, karların eridiği, buzların çözüldüğü şu günlerde adeta çamur deryasına dönen Ardahan yollarında hayvanlarda insanlar gibi yürümekten zorlandıkları görülüyor.


    Uzun bir kışın ardından dışarı çıkmaya başlayan hayvanların gelip, geçtiği bozuk yolların çamur deryasına döndüğü Ardahan’da milyonlar harcanan KÖY/DES projeleriyle alt yapısı tamamlanmadan üstlerine kaldırım döşenen kaldırım taşlarının da hayvanların ayakları altında çamur deryası içinde kayıp olup, bozulduğu da dikkatlerden kaçmıyor. 

  • ÖĞRETMENLERDEN 24 KASIM HEDİYESİ ARDAHAN!..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Her Cumartesi Yaşam TV’de..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 www.yasamtv.com.tr


    24 Kasım’da, Millet Mektepleri Talimatnamesinin yayımlanması ile resmileşince ve Mustafa Kemal’in Başöğretmen sıfatını aldığı 24 Kasım’ın 1981’den beri Öğretmenler Günü olarak kutlandığı ülkenin sınır kenti, serhat Ardahan’daki 1500’e yakın öğretmenin baş öğretmeni Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Bulut ve Ardahan’da görev yapan öğretmenlerin hazırlayıp, Ardahanlı iş adamlarının katkıları ile bastırdıkları ARDAHAN isimli kitap Ardahan’ı tanıtma adına diğer 80 vilayetin İl Milli Eğitim Müdürlüklerine hediye olarak gönderildi.



    Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Bulut, ‘ iki ülkeye, Gürcistan ve Ermenistan’a komşu, 3 gümrük kapısı, kırmızı et deposu, Kafkas arısı balıyla tatlı kentin tanıtımına katkı olması amacıyla bugüne kadar yayınlamış ama eksik gördüğümüz yönlerini tamamlamaya çalıştığımız Ardahan’ımızın tüm yönlerini anlatan bu kitabı diğer 80 vilayetin il Milli Eğitim Müdürlüklerine 24 Kasım hediyesi olarak yolladık. Ardahan’ı bilmeyen, tanımayanların bu kentin güzel yönlerini okusun, görsün, tanısın diye öğretmen arkadaşlar ve Ardahanlı iş adamlarımızın maddi destekleri ile hazırladık’ dedi.


    İl Milli Eğitim Müdürü hazırlayıp, bastırdıkları Serhat Ardahan isimli kitaptan Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Birliği Başkanı  Yılmaz Kaya ile aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz’a da hediye etti.


    Öğretmenler Günü İçin 3. Kez Çaldılar!


    Ardahan’da görev yapan bazı öğretmenler, daha önce ki iki yılda olduğu gibi bu yılda 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla hazırladıkları “Öğretmen İçin Çal” isimli video klip ile hem günlerini kutladı hem de görev yaptıkları kentin tanıtımını gerçekleştirdi. Öğretmenler gününe özel çekilen klip, Ardahanlı iş adamı Nihat Deniz Yılmaz’ın rahmetli babası Fevzi Yılmaz’ın oluşturduğu ormanlıkta yaptırdığı ve daha yapımı bitmeden Ardahan’ın simgesi haline gelen orman evinde çekildi. Ardahan Halk Eğitim Müdürü Mesut Yolcu’nun başını çektiği öğretmen ekininin üçüncüsünü oluşturdukları 3. klipi sanal ortamda yayınlanır, yayınlanmaz kısa sürede büyük ilgi gördü.



    Ölü Saymaya Devam…


    Yalova Belediye Başkanlığı görevinden alınan CHP’li Vefa Salman’ın yerine belediye meclisinden seçilen AKP’li Mustafa Tutuk’un, cenaze aracı olmadığı için Ardahan Belediyesi’ne bir yıllığına tahsis edilen aracı, süresi dolmadan geri istemesi ve emanet Ambulans’ın geri iadesi ardından Damat Albayrak’ı istifaya zorladığı ileri sürülen İçişleri Bakanının devreye girdiğini duymuş ve beklemeye başlamıştık..


    Ve CHP’lide olsa Ardahan’a bir Ambulans göndereceği ama İçişleri Bakanlığından ziyade Sağlık Bakanlığı tarafından bir Ambulans’ın Ardahan’a geldiği şu günlerde HDP’li Başkanların akıbetine uğraması için hakkında soruşturma başlatıldığı ileri sürülen İBB Başkanı İmamoğlu’nun uykularını kaçırmasına neden olan açıklamalarını izliyor ve onun açıklamaları ardından pandemi dolayısıyla yeni yasaklar art arda gelmeye devam etmekte. 


    Çünkü dinin ‘Var’ dediği ama ona takılıp, yaşamı unutma dediğini de bir kenara bırakıp adeta ölü sayıcılığına devam ettiğimiz şu günlerde günde kaç kişi öldü, bunların kaçı sigaradan, kaçı sahte alkolden, kaçının trafikten öldüğüne bakmadan ölen herkesin pandemiden öldüğü iddiaları da birlikte devam ederken Almanya’nın Deniz Kuvvetlerinin Libya’ya giden bir Türk gemisinin önünü kesip, ‘Sen Libya’ya silah götürüyorsun’ dediği haberlerini alıyoruz.


    8.5 Milyarlık dünya da Bir milyon dan biraz fazla insanın öldüğü, 82 Milyonluk ülke de ise 15 bine yakın kişinin pandemiden öldüğüne baktığımızda trafikten, benim gibi sigara içenlerin bu illetten ölenlerin ölmesinin çok önemli olmadığı gibi kara bir hava esiyor, başta sağlık camiası değil, lobisinin medya kanalıyla oluşturduğu hava ile..


    Yani Libya’ya giden geminin durdurulması, ABD’nin yeni kabinesinin ülkeye bakışı, yeni hak, hukuk, adalet reformu diyen Başkan Erdoğan’ın Arınç’ı çürüten, üzen açıklamaları çok önemli değil şu ölü sayıcılığından da başımızı kaldırıp, bakamadığımız şu üç günlük ölümlü dünyada..


    Ha unutmadan Yeşilay’ın ‘Biliyor musunuz bugün sigaradan 300 kişi öldü ama sigara tüccarları kazandı’ başlıklı reklamı da sanki yalanmış gibi günlük ölü sayıcılığını yapmaya devam edip her gün benim ilk günden bu yana inanmadığım, abartıldığını ısrarla belirtmeye devam ettiğim pandemiden ’40, 50 kişi öldü..’ diye paniklendiğimiz şu günlerde ölü sayıcılığına da devam ediyor, ‘dağda değil, ovada siyaset yapsınlar’ denen birçok insan gibi sade insanları da içeri kapatıp, sorunu çözeceklerini iddia edenlerin yönettiği ülkemde..




    Ardahanlı Öğretmen Cinnet Geçirdi!


    arşiv haber 03/03/2016 tarihli haber


    Aslen Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı (Varginis) Yanatlı köyünden olan emekli öğretmen Mehmet Düz, tartıştığı eşi Beysun Özkamışlı Düz’ü silahla öldürdü, sonra intihar etti.


    Alınan bilgilere göre Kocaeli’nin Darıca İlçesi’nde meydana gelen olayda eşini öldüren emekli öğretmen, aynı silahla intihar ederek yaşamına son verdi.


    Türkiye’de yaşanan cinayet vakalarının bir yenisi daha Kocaeli’nde bir ailenin başına geldi. Esenyurt’un tanınmış ailelerinden olan Göleli Düz Ailesine mensup emekli öğretmen, tartıştığı eşini cinnet geçirerek öldürdükten sonra, aynı silahla kendi yaşamına son verdi. İşte cinayetin perde arkası ve yaşananlar.


    Kocaeli’nin Darıca ilçesinde 56 yaşındaki Mehmet Düz, eşi 52 yaşındaki Beysun Özkamışlı Düz ile tartışmaya başladı. Henüz nedeni belli olmayan bir durumdan ötürü tartışmaya yaşanması ardından Mehmet Düz, eşini silahla öldürdükten sonra intihar etti.


    Kocaeli’nin Darıca İlçesi’nde, emekli öğretmen 56 yaşındaki Mehmet Düz, tartıştığı eşi 52 yaşındaki Beysun Özkamışlı Düz’ü tabancayla vurarak  ldürdükten sonra, aynı silahla yaşamına son verdi. Olay dün gece, Bayramoğlu Mahallesi Sevinçli Sokak’ta Düz Ailesi’ne ait villada meydana geldi. Emekli öğretmen Mehmet Düz, ikinci evliliğini yaptığı eşi Beysun Özkamışlı Düz ile bilinmeyen bir nedenle tartıştı. Öfkelenen Mehmet Düz, tabancasıyla Beysun Özkamışlı Düz’ü vurarak öldürdü. Mehmet Düz, daha sonra aynı silahı şakağına dayayıp ateşleyerek intihar etti.


    Mehmet Düz’ün olaydan önce oğlunu arayarak intihar edeceğini söylediği iddia edilirken, babasının telefona cevap vermemesi nedeniyle bugün öğle saatlerinde eve gelen oğlu korkunç manzara ile karşılaştı. Mehmet Düz’ün yabancı uyruklu bir kişi tarafından dolandırılması nedeniyle bunalıma girdiği öğrenilirken, evde bulunan ekipler incelemelerini sürdürüyor.










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     






     

  • Ardahan'da Yeni Bir Beyaz Sayfa!..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Yılın son ayına giren kenti saran dağların başına yağan kar dün geceden itibaren kendisini iyiden iyiye his ettirerek kent ve köy merkezlerini de etkisi altına aldı. 

    Karın yağması ile kaz kesiminin de artığı görülen kentte başta karayolları olmak üzere belediyeler ve yerel yönetimlerde yaklaşan ağır kışa hazırlandıkları görülmekte. 




    Ardahan Belediyesinin yeni itfaiye kademesinin açılışını yapacağı kış öncesi hazırlıkların yanı sıra baharın başlayan ve hala devam eden inşaatlarda da son çalışmalar yapılmakta. 

    Yıl boyu onarım bekleyen kent içi cadde ve sokakların yanında köy yolları ve hala bitmeyen bölünmüş yol çalışmalarının da karlar altında kaldığı görülen kentte olduğu gibi yurt genelinde artarak devam eden hava sıcaklığı da başta su kesintileri olmak üzere birçok olumsuzluğa da şimdiden neden olmaya başladığı görüldü. 

    Tezek ve odunların yanı sıra kömürle ısınan sobaların yanında doğalgaz ile ısınmaya başlayan kaloriferlerin ağır faturalarının da kapılara geldiği görünen Ardahan’da yeni bir beyaz sayfa açan beyaz karların artarak devam edeceği bildirildi.



    Hayvanların su ihtiyacı için beyaza bürünen doğaya çıktıkları Ardahan’da beklenen kar yağışı aralıklarla devam ederken meterolojidede kar haberi geldi.


    Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki ErzincanErzurumKars, Ağrı ve Ardahan’da kar yağışı bekleniyor. Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü ekiplerince yapılan son değerlendirmelere göre, bölge genelinde hava parçalı ve zamanla çok bulutlu, sabah saatlerinde Erzincan ve Erzurum, öğle saatlerinden itibaren Kars, Ağrı ve Ardahan çevrelerinde aralıklı karla karışık yağmur ve yüksek kesimlerde kar etkili olacak.


    Sıcaklığın mevsim normallerinde seyredeceği bölgede, rüzgar kuzeyli yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek. Bölgede gece en düşük hava sıcaklığı Iğdır’da 3, Erzincan’da 0, sıfırın altında olmak üzere Kars ve Ardahan’da 4, Ağrı ve Erzurum’da 6 derece ölçüldü. Gün içinde en yüksek sıcaklığın Iğdır ve Erzincan’da 10, Kars’ta 5, Ardahan’da 4, Ağrı’da 3 ve Erzurum’da 2 derece olması öngörülüyor. 



    Maalesef Nabız Atmadı..


    Ziyaret ettiğim partiler arasında bulunan CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan’ın erken seçim isteyen partisinden daha da erken davranıp, her an veya 2023’te yapılacak olan seçimlerde 30 yıla yakındır başında bulunduğu partisinin de kesin milletvekili adayı olduğunu bana özel olarak açıkladığı bir sırada diğer bir bomba haber Ardahan İl Başkanlığının kongresini erteleyip yine partisinin diğer beş il kongresini aynı anda yaptıran Erdoğan’ın bu kongrelere yönelik yaptığı konuşmada geliyordu.


    Erken seçim başta olmak üzere birçok konuda ne diyeceği merak edilen ve dediklerinin başkan Erdoğan tarafından hayata hemen geçirilen Devlet Bahçeli’nin dışında Arınç’ın yaptığı ve gündemi sarsan açıklamaları yine başkan tarafından olmak üzere karşı taraf yani başta HDP kanadında olmak üzere muhalefet kesiminde de ciddi bir nabız artıramadı.


    Demirtaş ve Kavala’nın serbest kalması gerektiğini belirten hukukçu, avukat, eski meclis başkanı, eski bakan Bülent Arınç’ı boşa çıkaran Başkan Erdağan’ın son açıklamaları arasında bulunan yeni adalet, hak, hukuk, reformu demeçlerini de boşa çıkaran son açıklamaları HDP ve diğer muhalefet kanadında olduğu gibi kamuoyunda da çok ciddiye alınmamış, heyecanlandıran bir nabza neden olmamıştı zaten..

    Çünkü bunları söyleyen, söyletenler bu ülkede iktidara talip olan yani bu yazımı yazmadan önce İl Başkanlarını ziyaret ettiğim DEVA, Gelecek, Refah partileri gibi “bizi seçerseniz” diyenler değil, bir dedikleri iki olmayan 18 yıllık iktidarın temsilcileri idi… 

    Evet, İngiltere’nin bile içinde olup, başını çektiği ve diğer birçok ülkenin yeni ABD yönetimine yönelik hazırlıklar, reformlar kısacası dizaynlar yapa dururken sosyal barışa, ekonomik krize çare olması adına parça~pinçik değil, güçlü bir genel affa ihtiyaç duyulan ülkemizde başkan Erdağan’ın son açıklaması Arınç’ın açıklamaları ile iktidarca yapılan hukuk, reforum iddialarını da çöp etmiş, denize girip boğulma tehlikesi geçiren bir kişiden beklenen nabzın atmadığı gibi ortada kalmıştır…

    Bahçeli’nin muhalefet liderine hakaret eden arkadaşına sahip çıkıp, tehditvari açıklamaları konusunda bir açıklama yapmayıp, arkadaşı Arınç’ı boşa düşüren Başkan Erdoğan’ın bu açıklaması daha niceleri ve damatlar olayında olduğu gibi Demirtaş ve Kavala üzerinden aslında fetoculara af istediği öne sürülen Arınç’ları da yolcu edeceği diğer bir önemli gelişme..


    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    KARDAHAN


    arşiv haber 29/03&2016 tarihli haberler


    POSTERLİK GÖRÜNTÜLER.. Mart ayının bittiği şu günlerde kar yağışının devam ettiği Ardahan’da kış devam ediyor. Dün gece yeniden yağan karla birlikte beyaza bürünen kent genelin de posterlik görüntüler fotoğraflanırken hala devam eden kar yağışı ve kış hayatı olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor.


    Yapılan son değerlendirmelere göre: Sorumluluk sahamızın genelinde havanın parçalı çok bulutlu, aralıklı karlı ve karla karışık yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Iğdır’ın aralıklı yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor.


    Sıcaklık: Sorumluluk sahamızın genelinde 2 ila 3 derece azalacağı bekleniyor.


    Rüzgâr: Değişik yönlerden hafif kuvvette eseceği tahmin edilmektedir.


    Meteorolojik uyarı: Güncel meteorolojik uyarı bulunmamaktadır.


    İLLER VE İLÇELER HAVA DURUMLARI


    TAHMİNLER


    29


    MART


    30 MART


    MAX MİN


    ARDAHAN Parçalı çok bulutlu, aralıklı kar ve karla karışık yağmurlu 2 -7


    Çıldır Parçalı çok bulutlu, aralıklı kar ve karla karışık yağmurlu 3 -6


    Damal Parçalı çok bulutlu, aralıklı kar ve karla karışık yağmurlu -2 -10


    Göle Parçalı çok bulutlu, aralıklı kar ve karla karışık yağmurlu 0 -9


    Hanak Parçalı çok bulutlu, aralıklı kar ve karla karışık yağmurlu 4 -6 Posof Parçalı çok bulutlu, aralıklı kar ve karla karışık yağmurlu 6 -3



    5 GÜNLÜK TAHMİN


    Merkezler29.03.16 Min1 Max130.03.16 Min2 Max231.03.16 Min3 Max301.04.16 Min4 Max402.04.16 Min5 Max5


    ARDAHAN KKY -3 3CB -8 4CB -9 5CB -7 7AB -3 8 POSOF KKY 3 9CB 2 12CB 1 12CB 2 11AB 0 12 CILDIR KKY -4 5CB -4 8CB -5 7CB -4 6AB -3 7


    DAMAL KKY -6 0CB -4 3CB -5 4CB -4 3AB -3 9


    GOLE KKY -9 0CB -8 3CB -8 3CB -6 2AB -7 2


    HANAK KKY -5 5CB -5 7CB -5 6CB -4 6AB -3 8


  • ANIL AKSEL ÜNİVERSİTE KADROSUNA MI ALINDI?!.



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Bilindiği gibi son valiler kararnamesi ile Amasya’ya atanan Ardahan eski valisinin başlattığı yolsuzluk soruşturmaları ardından Aksel hızla yükseldiği bu görevden bir anda el çektirilip, yerine vali yardımcısı atanmıştı.


    Hakkında öne sürülen ama içeriği pek de bilinmeyen ya da anlaşılmayan birçok yolsuzluk iddiaları ve soruşturmalar ardından görevden alınıp, mahkemelik olan Anıl Aksel, kocasının da görev yaptığı Ardahan Üniversitesi kadrosuna alındığını belirten ve yaşanan gelişmeyi adeta doğrulayan AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın kendisini ziyarete giden gazeteci Fakir Yılmaz ile Selmi Yılmaz’a makamında bir açıklama yaparak bu konu  sorulduğunda, gelişmenin kendisini ilgilendirmediğini ve olursa da itirazlarının olmayacağını belirtirken, gelişmeyi sorduğumuz ARÜ yöneticileri kendilerine böyle bir atama ya da resmi yazı gelmediğini belirttiler.


    **Yeni Görevinin Müjdesini Aldığı Gün Coronaya Yakalandı!..


    Alınan bilgilere göre hakkında öne sürülen bir çok yolsuzluk iddialarının ve mahkemelerin devam ettiği ve bu iddialar ardından İçişleri Bakanlığınca  İl Genel Sekreterliği görevinde el çektirilen Ardahan eski İl Genel Sekreteri Aksel’in AK Parti döneminde Ardahan Belediyesinde çalışırken son yerel seçimler öncesi bir anda ARÜ’ye atanan ve şu an ARÜ’de Yapı İşleri Teknik İşler Daire Başkanlığı yapan kocasının görev yaptığı Ardahan Üniversitesinde görevlendirilmek üzere yazısının onayladığı öne sürülürken, Aksel’in yeni görev müjdesini aldığı gün Coronaya yakalandığı ve şu anda memleketinde evinde istirahate çekildiği öğrenildi.


    Öte yandan Ardahan İl Genel Sekreterlik görevinden el çektirilmesine neden olan süreçte eski vali ile AK Partili Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın aralarının açılmasına da neden olduğu öne sürülen Aksel’in çok yakında babasını da kaybettiği öğrenildi.


    Aksel’in baba yası ve pandemi izolesinin bitimi ardından Ardahan’a gelerek ARÜ’deki yeni görevine yani İl Özel İdaredeki gibi uzman olarak yeniden Ardahan’da göreve başlayacağı bilgisi de öne sürülürken Genel Sekreterlik görevi esnasında yaşandığı iddia edilen ve hala mahkemelik olan Aksel hakkındaki soruşturmaların ne olduğu ve Ardahan Baro Başkanı Osman Yıldız’ın avukatlığını yaptığı mahkemenin sonucu da merakla beklenmekte.




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    MASATLI: AKSEL’İ BEN DEĞİL, MÜFETTİŞ RAPORLARINA GÖRE GÖREVDEN ALINDI!..


    arşiv haber 15/06/2020 tarihli haber/yorum


    Ardahan’ın 15. Valisi Mustafa Masatlı Ardahan’dan ayrılmadan önce 1,5 yıldır birlikte mesai yaptığı Ardahanlı basın mensupları ile bir araya geldi. Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fakir Yılmaz’ın da bulunduğu kahvaltılı bir toplantıda basın mensupları ile bir araya gelen Vali Masatlı göreve geldiği günden son güne kadar gündeminin 1. maddesi haline gelen ve geçtiğimiz gün görevden el çektirilen İl Genel Sekreteri Anıl Aksel’i kendisi değil, Müfettiş raporlarının sonucu alındığını söyledi.


    Bugün Ardahan’a ayrılıp, atandığı Amasya’ya gidecek olan Vali Mustafa Masatlı Ardahan Vali Yardımcıları Mehmet Kılıç ve Salih Kalkan’la birlikte Ardahan’da ki yerel ve ulusal basın mensupları katıldı.


    Gazetelerimiz ve Sitemiz Sahibi Gazeteci Selmi Yılmaz’ın da tek bayan Gazeteci olarak katıldığı toplantıda birlikte mesai yaptığı gazetecilere Ardahan’da bulunduğu süre içinde yapılanları anlatan Vali Masatlı, 1,5 yıllık hizmet süresince yapılan çalışmalar, projeler, genel ve yerel bütçeli kamu yatırımları ile sosyal ve ekonomik faaliyetler hakkında bilgiler verdi.


    Aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve ARDAFED Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın, ‘Kamuoyuınun Ardahan İl Genel Sekreteri ve yardımcısının neden görevden alındığını merak ettiğini ve bu alınmaların altında yatan nedenin ne olduğunu?’ sorduğu toplantıda, Akesl ve Yardımcısının görevden alınmasının kendisiyle alakalı olmadığını, Müfettişlerin yaptığı araştırma ve Bakanlığa sundukları raporların sonucugörevden el çektirldiğini belirten Vali Masatlı bu süre içinde Ardahan İl Özel İdarenin bitme noktasına gelen bütçesinin yeniden toparlandığını belirtti.


    Vali Masatlı konuşmasında; Yaklaşık 1,5 yıldır yürüttüğüm Ardahan Valiliği görevimi tamamladım. 16 Haziran´da Ardahan´dan ayrılacağım ve yeni görev yerim olan Amasya´ya gideceğim. 


    İlimizde görev yaptığımız süre boyunca Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sisteminin hayata geçirilmesi için öncelikle vatandaşa hizmet veren kurumlarımızın çalışma programları gözden geçirilmiş, aksaklık ve uyumsuzluk görülen kısımlar düzeltilmiştir. Asıl işi vatandaşa hizmet veren kurumların ve personellerin daha aktif ve vatandaş odaklı çalıştırılması için gerekli tedbirler alınmıştır.


    İlimizin ekonomik anlamada problemlerini gidermek için yerelde büyükbaş-küçükbaş, arıcılık ve kaz eylem planları hayata geçirilmiş ve takibi düzenli olarak yapılmaktadır.  İlimizin en büyük problemi olan göçer problemi, hayvan hastalıkları, buzağı kayıpları göz ardı edilmeden çözüme kavuşturulmuştur. Dönem Başkanlığını yaptığım SERKA yönetim başkanlığının ilimize geçmesi ile birlikte her kurumumuzdan sunulan projeler desteklenmiş, Ardahan en fazla desteği alan bir dönem geçirmiştir. İlimizin sosyal ve ekonomik değeri olan Damal Bebeği Evi ve Kadılar Kafeteryası oluşturulmuş, bugünde açılışı yapılacaktır. Anaç kaz üretim çiftliği için projeler onaylanarak hayata geçirilmiş, onunda inşaatına başlanılmaktadır. Ardahan kayak merkezinde yeni pistler açılmış, iki yeni günübirlik kafeterya inşaatı ve bir çocuk parkı inşaatı başlamış, onunda inşaatı çok kısa bir süre sonra tamamlanacaktır. Çıldır Gölü´nün turizme katılması için festival alanı düzenlemesi, gölün doğal dengesinin bozulmadan korunması için gerekli çalışmalarda yapılmıştır. Ardahan Kalesinde turizm faaliyetlerinin geliştirilmesi için kafeterya, ışıklandırma çalışması başlayacaktır. Millet Bahçesi çalışmaları başladı. Damızlık Kaz Çiftliği Projemizin de ihalesi yapıldı o da kısa bir süre sonra faaliyete başlayacak. Yine ilimizde 8 ay kış olmasına rağmen buz pisti yoktu. Onunda projesi onaylandı, ödeneği ayrıldı ve o da bu yıl içerisinde tamamlanarak gençlerimize, çocuklarımıza hizmet verecek.



    Valiliğimiz döneminde; sosyal devlet olmanın gereği yerine getirilerek; şehit, gazi ailelerimiz, yaşlılarımız, öksüz ve yetim çocuklarımız, parçalanmış aile çocuklarımız için birçok proje hayata geçirilmiştir.


    İlimizin eğitimi analiz edilmiş, eğitim seferberliği yapılarak, geleceğe hazırladığımız çocuklar için birçok yeni projeler hayata geçirilmiştir.


    Başarı ön plana koyulmuş ve eğitimdeki eksiklikler giderilmiştir. Yapılan bu çalışmalarla ilimizin eğitim seviyesinde önemli derecede ilerleme kaydedilmiştir. 80´nci sıradan 71´nsi sıraya gelinmiştir.


    Vatandaşı ön plana alan Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin uygulanması kapsamında her alanda vatandaşımızın yönetime katılması için; 287 Halk buluşması, 16 Muhtar toplantısı, 4 Yayla ziyaretleri, 22 İlçe ziyaretleri, 70 köy ziyaretleri, 72 ekonomik toplantıları, 60 güvenlik toplantıları yapılarak vatandaşlarımızın en iyi hizmet alması ve sorunlarının yerinde ve zamanında çözülebilmesi için tedbirler alınmıştır.


     A.     İLİMİZDE VALİLİĞMİZ UHDESİNDE YEREL İDARE YATIRIMLARI


    Ardahan İl Özel İdaresi Yatırımları








    S. NO

    MÜDÜRLÜK

    PROJE ADEDİ

    TUTAR

    1

    İşletme ve İştirakler Müd.

    7

    5.246.809,43 TL

    2

    AB Proje Ofisi

    7

    9.089.062,88 TL

     

    TOPLAM

    14

    14.335.872,31 TL


     


















    MÜDÜRLÜK

    YAPILAN İŞİN ADI

    2018 YILI

    2019 YILI

    Su ve Kan. Hiz. Müd.

    İsale Hatları Bakım Onarım

     

    92.869 m

    Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü

    Ham Yol,

    12,00 Km

    7,60 Km

    Stabilize,

    26,00 Km

    53,60 Km

    Reglaj,

    470 Km

    901,15 Km

    Kilit Parke,

    32665 Km

    191.819 m2

    Heyelan Çalışması,

     

    1,00 Km

    Asfalt Yama,

    15.225 Ton

    4.300 Ton

    1.Kat Asfalt Sathi Kaplama,

    23,90

    7,80 Km

    2.Kat Asfalt Sathi Kaplama,

    4,50 Km

    15,70 Km

    BSK (Bitümlü Sıcak Karışım) Asfalt

    1,80 Km

    17,60 Km

    Yalnızçam Kayak Tesisleri Pist Düzenleme

    132.000 m2

    Asfalt Plenti Saha Kaya Dolgu Yapılması

    6.000 m2

    Korige Boru Yerleştirilmesi

    955 Adet

    500 Adet


     








    2019 Yılı Tasarruf Tutarı (2018 yılına göre)

    5.889.539,58 TL

    2018 Yılında Gelen Ödenekler Toplamı

    9.433.106,92

    2019 Yılında Gelen Ödenekler Toplamı

    35.575.287,75 TL

    2019 yılı KÖYDES Kar Toplamı

    7.955.885,53 TL


     







    Bütçe Yılı

    Bütçe ile Tahmin(TL)

    Gerçekleşen Gider (TL)

    Oranı %

    Gerçekleşen Gelir (TL)

    Oranı %

    Bütçe Açığı Fark (TL)

    Oranı %

    2019

    47.000.000,00

    31.232.157,62

    66,45

    30.913.231,50

    65,77

    -318.926,12

    -1,02

    2019 Yılı Diğer Kurumların Tahsisi Mahiyetteki Ödenen Borç Tutarı Toplamı:

    9.701.195,43 TL


     


    İLİMİZDEKİ EKONOMİK PROJELER


    İlimizin ana geçim kaynakları olan büyükbaş-küçükbaş, arıcılık ve kaz üretimi konusunda eylem planları uygulanmaya konulmuş olup bu sektörler tüm yönleriyle değerlendirilmiştir. Turizm anlamında Yalnızçam Kayak Tesislerimize yeni pistler ve düzenlemeler yapılmıştır.


    Çıldır Gölünün turizme kazandırılması için çalıştaylar düzenlenmiş, gölün su seviyesi, gölde yaşayan canlı varlığının korunması için iki valiliğin birlikte çalışması sağlanmış, festival alanı düzenlemesi yapılmıştır. Yine ilimizin ekonomik ve kültürel değeri olan Damal Bebeğinin teşhir, tanıtım ve satışının yapılacağı  Damal Bebek Evi Ve Kadınlar Kafeteryası yapılmıştır. SERKA ve DAP tarafından ilimizde birçok proje desteklenmesi sağlanmıştır.



    Eylem Planları


    1. “İlimizin Büyükbaş-Küçükbaş Eylem Planı” kapsamında en önemli geçim kaynağı olan büyükbaş hayvancılığın önündeki engeller tek tek ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır;


    ü  Meralardan yerel halkın azami oranda faydalanmasını sağlamak için valilik genel emri ile ilimizdeki tüm meralar yerel üreticilere açılmıştır. Bu yolla süt verimimiz ( yaklaşık %25 arttı), et verimimi artırılmış (yaklaşık %25 arttı), hayvan hastalıkları konusunda da genel anlamda sorunsuz bir yıl geçirilmiştir. Göçerler kaynaklı asayiş olayları ise bitirilmiştir.


    ü  Kaba yem açığını kapatmak ve hayvan beslemesinde kullanılan silaj materyalinin oluşturulması için çiftçilerimize “Silajlık Mısır Yetiştiriciliği Proje” kapsamında eğitim verilmiş belirlenen alanlara ekimi yapılarak gerekli başarı elde edilmiş olup, 2020 yılında daha çok alana slajlık ekimi yapılması için planlama yapılmıştır.


    ü  Buzağı kayıplarını önlemek amacıyla (Türkiye geneli buzağı kayıpları %5-6 iken ilimizde bu oran %16) Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvancılık Eylem Planı kapsamında veteriner hekimlerimiz tarafından bir program dâhilinde hayvanlara aşılama yapılmaya başlanmış, projenin masrafları Ardahan Valiliği (250.000 TL), Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (130.000 TL) ve Ziraat odası (20.000 TL) tarafından ortaklaşa karşılanmıştır.


    “Kaz Eylem Planı” kapsamında ilimizde;


     Kaz haritası çıkarıldı.


     Sosyal Yardımlaşma Vakıfları ile ortaklaşa 139 ailemize kaz dağıtımı yapılmıştır.


     İl tarım ve Orman Müdürlüğü Bünyesinde SERKA tarafından desteklenen 1000 başlık “Anaç Kaz Üretim Çiftliği Projesi” onaylanmış, destekleme tutarı 1.294.000 TL olup yapım çalışması başlamıştır.


    1. “Arıcılık Eylem Planı” kapsamında 2019 yılında meraların yasaklanması sonucunda bal verimin arttığı;


    Arıcıların sıkıntılarını dinlemek sorunlarını çözmek için işletme ziyaretleri, arıcılık eğitimleri yapıldı.


    Apiterapi ünitesi kurulması için çalışmalara başlanıldı


    Kafkas Arısı Gen Merkezi kapsamında arıcıları eğitimin yapılacağı, arı müzesi ve satış ofisinin olduğu Arı Konağı projesi hazırlanmıştır. Arı Konağı´nın yapım çalışması başlamıştır, kısa süre içerisinde yapımı tamamlanacaktır.


    Coğrafi işaretli arıcıların kooperatifleşmesi için adımlar atıldı. Coğrafi işaretli balcılarımızın korunması için diğer arıcılarla mesafelerinin artırılması yoluna gidildi.


    Kafkas Arısı Gen Merkezimizde ve Arıcılar Birliğinde bal dolum ve paketleme tesisleri faal hale getirilerek vatandaşlarımızın bir çilesine daha son verildi.


    Balımızın analizi için geçen sene olmayan 9 parametrede analiz yapacak laboratuvar Kafkas Arısı Gen Merkezi bünyesinde oluşturuldu.


     Çıldır Gölü ve Aktaş Gölü


    Doğu Anadolu´nun en büyük ikinci gölü olan ve kış aylarında tamamı buzla kaplanan Çıldır Gölü ve iki ülkenin sınırlarında olan Aktaş Gölü konusunda uzman, bölgede çalışma yapmış ve Türkiye´nin alanında en iyi bilim adamları, profesör, doçent, doktor öğretim görevlisi ve gölden faydalanıcıların katılımlarıyla “Çıldır ve Aktaş Gölü Çalıştayı” yapılmıştır. Çalıştayın sonuç bildirgesi kitapçık haline getirilerek Ardahan´da İki gölün bir arada değerlendirildiği ilk çalışma yapılmış oldu.


    İki valiliğin mülki sınırlarında olan Çıldır Gölü´nün ortak kullanılması, üzerinde yapılacak faaliyetlerde ortak hareket edilmesi için ilk kez Ardahan Valiliğimiz ve Kars Valiliğimiz ile birlikte Mahalli Sulak Alan Komisyonlar toplanarak, gölün su seviyesini bozan HES konusunda tedbirler alınması, gölde yaşayan il ekonomisine katkı sağlayan balık türlerinin korunması ve göl üzerinde kış döneminde yapılan ticari faaliyetlerin düzenli hale getirilmesi için ortak kararlar alındı. Göl kenarında festival sahası, oturma bankları, wc´ler yapılarak gerek festival ve gerekse diğer turizm faaliyetlerine katkı sunacak çalışmalar tamamlandı.


    Damal Bebek Evi ve Kadınlar Kafeteryası


    Kültürel ve tarihi önemi sahip Damal Bebeğinin üretimini ve tanınırlığını artırarak satışını yapmak için Damal Bebek Evi ve Kadın Kafeteryası projesi hayata geçirdik. Buranın proje bedeli 742.669 TL´dir. Yapımı ve teşrifatı tamamlandı, bugün onu da açıyoruz ve Ardahanlı kadınlarımızın hizmetine sunuyoruz. Damal Bebek Evi ve Kadınlar Kafeteryası hizmete girecektir.


    SERKA ve DAP Projeleri


    Bölgemizin sosyo-ekonomik yapısının gelişmesi için gerekli plan, program ve faaliyetleri başarıyla uygulamak amacıyla 2019 yılında toplam 16 proje onaylanmıştır.



    Ajansın kuruluşundan itibaren Ardahan üç defa dönem başkanlığını yürütmüş olup, 2018 yılına kadar alınan toplam desteğin oranı %13´dür. Sadece 2019 yılında alınan desteğin oranı ise %26´dır. Yani iki katı destek alınmıştır. Ayrıca Ardahan, dört il içerisinde en fazla payı almıştır.


    DAP Ahır Projesi kapsamında 2019 yılında 6 adet proje bitmiş olup, 962.762,82 TL hibe ödemesi yapılmıştır. Takip süresi 2022 yılına kadar devam edilecektir.


    SERKA Destekli Projeler;


    1-Ardahan Üniversitesi- Ardahanlı Gençler ve Kadınlar Yarınlara Hazırlanıyor


    2-Ardahan Kültür ve Turizm Müdürlüğü- Ardahan Kalesinin Turizme Kazandırılması ve Destinasyon Projesi


    3-Göle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü – Göle Kültür Merkezi


    4-Ardahan İl Müftülüğü – Serhat Aile ve Gençlik Merkezi Projesi


    5-Ardahan İl Özel İdaresi – Yalnızçam Büyüyor Projesi


    6-Posof Belediyesi – Mesire Alanında Doğa Ziyareti Projesi


    7-Çıldır Belediye Başkanlığı – Çay Park Rekreasyon Alanı Projesi


    8-Ardahan İl Özel İdaresi – Çıldır Gölü Işıldayan Göl Projesi


    9-Damal İlçe Özel İdaresi – Damal Bebeği Kadın Emeği Projesi


    10-Damal Köylere Hizmet Götürme Birliği – Damal SERKA ile Sosyalleşiyor Projesi


    11-Ardahan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü – Ardahan Kaz Yetiştiriciliği Projesi


    12-Köprülü Belediyesi – Köprülü Gülüyor Projesi


    13-Ardahan Milli Eğitim Müdürlüğü – Ardahan Mesleki Eğitim Kalitesini Arttırma Projesi


    14-Ardahan Belediyesi – Ardahan Taş, Ahşap, Demir Üretim ve Tasarım Atölyesi Projesi


    15-Hanak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü – Hanak´ta Bir Genç Bir Gelecek Projesi


    16-Hanak Belediyesi & Ardahan Belediyesi – Ardahan Yöresel Ürünler Çarşısı Projesi


    17-Ardahan Belediyesi – Kür Boyu Spor ve Dinlenme Koridoru Projesi


     


    Ardahan Millet Bahçesi


    Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Beyefendi´nin 1 Mart 2019 yılında ilimiz ziyaretlerinde müjdesini verdiği millet bahçesi olacak tarihi Aziziye Kışlası´nın proje, rölöve ve temizlik çalışmaları başlamış, atıl binaların yıkımı tamamlanmış, tarihi binaların restorasyonu ve millet bahçesi yapım çalışmaları Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızda başlamıştır. BU konuyu Sayın Cumhurbaşkanımız da yakinen takip etmektedir. Burası tamamlandığında Ardahan Kalesi ve Kura Nehriyle birlikte önemli bir bölge haline gelecektir.


    İLİMİZDEKİ SOSYAL PROJELER


    2019 yılı Ocak ayından 2020 yılı Haziran ayına kadar; Ardahan Merkez, İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarımız tarafından; “Eğitim Yardımı´´ 3726 öğrenciye,  “Sağlık Yardımı´´ 1947 kişiye, “ Gıda, Diğer Aile ve Tek Seferlik Yardımı´´ 19243 kişiye, “Barınma Yardımı´´ 608 kişiye, “Düzenli Merkezi Yardımlar´´ (Engelli ve Engelli Yakını Aylığı, Eşi Vefat Etmiş Kadınlara Yönelik Aylık, Muhtaç Asker Ailesi ve Muhtaç Asker Çocuğu Yardımı Aylığı, Yaş Aylığı, Öksüz Yetim Aylığı ve Elektrik Desteği), 12683 kişiye, “Yakacak Yardımı´´ 5317 kişiye “ Yabancılara Yönelik Sosyal Uyum Yardımı´´ 11 aileye, toplam 66.450.910,00 TL tutarında yardım yapılmıştır.


    Sosyal devlet olmanın gereği yerine getirilerek şehit, gazi ailelerimiz, yaşlılarımız, öksüz yetim çocuklarımız, parçalanmış aile çocuklarımız için, 2019 Yılı İçerisinde Ardahan Merkez Ve İlçe Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Vakıflarımız tarafından maliyeti toplam 2.265.583,50 TL´lik projeler hayata geçirilmiştir.


    1. Bir Çocuk Bir Dünya Projesi” ile ilimizde öksüz yetim ve parçalanmış aile çocuklarımızın eğitim durumları, istek ve ihtiyaçları, sağlık durumları, doğum günleri düzenli takip edilerek;


    Çocuklarımızla birlikte Kars İli, Çanakkale Gezisi, Çıldır Gölü, Yalnızçam kayak tesisi ziyaretleri yapılmış. Kayak konusunda eğitimler verilmiş.


    100 çocuk Ardahan Devlet Hastanesinde göz taraması yapılarak,15 çocuğumuzun gözlük ihtiyacı ihtiyaçları giderilmiştir.


    “Serhat´te Sünnet Şöleni” yapılarak toplam 157 çocuğumuz sünnet ettirilmiş, sünnet düğünler yapılmış,


    “Bir Dilek Tut Projesi” ile 64 çocuğumuzun istekleri giderilmiş,


    “Hoş geldin Çocuk Projesi” ile 30 aile bebek eşyası yardımı yapılmış,


    1. “Serhat´te Şefkat Eli Projesi ” kapsamında ilimizde ikamet eden yaşlılarımız düzenli ziyaret edilerek;


    35 yaşlımıza günlük sıcak yemek dağıtımı yapılmış


    136 yaşlımıza düzenli kişisel bakım hizmeti verilmiş


    1. 144 yaşlımıza düzenli ev temizliği yapılmıştır.
    2. “Engelleri El Ele Aşalım Projesi” kapsamında engelli olan özel vatandaşlarımızın düzenli takipleri yapılarak;


    Önemli günlerde etkinlikler yapılmıştır.


    Sahara, Çamlıçatak ve Kars gezileri düzenlenmiş,


    Askerlik çağına gelmiş engelli vatandaşlarımız için İl Jandarma Komutanlığında temsili askerlik uygulaması yapılmış,


    Yemek programları, masa tenisi yarışmaları yapılmıştır.


    1. “Emanetiniz Emanetimizdir Projesi” kapsamında şehit yakını ve gazilerimize ziyaretler yapılmış, yemek programları organize edilmiş, “ Gençler Şehitlerimizin İzinde Projesi” ile 20 öğrencimizi Çanakkale gezisi yapılmıştır. KKTC Milli Mücadele Madalya Tevcih Törenlerinde 21 gazimize madalyaları takdim edilmiştir.
    2. “Kayak Yapmayan Kalmasın” projesi ile gençlerimizin ve çocuklarımızın kamu araçlarıyla kış boyu alınmış ve çok düşük bir beller kayak yapmaları sağlanmıştır.
    3. “Çanakkale Ruhu” projesi ile Çanakkale ruhunu anlatmak amacıyla Öğretim Üyesi Ahmet Nedim Kilci tarafından konferanslar verilmiştir.


     İLİMİZDEKİ EĞİTİM PROJELERİ


    İlimizde eğitim seviyemizin ülke ortalamalarının altında olması, kitap okuma alışkanlığının düşük seviyede olması, yetenekli öğrencilerimiz için eğitim ortamın yetersiz olması nedeniyle, gençlerimize hedef oluşturmak, onların geleceğe umutla bakmasını sağlamak için birçok proje hayata geçirilmiştir. Bu projelerin hayata geçirilmesi ile birlikte eğitimde Ardahan´ın ülke genelindeki iller arasındaki sıralaması 80. sıradan 71. sıraya kadar inmiştir. İlimizde uygulamaya alınan projeler;


    1. Koçumla Gelişiyorum Projesi” ile ilimizde 8 ve 12. Sınıfta öğrenim gören toplam 3240 öğrencimizi 582 koç öğretmenimizle sınava hazırlıyoruz. Ardahan Valiliğinin 135.000 TL ödenek aktarması ile birlikte kendilerini ölçmeleri maksadı ile her ay düzenli sınav yapılmaktadır.
    2. 2.      “Bilim Ve Sanat Merkezi (BİLSEM)” özel yetenekli ve üstün zekâlı öğrencilerin sınav ve test değerlendirilmesinden geçirildikten sonra yetenekli olduğu alanlarda eğitim vermeyi hedefleyen proje üretimini önemseyen bir kurumdur. Bu yıl itibariyle 37 öğrencisi bulunan Bilim Sanat Merkezimiz toplamda 411.000 TL harcama yapılarak yeni bir eğitim öğretim alanına kavuşması sağlanmıştır. Ayrıca 160 bin TL İl Özel İdaresinden kaynak aktarılmıştır.
    3. Ardahan Okuyor Projesi” ile ilimizdeki öğrencilere ve halka okuma farkındalığı oluşturmak okuduğunu anlayan, yorumlama kabiliyetini geliştirmeyi amaçlayan proje kapsamında 18.000 öğrenciye ulaşılmıştır.
    4. “Akıl Ve Zekâ Oyunları Turnuvası Projesi” ile ilimizde 45 öğretmenimize akıl ve zeka oyunları konusunda eğitim verildi, şu ana kadar 13 okulda akıl ve zeka oyunları sınıfı oluşturuldu. Tüm okullarımızda akıl ve zekâ sınıfı oluşturmak hedeflenmektedir.
    5. “Bir Kitapta Sen Ver Projesi”ile ilimizde 3400 kitap toplandı, Nebioğlu Köyü Şehit Burhan Kılıç Orta Okuluna kütüphane oluşturuldu. Proje kapsamında 17 okulumuza kitap yardımında bulunulmuştur. Projemiz devam etmektedir.
    6. “Mutlu Çocuk Bahçesi Projesi” ile özel çocuklarımız için sera oluşturularak, çocuklarımızın toprakla buluşması sağlanması hedeflenmektedir. Şuana kadar 1300 öğrenci toprakla buluşturulmuştur. Tüm özel çocuklarımızın toprakla buluşması hedeflenmektedir.
    7. “Fuat SEZGİN ve Yaşamı Projesi” ile Fuat Sezgin´in yaşamı felsefesi konusunda 5260 lise öğrencisi ve 100 öğretmene seminer verilmiştir. 
    8. “Matematik Projesi” ile ilimizde 60 öğretmene yeni nesil soru hazırlama eğitimi verilmesi planlanmaktadır.
    9. “Gökkuşağıma Güneş Ol Projesi” ile ilimize 3 adet otizm sınıfı kazandırıldı. Tüm engel grubunda vatandaşlarımızla ve çocuklarımızla çeşitli etkinlikler planlanmıştır.
    10. “Veli Akademisi Projesi” ileveli-okul-öğrenci işbirliğinin sağlanması ve velilerin eğitim sürecine etkin katılmaları hedeflenmektedir.
    11. “Akıl Sınıfım Projesi” ileçocuklarımızın algı, hafıza gelişimlerinin sağlanması hızlı düşünme, ipuçlarından yaralanmaları,  yetenek gelişimin desteklenerek kendi potansiyellerinin ortaya çıkarılması hedeflenmektedir.
    12. “Oyuncağımı Paylaşıyorum Projesi” ile çocuklarımızın paylaşımcı olması, yardımlaşma ve kardeşlik duygusu geliştirilmesi için “oyuncak kutuları” ile oyuncak paylaşımın yapılması hedeflenmektedir.
    13. “Şehrimi Keşfediyorum Projesi” ile çocuklarımızın kendi yaşadıkları şehrin tarihini, turistik alanlarını gezerek ve okuyarak öğrenmesi, mental çocuklarımızın ile diğer çocuklarımızın bir arada buluşmalarını sağlamak.
    14. “Değerler Eğitimi Projesi” ile çocuklarımızın ahlaklı, değerlerine bağlı yetişmeleri, insani güzel taraflarının ortaya çıkarılması ve kötü ahlaktan korunmaları hedeflenmektedir.
    15. “Hayallerime Dokun Projesi” ile kurulan internet sitesi platformu ile çocuklarımızın duygu ve düşüncelerini ifade etmeleri ve hayallerinin peşinde koşmaları hedeflenmektedir.
    16. “Gençler Şehitlerimizin İzinde Projesi” ile özel çocuklarımızın ecdadını tanıması, vatani duygularının geliştirilmesi hedeflenmektedir.
    17. “İş Hayatında Ben de Varım Projesi” ile özel çocuklarımızın okul hayatı bitmeden mesleki tercihlerine yön vermek için staj programı uygulanmak, hayata güvenli bakmalarını sağlamak hedeflenmektedir.
    18. “Fırçanı da Al Gel Projesi” ile özel çocuklarımız ile normal gelişim gösteren çocuklarımızı sınırlandırılma olmayan bir ortamda hayal güçlerine ön plana çıkarmak, kendilerine ifade etmelerini ve birbirleri ile kaynaşması sağlamak hedeflenmektedir.
    19. 19.  “Oyun Arkadaşım Olur musun? Projesi” ile özellikle rehberlik öğretmenleri olmayan tüm okullardaki öğretmenlerimize oyun-terapi eğitimi verilerek, öğretmenlerimizin öğrencilerini daha iyi anlaması için destek sağlanması hedeflenmektedir.
    20. “Kelebeğin Dokunuşu Projesi” ile özel öğrencilerimize etkinlik kutuları hazırlanarak, bu öğrencilerimizin resim sergisine katılım göstermeleri amaçlanmıştır. Projeye katılan öğrencilerimizin kendi potansiyellerini ortaya çıkarmaları,  kendilerini ifade etme yeteneklerinin artırılması ve toplumla kaynaşmaları hedeflenmektedir.


           Tüm bu hizmet ve yatırımların yapılmasında başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan´a ve hükümetimize Ardahan halkı adına şükranlarımı sunuyorum.



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    BEN VALİ OLURSAM!..


    İktidara gelmesine ve iktidar olmasına büyük katkı sunan vaatlerinin arasında olan demokratik adımlardan geri dönüş yapan,  hatta U dönüşü yapmakla eleştirilen mevcut iktidarın bu yöndeki vaatleri yani barış süreci gibi birçok konuyu rafa kaldırması tartışmalarının arasında bulunan Eyalet Sistemi gereği bir kentin, hatta bölgenin yerel yönetimi seçilmiş valilerdedir..


    Bunun en bariz örneği Covit’in tetiklediği ama ülkemizdeki gibi uzun yıllardır yaşanan iç baskının getirdiği karışıklıkla başı belada olan ABD’de ve yine ona komşu, aynı kıtada bulunan ve benim gibi Coronanın normal bir gripal rahatsızlık olduğunu, abartılmaması gerektiğini belirten başkanının yönettiği ama valileri ile karşı karşıya gelen Brezilya’dadır.


    7 Bölgeli ülkemizde bu yönde düşünülen hatta hazırlanan ve Büyükşehir, Bütünşehir adları ile hayata geçirilip, ilerisi olan Eyalet sisteminin zaman zaman dillendirilip, ardından barış süreci denen süreçlere bu yönde niyetlenenlerle hareket edip, ardından dışarıdaki müdahalelerle süreçlerin bozulmasına katkı sunan HDP gibi partilerin bu yönde düşünen iktidarları milliyetçi ve sistem koruyucularının kucağına ittiği için rafa kaldırıldığı ülkede hayata geçse demokrasinin ana fikri olan olmazsa olmazlarından olan şu anki sistemle çoğu boşa çıkarılan kaymakamlıklar kalkar, valileri de halk seçer ve benimde aralarında olduğum bir çok kişi milletvekili, parlamenter, senatör olmaktansa yerinde yönetim anlayışı olan seçilmiş valilik için yarışır..


    Dünyada eyalet sistemi ile yönetilen ülkeler ve eyalet sayılarına baktığımızda karşımıza birçok ülke ve eyalet sistemi ile yönetilen bölgeler çıkmakta..



    Bölündü, bölünecek denen Amerika’da, 50, Almanya’da 17 diye devam eden ve Arjantin  27,Avustralya 19,Brezilya 26,Bolivya 9,Ekvator 22,Meksika 36,Peru 19, Paraguay 17,Uruguay 19,Venezuela 23,


    Kanada 10, İran 30, Çin 27, Malezya 16, Meksika 33, Nijerya 38, Kazakistan 19, Hindistan 35, G. Afrika 13, K. Kore 3, Pakistan 5, Polonya 18, Sudan 16 Papao Yeni Gine’de 5 yıl süren eyalet sisteminin ne o ülkeleri böldüğü ne de ekonomik olarak geri götürdüğünü de görmek mümkün.


    Çünkü bu ülkelerin çoğunun başta tekonolojide, ekonomide, silahta ve diğer birçok konuda dünyada söz sahibi olduğunu da görmekteyiz.


    Yani 7 bölgesi bulunan ülkede onca büyükşehir ardından bütünşehir ardından eyalet sisteminin de er ya da geç başkanlık sistemini tamamlayacağını da belirtmekte fayda var..


    Ve bu faydaların başında gelenin ise o bölgeyi idare edecek olan valinin 657’ye ve iktidara bağlı bir memur değil, o bölgeyi bilen, sorunlarını anlayan oradaki insanlardan birinin olması gelmektedir..


    Evet, son valiler kararnamesi ile yeni atanan valilerin bir çoğunun başında bulundukları kenti tanımadan gittikleri, gelenlerinde yeniden işe başlayacaklarından dolayı yapmak istediklerini çok da yapamadıkları  açık ve net olarak ortada. 


    Bu nedenle ben ya da şu an bu yazıyı okuyan senin bulunduğun bölgenin valisi olması başka, vali olarak çok da tanımadığı, bilmediği yere vali olarak atananın yapacağı başka..


    Çünkü bu ülkenin diğer bir sorunu da seçilenin seçildikten sonra geriye bakmayıp, Ankara’ya kapak attıktan sonra halktan kopmasıdır..


    Ve o bölgedeki yükün büyük bir bölümünün valiye, kaymakama ve partisi iktidar değilse işi çok zor olan belediye başkanına kalmakta.


    Bu durumda da o çok istenen işler, yatırımlar ve en önemlisi toplumsal barış sağlanamamaktadır..


    Bu nedenle valilerin atamayla değil seçimle iş başına geldiği bir ülke yüreklice, yeniden eyalet sistemini tartışmalı diyor, bu tartışmayı açacak olanın da  ben değil, başkanlık sistemini tartışmaya açıp, yarım yamalak da olsa gerçekleştiren Başkan Erdoğan’dır..


    arşiv haber 27/12/2018 tarihli haber/yorumArdahan’ın yeni Valsi Mustafa Masatlı Oldu!


    Yeni Cumhurbaşkanlığı Atama Karanamesi yayımlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararına göre, Ardahan Valiliğine Mustafa Masatlı atandı.


    **YENİ VALİ MUSTAFA MASATLI KİMDİR?


    26.11.1969′ da Sungurlu’ da doğdu. İlk, Orta ve Lise öğrenimini Ankara ve Sungurlu’ da tamamladı. İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdi. Cumhuriyet Üniversitesi Yönetim ve Çalışma Sosyolojisi Ana Bilim Dalında Yüksek Lisans yaptı.


    Mülki İdare Mesleğine 1994 yılında Tokat Kaymakam Adayı olarak başladı. 8 ay süre ile İngiltere‘de bulundu. Küre(Kastamonu) ve Yapraklı(Çankırı) Kaymakam Vekili olarak çalıştı. Ulaş(Sivas), Bahçesaray(Van), Demre(Antalya), Alaçam(Samsun), Gerede(Bolu) Kaymakamlıkları, Tekirdağ Vali Yardımcılığı ve Tekirdağ İl Özel İdare Genel Sekreterliği ile Kayseri Vali Yardımcılığı görevinden sonra 28.07.2015 tarihinde Mustafakemalpaşa Kaymakamlığı görevine başladı. Yurtiçi ve yurtdışı çok sayıda seminer ve çalışmalarda bulundu. İyi derecede İngilizce bilen Mustafa MASATLI evli ve 2 çocuk babasıdır.


    9 İLİN EMNİYET MÜDÜRÜ DEĞİŞTİ


    Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararına göre,3 ile yeni vali atandı. AdanaAfyonkarahisarAntalyaIğdırKarabükMuş, Osmaniye, Rize ve Siirt‘e yeni il emniyet müdürleri atandı.



    **Yatakta manşet yaparken..


     


    Kışın gelmesiyle birlikte her gün yeni bir fotoğraf ile kışı anlatan haberler okuduğumuz ve izlediğimiz şu günlerde, yerelde olduğu gibi ulusal da haberci olarak bilinenlerinde hükumetten, kentleri yöneten bürokratlardan, yerel siyasi ve idarecilerden aşağı kalmayıp, yaşadıkları kentlerin ve ülkenin gerçek gündemini sakladıklarına da şahit olmaktayız.


    Özellikle ajans muhabiri olduktan sonra gazeteci diye ortalıkta gezip yaptıkları haberler ile yaşadıkları kentin ve ülkenin onca gerçek sorunları karşında ki duyarsızlıkları ile dikkat çekenlerin her gün battaniye ile sarılan araçları fotoğraflayıp, ‘Kış dondurdu, ayaz arabaları çalıştırmadı, sakallı adamın yürürken yüzünü pus sardı’ şeklinde ki sözde haberlerle işi geçiştirenlerin bu ülkenin ve yaşadıkları kentlerin gerçek gündemini saklayanların başında gelmekteler.


    Evet son olarak geçirdiğim ağır trafik kazası dolaysıyla yaklaşık iki aydır dışarı çıkıp yürüyemediğim halde ülkenin ve nefes aldığım kentlerin sorunlarını ‘Yazıyorsam Sebebi Var’ adlı köşemde her gün yorumlayarak gazetecilik görevimi yaparken, muhabir, ajans yani toplumca AJAN diye bilinen sözde gazetecilerin görmediği, duymadığı, yazmadığı haberleri de ‘Ben gazeteciyim, hastada olsam, kazada geçirsem, iki elimi kullanamayacak durumda da olsam görevimi en iyi şekilde yerine getirmem gerek’ diyerek gerçek ve duyarlı gazeteciler olarak bizler yapar, bizler yazar ve FOX  TV gibi tv kanalları ile ülkenin gündemine taşırız.


    Bunun en son örneği Ardahan’da yaşanan bir rezaleti yerelde ve ulusalda yaptığım, yazdığım ve altına imza attığım’Babası Fetocu diye Çin’e yarışmaya gönderilmemiş’  manşet haber ile gündeme taşımakla gazetecilik görevimi bir kez yerine getirdim.


    Yani, Ardahan’da, Robotik Kodlama Atölyesinde tasarladıkları ‘Robothan’ projesiyle ile Çin’de yapılan yarışmada ülke olarak ilk 10’a girmemize neden olan öğrencinin hakkının nasıl olup yenildiğini gündeme taşıdık.


    Ve Çin’de düzenlenen  yarışmaya katılan projede asıl başarılı olan ve kodlama sistemini yarattığı proje ile Ardahan’ın ve tüm Türkiye’nin Çin’de temsil edilmesine sebep olan, ancak projesi alınıp, başkalarına mal edilen bir çocuğun, bir öğrencinin Feto davasından yargılanan babası dolaysıyla cezalandırmasını ve bu nedenle Çin’e gitmesi için kendisine pasaport verilmemesini haberleştirip,  gazetemizde manşete çekerken bu manşetin ulusal tv ve haber programlarında en çok izlenen FOX tv gibi bir tv kanalıyla tüm dünyaya duyurulmasını sağladık.


    Yani geçirmiş olduğum ciddi bir trafik kazası dolaysıyla yatakta olsak da ‘Kar yağdı, arabalar battaniyeye sarıldı, kazlar gibi tavuklar da dondu’ haberleri ile Ardahan’ın olduğu gibi ülkenin gerçek gündemini saklayanlara rağmen  gazetecilik görevimizi yerine getirmenin gururunu yaşadık.

  • İnsanların evde kalmasının istendiği bir süreçte HAYVANLAR İÇERİ GİRDİ, HASTALIKLAR DA GİTTİ!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Hazırlayıp Sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


    İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmwKonu hakkında bir açıklama yapan Veteriner Teknisyeni Nihat Zengin gerek kendisinin gerek meslektaşlarının taramadan geçirdiği hayvanlar arasında yaşanan hastalıkların karların yağıp, havaların soğuması ile içeri alınan hayvanlarla birlikte bitme noktasına geldiğini belirtti.Zengin ‘başta Ardahan’ı çevreleyen dağların en büyüğü olan 3 bin 197 rakımlı Kısır dağı yaylalarında olmak üzere Ulgar, Sahara ve Allahüekber dağlarının başına yağan karlarla birlikte iyiden iyiye soğuyan havalar dolayısıyla dışarıda, meralarda bulunan hayvanların içeri alındığını bu alınma ile bölgede yaşanan hayvan hastalıklarının %80ninin kendiliğinden ortadan kaybolup gittiğini belirtirken bu durumun tamda Corona virüs belası ile karşı karşıya olan tüm insanların ve başta yaşlılarımız olmak üzere çok zorunlu olmadıkça çocukların, gençlerin dışarı çıkmamasının istenip, ‘Evde kal’, ‘Hayat Eve Sığar’ gibi kampanyaların açıldığı bir zamanda içeri giren hayvanlarla birlikte hayvan hastalıklarının ortadan kaybolması dikkat çekici bir durumdur.’ dedi.**Evde Kal Ağrıları Sürüyor..


    Havaların soğuması ileryeniden artışa geçtiği ve başta İstanbul’da olmak üzere birçok kentte alarm veren Corona virüs paniğinin sürdüğü şu günlerde evde kal çağrıları devam ediyor.


    “Evde kalmak, diğer değişle sosyal mesafelenme, Kovid-19 gibi solunum yoluyla bulaşan hastalıklarda enfeksiyon zincirini kırmak için en önemli halk sağlığı önlemlerindendir.” diyen sağlık uzmanları, sosyal mesafe ile %75 teması azaltarak bir ay sonundaki hasta sayısını 2,5 kişi ile sınırlayabilir. Öncelikle kendimizi ve ailemizi hastalıktan korumuş oluruz. Eğer virüsü taşıyorsak ya da hastaysak başka kişilere bulaştırmayız. Toplumsal düzeyde bakıldığında aynı zaman diliminde daha az sayıda kişi hasta olur. 65 yaş üzeri ve kronik hastalığı olanların, yani riskli grupların virüsü taşıyanlarla teması azalacağı için ölüm sayısı azalır. Salgın hızı yavaşlar, sağlık sisteminin ve sağlık çalışanlarının üzerindeki yük mümkün olduğunca azalır. Ülkenin sağlık sisteminin kapasitesi aşılmamış olur. Sağlık personelinin hastalığa yakalanma riski azalır. Böylece sağlık sisteminin kapasitesi yeterli kalır. Salgının daha kontrollü olması ülke ekonomisinin göreceği zararı da azaltır. Uzmanların bilgileri güncelleme ve müdahale çalışmaları için fırsatı olur. Tedavi ve aşı geliştirme çalışmalarına zaman kazandırılmış olur.” diyerek insanların ede kalması için çeşitli çağrılar yapmaya devam ediyorlar.


    Türkler, Kürtler ve Akan Kan..


    Türklerin Anadolu’ya açılan kapısı Malazgirt Savaşını ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatı ile millileştirip, edebiyat yapanların bugün olduğu gibi dünkü tarihi de gölgelemek, gerçekleri saklamak hatta başka milletleri yok sayma hesapları içinde olduklarını okuduğumuz tarih kitaplarında, sanaldaki belgesellerde bir kez daha görüyor, üzülüyor ama gerçeklerin saklanamadığı ve er geç gün yüzüne çıktığı için buruk da olsa seviniyorum.


    Evet, bugünkü kardeşçe yaşanan ülkede, Kürt, Türk, Çerkez, Terekeme, Alevi, Sünni kısacası birçok toplumun kardeşçe yaşayabileceğini defalarca ortaya koyduğu Türkiye’nin olduğu coğrafyaya kapıyı açan Malazgirt savaşında görülmek istenmeyen, gölgelenen, yok sayılan Kürtlerin etkisi nedense hiç ama hiç gündeme gelmez..

    Halbuki; ‘kardeşiz’ denen 10 bin cevher askerli Kürtlerin katkısı ile Malazgirt savaşını kazanan Selçuklu Ordusuna, savaşta oluşturduğu Hilal stratejisini kendilerine siyasi bayrak sayan milliyetçi ayağında gidip Alpaslan’ı kahramanlaştıran ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatçıları niye Amca oğullarını yıllarca ‘Kart-Kurt’ deyip görmezden geldiler..

    Bilmem desem de bildiğimi ama yorumunu sizlere bıraktığım bu konuya beni sokup, geren kardeş dediğim birinin gece WhatsAppıma attığı bir mesajın neden olduğunu bilmenizi isterim.

    Çünkü o dönemde olduğu gibi bu dönemde de hala ‘Kardeşiz’, ‘Amcaoğluyuz’ deyip beyinciklerinin altında sakladıkları faşist düşüncelerini saklayamayanların başında geliyor, Hanaklı Tuncer Çelik abi gibiler..

    Neyse yine de teşekkür ettiğim ve beni böyle bir araştırmaya  sevk eden Tuncer abinin de bilmediği bir çok tarihi konu gibi bugün Karabağ’ı Ermenilerle paylaştıran ama onu da kahramanlaştırıp, Rusya’nın barış gücü’ maskesi adı altında oraya resmen yerleştiğini, yani sözde yanına aldığı Türkiye’nin başına iş açacağını saklayanlar gibi bizden gizlenen tarihe dönecek olursak en azından Youtube’ da Sultan Alparslan’ın Mele Yahya’ya sarılıp, amcaoğlum dediği “Kürt-Türk amca çocuklarıdır.” başlıklı videoları izlemenizi rica ediyorum.

    İzleyemeyenler içinde aşağıdaki tarihi yazıya ve Malazgirt’i katkıları ile kazanan ve Anadolu’daki Müslüman devletlerden, Uz Türk boylarından, beyliklerden yardım alamayan, savaşı kazandıktan sonra Kürtleri yok sayan Alparslan’ın yine bir Kürdün elinden aldığı bıçak darbesiyle can vermesine bir bakalım derim…


    İşte o yazı ve satır aralarında anlatmak istediğim;

    1071 Malazgirt meydan muharebesi öncesinde Bizans İmparatoru Romen Diyojen, Doğu Roma ordusunda Frenk, Ermeni, Norman, Slav, Abaza… gibi farklı uluslardan ve Müslümanlığı kabul etmeyen Hristiyan Peçenek, Uz Türk boylarının içinde bulunduğu bu dünyanın en büyük ordusunu kurup Anadolu’ya sefere çıkar. Müslümanları Anadolu’dan çıkaracaklarını, Anadolu’yu kendi valilikleri arasında paylaşacaklarını, bütün camileri kiliseye çevireceklerini ve Müslüman devletlerine kendi ülkem gibi hâkim olmadan geri dönmeyeceğini bildirmişti. 


    Bunu haber alan Müslüman Selçuklu hükümdarı Alparslan Anadolu’daki Müslüman devletlerden, beyliklerden yardım talep eder. Bu çağrıya birçoğu şöyle cevap verir “Yeryüzünün en büyük ordusu Bizans ordusuna karşı durulamayacağını, yenileceklerini söyleyip” Alparslan’ın cihat çağrısına olumlu cevap vermemişlerdir. Kürtler, savaştan bir gün önce 25 Ağustos 1071’de Molla Yahya (Mele Yahya) 10 bin Kürt süvari savaşçı genciyle Alparslan’ın yanında yer alır.

    Kürtlerin ileri geleni Mele Yahya (İmam Yahya) “Din kardeşlerimizin yanında cihat etmeye geldik.” demiştir.

    Sultan Alparslan Mele Yahya’ya sarılır amcaoğlum “Kürt-Türk amca çocuklarıdır.” demiştir. 

     Yani; Malazgirt Muharebesinin kazanılmasında Kürtlerin büyük rolü olmuştur.

    Tarihte ve günümüzde maalesef birçok kişi Kürtlerin, Batılı emperyalistlere karşı Türklere verdiği desteği yok saymakta ve Kürtlerin varlığını bile inkâr etmektedir.

    Ve bir televizyon Programı sırasında “Malazgirt’te Kürtler yoktu” şeklinde ısrarla tweet atan takipçilere sinirlenen araştırmacı Murat Bardakçı, Malazgirt Savaşı’nda Kürtlerin rolüyle ilgili en önemli bilgi 13. yüzyıl yazarlarından Sıbt İbnü’l-Cevzi ismiyle tanınan Ebu’l-Muzaffer Yusuf’un “Mir’atü’z-zeman fi Tarihi’l-âyan” isimli eserinde şu şekilde geçtiğini söyler: “Az önce 10 bin Kürt de Sultan’a katılmıştı. Bununla beraber (sultan) Tanrı’dan sonra buyruğundaki 4 bin kişilik hassa askerine güveniyordu”. Şam’da yaşayan Sıbt İbnü’l-Cevzi, Malazgirt’ten yaklaşık 180 yıl sonra tarihini kaleme almıştır. Sıbt, 11. yüzyılın ikinci yarısına ait bilgileri 1088’de ölen Garsunni’me’nin “Uyunü’t-Tevârih” isimli eserinden almıştır.

    Malazgirt Savaşı’na katılan Kürtlerle ilgili bilgi muharebeden yaklaşık 260 yıl sonra Kenzü’d-Dürer ve Câmiü’l-Gurer isimli bir eser yazan Memlük tarihçisi İbnü’d-Devaddari’de de vardır. Kenzü’d-Dürer’de bu konu “Sultan Alparslan’a Kürtlerden ve sâir kavimlerden olmak üzere 10 bin kadar insan da katılmıştı.” şeklinde geçer.



    Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Malazgirt savaşında Türklerin yanında Kürtlerin de olduğunu söyledi. Ama Türk Tarih Kurumu eski Başkanı ve bir dönemde MHP’de Milletvekili olan Yusuf Halaçoğlu ‘sadece devşirmeler vardı’ diyerek Davutoğlu’nu yalanlamıştı.

    Dolayısıyla dün olduğu gibi bugünde MHP Milletvekili Yusuf Halaçoğlu ve birçokları Kürtleri hep yok saymıştır. Peki, bir ırkı geçmişinden koparmak, yok sayma düşüncesi, Kürtleri asimile etme politikaları ve Kürt’e dilini yasaklamak mıdır kardeşlik?!.

    1071 Malazgirt Savaşından önce de Malazgirt topraklarında Kürtler yaşıyordu. Malazgirt adı da Kürtçedir. Malazgirt adını kelime kelime ayırıp sonra bir araya getirdiğimizde gerçek ortaya çıkmaktadır. Kürtçe 3 kelimeden ortaya çıkmaktadır. Kürtçe de 1) Me (biz) 2) lez (tez, çabuk, erken) 3) girt (aldık) kelimelerinden oluşur. Yani Malazgirt’in kelime anlamı ‘Biz erken tuttuk’ anlamına gelmektedir.

    Şimdi Kürtleri yok sayanlara soralım eğer Kürtler olmasaydı Selçuklular Malazgirt Savaşı’nda Bizans İmparatorunu yenebilirler miydi?

    İdris-i Bitlis’inin önderliğinde Kürtler olmasaydı Osmanlılar Çaldıran Ovasında Safevileri yenebilirler miydi?

    II. Abdulhamit döneminde Kürt Aşiretlerinden oluşan Hamidiye Alayları etkisiyle doğu sınırı güvenlik altına alınabilir miydi?

    Türkler, Çanakkale Cephesinde, Sarıkamış ve Kurtuluş Savaşı’nda amcaoğulları, bugün ‘Et-Tırnakız’ denen ama yeri geldiğinde beyinciklerinin içindeki faşist düşünceler ile bugün terörist  ilan edilen ama Türkler gibi bu ülkenin sahibi olan Kürtlerin desteğini ve gerçek kardeşliğini görmüşlerdir.












    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    arşiv haber 06/09/2017 tarihi haber/yorum


    Buda;


    ‘Çalınan Hayvanlarını Bulacağız’ Çetesi!


    Hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan Ardahanlıların korkulu rüyası olan hayvan hırsızlarının çaldığı hayvanlar bulunamayınca yeni bir çete ortaya çıktı.


    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yılda çalınan ve hala bulunamayan onca hayvanın bir türlü bulunmaması ve bu hayvanları çalanların yakalanmamasını fırsat bilen dolandırıcılar hayvanları çalınan köylüler arayarak ‘Sizin çalınan hayvanlarınızın yerini biliyorum, bu kadar para verirseniz hayvanlarınız size getireceğim’ diyerek hayvanlarını bulma umudunu taşıyan köylüleri ikinci kez perişan ettikleri öğrenildi.


    15 Bin Liralık Hayvanlarını Bulmak İçin


    3 Bin Lirasından Daha Oldu!


     


    ‘Çalınan Hayvanlarını Bulacağız’ çetesinin son kurbanı geçtiğimiz günlerde bir ineği ile iki danasını kayıp eden Yılmaz Yılmaz isimli vatandaş oldu.


    Geçtiğimiz Çarşamba günü 15 bin TL. değerinde üç hayvanını çaldıran ve jandarma karakoluna bildirmesine karşı hayvanlarını bulamayan Ardahan merkeze bağlı Beşiktaş (Mucu) köylü Yılmaz Yılmaz’ı arayan ve Yılmaz’ın hayvanlarını yerini bildiğini, 3 bin lira veresi haline hayvanlarını bulup, getireceğini belirten dolandırıcı sonradan ortada kayıp oldu.


    15 Bin lira değerinde ki hayvanlarının yanı sıra hayvanlarını bulma umuduyla 3 bin lirasında da olan Yılmaz Yılmaz gibi bir çok köylünün bu sahtekar ve dolandırıcıların eline düştüğü bilinen Ardahan’da yaşanan bu durum güvenlik güçlerinin çalınan ve her ne hikmetse bir türlü bulunamayan hayvanlarını bulma umudu yüzünde yaşandığı belirtilmekte.**Hırsızlar için işbirliği istendi..


    *32/11/2016 Trihli Haber


    Ardahan’da yaşanan ve bir çoğunun failinin ortaya çıkarılmadığı hayvan hırsızlıkları nedeniyle bir toplantı düzenleyen Ardahan Valisi İbrahim Özefe hırsızların yakalanması için vatandaşların güvenlik güçleri ile iş birliği içinde olmalarını istedi.

    Bugüne kadar yaşanan hayvan hırsızlıklarının kaçının aydınlatıldığı konusunda bilginin verilmediği toplantıya hırsızları yakalamaktan sorumlu güvenlik güçlerinin amirleri, köy ve mahalle  muhtarları da katıldı.


    Ardahan’da artış gösteren hayvan hırsızlığının önlenmesi ve vatandaşların hırsızlık olayları hakkında bilinçlendirilmesi amacıyla toplantı yapıldı.


     Toplantıya Vali İbrahim Özefe, Vali Yardımcısı Abdurrezzak Canpolat,  İl Jandarma Komutanı Albay Garip Gümüş, İl Emniyet Müdürü Ayhan Taş, ilgili kurum müdürleri, köy ve mahalle muhtarları katıldı.

     Toplantıda, İl Jandarma Komutanı Albay Garip Gümüş, hayvan hırsızlıkları ve alınacak tedbirler hakkında bir sunum yaptı.

     Vali İbrahim Özefe, ilimiz genelinde son günlerde hayvan hırsızlıklarının artış gösterdiğini, bunu önlemek için sürdürülen çalışmalar hakkında halkımızı bilinçlendirmek için toplantı düzenlendiğini kaydetti. Vali Özefe, daha sonra konu hakkında talepleri ve çözüm önerilerinde bulunmak isteyen muhtarları dinledi.

     Vali Özefe, Hayvan hırsızlıklarının önlenmesi için ilgili kurumlara ve güvenlik güçlerimize gerekli tedbirlerin artırılması talimatını verdi. Vatandaşlarımızdan bu konuda dikkatli olmalarını ve ilgili kurumlarla işbirliği içerisinde hareket etmelerini istedi. 
    **Ve Kar Ardahan Merkez de.. Göle’ye Kar Yağdı


    *01/11/2016 Tarihli Haber


    Doğu Anadolu Bölgesi’nde hava sıcaklığının 2 ila 4 derece düşmesiyle yüksek kesimlerde kar yağışı bekleniyor.


    Ardahan‘da gece saatlerinde başlayan kar yağışı sabah saatlerinde etkisini arttırınca kent beyaz örtüyle kaplandı.

    Akşam saatlerinde etkisini yitiren kar, günün aydınlanmasıyla beraber kentte tekrar etkili olmaya başladı. İş yerine gitmek üzere yollara düşen Ardahanlılar güne karla merhaba dedi. Kar yağışının beklenmedik bir anda geldiğini söyleyen vatandaşlar, “Batıda yazdan kalma hava yaşanırken biz güne karla uyandık ve kış şu an itibariyle başlamıştır” dedi. 



    **Sahte Cumhuriyetçiler..


    *Fakir Yılmaz/Ardahan


    **YAZIYORSAM SEBEBİ VAR


    Cumhuriyet Gazetesi’ne yapılan operasyonun hemen ardından başta sanal da olmak üzere oturdukları yerlerinde hop oturup, hop kalkan sahte cumhuriyetçileri bir kez daha görünce bende Başkan Erdoğan gibi cumhuriyet rejiminden nefret etmeye başladım..

    Çünkü Erdoğan gibi bir çok insan biliyor ki bugün sözde bağırıp, çağıranların bu ülkede 90 yıldır uygulandığı ileri sürülen cumhuriyet’i sadece kendileri ve yeddi sülale ailelerinin devlet işlerinde olması için kalkan olarak kullandığını iyi biliyor. 

    Bun en son örneği sanki haberi yokmuş gibi dün ortaya çıkıp, ‘Ya nasıl olur, tutuklu ile avukatı beş gün sonra nasıl görüşür’ deyip, sözde tepki gösteren saraya gidip, topuk vuran Feyzioğlu oldu.. 

    Başta Kürt sorunu olmak üzere onca sorun karşısında dilsiz şeytan olan bunların Özgür Gündem kapatılırken, onca gazete ve medya kuruluşunun yayınına son verilirken ses çıkarmadıklarını da bilen bu toplu ne çekmişse sahtekar cumhuriyetçilerden, sahtekar milliyetçilerden, sahtekar dincilerden çekmiş olduğunu da iyi biliyor..

    Haydi oradan denilecek sözüm ona eylemleri takmadığı görünen başkan Erdoğna’ın bildiği ise benim gibi toplumun büyük kesiminin bu sahtekarlara olan hıncı ve kızgınlığı-dır..

    Bunu da iyi tespit eden Başkan eline aldığı KHK’larla ortalığı toz duman ediyor..

    Çok olduklarını belirtip, 50 bin cumhuriyet almayan, 9 bin özgür gündem okumayan, 5 bin Ortadoğu gazetesi okutmayan bu sahtekarların yalandan çırpınışı gerçek anlamda bir cumhuriyet bekleyen cumhurun da tepkisini almış ve bugün cumhurun başında olan adamın yaptıklarına ses çıkarmamaktadır..

    Evet, basını susturmakla, medya kuruluşlarına el koyup, her geçen gün çamurlaşan havuza atmakla, öğretim üyelerini, öğretmenleri görevlerinden almakla, onlar gibi bir çok insanı hapse atmakla bu ülkenin iyi idare edileceğine inanan ama yanlış üzerine yanlış yapanlar gibi bu sahtekar cumhuriyetçilerde bugüne kadar yaptıkları yanlışların bedelini ödüyorlar..


    **Trabzon-Konya-Ardahan Derneği..


    Ardahan’ın bu ülkenin sınır, serhat kenti olduğunu, 75. plakasıyla Türkiye’nin 75. vilayeti olduğunu, Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısı ile Çıldır Aktaş Gümrük kapısıyla Kafkaslara açılan tek İL olduğunu, Bakü-Tiflis-Ceyhan ve TANAP adlı doğalgaz ve petrol boru hatlarının geçtiği, ülkenin yanı sıra Doğu Anadolu Bölgesinin Karadeniz’e açılan kapısı olduğunu, 5 İlçesi, 234 köyü, valisi, belediye başkanları, oda, federasyonları, dernekleri olan bir kent olduğunu anlatmaya çalışan ve tüm Ardahanlılararın bu yönde duyarlı olmasını isteyen ve KAI denenlerle mücadele eden Ardahan Dernekler Federasyonun bu yönde ki çabasına inatla direnenler ve anlamayanlar gelin o zaman Trabzon-Konya-Ardahan yada Çanakkale-Gaziantep-Ardahan Derneği de kuralım..


    **Cumhuriyet Bayramı..


    Herkesin kendi bayramını kutlamaya başladığı bir süreçte 93 yaşına giren Cumhuriyet rejimi Ardahan başta olmak üzere tüm ülke genelinde çeşitli etkinlikler ile kutlanmaya başlandı.

    Devleti yönetenler ile muhalefetin ayrı ayrı etkinlikler ile kutladığı cumhuriyet ve diğer bayramlarda bile bir araya gelemeyip, ayrışımlar içinde olan siyasiler ülkenin birlikteliğinden bahsetmelerinin ne kadar samimi bir davranış olduğunu da sorgulatmakta..

    Çünkü dünya da bulunan bir çok ülkenin tam anlamıyla uygulamaya koymak istediği cumhuriyet bayramında da bir araya gelmekten kaçınan bir iktidar ve muhalefet oldukça birliktelikten bahsetmek gerçek bir cumhuriyet anlayışımdan bahsetmek kadar zor olduğunu görüp, yaşamaktayız..


    **CUMHURİYET SİSTEMİ..


    Benimde destek verdiğim ama içeriği hala bilinmeyen, saklanan ve ‘Türk usulü’ denilip geçilen başkanlık sisteminin yoğun şekilde tartışıldığı bir süreçte 93 yaşına giren Türkiye’nin yönetim anlayışı cumhuriyetin değeri de bir o kadar tartışılmakta.


    Ülkenin gün geçtikçe uzaklaştığı ileri sürülen bu rejimin adının cumhuriyet olduğu ama cumhur denilenlerin yani halkın değil bir adamın yani bir başkanın yönetmesinin daha anlamlı olacağını ileri sürenler ile 93 yıldır bir türlü cumhura gerekli değeri vermeyip, onların sırtında kendi cumhuriyetlerini kuranların kavgası zaten doğru dürüst ortaya konulmayan cumhuriyeti de bir hayli yıpratmış gibi.


    Yorgun bir cumhuriyetin bunca yaşananlara bugüne kadar dayanması da cumhurun kendisinin yönetim anlayışının gerçek anlamda bir cumhuriyet olması gerektiğinden olmalıdır.


    Öyledir de;


    Çünkü 93 yıldır yarım yamalakta olsa uygulanmaya çalışılan cumhuriyetin nimetlerinden faydalanıp, onu ortadan kaldırmak isteyenlerin bile sığındığı bir limandır cumhuriyet..


    Bu nedenle; Bugün 93. Yıl dönümünü kutladığımız cumhuriyet daha çok yaşayacak ve daha nice 93’leri devirecek olduğunu da biliyorum..


    Nedeni de bu ülkenin her bir ferdinin cumhuriyet anlayışı ile büyüyüp, ölmesindendir..


    Bu nedenle; Bu ruhu, Cumhuriyeti ve onu koruyup, kollayan cumhuru değiştirmek, ortadan kaldırmak, tek adam sistemli başkanlığa özenmek beyhudedir..


    Kısacası; ‘Yaşasın cumhurun tüm haklarının korunduğu bir cumhuriyet için mücadele verilen Cumhuriyet sistemi’ denilmeli diye düşünüyorum..


    Cumhuriyet Bayramınız 


    Kutlu Olsun

  • Gazeteci Su Kaynağı, Ardahan'ın En Yüksek Dağında, Hoçvan'daydı!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Hazırlayıp Sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


    İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6

    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Geçtiğimiz hafta Beşikkaya HES Barajı ile önü kesilip, suyunun büyük bölümünün Karadeniz/Çoruh’a akıtılması hedeflenen Kura Nehri’ni gündeme taşıyan Gazeteci Fakir Yılmaz bu hafta da üzerinde 2. HES Barajının yapılacağı öne sürülen Çıldır Gölünün ve Çıldır İlçesinin su kaynağı olan ama hala tozlu raflarda bekletilen ‘Sütlüceler Su Projesi’ ile Hoçvan’ın 21 pare köyünün ve Ardahan Merkeze bağlı 4 köyün hatta Ardahan Merkezin su ihtiyacını karışılayacak olan projenin gerçekleşmediği Kısır Dağı’nın tepesindeydi. Kanalımıza Abone olun, İzleyin, İzletin..


    **Ardahan’ın iki yüzüne bakan en büyük “KISIR DAĞI!..


    ” Göleli’sinin Posof’lusunun, Çıldır’lısının Damal ve Hanak’lısının Köprülü’yü bilmediği Ardahan’ ın 3197 rakımlı en yüksek dağının da Kısır dağı olduğu pek bilinmez.


    Hazar’a kadar uzanan Kura nehrinin doğduğu Allahuekber dağı gibi altı su kaynayan, ve Çıldır gölünü oluşturduğu gibi Hoçvan’ın 21 köyüne hayat veren dağdır, bir yanı Terekeme’lere can veren diğer yanı Kürtlere gülen dağdır KISIR DAĞI. Kışları ulu başına düşen ilk karlarla aklanan, yazları hayat verdiği ova, çayır ve tarlalarındaki binbir çiçekle taçlanan, Kafkas arısını besleyip ballanan dağdır KISIR DAĞI. Hoçvan ve Çıldır gölünü oluşturan suyunun bu yakasına yani Hoçvan’a verilmemesiyle tanınır.


    Yıllardır siyasetin tozlu raflarında bekletilen ve nedense bir türlü hayata geçirilemeyip Küçüksütlüce su projesini bekler bir ananın süt dolmuş memesini emmeyi bekleyen çocuk gibi sabırla bekler KISIR DAĞI. Zorbey’in oğlu Kısır bey gibi nice beylerin gelip geçtiği, aşkların dillere destan olduğu Dengbej’lerin ağıtlarıyla eteğindeki köylerin boşaldığı, Ardahan’ın en büyük Dağıdır, KISIR DAĞI..


    *DENGBEJ; Kürt sözlü edebiyatında kılom ve stran söyleyen sanatçıların adıdır. Bu kelime, sözün ahenkle icra edilmesini sağlayan kişi anlamında kullanılmıştır.


    O GÜNLERİ NE YAPTINIZ?


    Ülkenin sınır kentinden kalkıp, en büyük metropolüne bir kez daha gittiğimde bu kez hala başında olduğum bir sivil toplum örgütü başkanı olarak mücadele ettim oradaki diaspora ile. Ve hala da öyle..


    Evet, daha önce Beyoğlu’lu, İstiklal Caddeli Taksim’in Tarbaşı’nda, şimdi kavga içinde olduğum, kendimi anlatamadıklarımla yan yana, omuzlar değerek, çıktığım Cağaloğlu yokuşunda şimdi ise Şişli’de mücadele ettiğim diasporanın fertlerinin beni engelleme çabalarını hatırlarken beni kesmeye çalışanların bir çoğunun aslında kendilerini kesip, şimdi ortada olmadıklarını hatırlıyorum yine de onlara acıyarak..

    Çünkü benim dünya kenti olarak bilinen Orhan Velilerin, Nazımların şiirlerinde yer alan İstanbul’da verdiğim mücadeleyi anlamayıp, ‘Güçlü Lobi’ dememi Lobiye diye algılayıp, beni, babalarının, analarının çeper diplerinde kendilerine yedirdiği lobiye diye yemeye çalışırlarken aslında kendilerini yiyip, bitirdikleri ve gündemden düşüp, gittiklerini görüyordum, beni  çok da yorsalar..




    Ve ben hala dimdik ayakta buradayken  onlar o güzel günler gibi geride kalırlarken anılarda bile kalmadıklarıdır..

    Halbuki ben hep onlar için mücadele edip, kendimden, evimden, geri kalıp yorulduğumu anlamayanların bugün nerede olduklarını merak edip, hala düşünmem bile onlardan daha insan, daha duygusal ve üzülen olmam bile yazık değil mi?!.

    Onların orda, İstanbul başta olmak üzere batıda anlayamadıkları, fark edemedikleri öz güvenlerini kendilerine hatırlatma çabam, mücadelemi anlamayanların bugün ortada yok olmaları benim değil kendi suçlarının olduğunu anlamalarını da hala beklerken asıl acıdığım o güzel günlere yazık ettiniz demeden geçemeyeceğim..

    Ve onlar için, benim için bir mahkeme, idam sehpasının kurulup, ‘O güzel günleri ne yaptınız? sorusunun sorulup, cevap verilmesi için beklenmesini cevaplayamayanların hemen oracıkta asılıp, ortadan kaldırılmasına razıyım diyeceğim ki; Ben, benim yapmak istediklerimi ve onların bana ve tüm topluma yaptıklarını anlayan toplumun, kamuoyunun, insanların hatta siyasetin, sosyal hayatın onları çoktan asıp, sahadan silerek, toz edip, ortadan kaldırdığını da anlıyordum..

    Çünkü ben onlar için mücadele edip, yok imkanlar ile omuzlamaya çalıştıklarımın çoğunun bana ve kendi toplumlarına yaptıkları hatalar yüzünden yerlerine başkalarının geldiğini de hatırlıyor, onlar anlamazlarsa da ben bir kez daha anlayıp, onlara, onar içinde üzülüyordum, ‘O güzel günleri ne yaptınız?’ diyerek..












    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    Serhat mı, Hoçvan mı?


    arşiv haber 01/07/2017 tarihli haber/foto


    Ardahan’ı Bölgesel Amatör Liginde temsil edecek olan futbol takımı yarın yapılacak olan şampiyonlar maçı ile belirlenecek.


    İki sezondur Ardahan’ı BAL liginde temsil eden Serhat Ardahan Spor ile Ardahan 1. Amatör Futbol Liginin 2016/2017 Şampiyonu Hoçvan Spor’un karşı karşıya geleceği önemli karşılaşma Ardahan Halil Efendi Mahallesin de bulunan stadyumda gerçekleşecek.


    Serhat Ardahan Spor’un BAL ligi tecrübesini, Hoçvan Spor’un ise yenilgisiz bitirdiği Amatör liginde ki ruhunu yansıtması beklenen karşılaşma saat: 14.00’da başlayacak.


    **Hoçvan Yayla Festivalinin Devamı Zaruridir


    Bu yıl Hoç-Fed tarafından geleneksel hale getirilen Hoçvan Yayla Festivali için bölgede muhtarlar başta olmak üzere bir dizi görüşmeler gerçekleştirildi. 


    Akabinde İstanbul’da gerçekleştirilen iftar yemeğinde, 8­-9-­10 Temmuz tarihlerinde yayla festivali için Festivale izin çıkmadığı bildirildi.


    Konu ile alakalı bir açıklamada bulunan Hoç-Fed yetkilileri, ‘’Hoçvan halkı ve muhtarlarla yapılan görüşmeler sonucu, ‘Federasyona ve bağlı dernekler haricinde adı sanı olmayan hangi oluşum olursa olsun bu festivali onaylamayacakları’ şeklinde görüş birliğine varıldığı, çıkan bu sonuca karşılık, Hoç-Fed bu yıl ‘Siyaset –Devlet El ele..’ isimli festivali yapma taraftarı olduğu ancak devletin buna. ‘Terör ve Güvenlik’ nedeniyle izin vermediği, konuyla ilgili yönetime resmi bir bildirinin yapıldığı bilgisine ulaştık.


    Barış görüşmelerinin neden bitirildiğine ilişkin görüş bildirmek, bu anlamda konuyu deşme taraftarı değilim.


    Genel kanı, (konunun özeti net olmasına karşılık) siyasal iktidarın sürdürdüğü barış görüşmelerine rağmen 2015 genel seçim sonuçlarını beğenmemesi sonucu oyunbozanlık olarak zihinlere kazınmıştır.


    Hoç-Fed ve çeşitli çevrelerin bu süreçteki her bir dayatması mevcut iktidar için bir bahane olacağı ve bölge halkının bundan dolayı zarar göreceği kesinlikle akıllardan çıkarılmaması gerekir!..


    Bölgede festivalin/Festivallerin yapılamaması bir takım çevrelerce ilgili kurumlar dâhil olmak üzere kesinlikle Hoç-Fed’in oyunbozanlığı olarak algılanmamalı.


    Buna karşılık Ardahan dernekler federasyonu genel başkanı Fakir Yılmaz tarafından yapılan açıklamaya göre, Hoç-Fed’ in gerçekleştirmeyeceği Festivali üstlendiklerini bilgisi edindik.


    Bu durum, gerek Hoç-Fed ve gerekse Muhtarların öncülüğündeki Hoçvan kamuoyu tarafından nasıl karşılanır bilemeyiz ancak, bildiğimiz bir doğru var ki, her ne kadar Hoç-Fed ve muhtarların öncülüğünde ki Hoçvan kamuoyu bu festivale temkinli yaklaşsa da devletin dayattığı ‘terör ve güvenlik’ le ilgili yaklaşımını kabul etmemiz gerekiyor(!)


    Devlet, bölgede terör ve güvenlik gerekçesi ile yasakladığı Hoçvan festivalinin perde gerisinde yatan gerçek bellidir. Bu çabaya karşılık, bölge halkının mağdur olmasını istemiyorsak bu duruma temkinli yaklaşmakta sakınca yoktur.


    ‘’Hoçvan yayla Şenliğini ARDA/FED olarak kendilerinin üstlenebileceğini’’ açıklayan Ardahan Dernekler Federasyonu başkanı Fakir Yılmaz, ‘’Ardahan’ın tanıtımına büyük katkı sunan bu tür etkinliklerin mutlaka yapılmasından yana olduklarını’’ belirtiyor. Bence haklı bir çıkış. Konunun özü açık ve nettir. Ardahan Federasyonu Din, Dil, Irk, Renk, Etnik yapı gözetilmeksizin tüm Ardahanlıları tek çatı altında toplama ve bu anlamda güçlü bir LOBİ oluşturmaya yönelik bir çatı olarak kabul ediliyorsa şayet bu festivalin ara verilmeden devamından yana olmalıyız.


    Geçmişte ARDA/FED Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ında değindiği üzere zamanın belediye başkanı Mikail Kayatürk’ün yapmadığı 9. Ardahan Bal Festivalini derneklerle birlikte gerçekleştirilmesinde herhangi bir sakınca görülmemiştir. Festivalin başka bir kanaldan gerçekleştirilme çabası Hoç-Fed nazarında geçici bir süreç olarak algılanmalıdır, gerisi teferruattır.


    İlyas Yıldız


    Çok bilmiş sözde ve sonradan tarihçiler..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Belediyesinin önce gelişi güzel ruhsat verip, başta tarihi binaları olmak üzere bir çok tarihi yok ettirdiği ardından da aklı başına gelince balkonları ve katları engellemek için verdiği ruhsatları ‘Sehven yanlışlık oldu’ diyerek yasal olmayan şekilde iptal ettiği Ardahan’ın altında da tarih fışkırmaya devam ediyor.

    Her kazma ile başta insan kemikleri olmak üzere bir çok tarihi kalıntının yer yüzüne çıktığı Ardahan’da son günlerde çok bilmiş sözde ve sonradan tarihçi olanlarda türemeye başladı..

    En son Rus bir askere ait olduğu ileri sürülen cesedin üzerinde şov yapmaya başlayan bu sözde ve sonradan tarihçilerin bilmediği bir şey var ki oda toprak altında çıkan her kemiğe hemen teşhis koyulamayacağıdır..

    Çünkü tıbbın geliştiği bilimin başını alıp gittiği şu dünyada toprak altında çıkan her kemiğe ‘Vaayyy Ermeni katliamın da öldürülen dedelerimiz’ diyen sözde ve sonrada tarihçi olanlar şu günlerde gündemde düşmeyen tabuta da yaman sarılmışlar..

    Rus general, Ortodoks asker diyerek bir günde teşhis koyanlar yarın rezil olursa şaşmam..

     
     

  • Ak Parti Bölündü, CHP'li Bütçe Geçti!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Hazırlayıp Sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


    İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    46 Milyon TL. tutarındaki tahmini bütçe görüşmesi esnasında AK Partili Meclis Üyelerinin biri toplantıya katılmazken, 3 AK Partili Meclis Üyesi CHP-HDP’den oluşan Belediye yönetimine kabul oyu verirken, 2 AK Partili Meclis Üyesi bütçeye ret oyu verdi.

    Bütçe görüşmelerine başkanlık eden ve göreve geldiklerinden bu yana maaş ödeyemez hale getirilen belediyenin bütçesini bir hayli toparladıklarını belirten CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Demir, halkın seçtiği belediye meclisinin halk için hizmet etmeye ve başta yok denecek kadar az olan sosyal, kültürel etkinlikler olmak üzere bir çok hizmeti yapmaya uğraştıklarını belirttiği açıklamasında görüştükleri tahmini bütçenin Ardahan’a hayırlı olmasını dilerken bütçenin kabulü için 7 si CHP’li olan toplam 15 Meclis üyesinin bulunduğu meclise bütçenin kabulü veya reddi için oylamaya sundu. 5 meclis üyesi bulunan Ak Partililerin üçünün kabul, ikisinin ise reddettiği 2021 yılı belediye bütçesi CHP’li ve HDP’lilerin desteği ile kabul edilerek, meclisten geçti. Ak Partili Belediye Meclis Üyelerinin ikisinin bütçeyi reddetmesi üçünün ise CHP’li belediye başkanının bütçesini onaylaması, görevden alınacağı söylenen AK Parti İl Başkanı tartışmasında üç gurup haline bölündüğü iddia edilen Ak Parti Ardahan il Teşkilatında yaşandığı ileri sürülen bölünme ve kutuplaşmanın Ak Partili Ardahan meclis üyelerinin arasına yansıdığı da görüldü.


    **HDP Suya İndirim İstedi..


    Öte yandan ikisi CHP’de görünen ve bütçeye onay veren 3 HDP’li Meclis Üyesi, bütçe ile birlikte 500 e yakın kalemin içinde olduğu Tarife Belirleme görüşmesinde içme ve atık suya alınan ücretin indirilmesini istediler.

    HDP’li Meclis Üyelerinin ısrarına karşı, açılan tartışmanın büyüdüğü görülünce tarifelerin görüşülmesi bir dahaki toplantıya ertelenirken, halka açık meclis toplantısını sanalda canlı vermek isteyen gazeteci Fakir Yılmaz’ın yayınının Belediye Başkanının ‘yasal değil’ diyerek engellemesi üzerine yarıda kaldığı görüldü.


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir başkanlığında toplanan mecliste ilginç bir durum yaşandı. 


    46 Milyon TL. tutarında ki tahmini bütçe görüşmesi esnasında AK Partili Meclis Üyelerinin biri toplantıya katılmazken, 3 AK Partili Meclis Üyesi CHP-HDP’den oluşan Belediye yönetimine kabul oyu verirken, 2 AK Partili Meclis Üyesi bütçeyi ret oyu verdi.


    Bütçe görüşmelerine başkanlık eden ve göreve geldiklerinden bu yana maaş ödeyemez hale getirilen belediyenin bütçesini bir hayli toparladıklarını belirten CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Demir, halkın seçtiği belediye meclisinin halk için hizmet etmeye ve başta yok denecek kadar az olan sosyal, kültürel etkinlikler olmak üzere bir çok hizmeti yapmaya uğraştıklarını belirttiği açıklamasında görüştükleri tahmini bütçenin Ardahan’a hayırlı olmasını dilerken bütçenin kabulü için 7’si CHP’li olan toplam 15 Meclis üyesinin bulunduğu meclise bütçenin kabulü veya reddi için oylamaya sundu. 5 meclis üyesi bulunan Ak Partililerin üçünün kabul, ikisinin ise ret ettiği 2021 yılı belediye bütçesi CHP’li ve HDP’lilerin desteği ile kabul edilerek, meclisten geçti. Ak Partili Belediye Meclis Üyelerinin ikisinin bütçeyi ret etmesi üçünün ise CHP’li belediye başkanının bütçesini onaylaması görevden alınacağı söylenen AK Parti İl Başkanı tartışmasında üç gurup haline bölündüğü iddia edilen Ak Parti Ardahan il Teşkilatında yaşandığı ileri sürülen bölünme ve kutuplaşmanın Ak Partili Ardahan meclis üyelerinin arasına yansıdığı da görüldü.


     


    **HDP Suya İndirim İstedi..


     


    Öte yandanikisi CHP’de görünen ve bütçeye onay veren 3 HDP’li Meclis Üyesi, bütçe ile birlikte 500’e yakın kalemin içinde olduğu Tarife Belirlemesi görüşmesinde içme ve atık suya alınan ücretin indirilmesini istediler.


    HDP’li Meclis Üyelerinin ısrarına karşı açılan tartışmanın büyüdüğü görülünce tarifelerin görüşülmesi bir dahaki toplantıya ertelenirken, halka açık meclis toplantısını sanalda canlı vermek isteyen gazeteci Fakir Yılmaz’ın yayını Belediye Başkanın ‘yasal değil’ denerek engellemesi üzerine yarıda kaldığı görüldü.


    ABD SEÇİMLERİNİ BASIN VE MEDYA KAZANMIŞTIR..


    Damat Ekonomi Bakanının istifasını 24 saattir vermeyen merkez, pardon havuz medya, kendi kendisinin kurduğu sansürlü basın ve medya ile birlikte, ölüm yıl dönümünde bir kez daha anacağımız Atatürk’ün ‘Basın, milletin müşterek sesidir.’ sözünün ne kadar anlamının kaldığını merak ediyor, mensubu olduğum basın ve medyaya, bir gazeteci olarak soruyor, sorguluyordum.

    Ve ‘Basın demokrasinin temelidir’ denen basının bu ülkede mevcut iktidar veya geçmiş iktidarların üzerinde hep baskı kurduğunu iddiasının da çokta doğru olmadığını bir kez daha anlıyordum.

    Çünkü, birilerinin yani gerçek anlamda gazeteci olmayanların ama kaza ile ya da öyle, böyle gazeteci olmuşların ‘Basına sansür, gazeteciye baskı’ laflarını söylerken yalan ettiğini ve aslında kendilerinin kendilerine yaptığı ‘Yalakalık sansürü’ ne perde aradığını hem de bir gazeteci olarak bir kez daha anlıyorum.

    Evet bir ülkenin en önemli kurumlarından olan ekonominin başında ki bir bakan istifa etmiş ama merkez basın, havuz medya denen sözde gazeteciler hala ama hala bu konuda olumlu ya da olumsuz bir haber, bir satır, bir kelime etmiyor..




    Yani, basın ve medya diye geçinen ama 82 milyonluk ülke de 4 milyon gazetenin neden satıldığını sorgulamayanlar iktidara bakıp, beklemeye geçmiş aman ha bir şey yazmayayım, demeyeyim işim, kredim, reklamım bozulur diyerek kendi kendisine sansür yapmış durumda.

    Evet, bu durum bizim ülkede yaşanırken dün Cemaatin çok değerli hocası, bugünün terörist olan Fetönün alınamadığı, unutulduğu Okyanus ötesinde gelen haberlerin daha önemli olduğunu da görüyor, anlıyoruz.

    Çünkü ülkemizin de aralarında olduğu bu dünyanın cenderesinin yani jandarması olarak tabir ettiğim yeni başçavuşu pardon başkanı kimin olduğu ekonomisi yerlerde sürünen, doların 9, Euro’nun 10 TL.’yi bulduğu ülkenin ekonomiden sorumlu bakanının istifası çok önemli değil, asıl önemli olan okyanus ötesinde bulunan ama tüm dünyada olan Amerika seçimleri daha önemliydi.

    Ve kimin kazandığını kazananın Başkan Erdoğan’la kanka olduğu belirtilen Trump’mı yoksa rakibi Biden’mi merak eden ama kendi ülkesinde ki basın ve medyanın bakanın istifası gibi daha nice şeyleri sakladığını sorgulamayan bizlerin görmediği başka bir önemli durum daha var oda; Bu ülkede ki basın ve medyanın yalakalığını, iktidarın basın üzerinde kurduğu baskının ne kadar çok olduğudur.

    Çünkü demokrasi, hukuk, basın özgürlüğü, insan hakları gibi birçok konu gibi sıkıntı içinde olduğunu belirtilen ülkede ekonominin başında ki bakanın istifa edip, etmediğini öğrenemeyen insanlarımız Amerika’da seçimleri kazananın Trump ya da Biden diye bakarken görmediği bir en önemli şeyin özgür, gerçek basının bu seçimi kazandığıydı.

    Evet, birçokları gibi ‘Başkan benim, dediğim dedik, çaldığım düdük’ diyen Trump’ın 4 yıllık iktidarı boyunca okurunun, seyircisinin, reklam verenin desteği ile ayak üzerine ayak atan ABD basın ve medyasıdır..

    Çünkü ölümünün 82. Yıl dönümü anacağımız, bu ülkenin kurucusu Atatürk’ün ‘Basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir.’ sözü bu ülkede önemini kayıp etse de, ABD ve diğer birçok medeni ülkede gerçek anlamda her zaman geçerlidir.

    Ve bu nedenle iddiam o ki; Trump’ı gönderende yaşananları gerçek sansürden dolayı değil, güçlü olana yalakalık sansürü için saklamayıp, gözü, kulağı, ağzı olduğu halktan aldığı destekle hep ayakta olan, güçlü basın ve medyadır..












    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     








    BELEDİYEDEN


    BUZLANAN KALDIRIMLAR MESAJI..


    arşiv 27/12/2016 tarihi haberler/yorum


    Ağır kış şartlarının yaşandığı Ardahan’da karla mücadelede 24 saat görev başında olduklarını belirten Ardahan Belediyesi başta kaldırımlar olmak üzere buz tutan yolların tuzlanmadığı yönünde ki şikayetlere telefon mesajı ile cevap verdi.


    Ardahan’da toplasanız topu topu 200 metre kaldırım olduğunu belirten ve bu yönde yapılan ‘Temizlenmiyor, Tuzlanmıyor’ şeklinde şikayetlerin belediye çalışanlarına haksızlık olduğunu belrten Ardahan Belediyesinin attığı mesaj şöyle;


    Kıymetli arkadaşlar, sağlı sollu yaklaşık 200 km lik kaldirmlarimiz var. Park ve bahce kaldirimlarina elimizden geldigi kadar yetişmeye tuzlamaya temizlemeye çalışıyoruz. -7 dereceden sonra dokulen tuz da artık etki göstermez kristalleserek cam gibi yuzey oluşturur. Kumlama çalışmaları da yine belli bir dereceden sonra kifayet etmez olur. Malesef iklimimizin arada bir boyle olumsuz etkileri soz konusu oluyor .Esnafimiz, kapısının önünü temizlemesi gerekir. Toplumsal bir duyarliliga ihtiyacımız var. Yasalarda bu konuda yapıcı bir paylaşımı öncelikli hale getirmistir. Yıllardır Ardahana kar yağar ama malesef kaldırımlar bu yil gündeme getirilerek haksızlık yapılmaktadır. Calisan bir Belediye olarak çabalar ortadadır. Şehir merkezi kaldırımları da ha keza. Kaldırımları sürekli tuzlanan kumlanan bir Ardahan, son 4/5 yıldır uygulanan bir hizmettir. Lütfen esnafimizi uyarın kapılarının önünü temiz tutsun, belediye diğer yerleri zaten kumlama-tuzlama yapıyor.



    Ardahan’da etkili olan yoğun sis, yaşamı olumsuz etkilerken özellikle ulaşımda aksamalara neden oldu.


    Kentte özellikle akşam saatlerinde havanın aniden soğumasıyla birlikte oluşan sis, etkisini gösterdi.


    Yaşamı olumsuz etkileyen sis, vatandaşların yürümesinde güçlük yaşamasına neden oldu.

    Araçların sis yüzünden güçlükle ilerleyebildiği kentte sürücüler sis farlarını yakarak trafikte ilerlemeye çalıştı.

    Vatandaşlardan İsmail Yıldırım, sisin aniden bastırdığını belirterek, “Yürümekte bile zorlanıyoruz. Araçların farları olmazsa ilerleyemiyoruz. Sis, aniden bastırdı, şaşırdık.” dedi.   


    *ARDA/FED ÖNERDİ, BELEDİYE DERNEKLERİ MİSAFİR ETTİ..


    *11/07/2016 Tarihli Haberler


    Başta İstanbul’da olmak üzere batı kentlerinde yaşayan Ardahanlıları, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobi’ çatısı altında toplamaya çalışan Ardahan Dernekler Federasyonu yaz tatili ve yaz etkinliklerine katılmak, düzenlemek için Ardahan’da bulunan batıda ki Ardahan Dernek Başkanlarını Ardahan Belediyesinin katkısıyla Ardahan’da bir araya getirdi.


    Dernekler tarihinde bir ilk olan ve birçok dernek başkanı ve yöneticisinin katıldığı kahvaltılı toplantıya ev sahipliği yapan Ardahan Belediyesi ile ARDA/FED Yalanızçam Kayak Tesislerinde konuk ettiği dernek başkanlarını tek tek dinlediler.


    ARDA/FED’in önerisi üzerine yaklaşık 60 Dernek Başkanı ve yöneticisinin katıldığı toplantıda ev sahipliği yapan Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy dernekçiliğin önemine dikkat çekti.


    Yerel ile genelin buluşmasını sağlayan derneklerin batı kentlerinde Ardahan’ın gönüllü elçileri olduğuna dikkat çeken Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy derneklerin güçlü bir çatı altında bir araya gelip, batı illetinde Ardahan ve Ardahanlıları temsil etmesinden yana olduğuna işaret etti.



    Ardahanlı Bitlis Vali Yardımcısı Salih Altun’un da katılarak destek verdiği toplantıda bir konuşma yapan ve ilk kez böyle geniş bir toplantıda dernek başkanları ile yöneticilerini Ardahan’da bir araya getiren Ardahan Belediye Başkanına teşekkür eden ARDA/FED Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz amaçlarının ülke genelinde güçlü bir Ardahan Lobisi oluşturmak olduğunu, kendilerinin önerisini kabul edip, dernekleri Ardahan’da bir araya toplayan başkanın bu önemli desteğinin ARDA/FED ve Dernekler büyük moral olduğunu belirtti.


    Ankara Ardahan Federasyon Başkanı ve birçok dernek başkanlarının katıldığı toplantıya Ardahan basını da büyük ilgi gösterdiği görülürken toplantıya katılan dernek başkanları tek tek söz alarak kendilerini bir araya getiren Belediye ve ARDA/FED’e teşekkür ettiler.


    ****Kıskanmayın, siz de el atın..


    27 Yıllık gazetecilik hayatımda Ardahan’ın gelişmesin de, tanıtımın da ve o çok arzuladığımız güzel alanda olması için verdiğimiz mücadele ortada dururken birilerinin yaptıklarımızı gölgelemek uğraşı içinde olduklarını da görmekteyiz..

    Gerçi bu süre içinde hep aşıp, kenara attığımız bunların benim Ardahan Federasyonu Başkanı olmamla birlikte bayatlayan yol ve taktiklerle yeniden çeper diplerinde aleyhime dedikodular ürettiklerine de şahit olmaktayım..

    Evet defalarca bu tür yazılar yazarak, bu gölgeciler karşın doğru bildiğim yerde durup, hep bir adım daha ileriye diyerek işime bakarken bunların beni kendilerine benzetme çabalarının da artık tutmadığı ve benim değil, toplumun onların yüzlerine tükürdüğünü de görmüyor değilim..

    Tek dişi kalmış canavar misali son bir kaç çırpınışla sözüm ona önümü kesmeye, benim ve ARDA/FED’in yönetiminin yaptıklarını karalamaya çalışanların beyhude çabaları sonuç vermezse de mide bulandırmıyor değil..

    Çünkü Ardahanlıların yakından tanıdığı bu dinazörlerin defterini kapatan bir çok çalışmaya imza atmaya başladığımız şu süreçte önce ‘Bizde federasyon kuruyoruz’ deyip, kaz pişirip, şenlik ve festivallerde göbek eriten dernekçiliklerinden öteye geçememeleri, ardından ‘Birlik başkanları’ atayarak, kendilerini ARDA/FED’den üstün görme çabaları, yetmedi kirasını, özel ilişkilerimi kullanıp, bir kaç duyarlı iş adamının desteği ve çelim, çocuğumun hakkı olan cebim de ödediğim ARDA/FED merkezini özel kullandığım yönünde dedikodula üreterek, yerini bilmedikleri ARDA/FED’i karalamaya çalıştıklarını da görmekteyiz. 

    Şerefsizliğin daniskasına başvuran bunların kendi sözde derneklerini ceplerinde taşıdıklarını unutup, sözüm ona bana yönelik çamur atma çabalarının da boşa ve beyhude olduğunu yakında ARDA/FED’e bir yer alarak ortaya koyacağımı da bura da üzülerek (!) belirtmek isterim..

    Bunların yanı sıra yalandan yanımda görünüp, arkadan kuyu kazıyanların da olduğunu iyi bilen biri olarak buradan bir kez daha diyorum ki;

    Sizin boşa çabalarınıza karşın, bizim Ardahan ve Ardahanlı sevdamız her geçen gün daha da büyümektedir..

    Siz ne kadar dedikodu üretirseniz biz o kadar çalışacağız..

    Siz ne kadar dedikodu üretseniz de biz daha çok çalışacağız ve toplumun o çok arzuladığı ama bu soyları tükenmek üzere olan diasporalar yüzünden bugüne kadar gerçekleşmeyen, ‘Güçlü Ardahan Lobisi’ ni gerçekleştirmeye çabalayacağız.

    Bugün ortaya konan çaba da budur..

    O ele demiş, bu bele demişe bakmadan gücümüzün yettiği, ömrümüzün izin verdiği sürenin en son saniyesine kadar doğru bildiğimizi yapmaya devam edeceğizimizden kimsenin şüphesi olmasın..

  • SAHİL YOLU, ŞEHİT DOLU!..

     



    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Hazırlayıp Sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


    İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



    Samsun’dan itibaren başlayan, üzerinde ülkenin en uzun tünellerinden Nefise Akçelik Tüneli gibi birçok tünelin bulunduğu ve Artvin Hopa’da biten 1427 km’lik sahil yolu boyunca gerek karayolları tarafından gerekse belediyelerce yaptırılan ve yerleşim yerlerinde yaşayanların yaya olarak üzerinden geçip, 320 milyar metreküp doğal gaz rezervi keşfedilen Karadeniz sahiline ulaştığı üst geçitlerin, görev yerlerinde şehit düşen polis ve askerlerin isimleriyle ölümsüzleştirildiği görülmektedir.


    KAR GELİYOR..


    Doğu Anadolu Bölgesindeki Ağrı ile Ardahan‘da sağanak ve karla karışık yağmurun etkili olacağı bildirildi. Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bölge genelinde hava parçalı, yer yer çok bulutlu olacak. Öğle saatlerinden itibaren Ağrı çevresi ile Ardahan’ın kuzey kesimlerinde sağanak, yüksek kesimlerinde ise karla karışık yağmurlu havanın etkili olması bekleniyor.


    Sıcaklığın mevsim normallerinde seyredeceği bölgede, rüzgar kuzeyden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek. Bölgede gece en düşük hava sıcaklığı Erzurum’da 2, Kars ve Ardahan’da 3, Ağrı’da 4, Erzincan’da 5, Tunceli’de 7 ve Iğdır’da 10 derece olarak ölçüldü. Gün içinde en yüksek sıcaklıkların ise Tunceli ve Iğdır’da 16, Erzincan’da 14, Ağrı’da 12, Kars’ta 10, Erzurum’da 9 ve Ardahan’da 8 derece olacağı tahmin ediliyor.


    .MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    NEHİRİN YÖNÜ DEĞİŞTİRİLİR Mİ?..


    Pandemiyle başlayan ve zaten iyi olmayan ekonomik sıkıntılarında içinde olduğu Libya, Akdeniz, Ege ile devam eden Kafkasya’ya kadar sıçrayan ortadoğu çatışmalarıyla ve son olarak İzmir depremiyle kendisini unutturmayacak şekilde hissettiren 2020 yılının son iki ayına girerken bir kara haber daha alıyoruz.


      İstanbul kanalının da içinde olduğu bir çok önemli konuyu gündem dışı bırakan 2020 yılının olumsuzluklarından bir yenisi yani Kura nehrinin yönünün değiştirilmesi de eklendi. Adaletin olmadığı, hukukun taraf olduğu iddia edilen bir süreçte açılan davanın, doğanın aleyhine sonuçlandığının haberini alırken betona boğduğumuz doğanında boş durmayıp en son İzmir ile öç aldığını görmekteyiz.



      Tamda pandemi ile gündeme gelen endemik tarımın önemi konuşulurken tarıma, doğaya verilen zararın bedelini ödediğimiz söylenirken, bir nehrin yönünü değiştirme planı mahkeme kararıyla onay alır ülkemde.


      İstanbul kanalını açmakta iddialı olan iktidarın her gördüğü derenin üzerine kurduğu HES’lerle yetinmeyip denizlere yeni yol açmaya çalıştığı ülkemde Ardahan’a ve Ardahan  üzerinden Kafkasya’ya hayat veren bir nehir yani Kura’yı üzerinde baraj yaptığı ama suyun yetmediği Çoruh barajına Kura nehrinin yönünü değiştirerek su verecek.


    Yani doğaya vurulan gemlerden bir yenisi daha vurularak Beşikkaya HES barajı ile Göle, Ardahan, Hanak ve Kafkasya ovalarına can veren Hazar gölüne uzanan kolu olan Kura nehrinin yönünü Karadenize çevirecek. Bunu yaparken adaletin, hukukun üzerinde hükmü olduğu belirtilen iktidarın isteğiyle yapılacak.


      Kısacası kardeş denen Azerbaycan’ın yanı sıra komşu Gürcistan’ın suyu da olan Kura nehri nehirlikten çıkıp adına can suyu denen su ile dere olacak.













    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    Özel Hareketcı Hemşehrimiz Şehit Edildi!..


    arşiv haber 09/07/2019 tarihli haerler/yorumlar


    Mardin’in Ömerli ilçesinde çıkan çatışmada yıllar önce Ardahan’dan göç edip, Ankara’ya yerleşen bir ailenin çocuğu olan Mardin Polis Özel Harekat Şube Müdürü Tufan Kansuva ve 1 güvenlik korucusu yaralandı.


    Mardin Valiliği, PKK’lılara yönelik düzenlenen operasyonda Ardahanlı bir ailenin ferdi olduğu öğrenilen ve şehit olan güvenlik görevlisinin İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürü Tufan Kansuva olduğu açıklandı. Valilik tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:


    “Ömerli ilçesi Ömeryan kırsalında faaliyet yürüten bölücü terör örgütü mensuplarını etkisiz hale getirmek, bölücü terör örgütü mensupları tarafından kullanıldığı değerlendirilen sığınak ve barınaklarını bularak, tahrip etmek maksadıyla 7 Eylül 2019 günü İl Jandarma Komutanlığımız ve İl Emniyet Müdürlüğümüzce yürütülen ‘Şafak 127 Operasyonu’ kapsamında yapılan arama tarama ve yer gösterme faaliyetleri esnasında bölücü terör örgütü mensuplarınca yapılan saldırıda Mardin Polis Özel Harekat Şube Müdürümüz Tufan Kansuva ve bir güvenlik korucumuz yaralanmıştır. Yaralılarımızın süratle Mardin Devlet Hastanesi’ne intikali sağlanmıştır. Yapılan tüm müdahalelere rağmen Polis Özel Harekat Şube Müdürü Tufan Kansuva kurtarılamayarak, şehit olmustur. Yaralı güvenlik korucumuzun tedavisi ise halen devam etmektedir. Bölücü terör örgütü mensuplarını etkisiz hale getirmek için bölgede operasyonlar devam etmektedir. Bölge halkımızın desteğiyle huzur ve güvenliği sağlamak maksadıyla, ilimiz genelinde terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetlerimizin kararlılıkla devam edeceği bilinmelidir.”


    **ARDAHAN VALİSİ BAŞSAĞLIĞI MESAJI..


    Mardin’in Ömerli ilçesinde BTÖ mensuplarıyla girilen çatışmada Şehit düşen hemşehrimiz, Mardin Polis Özel Harekat Şube Müdürü Tufan Kansuva’ya Allah’tan rahmet, ailesine, Polis teşkilatımıza ve milletimize başsağlığı diliyorum.


    Mustafa MASATLI

    Ardahan Valisi


     



    Ardahan Dernekler Federasyonundan Dev Bir Organize Daha!!


    Ardahan Dernekler Federasyonundan


     


    Dev Bir Organize Daha!!


    *Arşiv Haber 19/08/2019 Tarihli Haber


    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmalarına ara vermeden devam eden ve Kadın Komisyonu Toplantısı sonrası 24 Ağustos 2019 Cumartesi günü saat 10.00’da Kozyatağı Hilton’da Ardahanlı İş İnsanları ile bir araya gelecek olan Ardahan Dernekler Federasyonu dev bir organizeye daha imza atmaya hazırlanıyor.


    Daha önce ilkini gerçekleştirdiği ‘1. Ardahan’ı Tanıtma Günleri’ ni gerçekleştiren ve 4 gün içinde 1,5 Milyon insanı İstanbul Maltepe Sahilinde bulunan etkinlik alanına toplayan ve Ardahan’ın adını tüm İstanbul’a yazdıran Ardahan Dernekler Federasyonu bu yılda aynı yerde ARDAHAN’I TANITMA GÜNLERİ ni yapacak.


    1-7 Ekim 2019 Günlerinde gerçekleşecek olan Ardahan’ı Tanıtma Günleri için tüm Ardahanlıların katkısını beklediklerini belirten Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz Ardahan Valiliği, Ardahan Belediyesi, Göle, Hanak, Damal, Çıldır, Posof, Göle Köprülü Belediye ve federasyon ile dernekleri ile birlikte yapmayı hedefledikleri Ardahan’ı Tanıtma Günleri öncesi çalışmalara başladıklarını belirtti.


    ARDAFED Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz 1-7 Ekim 2019’da yapılacak olan Ardahan Günleri öncesi açıklamasını şöyle devam etti.


    ‘Daha önce Maltepe’de 2 kez, Bakırköy’de 2 kez yaptığımız organizeler gibi bu yıl da yapacağımız Ardahan Günleri öncesi Ardahanlı olan Şişli, Esentyurt, Bakırköy ve Kocaeli Dilovası Belediye Başkanımızın yanı sıra Sancaktepe, Ataşehir gibi belediye başkan yardımcısı hemşehrimiz, gazetecilerimiz, sanatçılarımızla birlikte top yükün dev bir organizeyi yapmayı hedefliyoruz’ dedi.



    Bugün HDP’ye, Yarın CHP’ye Hatta AK Parti’ye!


     


    Haftanın ilk saatlerinde siyasi arenayı olduğu gibi kamuoyunu şok eden gelişme ardından gözlerin döndüğü partilerin başında gelen HDP’den ziyade 31 Mart, 23 Haziran’da HDP’den en büyük desteği alan CHP’dir.


    Çünkü, demokrasi denen ama çokta uygulandığı söylenemeyecek olan seçimler de halkın oyları ile seçilen Van, Diyarbakır, Mardin’in HDP’li Belediye Başkanlarının görevlerinden el çektirilip, yerlerine aralarında Ardahan’ın eski Valisi Mehmet Emin Bilmez’in de bulunduğu o bölgelerin valilerinin kayyum olarak atandığını hepimiz öğrendik..


    17 Ağustos depreminin sarsıntılarını yeniden his ettiğimiz şu günlerde yaşanan bu siyasi deprem ardından gözler ülkenin en büyük muhalefet partisi ve önceki seçimlerde olduğu gibi son seçimlerde demokrasiye hiç de uygun olmayan yöntemler ile  görevden el çektirilen belediye başkanlarının partisi HDP’den en büyük desteğini alan ve demokrasi, hak, hukuk, eşitlik diyen solcu olduğunu iddia eden Cumhuriyet Halk Partisine dönmesi en doğal şeydir.


    Evet, beklenen bir gelişme olarak beklenenin yapıldığı ve halkın oyları ile seçilenlerin içeri atılmasıyla yetinmeyip, siyaset arenasında da devre dışı bırakma operasyonu öncesi bir çok kişinin de gece ve sabah saatlerinde gözaltına alındığını da öğrendiğimiz pazar gecesi ardından başlayan pazartesi ve sonra ki günlerde CHP’nin bu konuda diyeceklerini ben ve herkes büyük bir merakla beklemektedir.


    MHP’nin ‘Ya bu nasıl iş kardeşim hani dağda değil, ovada siyaset yapın diyorduk. Ve hani demokrasi var diyorduk’ demesini beklemediğimiz bu sürecin önemli tarafı olan CHP’nin yapacağı açıklama ve bundan sonra ki atacağı adımı bekliyoruz..


    Çünkü bahsedilen parti hem bu ülkenin en büyük muhalefet partisidir, hem bu ülkenin demokrat ve sol partisi olduğunu iddia eder, hemde en son seçimde en büyük desteğini aldığı partiye sahip çıkıp, çıkmayacağını merak etmekteyiz..


    Ama ondan önce HDP’ye de bir soru sormak gerekir..


    Ve başta şu an bulunduğu mecliste maaşları almak, imkanları yararlanmak için durup, yaşananları yaptığı açıklamalarla mı geçirecek?


    Bilmem ama bu ülkede kayyum sopası ile iktidarına devam etmek isteyen bir anlayışın bugün HDP’ye yarın bu gelişmeden sonra atacağı adımı merak edilen CHP’li belediyelere dönebileceğini her iki partide masaya yatırmalı ve atacakları adımı birlikte kararlaştırmalı diye düşünürken bu adımın ülkenin iç huzurunu bozan adımlar  olmamasına dikkat etmelerini bekleyen tedirgin bir kamuoyunun olduğunu da söylemek ve dikkat çekmekte gerekir..


    Çünkü yapılanın antidemokratik bir uygulama olduğu kadar, bu antidemokratik gelişmeye karşı gösterilecek tepkinin de demokrasi dışı hareketler olmaması için toplumun büyük kesiminin duacı olduğunu da unutmamak lazım..


    Ha bu arada başta CHP’liyim, solcuyum, demokratım diyen ve ülkede ki tüm demokrasi yanlısı insanların da işi ve yükü sadece HDP’ye ve HDP’li seçmene bırakıp, başta sanal ortamda olmak üzere masa başında demokrasi havarisi kesilmeden demokrasiye, hak, hukuka, seçme, seçilme hakkına sahip çıkması da önce kendisi için sonra tüm insanlığa düşen en büyük görevdir..


    Aksine, ‘bugün bana, yarın sana’ Atasözünü değiştirip, bugün HDP’ye yarın CHP’ye hatta İYİ Parti’ye, hatta dün aynı durumları yaşayan AK Parti’ye veya HDP’li başkanların görevden alınıp, yerlerine kayyumlar atanmasına zil çalan MHP’ye diye değiştirebiliriz..



    Ardahanlı Genel Müdür E Devleti Anlattı..


    E-Devlet ile alakalı görüş, öneri ve şikayetler nereden bildirilebilir?


    *Arşiv Haber: 28/09/2017 Tarihli Haber ve Yorumlar..


    Ardahanlı üst düzey bürokratlarımızın başında gelen Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürü Ensar Kılıç düzenlediği tanıtım videosuyla -Devleti anlattı.


    E-Devlet ile alakalı görüş, öneri ve şikayetler nereden bildirilebilir? E-Devlet ile alakalı görüş, öneri ve şikayetler nereden bildirilebilir? Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürü Ensar Kılıç, cevapla.tv’nin sorularını sizler için yanıtladı.


    Ardahan Göleli Kılıç, Görüş, öneri ve şikâyetler 160 telefon numaralı e-Devlet kapısı çağrı merkezine, bilgi@turkiye.gov.tr adresine mail yoluyla, www.turkiye.gov.tr e-Devlet kapısı üzerindeki iletişim formu doldurularak iletilebilir. Bunlara ek olarak sosyal medya üzerinden Facebook için facebook.com/edevletkapi profiline, Twitter için @ekapi profiline bildirilebilir. Ayrıca #edevlet etiketi ile Twitter üzerinden alınan görüş, öneri ve şikâyetlere en kısa süre içerisinde cevap verilmektedir.’dedi.


    **Ardahan’ın Halk Fırkasından Haberiniz Var mıydı?


    *18/08/2017 Tarihli Haber


    Kent merkezinde bulunan bir caddeye adı verilen Ardahan’ın iki milletvekili Deli Halit ile ilgili detayları Tarihi Kayıp kaç Ardahanlı biliyor..

    Ya bu fotoğrafları?..




    Ermeni soykırımı suçlularından Deli Halit Paşa, çıkan bir tartışma nedeniyle Afyon milletvekili, İstiklal Mahkemeleri başkanı Kel Ali (Çetinkaya) ile boğuşurken nereden geldiği belli olmayan bir kurşun tarafından vuruldu. Deli Halit Paşa 5 gün sonra 13 Ocak’ta öldü. Cinayet hakkında hiçbir işlem yapılmadı, çünkü maktul Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası yandaşı bir muhalifti.


    Mustafa Kemal’in siyasi rakiplerinin çeşitli yöntemlerle ortadan kaldırılmış olması, günümüze kadar herkesin bildiği bir sır olarak gelmiştir. Bu yöntemlerin arasında cinayet de bulunuyordu. Bu cinayetlerin en çok bilinenlerinden biri, Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey’in öldürülmesiydi. Mecliste “İkinci Grup” olarak bilinen muhalefet hareketinin sözcülerinden Ali Şükrü Bey, Mustafa Kemal’in muhafız kıtası komutanı Topal Osman tarafından öldürülmüştü. Ali Şükrü Bey Meclis’in yetkilerinin Mustafa Kemal’e devredilmesinin diktatörlükle sonuçlanabileceği uyarısında bulunuyordu. Pontus soykırımı suçlularından Topal Osman, Ali Şükrü Bey’i davet ettiği bağ evinde öldürmüş, ardından da konuşmasını engellemek için o da hükümet güçlerince kuşatılarak öldürülmüştü.


    Mustafa Kemal’in tek parti ve tek adam diktatörlüğüne gittiğini gören yol arkadaşlarının bir kısmı, 1924 yılında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası adı altında örgütlendiler. Fırkanın önde gelen destekçilerinden biri Deli Halit Paşa’ydı. Deli Halit Paşa önde gelen bir İttihatçı ve Teşkilat-ı Mahsusa’cıydı. 1915 yılında Dersim ve yöresinde çeşitli görevlerde bulundu, Kafkas Tümeni komutanlığı yaptı, Ermeni soykırımının bizzat örgütleyicisi ve uygulayıcısı oldu. Ekim Devrimi’yle birlikte Rusya’nın savaştan çekilmesi üzerine birlikleriyle Kars ve Ardahan’a girdi ve Mustafa Kemal’in emrinde çalışmaya başladı.


    Son derece sert, asabi ve gözü pek bir yapıya sahip olduğu için “Deli” lakabıyla anılıyordu. Çatışma esnasında kaçmaya yeltenen askerlerin derhal öldürülmesi emrini verir, cephenin biraz gerisinde bekleyerek kaçmaya çalışanlar üzerinde emrini bizzat uygulardı. Kuvva-yı Milliyeciler tarafından halkın zorla askere alınması, her gün yüzlerce kişinin askerden kaçmasına neden olmuş, ilk İstiklal Mahkemesi de asker kaçaklarını yargılamak üzere kurulmuştu. Bu nedenle Deli Halit Paşa’nın işlediği bu cinayetler kimse tarafından sorgulanmıyordu. Kuvva-yı Milliyecilerin öldürdüğü asker kaçaklarının sayısı binlerle ifade edilmektedir.


    Deli Halit Paşa cumhuriyetin ilanından sonra Ardahan milletvekili olarak meclise girdi, ancak Mustafa Kemal’in diktatoryal eğilimleri nedeniyle muhalefetten yana tavır almayı yeğledi. Mecliste Halk Fırkası ile Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası mebusları arasında her an gerginlikler yaşanıyordu. Deli Halit Paşa, 9 Ocak’ta kendisi gibi İttihatçı ve Teşkilat-Mahsusa üyesi bir Ermeni soykırımı suçlusu olan Kel Ali (Çetinkaya) ile bir önerge meselesi yüzünden tartışmaya başladı. Araları zaten daha önce yaşanmış olan Paşalar Hükümeti meselesi yüzünden açıktı. Kel Ali, önde gelen üyelerinin neredeyse tümünün paşa olmasından yola çıkarak Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı bir “Paşalar Hükümeti” kurmakla suçlamış, Deli Halit Paşa da bu yüzden onunla tartışmıştı.


    Bu defa sudan bir önerge bahanesiyle tartışma yeniden alevlendi. Deli Halit Paşa iki tabancasını çekerek Kel Ali’ye ateş etti, ancak vuramadığı için rakibini altına almışken nereden geldiği belli olmayan bir kurşun tarafından sırtından vuruldu.


    Beş gün boyunca can çekişen Deli Halit Paşa, kendisini vuranın Kel Ali değil, Rize mebusu Fuat olduğunu söylüyordu. Ancak bu mesele hiçbir zaman açıklığa kavuşturulamadı, çünkü Halit Paşa’nın ölümünden sadece birkaç hafta sonra Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatıldı, Fethi Bey hükümeti düştü, İsmet Paşa başbakan oldu ve Takrir-i Sükûn Kanunu kabul edildi. Böyle bir ortamda Cumhuriyet Halk Fırkası’na muhalefet eden bir kişinin öldürülmesini, hem de bu fırkaya üye bir mebus tarafından öldürülmesini sorgulamak kimsenin harcı değildi. Nitekim mesele kapatılıp gitti.


    Böylece Mustafa Kemal’in rakiplerinden biri daha son derece kuşkulu bir şekilde ortadan kaldırıldı. Hatırlatalım: Mustafa Kemal de bir İttihatçı ve Teşkilat-ı Mahsusa üyesiydi…


    (Fotograf: Mustafa Kemal, Deli Halit Paşa’nın birliklerini denetliyor.)



    Bayburt Ardahan Dayanışması


    *23/03/2017 tarihli Haber


    Türkiye Futbol Hakemliğinde çok iyi yerlere gelen ve son yıllarda çıkarmış olduğu hakemlerle adından söz ettiren Ardahan il hakem kurulu’nun bu hafta misafirleri vardı.


    Türkiye Futbol Hakemliğinde çok iyi yerlere gelen ve son yıllarda çıkarmış olduğu hakemlerle adından söz ettiren Ardahan il hakem kurulu’nun bu hafta misafirleri vardı.


    Bölgede en başarılı iller arasında gelen Bayburt il hakem kurulu başkanı Adnan Hatipoğlu ve hakemlerini ağırlayan Ardahan il hakem kurulu başkanı İbrahim Gök, ziyaretin kendilerini çok mutlu ettiğini ve şereflendirdiğini belirtti.


    Bayburt İl hakem kurulu başkanı Adnan Hatipoğlu, Ulusal Hakem Murat Türkoğlu ve Ulusal yardımcı hakem Yavuz Bahadır Ordu’yu Başkan Gök, Ulusal hakem Doğu Yılmaz, Ulusal Yardımcı hakem Yasin Kılıç ve kurul üyeleri ile diğer hakemler karşıladı.


    Birlikte akşam yemeği yiyen hakem camiası, ertesi gün kahvaltı yaptıktan sonra Serhat Ardahanspor-Bayburtspor müsabakasını izlediler. 


    Bölge hakemliği hakkında fikir alışverişi yapan Kurul üyeleri bu istişareden memnun kaldıklarını, iadeyi ziyaret-i en kısa zamanda gerçekleştireceklerini belirttiler.


    16. Değil, 17. Festivaldir Sayın Köksoy..







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


     


    16. Değil, 17. Festivaldir Sayın Köksoy..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

     

     



    Yazıma başlamadan önce herkesin bilmesini istediğim bir konuyu baştan belirtmeliyim.

    Çünkü 8 yıldır bu konuyu ısrarla belirtmeme karşın bu konuyu sayın Ardahan Beleidye Başkanına anlatamadım.. Yada anlamak istemdi..

    Sayın Ardahanlı, Sayın okur, ey sayın Köksoy bu yıl düzenlenecek olan Bal Festivali 16. olmayacak, 17. festivaldir.

    Çünkü bu festival 16 yıl değil, 17 Yıldır yapılmakta..

    Sen bir yılı neden çalıp, kabul etmiyorsun Sayın Köksoy..

    17 Yıldır yapılan Bal Festivaline neden 16 Yıldır diyorsun ey Ardahan Belediyesi..

    Evet tekrarlıyorum Ardahan Bal Festivali 16 değil 17 Yıldır yapılmakta.

    Çünkü bir festivali de Ardahan Dernekler Federasyonu yapmıştır, bunu tüm dünya alemin bilmesini ve 8 yıldır ısrarla söylememize karşın aynı şekilde Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy tarafından inkar edilmekte ve ARDAFED’in başarıyla, hemde devletin, milletin parası, bütçesiyle değil, derneklerin iş birliği ile, ilçe belediyesinin desteğiyle yaptığı festival görmezden gelinmektedir.

    Halbuki aynı festival Faruk Köksoy’un da önünün açılmasına katkı sunmuş, başkan olmasına az da olsa bal gibi katkı sunmuştur..

    Çünkü Mikail Kayatürk’ün yapmak istemediği, ama şahsen benim çağrım, O dönem ki ARDAFED yönetimi ve Başkanı Güven Doğruyol’un harekete geçmesi, derneklerin tam destek vermesi, ilçe belediyelerin ve o dönem Çevre Müdür olan Köksoy’un da katkısıyla Ardahan Bal Festivalinin 9’uncu Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından yapılmıştır.

    Yani Ardahan Bal Festival 16 yıl değil, 17 yıldır yapılmakta..

    Gelelim yazımızın diğer bir konusuna..


    **STK ve Derneklerin içinde olmadığı balın tadı ne olur?


    Patos vurup, halkla birlikte çayırda ekmek yine valimizi ziyaretimde yeni valimizin dikkat çektiği bir konuya da bide ben dikkat çekmek isterim.

    Çünkü göreve gelir gelmez ilk görüştükleri arasında olan beni kabul ettiğinde ve sonra ki görüşmelerim de Vali Mehmet Emin Bilmez beyin bir sözünü diğerleri kadar önemsedim.

    Ardahan’ın gelişmesinin, kalkınmasının diğer önemli bir noktası da İstanbul dışında bulunan Ardahanlılar ile kurulacak diyaloga bağlıdır diyen aynı vali imzaladığı Ardahan Bal Festivalinin davetiyelerinin kaçının Ardahan Derneklerine gittiğini sormalı, sorgulamalıdır..

    Yani işn kısası ARDAFED’in yaptığı festivali inkar edip, 8 yıldır kabul etmeyen Belediye veye Valilik İl dışında bulunan hangi dernekleri festivale davet etmiştir.

    Hangisine gelin bu festivalde berber yapalım demiştir..

    Yoksa her zaman ki gibi bütçesi saklanan, harcamaları kamuoyuna açıklanmayan, Ardahanlılara değil dışarıdan getirilen firmalara organize edilen bu festival ve şenlikler kabarık faturaların elde edilmesi için mi düzenleniyor..

    Birde bunu soralım, sorgulayalım..

    Ve en önemlisi böyle yapmakla 17 yıldır yerelde kalan festival ve şenliklerin neden medyada, gazetelerde ve dünyada ses getirmediğini merak etsek iyi olacak..


     

     



    **Artçı Sarsıntılar..


    Bugün 17 Ağustos..

    Balık hafızalı toplumun 18 yıl önce 17 Ağustos gecesi, saat 03 02’de yaşanan ve 45 saniye sürüp, binlerce insanın ölümüne bir o kadarının evsiz, barksız ve sakat kaldığını hatırlar mı?

    Bilmem ama önüne gelen yemeğin ne olduğunda bakmadan, elinde ki cep telefonunda gördüklerinin okumadan, değerlendirmeden, ne anlatmak istediğini düşünmeden beğenmekten başını kaldırmayan bir toplumun fertleri olarak 18 yıl önce bugün yaşananları hatırlayacağını sanmıyorum..

    Çünkü aynı toplumun birer fertleri olarak müteahhitleri zenginleştirip, onlarla ortak olanların gizlice ve gelişi güzel değiştirilen Kent İmar Programlarının birinin de Ardahan’da, Kura Nehrinin yanı başında ki otel arsanın bir çırpıda nasıl olup, konut arsası olduğunu da da sorgulama zahmetinde bulunmayan bir toplum..

    Ve aynı toplumun idarecilerin nasıl olup, bir kaç yıl içinde milyonların sahibi olduğunu da merak edip, sorgulamadığını da bilen bir fert olarak 18 yıl önce 17 Ağustos’ta nice binanın yerle bir olduğunu da merak edip, sorgulamaz olduğunu da bilenlerdenim..

    Evet, 18 yıl önce bugün yani şu an yine aynı yerde olduğum Marmara’da yaşanan facia öncesi gelen artçıları fark edemediğimiz gibi bugünde başta Ardahan’da temelinde cesetler çıkan Karagöl Mahallesinde olmak üzere, temelinde su fışkıran Kura Nehri yatağına yapımına izin verilen onca binayı hatırlıyorum..

    Ve bugün yani 18 yıl önce binlece insanı vuran depremin ardından ‘önlem alacağız’ deyip, bol kepçeden salladıkları gibi yine bol keseden sallama günü.. Yani göz göre göre gelecek yeni bir depremle yerle bir olması büyük ihtimal olan yeni binalara izin verenler bugün 17 Ağustos Depreminin yaşandığı 18 yıl önce ki gibi yine timsah göz yaşları döküp, önlem alacaklarını söyleyip duracaklar..

    Ve bugün yapılacak olan açıklamalarla bir çok insan yine sarsılacak, ağlayacak, üzülecek ve büyük deprem öncesi gelen artçılar gibi sallanacak..

    Peki, ‘kim suçlu?’ diye sorduğunuz da sonuçların açıklanmasıyla adeta bir büyük deprem daha yaşayan yüzlerce öğrencinin dışarıda kalmasına neden olan ve adı yanlış sorular, çalınan sorular, geç açıklanan sonuçlar, ulaşılabilirliği olmayan ve bilgi edinmede yetersiz olmasıyla anılan Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), skandalları ardından bir istifanın yaşanmadığı ülkem akla gelir.. Ha birde otel yapılacak denilen şehir planını bir gecede ansızın değiştirip, satışına izin veren Ardahan Belediyesi gelir..

    Ne diyelim, ‘Bunlar artçılar, umarız daha büyük bir deprem olmaz’ demekten öte..



    **Yalçın Taştan Bu Alışkanlığını Bırakmalı..


    Devrimci geleneğinden geldiğine inandığım Yalçın Taştan’ın mevcut Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın istememesine karşın yeniden İl Başkanı olmasından ki bizim payımız var mı bilmem ama çok eleştirip, adeta Ardahan’ı terk ettirdiğimiz ve bugün pişman mısın deseler ‘evet’ diyeceğim İlimdar Senem’i aratması beni üzmekte..

    Çünkü Taştan’da biliyor ki benim bir sol orijinli gazeteci olarak solcu, devrimci olarak bildiklerimden dik duruş bekleyenlerdenim.

    Aynı zaman da rahmetli babamında arkadaşı olan ve her Ardahanlının CHP’ye verdiği emeğini inkar etmediği CHP’nin Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan’ın meslektaşımız Özkan Karakaya’ya yaptığı son açıklamasına dayanarak attığımız manşet ardından panik için de ‘Ben ele demek istemedim, bele dedim’ dercesine yeni bir açıklama yapması ve bu açıklamada üstü kapalı olarak bizim manşetimizi ve kendisinin başında bulunduğu CHP yönetimin eleştirmesi devrimci bir hareket değil.

    Çünkü aynı Yalçın Taştan’ın gazeteci Özkan Karakaya’ya verdiği demecinin bir satırını çürütmektense bizim aynı açıklamalarına dayayarak çektiğimiz manşete dem vurması yani işin açıkçası çark etmesi devrimci kültüründen gelen birine hiç yakıştıramadım.

    Evet, CHP İl Başkanının Özkan Karakaya’ya verdiği manşette açık açık mevcut Milletvekili hedefe alınmış, Karakaya’ya yazdırdığı her satır mevcut Milletvekili Öztürk Yılmaz’a alenen ve sert mesajlardı.

    Bunu kendisi de inkar etmiyor..

    Ama ikinci açıklamasında çark etmek istiyor..

    Halbuki aynı Yalçın Taştan ile Öztürk Yılmaz’ın arasında ki bağın pamuk ipliğinden daha da çok inceldiğini, bununda 3 seçimin birden yapılacağı 2019′ a kadar dayanıp, dayanamayacağını tüm Ardahan biliyor..

    Bu nedenle; benim şu anki CHP Ardahan İl Başkanı olan Yalçın Taştan’a bir önerim olacak..

    Önce şu ayda yılda yaptığı açıklamalarının hemen ardından çark etmeyecek ve adeta tek başına muhalefet eden DSP İl Başkanı Mustafa Morkoç’u örnek alarak, yerel sorunları ağzından düşürmeyen, iktidar partisinin saha da tek başına cirit atmasının önüne geçecek politikalar geliştirmeli Morkoç ve benim gibi sol tanstanlı insanları da incitmeyecek..

    Örnek mi?

    Otel yapılacak denilen ve imar edilen arsanın nasıl olup, konut alanına çevrildiğini,

    Bir türlü yapılmayan çöp içindeki yolları,

    Bir türlü alt yapıdan üst yapıya çıkamayan belediyenin harcadığı milyonları, 

    İŞ-KUR ve diğer kurumlara yapılan elaman alımları,

    Ardahanlıdan kopuk, kendi başına buyruk Üniversitesinin yaptıkları,

    Ve muhalefet için yok yok denilecek şehrin çözüm bekleyen onca sorunları,

    Yani bunlar gündeme getirilirse CHP daha iyi olacak, Taştan’da, ekibi de puan toplayacak..

    Ama asıl önemlisi ise eski vekilin, vekil olmak isteyenlerin, belediye hesapları içinde olanların uydusundan uzaklaşıp, mevcut milletvekili ile ele yada bele bir yol bulup, gerçek anlamda barışacak, el ele verecek ve ‘Evet, biz 2019’da en az bir milletvekili, Ardahan’ın da içinde bulunduğu en az 3-4 belediyeyi alırız. Bunu için de aynı zamanda partimin Genel Başkan Yardımcısı olan Öztürk Yılmaz’a da, Gazeteci Fakir Yılmaz’a da, dün sahip çıkıp, bugün satmaya çalıştığı Sinan Onay’a, CHP’ye çok uzak olmayan politikalara sahip olan DSP’nin Ardahan İl Başkanı Mustafa Morkoç’a da, Çıldır’da kenara çekilen İlimdar Senem’e de, İl Başkanları serbest kalan HDP’ye de ihtiyaç var.’ diyecek.

    Yada; ‘Bu vekille, bu basınla, diğer muhalefet güçleri ile değil, şu an uydusundan bir türlü kurtulamadıklarımla ya başarırım, yada batarım’ deyip, başta Öztürk Yılmaz’a olmak üzere hepimize rest çekecek..

    Bu önerilerimin hepsi de devrimciliktir..

    Kimsede çıkıp, ‘sen çark ediyorsun’ diyemez.

    Ama dün dediğini, özelikle de bende manşet olunca yutan, çark eden siyasetle ne vekile, ne bana, nede bir başkasına bir hayrı olmayacağı gibi kayıp eden kendisi olur benden demesi..

    Bu arada Öztürk Yılmaz’ın da benim gibi hemen parlama alışkanlığından vazgeçip, önümüzde ki 2019 öncesi kendisini vekil eden herkesle yeniden barışmayı denemeli ve elini uzatmalı..

    Yoksa bu tartışmalarla ne kongreler barış içinde olur, nede aday belirlenebilir.. Ortam toz duman olunca birileri de beleşten iktidar olmaya devam eder..

    Ve kayıp eden en büyük taraf iste yine o çok özlenen Ardahan’da ki sol olur..



    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Hazırlayıp Sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


    İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6

  • Corona Ardahan HDP'yi de yakalamış!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, canlı olarajk sunduğu ‘Gazeteci İle İş Dünyası’ nın bu haftaki konuğu bir gazete patronu..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Sizide ekranlara konuk olmaya davet ediyor.


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    AK Partili Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile Ardahanlı İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca’nın da yakalandığı Corona virüsü HDP Ardahan Milletvekili Avukat Yaşar Kaya ve ailesini de  yakaladığı alınan bilgiler arasında oldu.

    Coronaya yakalandıklarını doğrulayan ve 14 Günlük karantina sürecini bitirdiklerini belirten HDP Ardahan İl Başkanı Av. Yaşar Kaya vakaların ve artışların kamuoyundan saklandığı, gerçek bilgilerin verilmediği bu süreçte herkesin dikkat etmesi gerektiğine dikkat çekti.

    HDP Ardahan İl Başkanı Kaya’nın yanı sıra Ardahan Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural’ın eşinin yanı sıra birçok kişi ve dairenin de yakalandığı öğrenilen Covit-19 virüsüne karşı geliştirilmesi beklenen aşıdan da haber alınamazken yaklaşan kışla birlikte artışa geçen gripal olaylara karşı Grip Aşısı da tartışılmaya ve stok edilmeye başlandığı alınan diğer bilgiler arasında olurken inşaat sektörü başta olmak üzere birçok alanda hayatın durmayıp, devam ettiği de dikkatlerden kaçmıyor.



    Öte yandan başta yapılan test sonucu testi pozitif çıkan ve Beylikdüzü’nde tedavi altına alınan hemşehrimiz Toprak Kaya’nın da bulunduğu İstanbul’da olmak üzere bir çok batı metropolünde yeniden artışa geçtiği belirtilen pandemi testleri sonucu Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ablası Besra Kaya’nın testininde Atalay ve Kaynarca’nın olduğu gibi pozitiv çıktığı ve bu aile gibi bir çok ailenin, insanın evlerinde karantinaya alındıkları da alınan diğer haberler arasında oldu.



    **BUGÜNDE 77 KİŞİ..


    ağlık Bakanlığı, 28 Ekim Türkiye Günlük Korona Tablosu’nu paylaştı. Güncel verilere göre, son 24 saatte 128 bin 312 Kovid-19 testi yapıldı, 2 bin 305 kişiye hastalık tanısı konuldu. Son 24 saatte 77 kişi Kovid-19 nedeniyle yaşamını yitirdi, 1662 kişi iyileşti. Böylece Kovid-19 tedavisi tamamlananların sayısı 319 bin 181’e yükseldi.



     


    **KURA’NIN BATAKLIĞINA BATTI!


    Ardahan’da Kura Nehri kenarındaki bataklığa saplanan inek, AFAD ekipleri tarafından halat bağlanıp, paletli iş makinesiyle çekilerek kurtarıldı.


    Edinilen bilgiye göre, Halilefendi Mahallesi’nde büyükbaş hayvan sürüsü Kura Ovası’nda otlarken, bir inek Kura Nehri kenarındaki bataklığa saplandı. Bataklığa saplanan ineği kurtarmak için AFAD ekipleri seferber oldu. Olay yerine gelen AFAD ekipleri, halat bağladıkları ineği, paletli iş makinesiyle çekerek, bataklıktan çıkardı. Bir süre etrafına bakan inek daha sonra sürüye katılarak otlamaya devam etti.



    Cumhuriyet Daha Genç..


    İngiltere’nin demokrasi adına Amerika dahil birçok ülkede hala devam ettirdiği sömürgeciliğin  adına takılan İnsan Hakları, Eşitlik, Özgürlük yani kısa adı Demokrasi Fransız İhtilali öncesi bugünkü burnumuzun dibine kadar adaları olan deniz komşumuz Yunanistan ve Hitlerin, Musolininin faşist yönetimlerinden arınıp, bugün demokrasinin beşiği denilen Avrupa’yı oluşturan ülkelerin hemen hepsinin cemresinden geçtiği baskıcı faşist yönetimleri değil, haklın yönetimi olan Cumhuriyeti bizlere armağan eden Atatürk’ü saygıyla anarak yazıma başlamak isterim..

    Ulusun, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimi olan Cumhuriyetin getirilen başkanlık sistemi ile allak-bullak olmasının ana nedenlerinden olan milletin seçtiği vekillerinin değil de, atanmış bakanların, vekillere ”sus konuşma” diyen seçilmiş olan başkanın atadığı başkan yardımcıları  olsa da Cumhurbaşkanı olanın tüm cumhuru eşitçe, ötelemeden, terörist demeden temsil etmesini emreder..


    Ülkemiz için daha genç olan ve olgunlaşan bir insanın yaşına ulaşan Cumhuriyeti, cumhuru oluşturan milleti, yani insan gibi hayatı bir yaşa gelmiş ve sona ermeyecek, geleceğe ışık tutacak ve kendisini tamamlayan demokrasinin tam yerleşmesine en büyük katkıyı sunacak olan tek ama tek rejim ve de faktördür.


    Bu nedenle; Cumhuriyet Rejiminin kendilerine sağladığı imkanlar ile ülke yönetiminde bulunan, birkaç kişiye ya da şirkete, cemaate, canana, havuza değil, halka gerçek cumhura hizmet etmek zorunluluğu bulunan herkesin ama herkesin başlıca görevidir..

    Bu nedenle herkese bugünkü gibi yarında lazım olacak olan nice Cumhuriyetlere..



    ARDAHANLI MİLLETVEKİLLERİDE


    CORONAYA YAKALANDILAR!.. 


    ATALAY VE KAYNARCA EV HAPSİNDE!..


    arşiv haber 27/10/2020 tarihli haber/yorum


    POLİS OKULNDAN ÖNCE POLİGON!.. KAFKAS ARISINA EV YAPILIYOR.. 7 Ardahanlı Milletvekilinin bulunduğu Türkiye Büyük Millet Meclisinde görev yapan Adalet ve Kalkınma Partisi Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile Ardahanlı olan İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca’nın Covit-19 Virüsüne yakalandıkları öğrenildi.


    GAZETECİ FAKİR YILMAZ’IN ÖZEL HABERİ


    Göleli Orhan Atalay ile Posoflu Tülay Kaynarca’nın Corona testlerinin pozitif çıktığı ve her iki milletvekilin de evlerinde karantinaya alındıkları öğrenilirken, Ardahanlı, Posoflu İstanbul Milletvekili Kaynarca’nın eşi ve oğlu’nun da Covit-19 virüsine yakalanıp, tedavi altına alındıkları bilgisi alındı.


    Bilindiği gibi TBMM’sinde de Ardahanlı 7 Milletveklili bulunmakta. Bunlar sırasıyla şöyle; Orhan Atalay AK Parti Ardahan Milletvekili, Öztürk Yılmaz Ardahan Bağımsız Milletvekili, Ardahan/Posoflu Tülay Kaynarca AK Parti İstanbul Milletvekili, Ardahan/Göleli Gürsel Tekin CHP İstanbul Milletvekili, Ardahan/Hanaklı Züleyha Gülüm HDP İstanbul Milletvekili, Ardahan/Posoflu Mehmet Karataş MHP İstanbul Milletvekili.


    İzmir’in bir Milletvekili de Ardahanlı. O isimde HDP İzmir Milletvekili Ardahan Sulakyurt (Sarzep) köylü Serpil Kemalbay



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın telefonla görüştüğü AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın bizzat kendisinin yaptığı açıklamada yaşanan gelişmeyi şöyle anlatttı.


    ‘Fakir bey bu hafta Ardahan’a gidecektim. Ancak gidemedim. Ve yarın da meclis toplantısı var. Bu nedenle bu toplantı öncesi yapılan testler sonrası benim de Covit-19 Virüsüüne yakalandığım ve tahlilim pozitif olduğu anlaşıldı. Bende bu durumu öğreneli 15 dakika oldu. Sağlık ekibi evime geliyor. sanırım 14 gün evde olacağım. Bu nedenle hiçbir yere gelemem’ dedi.


    Ayalay’ın Gazeteci Fakir Yılmaz’a yaptığı bu açıklama da kısa bir süre önce de Ardahanlı olan AK Parti İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca’da Covit-19’a yakalandığını twitter hesabıyla  açıkladı.


    Kaynarca’nın açıklaması da şöyle


    AK Parti İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca, sosyal medya hesabı Twitter’dan yaptığı paylaşımla korona virüs (Covid-19) testinin pozitif çıktığını açıkladı. Evde izole altına alındığını duyuran Kaynarca, testinin pozitif çıktığını açıkladığı paylaşımında, “Bir süredir hastanede tedavi gören Eşim Yavuz Kaynarca’nın bugün itibariyle Covid-19 testi negatif çıktı. Antikor oluşumu ise bizi çok mutlu etti. An itibariyle de taburcu oldu. Elhamdülillah. Eşim ve oğullarımdaki rahatsızlık nedeniyle yeniden test yaptırdım. Yapılan en son Covid-19 testim ise pozitif çıktı. Hekimlerimizin tavsiyeleri doğrultusunda tedavi sürecimi evde geçiriyorum. Eşimin yoğun bakım sürecinde desteğini, sevgisini ve dualarını esirgemeyen tüm dostlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Tüm hastalara Allah’tan (c.c) şifa diliyorum” ifadelerini kullandı.


    POLİS OKULNDAN ÖNCE POLİGON!


    Polis Okulunu açılması istenen Ardahan’da poligon açıldı. Vali Hüseyin Öner, İl Emniyet Müdürlüğü Poligonunun açılışı için düzenlenen programa katıldı. Yalnızçam bölgesinde ki atış alanı, atış ekipmanları ve yeni donanımlar ile profesyonel poligona dönüştürülerek hizmete açıldı. Poligona, 15 Temmuz gecesi Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığına yapılan hain saldırıda şehit olan Eğitim Şube Müdürü, bir dönem Ardahan’da da Özel Harekat Şube Müdürlüğü görevinde bulunan Dursun Acar’ın ismi verildi.



    Açılış programında konuşan Vali Hüseyin Öner, “Asayiş ve emniyet hizmetleri, kamu görevinin en önemlilerindendir. Asayişin olmadığı yerde huzurdan da bahsedemeyiz. Asayiş ve emniyet hizmetlerinde aynı zamanda, toplumun tüm kesimlerini ilgilendirmesi anlamında bilgi ve tecrübelerin sürekli olarak güncellenmesi gerekmektedir. Bu anlamda hizmet içi eğitim programları ve kurum içi bir takım mekanların hayata geçirilmesi önemlidir. Bugün açılışını yaptığımız poligon da ilimizde emniyet ve jandarma teşkilatımızın burada atışlarını yapmak suretiyle, becerilerini geliştirmelerine imkan sağlayacak. Her anlamda güvenli bir makan olmuş. İnşallah personelimiz burada kazasız, belasız eğitim faaliyeti icra edecekler. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.



    Vali Öner’in konuşmasının ardından dua edilerek, kurban kesildi ve poligonun açılışı gerçekleştirildi. Açılışın ardından Vali Öner, Cumhuriyet Başsavcısı Uygur Kaan Arısoy, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal ve İl Jandarma Komutanı Ali Naci Aldemir ile birlikte alanı gezerek personelin atış eğitimlerine eşlik etti.



    KAFKAS ARISINA EV YAPILIYOR..


    Vali Hüseyin Öner, Kafkas Arısını desteklemek, Ardahan çiçek balının üretimini ve tanınılırlığını arttırmak amacıyla hayata geçirilen Kafkas Arı Konağı Projesi kapsamında yapımı devam eden inşaatı yerinde inceledi.



    Kafkas Arısı Üretim Eğitim ve Gen Merkezi Müdürlüğüne (KAGEM) ait arsada yapılan inşaatı gezerek çalışmalar hakkında bilgi alan Vali Öner, projenin büyük bir kısmının Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) tarafından desteklendiğini, İl Özel İdaresi, KAGEM, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Müdürlüğünün de proje ortağı olduğunu söyledi.



    İLİMİZE MODERN BİR MEKAN KAZANDIRILMIŞ OLACAK



    Proje ile Ardahan arıcılığında verimin ve katma değerin arttırılmasının hedeflendiğini aktaran Vali Öner, “Kafkas Arı Konağı projesi, coğrafi işaret tescilli Ardahan Çiçek Balı’nın kontrol, analiz, tanıtım ve pazarlamasının yapılmasına katkı sağlayacaktır. Ayrıca alternatif arı ve apiterapi ürünlerinin geliştirilmesi ve üretilmesi, kadın ve gençlerin arıcılık sektörüne katılımı ile sosyal ve ekonomik hayatta daha geniş yer almalarının sağlanması, Ardahan’ a gelen arıcı ve ziyaretçiler için alternatif bir eğitim ve ziyaret alanı oluşturulması amaçlanmıştır. İnşaat çalışmaları hızlı bir şekilde devam etmektedir. Tamamlandığı zaman ilimize modern bir mekan kazandırılmış olacak” dedi.



    GÖKDELENLER SATILIYOR!..


     


    Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntının ekonomiden sorumlu damat bakanın gözünden değerlendirdiğimizde her geçen gün daha da daralan bu sıkıntıyı dalgaya alarak aşabiliriz.


    Yaşanan bu sorunun geçici olduğunu söyleyen bakan ve iktidarın sözcülüğünü üstlenen Bahçeli, adı gibi Devletin ve bu Devleti oluşturanların yani halkın gündeminde böyle bir şey olmadığını başta muhalefet olmak üzere dünyadaki ekonomi uzmanlarının gelişen Türkiye’ye kıskandıkları için iftira attıklarını belirtmelerinin biraz da haklı yönü var.


    Çünkü gelişiyoruz diye bütün paramızı yerli üretime, tarıma, bilime, teknolojiye yatırmaktansa betonlaştırıp göklere çıkardığımız inşaat sektörünün birer eseri olan gökdelenlerdir asıl ekonomik sıkıntıyı yaşayanlar.


    Orta direk diye anılan ve bir simide mahkûm olan halkın değil de bu halka iş, aş sağlayan iş adamlarıdır asıl ekonomik sıkıntıyı yaşayanlar. Bunun kanıtı da simit sarayını kurtarmaya çalışan devletin bankası olan Ziraattan sonra Halk Bankası da gökdelen kurtarmaya aday olmuş ve bu gökdelenlerin sahiplerini kurtarmaya çalışacakmış.



    Şaka sanmayın simit sarayından sonra ülkenin ve Avrupa’nın en yüksek binası olan Safir gökdeleni girdiği ekonomik sıkıntıyı aşmak için satılığa çıktığı” biz devletiz” diyen Devletimizin büyükleri ise Ziraat ve Halk bankası aracılığıyla simit sarayı taktiği Safir’i de kurtarma yoluna gidip halkın parasıyla Safir’e talip olduğunu öğreniyoruz. Bunu duyan birçok gökdelenin de emlakçılara düşerek o muhteşem görüntülerinin üzerine “Satılıktır” levhaları astıklarını görüyoruz. 


    Ekonominin iyi olduğu, kasanın dövizle dolu olduğunu, kur’un damat bakan tarafından dalgaya alındığı ülkemde “Evet ekonomik sıkıntı yok canım, simit sarayı gibi gökdelen de alırız ve sorun biter”. 


    Zira deprem olmasa da iyidir denen ekonominin orta direği yıkıp sıranın gökdelenlere geldiğini “Satılıktır” levhalarının asıldığı gökdelenlerden daha iyi anlıyoruz.










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    ‘Sandığın açılmaması demokratik yöntem değil’ diyen 


    STK’lar AKP’nin Sandığına Gitmeyecek! 


    arşiv haber 22/03/2015 tarihli haberler


    AK Partinin Genel Seçimler öncesi milletvekillerini belirlemek için başvurmak istediği Sivil Toplum Örgütleri, ‘Oy kullanacağımız sandığı Ardahan’da açmayacaksan, bizde oy kullanmayız’ diyerek sandığa gitmeme kararı aldı.


    **GAZETECİLER CEMİYETİ DE GİTMEYECEK..


    AK Parti’nin adeta emir ederek, ‘Yarın gelin benim adaylarım için oy kullanın’ dieyerek sözüm ona demokrasi oyunu oynamasına Ardahan’da ki Sivil Tolum Örgütleri izin vermedi.


    AKP’nin sözde ‘demokrasiyi uyguluyorum’ diyerek STK’lara adeta emir edip, ‘STK’lar gelin benim adaym kim olsun?’ deyip, oy kullanın ama sandığı da Ardahan’da açmayacam’  demesine tepki gösteren Ardahan’da ki Siil Toplum Örgütleri yarın ki oylamaya katılmayacaklar.


    Başta Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası, Ardahan Esnaf e Sanatkarlar Odalar Birliği, Ardahan Ziraat Odası, Ardahan Esnaf ve Sanatkar Odası, Ardahan Arıcılar Birliği, Ardahan Şöforler ve Otomobilciler Odası, Ardahan Kent Konseyi, Serhat Ardahan Dernekler Federasyonu ve federasyona bağlı bulunan dernekler, Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve diğer bir çok dernek, oylama yapılacaksa sonucunu Ardahan’da görmek isteriz. Görüş ve Oy isteyip, sandığı Ardahan’da açmamak demokrasiyle alakalı olmadığı gibi demokratikte değil. Bizleri adeta kendi delegesi sanıp, emir edercesine daet eilmemiz zaten etik değil. Bu ve buna benzer nedenlerle yarınki oylamaua gitmeyeceğiz’ diyerek, AKP’yi protesto ettiklerini açıkladılar.



    KÜLLİYEN YANLIŞ BİR İCRAAT!


    Davetiyeyi görünce, önce; “ne güzel demokrasi örneği, ne güzel, sandık..” diyesi geliyor insanın. Ancak üzerinde biraz düşününce yapılanın, yapmak isteyen açısından olduğu kadar, icabet edecekler açısından da yanlış olduğu su götürmez bir gerçek. 

    Nerede yaşıyoruz?

    Daha neler göreceğiz?

    Siz istediğiniz insanlarla, kanaat önderleriyle, STK temsilcileriyle görüş alış-verişinde bulunabilirsiniz, 

    Ancak; 

    1- Onların önüne sandık koyup sizin içinizden birine icazet vermesini isteyemezsiniz; bunun adı demokrasi değil, “emrime uy ayağıma gel, gelmezsen ‘not’ alırım” demektir,

    2- Uyup gidenler, temsil ettikleri kurumun etiketiyle orada olacaklarından, kurumlarını siyasallaştırmış olacaklardır.

    3- Biz de bu yanlış çağrıyı ve icabet edenleri teşhir ve ‘not’ edeceğiz.

    4- Ardahan STK yöneticilerinin dikkatine sunulurken Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

  • OKULLARA OKUNAN KİTAP DEĞİL, YANMAYAN KÖMÜR!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, canlı olarajk sunduğu ‘Gazeteci İle İş Dünyası’ nın bu haftaki konuğu bir gazete patronu..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Sizide ekranlara konuk olmaya davet ediyor.


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Yaklaşan kış dolaysıyla kışlık hazırlıkların devam ettiği bölgede pandemi dolaysıyla bu yıl doğru, dürüst eğitimi verilemeyen okullarda kış hazırlıklarına başladı.


    Bakür-Tiflis-Ceyhan ve Tanap Doğalgaz ve Petrol boru hatlarının geçmesine karşın birçok ilçesi, köyü, beldesi tezek, odun ve kömür ile ısındığı ağır kış ayları öncesi yoksullar ile okullara Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından kömür yardımı yapılmaya başlandı.



    Başta yerel kaynakların kullanılması adına Erzurum Oltu Balkaya ve Zonguldak gibi alanlarda çıkarılıp, paketlenip ücretsiz olarak yoksullara dağıtılan kömürlerin yerini de aldığı dikkat çeken ithal mal olan kömürlerinin dağıtımının yapıldığı görülen köy okullarının önü ve depoları gelişi güzel istif edilen patlamış, yırtık kömür torbaları ile dolup taşarken geçen kışlarda olduğu gibi yaklaşan yeni kış öncesi dağıtılan bu kömürlerin de kalitesiz ve yanmaz olduğu iddia edildi.



    LOGO ‘MİLLİ ENERJİ, KÖMÜR SİBİRYA İTHAL!..’


    Kitap dağıtması beklenen Millî Eğitim Bakanlığı logolu kömür torbalarının önlerine gelişi, güzel boşaltılması dikkat çekerken bu durumu gören vatandaşlar doğru, dürüst yanmayan bu kömürlerin gerçek Sibirya kömürü değil, içi yanmayan siyah taşlardan oluştuğunu öne sürüp, duruma tepki koydukları dikkat çekti.


    Son olarak Ardahan’a komşu Kars iline bağlı Doğruyol köyünün okuluna boşaltılan kömürleri yanmayan, duman olmaktan, çevreyi olduğu gibi havayı kirletmekten öteye gitmediğinden yakınan köylüler ve öğrenci velileri her yıl SYDV logolu olan bu kömürlerin bu yıl Millî Eğitim Bakanlığı logosu ile dağıtılmasını ise merak ettiler.


    Kars Şehit Asb. Tuncay Güneş İlkokulu gibi birçok köy okuluna dağıtımına devam edilen Bakanlık logolu kömürlerin ve okulların ısıtılmasını sağlayan malzemenin gerektiği gibi depolanmadığı gibi bunları yakacak, öğretmen ve öğrencilerle ilgilenecek hademe başta olmak üzere yeterli personelin olmadığı da belirtildi.


    Fotolar: Suat İncedere/Kars



    Cumhuriyet Daha Genç..


    İngiltere’nin demokrasi adına Amerika dahil birçok ülkede hala devam ettirdiği sömürgeciliğin  adına takılan İnsan Hakları, Eşitlik, Özgürlük yani kısa adı Demokrasi Fransız İhtilali öncesi bugünkü burnumuzun dibine kadar adaları olan deniz komşumuz Yunanistan ve Hitlerin, Musolininin faşist yönetimlerinden arınıp, bugün demokrasinin beşiği denilen Avrupa’yı oluşturan ülkelerin hemen hepsinin cemresinden geçtiği baskıcı faşist yönetimleri değil, haklın yönetimi olan Cumhuriyeti bizlere armağan eden Atatürk’ü saygıyla anarak yazıma başlamak isterim..

    Ulusun, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimi olan Cumhuriyetin getirilen başkanlık sistemi ile allak-bullak olmasının ana nedenlerinden olan milletin seçtiği vekillerinin değil de, atanmış bakanların, vekillere ”sus konuşma” diyen seçilmiş olan başkanın atadığı başkan yardımcıları  olsa da Cumhurbaşkanı olanın tüm cumhuru eşitçe, ötelemeden, terörist demeden temsil etmesini emreder..


    Ülkemiz için daha genç olan ve olgunlaşan bir insanın yaşına ulaşan Cumhuriyeti, cumhuru oluşturan milleti, yani insan gibi hayatı bir yaşa gelmiş ve sona ermeyecek, geleceğe ışık tutacak ve kendisini tamamlayan demokrasinin tam yerleşmesine en büyük katkıyı sunacak olan tek ama tek rejim ve de faktördür.


    Bu nedenle; Cumhuriyet Rejiminin kendilerine sağladığı imkanlar ile ülke yönetiminde bulunan, birkaç kişiye ya da şirkete, cemaate, canana, havuza değil, halka gerçek cumhura hizmet etmek zorunluluğu bulunan herkesin ama herkesin başlıca görevidir..

    Bu nedenle herkese bugünkü gibi yarında lazım olacak olan nice Cumhuriyetlere..










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     








    Seçimlik Kömürler Çöpe..


    arşiv haber 06/06/2018 tarihli haberler/yorum


    Seçimler öncesi yardım sever kesilen ve yazın ortasında kömür dağıtan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının yanı sıra Kızılay, Türk Hava Kurumu ve diğer birçok azın ortasında kömür dağıtımında adeta yarışa girmiş durumdalar.



    Ardahan’da olduğu gibi yine bir seçim öncesi ülke genelinde dağıtılmaya devam eden ancak yanmadıkları ile sıkça gündeme gelen SYDV’nin kömürlerini almayan vatandaşlar valilik ve kaymakamlıklar aracılığı ile dağıtılan kömürleri almayıp, çöplere attıkları dikkatlerden kaçmıyor.



    **SYDV Kömür, Kızılay Gıda, THY Giyim Dağıtıyor..


    24 Haziran’da yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekili seçimleri öncesi çalışmalarına ara vermeden devam eden siyasilerin iktidarın seçimde bir oy daha fazla almak için devletin tüm imkânlarını seferber ettiğini ileri sürüp, seçim döneminde yapılan yardımları yapan Sosyal Yardımlaşma Vakıflarının kömür, Kızılay’ın gıda, Türk Hava Kurumunun ise seçimler öncesi giysi dağıttığını belirterek yaşanan bu duruma tepki gösterdikleri görüldü.



    *Haydi Diaspoara Bir Oy da Sen Al..


     


    Bugünkü yazımı üçe bölerek önce memleketim Ardahan’dan memleketim Ardahan’ın dışında bulunan Ardahanlılara sesleneceğim.


    Sonra da seçmenin nabzı ardından gelmeye devam eden kara haberlerle kanamaya devam eden çatışmalar ve İstanbul’da ki bal festivali ile devam edecek.


    Ve ilkyazıma geçelim;


    Aslında Ardahanlı hemşerilerime yazdığım bu yazımı İstanbul’da ki, İzmir’de ki, Ankara ve Konya’da ki okurlarıma da yazılmış bir mektup olarak kabul edilmesini rica ediyorum.


    Çünkü bu yazım 81 vilayeti içinde barındıran metropollerde ki bulunan ve kiminin dernek başkanı, kiminin federasyon başkanı, kiminin ise diaspora dediği insanlaradır..


    Yani İstanbul’da oturup, Sinop’u, Kars’ı, Şırnak’ı, Adana’yı, Mersin’i, Edirne, Ağrı’yı, Ordu’yu, Iğdır’ı kurtaranlaradır bu yazım..


    Yani memleketinden uzak metropollerin lüks cafelerinden oturup, devrimci ya da sarkık sağcı bıyıklarını burkarak memleketi kurtaranlardır bu yazım.


    Haydi, gelin tatil dönemine rastlayan 24 Haziran seçimleri öncesi birkaç günlüğüne de olsa gelin memleketinize, köyünüze, ilçenize, ilinize ve sizde o memleketin vekili kimin olacağına yardımcı olun, bir oy isteyin, ikna edin.


    Edin ki birlikte çalışacağınız vekillerinizin o memleketin hayrına olacağına inanacağınızı insanlar olsun.


    Başta başkan adayları hapiste olanlar olmak üzere bu memlekete demokrasi, gak, hukuk, adalet lazım diyen tüm duyarlı insanlara, toplumu liderlerinedir bu çağrım..


    Haydi gelin bir oy da siz alın..


     



     


    *Seçmen Parlamenter sisteminin devamından yana..


     


    Dün sabahın erken saatlerinde evden çıkıp, kepenklerini yeni yeni açan esnafla selamlaşırken 24 Haziran seçimlerinin nabzını da ölçmeye çalıştım.


    Ramazan olduğundan çaylarını içmeden sohbet ettiğim her görüşte vatandaşın ne Erdoğan düşmanlığı, ne İnce sevdalısı, nede Demirtaş’ın hapiste olmasının çokta gündeme getirmediği asıl derdinin bu ülkeyi bir kişiye yani başkanlığa bırakmamak ve bunun için parlamenter sistemi korumak istediğini anladım.


    Evet, 24 Haziran’da sandığa gidecek olan seçmenin büyük bölümünün parti tutmaktansa, lider seçmektense bu ülkenin kuruluşundan bu yana gelen parlamenter sistemin devamı için oy kullanacağını his ettim.


     



     


    *Şehit Haberleri Gelmeye Devam Ediyor..


     


    Ülkenin kanayan yarası olan ve her seçim öncesi çözüm vaatlerinin bol keseden atılıp, seçimler sonrası güvenlik önlemleri dışında hiçbir adım atılmayan ülke içinde ve dışında ki çatışmalarda devam ediyor.


    Birçok önemli sorun gibi gündemden düşen ama bana sorarsanız ülkenin birinci gündemi olan ve güvenlik kuvvetlerine havale edilmekle çözülemeyeceği anlaşılması gereken bu çatışmaların devam ediyor, şehit haberleri de art arda geliyor.


    Çoğu hükümetin kontrolünde olan ve adına havuz medyası denen basın ve medyanın ya hiç vermediği yâda iç sayfalarda aralarda verdiği şehit haberleri ile yüreklerimizi kanamaya devam ederken mevcut iktidarın yanı sıra muhalefetin de bu önemli sorunu nasıl çözeceğine yönelik somut ve inandırıcı bir vaat vermemesi de içimiz acıtan diğer önemli bir konu olmaya devam etmekte.


     


    **Bakırköy Bal Tadacak..


     


    Seçimlerin gündemin 1. Sırasını aldığı şu günlerde gölgede kalan onca önemlim sorun ve iş arasında bulunan ve 4-8 Temmuz günlerinde yapılacak olan ‘Bal Festival’ için hazırlıklarına devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu dün önemli bir adımı daha geçti.


    Çatalca’dan, Sirkeci’ye kadar bir alanda his edilmesi için ve tüm İstanbul’un yanı sıra 81 Vilayetin Arıcılarının balları ile birlikte davet edilmesi hedeflenen Bakırköy Botanikpark’ta ki Bal Festivali için organizatör firma ile sözleşmesini imzalayan ARDAFED bu köşeyi okuyan sizleri de etkinliğine davet ediyor.

  • KURTLAR YİYERKEN JANDARMA DRONU KURTARDI!


    Bayram Çağlayan, Levent ve Nazmiye Değirmenci’nin Konuk Olduğu Programımıza


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Sizide ekranlara konuk olmaya davet ediyor.


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6




    AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın  ‘Köyde Yaşamak İçin Bir ‘Sürü’ Nedenim Var’ projesinin duyurması ardından Ardahan’da küçükbaş hayvan sayısının arttırılması amacıyla hazırlanan “Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var” Projesi’nin protokol imza töreni gerçekleştirilirken Jandarma kayıp hayvanların bulunması için son model teknolojiye başvurdu. Ardahan Valiliği koordinasyonunda, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve T.C. Ziraat Bankası desteği ile Ardahan’daki küçükbaş hayvan sayısını arttırılması amacıyla hazırlanan “Köyümde Yaşamak İçin Bir ‘Sürü’ Nedenim Var Projesi’nin protokol imza töreni gerçekleştirildiği gün Ardahan İl Jandarma da kayıp koyun ve hayvanların peşindeydi.



    Kayıp koyun sürüsü dronla bulundu..


    ARDAHAN’ın Damal ilçesinde, Feramuz Edemir’e ait olan ve kaybolan koyunlardan 130’u, jandarma ekiplerince yapılan dronlu çalışma sonucu bulundu. Koyunlarına kavuşan Edemir, jandarmaya teşekkür etti.


    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Damal İlçesine bağlı Burmadere (Sors) köyünde meydana geldi. Sabah ahıra giren Feramuz Edemir, hayvanları göremeyince durumu jandarmaya bildirdi. Kısa sürede köye gelen jandarma ekipleri, inceleme başlattı. Ekipler, Edemir’in hayvanlarının çalınmış olabileceği ifadesi üzerine, olay yeri ve çevresinde araştırma yapıp, yakındaki güvenlik kamerası kayıtlarını tek tek inceledi. Dronla da bölgede geniş çaplı arama yapan İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, sürüyü köyün 5 kilometre kuzeyindeki Eskikılıç köyü sınırlarındaki arazide buldu. Jandarmanın ulaştığı sürüde, 2 hayvanın kurtlar tarafından parçalandığı tespit edildi. 130 küçükbaş ise Edemir’e teslim etti.Koyunlarına kavuştuğu için çok mutlu olduğunu söyleyen Feramuz Edemir, “Sabah ahırın kapısını açtığımda bir tane bile koyun yoktu. Hemen jandarmayı aradım. Kısa sürede gelip çalışmalarını başlattı. Dronla sürüyü buldular. Allah hepsinden razı olsun. Sürü bulunmasa ocağım batmıştı. 2 tanesini kurt yemiş, buna da şükür” diye konuştu.


    Öte yandan Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı Sevimli köyünde Davut Özcan’a ait 4 büyükbaş hayvanın kayıp olduğu ihbarını alan jandarma, bölgede yaptığı çalışmada hayvanları bularak sahibine teslim etti.



    ARDAHAN’DA corona TAKİBİNE DEVAM


    Aralarına Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural’ın eşi ve yakınlarınında bulunuduğu bir çok kişinin Covit-19 Virğsğ dolaysıyla karantinaya adlındığı öğrenilen Ardahan’da Koronavirüs denetimleri kapsamında, Vali Yardımcısı Mustafa Gürbüz, denetim ekipleriyle birlikte vatandaşların kalabalıklar halinde bulunabildikleri kamuya açık cadde, sokak, park, bahçe ve piknik alanlarında bir kez daha denetim yaptı.



    KAYMAKAM CAMİDE CORONA DENETİMİNDEYDİ!


    ÇILDIR’DA GÜN 7 KONU DENETİMLERİ DEVAM EDİYOR


    İçişleri Bakanlığın yurt enelinde başlatığı 7 gün 7 konu denetimleri kapsamında Cuma namazı için Öncül (Garostav) Köyü camisine giden Çıldır Kaymakamımı Alper Taş virüs yayılımına karşı alınan tedbirleri yerinde inceleyerek kurallara uyan vatandaşlara teşekkür etti.



    TÜNEL DE IŞIK GÖRÜNDÜ!..


     


    Ardahan’ın Çıldır İlçesi sınırları içinde bulunan ve Gürcistan’a açılacak olan Mozeret geçidinde yapımı devam eden Aşıkşenlik Tünelinde incelemelerde bulunan Çıldır Kaymakamı yapımı devam eden tünelin son durumu hakkında yetkililerden bilgi aldı.


     


    CHP’Lİ VEKİLLER VEKİLLERİ OLMAYAN ARDAHANDAYDI!


    Partilerinden iki dönenm Ardahan Milletvekili seçilen Öztürk Yılmaz’ı ihraç eden CHP Milletvekili olmayan Ardahan’a bir yıl içinde 2. ziyarette bulundular.


    Ardahan’da çeşitli temaslarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Parti Meclis Üyesi Ali Mahir Başarır ile Muğla Milletvekili Mürsel Alban, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’i ziyaret etti. Ziyarette, CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan, İl Genel Meclis Üyesi Sırrı Atalay Cantürk ile parti teşkilatı eşlik etti. Başkan Demir, yatırımlar ve çalışmalarla ilgili milletvekillerine bilgi verdi.


    Kürsüye çıkmadan,


    Ardahan’a Gelmeden 500 Bin TL. Kazandı..


    Öte yandan CHP’nin ihraç ettiği ve şu an Bağımsız Ardahan Milletvekili olarak kurduğu Yenilik Partisi Genel başkanlığını yapan Ardahan’ın Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın yasama döneminin başından bu yana kürsüye hiç çıkmadan 500 bin TL’den fazla maaş alan milletvekilleri arasında bulunan 32 isim arasında olduğu öğrenldi.


    SAVCI HANAK’TAYDI!


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Uygur Kaan Arısoy, Hanak Kaymakamı Osman Oğuz Ekşiİ’yi makamında ziyaret etti.


    .



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    BAŞKAN ÇOK MEŞGUL!..


    Evet son seçimden sonra birçok başkana ulaşılamadığı yönünde eleştirilerin olduğunu hepimiz biliyoruz. Tabi bu başkanların da seçilmeden önce farklı, seçildikten sonra mevcut Başkan Erdoğan başta olmak üzere diğer başkanlara ulaşamadıkları şeklinde yorumlar olduğunu da biliyoruz. Yani kendilerine ulaşamadıklarından yakınan insanlara, ’biz de bazılarına ulaşamıyoruz ‘ diyerek konuyu geçiştirmeye çalıştıkları biliniyor ve en önemlisi bu başkanlara sekreterlik, basın danışmanlığı yapanlar da başkanları arayanların derdini anlatmak isteyenlerin sıkıntılarını başkalarına aktaramadıkları için de başkanlarında kendilerinden çare bekleyenlere geri dönüş yapmadıkları tartışılmaktadır. Bilmiyorum ama başkan seçildikten sonra ulaşılamaz olan bu başkanların dün büyük umutlarla seçilip, bugün başkan olanların kendilerine ulaşılamayanların büyük bölümünün kendini oraya taşıyan ve başkan yapanların seçmenler oldukları, yakınları oldukları, dostları oldukları da diğer bir gerçek.



    Evet bu ülkede başkanlık sistemine geçildi. Seçimden sonra gerek başkana, büyük başkana yani Erdoğan’a ve onun atadığı bakanlara daha sonra da seçilen belediye başkanlarını ve onların görevlendirdiği basın danışmanlarına ulaşılamaz olduğu bir gerçek. Bunu nasıl aşacağız bunu nasıl anlatacağız bilemiyorum ama çoğu insanın dert yandığı, bu yönde şikayetçi olduğu da çok iyi biliniyor.


    Ve bunların başını da yine halkın seçtiği milletvekilleri çekiyor. Milletvekillerini tanıyanlar kendileriyle ilgili işleri olanlar onlara ulaşamadıkları için sıkıntı çekiyorlar. Başkan Erdoğan’ın Kürt seçmenler mesaj olarak algılanan Şırnak’ta katıldığı partisinin kongresi de bir derdini anlatmak isteyen ve ‘Erdoğan dede’ diye bağıran bir çocuğun o kalabalığın içinde bile sesini duyup, cevap vermesi ve kendisine ulaşmak isteyen insanların olduğunu hissedip, kendisine seslenen çocuğu yanına çağırmasına benzer bir olay yaşadı, yaşıyor Türkiye.


    Evet, başta benim hemşerilerim olmak üzere hemşeri seçilenler olmak üzere güçlü lobi diyerek seslenmiş olmak üzere “ya bizden olsun da taştan olsun” dediklerimiz de artık kendilerine ulaşılamaz olmuşlar. Bu anlamda ne olur diye düşünürsek bilmiyorum ama her iş akışa bırakıldı ve bu akışın seçime doğru hızla gittiği de bir gerçek. Benim en büyük sorunum, en büyük derdim, en büyük düşüncem yarın yine birileri için ‘ya bu da daha önceki gibi ulaşılamaz mı olacak?’ şühpesi yaşatır mı bilemiyorum.


     Ama o koltuğa bir kez oturanların, koltuğa otur oturmaz kapıları kapattığını da biliriz.


    Hatırlarsanız seçimden önce “kapılarımız herkese açık olacak” şeklinde beyanat verenler ve bazıları da balta, kazmayı eline alıp yalandan resim veriyorlardı. Seçimden sonra kapılarını bile açmıyorlar.


    Kapılarını açık bırakana insanların derdini anlatma fırsatı veriliyor gibi fakat derdini anlattığını sananları dinlemiyorlar bile.


    Görüşmeye gittiğiniz insanların kapısı açık olduğu zaman dakika başı herkesin içeri girdiği gibi bir tarafta imza attıran, bir taraftan çaycısı giriyor, memuru giriyor, bir taraftan diğer tarafa yeni gelenler oluyor ve o hengame içinde siz derdinizi anlatamıyorsunuz bile..


    Yani kısacası ‘ben başkanım’ deyipte kendilerinin ulaşılmaz olduğunu söylersek, yanılmış olmayız..


    Bu anlamda da böyle bir sorunun olduğu bir ülkede başkanlık sisteminin de nasıl yürüyeceğini, nasıl yürütüldüğünü, nasıl olacağını düşünürken Azerbaycan’daki başkana da bakmak lazım. O da tepkilerin, homurdanmaların, sıkıntıların arttığını görünce komşusuyla yeniden çatışmaya girerek birbirlerine savaş ilan ettiler.  Ama bana göre çatışma değil her zaman oynanan oyunlardan birisini yeniden oynayarak kendine yönelik eleştirileri ötelemeleri düşündüğünü görmek mümkün.


    Azerbaycan-Ermenistan savaşına ben böyle bakıyorum.. Umarım ki; bu savaş çok insanın ölümüne neden olmaz ve başkanlarının orada kalması için de sadece ve sadece yalandan bir bahane olmaz diyerek asıl diğer bir sorunun sadece ülkemizde değil, dünyada ki başkanlık sorunudur..







    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     








    Ardahan’ın Kocaeli’nde de kurtuldu..


    arşiv haber 01/03/2016 tarihli haber


    Ardahanlılar Derneği tarafından Ardahan’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. yıl dönümü nedeniyle 9. Geleneksel Ardahanlılar Kurtuluş Günü programı tertip edildi.


    Kocaeli Ardahanlılar Derneği (KAD)’ın Ardahan’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. yıl dönümü nedeniyle düzenlediği 9. Ardahanlılar Kurtuluş Günü Buluşması önceki akşam Tanyıldız Düğün Salonu’nda yapıldı. Dernek Başkanı Seyfidar Çoban ev sahipliğinde düzenlenen programa İl Kültür Turizm Müdürü Adnan Zanburkan, Gençlik Spor İl Müdürü Metin Çimli, Baro Başkanı Sertif Gökçe, Türk Ocakları Kocaeli Şube Başkanı Yücel Alpay Demir, çeşitli dernek başkanları ve çok sayıda Ardahanlı katıldı.


    YÖRESEL ÜRÜNLERİN SATIŞI YAPILDI


    Başka programları olması nedeniyle programa katılamayan Vali Hasan Basri Güzeloğlu, AKP Milletvekilleri Cemil Yaman ve Zeki Aygün, Ardahanlı hemşerilere gecelerinin iyi geçmesi temennisinde bulunarak mesaj gönderdi. Salonun girişinde program öncesi Ardahan yöresine ait eski kaşar, karakaçam balı, köy tereyağı ve küflü peynir gibi yöresel ürünlerin satışı yapıldı. Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.


    “MEMLEKETİMİZE BİRER ÇİVİ ÇAKMALIYIZ”


    Açılış konuşmasını yapan Seyfidar Çoban, “Bugün Ardahan’ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. yıl dönümünü kutluyoruz. 44 yıl Rus işgalinde kaldık. Şanlı ordumuzun gayretiyle Ardahan’ımız düşman işgalinden kurtuldu. Ancak biz Ardahanlıların sadece böyle kurtuluş programları düzenlememiz yetmez. Memleketimize birer çivi çakmalıyız. Ne zaman Ardahan’a gidip oranın kalkınması için bir şeyler yaparsak o zaman gerçek Ardahanlı oluruz. Gecemize katılan herkese iyi eğlenceler diliyorum” dedi.


    HASRET GİDERDİLER


    Açılış konuşmasının ardından folklor ekibi Ardahan yöresine ait halk oyunları gösterisi sundu. Folklor ekibinin gösterisi herkes tarafından dikkatle izlenirken oyunla beraber salondakilerin coşkusu iyice arttı. Folklor ekibinden sonra sahne alan şarkıcı Erhan Şahin’in söylediği hareketli parçalarla salondakiler bir anda hareketlenmeye başladı. Ardahanlı hemşeriler hep beraber yörenin halk oyunlarını oynayarak memleket özlemini giderdi. Oldukça samimi bir ortamda gerçekleştirilen gecede Ardahanlı hemşeriler hem gönüllerince eğlendi hem de hasret giderdi.Serkan BORLAK

  • BAYRAM ÇAĞLAYAN'IN KONUK OLACAĞI PROGRAM YARIN AKŞAM CANLI.. Sanatçı Eşler de Gazetecinin Konuğu Olacaklar.


    Bayram Çağlayan, Levent ve Nazmiye Değirmenci’nin Konuk Olduğu Programımıza


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Sizide ekranlara konuk olmaya davet ediyor.


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, sunduğu ve Yaşam TV’de her hafta cumartesi günleri, saat 17.00-19.00 aralarında canlı olarak yayınlanan ‘Gazeteci ile İş Dünyası’ yarın 3 konuğu ile ekranlarınızda olacak.



    Bayram Çağlayan’ın konuk olacağı bu haftaki programda her zamankş gibi iş dünyasının yanı sıra siyaset, stk, sanat dünyasının da masaya yatırıldığı programı canlı olarak izlemek için televizyon kanallarınızı Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    .



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    BAŞKAN ÇOK MEŞGUL!..


    Evet son seçimden sonra birçok başkana ulaşılamadığı yönünde eleştirilerin olduğunu hepimiz biliyoruz. Tabi bu başkanların da seçilmeden önce farklı, seçildikten sonra mevcut Başkan Erdoğan başta olmak üzere diğer başkanlara ulaşamadıkları şeklinde yorumlar olduğunu da biliyoruz. Yani kendilerine ulaşamadıklarından yakınan insanlara, ’biz de bazılarına ulaşamıyoruz ‘ diyerek konuyu geçiştirmeye çalıştıkları biliniyor ve en önemlisi bu başkanlara sekreterlik, basın danışmanlığı yapanlar da başkanları arayanların derdini anlatmak isteyenlerin sıkıntılarını başkalarına aktaramadıkları için de başkanlarında kendilerinden çare bekleyenlere geri dönüş yapmadıkları tartışılmaktadır. Bilmiyorum ama başkan seçildikten sonra ulaşılamaz olan bu başkanların dün büyük umutlarla seçilip, bugün başkan olanların kendilerine ulaşılamayanların büyük bölümünün kendini oraya taşıyan ve başkan yapanların seçmenler oldukları, yakınları oldukları, dostları oldukları da diğer bir gerçek.



    Evet bu ülkede başkanlık sistemine geçildi. Seçimden sonra gerek başkana, büyük başkana yani Erdoğan’a ve onun atadığı bakanlara daha sonra da seçilen belediye başkanlarını ve onların görevlendirdiği basın danışmanlarına ulaşılamaz olduğu bir gerçek. Bunu nasıl aşacağız bunu nasıl anlatacağız bilemiyorum ama çoğu insanın dert yandığı, bu yönde şikayetçi olduğu da çok iyi biliniyor.


    Ve bunların başını da yine halkın seçtiği milletvekilleri çekiyor. Milletvekillerini tanıyanlar kendileriyle ilgili işleri olanlar onlara ulaşamadıkları için sıkıntı çekiyorlar. Başkan Erdoğan’ın Kürt seçmenler mesaj olarak algılanan Şırnak’ta katıldığı partisinin kongresi de bir derdini anlatmak isteyen ve ‘Erdoğan dede’ diye bağıran bir çocuğun o kalabalığın içinde bile sesini duyup, cevap vermesi ve kendisine ulaşmak isteyen insanların olduğunu hissedip, kendisine seslenen çocuğu yanına çağırmasına benzer bir olay yaşadı, yaşıyor Türkiye.


    Evet, başta benim hemşerilerim olmak üzere hemşeri seçilenler olmak üzere güçlü lobi diyerek seslenmiş olmak üzere “ya bizden olsun da taştan olsun” dediklerimiz de artık kendilerine ulaşılamaz olmuşlar. Bu anlamda ne olur diye düşünürsek bilmiyorum ama her iş akışa bırakıldı ve bu akışın seçime doğru hızla gittiği de bir gerçek. Benim en büyük sorunum, en büyük derdim, en büyük düşüncem yarın yine birileri için ‘ya bu da daha önceki gibi ulaşılamaz mı olacak?’ şühpesi yaşatır mı bilemiyorum.


     Ama o koltuğa bir kez oturanların, koltuğa otur oturmaz kapıları kapattığını da biliriz.


    Hatırlarsanız seçimden önce “kapılarımız herkese açık olacak” şeklinde beyanat verenler ve bazıları da balta, kazmayı eline alıp yalandan resim veriyorlardı. Seçimden sonra kapılarını bile açmıyorlar.


    Kapılarını açık bırakana insanların derdini anlatma fırsatı veriliyor gibi fakat derdini anlattığını sananları dinlemiyorlar bile.


    Görüşmeye gittiğiniz insanların kapısı açık olduğu zaman dakika başı herkesin içeri girdiği gibi bir tarafta imza attıran, bir taraftan çaycısı giriyor, memuru giriyor, bir taraftan diğer tarafa yeni gelenler oluyor ve o hengame içinde siz derdinizi anlatamıyorsunuz bile..


    Yani kısacası ‘ben başkanım’ deyipte kendilerinin ulaşılmaz olduğunu söylersek, yanılmış olmayız..


    Bu anlamda da böyle bir sorunun olduğu bir ülkede başkanlık sisteminin de nasıl yürüyeceğini, nasıl yürütüldüğünü, nasıl olacağını düşünürken Azerbaycan’daki başkana da bakmak lazım. O da tepkilerin, homurdanmaların, sıkıntıların arttığını görünce komşusuyla yeniden çatışmaya girerek birbirlerine savaş ilan ettiler.  Ama bana göre çatışma değil her zaman oynanan oyunlardan birisini yeniden oynayarak kendine yönelik eleştirileri ötelemeleri düşündüğünü görmek mümkün.


    Azerbaycan-Ermenistan savaşına ben böyle bakıyorum.. Umarım ki; bu savaş çok insanın ölümüne neden olmaz ve başkanlarının orada kalması için de sadece ve sadece yalandan bir bahane olmaz diyerek asıl diğer bir sorunun sadece ülkemizde değil, dünyada ki başkanlık sorunudur..







    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     









    Yaşlı Çift Yaşamını Yitirdi


    ariv haber 07/01/2017 tarihli haberler


    Ardahan’da sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen 74 yaşındaki Şahbender Aras ve 73 yaşındaki eşi Mecidiye Aras yaşamını yitirdi.


    Ardahan‘da sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen çift yaşamını yitirdi.

    Merkeze bağlı Ovapınar köyünde oturan Şahbender (74) ve eşi Mecidiye Aras (73), yalnız yaşadıkları evde sobadan sızan gazdan zehirlendi.

    Aras çiftinden haber alamayan komşuları, durumu jandarma ve sağlık ekiplerine bildirdi.

    Olay gerine gelen sağlık ekipleri, çiftin öldüklerini tespit etti.

    Cenazeler, otopsi için Ardahan Devlet Hastanesi morguna gönderildi.**ZEHİR ZEMBEREK İTHAMLAR.. 


    **15/05/2015 Tarihli Haber


    DSP Ardahan Milletvekili Mali Müşavir Ömer Türkoğlu’ndan rakiplerine hem suçlama hem de davet..


    ARDAHAN DSP’den Ardahan halkının deyişiyle Ardahan da ki çantacı adaylardan SAFFET KAYA’YA hodri meydan..


    DSP’den Ardahan’a ciddi bir yatırımı olmayan, Ardahan’da evi olmayıp otel köşelerinde konaklayan sözde Ardahan sevdalısı siyasetçilere hodri meydan

    Seçim çalışmaları ile ilgili açıklamalarda bulunan DSP Ardahan İl Örgütü, Ardahanlı seçmenin adayları iyi tanıması gerektiğini dile getirerek, ilk soruları bağımsız aday olan Saffet Kaya’ya yönlendirdi. 

    DSP Ardahan İl Örgütü tarafından yapılan yazılı basın açıklaması şöyle: 

    Sevgili Ardahanlı kardeşlerim…

    Yaklaşan genel seçimlerde Demokratik Sol Parti olarak aday belirlerken hem bize müracaat eden adayların içinde en vasıflısının ve de rakip parti adaylarını iyi analiz ederek ona göre aday belirlemeye çalıştık. DSP olarak belirlediğimiz adayların Ardahan’ın en vasıflı ve de sevilen simaları olduğuna biz inandık umarım yanılmamışızdır.

    Değerli kardeşlerim bu seçimde çantacı rantçılara değil halkçı Ardahan çocuklarına oy vereceğinize inanarak sizlerle adaylar üzerinde DSP olarak biraz fikir alış verişinde bulunmak istedik. Biz fikrimizi belirteceğiz katılmayan fikirlerini yazabilir bir sonraki yazılarımızda kim Ardahan için çalışıyor kim kendi çıkarları için Ardahan halkını kandırıp oy alıyor kısacası Ardahan’a yararı ve zararı olan adayları tek tek yazacağız biz sizi aydınlatalım da seçimde karar sizin kime oy verirseniz taktir sizin. 

    İlkyazımızda bağımsız adayı Saffet Kaya’yı ele alalım 

    Saffet Kaya kim? Bu güne kadar Ardahan için ne yapmış? Eğer seçilirse bundan sonra Ardahan için neler yapacak?

    1. Saffet Kaya son 20 yılda Ardahan siyasetinde hep var olmuş ve bu seçimlerde de tüm partiler kapılarını kapatmış şimdide gelmiş bağımsız olarak Ardahan’da aday olmuş bir siyasi parti ya da bağımsız aday olmak herkesin en doğal hakkı ama sormazlar mı? Saffet sen bunca yıl Ardahan da siyaset yapıyorsun Ardahan’a ne gibi faydaların var

    2. Saffet Kaya sen yılarca Ardahanlının oyunu alarak meclise gittin kendine ne kadar çıkar sağlayıp sağlamadığını bilmem ama en azında vekillik unvanı aldın süper emeklisin ticarette bir hayli önün açıldığını söylüyorlar 

    3. Her konuşmanda Ardahan sevdalısıyım diyorsun Ardahan’a yatırımın ne çıkıp açıklarsan bizde bir Ardahanlı olarak sizi tebrik edeceğiz.

    4. Ardahan çiftçisini, köylüsünü kurtarmak için devlet tarafında kurulan Ardahan ET kardeşinizin olduğu söyleniyor doğru mudur? 

    5. Ardahan ET eğer kardeşinizin ise neden kapısına kilit vurulmuş halde bekletiliyor?

    6. Yaklaşık 2 yıl önce Ardahan ET’i faal duruma getireceğim en az 300 kişi çalışacak deyip kendinizi omuzlarda taşıttırdınız mı? 

    7. Ne oldu en az 300 kişinin çalışacağı iş alanı?


    8. Duyduğumuza göre halıcılıkla uğraşıyorsunuz, Ardahan’da da yapmaya bilirsiniz en azından kendi köyünüzde birkaç halı tezgahı kurup köyün bayanlarına bir iş imkanı sunup kendi köyünüzdeki göçü durdurup okulun kapanmasına engel olamaz mıydınız? 

    9. Bulunduğun AKP iktidarı zamanında belde belediyeleri kapanmadı mı? Neden Ardahan’daki beldelerin kapanmasına engel olmadın Çıldır Aşıkşenlik Hanak Ortakent ve Göle Köprülü? 

    10. Köprülü halkı kendi aralarında para toplayıp avukat tutup hukuk mücadelesini kazandılar sen buna neden sahip çıkmaya çalıştın? 

    11. Sen yargıyı yönlendirecek kadar güçlü müsün sen hukuk üstü bir kişi misin sen kimsin? 

    12. Saffet Kaya, seçilebilmek için oyu Ardahan halkından istiyorsun, reklam araba giydirmelerini il dışında yaptırıyorsun. Ardahan’daki reklamcılar sinek avlıyor. 

    13. Saffet Kaya Ardahan halkının sırtından ne zaman ineceksin, fabrikaların hangi ilde, hangi ildeki işsizlere iş imkânı sağlıyorsun? Ama hiç Ardahanlının sırtından inmiyorsun? Daha soracağımız çok soru olacak bu sorulara umarım cevap verebilirsin vereceğinizi pek sanmıyorum ama yinede cevap bekleyeceğiz. 

    Ardahan İl olduğunda nüfusumuz 187 Bin civarındaydı. O zaman sizde vekildiniz. Aradan 20 yıl geçti siz yine siyasettesiniz nüfusumuz 102 Bine düştü. Bu düşüşte sizin siyasi beceriksizliğiniz var mı yok mu? 

    Bir dahaki yazımızda Hacı Ensar Öğüt ve hacı Orhan Atalay hakkında yazacağız. Biz demokrat sol parti olarak halkımızı aydınlatmaya devam edeceğiz ve iki hacının yaptıklarını tek tek açıklayacağız.

  • DGR İSTANBUL'UN GÖBEĞİNDE!..



    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    .



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Sermayesinin insan olduğunu kendisine ilke edinen DGR Servis A.Ş. şirket, çalışanlarının bir aile ortamında çalıştığı firma olarak İstanbul’un göbeğinde hizmet vermeye başladı.


    1999 Yılından bu yana özel sektöre verdiği hizmetleri ile başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde birçok ünlü firmaya Enterge Tesis Yönetimi, Özel Güvenlik Hizmetleri, Profesyonel Temizlik Hizmetleri, Tesis Teknik Servis Hizmetleri, Operasyonel Hizmetler ve Endüstriyel Tesis Yönetimi hizmetleri sunan DGR Servis A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Doğru İstanbul’un göbeği olarak bilinen merkezi Şişli’ye taşınan firmasının sermayesinin insan olduğunu belirtti.

    Bugüne kadar bu ilke ile özel sektöre verdikleri hizmetleri ile marka olan firmalarının Çevre, Kalite, İş ve İş Sağlığı konusunda ortaya koyduğu hassasiyetle bugün alanında önemli bir marka olarak müşterilerine daha iyi bir hizmet mücadelesi içinde olduğunu belirtti.



    Aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu ve Ardahan Gazeteciler Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ziyaret edip, hayırlı olsun dileğinde bulunduğu ve ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yoluna devam eden ARDAFED’e verdiği destekleri dolayısıyla teşekkür plaketini DGR Servis A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı, Ardahan/Göleli İşadamı Bülent Doğru’ya teslim etti. 

    Yılmaz’ın İstanbul’un göbeğine taşınan DGR Servis A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı, İşadamı Bülent Doğru ile başta stk’ların birlikteliği olmak üzere toplumun önderleri, ileri gelenleri ve siyasilerinin o çok istenen ama hala istenen seviyede bulunmayan birlikteliği sunması gerektiği de konuşuldu.


    www.dgr.com.tr


    BAŞKAN ÇOK MEŞGUL!..

    Evet son seçimden sonra birçok başkana ulaşılamadığı yönünde eleştirilerin olduğunu hepimiz biliyoruz. Tabi bu başkanların da seçilmeden önce farklı, seçildikten sonra mevcut Başkan Erdoğan başta olmak üzere diğer başkanlara ulaşamadıkları şeklinde yorumlar olduğunu da biliyoruz. Yani kendilerine ulaşamadıklarından yakınan insanlara, ’biz de bazılarına ulaşamıyoruz ‘ diyerek konuyu geçiştirmeye çalıştıkları biliniyor ve en önemlisi bu başkanlara sekreterlik, basın danışmanlığı yapanlar da başkanları arayanların derdini anlatmak isteyenlerin sıkıntılarını başkalarına aktaramadıkları için de başkanlarında kendilerinden çare bekleyenlere geri dönüş yapmadıkları tartışılmaktadır. Bilmiyorum ama başkan seçildikten sonra ulaşılamaz olan bu başkanların dün büyük umutlarla seçilip, bugün başkan olanların kendilerine ulaşılamayanların büyük bölümünün kendini oraya taşıyan ve başkan yapanların seçmenler oldukları, yakınları oldukları, dostları oldukları da diğer bir gerçek.



    Evet bu ülkede başkanlık sistemine geçildi. Seçimden sonra gerek başkana, büyük başkana yani Erdoğan’a ve onun atadığı bakanlara daha sonra da seçilen belediye başkanlarını ve onların görevlendirdiği basın danışmanlarına ulaşılamaz olduğu bir gerçek. Bunu nasıl aşacağız bunu nasıl anlatacağız bilemiyorum ama çoğu insanın dert yandığı, bu yönde şikayetçi olduğu da çok iyi biliniyor.


    Ve bunların başını da yine halkın seçtiği milletvekilleri çekiyor. Milletvekillerini tanıyanlar kendileriyle ilgili işleri olanlar onlara ulaşamadıkları için sıkıntı çekiyorlar. Başkan Erdoğan’ın Kürt seçmenler mesaj olarak algılanan Şırnak’ta katıldığı partisinin kongresi de bir derdini anlatmak isteyen ve ‘Erdoğan dede’ diye bağıran bir çocuğun o kalabalığın içinde bile sesini duyup, cevap vermesi ve kendisine ulaşmak isteyen insanların olduğunu hissedip, kendisine seslenen çocuğu yanına çağırmasına benzer bir olay yaşadı, yaşıyor Türkiye.


    Evet, başta benim hemşerilerim olmak üzere hemşeri seçilenler olmak üzere güçlü lobi diyerek seslenmiş olmak üzere “ya bizden olsun da taştan olsun” dediklerimiz de artık kendilerine ulaşılamaz olmuşlar. Bu anlamda ne olur diye düşünürsek bilmiyorum ama her iş akışa bırakıldı ve bu akışın seçime doğru hızla gittiği de bir gerçek. Benim en büyük sorunum, en büyük derdim, en büyük düşüncem yarın yine birileri için ‘ya bu da daha önceki gibi ulaşılamaz mı olacak?’ şühpesi yaşatır mı bilemiyorum.


     Ama o koltuğa bir kez oturanların, koltuğa otur oturmaz kapıları kapattığını da biliriz.


    Hatırlarsanız seçimden önce “kapılarımız herkese açık olacak” şeklinde beyanat verenler ve bazıları da balta, kazmayı eline alıp yalandan resim veriyorlardı. Seçimden sonra kapılarını bile açmıyorlar.


    Kapılarını açık bırakana insanların derdini anlatma fırsatı veriliyor gibi fakat derdini anlattığını sananları dinlemiyorlar bile.


    Görüşmeye gittiğiniz insanların kapısı açık olduğu zaman dakika başı herkesin içeri girdiği gibi bir tarafta imza attıran, bir taraftan çaycısı giriyor, memuru giriyor, bir taraftan diğer tarafa yeni gelenler oluyor ve o hengame içinde siz derdinizi anlatamıyorsunuz bile..


    Yani kısacası ‘ben başkanım’ deyipte kendilerinin ulaşılmaz olduğunu söylersek, yanılmış olmayız..


    Bu anlamda da böyle bir sorunun olduğu bir ülkede başkanlık sisteminin de nasıl yürüyeceğini, nasıl yürütüldüğünü, nasıl olacağını düşünürken Azerbaycan’daki başkana da bakmak lazım. O da tepkilerin, homurdanmaların, sıkıntıların arttığını görünce komşusuyla yeniden çatışmaya girerek birbirlerine savaş ilan ettiler.  Ama bana göre çatışma değil her zaman oynanan oyunlardan birisini yeniden oynayarak kendine yönelik eleştirileri ötelemeleri düşündüğünü görmek mümkün.


    Azerbaycan-Ermenistan savaşına ben böyle bakıyorum.. Umarım ki; bu savaş çok insanın ölümüne neden olmaz ve başkanlarının orada kalması için de sadece ve sadece yalandan bir bahane olmaz diyerek asıl diğer bir sorunun sadece ülkemizde değil, dünyada ki başkanlık sorunudur..











    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     









    ARDAHANLI İŞ ADAMLARI BULUŞUYOR..


    Arşiv Haber 13/12/2015 tarihlik haber


    Merkezi İstanbul Şişlide bulunan ve geçtiğimiz günlerde Ardahan Meşedibi (Morofga) ve Çıldır Sazlısu (Gorelvel) Derneklerinin de katılmasıyla çatısı altında 40’a yakın Ardahan derneğinin toplandığı Ardahan Dernekler Federasyonu Ardahanlı İşadamlarını buluşturuyor. Geçtiğimiz günlerde çatısı altında bir araya gelen ve Ardahan ve Yöresi Sanatçılar Derneği kuran Ardahanlı sanatçılardan sonra Ardahanlı İşadamlarını da bir araya getirmek için kolları sıvayan ARDA/FED hızla yol almaya devam ediyor.


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Genel Başkanlığına getirildiği, Mahmut Şenel’in Başkan Vekili, Yener Bayrakçı, Hafız Kaya, Sıtkı Dursun, Özkan Mavzer, Yüksel Kılıç, Mühttesim Sarıkaya ve Bayram Bozkurt’un Başkan Yardımcısı olduğu, Tuncer Dağ, Kemal Şimşir, Ferihan Kaya, Gazi Aydoğdu, Yusuf Kalkan, Telan Kaya ve Ayhan Aydemir’in Yönetim Kurulu Üyeliğini yaptığı İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu, ‘Ardahanlı İş Adamları Buluşuyor’ başlığı altında bir grup iş adamı ile bir araya gelecek.


     


    Konu hakkında bir açıklama yapan ARDA/FED Yönetimi amaçlarının Ardahanlı iş adamlarını bir araya getirmek, onların bir birleriyle diyalog içinde olmasına katkı sunmak yarın daha güçlü bir Ardahan Lobisi için kendilerinden manevi katkı istemek olduğunu belirttiler.


     


    13/1272015 pazar günü (bugün) saat 10’da düzenlenecek olan ve yaklaşık 30 Ardahanlı işadamnın katılacağı bildirilen toplantıya Ardahanlı olup, İstanbul’da gazetecilik yapan Ardahanlı gazeteciler de davet edildi.


     


    **POSOF DERNEĞİNDEN ANLAMLI İŞ..


     



    Bir çok derneğin ne iş yaptığı doğru dürüst bilinmeyen Ardahan Dernekleri arasında bulunan İstanbul Posoflular Derneğinden anlamlı çalışma.


    Ardahan AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ve Posoflu Ardahan Belediyesi Özel Kalem Müdürü Erol Özer’in de katıldığı toplantıda duyrulan haberde Posof Derneği olarak 120 Öğrenciye toplam 12 Bin TL. Burs yardımı yapıldığı duyuruldu.


    Başkanlığını aynı zaman da İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaştırma Daire Başkanı Posoflu hemşehrimiz Aydın Karabağ’ın yaptığı ve Posoflu 120 Öğrenciye Burs yardımı yapan İstanbul Posof Derneği konu hakında şu açıklamayı yaptı.


    .B İ L G İ L E N D İ R M E…..1. TAKSİT BURS ÖDEMEMİZ HK…….


    2015-2016 eğitim-öğretim döneminde derneğimiz tarafından POSOFLU 120.Üniversite öğrencimize vereceğimiz BURS ödememizin ARALIK.2015 dönemi ilk taksitlerinin tutarı olan 12.000,00-TL.(onikibintl) tüm öğrencilerimizin banka hesaplarına havalesini gerçekleştirdik.


    Yönetim Kurulu olarak BU MUTLULUK BİZE YETER, ELHAMDÜLİLLAH.

    Her şey POSOF için, Her şey EĞİTİMLİ POSOFLU için diyoruz.


    Burslar için bize maddi manevi desteğini esirgemeyen, Avrupa da ki hemşehrilerimiz de dahil olmak üzere, tüm POSOF GÖNÜLLÜSÜ dostlarımıza da şükranlarımızı sunuyoruz. İyi ki varsınız.


    12.12.2015.Cumartasi


    .



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    YETERSİZ CUMARTESİ!.. 

    Bir cumartesi daha. Bugün yazacağım yazının içeriğinde aslında ülke gündemi olması gerekiyordu. Ama dedik ya cumartesi yazısı diye. Bu nedenle de yine cumartesi yazısını yazalım diyorum.



    Bu ülkede cumartesi yaşamak aslında pazardan pazara bir dinlenme günü veya kendi kendini dinleme anı olmalı diye düşünürken cumartesinin de pazartesiden bir farkı olmadığını ve hatta bu yaşadığım stresin birikimlerinin ağırlığı altında ezildiğimiz cumartesiden, kendimizi pazar gününe nasıl atarız diye düşünürken yeni bir haftanın, yeni bir stresin ve birçok sorunun bizi beklediğini anlamadan.


    Benim ara sıra başım sıkıştığında, ‘niye yalnızım, yalnız mı kaldım?’ diye düşündüğümde çevreme bakınca gerçekten çok yalnız olduğumu görüyor ve üzülüyorum. Sonra dönüyor, o sayfalar dolusu ya yılbaşı posta kartı gibi unutulan, yaprakları sararan eski kitaplar gibi dolu dolu olduğunu ama kimsenin seni anlamadığı için dinlemediğini, yaşadıkların altında seni ezen yükün ağırlığının artması ile daha iyi anlıyorsunuz.


    Dedim ya ‘neden böyle oluyor?.. 


    Yoksa etrafın mı boş, yanındaki insanlar mı boş, ben mi boşum bilmiyorum ama, eksik bir şeyler olduğunu ve bu eksikliğin nasıl giderileceğini düşünmeden bütün gücünü ortaya koyarak verdiğin mücadelede çok ama çok yorulduğunu, dinlenmek için de bir cumartesi beklediğini daha iyi anlıyorsun aklın pazar günündeyken.


    Yine yoğun bir hafta idi. Stresli bir aydı ya da hiç yaşanmaması gereken bir yıldı diye tükettiğimiz ömrümüzün, aklın, beyazlıyan saçların, dökülen dişlerin, artık bulanık gören gözlerin, dermanı kalmayan dizlerin teslimiyeti ile daha iyi anlıyorsunuz cumartesilerin çok ama çok yetersiz olduğunu.


    Ve o cumartesi günü aldığımız gazeteyi, baş ucunuzdaki kitabı ve karşıdaki televizyonu değil de en akıllı cep telefonlarını bile kendiniz gibi tükettiğimiz zamanı öldürdüğünüzü daha iyi anlıyorsunuz.


    Eğer bir cumartesi günü yazısı yazmak için, düşünüp yaşadıklarınızı aktarmak istediğiniz anda işte o cumartesilerden birisi daha geride kaldı, pazara adım atarken.


     

  • DAŞ; BİRİLERİNİN BAŞINA TAŞ DÜŞMÜŞ!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    ‘Benim soy ismin Daş ama gelin görün ki gerek aday olduğum dönemde gerekse seçildiğimden ve başkanlığa bakmamdan bu yana sanki birlerinin başına taş olarak düşmüşüm ki bu tür dedikodu haberler çıkarılıyor. Tam tersi partime bağlı, belediye başkanım ve meclis üyesi arkadaşlarımla Göle’ye hizmet için hizmet çalışıyoruz.’ diyerek hakkında öne sürülen istifa ve gerginlik haberlerinin ve kimseyi görevde alma ya da geri getirme doğru olmadığını söyledi.



    NERMİN AÇIKLAMA YAPTI, NEVİN SEÇİLDİ..



    Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile arasının iyi olmadığı ve her an görevden el çektirileceği yönünde tartışmalara karşın hala görevde olan AK Parti İl Başkanı Hakan Aydın’ın başkanlığında AK Parti Kadın Kolları Kongrelerini bitiren AK Parti Göle Kadın Kolları Başkanlığına Nevin Saydan tekrardan seçildi. Fotolar: Gölenin Sesi Haber/Mahir Doğu Haber: Fakir Yılmaz/Gazeteci


    .



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    YETERSİZ CUMARTESİ!.. 

    Bir cumartesi daha. Bugün yazacağım yazının içeriğinde aslında ülke gündemi olması gerekiyordu. Ama dedik ya cumartesi yazısı diye. Bu nedenle de yine cumartesi yazısını yazalım diyorum.



    Bu ülkede cumartesi yaşamak aslında pazardan pazara bir dinlenme günü veya kendi kendini dinleme anı olmalı diye düşünürken cumartesinin de pazartesiden bir farkı olmadığını ve hatta bu yaşadığım stresin birikimlerinin ağırlığı altında ezildiğimiz cumartesiden, kendimizi pazar gününe nasıl atarız diye düşünürken yeni bir haftanın, yeni bir stresin ve birçok sorunun bizi beklediğini anlamadan.


    Benim ara sıra başım sıkıştığında, ‘niye yalnızım, yalnız mı kaldım?’ diye düşündüğümde çevreme bakınca gerçekten çok yalnız olduğumu görüyor ve üzülüyorum. Sonra dönüyor, o sayfalar dolusu ya yılbaşı posta kartı gibi unutulan, yaprakları sararan eski kitaplar gibi dolu dolu olduğunu ama kimsenin seni anlamadığı için dinlemediğini, yaşadıkların altında seni ezen yükün ağırlığının artması ile daha iyi anlıyorsunuz.


    Dedim ya ‘neden böyle oluyor?.. 


    Yoksa etrafın mı boş, yanındaki insanlar mı boş, ben mi boşum bilmiyorum ama, eksik bir şeyler olduğunu ve bu eksikliğin nasıl giderileceğini düşünmeden bütün gücünü ortaya koyarak verdiğin mücadelede çok ama çok yorulduğunu, dinlenmek için de bir cumartesi beklediğini daha iyi anlıyorsun aklın pazar günündeyken.


    Yine yoğun bir hafta idi. Stresli bir aydı ya da hiç yaşanmaması gereken bir yıldı diye tükettiğimiz ömrümüzün, aklın, beyazlıyan saçların, dökülen dişlerin, artık bulanık gören gözlerin, dermanı kalmayan dizlerin teslimiyeti ile daha iyi anlıyorsunuz cumartesilerin çok ama çok yetersiz olduğunu.


    Ve o cumartesi günü aldığımız gazeteyi, baş ucunuzdaki kitabı ve karşıdaki televizyonu değil de en akıllı cep telefonlarını bile kendiniz gibi tükettiğimiz zamanı öldürdüğünüzü daha iyi anlıyorsunuz.


    Eğer bir cumartesi günü yazısı yazmak için, düşünüp yaşadıklarınızı aktarmak istediğiniz anda işte o cumartesilerden birisi daha geride kaldı, pazara adım atarken.









    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    Atı alan Musulu geçti,


    Meclise gitti.. Gruplar Kavgası Sürüyor!


    arşiv haber 17/11/2015 tarihli haberler


    Yıllardır siyaset yaptıkları Ardahan’da bir birlerinin paçasında tutup çeken CHP’liler yaklaşan kongreler öncesi yine bir birlerini yemeye başladılar.


    Ardahan’da yaşamalarına karşın, başta CHP’nin olmak üzere onca sorun ve sıkıntıyı yaşayan Ardahanlı CHP’liler bir birlerini yemekten, kimim milletvekili olduğunu görüp, anlayamıyorlar.

    Ardahanlı CHP’lilerin yerelde bir birleri ile kavga etmesini bilen dışarıdakiler de seçimden seçime Ardahan’a gelerek, milletvekili olu gitmeye devam ediyorlar.

    İsmet Aratal, Faruk Demir, Ensar Öğüt’ten sonra Ardahan’a yıllardır gelmeyen, İş-İT tarafından kaçırıldıktan sonra gazetemizin Ardahanlı olduğunu kamuoyuna duyurduğu eski konsolosun milletvekili olduğu CHP Ardahan’dakiler ise hala bir birlerine nasıl çelme atacakları hesapları yapmaya devam ediyorlar.


    **ŞİMDİ DE KONGRE KAVGASI..


    Yıllardır birbirlerini ‘Senin adamın, onun adamı’ diyerek suçlayıp, kavgaya tutuşan Ardahanlı CHP’liler partide hiç emeği olmayan, bir anda ortaya çıkıp, milletvekili olup, kimseye bir şey sormadan danışmanını, şoförünü, sekreterini ayarlayan ve seçimlerde bu yana kimsenin telefonuna çıkmamaya başladığıyla eleştirilmeye başlanan konsolusu seçtirdiklerini unutup, 1 Kasım seçimlerinin hemen sonrası yeniden kavgaya tutuştular.

    Yaklaşan kongreler öncesi delege e ‘Kim başkan olsun?’ kavgasına tutuşan Ardahan’da ki CHP’liler şimdi de CHP İlçe Kongresi yarışı ve kavgasına başladılakları görülüyor.


    Yıllardır siyaset yaptıkları Ardahan’da bir birlerinin paçasında tutup çeken CHP’liler yaklaşan kongreler öncesi yine bir birlerini yemeye başladılar.

    Ardahan’da yaşamalarına karşın, başta CHP’nin olmak üzere onca sorun ve sıkıntıyı yaşayan Ardahanlı CHP’liler bir birlerini yemekten, kimim milletvekili olduğunu görüp, anlayamıyorlar.

    Ardahanlı CHP’lilerin yerelde bir birleri ile kavga etmesini bilen dışarıdakiler de seçimden seçime Ardahan’a gelerek, milletvekili olu gitmeye devam ediyorlar.

    İsmet Aratal, Faruk Demir, Ensar Öğüt’ten sonra Ardahan’a yıllardır gelmeyen, İş-İT tarafından kaçırıldıktan sonra gazetemizin Ardahanlı olduğunu kamuoyuna duyurduğu eski konsolosun milletvekili olduğu CHP Ardahan’dakiler ise hala bir birlerine nasıl çelme atacakları hesapları yapmaya devam ediyorlar.


    **ŞİMDİ DE KONGRE KAVGASI..


    Yıllardır birbirlerini ‘Senin adamın, onun adamı’ diyerek suçlayıp, kavgaya tutuşan Ardahanlı CHP’liler partide hiç emeği olmayan, bir anda ortaya çıkıp, milletvekili olup, kimseye bir şey sormadan danışmanını, şoförünü, sekreterini ayarlayan ve seçimlerde bu yana kimsenin telefonuna çıkmamaya başladığıyla eleştirilmeye başlanan konsolusu seçtirdiklerini unutup, 1 Kasım seçimlerinin hemen sonrası yeniden kavgaya tutuştular.

    Yaklaşan kongreler öncesi delege e ‘Kim başkan olsun?’ kavgasına tutuşan Ardahan’da ki CHP’liler şimdi de CHP İlçe Kongresi yarışı ve kavgasına başladılakları görülüyor.Yıllardır siyaset yaptıkları Ardahan’da bir birlerinin paçasında tutup çeken CHP’liler yaklaşan kongreler öncesi yine bir birlerini yemeye başladılar.

    Ardahan’da yaşamalarına karşın, başta CHP’nin olmak üzere onca sorun ve sıkıntıyı yaşayan Ardahanlı CHP’liler bir birlerini yemekten, kimim milletvekili olduğunu görüp, anlayamıyorlar.

    Ardahanlı CHP’lilerin yerelde bir birleri ile kavga etmesini bilen dışarıdakiler de seçimden seçime Ardahan’a gelerek, milletvekili olu gitmeye devam ediyorlar.

    İsmet Aratal, Faruk Demir, Ensar Öğüt’ten sonra Ardahan’a yıllardır gelmeyen, İş-İT tarafından kaçırıldıktan sonra gazetemizin Ardahanlı olduğunu kamuoyuna duyurduğu eski konsolosun milletvekili olduğu CHP Ardahan’dakiler ise hala bir birlerine nasıl çelme atacakları hesapları yapmaya devam ediyorlar.


    **ŞİMDİ DE KONGRE KAVGASI..


    Yıllardır birbirlerini ‘Senin adamın, onun adamı’ diyerek suçlayıp, kavgaya tutuşan Ardahanlı CHP’liler partide hiç emeği olmayan, bir anda ortaya çıkıp, milletvekili olup, kimseye bir şey sormadan danışmanını, şoförünü, sekreterini ayarlayan ve seçimlerde bu yana kimsenin telefonuna çıkmamaya başladığıyla eleştirilmeye başlanan konsolusu seçtirdiklerini unutup, 1 Kasım seçimlerinin hemen sonrası yeniden kavgaya tutuştular.

    Yaklaşan kongreler öncesi delege e ‘Kim başkan olsun?’ kavgasına tutuşan Ardahan’da ki CHP’liler şimdi de CHP İlçe Kongresi yarışı ve kavgasına başladılakları görülüyor.


    **Şenel: Görev Bende, Adayım..



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, Seymen TV’de her pazartesi günleri sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programa katılan Ardahanlı İşadamı Mahmut Şenel Ardahan Federasyonuna Başkan Adayı olduğunu açıkladı.

    Aynı zaman da Merkezi İstanbul Mecidiyeköy’de bulunan Ardahan Federasyonu Genel Sekreterliğini yapan Şenel, geçtiğimiz gün istifa ederek, başkanlık görevinden ayrılan Yaşar Geler’e teşekkür ederken, görevin kendisinde olduğunu ve gerek yeni başkanın mevcut yönetimle seçilmesi, gerek ise federasyonun kongreye gitmesine kadar kendisinin başkanlığa vekalet ettiğini söyledi.

    Ülke e dünyada ki son ekonomik gelişmeleri de değerlendiren Şenel iş adamlarına yeni imkanlar tanınması halinde yükseltileceği söylenen asgari ücretin sorun olmayacağına da dikkat çekti.

    Ardahan e Ardahanlılar ile sürekli diyalogda olan biri olarak Ardahan Federasyonuna en güzel şekilde başkanlık edeceğini de belirten Ardahan merkeze bağlı Bağdeşen (Kinzodamal) köylü İşadamı, PRMİNSAN PERDE’nin yönetim kurulu başkanı Mahmut Şenel arkadaşlarının kendisine görev vermesi halinde elinde geleni yapmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.


    **Kulliyeye Konferans Salonu..


    Ardahan’ın Göle İlçesinde bulunan Göle Bedirhan Bey İmam Hatip Külliyesi’ne İstanbul Üsküdar eski Belediye Başkanlarından Mustafa Kara’nın sahibi olduğu firma tarafından yeni bir konferans salonu yapıldı.

    12O Kişilik yeni konferans salonu ilçese bulunan toplantı salonu sıkınıtsınıda gidermesi beklenmektedir.

    AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın girişimleri ile yaptırılan konferan salonu başta bu okulda eğitim gören öğrencilere olmak üzere tüm ilçeye hizmet vermesi beklenmektedir.

               Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

  • BİZ YAZDIK, KAYMAKAM EL ATTI!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    İŞTE O HABERLERİMİZ VE KAYMAKAMLIK AÇIKLAMASI


    KENARBEL KÖYÜNDE BULUNAN ŞEHİT ŞEMSETTİN UĞUZ PARKI RESTORASYON PROJESİ HAYATA GEÇİRİLİYOR..


    Kenarbel Köyü’ne 2011 yılında yapılan ancak su almasıyla nedeniyle bataklık haline gelen ve uzun yıllardır kullanılamayan parkın ilçemize kazandırılması amacıyla hazırlanan proje hayata geçiriliyor.


    Proje kapsamında ilk aşamada zararlı otları biçilen parkta; bataklık oluşmaması için su kanalları oluşturulması, peyzaj çalışması yapılması, çevre duvarların yenilenmesi, mangal yerlerinin inşa edilmesi gibi çalışmalar planlanıyor. Çıldır Kaymakamlığı



    ATATÜRK’E VE ŞEHİTLERE SAYGI


    BUPARK VE ÇEŞMEDE ANLAŞILIYOR!..


    arşiv haber 20/06/2020 tarihli haberler


    Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu ilçesi Çıldır İlçesi sınırları içinde bulunan Aktaş Gölü’nün yanı başında olan köyde bulunan okul gibi bir aynı köydel ki şehidin adına yaptırılan parkın durumu içler acısı durumda. Aynı durum Ardahan-Göle Yolu üzerinde buluna şehit çeşmesinde de yaşanıyor..


    VATAN-MİLLET-SAKARYA EDEBİYATI YAPARAK DEĞİL,


    BUNLARI GÖRMEKLE VATAN SEVDALISI OLUNUR!..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Abone olup, Ardahan’da yaşanan gelişmeleri, görüntülü olarak son dakika haberi olarak izlemeniz için YouTUbe ArdahanTV adına en ücra köşesine kadar gezip, dolaştığı Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı, Göle yolu gibi yıllardır bitmeyen Aktaş Gümrük Kapısı yolu üzerindeki Kenarbel köyündeki okulun ve önündeki Atatürk büstünün içler acısı halini ve aynı köyde bulunan ve Şehit Şemsettin Uğuz’un adını taşıyan parkın içler acısı halini görüntüledi.



    Çıldır Kaymakamlığına bağlı Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından binlerce lira harcanarak, gölün kenarında bulunan bataklık alanına yapıldığı öğrenilen ve şehidin adını taşıyan parkın durumu köyde bulunan okul ve önündeki Atatürk’ün büstü gibi perişan halde olurken köye uzun süredir başta vali ve kaymakam olmak üzere yetkililerin gitmediği de alınan bilgiler arasında oldu.



    **Şehit Çeşmesi de Okul ve Park Gibi Aynı Durum da..


    Öte yandan Ardahan merkeze 59, Çıldır’a 17 KiloMetre uzaklıkta bulunan Kenarbel köyü gibi gözden ve gönülden ırak olan ve Ardahan merkeze 3 kilo metre uzaklıkta, İl yetkilileri gibi her gün yüzlerce aracın gelip geçtiği, Yanlızçam, Çamlıçatak, Hanak ve Damal’daki gibi Çamları kesilmeye devam eden Göle İlçesi Yolu üzerinde, bulunan ve Ardahanlı 26 şehidin adını taşıyan çeşmenin durumu da Kenarbel’deki şehit adına yapılan park ve köy okulu ile Atatürk büstü gibi içler acısı bir halde.


    KAYMAKAM HIRSIZLARI


    ASFALTTA’TA YAKALAYACAK!


    arşiv haber 09/10/2020 tarihli haberler/yorum


    Azerbaycan ile yeniden çatışmalara giren Ermenistan’a sınır olan ve çıkan Ermeni-Azeri savaşı dolaysıyla Aktaş Gümrük Kapısı kapatılan Çıldır İlçesi kaymakamı verdiği emirle başta hayan çalanlar olmak üzere bölgede hırsızlık yapanların yakalanması için gerekli önlemlerin alınmasını istedi. Kaymakam’da aldıkları emir ile asfaltlı yollarda geniş çaplı aramalar yapan jandarmanın ve diğer güvenlik güçleri yıl boyu bölgede yaşanan hayvan hırsızlıklarının faillerini yollarda yakalamaya çalışmakta.


    Emniyet birimleri ile birlikte Çıldır İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Hırsızlık ve Kaçakçılık Olaylarının Önlenmesi amaçlı yol kontrol faaliyeti gerçekleştirdi.



    Çıldır İlçe Kaymakamı Alper Taş’ın talimatları doğrultusunda; hayvan hırsızlıkları ve kaçakçılık olaylarının önlenmesi amacıyla 08.10.2020 tarihinde Çıldır-Kars Arpaçay karayolu üzerinde Drone destekli, Narkotik köpeğinin katılımı ile Emniyet birimleri ile birlikte Çıldır İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri köy ve mahallelerde yol kontrol ve arama faaliyeti ile birlikte önleyici kolluk devriye faaliyeti icra etti. Halkın huzur ve güvenini sağlamaya yönelik bu tür uygulamaların gece ve gündüz aralıksız olarak devam edeceği açıklandı.



    Kaymakam Bey Çeperden Önce


    Şehit Adı Taşıyan Bu Parkı Yapsan!


    arşiv haber 02/10/2020 tarihli haber/yorumGürcistan ve Ermenistan’a sınır olan Ardahan’ın Çıldır ilçesi sınırları içinde bulunan köylerin güzelleştirilmesi adına başlatılan “En Güzel Köy Bizim Köy” projesi kapsamında köy çeperleri örülürken bu projeyi yürüten Çıldır Kaymakamlığının aynı ilçe de bulunan ve perişan bir durumda olan birkaç kez gazetemizce gündeme getirilmesine karşın hala aynı durumda olan şehit adını taşıyan parkı görmezden gelmekte.



    Aynı zamanda Gürcistan ile ortak olan Aktaş Gölünün ve Kafkaslara giden Aktaş Gümrük Kapısı yolunun üzerinde bulunan Kenarbel köyünde bulunan ve Şehit Şemsettin Uğuz’un adını taşıyan parkin içler acısı halini görmeyen Çıldır Kaymakamlığının çeperlerin yanında aynı köyde bulunan bu parkı, okulu ve okulun önünde bulunan Atatürk büstünü de güzelleştirip, bakımını yapıp yapmayacağı merakla bekleniyor.



    SAVCILARA EMİR VERİLDİ..


    SIRA POLİSTE!..


    CHP başta olmak üzere muhalefetin bilerek veya bilmeyerek onayladığı Başkan Erdoğan yine emir verdi. Hem de başta HDP’liler olmak üzere kendisine onay vermeyenleri terörist ilan etmesi gibi..


    Yaptığının arkasında duramayan ve özür dileyen ve bu güne kadar verdiği kararların kendisi gibi ne derece sağlıklı olduğunun da tartışılması gereken hatta daha öncekiler gibi görevden el çektirilip maaş bile verilmemesi gereken bir hakimin adeta ‘iş olsun, ışık yansın’ diyerek paylaştığı tweet ardından iktidardan daha Kral yani Bahçeli’den de öte “Kraldan daha çok Kralcı” kesilen CHP ve muhalefet tayfasının asıl tartışılması gerekenin yerel bir mahkemenin takmadığı Anayasa Mahkemesinin düştüğü acınası durumun hemen ardından partisinin gurup toplantısına katılan Başkan Erdoğan’ın emirlerini dinliyoruz.




    Birinci emri; Damat bakanı unutmuşcasına ‘eş, dost, akrabayı partiye doldurmayın’ olurken ikinci emri; İstanbul başta olmak üzere bir çok kentin elinden alınmasına katkı sunan STK’lara alternatif ve Kürt ağırlıklı derneklerin kurulması emridir. Çünkü stk’ları seçimden önce yanından ayırmayan, seçildikten sonra randevu bile vermeyen İmamoğlu’nun, CHP’nin, İYİ Parti ve HDP gibi partilerin küçümsediği dernekçiliğin yani her geçen gün biraz daha kanıksanan, kabul edilen derneklerin Avrupa’daki gibi kurumsallaştığını görüyor Erdoğan…

    Adına, “Barış süreci” denen dönemde bu gün iki tane İHA satmak için gaz verip Gardaş dediği Azerbaycan’ın olduğu Kafkasya ‘dan önce ortadoğuya sıcak mesajlar vermek için Şivan’ın “Megri Megri” türküsü eşliğinde kardaş dediklerini “seni başkan yaptırmayacağız” sözü üzerine bir anda rotayı değiştirip, kardaşlığı bozarak terörist ilan ettikleri gibi kendisini ve ortağı Bahçeliye dinlemeyen STK’ları da terörist ilan etti. Bu teröristlerin başında gelen ise TTB’nin yani Türkiye Tgabibler Birliğinin başındaki kişi oldu. Yani yeni bir teröristimiz. Hem de kadın.. Hem de Ankara’nın göbeğinde..

    Başkan Erdoğan’ın bu emrini algılayıp, manşet yapan diğer bir cemaat gazetesi olan Türkiye Gazetesi ile diğer havuz medyasının başlıklarına baktığınızda savcıların harekete geçip, Başkan Erdoğan’ın bu emrini polislere iletip bir an önce yerine getirmelerinden öte başka bir şey kalmadı, iktidarın, hükümetin oluşturduğu sanal kamuoyuna kuyruk olan muhalefetin onayı dışında..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    CUMARTESİ YAZISI..


    Her sabah doğan güneşle birlikte yeniden yeşeren umutların verdiği enerji ile yol aldığımız hayatın içinde yaşanan her anın dolu dolu geçmesi için çabalarken önümüze çıkan ve moralimizi bozup enerjimizi alan tüm olumsuzlukları da aşmak zorundayız.

    Güneş görevini tamamlayıp yerini bütün ihtişamıyla ufka yükselen aya bırakırken karanlığın içindeki yıldızların bile kendisine huzur verdiğini anlaması gerekir. Bu nedenle her gün geride bıraktığımız günlerin birer cumartesi olduğunu unutmadan yol almak gerekir. Yaşanması ve tat alınması gereken hayat denen bu yolda.




    Bunun içinde bu hayatı tamamlayacak ruh verecek, enerji depolayacak materyallere, güzel bakış açısına ve arkadaşa ihtiyaç vardır. O ihtiyacı da karşılayacak dost, arkadaş, eş, aşk ve güzel bir cumartesi atmosferi içinde doğaya hayat veren, çiseleyerek yağan yağmur ya da bir damla göz yaşı olabilir.

    Evet, bir cumartesi yazısını daha ele alırken yaşanan hayatımız boyunca her an yaşanan onca olumsuzluğu bir kenara bırakıp, hepimizi saran o sıkıcı atmosferden çıkıp, okyanusun ortasında bulunan ve ‘ufukta geliyor’ diye umut ettiğin geminin görünüp, sana ulaşmasını bekler gibi sabırlı olmak en güzeli..

    Çünkü, ‘bugün Pazartesi, yarın Salı.. Çarşamba’yı sel aldı, Perşembe gitti, hayırlısı Cuma, kesin dinleneceğim’ diye umut ettiğin Pazar’ı beklemeden her günü cumartesiye çevirmek mümkünken başta özel sorun ve ilişki, düşünceler olmak üzere kendimize işkence ettiğimiz hızla gelen ve bir o kadar hızlı giden haftanın aslında bir daha geri gelmeyecek hayatımızı da götürdüğünü bilerek hareket etmekten başka çare olmadığını daha iyi anlıyor insan kendisinden kopan her günü ararken..




     









    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    ARDAHANLI UZMAN


    HAKKARİ DE ŞEHİT OLDU!


    arşiv haber 18/05/2016 tarihli haber


    Konk köyünde Kırşehir’e Göç Eden


    Çatışmaların aralıksız sürdüğü Güneydoğu’da kara haberler gelmeye devam ediyor. Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde askeri zırhlı aracın karayolundan geçişi sırasında PKK’lılarca tuzaklandığı ileri sürülen patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu şehit düşen Ardahanlı piyade uzman çavuş Gökhan Dündar’ın (28) Kırşehir’in Mucur ilçesindeki baba ocağında yas var.


    Ardaha n merkeze bağlı Tepeler (Kong) köyünden Kırşehir’e göç ettiği öğrenilen Şehidin babası Necdet Dündar’ın 1991 yılında trafik kazasında vefat etmesi ve annesinin de Necla Dündar’ın İstanbul’da taziye ziyaretinde olması nedeniyle acı haber, Mucur’un Karşıyaka Mahallesi’ndeki amcası Muammer Dündar ve yakınlarına askeri yetkililer tarafından verildi.


    Şehidin naaşının, Mucur Merkez Emine Hatun Camisi’nde yarın kılınacak cenaze namazından sonra toprağa Mucur’da toprağa verileceği öğrenildi.


    Berberinde 3 arkadaşıda şehirt oldu..


    GENELKURMAY BAŞKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA


    Hain saldırıyla ilgili TSK’nın internet sitesinden yapılan açıklama ise şöyle:18 Mayıs 2016 Çarşamba günü saat 14.05’te konvoy emniyeti maksadıyla görevlendirilen zırhlı aracın Şemdinli-Aktütün karayolunda intikali esnasında, bölücü terör örgütü mensubu teröristler tarafından önceden tuzaklanan el yapımı patlayıcının patlatılması sonucu, dört kahraman silah  arkadaşımız şehit olmuş, dördü ağır olmak üzere dokuz kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır. Yaralılar derhal hastaneye sevk edilmiş olup tedavilerine devam edilmektedir.


    Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu saldırıda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, şehitlerimizin değerli ailelerine, yakınlarına, Türk  Silahlı Kuvvetleri ile Yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabır, yaralanan kahraman silah arkadaşlarımıza acil şifalar diliyoruz.

  • Muharrem İnce Ardahandaydı..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    CHP Milletvekili Muharrem İnce, Ardahan’da esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Sivas’tan başlattığı “Bin Günde Memleket Hareketi” programı kapsamında Ardahan’a gelen İnce, Ardahan’a gelmeden önce yol üzerinde yaptığı açıklamada Türkiyenin kırmızı et ihtiyacının %90’nın büyükbaş hayvanlarından karşılandığını, %10′ nunun küçükbaş hayvanlardan karşılandığını, %75’in %25 yapılmadıkca sorunların devam edeceğini belirtti. Başta şap olmak üzere et salgın hastalıklar dolayısıyla Ardahan’ın bölgenin tampon bölgesi olması gerekirken Trakya’nın tampon bölge ilan edildiği ve bunun yanlış olduğunu belirtti.  Kongre Caddesi’ndeki esnafla bir araya gelen İnce, programının ardından kentten ayrıldı.



    DÜKKANI KAPATTIK…


    İş yeri ve evlere asılan “kiralık, satılık” ilanlarının sıkça görülmeye başlandığı şu günlerde gün geçtikçe biraz daha daraldığı bariz bir şekilde belli olan ekonominin duraklayan inşaat sektöründen kaçıp silah sektörüne bel bağlandığını bununla birlikte orta doğudan sonra Kafkasya’da yaşanan çatışmaları da izliyoruz.


    İçerde ekonomi, dışarda savaş denmeyecek çatışmaların gölgesinde yeniden gündeme gelen erken seçim konuşulurken iç politikaya müdahale edemeyen, dış politikada uzak bir siyaset izleyen muhalefetin yereldeki beklentileri verememe telaşı içinde erken seçimi yeniden gündeme taşıma telaşıyla hareket ettiğini görmüyor değiliz.


    Zira başta İstanbul olmak üzere birçok kentte yerelde yıllar sonra da olsa iktidarı alan muhalefetin önce “hükümet bırakmıyor ki çalışalım” bahanesiyle 1 yılı geride bıraktıktan sonra bu kez de birçok alanda hükümetin de işine gelen pandemi saçmalığına sarıldı. Bununla birlikte yaklaşık iki buçuk yılı da çeşitli bahanelerle boşa geçirdiğini farkedince dükkânı kapatmamak için yeniden seçim gündemine sarıldı.



    Ama son 10 yıldır dükkânı kapattığını çaktırmayan ve bunu saklamak için Arap baharı, Suriye, Libya, Karadeniz, Ayasofya, Akdeniz, Egeden sonra Kafkasya gündemine sarılan hükümetin pandemiyle birlikte kapattığı dükkânı göremeyip bu durumun üzerinden siyaset üretemeyen ve 2 yıl içinde kendi dükkanını kapattığını fak edemeyen muhalefet iktidardan avantajlıymış gibi erken seçim istemesi asıl dükkânı kapatanın kendisi olduğunun farkında değil.


    Çünkü her arayana “dükkânı kapattık” tavırları içinde olan muhalefetin ta kendisidir. Bunun en belirgin örneği de kendisini oraya taşımakta büyük emeği olan STK’ların yaptığı tanıtım günlerine boş sahaları yani etkinlik alanlarını verememesinden belli oluyor…




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     









    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     








    AĞABABALARI GİDİNCE, DAĞILDIRLAR..


    arşiv haber 07/05/2015 tarihli haberler


    **Tepkiler Çığ Gibi..


    Ardahan’ın iki günlük gazetesini çıkaran, bir çok kişiye iş imkanı sağlayan bölgenin tek bayan gazetecisi Selmi Yılmaz Akredite ve diğer tüm engellemelere karşın doğruları yazmaya devam edeceğiz’ dedi.

    Geçtiğimiz gün Ardahan’a gelen Başbakan’ı izlemelerine izin verilmeyen Gazetemiz Sahibi Selmi Yılmaz ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fakir Yılmaz’a uygulanan Akradite uygulamasına tepkiler sürüyor.

    Gazetecilere karşı ortaya konulan bu uygulamanın cunta döneminde bile yaşanmadığına dikkat çeken Ardahan Gazeteciler Cemiyeti konunun aydınlatılması için Başbakanlığa, Basın Konseyine birer mektup yazarak olayı kınarken, gazetemizi arayan bir çok siyasi, stk temsilcisi ve bürokrat yapılanın bir faşist devlette bile yaşanmadığına dikkat çektiler. Türk-İş Sendikası Ardahan Şubesi Temsilcisi Sırrı Atalay Cantürk, Ardahan Bağımsız Milletvekili Adayı Saffet Kaya, AK Parti Milletvekili Aday Adaylarından Abdulah Topçu başta olmak üzere bir çok siyasi ve Stk yetkilisinin yanı sıra Ardahan’da görev yapan üst düzey bürokrat yaşananı kınayarak, üzüntülerini dile getirdiler.


    **Ağababaları Gitti, Çil Yavrusu Gibi Dağıldılar!


    7 Hazran’da yapılacak olan Genel Seçimlerin de ‘Ardahan’da milletvekili çıkaramaz’ denilen AK Partililer panik içinde.

    13 yıllık iktidarının sonuna gelindiği ileri sürülen AK Partinin Ardahan’da yaşadığı kan kaybını önlemek için başbakanın Ardahan’a getirilmesi dahil bir çok çıkışının sonuç vermediğini belirten Ardahanlılar, 4 yıl boyunca vatandaşın telefonlarına çıkmayan, Ardahan’ın sorunlarına eğilmeyen, kendi yakınlarına iş bulmaktan öteye gitmeyen Ardahanlı AK Partinin darma dağın olduğunu belirtiyorlar.

    Ardahanlılar, ‘Toparlanmak için Ağababaları olan Başbakanı büyük güvenlik önlemleri arasında Ardahan’a getiren AK Partililer Başbakan’ın gitmesi ardından yeniden dağıldığını ve panik içinde olduklarını belirterek, 7 Haziran’da AK Parti’ye oy yok’ diyerek tepkilerini ortaya koydukları dikkat çekti.



    **VALİ AKTAŞ GÜMRÜK KAPISINDAYDI..


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Çıldır Kaymakamı Tamer Kılıç ve ATSO Başkanı Çetin Demirci ile birlikte Aktaş Sınır Kapısı’na giden Vali Deniz, sınır kapısında ki bina ve tesisleri gezerek, gümrük yetkilileri ve inşaatı yapan yüklenici firma sorumlularından bilgi aldı.

    Sınır kapısında ki inşaat çalışmalarının tamamlanma aşamasına geldiğini ve akabinde en kısa sürede açılacağını söyleyen Vali Deniz, “Aktaş Sınır Kapısı ilimiz ve ülkemiz açısından son derece önemlidir. Bu kapı sayesinde Kafkasya ve Orta Asya’ya çok daha hızlı ulaşılacak bir karayolu koridoru açılmış olacaktır. Ülkemizin büyüklüğüne yaraşır, modern bir kapının açılmasında emeği olan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    Vali Deniz, Aktaş Sınır Kapısı’nda ki incelemelerinin ardından Milletvekili Orhan Atalay ve Belediye Başkanı Faruk Köksoy ile birlikte Ardahan Belediyesi’nin DAP projesi kapsamında Atatürk Mahallesi’nde yaptırdığı entegre hayvan pazarı inşaatını gezdi. 33 bin metrekare alan üzerinde inşa edilen, elektronik hayvan borsası, kapalı ve açık ahırlara sahip modern hayvan pazarının inşaat çalışmalarında sona gelindiği ve Mayıs ayı içerisinde açılacağı belirtildi.


    **Üniversitede kendin çal, kendin oyna konferansları devam ediyor..


    Ardahan Üniversitesi (ARÜ), Ardahanlılardan kopuk etkinliklerine devam ediyor.

    ARÜ ve Genç Gelecek Kulübü’nün işbirliği ile İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Hayrettin Usul ile Doç. Dr. Akif Tabak’ın konuşmacı olarak yer aldığı “Türk Ticaret Kanunu’nda Muhasebe Denetimi” isimli bir konferans düzenlendi. 

    4 Mayıs 2015 Pazartesi günü İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gürkan Doğan, İİBF Dekanı Prof. Dr. Hakkı Büyükbaş, İİBF Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. İhsan Kurtbaş, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katılırken, bu etkinliğe de Ardahanlıların davet edilmediği ve hiç bir Ardahanlının katılmadığı dikkat çekti. 


    **ÜNİVERSİTEDE RUSÇA..


    Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Dekanlığı tarafından bir etkinlik daha düzenlendi.

    Ünlü beş Rus şairin hayatlarına ve eserlerine dair bilgilerin verildiği programda ayrıca öğrenciler tarafından Rusça olarak şiirler seslendirildi. 29 Nisan 2015 Çarşamba günü İBEF Kırmızı Salon’da gerçekleştirilen programda Doç. Dr. Olena Karpenlo ile Doç. Dr. Ranetta Gafarova konuşmacı olarak yer aldı. 14.00’dan itibaren başlayan programa İBEF Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Mitat Durmuş, Doç. Dr. Ahmet Ali Arslan, Doç. Dr. Mustafa Karabıyıkoğlu, Doç. Dr. Tamılla Aliyeva, Yrd. Doç. Dr. Ahmet İçli, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. 


    **İL ÖZEL İDARE SEZONU SARZEPTE AÇIYOR..


    Ardahan merkezin olduğu gibi ilçe ve köylerinin olağanüstü bozuk yollarından sorumlu diğer bir kurum olan Ardahan İl Özel İdare Sekreterliği bugün düzenlenecek olan bir törenle ‘Yaz Sezonunu’ açıyor.

    Ardahan Merkeze bağlı Sulakyurt (Sarzep) köyünde düzenlenecek olan törene Ardahan Valisi ve Özel İdare Genel Sekreterinin de katılacağı öğrenildi.


    **Cumhurbaşkanı ve eşi için fidan dikilecek..


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından Gönül Elçileri Projesi kapsamında başlatılan orman kampanyası çerçevesinde bugün Ardahan’da bir fidan dikim töreni düzenlenecek.

    Ardahan-Kars yolu, Ardahan Üniversitesi karşısında ki fidanlık alanda düzenlenecek olan fidan dikimi için bir tören düzenlenecek. 

    Törene telekonferans ile katılması beklenen Erdoğan ve eşi adına dikilecek olan fidan dikimi ile bölgede yeni bir orman alanı oluşturulacak.


    **FOX GELİŞİNİ ERTELENDİ..


    İsmail Küçükkaya’nın FOX TV’de her sabah yayınladığı ‘Çalar Saat’ programının Ardahan versiyonu ertelendi.

    Alınan bilgilere göre yarın Ardahan’da olması beklenen FOX TV’nin Çalar Saat adlı ekibin Ardahan programını önümüzde ki günlere ertelediği öğrenilirken, Ardahan’da yapılacak olan programa Göleli siyasetçi CHP Genel başkanı Gürsel Tekin’in de katılması da bekleniyor.

  • VALİNİN GİTTİĞİ İLÇEDE VALİZ BOMBA ETKİSİ YAPTI!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Fotolar: Kurbani Demir/Göle Haber


    Ardahan Valisi Hüseyin Öner, Göle ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Vali Öner’in ziyareti öncesi İlçe Kaymakamlığının yakınına konulan çanta panik yarattı. Fünye ile patlatılan valiz boş çıkarken, güvenlik şeridinin gerisinde toplanan vatandaşlar ise sosyal medya üzerinden canlı yayın yaptı. Olay dün sabah saatlerinde Göle İlçe Kaymakamlığının bulunduğu mevkiinde meydana geldi.



    Adliye Binasının arkasına bırakılan valizi gören çevredekiler polise haber verdi. Olay yerine gelen polis ekipleri önlem alarak güvenlik şeridi çekip, caddeyi trafiğe kapattı. Güvenlik şeridinin gerisinde toplanan vatandaşlardan bazıları cep telefonları ile sosyal medya üzerinden canlı yayın yaptı. Bomba imha ekibinin fünye ile patlattığı valiz boş çıktı. Valiz incelenmek üzere polis ekipleri tarafından emniyete götürüldü.



    VALİ ÖNER, ESNAFI ZİYARET ETTİ, SORUNLARI DİNLEDİ



    Beraberinde İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal ve İl Jandarma Komutanı Ali Naci Aldemir ile birlikte Göle’ye giden Vali Öner, Kaymakamlığı ziyaret ederek, ilçenin yeni Kaymakamı Haluk Koç’a görevinde başarılar diledi.






    Kaymakamlık makamında bir süre ilçenin genel durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunulmasının ardından Vali Öner daha sonra, İlçe Kaymakamı Haluk Koç, Belediye Başkanı İlhan Gültekin, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal ve İl Jandarma Komutanı Ali Naci Aldemir ile birlikte ilçe esnafını ziyaret etti. Esnafa hayırlı işler dileğinde bulunana Vali Öner, Koronavirüs ile mücadele tedbirleri kapsamında sosyal mesafe, maske ve temizlik konularına dikkat edilmesi yönünde bilgilendirme ve uyarılarda bulundu. Vali Öner, İlçe Emniyet Müdürlüğünü de ziyaret ederek personelle görüştü, asayiş ve güvenlik başta olmak üzere Koronavirüs denetimleri hakkında bilgi aldı.



    2. UZAN OLAYI SEZGİN BARAN KORKMAZ!


    Kendisini, annesinin de üyesi ve üst yönetiminde bulunduğu Türkiye Yardım Severler Derneğinde ve Ardahan Üniversitesinin kuruluşunun ilk yıllarında tanıdım.


    Kars Digorlu olduğunu öğrendiğimde ve Ardahan Üniversitesine Kız Öğrenci Yurdu yaptıracağını belirttiğinde benim de aralarında olduğum birçok gazeteci bu yönde ‘İş adamından kız üniversite öğrencilerine yurt’ başlıkları ile haberler yapmış, kendisinin ismini o dönem ilk gündeme taşımıştık.


    Daha sonra ismini sık sık basın ve medyada duyup, kendisine ulaşmakta bir hayli zorlandığımız günlerde aynı kişinin yıllar önce Ardahan Üniversitesine verdiği öğrenci yurdu sözünü de yerine getirmediğini öğreniyor, o dönemin Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın yanı sıra zamanın valisi ve biz gazetecilerin kamuoyu önünde bir hayli zorda kaldığını zaman zaman ele aldığım yazı ve haberlerle gündeme getirmiştim.



    Ve İstanbul’a geldiğimde aynı ismin yine bir Ardahanlı olan ve bana sorulduğun da mafya babası değil, iş adamı, bir yazar-çizerden daha bilgili, kendisini kendi imkanları ile yetiştirmiş olan kişiliği ve insanlığı ile başta bölge insanlarına olmak üzere herkese el atan karınca, kararınca yardım eden ve şu an hakkında öne sürülen suçlar konusunda daha hazırlanmayan iddianamesi dolayısıyla neden tutuklandığı ve niye hala hâkim karşısına çıkarılmadığını sorduğum Yakup Süt’ün adının yanında duymaya başladım.


    Ve aynı ismin Darıca’da bir pazarda, vatandaşlara bedava meyve, sebze dağıttığını bu yetmez gibi benim başında bulunduğum stk’nın üniversite öğrencilerine yönelik düzenlediği burs gecesini sulandırma, bölme, engelleme operasyonu olarak algılayıp, not ettiğim sözde vakıf gecesinde ortaya çıkan ve yine aynı konuşmalarla kendisini alkışlattıran bu isim yani mal varlığına el konulduğu son dakika haberleri ile gündeme düşen Sezgin Baran Korkmaz’ın becerilerini sadece Türkiye’de, hemşerileri arasında, sıkıştığında yanına koştuğu Yakup Süt ile değil yurt dışında hem de okyanus ötesinde ortaya koyduğunu öğreniyoruz.


    BU durumun ne kadar doğru olduğunu önümüzdeki günlerde daha net göreceğimizi beklerken Sezgin Baran Korkmaz olayının adeta 2. Cem Uzan vakası olduğunu da anlayabiliriz.


    Çünkü Yakup Süt’ün tutuklanması ve Süt ile başlayan sürecin hızla dosyalara kaydığını ve bu dosyalarda uzan örneği bir davanın karşımıza çıktığını görüyor, olayın sadece iç bir sorun olmadığını, uluslararası hatta okyanus ötesi olaylar zinciri olduğunu savcılığın ve hâkimin aldığı mal varlığına el koyulması kararı ile daha iyi anlıyor ve izliyoruz.


    Uzan’da öyle olmamış mıydı?!.


    Ha bu arada Feto gibi adı unutulan Zarraf olayı, Papaz’ın iadesi, Hlk Bank Müdürünün olayını da Korkmaz’ın 2 inci mi, 3 ün mü, 4. Uzan olayı mı onu da siz düşünün..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     









    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     








    arşiv haber 09(08/2017 tarihli haberler/yorum


     


    Vali Mehmet Emin Bilmez, Kongre Caddesi esnafını ziyaret etti.



    Cadde üzerinde ki işyerlerininin bir kısmını ziyaret eden Vali Bilmez, iş yeri sahipleriyle sohbet etti, hayırlı işler temennisinde bulundu.



    Ziyaretlerinde, yakın bir süre önce Ardahan’da göreve başladığını aktaran Vali Bilmez, esnafın sorunlarını, taleplerini ve şehrin gelişip, büyümesine katkı sunacak fikirlerini dinlemek amacıyla esnaf ziyaretinde bulunduğunu, görev süresi boyunca bu ziyaretlerini sürdürerek, esnaf ile yakın bir diyalog halinde olacağını ifade etti.


    Köylerin Altyapısını Destekleme Projesi (KÖYDES) uygulamaları tahsisat komisyonu toplantısı, Vali Mehmet Emin Bilmez başkanlığında yapıldı.


     


    Vali Yardımcısı, ilçe Kaymakamları, İl Özel İdare Genel Sekreteri, İl Genel Meclis Başkanı ve ilgili kurum müdürlerinin katıldığı toplantıda, merkez ve ilçelere bağlı köylerde, KÖYDES uygulamaları kapsamında yatırım programına alınan bir ve ikinci kat asfalt, şebeke suyu, su deposu, kilit parke ve bakım-onarım çalışmaları gibi çeşitli projeler değerlendirildi.



    Vali Mehmet Emin Bilmez, Ardahan’da ki spor sahaları ve tesisleri denetledi.



    Gençlik Merkezi, yüzme havuzu, kapalı spor salonu, sentetik halı saha, tenis kortu, şehir stadyumu ve tribün inşaatı ile golf sahası ve diğer spor sahalarını gezen Vali Bilmez, buralarda yürütülen spor ve sosyal faaliyetler hakkında Gençlik ve Spor İl Müdürü Bilent Akar’dan bilgi aldı.



    Vali Bilmez, denetlemeleri sırasında spor sahalarında müsabakalara hazırlık yapan sporcularla da yakından ilgilenerek sohbet etti ve çalıştıkları spor dalları hakkında bilgi aldı.



    Vali Mehmet Emin Bilmez İl Genel Meclisi, Encümen toplantısına katıldı.



    Vali Bilmez başkanlığında, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri, daimi encümen ve özel idare yetkililerinin katıldığı toplantıda, çeşitli gündem maddeleri hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.



    Vali Mehmet Emin Bilmez, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü’nü ziyaret etti.



    Kurumda incelemelerde bulunan Vali Bilmez, Kurum Müdürü Bülent Akar’dan brifing aldı.



    Vali Mehmet Emin Bilmez, Kadastro Müdürlüğü’nü ziyaret etti.



    Kurumu teftiş eden Vali Bilmez, Kadastro Müdürü Mustafa Çelik’ten brifing aldı.



    Vali Bilmez, kadastro hizmeti almak için kurumda bulunan vatandaşlarla da görüşerek, sorunlarını dinledi.


    Vali Mehmet Emin Bilmez Göle ve Şavşat yolunun şehir girişindeki Polis uygulama noktalarına ziyarette bulundu.



    Şehrin giriş yerlerinde trafik ve güvenlik uygulaması yapılan Polis uygulama noktalarını ziyaret eden Vali Bilmez, uygulama noktasında görev alan polislerle görüşerek, hayırlı görevler temennisinde bulundu.



    Vali Bilmez uygulama noktasında ki polis yetkilisinden, uygulamaya ilişkin bilgiler de aldı.



    Vali Mehmet Emin Bilmez Ardahan ile Artvin sınırının kesiştiği noktada bulunan Bülbülan yaylasını ziyaret ederek incelemelerde bulundu.



    Vali Bilmez Yaylada bulunan vatandaşlar buluşarak çay eşliğinde sohbet etti.



    Vali Bilmez daha sonra Bağdeşen köyü yaylasını ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Burada Köy Muhtarı ve Vatandaşlar ile bir araya gelen Vali Bilmez yaylanın durumu ve Ardahan’daki yaylacılık faaliyetleri ile ilgili bilgi aldı.



    Vali Mehmet Emin Bilmez Yalnızçam Jandarma Karakol Komutanlığını ziyaret etti.



    Karakolda görevli Askerlerle görüşerek sohbet eden Vali Bilmez Karakol Komutanından sorumluluk alanlarındaki genel asayiş ve güvenlik konuları ile ilgili bilgi aldı.



    Vali Mehmet Emin Bilmez, Polis Merkezi Amirliği’ni ziyaret etti.



    Görevli amir ve memurlarla görüşerek bir süre sohbet eden Vali Bilmez, daha sonra birimleri denetledi ve Polis Merkezinin sorumluluk alanında ki asayiş durumu hakkında bilgi aldı.



    Vali Mehmet Emin Bilmez, Kafkas Arısı Üretim, Eğitim ve Gen Merkezi’ni ziyaret etti.



    Kuruma ait arıcılık faaliyet yapılan alan ile arı kışlatma barınağı, kovan üretim atölyesi, mum eritme ve bal dolum ünitesi, bal analiz laboratuarı ve diğer birimleri denetleyen Vali Bilmez, kurum müdürü Sadık Doğan’dan bilgi aldı.



    Vali Mehmet Emin Bilmez, Küçük ve Orta İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı’nı (KOSGEB) ziyaret etti.

    Kurumu teftiş eden Vali Bilmez, il müdürü Ramazan Sivri’den, KOSGEB’in Ardahan’da yaptığı faaliyetler, desteklediği işletmeler, kayıtlı esnaf ve genel durumu hakkında bilgi aldı.


    Vali Mehmet Emin Bilmez, Karayolları 183’ncü Şube Şefliği’ne ziyarette bulundu.


     


    Karayolları kampüsünü gezen Vali Bilmez, iş makinası, araç ve gereçleri inceledi. İl genelinde devam eden duble yol, tünel ve yapılan bakım-onarım çalışmaları hakkında şube şefi Ümit Yıldırım’dan bilgi aldı.



    Vali Mehmet Emin Bilmez, Çalışma ve İş Kurumu’nu (İŞKUR) ziyaret etti.



    Kurumu teftiş eden Vali Bilmez, kurum müdürü Ahmet Sonkaya’dan toplum yararına programı, kayıtlı iş arayan sayısı, iş başı eğitim kursları ve kayıtlı personel hakkında brifing aldı.



    Vali Mehmet Emin Bilmez, Kredi ve Yurtlar Kurumu’nu (KYK) ziyaret etti.



    Kurumun merkez binasında, öğrenci yurtlarında, yemekhane, çamaşırhane ve diğer birimlerde denetlemelerde bulunan Vali Bilmez, KYK Müdürü Gürsel Düz’den brifing aldı.



    Ardahan eski Valisi, şimdiki Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu, Vali Mehmet Emin Bilmez’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.



    Tarihi Kongre Binası’nda gerçekleşen ziyarette Vali Bilmez, Vali Azizoğlu’na ziyareti dolayısıyla teşekkür etti.



    ARDA/FED’DEN İSTANBUL’DA Kİ ARDAHANLILARA ÇAĞRI..



    GÜÇLÜ BİR ARDAHAN LOBİSİ İÇİN ARDA/FED


    20 Milyonluk İstanbul’da bulunan Ardahan Derneklerini çatısı altında bir araya toplayan ve ‘İstanbul Metropolünde Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmaları yürüten Ardahan Dernekler Federasyonu ilk yaz toplantısını 22 Ağustos Pazartesi günü saat 20.00’da gerçekleştirecek.


    15 Temmuz Darbe Kalkışmsı ve ardından yaşanan gelişmelerinde değerlendirilip, masaya yatırılacağı ve bu yönde kamuoyna duyurulması için bir bildirinin hazırlanacağı toplantıda federasyonun önümde ki yılı 4. ayında yapacağı kongre öncesi yol haritası da tartışılacak.


    Konu hakkında yazılı bir açıklama yapan ARDA/FED Genel Başkanı ve Gazeteci Fakir Yılmaz İstanbul’da ki tüm dernek başkanlarını, gazetecileri, iş adamı, iş kadınlarını da davet ettiği toplantıya Ardahanlıyım diyen herkesin katılmasını istediği mesajı şöyle;


    **SAYIN ARDAHANLI..


    15 Temmuz Darbe Kalkışması öncesi ve sonrası ülkemiz genelinde yaşanan olayları görüşüp, bu yönde ki fikirlerimizi bir araya getirip, kamuoyu açıklaması olarak duyurmak ve federasyonun bundan sonraki yol haritasını görüşmek için 22 Ağustos 2016 Günü, Saat 20.00’da Merkezi Şişli’de bulunan Ardahan Dernekler Federasyonunda sizinde katılmasını istediğimiz geniş çaplı bir toplantı yapacağız.


    Bu önemli toplantımıza bir Ardahanlı olarak, ARDA/FED yöneticisi, gazeteci olarak katılmanız umuduyla saygılarımla..


    Ardahan Dernekler Federasyonu Yönetimi Adına


    ARDA/FED Başkanı Fakir Yılmaz


    05322678015



    **Ne Oldu Ardahanlılara?


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un ‘Göç artık Güç oldu’ tezinin ne kadar yerinde bir söz olduğunu defalarca yazıp, dile getirmiş ve bunu anlaması gerekenlerin başında gelen Ardahanlıların büyük bir bölümünün İstanbul’da olduğuna sık sık dikkat çekmiştim..

    Ama o güce sahip olduklarını bir türlü anlamayan Ardahanlıların darma dağınıklıkları o bahsi geçen gücü bir türlü enerjiye çevirip, başta dünya metropolü İstanbul’da olmak üzere tüm yurt genelinde gerek ticari gerekse siyasi yada sosyal bir atılıma geçirilemediğini üzülerek görmeye devam ediyoruz..

    Ve bu yönde atılan adımlara da yine bu gücün farkına varılmayanlarca engel konulduğu, gücü fark edenin şevkini kıran çıkışlar yapıldığını da şu bir kaç aydır bulunduğu Ardahan’da daha iyi gözlemledim ve de gördüm..

    Çünkü benim başında bulunduğu Ardahan Dernekler Federasyonu yönetimi dahil gerek bu federasyonu üye dernekler gerekse bu federasyona inat kuruldukları gibi kalan federasyonlar dernekler, sözde bölge gazeteleri benim başında bulunduğu süre içine ortaya koyduğu performansıyla İstanbul’un olduğu gibi ülkenin gündeminde düşmeyen ve 5-6 ay için de ortaya koyduğu çalışmalarıyla önemli bir çıkış yakalayan ARDA/FED’in o anlatmaya çalıştığı gücü desteklemektense, dağıtıp, param parça etmek için var olmaktan başka bir işe yaramadıklarını gözlemleyip, gördüm..

    İş adamı geçinip, İstanbul ve diğer kentlerde kendi çabaları ile ayakta durmaya çalışan ama bakkaldan, bilemediniz kendi etrafında dönen küçük bir şirketten öteye geçemeyen, siyaseçi geçinip, birilerine kuyruk olmaktan zevk alan, kurduğu çanta, tabela ve facebook dernekle sivil toplum önderi olduğunu öne sürüp, elin oğlu başta olmak üzere ona buna hizmet etmekten, kışın kaz gecesi yazın şenlikte cırtık atmaktan başka iş yapmayan dernek başkanları ve de yöneticileri ne oldu size?

    Kaç aydır niye sustunuz?

    Yoksa yorup, bıktırmaya çalıştığınız ARDA/FED’in sizlere yeniden çuvaldızı batırmasını bekliyorsunuz da, ‘bizde ARDA/FED’e ve Fakir Yılmaz’a iğne batıralım’ diye mi bekliyorsunuz?..

    Hani neredesiniz?

    Fakir Yılmaz ‘çalışınca kendisine yontuyor’ deyip, ARDA/FED’in kirasını mı ödediniz, aidatlarımı yolladınız yoksa İşadamları Konseyleri kurup, bir iki yerimi ziyaret ettiniz de haberci olarak haber alamadık?..

    ‘Yok, canım, ARDA/FED olmazsa da biz varız’ deyip, sözde yönetimlerinizle birlikte 10 kişilik bir kahvaltı, yemekli toplantı yapıp, beyin fırtınasına mı yakalanıp, uçtunuz?

    Evet, ‘Ne oldu size Ardahanlılar, Neredesiniz?’

    İstanbu ve diğer kentlerde ki gücün farkına varamayan, bunu anlatan ve ‘Gelin el ele verin’ diyen birini mi bekliyorsunuz?

    Yoksa birilerinin ortaya koyduğu çabaya destek vermek için kara karamı düşünüyorsunuz?

    Belki de ‘Canım adam ARDA/FED’in başına geldikten sonrada bir şeyler yapmak istedi de biz anlamak ist



    emedik, kıskandık, engellemek için bin bir kulp takıp, yüzüne gülüp, arkasından ‘Yok yok iyidir de ağ keşke Kürt olmasaydı, Gazeteci olmasaydı, adam olmasaydı mı?’  diyorsunuz..

    Gerçekten seviniyor musunuz, yoksa üzülüyor musunuz?

    Bilemiyorum ama benim bildiğim tek şey biz Ardahanlıları bir araya getirip, İstanbul başta olmak üzere Burs
    a, İzmir ve Ankara’da siyasi, ekonomik ve sosyal olarak bir büyük güç haline çevirmek için çabalayanları engellemek için bin bir oyun oynadınız..


    Siz evet, şu an bu yazıyı yutkunarak okuyanlar size diyorum..

    Ama yine de başarılı olmayacaksınız?

    Çünkü ARDA/FED ve bu yönde iyi niyetli kurum, kuruluş, kişiler sizler yenilmeyecek ve o çok istenen, ‘Güçlü Ardahan Lobisi için kaldığı yerden yeniden yol alacak..

    Ve ‘Biz Ardahanlılar Buradayız’ diyenlerle birlikte sizi de kendisine katarak güçlü bir lobi olmaya devam edecek..

    Haydi o zaman, eteklerinizde ki taşı dökün de sizde ‘Biz de buradayız’ diyerek o gücün oluşumuna hele bir el atın..

  • OKULLAR ZİL ÇALARAK DEĞİL, İLAÇLANARAK AÇILDI!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



    Fotolar: Şanlıbey Alabey/Göle


    Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Bulut başkanlığında 2020-2021 Eğtim/Öğretim sezonuna yeniden başlayan yeni sezona zil çalmadan başlayan ve tüm okulların baştan aşağıya temizlenip, ilaçlandığı Ardahan’da Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri İl Yürütme Komisyonu toplantısı da yapılarak öğretmenlere psikolojik destek verildi.


     



    9’u Ana okul, 75’i ilk okul, 53’ü Ortaokul 25’i orta öğretim olmak üzere toplam 162 okulun , 1450 öğretmenin olduğu Ardahan’da 17.900 ün üzerinde öğrenci bulunmakta.



    **LAB-TOP VE TABLET DESTEĞİNE İHTİYAÇ VAR!


    Öğrenci yurtlarının da hizmete açıldığı, köy okullarının tümünün, şehir merkezlerindeki kalabalık sınıfların yerine sosyal mesafeli eğitim/öğretime başlayan Ardahanlı öğrencilerin lap-top ve tablet ihtiyacı olduğu da öğrenildi.


    Başta Ardahanlı iş adamları olmak üzere eğitim destekçilerine ihtiyaç duyulduğu ve başta lap-top olmak üzere tablet ihtiyacının giderilmesi için gönüllü destekçilerin arandığı da alınan bilgiler arasında oldu.



    2. UZAN OLAYI SEZGİN BARAN KORKMAZ!


    Kendisini, annesinin de üyesi ve üst yönetiminde bulunduğu Türkiye Yardım Severler Derneğinde ve Ardahan Üniversitesinin kuruluşunun ilk yıllarında tanıdım.


    Kars Digorlu olduğunu öğrendiğimde ve Ardahan Üniversitesine Kız Öğrenci Yurdu yaptıracağını belirttiğinde benim de aralarında olduğum birçok gazeteci bu yönde ‘İş adamından kız üniversite öğrencilerine yurt’ başlıkları ile haberler yapmış, kendisinin ismini o dönem ilk gündeme taşımıştık.


    Daha sonra ismini sık sık basın ve medyada duyup, kendisine ulaşmakta bir hayli zorlandığımız günlerde aynı kişinin yıllar önce Ardahan Üniversitesine verdiği öğrenci yurdu sözünü de yerine getirmediğini öğreniyor, o dönemin Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın yanı sıra zamanın valisi ve biz gazetecilerin kamuoyu önünde bir hayli zorda kaldığını zaman zaman ele aldığım yazı ve haberlerle gündeme getirmiştim.



    Ve İstanbul’a geldiğimde aynı ismin yine bir Ardahanlı olan ve bana sorulduğun da mafya babası değil, iş adamı, bir yazar-çizerden daha bilgili, kendisini kendi imkanları ile yetiştirmiş olan kişiliği ve insanlığı ile başta bölge insanlarına olmak üzere herkese el atan karınca, kararınca yardım eden ve şu an hakkında öne sürülen suçlar konusunda daha hazırlanmayan iddianamesi dolayısıyla neden tutuklandığı ve niye hala hâkim karşısına çıkarılmadığını sorduğum Yakup Süt’ün adının yanında duymaya başladım.


    Ve aynı ismin Darıca’da bir pazarda, vatandaşlara bedava meyve, sebze dağıttığını bu yetmez gibi benim başında bulunduğum stk’nın üniversite öğrencilerine yönelik düzenlediği burs gecesini sulandırma, bölme, engelleme operasyonu olarak algılayıp, not ettiğim sözde vakıf gecesinde ortaya çıkan ve yine aynı konuşmalarla kendisini alkışlattıran bu isim yani mal varlığına el konulduğu son dakika haberleri ile gündeme düşen Sezgin Baran Korkmaz’ın becerilerini sadece Türkiye’de, hemşerileri arasında, sıkıştığında yanına koştuğu Yakup Süt ile değil yurt dışında hem de okyanus ötesinde ortaya koyduğunu öğreniyoruz.


    BU durumun ne kadar doğru olduğunu önümüzdeki günlerde daha net göreceğimizi beklerken Sezgin Baran Korkmaz olayının adeta 2. Cem Uzan vakası olduğunu da anlayabiliriz.


    Çünkü Yakup Süt’ün tutuklanması ve Süt ile başlayan sürecin hızla dosyalara kaydığını ve bu dosyalarda uzan örneği bir davanın karşımıza çıktığını görüyor, olayın sadece iç bir sorun olmadığını, uluslararası hatta okyanus ötesi olaylar zinciri olduğunu savcılığın ve hâkimin aldığı mal varlığına el koyulması kararı ile daha iyi anlıyor ve izliyoruz.


    Uzan’da öyle olmamış mıydı?!.


    Ha bu arada Feto gibi adı unutulan Zarraf olayı, Papaz’ın iadesi, Hlk Bank Müdürünün olayını da Korkmaz’ın 2 inci mi, 3 ün mü, 4. Uzan olayı mı onu da siz düşünün..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     









    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    Kaymakam Eğitime Başkanlık Etti..


    arşiv haber 23/02/2019 tarihli haberler/yorum


    İl Milli Eğtim Müdürü olmaksızın 2016-2017 Eğitim/Öğretim Sezonunu tamamlamak üzere olan Ardahan’da ki eğitim sorununa el atan ilçe kaymakamları eğitimde yaşanan sorunlara yeni çözümler üretmeye çalışmaktalar.


    Çıldır İlçe Kaymakamı Bedirhan İmamoğlu İlçe Milli Eğitim camiası ile bir araya geldi. 

          Kaymakam İmamoğlu başkanlığında, İlçe Milli Eğitim Müdürü ve okul müdürlerinin katılımıyla ilçenin genel eğitim durumu, okulların başlıca sorunları, çözüm önerileri, hazırlık kursları, TEOG ve üniversite sınav değerlendirme toplantısı yapıldı.

        Toplantıda ilçede ki eğitim kalitesi arttırmak ve sınavlarda daha başarılı sonuçlar almak için çalışma başlattıklarını ifade eden Kaymakam İmamoğlu ‘´amacımız Çıldır ilçemizde eğitim alanında başarılı sonuçlar almak. Bunun için de bir dizi çalışmalar başlatıyoruz. Okul müdürlerimiz, öğretmenlerimiz ve öğrenci velileri ile birlikte çalışmalarımıza başlayacağız. Gördüğümüz eksikleri en kısa zamanda düzeltip başarıyı yakalamak için daha çok çaba sarf edeceğiz. Bu çalışmalar sonucunda İlçemizden eminim ki çok iyi yerleri kazanan öğrenciler çıkacak ve başarı sıralamamız üstlere doğru ilerleyecektir. Bizler bu konuya odaklanırken velilerimizden de destek bekliyoruz. Bu çocuklar hepimizin. Devletimiz her türlü fiziki altyapıyı tamamlamış gözüküyor. Bize düşen ise en iyi şekilde eğitim verip memlekete hayırlı bireyler yetiştirmektir.´´dedi.



    CNN International,


    Sosyal Medyadan Ardahan’ın Çıldır İlçesini Paylaştı


    3 milyona yakın takipçisi olan CNN International, bu yıl dördüncüsü düzenlenen Çıldır Kristal Göl Kış Şöleni’yle ilgili bir fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaştı.


    Çıldır Gölü Sosyal Tesisleri önünde üzeri buzla kaplı Çıldır Gölü üzerinde yapılan dördüncüÇıldır Kristal Göl Kış Şöleni büyük bir katılımla gerçekleşti. Şölene üst düzey bürokratlar, kamu kurum amirleri,siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda şehir içi ve şehir dışından vatandaş katıldı.


    ÇEKİŞMELİ MÜSABAKALARA SAHNE OLDU


    Yerli ve yabancı basının büyük ilgi gösterdiğişölen, atlı kızak, rahvan at yarışı, dörtnal at yarışı, atlı okçuluk ve atlı cirit oyunları son derece çekişmeli müsabakalara sahne oldu.



    CNN, ÇILDIR‘I PAYLAŞTI


    Öte yandan 3 milyona yakın takipçisi olan dünyaca ünlü haber kanalı CNN International daÇıldır Gölü’nde çekilmiş bir fotoğrafını takipçileri ile paylaşarak büyük bir sürprize imza attı. Fotoğraf çok sayıda beğeni alırken, bir çok sosyal medya kullanıcısı yaptıkları yorumlarlaÇıldır‘ın neresi olduğunu sordu.


    BÖLGE HALKININ SESİNİ KİMSE DUYMUYOR


    Yatırım yapıldığı takdirde Çıldır‘ın Türkiye‘nin en önemli kış turizmi merkezlerinden biri olacağını savunan bölge halkı, her fırsatta ilgisizlikten ve siyasilerin boşvermişliğinden dert yanıyor.


    Haber: Olgun Kızıltepe



    **Turizimciler Çıldır Gölünü Gördü..


    Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı (BYK) Cevat Engin Şahin, yönetim kurulu üyeleriyle, Kars Valisi Rahmi Doğan’ı makamında ziyaret etti.

    Vali Doğan, ziyaretten duyduğu memnuniyeti belirterek Kars bölgesindeki değerleri turizmcilerin bilmesi gerektiğini söyledi.

    Ani’nin 15 Temmuz’da Dünya Miras Listesi’ne girdikten sonra daha fazla ilgi göreceğini ifade eden Doğan, şöyle konuştu: 

    “Ani çok önemli bir yer. İçinizde görenleriniz vardır. Tabi orada bir takım eksiklerimiz var. Altyapı da eksiklerimiz var. Biz çevre düzenlemesiyle ilgili ihaleyi yaptık ve kış biter bitmez, hemen müteahhit girip orada bir takım çalışmalar yapacak. Ani 15 Temmuz’dan sonra biraz daha fazla gündeme gelmeye başladı. Özellikle son günlerde Doğu Ekspresi ile bize gelen çok ziyaretçi var. Tren güzergahı daha farklı olduğu için daha fazla görülmeye değer yerlerde var. Özellikle öğrenciler, Ani’yi, Çıldır Gölü’nü ve Sarıkamış’ı ziyarete geldiler. “

    TÜRSAB-BYK Başkanı Şahin, Ankara’dan Kars’a bir pazar hareketi başlatmayı amaçladıklarını belirtti.

    İki gün kentte gezi ve incelemelerde bulunacaklarını anlatan Şahin, “Hem kış turizmi anlamında hem de yaz turizminde burada hareket olabilir.” diye konuştu.



    **Göl üzerinde çadır kurdular..


    Ardahan’daki Çıldır Gölü’ne gelen bir grup turist, göl üzerinde kamp kurarak geceyi çadırlarda geçirdi.

    Doğal güzellikleri ile doyumsuz manzaralar oluşturduğu için kışın da ziyaretçilerini etkileyen yüzeyi tamamen buzla kaplı Çıldır Gölü, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Çıldır Gölü’ne gelen turistler eşsiz güzelliğin tadını çıkarıyor. Yaz aylarının yanında kışın da Çıldır Gölü’ne gelen bir grup turist, gölün üzerinde çadır kurdu.

    “Ardahan’ın doğası, insanı ve her mevsimi ayrı bir güzel” diyen Engin Türk, “Ayrı duygular uyandırıyor insana. Üzerinde yazılacak çok şeyler var. Şiirler bile yazılabilir buranın üstünde. Şairleri, ressamları buraya davet ediyoruz” dedi.

    Volkan Şenses isimli vatandaş ise “Muhteşem bir yer ve sonsuzluğun ortasında gibiyiz. Zirve Dağcılık Kulübü adına burada kamp yapıyoruz. Önümüzdeki sene Çıldır Gölü üzerinde boydan boya geçmek için bir trans yürüyüş faaliyeti yapacağız. Burada bir çadır kurarak gece hava şartlarına karşı mücadele etmeyi düşünüyoruz” ifadelerini kaydetti. 



    **Çıldır’ın Dişi Ağırıyor..


    *21/11/2016 Tarihli Haber


    Sağlık konusunda devrim yaptıklarını belirtip, ilçelerde ki Adliye, PTT, Banka, Askeri Şubesi gibi bir çok iş istihdamını kapatan anlayış sağlık konusunda da tasarruf yapınca hastalar Ardahan merkeze mahküm oldu.


    Ardahan’ın ürcistan ve Ermenistan’a komşu ilçesinde aylardır bir dişçinin olmadığından yakınan ve diş ağrısı çekenlerin Ardahan’a kilo metrelerce yolları aşıp, dişçiye gelmek zorunda kaldıklarını belirten Çıldırlılar bizi bir dişçiye mahküm edenler yolllarımızıda yapmadılar diyerek yaşanan bu duruma tepki göstedikleri görüldü.


    **DSP İL BAŞKANI PARTİSİNDEN KAÇAN BAŞKAN’A SESLENDİ..


    Konuyu kendisine ait sanal sayfada gündeme getiren Demokratik Sol Parti Ardahan İl Başkanı Mustafa Morkoç partisinden aday olup, belediye başkanı seçilen ama sonra ‘Hizmet gelmesi için AKP’ye geçmeliyim’ diyerek AKP’ye geçen K. Yakup Azizoğlu’na seslenerek ilçesinde ki izmet akaklıklarını çözmesi gerektiğini belirtti.


    Morkoç’un konu hakkında ki mesajı şöyle; Sabah iş yerine giderken yaşlı bir abi bana eski hastahaneyi sordu

    Yolu gösterdim biraz yürüdük abinin adı SÜLEYMAN çildir in urta köyünde olduğunu dişinin ağırlığını söyledi

    Koskoca bir ilçede dişçi yok bizi yollarda perişan ediyorlar diyerek isyan ediyordu

    Burda kemal yakup efendiye sesleniyor um 40 in cikmadan DSP yi biraktin AKP ye kaçtın hizmet etmeye gidiyorum diyerek

    Yetkililere bildir bir dişçi ilçeye atasinlar.


    **ÇILDIR GÖLÜ DONDU!..

    Göçün devam ettiği, Posof ve Sahara tünellerinin açılmadığı, Derneklerinin ‘Büyük Buluşma’ sahtekarlığı ile kaz gecesi biletleri satmaya devam ettiği, Eğitimin dibe vurduğunu, son 5 yıldır adeta yayın yasağı getirilip, resmi kaynaklarca saklandığı, bölünmüş denilip, bir türlü bitmeyen yolların olduğu, Göle hastanesi yapılana kadar Ardahan’ın yeni hastanesinin çökmeye başladığını görmeyenler bugünlerde yaman haber yapıyorlar..

    ARDAHAN DONDU, KURA BUZ TUTU, BIYIKLAR PUS OLDU..

    İnternet sistemi bir türlü oturmayan Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısında olduğu gibi Çıldır Aktaş Gümrük kapısında geçişler saate bağlanırken, Hopa Sarpın 24 saat açık olup, geçişlerde her şeyin getirilebildiğini yazmayan, yazamayanlar bugünlerde yaman haber yapıyorlar..

    KALE YANI BUZ SARKINTILARI İLE DOLDU, MEYDANA GELEN İNEK ÜŞÜDÜ!

    Ardahan’ın olduğu gibi Hanak, Posof, Göle, Damal ve Çıldır’ın giriş yollarının çarşı merkezleri gibi hata hura olduğunu, İl Milli Eğitim Müdürlüğüne olduğu gibi Üniversitesine aylardır Rektör atanmadığını, 22 Yıldır İl Kültür Müdürünün olmadığını diğer bir çok kurumun Milli Eğitim, Üniversite ve son olarak Müftülük gibi vekilin vekili ile idare edildiğini, Doğalgazın zor bela geldiği ama doğalgaz sistemine imza atacak bir kişinin beklendiğini yazamayanlar bugünlerde yaman haber yapıyorlar..

    KUŞ UÇARKEN BUZ TUTTU, LEYLEK AYAKLARI ÜŞÜDÜĞÜ İÇİN UÇAMADI..

    İki vekili, onca partisi olmasına karşın sorunları dile getiren gazetecileri öcü gösterilen, bu yönde çaba ortaya konan meclis dışında ki parti başkanlarını işi bozan sayanları, bir kayak evi bitirilemezken ikinci kayak evinin ölçüleri yapanları, vekilin kardaşının bile isyan ettiği belediye başkanlarını olduğunu, cep harçlıkları ile futbolu yaşatmaya çalışan gençlerin sentetik değil naylon çimde oynadığını ve bir çok bina gibi depreme dayanıklı olmadıkları rapor edilen şehir stadının ne zaman yapılacağını yazamayanlar bugünlerde yaman haberler yapıyorlar..

    75 PLAKALI ARAÇ BULAMADIK 06 PLAKALI ARACA SU DÖKÜP DONDURDUK VE DE GÖRÜNTÜLEYİP, AJANSA YUTTURDUK ONLAR DA ‘ARDAHAN DONUYOR’ DEYİP, ARDAHAN’In YAŞANMAZ OLDUĞUNU TÜM DÜNYAYA BİR KEZ DAHA AKTARDI..

    Evet bitmedi, sıra Çıldır Gölü Dondu haberlerinde..

    Çünkü Serhat Spor’un paraya güvenip, tepe takla olduğunu, spor’un S’sinin olmadığını, 23 Şubat’tan alınıp, daha inşaat halinde olan binaya götürülen öğrencilerin lağım sitemi çalışmayan binada eğitim görüğünü, KAI ve KAISİAD’lara karşıyım deyip, gidip onların çadırında standa açıp, çorba dağıtanları yazmak işlerine gelmez ve bildik haberlerini yani ‘Kar Yağdı, çöpler ve çukurla altında kaldı’, ‘Yağmur Yağarken her yer çamur oldu’ deyip ağırmayan başlarını ağırtmaya ne gerek var?..

    Haydi onca ibretlik haberin haber olamadığı Kafkaslara açılan gümrük kapıları olan ama ithalat, ihracatın yapılmadığı, BTC gibi Nabcconun da doğayı katletmeye başladığı, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu üzeirne ki Antrepolun Kars’a çekildiği, Havaalanı istemlerine kulak tıkatıldığı Ardahan’da 2. Haber Vizyonumuz perde açıyor..

    Oda;

    ÇILDIR GÖLÜ DONDU..



    **İLÇELERDEN HABERLER


    08/04/2015 Tarihli Haberler


    **Damal Kaymakamlığı’nda Güvenlik Toplantısı..


    Damal Kaymakamı Abdurrezzak CANPOLAT Başkanlığında Damal Belediye Başkanı Ergin ÖNAL, Kurum Müdürleri ve Muhtarların katılımıyla Yayla ve Meraların Kullanımı-Seçim Tedbirleri-İlçe Güvenlik Danışma Kurulu konulu toplantı Damal Kaymakamlığı binasında  Mahmut Hersanlıoğlu konferans salonunda yapıldı.


    **Emniyetten Kaymakama Ziyaret..


    Polis Teşkilatının 170. kuruluş yıldönümünü nedeniyle Damal İlçe Emniyet Amiri Hüseyin GÖRÜŞLÜ Damal Kaymakamı Abdurrezzak CANPOLAT’ı makamında ziyaret etti


    **Hanak Kaymakamı Bilgisayar ve Teknoloji Sınıfı Açtı..


    Hanak Kaymakamı Mehmet Balıkçılar, Koyunpınarı Köyünde bulunan Sadiye ve Abdullah Tan İlköğretim Okulu’nda açılan bilgisayar ve teknoloji sınıfını ziyaret etti.


    Hanak Kaymakamı Mehmet Balıkçılar, “Bu çağda bilgisayarla tanışmamış öğrenci düşünülemez, bu eksikliği gidermek üzere de bazı girişimler sonucu bilgisayar sınıfının oluşturulmasını sağladık“ dedi.  Kaymakam Mehmet Balıkçılar, Koyunpınarı Köyünden sonra, Çiçeklidağ İlköğretim Okulu’nda öğrencilerle yemek yiyerek, bazı vatandaşlara ziyarette bulundu.


    **DAMAL KAYMAKAMI EĞİTİMCİLERLE GÖRÜŞTÜ..


    Damal Kaymakamı Abdurrezzak CANPOLAT Damal’da ki Okul Müdürleri ile toplantı düzenledi.Toplantı da öğrencilerin başarı durumları ve okullarımızın genel durumu hakkında bilgi aldı.


    **Kaymakam ve Başkan Muhtarlarla Bir Araya Geldiler..


    Damal Kaymakamı Abdurrezzak CANPOLAT başkanlığında Damal Belediye Başkanı Ergin ÖNAL, Kurum Müdürleri ve Muhtarların katılımıyla Yayla ve Meraların Kullanımı-Seçim Tedbirleri-İlçe Güvenlik Danışma Kurulu konulu toplantılar Kaymakam Mahmut Hersanlıoğlu konferans salonunda yapıldı.


    **ARDAHAN BELEDİYE BAŞKANI DAMAL’DAYDI..


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk KÖKSOY, Damal Kaymakamı Abdurrezzak CANPOLAT’ı makamında ziyaret etti.


    KÖPRÜLÜ BELEDİYESİNE VEKALETEN BAKAN GÖLE KAYMAKAMI ZAFER İLK MESAİSİNİ YAPTI!


    Bir çok Hukuki mücadele sonucu yeniden Belde olma kimliğini kazanan Köprülü (Gorevenk) beldesi yeniden resmen açılmış oldu. kısa sürede yeniden seçim tarihi belirlenecek Belediye Başkanlık seçimlerine kadar vekaleten görevlendirilen Göle Kaymakamı Zafer Oktay beraberindeki heyet Nüfus Müdürü Süleymen Çeleng, Özel idare  Müdürü,Doğukan Ömeroğlu, İlçe Jandarma komutanı Serdar Termiğer ve bereberindeki heyetle Köprülü beldesine giderek ilk mesaisine başladı.

    Halkın büyük coşkusuyla karşılanan Kaymakam Zafer Oktay; halkın yoğun ilgisi sonucu onlara konuk oldu ve onların sorunlarını da dinleyerek Beldemiz Köprülü için hayırlı olsun dileklerin de bulundu. İlk incelemelerde bulunan Kaymakam Oktay ve heyete halkın yoğun ilgi ve istemi üzerine belde halkıyla yemek yiyerek ön incelemelerden sonra gerekli olanı yapacaklarını söyleyerek beldeden ayrılmıştır.


    **VEKİL SOHBETLER DE


    Ensar Sohbetleri üst düzey bürokratları, siyasileri ve rektörleri ağırlamaya devam ediyor…

    Ensar Vakfı Ankara Şubesinin düzenlediği kahvaltılı Ensar Sohbetleri şube merkezinde gerçekleştirildi. Ankara’da akademisyenler, bürokrat ve siyasilerin buluşma noktası haline gelen, üst düzey katılımlarla Türkiye’nin önemli gündem maddelerinin değerlendirildiği, ülkenin nabzının tutulduğu Ensar Sohbetleri, 2 Mayıs Çarşamba günü Ensar Vakfı Ankara şubesinde gerçekleştirildi.

    Ensar Vakfı Ankara Şubesi’nde gerçekleştirilen kahvaltılı “Ensar Sohbetleri”ne, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan ERDEM, TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Sn. Feyzullah KIYIKLIK, TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı Necdet ÜNÜVAR, Ankara Milletvekili Emrullah İŞLER, Erzurum Milletvekili Muhyettin AKSAK, Hatay Milletvekili Hacı Bayram TÜRKOĞLU, Çankırı Milletvekili Hüseyin FİLİZ, Erzurum Milletvekili Cengiz YAVİLİOĞLU, Malatya Milletvekili Öznur ÇALIK, İstanbul Milletvekili Bülent TURAN, Ağrı Milletvekili Ekrem ÇELEBİ, Ardahan Milletvekili Orhan ATALAY, Düzce Milletvekili Osman ÇAKIR, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin DOĞAN, Çankaya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ziya Burhanettin GÜVENÇ, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanı Mehmet ALTUNTAŞ, Milli Piyango Genel Müdürü Recep BİÇER, Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürü Murat KARAKAYA, İŞKUR Genel Müdürü Nusret YAZICI, Kamu İhale Kurumu Üyesi Mehmet AKSOY katıldı.

    Kahvaltının ardından kahve ikramı yapıldı. Sohbette ülke gündeminin önemli başlıklarına değinildi. Değişen dünya ve Türkiye’nin önemli konularına dair fikirler ortaya konuldu.

    1 Mayıs kutlamaları ve sonrasında yaşananların değerlendirildiği sohbette ülke gündemindeki önemli başlıklarla ilgili fikir alış verişinde bulunuldu.

    Ülke gündemi üzerine değerlendirmelerin yanında, dünya gündemindeki ekonomik ve siyasi gelişmelerin konuşulduğu Ensar Sohbetlerinde, dünya gündemindeki ekonomik ve siyasi gelişmeler değerlendirildi.

    Sohbet sırasında katılan konuklarımız Ensar Vakfı’nın çalışmalarını takdirle izlediklerini ve her fırsatta katılmak istediklerini belirttiler, Ensar Vakfı’nın Türkiye’nin en önemli STK’larından biri olduğunun vurgulandığı sohbette, Vakıf çalışmalarıyla ilgili tebrikler iletildi.


    **VEKİLDEN SEÇİM VAADLERİ..


    Ardahan Milletvekili Orhan Atalay’dan her hafta birden fazla sevindirici haber almaya devam ediyoruz. 

    1- İl’den Sonra 3 İlçe’mize de Modern Hayvan Pazarları Kuruluyor 

    Atalay, ilki Ardahan’da yapılan ve yakında açılacak olan modern hayvan pazarından sonra şimdi de Posof, Göle ve Çıldır ilçelerimizde de birer adet modern hayvan pazarı yapılacağı müjdesini verdi. Posof’a DAKAK, Göle ve Çıldır’a ise DAP (Doğu Anadolu Kalkınma Projesi) tarafından yapılacak pazarlar 2015 yatırım programına alınmış. Modern hayvan hayvan pazarlarının yapımına bu yıl başlanacağı bilgisini veren Atalay, temel kalkınma dinamiğimizi oluşturan hayvancılığın modernize edilmesi yolunda uygulanmakta olan projelerin yanı sıra modern hayvan pazarlarının da önemli bir yer tuttuğunu söyledi.

    2- Artık Köylerimizin de Çöpleri Toplanacak

    Atalay’ın ikinci müjdesi ise köylerimize konulacak olan çöp konteynleri ile onları toplayacak çöp kamyonlarıyla ilgilidir. Konuyla ilgili bilgi veren Ardahan Ak Parti Milletvekilimiz endüstri ve sanayi devrimlerinden bu yana hızla kirletilen ve tüketilen gezegenimizi bekleyen tehlike tüm dünyada çevreye ilişkin artan bir ilgi ve bilinç yaratmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’mız bu kapsamda çöplerin sağlıklı şekilde toplanması ve ekonomiye geri kazandırılması yolunda önemli projeler uygulamaktadır. 2014 yılı içinde il ve ilçelerimize kazandırdığımız yeter sayıda çöp konteynleri ile çöp toplama aracından sonra şimdi de köylerimizin de çöplerini toplamak istiyoruz. Bunun için yarın Ankara’da yapılacak dağıtım töreniyle Ardahan Özel İdaresi emrine 3 adet çöp kamyoneti ile 150 adet çöp konteyneri verileceğini söyleyen Atalay, ‘Hedefimiz köylerimizi de şehir kalitesinde yaşanır kılmaktır’ dedi.    
      


    **Hanak Kaymakamı Bilgisayar ve Teknoloji Sınıfı Açtı..


    Hanak Kaymakamı Mehmet Balıkçılar, Koyunpınarı Köyünde bulunan Sadiye ve Abdullah Tan İlköğretim Okulu’nda açılan bilgisayar ve teknoloji sınıfını ziyaret etti.

     

    Hanak Kaymakamı Mehmet Balıkçılar, “Bu çağda bilgisayarla tanışmamış öğrenci düşünülemez, bu eksikliği gidermek üzere de bazı girişimler sonucu bilgisayar sınıfının oluşturulmasını sağladık“ dedi.  Kaymakam Mehmet Balıkçılar, Koyunpınarı Köyünden sonra, Çiçeklidağ İlköğretim Okulu’nda öğrencilerle yemek yiyerek, bazı vatandaşlara ziyarette bulundu.


    **Bataklık TOKİ’yi Yine Lağım Bastı..


    Ardahan’ın Göle ilçesinde bataklık alana yapıldığı iddia edilen ve yapımı daha 3 yılı doldurmayan TOKİ konutlarının kazan dairesi ve birinci katı her yıl mart ayından ekim ayına kadar kanalizasyon taşkını altında kalıyor.

    TOKİ sakinlerinin iddiasına göre, sözde fakirler için yapılan bu binaları her yıl mart ve ekim aylarında su basıyor ve pis kokudan kimse içerde duramıyor. Su seviyesinin 50 santimetreyi bulması nedeniyle binanın elektrik paneli sudan etkileniyor ve binada elektrikler kesiliyor. VT paneli yandığı için elektrik olduğu zaman da hiçbir dairede TV çalışmıyor. 

    Fakir fukaranın dişinden tırnağından artırarak bir ev sahibi olma hayaliyle girdiği TOKİ konutlarının bu durumuna vatandaşlar isyan ediyor. Kime gittilerse bir çözüm bulamadıklarını ifade eden TOKİ sakinleri, en son gittikleri Göle Belediyesi’nden ‘TOKİ konutları bizim alanımız dışındadır’ diye cevap almış. TOKİ sakinleri, kendilerini dinleyecek ve sorunlarına çözüm bulacak bir yetkili makam arıyor.



    **Ben Nasrettin Hoca, Siz Sahte Ardahan Sevdalıları..


    Gazetecilik hayatım boyunca ağzımızda, yazılarımda, haberlerimde adını düşürmediği Ardahan’ın var olan sorunlarının çözümü yada en aza indirilmesi için ortaya koyduğum çabayı başında bulunduğum ARDA/FED Başkanlığım süresinde de karınca kararınca yapmaya çalıştığım şu sıralarda yaşadıklarımın arka perdesini de anlatmak istemekteyim

    Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olduktan sonra Ardahanlının güçlü bir lobi oluşumu içinde bir araya gelerek güçlenmesi için ortaya koyduğum çabayı ve en önemlisi gazetecilikten kalma kuyruk acılarını saklamak için ellerinden geleni artlarına koymayan sahte Ardahan sevdalıları ile mücadelem yaptığım çalışmaların on katı desem inanın..

    Çünkü bu sahte Ardahan sevdalılarının benim bir gözümün olmaması için iki gözlerini kayıp etmeye razı olduklarını ben ve bizi takip eden gerçek Ardahan sevdalısı Ardahanlılar iyi bilmekteler..

    Ve yazımı uzatmadan bir meseleyi anlatıp, gerek gazetecilikte, gerekse federasyon başkanı olmamdan bu yana her çalışmamı içlerine sindiremeyen ama çamur atmak içinde çakallaşan, çelme atan, paçama yapışan sahte Ardahan sevdalılarının başlarına kapak yaptığım durumu anlatan Nasrettin Hoca’nın hikayesine anlatayayım, ‘Kızım sana diyorum, gelinim sen duy’ yani daha önceki onca etkinliğim de ki gibi Ardahan’a baro istemek için gittiğim Türkiye Barolar Birliğinin Başkanını ziyaretimin arka perdesini anlatanı anlayın dercesine..


    **Hoca ile Timur’un Hikayesi


    Bir gün komşular gelirler “Aman hocam, ocağına düştük çare sende, bize rehber ol yardım et! Timur yine sebze bahçelerimize bir dişi fil salmış bütün meyvelerimiz ve avar zavarımız mahvoluyor. Bizi bu dertten sen kurtarırsın. Haydi hep beraber gidelim bu fili bu bahçelerimizden çıkartalım” derler. Hoca da “Hadi peşime düşün de bir çaresine bakalım gerçi ben yakın bir zaman önce dersimi aldım ama sizin zarar çekmenize gönlüm razı olmaz” der. Ve hep beraber Timur’un makamına gitmek için yola düşerler. Tam makama girecekleri sırada hoca arkasına döner bir bakar ki kimse kalmamış. Arkasındaki halkın hepsi dağılmış geriye de dönemez Timur “Ne o hoca yine niçin geldin?” der? Hoca da “Ulu hakan, Akşehirlilerin size bir dileğini iletmeye geldim, efendim sizin bir dişi filiniz varmış. Bahçelerde yayılırmış bu tek olunca avara zarar yapıyormuş. Onun için ‘Hakanımız bir de erkek fil getirsin ikisi beraber hem otlasın, hem de çoğalsın’ dediler. O da “Hay hay hoca” der. Ertesi gün bir fil daha gelir. Bahçelere salınıverir bunu gören Akşehirliler aman hocam ne oldu biz bir filden bıkmışken, fil iki oldu, ne yaptın sen?” demezler mi… Hoca da “Komşular benimle Timur’a gelseydiniz, dişi fili kaldırtacaktık gelmeyince fili çiftleştirdik, ikinci fili ben istedim ‘akıllı deliye söyletir lafı’ derler. Ben o kadar deli miyim yalnız başıma ne yapılırsa onu yaptım kusura bakmayın” der. Ve adamları dertleriyle baş başa bırakır ve başından savar.

    Not: Bu hikayeyi okuyanlar, ‘Aha başardık Fakir’i yıldırdık, yorduk, federasyonu bırakıyor’ diye sevinmesinler sakın..

    Çünkü ben siz sahte Ardahanluların gerçek yüzünü ortaya koymak için hala buradayım..



    CUMARTESİ YAZISI..


    Her sabah doğan güneşle birlikte yeniden yeşeren umutların verdiği enerji ile yol aldığımız hayatın içinde yaşanan her anın dolu dolu geçmesi için çabalarken önümüze çıkan ve moralimizi bozup enerjimizi alan tüm olumsuzlukları da aşmak zorundayız.

    Güneş görevini tamamlayıp yerini bütün ihtişamıyla ufka yükselen aya bırakırken karanlığın içindeki yıldızların bile kendisine huzur verdiğini anlaması gerekir. Bu nedenle her gün geride bıraktığımız günlerin birer cumartesi olduğunu unutmadan yol almak gerekir. Yaşanması ve tat alınması gereken hayat denen bu yolda.




    Bunun içinde bu hayatı tamamlayacak ruh verecek, enerji depolayacak materyallere, güzel bakış açısına ve arkadaşa ihtiyaç vardır. O ihtiyacı da karşılayacak dost, arkadaş, eş, aşk ve güzel bir cumartesi atmosferi içinde doğaya hayat veren, çiseleyerek yağan yağmur ya da bir damla göz yaşı olabilir.

    Evet, bir cumartesi yazısını daha ele alırken yaşanan hayatımız boyunca her an yaşanan onca olumsuzluğu bir kenara bırakıp, hepimizi saran o sıkıcı atmosferden çıkıp, okyanusun ortasında bulunan ve ‘ufukta geliyor’ diye umut ettiğin geminin görünüp, sana ulaşmasını bekler gibi sabırlı olmak en güzeli..

    Çünkü, ‘bugün Pazartesi, yarın Salı.. Çarşamba’yı sel aldı, Perşembe gitti, hayırlısı Cuma, kesin dinleneceğim’ diye umut ettiğin Pazar’ı beklemeden her günü cumartesiye çevirmek mümkünken başta özel sorun ve ilişki, düşünceler olmak üzere kendimize işkence ettiğimiz hızla gelen ve bir o kadar hızlı giden haftanın aslında bir daha geri gelmeyecek hayatımızı da götürdüğünü bilerek hareket etmekten başka çare olmadığını daha iyi anlıyor insan kendisinden kopan her günü ararken..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     






  • Ardahan'da Soğuk Haberler!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü ekiplerince yapılan son değerlendirmelere göre, bölge genelinde hava az bulutlu ve açık olarak geçecek. Sıcaklıkların mevsim normalleri civarında seyredeceği bölgede rüzgar kuzeyli yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek.Bölgede gece en düşük hava sıcaklığı; Ardahan’ın Göle ilçesinde eksi 3, Kars Sarıkamış ve Erzurum’un Aziziye ilçesinde eksi 2 derece olarak kaydedildi.


    Haber/Foto: Kurbani Demir/GÖLE HABER SOSYAL MEDYA GAZETESİ



    2. UZAN OLAYI SEZGİN BARAN KORKMAZ!


    Kendisini, annesinin de üyesi ve üst yönetiminde bulunduğu Türkiye Yardım Severler Derneğinde ve Ardahan Üniversitesinin kuruluşunun ilk yıllarında tanıdım.


    Kars Digorlu olduğunu öğrendiğimde ve Ardahan Üniversitesine Kız Öğrenci Yurdu yaptıracağını belirttiğinde benim de aralarında olduğum birçok gazeteci bu yönde ‘İş adamından kız üniversite öğrencilerine yurt’ başlıkları ile haberler yapmış, kendisinin ismini o dönem ilk gündeme taşımıştık.


    Daha sonra ismini sık sık basın ve medyada duyup, kendisine ulaşmakta bir hayli zorlandığımız günlerde aynı kişinin yıllar önce Ardahan Üniversitesine verdiği öğrenci yurdu sözünü de yerine getirmediğini öğreniyor, o dönemin Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın yanı sıra zamanın valisi ve biz gazetecilerin kamuoyu önünde bir hayli zorda kaldığını zaman zaman ele aldığım yazı ve haberlerle gündeme getirmiştim.



    Ve İstanbul’a geldiğimde aynı ismin yine bir Ardahanlı olan ve bana sorulduğun da mafya babası değil, iş adamı, bir yazar-çizerden daha bilgili, kendisini kendi imkanları ile yetiştirmiş olan kişiliği ve insanlığı ile başta bölge insanlarına olmak üzere herkese el atan karınca, kararınca yardım eden ve şu an hakkında öne sürülen suçlar konusunda daha hazırlanmayan iddianamesi dolayısıyla neden tutuklandığı ve niye hala hâkim karşısına çıkarılmadığını sorduğum Yakup Süt’ün adının yanında duymaya başladım.


    Ve aynı ismin Darıca’da bir pazarda, vatandaşlara bedava meyve, sebze dağıttığını bu yetmez gibi benim başında bulunduğum stk’nın üniversite öğrencilerine yönelik düzenlediği burs gecesini sulandırma, bölme, engelleme operasyonu olarak algılayıp, not ettiğim sözde vakıf gecesinde ortaya çıkan ve yine aynı konuşmalarla kendisini alkışlattıran bu isim yani mal varlığına el konulduğu son dakika haberleri ile gündeme düşen Sezgin Baran Korkmaz’ın becerilerini sadece Türkiye’de, hemşerileri arasında, sıkıştığında yanına koştuğu Yakup Süt ile değil yurt dışında hem de okyanus ötesinde ortaya koyduğunu öğreniyoruz.


    BU durumun ne kadar doğru olduğunu önümüzdeki günlerde daha net göreceğimizi beklerken Sezgin Baran Korkmaz olayının adeta 2. Cem Uzan vakası olduğunu da anlayabiliriz.


    Çünkü Yakup Süt’ün tutuklanması ve Süt ile başlayan sürecin hızla dosyalara kaydığını ve bu dosyalarda uzan örneği bir davanın karşımıza çıktığını görüyor, olayın sadece iç bir sorun olmadığını, uluslararası hatta okyanus ötesi olaylar zinciri olduğunu savcılığın ve hâkimin aldığı mal varlığına el koyulması kararı ile daha iyi anlıyor ve izliyoruz.


    Uzan’da öyle olmamış mıydı?!.


    Ha bu arada Feto gibi adı unutulan Zarraf olayı, Papaz’ın iadesi, Hlk Bank Müdürünün olayını da Korkmaz’ın 2 inci mi, 3 ün mü, 4. Uzan olayı mı onu da siz düşünün..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     









    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    *Foto: Mustafa Sarıçam


    arşif haber 28/012018 tarihli haberler/yorum


    DOĞU Anadolu Bölgesi, Sibirya soğukları nedeniyle buz kesti. Bölgedeki en düşük hava sıcaklığı, sıfırın altında 25.8 derece ile Ardahan’ın Çıldır ilçesinde ölçüldü.


    Sibirya üzerinden gelen yüksek basıncın etkisi altına giren Doğu Anadolu Bölgesi‘nde dondurucu soğuklar hayatı durma noktasına getirdi. Geceleri aşırı soğuklar nedeniyle oluşan kırağı ağaçları süslerken, tarihi Ardahan Kalesi’nde ise kayalıklarda sarkıtlar oluştu. Çocukların yaptığı kardan adam da kırağıdan nasibini aldı. 


    Kar yağışının durduğu bölgede gece, sıfırın altında 25.8 derece ile Ardahan’ın Çıldır ilçesi en soğuk bölge oldu. Termometreler Kars Harekani Havalimanı’nda eksi 25.7, Erzurum Tekman’da eksi 22.5,  Kars’ta eksi 22.3, Ağrı’da eksi 19.4, Ardahan ve Erzincan Oltukbeli’de eksi 18.8, Erzurum’da eksi 12.5, Muş’ta eksi 4.6 ve Iğdır’da eksi 4.2 dereceyi gösterdi.


    Meteoroloji 12’nci Bölge Müdürlüğü uzmanları, hafta sonu bölge genelinde kar yağışının beklendiğini bildirdi. Sibirya soğuklarının birkaç gün daha devam edeceğini belirten uzmanlar, bölge genelinde sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus hadisesi beklendiğini açıkladı. Uzmanlar, meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı yetkililerin, vatandaşların ve özellikle sürücülerin dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiğini vurguladı. Meteoroloji, dik ve eğimli yamaçlarda çığ riskine karşı dikkatli olunmasını istedi. 



    **Tipi Ulaşımı Olumsuz Etkiliyor


    *28/02/2017 Tarihli Haber


    Ardahan‘ın yüksek kesimlerinde etkili olan tipi, ulaşımı olumsuz etkiliyor. 

    Ardahan’da yüksek kesimlerde etkili olan tipi nedeniyle ulaşım güçlükle sağlanıyor. Ardahan-Artvin ve Ardahan-Posof Karayolunda etkili olan kar yağışı ile şiddetli tipi, ulaşımda aksamalara yol açtı. Karayolları 183. Şube Şefi Ümit Yıldırım yaptığı açıklamada, bölgede kar yağışı sonrası tipinin etkili olması nedeniyle bazı yollarda ulaşımda aksamaların meydana geldiğini söyledi.

    Aktaş Sınır Kapısından Türkiye‘ye giriş yapan tır sürücüleri, tipi nedeniyle zor anlar yaşarken, ekipler mevcut yollarda tuzlama ve karla mücadele çalışmasını aralıksız sürdürüyor.


    **Arabanın Üzerine Buz Düştü..


    Ardahan‘da gün içerisinde hava sıcaklığının artmasından dolayı çatıda eriyenkar kütleleri bir otomobili kullanılamaz hale getirdi. 

    Hal Caddesi’nde inşaat halindeki 4 katlı alışveriş merkezinin çatısından düşen kar ve buz kütleleri bir otomobili pert etti. Çatıdan düşen buz kütlesi sonucu arkadaşına ait olan aracın pert olduğunu söyleyen Serkan Çelik, “Baharın gelmesi ve havaların ısınması sonucu gördüğünüz gibi çatıdan düşen buz kütlesi aracı bu hale getirdi. İnsanlar burada tehlike içerisinde ve Belediyenin bunlara farklı bir çözüm bulması lazım. Arkadaşın aracı pert oldu. Bitti adam, bir sürü masraf açtı ve ne yapacağız bilmiyoruz.” dedi.



    Havaya Serpilen Kaynar Su, Buz Kristali Oldu


    Türkiye’nin en soğuk ilçelerinden olan Ardahan’ın Göle ilçesinde güneş olmasına rağmen havaya fırlatılan kaynar su, buz kristalleri şeklinde yere düştü.


    Türkiye‘nin en soğuk illeri arasında bulunan Ardahan‘da kaynar su havaya doğru fırlatılınca ortaya eşsiz güzellikte görüntüler çıktı.


    SOĞUĞU EĞLENCEYE DÖNÜŞTÜRDÜLER


    Ağır kış koşullarının sürdüğü Doğu Anadolu Bölgesi‘nde dondurucu hava yaşamı olumsuz etkilemeyi sürdürürken, aynı zamanda fotoğraf düşkünü bazı kişiler için ilginç kareleri yakalamalarına neden oldu.


    SU HAVADA DONDU


    Hava sıcaklığının sıfırın altında 10 derece olduğu Ardahan‘ın Göle ilçesine bağlı Arpaşen Köyü’nde güneşin olmasına rağmen dondurucu havada ısıtılan su havaya fırlatıldı. Yere düşmeden donan su zerreleri ortaya renkli, kartpostal gibi görüntülerin çıkmasına neden oldu.


    **Hanak Tipi Altında..


    Ardahan’da okul dönüşünde tipi ve fırtınadan dolayı kapanan Sarıyamaş ve Yokuşdibi yolunda mahsur kalan öğrenciler, İl Özel İdare Müdürlüğü ekiplerince kurtarıldı.


    Ardahan merkeze bağlı Sarıyamaş, Yokuşdibi ve Çataldere köyü yolunda araçları kara saplanan ve tipi nedeniyle zor anlar yaşayan öğrenci servisi ve vatandaşlar, uzun uğraşlara rağmen saplandıkları yerden çıkamayınca, durumu yetkililere bildirerek yardım istedi. Olay yerine gelen Ardahan İl Özel İdaresi ekipleri kara saplanan araçları iş makinesi yardımıyla çıkararak mahsur kalan öğrenci ve vatandaşların köylerine ulaşmasını sağladı.


    Yolda mahsur kalan öğrenciler fırtınadan dolayı beklediklerini söylediler. Öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi.



    **Köy yolunda mahsur kaldılar


    Araçları kara saplanan ve donma tehlikesi yaşayan Çataldere köylüleri ise yine İl Özel İdaresi ekiplerinin yardımıyla kurtarıldı. Yolda mahsur kaldıklarını söyleyen Çataldere köyü halkından Umut Ciritçi, “Gördüğünüz gibi Kunzut’un (Çataldere) köyünün hali bu. Az bir kar yağdı mı yolda bu şekilde mahsur kalıyoruz. Yaklaşık bir saattir burada mahsur kaldık. Özel idare ekiplerinden Allah razı olsun, yoksa donacaktık. Allah devletimize zeval vermesin” şeklinde konuştu.


    **Doğu Anadolu’da Kış


    Doğu Anadolu Bölgesi’nde gece en düşük hava sıcaklığı, sıfırın altında 26 derece ile Kars’ta ölçüldü.


    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, bölgede havanın parçalı ve yer yer çok bulutlu, Erzincan, Erzurum’un kuzey kesimleri ve Ardahan’da öğle saatlerinden sonra aralıklı hafif kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.


    Buzlanma ve don olayı ile yer yer pus hadisesi meydana gelebilecek bölgede, gece en düşük hava sıcaklıkları, sıfırın altında olmak üzere Kars’ta 26, Ardahan’da 19, Ağrı’da 25, Erzurum’da 20, Erzincan’da 7 ve Iğdır’da 15 derece ölçüldü.


    Gün içerisinde en yüksek sıcaklıkların sıfırın altında olmak üzere Erzurum’da 7, Ağrı’da 3, Kars’ta 9, Erzincan’da 1, Iğdır’da 3 ve Ardahan’da 13 derece olması bekleniyor.


    Kar kalınlıkları da Ağrı’da 70, Erzurum’da 40, Kars’ta 26, Ardahan’da 15 ve Iğdır’da 11 santimetre ölçüldü.


    Yetkililer, vatandaşları dik ve eğimli yamaçlarda çığ düşme riskine karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.



    **Buzlar çözülüyor..


    TÜRKİYE’nin en soğuk iller arasında bulunan Ardahan’da günler sonra güneş ışınlarının çıkmasıyla birlikte ahırdan çıkarılan kazlar gölete hızla giderken ortaya kartpostalları aratmayan görüntüler ortaya çıktı.


    Ağır kış koşullarının sürdüğü Doğu Anadolu Bölgesi’nde köylüler dondurucu havada yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Hava sıcaklığının gece, sıfırın altında olmak üzere Kars’ta 27, Ardahan’da 26, Ağrı’da 20, Erzurum’da 16, Erzincan’da 7, Iğdır’da 6 ve Tunceli’de 4 derece ölçüldüğü bölgede, beslenen hayvanlar da günlerce ahırda tutuldu. Ardahan’ın Göle İlçesi’ne bağlı Arpaşen Köyü’nde uzun süreden bu yana kar ve aşırı soğuk nedeniyle dışarı çıkartılmayan kazlar havanın nispeten ısınması ve ısıtmayan güneşin ortaya çıkması üzerine dışarı çıkarıldı. Ahırın kapısının açılması ile birlikte buzları çözülmeye başlayan gölete girerek yüzmeye başladı. Kazların gölete girmesi ile birlikte vücut ısılarının etkisiyle su üzerinde kısa süreliğine de olsa buhar yükseldi.


    Beyaz örtüyle kaplanan doğa harikası bu bölgenin Türkiye’de tanınmamasının büyük eksiklik olduğunu söyledi. Arpaşen Köyü Muhtarı Haydar Öztürk, kış mevsiminin bölgede oldukça uzun sürdüğünü, bembeyaz örtüyle kaplanan doğa harikası bu bölgenin Türkiye’de tanınmamasının büyük eksiklik olduğunu söyledi.


    **SOĞUK HABER!..


    **21/12/2016 Tarihli Haber


    DOĞU Anadolu Bölgesi’nde etkili olan kar yağışı ardından başlayan Sibirya soğukları kent merkezlerini buza çevirdi. Dün gece Bölgenin en soğuk yerleşim birimi, sıfırın altında 38.1 ile Ardahan’ı Göle İlçesi oldu.


    Doğu Anadolu Bölgesi‘nde gece ölçülen hava sıcaklıklarının, Güney Kutbu’ndaki Antarktika’dan daha soğuk olduğu belirtildi.

    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, bölge genelinde havanın parçalı, yer yer çok bulutlu geçeceği, sıcakların mevsim normallerinin altında seyretmeye devam edeceği öngörülüyor.

    Rüzgarın güneyden hafif kuvvette esmesinin beklendiği bölgede gece en düşük hava sıcaklığı, sıfırın altında olmak üzere 35 derece ile Erzurum Havalimanı, 30 derece ileErzurum‘un Pasinler ilçesi, 29 derece ile Tekman ilçesinde, 31 derece ile Ardahan‘ın Göleilçesinde ölçüldü.

    Bölgedeki kent merkezlerinde gece en düşük hava sıcaklığı ise sıfırın altında olmak üzereAğrı‘da 28, Kars‘ta 25, Erzurum‘da 23, Ardahan‘da 20, Iğdır‘da 19 ve Erzincan‘da 18 derece olarak kaydedildi.

    Meteoroloji yetkilileri, kış mevsimi dolayısıyla bölgede bir süredir aşırı soğukların etkili olduğunu, soğuk havanın hafta sonuna kadar devam edeceğini ifade ederek, bölgede hava sıcaklıklarının düşük olmasının en büyük sebebinin yörenin deniz seviyesinden çok yüksekte olmasından kaynaklandığına işaret etti.

    Bugün Güney Kutbu’ndaki Antarktika’da sıcaklığın sıfırın altında 24 derece olarak ölçüldüğünü anlatan yetkililer, hava sıcaklığı sıfırın altında 35 derece olan ErzurumHavalimanı, 30 derece olan Erzurum‘un Pasinler ilçesi, 29 derece olan Tekman ilçesinde ve 31 derece ile Ardahan‘ın Göle ilçesinde ölçülen hava sıcaklığının Antarktika’dan daha soğuk olduğunu söyledi.

    Kışın hava sıcaklığının çok daha fazla soğuk olduğu Antarktika’da şu sıralarda yaz mevsimi yaşandığına dikkati çeken yetkililer, bugüne göre değerlendirildiğinde Doğu Anadolu’nun bazı kesimlerindeki soğukların Antarktika’yı aratmadığına işaret etti.



    Doğu’da dondurucu soğuklar azalacak

    Yetkililer, bölgede hafta sonu kar yağışı beklendiğini, kar yağışı ile yöredeki hava sıcaklıklarının yine sıfırın altında kalmak üzere yaklaşık 10 derece ısınacağı bilgisini paylaştı.

    Doğu Anadolu’da bugünün en yüksek sıcaklıklarının ise sıfırın altında olmak üzere Iğdır‘da 5, Erzincan‘da 7, ErzurumKars ve Ardahan‘da 12 ve Ağrı‘da 15 derece olacağı tahmin ediliyor.

    Kar kalınlıkları Ağrı‘da 55, Erzurum‘da 29, Ardahan‘da 20, Kars‘ta 12, Iğdır‘da 10 veErzincan‘da 3 santimetre ölçüldü.



    Soğuk hava hayatı olumsuz etkiledi

    Vatandaşların soğuk hava yüzünden zorunlu olmadıkça evlerinden çıkmamayı tercih ettiği bölgede, soğuk sebebiyle binaların çatılarında buz sarkıtları oluştu, dere, gölet, nehir ve şelale ile çeşmeler buz tuttu.

    Bir çok aracın yakıtı donduğu için çalışmadığı bölgede, bazı vatandaşlar da araçlarını battaniye veya branda ile örterek soğuktan korumaya çalıştı.

    Bazı vatandaşların kirpiklerinin buz tuttuğu bölgede, özellikle otobüs duraklarında bazı vatandaşların ısıtıcı ile ısınmaya çalışması da dikkati çekti.

    Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde, kar yağışının ardından etkisini sürdüren soğuk havaya rağmen bazı çocukların bunu eğlenceye çevirdiği, yokuşlardan kızakla kayarak eğlendiği gözlendi.

    Çocuklardan Emre Can Kurt, arkadaşlarıyla kızak kayarak eğlendiklerini belirterek, “Karyağdı mutluyuz, okuldan gelip kızakla kayıyoruz. Çok eğlenceli vakit geçiriyoruz. Kartopu oynadık, kardan adam yaptık.” dedi.

    Yetkililer, bölgede kuvvetli buzlanma ve don ile yer yer sis ve pus beklendiğinden, başta sürücüler olmak üzere vatandaşlar ile ilgililerin tedbirli olmaları uyarısında da bulundu.**Göleliler soğuk maaşı istiyor!


    *13/02/2016


    Kış mevsiminin başlamasıyla birlikte geceleri ısının sıfırın altında 40 dereceye kadar düşen ve yaklaşık 2,5 aydır Türkiye’nin en soğuk yerleşim birimlerinden biri olan Ardahan’ın Göle ilçesinde yaşayanlar devletten soğuk maaşı bağlamasını istedi.


    Kar yağışı ve ardından yaşanan soğuklar nedeniyle zor günler geçirdiklerini söyleyen Göleliler “Zemheri soğukları sırasında doğada yaşayan vahşi hayvanlar bile burayı terk etti.


    Devletimiz bizlere burada adeta bekçilik yaptığımız için maaş vermesi lazım. Buralar cazip hale getirilmezse insan göçünü kimse durduramaz” dediler.


    Göle’de bu yıl en düşük hava sıcaklığı 27 Ocak gecesi 40, 28 Ocak gecesi 39.5, 3 ve 9 Şubat’ta 31 dereceyi buldu.



    Vali Ahmet Deniz, Göle ilçesinde çeşitli ziyaret ve incelemelerde bulundu..


     


    Beraberinde, Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdem Kargın, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak, İl jandarma Komutanı Osman Yeşilöz, İl Emniyet Müdürü Selami Hüner ile birlikte Göle ilçesine giden Vali Deniz’i, ilçe Kaymakamı Zafer Oktay ve ilçe protokolü karşıladı. Karşılamanın ardından Kaymakamlık makamında bir toplantı gerçekleştiren Vali Deniz, daha sonra inşaat çalışmaları tamamlanmak üzere olan Öğretmen Evi binasında incelemelerde bulundu. Binayı gezerek, müteahhit firma yetkilisiyle görüşen Vali Deniz, çalışmaların gidişatı hakkında bilgi aldı.


     


    Vali Deniz daha sonra Nurettin Yılmaz Anadolu Sağlık Lisesi ve Bedirhan Bey Anadolu İmam Hatip Lisesini ziyaret etti. Dersliklerde öğrencilerle sohbet eden Vali Deniz, öğretmenlerle de toplantılar gerçekleştirdi.


     


    İlçede temaslarını sürdüren Vali Deniz, ilçe merkezinde girdiği bir çay ocağında vatandaşlarla birlikte çay içti. Bir süre çay ocağında vatandaşlarla sohbet eden Vali Deniz, sigara kullandığını öğrendiği bir vatandaşı sigarayı bırakması için ikna etti.


    **Ardahanlı Devrimciler Bir Araya Gelmiş!..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com



    Kimin nerede ne yaptığını artık özeline kadar göründüğü sanal ortamda bir paylaşım görüyorum..

    Ve kendi kendime bir soru sorup, bu kadar devrimcinin olduğu bu ülke de yıllardır niye bir türlü devrim yapılmaz cevap arıyorum..

    Evet ya başta Ardahan’da olmak üzere ülke genelinde onca devrimci var ama değişen bir şey niye yok?

    Olamaz..

    Çünkü devrimci denilenleri mevcut sistem kendisi bizzat yaratmış..

    Nasıl mı?

    12 Eylül ve öncesinde yapılan tüm darbeler ardından içeri alınanların büyük bir çoğunluğu devrim, devrimci nedir’i bilmiyordu..

    Ve sokakta toplanıp, içeri alınan ve içeriden çıkarıldıktan sonra kendilerini devrimci diye yutturdular..

    Çünkü devrimciliğin D’sini bilmezken kazaen, gelişi güzel içeri alındıkları karakollarda gerçek anlamda devrimci olanlar ile aynı nezarethanelerde kaldılar ve onlardan kopyaladıkları bir kaç ezbere söz ile yani ‘Sosyalizm, Faşizm, Tek Yol Devrim’ kelimelerini geveleyerek, gerçek devrimcilerin yıllarca hapishanelerde tutulduğu bu ülkede kendilerini devrimci ilan ettiler..

    Ve Nurettin Sözen gibi sözüm ona solcu olan belediye başkanlarından da ihaleler, yolar, iskiler alıp, devrimci iş adamları oldular..

    Ve bugünde faşist dedikleri AKP’ye yaranmak için AKP’ye yakın ikinci, üçüncü kişiler aracılığıyla kapalı kapılar ardından hala rant elde ederek, pala bıyıklarını ıslatan rakıları ile devrimciliğe, devrim yapmaya devam ediyorlar..

    İşte Türkiye’de ki büyük devrimcilerin kısa hikayesi budur..

    Ve bu nedenle o beklenen devrimin D’si hala bu ülkeye uğramış değil..

    Afiyet olsun..



    CUMARTESİ YAZISI..


    Her sabah doğan güneşle birlikte yeniden yeşeren umutların verdiği enerji ile yol aldığımız hayatın içinde yaşanan her anın dolu dolu geçmesi için çabalarken önümüze çıkan ve moralimizi bozup enerjimizi alan tüm olumsuzlukları da aşmak zorundayız.

    Güneş görevini tamamlayıp yerini bütün ihtişamıyla ufka yükselen aya bırakırken karanlığın içindeki yıldızların bile kendisine huzur verdiğini anlaması gerekir. Bu nedenle her gün geride bıraktığımız günlerin birer cumartesi olduğunu unutmadan yol almak gerekir. Yaşanması ve tat alınması gereken hayat denen bu yolda.




    Bunun içinde bu hayatı tamamlayacak ruh verecek, enerji depolayacak materyallere, güzel bakış açısına ve arkadaşa ihtiyaç vardır. O ihtiyacı da karşılayacak dost, arkadaş, eş, aşk ve güzel bir cumartesi atmosferi içinde doğaya hayat veren, çiseleyerek yağan yağmur ya da bir damla göz yaşı olabilir.

    Evet, bir cumartesi yazısını daha ele alırken yaşanan hayatımız boyunca her an yaşanan onca olumsuzluğu bir kenara bırakıp, hepimizi saran o sıkıcı atmosferden çıkıp, okyanusun ortasında bulunan ve ‘ufukta geliyor’ diye umut ettiğin geminin görünüp, sana ulaşmasını bekler gibi sabırlı olmak en güzeli..

    Çünkü, ‘bugün Pazartesi, yarın Salı.. Çarşamba’yı sel aldı, Perşembe gitti, hayırlısı Cuma, kesin dinleneceğim’ diye umut ettiğin Pazar’ı beklemeden her günü cumartesiye çevirmek mümkünken başta özel sorun ve ilişki, düşünceler olmak üzere kendimize işkence ettiğimiz hızla gelen ve bir o kadar hızlı giden haftanın aslında bir daha geri gelmeyecek hayatımızı da götürdüğünü bilerek hareket etmekten başka çare olmadığını daha iyi anlıyor insan kendisinden kopan her günü ararken..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



     

  • ARDAHAN'DA EN SON HABERLER İÇİN tık'LA.. ARDAHAN'DA AFGAN VE PAKİSTANLILAR YAKALANDILAR!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    KAÇAK TÜTÜN ELE GEÇİRİLDİ


    Ardahan Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, il merkezi ve bağlı ilçelerde yasadışı tütün satışı ve ticaretinin önlenmesine yönelik çalışma başlattı.



    Yapılan çalışmalar kapsamında, Ardahan Sulh Ceza Hâkimliğinin önleme araması kararına istinaden İl merkezinde faaliyet gösteren iki işyerinde yapılan aramalar neticesinde toplam 27 kilo bandrolsüz kutu ve ambalajlarda nargile tütünü, 14 kilo bandrolsüz Cemal ve Captan Black yazılı ambalajlarda kıyılmış tütün ve 198 kilo kıyılmış açık tütün ele geçirildi. Yapılan çalışma sonucunda şüpheli C.M. VE B.Ç. hakkında 5607 sayılı kanuna muhalefet suçundan adli, 4733 sayılı kanuna muhalefet suçundan idari işlemler yapıldı.


    POSOF’TA KENEVİR, GÖLE’DE TARİHİ SİKKELER!.. 


    arşiv haber 06/10/2020 Tarihli Haberler/yorumlar


    POSOF’TA KENEVİR, GÖLE’DE TARİHİ SİKKELER!.. 


    POSOF’TA KENEVİR..


    Ardahan’da jandarma tarafından düzenlenen operasyonda 114 kök Hint keneviri ele geçirildi. 1 şüpheli gözaltına alındı. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Posof ilçesine bağlı bir köyde R.Y. isimli şahsın evinin bahçesinde Hint keneviri yetiştirildiği ihbarı üzerine harekete geçti. Jandarma, belirlediği adrese baskın yaptı. R.Y’ye ait bahçede toplam 114 kök Hint keneviri ele geçirildi.


    İLAÇ KUTUSUNDA TARİH!


    Ardahan’ın Göle ilçesinde ilaç kutusu içinde saklı, Osmanlı ve Bizans dönemine ait sikkeler bulundu.

    İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Göle ilçesine tarihi sikke götürüldüğü yönündeki istihbaratı değerlendirerek, bölgede yol kontrolü yaptı…


    KARGO’DA TARİH!


    Ardahan’ın Göle ilçesinde kargo aracında çeşitli dönemlere ait 680 sikke, tarihi kandil ve bazı tarihi eserler bulundu. Ardahan’da kargo aracında limon kolisi içerisine gizlenmiş vaziyette 680 sikke, tarihi kandil ve bazı tarihi eserler ele geçirildi. Ardahan İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Göle İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin istihbari çalışmaları sonucu Mersin’den Ardahan’a yüklü miktarda tarihi eserin kargo aracıyla gönderileceği bilgisine ulaşıldı.

    Göle-Erzurum karayolu Kömür Baba türbe mevkisinde uygulama yapan jandarma ekipleri, kargo firmasına ait aracı durdurdu. C.D. tarafından gönderilen limon kolisinde inceleme yapan jandarma ekipleri, kutuda limonların arasına gizlenmiş Bizans ve Orta Çağ dönemine ait olduğu değerlendirilen 680 sikke, 14 tarihi obje ve bir tarihi kandil olmak üzere toplamda 695 tarihi eser ele geçirdi. Jandarma ekipleri kargoyu gönderen C.D.’nin yakalanması için çalışma başlattı. Ele geçirilen tarihi eserler Kars Müze Müdürlüğü tarafından incelenerek koruma altına alındı.


    Definecilerin talan ettiği türbe onarıma alındı!


    ARDAHAN’ın Göle ilçesinin 120 hane, 450 nüfuslu Dedeşen köyünde yaşayanlar tarihi Köyün girişindeki Cami ve türbede yenileme çalışması başladı.


    ATV’DEN DÜŞÜP ÖLDÜ!


    Ardahan’ın Çıldır ilçesinde işlenmemiş yakıt taşıyan tanker ile ATV motorunun devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazalarında 3 kişi yaralandı. Çıldır-Arpaçay kara yolunun 5. Kilometresinde Ramazan Adsız idaresindeki işlenmemiş yakıt taşıyan 73 SZ 113 plakalı tanker devrildi. Kazada, Adsız yaralandı. Aynı ilçenin Kurtkale bölgesinde ise Kahraman Taştekin’in kullandığı ATV motoru devrildi. Kazada, Taştekin ve eşi Medine Taştekin yaralandı.


    **HAYVAN ZEHİRLEYENLERE SORUŞTURMA…


    Ardahan Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekiplerinin, 05.10.2020 saat: 17.16’da, sosyal medyaya yansıyan görüntülerde Damal İlçesinde sokak köpeklerinin belediye ekiplerince ilaç kullanarak öldürüldüğünü bildirmesi üzerine, konu ile ilgili Damal İlçe Emniyet Amirliğince Cumhuriyet Savcısına bilgi verilerek alınan talimatlar doğrultusunda; Damal Belediyesi görevlileri hakkında tahkikata başlanmıştır. Tahkikat süreci, Valiliğimizce yakından takip edilmekte olup, gerekli incelemenin ardından sorumlular hakkında idari soruşturma başlatılacaktır. Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.


    GÖRÜNMEZ TAVUK HEDİYESİ!


    Posof Kaymakamı Murat Mete, Posof’un doğal güzelliklerinin tanıtımına devam ediyor.Posof’un tescilli Huş Tavuğu doğal yaşamın ayrı bir güzelliğini temsil ediyor.Ardahan’ın Posof ilçesinde yaşayan endemik türlerinden biri olan Huş Tavuğu bölgede Dağ Horozu olarak da adlandırılıyor. Huş Tavuğu Ardahan Milli Parklar Doğa Koruma Şube Müdürlüğü tarafından 1981 yılında koruma altına alındı. Dağlık bölgelerdeki Huş ağacı çiçekleri ve yapraklarıyla beslendiği için genelde dağlarda yaşıyorlar ve gün doğumuna kadar dolaşarak besleniyorlar. Gün doğumundan sonra ise gün batımına kadar saklanıyorlar.

    Posof Kaymakamı Murat Mete de doğa harikasını tanıtmak için ziyaretine gelen misafirlerine Huş Tavuğu maketini hediye ediyor.



    CUMARTESİ YAZISI..


    Her sabah doğan güneşle birlikte yeniden yeşeren umutların verdiği enerji ile yol aldığımız hayatın içinde yaşanan her anın dolu dolu geçmesi için çabalarken önümüze çıkan ve moralimizi bozup enerjimizi alan tüm olumsuzlukları da aşmak zorundayız.

    Güneş görevini tamamlayıp yerini bütün ihtişamıyla ufka yükselen aya bırakırken karanlığın içindeki yıldızların bile kendisine huzur verdiğini anlaması gerekir. Bu nedenle her gün geride bıraktığımız günlerin birer cumartesi olduğunu unutmadan yol almak gerekir. Yaşanması ve tat alınması gereken hayat denen bu yolda.




    Bunun içinde bu hayatı tamamlayacak ruh verecek, enerji depolayacak materyallere, güzel bakış açısına ve arkadaşa ihtiyaç vardır. O ihtiyacı da karşılayacak dost, arkadaş, eş, aşk ve güzel bir cumartesi atmosferi içinde doğaya hayat veren, çiseleyerek yağan yağmur ya da bir damla göz yaşı olabilir.

    Evet, bir cumartesi yazısını daha ele alırken yaşanan hayatımız boyunca her an yaşanan onca olumsuzluğu bir kenara bırakıp, hepimizi saran o sıkıcı atmosferden çıkıp, okyanusun ortasında bulunan ve ‘ufukta geliyor’ diye umut ettiğin geminin görünüp, sana ulaşmasını bekler gibi sabırlı olmak en güzeli..

    Çünkü, ‘bugün Pazartesi, yarın Salı.. Çarşamba’yı sel aldı, Perşembe gitti, hayırlısı Cuma, kesin dinleneceğim’ diye umut ettiğin Pazar’ı beklemeden her günü cumartesiye çevirmek mümkünken başta özel sorun ve ilişki, düşünceler olmak üzere kendimize işkence ettiğimiz hızla gelen ve bir o kadar hızlı giden haftanın aslında bir daha geri gelmeyecek hayatımızı da götürdüğünü bilerek hareket etmekten başka çare olmadığını daha iyi anlıyor insan kendisinden kopan her günü ararken..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     









    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    Siyasiler Düğündeydiler


    arşiv haberler 19/06/2015 tarihihaberler ve yorum


    7 Haziran Genel Seçimlerini kayıp eden Ardahan’ın iki siyasetçisi düğünlerde ortaya çıktılar.

    Üçer dönem Ardahan Milletvekilliğini yapan Saffet Kaya ile Ensar Öğüt hafta sonunun düğünlere katılarak geçirdiler.



    Saffet Kaya’nın kızını evlendirdiği geçtiğimiz hafta sonu Ensar Öğüt ise eski danışmanlarından Mutlu Kerimoğlu’nun kirveliğini yaptığı CHP’li Uğur Kaçar’ın oğlunun sünnet düğününe katıldı.


    Kızı Duygu Kaya’yı Gökbörü Eşmekaya ile dünya hayatına girdiği Ankara’da ağır misafirlerini karşılayıp, kendileri ile bizzat ilgilenen Ardahan’ın eski milletvekillerinden Saffet Kaya’nın seçimlerde yaşadığı şoku atlatıp, bir hayli neşeli olduğu dikkatlerden kaçmazken, Kaya gibi yeniden milletvekili olamayan CHP’nin eski Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’te Ardahan’da gerekleşen sünnet düğünündeydi.

    Mutlu Kerimoğlu’nun kirveliğini yaptığı CHP’li Uğur Kaçarın biricik oğlunun sünnet düğününe katılan Öğüt daha sonra başka düğünlere de katıldı.                                www.kuzeyanadolugazetesi.com


    **Çıldır’da Traktör Devrildi.. Hanaklı Bir kişi hayatını kayıp etti!


    Ardahanın Çıldır İlçesi Kurtkale Nahiyesinde Traktörün devrilmesi Sonucu Bir Kişi Öldü Bir Kişide Yaralandı

    Alınan Bilgilere Göre Kurtkale Köylü Yaşar Akçay Vücudunun Çeşitli Yerlerinden Yaralanması sonucu İlk Müdahale Çıldır Devlet Hastanesinde Yapıldıktan sonra Ardahan Devlet Hastanesine Kaldırıldı.

    Ölen Kişi ise Hanak Yamcıklı Köylü Üzeyir Karademir Olduğu Tüm Müdahalelere Rağmen Kurtarılamadığı Hayatını Kayıp Ettiği Öğrenildi.


    **AKTAŞ’I AĞZINA ALMADI..



    ‘Golf Nedir?’ sorusuna, ‘Golf yemektir’ cevabı veren Ardahan’a Golf Sahası!

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açılışını yapacağı golf sahası Ardahanlılara soruldu.  Ardahanlılara göre bakın golf ne anlama geliyormuş?

    Cevaplar çok ilginç.

    Bakan Çavuşoğlu’nun açılışını yaptığı golf sahası Ardahanlılara soruldu. “Golf nedir?” sorusuna Ardahanlı vatandaşlardan komik ve ilginç cevaplar geldi.  Bazı vatandaşlar Golf’ün adını dahi bilmezken, vatandaşlar ise Golf’ün yemek olduğunu ileri sürdüler..


    Türkiye’nin Suriye’yle, Ermenistan ile hiçbir sorunu olmadığını belirten Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, komşularla ‘sıfır sorun’ politikasının devam edeceğini söyledi.


    Zengin sporu olan Golf için saha açılışı için Ardahan’a gelen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bununla da yetinmeyip, ABD ve diğer ülkelerin zamanında Türkiye’yi dinlemedikleri için üzgün olduğunu ortaya atıp dünyanın imrendiği bir dış politika izlediklerini ileri sürdü.


    **YAĞMUR GOLF OYNAMASINA İZİN VERMEDİ..


    Ardahan Üniversitesi tarafından yapılan 18 çukurlu mini golf sahasının açılışını yapan Çavuşoğlu, IŞİD’in masum insanlara zulüm uyguladığını söylerken, Türkiye’nin beş yıldır Suriye için siyasi çözüm ve somut öneriler getiren tek ülke olduğunu savundu.


    Havanın yağmurlu oluşu nedeniye açılışını yaptığı golf sahasında golf oynayamayan Bakan Ardahan’da yaptığı açıklamasında şunları söyledi.


    “Amerika ve diğer ülkeler, ‘Sizin dört-beş sene önce tavsiyelerinizi dinlemediğimiz için üzgünüz’ diyorlar” ifadelerini kullanan Çavuşoğlu, Türkiye’nin Suriye’de siyasi dönüşüm sağlanması gerektiğini beş yıldır söylediğini, bu yüzden ilkeli bir duruş sergilediğini ifade etti.


    Suriye ve Ermenistan’la yaşanan problemlerin sorumlusunun Türkiye olmadığını savunan Çavuşoğlu, “Biz ilkeli, insan odaklı, çok yönlü proaktif ve dünyanın imrendiği bir dış politika izliyoruz. Bu dış politikanın devam etmesini arzu ediyoruz” dedi.


    Bakanın Ardahanlıların ne zaman açılacağını merak ettiği Çıldır Aktaş Gümrük kapısıyla ilgili hiç br kelime etmmesi bu yöndeki beklentiyi iyiden iyiye bitirirken, bakanın ziyareti seırasında bakan dahil, AK Partili yeni, eski milletvekilleri, belediye başkanları ve AK Parti İl ve İlçe Teşkilatı yöneticilerinin moralının bir hayli bozuk olduğu dikkatlerden kaçmadı.


    İftar yemeği ardından Ardahan’dan ayrılan Dışişleri Bakanı ağzına almadığı Çıldır Gümrük Kapısınıda ziyaret etmeden Kars’a döndü.


    **GAZETECİ twitle Hisarcıkoğlu’na sordu?


    Arahan’a gelen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun hiç değinmediği Çıldır Aktaş Gümrük Kapısının durumunu TOBB Başkanına soran GAZETECİ Fakir Yılmaz twitle şöyle dedi. ‘Başkan Ardahan’da yaptırdığınız Aktaş Gümrük kapısı niye bitmiyor?’ 


    **KAYMAKAM KALDIRIMLARI YAPAN KÖY HİZMETLERİN İFTARINA KATILDI..


    Ardahan’ın Kafkaslara açılan gümrük kapısı Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısının sınırları içinde bulunduğu Posof’un Kaymakamı Ufuk Özen Alibeyoğlu Ardahan İl Özel İdare Genel Sekreteri Hakkı Özgür’ün İlçe Özel İdare personeli için düzenlemiş olduğu iftar programına katıldılar.


    **KAYMAKAM KALDIRIMLARI İNCELEDİ..



    2015 yılı KÖYDES Projesi kapsamında Posof Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliğince ilçeye bağlı Özbaşı Köyü köyünde yapılan çalışmalar kapsamında Kilit Parke yapımı çalışmaları devam ediyor.


    Kaymakamımız Sayın Ufuk Özen Alibeyoğlu beraberinde Köylere Hizmet Götürme Birlik Müdürü Şemsettin Özgen ile birlikte Özbaşı Köyü Kilit Parke çalışmaları yerinde inceledi ve köy ziyaretinde bulundu.

    Kaymakam Alibeyoğlu ” Çalışmalarımızı planlı bir şekilde yürütüyoruz. Köylü vatandaşlarımıza her türlü hizmeti götürmenin gayreti içerisindeyiz. Şuan da Özbaşı Köyünün köy içi yollarına kilit parke taşı döşeme çalışmalarımız devam etmektedir.” dedi.


    **POSOF KAYMAKAMLIĞINDAN  EVLERE SERVİS İFTAR..


    Ardahan’ın Gürcstan’a komşu ilçesi Posof Kaymakamlığı Ramazanda Sıcak yemek dağıtımı projesi kapsamında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) tarafından belirlenen sakat, hasta, yaşlı ve bakıma muhtaç 35 aileye Ramazan ayı boyunca iftar yemeği dağıtılacak.


    30 gün boyunca ailelere iftar yemeği servisi iki araç ve 4 görevli personel ile yapılacak. Ramazan ayının rahmet, merhamet, bereket ve yardımlaşma ayı olduğunu belirten Posof Kaymakamı Alibeyoğlu, “Yapılan uygulamayla gerçekten ihtiyaç sahibi ailelere ulaşmaya çalışıyoruz. Arkadaşlarımız titiz bir çalışmayla tespit edilen ailelere ramazan ayı boyunca iftar yemeği servisi yapacaklar.” dedi.


    KAYMAKAM UFUK ÖZEN ALİBEYOĞLU RAMAZAN AYI MÜNASEBETİYLE BİR MESAJ YAYINLADI

    Kaymakam Alibeyoğlu’nun mesajı:


    “On bir ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif, insanlığı karanlıklardan çıkarıp aydınlığa kavuşturan kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu, böylece insanlık için yeni bir dönemin başladığı mübarek bir aydır.

    Rahmet, mağfiret ve bereket mevsimi olan Ramazan, dinimizce taşıdığı önemin yanı sıra, sosyal hayatımızda da en önemli yardımlaşma ve dayanışmanın yaşandığı dönemdir.

    Bu ay yoksulun, muhtacın durumunu anlamaya, varlığını bazen önemsemediğimiz değerlerin ne kadar önemli olduğunu ve bu kıymetlerden yoksun bulunan insanların durumunu daha da iyi kavramaya vesile olmaktadır.

    Allah’ın rahmet ve mağfiret kapılarını sonuna dek açtığı bu günleri anlam ve önemine uygun olarak yaşadığımız ve yaşattığımız sürece yapılan dua, ibadet ve iyilikler Allah katında makbul olacaktır.

    Allah’ın rızasına kavuşmak maksadı ile nefsani arzulardan kaçındığımız, nefsi terbiye ettiğimiz bu ay, manevi açıdan ruh temizliği yaptığımız bir zaman dilimidir.

    Oruç, ibadet ve sabır ayı Ramazanda verilen iftarlarla, yapılan paylaşımlarla zengin fakir kaynaşarak gönüller huzurla dolmakta, birlik ve beraberliğimiz en güzel noktaya ulaşmaktadır.

    Manevi hayatımızın iyi yönde değiştiği ve geliştiği bu ayda kimsesizlere, fakirlere, yoksullara, komşulara yardımda bulunmak; onlara şefkat ve merhamet göstermek inancımızın gereğidir.

    Okumuş olduğumuz Kur’an ile tuttuğumuz oruç ile kılmış olduğumuz teravihlerle kişiyi maddeten ve manen kemale ulaştıran bu ayın gönül aynalarımızı da parlatmasını umuyorum.

    On bir ayın sultanı Ramazan ayının bu maneviyatı yüksek atmosferinin gelenek ve göreneklerimizi, fazilet ve hasletlerimizi koruyup daha güzel yaşama ve yaşatmaya vesile olacağına inanıyor, mübarek Ramazan ayının ilçemize, ülkemize ve tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni ediyorum.”


    **Gurbetçi Çadırı..



    Ramazan ayının başlamasıyla birlikte bir çok belediye, kaymakamlık, hatta valilik kentlerin müsait yerlerinde ramazan çadırları kurduğunu bilen Ardahan Belediyesi bu uygulamayı yapmaktan niye geri kalıyor?

    Bilemiyorum ama bizlerin her yaz hatırlattığı ‘Gurbetçi Çadırı’ adı altında kentin ortasında bulunan parka ya ‘Ramazan Çadırı’ adın da da yada ‘Gurbetçi Çadırı’ adında kente gelen misafirleri karşılayan bir konaklama yerinin olması gerektiğine inanıyoruz.

    Çünkü yayla turizminin gelişmeye başladığı, gurbetçilerin yaz tatilini doğdukları topraklarda geçirdiği, festival ve şenlikler için gelmeye başladığı yaz aylarında onları karşılayan bir güler yüzün şart olduğunu biliyoruz.

    Ardahan Valisinin Ardahan Kalesine kuracağını belirttiği Kıl Çadırı projesinin de ne olduğunu merak ederken, belediyenin, valiliğin, kaymakamlıkların bu yönde adım atıp, yaz aylarında Ardahan’a gelenleri arttırmak için bu yönde girişimde bulunacaklarına eminim.

    Evet, Posof Kaymakamlığının başlattığı ‘Evlere iftar yemeği’ bunun güzel bir örneğidir.

    Kaymakam beye teşekkür ederken, Ardahan, Hanak, Damal, Çıldır ve Göle Belediyelerinin de bu önerimizi dikkate alıp, ‘Gurbetçi Çadırı’ veya başka bir adla Ardahan ve ilçelerine gelen misafirleri karşılamalı diye düşünüyorum..

    Çünkü Ardahan’ın dışarıdan gelen ve güler yüzle karşılanacak misafirlere, yerli, yabancı turistlere ihtiyacı var..


    **Sınır Valileri Buluştu..


    Gürcistan’ın Ahıska merkezli, Samtskhe-Cavakheti Bölge Valisi Akaki Matchutadze, Vali Ahmet Deniz’in daveti üzerine Ardahan’a geldi.


    Vali Ahmet Deniz tarafından karşılanan Vali Akaki Matchutadze, Ahıska Belediye Başkanı Giorgi Kopadze’nin de yer aldığı beraberinde ki heyet ile birlikte ilk olarak Valilik Makamına geçti. Tercüman eşliğinde yapılan ikili görüşmeler sonucunda Türkiye ve Gürcistan arasında ki sosyal ve ekonomik ilişkiler ile Ardahan ve Ahıska şehirlerinin birbirleriyle olan ilişkileri ele alındı.


    Valilik makamında yapılan ikili görüşmeler ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Gürcistan Hükümeti ile komşu Türk ve Gürcü halkları arasında ki dostane ilişkilerin ve işbirliğinin daha da geliştirilmesi yönünde nelerin yapılabileceği konuşuldu. Görüşmelerde ayrıca, turizm faaliyetleri ve sınır ticaretinin geliştirilmesi başta olmak üzere, tarım, hayvancılık, eğitim gibi konularda çok boyutlu işbirliği projelerinin hayata geçirilmesi yönünde fikir alışverişinde bulunuldu.


    Yapılan görüşmeler neticesinde; İleriki dönemlerde karşılıklı resmi ziyaretler gerçekleştirmek ve çalışma gurupları tesis etmek suretiyle tecrübe paylaşımında bulunmak. Ekonomik, sosyal ve insani bağların temelini oluşturan kültürel ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla fikir teaisi yapmak ve kültürel faaliyetler gerçekleştirmek. Ardahan ve komşu Ahıska merkezli Samtskhe-Cavakheti bölgesinde turizm, tarım, hayvancılık ve doğal kaynakların kullanılması gibi alanlarda işbirliği içerisinde hareket edilmesi ve fikir alışverişinde bulunulması konularında ortak kararlar verildi.


    Vali Deniz eşliğinde Matchutadze ve beraberinde ki heyet daha sonra Yalnızçam Kayak Merkezi’nde yapılan turistik konaklama oteline gitti. Otelde ki incelemelerin ardından heyet, tarihi kongre binasını gezdi. Ardahan Kalesi’ni ve Ardahan Belediyesi’ni de ziyaret eden Vali Matchutadze ve beraberinde ki heyet, daha sonra Ardahan Üniversitesi’nde incelemelerde bulundu.


    Gün boyu devam eden temasların ardından Vali Ahmet Deniz tarafından Ardahan Üniversitesi Yenisey Konuk Evi’nde Vali Matchutadze ve beraberinde ki heyet onuruna yemek verildi.


    **Memur olarak ayrıldığı yere vali olarak gitti!..


    Ardahan Valisi Ahmet Deniz, 26 yıl önce maiyet memuru olarak görev yaptığı Artvin’i ziyaret etti.

    Vali Kemal Cirit’i makamında ziyaret eden Vali Deniz, Artvin’in memuriyet hayatında ilk görev yeri ve ilk göz ağrısı olduğunu belirterek, “Hiçbir zaman unutamadığım Artvin’i, değerli insanlarını ziyaret etmek amacıyla kente geldim. Yaklaşık 26 yıl sonra Artvin’e geldim ve çok duygulandım. Sayın valimizi makamında ziyaret ederek bir süre sohbet ettik” dedi. 

    Deniz, Artvin’de görev yaptığı dönemde, Çoruh Nehri üzerinde yapılması planlanan barajlarla ilgili brifingler verildiğini ifade ederek, “O yıllarda gündeme gelen ve yapılması hayal olan devasa baraj projelerinin bugün hayata geçirildiğini gördüm. Devletimizin Artvin’e çok büyük yatırımlar yaptığını memnuniyetle karşıladım. Devletimizin gücü, büyüklüğü ve kudreti Artvin’e yakışmış ve güzel hizmetler sunulmuş. Devasa projeler tamamlanarak ülkemizin enerji üretimine katkı sunmaya başlamış. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Vali Cirit, konuğu Vali Deniz’e, Şavşat mimarisine uygun yapılmış ahşap ev maketi hediye etti.


    **Ardahan’da 16 bin 263 Araç Var..


     


    Türkiye ‘de trafiğe kayıtlı araç sayısı nisan ayı sonu itibarıyla 19 milyon 225 bin 406 oldu.


    Türkiye İstatistik Kurumu ( TÜİK ) Kars Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamada, nisan ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam 19 milyon 225 bin 406 taşıtın yüzde 52,6’sını otomobil, yüzde 16,3’ünü kamyonet, yüzde 14,9’unu motosiklet, yüzde 8,6’sını traktör, yüzde 4,1’ini kamyon, yüzde 2,3’ünü minibüs, yüzde 1,1’ini otobüs, yüzde 0,2’sini ise özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

    Açıklamada, nisan ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı araç sayısı Kars’ta 40 bin 326, Ağrı ‘da 31 bin 220, Iğdır’da 24 bin 977 ve Ardahan’da 16 bin 263 olduğu ifade edildi.


     

  • ARDAHALILAR RİZE'Yİ YÖNETECEK!


    Bal rekoltesi azaldı..


    Türkiye’nin önemli bal üretim merkezinden Doğu Anadolu Bölgesi‘nde geçen yıl kuraklıktan dolayı yeterince bal üretemeyen arıcılar, bu yıl da yağışlar sebebiyle verim kaybı yaşıyor.


    Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Doğu Anadolu Bölge Sorumlusu Adem Ertaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bal rekoltesinin önceki yıllara göre ciddi miktarda azaldığını söyledi.



    Üretimi yağışların olumsuz etkilediğini dile getiren Ertaş, şöyle konuştu:


    “Doğu Anadolu Bölgesi ve Kars, bu yıl ciddi manada yağış aldı. Tabii ilkbahar döneminde yağışların olması bizleri sevindiriyor ama bu yağışların yaz döneminde de devam etmesi arıları olumsuz etkiledi. Arıların çiçeklerde oluşan nektarı yağışlar nedeniyle alamaması ve büyük bir bölümünün yıkanması nedeniyle bal üretiminde bu yıl da düşüş yaşandı. Bölgede en iyi bal alan bile yüzde 50-60 oranında düşüş yaşadı. Gümüşhane, Bayburt, Erzurum, Erzincan, Artvin, Ardahan, Iğdır, Ağrı’da da bu oranda düşüşler oldu.”


    Kars’ın Selim ilçesinde organik bal üreten Hikmet Yılmaz da geçen yıllara kıyasla bu sene rekoltenin çok düştüğünü ifade etti.


    Yılmaz, Karahamza köyünde üretim yaptığını belirterek, “Kovanlardan bal almaya başladık. Balımız organiktir kesinlikle şeker kullanmıyoruz. Şu anda istenilen düzeyde bal yok. Yaklaşık yüzde 50 oranında düşüş var. Aşırı yağmurlar çiçekteki nektar özünü götürdü. Yağmurlardan sonra arılar oğul vermeye başladı. Bu defa da arı bal biriktirmedi, oğul vermeye kaçtı.” dedi.


    Arıcı Serhat Aybek de geçen yıl kuraklığın, bu yıl ise yoğun yağışların bal üretimini azalttığını, verimin yarı yarıya düştüğünü dile getirdi.



    KALKINMAYA PANDEMİ SİLAHI!

     


    Havuz medyasına göre sanki tüm Ermenistan ele geçirilmiş bir gazla izlediğimiz ancak 7 günde sadece 7 köyü kontrol altına alabilen Azerbaycan’ın Ermenistan ile yeniden çatışmaya girdiği şu günlerde bu kez yeni bir haber de Ortaasya ülkelerinden olan Kırgızistan’dan geldi.


    Haber aynen şöyle; ” Kırgızistan’da 4 Ekim Pazar günü yapılan milletvekili seçim sonuçlarını protesto eden göstericiler, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve içerisinde yer alan parlamentoyu işgal etti. Göstericiler işgal ettikleri cezaevinden de eski Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev’i çıkardı.”


    Yani dünya yeni bir olayı hem de Ortadoğu ve Kafkasya’dan sonra Ortaasya’da, sonrasında da Okyanus ötesine yaşanacaklara gebe gibi bir haber daha..


    Ortadoğu’dan sonra Kafkasya ardından Ortaasya’ya sıçrayan ve bu gidişle daha da büyüyeceği görülen dünyadaki hareketlenmelerin nasıl olup engellenebileceğinin de kara kara düşünüldüğü şu günlerde Amerika’da da silahlanan grupların caddelerde toplu yürüyüşler yapıp gelecekte parçalanacağı söylenen Amerika’nın ve diğer birçok ülkenin karşı karşıya olduğu sıkınıtıyı ”şimdilik” de olsa durdurma, baskı altına alma çabalarının bir silahı da bana ve bir çoklarına göre normal bir gripal olay olan pandemi virüsü olurken bu yolla yani ”Durun pandemi, korona, covit-19 var” denilerek durdurulmaya çalışılan hareketlenmeler durdurulamıyor.


    Bu arada hergün ölü sayarak pandemiyi korku silahına çevirip, yaşanan hareketlenmeyi bastırma çabaları devam ederken Corona denilip, öcü olarak gösterilen virüsün bir sigara kadar etkili olmadığını da yine bir haberle şahit olmaktayız.



    Çünkü bu dünyada sanki ölüm yoktu da pandemi, corona, covit-19, korona ile ortaya çıkmış gibi kızılca kıyametler koparılırken sadece Türkiyede yani ülkemizde sigaradan hergün 30 insanın öldüğünü ben değil benim gibi bir federasyon başkanı olan


    Uluslararası Yeşilay Federasyon Başkanı Prof. Dr. Karaman söylüyor.


    Bu yöndeki haberin devamı da aynen şöyle; İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü ve Uluslararası Yeşilay Federasyon Başkanı Prof. Dr. İhsan Karaman, “Türkiye’de sigaradan her gün 300 kişi, 5 dakikada bir kişi ölüyor. Ölümler en çok kalp krizi, akciğer kanseri ve kronik bronşitten kaynaklanıyor.” dedi.


     


    Yani işin kısacası seçimlere giderken iyi bir reklam olur diyerek kendisinin de coronaya yakalandığını twitleyip, dikkatleri bir kez daha üzerine çeken ama bizdeki gibi 14 gün değil 4 gün içeride kalıp, sonra dışarı çıkıp şow yapan Trump başkan gibi başkanların yön verip, başını döndürdüğü dünya da asıl pandemi corona değil, tüm ülkelerde yaşanan ve gün geçtikçe çatışma, savaşlara ve bölünmelere neden olacak olan daha çok demokrasi istemi ile yapılan kalkınmaların pandemi silahı pardon korkusu ile bastırılma hareketlenmeleridir vesselam..


    Ha bu arada bizi sosyal hayattan alıp sanala taşıyan teknolojinin son ürünü olan internetten yaralanmak adına milyonlarca bütçeli bilgisayarlarda dağıtılmaya başlandı.. Çünkü bir dertte interneti, bilgisayarı, televizyonu satma derdiydi pandemi denen korku baskısının diğer bir amacı..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    Doğu Yılmaz açılış maçında;


    arşiv haber 18/08/2016 tarihli haber/yorum


    Erzurumspor-Hatayspor


    Hakemimiz Doğu Yılmaz, 2.lig ekipleplerinden Erzurumspor ile Hatayspor arasında oynanacak olan açılış maçını yönetecek.


    Bu hafta start alan süper lig ve 1.ligin yanı sıra haftaya başlayacak olan 2.lig ve 3.liglerde görev alacak olan hakemimiz Doğu Yılmaz, Erzurum Kazım Karabekir stadyumunda oynanacak olan maça orta hakem olarak atandı.


    Engin Baytar ve Mert Nobre gibi isimlerin oynayacağı karşılaşma, sezon açılış niteliği taşıyor..


    Geçtiğimiz sezon başarılı bir grafik çizen hakemimiz, en son Gençlerbirliği ile Göztepe arasında oynanan özel karşılaşmada orta hakemlik yapmıştı.


    Müsabakanın yardımcılıklarını Ünal Doğru, Ömer Lütfi Aydın ve Ardahan’dan Halil Altun yapacak.


    Müsabaka 17.00’da Kardelen TV’de canlı verilecek.


    **Herşeyi Feto’ya Bağlamak.


    **Fakir Yılmaz


    En son daha kimlerin yaptığı belli olmayan Diyarbakır, Van, Şırnak, Elazığ’da ki patlatılan bombalar ile eylemleri yeniden tartışılmaya başlanan PKK’nın nasıl olup, durdurulacağını ve bunun yolunun neler olduğu konusunda ki fikir ve önerilerin tartışmaya bile cesaret edilemediği bir süreci yaşamaktayız..

    Hükümetin ‘PKK’yı durduracak’ diye Hakkari ve Şırnak’ı İl rütbesini söküp, İlçe yapma gibi saçma, sapan yöntemlere başvurduğunu da izlediğimz şu günlerde asıl diğer bir konunun da PKK’nın eleştirelemez olduğuna kendilerini inandırıp, yaşananlara at gözlüğü ile bakan aydın, taraf ve kamuoyu olduğunu da belirtmekte fayda var..

    ‘PKK Ne yapsın, kardeşim’ diyerek bir taraftan barış isteyip, diğer taraftan da çatışmaları durduracak olan adımlara destek vermeyenlerin bu bakış ve anlayışını da hükümetin, ‘10 Bin Tim daha alacağız’ diyerek yaşananlara barışla değil, daha çok adam öldürecek yeni silahlı güçlerle bakmasından farklı değil..

    Ve birde 15 Temmuz’dan bu yana artık gına getiren FETO kelimesine sığınıp, her yaşananı ona ve cemaatine bağlanmasıdır..

    PKK ile Feto’nun yıllarca çatıştığını ve Doğu ve Güneydoğu’ya yerleşmeye çalışan Feto’un dershanelerinin PKK’ tarafından yakılıp, yıkıldığını sanki aynı hükümet aynı basın ve medya demedi gibi davranılan şu günlerde her yeni çatışmayı getirip, FETO Terör Örgütü denenlere bağlamakla ülke içinde yaşanan çatışma, kan ve göz yaşını durduracaklarını sananların asıl sorunun Kürt sorunu olduğunu saklamak istediği de diğer bir gerçektir..

    Çünkü barışın, kardeşliğin Başkan Erdoğan’ın da ondan öncekilerinin de iktidarlarını devam etmek için zaman zaman kabul edip, zaman zamanda geri adım attıkları Kürt Sorunundan geçtiği de saklanmak istenen diğer bir gerçektir..

    Bu nedenle bizlerin yıllarca dikkat çektiğimiz cemaatlerin ülke içinde ülke kurmaya çalışmasının ürünü olan 15 Temmuz’dan sonra FETO-PKK-YPG diyerek, İş-İT’i unutarak, unutturmak isteyerek kapatılamayacağını ve bunların hepsinin bir birinden ayrı konular olduğunu burada belirtmekte fayda var.

    Çünkü bunları ‘Sorunun diğer bir çözümü de kısmı değil, Genel Af’tır’ diyen ben değil, Başkan Erdoğan’ın seçtiği yeni Askeri Danışmanı olan diyor..

    Aynen şöyle diyor; ‘Bu sorunu, ‘Kürtlere Özerklik ve Federal Yapı’ çözer..’




    TRUMP’TAN SONRA


    HANGİ BAŞKAN SIRADA!


    Dünyanın yuvarlak olduğunun ve döndüğünü antik Yunanlılardan beri bilinmesine karşın ve bunu ilk bilen Yunan filozof Pisagor’a atfedilmesine rağmen Aristo’nun fikirlerine ve teorilerine daha fazla önem verilirken Magellan’ın heyecan verici coğrafi keşifleri ise bu yöndeki teorileri gerçek kıldı.


    Ve o dönemden bugüne dönmeye devam eden dünyanın başını ağrıtan birçok olay olsa da bugün kadar ağrıdığını düşünemiyorum.


    Çünkü o dönemlere kadar kaosların içinde olmayan bugünkü dünyayı olmasa da başımızı ağrıtan başkanlar dönemi kadar hızla dönen bir süreç yaşamamıştı bu dünya.



    Aklıma ilk gelen Peygamberler, Padişahlar, Kralların önderlik ettiği Moğollar, Hristiyanlar, Katolikler, Müslümanlar, Yahudiler, Tibetliler, Osmanlılar, Hitlerin kendisini olmazsa da başını döndürdüğü bu dünyanın bugünkü baş ağrıları başkanlar desem kimse kızmasın. Çünkü şu an onlar yani başkan denenler dünyayı döndüremezlerse de de başımız ağrıtanlardır.


    Yani başkanlar döneminin yaşandığı şu günlerde veba, kıtlık, kuduz, aids derken bugünde corona ile birlikte başı ağırtan dünyanın dönüşündeki hızı çok değişmez de  bizim başımızın internetin, sanal dünyanın katkısı ile bir hayli hızla döndüğü ve ağrıdığı da diğer bir gerçektir.


    Başkan Trump’un hem de seçim öncesi büyük bir reklam yapmasına yardımcı olan coronanın maskelediği ağızların kapanıp, kimsenin konuşturulmadığı başkanlar dönemini yaşayan dünyanın bu başkanlarla nereye kadar gideceğini merak ederken önce İngiltere sonra Venezuela ardından Amerika başkanını yakalayan coronanın şimdi kimi yakalayacağını ve bu yakalama ile Başkanlık dönemini nereye kadar götüreceğini hep birlikte göreceğiz tabi onlar reklam yapmak için ”yakalandık” deyip ölmezlerken biz yakalanıp ölmezsek..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     






  • Ataşehir'in Ak Yüzlü Ardahanlısı Akyüz..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Ardahan tanıtım Günlerinde kendilerini ziyaret eden AK Parti Ataşehir İlçe Başkanlığına yaptığı iade-i ziyarete AK Parti Ataşehir İlçe Başkanı Mehmed Emin Özkaya’nın da bulunduğu sohbette stk’lar, ülke ekonomisi ve iş dünyası konuşuldu.



    Fakir Yılmaz’ın, AK Parti İstanbul Ataşehir İlçe Yöneticiliğini yaptığı iktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisi Ataşehir İlçe Başkanlığını da ziyaret edip, görüştüğü Ardahanlı Siyasetçi, İşadamı Bio Med Tıbbı ve Medikal Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Uamzan Biyolog Akın Akyüz kendisi gibi genç, dinamik AK Parti Ataşehir İlçe Başkanı Mehmed Emin Özkaya ve teşkilat arkadaşları ile hem yaşamını idame ettiği İstanbul metropolünün önemli ilçelerinden Ataşehir’in, hem de memleketi Ardahan’ın da içinde bulunduğu ülkesine hizmet etme gayreti içinde olduklarını belirtti.


    İstanbul’da ve ülke genelinde oluşturulmaya çalışılan birlik, beraberliğin güçlü bir lobi söyleminden öteye geçmesinin mutlakıyetine de dikkat çeken Ardahan Posof’lu Akın Akyüz ”bugün başta siyaset olmak üzere önemli alanlarda bulunan hemşerilerinin buna önderlik etmesi gerektiğini düşünenlerden olduğunu belirttiği açıklamasında siyasi bir bakışla bir yere kilitlenmektense başta iktidarda olmak üzere her alanda birbirimize sarılıp, sıkıca kümelenmeliyiz.” dedi.


    Akyüz şöyle devam etti. Memleketimiz Kuzeydoğu Anadolu’da sınır bekçiliği yapmaktadır. İlimizin çevre ülkeler ile yapılan ticaretten daha fazla pay alması için projeler geliştirilebilir. Son yıllarda merkezi hükümet,ilimize önemli yatırımlar yaptı. Tabi ki biz yatırımların daha fazla olmasını temenni ediyoruz. Yine bölgemizde en önemli geçim kaynakları tarım ve hayvancılık. Tarım ve hayvancılıktaki projelerde daha fazla desteklenerek, en büyük problemlerden biri olan göçün önlenmesi sağlanabilir. Memleketimiz Kuzeydoğu Anadolu’da sınır bekçiliği yapmaktadır. İlimizin çevre ülkeler ile yapılan ticaretten daha fazla pay alması için projeler geliştirilebilir. Son yıllarda merkezi hükümet ilimize önemli yatırımlar yaptı. Tabi ki biz yatırımların daha fazla olmasını temenni ediyoruz. Yine bölgemizde en önemli geçim kaynakları tarım ve hayvancılık. Tarım ve hayvancılıktaki projelerde daha fazla desteklenerek, en büyük problemlerden biri olan göçün önlenmesi sağlanabilir.


    Siyasi kimliğinin yanı sıra sağlık camiasında kurduğu iş alanında da adından söz ettiren Ardahanlı iş adamı Akın Akyüz sektörü ile ilgilide şu açıklamada bulundu. 



    ‘Ülkemizde sağlık sektörü son yıllarda yapılan yatırımlarla oldukça fazla gelişmiş durumda. Bu yapılan yatırımlara bağlı olarak da bizim çalıştığımız alan olan tıbbi cihaz sektörü de benzer şekilde gelişimini sürdürmektedir. Ağırlıklı olarak ithal ürünlere bağlı olan sektörde, ülkemizin ihracat hedeflerine de uygun olarak yerli ve milli cihazların geliştirilmesi öncelikli hedeflerimiz arasındadır. İhtiyaç duyulması halinde öncelikle kendi insanımızın kullanabileceği cihazlar, daha sonra da ülkemize döviz kazandırabilmek için yurtdışı pazarlara açılacaktır. Bölgemizin yakın coğrafyada bir sağlık üssü durumuna gelmesi bizim bu hedeflerimizin gerçekçi ve sağlam bir zemine oturmasını sağlamaktadır.’ diyerek ülke ekonomisinin durumuna da değindi


    Akyüz, Bu konuyu biraz geniş bir perspektiften değerlendirmek isterim. Ekonomik gelişmeleri tek başına ele almak doğru olmaz. Çünkü ekonomik sahada güçlü olanlar, her devirde bağımsız ve belirleyici olmuş; kendi ideallerini yayabilmişlerdir. Son iki yüzyıldaki düşünce akımları ve bunların ortaya çıkardığı gelişmelerle ekonomik hayatın nasıl biçimlendiği hepimizin malumudur. Güç ve ilerlemenin getirdiği her avantaj batı dünyasının menfaatine olurken, dünyanın geri kalanı yokluk, sefalet ve çatışmaların kurbanı olmuştur. Bugün Türkiye’nin, eskiye nazaran bağımsız olduğunu söyleyebiliyorsak bu, son 15 yıldır özenle takip edilmiş ekonomik politikaların ürünüdür. Ülkemiz, kendi ayakları üzerinde bağımsızca durmanın yolunu çizdiği gibi, çevremizde yaşanan insanlık dramlarına karşı yeniden mazlumların umudu haline de gelmiştir. Tabi bütün bunlar olurken elbetteki bu durumdan rahatsız olanlar da olacaktır. Zaman zaman ülkemiz üzerinde oynanan oyunları rahatlıkla görebiliyoruz. Ama şunu hiçbir zaman unutmamalıyız; tahakküm altında yaşayan birinin nasıl ki idealleri anlamsız bir hayale dönüşür, ödün vermeksizin savunduğumuz ideallerimiz de ekonomik güçten yoksun kaldığı sürece yıkılır gider. İşte bu yüzden güçlü, bağımsız ve istikrarlı bir ekonomi en önemli hedefimiz olmalıdır.



    AKYÜZ KİMDİR?


    Akın Akyüz : 1977 İstanbul doğumluyum. Aslen Ardahan Posof nüfusuna kayıtlı olup, İstanbul Ataşehir’de ikamet etmekteyim. Üniversite öncesi eğitimimin tamamını İstanbul Kadıköy’de tamamladım. Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Biyoloji Bölümü, Yüksek Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi Farmasötik Toksikoloji bölümünde tamamladım. Halen Moleküler Tıp alanında doktora çalışmalarıma devam etmekteyim. Yaklaşık 20 yıldır sağlık ve medikal alanında çalışan şirket sahibiyim. Sağlık ve iş yaşamı ile ilgili çeşitli dernek ve STK’ların kuruluşunda ve yönetiminde bulundum. Halen AK Parti Ataşehir Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmaktayım. Evli ve iki erkek çocuk sahibiyim.


    Röportaj/Fotolar: Erkan Sarıkaya



    KALKINMAYA PANDEMİ SİLAHI!

     


    Havuz medyasına göre sanki tüm Ermenistan ele geçirilmiş bir gazla izlediğimiz ancak 7 günde sadece 7 köyü kontrol altına alabilen Azerbaycan’ın Ermenistan ile yeniden çatışmaya girdiği şu günlerde bu kez yeni bir haber de Ortaasya ülkelerinden olan Kırgızistan’dan geldi.


    Haber aynen şöyle; ” Kırgızistan’da 4 Ekim Pazar günü yapılan milletvekili seçim sonuçlarını protesto eden göstericiler, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve içerisinde yer alan parlamentoyu işgal etti. Göstericiler işgal ettikleri cezaevinden de eski Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev’i çıkardı.”


    Yani dünya yeni bir olayı hem de Ortadoğu ve Kafkasya’dan sonra Ortaasya’da, sonrasında da Okyanus ötesine yaşanacaklara gebe gibi bir haber daha..


    Ortadoğu’dan sonra Kafkasya ardından Ortaasya’ya sıçrayan ve bu gidişle daha da büyüyeceği görülen dünyadaki hareketlenmelerin nasıl olup engellenebileceğinin de kara kara düşünüldüğü şu günlerde Amerika’da da silahlanan grupların caddelerde toplu yürüyüşler yapıp gelecekte parçalanacağı söylenen Amerika’nın ve diğer birçok ülkenin karşı karşıya olduğu sıkınıtıyı ”şimdilik” de olsa durdurma, baskı altına alma çabalarının bir silahı da bana ve bir çoklarına göre normal bir gripal olay olan pandemi virüsü olurken bu yolla yani ”Durun pandemi, korona, covit-19 var” denilerek durdurulmaya çalışılan hareketlenmeler durdurulamıyor.


    Bu arada hergün ölü sayarak pandemiyi korku silahına çevirip, yaşanan hareketlenmeyi bastırma çabaları devam ederken Corona denilip, öcü olarak gösterilen virüsün bir sigara kadar etkili olmadığını da yine bir haberle şahit olmaktayız.



    Çünkü bu dünyada sanki ölüm yoktu da pandemi, corona, covit-19, korona ile ortaya çıkmış gibi kızılca kıyametler koparılırken sadece Türkiyede yani ülkemizde sigaradan hergün 30 insanın öldüğünü ben değil benim gibi bir federasyon başkanı olan


    Uluslararası Yeşilay Federasyon Başkanı Prof. Dr. Karaman söylüyor.


    Bu yöndeki haberin devamı da aynen şöyle; İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü ve Uluslararası Yeşilay Federasyon Başkanı Prof. Dr. İhsan Karaman, “Türkiye’de sigaradan her gün 300 kişi, 5 dakikada bir kişi ölüyor. Ölümler en çok kalp krizi, akciğer kanseri ve kronik bronşitten kaynaklanıyor.” dedi.


     


    Yani işin kısacası seçimlere giderken iyi bir reklam olur diyerek kendisinin de coronaya yakalandığını twitleyip, dikkatleri bir kez daha üzerine çeken ama bizdeki gibi 14 gün değil 4 gün içeride kalıp, sonra dışarı çıkıp şow yapan Trump başkan gibi başkanların yön verip, başını döndürdüğü dünya da asıl pandemi corona değil, tüm ülkelerde yaşanan ve gün geçtikçe çatışma, savaşlara ve bölünmelere neden olacak olan daha çok demokrasi istemi ile yapılan kalkınmaların pandemi silahı pardon korkusu ile bastırılma hareketlenmeleridir vesselam..


    Ha bu arada bizi sosyal hayattan alıp sanala taşıyan teknolojinin son ürünü olan internetten yaralanmak adına milyonlarca bütçeli bilgisayarlarda dağıtılmaya başlandı.. Çünkü bir dertte interneti, bilgisayarı, televizyonu satma derdiydi pandemi denen korku baskısının diğer bir amacı..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     









    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    HAÇÇENİN HE-CE-Sİ


    Ataşehir’de Gösterime Girecek


    arşiv haber 21/12/2018 tarihli haber/yorum


    İstanbul Göle Kadın Meclisi tarafından organizasyonu ile yapılan Tiyatro oyunu HAÇÇENİN HE-CE-Sİ Ataşehir’de gösterime girerek seyiciyle buluşacak.


    Haber: Erkan Sarıkaya


    Göle Kadın Meclisi Başkanı Türkan Deli ve arkadaşlarının organize etiği Tuncer Dağ’ın yazdığı ve Sinama Sanatçısı Murat Aydın’ın yönetiği HAÇÇENİN HE-CE-Sİ Tiyatro oyunu 23 Aralık 2018 Pazar günü Saat 13.00 Ataşehir Mustafa Saffet Kültür Merkezi’nde  ilk gösterimi yapılacak. Tiyatro oyunu giriş ücreti 25 TL dir. Bilet geliri ise Ardahan’da okuyan ihtiyaç sahibi kız öğrencilere burs veriliyor.



    **Biraz da onlar savaşssın!


     


    Dünyanın jandarması olan ABD’nin beklenmedik anda Suriye’den çekileceğini belirtmesi ile adeta şoka giren ve bunun altında buzağı arayanları izlediğimiz şu günlerde ABD Başkanının ‘Suriye’den çekiliyoruz’ twitti ardından konuyla ilgili attığı ikinci twiti ise kimsenin tartışmadığını görmekteyiz.


    Başta, ‘YPG’yi bırak ben senin istediğinin yaparım’ deyip bir taraftan Amerika’yı diğer taraftan ‘Bak Amerikayı oradan çıkarttım, sizle dostum’ deyip Rusya ve İran’ı kandırdıklarını sananlar diğer taraftan Suriye’nin resmi bir ülke ve resmi bir iktidar ile yönetildiğini unutup, desteklediği Aşiretlerle ile orada ki Kürtleri de baskı altına alamaya çalıştıkları şu günler de  Trump’un attığı kinci mesajı masaya yatırmak gerekir.


    ‘Yeter bölgede Jandarmalık yapmanın ABD’ye yükü ağır, biz buralarda çekilelim, birazda onlar savaşsın’ diyen Trump’un bu mesajın ‘Kim o biraz da onlar savaşsın denilenler?’ i iyi okumak gerekir.


    Evet, son olarak Savunma Bakanının değişeceğini de bir twitle duyuran ve gün geçtikçe demokrasi, meclis, parlamenter, senato ve diğer demokrasinin kuralları ile yönetildiği ileri sürülen Amerika’da tek adam rolünü kabul ettirmeye başlayan Trump’un bir çok ülkede olduğu gibi tek adam olmaya başladığını başardığını da gördüğümüz şu günlerde ABD’nin çekilmesi ile bölgede kimleri karşın karşıya geleceğin ide merak etmek gerekir.


    Yani Trump’un ‘Birazda onlar savaşsın’ dediği taraflar kimler olacak?


    YPG’yi öne sürüp 3. kez bir başka ülkenin topraklarına giren Türkiye ile Rusya ve İran’ın desteği ile ayakta kalan v gün geçtikçe yeniden Suriye’nin geneline hüküm etmeye başlayan Suriye’nin ordusu ile mi karşı karşıya gelecek?


    Yoksa, ‘terörü önleyeceğim’ diyerek ABD tarafından silahlandırıldığı, eğitim verildiği ileri sürülen Kürtlere yönelik yapılacak olan bir karşı atağı iki hatta İran’ın da belkide İsrail’in de karışacağı ülkeler arası bir savaşa mı işaret etti Trump?!.


    Bilmem ama Irak’ta Kürdistan denen ve Peşmegerler ile resmi ordusu kurdurlanları da unutmadan Trump’un attığı ve ‘Birazda onlar savaşşsın’ dediği twittin ‘Suriye’ye yani YPG’ye saldıralım’ demekten daha çok cevap bulması gereken bir konudur.


    Ve buna göre dikkatli hareket etmek gerekir..


    Yani bir iki aşireti silahlandırmakla adına ‘Özgür Suriye Ordusu’ demekle bölgede yönelik atılacak olan yanlış bir adımın yarın karşımıza büyük sorun olarak çıkacağını da hesaba katmak hem ülkenin hem bölgenin geleceği için çok ama çok önemlidir.



    TRUMP’TAN SONRA


    HANGİ BAŞKAN SIRADA!


    Dünyanın yuvarlak olduğunun ve döndüğünü antik Yunanlılardan beri bilinmesine karşın ve bunu ilk bilen Yunan filozof Pisagor’a atfedilmesine rağmen Aristo’nun fikirlerine ve teorilerine daha fazla önem verilirken Magellan’ın heyecan verici coğrafi keşifleri ise bu yöndeki teorileri gerçek kıldı.


    Ve o dönemden bugüne dönmeye devam eden dünyanın başını ağrıtan birçok olay olsa da bugün kadar ağrıdığını düşünemiyorum.


    Çünkü o dönemlere kadar kaosların içinde olmayan bugünkü dünyayı olmasa da başımızı ağrıtan başkanlar dönemi kadar hızla dönen bir süreç yaşamamıştı bu dünya.



    Aklıma ilk gelen Peygamberler, Padişahlar, Kralların önderlik ettiği Moğollar, Hristiyanlar, Katolikler, Müslümanlar, Yahudiler, Tibetliler, Osmanlılar, Hitlerin kendisini olmazsa da başını döndürdüğü bu dünyanın bugünkü baş ağrıları başkanlar desem kimse kızmasın. Çünkü şu an onlar yani başkan denenler dünyayı döndüremezlerse de de başımız ağrıtanlardır.


    Yani başkanlar döneminin yaşandığı şu günlerde veba, kıtlık, kuduz, aids derken bugünde corona ile birlikte başı ağırtan dünyanın dönüşündeki hızı çok değişmez de  bizim başımızın internetin, sanal dünyanın katkısı ile bir hayli hızla döndüğü ve ağrıdığı da diğer bir gerçektir.


    Başkan Trump’un hem de seçim öncesi büyük bir reklam yapmasına yardımcı olan coronanın maskelediği ağızların kapanıp, kimsenin konuşturulmadığı başkanlar dönemini yaşayan dünyanın bu başkanlarla nereye kadar gideceğini merak ederken önce İngiltere sonra Venezuela ardından Amerika başkanını yakalayan coronanın şimdi kimi yakalayacağını ve bu yakalama ile Başkanlık dönemini nereye kadar götüreceğini hep birlikte göreceğiz tabi onlar reklam yapmak için ”yakalandık” deyip ölmezlerken biz yakalanıp ölmezsek..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     






  • KESİM VAR, FOROĞRAFLAMAK YOK!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



    ACELE GELİN, MÜDÜR YOK!..


    Fransa’nın uçak ve füze satmak için Akdeniz ve Kafkasyayı gerip, kana buladığı şu günlerde önce Suriye, ardından Libya, sonrasında Azerbaycan da insansız sihaların denendiği bölgemizde, aslında insanların üzerinde Corona aşısı denemektense kısa yoldan yok eden silahları deneme dönemi yaşanıyor desek daha doğru olur.


    Ve bu denemenin yararlarının başında gelen ise insanları yaralıyan denemelerin iç gündem üzerinden merhem olduğu da bir gerçek. Çünkü Fransa’nın olduğu gibi ülkemizinde içinde bulunduğu bölge ülkelerinin yani tüm dünya devletleri gerçek demokrasi baskısı altında iç sancılar çekiyor. Yani sarı yelekliler eylemindeki gibi bir çok ülkede iç eylemler olması ihtimalleri önce pandemi bahanesiyle durdurulmak istendi. Bunda başarılı olunmayınca silahla para kazanmak dahil yeni gündemler gerekiyordu, bozulan ekonomileri dengesizleşen insan haklarıyla daha çok demokrasi istemleriyle kaynayan iç gündemi soğutmak gerekiyordu. 


    Bunları yaparken Amerika’daki zenci hareketlenmeleri, Fransa’daki sarı yelekliler, ortadoğuda yıllardır kana sebep olan çatışmalar ve bir türlü bitmeyen ama her gün biten bizim güneydoğumuz gündemi de unutturulmuş olur. Buna demokrasiyi, insan haklarını, basın özgürlüğünü  iktidara karşı ittifakları unutturmak ve bozmayı da ekleyebiliriz. 


    Ha pardon başlığımızın konusu bu muydu ki,biz de uyduk gündem unutturmaya ve başlığımızın anlatmak istediği konuyu bir anda değiştirmiş olduk. Çünkü konumuz soğuk yüzlü resmi binaların içinde bulunan gerçek iktidar temsilcileri bürokratların”Bu gün git yarın gel” yöntemini değiştirip” Acele gelin, ama müdür yok”modeliyle pandemiyi de bahane ederek her biri müşteri olan vatandaşları azarlayıp, haşlayarak geri gönderdiği kur ve  kuralın önemsenmediği görülen çivisi çıkmış devlet anlayışı da konuşulmaz, tartışılmaz, gündeme gelmez bu ülkede..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    Camiler Ramazan’ı İmamsız Geçiriyor..


    arşiv haber 06/07/2015 tarihli haberler


    Yaylalarda Kur’an Kursu açanların köylerine imam göndermediğinden yakınılıyor. Ramazan ayının bitimine çok kısa bir süre kalmasına karşın Ardahan’ın bir çok köyünde bulunan camisinde imam yok. Başta Ardahan merkeze bağlı Sulakyurt (Sarzep) köyünde olmak üzere bir çok köyde imam olmadığını, camiler de ya dini bilgisi az boz olan köylülerce, yada alakasız kişilerce ezan okutulup,namaz kıldırıldığından yakınan Ardahanlılar bir ramazan boyunca çözülmeyen bu sorunun ne zaman biteceğini sormaktalar.


    **ATATÜRK DAMAL’A GELDİ!.. Fotoshop Değil, Gerçek


    Ardahan’ın Damal ilçesinde Ata Mahallesi Karadağ sırtlarında her yıl 15 Haziran-15 Temmuz tarihleri arasında ortaya çıkan Atatürk’ün silueti, bu yıl da görülmeye başlandı.


    Karadağ sırtlarına yansımaya başlayan Atatürk’ün siluetini çocuklar ve vatandaşlar merakla izledi. Silueti izlemeye gelen Damal Kaymakamı Mehmet Nuri Çetin, Atatürk’ün siluetinin her yıl 15 Haziran ile 15 Temmuz tarihleri arasında Ata Mahallesi’nde saat 17.55-18.10 arasında net bir şekilde görüldüğünü dile getirdi.


    Çetin, Anadolu’nun birbirinden güzel hazinelere sahip olduğunu, bu hazinelerden birisinin de Atatürk silueti olduğunu ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü:

    ’’Biz millet olarak pek gezmiyoruz. Aslında gezmemiz lazım, zenginliklerimizi keşfetmemiz lazım. Burası da bildiğiniz gibi Kars’a bir saatlik mesafede, Kars’ta havaalanımız var. İstanbul’dan bir kişi gelmek istediği zaman bir buçuk saatte Kars‘ta olur ve bir saate de buraya gelir, görüntüyü görür ve tekrar dönebilir. Bu güzel görüntüleri insanlarımızın gelip burada görmesini tavsiye ederiz. Bu günlerden itibaren her akşam 100 ila 150 kişiyi burada görürüz. Farklı yerlerden gelip bu güzel görüntüyü izliyorlar.’’

    Atatürk siluetini izlemeye gelen Doğan Gülmez isimli vatandaş ise, “Atatürk siluetinin fotoshop olduğunu iddia edenler vardı. Bugün burada gördüm ki fotoshop değil, gerçek bir doğa olayı. Atatürk siluetini Damal’da ilk defa görüyorum’’ dedi.

    Atatürk silüeti, ilk defa 1954’te Yukarı Gündeş köyünde çobanlık yapan Adıgüzel Kırmızıgül tarafından görüldü.

    Silüetin, 1975 yılında gazeteci Erdoğan Kumru tarafından çekilen fotoğrafları Genelkurmay Başkanlığına gönderildi. Kumru, 1988 yılında bu fotoğrafıyla bir gazetenin düzenlediği amatör fotoğrafçılık dalında birincilik ödülü elde etti.

    Bu arada 1995’den itibaren temmuz ayı içinde Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde Damal Şenlikleri düzenleniyor. 


    **ATALAY 2. DÖNEME BAŞLADI..


    Geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Mecilisin de yapılan yemin töreninde yemin ederek ikinci kez milletvekilliği dönemine start veren AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ilk işi seçmene teşekkür oldu.

    Ardahan’a gelerek, vatandaşlarla buluşan Atalay burada yaptığı açıklamada geçmiş dönemde yaşananlar ile bugün yaşananlara yönelik üztü kapalı bir açıklamada yaptı.

    İşte AK Parti Ardahan Milletekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın o açıklaması;


    SUÇLARINI GİZLEYEN EN BÜYÜK USTALIKLARI MAZLUMLARIN İÇİNDEN KARŞILARINA ÇIKAN HER ONURLU DİK DURUŞU KENDİ NEZDİNDE BİR ”NEFRET OBJESİNE” DÖNÜŞTÜRME SANATIDIR.

    Asırlardır mazlumların kanlarını emen vampirlerin, suçlarını gizleyen en büyük ustalıkları mazlumların içinden karşılarına çıkan her onurlu dik duruşu bizzat onlar nezdinde bir ‘nefret objesine’ dönüştürme sanatıdır. Kanaatimce kanları emilen mazlumların affına imkan olmayan en büyük günahları ise asırlardır şakır şakır çalışan bu çarkın farkına bir türlü varamamış olmalarıdır. Böyle olmasaydı insanlığın yüz binlerce yıl sonunda ulaştığı en büyük kazanımları olan halkın özgür iradi seçimlerine idam elbisesi giydiren ‘köle zalimler’ efendilerinin günahkar başkentlerinde kırmızı halılarla karşılanırken, bu küresel sömürge çarkına karşı yükselen her soylu itiraz için aynı başkentlerin medyası tarafından ‘diktatör’ manşetli elbiseler dikilir miydi? Bunu derinliğine idrak etmek için bir gözümüzle bir asırlık DÜN’E, diğer gözümüzle de BU GÜN’E bir göz atmanın yeterli olacağını düşünüyorum. 

    Orhan Atalay



    **Atalay ile 2. Dönem..


    Kos koca 4 yılı birlikte geçirdiğimiz profesör milletvekili Orhan Atalay ile 2. döneme girdik..

    Birinci dönemde kendince bir çok önemli işe imza attığını, ama başta bizlerin olmak üzere Ardahanlıların bunu anlamadığından yakınan profesör milletvekilimizin ikinci döneminin daha verimli olacağına inanıyorum..

    Çünkü belki kendisinin dediği gibi biz onu tanıyıp, anlayamadık, belkide bizim başta dayısı danışmanı olmak üzere kendisinin yanlışlarının Ardahan’a ağır bedeller ödettiğini anlatamadık.

    Neyse son açıklamasında ki bir düne, birde bugüne bakın sözlerine bizde zaman verip, dünü bir kenara bırakıp, bugüne bakacağız..

    Ve kendisinin rahat çalışması için elimizden geleni yaparak, kabul ederse Ardahan adına yardımcı olmaya çalışacağız..

    Çünkü Atalay’da önce nicelerinin kurtarmaya aday olduğu Ardahan’ın yoksulluktan, işsizlikten, devam eden göçten, iki gümrük kapısı olmasına karşın ithalat, ihracatın yapılamadığından, hayvancılığın 5 metre toprakla örtülü ahırlardan yapılmasından hala kurtulamadığını ve bizlerin derdi de bunları yazarak gündeme taşımak olduğunu bilenlerdeniz..

    Bu nedenle kurulması muhtemel hükümetler de önemli bir alanda yer alacağına inandığımız Prof. Dr. Orhan Atalay’ın 2. dönemine kendimizce yardımcı olmaya çalışacağız.

    Kabul edermi bilmem ama biz bunu yaparken ‘vekildir, lazım olur anlayışını taşımadığımızı, birileri gibi hıngal yediremediğimizi, hakkımıza hakkımızı istediğimizi’  kendisi bizden daha iyi biliyordur..

    Evet işin kısacası Ardahan’ın gelişmesi, kalkınması için hep yardımcı olmaya çalıştığımız ama porfesö başta olmak üzere kimsenin bizi anlamadığı bir süreç daha başlıyor..

    Bu sürecin Atalay’ın süreci olması, bizimde güzel çalışmaları için onun yanında yer alan olmaya adayız..


    **Ardahanlı Sarıkaya: “Futboldaki tek adamlık dönemine son vermek için adayım.”


    Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) başkanlığı için adaylığını açıklayan Ümit Sarıkaya, ‘Türk futbolunda tek adamlığa son vermek için Türkiye Futbol Federasyonu başkanlığına adayım’ dedi.


    1964 Ardahan doğumlu, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda memur olarak çalışan evli ve üç çocuk babası Ümit Sarıkaya, Türk futbolunun gelişmesi ve Türk futbolunda tek adamlık dönemine son vermek için Futbol Federasyon Başkanlığına aday olduğunu açıkladı.


    Sarıkaya, ’’26 Haziran’da yapılacak olan seçimli olağan genel kurulda TFF başkanlığı için adaylığımı açıklıyorum. Türk futbolunun iyiye gitmesi ve tek adamlık dönemini sona erdirmek için adayım. Şu ana kadar federasyon seçimlerinde ya Haluk Ulusoy aday oluyor, ya da Yıldırım Demirören aday oluyor. Bu adaylık sürecini düzeltmek için buradan tüm Türkiye’deki Anadolu kulüplerine sesleniyorum; 61 tane imzayla tek adamlık oluyor. Türk futbolunu tek adamlıktan kurtarmak için, Türk futbolunu temsilen amatörleri, profesyonelleri temsil etmek için TFF başkanlığına adaylığımı bugün itibariyle açıklıyorum’’ ifadelerini kullandı.


    “Türk futbolunu ileri götürmek için aday oldum”


    Ayrıca Ardahan amatör kümede mücadele eden ve bünyesinde kız futbol takımı da bulunan Kura Gençlik Spor kulübü başkanı olan Ümit Sarıkaya, ’’Türk futbolunu temsilen amatör spor kulüp başkanları yok, antrenörler yok ve bölgelerde amatör spor kulüplerini yalnızca bir bölge temsil ediyor. Ama profesyonel takımı olmayan illerde de TFF’nin temsilcisi yok, delegesi yok. Biz bu işlemleri düzeltmek için, Türk futbolunu ileriye götürmek için adayım. Ayrıca 11 yabancı statüsünü Türk futbolunda işleme koydular ve bunun sonucunda alt yapımız gelişmiyor. Bize bu görev verilirse bu tür yanlışları düzelteceğiz’’ şeklinde konuştu.


    2012 yılında da federasyon başkanlığı için aday olduğunu söyleyen Sarıkaya, ’’Federasyon başkanlığı için 2012 yılında da aday oldum. Yalnız adayın birini çektiler ve Yıldırım Demirören tek aday olarak seçime girdi. Fakat Türk futbolunun iyi yerlere gitmesi lazım, Türk futbolunun en iyi şekilde ve çoğulcu bir yönetimle temsil etmek için adaylığımı açıkladım’’ diye konuştu.



    ACELE GELİN, MÜDÜR YOK!..


    Fransa’nın uçak ve füze satmak için Akdeniz ve Kafkasyayı gerip, kana buladığı şu günlerde önce Suriye, ardından Libya, sonrasında Azerbaycan da insansız sihaların denendiği bölgemizde, aslında insanların üzerinde Corona aşısı denemektense kısa yoldan yok eden silahları deneme dönemi yaşanıyor desek daha doğru olur.


    Ve bu denemenin yararlarının başında gelen ise insanları yaralıyan denemelerin iç gündem üzerinden merhem olduğu da bir gerçek. Çünkü Fransa’nın olduğu gibi ülkemizinde içinde bulunduğu bölge ülkelerinin yani tüm dünya devletleri gerçek demokrasi baskısı altında iç sancılar çekiyor. Yani sarı yelekliler eylemindeki gibi bir çok ülkede iç eylemler olması ihtimalleri önce pandemi bahanesiyle durdurulmak istendi. Bunda başarılı olunmayınca silahla para kazanmak dahil yeni gündemler gerekiyordu, bozulan ekonomileri dengesizleşen insan haklarıyla daha çok demokrasi istemleriyle kaynayan iç gündemi soğutmak gerekiyordu. 


    Bunları yaparken Amerika’daki zenci hareketlenmeleri, Fransa’daki sarı yelekliler, ortadoğuda yıllardır kana sebep olan çatışmalar ve bir türlü bitmeyen ama her gün biten bizim güneydoğumuz gündemi de unutturulmuş olur. Buna demokrasiyi, insan haklarını, basın özgürlüğünü  iktidara karşı ittifakları unutturmak ve bozmayı da ekleyebiliriz. 


    Ha pardon başlığımızın konusu bu muydu ki,biz de uyduk gündem unutturmaya ve başlığımızın anlatmak istediği konuyu bir anda değiştirmiş olduk. Çünkü konumuz soğuk yüzlü resmi binaların içinde bulunan gerçek iktidar temsilcileri bürokratların”Bu gün git yarın gel” yöntemini değiştirip” Acele gelin, ama müdür yok”modeliyle pandemiyi de bahane ederek her biri müşteri olan vatandaşları azarlayıp, haşlayarak geri gönderdiği kur ve  kuralın önemsenmediği görülen çivisi çıkmış devlet anlayışı da konuşulmaz, tartışılmaz, gündeme gelmez bu ülkede..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     






  • BİLGİLİ, KÖYLERİN KÖYDES DAİMİSİ..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Köylere yapılan ziyarette tespit edilen sorunları yerinde görüp, yapılan çalışmalar hakkında bilgi alan Bilgili, ‘Köylerimizde yapılan çalışmalar hakkında topladığımız bilgileri, edindiğimiz gözlemleri yaşananları ve vatandaşımızın memuniyetini,dileklerini gerekli makam ve mevkilere iletip sorunların takipçisi olacağız.’ dedi.



    Ardahan Merkez ilçemize bağlı Kartalpınar (Fahrel), Değirmen köyü, Açıkyazı (Alabala), Derindere Yokuşdibi (Heva) , Çetinsu (Beberek) , Sulakyurt (Sarzep) , Sarıyamaç  (Sırazgom) , Çataldere  (Gunzut), Çimenkaya (A.Torashev), Ardıçdere (Y.Torashev), Çeğilli  (Revas), Ortageçit (Sazara)  köylerimizi  ziyaret edip muhtar ve köy sakinleriyle görüştük’ diyen Ardahan İl Genel Meclis Üyesi ve Daimi Üye Levent Bilgili köy ziyaretlerinde yaptığı açıklamada, ‘Buradan da belirtmek isterim ki; İl Özel İdaremizin fedakâr ekipleri ile birlikte özellikle kırsala ciddi hizmetler götürülüyor. Başta yol ve içme suyu, sulama ve hayvan içme suyu, köy meydan ve sokaklarının kilitli parke taşlarıyla kaplanması yayla yolları, gibi hizmetleri çoğaltarak sayabiliriz. Bu  yapılan hizmetler vatandaşlarımızı hayli memnun ederken bizleri de mutlu ediyor.  


    Bu kapsamda şehirlerde vatandaşlarımız hangi hizmeti alıyorsa, köylerdeki vatandaşlarımızda aynı hizmeti almaları için her fedakarlığı yapan dünya liderimiz Recep Tayyip ERDOĞAN ve hükümetimize, vatandaşlarımız ve şahsım adına sonsuz teşekkür ediyorum.’ dedi.



    CUMARTESİ YAZISI..


    Her sabah doğan güneşle birlikte yeniden yeşeren umutların verdiği enerji ile yol aldığımız hayatın içinde yaşanan her anın dolu dolu geçmesi için çabalarken önümüze çıkan ve moralimizi bozup enerjimizi alan tüm olumsuzlukları da aşmak zorundayız.

    Güneş görevini tamamlayıp yerini bütün ihtişamıyla ufka yükselen aya bırakırken karanlığın içindeki yıldızların bile kendisine huzur verdiğini anlaması gerekir. Bu nedenle her gün geride bıraktığımız günlerin birer cumartesi olduğunu unutmadan yol almak gerekir. Yaşanması ve tat alınması gereken hayat denen bu yolda.




    Bunun içinde bu hayatı tamamlayacak ruh verecek, enerji depolayacak materyallere, güzel bakış açısına ve arkadaşa ihtiyaç vardır. O ihtiyacı da karşılayacak dost, arkadaş, eş, aşk ve güzel bir cumartesi atmosferi içinde doğaya hayat veren, çiseleyerek yağan yağmur ya da bir damla göz yaşı olabilir.

    Evet, bir cumartesi yazısını daha ele alırken yaşanan hayatımız boyunca her an yaşanan onca olumsuzluğu bir kenara bırakıp, hepimizi saran o sıkıcı atmosferden çıkıp, okyanusun ortasında bulunan ve ‘ufukta geliyor’ diye umut ettiğin geminin görünüp, sana ulaşmasını bekler gibi sabırlı olmak en güzeli..

    Çünkü, ‘bugün Pazartesi, yarın Salı.. Çarşamba’yı sel aldı, Perşembe gitti, hayırlısı Cuma, kesin dinleneceğim’ diye umut ettiğin Pazar’ı beklemeden her günü cumartesiye çevirmek mümkünken başta özel sorun ve ilişki, düşünceler olmak üzere kendimize işkence ettiğimiz hızla gelen ve bir o kadar hızlı giden haftanın aslında bir daha geri gelmeyecek hayatımızı da götürdüğünü bilerek hareket etmekten başka çare olmadığını daha iyi anlıyor insan kendisinden kopan her günü ararken..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    Köy köy seçim çalışmaları sürüyor..


    arşiv haber 09/10/2015 tarihli haber


    İyiden iyiye yaklaşan genel seçimler öncesi çalışmalarını hızlandıran partiler donattıkları araçlarla köy köy gezerek, siyasetlerin anlatıp, seçmeni iknaya devam ediyorlar.


    Başta 7 Haziran’da Ardahan’da birinci parti olup, bir milletvekili çıkaran HDP olmak üzere tüm partilerin aralısız çalıştığı şu günlerde ilginç görüntülerde ortaya çıkıyor.

    HDP, AKP, CHP e MHP’nin iddialı olduğu Ardahan’da yenilenen seçimlere ilgisiz olduğu görülen seçmenin de 1 Kasım’ın yaklaşmasıyla tavrını ortaya koymaya başladığı dikkat çeken diğer bir gelişme olarak görülen şu günler de çocuklarda yüksen ses dizaynıyla donatılmış olan seçim araçlarını etrafını sarıp, eğlenmeyi ihmal etmiyorlar.


    **KÜLTÜRÜMÜZE KATKI SUNANLAR ERBAY KARA


    1959 yılında Ardahan’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ardahan’da tamamladı.

    Anadolu üniversitesi Soysal Bilimler Bölümünü bitirdi. Yerel yönetim bakanlığı Balıkesir meteoroloji bölge müdürlüğü gibi kurumlarda çalıştı. Ardahan ili halk kütüphanesi müdürlüğünden emekli oldu. Evli ve iki kız çocuğu babası olan şairin yayımlanmış altı kitabı bulunmaktadır.

    Kendi Ardahan’da yüreğinin gözleri tüm dünyada olan şair dir Erbay kara. Filistinli çocuk Ardahanlı çocuklar birlikte kanar şiirlerinde. Altmışlı yılların Küba’sında ustası nazım Hikmet’le birliktedir. Yüz yaşına basan ustasıyla yürür kol kola bugünlerde de O bir şiir sevdalısıdır tüm sevdalar adına Ardahan’da kanayan yürek dünyaya çiçek açtırır. İnsan kokar Narin bir şiirdir şiiri esintisi fırtına boran olur. Eleştirmen Hüseyin yalvaç böyle diyor Erbay Kara ve şiiri hakkında

    Yöresel kültürümüze hâkim anlatı geleneğinin hece vezinli (koşma semah )şiirine karşı serbest nazımla şiir yazabilen yegâne örnek teşkil etmektedir Erbay kara şiiri.


    KİTAPLARI:

    1-KAYIP KUŞAĞIN SESLERİ 2001

    2-SESLERİN SESİ 2003

    3-AŞKA KAVGAYA ÖLÜME DAİR YÜZ ADSIZ AĞIT 2006

    4-HİKÂYE-İ SÜRGÜN 2008

    5- ÖLÜM YÜREĞİMDEN ÖPTÜ (Kurgu Kültür Merkezi Yayınları)

    6-KUŞLARA SU İÇİRENLERİN TÜRKÜSÜ


    İLETİŞİM: erbaykara@hotmail.com

    KAYNAKÇA; Erbay KARA

    HAZIRLAYAN: Yunus KÜÇÜK

    Web Site Adresi: http://www.erbaykara.com.tr


    ARDAHAN’IN KÖYLERİ ESKİ VE YENİ ADLARI..






    Ardahan Köylerinin Yeni ve Eski İsimleri

    Ardahan’ın 5 ilçesi var. Bunlar Göle, Çıldır, Hanak, Posof ve Damal ilçelerine bağlı köylerin yeni ve eski isimleri birarada


    Ardahan’ın 5 ilçesi var. Bunlar Göle, Çıldır, Hanak, Posof ve Damal ilçelerine bağlı köylerin yeni ve eski isimleri birarada


    Açıkyazı (Alabala)

    Ağzıpek (Cincirop)

    Akyaka (Kodushara) 

    Alagöz

    Altaş (Ur) 

    Ardıçdere(Y.Torashev)

    Aşağı Kurtoğlu 

    B.Sütlüce (B.Harziyan)

    Bağdeşan (Kinzodamal) 

    Balıkçılar (Duduna)

    Bayramoğlu (Mehmetaliarslan(Kora)

    Beşiktaş (Mıcuc)

    Binbaşar (Murka) 

    Çağlayık (Erdemel)

    Çalabaş çelebaşi

    Çamlıçatak (Gölebert)

    Çataldere (Kunzut) 

    Çatalköprü (Şadıvan)

    Çetinsu (Beberek) 

    Çeyilli (Revas)

    Çimenkaya (A.Torashev) 

    Çobanlı (kellik)

    Dağcı (Tikoş) 

    Dağevi (Dıbat)

    Dedegül 

    Değirmenli (Değirmenköy)

    Derindere (Heva) 

    Edegül

    Gölgeli korgeli

    Gürçayır (Sapkara)

    Güzçimeni (Kirman) 

    Hacıali Hecelya

    Hasköy xas

    Kartalpınar (Fahğrel)

    Kazlıköy (Pişhasğom) 

    Kıraç (Danızğom)

    Kocaköy 

    Köprücük (Xeskar)

    Kuşuçmaz – hopal – güzelyurt

    Küçüksütlüce (K.Harziyan)

    Lehimli 

    Nebioğlu

    Ortageçit (Sazara) 

    Otbiçen (Kımıli)

    Ovapınar (Bağdat) 

    Ölçek

    Ömerağa omerxa

    Samanbeyli sıxerpet

    Sarıyamaç (Sırazgom) 

    Sugöze

    Sulakyurt /Sarzep) 

    Taşlıdere (Pangis)

    Tazeköy (Döşeli) Beberek

    Tepeler (Konk)

    Tepesuyu (Gürcübey)

    Tunçoluk (Panik)

    Uzunova (Maniyok) 

    Yalnızçam (Sindisgom)

    Yaylacık 

    Y.Ç.Hasköy

    Yokuşdibi (Lori) 

    Y. Kurtoğlu

    Yayla karakolu Köyü


    GÖLE___________

    Ağılyolu (Arpaşen)

    B. Altunbulak (Haraba)

    Balçeşme (Lelevarginis)

    Bellitepe (Urut)

    Budaklı (Cicor)

    Çakıldere (Orakilise)

    Çakırüzüm (Mızarat)

    Çalıdere (Mıhgerek)

    Çardaklı

    Çayırbaşı (Hokam)

    Çobanköy

    Çullu

    Damlasu (Sasader)

    Dedekılıç (Keşer)

    Dedeşen (Gümüşparmak)

    Dengeli (Abur)

    Dereyolu (Salut)

    Gölekçayır (Pilimur)

    Durançam (Hımısker)

    Durucasu (Gırdımal)

    E. Demirkapı

    Esenboğaz (Kelpikor)

    Filizli (Sivin)

    Gedik (Lağustan)

    Gülistan

    Günorta (Kızılkilise)

    Hoştülbent

    K. Altunbulak

    Kalecik

    Karatavuk

    Karlıyazı (Kirziyan)

    Kayaaltı (Poladik)

    Kuytuca (Şeki)

    Koyunlu (Gundik)

    Köprülü (Korevenk)

    Kuzupınar (Konk)

    K. Boğatepe

    Meşedibi (Morufka)

    Mollahasan

    Okçu

    Samandöken (Sinot)

    Senemoğlu

    Serinçayır (Çölpenek)

    Sürügüden (Hive)

    Tahtakıran

    Tellioğlu

    Toptaş

    Uğurtaşı (Dörtkilise)

    Y. Demirkapı

    Yağmuroğlu

    Yanatlı (Varginis)

    Yavuzlar (Üçkilise)

    Yeleçli (Samzelek)

    Yeniköy

    Yiğitkonağı (Türkeşen)

    HANAK____________/_//___________________ Geç köyü

    Alaçam (Aşağı Dikan)

    Altınemek (Konduravul)

    Arıkonak (Konk)

    Aydere (Aşağıki Surma)

    Avcılar (Kışla Hanak)

    Baştoklu (Yukarı Dikan)

    Binbaşak (Gügübe)

    Börk

    Çatköy

    Çavdarlı (Verannakalaköy)

    Çayağzı (Orağaz)

    Çiçeklidağ (Fayatlı)

    Çimliçayır

    Dilekdere (Hoşuret)

    Güneşgören (Kerkeden)

    İncedere (Piklop)

    Karakale

    Koyunpınarı (Saskara)

    Oğuzyolu (Örüşet)

    Ortakent (Büyük Nakala)

    Sazlıçayır (Ağaşen)

    Serinkuyu (Daniden)

    Sevimli (Vel)

    Sulakçayır

    Y. Aydere (Yukarıki Surma)

    Yamaçyolu (Vardosan)

    Yamçılı (Macivet)

    Yünbüken (Cırget)

    DAMAL__________/////_____

    Aşağıgündeş

    Burmadere (Sors)

    Çaybaşı Mah.

    Dereköy

    Eskikılıç (Çifteşen)

    İkizdere (Nunus)

    Kalenderdere

    Konuksever Mah.

    Obrucak (Çükora)

    Otağlı (Arzede)

    Serhat Mah.

    Seyitören

    Tepeköy

    Üçdere (Samütka)

    Yukarıgündeş

    ÇILDIR

    Ağıllı (Hamaş)

    Akçakale

    Akçil (Cölit)

    Akdarı (Çamora)

    Akkiraz (Kertene)

    Aşağıcanbaz

    Aşıkşenlik (Suhara)

    Baltalı (Tatalet)

    Başköy

    Damlıca(Godamığ)

    Dirsekkaya (Zerebük)

    Doğankaya (Helevan)

    E.Beyrahatun

    Eşmepınar (Prut)

    Gölebakan (Meredis)

    Gölbelen (Urta)

    Güvenocak (Zinzal)

    Karakale

    Kaşlıkaya (Vartmana)

    Kayabeyi (Yerli Çayıs)

    Kenarbel

    Kenardere (Anpur)

    Kotanlı (Sikerip)

    Kurtkale

    Kuzukaya (Sabadur)

    Meryemköy 

    Öncül(Garostav)

    Övündü (Vaşlop)

    Sabaholdu (Godas)

    Saymalı (Köyhas)

    Sazlısu (Goravel)

    Semiha Şakir (Terekemeçayıs) 

    Taşdeğirmen (Çamdura)

    Y. Behrahatun (Tazeköy)

    Yıldırımtepe (Rabat)

    Yukarıcambaz

    POSOF______________//////____

    Akbal (Obol)

    Alabalık (Sayho)

    Alköy

    Arılı (Zedezümde)

    Armutveren (Papola)

    Asmakonak (Sanhulye)

    Aşık Üzeyir (Boşdere-Hevat)

    Aşık Zülali (Suskap)

    B. Eminbey (Cilvala)

    Balgöze (Çıldıret)

    Baykent (Vahla)

    Çakırkoç (Mere)

    Çambeli (Sağre)

    Çamyazı (Ohtel)

    Çayırçimen (Lamiyon)

    Demirdöven (Varzna)

    Derindere

    Doğrular (Aşağıcacun)

    Erim

    Gönülaçan (Şuvaskal)

    Gümüşkavak (Zendar)

    Günbatan (Banarhev)

    Günlüce (Caborya)

    Gürarmut (Koliskal)

    İncedere (Cuvantel)

    Kaleönü (Agara)

    Kalkankaya (Petoban)

    Kayınlı (Şulgavur)

    Kırköy (Kırdamala)

    Kolköy

    Kopuzlu (Çorçovan)

    Kumlukoz (Göme)

    Kurşunçavuş (Sece)

    Özbaşı (Gıniye)

    Sarıçiçek (Hertüz)

    Sarıdarı (Tepezümde)

    Savaşır (Cancak)

    Söğütlükaya (Hümemis)

    Süngülü (Arile)

    Sütoluk (Satkabel)

    Taşkıran (Gurgusuban)

    Türkgözü (Badele)

    Uğurça (Yukarıcacun)

    Uluçam (Varhana)

    Yaylaaltı (Satlel)

    Yeniköy

    Yolağzı (Sinsetip)

    Yurtbaşı (Sakabol)

    Yurtbekler (Çaksuyu)

  • BİTMEYEN YOLLARIN UNUTTURDUĞU YOL GEDİK!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Başta 10 yılı geçen bölme çalışmaları ile adeta yılan hikayesine dönen Ardahan-Göle yolu olmak üzere Ardahan-Hanak, Damal, Posof uluslararası yol, Aktaş Gümrük Kapısına giden Ardahan-Çıldır Yolu, Ardahan’ı kısadan Karadeniz’e bağlayacak olan Ardahan-Bülbilan karayolu gibi birçok yolun bölünüp, bitirilmeyi beklediği, Ardahan merkez cadde yolları ile ara sokak yolları başta olmak üzere şehir içi yollar gibi köy ve yayla yollarının onarım istediği Ardahan’da bir yol var oda unutulmuş olan önündeki Allahüekber dağını aşamayan Gedik yolu.



    Bu yolu gündeme getiren ve yapılması halinde başta göle ilçesine olmak üzere bölgeye büyük katkısı olacağını belirten Göleli Özel Özen ilgililerden ilgi beklediğini söyledi.


    Geçen dönem CHP’den Göle Belediye Başkan adayı olan Özen’in kendisine ait sanal sayfasında paylaşıp, gündeme getirdiği ve Göle  Ardahan Platosunu, Kars-Selim- Sarıkamış Platosundan ayıran Allahuekber sıra dağları içinde yer alan Kızılgedik Dağı geçidinin aşılması halinde başta hayvancılığa olmak üzere bir çok konuda büyük bir ekonomik katkısı olacağını belirttiği Gedik yolu da diğer yollar gibi yıllardır yapılıp, bitirilemeyen yolların arasında ilk sıralarda bekliyor.



    Eğitimci Özel Özden bu yol hakkında şunları söyledi.;


    ‘Yanı başımızda Kars köyleri, Selim Köyleri ve Sarıkamış Köyleri bulunmaktadır. Ortalama 100 bin üzerinde nüfusa sahip bu bölge ile sadece 45 km uzaktayız ve bir çoğumuz bunun farkına varmadan yaşamaktayız. 25 dakika ötemizde 160 köyden daha fazla bir plato var ve bizim hiçbir ekonomik bağlantımız yok. Aklı selim olan bir memleket sevdalısının bunu düşünmesi gerekiyor. Bu kadar yakın bir ticaret nasıl görmezden gelinebilir. Bu yolun açılması demek köylüsünden, İş adamından, Petrol Ofisi sahibine kadar her kesime fayda sağlayacak harika bir koridor olarak karşımızda durmaktadır. Yaklaşık 300 bin hayvanı bulunan bölgemiz bu koridor sayesinde alım ve satımı iki katına çıkaracaktır. Süt üzerine ise Selim ilçesi ve köyleri süt inekçiliği yoğun olarak yapmalarından dolayı büyük bir potansiyele sahiptir. Bu yol aracılığı ile KESİNTİSİZ BİR HAYVANCILIK yolu neden olmasın, sadece bu yolun aktif olması ile başlayacaktır. Bunu nasıl mı hayata geçireceğiz, sürekli dile getireceğiz, isteyeceğiz. Emin olun bu olacaktır… Ardahan bir sevdadır…’ dedi.



    CUMARTESİ YAZISI..


    Her sabah doğan güneşle birlikte yeniden yeşeren umutların verdiği enerji ile yol aldığımız hayatın içinde yaşanan her anın dolu dolu geçmesi için çabalarken önümüze çıkan ve moralimizi bozup enerjimizi alan tüm olumsuzlukları da aşmak zorundayız.

    Güneş görevini tamamlayıp yerini bütün ihtişamıyla ufka yükselen aya bırakırken karanlığın içindeki yıldızların bile kendisine huzur verdiğini anlaması gerekir. Bu nedenle her gün geride bıraktığımız günlerin birer cumartesi olduğunu unutmadan yol almak gerekir. Yaşanması ve tat alınması gereken hayat denen bu yolda.




    Bunun içinde bu hayatı tamamlayacak ruh verecek, enerji depolayacak materyallere, güzel bakış açısına ve arkadaşa ihtiyaç vardır. O ihtiyacı da karşılayacak dost, arkadaş, eş, aşk ve güzel bir cumartesi atmosferi içinde doğaya hayat veren, çiseleyerek yağan yağmur ya da bir damla göz yaşı olabilir.

    Evet, bir cumartesi yazısını daha ele alırken yaşanan hayatımız boyunca her an yaşanan onca olumsuzluğu bir kenara bırakıp, hepimizi saran o sıkıcı atmosferden çıkıp, okyanusun ortasında bulunan ve ‘ufukta geliyor’ diye umut ettiğin geminin görünüp, sana ulaşmasını bekler gibi sabırlı olmak en güzeli..

    Çünkü, ‘bugün Pazartesi, yarın Salı.. Çarşamba’yı sel aldı, Perşembe gitti, hayırlısı Cuma, kesin dinleneceğim’ diye umut ettiğin Pazar’ı beklemeden her günü cumartesiye çevirmek mümkünken başta özel sorun ve ilişki, düşünceler olmak üzere kendimize işkence ettiğimiz hızla gelen ve bir o kadar hızlı giden haftanın aslında bir daha geri gelmeyecek hayatımızı da götürdüğünü bilerek hareket etmekten başka çare olmadığını daha iyi anlıyor insan kendisinden kopan her günü ararken..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    NE OLACAK BU YOLLARIN HALİ?


    arşiv haber 17/05/2015 tarihli haber


    Baharın gelmesiyle birlikte eriyen kar sularının katkısıyla da iyiden iyiye bozulan Ardahan yollarını gösteren ‘Yol Levhaları’ da bozuk ve kullanılmaz halde olduğu ortaya çıktı.


    Başbakanın gelişi ve bölgede yaşanan trafik kazaları sonucu cenazelere katılanlar görmesin diye yamalanan yolların başbakanın gidişi ve trafik kazalarında ölenlerin toprağa verilmesiyle yarım yamalak bırakıldığı görülen Ardahanda bozuk yolların başında bulunan ‘Yol Levhaları da’ bozuk olduğu görülüyor.

    Belediye Başkanının ‘bu yılda sabır edin’ diyerek Ardahanlıların tepki gösterdiği yolların ne zaman yapılacağını soran Ardahanlılar kent içi yolları gibi köy yollarının da olağanüstü bir şekilde bozuk olduğuna dikkat çekerken, Belediye gibi Köylere Hizmet Götüren İl Özel İdare Genel Sekreterliği ile Karayollarının da köylerin ve şehirlerarası yolları bozuk yollar yapmada zorlandığını belirtmekteler.


     

  • KOLUNU KIRAN REKTÖR'E REFAH GELDİ!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın üniversiteyi ziyaretinde kolu kırıldığı görülen Rektörün kendisi gibi babası da Prof. olan rahmetli Necmettin Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan’ın ziyaretinde kendisine hediye edilen kitapları almakta zorlandığı görülürken, kırık ve aparat koluna rağmen Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’a başında bulunduğu üniversiteyi tanıtan bilgi ve belgelerin olduğu bir çantayı hediye etmeyi ihmal etmedi.


    Ardahan Gençlik Merkezinde düzenlenen Yeniden Refah Partisi Ardahan 1. Olağan Kongresi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.


    Partinin yeni kurulmasına ve Ardahan’da kısa bir süre önce örgütlenmesine karşın yoğun bir katılımın sağlandığı Yeniden Refah Partisi Ardahan 1. Olağan Kongresine katılan Erbakan partisinin Ardahan kongresine, ASOBB Başkanı Yılmaz Kaya, ESOB Başkanı Mustafa Morkoç, ESOB eski başkanı İskender Alihanoğlu, Deva Partisi Ardahan İl Başkanı Özkan Karakaya, Deva Teşkilat Başkanı Özkan Karakaya, çevre illerin İl Başkanları, Refah Partisi’nin eski başkanlarından Mahmut Toprak ve Cengiz Çapan, partililer ve vatandaşlar katıldı.


    Kongrenin açılış konuşmasını yapan Yeniden Refah Partisi Ardahan İl Başkanı Caner Çoban’ın ardından kürsüye gelen Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, burada yaptığı konuşmada, 83 milyonun istisnasız refah seviyesinin, alım gücünün arttırıldığı yeniden büyük Türkiye’yi kurmayı hedeflediklerini anlattı.



    İktidar oldukları ilk yılda asgari ücrete, memura ve emekli maaşlarına % 50  zam yapacaklarını anlatan Erbakan, “İşçi, emekli, memur maaşları üzerinden alınan vergileri ortadan kaldıracağız. Elektrik, su, doğalgaz gibi zorunlu ihtiyaç kalemlerini belli bir asgari orana kadar devlet olarak ücretsiz şekilde vereceğiz” dedi.


    Erbakan, tüm Türkiye’de çalışma yapacaklarını belirterek, şöyle devam etti: “Milli kaynak paketleriyle kaynak üreteceğiz, bunun kitabını yazdık Türkiye’ye ilan ettik. 1 yılda 100 ile 150 milyar dolar kaynak, bu kaynakla aynı 54. hükümet Milli Görüşün yaptığı gibi işçi, memur, emekli ve çiftçinin alım gücü ve refah seviyesi yükseltilecek ve böylece piyasada çarklar dönmeye başlayacak, inşallah 83 milyona refah sağlanacak. Yine bu kaynakla Türkiye’nin dört bir yanında doğusunu, batısını ayırt etmeden 81 ile 81 proje kapsamında Türkiye’nin dört bir yanına memleket evlatlarının alın teriyle helalinden rızkını temin edeceği aş ve iş imkanı sağlanacak. Ve bu maddi kalkınma hamleleriyle manevi kalkınma adımları atılacak.”



    Konuşmaların ardından yapılan seçimde, tek listeyle seçime giden Caner Çoban, partinin Ardahan İl Başkanı oldu.


    Kongrenin ardından esnaf ziyareti gerçekleştiren Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci ve Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber’i de ziyaret etti. Erbakan, daha sonra Kongre Caddesi üzerinde bulunan Parti İl binasını ziyaret ederek İl Başkanı Caner Çoban, Teşkilat Başkanı Volkan Bozkurt ve yöneticilerle toplantı yaptı. Bu gece Ardahan Üniversitesi Yenisey Konuk Evi’nde kalacak olan Erbakan Ardahan’dan ayrılmadan önce Göle ilçesine de giderek esnaf ziyaretini gerçekleştireceği öğrenildi.



    AKSAMAYAN BOP PLANI VE YAŞLILAR SEÇİMİ..


    Karısını başkan yardımcısı yapan başkanın bizimkine benzer ”el kaldır, indir” denen mecliste bir hafta önce aldığı tek ve tam yetkili savaş kararı ardından Ermenistan’ın saldırısı iddiası üzerine başlayan Ermeni-Azeri çatışmalarının yoğunlukla devam ettiği Kafkasya’da yaşananları gözlerin görmediğini bizim başkan Erdoğan görse de bir şey yapamamanın sıkıntısı içinde olduğunu bu yönde yaptığı açıklamaları ile anlatmaya çalışıyordu.


    Çünkü, Irak’ın bölünmesi ardından Bahar Bayramı adı altında devem eden Ortadoğu’daki BOP planının ikinci aşamasının da tamamlanmaya çalışıldığını ve bunu yapanların asıl amaçlarının burada yani Suriye’de yapılanları gözlerden uzak tutmak için önce Libya üzerinden Güney Kıbrıs’a, oradan Akdeniz’e sonra Ege’ye ardından da Kafkasya’ya gözleri çevirirlerken pandemi bahanesiyle hala yaya geçişlere izin verilmeyen sınırımızın güneyinde petrol araması yapacak kadar ciddi bir devlet, pardon bölge ya da Irak’taki gibi Suriye’de  kurtarılmış özerk bölge oluşturanlarla yani bizimkilerin İŞ-İT için önce işbirliği yaptığı sonra terörist ilan ettiği PYD ile diz dize, kol kola olduklarını son açıklamasında belirten Başkan Erdoğan bu bölgede sınırları, denizleri, adaları, adları, esameleri bile okunmayanların bölgede oynadıkları oyunlara dikkat çekiyordu.




    Ha bu arada bizim başta ekonomi, içteki sosyal gerginlik olmak üzere onca ciddi sıkıntıları görmezden gelip, dile getirmeyen basın ve medyamızın gözü, kulağının unutulan, unutturulan fetonun olduğu okyanus ötesindeki seçimde olduğunu görmekte, okuyup, izlemekteyiz…

    İki yaşlının yarıştığı ve bana göre %99 Trump’un yeniden başkan olacağı Amerika seçimlerinin gölgelediği onca sorun ve sıkıntının başını çekenin yine aynı ABD olduğunu da görmezden gelen aynı basın ve medyanın sınırlarımız ötesinde yani burnumuzun dibinde değil neredeyse içimizde yaşanan bu çatışmaların, savaşların, bölünmelerin er geç gelip yüzümüze, gözümüze patlayacağını da görmezden gelip, son yıllarda yapılan birkaç insansız hava araçlarına güvenip, bazı gazetecilerin ”Karabağ’a girilmeli” deyip gaz verdiği ”güçlü devlet” edaları ile caka satmaya devam ederken elin oğlunun Irak’ta başlayıp, Suriye’de son aşamaya gelen 2. planı yani BOP’un B planını bitirip, C planına doğru yol aldığını da anlamaz, dinlemez bu kez de iki yaşlının seçimiyle ülkenin önümüzdeki yıllarda yaşayacağı daha ciddi sorunları, gerçek gündemini saklar, öteler, gizler..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 






    arşiv haber 30/09/2020 tarihli haber


    Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan partisinin 1. Olağan kongresi için Ardahan’a geliyor. Yeniden Refah’ta, kongre öncesi hummalı çalışmalar sürerken, İl Başkanı Caner Çoban ve Teşkilat Başkanı Volkan Bozkurt, Genel Başkan Erbakan’ın Ardahan’a gelecek olmasının heyecanını yaşıyorlar.


    Refah Partisi 1. Olağan kongresinde İl Başkanı Caner Çoban’la tek aday olarak seçime gidiyor. 2 Ekimde Karagöl Mahallesinde yer alan Gençlik Merkezinde yapılacak olan 1. Olağan Kongrede delegeler İl Başkanı Caner Çoban için oy kullanacak.


    Tüm Ardahanlıları kongreye davet ettiklerini ifade eden İl Başkanı Caner Çoban, Milli Görüş davasının tüm Türkiye’de hızla büyüdüğüne dikkat çekti ve 81 ilde teşkilatlandıklarını söyledi.


    SARIKAMIŞ SPOR HES’İ DELDİ!.


    arşiv haber 25/09/2020 tarihli haberler/yorumlar


    Ardahan’ı Bölgesel Amatör Liginde temsil eden Serhat Ardahan Spor çıktığı BAL Ligi karşılaşmasında Sarıkamış Belediye Spor’a yenildi.


    Ardahan’da HES Barajı yapan iş adamımın başkanlığını yaptığı ve başkan ve yönetiminin Ardahan kamuoyunda kopukluğu ile her geçen gün gözden düşen takımın Sarıkamış Spor karşısında aldığı yenilgi takımın bu yıl da bekleneni vermeyeceğini şimdiden ortaya koyar gibi Ardahanlı futbol severleri üzdü.


    **SİZ PRİM NEDİR BİLİRMİSİNİZ?


    Hiç bir oyuncusunun Ardahanlı olmadığı ve bugün çıktığı Sarıkamış Spor karşılaşması da 1-0 yenilen Serhat Ardahan Spor’un başkanının geçen hafta 6-0 yenilip veda ettiği Trabzon Spor karşılaşması öncesi kendisini arayıp, ulaşamayınca mesaj atan Ardahanlılarla dalga geçtiği ortaya çıktı.


    Alınan bilgilere göre Ardahanlıların arayıp, ulaşamadığı bunun üzerine wapsaptan mesaj atıp, ‘Bir desteğe ihtiyaçları olup, olmadığı’ yönünde kendisiyle iletişime geçenlere ‘Destek yerine prim verin’ diye mesaj atan Ardahanlıların kendisine ‘Olur, Trabzon Spor’u yenin kulübün belirleyeceği primi vermeye hazırız’ diye mesaj atması üzerine aynı başkanın takımı desteklemek ve prim vermek isteyen Ardahanlılara, ‘Siz prim nedir bilirmisiniz ki?’ şeklinde mesaj attığı bunun üzerine kendisine mesaj yazan Ardahanlıların tepkisini aldığı da alınan bilgiler arasında oldu.


    **AMATÖR HAZIRLIKLARLA BAŞLADI..


    Öte yandan Ardahan 1. Amatör Ligi hazırlık Maçları  ile başladığı Ardahan’da hafta sonu yapılan karşılaşmalar da 18 Gol vardı.


    Hoçvanspor, Göle Göle/Yağmuroğlu Spor’u 6-1, Göle/Senemoğlu Spor, Kars Doğugücü Spor’u 4-1, Karsspor, Göle Belediye Spor’u  5-1 yendi.



    **SATILIK ORMAN DEPOLARI!..


    Göle Orman Müdürlüğünün kapatıldığı, TİGEM gibi TEDAŞ, Telekom, Ardahan-Et’in satıldığı,  Askeri ve Banka Şubeleri, Askeri Kışlalar ve Damal ile Çıldır Adliyelerinin kapatıldığı Ardahan’da şimdi de Orman Depoları satılmaya başlandı.


    Alınan bilgilere kent genelinde bulunan ve kesilen ağaçların depolandığı Ardahan Orman Müdürlüğüne ait Ağaç Depolarının ihale yolu ile saltığa çıkarıldığı ve bu depoların birçoğunun satıldığı, kalanların ise yeni bir ihale ile satışa sunulacağı öğrenildi.


    **MARS YOLLARINA GÖKTAŞI YAMASI!


    Ardahan’ı diğer kentlere bağlayan yolların yanı sıra kent merkezi gibi ilçe ve köy yollarının olağanüstü bozuk oluşu ve bir türlü yapılamaması vatandaşların yeni önlem almasına neden oldu.


    Kendisinden havaalanı isteyen Ardahanlılara ‘Size havaalanı uzak, en iyisi protokol yolu yapayım’ diyen ve geçtiğimiz günlerde Ardahan’a gelen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanının Ardahan’a gelişi öncesi Kongre ve İnönü caddelerinin bir bölümünü ‘ISITILMIŞ ASFALT ile onarılan Ardahan yolları hala onarılıp, asfaltlanmayı bekliyor.


    Ardahan Belediyesi ve 30 yıla yakındır değişmeyen Şefin yönetiminde ki Ardahan Karayollarının çalışma ağında bulunan ve yılladır onarılmadığı için adeta Mars Gezegenin delik, deşik yüzeyini andıran Ardahan yollarının delinen bölümlerine taş koyarak onarmaya çalışan Ardahanlı sürücülerin bu ilginç yönetimin çukurlara düşen ve amasör yetiştiremedikleri araçlarını korumak için olduğu görülmekte.



    **KÖMÜR BABA BÖLÜNMÜŞ YOLUN ALTINDA KALDI..


    Bölgede bulunan yatır ve türbelerin ilgi beklediği Ardahan’ın Göle ilçesinin Erzurum çıkışında bulunan ve yöre halkı tarafından ‘Kömür Baba’ adıyla tanınan bir kişiye ait türbe bakımsızlıktan yok olmakla yüz yüze.


    Yatır ve türbeler gibi Kale ve Kulelerin de bakımsızlıktan yok olmaya devam ettiği Ardahan’ın Göle ilçesinde bulunan ‘Kömür Baba’  yatırının bölünmüş yol çalışmaları sırasında büyük zarar gördüğünü belirten vatandaşlar, ‘Kömür Baba’ türbesi gibi diğer yatır  ve tarihi türbe, kale ve kulelerin ilgi beklediğine dikkat çekmekteler.


    Başta 20 yıldan fazladır İl Turizm ve Kültür Müdürünün olmadığı, belediyelerin diğer acil sorunlar gibi bu tür sorunlarla çokta ilgilenmediği Ardahan’da en son olarak Ardahan çevre yolu üzerinde bulunan tarihi Kilise yıkılmıştı.


    **ALTUN ‘AT İZİ İT İZNE KARIŞTI’


    TARTIŞMALARININ BAŞ AKTÖRÜ!


    Ardahanlı eski Kaymakam ve Vali Yardımcılarından olan ve 15 Temmuz Darbe Kalkışması ardından göz altına alınıp, tutuklanan, görevlerinden, ekmeklerinden, iş yerlerinden olanlar arasında bulunan Salih Altun ülkenin tartışma konularının başını çeken, At izi, İt izne karıştı’ tartışmalarının baş aktörü olmaya devam ediyor.


    Bilindiği gibi 15 Temmuz Darbe Kalkışması ardından Ardahanlı olan Salih Altun’un da aralarında bulunduğu bir çok kamu görevlisi, ‘Fetocu’ denilerek önce başında bulundukları görevlerden el çektirilmiş, ardından da kamuda ki görevlerine son verilmişti.


    *Candan Badem’de Aynı Durumda..


    Aralarında sol orijinli bir ailenin ferdi olan Tunceli Üniversitesi Öğretim Üyelerinden olan ve eşinin de kamu görevinde el çektirilen Ardahanlı Candan Badem’in de bulunduğu birçok kamu görevlisinin haksız yere görevlerinden olduğuna dikkat çekilen şu günlerde birçok televizyonda yaşanan tartışmalar da adından sıkça bahsedilen Salih Altun ve onun gibilerinin haksılığa uğradığına dikkat çekilirken, bu durumun kurunun yanında yaşı yakan bir anlayıştan öte bir şey olmadığı gibi Cumhurbaşkanı Erdoğna’ın da ‘At İzi, İT İzine Karıştı’ açıklamasıyla bu yönde ki tartışmalara katılmıştı.


    **ÇOBANLIK BİTTİ, HAYDİ DERS’E!


    Müdürü ve Rektörü olmadan 2016/2017 Eğitim/Öğretim sezonuna merhaba diyecek olan Ardahanlı öğrencilerini birçok sorun ve sıkıntılar bekliyor.


    2016/2017 Eğitim/Öğretim Dönemine İl Milli Eğitim Müdür olmadan başlayacak olan Ardahan’da ki okullar öğrencilerine kapılarını açıyor.


    Hala Rektörsüz olan Ardahan Üniversitesi ile birlikte yaklaşık 30 bine yakın öğrenci ile 2 bine yakın öğretmen ve öğretim üyesinin start vereceği 2016/2017 Eğitim/Öğretim döneminin ilk zilinin çalacağı şu günlerde yaz boyu çobanlık yapan çocuklarda okullarına merhaba diyecek.


    Bir yaz boyu hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan ailelerinin hayvanlarına çobanlık yaparak, dağ, taş demeden meralarda, yakıcı güneşin, üşüten yağmurların eşliğinde tatil dönemini çoban ya da ayakkabı boyacısı olarak bitiren Ardahanlı çocukların da ‘Merhaba’ diyeceği 2016/2017 Eğitim/Öğretim sezonuna bildik sorunlarla birlikte başlayacak olan Ardahanlı öğrencilerin en büyük sorunlarının başında gelen uzman öğretmen sorununun bu sezonda da yaşanması beklenmektedir.


    **HOÇ/FED KONGREYE GİDİYOR..


    Ardahan’ın 21 pare köyünün İstanbul’da bulunan köy derneklerinin bir araya geldiği Hoçvan Dernekler Federasyonu kongreye gidiyor.


    Uzun süredir sessizliği bürünen HOÇ/FED önümüzdeki ay gideceği kongre öncesi yeniden hareketlenirken, Hoçvanlı İşadamı, Hoç/Fed’in yöneticilerinden Cafer Şerefoğlu başkan adaylığını açıkladı.


    **YAYLADA LASTİK FRENLE İNDİLER!..


    Hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan Ardahanlılar iyiden iyiye soğuyan havalarla birlikte yüksek rakımlı yaylalarda köylerine inmeye başladılar.


    Yaklaşık 4 aydır yaylalarda bulunan Ardahanlı hayvan yetiştiricilerinin geçen yıllarda ki gibi bu yılda bir hayli şikâyetçi oldukları yüksek rakımlı yaylalarda inerlerken kullandıkları araçlarının devrilmemesi için ilginç yollara başvurdukları görülüyor.


    Yaylalardan asfalata inene kadar ecel teri döken Ardahanlı köylüler teknolojik araçlarının bile zor bele çıkıp, indiği yaylalara gidip, gelirlerken kullandıkları At arabalarının arkasına bağladıkları oto lastikleri ile fren uygulaması yaptıkları dikkatlerden kaçmıyor.


    **SİVAS’IN BAŞMÜDÜRÜ BİR ARDAHANLI..


    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakan iken sık sık dile getirip, diğer siyasileri eleştirmek için kullandığı sözlerle gündeme gelen Cumhuriyetin kurulmasında önemli bir mihenk taşı olan tarihi kent Sivas’ın posta ulaşımı bir Ardahanlıya emanet.


    Uzun bir süre Kars ve Ardahan PTT Başmüdürlüğü yapan ve yaklaşık 3 yıldır da Sivas’ın PTT Başmüdürlük görevini yürüten Hükümdar Kavak yaklaşık 600 kişinin çalıştığı Sivas PTT’sinde tüm Sivaslılara banka hizmetleri dâhil birçok posta işlemi başarıyla yürüten ekibin başında bulunuyor.



    Barajda Fasulye Yiyenler Gazı Çıkaramadılar mı?


    Benim inadıma yapılan en son işlerden birine daha şahit olurken çok güldüm kendi kendime..


    Çünkü benim yazdığım, benim yaptığım, benim dediğim kabul olmasın diye değil Ardahan’ı memleketi batırmaya çalışanların ne kadar olduğunu bir kez daha anladım..


    Evet, Çıldır Dernekler Federasyonuda kurulmuş..


    Hayırlı olsun..


    Adam benimle yarıştı, çoğu Çıldırlı olan delegeden oy alıp, Ardahan Dernekler Federasyonuna başkan olamadı..


    Önce kahrında 2-3 ay ortalarda gözükmeyen, sonra yine başkanlığı bana bırakan hocanın da gazı ve sekretaryası ile oluşturulmaya çalışılan Çıldır Federasyonuna kendisini attı ve dünde alındı belgesi ile karne almış ilkokul öğrencisi gibi sanal ortamda seviniyordu..


    Dedim ya hayırlı olsun…


    İstemeyen, kıskanan bu mübarek Cuma günü Çıldır gölünde boğulsun..


    Neyse ‘Göle Federasyonunu da gördük’ deyip bu konuyu geçerken yazımıza başlık olan asıl konuya gelmek isterim..


    Geçtiğimiz gün yapılan Serhat Ardahan Spor-Trabzonspor karşılaşması ardından birilerinin ağ vağlar çektiğini, hatta saç baş yonduğunu görürken Hanak Sevimli Barajında birilerine verilen kuru fasulye yemeği aklıma geldi..


    Çünkü o zaman da yani Serhat Ardahan Spor Kongresi öncesi de ben demiştim ki; Gelin bu takımı sahipsiz bırakmayın, sizde yönetimde yer alın dediğimde birileri bana inat gidip, barajda kuru fasulye yediler..


    Ve benim dediğim olmasın diye takımı bir kap yemeğe pazarladılar..


    Ve fasulyenin gazı ile kala kaldılar..


    Şimdi de fasulyenin oluşturduğu gazı çıkaramamanın sancısını çeker duruyorlar..


     


    **Ardahan’ı almadın?


    Dün tüm Ardahanlıları tv başına toplayan ve spikerin her Ardahan deyişinde Ardahanlıları mutlu eden Trabzonspor-Serhat Ardahanspor karşılaşmasını izlerken bir taraftan da Ardahan Valisi, Ardahan Belediye Başkanının orada olup, olmadığını, Ardahanlı stk yöneticileri, dernek başkanları, işadamlarının tribünün protokolünde oturup, oturmadıklarını soruyordum..

    Yani Ardahan’ın takımının olduğu bir yerde Ardahan’ın yönetenlerin, Ardahanlıların olup, olmadığını merak ediyordum..

    Ve aldığım cevapta parasına güvenerek, HES Barajı hatırı için sözüm ona sahiplenilen takımın bir takımdan çok bir şirketin elamanları gibi Ardahan ve Ardahanlılardan koparıldığını öğreniyordum.

    Ardahanlılara bırakın telefonlara cevap vermeyi, bir selam vermeyen bir kişilikle başarılı olacaklarını sananların yönetiminde olan takımın nasıl olup, başarılı olacağını 6 gol ile görük, üzüldük, yıkıldık..

    Çünkü birileri Ardahan’ı aldıklarını sanıp, paralarının şımarıklığı ile hareket ediyordular.

    Ama bunun öyle olmadığını ortaya koyacak bir Ardahan ve Ardahanlı olduğunu bundan sonra da anlatmaya devam edeceğiz.

    Çünkü bu dünyada ilişkilerin kurulması için gurrelık (!) yani parasına, gücüne güvenip, ukalalık yapmanın kimseye hayır getirmediği gibi dost, komşu, arkadaş bilinenlerin kırılmasına da neden olacağı gibi geçen yıl bu tür istenmeyen tatsızlıklar ile kayıp edilen puanlar ile 3. Lig hayalinin de suya düşeceği bilinmelidir..

    Kısacası Ardahan’ın tek kimsenin değil herkesindir biline.


    **Ufukta seçim var gibi..


    Birçok esnaf gibi çiftçinin borçlu olduğu şu günlerde ard arda çıkarılan yeni ekonomik paketlerinin verdiği sinyalin seçim sinyali olduğunu anlamamak için siyasetle ilgilenmeyenler den olmak gerek..


    Çünkü başta Ardahan’ın da içinde bulunduğu Doğu ve Güneydoğu illerinde yaşanan olayları öne sürüp, ard arda çıkarılan her paketin içinde yeni bir af yeni bir imkanın sunulduğu tarafın büyük bölümü oy deposu olan köylü, çiftçiye yönelik olduğunu görmekteyiz..

    Evet, belediyelere bile kayyum ile yönetilmeye başlandığı ülkede yaşanan 15 Temmuz olayı ardından kendi içinde de büyük bir temizliğe gitmeye hazırlandığı görünen hükumetin sessizce seçime hazırlandığı yönünde bir başka işarette hükumet üyelerinin sağlı, sollu açıklamalarında görmek mümkün..

    Her ne kadar seçim yok deseler de seçim paketleri olduğu görünen ekonomik paketlerde ki afların ‘Ben seni af ettim, sen bana yeniden oy ver’ demek olduğunu ima eden hükumetin bu seçimde rakip bırakmadan tek başına iktidar olup, Anayasayı da değiştirip, daha uzun yıllar hükmetmek olduğunu anladığımız bu paketlerde seçmene sunulan bu yeni paketlerin diğer bir amacıda 15 yıldır tek başına iktidar olan bir iktidarın artık bıkkınlık getirdiği ve bu yönde ki mırıldanmaları durdurmak olduğu da diğer bir anlaşılan durumdur..

    Evet devletin tüm imkanlarını elinde tutma avantajı ile bugün bilemediniz yarın yeni bir seçim kararı almayı hesapladığı görünen mevcut iktidar bir değil, belediyelerin yanında genel ve geniş çaplı bir seçime hazırlandığı bir gerçek..



     


     










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     
















    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     




  • VALİ'NİN EŞİDE SAHADA!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Son valiler kararnamesi ardından Ardahan Valiliğine atanan Vali Hüseyin Öner başına geçtiği kenti tanıma, var olan sorunları yerinde incelemeye devam ettiği şu günlerde eşi Zehra Mine’de sahaya inerek başta Ardahanlı kadınlarla olmak üzere kent genelini tanıma çalışmalarına  başladı.


    Eşinin kaymakamlık yaparken Ardahan’a vali olarak atanması ardından ilk olarak Ardahan’ın nüfus bakımından en yoğun ilçesi olan Göle ilçesine giden Ardahan Valisinin eşi Zehra Mine Öner, Ardahanlı şehitler Yakup Genç ve Recep Kılıç’ın ailelerini ziyaret etti. Şehit aileleriyle bir süre sohbet eden Zehra Mine Öner ailelerin acılarını paylaştı. 



    Zehra Mine Öner Göle ilçe merkezinde esnaflık yapan manifatura işletmecisi Filiz Topçu ve giyim mağazası işletmecisi Zehra Azad’ı işyerlerinde ziyaret etti.


    Kadın esnafların işlerinin durumu hakkında bilgiler alarak, girişimcilikleri dolayısıyla tebrik eden Zehra Mine Öner kadınların iş hayatına atılmalarının önemli olduğunu söyledi ve bu işletmelerin sayısının çoğalması temennisinde bulundu.



    VALİ: EKSİK VE HATALARI KALDIRIN!..


    Genel Sekreteri giden vali tarafından görevden el çektirilen, yerine vekalet eden Genel Sekreter Yardımcısının geçtiğimiz günlerde  trafik kazası geçirip, hastanelik olduğu Ardahan İl Genel Sekreterliğine bağlı Ardahan Merkez köylerini ziyaret eden ve köy içlerinde yapılan kaldırım çalışmalarını yerinde inceleyen Ardahan Valisi alt yapısı olmayan yollar üzerinde gelişi güzel yapılan kaldırım taşı ile onarılan yolların yapımını beğenmedi. Ardahan Valisi Hüseyin Öner, Küçük Sütlüce (Şişka) , Tazeköy (Beberek) ve Otbiçen (Kımılı) köylerinde yapımı devam eden köy içi kilit parke çalışmalarını denetledi.


    Özel İdare Genel Sekreter Vekili Mustafa Gürbüz ile birlikte merkeze bağlı Küçük Sütlüce, Tazeköy ve Otbiçen köylerine giden Vali Öner, İl Özel İdaresi tarafından yapımı tamamlanan ve devam eden kilit parke çalışmalarını yerinde inceledi. Vali Öner, incelemeleri sırasında bizzat tespit ettiği eksik ve hatalı işlerin bir an önce düzeltilmesi yönünde yüklenici firma yetkilisine uyarılarda bulundu.


    Devam eden işlerin hızlı bir şekilde toparlanmasını da isteyen Ardahan Valisi Öner, gittiği köylerde karşılaştığı vatandaşlarla ve çocuklarla sohbet etti. Çocuklara hediye veren Vali Öner, köylülerle hatıra fotoğrafı çektirdikten sonra incelemelerde bulunduğu köylerden ayrıldı.



    EHLİYETLER KİMLİKLERE YÜKLENDİ!..


    İçişleri Bakanlığının ‘‘Hayat Kimliğinle Kolay Projesi’’ kapsamında Kimlik Kartına Sürücü Belgesini yükleme işlemi Ardahan’da da başladı.


    Sürücü belgesi ile kimlik kartını birleştirme işlemi için Ardahan İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğünü ziyaret eden Ardahan Valisi Hüseyin Öner, görevli personelin yönlendirmeleri doğrultusunda işlemlerini gerçekleştirdi.



    CORONA DENETİMLERİ SÜRÜYOR..


    Koronavirüs salgınının yayılmasını önlemek, vatandaşların maske, mesafe ve temizlik konularında dikkatli olmalarını sağlamak amacıyla “Sağlık İçin Hepimizin İçin” sloganıyla Ardahan Kapalı halk pazarında ve Kongre caddesinde koronavirüs denetimi yapıldı.


    İçişleri Bakanlığımızın ‘Sağlık İçin Hepimiz İçin’ sloganıyla 81 ilde başlattığı Kovid-19 salgınıyla mücadele genelgesi doğrultusunda beraberinde, Belediye Başkan Vekili Murat Zorba, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal, İl Jandarma Komutanı Albay Ali Naci Aldemir, ilgili birim müdürleri, kolluk görevlileri, mahalle muhtarları, sağlık ve gıda personeli yanı sıra, esnaf odaları temsilcileriyle beraber, Kapalı halk pazarı ve Kongre caddesi Koronavirüs salgınına karşı esnaf ve vatandaşların aldığı tedbirleri denetleyen Ardahan Valisi Hüseyin Öner, maske, mesafe ve hijyen konularında uyarılarda bulundu.


    Maskesiz dolaşan vatandaşları ve kuralları eksik uygulayan esnafı uyaran Vali Öner, toplum sağlığı için muhakkak kurallara uyulması gerektiğini ifade etti. Sosyal mesafe ve maske kuralına uyan vatandaşlarımıza teşekkür eden Vali Öner, maskesi olmayan veya eskiyen vatandaşlarımıza maske de verdi.



    ACELE GELİN, MÜDÜR YOK!..


    Fransa’nın uçak ve füze satmak için Akdeniz ve Kafkasyayı gerip, kana buladığı şu günlerde önce Suriye, ardından Libya, sonrasında Azerbaycan da insansız sihaların denendiği bölgemizde, aslında insanların üzerinde Corona aşısı denemektense kısa yoldan yok eden silahları deneme dönemi yaşanıyor desek daha doğru olur.

    Ve bu denemenin yararlarının başında gelen ise insanları yaralıyan denemelerin iç gündem üzerinden merhem olduğu da bir gerçek. Çünkü Fransa’nın olduğu gibi ülkemizinde içinde bulunduğu bölge ülkelerinin yani tüm dünya devletleri gerçek demokrasi baskısı altında iç sancılar çekiyor. Yani sarı yelekliler eylemindeki gibi bir çok ülkede iç eylemler olması ihtimalleri önce pandemi bahanesiyle durdurulmak istendi. Bunda başarılı olunmayınca silahla para kazanmak dahil yeni gündemler gerekiyordu, bozulan ekonomileri dengesizleşen insan haklarıyla daha çok demokrasi istemleriyle kaynayan iç gündemi soğutmak gerekiyordu. 


    Bunları yaparken Amerika’daki zenci hareketlenmeleri, Fransa’daki sarı yelekliler, ortadoğuda yıllardır kana sebep olan çatışmalar ve bir türlü bitmeyen ama her gün biten bizim güneydoğumuz gündemi de unutturulmuş olur. Buna demokrasiyi, insan haklarını, basın özgürlüğünü  iktidara karşı ittifakları unutturmak ve bozmayı da ekleyebiliriz. 

    Ha pardon başlığımızın konusu bu muydu ki,biz de uyduk gündem unutturmaya ve başlığımızın anlatmak istediği konuyu bir anda değiştirmiş olduk. Çünkü konumuz soğuk yüzlü resmi binaların içinde bulunan gerçek iktidar temsilcileri bürokratların”Bu gün git yarın gel” yöntemini değiştirip” Acele gelin, ama müdür yok”modeliyle pandemiyi de bahane ederek her biri müşteri olan vatandaşları azarlayıp, haşlayarak geri gönderdiği kur ve  kuralın önemsenmediği görülen çivisi çıkmış devlet anlayışı da konuşulmaz, tartışılmaz, gündeme gelmez bu ülkede..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    Ardahan Eski Valisi’den Açıklama


    Öğretmen Başkan’dan Valiye Tepki


    arşiv haber 08/04/2015 tarihli haberler


    Merkezi İstanbul’da bulunan Ardahan Dernekler Federasyonun Öğretmen olan Genel Başkanı Yaşar Geler, bir dönem de Ardahan’da valilik yapan şimdiki Yalova Valisi Selim Cebiroğlu tarafından azarlandığı ve daha sonra kalp krizinden vefat ettiği ileri sürülen öğretmen Halil Serkan Öz için bir basın açıklaması yaptı.


    Başkanın kendi tek başına yaptığı açıklama şöyle:

     **Kamu oyuna saygıyla…. 

    Yalova Valisi Selim Cebiroğlu’nun geçtiğimiz hafta incelemelerde bulunmak için gittiği Termal Fen Lisesi’nde, dersanede kıyafetlerini beğenmediği için azarlayarak sınıftan kovduğu öğretmen Halil Serkan Öz’ ün bu hakareti kaldıramayarak, öğretmenler adına düzenlenen ‘’Öğretmene Saygı Yürüyüşü’’ etkinliğinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmiş olması, bir eğitimci olarak beni de derinden üzmüş ve yaralamıştır. Devletin son yıllarda çıkarmış olduğu yönetmelikler ve yasal düzenlemeler sonucunda Kamuda kılık kıyafet serbestisinin getirilmiş olmasına rağmen, adı geçen valinin durumdan kendisine vazife çıkararak bir öğretmenimize dönük bu hakaretlerini asla kabul etmiyorum. Düşünün ki, devletin valisi, devletin çıkardığı yasa ve yönetmelikleri hiçe sayıyor…


    Üstelik bu valinin bir dönem de Ardahan Valisi olarak görev yapmış olması bizim için utanç verici bir durum olmuştur. Ardahan’ın bu valinin adıyla anılmasını istemiyorum. Bu menfur olay Cumhuriyet Eğitim tarihine bir kara leke olarak geçecektir. Bu duygu ve düşüncelerle, Eğitim adına şehit olmuş Halil Serkan Öz’ün nezdinde tüm şehit öğretmenlerimizi saygıyla anıyor, Allah’tan rahmet diliyor, bir daha bu tür olayların yaşanmaması için Milli Eğitim Bakanlığının gerekli tedbirleri almasını istiyor, kamuoyuna saygıyla sunuyorum. 

    Yaşar GELER

    İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı


    VALİ DE AÇIKLAMA YAPTI..


    Yalova’da yediği azarın protesto gösterisinde hayatını kaybeden öğretmen Öz hakkında Vali Cebiroğlu ‘keşke rahatsızlığı önceden tespit edilseydi’ dedi.

    Yalova Valisi Selim Cebiroğlu, azarladığı ve daha sonra eylemde yaşamını yitiren Matematik öğretmeni Halil Serkan Öz ile ilgili açıklama yaptı. Vali Cebiroğlu açıklamasında aralarında geçen üç cümlelik konuşmanın farklı bir noktaya taşındığını öne sürdü. Cebiroğlu, ‘keşke rahatsızlığı daha önce tespit edilseydi” dedi. Vali şunları söyledi:

    “Dokuz gün önce aramızda geçen şimdilik açıklamayacağım üç cümlelik diyalog, dokuz gün sonra çok farklı boyutlara geldi. Personelim olan öğretmenimizin ölümü beni çok etkiledi. Keşke rahatsızlığı önceden tespit edilse, tedavi olsaydı da o olay yaşanmasaydı. Çok üzüldüm. Fazla da açıklama yapmak istemiyorum” dedi.


    “HAK TECELLİ ETTİ, ÖMRÜ BİTTİ, BUNA İMAN EDİN”

    AKP Yalova Milletvekili Temel Coşkun da ölümün sorumluluğunu kadere yükledi. Coşkun, Öz’ün ölümü dolayısıyla yazılı açıklama yaparak taziye mesajı yayınladı. Meclis çalışmalarından dolayı cenaze törenine katılamadığını kaydeden Temel Coşkun, “Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum. Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki; Halil Serkan kardeşimizin ölümü hakkın tecelli etmesi ve ömrünün bitmesidir, buna inanmamız ve iman etmemiz lazım” dedi.


    ‘VALİ UYARISINI DAHA YUMUŞAK DİLLE YAPABİLİRDİ’

    Vali Selim Cebiroğlu ve öğretmen Halil Serkan Öz’ün arasında yaşanan olaya değinen Coşkun, “Herkesi rahatsız eden ve duyduğum zaman beni de bir eğitimci olarak rahatsız eden bir hafta önce okulunda yaşadıkları olaylar maalesef yaşanmıştır. Keşke bunlar yaşanmasaydı, Sayın Valimiz görevi gereği bu uyarısını biraz daha yumuşak ve bire bir de yapsaydı. Eğitimci hassastır, naziktir. Yeri ve muhatapları açısından yaşanan bu olay hoş olmamıştır ve öğretmenimizi üzmüştür” dedi.

    Coşkun, olayın farklı yerlere çekildiğini ve siyaseten nemalanmaya çalışıldığını ifade ederek CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’yi suçladı. Eğitim camiası ve sendikaların tepkilerini normal karşıladığını ifade eden Temel Coşkun, şöyle devam etti:

    “Ancak malum milletvekilinin söylediklerini tam bir provokasyon ve tahrik olarak görüyorum. Olayı bir cinayet olarak yorumlamasını ve işi siyasallaştırmasını çok çirkin ve etikten yoksun bulduğumu ifade etmek istiyorum. Hele de her zaman yaptığı gibi Sayın Cumhurbaşkanı’mızı zikrederek kurusıkı atıp tutmasını yadırgadığımı ve çirkin bulduğumu ifade ediyor esefle kınıyorum. Bu tür olaylar toplumu germek için malzeme yapılmamalı, tam aksine biz siyasiler ve sağduyu sahibi insanlar, nerede yanlış yapıldığını ve bu tür olayların bir daha olmaması için neler yapılması gerektiğini konuşmalıyız. Elbette ki hata varsa ve kim yanlış yaparsa bu konuşulur ve gereği yapılır fakat bu şehrin hâkimi ve tek eğitimcisi Muharrem İnce değildir. Ailenin acısını istismar etmeye, eğitim camiasını daha fazla germeye hakkı yoktur.                Sayın Vali de tüm Yalova da bu yaşanan olaydan dolayı son derece üzgündür. Ben bu vesile ile başta öğretmenimizin anne, babasına, yakınlarına ve tüm eğitim camiasına başsağlığı diliyorum.


    “TEBEŞİR BIRAKMA VE OTURMA EYLEMİYLE PROTESTO”


    Bu arada Eğitim-Sen Yalova Şubesi, Yalova Valisi Selim Cebiroğlu tarafından azarlanan Halil Serkan Öz’ün kalp krizi sonucu hayatını kaybetmesini tebeşir bırakma ve oturma eylemiyle protesto etti.


    Eğitim Sen Yalova Şubesi’nin protestosu Uğur Mumcu Kültür Merkezi önünde yapıldı. Grup burada, ‘Vali istifa’, ‘Vali Yalova’yı terk et’ ve ‘Serkan’ın hesabı sorulacak’ gibi sloganlar attı. Ellerinde de ‘Acımız da öfkemiz de büyük’ ve ‘Bugünkü dersimiz vicdan’ dövizleri taşıyan grup adına konuşmayı Eğitim Sen Yalova Şube Sekreteri Arzu Ege yaptı.


    CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin de katıldığı eylemde konuşan Ege, yaşanan olay nedeniyle büyük üzüntü yaşadıklarını ve bugün tüm okullarda Halil Serkan Öz öğretmenin ölümü nedeniyle derslere girmediklerini söyledi.


    **Ardahanlının psikolojisi iyi..


    Türkiye halkının psikolojisi her geçen gün biraz daha bozuluyor. Öyle ki son 5 yılda psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvuranların artış oranı % 330.

    Toplumunun yaşadığı sorunların en temel göstergesi, suça yönelme oranları ve sağlık problemlerindeki artış. Araştırmalar ekonomik sıkıntıların ve zor yaşam koşullarının bu iki vakayı Türkiye’de git gide artırdığını gösteriyor.

    Sağlık Bakanlığı’nın psikolojik rahatsızlıklar ve bunların giderilmesinde kullanılan ilaçlara ilişkin verileri ise bu artışı doğrular nitelikte.

    2009 yılında psikolojik rahatsızlıklar sebebiyle sağlık kuruluşlarına 3 milyon 21 bin 361 kişi başvururken, bu oran 2013 yılında 9 milyon 163 bin 101’e çıktı. Son 5 yılda psikolojik sorunlar sebebiyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı % 330 arttı.


    İSTANBUL,İZMİR,ANKARA BAŞTA GELİYOR

    2013 yılında psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle sağlık kuruluşlarına en çok başvuran kişilerin yer aldığı ilk 10 il ise sırasıyla şöyle: İstanbul 1 milyon 498 bin 340; İzmir 583 bin 633; Ankara 487 bin 29; Bursa 390 bin 897; Adana 341 bin 778; Antalya 292 bin 221; Mersin 245 bin 720; Konya 231 bin 756; Kocaeli 231 bin 751; Manisa 219 bin 778.


    TÜRKİYE 5 YILDA 211 MİLYON KUTU İLAÇ İÇTİ

    Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan alınan verilere göre, son 5 yıla ait antidepresan ve benzer özelliklerdeki ilaçların kutu bazında tüketim miktarları da dikkat çekici. 2009’da yaklaşık 37, 2010’da 41, 2011’de 47, 2012’de 48, 2013’de 38 milyon kutu ilaç tüketildi. Son 5 yılda tüketilen toplam ilaç ise 211 milyon 577 bin 20 kutu oldu.

    Antidepresan ve benzer özelliklerdeki ilaçların en çok tüketildiği ilk 10 il şöyle: İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Adana, Antalya, Mersin, Samsun, Manisa ve Balıkesir.


    EN AZ ANTİDEPRESAN İLAÇ HAKKARİ’DE TÜKETİLDİ

    Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesine verdiği cevapta yer alan bilgilere göre psikolojik rahatsızlık vakalarının en az olduğu iller ise Bayburt, Tunceli, Ardahan, Hakkari, Kilis, Iğdır, Gümüşhane, Bitlis, Siirt ve Muş.


    Antidepresan ve benzer özelliklerdeki ilaçların kutu bazında tüketimi en az olan iller de sırasıyla şu şekilde: Hakkari, Ardahan, Tunceli, Bayburt, Iğdır, Bingöl, Muş, Bitlis, Şırnak, Kilis.










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     






  • ARDAHAN'DAN PAZAR HABERLERİ..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



    ÇILDIR’DA TARİHİ HEYKEL OPERASYONU​


    Çıldır’a bağlı Akdarı köyünde kolluk Kuvvetlerince yapılan operasyonda tarihi eser yakalandı. Edinilen bilgiye göre Akdarı köyünde F.B’nin evine yapılan aramada tarih heykel bulundu. Konuyla ilgili soruşturma başlatıldı.



    ŞENKAYA’DA YILDIRIM ÇARPTI, GÖLE’DE ÖLDÜ​


    Ardahan’a sınır olan Erzurum’un Şenkaya ilçesinde yıldırım isabet eden bir kişi hayatını kaybetti. İlçeye bağlı Yukarı Köşk Mahallesi’nde evinin kapısının önünde bekleyen Yaşar Bedir’in bulunduğu alana yıldırım düştü. Çevredekilerin olayı fark etmesi üzerine Bedir, mahalle sakinlerinin imkanlarıyla Ardahan Göle Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Bedir, burada yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.


    MAZBATASINI ALDI​.


    Ali Babacan liderliğinde kurulan ve Türkiye’de 74 ilde teşkilatlanan Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) ilk Olağan İl Kongresini Ardahan’da gerçekleştirmişti.



    Ardahan’ın sevilen, efendi kişiliğiyle topluma örnek olan Deva Partisi Ardahan İl Başkanı Candar Yılmaz, 1. Olağan Kongresi ardından İl Seçim Kurulundan mazbatasını alarak görevine resmen başladı. Göle ve Ardahan Merkez İlçe kongrelerini tamamlayan Demokrasi ve Atılım Partisi, Hanak, Damal, Posof ve Çıldır ilçelerine de önümüzdeki günlerde atama yapacak.



    Partisine yoğun bir teveccühün olduğunu açıklayan Demokrasi ve Atılım Partisi Ardahan İl Başkanı Candar Yılmaz, “Kısa süre içerisinde Göle, Ardahan Merkez ve İl Kongremizi yaptık. Türkiye’de ilk kongreyi Ardahan yaptı. Partimizin lideri ve yapısı halk tarafından çok beğeniliyor. İktidar sloganıyla yola çıktık. Kapımız her görüşten insana açıktır. Biz insanların ırkına, mezhebine ve rengine bakmıyoruz. Herkesin kendisini bulacağı, fikirlerini ifade edebileceği özgür bir partiyiz. Birlik ve huzur içerisinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Kongremizde bizlere destek veren herkese teşekkür ediyoruz. Ardahan için çok çalışacağız, partimiz ve yönetim kurulumuza başarılar diliyorum” dedi.



    ​Gazeteci Yılmaz’ın Konuğu Av. Yılmaz’dı..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı program bu hafta da büyük ilgi ile izlendi. Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, sunduğu bu haftaki konukla Ardahanlı Avukat Fatih Rüştü Yılmaz ve Karslı Sanatçı Selma Gökdemir’di.. Ekonomi ağırlıklı olarak siyaset, sosyal bir program olan ‘Gazeteci Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programın konusu Adalet, Hukuk, İş Hayatı ve Siyasetti..MHP OTEL DE KONGRYE GİTTİ..


    MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, “Her şeyi demokrasi içinde halledeceğiz. Biz herkesle anlaşmak istiyoruz. Herkesi yanımızda tutmak istiyoruz. Siyasal, sosyal, ekonomik anlamda memleket dara düştüğü zaman birlik beraberlik içinde olunmasını arzuluyoruz. MHP bunu yapmıştır. 12 Eylül öncesinde de daha sonrasında da yapmıştır.” dedi. Ayhan, Ardahan’daki bir otelde düzenlenen partisinin il kongresinde yaptığı konuşmada gündemdeki konuları değerlendirdi.


    Bölgede dış siyasette bir takım problemlerin devam ettiğini ifade eden Ayhan, “Bu yüzden Türkiye Cumhuriyeti’nde birliğimizi, beraberliğimizi, bekamızı korumak mecburiyetindeyiz. MHP bu açıdan bu görevi deruhte etmiş, Türkiye’nin en uzun faaliyet gösteren iki siyasi partisinden biri olmuştur. 51 yıldır siyasi faaliyet gösteren kurumsal bir yapıdır. MHP Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği açısından önemlidir.” diye konuştu. MHP Ardahan İl Teşkilatı’nın kentte önemli faaliyetler yaptığını ve yapmayı sürdürdüğünü aktaran Ayhan, şunları kaydetti:


    “Her şeyi demokrasi içinde halledeceğiz. Biz herkesle anlaşmak istiyoruz. Herkesi yanımızda tutmak istiyoruz. Siyasal, sosyal, ekonomik anlamda memleket dara düştüğü zaman birlik beraberlik içinde olunmasını arzuluyoruz. MHP bunu yapmıştır. 12 Eylül öncesinde de daha sonrasında da yapmıştır. Bizim açımızdan bu serhat boyları çok önemlidir. Burada çalışıp katkı sağlayan ve MHP’nin Ankara’da dimdik ayakta durmasını sağlayan arkadaşlardan Allah razı olsun. Bizler sizleri çok seviyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği açısından biz beraberiz.” 


    Konuşmanın ardından mevcut MHP İl Başkanı Hülya Davutoğulları’nın tek aday olarak katıldığı kongrede, delegeler oy kullanmaya başladı. Kongreye, çevre illerden partililer de katıldı.



    ARDAHAN MİLLETVEKİLİ NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?!. 


    Evet,  Ardahanlı olduğumdan mı, Ardahan’ı ve Ardahanlıyı iyi tanıdığımdan mı, Ardahan’ın, Ardahanlının öz güveninin farkında olduğu anda önündeki tüm engelleri aşıp, inadına doğruya, inandığına, yanlışa karşı çıkışına ve en önemlisi tüm çakallıklara ve ölümlere rağmen bildiğimden mi bilmem ama ben Ardahan’ın, Ardahanlının, Ardahan’ın doğasında doğup, suyundan, ekmeğinden yetişenlerin bu ülkenin gidişatına yön verenlerin olduğunu iddia etmemden mi bilmem ama öldürülüp, adı da Ardahan’ın bir caddesine verilen Ardahan’ın ilk milletvekilinin neden, nasıl öldürüldüğünü daha iyi anlıyorum niye bu kadar Ardahan dediğimi.. 

    Ama kendi ağaç kurdunun kendisini kemirmesi yani büyüdükçe iğnelerini yanındaki arkadaşına batırıp, öldüren kobuğ olduğunuda sık sık belirttiğim Ardahanlının kendi ağacının içindeki kurdu kendilerinin olmaya devam etmeleri halinde Deli Halit Paşa’nın sonu gibi sonlarla karşılaşacaklarını anlatmaya çalışsam da buna ne gücüm, ne imkânım ne de fesatların, hainlerin benim gibi düşünenlerden daha fazla oluşlarından dolayı etkim olmuyor bir türlü..


    Evet, bu ülkede ilk Kongreyi yapan, İlk Hükümeti kuran, İlk Mavi/beyaz renkteki bayrağı göndere çeken, Cumhuriyet kelimesini dillendiren, ordu olmadan oluşturdukları çetelerle  Komünist Rus sistemine direnen, işgalleri, zulümleri, kara kışı aşan Ardahanlıların en son yerel seçimlerde güçlerini ortaya koyduklarının farkında olmazlarsa da mecliste öldürülen ilk milletvekillerinin neden öldürüldüğünü okuyup, düşünmeleri gerekmez mi?


    Bilmem ama bugün ülke genelinde bir parti bile kurup, genel başkanlık denen önemli bir görevi bile yapabilen Ardahanlıların ‘Güçlü Bir Lobi’ kelimesinin anlatmak istediğini er ya da geç de olsa anlamalarını beklerken birçoğunun bunu anlamayıp, yalnız kaldıklarını ve yolun sonuna gelip, treni kaçırdıklarında suçu kendilerine değil, ”Ah hemşo, ah Ardahan” dediklerinde asıl suçlunun kendileri olduklarını da anlamazlar.

    Örnek mi İstanbul’da 3, Kocaeli ve Çanakkale’de 1’er , Ardahan ve 5 ilçe 1 beldede 7 toplamda  12 Belediye Başkanı, Mecliste 7 milletvekili, saray da 2 danışman, onca siyasi, iş insanı, gazeteci, bürokrat, 3 gümrük kapısı, balı, kaşarı eti, doğası, tarihi, 2 ülkeye komşuluğuna karşın hala neden göç vermesi yetmez mi ve bu güce, lobiye, insana sahip olan Ardahan niye bu durumda diye düşünmekte gerekmez mi?

    Bilmem ama Ardahan’ın ilk Milletvekili olan Deli Halit Paşa’nın mücadelesini ve öldürülmesine kadar giden hayatının kısa bir bölümünü anlatan aşağıdaki metni okuyalım mı? Suyunu içenin çelikleştiği, toprağı kadar can veren bir yanı Kafkaslarda, diğer yanı Karadenizde olan Ardahan’ı, Türk, Ahıskalı, Kürt, Alevi, Terekeme ve kirvesi Şavşatlı Ardahanlıyı bir kez daha anlamak için..

    Evet o işte yazı..



    DELİ HALİT PAŞA

    ALLAH MEKANINI CENNET-İ ALÂ EYLESİN…


    Meclisten cenazesi çıkan kahraman…

    Rusların elinden Kars’ı alan adamdı…

    Soyadı kanunu çıktığında bu yüzden “Karsıalan” ismini aldı…

    Sadece Kars değil, Sarıkamış, Erzurum,

    Nenehatun, Erzincan, Ardahan’ı da almıştı…

    Savaş meydanlarının kahramanıydı…

    Cepheden cepheye koştu…

    Trablusgarp savaşı,

    Balkan savaşı,

    Kafkasya cephesi,

    Kurtuluş savaşı…

    İki tabancası vardı…

    Birine “Namuslu” adını vermişti…

    Onunla düşmana ateş ederdi…

    Diğerine “Namussuz” der onunla savaştan kaçana ateş ederdi…

    Savaş meydanındaki cesaretinden dolayı “Deli Halid Paşa” derlerdi ona…

    1923’te Ardahan mebusu seçildi…

    Halid Paşa, savaş meydanlarında olduğu gibi kürsüde de kükrüyordu…

    Mecliste dönen dolapları ve entrikaları, yolsuzlukları deşifre ediyordu…

    M.Kemal’in çevresindekiler ondan rahatsızdı…

    Kel Ali ve Kılıç Ali başta olmak üzere…

    Mecliste yaptığı bir konuşmada Gazilerin maaşlarının arttırılmasını isteyen Halid Paşa,

    “Bütçede para yok” itirazlarına, mecliste dönen dolapları ifade eden şu cevabı verdi :

    “Ben Kars’ta, Ermeni çetecilerden 70 araba mücevher ve altın alıp Ankara’ya gönderdim, Ne oldu bunlar..?”

    Halid Paşa’nın bu sözleri önce derin bir sessizlik yarattı, Ardından masalara vurmalar ve sonra çıkan tartışma, gürültü, karışıklık ve kavga esnasında vuruldu Halid Paşa…

    Enteresandır Halid Paşa, soğuk meclis odalarından birine yatırılmış, 5 gün tedavi edilir gibi yapılmış ve kurşun yaralarından değil ama zatürree etkisiyle ölmüştü…

    Meclisten cenazesi çıktı Halid Paşa’nın…

    Bu süre zarfında ifadesi bile alınmadı…

    Doktor raporu yayınlanmadı…

    Meclise gelen ama Halid Paşa’yı görmeyen savcı uygun bir zabıt tuttu…

    Olay böylece kapandı gitti…

    9 Şubat 1925’te TBMM’de vurulup, 14 Şubat’ta cenazesi çıkan Halid Paşa, M.Kemal’in yakın çevresindeki adamlar tarafından işlenen böyle bir cinayetin kurbanı oldu…

    Mekânı cennet olsun…


    Not: Bugünkü yazıma kaynak olan eski Ardahan İl Spor Müdürü olan ve şu an Kocaeli’nde İl Spor Müdürlüğünde Şube Müdürlüğü görevini yapan hemşehrim, arkadaşım Metin Çimli’nin Ardahan’ın eski milletvekili Deli Halit Paşa hakkında yazılan bir yazıyı bana göndermesi ve bu durum ardından Sabah Gazetesi Haber Müdürlüğüne atanan meslektaşım Erhan Öztürk’ün yeni görevi etkili oldu..








    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!










    Ardahan’da Haftanın İlk Haberleri


    arşiv haber 13/04/2015 tarihli haberler


    Geçtiğimiz hafta batı kentlerini etkisi altına alan kara kış soğuk yüzünü bir bu kez de baharın geldiği sanılan Ardahan’da gösterdi…

    Kar yağışının devam ettiği, eriyen karların sel olup coştuğu Ardahan’da boğulmalara ve toprak evlerin çökmesi karşısında  vatandaşların dikkatli olması isteniyor..


    **Kendisi terekeme, il başkanı terekeme, ilçe başkanı da terekeme

    ÖĞÜT’ÜN TEREKEME KADROSU!..


    Kar/Kış ve Sel..



    Genel seçimler öncesi yeniden milletvekili adayı olan CHP Arahan Milletvekili Ensar Öğüt seçimler öncesi kadrosunu da kurdu.

    İl ve İlçe yönetimlerini yenileyen CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt kendisi gibi terekeme olan CHP’nin yeni İl ve İlçe Başkanları ile Haziran seçimlerine gidecek.

    Ardahan Merkeze bağlı Terekeme köyü olan Büyük Sütlüce (Harziyan) köylü Fevzi Uygur ve yine Ardahan Merkeze bağlıAlagöz köylü Sinan Onay ile seçim hazırlıklarına başlayan Çıldırlı terekeme Ensar Öğüt çoğu Yerli ve Kürt olan partisi CHP’nin en çok oy aldığı Damal’da bu terekeme kadrosuyla oy isteyecek.

    Gmleli Sezgin Kaya’yı da ardına alarak önümüzde ki pazartesi gününden itibaren Ardahan’a giderek seçimçalışmalarına başlayacağı öğrenilen CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün önünde ki en büyük engellerin biri de küskünler olmakta.


    **KAISİAD Başarılar Diledi..



    Merkezi İstanbul Şilşli de bulunan Kars-Ardahan-Iğdırlı İşadamı ve Sanayiciler Derneği Haziran ayında yapılacak olan genel seçimlerinde milletvekili adaylarına bir yemek vererek, başarılar diledi.

    İstanbul Maslak’ta bulunan Sheraton Hotel’in de verilen yemeğe bir çok siyasi ve iş adamı katıldı.

    Ardahanlı İş adamı Orhan Gökçe’nin başkanlık ettiği KAISİAD’ın verdiği yemekte bir araya gelen siyasiler ve iş adamları bölgenin diğer bir sorunun da TBMM’sin de olmak üzere siyaset sahnesinde güçlü siyasilerin olmaması, bununda gerek sosyal gerek ise ekonomik sorunların bir an önce aşılmasında büyük engel olduğunu beirttiler.


     








    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!






  • BİRBİRLERİNDE GÖNLÜ OLMAYANLAR GÖNÜL SEFERBERLİĞİ BAŞLATTI!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



    Son kararname ile Amasya’ya atanan Ardahan’ın eski Valisinin Ardahan’da görevde olduğu süre içinde bizzat uğraşıp, gider ayak görevden el çektirdiği Ardahan Genel Sekreteri Anıl Aksel ile başlayan ve hala devam eden gerginliğin AK Parti Milletvekili ile İl Başkanının aralarını açtığı ve vekilin istemi ile İl başkanının ger an göerevden el çektirileceği ileri sürülen şu günlerde hala partisinin yeni il binasını ziyaret etmeyen iktidar partisi milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay yanına almadığı ve görevden el çektirilmesi için uğraştığı iddia edilen İl Başkanı Hakan Aydın’sız Ardahan merkez ve ilçelerinin yanı sıra köyleri gezerek seçmeninin ve vatandaşların sorunlarını dinlerken İl Başkanı Hakan Aydın’da vekil gibi ama ondan ayrı boş durmuyor.

    İl Başkanı olmadan Ardahan Valisi ile Ardahan Merkezdeki pandemi önlemlerini, DSİ’nin Ardahan Müdürlük ve Şantiyesini dolaşan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay bu kez yine yanına almadığı İl Başkansız Ardahan Üniversitesi, Posof, Çıldır, Hanak, Damal İlçe Kaymakamlıkları başta olmak üzere, partisinin ilçe başkanlıklarını, AK Partili Çıldır ve CHP’li Hanak Belediye Başkanlıklarını ziyaret etti.

    Ankara’dan Ardahan’a gelmeden önce Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bakan yardımcıları ve birçok Daire Başkanını ziyaret edene ve geldiği Ardahan’da Ardahan Merkez, Hanak, Posof, Çıldır, Damal, Göle ve Köprülü Beldesi için sorunları ileten Milletvekili Atalay, Bakanlara ilettiği sorunların takibi için saha çalışmasına büyük önem veriyor.

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Ulgar Tüneli başta olmak üzere ilimizin altyapı sorunlarını ileten Atalay, Ardahan Devlet Hastanesinin ihtiyaç duyduğu doktor, tıbbi araç gereç ve ödenek taleplerini Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yla görüşerek çözüme ulaştırma gayretlerini ortaya koyarken Amasya’ya atanan Vali ile olduğu gibi İl Başkanıyla da bir araya gelmemeye gayret etmekte.




    İl Başkanı gibi İl Teşkilatından kimse olmadan yalnız başına gezip, incelemelerde bulunan ve İlçelerin sorunlarını yetkililerle görüşen Milletvekili Atalay, yol, su, altyapı ve doğalgaz çalışmalarıyla ilgili bölge ve il müdürleriyle birlikte saha çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor. Milletvekili Atalay, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber’le birlikte maliyeti yaklaşık 50 milyon TL’ye mal olacak yüzme havuzundan yaşam alanlarına kadar birçok üniteyi içeren Ardahan Üniversitesi Spor Merkezi’ni ziyaret ederek yeni eğitim-öğretim yılında hizmete hazırlanması için yapılan çalışmaları yerinde inceledikten sonra Rektör Prof. Dr. Mehmet Biber, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Alemdar ve akademik-idari personelin katılımıyla toplantı gerçekleştirerek, İlahiyat Fakültesi faaliyetleri ve projelerine ilişkin fikir alışverişinde bulundu.



    Vekille Gönlü olmayan


    AK Parti Ardahan İl Başkanlığı “Gönül Seferberliği” başlattı..

    ‘Vekille arası yok, alındı, alınacak’ denilen ama kendisinin ‘ben hala buradayım ve görevimin başındayım’ dediği AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın partisinin Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Ardahan’da gönül seferberliği başlattıklarını açıkladı.

    İl Başkanı teşkilatları ile birlikte iş yerleri, mahalle ve köyleri ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya gelmeye ve vatandaşların sorunlarını dinleyerek onlara çözümler bulmaya çalışıyor. 

    Başkan Aydın, “Biz hiçbir zaman günü kurtaran, dokunmadan, masa başında siyaset yapan bir parti olmadık. Amacımız, sürecin izlerini yerinde görmek, hemşerilerimizin, genel ve yereldeki sorunlarını tespit ederek çözüm üretmek” diye konuştu.

    AK Parti İl Başkanı Hakan Aydın, hükümetin, salgın hastalığın izlerini yok etmek ve normalleşme süreci için başta ekonomik olmak üzere tüm adımları tek tek attığını belirterek; yerelde de teşkilat olarak yoğun bir çalışma yürüttüklerini söyleyerek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Ardahan’da gönül seferberliğini başlattık. Ziyaretlerimiz kademeli olarak devam edecektir. AK Parti ailesi olarak vatandaşlarımızın yanında olmaya gayret gösteriyoruz. Biz hiçbir zaman milletimize sadece seçimden seçime giden bir parti olmadık. Ardahan’da başlatmış olduğumuz gönül seferberliği ile esnaf, iş insanı, mahalle, ilçe ve köylerimizi ziyaret ederek hemşerilerimiz ile bir araya gelmeye devam edeceğiz” dedi.



    KÖTÜNÜN İYİSİ PARTİSİ..


    Son istifa kararından sonra gündemden ve gözden düştüğünü kendisi de kabul eder gibi bir yüz ifadesiyle yeniden gündeme ve göze gelme çabaları içinde olan ve bunu da Anayasa Mahkemesi Başkanına yaptığı göndermeler ile ortaya koyan Soylu gibi bir zamanlar İçişleri Bakanlığı da yapan kadın Genel Başkan Meral Akşener’in başında bulunduğu İYİ Parti,  kurultayına seçimlerde destek veren iki partiyi davet etmemiş.


    Bakanlık sürecine baktığınızda da Soylu’yu geride bırakan Akşener’in özellikle Kürt seçmeni derinden yaralayan bir anlayışla yaptığı bakanlığından kalmış huyunu gölgelemek için de MHP’yi davet etmeyerek HDP’ye ”sadece seni değil senin gibi keskin olan MHP’yi de davet etmedim” demeye de çalışmış gibi.


    Evet, Türk siyasi hayatının değişmez iki yüzlülüğünün son bir örneği olan bu duruma baktığımızda aynı partinin oy ve destek aldığı iki partiye de yanlış yaptığını görmekteyiz. Çünkü MHP’nin tabanının dün demediğini bırakmadığı Erdoğan ile bir araya gelen Bahçeli’ye olan sitem ve kızgınlığını ortaya koymak için kendisine yöneldiğini görmek istemeyen Akşener’li İYİ Parti son yerel seçimler de kendisinin de içinde olduğu ittifaka en büyük desteği veren HDP’yi ve  MHP’yi de davet etmeyip, CHP’nin başını çektiği ittifakın hatırı için bunu saklamak istediği bir gerçektir…


    Gerçi aynı durumu yani HPD’ye samimi olmadıklarını ama oylarına muhtaç olduklarından zora ki ittifak oluşumunu kabul etmek zorunda olduklarını tabanına ve Türk, Milliyetçi seçmene anlatmaya çalışan CHP’de İYİ Parti’den aşağı kalmıyor ya oda başka bir eleştirilecek durum olarak karşımızda durmakta. Çünkü aynı CHP, AK Parti-MHP ittifakına karşı oluşturmaya çalıştığı ve en büyük desteği aldığı yani tüm siyasi partilerin oylarına muhtaç olduğu HDP ile alenen, açıkça yan yana gelmektense gizli, kapalı kapılar ardından HDP ile görüşür, ‘ikimizde solcu kardeşiz’ der ama bunu cesurca ortaya koyamaz.



    Evet neydi o ata sözü mü yoksa çok şey anlatan sadece bir söz müydü ”Çirkin sen hele dur güzel gelmezse sana gelirim” sözü…


    Yada Sabahattin Ali’nin kitabına adını veren ‘İçimizde ki şeytan’ ın anlattıkları.. 


    Bu samimiyetsizce davranışları HDP Genel Merkezindekiler anlıyorlar mı bilmem ama HDP’yi sevmeyen MHP’ye yaranmak için dün hem de iki dönem birlikte yol aldığı HDP ile yan yana gelenleri terörist ilan eden AK Parti kadar samimi bile olmayı beceremeyen CHP kadar İYİ Parti’de HDP için de kötünün iyisi olduğunu bilmeleri gerek…


    Çünkü HDP ve HDP tavanı, Kürt seçmen, Kürtlerin solcusu, muhafazakâr, komünisti, hacısı, hocası kısacası hepsinin bildiği tek şey sağcısı, muhafazakarı, Kemalist’inin, orta siyasetçisinin beyninin altında asıl yatanın ulusalcılık olan Türk siyasi hayatında kendilerine uzanan hiçbir adımın samimi olmadığı ve iyi olmadığını bilmekte ve kendilerini kullanıyorum diyenler aslında kullanıldıklarını yani hedefe ulaşmak için HDP’nin de onlar gibi günü yeri geldiğinde ya bu ittifakta ya da dünkü ittifakta yer alıp, yoluna devam eder.. Ve buda er geç iktidarla, zaferle sonuçlanacak biline…








    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!







    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



    ARDA/FED BAŞKAN VEKİLİNİNİN ACI GÜNÜ 


    Şenel Ailesi Yasta


    arşiv haber 03/08/2015 tarhli haberler


    Ardahanlı İşadamlarından ve Ardahan Federasyonu Başkan ekili Mahmut Şenel amcasını kayıp etti.

    Ardahan merkeze bağlı Başdeğeşen (Kinzodamal) köylü İsrafil Şenel hayata göz yumdu.

    Başdeşen köyünün ileri gelenlerinden olan İsrafil Şenel’in 5 Ağustos’ta öğlen namazı ardından Bağdeşen köyünde toprağa verileceği öğrenildi.

    Taziye için: 05325951107 (Mahmut Şenel)



    **TEMMUZ AYI hABERİ..


    **BAYRAMDA BİR ARAYA GELDİLER..



    Ardahan Kongre Binasında bir araya gelen Ardahanlı bürokrat ve siyasiler samimi br hafa içinde geçen bayramlaşma esnasında samimi bir hava ardından Ardahan’ın sorunlarını tartışmayı unutmadılar.

    Tarihi Kongre Binası’nda yapılan Bayramlaşma törenine,  Vali Ahmet Deniz, HDP Ardahan Milletvekili Taşkın Aktaş,Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdem Kargın,  Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı. Tarihi Kongre Binasındaki Bayramlaşmanın ardından İl merkezinde ki Gazi ve Şehit evleri ziyaret edilerek Bayramları kutlandı. 

    Öte yandan güzel bir hava eşliğinde bayramın birinci gününe mezarlıkları ziyaret ederek güne başlayan Ardahanlılar dost ve akrabaları ziyaret etmeyi unutmadılar.

  • AVUKAT YILMAZ: BARIŞ BİRLİKTELİĞİ SAĞLAR..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    ARDAFED Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz ile bir süre sohbet eden Avukat Fatih Rüştü Yılmaz toplumsal barışın biz Ardahanlılar için geçerli olduğunu belirtti.

    Yılmaz gerek gurur duyduğum bir Ardahanlı olmasının gerekse bir hukukçu olarak yakından izlediğim ARDAFED ve Ardahan stk’larının başta ülkenin en büyük metropolü İstanbul’da ve batı kentlerinde oluşturulmak istenen birliktelik çabalarını takdirle karşılıyorum. Bizlerde bu birlikteliğe ‘sen, ben, o’ demeden ‘hepimiz’ diyerek destek vermemiz gerekir. Bana bu yönde düşen her göreve hazırım. Her hemşehrimde o çok istenen ama istenen seviyede olmayan birlikteliğe destek olmalıdır’ dedi.




    Siyasi sahnenin yanında sosyal hayatta olmanın yolunun da birlik, beraberlikten geçtiğini bununda tek yolunun toplumsal barışta olduğunu belirten Ardahanlı Avukat Fatih Rüştü Yılmaz, ARDAFED ya da başka kurum, kişiler kim bunu yapabilirse başta Ardahan’a olmak üzere ülkemize en büyük hizmeti sunacağına inandığını belirtti.

    Başkan Fakir Yılmaz’ın ziyaretin den duyduğu memnuniyeti dile getirip, teşekkür ettiği Ardahanlı Avukat Fatih Rüştü Yılmaz’ın dediği gibi ARDAFED’in de ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ derken her Ardahanlıya bunları anlatmaya çalıştığını belirtti.

    Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz, ‘ARDAFED’in tüm Ardahanlıların olduğunu ve Av. Yılmaz’ın dediği  anlayışla  her Ardahanlıya kapısı açık olan ve Ardahan dernekçiliğinin en üst çatısı olma sorumluluğu bilinciyle mücadele vermektedir’ dedi.



    **ULUSAL HAKEM’DE ARDAFED’DEYDİ..


    Pandemi sendromunun yaşanmaya devam ettiği şu günlerde son bir ay içinde yeniden birçok önemli etkinlik ve ziyaretlere imza atan Ardahan Dernekler Federasyonunu Ardahanlı Ulusal Hakem Doğu Yılmaz’da ziyaret etti.

    Pandemi dolayısıyla ünlü, ünsüz Cem Evlerinin bile veremediği Muharrem Ayı İftarını veren, ARDAFED’in Kurucusu olduğu ANAKON Yönetimini merkezinde kabul eden, birçok önemli ziyaretler gerçekleştiren ARDAFED son bir ay içinde evinde konuk ettiği misafirler zincirine düzenlediği futbol turnuvalarının fikir babası olan Ardahanlı Ulusal Hakem Doğu Yılmaz’ı da ekledi.

    Geçtiğimiz günlerde Gelecek Partisi İstanbul İl Başkanının da yönetimi ile beraber ziyaret ettiği, Ardahanlı iş adamı Fatih Balcı ile birlikte Ardahan Dernekler Federasyonunu ziyaret eden Ulusal Hakem Doğu Yılmaz ziyaretinde, yaptığı açıklamasında ‘ARDAFED’in İstanbul’un tam merkezinde olması gibi Ardahanlıların da gerek sosyal, gerek siyasal, gerekse sporda yani kısaca her alanın merkezinde olacağının göstergesi olarak değerlendirilmeli.’ dedi.


    ARDAHANLI AVUKAT FATİH RÜŞTÜ


    YILMAZ YAŞAM TV’NİN KONUĞU OLACAK..


    Aynı zamanda Ardahan Derneklerinin en üst çatı örgütü olan Ardahan Dernekler Federasyonu ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, sunduğu ve her cumartesi günü saat 17.00-19.00 arasında yayınlanan ‘Gazeteci ile İş Dünyası’ adlı program yeniden ilgiyle izlenmeye başladı.



    Yeni yayın döneminde Ardahanlı İş adamlarından Mahir Aktaş’ın ilk konuğu olduğu ”Gazeteci İle İş Dünyası” nın yeni konukları da belli oldu.




    Bu hafta Ardahan Hoçvanlı İş adamı CNR MOTOR adlı firmanın sahibi  Caner Kaya’nın konuk olacağı Uydu ve youTube, facebook, twitter üzerinde tüm dünya da izlenebilen Yaşam TV’de yayınlanan İş dünyasının yanı sıra sosyal hayatı, stk’ları konuğuyla konuşan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yeni program dönemine Iğdırlı sanatçı Özer Alagöz’de sazı ve türküleriyle renk kattı.



    Önümüzdeki hafta devam edecek olan ” Gazeteci İle İş Dünyası” bu kez Ardahan’ın siyasi ve ticaret dünyasında da önemli bir ailenin ferdi olan Yılmaz ailesinden hukukçu hemşerimiz Fatih Rüştü Yılmaz’ı konuk edecek.




    Bir dönem Ardahan Belediye Başkan Adayı olan Ardahanlı Avukat/Siyasetçi Fatih Rüştü Yılmaz’ın konuğu olacağı Gazeteci Fakir Yılmaz ülkedeki Adalet sistemi, yeni baroların kurulması tartışmaları, hukuki gelişmelerin yanında Ardahan’ın da içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik gelişmeleri konuğuyla tartışacak.

    Yaşam TV’yi izlemek için televizyonunuzun kanal sisteminde Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 yı ayarlamanınız yeterli olacak.



    ARDAHAN MİLLETVEKİLİ NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?!. 


    Evet,  Ardahanlı olduğumdan mı, Ardahan’ı ve Ardahanlıyı iyi tanıdığımdan mı, Ardahan’ın, Ardahanlının öz güveninin farkında olduğu anda önündeki tüm engelleri aşıp, inadına doğruya, inandığına, yanlışa karşı çıkışına ve en önemlisi tüm çakallıklara ve ölümlere rağmen bildiğimden mi bilmem ama ben Ardahan’ın, Ardahanlının, Ardahan’ın doğasında doğup, suyundan, ekmeğinden yetişenlerin bu ülkenin gidişatına yön verenlerin olduğunu iddia etmemden mi bilmem ama öldürülüp, adı da Ardahan’ın bir caddesine verilen Ardahan’ın ilk milletvekilinin neden, nasıl öldürüldüğünü daha iyi anlıyorum niye bu kadar Ardahan dediğimi.. 

    Ama kendi ağaç kurdunun kendisini kemirmesi yani büyüdükçe iğnelerini yanındaki arkadaşına batırıp, öldüren kobuğ olduğunuda sık sık belirttiğim Ardahanlının kendi ağacının içindeki kurdu kendilerinin olmaya devam etmeleri halinde Deli Halit Paşa’nın sonu gibi sonlarla karşılaşacaklarını anlatmaya çalışsam da buna ne gücüm, ne imkânım ne de fesatların, hainlerin benim gibi düşünenlerden daha fazla oluşlarından dolayı etkim olmuyor bir türlü..


    Evet, bu ülkede ilk Kongreyi yapan, İlk Hükümeti kuran, İlk Mavi/beyaz renkteki bayrağı göndere çeken, Cumhuriyet kelimesini dillendiren, ordu olmadan oluşturdukları çetelerle  Komünist Rus sistemine direnen, işgalleri, zulümleri, kara kışı aşan Ardahanlıların en son yerel seçimlerde güçlerini ortaya koyduklarının farkında olmazlarsa da mecliste öldürülen ilk milletvekillerinin neden öldürüldüğünü okuyup, düşünmeleri gerekmez mi?


    Bilmem ama bugün ülke genelinde bir parti bile kurup, genel başkanlık denen önemli bir görevi bile yapabilen Ardahanlıların ‘Güçlü Bir Lobi’ kelimesinin anlatmak istediğini er ya da geç de olsa anlamalarını beklerken birçoğunun bunu anlamayıp, yalnız kaldıklarını ve yolun sonuna gelip, treni kaçırdıklarında suçu kendilerine değil, ”Ah hemşo, ah Ardahan” dediklerinde asıl suçlunun kendileri olduklarını da anlamazlar.

    Örnek mi İstanbul’da 3, Kocaeli ve Çanakkale’de 1’er , Ardahan ve 5 ilçe 1 beldede 7 toplamda  12 Belediye Başkanı, Mecliste 7 milletvekili, saray da 2 danışman, onca siyasi, iş insanı, gazeteci, bürokrat, 3 gümrük kapısı, balı, kaşarı eti, doğası, tarihi, 2 ülkeye komşuluğuna karşın hala neden göç vermesi yetmez mi ve bu güce, lobiye, insana sahip olan Ardahan niye bu durumda diye düşünmekte gerekmez mi?

    Bilmem ama Ardahan’ın ilk Milletvekili olan Deli Halit Paşa’nın mücadelesini ve öldürülmesine kadar giden hayatının kısa bir bölümünü anlatan aşağıdaki metni okuyalım mı? Suyunu içenin çelikleştiği, toprağı kadar can veren bir yanı Kafkaslarda, diğer yanı Karadenizde olan Ardahan’ı, Türk, Ahıskalı, Kürt, Alevi, Terekeme ve kirvesi Şavşatlı Ardahanlıyı bir kez daha anlamak için..

    Evet o işte yazı..



    DELİ HALİT PAŞA

    ALLAH MEKANINI CENNET-İ ALÂ EYLESİN…


    Meclisten cenazesi çıkan kahraman…

    Rusların elinden Kars’ı alan adamdı…

    Soyadı kanunu çıktığında bu yüzden “Karsıalan” ismini aldı…

    Sadece Kars değil, Sarıkamış, Erzurum,

    Nenehatun, Erzincan, Ardahan’ı da almıştı…

    Savaş meydanlarının kahramanıydı…

    Cepheden cepheye koştu…

    Trablusgarp savaşı,

    Balkan savaşı,

    Kafkasya cephesi,

    Kurtuluş savaşı…

    İki tabancası vardı…

    Birine “Namuslu” adını vermişti…

    Onunla düşmana ateş ederdi…

    Diğerine “Namussuz” der onunla savaştan kaçana ateş ederdi…

    Savaş meydanındaki cesaretinden dolayı “Deli Halid Paşa” derlerdi ona…

    1923’te Ardahan mebusu seçildi…

    Halid Paşa, savaş meydanlarında olduğu gibi kürsüde de kükrüyordu…

    Mecliste dönen dolapları ve entrikaları, yolsuzlukları deşifre ediyordu…

    M.Kemal’in çevresindekiler ondan rahatsızdı…

    Kel Ali ve Kılıç Ali başta olmak üzere…

    Mecliste yaptığı bir konuşmada Gazilerin maaşlarının arttırılmasını isteyen Halid Paşa,

    “Bütçede para yok” itirazlarına, mecliste dönen dolapları ifade eden şu cevabı verdi :

    “Ben Kars’ta, Ermeni çetecilerden 70 araba mücevher ve altın alıp Ankara’ya gönderdim, Ne oldu bunlar..?”

    Halid Paşa’nın bu sözleri önce derin bir sessizlik yarattı, Ardından masalara vurmalar ve sonra çıkan tartışma, gürültü, karışıklık ve kavga esnasında vuruldu Halid Paşa…

    Enteresandır Halid Paşa, soğuk meclis odalarından birine yatırılmış, 5 gün tedavi edilir gibi yapılmış ve kurşun yaralarından değil ama zatürree etkisiyle ölmüştü…

    Meclisten cenazesi çıktı Halid Paşa’nın…

    Bu süre zarfında ifadesi bile alınmadı…

    Doktor raporu yayınlanmadı…

    Meclise gelen ama Halid Paşa’yı görmeyen savcı uygun bir zabıt tuttu…

    Olay böylece kapandı gitti…

    9 Şubat 1925’te TBMM’de vurulup, 14 Şubat’ta cenazesi çıkan Halid Paşa, M.Kemal’in yakın çevresindeki adamlar tarafından işlenen böyle bir cinayetin kurbanı oldu…

    Mekânı cennet olsun…


    Not: Bugünkü yazıma kaynak olan eski Ardahan İl Spor Müdürü olan ve şu an Kocaeli’nde İl Spor Müdürlüğünde Şube Müdürlüğü görevini yapan hemşehrim, arkadaşım Metin Çimli’nin Ardahan’ın eski milletvekili Deli Halit Paşa hakkında yazılan bir yazıyı bana göndermesi ve bu durum ardından Sabah Gazetesi Haber Müdürlüğüne atanan meslektaşım Erhan Öztürk’ün yeni görevi etkili oldu..








    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!






    İnadına Yaşamak


    arşiv haber 23/12/2015 tarihli haberler


    Dondurucu soğuklara karşın yaşam mücadelesi veren Ardahanlılar, -30’ları bulan soğuk havalarla mücadele ediyor.

    Ağır kış günlerinin yaşandığı bölgede yaşam mücadelesi veren Ardahanlılar birinci gelir kaynakları olan hayvanlarını da unutmuyorlar.

    Altı ay boyunca içeride tutulan hayvnlarını da unutmayan ve onlarını bakımını yapan Ardahanlı hayvan üreticileri soğuklarla olduğu gibi hayvan yemi sıkıntısıylada mücadele ediyorlar.

    Kara kışın hükmünü sürdürdüğü bölgede yüz göstermeye başlayan hayan yemi sıkıntısını aşmak için mücadele eden Ardahanlılar dondurucu soğuklara aldırmadan çevre illerde buldukları hayvan yemlerini ahırlarda tutulan hayvanlarının yemesi için depolamaya devam ediyorlar.


    **KARANTİNA SÜRÜYOR..


    Dondurucu soğuklaın hüküm südüğü, hayan yemi sıkınısının devam ettiği Ardahan’da İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerince uygulamaya konulan Şap Karantinası devam ediyor.

    Aylar önce dikkat çektiğimiz ama kimsenin ilgilenmemesi dolaysıyla her geçemn gün yayılan ve bugün tüm Ardahan İl geneline yayılan Şap Hastalığı dolaysıyla uygulamaya konulan karantinaın ne zaman kaldırılacağı konusunda kamuoyuna bilgi vermeyen idareciler yüzünden bölgede hayvan satışları da durmuş durumda.


    **AYHAN KARA HAYATA GÖZYUMDU..


    Ardahan Belediyesinde Belediye Meclis Üyeliği görevlerinin yanı sıra, Anavatan partisinde çeşitli görevlerde bulunan 61 yaşındaki Ayhan Kara, bir süredir Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde kanser tedavisi görüyordu. Ardahan’da sevilen ve ilişkileri güçlü olan Ayhan Kara, 21 Kasım 2015 Pazartesi akşamı Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde vefat etti. Kara’nın cenazesi yarın Halilefendi Mahallesinde öğle namazına müteakiben kılınacak cenaze namazıyla Halilefendi Mahalle mezarlığında defin edilecektir. 


    **Metin Baytöre’nin Babası Vefat Etti..


    Gebze Kars-Ardahan-Iğdırlılar-Dernek Başkanı Metin Baytöre’nin annesi Risalet Baytöre vefat etti.


    Gebze Kars Ardahan Iğdırlılar Dernek Başkanı Metin Baytöre’nin annesi Risalet Baytöre(75) uzun bir süreden beri kanser hastalığına karşı yaşam savaşı veriyordu. Dün yaşamını kaybeden Risalet Baytöre, Gebze Gaziler mahallesi


    Karakoyunlu camiinde yarın öğlen namazını müteakiben kılınacak olan cenaze namazından sonra Gebze mezarlığında defnedidi.

  • VALİ ÖNER: ÖNELMLERİ AKSATMASAK CORONAYI ARDAHAN'DAN KIVARIZ..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Ardahan da manzaranın olumlu olduğunu ve vaka sayılarında düşüş yaşandığını belirten Vali Öner, vatandaşları uyararak şunları söyledi: “Esnaflarımızı, işyerlerimizi ve vatandaşlarımızı bilhassa kalabalık olunabilecek ortamlarda uyulması gereken kuralları hatırlattık. Genel olarak olumlu bir manzara ile karşılaştık diyebilirim rahatlıkla, insanlarımız özen gösteriyorlar. İnşallah bizim gördüğümüz anların dışında da hem işyerlerimizde, cadde ve sokaklarda hem de yaşamın diğer alanlarında kurallara uyuyorlardır. Kurallara uyulursa hem Ardahan İlimizde hem Ülkemizde inşallah en alt seviyelere indireceğiz. Halkımıza hassasiyetlerinden dolayı teşekkür ederim. Maske, mesafe, temizlik.”



    ATALAY VATANDAŞIN SORUNLARINI DİNLEDİ



    Ak Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay ise koronavirüs denetimleri sırasında vatandaşlara kurallara uyulması gerektiğini belirterek uyarılarda bulundu. Vatandaşların talep ve sorunlarını dinleyerek not alan Milletvekili Atalay, “Kurallara uyarsak hem kendi sağlığımızı hem de başkalarının sağlığını korumuş oluruz. Bu tedbirler hepimizin sağlığı için alınmaktadır. Uyarıları dikkate alalım” dedi. 



    DSİ HİZMET BİNASI, AÇILIŞA HAZIRLANIYOR..


    Devlet Su İşleri Ardahan Şube Müdürlüğü’nün (DSİ) modern araç parkı, idari ve sosyal binalarla donatılmış kampüsünde açılış hazırlıkları başladı.



    Bölge Müdürlüklerin Kars ve Erzurum’dan ayrılarak Ardahan’da kendi hizmet binasına kavuşmasını sağlayan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan’a önemli bir yatırım daha kazandırdı.  

    Ardahan Valisi Hüseyin Öner, AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, DSİ Bölge Müdürü Şükrü Baysal ve diğer yetkililerle birlikte 30 dönümlük arsa üzerine kurulan modern makine parkı, idari ve sosyal binaların yer aldığı kampusü gezerek incelemelerde bulundu.



    Fatih İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Çağrı Öztürk’ten inşaatın çalışmaları hakkında bilgi de alan Vali Öner, inşaatın tamamlanarak binaların hizmete alınmasıyla birlikte DSİ’nin bölgede daha performanslı ve kapsamlı hizmetler yürüteceğini söyledi.



    MUHALEFETE ZAMAN VERİN!..


    Son mahalli seçimlerde yaşanan değişimle yeniden yeşeren umutların gün geçtikçe solmaya başladığı muhalefet kanadının iktidara çalıştığını söylersem “yok canım” demeyin.


    Bugün yaşananları İstanbul’da tekrarlanan seçimlerle fark edip seçmeni 3.kez sandık başına göndermeyerek yormayan Erdoğan’ın da fark ettiği ve adeta “Bırakın ne yapacaklar bakalım? “dediğini daha iyi anlıyoruz. Çünkü aynı Erdoğan” Nasılsa 2023 e kadar ben buradayım”diyordu

    Yerel yönetimleri birçok yerde kazanan ama iki yıl geçmesine rağmen incir çekirdeğini doldurmayan işleri dahi beceremeyen muhalefet kendisine yönelen seçmeni yeniden iktidara yönlendirdiğini “Ah elim kırılsaydı da vermeseydim” serzenişi içinde olan seçmenin isyanında da görüyoruz.

    Çünkü aynı Erdoğan kendi partisine de gına getiren cemaatler başta olmak üzere kendi adıyla Belediye Başkanı olup yan gelip yatanların darmadağın ettiği bu belediyeleri yeniden toparlayıp derleyecek yeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunu ve bu anlayışın da muhalefetin elinde olduğunu biliyordu. Ve öyle de oldu.




    Yani büyük iddialarla seçim kazanıp yerel yönetimlerin başına geçenlerin kısa süre içinde kayış atmalarına neden olan içleri boşaltılmış, kurumsallıkları kaybolmuş resmi evraklar gibi demirbaşların bile darmadağın, toz duman olduğu şu geride kalan iki yıl içinde anlaşılamamış, şunun şurasında 3 yıl kalmıştı.

    İki yılın 4-5 ayını “Hayırlı olsun” ziyaretleriyle geçiren 5-6 ayını da hükümet engelleriyle geride bırakan, kalan aylarında ise pandemiyi sıkıştırıp beceriksizliklerini de “Zaman verin” diyerek geçiştiren muhalefet Belediyeleri bu nedenle “iktidara çalışıyor” tezimizi güçlendiriyor.

    Halbuki şu dünyaya yeni gelen insan oğlu doğumundan ölümüne kadar bin bir sorun ve engelle karşılaşmasına rağmen yaşamaya, engel ve sorunları aşmayı kendisine hedef etmiş değil mi? Ki bu durumu her insan gibi o insanları umutlandırdı, muhalefet kanadında toplayanlar da bunu bilmiyorlar mı? Demek bilmiyorlar ki “zaman verin” deyip duruyorlar. Boşa giden zamanı görmeden.



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


     


    **Vali Komutanları Topladı..


    arşiv haber 02/08/2017 tarihli haberler/yorumlar


    Valilikten Haberler.. Vali Mehmet Emin Bilmez, Tapu ve Kadastro İl Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Kurumu teftiş ederek, arşiv de incelemelerde bulunan Vali Bilmez, il müdürü Mehmet Yağcı’dan brifing aldı.


    Hayvan hırsızlıkları başta olmak üzere bölgede yaşanması muhtemel olaylara karşı sorumlu olan kurumların başında gelen İl Jandarma Komutanlığı emrinde bulunan askerler Ardahan Valiliğin de yapılan toplantıda bir araya geldiler.


    Ardahan Valisi Vali Mehmet Emin Bilmez, İl Jandarma Komutanı Albay Garip Gümüş, İlçe Jandarma Komutanları ve Karakol Komutanları ile toplantıda bir araya geldi.

    İl Jandarma Komutanlığının ilgili şube müdürlerinin de hazır bulunduğu toplantıda, Jandarmanın kendi sorumluluk alanında ki faaliyetleri ile ilin genel asayiş ve güvenlik konuları görüşüldü. Gelişen ve değişen şartlar doğrultusunda vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğinin artırılmasına yönelik konularda değerlendirmelerde bulunuldu.

    **Kendi Birimlerini Denetledi..

    İl Jandarmada görev yapan komutanlarla bir araya gelip, İl genelinde ki gelişmeleri harita üzerinde kendisine sunula brifingle alan Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez daha sonra kendi bünyesinde bulunan Valilikteki kurumları da gezerek, valilikteki çalışanlarını denetledi.

    Vali Bilmez, Basın ve Halkla İlişkiler, Mahalli İdareler, Yazı İşleri, İdare Kurulu, Sosyal Etüt ve Proje, Planlama ve Koordinasyon, Göç İdaresi ve Dernekler İl Müdürlüğü ile İdari Hizmetler, Bilgi İşlem ve Hukuk İşleri Şube Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Müdürlükleri ve birimlerini teftiş eden Vali Bilmez, kurum amirlerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı.


    **Meclis Üyelerini Unutmadı..

    Ardahan’a atandığı günden beri kenti ve çalışanlarını tanımaya çalışan Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez Ardahan İl Genel Meclisini oluşturan meclis üyeleri ile de bir araya geldi.

    İl Genel Meclisi Salonunda 14 Meclis Üyesi ile bir araya gelen ve meclis üyeleri ile bir yemek yiyen Bilmez’e İl Özel idare Genel Sekreteri de eşlik etti.


    **İade-i Ziyaretlere Devam Etti..

    Vali Mehmet Emin Bilmez, kendisine hayırlı olsun ziyaretinde bulunan siyasi partilere, STK’lara ve Esnaf odalarına iade-i ziyaretlerini sürdürüyor.

    İade-i ziyaretleri kapsamında Vali Bilmez, Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanlığı’na, Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı’na, Ensar Vakfı’na, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı’na ve Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanlığı’na ziyaret gerçekleştirdi.



    **3 Vali Yolcu Eden Tesisler Bitiyor..


    *20/07/2017 Tarihli Haber


    Ardahan’ın önemli doğa merkezi konumunda ki Çıldır Gölü’nü turizmine katmak için devam eden çalışmalara bir yenisi daha ekleniyor.

    Spor Bakanlığının göl kenarına yaptırdığı tesislerin yanı başında yaptırılan Bungalov Evler ve Dinlenme Tesisleri önümüzde ki aylar içinde tamamlanarak hizmete sunulacak.


    SERKA ve DAP’a verilen projeler ile yaptırılan yeni tesislerin açılmasıyla bölgede yeni bir hareketlenme olacağını belirten Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu yerinin tespiti, teslim alınması ve projelerinin geçmesinin bir hayli uzayan ve bitmek olan tesislerinin bugüne kadar 3 valiyi yolu ettiğini belirtti.


    Toplam 5 Milyona yakın bir maliyetle yapılan Bungalov Evler ve Dinlenme Tesisinin hizmete girmesiyle Çıldır Gölünün daha da ilgi odağı olacağına dikkat çeken Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu SERKA ve DAP’ın bölgeye yaptırdığı bu iki önemli yatırımın bölge turizmine de büyük katkı sunmasını beklediklerinde belirtti.

    Çıldır gölü kenarında yapımı devam eden bungalovlar henüz hizmete açılmamıştır. Bittiğinde ahşap evlerden oluşacak Çıldır gölü konaklama otel, gezginleri için en iyi kalış hizmetini verecektir. Özellikle kışın foto safari yapanların uğrak yeri olacaktır.


    Diğer bir alternatif olarak kalabileceğiniz, göle yakınlığı ile Çıdlrı Öğretmen evi telefon bilgileri ve adresi şöyle ;

    Telefon : 0 (478) 311 24 88

    Telefon : 0 (478) 311 25 06

    Adresi : Aşık şenlik caddesi No: 3 yeni mahalle Çıldır Ardahan Çıldır Öğretmen evi

    Çıldır Göl ve kültür şenlikleri her sene yaz ayında, Temmuz sonu Ağustos başı yapılmaktadır. Oldukça renkli geçen festival için bölgeye gitmeden otellerden, pansiyonlardan konaklama yerinizi ayırtınız. Ayrıca, Çıldır Kristal Göl uluslararası kış şöleni her yıl yapılmaktadır.

     Kışın farklı bir güzelliğe bürünen ve donan göl için ülkemizin farklı şehirlerinden turlar düzenlenmektedir. Bu turlar ile Kar Ardana ve Çıldır gölü gezinizi yapabilirsiniz.

    Gölün en derin yeri 42 metre ve deniz seviyesinden 1959 metre yüksekliktedir. Lav akıntısı ile oluşan göl alanı 123 km2. Doğu Anadolu’da Van Gölünden sonra 2 büyük göldür.

    Ardahan Çıldır arası 44 Km’dir ve Kars şehir merkezi ile uzaklık 89 km dir. Göle yakın konaklama için Ardahan veya Kar merkezinde de kalabilirsiniz. Kars havalimanına büyük şehirlerden uçuş seferleri vardır.

    Çıldır Gölü Nerede

    Kışın donan göl üzerinde atlı kızaklarla tur atıp sonrasında demli bir çay ile yorgunluğunuzu atacaksınız. Hele Kars kazının zamanı ise bu lezzeti tatmanızı öneririz. Açtıkları delikten, balıkçıların tatlı su sazan balığı avlama sahnesine denk gelebilirsiniz.


    **Şeytan Kalesi de WC’siz!..


    *13/0/2017 Tarihli Haber


    Ardahan’ın tarihi simgelerinden olan Şeytan Kalesini ziyaret edenler kent merkezlerinde yaşadıkları sorunla karşılaşıyorlar.


    Ardahan merkez başta olmak üzere 5 ilçesinde de halka açık umumi bir wc’si bulunmayan Ardahan’ın Çıldır ilçesi sınırları içinde bulunan tarihi Şeytan Kalesi de bir wc’nin bulunmaması dolaysıyla zorda kalan yerli ve yabancı turistler bayrağı gibi ışıklandırması da olmayan bu önemli turistik bölgenin sahipsizliği karşısında üzüntülerini dile getirmekteler.



    Aynı zamanda şu an ki AK Partili Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu’nun da köyü olan Çıldır ilçesinin yeni mahallesi Yıldırmtepe’de bulunan Şeytan Kalesinin olmayan yolu gibi wc’si ve ışıklandırması da olmadığına dikkat çekilmekte.



    **Eski proje birilerince yenildi, yeni proje kabul gördü..


    Ardahan merkeze 40 km. uzaklıkta bulunan Çıldır kalesinin diğer kale ve kuleler gibi bir türlü onarılıp, gerektiği gibi turizme kazandırılmadığından yakınılan şu günlerde yeni projelerin yapıldığı öğrenildi.


    Alınan bilgilere göre 2013 Yılında SERKA’ya yaptırılan ancak bu projeyi alıp, ağzına, gözüne bulaştıran zamanın idarecileri ile Hanaklı ve Çıldırlı müteahhitlerin sonlandıramadığı Şeytan Kalesine yeniden iki proje yaptırıldığı öğrenildi.


    Çıldır Belediyesince hazırlanıp, yine SERKA tarafından onaylandığı öğrenilirken diğer bir projenin de Seyir Tepesi yapılması için Orman Bakanlığına sunulduğu ve bu her iki projenin önümüzde ki aylarda hayata geçirileceği açıklandı.


    **Ardahan Sonuncu, Kars Birinci..


    *30/05/2015 Tarihli Haber


    7 Haziran’da yapılacak olan genel seçimler öncesi İstanbul başta olmak üzere bir çok vilayette ön seçime giden Cumhuriyet Halk Partisinden Milletvekili Adayı olan Ardahanlılar ilk ona ve listeler giremezlerken, Karslı siyasetçiler aldıkları oylarla ilk sıralar da yer almayı başardılar..


    Ardahan’da ön seçim istenmesine rağmen Merkez Yoklama yapan CHP’nin ön seçim yaptığı iller de Ardahanlı Aday Adaylar hüsrana uğrararken, KAI adı altın da Ardahanlıları kendilerine merdien yapan Karslı siyasetçiler listelerin ilk sıraların da yer aldılar.


    İlk belirlemelere göre İstanbul’da hiç bir Ardahanlı aday adayın ilk ona girmedikleri öğrenilirken, Kars kökenli bir çok isimin listelerin ilk sıralarında yer aldılar.



    **Ardahan Üniversitesi Nerede?


    Dikkat ediyor musunuz bilmem ama bu kentte yaşanan sorunların çözümü konusunda kafa yorması gerekenlerin sanki sadece iktidarın vekili, muhalefetin tarafı, devletim valisi, kaymakamı yada yok imkanlara karşı en azında hizmet etmeye çalışan belediye başkanlarıdır..


    Hatta bazıları kalkıp üyesi bile olmadıkları stk’lara, ‘Ya kardeşim federasyonlar, dernekler ne iş yapar?’ diyerek herkesin bu memleketin kalkınması sorunlarının giderilmesi için çaba göstermesini ister..


    Takibi bundan haklılar da..

    Hatta biz gazetecilerinde bu yönde yeterince fikir üretip, haber veya yorum yapmadığımızda kabul..

    Ancak bu kentin, bu ilkenin kalkınmasından sadece yukarıda saydıklarımın sorumlu olmadığını da baştan belirtelim..

    Yani bir kentin, bir ülkenin hatta bir köyün kalkınması, gelişmesi, sorunlarının en aza inmesi için şu an bu yazıyı okuyanların da içinde bulunduğu tüm toplumun sorumluluğundadır.

    Ama bunlardan önce kapatıldıktan sonra eğitimin belinin düzelmediği Köy Enstitüleri gibi bilimin, ilimin yuvası olduğu söylenen ancak son yıllarda iyiden iyiye içleri boşaltılıp, birilerinin çiftliği haline getirildiği ileri sürülen üniversitelerin de sorumlu olduğu göz ardı ediliyor gibi..

    Bunun açık örneği eski adıyla Kars-Et olan bugün açılmayı bekleyen Ardahan-Et ile yıllarıdır yolu ve ışıklandırması gibi bir dükkanın yapılamadığı Ardahan Organize Sanayi gibi kent dışında yapıldığı, bundan dolayı da ‘gözden ırak, gönülden de uzak olur’ sözünü doğrulatırcasına Ardahan kamuoyundan bi haber, kent gündeminden uzak Ardahan Üniversitesidir.

    Bugün, havaalanın kurulması için verdiğimiz mücadele gibi bir mücadele ile 2008 yılında kurulan ve o günden bugüne kampüs binaları bile hala bitirilemeyen, ama geçen yıllar içinde ikinci rektörle tanışan, feto darbesi denen 15 Temmuz mana edilerek fakültelerinin tümünün hala direk rektöre bağlı olan, kimin nasıl, ne iş yaptığı çokta bilinmeyen, Ardahan’ın ekonomisinin bel kemiği olan ki hayvancılık başta olmak üzere arıcılıkla ilgili bir projesine rastlamadığımız ARÜ yani Ardahan üniversitesidir..

    Haydi, ‘bunlar zor işler’ deyip en azından gartol yani patatesçilik gibi şeyler de olsa bir projesine, planına, aklın rastlamadığımız kısa adı ARÜ olan Ardahan Üniversitesi sizce bu kentin neresindedir?.

    Bilmem ama benim gördüğüm tek şey çarşıda gezse bir Ardahanlının hemen tanıyıp, selam vereceğine inanmadığım ikinci rektörü de benim gibi başına bulunduğu üniversitenin nerede olduğunu sorar..

    Ve bu kente gelip, bin bir sorunla boğuşan öğrencileri gibi ARÜ’nün de, Ardahan’ın gelişmesi, büyümesi ve var olan sorunlarına karşı duyarsız kalıp, çalışanlarının çoğunun salla başı, al maaşı taktiği ile zaman doldurduklarını görecektir..

    Haksız mıyım bilmem ama kendi iç toplantılarının yanı sıra yarım yamalak kampüste yapılan etkinliklere bir Ardahanlının katılmadığı bir üniversite konumunda olan ARÜ’nün bu kentin kalkınmasın da büyük rol oynayacak kurumların başında geldiği ve bunu da Ardahan tabanı vede tavanı ile kuracağı proje, plan, üretim, fikir köprüsüyle gerçekleştirebileceğidir..

    Yoksa ele vali ile, belediye başkanı ile yada arada bir ortalıkta görünmekle, ne işe yaradığını çokta bilmeyen ama valilik, kaymakamlıklarda ki iş yaptırmaya gelen vatandaşın imza beklemesine neden olan o uzun uzadıya toplantılar gibi günlük resmi işmiş gibi kurdele kesmekle bu kent kalkınmaz, üniversitede kentin olduğunu kimseye hissettirmez..

    Yanlışsam geldiği günden beri Ardahan basını ile bir araya gelmeyen, kendisiyle görüşmek isteyenin olumlu yada olumsuz da olsa randevu talebine cevap verilemediği bir ARÜ olarak kalır, nerede olduğunu neredeyse unutmaya başladığımız Ardahan Üniversitesi..

    Ve o güzelim binalarının içinde ‘ne oluyor? sorusunu soran Ardahanlı üniversitesinin kurulma kararı alındığı günkü heyecanını da, umudunu da yitirir..

    Sonu da bugün ne iş yaptığı, kimin müdürü, idarecisi olduğu bile merak edilmeyen, bahçeleri ottan, çöpten geçilmeyen YİBO yada EML okulları gibi düz liseden öteye geçmez, ‘Ardahan Üniversitesi Nerede?’ sorusuyla karşı karşıya kalan üniversitemiz ..



    Müzesi olmayan kentte tarih fışkırıyor!






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


     


    Bu yaşa gelene kadar hep dinlemiş, duymuş ve hikayeler edilerek bugüne kadar gelmiş ‘Gömü’ masalları bir yenisi daha yaşanacakken teknoloji miretti cep telefonları yüzünden bir hikaye daha başlamadan sona erdi.. 


    Halbuki geçtiğimiz referandum öncesi ağbunların içinde, al acele hak sahiplerine teslim edildiği ileri sürülen Yeni Mahalle de ki TOKİ’lerin kazısı sırasında da bir küp değil, bir helikopter hazine bulunduğu ve kaşla ile göz arasında ortadan kayıp edildiği hikayesinin bir yenisini daha yaşayacaktık..

    Ancak bir günde hemde tarihçi, insan kemiği incelemesi yapan bilim adamları olmadan Rus Subayına ait olduğu hemen açıklanan lahit hikaye olamadı…

    Neyse burayı geçip, ölünün reklamı da güzel diyerek asıl konumuza, Müze yapılın diye yıllarca mücadele ettiğimiz binanın nasıl olup ta valinin, belediye başkanının dinlenme konağı olduğuna gelmek isterim..

    Çünkü Müzesi olmayan kent Ardahan’ın altında tarih fışkırırken, başta bakan olsun dediğimiz Atalay ve diğerleri niye bir müze yaptırmazlar?


    **Esenyurt’ta ki Sahte Rantçı AKP’liler..


    Ardahan’da olduğu gibi başta bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul’un Esenyurt ilçesinin de içinde bulunduğu bir çok yerde referandumu kayıp eden AKP’nin bunun nedenini araştırdığı görüyor ve izliyoruz.

    16 Nisan Referandumunun sonuçlarını değerlendiren ve kayıp edilen yerde ki nedenleri araştıran AKP ve Başkan Erdoğan’ın önünde ki sonuçlara bakarken bizim gördüğümüzü görüp, görmediklerini, de merak etmiyor değilim. Çünkü bizim önümüzde ki raporda bu kaybın başlıca neden ve sebebinin sahte ve rantçı AKP’lilerin AKP’ye oy kayıp ettirdikleri gerçeği var.

    Yani başta çok kültürlü stk’lar olmak üzere sözüm ona kanaat önderi geçinen rantçıların AKP iktidarı sayesinde rantlarına rant kazanırken AKP’ye büyük kapılar verdiğini belirtmekte fayda var..

    Çünkü bunların çoğunun mutfaktan gelen AKP’li olmadıkları gibi eskiden sözde solcu, Ecevitçi, Demirelci ülkücü ve en önemli rantçı olduklarını biliyoruz..



    **Müdürsüz Bayram..


    Vekilin vekili ile idare edilmeye alıştırılan Ardahan’da 23 Nisan etkinliklerine katılan öğrenciler ile ilgili haberi hazırlarken önüme bir rapor düşüyordu.

    O Raporda Ardahan’da ki gibi ülkede ki diğer öğrencilerin aileleri gibi mutsuz olduğunu belirtiyordu.

    Yani OECD’nin uluslararası öğrenci değerlendirme programı, PISA, “Öğrenci ferahı” araştırmasının sonuçlarını yayınladı. 72 ülkeden 540 bin öğrencinin katıldığı çalışmaya göre, en mutsuz öğrenciler Türkiye’de.

    OECD ülkeleri içinde öğrencileri en mutsuz ülke Türkiye olduğu belirtiliyordu.

    Halbuki bir bayram hediye edilen öğrencileri olan ülke de çocukların çok mutlu olduğunu, hatta yılda bir Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan, Vali, Kaymakam ve Belediye Başkanı oluveriyordurlar.

    Ama kendilerine yakın sanal gazeteciler ile Ardahan’ı kalkındırdıklarını belirtip, her gün üfleyen siyasileri de takip ederken hala İl Milli Eğitim Müdür olmadığını hatırladım..

  • DOLU DAMAL'I KIŞ ETTİ!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Hava sıcaklığının mevsim normallerinin altına düştüğü Ardahan‘da yüksek kesimlerine ve Damal ilçesine fındık büyüklüğünde dolu yağdı. Dolu nedeniyle bir anda her yer beyaza döndü.



    VATANDAŞLAR GÖZLERİNE İNANAMADI


    Merkeze bağlı Çataldere köyünün deniz seviyesinden 2800 metre yükseklikteki yaylalarına yağan dolu, bir anda her yeri beyaza bürüdü. Damal ilçesinde de etkili olan dolu etrafı beyaz örtüyle kapladı. Vatandaşlar, hava sıcaklıklarının oldukça düştüğünü, kar gibi dolu yağdığını görünce çok şaşırdıklarını söyledi.


    BAYKAL’IN KALINTILARI!..


    Korona dolayısıyla ölü sayıcılığının devam ettiği ve bu ölümlerin büyük bölümünün yaşları ilerlemiş insanlar arasında olduğunun belirtildiği şu günlerde yürüyemeyecek durumda, hasta olmasına rağmen milletvekili maaşlarını almayı ihmal etmeyen Deniz Baykal’ın yaşamaya devam ettiği, bölgeye götürdüğüm ilk ofset matbaamın açılış kurdelesini bizzat kesen eski Başbakanlardan olan Mesut Yılmaz’ın ölüm haberleri paylaşılmaya devam ediyor. Halbuki ikisi de hayatta. Allah uzun ömürler versin diyoruz.


    Evet ölümün başka şekli yokmuşcasına, Corona olmasa kimsenin ölmeyeceği, sanki ölüm hiç yokmuş gibi koparılan kıyametin kibarca Covit-19 adı verilen virüsün bile baş edemediği onca fesat, kem gözlü, ” ben, biz olmasak olamaz” diyenlerin yaşamaya devam ettiği bu dünyada, yani bu ülkede geriye kalan kalıntılarda aynı Corona gibi Baş belası olmaya devam ediyor.




    Bunun en son örneği çıktıkları tv ekranlarına başlarını kaldırmadıkları Whapshap’tan fırsat bulduklarında ancak konuşan ve “Bakanla görüştüm, Başkanın danışmanını aradım” diyerek böbürlenirlerken sözüm ona karşı oldukları ve sıkça eleştirdikleri iktidara, AKP dedikleri Akpartililerle diz dize, göz göze olan Baykal’ın kalıntılarıdır. Gerçi aynı Baykal değil miydi bu günkü Başkan Erdoğan’ın önünü açan…

    Neyse gelelim son günlerdeki bir konuya. O da bu kalıntıların baş rol oyuncuları olduğu gün geçtikçe daha da netleşen Kaftancıoğlu üzerinden yerlerinden oldukları CHP’yi kendilerine göre dizayn etme çabası içinde olan Baykal kalıntılarıdır.

    Ki; Bunlar sözde laik, demokrat, solcu, aydın geçinirlerken küçük beyinciklerinin altında gizledikleri ulusalcılık yatar, hem Alevi, hem de Kürt düşmanlığı yatar. Ve bunlar kovuldukları için yer verilmeyen CHP ‘yi kendilerine göre yeniden dizayn edip Baykallaştırma çabalarının ilk hedefi de şu anki İstanbul İl Başkanı olan Kılıçdaroğlu gibi alevi kökenli olan Kaftancıoğludur.

    Gerçi bugün Kaftancıoğlu’nu hedefe alan bunlar, dün de Kılıçdaroğlu’nu Türk siyasi hayatına kazandıranların arasında ilk sıralarda yer alan ama PM’ye bile giremeyen Gürsel Tekin’i Kürt diye hiç sevmemişlerdi. 

    Çünkü Kılıçdaroğlu Baykal’ın yerine oturmuş, İstanbul’un da içinde bulunduğu birçok kentte 25 yıla yakındır alınamayan belediyeleri alma başarısını ortaya koymuştu. Bu başarının Baş mimarı da bunların şimdiki hedefinde olan Kaftancıoğlu’dur.

    Kısacası son günlerde tartışılan Atatürk ismi, CHP’deki üye istifa iddiaları gibi gerçek gündemi meşgul eden ve bunu yaparken de Cumhur ittifakını rahatlatma adına Millet ittifakının başını çeken CHP’nin enerjisini almak, gerçek gündemi saklayıp, Coronın katkısıyla da iyiden iyiye sanallaşan hayatın içinde iktidarına devam etmek isteyenlere yaranmak ve diğer yandan da millet ittifakını çökertme hesapları içinde olan bu iktidara karşı olanların moralini bozmaktır. Bu kalıntılar onu da başarıyor gibiler. 

    Hem de solcu, Atatürkçü, büyük CHP’liler hatta gazeteci, tv programcısı, olarak..





    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!



     







    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Damal AKP’nin Yeni Kalesi


    ARŞİV HABER 12/04/2016 TARİHLİ HABER


    Göle’den sonra önce Ardahan merkezi ardından Çıldır ve Posof’u alan AK Parti’nin yeni hedefi Alevi ilçesi Damal..


    Bir önce ki seçimde yanlış aday gösterdiği için Hanak ilçesini kıl payı ile CHP’ye kaptıran AK Parti kurulduğundan bu yana alamadığı Damal ilçesini almak için teşkilatlarının yanı sıra iktidarın imkanları ve bürokrasinin tam desteğiyle Ardahan’ın Damal ilçesinde olağanüstü bir performansla çalışması dikkatlerden kaçmıyor.

    ARDAHAN’ın Alevi ilçesi Damal’a yönelik çalışmalarını yoğunlaştıran iktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisi ülke genelinde en az oy aldığı ilçe de gün geçtikçe taraftar sayısını arttırıyor.

    5 İlçesi bulunan Ardahan’ın Damal ilçesine bütün imkanlarını seferber eden AK Parti’nin kadın ilçe başkanı Nevriye Derdiyok ve AK Parti İlçe Teşkilatı günün 24 saati çalışarak, partisine taraftar kazanmaya çalıştığı görülürken, partisi de iktidarın tüm gücü ile ilçede etkisini gösterirken, resmi kurumlarda boş durmuyor.


    **KUTLU DOĞUM HAFTASI DAMAL’DA KUTLANDI.. 



    Siyasi imkanları ile Damal’da her geçen gün güçlenen AK Parti’nin olağanüstü çalışmasının yanı sıra bürokraside boş durmuyor.

    Damal’da Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri için start veren Ardahan İl Müftülüğü ile Damal İlçe Müftülüğü diğer ilçelere nazaran Damal’a özel etkinlik programı hazırladı. Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com

  • TEŞEKKÜRLER ZİYA YUSUF KAYA..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



    **Şair Yusuf Ziya Kaya


    Ele aldığı şiirlerinde bir zamanlar Ardahan’ın tarihine yön veren isimleri anan ve yaptıklarıyla onurlandıran Ardahan’ın hafızasını canlı tutan Şair Yusuf Ziya Kaya en son şiirinde de şu an çoğu hayatta olmayan isimleri anarak, yeni nesillere bir kez daha aktardı.

    ” Ardahan senin” adlı sanal facebook sayfasının yöneticiliğinide yapan Ardahanlı Şair Kaya’ın ele aldığı ve Gazeteci Fakir Yılmaz’ın rahmetli babası Fevzi Yılmaz’ın yanı sıra Ardahan’ın şu anki Belediye başkanının da köylüsü olan Temo gibi birçok önemli Ardahanlı simayı ve özelliklerini anlatan son şiiri şöyle; 


    Reisimiz, Harziyan’lı Fezo’dur

    Gaçkacımız, Bağdeşen’li Ezodur

    Bankerimiz, Cincorop’lu İzo’dur

    Sen oyna Ardahan, kim tutar seni


    İl başkanı, Baydarlar’ın Cemo’dur

    İl cambazı, mutrufların Simo’dur

    İl hırsızı, Orağaz’lı Temo’dur

    Sen oyna Ardahan, kim tutar seni


    Bülbül öter bahçesinde, bağında

    Ceylan gezer, Bilbilan’da dağında

    Cennet gibi, Hanak durur sağında

    Sen oyna Ardahan, kim tutar seni


    Az ötede, Posof sanki şehriyar

    Kunzut, Sarzep, Değirmen köy kehribar

    Sende olan o tılısım, kimde var

    Sen oyna Ardahan, kim tutar seni


    Saffet’in, katmerli dili var sende

    Ensar’ın, şefkatli kolu var sende

    Daha ne istirsin, Vali var sende

    Sen oyna Ardahan, kim tutar seni


    Ardahan’da 17 Şirket Kuruldu..


    Türkiye’de şirket kuruluşları, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının olumsuz etkilerine karşın bu yıl da hız kesmedi. 8 aylık dönemde 63 bin 309 şirket kurulurken, bunlardan yüzde 69’u salgının etkili olduğu mart-ağustos döneminde faaliyete geçti.


    ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi verilerinden derlediği bilgiye göre, ocak-ağustos döneminde ülkede kurulan şirket sayısı yıllık bazda yüzde 20,7 arttı. Geçen yılın aynı döneminde 52 bin 474 şirket kurulurken, Kovid-19 salgını ve tedbirlerinin günlük yaşama yansıdığı bu yılın 8 ayında 63 bin 309 şirket iş başı yaptı.


    Söz konusu dönemde “mega kentte” faaliyete geçen şirket sayısı yıllık bazda yüzde 9,1 artarak 24 bin 599’a ulaştı. Kurulan şirket sayısı sıralamasında bu şehri 6 bin 155 ile Ankara, 3 bin 941 ile İzmir, 2 bin 791 ile Antalya ve 2 bin 365 ile Bursa takip etti.


    En az şirket kurulan iller ise 15 ile Ardahan, 17 ile Bayburt ve 21 ile Tunceli oldu.



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Gazeteci Yusuf Şit Kalp Krizi Geçirdi..Gazeteci Yusuf Şit Kalp Krizi Geçirdi..


    arşiv haber 10/09/2017 tarihli haberler/yorumlar..


    Ardahanlı yerel gazetecilerden olan Yusuf Şit geçirdiği kalp krizi sonucu hastaneye kaldırıldı. Alınan bilgilere göre aynı zamanda bir dönem İstanbul Beykoz Ardahan İl Derneği eski başkanlığını da yapan Şit dün aniden rahatsızlanarak Beykoz Kavacık’ta bulunan Özel bir hastaneye kaldırıldığı ve Anju olduğu, durumunun iyi olduğu öğrenildi.



    **Hakan Yıldız Hayata Tutunamadı..


    Öte yandan geçtiğimiz günlerde denizde boğulan ve Panik köylüleri yasa boğan Ahmet Demir’in ölümüyle sonuçlanan olayın aynı günü beyin kanaması geçiren genç kurtulamayarak hayata veda etti.


    Ardahan Tunçoğlu (Panik) köylü Hakan Yıldız geçridiği beyin kanaması sonucu


    kaldırıldığı yoğun bakımda hayata geri dönemeyip, vefat ettiği bilgisi alındı.


    Gazeteciler Günü’nü kutlamıyoruz, çünkü…


    BUGÜN ÇALIŞMAYAN GAZETECİLER ÇALIŞSIN..


    *10/01/2016 Tarihli Haber


    Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlamama çağrısı yaptı. 

    TGS baskılara, işten atmalara, şiddete, tutuklama ve cezalara hayır demek için tüm medya çalışanlarını Pazar günü saat 12:00’de Taksim Tünel Meydanı’na çağırdı.


    Yapılan açıklamada şöyle denildi:


    10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlamıyoruz.


    Çünkü meslektaşlarımız işsiz,


    Çünkü işgüvenceleri patronların ve iktidarın iki dudağı arasında.


    Artık adliyelere haber yapmaktan çok, ifade vermek için gidiyorlar,


    Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlamıyoruz


    Çünkü meslektaşlarımız haber yaptıkları için gözaltındalar,


    Çünkü cezaevindeler,


    Çünkü haber takip ederken kafalarına silah dayanıyor, tartaklanıyorlar.


    Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlamıyoruz


    Çünkü meslektaşlarımızın sendikalaşma, örgütlenme, toplusözleşme yapma hakkı elinden alınmış.


    Çünkü gazete büroları kapatılıyor, birleştiriliyor, meslektaşlarımız işsizlikle tehdit edilip her işi yapmaya razı edilmek isteniyor.


    10 Ocak günü baskılara, işten atmalara, şiddete, tutuklama ve cezalara hayır demek için,


    “Artık yeter, gerçekten ‘haber’ yapmak, üretmek, çalışmak istiyoruz” demek için


    İstanbul’da saat 12:00’de Tünel Meydanı’nda buluşuyoruz.


    **ARDAHAN GAZETECİLER CEMİYETİ: 


    ÇALIŞMAYAN GAZETECİLER GÜNÜ DE OLSUN..


    Öte yandan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolaysıyla bir mesaj yayınlayan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz bugün çalışan gazetecilerin basın özgürlüğü önünde ki engeller için tepkilerini ortaya koymak için günlerini kutlamama kararına katıldıklarını, ancak gazeteciyim diye ortalıkta gezenlerin en azından bugün çalışması ve başta Güneydoğu^da ki gerçekleri anlatan haberler başta olmak üzere namuzlu haberler yapmasını umuyorum.’ dedi.



    **Bu Oteli Kim Yaptı?


    ‘Ardahan’a bir çivi çakılsın, anlımıza çakılsın’ anlayışı ile hareket edilen bir süreçte bu samimiyeti suistimal edenlerin sayısının hiçte az olmadığını tesadüfen gittiğimiz ve tüm İl Genel Meclis Üyelerini de bir arada gördüğümüz Yanlızçam Uğurludağ Kayak Tesislerinde ki otelin yapılışında gördük.

    Parasını İl Genel Meclisinin onayladığı İl Özel İdaresinin ve KÖY/DES kapsamında ki paralarla ödendiğini de öğrendiğimiz sözde turistik otelin, otel olmaktansa bir kibrit kutusu kadar küçük ve baştan savma bir proje ile yapıldığına şahit olup, bir kez daha üzülürken, bu tür sözde yatırımları yaptıranların iyi niyetlerinin de bu işleri teslim alanlarca bir hayli suistimal edildiğini de gördük.

    Bir toplantı salonu olmayan, kapalı garajı bulunmayan, araç parkı yapacak bir sahası ortada görülmeyen, hamamı olmayan bir otelin çocukların yatağından küçük yataklarla, naylon sandalyelerle donatıldığını görüp, üzülürken, burada ki suçlunun kim olduğunu da merak etmedik değil..

    Çünkü yeni vali, yeni genel sekreterin suçunun bu işte olamayacağını düşünürken, bu işi yaptıranların yapılacak olan iyi bir araştırma ile devleti, milleti zarara soktukları için yargılanacağına inandım..

    İl Genel Meclisinin, AK Parti İl başkanının, Genel Sekreterin doğru dürüst tanımadığı bir müteahhit tarafından yapıldığını öğrendiğimiz Yanlızçam Kayak Tesisleri savcılar tarafından da dikkate alınıp, bilirkişilerce yeniden kontrol edilip, öyle teslim alınmalıdır..

    Dağda, gözden ırak bir yerde yapılan bu otelin yıllarca otelcilik yapan bir ailenin ferdi olarak hiç otele benzemediğini, kullanılan betonun ve diğer malzemelerinin hiçte kaliteli olmadığını anlamak için mühendis olmaya gerek yok denecek bir oteli nasıl, kime verip işleteceğimizi şimdiden düşünmekte fayda var, daha çok zarara girmemek için..


    **Ardahan’da ne zaman bakan çıkar?

    Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk siyasi hayatının en zirve noktasına çıkması ardından yeniden oluşturulan hükumette Ardahan yine yer almadı..

    Yani Göleli Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın yeni bakanlar kurulu ekibi için de yer alacağı beklentisi daha önce ki vekillerin dönemin de olduğu gibi yine fos çıktı..

    Umudun 2015 yılına kalacağı görülen yeni bir süreçte yaklaşan genel seçimler de Ardahanlının artık milletvekili değil, bir bakan seçmesi gerektiği de ortaya çıkmıştır..

    Hala AK parti’de siyaset yapan ve milletvekili olmak için değil, bakan olmak için Ardahan’dan yeniden aday olacağım diyen Saffet Kaya’nın yada bir başka milletvekili adayının bunu başarıp başarmayacağını göreceğimiz 2019 Genel Seçimlerine kadar milletvekili ile idare etmek zorunda kalacağımız kesin..

    Çünkü ben siyaset yapıyorum diyenlerin bu yönde ne beklentisi, ne de çabasının olmadığını bakanlar kurulu listesinin yapıldığı gün Kars Açık Ceza Evi’ni ziyaretle meşgul olan siyasetçilerimiz var..

    Ve bu ziyaretlerinde Ardahan’ı olduğu gibi Ardahanlı mahkumları unutan milletvekillerimiz var..

    Evet Saffet Kaya’nın ısrarla bakan olacağım diyerek siyasete devam ettiği, mevcutların değil bakanlı bakkallık, pardon vekillik beklentisi için de olduğu bir süreçte Ardahanlılar bundan sonra kurulacak hükumetler de yer almak için gerek Ardahan’da, gerek ise başta İstanbul’da olmak üzere 600 bine yakın Ardahanlının yaşadığı metropoller de bu yönde ki çabalarını daha çık arttırmalı ve ‘600 milletvekilinin en azında 10’nun Ardahanlı olması için çabalamasıdır’ der, 2015’e dikkat çekerim..


    **Demirtaş Gibi Düşünüyoruz..


    Demirtaş’tan bir doğru tespit ve açıklama daha, önümüzdeki süreç umarım iyi anlaşılır ve doğru kararlar alınır. Cemil Bayık’ın “Savaş şehirlerde yürütülecek” açıklamasını kabul etmediklerini açıklayan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, herkesin barış çağrısı yapması gerektiğini söyledi: “PKK’nin bu dönemde yapması gereken barış ihtimallerini büyütecek çabadır, çağrılardır. HDP olarak bunu istiyoruz. Bu dönemde metropollerde insan ölümlerine, sivil katliamlara yol açabilecek imalarda bulunmak bile çok tehlikelidir. Umut ediyorum herkes daha serinkanlı düşünerek çağrılar yapar.” diyor.. Evet, bizde Demirtaş’ın bu açıklamasının altına kalın çizgiler ile bir kez daha imza atarken, Kürtlerin başta olmak üzere kamuoyunun yani halkın iztem ve iradesi dışında kendisini halktan üstün görüp, kent merkezlerine hendekler açarak, barış sürecinin bozulmasına neden olan tarafların kendince karar alanları kınıyoruz.. Ve burada yüksek bir ses ile yeniden barış diyoruz.. Kan ve gözyaşının kimseye bir kazanç getirmediğini ve en önemlisi haklı olan davaların kayıp edilmesine vesile olduğunu bir kez daha haykırıyor, halkın sesi olan bu sesimizin Ardahan’dan Kandil’e kadar gideceğini umuyoruz.. Barıştan yana olması gerekenlerin ülkeyi iç savaşa, Suriye’ye benzetme çabalarını ve bu yönde ki beklentilere yardımcı olmaya çalışanları kınıyor, şiddetin bir an önce terk edilmesini bir kürt, bir gazeteci, bir insan olarak istiyoruz.. Bu ülkede siyasete yer açacak olan baskı ve tutuklamaların durması gibi çatışmaları yoğunlaştıracak eylemler artık son bulsun diyoruz..

  • AK PARTİLİ VEKİL SAMANLIKTA GÖRÜNTÜLENDİ!



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Haberlerimizi ArdahanTV’dem görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Dört dönemdir Ardahan Milletvekili olan ve başta seçmenleri olmak üzere vatandaşın kendisinesorunları konusunda telefonla da olsa ulaşılmadığından yakınılan ancak Mahir Doğu/Göle Sevdalısı adlı sayfa yöneticisinin saman yığını önünde telefonla konuşurken arkadan çekilmiş fotoğrafı ile verdiği haberini aşağıda ki haber/yorumla süslemiş.


    İşte Göleli siyasilerin korkulu rüyası haline gelen ‘MAHİR Doğu GÖLE Sevdalısı’ adlı facebook sayfasının yönetici tarafında o fotoğraflarla verilmiş olan haber/yorum şöyle;



     


    Değerli takipçilerim, öncelikle şunu söylemek istiyorum ki; göle ve Ardahan için yapmiş oldugum haberleri takibinizden ve vermiş olduğunuz desteklerden dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum….


    Bildiğiniz üzere yapılan bu ahırla alakalı birçok kez haber yapıp ve ağır eleştirilerde bulundum.


    Ahır yapımıyla alakalı Gökhan Atalay’ın Ardahan- Göle yolu müteahhiti ile yapmış olduğu anlaşmayı ve bu anlaşmadan doğan haberleri kamuoyuna sunmuştum… Gerek Gökhan Atalay ve gerekse sn milletvekili Orhan Atalay konuyla alakalı net açıklamalar yapmamakla birlikte, rüşvet niteliğindeki bu durumu kabul etmiş duruma geldiler…

    Ancak Orhan Atalay konun kendisiyle Alakası olmadığı ve hatta kardeşinin yapmış olduğu bu ahırdan haberdar olmadığını çevresindekiler vasıtasıyla bildirmiştir…


    Yalnız kimsemin aklıyla alay etmesinler, bizler oy vererek kendimize vekil tayin ettiğimiz kişinin bizim vekilimiz gibi davranmasını istiyoruz. Sayın vekil sizin emriniz ve sizin desteğiniz olmadan başka memleketlerden meslekten ihraç edilip, kaçarak gelen birinin bu kadar kısa zamanda böyle bir güce sahip olması mümkün değildir…



    Bu kozmik ahırda, bu kadar aracın bir araya gelmesinde ve hiç alakası olmadığını söyleyen sn vekilin ve degerli hocamin bu kadar insanla birlikte toplantı yapmasının sebebi nelerdir?


    Bu toplantıda masaya yatırılan konu;

    İşkur işçi alımımı?

    İlhan Gültekin’in beceriksizliğimi ?

    Akp il başkanı Hakan aydın mı!

    ihalelermidir? Yoksa , başka bir atalayı işe koyma toplantısımı?


    Sn Orhan atalay bir gün mv bitince acaba göle caddelerinde anlı açık yüzü ak geze bilecekmisiniz ne kadar can yaktınız nekadar insanı mağdur ettiniz haberiniz varmı acaba???


    Bir hatırlatayım dedim??


    Sn mv Orhan atalay Beni aradığını biliyorum ama ben her şeyi göze aldım çünkü ben kul hakkı yemiyorum mütahit imamda değilim hiç kafama takmıyorum inanki bir benim? birde benim inandığım allahım var gerisi teferuhat ama siz allah hesap veremesiniz çünkü çooook kul hakkı yediniz.??? ( MAHİR doğu GÖLE sevdalısı )


    Öte yandan son olarak bizim de araştırp, bir hayırlı olsun ziyaret olduğunu öğrendiğimiz ve Göleli AK Partili siyasilerin olduğu bu ziyaretin adeta bir toplantıya dönüştüğünü teyit ettiği yukarıda ki bu fotoğraf ve haber/fotoyu yayınlayan ‘MAHİR Doğu GÖLE Sevdalısı’ adlı kişi yada kişilerin kim olduğunu merak eden Göleli yerel siyasetçilerin bazılarının bu sayfanın kapatılamsı için çaba gözterdikleride alınan diğer bilgiler arasında oldu.



    ATATÜRK VE KAFTANCIOĞLU!..


    Ormanları başta olmak üzere doğanın katledilip yok edildiğini ve rant uğruna doğanın dengesinin bozulduğunu belirtip gezi olayları dahil bir çok eylemin başlatılmasın da rol alanların”Millet Bahçeleri pahalıya mal oluyor”diyerek yeşillendirilmek istenen kentlerdeki çalışmalara karşı çıkmaları”İstanbul Boğazına köprü istemiyoruz, Marmaray’ı istemiyoruz, Kanal İstanbulu hiç istemiyoruz” demelerine benziyor.


    Aynı gurup bu ülkenin kurulmasına önderlik eden liderin üzerinden politika yapma alışkanlıklarından da asla vazgeçmiyorlar. Bunu yaparken de onu çok sevdiklerinden değil  adı üzerinden siyasi  rant elde etme hesapları içindeler. Bu hesaplar öylesine bir hesap ki gerektiğinde birbirlerini yemeyi de normal hale getiriyor.




    Bunun en son örneği orada  olmasından çok da razı olmadıkları Canan Kaftancıoğlu’un Atatürk’ün adını söylerken isminin başına koyduğu “Gazi” kelimesidir. Sanki başka dert yokmuş gibi bu tür saçma  polemiklerle gerçek gündemi ve kendilerinin başarısızlıklarını maskelemeye çalışanların da hep aynı merkezdekiler olduğudur.

    Gezi olayları esnasında kendisini arayarak”-Abi ben Ankara’dayım ve şu an Kızılay’dayım, Gezi eylemlerinin içinde kaldım. Çık gel bu eylem sahipsiz, Deniz Gezmiş’ini arıyor. Siz neredesiniz? Gelsenize”dediğim ama nedense gelemeyen Gürsel Tekin’ inde katıldığı bu son tartışmanın asıl hedefinin CHP’nin kozmik odasının İBB’yi dışardan yönetmek isteyen gurubun hesabının olduğu şüphesidir.




    Çünkü kendilerinin yapamadığını, verdiği özgüvenle 25 yıl sonra da olsa Atatürk’ün gölgesinde siyaset yapmayı kendisine ilke edinmiş olan ama bir türlü %25 in üzerine çıkamayan CHP’nin kozmik odasının asıl hedefi Canan Kaftancıoğlu’dur. Bunu yaparken de Atatürk dahil her türlü materyali  kullanmak vaciptir..


    İŞADAMI MAHİR AKTAŞ YAŞAM TV'YE KONUK OLACAK..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



    Atalay mı, Baydar mı?


    arşiv 07/04/2105 tarihli yorumlar


    Gazeteci Selmi Yılmaz’ın gündemle ilgili en son yorumları..


    AK Parti Tabanı mı, Tavanı mı Dinleyecek?


    Yazıma başlamadan önce samimice bir itirafta bulunacağım..

    Çünkü yaklaşık iki aydır yoğun bir şekilde aday edilmemesi için mücadele verdiğimiz AK Parti Milletvekili Prof Dr. Orhan Atalay’ın hala AK Parti Genel Merkezin de tartışıldığı  ve listeye girip, çıktığını görmekteyiz..

    Yani Atalay hala 1-0 önde..

    Ancak 4 yıldır Ardahan’a bir şey verdiğini inanmadığımız Atalay’ın yeniden aday gösterilmemesi isteğimizin bizim değil tüm Ardahan’ın olduğun da baştan belirtelim..

    Çünkü bu istek bizim değil, bugün adaylarını açıklayacak olan Başbakanın Ardahan’da bir kaç kişiyi aradığı takdirde bu isteğin tüm Ardahan’ın olduğu görülür..

    Ama buna karşın ‘Ben Atalay’da vazgeçmem’ diyebilecek olan başbakandır..

    Ve bu yönde bir karar alması halinde AK Parti’nin Ardahan’da ikinci parti olacağını şimdiden söylersem kimse ‘abartıyorsun’ demesin..

    Son aldığımız bilgilere göre liste de kalmak için büyük mücadele veren Atalay’ın listeye girmemesi halinde yerin Yunus Baydar’ın geleceğini de belirtmekte fayda var..

    Ama diğer bir alternatif ve duyumuz da AK Partinin listesinin 1. Orhan Atalay, 2 Yunus Baydar olabileceğidir..



    Saffet Kaya’nın Kader Günü..


    Ardahan’da kimlerin aday milletvekili Adayı olayı açıklanacağının belli olacağı bugün ve yarın gözler partilerin genel merkezlerin de ve Yüksek Seçim Kuruluna verilecek listelerde.

    Genel Merkezlerin, Genel Başkanların son rötuşlar yaptığı adayların her an açıklanmasını beklediğimi şu sıralar da en heyecanlı aday kim diye sorulacak olursa bana göre Saffet Kaya’dır..

    Orhan Atalay ile Ensar Öğüt’ün ‘yenileme’ adı altında liste de olamayabileceği de tartışılan Ankara’da bulunan Saffet Kaya’nın kapağı AK Parti’ye atıp siyasi hayata devam etmek isteyişi yönünde ki çabaların ne derece sonuç vereceğini merak edenlerin başında gelen biri olarak bugün ve yarının Saffet Kaya için kader günü olduğunu söylemek mümkün..

    Çünkü Kaya’nın AK Parti’den aday gösterilmemesi halinde ya bağımsız aday olup siyasete devam diyeceği yada kenara çekilip buraya kadar diyecek gibi.. Orhan Gökdemir’in Orhan Atalay’ın yerini alıp almayacağı, Fatih Rüştü Yılmaz’ın yanında Baydar ve Altun’un sürpriz yapabileceği de konuşulurken, CHP’nin kadın kotasını Ardahan’da uygulaması halinde Av. Yolaçan’ın CHP’nin adayı olacağı belirtilirken HDP ve MHP’nin belirlediği ileri sürülen adaylarla haydi gelin dediğini de görüyoruz..



    Ardahan Ülke Gündemini Belirliyor..


    Yaklaşan genel seçimler öncesi ülke gündemini sarsan Hanak İncedere (Piklop) köylü DHKP-C’li Bahtiyar Doğruyol’un hemen ardından Ardahan İl Genel Meclisinde yaşanan bir ittifak Ardahan’ı yeniden ülkenin gündemine taşıdı..

    Bu yaşananlarının yanın da Ardahan’da valiyken çatılara çıkan şimdi ki Yaloa Valisi Selim Cebiroğlu’yu da unutmadan..

    Gerçi, yeni valimiz Ahmet Deniz’in ‘Burası Ardahan, Bura da Küfür Yok’ sloganı ile tam destek verdiği Serhat Ardahan Spor’un ülke genelinde yarattığı gündemi de unutmayalım..

    Evet şu an memleketi Kütahya’da AK Parti’den Milletekili Aday Adayı olan Mustafa Tekmen’in ‘Kendisi küçük, cürümü büyük’ dediği Ardahan ülkenin gündemini oluşturmaya devam ediyor.

    Nisan ayın da yağan karlarla bir kez daha ülke gündeminde ki yerini alan Ardahan’da yapılması düşünülen tünellerin 2015 yılı yatırım programında olmaması, Mayıs, Haziran’da açılacak denilen Aktaş Gümrük Kapısına kadro atanmasa da, mevcut iktidar milletekilinin 4 yılı boş geçirse de Ardahan aktif basın mensupları ile ülkenin gündemine gelmeye, ülkenin gündemini belirlemeye devam ediyor ve selam..



    Yalancının Mumu Sönüyor..


    Gazetelerimiz ve sitelerimizin ülke de olduğu gibi Ardahan’da yaşanan gerçekleri ortaya koyması karşısında paniklenip, ne yapacağını şaşıran ve bizleri attıkları iftiralarla çürütmeye kalkan yalancı sahtekarların mumları seçim yaklaştıkça sönmeye başladı gibi.. 

    Havaalanı istemem diyen bir anlayışın Mozoret tüneli gibi Ilgar ve Sahara tünelini de yaptıramadıkları gibi, Aktaş’a da elaman ataması yaptıramadıkları ortaya çıktı..

    Dedelerinin adını verip, yaptırdıklar okul ile eğitimi kurtardıklarını sananların yalanlarını ortaya koydukça yüzlerine atılmış bir tokat yemişcesine ne yapacaklarını bilememeleri ve yaptıkları içleri  yalan dolu açıklamalarla kendilerini kurtarma hesapları bir türlü tutmuyor.. 

    İşte Mozoret, Ilgar ve Sahara’dan sonra Aktaş’ın da açılmayacağını ortaya koyduk..

    Havaalanına gerek yok deyip, önce yollar diyenlerin yollarını da gördüğümüz şu çal/çamur da bize ‘Para alıyorlar, onun bunun masasında ki kırpıntıları yiyorlar’ diyenlerin cemaat odalarında oturdukları masalarda ne aradıklarını da merak etmiyor değiliz.. 

    Az kaldı, yalancıların mumunun sönmesine..

    Aday mı olur, ekil mi bilmeyiz ama biz gerçekleri yazmaya devam edeceğiz..



    Adaylar Belli Oldu mu?


    Memleketin onca sorununu gölgeleyen seçim gündeminin en kritik eşiği olan ‘Adayların Belirlenmesi’ sürecin de sona gelindiği şu günlerde başta MHP, HDP’nin olmak üzere AK Parti ve CHP’nin adaylarının belirlendiği ve bu adayların yarın yada en geç pazar günü netleşeceği ileri sürülüyor.

    Peki kim bunlar diyecek olursanız hepinizin kalbinde ve aklında ki isimler derim..

    Çünkü bizim gibi sizlerde her gün yeni bir isimin kesin aday olduğunu konuşur, tartışırız..

    400 Milletvekili isteyen iktidarın ağaç ekerek, işsizliğe çare aradığı şu günlerde iktidarında muhalefet gibi adaylarını belirlediği ve bu adaylar üzerinde son rötuşları yaptığı yönünde haberlerde almaktayız..

    AK parti’nin iki yeni isimle, CHP’nin mevcutun yanına yeni birini ekleyeceği belirtilirken, en rahat partinin DSP olduğunu da görmekteyiz..

    Çünkü çok başvurunun olmadığı DSP’de bir kişinin adaylığı kesin gibi..

    Asıl merak edilenin ise iktidarın yerelde olmayan mevcut milletvekilini yeniden aday edip, etmeyeceğidir..

    Çünkü bu isimin yeniden aday edilmesinin Ardahan’da ki seçimin dengesi olacağı da belirtilmektedir..



    Kedi Evleri Kurulmalı..


    Genel seçimlerin adım adım yaklaştığı şu günlerde dün ülke genelinde yaşanan elektrik kesintileri bir çok insanı gibi bizi de mağdur etti..

    Gazetelerimizin geç basılmasına vesile olan elektrik kesintilerinin sıkça yaşandığı Ardahan’da özellikle köylerde ki insanların neler çektiğini de ortaya koydu.

    Teknolojinin en üst seviyesinde olduğu bir süreçte kos koca bir ülkenin karanlıkta kalmasının nasıl bir iş olduğunu ve bunun suçlularının kimler olduğunun da çokça tartışılacağı bu durumun yaşandığı aynı gün İstanbul Adliyesinde yaşanan üzücü olay da adeta karanlık bir durum olarak karşımıza çıktı..

    Çünkü biri Ardahanlı  Bahtiyar Doğruyol olmak üzere iki DHKP-C’linin eylemi kanlı sona ermiş, olayda bir savcı, iki eylemci ölmüştü..

    Bu olayın ve tüm Türkiye’de yaşanan enerji kesintisinin bir biriyle ne kadar bağlantılı olduğunu da sorgulayacak olan kamuoyunun diğer bir merakı da bu yaşananların sorumlularının bulunup, bulunmayacağı ve hükumet tarafından birinin, ‘Sorumluluk benim, bu yaşananlardan dolay istifa ediyorum’ diyecek mi bilinmezse de dün yeniden gündeme gelen ve geçen seçimlerde trafolara girip, enerji kesintilerine neden olduğu kedileri de unutmamak gerekir..

    Bu nedenle Ardahan’da ki köpek toplama merkezi gibi bir an önce Kedi Evleri de yapılmalıdır..

    Çünkü seçim geliyor, trafolar açıkta..


    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!


    Bir Göle 4 İlçe mi?..


    Seçildiği günden bugüne kadar oy aldığı seçmeniyle gerektiği gibi iliglenmediğiyle eleştirilen, vatandaşın telefonuna çıkmadığıyla tartışılan, telefonunu açtığı vatandaşın ‘kazım çalındı’ gibi alakasız şikayetlerinden bıktığı ileri sürülen AK Parti Ardahan Milletvekilinin bir hafta sonra tamam mı, devam mı deyip, demeyeceği tartışıla dursun, devam denilmesi halinde bu milletvekilinin Göleli olmasının avantajıyla yeniden aday edilebileceği de konuşuluyor..

    Çünkü Ardahan’da ki oylara baktığınız da Ardahan merkezden sonra en çok oyu bulunan ilçenin Göleli olduğu, bu nedenle de AK Partinin kendi gücü yokmuş gibi Göle’den aldığı 6-7 bin oy yüzünden Atalay’a devam diyebileceği de konuşulmaktadır..

    Evet AK Parti’nin ilk kurulduğu yıllardan sonra bu ilçede aldığı oylara baktığınıza ilk yıllar da 7 ila 8 bin arasında, sonra ki yıllarda bu oran 3 yukarı, 5 aşağı değişmediğini görmekte mümkün..

    Halbuki geçen seçim de  iki Kürt adayın konulmasına karşın AK Parti Posof’ta Göle’de aldığı oy kadar oy almış, Çıldır’ın yarısının oyunu almış, Hanak’ta da hatrı sayılı bir oy almasına karşı oyu Atalay ile düşmüştür..

    Burada baktığınız da AK Parti’nin Damal’ın da için de bulunduğu 4 ilçeyi Göle’ye değişemeyeceği gibi, Ardahan merkez ve Hoçvan’da da oy alacak iki milletvekili adayına ihtiyaç duymaktadır..

    Yani ha Orhan Atalay, ha başkası değişen bir şey olmayacak..

    Ama bir gerçek var ki 4 ilçenin de Göle gibi Orhan Atalay’ı istemediği gibi Ardahan merkezin de, Hoçvan’ın da Atalay olursa AK Parti Ardahan’da zorlanacağı, hatta seçimi kayıp edip o çok istediği 400 vekilin birini de Ardahan’da çıkaramayacağı görüşü gerek bugüne kadar yapılan araştırmalar da, ön temayül de, yerel de, kahve de, köşede, hatta Göle’nin en dip köyünde bile konuşulmakta..

    Bilmem ama bana sormayın, ‘Antalyayı kayıp ettiysek, Ardahan’ı kazandık’ diyen ve Başkan olmak isteyen Recep Tayyip Erdoğan’a, şu an bir taraftan seçim bildirgesini yazıp, diğer taraftan aday adayları belirlemeye çalışan Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’na sorun derim..



    Bayan Atalay’ı Tanıyanını Var mı?


    Kadın seçmenden en çok oyu almakla övünen AK Partinin Ardahan Milletvekilinin eşini tanıyanınız var mı?

    Bilemiyorum ama benim de bir çok Ardahanlı gibi tanımadığım Bayan Atalay’ın nereli olduğunu da bilmediğim gibi ‘kaç çocuğunun olduğunu da bilmiyorum’ desem, ‘Nasıl gazetecisin, gazeteler çıkardığın, siteler kurduğun Ardahan’ın milletvekilinin eşini, çocuklarını nasıl tanımaz, bilmesin’ demeyin..

    Çünkü Gazeteci olsam da, 4 yıldır milletvekili olan Prof. Dr. Orhan Atalay’ı göremediğimiz, ulaşamadığımız gibi eşini ve çocuklarında tanımam mümkün değil..

    En son, ‘kazlarım kayıp oldu’ diye değil, beyin kanaması geçiren bir Ardahanlının acil olarak Erzurum’a yada Trabzon’a gönderilmesi gerektiğini anlatmak için telefonla arayıp, ulaşamadığım Porof. Dr. Orhan Atalay’ı tanıyan kaç Ardahanlı var ki ben de, Ardahanlı da seçimler dahil bir güne bir gün göremediği eşini, çocuklarını tanısın..

    Halbuki o AK Parti değil mi, ‘Başımızın tacı kadınlar bizim en büyük oy depomuz, onların seçimlerde ev ev gezerek topladığı oylarla 12 yıldır iktidarız’ diyen..

    Bilmem ama bir hafta sonra yine milletvekili adayı olup, olmayacağını büyük bir merakla beklediğimiz  AK Parti Ardahan Milletvekilinin eşini, yani sayın Bayan Atalay’ı 4 yıl boyunca görüp tanışmak nasip olmadı..

    Belki bu kez eşi yine aday olur da oda; ‘Evet ya haklısınız, 4 yılı boşa harcadık, Ardahalıyla olduğu gibi seninle de tanışamadık’ der ve AK Partili hanım seçmenler gibi ortaya çıkar ve bizle olamazsa da Ardahanlılarla tanışır.



    Ardahanlı Baydar’ın Yanında..


    400 Milletvekili isteyen Başkan Erdoğan’ın geçen seçim de ‘Antalya’yı kayıp ettiysek, Ardahan’ı aldık’ sözünün hatırlayanınız var mı bilmem ama aynı sözün şu anki başbakan içinde geçerli olduğunu rahatlıkla söyle biliriz..

    Bu nedenle; Ankara’da hala potada olan ancak Ardahan’da adeta yok denen Orhan Atalay ile değil 400, şu anki 330’un alınamayacağının bilinmesi gerekiyor..

    Saffet Kaya’nın sanki masraf etmemek için AK Parti’den ısrarcı, Orhan Gökdemir’in ‘1. sıra verilmezse yeniden ikiye girmem’ dediği bir süreci yaşayan AK Partinin kimlerle 400’ü bulacağına baktığımız da bu parti de yıllarca çeşitli görevlerde bulunan ve AK Partinin 12 yıl boyunca iktidar da kalmasına katkı sunan isimler ilk sıraya çıkıyor..

    Bu isimlerin başında gelen ise genç, tüm Ardahan’ı yakından tanıyan, kazandıklarını Ardahan’a yatıran, 5 yıl AK Parti İl Genel Meclis Üyeliği, uzun yıllardır Ardahan Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanlığı Yapan, Veterinerlik gibi önemli bir diplomaya sahip ve hepsinden önemlisi gerek AK Partinin asları olarak bilinenlerin yanında sağcısından solcusuna herkesim adı üzerinde mutabakat kaldığı, ‘Ardahan’dan Ardahan’a Yaşayan Biri Milletvekili Olsun’ demesi bize ‘Ardahanlı Yunus Baydar’ı AK Parti’den Birinci Sıra da İstiyor’ dedirtiyor..

    Ama Baydar gibi Ardahanlı olan Avukat e Kaymakam aday adaylarını da unutmamak, onları da göz ardı etmemek gerekir derim..



    AK Parti Adayları..


    Diploması olamyanı aday etmeyeceğini bildiğimim iktidar partisi AK Parti’nin 2015 Genel Seçimlerine hangi isimler ile seçime gideceğinin tahmin edilmeye çalışıldığı şu günlerde AK Parti’nin aday adaylarına bir göz atalım mı?

    1- Yunus Baydar..

    Veteriner Hekim, Ardahanlının Ardahna’da yaşayan biri dediği bir isim..

    İl Başkanlığı süresince partisinin hep kazanmasına katkı sunan bir siyasetçi..

    2- Av. Fatih Rüştü Yılmaz..

    Ardahan siyasetinde ve ticaretinde etkili bir ailenin ferdi..

    İstanbul’da Avukatlık yapada ailesinein hemen hepsi şu an Ardahan’da..

    3- Orhan Gökdemir..

    Hoçvanlı.

    Geçen seçimde aynı parti de 2. sıradaydı ve seçimlere tecrübeli bir isim.. Köyünde yaptırdığı ahırla, Ardahan merkez de aldığı eviyle bende Ardahan’da yaşıyorum diyen bir aday..

    4- Orhan Atalay..

    Erzurum da normal bir öğretim adayıken getirilip milletvekili edilen bir öğretim üyesi..

    Göle’de akrabalarında kalır, 4 yıldır vatandaşları telefonlarına çıkmadığıyla eleştirlen ve beni yine seçin diyen biri..

    5- Hamza Bektemür..

    Çıldırlı, Ankara’da otomotiv işiyle uğraşır.. Bir yada iki listeye girersem Çıldır’ın hepsi bana oy veriri diyen biri.. 



    CHP Şaşırdı..


    Aynı zaman da köylüm ve akrabam olan Fevzi Uygur’un başına getirileceği söylenen Cumhuriyet Halk Partisinin ne yapmak istediğini anlamayan partililer yeni bir krizle baş başa gibi..

    Çünkü İşçi Partili suçlaması dahil bir çok iddia ile altı boşaltılan İlimdar Senem’in gidişiyle sarsılan, 20 gün il başkanlığı yaptırılmayan Sırrı Atalay Cantürk’ün istifasıyla 7 şiddetinde deprem yaşayan CHP Ardahan’ın başına geleceği söylenen Fevzi Uygur’un akrabası da Ardahan İşçi Partisi İl Başkanı olduğunu bildiğimizdendir, bu şaşkınlık..

    Uygur’un İl Başkanı olacağı yönünde haberler üzerine harekete geçen bir çok CHP’linin, ‘İçimizde İl Başkanı Olacak Kimse Yok mu ki, dışarıdan adam getiriliyor?’ diye sormalarının da çok anlamlı bir soru olduğunu bilmesi gereken CHP’liler Fevzi Uygur’un adının CHP Ardahan’da yeni bir krize neden olacağı ve her yaşanması muhtemel yeni istifalara yol açacağı yönün de gelişmelere gebe gibi..

    Bunun nedeni ise mevcut CHP ile Fevzi Uygur’un uyum sağlamayacağı ve seçimlere 75 gün kaldığı şu günlerde yaşananlarla dibe vuran CHP’nin iyiden iyiye puan kayıp edeceği yönünde ki görüş birliğidir..

    Bilemeyiz ama CHP Ardahan’ın bugünlerde bir hayli şaşkın olduğunu biliyoruz..



    HDP Aday Adayları..


    ‘Zafer işareti yapabilecek mi?’ diye sorduğumuz için bazılarını kızdırdığımız HDP’nin Ardahan aday adaylarından ‘şimdiye kadar kaçıyla tanıştın?’ derseniz seçmene, halka gittikleri gibi matbaamıza gelen üç aday adayı ile tanıştım derim..

    Aynı zaman da Hafız olan ve İstanbul’da ki işlerine karşın partisi için Ardahan’a gelerek aday aday olduktan sonra yoğun bir çalışma sergileyen Ertan Hamitoğlu, onun gibi bir iş adamı olan Mahir Sural ve balon aday adaylardan daha heyecanlı, bir o kadar da partili olduğuna inandığım eski köy muhtarı olan Osman Genci yakından görüp, bizzat tanışırken diğer 7 aday adayı da az çok tanıyorum.

    Zafer işareti yapmaktan korkanların bu parti de işi olmaması gerektiğine inanların sayısının hiçte az olmadığı HDP’nin 10’a varan milletvekili sayısıyla %10 olan seçim barajını geçer mi derseniz burada biraz düşünmek gerek derim..

    Çünkü 10 adayın hangisinin 5 bin oyu bulunan, hangisinin bin taban oyu olan olduğunu bilemi yorum..

    Ama her biri bin oy getirirse HDP’nin bu seçimde Ardahan’da en az 10 bin oy alacağını ve bir ihtimal Ardahan’ın iki milletvekillinden birini alabileceğini de söyleyebiliriz..

    Evet, sizce hangisi bu oyu 15 ile 17 bin yapar?.



    Yengenin Zaferi..


    Geçtiğimiz günlerde ele aldığımız ‘Doktor Zafer İşareti Yapacak mı?’ başlıklı yazımızın HDP için de bir hayli tartışıldığı ve bizim bu yazıda HDP’yi hedef aldığı yönünde bir çok haksız eleştiriye de maruz kaldığımızı biliyoruz.

    Bizim o yazımız da dikkat çekmek istediğimiz konuyu da raltıp, şahsileştirenlerin çokta anladığına inanmadığımız o yazıdan sonra dün de Ardahan’ın ortasında yapılan ve katılan hemen herkesin zafer işareti yaptığı Newroz’da dikkatimizi çeken önemli bir şey oldu..

    Oda ‘Doktor zafer işareti yapacak mı?’ başlıklı yazımızı doğrulayan bir fotoğraf karesiydi..

    O karede yenge zafer işareti yaparken, doktor yapamamıştı..



    Atalay ile giden 4 yıl..


    Yeni bir dönemi başlatacak olan genel seçimler yaklaştıkça siyasilerin  bir hayli artmaya başladı..

    Başta 4 yıldır iktidar milletvekili olmasına karşın halktan e seçmenden kopuk bir yol izleyip, adeta istenmeyen aday olarak gösterilen iktidar partisinin Ardahan Milletvekili olmak üzere üç dönemdir bu işi başarıyla yapan muhalefet milletvekili Ensar Öğüt olmak üzere tüm siyasilerin heyecanları yüzlerinde okunurken, en son gün olan 7 Nisan’da her partinin aday adaylarının kimler olacağını hep birlikte göreceğiz..

    Evet hızla akan saatlerle birlikte biraz daha yaklaşan seçim öncesi aday belirleme günü yaklaştıkça nabızların bir hayli arttığı şu günlerde CHP’nin yeni İl Başkanının yeni listesi dolaysıyla yaşadığı kriz gibi AK Parti’de de aday adayların krizi var.

    Ki bu krizlerin en büyüğü Ardahan’ın 4 yılına mal olduğu ileri sürülen halktan, taban da kopuk denen AK Parti Ardahan Milletvekilidir..

    Bu milletvekilinin yeniden aday edilmesi halin de AK Partinin Ardahan’da zar zor da olsa bir milletvekili alabileceği ama ülke genelin de istediği 400 vekili alamayacağını öne süren Ardahanlılar CHP’nin bir an önce şu yönetim listesi krizini aşıp, HDP ile MHP’nin de adaylarını belirleyip, bir an önce seçim çalışmalarına başlamasını beklerken, bir 4 yıl daha kayıp olmasın der gibi..



    Nere de hata yaptık?..


    Dün gece ilk olarak Ardahan’ın en çok takip edilen, okunan haber sitesi www.kuzeyanadolugazetesi.com a düşen bir haber ile Ardahan’da ki siyasi dengeler bir anda 9 şiddetinde bir depremle sarsıldı..


    Çünkü GAZETECİ yine yaptığını yapmış, ilk haberi vermiş ve gündemi alt üstü ettiği gibi bir çoğu da kendisi gibi uykusuz bırakmıştı..

    Evet, GAZETECİ’nin flaş haber olarak girdiği son haber de, 13 Aday Adayı bulunan AK Parti Ardahan İl Teşkilatının aday isimlerinin başbakanın da bulunduğu bir üst komisyonda değerlendirilmeye alındığı Saffet Kaya başta olmak üzere bir çoğunun elendiğini yazıyordu.

    Yani 13 ün 5 gitmiş, Orhan Atalay, Yunus Baydar, Av. Fatih Rüştü Yılmaz, Kaymakam Salih Altun, İş adamı Orhan Gökdemir ile Hamza Bektemür bir adım öne çıkarlarken ‘En İddialı Siyasetçi’ olarak bilinen Aday Aday Saffet Kaya ve diğerleri elenmişti.

    Şimdi uzun bir süre yaşanan bu olayı, yazılan son dakika bu haberi tartışacak olan Ardahan kamuoyu bir taraftan da AK Parti’nin bir numarasının kim olacağını tartışacak gibi..

    Ama ben elenenler bakıp, nerede hata ettiklerine bakacağım..

    Çünkü elenenler gibi Baydar ve Gökdemir gibi kendilerinde eminken, 1. sıranın kapatıldığından bi haberdiler.. İşte hataları buydu..

  • VALİ ÖNER HAKKINDA SUÇ DUYURUSU!

    İŞADAMI MAHİR AKTAŞ YAŞAM TV'YE KONUK OLACAK..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



     www.bymfashion.com



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Haberlerimizi ArdahanTV’dem görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), Covid-19 salgınıyla ilgili aralarında Ardahan Valisinin de bulunduğu yetkililer hakkında suç duyurusunda bulundu.

    HKP avukatları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu Üyeleri, Ardahan Valisi Hüseyin Öner ve 80 İl Valisi hakkında, “1593 Sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu Maddelere Hareket Ederek Görevi Kötüye Kullanma (TCK M. 257)” suçlarını işledikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.



    “BİNLERCE İNSANIMIZIN HASTALANMASINA, VEFAT ETMESİNE SEBEP OLMUŞLARDIR”


    HKP avukatları tarafından Başsavcılığa verilen dilekçede, “TCK 257. maddeye aykırı hareket ederek binlerce insanımızın hastalanmasına, vefat etmesine, açlık ve yoklukla baş başa kalmalarına sebep olan şüpheliler ki buna gerçek bilim insanı namusuna sahip olmayan, önerilerinin hayat bulması konusunda siyasi iktidara gücü yetmese bile, gerçekleri açıklamaktan imtina ederek, siyasi iktidarı teşhir ederek istifa etmek vb. bir çok yaptırım olanağını kullanmaktan imtina eden Bilim Kurulu Üyeleri de dâhildir, soruşturma başlatılmasını talep etmek zorunlu olmuştur” ifadelerine yer verildi.



    “YÖNETEMİYORSUNUZ! YÖNETEMEZSİNİZ!”


    Konuyla ilgili HKP Genel Merkezi, “Halkımızı bile isteyerek ölüme sürükleyenler, bir gün mutlaka hesap verecekler!” başlıklı açıklama yayınladı. Yapılan Açıklamada, “Bir kez daha söylüyoruz: Yönetemiyorsunuz! Yönetemezsiniz! Çünkü merkezine halkını, insanını değil, ABD, AB Emperyalistlerine uşaklık etmeyi hedef alan politikalarınız var. Siz, ölen ölsün diye düşünüyorsunuz Eyy AKP’giller ve Reisi. Bizse inadına yaşamayı ve yaşatmayı amaçlıyoruz” ifadelerine yer verildi.



    Öztürk Yılmaz’ın Sitemi..


    Öztürk Yılmaz  bir dönem zebani oldukları, cehennemden çıkıp geldikleri iddia edilen ve oluşturulan kamuoyu ile başta güney sınırlarımızı olmak üzere tüm ülkeyi sarsan İş-İT’in görevini yerine getirdikten sonra kenara çekilmesi ardından Kılıçdaroğlu’nun ”Kontrollü Darbe” diye iddia ettiği ama benim mevcut iktidara birileri tarafından uyarı yani yerel ağızla ”hizaya getirme” olarak değerlendirdiği nedense unutulan Feto’nun revaçta olduğu dönemlerde adını duyduğumuz bir hemşerim. 

    Hem bürokrat hem de siyasetçi olan ve İşİT tarafından kaçırılıp, 101 gün sonra serbest bırakılan o dönemin iktidarının Musul Konsolosu, kurtarılmasından sonra aynı iktidar tarafından terfi edilip, Türkiye’nin Tacikistan nezdinde Duşanbe Büyükelçisi olarak atandığı şu anki Yenilik Partisi Genel Başkanı, Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz benim ”Güçlü Lobi” derken kendisini ve partisini görmek istemediğinden yakınıp, hem dostluğumuz hatırına, hem de bir siyasetçi olarak kendisinin adının geçtiği yazılarımda hiç iyi niyetli olmadığımı belirterek sitem etmekte.




    Ve aynı Öztürk Yılmaz kendisinin hem iktidar ile hem de başta kendisini siyasete davet edip, 2 dönem milletvekili, ardından Genel Başkan Yardımcısı yapan CHP olmak üzere muhalefet ile uğraşırken benim bir gazeteci ve memleketim Ardahan stk’larının en üst çatı örgütü ARDAFED’in ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olarak bunu takdir edeceğime eleştirisel yazılarla kendisini üzdüğümü belirtirken ben ve benim gibilerinin her ne kadar görmezden gelip, oralı olmazlarsa da kendisinin ve partisinin kimsenin güdümünde, emrinde olmadığını ve örgütlenmesine başladıkları partilerinin ilk hedeflerinin de iktidar olmak olduğunu belirtmekteydi..


    Evet, her insanın, her siyasi oluşumun ve her stk’nın amaçladığı hedefinde başarılı olmak için ayranına ekşi demediği şu dünyada yaşanan baş döndürücü gündemin içinde kaybolmamak için direnen ve görüşleriyle, ortaya attıkları iddia ve fikirleri ile toplumun kendilerini kabul etmesine çalışanların içinde olan ve bana göre ben dahil bir çok Ardahanlının yapamadığını yapıp, bir Ardahanlı olarak parti bile kurulabileceğini ortaya koyan Ardahanlı Öztürk Yılmaz, eski konsolos, büyükelçi olan Öztürk Yılmaz, seçilmesinde büyük emeğimin olduğuna inandığım CHP eski Milletvekili Öztürk Yılmaz, Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, memleket Ardahan’ın da aralarında olduğu ve mazbatalarının verilmek üzere olan 28 İl’de örütlenmelerinde sona doğru getirdiği iddia edilen Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz, benimle tv hayatına başlayıp, sonrasında CNN başta olmak üzere bir çok ulusal kanal havasıyla bizi takmayan ama her şeye rağmen yine de bana sitemli Öztürk Yılmaz çok ama çok iddialı bir siyasetçi, bir Ardahanlı Öztürk Yılmaz ..






    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    VALİLER ARDAHAN’DAYDILAR..


    arşiv haber 16/11/2015 tarihli haber


    erhat Kalkınma Ajansı’nın (SERKA) 44. Olağan Yönetim Kurulu Toplantısı, Ardahan’da Yönetim Kurulu Başkanı Ardahan Valisi Ahmet Deniz başkanlığında gerçekleştirildi.


    Toplantıda 2015 yılı çalışma programı ele alındı. Ayrıca bu yıl içerisinde yürütülen projeler ile teklif çağrısına çıkılacak olan teknik ve doğrudan faaliyet destekleri ve güdümlü projeler görüşüldü.


     


    Toplantının açılış konuşmasını yapan Vali Ahmet Deniz, “Kalkınma ajansları, bölgeler arası gelişmişlik düzeyinde ki farklılığı gidermek için faaliyet gösteriyor. Bunu başarabilmek için kamu kuruluşları, STK’lar ve özel sektör işbirliğini yoğunlaştırarak, daha hızlı bir gelişim stratejisi geliştirmek adına Serhat Kalkınma Ajansı’mız çalışmalar yürütmektedir. Ajansımız, son 5 yılda 243 projeyi desteklemiş ve yaklaşık 72 milyon Türk lirası da hibe vermiştir. Bu hibelerden kamu kuruluşları, STK’lar ve özel sektör yararlanmıştır. Ajansımız, bölgemizin kalkınması ve gelişmesi için bundan sonra ki dönemlerde de yeni projelere imza atacaktır” dedi.


     


    Vali Deniz’in açılış konuşmasının ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.


     


    Uğurludağ Kayak Merkezinde ki Yalnızçam Oteli’nde gerçekleştirilen toplantıya Vali Deniz’in yanısıra Yönetim Kurulu üyeleri Iğdır Valisi Davut Haner, Kars Valisi Günay Özdemir ve diğer kurul üyeleri katıldı.

  • ARDAHAN BAROSU 1. YAŞINDA

    İŞADAMI MAHİR AKTAŞ YAŞAM TV'YE KONUK OLACAK..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 www.yasamtv.com.tr


    *BAROMUZ 1. YAŞINDA


    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!Baromuzun kuruluşunun 1. yılı olması münasebetiyle Milli Egemenlik Parkında Atatürk büstüne çelenk bırakıldı. Çelenk töreninin ardından Baro Başkanımız Sn. Osman Nuri YILDIZ konuşmasında;

    Kıymetli Meslektaşlarım,

    Basınımızın Değerli Temsilcileri

    Baromuzun kuruluşunun 1. Yılını kutlamak üzere Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi şahsiyeti huzurunda bir araya gelmiş bulunuyoruz.


    Baromuz kuruluşunun hemen ardından Ardahan’ın en güçlü sivil toplum kuruluşu haline gelmiş ve her konuda takındığı tutum ve tavır ile kısa zamanda vatandaş nezdinde hak ettiği saygınlığa kavuşmuştur.


    Baromuzun bu günlere gelmesinde emeği geçen Yönetim, Disiplin ve Denetleme Kurulları ile çeşitli kurul ve komisyonlarda görev yapan meslektaşlarıma, stajyer avukatlarımıza ve Baro emekçilerimize teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum.


    Barolar; avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlâkını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla çalışmalar yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.

    Baromuz, kurulduğu günden bu yana Cumhuriyet değerlerine bağlı, hukukun üstünlüğünü savunan; hukuk devletinin, yargı bağımsızlığının, demokrasinin, temel hak ve özgürlüklerin teminatı olduğu bilinç ve sorumluluğu ile hareket etmeyi ilke edinmiş bir kurumdur.


    Savunma hakkını temsil eden avukatların yargılama süreci içerisinde görevlerini özgür ve etkin bir şekilde yerine getirmesi gayesi çerçevesinde fiziksel şartlarımız iyileştirilmiş ve pandemi sürecinde akamete uğramakla birlikte meslek içi eğitim faaliyetlerine özel önem verilmiştir.


    Yine süreç içerisinde bizler, hukuka ve savunma özgürlüğüne yapılan her saldırının tam karşısında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Çünkü bizler toplumsal barışın temeli olan adaletin temsilcileriyiz.


    Anayasa, Avukatlık Kanunu ve diğer yasal düzenlemelerin yüklediği görev ve sorumlulukların bilincinde olan bir hukuk kurumu olarak; ülkemizde yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, özgür ve bağımsız savunma, temel hak ve özgürlükler, demokrasi ve hukuk devleti değerlerinin gerçekleşmesi ve yerleşmesi için duyarlılığımız ve etkin mücadelemiz devam edecektir.


    Kuruluş yıldönümümüzün mutluluğunu yaşarken, gelecekte de Atatürk ilkelerinin, Cumhuriyet değerlerinin, hukuk ve adalet anlayışının yılmaz savunucusu olacağımızın sözünü veriyor; adalet uğruna can vermiş tüm hukuk neferlerinin ve aziz şehitlerimizin önünde minnetle eğiliyoruz.


    Ülkemizde savunmanın daha özgür, toplumsal adaletin daha yaygın ve hukukun egemen olduğu günlere ulaşmayı ümid ediyor, daha nice kuruluş yıldönümlerinde bir arada olmak temennisiyle hepinize saygılarımı sunuyorum.




    Kıymetli Meslektaşlarım,

    Basınımızın Değerli Temsilcileri

    Baromuzun kuruluşunun 1. Yılını kutlamak üzere Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi şahsiyeti huzurunda bir araya gelmiş bulunuyoruz.


    Baromuz kuruluşunun hemen ardından Ardahan’ın en güçlü sivil toplum kuruluşu haline gelmiş ve her konuda takındığı tutum ve tavır ile kısa zamanda vatandaş nezdinde hak ettiği saygınlığa kavuşmuştur.


    Baromuzun bu günlere gelmesinde emeği geçen Yönetim, Disiplin ve Denetleme Kurulları ile çeşitli kurul ve komisyonlarda görev yapan meslektaşlarıma, stajyer avukatlarımıza ve Baro emekçilerimize teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum.


    Barolar; avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlâkını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla çalışmalar yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.

    Baromuz, kurulduğu günden bu yana Cumhuriyet değerlerine bağlı, hukukun üstünlüğünü savunan; hukuk devletinin, yargı bağımsızlığının, demokrasinin, temel hak ve özgürlüklerin teminatı olduğu bilinç ve sorumluluğu ile hareket etmeyi ilke edinmiş bir kurumdur.


    Savunma hakkını temsil eden avukatların yargılama süreci içerisinde görevlerini özgür ve etkin bir şekilde yerine getirmesi gayesi çerçevesinde fiziksel şartlarımız iyileştirilmiş ve pandemi sürecinde akamete uğramakla birlikte meslek içi eğitim faaliyetlerine özel önem verilmiştir.


    Yine süreç içerisinde bizler, hukuka ve savunma özgürlüğüne yapılan her saldırının tam karşısında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Çünkü bizler toplumsal barışın temeli olan adaletin temsilcileriyiz.


    Anayasa, Avukatlık Kanunu ve diğer yasal düzenlemelerin yüklediği görev ve sorumlulukların bilincinde olan bir hukuk kurumu olarak; ülkemizde yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, özgür ve bağımsız savunma, temel hak ve özgürlükler, demokrasi ve hukuk devleti değerlerinin gerçekleşmesi ve yerleşmesi için duyarlılığımız ve etkin mücadelemiz devam edecektir.


    Kuruluş yıldönümümüzün mutluluğunu yaşarken, gelecekte de Atatürk ilkelerinin, Cumhuriyet değerlerinin, hukuk ve adalet anlayışının yılmaz savunucusu olacağımızın sözünü veriyor; adalet uğruna can vermiş tüm hukuk neferlerinin ve aziz şehitlerimizin önünde minnetle eğiliyoruz.


    Ülkemizde savunmanın daha özgür, toplumsal adaletin daha yaygın ve hukukun egemen olduğu günlere ulaşmayı ümid ediyor, daha nice kuruluş yıldönümlerinde bir arada olmak temennisiyle hepinize saygılarımı sunuyorum, diyerek sözlerini tamamladı.





     


       E. MESUT TOPTAŞ 


     (Yönetim Kurulu Başkanı)    


     


    GALAKSY İNŞAAT TURİZM GIDA SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.


     


    WEB=      www.galaksyinsaat.com.tr 


                www.galaksyotel.com                                                      


     e-mail =  esatmesut@gmail.com


                galaksy@galaksyinsaat.com.tr


                 


     


    ADRES = Adnan Kahveci Mah.Alemdağ Cad. Perlavista Recidance B-Blok Kat=12 No=119 Beylikdüzü/İstanbul


     


    Tel =  (212) 854 37 84- 


            (212) 854 37 85-


    Fax =  (212) 854 37 86-


    Gsm =  532   221 73 90



    Veteriner Hekimleri Odasının Olmadığı


    Ardahan’da Baro Çalışıyor!


     


    50’nin üzerinden Ardahanlı Veteriner hekimi olmasına karşın Veteriner Odası olmayan Ardahan’da kısa bir süre önce kurulan Ardahan Barosu bir hayli aktif.


    1992 Yılında ayrıldığı Kars’ın hala ilçesi muamelesi gören, Çıldır Gölünü kendisinin sanan  ve KAI, KAISİAD, KAIFED gibi saçmalıkların üzerine yarattığı gölgeden kurtulmak için aralarında Ardahan Dernekler Federasyonunun da çabası ile bir süre önce başlatılan çalışma ardından kurulan Ardahan Barosu 


     



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    ARDAHAN BAROSUNA YILDIZ BAŞKAN!


    arşiv haber 15/09/2019ntarğhli haberler/yorum


    ‘Ülke Genelinde Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma ve Ardahan’ı gölgeleyen KAI, KAIFED gibi saçmalıkları elinin tersi ile iten , Ardahan’ı tanıtma çalışmalarına aralıksız devam eden Ardahan Dernekler Federasyonun önemli çabalarından biri olan Ardahan Barosu resmen kuruldu. Ve ilk kongresini yaptı. TBB Başkanı Metin Feyzioğlu’nun da söz verdiği gibi destekleyip, kongresine katıldığı Ardahan’ın Barosunun kongresinde ilk başkanı Ardahanlı sevilen Avukatlardan olan Av. Osman Yıldız oldu.



    *FAKİR YILMAZ SÜREKLİ YAZMIŞ, ARDAFED TETİKLEMİŞTİ,..


    TÜRKİYE Barolar Birliği Başkanı Metin FeyzioğluArdahan Barosu’nda yapılan ilk genel kurulda konuştu. Sadece avukatların birikmiş sorunlarına çözüm değil, Türkiye‘nin önünü açacak bir yargı reformu strateji belgesini hazırladıklarını belirten Feyzioğlu, “Çaldığımız devlet kapısı açılmazsa talepleriniz dinlenmezse elbette söyleyecek başka sözümüz olur. Ama devletin kapısı bizim kapımızdır, vatandaşın kapısıdır ve biz de devletin bir parçasıyız” dedi. 




    Ardahan’da yeni kurulan baro için avukatlar olağan genel kurula gitti. Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı konferans salonunda gerçekleştirilen Avukat Osman Nuri Yıldız ile Avukat Murat Yolcu başkanlık için aday oldu. Ardahan Barosu’nun ilk genel kuruluna Vali Mustafa Masatlı, Belediye Başkanı Faruk Demir, Cumhuriyet Başsavcısı Koray Kesgin, Adalet Komisyonu Başkanı Barış Durgun, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, komşu illerin Baro başkanları ve avukatlar katıldı.

    Genel kurulda konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, “Türkiye Barolar Birliği olarak biz tüm barolarımızı sardık sarmaladık, kucakladık. Türkiye Barolar Birliği’nin sosyal yardım fonunda haftada avukatlarımız için harcadığımız yardım miktarı tam 1 milyon Türk Lirasıdır. Bir kuruş devletimizden kaynak almadan tamamen avukatlarımızın kendi ürettiği kaynaktır. Her kuruşu meslektaşlarımızın hizmetine ve emrine gitmektedir bu kaynağın. Sağlık yardımı yapıyoruz, meslektaşlarımız 160 hastanede, 6 yıldır 60’a yakın ilde yatarak bir imza atıp tedavilerini görmektedir. Bunu büyüklerimizin bize kazandırdığı pul sistemi ile yapmaktayız. Bizim katkımız puldan gelen paranın faizden faiz kazanması yerine meslektaşın cebine gitmesini sağlamak olmuştur. Şükür olsun alnımız açıktır, meslektaşlarımızın hizmetine tüm kaynaklarımız sunulmuştur” diye konuştu.

    Baroların günlük siyasete alet edilmemesini isteyen Feyzioğlu, konuşmasında yargı reformuna da yer verdi. Sadece avukatların birikmiş sorunlarına çözüm değil, Türkiye’nin önünü açacak bir yargı reformu strateji belgesini Adalet Bakanlığı’nın çatısı altında hazırladıklarını hatırlatan Feyzioğlu, şunları söyledi:




    “Son 25 yılı bilerek ve aktif gelişmelerin içinde gerek öğretim üyesi gerek fakülte dekanı, gerek baro başkanı, gerek birlik başkanı olarak aktif her gelişmenin içinde bulunan bir meslektaşınız sıfatı ile konuşuyorum. Bu kadar çoğulcu katılımcı anlayışla hazırlanan bir başka reform ben yaşamadım. Bundan sonra mesele hayata geçirme meselesidir. Hayata geçmez derseniz geçmemesine katkıda bulunursunuz. En yüksek irade tarafından ifade edilen milletin önünde söz verilen, taahhüt edilen bir belgenin hayata geçirilmesi için çaba harcarsanız ve her vesile ile bu taahhüdü hatırlatırsanız ve takip ederseniz bunun hayata geçmesini ve meslektaşınıza ve vatandaşa faydalı hale gelmesini hukuk devletinin gökyüzündeki parlak bir yıldız olmaktan çıkıp vatandaşın elindeki bir nimet olmasını sağlayabilirsiniz.”

    ‘DEVLETİN KAPISI BİZİM KAPIMIZDIR’

    Artık niyet okumak yerine hizmete odaklanmak gerektiğini ifade eden Feyzioğlu, “Çaldığımız devlet kapısı açılmazsa, talepleriniz dinlenmezse elbette söyleyecek başka sözümüz olur. Ama devletin kapısı bizim kapımızdır, vatandaşın kapısıdır ve biz de devletin bir parçasıyız. Herkes şu anda bu millete hizmet etmek için farklı görüşte de olsa seferber olduysa artık niyet okumak yerine hizmete odaklanmak gerekir” dedi. 

    Avukatların adaletin ve hukuk devletinin en önemli parçası olduğunu vurgulayan Vali Mustafa Masatlı ise; “Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi ile Türkiye’de yeni bir yönetim sistemi tesis edildi. Bununla beraber sayın Cumhurbaşkanımızın da yargı ile ilgili birtakım politikaları vardı. Bunun içinde yeni yargı strateji belgesi de önemli yer tutmakta ve Adalet Bakanlığımızın da koordinasyonunda şu anda tüm paydaşlar, yani başta Barolar Birliği olmak üzere, bilim insanları olmak üzere ve yargı içinde etkisi ve katkısı olan bütün kesimlerin dahili ile bir belge hazırlandı. Ümit ediyoruz bu da en kısa sürede gerçekleşecektir ve buna bütün paydaşlar yeteri kadar katkı sağlayacaktır” dedi.

    ?Konuşmalardan sonra 43 üye avukat ilk başkanı belirlemek için sandık başına gitti.



    ARDA/FED BAROLAR


    BİRLİĞİNİ ZİYARET EDECEK..


    *Arliv Haber 07/072017 Tarihli Haber


    ‘Ülke Genelinde Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma ve Ardahan’ı tanıtma çalışmalarına aralıksız devam eden Ardahan dernekler Federasyonu önemli bir ziyaret daha gerçekleştirecek.



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ARDA/FED’in başkanı olması ardından Ardahan’ı tanıtma, Ardahanlıları bir araya getirme çlışmlarını yoğunlaştıran Ardahan dernekler Federasyonu Salı günü de Türkiye Barolar Birliğini ziyaret ederek, Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ile bir görüşme gerçekleştirecek.


    **KONU: ARDAHAN’A BARO KURULMASI..


    Daha önce İstanbul Sanayi Odası, İstanbul Ticaret Odası, İstanbul İSTOÇ, AK Parti, CHP ve MHP İstanbul İl Başkanlıkları ve İstanbul’un 8 İlçesinde ki siyasi parti başkanlarını, Çorlu Ordu Komutanlığı, Fatih, Beykoz, Sarıyer Belediye Başkanlıkları, Gürcistan Büyükelçiliği gibi önemli yerleri ziyaret edip, Ardahan’ı ve Ardahan Dernekler Federasyonunu anlatan ARDA/FED bu kez Ardahan’a baro kurulması için Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nu makamında ziyaret edecek.


    ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ adlı bir futbol turnuvası düzenleyerek Ardahanlı gençleri bir araya getiren, İstanbul, Ankara, Ardahan, Göle, İzmir ve Gebze’de ard arda düzenlediği toplantılar ile Ardahanlı iş adamlarını buluşturan, bir çok önemli organize ve ziyaretlere imza atan ARDA/FED Ankara’a 3. kez çıkarma yapacak.


    Konu hakkında bir açıklama yapan ARDA/FED Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz bir grup Ardahnalı Avukat ile birlikte ziyaret edecekleri sayın Feyzioğlu’ndan Ardahan’a baro kurulması konusunda görüş, alış verişinde bulunacaklarını ve Ardahan’ı kendisine ve de yönetimine anlatacaklarını belirtti.



    **ARDAHANLI AVUKATLAR BU PROGRAMA KATILMALILAR..


    Bu önemli ziyarete tüm Ardahanlı Avukatların katılması gerektiğine inandığını belirten ARDA/FED Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz 7 Şubat 2017 Salı günü saat 14.00’da gerçekleşecek olan ziyaret öncesi açıklamasına şöyle devam etti. ‘Barolar Birliğini ziyaretimizin ana konusu, derdimiz, tasamız nüfusu her geçen gün azalan Ardahan’ı ülke genelinde tanıtmak, var olan sorunlarına bir nebzede olsa önemli makamlara taşıyıp, çare aramaktır. Bu ziyaretimizde de bir kentte bir baronun kurulması için gereken 30 avukat sayısının azatılması ve Ardahan gibi barosu olamayan illerinde barolarının da olmasına katkı sunmaktır. Bu nedenle başta Ardahan’da ki Avukatlar olmak üzere ülke genelinde ki tüm Ardahanlı Avukatları bu önemli ziyarete katılmaya davet ediyorum. Salı günü saat: 14.00’da Ankara’da Türkiye Barolar Birliğine yapacağımız bu önemli ziyarete başta Ardahan’da ki Avukatlarımız olmak üzere tüm Ardahanlı avukatların katılması biz Ardahanlıları birlikteliğini ortaya koyar’ dedi.


    **ARDA/FED SERKA’YA DAMGASINI VURDU!


    **27/01/2017 Tarihli Haber


    Cazibe Merkezi Projesini anlatmak için İstanbul’da bir toplantı düzenleyen SERKA çoğu ARDA/FED tarafından toplantıya davet edilen Ardahanlı iş adamlarına bölgede yatırım yapmayı düşünen iş adamlarına çalışmalarını aktardı.

    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Aslan’ın da katıldığı toplantıda söz alan ARDA/FED’in ve Ardahanlı iş adamlarının önerileri dinlenerek not edildi.


    **ARDA/FED SALONU DOLDURDU..


    İstanbul’da gerçekleşen toplantının açılış konuşmasın yapan Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) Genel Sekreteri Hüsnü Kapu, Başbakan Binali Yıldırım tarafından açıklanan cazibe merkezleriyle ilgili gelişmelerle bilgi verdi.


    Kapu; “Şu ana kadar bakanlığın yapmış olduğu ve bizim de zaman zaman toplantılara gidip Cazibe Merkezi ile ilgili yaptığımız birtakım çalışmalar oldu. Sayın bakanımızla burada 4 ilin valisi, milletvekilleriyle birlikte toplantılar yaptık” dedi.




    Serhat Kalkınma Ajansı’nın Bakırköy Polat otelinde organize ettiği toplantıya, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Kars Milletvekili Dr Selahattin Beyribey, Kars Valisi Rahmi Doğan, Ardahan Valisi İbrahim ÖZEFE, Kars Belediye Başkanı Murtaza Karaçanta, Kars Ticaret Sanayi Odası Başkanı Fahri Ötegen, Ardahan Ticaret Sanayi Oda Başkanı Çetin Demirci, Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz, Kars-Ardahan, Iğdır İşadamları ve Sanayiciler Derneği Başkanı Orhan Gökçe, diğerf federasyon başkanları, dernek başkanları, işadamları, doktorlar, avukatlar, iş dünyasının önemli simaları, yatırımcılar sivil toplum örgüt temsilcisi katıldı.


    Çoğu Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından davet edilen İşadamlarının katıldığı toplantıda söz alan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı, Kars Milletvekili Ahmet Aslan konuşmasından hemen sonra toplantıya katılanların bölgeyle ilgili düşünce ve önerilerini tek tek not etti.



    **ARDA/FED ARDAHAN HAVALANININ NEDEN GEREĞİNİ ANLATI..


    Kars Milletvekili Selehattin Beyribey, Ardahan Valisi İbrahim Özefe ve Kars Valisinin de birer konuşma yaptığı toplantıda söz alan Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz ve ARDA/FED Başkan Vekili Mahmut Şenel Ardahan’a Havalanı konusu başta olmak üzere bölgede ki sorunları tek tek anlatıp, bu sorunların çözümü konusunda önerilerde bulundular.


    **SERKA YILLARDIR BİR ŞEY ÖĞRENEMEDİ!


    *31/12/2016 Tarihli Haber


    Kurulduğundan bu yana yöneticilerine yüksek maaş ödemekten, bölgenin valileri olmak üzere çalışanların turistik dünya gezileri düzenleyen SERKA tek bir şey öğrenemedi.

    O da; Kuruluşunun Genel Sekreterine 8 Bin Lira Maaş, çalışanlarını ve kamu görevlilerine turistik gesi düzenlemek, bol bol kırtasiye parası ödemek değil asıl amacının bölge esnafına, halka projeler üretip, onların kalkındırması amacıyla kurulduğudur.. Ama ne diyecen duyarsız, ilgisiz bir toplumun sırtında onca kene varken..


    Serhat Kalkınma Ajansı’nın (SERKA), 8.Olağan Kalkınma Kurulu toplantısında konuşan SERKA Genel Sekreteri Hüsnü Kapu, Ajansın yeni ve öğrenen bir kuruluş olduğunu söyledi. 


    Ağrı, Ardahan, Iğdır ve Kars’ta faaliyet yürüten SERKA’nın 8.Olağan Kalkınma Kurulu Toplantısı, Ardahan Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi toplantı salonunda gerçekleştirildi. Toplantıya Ardahan Vali Yardımcısı Abdurrezzak Canpolat, SERKA Kalkınma Kurulu Başkanı Memet Akbaş, Yönetim Kurulu Üyeleri Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ramazan Korkmaz, SERKA Genel Sekreteri Hüsnü Kapu ile Kalkınma Kurulu üyeleri katıldı.


    Toplantının açılış konuşmasını yapan SERKA Genel Sekreteri Kapu, Ajansın yeni ve öğrenen bir kuruluş olduğunu belirterek, “Paydaşlarımız ve kurul üyelerimizle birlikte öğrenmeye devam ediyoruz. Öğrendiklerimizi bölgenin sorunlarının çözümünde kullanmaya çalışıyoruz. Kurum olarak çalışmalar yapıyoruz. Eksikliklerimiz olsa da güzel faaliyetler yaptığımızı düşünüyoruz. Ama bu çalışmalarımızı objektif değerlendirecek olan Kalkınmak Kurulu’dur, paydaşlarımızdır. Kalkınma Kurulumuzun değerlendirmeleri, eleştirileri, katkıları bizim için çok önemlidir. Çünkü eleştiri olmadığı sürece o işten doğru sonuçlar elde edemeyiz” diye konuştu.


    “ÇAĞIN TEMAYÜLLERİNİ OKUYAMAYAN TOPLUMLAR GERİ KALIR”


    Ardahan Vali Yardımcısı Abdurrezzak Canpolat ise, kalkınmanın önündeki sorunların ancak birlikte çalışılarak aşılabileceğini söyledi. Kalkınma Kurulu Başkanı Memet Akbaş, dört ili oluşturan TRA2 bölgesine özel bir teşvik sistemi geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Akbaş, “SERKA’nın amacı sadece hibe desteği vermek değil aynı zamanda yol göstermektir. İklim, altyapı ve ulaşım nedeniyle girişimciler bölgemizi tercih etmemektedir. Organize sanayi bölgeleri altyapıdan yoksundur. Kurumlar arasında koordinasyonu sağlamamız gerekiyor. Hangi yol ve yöntemle yapılacaksa çözüm sürecinin de devam ettirilmesi gerekiyor” diye konuştu. 

    Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Ramazan Korkmaz da, çağın temayüllerini okuyamayan toplumların geri kaldığını vurguladı. Büyük şirketlerin artık ülkeleri yönetmeye başladığını belirten Korkmaz, “Komşu ülkelerle olan ticareti arttırmamız gerekiyor. Biz dış ticareti önemsemeliyiz” dedi. Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy da, Ajansın tarım, turizm ve sosyal alanlarda her il için önemli raporlar ve kitaplar yayınladığını belirterek son yıllarda bölge illerinde dikkat çeken yatırımların gerçekleştirildiğini söyledi. Konuşmaların ardından Kalkınma Kurulu üyeleri Ardahan’ın Yalnızçam Kayak Tesisleri’nde bulunan Yalnızçam Oteli’nde grup çalışmalarına katıldı. Üyeler, ticaret ve sanayi, turizm, tarım ve hayvancılık, üniversiteler ve eğitim, gençliğin sosyal gelişim ve SERKA’nın kurumsal gelişimi konularından odak grup çalışmalarına katılarak görüş alışverişinde bulundu. 


     









    Evet mi, Hayır mı?






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    AKP’nin önce HDP ile denemek istediği ancak 7 Haziran seçim sonuçlarını beğenmeyip, ‘Barış sürecini buzdolabına kaldırarak dümeni milliyetçiliğe ardından MHP’ye çevirmesi ile devam eden Anayasa süreci şimdi de referanduma doğru yol almaya başladı..

    İdamı bile çıkaracak gücü yakalamasına karşın her ne hikmetse ‘Meclis çıkarsın, getirsin önüme ben milletim ne derse onu yaparım’ diyen bir anlayışın imzalamak üzere olduğu referandum süreci öncesi zaten beyinen ayrılmış olan toplum şimdiden başladı, ‘Evet mi?’, Hayır mı?’ demeye..

    Evet sizce ‘Evet mi?’ diyenler ile ‘Hayır’ diyenlerin şimdilik sanal ortamda bir kaç haftaya kalmaz sahada ‘Evet, Hayır’ tartışması içine gireceği şu günlerde ‘İstanbul kazan, ben kepçe’ diye bende gördüklerimi sizlere aktarmak isterim..

    Nisan ayında yapılması için hazırlıkların devam ettiği referandum da ortaya çıkacak manzaranın birilerinin hesabını alt üst edeceğini gördüğüm şu günlerde ‘Evet’ diyenler ile ‘Hayır’ diyenlerin kafa kafaya olduğunu görmekteyim.. 

    Arada gidip, gelenlerinde gün yaklaştıkça sanki Hayır’a doğru yöneldiklerini gördüğüm bir süreçte Cumhurbaşkanı/Başkan olmak isteyen Erdoğan’ın sahaya inmesiyle bunu değiştirip, değiştirmeyeceğini sizler gibi bende merak etmiyor değilim..

    Ancak Erdoğan’ın geçmiş seçimlerde olduğu gibi bu referandumda çok zorlanacağını da görmekteyim..

    Buna nede ise şu an AK Partili olduğunu bildiğim ama önceden Adelet Partili, Anavatanlı olanların büyük bölümünün yapılmak istenen ve adına, ‘Rejim Değişikliği Değil, Sistem Değişikliği Denen’ i içlerine sindiremedikleri ve CHP’nin propagandasından daha çok etkilendiklerini görmekteyim..

    HDP’yi toplayıp içeri atmakla bunu aşacağını sanan AKP ve Cumhurbaşkanı/Başkan Erdoğan’ın büyük kongreden kurtardığı MHP’nin genel merkezine olan güveninin de MHP tabanında onay almadığını da görmekteyim..

    Ve beni arayıp, ‘Sence ne olur?’ diyenlere bende; ‘Bu iş olmayacak gibi görünüyor’ diye cevap veriyorum..

  • 25 Yılda 66 Gümrük 7 Bölge 1 Yılda Tüm Ülke ER ER GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ


    İŞADAMI MAHİR AKTAŞ YAŞAM TV'YE KONUK OLACAK..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 www.yasamtv.com.tr


    25 yıl 66 gümrükte memur olarak görev alan ve 7 bölgede hizmet veren


    Türk gümrük camiasının gerekse Ardahan’da yapmış olduğu başta entegre besi çiftliği olmak üzere birçok öncü yatırımlar ile çoğumuzun yakından tanıdığı Ercüment Evren’den bahsetmek istiyoruz.

    Değerli hemşerimiz 25 yılda 66 gümrük idaresi ve 7 Gümrük Bölge Müdürlüğünde gümrük müdürlükleri dahil birçok önemli görevin ardından geçen yıl emekliye ayrılmış bir hemşerimiz olan Ercüment Evren.

    Kendisi bilgi ve tecrübesini kurduğu ER ER Gümrük Müşavirliği ile bir kez daha ortaya koymuş. 1 yıl gibi kısa bir süre içinde tüm Türkiye Gümrüklerinde örgütlenerek faaliyete geçmiştir.

    Ayrıca bu süre içinde Türkiye’nin en ciddi projelerini şirketiyle üstlenmiş ve layıkıyla yürütmektedir.

    İstanbul Beylikdüzü’nde ki şirket ofisinde yaptığımız sohbette hazır konunun en büyük uzmanlarından birini bulmuşken 3 gümrük kapısı bulunan Ardahan’da beklenen canlılığın olmamasının nedenlerini kendisini sorduk.



    *ARDAHAN’A MOBİL GÜMRÜKLEME HALA KURULMADI..


    Uzmanı olduğu gümrük alanında kendisine sorduğumuz sorulara verdiği cevaplar da Türkiye’de 3 sınır kapısı olan başka bir vilayet olmadığını belirten ERER GÜMRÜKLERME Müşavirliği Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Evren şöyle dedi; ‘Halkımızın gümrük mevzuatında doğan hak ve menfaatlerini yeterince bilmediğini, hala Ardahan’da mobilde olsa bir iç gümrüğün merkezde kurulmadığını, gümrük mevzuatı gereği bu şekilde  ithalat ve ihracatın Ardahan’da yerleşik firmalar dışında yapılamadığı gibi Ardahan’da yerleşik firmalarında sınır ticareti dışında diğer işlemler için başka illere gitmeleri gerektiği hiçbir tüccarın bu durum işine gelmeyeceği diğer taraftan kapı tecrübesi bulunmayan sınır mülki amirlerinin kapıları çalıştırmaya yeterince hevesli görülmediklerinin başlıca sebepleridir.’ dedi.  

    ER ER Gümrük Müşavirliği Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Everen kendisi gibi dış ticaretle uğraşan Ardahanlı iş adamlarına da seslenerek birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekti.



    DURUM TESBİHİ!..


     


    En son corona belasının korkusuyla bizleri iyiden iyiye sosyal hayattan koparıp, sanallaştıran teknoloji, belki günahları affolur umuduyla ‘Allah, Allah’ diye mırıldayan dedelerimizin yanı sıra ünlü, ünsüz kabadayılarımızın ellerinden düşürmediği tesbihlere de büyük darbe vurdu.


    Çünkü artık ne o eski tesbihler ne de sabahtan, akşama kadar eşleriyle birlikte çeper diplerinde tesbih çekeni görürsünüz nede sanal ortam da birbirlerine hava atmaktan öteye gitmeyen kabadayları..


    Ve tarihe gömdüğü her şey gibi bu duruma da bir yol bulan sanal ortam sabahtan, akşama kadar baş kaldırtmadığı telefonlar aracılığıyla sadece dedelere, kabadaylara değil, küçüğünden, büyüğüne kadar herkese durum tesbihi çektirmeye başladı…


    Öyle ki günün büyük bölümünü ellerindeki telefonlarda geçirenlerin olur ya dalıpta, rehberlerindeki sanal dostlarının durumlarına bakmayı unutmaya göresin o zaman ‘Sen benim durumuma bakmamışsın’ denilerek sanalın sahtekarlıkları ve dostlukları da  ortaya çıkmışcasına fırça yersin..



    Evet, gerçek gündemden uzak alakasız paylaşımlarla kendimizi, özel hayatımızı hatta bir zamanlar ‘yasak Bölge’ denilip, resim bile çektirilmeyen ülkenin her yerini ”kahrolsun” dediğimiz ve son olarak Ege’de yaşanan gerginlikte Rum kesimine koyduğu ambargoyu kaldırıp, Yunanistan ve Rum kesiminin haklı olduğunu belirten ve bu bölgede bir üs kuracağını ilan edip, mevcut iktidarı yıkmak isteyen Fetoyu hala vermeyerek, Türkiye üzerindeki hesapları yaklaşan seçimlerinin sonrasına bıraktığı görünen Amerika’nın googelının arşivine yüklerken durumumuza bakmayanlara da kızarız..


    Ama bir çoğumuzun tesbih çeker gibi başımızı gömüp, boyun fıtığı, gözümüzün bozulmasına neden olan ve günün büyük bölümünü geçirdiğimiz telefonlardaki durumlara bakarak tesbih çeker gibi tek tek kimin ne paylaştığına bakıp, adeta bir birimizle yarışırken ne paylaştığına ne yazdığına ne anlattığına bakmadan anlamadan ”beğen” butonunada basmadan edemeyiz..


    Yani işin kısacası gerçek hayatı, sosyal yaşamı unuttuğumuz gibi unutulan tesbih çekmeyi artık durumlara bakarak çekip, gerek günahlardan gerekse gelecek tepkilerden kendimizi kurtarırken yaşam, hayat için çok da değerini bilmediğimiz saatlerin hızla gelip, geçtiğini ve güneşi görmeyip, gömüldüğümüz sanaldaki karanlıkta kaybolup gideriz, çiçekler mi açmış, rüzgâr mı esmiş, yanımızdan biri mi geçmiş düşünmeden..


    Haydi hep birlikte tesbih pardon kendimizin içinde bulunduğu duruma bakmadan sanalda ki durumları çekmeye…

  • 40 YIL OLDU, CEMİLLER BULUNAMADI!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 



    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!



    Annesi Berfo’nun şu an ülkenin başkanı olan Erdoğan’dan oğlunun bulunmasını istemesine rağmen akıbeti hala belli olmayan ve bulunamayan Cemil Kırbayır gibi birçok Ardahan’lı insanın da içinde bulunduğu insanların sağcı, solcu denmeden ağır mağduriyetlerin yaşandığı 40 yıl önce12 Eylül sabahı İstiklal Marşı’nın ardından çalınan Harbiye Marşı darbeci Kenan Evren imzalı Milli Güvenlik Konseyi “bir numaralı” bildirisinin okunmasıyla demokrasiye darbe resmen ilan edilmişti.



    Hani Berfo Ana’nın oğlunu bulacaktınız?


    Hürriyet’ten ayrılarak Sözcü kadrosuna katılan gazeteci İsmail Saymaz, gazetede kaleme aldığı ilk yazısında Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 5 Ocak 2011’de gözaltında ‘kaybedilen’ yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri ile Başbakanlık ofisinde gerçekleştirdiği görüşmede Berfo Ana’ya veriği sözü hatırlattı.


    8 Ekim 1980’den bu yana oğlu Cemil Kırbayır’ın cenazesini rayan ve açılan dava sonuçlanmadan hayatını kaybeden Berfo Ana’nın diğer oğlu Mikail Kırbayır ile konuşmasını köşesine taşııyan Saymaz, Kırbayır’ın geçen ay TBMM Başkanı Mustafa Şentop ile görüştüğünü fade ederek “12 Eylül zihniyeti devam ediyor. “Meclisin raporuna sahip çıkmalarını istedim. Katiller korunup kollanıyor” sözlerini aktardı.


    “Hani Berfo Ana’nın oğlunu bulacaktınız?” diye soran İsmail Saymaz, süreci özetlediği yazısında şunları kaydetti: Erdoğan’ın talimatı ile TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu bünyesinde Cemil Kırbayır’ın akıbetinin araştırılması için alt komisyon kuruldu. Halen TBMM’nin internet sitesinde yer alan raporda, Kırbayır’ın Göle’deki Dede Korkut Eğitim Enstitüsü’nde işkencede öldürülüp cesedinin yok edildiği saptandı. Üstelik, işkencecilerin Kırbayır’ın yanı sıra Oruç Korkmaz, Turan Sağlam ve Mahmut Kaya adlı sol görüşlü gençleri de öldürdükleri belirlendi.


    Bu sayede 2011’de Kars Cumhuriyet Başsavcılığı’nda Kırbayır’ın kaybedilmesine ilişkin 2011/899 numaralı soruşturma başlatıldı. Öte yandan, 12 Eylül’ün lideri Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’a sembolik bir dava açıldı. İki cuntacının “hastane yatağından” bağlandığı duruşmaya Berfo Ana, İstanbul’dan kilometrelerce yolu ambulansla katederek katıldı. Ne var ki ömrü oğlunun kemiklerini bulmaya yetmedi. Berfo Ana, 2013 yılında ölünce “Şikayetçi kalmadı” denilerek soruşturma kapatılmak istendi. Ve ortaya çıktı ki, meğer Kırbayır’a ilişkin 1986’da soruşturma açılmış, zamanaşımı nedeniyle 2002 yılında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. Üstelik bu soruşturmadan Kırbayır Ailesi’nin haberi bile olmamıştı. Aile derhal itiraz etti. Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi, 20 Mart 2014’te verdiği kararda, 12 Eylül 2010’daki anayasa değişikliğiyle 12 Eylül’de işlenen suçlar hakkında soruştırma yapmanın mümkün hale geldiğini belirtti ve 2002’deki kararı kaldırdı. Ancak Kars Cumhuriyet Başsavcılığı, o günden sonra da dava açmayarak, komisyon raporunda isimleri tek tek açıklanan suçluların adeta ecelinin gelmesini bekledi. Hatta ağabey Mikail Kırbayır’a “Cesedi getirin, davayı açalım” bile denildi. Başsavcılık, 11 Kasım 2019’da Adalet Bakanlığı’na başvurdu. Yanlış anlamayın, dava açmak için değil. Dosyanın zaman aşımından ötürü kapatılması amacıyla “kanun yararına bozma emri” verilmesi için! Adalet Bakan Yardımcısı Şaban Yılmaz, kanun yararına bozma için 25 Şubat 2020’de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Yazıda, Kırbayır’ın öldürüldüğü tarihteki Türk Ceza Kanunu’na göre zaman aşımı süresinin 20 yıl olduğu belirtilerek, “Zaman aşımının çok önceden dolduğu” belirtildi. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre yaşam hakkı ihlalleri ve işkence suçlarında zam anaşımının uygulanamayacağı anlatıldı. Ancak iç hukuk ile uluslararası hukukun uyuşmaması halinde uluslararası hukukun esas alınacağına ilişkin düzenlemenin 2004’te kabul edildiği belirtildi. Bu tarihten öncesindeki olaylarda AİHS’e öncelik tanınamayacağı, iç hukukun failin lehine olduğu savunuldu. Dosya halen Yargıtay 8. Ceza Dairesinin önünde bekliyor. Daire, yalnızca 12 Eylül’deki insanlık suçlarına ilişkin yargılama yapılıp yapılmayacağını, Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti olup olmadığını değil, devletin dokuz yıl önce Berfo Ana’ya verdiği sözü tutup tutmayacağını da karara bağlayacak. İlk kez bugün gün yüzüne çıkan karar üzerine ağabey Mikail Kırbayır ile konuştum. Kırbayır, “12 Eylül zihniyeti devam ediyor” diye vurguluyor. Geçen ay TBMM Başkanı Mustafa Şentop ile görüştüğünü kaydeden Kırbayır, “Meclisin raporuna sahip çıkmalarını istedim. Katiller korunup kollanıyor” diyor. 12 Eylül’ün kırkıncı yıl dönümünde bugün Berfo Ana’yı, oğlu Cemil’i ve tüm cunta kurbanlarını saygıyla anıyorum.


    Adalet Bakanlığı’ndan AİHM’ye Cemil Kırbayır Savunması:


    Berfo Ana Öldü, Dava Düşsün


    Adalet Bakanlığı, 12 Eylül Darbesi döneminde gözaltında kaybolan oğlunun cenazesini yıllarca arayan Ardahan/Göleli Berfo Kırbayır’ın ölümünün ardından bu davaya ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gönderdiği savunmada, “Berfo Ana öldü, dava düşsün” dedi.


    Ardahanlı Cemil Kırbayır’ın 12 Eylül’den sonra işkencede öldürülmesine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) görülen davada hükümet tarafından savunma yapıldı. Savunmada, anne Berfo Kırbayır’ın davayı açtıktan iki yıl sonra öldüğü, varislerinin ise davayı sürdürme yönünde niyetlerini gösteren bir belge olmadığı iddia edildi.


    Bu olayın Türkiye’nin AİHM’i tanımasından yedi yıl önce olduğu, ‘insanlığa karşı suç’ maddesinin TCK’ye 2005’te konduğu, geriye dönük yargılama yapılamayacağı belirtildi. “Bu tekil olayın darbe rejiminin toplumun bir kesimine karşı devlet politikası çerçevesinde olduğuna dair bir bulgu yoktur” denildi. Oysa Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın yargılandığı 12 Eylül davasında sanıklara atfedilen eylemlerden biri de Kırbayır’ın öldürülmesiydi. Bu yüzden anne Kırbayır, davanın müdahilleri arasına alınmıştı. Berfo Kırbayır, 2010’da başbakanlığı döneminde Erdoğan’ın buluştuğu Cumartesi Anneleri arasındaydı.



    Anne Berfo Kırbayır’ın 2011’de ‘yaşam hakkı ve adil yargılanma hakkı ihlali’ gerekçesiyle AİHM’de açtığı davada hükümet, geçen şubatta savunma yaptı. Savunmada, Berfo Kırbayır’ın 26 Ekim 2011’de başvuru yaptıktan sonra 21 Şubat 2013’te öldüğü hatırlatılarak, “Varislerinin davayı onun ölümünden sonra sürdürme niyeti olduğunu gösteren bir bilgi ya da belge yoktur” denildi. AİHM’in yargılamayı dava listesinden çıkarması istendi.


    “İç Hukuk Tükenmedi”


    Hürriyet’ten İsmail Saymaz’ın haberine göre Türkiye’nin AİHM’e 1987’de katıldığı belirtilirken, Cemil Kırbayır bundan on yıl önce ölmesi nedeniyle davanın AİHM’in yetki alanı dışında kaldığı savunuldu. Ailenin 26 Ekim 2011’de AİHM’e başvurduğu, bu tarihte Kars Başsavcılığı’nda bir soruşturma olduğu ve 2012’de Anayasa Mahkemesi’nde bireysel başvuru hakkı tanındığını anlatıldı. Dolayısıyla iç hukuk yollarının henüz tüketilmediği belirtildi.


    ‘İnsanlığa karşı suç’ tanımının Türk Ceza Kanunu’na 2005’te girdiği, insanlık suçunda zamanaşımının olmayacağının baştan bu yana kabul edildiği ifade edildi. 2013 yılında işkence suçu için de zamanaşımının kaldırıldığı vurgulandı. Ancak bu iki düzenlemenin geriye dönük şekilde işletilemeyeceği kaydedilerek, şöyle denildi: “Hükümet, mahkemenin gerekli incelemeyi yapma yetkisi olmadığına ve mahkemenin sadece bireysel başvuru çerçevesinde sınırlı bir değerlendirme yapma hakkı olduğuna dikkat çekmek ister.”


    Ayrıca sanıkların işlediği suçun ‘insanlığa karşı suç’ kapsamında olmadığı öne sürüldü. Sanıkların ancak ‘işkence, kötü muamele ve kasıtlı cinayet’ suçlarından yargılanabileceği ifade edildi. İnsanlığa karşı suça dair kesin bir hüküm getirmenin imkansız olduğu ileri sürülerek, “Bu tekil olayın darbe rejiminin toplumun bir kesimine karşı devlet politikası çerçevesinde olduğuna dair bir bulgu yoktur” denildi.


    Darbe Davasına Müdahildi


    Oysa Cemil Kırbayır’ın ölümü, Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın yargılandığı 12 Eylül Davası’nda cuntanın eylemleri içerisinde sayılmıştı. Berfo Kırbayır da davanın müştekileri arasındaydı. Erdoğan’ın başbakanlığı sırasında Dolmabahçe’ye davet ettiği Cumartesi Anneleri içerisinde anne Kırbayır da vardı. TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nca hazırlanan raporda, Cemil Kırbayır’ın 13 Eylül 1980’de Göle’de gözaltına alındıktan sonra işkencede öldürüldüğü ve cesedinin yakılarak yok edildiği sonucuna varılmıştı.


    Adalet Bakanlığı’nın AİHM’deki savunmasını değerlendiren Ağabey Mikail Kırbayır, “Kardeşimin bu dünyada yaşam hakkı, bu topraklarda payı vardı. Devlet olarak birinci görevin yurttaşını yaşatmakken, sen onun yaşamına yargısız infazla son vermişsin. Devlet otuz yıl ‘firar etti’ diye oyalarken, biz takipçisi olup Meclis’e taşıdık. Hazırlanan raporda Cemil’in işkencede öldüğü aşikar. Devlet itiraf etti. Bu insanlık suçudur. Ne demek yokuz? Her cumartesi günü annelerle Galatasaray’dayız” dedi. Kırbayır, kardeşinin öldürülmesinden sonra kendisinin Kars’tan sürüldüğünü ve dokuz yıl Karaman’da yaşamaya mecbur tutulduğunu ifade etti. Avukatı Eren Keskin de “Meclis raporu bu suçun devlet tarafından işlendiğini dile getiriyor” dedi.



    Eski AİHM Yargısı Türmen: Türkiye’ye Ceza Çıkar


    Eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Hükümetin ‘Annesi ölmüş, yakınlarının mağdur statüsü yoktur’ savunması yanlış bir argümandır. Bir çok davada AİHM’in kriteri şudur: Davaya devam edenlerin bir meşru çıkarı ve hısımlık derecesi vardır. Kardeşi gibi yakın bir hısımın meşru menfaati vardır. Bu görüş reddedilir.  Olayın 1980’de olduğu, Türkiye’nin AİHM’e bireysel başvuruyu 1987’de tanıdığı belirtiliyor. İlke olarak doğrudur. Ama burada şikayet; yaşam hakkı ve işkence yasağıdır. Bunun içine devletin öldürmeme ve işkence yapmama yükümlülüğü vardır. Ölüm ve işkenceyi soruşturma yükümlülüğü vardı. Soruşturma davanın esasına bitişiktir. Bu şu demektir: Ölüm ya da işkence 1987’den önce meydana gelmiş olsa bile soruşturma tekrar başlamışsa bu argüman da yanlıştır. Soruşturma devam ettiği için AİHM bakabilir. ‘Anayasa Mahkemesi’ne gidilmedi’ deniyor. AYM’ye bireysel başvuru hakkı, 2012’de tanındı. Başvuru bu tarihten önce olmuş. Kaldı ki AYM, 2012’den önceki olaylara bakamıyor.  Anlıyoruz ki Kırbayır soruşturması 2011’de tekrar başlamıştır. Bu da soruşturmanın ne kadar etkisiz olduğunu ve hiçbir şey yapılmadığını gösterir. O yüzden yaşam hakkı ve işkence yasağı yönünden ihlal sonucu çıkar.”



    SAVAŞARAK DEĞİL,


    SEVİŞEREK ATEŞİ DÜŞÜRMEK!..


    Sağlık camiasının bile artık baş edemez hale geldiği ve çökmez denen sağlık sisteminin çaktırmadan eski hastanelere yeniden mahkûm olduğu şu koronalı günlerde kalp krizi başta olmak üzere birçok hastalık çeşidi nedeniyle ölenlerin sayısı da bir hayli artmış durumda.


    Ölümün daha önce yokmuş yeni ortaya çıkmış gibi aşta sağlık bakanı olmak üzere hemen hepimizin ölü sayıcısı olduğu ve kovboy filmlerindeki düelo tabutçuları rolüne girdiğimiz bir sürecin yaşandığı ülkede ve dünyada ben, ‘Coronanın ilacını biliyorum!’ desem inanır mısınız bilmiyorum ama, hala ne olduğu bile bilinmeyen kendisi gibi aşısı da bulunamayan coronanın ilacı bende, sende, sizde diyorum..


    Çünkü hafif öksürükle başladığı ve ateşle devam ettiği, insanların en sevdiği tarafından bile terk edilip, yalnızlaştırılıp ve ‘Evde kal’ denilerek tek başına bırakıldığı bir tedavi yöntemiyle çare aranan coronanın ateşinin artmasına neden olan yalnız kalmak, yalnızlaştırılmak olduğunu da kabul etmeliyiz.


    Bunun en bariz örneği coronanın yanında çöl sıcakları atmosferinde kalan Akdeniz ve Egede bir hayli ateşlenen ve ateşlendikçe ısınan bölgede tek başına kalan Türkiye örneğidir…



    180’nin üzerinde ülkenin bulunduğu şu dünyada kendi insanına bir maskeyi ücretsiz dağıtamayan ama başta bugün kendisini yalnız bırakan, Yunanistan’ın yanında yer alan batı ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeye uçaklar dolusu maske dahil tıbbi malzemeyi Cumhurbaşkanlığı forsuyla gönderdiği söylenen ve Ayasofya’nın ardından Karadeniz’de ki doğalgaz müjdesinin bir mum gibi yanıp, söndüğü bir süreçte ne yapıyorsa yapsın yeni gündem yaratıp, işsizlik, ekonomi gibi sorunların başını çektiği gerçek gündemin üzerini bir türlü kapatamayan iktidarın da ateşi bir hayli artmış durumda. Çünkü o da yalnız…


    Bu nedenle ilacı bende, sende, hepimizde olan ateş düşürücü ilacın yalnız kalmakla değil, en az 4 çocuk yapmaları istenen ama engellenen düğünler yüzünden evlendirilemeyen gençlerde, arkadaşlıklarda, dostluklarda yani kısacası savaşmakla değil, sevişmekle olduğunu anlamak lazım.


    İnanmıyorsanız sevişin görün ateş nasıl düşüyor..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Bal 1-2 Eylül’de Tarihle Buluşuyor..


    Arşiv Haber 29/08/20818 tarihli haber


    Ardahan Belediyesinin organize ettiği, Ardahan Valiliğinin desteklediği Ardahan Ulusal, Kültür ve Bal Festivali 01-02 Eylül günleri arası Ardahan Kalesinde gerçekleşecek.


    Biri Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından olmak üzere 18. Gerçekleşecek olan Bal Festivali ilki gibi bu yıl Ardahan Kalesinde gerçekleşecek.


    Ardahanların davet edildiği festivalde sanatçıların yanı sıra yöresel ürünlerin sergilenmesi bekleniyor.


    Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy bu yıl kent merkezinde bulunan tarihi Ardahan Kalesinde gerçekleşecek olan Ardahan Ulusal, Kültür ve Bal Festivali’ne tüm Ardahanlıların davetli olduğunu belirtti.



    **OMBUDSMANLIK Görevi Yapmak..


    Bu ülkenin olduğu gibi dünyanın diğer ve en önemli bir sorunu da bir sorun yaşandığında ortayı buluşacak olan kurum, kişinin olmaması ya da yeterli gelememesidir.


    Yani Nato, BM, AB ya da diğer bir çok kurum gibi Ombudsmanlık görevi üstlenen kurumların yetersizliği yada baskı altında olup kendilerine verilen görevleri yapamamalardır.


    Bu sadece ülke ve dünya içn geçerli durum olmadığı gibi bir kasaba, bir ilçe bir kentte de durum farklı değil..


    Yani asıl işler Ombusdmanlık olan Vali, Kaymakam veya diğer bürokratlar gibi oranın muhtarı, belediye ya da il genel ve de belediye başkanlarının asıl görevleri olan Ombudsmanlık işini yapmamaları, yapamamalar ya da Ombudsmanlığın anlamını bilmemelidir.


    Yani eskiden Şehğ, Ağa, Bey, şimdi Kanat önderi, üst düzey bürokrat adı verilen Ombudsmanlık görevi yeterince yerine getirilmemesi dolaysıyla birçok iş ya da tartışma Arap saçına dönmekte ve de başta ekonomide olmak üzere sosyal hayatta büyük sorunlara neden olmaktadır.


    Peki, nedir bu Ombudsmanlık denen şey;


    OMBUDSMANLIK NEDİR?


    Ombudsman, şikâyetleri ve bir takım teşebbüsleri ele alıp değerlendiren ve bunlara her iki taraf için de tatmin edici çözümler bulan kişidir. Kelime kökeni açısından İsveççe ’de “arabulucu” anlamına gelen ‘ombuds’ ve “kişi” anlamına gelen ‘man’ kelimelerinden oluşmuştur ve aracı kişi anlamına gelmektedir. Ombudsman kelimesi İsveççe’de genellikle delege, avukat, vekil veya bir diğer kişi veya kişiler tarafından o kişi veya kişiler adına hareket etmeye ve onların haklarını korumaya yetkili kılınmış kimseyi ifade etmek için kullanılır. Kurumsal olarak Ombudsman terimi, Parlamento tarafından halkın şikâyetlerini dinleyip, çözümlere ulaştırmak üzere seçilmiş kimse veya kimseleri simgelemektedir. Ombudsman’ın Türkçe karşılığı için kamu denetçisi, arabulucu, kamu hakemi, medeni hakların savunucusu, parlamento komiseri gibi tanımlamalar teklif edilmiştir. Sonuç olarak, Ombudsman kamu hizmetlerinin yürütülüşündeki adaletsizlikler hakkında, konudan etkilenenlerden şikâyetleri almak, bu konularda araştırmalar yapmak ve sorunları çözmekle görevlendirilmiş, bağımsız bir kamu otoritesidir. Ancak; Türk Dil Kurumu (TDK) e-posta aracılığı ile kullanıcılarına gönderdiği bilgide bu sözcüğü şu ifadelerle açıklamıştır: ombudsman: İngilizce kökenli bu söz hukukta “ Parlamento tarafından görevlendirilen, vatandaşları resmî makamların keyfî ve yasa dışı davranışlarına karşı korumakla görevli kişi veya kurum.” anlamında kullanılmaktadır. Bu söz için kamu denetçisi karşılığı önerilmiştir.


    Yani Vali Ombudsmandır, Kaymakam, Belediye Başkanı hatta Emniyet MüdürüOmbudsmandır.


    Yani BM, AB, Nato ya da diğerleri gibi toplumda adı, yeri ve makam sahibi olanların her biri ombudsmandır.


    Peki, bunlar bunun farkında, bu görevi yapıyorlar mı?


    Ülkenin ABD ile yaşadığı sorunda yetersiz kalan BM, AB, Nato gibi Ardahan gibi sınır ilin futbol takımının yaşadığı ekonomik ve diğer sorunları çözüm bekleyen Serhat Ardahan Spor’a yönelik olarak bir kimse iki kişi arayıp, ‘ya yapmayın, bir birinize yardımcı olun, gereğinin yapın’ diyor mu?


    Bilmem ama benim anladığım birçok sorunu kâğıt üzerinde yazılan onca yazışmalardan daha etkili olan Ombudsmanlığın yapılmadığıdır…

  • Ünsal Kılıç Annesini Kayıp Etti..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 www.yasamtv.com.tr


    Göle İlçesinin eşraflarından sevilen, sayılan İşadamı Nurettin KILIÇ’ın eşi Hediye Kılıç geçirdiği kalp yetmezliği hastalığından dolayı yaşama gözlerini yumdu.


    İş adamı Merhum Nurettin KILIÇ’ın Eşi Hediye KILIÇ Göle Kuytuca Köyünde Toprağa verilecek


    Emekli Gardiyan Atom KILIÇ,  Göle ilçesinin renkli siması İşadamı Ünsal KILIÇ ve Tomris Kılıç DURAK’ın annesi Kılıç ailesinin direği Hediye KILIÇ hayata gözlerini yumması aileyi ve yakınlarını derinden üzdü.


    10 EYLÜL’DE TOPRAĞA VERİLECEK


    75 Yaşında Ardahan’ın Göle ilçesinde yaşamını kaybeden Merhum Hediye KILIÇ’ın cenazesi Göle Merkez camisinde kılınacak ikindi namazından sonra Kuytuca köyünde toprağa verilecek.


    , Serhat Birikim Medya Gurubu olarak, Giderken arkasında bir sürü güzellik bırakan Merhum Hediye KILIÇ’a Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Kılıç ailesine sabır ve başsağlığı diliyoruz.


    Taziye için: Ünsal KILIÇ GSM:  0532 100 94 08



     


    BAŞKANLIK EYALET SİSTEMİ İLE DEVAM EDER!


    Önce iktidarın engellerini, sonra seçildikten sonra yakalayamadığımız Esenyurt Belediye Başkanının da yakalandığı pandemiyi  bahane edip, başta yıllar sonra kendilerini oralara taşıyan ittifak ortaklarını, gönüldaşlarını hatta hemşerilerini görmezden gelip, randevular vermeyip, onlarla akıl danışmanlığı yapmayıp ve en önemlisi, ‘HDP’mi benden iyi HDP’li olmaz, İYİ Partili mi benden iyisi olmaz, Muhafazakar mı benim anamda, bacımda başörtülü, babam da hacı” diyerek ”seçildim nasılsa’ şımarıklığı ile görmezden gelip, Saadetinden, HDP’sine, İyi Partisinden, sol orijinli insanları görmezden gelen ve buna tepki olarak Ardahan’da oluşturulan HDP ittifakının bozulmasına neden olan CHP’nin yerel yönetimlerinin tutum ve davranışları yani halkı kucaklayamayışlarının gölgesinde tartışılmaya devam eden başkanlık sistemi sancıları da sürüyor.


    Ve bu sancılar arttıkça 2023 seçimlerine 3 yıl kala erken seçim tartışmaları da devam ediyor. Belediye seçimlerinin de içinde olmasının hesaplandığı bir erken seçimin 2022’nin sonu ya da 2023’ün ortalarında olacağı yönünde tartışmaların sürdüğü ülke siyasetinde daha yeni olan ve eyalet sistemi resmi olarak kabul görmedikçe yerine oturmasının mümkün olmadığı görülürken mevcut iktidarın elinde tutmaya çalıştığı başkanlık sisteminin devamını ve son mahalli idareler seçimlerinde ellerinden çıkan yerel yönetimleri geri alma hesapları için kıvrandığı da diğer süre gelen bir konu.



    Mevcut iktidarın ortağı MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin eyalet sistemi ile ilgili açıklaması özellikle referandumun evet kanadında büyük yankı uyandırdığını da hesaba katan Başkan Erdoğan’ın bu süreçte eyalet konusunda MHP’nin geneli olmazda Bahçeli ve üst düzey ekibini ikna edip etmediğini merak ederken eyalet fikri ve sistem bakımından kritik olan MHP’nin pusulasının hangi yönü göstereceği ve en önemlisi başkanlık sistemin tam anlamıyla oturmasına katkı sunacak olan ve ”yok olmaz” diyeceğini sanmadığım HDP ile MHP varken nasıl bir diyalog kurulacağı ve başkanlık sisteminin devam için elzem olan eyalet sistemi tartışmaları etkileyebilir.


    Evet, çeşitli ülkelerde yönetimsel bir sistem olarak eyalet sistemi uygulanan bir dünya da eyaleti yürümeyecek olan başkanlık sistemi ile yeni bir seçime doğru giden iktidar ve ortağının ince eleyip, sık dokuduğu bu sistemi tabanına anlatma yollarını arayan ve meclisin açılması ile gündeme gelecek olan yeni yerel yönetim yasasıyla bu yönde hazırlık içinde olduğunu net olarak ortaya koyacak olan iktidarın bu yasa ile son seçimlerden bu yana bir çok yetkiyi ellerinden alıp, karayolları dahil diğer kurumlara devreden iktidar bu adımla da vekillerin olduğu gibi belediye başkanlarının kalan yetkilerini de ellerinden alıp, başkanlık ve eyalet sistemini istemek zorunda bırakma hesapları da yapıyor gibi..


    Eyalet sistemi genellikle seçilmiş olan valilerce yönetilen ve belli bazı özerklilere sahip büyük bir yönetim birimidir. ABD, Avusturya, Almanya ve Avustralya’da belli sınırları olan büyük federal yönetim birimleri var ve bu Türkçe’de eyalet adı ile anılmaktadır. Örneğin ABD’de eyaletler özerk bir yapıya sahiptir. ABD’nin anayasal yapısına bağlı olmakla beraber kendilerine ait kanunları, başkanları (valiler) ve yönetimsel farklılıkları olmasına hazırlanan bu gidişatın şart olduğu ve mevcut başkanlık sisteminin devamı için eyalet sisteminin şart olduğunu ben değil, başkanlık sisteminin gelmesi için HDP’ile kurduğu barış süreci gibi birçok sürece yönelik cesur adımlar atan Başkan Erdoğan’ında bildiğine göre önümüzdeki günlerde olmazsa da aylarda eyalet sistemini hep birlikte yeniden tartışacağız biline..


    Açıkça söylemese de iktidarının devamı için mecbur olduğu MHP’yi üzmeme adına Büyükşehirler sonrası eyalet sitemine giden diğer önemli bir adım olan  Bütünşehirler planını, Barış süreci gibi buzluğa kaldıran Başkan’ın bu yöndeki çıkışına her an hazır olalım diye düşünürken ortağı Bahçeli’nin 2017 yılında yaptığı bir açıklamada eyalet sistemi tartışmalarına ilişkin bakışının da çokta karşı bir bakış olmadığı ama zamana ihtiyaç olduğunu anlatmak istediğini de anlıyor gibiyim…


    Evet AK Partili bir danışmanın eyalet sistemi için ” Eyalet sistemini getireceğiz” başlığı ile 2017 yılında yaptığı açıklama ardından, “Öyle bir açıklamayı yapan insanlar ya Adalet ve Kalkınma Partisi’nin hedefini sabote ediyorlar veya bir iç pazarlıkla görevlendirilmiş konuşmacılar bunlar. Bunları zaman gösterecek. Eyalet sistemini getireceğiz diye bir danışman cumhurbaşkanı danışmanı olarak söylüyor ve cumhurbaşkanı da buna ses çıkartmıyor kabulleniyor ise o zaman 2 gün içinde eyalet sistemine karşı olan üniter yapıda düşüncesi olan ülkücülerin kararı ne olabilir?” demişti.


    Ve bence Bahçeli’nin o günden sonra bugüne kadar gündeme getirmediği ve reddetmeyip, rafa kaldırdığı anlaşılan 2017 yılı açıklamasında bahsettiği o zaman bugünkü zaman gibi.. Yani 2023 hedefine gitmenin zamanı ancak tam yerleşmiş, eyalet sistemi getirilmiş bir seçim sistemi ile beklenen zamandan başka zaman değil gibi..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    ARDAHAN-BURSA KARDEŞ OLDU 2!.


    Bir defa yetmedi iki oldu..


    arşiv haber 04/04/2015 tarihli haber


    *AK PARTİLİ BELEDİYELER MİLLETİN AKLIYLA DALGAMI GEÇİYORLAR?..


    2010 Yılında Nisan ayın da Ardahan’a gelerek Ardahan Belediyesi ile kardeşlik protokolü imzalayan ama o günden bugüne Ardahan’a kardeşlik adına bir çöğ süpürgesi vermeyen Bursa Büyükşehir Belediyesiyle 5 yıl sonra hem de yine bir Nisan ayında ikinci kez kardeşlik protokolü imzalandı..

    İŞTE 5 YIL ÖNCE ATILAN İMZALARIN İKİNCİSİYLE İLGİLİ 2. İMZA VE 2. HABER..



    **Bursa Ardahan ile kardeş oldu..2


    Bursa ile Ardahan arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik alanlardaki diyaloğu güçlendirmeyi hedefleyen kardeşlik protokolünü, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ile Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy imzaladı.

    ‘Daha sağlıklı ve daha yaşanabilir, marka bir kent’ hedefiyle Bursa’yı geleceğe taşıyan Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin diğer şehirleriyle kardeşlik bağlarını da güçlendirmeye devam ediyor.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin dostluk eli, artık Ardahan’a dek uzanıyor. Bursa ile Ardahan arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik alanlardaki diyaloğu güçlendirmeyi hedefleyen kardeşlik protokolü, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ile Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy tarafından imzalandı.

    Heykel’deki Tarihi Belediye Binası’nda gerçekleştirilen protokol, Bursa ile Ardahan’ı daha da yakınlaştırdı.

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, 2010 yılından bu yana Bursa ile Ardahan arasında sürdürülen kardeşlik diyaloğunun daha da gelişmesi hedefiyle protokol gerçekleştirildiğini söyledi. Başkan Altepe, Türkiye’nin tüm şehirlerinin gelişmesini hedeflediklerini vurgulayarak, “Bursa, Türkiye’nin en hızlı gelişen kentleri arasında yer alıyor. Bursa’daki değişim ve gelişimin diğer kentleri de desteklemesi ve örnek olmasından yanayız” dedi.

    Başkan Altepe, Bursa’nın Ardahan’ı da güçlendirecek adımları atacağına işaret ederek, “Bursa ile Ardahan arasında sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda işbirliğinin gelişmesi, karşılıklı olarak kalkınmanın sağlanması ve deneyim ve birikimlerin paylaşılmasını sağlamayı hedefliyoruz. Bunun için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.

    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy da Bursa’daki hızlı değişim ve gelişimi yakından izlediklerini ifade ederek, “Başkan Altepe’nin Bursa’da turizmin, tarihi eserlerin ve ekonominin gelişmesi noktasındaki yatırımlarını yakından takip ediyoruz. Bizler de bu tecrübelerden faydalanmak istiyoruz” dedi.

    Bursa’da Ardahan nüfusu kadar Ardahanlı vatandaşın yaşadığını belirten Köksoy, “Bu nüfus Bursa’ya çok ciddi katkı sağlıyor. Bursa’nın da Ardahan’a katkı sağlamasını istiyoruz ve bu sinerjinin doğacağına inanıyoruz” diyerek, Ardahan’a kazandırılacak bir araç terminali için de Bursa’dan destek istedi.

    Ardahan Valisi Ahmet Deniz ise Türkiye’deki gelişim ve değişimde Bursa’nın öncü rol oynadığını belirterek, protokolün Bursa ve Ardahan’ın ilişkilerini güçlendireceğini vurguladı.


    Aynı heyet daha sonra Bursa’da ki Ardahanlılar Federasyonun düzenledikleri gecede bir araya gelip, ikinci kez atılıp, hiç bir şey yapılmayan protokolün şerefine halay çektiler..


    ***


    **5 YIL ÖNCE ATILAN İMZALAR ARDINDAN YAPILAN AÇIKLAMANIN HABERİ..


    10 Haziran 2010


    BASIN BÜLTENİ


    BAŞKAN ALTEPE’YE ARDAHAN’DA SEVGİ SELİ

    –    BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI RECEP ALTEPE, KAĞIT ÜZERİNDEKİ KARDEŞLİK İLİŞKİLERİNİ SOMUT İŞBİRLİĞİNE ÇEVİRMEK İÇİN GİTTİĞİ ARDAHAN’DA 200 ARAÇLIK KONVOY VE BİNE YAKIN VATANDAŞ TARAFINDAN KARŞILANDI.

    –    BAŞKAN ALTEPE, DOĞU KALKINMADAN TÜRKİYE’NİN KALKINAMAYACAĞINI BELİRTEREK, BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ OLARAK ARDAHAN’A GEREKLİ DESTEĞİ VERECEKLERİNİ SÖYLEDİ.


    BURSA – Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, kağıt üzerindeki kardeşlik ilişkilerini somut işbirliğine çevirmek için gittiği Ardahan’da yüzlerce araçlık konvoy ve bine yakın vatandaş tarafından karşılandı. Ardahanlıların yolda kurban keserek karşıladığı Başkan Altepe, doğu kalkınmadan Türkiye’nin kalkınamayacağını belirterek, Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak bölgeye gerekli desteği vereceklerini söyledi.


    Bursa Büyükşehir Belediyesi, son dönemde Balkanlara yaptığı tarihi ve sosyal yatırım işbirliklerini, yurt içinde de geri kalmış illerde uygulamaya başladı. Yaklaşık 2 ay önce kardeş kent Ardahan’a teknik ekip gönderip, bölgede yapılabilecek çalışmaları belirleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Ardahan ve Kars’ta incelemelerde bulundu. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Bayram Vardar ve AK Parti İl Başkanı Nagip Vardar ile Kars’a gelen Başkan Altepe, burada AK Parti Ardahan Milletvekili Saffet Kaya, Kars Belediye Başkanı Nevzat Boskuş ve Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy tarafından karşılandı.


    Karşılamada sevgi seli

    Daha sonra Kars Şeker Fabrikası’nda Kars Valisi Ahmet Kara ve Ardahan Valisi Mustafa Tekmen ile bir araya gelen Başkan Altepe, çeşitli incelemelerde bulunmak üzere AK Parti Ardahan Milletvekili Saffet Kaya ile birlikte Ardahan’a geçti. Başkan Altepe, Ardahan-Kars karayolunun Çamlıçatak mevkiinde 200 araçlık konvoy ve bine yakın vatandaş tarafından karşılandı. Ardahanlılar, Başkan Altepe ile selamlaşmak için yolda uzun bir kuyruk oluşturdu.


    “Bir Ardahan da Bursa´da var”

    Başkan Altepe, Ardahan Belediye binası önünde de coşkulu bir kalabalık tarafından karşılandı. Halk oyunları gösterisinin ardından belediye binası önünde toplanan vatandaşlara seslenen Başkan Altepe, “Ardahan Bursa zaten her zaman iç içe. Bir Ardahan da Bursa´da var. Birbirimize yabancı değiliz. Bu kadro, başta Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, bu işi kendine hizmet olarak görmüştür. Halka hizmeti şiar edinen bu mevcut kadro, hizmeti ibadet olarak kabul ediyor. Bugün kağıt üzerindeki kardeşliğimizi somut işbirliklerine çevirmek için buraya geldik. Ülke olarak güzel günler yaşıyoruz. Son 6-7 yıl içinde tüm ülkede büyük gelişmeler oldu. Unutmayalım, 7 yıl önce Türkiye neredeydi? Hükümetler toplanamıyordu. Türkiye dünya arenasında gerçekten büyük zorluklar yaşıyordu. Büyük prestij kaybetmişti. Ama artık bugün bu ülke Sayın liderimiz Erdoğan ile birlikte büyük bir ivme yakaladı. İnşallah bunu tüm illerimize yayacağız´´ dedi.


    “Gönül gönüle güzel projelere imza atacağız”

    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’u makamında ziyaret eden Başkan Altepe, Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak daha önce de Ardahan´ın alt yapısına yönelik bir teknik çalışma yaptıklarını hatırlatarak, “Bizden önce teknik ekibimiz, ´Ardahan´a alt yapı için ne tür bir katkımız olabilir´ anlamında bir çalışma yapmıştı. Bugün bende yapılabilecek işleri ve Ardahan´ı bizzat yerinde görmek istedim. Bu nedenle Bursa olarak bugün buradayız. Sizin yanınızda olduğumuzu göstermek için buradayız. Ardahanlıların yüzünün gülmesi için buradayız. El ele gönül gönüle güzel projelere imza atacağız. Ardahan’a katkı sağlayabilecek neler yapabiliriz onları belirleyip, imkanlar ölçüsünde hayata geçirmeyi planlıyoruz´´ diye konuştu.

    Ziyarette hazır bulunan AK Parti Ardahan Milletvekili Saffet Kaya ise, son iki yıl içinde Ardahan’ın en çok yatırım alan iller arasında ilk sırada yer aldığını belirterek, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve diğer büyükşehir belediyelerinin de desteğiyle Ardahan’da daha güzel çalışmaların hayata geçirileceğini belirtti. Kaya, Başkan Altepe’ye de Ardahan’a verdiği önem nedeniyle teşekkür etti.

    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy da ziyaretinin anısına Başkan Altepe´ye teşekkür ederek, plaket ve Ardahan yöresine ait bir kilim hediye etti.

    Öte yandan, Ardahan´da amatör kümede futbol oynayan 23 Şubat Spor kulübü de Başkan Altepe´ye forma armağan etti.


    Doğu çile dolu

    Başkan Altepe ve beraberindeki heyet daha sonra, kentin acil çözüm bekleyen sorunlarını yerinde inceledi. İlk olarak belediye binasının karşısındaki parkı gezen Başkan Altepe, buranın düzenlenerek kent merkezine yakışır hale getirilebileceğini söyledi. Ardahan Belediye Başkanı Köksoy’un, hayvan pazarı, semt pazarı ve yolların düzenlenmesi yönündeki talepleri üzerine pazar alanlarında da incelemelerde bulunan Başkan Altepe, buralara çeki düzen getirecek projelerin hazırlanabileceğini kaydetti. Ardahan Kalesi’ni de gezen Başkan Altepe, daha sonra Ardahan’ın Hanak ilçesinde Belediye Başkanı Taşdemir Çoban ile görüştü. İlçenin sorunlarını anlatan Çoban, altyapı sorunlarının başta geldiğini, kanalizasyon hattının yüzde 10’lar seviyesinde olduğunu belirtti. Yeterli iş makinelerinin bulunmadığını ifade eden Çoban, ilçeye sağlanacak en küçük katkının bile kendileri için büyük önem taşıdığını söyledi. 

    Hanak ilçe merkezini gezen Başkan Altepe, daha sonra da Göle ilçesinde Belediye Başkanı Sabri Muratoğlu’nu makamında ziyaret etti. Kısıtlı imkanlarla hizmet vermeye çalıştıklarını dile getiren Başkan Muratoğlu, 53 köye hizmet verdiklerini ancak bir itfaiye araçlarının bile bulunmadığını belirterek, Başkan Altepe’den bu konuda destek istedi.


    “Göçü tersine çevirmeli”

    Ardahan merkez ve ilçelerdeki sorunları tek tek dinleyin Başkan Altepe, bölgenin yıllardır ihmal edildiğini bu nedenle de sürekli göç verdiğini hatırlattı. Öncelikle göçü engellemek adına ekonomik bazı adımların atılması gerektiğini dile getiren Başkan Altepe, “Belediye hizmetlerinin yanında öncelikle halkın göç etmesini gerektirecek unsurları ortadan kaldırmak gerekli. En önemli geçim kaynağı olan hayvancılığı geliştirmek ve gençlere iş imkanları sağlamak gerekiyor. Böylelikle göçü tersine çevirebiliriz. Biz doğunun dertleriyle dertlenmesek burada olmayız. Öncelikle Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak neler yapabiliriz onları belirleyip, koyabileceğimiz her türlü katkıyı koymak istiyoruz” dedi.

    Başkan Altepe, son olarak Kars Belediye Başkanı Nevzat Boskuş’u da makamında ziyaret ederek, 8 yıldır Bursa Büyükşehir Belediyesi ile kardeş olan Kars’la da işbirliğine yönelik çalışmaların yapılacağını kaydetti. 

    Kars Belediye Başkanı Boskuş, günün anısına Başkan Altepe, Genel Sekreter Yardımcısı Bayram Vardar ve AK Parti İl Başkanı Nagip Vardar’a yöresel el dokuma kilim hediye etti.


    BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

    BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ

    Haberi ekleme saati: 21.24-02 Nisan 2015

  • TOBB AKTAŞ'TAN SONRA TÜKGÖZÜ'NÜ DE YENİLEYECEK..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 www.yasamtv.com.tr


    TÜRKGÖZÜ (BADELE) İÇİN SÖZLEŞME İMZALANDI


    eçtiğimiz hafta gazetemizin gündeme getirdiği ‘Türkgözü Sınır Kapısı Çöktü’ haberi ardından Milletvekili Atalay, Türkgözü Gümrük Binası ile ilgili müjdeyi Ardahanlılarla paylaştı. Atalay: “Türkgözü, Gürbulak, ve Pazarkule Kapılarının ihtiyaç duyduğu bina ve altyapı tesisleri projelerinin uygulama sözleşmesi Ticaret Bakanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Gümrük ve Turizm İşletmeleri A.Ş arasında imzalandı” dedi.



    GÜMRÜKÇÜLERE  Huş Tavuklu TEŞEKKÜR BELGESİ


    Ardahan’ın Gürcistan’a komşu Posof İlçesi Kaymakamı Murat Mete, tayini çıkan Türkgözü (Badele) Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Bölge Amir V. İbrahim Gürleyen ve Gümrük Müdür Yardımcısı Çiğdem Gürleyen’e görevlerini yürüttükleri süre zarfında yaptıkları çalışma ve hizmetlerden dolayı Teşekkür Belgesi vererek, Posof’a özgü olduğu söylenen ama bugüne kadar hiç görülüp, ele geçilemeyen Huş Tavuğu maketi hediye etti.


    Kaymakam Murat Mete, Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Bölge Amir V. İbrahim Gürleyen ve Gümrük Müdür Yardımcısı Çiğdem Gürleyen’e bundan sonraki görevlerinde de özverili bir şekilde çalışmalarını ileterek başarılarının devamını diledi.



    OTOBANDA TERS YÖNE GİTMEK…

    Bu günkü yazıma ilham olan bir arkadaşımın bana anlattığı Temel fıkrasıyla başlamak istiyorum. 


    “Temel, Dursun ve İdris hangimizin arabasının fren sistemi daha iyi çalışıyor diye iddiaya girmişler. Önce Dursun yokuş aşağı arabasına binmiş tam duvarın önüne geldiğinde frene basmış ve araba gayet rahat şekilde durunca; ‘benim arabanın fren sistemi ABS demiş’


    İdris’in arabası da aynı şekilde frene bastığı an durmuş İdris de; Benim arabanın fren sistemi de ABS demiş’


    Sıra bizim Teme’le  gelince  yokuş aşağı inerken ne kadar frene bastıysa da duvara bindirmiş garibim. İdris’le Dursun gülerek ‘Senin arabanın fren sistemi nedir?’ diye sorunca da ; Benim arabanın fren sistemi ASD  yani  “anasını ….. durmaz” . diye cevap verir.. 



    Gelelim ikinci Temel olayına…


    Yap işlet devret yöntemiyle yaptırılan 3. Köprü, yeni havaalanı, otobanların yanı sıra son yerel seçimlerde sonra büyük şehirlerin sınırları içinde kalan yolların yapımını sanki yeniymiş gibi yenilenmesini üstlenmiş gibi reklam yapan karayollarının yollarında “İstanbul kazan ben kepçe” misali dolaşırken ziyaret ettiğim dostlardan biri “-Abi sen otobanda ters yöne mi girmişsin de fark edemiyorsun” diyordu.


    Bunu söyleyen Avukat dostum söylemini teyit etmek için bir de otobana ters girmiş olan Karadenizli Temel’i örnek gösteriyordu…


    Zira kendisiyle yaptığımız sohbette konu başta STK lar, siyasi partiler kanalıyla oluşturulmak istenen ama bir türlü oluşturulamayan “Birlik beraberlik” ti konumuz..


    Aynı konuyu iş insanlarımız olan Mahir Aktaş ile Fuat Ağdemir’lede yapmamız bu konun ben yokken de beni ilgilendiren kamuoyunca masaya yatırılıp, tartışıldığınıda anlıyordum..


    Yani Başkanlığını yaptığım gerek “Güçlü bir Ardahan Lobisi” parolasıyla yol alan ARDAFED gerekse mevcut iktidardan ayrılıp bir türlü %28 i aşamayan muhalefetin yanında yer alan siyasi partilerin neden o isteneni veremediğini konuşuyorduk. 


    Peki suç kimdeydi? 


    Otobanda normal yönde seyredenler mi yoksa bu normalliğin dışında aynı yolda ters istikamette giden miydi?..


    Bir hafta içinde görüştüğüm dostlarla yynı sohbeti yapan Avukat dostum beni, ters yöne girmiş Temel’e benzetirken Temel’in fıkralarda da olsa insanların hafızasına temel atıp halen yaşadığının örnek gösterildiğini ve insan yaşamında önemli bir yer tutan benzetmelere kaynak olduğunu düşünmeden aynı otobanda hep aynı yönde seyredenlerin çoğunun adının bile anılmadığını unutuyordu.



    Bu nedenle mevcut sisteme karşı çıkanların normal denen sistemin çarklarına değnek sokanların asi, isyankâr hatta terörist olarak ilan edildiğini belirten ve benim de içinde bulunduğum durumu buna benzeten aynı dostum Avukat Sezgin Kaya hukukçu olmasına karşın mütevaziliğininde  verdiği bir bakışla otobanda normal yönde seyredenlere benim de uymamın yararlı olacağını ister gibiydi.


    Halbuki normalden öteye gitmeyen, bozuk diye isyan edilen sistemin çarklarını kıramasalar da ağırlaştırıp durduran hatta ters çevirenlerin de asiler, isyankârlar, ilk etapta terörist diye adlandırılsalar da verilen mücadeleler neticesinde kazanımlar sonrası ‘devrimci, lider’ hatta dün “Muhtar bile olamaz” denilenler gibi ülkeye başkan bile olunabiliyoru akla getirmiyordu, normal akan otobanda ters istikamette gidiyor denenler.



    Örnek mi?


    Peygamber (sav) efendimizin dokunulmaz denen putlara tapanlara karşı verdiği mücadele, padişaha rağmen Anadolu’yu elinde tutmayı başaran bu ülkenin kurucusu gibi liderlerin olmaz deneni, geleneksel hale dönüşmüş olan üyesi olduğu partiyi terk edip kendi partisini kuran bu günkü iktidarın ve ülkenin Başkanı ters yöne mi girmişti de halen saygıyla anılıp unutulmuyorlar, onca otobanda normal gidenlerin kısa sürede unutulduğu şu üç günlük dünyada..




    Kırşehir’de Matem, Posof’ta Halay!


    ARŞİV HABER 20/05/2016 TARİHLİ HABER


    BUNU KÜRT KÖKENLİ BİR BAŞKAN YADA İLÇE YAPSAYDI NE DERDİNİZ?


    Aralarında Ardahanlı bir şehidin de bulunduğu bir çok şehidin toprağa verildiği gün Posoflular gün boyu halay çektiler. Hükumetin ‘Şehitler var’ diyerek 19 Mayıs etkinliklerinde eğlence olmayacağını belirtmesine karşın aynı gün aralarında Ardahanlı Uzman Çavuş Gökhan Dünadar’ın da bulunduğu 5 şehitin toprağa verildiği gün karşın AK Partili Posof Belediyesi, Posof İstanbul Derneği ve Bursa Ardahan Federasyon yöneticileri bol halaylı bir 19 Mayıs etkinliği düzenledi.


    YERİ GELDİĞİNDE MİLLİYETÇİLİKTE KİMSEYE KÜL BIRAKMAYANLAR ŞEHİTLERİN TOPRAĞA VERİLDİĞİ GÜN 19 MAYIS’I MANA EDEREK, ‘ÇAL OYNASIN’ DİYEREK GÜN BOYU EĞLENDİLER..


    *işte iki yüzlülüğü ortaya koyan DHA’nın haberi..


    Gürcistan sınırında çoşku..


    Gürcistan sınırına sıfır noktada olan Ardahan’ın Posof ilçesinde Atatürk´ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nda karakucak güreşleri, buzağı teşvik yarışması ve halat çekme yarışmaları yapıldı. Posoflu ses sanatçısı Mehmet Akbulut konseriyle renklenen Gençlik Bayramı’nda vatandaşlar bol bol halay çekti.


    Posof´ta 19 Mayıs Gençlik Haftası kutlamaları kapsamında Orman Deposu mevkiinde düzenlenen programda, Posof Çok Programlı Anadolu Lisesi folklor ekibi ile Halitpaşa ortaokulu halk oyunları ekibi gösteri sundu. Karakucak güreşleri, buzağı teşvik ve halat çekme yarışması renkli görüntülere sahne oldu. Birbirinden güzel 22 buzağının yarıştığı yarışmasında; Armutveren köyünden Yener Eren’in buzağısı 1’inci, Posof merkezden Necmettin Taşçı’nın buzağısı 2’inci, Sarıdarı köyünden Muhammet kurşunun buzağısı 3’üncü oldu.

    Halat çekme yarışmasında takımlar birbirlerine üstün gelebilmek için kıyasıya mücadeleleri ilginç görüntüler oluşturdu. Kültür Bakanlığı ses sanatçıları ile Posoflu ses sanatçısı Mehmet Akbulut ve Sahil Ekmekçi bir konser verdi. Posof ilçesinde düzenlenen kutlama etkinliklerine binlerce insan katıldı. Tören alanının etrafında günler öncesinden yer alan satıcılar ürünlerini sergilerken, vatandaşlar ise piknik yaparak bayramın tadını çıkardılar.


    Gençlik Haftası nedeniyle düzenlenen Halı saha futbol turnuvası, bilardo yarışması, halat çekme yarışması, buzağı teşvik yarışması ve güreşlerde dereceye girenlere çeşitli ödüller verildi. Posof’taki kutlamalara İnegöl‘de ikamet eden yaklaşık 200 kişilik bir gurupta İnegöl Belediyesinin organizasyonu ile ilçeye gelerek kutlamalara katıldı.

    Posof’taki kutlamalar, İnegöl Belediye Başkan Vekili Turgay Yel, İstanbulBüyükşehir Belediyesi İETT Ulaştırma Daire Başkanı Aydın Karadağ, İnegöl Posoflular Derneği Başkanı Özgen kurşun, Bursa Ardahanlı Dernekler Federasyonu Başkanı Zekai Aydın’da katıldı. Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı kutlamalarda vatandaşlar bol bol halay çekip eğlendi.


    **AYNI GÜN.. 


    Ardahanlı Şehit Piyade Uzman Çavuş Gökhan Dündar Son Yolculuğuna Uğurlandı..


     Hakkari’nin Şemdinli ilçesindeki yola düşenen bomba sonucu 4 arkadaşı ile birlikte şehit düşen Arahanlı Piyade Uzman Çavuş Gökhan Dündar’ın (28) cenazesi, memleketi Kırşehir’in Mucur ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı.


    Kapadokya Havalimanı’ndaki törenin ardından karayoluyla ilçeye getirilen Dündar’ın Türk bayrağına sarılı naaşı, Yenice Mahallesi’ndeki baba ocağına götürüldü. 


    Burada helallik alınması ve dua edilmesinin ardından şehidin naaşı, Mucur Belediyesi önündeki alana getirildi. Şehidin annesi Necla ve ağabeyi Volkan Dündar, burada tabuta sarılarak gözyaşı döktü. 

    Anne Necla Dündar, oğlunun cenazesi önünde asker selamı verdi. Tören alanında fenalaşan şehidin amcası Muammer Dündar’a 112 Acil Servis ambulansında müdahale edildi. 

  • Çıldırlı Genç Kız Trafik Canavarı Kurbanı..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz gün iş yerinden evine dönen ve birçok aracın hızla seyrettiği İstanbul E-5 Karayolunda Pendik Güzel yalı mevkiinde, Gebze doğrultusunda karşıya geçmek isteyen Yıldız Kızılırmak (27) hızla gelen bir aracın çarpması sonucu ağır yaralandı.

    Hastaneye kaldırılırken hayata göz yuman Kızılırmak Ardahan Çıldırlı Sunucu Meryem Kızılırmak’ın eşi Levent Kızılırmak’ın yeğeni olduğu öğrenildi.




    Genç yaşta hayata göz yuman Yıldız Kızılırmak’ın Cenazesi 03.09.2020 perşembe öğlen namazına müteakip İstanbul Pendik Güzelyalı mahallesi Ömer Hekim Camisinde kılınacak cenaze namazı ardından toprağa verilecek. İrtibat Metin Kızılırmak. 0537 917 25 78



    Bir Günde 4 Görüşme..


    Hayatı durdurduğu ileri sürülüyor ama hiç de durmadığını geldiğim metropol İstanbul’da bir kez daha gördüm. Ve bu görüşümü teyit eden sanal değil, sosyal hayattı. Çünkü birimizin hepimiz olduğunu ve “senin olmadığın yerde ben eksiğim, benim olmadığım yerde sen eksiksin” diyen bir sistemle yürüyor yaşanılası dünya.


    Hemen her günün bir günü anlatmaya çalıştığı aynı dünyanın 1 Eylül’ü yani “Dünya Barış Günü” nün kutlanmaya çalışıldığı adaletin arandığı ülkemde aynı güne rastlayan yeni Adli Yılın başlangıcıydı bugün.


    Ve insanları küçümsemek ya da unutkanlıkla suçlamak için adını sıkça kullandığımız balıkların tutulması sezonunun başladığı bir gün de olan Eylül’ün ilk günü iki Avukat ve bir mühendis hemşerimi ziyaret ettim.



    Geçtiğimiz seçimlerde bir çok hemşerimin  yaşadığı ama mecliste bir temsilcisinin olmadığı Kocaeli’nde 9. sıradan Milletvekili adayı olan Avukat Ufuk Ekinci ile İstanbul Metropolünün Anadolu yakasında gerek Avukat ünvanıyla gerekse siyasi ve stk’lara yakınlığıyla tanınan Avukat Serkan Kaya ile  bizzat, Avukat Cansever ile telefonda yaptığım görüşmelerde başta o çok aranan ama hala tam olarak bulunmadığıyla eleştirilen Adalet olmak üzere insan hakları, birlik ve beraberliğin önemini konuştuğumuz “1 Eylül Dünya Barış Günün” de barışın insanlar arasında hatta Sivil Toplum Örgütleri arasında, siyasette nasıl sağlanabileceğini de uzun uzadıya bahsettiğimiz bu sohbetlerde, “O çok istenen ama bir türlü istenenin bulunamamasından suçlular kimdiri?” de tartıştık.


    Gerek Gebze’de gerek Pendik, Kartal’da yani İstanbul’un Anadolu yakasında ve bir hemşerimin Şehr-i emin olduğu Esenyurt’ta önemli isimler olan, benimde çok önemsediğim üç Avukatın yanı sıra aynı gün yine Gebze’de görüştüğüm İnşaat Mühendisi Mustafa Kaya ile yaptığım görüşmede konumuz yine Barış, Adalet, Birlikte Hareket, STK ların önemi ve siyasetti.


    Çöl sıcaklarının yanı sıra bir hayli yakıcı olan ülke gündeminin Yunanistan ile savaş, TİP Milletvekilinin atanmış bakanın twiti sonrası saldırıya uğradığı bir süreçte 1 Eylül’de yani Dünya Barış gününde yaptığım bu ziyaretlerde yaptığımız sohbetlerde birlikte hareketin, barışın, kardeşliğin adaletten geçtiğini bir kez daha anladık, anlattık.


    Kısa bir süre önce kurulmasına karşın kısa sürede kampüsünün içinde Ana Okulun yapıldığı, kolej yapımının yani sıra 40 öğrenciye burs vermeyi hedefleyen,  hedeflendiği Ardahan Üniversitesi Vakfı 2. Başkanı olan Avukat Serkan Kaya’nın meslektaşı Avukat Ufuk Ekinci’yi aratmayan mütevazilikleri, toplumun birlikte hareketi, Adaletli bir bakışa bağlı olduğuna, bunun anlaşılması halinde gerek ülkenin gerekse toplumun ve onu oluşturan fertlerin başarısının da kaçınılmaz olduğunu belirtip, aranan adaletin, istenen barışın bulunacağını inanarak, önemli bir günü 1 Eylül’ün atmosferi ile sohbetlerimizi sonlandırdık.


    Tabi ki “Balık Hafızalı” olup konuşulanları, istenenleri unutmamak kaydıyla…



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Muharrem İnce Trafik Kazasında Öldü!..


    arşiv haber 21/10/2017 tarihli haber/yorum


    İki otomobilin çarpışması sonucu Muharrem İnce hayatını kayıp etti..


    Ardahan‘da iki otomobilin çarpışması sonucu bir kişi yaşamını yitirdi.

    Hanak-Damal karayolunda Muharrem İnce (39) idaresindeki 01 CJ 601 plakalı otomobil, Ortakentkavşağında CHP Hanak İlçe Başkanı Katip Ayık’ın kullandığı 35 DE 893 plakalı otomobille çarpıştı.

    Kazada ağır yaralanan sürücü İnce, 112 Acil Servis ekibince kaldırıldığı Hanak Aile Sağlık Merkezi’ndenArdahan Devlet Hastanesine sevk edildi.

    BOTAŞ’ta çalıştığı öğrenilen İnce, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

    Ayık, kazadan yara almadan kurtuldu.


    Kazada ölen kişinin CHP Yaloıva Milllervelikili ile isim ve soy isim adaşı olması dikkat çekti.


    Aynı şeyleri düşünüyorsak bu anlaşılmamak neden?








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Bir gazeteci olarak ülkem ve memleketimde yaşananları takip edip, kamuoyuna aktarma görevimin yanı sıra 600 ila bir milyona yakın Ardahanlının göç edip, yaşamlarını idame ettiği İstanbul’da ki derneklerin en üst çatı örgütü olan Ardahan Dernekler Federasyonun Genel Başkanlığını yapan bir olarak anlaşılmamaktan zorlandığımı son Ankara ziyaretimde bir kez daha fark ettim..

    Halbuki; ‘Ben Ardahanlıyım’ diyen her Ardahanlı gibi bende Ardahan’ıma ve Ardahanlılara hizmet etmek için bir taraftan gazetecilik yaparak diğer taraftan ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ mücadelesi veren Ardahanlı stk’ların üst çatısı olan ARDAFED İstanbul Başkanlığı aracılığıyla bu ülkeye katkı katmaya çalışan ama sanırım gerek siyasi bakışım, gerekse dilim hatta rengim dolaysıyla anlaşılmak istemeyen bir Ardahanlı olmaktan öte bir şey değilim..

    AK Parti ve CHP Ardahan Milletvekillerinin yanı sıra bana göre İstanbul Ardahan Federasyonun amaç ve hedefleri gibi ülkemin başkenti Ankara’da ki Ardahanlıları örgütlemeye çalışan Ankara ARDFED’i ziyaretim de gördüğüm tek şey hepimizin aynı şeyleri düşünüp, bir birimizi anlayamadığımızdı..

    Çünkü hepimiz aynı amacı yani ülke genelinde bir birine sayı gösteren, el ele veren ve ülke genelinde güçlü bir Ardahan Lobisi oluşturma arzusu içinde olduğunu anlıyor, fark ediyordum..

    Evet, bunu hepimizn fark edip, ‘Aynı şeyleri düşünüyorsak bu anlaşılmamak neden?’ diye sorduğumuzda amaçlanan, özlenen ve toplumun büyük kesimi tarafından istenen o birlikteliğin sağlanmaması gibi bir engelin kalmayacağını da bilmek gerekir.

    Çünkü hepimiz konuşurken aynı şeyi istediğimiz anlasak, anlaşılsak bu yolun yarısından çoğu geride kalmış demektir..

    İşte bunu gerçekleştirmek içinde 24-25-26 Kasım 2017 Tarihlerinde İstanbul Maltepe de gerçekleştirmek için ortaya konulan ‘Ardahan’ı Tanıtma, İstanul’da ki Ardahanlıların Bir Birini Tanıma Günü’ için ortaya konulan çaba bu çok istenen birliktelik için, güçlü bir Ardahan lobisi için büyük bir fırsat olmalı diye düşünüyor ve gelin bir birimizi anlamak, anlaşılmak için el ele verin diyorum..


    **Dernek Başkanım Cumanız Hayırlara Vesile Olsun..


    Haftanın 6 Gününün hayırsız olsa da Cuma’nın mutlaka hayırlı olması için büyük çaba harcayanlara bakıyorum da sanki hepsi anlaşmalı..

    Çünkü bir birlerinden kopyaladıkları içeriği ne analama gelen, hatta Arapça olduğu için okuyamadıkları hazır mesajları dost, eş, arkadaş olarak bildiklerine attıklarında kimsenin kendilerine ‘Allah Razı Olsun’ demediğini de anlamazlar..

    Çünkü gelen mesajın toplu atıldığını ve iş olsun diye atıldığını onlar gibi attıkları da iyi biliyor..

    Neyse din ve gün düşmanı ilan edilmeden burayı, ‘kıssadan hisse’ diyerek geçerken aynı mesajları yani haftanın 6 gününün hayırsız olsa da bir gününün mutlaka hayırlı olmasına çabalayan dernek başkanlarına gelmek isterim..

    Ardahan Dernekler Federasyonu olarak ortaya koyduğumuz çabalara ve bu çabaları anlatan, duyuran mesajlarımızı hemen her gün attığımız bu dernek başkanları kendilerine gelen hazır cuma mesajlarını hiç kaçırmazken kendilerine bizden, dost eşten gelen birlik, beraberlik mesajlarını cevaplamaktan bile aciz olmaları ilginç bir durum..

    Çünkü aynı dernek başkanları başında bulundukları dernekleri ayakta tutmak için üyeye, çevreye ihtiyaç duydukları halde kendilerini kimsenin takmadığından yakınanlar..

    Yani hafta boyu cuma gününü heyecanla bekleyip, hazır mesajları sağa sola atan dernek başkanlarımız birlik, beraberlik mücadelesi veren ve üyesi oldukları federasyondan gelen mesajlara olumlu yada olumsuz cevap vermekten bile aciz yada yorgun olurlarken kendilerinin ölü bekleyen kazıyıcılar gibi ya biri ölecek toplu mesaj atacak yada cumadan cumaya kendisine gelen mesajı içeriğini pekte anlamadan sağa sola atmakla görevli sanırlar..

    Evet başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde güçlü bir lobi çabası içinde olduklarını belirtip, kurdukları dernekleri yıl da bir kaz gecesi düzenleyen yada ve de kimsenin kalmadığı ve kendilerinin görevi olmayan taziye evi gibi alakasız işlerle meşgul olan dernek başkanları cumanız Mübareke olsun da ya sizin asıl işinizin en azında ayda bir toplantılar yapıp, önce üyelerinizi ardından Ardahanlı hemşehrilerimizi toplayıp, birlik berberliğin nasıl sağlanacağı konusunda iş adamlarınız, kadın ve gençlerinizle birlikte hareket etmeniz ve en önemlisi içinde bulunduğunuz üst çatılarınız olan federasyonlarınızın çalışmalarına katkı sunun daha hayırlı iş yaparsınız diye düşünüyorum..

     
     


    **Çeyizi yıkamacıya verdiler!


    *19/05/2017 Tarihli Haber


    Ardahan’ın Göle İlçesinde düğün hazırlığı yapan bir aile biriktirdiği altınları yıkatmak istedikleri halılarla birlikte Halı Yıkmacıya gönderdi.


    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Karlıyazı (Kirziyan) köylü bir aile düğün hazırlığı için biriktirdikleri 30 Milyonluk altını düğün için aldıkları halıların arasında sakladılar.


    Düğünün yaklaşması ve hazırlıkların başlaması ardından halıları halı yıkmacıya gönderen aile bir an altınların evde olmadığını anladılar.


    Düğün için biriktirdikleri altınları evin her köşesinde arayan ancak bulamayınca yıkamacıyı arayan köylüler halıcının yıkanması için iş yerine getirilen ve sırada olan halıları açınca altınların halıların i.inde olduğunu görüp, aileye haber verdi.


    Halı Yıkamacının dürüstlüğü karşısında şok olan ve altınlarına kavuşan Kirziyan köylüleri yıkaması için halılarını verdikleri halı yıkamacıya teşekkür ederek iş yerinden ayrıldılar.


    Haber: Kurbani Demir


    **ORHAN ATALYAY’DAN SAATLER SONRA AÇIKLAMA


    **16/07/2016 Tarihli Haber


    Ülkede yaşanan darbe girişimin üzerinde saatler geçtikten sonra ortaya çıkan AK parti ArdahaN Milletvekili Prof. Orhan Atalay polise teşekkür ederek, bitirdiği bir açıklama yaptı..

    Darbenin ilk saatlerinde sık sık arayıp, görüşlerini almak isteyen gazetecilerin telefonun açmayan Atalay’ı açıklaması şöyle;


    ORHAN ATALAY’DAN SAATLER SONRA DARBE GİRİŞİMİNE SERT TEPKİ..!


    15 TEMMUZ DEMOKRASİ BAYRAMI OLSUN..!


    Türkiye’de çıkıp ilk kez ”Bunlar Devlet içinde Paralel örgütlenmedir”. söylemi ile bilinen Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, aynı tarihi duyarlılığı ile ülkede yaşanan Darbe girişimi karşısında direnerek sert tavrını ortaya koydu.


    Darbe girişiminin duyulması ve Meclisin bombalamasıyla sokaklara çıkan Ardahan ve ilçelerinin bir kulağı da Ankara’daydı ve Atalay’dan aralıklarla duruşunu da ortaya koyan açıklamalar geldi.


    Atalay:sosyal hesabı üzerinden şu açıklamaları yaptı.İlki ”Ardahan Halkı Ilinde, Vekilleri ise Milli İrade’nin önünde hepimiz dimdik ayaktayız. Alçaklar asla kazanamazlar.”


    15 TEMMUZ DEMOKRASİ BAYRAMI OLSUN..!


    ”Asımın Nesli diyordum ya, nesilmiş meğer. 15 Temmuz Demokrasi Bayramı olsun.”


    ”Alçaklar bir kere daha anladılar ki, düdük çaldıklarında artık şapkasını alıp giden değil kefenini giyip er meydanına çıkan bir Cumhurbaşkanı var.”


    Darbecilere karşı direnen polisleri de selamlayan Atalay: Darbecilere hak ettikleri kepazeliği tattıran yiğit kahraman polislerimizi selamlıyorum.”


     


    ​DARBE Mİ? ‘ÖLÜMÜ GÖSTER, SITMAYA RAZI ET’ Mİ?


    Biz solcuların nerede duracağına karar veremediği bir süreçte adına darbe denilen ama hiçte darbeye benzemediği ileri sürülen olayların gölgesinde kalan Kürt sorunu, bozuk ekonomi gibi onca sorunda bir anda unutuldu gibi..


    Halbuki; Bu sorunların başında gelenlerin, komutanı ve 12 üst düzey askerinin tutuklandığı, ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da onca hakim ve savcının gözaltına alındığı şu günlerde Ardahan Tugay Komutanlığının önünde ki yol ve Ardahan’ın kent içi yolları gibi köy ve yayla yollarıdır’ desem, ‘Yolların ve de sorunların zamanı mı kardeşim’ diyenler olacak..


    Olmayan demokrasiye bile razı olduğumuz bir süreçte ‘ihtilal oluyor?’ korkusuyla askerin başını kesenlerle birlikte sokaklara fırlayıp, askeri, tankı ve panzerleri geri püskürtmek için bağırtılmak zorunda kalan bizlerin darbedense yolları yapmayan, onca haksızlık, hırsızlık, usulsüzlüklere rağmen hala iktidar da bulunanlara razı olmamız acaba neden?


    Bilemiyorum ama kör, topal da olsa yine bir darbe Anayasası olan Anayasanın sözde demokrasisine razı edildiğimiz bir süreci yaşamanın sıkıntısı içinde o çok beklediğimiz gerçek demokrasi için mi, yoksa ‘Her şeye rağmen 15 yıla yakındır iktidarda olan ama ‘Çalıyorsak, yol yapıyoruz’ diyenlerin bu yönetimi darbeciden iyidir’ diyerek mi kendimizi mi kandırıyoruz anlamış değilim..


    Ekonomiyi kredi kartlarına, bankalara teslim etmiş, mevcuda şükür ettiğimiz, ‘aman şu anki halimiz yine iyi’ dediğimiz, dedirtildiğimiz, Güneydoğuda ki devam eden iç çatışmaları görmek istemediğimiz, 7 Haziran’ın halk iradesi sayılmadığını, darbeye benzeyen zorla yaptırılan 1 Kasım’la iktidarlarını sağlamlaştıranların ‘darbe oyunu mu?’ dediğimiz şu süreçte gerçek gündemi unutturan, sorunları gölgeleyen, sınır içinde ki gibi sınır dışında ki moral bozukluğunu öteleten şu günlerde itiraf etmek gerekirse bizler de nerede duracağımızı şaşırmış durumdayız..


    Kafaların karşık, yapılanın darbe mi, darbe oyunumu olduğunun tartışıldığı şu günlerde şehir içi yolları olduğu gibi köy ve yayla yollarını yazmak daha mı iyi bilemiyorum ama sanki darbe denilen şu bir kaç günkü olayın perde arkasında birilerinin başkanlığın önünde ki engelleri temizlemek için iyi bir fırsat yakalamış gibi..


    Ve Gezi olaylarında olduğu gibi bizlerin nerede duracağımıza bir türlü karar veremediğimiz şu günlerde atı alanın başkanlığıda kaparak, onarımı bir türlü bitmeyen yollar gibi onca iş gibi Ardahan’ın eski, Rus köprüsünü geçti gibi..


    Çünkü şu iki günde iki tank, bir helikopterle darbeye kalkıştıkları ileri sürülenler 24 saat içinde 6 bin kişinin göz altına alınıp, tutuklanmasının yolunu açmış yani birilerinin 7 Haziran’dan sonra eksik kalan darbeyi tamamlamaya çalıştığını sanki göremiyor, anlayamıyoruz gibi..


    Kısacası sanki bu iş; ‘Ölümü göster, Sıtmaya razı et’ gibi bir şey mi oldu?..


    DARBEYE HAYIR..


    Ülkenin, başta demokrasi konusunda son yıllarda çok iyi yönetilmediğini sık sık dile getiren bir gazeteci olarak burada bir kez daha sesleniyor ve DARBEYE HAYIR diyorum..


            


     

     


    En kötü sivil yönetimin CUNTA yönetiminden daha iyi olduğunu buradan yüksek sesle ilan ediyor DARBEYE HAYIR diyorum..


    27 Yıldır yaptığım gazetecilik mesleğimde hep savunduğum demokrasinin istediğim kadar olmazsa da kör/topla da olsa ASKERİ YÖNETİMİNDEN DAHA İYİ diyorum..


    Ve tüm yurttaşları, sağcı, solcu, ilerici, gerici demeden BUGÜN BİR ARAYA GELMESİNİ istiyorum..


    Çünkü DEMOKRASİ, DEMOKRASİ, DEMOKRASİ diyorum..


    Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı


    Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı


    Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi Yazıişleri Müdürü

  • ARDAHANLI DANIŞMANIN FONU İLK 3' GİRDİ!.



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Serbest Hedge Fon’dan yapılan açıklamaya göre, Fon, Korkmaz Karaca’nın yönetiminde, altında son 6 ayda alınan kaldıraçlı pozisyon sayesinde, en yüksek getiriye sahip ilk 3 fon arasına girdi.


    Karaca Fon ve finans yöneticiliğinin yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu’nda da görev yapıyor.


    Altın son dönemde, koronavirüs pandemisi ile birlikte finans piyasalarında görülen karmaşa ile birlikte artan güvenli liman alımlarından destek buldu. ABD’de düşen tahvil faizleri ve dolardaki gevşeme de altındaki yükselişi güçlendirdi.


    Altındaki bu ralli sonucu fiyatlar yılbaşından bu yana yüzde 30’un üzerinde prim yaptı.


    Spot altın bugün yüzde 0.8 düşerek Londra saati ile 06:55’te ons başına 1,987.07 dolara geriledi. Fiyatlar haftanın ilk iki gününde yaklaşık yüzde 3 yükseldi.



    Haber: www.bloomberght.com


    Şahsım Sistemi’nde bir şahsiyet


    Ardahanli olduğunu söylen ve Ardahan basınında bir çok haberleri çıkan Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikalar Kurulu üyesi olan Korkmaz Karaca ile Birgün Gazetesinde Timur Soykan imzası ile bir durum değerlendirmesi haberi yayınladı..

    İşte o yorum/haber


    TİMUR SOYKAN


    2020.08.24 08:41


    “Şahsım Sistemi’nde bir şahsiyet


    Bazen gazetelerde ya da internet sitelerinde küçük bir haber görürsün ve ‘İşte bu dönemin özeti’ dersin.


    Geçen haftadan öyle bir haber:


    ‘Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi Korkmaz Karaca’nın büyük başarısı.’


    Ne zannedersin?


    Sonuçta ‘Şahsım Sistemi’nde kurulmuş, ülke ekonomisini belirleme görevi olan kurulun üyesi.


    İşsizlik bunalımdaki ülke gençliğine iyi bir haber mi?


    Kendini yakacak hale gelmiş esnafa son dakika müjdesi mi?


    Düğünde bir tane bile çeyrek altın çıkmayan yeni evli çiftin yuva kurmasını sağlayacak simya formülü mü?


    Dolarla maaşı değil borcu olanlar için kurtuluş reçetesi mi?


    Hiçbiri değil.


    Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Üyesi Korkmaz Karaca’nın fon ve finans yöneticiliği yaptığı şirketi varmış. Uluslararası fonunda yatırımcılardan topladığı paraları 6 aydır altına yatırmış. En çok kazanç sağlayan 3 fondan biri olmuş.


    Korkmaz Karaca fonuna daha fazla para çekmek için bu haberleri yaptırmış.


    Halkın mutfağında yangın varken bin 100 odalı Saray’da yapıyor reklamını. O güçle gazlıyor fonunu.


    İşte böyle yeni dönemin özeti:


    Gemisini kurtaran kaptan…


    Pardon…


    Gemisini kurtaran ‘Reis.’


    ★★★


    Peki, kim bu Korkmaz Karaca?


    ‘Şahsım Sistemi’nin kusursuz portresi.


    Henüz 42 yaşında ama siyasi hayatı, 1990’ların ‘Fırıldak Kubilay’ lakaplı milletvekiline rahmet okutur.


    20’li yaşlarda ANAP’a yakın Arı Grubu’nda. Sonra Cem Boyner’in Yeni Demokrasi Hareketi’nde. Orada hareket bitince yeniden ANAP’ta. Bir dönem Mustafa Sarıgül’ün yanında. Daha sonra CHP’de Deniz Baykal’ın prensi havalarında. Hatta CHP Parti Meclisi’nde. Hep Önder Sav’ın yakınında. TV programlarındaki CHP koltuğunda, AKP muhalifi rollerinde. CHP’nin başına Kılıçdaroğlu geldikten sonra isyanlarda. 2014’te Erdoğan’a oy vereceğini açıklayan CHP’li olarak yandaş medyanın ekranlarında.


    Baş döndürücü siyasi kariyerin sonunda hedefine ulaştı Korkmaz Karaca.


    Başkanlık Sistemi’ne geçilmesinden sonra kurulan Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu’na 9 Ekim 2018’de atandı.


    Artık CHP’ye saldırılarda ön saflarda. CHP’li bir belediye başkanının camiye ayakkabıyla girdiğini iddia ediyor, yalan çıkıyor. AKP’nin oyunun düşük çıktığı anket şirketi sahibine hakaret ediyor. CHP’yi karıştırma planlarına dahil oluyor. Sabah yazarı Mahmut Övür, asılsız olduğu ortaya çıkan ‘Yıllar önce 4 CHP’li Fetullah Gülen’i ziyaret etti’ iddiasında kaynağının Korkmaz Karaca olduğunu açıklıyor.


    Korkmaz Karaca bir yandan da sosyal medya hesaplarında günde üç kez Erdoğan’ı yere göğe koyamadığı paylaşımlar yapıyor. Erdoğan fotoğraflarıyla ‘Biz sizden razıyız Cumhurbaşkanım, Cenab-ı Allah sizden razı olsun’, ‘Onlar konuşur Cumhurbaşkanımız yapar’ gibi tweetler atıyor.


    Sabitlenmiş tweetinde ise atandığı kararnamenin fotoğrafı var ve şöyle yazmış:


    ‘T.C. Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu üyeliğine, şahsımı layık görüp, bana bu onuru yaşatan Sn. Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunarım. Allah hep birlikte çalışmayı, ülkemizi çok daha güçlü, varlıklı, bereketli günlere çıkarmayı nasip etsin.’


    Bu tweetin sabit durduğu iki yıl içinde Merkez Bankası’ndaki 80 yıllık birikim tüketildi. Dolar 4.73 TL’den 7.33 TL’ye yükseldi. Yüzde 10.3 olan işsiz oranı her türlü istatistik oyunlarla güya yüzde 13. Genç nüfusun yarısı işsiz. Milli gelirdeki kayıp 125 milyar doları aştı. Ama Korkmaz Karaca’nın fonu çok iyi kazandırdı.


    Peki, ekonomi politikasını, faiz kararlarını, kamuya açık olmayan pek çok bilgiyi önceden öğrenen birinin fon yöneticiliği yapmasından bir terslik yok mu?


    Şahsım Sistemi’nde yok demek ki…


    NEREDE BU KURULLAR?


    Başkanlık Sistemi’ne geçilince ilk kararnameyle Cumhurbaşkanlığı Politikalar Kurulları oluşturulmuştu. Cumhurbaşkanı 9 politika kuruluna 76 kişi atadı. Doğrudan Cumhurbaşkanı’na bağlı bu kurullar adından da anlaşılacağı üzere hükümetin politikalarını belirleyecek kilit noktada olacaktı. Hatta yeni sistemde bakanlar onların karar verdiği politikaların uygulayıcısı sınırında kalacaktı.


    Ancak 2 yıllık süreçte isimleri bile duyulmadı.


    76 kişiyi Saray’da düzenli Covid-19 testi yapılanlar zümresine dahil etmek gibi duymadığımız icraatları olmuştur belki.


    Bir Çağrımız Var

    Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.

    Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.



    KOCAALİ, KOCAELİ..

    Küçük olduğu söylenen ama insan ömrünün tümünü görmeye yetmediği Dünya’nın binbir ucunda nelerin olduğunu görmek için insanın en zengininden en yoksuluna kadar kimsenin ömrü yetmez dünyanın binlerce çilesi gibi onca güzelliklerini yaşamaya…

    Bunu bir kez daha anladığım kızım Nazo ile birlikte kısa bir tatil için çıktığımız yolda gördüğümüz levhanın gösterdiği yönün hafızalarımızda olanların dışında bu dünyada bir çok yeni ve görülmeye değer yerlerin olduğunu gösteriyordu bize…

    17 Ağustos depremini bizzat yaşadığım Kocaeli’nden sadece ülkenin sanayi bölgelerinden birisi olduğunu sandığımız ama adeta Adana’nın Çukurovası gibi binbir meyve ve sebzenin yetiştiğini görerek şaşırdığımız bir doğaya sahip yeni adıyla Sakarya eski adıyla Adapazarı olan kente doğru yol alırken karşımıza çıkan levhayı hafızamıza yerleşen Kocaeli sanıp Kocaali’ye doğru gittiğimizi denize girene kadar anlamamıştık, bu dünyada bir çok şeyin değerini anlıyamadığımız gibi.




    Yıllar önce bilinen ama sanki yeni bulunmuş gibi lanse edilen doğalgazın olduğu söylenen ve 2. Başkanlık seçiminin yapılacağı 2023 de yer yüzüne çıkarılacağı müjdelenenen doğal gazın merkezi Karadeniz’e girmek, yüzmek ve sayılırsa bunca sorundan biraz olsun kaçmak ve tatil yapmak çin geldiğimiz Karasu’da hırçın dalgalanan denizi izlerken bu ülkede ve dünya da nice güzel ve ömür yeterse görülmesi gereken hazinelerin olduğunu bir kez daha anlıyordum şu küçük denen ama görülmesi için  insan ömrünün yetmediği Dünya da…

    Memleketim Ardahan’ın denizi, Çıldır Gölü’nün sahilsiz denizi Çıldır ve Aktaş Gölleri kadar değerli olan Karadenizi izlerken Kocaali’de olduğu gibi Kocaeli’nde de hatta hemşerimin başkanlık yaptığı ve başında bulunduğum federasyon merkezimizin olduğu Şişli’deki  doğanın ve bu dünyanın değerini bilmediğimiz gibi önemini de çokta kavrayamadığımızı anlıyordum günübirlik kendi gündemimiz dışında başka dünya yokmuş gibicesine.

    Halbuki betonlaşan Adapazarı’nın doğası gibi bu dünyada nice Kocaeli’ler değil Kocaali’lerinde olduğunu anlamak ve bu kısa ömrün bu büyük dünyayı gezmeye, tanımaya yetmediğini anlasak, birbirimizin başının etini yiyerek ömrünü tüketmekle değil uzatmakla meşgul oluruz…

    Ben bilmiyordum Kocaeli dışında Kocaali’nin de olduğunu yani bu dünyada sadece sen yoksun nice insanların, doğanın güzelliklerin ve denizlerin olduğunu anlamak için çıkmak gerekir zaman zaman kendi dünyandan.




    KARACA ANNEANNESİNİ KAYIP ETTİ..


    arşiv haber 03/02/2016 tarhli haber


    Ardahanlı Karaca ailesi bir büyüğünü kayıp etti. Aynı zaman da Korkmaz Karaca’nın Anneannesi olan Kadriye GORDEL hayata göz yumdu. Akkoş olarak bilinen ve Ardahan’da ki tarihi Şehir Kulübün sahipleri olan GORDEL İstanbul’da toprağa verildi.


    *MEHMET KARACA’NIN KAYNANASI..


    Akkoş Abbas Karaca!nın oğlu olan Mehmet Karaca’nın kayınalidesi olan Kadriye GORDEL İstanbul Maltepe’de düzenlenen törenle toprağa verildi.

  • VALİ ÖNER: SALGIN GİTTİKÇE YAYILIYOR..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    VALİ ÖNER UYARDI,


    SALGIN GİTTİKÇE YAYILIYOR..


    Ardahan Valisi Hüseyin Öner, merkeze bağlı köy ve mahalle muhtarlarıyla toplantıda bir araya gelerek salgın hakkında uyarılarda bulundu.  



    Gençlik Merkezi Spor Salonunda düzenlenen toplantıya, Vali Yardımcıları Cem Gümrükçü, Mustafa Gürbüz, İl Jandarma Komutanı Ali Naci Aldemir, İl Emniyet Müdür Vekili Özgür Önder Karataş, Özel İdare, Sağlık, Milli Eğitim, Tarım, Çevre-Şehircilik, Karayolları, AFAD, Orman İşletme, SYD Vakfı ve İşkur yetkilileri de katıldı.




    Toplantıda konuşan Vali Öner, muhtarlarla tanışmak, köylerin sorunlarını birinci ağızdan dinlemek ve sorunların çözümü noktasında fikir alışverişinde bulunmak, Koronavirüs ile mücadele başta olmak üzere, sağlık, eğitim, tarım, hayvancılık, asayiş, güvenlik gibi konularda muhtarları bilgilendirmek amacıyla toplantı yaptığı söyledi.



    Muhtarların köyün en yetkili kişisi olarak vatandaş ile devlet arasında köprü vazifesi gördüklerini, dolayısıyla köydeki her konudan birinci derece sorumlu olduklarını belirten Vali Öner, şunları konuştu: “Ardahan’da göreve başladıktan sonra ilçelerimizi tanımaya başladık. Bugün de köylerimizle ilgili her türlü sorun ve taleple alakalı kurum müdürlerimizle birlikte merkeze bağlı köy ve mahalle muhtarlarımızla bir arada olmak istedim. Sayın Cumhurbaşkanımızın da özellikle önem gösterdiği muhtarlar toplantısının ilkini yaparak hem sizlerle tanışmak, hem de varsa köylerimizin sorun ve sıkıntılarını dinlemek istedik. Önemli sorun ve ivedilik arz eden konuları birlikte çözmeye çalışacağız. Muhtarlarımız, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin bir parçası olarak, köylerimizde asayiş, güvenlik başta olmak üzere her türlü sorun ve sıkıntıyla birinci derece sorumludurlar. Görevleri bir yasaya dayandırılmakta ve devletin temsilcisi olarak görev yapmaktadırlar. Bu görevi yaparken de sürekli olarak bizlerle iletişim halinde olmaları gerekmektedir. Bizler elimizden geldiği ölçüde, Özel İdaremizin kaynaklarını verimli kullanarak köylerimize hizmet ulaştırıyoruz. Sizlerin ileteceği sorun ve talepleri de burada dinleyeceğiz ve inşallah imkanlarımız ölçüsünde hizmet vereceğiz.” dedi.



    Toplantının önemli gündem maddelerinden birisi olan Koronavirüs ile mücadele konusuna da değinen Vali Öner, “Ülkemiz ve dünyanın en büyük problemi haline gelen Koronavirüs pandemisi konusunda da yine muhtarlarımıza önemli görevler düşüyor. Sağlık Müdürlüğümüzün sunumunu hepiniz dinlediniz. Köylerimizde bu doğrultuda hareket etmelisiniz. Köylere başka illerden gelen vatandaşların kolluk birimlerine bildirilmesi çok önemli. Dışarıdan gelen vatandaşların karantinada kalmalarının sağlanması, düğün, taziye ve asker uğurlaması gibi toplu organizasyonlarda ve toplu yaşam alanlarında sosyal mesafe ve maske kuralına muhakkak uyulması yönünde köy ve mahallelerde vatandaşlarımızı bilgilendirilmesinden muhtarlarımız birinci derece sorumludurlar. Kurallara uymayanları lütfen uyarın. Özellikle köylerde yapılan düğün ve taziye organizasyonlarında olumsuz bir durum gördüğünüzde, toplum sağlığı için kolluk birimlerimize muhakkak bildirin. Salgın gittikçe yayılıyor. Bu konuda kesinlikle taviz vermemeliyiz” diye konuştu.






    Vali Öner ayrıca, meralarının korunması ve bölge hayvancılığının desteklemesi, hayvan hastalıklarının önlenmesi çalışmaları için önceki yılarda alınan mera kararlarının, bundan sonraki süreçte de aynı şekilde uygulanacağını bildirdi. Konuşmasının ardından muhtarların sorun ve taleplerini dinleyen Vali Öner, not aldığı sorun ve taleplerle ilgilenilmesi için ilgili kurum müdürlerine talimatlarda bulundu.



    Toplantıda ayrıca, İl Sağlık Müdürü Erkan Özdemir ve Halk Sağlığı Müdürü Ulaş Şentürk tarafından, Koronavirüs salgından etkilenmemek için alınması gereken tedbirler hakkında geniş anlatımlı sunumlar yapılarak, muhtarların bu bilgiler ışığında köy ve mahallelerinde vatandaşları bilgilendirmeleri istendi. İlgili kurum müdürleri de köy muhtarlarının belirttiği sorun ve talepler konusunda bilgilendirmelerde bulundu. 



    ARDAHAN BELEDİYESİ CORONA OLDU!


    Ardahan’da yaşanan haberleri günü birlik ve en hızlı şekilde bu sitede okuyabilir, reklamlarınız yine bu sitede yayınlatabilirsiniz.. Son günlerde yaşanan olağanüstü bir artış ile Ardahanlıları tedirgin etmeye devam eden Coronanın ilk günlerinde maske dağıtımı ile en başarılı belediye olduğunu belirten Ardahan Belediyesi’de Covit-19’a yakalandı. Yaşanan bu durum başta Belediye Başkanı ve başkanı ziyaret edenleri de tedirgin ederken, belediyeden bir açıklama yapıldı.


    Ardahan Belediyesindeki bazı çalışanların yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testinin pozitif çıkması dolayısıyla belediyeye girişlere kısıtlama getirildi.


    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz günlerde yapılan bir nikah töreninde görev alan ve gelin ile damata dokunan Ardahan Belediyesi çalışanlarından Müdür Cengiz Demirci ile gekin ve damadın Covit-19 şühpesi ile tedavi altına alınması ardından belediyedende bir açıklama geldi.



    Yapılan açıklamada, salgınla mücadele tedbirleri kapsamında yapılan testlerin, bazı çalışanlarda pozitif çıktığı belirtildi.


    Çalışanlar ve vatandaşların sağlığı için belediyeye girişlere kısıtlama getirildiği aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:


    “Üzülerek belirtiyoruz ki belediyemizdeki bazı personellerimizin Kovid-19 testi pozitif çıkmıştır. Çalışma arkadaşlarımızın ve vatandaşlarımızın sağlığı için acil durum ve zorunlu iş görüşmeleri dışında ziyaretlere kısıtlama getirilmiştir. Anlayışınız ve dikkatiniz için teşekkür ederiz.”



    KOCAALİ, KOCAELİ..

    Küçük olduğu söylenen ama insan ömrünün tümünü görmeye yetmediği Dünya’nın binbir ucunda nelerin olduğunu görmek için insanın en zengininden en yoksuluna kadar kimsenin ömrü yetmez dünyanın binlerce çilesi gibi onca güzelliklerini yaşamaya…

    Bunu bir kez daha anladığım kızım Nazo ile birlikte kısa bir tatil için çıktığımız yolda gördüğümüz levhanın gösterdiği yönün hafızalarımızda olanların dışında bu dünyada bir çok yeni ve görülmeye değer yerlerin olduğunu gösteriyordu bize…

    17 Ağustos depremini bizzat yaşadığım Kocaeli’nden sadece ülkenin sanayi bölgelerinden birisi olduğunu sandığımız ama adeta Adana’nın Çukurovası gibi binbir meyve ve sebzenin yetiştiğini görerek şaşırdığımız bir doğaya sahip yeni adıyla Sakarya eski adıyla Adapazarı olan kente doğru yol alırken karşımıza çıkan levhayı hafızamıza yerleşen Kocaeli sanıp Kocaali’ye doğru gittiğimizi denize girene kadar anlamamıştık, bu dünyada bir çok şeyin değerini anlıyamadığımız gibi.




    Yıllar önce bilinen ama sanki yeni bulunmuş gibi lanse edilen doğalgazın olduğu söylenen ve 2. Başkanlık seçiminin yapılacağı 2023 de yer yüzüne çıkarılacağı müjdelenenen doğal gazın merkezi Karadeniz’e girmek, yüzmek ve sayılırsa bunca sorundan biraz olsun kaçmak ve tatil yapmak çin geldiğimiz Karasu’da hırçın dalgalanan denizi izlerken bu ülkede ve dünya da nice güzel ve ömür yeterse görülmesi gereken hazinelerin olduğunu bir kez daha anlıyordum şu küçük denen ama görülmesi için  insan ömrünün yetmediği Dünya da…

    Memleketim Ardahan’ın denizi, Çıldır Gölü’nün sahilsiz denizi Çıldır ve Aktaş Gölleri kadar değerli olan Karadenizi izlerken Kocaali’de olduğu gibi Kocaeli’nde de hatta hemşerimin başkanlık yaptığı ve başında bulunduğum federasyon merkezimizin olduğu Şişli’deki  doğanın ve bu dünyanın değerini bilmediğimiz gibi önemini de çokta kavrayamadığımızı anlıyordum günübirlik kendi gündemimiz dışında başka dünya yokmuş gibicesine.

    Halbuki betonlaşan Adapazarı’nın doğası gibi bu dünyada nice Kocaeli’ler değil Kocaali’lerinde olduğunu anlamak ve bu kısa ömrün bu büyük dünyayı gezmeye, tanımaya yetmediğini anlasak, birbirimizin başının etini yiyerek ömrünü tüketmekle değil uzatmakla meşgul oluruz…

    Ben bilmiyordum Kocaeli dışında Kocaali’nin de olduğunu yani bu dünyada sadece sen yoksun nice insanların, doğanın güzelliklerin ve denizlerin olduğunu anlamak için çıkmak gerekir zaman zaman kendi dünyandan.





    BELEDİYENİN ARACINA EL KOYDU


    arşiv haber 09/07/2015 tarihli haberler


    Ardahan’da yaşanan haberleri günü birlik ve en hızlı şekilde bu sitede okuyabilir, reklamlarınız yine bu sitede yayınlatabilirsiniz..



    Aynı zaman da AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın ilçesi olan Ardahan’ın Göle ilçesinin suyunu karşılayan ana şebekesinin arızasını gidermeye giden Göle Belediyesi çalışanları Göle Belediyesine ait araçla su şebekesinin ana merkezi olan Ağ Yol/Şeref Yayla Mıntıkasında ki bölgeye gittiklerinde yanlarına gelen bir grup PKK’lının araca el koyarak, belediye çalışanlarını Göle’ye yaya olarak gönderdikleri öğrenildi.


     


    **Başkanınız gelsin alsın..


     


    Yaşan olay ardından yaya olarak Göle’ye gelen ve durumu başkanlarına anlatan belediye çalışanları, araca el koyan grubun kendilerine, ‘Siz gidin belediye başkanınız gelsin aracı alsın’ dedikleri öğrenilirken, işçiler su şebekesinin de bozulmadığı PKK’lılar tarafından kesildiğini AK Partili Göle Belediye Başkanına aktardıkları öğrenildi.


     


    **Başkan Doğruladı..


     


    Olay ardından görüştüğümüz Göle Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu yaşanan olayı doğrularken, konuyla ilgilendiklerini söyledi.


    **İmdat Tatar: Futbol’da Başarı Güvene ve Paraya Bağlıdır..


    Ardahan’ın bu yıl Bölgesel Amatör Liginde temsil edilip, edilmeyeceği merak edilirken, bu yönde atılan adımların gerek güven gerek ise para dolaysıyla sonuç vermeyeceğine dikkat çekilmekte.

    Geçtiğimiz günlerde bir iftar yemeğine katılmak için İstanbul’a gelen Ardahan alisinin görüştüğü iş adamlarından bu yönde yeni bir oluşum ve desteğe ihtiyaç olduğunu belirtmesi üzerine bir açıklama ypan TATAR GÜMRÜKLEME Firması yetkililerinin Ardahanlı İşadamı İmdat Tatar futbol da başarıyı yakalamak için güven ve paranın şart olduğunu artık herkes anlamalı ve buna göre adım atılmalı.’ dedi.

    Bunun diğer açık bir göstergesinin seçimlerde sonra ortada bulunan siyasi belirsizlik ve hükümet kurma konusunda ki güvensizliktendir diyen Tatar, ‘güven olmayınca para da olmuyor, piyasalar durup, gol üzerine gol yiyor. Futbolda da durum budur. Güven olmayınca parada olmaz. Bunun için yeni bir yapılanma ile yeniden bir güven ortamı sağlanmalı ki tanıtımda büyük etkisi olan futbolda Ardahan’da başarılı olsun’ dedi.


    **Müşterilerine iftar verdi..


    Ardahan’da yaşanan gelişmeler ile yakından ilgilenmesiyle tanınan Ardahanlı İşadamı İmdat Tatar ramazan dolaysıyla firmasıla çalışan şirketlerin yönetici ve çalışanlarına iftar yemeği erdi.

    Yaklaşık 200 kişinin katıldığı iftar yemeğinde de Ardahan’ı konuşan İmdat Tatar ve iş arkadaşları bu yönde atılacak olan güven dolu adımları yakından takip ettiklerinde belirtti.


    **Kamuda Sıkıştırma Politikası..



    7 Haziran Genel Seçimler ardından ortaya çıkan tablo karşısında şoka giren 13 yıllık iktidar partisinin bürokratları seçmeni ve vatandaşları cezalandırıyor.

    Bir ay önce yapılan ve AK Partinin tek başına hükümet olmayacağının anlaşılması üzerine ilk haftalarda panikleyip, badem bıyıkların bile kesen AK Partili bürokratların kendilerini atayan hükümete onay vermeyen vatandaşı iş yapmamakla cezalandırdığı ileri sürülüyor.

    **Ramazan ve Sıcaklar 

    Mana Ediliyor, İşler Yürümüyor..


    Seçimler sonrası devlet kurumlarında iş yaptıramadıklarını ileri süren bir çok vatandaş kamuda görev yapan bir çok bürokratın ‘Bugün git yarın gel’ diyerek adeta atandaşa eziyet ettiğini belirtiyorlar.

    Bir imza için gittikleri her hangi bir kurumda sanki anlaşılmış gibi işler duraklanmaya alındığından yakınan vatandaşlar ramazan ve sıcak havaları mana edip, işlerini yapmayan, ağırlaştıran, bugün git yarın gel diyerek bıktırma yoluna giden kamu görevlilerinin asıl hesaplarının 7 Haziran’da yapılan seçimlerde kendilerini 13 yıldır koruyan AK Parti’ye oy vermeyen vatandaşı cezalandırmak ve vatandaşa, ‘Keşke yine AK Parti iktidar da olsaydı. İlerimiz durmazdı’ dedirterek olabilecek bir erken seçim öncesi ‘Seçim olsa AK Parti’ye oy veririm dedirtip, koalisyon çalışmalarına destek erilmesini önlemek olduğunu belirtmekteler.

    Yaşanan bu durumu sorduklarında ise bir çok memurun imza yetkisini başka bir memura bırakmadan tatile çıktığı, geriye kalanların ise ramazan ve sıcakları mana ettiklerini belirten vatandaşlar görülmesi gereken işlerinin bir aydır görülemediğini, bir çok kamu kurumunda onaylanması gereken dosyaların toz tutmaya başladığını da ileri sürmekteler.


    **Posof’ta toplu iftar, **HOÇAN’DA YOL KONTROLÜ..


    ÇILDIR YOLU ASFALTLANIYOR..



    Ramazan ayı başladığından beri kurum ve kuruluşların verdikleri iftar yemeklerinde bir araya gelen Posof halkı birlik ve beraberliğin tadını çıkarıyor.


    Sürekli göç verdiği için nüfusun azalması ve hatta bazı evlerde tek kişinin kalması Posof halkını adeta yalnızlığa mahkûm etmişti. Ramazan münasebetiyle verilen iftar yemekleri halkı bir araya topladığı için mutluluklar da artmaya devam ediyor.

    Posof kaymakamlığı ve Belediye Başkanlığının beraber verdiği Şehit aileleri ve Gaziler için iftar yemeğine Ardahan valisi Ahmet Deniz ve tüm il yönetim i katıldılar. İl Belediye Başkanı, Vali yardımcıları, il genel sekreteri ve tüm mülki idare amirleriyle beraber Posof ilçesinde ki ilçe resmi kurum ve kuruluşların elemanları da katıldılar.

    İlçe müftüsü Ali Çetin in okuduğu Kuran ile başlayan iftar yemeğinde Şehit aileleri ve gazilerle birlikte iftar edildi.

    Gece ile ilgili bir konuşma yapan Ardahan Valisi Ahmet Deniz, “Ramazan ayı bizler için en önemli ay, güzelliklerin yaşandığı, bizi biz yapan değerlerin üst düzeyde yaşandığı bir aydır. Biz bu mutluluğu yaşarken maalesef İslam coğrafyasında kan gövde içerisinde üzülerek izliyoruz. İnşallah gelecek Ramazan da da o coğrafya içerisinde de huzur olur. Onun için biz Rabbimize ne kadar şükretsek azdır. Birlik ve beraberliğimiz için ne kadar şükretsek azdır. Bunun için Şehit ve gazilerimize teşekkür etsek azdır. Yüce Rabbimiz iftarımızı hayırlı eylesin.” dedi.

    Bu yıl üçüncüsü düzenlenen Eminbey köyü iftarında ise kadın, erkek, çocuk ve yaşlılar da katıldılar. Hatta öyle ki 99 yaşında ki Şah İsmail IŞIK dahi yürüyerek iftar çadırına geldi.

    Kuranı kerim tilavetiyle başlayan programda mevlit ve ilahiler okundu. Okunan ezanın ardından iftar edilerek dualar edildi.


    **JANDARMA’DA DA İFTAR..



    İl Jandarma Komutanlığı tarafından, Şehit yakınları ve Gaziler için iftar programı düzenlendi.


    Programa Vali Ahmet Deniz ve eşi Olcay Deniz, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdem Kargın, Vali Yardımcısı Muharrem Coşgun, Adalet Komisyonu Başkanı Sait Özdemir, İl Jandarma Komutanı Osman Yeşilöz, İl Emniyet Müdürü Selami Hüner, kurum müdürleri, şehit yakınları, gaziler ve davetliler katıldı.


    Programda konuşan Vali Ahmet Deniz, “Ramazan ayı, rahmetin, bereketin ve güzelliğin en güzel yaşandığı, bizi biz yapan değerleri hatırlandığı, kardeşliğin, fakirin, fukaranın gözetildiği önemli bir aydır. Bizi biz yapan değerler dediğimiz, bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimiz ve onları yakınları ile gazilerimiz, bizim en büyük değerimizdir. Bir millet geçmişinde ki değerlere sahip çıktığı sürece vardır. Bu nedenle biz şehitlerimize, yakınlarına ve gazilerimize her zaman için minnettarız. Devlet olarak ne yapsak, haklarını hiçbir şekilde ödememiz mümkün değildir. Bu güzel ev sahipliği için İl Jandarma Komutanlığımıza teşekkür ediyorum. Hepinizin Ramazan ayını yürekten kutluyorum” dedi.


    Programda Vali Deniz ve eşi Olcay Deniz, bütün masaları tek tek gezerek, şehit yakınları ve gazilerle yakından ilgilendiler. Vali Deniz, program sonunda gazilerle birlikte hatıra fotoğrafı çekildi.


    **ÇILDIR YOLU ASFALTLANIYOR..


    Vali Ahmet Deniz, Ardahan-Çıldır karayolunda devam eden duble yol sıcak asfalt çalışmasını denetledi.

    Denetlemelerde bulunmak üzere yoğun çalışmaların yürütüldüğü Çıldır yoluna giden Vali Deniz, müteahhit firma yetkilisiyle görüşerek, çalışmaların gidişatı hakkında bilgi aldı.


    **HOÇAN’DA YOL KONTROLÜ..



    Vali Ahmet Deniz Hoçvan Bölgesinde ki köylerde ziyaret ve incelemelerde bulundu.


    Ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere ilk olarak Hoçvan Hasköy’e giden Vali Deniz, köyde yapılacak olan okul için öngörülen yerle ilgili incelemede bulundu. Vali Deniz ayrıca, okulla ulaşımı sağlayan yolun da yapılacağını söyledi. Vali Deniz daha sonra Çalabaş-Ağaçlı gurup köy yolunda İl Özel İdare ekipleri tarafından sürdürülen ikinci kat asfalt altyapı hazırlık çalışmalarını denetledi.


    Ziyaretlerini sürdüren Vali Deniz,  Çobanlı ve Döşeli köylerinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından “Benim de bir evim var” kampanyası kapsamında yaptırılan evleri ziyaret etti. Evlerde incelemelerde bulunan Vali Deniz, ailelerle görüşerek, sohbet etti.


    **Afedersiniz Bir Ermeniyle Röportaj Yaptım!


    Onun ayakkabısını giyerseniz aynısını yaparsınız..



    Kars Ülkü Ocakları Başkanı Tolga Adıgüzel, Ermenistan’ın ünlü caz piyanisti Tigran Hamasyan’ın Ani Harabeleri’nde konser vermesine tepki göstermesinin normal bir durum olduğunu belirten Bakırköy Belediye Meclis Üyesi Nurhan Çetinkaya, bu normmalığın Kars Ülkü Ocakları Başkanının sistem tarafından 100 yıldır pompalanan ve de desteklenen Ermeni Düşmanlığından geldiğini ileri sürdü.


    Her iki tarafın da acı olaylar yaşadığı olaylardan bugüne sürekli olarak pompalanan Ermeni düşmanlığının birilerinin iliklerine kadar işlendiğne dikkat çeken Çetinkaya ‘eğer sizde Kars Ülkü Ocakları Başkanının ayakkabılarını giyerseniz  onun gibi düşmanca bir tutum içine girer, kin dolu davranışlarda bulunursunuz.’ dedi.


    Her dönemde değişmeyen ‘düşman yaratma, düşman üretme’ seneryolarının vizyona girmemesi için Barış’ı oynamak gerek diyen Nurhan Çetinkaya, ‘ben de bir Ermeniyim, Ermeniler, Türkler, Kürtler, Çerkezler ve bu ülkede yaşayan herkesin önce barış, önce kardeşlik, önce özgürlük demesi halinde insanların bir birine düşmanca değil, dostça bakacağını kısa sürede görüleceğini belirtiken, Kars Ülkü Ocakları Başkanının da o ayakkabılarını çıkarıp, bir de Ermeni ayakabısı giymesi halinde onunda değişeceğine inandığını söyledi.


    Bir CHP’li olarak HDP’nin 7 Haziran seçimleri öncesi ve sonrası ortaya koyduğu siyaseti beğendiğini de belirten Çetinkaya HDP’nin önderliğni yaptığı CHP ve AK Parti’ninde bu ülkede yaşayanları unutmadan onlarında mecliste temsilini sağlamasının toplumlar arasında ki düşmanlığı değil barışı, hoş görüyü oarata koymasında büyük rol oynadığını belirttti.



    Ülkücü başkanı


    ‘Sokaklarda Ermeni avına mı çıkalım..’ demişti..


    Kars Ülkü Ocakları Başkanı Tolga Adıgüzel, Ermenistan’ın ünlü caz piyanisti Tigran Hamasyan’ın Ani Harabeleri’nde konser vermesine tepki göstermişti.



    Adıgüzel, düzenlediği basın toplantısında, konserin papaz kıyafetleriyle yapıldığını ifade etti. Kars’ın her bir karış toprağında şehitkanı bulunduğunu belirten Adıgüzel, şunları kaydet etmişti.


    “1915 olaylarında yüz binlerce Müslüman Türk soydaşımız bu Ermeniler tarafından soykırım ve katliamlara uğratılmadı mı? Fazla değil, daha bundan 23 yıl önce Azerbaycan’ın Karabağ bölgesinin Hocalı köyünde yüzlerce soydaşımıza soykırım yapan bu Ermeniler değil miydi? Yaptıkları bu hareketle ne amaçlanmak isteniyor? Bunların içerideki destekçileri kimlerdir? Hangi satılmış basın mensupları bunlar ile ortaklaşa hareket ediyor? Herkes haddini bilecek ve bu saatten sonra ayağını denk alacaktır. İçeriden ve dışarıdan satılmış hain beyinler tarafından sabrımız zorlanmak mı isteniyor? Yoksa bizler de Kars caddelerinde Ermeni avına mı çıkalım?”


    “YAPMAYACAĞIMIZ ANLAMINA GELMESİN”


    Adıgüzel, Türkiye ‘nin gösterdiği tutumun Ermenistan tarafından karşılık göremeyeceğini vurgulayarak, Ermenistan’a gidip Türk bayrağı açamadıklarını ifade etti. “Onların kutsal saydığı bir yerde konser verebilir miyiz ya da mehteran takımını yürütebilir miyiz? Bizler bunları belki şimdilik yapmıyoruz ama bu yapmayacağımız anlamına da gelmesin ve bunların hepsini not ettik” diyen Adıgüzel, bir daha buna benzer bir durum olduğunda gereğini yapacaklarını vurguladı. Hamasyan, birçok ülkede, toplam 100 kilisede vereceği konserleri kapsayan “Luys i Luso” projesi kapsamında Ani Harabeleri’nde sahne almıştı.


    **ARDAHAN’DA FOTOĞRAF SAFARİSİ..



    Fotoğraf çekmeyi çok seven Ardahan Belediye Başkanı, Orman Mühendisi Faruk Köksoy bu sevgisini yeni bir önemli etkinliğe yönlendrdi.


    AK Partili Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un katkılarıyla düzenlenen, ‘1. Ardahan Fotoğraf Safarisi’ başladı.


    Safariye ülkemizin dört bir köşesinden profesyonel birçok fotoğrafçı da katıldı. Ardahan’ın tüm güzelliklerini fotoğraflamak, amacıyla (2) Cumartesi. Pazar.Günlük İl Genelinde, Doğası, İnsanı, Kültürü, Zengin bir Tarihe ve eşsiz doğal güzelliklere sahip Ardahan’ımızı Fotoğraflamak olduğu bildirildi.


    **Ufuk Seferoğlu Öncülük yaptı, Başkan Destekledi..



    Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahanlı fotoğrafçı Ufuk Seferoğlu safari hakında şunları söyledi.


    ‘İlki gerçekleşen ve 4-5 Temmuz’da Türkiye’de faaliyet gösteren 13 Fotoğraf Sanatı Derneğinin temsilcilerinden oluşan toplamda 44 kişiyi Ardahan Belediyesi ile ortak yürüttüğümüz proje kapsamında Ardahan’ı tanıtmak, ileride gerçekleşmesi muhtemel turistik gezilere vesile olması için 2 gün Ardahan’da misafir edeceğiz. Miafirlermiz tamamen akademisyenlerden oluşan entellektüel yapıya sahip, hiç bir siyasi amaç gütmeyen sadece fotoğraf çekmek ve değişik toplumları tanımak amacı güden bir topluluktur.’dedi.


    **Arpaşen Derneği İftar verdi..


    Her yıl üye ve hemşehrilerine İftar yemeği veren Ardahan İli Göle İlçesi Arpaşen Köyü Kültür ve Dayanışma Derneğinin düzenlediği geleneksel iftar yemeğine yoğun bir katılım oldu.

    Arpaşen Köyü Dernek Başkanı Yusuf DÜZ ve Yönetim Kurulu üyeleri konuk ve köylülerini kapıda karşılayıp ilgi göstermeleri köylüleri tarafından taktirle karşılandı.

    Katılım ve ilgiden dolayı hemşerilerine Arpaşen köylülerine teşekkür eden Ardahan ili Göle ilçesi Arpaşen Köyü Dernek Başkanı Yusuf DÜZ, Biz yönetim kurulu olarak Köyümüzün ve ilçemizin örf, adet, gelenek, görenek ve kültürlerinin yaşaması için bu tür etkinliklerimizi artırarak sürdüreceğiz. Dedi.

    İftar Yemeğine Ardahan Kültürevi Başkan Yardımcısı Veysel Karatay, Göle Dernek Başkana Ertekin Baysan, Esenyurt Belediyesi Meclis Üyesi Engin Doğru, Göle Derneği eski Başkanı Günay Kaya, Sadetdere Mahle Muhtarı Yavuz Zilek, adını yazamadığımız çok sayıda işadamı, sivil toplum örgüt temsilcileri ve 1000 kişiye yakın Arpaşenli katıldı.

    Mert HEVEŞ/İstanbul/Serhat Birikim


    İşadamı Murat Kılıç Basın Emekçilerini Unutmadı 



    Hoçvanlı İşadamı Murat Kılıç Esenyurt’ta bulunan basın emekçileri ile iftarda buluştu. İşadamı Murat Kılıç tarafından Esenyurt N Merkez’de Dürüm City’de verilen iftar yemeğine Esenyurt bölge gazetecilerinden yoğun ilgi oldu.

    İftar öncesinde mekana gelen basın emekçileri  okunan akşam ezanı ile oruçlarını açtı.


     KILIÇ, ESENYURTLU BASIN EMEKÇİLERLE BİRARADA


    Esenyurt’ta çalışan gazeteciler, İşadamı Murat Kılıç’ın düzenlediği iftar programında bir araya geldi. Bölge de aktif görev yapan basın emekçileri Murat Kılıç’ın daveti üzerine iftarda bir araya gelerek, hem iftarlarını açtılar hem de yoğun gündem üzerine hoş sohbet gerçekleştirdiler.


    “BASIN MENSUPLARI YALNIZ BIRAKILMAMALIDIR”



    Daveti gerçekleştiren Esenyurt Elitis Kuyumcuk Sahibi Murat Kılıç, davete katılan basın emekçilerine hitaben yaptığı konuşmada, “Bir ilki gerçekleştirerek sizi buraya davet ettik. Bunun için çok mutluyuz, teşekkürler. Bence basın hiçbir zaman yalnız bırakılmamalı ve her zaman hatırlatılmalı. Biz Elitis Kuyumculuk olarak da üzerimize düşen ne varsa hiçbir fedakarlıktan kaçınmayız. Bölge basını sağ olsunlar bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Bizde bunun bir fedakarlık olarak gördük ve üzerimize düşeni az da olsa gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Tekrardan davetimize ilgi gösterip geldiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum.” dedi.


    **KAI’NIN YENİ BAŞKANINA İFTAR ŞOKU!..



    Merkezi istanbul’da bulunan ve adı Kars-Ardahan-Iğdır Vakfı olmasına karşın çalışmalarını Kars üzerinde yapması nedeniyle daha çok Karslılar Vakfı olarak adlandırılan Kars-Ardahan-Iğdır Vakfı İstanbul Dedeman’a bir iftar yemeği verdi.


    KAI’ye yeni başkan olan Karslı İşadamı Selami Yiğit’in ilk etkinliği olarak değerlendirelen iftar yemeğine ilginin çok olmaması dikkat çekerken, yeni başkan yaşanan bu durumu gidermek için ekibiyle birlikte daha çok çalışacaklarını belirtti.


     


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


  • MÜDÜRÜNÜ KAYIP EDEN ARDAHAN AFAD YASTA..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Çok kıymetli mesai arkadaşım, çalışkanlığı, fedakarlığıyla ilimize büyük hizmetleri olan AFAD Müdürümüz Fırat ORS’un vefat haberini üzülerek öğrendim.


    Ardahan’da özverili hizmetleriyle silinmeyecek izler bırakan Fırat ORS Müdürümüze Allah’tan rahmet, ailesine, mesai arkadaşlarına ve AFAD Başkanlığımıza başsağlığı ve sabır diliyorum.


    Hüseyin ÖNER

    Ardahan Valisi



    Binali Yıldırım’da Vefat Etti..


    Öte yandan Ardahanlı esnaflardan olan Binai Yıldırım’da hayata göz yımdu.


    Uzun yıllar hayvanclık yaparak geçimini yapan Ardahan Göle Çakırdere (Orkilise) köylü Ardahanlı esnaf Binali Yıldırım’ın uzun süredir koa hastalığı dolaysıyla rahatsız olduğu ve geçtiğimiz günlerde tedavi gördüğü Ardahan Devlet Hastanesinde evine sevk edildikten kısa bir süre sonra hayata göz yumduğu öğrenlildi. 


    ARDAHAN AFAD BEYİN KANAMASI GEÇİRİP, KOMA OLDU!


    arşif haber 24/08/2020 tarihli haber/yorumlar..


    Ardahan Afat ve Acil’den gelen  Acil haber Ardahan’lıları üzdü.


    Ardahan’da görev yaptığı günden beri Ardahan’lılarla kurduğu iyi ilişkilerle kendisini sevdiren ve bu ilişkilerin getirdiği ödül ile Ardahan AFAD İl Müdürlüğüne kadar yükselen Ardahan AFAD İl Müdürü Rufat Örs geçirdiği beyin kanaması sonucu Ardahan’lıları üzdü.




    Alınan bilgilere göre Ardahan Valiliğinde bulunan Ardahan AFAD İl Müdürlüğü makamında görevi başındayken meydana gelen ani sarsılma ile önce kalp krizi geçirdiği   tanısı ile Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılan ancak burada yapılan müdahalede kalp krizi değil, beyin kanaması geçirdiği anlaşılan 3 çocuk babası 46 yaşındaki Ardahan Afet ve Acil Durum Müdürü beyin kanaması teşhisi konulduktan  sonra yeterli olmayan imkan ve ekipman dolayısıyla bir çok kişi gibi oda çevre illerdeki hastanelerin olduğu Ardahan’a 300 km. uzaklıkta bulunan ve bu tür hastalar için zaman kaybı, hatta ölüme neden olan Ardahan’a kilo metrelerce uzaklıkta bulunan Erzurum’a sevk edildiği, durumunun ağır olduğu alınan bilgiler arasında oldu.



    KOCAALİ, KOCAELİ..

    Küçük olduğu söylenen ama insan ömrünün tümünü görmeye yetmediği Dünya’nın binbir ucunda nelerin olduğunu görmek için insanın en zengininden en yoksuluna kadar kimsenin ömrü yetmez dünyanın binlerce çilesi gibi onca güzelliklerini yaşamaya…

    Bunu bir kez daha anladığım kızım Nazo ile birlikte kısa bir tatil için çıktığımız yolda gördüğümüz levhanın gösterdiği yönün hafızalarımızda olanların dışında bu dünyada bir çok yeni ve görülmeye değer yerlerin olduğunu gösteriyordu bize…

    17 Ağustos depremini bizzat yaşadığım Kocaeli’nden sadece ülkenin sanayi bölgelerinden birisi olduğunu sandığımız ama adeta Adana’nın Çukurovası gibi binbir meyve ve sebzenin yetiştiğini görerek şaşırdığımız bir doğaya sahip yeni adıyla Sakarya eski adıyla Adapazarı olan kente doğru yol alırken karşımıza çıkan levhayı hafızamıza yerleşen Kocaeli sanıp Kocaali’ye doğru gittiğimizi denize girene kadar anlamamıştık, bu dünyada bir çok şeyin değerini anlıyamadığımız gibi.




    Yıllar önce bilinen ama sanki yeni bulunmuş gibi lanse edilen doğalgazın olduğu söylenen ve 2. Başkanlık seçiminin yapılacağı 2023 de yer yüzüne çıkarılacağı müjdelenenen doğal gazın merkezi Karadeniz’e girmek, yüzmek ve sayılırsa bunca sorundan biraz olsun kaçmak ve tatil yapmak çin geldiğimiz Karasu’da hırçın dalgalanan denizi izlerken bu ülkede ve dünya da nice güzel ve ömür yeterse görülmesi gereken hazinelerin olduğunu bir kez daha anlıyordum şu küçük denen ama görülmesi için  insan ömrünün yetmediği Dünya da…

    Memleketim Ardahan’ın denizi, Çıldır Gölü’nün sahilsiz denizi Çıldır ve Aktaş Gölleri kadar değerli olan Karadenizi izlerken Kocaali’de olduğu gibi Kocaeli’nde de hatta hemşerimin başkanlık yaptığı ve başında bulunduğum federasyon merkezimizin olduğu Şişli’deki  doğanın ve bu dünyanın değerini bilmediğimiz gibi önemini de çokta kavrayamadığımızı anlıyordum günübirlik kendi gündemimiz dışında başka dünya yokmuş gibicesine.

    Halbuki betonlaşan Adapazarı’nın doğası gibi bu dünyada nice Kocaeli’ler değil Kocaali’lerinde olduğunu anlamak ve bu kısa ömrün bu büyük dünyayı gezmeye, tanımaya yetmediğini anlasak, birbirimizin başının etini yiyerek ömrünü tüketmekle değil uzatmakla meşgul oluruz…

    Ben bilmiyordum Kocaeli dışında Kocaali’nin de olduğunu yani bu dünyada sadece sen yoksun nice insanların, doğanın güzelliklerin ve denizlerin olduğunu anlamak için çıkmak gerekir zaman zaman kendi dünyandan.





    Dengir Mir Mehmet Fırat Uyardı!..


    arşiv haber 18/03/2015 tarihli haber


    Valilik HDP’ye Newroz İçin  Askeri Garzinonun Önünde İzin Verdi!..


    Seçimlere doğru HDP’yi hedef alan tehlikeli provokasyonların olacağı uyarısında bulunan Dengir Mir Mehmet Fırat, “Askere, polise, bayrağa saldırılar olabilir” dedi.

    Fırat’ın bu açıklamasını yaptığı sırada yarın Newroz etkinliği yapacak olan Ardahan HDP’ye ‘Sanki Ardahan’da başka yer yokmuş gibi’ Askeriye’nin önün de Newroz Kutlama alanı verildi!


    HDP‘nin Haziran seçimlerindeki en dikkat çeken adaylarından olan AK Parti‘nin kurucu isimlerinden Dengir Mir Mehmet Fırat,Twitter‘dan çarpıcı bir açıklamada bulundu.


    Seçimlere doğru HDP‘yi hedef alan tehlikeli provokasyonların olacağı uyarısında bulunan Dengir Fırat, “Askere, polise, Bayrağa saldırılar olabilir. Bunlar bizimle ilgili değildir.HDP’yi engellemek isteyenlerin operasyonu” dedi.


    “PROVOKASYONLAR OLABİLİR”


    “Seçime doğru HDP‘yi kamuoyunda yıpratmak için, çeşitli eylem ve provokasyonlar olabilir” uyarısında bulunan Dengir Fırat “Böyle kurulacak tezgahlara gelmeyeceğiz” dedi.


    Fırat’ın bu açıklamasını yaptığı sırada yarın Newroz etkinliği yapacak olan Ardahan HDP’ye Askeriye’nin önün de Newroz Kutlama alanı verilmesi, ‘Provakasyon Oyunun Ardahan’da mı Başlatılacak?’ akıllrda soru işareti yarattı.


    Bilindiği gibi daha önce de BDP Otobüsüne saldırı yapılmış ve olaylar tüm Türkiye’ye yayılmıştı.

  • ÖLÜM DANSI KISA SÜRDÜ!



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Beyaz söğüt kelebekleri ölüme uçtu 


    Binlerce kelebeğin ölüm uçuşunu izleyenler kelebeklerin her yıl olduğu gibi bu yılda ölüme sadık kaldıklarını ve son uçuşlarını gerçekleştirdiklerini söylediler.’Beyaz söğüt’ kelebekleri tarihi Kura Nehri köprüsü ışıklarının çevresinde dakikalarca uçuştuktan sonra yolun üzerine düşerek ölmeye başladı.



    Yoldan geçen araç sürücüleri şaşkın bakışları arasında ölüme uçan kelebeklerin görüntüsünü büyük bir merakla izlediler. Geçen yıllara oranla sayısı azalan kelebekler, bir süre uçtuktan sonra öldü. Kelebekler, düştükleri kaldırımda beyaz bir örtü oluşturdu.


    Öte yandan bir kedi yavrusu ise ölüm uçuşu yapan kelebeklerle oyun oynaması dikkat çekti.


    KOCAALİ, KOCAELİ..

    Küçük olduğu söylenen ama insan ömrünün tümünü görmeye yetmediği Dünya’nın binbir ucunda nelerin olduğunu görmek için insanın en zengininden en yoksuluna kadar kimsenin ömrü yetmez dünyanın binlerce çilesi gibi onca güzelliklerini yaşamaya…

    Bunu bir kez daha anladığım kızım Nazo ile birlikte kısa bir tatil için çıktığımız yolda gördüğümüz levhanın gösterdiği yönün hafızalarımızda olanların dışında bu dünyada bir çok yeni ve görülmeye değer yerlerin olduğunu gösteriyordu bize…

    17 Ağustos depremini bizzat yaşadığım Kocaeli’nden sadece ülkenin sanayi bölgelerinden birisi olduğunu sandığımız ama adeta Adana’nın Çukurovası gibi binbir meyve ve sebzenin yetiştiğini görerek şaşırdığımız bir doğaya sahip yeni adıyla Sakarya eski adıyla Adapazarı olan kente doğru yol alırken karşımıza çıkan levhayı hafızamıza yerleşen Kocaeli sanıp Kocaali’ye doğru gittiğimizi denize girene kadar anlamamıştık, bu dünyada bir çok şeyin değerini anlıyamadığımız gibi.




    Yıllar önce bilinen ama sanki yeni bulunmuş gibi lanse edilen doğalgazın olduğu söylenen ve 2. Başkanlık seçiminin yapılacağı 2023 de yer yüzüne çıkarılacağı müjdelenenen doğal gazın merkezi Karadeniz’e girmek, yüzmek ve sayılırsa bunca sorundan biraz olsun kaçmak ve tatil yapmak çin geldiğimiz Karasu’da hırçın dalgalanan denizi izlerken bu ülkede ve dünya da nice güzel ve ömür yeterse görülmesi gereken hazinelerin olduğunu bir kez daha anlıyordum şu küçük denen ama görülmesi için  insan ömrünün yetmediği Dünya da…

    Memleketim Ardahan’ın denizi, Çıldır Gölü’nün sahilsiz denizi Çıldır ve Aktaş Gölleri kadar değerli olan Karadenizi izlerken Kocaali’de olduğu gibi Kocaeli’nde de hatta hemşerimin başkanlık yaptığı ve başında bulunduğum federasyon merkezimizin olduğu Şişli’deki  doğanın ve bu dünyanın değerini bilmediğimiz gibi önemini de çokta kavrayamadığımızı anlıyordum günübirlik kendi gündemimiz dışında başka dünya yokmuş gibicesine.

    Halbuki betonlaşan Adapazarı’nın doğası gibi bu dünyada nice Kocaeli’ler değil Kocaali’lerinde olduğunu anlamak ve bu kısa ömrün bu büyük dünyayı gezmeye, tanımaya yetmediğini anlasak, birbirimizin başının etini yiyerek ömrünü tüketmekle değil uzatmakla meşgul oluruz…

    Ben bilmiyordum Kocaeli dışında Kocaali’nin de olduğunu yani bu dünyada sadece sen yoksun nice insanların, doğanın güzelliklerin ve denizlerin olduğunu anlamak için çıkmak gerekir zaman zaman kendi dünyandan.




    Karla Son Dans!..


    arşiv haber 07/05/2017 tarihli haberler


    Uzun bir kışın ardından gelen baharla birlikte iyiden iyiye ısınmaya başlayan havaların etkisiyle yeniden yeşeren Ardahan doğası son kalan karlardan da İl Özel İdare ekiplerince temizleniyor. Ardahan’ın yüksek yaylalarından olan Bibilan yaylasının yanı sıra Hanak İlçesine bağlı Binbaşak ve Çıldır ilçesine bağlı Horozöttü Karla mücadele yol açma çalışmaları yapan Ardahan İl Özel İdare ekipleri yolların kapatan karları adım adım temizlemeye devam ediyor.


    *Yol kapandı, hastalar Ardahan’a helikopterle sevk edildi..


    14/11/2015 Tarihli Haber


    Geçtiğimiz gün yağan ve Ardahan kent genelini adeta esir alan karların kapattığı yollar yeniden ulaşıma açılmaya başladı.

    Başta, Ardahan merkeze 90 Kilo metre uzaklıkta bulunan Posof yolu olman üzer bir çok yolda yapılan yol açma çalışmalarını yerinden inceleyen Ardahan Valisi Ahmet Deniz kardan kapanan yolların açılmaya çalışıldığını, tipide yıkılan enerji hatlarının kısa sürede yapılmaya çalışıldığını açıkladı.


    Kar nedeniyle yolu kapanan Posof ilçesi Derindere köyünde rahatsızlanan 34 yaşındaki kadın ile damdan düşen 64 yaşındaki adam, hava ambulansıyla Ardahan’a sevk edildi.

    Posof ilçesinde fırtına nedeniyle evin çatısını onarmak isterken yere düşen Zekeriye Kaçmaz (62) ile ilk gebeliği olan 34 yaşındaki Sabiha Hasan’ın durumu ağırlaştı. 

    Posof ilçesinde gerekli müdahale yapılamayınca, her iki hastanın da Ardahan Devlet Hastanesi’ne nakline karar verildi. Posof ve Ardahan arasındaki yoğun kar yağışı ve tipiden dolayı yol kapalı olunca Erzurum’dan 112 Acil Komuta Kontrol Merkezi’nden hava ambulansı istendi. Ardahan’a doğru havalanan hava ambulansı, kısa süre içinde iki hastayı Posof’tan Ardahan’a nakletti.


    **VALİ ULGAR’DAYDI..


    Vali Ahmet Deniz, kar yağışı ve tipi nedeniyle ulaşıma kapanan Sahara Geçidi’nde, karayolları ekiplerinin yol açma çalışmasını yerinde inceledi.


     


    Yoğun kar yağışı ve tipi dolayısıyla ulaşıma kapanan 2470 rakımlı Sahara Geçidi’ne giden Vali Deniz, Karayolları 183’ncü Şube Şefliği ekiplerinin yol açma çalışmasını yerinde gördü. Yer yer 2 metreyi bulan kar kütlesini temizleyen ekiplerin çalışmasını izleyen Vali Deniz, yolda mahsur kalan ve karayolları ekipleri tarafından şantiyede misafir edilen tır şoförleriyle de görüşerek, tatlı ikram etti.


     


    Vali Deniz, “Sahara ve Ilgar geçidi ile köy yollarında karla mücadele ekiplerimiz, gece gündüz demeden yoğun mesai harcayarak çalışmalarını sürdürüyor. Sahara Geçidi’nde birkaç gündür çok yoğun kar yağışı ve tipi vardı. Buna rağmen ekiplerimizin gayreti ile kapalı olan yolu trafiğe açmaya çalışmaktayız. Yolda mahsur kalan tırlar, ekiplerimizin çalışmaları sonucu kurtarıldı ve bu tırların şoförleri şuan karayolları şantiyesinde misafir ediliyor. Hava şartları el verirse, bu gece itibariyle Ardahan-Şavşat yolunu yeniden trafiğe açacağız” diye konuştu.


     


    **Ardahan eğitimde nitelik kazanıyor” projesinde start verildi“Ardahan eğitimde nitelik kazanıyor” projesinde start verildi


     


    Vali Ahmet Deniz’in girişimleri sonucu Ardahan’da Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, eğitim kalitesinin arttırılması ve eğitime yeni bir ivme kazandırılması amacıyla “Ardahan eğitimde nitelik kazanıyor” projesi hayata geçiyor.


     


    Projenin hayata geçirilmesi dolayısıyla Vali Ahmet Deniz başkanlığında, Belediye Başkanı, Vali Yardımcıları, Milli Eğitim yetkilileri, okul müdürleri, öğretmen ve öğrencilerin katılımıyla “Milli Eğitim Danışma Kurulu” toplantısı gerçekleştirildi.


     


    Toplantıda konuşan Vali Deniz, projenin startını verdiklerini belirterek, “Bugün, ‘Ardahan eğitimde nitelik kazanıyor’ projesinin startını veriyoruz. Bu proje kapsamında dolu dolu bir çalışma yaparak Ardahan’ı eğitim de ileri bir seviyeye taşıma umudundayız” dedi.


     


    Ardahan’ın eğitim de ki yeri ve eğitim kalitesinin arttırılması için yapılabilecekler hakkında değerlendirmelerde bulunan Vali Deniz daha sonra şunları konuştu; “İlimizde vatandaşlarımızın yüzde 35’i şehirde, yüzde 65’i ise kırsalda yaşıyor. Köyde ki yaşam standartları maalesef ders çalışma anlamında sağlıklı değil. Yine öğretmenlerimizin kısa süre ilimizde kalıp, daha sonra ayrılmaları eğitim seviyemize büyük etki ediyor. Öğretmenlerimizden tam verim alacakken Ardahan’ı bırakıp gidiyorlar. Bu durum bizi üzüyor. Bunlar belki bizim dezavantajlarımız, bu nedenle bizim biraz daha fazla çalışmamız, ekstra performans sarf etmemiz gerekiyor. Öğretmen, öğrenci, veli ve idareciler olarak hep beraber ‘Ardahan eğitimde nitelik kazanıyor’ projesini hayata geçireceğiz. Bu projenin hayata geçmesinde hepimize büyük sorumluluklar düşmektedir. Özellikle okul müdürlerimizden ve öğretmenlerimizden daha fazla özveri ve gayret istiyoruz. Ayrıca, velileri de bir şekilde işin içine katmamız gerekiyor. Okullarımızın fiziki şartları anlamında Türkiye’nin en iyi illerinden bir tanesiyiz. Öğrencilerimiz 15 kişilik sınıflarda eğitim-öğretim görüyor. Şimdi kırsalda ki öğrencilerimizi yatılı okullarımızda okumaya teşvik ediyoruz. Okullarımız ve pansiyonlarımız pırıl pırıl ve neredeyse hepsi yeni. Eğer Ardahan’ı geliştireceksek, Ardahan’ı değiştireceksek mutlaka ama mutlaka eğitim de başarıyı yakalamalıyız. Kendimize bir hedef koyarak, sağlam bir çalışma gayreti gösterip, o hedefin altını doldurmamız gerekiyor. Bu çok zor bir şey değil. İlk etapta hedefimiz Türkiye’de ilk 30’a girmektir. Bu proje kapsamında üniversitemizden, mahalli idarelerimizden, belediyelerimizden ve kamu kurumlarımızdan da destek beklemekteyiz. Bu iş başından sonuna gönül işi, sevgi işidir. Hep birlikte gayret gösterip, gece gündüz demeden çalışarak, sevgimizi ve gönlümüzü işin içine katarak, bu projemizi sonuçlandıracağız. Bunları başardığımız zaman ve genç nüfusumuzu nitelikli hale getirdiğimiz zaman gelecek yüzyıllar bu milletin yüzyılı olacaktır.”


     


    Uygulanacak olan Ardahan eğitimde nitelik kazanıyor projesinin amacını açıklayan Vali Deniz, “İl merkezinde tüm öğrencilerimize yönelik sosyal, kültürel, sanatsal ve okul başarısını artırıcı faaliyetler yapacağız. Öğretmenlerimize yönelik olarak ise mesleki gelişim etkinlikleri organize ederek, daha zengin ve verimli bir eğitim yaşantısı için gerekli imkanlara kavuşturulması ve bu yolla öğrencilerimizin akademik başarılarının arttırılması amaçlamaktayız” diye konuştu.


    Vali Deniz, proje kapsamında yapılacak olan faaliyetleri ise şu şekilde sıraladı:



    1. Öğrencilerimizin sosyal, kültürel, sanatsal faaliyetleri için uygun ve bu faaliyetleri cazip hale getirecek bir salonun oluşturulması;


     


    Öğretmenlerimizin talepleri doğrultusunda, onların mesleki gelişimlerini destekleyecek şekilde;

     


    -Eğitim koçluğu

    -Etkili iletişim

    -Ergen psikolojisi

    -Aktif öğrenme yöntemleri


     


    2. Öğretmenlerimizin talepleri doğrultusunda, onların sosyal, kültürel ve sanatsal aktivite ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde;


    -Tiyatro Kursu

    -Müzik (koro) kursları

    -Halk dansları kursları


     


    3. Öğrencilerimizin talepleri doğrultusunda sosyal, sanatsal gelişimlerini destekleyecek şekilde;


    -Sahne sanatları kursları

    -Tiyatro gösterileri

    -Müzik veya enstrüman kursları

    -Sinema ve film gösterimleri

    -Spor aktiviteleri


     


    4. Öğrencilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda kültürel ve akademik desteklerin organize edilmesi;


    -Başarı ve motivasyon

    -Sınav stresi ile mücadele

    -Verimli ders çalışma teknikleri

    -Üniversitemi tanıyorum

    -Kariyer günleri (Meslek lisesi öğrencileri için)

    -Kitap okuma kampanyası ve ünlü yazarlarla sohbet


     


    5. Öğrenci velilerimize yönelik olarak;

               -Ergen özellikleri

               -Aile içi iletişim

               -Kariyer günleri (Mesleklerin tanıtımı)

               -Öğrenci velileri, öğrenci ve öğretmenlere yönelik bilgilendirme, bilinçlendirme broşür ve afişleri hazırlanarak dağıtılacak


     


     


    Vali Deniz’in konuşmasının ardından projenin aşamaları ve ilerleyişi hakkında geniş değerlendirmelerde bulunuldu. Toplantı da ayrıca Milli Eğitim Müdürü Tevfik Fikret Eteker, sunum eşliğine “Ardahan eğitim de nitelik kazanıyor” projesinin tanıtımını yaptı.



    **Ne olacak bu Ardahanlının hali?..


    Fakir Yılmaz


    Siyasiler bir şey yapmıyor der, ama siyasetçiyi görünce önünde ceketini ilikler, etmediği yağcılığı bırakmaz..


    Belediyenin çalışmadığını çeper diplerinde söyler dururuz, ama başkanı gördüğümüzde evin önünde ki çöplerin neden günlerdir kaldırılmadığını sormayı unutuveririz.

    ‘Gazeteci yazmıyor, satılık basın’ diye eleştirir, yerden yere vururken günlük bir gazete almayı akıl etmeyiz..

    Dernekler çalışmıyor der ama  federasyon o beklenen çalışmayı ortaya koyunca önce şaşırıp, ardından her yapılan etkinliğe elli kulp takıp, desteklemekten kaçarız..

    Ve son olarak Ardahan’ı Kalkındırma konferansı düzenlenir, birimiz kalkıp, gidip, katılmaz, bir görüş belirtemeyiz..

    Evet ne olacak bu memleketin hali diyenler sizlere soruyorum, ‘Ne olacak bu Ardahanlının hali?’

    Sizce Ardahan mı haksız yoksa Ardahanlı geçinip, Ardahan’a gerçek anlamda sahip çıkmayan ama adından, etinden, sütünden, suyundan, havasından kaymaklananlar mı?

    Bilmem ama bu işte  bir terslik olduğu kesin..

    Çünkü dediğimiz gibi Ardahan deyip, Ardahanlı olmanın gereğini yapmayanların yine biz Ardahanlılar olduğunu herkes bilmeli, anlamalı, anlatmalıdır..

    ‘Bu memleketten bir şey olmaz’ deyip, bir şeyi yapması gerekenlerin kendileri olduğunu unutanların yine Ardahanlılar olduğunu unutan biz Ardahanlılar ayağımıza kadar gelen ülkenin en önemli siyasileri, akademisyenleri, iş adamlarını görmezden gelmesi ne kadar anlamlı bir şeydir..

    İşte tamda burda bir soru sorup, Ardahanlının kendisini sorgulaması gerekmez mi?

    Yok canım sormaz..

    Çünkü o hep konuşur ama ‘Gelin konuştuklarımızı hayata geçirelim’ diyenlerin paçasına yapışmaya bayılırken, aşağıya çektiklerimizle birlikte yoksulluğun, sahipsizliğin ve de iş yapamamazlığın çukuruna birlikte düşer ve hep orda kalır, bir türlü yukarı çıkamayız..

  • ARDAHANLI BAŞKAN ARDAHAN'LININ NİKAHINI KIYDI!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Ardahan’lı Şişli Belediye Başkanı Muharrem Keskin bizzat katılıp, gençlerin nikahını kıydı.

    Fakir Yılmaz’ın Avukat Amcası Casim Yılmaz, kuzeni Avukat Ahmet Yavuz Yılmaz, Avukat Doğan Yılmaz ve Yılmaz ailesinin yanı sıra Malatya’lı Özönder ailelerinin fertleri de Şişli Nikah Salonundaki nikah töreninde hazır bulundular.



    ARDAHAN’DA YİNE YAĞMUR VAR!


    Doğu Anadolu Bölgesinde aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.


    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü ekiplerince yapılan son değerlendirmelere göre, bölge genelinde havanın aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların özellikle Erzurum‘un kuzeydoğusu ile Kars ve Ardahan çevrelerinde etkili olması beklenmekte.


    Sıcaklıkların 4- 6 derece azalarak mevsim normallerinin altında seyredeceği bölgede rüzgar kuzeyli yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek.



    “Meteorolojik uyarı”


    Özellikle Erzurum’un kuzeydoğusu ile Kars ve Ardahan çevrelerinde görülebilecek kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış nedeniyle oluşabilecek tehlikelere (sel, su baskını, yıldırım düşmesi, dolu yağışı, ulaşımda aksamalar vb.) karşı ilgililerin ve vatandaşların tedbirli ve dikkatli olmaları gerekmektedir.


    KARADENİZİ KAÇ KEZ YAZMIŞTIM?..


    Son 10 yıla yakındır adeta su yolu yaptığım ve üç kez de ölümden döndüğüm, bin bir sorun yaşadığım ama çok sevdiğim, sevdiklerimin olduğu İstanbul’a her gelişimde yanından geçerken uzun uzun seyredip, yanı başında çayımı içip, ‘Niye böyle yalnız’ diye düşünerek, acıdığım Karadeniz’den gelen haber en çok beni mutlu etti desem inanın.


    İnanın… Çünkü benim 8 yıl önce de aynı şeylerin söylendiği ama bu kez söylenenin yer yüzüne, insanlığa, ülkemin ekonomisine katkı sağlayacağı müjdelenen mutlu haberin iktidar yalakalığından dolayı değil, o devasa, masmavi ama birkaç balıkçı motoru dışında üzerinde doğru dürüst bir geminin bile yüzmediği denizin eteğinden her geçtiğimde, ‘Karadeniz Neden Yalnız, Sahipsiz, İlgisiz?’ diye defalarca ele aldığım yazılarıma gelen olumlu cevaptır.

    Evet, Başkan Erdoğan’ın Ayasofya yetmedi Kariye müzesini camiye çevirtmesi ardından Karadeniz’de 320 milyar metreküple Türkiye tarihinin en büyük doğalgaz rezervini keşfettiğimizi duyurmasıyla yeni bir gündemin yaratılmaya çalışıldığı şu günlerde kimi sevinir,kimilerine dudak bükerken ben mutluyum.




    Üç etrafı denizlerle çevrili, birçok muhteşem doğaya sahip gölleri, bir o kadar güzelim ormanları olan ülkemin yer yüzünde olduğu gibi yer altındaki kaynaklarının değerlendirilmesi yönünde atılan her adımın beni mutlu etmesi iktidar ya da muhalefetten olmamı gerektirmediği gibi demokrasinin gereği olan insan haklarını, adaleti, hukukun üstünlüğüne büyük katkı sunan ekonomisi güçlü ülkesinin gelişip, büyümesini istemekten başka bir şey değil…

    ‘Bulduk’ denen ve 2. başkanlık seçimlerinin yapılacağı 2023 yılında yer yüzüne çıkarılacağı söylenen Karadeniz Doğalgazının yer yüzüne çıkarılıp, ekonomiye katacağı katkıyı çok mu, az mı bekleriz diye düşünürken bugüne kadar yeterince değerlendirilmeyen Karadeniz’e gözlerin dönmesinin bile bir moral olduğunu anlamalı ve bu duruma olumlu yönde bakılmalı diye düşünenlerdenim.

    Gerçi bu müjdenin verildiği gün düşmesi beklenen doların yeniden yükselişe geçmesi karşısında sevinenlerin asıl derdinin siyasi hesaplar olduğunu ama bu hesapların hep yanlış olduğunu da bilen biri olarak diyeceğim odur ki yanından her geçtiğimde, zaman zaman içine dalıp yüzdüğüm Karadeniz’in beyaz deniz olması için hepimizin el ele verip, ince hesapları eteklerdeki taşları bir kenara bırakıp, yer yüzüne çıkarılmasının hiç de öyle sanıldığı gibi kolay olmayan bu hazineye çakalların saldırmak için bugünden itibaren yeni hesaplar içinde olacağını dünyanın en çok bor yataklarına sahip ülkemin bu kaynakları bile doğru dürüst kullanamadığından anlamalıyız.

    Anlamalıyız ki; Bu ülkenin gemisinin daha ileriye, güzel geleceğe yüzmesinin ya da batmasının hepimiz için geçerli olduğunu da unutmamalıyız.



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



    Ardahan’da Umduğunu Bulamayan


    Atalay İstanbul Turuna Çıktı..


    arşiv haber 05/04/2017 tarihli haberler/yorum


    Ardahan Dernekler Federasyonun 9 Nisan Pazar günü derneklerle birlikte yapacağı toplantıda 16 Nisan’da başına gidilecek olan sandıkta nasıl bir karar vereceğini açıklamaya hazırlandığı şu günlerde AK parti Milletvekili de İstanbul’a ki AKP’ye yakın dernekleri ziyarete çıktı. Hayır’ın önde olduğu ileri sürülen Ardahan’da umduğunu bulamayınca İstanbul’a geçtiği belirtilirken, Atalay’ın ziyaret ettiği derneklerde de Evet’çi bulamadığı iddia edildi.


    **Atalay Kürdistan’ı Harabistan’a Çevirenlere twitle tepki gösterdi..


    Güneydoğu’da süren ve her geçen gün daha da şiddetlenen iç çatışmalara Ardahan AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’dan twitli tepki geldi.


    ‘orhan atalay ?@drorhanatalay65  21 Ara Göle, Ardahan

    Kürdistan’ı Gülistan’a dönüştürme vaadiyle çıkılan yolun 40. Yıl Durağı: ‘Öz Harabistan’. mesajı ve yaşanan çatışmalar ardından kalan görüntülerin fotoğrafları ile yaşananlara tepki gösteren Atalay’ın bölgeye Kürdistan demeside dikkatlerden kaçmadı.



    **KAFKAS’YA DA ISINACAK!..


    Azerbaycan ve ErmenistanCumhurbaşkanları İlham Aliyev ve Serj Sarkisyan‘ın İsviçre‘de yaptıkları görüşmede, iki ülke arasında tartışma konusu olan DağlıkKarabağ bölgesinin geleceğiyle ilgili hiçbir sonuç alınamamıştı.


    “BUGÜN BİR SAVAŞIN İÇİNDEYİZ”


    Ermenistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Artsrun Hovhannisyan, ”Bugün bir savaşın içindeyiz. Savaş kelimesini kullanmak zorundayız çünkü ortada ateşkes kalmadı.Azerbaycan tank, havan topu, uçaksavar gibi varolan tüm silahları kullanıyor” dedi.


    “ELE GEÇİRDİĞİ TOPRAKLARDAN ÇEKİLMELİLER”


    Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hikmet Hacıyev de ”Ateşkes, Ermeni güçlerininAzerbaycan‘daki yasadışı varlığı nedeniyle bozulmuştur. Ermenistan ele geçirdiği topraklardan çekilmek zorundadır. Ancak bu sayede bölgede sürdürülebilir barıştan söz edilebilir” dedi.


    Evet desem inanacak mısınız ki?






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


     


    Demokrasiyle, aşla, işle alakası olmayan okuyanların diktatörlükten başka bir ad yakıştıramadıkları 18 Maddeyi okumadan, okutamadan hızla 16 Nisan’a doğru yol alan ülkemin insanları şu günlerde çok ama çok gergin..

    Öyle ki cuma günleri telefon ve sanal ortamda ki mesajları HAYIR’larla dolduranların hayır kelimesini kullanmadığı, Hayır diyenleri terörist ilan ettiği, EVET diyenlerin ise iktidara yalakalıkla, Erdoğan’a tapmakla suçlayanların haddi hesabı yok..

    Bu karmaşık ortamda 16 Nisan’dan sonra kıyamet kopacağını ve bu kıyametin savaş olacağını iddia edip, daha ileri gidenlerin de olduğunu görmekteyim..

    Bunları duydukça saçlarım dikken diken olsa da ağzı olan konuşuyor diyerek geçiştirmeye çalışmaktayım..

    Sorulan bir soruya, yada bir konuya, ‘Evet’ demeye korktuğumuz, ret ettiğimiz bir konuya HAYIR derken çekinerek, komşuya, arkadaşa, ‘hayırlı işler’ deyip, günaydın demeye çalıştığımız şu günlerde 10 milyona yakın kararsız, bir o kadarda duyarsız seçmenin olduğu da konuşulurken her gün binlerce insanın tıkladığı haber sitelerimizde, günlük gazetelerimizde, bir o kadar takipçimizin olduğu facabook, twiter ve ıstagramda benim ne diyeceğimi de merak edenlerin olduğunu da görmekteyim.

    Benim ve başında bulunduğum Ardahan Gazeteciler Cemiyeti, Ardahan Dernekler Federasyonu ve yayın grubumuzun 16 Nisan’da başına gideceği referandum sandığında hangi oyu atacağını merak edenlerin cevap beklediği şu günlerde bende Sivas’ta gazetecilik okuyan kızım Şeyma’yı alıp, Ardahan’a, vatandaşlık görevimi, ülkemin geleceği hakkında karar vermeye gitmeye hazırlanıyorum..

    Çünkü önce başta sanal ortamda atıp, tutmakla değil gerçek anlamda sandık başına gidilmesi gerektiğine inananlardanım..

    Çünkü ülkemin geleceğine yön verecek olan önemli bir seçimin yaklaştığını heyecanla hissediyor, torunlarımın geleceğini birilerine teslim etmek istemediğimi akıl edecek kadar duyarlıyım..

    Çünkü Evet diyenlerin de Hayır diyenlerin de bu güzelim ülke de kavga etmeden, barış ve kardeşliği yeşertecek kadar olgun insanlarla dolu olduğunu da biliyorum..

    Ve çünkü 50 yaşına 1 kala bir oyumun milyonların kaderini etkilediğine inanmaktayım..

    Ve ‘Evet ‘desem inananların sayısının çok az, ‘Hayır’ desem, ‘zaten biliyorduk’ diyenlerin hiçte az olmadığını da bilecek yaştayım..

    Ve bunun için bende sizin gibi sandık başına gitmeden oyumun rengini belli etmeyeceğim ve oyumu ülkemin geleceği için kullanacağım..


  • İBB STK'LARLA BİRLİKTE HAREKET EDECEK..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Aynı zamanda gazeteci olan ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Ardahan Dernekler Federasyonu, ARDAFED Başkanı Fakir Yılmaz’ın makamında görüşüp, görüş alış verişinde bulunduğu İBB’nin STK’lardan Sorumlu Koordinatörü Hasan Akkuş, İBB olarak aralarına ARDAFED’in de bulunduğu sivil toplum örgütleriyle birlikte hareket edeceklerini belirtti.


    Birçok Ardahan’lının yaşadığı İstanbul’un batı yakasında bulunan Büyükçekmece’de yıllarca Belediye Başkan Yardımcılığının yanı sıra önemli görevler yapan  sonra İBB’de kurulan STK’lar Koordinatörlüğüne getirilen Akkuş hedeflerinin sivil toplum örgütleri ile yapılacak iş birliği, görüş alış verişi ardından “birlikte hareket edersek daha da güçleneceğiz” dediği açıklamasında, Başkan Ekrem İmamoğlu’nun başkanlığında yeniden hayata geçirmeye çalıştıkları kurumların kısa sürede tüm toplumu rahatlatan çalışmalara imza atacağına herkesin inanmasını istedi.


    ARDAFED’DEN İBB’YE ZİYARET..


    arşiv haber 11/08/2020 tarihli haberler/yorumlar


    Pandemi sonrası ilk ziyaretini gerçekleştiren ve önümüzdeki günlerde geniş çaplı bir toplantı yaparak Ardahanlıların idareci hemşirelerinden beklentilerini yerel ve ulusal basın aracılığı ile kamuoyuna aktaracak olan ARDAFED ilk ziyaretini İBB gibi önemli bir yerde önemli bir görevde olan bir hemşehrisine yaptı.


    Uzun süredir yaşanmaya devam eden pandemi paniği dolaysıyla ertelenen birçok iş hayatı gibi çalışmalarını askıya almak zorunda kalan sivil toplum örgütleri de yavaşta olsa normalleşmeye başladığı şu günlerde stk’ların ortada olmadığı şu günlerde bir ilki daha yapan pandemi sonrası ilk ziyaretini gerçekleştiren ve önümüzdeki günlerde geniş çaplı bir toplantı yaparak Ardahanlıların idareci hemşerilerinden beklentilerini yerel ve ulusal basın aracılığı ile kamuoyuna aktaracak olan ARDAFED ilk ziyaretini bir hemşehrisine yaptı.


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığını yaptığı ve önümüzdeki aylar içinde kongreye gitme hazırlıkları yapan Ardahan Dernekler Federasyonu, Ardahanlı olan İstanbul Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı ve İBB Baş koordinatörü Coşkun Tanış’ı yeni makamında ziyaret eden ve kutlayan ARDAFED heyeti, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşumu mücadelesi veren Ardahanlıların bu önemli yerlere gelen hemşerilerimizden beklentilerini bir kez de Tanış’a aktardırlar.



    ARDAFED’in çalışmalarını yakından takip ettiğini belirten İBB Koordinatörü Coşkun Tanış toplumun kendilerinden beklenenleri bilen bir anlayışla hizmet ettikleri bu kurumların, tüm insanların olduğu gibi Ardahanlıların isteklerini bildiğini ve yerine getirme mücadelesi içinde olduğunu belirterek birlikteliğin önemine dikkat çekti.


    ARDAFED Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ARDAFED olarak başta İBB Başkanı İmamoğlu ile görüşme talepleri olmak Ardahanlıları beklentilerinin yerine gelmesinin yanında toplumun büyük arzusu olan ve son yıllarda ortaya konan çabalarla oluşturulmak istenen ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çabalarına kendisi gibi bu önemli görevlerde bulunan, milletvekili, belediye başkanı, meclis üyeleri, danışman, koordinatör kısacası ileri gelenlere görev düştüğünü belirtti.

     


    Gerçekleşen bu önemli ziyarete İstanbul Sultangazi Belediye Meclis Üyesi Erol Odabaş, ARDAFED Yöneticisi Gazeteci Erkan Sarıkaya’nın yanı sıra ARDAFED Kadın Kolları Üyesi Sevda Yıldız, ARDAFED’in üyesi olduğu TSTK Kültür & Sanat Komisyon Başkanı ve Türk Müziği Koro Eğitmeni ve Şef’i Recep Alper Çevirel, ARDAFED Gençli Kolları Üyesi Onurcan Kılıç eşlik ettiler.



    İNSAN İNSANA KAVUŞAMAZ!.


    2020 yılına hayırlı başlamayan dünyanın çivisi sanki yeni çıkmış gibi korona paniği ile sallanmaya devam ediyor. Sallandıkça da insanlar sosyal hayattan kopuyor.


    Baştan beri inanmadığım ama sağlık mafyası diye suçlanan ve medyanın da gaz vermesiyle devam eden korona paniği gerçek hayatı ve bu hayatın olmazsa olmazı olan sosyal yaşamı da bitiriyor. 


    Hemde şu an bulunduğum tek edilmiş konumunda ki Îsanbul metropolünün başını çektiği bu paniğin yarattığı korkunun etkisiyle adeta yalnızlaştırılan insanlar gibi şehirler de gün geçtikçe birbirinden kopuyor.


    Dün hiç yokmuş gibi bugün ortaya çįkmışvasına yaşanan ölüm korkusuyla gerçek yaşamı bitirip , sanal ortamda hayatta kalacaklarını sananlar aslında kendilerini bir ölüm çukuruna attıklarının da farkında değiller. 


    Çünkü asıl ölümün yalnızlık olduğunu anladıklarında çoktan işi işten geçmiş olacak. 



    Geleneğimiz olan birlikteliği de sonlandıran, sosyal hayatı sanallaştıran korona yani ölüm korkusunun  diğer adı Covit-19 paniği en çok da geleceğimiz denen yeni nesili yani çocukları da büyükler kadar etkileyip yalnızlaştırmış, sosyal hayattan ziyade sanal hayat çukuruna atmıştır. 


    En büyük korkum da çocuklarımızın örf ve annelerimizden kopup yabancı toplumlar gibi bencil ve soğuk insanlar olmalarıdır.


    Bunun önüne geçmenin tek yolu, biran önce sağlıklı ortamlar oluşturup, artık çivisi çıkmış olan şu yaşlı dünyayı daha çok sallayarak insanların olduğu gibi dünyanın da başını döndürmemeliyiz. 


    Aksine her geçen gün yalnızlaşan insanların birbirlerine ulaşması mümkün olmayacak ve “Dağ dağa kavuşmaz ama Însan insana kavuşur” ata sözünün tam tersi gerçekleşecek.




    ARDAFED’in Şampiyonu


    Pazar Günü Belli Oluyor..


    08/05/2018 tarihli haber


    4-8 Temmuz Günlerinde İstanbul Bakırköy Botanikpark’ta düzenlenecek olan Bal Festivali hazırlanan Ardahan Dernekler Federasyonu kupası hafta sonu yapılacak olan karşılaşmalarla sahibini bulacak.


    Bu yıl 3 üncüsü düzenlenen ve 12 takımın başvurduğu ve Filizli Köyü Spor ile Arpeşen Köyünün finale kaldığı ARDAFED Futbol turnuvasının şampiyonu Pazar günü Üsküdar Selimiye Stadyumunda, Saat 17.00 ila 19.00 aralarında yapılacak olan karşılaşmayla belli olacak.



    **Üçüncülük Karşılaşması da aynı Gün Yapılacak..


    Ardahan Dernekler Federasyonun organize ettiği ARDAFED Futbol Turnuvasının son karşılaşmaları 13 Mayıs 2018 Pazar Günü Üsküdar Selimiye Stadyumunda gerçekleşecek.


    Turnuvanın 3 üncüsünün de belli olacağı aynı gün Küçük Sütlüce Spor ile Bağdeşen Spor arasında oynanacak karşılaşma ile ARDAFED’in 1., 2. Ve 3. belli olacak.



    **Vali ve Kaymakamlar da Adaylar mı?


    24 Haziran öncesi yaşanan adaylık yarışında olan ve düşüncelerine yakın partilerin listelerin de yer almak için mücadele eden aday adayların şu an görevde olan vali ve kaymakamların siyaset yaptıklarını ve adaylar arasında taraf olduklarını söylediklerini belirtsek sanırım ‘yanlışsın’ diyen çıkmaz..


    Bu yanlışın içinde olanlar sadece vali ve kaymakamlar mı ki?

    Tabi ki sadece vali ve kaymakamlar değil..


    Bürokratlarda siyaseti tam ortasında yer aldıkları hatta yeniden aday olup, milletvekili olmak isteyenlerden daha çok taraf olduklarını hepimiz görmekte, izlemekteyiz..


    Bu durum zaten demokratik ve eşit olmayan şartlarda mücadele veren diğer aday adayları üzdüğü gibi partilere de en büyük zararı veren bir durumdur.


    Bu nedenle mevcut seçilmiş ve yeniden seçilmek için bin bir ayak oyunu içinde olan siyasilerden uzak durması gerekir diye düşünüyorum.


    Asıl işleri ile ilgilenmesi gereken bürokratların bu süreçte taraf olmaları gelecekte onları zora sokacağını belirtmek bir gazetecinin görevidir.


    Çünkü bugün desteklenen, bu kritik süreçte onlarla poz verenler, 24 Haziran sonrası yanlış yaptıklarını anladıklarında çok geç olacağını şimdiden belirtmekten onların yararına ve ‘Dost söyler ama acı söyler’ olmaktan öte bir şey değildir.


    Sanırım yukarıda ki yazım, ‘Kızım sana diyorum, Gelinim sen duy’ anlamında bir şey ortaya çıkaracak ve birileri ne anlatmak istediği anlarlar..


    ****


    **Ardahan’da Kimler Aday Edilmeli, Edilmemeli?


    ‘Profesöründen ne gördük ki, Cahilinden ne göreceğiz?’


    Yazıma başlamadan önce samimi AK Partililere, CHP’lilere bir çağrım, hatta özel bir ricam olacak..


    O da; Bu yazıma katılıp, ‘He ya doğru demiş’ diye onaylayan tüm AK Parti Genel Merkezine ve Başkan olmak için 7 düvele mücadele eden Erdoğan’a, parlamenter sitemin değişmesini istemeyen ve bu nedenle İYİ Parti dahil bir çok sağcı parti ile bile iş birliğine kapıları açan Kılıçdaroğlu’na yazımı ulaştırılmasıdır..


    Öncelikle;


    4 İlçenin kesin, bir ilçenin sesiz durarak, Ardahan genelinin mevcut milletvekilin yeniden adaylığına karşı olduğu alenen görünen AK Parti’nin durumuna bakalım.


    Erzurum’da üniversitede kendi halinde bir öğretim üyesiyken bugün ki gibi millete gına getiren Saffet Kaya’nın artık gitmesi için getirilen ve 3 dönemdir milletvekili olmasına karşın sanki yeniymiş gibi ‘Yaşanılır Ardahan İçin Yine Adayım’ diyerek afiş bastıran Prof. Dr. Orhan Atalay’ın yeniden aday edilmemesini istediğini AK Parti Genel Merkezi ve Başkan Erdoğan görmüyor mu?


    Atalay’ın Ardahan’dan yeniden aday edilmesinin açıkça istenmediğini belirtmek AK Parti düşmanlığı oluyorsa bu partinin teşkilatları, üyeleri, seçmeni yani kısacası AK Partililerin yanı sıra bu partinin güzel çalışmalarından etkilenip, oy veren hepsi AK Partinin düşmanı mı?


    Ve AK Parti’den Milletvekili adayı olduktan sonra başta Göle’de olmak üzere Ardahan genelinde AK Parti’nin oyları hep düşmedi mi? Ve HDP tarihinde ilk kez Atalay’ın en güçlü olduğu dönemde milletvekili çıkarmadı mı?


    ‘-Efendim ele deme bir şey yapmadıysa da, kendisini arayana ‘Kazı kayıp olan beni arıyor’ diyerek cevap vermediyse de adam en azında profesör’ diyenler çıkabilir..


    Peki, AK Partinin 10 yıl başkanlığını yapan ve Atalay’ın iki kez seçilmesine katkı sunan hayvancılıkla ekmeğini çıkaran Ardahan’da AK Parti Milletvekili Adayı olan Yunus Baydar Veteriner hekim değil mi?


    Aday edilmesi halinde Çıldır başta olmak üzere kuzey kazalarında Ardahan Üniversitesini kuran Ramazan Korkmaz’da Profesör değil mi?


    ‘Yok, ele deme, ya Göle oyları ne olur?’ diyenlere de, AK Parti’den Milletvekili Aday Adayı olan Göleli Eczacı olan Fatih Kılıç Göleli değil mi?


    Sonra tüm ülkede Erdoğan için AK Partiye oy verenler Göle’de sadece Göleliye oy veriyorsa Saffet Kaya, HDP Göle’de her zaman niye en çok oyu alırken mevcut profesör zamanında oy kaybına uğruyor?


    Kendisinin tek değil, sülalesinin de milletvekili olduğu b u profesör aday edilmese AK Parti Ardahan’da yine bir milletvekili çıkarmayacak mı?


    Valla taş olmazsa da Başkan Erdoğan beni arasın aday ol desin ben Göle’de de diğer 4 ilçede ve merkezde profesörün aldığı oyları ikiye katlar iki milletvekilini de alır Ankara’ya giderim desem abartıyorsun demeyin.. İnanmıyorsanız inin çarşı merkezleri, köylere hatta batıda ki Ardahanlılara sorun yalansa yüzüme tükürün..


    Evet, istenmeyen bir ismi yeniden aday etmek ne kadar fayda getireceğini, merak ettiğimiz AK Parti’de kısa özet bu..


    Peki, faytona binip, önce Kocaeli’nde sonra orada olmayacağını anlayan 70’i geçen Ensar Öğüt’ün yeniden aday aday olduğu CHP’de durum nedir?


    Valla bana soracak olursanız samimiyetle söyleyecek olursam CHP Ardahan’da sevdiğim ve artık torunlarına bakması gerektiğini düşündüğüm, olmazsa birçok Ardahanlının yaşadığı Kocaeli’nden aday edilmesini istediğim Ensar Öğüt dâhil tüm adayların öncelikle merkezden ya da Damal başta olmak üzere her şartta CHP’ye oy veren kuzey kazaların gönlünü alacak bir aday tercihi yapması gerekmekte.


    Damallı Mutlu Kerimoğlu, Posoflu Avukat Metin Özyılmaz, Merkezli Eczacı Yunus Dündar göz ardı edilmemeli ve Göleli Engin Sarıkaya, Metin Demir, Sabri Arpaç’ın Göleyi CHP’leştirebileceği düşünülmeli..


    Gelelim cahil cuhal aday adaylara..


    Valla onları sizde, AK Parti’de CHP’de tanıyor diye sıralayıp ne kendimi nede sizi yormayacağım..


    Çünkü başta, ‘bu memleket profesörden ne gördü ki, cahilden ne görsün’ dedik..


    Yeter artar bile..

  • Murat Han Pul Civata 10. Şube'sine Hazırlanıyor…



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ardahanlı Veysel Karatay’ın, Ardahanlı Kemal Deniz Bozkurt’un Belediye Başkanlığını yaptığı İst/Esenyurt , Hakkı Demir’in İst/Çekmeköy’de İlçe Başkanlığını yaptığı Gelecek Partisi’ne İst./Kartal Dernek Başkanı Ahmet Demirbaş’ta katıldı.


    Ardahan Dernekler Federasyonu Başkan Yardımcılarından Erdinç Koçak’ın İst/Küçükçekmece İlçe Başkan Yardımcılığını, Hakan Koçak’ın aynı ilçenin Mahalle Başkanlığını üstlendiği görülürken Ardahanlı İş adamı Fatih Sinan Yılmaz gibi İşkadını Tülay Yağdırma gibi birçok Ardahanlının, Ardahan’dan sonra İstanbul İl Kongresini de yapan Gelecek Partisine üye oldukları da görüldü.



    **ARDAFED ARDAHANLILARI YANLIZ BIRAKMADI…


    Göleli İş adamlarından Celil Toprak’ın Ardahan İl Başkanlığını yaptığı, İstanbul’da birçok Ardahanlının yöneticiliğini üstlendiği Gelecek Partisi Esenyurt İlçe Teşkilatını ziyaret eden Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz Ardahanlı olan Gelecek Partisi Esenyurt İlçe Başkanı Veysel Karatay’ı İlçe Binasında ziyaret etti.


    İstanbul İl Kongresinin protokolüne de davet edilen ARDAFED Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz, Gelecek Partisi İl Kongresinde de Ardahanlıları bir araya toplayıp, başarılar dileyerek, birlikte hatıra fotoğrafı çekti.



    HARA HURA PARTİLER İKTİDAR…


    Demokrasi adına yapıldığı belirtilen ama en son Rusya Belarus’taki gibi sonuçlanan sözde seçimler ülkemizde üç yıl sonra olmasına karşın bugünden itibaren tartışılmaya devam ediliyor.


    Yani 20 yıldır Belarus’taki iktidar olan şahsın seçimler öncesi yaptığı ve “sonuçları belli” dediği şekilde sonuçlanan seçimlerin güvenilirliğinin de tartışıldığı bu süreçte ülkemizde 3 yıl sonra yapılacak olan seçimler, bir erken seçim umuduyla tartışılmaya devam ededursun ard arda yeni partiler boy göstermeye devam ediyor.




    Doksana yakın partinin olduğu ama dokuzu bilemediniz on birinin konuşulduğu ülkede iktidar olmak için gereken birliktelik çabalarının da sürdüğü bu zamanda eski adıyla koalisyon, yeni adıyla ittifak için çalışmalar sürüyor.

    Bu yeni kurulan partilerin arasında oluşturulmak istenilen birlikteliğin nasıl olacağının da tartışıldığı ülkemde birilerinin gerek yeni kurulan partilere gerekse geriye kalan 80 partinin hara-hura deyip görmezden gelindiği ve sözüm ona ”durmak yok, yola devam” denen şu günlerde başta Gelecek Partisini kurup, kısa sürede örgütlenen ve son olarak bizzat katılıp, gözlemlediğim Ardahan ve İstanbul İl Kongrelerinde gördüğüm eski başbakanlardan Davutoğlu gibilerinin sağı, CHP’nin kozmik odasını aşma çalışmaları yapan Kılıçdaroğlu solu, MHP’yi geçen ve oy oranı HDP gibi %13’leri bulan Akşener’in hara, huraları yani hurdacıların toplayarak, çevreyi, doğayı temizledikleri gibi siyasi araneyı temizleyeceklermiş gibi görüyorum…

    Tabi parti örgütlemelerini Davutoğlu gibi hızlı yapmazsa da ağır ama emin adımlarla yol alan ve er geç Davutoğlu ile bir araya geleceği öne sürülen Babacan, Ardahan’lı Öztürk Yılmaz, pişman olup, susacağı ama ”Bin Günde Memleket Harekâtı” başlatıp, aslında partisine çalışacağını, CHP’nin reklamını yapacağını düşündüğüm İnce ve geri kalan tüm partiler, sendikalar, iş adamları, stk’lar her geçen gün oluşturdukları ittifak ile sanki iktidara doğru yürürlerken, mevcut iktidarında 26 yıldır ikitdarda bulunan ve son olaylar ardından yani seçim sonuçlarının sahte olduğunun öne sürülüp, olayların çıktığı ve Rusya’nın gerekirse asker göndereceğini belirttiği Belarus’taki gibi sonucunu bildiği seçim rahatlığından mı onuda bilmiyorum desem de bu yönde olabilecekleri de tahmin ediyor gibiyim..




    KARAHAN-KÖROĞLU


    AİLESİNİN MUTLU GÜNÜ..


    arşiv haber 27/09/2015 tarihli haber


    Ardahan Çıldırlı İş adamı Halit Karahan’ın kızı Buket Karahan yine Ardahanlı olan İş-adamlarından olan Durmuş Köroğlu’nun yeğeni Tolga Köroğlu ile hayatını birleştirdi. İstanbul Sultanbeyli ilçesinde özel bir düğün salonunda yapılan düğüne bir çok Ardahanlının yanı sıra her iki ailenin iş dünyasında ki dostları katıldılar.


    **GÖLE’DE KİLİM DOKUMA SANATI


    Göle Kilimi


    Kilim dokumacılığı kadın emeğinin yoğun olduğu bir el sanatıdır.Göle 

    1970’li yıllara kadar kilimleri ile bir üne sahipti.rağbet ve talep olurdu.1980

    yılından sonra bu rağbet önemli ölçüde azaldı,Dokunan kilimler her evin

    vazgeçilmeziydi,her genç kız çocukken,Büyüklerinden motif sökmeyi,

    düğüm atmayı,kırkit vurmayı yani kilim dokumayı öğrenirdi…


    Göle kilimlerinin motiflerinin zenginliği çok eskiye dayanır,yöredeki etnik

    farklılık kilim motiflerinede yansırdı.her motifin ayrı bir anlamı ve öyküsü

    vardır…bunlardan bazıları şunlardır;


    …Gelin bıraktıran..

    …Gelin boğan..

    …Kaz ayağı..

    …Koç boynuzu.

    …Kurt ağzı.

    …Zillo..

    …Perik..

    …Haspek,

    …Göbekli kilim.

    …Hamas kilimi…….


    gibi bir sürü kilim motifleri vardır.bu desen motif kilimler yöremizde en

    fazla kullanılmaktadır.


    Göle’de Ticari amaçlı kilim üretilmez,ya kendi ihtiyaçları için veya hediye

    olarak üretilir.her genç kızın çeyizinde mutlaka kendi dokuduğu kilim 

    bulunur..


    Yöremizde dokunan kilimler halk arasında, Bardız,Ecem,Türkmen,Kürt,

    Kafkas,Döşürme,Yolluk gibi bir sürü adlar taşır..


    Göle’de en fazla Senemoğlu,Koyunlu,Kuytuca,Toptaş,Gedik,Y.Konağı,

    Budaklı,Kalecik,Yeniköy köylerinde üretilir.emek isteyen yorucu bir iş

    olmasından dolayı da üretimi son yıllarda düşmüştür….


    Kadın emeğinin ürünü olan bu kilimlerin üretiminin ve tanıtımının yapılmasında ciddi desteğe ihtiyaç olduğu da bir gerçektir…./


    26.09.2015

    Yılmaz Karatay Sadıkoğlu


     


    ***


    **GAZETECİLERİ DAĞ BAŞINA ÇAĞIRDILAR..


    BİZ KATILMAYACAĞIZ..



    İki dönemdir Ardahan Milletvekilliği yapmasına karşın basın mensupları ile iki kez bir araya gelmeyen AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ve kendisi gibi değişmez ikinci sıra adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar bugün Ardahan’a gelerek seçim çalışmalarına start verecekler.


    İki dönemdir milletvekili olmasına karşın seçmenle olduğu gibi gazeteciler ile de kopuk olan ve dik burunlu siyaset yapmakla suçlanan AK Partinin değişmez Ardahan Milletvekili Atalay’ın gazetecileri ayağına çağırırcasına dağ başında düzenleyeceği toplantıya biz katılmayacağız.


    **Fabrika değil, Hafızlık Kursu!



    1992 Yılında yeniden vilayet olduktan sonra gelişmeyi beklerken, işsizlik ve hala deam eden göçü durduracak yatırımların beklendiği Ardahan’da fabrika yerine yeni İmam Hatipler ve Hafızlık Kurs Merkezleri art arda açılmaya devam ediyor.

    İmam Hatip kökenli Orhan Atalay’ın milletvekili olduğundan bu yana 30’un üzerinde yeni Kar’an kurslarının yanı sıra bir çok İmam Hatip Okulunun açıldığı Ardahan’da şimdi de Hafızlık Kurs Merkezleri açılmaya başlandı.

    Son olarak AK Parti Ardahan Milletvekilinin  de ilçesi olan Göle İlçesine Göle Merkez Hafızlık Kur’an Kursu açıldı.

    Tabelası asılan Göle Hafızlık Kursu eğitime başlarken, başta bölge hayvancılığının dinamosu konumunda ki TİGEM’den, kapatılan Göle Orman İşletmesinden, yıllardır yapıldı, yapılacak denilen Göle Küçük Sanayi Sitesinden, bir türlü bitmeyen Göle Devlet Hastanesinden, yıllardır yapımı süren ama bir türlü tamamlanamayan Göle yolundan bir haber yok.

    Göle Meslek Yüksek Okulu’na başta olmak üzere ilçede bulunan okulların ihtiyaç duyduğu yurt sorunu gibi bir çok sorunun ilgi, alaka beklediği bir sırada  dini eğitime yönelik kurumların ard arda açıldığı Göle gibi Ardahan, Hanak, Çıldır, Damal ve Posof’ta hizmet beklemekte.

    Çıldır Aktaş Gümrük Kapısının hala açılmadığı, Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısına Sınır Ticaret Merkezinin yapılmadığı, Posof, Damal ve Hanak’ın içinde geçmesine karşın sadece Ardahan’a verilen doğalgazın tüm ilçelere verilmediği Ardahan’da  Kor’an Kursu, Hafızlık Kursu e İmam Hatip hizmetleri aralıksız devam ediyor. 

  • GÖLE'DE DOĞAL UYUŞTURUCU TARLASI BULUNDU!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Dün yazılanların bugünü..


    Önce Irak, sonra Suriye ardından ‘Arap Baharı’ denilip Ortadoğu yetmedi Arap adası, sonra Libya ve şimdide Yunanistan ile yaşanan gerilim ile devam eden dış politika, içte uçan dolar, korona, İnce’nin çıkışı ile devam eden erken seçim ve partiler arasında oluşturulmak istenen ittifak tartışmaları ile meşgul olan ülke dün yaşananları, yazılanları bugün aynen yaşamaya devam ediyor.

    Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırma niyetinin Lübnan’da patlayan bombanın gölgesinde kaldığı gibi ülke gündemi de dün yaşananların bugünün versiyonu ile tekrarlandığını görmek anlamak için aşağıdaki iki arşiv yazımı yeniden yayınlamak ve okumak yeter, artar bile..

    Çünkü okuma özürlü olduğumuz kitaplar başta olmak üzere dün yazılıp, arşive kaldırılanların bugün yaşananların asıl arşivi olduğunu  anlatır gibi aşağıda ki yıllar önce ele aldığım, bugün anlamını kaybetmeyen

    İşte o iki yazım;



    **Konuşturan Fotoğraflar..


    35 yıla yakındır aralıksız günlük yazı yazan biri olarak hızla, her an, hatta her saniye değişen gündeme yetişmekten zorlanan bir gazeteci olarak yaşanan gelişmeler konusunda benim de görüşlerimi bekleyen okurlarım, ‘Şu konu da yazacağın yazıyı merakla bekleriz’ dediklerinde sıkça o gün yazmayı düşündüğüm yazımı bir dahaki yazıma bırakmak zorunda kalıyorum.


    Okurumun bu yöndeki sorularından rahatsız olmadığım gibi takip edilen bir yorumcu olarak sevindiğimi belirtirken, dün facede yazan bir okurumun bu yöndeki merakı dikkatimi çekti.

    AKP’nin kuruluş yıllarında olduğu gibi Ergenekon, Balyoz Operasyonları ardından son genel seçimlerde ve sınır ötesi hareket öncesi ardarda ortaya çıkan fotoğraflar, ses kayıtları konusun da görüş ve yorumlarımı merak eden okurum Öcalan ile BDP’li Bengü Yıldız’ın deniz fotoğraflarına nasıl bir yazı yazacağımı merak ediyordu.

    Tamda İran’dan dönen valinin bir fotoğraf yarışması düzenlemeyi düşündüğü bir sırada sorulan bu soru önemli, bir o kadarda düşünülmesi gereken hassas bir konuydu.

    Çünkü soruyu soran okurumun hiçte iyi niyetli olmadığını anlamak için kurnaz olmaya gerek..

    Onun asıl amacının BDP’yi yıpratmak, yeni bir strateji ile birlikte sınır ötesi operasyona başlamaya hazırlanıldığı bir süreçte beni de tuzağa çekmekti..

    Ancak bu sorunun sorulduğu saatler sonrası gittiğim Çıldır yolu boyunca konuyu uzun uzun düşündüm.

    AKP’nin iktidar olmadan önce ard arda ortaya çıkan ses kayıtları, Göleli hemşehrimiz Ali Kalkan’ın da içinde bulunduğu görüntüler, Bugün kü başbakanın ‘Sayın Öcalan’ dediği radyo konuşması ve onca fotoğrafın manşete çekildiği günleri hatırlamama neden olan o fotoğraflar, sesler, görüntüler, manşetler ve üç ay önce kurulmasına karşın Anayasayı değiştirecek çoklukta oy alıp, iktidar olan AKP ..

    Ardından Ergenekon, sonra Balyoz Operasyonlarının ana kaynağı olan kayıtlar, belgeler, fotoğraflar ve görüntüler..

    Yani kısacası uygulamaya konulmak istenen projelerin ana kaynağı teknoloji ve onun ortaya çıkardığı belge, bilgi, ses ve görüntüler önceden basın ve medyaya sızdırılıyor, ardından da operasyon tamamlanıyordu..

    Son genel seçimlerde radikalleşip, milliyetçi oylara hitap eden Recep Tayyip Erdoğan’ın bu çabasına yetiştirilen MHP’li kurmayların aşk ve seks kokan görüntülerini de unutmadığımız bir sırada sınır ötesi geniş çaplı bir operasyona hazırlanıldığı şu günlerde BDP’nin hedefe konulduğunu da anlamıyor değiliz.

    Tatile çıktığında insanların olduğu gibi denizi bile kara çarşaflarla kapattıran Erbakan’ın bile tehlikeli gördüğü öğrencilerinin iktidarı esnasında, ‘Çek görüntüyü, ver basın ve medyaya rakibi yıprat’ kampanyası ve oyununun tuttuğu bir sırada önce Öcalan’ın ardından Takvim Gazetesi’nde çıkan BDP’li Bengü Yıldız’ın fotoğrafları okurumu olduğu gibi beni de düşündürmemiş değildir.

    Evet, Atatürk’ün deniz fotoğraflarını andıran Öcalan ve Bengü Yıldız’ın deniz sefası fotoğraflarını eğer ben bulup, yayınlasaydım kesin bugün ‘özel hayata karıştın’ diye bizzat Ardahan Başsavcısının hazırlayacağı iddianame ile yargılanırdım.

    Çünkü özel hayatın gizliliğinin Anayasa güvencesinde olduğunu belirtip, işine geldikçe davranılan bir ülkede yaşadığımızı son olarak Çıldır ilçesinin eski kaymakamı ile bir doktorun özellerini yazdığımız için yargılanıyoruz, hem de özelden çıkıp, herkesin bildiği bir tutanağı yayınladığımız için ..

    Neyse Öcalan’ın ve Bengü Yıldız’ın deniz fotoğrafları hakkında nasıl bir yorumda bulunacağımı merak eden okurumun bu merakını gidermek için ele aldığım bu yazımı biraz daha uzatırsam bu okurum gibi pusuda bekleyen ve beni de tuzağa çekme hesabı yapanların oyununa gelmiş olurum.

    Çünkü merak edilen fotoğraftakilerin hiçte öyle boş adamlar olmadığını, dokunmak değil, bakanın bile her an suçluyu övme suçundan yargılanacağı bir ülkede yaşadığımızı bir ben bilirim, birde onca sür’atle aleyhime biten davalarım ..

    Kısacası Atatürk’ün, ardından Öcalan’ın sonrasında Bengü Yıldız’ın fotoğraflarına bakınca bir iç çekip, ‘ulan bu yılda denize giremedik’ diyerek hayıflandığımı okurum ve herkes iyi bilmeli ..

    Çünkü deniz güzel, deniz özlemdir ..

    İçine birde aşkla ve heyecanla  girdin mi muhteşemdir. sevgili okurum, sende gir ve bir poz çektir, bana gönder bende seni yayınlayayım.

    Korkma yıpranmazsın, tam tersi puan alır, başta facede olmak üzere her yerde beğenme rekoru kırarsın.

    Çünkü insanlar güzel anılarla anıldıkça sevilirler bilesin..



     **Cunta acımaz..


    Dinci kisvesi altına girip, ‘Allahüekber’ naraları çekip, başta Rojava da olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinde insanları diri diri yakanlar şimdi de Mısır’da ortaya çıktılar..

    12 Eylül cuntası karşısında bir saat direnemeyenlere, Gezi parkında 10 gün dayanamayanlara inat Sisi cuntasına karşı aylardır meydanlarda direnen halka kurşunlar yağıyor..

    Demokrasinin ne kadar değerli olduğunu Mursi’nin cunta ile devrilmesi ardından anlayanların direnişi, cuntanın polisi ve askeriyle kırılmaya çalışılıyor..

    Ve televizyonlarda, gazetelerde keskin nişancıların sıktığı kurşunlara hedef olan insanların görüntüleri tüm dünyada uzaktan izleniyor..

    Evet dinci, sağcı, komünist ne olursa olsun hepsinin demokrasi içinde iktidarda olmasının cuntadan daha iyi olduğunu bir kez daha anlamak gerek, ‘Cunta acımaz’ diyerek..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Ardahanlılar 


    Uyuşturucuya Hayır’ Diyecekler..


    arşiv haber 10/08/2017 tarihli haber/yorumlar


    Ardahan Dernekler Federasyonunun kurucu dernekleri arasında bulunan Beykoz Ardahan İl Derneği Ardahan merkezde olduğu gibi yurt genelinde her geçen gün büyük bir sorun haline gelen uyuşturucu belasına dikkat çekmek için eylem gerçekleştirilecek.


    ARDAFED’in en üst düzeyde destek verdiği ve diğer Ardahan Derneklerini de davet ettiği ‘Uyuşturucuya Hayır’ başlıklı basın açıklamasına başta Beykoz’da bulunan Ardahanlılar olmak üzere İstanbul’da ki tüm dernekler davet edildiler.


    Konu hakkında bir açıklama yapan İstanbul Beykoz Ardahan İl Derneği Başkanı İnan Aktürk Beykoz’un her tarafına astıkları ‘Bir sonra ki enin çocuğun olmasın Uyuşturucu’ya Hayır’ pankartlarla tüm insanlığı davet ettikleri basın açıklamasın da Ardahan’a kadar ulaşan Bonzai ve diğer uyuşturucu maddelere karşı mücadele başlattıklarını belirtti.


    Konu hakkında yapılan duyuru şöyle;


     


    Saygı Değer Hemşehrilerimiz ve Beykozlu vatandaşlarımız 11/08/2017 Cuma günü saat: 15.00 da Ust/Beykoz meydanında düzenlenecek ‘Uyuşturucuya Hayır’ kapsamında basın toplantısına tüm halkımızı davet ediyoruz.


    ‘Bir sonraki senin çocuğun olmasın.. Uyuşturucuya hayır.’


    Saygılarımızla…


    BEYKOZ ARDAHANLILAR DERNEĞİ..


     


    **ARDAFED’den Tam Destek..


     


    Her geçen gün artan uyuşturucu kullanımına karşı başlattıkları eylemle kamuoyunun dikkatini bu önemli konuya çekmek isteyen Beykoz Ardahan İl Derneğinin bu anlamlı çalışmasına federasyon olarak en üst seviyede katılacaklarını belirten Ardahan Dernekler Federasyonu, ARDAFED’e başta üye olan, olmayan tüm Ardahan Derneklerini, Ardahanlıları ve bu ülkenin geleceğinin altına dinamit konulmasını istemeyen tüm yurttaşları bu anlamlı çalışmaya destek vermeye çağırıyoruz dedi.


     


    **ARDAFED’de Çağrı Yaptı..


     


    Beykoz Ardahan İl Derneğinin vugün yapacağı ‘Uyuşturucuya Hayır’ adlı basın açıklamasına tam destek veren Ardahan Dernekler Federasyonu da çağrı yaparak bu anlamlı eyleme destek istedi.


    İşte o açıklama;


     


    *ARDAFED’in kurucu üyesi olan İstanbul Beykoz Ardahan Derneğimiz bugün ARDAFED”inde en üst seviyede destek vereceği bir ilki gerçekleştirecek..


    Bugün Beykoz meydanında Saat: 15.00’da yapılacak olan ‘Uyuşturucuya Hayır’ eylemine tüm Ardahan Derneklerini Davet ediyor, katılamayanların bölgede bulunan hemşehrilerimizi Beykoz Derneğinin düzenleyeceği,ARDAFED’in tam destek verdiği basın toplantısına yönlendirmesini önemle rica ediyoriz..


    Fakir Yılmaz


    ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU


    Genel Başkanı


    **Ardahan’da Uyuşturucuya Operasyon Yok!


    Gençlerin esrar ve eroin kullandığı iddialarının arttığı Ardahan yurt genelinde yapılan uyuşturucu operasyonun dışında tutuldu..


    Emniyet Genel Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre; İhbar ve istihbari bilgilerin değerlendirilmesi sonucunda Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edilen şahıslara yönelik 1676 ekip ve 7118 personelle 907 adreste 913 şüpheliye yönelik eş zamanlı şafak operasyonu düzenlendiği bildirildi.


    Operasyonun Gümüşhane ve Ardahan illeri hariç 79 ilde gerçekleştirildiği belirtildi.


    **DSP Başkanına Operasyon..


    *23/05/2017 Tarihli Haber


    Demokratik Sol Parti Ardahan İl Başkanı Mustafa Morkoç operasyon geçirdi.

    Alınan bilgilere göre aniden rahatsızlanan ve hastaneye kaldırılan DSP Ardahan İl Başkanı Mustafa Morkoç kaldırıldığı hastanede yapılan bir operasyon ile safra kesesinin, alındığı durumunu iyi olduğu öğrenildi.


    **Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Seçime Gidiyor.

    Mevcut başkanın aday olup olmayacağı merakla beklenen Ardahan ATSO seçiminin önümüzde ki ay yapılacağı belirtildi.


    **Ormanlarda AKP’li Başkanının..


    Kesilip, il dışına satılmaktan öteye bölge ekonomisine hiç bir katkısı olmayan Ardahan’ın Çamları yeniden tek tek devrilmeye başlandı.

    Orman depolarında bulunan kesilmiş çam ağaçlarının bakanlık tarafından ihale edilerek satışa sunulduğıu şu günlerde aynı zaman da oduncu olan AKP’i Göle Belediye Başkanı tarafından alındı.

    Aluğı odunları kendisininde dahil olduğu ekiple deposuna taşıyan AKP’li Başkan Yardımcısı son yıllarda depoladığı çamlarla dikkatleri üzerine çekiyor.


    **Öğretim Üyeleri Kavga Ettiler..


    Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi Yüksekokulu’nda yaşanan kavga Karakolda son buldu.

    Edinilen bilgiye göre Beden Eğitimi Bölümü Öğretim Görevlilerinden Yrd. Doç. Dr. R.Ç. ile aynı bölüm Öğretim Görevlilerinde Ö.H.K’ün odasını basarak kapısını içeriden kilitleyip saldırdığı iddia edildi.

    HOCA KENDİNİ RİNGTE SANINCA…

    Ö.H.K’ nın odasının önünde geçerken bir anda içeri girerek kapıyı kapatıp anahtarla kilitlemeye çalışan R.Ç’nin elindeki kesici alet ile Ö.H.K’ nın çeşitli yerlerine vurduğu, bu saldırının ağır darbelere neden olduğu öğrenildi.

    Odadan dışarı çıktıktan sonra okul koridorunda devam eden kavgaya Ö.H.K’nın abisi de dahil olunca olay iyice büyüdü. Ö.H.K’nın aynı okulda görevli abisini olay yerine gelmesiyle bu kez R.Ç, Ö.H.K’nın abisine saldırdı. Okul idarecileri tarafından yatıştırılan olay sonrası Ö.H.K arkadaşları tarafından hastaneye götürüldü. Her iki tarafta hastaneye götürülerek muayeneleri yapıldıktan sonra emniyet ekiplerince gözaltına alındılar. Ö.H.K’nın elinde kırık olduğu ve vücudunun çeşitli yerlerinde kanamalı darp izleri olduğu öğrenildi. Her iki tarafta birbirlerinden şikâyetçi olurken nöbetçi savcı tarafından ifade işlemlerinin devam ettiği bildirildi.


    Anneler Günü için Esenyurt’ta kutlama etkinliği düzenleyen Göleli Kadınlar Meclisi, 12 Eylül’de gözaltında kaybedilen oğlu Cemil Kırbayır’ı yıllarca arayan ancak bulamadan vefat eden Cumartesi Anneleri’nin sembol ismi Berfo Ana’yı “Yılın Annesi” seçti. Berfo Ana’nın plaketini etkinliğe katılan kızı Fatma Gülmez aldı.


    Ardahan Göleli kadınlardan tarafından kısa süre önce Esenyurt’ta kurulan Göleli Kadınlar Meclisi, etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. Kadınlar Meclisi, İstanbul’da yaşayan Gölelei annelere yönelik Anneler Günü kutlaması düzenledi. Etkinlikte Göleli olan Cumartesi Anneleri’nin sembol ismi Berfo Ana Yılın Annesi seçildi.


    Göle Derneği’nin İnönü Mahallesi’ndeki merkezinde 13 Mayıs cumartesi günü gerçekleşen etkinliğe çok sayıda Göleli kadının yanı sıra Berfo Ana’nın kızı Fatma Gülmez de katıldı.


    TÜRKAN DELİ: YARINLARDA BİNLERİ BULACAĞIZ


    Göleli kadınların kendi elleriyle hazırladıkları yöresel yiyeceklerin ikram edildiği etkinliğin açılış konuşmasını yapan Kadınlar Meclisi’nin kurucu başkanı Mali Müşavir Türkan Deli, yoğun ilgiden dolayı katılan tüm kadınlara teşekkür etti. Konuşmasında kadınların daha çok öne çıkması gerektiğine vurgu yapan Deli, “Göle’nin kadınları medeni, çağdaş, örgütlü gücü yüksel bir potansiyele sahiptir. Biz kadınlar evlerde gizlenmiş Göleli kadınların gücünü sahalara inerek herkese göstermeliyiz. Dün 10-20 kadın bir araya geliyorduk bugün Anneler Günü etkinliğinde 100 kadın bir araya geliyorsa, bu sayı yarın binleri bulacaktır. Bu kadın dayanışmasının güçlenmesi, söz sahibi olması ve bütün sivil toplum örgütleri tarafından dikkate alınması için bütün Göle’li kadınları duyarlı olmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.


    BERFO ANA’NIN PLAKETİNİ KIZI ALDI


    Başkan Deli’nin konuşmasının ardından “Yılın Annesi” seçilen Berfo Ana’nın plaketi kızı Fatma Gülmez’e takdim edildi. Plaket için Göleli kadınlara teşekkür eden Fatma Gülmez, yaptığı kısa konuşmada Berfo Ana’nın son nefesine kadar oğlu Cemil Kırbayır’ı dilinden düşürmediğini söyledi. “Berfo Ana acılı bir ana olduğu için direnişi de ona göre oldu” diyen Gülmez, “Berfo Ana bir yiğidini kaybetmişti; Cemil Kırbayır. Cemil Kırbayır kimdir? Cemil Kırbayır da sizler gibi güzel şeylerin mücadelesini yapan, memleketine okul, iş isteyen devrimcilerden biriydi. Analığı Berfo Ana gibilerden, Cumartesi Annelerinden öğreneceğiz, analık bu. Ben de ondan öğrendim. Son nefesine kadar yavrum, yavrum, yavrum dedi. Anaların sağı, solu yoktur. Anaların gözyaşının rengi yoktur. Bu etkinlik dolayısıyla Cumartesi Anneleri’nin eylemine yetişemedim, özür diliyorum onlardan. Onların Anneler Günü’nü kutlamıyorum, ellerinden öpüyorum. Çünkü onların annelikleri ellerinden alındı. Cumartesi Annelerinin ellerinden öpüyorum” ifadelerini kullandı.


    NURİYE GÜLMEN VE SEMİH ÖZAKÇA’YA DESTEK


    Etkinlikte son konuşmayı yapan Kadınlar Meclisi Başkan Yardımcısı Bengül Ateş ise, KHK ile ihraç edilen akademisyenler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın sürdürdüğü açlık grevi direnişine selam yolladı. Kadınların ve annelerin tüm ezilen insanların yanında yer alması gerektiğine vurgu yapan Ateş, şöyle konuştu: “Politik, kültürel ve ekonomik saldırılara karşı ötekileştirilen, dininden ve dilinden dolayı yok sayılan toplumun bütün kesimlerine sahip çıkıp bir anne şefkatiyle kucakladığımızda her şeyi başaracağımıza inanıyorum. Bugün özellikle Ankara’da K.H.K. ile ihraç edilen çok değerli araştırmacı iki insan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın başlattıkları açlık grevinin ve onurlu duruşlarının önünde saygıyla eğiliyorum.” 


    BERFO ANA KİMDİR?


    Berfo Kırbayır ya da bilinen adıyla Berfo Ana (1907, Göle – 21 Şubat 2013, İstanbul), oğlu Cemil Kırbayır, 12 1980 darbesi darbesi sonrasında gözaltına alınıp bir daha haber alınamayan Cumartesi Annesi. 105 yaşındaki Berfo Kırbayır, kayıp yakınları ile birlikte dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’la da görüşmüş ve “Tek dileğim ölmeden oğlumun mezarını görebilmek demişti. 12 Eylül döneminde evden alınan ve bir daha geri dönmeyen oğlu Cemil Kırbayır için 33 yıl mücadele veren Berfo Ana, 21 Şubat 2013’te geçirdiği mide kanserine bağlı ameliyattan sonra meydana gelen komplikasyonlar sonucu 106 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi Ardahan’ın Göle ilçesinde defnedildi.


    **Göle’de Bilim Fuarı Etkinliği..


    Milli Eğitim Bakanlığı ile TÜBİTAK arasında imzalanan “Eğitimde İşbirliği Protokolü” kapsamında, ülkemiz ve ilçemiz Göle’de bilim kültürünün geliştirilmesine yönelik olarak, Ardahan Göle okulları çeşitli etkinlikler düzenlendi.

    Birbirinden güzel ve anlamlı olan bilim fuarı etkinlikleri bir şenlik havasında yapılırken katı atıktan teknolojin insan sağlığı üzerinde yarattığı radyasyon ve olumsuzlar ile kolektif bilincin yaradığı el becerilerin ve kültürün geleceği yaratmasındaki anlamı katarak eleştirisel bir yanla da bakılan bir bir etkinliği Göle Öğretmenlerinin öncülüğünde Göle öğrencileri ortaya koymuş oldular.

    Bilim etkinliğine Göle İlçe Kaymakamı Zafer Oktay, Göle Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu, Jandarma Komutanı Serdar Kanger, Emniyet Müdürü M: Özgür Nevruz, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mevlüt Özalp, Ak Parti ilçe Başkanı İlhan Gültekin, Okul ve kurum müdürleri yanı sıra öğrenci velileri katıldı.

    göle-2

    İlki Bedirhan Bey Anadolu İmam Hatip Lisesinin düzenlediği etkinliğinin açılışı yapılarak Göle protokolü bütün stantları tek tek gezerek öğrencilerden bilgi alırken renkli görüntülerin yaşanmasını da beraberinde getirdi. Daha sonra 100. Yıl Ortaokulu ve Feride Karabacak Anadolu Kız Meslek Lisesi Çocuk Gelişimi Bölümünün hazırlamış olduğu etkinliğin açılışları yapılarak bütün stantları tek tek gezilerek öğrencilerden bilgi alındı.

    Yaratıcılık ve görsel güzelliğin hakim olduğu Bilim Fuarı için Kaymakam ve Başkan İsmailoğlu, İlçe Milli Eğitim Müdürü, okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler ile emeği geçen herkese teşekkür ettiler.

    Göle İlçe Milli Eğitim Müdür Mevlüp Özalp bilgi sunduğu açıklamasında ”TÜBİTAK’a Türkiye çapında başvuran ve başvurusu kabul edilen 6600 okul arasında, Göle ilçemiz Bilim Fuarı düzenleyen 10 okulumuz bu başarıyı göstermiştir. Okullarımız Teknoloji ve Tasarım, Edebiyat, Matematik öğretmenlerimiz Okul müdürlerinin koordinatörlüğünde, öğrencilerimiz tarafından hazırlanan çok sayıda proje, sunum, poster ve deney düzenekleri sergilenmiştir. Öğrencilerin büyük emek vererek hazırlamış olduğu Bilim fuarı projelerinin hazırlanmasında ve sergilenmesinde emeği geçen Öğretmenlerimize ve sergi hazırlıklarına katkı sağlayan herkese şükranlarımı sunarım.”


    **Trafik Haftası Kutlanıyor..


    Ardahan’da “Karayolları Trafik Güvenliği Haftası” dolayısıyla Trafik Tertip Komitesi tarafından program düzenlendi.

     

    Gençlik Merkezi Spor Salonunda düzenlenen programda öğrenciler şiir okudu, trafiği anlatan sinevizyon gösterimleri yapıldı. Trafik haftası dolayısıyla düzenlenen kompozisyon ve resim yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri, okullarda verilen kurslar sonucu seçilen trafik dedektiflerine ise dedektif kartları verildi.

     

    Programda konuşan Vali İbrahim Özefe, “Toplum kurallarının ve toplum kurallarına uyulmasının en fazla tezahür ettiği, kendisini gösterdiği alan trafiktir. Herhangi bir şehrin veya herhangi bir ülkenin trafik seyrine baktığınızda, trafikteki araçların ve o araçları kullanan insanların hareket tarzına, davranış şekillerine baktığınızda o şehir hakkında, orda yaşayan insanlar hakkında hemen aklında bir hüküm oluşturuyor insan. Trafik kuralları okullarımızda öğretiliyor. Hep söylendiği gibi, trafik kurallarına uyalım. Bu bilinci uyandıralım. İçinde bulunduğumuz trafik haftası da bu bilinci uyandırmayı amaçlamaktadır. Çok daha huzurlu bir trafik ve huzurlu bir şehir diliyorum” dedi.

     

    Programın ardından Emniyet ve Jandarma trafik ekipleri ile Sağlık ve AFAD ekiplerinin arama-kurtarma faaliyetlerinde kullandığı materyaller sergisi gezildi.

    Posof’ta da Kutlandı..


    Trafik haftası münasebetiyle düzenlenen etkinliklerle trafik kurallarının önemi anlatılıyor.

    Posof ilçe merkezinde Emniyet müdürlüğü ve İlçe Jandarma trafik sorumluları tarafından Posof İlkokulu önünde açılan sergide trafikte kullanılan cihazlar anlatılırken, ayrıca yapılan yanlışlar ve yapılması gereken kurallarla ilgili broşürler dağıtıldı.

    Uyarılarda HAYAT KURTARACAK TEMEL KURALLAR, EMNİYET KEMERİNİN ÖNEMİ, TRAKTÖR KULLANICILARIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN KURALLAR, HIZ SINIRLARI VE ARAÇ KULLANIRKEN TELEFONLA KONUŞMANIN TEHLİKELERİ hakkında bilgiler verildi.

    Araç kullanırken telefonla konuşan kişide, tepki verme süresi gecikmekte, sabit bakış süresi artmakta, karar verme süresi artmakta, kalp atım sayısı artmakta ve daha fazla sayıda çevresel uyarılar gözden kaçmakta olduğu belirtildi.                    www.kuzeyanadolugazetesi.com


    **TOKİ Posof’a Uzandı..


    Bilhassa gurbetteki Posoflular tarafından beklenen müjde geldi ve TOKİ bu yıl ev yapımına başlıyor. Konu ile ilgili toplantı yapan belediye başkanı Cahit ULGAR şunları söyledi.

    Toplu Konut İdaresi (TOKİ), Posof’ta yapacağı konutlar için talep başvuru tarihlerini 2-31 Mayıs 2017 tarihi olarak belirledi.

    Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar’ın girişimleri sonucunda Başbakanlık Toplu Konut İdaresi ile yapılan görüşmeler sonucu yapımına başlayacak olan TOKİ başvuruları için ön kayıtlar başladığı bildirildi.

    Konu ile ilgili Posof Belediye’sinden yapılan yazılı açıklamada şu bilgilere yer verildi:Toplu Konuta ait belgeler ekte olup, müracaat etmek isteyenlerin ekteki belgeleri doldurarak Posof Ziraat Bankasındaki hesap numarasına başvuru bedelini 02 Mayıs-31 Mayıs 2017 tarihleri arasında yatırarak banka dekontu ile gerekli evrakları Belediyemize teslim etmeleri gerekmektedir. Bilgi için 0478 511 2015 nolu telefondan irtibata geçilebilir.” denildi.

    Açıklamada; “Bilindiği üzere, İdaremizin ülke genelinde başlattığı konut seferberliği kapsamında, özellikle yoksul, dar ve orta gelir grubunda yer alan vatandaşların konut ihtiyacının karşılanmasına yönelik uygulamaların ülke geneline dengeli bir şekilde dağıtılması amacıyla, talep örgütlenmesi modeli hayata geçirilmiştir. Bu uygulama çerçevesinde, ön talep toplama yöntemiyle konut alıcısı temininin Valilik/Kaymakamlık/Belediye tarafından sağlanması kaydıyla, söz konusu kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılarak, toplu konut projeleri gerçekleştirilmektedir. Bu çerçevede, konut ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak Belediyenizce yapılan başvuru İdaremizce değerlendirilmiştir. Uygulama için önermiş olduğunuz Mülkiyeti Hazineye ait Ardahan İli, Posof İlçesindeki 114 ada 14 parsel ve 123 ada 9 Parsellerde bulunan toplam yaklaşık 45.026m² alan üzerinde projelendirme çalışması yapılmıştır. Belediyeniz tarafından yürütülen anket çalışmasında öne çıkan talepler dikkate alınarak, yürütülen söz konusu çalışma neticesinde, Ardahan Posof Toplu Konut Uygulaması kapsamında, B5 tipi (3B+Z+3) ve (B+Z+3) brüt 75,00 m² (2+1) 14 Bloktan oluşan 242 adet konut yapılması uygun görülmüştür. Bahse konu toplu konut uygulaması kapsamındaki konutların satış işlemlerinde T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Ardahan/Posof Şubesi bankacılık hizmeti verecektir. Konut alıcıları, adı geçen şube nezdindeki         TOKİ hesabına, B5 tipi (2+1) konutlar için 2.000.-TL (İki bin TL) başvuru bedelini 02-31 Mayıs 2017 tarihleri arasında yatıracaklardır.

    Konut alma şartlarına haiz kişilerden konut sayısından daha fazla başvuru olması durumunda; başvuranlardan konut almaya hak kazananlar ile hak sahiplerinin satın alacağı konutlar, tarafınızdan noter huzurunda yapılacak kura ile belirlenecektir. Başvuru sayısının, konut sayısından fazla olması ve arsanın ilave konut üretimine müsait olması durumunda, projedeki konut sayısı artırılabilecektir. Kura sonucunda konut alıcısı olamayanların yatırdığı başvuru bedelleri; TOKİ tarafından yeterli talebin oluşmaması veya mücbir sebepler nedeniyle projenin gerçekleştirilememesi halinde, TOKİ tarafından belirlenecek geri ödeme takvimi çerçevesinde en kısa sürede iade edilecektir. Ancak, başvuru bedelinin Bankada kaldığı süre için faiz veya herhangi bir hak talep edilmeyecektir.


    BAŞVURU İÇİN GEREKLİ BELGELER :

    * Nüfus Cüzdanı fotokopisi,

    * Başvuru sahibinin adına ve ikametgah ilmühaberinde yer alan adresine göre düzenlenmiş bir adet fatura (son 3 aya ait doğalgaz, elektrik, su, telefon, cep telefonu vs.) fotokopisini, (Başvuru sahibinin adına kayıtlı fatura bulunmaması durumunda, başvuru sahibinin eşinin, çocuklarının, annesinin ve/veya babasının adına ikametgah ilmühaberi adresine göre düzenlenmiş fatura da kabul edilecektir.)

    * İkametgah ilmühaberi Ardahan ili Posof ilçesi sınırları içerisinde 1 yıldan az olmamak şartıyla ikamet ettiğine dair veya il nüfusuna kayıtlı ise nüfus cüzdanı fotokopisi yeterli olacaktır.)

    * T.C. Kimlik Numaraları, (Aile bireylerinin)

    * Ekte yer alan başvuru formunda istenilen diğer bilgileri vermekle yükümlü olacak olup, ayrıca başvuru formu imzalayarak kendisinin, eşinin ve velayeti altındaki çocuklarının kira, faiz geliri vb. gelirinin olmadığını beyan edecektir.

    * Nüfus Müdürlüğünden onaylı vukuatlı nüfus kaydı.


    **Avrupalı Posoflular Bölgede..


    Hollanda Serhat Vakfı kuruyucuları arasında yer alan ve geçen hafta Avrupa’dan bir grup hemşerisini yaptığı organizasyon ile Ardahan’a getiren Günay Taşlı hemşerilerin beğenisini kazandı.

    Ardahan posof ilçesinde doğan ve Hollanda’da Belçika asılı bir vatandaşla evli olan Günay Taşlı iki çocuk annesi ev hanımı bir bayan hemşerimiz. Posof’a olan sevgisi ile Avrupa’da bir çok etkinliğe katılıp Posof’un tanıtımını yapan Günay Taşlı, çocuk yaşta ayrıldığı Posof sevgisini hiç birşeye değişmeyeceğini belirtiyor.


    Kısa bir süreliğine Avrupa’da yaşayan 25 kişik bir grup hemşerimizi Kars ve Ardahan ilçelerini gezdiren Günay Taşlı en büyük ilgiyi Posof’lu hemşerilerinden görüyor.                           Haber: Erkan Sarıkaya


    **Çıldır’da Kur’an Etkinlikleri..


    KUR´AN KURSU ÖĞRENCİLERİNDEN BİLGİ YARIŞI


    Diyanet İşleri Başkanlığınca Kur´an Kurslarında okuyan öğrenciler arasında Temel Dini Bilgiler Yarışması düzenlendi.


    Diyanet İşleri Başkanlığınca düzenlenen bilgi yarışmasında Çıldır İlçe Müftülüğünde eğitim gören Kur´an kursu öğrencileri kıyasıya yarıştı. Yarışmaya Merkez Kuran Kursu , Aşıkşenlik Mahallesi Hira Nur Kuran Kursu , Akkiraz Köyü Hicret Kuran Kursu öğrencileri katıldı. Yapılan bilgi yarışmasında öğrenciler kıyasıya yarışken, Merkez Kur´an Kursu öğrencisi Handan ŞİRİN bilgi yarışmasında İlçe birincisi olarak Ardahan İl Müftülüğünde yapılacak yarışmada Çıldır ilçesini temsil etmeye hak kazandı. Yarışmaya katılan öğrencilere ödüllerini veren İlçe Müftüsü Mehmet CEBECİ öğrencileri tebrik ederek, onları bu yarışmaya hazırlayan Kuran Kursu Öğreticilerine teşekkür etti.


    **KUR´AN KURSU VE TAZİYE EVİ HİZMETE AÇILDI..


    Çıldır Eskibeyrahatun Köyünde yapımı tamamlanan Kur´an Kursu ve Taziye Evinin açılışı yapıldı.


    Eski Beyrahatun köyü Kur´an Kursu ve Taziye Evi 13 Mayıs Cumartesi günü kılınan öğlen namazının ardından AK Parti İl Başkanı Yunus Baydar, Çıldır Kaymakamı Bedirhan İmamoğlu , AK Parti Çıldır İlçe Başkanı Ahmet Rıfat Vural, Çıldır İlçe Müftüsü Mehmet Cebeci, din görevlileri ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla ve yapılan dualarla hizmete açıldı.


    Çıldır İlçe Müftülüğü ve Eskibeyrahatun Köyü Camii İmam-Hatibi Bedri Karadağ´ın ciddi gayretleri ve köy halkının desteğiyle yapılan Kur´an Kursu ve Taziye Evi yeni  çehresiyle vatandaşların hizmetine açıldı.


    **Göle yolu devirmeye devam ediyor..


    Yıllardır bir türlü bitirilemeyen Ardahan-Göle yolu kazalara neden olmaya devam ediyor.

    Alınan bilgilere göre Ardahan’dan Göle’ye gitmekte olan bir aracın yolun bozuk olması ve şoförün direksiyon hakimiyetini kayıp etmesi dolaysıyla yoldan çıkarak şarampole yuvarlandı.

    Kullanılmaz hale gelen araçta bulunanların kazayı hafif yaralarla atlattığı öğrenilirken aynı kazanın emen ardından Göleli bir iş adamına ait pikapta devrildi.

    Her iki kazada iki aracı hurdaya döndüğü öğrenilirken araçları kullanan şoför ve içinde bulunanların kazaları hafif yaralarla atlattığı bilgisi alındı.


    **Kürtler Türklerin Yanında Yer Alır..


    Başkan Erdoğan’ın Amerika ziyaretini yakından takip eden biri olarak Başkan Erdoğan’ın Donald Tramp ile yapacağı ilk görüşmede nasıl bir mesaj alıp döneceğini de merak edenlerin başından gelmekteyim.

    Çünkü Donald Tramp’ın Obama yönetiminden bir adım daha ileri giderek açıktan Kürtlerin oluşturduğu YPG’yi etkili silahlar ile donattığını ve bu durumun ileride Türkiye’ye neler getireceğini düşünenlerdenim..

    Evet, Başkan Erdoğan’ın Amerika’ya giderken elinde ki dosyada ABD’nin YPG’yi silahlandırması, Gülen’i ABD’de tutması gibi önemli konular olduğunu hepimiz biliyoruz.

    21 Mayıs’ta yeniden partisinin genel başkanı olacak olan Başkan Eroğan’ın, ABD ve Donald Tramp’ı ziyaretinin verdiği moral ile yapacağı konuşmada vereceği mesajlarda o kadar önemli.. 

    Çünkü havuz medyası ne kadar saklamak istese de bu ülkenin birinci sorunun hala Kürt Sorunu olduğunu kabul etmek gerekir..

    Yani bir taraftan PKKnın yan kolu olduğunu saklamayan YPG’nin silahlandırılması, HDP’li Milletvekili ve binlerce partilisinin hala tutuklu olması, Güneydoğu’da devam eden operasyonlar bu ülkenin birinci sorunu olduğu bir gerçektir.

    Bu nedenle ABD’nin YPG’yı silahlandırılması çok ama çok dikkat çekici ve bir o kadar da gelecek günler olmazsa da yılların bir hayli sorunlu olacağını ben değil Başkan Erdoğan bile his edip, anlıyor ve önüne geçmeye çalışıyor..

    O da şudur ki yarın Suriye’de ikinci bir Kürdistan parçasını oluşturacağı söylenen YPG’nin öbür gün ABD’nin verdiği silahlar ile Türkiye’ye yönelebileceği ihtimalidir.

    İşte tam burada yazımızın başlığına yani bir ABD-Türkiye gerilmesinden hatta savaşında Kürtlerin hangi tarafta yer alacağı sorusuna cevap vermek gerekirse ve bu soru bana sorulursa böyle bir gelişmede Kürtlerin Türklerin yanında yer alacağıdır..



    Esenyurt’ta Ne Oldu?..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olmadan önce yıllardır haber ve yorumlarımla yakından ilgilendiğim derneklerin dernekçilik dışında nelerle uğraştığını defalarca yazmış, yorumlamış ve bu konuda hep şikayetçi olan Ardahanlıların görüşlerine ayna olmuştum..

    ARDA/FED’e başkan olduktan sonra bu çürümüş sistemin içinde dernekçiliğin kaz gecesi yada birilerinin emrinde olmak değil gerçek anlamda bir Ardahan Lobisi olabileceğini de yaptığım çalışmalarla hem de güçlü bir rant ve çıkar lobisine karşın ortaya koymaya çalıştım..

    Epeyde yol aldığımı düşündüğüm bu süreçte Ardahanlılar adına bataklık olduğuna inandığım İstanbul Esenyurt’ta ki diasporaya sağdan, soldan değil tam ortadan bir savaş açtım..

    Önce bunu o dönem başkanı Karslı olan KAISİD denen oluşuma müdahale edip, başına bir rdahalının gelmesini sağladım.

    Ancak bu Ardahanlı da kısa sürede Esenyurt’ta ki rant ve çıkar çetesi olan küçük bir gruo olan diaspoarının yanında yer alıp, mevcut gidişata uydu.

    Ardından İstanbul 3. Bölge Ardahanlılar Derneğinin kurulması için yine bir Ardahanlı ile yola çıktık ve o bölgede ki gençlerin oluşturduğu Ardahanlı Gençler Platformuyla yola çıktık.

    Ama burada da devreye giren diaspora 3. Bölge derneğinin öncülüğünü yapan Ardahanlının aleyhine olmadık bir iftiralarla kamuoyu oluşturup, önce gençleri sonrada derneği pasifize edip, iş yapamaz hale sokamadıylarsa da dar bir alanda kalmasına neden oldular.

    Ve son olarak benim gerek şahsen gerekirse federasyon başkanı olarak yanından alenen durduğum Veysel Karatay bataklığın tam ortasında yer alan ve orada ki Ardahanlının önünü kesmeye görevlendirilmişler le donatılmış derneğin seçimine müdahale ettim.

    Ve Ardahan Derneklerinin tümü ama tümünün kurulduklarından bu yana yapamadıkları, yaşatamadıkları bir kongre süreciyle buranın yönetimin değişmesi için yaklaşık iki ay mücadele edip, diaspoarnın korkmasına, masraf etmesine, çel çocuklarını delege etmelerine ve son anda ekledikleri korsan delegelerle kendilerini ‘şimdilik’ sağlama alsalar da terlemesine neden olduysakta yıkamadık..

    Çünkü Esenyurt’ta ki dernekçilikten olduğu gibi İstanbul ve ülke genelinde ki dernekçilikten hep yakınan Ardahanlı oy kullanmaya gelmediği gibi sanal ortamda zafer naraları atıp, Karatay’ı olduğu gibi Karatay’ı destekleyenleri yanılttı..

    Peki bitti mi?

    Tabi ki bitmedi..

    Çünkü Esenyurt’ta ne oldu?’ diye soranlar dahil her Ardahanlının görevi olan tek bir şey var..

    O da; Eğer samimi Ardahanlılar Esenyurt’ta ki diaspoarayı durdurmazsa ve bunların birilerine değenekçilik yapmasına göz yumarsa orada hiç bir şey değişmez diyenlere karşın ben tek kalsam da bunlarla uğraşmaya devam edeceğim..

    Çünkü Ardahan’ı, Ardahanlıyı seven önce bu bataklıkları kurutmalı diye düşünüyorum..


  • ASKERİ KONVOY KAZA GEÇİRDİ!..Çıldır'da da Kaza..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    ÇILDIR’DA DA KAZA!..


    Ardahan’dan Çıldır istikqmetine gitti öğrenilen Cengiz Oğuz yönetimindeki 75 AR 485 plakalı hafif ticari araç, saat 21.30 sıralarında Ardahan Üniversitesi yakınlarında henüz bilinmeyen bir nedenle önündeki kamyona çarparak yol kenarına uçtu. İhate duvarına kadar sürüklenen aracın sürücüsü Cengiz Oguz, AFAD ekipleri tarafından sıkıştığı araçtan çıkarılarak 112 ekiplerine teslim edildi.

    Ardahan Devlet Hastanesi’ne kaldırılan araç sürücüsü Oguz’un hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.

    Olay yerine gelen Jandarma ve Polis ekipleri, kazaya karışıp kaçtığı iddia edilen kamyon sürücüsünü yakalamak için çalışma başlattı.



    İnce, İnce Doğramak..


    Başkanlık sisteminin ilk adımından, seçimine ve sonrasından bugüne kadar tartışılan Muharem İnce’nin ne diyeceğinin merakla beklendiği sırada bugünkü yazıma hazırlanırken WhatsApp aracılığı ile gelen iki mesaj dikkatimi çekti.

    Bir taraftan İnce’yi dinlerken diğer taraftan baktığım WhatsapApp mesajların da okuduklarım İnce’nin açıklamaları arasındaki inceliklerin diğer bir örneği de hemşerimin belediye başkanı olduğu İstanbul Esenyurt’ta ve ülkenin diğer birçok yerinde yaşananların gündeme gelmediğinden, gelememesinden, getirilememesinden yakınıldığını bir kez daha görüyordum.

    Çünkü İnce’nin partisi CHP’nin Belediye Başkanlarından tutun bu ülkede başbakanlık yapmış olanlara kadar gidin değişen bir şeyin olmadığını görmekteydim.

    Seçim öncesinde “liyakat” naraları atan CHP’li belediyelerin başında bulunduğu belediyelerde yaşananların yanında başkanlık sistemi denilerek iktidarı ellerinde tutanların birbirinden farklı olmadıklarını da bir kez daha anlıyordum.

    Sağcı belediyelerin aile şirketine dönüştüğü yönünde iddiaların revaçta olduğu şu günlerde pandeminin ardına sığınıp, iktidarın ard arda yayınladığı engellemeler ile iş yapamadıklarını belirten CHP’li belediyelerinde son yerel seçimlerinden önce “Babamın oğlu olsa işe almayın” diyerek şov yaptıkları da görülüyordu, Esenyurt’tan gelen mesajda.. Ki bunların çoğunu zaten biliyordum ama dün bana sitem edenlerin bugün beni daha iyi anlamalarını beklemek adına duyduklarımı, öğrendiklerimi, bildiklerimi not edip, arşivime alırken..

    Başkan Erdoğan’ı ‘tek adam’ hatta diktatörlükle suçlayan Kılıçdaroğlu’nun son kurultay öncesi seçimsiz, ‘:dediğim dedik, öttürdüğüm düdük’ diyerek tartışmalı atamalarına dikkat çeken İnce’nin aslında CHP genel merkezi gibi belediyelerinde adeta aile çiftliğine dönüştüğünü anlatmaya çalıştığını da anlıyordum..

    Son Mahalli İdareler Seçimleri ardından “Torpil, kayırma dönemi bitti” diyen, işsizlikten dem vuran CHP’nin seçilmiş belediye başkanlarının atamalarına baktığımızda bugün Başkan Erdoğan’ı, ” Damadını bakan yaptı” diye suçlayanların kendilerinin de eş, dostu müdür, hukuk danışmanı diyerek koltuklara oturttuklarının sanki görülmediğini sansalar da görünen köy kılavuz istemiyor..

    Neyse bunları bir dahaki yazılarımızda daha net ve kimin kimi nereye oturttuğunu anlatmaya devam edeceğimizi buraya not edip, WhatsApp’tan gelen 2. mesaja bakalım..

    İnce’nin ‘parti kuracağım’ demediği ama ekibi hatta tüzüğünü hazırladığı alenen anlaşılan son basın açıklamasında ‘şimdilik oluşum’ olan ama açıkça bir parti lideri gibi konuşurken kadınlardan, gençlerden bahsettiği sırada okuduğum ikinci mesaj aynen şöyle;




    BİR KADIN VE GELİNİ…

    Bir kadın düşünün..

    Oğlu; alkol ve uyuşturucu kullandıktan sonra gelinini o gece her zamankinden fazla, kum torbasını döver gibi dövüyor ve kıyameti duyan komşuları hemen polis çağırıyor.

    Kadın olayı öğrenince hemen avukatlarını alıp oğlunun evine yetişiyor ve gelininin halini görmezden gelip,  polislerin zabıt tutmasını engellemeye çalışıyor ama zabıt tutuluyor. Bunun üzerine gelinine dönüp şikâyetçi olmamasını, eğer olursa 2 çocuğunu bir daha göremeyeceğini söylüyor.

    Gelin, olaydan sonra iki çocuğunu komşulara emanet edip, zabıt tutan polislerle birlikte hastaneye gidiyor ve neredeyse 10 ayrı başlıkta tanımlanan şiddet izi raporu alıyor.

    Sonrasında mahkeme kadının oğluna gelinin yaşadığı eve yaklaşmama ve evden uzaklaştırma kararı veriyor.

    Sonra ne mi oluyor?

    Ev, kadına ait olduğu için hemen tahliye kararı aldırarak gelinine evi boşalttırıyor ve gelin iki çocuğu ile kapı dışarı ediliyor.

    Peki;

    Oğlunun gelinine yaşattıklarına göz yuman ve torunlarının annesine eziyetten kaçınmayan bu kadının kim olduğunu biliyor musunuz?

    Maalesef ki bu kadın ;

    Evet bu kadın kim diye merak edenler mesajın kimi anlatmaya çalıştığını anlamaya çalışa dursunlar ben bu kadının kim olduğunu gazetemdeyken gelen bir yayın yasağı ile hatırladım.

    Çünkü bu ülkede şu an yöneticiyim, eski yönetici diyenlerin yaptıklarını da yazmak, söylemek yasak hem de ‘gizlilik’ adı altında savcı, hâkim kararları ile.

    Kısacası Muharrem İnce’nin ince mesajları gibi bu yazıda ince anlatımlarla anlaşılır mı bilmem ama sistemi şikâyet edip, koltuğa gelenleri ilahi bir güç değil kendi kurdukları sistemler koruyor bu ülkede..





     


    BALIKKESİR’DE DEPREM,


    ARDAHAN’DA KAZA!


    arşiv haber 10/12/2019 tarihli haber/yorum


    Son dakika: Balıkesir’in Altıeylül ilçesinde 4,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul, İzmir, Manisa, Tekirdağ ve Bursa’da da hissedildi. Balıkesir’de 4,6 büyüklüğündeki depremden 10 dakika sonra 4,3 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. Öte yandan Ardahan’da da meydana gelen kazada 4 kişi yaralandı!


    ‘da meydana gelen trafik kazasında 4 kişi yaralandı.


    Kaza, Ardahan Çevre Yolu kavşağında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Taylan A. yönetimindeki 75 BA 042 plakalı araç, ‘nden Çevre yoluna bağlanacağı esnada OPET kavşağına geldiğinde, Erzurum istikametine seyir halinde olan Mürsel D.’nin kullandığı 06 AG 8303 araca çarptı. Kazada 4 kişi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı.


    Kazayla ilgili soruşturma devam ediyor



    Bayram Kaza ve Damların Çökmesiyle Son Buldu!


    *Arşiv Haber 16/08/2019 Tarihli Haber


    ARDAHAN’A GELİRLERKEN KAZA GEÇİRDİLER.. Bayram tatili boyunca ülke genelinde meydana gelen kazaların bazıları da Ardahan’da yaşandı. Bir çok kişinin öldüğü trafik kazalarının sonuncunda da 7 kişi daha yaralandı. Öte yandan yağan yağmurlara dayanamayan ev ve ahırların torakla örtülü damlarının da çöktüğü Ardahan’da son iki olay şöyle;



    Kars‘tan Ardahan’a gelen araç Susuz İlçesi’nde geçirdiği trafik kazasında 7 kişi yaralandı.


    Edinilen bilgilere göre; Susuz’dan Ardahan‘a seyir halindeki A.B.B. yönetimindeki kamyonet ile Kars-Ardahan karayolunda seyir halindeki G.B. yönetimindeki minibüs ile çarpıştı. Kazada minibüste yolcu olarak bulunan 7 kişi yaralandı. Yaralılar olay yerine çağrılan ambulanslarla Harakani Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanede tedavi altına alınan yaralıların durumlarının iyi olduğu ve yapılan tedavilerinin ardından taburcu edildikleri öğrenildi.


    Öte yandan kamyonetle ile minibüsün çarpıştığı ve 7 kişinin yaralandığı kaza ile ilgili tahkikat başlatıldı.


    **Toprak Ev Çöktü..


    Ardahan‘da topraktan yapılan eski evi yıkılan 5 kişilik aile, sığınabilecekleri bir ev için hayırsever iş adamlarından yardım bekliyor.


    Ardahan merkez Halil Efendi Mahallesi’nde yaşayan 3 çocuk babası Nurettin Öksüz’ün eşi Gülseren Öksüz ve 18 yaşındaki kızı Derya Öksüz kanser tedavisi görüyor. Büyük sıkıntılar içinde yaşayan ailesinin 3 gün önce 4 büyükbaş hayvanından 2’si hırsızlar tarafından çalındı. Ailenin 3 çocuğundan biri olan kız çocuğu ise kanser hastası ve kemoterapi tedavisi görüyor. Geçim sıkıntısı yaşayan Öksüz ailesine ait 2 büyükbaş hayvanın çalınmasıyla birlikte topraktan olan damlarının çökmesi sonucu da aile sokakta kaldı.


    Kanser hastası Gülseren Öksüz, çok zor şartlarda yaşadıklarını kendisi ve 18 yaşındaki kızının kemoterapi tedavisi gördüğünü söyleyerek, topraktan da olsa son bir sığınacak evimiz vardı o da çöktü. Ortada kaldık, büyüklerimizden yardım bekliyoruz, ne olur bize yardım edin diyerek, “Kızım ve ben kanserle mücadele ediyoruz. Hayvanlarımız çalındı, çocuğum kanser tedavisi görüyor ve çocuğumun yanında hastanedeydim. Evimizin yıkıldığını öğrenince buraya geldim. Yatacak yerimiz yok ve nereye gideceğiz şaşırdık, yardımseverlerden bize yardım etmelerini bekliyoruz” şeklinde konuştu.


    Halilefendi Mahallesi Muhtarı Yaşar Ekmekçi ise geçim sıkıntısı yaşayan ailenin önce hayvanlarının çalındığını ve dün akşam ise evlerinin damının çökmesi sonucu ailenin sokakta kaldığını ifade ederek hayırsever iş adamlarından yardım etmelerini istedi. Ekmekçi, “Mahallemiz sakinlerinden olan Nurettin Öksüz’e ait evin damı çöktü. Yaklaşık 2 gün önce Öksüz’e ait büyükbaş hayvanlar çalınmıştı. Hayvanların bulunmasıyla ilgili jandarma ve emniyet güçleri çalışma başlatmışlardı. Akşam saatlerinde evin damının çöktüğü haberini aldık. Aile 2 olumsuz haberle sarsıldı. Gerçekten aile mağdur ve perişan bir halde. Şu anda sokakta kalan bu aileye yardım etsinler” dedi. 



    **Dinlemek ve de anlamak istememek..


    *Gazetecilik hayatımda yaşadıklarımı yazıya döken yazılarımdan birini yıllar sonra yeniden okuyup, güncelleyip, ‘Af çıkacak’ diye beklenen gündemde yeniden yayınlamak içindir bu yıllar önce yazdığım yazım..


    Çocuktum, ama hatırlıyorum, teknolojinin, basının, medyanın bugünkü gibi gelişmediği o günleri .. Ve; O dönem İlçe olan Ardahan’ın Jandarma Komutanı Kazım Başçavuşunu ve yaptıklarını ..

    Köyümüz ve diğer köylere gittiğinde adeta, ‘devlet benim ulan’ diyerek erkekleri ve kadınları karşı karşıya dizer oradayken sorgulardı, erkeği eşinin yanında, kadını kocasının yanında tokatlardı ..

    Ve bir gün duydum ki, ‘Peygamber Kazım’ diye isimlendirilen başçavuş çıktığı tilki avında vurduğu tilkinin ölüp, ölmediğini kontrol ederken, ‘Adaletin terazisi, haksızlığın sonucu’ misali kendisine güç veren o devletin silahı M 16’nın tetiğine eli dokunduğu için kafasından vurularak öldüğünü ..

    Niye mi anlattım bu geçmişte ve halen sürdüğüne inandığım küçük dip notu diye sorarsanız anlatmayacağım, 

    Çünkü; Dün yaşadıklarımı okuyup, yukarıda kısaca anlattığım gerçek hikayenin yorumunu sizlere bırakıyorum..

    Dün yine davam vardı, polis bir gün önceden matbaanın kapısına dayanmış, periyodik hale gelen davalarımın birisine daha davet ediyor, gelmediğim takdirde zorla getirilme kararını uygulayacağını anlatıyordu ..

    Çünkü, meslektaşım Ümit Kılıç beklenmedik anda ölmüş, bende ona karşı son görevimi yerine getirmek için aniden İstanbul’a gitmiş, bir önceki celseye katılamamıştım ..

    ‘Saat 10.00’da Ardahan Adliyesinin şu (sinirden ismini bile unuttuğum) mahkemesinde bulunun’ diyen resmi evrakı alıp, gittiğim Adliye kapısının girişinde beni bekleyen polise kimliğimi uzatıp, ‘Abi bak zorla değil, kendim geldim’ diyerek kendisine nerede yargılanacağımı sordum.

    Saat 10.00’da gelin denilen ancak sıramızın gelmesi için akşamın 16.30’unu bulduğunu kuru sandalyelerinde beklediğimiz o yan kapısı kapalı olduğu için çaycının, kâtibinin, evrakçısının çatlak pencereden öte yana atlayıp, gidip geldiği Adliyenin duruşma salonun da çıkan mübaşirin, ‘Abi, birazdan sizi alacam’ sözleriyle anlıyorum.

    ‘Zaten kimse kalmamıştı, mecburi bizi alacaktılar’ diyerek kendi kendime gülerken, benimle birlikte, gazetelerimizin sahibi olduğu için çoğu benim yazdığım yazılar dolaysıyla yargılanan eşim ve kardeşimle birlikte duruşma salonuna geçiyorduk.

    Gün boyu ve önemli bir günümü harcayarak beklediğimiz duruşma salonuna girerken, modern ve teknolojinin son ürünleriyle donatılmış bir salon görüyordum, karşımda o çok savunup, erkeklerle aynı şartlarda olması gerektiğini belirttiğimiz güzel bir bayan hakim ve yanında beni dava eden saçları stresten mi yoksa başka dertten mi bilemem ama dökülmüş olan bir savcı ..

  • ARDAHAN REKTÖRÜ YERİNDE KALDI!..


    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Resmi Gazete de yayımlanarak kamuoyu ile paylaşılan ve aralarında Çukurova, Gazi, Ankara, ODTÜ gibi üniversitelerin de bulunduğu toplam 16 üniversitenin yeni rektörleri ataması gerçekleşti.



    Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mehmet Tümay,

    Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Özlenen Özkan, Ankara Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Atatürk Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ömer Çomaklı,  Çukurova Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Meryem Tuncel, Dicle Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mehmet Karakoç, Fırat Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Gazi Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Musa Yıldız,  İnönü Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ahmet Kızılay, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. İsmail Koyuncu, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, 19 Mayıs Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Yavuz Ünal, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Alim Yıldız,  Trakya Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Tamer Yılmaz atandı.


    Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu atamaları 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13’üncü maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2’nci, 3’üncü ve 7’nci maddeleri gereğince yaptı.



    İnce, İnce Doğramak..


    Başkanlık sisteminin ilk adımından, seçimine ve sonrasından bugüne kadar tartışılan Muharem İnce’nin ne diyeceğinin merakla beklendiği sırada bugünkü yazıma hazırlanırken WhatsApp aracılığı ile gelen iki mesaj dikkatimi çekti.


    Bir taraftan İnce’yi dinlerken diğer taraftan baktığım WhatsapApp mesajların da okuduklarım İnce’nin açıklamaları arasındaki inceliklerin diğer bir örneği de hemşerimin belediye başkanı olduğu İstanbul Esenyurt’ta ve ülkenin diğer birçok yerinde yaşananların gündeme gelmediğinden, gelememesinden, getirilememesinden yakınıldığını bir kez daha görüyordum.

    Çünkü İnce’nin partisi CHP’nin Belediye Başkanlarından tutun bu ülkede başbakanlık yapmış olanlara kadar gidin değişen bir şeyin olmadığını görmekteydim.

    Seçim öncesinde “liyakat” naraları atan CHP’li belediyelerin başında bulunduğu belediyelerde yaşananların yanında başkanlık sistemi denilerek iktidarı ellerinde tutanların birbirinden farklı olmadıklarını da bir kez daha anlıyordum.

    Sağcı belediyelerin aile şirketine dönüştüğü yönünde iddiaların revaçta olduğu şu günlerde pandeminin ardına sığınıp, iktidarın ard arda yayınladığı engellemeler ile iş yapamadıklarını belirten CHP’li belediyelerinde son yerel seçimlerinden önce “Babamın oğlu olsa işe almayın” diyerek şov yaptıkları da görülüyordu, Esenyurt’tan gelen mesajda.. Ki bunların çoğunu zaten biliyordum ama dün bana sitem edenlerin bugün beni daha iyi anlamalarını beklemek adına duyduklarımı, öğrendiklerimi, bildiklerimi not edip, arşivime alırken..

    Başkan Erdoğan’ı ‘tek adam’ hatta diktatörlükle suçlayan Kılıçdaroğlu’nun son kurultay öncesi seçimsiz, ‘:dediğim dedik, öttürdüğüm düdük’ diyerek tartışmalı atamalarına dikkat çeken İnce’nin aslında CHP genel merkezi gibi belediyelerinde adeta aile çiftliğine dönüştüğünü anlatmaya çalıştığını da anlıyordum..

    Son Mahalli İdareler Seçimleri ardından “Torpil, kayırma dönemi bitti” diyen, işsizlikten dem vuran CHP’nin seçilmiş belediye başkanlarının atamalarına baktığımızda bugün Başkan Erdoğan’ı, ” Damadını bakan yaptı” diye suçlayanların kendilerinin de eş, dostu müdür, hukuk danışmanı diyerek koltuklara oturttuklarının sanki görülmediğini sansalar da görünen köy kılavuz istemiyor..

    Neyse bunları bir dahaki yazılarımızda daha net ve kimin kimi nereye oturttuğunu anlatmaya devam edeceğimizi buraya not edip, WhatsApp’tan gelen 2. mesaja bakalım..

    İnce’nin ‘parti kuracağım’ demediği ama ekibi hatta tüzüğünü hazırladığı alenen anlaşılan son basın açıklamasında ‘şimdilik oluşum’ olan ama açıkça bir parti lideri gibi konuşurken kadınlardan, gençlerden bahsettiği sırada okuduğum ikinci mesaj aynen şöyle;




    BİR KADIN VE GELİNİ…

    Bir kadın düşünün..

    Oğlu; alkol ve uyuşturucu kullandıktan sonra gelinini o gece her zamankinden fazla, kum torbasını döver gibi dövüyor ve kıyameti duyan komşuları hemen polis çağırıyor.

    Kadın olayı öğrenince hemen avukatlarını alıp oğlunun evine yetişiyor ve gelininin halini görmezden gelip,  polislerin zabıt tutmasını engellemeye çalışıyor ama zabıt tutuluyor. Bunun üzerine gelinine dönüp şikâyetçi olmamasını, eğer olursa 2 çocuğunu bir daha göremeyeceğini söylüyor.

    Gelin, olaydan sonra iki çocuğunu komşulara emanet edip, zabıt tutan polislerle birlikte hastaneye gidiyor ve neredeyse 10 ayrı başlıkta tanımlanan şiddet izi raporu alıyor.

    Sonrasında mahkeme kadının oğluna gelinin yaşadığı eve yaklaşmama ve evden uzaklaştırma kararı veriyor.

    Sonra ne mi oluyor?

    Ev, kadına ait olduğu için hemen tahliye kararı aldırarak gelinine evi boşalttırıyor ve gelin iki çocuğu ile kapı dışarı ediliyor.

    Peki;

    Oğlunun gelinine yaşattıklarına göz yuman ve torunlarının annesine eziyetten kaçınmayan bu kadının kim olduğunu biliyor musunuz?

    Maalesef ki bu kadın ;

    Evet bu kadın kim diye merak edenler mesajın kimi anlatmaya çalıştığını anlamaya çalışa dursunlar ben bu kadının kim olduğunu gazetemdeyken gelen bir yayın yasağı ile hatırladım.

    Çünkü bu ülkede şu an yöneticiyim, eski yönetici diyenlerin yaptıklarını da yazmak, söylemek yasak hem de ‘gizlilik’ adı altında savcı, hâkim kararları ile.

    Kısacası Muharrem İnce’nin ince mesajları gibi bu yazıda ince anlatımlarla anlaşılır mı bilmem ama sistemi şikâyet edip, koltuğa gelenleri ilahi bir güç değil kendi kurdukları sistemler koruyor bu ülkede..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


     


    ÖĞRENCİLER GELDİ,


    MÜDÜR VE REKTÖR GELMEDİ!


    arşiv haber 18/09/2016 tarihli haber


    2016/2017 Eğitim/Öğretim Sezonun başlanmasına çok az bir zaman kaldığı şu günlerde Ardahan’da ki önemli iki eğitim kurumu olan Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Ardahan Üniversitesi sezona müdürsüz ve rektörsüz başlayacak.


    Ortalama 35 bin öğrenci ile 2 bine yakın öğretmen ve öğretim üyesinin eğitim/öğretim gördüğü Ardahan’da 15 Temmuz Darbesi ardından Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevinden alınıp, bakanlığa çekilen İl Milli Eğtim Müdürünün yerine halen yeni bir müdürün atanmadığı Ardahan’da üniversitede hala rektörsüz.


    Ardahan Üniversitesinin Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın iki dönemini tamamlamak üzereyken yine 15 Temmuz Darbe Kalkışması olayı ardından kayyum atanan ardından kapısına kilit vurulan İstanbul Fatih Üniversitesine atanmasından sonra boş kalan ve hala rektörlük seçiminin yapılmadığı Ardahan Üniversitesi Rektörlük makamı aylardır vekil rektör ile yönetiliyor.


    Birçok sorun ile baş başa olan ve eğitim/öğretim sıralamasında 81 vilayet içinde sonlarda olan Ardahan’da yaşanan bu durum başta siyasilerin olmak üzere ilgililerin eğitim/öğretime bakışlarını ve duyarsızlıklarını da ortaya koymakta.



    **Bir Birlerini öpen binalarla gelişiyoruz.. 


    **16/08/2016 Tarihli Haberler..


    Ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da bel bağlanan inşaat sektörünün başını alıp, gittiği Ardahan’da gelişi güzel yapılaşmada tüm hızıyla devam ediyor. 

    Şehir merkezinin betona döndüğü Ardahan’da devam eden gelişi güzel yapılaşma balkonları neredeyse karşı binanın odalarını içine girdiği dikkatlerden kaçmıyor.


    Nasıl bir şehir planı olduğu bir türlü anlaşılamayan, ‘Yapılsın da nasıl yaparsa yapsın’ denilerek göz yumulan binaların bu halini görenler, ‘Bir birlerini öpen binalarla gelişiyoruz’ demekten kendilerin alamıyorlar. 



    **TOKİ ÇILDIR’DA DA KONUT YAPIYOR..


    Ardahan’da kentsel dönüşüm kapsamında yeni konutar yapan TOKİ Ardahan ve Göle’den sonra Çıldır’da da konut yapmaya başladı.


    Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu ilçesi Çıldır’da yapımına başlanan TOKİ konutları inşaası hızla devam ediyor.


     


    **Merkez Sağın Temsilcisi DP’dir..


    Bir dizi görümeler için Ardahan’asa gelen Demokrat Parti İstanbul Teşkilat Başkanı Akın Demir merkez sağın temsilcinin Demokrat Parti olduğunu söyledi.

    Ardahanlı olan DP İstanbul Teşkilat Başkanı Akın Demir gazetemize gelerek son günlerde yaşanan gelişmeleri ve merkez sağda bulunan partiler konusunda fikirlerini açıkladı.

    Aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz ile gazetelerimizin hazırlandığı büromuzda bir süre görüşen Demokrat Parti İstanbul Teşkilat Başkanı Akın Demir, Merkez Sağın gerçek temsilcisi olan Demokrat Partinin 81 Vilayette teşkilatı bulunan ve başta basın ve medya olmak üzere tüm görmemezlikten karşın siyasi çalışmalarına ara vermeden, ayakta dim dik duran parti olarak yoluna devam etmektedir’ dedi.

    Ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da bel bağlanan inşaat sektörünün başını alıp, gittiği Ardahan’da gelişi güzel yapılaşmada tüm hızıyla devam ediyor. Şehir merkezinin betona döndüğü Ardahan’da devam eden gelişi güzel yapılaşma balkonları neredeyse karşı binanın odalarını içine girdiği dikkatlerden kaçmıyor.

    Nasıl bir şehir planı olduğu bir türlü anlaşılamayan, ‘Yapılsın da nasıl yaparsa yapsın’ denilerek göz yumulan binaların bu halini görenler, ‘Bir birlerini öpen binalarla gelişiyoruz’ demekten kendilerin alamıyorlar. 


    **Digor’da neler yaşandı..


    Kars eski Milletvekilerinde Avukat Mahmut Alınan ele aldığı son yazısında yeniden çatışmaların yaşandığı bölgede 93’lü yıllarda yaşananları yeniden hafızalara kazıdı.


    İşte o yazı..


    14 Ağustos 1993 günü Digor’dan yükselen feryatlar Ankara’yı sarsınca hemen Kars valisini aradım. Vali telefonda köylülerin Varlı (Zibini) köyü yönünden ilçe merkezine doğru yürüyüşe geçtiklerini, PKK’lilerin ateş açması üzerine güvenlik güçlerinin karşılık verdiğini ve bu çatışmalar sırasında bir kişinin öldüğünü, sekiz on kişinin de yaralandığını söyledi. Oysa Digor’dan gelen haberler valinin söylediklerinin tamamen tersiydi. Digor’lular karşılıklı bir çatışma olmadığını, özel timlerin keyfi bir şekilde kalabalığın üstüne ateş açarak onlarca kişiyi öldürdüklerini ve yüzlercesini de silahla yaraladıklarını bildiriyorlardı. Bu durumda Digor’a gidip geniş bir araştırma yapmak gerekiyordu.

    Hemen bir heyet oluşturduk. Heyette Selim Sadak, Ali Yiğit ve ben görev aldık. Digor’dan bir gün sonra Malazgirt’te de olaylar oldu. Malazgirt olaylarının da incelenmesi gerekiyordu. Bize Sırrı Sakık da katılınca önce Digor’a sonra da Malazgirt’e gitmek üzere Ankara’dan yola çıktık. 

    Milliyet gazetesinden Rezzak Oral, Hürriyet gazetesinden Mehmet Güler, Zaman gazetesinden Nihat Kılıç, İPS’ den Nadire Mater ve Finlandiya televizyonundan üç kişilik bir ekiple, uçakla Erzurum’a, oradan da karayolu ile Kars’a hareket ettik. Gece karanlığında Kars’a girdik. Erzurum’dan telefonla randevu aldığımız Kars valisi yanında emniyet müdürüyle bizi makamında bekliyordu. Tedirgin ve telaşlıydı vali. Olup bitenler hakkında doğru dürüst bilgilendirilmemiş ve her şey kendisinden saklanmıştı. Açıkça söylemese de kurduğu cümlelerden cinayetin özel timler tarafından işlendiğini anlamak mümkündü.

    Emniyet Müdürü’nün sorularımıza verdiği cevaplar çelişkilerle doluydu. Saldırıyı PKK’ye yıkıyordu. “PKK ateş etti, güvenlik güçleri de karşılık verdi” diyerek devlet güçlerine toz kondurmuyordu. Vali ve emniyet müdürüyle görüşmemiz yaklaşık iki saat sürdü. Valinin odasından cevaplanmamış pek çok soruyla çıktık. 


    “DAHA ÇOK FATİHA OKUYACAKSINIZ”


    O gece Kars’ta kaldık. Sabah Kars Devlet Hastanesi’nde yatan yaralıları ziyaret ettik. Hastane tıklım tıklım hasta doluydu. Hastaların hepsi kurşunla yaralanmıştı. Polis hastanede bize adeta nefes aldırmıyordu. Her adımımızı, her saniyemizi kameraya alıyorlardı. Ağır yaralı hastalar polis kameraları altında bizimle çekingence konuşuyorlardı. Güvenlik gerekçesiyle yapıldığı söylenen bu çekimlerin insanları korkutma ve gözdağı verme amacı taşıdığı açıktı.

    Hastaneden çıktıktan sonra polisin nefesini yine ensemizde hissederek Digor’a gittik. Digor ölüm sessizliği içindeydi. İnsanlar dükkânların camekânlarından korku dolu gözlerle bize bakıyorlardı. Ben Şırnak milletvekiliydim, ama Digor’luydum. Digor’luların yanımıza gelmek istediklerini biliyordum, ama gelmeye çekiniyorlardı. Bir dehşet havası çöreklenmişti şehrin üstüne.

    Polis kameraları Digor kaymakamının makam odasında da çalıştı. Kaymakamın odasını işgal eden polisler kaymakama bile güvenmiyor ve onunla yaptığımız görüşmeyi de kameraya kaydediyorlardı. Biz şiddetle buna karşı çıktık. Polislerle gergin tartışmalarımız oldu. Kaymakam çaresizlik içindeydi, göz göre göre polislerden korkuyordu. Kaybolmuş bir hali vardı, polisleri odasından dışarı çıkaramıyordu. Kaymakamdan ümidimizi kesince valiyi aradık. Kamera çekimleri ancak valinin müdahalesi ile durdurulabildi. Polisler çekimi durdurdular ama yine de dışarı çıkmadılar.




    **SİZ ORADA HALA NE DİYE OTURUYORSUNUZ?..


    15 Temmuz Darbe Kalkışmasının hala tartışıldığı bir süreçte MHP’den sonra CHP’nin de desteğiyle eline aldığı Kanun Hükmünde Kararname ile ülkeyi tek başına idare etme imkânı yakalayan Başkan Erdoğan’a ‘sözde’ kızıp, demokrasi havarisi ve de yanlısı kesilenler konuşmaktan öte bir şey yaptıkları var mı?


    Bilemiyorum ama Belediyelere kayyum atanması ardından daha çok sertleşeceği beklenen, ancak Öcalan ile yapılan görüşme ardından işi tencere, tava tepkisine çeviren HDP dahil hiçbir partinin bu durumda yani ülkenin KHK’larla idare edilmesinden çokta rahatsız olduğuna inanmıyorum artık..


    Çünkü bu duruma dünden razı olup, Başkan Erdoğan’ın ve 15 Temmuz’dan dolayı büyük kongreden kendisini kurtaran MHP’yi geçerken kaçak saraya gitmem deyip, ardından tıpış tıpış kaçak dediği saraya ve ardından Yenikapı’ya koşan CHP ve ‘Beni niye saraya çağırmadın’ deyip, ardından da hiçbir politik çıkış yapamayan HDP’nin ülkenin KHK’lar ile yönetilmesinden çokta rahatsız olduklarını söyleyemeyiz..


    Evet, rahatsız olsalar meclisin tüm yetkilerini ellerinden alındığını ve 550 Vekilin maaş almaktan, kendi özel işlerini çözdürmekten başka işe yaramadığını anlayıp, o mecliste kalmanın anlamının olmadığını ve istifa ederek meclisin kırmızı koltuklarını da KHK’ya bırakmaları gerekmez mi?


    Ve en önemlisi bunların hepsinin derdi, demokrasi falan değil kendi koltuklarını ve bana ‘Milletvekili’ desinlerdir..


    Öyle değilse yazımıza konu olan soruyu sorup, cevap bekleyelim o zaman.


    -Meclisi devre dışı bırakan KHK’lardan rahatsızsanız?


    -Hükümeti bile devre dışı bırakandan rahatsızsanız?


    -Belediyelere el koyulmaktan rahatsızsanız?


    -Onca öğretim üyesi, öğretmen,


    memur, iş adamı devre dışı bırakılmasından rahatsızsanız?


    -Ülkenin ordusu başka ülke topraklarında savaşa sokulmasından rahatsızsanız?


    Ne duruyorsunuz o mecliste?


    Vekil desinler diye mi?


    Değilse..


    PEKİ, SİZ ORADA HALA NE DİYE OTURUYORSUNUZ?


    **KASAP HACI OLUR MU?


    Bilmem ama bugünler de adı bir hayli gündemden olan Fethullah Gülen’in gidilmesine çok sıcak bakmadığı ve kendisinin de gitmediği Hac vazifesini yerine getirenler, hac için hazırlıklar yapanlar sabah sabah aklıma düştü..

    Ve bu görevi yerine getiren onca samiminin yanına bu yolda da sahtekârlık yapanlar olduğu da sabah sabah aklıma geldi..

    Çoğumuzun burnumuzda ki Posof’u ya da Göle’yi veya Alevi kültürü ile yoğrulmuş Damal’ı, adını en kötü şeylerde kullanıp, bir güne bir gün, ‘hele gidip bakalım bu Çıldır’a komşu olan Ermenistan neresi?’ dir demediği ve yarısı Sünni diğer yarısı Alevi olan Hanak’ı göremezken dini baskının etkisiyle gitmek için can atılan hac vazifesini yerine getirenler aklıma geldi..

    Öncelikle milyonlarca insanın yolunda ölmek için can vermeye hazırlandığı Hac’ın sabah sabah nereden aklıma geldiğine bir bakalım.

    Türkiye hükümetinin ‘kırmızı çizgimiz’ dediği ama dünden itibaren Suriye’de ki PYD önderliğinde ki Kürtlerin mavi çizgisi olan Minbic’in İş-İT çetelerinin elinde temizlenip, kurtarılması görüntülerini izlerken, tırlarla silahlandırılan ve nazik adıyla DAİŞ denilenlerden kurtulan insanların bölgeyi temizleyen YPG’lıları karşılarken ilk iş olarak bir makas arayıp, bulmalarıydı..

    YPG Güçlerini sevin içinde karşılayan ve ilk iş olarak zorla uzatılan sakalarını kesen  insanların bir taraftan nasıl olup, gücün yanında hemen yer aldığını ortaya koyarlarken, diğer taraftan kendilerine zorla bir iş yaptıran rejim ve yönetimlere karşı çokta samimi olmadığını ve o rejimlerin yıkılmasına ne kadar çabuk yardım ettiklerini de ortaya koymaktaydı..

    Evet , ‘hacca gittim’ demek için uydurma evraklar ile Diyanetin kasabı olup, bu kutsal görevi de sahtekar yollar ile yerine getirdiklerini sananlara çok olduğu bir ülkenin sınırının hemen ötesinde yaşanan bu manzaraları izlerken 15 Temmuz’da yaşandığı ileri sürülen darbenin gerçekleşmesi halinde, ‘Ya Allah Bismillah, Allahü Ekber’ diyerek günlerce demokrasi nöbetini tutanların nasıl bir tutum içine gireceğini de merak etmiyor değilim..

    Bilmem ama sabah evden çıkarken bedavadan hacca gitmek ve hacı olmak için kasap olmanın yeterli olup, olmadığını bir an merak ettim..

    Bu soruma cevap almak için elimi telefonuma atıp, aramak üzereyken darbe kalkışmasının ilk saat ve günlerinde belediyenin önünde uzun uzun Kur’an okuyan İl Müftüsünün de Feto Operasyonundan açığa alındığını, hacı olmak için kasap olanların da bu müftülerin onayının alındığını da hatırlıyordum..


     


    **Askeri Araziler, Karayolları da, PTT’de Satılacakmış..


    15 Temmuz Darbe Kalkışmasını mana edip, tüm yönetimi eline alanlar 15 yıldır olduğu gibi şu sın 20 gün içinde de ard arda hızla çıkardıkları yasalar ile bir taraftan kendilerine muhalif gördüklerini içeri atarlarken diğer taraftan da çoktandır fırsatını bekledikleri yasaları da torbalara doldurup, olağanüstü hal kapsamında yasallaştırmaya çalışıyorlar..

    657 Devlet Memuru Kanununun da içinde bulunduğu onca yasayı da değiştirme hesapları yapan hükümet ve sarayın şimdi ki hedefi Askeri alanlar dâhil olmak üzere birçok devlet kurumuna ait bina, arazi, arsalarını özelleştirme yoluyla satmak olduğu belirtilirken Özal’dan beri devam eden ‘Satarım, Sattırmam’ tartışmaları yeniden alevlendi.. 

    Ardahan’ın yolları başta olmak üzere onca sorununu çözmüzcesine Ankara’da partilerinin kuruluş yıldönümünü kutlamaya giden Ardahanlı AK Partililerin de sıkça dert yandığı bürokrasinin önünde ki engelleri kaldıralım derken yeni kurum ve bürokrasi yaratan bir anlayış içinde şimdide geriye kalan mallar satmak için kolları sıvadıklarını görmekteyiz..

    Evet ama bu kadar kıyameti koparan, toz dumanı içinde yaptıklarını ağız ve gözlerine buluşturanlara sormazlar mı Ardahan kent merkezinde bulunan Askeri alanların yanında bom boş duran Karayollarını ne ettiniz ki yapılmakta olan PTT’yi ve diğerlerini nasıl satacaksınız?

  • BEDO DAYI VAFAT ETTİ..


    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    arşiv haber 13/07/2020 tarihli haber/yorum


    Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın mevcut İl Sağlık Müdürlüğü ekibiyle barışık içinde çalışmasının verdiği ürünün eseri olarak 81 kent içinde en az ölümün ve hastanın olduğu Corona döneminde de sağlık yatırımlarında da geri kalmadı.


    Ardahan genelinin yanı sıra Erzurum Şenkaya, Kosor, Şavşat’ın büyük bölümüne, Kars’ın Ardahan’a sınır köylerine sağlık hizmetleri veren Ardahan İl Sağlık Müdürlüğü 50’ye yakın uzman doktorun da içinde bulunduğu Bin 387 personel, 50’nin üzerinde Ambulans ile Ardahan, Göle, Posof Hastaneleri, Hanak, Damal, Köprülü Sağlık Ocaklarında hizmet veriyor.



    **Yaşlı Nüfus Sağlıklı…


    Diğer illere nazaran yaşlı nüfuslu bir kent olduğu da öğrenilen Ardahan’da son 3 yıl içinde sağlık camiasına 25 Milyonluk bir yatırımın yapıldığı bilgisine de ulaşan gazetemiz hasta sevki ve temizlik konusunda sıkça eleştirilen 220 yataklık bölgede ki sağlık kuruluşlarının anında takip edildiği ve çokta uyumlu olmasalar da 1 Sağlık Müdürü, 2 Sağlık Başkanlığı ve Hastane Yöneticilerinin Bakanlıkça görevlerinin devamları için önümüzde ki günlerde yeniden sözleşme davet edilip, edilmeyecekleri de merakla bekleniyor.



    AYASOFYA’NIN İLK ATEŞİ!..


    Sabah Habertük adlı Tv kanalında ” Özel Haber” logosu ile yayınlanan ve İçişleri Bakanı Van Kedisi portresi önünde açıklamalar  yaparken, Hakkâri valisi de yanına aldığı çoğu asker, polis ve memurlarla Hakkâri’nin temizlendiğini, huzur içinde olduğunu ve başta yayla turizmine olmak üzere herkese açılacağı yönünde birçok barışçıl projeler hazırladıklarını belirtiyordu.


    Yani onca ” Bitti, tükendi” denilen ama 50 yıla yakındır bir türlü bitmeyen her gün yeni operasyon ve çatışmaların yaşandığı haberlerinin de gündemden düşmediği ”güneyde huzur var’ dedikleri bir esnada memleketimin de olduğu ülkenin kuzey sınırında kanlı, kara bir haber alıyordum..

    Adına Arap Baharı denip, istendiği gibi olmazsa da ”şimdilik” yeterli bulunan ve Mescidi Aksa’ya topraksız bıraktığı Filistinlileri ve Arapları, İslam dünyası ilkelerine inanları namaza almayan İsrail’in unutulduğu şu günlerde kimin damadını, kimin eşini bakan veya başkan yardımcısı ettiği İslam ve Türk dünyasının ‘İki Devlet, Bir Millet’ denilen tarafların birinde Ayasofya namaza açılırken, diğer tarafından kabuk tutmayan yara yeniden açıldı.

    Uzun yıllardır üzerinde önemle durduğum ama başta aynı coğrafya da bulunan hemşehrilerime olmak üzere kimseye anlatamadığım Kafkasya’nın gelecekte Ortadoğu’dan beter olacağı ve bunun ilk ateşinin Ardahan sınırından olacağı iddiamı güçlendiren ”Ermenilerin Azerbaycan’a yeni saldırısı ardından yaşanan yeni çatışmaları fitilleyen nedir?” diye baktığımızda CHP’lilerin bile ” Bizde namaza gideriz..” dediği Ayasofya ve minareleri karşımıza çıkmakta.



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php




    Gerçi Ayasofya kararını verdikten sonra yaptığı konuşmalarının ara satırlarında ” olacaklara hazır olalım” deyip, bugün yaşananların Ayasofya kararının ardından gelen tepkilerin ilk ateşi olan Ermeni-Azeri çatışması gibi yaşanacaklara” hazır olmalıyız” diyen Başkan Erdoğan’ın da tahminini aşan bir olay yani yaşanacakların Avrupa ve diğer Hristiyan ülkelerindeki camilerde değil, beklenmeyen ve daha ciddi yerden olduğunu görsekde bugün başlayan yarın daha da büyüyecek olan yeni gelişmelere de hazır olmak gerekir derim..

    Çünkü şu an Ortadoğu ve Afrika’daki yer altı zenginlikleri için buraları kan gölüne çevirenlerin çok eski ama Putin dolayısıyla ertelenen yeni hedefi  kömür, alüminyum, bakır, demir, elmas, altın, gümüş, orman, hayvan ve hayvancılık kaynakları ile halen dünya hammadde ihracatında önde gelen bölgesi olan ve bir çok yer altı kaynaklarına sahip olduğu halde fakir olan Kafkasya olduğu ve bunun ilk ateşinin Ayasofya kararı ardından patlayan Ermeni-Azeri çatışmasıdır..

    Bu yazıyı yazdığım sırada çatışmaların büyüdüğü ve 100 üzerinde Ermeni ve Azeri askerin öldüğü çatışmaların saatler geçtikçe şiddetlendiği haberlerinin peş peşe gelmeye devam ettiği bölgede diğer bir sorunda, karısını yardımcısı yapan Azerbaycan’da ”tek adam”, “aile yönetimi” ne karşı halk ayaklanmasının güçlendiği bir zamanda meydana gelmesidir..

    Çünkü bu tür olaylarda içte olan gözlerin savaş, çatışma yani ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatları ile dışa dönmesini sağlamak olduğu tezleri de konuşulmaya, düşünülmeye başlandı..

    Yani ” Durun be kardeşim zamanı mı, savaş var, Ermeniler var, düşman var” diyerek içte yaşanan homurdanmayı durdurmak ya da hafifletmek gibi bir amaç mı bu yaşananlar yoksa ”İki Devlet, Bir Millet” deyip, bir milletin Kıbrıs’ını tanınmadığı gibi bir konumu bu yaşananlar bilmem ama Ayasofya’da namaz kılmaya hazırlanan Başkan Erdoğan’ın ve benim bir kaç gün önce ele aldığım ” Haydi Ayasofya’da Namaza” dediğim gibi, Ermenistan’a komşu benim memleketim Ardahan başta olmak üzere hepimiz bölge de yani Kafkasya’da yaşanacaklara hazır olmalıyız..

    Bunun ilk adımı da bölgede bulunan ve boşatılıp, birkaç bölüğe bırakılan tugayları yeniden kurmak mı yoksa bir iki İHA ile dünya silah devi yolunda büyük kalkınma denen silahlanlanmayla mı bilmem ama önümüzdeki günler zor günler gibi.. 

    Ya da Atatürk’ün dediği gibi ”Yurttta sulh, Cihanda sulh” mu deyip, komşu olan Ermenistan’ı barışçıl yolla uyarmak mı ya da Suriye gibi içine kadar ilerleyip, ‘Biz geldik, huzur’ geldi diyerek mi bilmem ama ‘Askeri Eğitimci’ denilerek Libya’ya gönderdiğimiz ekipler gibi ” kardaş” dediğimiz ama hala Kıbrıs’ı tanımayan Azerbaycan’a da eğitimci mi göndereceğiz bakacağız.

    Ama yeniden diyorum bu yakılan ateş Ayasofya ateşi ve batı Hristiyan’ın, Okyanus ötesinin Kafkasya’ya yeni bir anlayışıdır biline..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Doktor Taşkın Aktaş


    Milletvekili mazbatasını aldı


    arşiv haber/15/06/2015 tareihli haber


    7 Haziran seçimleri sonrası HDP’den Ardahan Milletvekili seçilen Taşkın Aktaş bugün mazbatasını aldı.


    Beraberinde ki İl Başkanı Ergün Koç ve partililerle birlikte Ardahan’da ki Yüksek Seçim Kurulu bürosuna giden HDP milletvekili Taşkın Aktaş mazbatasını aldı. Mazbatasını alırken görevi, halkları gerçek anlamıyla temsil etmek için üstlendiğini, kendisini destekleyen herkese teşekkür ettiğini ve hayırlı olmasını söyledi.

  • BASININ YAPICI ELEŞTİRİLERİNİ DİKKATE ALIYORUZ..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Sitemiz sahibi Selmi Yılmaz, Gazeteciler Özkan Karakaya, Bülent Kılıç, Şahin Şirin, Emre Karakaya, Şeyma Yılmaz Vali Hüseyin Öner’i makamında ziyaret ettiler. Basının önemine dikkat çeken Ardahan Valisi Hüseyin Öner gazetecilerin sorunlarını dinleyip, başta Covit-19 önlemleri olmak üzere bir çok konuda açıklamalarda bulundu.


    TARIM VE HAYVANCILIK İLİN LOKOMOTİFİDİR


    Ardahan’ın sorunlarının çözümü için bu sorunların takipçisi olacağını açıklayan Vali Öner: “Bölgenin tarım ve hayvancılıkta önemli kademeler atlaması gerekiyor ve bunun için elimizden ne gelirse yapacağız. Yavaş yavaş kenti tanımaya başlıyor ve ilgili sorunlarını çözmek için Ardahan halkı için gerekli olan her şeyi yapmaya hazırız. Yalnız ulaşım konusunda sorunlar var, bir ilin ulaşımı ne kadar kolay olursa şehrin lehine işler ve kapıları açılır. Pandemi sonrası tünel inşaatları başlayacak. Mevcut karayollarındaki çalışmalar ise hızlandırıldı” dedi.


    HALKIMIZ UYARILARI DİKKATE ALMALI

    Koronavirüs nedeniyle dünyanın hala tehdit altında olduğunu belirten Vali Öner, sosyal mesafeye, hijyene ve maske konusunda titiz davranılması gerektiğini söyledi. Ardahan’ın yaz tatili için gelenlerle birlikte pandemi konusunda riskli bir hal aldığını belirten ve kurallara uyulmasını isteyen Vali Öner gazeteciler aracılığı ile vatandaşları uyardı. 


    HERKES İŞİNİ EN İYİ  ŞEKİLDE YAPMALI 


    Vali Öner; “Her kurum ve idareci işini en iyi şekilde ve en doğru şekilde yapmalı ki çark dönebilsin. Biz Ardahan için her şeyin takipçisi olacağız. Şehrin kalkınması için Milletvekilimizle birlikte çalışacağız. Ardahan’ı tanımaya çalışırken özellikle Organize Sanayi Bölgesi gözüme takıldı. OSB yanlış yere yapılmış, oraya niçin yapıldı, hangi akıl mantıkla yapıldığını anlamak çok zor. Kendi düşünceme göre çok yanlış bir karar olmuş, OSB’de ciddi sorunlar var. İleri dönemlerde bu konuyu masaya yatıracağız” şeklinde konuştu.


    BASININ YAPICI ELEŞTİRİLERİNİ DİKKATE ALIYORUZ

    Vali Öner, gazetelerin kamuoyunun eksiksiz, tarafsız, doğru bilgilendirilmesi ve vatandaşların haber alma hakkının korunmasının, demokrasinin işlerliği açısından hayati bir öneme haiz olduğunu da belirterek, tüm medya mensuplarının, meslek ilkelerini ve milletimizin hassasiyetlerini dikkate alarak, doğru bilgilendirme görevini en güzel şekilde yapacağına ve demokrasimize katkıda bulunmaya devam edeceğine inandığını kaydederek; “Basın olayları iyi görmeli, yapıcı eleştiricilik mutlaka yapmalı. Kamuoyunu doğru bir şekilde bilgilendirmelidir. Basın halkın gözü kulağıdır, bu anlayışla baktığımız gazeteciliğin ve basın mensupları ile birlikte daha güzel bir kent olması için Ardahan’a hizmet edeceğiz” dedi.


    VALİ, GAZETEMİZİ ZİYARET EDECEK..


    arşiv haber 06/08/2020 tarihli haberler/yorum


    Son Valiler kararnamesi ile Ardahan’a Vali olarak atanan ve yaklaşık 2 aydır Ardahan Valisi Hüseyin Öner gazetemize iadeyi ziyaret. Göreve başladığından bugüne kadar bir çok kişiyi makamın da kabul edip, tebrikleri kabul eden Vali Hüseyin gazetemiz 23 Şubat’a emek veren gazetecilerin ziyaretine karşı iadeyi ziyarette bulunacağı öğrenildi.


    Vali Hüseyin Öner Kaymakamlarla 2. Kez Bir Araya Gedi!


    Vali Hüseyin Öner; İçişleri Bakanlığının, ‘Sağlık İçin Hepimiz İçin’ sloganıyla 81 ilde uygulanan Koronavirüs ile mücadele programı kapsamında, Ardahan‘da bilgilendirme ve denetim faaliyetlerine katıldıktan sonra Ağustos ayı Kaymakamlar toplantısı yapıldı.


    Toplantıda; Sağlık, Eğitim, Tarım, Hayvancılık, Sosyal Hizmetler, AFAD acil yardım konuları, sosyal yardımlaşma konuları, genel bütçe yatırımları, İl Özel İdare yatırımları, KÖYDES programı ve Kaymakamlıkların yürüttüğü diğer projeler başta olmak üzere çeşitli gündem maddeleri değerlendirildi.


    Vali Hüseyin Öner, gündem maddeleriyle ilgili konuların titizlikle takip edilmesi, sezon sonuna yaklaşılması dolayısıyla iş programında yer alan konuların hızlı bir şekilde toparlanması, pandemi sürecinde ilgili bakanlıkların aldığı karar ve talimatlar sorunsuz bir şekilde uygulanması ve vatandaşa ulaştırılan hizmetlerin iyi koordine edilmesi yönünde Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara talimatlarda bulundu.



    LÜBNAN VE DOLAR NİYE HAVAYA UÇTU?..


    nketleri yoklayıp içinde bulunduğu durumu kurtarma adına ortağı BAHÇELİ’ye dert yanan ve”Sanki senden hayır yok, sen benden betersin yeni bir ortak bulmamız gerekiyor. En uygunu da eski ortağın, partilin Meral hanımdır. Meral hanımla bir görüşsen olmaz mı? “dediğini düşündüğüm Başkan Erdoğan Libya’ yı kurtarmaya çalışırken bu kez de karşısına Lübnan çıktı. 

    Gerçi Lübnan’ın çıkacağı, Ermenilerin Azerbaycan’a yeniden saldırmasıyla anlaşılmıştır. Zira Ermenistan’a giden  silahların hep Beyrut menşeili olduğu bütün dünya tarafından bilinir. Bunun ana  nedenlerinin başını çeken de Ermeni nüfusu ağırlıklı Beyrut’tur. 

    Azeri’lerle birlikte yaptığımız tatbikatın sesinin Lübnan’dan gelmesinin nedeni merak ediledursun biz konumuza Bahçeli’nin Akşener’i geri çağırışına dönelim. 




    Gerçi Lübnan’dan gelen ses öncesi CHP de bir bomba patlatılmıştı. Hemde iktidarın havuzu denen medya tarafından. Dünyanın olduğu gibi ülkenin dengelerinin saat başı değiştiği şu koronalı günlerde iç siyasette sağ kanatta barış aranırken sol taraftan da iç karışıklıklar yaratılmaya çalışılmakta..

    Var olan ama artık bıkkınlık getiren iktidarın devamı için.. 

    Yani bir taraftan ortadoğu başta olmak üzere dünyayı dizayn etmek diğer taraftan da iç siyaseti.Evet birileri Lübnan niye havaya uçuruldu diye düşünedursun diğer tarafta yani Başkan Erdoğan ve ekibi CHP ye ince, kalın bombalar atmakla meşgul..


    Ha tamda yazımı siteme eklerken doların da uçtuğunu öğreniyordu, hemde ülkemin çok ama çok sıcak kenti Başkenti Ankara’da..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.phpArdahan Valisi Kayyum Olarak


    Belediye Başkanlığına da Bakacak!


    19/08/2109 tarihli haber


    Halkın demokrasi adına oy verip, seçtiği Van, Diyarbakır ve Mardin’in HDP’li Belediye Başkanlarının görevden alınıp, yerlerine Valilerin kayyum olarak atanması ardından Ardahan’ın eski, Van’ın yeni Valisi Mehmet Emin Bilmez görevden alınan belediye başkanının makamına da oturdu.



    Başkan Vekili olarak atanan Vali Mehmet Emin Bilmez, ilk olarak Erdoğan’ın fotoğrafını astı


    İçişleri Bakanlığınca, Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia Özgökçe Ertan görevinden uzaklaştırılırken, yerine ise Van Valisi Mehmet Emin Bilmez‘i görevlendirdi. Sabah saatlerinde belediyeye gelen Vali göreve başladı.


    Makam odasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafının olmadığını fark eden Bilmez, ilk icraat olarak Erdoğan’ın fotoğrafını duvara astırdı.


    “VATANDAŞLARIMIZ ARASINDA HİÇBİR AYRIM YAPMAYACAĞIZ”


    Açıklamalarda bulunan Bilmez, “İçişleri Bakanlığımızın bugünkü onayıyla Van Büyükşehir Belediye Başkanı hakkındaki terör kanunu kapsamındaki adli soruşturma ve kovuşturmalardan dolayı görevden uzaklaştırıldı. Bu sabah kendisine tebliğ edildi. Bugün tarihli İçişleri Bakanlığının onayıyla Van Valisi olarak büyükşehir belediye başkan vekili olarak görevlendirildim. Ben de bugün belediyeye gelerek göreve başlamış bulunmaktayım. Belediyemizin imkanlarını, kaynaklarını Van halkının hizmetine sunacağız. Vatandaşlarımız arasında hiçbir ayrım yapmayacağız, çalışanlarımızın aşıyla ekmeğiyle oynamayacağız. Derdi aşı ve ekmeği olan ve Van halkına hizmet olan herkesle birlikte Van halkına hizmet edeceğiz. İnşallah zaman zaman basın mensuplarıyla ve Van halkıyla çalışmalarımız hakkında bilgilendirme yapacağız. Kaynaklarımız tamamıyla Van halkının hizmetine sunulacak. Belediye tamamıyla mevzuat çerçevesinde yönetilecek. Şeffaf bir yönetim sergileyeceğiz. Herkesi kucaklayacağız. Tüm çalışanlarımızla birlikte Van halkının hizmetinde olacağız. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun” dedi.


    Bilmez, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafının önceki yönetim tarafından indirildiği ve tekrar astıklarını da sözlerine ekledi.



    Kim Dost, Kim Düşman?..


     


    ABD’nin ağır ama planlı adımlarla,  Ortadoğu’da oynadığı satrançta yeni hamleler yaptığı ama bizimkilerin ‘Ha işte dediğimize geldi’ diyerek sevindiği, ‘Güvenli Bölge’ tartışmalarının sürdüğü şu günlerde ülkemiz siyasilerinin büyük bölümü tatilde, keyifte..


    Başta her konuşmasında, ‘Çalışın, şu bizden değil, bana oy vermedi, verdirmedi diyerek hizmetine mecbur olduklarınıza ayrımcılık yapmayın’ diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere önümüzde ki günlerde yaşanacakları görenlerin uyarılarının da göz ardı edildiği bir zamanda, ben bana düşeni en iyi şekilde yapma gayreti içinde bayram sonu yeniden çalışmalarıma start vermek için geldiğim İstanbul’da ard arda iki toplantıyı gerçekleştirmenin heyecanı ile 24 Ağustos’da ki, İş insanlarıyla bir araya gelme gibi planlarıma ve yeni çalışmalara endekslenme gayreti ile bayram tatili keyfi ve tembelliğini üzerimden atmaya çalışıyorum..


    Ve yeniden geldiğim ve kolları sıvadığım İstanbul’da bizzat yaşadığım 17 Ağustos Marmara Depreminin 20. yıl dönümünde gerçekleştirdiğimiz, Ardahanlı kadınlar toplantısı ardından WhatsAppıma gelen bir mesajla şaşırırken, bir çoğumuzun dost bildiklerinin asıl düşman, düşman bildiklerinin dost olmazsa da ya yaptıklarını ya seni ve yaptıklarını görmezden gelir, ya da sessiz kalıp, zamanı geldiğinde müdahale eder ve en azından moralini bozmaz olduğunu anlıyordum.


    Ama dost bildiklerinin senin yaptıklarını ya çekememezlikten, yada geberdiğinden küçük beyinciklerinin altında sakladıkları pis düşünceleri ile asıl düşman olduklarını ortaya koymaları da bir gerçek.


    Çünkü yakınları başta olmak üzere çevresindekilerinin iyi tanıdığı bu tipler sizin dost bildiklerinizin ve cevabını aradığınız, ‘asıl düşman kim?’ sorusuna cevap oluyorlar..


    Evet, 17 Ağustos Marmara Depreminin 20. yıl dönümünde yağan yağmur, esen fırtına, tıkanan trafiğe rağmen aynı gün düzenlediğimiz toplantıda yaşanan güzellikleri tahlil edip, toplantımızın paylaşımlarını yaptıktan sonra eve doğru yol alırken WhatsApp’ı ma gelen uyarı arından gördüğüm mesajla şaşırırken önce gülümsedim, sonra uzun uzun düşündükten sonra o olumsuz mesaja kırıcı olmasın diye nazik(!) bir düşünce ile cevap versem de dostun ve düşmanın kim olduğunu da yol boyunca terazime koyup, ağırlıklarını da eve gelene kadar ölçmeye çalıştım.


    Bulunduğunuz yer ve mevkiyi içine sindiremeyip ama bir şey de yapmayıp, bu tür alçakça mesajlarla moral bozma yoluyla şevkini kırmaya çalışanların dost olmadığını da ve asıl düşmanın içeride olduğunu anlatmaya çalışan, ‘Ağacın kurdu içindedir’ sözünü hatırlatan bu mesajın ne olduğunu merak edenlerin merakını da gidermek isterim..


    Ama o mesajı yazanın, ‘amacıma ulaştım’ diyerek sevinip, çok büyük iş yaptığını zan eder  diye ciddiye almıyorum.


    Yazıma konu edip, ciddiye aldığım yorumlansa da benim gibi bu yazıyı okuyanların da çevresinde bulunanlara bir kez daha bakıp, ‘kimin dost, kimin düşman’ olduğunu yeniden anlamaları için olduğunu da belirtmekte fayda var düşüncesidir bu konuyu ve buradan da yayınlama gereği duymadığı saçma mesajı..


    Çünkü bir çoğumuzun dost, akraba, adam, kadın, insan diye bildiklerimizin aslında içimizde ki değersiz ama sizi, sizin haberiniz olmadan yemeye çalışan sürüngen bir böcek, yani kurdunuz olduğunu unutmamamız gerekir şeklinde bir mesaj olduğunu bilmeniz yeter, artar bile..


    Karatay Gazetesine Destek Gecesinde Buluştular..


    Karatay Gazetesine Destek Gecesinde Buluştular..


    *Arşiv Haber: 29/05/2017 Tarihli Haber


    Ardahan Göleli Gazeteci Gürbüz Küpeli’nin yönetiminde bulunan Karatay Gazetesi ve www.karataygazetesi.com adlı yayın grubu okurlarını ve gazetesinin destekçilerini düzenlediği gecede bir araya getirdi.


    Ardahan Göleli Gazeteci Gürbüz Küpeli’nin yönetiminde bulunan Karatay Gazetesi ve www.karataygazetesi.com adlı yayın grubu okurlarını ve gazetesinin destekçilerini düzenlediği gecede bir araya getirdi.


    Gazeteci Gürbüz Küpel’nin organize ettiği gazetecinin kurucusu Cemal Karatay’ın ev sahipliği yaptığı geceye bölgenin tanınmış simalarının yanı sıra bir çok iş adamı ve stk temsilcisinin katıldığı gece Avcılar Belediyesine ait Dinlenme Tesislerin de gerçekleşti.


    Aynı zaman da Ardahan dernekler Federasyonu Genel Başkanı da olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın da katılıp, bir konuşma yaptığı geceye İstanbul 3. Bölge Derneği Başkanı Özgür Polat, Gazeteci olan ARDA/FED Başkan Yardımcısı Erdal Karasansar, Mercek Gazetesi ve www.tempo75.com un sahibi Hasan Tik’te Küpeli’nin dayanışma gecesine katılarak kendisine destekte bulundular.



    **ARDAHAN EN SAKİN VİLAYET!..


    *01/02/2017Tarihli Haberler


    Bireysel silahlanmaya karşı mücadele veren Umut Vakfı, basına yansıyan verilere dayandırılarak 2016 yılı, “Türkiye silahlı şiddet (cinayet) haritası” nı yayınladı.

    Yayınlanan haritada Ardahan 81 Vilayet içind en huzurlu iller arasında ilk sırayı aldı.


    Bireysel silahlanmaya karşı mücadele verenUmut Vakfı, basına yansıyan verilere dayandırılarak 2016 yılı, “Türkiye silahlı şiddet (cinayet) haritası” nı yayınladı.


    2016 yılında 2 bin 720 bireysel silahlı olay, ulusal ve yöresel medyaya yansıdı. Bu olaylarda, 2 bin 56 kişi öldü, bir kısmı ağır bin 961 kişi de yaralandı.


    2016 yılında bireysel cinayetlerin, şiddetin haritası bölgelere göre değerlendirildiğinde;Marmara bölgesinde, basına yansıyan 246 olayla İstanbul birinci sırada yer aldı.İstanbul‘u 116 olayla Bursa, 108 olayla Kocaeli, 70 olayla Sakarya, 38 olayla Tekirdağizledi.


    Karadeniz bölgesinde ise Samsun ilk sırada yer aldı. Bireysel silahlı şiddet 2016 yılında arttış göstererek, ateşli silahların kullanımında önceki yıla göre yüzde 7 arttı. Silahlı olayların en çok yaşandığı il 2016’da da İstanbul oldu.


    “ATEŞLİ SİLAHLARIN KULLANIMI YÜZDE 7 ARTTI”


    Umut Vakfı tarafından hazırlanan “Türkiye’nin şiddet (cinayet) haritası”nda şu veriler yer aldı:


    “2015 yılında meydana gelen bireysel silahlı olayların yüzde 71’inde tüfek, tabanca ve beylik silahı gibi ateşli silahlar, yüzde 29’unda ise kesici ve delici aletler kullanıldı. 2016 yılında ise 2 bin 720 bireysel silahlı olay ulusal ve yöresel medyaya yansıdı. Bu olaylarda, 2 bin 57 kişi öldü, bir kısmı ağır bin 961 kişi de yaralandı. İstatistiklere bakıldığında; 2016 yılında şiddet olaylarında ateşli silahların kullanımında önceki yıla göre yüzde 7’lik bir artış dikkat çekiyor. 2016 yılında olayların yüzde 78’inde ateşli silahlar (Yani yüzde 43’ünde kalaşnikof dahil uzun namlulu silahlar, yüzde 30’unda tabancı ve yüzde 5’inde de beylik silahları kullanılmış), yüzde 22’sinde ise çoğunluğu bıçak olmak üzere satırdan baltaya kesici aletler kullanıldı.


    İREYSEL SİLAHLI ŞİDDET 2016 YILINDA ARTTI


    Bölgelere göre şiddetin haritasına bakıldığında, 2016 yılında bireysel cinayetlerin, şiddetin haritasına bölgelere göre bakıldığında; Marmara bölgesinde, basına yansıyan 246 olaylaİstanbul birinci sırada bulunuyor. İstanbul‘u 116 olayla Bursa, 108 olayla Kocaeli, 70 olayla Sakarya, 38 olayla Tekirdağ izliyor.


    Marmara bölgesinin genelinde, 2015 yılıyla karşılaştırıldığında bireysel silahlı şiddetin 2016 yılında arttığı görülüyor.


    2015 yılında İstanbul‘da 225, Bursa‘da 97, Kocaeli‘de 89, Sakarya‘da 54 olay basına yansıdı. 2016 yılında toplam 166 bireysel silahlı şiddet basına yansıdı. Samsun‘u tümKaradeniz bölgesinde sırasıyla 41 olayla Çorum, 37 olayla Trabzon, 32 olayla Zonguldak, 24 olayla Ordu, 16’şar olayla Düzce ve Kastamonu, 13’er olayla Tokat ve Giresun, 12 olayla Bartın, 11 olayla Bolu, dokuz olayla Amasya, sekiz olayla Rize, yedi olayla Sinop, altışar olayla Karabük ve Artvin, üç olayla Bayburt, iki olayla Gümüşhane izledi.Karadeniz‘in en sakin kenti bu yıl Ardahan.


    OLAY SIRALAMASINDA İLK ÜÇTE GAZİANTEPURFA VE DİYARBAKIR


    Güneydoğu’da bu yıl da şiddet haritasındaki sıralama değişmedi. Bölgede 2015 yılında 87 olayın yaşandığı Gaziantep yine ilk sırada. İlk üçte sıralama değişmedi. 2016 yılında 99 olayın yaşandığı Gaziantep‘i, 75 olayla Urfa, 48 olayla Diyarbakır izledi.


    ARDAHAN EN SAKİN KENT OLDU


    Tüm kentlerde geçen yıla göre artış görülüyor. 2016 yılında ayrıca Adıyaman‘da 22,Mardin ve Batman‘da 18’er, Kilis‘te 16, Siirt‘te 10, Şırnak‘ta 9 olay dikkat çekti. 2016 yılında da en çok olayın olduğu yer Malatya. Malatya‘da 2016 yılında 44 silahlı şiddet olayı basına yansıdı. Bölgede 26 olayla ElazığMalatya‘yı izledi. 2016 yılında Malatya veElazığ‘dan sonra çoktan aza sırasıyla Van‘da 16, Ağrı ve Erzurum‘da 14’er, Hakkari‘de 10,Bitlis‘te yedi, Erzincan‘da beş, Kars‘ta dört, Iğdır ve Muş‘ta üçer, Tunceli‘de iki, Bingöl veArdahan‘da birer olay meydana geldi. 2016 yılında bu bölgede Malatya ve Elazığ‘dan sonra çoktan aza sırasıyla Van‘da 16, Ağrı ve Erzurum‘da 14’er, Hakkari‘de 10, Bitlis‘te yedi,Erzincan‘da beş, Kars‘ta dört, Iğdır ve Muş‘ta üçer, Tunceli‘de iki, Bingöl ve Ardahan‘da birer olay meydana geldi.


    **Ömer Türkoğlu’ndan


    Genelkurmay ve Ardahan Valiliğine çağrı..


    18/03/2015 Tarihli Haber


    18 Mart Çanakkale zaferinin 100. Yıl Dönümü yaklaşırken, Mustafa Kemal Atatürk’ün yakın koruması olan Ardahanlı Celal Tunus’un anıt mezar yapılacak mı?


    Çanakkale Zaferi Türk Milletinin gurur duyduğu dönüm noktalarından birisi olurken, Mustafa Kemal Atatürk’ün yakın korumalığını yapan DSP Ardahan Milletvekili Adayı ekonomist Ömer Türkoğlu’nun dedesi olan Celal Tunus’un merkeze bağlı Çetinsu (Beberek) köyündeki mezarının durumu içler acısı.    


    Ardahan’ın önemli değerlerinden olan, Çanakkale zaferinin kazanılmasında öncü rol oynayan Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve kurtarıcısı Mustafa kemal Atatürk’ün yakın korumalığını yapan Ardahan ili Posof ilçesine bağlı Aşıküzeyir Köyü doğumlu Celal Tunus’un özellikle Çanakkale Zaferi’nin yüzüncü yıl dönümünde anılması gerektiğine dikkat çeken DSP Ardahan Milletvekili Adayı Ömer Türkoğlu,  Genelkurmay ve Ardahan Valiliğine çağrıda bulunarak, bu konuda hassasiyet gösterilmesini istedi.        


    Türkoğlu, Çanakkale zaferi Türk milletinin gurur duyduğu, dönüm noktalarından biri olduğuna dikkat çekerek, sözlerini söyle sürdürdü: “18 Mart Çanakkale zaferi, Türk milletinin bağımsızlığını ve topraklarını korumak için savaştığı, I. Dünya Savaşının sonucunu etkileyen, dünya tarihinde de önemli bir yere sahip olan savaşların sonucudur.  I. Dünya Savaşı devam ederken, Çanakkale boğazının askeri ve ticari önemi, adaların cazibesi ve boğazı geçerek İstanbul’u ele geçirme arzusu bulunan İtilaf devletlerinin harekete geçmesiyle başlayan savaş, şanlı tarihimize kahramanlıkların yaşandığı bir destan olarak geçti. İtilaf devletlerinin stratejik öneme sahip olan boğazı ele geçirme niyetlerinin altında yatan sebepler arasında, Osmanlı İmparatorluğunun başkenti olan İstanbul’u ele geçirerek savaştan çekilmesini sağlamak, Almanların ilerleyişine engel olmak ve müttefikleri olan Çarlık Rusya’sına denizden gereken yardımı yapma arzusu gelmektedir. “      


    Türkoğlu ayrıca, “Çanakkale, 1. Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı, Kore Savaşı ve 1974’te Kıbrıs Barış Harekâtında şehit olan, 12 Eylül’den sonra terör örgütleriyle yapılan çatışmalarda hayatını kaybeden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bu savaşlar neticesinde gazi olan vatan evlatlarına devletin tüm olanaklarıyla bu Gazilerimize yardımcı olmasını temenni ediyorum” dedi.    


    Çanakkale Zafer Bayramının kutlanacağı 18 Mart’ta Ardahan’da daha ismi bile anılmayan ve yerel basın tarafından ortaya çıkarılan Mustafa Kemal’in Ardahanlı yakın korumasına sahip çıkılarak okullarda öğrencilere ders olarak okutulmasını istenirken, Tunus’a da yaşadığı mezarının bulunduğu Çetinsu köyünde ise anıt mezarının yapılması için gerek Genelkurmay gerekse de Ardahan Valiliği’nin girişimlerde bulunması bekleniyor.     


    İşte o Posoflu Celal Tunus’lu ve öz geçmişi


    ATATÜRK’ÜN YAKIN KORUMASI POSOFLU


    Çanakkale Savaşlarında bizzat cephede düşmana karşı savaşan Mustafa Kemal Atatürk’ün yakın koruması Posoflu er Celal Tunus’tu. Dört yıl boyunca savaşlarda askerlik yapmış olan Celal Tunus Posof’un Ğevat köyünden (Aşık Üzeyir köyü) olup daha sonra Ardahan’a göç etmişler. Ardahan nüfus kütüğünden T.C.NO:14661023148/Celal Tunus/ Baba adı : Mehmet Doğum yılı Posof 1311 olduğu kayıtlarda görülüyor. Ölüm:11.08. 1958Ardahan Belediyesi, Er Celal Tunus un Kurtuluş Savaşında Atatürk’ün yakın korumalığını yaptığını belirlemek amacıyla yazılı girişimde bulunur.  Dört Yıl Kurtuluş Savaşında bulunmuştu.. Ardahan nüfus kütüğünden T.C.NO:14661023148/Celal/Tunuz/ Baba :Mehmet /Eş: Gülşen /Doğum _Posof 1311 / olduğu kayıtlarda görülüyor. Evli 1936 Ölüm:11.08. 1958 


    KÜNYE KAYIT BELGESİ   


    Askerlik Şubesi:Ardahan/Defterin adı:Silahaltı/Defter No:3293/Sayfa No:32/Sıra No:82/ Köyü:Beserek (Çetinsi)Lakabı, Tunazoğullarından/ Adı: Celal/Baba Adı: Mehmet/Doğum Tarihi:1311/Hane No:88/Sınıfı Piyade olup,askere duhulü 16.Temmuz .!338 5. Kafkas Fırkası !0.alay,3.Tabur,!0. Bölük !0.Alay,3.Tabur,10. Bölükten 9.5.1339 tarihinde terhis olmuştur. Posof un Hevat Köyü’nden Ardahan’ın Beberek Köyü 88 no. eve yerli olarak gelir. Posof Askerlik BŞ.10 Eylül 1936 gün ve568 sayılı yazısıyladır.1937 D:4 (imza) Bu künye kayıt belgesi? Silahaltı Defteri? Kayıtlarına göre düzenlenmiştir.04.02.2005Onay/M. Engin Abuk oğlu /ZD.Öğe..Binbaşı/MSB.Arşiv Müdür VekiliMaaşı: 50 kuruş (mühür) /10.Bölük _Kanuni Evvel 1338 nısfı ahir maaşı ailesi Kabri için yetkililerden ilgi bekliyor.


     


    **Ardahan’ı Vekiller İdare Etsin..


    Asılların değil, vekillerin idare ettiği bir Ardahan’da işlerin nasıl gittiğini yazmaya kalkarsanız gazete sayfalarının yetmediğini ancak buna rağmen yıllardır yayınlanan gazete sayfalarında büyük bölümünün vekilin vekili ile idare edilen Ardahan’ın sorunlarının azaltmaktansa çoğaldığını da görebilirsiniz.

    Bunu görmek içinde son nüfus sayımına bakmakta yeterli olacaktır..

    1992 Yılında 178 binin üzerinde bir nüfus ile yeniden vilayet olan ve o günden bugüne kadar beklenen yatırımların bir türlü gerçekleşmemesi nedeniyle hala devam eden göçün getirdiği sonuçla her yıl bin kişinin eksildiği bir Ardahan’ı görmekte mümkün..

    Vilayet olduğundan bu yana yolları bir türlü bitiremeyen bir şefle idare edilen kara yolları, solcu, hatta ulusalcı biline ama sağ iktidarlarda sağlığın başında durmayı başaran ancak nöbetçi doktor ve hemşirelere bile sözü geçmeyen bir idareci ile idare edilen Ardahan’ın asıl milli eğitim müdürü de yok zaten..

    Gözden ırak köy okullarına geç saatte, hatta hiç gitmeden, cafelerde yani uzaktan eğitim veren eğitimciler ile 81 vilayet içinde hala sonlarda dolaşan Ardahan’ı idare etmek kadar kolay ne var ki?!..

    Kent genelinin nüfusu azalırken, beldesinin bir anda 2 bini geçtiği ama belediye başkanının hala seçilmediği bir Ardahan’da vekil olmak kadar kolay ne olabilir ki?

    Bakın işte bugün iki asıl vekil, onlarca vekilin vekili olduğu Ardahan’da bin kişi daha azalmış..

    Hem de 2023 yılında daha büyümüş bir ülkede 80 bine kadar düşeceği görünen bir nüfusla Ardahan hala vilayet..

  • DEREYİ BETONLADILAR, MUHTAR TEŞEKKÜR ETTİ!..


    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ardahan merkezdeki Alabalık Deresi başta olmak üzere birçok irili, ufaklı derenin sularının toprak tarafından emilmesini engelleyen ve suyun  olduğu gibi HES barajlarına taşınması için yapılan sözde Islah çalışmalarından biri de, Ardahan’ın Hanak İlçesine bağlı Baştoklu (Yukarıdikkan) köyünde betonlanıp, taşlanarak, köyün arazisine can veren suyun toprak tarafından emilmeden bölgede ki HES’lere yönlendirilmesi sağlandı.


    2018 yılında imzalanan sözleşme gereği Devlet Su İşleri tarafından Islah edilen Yukarı Dikkan deresi, Dereçayı deresi adeta taş kanala çevrildi. 



    **MUHTAR KÖYDE DSİ’YE TEPKİ GÖSTERDİ, TEŞEKKÜR ETTİ.. 


    Baştoklu köyünün içinden geçen, 3 Milyona mal olduğu öğrenilen ve köyün arazisine can veren derenin Islah adı altında betonlaştırılıp, taşa çevrilmesine tepki gösteren köylülerin yanında Devlet Su İşlerine kızan köy muhtarı derenin betonlaşıp, taşlanması bittikten sonra DSİ’ye teşekkür etmesi dikkatlerden kaçmadı.

    İşte  bir ajans tarafından derenin taşlanan halini gösteren fotoğraf saklanarak yapılan ve köylülerin yanında DSİ’e tepki gösteren, haberde DSİ’ye teşekkür eden Yukarı Dikkan muhtarının teşekkür ettiği o haber;


    Ardahan’da dere ıslah çalışması


    Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı Baştoklu köyündeki Dereçayırı Deresi ve bağlantılı diğer iki derenin ıslah çalışmaları tamamlandı. 


    Baştoklu köyü muhtarı Gürsel Karadağ, Devlet Su İşleri (DSİ) 24. Bölge Müdürlüğü’nün köylerinde önemli bir çalışmayı başarıyla gerçekleştirdiğini söyledi.Çalışmayla derenin daha sağlıklı ve düzenli bir konuma kavuştuğunu belirten Karadağ, “Köyümüzdeki ana dere olan Dereçayırı ile bağlantılı derelerin ıslah çalışmaları başarılı bir şekilde gerçekleşti. Çalışma kapsamında yapılan istifli taş tahkimatı son derece başarılı bir şekilde oldu. Hassasiyetle yapılan çalışma, evcil ve yaban hayvanların dere yataklarındaki geçişinin yanı sıra su ihtiyacını kolaylıkla sağlayabilecekler.” ifadelerini kullandı.Karadağ, DSİ yetkilileri başta olmak üzere emeği geçenlere teşekkür etti.



    Birleşmezlerse boş..


    Diriliş Ertuğrul dizisini izlerken ve tarihi, geçmişte yaşananları düşünürken başta aile içinde olmak üzere siyasi hayatta, stk’larda birliğin önemini bir kez daha anlamak çok önemlidir.


    Bunun en son örneği 20 yıla yakındır birlikte hareket ettikleri iktidar partisinden ayrılıp, kendi partilerini kuranların birlikte değil de, ikisinin birleşimi ile oy oranlarının ‘şimdilik’ ancak %3 olduğu belirtilen ayrı ayrı partiler kurmaları oldu.




    Çünkü AK Parti’den birlikte ayrılıp, yeni iddialarla yola çıkan Davutoğlu ile Babacan’ın kısa süre içinde bir birbirlerinden de ayrılmaları Osmanlı Beyliği’nin kurucusu Osman Bey’in babası olan Ertuğrul gazinin başında bulunduğu obaların ayrı ayrı değil de birlikte hareket etmelerinin bir imparatorluğu getirdiğini anlayamamalarıdır.




    İYİ Parti’nin MHP’den ayrılıp, oy oranını MHP’den daha çok hale getirmesine umut diye bakanlar gibi HDP’nin yanında olduğunu söyleyip, onun politikaları dışında hareket eden hatta zaman zaman HDP’den daha üstte olduğunu üstü kapalı ima eden Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve diğer yasal ya da dışarıda ki siyasi kurumlar gibi partilerin yanında bürokrat iken Işıt tarafından  kaçırılıp, 101 gün esir kalması ile adı gündeme gelen ve CHP’den memleketim Ardahan’dan iki dönem milletvekili seçilip, dağlarda ulumakla gündeme gelen MHP’li Cemal Enginyurt gibi ihraç edildikten sonra Yenilik Partisi adı altında yeni bir parti kuran Büyükelçi Öztürk Yılmaz’dan sonra şimdide Başkan Erdoğan ile yarışan CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin CHP’den ayrılıp, yeni parti kuracağı tartışılmakta.


    Gerçi bu durumun yani iddianın havuz  medyası ve basının ilk haberleri arasında olması şüpheyle karşılansa da başkanlık sisteminin yarattığı durumun yeni partiler kurmaya neden olduğu da diğer bir gerçek olarak karşımızda durur.

    Evet son olarak İnce’nin de parti kuracağı iddialarının tartışıldığı ülkede yaklaşan 2023 seçimleri öncesi bölünerek iktidarı değiştireceklerini düşünenlerin bölünerek değil, birleşerek gücü elde edeceklerini, bir çoğumuzun iktidarın havuzu olarak TRT ve diğer medya kanallarında yanınlanan ve iktidarın beyin yıkama enformasyonu olarak algılanan Diriliş Ertuğrul dizisinde anlatılmak istenenleri anlaması ve algılaması yeter artar bile.

    Çünkü bu ve buna benzer dizileri destekleyen iktidarın bu gibi diziler ile kendi taraftarına vermek istediği ‘birlik’ mesajını kendi üzerine alıp, değerlendirmek gerekir diye düşünenlerdenim.




    Yani Ertuğrul ve diğer liderlerin o dönemlerdeki obaları birleştirme çabalarının bugünkü adı iktidar olan nice güç birliği ve imparatorluklar kurduğunu,  dağılarak değil, birleşerek zafer elde edebileceklerini ortaya koyduğunu anlamalılar. İşte bu yüzden”Birlikten kuvvet doğar” sözünü akıllarından çıkartmamaları gerekir..


    Aşk, sevgi, saygı da aynı değil mi, Ertuğrul ve diğer Oba liderlerinin özel hayatlarının getirdiği başarıyı da birleştirirsen imparator pardon o eskiydi iktidar gelmez mi?.. 


    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    ARŞİV HABER 22/04/2020 TARİHLİ HABER/YORUM


    DSİ’nin çevresinde bulunan ihata duvarlarını yaptığı Ardahan Alabalık Deresinin çevresinde bulunan ev ve ahırların çöplerini dökmesinin yanı sıra mahalle muhtarları ve geçmiş belediye yöneticilerinin Eskişehir Belediyesi anlayışı ile bakmaması yüzünden sadece dere olarak görünen bu akar suyun gerekli bakım, ışıklandırma ve Alabalıkların gelmesini engelleyen önündeki engellerin kaldırılması halinde kentin parlayan gerdanı olabileceğini ve adını alan Alabalıklarla dolacağını belirtmekteler.




    **En Büyük Engel Karayolları Köprüsü!


    Küçüksütüe (Şişka) ve Alagöz köylerinin sınırlarını oluşturan ‘Güvercinlik’ te doğup, Kocaköy, Tepesu (Gürcübeg), Kocaköy, Yaylacık derelerini de kendine kattıktan sonra Ardahan kent merkezinde geçip, Azerbaycan Hazar Gölüne kadar uzanan Kura Nehri ile buluşan Alabalık deresinde ki suyun içinde hayat bulan Alabalıkların Ardahan Çevre Yolu yapıldıktan sonra adını alan derenin şehir merkezi bölümüne gelmediğini belirten vatandaşlar Belediyenin bu hedefini yerine getirmesinin tek ve en etkileyici yolunun Alabalık deresinin kente girişi yaptığı ilk alanın başında bulunan köprünün temeline dökülen beton yüksekliğinin oluşturduğu engeli kaldırmalı yada bir formülle balıkların önünde ki beton badireyi açması gerek diyorlar.



    Durum Tespiti ve Tespihi..


    Başta Amerika’da olmak üzere Avrupa’da hatta Kuzey Kore’de, Küba’da, Afrika’da sağlık sistemini çökerten Coronavirisünün bizi çokta etkilemediği hatta, ‘dünya kırılırken biz bundan karlı çıkabiliriz’ diyorlar.. 


    Bunları söyleyenlerin ve nedeninin de kör olmasına karşın geleceği gören Makedonya Cumhuriyet’i sınırlarına dahil olan Ustrumca’da  prematüre bebek olarak dünyaya gelen ve kehanetlerinin gerçekleştiği ileri sürülen Baba Vanga gibi bugünleri yaşayacağımızı önceden bilen  bir başkan, hükumet, bakanlarımız, bürokratlarımız olduğundan.. 


    Ama aslında ‘Acaba bende Corona mıyım’ deyip ama korkudan normal baş/diş ağrısında bile hastaneye gitmeyenleri gõrmeyenlerin ‘Sağlıkta başarılıyız’ demeleri ne kadar mantıklı ki? 


    Bilemem ama şu günlerde değil, yaklaşık iki aydır kimse hastaneye gitmediği için foya ortaya çıkmıyor.. ‘ diyebileceğimiz bir süreci yaşayan ülkemin o anlatıldığı gibi olmadığını ve bu tür iddiaları ortaya atanların bizi kıskanan (!) Amerika ile Fransa olduğunu söylüyorlar.. 


    Yani kimsenin korkudan ‘Acaba’ deyip, ama hastaneye gitmekten çekindiği ve hastanede görev yapan doktor, sağlıkçıların ‘gelmeyin’ dediği için çökmedi denilen sağlık alt yapımızın ne derece sağlıklı olduğunu anlamak için ‘Karslı olmamalarına karşın yurt dışında olanları Kars havaalanına getiren ve bu kentteki yurtlara yerleştirenlere Kars ne alaka?’ diye sormaya da gerek yok..


    ‘Çünkü batıdaki hastaneler gibi öğrenci yurtları da dolup, taşmış ondan’ diyenlere çok da inanmayın.. 



    Basın özgürlüğüne 3 sıra üste çıkan ülkemde hastalananların, ölenlerin kim oldukları ve sayıları ne olduğu bir devlet sırrı gibi saklanıp, çok net açıklanmadığı yönünde iddialara ABD ve Fransa’nın da katılmasına bakmayalım.. Onlar zaten bizi kıskanıyorlar.. 


    Ve, ‘tam zamanı’ diyerek, virüsü bahane edip, makarna, kömür pardon adeta yeni bir seçim çalışması içine girip, bin liradan başlayıp, 25 bin liraya kadar nakit para dağıtan, borçları erteleyip, yeni destekler vermenin ve en önemlisi bizlere ‘evden çıkmayın’ derken kendi partililerini, devlet çalışanlarını sahaya sürüp, siyasi rant yapma hesapları içinde kendilerinden başkasının yardım edemeyeceğini belirtip, bunu yapanları ‘Devlet içinde devlet’, ‘Parelel/PKK’cı’ olarak ilan etmek en kolayı.. 


    Ve Muhalefet ve siz bu yazıyı okuyanlarda benim gibi  bu duruma boş verin, cep telefonlarında kim ne eklemişe bakmak için tespih çekmeyi bırakın karşınıza kötü bir şey çıkmaması için dua eder gibi cep telefonlarınızdaki whatsaaApp’ın, instagramın, Mesıncırın durumlarına bakın derim.. 


    Çünkü bugün balık tutma değil, balık yeme günleri yaşıyoruz.. Yarın, hatta 2020 değil, 2021’de ne yapacağımızı düşünmeden..


    Alabalık Öldü!


    arşiv haber 10/10/2019 tarihli haber/yorum


    Önü Beşikkaya HES Barajı ile kesilerek ,suyunun büyük bölümünün bülbülan yaylası üzerinden Artvin bölgesinde bulunan barajlara akıtılması hedeflenen kura nehrinin tartışıldığı Ardahan da ki su kaynakları da kurumaya yüz tuttu.


    Posof, Hanak, Damal ve Çıldır bölgelerinden sonra Göle ilçesi sınırları içinde de yapılan hidro elektrik santrallerinin doğaya ve su kaynaklarının içinde bulunan canlılara zarar verdiği ileri sürülen Ardahan kent merkezinde geçen ve kura nehrini besleyen alabalık dereside kurumaya yüz tuttu.

    Bir zamanlar içinde bulunan balık çeşitlerinin başını çeken alabalık deresinin suyunun büyük bölümünün çekildiği dikkatlerden kaçmazken, akan suyunda kent merkezinin kanalizasyonlarına kurban edildiği dikkatlerden kaçmıyor.



    **Babasını Öldürüp, Dereye Attı!


    *Arşiv Haber 16/07/2019 Tarşhli Haber


    Ardahan’da meydana gelen bir olayda bir kişi babasının öldürerek dereye attığı ileri sürüldü..


    Alınan bilgilere göre Ardahan‘da tartıştığı babasını av tüfeği ile öldürdüğü iddia edilen şüpheli tutuklandı.


    Kent merkezine bağlı Altaş köyünde yaşayan Bekir T, evde tartıştığı babası Mehmet T’yi av tüfeğiyle vurarak öldürdü.


    İhbar üzerine olay yerine gelen jandarma ekipleri, babasını öldürdükten sonra cesedini köyde dere yatağına atan Bekir T’yi gözaltına aldı.


    Bekir T, jandarmadaki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.


    Mehmet T’nin cesedi ise otopsi için Erzurum Adli Tıp Kurumuna götürüldü. 



    Mehter Marşı Eşliğinde..


     


    15 Temmuz Darbe Girişiminin 3. yıl dönümü dolaysıyla hiç bir harcamadan kaçınılmadan düzenlenen sürdüğü sırada çalan Mehter Marşlarını dinlediğimiz sıra da ABD’den sonra Avrupa Birliği tarafından ülkeye yönelik yeni olumsuz kararlar alınıyordu.


    Üyesi olmak için 60 yıldır kapısında beklediğimiz AB’nin aldığı yeni kararların zaten zorda olan ekonomiye nasıl bir darbe vuracağını düşünürken bir haber de ülke de ki işsizlik oranlarının açıklaması ile geliyordu.


    Ve bir haber daha geliyordu ABD basını, Başkan Donald Trump‘ın ekibinin Türkiye‘ye Rus S-400 hava savunma sistemini teslim almaya başlamasının ardından hangi yaptırım paketinin uygulanacağını kararlaştırdığı ve yaptırımların önümüzdeki günlerde açıklanacağını yazıyordu.


    Ve yine aynı anlarda gelen diğer bir haber de;


    Türkiye İstatistik Kurumu işsizlik verilerini açıklıyor, buna göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2019 yılı Nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon 116 bin kişi artarak 4 milyon 202 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 3,4 puanlık artış ile %13,0 olmuştu.


    Yine aynı saatlerde 15 Temmuz etkinliklerine katılan ve bir dizi açılışlar yaptıktan sonra Mehter eşliğinde toplananlara hitap eden Başkan Erdoğan birilerinin ambargo tehdidinin işe yaramayacağını, ekonominin zorda olmasının nedeninin içte ve dışta yapılan operasyonların neden olduğunu bunun da helal olduğunu ima eden açıklamalar yapıyordu.


    ‘Biz o operasyonları yaparken kaldırdığımız uçakların, yaptığımız ateşlemeler de nohut, fasulye değil milyonlara mal olan kurşunları ülkenin içi barışı için atıyoruz’ demeye getiren aynı Başkan Erdoğan alınan S-400’lere ödenen paralarında bundan etkili olduğunu da söylemese de anlatmaya çalışıyordu saf saf, ‘ekonomi niye bozuk?’ diye dertlenenlere kızarak..


    Ülkeni içinde bulunduğu çıkmazın ve her geçen gün yaşanan daralmanın nasıl aşılacağı konusunda 31 Mart ve 23 Haziran seçimleri ardından ortalıkta gözükmeyen Damat bakan dahil kimsenin doyurucu bir açıklama getiremediği şu günlerde art arda gelen haberlerin kara haber değilde, iç barışı dışa karşı güçlendirecek olduğunu düşündüğümüz genel bir af, ekonomiye yönelik yeni müjdelerin umut veren haberler olması için duaların arttığı bir anda çalan Mehter Marşları eşliğinde yapılan 15 Temmuz Darbe Girişiminin 3. Yıl Dönümün de Hava Kuvvetleri dahil bir çok yerde de Feto’ya yönelik operasyon haberleri de gelmeye devam ediyordu.


    Kısacası çalan Mehter Marşı eşliğinde bir ileri, iki geri gidilen şu günlerde gelen haberlerin hiç mi hiç iç açıcı olmadığı gibi ‘umut fakirin ekmeğidir’ diyerek gelecek yeni ve güzel haberleri beklemeye devam ediyorduk, gece yarılarına kadar kulaklarımızın pasını gideren Mehter Marşını dinlerken cebimizde ki paranın her geçen gün biraz daha eriten doların S-400’lerden önce havalandığını hissederken..


     

  • ARDAHANLI KADIN GİRİŞİMCİLERİN İDDİASI ULUSAL BASINDA!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Peynir okulu kuracaklar..


    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), 2007 yılında kadın girişimci potansiyelinin geliştirilmesi, daha donanımlı hale getirilmesi ve girişimcilik kültürünün gelişmesine öncülük etmek üzere TOBB Kadın Girişimciler Kurulu’nu (KGK) kurdu. TOBB KGK, Türkiye’nin 81 ilinde girişimcilik ekosistemini kadınlar için daha elverişli hale getirmek için her yıl yüzlerce faaliyet gerçekleştiriyor. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun kadınların iş dünyasında hak ettikleri yeri almalarını sağlamak için kurduğu TOBB KGK sayesinde kadınlar arasında girişimciliğin bir kariyer seçeneği olarak önemi her geçen gün artıyor. 7 bin üyesi ile Türkiye’nin en geniş kadın girişimci ağı olan TOBB KGK’nın kurul üyeleri işkadınları, profesyonel yöneticiler, girişimcilik konusunda akademik çalışma yapan akademisyenler ile bu sahada bölgesel ya da ulusal ölçekte faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşu yöneticilerinden ve girişimciliği destekleyen kamu kurum ve kuruluş temsilcilerinden oluşuyor. Kadın Girişimciler Kurulu’nun Türkiye’nin 81 ilinde temsilcilikleri bulunuyor. TOBB İl Kadın Girişimciler Kurulları seçimle işbaşına gelen 15 kişilik yönetim kurulundan oluşuyor. Biz de Hürriyet İK olarak her hafta bir ilimizdeki Kadın Girişimciler Kurulu ile görüşerek kurulların ildeki girişimcilik ekosistemine katkılarını ve KGK yöneticilerinin hikâyelerini anlatıyoruz. Bu hafta Ardahan’dayız…TOBB’un katkılarıyla hazırlanmıştır.




    TOBB Ardahan Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nesrin Arslangörür’ün yolu genç bir öğretmenken, çıkan tayinle Ardahan’la buluşmuş. Fen fakültesi fizik bölümünü bitirdikten sonra 1993’te Ardahan’a atanan Arslangörür, Ardahan’a taşındıktan sonraki hayatını şöyle anlattı: “Burada eşimle tanıştım ve evlendim. 27 yıldır Ardahan’dayım ve burayı çok seviyorum. Öğretmen olduğum için kırsalda genç kızlarımızın, kadınlarımızın durumunu görüyor ve birşey yapmak istiyordum. Eşim ticaretle uğraşıyor, bir de züccaciye dükkanı vardı. Ben de ona destek olmak istedim. Züccaciye magazasında sürekli yardımcı oluyordum. Ama bununla kalmadım. Kendimi sosyal girişimci olarak tanımladım ve ulaşabildiğim kadınlara ulaşmak için çaba sarf ettim. Esas derdim ise, Ardahan’da kadınlarımızın iş hayatına katılmasını teşvik etmek oldu. Bunun için de 7 arkadaşımla birlikte kooperatif kurduk, arkadaşlarımızın 3’ü kadın girişimciler kurulundan. Arıcılık yapmak istiyoruz. Ardahan’da hayvancılık da çok iyi. Kadınlar üretimde, ama daha çok ürettikleri ürünleri eşe-dosta veriliyor veya eşleri üzerinden maddi karşılığa dönüyor. Biz bunu değiştirmek istiyoruz.”



    FASULYEMİZ, İÇİ DIŞI KIRMIZI ELMAMIZ


     


     


    Arslangörür, Ardahan Kadın Girişimciler Kurulu olarak çalışmalarını da özetle şu şekilde aktardı: “2008 yılında kurul başkanlığına geldim. Daha çok eğitim çalışmaları yapıyorduk. Bu arada Ardahanlı Kadınlar Derneği’ni kurduk, oranın da başkanlığını üstlendim. Kadın çalıştayı yaptım, ‘Sınırda kadın’ olmak isimli bir çalıştaydı. Paneller, Doğu Anadolu bölge toplantısı, girişimcilik eğitimleri, finansal okur-yazarlık eğitimleri yaptığımız çalışmalardan bir kaçı. Yaşlı bakımıyla ilgili çalışmalar da yaptık. Bundan sonrasında ise bölgemize özel ürünlerin üretimine döneceğiz. Çok özel coğrafi işaretli ürünlerimiz var. İçi dışı kırmızı bir elmamız var. Bunun geliştirilmesi için çalışmalar yapacağız. Kaz yemeğimiz, Hanak ilçesinin tel peyniri, Atalık Buğdayımız…Bunlara katma değer sağlamak için çalışma yürüteceğiz.”



     


    30 ÇEŞİT PEYNİRİMİZ VAR


    Aynı zamanda Atölye 75 isimli bir girişimleri olduğunu söyleyen Arslangörür, “Burada Ardahan’ın yerel peynirleri, Ardahanlı kadınlarla hayat buluyor. Biz buna ‘peynir okulu’ diyoruz. Ardahan’ın çok peyniri var, bir kısmı kaybolmuş. Tespit ettiğimiz 30 çeşit peynir var. Ardahan ve çevresinde her yaştan işsiz kadının iş bulabilmesi için bu projeyi önemsiyoruz. Peynirlerin yapımını teorik ve uygulamalı olarak göstereceğiz. Kadınların daha iyi koşullarda peynir üretebilmesi sağlanacak. Kooperatif üzerinden kadınların ürettikleri peyniri satmalarına da olanak verilecek. Ayrıca Ardahan Ticaret ve Sanayi Odamız bir ticaret ve pazarlama sitesi kuracak. Buradan da satış imkanı olacak. Bu kapsamda TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız Çetin Demirci’ye, TOBB Girişimcilik Müdürümüz Batuhan Demir’e ve Handan Köse’ye çok teşekkür ediyoruz. Katkıları çok kıymetli.”



     


    TOBB ARDAHAN KADIN GİRİŞİMCİLER KURULU ÜYELERİ ANLATTI:


    NASIL GİRİŞİMCİ OLDULAR?


    Peynir okulu kuracaklar

     


    Soldan sağa: Gülsün Evrendilek, Özlem Eştürk, Tülay Erdoğan, Cevriye Köksoy, Selmi Yılmaz, Nesrin Arslangörür, İlknur Çoban

    Gülsün Evrendilek: Üniversitede akademisyenim. Kadın Girişimciler Kurulu’nda da akademik üye olarak varım. Projelerin yazılması, fon kaynaklarının kadınların girişimciliğinin artırılması için kullanılması gibi konularda destek veriyorum. Eğitimle, sanayinin bir arada olması için çalışıyoruz. Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde de görevliyim. Daha önce de Bolu’da Kadın Girişimciler Kurulu’nda yine akademik üye olarak faaliyet gösteriyordum. Üniversitede gıda mühendisliği alanındayım. Bu alanda da eğitimler veriyoruz. En son Peynir Okulu projesini yazdık. Köylere gittiğimizde hiç gün yüzüne çıkmamış çok güzel peynirler olduğunu görüyoruz. Bunların üretilmesi, pazarlanması için profesyonel desteğe ihtiyaç var. Biz de bu nedenle ihtiyacı olan kadınların üretim yapabilecekleri donanımları sağlamak istiyoruz. Ardahan’daki peynir profilini çıkaracağız ve peynirleri yaşatıp, kadınlarımıza istihdam sağlayacağız. Öğrenciler de bu projeden yararlanacak.


     


     


    Özlem Eştürk: Ardahan Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde öğretim üyesiyim. Akademik danışman ve kurul üyesiyim. Ardahan’da özellikle kadın istihdamını artırmak için faaliyetlerimiz var. Kadın Girişicimler Kurulu’ndan 3 üyeyle birlikte kooperatif de kurduk. Unutulmaya yüz tutmuş yerel ürünler için çalışmalar yapıyoruz, kişisel pazarlama, e-ticaret eğitimleri veriyoruz. İki yıldır da kuruldayım.


    Peynir okulu kuracaklar

     


    Cevriye Köksoy: Bir şirketimiz ve şarküterimiz var. Daha çok Ardahan’ın doğal ürünlerini, bal, tereyağı, peynir, kuru meyvelerini satıyoruz. Ben de şarküteriye destek oluyorum. Şarküteriyi çok yeni açtık. Öncesinde de arılarımız vardı. Arılar aslında kayınperedimden bize miras kaldı. Şimdilerde arılarımızın sayısını artırıp, üretimlerini artırmak istiyoruz. Arılarımızın ürettiği doğal bala çok güveniyoruz.

    Selmi Yılmaz: Gazeteciyim. Ben mesleğe eşim vasıtasıyla başladım. Eşim gazeteciydi, ben de eşime yardım için matbaaya gidip gelirken, sektöre dahil oldum. 2002 yılında başladım ve halen eşimle birlikte gazetecilik yapıyoruz. 35. yılımız. Yerel bir gazetemiz var. Ardahan küçük bir il ve gazetecilik yapmak zor. Ama severek yapıyoruz işimizi. Bir kızım da, bizden el aldı ve Sivas Üniversitesi’nde gazetecilik bölümünü bitirdi. Şimdi o da tatil için bizimle birlikte.


    İlknur Çoban: Ardahan Belediyesi’nde memur olarak görev yapıyorum. Daha önceleri ise, Ardahan valiliği ve İl Özel İdaresi’ne bağlı Ardahan Kalkınma ve Geliştirme Vakfı’nda müdürlük yapıyordum. Birçok proje yaptık, birçok kadına istihdam olanağı sağladık. Halıcılık öğrenerek, bir sürü kadın iş sahibi oldu. 


    TEK BAŞIMA BİR İNŞAATI BİTİREBİLİRİM


    Tülay Erdoğan: İnşaat projeleri üzerinde çalışıyorum ama mimar veya mühendis değilim. Şirket ortaklığım var. Bir inşaat mühendisinin yanında, 1994 yılında çalışmaya başladım. Proje çizmeyi, inşaatın aşamalarını öğrendim. 2002 yılında da şirket ortağı oldum. İhaleler aldım, inşaatlarda çalıştım. Okul inşaatları, yollar, sağlık ocağı inşaatları yaptım. Şu anda mimarlarımız, mühendislerimiz, ustalarımız, kalfalarımız var. Ama ben kendim de sıfırdan bir inşaatı alıp bitirebilirim. Projeyi çizerim, gerekli ustaları temin ederim, ruhsatını alırım, A’dan Z’ye bir projenin tüm detaylarını aşama aşama yapabilirim. Ardahan küçük bir yer. Ben bu işe 1994’te ilk başladığımda insanlar önce kabullenemedi. Ama geldiğim noktada çok şükür herkes kabullendi. Müşteriler de artık bizi tercih ediyorlar. Bu süreçte 3 de kızım oldu.


    Sitemiz aracılığıyla KURBAN BAYRAMI mesajını sitelerimizde, gazetelerimizde yayınlatabilirsiniz..

    Arayın: 05354183258


    İYİ BAYRAMLAR


    DİLEYEN BAYRAM MESAJLARI


    Ardahanlı esnaf sitemiz aracılığı ile KURBAN BAYRAMINIZ KUTLADI.. Sizde mesaj verin..








    Birleşmezlerse boş..


    Diriliş Ertuğrul dizisini izlerken ve tarihi, geçmişte yaşananları düşünürken başta aile içinde olmak üzere siyasi hayatta, stk’larda birliğin önemini bir kez daha anlamak çok önemlidir.


    Bunun en son örneği 20 yıla yakındır birlikte hareket ettikleri iktidar partisinden ayrılıp, kendi partilerini kuranların birlikte değil de, ikisinin birleşimi ile oy oranlarının ‘şimdilik’ ancak %3 olduğu belirtilen ayrı ayrı partiler kurmaları oldu.




    Çünkü AK Parti’den birlikte ayrılıp, yeni iddialarla yola çıkan Davutoğlu ile Babacan’ın kısa süre içinde bir birbirlerinden de ayrılmaları Osmanlı Beyliği’nin kurucusu Osman Bey’in babası olan Ertuğrul gazinin başında bulunduğu obaların ayrı ayrı değil de birlikte hareket etmelerinin bir imparatorluğu getirdiğini anlayamamalarıdır.




    İYİ Parti’nin MHP’den ayrılıp, oy oranını MHP’den daha çok hale getirmesine umut diye bakanlar gibi HDP’nin yanında olduğunu söyleyip, onun politikaları dışında hareket eden hatta zaman zaman HDP’den daha üstte olduğunu üstü kapalı ima eden Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve diğer yasal ya da dışarıda ki siyasi kurumlar gibi partilerin yanında bürokrat iken Işıt tarafından  kaçırılıp, 101 gün esir kalması ile adı gündeme gelen ve CHP’den memleketim Ardahan’dan iki dönem milletvekili seçilip, dağlarda ulumakla gündeme gelen MHP’li Cemal Enginyurt gibi ihraç edildikten sonra Yenilik Partisi adı altında yeni bir parti kuran Büyükelçi Öztürk Yılmaz’dan sonra şimdide Başkan Erdoğan ile yarışan CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin CHP’den ayrılıp, yeni parti kuracağı tartışılmakta.


    Gerçi bu durumun yani iddianın havuz  medyası ve basının ilk haberleri arasında olması şüpheyle karşılansa da başkanlık sisteminin yarattığı durumun yeni partiler kurmaya neden olduğu da diğer bir gerçek olarak karşımızda durur.

    Evet son olarak İnce’nin de parti kuracağı iddialarının tartışıldığı ülkede yaklaşan 2023 seçimleri öncesi bölünerek iktidarı değiştireceklerini düşünenlerin bölünerek değil, birleşerek gücü elde edeceklerini, bir çoğumuzun iktidarın havuzu olarak TRT ve diğer medya kanallarında yanınlanan ve iktidarın beyin yıkama enformasyonu olarak algılanan Diriliş Ertuğrul dizisinde anlatılmak istenenleri anlaması ve algılaması yeter artar bile.

    Çünkü bu ve buna benzer dizileri destekleyen iktidarın bu gibi diziler ile kendi taraftarına vermek istediği ‘birlik’ mesajını kendi üzerine alıp, değerlendirmek gerekir diye düşünenlerdenim.




    Yani Ertuğrul ve diğer liderlerin o dönemlerdeki obaları birleştirme çabalarının bugünkü adı iktidar olan nice güç birliği ve imparatorluklar kurduğunu,  dağılarak değil, birleşerek zafer elde edebileceklerini ortaya koyduğunu anlamalılar. İşte bu yüzden”Birlikten kuvvet doğar” sözünü akıllarından çıkartmamaları gerekir..


    Aşk, sevgi, saygı da aynı değil mi, Ertuğrul ve diğer Oba liderlerinin özel hayatlarının getirdiği başarıyı da birleştirirsen imparator pardon o eskiydi iktidar gelmez mi?.. 



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



    Başkan Peynir’e Konuştu..


    arşiv haber 09/03/2017 tarihli haber/yorum


    Uzun süredir basınla bir araya gelmeyen Ardahan Belediye Başkanı Peynir Yaşam Dergisinin bu ay ki konuğu oldu. Prof. Dr. Yavuz Öztürkler’in hazırlayıp, çıkardığı Peynir Yaşam Dergisinin Mart sayısına bir röportaj veren Köksoy ile yapılan görüşme şöyle;


    Dergimizin Mart sayısındaki durağı Ülkemizin güzide şehirlerinden Ardahan.


    Şubat ayının en soğuk gününde varıyoruz Ardahan’a ama karşılaştığımız sıcak ilgi bize bütün soğuğu unutturuyor.


    Ardahan’ı daha yakından tanımak ve tanıtmak için oradaydık.


    Balındaki saflık, peynirindeki lezzet, yazındaki rengin, kışındaki beyazlığın ve havasındaki temizliğinin insanlarına da tesir ettiği Ardahan’ı daha da yakından tanıma fırsatı bulduk.


    Keşfedilmeyi ve görülmeyi hevesle bekleyen güzel bir memleket.


    Bunu daha Ardahan’ın girişinde anlıyorsunuz.


    Hele belediye binasının kapısından içeri girerken daha çok anlıyorsunuz.


    Ardahan belediyesi güler güzlü hoş sohbet personeliyle, özel kalemi, halkla ilişkiler birimiyle daha kapıda iken sıcaklığını ve ilgisini hissettiriyor. O hava sizi de hemen etkisi altına alıyor.


    Özel kalemde bekleyen halkın yüzü de gülüyor çünkü biliyorlar ki bu yoğun kalabalığa rağmen Başkanlarıyla gecenin yarısı da olsa görüşecekler ve sıkıntılarını anlatacaklar. Bu nedenle soğuk ve ayazlı bir kış günü belediyenin sıcak ve güleç atmosferi daha iyi hissediliyor.


    Hele hoş sohbet bir peynir sever ve peynir düşkünü sempatik Özel kalem müdürü Erol Beyden sonra, Bizi kapıda karşılayan değerli Ardahan Belediye Başkanımız Faruk KÖKSOY’la söyleşimiz belleklerimizden hiç silinmeyecek.


    Tüm sıcaklığı, konukseverliği ve esprileriyle bizi ağırlayan Sayın Başkan Faruk KÖKSOY bir Ardahan sevdalısı…


    Ardahan’ı kalkındırmak ve büyütmek için ortaya koyduğu gayreti, hevesi ve tutkusu her halinden belli.


    Her cümlesi ve kelimesi Ardahan’la dolu.


    Konu konuyu açtıkça sohbete doyum olmadı. Uzun bir söyleşimiz oldu.


    Ardahan’ın zenginliği saymakla bitmiyor.


    Başkanımızın Ardahan için hayalleri var ve projeleri çok. Bunları gerçekleştirmeye bir o kadar da arzulu ve istekli


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk KÖKSOY’UN samimiyeti, çalışkanlığı ve dinamizmi etkileyici.


    Çok kıt imkânlarla çok şey yapıyor ve yapmak istiyor.


    Bir lezzet coğrafyası olduğu kadar bir kültür coğrafyası da olan Ardahan’ın Belediye Başkanı olunca konuşulacak şey de çok oluyor.


    Sözü Ardahan Belediye Başkanımız Sayın Faruk KÖKSOY’A bırakalım.


     


    Ardahan…


    Anadolu’nun en uzağında en sınırında bizleri bekleyen şirin bir serhat şehri.


    Çileli ama hep güler yüzlü.


    Bir yüzü Anadolu’ya bir yüzü Kafkaslara dönük bir yurt köşesi.


    Kura havzasında farklı bir alan.


    Yaylalarından ve dağlarından bereket fışkıran bir ekolojik cennet.


    1600 civarında bitki çeşidinin bulunduğu platolarında otlayan hayvanların memelerinden akan sütlerin en lezzetli peynirlere dönüştüğü bir şirin diyar.


    Tel, çeçil, kaşar, tuluk ve daha birçok gün yüzüne çıkmamış peynir çeşidiyle sizleri bekleyen bir belde.


    Kafkas arısının hortumundan peteklere damıtılan şifa iksiri meşhur balın membaı.


    Bir yüzüyle Şavşat’a bir yüzüyle Posof ve Ahıska’ya bir yüzü ile Kars’a dönük medeniyetler beşiği.


    Bereket ve becerinin birleştiği kendisinden çok şey beklenen bir ana kucağı.


    Geçmişin geleceğe, Anadolu’nun Kafkasya’ya bağlandığı bir kültür geçidi ve bir âşıklar ocağı.


    Hikâyeleri, nağılları, türküleri ve ninnileri ile bir masal ülkesi.


    Çocukluğunu geçirenlerin bir türlü kopamadığı bir sıla.


    Yalnızçam ormanı, Çıldır Gölü, Aktaş Gölü, Şeytan Kalesi, etkileyici vadileri, çayları ve dereleri ile bir hayat kaynağı.


    Rengarenk bitki florası, kaşarı, kazı, Kafkas balı ve Posof elması ile doğal yöresel ürünlerin adresi.


    Kışı başka, yazı başka ve her mevsimi bambaşka bir iklim.


    Gezilecek, görülecek güzellikleri, yenilip içilecek eşsiz tatları ile bir başka yöre.


    Uzakta ve gözlerden ırak gibi görünse de dış dünyadan kayıtsız ve habersiz değil.


    Bu güzel söyleşinin devamını ve ayrıntısını MART Ayı sayımızda bulacaksınız.


    Ön plana çıkan bir çok özelliğinin yanı sıra aynı zamanda bir PEYNİR ŞEHRİ olan ARDAHAN’I daha yakından tanımak için Cheese Life Magazine dergisinin MART sayısında buluşalım.


     


    Başkan Hızını Alamadı Esenyurt’ta Demokrasi Nöbetine Gitti..


    *05/08/2016 Tarihli Haber


    15 Temmuz Darbe Girişimi öncesi Hanak Baştooklu (Y. Dikkan) köyünde hayata göz yuman babasını 7’sini veren Darbe gecesi Ardahan’a gelmek zorun kalan AK Partili Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy bir yakının cenazesi için gittiği İstanbul/Esenyurt’ta da Demokrasi Nöbetine katıldı.


    Bölgede bulunan Ardahanlı siyasi ve Dernek yöneticileri ile birlikte Esenyurt Meydanına bekleyen halka yönelik birde konuşma yapan Faruk Köksoy 15 Temmuz Darbe kalkışmasında şehit olanlar arasında 3’te Ardahanlı şehidin olduğunu belirttiği konuşmasında İstanbul’un verdiği mücadele ile tüm yurtta örnek bir duruş sergilediğini söyledi.


    **TUGAY KOMUTANI BELEDİYEYİ ZİYARET ETTİ..


    Darbe kalkışması gecesi Ardahan caddelerine asker döktüren ve 16 Temmuz’da gözaltına alınıp, tutuklanan Arddahan 25 nci Tugay Komutanının yerine atanan Tuğgeneral Hasan Kaymaz’da Ardahan’a gelerek görevine başladı.


    Ayağının tozuyla Ardahan Belediyesini ziyaret eden İstanbul’a gitmeden önce Ardahan Belediye Başkanı ile bir süre sohbet eden yen Tugay Komutanı  Kaymaz’ın Belediye Başkan’ından 3 yıla yakındır yapılamayan ve gün geçtikçe kullanılma hale gelen Tugay’ın önünde ki yolun yapılması için istekte bulunduğu öğrenildi.


    **Saffet Kaya’nın kendiside Ekibi de Nöbetlere Katılmıyor..


    20 Gündür aralıksız devam eden  Demokrasi  Nöbetlerinden olan Esenyurt’ta ki nöbete katılıp, bir de konuşma yapan Ardahan Belediye Başkanının ev sahipliğinde ki Ardahan’da ki nöbetlere katılmadığı görülen Ardahan eski Milletvekillerinden Saffet Kaya’nın ekibi olarak bilinenlerin hiç birisinin de bu nöbetlere katılmadığı da dikkat çekiyor.


    **Nöbete değil, Ormana gittiler..


    15 Temmuz Darbe kalkışması ardından Ardahan’a gelen ve günlerdir burada olmasına kaşın Demokrasi Nöbetlerine katılmadığı görülen Saffet Kaya’nın kendisi gibi bu nöbetlere katılmayan Ardahan’da ki ekibi  ile Ardahan-Göle yolu üzerinde bulunan Kent Ormanlığında piknik yaptıkları alınan diğer bilgiler arasında oldu.


    CHP NE YAPIYOR, ANLAYAN VAR MI?


    15 Temmuz’da yapılmak istenen ancak ‘Daha çok demokrasi, darbede nereden çıktı?’ diyen halkın beklenmedik tepkisiyle geri püskürtülen darbe girişi ardından beklenmedik onca değişimlerde art arda yaşanmaya başlandı.


    Bu değişimlerin başında, ‘Ben kaçak saraya gitmem’ deyip, 15 Temmuz’dan sonra Saray’a tıpış, tıpış giden CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile başladı desek en doğrusu olur.


    Çünkü MHP’nin 1 Kasım seçimlerinde ve sonrasında bu yana yaşadığı değişimle zaten çoktan sarayın emir ve komutlarını partinin siyaseti, hatta ideolojisinin önüne almıştı.


    **CHP NE YAPIYOR, ANLAYAN VAR MI?


    15 Temmuz’da yapılmak istenen ancak ‘Daha çok demokrasi, darbede nereden çıktı?’ diyen halkın beklenmedik tepkisiyle geri püskürtülen darbe girişi ardından beklenmedik onca değişimlerde art arda yaşanmaya başlandı.

    Bu değişimlerin başında, ‘Ben kaçak saraya gitmem’ deyip, 15 Temmuz’dan sonra Saray’a tıpış, tıpış giden CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile başladı desek en doğrusu olur.

    Çünkü MHP’nin 1 Kasım seçimlerinde ve sonrasında bu yana yaşadığı değişimle zaten çoktan sarayın emir ve komutlarını partinin siyaseti, hatta ideolojisinin önüne almıştı.

    Evet, Baykal’ın hala aşkıyla yaptığını göz ardı edip, ‘çilingiri ve kameraları kimlerin CHP Genel Merkezinin hom ofisine koyduğunu merak ettiği kasetlerle başlayıp, Kılıçdaroğlu’nun gitmem dediği saraya giden bu yolu izlerken CHP’nin ne yapmak istediğini anlamak bir hayli zor oluyor..

    Çünkü ülkenin en büyük muhalefetinin halini de ortaya koyan CHP’nin bu yalpalaması karşısında CHP’lilerin kıblesinin kayıp olduğu ve ne yaptığı bir türlü anlaşılamıyor..


    **MİTİNG’E DE GİTMELİ..


    Vatan-Millet-Sakarya edebiyatına sığınıp, ‘Kaçak’ dediği saraya tıpış, tıpış gitmesinin getirdiği tepkiler azaltmak için Pazar günü İstanbul Yenikapı’da yapılacak olan miting’e gitmeyeceğini, ama heyet göndereceğini açıklayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun göremediği diğer bir şeyde kendisinin Taksim’de ve İzmir’de düzenlediği mitinglere kaç AK Partilinin katıldığını görememesidir..

    Yani kendisini kullananların başına ördüğü çoraptan önünü göremez hale gelen Kılıçdaroğlu ve CHP şaşkın ördek halindedir desek yerinde olur.

    Bu nedenle; Kılıçdaroğlu’nun İstanbul/Yenikapı’da ki miting’e gitmemesinin kendisine ‘zaten kalmayan’  puanı kayıp ettireceğini buradan hemen söyleyeyim!..

    *Yalvarıyorum git..

    Çünkü, ‘Kaçak’ dediği saraya giden Kılıçdaroğlu artık Saray ve AK Parti’nin dümene takılmış, bıraktığı halde okyanusta boğulup, tarihin çöplüğüne atılacak diye düşünürüm..

    İnanmıyorsanız yapılacak olan bir seçim sonucunda bu yazıyı yenden yayınlar, kimin haklı, kimin haksız olduğunu başta CHP’lilere olmak üzere ‘Bizi niye Saray’a, Miting’e çağırmıyorsun?’ diyerek neredeyse ağlayacak olan HDP’lilere hatırlatırım..

    Ardahan’da teşkilatı olmayan MHP’ye hatırlatmaya  gerek yok, çünkü o artık AKP/MHP olmuş, birlikte büyük Türkiye partisini kurmuşlar bile..

    Ha bu arada unutmadan, Doğu Perinçek’li İşçi Partisi’nin, 15 Temmuz öncesi ve sonrasında ‘bana da düşer’ diyerek umutlandığı politikası da, Anayasa’nın ‘Evet, Hayır’ kampanyasından yana olan bizleri de, ‘Barış Süreci’ adı verilen sürece inanan ve iki dönem AK Partiye destek verenlerin politikası gibi iflas etmiştir.Çünkü  Saray ve AK Parti bir 15 yıl daha iktidarda kalmanın yollarını iyi biliyor..

    Bu politikanın adı da ‘Kulian-At-İktidar’a Devam Et’ tir..

    İnanmıyorsanız; Son olarak yaşanan darbe kalkışması ardından yerle bir olan, gözaltılar ardından, hapislere tıkanan cemaate sorun..



     

  • BAŞKAN KENDİ KÖYÜNÜN KALDIRIMLARINI YAPTI!..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Başta Çıldır Belediyesi olmak üzere ilçe belediyelerinin yanı sıra Ardahan’ın tek Beldesi Köprülü’de devam eden kent içi yol ve kaldırım çalışmalarına ara verilmeden devam edilmekte.




    Nüfusu ikibinin altına düştüğü ve ilçe konumunu kayıp etmemek için Çıldır’a bağlanan Çıldır Yıldırımtepe (Rabat) (köyü) Mahallesinin iç yolarını yaptıran aynı köylü ve aynı zamanda Ardahan Belediyeler Birliği Başkanı olan Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizioğlu başında bulunduğu ilçeye kendi köyü gibi bağlanıp, mahalle olan eski belde Aşıkşenkil (Suğara) Mahallesinin iç yollarının da kaldırım taşları ile yenilendiğini açıkladı.

    Bir süre önce ışıklandırılmaya ve bayrak asılmaya çalışılan ama bazı kişilerin enerji hatlarını kesip, trafoyu tahrip etmesi nedeniyle yeniden karanlıkta kalan Şeytan Kalesinin de sınırları içinde bulunduğu Rabat Mahallesinin yanı sıra Suğara mahallesinin yollarının kaldırım taşları ile yenilendiğini belirten Başkan Azizioğlu bu çalışmaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı katkıları ile gerçekleştirdiğini de belirtti.



    U DÖNÜŞ, İKTİDARA YÜRÜYÜŞ!


    Biz gazetecileri de etkileyen ve önüne gelenin açtığı sayfa ile çeper dibi dedikodularla gazetecilik yaptığını sanmasına neden olan ve önce Twitter, Facebook gibi internet sayfaların sahiplerini etkileyecek olan ve akabinde milyonlarca kullanıcısını dizayn edecek denilen sosyal medyaya yönelik bir dizi yükümlülük ve yaptırım öngören yasa onca kızılca, kıyamete rağmen kısa sürede unutulan Barolar yasası gibi teklifi TBMM Genel Kurulu’nda jet hızıyla geçti.

    Ve bu gelişme ardından ajanslara düşen bir habere göre başta Whatsapp, Telegram gibi uygulamaların yasaklandığına ilişkin haberler yayınlandı.

    Gerçi bu tür haberler bu yasa hazırlanırken de yapılmış, barolar yasası öncesi gibi kıymetler koparılmış ve üst satırlarımda dediğim gibi kısa sürede unutulmuştu.

    Ve bu haberin hemen ardından yani birkaç saat dolmadan, dakikalar geçmeden yeni bir açıklama daha düştü, aynı ajanslara..

    Evet, aynı gün bir saat içinde yani bir önceki haber de mevcut iktidarı kızdırmamak, üzmemek için mecliste geçen yasa ile ilgili haberi sağından, solundan bin bir şekilde biçip kesip, yani işini kısacası aynı iktidarın gazeteler ve medya üzerinde kurduğu sansürden sonra sosyal medyaya da sansür konulduğunu demeden nazikçe yaptıkları habere de fırça yemiş, süt dökmüş kedi misali U dönüşü yapılmıştı.

    Ve bir önceki haberlerini doğru olmadığını,

    Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinde yapılan bir açıklama ile düzeltme telaşına düşmüştüler..

    Ve ‘Ele değilmiş, beleymiş’ denilerek gazete, medya üzerinde kurulan sansürün sosyal medyaya da geldiğini diyeceklerine,  Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinde gelen ‘Basında ve sosyal medyada yer alan kamu personeline Whatsapp, Telegram gibi mesajlaşma uygulamalarının yasaklanması yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.’ şeklinde düzeltilmişti..

    Yani U dönüşü yapılmıştı..

     Tam bu haberleri okuyup, yazımı tamamlarken bu kez yazımı yazdığım memleketimde bir haber aynı ajanslara düşüyordu..

    Habere dönüp, baktığımda yaklaşık 4 aydır ısrarla yazdığım bir haberin yukarıda ki haber gibi yumuşatılarak verilmeye çalışıldığını görüyordum..

    Yani benim 4 aydır yayla yolları bozuk, geçimlerini hayvancılık yaparak sağlayan vatandaşlar zorda haberlerime ‘Vali, Kaymakam, İl Özel İdare, İl Genel Meclis Üyeleri, Muhtarlar’ ve diğer idarecilerin ilgisizliği dolaysıyla yıllardır yaşanan, yazılan  yayla yolları ile ilgili haberlerime benzer bir haber düşmüştü U dönüşü yapmakla meşhur haber ajanslarına ve piyasada gazeteci diye dolaşan onların muhabirlerine..




    Haber aynen şöyle;’ Posof yaylaları çamur bataklığına dönüştü.. Yaz aylarında dahi kar eksik olmayan yaylalarda etkili olan sağanak yağmur özellikle yayla yollarında sürücülere zor anlar yaşatıyor. Yayla yollarının yapılmasına rağmen yayla evleri arasına sağanak yağış sonrası oluşan bataklık araçların geçişini engelliyor. Yaylaya çıkan araçlar çamura gömülürken yolda kalan bir araç yaylada bulunan bayanların yardımıyla kurtarıldı. Yaylada bulunan vatandaşlar yetkililerin bu konuda bir çare bulmasını istiyorlar.’

    Bu haberi okuyan bir gazetecinin ya da o yollarda çile çeken insanların ‘Ulan bu ne U dönüşü’ diyesini getiren bu haberde ki  ‘Yayla yollarının yapılmasına rağmen’ satırı ve çamur olan yolların suçlusunun o yollarla ilgilenmesi gerekenler değil de sanki yağmurun, doğanın suçuymuş gibi bir formatta yapılması diğer bir gerçeği daha ortaya koymakta..

    O gerçekte yine çeper diplerinde yapılan dedikodularla ’20 Yıldır iktidarda olan bu iktidar hiç bir şey yapmadı’ diyenlerin U dönüşlerinden öte bir şey olmadığını ve bu U dönüşü oldukça iktidarın yürüyüşüne devam etmesinden başka bir şey olmadığıdır..

    İşin kısacası suç iktidarda değil, gerçekler karşısında yani mecliste çıkan yasanın sansür olduğunu bile bile, çamurlu yolların yıllardır yapılmadığını göre göre U dönüşü yapıp, kıvırtan muhalefetinden, basın ve medyasından, tutunda gördükleri gerçeklere rağmen susup, çamurlu yolda kalan arabasını itip,kurtarmaya çalışan vatandaşta, olduğunu kabul etmek gerek..




    DARBE KALKIŞMASI OLMASAYDI


    ÇILDIR’A GİDECEKMİŞ!


    arşiv haber 31/01/2016 haber/yorum


    Ardahan Değil, Aydın’a..


    ATV/A Haber ortak canlı yayınına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokrasi nöbetlerinin ne zaman sona ereceği yönündeki soruyu yanıtlayıp, 7 Ağustos pazar günü İstanbul/Yenikapı’daki mitingle taçlanarak sona ereceğini söylerken 15 Temmuz’da darbe kalkışması olmasaydı Çıldır’a gideceğini de belirtti.


    Ancak Erdoğan’ın bahsettiği Çıldır Ardahan Çıldır’ın değil, Çıldır ile aynı ismi taşıyan Aydın Çıldır Havalanı olduğu ortaya çıktı.



    **Bir Ailenin Soyismi..


    Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a sını olan Çıldır ilçesi ile aynı ismi taşıyan ve Erdoğan’ın ‘Darbe kalkışması olmasaydı Çıldır’a gidecektim’ dediği Çıldır Ege bölgesinde bulunan Aydın’da yapılan bir havaalanının adı.


    Havaalanı yapılması şartı ile 1956 yılında 500 dönüm arazisini Devlet Hava Meydanları İşletmesi Umum Müdürlüğü’ne şartlı olarak bağışlayan Mustafa Çıldır’ın varisleri 60 yıl aradan sonra bağışladıkları arazi havaalanı yapılmayınca araziyi geri almak için çalışma başlatmış, yaşanan tartışmalar ardından Çıldır soy isimli ailenin soy isminde Aydnın’a bir havaalanı yapılmıştı.


    Ayrıca Türk Hava Yollarına ait Çıldır isimli birde uçak bulunmakta.



    **DEMOKRASİ KAYMAĞI YİYENLER NEREDE?


    Demokrasi mücadelesinin tavan yaptığı şu günlerde ortada görünmeyenleri sıralamaya kalkarsak sanırım bu köşem yetmez..


    Çünkü başta yaptığı açılışlarda onlarsız kurdele kesmeyen Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere birçoğumuzun fark ettiği ve nerelerde oldukları merak edilenler bugünlerde ortalar da yoklar.


    Bunlar kimler diye soracak olursanız eğer başta küçük sevgilisiz magazin sayfalarında yer almayan Emlak Bank’ın desteğiyle milyoncuklarla kahvaltılar yapan, oğluna kızıp, balyozla arabasını hurda eden Ali Ağaoğlu ve onun Ardahan versiyonları aklımıza gelir..


    Evet, 100 yaşına dayanmış gazilerin o Ardahan’ın soğuk gecelerine karşın, akşamları gelip Ardahan Belediyesinin önünde, ‘Demokrasi Nöbeti’ tuttukları şu günler de o belediyeden leb lebi alırcasına inşaat ruhsatı alan Ardahanlı müteahhitler, Ardahan sorunlarının tartışıldığı toplantılarda olduğu gibi bu tür önemli günlerde ortada gözükmeyen ama Ardahan geliştikçe onların dükkânlarının para ettiği, işlerinin yol aldığı sözüm ona irili, ufaklı esnaf ve işadamları, meydanda vergi mükellefi olmadan iki el sallama ile tüccar olanlar, vali, kaymakam geldiğinde önce çiçek gönderenler, ardından hıngaller yedirenler bugünlerde hiç ortada gözükmüyorlar..


    Bilemiyorum ama demokrasi kavgası verip, kendisini paralayanlara bile taş çıkaran Faruk Köksoy ve 50-60 kişilik grubun 15 Temmuz’dan bu yana ortaya koyduğu mücadelenin binde birini yaptıklarına şahit olamadıklarımız gerçekten dün olduğu gibi bugün nerelerdesiniz?


    Yoksa, ‘Keşke darbe olsaydı, bizde tankların üzerine çıkıp, ‘yaşasın cunta’ deyip, daha çok mu malı götürme hesaplarınız mı alt üst oldu da, onun yasını mı tutuyorsunuz?


    **Çıldır havaalanı..


    Musa ALİOĞLU


    malioglu@sagaairlines.com


     


    Haberin başlığını görünce “Vay be, demek ki Çıldır’a da havaalanı yapılması isteniyor” demekten kendimi alamadım. Düşündüm, Çıldır Kars’ın bir ilçesi. Kars’ta havaalanı var. Bu insanlar bu kadar mı egoist, bu kadar mi dar bölge milliyetçisi. Neden iki adımlık mesafeye havaalanı istiyorlar. Soğuk savaş dönemi olsaydı, ben fanatik sağcı birisi olsaydım “Aman ha, sakın  oraya havaalanı kurmayın, komünistler gelip bombalar. Paralar boşa gider” derdim. Yani, haberin başlığına şaşırmamak lazım. Çünkü, bütün vilayetler sıraya girmiş havaalanı isteriz diye bastırıyorlar. Geçmişte “Her ile, bir havaalanı” politikalarının bir sonucu olarak herkes istemeye devam ediyor. Ama, Allah’tan işbaşında doğru bildiğini dobra dobra söylemekten çekinmeyen bir başbakan ve akılcı, pragmatist yaklaşımları ile herkese mavi boncuk dağıtmaktan kaçınan bir ulaştırma bakanı bakan var.  Siyasal iktidarın bam teline basıp, köşeye sıkıştırıp taviz koparmanın öyle pek de mümkün olmadığı bir dönemdeyiz.


    Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin verdiği  bilgilere göre şu anda Türkiye’de tam 67 tane havaalanı ve havalimanı var. Bunun yanı sıra askeri amaçla çalışan havaalanları var. Yani ne yazık ki, 81 ilin tamamında havaalanımız yok. Bu kadar büyük bir coğrafyada her ile havaalanı kurmanın ne kadar doğru, ne kadar rantabl ve ne kadar gerçekci olduğunu bilmemiz lazım. Başbakan’ın işi zor. Her gittiği yerde kendisine aşağı yukarı aynı talepler geliyor. Bizi il yap, bize üniversite kur, bize havaalanı yap. Sen sen ol da gel bu taleplere cevap ver bakalım. Yine aynı şekilde gittiği her yerde Ulaştırma Bakanı Binali Bey de aynı taleplerle karşılaşıyor. Birincisi bize havaalanı yapın, ikincisi uçak seferi koyun. Vallahi Binali Bey, Merkez Bankası Başkanı olsa, bu banka  sabah akşam banknot bassa bu havaalanı taleplerine yetişemez. Yine aynı şekilde Boeing veya Airbus fabrikaları kendisine bağlı olsa bütün illere ve kasabalara uçak seferi yapılmasını sağlayamaz.. Tabii bu işin latifesi. Bu kadar yoğun talep yok, ama gelen taleplere de kulak kabartmak zorundalar. Politika böyle bir şey. Olmasa bile dinleyeceksin.


    Bakınız, bu Çıldır Havaalanı meselesi neymiş. Evet, Çıldır Havaalanı yapılsın isteniyormuş, ama Kars’taki Çıldır’a değil, Türkiye’nin en Batısındaki Aydın ilinde isteniyor bu havaalanı. Başbakan geçenlerde Aydın Ticaret Borsası Başkanı Aydın Akyüzlü ve beraberindeki heyeti kabul etmiş.


    Ankara’ya çıkarma yapan Aydınlılar  ilin kalkınmasında büyük katkı sağlayacak Çıldır Havaalanı’nın aktif hale getirilmesi için AK Parti Aydın Milletvekilleri ile birlikte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüler.  Her gelen heyeti olduğu gibi Aydın heyetini de oldukça sıcak karşılayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, önce dosyaları ve çok ilginçtir ki 39 yıl önce Aydın’da yayınlanan  Ses Gazetesi’nin 13 Temmuz 1972 günlü nüshasında yayınlanan ‘Çıldır Havaalanı Aydınımıza Kazandırılmalı’ başlıklı haberi bizzat incelemiş. . Aydın Ticaret Borsası Meclisi Başkanı Ankara’ya yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra, destek olsun diye köy muhtarlarını da alıp gitmiş. Bence iyi etmiş. Lobi faaliyetinin yanı sıra , psikolojik baskı da kurmak böyle olsa gerek. Başbakanın Aydın’a özel bir ilgisi varmış.. Türkiye’nin merhum başbakanlarından Adnan Menderes’in memleketi olması sebebiyle oradan gelen taleplere çok ayrı bir önem verirmiş. Gelen heyetle bir de hatıra fotoğrafı çektiren Tayyip Bey, Aydınlılar’ın bu talebini Haziran ayından sonra bizzat takip edeceği sözünü vermiş.


    Başkanın verdiği bilgileri yabana atmamak lazım. Bir kere Aydın en önemli turizm merkezlerimizden birisi. Gümrük kapısının açılmasından sonra tarım ürünleri ihracatında da önemli bir artış olmuş.


    Başta Ticaret Borsası olmak üzere diğer oda , dernek ve sivil toplum kuruluşlarının bu konuda her türlü fedakarlığa hazır olduğunu belirten Akyüzlü “Herkes uçağa binecek, uçağa binmeyen kalmayacak ” söylem ve sloganlarını çok yerinde bulduklarını belirterek “,’Aydın’da Organize Sanayii Bölgeleri  faaliyete geçti. Üniversitemizde ülkenin çeşitli illerinden yaklaşık 30 bin öğrencimiz var. Bunun yanında Jandarma Er Eğitim Taburu’nda her celp döneminde binlerce asker eğitim görüyor. Jandarma ve üniversiteyi de dikkate almadan yaptığımız araştırmada Aydın’dan her gün İstanbul ve Ankara’ya yüzlerce kişi gidiyor. Bunların yaklaşık 200’ü özel araçları veya çeşitli uçak  firmalarına ait servislerle İzmir Adnan Menderes Havaalanı’na taşınıyor. Bugün potansiyeli Aydın’dan düşük pek çok ilden bile uçak kalkıyorsa Aydın’dan niçin kalkmasın. Aydın’dan günlük alınan uçak biletleri incelenirse Çıldır Havaalanı’nın ne kadar elzem olduğu anlaşılacaktır. Bu hizmet aynı zamanda çok karlı bir yatırım olacağı gibi ileriki yıllarda kargo taşımacılığını tetikleyecektir’ dedi.


    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yapılan sunumun ardından Ulaştırma Bakanlığı’na geçen Aydın Ticaret Borsası Heyeti Müsteşar Habip Soluk’a Çıldır Havaalanı ve Aydın’dan günlük Ankara ve İstanbul’a alınan uçak biletleri ile ilgili açıklamalar yapmış.  AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, bu konuda hem şehrilerini biran olsun yalnız bırakmayarak destek olmuş.


    Şimdi diyeceksiniz ki, her şey iyi güzel de bu Çıldır kelimesi ne alaka. Neden Çıldır Havaalanı. Başka isim yok muydu? Evet , çok haklısınız benim de aklım hala orada kaldı. Bakınız bu ismin hikayesi de şöyle . Bundan tam 50 yıl önce Aydın’da Çıldır Ailesi 500 dönümlük arazilerini havaalanı yapılması kaydıyla devlete bağışlamış. Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu zamanında ise havaalanına zaman zaman sortilerin gerçekleştiği belirtiliyor. Küçük bir düzenleme ile alana 50-60 kişilik uçakların inebileceğini söyleyen Aydınlılar, Çıldır Ailesi’nin de havaalanının yapılamayışından rahatsızlık duyduklarını dile getiriyor. Hak vermemek elde değil Aydınlılar haklı olarak havaalanı istiyor. Devlet adına Başbakan söz veriyor, bakacağım ve ilgileneceğim. Bu söz onlar için yeter de artar bile. Aydın eninde sonunda havaalanına kavuşacaktır. Bundan eminim.  Onlar da emin olsunlar.  

  • Davutoğlu: Herkesin Saygı Duyduğu Bir Siyasal İklimine İhtiyaç Var!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Ardahan’da sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileri ve basın mensuplarıyla bir araya geldi. Partisinin il kongresine katılmak üzere Ardahan’a gelen Davutoğlu, kentte esnafı ziyaret etti. Daha sonra Kura Nehri kıyısındaki bir tesiste STK ve basın mensuplarıyla bir araya gelen Davutoğlu, burada yaptığı açıklamada, Ülkede herkesin saygı duyduğu siyasal bir iklime ihtiyaç duyduğunu belirtti. Davutoğlu, Ardahan’ın önemli potansiyele sahip olduğunu ve bu potansiyelin kendi iktidarlarıyla değerlendirileceğini ifade ederek “Toplumun huzura ihtiyacı var. 83 milyon ortak bu vatanın sahipleriyiz. Refahı halka yaymak için siyasetteyiz.” dedi. Ardahan’ı önemsediklerini belirten Davutoğlu, 67 ilde örgütlendiklerini, gözlerinin hep doğuda olduğunu vurguladı.



    Davutoğlu, yarın yapılacak kongrenin hayırlara vesile olmasını dileyerek şöyle devam etti: “Yarın Ardahan’dan bir ses vereceğiz ta Edirne’ye, Kura Nehri’nden Meriç Nehri’ne ses vereceğiz. Ve şunu diyeceğiz, ‘Türkiye’nin batısında ne varsa, hangi imkan varsa doğusunda da olacak’. Buraları iyi bilirim, başbakan olmadan önce son ziyaretimi buraya yapmıştım. Yani Ardahan’ın suyunu içtik başbakan olduk. Kura Nehri’ne dokunduk, buralar bereketli topraklar. “Davutoğlu, Ardahan’da göçün durması gerektiğini, bunun da bereketli topraklarının değerlendirilmesiyle mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.


    Ardahan Haber www.kuzeyanadolugazetesi.com


    DAVUTOĞLU’NUN


    VALİLİK PROGRAMI İPTAL EDİLDİ!


    Yarın yapılacak olan Gelecek Partisi Ardahan İl Kongresine katılmak için bugün Ardahan’a gelen ve Ardahan programında Ardahan Valiliğinin de olduğu Ahmet Davutoğlu valiliği ziyareti iptal oldu. Alınan bilgilere göre Ardahan’a gelen ve aralarında Ardahan valiliği ziyaretinin de bulunduğu Gelecek Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu Ardahan Valisi Hüseyin Öner’in aniden Ankara’ya gidişi dolaysıyla iptal edildiği bilgisi alındı.


    Davutoğlu Bugün Ardahan’a Gelecek..


    Gelecek Partisi Genel Başkanı, eski Başbakanlardan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu bugün Ardahan’a gelecek. Celil Toprak’ın İl Başkanlığını yaptığı partisinin İl Kongresine katılacak olan Davutoğlu Ardahanlı Gazetecilerle de bir araya gelecek.


    Konu hakkında bir açıklama yapan tüm Ardahanlıları kongrelerine davet eden Gelecek Partisi Ardahan İl Başkanı Celil Toprak Genel Başkanları Aymet Davutoüğlu’nun Ardahan Programını şöyle olduğunu açıkladı.



     


    GELECEK PARTİSİ GENEL BAŞKANI VE 26. TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ BAŞBAKANI SN. AHMET DAVUTOĞLU’NUN

    ARDAHAN TASLAK PROGRAMI


     


    27 Temmuz 2020 Pazartesi


    13.20 Ankara’dan Kars Havalimanı’na hareket


    14.50 Kars Havalimanı’na iniş ve karşılama


    15.10 Gelecek Partisi Kars il başkanlığı ziyareti


    16.00 Ardahan Valiliği’ne hareket


    17.00 Ardahan Valiliği ziyareti


    17.30 Gelecek Partisi Ardahan il binası ziyareti


    18.30 Esnaf ziyareti


    19.00 Yerel basın ile görüşme


    19.30 STK’lar ve kanaat önderleri ile akşam yemeği


    20.30 Çıldır’a hareket


     


    28 Temmuz Salı Programı


    08.30 Çıldır’dan Ardahan’a hareket


    09.00 Kahvaltı programı (Lezzet-i Kür)


    10.30 Gelecek Partisi Ardahan il kongresi (Lezzet-i Kür)


    12.00 Öğle yemeği programı


    13.30 Kars Havalimanı’na hareket



    Yüzde 28’i geçemeyen CHP


    Son olarak Ayasofya kartını açıp, Suriye’deki Emevî Cami’sinde değil İstanbul Ayasofya’da Kuran’ı kerim okuyup iç politikaya olduğu gibi dünya siyasetine meydan okuyan Başkan Recep Tayyip Erdoğan MHP ile birlikte 2023 yılına doğru hızla giderken karşısındaki güç, muhalefetin ana gemisi olan Cumhuriyet Halk Partisi de 37. Kurultayını yapıyordu.

    Ve Kılıçdaroğlu yeniden genel başkan olmak için çıktığı kurultay sahnesinde yeniden sıralıyordu var olan tüm sorunları.. 

    Tabi Kılıçdaroğlu sahneye çıkmadan önce tv kanalları kurultaya katılanlarla röportajlar yapıyorlardı.. Ve birçok solcu konuşmacı mesajlar veriyordu…

    Yani, CHP’lilerin ve solcuların dinci, diğer kesimin muhafazakâr kesim dediği kesimden ”oy alırız” düşüncesiyle konuşmalarında dini söylemlere dikkat çeken satırlar eklemeyi unutmuyorlar…

    Yani İmam Hatiplere onay veren, Trabzon Ayasofya, İstanbul Çamlıca, Karadeniz sahilindeki deniz manzaralı cami dahil olmak üzere onca caminin yanında  sanki cami azmış  gibi İstanbul Ayasofya’ya ses çıkarmayan ince mesajlar yollayan konuşmacılardan sonra ” Edirne’den, Ardahana” adlı şarkı eşliğinde kürsüye tek aday olarak Kemal Kılıçdaroğlu geliyordu..

    Ve onca seçim ve ankette %28’i bir türlü geçemeyen bir partinin genel başkanı olarak iktidara geleceğini iddia edip, iktidar olduklarında yapacaklarını tek tek sıralamaya başlıyordular..

    Gerçi aynı Kılıçdaroğlu, yani  duruşuyla, söylemleri ile sevdiğim ve Deniz Gezmiş anlayışı ile hareket ettiğine inandığım ama onunda diğer genel başkanlar gibi CHP’nin Kozmik odasını aşamadığını ve bu nedenle o beklenen başarıyı sağlayamadığını bilsemde anlattıklarını, dediklerini, öne sürdüğü fikirlerinin Erdoğan’ın başkanlık ettiği iktidar tarafından ilk etapta çok kızsalarda zaman içinde dikkate alınıp, hayata geçirildiğini de iyi bilmekteyim..




    Çünkü bir türlü %28’i aşamayan Kılıçdaroğlu’nun anlattıkları, söyledikleri, önerdikleri fikirlerinin birçoğuna iktidarda katılıyor ve zaman içinde hayata geçirip, CHP iktidarına gerek yok dedirtmeyi başarıyor..

    Evet, Selahattin Demirtaş gibi Kemal Kılıçdaroğlu’da Başkan, Başbakanlık yapacak çok iyi birer liderler.. Ama Başkan Erdoğan gibi yeri geldiğinde kozmik odaları ellerinin tersi ile itemedikleri için bir türlü %13’ü, %28’i aşamadıkları diğer bir gerçek olarak sol muhalefetin önündeki en büyük engel olarak karşılarında durmakta.

    Bu engeli, Erdoğan ile birlikte Ayasofya’da namaza giden sağ anlayışlı siyasetçi Akşener’li İYİ Parti ile mi ya da hafta başında partisinin İl Kongresi için Ardahan’da olacak olan muhafazakâr kesime hitap eden AK Parti’den ayrılan, eski başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisiyle mi, ya da Davutoğlu ile AK Parti’den ayrılıp ama bu ayrılıktan kısa süre sonra Davutoğlu’ndan da ayrılarak, ANAP ruhlu bir parti kurduğunu iddia eden ve DEVA adlı yeni bir parti kuran eski bakan Ali Babacanla mı veya önümüzdeki günlerde CHP’ye verdiği desteği çekeceğini sanki ima eden HDP ile mi aşıp, iktidar olur mu bilmem ama CHP’nin önce %28’i aşması için kendisini aşan bir siyaset ortaya koyması gerekir..


    Yoksa solcu, alevi seçmenin oluşturduğu % 28’ide ”Allah’ın izni” ile deyip, arttıramaz tam tersi %25’lere indirip, iktidar olmak için’ ‘İktidar Kurultayı, 2. Cumhuriyet Beyannamesi” ile de olsa bir 50 yıl daha bekler CHP…




    Evet Çıkarsa


    Eyalet Sistemi Gelecek


    İlçe Belediyeleri Kalkacak


    Ardahan Vilayet Olmayacak!..


    arşiv haber 14/04/2017 tarhli haberler


    Pazar günü yapılacak olan Anayasa referandumunda Evet çıkması halinde Türkiye’nin yönetim şeklinin değişeceğini ve bu yönetim şeklinin de eyalet olacağı yönünde ki görüşler her gün daha da netlik kazanmaya başladı.


    Başta Cumhurbaşkanının başdanışmanları olmak üzere İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının bu yöndeki açıklamalarına tepki gösteren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bu konuda yapılan açıklamalardan bir hayli rahatsız olduğu ve MHP’nin her an Hayır diyeceği de ileri sürülmektedir.


    *Eyalet Sistemi Gelirse Bütünşehirler Kurulacak..


    16 Nisan’da yapılacak olan Anayasa Referandumunda Evet çıkması halinde ve ülkenin yönetim şeklinin değişip, eyalet sisteminin hayata geçmesi halinde bir zamanlar Çıldır Eyaleti sınırları içinde olan Ardahan’ın Bütünşehir projesi içinde yeniden şekillenecek.


    Buna göre Göle, Hanak, Damal, Posof ve Çıldır ilçelerinde bulunan belediyelerinin kalkacağı, Ardahan Belediyesi tarafından bu ilçelere hizmet verileceği daha sonrada Ardahan’ın vilayet unvanı alınarak eyalet sistemi içinde bölgede ki bir diğer eyalet edilen vilayete bağlanacağını ileri sürülmekte.



    Ardahan Dernekleri Referandum Öncesi Kararını Verdi..


    **Dernekler Sandığı İşaret Ettiler..


    *12/04/2017 Tarihli Haber


    16 Nisan’da yapılacak olam Anayasa Referandumu için bir araya gelen Ardahan Dernekleri kararı sandığa bıraktılar.

    Ardahan Dernekler Federasyonun çağrısı üzerine bir araya gelen Ardahan Dernekleri 16 Nisan’dan önce kararlarını verdiler.


    Anayasa değişikliği ile ilgili görüşlerini belirten Ardahan Dernek Başkanları, ARDA/FED’in referandum öncesi kapalı oy usulü ile ‘Ardahan Dernekler Anayasa Değişikliği İçin Ne Diyor?, Bu yönde Dernek Başkanları Kapalı Zarf Usulü İle Oylaması Yapsı’ önerisini 16 Nisan’da herkes gibi derneklerin de mutlaka sandığa giderek oylarını kullansın çağrısını yaparak ARDA/FED oy çokluğu ile ret ettiler.


    Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz ve CHP’li Küçükçekmece Belediye Meclis Üyesi Ardahanlı Enis Koçak onur konuğu olarak katıldığı toplantıda söz alan dernek başkanı ve yöneticileri toplantıya damgasını vuran ARDA/FED’in ‘Evet’lede, Hayır’lada Bu Ülke Bizim’ sloganının başta siyasilere olmak üzere kamuoyuna gerekli mesajı verdiğini, bu nedenle oylama yapılmasına gerek olmadığını belirterek ARDA/FED’in referandum öncesi dernek başkanlarının kapalı oylama ile tavırlarını ortaya koymaları anlamında oya sunulan Anayasa Referandumu Öncesi Ne Diyor sunuz?’ şeklinde ki kapalı usulle oy kullanma istemi 7’ye karşı 38 kişinin onayıyla derneklerin dâhil tüm toplumun 16 Nisan’da mutlaka başına gitmeleri gereken sandıkta gerekli kararı vermelerine karar kılındı.


    KMS Endüstriyel Mutfak ve Ekipmanlar Kurutma Parlatma Hijyen Makineleri San. Tic. adlı firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Ardahanlı İşadamı Erdinç Koçak’ın yanı sıra Ardahanlı firmalar Yaşa Turizm, Detay Muhasebe, Kaya Bilişim, Hedef Muhasebe, Sentez Muhasebe ve Merve Tekstil’in sponsorluğunu yaptığı ve Wyndham Grand Hotel’de gerçekleşen toplantıya; ARDA/FED’den Fakir Yılmaz, ARDA/FED Başkan Vekili Mahmut Şenel, ARDA/FED Genel Sekreteri Sıtkı Dursun, ARDA/FED Başkan Yardımcısı Yener Bayrakçı, Ardahan Avrupa Dernek Başkanı Yavuz Uzunkaya ve Başkan Yardımcısı Akın Bozkaya, Hanak Sefaköy Derneği adına Şener Dursun, Küçük Sütlüce Köyü Dernek Başkanı Turgay Kafkaslı, Sulakyurt Köyü Dernek Başkanı Ercan Karataş, Ardahan Derneği adına Öztürk Demirtaş, Hanak Ortakent Dernek Başkanı Lütfi Yaşa, Göle Sürügüden Dernek Başkanı, İşadamı Yarcan Tan, Çıldır Kültür Derneği Başkanı İsa Evsal Ucak, Hoçvan Samanbeyli Köyü Derneği Başkanı Ayhan Öztürk, Göle Arpeşen Köyü Dernek Başkanı Yusuf Düz, Ardahanlı İşadamı ve ARDA/FED İşadamları Konseyi Kurucu Üyesi Ali Rıza Nasıroğlu, Damal Tepeköy’den Ebru Çağlar, Göle ve Esenyurt’tan Ardahanlı İşadamı Veysel Karatay, Ardahan Hanaklı İşadamı Kemal Can, Ardahan Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı Celil Ünlü, Damal Dernek Başkanı ve Damal Dernekler Federasyonu Başkan Yardımcısı Ünsal Erbudak,Hanak Baştoklu Köyü Dernek Başkanı Yıldıray Köksoy, 15 Temmuz G.S.K Dernek Başkanı, Hoç/FED eski Yöneticisi Şeref Caferoğlu ve aynı kulübünün teknik direktörü Ulusal Hakem Murat Tekir, Mali Müşavier Alpay Kaya, Ardahanlı Mali Müşavir, Lego Makine Sahibi Mustafa Çelik, Ardahanlı İşadamı Vezir Aslan, Ardahanlı İşadamı Murat Yalçın, Ardahanlı Kaya Bilişim A.Ş. Yön. Kur. Bşk. Engin Kaya, Sentez Bilişimin Sahibi Özgür Özdemir, Aysu Müzik’in Sahibid Kar/sad Üyesi By Yusifi ve Doğan Aydemir, Cemi Akpınar, Aksoy Odabaş, Bolkan Kara, Kürşat Erkal katıldılar.



    **Ardahanlı Genç İşadamları Derneği Fikri Kabül Gördü..


    Aynı toplantıda ARDA/FED’in yaklaşan kongresi için görüşlerinide belirten ve federasyonu üye olmayan derneklerin federasyonda söz sahibi olmaları için fedrasyona üye olmalarının da istendiği toplantıda Ardahanlı Genç İş Adaöları Derneği fikride katılımcılar tarafından onay alıp, desteklenme sözü verildi.


    **ARDA/FED BÜROKRASİYİ ZİYARETİN DE 


    *30/12/2015 Tarihli Haber


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığına gelmesi ardından hareketli günler yaşayan İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu yöneticileri federasyonun merkezinin bulunduğu İstanbul Şişli Kaymakamlığını ziyaret etti.


    Şişli Kaymakamı Salih Işık’ı makamında ziyaret eden Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı, ARDA/FED Başkan Vekili Mahmut Şenel, ARDA/FED Başkan Yardımcıları Yener Bayrakçı ve Hafız Öztürk ile ARDA/FED’in Kurucu Derneklrinden Değirmenli Köyü Derneği Başkanı Sebahat Kaya merkezi Şişli’de bulunan Ardahan Dernekler Federasyonun çalışmaları hakkında kaymakamı bilgilendirip, birlikte ne gibi çalışmaları yapabileceklerini tartıştılar.


    Kendisini ziyaret eden federasyon yetkililerine teşekkür eden Şişli kaymakamı Salih Işık kaymakamlık olarak kendilerin getirilecek olan fikirleri kurdukları proje ofisi kanalıyla hayata geçirebileceklerini belirtti.

    Kaymakam Salih Işık’a Ardahan’ın Posof İlçesi Sınırları içinde bulunan Posof (Badele) Türkgözü Gümrük kapısının bir tablosunu hediye eden ARDA/FED yöneticileri resmi olarak 241 Bin 845 Ardahanlının yaşadığı İstanbul’da ki Ardahanlıların kurduğu Ardahan Dernekler Federasyonun Ardahan ile ilgili birinci muhatap olduğunu, bu konuda yapılacak çalışmalar ile kendileri ile kurulacak olan diyaloğun önemine dikkat çektiler.           


    Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com


    **Eskibeyrehatunlular Kaz Gecesinde Buluştu..


    Ardahan İli Çıldır İlçesi İstanbul Merkezli Eskibeyrehatun Köyü derneğinin Geleneksel KAZ GÜNÜ’nü gerçekleştirdi.


    Eskibeyrehatunlular Kaz Gecesinde Buluştu


     Ardahan İli Çıldır İlçesi İstanbul Merkezli Eskibeyrehatun Köyü derneğinin Geleneksel KAZ GÜNÜ etkinliği İstanbul Samandıra Bervaze Tesislerinde Gerçekleşti Açılış Dernek başkanı Nazif Özdemir’in konuşmasıyla başladı Yönetim kurulu tanıtımıyla devam ettikten sonra Program Yöresel Müzik Çalgısı Davul ve Zurna ile coşkulu bir eğlenceye dönüştü Ardından Eskibeyrehatun köyü doğumlu Sanatçı Uğur Yıldız’ın sahne almasıyla yöresel türkülerle devam etti.

    Yine Eskibeyrehatun doğumlu sanatçı Burhan Yıldırım’ın sahne almasıyla büyük bir performans sergilemesi sonucu Yılların özlemiyle beklenen Beyrehatun doğumlu Ulusal sanatçı Nuray Hafiftaş’ın muhteşem azeri ezgileri ile eğlence devam etti Sanatçımız Nuray Hafiftaş’a gösterilen ilgi sonrası Hemşehrileriyle özlem gideren Nuray Hafiftaş hasret özlem gideren güzel bir konuşması sonucu salondan ayrıldı.

    Program içeriğinde dikkatleri çeken röportajlı kamera kaydı tek tek masaları dolaşarak bütün köylünün duygu ve düşüncelerini kayıt altına alıverdi. Programa Sanatçılar harici dikkatlerimizi çeken Ardahan İl Yönetimi ve ARDAHAN İl Yön. Kurulu Bşk. Necip Uygun, bey yanı sıra ESAM İstanbul il baş. Yard. Özgür Sayık Nuray Hafiftaş’ın Amcası Aygün Yıldırım Final Lisesi Şube Baş. Hakan Şit bey ve eşi dikkatlerimizi çekti. Yüksek düzeyde eğlenceli ve katılımlı geçen programda Tüm misafirlere yöresel yemeğimiz Kaz Eti içecek ve tatlılar ikram edildi. Bütün katılarların yüz ifadelerinde memnuniyet ve mutluluk gözlerden kaçmadı.



    Çakma Platformlar dikkate alınmamalı, Referandum ertelenmeli..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    10 Gün kalan referandum öncesi başta İstanbul’un Esenyurt ve Sancaktepe ilçesinde olmak üzere ülke genelinde ortaya çıkan çakma Ardahan-Kars platformları aracılığı ile birilerinin kendilerinin siyasi koltuklarını, ticari karlarını koruma telaşına düşenlerce beslendiğini baştan belirleyip, bunların Ardahan’ın A’sıyla yada N’sıyla alakası olmayanlar olduğunu burada hem bir Ardahanlı olarak, hem bir gazeteci hem de Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olarak tüm kamuoyuna açıklamak isterim.

    Çünkü bu çakma platformları kurup, başta iktidara olmak üzere muhalefete yaranma hesapları yapanların asıl hesaplarının Ardahan değil kendi siyasi ve ticari rantlarını korumaktır..

    O tür çakma toplantılara yakınlarını doldurup şov yapanlara ne iktidar nede muhalefet inanmamalı ve Ardahanlının oyunun vicdanı olduğunu bilmesini isterim..

    Ve Ardahanlıların Ardahan dışında ki illerde ki sivil toplum temsilcilerinin başta ARDA/FED çatısı altında toplanan dernekler olmak üzere resmi dernekler olduğunu ve bunların hiç birisinin o derme, çatma ve çakma platformların içinde yer almadığını ve bu derneklerin 9 Nisan’da bir araya gelip referandum öncesi nasıl bir karar alacaklarını kamuoyuna açıklayacakları iyi bilinmeli derim..

    Gelelim asıl konumuza yani referanduma..

    Bugüne kadar Rusya’nın korumasında olan Suriye rejiminin İdil’de yaptığı katliamın ardından harekete geçen ve dün gece saatlerinden itibaren ilk kez ciddi bir çıkış yaparak Suriye’yi vuran ABD’nin çıkışı ile dünyanın yenide şekilleneceği artık kesin gibi..

    Çünkü Irakk’ıda aynı mana ile vurup, Kürdistan’ın ilk bölümünü Irak’ta kurduran ABD’nin şimdi ki hedefi Suriye’de ki 2. Kürdistan parçası olduğu kesin gibi..

    Bu durumun referanduma giden Türkiye’yi yakından ilgilendirmediğini söyleyecek Allah’ın bir kulunu bulamayacağınız bir zaman da Ortadoğu’da yaşananlara karşın hiç bir şey olmamış gibi davranıp, referandum, başkanlık derdine düşülmenin zamanı olmadığını ve referandumu erteleyerek tüm ülke olarak sınırlarımız ötesine kilitlenmeli ve buna göre adım almalıyız derim..

    Çünkü Kurdun puslu hava sevdiğinin belirten aynı atalarımızın ABD’nin Ortadoğu’da ki hesaplarının da ölene kadar bizlere anlattığını unutmamalıyız..

    Evet korsan, çakma platformlar ile oy derdine düşenler başta olmak üzere her kesin dün geceden itibaren Ortadoğu’da yaşananları gözden kaçırmamak ve bölgede yaşanması muhtemelen değil, artık gerçek olan duruma kilitlenmelidir derim..


     
     

  • Ardahan'da Çayır Biçin Dönemi Başladı..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Türkiye genelinde olduğu gibi Ardahan İlindeki tarım işletmeleri hızlı nüfus artışı ve artan nüfusun tarım dışı sektörde istihdam edilmesi zorunluluğuna karşılık, bu sektörlerde iş gücü talebinin nüfus artışına uygun düzeyde artırılmaması, tarımın gelişim hızının nüfus artışını karşılamada yetersiz kalması ve miras yoluyla arazilerin bölünmesi gibi nedenlerle giderek küçülen ve İlin en önemli tarımsal aktivitesinin mera hayvancılığı olması nedeniyle tarım alanlarının işlemeli tarımdan ziyade, mera-yala öncesi ve sonrası doğal otlaklık olarak değerlendirilmesi şeklinde değerlendirlidği Ardahan’da, 3-4 aylık mera ve yayla süresi içerisinde alınan hububat(arpa, buğday) ve kaba yem (fiği korunga, yonca, çavdar, yulaf, çayır otu) üretimi sağlandığı Ardahan’da çayır biçini başladı.


    Çayır ve meraların büyük bir alan kapladığı Ardahan’da büyük bir kısmı ovalarda olan çayırlar teknolojik araçların aracılığıylada kısa sürede biçilip, toplandığı görülürüken geçen yıllara nazaran bu yıl az ot olmasından yakınılmakta.


     


    **En çok çayır Göle’de..


    Uzun süredir yaşanan pandemi sıkınıtısı dolaysıyla bu yıl istendiği gibi ekin ve çayır bakımı yapamayan Ardahanlı çiftçiler kurban bayram öncesi biçmeye başladıkları çayırlarında ki otlarıın yağan yağmurlardan ıslanıp, çürümemesi mücadelesi verdikleri Ardahan’da en çok çayı alanı Göle’de bulunmakta.


    İlçe bazında çayır alanları Göle %32.68, Merkez ilçe %21.37, Çıldır %16.94, Posof %14.42, Damal %8,4, Hanak %6,19 luk paya sahip bulunmakta.


     


    Ardahan’da çayır..


    Kar örtüsünün geç kalktığı, fakat yaz devresinde (özellikle temmuz, ağustos ayları) ısınmanın fazla olduğu bu yerlerde dağ-çayır bitkileri haziran sonunda yeşillenmeye ve çiçeklenmeye başlar. Bundan sonra çabuk olgunlaşan türler, en geç eylül ayı sonunda vejetasyon devresini tamamlar. Zaten ekim-kasım aylarında başlayan kar yağışları ile burada subalpinalpin kuşağının her yanı kısa zamanda örtülür.


    Fotolar: Suat İncedere/Çıldır Nurcan Yılmaz/Damal



    Yüzde 28’i geçemeyen CHP


    Son olarak Ayasofya kartını açıp, Suriye’deki Emevî Cami’sinde değil İstanbul Ayasofya’da Kuran’ı kerim okuyup iç politikaya olduğu gibi dünya siyasetine meydan okuyan Başkan Recep Tayyip Erdoğan MHP ile birlikte 2023 yılına doğru hızla giderken karşısındaki güç, muhalefetin ana gemisi olan Cumhuriyet Halk Partisi de 37. Kurultayını yapıyordu.

    Ve Kılıçdaroğlu yeniden genel başkan olmak için çıktığı kurultay sahnesinde yeniden sıralıyordu var olan tüm sorunları.. 

    Tabi Kılıçdaroğlu sahneye çıkmadan önce tv kanalları kurultaya katılanlarla röportajlar yapıyorlardı.. Ve birçok solcu konuşmacı mesajlar veriyordu…

    Yani, CHP’lilerin ve solcuların dinci, diğer kesimin muhafazakâr kesim dediği kesimden ”oy alırız” düşüncesiyle konuşmalarında dini söylemlere dikkat çeken satırlar eklemeyi unutmuyorlar…

    Yani İmam Hatiplere onay veren, Trabzon Ayasofya, İstanbul Çamlıca, Karadeniz sahilindeki deniz manzaralı cami dahil olmak üzere onca caminin yanında  sanki cami azmış  gibi İstanbul Ayasofya’ya ses çıkarmayan ince mesajlar yollayan konuşmacılardan sonra ” Edirne’den, Ardahana” adlı şarkı eşliğinde kürsüye tek aday olarak Kemal Kılıçdaroğlu geliyordu..

    Ve onca seçim ve ankette %28’i bir türlü geçemeyen bir partinin genel başkanı olarak iktidara geleceğini iddia edip, iktidar olduklarında yapacaklarını tek tek sıralamaya başlıyordular..

    Gerçi aynı Kılıçdaroğlu, yani  duruşuyla, söylemleri ile sevdiğim ve Deniz Gezmiş anlayışı ile hareket ettiğine inandığım ama onunda diğer genel başkanlar gibi CHP’nin Kozmik odasını aşamadığını ve bu nedenle o beklenen başarıyı sağlayamadığını bilsemde anlattıklarını, dediklerini, öne sürdüğü fikirlerinin Erdoğan’ın başkanlık ettiği iktidar tarafından ilk etapta çok kızsalarda zaman içinde dikkate alınıp, hayata geçirildiğini de iyi bilmekteyim..




    Çünkü bir türlü %28’i aşamayan Kılıçdaroğlu’nun anlattıkları, söyledikleri, önerdikleri fikirlerinin birçoğuna iktidarda katılıyor ve zaman içinde hayata geçirip, CHP iktidarına gerek yok dedirtmeyi başarıyor..

    Evet, Selahattin Demirtaş gibi Kemal Kılıçdaroğlu’da Başkan, Başbakanlık yapacak çok iyi birer liderler.. Ama Başkan Erdoğan gibi yeri geldiğinde kozmik odaları ellerinin tersi ile itemedikleri için bir türlü %13’ü, %28’i aşamadıkları diğer bir gerçek olarak sol muhalefetin önündeki en büyük engel olarak karşılarında durmakta.

    Bu engeli, Erdoğan ile birlikte Ayasofya’da namaza giden sağ anlayışlı siyasetçi Akşener’li İYİ Parti ile mi ya da hafta başında partisinin İl Kongresi için Ardahan’da olacak olan muhafazakâr kesime hitap eden AK Parti’den ayrılan, eski başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisiyle mi, ya da Davutoğlu ile AK Parti’den ayrılıp ama bu ayrılıktan kısa süre sonra Davutoğlu’ndan da ayrılarak, ANAP ruhlu bir parti kurduğunu iddia eden ve DEVA adlı yeni bir parti kuran eski bakan Ali Babacanla mı veya önümüzdeki günlerde CHP’ye verdiği desteği çekeceğini sanki ima eden HDP ile mi aşıp, iktidar olur mu bilmem ama CHP’nin önce %28’i aşması için kendisini aşan bir siyaset ortaya koyması gerekir..




    Yoksa solcu, alevi seçmenin oluşturduğu % 28’ide ”Allah’ın izni” ile deyip, arttıramaz tam tersi %25’lere indirip, iktidar olmak için’ ‘İktidar Kurultayı, 2. Cumhuriyet Beyannamesi” ile de olsa bir 50 yıl daha bekler CHP…




    Vali patos vurdu


    arşiv haber 15/08/2017 tarihli haber


    Göreve geldiği günden bu yana Ardahan’ı karış, karış gezen Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez ziyaret ettiği köylülerle birlikte patos vurdu, yer sofrasında yemek yedi.


    Vali Bilmez, köylülerin sorunlarını dinlemek için kent merkezine bağlı Sulakyurt (Sarzep) köyünde çiftçilik yapan Fariz Çiçek’in tarlasına gitti.


    Çiçek’in yanı sıra tarlada çalışan diğer çiftçilerle hasat çalışmalarına katılan Bilmez, bir süre tırmıkla arpa saplarını toplayıp, saman yapılması için patosa attı.



    Bu sezon yapılan hasat hakkında çalışanlardan bilgi alan Bilmez, çiftçilerle, tarlaya serilen kilim üzerine kurulan sofrada oturdu. Burada ikram edilen soğuk içeceği içip, kavun ve karpuz yiyen Bilmez, çiftçi


    lerle sohbet edip, sorunlarını dinledi.


    Açıklama yapan Vali Bilmez, hasat dönemi nedeniyle en yoğun günlerini yaşayan Ardahanlı çiftçilerle bir araya gelmekten mutlu olduğunu belirtti.


    Bilmez, ‘Rabb’im çiftçimize bol, bereketli kazançlar nasip etsin. Bölgemizin mevsim koşullarının yanı sıra burada hayvancılık ve tarım yapmak diğer bölgelerimize göre daha zor. Onun için buradaki insanımız daha ciddi çaba, emek sarf etmek ve uzun kış hazırlığını daha ciddi yapmak durumunda.’ dedi.


    Çiftçi Çiçek de Bilmez’in ziyareti dolayısıyla mutluluk duyduklarını anlatarak, ‘Gururlandık, valimizin bizzat yanımızda olması bizi sevindirdi. Birbirimize bazı sorular sorduk, güzel bir ortam oldu. Kendisine teşekkür ederiz, her zaman bekleriz.’ ifadelerini kullandı.


            Haber: Fırat Aktaş


    **Vali Bilmez: Bir çok şeyi biliyorum..


    Geçtiğimiz günlerde çıkan yeni valiler kararnamesiyle Ardahan Valiliğine atanan Mehmet Emin Bilmez stratejik anlamda çok önemli bir kent olan Ardahan’ın kalkınması, sınırları için de bulunan halkların kardeşçe, barış, refah içinde yaşamaya devam etmesi için kendisine düşeni yapmaya çalışacağını belirtti.


    Aynı zaman da Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olan Ardahan Gazeteci Cemiyeti Başkanı Fakir Yılmaz’ı makamında ziyaret edip, başına geçtiği valilik makamında açıklamalarda bulunan Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez ülkede olduğu gibi Ardahan’da da var olan sorunları devletin önemli makamlarında yılarını vermiş biri olarak iyi bilen biri olarak bu sorunların tüm Ardahan toplumu ile el ele vererek çözmeye çalışacaklarını belirtti.


    Gazeteci Fırat Aktaş’ın da bulunduğu görüşmede Ardahan’ın yeni valisini kutlayan Gazeteci Fakir Yılmaz Ardahanlıların bir validen ve diğer kamu görevlilerinden beklediklerin özetledi.


    Fakir Yılmaz ile Fırat Aktaş’ı dinledikten sonra açıklamalarda bulunan Vali Bilmez ülkemiz de olduğu gibi Ardahan’da da var olan farklılıklara saygı çerçevesinde hizmet edeceğini belirtti.


    Bu hizmetleri yaparken iktidara yakın yada muhalefet demeden herkese eşitçe hizmet edeceklerini belirten Ardahan’ın yeni Valsi Mehmet Emin Bilmez şanlı bayrağımızın altında, komşularıyla barış içinde sınırlarının içinde yaşamayı kendisine görev sayan her insanım benim en büyük değerimdir. Ülkenin bölünmez bütünlüğünü savunan, birlikte yaşamayı kendisine ilke eden her kişi ve görüşe saygılı olacaklarını ve var olan sorunlarının çözümüne çalışacaklarını belirten Vai Bilmez kimsenin saf bir ırktan geldiğini diyemeyeceği bu topraklarda Müslümanı, Hristiyan’ı, Türkü, Kürdü, Alevi’si, Azerisi ve diğer tüm toplumların hak ettiği hizmetlere laik olan en büyük varlık olduğuna inanan bir anlayışla hizmette büyük bir onur duyacağını sözlerine ekledi.


    Kadere boyun eğmeden toplumun beklentilerini yerine getirmek için yine o kadim toplumla el ele vererek işten kaçmak için mana edilip, her engele makus talih demeden yaz, kış, bahar devamlı çalışacaklarını da belirten Ardahan Valisi Mehmet Emin Yılmaz bölge insanı olan bir bakanın olduğunu ve onunda katkıları ile gelmesi gereken hizmetleri getirmeye çalışarak basınla da sıcak ilişkiler içinde çalışarak, toplum yararına yapılanları toplumdan saklamadan, onlara haber vererek hareket edeceklerini de söyledi.


    Ardahan merkezde olduğu gibi Ardahan dışında bulunan Ardahanlılar da sıcak bir ilişki içinde bulunan bir yönetim anlayışı ile hareket edeceklerini de belirten Vali Bilmez her fikre, her görüşe açık olan bir vali olarak bu kentin, bu ülkenin gelişip, büyümesine katkı sunmaya çalışacaklarını belirttiği açıklamasında hiç bir ferdi babasından, anasından, kardeşinden, siyasi görüş neden, dilinden, renginden dolayı dışlamadan hareketle yerel ve ulusal basından gelen her tülü eleştiriye de açık olacağını da sözlerine ekledi.


    **Vali Dümene Geçti!


    *01/07/2017 Tarihli Haber


    Son valiler kararnamesiyle Ardahan Valiliğine atanan Mehmet Emin Bilmez işe hızla başladı.


    Geçtiğimiz hafta Ardahan’a gelerek görevine başlayan ve ayağının tozu ile bir bakan karşılayan Ardahan Valisi Bilmez Çıldır gölüne indirilen teknenin dümenine geçerek bölgede yapılan çalışmalar hakkında yetkilerden bilgi aldı.

    Vali Bilmez, Çıldır Gölü’nde turizm hizmeti verecek olan gezi teknesi ve iskelede incelemelerde bulundu.

    Çıldır Kaymakam Vekili Zafer Oktay, Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu, Vali Yardımcısı Abdurrezzak Canpolat ve Ulaştırma Bakanlığı yetkilileriyle birlikte iskeleyi gezen Vali Bilmez, Çıldır Gölü’nde turizm faaliyetinde bulunacak olan tekneye de binerek Çıldır gölünde ilk gezintiyi yaptı.

    Çıldır Gölündeki incelemelerin ardından Vali Bilmez, Gölün kenarında bulunan rekreasyon proje alanını da gezerek, yapımı devam eden restoran ve konaklama evlerinde incelemelerini sürdürdü.

    Vali Bilmez, incelemelerinin ardından Çıldır Belediyesini de ziyaret ederek, Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu ile makamında bir süre görüştü.


    **Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez, görevine başladı..

     

    Bakanlar Kurulu’nun 13 Haziran 2017 tarih ve 2017/10458 sayılı Kararnamesi ile Ardahan Valiliğine atanan Mehmet Emin Bilmez, Ardahan’a gelerek görevine başladı.

    Kars Havalimanında Vali Vekili/Vali Yardımcısı Muharrem Coşgun, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Vali Yardımcısı Abdurrezzak Canpolat, Jandarma Komutanı Garip Gümüş ve Emniyet Müdürü Ayhan Taş tarafından karşılanan Vali Bilmez daha sonra Ardahan’a geldi.

    Vali Bilmez’i, Ardahan Valiliği önünde protokol üyeleri, kurum müdürleri, basın mensupları, STK temsilcileri ve vatandaşlar karşıladı. Kendisini karşılamaya gelenlerle tokalaştıktan sonra Vali Bilmez, Polis mangasını selamlamasının ardından makamına geçerek görevine başladı.

    Makamında basın mensuplarına açıklamada bulunan Vali Bilmez, Bakanlar Kurulu’nun 13 Haziran 2017 tarih ve 2017/10458 sayılı Kararnamesi ile atanmış olduğu Ardahan Valiliği görevine 29.06.2017 tarihi itibariyle başladığını söyledi.

    Elimizden Gelen Gayreti Sonuna Kadar Ortaya Koyacağız

    “Ardahan halkının daha huzurlu ve müreffeh bir hayat sürmesi için elimizden gelen gayreti sonuna kadar ortaya koyacağız” diyen Vali Bilmez, daha sonra şöyle konuştu:

    “Sözlerimin başında Ardahan halkına, Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın ve Sayın İçişleri Bakanımızın selamlarını iletmek isterim.

    Bu göreve beni layık gören başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, İçişleri Bakanımıza ve Bakanlar Kurulunun değerli üyelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum.

    Ülkemizin birliği ve bütünlüğü için görev yapan tüm güvenlik güçlerimize teşekkür ediyor ve bu toprakları bize vatan yapan aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Hayatta olan kahraman gazilerimize, şehitlerimizin ve gazilerimizin çok kıymetli aile bireylerine sağlık ve esenlikler diliyorum.

    Ülkemizin, Kafkasya’ya ve Orta Asya’ya açılan kapısı serhat şehri Ardahan’da, onur verici bir göreve atanmamdan dolayı büyük bir mutluluk duyuyorum.

    Tarihi, doğal zenginliği ve stratejik konumu ile yüreği büyük insanların yaşadığı bu topraklarda hizmet etmenin büyük bir onur olduğunu ve ağır bir sorumluluk gerektirdiğini, bu sorumlulukla hizmet edeceğimi belirtmek isterim.

    Cumhuriyetimizin 100. Yılı olan 2023 hedefine odaklı, büyüyen bir Türkiye ve Ardahan için yorulmadan çalışıp, hep beraber hedeflerimize odaklanarak şehrimizi en üst seviyelere taşımaya gayret sarf edeceğiz.

     Ardahan halkının daha huzurlu ve müreffeh bir hayat sürmesi için elimizden gelen gayreti sonuna kadar ortaya koyacağız. ‘Halka hizmet Hakk’a hizmettir.’, ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır.’ ilkelerini düstur edinerek bıkmadan, usanmadan, kapımızı ve gönlümüzü Ardahanlılara açarak tüm halkımızın hizmetinde olacağız.

     İnsanı merkeze koyan, ayrım yapmadan, diğerkâmlık duygularıyla Ardahan’ın geleceğine katkı yapmak için elimden geleni yapacağıma kimsenin şüphesi olmasın.

     Bizler iradenin asıl sahibi olan Ardahan halkının hizmetkârlarıyız. Çocuklarımıza, gençlerimize daha yaşanabilir bir Ardahan bırakmak için her türlü gayreti sarf edeceğiz. Ardahanlı vatandaşlarımızla, milletvekillerimizle, belediye başkanlarımızla, il genel ve belediye meclis üyelerimizle, muhtarlarımızla, siyasi partilerimizin temsilcileriyle, sivil toplum kuruluşlarımızla, basın ve medya kuruluşlarımızın değerli temsilcileriyle yakın bir iletişim içerisinde olacağız.

    Kazım Karabekir Paşa’nın deyimiyle ülkemizin bel kemiği konumunda olan bu serhat şehrinde valilik yapmak, benim için büyük bir onurdur. Gayemiz, görevimizin sonunda arkamızda hoş bir seda bırakmak olacaktır.

    Sözlerime son verirken, bu toprakların gelişip kalkınması için çaba sarf eden, katkı sağlayan başta Sayın Valimiz İbrahim Özefe olmak üzere, önceki valilerimize, yöneticilerimize ve mesai arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu görevin hem şahsım hem de Ardahanlılar için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Ardahanlı hemşerilerimize en derin hürmet ve muhabbetlerimi sunuyorum.” 

    Mehmet Emin Bilmez/Ardahan Valisi 


    **Vali Deniz’in Gündemi: Eğitim ve Spor


    *08/04/2015 Tarihli Haber


    Siyasilerin aday olma derdine düştüğü şu günler de devletin sıcak ve güler yüzünü Ardahan’a yansıtmaya devam eden Ardahan’ın genç Valisi yoğun gündemin arasın da Ardahan’ı unutmuyor.


    **Eğitime büyük önem veriyor..


    Vali Ahmet Deniz, Şehit Er Serhat Şanlı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile 80. Yıl Anadolu Lisesi’ni ziyaret etti.

    Milli Eğitim Müdürü Tevfik Fikret Eteker ile birlikte okulları ziyaret eden Vali Deniz, dersliklere girerek, 12’nci sınıf öğrencileriyle sohbet etti. Üniversite sınavlarına hazırlanan lise son sınıf öğrencilerine moral vermek amacıyla il ve ilçelerde okul ziyaretlerinde bulunduğunu belirten Vali Deniz, sohbet ettiği öğrencilerden üniversite hayallerini gerçekleştirmeleri için daha fazla gayret göstermelerini istedi.

    Öğrencilere, başarının yanında iyi insan, iyi birey olmanın çok önemli olduğunu söyleyen Vali Deniz, “Sizlerden biraz daha gayret etmenizi ve sınavlarda daha çok başarı elde etmenizi bekliyoruz. Sizler zeki çocuklarsınız. Elinizde ki imkanları iyi kullanarak, başarıya doğru koşmalısınız. Başarı elbette ki önemlidir. Fakat elde ettiğiniz başarılarla birlikte, devlete, millete, içinde bulunduğunuz topluma faydalı bireyler olmanız da çok önemlidir. Sizlerin başarılı, milli ve manevi değerlere önem veren, topluma faydalı bireyler olacağınıza inanıyorum. Üniversite yolunda gireceğiniz sınavlarda başarılı olmanızı diliyorum” dedi.

    Ziyaret ettiği okullarda görev yapan öğretmenlerle toplantı yapan Vali Deniz, daha sonra 80. Yıl Anadolu Lisesi Pansiyonunda öğrencilerle birlikte yemek yedi.

    Ziyaretleri kapsamında Halitpaşa Ortaokulu’na da giden Vali Deniz, okul kütüphanesini gezerek, kütüphaneden faydalanan öğrencilerle sohbet etti.


    **SPORCULARI ÖDÜLLENDİRDİ..


    Eğitimle olduğu gibi sporlada yakından ilgilenen Ardahan Valisi Ahmet Deniz, golf ve güreş müsabakalarında Ardahan’a madalya kazandıran sporcuları makamında kabul etti.

    Türkiye Golf Federasyonu (TGF)’nun 26-29 Mart tarihlerinde İstanbul’da düzenlediği Yıldızlar ligi bölge turnuvasına Ardahan’dan katılan Alişan Bulut birincilik, Halil İbrahim Tuna ise ikincilik elde etti. Okullar arası bölge güreş müsabakalarında ise Ardahanlı sporcu Emrah Özer ikincilik madalyası kazandı.

    Golf ve Güreş turnuvalarında Ardahan’a üç madalya kazandıran sporcuları makamında kabul eden Vali Ahmet Deniz, “Bizim önem verdiğimiz çalışmalarımızdan birisi de spordur. Gençlerimizin ve çocuklarımızın spora ilgi göstermeleri anlamında sporcularımızın aldığı bu başarılar oldukça önemlidir. Ardahan’da spor altyapısını güçlendirmek ve sporcu yetiştirmek için çalışmalarımız devam etmektedir. Yakın zamanda ilimize kazandıracağımız sporcu fabrikası ile sporda önemli gelişmeler sağlayacağız. Sporcularımızı kutluyorum ve daha nice başarılar elde edeceklerine güveniyorum” dedi.

    Vali Deniz bir süre sohbet ettiği sporcular ile hatıra fotoğrafı çektirdi. 



    Yeni Vali Sınır Valisi Olmalı!..







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

    25 Yılda 13. Valisini karşılamaya hazırlanan Ardahan’a bugün gelerek göreve başlayacak olan Ardahan’ın yeni valisi Mehmet Emin Yılmaz’a onca imkan ve kaynağı olmasına karşın her geçen gün biraz daha yoksullaşan Ardahan’ı uzun uzun anlatmaya gerek var mı bilmem ama ben kendisine bazı önerilerde bulunacağım.



    Çünkü gelip, giden diğer valilerimiz, polisten yada yabancı birinden özel kalem müdürü, toplumdan, tabandan kopuk, çarşı da, köyde gezmeyen etrafındakiler dolaysıyla Ardahan’dan, tabandan kopuk bir valilik yada kendi veya eşlerinin zorlamasıyla Ardahanlılarla bir olmaya çalışması yetmemiş, kendisinden önce ki 12 valinin 8’nin merkeze çekilmesine neden olmuştur..

    Ve bir önerim de vali ile görüşmek isteyenlerin bir yetmedi iki yetmedi 3 kapıyı geçmektense ilk kapıda vali ile görüşecek bir ortam sağlamalıdır.

    Posof ve Çıldır Gümrük kapıları aracılığıyla Gürcistan ve Ermenistan’a komşu kenti, Türkiye’nin Kafkaslara açılan, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol ve Doğalgaz Boru hatlarının yanında TANAP gibi Kars-Tiflis-Bakü Demiryolun geçtiği bir kente yani ithalat, ihracat yapılamayan, Kafkaslara olduğu gibi Karadeniz’e açılan kırmızı et deposu sınır kenti, Serhat Ardahan’a vali olduğunu bilmesi ve bu yönde ortaya koyacağı çalışmalar veye çabalar ile 81 validen daha etkili, yetkili vali olduğunu anlayarak hareket etmesi halinde bölgenin yanı sıra ülkenin süper valisi olabileceğini düşündüğümü belirtmekte fayda var.

    Ülkenin olduğu gibi Ardahan’ın da baş belası olmaya başlayan ancak milyonlar akıtıldığını bildiğimiz Yeşilay, Emniyet ve Sağlık Müdürlüğünün bu yönde ciddi bir çalışmasının göremediğimiz, Bölgesel Amatör Liginde mücadele eden Serhat Ardahan Spor gibi diğer amatör spor dallarından kendi cep harçlıkları ile mücadele eden ve çokta sahip, çıkılıp, değerlendirilemeyen şu günlerde Bonzainin gençleri zehirlemeye başladığı görülen bir kentin valisi olan yeni valimizin İl Tarım Müdürünün de diğer onca müdürlük gibi vekaleten yürütüldüğü kurumun sorumlu olduğu hayvancılık, arıcılık gibi kentin gelirlerinin dinamiklerinin yanında başına geçtiği kentin bir sınır kenti olduğunu ve kendisinin de sınır ticaretini anlatan mevzuatını kendisine yol haritası edeceği bir sınır valisi olarak çalışması halinde göçün hızla devam ettiği Ardahan’ın da kazanan, yaşanılan bir kent olmasına katkı sunacağına inanıyorum.

    Bir çok dairenin vekilin vekili ile idare edildiği Ardahan’da başta kendi yakınları, çevrelerine iktidarın nimetlerini aktaran, kendileri dışında muhalefetin de olduğunu unutan, iktidarın arkasında olduğu, İş-Kur ve diğer imkanları kendilerine, yakınlarına gelir kapısı eden siyasiler yani valilere akıl veren, onları yönlendirmeye çalışanların bunu yaparlarken valileri olduğu gibi hükumetleri, siyasileri, stk’ları korkutup, makama kapatan, tembelleştirenlerin yanı sıra kentin zencileri olarak lanse edilenlerin de dinlenilmesi onların da sık sık ziyaret edilmesi de bir valinin, bir idarecinin başarısına başarı katacağını düşünenlerdenim.

    Devletin, yanı sıra hükumetinde temsilcisi olan valinin devlet ve hükumetin istemlerinin yanında halkında istemlerinin olduğunu bilmesi ve iç içe olacağı halkı arkasına alması halinde devlet ve hükumet kanadından daha güçlü olacağını unutmamasını istediğimiz yeni valimizin emrindeki çalışanlarının hazır kalıp, slayt ve mavi naylon dosyalarda sunduğu raporlara çokta inanmamasını, muhalefet ve muhalif olarak bilinenlerin de ‘Dost acı söyler’ misali değere almasını kendisine fayda getireceğini bilmesini de isterim.

    Toplum nezlinde Ajan diye bilinen Ajans muhabirliği adı altında sözde gazetecilerin çektiği fotoğrafları anlamsızlaştırıp, ulusal ve yerelde manşet yapamadıklarını da ve 22 yıldan fazladır İl Turizm ve Kültür Müdürü olmayan, TRT’nin bile haber yaparken ya Kars’ın yada Erzurum’un ilçesi olarak haber yaptığı Ardahan’ın tanıtımına katkı sunmadığını da bilmesi gereken yeni valimizin çalışmalarını ülke gündemine aktaracak, bu kanalla hala Kars’ın gölgesinde bir ilçe olduğu sanılan kentin önemli bir sınır vilayeti olduğunu da fark edecek, ettirecektir..

    30 Yıldan fazladır kara yollarının başında olan birinin bozuk yollardan sorumlu olduğunu da bilmesi gereken yeni valimizin başta sınırlara, gümrüklere giden yolların yanı sıra kent, köy ve yayla yollarının bozuk olmasının bu kentin en çok homurdandığı sorun olduğunu da bilmesi gerek..

    Yok imkanlarla bir şeyler yapmaya çalışan 5 Belediye Başkanı değil, 6 Belediye Başkanı olan bu kentin tek beldesi olan ve iki yıldır Göle Kaymakamının kurumlarda olduğu gibi Vekaleten Belediye Başkanlığını yaptığı ve elinde alınan hakkını geri almasına karşın iki yıldır seçim yapılmadığı Göle Köprülü (Goreveng) gibi kent merkezinden olduğu gibi gözden ırak Çıldır Kurt Kale, Posof’un sınır kentlerinde sebzecilik, meyvecilik yapılabileceğini ancak başta kurulduğundan bu yana Havaalanı isteyen Ardahanlılar ile bir türlü iç içe olamayan, onların sorununu kendisine ders alıp, çalışmayan üniversite başta olmak üzere İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerinin neden bu yönde ciddi çalışmalar ortaya koymadığını da sorgulaması halinde bu kentin kalkınmasına katkı sunacağına inananlardanım..

    Tırnağı kanayanın pansuman edilip, hemen komşu hastanelere sevk edildiği Ardahan’da ki sağlık camisanın vekalten idarer edilen Hastaneler Genel Sekreteri gibi 81 vilayet içinde eğitim/öğretimde sonlardan bir türlü kurtulamayan İl Milli Eğitim’inde 2016/2017 Eğitim/Öğretimi İl Müdürü olmadan geçirdiğini de bilmesi gereken yeni valimizin internet siteleri ya olmayan yada doğru dürüst güncellenmeyen diğer resmi kurumlar gibi 5 İlçe kaymakamının neden gündeme gelen çalışmalara imza atamadıklarını ve hizmet bekleyen bir ilin tüm yükünün neden sadece valiye yüklendiğini de sorgulaması gerekmektedir.

    Bir şeyler yapmak istediği ve diğer vekillerden daha çok çabaladığına inandığım İktidar Milletvekilinin Ankara’da gelen hizmetleri önce kendi ilçesine aktardığı, muhalefet vekilin Ardahan’dan çok uluslararası çalıştığını da bilmesi gereken yeni valimizin taşınacağı evinin yanı başında ki Polis Evi gibi bir çok kamu binası çürük çıkmış bir kentin başına geçtiğini de bilmesi gerekirken, boşaltılmasına karşın hala belediye ve üniversiteye verilmeyen askeri kışlalar gibi onca kamu binasının da neden değerlendiremediğini de sorgulaması gerekir.

    Damal Bebeği Atatürk Silueti, Çıldır Aktaş, Çıldır Gölleri, Şeytan kalesi, Yeşilim Ormanlar içinde ki Göle yaylaları, Yüksek Okul ve Doğalgaz bekleyen Tanap’ın merkezi olamaya başlayan Hanak, harika doğasıyla Türkiye’nin Davosu olarak adlandırılan Posof ve köylerinin de eşit hizmet beklediği İl Özel İdarenin en iyi şekilde çalıştırılması gerektiği bir kentin valisi olan yeni Valimiz Mehmet Emin Bilmez kentteki ve kent dışında ki federasyon, derneklerle kuracağı sıcak ilişki ile Ardahan’da olduğu gibi il dışında bulunan 600-700 bin Ardahan’lıyla da kol kola gireceğine inan bir gazeteci, iki stk başkanıyım..

    Kısacası yeni valimiz Mehmet Emin Bilmez’in 2 yıl değil, 5 hatta 10 yıl valisi olduğu bir kent olmak isteyen Ardahan’ın valilerden beklentisinin bir hayli yüksek olduğunu da hatırlatır, vali başta olmak üzere bu konuda birinci sorumlu olan ancak kentin tanıtımında büyük rol oynayan yaz etkinliklerinin yani festival, şenliklerin hava durumuna göre en uygun zamanda yapılacağını bile rapor edemeyen Meteoroloji Müdürlüğü gibi adı bile unutulan, olup, olmadığı bilinmeyen Sanayi Müdürlüğü başta olmak üzere konuyla alakalı kurumların sınır ticaret merkezleri kurulması için çaba gösterdiği, gümrük kapıları harıl, harıl çalışan, sınır ticaretinin diğer kapılar kadar olmuş bir kent olması dileğiyle kendisine hoş geldin diyorum..

  • BU PAZAR SİZİNDE AİLECE DAVETLİ OLDUĞUNUZ DÜĞÜNÜMÜZ VAR DOSTLAR..


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla aboneol, izle.. 





    Arada Gümbürtüye Gidenler..


    Mehmet Metiner ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu arasında yaşanan tartışma sıcaklığını korurken, kurt gibi uluması ile gündeme gelen ve atanmış tarım bakanına çıkışı ile gündemden düşeceğe benzer MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt’un geçtiğimiz günlerde yeni parti kuran Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz gibi partisi tarafından ihraç edilmek üzere disipline sevk edildiğini öğrendiğimizde, etme bulma dünyası atasözü aklıma geldi.


    Ve son günlerdeki yazılarıma konu olan bu ata sözlerinin hiç ama hiç önemlerini ve anlamlarını yitirmediği de..


    Tabi bu arada başta havuz medyası olmak üzere ”biz havuzda değiliz” deyip kendilerine merkez basın adını veren ulusal basın ve medyanın oralı olmadığı birçok şey daha gündeme taşındı..


    Birincisi hala neden hapiste olduğu bir türlü anlaşılamayan HDP eski eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın CHP ve İYİ Parti başta olmak üzere HDP’nin büyük desteğini alanların üzeri kapalı demeçlerle HDP’yi dizayn etme çabalarına karşı sert çıkışıdır. İkincisi ise “evli” eski sevgili tarafından önce dövülüp, ardından öldürülerek, yakıldıktan sonra beton dolu bir kovaya konulan cesedi ile gündeme gelen  Muğlalı 27 yaşındaki üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’in öldürülmesi ile yeniden gündeme gelen kadın cinayetleridir. 


    Ve de yeni barolara yol açan, sanal ortama da sansür getirmeye çalışan iktidarın, ‘’Toplumsal Cinsiyet’’ kavramının tanımını yapan ilk uluslararası sözleşmeden çekilmek istemesi oldu.


    Tabi bu arada sanatçıların ”Korkmayacağız” başlığı ile Fransada ki “sarı yelekliler” eylemine benzer çıkışını da unutmayalım.



    Ülkenin yanı sıra ağzına taktığı maske ile “benden milliyetçi yoktur” twitter mesajını atarak seçmenine seslenen Trump’ın ve Avrupanın yani hristiyan aleminin, cuma günü namaz kılacağımız Ayasofya adımımıza karşı, nasıl bir hamle yapacakları da diğer ve asıl bir konu olarak “şimdilik” bir kenarda durmakta. 


    Gelelim başlığımıza 10 yıl önce Ayasofya da değil Suriye de namaz kılacağını belirten başkan Erdoğan’ın oturma sancıları çeken, başkanlığını yaptığı başkanlık sisteminin geride kalan iki yılını anlattığı programında gideceği söylenen Esad’ın pardon Esed’in seçim yaptığını bizzat kendisi açıklarken, bu seçimin demokrasi ile alakası olmadığını ve “Ben yaptım oldu” demek olduğunu da söylerken kendisinin “atı alan üsküdarı geçti” sözlerini de hatırlatıyor gibiydi.


    Yani bunca yoğun gündem arasında iktidardan düşeceği söylenen Esad’ın seçim yaptığı da gümbürtüye gitmişti.


    Aynı başkan Erdoğan, Libya’da da işlerin her an gümbürtüye gideceğini de anlatıyor gibiydi. 


    Kısacası uluyan Enginyurt gibi Soylu’dan fırça yiyip “ardından biz kardeşiz” diyerek adeta tükürdüğünü yalayan Mehmet Metiner gibi birçok kişinin gümbürtüye gittiğini de görmekteyiz.


    Bu arada unutmadan Demirtaş’ın dikkat çektiği muhalefetin yani İyi Partinin ve CHP’nin de HDP’ye üstü kapalı parmak sallaması da HDP’nin yani yaşananları izleyen Kürt seçmeninin “bunlarla bu iş yürümez” diyerek ya kendi başına seçimlere gitmesi ya da Ak Parti ile yeniden kurulacak sıcak temasla tüm muhalefeti gümbürtüye götüreceği görülüyor gibi.


    Kısacası bu dünyanın etme bulma dünyası olduğunu herkes bilmeli ve görmelidir.




     


    Gazeteci Kızının Düğününe Ardahan’ı Davet Ediyor..


    arşiv haber/25/06/2019 tarihli haber/yorum


    Salı günü kızını evlendirecek olan Gazeteci Selmi Yılmaz Mücahit Gazioğlu ile dünya evine girecek olan kızı Yaprak”ın düğününe tüm Ardahan’ı davet ediyor. Düğün davetiyesini dağıtmaya devam eden ve Ardahanlıların yanı sıra dost, eş, arkadaşlarını 2 Temmuz Salı Günü Saat 18.0’da ki düğüne davet eden Kuzey Doğu Anadolu, Son Vilayet, Çıldır Gazetesi, Hanak/Damal Gazetesi, Göle Gözlem Gazetesi ve www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı sitenin sahibi Selmi Yılmaz düğünlerine tüm dostlarını davet ediyor.





    **Dünya da Kaç Büyükşehir Var?!


     


    Evet şu koskoca denen dünya da kaç büyük şehir var ve hangisinin belediye başkanının ismen yada fotoğrafından tanıyoruz?


    Var mı New York’un, Bakü’nün, Paris’in, Tiflis’in, Tokyo’nun, Pekin’in yada Hindistan veya da Sisi’nin oy aldığı (!) Mısır’ın büyük şehirlerini ve onların belediye başkanlarını tanıyanınız?!


    Bilmem ama tüm dünyanın ülkemin en büyük şehri olan ve 31 Mart’a yok sayılan ama 23 Haziran’da birilerine hatırlatılan demokrasi isteminin ortaya konulduğu İstanbul’u ve Büyükşehir Belediye Başkanını dünya alem tanıyor.


    Ve İstanbul ve onun Başkanı artık bir dünya şehri ve de adamı..


    Evet bu ülkede demokrasi yok, oylar çalınıyor, tek adam dönemi hatta diktatör diye birileri suçlansa, denilse de diyenlere ve olanlara karşı ortaya konan demokrasinin var olduğunu da gördük 13 bin oy farkının 700 bin oya çıktığı 23 Temmuz seçim sonuçlarında..



    Yani Ekrem İmamoğlu denen isim ile başta sanal ortam olmak üzere dünya basın ve medyasının yakın takibe alıp, haber yaparken bedava reklamını yaptığı İstanbul bu seçimlerle kazandığını kazanmış, zaten turizm sektörünün başında gelen bir şehir olarak en güzel şekilde reklamı olmuştur..


    Ve onca büyük şehrin olduğu dünyada hem İstanbul adı hemde onu yönetecek olan isim tüm dünyaca tanınmış, hafızalarda yer almış, demokrasinin en güzel örneğini ortaya koymuştur.


    Ve 31 Mart sonrası HDP’lilerin oylarının desteğiyle de  İBB’nin kapısına  T.C’yi asan İmamoğlu ismi ve yarıştığı iki seçimi Türkiye Cumhuriyeti Turizm Bakanlığından daha faydalı bir iş yaparak yeniden iş başı yapmıştır.


    Ve bir başka şey daha olmuştur..


    Oda bu ülkede Beka adı altında kendilerine oy vermediklerini düşündüklerine terörist diyenlerde onlarsız ne bir gündem, ne bir siyaset, ne bir ticaret ve de iktidar olmayacağını anlamıştırlar.


    Kısacası hayrlı olsun dediğimizi bu seçimler hem İstanbul’u, hem onun başkanını hemde Kürtleri dünyanın gündemine sokmuş tanınmasına, gerek sağ bakışın, gerekse sol bakışın 40 yıldır görülmek istenmediği sorunun varlığına neden olmuştur.

  • ARDAHAN LİSESİ YIKILACAK, POSOF LİSESİ GÜÇLENDİRİLECEK!..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Eski Ardahan Lisesi olarak bilinen Ardahan Anadolu Lisesinin yıkılıp yerine ne yapılacağı konusunda kamuoyuna bilgi verilmediği şu günlerde 1992 yılına yeniden vilayet olan Ardahan’ın ilk valilik binası da olan şu anki 23 Şubat İlköğretimi olarak kullanılan bina ile Posof eski Lisesi binası güçlendirme adı altından yenilenmeye başlandığı görüldü.



     


    KAYMAKAM MURAT ÇPL’DE İNCEMELERDE BULUNDU


    Kaymakamımız Murat Mete, İlçe Milli Eğitim Müdür V. Özgür Ülvan ile birlikte bina güçlendirme çalışması yapılan Posof Çok Programlı Anadolu Lisesinde incelemelerde bulunarak çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.



    Gazeteci Aranmaz, Aranır..


    Öncelikle sanaldan aldığı ile mahalle ağzıyla ”kıytırıktan” haberler yapan ve sonrasında da ”Bu toplantılara, ziyaretlere, görüşmelere neden gazeteci davet edilmiyor?”  deyip, dert yanan ve adam yerine konulmayan gazeteciler başta olmak üzere her insan davet edildiği yere gitmek için şartlarını zorlamalı, gitmeli.. Gidemezse de davetini aldığı yerin, kişinin haberini yapmalı, kamuoyuna duyurmalı diye düşünen bir gazeteci olduğumun bilinmesini isterim..

    Çünkü Atasözlerimizden olan ‘Çağrıldığın yere erinme, çağrılmadığın yere de görünme” atasözüde, dinen de  ”Davete icabet etmeyen, Allah ve Resulüne isyan etmiştir” gibi bir çok önemli söz davetin önemini anlatır..

    Gelelim asıl konumuza ve Kars Belediyesinin bölge gazetecilerini Kars’a davetine..

    Tüm dünyada olduğu gibi yerelde de hiçbir zaman değerini yitirmeyeceğini düşündüğüm gazeteciliğin, internet denen sanal ortam dolayısı ile bitmek üzere olduğu yönünde iddia ve görüşlere bir gazeteci olarak katılmıyorum. 

    Her gün değişen gündemin ana değiştiricileri olan gazetecilerin hep birlikte hareketi halinde dakika başı değişen gündemi onların yarattığını önce gazeteciyim diyenler bilmeli, algılamalı ve unutmamalı.

    Çünkü, ‘öldü, bitti..’ denen gazeteciliğin sanalda da gazetecilerin oluşturduğu gündemlerle yaşandığını anlaması gerekenler yine gazetecilerdir.

    Son yıllarda her alanda olduğu gibi gazetecilikte de yaşanan deformasyonu önleyecek olanında başta gazeteciler olmak üzere her kesin, her alanda bir araya gelip güç birliği yapmasıdır.. Bu düşüncenin önderleri de toplumun aydınları olan yine gazetecilerdir. 

    Bu nedenle toplumun önünü açan ve birer ışık olan gazeteciler kaybolmamalı, aranıyor duruma düşmemelidirler. 




    Kars Belediyesinin katkıları ile bir araya gelmeleri için yapılan davetin çok önemli bir davet olduğunu düşünüp o toplantıya katılmalarını umduğum bölge gazetecilerinin onların açtığı bu yolda yürümek isteyen yeni ve genç gazetecilere de ışık tutacağını bilmelidirler. 

    Dünya düşünceleri ne olursa olsun, gazeteciliği yaşatmak istiyorsa bir gazeteci kendi yerine yeni gazeteciler yetiştirme ve mevcutlarla bir araya gelerek biz halen yaşıyoruz, gazetecilik ayaktadır ve gerçek gündemi biz oluşturuyoruz demeliler. Bütün olumsuzluklara gözümüzü, kulağımızı kapatıp mutlulukla çalışmalarımıza devam etmeliyiz. Zira neşe ve çalışma, birbirini davet eden iki temiz şeydir. 

    Çarşamba günü Kars’ta, Kars Belediyesinin ev sahipliğindeki kahvaltılı toplantıya katılacak gazeteciler aranıyor demiyorum… 

    Çünkü gazeteci aranmaz, yaptığını kamuoyuna anlatabilen gözlerin aradığı gazeteciler olmalıyız..

    Bu nedenle;  Bir gazeteci olarak tüm meslektaşlarımı bu önemli toplantıya davet ediyorum.


    Haydi davete icabet etmek gerek. Zaten okumak kelimesinin bir anlamı da davet etmektir. 

    Son bir söz; “Biriniz bir davete çağrıldığı zaman hemen ona gitsin” Hz. Muhamned



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    OKULLARIN AÇILDIĞI GÜN


     


    OKUL İNŞAATINDA DÜŞTÜ!


    arşiv haber 09/09/2019 tarihli haber/yorum


    2019/20120 Eğitim/Öğretim Sezonun zillerinin çaldığı gün Ardahan’da yapımı devam eden bir okul inşaatında düşen işçi ağır yaralandı. Halilefendi Mahallesinde Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğüne ait 16 Derslikli okul ve 200 öğrencilik yurt inşaatında çalışan sıva ustası inşaatın üçüncü katında düşerek ağır yaralandı.


    Olay eğitim/öğretim döneminin başladığı günü sabah saatlerinde Halilefendi Mahallesinde Ardahan’ın en büyük inşaat firması olan Fatih İnşaat’ın yüklenici olduğu 16 Derslikli okul ve 200 öğrencilik yurt inşaatında meydana geldi. 


    Karslı olduğu öğrenilen inşaat işçisi Resul Kaya’nın inşaattan düştüğünü gören arkadaşları hemen 112 Acili aradı. Olay yerine polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılan inşaat işçisi ameliyata alınırken, hayati tehlikesinin devam ettiği ve yoğun bakıma alındığı öğrenildi.  Olay yeri inceleme ekipleri, kazanın olduğu yerde incelemelerde bulundu.



    ANILARLA DOLU OKULU YIKACAKLAR..


    3 Yıldır İl Milli Eğitim Müdürü atanmayan ve eğitimin vekil müdürle idare edildiği Ardahan’da 2019/2020 Eğirim/Öğretim Sezonun başlayacağı şu günlerde bir çok Ardahanlının okuduğu lise yıkılacak. Alınan bilgilere göre Ardahan Lisesi olarak bilinen ve bir çok insanın anılarını olduğu okul binasının yıkılıp, yerine yeni bir isimle yeni bina yapılacağı ancak bazı idarecilerin ve okuyanların karşı olduğu öğrenildi.



    Köprülü Ortaokulu Binası Sahipsiz Kaldı


    Ardahan Göle ilçesi Köprülü Beldesi’nde uzun yıllar Ortaokul olarak öğrencilere hizmet veren Köprülü Ortaokulu binası şimdi sahipsiz ve harabe şekildeki durumunu gören okul mezunları yetkililere tepki gösterdiler.


    Köprülü Beldesi (Koreveng) ve çevre köylerinden yüzlerce öğrencinin mezun olduğu eski Köprülü Ortaokulu binası şimdi bir çoban Ailesine ev sahipliği yapıyor. Binanın çatısı bakımsızlıktan çürümüş, dış duvar sıvası ve iç duvar sıvası dökülmüş, pencereleri naylon ile kapatılmış ve lojman kısımı tamamen harebeye dönmüş, tuvaletlerinde sadece duvarları duruyor.


    Siyasal yaşam gazetesi sahibi Erkan Sarıkaya, Temmuz ayında eski Köprülü Ortaokulu binasının resimlerini sosyal medyada paylaşınca bu okuldan mezun olanlar ve eski Köprülü Ortaokulu öğretmenlerden hem tepki hemde farklı yorumlar geldi.


    Köprülü Belediye Başkanı Yücel Akkoç ile yaptığımız görüşmede, Akkoç ” Eski Köprülü Ortaokulu binasına bilgimiz dışında çobanlar tarafından kulanılmaktadır. Okul binasının arazisi belediyemize aitir. Okul binasını yıkacağız. Çünkü bu bölgedeki binalar bataklık üzerine yapılmış. Kısa süre önce iki kamu binasınında yıkımını gerçekleştirdik” dedi.


    Köprülü ortaokulu eski öğretmeni İsrafil Aktürk ” Bu bina hangi kuruma ait oradan Belediye alarak burada bir proje uygular bu projeye Serhat kalkInma ajansI ve/ veya DAP destek verir. Örneğin Millet kiraathanesi yapılabilir” dedi.


    Köprülü Ortaokulu Mezunu Öğretmen Muzaffer Deli ” Burası hepimiz için çok değerli anılar biriktirdiğimiz bir mekan.Çok üzüldüm. Belki ön bir çalışma yapılsa ve ne kadar bir maliyete ihtiyaç olduğu tespit edilse daha iyi olur. Bu ortaokuldan mezun olmuş inşaat mühendisi, mimar, mütaahit kimse yokmudur.”


    Köprülü Ortaokulu mezunu Mücahit Kavak ” Burası tamir edilse yazın gençlerin gideceği bir cay bahçesi gibi anıları hatırlarını konuşacağı bir kütüphane gibi olsa olmaz mı acaba.”


    Köprülü Ortaokulu mezunu Menser Çakmakçı ” O, gördüğünüz okulda hayatımızın belkide en güzel anıları geçti. Duygulanmamak ve üzülmemek kaçınılmaz oluyor. daha iyi bir hale getirilip başka amaçla kullanılmaması gerekir.”



    TÜRKİYE AKIL VE ZEKA OYUNLARI YARIŞMASIN DA


    İsmet Bilal GÜNEŞ TÜRKİYE 2. Sİ OLDU!..


    Ardahan Bilim ve Sanat Merkezi Müdürlüğünce İl Genelinde 158 öğrencinin katılımı ile ARDAHAN BİLSEM 1. ZEKA OYUNLARI YARIŞMASI düzenlenmiş, ilkokul ve ortaokul kademelerinde il birincileri belirlenmiştir. İlimizde düzenlenen zeka oyunları yarışmasında ilkokul kademesinde Bilim ve Sanat Merkezi öğrencisi Umut Doruk ARAS, ortaokul kademesinde TOBB Ortaokulu öğrencisi İsmet Bilal GÜNEŞ il birincisi seçilmiştir.


    İlimizde düzenlenen ARDAHAN BİLSEM 1. ZEKA OYUNLARI YARIŞMASI’sının ardından Türkiye Genelinde Türkiye Akıl ve Zeka Oyunları Federasyonu tarafından Bursa ilinde düzenlenen turnuvaya il genelinden 8 öğrencimizle katılım sağlanmıştır. İl genelinde belirlenen öğrencilerimiz Ardahan Bilim ve Sanat Merkezi tarafından turnuvaya hazırlanmıştır. Turnuvaya katılan ÖĞRENCİLERİMİZDEN İsmet Bilal GÜNEŞ Türkiye Akıl ve Zeka Oyunları Federasyonu tarafından düzenlenen turnuvada KULAMİ Oyununda Türkiye 2.si olmuş, ödülünü TAZOF Başkanı Şaban KURT’tan almıştır.



    Bu Adama Güvenin..


    ‘CHP’yi Mecliste Temsil Etmeye Adayım’ diyen Jeoloji Mühendisi Serhat Aslangörür CHP Genel Merkezinin ArdahanIn sessini duyacağına ve tabanı dinleyeceğine inandığını söyledi.


    *Arşiv Haber: 16/03/2015 Tarhli Haber


    Geçtiğimiz yerel seçimlerde belediye başkan aday adayı da olan Ardahanlı Jeoloji Mühendisi Serhat Aslangörür bu kez de Milletvekili aday adayı.

    Mühendis olduktan sonra Ardahan’da iş yeri açan ve Ardahan’a olduğu gibi bölgeye hizmet veren Serhat Aslangörür partisi CHP’de Ardahan Milletvekili Aday Adayı..


    Ardahanlının, TBMM’sin de kendisini temsil edecek olan milletvekilinin Ardahanlı, Ardahan’da yaşayan, Ardahanlılarla aynı sorun ve sıkıntıları yaşayan biri olmasını istediğini, bu haklı isteğin parti genel merkezince dikkate alınmasını gerektiğini belirten ve ‘Bu adama güvenin’ sloganı ile yola çıkan Jeoloji Mühendisi Serhat Aslangörür CHP Genel Merkezinin en iyi kararı vereceğine inandığını belirtti.



    Birlikte nice bayramlara..


     


    Onca sorunun bir an olsun unutulduğu güzel anların birini daha yaşadığımız şu günlerde öncelikle sevgili okurlarımın, biz sizlerle buluşturan Gazete Damga, 23 Şubat Kuzey Anadolu, Son Vilayet ve diğer yerel ve ulusal gazetelerimizin ve internet haber sitelerimizin çalışanlarının ve tüm ülkemin, Müslüman aleminin Kurban Bayramını kutlar, birlikte nice güzel gün ve bayramlara derim..


    Kurdistan levhasının asıldığı Irak’tan sonra Suriye’de oluşturulmak istenen ama tereddütlerinde birlikte tartışıldığı güvenlik bölgesi, ülkemin dışlandığı Akdeniz’de ki yer altı zenginliklerinin gün yüzüne çıkarılması yarışı, ‘leblebi, çekirdek değil’ denen, ekonomiyi sıkan dolarlara mal olan bombalarla, kurşunlarla önlemeye çalıştığı iç çatışmaların devam ettiği, günlük et almamızı zorlaştıran ekonominin iyiden iyiye daraldığı bir süreçte kutladığımız bu bayramın, tüm insanlığın bayramının olmasını umut ederim.


    Bayramlarda yaşanan güzelliklerin her güne yansıması için verilen mücadelenin barış ve kardeşliğin yeşerdiği ve bu yönde sonuç vermesi dileğiyle hep birlikte kutladığımız kurban bayramının küskünlükleri de son vermesini umut ederim.


    Ve kimsenin kimseyi aşmadan, insanları, dostları, akrabaları görmezden gelip, ‘ben tek başıma yaparım, ben olmazsam olmaz’ demeden ve en önemlisi her şeyin bir yedeği yani çaresinin olduğunu unutmamasını dileyip, ‘Bensiz bir şey olmaz’ diyenlere bir mesaj olacağına inanarak, bayram mesajlı yazımızı güncel ve özel yazılarımıza bırakarak, birlikte nice bayramlara diyerek yeninden herkesin bayramını en içten güzel duygularımla ve kalben kutluyorum.



     


    **Bensiz bir şey olamaz..


     


    Çoğumuzun kilitlendiği, ‘Bayramdan sonra’ dediği gündeme gelince;


    24 Ağustos’ta Ardahanlı bir çok holding, şirket sahibi ve yöneticisi ile bir araya gelip, ARDAFED İş Adamları Konseyi Kurulunu yeniden masaya yatırmaya hazırlandığımız şu günlerde başta kadınlar olmak üzere ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çabası içinde olanların çaba ve çalışmalarını Lobiye sanan bazılarının tüm engellemelerine karşın yolumuza devam ettiğimiz şu günlerde birilerinin de ‘Bensiz bir şey olmaz’ moduna girip, ARDAFED’in önünü nasıl keserim hesap ve planları içinde olduğunu da görmüyor değilim.


    Rahmetli babamın hiç unutmadığım sözlerinden olan ve ‘Ben olmazsam olmaz’ diyenlere kapak olan ‘Sen olmasan yedeğin var’ sözünü bir kez daha gerçek olduğunu son çalışmalarımız da görürken bu kapağı hak edenlerin de bu dünyada her şeyin bir yedeğinin olduğunu unutmamalarını hatırlatırım.


    Ve bu gerçeği ortaya koyan Ardahanlı Kadınların kısa süre içinde organize olup, ‘Bizde varız’ demelerinin ardından başında olduğum ARDAFED’in Başkan Yardımcısı Hüseyin Kaya’nın başkanlığında bir araya gelen Ardahanlılar bayramlaşıp, bundan sonraki hedeflerini ortaya koymaları bir şeyi daha gösterdi..


    O da Ardahanlıların ‘Güçlü Bir Lobi’ ihtiyacının kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, aydınıyla, siyasetçisi ve okumuşuyla biriktelikten geçtiğidir ve ‘Bensiz bir şey olmaz’ diyenler karşın ‘Bizle bir şeyler olur’ diyenlerin haykırışıdır.


    Evet, son yıllarda ortaya koyduğu performansıyla derneklerden sorumlu İçişleri Bakanlığı Müfettişlerince İstanbul Metropolünde en aktif 20 federasyon arasında olan Ardahan Dernekler Federasyonu, federasyona ve Ardahan’a beklenen katkıyı sunmadan onun gölgesinde kendilerine özel çıkar ve rantlar sağlayan tiplere karşın gönüllü bir kaç değil bin, iki bin ve Ardahan kamuoyunun desteği ile yoluna devam ederken ‘Bensiz bir şey olamaz’ diyenler inat çalışmalarını sürdürüyor, sürdürecek.


    Hele hele her şeyin bir yedeğinin olduğu şu dünyada ben, sen, biz, o bir şeyler yapmadığımız gibi yapılanlara engel olup, ARDAFED adıyla kapılar açıp, açtırıp poz versekte ve bir şey yapmasakta birileri bu işi, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ ni er geç ortaya koyup, ‘Sen olmasan da biz varız’ diyecek, diyor da..

  • Jandarma hayvan hırsızlarını arıyor!..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Edinilen bilgiye göre olay 4 Temmuz’u 5 Temmuz’a bağlayan gece yarısı yaşandı. Olur ilçesine bağlı Beğendik Köyü’ne bağlı Zenginiyurt Yaylası’nda meydana gelen hırsızlık olayında, Artvin Kemalpaşa’dan bölgeye yaylacılık için gelen iki kardeşe ait ahıra gece geç saatlerde giren hırsızlar ahırda bulunan 3 inek, bir düveyi alarak uzaklaştılar. Hayvanlarının çalındığını fark eden Hikmet ve Ziya Aslıbay adlı kardeşler anında durumu bulundukları bölgeye en yakın konumda bulunan Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Çayırbaşı ve Yalnızçam Jandarma Karakollarına olayı bildirdi.


    Ardından hırsızlıları takip ederek izlerini süren iki kardeş, hayvanlarını çalan kişilerin Göle’ye bağlı Yeniköy bölgesine doğru gittiklerini tespit ettiler. Ancak geceyi fırsat bilen hırsızlar Yeniköy civarında izlerini kaybettirdi. Olayla ilgili soruşturma kapsamında Yeniköy’de ikamet eden bir vatandaşa ait konutun kamera kayıtlarına el konuldu. Görüntülüler şu an Ardadan Cumhuriyet Başsavcılığı denetiminde inceleniyor.


     “KREDİ İLE ALDIĞIMIZ HAYVANLARI ÇALDILAR”


    Hayvanları çalınan kardeşlerden Hikmet Aslıbay, olay sonrası yaptığı açıklamada, “Zor şartlarda hayvancılık yapmaya çalışıyoruz. Memur emeklisiyim, dişimizden tırnağımızdan biriktirerek geçim sağlıyoruz. Bankalardan kredi kullanarak aldığımız hayvanlarımızı çaldılar. Mağdur durumdayız. Jandarmamızdan en kısa sürede bu olayı çözmesini bekliyoruz. Ayrıca şu an yaylamızdaki herkes tedirgin durumda. İnsanlar nöbet tutarak hayvanlarını korumaya çalışıyor. Devletimizden bu olayı çözerek hırsızları yakalamalarını bekliyoruz. Artvin Valiliği ve Artvin İl Tarım Müdürlüğü’nde yardım bekliyoruz” dedi.



    Gazeteci Aranmaz, Aranır..


    Öncelikle sanaldan aldığı ile mahalle ağzıyla ”kıytırıktan” haberler yapan ve sonrasında da ”Bu toplantılara, ziyaretlere, görüşmelere neden gazeteci davet edilmiyor?”  deyip, dert yanan ve adam yerine konulmayan gazeteciler başta olmak üzere her insan davet edildiği yere gitmek için şartlarını zorlamalı, gitmeli.. Gidemezse de davetini aldığı yerin, kişinin haberini yapmalı, kamuoyuna duyurmalı diye düşünen bir gazeteci olduğumun bilinmesini isterim..

    Çünkü Atasözlerimizden olan ‘Çağrıldığın yere erinme, çağrılmadığın yere de görünme” atasözüde, dinen de  ”Davete icabet etmeyen, Allah ve Resulüne isyan etmiştir” gibi bir çok önemli söz davetin önemini anlatır..

    Gelelim asıl konumuza ve Kars Belediyesinin bölge gazetecilerini Kars’a davetine..

    Tüm dünyada olduğu gibi yerelde de hiçbir zaman değerini yitirmeyeceğini düşündüğüm gazeteciliğin, internet denen sanal ortam dolayısı ile bitmek üzere olduğu yönünde iddia ve görüşlere bir gazeteci olarak katılmıyorum. 

    Her gün değişen gündemin ana değiştiricileri olan gazetecilerin hep birlikte hareketi halinde dakika başı değişen gündemi onların yarattığını önce gazeteciyim diyenler bilmeli, algılamalı ve unutmamalı.

    Çünkü, ‘öldü, bitti..’ denen gazeteciliğin sanalda da gazetecilerin oluşturduğu gündemlerle yaşandığını anlaması gerekenler yine gazetecilerdir.

    Son yıllarda her alanda olduğu gibi gazetecilikte de yaşanan deformasyonu önleyecek olanında başta gazeteciler olmak üzere her kesin, her alanda bir araya gelip güç birliği yapmasıdır.. Bu düşüncenin önderleri de toplumun aydınları olan yine gazetecilerdir. 

    Bu nedenle toplumun önünü açan ve birer ışık olan gazeteciler kaybolmamalı, aranıyor duruma düşmemelidirler. 




    Kars Belediyesinin katkıları ile bir araya gelmeleri için yapılan davetin çok önemli bir davet olduğunu düşünüp o toplantıya katılmalarını umduğum bölge gazetecilerinin onların açtığı bu yolda yürümek isteyen yeni ve genç gazetecilere de ışık tutacağını bilmelidirler. 

    Dünya düşünceleri ne olursa olsun, gazeteciliği yaşatmak istiyorsa bir gazeteci kendi yerine yeni gazeteciler yetiştirme ve mevcutlarla bir araya gelerek biz halen yaşıyoruz, gazetecilik ayaktadır ve gerçek gündemi biz oluşturuyoruz demeliler. Bütün olumsuzluklara gözümüzü, kulağımızı kapatıp mutlulukla çalışmalarımıza devam etmeliyiz. Zira neşe ve çalışma, birbirini davet eden iki temiz şeydir. 

    Çarşamba günü Kars’ta, Kars Belediyesinin ev sahipliğindeki kahvaltılı toplantıya katılacak gazeteciler aranıyor demiyorum… 

    Çünkü gazeteci aranmaz, yaptığını kamuoyuna anlatabilen gözlerin aradığı gazeteciler olmalıyız..

    Bu nedenle;  Bir gazeteci olarak tüm meslektaşlarımı bu önemli toplantıya davet ediyorum.


    Haydi davete icabet etmek gerek. Zaten okumak kelimesinin bir anlamı da davet etmektir. 

    Son bir söz; “Biriniz bir davete çağrıldığı zaman hemen ona gitsin” Hz. Muhamned




    Jandarma Ardahan Doğumlu General’in


    arşiv haber 29/07/2016 tarihli haber


    2016 yılı Yüksek Askerî Şûra olağan toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general, amiral ve albaylardan bir üst rütbeye yükseltilecekler ile general ve amirallerden görev süresi bir yıl uzatılacakların durumları görüşülerek karara bağlandı.


    Cumhurbaşkanı Erdoğan YAŞ kararlarını onayladı. Kararlara göre Jandarma Komutanı hariç Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve kuvvet komutanları görevde kaldı.


    • 29 Temmuz 2016 tarihinden geçerli olmak üzere; 16 general ve amiral bir üst rütbeye, 99 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiş; 20 general ve amiralin görev süreleri bir yıl uzatılmıştır.
    • Ayrıca bu yıl rütbe bekleme süresini dolduran 47 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 29 Temmuz 2016 tarihinden itibaren, 1 general ise yaş haddini doldurduğu için 01 Eylül 2016 tarihinden itibaren emekli olacaklardır. 
    • 15 Temmuz darbe girişimi sonrası BaşbakanBinali Yıldırım başkanlığında Çankaya Köşkü‘nde toplanan ve 5 buçuk saat süren Yüksek Askeri Şura’da alınan kararlarCumhurbaşkanı Erdoğan tarafından onaylandı. Erdoğan’ın onayladığı kararları Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalınaçıkladı.


      JANDARMA HARİÇ KOMUTA KADEMESİ DEĞİŞMEDİ


      Açıklanan YAŞ kararlarına göre, Jandarma Genel Komutanı Galip Mendi hariç bütün kuvvet komutanları ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar görevde kaldı.


      Böylece Yüksek Askeri Şura’da Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu’nun görevlerine devam etmesi kararı alındı.


      MENDİ YERİNE YAŞAR GÜLER GETİRİLDİ


      Jandarma Genel Komutanlığı’na ise Galip Mendi’nin yerine Ardahan Doğumlu, Bayburtlu Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler getirildi.


      ÜMİT DÜNDAR GENELKURMAY 2’NCİ BAŞKANLIĞINA GETİRİLDİ


      Genelkurmay 2. Başkanlığı’na 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar getirildi.


























































































































































    • KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
      ORGENERALLİĞE YÜKSELTİLEN KORGENERAL
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 KORGENERAL MUSA AVSEVER
       
      KORGENERALLİĞE YÜKSELTİLEN TÜMGENERALLER
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 TÜMGENERAL OSMAN ERBAŞ
      2 TÜMGENERAL ZEKAİ AKSAKALLI
      3 TÜMGENERAL YAVUZ TÜRKGENCİ
      4 TÜMGENERAL ALİ SİVRİ
      5 TÜMGENERAL SELÇUK BAYRAKTAROĞLU
      TÜMGENERALLİĞE YÜKSELTİLEN TUĞGENERALLER
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 TUĞGENERAL İRFAN ÖZSERT
      2 TUĞGENERAL AYDOĞAN AYDIN
      3 TUĞGENERAL YILMAZ YILDIRIM
      4 TUĞGENERAL GÜRSEL YÜZ
       
      TUĞGENERALLİĞE YÜKSELTİLEN ALBAYLAR
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 P.KUR.ALB. ERDOĞAN BAYKAL
      2 P.KUR.ALB. FEDAİ ÜNSAL
      3 TOP.KUR.ALB. İSMAİL HAKKI KÖSEALİ
      4 P.KUR.ALB. BURHAN AKTAŞ
      5 TOP.KUR.ALB. ALİ UCARI
      6 MU.KUR.ALB. ORHAN AKSOY
      7 P.KUR.ALB. İDRİS ACARTÜRK
      8 P.KUR.ALB. HANÇERİ SAYAT
      9 TOP.KUR.ALB. RECEP ÖZDEMİR
      10 İS.KUR.ALB. ERDAL ŞENER
      11 TOP.KUR.ALB. SÜLEYMAN ERTIZMAN
      12 P.KUR.ALB. ÖZGÜR TÖR
      13 HV.SVN.KUR.ALB. TEVFİK ERKAN OLGAY
      14 P.KUR.ALB. ÖMER FARUK BOZDEMİR
      15 İS.KUR.ALB. RIDVAN YÜCEL YILDIZ
      16 TOP.KUR.ALB. SIRRI YILMAZ
      17 TOP.KUR.ALB. BAHTİYAR ERSAY
      18 TNK.KUR.ALB. FARUK YILDIRIM
      19 HV.SVN.KUR.ALB. ALİ EKİYOR
      20 TNK.KUR.ALB. SEZAİ ÖZTÜRK
      21 TNK.KUR.ALB. NERİM BİTLİSLİOĞLU
      22 P.KUR.ALB. BARBAROS KASAR
      23 HV.SVN.KUR.ALB. ERDEM MURAT TATLI
      24 P.KUR.ALB. COŞKUN KAYA
      25 P.ALB. ÖMER ERTUĞRUL ERBAKAN
      26 P.ALB. İSMAİL GÜZELLER
      27 P.ALB. OĞUZ TOZAK
      28 P.ALB. ÖMER FARUK CANTENAR
      29 P.ALB. MEHMET HAKAN AKYOL
      30 P.ALB. EMRE TAYANÇ
      31 P.ALB. SALİM AFGÜN
      32 P.ALB. HASAN DEMİR
      33 P.ALB. SAFFET AKÇİN
      34 P.ALB. İSMAİL HAKKI VOLKAN
      35 TNK.ALB. AHMET KURUMAHMUT
      36 TNK.ALB. AHMET ÖMERCİKLİ
      37 TNK.ALB. BÜLENT TEMİZER
      38 TNK.ALB. TURAN İNAN
      39 TNK.ALB. ERCAN İLHAN
      40 TOP.ALB. HURŞİT AĞIRCAN
      41 TOP.ALB. AYKUT TONBUL
      42 TOP.ALB. ÖZGÜR NUHUT
      43 TOP.ALB. MEHMET ÖZAYDIN
      44 TOP.ALB. MUSTAFA YAŞAR ARSLANHAN
      45 TOP.ALB. SADETTİN ALP ERGİN
      46 TOP.ALB. AHMET KASA
      47 HV.SVN.ALB. HASAN KAYMAZ
      48 KR.PLT.ALB. İDRİS FEYZİ OKAN
      49 İS.ALB. MÜCAHİT ZORLUTUNA
      50 İS.ALB. ADEM HAYDAR
      51 İKM.ALB. İBRAHİM ÖZBUDUN
      52 İKM.ALB. ŞAHİN KILIÇASLAN
      53 İKM.ALB. ÖMER KARAİMAMOĞLU
      54 BKM.ALB. SELAMİ ARSLAN
      55 AS.HÂK.ALB. DİNÇER URAL
      56 AS.HÂK.ALB. İHSAN BÜLBÜL
      57 MLY.ALB. MEHMET SALİH AKAY
       
      DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
       
      KORAMİRALLİĞE YÜKSELTİLEN TÜMAMİRAL
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 TÜMAMİRAL ERCÜMENT TATLIOĞLU
       
      TÜMAMİRALLİĞE YÜKSELTİLEN TUĞAMİRAL
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 TUĞAMİRAL CİHAT YAYCI
       
      TUĞAMİRALLİĞE YÜKSELTİLEN ALBAYLAR
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 DZ.KUR.ALB. YANKI BAĞCIOĞLU
      2 DZ.KUR.ALB. BÜLENT OLCAY
      3 DZ.KUR.ALB. LEVENT KERİM UÇA
      4 DZ.KUR.ALB. BÜLENT TURAN
      5 DZ.KUR.ALB. BERKER EMRE TOK
      6 DZ.KUR.ALB. ÖNDER ÇELEBİ
      7 DZ.KUR.ALB. MEHMET BAYBARS KÜÇÜKATAY
      8 DZ.P.KUR.ALB. GÜRSEL ÇAYPINAR
      9 DZ.ALB. AHMET TUNÇ VEYİSOĞLU
      10 DZ.ALB. ÖNDER GÜRBÜZ
      11 DZ.ALB. ALİ ÇEKİÇ
      12 DZ.ALB. CEMAL ÖZDEN YAZICIOĞLU
      13 DZ.İSTH.ALB. CEMALETTİN BOZDAĞ
      14 DZ.MÜH.ALB. NECMİ YILDIRIM
       
      HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
      ORGENERALLİĞE YÜKSELTİLEN KORGENERAL
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 KORGENERAL HASAN KÜÇÜKAKYÜZ
       
      KORGENERALLİĞE YÜKSELTİLEN TÜMGENERALLER
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 TÜMGENERAL MUHİTTİN FATİH SERT
      2 TÜMGENERAL İSMAİL GÜNEYKAYA
       
      TÜMGENERALLİĞE YÜKSELTİLEN TUĞGENERAL
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 TUĞGENERAL GÖKSEL KAHYA
       
      TUĞGENERALLİĞE YÜKSELTİLEN ALBAYLAR
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 HV.PLT.KUR.ALB. ERDOĞAN GÜR
      2 HV.PLT.KUR.ALB. İSMAİL GÜNAYDIN
      3 HV.PLT.KUR.ALB. İSMAİL ÜNER
      4 HV.PLT.KUR.ALB. KEMAL TURAN
      5 HV.PLT.KUR.ALB. KUTLAY DEMİR
      6 HV.PLT.KUR.ALB. İBRAHİM DÜLGER
      7 HV.İSTH.KUR.ALB. ALİ SERİN
      8 HV.UÇK.BKM.KUR.ALB. ERCAN TEKE
      9 HV.SVN.KUR.ALB. HASAN BASRİ MEŞE
      10 HV.İS.KUR.ALB. TURAN TOKER
      11 HV.P.KUR.ALB. BÜLENT TATKAN
      12 HV.PER.KUR.ALB. ÜMÜT YILDIZ
      13 HV SS KUR.ALB. ERGUN ESKİCİ
      14 HV.İKM.KUR.ALB. HÜSEYİN DUMAN
      15 HV.MU.KUR.ALB. ALPER KETENCİOĞLU
      16 HV.KONT.İHB.KUR.ALB. OĞUZ BOZKURT
      17 HV.İS.KUR.ALB. OLCAY YILMAZ
      18 HV.PLT.ALB. KADİRCAN KOTTAŞ
      19 HV.PLT.ALB. SELÇUK AYGÜN
      20 HV.SS ALB. ALPAY AYDOĞAN
      21 HV.KONT.İHB.ALB. YUSUF ERGE
      22 HV.İSTH.ALB. ERGUN KAHRAMAN
      23 HV.UÇK.BKM.ALB. MURAT ISLIOĞLU
      24 HV.UÇK.BKM.ALB. CEMAL BALIKÇI
      25 HV.İS.ALB. REFİK ÖLMEZ
      26 HV.MU.ALB. MURAT PEKŞEN
      27 HV.İKM.ALB. MUSTAFA AKKOCA
      28 HV.MÜH.ALB.

      ERSİN GÖSE



















































      KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
      KORGENERAL
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 KORGENERAL TAHİR BEKİROĞLU
       
      TÜMGENERALLER
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 TÜMGENERAL ŞENOL ALPARSLAN
      2 TÜMGENERAL İZZET ÇETİNGÖZ
       
      TUĞGENERALLER
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 TUĞGENERAL RIZA ÇAĞATAY ERDOĞAN
      2 TUĞGENERAL CELALETTİN BACANLI
      3 TUĞGENERAL NECDET TUNA
      4 TUĞGENERAL MESUT BEDRİ USTA
      5 TUĞGENERAL İLHAN KIRTIL
      6 TUĞGENERAL ERHAN SİPAHİOĞLU
      7 TUĞGENERAL METİN TOKEL
      8 TUĞGENERAL ERTUĞRUL GAZİ ÖZKÜRKÇÜ
      9 TUĞGENERAL SITKI VARLI
      10 TUĞGENERAL ADNAN BAKSI
       
      DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
      TUĞAMİRAL
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 TUĞAMİRAL TAYYAR ERTEM
       
      HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
      KORGENERAL
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 KORGENERAL MEHMET ŞANVER
      TÜMGENERAL
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 TÜMGENERAL MEHMET ÖZLÜ
       
      TUĞGENERALLER
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 TUĞGENERAL İHSAN ÖZDAMAR
      2 TUĞGENERAL REHA UFUK ER
      3 TUĞGENERAL CELAL BAŞOĞLU
       
      GÜLHANE ASKERÎ TIP AKADEMİSİ
      TUĞGENERAL
      SIRA RÜTBESİ ADI SOYADI
      1 TUĞGENERAL UFUK DEMİRKILIÇ

  • ARDAHAN CORONA OLMAYAN İLLER ARASINDAN ÇIKTI!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, son 3 günde en çok koronavirüs vakası görülen 5 ili; İstanbul, Ankara, Gaziantep, Konya, Diyarbakır olarak sıraladı. Geçtiğmiz günlerde Ardahan’ı da sayan aynı Bakan Koca bu kez en az vaka görülen 5 ilin; Artvin, Tunceli, Bayburt, Kırklareli, Bartın olduğunu açıkladı.


    **TÜRKİYE’DE SON DURUM


    18 Temmuz tarihinde açıklanan 24 saatlik verilere göre; 918 yeni vakanın tespit edilmesiyle toplam vaka sayısı 218 bin 717’ye yükseldi. 17 kişinin hayatını kaybetmesiyle de toplam vefat sayısı 5 bin 475 oldu. Tedavisi tamamlanan 1179 hasta ise taburcu oldu. Böylece toplam iyileşen hasta sayısı 201 bin 13’e yükseldi.


    POSOF’TAN SONRA


    GÖLE’DE CORONA KARANTİNASINDA!..


    17/07/2020 Tarihli Haber/yorumlar


    ORONA ARDAHAN’A MI GÖÇ ETTİ!.. Başkan Erdoğan’ın Kurban Bayramında sokağa çıkma yasağının uygulanıp, uygulanmayacağı konusunda yasak düşünmediklerini belirttiği, vaka olmayan iller arasında Ardahan’ın olmadığı belirtilen şu günlerde ard arda alınan karantina kararları Ardahan’ı yeniden tedirgin etmeye başladı. Posof’ta sonra Göle’de yeni bir köy daha Corona Virüs Şüphesiyle karantinaya alındı.


    POSOF KURŞUNÇAVUŞ’TAN 1 GÜN SONRA


    GÖLE BALÇEŞME KÖYÜ KORONA VİRÜS KAPSAMINDA


    14 GÜN BOYUNCA KARANTİNAYA ALINDI!..

    KAYMAKAM GİDER AYAK KARANTİNA KARARI ALDI..


    Ardahan’ın Posof İlçesinden sonra Göle ilçesinde de bir köy daha karantinaya alındığı şu günlerde tayini çıkan Göle Kaymakamının gider ayak aldığı kararla Ardahan’da karantinada olan köy saysı 4 oldu.


    Posof Kurşunçavuş, Göle Eski Demirkapı, Tepeler köylerinden sonra Göle Balçeşme kçyüde karantinaya alınıdığıyla ilgili yapılan açıklama şöyle;


    Beş farklı hanede köy muhtarı dahil 8 kişide pozitif vaka tespit edilmiştir.

    Kaymakamlık tarafından yapılan açıklamada;




    Değerli Göle’liler

    İlçemiz Balçeşme Köyünde yaygın hale gelen Koronavirüs Salgını nedeniyle 14 gün süreyle Karantina Tedbiri uygulanması kararı alınmıştır. Halihazırda 5 farklı hanede köy muhtarı dahil 8 pozitif vaka tespit edilen köyümüzde, salgının yayılmaması için alınan tedbirlere harfiyyen riayet edilmesi önem arz etmektedir.


    Başta köy muhtarı olmak üzere enfekte olan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum.


    Balçeşme köyünden geçen yolu kullanan Küçük Altınbulak, Esenyayla ve Çullu Köylerimiz için alternatif güzergahlar belirlenmiş olup Jandarma personeli tarafından gerekli yönlendirmeler yapılacaktır.



    POSOF’TA CORONA DOLAYSIYLA 


    KARANTİNA UYGULAMASI!


    Yeni vakaların yaşanmadığı ama maske takma mecburiyetinin devam ettiği Ardahan’da bir köy daha karantinaya alındı. Daha önce Kol Köyünün karantina alınıp, 14 günlük bir giriş/çıkışın yapılmadığı Ardahan’ın Posof ilçesinde bu kez Kurçunçavuş (Sece) Köyü karantinaya alındı


    Ardahan Merkez Tepeler (Konk) ve Göle Eski Demirkapı köyleri ardından Posof’ta alınan ve kaykamlığın konuyla ilgili karantina kararı şöyle; İlçemiz Kurşunçavuş Köyünde Koronavirüs (Covid-19) salgını tespit edilmesi üzerine yapılan tespit ve incelemede şüpheli temaslı kişiler belirlenmiştir. Yayılan salgının bir an önce engellenmesi vatandaşlarımızın sağlık güvenliğinin korunması amacıyla;



     


    İLÇE UMUMİ HIFZISSIHHA MECLİSİ KARARI 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 24. ve 26. Maddelerine istinaden 17/07/2020 tarihinde Kaymakam Murat METE başkanlığında toplanarak aşağıdaki kararları almıştır. İlgi: Cumhurbaşkanlığının 2019/5 sayılı genelgesi. Koronavirüs salgınının ülkemize girişini engellemek suretiyle vatandaşlarımızı korumak sonrasında salgının yayılmasını engellemek için Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda, Cumhurbaşkanlığı koordinesinde, ilgili Bakanlıklar ve Sağlık Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın kararları doğrultusunda İl İdaresi Kanunu’nun 11/C maddesi ve Hıfzıssıhha Kanununun 27 inci, 72 inci, 77 inci, 284 üncü maddeleri ile ilgili (a) genelge kapsamında elimizde Pandemik İnfluenza İl Hazırlık ve Faaliyet Planı hükümlerine istinaden salgının ilçemizde yayılmasını önlemek amacıyla aşağıdaki sayılan tedbirlerin alınması kararlaştırılmıştır. İlçemiz Kurşunçavuş Köyünde Koronavirüs (Covid-19) salgını tespit edilmesi üzerine yapılan tespit ve incelemede şüpheli temaslı kişiler belirlenmiştir. Yayılan salgının bir an önce engellenmesi vatandaşlarımızın sağlık güvenliğinin korunması amacıyla; 1-İlçemize bağlı Kurşunçavuş Köyünün 17/07/2020 tarihi itibariyle 14 gün boyunca karantinaya alınmasına, 2-Köy giriş ve çıkışlarının kontrol altına alınmasına, 3-Köyde ikametgahı olmayan kişilerin köye girişine müsaade edilmemesine, 4-Temaslı hanelere giriş ve çıkışlara müsaade edilmemesine, 5-İhtiyaç hali olmaksızın sokağa çıkılmaması hususuna, 6-Söz konusu durumun vatandaşlarımıza duyurulması işleminin Köy Muhtarlığınca ve İlçe Müftülüğünce sağlanmasına, 7-Söz konusu kararlara uymayanlar hakkında yukarıda zikredilen kanunun ilgili maddelerince İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı birim ve birliklerce işlem tesis edilmesine, 8- Alınan karara uymayan vatandaşlara Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 282 inci gereğince idari para cezası başta olmak üzere aykırılığın durumuna göre kanunun ilgili maddesi gereğince işlem yapılması, konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin Türk Ceza Kanununun 195 inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemlerin başlatılmasına, Oy birliği ile karar verilmiştir



    AYASOFYA’NIN İLK ATEŞİ!..


    Sabah Habertük adlı Tv kanalında ”Özel Haber” logosu ile yayınlanan ve İçişleri Bakanı Van Kedisi portresi önünde açıklamalar yaparken, Hakkâri valisi de yanına aldığı çoğu asker, polis ve memurlarla Hakkâri’nin temizlendiğini, huzur içinde olduğunu ve başta yayla turizmine olmak üzere herkese açılacağı yönünde birçok barışçıl projeler hazırladıklarını belirtiyordu.


    Yani onca ” Bitti, tükendi” denilen ama 50 yıla yakındır bir türlü bitmeyen her gün yeni operasyon ve çatışmaların yaşandığı haberlerinin de gündemden düşmediği ”güneyde huzur var’ dedikleri bir esnada memleketimin de olduğu ülkenin kuzey sınırında kanlı, kara bir haber alıyordum.


    Adına Arap Baharı denip, istendiği gibi olmazsa da ”şimdilik” yeterli bulunan ve Mescidi Aksa’ya topraksız bıraktığı Filistinlileri ve Arapları, İslam dünyası ilkelerine inanları namaza almayan İsrail’in unutulduğu şu günlerde kimin damadını, kimin eşini bakan veya başkan yardımcısı ettiği İslam ve Türk dünyasının ‘İki Devlet, Bir Millet’ denilen tarafların birinde Ayasofya namaza açılırken, diğer tarafından kabuk tutmayan yara yeniden açıldı.



    Uzun yıllardır üzerinde önemle durduğum ama başta aynı coğrafya da bulunan hemşerilerime olmak üzere kimseye anlatamadığım Kafkasya’nın gelecekte Ortadoğu’dan beter olacağı ve bunun ilk ateşinin Ardahan sınırından olacağı iddiamı güçlendiren ”Ermenilerin Azerbaycan’a yeni saldırısı ardından yaşanan yeni çatışmaları fitilleyen nedir?” diye baktığımızda CHP’lilerin bile ” Bizde namaza gideriz..” dediği Ayasofya ve minareleri karşımıza çıkmakta.


    Gerçi Ayasofya kararını verdikten sonra yaptığı konuşmalarının ara satırlarında ” olacaklara hazır olalım” deyip, bugün yaşananların Ayasofya kararının ardından gelen tepkilerin ilk ateşi olan Ermeni-Azeri çatışması gibi yaşanacaklara” hazır olmalıyız” diyen Başkan Erdoğan’ın da tahminini aşan bir olay yani yaşanacakların Avrupa ve diğer Hristiyan ülkelerindeki camilerde değil, beklenmeyen ve daha ciddi yerden olduğunu görsek de bugün başlayan yarın daha da büyüyecek olan yeni gelişmelere de hazır olmak gerekir derim..


    Çünkü şu an Ortadoğu ve Afrika’daki yer altı zenginlikleri için buraları kan gölüne çevirenlerin çok eski ama Putin dolayısıyla ertelenen yeni hedefi kömür, alüminyum, bakır, demir, elmas, altın, gümüş, orman, hayvan ve hayvancılık kaynakları ile halen dünya hammadde ihracatında önde gelen bölgesi olan ve birçok yer altı kaynaklarına sahip olduğu halde fakir olan Kafkasya olduğu ve bunun ilk ateşinin Ayasofya kararı ardından patlayan Ermeni-Azeri çatışmasıdır..


    Bu yazıyı yazdığım sırada çatışmaların büyüdüğü ve 100 üzerinde Ermeni ve Azeri askerin öldüğü çatışmaların saatler geçtikçe şiddetlendiği haberlerinin peş peşe gelmeye devam ettiği bölgede diğer bir sorunda, karısını yardımcısı yapan Azerbaycan’da ”tek adam”, “aile yönetimi” ne karşı halk ayaklanmasının güçlendiği bir zamanda meydana gelmesidir.


    Çünkü bu tür olaylarda içte olan gözlerin savaş, çatışma yani ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatları ile dışa dönmesini sağlamak olduğu tezleri de konuşulmaya, düşünülmeye başlandı.


    Yani ” Durun be kardeşim zamanı mı, savaş var, Ermeniler var, düşman var” diyerek içte yaşanan homurdanmayı durdurmak ya da hafifletmek gibi bir amaç mı bu yaşananlar yoksa ”İki Devlet, Bir Millet” deyip, bir milletin Kıbrıs’ını tanınmadığı gibi bir konumu bu yaşananlar bilmem ama Ayasofya’da namaz kılmaya hazırlanan Başkan Erdoğan’ın ve benim bir kaç gün önce ele aldığım ” Haydi Ayasofya’da Namaza” dediğim gibi, Ermenistan’a komşu benim memleketim Ardahan başta olmak üzere hepimiz bölge de yani Kafkasya’da yaşanacaklara hazır olmalıyız..


    Bunun ilk adımı da bölgede bulunan ve boşatılıp, birkaç bölüğe bırakılan tugayları yeniden kurmak mı yoksa bir iki İHA ile dünya silah devi yolunda büyük kalkınma denen silahlanlanmayla mı bilmem ama önümüzdeki günler zor günler gibi..


    Ya da Atatürk’ün dediği gibi ”Yurtta sulh, Cihanda sulh” mu deyip, komşu olan Ermenistan’ı barışçıl yolla uyarmak mı ya da Suriye gibi içine kadar ilerleyip, ‘Biz geldik, huzur’ geldi diyerek mi bilmem ama ‘Askeri Eğitimci’ denilerek Libya’ya gönderdiğimiz ekipler gibi ”kardaş” dediğimiz ama hala Kıbrıs’ı tanımayan Azerbaycan’a da eğitimci mi göndereceğiz bakacağız.


    Ama yeniden diyorum bu yakılan ateş Ayasofya ateşi ve batı Hristiyan’ın, Okyanus ötesinin Kafkasya’ya yeni bir anlayışıdır biline..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



     


    Ardahan’da Şarbon Karantinası!..


    ARŞİV HABER 01/08/2017 TARİHLİ HABER/YORUM


    3 Köye giriş/çıkış yasaklandı..


    Kaz Ölümleri Devam Ederken Ardahan’da Bir Köy Şarbon Şüphesiyle Karantinaya Alındı!

    Ardahan Merkezde olduğu gibi ilçe ve köylerinde yaşanan kaz ölümlerinin devam ettiği bir sırada şimdi de Şarbon hastalığı korkusu yaşanıyor.


    Kurban Bayramına çok kısa bir sürenin kaldığı şu günlerde hortlayan şarbon hastalığının Düz Ardahan denen bölgedeki Sarıyamaç (Sırazgom) , Kıraç (Danizgom) ve  Derindere (Heve) köylerinin karantinaya alınmasına neden oldu. 

    Üç köyün karantinaya alınması bölgede hayvancılık yapan vatandaşları ve kurbanlık besleyen tüccarları paniklendirirken hastalığın yayılmaması ve Kurban Bayramı öncesi önlenmesi için adeta dua ediliyor.

    350 bine yakın büyük baş hayvanın bulunduğu bölgede yeniden hortlayan şarbonun yaşanan kuraklığın etkisiyle de yayılmasından korkan bölgedeki hayvan yetiştiricileri gerekli müdahalenin biran önce yapılmasını beklerlerken kanatlı hayvan ölümlerindeki gibi burada da işin ciddiyetinin anlaşılamamasından yakındıkları görüldü. www.kuzeyanadolugazetesi.com


    *Ardahanlı Çiftçi Ne Yapsın!


    Hükümet Kurban Bayramı öncesi artan et fiyatlarına çare olarak yurt dışından Et ve Süt Kurumu aracılığı ile yaklaşık 500 bini büyükbaş olmak üzere 974 bin canlı hayvan ithal edilceği açıklandı.

    Türkiyede hayvancılığın en çok yapıldığı Kars, Erzurum, Ardahan ve Ağrı gibi illerde besicilerin sorunlarını doğru dürüst gündeme getiren oldumu? Et fiyatlarını hayvan besiciliği yapanlar artırmıyor, et satanlar artıyor. Sorunun esas kaynağını bulmak için yurt dışından canlı hayvan ithal edilen ülkelerin hayvancılık yapan çiftçilerin durumunu araştırdık ve ortaya çok çarpıcı bilgiler çıktı.

    Yurt dışında hayvancılık bizim çiftçilerden oldukça farklı öncelikle hayvan yetiştiriciliği ile uğraşan her  Ailel ortalama en az 600-700 hayvana bakıyorlar.Bizde ortalama her Aile ortalama 15- 20 hayvan ahırlarda besliyor.

    Yine yurt dışında hayvancılıkla sadece uğraşan çiftliklerde ortalama 3 bin ile 5 bin hayvan besiciliği yapılıyor. Bizde sadece bir kaç firmanın bu derece büyük çiftliği var onlarda hayvancılığın çok az olduğu batı ilerinde bulunuyor. Doğuda büyük ahırlara sahip büyük tücarların ortalama 200-300 hayvan besliyorlar.

    Yurt dışında hayvan besicileri ekinlerde yıllık iki veye üç defa mahsül alıyorlar. Hayvancılığın yapıldığı doğu illerinde yılda bir defa mahsül alıyorlar. Bu durun kuraklık olduğu zaman veya dolu yağdığı zaman mahsülün ancak yarısı alınabiliyor.

    Yurt dışındaki hayvan besicileri 5 kişik bir Aile 600-700 hayvana rahatlıkla bakabiliyor. Buda hayvanların kaldıkları ahırların son teknolojik beslenme için sulama kanaları ve yatay kanalarla eşit aralıkta dönen kayışlarla hayvanlara eşit şekilde su, ot, saman ve yem dağıtıyor. Ayrıca elektirikle çalışan süt makinaları, hayvanları düzene sokan ahır etrafındaki demir bariyerler ve hayvanları arazide otlamak için ve onları toparlamak için özel yetiştirilmiş köpekler besicilerin yardımcısı oluyor. Büyük çiftliklerde ise 7-8 bin hayvana bakmak için kendi Aileleri dışında bir kaç çalışan ile bu işi yürütükleri görülüyor. 

    Ülkemizde ise 100 yıl önceki ilkel hayvan besleme alışkanlığı devam ediyor. Hayvanlar ahırda ot yığınında ellerle ot veya saman taşınarak beslenir. Yine hayvanlar sulamak için su kanalına götürüp getirilir kışın bile kapıya çıkarılıp sulanır. Ayrıca süt sağımıda elle yapılır.Yaz aylarında ise bir kaç çoban en az 30-40 Ailenin hayvanını açık arazide otlatır.Çobanlar 3-4 ay otlatıkları hayvan başınada ortalama 250 ile 400 TL ücret alırlar.

    Bundan dolayı yurt dışında hayvan maliyeti Türkiye’deki hayvan maliyetinin çok altında, yurt dışında daha az maliyetle daha çok hayvan besiciliği yapılıyor. Ülkemizde ise yurt dışında olduğu gibi büyük ahırlar veye büyük çiftlikler bir söktör olarak oluşmamış.

    Sonuç olarak yıllardır Hayvancılık sektörüyle ilgilen bakanlık hayvancılığın yapıldığı Kars, Erzurum, Ardahan ve Ağrı illerinde maliyetleri düşürmek için geniş kapsamlı bir araştırma yapmamış. Bu illerin milletvekileri ve hayvancılıkla ilgili müdür ve temsilciler Ankara’ya yapıcı bir bilgilendirme yapmadıkları açıkça görülüyor. Çünkü yıılardır ilkel yöntemlerle hayvancılık yaptırıp fiyatların düşmesini beklemek insanın aklıyla alay etmek anlamına gelir. Eğer Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı besiciliğin yapıldığı bu bölgede hayvancılığın daha gelişmesi için bu bölgede hayvancılıkta kulanılan yeni yöntemler ve araçları uzman ekiplariyle besicileri bilgilendirip gerçek anlamda hayvancılık sektörü oluşmasını sağlasdaydı canlı hayvan ile birlikte et fiyatları düşmüş olurdu.

    İthal edilecek canlı hayvanlar besicilikle uğraşan çiftiçinin besledikleri hayvan sayısı dahada azalıp et fiyatların gelecek yıl yeniden yükselmesininde habercisidir.


                                           Haber / Erkan Sarıkaya


    NÜFUS GİBİ HAYVAN SAYISINDA DA DÜŞÜŞ!


    Geçtiğimiz gün açıklanan nüfus sayımı sonuçları arından nüfusu 100 binin altına düşen Ardahan’da hayvan sayısında da azalma yaşandığı ortaya çıktı.

    Bir zamanlar 350 ile 450 bin arasında hayvanın bulunduğu Ardahan’da hayvan sayısında gözle görülür ciddi bir düşüş gözlemlenmekte.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Aralık 2015 yılında Ardahan’da sığır sayısının 296 564, koyun sayısı 50 121 ve  keçi sayısı 1 851 olduğunu belirterek, “Sığır Sayısında Ardahan, Türkiye’nin 7. şehri.” dedi.


    Kars’ta sığır sayısı 442 549, koyun sayısı 531 704 ve keçi sayısı 35 444, Iğdır’da sığır sayısı 114 271, koyun sayısı 804 345 ve keçi sayısı 78 092, Ardahan’da sığır sayısı 296 564, koyun sayısı 50 121 ve  keçi sayısı 1 851 ve Ağrı’da sığır sayısı 326 330, koyun sayısı 1 288 490 ve  keçi sayısı 99 000 dir.” dedi.




    Buna göre; Büyükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla göre %1,5 azalırken küçükbaş hayvan sayısı ise %1,1 arttı. Yıl sonu itibariyle sığır sayısı 13 milyon 994 bin baş, koyun sayısı 31 milyon 508 bin baş, keçi sayısı ise 10 milyon  416 bin baş olarak gerçekleşti.




    Toplam süt üretimi 2015 yılında bir önceki yıla göre %0,1 arttı




    Toplam süt üretimi 2015 yılında 18 milyon 655 bin ton olarak gerçekleşti. Bu miktarın %90,8‘ini inek sütü, %6,3’ünü koyun sütü, %2,6’sını keçi sütü ve %0,3’ünü ise manda sütü oluşturmaktadır.


     


    Yapağı, kıl, tiftik, bal ve balmumu üretimi artarken yaş ipek kozası üretimi azaldı




    Bir önceki yıla göre yapağı üretimi %1,4, kıl üretimi %2,0 ve tiftik üretimi ise %16,1 arttı.

    Bal üretimi 2015 yılında bir önceki yıla göre %4,0 artarak 107 665 ton, balmumu üretimi ise %17,2 artarak   4 750 ton oldu.




    İpekböcekçiliği faaliyeti yapan köy sayısı bir önceki yıla göre %5,9 arttı ve 360 oldu. İpekböcekçiliğiyle uğraşan aile sayısı da %11,2 oranında artarak 1 957 oldu. Açılan tohum kutusu sayısı bir önceki yıla göre %25,0 artarak 4 674 adet, yaş ipek kozası ise bir önceki yıla göre %17,2 azalarak 66 ton olarak gerçekleşti.




    Toplam kümes hayvanları sayısı bir önceki yıla göre %6,1 arttı




    Yıl sonu itibariyle et tavuğu sayısı %6,8 artışla 214 milyon adet ve yumurta tavuğu sayısı ise %5,2 artışla  99 milyon adet olurken hindi sayısı ise %5,4 azalışla 2,8 milyon adet oldu. Ördek ve kaz sayılarında 2014 yılına göre azalış görüldü. Ördekteki azalış %0,4, kazdaki azalış ise %6,7 olarak gerçekleşti.



    **Hitler Dönemi Propagandası..


    30 yıldan fazlası gazetecilikle geçen 47 yaş gibi bir yaşı geride bırakırken hiç ama hiç rastlamadığım, sorularına muhatap olmadığım yani ‘Parayı veren düdüğü, pardon istediği sonucu yayınlatan’ anket şirketlerinden biri daha sözde sonuç yayınlamış..

    Ve bu anket şirketinin yayınladığı sonucu da havuz medyası da manşete çekmiş..

    ‘Bugün seçim olursa’ başlığı ile verilen ve mevcut iktidarın benim oyumu dahil bu ülkede ki 100 kişinin 99.9’nun oyunu aldığını açıklayan bu anket şirketine yönelik ağzımı bozmamak için önümde ki bilgisayarın tuşlarına saydırıp, durdum..

    Çünkü;

    ‘Ankara merkezli falanca Araştırma şirketi, Temmuz ayının son haftasında 24 ilde bin 532 kişiyle, ‘siyasi gündem’ anketi gerçekleştirdi. ve AK PARTİ UÇTU, HDP ÇAKILDI’ demiş..

    Yani AK Partiliyim diyenin haydi oradan diyeceği bu sonuca bakıca insan Hitler Döneminde ki propagandayı hatırlıyor ve bugün bunların yaptığının yanında hafif kaldığını anlıyor ve ‘Seninde senin anketinin de’ demesi geliveriyor..

    Bu yetmez gibi sanki şirketten çok bağımsızmış gibi nereden, kimlerden nasıl beslendikleri çokta gizli, saklı olmayan sahibinin açıklaması havuz da manşet haber oluvermiş..

    Yapılacak bir seçimde tüm oyların AKP’ye gideceği için kurulması muhtemel yeni partiye de ihtiyaç duyulmadığını belirten aynı anket şirketi ve sahibi milletin tatili düşünmekten başka bir şey düşünmediği ve siyaset tartışmalarının yerlerde olduğu bir sırada yani Temmuz ayında gerçekleştirdikleri anket kapsamında ‘Bugün genel seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz’ sorusuna verilen yanıtların; AK Parti yüzde 51,4, CHP yüzde 25,0, MHP yüzde 13,4, HDP yüzde 8,0 ve diğer partilerin yüzde 2,2 oranlarına sahip olduğunu duyurmuş

    İnsanı şeyinden cıran, Başkan Erdoğan dahil milyonların ‘Hele git şuradan’ diyeceği bu sonuçlara bakınca Ardahan’da ki gibi bir çok vilayette siyasi çalışmalarını adeta askıya alan MHP’nin oy artışı da AKP’nin oyu gibi artmış..

    Yani iktidara yalakalık yetmemiş onun gizli hükumet ortağında yağ olsun diye rakamlar ayarlanmış..

    Yani tüm baskılara karşın bir türlü kapısına kilit vurulamayan ve bu ülkenin gerçek muhalefet partisi olan HDP’nin oylarının hepsi AKP yetmedi MHP ile bölüşülmüş..

    Evet bu ankete ve sonuca baktığınızda bu memlekette Hitler propagandacılarının bile güldürenleri  görmekte mümkün..

    Çünkü bu ülkenin her iktidarını yanıltanların başında gelen asıl bu kenelerdir ve bunlara inananlardır..


     

  • KÖYLÜLERİ VE CHP'LİLERDEN BADEM'E TEPKİ!..


    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ardahan’ın Hanak İlçesi Börk Köyü’nden olan Mustafa Badem’in yaptığı paylaşıma en büyük tepkiyi kendi köylüleri gösterdi. Börk Köyü’nde Cihangir Öztürk’ün kiraladığı kepçeyi, belediyenin kepçesi diye paylaşan Badem’e, köylülerinden, ‘Yazıklar olsun Mustafa Badem’ diyerek tepki gösterdiler. Badem, siyaset yapacağım diye yanlış bilgiyle manipilasyon yaptığının ortaya çıkması üzerine Börk Köyü’nü paylaşımından silerek, ‘Hanak’ın köyleri’ diyerek düzeltti. 



    Seçildikten sonra partisi Belediye Başkanı ile arası erkenden açılan ve İl Başkanı tarafından partiden ihraç edilmesi istenen CHP’li Ardahan Belediye Meclis Üyesi Mustafa Badem’in sitemiz ve gazetemizde de habere konu olan son paylaşımına bu kez de kendi köylülerinden geldi.


    Bademin CHP’li Belediye Başkanın belediyeye ait araçları köylere gönderip, kendisine özel rant elde ettiğini iler süren Mustafa Badem’in ‘Belediyenin araçları köylere çalışıyor’ başlığı ile partilisi belediye başkanına yönelttiği suçlamaların asılsız olduğunu belirten köylüleri Badem’in ilk paylaşımında kendi köyü de olan Hanak Börk köyünün adını kullandığını ama gelen tepkiler ardından mesajını düzelttiğini ama partilisi başkanla arasında ki bilinmeyen özel kavgası nedeniyle kamuoyuna yanılttığını iddia ettiler.


    Mustafa Badem’in kendi köyü de olan Börk köylüsü bir şahsın kendi özel imkanları ile evini yenilemek için köye getirdiği özel bir kepçe, kamyonun sanki belediyeninmiş gibi kamuoyuna yutturmasının yanlışlığına dikkat çeken köylüleri Badem’in ‘Yalçın bey, Faruk bey belediye araçlarının yeri Ardahandır. Hanak köyleri değildir. Bu rezalete son verin’ başlığı ile paylaştığı mesajının aslının ‘Yalçın bey, Faruk bey belediye araçlarının yeri Ardahan’dır. Börk köyü değildir. Bu rezalete son verin’ şeklindeydi. Ama yanlışını, yalanını anladıktan sonra mesajı değiştirip, genelleştirme çirkinliğine girdiğini belirtip, kendisine tepki gösterdikleri görüldü.


    İşte tepkilerden bazıları;


    Ünal Akçay: Mustafa bey, umarım siyasi ikbaliniz istihbarat yeteneğinizden daha iyidir. En iyimser tahminle manapüle edilmişsiniz. Sizden çok daha iyi bir performans beklerdim. Söz konusu araç 34 07 21936 plaka kodlu Bayrak Hafriyat’a ait. Teyit etmek isterseniz GSM Numarası: 0543 958 59 55

    Aşkın Culfa: Sevgili kardeşim belkı şahsi bir probleminiz olabilir. Aranızda halledin. Börk Köyü, Ardahan’a bağlı değil mi? Yoksa Ermeniztan’a bağladılar da bizim mi haberimiz olmadı. Hizmetin partisi olmaz. 

    Murat Celik: Arkadaşlar Börk Köyü’ne yapılan yapılan bir hizmet yok. Yanlış algı. Sadece Cihangir Öztürk kiralık kepçeyle kendi işini yapıyor. 

    Aynur Aydın: 
    Mustafa Badem, sen Börk Köyü’nden değilmisin. Doğru bilgi olmamasına rağmen köyünün ismini neden siyasete alet ediyorsun.  


    MECLİS ÜYESİ BADEM: BELEDİYENİN


    ARAÇLARI KÖYLERE ÇALIŞIYOR!


    15/07/2020 tarihi haber


    Geçtiğimiz günlerde yapılan ve AK Partili Meclis Üyeleri ile CHP’li Mustafa Badem’in ret oyu verdiği Ardahan Belediyesi Bütçe ve Faaliyet Raporu görüşmeleri 1 oy çokluğu ile kabul edildiği Ardahan Belediyesine yönelik yeni bir iddia.


    İhracı Ardahan’ın CHP’li Belediye Meclis Üyesi Mustafa Badem kendisine ait sanal sayfada paylaştığı bir mesaj da kent merkezine hizmet etmesi beklenen Ardahan Belediyesinin araçlarının köylere gönderilip, çalıştırıldığını öne sürdü.


    Kendisine ait sanal sayfada CHP İl Başkanı Yalçın Taştan’a, CHP’li Belediye Başkanı Faruk Demir’e, ‘Yalçın bey, Faruk bey belediye araçlarının yeri Ardahandır. Hanak köyleri değildir. Bu rezalete son verin’ mesajını paylaşması arından bu mesajın altına birçok kişi olumlu, olumsuz yorum yaptığı görüldü.



    İ


    ASKERİ DARBE’NİN GETİRİP, KALDIRDIĞI


    “27 Mayıs Hürriyet ve Anayasa Bayramı”


    Hiç yaşanmamış, anımsanmaması için sanki hiç yaşanmamış gibi davranılıp, unutulmasını sağlamaktansa adeta özentileştirlen resmi bir törene çevrilip, Atatürk’ü gölgeleyen protokol çadırları ve kahramanlık türküleri eşliğinde anılan, ısrarla gündemde tutulan 15 Temmuz Darbe Girişiminin 4. Yıl dönümü etkinliklerine baktığımızda şu an bir çoğumuzun bilmediği, bilenlerin de unuttuğu bir konu, sözde bir bayram hem de adına hürriyet yetmedi anayasa adı verilen ama adı dışında anlamı ve ilan edilenlerin bile unutulduğu sözde bir bayram akla gelmekte.


    Aslında adına bayram denilen ama bana göre dini kendi düşünceleri ve iktidarlarının devamı için toplumu yönlendirmek için fetvalar çıkaranların bir benzeri olan eli kanlı, demokrasi düşmanlarınca adlandırılan bir bayram değil, işkenceleri hatırlatma günüdür adına sözde Hürriyet ve kendilerine göre uygulanan Anayasa Bayramı..




    Ama bir gerçek var ki o da toplumların hayatlarında önem verdikleri günleri kutlama, anma ve tören gibi etkinliklerle hatırlamaları çok eski çağlardan beri süregelen bir davranış şeklidir. Devletler açısından bakılırsa da bu günler hem hatırlama hem gelecek nesillere aktarma hem de meşrutiyetlerini sağlama olarak değerlendirilmektedir. 

    Eski çağlardan itibaren bu etkinlikler zamanın şartlarına göre şekillenmişlerdir. Milli devletlerin kurulmasından itibaren de daha çok yeni devletin meşruiyetini ortaya koyma, devletin kurulması için yapılan mücadelelerin unutulmaması ve gelecek nesillere bu bilincin aktarılması gibi amaçlarla, çok sayıda bayram veya anma günleri tertip edilmiştir. Türkiye’de de II. meşrutiyet
      Döneminden başlamak üzere, çok sayıda milli gün belirlenmiş ve bu günler çeşitli etkinlikler yapılarak anılmış ve kimileri günümüze kadar gelmiştir. 

    Bu çalışmanın konusunu, 1963-1980 dönemi arasında 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi sonrası kutlanan 27 Mayıs Hürriyet ve Anayasa Bayramı oluşturmaktadır.

    Bir askeri müdahalenin ve ardından yapılan yeni bir anayasanın kutlanması olarak özetlenebilecek bu bayram, her ne kadar halkın bayramı, özgürlüklerin kutlanması ve ülkenin demokrasiye kavuştuğu bir devrim günü olarak lanse edilse de, söz konusu bayram ülkenin tüm kesimleri tarafından benimsenmemiş, kutlamaları daha çok resmi düzeyde kalmış, halk katılımının olmadığı bir bayram niteliğinde olmuştur.

    Peki bugün adına bayram değil anma denilen 15 Temmuz’a nasıl bir anlam ve ad vermek gerekir?!.

    Bilmem ama ‘ülkenin tüm kesimleri tarafından benimsenmemiş, kutlamaları daha çok resmi düzeyde kalmış, halkın katılımının olmadığı’ sade ama birilerinin ısrarla ‘halkın bayramı, özgürlüklerin kutlanması ve ülkenin demokrasiye kavuştuğu bir devrim günü..’ olarak ilan ettiği sade bir gün desek olur mu yoksa birileri kızar mı?

    Çalışmada ağırlıklı olarak basın ve medya kullanılmış, konu ile ilgili farklı siyasi görüşleri yansıtmasına dikkat edilmiştir. Buralardan elde edilen bilgilerden anlaşıldığı kadarıyla, 27 Mayıs Bayramı, ilk kutlandığı günden, günümüze kadar hep tartışmalara konu olmuştur. Söz konusu tartışmalar genellikle konuya ideolojik temelli bakılmasından kaynaklanmıştır. 

    Ayrıca 1963-1980 dönemi ülkenin içinde bulunduğu çalkantılı durum, farklı siyasi görüşlerin çatışmaları, bayram haberlerine yansımış ve diğer bir askeri müdahaleye 80 cuntasına kadar devam eden ama bir gerçek var ki cuntacıların getirdiği, başka cuntacıların kaldırdığı bu bayram üzerine günümüzde dahi, 1963-1980 arası dönemde olduğu türden tartışmalar yapılmaktadır.

    Yani bugün birilerinin adına bayram değil, anma dediği ve tartışmaya devam ettiği 15 Temmuz gibi..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Belediyeler Hendekleri Kapatıyor..


    arşiv haber 06/04/2016 tarihli haber


    Uzun bir kışın ardından iyide iyiye kendisini his ettiren bahar ile birlikte bozuk yolları onarmaya başlayan belediyeler son ayların modasıyla kent içinde ki hendekleri kapatmaya başladılar.


    Başta Ardahan Belediyesi olmak üzered Göle, Hanak, Damal ve Çıldır ilçelerin de bulunan yolları b ir hayhli bozduğu görülen kar ve buzların erimesiyle ortaya çıkan çukurları kapatıp, yolları yapan belediyeler uzun bir kış ardından gelen bahar ile birlikte hummalı bir çalışma ortaya koydukları görülüyor.        

  • Genel Sekreter İl Başkanı Oldu..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Yeni kurulan Gelecek ve Deva Partisi ile ülke genelinde parti sayısının 84 olduğu şu günlerde yeni partiler teşkilatlanmalarını sürdürürken Deva Partisi Ardahan İl başkanlığına da atama yapıldı. 


    Aynı zamanda Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Genel Sekreterliğini de yapan ve son maali seçimlerde CHP’den Belediye Meclis Üyesi Aday Adayı olan ama aday gösterilmeyen Candar Yılmaz Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Ardahan İl Başkanı olarak görevlendirildi. 


    Yılmaz’ın Deva Partisi İl Başkanlığına, Celil Toprak’ın Gelecek Partisi’ne, Cihan Çoban’ın Genç Parti’ye, Hakan Aktaş’ın Anavat Partisi’ne ve Caner Çoban’ın Yeniden Refah Partisine İl Başkaları olarak atandığı Ardahan siyasetine 5 yeni parti eklenmiş oldu. 


    Hülya Davutoğulları’nın MHP’, Avukat Yaşar Kaya’nın HDP, Hakan Aydın’ın Ak Parti, Yalçın Taştan’ın ise CHP İl Başkanı olduğu Ardahan’a önümüzde ki günlerde Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun gelerek partisinin il kongresine katılacağıda alınan bilgiler arasında oldu.



    AYASOFYA’NIN İLK ATEŞİ!..


    Sabah Habertük adlı Tv kanalında ”Özel Haber” logosu ile yayınlanan ve İçişleri Bakanı Van Kedisi portresi önünde açıklamalar yaparken, Hakkâri valisi de yanına aldığı çoğu asker, polis ve memurlarla Hakkâri’nin temizlendiğini, huzur içinde olduğunu ve başta yayla turizmine olmak üzere herkese açılacağı yönünde birçok barışçıl projeler hazırladıklarını belirtiyordu.


    Yani onca ” Bitti, tükendi” denilen ama 50 yıla yakındır bir türlü bitmeyen her gün yeni operasyon ve çatışmaların yaşandığı haberlerinin de gündemden düşmediği ”güneyde huzur var’ dedikleri bir esnada memleketimin de olduğu ülkenin kuzey sınırında kanlı, kara bir haber alıyordum.


    Adına Arap Baharı denip, istendiği gibi olmazsa da ”şimdilik” yeterli bulunan ve Mescidi Aksa’ya topraksız bıraktığı Filistinlileri ve Arapları, İslam dünyası ilkelerine inanları namaza almayan İsrail’in unutulduğu şu günlerde kimin damadını, kimin eşini bakan veya başkan yardımcısı ettiği İslam ve Türk dünyasının ‘İki Devlet, Bir Millet’ denilen tarafların birinde Ayasofya namaza açılırken, diğer tarafından kabuk tutmayan yara yeniden açıldı.



    Uzun yıllardır üzerinde önemle durduğum ama başta aynı coğrafya da bulunan hemşerilerime olmak üzere kimseye anlatamadığım Kafkasya’nın gelecekte Ortadoğu’dan beter olacağı ve bunun ilk ateşinin Ardahan sınırından olacağı iddiamı güçlendiren ”Ermenilerin Azerbaycan’a yeni saldırısı ardından yaşanan yeni çatışmaları fitilleyen nedir?” diye baktığımızda CHP’lilerin bile ” Bizde namaza gideriz..” dediği Ayasofya ve minareleri karşımıza çıkmakta.


    Gerçi Ayasofya kararını verdikten sonra yaptığı konuşmalarının ara satırlarında ” olacaklara hazır olalım” deyip, bugün yaşananların Ayasofya kararının ardından gelen tepkilerin ilk ateşi olan Ermeni-Azeri çatışması gibi yaşanacaklara” hazır olmalıyız” diyen Başkan Erdoğan’ın da tahminini aşan bir olay yani yaşanacakların Avrupa ve diğer Hristiyan ülkelerindeki camilerde değil, beklenmeyen ve daha ciddi yerden olduğunu görsek de bugün başlayan yarın daha da büyüyecek olan yeni gelişmelere de hazır olmak gerekir derim..


    Çünkü şu an Ortadoğu ve Afrika’daki yer altı zenginlikleri için buraları kan gölüne çevirenlerin çok eski ama Putin dolayısıyla ertelenen yeni hedefi kömür, alüminyum, bakır, demir, elmas, altın, gümüş, orman, hayvan ve hayvancılık kaynakları ile halen dünya hammadde ihracatında önde gelen bölgesi olan ve birçok yer altı kaynaklarına sahip olduğu halde fakir olan Kafkasya olduğu ve bunun ilk ateşinin Ayasofya kararı ardından patlayan Ermeni-Azeri çatışmasıdır..


    Bu yazıyı yazdığım sırada çatışmaların büyüdüğü ve 100 üzerinde Ermeni ve Azeri askerin öldüğü çatışmaların saatler geçtikçe şiddetlendiği haberlerinin peş peşe gelmeye devam ettiği bölgede diğer bir sorunda, karısını yardımcısı yapan Azerbaycan’da ”tek adam”, “aile yönetimi” ne karşı halk ayaklanmasının güçlendiği bir zamanda meydana gelmesidir.


    Çünkü bu tür olaylarda içte olan gözlerin savaş, çatışma yani ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatları ile dışa dönmesini sağlamak olduğu tezleri de konuşulmaya, düşünülmeye başlandı.


    Yani ” Durun be kardeşim zamanı mı, savaş var, Ermeniler var, düşman var” diyerek içte yaşanan homurdanmayı durdurmak ya da hafifletmek gibi bir amaç mı bu yaşananlar yoksa ”İki Devlet, Bir Millet” deyip, bir milletin Kıbrıs’ını tanınmadığı gibi bir konumu bu yaşananlar bilmem ama Ayasofya’da namaz kılmaya hazırlanan Başkan Erdoğan’ın ve benim bir kaç gün önce ele aldığım ” Haydi Ayasofya’da Namaza” dediğim gibi, Ermenistan’a komşu benim memleketim Ardahan başta olmak üzere hepimiz bölge de yani Kafkasya’da yaşanacaklara hazır olmalıyız..


    Bunun ilk adımı da bölgede bulunan ve boşatılıp, birkaç bölüğe bırakılan tugayları yeniden kurmak mı yoksa bir iki İHA ile dünya silah devi yolunda büyük kalkınma denen silahlanlanmayla mı bilmem ama önümüzdeki günler zor günler gibi..


    Ya da Atatürk’ün dediği gibi ”Yurtta sulh, Cihanda sulh” mu deyip, komşu olan Ermenistan’ı barışçıl yolla uyarmak mı ya da Suriye gibi içine kadar ilerleyip, ‘Biz geldik, huzur’ geldi diyerek mi bilmem ama ‘Askeri Eğitimci’ denilerek Libya’ya gönderdiğimiz ekipler gibi ”kardaş” dediğimiz ama hala Kıbrıs’ı tanımayan Azerbaycan’a da eğitimci mi göndereceğiz bakacağız.


    Ama yeniden diyorum bu yakılan ateş Ayasofya ateşi ve batı Hristiyan’ın, Okyanus ötesinin Kafkasya’ya yeni bir anlayışıdır biline..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Çam devirmeye devam..


    ARDAHAN’DA ORMAN KATLİAMI!


    arşiv haber 18/06/2015 tarihli haberler


    Her yaz geleneksel hala gelen ağaç kesimi aralıksız devam ediyor.


    ‘Yenileme çalışmaları’ adı altında araların da genç fidanlarında bulunduğu yüzlerce çamın acımasızca kesildiği bölgede Orman İşletme Müdürlüklerine ve bu katliama duyarsız kalan yetkililere tepki var.

    Başta Göle’de olmak üzere Ardahan ve çevresinde ki fidanlıklarda büyük bir ağaç

     katliamı olduğunu bildiren orman köylüleri işletmelerin her yıl kestiği ağaçların yerine yeni fidan dikmediği gibi kesimlerde bölge insanlarının payını da vermediğinden yakındılar.

    Gazetemizi telefonla arayan Ardahan’da ki orman köylüleri ihale edilip, acımasızca kesilen onca çamın nereye, nasıl, hangi yollardan satıldığının da bilmediklerini, bu yetmezmiş gibi bazı orman işletmesi çalışanlarının ağaç katliamını ticarete çevirdiklerini de iddia ettiler.


    ** Yeni yönetimle yeni ekiple ARPAŞEN DERNEĞİ


    Merkezi İstanbul Esenyurt’ta bulunan Ardahan İli Göle İlçesine bağlı Arpaşen Derneği kongreye gitti.

    Yusuf Düz’ün Başkanlığına getirildiği Arpaşen Derneği’nin yeni yönetimi şu isimlerden oluştu.


    Arpaşen Derneğinin Yeni Yönetimi Şu İsimlerden Oluştu..


    Yusuf Düz (Başkan)


    Yönetim Kurulu: Yusuf Cambaz, Semih Çifçi, Erdal Karabacak, Refik Şerfoğlu, Yılmaz Öztürk, Sinan Yıldırım, Hakan Taş, Zafer Şimşek


    Denetim Kurulu: Mehmet Yıldız, Nihat Yıldırım ve Metin Heveş


    **CEMİL TEMEL VEFAT ETTİ..


    Ardahan’ın sevilen esnaflarından Oktay Temel, İsmet Temel,Türkan Doğruyol ve Ganime Bayrakcı’nın babaları CEMİL TEMEL dün akşam hakkın rahmetine kavuşmuştur.

    Cenaze Ardahan’da defnedilecek.


    Taziye için: Oktay Temel (oğlu) 0532 482 47 72

  • HABERİMİZ ATATÜRK'Ü GÖLGELETMEDİ!


    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    2016 Yılında yapılmak istenen ancak halkın tüm kesimlerinin karşı çıkıp engellediği darbe girişiminin 4. Yıl Dönümü etkinlikleri tüm yurtta olduğu gibi Ardahan’da da çeşitli etkinlikliklerle anıldı.

    Milli Egemenlik Parkının da üzerinde bulunduğu Ardahan Atatürk Caddesi üzerinde bulunan ve resmi günlerde önüne çelenklerin konulduğu Atatürk büstünün de bulunduğu Milli Egemenlik Parkının yanı başında yapılan 15 Temmuz etkinlikleri öncesi Atatürk heykelinin yanı sıra Türk Bayraklarının bulunduğu alanın hemen önüne kurulan ve Atatürk anıtını gölgeleyen protokol çadırı dün yaptığımız haberimiz üzerine şeffaflaştırıldı.

    Haberimizin ardından şeffaflaştırılıp, Atatürk heykelinin önünün açıldığı görülürken yapılan yanlışın ortadan kaldırılması törene katılanları memnun ederken, etkinliklere halktan çok resmi kurum idarecilerinin katıldığı dikkat çekti.

    Polisin aldığı olağanüstü güvenlik önlemleriyle yapılan akşam etkinlikleri öncesi Ardahan Valisinin başkanlık ettiği tören gün boyu yoğun bir tempo ortaya koydu.

    15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri bir gün önce vali Hüseyin Öner ve eşi Zehra Mine Önerin şehit yakınları ve gaziler onuruna yemek vermesiyle başladı.

    Bu yemekten sonra Merkez Camisinde kılınan sabah namazıyla birlikte, şehitler için Kur’an’ı Kerim okundu ve dua edilmesiyle devam etti.  Vali Hüseyin Öner de katıldığı sabah namazı ardından Vali Hüseyin Öner ve eşi Zehra Mine Öner’in, 15 Temmuz Gazisi Zafer İpek’i ziyaret etmesiyle devam etti.



    ASKERİ DARBE’NİN GETİRİP, KALDIRDIĞI “27 Mayıs Hürriyet ve Anayasa Bayramı”


    Hiç yaşanmamış, anımsanmaması için sanki hiç yaşanmamış gibi davranılıp, unutulmasını sağlamaktansa adeta özentileştirlen resmi bir törene çevrilip, Atatürk’ü gölgeleyen protokol çadırları ve kahramanlık türküleri eşliğinde anılan, ısrarla gündemde tutulan 15 Temmuz Darbe Girişiminin 4. Yıl dönümü etkinliklerine baktığımızda şu an bir çoğumuzun bilmediği, bilenlerin de unuttuğu bir konu, sözde bir bayram hem de adına hürriyet yetmedi anayasa adı verilen ama adı dışında anlamı ve ilan edilenlerin bile unutulduğu sözde bir bayram akla gelmekte.


    Aslında adına bayram denilen ama bana göre dini kendi düşünceleri ve iktidarlarının devamı için toplumu yönlendirmek için fetvalar çıkaranların bir benzeri olan eli kanlı, demokrasi düşmanlarınca adlandırılan bir bayram değil, işkenceleri hatırlatma günüdür adına sözde Hürriyet ve kendilerine göre uygulanan Anayasa Bayramı..




    Ama bir gerçek var ki o da toplumların hayatlarında önem verdikleri günleri kutlama, anma ve tören gibi etkinliklerle hatırlamaları çok eski çağlardan beri süregelen bir davranış şeklidir. Devletler açısından bakılırsa da bu günler hem hatırlama hem gelecek nesillere aktarma hem de meşrutiyetlerini sağlama olarak değerlendirilmektedir. 

    Eski çağlardan itibaren bu etkinlikler zamanın şartlarına göre şekillenmişlerdir. Milli devletlerin kurulmasından itibaren de daha çok yeni devletin meşruiyetini ortaya koyma, devletin kurulması için yapılan mücadelelerin unutulmaması ve gelecek nesillere bu bilincin aktarılması gibi amaçlarla, çok sayıda bayram veya anma günleri tertip edilmiştir. Türkiye’de de II. meşrutiyet
      Döneminden başlamak üzere, çok sayıda milli gün belirlenmiş ve bu günler çeşitli etkinlikler yapılarak anılmış ve kimileri günümüze kadar gelmiştir. 

    Bu çalışmanın konusunu, 1963-1980 dönemi arasında 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi sonrası kutlanan 27 Mayıs Hürriyet ve Anayasa Bayramı oluşturmaktadır.

    Bir askeri müdahalenin ve ardından yapılan yeni bir anayasanın kutlanması olarak özetlenebilecek bu bayram, her ne kadar halkın bayramı, özgürlüklerin kutlanması ve ülkenin demokrasiye kavuştuğu bir devrim günü olarak lanse edilse de, söz konusu bayram ülkenin tüm kesimleri tarafından benimsenmemiş, kutlamaları daha çok resmi düzeyde kalmış, halk katılımının olmadığı bir bayram niteliğinde olmuştur.

    Peki bugün adına bayram değil anma denilen 15 Temmuz’a nasıl bir anlam ve ad vermek gerekir?!.

    Bilmem ama ‘ülkenin tüm kesimleri tarafından benimsenmemiş, kutlamaları daha çok resmi düzeyde kalmış, halkın katılımının olmadığı’ sade ama birilerinin ısrarla ‘halkın bayramı, özgürlüklerin kutlanması ve ülkenin demokrasiye kavuştuğu bir devrim günü..’ olarak ilan ettiği sade bir gün desek olur mu yoksa birileri kızar mı?

    Çalışmada ağırlıklı olarak basın ve medya kullanılmış, konu ile ilgili farklı siyasi görüşleri yansıtmasına dikkat edilmiştir. Buralardan elde edilen bilgilerden anlaşıldığı kadarıyla, 27 Mayıs Bayramı, ilk kutlandığı günden, günümüze kadar hep tartışmalara konu olmuştur. Söz konusu tartışmalar genellikle konuya ideolojik temelli bakılmasından kaynaklanmıştır. 

    Ayrıca 1963-1980 dönemi ülkenin içinde bulunduğu çalkantılı durum, farklı siyasi görüşlerin çatışmaları, bayram haberlerine yansımış ve diğer bir askeri müdahaleye 80 cuntasına kadar devam eden ama bir gerçek var ki cuntacıların getirdiği, başka cuntacıların kaldırdığı bu bayram üzerine günümüzde dahi, 1963-1980 arası dönemde olduğu türden tartışmalar yapılmaktadır.

    Yani bugün birilerinin adına bayram değil, anma dediği ve tartışmaya devam ettiği 15 Temmuz gibi..


    ATATÜRK’Ü PROTOKOLÜN


    ARKASINDA BIRAKTILAR!..


    arşiv haber 14/07/2020 tarihli haber


    2016 Yılında 15 Temmuz günü akşamında yapılmak istenen ama halkın karşı koyması ile darbe girişimi veya Türkiye askerî darbe teşebbüsü olarak başarısız kalan 15 Temmuz Darbe Girişiminin 4. Yıl etkinliklerinin yapılacağı alanda bulunan Atatürk Büstü protokol çadırı ile arka plana atıldı.


    Atatürk Caddesi üzerinde bulunan ve resmi günlerde önüne çelenklerin konulduğu Atatürk’ün büstünün de bulunduğu Milli Egemenlik Parkının yanı başında yapılacak olan 15 Temmuz etkinlikleri için hazırlıklar yapan Ardahan İl Özel İdaresi Atatürk heykelinin yanı sıra Türk Bayraklarının bulunduğu alanın hemen önüne kurdukları protokol çadırı ile resmî törenlerin yapıldığı alanın içinde bulunan Atatürk heykelini ve bayrakları gölgelemesi dikkat çekti.




    Yıllarca hayır sever bir cemaat olarak desteklenen birçok hükümet tarafından desteklenip, korunan ama 15-16 Temmuz 2016 tarihleri arasında yapılan darbe girişiminin baş aktörü olarak ilan edildikten sonra Feto Terör örgütü olarak ilan edilen ve darbecilerin verdiği isimle  Yıldırım Harekatı veya Yurtta Sulh Harekâtı, 15-16 Temmuz 2016 tarihleri arasında Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde kendilerini Yurtta Sulh Konseyi olarak tanımlayan bir grup asker tarafından gerçekleştirilen hain askerî darbe girişiminin yıl dönümünde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca kentte bulunan reklam panolarına günün anlamını anlatan afişler asılırken yurt genelinde yapılacak etkinliklerin Ardahan yakasında nasıl bir program sergileneceği konusunda bir bilgi verilmemesi de önü protokol çadırı ile kapatılan Atatürk büstü gibi dikkat çeken diğer bir konu oldu.

  • Esenyurt Kent Konseyi Başkanı Tuncer Dağ: BİRLEŞTİRCİ OLMAK ZORUNDAYIZ..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Bir süre önce üyesi olduğu Türkiye Kent Konseyler Birliği Yönetiminde bulunan Ardahan Kent Konseyi Başkanı Burak Taştan’ı ziyaretinde konsey çalışmalarını anlatan Tuncer Dağ daha sonra aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve ARDAFED Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ı ziyaret etti.



    Bir süre önce de yöneticilerinin ziyaret ettiği İstanbul Esenurt İlçesi Kent Konseyi Başkanı olarak Ardahan Kent Konseyini ziyaretinden memnuniyet duyduğunu belirten Ardahan Konseyi Başkanı Burak Taştan tarafından Tuncer Dağ’ın yakasına Türkiye Kent Konseyler Birliği rozetini taktı.



    Daha sonra Ardahan Kent Konseyi başkanı Burak Taştan’ la birlikte Gazeteci Fakir Yılmaz’ı ziyaret eden Esenyurt Kent Konseyi Başkanı Tuncer Dağ son yıllarda büyük çıkışlar yakalayan dernekçiliğin toplumun çok arzuladığı birleştirici rolüne devam etmesinin gerektiğine dikkat çekti.



    Erdoğan Doğrusunu Yapıyor…


    Beşikkaya HES Barajı ile önüne asıl gemin vurulup, Kafkaslara, Hazar Gölüne kadar uzanan uluslararası nehrin yönü Karadeniz’e çevrilecek olan Kura Nehri üzerinde bir yıl önce yapılan ve açılışları yapılan 2 HES Barajının ikinci açılışında olduğu gibi Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni, Doğu Anadolu Bölgesi’ne bağlayan Botan Çayı Beğendik Köprüsü açılış töreni’ne canlı bağlantıyla katılan ve camiye çevrilen Ayasofya hakkında alınan kararı bir kez daha savunurken yaşanacak bedellere de hazır olun mesajını veren Başkan Erdoğan’ın yanlış yaptığını düşünenlerin tam tersi ben doğrusunu yaptığını düşünenlerdenim. 


    Evet, Başkan Erdoğan’ın içinde ve altında çok önemli gizli mesajların olduğu son Ayasofya konuşmasının satır aralarına baktığımızda da daha önceki yazımda dediğim gibi Ayasofya ile ilgili alınan kararın birçok şeye gebe olduğunu oda diyor ve hazır olun diyor…


    ”Ekonomimize kurulan tuzakları aldığımız tedbirlerle etkisiz hale getirerek büyümeye devam ettik.  Artık o eski Türkiye geride kaldı, güçlü altyapısı olan bir Türkiye var. Kuklalarla değil kuklacılarla muhatap olduğumuz bir döneme girdik. Hedeflerimize ulaşana kadar çalışmaya devam edeceğiz. Bugün kimseye eyvallah etmeden kendi gündemini belirleyen bir Türkiye vardır. Bu mücadelede sürekli yeni tuzaklarla karşılaşıyor yeri geldiğinde kayıplar da veriyoruz. Ama yolumuzdan dönmüyoruz.” diyen aynı Erdoğan’ın kendisince doğru olanı yaptığını da görmekteyiz..



    Ve aynı Erdoğan’ın, ”Evet, bu ve benzer yeni çıkışlara hazır olun” derken bu çıkışların başta Hristiyan dünyasında olmak üzere dünyanın birçok yerinden geleceğine de işaret ediyor gibiydi..


    Bunu görmeyenlerin eleştiri olsun diye Erdoağan’a yüklendiği ama direk olarak bunun yanlış olduğunu söylemeden sanki kendilerine oy vereceklermiş beklentisi içinde oldukları muhafazakâr kesimin tepkisini almamak için kıvırtarak, çeşitli bahaneler üzerinden Ayasofya olayına bakarlar.


    Ama Erdoğan bildiğini yapmaya devam ettiği için bu ülkede 20 yıldır iktidarda olduğunu anlamaz ve kendilerinin hangi doğruyu yaptığını sorgulamazlar.


    Çünkü sorguladıklarında hepsinin inandıklarında bile samimi olmadıkları ortaya çıkar…


    Örnek mi Erdoğan’ın başkanlığa gelmesine katkı sunan Baykal..


    Erdoğan’ı ” başkan yaptırmayacağız” diyen ve yaptırmadığı için ülkeyi İstanbul seçimi gibi yeniden seçime mecbur bırakan, yetmedi solun başına geçmesine ramak varken CHP’nin onayı ile dokunulmazlığı kaldırılan ve hapse atılan Erdoğan’ın karşısındaki en güçlü muhalefet lideri olan Demirtaş ve onun gibilerini savunmayıp, bugün kendilerini savunacakları arayan Baro Başkanları..


    Ve İmam Hatiplerin açılışına izin verip, diğer taraftan din ile siyasetin bir araya gelmesinin zararını anlatan laikçiliği savunmak.


    Yani uzatmadan kısacası dün yapılamayan doğruları bugün inandığını yani kendi doğrularını yapan bir Erdoğan var.


    Oda kendi düşüncesinin en doğrusunu yapıyor.


    Çünkü o senin benim gibi düşünmüyor ve yanlışı ile doğrusuyla ‘siz beni başkan yaptırdınız ve ben de Başkan Erdoğan’ım’ diyor..



     Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



    ARDAHAN’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM BAŞLADI


    arşiv haber 13/08/2015 tarihli haberler/yorum


    Ardahan Belediyesi ile Toplu Konur Başkanlığını ortaklaşa yürüttüğü Kentsel Dönüşüm resmen başladı.. Ardahan Yeni Mahalle başlayan Kentsel Dönüşüm şantiyesini görenler buraını İstanbul gibi bir metropol olduğunu sansalar da yapımcı firamanın işe hızlı başladığını ortaya koymakta.


    **ARDAHAN’A 2. BÖLÜNMÜŞ YOL..



    Kars Çevre Yolunun Ardahan Yenimahalle Kars Caddesi bölünmüş yol çalışması, yüksek standartlı, bölünmüş orta refüjlü, kaldırımlı, ortadan aydınlatmalı, yağmur suları yer altına alınarak yeni bir bulvar oluşturulmaktadır.



    Konu hakkında açıklama yapan Başkan Köksoy; “ Bu yolun bitmesi ile şehir girişi daha iyi bir görünüme kavuşacağı gibi, Yenimahalle’de devam eden kamu yatırımları, kanalizasyon, doğalgaz alt yapı çalışmaları ve kentsel dönüşüm projeleri ile birlikte daha hareketli ve değerli bir konuma ulaşacaktır.

    Belediyemizce yeni yapılmakta olan bu bölünmüş yolun uzunluğu 1.500 m. olup maliyeti yaklaşık 1.500.00,00 TL. dir.

    Bu yola Ardahan Belediyesi olarak yaptığımız proje doğrultusunda Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek beyin bizzat ilgi ve destekleri ile 850.000,00 TL. nakit katkı yapılmıştır. Desteklerinden ötürü Beykoz Belediye Başkanı Sayın Yücel Çelikbilek beye Ardahan adına çok teşekkür ediyorum” dedi.


    **Erkan Ergezer’den yepyeni bir türkü


    BENİM GÜZEL VATANIM ARDAHANIM


    Ardahan’ın değerlerinden türk halk müziği sanatçımız Erkan Ergezer, Ardahan’da ki klip çalışmalarını tamamladı.Ardahan’ın değerlerinden türk halk müziği sanatçımız Erkan Ergezer, Ardahan’da ki klip çalışmalarını tamamladı.


    Ardahan’ın adına yazılmış yepyeni bir türküyü okuyacak olan değerli sanatçımız, türküde yer adı geçen Ardahan’ın 5 ilçesinde klip çekimleri yaptı.


    Tamamen kendi imkanlarıyla gerçekleştirilen klip çekimlerinde, Ardahan’ın 5 ilçesini gezen ve yaptığı çekimleri klibinde oynatacak olan Ergezer, Ardahanlı iş adamlarından destek beklediğini belirtti.


    Benim Güzel Vatanım Ardahan’ım isimli türkü çalışması 15 gün içerisinde Ardahanlılar ve türkü severlerle buluşacak.

  • SAĞLIKÇILAR TRAFİK KAZASI GEÇİRDİ!..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Çıldır Sağlık Ocağı’nda çalışan görevli ve 25 FM 189 plakalı aracı kullanan sürücü, akşam saatlerinde bastıran yağmurla birlikte yolda oluşan su birikintisi yüzünden kaza yaptı. Direksiyon hakimiyetini kaybeden araç sürücüsü, yol ortasındaki refüje çarparak takla attı. Meydana gelen trafik kazasında araç sürücüsü ve yanındaki hemşire yaralanırken, araç kullanılamaz hale geldi. Yaralılar Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılırken, araç çekici yardımıyla yoldan kaldırıldı.


    Meteorolojiden “sağanak” uyarısı


    Marmara’nın doğusu, Batı Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Tokat, Afyonkarahisar ve Ankara’da sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.


    Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre, ülkenin kuzey ve doğu kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu olacağı öngörülüyor.


    Marmara’nın doğusu, Batı Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu, Tokat ile bu akşam ilk saatlerde Afyonkarahisar ve Ankara çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı olacağı tahmin ediliyor.


    Yağışların yarın öğle saatlerinden sonra Kocaeli, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Bartın ve Kastamonu’nun kıyı kesimleri ile Giresun’un doğu, Trabzon’un batısı ile Kars ve Ardahan çevrelerinde yerel olarak kuvvetli, Rize ve Artvin çevreleri ile Trabzon’un doğu ilçelerinde çok kuvvetli yer yer şiddetli olması bekleniyor.



    Kurbanlık sevkiyatları başladı


    Ardahan’da hayvan yetiştiricileri, bayram için besledikleri kurbanlıkları gerekli kontrollerden geçirdikten sonra başka illere götürmeye başladı.


    Türkiye’de büyükbaş hayvan varlığı bakımından ilk sıralarda yer alan Ardahan’da, bu yıl da Kurban Bayramı öncesinde hareketlilik başladı.


    Besicilerin özenle yetiştirdiği binlerce hayvan, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince yapılan kontrollerin ardından kamyon ve tırlara yüklenerek başka illere doğru yola çıktı.


    İl Tarım ve Orman Müdür Vekili Turgay Şişman kentten kurbanlık sevkıyatının başladığını söyledi.


    İlerleyen günlerde sevkiyatların hız kazanacağını belirten Şişman, “Sezonun bölgemiz ve üreticimiz için hayırlara vesile olmasını diliyoruz. Bu sürecin en sağlıklı şekilde yürütülmesi için bize düşen çalışma ekiplerimizce titizlikle yapılacaktır.” dedi.


    Besici Serdar Özkan da sezondan ümitli olduğunu ifade ederek, “Ardahan’dan giden kurbanlıklar titiz bakımdan geçmiştir. Ayrıca bu bölgenin doğal merası ve havası da kaliteyi artırıyor.” diye konuştu.


    Özkan, görevlilerin yardımlarıyla sürecin sıkıntısız yürütüleceğine inandığını sözlerine ekledi.



    Erdoğan Doğrusunu Yapıyor…


    Beşikkaya HES Barajı ile önüne asıl gemin vurulup, Kafkaslara, Hazar Gölüne kadar uzanan uluslararası nehrin yönü Karadeniz’e çevrilecek olan Kura Nehri üzerinde bir yıl önce yapılan ve açılışları yapılan 2 HES Barajının ikinci açılışında olduğu gibi Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni, Doğu Anadolu Bölgesi’ne bağlayan Botan Çayı Beğendik Köprüsü açılış töreni’ne canlı bağlantıyla katılan ve camiye çevrilen Ayasofya hakkında alınan kararı bir kez daha savunurken yaşanacak bedellere de hazır olun mesajını veren Başkan Erdoğan’ın yanlış yaptığını düşünenlerin tam tersi ben doğrusunu yaptığını düşünenlerdenim. 


    Evet, Başkan Erdoğan’ın içinde ve altında çok önemli gizli mesajların olduğu son Ayasofya konuşmasının satır aralarına baktığımızda da daha önceki yazımda dediğim gibi Ayasofya ile ilgili alınan kararın birçok şeye gebe olduğunu oda diyor ve hazır olun diyor…


    ”Ekonomimize kurulan tuzakları aldığımız tedbirlerle etkisiz hale getirerek büyümeye devam ettik.  Artık o eski Türkiye geride kaldı, güçlü altyapısı olan bir Türkiye var. Kuklalarla değil kuklacılarla muhatap olduğumuz bir döneme girdik. Hedeflerimize ulaşana kadar çalışmaya devam edeceğiz. Bugün kimseye eyvallah etmeden kendi gündemini belirleyen bir Türkiye vardır. Bu mücadelede sürekli yeni tuzaklarla karşılaşıyor yeri geldiğinde kayıplar da veriyoruz. Ama yolumuzdan dönmüyoruz.” diyen aynı Erdoğan’ın kendisince doğru olanı yaptığını da görmekteyiz..



    Ve aynı Erdoğan’ın, ”Evet, bu ve benzer yeni çıkışlara hazır olun” derken bu çıkışların başta Hristiyan dünyasında olmak üzere dünyanın birçok yerinden geleceğine de işaret ediyor gibiydi..


    Bunu görmeyenlerin eleştiri olsun diye Erdoağan’a yüklendiği ama direk olarak bunun yanlış olduğunu söylemeden sanki kendilerine oy vereceklermiş beklentisi içinde oldukları muhafazakâr kesimin tepkisini almamak için kıvırtarak, çeşitli bahaneler üzerinden Ayasofya olayına bakarlar.


    Ama Erdoğan bildiğini yapmaya devam ettiği için bu ülkede 20 yıldır iktidarda olduğunu anlamaz ve kendilerinin hangi doğruyu yaptığını sorgulamazlar.


    Çünkü sorguladıklarında hepsinin inandıklarında bile samimi olmadıkları ortaya çıkar…


    Örnek mi Erdoğan’ın başkanlığa gelmesine katkı sunan Baykal..


    Erdoğan’ı ” başkan yaptırmayacağız” diyen ve yaptırmadığı için ülkeyi İstanbul seçimi gibi yeniden seçime mecbur bırakan, yetmedi solun başına geçmesine ramak varken CHP’nin onayı ile dokunulmazlığı kaldırılan ve hapse atılan Erdoğan’ın karşısındaki en güçlü muhalefet lideri olan Demirtaş ve onun gibilerini savunmayıp, bugün kendilerini savunacakları arayan Baro Başkanları..


    Ve İmam Hatiplerin açılışına izin verip, diğer taraftan din ile siyasetin bir araya gelmesinin zararını anlatan laikçiliği savunmak.


    Yani uzatmadan kısacası dün yapılamayan doğruları bugün inandığını yani kendi doğrularını yapan bir Erdoğan var.


    Oda kendi düşüncesinin en doğrusunu yapıyor.


    Çünkü o senin benim gibi düşünmüyor ve yanlışı ile doğrusuyla ‘siz beni başkan yaptırdınız ve ben de Başkan Erdoğan’ım’ diyor..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Ardahan’da Trafik Kazası!.. Yaralılar Var!..


    arşiv haber 16/11/2016 tarihli haberler/yorumlar


    Ardahan merkez Sulakyurt köyü mevkisinde virajı almayan paletli yüklü TIR’ın şarampole devrilmesi sonucu 2 kişi yaralandı.

    Kaza, Ardahan- Şavşat karayolu Sulakyurt köyü girişinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Artvin‘in Şavşat ilçesinden Ardahan istikametine seyreden Köksal Özen yönetimindeki TIR, virajı alamayarak şarampole devrildi. Kazada yaralanan sürücü Köksal Özen ile Adem Yıldız, ambulansla Ardahan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

    Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. 



    **BİR KİŞİ DAHA TUTUKLANDI..


    **12/08/2016 Tarihli Habeler..


    Ardahan’da gerek Cemaate, gerekse HDP ve DBP’liler yönelik olarak süren operasyonlar da gözaltı ve tutuklamalar aralıksız devam ediyor.


    Aralarında 1 General, İki Muhtar, İki İl Başkanının da bulunduğu onca insanın gözaltına alınıp, tutuklandığı Ardahan’da son olarak BDP eski İl Genel Meclisi Üyesi de tutuklandı.



    **15 TEMMUZ NÖBETLERİ BİTTİ,


    SANDALYELER GİTTİ..


    15 Temmuz akşamı yaşandığı ileri sürülen darbe kalkışması ardından Ardahan’ın da içinde bulunduğu yurt genelinde günlerce devan eden ‘Demokrasi Nöbeti’ etkinlikleri son buldu.


    Yurt genelinde olduğu gibi Ardahan merkezde de günlerce devam ettiği, Demokrasi Nöbetlerine ara verildiğinin açıklanması ile bu etkinliğin yapıldığı alanlarda ki malzemeler de toplanmaya başlandı.


    Ardahan Belediyesi’nin önünde gerçekleşen nöbetler esnasında alanda bekletilen sandalyelerin toplandığı görülürken, günlerce süren nöbetler boyunca ev sahipliği yapan Ardahan Belediyesi de rutin işlerine döndüğü görüldü.


    **GECE BOYU YAĞMUR VE DOLU!


    Geçen yıla nazaran bu yıl geç gelen sıcak havaların etkisini gösterdiği Ardahan’da etkisini kayıp etmeyen yağmur ve dolu zarar vermeye başladı.


    Son olarak dün gece yağan ve yaklaşık bir saat süren yağmur geç saatler de doluya çevirince kent geneli yeniden beyaza büründü.


    Sıkça yağan ve dakikalarca süren yağmurun başta biçilmiş olan otlara zarar verdiği, dolunun ise ekili alanlar ile bal veren çiçeklere büyük zarar verdiği görülürken sıça yağan yağmurun zaten bozuk olan yolarlıda iyiden iyiye bozduğu da görüldü.


    **ÖNCE KUR’AN, SONRA FUTBOL’DA BULUŞTULAR..


    Diyanet İşleri Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığının ortak projesi ile gerçekleştirilen sportif etkinlikler kapsamında, Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Ardahan İl Müftülüğünün ortaklaşa tertip ettiği futbol turnuvası sona erdi.


    Yaz dönemi Kuran kursuna katılan öğrencilere yönelik futbol turnuvaları, 25 Temmuz-02 Ağustos 2016 tarihleri arasında gençler, 03-10 Ağustos 2016 tarihleri arasında küçükler futbol turnuvaları oynatıldı.


    Gençlerde altı, küçüklerde beş Kuran kursu futbol takımlarının katılımıyla, Ardahan Spor İl Müdürlüğüne ait Halil Efendi Mahallesi sentetik yüzeyli çim sahada oynanarak tamamlandı.


    Ardahan’da bulunan Kur’an Kurslarının 8’er kişilik futbol takımları arasında kıyasıya mücadelenin olduğu turnuvanın final maçlarında, gençlerde Merkez Camii-Toki Camii, küçüklerde Merkez camii-Hacı Mikail Efendi Camii finalde karşı karşıya geldiler, oynanan final maçlarında, gençlerde ve küçüklerde merkez camii rakiplerine üstünlük sağlayarak her iki kategoride de Yaz Kur’an Kursları Arası Futbol Turnuvası’nın şampiyonu olarak kupayı aldılar.

    Final maçlarının öncesinde Ardahan İl Spor Müdürü Bilent AKAR kısa bir konuşma yaptı. Kuran Kursu’na gelen öğrenciler arasında kaynaşma sağlanması adına bu turnuvaların organize edildiğini belirten AKAR, “Bu sayede öğrenciler kardeşçe oyun oynamayı ve dostça yaşam sürmeyi daha iyi öğreneceklerdir. Biz burada yaz Kur’an Kurslarına ilgiyi artırmak ve öğrencileri spora teşvik etmek maksadıyla bu turnuvayı düzenledik, desteklerinden dolayı başta İl Müftülüğümüz olmak üzere tüm Kuran kursu hocalarına ve öğrencilerine teşekkür ederek” konuşmasını tamamladı.

    Öğrencilere kurs veren imamlar, camide verilen Kur’an Kursu’nun ardından karşılaşma öncesi de antrenörlüğe soyunarak öğrencilerine saha kenarından maç taktikleri verdiler. Turnuvaya katılım sağlayan imamlara ve öğrencilere, madalya ve kupaları Ardahan İl Spor Müdürü Bilent AKAR ve Spor Şube Müdürü Adnan KORKUT tarafından takdim edilmiştir. 


    **KOLORDU KOMUTANI ARDAHAN’DAYDI..


    9’ncu Kolordu Komutanı Tümgeneral Mehmet Özoğlu, Vali İbrahim Özefe’yi makamında ziyaret etti.


     


    Milli Savunma Bakanlığı’nın Resmi Gazetede yayımlanan 1 Ağustos Kararnamesiyle Erzurum’da ki 9’ncu Kolordu Komutanlığına atanan Tümgeneral Mehmet Özoğlu, beraberinde Ardahan Tugay Komutanı Tuğgeneral Hasan Kaymaz ve İl Jandarma Komutanı Garip Gümüş ile birlikte Vali İbrahim Özefe’yi makamında ziyaret etti. 



    Vali Özefe, Tümgeneral Özoğlu’nun ziyaretinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek yeni görevinin hayırlı olması temennisinde bulundu.


     


    **ZENGİN SPOR’U YOKSUL ARDAHAN’DA..


    Vali İbrahim Özefe, Ardahan’da bir hafta boyunca kamp yapan İstanbul Gençler Golf Akademisi sporcularını ziyaret etti.


     


    Belediye Başkanı Faruk Köksoy ile birlikte Ardahan Üniversitesi (ARÜ) kampüsündeki Golf Federasyonuna ait sahada sporcuları ziyaret eden Vali Özefe, burada sporcularla birlikte golf oynadı.


     


    Golfcülerin Yıldızlar Ligi Türkiye Şampiyonası’na Ardahan’da hazırlanmayı tercih etmelerinin Ardahan için çok güzel ve önemli bir gelişme olduğunu belirten Vali Özefe, bu gelişmenin bir başlangıç olacağını, Ardahan’ı birçok alanda önemli bir kamp merkezi haline getirmek için çalışacaklarını kaydetti.


     


    **Yollar denetlendi..


    Vali İbrahim Özefe, İl Özel İdaresinin Hanak ilçesinde ki grup köy yollarında yaptığı bakım-onarım çalışmalarını denetledi.


     


    Yürütülen çalışmaları yerinde görmek üzere, Hanak Kaymakamı Mehmet Balıkçılar ve Özel İdare Genel Sekreteri Hakkı Özgür ve Özel İdare Yetkilileriyle birlikte yol iyileştirme çalışmaları devam eden Çavdarlı, Serinkuyu ve Çiçeklidağ grup köy yoluna giden Vali Özefe, burada ekiplerin yaptığı bakım-onarım çalışmaları denetledi. Yolun durumu ve bakım çalışmasının gidişatı hakkında Özel İdare yetkililerinden bilgi alan Vali Özefe, daha stablize çalışması yapılan Yünbüken, Sulakçayır, Yamçılı ve Sazlıçayır grup yolunda incelemede bulundu.


     


    Vali Özefe, denetlemede bulunduğu yol güzergahında ki köylerde ki vatandaşlarla da görüşerek, sohbet etti.


     



    **AK Parti’ye Yeni Bir Fırsat Doğmuştur..


    Başta bir türlü bitmeyen Ardahan yolları olmak üzere onca sorunu gündemin arkasına öteleyen 15 Temmuz Darbe Kalkışmasının ardından yaşananların tüm dünyaca yakından takip edildiği şu günlerde 15 Temmuz Darbesinin ilk saatlerinden itibaren ‘Her şeyde bir hayır var’ diyerek, toplumun ret edip, geri ittiği  bu kalkışmanın yeni bir sürece yol açtığını ima eden Cumhurbaşkanı ve AK Parti Hükumetinin bu süreçte ne yapacağını merakla beklendiği bir gerçektir..

    İktidar’da bulunan AK Parti Hükumetinin, Cumhurbaşkanı ile birlikte ortaya koyacakları sürecin daha demokratik bir ülkemi yoksa ortaya konulacak baskı politikaları ile içine kapanan bir ülkeyi mi seçecek?..

    Bilmem ama AK Partin bu fırsatı tüm dünyayı şaşırtacak demokratik taçlandırmasını umarken bunun çokta zor olmayacağını demokratik adımlar ile atılacak olan bir iki samimi adımla ortaya konulabilir ve darbe kalkışması dolaysıyla çevresinde bir araya gelen halka, topluma, aydınlara cesaret vermelidir.

    Çünkü AK Parti bu yönde büyük bir imkan ele geçirmiş ve başta Avrupa Birliğine olmak üzere tüm dünyaya ders verebilecek bir imkanı yakalamıştır..

    Bu fırsat ve imkanın demokrasiden yana olacağını ortaya koyacak adımlara ihtiyaç duyulduğu bir süreci yaşı

    yorken bunun tam tersinin başta AK Parti’ye olmak üzere kimseye yaramayacak.. 



    **657 Neden Kaldırılmalı?


    10 Milyon insanın oy verip, kendisini temsil etmesi için gönderildiği meclisten atılmak, hatta tutuklanmak istediği ülkem de dokunulmaz olanların sadece milletvekilleri olmadığını yeniden gündeme gelen 657 Devlet Memurları Kanununun değiştirilmesi konusuyla bir kez daha hatırlatmak isterim..

    Çünkü bırakın Valiyi, Kaymakamı bir odacıya bile dokunulmadığı bir ülkede yaşadığımızı ve bu nedenle asıl iktidarın halkın oyları ile seçilmişlerin değil, bürokratların hep iktidar olduğunu en iyi bilenlerdenim.

    Evet aslında çoktan değişmesi gereken bu kanunun yeniden gündeme geldiği şu günlerde bürokrasiden yakınanlar başta olmak üzere herkesin bu kanunun çöpe atılmasından yana olması gerektiğinin altını çizmek istiyorum..

    Çünkü bu memlekete hizmet gelmemesinin diğer bir nedeni de kendisini her türlü saldırıdan, uyarıdan korumaya alan iş yapmaz sözde memurlardır.. 

    Benden yaşlı olan, 1965 doğumlu bu kanunun bu süre içinde yine memurlar tarafından hazırlanan kararnameler ile yani delinmez kalkanlar ile sürekli daha kalın bir zırha büründüğünü anlayan iktidarın bu yönde ki adımını destekleyen biri olarak siz bu yazıyı okuyanların da mutlaka 657’yi baştan aşağıya okumasını ve bu delinmesi çok zor olan kalkanın kaldırılmasına herkesin yardımcı olmasını isterim.

    Gerçi memur okurlarım bu isteğime kızacak ama onların da bu tür olağanüstü dokunulmazlıklar yüzünden hizmet alamayan bir ülke de yaşadıklarını artık anlayıp, ‘Evet, insan onurunu ayak altına alacak tutumlar’ dışında her türlü kalkana yani dokunulmazlıklara karşı olması gerektiğinin zamanı gelip, geçtiğini bilmelidirler..

    Çünkü yeri geldiğinde 657’nin dokunulmazlığına bürünen ve kendisine memur deyip, insanların onuru ile oynayan, bir küçük işe ‘bugün git bir ay sonra gel’ diyen, ben memurum ulan bana yazamaz, bana bir şey söyleyemezsin’ narası atan ve nice bu tür tutum ve davranışlar içinde olanlarla onlarında karşılaştığını bilirim.

    Evet, 14 yıl boyunca ortaya koyduğu onca baskı, haksızlık, hukuksuzluğun yanında güzel işlere de imza atan AKP hükümetnin 657’ye yönelik çıkışını destekliyor ve bu kanunun mutlaka değişmesi gerektiğini bir kez daha yineliyorum..

    Çünkü bu kanunun sivillere olduğu gibi sivillerin seçtiği siyasileri de zorda bıraktığını her dinlediğim siyasinin, ‘Bürokrasiyi aşamıyoruz ki kardeşim’ diyerek yakınmasından da bilirim..

    ‘Haydi bakalım, hep birlikte demokrasinin önünde ki engelleri hep birlikte kaldıralım’ dediğimiz şu günlerde halkın seçtiği milletvekillerini önce meclis lojmanlarından attıran, kendileri bir milyonun üzerinde ki devlet lojmanlarında hiç bir ücret ödemeden oturan memurların dokunulmazlıkları kaldırılan vekiller gibi kendilerini yıllardır dokunulmazlar olarak gören 657’yi koruma refleksini hep birlikte kırmak için iş önce bu kanundan canı yanan, bu kanun yüzünden odacıya bile iş yaptıramayan siyasilere olmak üzere herkese iş düşmekte, kamuoyunun oluşmasında yardımcı olması gerekmektedir.. Çünkü bu kanun bildiğimiz iş yapan, alın teri ile ekmeğini kazanan memurdan ziyade aynı konum da olan ama onlardan kat kat fazla maaş alan üst düzey memurları korumaktan başka işe yaramadığı da bilinmelidir..


     

  • CORONAYA KONSEYDEN PSİKOLOJİK TEDAVİ!..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Çalışmanın koordinasyonunu yürüten Ardahan Kent Konseyi Başkanı Burak Taştan yaptığı açıklamada, “Görevde olduğumuz süre içerisinde alternatif kaynaklarla yapılacak olan beşinci çalışmamıza da imzamızı attık.



    En başından beri savunduğum; hazır bütçeyle faaliyet değil alternatif kaynakla çalışma prensibimize bir yenisini daha ekledik. Bu çalışmanın hazırlanışından sonuna kadar bizden desteğini eksik etmeyen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Proje Danışmanı Sayın Gülay Aktaşçı’ya teşekkürlerimi sunarım. ÇALIŞMAMIZIN TOPLAM MAALİYETİ 33.300,00 TL OLUP, SİVİL DÜŞÜN AB PROGRAMI TARAFINDAN DESTEKLENECEKTİR.” dedi.



    D7SP (Devlete 7 Sülale Partisi)


    Mevcut hükümetle yani iktidar ile Adalet, Hak, Hukuk ve diğer insani sorunlar konusunda mücadele edeceğini ileri süren muhalefet yakasına geçip, yeni partiler kuran ve kurma çalışmalarının sürdüğü şu günlerde CHP Genel Başkan Yardımcısı iken partiden ihraç edilen ve ‘Hepimiz Buradayız’ sloganı ile 85 inci partiyi kurma çalışmalarının sona geldiğini öğrendiğimiz Ardahan Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın partisinin adı ne olur bilmem ama ben yeni bir partinin daha farkına vardım..


    Ki bu partinin cumhuriyet yani bu ülke kurulduğundan bugüne kadar var olduğunu ve gelen giden iktidarlara rağmen bunların hiç iktidardan düşmediğinide fark ettim.

    Evet, sizde biliyor veya farkında mısınız bilmem ama bu partinin kısaltılmış adının D7SP, açılımının da ‘Devlete 7 Sülale Partisi’ olduğunu da anladım…

    Gelelim şimdi bu partinin kuruluş yıl dönümüne ve liderlerinin kimler olduklarına..

    Osmanlıdan beri süre gelen bir ülkenin yeniden kuruluşundan bu yana var olan bu partinin oy alıp, iktidar olmaktansa siyasi babalarından, dayılarıdan hatta analarından onay alıp, hüküm ettikleri asıl iktidarın kendilerinde olduğunu da ‘Demokrasi’ denen oyunun adıyla yapılan ve fakir/fukaradan alınan oylar ile gelip geçen iktidarlara hisettirirler.

    Ve ola ki bu yeni iktidar bunları dinlemezse de kızılca kıyametler koparılır ve adına da yine demokrasinin olmazsa olmazı dedikleri muhalefet denilen kanadına geçerler.

    Evet, kısa adı D7SP olan açılımı da “Devlete 7 Sülale Partisi” olan bu ülkenin iktidarından hiç düşmeyen gerçek ve vazgeçilemez partisidir..




    Aileleri yani babaları, dayıları siyaset adıyla sahne aldıkları demokrasi pazarında çoluk, çocuklarını işe koydurup, emekli olduklarında ise yerlerine yine kendilerinden olanı asıl iktidar olan bürokrasiye yerleştirirler…

    İnanmıyorsanız bu yazımı okuyup, ne anlatmak istediğimi anladığınızda şöyle bir düşünün derim ve beni anlayıp, baktığınız etrafınızda ya bir bilemediniz iki, üç ailenin fertleri dışında resmi kurum denen bürokrasinin yönetiminde kaç kişinin hep aynı aileden, aynı sülaleden olduğunu hele bir sayın..

    Falan efendinin oğlu, filan ailenin çocuğu, şu sülalenin kızı, oğlu kaç kişiler ve gidenlerin yerine kimlerin geldiğini bir düşünün?..




    Son olarak gelip, kent, köy ve yayla yolları gibi yolları olmayan Ardahan’daki HES’lerin açılışına katılan Albayrak soy isimli bakan yardımcısından, başkanın ekonomiden sorumlu damadına kadar uzanan şu iktidara bir bakın.

    Ve, ‘damat niye bakan oldu, enişte, kaynata tarafı niye bakan yardımcısı oldu?’ diye boşuna adamlara ve başkana kızmayın.

    Çünkü yukarıdakilerin aşağıya bir yansıması olduğunu eğilip, bakacağınız karanlık ama ay ışığıyla da olsa dibi görünen kuyuda görebilirisiniz…

    Ki o kuyuya bakmadan önce senin etrafında, yakınında, akrabanda, ailende kaç kişi, dayısı, babası, anası, halası, hatta yengesi siyasette olanların kaçının benim bulduğum partide yani D7SP’de yani ‘Devlete 7 Sülale Partisi’ nde olduğunu bir görün..

    Çünkü gerçek iktidar olanların onlar olduğunu ve gelen, giden geçici iktidarlardan ziyade 7 sülalesi devlet kadrolarında olan ailelerin bu ülkede gerçek iktidar olduğunu anlayacaksınız.

    Ha unutmadan eğer siz de iktidar olmak istiyorsanız önce oy vermektense oy alan siyaset yapın, İl Başkanı, İlçe Başkanı, hatta Kadın/Gençlik Kolları sonra da milletvekili, belediye başkanı, bakan ve başkan olmanız gerekmektedir.. 

    Veya  MHP gibi her dönemin siyasi iktidarına ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatı ile destek vermeniz yeterlidir.. Sonrasında gerçek iktidar, 

    D7SP (Devlete 7 Sülale Partisi) kendiliğiden gelir..

    Ardından da soylu, sülaleli, siyasetçi adının yanında sermayenin gelmesini bekleyin..

    Çünkü bu ülkede bazı şanslı ve aynı ailelerin bir değil, üçü dördü hatta gelinleri devletin resmi kurumlarında ya kapıcı, kaloriferci, güvenlikçi, müdürse ve bir aileye 5 maaş birden geliyorsa asıl iktidar onlardır ve partilerinin adı da D7SP’dir..

    Yani adını benim bulduğum ve sizin de anlatmak istediğimi anladığınızı sandığım bu sonuca baktığımıza bu ülkede hep iktidar olan parti, ‘Devlete 7 Sülale Partisi’dir…



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    ARDA/FED İŞADAMLARI KONSEYİ


    KOLLARI SIVADI..


    ARŞİV HABER 22/05/2015 TARİHLİ HABER


    Başta İstanbul’da olmak üzere ülke genelinde güçlü bir Ardahan Lobisi oluşumun için mücadele eden Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından organize edilip, kurulan, ‘ARDA/FED İŞADAMLARI/İŞKADINLARI KONSEYİ’ 2. toplantısını İstanbul/Şişli’de bulunan ARDA/FED Genel Merkezinde yaptı.


    ARDA/FED Yönetimi ile bir araya gelen ARDA/FED İŞADAMLARI/İŞKADINLARI KONSEYİ Başkanı ve yöneticileri bundan sonra atılacak olan adımları neler olacağı konusunda fikir/alış verişin de bulundular.


    Bir taraftan dernekleri, diğer taraftan düzenlediği turnuvalar ile Ardahanlı gençleri bir araya getirme çabalarını sürdüren Ardahan Dernekler Federasyonun, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışması için yürüttüğü ‘Ardahanlı İşadamları/ İşkadınları Konseyi’ heyeti yol haritası için bir kez daha bir araya geldi.

    Ali Rısa Nasıroğlu Başkanlığında sürdürülen çalışmalara ARDA/FED Yönetimide tam destek verdi.


    ARDA/FED İŞADAMLARI KONSEYİ Başkanı Ali Rıza Nasıroğlunun yapacağı çalışmalar konusunda fikirlerini açıkladığı ve bundan sonraki yol haritalarını anlattığı toplantıya Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Fakir Yılmaz ARDA/FED Genel Sekreteri Sıtkı Dursun, ARDA/FED Bşk. Yrd. Ve Güngören Ardahan İl Derneği Başkanı Yener Bayrakçı, ARDA/FED Bşk. Yrd. Özkan Mavzer, ARDA/FED Bşk. Yrd. Terlan Kaya’nın yanı sıra ARDA/FED İşadamları Konseyi Üyesi Erdinç Koçak ile birlikte Ardahanlı İşadamı Kutluhan Akçay, Ardahan Yaşam Gazetesi Sahibi Erkan Sarıkaya ve ARDA/FED Gönüllüsü Güven Yılmaz katıldılar.

  • Hoçvanlı Genç Denizde Boğuldu..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    İstanbul Levent Sanayi Mahallesinde oturduğu öğrenilen Kaya ailesinin tek erkek evladı Barış Kaya’nın cenazesinin İstanbul’da Sanayi Mahallesi Mezarlığında toprağa verileceği öğrenildi.


    Ardahan canlı hayvan pazarı açıldı..


    Covid-19 nedeniyle kapatılan Ardahan hayvan pazarı bugün yeniden açıldı.


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir‘in talimatları doğrultusunda, alandaki vatandaşlara zabıta ekipleri tarafından ücretsiz maske verildi. Vatandaşlar ateş ölçümünün ardından pazara alındı. Hayvan pazarı her hafta Pazar ve Pazartesi günleri hizmet verecek.



    ARDAHAN’DA HAVA


    Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki bazı illerde öğleden sonra aralıklı ve gök gürültülü sağanağın etkili olacağı bildirildi. Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bölgede hava parçalı bulutlu, öğle saatlerinden itibaren ErzurumErzincanAğrı, Kars, Ardahan ve Iğdır‘da aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak etkili olacak. Sıcaklığın mevsim normallerinde seyredeceği bölgede, rüzgar doğulu yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek. Bölgede gece en düşük hava sıcaklığı Kars’ta 7, Ardahan’da 8, Ağrı’da 9, Erzurum’da 10, Erzincan ve Iğdır’da 18 derece ölçüldü. Gün içinde en yüksek sıcaklıkların Erzincan’da 34, Iğdır’da 33, Ağrı’da 27, Kars’ta ve Ardahan’da 26, Erzurum’da 25 derece olması öngörülüyor.



    **GÖLE HALA SOĞUK!..


    Hava sıcaklığının mevsim normalleri civarında seyrettiği Doğu Anadolu’da günün en yüksek sıcaklığı 36,7 dereceyle Erzincan‘ın Kemaliye ilçesinde en düşük sıcaklıkta 6 dereceyle Ardahan‘ın Göle ilçesinde ölçüldü.



    Şüpheli Haberler…


    Adına havuz, yandaş denen basın ve medyanın kendisinin üzerinde yarattığı güvensizliğin en açık ve bariz göstergesini tiraj ve reytinglerde görmek mümkün.


    Kimilerinin adlarına merkez basın, kimilerinin ulusal, kiminin ise yerel, bölgesel basın ve medyada dediği gazetecilik, televizyon ve ajanscılığın hangi seviyede olduğuna baktığımızda da tiraj ve reytinglerin çokta yüksek olmadığı ve tam tersine yerlerde olduğunu görürken benim de aralarında olduğum gazetecilerin yaptığı her habere de şüpheyle bakan bir okur ve izleyici kitlesinin olduğu  diğer bir gerçek olarak karşımıza çıkmakta…

    Gerçi araştıran, okuyan, yorumlayan değil de sanaldan bakıp, okumadan, yorumlamadan, görmeden bir tık ile sözüm ona beğenip, geçen ve ekmek alır gibi her sabah bir gazete bayisine gidip, günlük bir gazete almayan, yerel gazeteyi kimlik kaybı  ilanı vermek için aklına getiren, haber ve tartışma programlarından çok dizileri izleyen bir toplumun daha çok olduğu ülkede yapılan, çekilen onca haberin ne amaçla, niye, neden, niçin ve kim için yapıldığını da anlamasını beklemek anlamsız bir durum ya neyse..

    Çünkü sık sık ele aldığım ama ele alıp, yazmaktan, bir gün anlarlar diyerek arşivlediğimiz onca yazımızın satır aralarında olan bir sorunu hepimiz konuşur, tartışırız.

    Ama bu sorunun nasıl ortadan kalkacağını da düşünmez, düşünsek de 82 milyonluk ülkede 1 Milyonu Spor, 1 Milyonu Magazin, 1 Milyonu At yarışı ya da Bulmaca ve porno, seks, kalanı ise bir kaç tane ciddi, fikir gazetesi olmak üzere 4,5 milyon gazetenin sattığı ülkede her gün bir gazete bayisine gidip günlük bir gazete alarak, bir kitap okuyarak, anlayarak  bu yönde ciddi, samimi bir çabayı ortaya koymayız..




    Evet, bunun nedenlerine baktığımızda ise bu nedenlerin arasında en etkili olanların başında haberlerin şüpheli, yandaş, özel çıkar, güçten yana olmasının etkisinin bir hayli büyük bir durum olduğunu da görürüz ..

    Çünkü en son olarak okuduğum, izlediğim bir haber okumayan, ilgilenmeyen, araştırmayan hatta cahil toplum diyerek aşağılanan insanların hiç de öyle olmadığı ve aslında bu haberi yapanların şüpheli davranışları yüzünden basına güven duymadıkları, medyaya inanmadıklarını da görmüyor, anlamıyor değiliz..

    Çünkü 15 Temmuz Darbesi öncesi ve sonrası ve aslında son 20 yılda basın ve medya üzerinde kurulmak istenen baskının daralttığı alandan çekilen gerçek gazetecilerin boş bıraktığı alanın birer ürünleri olan ve kamuoyunda ‘Satılık Basın’ denerek suçlanan ve adlarına havuz, yandaş basın, medya ve haber ajansı denenlerin her yaptığı haber Ardahan Üniversitesi Rektörü aleyhinde yapılan bir Ajans haberi gerçek anlamda şüpheli. 

    Bu şüphenin nedeni de adı geçen ajansın ve çalışanlarının Kastelli, Uzanlardan daha ağır suçlara karışmış, Feto gibi cemaat kuranlar olmasına karşın patronlarının ustaca manevralarıyla her iktidara yaranmayı bilmiş olanların yönetiminde olmasıdır..

    Evet, Ardahanlı olmama karşın hala bir çayını içmediğim Ardahan Üniversitesi Rektörünün yönetim anlayışı ile üniversiteyi kent merkezinden koparması, keyfi atama, uygulama hatta yardımcılarının eş ve çocuklarının adını başında bulunduğu üniversitedeki tabelalara astırması gibi onca onay almayan davranışları olsa da kendisi hakkında bir ajansın yaptığı haber çokta inandırıcı gelmedi ve kamuoyunca şüpheyle karşılandı..

    Bunun nedeni de habere imza atan Ajansın bu tür haberi yapan, yapacak bir ajans olmadığını bir ben değil iktidar dahil tüm alem biliyor.

    Peki bu şüpheye neden olan bu haber sizce niye yapıldı?..

    Gerçekten habercilik için mi yoksa rektör abone olmadığı için mi? Belki de bu ajansın yerel muhabirinin özel bir ailece çıkarı için mi? 

    Ya da Ardahan kamuoyunun istemeyen adam ilan ettiği rektör hakkında öne sürülen onca iddiaların yarattığı kamuoyu baskısı mı?

    Bilmem ama umarım bu haber şüphe götürmeyen ve ‘Yok ya samimice yapılmış bir haberdir’ denebilseydi..

     Ve en önemlisi de okur, kamuoyu, YÖK, Ardahan, iktidar tarafından alkışlansaydı bu haber…



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Yüzmek için girdiği Kura’da boğuldu!


    ARŞİV HABER 15/082015 TARHLİ HABERLER


    Samsun’dan Ardahan’a tatil için giren bir kişi serinlenmek için girdiği Kura Nehrinde boğularak hayata göz yumdu.



    Alınan bilgilere göre Samsun’da’dan Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu ilçesi Çıldır’ın Akkiraz (Kertene) köyüne tatil için giden Menderes Aydın (50) daha önce de bir çok kişinin boğulduğu yerde yani Akkiraz köylülerinin, ‘Enverin Boğulan Yeri’ adını verdikleri yerde Kura Nehri’ne girdi.


    İki çocuğu ile gittiği ve serinlenmek için Kura Nehrinin en azgın aktığı alana giren Aydın’ın bir süre sonra suda kayıp olduğu ve boğulduğu öğrenilirken cesedinin köylülerce bulunduğu bilgisi alındı.


    **Ülkücü selamı verdikten sonra..



    Savcının olay yerine gitmediği, Ardahan Belediyesi’ne ait cenze arabasının Erzurum’da olduğı, Çıldır Belediyesine ait cenaze aracının bulunmadığı için cesedinin saatlerce olay yerinde kaldığı öğrenilen Menders Aydın’ın cesedi köylülerce Kurtkale köprüsüne kadar taşındığı burda saatler sonra gelen bir ambulans’a bindirlerek otopsi için Ardahan Devlet Hastanesine gönderildiği alınan diğer bilgiler arasında oldu.


    Öte yandan Ardahan’da bulunan İpekyolu Otelinin Sahib Mehmet Aydın’ın yeğeni olduğu öğrenilen Menders Aydın’ın boğulmadan önce Kura Nehrinin içinde Ülkücü selamı verdiği ve bunu fotoğraflayıp, kendi facebook sayfasında paylaştığı görüldü.


    **Dağ: Hazırım..



    Aynı zaman da Mali Müşavir olan ve yıllardır içinde bulunduğu stk’larda adeta uzman olup, bu yönde iki tane de kitap çıkaran Tuncer Dağ kongreye götürülmesi halinde Ardahan Federasyonunun başkanlığına aday olmaya hazır olduğunu söyledi.

    Ardahanlıların metropollerde güçlü bir birliktelik sağlamasının diğer bir yolunun da güçlü bir birliktelikten geçtiğini belirten Tuncer Dağ Ardahan Federasyonun bunun için önemli bir kurum olduğunu belirtti.


    Gazeteci Fakir Yılmaz ve Çetin Yılmaz’ı Mali Müşavirlik bürosunda konuk eden Ardahan Göleli Mali Müşavir Tuncer Dağ Ardahan Derneklerinin onay vermesi halinde Ardahan Federasyonuna başkan adayı olduğunu açıkladı.

    Uzun süre Ardahan Kültür Evi Başkanlığı yapan, başta Esenyurt’ta ki Kültür Evi’nin kazanımı olmak üzere Ardahanlılar adına  önemli iş e etkinliklere imza atan Mali Müşavir Tuncer Dağ eğer birliktelik sağlansa Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ve çatısı altında 40’a yakın derneğin bulunduğu Ardahan Federasyonu başkanlığına aday olduğunu söyledi.


    **Ardahanlıdan Aras-Edaş’a Tepki Elektrik kesintisi bıktırdı



    Son günlerde Ardahan ve çevresinde yaşanan elektrik kesintileri halkı bir hayli rahatsız etmiş durumda.


    Geciken tek faturada “ekonomik sıkıntılar yaşayan halkın” elektiriğini kesen Aras-Edaş’a son günlerde ki nedensiz elektrik kesintilerinden dolayı tepki gösterildi.


    Ani ve halkın bilgilendirilmeden yapıldığı kesintiler evlerde ki bir çok elektronik eşyaya zarar vermiş durumda.


    Bu elektrik kesintilerinden kaynaklı geçtiğimiz gün Ardahan kongre caddesi üzerinde ki bir işyerinde yangın çıkması ve maddi zarar meydana gelmesinin sorumlusu Aras-Edaş olarak gösteriliyor.


    Ülkede ki ekonomik sıkıntıların halka yansıdığı şu günlerde ihbarname göndermeden okutma parasını aldığı,  yüksek elektrik faturası yetmezmiş gibi açma kapama parasının dahi alındığı vatandaşın elektiriğini hukuksuz bir şekilde kesen şirkete Ardahanlılar tepkili.


    **Bölgede ki çatışmaların bahane edilmesi ise ayrı bir komiklik..


    Yaşanan elektrik kesintilerinin bölgede yaşanan çatışmalardan kaynaklandığı yaygarısının yapılması ise bir başka eksiklik olarak gözlendi.


    Halkın cebinden alınan paralarla bunun güvenliğinin sağlanabileceğini belirten Ardahanlılar, başta Ardahan valisi olmak üzere belediye başkanının ve diğer yetkililerin konuyla ilgilenmesini istediler.


    **Elektrikte açma/kapama şikayetleri katlandı


    Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Disiplin Kurulu Başkanı Şükran Eroğlu, Nuran Şen gibi sorun yaşayanların sayısında artış olduğunu söylüyor, “Tüketici derneklerine şikayetlerde patlama var” diyor. Aynı zamanda avukat olan Eroğlu, şirketlerin ihbarname göndermeden ve yasal süreyi beklemeden tüketicilerin elektriğini kestiğini anlatıyor: 

    “Elektrik faturamızın son ödeme tarihini 1 gün geçirseniz hemen elektriğinizi kesmeye geliyorlar. Tüketicinin Korunması Yasası’na göre birbiri ardına iki ödemenin yapılmaması gerekiyor. Elektrik Piyasası Tüketici Yönetmeliği ise başka bir şey söylüyor. Bu yönetmelik hem Tüketicinin Korunması Yasası hem de Borçlar Kanunu ile çelişiyor. Tüketiciler mağdur ediliyor. Yapılan uygulama yasaya aykırı. Yasalar hiçe sayılıyor.”

    Al Jazeera’ye konuşan Eroğlu, konuyla ilgili şirketlere hangi kanunun, hangi maddesine dayanarak işlem yaptıklarına yazı yazdığını ancak cevap alamadığını söyledi. Eroğlu, tespit davası açacak.

    “Açma -kapama parasıyla kazanç elde ediyorlar”

    Bilinçli Tüketiciler Platformu Sözcüsü Mehmet İmrek de elektrik dağıtım şirketlerinin fatura sürelerini değiştirerek tüketiciye zor durumda bıraktığını, fatura tarihi gecikenlerin de hemen elektriğinin kesildiğini ve açma-kapama için şirketlerin 20.89 TL alarak kazanç elde ettiği görüşünde:

    “Son ödeme tarihi değişti. Kimi zaman kısa, kimi zaman uzun oldu faturalar. Vatandaşın hesabı şaştı. Ödeyemeyenler çok oldu. Vatandaşların elektriği hemen kesildi ve açma kapama parası alındı, kazanç oldu. Mevzuat diyor ki son ödeme tarihi fatura kesim tarihinden 10 gün sonra. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre  eğer abone borcunu ödemediyse ihbarname yollar, beş işgünü içinde faturanın ödenmesini istersiniz. İhbar üzerine fatura ödenmediyse elektirk kesilir. Elektriği hemen kesemezsiniz.”


    “İhbarname kapının altından atılmaz, imza gerekir”


    İmrek, kendisinin de uzayan fatura tarihleri nedeniyle kabaran faturasını ödeyemediğini, ayın 31’inden kendisine ulaşan faturanın hemen akabinde bir gün sonra ihbarnamenin kendine gönderildiğini anlatıyor, ihbarnamenin kapının altına altılıp kendisine verilmemesinin de yanlış olduğunu söylüyor:

    “İhbarnamenin kişinin kendisine verilip, imzalatılması gerekir. Bana şirket bir gün sonra ihbarname göndermiş ve kapının altından atmış. Ya yanlışlıkla çocuk yırtsa, ya temizlikçi süpürse? Ayrıca şöyle bir sorun da var. Borcunuzu ödediniz, görevliler açma yapmaya bile gelmiyor. ‘Borcunuzu ödediniz, şalteri kaldırın açın” diyorlar’. Ben buna şahit oldum.”

  • KURA CANAVARININ KARNINDA HER ŞEY ÇIKIYOR!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Ardahan’da balıkçılar tarafından yakalanan bir metreden uzun çok sayıda yayın balığı vatandaşlardan ilgi gördü.


    Kentte ailesiyle balıkçılık yapan 22 yaşındaki Erdoğan Bulut, Kura Nehri’nin Sarme mevkisinde her biri 1 metreden uzun 15 yayın balığı yakaladı.



    Bulut’un at arabasıyla kent merkezine getirip satışa sunduğu onlarca kilo ağırlığındaki balıklar çevredekilerin ilgisini çekti.


    Erdoğan Bulut,  yaptığı açıklamada, ailesi ile balıkçılık yaptığını söyledi.


    Kura Nehri’nde çok sayıda yayın balığının olduğunu dile getiren Bulut, “Bereketli bir av oldu. Bu kez 15 yayın balığı yakaladım. Bunların çoğunu sattım. Şu an elimde 30 kilogram ağırlığında bir buçuk metre uzunlukta balık mevcut. Kilosunu 20 liradan satıyorum. Satın alanlar oluyor ama en çok balıkların büyüklüğü dikkati çekiyor.” dedi.



    HANGİMİZ NEYE TAKINTILIYIZ?


    Cuma’yı Cumartesi bağlayan bir saatte ele aldığım bu yazıma başlık olan takıntının ne olduğuna baktığımda karşımıza, ‘Obsesif Kompulsif Bozukluk; obsesyon adı verilen takıntılı düşünce, fikir ve dürtüler ile kompulsiyon adı verilen yineleyici davranışlar ve zihinsel eylemlerden oluşan, takıntılı düşüncelerin günlük yaşamı etkileyecek, günlük aktiviteleri kısıtlayacak düzeye gelmesidir.’ anlamında bir açıklama çıkıyor.


    ‘Obsesyon ve kompulsiyonlar toplumdan topluma, kültürden kültüre değişiklik gösterebilir. Ülkemizde ve tüm dünya toplumlarında en sık görülen obsesyon ve kompulsiyon türleri aşağıda örnekler verilerek sıralanmıştır.’ diye devam eden takıntının bir sağlık meselesi olmasının yanında sosyal, siyasal hatta özel hayatta, aşkta, sevgide etkenlerinin olduğunu da anlıyoruz.


    Ve birçok huzursuzluğun, asabiyetliğin yani kısaca söylenen ama aslında kendi yaptıklarına bakmadan kolaya başcurup, karşı tarafı suçlamaktan başka bir şey olmayan ‘takıntı’ denen sorunun insan üzerindeki etkisine baktığımızda ise karşımıza her birimizde bir hastalık olan takıntı engelinin çıkıp, yerlere, ayrılıklara düşürüp, bize taklalar attırdığı gibi, tekmelettiğini de görmekteyiz..


    Örnek mi?


    *Pislik veya mikrop bulaşmasından korkma..


    Son pandemi olayının yarattığı takıntı.


    *Başkasına zarar vermekten korkma..


    Yazı yazarken bile kendimizi içten gelen oto sansürle kendi kendisini kontrol altına alması. Zarar vereceğini düşündüğümüzü asıl zararı vermek.


    *Hata yapmaktan korkma..


    Yapılması gerekeni ‘hata yaparım’ diyerek korkmak.


    *Rezil olmaktan veya sosyal açıdan kabul edilemez bir şekilde davranmaktan korkmak..


    Her an “acaba hakkımda ne yazdılar?” deyip, 24 saat başını internetten kaldırmayanlar.



    *Günahkâr düşünmekten korkmak..


    Yaptığı, attığı her adımda yarım yamalak inandığı inancının verdiği ”acaba?” diyerek korkmak.


    *Düzen, simetri, kusursuzluk ihtiyacı


    Her şeyin düzenli olmasını isterken hata üzerine hata yapmak. Kendisine yetmezmiş gibi karşısındakine de yaptırmak.


    *Aşırı kuşku ve sürekli güven ihtiyacı


    Başta eşler, aşklar, ilişkiler arasında olmak üzere her konuda gereksiz kuşkular, şüphe, güvensizlikler.


    Evet, tıbbın dediği benimde altına kendimce yorumlayıp, değerlendirdiğim bu maddelere baktığımızda bunların hangisi sana, bana, ona uygun diye baktığımıza ise bu ve bunun gibi örneklerin büyük bir çoğumuzun üzerinde etkisi olduğunu görürüz…


    Ve bunları görmezden gelip başkasına attığımız suçlama ile kendimize değil, başkalarına ‘takıntılı’ diyerek durumu kurtarmaya çalışırız…


    İşte bu nedenle başta korku duygusu veya başka bir nedenle yani yaşadığımız herhangi bir konuda karşı tarafı ‘takıntılı’ diyerek suçlamaktansa kendine, kendinize bakıp, yaşanacak güzel nice şeylerin nelere takıldığını düşünseniz yaşadığınız asıl takıntıyı aşarsınız.


    Evet, anlatmaya çalıştığımı anlayan kaç kişi ve acaba hangimiz hangi takıntıda…



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Kura Nehri Açıldı!


    Dağlar açılmadı..


    arşiv haber 29/03/2015 tarihli haber


    Baharın kokmaya başladığı Ardahan’da etkili olmaya başlayan sıcaklar yüzeyi donmuş Kura Nehrini buzdan kurtarırken, dağlarda ki karların hala erimediği görülmekte..


    Geçen kışlara nazaran bu yıl kısa geçen kışın gerde kalmaya başladığı Ardahan’da erimeye başlayan kar ve buzlarla birlikte bahar da yüzünü göstermeye başladı.


    -30’ları bulan soğuklarda yüzeyi donmuş olan Kura Nehrinin çözüldüğü görülen Ardahan’da dağlarda bulunan karların iste hala erimediği dikkat çekiyor.

  • Nüfusta, Corona da Artıyor!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Son olarak bugün gazetemiz muhabirlerinin fotoğrafladığı Coronalı bir vatandaşın daha Ardahan Devlet Hastanesinde tedavi altına alındığı öğrenilirken son 20 gün içinde Ardahan’a gelenlerle birlikte Covit-19’lu hasta sayısında patlama yaşandığı bilgisi de alındı.


    BAKAN’IN LİSTESİNDE ARDAHAN TEHLİKELİ!


    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 2 Temmuz koronavirüs tablosunu duyurdu. Twitter’dan vaka durumuna ilişkin açıklama yapan Koca, illere göre coronavirüs vaka sayısını açıkladı. Sağlık Bakanı şunları ifade etti;




    Burdur ve Gümüşhane’de 2 gündür yeni vaka yok. En çok vaka olan 5 il: İstanbul, Ankara, Gaziantep, Konya, Bursa. Toplum sağlığı için risk yansıtan görüntüler artıyor: Bugün, medyada, yolcular arasında sosyal mesafenin sıfırlandığı taşıt haberleri yer aldı.’ derken vaka olmayan bu iller arasında Ardahan’ın olmaması dikkat çekti.

    Sağlık Bakanı Koca, çarşamba günü son düzenlediği basın toplantısında il il günlük koronavirüs vaka sayılarını açıkladı.

    VAKA SAYILARI ARTAN VE AZALAN İLLER

    “Son iki hafta içinde 5 ilimizin günlük vaka sayılarında dikkat çekici düzeyde artış olmuştur. Bu iller Ankara, Gaziantep, Bursa, Konya ve Diyarbakır’dır. Salgın boyunca nüfusa kıyasla toplam vaka sayılarının en düşük olduğu 5 il ise şunlardır, Gümüşhane, Tunceli, Kars, Burdur ve Bartın. Vaka sayısında istikrarlı şekilde azalma gösteren, tedbirleri uygulama başarısı ile örnek olan 5 ilimizi de anmak istiyorum, Tekirdağ 2 hafta içinde günlük ortalama vaka sayısını yüzde 31,35, Balıkesir yüzde 21,72, Samsun yüzde 20,42, Kırşehir yüzde 20,27, Düzce yüzde 19,91 oranında azaltmıştır. Gümüşhane’de ise 2 haftadır hiç vaka görülmemiştir. Verdiğim bilgileri tüm şehirlerimizi kapsayacak şekilde diğer bazı kriterleri de içeren ayrıntılarıyla yarından itibaren Bakanlığımızın web sitesinde bulabilirsiniz.”

    Vaka sayılarını azaltmanın önündeki engellerin bir kısmının, aşılması kolay engeller olduğuna işaret eden Bakan Koca, “Mecbur kalmadıkça toplu tören ve kutlamalardan uzak kalmalıyız. Düğün törenleri, hasta ziyaretleri, asker uğurlamaları ancak tedbirlere tavizsiz bir şekilde uyularak düzenlenebilir. Alışverişimizi kalabalık ortamlardan yapmak yerine başka seçenekler geliştirilebilir. Tatil için amacına uygun şekilde kalabalıktan uzak yerler seçilebilir.” diye konuştu.


    Coronalı Sayısının Arttığı Ardahan’ın Göle İlçesinde 1 Köy Karantinaya Alındı….



    ARŞİV HABER 01/07/2020T ARİHLİ HABER


    ”Değerli Göle’liler

    İlçemiz Eskidemirkapı Köyünde yaygın hale gelen Koronavirüs Salgını nedeniyle 14 gün süreyle Karantina Tedbiri uygulanması kararı alınmıştır. Halihazırda 5 farklı hanede 9 pozitif vaka tespit edilen köyümüzde salgının yayılmaması için alınan tedbirlere harfiyyen riayet edilmesi önem arz etmektedir.

    İlçemiz genelinde pozitif vaka sayısı 26 ya yükselmiş olup bu sayı sadece tespiti yapılan vaka sayısıdır. Dolayısıyla gerçek vaka sayısının çok daha fazla olduğu tahmin edilmektedir. Bu nedenle, hem kendimiz, hem sevdiklerimiz hem de ülkemiz ve milletimiz için önemli işimiz yoksa dışarı çıkmamaya, zaruret varsa sokağa çıkarken muhakkak maske takmaya, 1,5 metre sosyal mesafe kuralına ve temizliğe her zamankinden daha fazla önem verelim.

    İlçemiz bu salgınla gerçek anlamda yüzleşmeye yeni başlamıştır. Hepimizin duyarlılığı, dikkati ve kurallara göstereceği özen sayesinde bu süreci hasarsız atlatacağımıza inanıyorum.” denildi. Öte yandan Ardahan Devlet Hastanesinde başta olmak üzere bir çok sağlık merkezinde de hareketli anlar yaşandığı alınan bilgiler arasında.


    Öte yandan başta Covit-19’lu sayısının bir hayli arttığı Artvin’den olmak üzere Kars ve Erzurum’dan Ardahan’a gelenler yollardaki kontrol noktalarında durdurulup, isimleri alınarak 14 gün boyunca çarşı merkezlerine çıkmalarına izin verilmeyerek, evlerinden kontrol altına alınıyorlar.


    Polisiye ve cezai uygulama


    korkusu maske taktırdı!


    30/06/2020 TARİHLİ HABER


    Gurbetçiler başta olmak üzere tatilcilerin gelmeye devam ettiği Ardahan’da Covit-19’lu sayısının her geçen gün arttığı şu günlerde maske takma zorunluğunun da insanların hiçte samimi olmadığı dikkatlerden kaçmıyor.


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Birçok kentte olduğu gibi Gürcistan ve Ermenistan’a komşu olan Ardahan’da alınan kararla tüm açık alanda zorunlu hale gelen maske kullanımı kararı, sağlık için değil polisiye ve cezai uygulamalar için olduğu görülmekte.


    Kentte yoğunluğun en çok yaşandığı Kongre ve Kars Caddelerinde birçok vatandaşın polisiye ve uygulanması muhtemel para cezası dolaysıyla maskeyi çenesinin altına indirdiği görüldü.

    Maskesini çenesine takan bazı vatandaşlar ise karşılarında polisi görünce al acele maskelerini düzgün bir şekilde taktıkları da dikkat çekmekte.

    Coronavirüs paniğinin yaşandığı günden bugüne kadar rastgele maske kontrolü yapıp, ateş ölçümü gerçekleştirilmediği görünen kentte sosyal mesafe kuralına da maske uygulaması gibi çokta uygulamadığı da görülmekte.

    Ardahan İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu kararı doğrultusunda getirilen maske takma zorunluluğu kuralına uymayan 1 kişiye 900 TL para cezası uygulanacağını bildirmesine karşın maske takanların sağlık için değil, polisiye ve cezai uygulamalarla karşılaşmamak için olduğu yönünde değerlendirilmekte.



    En Büyük Devrimci Erdoğan!


    Ve günlerdir tartışılan yasa tasarısı mecliste.. Ve bu yazının yayınlandığı ve okunduğu saatlerde çok ama çokk büyük bir olay olmazsa kabul edilmişte olabilir..


    Yani AK Parti’nin hazırladığı ve bazı illerde birden fazla baronun kurulmasına olanak  tanıyan çoklu baro düzenlemesi bugün Meclis’e sunuldu.

    Evet aylardır, günlerdir ve onca yürüyenler kervanına katılan Avukatların da yürümesine vesile olan yasa tasarısı AK Parti ve MHP ittifakının güç birliği yaptığı Mecliste.. 

    Ve daha önceki Barış Süreci, Başkanlık Sistemi, Yargıtay, Danıştay hatta Askeri gibi birçok güç endeksli kuruluşların güçlerinin kırılması gibi birçok Anayasa değişikliği gibi konu ve yasa değişikliği ardından yeni baroların kurulmasına imkân tanıyacak olan yasa tasarısı meclisten geçer mi, geçmez mi bilmem ama 24 saat önce yapılan açıklamanın ardından hem de 24 saat dolmadan meclise gelmesini sağlayan ismin Erdoğan olduğunu hepimiz biliyoruz..

    Yani dediğini yapan, zaman zaman bir adım ileri 2 adım geri atsa da dediğini er ya da geç yapan, yaptıran bir kişilik var..


    Oda En büyük Devrimci Erdoğan’ın dik duran kişiliğidir…




    Yani beğenirsiniz, beğenmessiniz ama düşüncesini hayata geçirmek için mücadele eden devrimci bir kişiliğe sahip bir Erdoğan var karşımızda..

    20 Yıldan fazladır aynı yolda direnen hapis, ihtilal girişimi, adına halk kalkışması denen Taksim, Güneydoğu olayları ve en önemlisi bugün Trump’un kırmaya çalıştığı ama Erdoğan’ın çoktan dağıtıp, darmadağın ettiği sistem koruyucularının engelleri aşması devrimci ruhu değil de nedir..

    Zaten Erbakan gibi asker karşısında terlemeyen, Ecevit gibi yüzüne Anayasa kitapçığı yemeyen, Demirel gibi ‘6 giderim 7 gelirim’ demeyen, Özal gibi kapı açıp, devamını getiremeyen, Gül gibi ‘ne şiş yansın, ne kebap yansın’ Türkeş ve devamında ki parti gibi ‘Vatan-Millet-Sakarya edebiyatı ile yanlık olayımda gerisi önemli değil’, Çin meşeli Perinçek gibi ‘Yanar-Dönerle işi götüreyim’ diyen olmadığını ve peygamberimizden, Atatürk’e kadar gelen liderlerin de inandıklarına zaman zaman yaşanan engel ve sıkıntılar nedeniyle bir adım geri atsalar da o adımı zamana bırakıp geri atarken inandıkları yoldan dönmedikleri ve ondan bugüne hala yaşadıkları devrimcilik değil mi?

    Ve asıl devrimciliğin onca engel ve direnişe karşın ve bazende daha kötü sonuçlar olabileceğini bile bile inandığından vazgeçmemek olduğunu biliyorsak bugün kü En Büyük Devrimci Erdoğandır..

    Tabi inandığını yapmak devrimcilikse..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Yasak Kent Ardahan!


    arşiv haber 16/05/2019 tarihli haberler


    Sınır Ticaretine büyük damga vuran ve SSCB’nin dağılması ile Kafkasya ülkelerinin dünyaya açıldığı ilk kapısı olan Posof Türkgözü Gümrük Kapısından geçen turist ve insanlara ‘Nataşa’ adı takılarak, engellendiği Ardahan yine yasaklarla gündemde.


    Geçmiş yıllarda ortaya konan yasak uygulamalarının Ardahan’ın tanınması, geliştirmesinin önünü kapattığı ve Kafkasya’dan gelen turistleri başta Karadeniz ve Antalya’ya yönlendirmesi ardından şimdide iç harekete yasak getirilmiş durumda.


    Başta İstanbul’a olmak üzere bir çok batı kentlerine giden ve bu kentlerde iş hayatına atılan, yerleşmelerine izin verilen Ardahanlılar, Ardahan’a gelen yabancılara olduğu gibi komşu illerden Ardahan’a gelmek isteyenleri de devletin kolluk güçleri ve diğer bir çok engelleme ile engellemesi dikkatlerden kaçmıyor.



    **Artvinli gibi Iğdırlı’da Giremez Şehir Ardahan!


    03/04/2015 Tarihli Haber Baharın gelmesi ile yeniden başlayan insan hareketinin canlandırdığı şehre gelmek isteyen Artvinli ve Karadenizli Arıcılara izin verilmeyen Ardahan’da bir yasak ta Iğdırlı Göçerlere geldi.


    Adeta İzole edilen ve yabancı müteahhitlere olduğu gibi başta Artvinliler olmak üzere Karadeniz’den Ardahan’a gelmek isteyen Arıcılara yasak konan Ardahan’da her yıl olduğu gibi bu yılda Iğdırlı hayvan göçerlerine izin verilmeyecek.


    Yaşanan göç dolaysıyla boş kalan meralara getirilmek istenen koyunlara izin verilemeyen Ardahan’da Arıcı, Hayvancı, Sebzeci, Pazarcı gelmesin anlamına gelen anlamsız yasaklar kentin gelişiminin önünde en büyük engellerden bir olarak durmaya devam etmektedir.



    Hayvancılığa Yasak Darbesi


    03/05/2014 Tarihli Haber


    Baharın gelmesiyle birlikte hayvanlarını meralara bırakmak isteyen Ardahanlılar yaylalara getirilen yasaklar dolasıyla zorda kaldılar.


    Güvenlik tedbiri adı altında bir çok yaylanın yasak bölge ilan edildiği Ardahan’da hayvanlarını otlatacak yer bulmaktan zorlanan Ardahanlı hayvan yetiştiricileri bölgede olay olmamasına karşın onca arazinin güvenlik adı altında yasak bölge ilan edilmesinin anlamsızlığına dikkat çekerek, yasakların kaldırılmasını istemekteler.

    Başta 100 binden fazla büyükbaş hayvanın bulunduğu Ardahan’ın Göle ilçesinde olmak üzere bir çok alanda ki mera yasaklarının kaldırılmasını isteyen Ardahanlılar hayvanlarına bakacak çobanlara getirilen önlemlerinde gevşetilmesini de istemekteler.


    **Tek çare sağduyu..


    Son olarak Ankara’da patlatılan ve bir çok insanın ölümüne neden olan bombalı saldırı ardından başta siyasilerce olmak üzere tüm kesimlerde sağduyu çağrısı yapıldı.

    Ankara’nın yanı sıra Güneydoğu’da ki illerde yaşanan çatışmaların bir an önce son bulması için sağduyu çağrısı yapan toplumun büyük kesimi, yaşanılanların yıllardır birlikte yaşayan toplumları ötekileştirmek ve karşı karşıya getirilmek istemekten başka bir şey olmadığını, bu nedenle herkesin yaşanan olaylara sağduyu ile yaklaşılmasını istendi.

    Yeni Anayasa başta olmak üzere demokrasiyi güçlendirecek adımların bir an önce atılması gerektiğine dikkat çeken siyasiler, stk yöneticileri ülke geneline yayılmak istenen çatışmaların yaşandığı bölgelerde ki olayların son bulması için buzdolabına konula barış sürecinin yeniden masaya getirilmesinde dikkat çekildi.

    Yaşanan olayları kamuoyuna duyuran bası ve medyaya yasak getirilmesine de tepki gösteren toplum bu ülke de yaşananlar herkesin canını acıtıyor. Bu yaşananların önüne geçemeyenlerin ve sorumlu olduklarını unutanların  çözümü konuşarak çözmeli demekteler. 



    **Ardahan’ı Tanıyalı mı?


    Fakir Yılmaz/Gazeteci


    Gürcistan ve Ermenistan’a komşu olan Ardahan Türkiye’nin kuzey doğusunda yüksek bir plato da yer alır. Ardahan Türkiye’nin kuzey doğusunda yer alan stratejik öneme sahip dünyada nadir görülen, biri demir yolu, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu gümrük kapısı olmak üzere üç sınır kapısı bulunan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapan kozmopolitlik bir ildir. 


    Ardahan deyince; Tarım,Hayvancılık, Arıcılık, Kaleler ve Kuleler şehri akla gelir.


    Kısacası Rutin cevap verecek olursak; Ardahan Türkiye’nin kuzey doğusunda yüksek bir plato da yer alır.


    Ama Ardahan’ı bize tanıtın derseniz ben Ardahan’ın ülkenin en stratejik bir vilayeti olarak adlandırırım. 


    Bunu da, savaş karşıtı biri olarak eğer çıkarsa tek bombalanmayacak bir bölge olmasına bağlıyorum.. Çünkü Ardahan denilince Kafkasların yer altı zenginliklerinden olan petrol ve doğal gazını taşıyan Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru hatlarının yanı sıra yapımı sona eren Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi, TANAP petrol ve doğal gaz boru hatları Ardahan’dan ülkemiz üzerinde batıya aktarılıyor. 


    Yani çıkacak bir savaşta Rusya ve Kafkas ülkeleri Ardahan’ı bombalayamaz, çünkü petrol ve doğal gaz boru hatları Ardahan’dan geçiyor.


    Yunanistan, Fransa, Almanya vb. ülkeler Ardahan’ı bombalayamaz. Çünkü kendilerine lazım olan petrol ve doğal gaz bor hatları Ardahan’dan geçiyor. Posof Türkgözü (Badele) ve Çıldır Aktaş Gümrük Kapıları ile Türkiye’nin Kafkaslara açılan kapısı Ardahan’dır derim.. Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun Kafkaslara olduğu gibi Karadeniz’e giden yolu Ardahan’dan geçmektedir.


    Bugün dünyanın gözünün diktiği Ortadoğu’da ki siyah petrol kadar değerli olan Kırmızı et deposu olan Ardahan’da yıllık 350 bin büyükbaş, 170 bin küçükbaş hayvan yetiştirilir..


    7 yıl önce döşenen şehir içi doğalgaz hattıyla kent merkezi doğalgazla ısınmaya başlayan Ardahan’a sınır olan Kafkasya da adını aşılayan ve 6-7 santimlik uzun iğnesiyle ile bir çoğu endemik olan çiçekler ile donatılan Ardahan yaylasında derde deva olan balı toplayan Kafkas Arısı denilince Serhat Ardahan akla gelir..


    Üzerine birçok HES yapılmasına karşın sularına gem vurulamayan ve yeşilim Göle, Ardahan, Hanak, Çıldır ovalarıına can veren Kura Nehrinin ve üzerinde ki Rus Demir Köprüsünün simgesi olduğu Ardahan tamamı Alevi olan Damal ilçesi ile tamamına yakını Kürt olan Göle ile barışık, tümü Ahıskalı olan Posof’a komşu olan ve yarısı alevi yarısı suni olan Hanak ile kardeş, nüfusunun hepsinin Terekeme olan Çıldır ilçesi ile bacı, 21 köyün bulunduğu Kürt Hoçvanla dosttur..


    Ardahan, ‘Işığa Karışın’ sloganı ile bugün 5 bin öğrencisi olan ‘Kafkasya Üniversiteler Birliği’ ni kuran ve yeri ve mimarisiyle müthiş bir kampüse kavuşan Ardahan Üniversitesi ile adından söz ettirmeye başlamasıyla ülke genelinde tanınmaya başlarken, 25 bin ilk ve orta öğretim öğrencisiyle İstanbul başta olmak üzere bir çok kentte örnek olan eğitim altyapısına karşın ÖSS, LYS gibi sınavlarda 81 Vilayet içinde sonlarda kalmanın üzüntüsü yaşayan bir şehir akıllara getirir..


    İsveç ve Norveç ve Avusturya karlarından daha kristal bir kar ile bir gelinlik gibi 6 ay kış altında kalan Ardahan’da kış turizmine ve son yılların vazgeçilmez yayla turizmine uygun yeşilim yaylalarına yönelik başta Ardahan’dan göç etmiş olan ve İstanbul başta olmak üzere batı kentlerinde iş adamı, iş kadını olmuşolan iş sektöründe yönelik yatırımlar beklenir..


     


    **Ardahan’ın kent kimliği ve tarihsel özellikleri..


     


    İlimiz Türk, Kürt, Terekeme, Alevi, Ahıskalı insanların kardeşçe yaşadığı ve özellikle ortak yaşama kültürü en etkin şekilde gösteren kardeşlik duygusu içinde yaşayan model bir şehirdir. 


    Kurtuluş Savaşı başlaması öncesi Kafkas-ı Cumhuriyeti adlı bir meclis kurup, ilk meclisi kuran ve kongresini yapan Ardahan Cumhuriyetin ilanından sonra il olan Ardahan 1926 yılında İlçe yapılarak idari yönden Kars İline bağlanmıştır. 1992 yılında yeniden İl statüsüne kavuşmuştur. Köklü bir tarihe sahip olan serhat şehrimiz işgal dönemlerinde de bağımsızlık mücadelesini en etkin şekilde yürütmüştür.


    Ardahan ili yaklaşık 3000 yıllık bir geçmişe sahip olup, M.S. 628 yılında Hazar Türklerinin bir kolu olan Gürcüce bir isim olan Arda adını alarak Türklerinin eline geçerek Ardahan adını almış, Daha sonra M.S. 1068 yılında Alparslan tarafından fethedilerek Selçukluların egemenliğine geçmiş, 1239’da Moğol Cengiz İmparatorluğunun İran Genel Valisi Baycu Noyan Ardahan’ı da içine alan bütün Aras ve Kür boylarını fethedip Cengiz İmparatorluğuna tabi kılınmıştır. 


    Ardahan 29 Mayıs 1555 tarihinde imzalanan Amasya Ant. ile Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı İmparatorluğuna dâhil edilmiştir.


    Bundan sonra kurulup gelişen Ardahan medreselerinden birçok şairler, bilginler, paşalar yetişmiştir. Bu durum 1828 deki Rus istilasına kadar sürmüştür. 1876 -1877 Osmanlı- Rus Savaşı sonunda savaş tazminatı olarak Kars ve Batum ile birlikte 13 Temmuz 1878 Ayastefanos Antlaşması ile Ruslara bırakılan Ardahan 1918 yılında Brest – Litowski Antlaşması ile geri alınmıştır. Yerleşim, 26 Nisan 1919’ da Gürcülerin işgaline uğramış, 23 Şubat 1921’ de Türkiye topraklarına katılmıştır. 1992 yılında Türkiye’nin 75. ili olmuştur. 


     


    **Ardahan’ın sosyoekonomik durumu..


     


    Ülkemizin gelir seviyesi bakımından en düşük illerinden biridir. Ekonomisi daha çok büyükbaş hayvancılığa dayanır. Bunun yanında süt ürünlerinin üretimi özelikle kaşar peyniri üretimi yapılmaktadır. Kaz yetiştiriciliği ve Kafkas Arısının ürettiği Ardahan Balı olsada Ardahan ekonomik olarak sağlam bir yapıda olmadığı için daha çok göç veren bir şehir modelindedir. Her ne kadar göçü engellemek amacıyla hibe ve teşvik programları olsa da göçün önüne geçememektedir. Ardahan ili sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 81 ilde 71. Sırada yer almaktadır.


     


    **Ardahan yatırımcısına 


    ne tür imkanlar sunar..


     


    Bu  anlama da gerek devlet teşvikleri gerekse belirlenen organize saniye bölgesi yatırımcıya yeterince cazip gelmiyor bu anlamda saha çalışmaları yapılarak daha planlı teşvik ve alanlar belirlenmelidir.


    Ardahan ili 6. Bölge teşvik kapsamındaki teşvikler ile Kırsal kalkınma, kalkınma ajansları teşviklerden de faydalanmaktadır. 


     


    Ardahan’ın ne tür yatırımlara ihtiyacı var, devletten beklentileri nelerdir? 


     


    İlimizin özellikle yaz aylarında sahip olduğu eşsiz doğal güzelliklerinin ekolojik turizm ve yayla turizmi ve kış sporları konusunda daha çok yatırıma ihtiyacı vardır. Devlet teşviklerinin özellikle bu alanlar bürokrasi kısmının hafifletilerek ciddi teşviklerle desteklenmesi beklenmektedir. Ardahan ili Havaalanında içinde olduğu büyük ölçekli  yatırım ile stratejik yatırımlar ihtiyaç duymaktadır.  


    Bunun yanı sıra;


    Madencilik yatırımları, Demiryolu ve Denizyolu ile yük veya yolcu taşımacılığına yönelik yatırımlar. Test merkezleri, rüzgar tüneli ve benzeri nitelikteki yatırımlar, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde yapılacak turizm yatırımları (TRA2’de yok), Özel sektör tarafından gerçekleştirilecek ilk, orta ve lise eğitim yatırımları, yatırım tutarı 20 milyon TL’nin üzerindeki belirli ilaç yatırımları ve savunma sanayi yatırımları..


     


    **Ardahan’ın ayrıca yarattığı ekosistemi..


     


    * Bölgede;


     • 15 Adet Anonim Şirketi,


    • 30 Adet Akaryakıt İstasyonu,


    • 5 Adet Oda,


    • 18 Adet Taşıyıcılar Kooperatifi,


    • 24 Adet Sanayi Sicil Belgesi Alan İşletme,


    • 132 Dükkanlı Küçük Sanayi Sitesi,


    • 3 Adet Sınır Ticaret Belgesi Mevcuttur.


    • ATSO Üye Sayısı 560 (Tüzel kişi sayısı: 226  – Gerçek kişi sayısı: 334 )


    • Sektörel anlamada süt ve süt ürünleri imalatı: 27 işletme bulunmaktadır.  


    7- Bölgenizde istihdam yapısı nedir? Mevsimlik istihdam yapısı söz konusu İstihdam   7.145 79. sıra da Kadın İstihdamı 1.456 80. sıra da Kadın İstihdamının Oranı % 20,4 43. sırada İşsizlik Oranı % 5,8 7. sırada yer almaktadır. Tuik verilerine göre Ardahan istihdam oranı en yüksek ildir. Bu Toplum yaranına yapılan iş kur programları kapsamında işe alımlardan kaynaklanmaktadır. 2015 yılı itibariyle 4200 kişi İş-Kur aracılığıyla kurumlara Toplum yararına çalışma programı kapsamında yerleştirilmiştir. 


     


    **Ardahan’ın yıllık ihracat ve ithalat rakamları..


     


    İhracat : 1600.000 $, İthalat 450.000 $ Yapılan ihracat : çimento, tuz, inşaat malzemesi İthalat: Gübre 


     


    **Ardahan Dernekler Federasyonunun çalışmaları ve kuruluş bilgileri..


     


    Umuyorum ki bugün Yunanistan’ın ayakta tutan ve oluşturdukları ciddi stk örnekleri ile hazırladıkları projeler ile batmak üzere olan Yunanistan’ı kurtaran Avrupa Birliğinden fonlar koparan güçlü stk’lar Ardahan ve ülkede de oluşturmak, buna da Ardahanlı iş kadınları önderlik yapar. Bu nedenle burada tüm Ardahanlı iş kadınlarını ARDA/FED çatısı altında toplanıp, oluşturmak istediğimiz güçlü bir Ardahan Lobisine katkı sunarlar..


    Sonuç: ARDAFED, bu misyon ve vizyonu gerçekleştirmek için, Federasyon olarak yurt içi ve yurt dışındaki ilgili kurumlar ve benzer STK’larla işbirliği halinde çalışmalar yapmaya devam etmektedir…


     


    Proudhon’un dediği gibi; ‘Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır ya da insanlık bin yıllık bir Araf’a tekrar girecektir.’


    Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır..


     


     


    **ARDA/FED’in Vizyon ve Hedefleri ..


     


    Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Merkezi Hazırlattığı, ‘ARDA/FED’in Vizyon, Misyonu, Hedefleri’ adlı rapor kamuoyuna sunuldu.


    Proudhon’un; ‘Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır ya da insanlık bin yıllık bir Araf’a tekrar girecektir.’ Sözü ile yola çıkan ARDA/FED’in Vizyon ve Hedefleri başlıklı raporu şöyle;


     


    **ARDA/FED MİSYONUMUZ;


    Ardahan iş ve siyaset dünyasının ve üye derneklerin ihtiyaçları doğrultusunda işbirliklerini geliştirmek, Bölgesel ve sektörel politikalar, projeler üretmek, üyelerin, bölgenin ve ülkenin kalkınmasına katkıda bulunacak faaliyetleriyle Ardahan’ın da içinde bulunduğu Türkiye’nin ulusal ekonomik hedeflerine ulaşmasında öncü bir çatı kuruluş olmak ARDAFED’in temel misyonudur.


     


    **VİZYONUMUZ;


     


    Bölge insanının ortak sesi olan, Türkiye genelindeki en saygın, en etkin ve temsil tabanı en geniş, lider, bölgesel yerel değerlerle başta; yaşadıkları iller olmak üzere Türkiye ve küresel dünyada yer almak.


     


    **HEDEFLERİ;


     


    1) Ardahan’ın ve Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunmak üzere, Atatürk’ün çizdiği Türkiye Cumhuriyeti vizyonu ve çağdaş uygarlık hedefini esas almak,


    2) Ardahan derneklerini ve Ardahan’ı temsil etmek,


    3) Ardahanlılar arasında yakın bağlar kurarak, iletişimi güçlendirmek,


    4) Bünyesindeki tüzel kişilikler arasındaki koordinasyon ve ortak projeler geliştirilmesini temin etmek, derneklerin belirli alanlarda ihtisaslaşmasını sağlamak,


    5) Siyasi İşler komitesi, İş Adamları Komitesi, Bürokratlar Komitesi, Sosyal Faaliyetler Komitesi, Eğitim ve Kültür Komitesi, Kadın Komitesi, Ar-Ge Komitesi gibi komiteler aracılığıyla faaliyetler yapmak..


    6) İşverenlerin ve bürokratların ticari ve mesleki gelişimine katkıda bulunmak..


    7) Siyaseti etkileyen güç merkezi olmak..


    8) Yurt içi ve yurt dışı tanıtım faaliyetlerine öncülük etmek..


    9) Marka şehir, marka şirketler oluşturulmasına destek vermek..


    10) Başta Avrupa Birliği ve diğer sosyal fonlardan yararlanarak projeler üretmek, bünyesindeki derneklerin bu yöndeki çabalarını desteklemek


    11) Doğu Anadolu iş dünyasının ve üye derneklerin ihtiyaçları doğrultusunda işbirliklerini geliştirmek..


     


    **HAKKIMIZDA


    2010’dan beri birlikteliklerini güçlendirip yeni boyutlar katarak geliştiren ve merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ve kısa adı ARDAFED olan Ardahan Dernekler Federasyonu Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Genel Başkanlığına gelmesinden sonra 19 Kişilik yöneticileri ile hareketli günler yaşamaya başlamış ve kısa sürede çatısı altında 64 Ardahan Deneğinin bir araya getirerek, son 4,5 yıl  için de ayrı ayrı gruplardan oluşan bugüne kadar bir çok, ‘Ardahanlı İş Adamları Buluşuyor’ adlı toplantılar düzenlemiş ve medyaya duyuruda bulunmuştur..


    Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı da olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığını yaptığı ve ‘İSTANBUL’DA GÜÇLÜ BİR ARDAHAN LOBİSİ’ sloganı ile yola çıkan ARDA/FED kısa sürede birçok Ardahanlı iş adamları ile bir istendiğinde ve samimi çabaların ortaya konulması halinde bir araya gelen, Ardahanlılar gibi tüm Ardahanlı gençleri spora çekmek için ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ adlı bir futbol turnuvalar düzenleyen, İSO gibi önemli kurumlara ziyaretler yapan, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Muhalefet Parti başkanlarından, İstanbul Ticaret ve Sanayi Odalarından randevular talep etmiş ve görüşmüş, TBMM’sinde grubu bulunan siyasi partilerin İstanbul’un 39 ilçelerinde ziyaret edip, bu partilerin yöneticilerine ülke ve Ardahan hakkında raporlar sunan, İstanbul ‘un diğer ilçelerinde ki siyasi parti ve idarecilerini de en kısa süre de ziyaret etmek için randevular alan, ‘İstanbul’un 39 ilçesinde 39 Ardahan İl Derneği’ kurma çalışmaları başlatıp, kurulu olan ancak çantalarda, tabelalarda, sanal sayfalarda, yazın festivaller de boy göstermekten, kışları kaz geceleri düzenlemekten öteye gitmeyen derneklerin yanında gerçek anlamda çalışacak ve örnek stk olacak birçok yeni dernek kurdurmuştur.


    ARDA/FED bu süre içinde, ‘Ardahanlı ve Yöresi Sanatçılar Derneği’, ‘3. Bölge Ardahanlılar Derneği’, ‘Güngören Ardahan İl Derneği’ , ‘Pendik Ardahan İl Derneği’ Ardahanlı İş Adamları Derneği kurduran, kurulu olup, bugüne kadar federasyona katılmayan Damal Dernekleri, birilerinin adeta Ardahan üstü görüp, kendi dar alanlarında tutmak istediği, Göle’de Göle Merkez Derneği ile Hoçvan’da Samanbeyli (Sığırpert) Derneği’ ile ‘Ardahan Gençlik Derneği’nin yanı sıra ‘Ardahan’ı Tanıtma ve Geliştirme Derneği’, ‘Ardahan Uğurlu Dağ Kayak Spor’unu Geliştirme ve Yaşatma Derneği’ ve ‘Ardahan-Gürcistan İş Adamları Derneği’ gibi birçok Ardahan İl, İlçe, Köy derneğini de bünyesine katan ve teşvik amacıyla ‘Yılın Ardahan Derneği Yarışması’ başlatan, diğer illerinin federasyonları ile konfederasyon oluşumu için başlatılan girişimlerine destek sunan, 14 İl Federasyonunun buluştuğu Anadolu Konfederasyonunu kurduran Ardahan Dernekler Federasyonu, Ardahanlı engellilere kurdurmaya çalıştığı, ‘ÖZEL İNSANLAR DERNEĞİ’ ardından şimdi de, ‘ARDAHANLI İŞ KADINLARI’ oluşumu için yola çıkmıştır…


    ARDA-FED Ardahanlı İş Adamları Konseyi veya Ardahan Vakıf’ı için yaptıkları çalışmalarla esnasında bu ülkede olduğu gibi Ardahan STK’larında da kadınların arka plana  itildiğini görmüştür.. Bunun için hep , ‘ş adamları’ denilip, durulan bir ülkede iş kadınlarının da olduğunu ve ülke ve Ardahan ekonomisine büyük katkısı olan kadınlarında da mutlaka bir araya gelip, ‘bizde varız’ demeleri gerektiğini düşünerek, 20 Milyonluk bir İstanbul’da yaşayan yaklaşık 600 bin Ardahanlıdan biri olan Hülya Avşar dâhil tüm Ardahanlı iş kadınları tespit edip, onlara yönelik bir çağrı mesajı hazırlayıp, ulaşabildiklerimizin telefonlarına, ‘Merhaba! ‘İstanbul’da Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma çabası içinde olan Ardahan Dernekler Federasyonu,


    Siz Sayın Ardahanlı İş Kadınlarının Sahaya İnip, ‘Sadece İş Adamları’ değil, ‘Biz Ardahanlı İş Kadınları da Varız’ demelerini ve ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi Ardahanlı Kadınlar Olmazsa Olmaz’ Demelerini Bekliyoruz.. Ardahanlı Kadınlar Komisyonu İçin Var mısınız?.’ demiştir.


    Saygılarımla.. 


    Fakir Yılmaz


    Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı/Gazeteci


    05322678015 

  • TEKNELERİ KAYIP ARDAHAN DENİZİ GÖLLERİNİN BAŞKANLARI TEKNELERİ DEĞİL, KAÇAK BALIKÇILIĞIN DERDİNDE..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    **KOOPERATİF BAŞKANLARI TEKNELERİ DEĞİL, KAÇAK AĞLARIN DERDİNDE..


    Yıllardır su ulaşımına katkı sunması ve yanı başında yapılacak bir sahil ile turizme kazandırılması istenen Çıldır Gölünün teknelerinin ne olduğunu soran vatandaşlar ilgililerden cevap beklerken, bu göllerden balık tutup, satmaktan başka bir alanda adları duyulmayan Göl Kooperatifçileri bir birlerine düştüler. Başta, yanı başında ki şehit parkının içler acısı halini göremeyen Aktaş Gölü Su Ürünleri Koop. Başkanı Hamza Koca ile Akçakale Köyü Su ürünleri Koop. Başkanı Yüksel Kılıç Sosyal medya üzerinden karşı karşıya geldiler. www.cildir.com adlı sitenin haberine göre Aktaş Gölü Su Ürünleri Koop. Başkanı Hamza Koca ile Akçakale Köyü Su ürünleri Koop. Başkanı Yüksel Kılıç Sosyal medya üzerinden karşı karşıya geldiler.


    Sitenin haberi şöyle; Bilindiği gibi Çıldır Kaymakamlığı İl AFAD Müdürlüğü geçen hafta Aktaş Gölünde Atılı bulunan Ağları temizlemiş ve bu temizliği duyurmuştu. Bunun üzerine Aktaş Su ürünleri Koop. Başkanı Hamza Koca sosyal medya hesabından “Bir yalan haber daha buradan tüm yetkililere sesleniyorum asılsız yalan taraftarı olmayın o ağlar Gürcistan balıkçılarına ait ne yazık ki yetkililer birilerinin sözüne kanmış .oysaki 2 yıldan beri hiç bir Türk balıkçısı bölgeye girmelerine izin verilmemiş ve teknelerine el konulmuş av malzemeleri gölün kıyısında yakılmış ve gürcü balıkçıları da bunları büyük keyifle izlemiş ve Türk balıkçıları ile alay etmişlerdir. İzin için hangi yetkiliye gidilmiş ise de kimse oralı olmamıştır. Bu göl Gürcistan ile Türkiye’nin ortak bir göldür Gürcüler sayısız tekne ile avcılık yapıyor bizim balıkçılıkla geçimini sağlayan insanlarda uzaktan izliyor. Hem ülke ekonomisine hem Türk balıkçılarına büyük kayıp.. Balığın sınırı yok bugün Türk tarafında yarın Gürcü tarafında bunu kabullenmek mümkün değil.. Yetkililer bu konuya duyarsız.. Burada büyük haksızlık var bu ağlarda gürcü ağlarıdır sınır ihlali yaparak, Türk tarafında aldatılmışlardır buda devletin ve milletin kaybıdır.. Lütfen cesur bir yetkili bu işe el atsın..’ şeklinde Paylaşımda bulunmuştu. Bunun üzerine Akçakale Su ürünleri Koop. Başkanı Yüksel Kılıç ise Aktaş Gölü Su Ürünleri Koop. Başkanı Hamza Koca gibi sosyal medya hesabından;


    “SS ÇILDIR SU ÜRÜNLERİ KOOP’DEN DUYURU HAMZA KOCA KİM OLUYOR DA ÇILDIR, AKTAŞ GÖLÜ İLE İLGİLİ ÇAĞRI VE ÖNERİLERDE BULUNUYOR? BELEDİYE BAŞKANIMIZ VAR, VALİMİZ VAR, KAYMAKAMIMIZ VAR, KOPERATIFLERIMIZ VAR..’ başlığı ile bir açıklama yaptı. İşte o açıklama; Hamza Koca Cevap Olarak.. “Akçakale Su Ürünleri Kooperatif Başkanı Yüksel Kılıç paylaşımında benim kim olduğumu merak etmiş ben yıllar önce Akçakale Su Ürünleri Kooperatifini icradan kurtaranım.. Halen 64 bin lira alacağım var. İş ortaklarımla birlikte ve Aktaş Gölü Su Ürünleri Kooperatifini kuran kurucu üyelerden biriyim ve çok kısa bir sure önce Çıldır ilçesinde bulunan DSİ ait barajların avcılığa açılması için girişimciyim ve o barajlarda bu şahıs şu an ekmek kazanıyor ben ciddi anlamlarda vergisini veren istihdam sağlayan bu salgın süresince devletimize katkı olsun diye gücümüzün yettiğince yardımda bulunan ve hiç bir personel işten çıkarmadan kısa iş ödeneği dahil talep etmeden yörede sevilen bir esnafım Yüksel Kılıç sen kimsin söyleyeyim akşama kadar hatta şu an bile içen bayramlarda ramazanda bile ayık gezmeyen insanlara iftira atan kendi çıkarlarını üyelerden üstün gören devletin menşe belgelerini ücret karşılığı satan hükumet aleyhine ne kadar olumsuz paylaşım yapan varsa beğenen veya paylaşan herkese zarar veren birisin bölge halkına soralım hangimiz adamız tüm arkadaşlara selam olsun” mesajını yayınladı. Çıldır Kaymakamlığın Duyurusu; http://www.cildir.gov.tr/aktasgolundebulunankacakaglartemizlendi


    **AKTAŞ GÖLÜNDE BULUNAN KAÇAK AĞLAR TEMİZLENDİ..


    Kaymakamlığımız ve İl Afad Müdürlüğü ortak çalışmasıyla Aktaş Gölüne önceki tarihlerde atılan kaçak ağlar toplandı. İlçe jandarma komutanlığımız ve sınır tabur komutanlığı eşliğinde, Ardahan AFAD İl müdürü Rıfat ORS ve balık adam ekibi çalışmalara katılarak göle atılan ve canlı hayatını olumsuz etkileyen ağları çıkardı. Foto: Suat İncedere



    Cumartesi, Pazartesi..


    Solcuların ‘Dinciler’ dediği, Dinci denilerin ise ‘Muhafazakâr kesim’ dediği seçmenin büyük bölümünün sağ düşünceli oldukları ve sucunda çok büyük zorluk olmazsa sol görüşlülere oy vermeyecekleri, vermediklerini bilen olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun talimatı ile alınan Fatih Sultan Mehmet portesi hakkında ki düşüncelerimi soran okuruma verdiğim cevap aynen şöyle;

     ‘-Evet, müzesi olmayan, sınırları içinde çıkan, bulunan, yakalanan tarihi eserlerinin başka illerde sergilendiği bir memleketli olarak ülkemin sınırları dışında bulunan eserlerinin toplanması ve ülkeye getirilmesinden yanayım. Ve CHP’li Belediyenin bu tabloyu alması kadar normal bir şey olsa da bunun muhafazakâr kesime bir gol olarak yorumlanması veya oy devşirmesi olarak algılanmaması gerekir.. 

    Çünkü istese de zaten onların dinci dediği ama iktidarın muhafazakâr oy deposu olarak gördüğü kesim ‘İmam oğlu iyi ettin, Allah senden razı olsun’ deyip sola, hele hele CHP’ye oy vermesini beklemeyin’ dedim.

    Evet, Cumartesi’yi Pazartesi’ne bağlayan günlerin en çok tartışılan bu konunun yine bana göre çok abartıldığı ama başta iktidarın torilleri olarak bilinenlerce sanki gol yemişler, güreş minderinde sırt üstü düşmüşler misali yaşananı kabul etmeyip, olayı Tİ’ye almaları da bu tartışma kadar saçma ve abartılı bir durumdan öte bir şey değil..

    Çünkü bu ülkede ‘Dağda değil, saha da siyaset yapın’ dediklerini sahada hapislere atan, seslerini kısan zihniyetin ‘Devlet içinde devlet olmaz’ deyip, devletin birer belediyesi olan bir kentin Belediyesinin kendisinden önce davranıp, doğruyu yapması bile saçma hatta vatan hainliği bir durum olmaya başladığı gün geçtikçe daha da net bir durum halini alıyor..

    Ailesi ile birlikte Covit-19’a yakalanan Tunceli Belediye Başkanını arayıp, geçmiş olsun demeyi bile kendisine zulh gören bir anlayışın iktidarının Kültür Bakanının da çıkıp, ‘İyi ettiniz, biz akıl edemedik ama belediyeniz almış, teşekkür ederim’ demeyi düşünmediği aynı ülke de pos bıyıkları altında ‘muhafazakâr kesime gol attım’ dememesi gerekir bu çok ama çok basit bir o kadarda normal ve olması gereken tablo alımı..

    Ha bur arada cumartesi günü ele alamadığım yazımda bahsetmeyi düşündüğüm ise bu ülkede sadece İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyeler mi var ki sadece ikisi en çok tartışılan, hatta iktidarın ve Başkan Erdoğan’ın gerilmesine neden olurlar..

    Bilmem ama iktidarın da o kadar büyükşehir belediyeninden ses çıkmazken bu iki belediyenin yani İBB ve Ankara’nın tartışılması da alınan tablo kadar değerli demek..



    Ha unutmadan tablosu ardından yeniden ve çokça tartışılan İstanbul’u fetheden ve bir çağı açıp diğerini kapatan Fatih Sultan Mehmet Türk ve dünya tarihinin en iyi komutanlarından biri olarak gösterilse de kardeş katlinde acımasızlıkta sınır tanımayan padişahlardan biriydi. Hakimiyetin bölünmezliğini temin, devleti tehlikelerden korumak ve iktidarını güçlendirmek düşüncesiyle, kardeş katline sıcak bakan Fatih henüz kundaktaki 6 aylık kardeşi Şehzade Ahmed’i 1451’de Edirne’deki sarayının hamamında boğdurtarak öldürtmüştür. Daha sonraları halkın büyük tepkisini çeken Fatih, cinayeti işleyen celladı Evranoszade Ali’yi idam ettirerek tepkileri dağıtmıştır. Son olarak Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı tarihinde Fatih Kannunamesiyle kardeş katlini yasallaştıran ilk padişah olmuştur. Kaynak: https://www.mynet.com


    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php

  • HACIALİ'YE HACILARDAN 2. MİNARE!..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    AK Parti’nin yapamadığını AYM Yapmalı…

    Anayasa Mahkemesi (AYM) CHP’nin Af Yasası’ndaki bazı hükümlerin iptali istemiyle yaptığı başvuru üzerine ilk incelemesini tamamladı ve başvuruyu esastan görüşmeye karar verdi.


    Bu güzel bir gelişme ve haber..


    Ama kamuoyunda Af Yasası olarak bilinen ve 40 bin kişinin cezaevinden çıkmasını sağlayan İnfaz Kanunu’ndaki düzenlemelerin bir genel affa dönüşmesi beklenmektedir..


    Anayasa Mahkemesi CHP’nin Af Yasası’ndaki bazı hükümlerin iptali istemiyle yaptığı başvuru üzerinde ilk incelemesini tamamlayıp, bu önemli başvuruyu esastan görüşmeye karar vermesi ve bu kararını beklenen anlamda olumlu olarak hem de oy çokluğu ile onaylaması bu ülke de yaşanan gerginliğin büyük bölümde yumuşamasını sağlayacaktır.


    Bilindiği gibi CHP, cezaevlerinden yaklaşık 90 bin kişinin tahliye edilmesini sağlayan infaz düzenlemesine ilişkin 7242 sayılı Cezaevi Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14. maddesinin iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesini istemişti.


    Yapılan başvuruda eksiklik tespit etmeyen Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, iptal istemini daha sonra belirlenecek bir günde esastan görüşerek karara bağlayacak haberi başta Demirtaş ve gazetecilerin olmak üzere birçok tarafın ilgi ile takibe almış ve genel bir af beklentisini arttırmıştır.


    CHP, daha önce de yeni infaz yasasının şekil yönünden iptali ve yürürlüğünün durdurulmasını istemiş, Anayasa Mahkemesi, bu başvuruda da ilk incelemeyi tamamlayarak iptal isteminin daha sonra belirlenecek bir günde esastan karara bağlanmasına hükmetmişti.


    Evet, adına barış süreci denen süreci iyi değerlendiremeyip, saha dışı kalan HDP’nin yerini dolduran MHP destekli AK Parti’nin yapamadığını AYM yani Anayasa Mahkemesi yapacak mı?


    Bilmem ama bu gelişme ” yapacak” umutlarını şimdiden arttırdı gibi..


    Umarım bu umutlarda sönmez ülke yeni bir barış, kardeşlikleri düşmanlıkları unutur, yoluna tüm toplumuyla devam eder diyorum…



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



    Fabrika Yada Okul Değil, Cami Açmaya Geliyor..


    arşiv haber 25/08/2015 tarihli haberler


    Ardahan’da yaşananları, Ardahanlıları nerede ne iş yaptıklarını  anında, en hızlı ve en güvenilir şekilde okumak öğrenmek için tecrübeli kadrosunun hazırladığı sitemizi okuyun, okutun.. facebook, twitter, instagram ve diğer sosyal ağlardaki arkadaşlarınıza duyurun..



    1992 Yılında yeniden vilayet olup, 75. plakayı alan ama bugüne kadar işsizliği durduracak, göçün önüne geçecek ciddi bir yatırımın gerçekleşmediği Ardahan’da ard arda yapılan camilerden ikisini Diyanet İşleri Başkanı açacak.

    Ardahan’a cami açmaya gelecek olan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in Ardahan’a yapacağı ziyaretini gerçekleştirmek için o çok tartışılan mercedesiyle mi yoksa uçakla mı geleceği merak edilmekte.

    Diyanet İşler Başkanının Ardahan’a geleceğini duyan vatandaşlar gazetemiz aracılığıla başkana seslenerek, yolların çok bozuk olduğunu, bu nedenle başkanın 1 Milyonluk mercedesi ile Ardahan’a gelmesini tavsiye etmediklerini belirttiler.


    **MEZARLIK YOLLARI DABOZUK..


    Kent içi yollar gibi mezarlıkların bulunduğu yollarında geçit vermediği Ardahan yollarının ne zaman yapılacağı bilinmiyor..


    **KAFKAS ARISI HAZIRLADI..


    Son yıllarda artan arıcılık sayısıyıla büyükbaş hayvandan sonra bölge insanının önemli gelir kaynağı olan bal üretiminin sonuna gelindi.


    Kafkas arısının bin bir çiçekle donatılmış olan Ardahan doğasında elde ettiği balları toplayıp, depolayan Ardahanlılar kilosunu 40 ila 50 TL.’ye ballarını sanal ortam dahil her alanda satışa sundukları görülüyor.


    ‘Üreticiden %100 Organik Bal’ başlığı altında satışa sunulan Ardahan Kafkas Arısının Balları isteyene kargo ve otobüslerle gönderilebiliniyor.


    Tamamen Organik: 



        “Kafkas Arisi Çiçek Bali” olarakta bilinen Ardahan-Kars bali, Ardahan’in mera ve yaylalarinda dogal olarak yetismekte olan yüzlerce çesit polen ve nektar kaynagi çiçekten üretilmektedir. 

    Yöremizde tarimsal amaçli ilaçlama ve gübreleme de olmadigindan, üretilen bal tamamen dogaldir. Bunun ispati da son derece kolaydir. Çünkü bilindigi gibi Kars ve Ardahan yöresinde ekonomik degeri olan hiç bir tarim ürünü üretilmemektedir. Bunun sebebi ise Iklim kosullarindan kaynaklanmaktadir. Dünyanin en verimli topragi olan Çernozyum topragina sahip olan Kars-Ardahan yöresinde ne yazik ki yazin dahi sicakligin eksi (-) seviyelere ulasmasi yani don olayinin olmasi, bölgede tarimin yapilmasina engel olmaktadir. Tabii ki bölgemizde tarimda yapilmaktadir, fakat bu hayvanciliga bagli tarimdir. Bölgede yetistirilen tarim ürünleri Bugday-Arpa ve Yulaf disina çikmamaktadir.



        Bilindigi gibi bu bitkiler içinde ilaçlama v.b teknikler yapilmamaktadir. Çünkü gerek yoktur. Buda bölgenin yesil bitki örtüsünün tamamen organik oldugunun bir göstergesidir. Iste bütün bu sebeplerden dolayidir ki Ardahan Bali tamamen organiktir, yani naturel doga ürünüdür.



        Arastirmacilar ari ve çiçek bali üretimi için Ardahan Platosunu en uygun yer olarak kabul etmektedirler.. . 

    Dolayisiyla balin tamami çok çesitlilik arzeden kir çiçeklerinden derlenmektedir. Tarimin olmayisindan balin içerisine insan sagligi açisindan tehlikeli olabilecek tarimsal ilaçlarda karismamaktadir ki bu  da aricilik için çok önemlidir



                 Kafkas Arisinin Özelligi:



        Sadece Kars ve Ardahan bölgesinde bulunan Kafkas Ari Irki da, Ardahan ve Kars balinin bu kadar güzel olmasini saglayan belki de en önemli etkendir. Bu arinin temel özelligi ise dil uzunlugudur.7,2 mm dil uzunlugu ve çaliskan bir ari irki olan Kafkas arisi, bu sayede derin tüplü çiçeklerin de nektarlarindan yararlanabilmekte ve dilinin diger ari irklarindan 3 mm daha uzun olmasi sebebiylede yaptigi bali diger ballardan üstün kilmaktadir. Kafkas ari irki dünyada ekonomik degere sahip çok önemli dört ari irkindan da birisidir. Yüksek yörelerin bal olan Ardahan – Kars Balinin bir diger özelligi ise çabuk kristalize olmasidir. Kristalize olmus krema seklindeki bu yapisi, Ardahan – Kars balinin degerini bilenlerce aranan bir diger özelligidir. Beyaz ile amber rengi arasinda degisen balimizin tadi leziz oldugu gibi bogazi da yakmaz. Iste bütün bu sebeplerden dolayidir ki Ardahan – Kars bali aranan ve tercih edilen bir bal olma özelligini tasimaktadir. 



                Balin Faydalari:



        Bilindigi gibi bal, arilarin çesitli bitkilerden topladiklari özsulardan ürettikleri, kivamli,stabil, bol enerji veren ve ayni zamanda sifa verici özellikleri olan, besin degeri yüksek, tümüyle dogal bir gida maddesi. Bal arilari 10 petegi doldurabilmek için 100 bin kilometre kanat çirpar ve yaklasik 100 milyon çiçegin nektarini emerler.



     Çiçeklerdeki bal özünü alarak midelerinde çesitli fiziki ve kimyasal reaksiyonlardan geçiren arilar, ardindan bu salgiyi petek gözlerine koyarlar ve bu sivini petek gözlerinde olgunlasmasiyla da bal meydana gelir. 



        Bir besin maddesi olarak sofralarimizda önemli bir yere sahip olan balin enerji degeri son derece yüksektir. 100 gram bal, yaklasik 325 kalori saglar. Balin enerji degeri, içeriginde bulunan yüksek dozda üzüm sekeri (dekstroz) ve meyve sekerinden (levüloz) gelir. Bal ayrica kalsiyum, fosfor, demir, potasyum, magnezyum, sodyum, kükürt, iyot gibi mineraller ve pantotenik asit, B1, B2, B6, C ve K vitamini gibi enzimlerle zengin bir yapiya sahiptir. 


    500 Hastaliga Iyi gidiyor:



        Öte yandan balin, pek çok hastalikta koruyucu ve tedavi edici etkileri oldugu da, tip uzmanarinca kabul edilmekte. Uzmanlar balin, yaklasik 500 hastaligin tedavisinde yardimci olarak kullanildiginda, etkili oldugunu ifade ediyorlar.



                Balin Faydalari:


     


    • Adale agrilari, titremesi, uyusmasinin giderilmesine,
    • Agri ve sancilarin giderilmesine,
    • Agiz yaralarinin iyilestirilmesine,
    • Akciger hastaliklarinin iyilestirilmesine,
    • Bademcik iltihabinin yok edilmesine,
    • Bagirsak gazinin, iltihabinin giderilmesine,
    • Bas, gögüs, karin agrilarinin giderilmesine,
    • Bas dönmesinin giderilmesine,
    • Bel agrilarinin giderilmesine,
    • Beyin hastaliklarinin iyilesmesine, felç ve sinir hastaliklarini gidermede,
    • Cilt bozuklugunu, lekelerini gidermeye,
    • Cinsel gücü artirmaya,
    • Damar sertligine, damar tikanikligini yok etmeye,
    • Gözleri güçlendirmeye,
    • Halsizligin giderilmesine
    • Hazmi kolaylastirmaya,
    • Hafizayi güçlendirmeye,
    • Istah açmaya,
    • Kabizligin iyilestirilmesine,
    • Kalp çarpintisini gidermeye,
    • Kanin temizlenmesine,
    • Kemiklerin kuvvetlenmesine,
    • Nezle ve grip hastaliginin tedavisine,
    • Öksürügün, nefes darliginin, astim hastaliginin tedavisine,
    • Romatizma ve siyatigin tedavisine,
    • Sarilik hastaliginin iyilestirilmesine,
    • Sedef hastaliginin giderilmesine.   


     Balda Kanseri Önleyici Madde



        Yeni bir arastirmayla bal ve ari zehrinde, tümör gelisimini engelleyen maddelerin bulundugu saptandi. Bu maddeler kansere önlem olarak da kullanilabilecek. Bal ve ari zehrinin farelerde kanserli tümörlerin gelisimini ve metastazlarin yayilmasini önledigini Hirvat bilim adamlari buldu. Söz konusu maddelerle tedavi edilen kalp hastasi fareler daha uzun süre yasadilar diyor. Zagreb üniversitesi’nden Nada Orsolic, Jurnal of the Science of the Food and Agriculture degisinde. Arastirmaci, balin, ari kovaninin kaplanmasinda kullanilan Propolis’in, ari sütü ve ari zehrinin farelerde yapay olarak olusturulan tümörler üzerindeki etkisini incelemis. Sonuçta gerek bal gerekse ari zehrinin kanseri önleyici ve tedavi edici bir eksi var. Örnegin Propolis, halihazirdaki tümörlerin büyümesini engellemekte. Dogrudan dogruya tümöre asilanan ari zehri ise tümörleri büzüstürdügü gibi büyümelerini de önlüyor. 



        Kanser önleyici olarak özellikle de bal ve ari sütünün çok etkili oldugu söyleniyor. Bal, daha önce tedavi görmüs olduklari tümörlerin yayilimini önlerken, ari sütü de kötü huylu tümörlerin olusmasini engellemekte. Bilim adamlari arilar tarafindan üretilen maddeler içindeki kimyasal bilesenlerin kanserli hücreleri öldürdügünü ve hücrelerde ki serbest radikal oranini düsürerek, beden sivilarini azalttigini tahmin ediyorlar. Propolis ve balin kisa süre sonra kemoterapiyle birlikte hastalar üzerinde denenecegi sanilmakta.



        Balimiz kristalize olma özelligine sahip olmasindan uzun süreli tüketimlerde kristalize olabilir, bu bal standartlarinda saf çiçek balinin bir özelligi olup balin genel yapisini kesinlikle bozmaz. Kristalize olan bal 60 C de isitilinca içerdigi degerlerden hiçbir sey kaybetmeden eski görünümünü tekrar alir.Balin kristallesmesi ,baldaki dekstrozun,tanecikler haline gelmesi sonucu balin akiciligi az veya çok kaybetmesi olayidir.



        Bal üreten , satan veya yiyen herkes balin zamanla kristalize oldugunu yani akiciligini kaybederek sertlestigini görmüstür. Balin kristalize olmasi haline halkimiz yanlis olarak sekerlenmis degimini kullanir. Bal içerisinde çok çesitli sekerler vardir. Halkimiz baldaki sekerlerin kristalize olmasina ihtimal vermeyerek böyle ballara seker karistirilmis veya sekerden yapilmis nazari ile bakmakta ve büyük bir yanilgiya düsmektedir. Bu husus bal pazarlamasi esnasinda alici ve saticilarin karsilastiklari en önemli mesele olarak devam etmektedir.



        Kristallesmeyi yapan, bal içerisindeki glikoz sekeridir. Kristallesmenin bazi baldaki glikoz früktoz münasebetine ve su miktarina baglidir. Balda früktoz miktari genel olarak glikozdan fazladir. Eger bu iki sekerden glikoz miktari nispet olarak früktoza yaklasirsa bal çabuk; aradaki fark büyürse geç kristallesir. Olgunlasmamis balda yüzde olarak sakkaroz fazla glikoz daha az oldugu için yavas kristallesir. Fakat olgunlasmis ballarda ise az miktarda sakkaroz bulunur.



        Ballar 14°C de en fazla kristalize olmakta, kristalizasyon 5-7°C lerde baslamakta  ve bu derecelerin altinda saklandiklarinda kristallesme gecikmektedir. Petekli ballar süzme ballara nazaran daha geç kristalize olurlar. Ballarda tanimlanan kristallesme olayi balin bir özelligi olup genel özelligi bozmaz. 


    **Ardahan’da Demonstrasyon Çalışmaları Devam Ediyor


    Ardahan'da Demonstrasyon Çalışmaları Devam Ediyor


    •  


    “Ardahan Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Mustafa TANI Demonstrasyon Çalışmalarını Yerinde İnceledi”


    Müdürlüğü tarafından kaba yem üretiminde verimi yüksek çeşitlerin kullanımının arttırılması ve bölgede benimsenmesinin sağlanması amacıyla çeşitli demonstrasyon çalışmaları yapılmaktadır. Bu kapsamda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Türkiye Tohumcular Birliği’nden temin ettiği sertifikalı arpa tohumu (Akhisar-98) Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürlüğü tarafından Ardahan Merkez Sulakyurt Köyünden Mustafa ALTUN isimli çiftçinin 5 dekarlık tarlasına 100 kg arpa tohumu İl Müdürlüğü teknik personelleri tarafından ekilmiştir. Yapılan demonstrasyon çalışmasında kullanılan Akhisar-98 çeşidinde istenilen düzeyde verim alınması neticesinde bu çeşitlerin kullanımının yaygınlaştırılması hedeflenmiştir.


    İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mustafa TANI, İl Müdür Yardımcısı Turgay ŞİŞMAN, Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdür Vekili Sibel KAYA, Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürlüğü personellerinden Sosyolog Abdullah AKGÜN ve Ziraat Mühendisi Aslıhan AYDIN demonstrasyon çalışmasını kontrol ederek incelemelerde bulundular. Yapılan İncelemede kontrol edilen çevredeki diğer parsellerle kıyaslandığında demostrasyonun daha iyi olduğu gözlemlenmiştir.


    Çalışmalar hasat aşamasına kadar çeşitli zaman aralıklarıyla Ardahan Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü teknik personelleri tarafından kontrol edilecektir. Elde edilen sonuçlar Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bildirilecektir.


    **Doğalgaz boru hattında büyük patlama


    BTC 2. Kez Patlatıldı.. Kafkas Balı Satışta..


    Azerbaycan’dan çıkarılı, Gürcistan üzerinden buradanda Ardahan’ın Posof ilçesinden Türkiye sınırlarına girip, Kars’ın Sarıkamış ilçesinden geçen Bakü-Tiflis-Kars-Ardahan Doğalgaz Boru Hattı PKK’lılarca 2. kez patlatıldı. Bölgede gaz akışı kesilirken, alevler yüzlerce metre yükseğe çıktı. Sarıkamış İlçesinin Sarıkamış Mahallesine 2 kilometre uzaklıktaki Şehitlik Tepe mevkisinde meydana gelen patlamanın ardından çıkan yangında alevler 150 metreye kadar yükseldi.  İlçe merkezinde de rahatlıkla görülebilen alevler, söndürülmek üzere. Sarıkamış ilçe merkezi ve Erzurum’un Horasan ilçesinden de görülen alevler, vatandaşlar arasında paniğe neden oldu. Güvenlik güçlerinin yoğun güvenlik önlemleri aldığı bölgeye giriş-çıkışlar yasaklandı. Güvenlik güçleriyle PKK’lılar arasında sıcak temas sağlandığı öğrenildi. Bölgede havadan ve karadan geniş çaplı operasyon sürüyor. Sarıkamış Kaymakamı Yusuf İzzet Karaman, 2 yıl önce de aynı yerde patlama yaşandığını söyledi. Patlamanın olduğu bölgenin yerleşim alanından uzak bir bölge olduğunu, her hangi bir can ve mal kaybının da bulunmadığını ifade eden Kaymakam Karaman, vanaların kapatıldığını, alevlerin de söndürülmek üzere olduğunu belirti. Kaymakam Karaman ayrıca, patlamanın olduğu bölgede gerekli güvenlik tedbirlerinin de alındığını kaydetti.

  • Kuşlar Putka'ya İndi, Uçak ve Gözlemciler Gelmedi!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ardahan il merkezine 8 km mesafedeki Putka Gölü, küçük ama kuşlar ve endemik bitkiler açısından zengin bir sulak alandır. Diğer isimleri Gölbaşı ve Sazara’dır. Şehrin yakınında olması dolayısıyla tel örgü ile korumaya alınmıştır. Çevresine Ardahan Üniversitesi’nin kurulması ile birlikte yakın zamanda tamamen şehrin içinde kaldı. Putka Gölü yoğun sazlıklarla kaplıdır. Çevresi tel örgülerle çevrilmiş olan alanın karayoluna yakın kısmı hayvanların su içmesi için açıkta bırakılmıştır. Göl çevresini çayır bitkileri ile sonradan Orman ve Su İşleri İl Müdürlüğü’nce dikilen söğüt, sarıçam ve huş ağaçları çevreler. Alanın orta kısımlarındaki sulak alanda kuşların konaklaması ve üremesi için uygun ortam vardır.



    İki yüzlülük..


    Havuz ve kendisini merkez ilan eden medya ve basının her ne kadar eski dese de siyaseten düşünen birçoklarının gönül ve HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatları tutukluluk süresinin makul olmaması, tahliye talebi makul süreyi aşması ve karar sürecinin uzaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verildi. Ve aynı AYM Demirtaş’a 50 bin lira tazminat ödenmesine karar verdi.


    Peki mevcut iktidar bu konuda nasıl bir adım atacak ve bırakılması gereken Demirtaş ve yeni operasyonlarla üzeri kapatılmak istenen soruna nasıl bir yol bulacak?


    Bilemem ama ben bu yönde ele aldığım ve yayınlanan bir yazımı yeniden yayınlayıp, durumun dünden farklı olmadığını anlatan yazımı bir kez daha okuyup dün ile bugün neyin değiştiğini düşünmenizi rica ediyorum.


    19 Haziran 2014 yılında ele aldığım ve ‘İki yüzlülük’ başlıklı yazım şöyle;



    **İki yüzlülük..


    Ortadoğu’nun kan gölüne döndüğü, CHP’nin MHP ile anlaşıp cumhurbaşkanı adayı çıkardığı, BDP/HDP’nin ülkenin kilit noktası olduğu bir süreci izlerken dün CNN Türk’e çıkan Selahattin Demirtaş’ı izledim.


    Türklerin bile ‘Oy verebileceğimiz bir lider’ diyerek takdir ettiği Demirtaş’ın yaşanan sürecin sorumluluğuyla hareket edip, gazeteci meslektaşlarımın sorularına verdiği cevapları dinlerken Ardahan başta olmak üzere ülke genelinde oynanan iki yüzlü siyasetin çirkinliği ve çirkefliğini bir kez daha hatırladım..


    Ve özelikle Demirtaş’ın da için de bulunduğu kadronun verdiği mücadelenin arkasına sığınıp, metropollerde kaymağı yiyenler aklıma geldi.


    Çünkü Demirtaş’ın Erdoğan’a karşı dik duruşu ve onun için de bulunduğu kadroların mücadelesinin gölgesi altında siyaset yapıp, AKP’li, CHP’li yerel yöneticiler ile ortak olanların sayısının çok olduğu metropollerde Sellattin Demirtaş’ın partisinin ne kadar az oy aldığını hatırlıyordum.


    Evet iki yüzlülüğün alıp başını gittiği İstanbul ve diğer kentlerde bıraktıkları pala bıyıkları ve yaptıkları demagoji ile devrimci, solcu, demokrat, orta, yan yolcu geçinenlerin yeri geldiğinde benden daha devrimci, Demirtaş’tan daha BDP’li, Öcalan’dan daha çok PKK’lı olduğunu ve bunları yaparken de arka kapılarda sistemle barışık, sistemin ekibiyle iş ortakları olduğunu da bilirim.


    Ve bunların ortaya koydukları iki yüzlülükle gemilerini yaman yürüttüklerini de…


    Neyse Kürtlerin bir kez daha ortaya çıktığı Ortadoğu’da yaşananlar, solcu CHP’nin MHP ile anlaşıp Melle’yi cumhurbaşkanı yapmaya çalıştığı bunca karışıklıkta karlı çıkacakların başında yine iki yüzlüler geleceği için çok da uzatmaya gerek yok…


    Çünkü Kürt sorunu ile ilgili ciddi bir eylem ortaya koyamayan, İstanbul’da bulundukları yerleşim yerlerinde BDP’nin niye az oy aldığını umursamayanlar bu süreci de, yayla şenliğini de öyle ya da böyle geçiştirecekleri için benim ya da Demirtaş’ın anlatmak istediklerinin çokta anlamı olur mu bilmem.


    Ama o yüzlerine tuttukları iki yüzlü peçe gün geçtikçe yırtılıyor, paramparça oluveriyor.


    Benim de tek tesellim ve umudum bu…



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    HELE SEN GÖLE’NİN NEYİNİ GÖRDÜN Kİ?..


    arşiv haber 15/02/2016 tarihli haberler


    YENİ GÖLE DERNEĞİ KURULUYOR..


    GÖLE MERDİNİK İLE POSOF VE ÇILDIR DERNEKLERİ DE KURULUYOR..‘İstanbul’da Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturmak için yola çıkan ve İstanbul’un 39 İlçesinde Ardahan İl Dernekleri kurdurmaya devam ettiren Ardahan Dernekler Federasyonu bu yönde ki çalışmalarına ara vermeden devam ettirirken, birçok Ardahanlı, Göleli, Posoflu, Çıldırlı yeni dernekler kurmak için harekete geçtiği görülüyor.


    **Pendik’te de Ardahan Deneği Kuruluyor


    Merkezi İstanbul Esenyurt’a bulunan 3. Bölge Ardahanlılar  Derneği ile Güngören Ardahan Derneğinin yanı sıra Küçük Sütlüce Köyü Deneği adından yeni denekle kurmaya başlayan Ardahanlılar İstanbul’da ki tüm Gölelilere hitap edecek olan GÖLE MERDİNİK Derneği’nin yanı sıra Posof ve Çıldır Derneği kurmak için kolları sıvadılar.


    Önümüzde ki günler de resmi kuruluşlarını ilan etmeye hazırlandıkları görülen Göle Merdinik ve Posof ile Çıldır Derneklerinin kurucuları bu yeni oluşumlarla birlikte İstanbul’da ki dernek adı altındaki diasporayı aşmayı hedefledikleri belirtilmekte.


    **Göle gençliği el ele..



    Hele sen Göle’nin neyini gördün ezgileri halkımızla özdeşleşmiş ve lisanımızda yer etmiş dizelerdir.


    Düğünler de şenlikler de söylenir mey ve davul eşliğinde halaylar çekilir. Bir çok sanatçı tarafından farklı şekilde yorumlanarak söylenmiş ve ilçemizin tanıtımında büyük katkısı olmuştur.


    -40 derece soğukların yaşandığı ve sosyal faaliyetlerin yerini kahve köşelerinde oturup boş vaktin geçirildiği şu günlerde Göle gençliği hele sen Göle’nin neyini gördün dercesine nispet yaparak Göleli gelin ezgileri eşliğinde mey ve davul sesiyle bir araya geliyor.


    Göle Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürlüğünde Göle Kaymakamı Zafer Oktay ile gençlik hizmetleri ve spor ilçe müdürü Halil İbrahim Yılmaz’ın baş başa yaptığı toplantıda Göle gençliğini sportif ve sosyal faaliyetlere yöneltmek ve uzun kış gecelerinde kötü alışkanlık edinimlerini önlemek için neler yapabilir anlamında yapılan toplantıda alınan kararlar doğrultusunda Göle Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürlüğü tarafından halk oyunları antrenörü Birol Işık gözetiminde Göle Gençliği bir araya gelerek geçmişten günümüze gelen halk oyunlarımızı yaşatmak ve geleceğe taşımak aynı zamanda ilçemizi halk oyunları alanında il de, bölgede ve ülke genelinde temsil etmek için çalışmalarına başladı. Halk oyunları antrenörü Birol Işık hocanın da bizzat kendisinin de oynadığı Göle gençlik halk oyunları ekibini oluşturmak için ilk kez bir araya gelen Göle Gençliğini gazetemiz olarak ziyaret edip görüntüledik. Antrenör Birol Işık yaptığı açıklamada geçmişte folklor oynayan arkadaşlarımızı bir araya getirerek Göle için çalışmalarımıza başladık. Gençler fedakarlık örneği göstererek çalışmalara başlama kararı aldılar kendilerine bu fedakarlıklarından dolayı teşekkür ederim . Bizlere bu fırsatı veren İl Müdürümüz Bülent Akar’a, ilçe müdürüm Halil İbrahim Yılmaz’a Kaymakam Zafer Oktay’a ve ilçemize bu tesisleri kazandıran vekilimiz Orhan Atalay’a da ayrıca teşekkür ederiz dedi.

    Çalışmaları bizzat izleyen ve takip eden İlçe Müdürü Halil İbrahim Yılmaz; Sayın kaymakamımızla kurumumuzca yaptığımız baş başa toplantıda aldığımız kararlar doğrultusunda gençliğimizi bir araya getirerek kahve köşelerinde boş boş oturup kötü alışkanlıklar etmelerini önlemek sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere yönelmelerini sağlamak için çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu kapsamda bu gün gençlerimizle beraber halk oyunları çalışmamızı başlattık ilerleyen günlerde voleybol ve futbol turnuvaları düzenleyerek gençlerin bir araya gelmelerini sağlayarak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Tesislerimiz ilçemizin gençlerine 7-24 hizmet vermektedir. Bizler gençlerimizle varız onlar bizim geleceğimizi teşkil edecekler onlar olmasa bizim burada olmamızın bir anlamı olmaz. Bizler her zaman saat kaç olursa olsun fark etmez buradayız ve gençliğimizin hizmetindeyiz. Başta sayın kaymakamımız Zafer Oktay’a, İl Müdürümüz Bülent Akar’a, tesisimizin çalışanlarına gençlerimize antrenörlerimize yaptığımız faaliyetleri medyaya yansıtan sesimiz ve kulağımız olan siz değerli basın mensuplarına ve ilçemize birçok il de dahi olmayan bu eşsiz tesisleri kazandıran vekilimiz Orhan Atalay’a teşekkür ederim. 

  • Pisti Var Ama Ne Helikopteri, Nede Uçağı Var!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Tırnağı kanayanın çevre illere sevk edilmesiyle bilinen Ardahan Devlet Hastanesinin yanı başına yapılan ve acil hastalar için Erzurum Acil 112’den istenen Helikopterlerin zaman zaman konup, kalktığı Hastane Helikopter Pistinin tepede, rüzgâr alan olması dolaysıyla çok kullanılmadığı gelen helikopterlerin ya şehir stadyumuna yada Ardahan’da bulunan ve her geçen yıl çekilen birlikler dolaysıyla küçülen Ardahan 25 nci Mekanizme Tugay komutanlığına ait alana indikleri ve buralarda kalktıkları görülmekte.


     


    **HAVALANI İSTEMİ SON DURAK GİBİ UNUTULDU!..


     


    Yapılması halinde Kars Doğu Kapısı Kapalı olduğundan kendisi gibi Ardahan’a komşu olan Gürcistan üzerinden karayolu ile dünyaya açılan Ermenistan’ın yanı sıra Kafkasya ve hastane dahil birçok köyünün ihtiyacını karşılamak için geldiği Ardahan’a komşu Şavşat, Göle’ye komşu Erzurum, Kars’ın Ardahan’a yakın kesimleri gibi Göle, Hanak, Damal, Posof, Çıldır, Köprülü’nün kullanacağı Ardahan sınır havaalanı bu kez de pandemi dolaysıyla gündemden düşüp, unutulduğu Ardahan Havaalanı istemi gibi bir çok sorun gündeme gelmiyor.



    Yeni Bir Ekiple İşe Başlamak…


    Son Valiler kararnamesi ile değişen vali ve il emniyet müdürlerinin yeni görevlerine başladığı şu günlerde başta Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı’na atanan eski güreşçi Hamza Yerlikaya olmak üzere 6 ayda bir yeni ekiple çalışmak isteyen ve önümüzdeki günlerde atadığı bakanları da değiştireceği ileri sürülen Başkan Erdoğan’ın bu atamalarına kızmaktansa bunun nedenine bakmakta fayda var…


    Çünkü bugün isimleri bile unutulan Akil Adamlar dahil 18 yıllık iktidarı boyunca en azından 18 bin insanın yerlerini değiştiren, Babacan ve Davutoğlu dahil olmak üzere çoğuna bir daha görev vermeyen Erdoğan’a kızanların anlamadıkları bir şey var; O da bu ülke kurulduğundan bu yana ya aynı kişiler veya onların yerlerine bıraktığı çocukları, akraba, yakınları hep aynı kadroların olmasına alışmış olanların tepkilerini görürüsünüz ya da bekleneni veremeyen ekip sıkıntısıdır…

    Çünkü Merkez Bankası başta olmak üzere birçok kurumun yıllarca aynı soy adını taşıyanlarca ya da sanki bulunmaz Hint kumaşıymış gibi aynı kişilerce idare edilmesine alışıldığı için Erdoğan, hatta ABD’nin değişmez denen sistemini ülkemizdeki gibi değişmeye zorlayan Trump’u bile ‘sistemi değiştiriyor’ diye eleştirenler var…

    Halbuki aynı durum kanun değişikliğine ihtiyaç duyulan İş Bankasına yönetici atayan CHP’de de görülüyor.

    Zira bugün Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığına atanan eski güreşçi Hamza Yerlikaya’ya kızan Kılıçdaroğlu’nun İş Bankası Yönetimine atadıklarının da bankacı olmadıkları ve Ardahan’ın eski milletvekillerinden Avukat İsmet Atalay’ı bile buraya yönetim kurulu üyesi olarak atadığını bilenlerdenim.

    Ki aynı Atalay’ın amcası Sırrı Atalay’ın yerine kendisi ardından, amcaoğlu Orhan Atalay’ında yani aynı sülaleden  Milletvekili olduğunu hatırlayalım, bilelim…




    Kısacası bugün Ardahan’ın da aralarında olduğu ve yeni görevlerine başlayan valilerin, İstanbul’un yeni emniyet müdürü ile diğerlerinin de yeni ekiplerle çalışmak istemesi en doğal hakkıdır ..

    Tabi bunu yapmak içinde Başkan Erdoğan gibi cesaretli olmak ve kendisiyle çalışacak yeni yol arkadaşlarını seçmek istemesi kadar doğal bir şey yoktur…

    Evet, yeni valilerin, müdürlerin ve yönetim kurullarının aynı çaycı ile aynı kapıcı ile çalışması da doğal olsada, benim ”değiştirmelerinden” yana olduğumu belirterek onları değiştirmesi de doğaldır…

    Ben şahsen değişimden yanayım ve bu düşüncemi her yeni işe başlayana buradan, bu köşemden yazarak anlatmaya çalışırım.

    Çünkü değişenlerin büyük bölümünün değiştirilmesinden ya da görevden el çektirilmesinde en büyük rol oynayan yani başarısı ya da başarısızlıkları nedeniyle görevde kalmaları , halktan kopmaları hatta hatalar yapmaları onların yeni oturduğu koltuklarda daha önce oturanları yanlış yönlendirenlerdir..

    Ve benim son olarak daha önce makamında ziyaret edip, ‘Ardahan’da eğitimde neden başarısız olduğunu sorduğum ve bunun nedeninin yıllardır aynı idarecilerle yönetilen okul idarecelerinin hallaç pamuğu gibi yerlerinin değiştirlmesini ya da varsa yerine yeni isimler atamasını’ önerdiğim gerek yeni valilerin gerekse müdür ve yöneticilerin ilk işe başladıkları yerde önce yapacakları şey eskilerden ziyade yeni bir ekiple yol almasıdır.

    Bunu yapan görevinde başarılı ve uzun ömürlü olur.. Aynı Başkan Erdoğan gibi 20 yıldır iktidarda kalmayı başarır..

    Yoksa başladığınız yerde 2 yılı değil 20 günü doldurmaz ya ” Eski tas, eski hamam” dedirtir ya da ”Evet değişim hayırlı oldu” diye herkesi sevindirir ve etrafına ışık saçmaya başlar..

    Çünkü aynı tiplerin gideni de, geleni de baştan yorduğunu bir kez daha gördüm yeni Ardahan Valisini karşılama protokolünü uzatıp, daha işin başındayken valiyi ve diğerlerini yoran gereksizler bir hayli fazlaydı..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



    ARDHAN’DA HAVA DURUMU..


    arşiv haber 24/03/2016 tarihli haber


    Ardahan güne karla uyandı

    Bir süredir bahar havası yaşayan Ardahan’da gece saatlerinde başlayan kar yağışı kenti beyaz örtüyle kapladı.

    Kar, hayatı olumsuz etkilerken, kar sürpriziyle karşılaşan esnaf ise iş yerlerinin önünü temizlemek zorunda kaldı.


    Vatandaşlar bir süredir bahar havasının hissedildiği Ardahan’da yağan kara şaşırdıklarını belirtti.

    Dün etkili olan güneşli havanın ardından bugün kar ile karşılaştıklarını dile getiren vatandaşlar, “Bugün 23 Mart ve Ardahan yine beyaza büründü.

    Güzel memleketimiz beyaz örtüyle yine süslendi. Ardahan’ımıza kış geri geldi” dedi.

    GÖRÜNÜM:

    Yapılan son değerlendirmelere göre: Sorumluluk sahamızın genelinde havanın. Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

    Rüzgarın; güney yönlerden kuvvetlice (30-50 km/sa) esmesi bekleniyor. Gece saatlerinde doğusunda buzlanma ve don

    olayı görüleceği tahmin ediliyor.

    Sıcaklık: Sorumluluk sahamızın genelinde 2 ila 4 derecelik artışlar beklenmektedir.

    Rüzgâr: Güney ve batılı yönlerden orta kuvvette, Erzurum, Kars ve Ağrı’da. kuvvetlice (30-50 km/sa) esmesi bekleniyor

    Meteorolojik uyarı 1: Sorumluluk sahamızın genelinde buzlanma ve don olayı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuz şartlara

    (ZİRAİ DON olayı v.b) karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

    İLLER VE İLÇELER HAVA DURUMLARI

    TAHMİNLER


    ARDAHAN Parçalı ve çok bulutlu 9 -1

    Çıldır Parçalı ve çok bulutlu 8 -2

    Damal Parçalı ve çok bulutlu 8 -2

    Göle Parçalı ve çok bulutlu 5 -6

    Hanak Parçalı ve çok bulutlu 8 -2

    Posof Parçalı ve çok bulutlu 13 3

    5 GÜNLÜK TAHMİN

    Merkezler 24.03.16 Min1 Max125.03.16 Min2 Max226.03.16 Min3 Max327.03.16 Min4 Max428.03.16 Min5 Max5

    ARDAHAN CB -2 9HY -1 10KKY -3 9KKY -4 8KKY -2 10

    POSOF HY 2 13HY 3 14Y 3 14KKY 2 13KKY 2 12

    CILDIR CB -6 8HY -4 9KKY -5 10KKY -6 8KKY -6 8

    DAMAL KKY -6 7HY -5 7HKY -5 8KKY -5 6KKY -5 6

    GOLE CB -15 6HY -14 6HKY -12 7KKY -10 4KKY -10 4

    HANAK KKY -4 7HY -3 7KKY -4 8KKY -4 6KKY -3 6

  • Vali'den Sonra Savcı'da Değişti…



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Hakimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) 2020 Ana Kararnamesi kurulun internet sitesinde yayımlandı.

    Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Koray Kesgin Alanya Cumhuriyet Başsavcılığına atanırken, Ardahan’a ise Antalya ili Finike İlçesi Cumhuriyet Başsavcısı Uygur Kaan Arısoy atandı.

    Kararnameye göre, Bolu Cumhuriyet Başsavcısı Önder Yaman İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine, Adana Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Faruk Yurdagül Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığına, Bandırma Cumhuriyet Başsavcısı Önder Yeniçeri Niğde Cumhuriyet Başsavcılığına, Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Çiçekli Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcısı Ali Ulvi Yılmaz Manisa Cumhuriyet Başsavcılığına, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcısı Bilal Gümüş Adana Cumhuriyet Başsavcılığına, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcısı Güngör Karakoç Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine, Şırnak Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Yılmaz Kocaeli Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine, Tokat Cumhuriyet Başsavcısı Aydın Turhan Mardin Cumhuriyet Başsavcılığına, Niğde Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Fatih Camgöz, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine atandı.

    Aksaray Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever Yargıtay Cumhuriyet Savcılığına, Mardin Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Bektaş Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına, Bitlis Cumhuriyet Başsavcısı Murat Dilsiz Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığına, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcıvekili Soner Gül Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığına, Bartın Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığına, Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Koray Kesgin Alanya Cumhuriyet Başsavcılığına, Siirt Cumhuriyet Başsavcısı Yunus Fırat Kozan Cumhuriyet Başsavcılığına, Artvin Cumhuriyet Başsavcısı Muhammed Yasin Başbay Siirt Cumhuriyet Başsavcılığına, Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcısı Faruk Kaynak Bartın Cumhuriyet Başsavcılığına, Foça Cumhuriyet Başsavcısı Ümit Uslu Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığına, Kemer Cumhuriyet Başsavcısı Veli Ecir Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığına, Çatalca Cumhuriyet Başsavcısı Orhan Al Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına, Bingöl Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Çoban Tokat Cumhuriyet Başsavcılığına, Zile Cumhuriyet Başsavcısı Ali İhsan Akdoğan Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığına, Birecik Cumhuriyet Başsavcısı Yunus Emre Büyükyurt Artvin Cumhuriyet Başsavcılığına getirildi.

    İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ekrem Aydıner İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili, Ankara Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Tayyar Köksal Yargıtay Cumhuriyet Savcısı, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Kadriye Turan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Üyesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Mustafa Başer Yargıtay Cumhuriyet Savcısı, Nazilli Cumhuriyet Savcısı Tuba Ersöz Beyşehir Cumhuriyet Başsavcısı oldu.

    Muğla Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Bilal Saydam İzmir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına, Mersin Hakimi Murat Ilgaz Mersin Ağır Ceza

    Mahkemesi Başkanlığına, Muğla Cumhuriyet Savcısı Alicenk Düzgün Muğla Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Erdoğan Bayrakdar Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine, Kütahya Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Muzaffer Seher Kaplan ise Ankara Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına getirildi.

    Adana Vergi Mahkemesi Başkanı Şebnem Erdoğan’ın Adana Bölge İdare Mahkemesi Daire Başkanlığına, Gaziantep Vergi Mahkemesi Başkanı Beyhan Tiryaki’nin Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Daire Başkanlığına, Adana İdare Mahkemesi Başkanı Mehmet Torun’un Adana Bölge İdare Mahkemesi Başkanı olarak ataması yapıldı.



    Yeni Bir Ekiple İşe Başlamak…


    Son Valiler kararnamesi ile değişen vali ve il emniyet müdürlerinin yeni görevlerine başladığı şu günlerde başta Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı’na atanan eski güreşçi Hamza Yerlikaya olmak üzere 6 ayda bir yeni ekiple çalışmak isteyen ve önümüzdeki günlerde atadığı bakanları da değiştireceği ileri sürülen Başkan Erdoğan’ın bu atamalarına kızmaktansa bunun nedenine bakmakta fayda var…


    Çünkü bugün isimleri bile unutulan Akil Adamlar dahil 18 yıllık iktidarı boyunca en azından 18 bin insanın yerlerini değiştiren, Babacan ve Davutoğlu dahil olmak üzere çoğuna bir daha görev vermeyen Erdoğan’a kızanların anlamadıkları bir şey var; O da bu ülke kurulduğundan bu yana ya aynı kişiler veya onların yerlerine bıraktığı çocukları, akraba, yakınları hep aynı kadroların olmasına alışmış olanların tepkilerini görürüsünüz ya da bekleneni veremeyen ekip sıkıntısıdır…

    Çünkü Merkez Bankası başta olmak üzere birçok kurumun yıllarca aynı soy adını taşıyanlarca ya da sanki bulunmaz Hint kumaşıymış gibi aynı kişilerce idare edilmesine alışıldığı için Erdoğan, hatta ABD’nin değişmez denen sistemini ülkemizdeki gibi değişmeye zorlayan Trump’u bile ‘sistemi değiştiriyor’ diye eleştirenler var…

    Halbuki aynı durum kanun değişikliğine ihtiyaç duyulan İş Bankasına yönetici atayan CHP’de de görülüyor.

    Zira bugün Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığına atanan eski güreşçi Hamza Yerlikaya’ya kızan Kılıçdaroğlu’nun İş Bankası Yönetimine atadıklarının da bankacı olmadıkları ve Ardahan’ın eski milletvekillerinden Avukat İsmet Atalay’ı bile buraya yönetim kurulu üyesi olarak atadığını bilenlerdenim.

    Ki aynı Atalay’ın amcası Sırrı Atalay’ın yerine kendisi ardından, amcaoğlu Orhan Atalay’ında yani aynı sülaleden  Milletvekili olduğunu hatırlayalım, bilelim…




    Kısacası bugün Ardahan’ın da aralarında olduğu ve yeni görevlerine başlayan valilerin, İstanbul’un yeni emniyet müdürü ile diğerlerinin de yeni ekiplerle çalışmak istemesi en doğal hakkıdır ..

    Tabi bunu yapmak içinde Başkan Erdoğan gibi cesaretli olmak ve kendisiyle çalışacak yeni yol arkadaşlarını seçmek istemesi kadar doğal bir şey yoktur…

    Evet, yeni valilerin, müdürlerin ve yönetim kurullarının aynı çaycı ile aynı kapıcı ile çalışması da doğal olsada, benim ”değiştirmelerinden” yana olduğumu belirterek onları değiştirmesi de doğaldır…

    Ben şahsen değişimden yanayım ve bu düşüncemi her yeni işe başlayana buradan, bu köşemden yazarak anlatmaya çalışırım.

    Çünkü değişenlerin büyük bölümünün değiştirilmesinden ya da görevden el çektirilmesinde en büyük rol oynayan yani başarısı ya da başarısızlıkları nedeniyle görevde kalmaları , halktan kopmaları hatta hatalar yapmaları onların yeni oturduğu koltuklarda daha önce oturanları yanlış yönlendirenlerdir..

    Ve benim son olarak daha önce makamında ziyaret edip, ‘Ardahan’da eğitimde neden başarısız olduğunu sorduğum ve bunun nedeninin yıllardır aynı idarecilerle yönetilen okul idarecelerinin hallaç pamuğu gibi yerlerinin değiştirlmesini ya da varsa yerine yeni isimler atamasını’ önerdiğim gerek yeni valilerin gerekse müdür ve yöneticilerin ilk işe başladıkları yerde önce yapacakları şey eskilerden ziyade yeni bir ekiple yol almasıdır.

    Bunu yapan görevinde başarılı ve uzun ömürlü olur.. Aynı Başkan Erdoğan gibi 20 yıldır iktidarda kalmayı başarır..

    Yoksa başladığınız yerde 2 yılı değil 20 günü doldurmaz ya ” Eski tas, eski hamam” dedirtir ya da ”Evet değişim hayırlı oldu” diye herkesi sevindirir ve etrafına ışık saçmaya başlar..

    Çünkü aynı tiplerin gideni de, geleni de baştan yorduğunu bir kez daha gördüm yeni Ardahan Valisini karşılama protokolünü uzatıp, daha işin başındayken valiyi ve diğerlerini yoran gereksizler bir hayli fazlaydı..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Eski Savcı’da Tutuklandı..


    Darbeden sonra yaşananlar..


    arşiv haber 19/07/2016 tarihli haberler/yorum


    Gazetelerimiz Sahibi ve Yazıişleri Müdürü ile davalık olan savcıda tutuklanan savcılar arasında yer aldı.

    Ardahan’da görevliyken Gazeteci Fakir Yılmaz’ın girdiği bir dava sonucu mahkeme salonunda ele aldığı yorumu kendisine hakaret sayan Savcı da tutuklanan savcılar arasında yer aldı.

    Gözaltı ve tutuklamaların aralıksız devam ettiği bir süreçte eski Ağır Ceza Hakimlerinden Kemal Subaşı’da tutuklananlar arasında yer aldı.


    **TUTUKLANMADI, AMA GÖREVE DE DÖNEMEDİ!..


    15 Temmuz Darbe kalkışması ardından görevden el çektirilen hâkimler arasında bulunan AK Parti Ardahan İl Başkanı Av. Yusuf Demirci’nin Hâkim abisi Doğan Demirci bu kez sade vatandaş olarak çağrıldığı Adliyede hakkında ki suçlamalarla ilgili ifade verdi.


    Ardahan eski Ağır Ceza Reisinin tutuklandığı Adliye de ifade verdikten sonra tutuklanmayan Ardahanlı Hâkim Doğan Demirci Hâkimlik görevine dönemezse de başta kardeşi olan AK Parti Ardahan İl Başkanı Av. Yusuf Demirci’yi olmak üzere ailesini sevindirdi.


    Abisinin görevden alındığı yönünde ki haberler karşısında sessiz kalan ama tutuklanmayınca bir açıklama yaparak sevincini dile getiren AKP İl Başkanı Demirci kendisine ait facebook sayfasında yaptığı açıklamada adalete her zaman güvendiklerini belirtti.


    **SİYASİLER VE STK TEMSİLCİLERİ


    GÜNLER SONRA DARBEYİ KINADILAR..


    Öte yandan 15 Temmuz Darbe kalkışması ile ilgili açıklamalarda gelmeye devam ediyor.


    Başta CHP ve DSP İl Başkanları olmak üzere ESOBB darbeden günler sonra birer açıklama yaparak darbeye karşı olduklarını açıklarlarken HDP, DBP, MHP ve diğer partilerden hala bir açıklama gelmediği dikkatlerden kaçmadı.


    DSP: TAM DEMOKRASİ..


    15 Temmuz 2016 gecesi bir grup askerin darbe kalkışmasını kınayan Ardahan DSP İl Başkanı Mustafa Morkoç, “Tüm ülke vatandaşları olarak tek vücut olup, darbecilere demokrasi dersi verdik.” Dedi.


    ‘Güçlü TÜRKİYE ancak tam demokrasiyle mümkündür” diyen Morkoç sözlerine şöyle devam etti 

    “Biz demokratik sol parti olarak demokrasiye inanmış bir siyasi partiyiz. Darbelere cuntalara dün de karşıydık, bugünde karşıyız, yarında karşı olacağız. Geçmişe baktığımızda kurucu genel başkanımız merhum Bülent ECEVIT şimdiki genel başkanımız Sayın önder AKSAKAL cunta rejimlerinde özgürlükleri ellerinden alınıp bir süre cezaevlerinde tutuklu kalmışlardır. 15 Temmuz gecesi yapılan faşist darbenin karşısında olup ülkemizin büyüyüp dünya devletleri içinde hak ettiği yeri alabilinmesinin bir tek yolu vardır. Oda güçlü demokrasidir. Biz demokrasiye inanan parti olarak 15 Temmuz gecesi yapılan darbe girişimini kınıyor ve bu cuntacıların yüce Türk yargısının önünde hesap vermelerinin sağlanmasını istiyoruz. 15 Temmuz gecesi ülke olarak tek vücut olup demokrasi dersi veren tüm halkımızı tebrik ediyor. Şehitlerimize Allah’tan rahmet yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum” dedi.


    **VALİLİK, BELEDİYE VE ÜNİVERSİTE DIŞINDA SİTELERDE TEPKİ YOK..


    Öte yandan sıkça güncellememeleriyle bilinen Ardahan’da ki resmi kurumlara ait internet sitelerinde 15 Temmuz ile ilgili çokta mesajın göze çarpmadığı dikkat çekti.


    Ardahan Valiliği, Ardahan Belediyesi ve ARÜ’nün siteye girişte verdiği bir mesajla darbeyi kalkışmasını kınadığı görülürken, İl Müftülüğü Diyanet Başkanının açıklamasını sitesine eklediği görüldü.


    Başta Göle, Hanak, Damal, Çıldır ve Posof kaymakamlıkları olmak üzere Göle Belediyesi hariç diğer ilçe belediyeleri ve diğer kurum sitelerinde hiçbir mesajın yayınlanmadığı dikkatlerden kaçmadı.


    Öte yandan çoğu AK Partililer olmak üzere geceleri nöbette beklemeler de Ardahan Belediyesinin önünde devam ediyor.



    **SİZ SAVCI MISINIZ?


    Darbe iddiasının şova döndüğü, yaşın yanında kuruyu yakarcasına binlerce memurun açığa alındığı, bu yetmez gibi ciddi hiç bir kanıt, belge, bilginin olmadığı halde insanların gelişi güzel gözaltına alınıp, tutuklandığı yani bir cadı avının yaşandığı şu günlerde birilerinin de Kral’dan çok Kral kesilip, kendilerini savcı sanmaya başladıklarını görmekteyiz..


    Eline aldığı silah ile poz veren Vali Çoş, AKP’li eski Milletvekilinin Ali İnci’nin bir polis gibi elleri arkadan bağlanmış askerleri duvara dayayıp, hakaret etmesi, bir askerin elinde silah ile kapalı stada yere yatırdığı askerleri aşağılaması hukuk olduğu ileri sürülen bir ülkede ne kadar doğru hareketlerdir?..

    Bilemiyorum ama eğer denildiği gibi bir darbe olsaydı ve yaşanması muhtemel bir darbe tehlikesi karşısında aynı manzaralar olacak diye hepimiz ‘darbe var’ diye sokaklara dökülmedik mi?

    İşte burada altı çizilmesi gerekenin insan onurunu hiçe sayanların da gözardı edilmemesi, varsa eğer hukukun bunlara karşı da işletilmesi gerekir diye düşünüyorum hukuk, insan hakları, demokrasi olduğu ileri sürülen ülkemde..

    Çünkü 15 Temmuz’dan önce emrinde ki uçağı atari oynarmış gibi havalandırıp, Güneydoğuyu bombalayan ve havuz medyasına bol bol poz veren generalin dünkü fotoğraflarını, görüntülerini görmek ve büyük olanın insan değil, Allah olduğunu ve yarının ne olacağını unutmamak gerekir..

    Evet, bende inanıyorum bir darbeye kalkışıldığına..

    Evet, Erdoğan’dan önce ben darbeye karşı sokaklara dökülmesini istedim..

    Evet, bende biliyordum ki darbe olsaydı bugünün bin katı insanların onurunun kırılıp, döküleceğini..

    Ama bunları biliyoruz diye yaşananlara kin ve nefret kusarak, insanların boğazına bıçak dayayarak, çırıl, çıplak edip, yere ve duvarlara dayayarak kemerle dövmek, hakaret etmek  yaşanan gerçek darbelerden, yaşanması muhtemel darbecilerden farklı bir durum yaratmadığını da bilmek gerekir..

    Bu nedenle önce insan, insan onuru diyerek bu ülkenin bir orta doğu, arap ülkesi olmadığını hele hele idam gibi istemlerde bulunup, ülkeyi daha da karanlık ve içinde çıkılamaz hale sokmamak için insanım, diyen herkese görev düşmüyor mu?

    Çünkü demokratik, laik, hukuk devleti dediğimiz bir ülkede birilerinin kendilerini savcı yada hakimlerin yerine sokmamasını, bunu yapanların Kral’dan çok Kral kesilmekten yargılanacaklarını birileri, birilerine anlatmalı diye düşünüyorum..

    Ve geçmiş olsun denilerek, şu bir kaç gündür yaşananları hukuka, gerçek savcı, hakimlere bırakıp, daha da abartmamak gerekir diyorum..

    Doğrusu da bu olmalı..

    Doğrusu da budur..

  • Hükumet Geri Adım Atmazsa Avukatlarda CHP ve HDP Gibi Ankara'ya Yürüyecek!..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    51 Avukatın üyesi olduğu Ardahan Barosunun Basın Açıklamasına toplam 10 Avukatın katıldığı dikkatlerden kaçmazken Avukatlar, hükumetin bu yönde ki düşüncesini yeniden gözden geçirmesini ve yapılacaksa da kendileri ile yapılacak olan görüşmelerle ancak bunun sağlanacağını belirttiler. Kendilerinden bi haber yapılacak olan bir değişikliğin gerçekleşmesi halinde Ankara’ya yürüme dahil bir çok eylemi gerçekleştireceklerini belirten Avukatların yaptığı basın açıklaması şöyle;


    ARDAHAN BAROSUNUN BASIN AÇIKLMASIDIR..


    Barolar ve Meslek örgütlerinin yapısının yasal düzenleme ile değiştirileceği hususu uzun süredir kamuoyunun gündemindedir. Bu kapsamda 19 Mayıs 2020 ve 1 Haziran 2020 tarihlerinde toplanan 80 Baro Başkanı ve TBB her iki toplantının sonucunda birer bildiri kaleme alarak kamuoyu ile paylaşmıştık.


    Buna göre, Pandemi sürecinde esas gündemimizin ülkemizin ve mesleğimizin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunların çözümü için çaba sarf etmek olduğu ve bu nedenle Avukatlık Kanunu’nda Barolar ve seçim sistemlerine yönelik değişiklik girişimlerinin doğru bulunmadığı açıkça belirtilmiştir.


    Her iki bildirimizde de Avukatlarımızın ve Barolarımızın ihtiyacı ve beklentisini karşılayacak bir Avukatlık Kanunu hazırlanması aşamasında asıl  muhatabın Barolar ve TBB olması gerektiği de vurgulanmıştı.


    Bahsi geçen bildirilerin üzerinden geçen süre zarfında ortak çağrımızın dikkate alınmadığı, aksine sürecin devam ettiği görülmektedir.


    Sanılanın aksine, yapılmak istenen değişikliklerin Avukatlar veya Barolardan daha çok vatandaşları ilgilendireceği, adliyelerde hak arayan, hakkındaki bir isnattan dolayı yargılanan insanların savunma ve adalete erişim hakkını kısıtlayacağı hatta ortadan kaldıracağı bilinmelidir.


    Özellikle ceza adaleti açısından hava ve su gibi öneme haiz, olmazsa olmaz denilebilecek savunma hakkının ancak özgür ve korkusuz Avukatlar eliyle sağlanabileceği, Avukatların özgürlüklerinin garantörünün ise kimseden emir ve talimat almayan; bağımsız, tarafsız, özgür ve güçlü Barolar olduğu açıktır.


    Yargının iki unsurunu temsil eden Hakim ve Savcının arkasında büyük bir kamu gücü varken yargının bir diğer unsurunu temsil eden Avukatın gücü, mensup olduğu barolardan kaynaklanır. Avukat ancak, bağımsız, özgür ve güçlü bir Baroya mensup olmakla kamu gücü karşısında başı dik ve korkusuzca adalet arar ve bireylerin hakkını savunur. Silahların eşitliği denilince tek akla gelen şey Hakim karşısında eşit zamanda konuşma hakkı olmamalıdır. Gerçekten silahların eşitliğinden bahsedilecekse Hakim ve Savcılar ile Avukatların eşit güçlere dayanması elzemdir. Zira iddia ve savunma birbirini dengeleyen iki zıt güçtür.


    Barolar gerek anayasanın 135. Maddesi’nin bahşettiği kamu kurumu niteliklerinden gerekse kamu otoritesinden bağımsız olmalarından kaynaklı bir güç merkezi durumundadır.


    Kamu kurumu niteliğinin en önemli tezahürü ise coğrafi olarak her ilde tek bir baronun varlığıdır. Aynı ilde birden fazla baro kurulduğu an, mevcut baroların tamamının kamu kurumu niteliği ortadan kalkacak veya tartışılır hale gelecektir. Bu durum ise mensubu olan Avukatları korumasız ve himayesiz bırakacaktır.


    Avukatlara verilen hakların ve ayrıcalıkların tamamı avukatların şahsı için değil temsil ettikleri müvekkillerinin haklarını korumak içindir. Baro aracılığıyla Avukata sunulan himaye de böyledir. Güçlü ve bağımsız bir baronun Avukata sağladığı destek aslında mağdur, mazlum, hakkı elinden alınmış insanları korumak ve kollamak içindir. Avukatı bu güçten bu himayeden mahrum etmek aslında hak arayan ancak bunun için gereken gücü ve cesareti kendinde bulamayan bireyin mahrum edilmesidir.


    Biz Barolar ve Baro Başkanları tartışmasız biçimde vatandaşı savunma hakkından mahrum etmemek, bireyin savunma ve adalete erişim hakkının kısıtlanmasına veya ortadan kaldırılmasına mani olmak adına yapılmak istenen değişikliklere karşı çıkıyoruz. Ne mevcut statümüzden şahsi bir menfaatimiz veya beklentimiz vardır ne de getirilmek istenen düzenlemenin kişisel konforumuza zarar vereceği endişesini taşımaktayız!


    Tek endişemiz; vatandaşın adalet arayışında sığındığı tek liman olan baroların fırtınalara açık hale gelecek olması, Avukatların etkinliklerini kaybetmeleridir.


    Yola çıkış gayesi bu olsun veya olmasın, Avukatı yargılama faaliyetinin dışında tutabilmek, onu pasif ve uysal hale getirmek, itaatkar olmasını sağlamak sonucunu doğuracağı açıkça anlaşılan çoklu baro girişimlerinin yargının bizatihi kendisine zarar vereceği, bağımsızlığına gölge düşüreceği aşikardır.


    Bu tür yasal düzenlemelerin Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin hazırlanma sürecinde olduğu gibi herkesin özgürce düşünce ve katkısını koyabildiği bir platform meydana getirerek yapılması ideal olanıdır.


    Baroların ve Barolar Birliğinin düşünce ve katkıları Türkiye’nin önün açacak, yargıya güveni indeksini yeniden yükseltecek, her bir vatandaşımızın içine sinecek ve razı olduğu bir yargı düzeni inşasına yardımcı olacaktır.


    Her şeyin konuşulup tartışılması bir zenginlik ama neticesinde yanlıştan dönülmesi bir erdemdir.


    Erdemli insanların yücelttiği eksiksiz demokrasi arayışımızda, doğruları bulmayı ve yanlışlardan dönülmesini umuyor ve bekliyoruz.


    19 Mayıs ve 1 Haziran Bildirilerimizde belirttiğimiz üzere yapılması düşünülen değişikliklerin doğru bir zamanda, sağlıklı bir ortamda, Baroların yapılacak değişiklik çalışmalarına dahil edilmesi ile yapılmasını, içinde bulunduğumuz sürecin şartları dikkate alınarak bu sürecin derhal sonlandırılmasını bir kez daha talep ediyoruz.


    Son olarak bilinmelidir ki “Avukatın sesi kesilirse, vatandaşın nefesi kesilir.” Sesimizin kesilmesini suskunluk içinde karşılamayacağımızı ilan ediyoruz.


    Kamuoyuna saygıyla duyururuz.


    Av.Osman Nuri YILDIZ


    Ardahan Barosu Başkanı



    BEN VALİ OLURSAM!..


    İktidara gelmesine ve iktidar olmasına büyük katkı sunan vaatlerinin arasında olan demokratik adımlardan geri dönüş yapan,  hatta U dönüşü yapmakla eleştirilen mevcut iktidarın bu yöndeki vaatleri yani barış süreci gibi birçok konuyu rafa kaldırması tartışmalarının arasında bulunan Eyalet Sistemi gereği bir kentin, hatta bölgenin yerel yönetimi seçilmiş valilerdedir..


    Bunun en bariz örneği Covit’in tetiklediği ama ülkemizdeki gibi uzun yıllardır yaşanan iç baskının getirdiği karışıklıkla başı belada olan ABD’de ve yine ona komşu, aynı kıtada bulunan ve benim gibi Coronanın normal bir gripal rahatsızlık olduğunu, abartılmaması gerektiğini belirten başkanının yönettiği ama valileri ile karşı karşıya gelen Brezilya’dadır.


    7 Bölgeli ülkemizde bu yönde düşünülen hatta hazırlanan ve Büyükşehir, Bütünşehir adları ile hayata geçirilip, ilerisi olan Eyalet sisteminin zaman zaman dillendirilip, ardından barış süreci denen süreçlere bu yönde niyetlenenlerle hareket edip, ardından dışarıdaki müdahalelerle süreçlerin bozulmasına katkı sunan HDP gibi partilerin bu yönde düşünen iktidarları milliyetçi ve sistem koruyucularının kucağına ittiği için rafa kaldırıldığı ülkede hayata geçse demokrasinin ana fikri olan olmazsa olmazlarından olan şu anki sistemle çoğu boşa çıkarılan kaymakamlıklar kalkar, valileri de halk seçer ve benimde aralarında olduğum bir çok kişi milletvekili, parlamenter, senatör olmaktansa yerinde yönetim anlayışı olan seçilmiş valilik için yarışır..


    Dünyada eyalet sistemi ile yönetilen ülkeler ve eyalet sayılarına baktığımızda karşımıza birçok ülke ve eyalet sistemi ile yönetilen bölgeler çıkmakta..



    Bölündü, bölünecek denen Amerika’da, 50, Almanya’da 17 diye devam eden ve Arjantin  27,Avustralya 19,Brezilya 26,Bolivya 9,Ekvator 22,Meksika 36,Peru 19, Paraguay 17,Uruguay 19,Venezuela 23,


    Kanada 10, İran 30, Çin 27, Malezya 16, Meksika 33, Nijerya 38, Kazakistan 19, Hindistan 35, G. Afrika 13, K. Kore 3, Pakistan 5, Polonya 18, Sudan 16 Papao Yeni Gine’de 5 yıl süren eyalet sisteminin ne o ülkeleri böldüğü ne de ekonomik olarak geri götürdüğünü de görmek mümkün.


    Çünkü bu ülkelerin çoğunun başta tekonolojide, ekonomide, silahta ve diğer birçok konuda dünyada söz sahibi olduğunu da görmekteyiz.


    Yani 7 bölgesi bulunan ülkede onca büyükşehir ardından bütünşehir ardından eyalet sisteminin de er ya da geç başkanlık sistemini tamamlayacağını da belirtmekte fayda var..


    Ve bu faydaların başında gelenin ise o bölgeyi idare edecek olan valinin 657’ye ve iktidara bağlı bir memur değil, o bölgeyi bilen, sorunlarını anlayan oradaki insanlardan birinin olması gelmektedir..


    Evet, son valiler kararnamesi ile yeni atanan valilerin bir çoğunun başında bulundukları kenti tanımadan gittikleri, gelenlerinde yeniden işe başlayacaklarından dolayı yapmak istediklerini çok da yapamadıkları  açık ve net olarak ortada. 


    Bu nedenle ben ya da şu an bu yazıyı okuyan senin bulunduğun bölgenin valisi olması başka, vali olarak çok da tanımadığı, bilmediği yere vali olarak atananın yapacağı başka..


    Çünkü bu ülkenin diğer bir sorunu da seçilenin seçildikten sonra geriye bakmayıp, Ankara’ya kapak attıktan sonra halktan kopmasıdır..


    Ve o bölgedeki yükün büyük bir bölümünün valiye, kaymakama ve partisi iktidar değilse işi çok zor olan belediye başkanına kalmakta.


    Bu durumda da o çok istenen işler, yatırımlar ve en önemlisi toplumsal barış sağlanamamaktadır..


    Bu nedenle valilerin atamayla değil seçimle iş başına geldiği bir ülke yüreklice, yeniden eyalet sistemini tartışmalı diyor, bu tartışmayı açacak olanın da  ben değil, başkanlık sistemini tartışmaya açıp, yarım yamalak da olsa gerçekleştiren Başkan Erdoğan’dır..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    MHP Avukat Adayı İle Seçim Start Verdi..


    ARŞİV HABER 20/09/2015 TARİHLİ HABER


    Bu sabah basın mensuplarıyla bir araya gelen MHP Ardahan Milletvekili Adayı Osman Nuri Yıldız, 1 Kasımda yapılacak olan erken seçimle ilgili açıklamalarda bulundu.


    13 Yıldır bu memleketin derdini dinliyorum


    Adaylık sürecinin nasıl işlediğini, nasıl karar verdiğini ve projelerini basın mensuplarıyla paylaşan MHP Milletvekili Adayı Av. Osman Nuri Yıldız, “Doğduğumda Ardahan’daydım, Ardahan’da büyüdüm, yaşadım, çalıştım, avukatlığı çobanlık yaparken kazandım gittim okudum geldim, Ardahan’da rıskımı aradım, kazandım, yatırımlarımı Ardahan’a yaptım, Ardahanlılarla güldüm, eğlendim üzüldüm, 13 yıldır bir fiil Ardahanlıların sorunlarını dertlerini dinledim, biliyorum” dedi.


    Diğer partilerin adaylarıyla ilgili şahsi konuşmalar yapmayan Av. Osman Nuri Yıldız, genel itibariyle rakiplerini değerlendirirken, başkaları gibi dışarıdan gelip bu memlekete aday olmadığını dile getirdi.


    “Meselem vekil olmak değil, memlekete sahip çıkmak”


    Ardahan’ın il olduğundan beri sahipsiz bırakıldığını dile getiren Mhp adayı Osman Nuri Yıldız, kendisinin meselesinin milletvekili olup makam mevkii peşinde değil, millete sahip çıkmak derdinde olduğunu dile getirdi.


    MHP 1. Sıra Adayı Av Osman Nuri Yıldız, 7 haziran seçimlerinde Ardahan’da oy kaybı yaşayan MHP’yi 2.ci sıra milletvekili adayı meslektaşı Av. Gökhan Ağdemir ile birlikte zafere taşıyacaklarını söyledi.


    7 Haziran seçimlerinden sonra ülkenin genelinde yaşanan çatışma ortamının Ardahan ve çevresine de yansıdığını dile getiren MHP 1. Sıra Milletvekili Adayı Adayı Osman Nuri Yıldız, bu huzursuzluğun nedeninin 2002’den beri iktidarda olan AKP’nin siyasal hırs ve Ali/Cengiz oyunlarına girişmelerinden kaynaklandığını belirtti.


    Seçim startını adaylık başvurusu yaptığı günden beri verdiğini belirten Av. Yıldız, kahvaltıdan sonra seçim çalışmaları için AKP’nin en çok oyu aldığı Posof’a hareket etti.

  • BU ATATÜRK O ATATÜRKLER DEĞİL Mİ?!..


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    BU HABERİ YouTube Kanalımızda isteyebirlisiniz.. https://www.youtube.com/results?search_query=fakir+y%C4%B1lmaz



    Yeniden planlama adı altında içindeki bir otel ve eski belediye binasının yanı sıra iş yerlerinin yıkıldığı ama altına yapılan yer altı otoparkının yanı sıra bu parkın üzeri ve çevresi bir türlü yenilenemeyen kentin İnönü, Kongre, Halitpaşa ve Atatürk caddelerinin ortasında kalan Milli Egemenlik Parkının içinde bulunan Atatürk Büstünün parktan beter bakımsız olduğu görülürken, Ardahan Valiliğinin önünde bulunan büstün ışıklandırması dahil kendisi ve çevresinin bir hayli bakımsız ve ilgisiz halde olması dikkat çekerken Ardahan Şehir Stadyumu ile Şehir Terminalinin yanı başında yaptırılan yeni büstün bir hayli bakımlı ve çevresi ışıklandırılmış halde. 



    Kent merkezindeki 3 büstün ikisinin durumunun yanında aynı zamanda Merkez Polis Karakolunun hemen karşısındaki aynı Atatürk’ün büstünün arasındaki farkın ne olduğunu soran Ardahan’lıların, ‘Bu Atatürk O Atatürkler Değil mi?’ sorusunu sormalarına neden olmakta. CHP İstanbul İl Başkanlığı yardımcılığı yapmış ve aynı zamanda Ardahan Gelini olan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile bir çok ünlü siyasetçi, Belediye Başkanı ve işadamının Avukatı olan Avukat Ergün Özer’in Ardahan’ın yanı sıra Hanak’ta yaptırdığı yeni Atatürk büstlerinin yanında başta aynı zamanda Ardahan Belediyesinin hemen önünde bulunan ve yeniden dizayn edileceği söylenen ama altına kapalı otopark yapan müteahhit ile belediyenin davalık olması, bazı çevrecilerin yanı sıra Tabiatı Koruma Kurulunun engellerine takıldığı için bir türlü onarılıp, yenilenemeyen kent merkezindeki Milli Egemenlik Parkındaki Atatürk Büstü ile Valilik önündeki Atatürk Büstü’nün de yeni büst gibi bakımlı hale getirilmesi istenmektedir.



    **HANAK’TA DA YAPTIRILMIŞTI..


    Avukat Avukat Ergün Özer’in katkıları ile Ardahan’a yaptırılan Atatürk Büstünün bir benzeride Hanak ilçesinin girişine yaptırılmıştı. 



    arşiv haber 18/08/2019 tarihli haber/yorum



    Atatürk Tartışmasına Yaptıran da Katıldı!


    Faruk Demir’in belediye başkanı olması ardından ilk eseri olan Atatürk Heykeli tartışılmaya devam ediyor. Daha önce Gazeteci Ahmet Hakan tarafında gündeme getirilen Ardahan’da ki yeni Atatürk heykeli bu kez heykeli yapan tarafından tartışılmaya açıldı. Gazeteci Erkan Sarıkaya ile görüşen ve bir röportaj veren ve Atatürk’ün heykelinin kendisince yapıldığını ama belediyenin bunu böyle yansıtmadığını belirten Ardahanlı avukatın konuyla ilgili röportajı şöyle;



    Av.Ergün Özer: Atatürk Anıtını Ben Gönülü Olarak Yaptırdım


    CHP İstanbul İl Başkanlığı yardımcılığı yapmış ve aynı zamanda CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile bir çok ünlü siyasetçi, Belediye Başkanı ve işadamının Avukatı olan Avukat Ergün Özer, Ardahan’da yaptırdığı Atatürk Anıtının CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından açılışı yapıldıktan sonra kendisiyle bölge ve yaptırdığı Atatürk Anıtı hakkında görüşlerini sorduk. Av. Ergün Özer ”Atatürk anıtını ben gönülü olarak yaptırdım. Malesef Belediye yapmış gibi yansıtıldı buda benim gönlümü kırdı” dedi.


    Erkan Sarıkaya: Ergün Özer kimdir? Sizi kısaca tanıyabilirmiyiz?


    Av. Ergün Özer: 1959 yılında Ardahan Hanak ilçesi Kuyupınar Köyünde doğdum. İlkokulu köyümde, Ortaokulu Hanak’ta, Lise’yi Ankara ve İzmir’de tamamlayıp daha sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdim. Mezun olduktan sonra İstanbul’da yaklaşık 30 yıldır serbest Avukatlıklık yapıyorum.


    Erkan Sarıkaya: Daha çok hangi davalara bakıyorsunuz? Günümüzde hangi davalarda daha çok artış gözlemliyorsunuz?


    Av. Ergün Özer: Mesleğe ilk başladığımda Gayrimenkul davalarına daha çok bakıyordum. Daha sonra Şirketler daha ağırlıkta oldu. Sonra Banka davalarına bakmaya başladım. Şimdi kurumsal firmalar ve şirketlerin Avukatlığını ve ceza davalarına bakıyorum. Ekonomik sıkıntılardan dolayı icra davaları artı.


    Erkan Sarıkaya: STK’ların Ardahan’a yaptıkları etkinlik ve çalışmaları nasıl buluyorsunuz?


    Av. Ergün Özer: Ben sivil toplum kuruluşları ile ortak hiç bir işlem yapmadım. İş yapmadım, yapmamda. Ben bölgeye yaptıklarımı bireysel olarak yapıyorum. Tabi değerli hemşerilerimin önemli çalışmaları vardır. Oralarda halka dokunan pek bişey görmedim.


    Erkan Sarıkaya: Boş zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?


    Av. Ergün Özer: Ben spor bağımlısı bir adamım. Kitap okurum, spor yaparım, müzik dinlerim. Büyükada’da bir evim var. Orda Kitap okumak, Dergi okumak çok hoşuma gider.Seyahat etmesini çok severim. Benim için mesela Paris’e gitmekte çok güzeldir. Kars’a, Ardahan’a gitmekte çok güzeldir. İkisini teraziye koyarsanız eşit gelir. Hatta memleketim daha ağır gelir. Fakat son yapılan şeyler gönlümü kırdı.


    Erkan Sarıkaya: Kısa süre önce Ardahan’daydınız. Merkezi hükümetin bölgeye yaptığı yatırımlar varmı, bölgeden neler gözlemdediniz bu konuda?


    Av. Ergün Özer: Ben Ankara Kars Vakfı’nın yönetimindede bulundum. Geçen seçim döneminden sonra bölgemizde parti ayırmaksızın bölge milletvekilerimizi ziyaret edelim dedik. Sonrada Kars Milletvekili Ahmet Arslan Bakan oldu. Gerek ziyaretimde, gerekse Uçakta bir kaç defa karşılaşmamda hatta mesaj göndererek ”Sayın Bakanım ben Kars’a gidiyorum, Kars çayı imajı kötü bozuyor bir arıtma yaptırın dedim” hiç bir çalışma yok. Daha yakın bir zamanda dere içinde yürüyüş yapıyoruz burnumuzu tutarak, Kars’a hangi yatırım yapılmış, Ardahan’a hangi yatırım yapılmış ben görmedim.


    Erkan Sarıkaya: Kısa süre önce Ardahan’da Atatürk Anıtı yaptırdınız. Ardahan Bal Festivali için gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’da Atatürk Anıtı açılışını yaptı. Yaptırdığınız  Atatürk anıtı için gelen tepkiler nasıl?


    Av. Ergun Özer: Bundan 4 yıl önce Ardahan ziyaretimde, GATA’da görev yapan akrabam Harun Tatar Paşa ile Ardahan meydanını dolaşırken ” Ne güzel bir meydan, bu boş meydana Atatürk anıtı yakışır” dedim. O arada Hanak Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya vasıtasıyla, o dönem Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy ile diyaloğa geçtik. Başkan ”Avukat beyin imkanları varsa Ardahan’da daha önemli şeyler var” demiş. Benim ne yapacağıma o karar veremezki. Daha önemli şeyler için ben Fabrikatör değilimki, ben Avukatım. Gönlümden bu geçmiş, ancak bunu yaptıracak ekonomik gücüm var. Onun için bunu talep ediyorum dedim. Talebim reddedildi. Daha sonra Hanak Belediye Başkanına ” Bana Hanak’ta bir yer göster” dedim. Sağolsun Hanak girişinde bir yer tahsis etti. Bende orya Atatürk koltuğu altında nutuk bulunan bir anıt yaptırdım. Sonrasında Damal Belediye Başkanı’ndan bir talep geldi. Ordada Cem evi önüne Haci Bektaşi Rölefini yaptırdım. Hanak’ın karşısındada bir tepe varmış. Oryada 25 m yükseklikte bir bayrak koydurdum. Benim bunları orda yaptırmam sadece yurt sevgisi, memleket sevdası, Atatürk sevdası bunlar beni orya götürüyor.Yoksa ben başka bişey için gitmiyorum. Bunun böyle bilinmesini özelikle altını çiziyorum.


    Ardahan’da yapılan anıta gelince, bir gün Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir beni aradı ” Mikrofunu açıyorum buradaki meclis üyelerin senden bir talebi olacak” dedi. Zanediyorum Nisan ayı sonu veya Mayıs ayı başıydı. Buyrun Başkanım dedim ” Herkes seni dinliyor, biz sizinde uygun göreceğiniz bir yere Atatürk Anıtı yapılmasını talep ediyoruz” dediler. Bende ”Memnuyetle, madem meclis üyesi arkadaşların benden böyle bir talepleri var, bende bunu emir teleki eder hemen bunu yaptırırım” dedim. Bizde Anıtın yapımı için hemen startı verdik ve yetiştirildi. Faruk bey Festivale yetişsin genel Başkanda gelecek.Onlarla açılış yapalım deyince tamam dedim. Ama şöyle bir algı oluştu. Bu anıt Ardahan Belediyesi tarafından yapıldı diye. Bunu hem yandaş medya böyle yansıtmak istedi. Hemde malesef yeterli bir açıklama yapılamadığı için bu noktaya gelindi. Bir kere Ardahan Belediyesi ekonomik durumu ortada. Borç batağında. Yani Belediyenin önceliği Anıt yaptırmak değil. Gerçekten Belediye böyle şey yaptırmak isterse öncelikle ben karşı çıkardım. Paran varsa bir yola asfalt yap, bir eve gitmeyen suyu su götür, bir çatısı akan evin çatısını onartır, bir kişiyi istihdam et. Atatürk Anıtını ben gönülü olarak yaptırdım. Malesef Belediye yapmış gibi yansıtıldı buda benim gönlümü kırdı. Hani Hz. Ali’nin bir sözü vardır. ” Kılıç yarasına merhem iyi gelir ama dil yarasına merhem çare etmez”  orda yazılanlar, söylenenler, çizilenler hiç hoşuma gitmedi.Yani orda çıkan bir gazete çelişkili ifadelerle, haberlerle, Belediye tarafından yaptırılmış, koskoca kenarında yazı var, bu Anıt kim tarafından yaptırıldığı. Bunlar siyasi rant yada yandaşlık çıkarmanın bir anlamı yokki. Benim isterlerse adımıda koymasınlar. Benim kalbimden geçen orya Atatürk anıtı dikilmesiydi ve oraya dikildi.


    Erkan sarıkaya: Bu konuda Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in, Atatürk Anıtı açılı öncesi ve sonrası Anıtı sizin yaprdığınız konusunda yeterli açıklamayı yapmadığını düşünüyormusunuz?


    Av. Ergün Özer: Yani sonuç burya gelmesinde kimlerin kusuru var açık ortada, bunu tartışmanında anlamı yok. Artık bu saaten sonrada çokta önemli değil.


    Erkan Sarıkaya: Son olarak eklemek istediğiniz bişey varmı?


    Av. Ergun Özer: Bizim malesef bögemiz çok siyasalaşmış. Her şeyin altında, her konuşulanın altında bir politik mesaj var zanediyorlar. Kesinlikle yok. Bu böyle olmamalı. Ben o topraklarda doğmuş okumuş birisi olarak, gerçekten memleketimi çok seviyorum. Başta Hanak’taki köyüm olmak üzere Ardahan bölgesindeki okularda okuyan öğrencilere giyim, kırtesiye ve malzeme gönderdim. Ve çok sayıda öğrenciyede burs verdim. Ben bunları bölgeye o zaman yaparken acaba Avukat Ergün Özer buralara gelip adaymı olacak diyorlardı. Bakın ben CHP İstanbul İl Başkan yardımcılığı yaptım. Şu anda Canan Kaftancıoğlu’nun avukatlığını yapıyorum. Canan hanımda memleketimizin gelini olur. Bunun yanında bir çok politikacının avukatlığını yaptım. Rahmetli Kamer Genç’in 15 yıl avukatlığını yaptım. Birden çok Belediye Başkanı Avukatlığını yaptım, yapıyorum. Şimdiye kadar böyle bir amacım olsaysı, böyle bir talebim olsaydı biryerlere bir şekilde aday olurdum. Altında böyle şeyler aramaya gerek yok. İl Başkanlığı yardımcılığı yaptım gördümkü siyaset bana göre değil doğrusu.



    ​Arşiv Haber: 09/08/2019 Tarihli Haber


     


    Gazeteci Ahmet Hakan CHP’li Ardahan Belediyesinin bir iş adamı tarafından yaptırılan Atatürk büstü üzeinde CHP’yi eleştirdi.  İşte o yazı;


    Bir butona basma olayı da CHP’den


    CHP’ye yönelik en büyük eleştirilerden biri de şudur: “Bunlar hizmet diye sadece heykel diker”.


    *Sanki “Ne kadar da haklı bir eleştiri” dercesine…


    Ardahan’ın CHP’li belediyesi…


    “Çok büyük hizmet” olarak dikmiş heykeli…


    Açılışına da CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu davet etmiş.


    *Kemal Kılıçdaroğlu da…


     Tamam, kardeşim… Atatürkçüyüz…


     Tamam, Atatürk bu milletin ortak değeridir…


     Tamam, Atatürk’ü unutturmamalıyız…


     Hepsine tamam da… Şu heykel Atatürkçülüğünden vazgeçelim artık…


     Atatürk’ün heykellerini dikmek için çabalayacağımıza, Atatürk gibi hizmet edelim millete…


     O Atatürk ki… Hem Osmanlı’nın borcunu ödemiş hem de ülkeyi fabrikalarla donatmıştı…


    Diye bir diskur çekmek yerine…


    Koştura koştura gidip bu heykelin açılışını yapmış.


    *Açılış ise tam bir kara komedi…


    Bir sürü erkek toplanmışlar butonların başına…


    Bazı eller butonların üzerinde, bazı eller de butondaki ellerin üzerinde…



    Heykelin üzerindeki örtünün teknolojik bir hamleyle sıyrılması için basıyorlar butona.


    Ama o da ne!


    Örtü sıyrılmıyor.


    Bunun üzerine manuel yönteme geçiliyor.


    Ve bir görevli, elleriyle sıyırıyor heykelin üstündeki örtüyü…


    *


    Size bir şey söyleyeyim mi?


    CHP seçmeni, İstanbul İzmir arasını 3.5 saate indiren otoyolun ücretine yönelik eleştirilerinin binde birini…


    “Çok büyük hizmet” diye butonla heykel açan kendi partisinin liderine yöneltse…


    Her şey çok güzel olabilir.



    Kaz Dağları ve Kazlar..


     


    Öncelikle bölgenin milletvekili olan AK Parti Grup Başkanı Kaz Dağlarında olduğu ileri sürülen altın madeni için yapılan ağaç kesiminin , neden onca ağaç kesildikten sonra görüldüğünü sorduğu gibi bende bir gazeteci olarak aynı sorunun cevabını merak etmedim değil..


    Çünkü vekilin  üstü kapalı olsa da  bu durumdan şikayetçi olduğunu gördüğüm ve bu yönde yaptığı  savunmasına baktığımızda kendi bölgemde olduğu gibi yurdun bir çok yerinde gazeteci geçinip, yaşananları görmeyen, yazmayan, görüntülemeyen ve Anayasa gereği demokrasinin, insan haklarının 4. savunucusu oldukları iddia edilen ama vali, vekil, başkan kızar diyerek haber yapmayan gazeteci tiplerinin o bölgede de  olduğunu  hepimiz biliyoruz.


    Yani ‘Nerem düz ki’ diyen deve misali ağaçların bir gram altın  için kesilmesini değil, bu vahşetin neden geç görüldüğünü soran vekilin sorusunu ben de  bölgedeki gazeteciler, muhabirler, ajan pardon ajans muhabirlerine sormak isterim..


    Vekil ve benim soruma cevap verecekleri beklerken şimdi de ağaçların neden kesildiğini konuşmuyor, kaç tane ağacın kesildiğini tartışıyoruz.


    Ve ‘çıkarsa bize yani ülkeye kaç gram altın kalacak?’diye tartışmalar yaparken ağaçlar kesilmeye devam ediyor..


    Kaz Dağlarını tartıştığımız şu sıralarda İmamoğlu’nun adının hiç geçmediği günlerde CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmak için çok uğraşan ama lobisi olmadığı için bir gündem adı gündemde düşen Göleli hemşehrim İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin hükumetin S-400’leri aldığı Rusya’dan kaz ithalatı yapacağını ileri sürüyordu.


    Kaz dağlarında yaşananlara üzülen bizler bu kez kazlarımızı düşünmeye başladık.


    Evet, Başkan Erdoğan’ın eniştenin başında bulunduğu Ekonomi Bakanlığının bir kişi veya şirket gibi açılacak bakkal pardon şirket yoksa holding veya gruba ortak olabileceği, hatta kuracağı şirkete ortak alabileceği yetkisini imzaladığı verdiğini de duyuyoruz. 


    Yani kısacası kaz gelecek yerde tavuk vermeye devam eden,  asıl kazların kim olduğunu da acaba zamlı sigaraları yakan bizler  veya ben miyim diye de düşünmedim değil..


    Çünkü gerek Kaz dağları, gerek Rus kazlar , gerekse ekonomi bakanlığını şirket yönetimi gibi idare edeceğimiz bir ülkede gerçek kazların kim olduğunu da sormak, sorgulamak gerekir. Yine  aynı bölgenin kadın milletvekilinin de  sevgililerinin de  dahil , her yere lazım kağıt üretimi için orada kesilen ağaçların gerektiğini de üzülerek farkediyorum , SEKA’nın da kapatıldığı ülkemde… 

  • CORONALI GELDİLER, 2. YURDU AÇTIRDILAR!..

    Alınan  bilgilere göre Başkan Erdoğan’ın ulaşımda olduğu gibi bir çok konuda uygulanan yasakların kaldırıldığını belirtmesi üzerine batı illerinden memleketlerine akın akın gelenlerin arasında 7 kişide Covit-19 çıktığı, bir o kadarının da Coronavirüs şühpesi ile 14 günlük karantinaya alındığı, bu nedenle yeni yer açıldığı ve bu yerin Ardahan Devlet Hastanesinin yanı başında bulunan öğrenci yurdu olduğu ve diğer yurt gibi buranında dolmaya başladığı bilgileri alınırken, gelişlerin devam ettiği kentte yeni önlemler alınmaya başladı.



    Alınacak önlemler kapsamında kapı kapı gezerek, uyarılarda bulunan İl Emniyet ve Sağlık Müdürlüğü ekipleri, esnaflara alınacak önlemler konusunda bilgi notunu tebliğ ettiler. Uymayanların çeşitli cezalarla cezalandırlacağı da belirtildi.


    Yazıyor, Yazıyor Diyemedikçe..


    Son Valiler kararnamesi ardından başta ve çoğunlukta yerel gazeteler olmak üzere bir çoklarının ‘Kral Öldü, Yaşasın yeni Kral’ manşetleri attıklarını, kiminin ise gelene ‘paşam’, gidene ‘poşam’ dediği bir sürecin yaşandığını görmekteyiz..


    Havuz, yandaş, hatta Kral’dan daha çok Kralcı denilerek yalakalıkla suçlanan ulusal basın ve medyanın yanında Mahalli Basın, Yerel Medyanın da içinde olduğu basın ve medyanın son yıllardaki olağanüstü değişimine baktığımızda ‘yazıyor, yazıyor’ diye haykıran gazetelerin yaşanan bu duruma karşı direncini de görmekteyiz..

    Ulusal’da aynı manşetlerle çıkan, vatan-millet-sakarya edebiyatı ile mehter marşı çalan onca besleme basın ve medyanın etkisinde kalıp, kendilerini ona benzetmeye çalışan mahalli basının şu son günlerdeki manşetlerine bakınca suçun büyüğünün basın ve medyadan korkan, onları ayakta tutan gazetecileri çeşitli suçlamalarla sabahları kapılarını çalıp, alan, tutuklatan iktidarın bile güldüğünü ve hatta benim gibi kızdığını da görmüyor değilim..

    Çünkü iktidara yakın, ihale alan iş adamlarının oluşturduğu havuzda haber ve manşet hazırlayan ulusal medya ve basının hediye olarak kamu kurumları olan kuruluşlarda aldığı reklamların kaymağı ile onca  borazanlığına karşın oluşturamadıkları kamuoyunda yine de oy kaybına uğrayan iktidarın bürokratlarına yaranma yarışı içinde bir Mahalli Basın ya da diğer adıyla Yerel Basın görmekteyiz..

    Bunun da nedenine baktığımızda vatandaşın, millettin, halkın yani diğer adıyla okurun ‘günlük bir gazete’ almaktan yoksun oluşu dolayısıyla yazdıklarını, çektikleri görüntüleri izletip, reyting alamadıkları için iktidarın ve onun bürokratlarının elinde olan resmi ilanlara mahkum olan ulusal ve mahalli basın görmekteyiz..




    Kendisini devlet yerine koyan bir iktidarın valilerinin elinde olan resmi ilanlar dolayısıyla ‘Yazıyor, yazıyor’ diyemeyen, yazdıkları ve görüntüledikleri ciddiye alınmayan bunların tam karşısında bu işi yani gazeteciliği hakkıyla yapanların direnci ve bu dirence verilen desteğin oluşturduğu havanın estirdiği rüzgarla bugün oylarının %30’lara kadar düştüğü ileri sürülen bir hükumetin bir an önce durum değerlendirmesine gidip başta Dünya ve Avrupa Kriterleri olmak üzere Anayasanında 4. kuvvet diyerek yanında olmaya çalıştığı gerçek gazetecilerin ellerinden alınmak istenen özgürlüklerin işe yaramadığını da algılamalıdırlar..

    Ahmet Altan’ların, Nazlı Ilıcak’ların ve isimlerini saymaya kalkarsam köşeme ayrılan yerin ve sayfaların yetmeyeceği kadar gazetecinin tutuklanıp, hapse atıldığı bu ülkede ‘Yazıyor, yazıyor’ sesi duyulmadıkça özgür basından, demokrasiden, insan haklarından ve en önemlisi halkın haber alma özgürlüğünden bahsedilemez..

    Hem de Ergenkon denen operasyonlar ardından iktidarın tutumundan değil meslektaşlarının yüzünden hapsedildiğini ileri sürüp şu an tutuklu bulunan gazetecileri konuşmaktansa iktidar sözcülüğüne ve akil adamlığa soyunan Nedim Şener’lerin, mehter marşı çalan Tan’ların, kendisini iktidarın ortağı, akil adam yerine koyup, ‘parti kapatılsın’ diyen Perinçeklerin ve resmi ilanlar yetmez, aldıkları cezalar affedilir beklentisi içine girip, kıvırtan oncalarının attığı, ‘Kral Öldü, Yaşasın yeni Kral’ manşetlerine rağmen..



    1 Göleli, Bir Çıldırlı Corona Virüsü Kurbanı!


    arşiv haber 06/04/2020 tarihli haber/yorum


    Dünyayı olduğu gibi ülkeyi ve Ardahan’ı esir alan Corona Virüsü dolaysıyla bir ay için de 649 kişinin öldüğü şu günlerde ölenler arasında Ardahanlılar da var. Ardahan merkez de 4 kişinin daha virüs şüphesiyle Ardahan’da hastaneye sevk edildiği öğrenildiği şu günlerde Ardahan dışında yaşayan iki kişinin aynı teşhisle kaldırıldıkları hastanelerde öldükleri bilgisi alındı.


    İstanbul’da Ardahan Göleli olduğu Zafer Marangoz ile yien Ardahan Çıldırlı olduğu öğrenilen Nürettin Aslantepe’nin Covit-19 dolaysıla hayatlarını kayıp ettikleri, bir çok Ardahanlının da aynı hastalık dolaysıyla hastanelik olup, tedavi altına alındıkları öğrenildi.


    “VAKA SAYISINDAKİ ARTIŞ DÜŞÜK SEYREDİYOR”


    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye‘deki yeni tip koronavirüs vaka ve ölüm sayısına ilişkin son bilgileri Twitter hesabından paylaştı. Bakanlığın verilerine göre son 24 saatte Türkiye’de 3 bin 148 yeni vaka tespit edildi, 75 kişi ise hayatını kaybetti. Son verilerle birlikte Türkiye’de koronavirüsten ölenlerin sayısı 649’a, toplam vaka sayısı ise 30 bin 217’ye yükseldi.


    Sağlık Bakanı Koca paylaşımında, vaka sayılarına dikkat çekti. Günlük test sayısının yakında 30 bini bulacağını belirten Bakan Koca, “Artan test sayısına göre vaka sayısındaki artış düşük seyrediyor” dedi.



    Bakan Koca paylaşımında şu ifadeleri kullandı:


    Günlük test sayımız yakında 30.000’i bulacak. İyileşen hasta sayımızdaki artış hızı devam ediyor. Artan test sayısına göre vaka sayısındaki artış düşük seyrediyor. Virüs, gücünü temas ortamından alıyor. Virüse bu fırsatı tanımayalım. Evde kalalım.



    Azerbaycan’da salgın sebebiyle mahsur kaldılar..


    Ardahan’ın Çıldır ilçesine 12 kilometre uzaklıktaki Meryem köyünde oturan Sadegül-Zeki Türköz çiftinin altı çocuğundan tek erkek olan Türkay Türköz, evlenmek için amcasının oğlu Murat Türköz (42) ve amca oğlunun Azeri uyruklu eşi Aybeniz Türköz (35) ile birlikte 11 Mart’ta Azerbaycan‘ın Kazak kentinin Işıklı köyüne gitti. Türköz, burada kuzeninin eşinin arkadaşı Azeri kızı Şahnisa Mehmedova ile yüzük taktı.


    Orada yapılan düğünün ardından Türkay ve Şahnisa Mehmedova Türköz çifti ile kuzeni Murat ve eşi Aybeniz Türköz çifti, Türkiye’ye dönmek üzere 13 Mart’ta yola çıktı. Türkiye ile Gürcistan arasındaki Aktaş Sınır Kapısı’na gelen Türköz çifti, koronavirüs nedeniyle kapıların kapatılması üzerine giriş yapamadı. Sınırda bir süre bekleyen yeni evli çift ile akrabaları, geçişlerine izin verilmeyince Kazan kentindeki Işıklı köyüne geri dönmek zorunda kaldı.


    “KAPILARIN KAPANDIĞINI ÖĞRENDİK”


    Anne ve babası ile cep telefonu ile sık sık görüşerek hasret giderdiğini söyleyen Türkay Türköz, “Amcamın oğlu Murat Türköz’ün Azeri olan eşinin ülkesinde bir kız arkadaşı vardı. Telefonla tanıştık, görüştük ve evlenmeye karar verdik. Murat Türköz ve eşi Aybeniz ile birlikte 11 Mart’ta Azerbaycan’a gidip Şahnisa’yı istedik. Ailesi ‘evet’ deyince orada yüzük taktık. 13 Mart günü döndüğümüzde kapıların koronavirüs nedeniyle kapandığını öğrendik. Türkiye’ye giremedik ve eşimin köyüne geri döndük. Cumhurbaşkanımızdan bize yardımcı olmasını istiyorum. Çünkü köyde annem ve babam yalnız yaşıyor. Babam görme engelli. Ailemin tek erkek çocuğuyum. Evde hayvanlarımız var. Tarlaların sürülmesi lazım. İşlerimiz hep kaldı” dedi.



    Geride Kalan 51 Yıl…


     


    Bugün, 1969 Nisan ve 2020 Nisan..


    Bugün benim bir virüsün durdurduğu dünyaya geldiğim gün..


    Bugün, birilerinin virüsü bahane edip, kendi ateşlerini ölçmeyip, önüne gelene ateş ölçtürerek, hasta dediği ve paracıkları topladığı, kendilerinden olmayanları ‘Devlet içinde devlet kurmakla suçlayanların günü..


    Benim ise 51 yılı geride bıraktığım bir gün..


    Ve bugün dünden farklı olmayan ve tüm virüslere karşın inadına, inadına yaşanılması, direnilmesi gereken bir gün..


    Yani bugün 1969’u geride bıraktığım yıl sayısı 51 yıl olmuş..


    Fakir Baykurt’tan alınan adımın yazıldığı gün babamın ilk matbaa baskı makinalarından olan teksir makinası ile çıkardığı ‘Fakir Dostu’ adlı gazete ile gazeteciliğin iliklerime işlendiği gün bugün..


    Ve ve ben geride kalan onca yıllara dönüp, baktığımda nelerin yaşandığını, yaşanmak istenenlerin ne kadarının yaşanmadığını da hesaplayıp, düşünce heybeme ak düşmüş sakallarım ve gün gittikçe azalan saçlarımla birlikte önüme dökülse de yaşamın böylede güzel olduğunu her geçen yılda daha iyi anladığım bir gün..


    İşte yaşam denen bu süreç içinde yani geride kalan 51 yılda sol yanımda yediğim kurşun, yine solumdan aldığım bıçak darbesinin, yeni adı otobanlar, bölünmüşler olan yani kara yolları denen ama günde en az 10 insanın hayatını kaybettiği kan yollarında altına girdiğim traktörün ve arkadan girdiğim kamyonun altından sağ çıkmanın da hayata karşı bir direnme olduğunu anladığım bir gün bugün..


    Ve çocuklarımla birlikte yeni bir hayat umuduyla gittiğim Marmara’da yaşanan 99 depreminin de içinde olduğu, rahmetli babamın siyasi davaları için yıllarca kaldığı ceza evleri ve sürgünlerde bekleme dahil tüm badire ve darbelere karşın ayakta kalmanın haklı gururunu yaşadığım bir gün bugün..


    Bir ömür dedikleri yılları geride bırakıp, 52 yaşına adım atmanın mutluluğu ile bugün insanları ölümle korkutup, para toplayan anlayışlar ile hala kavga içinde olduğumu hissedip, virüs, mirüs demeden hayatıma, yaşananlara, yaşanacaklara eyvallah etmeden bakmamız gerektiğini bir kez daha hemde yeniden doğmuşcasına anlıyorum bugün..


    Çünkü ben insanım, son yıllar da güçlü bir lobi kavgası verdiğim süreçte yaşadıklarımın da içinde olduğu yaşadıklarım, yaşayacaklarımmış hepsi beni bugüne taşıyan direnç yada adına kader dedikleri süreç..


    Ve direnmeye devam..


    Birlikte yola çıkan ama geride kalanlar, tüm yüreğim ve kalbimle sevip, sayıp, imkanlar doğrultusunda bir yerlere taşımaya çalışmamı anlamayıp, aldıkları akıllarla, buldukları yenilere inanıp, hiç bir art niyet taşımadan gönülden, candan taşıdığım omuzlarımdan inmeyi tercih ederek, benimle gelmeyenler, bin bir  bahaneyle terk edenler, kaybolup gidenler, unutulup, adı, sanı akla gelmeyenler gibi art arda biten yıllara teşekkür ettiğim bir gün bugün..


    Yani kısacası varsa bir 51 yıl daha geride kalanlardan alınan tecrübelerle birlikte o kalmışsa eğer mutlak yaşanması gereken yeni yıllar da umutlu olmaya, sevdiklerimi mutlu etmeye devam içinde direnme arzusu ve hazırlığı ile 51 yıla ve yaşanması muhtemel yeni yıllara ‘haydi hayat, teşekkürler hayat’ diyorum..


    Ha unutmadan iyi ki doğdun deyip, can dostluklarını beni direk arayarak, sanaldan yazdıkları güzel mesajlarla ve torunum Rüzgar’ın beni de kendisiyle coşturduğu o güzel sürprizi yapan aileme ve beni yeniden hayata çeken o gülen her güzel bakışa da çok ama çok teşekkür ederek, yaşamı değil, yaşanacakları yazmaya devam diyorum, birlikte nice yıllara diyerek..


     


    ÇILDIR’DA DENİZ DALGALARI!..


    arşiv haber 11/1/2019 tarihli haber/yorum


    Van gölünden sonra Doğu Anadolu’nun en büyük tatlı su gölü olan Çıldır gölünde Deniz manzaraları..


    Yönetim ve idaresi Çıldır Belediyesinde  olan Ardahan ile Kars’ın ortak gölü olan Çıldır gölü kış öncesi denizi andıran dalgalarıyla  ziyaretçilerini büyülüyor.

       Ankara’da masa başında hazırlanan plan ve projeler kapsamında etrafına turistik tesislerin yapılmasına izin verilmeyen, olanların ise ruhsat alamadığı Çıldır gölünün çevresi ve kendisi koruma adı altında yeniden yapılaşmaya yasak alan ilan edilmesine  karşın ziyaretçilerin akınına  uğramaya devam ediyor..

       İçinde dokuz çeşit balığın hayat bulduğu Çıldır gölü yaklaşan kış öncesi iyiden iyiye soğuyan havaların etkisiyle de yüksekliği yarım ila bir metreyi bulan hırçın dalgalarla kendisini ziyaret edenleri donmadan önce selamlarken, içilecek  kadar temiz  olan suyu çevreden  akan pis sularla kirlenmeye devam ediyor. Suyunu hortumlayan Arpaçay ‘Zorluhes barajına’ karşın etrafında bulunan derelerin kirli de olsa getirdiği sularla beslenerek hayatta kalmaya devam ediyor..


    Çıldırlı Asker Hayatını Kayıp Etti..


    *Arşiv Haber 06/09/2019 Tarihli Haber


    Görev yaptığı Kars’ta yaşaşan bir olay sonucu ağır yaralanan Ardahan Çıldırlı, Kocaeli Gebze’de oturan Uzman Çavuş Metin Dalgıç kurtarılamayarak hayatını kayıp etti.


    Ardahan Çıldırlı Uzman Çavuş şehit düştü. Kocaeli’nin Gebze İlçesinde Mevlana Mahallesinde oturan ve Çıldır doğumlu olan Jandarma Uzman Çavuş Metin Dalgıç kurtatrılamayarak hayatını kayıp etti.. Görev yaptığı Kars’ta 45 gün önce meydana gelen bir olay sonrası Kars Devlet Hastanesinde yoğun bakıma kaldırılan Jandarma Uzman Çavuş Metin Dalgıç, 45 gün sonra yaşam savaşını kaybetti.


    Çıldırlı Dalgıç için Gebze Mevlana Mahallesi Kocatepe Camisinden kılınan cenaze namazının ardından şehidin naşı askeri törenle şehitliğe defnedildi. 



    Kavgalar içinde olup , “Bir” olmaz isek … 


     


    CHP Genel Balkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Artvin ve Ardahan konuşmaları arasında bulunan ve biz gazetecilerce başlık yapılan ‘Kavgalardan artık bıktık’ sözlerinin kime ve kimlere gönderme olduğunu biliyorum diyenlerin bir de kendilerine bakmalarını isterim.


    Çünkü bu ülkede sağcı bir partinin meclise girmesini sağlayan, milliyetçi, muhafazakar kesime hitap eden bir parti ile konuşabilen, halktan aldığı milyonlarca oyla mecliste temsil edilmesine karşın terörist denen siyasilerden destek almayı başaran Kılıçdaroğlu’nun bu mesajı herkes tarafından not edilmeli ve bu önemli mesajı tüm çalışma, çabalarda öne alınmalı.


    Ve bu mesaj başta Başkan Erdoğan olmak üzere benim de içinde olduğum STK’lardan siyasilere hatta aile içi olaylarla muhatap olan herkes iyi değerlendirmeli.


    Evet Kılıçdaroğlu’nun ‘Kavgalardan artık bıktık’ sözleri hepimiz için geçerli bir söz ve bizlerin de kavga çıkarmak için çeşitli manalara sığınmayı bir kenara bırakıp, ‘Nasıl birlikte oluruz’ u düşünmesi gerekir . 


    Düşünmeliyiz ki, Başkan Erdoğan’ın ‘Sanki leblebi, çekirdek atıyoruz’ dediği kavga da sona ermeli ve bayramdan sonra çıkarılacağı söylenen yeni affın barışı getirmesi umuduyla yıllardır süren kavganın da bitmesine katkı sunulmalı..


    Bu kavgaları bizzat yaşayan belki de yaşatan biri olarak ben de Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi ben de kavgalardan bıktığımı ilan ediyor, eskilerin barışla sonuçlanması ve  yenilerinin olmamasına çaba göstereceğimi ilan ediyorum.


    Ve gelin Kılıçdaroğlu’nun Artvin ve Ardahan’da veriği mesajı kulaklarımıza küpe yapalım ve yeni bir sayfayı hep birlikte açalım diyorum.


    Çünkü kavga edip, birlik  olmasak, iyiden iyiye ayrılırsak başta Ortadoğu’da oynana oyunlar olmak üzere Akdeniz’de, STK,larda, federasyonlarda, derneklerde, hatta aile içinde değil hiç bir yerde başarı sağlayamayız.


    Bu nedenle İstanbul’da başında olduğum STK’nın çok önemli bir toplantısının olmasına karşın kendisini ve beraberindekilerini karşılamak için Bin 450 km yol alıp, gittiğim ve bu yaşanan kavgaları da tartıştığımız, Kılıçdaroğlu ve birlikte Ardahan Bal Festivaline gelenler ile festivali düzenlenleyenlerle görüştüğümüz süreçte de herkesin kavgalardan yorulduğu ama bu kavgaların bitmesi konusunda da bir adım atmadığını da görsem de yine de umudum var, ‘Kavga yok, Barış var’ diyerek..


    Çünkü kavga edip, birlikte olmasak barışık görünüp başta rant düşüncesi olmak üzere bölgede, ülkede, dünyada ince hesapları olanların ellerine imkan vermiş oluruz.. 

  • HAZİRAN BİTİYOR, KAR ERİMİYOR!..


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    BU HABERİ YouTube Kanalımızda isteyebirlisiniz.. https://www.youtube.com/results?search_query=fakir+y%C4%B1lmaz



    Haziran 2020’nin 12. gününde olunmasına karşın başta Ardahan’ın en yüksek dağı  olan Kısır ve kenti Karadeniz’e bağlayan ama 40 yıldan fazladır bir türlü istenen standartlara ulaştırılıp yapılamayan Ardahan-Ardanuç Yolu üzerinde bulunan Bülbilan yaylasında hala kar var. https://www.youtube.com/results?search_query=fakir+y%C4%B1lmaz ArdahanTV Kanal ekibinin gidip yerinde gördüğü karların hala erimediği Ardahan’da kar eritecek kadar sıcakların olmamasına karşın, sık sık bir araya gelen ama şimşek çakmasına neden olup, suya dönmediği yağmur bulutlarının esen rüzgarlar eşliğinde dağılması yüzünden beklenen yağmurların yağmadığını belirten bölgedeki köylüler ;tarım ve hayvancılıkla geçimlerini sağlayan bölge insanının beklenen otun olmadığını ve bu yılın kurak geçeceğinden yakındıklarını gördük.. Meteorolojinin yağmur var uyarılarının da bugüne kadar o beklenen yağmurlar nedeniyle gerçekleşmediğini belirttiler. Gazeteci Fakir Yılmaz’ın bir tarafta kar, diğer tarafta Kardelen çiçekleri ile donanmış olan Ardahan’ın yeşil doğalı Kısır dağı ve Bülbilan yaylası ziyaretinde görülen bu ilginç durum, Abone olmanızı beklediğimiz  https://www.youtube.com/results?search_query=fakir+y%C4%B1lmaz kanalımda da izlenebilir.



    Yazıyor, Yazıyor Diyemedikçe…


    Son Valiler kararnamesi ardından başta ve çoğunlukta yerel gazeteler olmak üzere bir çoklarının ‘Kral Öldü, Yaşasın yeni Kral’ manşetleri attıklarını, kiminin ise gelene ‘paşam’, gidene ‘poşam’ dediği bir sürecin yaşandığını görmekteyiz..


    Havuz, yandaş, hatta Kral’dan daha çok Kralcı denilerek yalakalıkla suçlanan ulusal basın ve medyanın yanında Mahalli Basın, Yerel Medyanın da içinde olduğu basın ve medyanın son yıllardaki olağanüstü değişimine baktığımızda ‘yazıyor, yazıyor’ diye haykıran gazetelerin yaşanan bu duruma karşı direncini de görmekteyiz..

    Ulusal’da aynı manşetlerle çıkan, vatan-millet-sakarya edebiyatı ile mehter marşı çalan onca besleme basın ve medyanın etkisinde kalıp, kendilerini ona benzetmeye çalışan mahalli basının şu son günlerdeki manşetlerine bakınca suçun büyüğünün basın ve medyadan korkan, onları ayakta tutan gazetecileri çeşitli suçlamalarla sabahları kapılarını çalıp, alan, tutuklatan iktidarın bile güldüğünü ve hatta benim gibi kızdığını da görmüyor değilim..

    Çünkü iktidara yakın, ihale alan iş adamlarının oluşturduğu havuzda haber ve manşet hazırlayan ulusal medya ve basının hediye olarak kamu kurumları olan kuruluşlarda aldığı reklamların kaymağı ile onca  borazanlığına karşın oluşturamadıkları kamuoyunda yine de oy kaybına uğrayan iktidarın bürokratlarına yaranma yarışı içinde bir Mahalli Basın ya da diğer adıyla Yerel Basın görmekteyiz..

    Bunun da nedenine baktığımızda vatandaşın, millettin, halkın yani diğer adıyla okurun ‘günlük bir gazete’ almaktan yoksun oluşu dolayısıyla yazdıklarını, çektikleri görüntüleri izletip, reyting alamadıkları için iktidarın ve onun bürokratlarının elinde olan resmi ilanlara mahkum olan ulusal ve mahalli basın görmekteyiz..




    Kendisini devlet yerine koyan bir iktidarın valilerinin elinde olan resmi ilanlar dolayısıyla ‘Yazıyor, yazıyor’ diyemeyen, yazdıkları ve görüntüledikleri ciddiye alınmayan bunların tam karşısında bu işi yani gazeteciliği hakkıyla yapanların direnci ve bu dirence verilen desteğin oluşturduğu havanın estirdiği rüzgarla bugün oylarının %30’lara kadar düştüğü ileri sürülen bir hükumetin bir an önce durum değerlendirmesine gidip başta Dünya ve Avrupa Kriterleri olmak üzere Anayasanında 4. kuvvet diyerek yanında olmaya çalıştığı gerçek gazetecilerin ellerinden alınmak istenen özgürlüklerin işe yaramadığını da algılamalıdırlar..

    Ahmet Altan’ların, Nazlı Ilıcak’ların ve isimlerini saymaya kalkarsam köşeme ayrılan yerin ve sayfaların yetmeyeceği kadar gazetecinin tutuklanıp, hapse atıldığı bu ülkede ‘Yazıyor, yazıyor’ sesi duyulmadıkça özgür basından, demokrasiden, insan haklarından ve en önemlisi halkın haber alma özgürlüğünden bahsedilemez..

    Hem de Ergenkon denen operasyonlar ardından iktidarın tutumundan değil meslektaşlarının yüzünden hapsedildiğini ileri sürüp şu an tutuklu bulunan gazetecileri konuşmaktansa iktidar sözcülüğüne ve akil adamlığa soyunan Nedim Şener’lerin, mehter marşı çalan Tan’ların, kendisini iktidarın ortağı, akil adam yerine koyup, ‘parti kapatılsın’ diyen Perinçeklerin ve resmi ilanlar yetmez, aldıkları cezalar affedilir beklentisi içine girip, kıvırtan oncalarının attığı, ‘Kral Öldü, Yaşasın yeni Kral’ manşetlerine rağmen..



    ESKİ  HABERLERİMİZ İÇİN TIKlayın.. 


    http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



    İki Oy İçin 


    Vatan-Millet-Sakarya Mitinglerine Devam


    arşiv haber 12/09/2020 tarihli haber


    7 Haziran seçim sonuçlarını içlerine sindiremeyip, ülkeyi yeni bir seçime götürüp, kan gölüne çevirenlerin oy hesapları tutmayınca bu kez de seçmenin milliyetçi duygularını okşayan mitingler yapmaya başladılar. Yurt Genelinde olduğu gibi Ardahan merkez de miting düzenleyen çevreler Ardahan’da ilgi görmeyince bu kez ilçeler yöneldiler. Posof, Çıldır’dan sonra Hanak’ta miting düzenleyen bu çevrelere ilçelerde de destek gelmediği görüldü.


    **HDP ve AKP’de 1., CHP’de 2. Sıkıntısı..


    Yaklaşan Genel Seçimler öncesi adaylarını belirlemeye çalışan HDP ile AKP kimi 1. sıra aday edeceğini düşünürken, CHP’de 2. sıraya aday bulma sıkıntısı yaşıyor.

    AKP’nin mevcut milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ı yeniden aday etmesi halinde yaşayacağı sıkıntıyı düşündüğü, ancak Ardahan merkezden sonra en çok oyu bulunan Göle’yi de gözden çıkaramadığı gözlenen AKP gibi HDP’nin de 1. sıra adayı konusunda zorda olduğu dikkat çekiyor.

    Mevcut milletvekillinden beklenen performansı alamayan HDP’nin 1. sıra adayını değişip, değişmeyeceği merak edilirken, partinin tabanından HDP Genel Merkezine gönderdikleri raporda 1. sıranın mutlaka yeni bir isimden oluşmasını istedikleri alınan bilgiler arasında oldu.


    **CHP’de 1 Tamam, 2 Sıkıntısı..


    Büyükelçi Öztürk Yılmaz’ı liste bir yapacağı ve bu isimle 1 Kasım Genel Seçimlerine gideceği gözlenen CHP’de ise Öztürk Yılmaz’ın 2. sırasına kimi koyacağını tartışıyor.

    AKP ile HDP’nn birinci, CHP’nin 2. sıra adayı sıkıntısı içinde olduğu görülen şu günlerde MHP’nin de iki avukattan hangisini birinci, hangisini ikinci sıraya koyacağını tartıştığı alınan bilgiler arasında oldu.


    **Serhat Spor’a Bayraklı Destek..


    Vali Ahmet Deniz, antrenmanlara başlayan Serhat Ardahanspor’u sahada ziyaret etti.

    Halilefendi Sentetik Halı Saha’da Bölgesel Amatör Ligde mücadele edecek olan futbolcularla görüşerek, her zaman için yanlarında olduklarını söyleyen Vali Deniz, futbolculardan, sezon boyunca yüreklerini ortaya koymalarını ve Ardahan’a şampiyonluk sevinci yaşatmalarını istedi.

    Geçen yıl son maça kadar şampiyonluk yarışını sürdüren takımın bu sezon da aynı başarıyı yakalayacağına inandıklarını da ifade eden Vali Deniz, antrenmanlarını izlediği futbolculara tatlı ikram etti.

    Vali Deniz, ziyaretin ardından futbolcularla sahada hatıra fotoğrafı çektirdi.


    **Doğuda çatışma, Batıda taşlama..


    ARDAHAN KARS IĞDIR OTOBÜSLERİ TAŞLANDI..


    Doğulumusun? Kürt yada değil yeterli..


    Son günlerde yaşanan iç çatışmalar, ard arda gelen ölüm haberleri ardından şimdi de halkı karşı karşıya getirmeye başladılar.

    Konya’da Doğu Anadolu’ya giden firma otobüslerine taşlı saldırı. 

    Konya Otogarı’ndan hareket eden Doğu Anadolu firmalarına ait otobüslere taşlı saldırı gerçekleştirildi. Iğdır’a giden bir otobüsün camları kırılırken Kars’a giden bir otobüse de saldırı gerçekleştirildiği öğrenildi. Dağlıca ve Iğdır’dan gelen şehit haberlerinin ardından Konya’da hareketli saatler yaşanmaya başladı. Çok sayıda vatandaş, şehir içerisinde terör olaylarına tepki amaçlı konvoylar oluşturdu. Bazı gruplar ise Doğu Anadolu firmalarına ait araçlara saldırı gerçekleştirdi.öte yandan ankara ve yozgat bölgeye giden bazı firma otobüsleri saldırıya uğradı.


    **KAISİAD’DAN GEÇİCİ BAKANA ZİYARET..


    Merkezi İstanbul’da bulunan ve Başkanılığını Ardahanlı İşadamlarından Orhan Gökçe’nin yaptığı Kars-Ardahan-Iğdır İşadamları ve Sanayiciler Derneği (KAISİAD) Ardahanlı Kültür ve Turizm Bakanının makamından ziyaret edip, hayırlı olsun dileklerinde bulundu.

    KAISİAD Başkanı Orhan Gökçe Başkanlığında ki heyeti makamında kabul eden Ardahanlı Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu burada yaptığı açıklamada bir hafta önce gittiği Ardahan ile ilgili düşüncelerini KAUSİAD heyetine akrtadığı öğrenildi.

    KAISİAD’ın çalışmaları hakkında KAISİAD heyetinde bilgi alan Kültür ve Turizm Bakan Yalçın Topçu Ardahan’ın gelişmesinde rol oynaması gereken iş adamlarının yüzlerini bölgeye çevirmesi gerektiğini belirtti.

  • TİGAD Ardahan'daydı..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ardahan’ın da içinde olduğu 81 vilayette temsilcilikleri olan, 500’e yakın gazetecinin üyesi olduğu TİGAD’ın başta İnternet yayıncılarının da resmi ilan alması olmak üzere basın ve medyanın sorunlarını gündeme taşımak ve çözümüne yönelik uğraşları ile tanınmakta.


    Ardahan eski Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un Ardahan Yerel Ürünler adlı işyerinde ziyaret edip, bir süre sohbet eden TİGAD Başkan Vekili daha sonra Ardahan’ın ilçelerini ziyaret ettiler.



    Devlet zengin çocuklar yurdu mu?


    Yaşamım boyunca çok güvendiğim 6. hissim çoğunlukla beni yanıltmazken, ben ise her yaşanacak olay öncesi bu hislerimin bana verdiği sinyalle benim onu hissetmeme rağmen dinlememe gibi bir alışkanlığımı bir türlü aşamadım..

    Bunun en son örneği ArdahanTV Youtube kanalımız üzerinden yayınladığımız haberlerimiz için gittiğim Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı ve Kurtkale bölgesinden dönerken gerek federasyon başkanlığım süresince gerekse Coronadan dolayı uzun süredir bir araya gelemediğim haber kaynağım olan insanlarımla buluşmamda ve gittiğim bölgeden dönerken 6. hissimin, ‘yarın bakanlar kurulu toplanıyor, valiler kararnamesi de çıkabilir ona göre’ yazacağın yorumunu yaz diyordu sanki..

    Bu hissimin kıpırdamasına sebeb olan nedenin ne olduğunu düşünüp gittiğim bölgedeki sorunları tespit ederken karşılaştığım insanların bir çoğunun vilayet valisinin yanı sıra gerek kamu kurum görevlileri gerekse seçim zamanı kendilerini hatırlayıp, oy isteyen siyasilerden kimselerin gelip gitmediğini ve yaşadıkları sorunları yerinde görmediklerinden yakınmalarıydı..

    Ve benim ülkemin en sınır kentindeki sorun ve sıkıntıları dile getirirken bu sorunu da yazmamı istemeleriydi..

    Evet, hem de kendisini istemeyen Valinin, Ardahan’a vali olarak atandığı günün sabahında ileri sürülen bir iddia/habere göre kadın genel sekreteri ve yardımcısının devlet memurluğundan atıldığı iddiası gibi bir çok ön bilgiyi alıp, bu ön bilgileri süzgecinden geçiren 6. hislerim önümüzdeki günlerde de  yaşanacakları yeniden bana hissettirirken bu kez hislerime dinleyip, hem burada hem de haberde öne sürülen iddiayı yoğun bir şekilde araştırıp, haber ve yorum yaparak siz okurlarıma şimdiden duyurdum..

    Çünkü aynı hislerim, ‘Bakanlar kurulu toplanıyor, valiler kararnamesi de çıkabilir, bu konuda bir yazı yaz’ demiş ve ben bu uyarı hissimi kulak ardı etmiş, fırsat bulursam yazacağım ..’ demişim ama son dakika gelişmeleri ve son dakika haberleri dolayısıyla ertelemenin üzüntüsünü yaşıyorum..


         



    Ve kendime yaşam ilkesi edindiğim gazeteciliğin, Başkan Erdoğan’ın başbakan olarak Ardahan’ geldiği zaman ‘bu kadar büyük binaya ne gerek vardı?’ dediği ama kendisine olduğu gibi adliye, hastane saraylarının yapıldığı ülkemin sınır kent merkezinde doğru dürüst bir karakolu olmayan, gecekondu gibi yerlerde merkez polis karakolu ile hizmet vermeye çalıştığı ve en önemlisi onca güvenlik görevlisinin zor şartlar altında hizmet ettiği kentte 11 katlı aynı binanın yanı başında bulunan Polis Evi’nin müteahhitle yaşanan sorun yüzünden yıllardır kapalı tutularak, yıkılmadığı gibi yenilenmeyen Polis Evi olmayan, Ardahan İl Emniyet Müdürlüğünün tabelasında 


       

    ki L harfinin olmadığını çekinmeden fotoğraflayrak ince hesapların etkisinde kalmadan sadece haber olarak vermek olduğunu bir kez daha hatırlattı bana, 6. hissimi dinlemeyip, aralarında Ardahan’ın da olduğu valiler kararnamesinin çıkabileceğini üç gün öncesinden yazamama üzüntüsünü yaşarken..




    Evet, bugünkü konumsa devletin kurumlarının kimlerle doldurulduğu ve nasıl hantallaştırıldığı olacak..

    Çünkü yine 6. hissimin bana söylediği ve bugün olmazsa yarın bu yönde bir operasyonun başlayacağını ve bunun Ayasofya için oluşturulmak istenen ama İYİ Partinin ‘Haydi gelin Ayasofya’yı cami yapalım’ diyerek önerge verip, AK Parti ve MHP’ye gol atıp, Temmuza ertelettiği suni gündem tartışma konusu gibi bir gündem oluşturma çabası olmadığının bilinmesini de isterim..

    Ve babası zengin, siyasetçi yani kısacası göbeği büyük, ensesi kalın olanların ne kadar işe yaramaz, iş bitirmez sorunlu çocukları varsa devletin başına, pardon kadrolarına yerleştirdiklerini görmek yeterlidir.


         

     


         

    Yani birilerinin devleti adeta çocuk yurdu yapmaları ile şişen onca devlet kurumunun neden hantallaştığını gerek şu an bulunduğum memleketim Ardahan’daki kurumlarına gerekse bakanlıkların da içinde olduğu ülkedeki tüm kurumlara bir göz atın..

    Atın ki devlet kurumlarında çalışanların %78’inin hiçde yurtluk olmadıklarını görün..



    ESKİ  HABERLERİMİZ İÇİN TIKlayın.. 


    http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


     

  • BİTMEYEN YOL GÖLELİNİN BELİNİ KIRMAYA DEVAM EDİYOR..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Alınan bilgilere göre Ardahan İl Emniyet Müdürlüğünde kısa bir süre önce emekli olan Göleli Gazi Akıl ilçesine giderken yıllardır yapımı bitmeyen yolda kullandığı aracının direksiyon kontrolünü kayıp edip, yol kenarında bulunan malzemelere çarparak, belini kırdı.


    Tedaviye alınan Gazi Akıl’ın belini kırıp, tedaviye alındığı öğrenilirken, aracı kullanılmaz hale gelirken birçok kişinin ölümüne, onca kişinin yaralanıp, sakat kalmasına neden olan bu yolda 20 yıla yakındır süren genişletme çalışmaları Ardahan’ı diğer illere bağlayan yollarda ki gibi bitmemesine tepkiler ise devam ediyor.



    Köy ve Yaylalara Giden Yol Yol Vermiyor!


    ‘Yaz mevsimin gelmesi ve iş sezonun başlamasıyla İl Özel İdare sezona fırtına gibi başladı. Vali Mustafa Masatlı’nın talimatı ve bizzat takibiyle kentin kırsalına yayılan ekip ve iş makineleriyle vatandaşlara hizmet veriliyor.’ diyerek açıklama yapan Ardahan Valiliğine bağlı İl Özel İdare Genel Sekreterliği, Damallı İl Genel Meclis Başkanlığı yetki alanlarında bulunan köy yolları yayla yollarından beter bir durumda. Hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan ve yaylalara çıkmaya başlayan Ardahanlı köylülerin bir hayli bozuk olan yayla yollarından beter köy yollarının içler acısı halinin ne zaman giderileceğini sorarlarken yerel siyasilerin konuya duyarsızlıkları dikkatlerden kaçmıyor. YouTube ArdahanTV kanalının bizzat gittiği, görüntülediği bozuk köy ve yayla yollarının bir örneğini daha kanalımıza gönderilen son görüntü Ardahan’ın Hanak İlçesine bağlı Avcılar (köyü) mahallesinden çıktıktan sonraki yol, Alevi olan diğer köyler olan Koyunpınar (Saskara) , İncedere (Piklop) Yamaçyolu (Macivet), Güneşgören (Kerkeden) köyünlerine giden köylerin ana yolu. Hanak kent merkezine 3 km uzaklıktaki alanı çok kötü vaziyette olduğu görülürken ilgili ve yetkilerin görevlerini ve bu köy yolları gibi tüm köy yollarının yanı sıra yayla yolları ile ilgilenmeleri beklenmektedir.  



    Posof’ta ay ışığında Arsiyan Dağı


    Ardahan’ın Posof ilçesi tamamen organik doğal tabiatıyla her türlü güzelliği sergiliyor.


    Havaların temizliği nedeniyle gece dahi görüş alanları genişliyor. Ay ışığı dahi geniş alanların görülmesine sebep oluyor. Şafaktan sonra Arsiyan Dağı’nın üzerinden Şavşat tarafına geçerken ayın görünüşü ve aydınlattığı Arsiyan Dağı muhteşem bir görsel şölen oluşturdu. Vatandaşlar uzun süre manzaranın keyfini doyasıya izledi. 



    *Sıra Esenyurt ve İBB’de!


    Milletvekillikleri düşürülen, kaç milletvekili ve belediye başkanının tutuklandığı, ne kadarının yerine kayyum atandığını artık sayamadığımız bir süreçte biri CHP’li, ikisi HDP’li olmak üzere 3 milletvekilinin vekilliklerinin düşürülmesi ardından yaşananları izlerken MHP ortaklı iktidara ve Corona’yı bitiren, gelen tepkiler ardından pandemi önlemlerini hatırlatıp, bu hafta sonu yapılacağı söylenen yasakları gelen tepkiler ardından kaldırdığını ilan eden başkan Erdoğan’a kızmak yerine HDP ve CHP’lilere ne diyeceğimi bilemiyorum..


    Tabi HDP ve CHP’ye diyeceklerimizi demeden önce yaklaşık 3 aydır süren Corona yasaklarına ses çıkarmayıp, iki günlük son yasağa homurdayan halkımın özgürlüklere karşı sessiz kalıp, cırtık atacağı hafta sonunun yasaklanmasına karşı homurdamasının bile işe yaradığını da görmek, anlamak gerekir..


    Çünkü bu homurdanmayı gören Başkan Erdoğan 2 saat sonra yasakların kaldırıldığını ilan etmesi başta kendimize olduğu gibi demokrasiye, halkın oylarına rağmen despotluk yapanlara karşı homurdanmanın bile yettiğini ortaya koyarken aynı halkın bu homurdanmayı tüm yaşananlara karşı da ortaya koyması gerekmez mi diye sormak geliyor..


    Yani halk denen toplumun iki günlük tatillerine, cırtık atmalarına getirilmek istenen tepkiyi Corona denen komedinin başından bu yana ortaya koysaydı zaten zorda olan kendimizin ve ülkenin ekonomisini iyiden iyiye zorda bırakan bugünleride yaşamazdık..


    Neyse konumuza dönecek olursak eğer mecliste yaşananlara ve CHP’lilerin, ulusalcıların son yerel seçimlerde oylarını aldıkları HDP’lileri görmezden gelip Berberoğlu üzerinden yaptıkları siyasete bakıp, attığım twiwtter, facebook mesajımı ve sıranın kimlerde olduğuna bakalım derim..



    Çünkü; ‘Bugünün yaşanacağını hesaba katmayıp, Demirtaş ile diğer HDP’lilerin tutuklanmasına neden olan CHP’nin, Milletin vekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasına oy verdiğini unutup, şow eşliğinde ayağı ile tıpış, tıpış mahkemeye giden Berberoğlu’nun ‘olur ya kısa sürede olsa serbest kalırsa’ eğer gidip, CHP Genel Merkezine kendisini atıp orada kalmalı.. Bakalım meclisi basıp, HDP’li Orhanları alan polis CHP Genel Merkezini basıp, Berberoğlu’nu da alır mı.. Ve muhalefet neye hala mecliste durur. sineyi millete gitmez.. Bunları tartışmanın demokrasi adına daha etkili olacağı düşüncesindeyim’ diye mesaj atan benim ve bir çok insanın düşündüğü ve hissettiği şey sıranın CHP Genel Başkanının dediği gibi ‘Sıranın bir ilçede ve büyükşehirde, asıl amaç bizi sokağa çekmek’ dediği olayda..


    O olayda Kılıçdaroğlu’nun dediği bir ilçe belediyesi Esenyurt’tur, büyükşehirde İstanbul İBB’dir..


    Çünkü 3 vekilin vekilliklerinin düşürülmesi bir kez daha nabız ölçümüdür ve Covid-19 dolayısıyla hafta sonu uygulanması düşünülen ama demokraside yaşananlara değil cırtık atma istemine karşı yaşanan homurdanmalar ardından kaldırılan yasaklar kadar vekillerin vekilliklerinin düşürülmesi olayı karşısında kamuoyu denen toplumun yani kimse o beklenen, istenen ve iktidarı ya da ‘vatan-millet-sakarya’ edebiyatı ile siyaset yapan ortağını korkutacak bir tepkiyi koymamıştır..


    Nokta..



    ESKİ  HABERLERİMİZ İÇİN TIKlayın.. 


    http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



    Eylemcinin Biri Ardahanlı


    Bahtiyar Doğruyol


    arşiv haber 01/04/2015 tarihi haber


    Berkin Elvan’ın ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten Savcı Mehmet Selim Kiraz’ı rehin alan DHKP-C’lilerin biri Ardahanlı Çıktı.. Ardahan’in Hanak ilçesine bağlı İncedere (Piklop) köylü olduğu öğrenilen Bahtiyar Doğruyol ve eylemci diğer arkadaşı Giresunlu Şafak Yayla yapılan operasyonda öldürüldüler..


    Berkin Elvan’ın ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımemur Suçları Bürosu Savcısı Mehmet SelimKiraz’ı adliyedeki odasında başına silah dayanarak rehin alan ve DHKP-C üyelerinin isimleri belli oldu.


    **SAVCIYI REHİN ALANLARIN İSİMLERİ!..


    Söz konusu eylemi gerçekleştiren ve öldürülen DHKP-C’lilerin isimlerinin Şafak Yayla ve Ardahanlı Bahtiyar Doğruyol olduğu öğrenildi.


    Berkin Elvan’ın ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet BaşsavcılığıMemur Suçları Bürosu Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ı rehin alan DHKP-C’li 2 kişi öldürüldü. Savcı Kiraz ise ağır yaralı olarak hastanede hayatını kayıp etti.


    **OLAY NASIL YAŞANDI?


    DHKP-C üyeleri, Gezi olayları sırasında biber gazı kapsülüyle başından vurularak hayatını kaybeden Berkin Elvan soruşturmasına Bakan Savcı Mehmet Selim Kirazı 6’ıncı kattaki odasında silahla rehin aldı. Yasa dışı bir örgüte yakınlığı ile bilinen kişiler, Twitterhesabından Savcı Kiraz’ın başına silah dayalı halde foto yayınlandı.


    **Ardahan’da Başsavcı Bilgin’den Kınama..


    Ardahan Adliyesi’nde görevli yargı mensupları ve avukatlar, Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz‘ın şehit edilmesiyle ilgili olarak ortak açıklama yaptı. Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Recai Bilgin, Cumhuriyet Savcısı Kiraz’ın makam odasında terör örgütü mensuplarınca rehin alındığını ve teröristler tarafından şehit edildiğini hatırlattı.


    Başsavcı Bilgin, son yılarda hakim ve Cumhuriyet Savcılarına görevleri nedeniyle yapılan saldırılarda artış olduğunu belirtirken, şöyle dedi:


    “5 Şubat 2012 tarihinde Doğubayazıt Cumhuriyet Savcısı Hakan Kılıç, 19.10.2012 tarihinde OvacıkCumhuriyet Savcısı Murat Uzun ve son olarak da dün akşam saatlerinde İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz sadece görevlerini yaptıkları için terör örgütlerince yapılan saldırılar sonucu şehit edilmişlerdir. Türkiye‘nin her köşesinde fedakarca görevini yapan hakim ve cumhuriyet savcılarının görevlerinin gereği olarak, güvenlik önlemlerinin en iyi şekilde sağlanması gerektiği bir kez daha anlaşılmaktadır. Elbette bu saldırıyı gerçekleştirenbulanık zihinler ve kirli eller amacına ulaşamayacak. Hakim ve Cumhuriyet Savcılarımız daima vicdanlarının sesini dinleyerek “Türk Milleti adına” en doğru kararları vermeye devam edeceklerdir. Yapılan bu kanlı saldırıyı nefretle lanetliyor, bu ve benzeri olayların bir daha yaşanmaması için gerekli tedbirlerin bir an önce alınacağı inancıyla şehit meslektaşımız Mehmet Selim Kiraz‘a Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine, yargı camiasına ve Türk Milletine Başsağlığı diliyor, hepinize saygılarımı sunuyorum.”


    Terör örgütü DHKC militanları tarafından şehit edilen Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, geçmişte görev yaptığı Iğdır Adliyesi önüne yargı mensupları ile avukatlar cüppelerini giyerek geldi. Saygı duruşunda bulunan, İstiklal Marşının okunmasının ardından Iğdır Cumhuriyet Başsavcısı Hacı Mustafa Yılmaz, Kiraz’ın menfur bir terör saldırısı sonucunda görevi başında şehit edildiğini söyledi. Iğdır Adliyesi’nde güvenlik önlemlerini yeniden değerlendireceklerini belirten Başsavcı Yılmaz, şunları söyledi:


    “Bu alçakça bir terör saldırısıdır. Milli birliğimize ve beraberliğimize yönelik her türlü saldırıyı kınıyoruz. Şehit savcımız Kiraz 2004 – 2006 yılları arasında Iğdır‘da görev yapmıştır. Buradaki savcılar, hakimler ve avukatlar olarak kendisini dualarla anıyoruz. Bu tür olayların bir daha yaşanmamasını temenni ediyoruz. Ailesine metanet diliyoruz, herkesi derinden üzen bir olay. İnşallah böyle olaylar bir daha yaşanmaz. Bu olay arkasından yeni olayları getirmez inşallah. Ailesinin yaşadığı acıyı, bizden daha iyi anlayan yoktur.”


    **Köyünde Sessizlik Hakim..


    Diğer yandan İstanbul‘daki Çağlayan Adalet Sarayı‘nda odasında saatlerce rehin aldıkları Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz‘ı şehit eden ve düzenlenen operasyonda ölü ele geçirilen DHKC’li Bahtiyar Doğruyol’un köyünde sessizlik hakim.


    Ardahan‘a bağlı Hanak İlçesi’ne bağlı İncedere Köyü muhtarı Erdoğan Köroğlu, Doğruyol ailesinin yıllar önce İstanbul‘a göç ettiğini ve köyde aileden kimsenin bulunmadığını söyledi.


    Hanak ile İncedere Köyü arasında bulunan ve diğer köylerin de yazılı olduğu talebanın üst köşesinde boya ile DHKP-C yazılı olması dikkat çekti.

  • BAL ORMANLARI OLAN POSOF'A ÇİLEK FİDESİ..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki son dakika gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    POSOF’TA ÇİLEK FİDESİ DİKİMİ..


    Başta içi ve dışı kırmızı olan 26 elma çeşidi olmak üzere bu çeşitlerin farklı versiyonlar ile 45 i bulan elma çeşidinin yetişitiği Ardahan’ın Gürcistan’a komşu olan Posof ilçesinde yeni bir meyve çeşidinin yetişmesi için fidan ekimi yapıldı.


    Posof İlçe Kaymakamlığı bünyesinde ki Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı ile Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü tarafından yürütülen Çilek Yetiştiriciliği Projesi kapsamında Posof’a bağlı Uğurca (Yukarıcacun), Arılı (Zedezümde) ve Türkgözü (Badele) köylerinde İlçe Kaymakamı Murat Mete’nin de katıldığı çaşılma ile toplamda 2 dönümlük alanda 10000 çilek fidesi toprakla buluştu.



    KAYMAKAM METE’DEN HES ZİYARETİ


    Posof Kaymakamı Murat Mete, ilçe sınırları içerinde Posof Çayı üzerinde tesis edilmiş olan Söğütlükaya Posof lll Hidroelektrik Santrali ve Merekler Hidroelektrik Santralini ziyaret etti.


    Ziyaretlerinde, Söğütlükaya Posof lll Hidroelektrik Santralinde firma yetkilisi Yasin Peksoy ve Merekler Hidroelektrik Santralinde ise firma yetkilisi Savaş Uzun’un karşıladığı Kaymakam Mete, elektrik üretilen alanlarda detaylı incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı.



    DEMİRDÖVEN KÖYÜNÜ ZİYARET EDİP, DEMİR DÖVDÜ!


    Posof Kaymakamı Murat Mete beraberinde Yazı İşleri Müdür V./Birlik Müdürü Şener Taşlı ile birlikte Demirdöven (Varzna) köyünde ziyaret ve incelemelerde bulundu.


    Vatandaşlar ile görüşerek sorun ve taleplerini dinleyen Kaymakam Mete, köyde bulunan demir atölyesini de ziyaret ederek demir işlemciliği hakkında köy muhtarı Nevzat Kaya’dan bilgi aldı.


    Daha sonra Demirdöven köyünde yapımı devam eden 1000 m2’lik Kilitli Parke Taşı döşeme çalışmalarında incelemelerde bulunan Kaymakam Mete ziyaret ve incelemeleri sonrası köyden ayrıldı.



    ABD’ye Polis Yardımı da Yapılmalı..


    Üç ay önce başlatılan ama son 3 saatlik sanal toplantı ile sonlandırıldığı ve 7,5 milyarlık dünya genelinde çoğu ömürlerinin sonuna gelmiş olan yaşlı insan olmak üzere 400 değil, 390 bin insanın hayata veda ettiği Coronavirüs paniği esnasında ABD ve Avrupa ülkelerine maske dahil, birçok yardımda bulunması ile övünen hükumet acil olarak Amerika’ya bizim polisleri gönderse ne olur ki?!.


    Çünkü, siyahi bir insanın ölümüne neden olduğu iddia edilen Amerikalı beyaz bir polisin bizimkiler gibi ters kelepçe takmayı beceremeyip, insanlık dışı bir davranışla o insanın ölümüne sebebiyet vermesi ile gelişen olaylar gün geçtikçe daha da büyüyor ve korkum odur ki bu olayların örnek alınıp, ülkemizin de içinde olduğu tüm dünyaya yayılmasıdır..

    Gerçi o görüntülerin yayınlanması ardından karışan Amerika’yı insan hakları konusunda kınamasa da nazik bir dil ile ABD yönetimi ve polisinin daha hassas olması konusunda okyanus ötesini uyardığını haber yapan hükümet yanlısı pardon havuz medyası kalemşörleri bu kez de Amerika’da yaşanan olaylara gaz veren örgütün PKK ile ortak bir örgüt olduğunu yazmış, söylemiş..

    ‘Vay anasını nasıl bir örgüt ki bu PKK ABD’yi bile karıştırıyor’ dedirten bu saçma haberi ve ABD’dede yaşanan diğer eylem haberlerini görüp, izlerken bu işi çözecek olan gücün özgür basın olan, insan hakları dolayısıyla silah çekmeyi bırakıp cop kullanmaktan çekinen, 657 kalkanı olmayan ve en önemlisi kelepçe kullanıp, tersten ellerini bağlamayı bir suç sayıp, elleri iki saniyede kelepçeleyeceğine dizi ile boğazına basıp, ölümüne neden olan polis teşkilatı değil, bu konuda bir hayli tecrübeli ve yaptığı her şeyi ‘vatan, millet, sakarya’ edebiyatı ile kahramanlaştıran kontrollü bir basına sahip bizim polis çözer diye düşünüyorum..

    Zaten bizim polisimizin bu konuda bir hayli hazırlık içinde olduğu ve olabileceği tahmin edilen, söylenen, hatta devlet düşmanı hainlerce başta sanal ortamda olmak üzere her fırsatta tetiklenen iç karışıklığa karşı cop, gaz, kalkan,tazyikli su, panzer, istihbarat konusunda ne varsa ihale açtığını da okuyoruz..


       



    Emniyet Genel Müdürlüğünün bu ay içinde yayınlamak üzere hazırladığı ihale metinlerine baktığımızda taarruz el bombası, biber gazı, plastik mermi şeklinde bolca birçok mal alımı yapılacağını okurken aynı polisimize istihbarat için gerekli olan her şeyin insandan, milletten çok ‘önce vatan’ edasıyla emrinde olduğunu da görmekteyiz..

    Bu nedenle; Gezi, Mezi, Gazi demeden el attığı olayda bir hayli tecrübeli olan polisimizin pandemi denen süreçte olası ‘Hıng, Mıng’ lara karşı gösterdiği hassasiyeti de değerlendirip, maske yardımı gibi bir değil 10 uçakla hemen ABD’ye gönderilmesi halinde Trump’un da sarıldığı din silahından çok daha etkili olacağını düşünüyorum..

    Bu arada dinin, ‘eğer ezan sesi duyulmayacak kadar yüksek ses varsa, sesi kısın, kapatın’ etkisinde kalınıp, yüksek sesle müzik dinleyen sarhoşların saldırısına uğrayarak, yaşanan tartışma ardından ölen Kürt gencini bahane edip, ülkede de ABD usulü olayların yine Kürt meselesi üzerinden çıkmasını umanların avuçlarını yalayacağını da baştan söyleyeyim..

    Çünkü basın ve polisimiz olayın akıbetini süratle ortaya çıkarmış, bakanımız bile aileyi arayıp, başsağlığı dilemiş ve olay kapanmıştır.

    Kısacası burası ABD değil, güçlü Türkiye..


     


    ESKİ  HABERLERİMİZ İÇİN TIKlayın.. 


    http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



    29/03/2015 tarihli haber için tıkla


    http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php

  • HANOĞLU VE DAĞ AİLESİ YASTA!..


    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki son dakika gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    **Dağ Ailesi de Babasını Kayıp Etti..


     


    Öte yandan Ardahanlı Mali Müşavirlerden, İstanbul Esenyurt Kent Konseyi Başkanı Tuncer Dağ’ın babası Hasan Dağ geçirdiği kalp krizi sonucu hayata göz yumdu.


    Yarın Göle Serinçayır (Çöllpenek) köyünde düzenlenecek olan cenaze merasimi ardından toprağa verileceği öğrenilen Hasan Dağ’a ve Cahide Hanoğlu’na Allah’tan rahmet diler, Hanoğlu ve Dağ ailesine başsağlığı dileriz.



    İNCE’DEN BASINA ONE MİNUTE!..


    İstanbul’un fethinin yıl dönümünde Ayasofya’ya gidip, bizzat kendisinin Fetih Süresini okuyacağını söyleyip, yazan ama yağ çektikleri Başkan Erdoğan’ın da düşünmesi gereken bir durumun yani 567 yıl önce fethedilen kentin belediyesinin de o törende olması gerekirken adı, sanı anılmayan o törene telekonferansla katılıp bir açıklama yaptığı akşamı gündeme bomba gibi düşen İnce’nin çıkışı basın özgürlüğünü bir kez daha tartışmaya açtı.


    Havuz medyasının başta Yunan basınında olmak üzere bir çok ülkede gereksiz bir gerilmeye neden olan fetih suresinin okunacağı haberini yaparken o kalkan oldukları AK Parti’nin Filistin meselesine ve muhafazakâr kesim başta olmak üzere tüm ‘insanım’ diyenlerin duyarlı olduğu Ortadoğu, Afrika  ve dünyanın diğer kesimlerinde yaşanan insanlık dışı olayların baş sorumlularından olduğu ileri sürülen İsrail ile iktidarı boyunca hiç bir ilişkisinin kesilmediğini tam aksine gelişerek büyüdüğünü görmezden gelmesine benzer bir durumdan ibarettir..


    Çünkü ,’Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Davos Zirvesi’nde yaptığı tarihi çıkış üzerinden tam 10 yıl geçti..’ şeklinde haberler yaptığı bir zaman da Global TV’de katıldığı canlı yayının kesilerek, Başkan Erdoğan’ın konuşmasının verilmesine birçok insan gibi doğal tepkisini gösteren CHP’li Muharrem İncenin, programı terk etmesini alkışlayanların yanında ‘Şow yapıyor’ diyerek eleştirenlerinde olduğunu görüyorum..



    Ve bu hareketi ‘Şow yapıyor’ diyerek eleştirenlerin başında gelenlerin büyük bölümünün CHP’liler olması ise işin diğer bir boyutu, bir o kadar da düşündürücü ve bizzat yaşadığım, gördüğüm bir durumu bana hatırlattı..



    Ve bu durum HDP’nin kozmik odası ile CHP’nin kozmik odasının katkıları ile önce dokunulmazlığı kaldırılıp, sonra hapse attırılan Demirtaş’ın Erdoğan ve İnce vari çıkışlarına ‘şow yapıyor’ diyen HDP’liler ile Demirtaş’ı bana hatırlatan durumdur..


    Evet, çok da adı, sanı bilinmeyen ve İnce gibi medyatik insanları çağırıp, reyting yapmak isteyen televiziyon kanallarının başında gelen Global TV’nin programına katılan Muharrem İnce “Ben bu kanalda  konuşuyorum , 35 televizyon kanalı onu veriyor zaten. Türkiye bu faşist düzenden kurtulacak” deyip terk ettiği programa dönecek olursak eğer bana göre bu şow ve programı sunan gazeteci meslektaşlarımı kınama değil, kendi istekleri ile havuzda yer almak isteyen medya patronlarına gereken tepkinin yanı sıra demokrasi ve özgür basın adına yapılması gereken bir dik duruş davranışıdır..


    Tabi bu arada Erdoğan’dan daha çok Erdoğan’cı kesilip, onun bile haberi olmayan ve en önemlisi onun bile kızdığına inandığım yağcı tayfasının yaşanan olayın hemen akabinde Erdoğan’a yaranma yarışına girenleri de unutmamak gerekir..


    Bunların başında boğazda kiraladığı arazisi fotoğraflandı diye bu yönde yapılan haberlerin yayınlandığı gazete, tv’lere cezaların kesilmesine, onca siteye erişim engelleri getirilen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun geldi..


    İnce’nin yayını terk etmesini eleştiren Fahrettin Altun, “Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında haksız, mesnetsiz ve ağır ithamlarda bulunarak takındığı suçlayıcı tavır kabul edilemez,” paylaşımını yapmasını da ne alakaysa anlamış değilim..


    Çünkü 11 yıl önce aynı durumu protesto edip, ‘One Minute’ diyen Erdoğan’ın müdürü İnce’nin yaşadığı durumu daha iyi anlaması gerekirken ve iletişim yani medya, basının içinde bulunduğu bir durumun tartışılması gerekirken herkesin doğal hakkı olan eleştiri hakkını kullanan İnce’yi ‘Kabul edilemez’ diyerek eleştirmesi ne kadar mantıklı bilemem..


    Ama İnce’nin bu çıkışı ardından reyting amacına ulaşan ve bana göre bundan sonra iktidarın daha da gözüne girecek olan Global TV’nin yanı sıra diğer havuz medyası ile basının durumu daha çok tartışılması gereken bir durumdur..


    Çünkü bu ülkede basın, medya kuruluşları da emek veren gerçek gazetecilerin içine düştüğü bu kötü durumun oradaki gazeteci meslektaşlarıma ve bana acı verici bir durumdu..


    Ve bu durumdan pay çıkaran, iktidarı ve basında yaşanan durumu eleştirip, kendilerine özgür basın deyip, İnce’nin de aralarında bulunduğu onca siyasiyi, HDP ve diğer görüşlere yer vermediklerini bildiklerimin içler acısı ve basın özgürlüğünün halini ortaya koymaktaydı..


    Çünkü İnce’nin o haklı ve bir gazeteci olarak desteklediğim bu davranışı sadece havuz medyası denenlere değil tüm basına çektiği 2’nci One Minute idi.


     


    ESKİ  HABERLERİMİZ İÇİN TIKlayın.. 


    http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Ardahan’ı Yasa Boğan Ölümler!


    arşiv haber 19/07/2017 tarihli haberler/yorum


    AK Parti eski İl Genel Meclis Üyesinin hala aydınlatılmayan silahlı saldırı sonucu hayatını kayıp ettiği Ardahan’da son bir hafta içinde yaşanan olaylar ardından 5’i Ardahanlı olmak üzere toplam 9 ölüm haberi geldi.


    Aynı aman da Ardahan Merkeze bağlı Kartalpınar (Fahğrel) köy muhtarı, emekli öğretmen Müdür Kılıç hayata göz yumdu.


    Emekli olduktan sonra Ardahan merkezde otelcilik yapan ve muhtarlığını yaptığı köyünde toprağa verilen Kılıç’ın hayata göz yumduğu gün, Ardahan PTT çalışanlarından Erdal Akçay’ın ve İşadamı Kutluhan Akçay’ın amcası Medet Akça’da hayata göz yumdu.


    Uzun süredir rahatsı olduğu öğrenilen Akçay’ın Halilefendi Mahallesinde toprağa verildiği gün Ardahan eski İl Genel Meclis Üyelerinden olan ve bir süre önce beyin kanaması geçirip, rahatsızlanan Sezai Altun’un öğretmen babası da beyin kanaması geçirip, hayata göz yumdu.



    **İzmir’de de bir kara haber..


    İki gün içinde 3 ölünün yasa boğduğu hafta içinde Ardahan’dan Şavşat’a giden bir otomobil’in şarampole yuvarlanması sonucu aracın içinde bulunan Artvinli 4 kişinin hayata göz yumduğu haberi ile sarsılan Ardahanlılar bu kez İzmir’de gelen bir trafik kazasıyla sarsıldılar.


    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Çıldır İlçesine bağlı Kayabeyi (Yerliçayıs) köylü 29 yaşında ki bir çocuk babası Sezgin Kaya İzmir’de geçirdiği trafik kazası sonucu hayata göz yumdu.


    Ardahan Üniversitesi kurucu rektörü Porf. Dr. Ramazan Korkmaz’ın köylüsü de olan Kaya’nın İzmir’de toprağa verileceği alınan bilgiler arasında odu.



    **Sahibin öldüğü gün şoförü ölmüş..


    Öte yandan Ardahan’ı yasa boğan ölümlerin yaşandığı haftanın içinde Ardahan’dan Kars’a giderken geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kayıp eden Şaban Güneşsu isimli Karlı pazarlamacının patronun öldüğünü haberini aldığı ve çok sevdiği patronunun cenazesine yetişmek için yaptığı hız sonucu kullandığı aracının devrilmesi ardından hayata göz yumduğu alınan diğer bilgiler arasında oldu.


    **ÖLÜME UÇTULAR!.. Hepsi Öldü..


    *23/082015 Tarihli Haber


    Milyonlarca söğüt kelebeği ölüme uçtu

    ARDAHAN’da her yıl Ağustos ayında milyonlarca beyaz kelebek bir araya gelerek köprü ışıkları altında önce dans ettikten sonra ışıkta toplu halde ölüyor.


    ‘Beyaz söğüt’ kelebekleri diye adlandırılan kelebekler Kongre Caddesinde’nde sokak lambaların ışıklarını sardı. Milyonlarca kelebek, ışıkların çevresinde dakikalarca uçuştuktan sonra yolun üzerine düşerek ölmeye başladı. Yoldan geçen araç sürücüleri şaşkın bakışları arasında ölüme uçan kelebeklerin görüntüsünü büyük bir merakla izlediler. Bazı kişiler bunu cep telefonları ile görüntüledi. Ölen kelebeklerin adeta kar görüntüsü oluşturduğunu söyleyen vatandaşlardan Osman Yıldız, “Ağustos ayının sonlarına doğru bu doğa olayı her zaman yaşanıyor. Bunun neden olduğu hala belirlenemedi. Ölü kelebekler, yol üzerinde bembeyaz bir görüntü oluşturdu. Sanki kar yağmış gibi görünüyor” diye konuştu.



    *Olağan Üstüyü Birde Şöyle Kullansak..


    Olağanüstü Hali 3 Ay daha uzatan ardından bizim vekil olmazsa da bakanlar kurulunu değiştiren Başkan Erdoğan’ın elinde bulundurduğu bu gücün bir diğer bölümü de valilerde olduğunu sanırım biliyorsunuzdur..

    Ve 81 Valinin içinde Ardahan Valisi gibi sınır valilerinin de bu kadar yetkinin yanında ayrıca sınır valisi yetkisine sahip olduğunu da..

    İşte tam burada Cumhur’u, Cumhurbaşkanını, Başbakanı, Bakanları, başında bulunduğu kenti tam temsil yetkisi olan ve yaşanan Olağanüstü Halide elinde bulunduran yani tam donanımlı olan Ardahan Valisine bir kez daha seslenmek istiyorum..

    Sayın Valim bu yetkilere dayanarak;

    1- Her gün önünde geçtiğin ve bu bozuk yollardan sorumlu olan ve 25 yıldır Ardahan’da olan Kara yollarının Şefini sende değişmezsen de çoğu araç, gerecin kent dışına, Şavşat yolu üzerine taşınan ve içinde 8-10 bin çamın bulunduğu Kara yollarını al ve park olarak halka sun..

    Yada üniversiteye, bir okula kampüs yapmak gerekir..

    2- Geçtiğimiz gün bahçesinde ki ağaçları kesen Meteoroloji Müdürlüğünün müdürün, çalışanlarının eşlerinin kaz-tavuk beslediği devasa alanının nasıl değerlendirilebileceğine bir bakmak gerekir.

    3- Yine Valilik Konutunun yanı başında bulunan ve yıllardır yıkımı beklenen onca çürük kamu binası içinde ki Polis Evi’ni artık ortadan kaldırtıp, yerine yenisinin yapılması için gerekli emirleri verilebilinir..

    4- Şu an boş bekleyen eski kaymakamlık binasını kentin simgesi haline getirilecek bir mimarlık projesiyle yalnızca valilik veya belediye makamı yapılabilir mi diye bir inceletmek lazım..

    5- Bir dükkanın yapılmadığı Organize Sanayisinin yolunu yol boyu ışıklandırıp, eski Hanak yolu denen yolu trafiğe açılması için neden çalışma başlatılmadığını sordurun ve Atatürk Caddesi başta olmak üzere kente canlılık getirecek bu yolun yapımı sizin döneminiz de olsun..

    6- Hala üniversiteye ve belediyeye verilmeyen iki askeri kışlanın bir an önce devrinin yapılıp, çürümeye terk edilen Askeri Hastaneyi burayla ilgili proje bitene kadar sağlık ocağı yapabilir miyiz diye sağlık müdürlüğüne sormak gerekir..

    7- Ardahan Kalesinin özelleştirip, halka sunulması ve en azında 50 insanın evine ekmek götürecek tesisler yapabileceğini de masaya yatırmak gerekir diye bu yönde yetkimizi tam olarak kullanabilir miyiz diye bir inceletme başlatmak gerek..

    8- Kent merkezinde yaşanan trafik sorununa bir çare olacağını düşündüğüm makamınızın bulunduğu valilik binasının önünü özelleştirip, içinde yıkaması, yağlaması olan özel bir park yapmak için bakanlar kurulu kararına gerek yok sanırım..

    9- Valilik binasının ortasında bulunan boşluğu en azında bir çay bahçesine çevrime imkanı da yok değil..

    10- İl de kendi cep harçlıkları ile futbolu temsil eden Ardahan Amatör Liglerde Mücadele eden takımlara ve Ardahan’ın BAL’da temsil eden gençleri tam destek vermek gerekir..

    Kısacası; Önümüzde ki günler içinde anlatmaya devam edeceğimiz Ardahan’da bunları bir güne yapmazsa da bir ay içinde tam donanımlı vali olarak yapabileceğimizi de düşünmek, incelemek ve hayata geçirmek gerekir diye düşünüyorum..

    Yoksa başkan Erdoğan’ın hükumetin vekilin, belediye başkanının yakındığı bürokrasiyi beklersek vallahi bir şey olmaz bilesiniz..


  • Bakım ve Gençleştirme Denilerek, Binlerce Çam Yeniden Devrilmeye Başlandı!


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Erzurum Orman Bölge Müdürlüğünün emri ile bölgede bulunan Orman Müdürlükleri aracılığı ile ‘Bakım ve Gençleştirme’ adı altında kesimi başlanan çam kesimlerinin devam ettiği Ardahan’da ormanlarının kesilmesine tepki gösteren vatandaşların bu yöndeki tepkilerine başta ilçesi Göle Orman İşletme Müdürlüğünü yeniden geri açacağını iktidar partisi Ardahan Milletvekili tarafından olmak üzere kent merkezinde ki Milli Egemenlik Parkının yeniden dizayn edilmesine ‘Çevre sevicisi’ diyerek karşı çıkan sözde çevrecilerin sesinin çıkmaması dikkatlerden kaçmıyor.



    Ardahan Üniversitesinin hemen yanı başında ki Çamlıçatak (Gölebert) ormanlığında da devam eden Çam kesiminin ardından devrilen çamların nereye götürüldüğü ise bilinmemektedir.


    Kışın beyaz, yazın da yemyeşil görünümüyle kartpostallık manzaraların oluştuğu dünya çapında nadir görülen Sarıçam ormanlarının bulunduğu bölgede ‘bakım ve gençleştirme’ adı altından adeta orman katliamının hızla devam ettiği dikkat çekilirken başta Ardahan Bal Festivalinin de yapıldığı Çamlıçatak Ormanlık alanından kesilen bir çok çamın genç fidanlar olduğu da dikkatlerden kaçmıyor.


    Doğu Anadolu’da, Ardahan ile Kars’ın Sarıkamış ilçesi sınırlarından başlayarak kuzeyde Erzurum’un Şenkaya ilçesi sırtları ile güneydeki Aras Vadisi arasında kalan Süphan Dağı çevresine kadar uzanan Sarıçam ormanları, uçsuz bucaksız görüntüsüyle bölgede ki insanlara olduğu gibi doğal yaşama hayat veren MEŞE ARDAHAN ÇAMLARININ bir kaç maaşlı Orman Bekçisine katkı sunmaktan öte kentin ekonomisine bir katkısının olmaması da ayrı bir konu.



    İNCE’DEN BASINA ONE MİNUTE!..


    İstanbul’un fethinin yıl dönümünde Ayasofya’ya gidip, bizzat kendisinin Fetih Süresini okuyacağını söyleyip, yazan ama yağ çektikleri Başkan Erdoğan’ın da düşünmesi gereken bir durumun yani 567 yıl önce fethedilen kentin belediyesinin de o törende olması gerekirken adı, sanı anılmayan o törene telekonferansla katılıp bir açıklama yaptığı akşamı gündeme bomba gibi düşen İnce’nin çıkışı basın özgürlüğünü bir kez daha tartışmaya açtı.


    Havuz medyasının başta Yunan basınında olmak üzere bir çok ülkede gereksiz bir gerilmeye neden olan fetih suresinin okunacağı haberini yaparken o kalkan oldukları AK Parti’nin Filistin meselesine ve muhafazakâr kesim başta olmak üzere tüm ‘insanım’ diyenlerin duyarlı olduğu Ortadoğu, Afrika  ve dünyanın diğer kesimlerinde yaşanan insanlık dışı olayların baş sorumlularından olduğu ileri sürülen İsrail ile iktidarı boyunca hiç bir ilişkisinin kesilmediğini tam aksine gelişerek büyüdüğünü görmezden gelmesine benzer bir durumdan ibarettir..


    Çünkü ,’Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Davos Zirvesi’nde yaptığı tarihi çıkış üzerinden tam 10 yıl geçti..’ şeklinde haberler yaptığı bir zaman da Global TV’de katıldığı canlı yayının kesilerek, Başkan Erdoğan’ın konuşmasının verilmesine birçok insan gibi doğal tepkisini gösteren CHP’li Muharrem İncenin, programı terk etmesini alkışlayanların yanında ‘Şow yapıyor’ diyerek eleştirenlerinde olduğunu görüyorum..



    Ve bu hareketi ‘Şow yapıyor’ diyerek eleştirenlerin başında gelenlerin büyük bölümünün CHP’liler olması ise işin diğer bir boyutu, bir o kadar da düşündürücü ve bizzat yaşadığım, gördüğüm bir durumu bana hatırlattı..



    Ve bu durum HDP’nin kozmik odası ile CHP’nin kozmik odasının katkıları ile önce dokunulmazlığı kaldırılıp, sonra hapse attırılan Demirtaş’ın Erdoğan ve İnce vari çıkışlarına ‘şow yapıyor’ diyen HDP’liler ile Demirtaş’ı bana hatırlatan durumdur..


    Evet, çok da adı, sanı bilinmeyen ve İnce gibi medyatik insanları çağırıp, reyting yapmak isteyen televiziyon kanallarının başında gelen Global TV’nin programına katılan Muharrem İnce “Ben bu kanalda  konuşuyorum , 35 televizyon kanalı onu veriyor zaten. Türkiye bu faşist düzenden kurtulacak” deyip terk ettiği programa dönecek olursak eğer bana göre bu şow ve programı sunan gazeteci meslektaşlarımı kınama değil, kendi istekleri ile havuzda yer almak isteyen medya patronlarına gereken tepkinin yanı sıra demokrasi ve özgür basın adına yapılması gereken bir dik duruş davranışıdır..


    Tabi bu arada Erdoğan’dan daha çok Erdoğan’cı kesilip, onun bile haberi olmayan ve en önemlisi onun bile kızdığına inandığım yağcı tayfasının yaşanan olayın hemen akabinde Erdoğan’a yaranma yarışına girenleri de unutmamak gerekir..


    Bunların başında boğazda kiraladığı arazisi fotoğraflandı diye bu yönde yapılan haberlerin yayınlandığı gazete, tv’lere cezaların kesilmesine, onca siteye erişim engelleri getirilen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun geldi..


    İnce’nin yayını terk etmesini eleştiren Fahrettin Altun, “Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında haksız, mesnetsiz ve ağır ithamlarda bulunarak takındığı suçlayıcı tavır kabul edilemez,” paylaşımını yapmasını da ne alakaysa anlamış değilim..


    Çünkü 11 yıl önce aynı durumu protesto edip, ‘One Minute’ diyen Erdoğan’ın müdürü İnce’nin yaşadığı durumu daha iyi anlaması gerekirken ve iletişim yani medya, basının içinde bulunduğu bir durumun tartışılması gerekirken herkesin doğal hakkı olan eleştiri hakkını kullanan İnce’yi ‘Kabul edilemez’ diyerek eleştirmesi ne kadar mantıklı bilemem..


    Ama İnce’nin bu çıkışı ardından reyting amacına ulaşan ve bana göre bundan sonra iktidarın daha da gözüne girecek olan Global TV’nin yanı sıra diğer havuz medyası ile basının durumu daha çok tartışılması gereken bir durumdur..


    Çünkü bu ülkede basın, medya kuruluşları da emek veren gerçek gazetecilerin içine düştüğü bu kötü durumun oradaki gazeteci meslektaşlarıma ve bana acı verici bir durumdu..


    Ve bu durumdan pay çıkaran, iktidarı ve basında yaşanan durumu eleştirip, kendilerine özgür basın deyip, İnce’nin de aralarında bulunduğu onca siyasiyi, HDP ve diğer görüşlere yer vermediklerini bildiklerimin içler acısı ve basın özgürlüğünün halini ortaya koymaktaydı..


    Çünkü İnce’nin o haklı ve bir gazeteci olarak desteklediğim bu davranışı sadece havuz medyası denenlere değil tüm basına çektiği 2’nci One Minute idi..



    ESKİ  HABERLERİMİZ İÇİN TIKlayın.. 


    http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    ORMANDA KENDİSİNİ ASTI!


    arşiv haer 27/05/2015 tarihli haber


    Geçtiğimiz gün yaşanan ve iki kadının kurşunlanarak öldürülmesinin şoku yaşanan Ardahan’da bir kişi ormanda kendisini asarak, hayatına son verdi. Alınan bilgilere göre F.H. İsimli gencin neden intiharı ardından soruşturma başlatıldı.


    **Gürkan Doğan’dan bir eser daha; VERANDA…



    Ardahan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gürkan Doğan’ın dördüncü şiir kitabı VERANDA raflardaki yerini aldı. 


    Yirmi yıla yayılan şiirlerin bir kitapta toplanmasıyla oluşan Veranda’da hem daha önce yayımlanmış olan, hem de ilk defa gün yüzüne çıkan şiirler yer alıyor. 


    Prof. Dr. Doğan, çeşitli kitapevlerindeki raflarda yerini alan ve internet üzerinden de satışa sunulacak olan kitabın tüm gelirinin Ardahan Üniversitesi Gençlik Eğitim Merkezi’ne (ARÜGEM) aktarılacağını belirtti.

     

    1995 ve 2015 yılları arasında yazılan şiirlerden oluşan ‘Veranda’ hakkında çeşitli bilgiler veren Prof. Dr. Doğan, kitapta iki yüz on sekiz şiirin yer aldığını belirtti. Prof. Dr. Doğan sözlerine şöyle devam etti: “Şiirlerden bir tanesi dışında hiçbirinin başlığı yok. Herkes okuduğu şiire kendi başlığını koyabilsin diye. Başlığı olan tek şiiri ise, Sevgi Abla şiiridir. Çok kıymetli bir yakınımızın 60. yaşı için yazılmıştır. Kitabın kapak tasarımını yapan Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’müzde görevli grafiker kardeşim Hilal Kılıçoğlu’na da özellikle teşekkür etmek istiyorum. Gönlümdeki Veranda’ya yakışacak en güzel kapağı tasarladı benim için.”

    Toplu Şiirler (1995-2015) VERANDA

    Daha önce üç şiir kitabının yayımlandığını belirten Prof. Dr. Doğan, şöyle devam etti: “Küçük Şeyler 1995 yılında, Ortancalar 1996 yılında, ve Mavi ise 2000 yılında çıkmıştı. 2000-2015 yılları arasında yazılmış ama yayınlanmamış şiirler de vardı. 4. kitabımızda hepsini Veranda’da buluşturduk. ‘Veranda’ aslında benim için çok güçlü bir imge. Yani hayatımın bir dönemini mutlaka bir ‘Veranda’da geçirmek istiyorum; ‘Veranda’lı bir hayatım olsun istiyorum. Şiir ve hayatın birbirine karıştığı zamanlarda, şöyle uzun uzun, anlamlara anlam katıp, uzaklara bakmak istiyorum …”


    Kitaptan Elde Edilen Gelirin Tamamı ARÜGEM’e Bağışlanacak

    Kitapevlerinde yerini alan ve internet üzerinden de satışa sunulacak olan kitabın geliri ile ilgili olarak ise, Prof. Dr. Doğan şunları söyledi: “Veranda’dan elde edilecek gelirin tamamını Ardahan Üniversitesi Gençlik Eğitim Merkezi’ne (ARÜGEM) bağışlamış bulunuyorum. Çünkü Ardahan Üniversitesi’nin böyle bir desteği hak eden başarılı öğrencilerine katkıda bulunmanın çok önemli olduğu kanısındayım. Bugüne kadar ARÜGEM sayesinde böylesine yüce bir amaca yönelik çok değerli destekler sağlandı. Umarım başlatmış olduğumuz bu girişim de bu doğrultuda anlamlı bir destek olarak karşılığını bulacaktır.


    ARÜGEM yöneticilerine de bana bu fırsatı vermiş oldukları için çok teşekkür ediyorum. Kendilerinin, şiir üzerine konuşulduğu bir toplantı sonrasında bir imza günü düzenlemek gibi zarif bir düşünceleri var galiba. Mümkün olabilirse bundan büyük bir sevinç ve heyecan duyacağımı şimdiden hissedebiliyorum.”

  • YABANCI HAYVAN GÖÇERLERİNE YASAK, AMA KAÇAK ARICILARA SERBEST!


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Başta Iğdırlı Hayvan Göçerleri olmak üzere büyük baş ve küçük baş hayvancılık yapanların İl Sınırlarına Giriş izini verilmediği Ardahan’a yabancı ve kaçak arıcılara kimsenin bir şey dememesi tepkilere neden olmaktadır.

    Bölgenin ‘Kafkas Arısı Gen Merkezi’ olan ve 670 ila 700 arıcının olduğu kent genelinde kaçak arıcılardan şikayetçi olunmasına karşın başta Iğdırlı hayvan göçerleri olmak üzere yabancı büyükbaş ve küçükbaş yetiştiricilerini kentin sınırlarına bırakmayanlar başta olmak üzere konuya kimsenin el atmaması dikkatlerden kaçmıyor.


    **Bir Kovan Arı, Bir İnekten Daha Karlı!..


    Kaçak arıcıların yanı sıra sahte balcıların bölgede cirit attığından yakınan Ardahanlı Arıcılar bir ineğin ekonomik getirisinden daha fazla getiri sağlayan Kafkas Arısı dolusu bir kovanının gerekli destek ve ilgiyi görememesinden dert yandıkları ve Ardahan’da Göle TİGEM gibi bölgede tek olan ama yılda 30-40 Ana arı yetiştirip, 30-40 kovan yapmaktan öteye gidemeyen ‘Ardahan Kafkas Arısı Eğitim Üretim Gen Merkezi’ olmak üzere Ardahan Arıcılar Birliği ve diğer yetkili kurumların kaçak arıcılar ve balcılarla mücadele konusunda yeterince mücadele vermediğini belirtmektedirler.


    7.2 mm’lik iğnesi ile en uzun arılarından ve en ağır kış şartlarına bile dayanıklığını gösteren Kafkas Arısının Gen Merkezi konumunda bulunan ve kentin doğal yapısını süsleyen bin bir çeşit çiçekten elde edilen Coğrafi işaretli Kafkas Arısının gerekli ilgiyi görmesi halinde bölge ekonomisine büyük getirisi olacağını belirten Ardahanlı Arıcılar, kilosu 70 ila 100 TL.’ye satılan ve yılda 600 bin tona yakın balın üretildiği kentin bu önemli konu ve kaynağa gerekli ilgiyi göstermesi halinde Ardahan’ın yanı sıra Çin’den sonra dünyada 2. Bal üreticisi olan ülkenin ekonomisinin ana dinamosu olacak bu mesleğin gerekli destek ve korumaya alınmasını istemekteler.


     



    *Valilik; Yasak Yok, Gerekli Önlemler Alınmıştır.


    Öte yandan konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Ardahan Valiliği bölgede Yasak olmadığını belirterek, ‘Kaçak Arıcı Ardahan’a giremez çünkü kontrol noktalarımızda tüm giriş, çıkış kontrolleri var… Ve en önemlisi Arıcılar arasında mesafeyi 2 ila 2.5 kilo metre yapma zorunluluğu getirdik. Plansız hiçbir şey yok ve hep sahadayız ve en önemlisi valilik olarak bu konuda kendilerine hiçbir şikayet gelmedi. Ve bu yönde yapılan şikayetlerin nedeni çoğu arıcının Ardahan ile Artvin’in Kafkas Arı Gen Merkezi olduğunu yani Ardahanlı Arıcı kışları Artvin’e arılarını götürdüğü gibi yazında Artvinli Arıcılar Ardahan’a gelmekte. Buda iki ilin gen merkezi olduğu için en önemli konunun ‘ diyerek konuya açıklık getirdi.


     



    **Gazeteci Gündeme Getirdi, Valilik Protokol İmzaladı..


    700’e yakın arıcının olmasına karşın Sekizi Posof’da, biri Hanak’ta olmak üzere 9 arıcının Bakanlık Sertifikasına sahip olduğu Ardahan’da diğer bir sorunlar da kışları -30’ları bulan soğuklarda arılarını koyacakları yerlerinin olamamasından yakınan Ardahanlı Arıcıların bu yönde ki şikayetlerini YouTube Ardahan TV’de bir kez daha gündeme getiren Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ‘Arı Garajı’ gerekiyor çağrısı ardından Ardahan Valiliği arıcıların bu yönde ki çağrılarına yönelik hazırladığı projenin hayata geçirilmesi için protokol imzalayarak, önemli bir adım attı



    **“KAFKAS ARI KONAĞI PROJESİ


    PROTOKOLÜ İMZALANDI!.. 


    Ardahan Valisi ve Serhat Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Vali Mustafa Masatlı’nın katılımı ile Valilik koordinasyonunda yürütülen “Arıcılık Eylem Planı” kapsamında, güdümlü proje olarak Serhat Kalkınma Ajansına sunulan ve destek alan “Kafkas Arı Konağı” projesi için tanıtım ve protokol imza töreni düzenlendi. 


    Vali Mustafa Masatlı, projenin tanıtım ve imza töreninde yaptığı açıklamada, 4 milyon 200 bin lira proje bedeliyle hayata geçecek olan Kafkas Arı Konağı’nın yapım çalışmalarının başladığını, 24 ay içerisinde tamamlanarak hizmete açılacağını söyledi.


    Vali Yardımcıları, SERKA Genel Sekreteri, Tarım ve Orman Müdürü, Çevre ev Şehircilik Müdürü, KAGEM Müdürü ve diğer yetkililerin katıldığı protokol imza töreninde gazetecilere açıklamada bulunan Vali Masatlı, proje hakkında şu detayları paylaştı:



    Ülkemizin 2023 hedefleri doğrultusunda 2020 Yılı Güdümlü Proje Desteğiyle ilgili sunmuş olduğumuz, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Serhat Kalkınma Ajansı tarafından desteklenmesine karar verilen TRA2/20/GPD01 /0001 referans numaralı “Kafkas Arı Konağı” isimli proje uygulama süresi 24 ay olup, Projenin toplam bütçesi 4.200.000 TL dir. % 71,42’i olan 3.000.000 TL’si Serhat Kalkınma Ajansı, %28,80’i olan 1.000.000 TL’si proje ortağı Ardahan İl Özel İdaresi tarafından, % 4,76’sı olan 200.000 TL’si KAGEM tarafından karşılanacaktır. 


    Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü, Tarım ve Orman Müdürlüğü Projenin diğer ortaklarıdır. Ardahan ilindeki ve Türkiye’de ki tüm arıcılık sektörü faydalanıcı konumundadır. Proje ile Ardahan arıcılığında verimin ve katma değerin arttırılması, coğrafi işaret tescilli Ardahan Çiçek Balı’nın kontrol, analiz, tanıtım ve pazarlamasının yapılması, alternatif arı ve apiterapi ürünlerinin geliştirilmesi ve üretilmesi, kadın ve gençlerin arıcılık sektörüne katılımı ile sosyal ve ekonomik hayatta daha geniş yer almalarının sağlanması ve Ardahan’ a gelen arıcı ve ziyaretçiler için alternatif bir eğitim ve ziyaret alanı oluşturulması amaçlanmaktadır. Yukarıda belirtilen amaç ve gerekçe doğrultusunda 846 m2’lik Kafkas Arı Konağı projesi; arı ürünleri ve arı sağlığı analiz laboratuvarları, eğitim-konferans salonu, toplantı salonu, ürün tanıtım-satış ofisi, arıcılık müzesi (gözlem kovanları, herbaryum, sanal gerçeklik, maketler, bilgi panoları vs.) ve çalışma ofislerinden oluşmaktadır.



     


    Bir Bayramı Geride Bırakmak..


    Saat: 23 59 ve ben bayram tatili, yetmedi baştan beri inanmadığım ve oyun içinde oyun diye değerlendirdiğim corona yasaklarının getirdiği tembellik yüzünden günün yazısına gün bitmek üzereyken  başladım. Bir dakika içinde günlük yazımı bitirebilir miyim stresi içinde beynimdeki düşünceleri parmak uçlarıma, oradan da ekranın sol tarafı yaralanmış olan kucağımdaki diz üstü bilgisayarımın tuşlarına son sürat değerek  yazıya dökerken sağ kulağımda  tv’den gelen tartışmaları beynime aktarıyor.



    Evet, önce Corona ve yasakları, ardından Ramazan, sonra Bayram derken üç ayın daha hayatımızdan eksildiğini fark etmeden yarın, yani ramazan bitti, bayram kutlandı, coronada gitti diyerek yeni bir kapının açılacağının heyecanı ile  yeni bir güne hazırlanırken, açılacağını düşündüğümüz kapıda bekleyen onca sorunların bir yere gitmediği gibi birikerek hala bizi beklediğini düşününce bir anda o heyecanı şimdiden kaybediyor gibiyiz.

    Çünkü benim kadar kendisininde yorgun olduğunu görüp, gözlemlediğim ve onca büyükşehir, milletvekili, bürokratu, bakanı ve yetkisi olmasına karşı tüm yükü kendisine dert edip, altında kalmaya başladığı omuzları yorgun başkan Erdoğan kendi kadrosuna gaz vermek istercesine, ‘Evden çıkıyor , sahaya iniyoruz’ dese de kendisinden ayrılıp, partiler kuranlar dahil ekibinin büyük bölümünün, ucube denilen başkanlık sisteminin getirdiği sıkıntıları anlatan  ‘Biz çalışıyoruz, alakasız insanlar bakan, bürokrat, rant pardon iş sahibi oluyor’  diyemese de mırıldadığı ve yaşanan tembelliğin etkisiyle günün yazısını yazmak istemeyen benim gibi ayak direttiği öylesine belli oluyor ki.. 

    Evet, haber tartışmalarından bıkıp,  açtığım tv kanalında asla batmaz denen Titanic’in  buz kütlelerine çarpıp, ikiye ayrıldığı ve battığı sahne eşliğinde bir bayramı daha geride bıraktığımı ve yarından itibaren yeni bir sürecin başlayacağını hayal ederek düşündüğüm  şu an  soğuk, yağmur ve karlarla karşılanan bayramı esen şiddetli rüzgarların eşliğinde yara, bere içinde geçiren memleketim Ardahan’ın da aralarında bulunduğu 81 vilayette uygulanan sokağa çıkma yasağı gibi bugünkü yazımında bittiğini anlıyordum..


     



    eSKİ  HABERLERİMİZ İÇİN TIKlayın.. 


    http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Ardahan’lı Patenci


    Naz Arıcı Göğsümüzü Kabartıyor!..


    Ardahan’ın Gürcistan’a komşu ilçesi Posof’un Aşıkzülali (Suskap) köyünden olup Dünya Artistik Buz Pateni Şampiyonası’nda ülkemize kendi yaş grubunda daha önce 2 kez şampiyonluk getiren Naz Arıcı, bu seferde Kanada’da yapılan 2016 Vancouver ISU Uluslararası Yetişkinler Artistik Buz Pateni Yarışması’na katılıp altın madalya ile yurdumuza döndü. 

    Dünya şampiyonu olan Posoflu hemşehrimizi kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.Geçen yılda bir başka Posoflu hemşehrimiz olan Abdurrahim Ömer Özer, Endonezya’nın başkenti Cakarta’da yapılan 9. Dünya Ümit, Genç ve 21 Yaş Altı Karate Şampiyonası’nda Dünya Şampiyonu olarak ülkemize altın madalya kazandırmıştı. Bu vesileyle, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Sporda başarılı olmak için bütün milletçe sporun niteliği ve değeri anlaşılmış olmak ve ona kalpten sevgiyle bağlanmak ve onu vatani görev saymak gerekir.” sözlerindeki şuuru benimsemeli, toplum olarak spora ve sporcularımıza daha fazla önem vermemiz gerektiğini anlamalıyız. Bu tür başarılar, ülkesine sonsuz bir aşkla bağlı olan bizleri çok mutlu ediyor. Böylesine önemli başarıların artması dileğiyle.. 
    **GÖLE’DE KÜRT SİGARASI YAKALANDI!


    Edinilen bilgilere göre Göle Emniyet Müdürlüğü Ekiplerince gece yapılan denetimler sonucu bir iş yerinde Kürtçe ad taşıyan ve Kürt sigarası olarak adlandırılan 700 paket kaçak yabancı sigara ele geçirildi.


    Göle Emniyet Müdürlüğü Ekiplerince gece yapılan denetimler sonucu bir iş yerinde saklanmış 700 paket kaçak yabancı sigara ele geçirildi. İş yerinin çeşitli yerlerine gizlenmiş vaziyette toplam 700 adet paket kaçak sigara ele geçirildi. Ele geçirilen sigaralar ile ilgili olarak şahıslar hakkında “5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Muhalefet” suçundan yasal işlem başlatılarak sıgaralara el konuldu.




    **Kendi haberimizi yapmak..


    Her gün başkalarına ait yerel ve ulusal haber ve yorumlar yazan biri olarak kendi haberimi de bana yaptıran son trafik kazamın ardından şoktan çıkar çıkmaz fotoğraf makinamı elime alıp, kaza yerini benimle birlikte benim kadar yorulan aracımın o halini çekmek gerçekten zor bir işti..

    Evet son bir hafta içinde beklenmedik kazaları manen ucuz atlatsam da benim de haber olduğumu ve  bunu da yazmam gerektiğini bana yaşatan trafik kazasında yara bere almadan kurtulmanın sevincindeyim..

    Kazayı yapar yapmaz öne benden bir şey var mı diye bakıp, ardından gazeteci refleksiyle elime aldığı makinamın flaşlarını patlatırken bu ülkede asıl diğer bir terörün de trafik olduğunu bir kez daha anlıyordum.

    Çünkü hükumetin o çok güvendiği bölünmüş yol, tünel, köprülerin bilinçsiz bir sürücü toplumu olan ülkemde ki karayolları adı veren yolları kan yoluna çevirdiğini de hatırlıyordum..

    Eğitim de bir çok ülkenin ardından gelen ülkemin ölümlü ve de benin GAZETECİ isimli aracım da olduğu gibi maddi hasarlı trafik kazalarında birinci olması asıl tartışılması gereken diğer bir önemli sorun olarak hala çözüm bekler..

    Bana kendi haberimi yaptıran bu kazanın tüm insanlık adına son kaza olmasını dilediğim bir sırada benim trafik kazasını geçirdiği alana gelen trafik ekibinin telsizisine gelen anosla son yine aynı yol üzerinde yeni bir trafik kazasının meydana geldiği ve üç kişinin hayata göz yumduğunu öğreniyor, kendi üzüntümü unutum, benden sonra gelen ölümlü kazaya kahroldum..

    Sonuçta bana kendi haberimi yaptıran kazayı ucuz atlattık..


    **Yaşanması gerekenler..


    Hayatın hızla akıp gittiğini farketmeden yaşadığmız koşuşturma içinde bazı olaylar var ki; ‘Dur yavaş’ der..

    Çünkü senin hayattan daha hızlı olmayacağını anlatır önüne çıkardığı engellerle hayat denen şey..

    Evet, bir koşuşturmadır ki hepimizin bizden çekip gitiğini anlamadan peşine koşturduğumuz hayat..

    İşte bu koşuşturma da içinde bulunduğumuz ağır ve gerekli koşulların kurallarını hiçe sayar, bir adım öne çıkma hesabı yaparken bazen de geçen gün benim yaşadığım ağır kaza gibi tekler, Dur yolcu hele bir nefes al’ der.

    Yaşanması gereken yaşamın kuralları olan bu yaşananların hayatın kendisi olduğu tesellisi ile yol almaya devam ederken bu yolda senin en büyük destekçilerin senin dostun, arkadaşın, akraban olduğunu da görür yaşadığın mutsuzluğun bir anda mutluluğa çevirdiğinide anlarız.

    İşte hayat dedikleri de bu olmalı.

    Hayata ve dostlara teşekkürler..


    **Birleştikçe bölünenler..


    Ardahan Dernekler Federasyonu üzerinden ülke genelinde oluşturmaya çalıştığımız ‘Güçlü bir Ardahan Birlikteliği’ nden korkanlar ve bu yönde yaptığımız çalışmaları içlerine sindiremeyen İstanbul’da ki Ardahan Diaspoarası kolları sıvayıp, bu birlikteliği nasıl bölüp, parçalayacağı konusun da hiç boş durmadı, durmuyor da..

    Evet önce benim başarılı olamayacağımı bekleyen, ancak bizim ekip olarak yaptığımız çalışmalar ile oluşturduğu güzel hava üzerine harekete geçip önce federasyonu bölüp, bölmeye bunu başaramayınca federasyona gelen derneklerin ve iş adamların önünü kesmeye bundan da başarılı çıkamayacaklarını anlayınca gidip, yeni federasyoncuklar kurmak için kendilerin piyon buldular..

    Ve birleşiyoruz diyerek heyecanlanan Ardahanlıları yeniden bölüp, parçalamak için yeni oyunlar ortaya koymaya devam etmekteler..

    İstanbul gibi devasa bir kentte kendi mahallelerinden dışarı çıkma yürekliliği gösteremeyen ve en önemlisi köyden getirdikleri fesatlık ve kurnazlıklarıyla Ardahanlıların bir araya gelip, bunların gerçek yüzlerini görmesini perdelemeyi çok iyi başaranların bizi yıldırma çabaları sürmekte..

    Evet bu çabalar süre dursun, bunu başaramayacaklarını bir taraftan çalışmalarımıza devam ederken diğer taraftan bunların pis yüzlerini ve amaçlarını tüm topluma anlatmaya devam edeceğiz.

    Bunun içinde tüm Ardahanlılardan kimin samimi, kimlerin samimiyetiz ve Ardahan’ı değil kendi siyasi ve ekonomik öz çıkarları için çabaladılarını iyi bilip, bu yönde davranmalıdır..


    **İnanın barış zor değil..


    Kolombiya hükumetinin solcu Farc örgütü ile 52 yıldır devam eden iç savaşı resmen sona erdirmesi başta havuz medya da olmak üzere savaşta, çatışmada, kan ve göz yaşından beslenen taraflarca görülmezlikten geldi.

    Halbuki Kolimbiya gibi yıllardır bir kör çatışma içinde olan ülkenin kendisinden çok uzaklarda olan Kolimbiya’da olanları önemsemeliydi..

    Çünkü kan ve göz yaşının gün geçtikçe toplumlar arasında ki uçurumu açtıkça ülkenin içte ve dışta sıkıntılara girdiğini son günlerde yaşanan ekonomik kriz tartışmaları ve yeni bir darbe kalkışması iddiaları ile devam ettiğini bu ülkede yaşayan herkes anlamalı ve bu yönde yani barıştan yana haykırmalıdır..

    Öcalan’ın bile adına kör bir savaş, kazananı olmayacak bir inat dediği ülkemde ki iç çatışmaların Kolimbiya’da ki gibi el ele verip, barışla sonuçlanabileceğini konuşmak, yazmak ve söylemek bu ülkeye ihanet değil, tam aksine bu ülkenin güçlenmesine, kardeşlik hukukunun yenide yeşermesine neden olacağı kesindir..

    Evet Kolimbiya’da olduğu gibi Türkiyede barışın zor bir iş olmadığını daha bir kaç yıl önce başlatılan ancak 7 Haziran ve 1 Kasım Genel seçimleri ardından masasının ayakları kırılan Barış Sürecinde de gördük, yaşadık, mutlu olduk..

    Gelin bir kez daha hep birlikte düşünelim ve birlikte bu ülkeye barışı getirelim..

    Gelin bir birimize düşman gibi değil, hak ve hukuku verilen fertler, toplumlar olarak kavga etmeden, tartışmadan, çatışmadan konuşarak, görüşerek hatta sevişerek bir kez daha barışı zorlayalım..

    Çünkü inanın barış zor değil..


    **Paranın şımarttığı çocuklar..


    Yıllardır gerek yerel de gerekse ulusalda dile getirdiğimiz onca sorunu kişiselleştirip, iftiralar atanların aslında kendi suçlarını saklamak ve gölgelemek için çabaladığını ve bizlere çamur atarak güneşi karalamaya çalışması şu günlerde yeniden gündem de olan Serhat Ardahan Spor ile bir kez daha karşımıza geldi..

    Çünkü yoksul bir Ardahan Mahallesinin çocuklarının kurup, cep harçlıkları ile oluşturdukları takımı alıp, HES’ine perde eden birinin tutum ve davranışlarını anlatırken ona avukatlığa soyunan savunucularının namussuzca suçlamalarıyla karşılaşıyoruz..

    Amacımızın Ardahan ve Ardahan’ı ilgilendiren her şey olduğunu anlamayan, algılamayan bir başka grupta başkanlığını yaptığım ARDA/FED yani Ardahan Dernekler Federasyonunun çalışmaları gündeme geldiğinde ortaya çıkar..

    Evet, her yazdığımızla eski kuyruk acılarını hatırlayıp, bize saldıranlar bugünlerde gündemde olan Serhat Ardahan Spor üzerinde yaman saldırıya geçmiş durumdalar..

    Çünkü yazıp, dikkat çektiğimiz Serhat Ardahan Spor’un şimdi ki HES’ci sahibine hizmet yarışı ve yaranma içinde olanlar bunu ortaya koymak ve kendilerini kanıtlamak için en iyi yolun gerçekleri yazan ve babasının oğlu da olsa kıvırtmadan olanları kamuoyuna aktaran Fakir Yılmaz’a yüklenmek olduğunu da iyi biliyorlar..

    Çünkü Fakir Yılmaz’a sürtünüp, çok parlayanların olduğunu iyi biliyorlar..

    Evet paranın şımarttığı çocuklardan harçlık almak ve ona yaranmak için bir Ardahanlı çocuğun içinde olmadığı Serhat Ardahan Spor’un içinde bulunduğu durum şimdilik kısaca böyle..


    **Bende Kürtçe Bilmiyorum..


    Kuzey Irak’taki Kürt Bölgesel Yönetimi ve siyasi partiler ile görüşmeleri kapsayan 4 günlük temasları dün gece tamamlayan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Kürtçe bilmediği eleştirilerine, “Evet, bu bizim için bir eksiklik olabilir. Kürtçe konuşamamam bir ayıptır, ama bu benim değil, Türk devletinin ayıbıdır” diye konuştu.

    Demirtaş’ın bu açıklamasını okurken bu ülkede Kürtlerin varlığını kabul edip, onların dillerini başta olmak üzere kendilerine has insani gelenek, kültürlerini yaşanması için bir şey yapmayanlar aklıma geldi.

    Kürtçe’yi kabul edip, dili ve diğer hakları ile ilgili yasal hiç bir şeyi kabul etmeyenlerin Demirtaş’ın Kürtçe bilmediğini söylemesi, hatta dalga geçmesi ne kadar etiktir?

    Bilemem ama Türkçe gibi Kürtçe’nin de bir çok şivesinin olduğunu bilip, bunların hepsini ‘Bu ülkeyi birlikte kurduk, bu gemi batarsa hepimiz batarız’ deyip, ama Kürtçe dili olduğu gibi dğer insanı hakları başta milli eğitim sistemine olmak üzere Anayasasına koymayıp, ‘Ne var işte Kürtçe konuşuyorsunuz ya’ diyerek işi geçiştirmekle devletin bu yöndeki anlayışını kapabilirmisiniz?

    Tabi ki hayır.

    Çünkü, ‘İnsanım, insanlarım, 78 Milyonum’ deyip bu insanların dilini, gelenek ve kültürünü yani hak ve haklarını vermekte zorlanan bir anlayış oldukça Demirtaş’ta, bende Kürtçenin tümünü nasıl öğreneceğiz?

    Bunun cevabını vermeden önce kendinizi Demirtaş ve benim yerime koyup, empati yaparak ona göre bir cevap verin..

    Verin ki utanan sizin değil, bu ülkenin yöneticilerinin olduğunu anlayın kardeş..


    **Barajda Fasulye Yiyenler Gazı Çıkaramadılar mı?


    Benim inadıma yapılan en son işlerden birine daha şahit olurken çok güldüm kendi kendime..

    Çünkü benim yazdığım, benim yaptığım, benim dediğim kabul olmasın diye değil Ardahan’ı memleketi batırmaya çalışanların ne kadar olduğunu bir kez daha anladım..

    Evet, Çıldır Dernekler Federasyonu da kurulmuş..

    Hayırlı olsun..

    Adam benimle yarıştı, çoğu Çıldırlı olan delegeden oy alıp, Ardahan Dernekler Federasyonuna başkan olamadı..

    Önce kahrından 2-3 ay ortalarda gözükmeyen, sonra yine başkanlığı bana  bırakan hocanın da gazı ve sekretaryası ile oluşturulmaya çalışılan Çıldır Federasyonuna kendisini attı ve dünde alındı belgesi ile karne almış ilkokul öğrencisi gibi sanal ortamda seviniyordu..

    Dedim ya hayırlı olsun…

    İstemeyen, kıskanan bu mübarek Cuma günü Çıldır gölünde boğulsun..

    Neyse ‘Göle Federasyonun da gördük’ deyip bu konuyu geçerken yazımıza başlık olan asıl konuya gelmek isterim..

    Geçtiğimiz gün yapılan Serhat Ardahan Spor-Trabzonspor karşılaşması ardından birilerinin ağ vağlar çektiğini, hatta saç baş yonduğunu görürken Hanak Sevimli Barajında birilerine verilen kuru fasulye yemeği aklıma geldi..

    Çünkü o zaman da yani Serhat Ardahan Spor Kongresi öncesi de ben demiştim ki; Gelin bu takımı sahipsiz bırakmayın, sizde yönetimde yer alın dediğimde birileri bana inat gidip, barajda kuru fasulye yediler..

    Ve benim dediğim olmasın diye takımı  bir kap yemeğe pazarladılar..

    Ve fasulyenin gazı ile kala kaldılar..

    Şimi de fasulyenin oluşturduğu gazı çıkaramamanın sancısını çeker duruyorlar.. 


    **Genel Af Rahatlatır..


    Daha önce defalarca yazdığım gibi bugünde dün yazdıklarımı bir kez daha yazıp, altına kalın kalemle imzamı atıyorum..

    Başta 15 Temmuz Darbe Kalkışması olmak üzere bir çok sorunu bu ülkenin başına saranları şok edecek, ülkeye en az 30 yıl nefes aldıracak olan tek çare genel aftır..

    Evet, kısmı af değil, 15 Temmuzcular da içinde olmak üzere bu ülkeye genel af gerek..

    Çünkü eğer varsa düşmanın elinde ki kozu almanın ve bu ülkeye en az 30 yıllık bir nefes almasının tek yolu budur.

    Düşünün bir genel affın getireceği rahatlığını..

    Kürtler memnun olacak..

    Cemaat utanacak..

    Sol/Sağ Orijinli Örgütler elindeki elaman ve kozları kayıp edecek..

    Devlet’in bir iki çalışanı yüzünden devlet düşmanı olanlar devletin şeffaflığını hissedecek.

    Bir kez daha tekrarlıyorum..

    Onca insanın tıka, basa içinde olduğu cezaevleri boşaltılmalı..

    Ekonomiye de büyük rahatlık getirecek olan bir genel affın bu ülkenin insanları ile devletin barışmasını da sağlayacak..

    Ve bunu yapacak olanın yine Erdoğan olması onun güçlü olan ama yaralı elini de daha güçlendirip, iyileştirecek..

    Birileri uçuk bir fikir, hatta kaçık bir düşüncede diyebilir..

    Ama gerçek barış sürecininde  2015 yılının 1 Kasım’ın da başkanlığı, 15 Temmuz’da Başkomutanlığını teyit ettiren Recep Tayyip Erdoğan’ın iki dudağı arasında çıkacak olan genel af ile mümkündür derim..

    Çünkü bu ülkeyi ve Erdoğan’ı af rahatlatır..



    **Bu kenti sorunları ne olacak?


    15 Temmuz Darbe girişimi olduğu söylenen günden bu yana gündemin alt üst olduğu şu günlerde göçün durmaksızın hala devam ettiği memleketim, sınır bekleyen, serhat Ardahan’ın sorunlarının nasıl olup, çözüm bulacağı konusunda kimsenin ses çıkarmadığını da görmekteyiz..

    Bu sorunları tek tek sıralamaya başlarsak eğer;

    Birinci sırayı 2 gümrük kapısı olmasına karşı yok denecek kadar az olan ithalat, ihracat..

    İkincisi başta bu iki gümrük kapısına, yani Posof Türkgözü ile Çıldır Aktaş Gümrük kapılarına giden yollar gibi Ardahan merkez, Göle, Hanak, Damal, Posof, Çıldır ve Damal’ın kent içi yollarından beter köy ve yayla yolları..

    Ve zaten yapılmayan bu gümrük kapılarının Posof ve Arpaçay üzerinden çalınmaya çalışılması..

    Üçüncüsü bakkallıktan öteye geçemeyen esnaflık anlayışı yani bir türlü bir iki fabrikanın yapılamaması, iş istihdamı sağlayacak olan devlet yada özle sektörün yokluğu..

    Dördüncüsü idarecilerin yakın ve akrabalarına iş bulduğu merkez olmaya başlayan ve gerçekte kadrosu artarken öğrenci sayısı artmayan Ardahan ve Ardahanlılardan kopuk üniversitesinin kurulduğundan bu yana harcadığı 150 Milyon TL.’sinden 1 milyon faydalanamayan iş adamlarını bir iki binayı yapmaktan öteye geçememesi..

    Beşincisi Ardahan çevre yolunda olduğu gibi Göle’de, Hanak’ta, Damal’da, Çıldır’da ve de Posof’ta ki hayvancılığında kent ve köyler gibi ileri gitmediği, hep geriye doğru gitmesidir, Ardahan’ın ana sorunlarının başında gelenler..

    Peki diğer sorunlar ana sorunlar değiller mi?

    Örnek mi?

    Eğitimde 81 vilayet içinde hep sonda olunurken, eğitim orduları denenlerin bu önemli konuda hala bir plan ve bir projeyi ortaya koyamamaları sorun değil mi? 

    Spor’un sıfırda, futbolun doğayı katleden HES Barajları karşılığı satıldığı bu kentte başka ne sorun var diye bir soru sormaya kalkarsanız bin sorun karşınıza çıkmıyor mu?

    Alt yapı gibi üst yapının bugün cuntacı diye içeri atılan generallerin alt üst ettiği Güneydoğu kentlerinden beter Ardahan’ın sorunlarını sırlamaya kalkmak, başta, ‘memleketi kurtarıyorum’ deyip, 100 yıla yakındır hiç bir şey yapmayan ünlü, ünsüz siyasilerin olmak üzere bugün her an içeri çağrılacak diye ter döken kamu görevlilerinin moralini bozsa da bu sorunları tek tek sıralamakta bizim işimiz..

    Unuttuğumuz bir sorun oldu mu diye size sorsam sıralar mısınız?..



    **HES’leri Yapanlardan Ne Aldınız?


    **SELMİ YILMAZ/GAZETECİ


    Yıllardır bir türlü su ve yol sorununu çözemeyen devlet bu işi beceremeyince doğanın katledilmesine göz yumarak bu işi bölgede iş alan müteahhitlere yüklediğini görmekteyiz.


    Bunun en son örneği ise Hanak’ın içme su şebekesinin boruları milyon dolarlık projeyi kapan TANAP Müteahhitlerince, Göle’nin köylerinin su şebekesinin yenilenme işininde Göle’nin içme suyunu alan ve Vekil ile Başkanla kahvaltılarda poz veren  müteahhide yüklenmesinden görmek mümkün..

    Olsun, hiç yoktan iyidir deyip, yatırım olarak sayılan bu işleri izlerken başta Sevimlide dev bir HES barajı yapan ama ne Hanak’a nede Çıldır’a bir faydası olmayan HES Müteaahhitleri ile Posof’un derelerini kurutan HES’lerin müteaahhitlerinden vede diğerlerinden ne alındığını merak etmedim değil..

    Çünkü Botaş/BTC’nin bölgenin tarım arazilerini ikiye bölüp, geçirdiği petrol ve boru hatlarından ancak 10 yıl sonra doğalgaz almış bir Ardahan olarak Ardahan’ın doğasını alt üst eden hatta Ardahan-Göle yolunun ortasında ki beton santralinden, Kura nehriniğn canını alırcasına kum çekenlerden de bir şeyler alınmalı diye düşünüyoruz..

    Evet, ‘HES’leri yapanlardan ne aldınız?’ hele deyin!..


    **Kış Geldi Ama Yalanızçam Projesi Yine Bitmedi..


    Soğukların etkisini iyiden iyiye hissettirdiği şu günlerde yağması beklenen karların yeniden beyazlatacağı Ardahan’ın karlarının turizm sektörüne kazandırmak için yapılan çalışmaların ne kadar olduğu düşünüldüğünde bir kar tanesi kadar çalışmanın olmadığını görmek mümkün..

    Bölgenin ekonomiye katkı sunacak onca imkanının olduğu ve bunların başında kışın geldiğini anlatmaktan zorlandığımız şu günlerde Yalanızçam Kayak tesislerinin hala bitmediği ve bu yönde yürütüldüğü ileri sürülen projeden haber alınamıyor.. 

    Eski geçici Kültür ve Turizm Bakanı ve şu an Cumhurbaşkanı memuru, pardon danışmanı olan Yalçın Topçu’nun ve AK Parti eski İl Başkanı Yunus Baydar’ın köyünün hemen karşısında olan Yalanızçam Kayak Tesislerinin bitirilmesi halinde Ardahan’ın başta Karadeniz’in olmak üzere bölgenin kayak merkezi olacağını söylemek sanırım abartı olmaz..

    Çünkü aynı kayak tesisinin de üzerinde bulunan ve bu kayak tesisi gibi yıllardır bir türlü bitmeyen Ardahan-Aradanuç yolunun da bitirilmesi halinde Kafkaslara olduğu gibi Karadeniz’e açılan kapı olarak adlandırılan Ardahan’ın karları kara dönüşeceği ve tane tane birikip, işsizlikten, yatırımsızlıktan dert yanan Ardahan’ı zenginleştirecektir.


    **Gelin Barışalım..


    Yazımı yazmaya hazırlanırken yeni  yeni patlama, çatışma haberlerinide alıyordum..

    ma benim bugünkü konum bir çok esnafı ilgilendiren vergi, sgk borçlarının yapılanmasıyla ilgili olacaktı..

    Yani devlete olan esnafın önümüzdeki Ekim aynının sonuna kadar gerekli yerlere gidip, borçlarını taksitlendirip, yeni bir ödeme planı çıkarmaları gerektiği konusunda bir şeyler yazacaktım..

    Ve yazmaya başlarken artık tepki bile konulmayan hatta bu yönde haberleri yapanların cezalandırıldığı bir sürecin yaşandığı ülkemin Güneydoğusun da ard arda çatışma haberleri gelmeye devam ediyordu..

    Evet barışın konuşulamadığı Devletin bölgede hareketlenen her şeye en az iki fantom uçağı kaldırdığı şu günlerde aynı devletin diğer bir tarafı olan Maliye ve Ekonomi bakanlıkları ‘Gelin Barışalım’ afişleri hazırlıyor, kamuoyuna duyuruyordu.. 

    Yani bir taraftan barış isteyenlere diş bilenirken, diğer taraftan ‘para için’ barış isteniyordu..

    Halbu ki aynı çağrıyı insan ölümlerinin durması, olayların daha da büyümemesi için yapılması halinde bu ölümcül çatışmalara giden para duracak, vergi ve sgk’dan beklenen paradan daha çok para gelecek..

    Ve paradan daha önemli olan canlar gitmeyecek..


    **Bu işler şiir yazmakla olmaz..


    Şaairlikle, şiirciliği karıştıranların bu ülkede idareci değilde ancak vekil olduklarını görmek için Ardahan’a bakmak yeterli..

    Çünkü iş yapmaktansa yazdıkları kıytırıktan şiirlerle kendilerini şair sananların çokluğunu göreceğiniz bir Ardahan göreceksiniz..

    Evet, akşama kadar bilgisayar başında fal açarak mesai dolduranların yanı sıra şiir yazarak kendilerini şair sananların idare edenlerin çokluğunu göreceğiniz Ardahan’ın diğer bir özelliği de idarecilerin çoğunun vekilin vekilinin vekili olmasıdır..

    Ülkenin Kafkaslara açılan iki gümrük kapısı olmasına karşı ithalatın, ihracatın yapılmadığı, hayvancılığın gün geçtikçe bittiği bir Ardahan’da bir proje üretmeden günlerini doldurup, bir de üstüne rütbe alarak çekip gidenlerin çokluğunu da görmek mümkün..

    Vekilinin ‘Her şeyi ben bilirim’, idarecisinin ‘Bana dokunmayın’ diyerek gün doldurduğu bir Ardahan’ın 2016/2017 Eğitim/Öğretim sezonun nasıl bitireceği de şimdiden belli gibi..

    Buna nereden anlıyorsun diyecek olursanız eğer 1 Ekim’de açılacak olan Türkiye Büyük Millet Meclisinde Milli Eğitim Komisyonu üyesi olan vekilinin 2016/2017 Eğitim/Öğretim sezonuna memleketinin İl Milli Eğitim Müdür olmaksızın başladığından bir haber.. 


    **Bizi kandıramadılar..


    15 Temmuz’dan bu yana devam eden operasyonlarda bugüne kadar 32 Bin kişinin tutuklandığını, 70 binin üzerinde soruşturmaların devan ettiğini belirten Adalet Bakanını dinlerken bakanın da içinde bulunduğu AKP’lilerin ne kadar saf, ne kadar temiz ne kadar iyi niyetli olduklarını demesim geldi..

    Çünkü sanki bizdik 17-25 Aralık Yolsuzluk Operasyonu ardından fetoculardan ayrılan ve ‘Bizi kandırmışlar’ diyenler..

    Evet bu ülkede 15 Temmuz’da bir kalkışma oldu..

    Bunu herkes kabul ediyor..

    Ancak bu ülkede 17-25 Aralık’ta yaşandı..

    Bunu saklamayamayızda..

    Ve en önemisi bu ülkede ‘Ne istediler de vermedik’ açıklamalrı ile devam ederken birilerinin AKP/FETO işbirliğinin içinde olduğunu da bizzat AKP’lilerin ağzında çıkan açıklamalar ile öğrendik..

    ‘Bizi kandırdılar’ diyerek bu işten kurtulmaya çalışanlara yıllardır ‘Bunlara kanmayın’ diyenlerin solcu, kominist, din düşmanı, hatta hain ilan edildiğini de unutanların 15 Temmuz’u mana edip, solcuları, kürtleri de arada toplayıp, tutuklamasına da nasıl bir savunma geleceğini de merak ederken feto başta olmak üzere din tüccarların hiç bir zaman inanmayan, kanmayan insanları suçlamakta günahtır..


    **Yaşta yanmaya başladı..


    Son olarak Ardahan’da da devam eden 15 Temmuz Darbe Kalkışması operasyonlarında bugüne kadar binlerce insanın gözaltına alındığı, bir o kadarının tutuklandığı, bir o kadarının da işinden, aşından olduğu şu günlerde kurunun yanından kurununda yandığı yönünde ki iddialarda o kadar artmış gibi.. 

    17/25 Aralık Yolsuzluk Operasyonu ve 15 Temmuz darbesinin kendisine yönelik olduğu belirtilen Cumhurbaşkanın bile ‘AT İzi, İt İzine Karıştı’ diyerek dertlendiği bu konunun ve operasyonları nereye kadar devam edeceğini de merak eden kamuoyu ilk olarak bizden öğrendiği ve çoğu iş adamı, tanıdık sima olan sivilllere yönelik Ardahan’da yapılan operasyon haberi ardından Ankara’da, Milli Güvenlik Kurulundan da bir haber geliyordu..

    Ve OHAL’ın yeniden uzatılması için hükümete tavsiye kararı alındığı haberi geliyordu..

    Yani her gün sabah yada gece  bir anda kapınızın çalınacağı, seçtiğinizin yerine başkasının atanacağı, iktidarın istediği kanunlar yasalar Kanun Hükmünde Kararnamelerle çıkarılacak..

    Ve kısacası kurunun yanında yaş değil yaşın kendisi de yanmaya devam edecek gibi.

    Umarım yanılan biz oluruz..


    **Eğitimi uzaklardan kurtaramazsınız..


    ‘Kel melhem bulsa başına sürer’ atasözünü hatırlatan ve kendi oturacağı bir yeri olmamasına karşın Ardahan’da ki eğitim’i İstanbul’da bir düğün salonunda, Ardahan’ı yıllardır görmeyenlerle kurtarmaya çalışan Ardahan Kültür Evi’nin bu samimi ve ama yetersiz girişimi 81 Vilayet içinde sonlarda birinci olan Ardahan’da ki eğitimin gelişimen ne kadar katkı sunacağını bilemiyorum..

    Ama bir gerçek var ki Ardahan’da eğitim konusunda yaşanan olumsuzlukların öyle İstanbullar da, Ankaralarda olumlu hale dönüşemeyeceğidir.. Çünkü bu olsaydı yıllardır Ankara’da masa başında hazırlanan plan ve projelerle zaten değil Ardahan’ın yurdun her yerinde yaşanan bu sorun çözülmüş olurdu..

    Gümüşhaneli AKP’li Necmi Kadıoğlu’nun kendi memleketinde ki eğitimi kurtarmışcasına, Esenyurt’ta ki baley eşliğinde eğitim gören çocukları görmüş ve bu önemli sorun çözmüşcesine Ardahan’da ki eğitimi de kurtarmaya çalıştığı o toplantıya katılanların kaçının kaç yıldır Ardahan’a gelmediklerini de sormak gerektiğini düşünürken, kendisine bir ev yani derneğin merkezi olmayan Kültür Evi’nin bu olumlu, ama yetersiz ve Ardahan’dan uzak çabası ÖSS’de, LGS’de sonlarda olan Ardahan’da ki eğitimi kurtaracağına inanmıyorum..

    Çünkü öncelikle Ardahan’a gelerek, burada yaşananları bizzat gözleriyle görmesi gerekenlerin çocuklarının hangi kolejlerde, hangi ülkelerde okuduğunuda bilmek gerekir..


    Bu nedenle Ardahan’da ki eğitimi uzaklardan kurtaramazsınız diyorum..

  • YAĞMUR, KAR VE RÜZGAR CORONA YASAĞINI VE BAYRAMINI DİNLEMEDİ!

    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Corona Yasaklarına rastlayan Ramazan Bayramının 2. Günü Dolaysıyla Yine Evlerinden Dışarı Çıkamayan Ardahanlılar Günü Şiddetli Rüzgar Eşliğinde Karşılayıp, Pencerelerinde İzlediler.



    Öte yandan başta yeni TOKİ’ler olarak bilinen konutların olmak üzere kent merkezinde ki Küçük Sanayi Sitesinde ve köylerde bulunan bir çok binaların çatılarının düştüğü, iş yerlerinin levhalarının kırıldığı görüldü.


    Başta, Taşlıdere (Bangis) köyünde olmak üzere bir çok köyde de etkili olan rüzgarın konutların yanı sıra ahırların çatılarını uçururken, taştan yapılmış bazı ev ve ahırların duvarlarının da yıktığı, sanayinin çatılarını enerji hatlarına astığı görüldü.



    Öte yandan dün, bayramın ilk günü dondurucu soğukların eşliğinde yağan yağmurların başta şehir terminalinin bulunduğu alan olmak üzere kent merkezini sel suları ile göle çevirirken, Posof başta olmak üzere bir çok yüksek kesime yağmurla birlikte kar yağdığı görüldü.



    Çıldır kent merkezinin içme suyunun yanı sıra gölünü besleyen Ardahan’ın en yüksek dağı Kısır Dağından akan suları içme suyu diye bekleyen Hoçvan köylerini geçerek, Kura Nehrine kadar geldiği dereleri taşırdığı görüldü.



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    ARDAHAN'DAN BAYRAM HABERLERİ..


    Ardahan Fır Fırısz, Tulumbsuz Kaldı!


    Ardahan’da resmi kutlamaların yanı sıra, düğün, etkinlik ve özel programlarda gövdesi deriden yapılan üflemeli çalgıyla hayatını kazanan Şemsettin (Fırfır) Şimşek (75) vefat etti.



    Yaşlılığa bağlı olarak uzun süredir hasta olan ve Kafkas Üniversitesi Araştırma Bölümünde tedavi gören Şemsettin Şimşek, bu sabah geçirdiği kalp krizi sonucu hakkın rahmetine kavuştu. Karagöl Mahallesinde ikamet eden merhum Şimşek’in cenazesi Ardahan’da kaldırılacak.



    En çok Rize, Artvin ve Gümüşhane’de çalınan gövdesi deriden yapılan üflemeli çalgıyla Ardahan’ı da meşhur ederek bu iller arasına katan Şemsettin (Fırfır) Şimşek’in vefatı Ardahan’da derin üzüntüyle karşılandı. Merhum Şenel, mesleğini çocuklarına da öğreterek bu geleneği devam ettirmeye çalışmıştı.
    Karlı, yağmurlu ve Koronalı Bayram


    Yeni tip koronavirüs Covid-19 salgını nedeniyle Ardahan’da ve Türkiye genelinde uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasında Ramazan Bayramı’nda Cadde ve sokaklar boş kaldı. Ardahan genelinde Ramazan Bayramı, yağmurlu, karlı ve korona uygulamalarıyla geçiyor. Bayramın ilk gününde kentin birçok noktasında denetimlerini artıran güvenlik güçleri, vatandaşları ve trafiğe çıkan araçları durdurarak, izin belgelerinin olup olmadığını kontrol etti. İzin kağıdı bulunan vatandaşlara sosyal mesafe ve tedbirleri hatırlatan ekipler, kurallara uymayanlara da idari para cezası uyguladı. Meydan ve sokaklarda polis ekipleri, belediye çalışanlarının dışında kimsenin olmadığı gözlendi.



    ARDAHAN VE İLÇELERİNDE KAR SÜRPRİZİ

    Ardahan’ın Posof ilçesinin yüksek kesimlerinde bayramın ilk günü kar yağışı etkili oldu. İlçede iki gündür etkili olan fırtına, bayram günü yerini kar yağışına bıraktı. İlçenin yüksek kesimleri Ulgar Dağı, yaylalar ve bazı köyler etkili olan kar yağışı nedeniyle beyaza büründü. Posoflular ise bayram sabahı kar sürpriziyle karşılaşmanın mutluluğunu yaşadı.



    Ardahan’ın yüksek kesimleri, kar yağışı sebebiyle beyaz örtüyle kaplandı. Hava sıcaklığının mevsim normallerinin altına düştüğü Ardahan’da gece etkili olan sağanak, yüksek kesimlerde yerini kar yağışına bıraktı. Başta Çıldır ilçesindeki Kısır Dağı’nın tepeleri olmak üzere birçok yüksek rakımlı nokta mayıs ayının son günlerinde yağan karla beyaza büründü. Kentin alçak rakımlı kesimlerinde ise sağanak aralıklarla etkili oluyor.



    Ardahan’ın Göle İlçesinde önce gün yağan yağmur, havanın soğumasıyla birlikte yerine kar yağışına bıraktı. Gece saatlerde başlayan ve lapa lapa yağan kar, kısa sürede etrafı beyaza bürürken, sürücüler ise kar yağışına hazırlıksız yakalandı. Mayıs ayının sonlarına gelinmesine rağmen, Doğu Anadolu Bölgesi hala ısınmadı. Hava ısısının gece sıfır dereceye kadar düştüğü bölgede, yüksek kesimlere kar yağdı. Ardahan’ın Göle ilçesinde de, önceki gece aralıklarla devam eden yağmurun ardından hava sıcaklığı sıfır dereceye kadar düştü. Lapa lapa yağan kar sonrası ilçe merkezi beyaza büründü. Meteoroloji Müdürlüğü yetkilileri, Ardahan ve çevresinde karla karışık yağmur yağışının etkili olacağını bildirdi.



    Cumhurbaşkanı Erdoğan Ardahanlıların bayramını kutladı


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’yı arayarak Ardahan halkının bayramını tebrik etti.


    Valilikten yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Vali Masatlı’yı telefonla arayarak Ardahan halkının bayramını tebrik edip selam ve sevgilerini ilettiği aktarıldı.


    Erdoğan’ın Vali Masatlı’dan kentin genel durumu, yapılan çalışmalar ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla ilgili bilgi aldığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:


    “Ardahan’da koronavirüs tedbirlerinin sorunsuz bir şekilde uygulandığını ve önemli sorunun bulunmadığını belirten Valimiz, tarım ve hayvancılık konusunda önemli gelişmelerin kaydedildiğini, bu konuda 2023 hedeflerine 2021’de ulaşılacağını, Cumhurbaşkanımızın Ardahan ziyaretlerinde müjdelediği millet bahçesi konusunda Aziziye Kışlası’nda çalışmaların devam ettiğini, tekstille ilgili bazı yeni yatırım ve girişimlerin olduğunu, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler bakımından da herhangi bir sorunun olmadığını, tüm proje ve yatırımların milletimize en iyi şekilde hizmet edecek düzeyde sürdürüldüğünü ifade etti.”



    Vali şehit aileleri, gaziler ve şehitliğe ziyarette bulundu.


    Masatlı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri sebebiyle maske takıp sosyal mesafe kuralına uyarak, kentteki şehit aileleri ve gazileri evlerinde tek tek ziyaret edip sohbet etti.


    Masatlı, ziyaretinde ailelerin çocuklarına bayramlıklar armağan etti.


    Ziyarette şehitlik makamının önemine değinen Masatlı, şunları kaydetti:


    “Sizler, yani şehit yakınlarımız ve gazilerimiz bizim başımızın tacıdır. Bugün sizlere özel bir program yaptık ve bizzat sizinle olmak istedim. Çünkü sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’nun sizlere selamları var. Onu size bizzat getirdim. Devletin sizin yanınızda olduğunu göstermek adına buradayım. Sağlıklı ve huzurlu bayram geçirmeniz bizim en büyük dileğimizdir.”


    Ardından Ardahan Şehitliğine geçen Masatlı, şehitler için dua etti.


    Bayramda görevli güvenlik güçlerinin çalıştıkları noktalara da ziyarette bulunan Masatlı, bayramda önemli bir görevi ifa eden tüm güvenlik güçlerinin bayramını kutladı.



    Teravih namazı da cemaatsiz kılındı..


    Ramazanın ilk teravih namazı gibi son teravih namazı olmasına rağmen salgın nedeniyle kurallara uyup camiye gelmeyen Ardahanlılar, namazını evlerinde eda etti.


    Ardahan Merkez Camisi imam hatibi Güven Karakoyun, camide namazı tek başına kıldı.


    Karakoyun, yaptığı açıklamada, ramazan boyunca camide cemaatsiz namaz kılındığını söyledi.


    Tedbirler kapsamında camilerde ramazan öncesi ve ramazanda cemaat halinde namaz kılınmadığını hatırlatan Karakoyun, “Bugün de bu kurala uyup tek başıma namazımı eda ettim. Cemaat oluşmadı. Bu akşam namazımı kıldım ve duamı ettim. Dualarımızda Allah’dan bu salgının son bulmasını istiyoruz. Millet olarak kurallara uydukça Allah’ın da yardımıyla inşallah salgını atlatmış olacağız.” dedi.



    Evden çıkıyor, Sahaya İniyoruz..


    İlk günden bugüne kadar inanmadığım Corona denen tüm dünyayı,insanları yeniden dizayn etme operasyonunun başarısız kaldığını ve tam aksine kendilerine bulaştığını görenlerin şimdi yeni bir yol haritası peşinde olduğunu görüyoruz son 10- on beş gündür yapılan açıklamalar ile..

    Ve bu yol haritasının Çin’den tüm dünyaya salınan korkunun etkisi arasında hem eskiye hem de yeni planlara yönelik olduğunu Başkan Erdoğan’ın ”yarından tezi yok, seferberlik başlatıyoruz, sahaya iniyoruz” açıklamasında da görülebilir.

    Gerçi bu açıklamadan önce Coronanın duyurulmasından bu yana evden kalın çağrılarını yapanların ” evde kalmak da tehlikeli” başlıklı haberlerle geri dönüşe ve yeni plana hazırlandıklarının ilk işaretini vermiş, bu haberle açıklamalar çoktan başlatılmıştı..

    Ve bu haberler ardından Başkan Erdoğan ile telefonla görüşen kankası Başkan Trump’un ”Dualara ihtiyacımız var” diyerek kilise, sinegog ve camilerin açılması için kendisini çok da dinlemeyen eyalet valilerine çağrıda bulunurken, bizde de başta sağlık bakanımız olmak üzere bir çok kişi dil ve yöntem değiştirerek havuz medyasında aylardır yayılan olumsuz atmosferin dağılmasına katkı sunmak için başta yaklaşık üç aydır tek tek sayılan ölenleri değil, sağlık ve Ulaştırma bakanının,”Uçak ve Tren” seferlerinin başlayacağının duyurulması gibi alınan tedbirler konusuna alınacak önlemleri anlatı yorlardı

    Evet, Brezilya Başkanı ve benim hiç inanmadığım, İngiltere Başkanının üzerindeki baskıya dayanmayıp ardından bir çok insanın yaşadığı gripal bir vaka ardından ” Sende Covit-19’a yakalandın” denilerek, korkutulup adeta zoraki ”He corona varmış” dediği, Başkan Erdoğan’ın bayramdan sonra ”bu iş bitecek” dediği ve en önemlisi 7,5 milyarlık dünyada onca mezar ve morgun sayılmasına karşın çoğu,ömrünü tamamlamış 350- 400 bin insanın hayatını kaybetmesini kızılca kıyametler kopartılan Corona saçmalığı ve filminin sonuna geldik gibi..

    Çünkü, ‘”açılmasın, konuşmasın, istemesin, haykırmasın, demesin” diye onca polisiye önleme, adaletsizliğe rağmen durmayan ağızları kapatmak için büyük bir korku rüzgarı ile yaydırılan coronayla maskelendiği bu filme baştan itibaren inanmayan benim gibilerinin ısrarla bu işin tüm dünyayı yeniden dizayn etmek ve ardından ”seçim var” diyerek iktidarlarını devam ettirme hesapları içinde olduğu iddialarını güçlendiren,”Evden çıkıyor, Sahaya İniyoruz..” çağrısıyla daha iyi anlaşılıyor..

    Olan kime oldu bilmem ama bu korkuyu yayıp, insanları evlere kapatarak dizayn etmek isteyenler başta olmak üzere insanlığı daha zor günler bekliyor..

    Çünkü geri tepen bu saçmalık zaten iyi olmayan ekonomiye büyük darbe vurmuş, işsizliği, yoksulluğu, eşitsizliği daha da büyütmüştür..

    Neyse, ”Haydi Evden çıkıyor, Sahaya İniyoruz.. Bunun için hemen yarından tezi yok, yeni bir gönül seferberliği başlatıyoruz. Sokağa çıkma kısıtlaması günlerinde telefonla ulaşarak, Çarşamba’dan itibaren de bizzat sahaya inerek, milletimize gidecek kendimizi anlatacak onun da derdini dinleyeceğiz” derken”oy isteyeceğimiz günlerin yakın olduğunu da hissettirmeyi unutmayacağız..” denildi bile..


    Bayram MesajlarBayram Mesajlar..


    06/07/2016 tarihli mesajlar



    Başta Göle olmak üzere tüm Ardahanlı hemşehrim, büyük ve küçüklerimin bayramını kutlar, barış, kardeşliğin ve dayanışmanın galip gelmesini dilerim.. 

    Saygılarımla..

    Yurdal Gültekin



    **VEYSEL KARATAY’DAN BAYRAM MESAJI



    Ramazan Bayramı birlik, beraberlik ve dayanışma duygularının pekiştiği, toplum bilincinin güçlendiği, dostluk, sevgi ve hoşgörü duygularının yoğunluk kazandığı dini günlerimizden biridir. Bu vesile ile başta Türk ve İslam aleminin Ramazan Bayramını kutlar, bayramın sağlık, huzur ve güven içinde geçmesini dilerim.


    Veysel Karatay


    İşadamı


  • BİTMEYEN GÖLE YOLUN DA ARAÇ YANDI!

    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Bir Anda Alev Aldı!..

    Alınan bilgilere göre olay akşam saatlerinde Göle karayolunda meydana geldi. Peynir üretimi yapan bir fabrikaya ait 31 NCN 84 plakalı kamyonetin motoru seyir halindeyken bilinmeyen nedenle tutuştu. Aracın motor bölümünden çıkan dumanı fark eden sürücü, kamyoneti kenara çekerek itfaiye ekiplerine haber verdi. Motor kısmında başlayan yangın kısa sürede kamyoneti sararken, alevlere önce yoldan geçenler, ardından da itfaiye ekipleri müdahale etti.


    Haber/Foto: Kurbani Demir



    Sevgili miyiz, Muhabbet Kuşu mu?


    ‘Dağ dağa kavuşmaz ama İnsan insana kavuşur’ atasözleri ile kendisini teselli etmekle ünlü biz insan oğlunun canı sıkıldığında dertleşmek için baktığı çevresinde gördüğü ve güvenip, inandığı kendisi gibi bir insana zaman içinde ya aşık olur, ya sevgili ya da diğer adı ile akraba, arkadaş, dost olur..


    Diğer bir canlı olan muhabbet kuşu ise kendisi gibi can yoldaşı olduğuna karar verir..


    Bu ilişki yani dağların kavuşamayıp, insanın insana kavuştuğu öne sürülen bu dünyada bu ilişkiler bazen evlilik denen kutsal ama sona kadar zor bela götürülebilen bir sonuçla biter, bazen de ölene kadar okulda, askerde yaşanan birlikteliğin bitmesine rağmen can arkadaş, yoldaş gibi devam eder..


    Ve hiç bir zaman bu soruları kendimize sormayıp, her yaşanana ya ‘kader’ der ya da ‘gitsin gittiği yere kadar der veya ‘su akar yatağını bulur’ diyerek kendimizi teselli ederiz, ‘yanlış kayaya mı çarptım yoksa rüyada mıyım?’ demeden..


    Bilmem ama ömür denen ve dün hiç yokmuş, yeni ortaya çıkmış gibi ölüm adını alan Corona korkusu ile değerini hissedip, muhabbet kuşları gibi birileri tarafından kafese ,pardon evlere kapanarak sarıldığımız hayat denen süreçte karşılaştıklarımızın kiminin sevgili, eş, arkadaş, kiminin de sırdaş olduğu bir gerçek.. 


    Ve bu gerçeğin aslında kendisi ile baş başa kalıp, kendisiyle sorgulanmamak için hep aranan birer muhabbet kuşuyuz her birimiz..


    Muhabbet kuşu, öğrendiği bir kaç kelimeyi sürekli tekrarlayan papağan türleri içerisinde yer alan, biz insanlar gibi evcil bir canlı türü.. 


    Ülkemden çok ama çok uzaklarda olan Avustralya kıtasına özgü Melopsittacus cinsinin içinde yer alan tek türü olan küçük, uzun kuyruklu bu kuşlar yabani ortamda genel olarak yeşil, mavi, beyaz veya sarı tüy rengine ve kanatlarında siyah taralı çizgilere sahip kuş familyasında olan canlılardır..


    Onlar da biz insanlar gibi göz alıcı renklerle göze çok hoş görünseler de onlarda bizler gibi çok kapalı olan iç dünyalarında yaşadıkları karanlıkta hep arayışta olurlar..  Bunu da, bugün burada yarın dünyanın öbür ucunda çırpınan kanatlarıyla yine biz insanlar gibi hep arayıştadırlar..


    Çünkü muhabbet kuşları da ilişkiye girdikleriyle sevgili mi, dost mu, arkadaş mı, sırdaş mı olduğunu hep düşünürler..


    Ve biz insanlar da bazen aynı bu muhabbet kuşları gibi boş laklakayla zamanı öldürüp, konuştukça, öttükçe, sevgili, arkadaş sandıklarımızla yaşadığımızı sanırız..


    Evet şimdi soruyorum…


    Biz sabır eden sevgili miyiz, yoksa tesbih çeker gibi tık, tok yapan muhabbet kuşları mıyız?!..



    gEÇMİŞ YILLARA AİT HABERLERİMİZ OKUMAK İÇİN TIKlayon..


    http://kuzeyanadolugazetesi.com/sinanhaber.php?readmore=330


    ARDAHANYANIYOR.. YURTTA YANGIN, AYAKKABICIDA YANGIN!


    ARDAHANYANIYOR.. YURTTA YANGIN,


    AYAKKABICIDA YANGIN!


    arşiv haber 22/1272016 TARİHLİ HABER


    Dondurucu soğukların yaşanmaya devam ettiği Ardahan’da ısınmak için tüm imkanlarını seferber eden vatandaşlar ev ve iş yerlerini de yakmaya başladılar. 2016 Yılında irili, ufaklı yaklaşık 98 yangının yaşandığı Ardahan’da Endüstri Meslek Lisesine ait öğrenci pansiyonunda çıkan yangın korkuya neden olurken, aynı saatlerde Kongre caddesi üzerinde bulunan bir ayakkabıcıda da yangın çıktı. Ardahan İtfaiyesinin her iki yangına da kısa sürede ulaşıp, söndürdüğü öğrenildi.


    **FETONUN OKULUNDA GİZEMLİ YANGIN!


    15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından FETÖ/PDY soruşturması kapsamında kapatılan ve el konulan Okul, bugün sabah saatlerinde büyük bir gürültü ile patladı.


    Ardahan/Göle yolu üzerinde bulunan ve kapatıldıktan sonra İmam Hatip Lisesine çevrilen okulunda da yangın da çıktı.


    Yangına anında müdahale eden itfaiye ekipleri yangını kontrol altına aldılar.


    Alınan bilgilere göre, öğrencilerin okuduğu saatte çatı katında patlama olmasıyla birlikte yangın çıkmış ve ölen  yada yaralanan her hangi bir öğrencinin olmadığı öğrenilirken; öğrencilerin okuldan çıkartıldığı ve tatil ilan edildiği bilgisi alındı.


    **ARDAHAN’DA Yangın..


    11/08/2015 Tarihli Haberler..


    HES Barajlarında alınacak olan enerji için çekilen hatlar dolaysıyla başta Gürcistan ve Ermenistan’a komşu olan Çıldır’da olmak üzere bölgede sık sık enerji kesintileri meydana gelmekte.

    Enerji kesintilerinin elektronik eşyalara büyük zarar verdiğini belirten vatandaşlar ARAS Edaş’a tepki gösterirlerken, yaşanan kesintilerin yangınlarada mal olduğu da ileri sürülüyor..


    **Kongre caddesi üzerinde ki bir İsyerinde yangın çıktı..


    Akşam saatlerinde meydana gelen yangında Sırda Fast-food adlı bir lokantada maddi zarar meydana geldi. İşyeri kapalıyken meydana gelen yangının nedeni elektrik arzasından meydana geldiği iddia ediliyor.


    Öte yandan yaşanan elektrik kesintileri Türkiye’nin Gürcistan’a açılan Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısında da bir çok soruna neden olduğu görüldü.


    **Doğu karanlığa boğuldu!..


    Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki birçok ilde bugün gece iki kez elektrikler aynı anda kesintiye uğradı. Erzurum, Kars, Ardahan, Iğdır ve bölgedeki birçok il ve ilçede bugün saat 21.00 sıralarında aynı anda elektrik kesintisi oldu. Doğu Anadolu bir anda karanlığa gömülürken, güvenlik görevlileri hassas noktalar ile kamu, kurum ve kuruluş binalarının çevresinde güvenlik tedbiri aldı. 


     


    ARAS EDAŞ’A TEPKİ


    Elektrik kesintisi yaklaşık 20 dakika sürerken, vatandaşlar tedirgin oldu.Kesintiler farklı saatlerde iki kez yaşandı. Gecenin ilerleyen saatlerinde ise saa 00.30 ile 01.30 arası ikinci kez kesildi. Doğu Anadoluya elektrik dağıtım hizmeti veren ARAS EDAŞ şirketi,gerek basın sorumluları aracılığı ile gerekse resmi olarak elektrik kesintileri ile ilgili hiç bir açıklama yapmayarak büyük tepki çekti. Terör saldırıladrının yoğun olduğu şu günlerde, elektrik kesintileri güvenlik güçlerini de endişelendirdi. Vatandaşlar da birçok şehri haber vermeden karanlığa gömen ARAS EDAŞ’a tepki gösterdiler. Vatandaşlar, batıda bir çok dağıtım şirketinin profesyonellik örneği sergileyip büyük elektrik kesintilerinden önce resmi bir açıklama yaparak halkı bilgilendirdiğini hatırlattılar.  


     


    UYARI: GÜVENLİK ZAAFİYETİ OLUŞUYOR


    Güvenlik uzmanları ise, çok büyük bir arıza olmadığı takdirde trafolarda bakım ve onarım işlemlerinin gündüz saatlerinde yapılması gerektiğini, gece yaşanan elektrik kesintilerinin hassas noktalarda güvenliği zora soktuğunu, gece yaşanan kesintilerde güvenlik zaafiyeti oluştuğunu ifade ettiler.  


    Mutfak çalışmazsa Şef servis yapabilir mi?


     







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

     


    Ülkede saniye başı gündemin değiştiği şu günlerde Ardahan’da ayrı bir tartışma var..


    Ki o tartışma patlayan bombalar, her gün gelen şehit haberleri yada Rusya gibi bir ülkenin Büyükelçisi’nin ülkenin başkentinin ortasında, hemde bir polis tarafından vurularak öldürülmesi yada kardan kapalı yollar veya bit salgının yaşandığı Ardahan’da ki okullar değil daha önemli bir konu..

    Çünkü Ardahan’ın da içinde bulunduğu bölgede diğer kentler sevki yapılacak olan hayvanları şap hastalığı dolaysıyla önlerine konulan ‘Kan Tahlili’ engeli, devam eden göçten daha önemli bir konu yaşanır Ardahan’da.

    O da mevcut iktidarın getirip, genel sekreter yaptığı Hakkı Özgür’ü istifaya zorlanarak, görev de aldırma çabası ve yerine 4 genel sekreteri eksilten, onların başarısız olması için elinden geleni adına koymayan ve en önemlisi proje hazırlanmasında Ardahan’ı 81 İl içinde sonuncu yapan Antalya’lı birini yerine getirmek..

    Evet onca polisin, askerin, vatandaşın hayatını kayıp ettiği, ekonomide olduğu gibi sosyal olaylarda bıçak sırtında olan ülkenin Ardahan’ın da gündem yolu buzlanan Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısı yada Sınır Ticaret Merkezi yapılacağı söylenen Çıldır Aktaş Gümrük Kapısın da yaşanan sorunlar değil, Genel Sekreteri nasıl yolcu eder, KÖY/DES’i batıranları nasıl onun yerine getiririz gündemidir..

    Savunmada ‘Mutfaktaydı, şimdi şef olursa daha iyi bir sunum yapar’ savunması..

    Ya kardeşim bu kentin kara yollarının yıllardır bir kilo metre yapılamadığı, hükümetin en büyük hayali ve projelerinden olan KÖY/DES’in sadece Ardahan’da başarısız olmasının ve en az proje hazırlayan vilayet unvanını alması o mutfakta dediklerinizin yüzünden değil mi?

    Her gelen valiyi, vekili, genel sekreteri, başkanı başarısız yapan, onların yapmak istediklerini bir adım öne taşımayan bu mutfaktakiler değil mi?

    Bilmem ama eğer değişecekse mevcut mutfakla bir değişimim şart olduğunu ben değil, onu bunu dinleyip, sonrada ‘iş yaptıramıyoruz kardeşim’ diyerek pişman olan ama zaman kaybına uğrayan vekil Atalay daha iyi biliyor…

    Bu nedenle bana sorulacaksa ve başta valimiz, vekilimiz beni dinleyecekse bu yapılmak istenen değişimden önce şöyle gidip, bir mutfağa göz atmaları gerekir..

    Çünkü mutfak çalışmazsa şefin iyi bir servis yapamayacağı ortada olan Ardahan’ın onca sorununun bugüne kadar çözülemediğini görmekle mümkün..

    Ve Ardahan’da ki asıl sorun, ‘mutfaktan geliyor’ denilenlerin sahada ki şefleri yani vekili, valiyi, genel sekreteri, belediye ve il başkanını zorda bırakanlar olduğunu da göz ardı etmemek gerekir..

  • Soğuklar Ardahan'da Yasak Dinlemedi!..

    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    KANALIMIZA ABONE OLMANIZ, YASAKSIZ, SAĞLIKLI GÜNLER UMUDUYLA ARDAHAN’DAN MERHABALAR.. Ülke genelinde uygulanan Corona yasaklarının devam ettiği Ardahan’da cadde ve sokaklar büyük bir sessizliğe büründüğü görülürken havanın bir hayli soğuk olması dikkatlerden kaçmadı. Mayıs aynın sonlarına gelinmesine karşın adeta bir kış gününü andıran rüzgarlı, aşırı soğuk bir Cumartesi hayata geçirilen Corona yasağına Ardahanlıların büyük bir bölümünün uyduğu dikkat çekerken, izinli olan belediye çalışanları, nöbetçi taksiler, kargo ve fırıncılar dışında yasağa uyulması için polisler dışında kimsenin cadde ve sokaklarda olmadığı görüldü.



    Sevgili miyiz, Muhabbet Kuşu mu?


    ‘Dağ dağa kavuşmaz ama İnsan insana kavuşur’ atasözleri ile kendisini teselli etmekle ünlü biz insan oğlunun canı sıkıldığında dertleşmek için baktığı çevresinde gördüğü ve güvenip, inandığı kendisi gibi bir insana zaman içinde ya aşık olur, ya sevgili ya da diğer adı ile akraba, arkadaş, dost olur..


    Diğer bir canlı olan muhabbet kuşu ise kendisi gibi can yoldaşı olduğuna karar verir..


    Bu ilişki yani dağların kavuşamayıp, insanın insana kavuştuğu öne sürülen bu dünyada bu ilişkiler bazen evlilik denen kutsal ama sona kadar zor bela götürülebilen bir sonuçla biter, bazen de ölene kadar okulda, askerde yaşanan birlikteliğin bitmesine rağmen can arkadaş, yoldaş gibi devam eder..


    Ve hiç bir zaman bu soruları kendimize sormayıp, her yaşanana ya ‘kader’ der ya da ‘gitsin gittiği yere kadar der veya ‘su akar yatağını bulur’ diyerek kendimizi teselli ederiz, ‘yanlış kayaya mı çarptım yoksa rüyada mıyım?’ demeden..


    Bilmem ama ömür denen ve dün hiç yokmuş, yeni ortaya çıkmış gibi ölüm adını alan Corona korkusu ile değerini hissedip, muhabbet kuşları gibi birileri tarafından kafese ,pardon evlere kapanarak sarıldığımız hayat denen süreçte karşılaştıklarımızın kiminin sevgili, eş, arkadaş, kiminin de sırdaş olduğu bir gerçek.. 


    Ve bu gerçeğin aslında kendisi ile baş başa kalıp, kendisiyle sorgulanmamak için hep aranan birer muhabbet kuşuyuz her birimiz..


    Muhabbet kuşu, öğrendiği bir kaç kelimeyi sürekli tekrarlayan papağan türleri içerisinde yer alan, biz insanlar gibi evcil bir canlı türü.. 


    Ülkemden çok ama çok uzaklarda olan Avustralya kıtasına özgü Melopsittacus cinsinin içinde yer alan tek türü olan küçük, uzun kuyruklu bu kuşlar yabani ortamda genel olarak yeşil, mavi, beyaz veya sarı tüy rengine ve kanatlarında siyah taralı çizgilere sahip kuş familyasında olan canlılardır..


    Onlar da biz insanlar gibi göz alıcı renklerle göze çok hoş görünseler de onlarda bizler gibi çok kapalı olan iç dünyalarında yaşadıkları karanlıkta hep arayışta olurlar..  Bunu da, bugün burada yarın dünyanın öbür ucunda çırpınan kanatlarıyla yine biz insanlar gibi hep arayıştadırlar..


    Çünkü muhabbet kuşları da ilişkiye girdikleriyle sevgili mi, dost mu, arkadaş mı, sırdaş mı olduğunu hep düşünürler..


    Ve biz insanlar da bazen aynı bu muhabbet kuşları gibi boş laklakayla zamanı öldürüp, konuştukça, öttükçe, sevgili, arkadaş sandıklarımızla yaşadığımızı sanırız..


    Evet şimdi soruyorum…


    Biz sabır eden sevgili miyiz, yoksa tesbih çeker gibi tık, tok yapan muhabbet kuşları mıyız?!..




    POLİS'TEN YASAK ALANDA PİKNİK!


    POLİS’TEN YASAK ALANDA PİKNİK!


    arşiv haber 07/08/2016 tarihli haber/yorum


    Cağ yiyerek hazırlandılar..


    **ÜNSAL KILIÇ’I GÖRMEZDEN GELDİLER.. GÖLE EMNİYET GÜÇLERİ VE ESNAFI PİKNİKTE BİR ARAYA GELDİ..!


    Göle Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığı ile Göle esnafının ortaklaşa düzenlediği mesire alanında piknik düzenlendi..


    Göle Polis Hizmetleri Geliştirme ve Destekleme Derneği adına düzenlendiği belirtien ancak derneğin mevcut başkanı Ünsal Kılıç’ın ‘benim haberim yok, biz düzenlemedik’ dediği pikniğe AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, İlçe Kaymakamı Zafer Oktay, Cumhuriyet SavcılarıSerdar Koç, Ömer Çelebi, Hakim Ali Kemal Süt, Jandarma Komutanı Serdar Kander, Emniyet Müdürü M. Özgür Nevruz,Ak parti İlçe Başkanı İlhan Gültekin, İlmeclis üyeleri Yaşettin Özyıldırım, Yaşar Yildirim, Ardahan Gençlik ve Spor Müdürü Bülent Akar, Baş hekim Cevdet Özsever, Dernek Eş Başkanları Günday Hışır, Zeki Ustaoğlu, İsrafil Sipor, Faik Gültekin, Bülent Aksoy, İlçe Müdürleri, Polis ve Jandarma birimleri ile göle esnafı ile halkı katıldı.



    Güvenlik Birimleri ile halk güçlerinin bütünleşmesini amaçlayan etkinlikte cağ vurularak konuklarını ağırlayan Güvenlik birimleri ile Dernek eş başkanları ile Göle yöneticileri Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile bir süre sohbet ederek hatıra resimleri çektirdiler.


    Sıcak bir ortamda geçen etkinlikte her geleni girişte karşılayan Emniyet Müdürü M. Özgür Nevruz ve Jandarma Komutanı Serdar Kander’in zaten FETO’cu darbe girişimi karşısında demokrasiden yana halkın yanında yer almaları ile içten çabaları bir Göleli gibi davranışları herkesi taktirine şayan olurken Atalay; Gölemize ve Güvenlik Güçlerimize hayırlı olsun dileğinde bulunarak etkinliği düzenleyenlere teşekkür etti.



    **DEMOKRASİ Mİ, ODA NE?


    Gözaltı, tutuklama, açığa almaların devam ettiği ülkem de adına, ‘Demokrasi’ denilen sözde nöbetler İstanbul Yenikapı’da olduğu gibi yurt genelinde yapılacak olan mitinglerle son bulacak mı bilmem ama gün geçtikçe Demokrasinin anayasasının 1. Maddesi olan İnsan Hakları gün geçtikçe bittiği kesin gibi..


    Evet, darbelere, cunta yönetimlerine karşı olan tepkimizi, daha çok demokrasi isteyen bir davranış olduğunu anlamayıp, 15 yıldır olduğu gibi 15 Temmuz darbe kalkışmasını mana edip, ellerine aldıkları olağanüstü hal sopasıyla yeniden bir korku imparatorluğu inşaa etmeye devam edenlerin demokrasinin sadece kendi iktidarlarını korumaya yaradığını, gözaltı, tutuklama, açığa almalarla ortaya koyup, demokrasinin, ‘bana karşı olanı ez olarak’ sandıklarını bir kez daha görülmekte..


    İnsanların ‘Daha Çok Demokrasi’ seslenişini, ölümüne tanklara direnişini, ‘Demokrasi mi, O da ne?’ diye anlayanların bu ülkeye demokrasiyi getirme gibi bir çabaları olmadığı tam aksine kendilerinin sallanan koltuklarının sağlam da kalmasına çabaladıklarını gösteren son gelişmelerin bu ülkede birliktelikten uzak, ayrımcılığı zorlayan davranışlar olduğunu anladıklarında umarım gecikilen bir şey olmaz..


    Çünkü daha çok demokrasi diye direnenlerin tüm baskı ve zorlamalara karşın başta HDP’nin mitinglerinde olmak üzere başka yerlerde bir araya geldiklerini göremeyecek kadar kör olan bir anlayışın CHP ve MHP gibi yanlarına aldıkları bitmişlerle biraz daha ömür uzatmaktan öte bir şey yapmadıklarını ben değil tüm dünya gülerek iziliyor..


    Bu nedenle; Bu yanlışlardan, ayrışımlardan, ötekileştirmelerden, hatta gözaltı, tutuklama ve açığa almalardan bir an önce uzaklaşıp, toplumun tüm kesimlerini kucaklamak birilerinin olmazsa da ülkenin geleceğine en güzel ışığı tutacağını bilmek gerekir derim..


    Sonuç; Çözümün tam demokraside, yapılan yanlışları bir genel af ile tüm kesimleri af etmekte, insan hak ve özgürlüklerine tam yol vermektedir..

  • KIZILAY’DAN BAYRAM ÖNCESİ MASKE VE DEZENFEKTAN HEDİYESİ

    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Türkiye Kızılay Derneği Ardahan Şubesi yönetimi ve gönüllülerince İl genelinde bulunan esnaf ve vatandaşlara Kızılay tarafından yeni tip korona virüs salgını ile mücadele kapsamında ürettirdiği el dezenfektanı ile maske dağıtımı gerçekleştirdi.

    Türkiye Kızılay Derneği Ardahan Şubesi Başkanı Ahmet Ballı, “Bugün İlimizde, dezenfektan ve maskeyi işyerlerini açmak zorunda kalan esnaflarımıza ve temel ihtiyaçlarını karşılamak için sokağa çıkan vatandaşlarımıza dağıtımı gerçekleştirdik” dedi.


    Haber: Şahin Nazmiye Şirin Foto: Fakir Yılmaz   


    Ders veren hikayeler..


    Sanki dün ölüm yoktu da Corona ile birlikte ortaya çıkmışcasına yaşanan paniğin devam ettiği şu günlerde yine insanların corona yani ölüm korkusuyla gidemediği cami hoparlöründen saçmalıklar çaldıran alçaklar başta olmak üzere bir çok karanlık odakların ince hesaplar içinde oldukları dikkatlerden kaçmıyor.


    Karanlık odalarda, karanlık oyunlar içinde olanların amacının ne olduğunu düşünenlerin darbe alçaklığı dahil bir çok senaryoların da tartışıldığı bir süreçte İstanbul’da sahaya inip, Japonların ortaklığı, işbirliği ve Corona deneme aşısının katkısı ile açılan hastanenin açılışına katılan Başkan Erdoğan’ın onca sorun yetmez gibi birde corona belası dolayısıyla yaşanan ekonomik sorunlar, işsizlik ve diğer sıkıntılar, ya da 25 yıla varan iktidarın yıpranmışlığı veya  bir çoğunun eski yol arkadaşları olanların da içinde bulunduğu ve  karşısında kurulmak istenen koalisyonun gerginliği ile mi bilmem ama bir hayli asabi olduğunu yaptığı konuşmalarda izlediğimiz şu günlerde yaşananlardan, yaşatılanlardan ders almanın önemi  çok da anlaşılmıyor gibi..


    Ders veren hikayeler..


    Evet, benim özlediğim ve gidemediğim Ardahan’dan, İstanbul’da bulunan Erdoğan’ın Ankara’da olmadığı şu günlerde Başkanla yolları ayrılan ve yeni bir parti kuran Davutoğlu başta olmak üzere bir çok kişinin sanki yaşananlar, yaşatılmak istenenler Ankara merkezliymişcesine baktıkları son gelişmeler arasında bir anda yeri değiştirilen generalin istifası, CHP başkanlığında oluşturulmaya çalışılan güçlü bir koalisyon korkusu ve bu koalisyonun korkusunu yaşayan MHP, İşçi Partisinin sanki 8-9 milyon oy alan parti değilmiş gibi HDP’yi terör örgütü gösterme çabaları ve bu alçak bakışla İYİ Parti’ye yüklenmeleri gölgesinde birilerinin 15 Temmuzlarda ve önceki alçak cunta girişimlerinden ders almadıklarını da görmekteyiz..


    Çünkü bugün coronavirüsü denip, getirilen saçma yasakların bile bunalttığı insanların, darbe heveslilerinin o ihtilallerden, cuntacılardan gördükleri zulümlerden bile ders almadığını kendilerinin ölümden korkup, ‘başkaları için idam cezası getirilsin’ diye feryat ettikleri bu dünyada biz aynı insanların dün olanlardan,  bugün bile ders almadığını  görmekteyiz..



    GEÇMİŞ YILLARA AİT HABERLERİMİZ OKUMAK İÇİN TIKlayın..



    GÖLE KIZILAY'A ÇETİN BAŞKAN!..


    GÖLE KIZILAY’A ÇETİN BAŞKAN!..


    arşiv haber 15/02/2016 tarihli haber


    Göle Kızılay Şubesi olağan genel kurulunu 13.02.2016 Cumartesi Günü saat 10:00 da Göle Kızılay iş Hanında yaptı.


    Göle Kızılay Sebahattin Çetin’le devam dedi


    Doğu Anadolu Bölgesinin en aktif ve çalışkan şubelerinden biri olan Göle Kızılay Şubesi Başkanlık seçimi sabah saatlerinde üyelerin gelmesi ve çoğunluğun sağlanmasıyla başladı.


    Divan kurulu başkanlığına Halk Eğitim Müdürü Halil Aras’ın üyeliğe Yılmaz Güngör, Summani Çetin seçildiği olağan genel kurul başkanlık seçimi şube başkanı Sabahattin Çetin’in açılış konuşması ve faliyet raporunun okunmasından sonra divan başkanlığınca çoğunluğun sağlandığı tespitinden sonra seçime geçildi.


    Yapılan seçime katılan üyeler tarafından tek aday gösterilen Sabahattin Çetin tekrar başkan seçildi.

    HaberFoto:Ömer Turan

  • Ardahan Belediyesi Önemli Bir İlk!..

    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan Ardahanlılara örnek olacak,  katkı amaçlı ve en önemlisi aracısı, tefecisiz olarak başlatılan bir projeyi hayata geçiren CHP’li Ardahan Belediyesi yıllar sona bir ilke imza atmaya hazırlanıyor.


    Daha önce yani Pınar Et, Maret-Et’in gibi tesislerin olmadığı olmadığı dönemlerde Türkitye’nişn ilk ve tek ortaklı et entegre tesisi olarak bilinen eski adıyla Kars_Et yeni adıyla Ardahan-Et’in özelleştirdikten ve Saffet Kaya’nın kardeşinin başında bulunduğu şirkete devir edildikten sonra çürütmeye terk edildiği şu günlerde İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yapılan protokol gereği Ardahan Belediyesi, Ardahanlı hayvan yetiştiricilerinden aldığı hayvanları keserek, Kargas Et olarak soğuk hava depolu araçlarıyla  CHP’li İzmir Belediyeye gönderecek.


    Ardahan Belediyesinin kooperatif aracılığı ile hayata geçirdiği bu önemli ve bölgede atadan/deden kalma yönetemlerle hayvancılık yapanlara örnek olacak  çalışmanın yıllar önce yapılan kooperatifçiliği ve tanzim satış merkezlerinin önemini de bir kez daha hatırlattı.


    Ardahan Belediyesinin bu örnek davranışı bölgedeki ekonomiye katkı ve hayvancılığın gelişmesine yardımcı olmayı hedefliyor.



    Sevgili miyiz, Muhabbet Kuşu mu?


    ‘Dağ dağa kavuşmaz ama İnsan insana kavuşur’ atasözleri ile kendisini teselli etmekle ünlü biz insan oğlunun canı sıkıldığında dertleşmek için baktığı çevresinde gördüğü ve güvenip, inandığı kendisi gibi bir insana zaman içinde ya aşık olur, ya sevgili ya da diğer adı ile akraba, arkadaş, dost olur..


    Diğer bir canlı olan muhabbet kuşu ise kendisi gibi can yoldaşı olduğuna karar verir..


    Bu ilişki yani dağların kavuşamayıp, insanın insana kavuştuğu öne sürülen bu dünyada bu ilişkiler bazen evlilik denen kutsal ama sona kadar zor bela götürülebilen bir sonuçla biter, bazen de ölene kadar okulda, askerde yaşanan birlikteliğin bitmesine rağmen can arkadaş, yoldaş gibi devam eder..


    Ve hiç bir zaman bu soruları kendimize sormayıp, her yaşanana ya ‘kader’ der ya da ‘gitsin gittiği yere kadar der veya ‘su akar yatağını bulur’ diyerek kendimizi teselli ederiz, ‘yanlış kayaya mı çarptım yoksa rüyada mıyım?’ demeden..


    Bilmem ama ömür denen ve dün hiç yokmuş, yeni ortaya çıkmış gibi ölüm adını alan Corona korkusu ile değerini hissedip, muhabbet kuşları gibi birileri tarafından kafese ,pardon evlere kapanarak sarıldığımız hayat denen süreçte karşılaştıklarımızın kiminin sevgili, eş, arkadaş, kiminin de sırdaş olduğu bir gerçek.. 


    Ve bu gerçeğin aslında kendisi ile baş başa kalıp, kendisiyle sorgulanmamak için hep aranan birer muhabbet kuşuyuz her birimiz..


    Muhabbet kuşu, öğrendiği bir kaç kelimeyi sürekli tekrarlayan papağan türleri içerisinde yer alan, biz insanlar gibi evcil bir canlı türü.. 


    Ülkemden çok ama çok uzaklarda olan Avustralya kıtasına özgü Melopsittacus cinsinin içinde yer alan tek türü olan küçük, uzun kuyruklu bu kuşlar yabani ortamda genel olarak yeşil, mavi, beyaz veya sarı tüy rengine ve kanatlarında siyah taralı çizgilere sahip kuş familyasında olan canlılardır..


    Onlar da biz insanlar gibi göz alıcı renklerle göze çok hoş görünseler de onlarda bizler gibi çok kapalı olan iç dünyalarında yaşadıkları karanlıkta hep arayışta olurlar..  Bunu da, bugün burada yarın dünyanın öbür ucunda çırpınan kanatlarıyla yine biz insanlar gibi hep arayıştadırlar..


    Çünkü muhabbet kuşları da ilişkiye girdikleriyle sevgili mi, dost mu, arkadaş mı, sırdaş mı olduğunu hep düşünürler..


    Ve biz insanlar da bazen aynı bu muhabbet kuşları gibi boş laklakayla zamanı öldürüp, konuştukça, öttükçe, sevgili, arkadaş sandıklarımızla yaşadığımızı sanırız..


    Evet şimdi soruyorum…


    Biz sabır eden sevgili miyiz, yoksa tesbih çeker gibi tık, tok yapan muhabbet kuşları mıyız?!..



    Ardahan Belediyesi İzmir Et Gönderecek!


    DESTEKLER DE YETMEDİ..


    arşiv haber 12/04/2015 tarhli haber


    3. LİG HAYALİ SUYA DÜŞTÜ..


    Bölgesel Amatör Lig’in ikinci grubunda Ardahan’ı temsil eden Serhat Ardahanspor 3. Lig hayali suya düştü..


    Serhat Ardahan Spor son maçında Görele spora konuk oldu. Maçın ilk yarısında 1-0  yenik olsa da; ikinci yarıda maçın üstünlüğünü elde tutan Boğalar, maçı 2-1 kazanmayı bildi.


    3. lig yolunda mutlak galibiyet parolasıyla çıkan Serhat Ardahan spor, bu galibiyet sözünü tutmasına rağmen, kulaklar Arhavi’deki Arhavi spor ile Yomra Spor arasında oynanan maçtaydı. Yomra sporun beraberlik ve yenilmesi durumunda 3. Lige adını yazdıracak olan Serhat Ardahan Spor, Arhavi’den gelen Yomra Sporun 3-0 galibiyetiyle Boğalar yıkıldı.


     


    3. lige çıkmak için Yomra’nın puan kaybetmesi ve Ardahan sporun yenmesi gereken son maçta, Serhat Ardahan spor deplasmanda Görele’yi 2-1 yenerken, Yomra Spor’da Arhavi’yi yenmesiyle gurubunda 2. Olarak lığı tamamladı. Ve 3.lige Yomra Spor çıktı.

  • ARDAHAN'DAN EN SON HABER

    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Okçu köyünde korkutan yangın!


    Göle’nin Okçu köyünde meydana gelen yangında bir ev büyük hasar gördü.  

    Okçu köyünde ikamet eden Şükrü Boz’un evi elektrik kontağında çıkan kıvılcımın ateş alması sonucu yandı. Göle Belediyesi itfaiye ekiplerinin çabalarıyla can kaybı yaşanmadan yangın kontrol altına alınırken, Okçu köyü halkı dayanışma içerisinde yangına müdahale etti. Kısa sürede kontrol altına alınan ve elektrik kontağında çıktığı öğrenilen yangına Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin, İtfaiye ekipleriyle birlikte yangına müdahale ederek, Boz Ailesiyle ilgilenip örnek bir davranış gösterdi.


    Ardahan’da uyuşturucu tacirlerine darbe


    Ardahan’da Jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonda 382 adet extacy hap ele geçirildi, 1 kişi tutuklanarak cezaevine kondu.



    Ardahan Valiliği İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan istihbari çalışmalar sonucunda; Göle İlçe J.K.lığı Çayırbaşı J.Krk.K.lığı sorumluluk bölgesinde bulunan Tahtakıran-Çayırbaşı köyü yol ayrımında icra edilen yol kontrol faaliyeti esnasında, Ardahan İlinden gelen şüpheli bir otomobil içerisinde yapılan aramada, aracın koltuk kılıfının içerisine gizlenmiş vaziyette (382) adet uyuşturucu-uyarıcı madde olan extacy hap ele geçirilmiş, olayla ilgili olarak T.C. isimli şüpheli tutuklanarak Ardahan T Tipi Kapalı Cezaevine konuldu.



    Kaza yerinde şaşırtan tesadüf!


    Ardahan-Çıldır karayolunda iki aracın karıştığı trafik kazasında korkulan olmadı.

    Çıldır ilçesine bağlı Meryem köyü yakınlarında yaşanan kazada herhangi bir can kaybının ve yaralanmanın olmadığı öğrenildi.



    AYNI KÖYLÜLER, ULUSLARARASI YOLDA ÇARPIŞTI



    Edinilen bilgiye göre Çıldır merkeze bağlı Kayabeyi (Yerliçayız) köyü muhtarı Reşat Altınbulak ile aynı köylü olan ve de ilçede esnaflık yapan Engin Demirpak’ın kullandığı araç Meryem köyü yolunda çarpıştı. Her iki araçta da büyük çaplı maddi hasar oluşurken, can kaybının olmaması tek teselli oldu.



    Haber: Özgür Evliyaoğlu

    Foto: Ömür Özgür karakaya 

    Ardahan Haber



    Eleştirmek de Teröristliktir..


    20 Yılı bulan iktidarları boyunca başta PKK olmak üzere bir çok sorunu bitirdiklerini, yol, köprü, tren, fabrika, hastahane aklınıza ne gelirse her sorunun üstesinden geldiklerini öne süren ve küçük bir eleştiriye gelemeyip, bu yönde adım atanların vatan haini ilan edildiği bir sürecin yaşandığı ülkede yapılması gereken her olumsuz şeye yani ülkeye ve dünyaya toz pembe bakmanıza yardımcı olacak ya havuz medyası ya da bu yönde gösteren toz  pembe bir gözlük şart oldu.



    Gerçi , havuz medyasına ulaşmak için elinizdeki kumandayla bir tık yapmanız yeterli olsa da ülkeyi İHAlarla dünyada ihya eden küçük damada söyleyip, hemen bu yönde bir gözlük yapması için de rica etmek gerek..


    Çünkü ne yapıyorsa bu 20 yıllık hükumet kimseye yaranamıyor ve gün geçtikçe puan kaybetmenin stresi ile kendisine yönelik her eleştiriyi hainlik addedip, kendisi gibi düşünmeyeni, ‘Tek Bayrak, Tek Millet, Tek Devlet’ diyerek arkasından da ‘Tek Düşünce’yi ekleyip, terörist ilan ediyor.


    Evet, son olarak ‘ben demeden’ olmaz denilerek istifası kabul edilmeyen ve bu hareketi ile başkan Erdoğan’ın gözünden düştüğünü düşündüğüm İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gazeteci Müyesser Yıldız’ın, “Anlaşılan o ki Bakan Soylu’nun söylediği gibi Çemçe grubu tamamen yok edilmemiş” ifadelerine Soylu; “Çemçe grubunun itlafına, bir PKK bir sen üzülmüşsün” şeklinde yanıt vermesinden de anlaşılıyor.


    Halbuki “Anlaşılan o ki Bakan Soylu’nun söylediği gibi Çemçe grubu tamamen yok edilmemiş” diyen aynı gazeteci, aralarında bir Ardahanlının da bulunduğu PKK’lıların oluşturduğu grup olan çemçe operasyonu ardından aynı alanda çıkan son çatışmada şehit olan Yüzbaşı içinde, ‘Çatışmada yaralanan ve kaldırıldığı hastanede şehit düşen askerimiz, Jandarma Yüzbaşı Ferhat Çiftçi’nin mekanı cennet olsun’ da demiş.


    Ama bu yetmemiş.. Çünkü adı geçen gazeteci ‘hani bitmişti?’ diye hükumeti ve bakanını incece eleştirmeyi de unutmamıştı..


    Kısacası, bu hükumeti eleştirmeyecek, onun her dediğinin doğru olduğunu kabul edecek ve muhalefet gibi evden de dışarı çıkmayacaksın..


    Aksine terörist ilan edilmekle baş başa kalır, aynı hükumetin ortağı olan MHP’nin hükumeti eleştirenlerin terörist ilan edilmesi için kanun teklifi vermesine neden olursunuz..



    ARDAHAN'DAN EN SON HABER


    **DANSLARLA 19 MAYIS..


    arşiv haber 19/05/2015 tarihli haberler


    Tüm yurtta olduğu gibi Ardahan’da da çeşitli etkinliklerle kutlanan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın 96’ncı yıl dönümü, öğrencilerin dansa gösterileri ile kutlandı. Ardahan’da ki kutlama programlarına, Ardahan Valisi ile Belediye Başkanı katılmazlarken Vali Vekili Deniz Pişkin, Belediye Başkan Vekili Akın Günal, Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdem Kargın, Vali Yardımcısı Muharrem Coşgun, İl Emniyet Müdürü Selami Hüner, İl Jandarma Komutanı Osman Yeşilöz, kurum müdürleri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.


    Kutlamalar, Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğü çelenginin Atatürk Anıtına bırakılmasıyla başladı. Daha sonra Şehir stadyumunda toplanan protokol, öğrenciler ve vatandaşlar, kutlama programının yapılacağı Ardahan Kalesi’ne kadar yürüyüş yaptı.

    Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Utku Ata Nesiboğlu’nun açılış konuşmasını yapmasının ardından bayraklarla süslenen Ardahan Kalesi’nde gerçekleştirilen kutlama programları renkli görüntülere sahne oldu. Öğrencilerin şiir okuduğu programda Ardahan Üniversitesi Kültür ve Sanat Topluluğu öğrencileri tarafından dans gösterileri yapıldı. Halk Oyunları ve Kafkas Halk Dansları gösterilerinin sunulduğu törende, Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğü bünyesinde ki okçuluk kulübü sporcuları ise gösteri yaptı. Tören sonunda çeşitli yarışma ve müsabakalarda dereceye giren öğrencilere protokol üyeleri tarafından hediye verildi.


    **AREV ve ARDADER Tek Çatı Altında Buluştur..



    AREV’İn Beykoz Yenimahalle’de bulunan sosyal tesisinin açılışında Ardahan ve bölge STK’ları birbirleriyle buluştular. Açılışa Beykoz Ardahanlılardan yoğun bir katılım oldu. Ardahan Eğitim Vakfı (AREV), Ardahan Kültür ve Dayanışma Derneği (ARDA-DER)birlikte yaptıkları etkinliklerle Beykoz’da bulunan Ardahan STK’larını birbirleriyle buluşturdukları gibi, Beykoz’da bulunan Ardahan derneklerini de Ardahan çatısı altında birleştirdiler.

    AREV’in Beykoz Yenimahalle’de bulunan ARDADER’İn de bünyesinde yer aldığı sosyal tesisinin açılışında Beykoz Bld. Başkanı Yücel Çelikbilek, Ardahan Dernekler Federasyonu Başkan ve Yönetimi, Federasyona bağlı dernek ve yönetimleri, Hoçvan Dernekler Federasyonuna bağlı dernekler, Beykoz’da bulunan tüm Ardahan dernekleri, Bölge iş dünyamızın örgütlenmesinin mimarlarından olan Süreyya Çinik, Casim Yıldırım, Kars ve Ardahan’ın birçok derneği katılım gösterirken; HDP, Ak Parti, CHP; MHP; Saadet Partisi gibi birçok siyasi parti temsilcisi ve iş dünyamızın önde gelen simaları açılışta yer aldılar. Açılışta en yoğun Katılım HDP’den oldu. HDP ilçe başkanı Şakir Demir ve yönetim kurulu üyelerinin yanısıra HDP’nin Ardahan Sarzep (Dğirmendere) doğumlu olan 1. Bölge Milletvekili adayı Serpil Kemalbay Ardahan İl ve Köy Derneklerinin onur konuğu olarak açılışta yer aldı.

    Kuran-i Kerim okunarak açılışı yapılan sosyal tesiste AREV Başkanı İlter Avşar ve ARDA-DER Başkanı Yusuf Sit’in konuşmalarının ardından Beykoz Belediye Başkanı Çelikbilek konuştu. Çelikbilek’in ardından STK ve Siyasi Parti temsilcilerine söz hakkı veridi.

    Açılışta sunumu usta sunuculuğuyla hem AREV Genel Sekreteri ve ARDADER’İn Y. K Üyesi Fuat Avşar yaparken, ARDADER’İn Kültür Komisyonu Başkanı Bayram Yıldız Hoca’nın Folklor Ekibi de Ardahan yöresinin oyunlarını sergilediler. Bölge sanatçıları Faruk Demirle birlikte Kürtçe-Türkçe türkülerle müzik ziyafeti çektiler. Açılışta davetlilere pilav ve kavurma ikram edildi.


    **GENÇLER ÇANAKKALE’DE ECDADINI UNUTMADI..



    Gençlik ve Spor Bakanlığının 2014 yılı Gençlik Projeleri Destek Programı (GPDP) projeleri kapsamında Ardahan Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından hazırlanan “100. Yılında 100 Genç’le Çanakkale’ye” projesinin Gelibolu Tarihi Milli Parklar Gezisi 12-14 Mayıs 2015 tarihlerinde gerçekleştirildi. Gezi, proje koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Levent Küçük başkanlığında gerçekleşti. 50 öğrenci ve idarecinin katılımı ile gerçekleştirilen gezide öğrencilere Çanakkale ruhunun aşılanması ve tarihi mekânların yerinde görülerek farkındalık yaratılması amaçlandı.

     Proje hakkında bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Levent Küçük, “100. Yıl etkinlikleri çerçevesinde hazırladığımız proje ile Ardahan Üniversitesi ile Ardahan Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaöğretim okullarında öğrenim gören öğrencilere tarihe saygı duyma ilkesi kazandırmayı amaçladık. Milli tarihimizin asırlara karışan fahr ve şanlarla dolu mucizesini ebediyen yaşatmayı hedefliyoruz. “dedi. 

    Yrd. Doç. Dr. Levent Küçük, projenin gerçekleştirilmesi sırasında destekleri esirgemeyen Ardahan Valisi Ahmet Deniz, Ardahan Belediye 


    Başkanı Faruk Köksoy, projenin uygulanması aşamasında kendilerini yönlendirerek etkinliklere bizzat katılan projenin başarılı bir şekilde yürütülmesine ve üniversitenin misyonuna uygun olarak tamamlanmasına özen gösteren Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’a, Ardahan Şehit Aileleri Derneği Yöneticilerine, Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğüne, Ardahan Üniversitesi öğrencilerine ve Ardahan Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki okullarda öğrenim gören ortaöğretim öğrencilerine teşekkür etti.


    **”MODERN DÜNYADA DİN VE BİLİM İLİŞKİSİ”



    Ardahan Üniversitesi, dünyaca ünlü üniversitelerde misafir öğretim üyeliği yapmış, Milli Eğitim Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü görevini yürüten, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Yönetim Kurulu, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Bilim Adamı Yetiştirme Kurulu üyeliği gibi önemli görevlerde bulunan Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Özdemir’i ağırladı. ARÜ’de “Modern Dünyada Din Bilim İlişkisi” isimli konferans veren Prof. Dr. Özdemir, geçmişten günümüze bilim ve din arasındaki ilişkiyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.

    15 Mayıs 2015 Cuma günü saat 14.00’dan itibaren İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi (İBEF) Kırmızı Salon’da başlayan konferansa ARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hanefi Palabıyık, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Dekanı Prof. Dr. Hakkı Büyükbaş, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şeref Kılıç, akademik ve idari personeller ile çok sayıda öğrenci katıldı. Konferansın açış konuşması Rektör Yardımcısı M. Hanefi Palabıyık tarafından yapıldı. Prof. Dr. Özdemir hakkında bilgi veren Prof. Dr. Palabıyık, “Bugün konuşmacı hocamız, Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin eski kurucu rektörüdür. Hocamızın ele alacağı konunun aktüalitesi hala devam etmektedir.” diye konuştu. Prof. Dr. Palabıyık sözlerini tamamlamasının ardından sözü Prof. Dr. Özdemir’e bıraktı.

    İslam geleneğinde bilim ve din konularında Gazali ve İbn-i Rüşd’ün görüşlerinin çatıştığını belirten Prof. Dr. Özdemir İbn-i Rüşd’ün bu tartışmaları ebediyen bitirmek için Faslul Makal isimli eseri yazdığını ifade etti. Prof. Dr. Özdemir, “İbn-i Rüşd, ‘Din ile akıl arasında bir çatışma olmaz.’ diyor. Ona göre tanrı kendi varlığı için aklı şahit tutuyor. ‘Aklı olmayanların dini yok.’ diyor. Öyleyse aklın bulduğu sonuçların din ile çatışmaması lazım. Çatışıyorsa, o zaman biz dini yanlış anlıyoruz. Bizim o yanlış anlaşılan konuyu yeniden yorumlamamız lazım.” diyerek, bilim ve din arasındaki ilişkiye “akıl” kavramı ve tartışması bağlamında aydınlatıcı bir perspektif getirdi. 

    “Farklı Dinlere Mensup Bilim Adamları Arasında Müthiş Bir İş Birliği Var”

    Farklı dinleri benimsemiş bilim insanları arasında bilgi, fikir ve düşünce açısından tarihten beri bir etkileşim olduğunu çeşitli örnekler ışığında aktaran Prof. Dr. Özdemir, “Örneğin, İspanya tarihi denildiği zaman Müslümanlar ile Hıristiyanlar arasında olan savaşlar akla gelir. Ancak diğer taraftan o dönemlerde asırlarca Katolikler medreselere gelip eğitim görmüşlerdir. Nitekim ‘İbn-i Meymun’ diye Yahudilerin tarihteki en büyük filozofu, tarihçi aynı zamanda Selahaddin Eyyubi’ye başhekimlik yapacak kadar hekim birisi… Bütün kitaplarını Arapça yazmıştır. Yani İslam felsefe geleneğinden ve kelamdan çok etkilendiğini görüyorsunuz. Müslümanlar, Yahudiler, Hıristiyanlar… Bakıyorsunuz ki bilim adamları arasında müthiş bir işbirliği var.” sözleriyle, din ve bilim alanında algılanan bazı kategorilerin yeniden düşünülmesi gerektiğini vurguladı. 

    Konferans, katılımcılardan gelen soruları Prof. Dr. Özdemir’in cevaplaması ile devam etti. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hanefi Palabıyık’ın Prof. Dr. Özdemir’e teşekkür belgesi takdim etmesinin ardından konferans sona erdi.                     Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com


    **Köprülü Belediyesi İçme Suyu Prorejesi Tamamlandı..



    Daha önce İller Bankası tarafından ihale edilen ve müteahhit firmadan kaynaklanan sorunlar sebebiyle yarım kalan Köprülü Belsesi (Koreveng) içme suyu projesi, İl Bank Bölge Müdürlüğü ve Köprülü Belediyesi tarafından  tekrar revize edilerek hazırlanmış, Kuzupınarı, Durançam ve Köprülü merkez mahalle de projeye dahil edilerek, tekrar ihale edilmek üzere Genel Müdürlüğe gönderildi.

    Proje, İl Bank Erzurum Bölge Müdürü Selami Öcal ile Göle Kaymakamı ve Köprülü Belediye Başkan V. Zafer Oktay tarafından imzalanarak, ihale aşamasına getirildi. Yakın zamanda ihale edilerek, yer tesliminin yapılacağı içme suyu projesiyle Köprülü beldesindeki ve bağlı mahallelerindeki içme suyu problemi çözülecektir. 


    **KAI’den ”Ayrılsakda Beraberiz” Konseri..



    Kars-Ardahan-Iğdır İstanbul’da ”Ayrılsakda Beraberiz” Konseri ile hemşerilerimiz buluşuyor.


    Kars Ardahan Iğdır Hemşehri Buluşması 23-Mayıs-2015 Cumartesi Pendik Kurtköy Kapalı Spor Salonu’nda Saat 19:00 da O Ses Türkiye Yarışmasında yarışan Sahil Ekmekçi, Aşık Ozanlarımız Yener Yılmazoğlu ve Aşık Erol Coşkunoğlu katılımıyla gerçekleşecek olan geceye tüm hemşehrilerimiz davet edildi.


    **Göleliler HDP Diyor..



    Ankara  Demokrat Göle’liler 17.05.2015 cumartesi günü saat 10:00 da Ankara CK Farabi Hotelde bir kahvaltı düzenleyerek, Ankara’daki Kars, Ardahan Iğdır’lılar bu kahvaltıda buluşturdu.

     Ankara’daki Demokrat Göle’ lilerin etkinliğine yoğun katılım oldu. Birçok sendika, Dernek ve STK üyelerinin ve temsilcilerinin katıldığı geceye HDP Ankara 1.bölge Milletvekili Adayı Sırrı Süreyya Önder HDP Ankara 2. Bölgeden Münibe Koç’un katılımlarıyla kahvaltı dayanışmayı dahada renklendirdi. Haber/Fotolar: Erkan Sarıkaya-www.ardahanyasam.com


    **Seçim geldi, Cem Evi akla geldi..


    Ardahan’da seçim çalışmaları..


    HDP Ardahan Milletvekili adaylarının Hanak, Damal ve Göle ilçelerinde yaptığı ziyaretler ve HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın 22 Mayıs’ta kentte düzenleyeceği seçim mitingi için el ilanları dağıtılmasıyla sürdü. Hanak ve Damal ilçesinde seçim çalışması kapsamında Çavdarlı, Serinkuyu, Çiçeklidağ, Alaçam köylerini ziyaret eden milletvekili adayı Arzu Moco, Mersin ve Adana’da HDP’ye yapılan saldırıların, HDP’nin başarısından ve halkların bir olmasından korkan AKP’nin eliyle gerçekleştiğini dile getirdi. Alevi inancına mensup olan köy sakinleri ise AKP ve CHP’nin köylerde ibadetlerini yapabilecekleri bir cemevi inşa etmemesine tepki gösterdi. 

    HDP’nin diğer adayı Taşkın Aktaş ise Göle ilçesinde esnaf ziyaretleriyle seçim çalışmalarını sürdürdü. Esnafların yoğun ilgisiyle karşılaşan Aktaş, 7 Haziran seçimlerinin tüm halklar için hayati önem taşıdığını belirterek, HDP için destek istedi. Aktaş, seçim çalışmalarını ilçeye bağlı köylerde devam etti. 


    **TOPRAK KAYA’NIN KADROSUNDA..



    7 Haziran’da yapılacak olan Genel Seçimlerde Saffet Kaya’nın yanında yer alan Göle eski Belediye Başkanı Mahmut Toprak alanlara çıktı. Saffet Kaya’nın yanında yer alan Toprak’ın yanı sıra bir çok kişinin de Kaya’nın yanında yer aldığı görülüyor.


    **Vali yollar için yollarda..



    Kendi sorumluluğu alanında bulunan köy yollarını inceleyip, yaptıran Ardahan Valisi Ahmet Deniz 

    tüm gücünü kış boyu bozulan yollara verdi..


    Vali Ahmet Deniz, merkeze bağlı köy yolları ile Hanak ilçesine bağlı gurup köylerinde İl Özel İdaresi’nin yol yapım çalışmalarını denetledi. Gittiği köylerde vatandaşlarla sohbet edip, taziye ziyaretlerinde bulunan Vali Deniz, karşılaştığı çocuklara hediye verdi.

    Vali Deniz, Özel İdare’nin merkeze bağlı Bayramoğlu köyünde başlattığı yol yapım çalışmalarını görmek için Özel İdare Genel Sekreteri Hakkı Özgür ile birlikte Bayramoğlu köyüne gitti. Yapılan çalışmaları yerinde gören Vali Deniz, ekiplerle görüşerek çalışmaların gidişatı hakkında bilgi aldı. Vali Deniz, köy içerisinde taziye ziyaretlerinde de bulundu.

    Bayramoğlu köyünde ki incelemelerinin ardından Vali Deniz, Hanak ilçesine bağlı Ortakent, Geç ve Arıkonak köylerine ulaşımı sağlayan gurup yollarında yürütülen sıcak asfalt altyapı çalışmalarını denetledi. Ortakent köyünde bir çay ocağında vatandaşlarla birlikte çay içen Vali Deniz, vatandaşların kendisine ilettiği sorun ve talepleri dinledi.

    Vali Deniz, daha sonra merkeze bağlı Edegül-Dedegül gurup köy yollarına giderek, ikinci kat asfalt öncesi yapılan hazırlık çalışmasını denetledi.

    Geçtiği güzergahlarda ki köylerde vatandaşlarla görüşen Vali Deniz, karşılaştığı çocuklara çeşitli hediyeler dağıttı.


    **Ardahan Kültürevi Spor-Sivas Spor Final Maçı 


    Ardahan Kültürevi Spor-Sivas Derneği Spor minal maçı salı günü Esenyurt Necmi Kadıoğlu Stadında saat:17.00 de yapılcak.

    Esenyurt İl Dernekler Birliği tarafında düzenlenen bu yıl beşincisi organize edilen İller Arası Futbol Turnuvasında beş yıl içerisinde 2 defa Şampiyon, 1 defa 2 ve 1 defada üçüncü olan Ardahan Kültür Evi Spor 19 Mayıs 2015 salı günü Sıvas Derneği Spor ile yapacağı final maçına tüm Ardahanlılar davet edildi.


    **11. DURSUN AKÇAM 

    KÜLTÜR SANAT GÜNLERİ DEVAM EDİYOR..



    11. Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri Ardahan ve Hanak”ta geniş katılımlarla devam ediyor.

    İkinci günün ilk etkinliği Ardahan”da, Dursun Akçam Kültürevi”nde yapılan “YAŞAMIMIZDA, EĞİTİMİMİZDE VE EDEBİYATIMIZDA KADIN” başlıklı açık oturumla başladı. Televizyon yapımcısı Güldal Okuducu, Bursa Yazın ve Sanat Derneği Başkanı yazar Şaban Akbaba ve yazar Alper Akçam”ın konuşmacı olarak katıldıkları oturumda günümüz Türkiyesi”nde kadının durumu ve edebiyatımızda kadının yeri konusunda konuşmalar yapıldı.

    Güldal Okuducu Cumhuriyet kuruluşunun kadın hakları konusunda sağladığı özgürlükler üzerinde durdu; günümüze uzanan süreci gözlem altına aldı. Şaban Akbaba Dursun Akçam”ın kitaplarında kadın temasının işlenmesini ve kadın kahramanların kurulumunda tutulan yolu tanımlamaya çalıştı. Alper Akçam, Anadolu halk kültüründe kadının yerini ve Köy Enstitüsü çıkışlı yazarların kadına bakışını, halk kültürü ile edebiyat arasında oluşturdukları bağlamı gözlemleyen bir konuşma yaptı.

    Etkinliğin ikinci ayağında Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri”nin konuşmacıları Hanak Belediyesi tarafından düzenlenen “KAFTANCIOĞLU TOPRAĞINDA YAŞIYOR” başlıklı etkinliğe katıldılar. Ümit Kaftancıoğlu”nun yeğeni Hayati Tatar”ın sunucu olduğu etkinlikte Prof. Dr. Firdevs Gümüşoğlu Kaftancıoğlu”nun Cılavuz Köy Enstitüsü”ne gidiş serüvenini ve enstitülüler kapatıldıktan sonra yaptığı değerlendirmeleri aktardı. Alper Akçam, “Ümit Kaftancıoğlu Yapıtlarında Halk Kültürü ve Karnavalcılık” başlıklı bir konuşma yaptı. Daha sonra açık havada Fevzi Kurtuluş ve Mine Kuş”un sahne aldıkları bir müzik dinletisi gerçekleştirildi.

    İkinci günün sonraki adımı Dursun Akçam Ormanı”nda yapılan fidan dikimi ve kır şenliği idi. Kars yolu üzerinde bulunan Dursun Akçam Ormanı”na etkinlik katılımcısı sanatçılar ve öğretim üyeleri ile Ardahanlı gençler fidan diktiler. Daha sonra davul zurna ve tulum eşliğinde oyunlar oynandı.

    Günün son etkinliği Kültürevi”nde oynanan, Dursun Akçam”ın aynı adlı yapıtından uyarlanmış KANLIDERENİN KURTLARI adlı tiyatro oyunu oldu. Dursun Akçam Kültürevi salonu tamamen dolmuştu. Ardahanlı gençlerin büyük bir başarı ile sahneledikleri oyunu izleyen Ardahanlılar keyifli anlar yaşadılar, oyun bitiminde oyuncuları ayakta alkışladılar.

    11. Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri 17 Mayıs Pazar günü de saat 10.00 da başlayacak çocuk oyunu, açık oturum, Çıldır Gezisi ve Müzik dinletisi ile devam edecek…               


    **ARDAHAN VE GÜRCİSTANLI ÇİFÇİLERE SEMİNER..


    Gürcistanlı üreticilerin talebi üzerine Ardahan Üniversitesi (ARÜ) öğretim üyeleri, hayvancılık ve ziraat alanında eğitim vermeye başladı.

    Ardahan Üniversitesi (ARÜ) İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdoğan Altınkaynak,  yaptığı açıklamada, Gürcistan’ın Ahıska kentinde bulunan ziraatçilerden bilgi alışverişi konusunda talep aldıklarını söyledi.

    Bu talep doğrultusunda Ardahan Üniversitesi olarak 5’i kadın , 18 girişimci ve üreticiye eğitim ve semineri vermeye başladıklarını anlatan Altınkaynak, şöyle konuştu:

    “Üniversite olarak her alanda faydalı olmaya çalışıyoruz. Bu sadece bizimle sınırlı veya Türkiye için değil. Örneğin komşu dost ve kardeş ülke Gürcistan ile de böyle bir çalışmak yapmaya başladık. Gürcistan’ın Ahıska bölgesindeki üreticilerin talebi doğrultusunda böyle bir çalışma yapmayı uygun gördük. Hem Ardahan’da hem de Ahıska’da karşılıklı olarak brifinglerle, eğitimlerle başladık. Bu eğitimler hayvancılık, ziraat ve bölgelerde üretimi artırıcı faaliyetlerin nasıl olacağı yönünde temel çalışmalar olacak. Ayrıca hayvan ve bitkisel hastalıklar konusunda da eğitimler verilecek. Azıl amaç iki komşu il arasında bilgi akışı sağlamaktır.”

    İlk gün seminerin gayet verimli geçtiğini, talepler doğrultusunda önümüzdeki günlerde de devam edileceğini anlatan Altınkaynak, kendilerinin sadece girişimci ve üreticilerle değil, aynı zamanda Ahıska’daki üniversite ve Gürcistan’daki tarım, hayvancılıkla ilgili bakanlıkla da işbirliği halinde olduklarını kaydetti.

    ARÜ İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi’nde verilen eğitime katılan Halk Ozanı Faruk Erdoğan da bağlamasıyla derse renk kattı.

     Erdoğan’ın Ardahan-Ahıska dostluğu üzerine çaldığı bağlamayı, Gürcistanlı misafirler keyifle dinledi.


    **ARDA-FED’den 19 Mayıs Etkinliği..



    İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu (ARDA-FED) 19 Mayıs 2015 Salı günü akşamı 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlama etkinliği olarak yemekli, müzikli ve eğlenceli bir program düzenlenecek.

    Tamamen sponsorlu bir etkinlik olacak ve katılımcılardan ücret alınmayacak. Geceye tüm Ardahan halkı,Ardahan Dernekler Federasyonu’na üye tüm Dernekler davet edildi.

    TARİH:19 Mayıs 2015 Salı akşamı saat:19.00-23.00 arası

    ADRES: Asia Royal Hotel Tugayyolu Caddesi No:4 (Pamukspor Tesisleri içi) Maltepe-İstanbul

    İRTİBAT:Jülide Ferihan Kaya 0533 471 7726


    **Ardahan Üniversitesi Engellileri Unutmadı..



    Ardahan Üniversitesi (ARÜ) tarafından, “10-16 Mayıs Engelliler Haftası” etkinlikleri çerçevesinde, Ardahan’daki engellilere destek olmak amacıyla bir kokteyl düzenlendi. ARÜ Engelsiz Üniversite Birimi ve Ardahan Üniversitesi Gençlik Eğitim Merkezi’nin (ARÜGEM) işbirliği ile gerçekleştirilen kokteylde Ardahan’da yaşayan ve rehabilitasyon merkezlerinde eğitim gören engelli vatandaşların güzel bir gün geçirmeleri sağlandı. Etkinlik, 12 Mayıs 2015 Salı günü ARÜ Yenisey Konuk Evi’nde gerçekleştirildi. 

    Saat 14.00’dan itibaren başlayan etkinliğe ARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hanefi Palabıyık, ARÜGEM Başkanı Canan Korkmaz, ARÜ Engelsiz Üniversite Birimi Sorumlusu Öğr. Gör. Betül Aşçı, çok sayıda ARÜ’lü akademik, idari personel, öğrenciler, engelli vatandaşlar ve aileleri katıldı. 

    Programın açış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hanefi Palabıyık; “bu anlamlı günde hepinizi burada ağırlamaktan mutluyuz. Üniversitemize hoş geldiniz. Farkındalık için bu etkinliği yapıyoruz ve gerçekten çok şeyin farkına varıyoruz. Katkılarından dolayı ARÜGEM Başkanımız Canan Hanım’a ve Betül Hanıma teşekkür ediyorum. Aynı zamanda bu işe emek veren ve farkındalığımızı üst düzeye getiren rehabilitasyon merkezlerimize teşekkür ediyorum ve bundan sonra ki çalışmalarınızda da başarılar diliyorum.” dedi.

    ARÜ Engelsiz Üniversite Birimi Sorumlusu Öğr. Gör. Betül Aşçı ise etkinlikte yaptığı konuşmada, “Engelli vatandaşlarımızı aileleriyle beraber bu etkinliğe davet ettik. Ardahan’da eğitim veren rehabilitasyon merkezlerinde, eğitimlerine devam eden engelli kardeşlerimiz bugün burada görmek bizi sevindirdi. Onlarla birlikte olmak yaşama daha pozitif bakmamızı sağlıyor. Yüzlerinde ki gülümseme ve mutluluk yaptığımız işte başarılı olduğumuzun bir kanıtıdır.” diye konuştu. 

    Programda engelli vatandaşların istek ve dileklerine yer verildi. Görme engelli Döndü ve Erkan Avkuş çifti, yaklaşık iki yıldır Ardahan’da olduklarını, geldikleri tarihten itibaren şehirde bir çok sıkıntıyla karşılaştıklarını ifade ettiler. Erkan Avkuş; “Bizler engelli vatandaşlar olarak şehir içinde dolaşırken sıkıntılar yaşıyoruz. Kaldırımlarda bulunan biz görme engelliler için yapılan sarı şeritlerin yararından çok zararı var. Çünkü çoğu zaman ıslak olduğundan kayganlaşıyor ve bazı sarı şeritlerin bitişleri ise kaldırımların bozuk kısımlarında. Ardahan’da trafik ışıklarının olmayışı da bizleri oldukça zorluyor. Çok küçük ilçelerde bile trafik lambalarının olmasına rağmen bir il merkezinde olamayışı engelli vatandaşlar olarak bizlerin yaşamını zorlaştırıyor” diyerek karşılaştıkları zorluklardan bahsetti.

    Konuşmaların ardından Ardahan Üniversitesi Okutman Turgay Akdağoğlu, Okutman Kemal Özavcı, Öğr. Gör. Ahmet Çağrı Kır ve Gültekin Arıkan katılımcılara canlı müzik ziyafeti ile hoşça zaman geçirmelerini sağladı.        Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com


    **Ardahan’ın yüzde 44.2’si Batık..



    CHP yönetiminin, bir süre önce bazı bankaların yöneticileri ile görüştüğü ve olumlu yanıt aldığı öğrenildi. Borçların bir bölümünün piyasa koşulları içinde yeniden ödenebilir hale getirilmesine banka yöneticileri de sıcak baktı.

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun verilerine göre ise Türkiye genelinde batık tüketici kredisi ve kredi kartı miktarı yüzde 22.3 artarak, 11 milyar 202 milyon TL’den 13 Milyar 700 milyon TL’ye çıktı.

    En fazla borcu bulunan İstanbul’da batık tutarı yüzde 30.8 arttı. Bu oran İzmir’de yüzde 22.2, Ankara’da yüzde 21.9 oldu. Batık tutarı bir yılda Siirt’te yüzde 67.8, Şırnak’ta yüzde 51.9, Bingöl’de yüzde 50.5, Ardahan’da yüzde 44.2, Gümüşhane’de yüzde 43.6 en fazla artışı gösterdi.


    **Vatandaşa aylık 49 gram et!


    Ardahanlı CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, İstanbul’un yoksul semtlerindeki insanların aylık 49 gram kırmızı et tüketebildiğini söyledi.

    Gürsel Tekin şöyle konuştu:


    ”İstanbul’un yoksul semtlerinden birini ziyaret ettim. Yaklaşık 25 bin nüfusu var bu bölgenin. Üç tane de kasapları. Kasaplara gittim. Günlük ortalama 10 kg, 14 kg ve 17 kg olmak üzere 41 kilogram et sattıklarını söylediler. Kabaca bir hesap yapalım; 41 kg aylık bin 230 kilogram yani 1 milyon 230 bin gram et yapar. Nüfusa oranladığımız zaman kişi başı aylık kırmızı et tüketimi 49 gram, yıllık ise 590 gram…Dana ve kuzu etinin kilosu yaklaşık 35-45 TL arasında değişiyor.


    Tüketilen ete bakın. 25 bin nüfus üç ili Ardahan, Bayburt ve Gümüşhane’yi kapsar…bu insanlar işsiz, yoksul. Gidip büyük alışveriş merkezlerinden alışveriş yapamıyor. Mahallesinden alış veriş yapıyor, yeri geliyor veresiye alıyor…. Pazardaki küçük esnaf “Geleceğimden, çocuklarımın geleceğinden kaygılıyım” diyor. Emekliye ikramiye, asgari ücretten vergi almayacağımızı söylediğimizde bize ‘kaynak nerede’ diye sormak ayıptır. Kamu kaynakları bu kadar israf edilirken yoksula yardıma gelince bu tepkinin gösterilmesi büyük haksızlıktır. Ben merak ediyorum. Açıklasınlar Kaçak Saray’a dün ne kadarlık et girdi, kaça mal oldu? ”


    **Ardahan’ın Saray Bağlantısı..



    Ak Saray’da Sümeyye Erdoğan için hara yapıldığı tartışmaları sürerken Mimarlar: “Sadece manej değil tenis kortları, halı sahada var” dedi.

    Mimarlar Atatürk Orman Çiftliği’nde yargı kararlarına rağmen inşaa edilen Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nınn peşini bırakmıyor.

    Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Kaçak saray yerleşkesinde Kaçak Konut bölgesinde, tenis kortu, basketbol voleybol ve halı saha gibi spor tesisleri yapılıyor.

    Bize ait olan alana hukuka aykırı şekilde el koyularak , kendi çiftlikleri haline getirmeye çalışıyorlar. Bir tenis kortu eksikti oda tamamlanmış oldu. Türkiye’nin teniste dünya sıralamasına girememesinin nedenlerinden biriside bu olsa gerek. İtibar, kaçak saraya tenis kortu yaptırmakta değil, dünya sıralamasına girecek sporcular yetiştirecek yatırımlar yapmaktadır. Nüfusu 100 bin olan Ardahan’da 2014 TÜİK istatistiklerine göre 29 adet spor kulübü varken, Kaçak saray konutunda yaşayacaklara nerdeyse kişi başına bir kort bir halı saha,manej, basketbol , voleybol sahası düşüyor.İşte adaletsizlik budur.” dedi.

  • Sözde (!) Ardahan Organize Sanayi Sitesi ve Sanayi Sitesi Yolu Gibi Kendisi de Yok Hükmünde..

    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Eski Ardahan-Hanak yolu olarak bilinen alanda yapılan ancak bugüne kadar bir yatırımın yapılmadığı dağ başındaki siteye giden yolun yapılması, asfaltlanması istenirken, aynı zaman da Posof, Hanak ve Damal’ı Ardahan’a bağlayan Hanak Dikkan köyü üzerinden geçen eski Hanak Yolunun hizmete açılması da istenmekte.Bu yolun yapılıp, ışıklandırılması halinde hem Ardahan Organize Sanayi Sitesinin işleyeceği, hemde 3 ilçenin kısa yoldan Ardahan’a bağlanacağını belirten Ardahanlılar Yıldız Dağının yanı başında geçen ve yeni Ardahan Çevre Yoluna bağlanan bu yolun yapılıp, işler hale gelmesi halinde başta Ardahan Atatürk Caddesi olmak üzere bölgenin hareketleneceği gibi Valilik ve Hastane başta olmak üzere Ardahan kent merkezine zorunlu olarak gelen Posof, Damal ve Hanaklılarında rahat edeceği belirtilmektedir. 



    Bilgen ve İmamoğlu Kayyumu Beklememeli..


    Bir çok siyasetçisinin hapiste olduğu ülkede ne yapılıyorsa önüne geçilemeyen ve her geçen gün oy oranını arttıran ve son anketlerde oy oranının %13’leri bulduğu belirtilen partinin yani alına alına bitirilemeyen belediye başkanlarının ve ülkedeki diğer tüm belediye başkanlarının sayısını merak edip, baktığımda inanmayanlara, ‘Amma da Ne kadar HDP’li Başkan Varmış?’ dedirten bir sonuçla karşılaştığım bu sabah birilerinin derdinin Corona, morona olmadığı ve demokrasi oyunu içinde oyunlar oynamaya devam ettiğini bir kez daha görüyor, üzülsem de yazmaktan öte bir şey yapamamanın ezikliğini yaşıyordum.


    Çünkü, son yerel seçimler de hem CHP’nin başını çektiği başkanlara, hemde kendi partililerine demokrasi adı altında oy verenlerin hür denen iradelerine kayyumların atanmaya devam ettiği ülkede belediye ve başkan sayısının kaç olduğuna baktığımda bunların %25’ine yakınının HDP’li belediye ve başkanlar olduğuna rastlıyordum..


    Ve bunların bir çoğunun halkın, seçmenin, hür iradesinin yani sözüm ona demokrasinin gereği oyları ile seçilmelerine karşın çoğunun çoktan görevden el çektirilip, yerlerine kayyumlar atandığını biliyor ve yazımı yazdığım Ardahan’a komşu olan Kars ve Iğdır Belediye Başkanlarının yerlerinde kaldığını sanıyordum.


    Ama sabah işime gelip, bilgisayarımın başına geçtiğimde gelen ilk ‘son dakika’ başlıklı haberde, 5 HDP’li belediye başkanının daha görevden alınıp, aralarında bir dönem Ardahan’da Vali Yardımcılığı da yapan ve şu an Siirt’te vali olan Ali Fuat Atik’in de bulunduğu vali ve kaymakamların kayyum olarak yerlerine atandıklarını öğreniyordum.



    Yani, ‘Siirt Belediye Başkanı HDP’li Berivan Helen Işık ile Baykan Belediye Başkanı HDP’li Ramazan Sarsılmaz, Kurtalan Belediye Başkanı HDP’li Baran Akgül, Iğdır Belediye Başkanı Yaşar Akkuş ve Muş Altınova Belediye Başkanı İçişleri Bakanlığınca görevlerinden alındı. Siirt’e Vali Ali Fuat Atik, ilçelerde ise kaymakamlar, Belediye Başkanı olarak görevlendirildi.’ haberini okuyunca Iğdır’dan sonra sıranın Kars’a geldiğini anlatır gibiydi günün ilk haberi.. 


    Bu haberi okuduğumda, sıranın Kars’a geldiğini ve birilerinin işini yaptığını düşünürken rahmetli babamın, ‘Adamın işi Artistlik, başka ne beklersiniz ondan?’ dediği Sırrı Süreya Önder’in bir süredir çözüm süreci benzeri yeni bir sürece sıcak bakan ve aralarında bazı mevcut milletvekillerinin de bulunduğu AK Partili isimlerle bir araya geldiği ve ikinci çözüm süreci için nabız yokladığı öğrenildi” iddialarına rastlıyordum..


    Ve bu iddialar ardından son olarak yerlerine kayyum atanan 5 belediye başkanı haberi ile Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanıyken yerine kayyum atanan Ahmet Türk’ün, “Sırrı Süreyya Önder’in açıklamasını hayretle karşıladım. Siyasette saklı kalması gereken bazı şeyler vardır. Şahsen bu dönemlerde yerelde politika yaptığım için böyle bir ilişkinin olup olmadığı konusunda bir şey söyleyemem. Buna şahit olmadım” açıklamasına rastlıyor ve bu kafa karıştıran gelişmelerin arka perdesinde neler olduğunu da çözmeye çalışıyordum.


    Yani, başta HDP’li Kars Belediye Başkanı ve HDP’lilerin desteği ile İmamoğlu gibi seçilen CHP’li belediye başkanlarının bu gelişmeler karşısında nasıl bir tavır alacaklarını da merak etmiyor değildim.


    Ve HDP’lilerin oyları ile seçilir, seçilmez barış süreci içinde bir çoğu AK Partili olan eski Belediye Başkanları tarafından indirilen T.C’leri geri asan CHP’lilerden olmaz deyip, bu yaşanan demokrasi oyununa tepki olarak HDP’li Kars Belediye Başkanı ile İBB Başkanı İmamoğlu’nun kayyumu beklemeden görevi bırakması gerektiğini düşünüyordum.


    Ve her an kapısına kayyum bekleyen HDP’li Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen’in, Kılıçdaroğlu’nun Coronayı fırsat bilip, kapandığı evinde Çiftçilerin borçlarının ertelenmesi gerektiğini söyleyip, hükümete akıl vermeye devam ettiği bir süreçte mecliste bulunan HDP’li vekillere ve İmamoğlu’nun da içinde olduğu HDP’lilerin desteği ile seçilen CHP’li Belediye Başkanlarına örnek olacak bir davranışta bulunur mu bekleyip, görelim derim..



    SAFFET KAYA ÇEKİLİYOR MU?SAFFET KAYA ÇEKİLİYOR MU?


    arşiv haber 14/04/2015 tarihi haber


    Buda Mavi Beyaz Ada..


    Altında gün yüzüne çıkarılmayı beklenen tarihi bir kentin olduğu ileri sürülen Çıldır Ağca Adası yağan karla beyaza bürünürken, baharın gelmesiyle birlikte yüzeyinde ki buzların eridiği Çıldır Gölünün mas mavi suları olağanüstü bir görüntü sağladı. Çıldır Göl Festivalinin de yapıldığı Ağca adayı çevreleyen Çıldır Gölü eriyen kar sularıyla birlikte içinde ki su miktarının da bir hayli arttığı ve su sağladığı Arpaçay HES Barajının taşmasına neden oldu.Foto: Ulaş Kılıç


    **SAFFET KAYA ÇEKİLİYOR MU?


    Haziran ayında yapılacak olan Genel Seçimer öncesi adeta duraksallaşan Ardahan Siyaset Sahnesin de ortaya atılan yeni bir iddia dalgalanmaya neden oldu.


    HDP Milletvekillerinin karlı bir günde uzun bir konvoy ile Ardahan’a girip, Göle, Ardahan, Hanak ve Damal’da gövde gösterisi yaptığı Ardahan’da 4. kez milletekili olmak için ‘Ardahan Bağımsız Milletvekili’ adayı olan Ardahan’ın 21., 22. ve 23. Milletvekili Saffet Kaya’nın bu kararında vaz geçip, geçmeyeceği yönünde karar aşamasında olduğu ileri sürüldü.


    Başta Ak Partinin Milletvekilli Adayları olmak üzere diğer adayların sesizce seçim çalışmalarına devam ettiği Ardahan’da ortaya atılan bu iddianın ne kadar gerçekçi olacağı bilinmezken, böyle bir durumun yaşanmasının Ardahan’da yapılan hesapların yeniden yapılmasına neden olacağı belirtilmektedir.


    **ARABALARI OLMAZSA DA PARKLARI VAR..



    Bine yakın öğrencinin eğitim gördüğü Ardahan Üniversitesi kampüsünde yapılama devam ediyor.


    Kent geneline 5 kilo metre uzaklıkta bulunan Ardahan Üniversitesi Kampüs alanında devam eden yapılaşma üniversite de okuyan öğrenciler için yaptırılan ‘Öğrenci Aracı Park Alanı’ ile devam ederken, üniversitede okuyan öğrencilerin % 97’sinin yoksul olması ve kampüsün uzağında yaptırılan park alanı öğrenciler tarafından Tİ ye alındı.


    Üniversiteye yolcu taşıyan dolmuşlarla gidip, gelen Ardahan Üniversitesi öğrencileri para harcamak için gelişi güzel yapılan bu tür szöde yatırımları yapanlar önce öğrenci yurdu sorunu çözüp, yoksul öğrencilerin burslarının arttırılmasını sağlasınlar diyerek sanal ortamda paylaşımlarda bulundukları dikkat çekti.


    **ÖĞRENCİLERE SİNEMA..


    Çanakkale Zaferi’nin 100. yılı etkinlikleri kapsamında, “YURTKUR Sinema Günleri” adı altında Ardahan’da yurtlarda kalan 300 öğrenciye, “Son Mektup” filmi ücretsiz izletildi.


    Kredi ve Yurtlar Kurumu Ardahan Yurt Müdürü Ali Caner, yaptığı açıklamada, “Öğrencilerimizden tarih bilincini geliştirmek, milli ve manevi değerlere bakışında farkındalık oluşturmak, yüreklerine vatan sevgisini aşılamak amacıyla müdürlüğümüz böyle bir etkinlik yaptı. Çok güzel bir etkinlik oldu. Öğrencilerimiz bu etkinlikten sonderece memnun oldular” dedi. Caner “Son Mektup” filminin başarılı bir yapım olduğunu, gençnesillerin filmi izlemesinin ve Çanakkale’ye bir de bu açıdan bakmalasının son derece önemli olacağına dikkat çekti.


    **YOKSULUN EVİ ASKERİ LOJMAN OLACAK..



    Ardahan Belediyesi ile Başbakanlık Toplu Konut Başkanlığı tarafından birlikte yürütülen ‘Kentsel Dönşüm’ projesinin başlayacağı şu günlerde ortaya çıkan bir plan arsaları ellerinden alınan atandaşların tepkisine neden oldu.


    Alınan bilgiler göre AK Partili Ardahan Belediyesi ile TOKİ’nin birlikte yürüttükleri ‘Kentsel Dönüşüm’ projesi kapsamında Ardahan Yeni Mahalle de yürütülen çalışmalar çerçevesinde yapılacak olan yeni konutların büyük bölümünün kent merkezinde bulunan ve Ardahan Belediyesine devir edilen arsanın üzerinde ki lojmanların yenilerinin Yeni Mahallede yapılacak olan Kentsel Dönüşüm alanın içine taşınacağı öğrenildi.


    Gazetemizin konuyla ilgili yaptığı araştırma da Ardahan kent merkezinde bulunan Merkez Camisinin yaın başında ki Askeri Lojmanların taşınmasına karar verildiği ve bu çalışmalar kapsamında Kentsel Dönüşüm Projesi için de bulunan konutların bazılarının Askeri alan olarak ayrılacak olan alanda yapılarak, Askeri Birliklerde görev yapan askeri görevliler ev olarak verileceği öğrenildi.


    **KIRBAYIR PANELLE ANILDI..



    Ailesinin Avrupa İnsan Hakları tarafından ödenmesine karar kıldığı 2 Milyonu almak için dosyasının açılmaması için çeşitli girişimlerde bulunduğu iddia edilen Cemil Krbayır İstanbul’da düzenlenen bir panel ile anıldı.


    12 Eylül darbesinin ardından gözaltına alınan ve 8 Ekim 1980’de Kars Sıkıyönetim Gözetim evinde işkence edilerek katledildiği iler sürülen Ardahan Göleli Cemil Kırbayır katledilişinin 33.Yıl dönümünde  İstanbul’da gerçekleştirilen panelle anıldı.


    **ATLAR CANLARINI BAHARA ATTILAR..



    Ağır kış şartlalrının devem ettiği Ardahan’da kendisini hisettirmeye başlayan bahar insanları gibi atları da sevindirdi.


    Geçimlerini hayvancılık yaparak sağlayan Ardahanlıların çeşitli taşıma işlerind ekullandığı Atlar uzun bir kışın ardından gelen baharla birlikte meralara çıkmaya başladıkları görülüyor. 


    Kış boyunca içeride kalmak zorunda kalan Atların havaların ısınması, karların erimesiyle birlikte dışarı salındıkları görülen Ardahan’da meralarda otlayarak kendilerini doyuran Atlar yaklaşık 4 ay esir kaldıkları Ahırlarda meralara kaşmanın  keyfi ile gün boyu meralarda otluyorlar.


    **KUM DEĞİL, KAR KAPATTI..



    Ardahan çevre yolu üzerinde bulunan ve eriyen kar suları ile birlikte adeta bataklığa dönen Hayan Pazarı geçtiğimiz gün yağan karlarla birlikte beyaza büründü.


    4 Yıl önce kent merkezinden dışarı taşınmasına karşın alt yapısı bir türlü tamamlanmayan bu nedenle eriyen kar suları ile birlikte adeta bataklığa dönüşen Ardahan Hayan Pazarı geçtiğimiz gün yeniden yağan karlarla birlikte beyaza bürünürken, günlerdir çamur için de alış veriş yapan hayan yetiştircileri gibi meydanda satışa çıkarılan hayanları geçicide olsa rahatlattığı görüldü.


    **İstanbul’da 21 Ardahanlı Meclis Üyesi..



    Bir milyona yakın Ardahanlının yaşadığı İstanbul’da 21 Ardahanlının çeşitili belediyeler de Belediye Meclis Üyeliği yapıyor.


    İstanbul’un önemli semtlerinden olan Bakırköy Belediyesinin Ardahan Damalı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun yaptığı İstanbul’un 39 İlçesinin belediyesinin 21’in de Ardahanlı olan siyasiler Belediye Meclis Üyeliği yaptığı görülürken, geriye kalan diğer ilçelerde olduğu gibi bu ilçelerde muhtarılık yapan bir çok Ardahnalı da muhtarlık görevini yapıyor.


    **MHP’DE CİDDİYE ALMADI..



    Merkezi istanbul’da bulunan Ardahan Federasyonu Başkanlığının bile verilmediği Hanaklı İşadamı Aytekin Kaya’nın milletekili olma hayalidse suya düştü.


    Başta Gazeteci Fakir Yılmaz olmak üzere bir çok Ardahanlının federasyon başkanlığına karşı çıkıp, başkan etmediği Kaya’nın DYP ardından AK Parti’de olmadı NHP’de siyaset yapmasına da izin çıkmadı.


    7 Haziran’da yapılacak olan Genel Seçimlerinde Milliyetçi Hareket Partisi’nde İstanbul 3. Bölgeden Milletekili aday adayı olan Aytekin Kaya listeye girmeyince MHP’de de eli boş dönmek zorunda kaldı.


    Öte yandan bir dönem Büyük Birlik Partisi Genel başkanlığı da yapan ve bu seçimde AK Parti’den Ankara Miletvekili adayı edileceği ileri sürülen Yalçın Topçu’nun yanı sıra Aytekin Kaya’nın aday adayı olduğu İstanbul 3. Bölgede AK parti’den Aday Aday olan ve kesin listeye girecek denilen Ardahanlı iki profesör Metin Toprak ve Fatih Avşar’ın da aday edilmediği görüldü.


    **Metin Baytöre Güven Tazeledi…


    İstanbul’dan sonra en çok Ardahanlının yaşadığı Kocaeli (İzmit) Vilayetinin en büyük ilçelerinden olan Gebze Kars-Ardahan derneğinde gerçekleşen kongrede Metin Baytöre tekrardan dernek başkanlığına seçildi.


    Dernek merkezinde yapılan kongre, divan kurulu oluşturularak başlandı. Divan kuruluna Sedat Tatar, Fikret Kaya ve Adil Zaman Oy birliği ile seçildi. Açılış konuşmasını yapan divan başkanı Sedat tatar önceki yönetimin yaptığı çalışmalardan ve sosyal faaliyetlerden bahsederek divan kurulu adına ve dernek adına teşekkür etti. Saygı duruşu ve istiklal marşının ardından programa konuk olarak katılan davetlilere söz hakkı verildi. Programa misafir olarak katılan CHP Kocaeli Milletvekili Adayı Tahsin Tarhan “kilometrelerce uzak vilayetlerden gelip Gebze de birliği ve beraberliği yakalayan tüm Kars-Ardahan-Iğdırlıları yürekten kutluyor bu birlik beraberliklerini bulundukları bölgeye faydalı bir şekilde yansıttıkları için başta başkan olmak üzere tüm yöneticilerini ve üyelerini tebrik ediyorum ve bundan sonra da yapacakları kültürel faaliyetlerde başarılar diliyorum.” dedi.


    metin (2)


    “Kars-Ardahan-Iğdırlıların taşın altına ellerini koymalarının gerekiyor”


    Konukların konuşmasının ardından mikrofona davet edilen Metin Baytöre yönetimi ile beraber yaptıkları başarılı çalışmalardan bahsederek bundan sonra da yapılacak çalışmalarda tüm Kars-Ardahan-Iğdırlıların taşın altına ellerini koymalarının gerektiğini belirtti. Konuşmaların ardından seçime geçildi. 130 üyenin oy kullandığı seçimde 1o9 oy alarak seçimi Metin Baytöre tekrar kazandı. Bir oy geçersiz olurken, 20 oy da diğer aday Orhan Kaya aldı. Oylama sonrası kısa bir konuşma yapan Kaya birlik ve beraberlik mesajı vererek kazanan listeye başarılar diledi.


    İşte seçim sonucu kazanan liste:


    Başkan : Metin Baytöre


    Asil Üyeler : Ali Çetinkaya(emekli Öğretmen), Fehmi Yıldız(Emekli Öğretmen), Zekeriya Özdemir(Kamu Emeklisi), Çetin Gürbudak(Avukat), Kemal Karadağ(Kamu Görevlisi), Burak Kaya(Mimar), Soner Yılmak(Kamu Emekçisi), Gürsel Belek(Emekli), Turgay Dursun(Satış Daınşmanı), Alim Durdağ(Emekli), Mevlüt Bilgin(İş Adamı), E. Volkan Balıkçı(Muhasebeci)





      Doğunun Güçlü, Tarafsız,Tek Sesi


     




    Haber – Sunday, November 02, 2003

    Dev Damal Bebegi büyük ilgi görüyor


    Ardahan’in Damal Ilçesinin giyim kültürünü üzerinde barindiran ve 1992 yilinda Japonya’da düzenlenen “El Sanatlari” yarismasinda Dünya 1 ncisi olan Damal Bebegi’nin dev maketi büyük ilgi topluyor.


    2 metre boyunda ki Damal Bebegi ‘nin, Ankara’da düzenlenen ve 81 Vilayetin Içisleri Bakanliginin bahçesin de stand lar açtigi “Içisleri Bakanligi Iller Sergisi”ne götürüldü. Sergi de büyük ilgi toplayan el sanatlari arasinda en dikkat çekici dev Damal bebegi, basta standlari gezen Basbakan’i olmak üzere, bir çok ziyaretçiyi kendisine hayran birakti.


    (Devamını Göster)


     




    Son Dakika – Saturday, November 01, 2003

    Selim ve Temel Balci trafik kazasi geçirdiler


    Ardahanli esnaflardan Konfeksiyoncu ve Hayvan Tüccari Selim Balci ve Sükran Restorant’in Sahiblerinden Temel Balci Çildir’dan Ardahan’a gelirlerken trafik kazasi geçirdiler.


    (Devamını Göster)


     




    Günün Haberi – Saturday, November 01, 2003

    Alin size yurt, alin size fakülte!


    Ardahan’in birinci gündem konusu olan Meslek Yüksek Okulu’nun yurt ve fakülte sorununu kökünden çözecek olan bina kent merkezinde yillardir bom bos bekliyor… Ardahan Valiligi tarafindan yaptirilan, ancak ne kiraya ve rilebilen, nede satilabilen Özel Idare binasinin tam bir Üniversite görünümünde oldugunu belirten Ardahanlilar, yurt sorununun çözülmesi halinde ögrenci sayisinin 800’ü bulacagi belirtilen MYO’nun ve Ardahan’a bir fakülte gelmesine vesile olacak olan tek yerin bu binanin oldugunu belirterek, yillardir bos bekletilen binanin Ögreanci Yüksek Kurumuna veya Kars Kafkas Üniversitesine verilmesini öneriyorlar. Neden Olmasin?


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Friday, October 31, 2003

    Camilerde ayakkabı hırsızlığı arttı


    Ramazan’ın gelmesiyle dolup taşan camilere ayakabı hırsızları dadandı.


    Özelikle Teravih namazına gelen bir çok vatandaşın ayakkabıları hırsızlar tarafından çalınıyor. Ardahan Yeni Mahalle Camisi’ne teravih namazı sırasında gelen hırsızlar 5 kişinin ayakkabılarını alarak kayıplara karıştılar.


    Son günlerde özellikle teravih namazları sırasında cami cemaatinin ayakkabılarının çalınması vatandaşları çileden çıkardı.


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Friday, October 31, 2003

    Polisten evlere pasaport servisi Toplum destekli polislik ve halkla iliskilerin gelistirilmesi baglaminda çalismalarina hiz veren Ardahan Emniyet Müdürlügü hizmetlerine bir yenisini daha ekledi. Müdürlük vatandaslarin pasaportlarini evlerinde teslim ediyor. Yapilan bu yeni uygulama ile, pasaport müracaati için müdürlügü gelemeyecek derecede özürlü olanlar ile saglik durumu ve yasi nedeniyle pasaportunu teslim almadan zorluk yasayan vatandaslarin pasaportlari bundan böyle adi geçen kisilerin adreslerine veya yattiklari kurum ve kuruluslara emniyet yetkililerince teslim edilecek. Yapilan bu yeni uygulamanin vatandaslar tarafindan memnuniyetle karsilandigini söyleyen Emniyet Müdürü Ismet Tashan, devlet kurumlarinin verdigi hizmetlerde bürokrasiyi azaltici kolayliklarin saglanmasi gerektigini söyledi. (Devamını Göster)


     




    Gazetemize Mektuplar Gelmis – Thursday, October 30, 2003

    Okurlarimizdan Mesajlar


    Gazetemizin internet üzerinde günlük Ardahan Haberleri yayinlamasi üzerinde çok kisa sürede geçmesine karsin, 7 binin üzerinde okura ulasmayi basardi.


    Günlük yüzlerce okurumuzun ziyaret ettigi sitemize gelen mesajlari siz sevgili okurlarimizla paylasmayi istedik.


    Okurlarimizdan gelen mesajlari sizinle paylasirken, sizinde duygu ve düsüncelerinizi bekliyoruz…


    kuzeyanadolugazetesi@mynet.com


    fakiryilmaz@mynet.com


    www.kuzeyanadolugazetesi.com/mewebmail


    (Devamını Göster)


     




    Cumhuriyetin 80. Yili Kutlu Olsun! – Thursday, October 30, 2003

    80 nci yilda Cumhurun manzarasidir!!! Kar ve soguk altinda ramazan çadirinda bir kaçik yemek için saatlerce bekleyen insanlar Cumhuriyetin kurulusunun 80 nci yilinda Cumhuriyetin barindirdigi insan manzaralarini ortaya koydu adeta. (Devamını Göster)


     




    Cumhuriyet Kutlamalari – Wednesday, October 29, 2003

    Cumhuriyet kutlamalari Kar’a takildi


    Cumhuriyetin 80. Yil dönümü dolaysiyla sehir stadyumunda, açik havada düzenlenmesi düsünülen törenler gece yagan asiri kar nedeniyle ertelendi.


     


    (Devamını Göster)


     




    Kar geldi, elektirikler gitti – Wednesday, October 29, 2003

    Kar yagdi, TEDAS söndü!


    Yilin ilk kar yagisi berberinde aksakliklari da getirdi. TEDAS’in ilk kar yagisinda çuvalladigi Ardahan ilk kar yagisinda uzun süre elektiriksiz kaldi.


    TEDAS’in hazirliksiz oldugu yilin ilk kar yagisi, önümüzdeki kisin hen doga, hemde tedbirsizlik yüzünden zor geçeceginin ilk isareti oldu.


    (Devamını Göster)

  • KONGRE BİNASINDA GERGİN TOPLANTI!..

    AK Parti Ardahan İl Başkanı, AK Partili Belediye Başkanları ve AK Partili İl Genel Meclis Üyelerinin de katıldığı toplantıya Ardahan Valisi Mustafa Masatlı ev sahipliği yaptı.


    Baharın gelmesi ve inşaat sezonun açılması ile birlikte yaşanan Covit-19 dolaysıyla yaşanan gündemin değerlendirildiği toplantıda Vali ile Vekilin arasında sorun haline gelen Ardahan İl Genel Sekreteri sonunda gündeme geldiği ve her iki tarafın aynı yerde durup, kendilerinin haklı olduklarından ısrarlı oldukları yönünde ısrarlarını sürdürdükleri ve toplantıda zaman zaman gergin anların yaşandığı öğrenildi.



    Bakan kanalıyla sanalda bir araya gelmiştiler..


    Ardahan İl Genel Sekreteri Anıl Aksel hakkında başlatılan ve devam eden soruşturmadan bu yana bir araya gelemeyen Ardahan Valisi Mustafa Masatlı ve Milletvekili Orhan Atalay, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun başkanlığında geçtiğimiz gün yapılan telekonferans toplantısıyla aynı karede bir araya gelme imkanı bulmuştular.


    Bilgen ve İmamoğlu Kayyumu Beklememeli..


    Bir çok siyasetçisinin hapiste olduğu ülkede ne yapılıyorsa önüne geçilemeyen ve her geçen gün oy oranını arttıran ve son anketlerde oy oranının %13’leri bulduğu belirtilen partinin yani alına alına bitirilemeyen belediye başkanlarının ve ülkedeki diğer tüm belediye başkanlarının sayısını merak edip, baktığımda inanmayanlara, ‘Amma da Ne kadar HDP’li Başkan Varmış?’ dedirten bir sonuçla karşılaştığım bu sabah birilerinin derdinin Corona, morona olmadığı ve demokrasi oyunu içinde oyunlar oynamaya devam ettiğini bir kez daha görüyor, üzülsem de yazmaktan öte bir şey yapamamanın ezikliğini yaşıyordum.


    Çünkü, son yerel seçimler de hem CHP’nin başını çektiği başkanlara, hemde kendi partililerine demokrasi adı altında oy verenlerin hür denen iradelerine kayyumların atanmaya devam ettiği ülkede belediye ve başkan sayısının kaç olduğuna baktığımda bunların %25’ine yakınının HDP’li belediye ve başkanlar olduğuna rastlıyordum..


    Ve bunların bir çoğunun halkın, seçmenin, hür iradesinin yani sözüm ona demokrasinin gereği oyları ile seçilmelerine karşın çoğunun çoktan görevden el çektirilip, yerlerine kayyumlar atandığını biliyor ve yazımı yazdığım Ardahan’a komşu olan Kars ve Iğdır Belediye Başkanlarının yerlerinde kaldığını sanıyordum.


    Ama sabah işime gelip, bilgisayarımın başına geçtiğimde gelen ilk ‘son dakika’ başlıklı haberde, 5 HDP’li belediye başkanının daha görevden alınıp, aralarında bir dönem Ardahan’da Vali Yardımcılığı da yapan ve şu an Siirt’te vali olan Ali Fuat Atik’in de bulunduğu vali ve kaymakamların kayyum olarak yerlerine atandıklarını öğreniyordum.



    Yani, ‘Siirt Belediye Başkanı HDP’li Berivan Helen Işık ile Baykan Belediye Başkanı HDP’li Ramazan Sarsılmaz, Kurtalan Belediye Başkanı HDP’li Baran Akgül, Iğdır Belediye Başkanı Yaşar Akkuş ve Muş Altınova Belediye Başkanı İçişleri Bakanlığınca görevlerinden alındı. Siirt’e Vali Ali Fuat Atik, ilçelerde ise kaymakamlar, Belediye Başkanı olarak görevlendirildi.’ haberini okuyunca Iğdır’dan sonra sıranın Kars’a geldiğini anlatır gibiydi günün ilk haberi.. 


    Bu haberi okuduğumda, sıranın Kars’a geldiğini ve birilerinin işini yaptığını düşünürken rahmetli babamın, ‘Adamın işi Artistlik, başka ne beklersiniz ondan?’ dediği Sırrı Süreya Önder’in bir süredir çözüm süreci benzeri yeni bir sürece sıcak bakan ve aralarında bazı mevcut milletvekillerinin de bulunduğu AK Partili isimlerle bir araya geldiği ve ikinci çözüm süreci için nabız yokladığı öğrenildi” iddialarına rastlıyordum..


    Ve bu iddialar ardından son olarak yerlerine kayyum atanan 5 belediye başkanı haberi ile Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanıyken yerine kayyum atanan Ahmet Türk’ün, “Sırrı Süreyya Önder’in açıklamasını hayretle karşıladım. Siyasette saklı kalması gereken bazı şeyler vardır. Şahsen bu dönemlerde yerelde politika yaptığım için böyle bir ilişkinin olup olmadığı konusunda bir şey söyleyemem. Buna şahit olmadım” açıklamasına rastlıyor ve bu kafa karıştıran gelişmelerin arka perdesinde neler olduğunu da çözmeye çalışıyordum.


    Yani, başta HDP’li Kars Belediye Başkanı ve HDP’lilerin desteği ile İmamoğlu gibi seçilen CHP’li belediye başkanlarının bu gelişmeler karşısında nasıl bir tavır alacaklarını da merak etmiyor değildim.


    Ve HDP’lilerin oyları ile seçilir, seçilmez barış süreci içinde bir çoğu AK Partili olan eski Belediye Başkanları tarafından indirilen T.C’leri geri asan CHP’lilerden olmaz deyip, bu yaşanan demokrasi oyununa tepki olarak HDP’li Kars Belediye Başkanı ile İBB Başkanı İmamoğlu’nun kayyumu beklemeden görevi bırakması gerektiğini düşünüyordum.


    Ve her an kapısına kayyum bekleyen HDP’li Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen’in, Kılıçdaroğlu’nun Coronayı fırsat bilip, kapandığı evinde Çiftçilerin borçlarının ertelenmesi gerektiğini söyleyip, hükümete akıl vermeye devam ettiği bir süreçte mecliste bulunan HDP’li vekillere ve İmamoğlu’nun da içinde olduğu HDP’lilerin desteği ile seçilen CHP’li Belediye Başkanlarına örnek olacak bir davranışta bulunur mu bekleyip, görelim derim..



    Ardahan Federasyonu Kongreye Gidiyor,Ardahan Federasyonu Kongreye Gidiyor..


    arşiv haber 16/06/2015 tarihli haberler


    Emekliler Seçimini Yaptı..


    Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan Ardahan Federasyonu Olağanüstü Kongreye Gitmek İçin Başkanlar Kurulunu Toplama Kararı Aldı..


    Ardahan Federasyonun olağanüstü kongre kararı almak istmesine tepki geldi..

    Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan Ardahan Federasyonu Olağanüstü Kongreye Gitmek İçin Başkanlar Kurulunu Toplama Kararı Aldı..

    Yaşar Geler’in başkanlığını yaptığı İstanbul Ardahan Federasyonu Cumartesi günü yapacağı iftarlı toplantıda olağanüstü kongreye gidip, gitmemeyi tartışacak.,


    İstanbul’da bulunan bir çok derneğin çatısı altında birleştiği ARDA/FED’in bu kararı alıp almayacağı merakla beklenirken, yönetim kurulunda bulunan bir grup Ardahan Federasyonun kongreye değil, önceki kongre de alınan ‘Dönüşümlü Başkanlık’ sürecinin hayata geçirilip, bu karar ile mevcut başkanın değişmesi ve normal kongre sürecine kadar götütrülmesinden yana olduğu gözlendi.


    **Ardahan Derneği Başkanı Ahmet Demirbaş: Kongreye değil, Başkan Vekiline görev bırakılmalı..


    Önümüzde ki hafa sonu bir araya gelecek olan Ardahan Federasyonunun kongreye değil, önceki kongre de aldığı karara yönelik adım atmasını isteyen Ardahan İli Derneği Başkanı Ahmet Demirbaş Yaşar Geler’in bırakmak istediği başkanlık göreini eş başkana yani Arda/Fed’ın Başkan Vekili olan Mahmut Şenel’e görevini bırakmalı’ dedi.

    Federasyonun kongreye gitmei için derneklerin çoğunda yetki almak gerektiğine dikkat çeken İstanbul Ardahan İli Derneği Ahmet Demirbaş yaptığı açıklamada şunları söyledi.

    ‘Bakıyoruz atılan mesajda olağanüstü kongreye gidilmesi kararı alınmak isteniyor. Ama bu formülün şu an zor olduğunu ama en kolayının federasyonun yönetim kurulunun bir araya gelerek, başkan değişimin gitmesidir. Bunun için de zaten anlaşma var. Yani dönüşümlü başkanlık, yani eş başkanlık sistemi hayata geçirilmeli.’ dedi.


    **Mahmut Şenel Görevi Almaya Hazırım..


    Merkezi İstanbul’da bulunan Ardahan Federasyonun olağanüstü kongre kararı alacağı haberleri ardından gazetemize bir açıklama yapan Ardahanlı İşadamı ve Ardahan Federasyonu Başkan Yardımcısı Mahmut Şenel görevi devir almaya hazır olduğunu açıkladı.

    Yaşar Geler’in seçilmesi için birleştirilen listeler sırasında zaten böyle bir karar olduğunu belirten Arda/Fed Başkan Vekili Mahmut Şenel ‘görevi almaya hazırım, kongreye gerek yok’ dedi.


    **Çoban Emeklilere Başkanlık Edecek..



    Öte yandan merkezi Ardahan’da bulunan Ardahan Tüm Emekliler Derneği kongreye gitti.


    Mevcut kurucu başkanın yeniden seçildiği emeklile derneği başkanlığına aday olacağı ileri sürülen Celal Avşar’ın son anda adaylıktan vaz geçtiği bilgisi alındı.


    **Ardahan’da su kesintileri bıktırdı..



    Ardahan Belediyesi tarafından yürütülen bir proje ile Ardahan merkezinede bulunan Demir Köprünün üzerinde ki içme suyu hattınına ait boruların değiştirilip, köprünün altına alınması Ardahan’ı susuz bıraktı.


    Günlerdir su alamayan Ardahanlılar belediyeye tepki gösterirlerken, arada bir gelen suya lağım ve yağmur sularının katıldığı da görüldü.


    Konu hakkında bir açıklama yapan beleidye içme su şebekesinin değiştirilmesi esnasında meydana gelen arıza ve yağmurlar dolaysıyla aksaklıkların yaşandığı ve bu aksaklığın giderilmeye çalışıldığı bildirildi.


    Belediyenin konu hakkında yaptığı açıklama şöye;


    Sahara dağındaki aşırı dolu ve akabinde oluşan sel tahribi nedeniyle,  Şehrimizin su deposunu besleyen bir boruda kırılma nedeniyle, sel suyu karışımına neden olmuş olup. Arıza sabahın erken saatlerinde tespit edilerek giderilmiştir. Bir müddet suların acık bırakılması halkımıza önemle  duyurulur. Saygılarımızla Ardahan Belediyesi


     





      Doğunun Güçlü, Tarafsız,Tek Sesi


     





    Haber – Sunday, November 02, 2003

    Dev Damal Bebegi büyük ilgi görüyor


    Ardahan’in Damal Ilçesinin giyim kültürünü üzerinde barindiran ve 1992 yilinda Japonya’da düzenlenen “El Sanatlari” yarismasinda Dünya 1 ncisi olan Damal Bebegi’nin dev maketi büyük ilgi topluyor.


    2 metre boyunda ki Damal Bebegi ‘nin, Ankara’da düzenlenen ve 81 Vilayetin Içisleri Bakanliginin bahçesin de stand lar açtigi “Içisleri Bakanligi Iller Sergisi”ne götürüldü. Sergi de büyük ilgi toplayan el sanatlari arasinda en dikkat çekici dev Damal bebegi, basta standlari gezen Basbakan’i olmak üzere, bir çok ziyaretçiyi kendisine hayran birakti.


    (Devamını Göster)


     





    Son Dakika – Saturday, November 01, 2003

    Selim ve Temel Balci trafik kazasi geçirdiler


    Ardahanli esnaflardan Konfeksiyoncu ve Hayvan Tüccari Selim Balci ve Sükran Restorant’in Sahiblerinden Temel Balci Çildir’dan Ardahan’a gelirlerken trafik kazasi geçirdiler.


    (Devamını Göster)


     





    Günün Haberi – Saturday, November 01, 2003

    Alin size yurt, alin size fakülte!


    Ardahan’in birinci gündem konusu olan Meslek Yüksek Okulu’nun yurt ve fakülte sorununu kökünden çözecek olan bina kent merkezinde yillardir bom bos bekliyor… Ardahan Valiligi tarafindan yaptirilan, ancak ne kiraya ve rilebilen, nede satilabilen Özel Idare binasinin tam bir Üniversite görünümünde oldugunu belirten Ardahanlilar, yurt sorununun çözülmesi halinde ögrenci sayisinin 800’ü bulacagi belirtilen MYO’nun ve Ardahan’a bir fakülte gelmesine vesile olacak olan tek yerin bu binanin oldugunu belirterek, yillardir bos bekletilen binanin Ögreanci Yüksek Kurumuna veya Kars Kafkas Üniversitesine verilmesini öneriyorlar. Neden Olmasin?


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Friday, October 31, 2003

    Camilerde ayakkabı hırsızlığı arttı


    Ramazan’ın gelmesiyle dolup taşan camilere ayakabı hırsızları dadandı.


    Özelikle Teravih namazına gelen bir çok vatandaşın ayakkabıları hırsızlar tarafından çalınıyor. Ardahan Yeni Mahalle Camisi’ne teravih namazı sırasında gelen hırsızlar 5 kişinin ayakkabılarını alarak kayıplara karıştılar.


    Son günlerde özellikle teravih namazları sırasında cami cemaatinin ayakkabılarının çalınması vatandaşları çileden çıkardı.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Friday, October 31, 2003

    Polisten evlere pasaport servisi Toplum destekli polislik ve halkla iliskilerin gelistirilmesi baglaminda çalismalarina hiz veren Ardahan Emniyet Müdürlügü hizmetlerine bir yenisini daha ekledi. Müdürlük vatandaslarin pasaportlarini evlerinde teslim ediyor. Yapilan bu yeni uygulama ile, pasaport müracaati için müdürlügü gelemeyecek derecede özürlü olanlar ile saglik durumu ve yasi nedeniyle pasaportunu teslim almadan zorluk yasayan vatandaslarin pasaportlari bundan böyle adi geçen kisilerin adreslerine veya yattiklari kurum ve kuruluslara emniyet yetkililerince teslim edilecek. Yapilan bu yeni uygulamanin vatandaslar tarafindan memnuniyetle karsilandigini söyleyen Emniyet Müdürü Ismet Tashan, devlet kurumlarinin verdigi hizmetlerde bürokrasiyi azaltici kolayliklarin saglanmasi gerektigini söyledi. (Devamını Göster)


     





    Gazetemize Mektuplar Gelmis – Thursday, October 30, 2003

    Okurlarimizdan Mesajlar


    Gazetemizin internet üzerinde günlük Ardahan Haberleri yayinlamasi üzerinde çok kisa sürede geçmesine karsin, 7 binin üzerinde okura ulasmayi basardi.


    Günlük yüzlerce okurumuzun ziyaret ettigi sitemize gelen mesajlari siz sevgili okurlarimizla paylasmayi istedik.


    Okurlarimizdan gelen mesajlari sizinle paylasirken, sizinde duygu ve düsüncelerinizi bekliyoruz…


    kuzeyanadolugazetesi@mynet.com


    fakiryilmaz@mynet.com


    www.kuzeyanadolugazetesi.com/mewebmail


    (Devamını Göster)


     





    Cumhuriyetin 80. Yili Kutlu Olsun! – Thursday, October 30, 2003

    80 nci yilda Cumhurun manzarasidir!!! Kar ve soguk altinda ramazan çadirinda bir kaçik yemek için saatlerce bekleyen insanlar Cumhuriyetin kurulusunun 80 nci yilinda Cumhuriyetin barindirdigi insan manzaralarini ortaya koydu adeta. (Devamını Göster)


     





    Cumhuriyet Kutlamalari – Wednesday, October 29, 2003

    Cumhuriyet kutlamalari Kar’a takildi


    Cumhuriyetin 80. Yil dönümü dolaysiyla sehir stadyumunda, açik havada düzenlenmesi düsünülen törenler gece yagan asiri kar nedeniyle ertelendi.


     


    (Devamını Göster)


     





    Kar geldi, elektirikler gitti – Wednesday, October 29, 2003

    Kar yagdi, TEDAS söndü!


    Yilin ilk kar yagisi berberinde aksakliklari da getirdi. TEDAS’in ilk kar yagisinda çuvalladigi Ardahan ilk kar yagisinda uzun süre elektiriksiz kaldi.


    TEDAS’in hazirliksiz oldugu yilin ilk kar yagisi, önümüzdeki kisin hen doga, hemde tedbirsizlik yüzünden zor geçeceginin ilk isareti oldu.


    (Devamını Göster)





      Doğunun Güçlü, Tarafsız,Tek Sesi


     





    Haber – Sunday, November 02, 2003

    Dev Damal Bebegi büyük ilgi görüyor


    Ardahan’in Damal Ilçesinin giyim kültürünü üzerinde barindiran ve 1992 yilinda Japonya’da düzenlenen “El Sanatlari” yarismasinda Dünya 1 ncisi olan Damal Bebegi’nin dev maketi büyük ilgi topluyor.


    2 metre boyunda ki Damal Bebegi ‘nin, Ankara’da düzenlenen ve 81 Vilayetin Içisleri Bakanliginin bahçesin de stand lar açtigi “Içisleri Bakanligi Iller Sergisi”ne götürüldü. Sergi de büyük ilgi toplayan el sanatlari arasinda en dikkat çekici dev Damal bebegi, basta standlari gezen Basbakan’i olmak üzere, bir çok ziyaretçiyi kendisine hayran birakti.


    (Devamını Göster)


     





    Son Dakika – Saturday, November 01, 2003

    Selim ve Temel Balci trafik kazasi geçirdiler


    Ardahanli esnaflardan Konfeksiyoncu ve Hayvan Tüccari Selim Balci ve Sükran Restorant’in Sahiblerinden Temel Balci Çildir’dan Ardahan’a gelirlerken trafik kazasi geçirdiler.


    (Devamını Göster)


     





    Günün Haberi – Saturday, November 01, 2003

    Alin size yurt, alin size fakülte!


    Ardahan’in birinci gündem konusu olan Meslek Yüksek Okulu’nun yurt ve fakülte sorununu kökünden çözecek olan bina kent merkezinde yillardir bom bos bekliyor… Ardahan Valiligi tarafindan yaptirilan, ancak ne kiraya ve rilebilen, nede satilabilen Özel Idare binasinin tam bir Üniversite görünümünde oldugunu belirten Ardahanlilar, yurt sorununun çözülmesi halinde ögrenci sayisinin 800’ü bulacagi belirtilen MYO’nun ve Ardahan’a bir fakülte gelmesine vesile olacak olan tek yerin bu binanin oldugunu belirterek, yillardir bos bekletilen binanin Ögreanci Yüksek Kurumuna veya Kars Kafkas Üniversitesine verilmesini öneriyorlar. Neden Olmasin?


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Friday, October 31, 2003

    Camilerde ayakkabı hırsızlığı arttı


    Ramazan’ın gelmesiyle dolup taşan camilere ayakabı hırsızları dadandı.


    Özelikle Teravih namazına gelen bir çok vatandaşın ayakkabıları hırsızlar tarafından çalınıyor. Ardahan Yeni Mahalle Camisi’ne teravih namazı sırasında gelen hırsızlar 5 kişinin ayakkabılarını alarak kayıplara karıştılar.


    Son günlerde özellikle teravih namazları sırasında cami cemaatinin ayakkabılarının çalınması vatandaşları çileden çıkardı.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Friday, October 31, 2003

    Polisten evlere pasaport servisi Toplum destekli polislik ve halkla iliskilerin gelistirilmesi baglaminda çalismalarina hiz veren Ardahan Emniyet Müdürlügü hizmetlerine bir yenisini daha ekledi. Müdürlük vatandaslarin pasaportlarini evlerinde teslim ediyor. Yapilan bu yeni uygulama ile, pasaport müracaati için müdürlügü gelemeyecek derecede özürlü olanlar ile saglik durumu ve yasi nedeniyle pasaportunu teslim almadan zorluk yasayan vatandaslarin pasaportlari bundan böyle adi geçen kisilerin adreslerine veya yattiklari kurum ve kuruluslara emniyet yetkililerince teslim edilecek. Yapilan bu yeni uygulamanin vatandaslar tarafindan memnuniyetle karsilandigini söyleyen Emniyet Müdürü Ismet Tashan, devlet kurumlarinin verdigi hizmetlerde bürokrasiyi azaltici kolayliklarin saglanmasi gerektigini söyledi. (Devamını Göster)


     





    Gazetemize Mektuplar Gelmis – Thursday, October 30, 2003

    Okurlarimizdan Mesajlar


    Gazetemizin internet üzerinde günlük Ardahan Haberleri yayinlamasi üzerinde çok kisa sürede geçmesine karsin, 7 binin üzerinde okura ulasmayi basardi.


    Günlük yüzlerce okurumuzun ziyaret ettigi sitemize gelen mesajlari siz sevgili okurlarimizla paylasmayi istedik.


    Okurlarimizdan gelen mesajlari sizinle paylasirken, sizinde duygu ve düsüncelerinizi bekliyoruz…


    kuzeyanadolugazetesi@mynet.com


    fakiryilmaz@mynet.com


    www.kuzeyanadolugazetesi.com/mewebmail


    (Devamını Göster)


     





    Cumhuriyetin 80. Yili Kutlu Olsun! – Thursday, October 30, 2003

    80 nci yilda Cumhurun manzarasidir!!! Kar ve soguk altinda ramazan çadirinda bir kaçik yemek için saatlerce bekleyen insanlar Cumhuriyetin kurulusunun 80 nci yilinda Cumhuriyetin barindirdigi insan manzaralarini ortaya koydu adeta. (Devamını Göster)


     





    Cumhuriyet Kutlamalari – Wednesday, October 29, 2003

    Cumhuriyet kutlamalari Kar’a takildi


    Cumhuriyetin 80. Yil dönümü dolaysiyla sehir stadyumunda, açik havada düzenlenmesi düsünülen törenler gece yagan asiri kar nedeniyle ertelendi.


     


    (Devamını Göster)


     





    Kar geldi, elektirikler gitti – Wednesday, October 29, 2003

    Kar yagdi, TEDAS söndü!


    Yilin ilk kar yagisi berberinde aksakliklari da getirdi. TEDAS’in ilk kar yagisinda çuvalladigi Ardahan ilk kar yagisinda uzun süre elektiriksiz kaldi.


    TEDAS’in hazirliksiz oldugu yilin ilk kar yagisi, önümüzdeki kisin hen doga, hemde tedbirsizlik yüzünden zor geçeceginin ilk isareti oldu.


    (Devamını Göster)





      Doğunun Güçlü, Tarafsız,Tek Sesi


     





    Haber – Sunday, November 02, 2003

    Dev Damal Bebegi büyük ilgi görüyor


    Ardahan’in Damal Ilçesinin giyim kültürünü üzerinde barindiran ve 1992 yilinda Japonya’da düzenlenen “El Sanatlari” yarismasinda Dünya 1 ncisi olan Damal Bebegi’nin dev maketi büyük ilgi topluyor.


    2 metre boyunda ki Damal Bebegi ‘nin, Ankara’da düzenlenen ve 81 Vilayetin Içisleri Bakanliginin bahçesin de stand lar açtigi “Içisleri Bakanligi Iller Sergisi”ne götürüldü. Sergi de büyük ilgi toplayan el sanatlari arasinda en dikkat çekici dev Damal bebegi, basta standlari gezen Basbakan’i olmak üzere, bir çok ziyaretçiyi kendisine hayran birakti.


    (Devamını Göster)


     





    Son Dakika – Saturday, November 01, 2003

    Selim ve Temel Balci trafik kazasi geçirdiler


    Ardahanli esnaflardan Konfeksiyoncu ve Hayvan Tüccari Selim Balci ve Sükran Restorant’in Sahiblerinden Temel Balci Çildir’dan Ardahan’a gelirlerken trafik kazasi geçirdiler.


    (Devamını Göster)


     





    Günün Haberi – Saturday, November 01, 2003

    Alin size yurt, alin size fakülte!


    Ardahan’in birinci gündem konusu olan Meslek Yüksek Okulu’nun yurt ve fakülte sorununu kökünden çözecek olan bina kent merkezinde yillardir bom bos bekliyor… Ardahan Valiligi tarafindan yaptirilan, ancak ne kiraya ve rilebilen, nede satilabilen Özel Idare binasinin tam bir Üniversite görünümünde oldugunu belirten Ardahanlilar, yurt sorununun çözülmesi halinde ögrenci sayisinin 800’ü bulacagi belirtilen MYO’nun ve Ardahan’a bir fakülte gelmesine vesile olacak olan tek yerin bu binanin oldugunu belirterek, yillardir bos bekletilen binanin Ögreanci Yüksek Kurumuna veya Kars Kafkas Üniversitesine verilmesini öneriyorlar. Neden Olmasin?


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Friday, October 31, 2003

    Camilerde ayakkabı hırsızlığı arttı


    Ramazan’ın gelmesiyle dolup taşan camilere ayakabı hırsızları dadandı.


    Özelikle Teravih namazına gelen bir çok vatandaşın ayakkabıları hırsızlar tarafından çalınıyor. Ardahan Yeni Mahalle Camisi’ne teravih namazı sırasında gelen hırsızlar 5 kişinin ayakkabılarını alarak kayıplara karıştılar.


    Son günlerde özellikle teravih namazları sırasında cami cemaatinin ayakkabılarının çalınması vatandaşları çileden çıkardı.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Friday, October 31, 2003

    Polisten evlere pasaport servisi Toplum destekli polislik ve halkla iliskilerin gelistirilmesi baglaminda çalismalarina hiz veren Ardahan Emniyet Müdürlügü hizmetlerine bir yenisini daha ekledi. Müdürlük vatandaslarin pasaportlarini evlerinde teslim ediyor. Yapilan bu yeni uygulama ile, pasaport müracaati için müdürlügü gelemeyecek derecede özürlü olanlar ile saglik durumu ve yasi nedeniyle pasaportunu teslim almadan zorluk yasayan vatandaslarin pasaportlari bundan böyle adi geçen kisilerin adreslerine veya yattiklari kurum ve kuruluslara emniyet yetkililerince teslim edilecek. Yapilan bu yeni uygulamanin vatandaslar tarafindan memnuniyetle karsilandigini söyleyen Emniyet Müdürü Ismet Tashan, devlet kurumlarinin verdigi hizmetlerde bürokrasiyi azaltici kolayliklarin saglanmasi gerektigini söyledi. (Devamını Göster)


     





    Gazetemize Mektuplar Gelmis – Thursday, October 30, 2003

    Okurlarimizdan Mesajlar


    Gazetemizin internet üzerinde günlük Ardahan Haberleri yayinlamasi üzerinde çok kisa sürede geçmesine karsin, 7 binin üzerinde okura ulasmayi basardi.


    Günlük yüzlerce okurumuzun ziyaret ettigi sitemize gelen mesajlari siz sevgili okurlarimizla paylasmayi istedik.


    Okurlarimizdan gelen mesajlari sizinle paylasirken, sizinde duygu ve düsüncelerinizi bekliyoruz…


    kuzeyanadolugazetesi@mynet.com


    fakiryilmaz@mynet.com


    www.kuzeyanadolugazetesi.com/mewebmail


    (Devamını Göster)


     





    Cumhuriyetin 80. Yili Kutlu Olsun! – Thursday, October 30, 2003

    80 nci yilda Cumhurun manzarasidir!!! Kar ve soguk altinda ramazan çadirinda bir kaçik yemek için saatlerce bekleyen insanlar Cumhuriyetin kurulusunun 80 nci yilinda Cumhuriyetin barindirdigi insan manzaralarini ortaya koydu adeta. (Devamını Göster)


     





    Cumhuriyet Kutlamalari – Wednesday, October 29, 2003

    Cumhuriyet kutlamalari Kar’a takildi


    Cumhuriyetin 80. Yil dönümü dolaysiyla sehir stadyumunda, açik havada düzenlenmesi düsünülen törenler gece yagan asiri kar nedeniyle ertelendi.


     


    (Devamını Göster)


     





    Kar geldi, elektirikler gitti – Wednesday, October 29, 2003

    Kar yagdi, TEDAS söndü!


    Yilin ilk kar yagisi berberinde aksakliklari da getirdi. TEDAS’in ilk kar yagisinda çuvalladigi Ardahan ilk kar yagisinda uzun süre elektiriksiz kaldi.


    TEDAS’in hazirliksiz oldugu yilin ilk kar yagisi, önümüzdeki kisin hen doga, hemde tedbirsizlik yüzünden zor geçeceginin ilk isareti oldu.


    (Devamını Göster)

  • KÖPRÜDEN GEÇTİ GELİN..

    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Bu olumsuz süreçte erteledikleri nikah törenlerini kapalı alanlardan yapmaktansa doğa ile birlikte bir araya gelerek gerçekleştirdikleri görülen Ardahanlılar kentin tarihi doğası eşliğinde güzel günlerine renk katmayı da unutmuyorlar.


    Son olarak Ardahan’ın tarihi simgesi olan Rus Köprüsün de nikahını kıyarak, dünya evine giren çifti görenler ‘Köprüden geçti gelin’ türküsü eşliğine çiftlerin mutluluğuna ortak oldukları görüldü.



    Ardahanlı öykücüden gururlandıran başarı


    Türk edebiyatının kalburüstü isimlerinden olan Sait Faik Abasıyanık’ın anısını yaşatmak için her yıl düzenlenen ödül yarışmasına bu sene, adından sıklıkla söz ettiren ve ikinci baskısı yapılan “Doğum Lekesi” başlıklı ilk hikâye kitabıyla, yüzlerce ismi geride bırakarak katılan 26 yaşındaki Ardahanlı Elif Hümeyra Aydın, gönülleri fethetti.

    Son zamanlarda edebiyat dünyasının gelecek vadeden fidanlarından biri olarak gösterilen Elif Aydın, Ardahan Merkeze bağlı Gürçayır (Sağbara) Mahallesi nüfusuna kayıtlı bir ailenin evladı olarak 1994 yılında İstanbul’da yaşama ‘merhaba’ dedi.

    Lisans eğitimini Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji ve Sinema-Televizyon bölümlerinde tamamlayan Aydın, başarılı ve parlak bir eğitim hayatının ardından çocukluk hayali olan yazarlığa adım attı.

    2019 yılı Ekim ayında Dergâh yayınları tarafından birinci baskısı yapılan “Doğum Lekesi” adlı hikâye kitabıyla, yazın alanına giriş yaparak büyük ses getiren Elif Aydın, kısa sürede dikkatleri üzerine çekti. Bu yapıtında, ağırlıklı olarak kullandığı kadın karakterler üzerinden özellikle anne-kız ilişkilerinin toplum tarafından pek görülmeyen, bilinmeyen yönlerine ışık tutan genç kalem, edebiyat otoritelerinden geçerli not aldı.

    Darüşşafaka Cemiyeti ve İş Bankası Kültür Yayınları işbirliğiyle bu yıl 66’cısı düzenlenen, “Sait Faik Hikâye Armağanı” kapsamında Doğan Hızlan’ın başkanlığını üstlendiği ve Hilmi Yavuz, Nursel Duruel, Prof. Dr. Jale Parla, Metin Celal, Prof. Dr. Murat Gülsoy’un yanı sıra Beşir Özmen gibi ön jüri üyelerince belirlenen ödül almaya aday gösterilen 10 kişiden oluşan listeye girme başarısı gösteren Elif Aydın, ilk göz ağrısı olan “ Doğum Lekesi” isimli eserinde dokuz farklı öyküye yer vermiştir.

    Genellikle kadın olmanın bugünün dünyasında ne anlam ifade ettiğini ve gündelik yaşamın akışı içerisinde anneler ile kızları arasındaki açıkça görülmeyen iletişim biçimlerini, ait olunan toplumun bakış açısını göz önünde bulundurarak inceleyen yazar Aydın, kitabında ayrıca zaman ve mekân fark etmeksizin geçerli olan evrensel insani durum ve zaafları da ortaya koymuştur.


    Haber: Özgür Evliyaoğlu Ardahan Haber



    Bilgen ve İmamoğlu Kayyumu Beklememeli..


    Bir çok siyasetçisinin hapiste olduğu ülkede ne yapılıyorsa önüne geçilemeyen ve her geçen gün oy oranını arttıran ve son anketlerde oy oranının %13’leri bulduğu belirtilen partinin yani alına alına bitirilemeyen belediye başkanlarının ve ülkedeki diğer tüm belediye başkanlarının sayısını merak edip, baktığımda inanmayanlara, ‘Amma da Ne kadar HDP’li Başkan Varmış?’ dedirten bir sonuçla karşılaştığım bu sabah birilerinin derdinin Corona, morona olmadığı ve demokrasi oyunu içinde oyunlar oynamaya devam ettiğini bir kez daha görüyor, üzülsem de yazmaktan öte bir şey yapamamanın ezikliğini yaşıyordum.


    Çünkü, son yerel seçimler de hem CHP’nin başını çektiği başkanlara, hemde kendi partililerine demokrasi adı altında oy verenlerin hür denen iradelerine kayyumların atanmaya devam ettiği ülkede belediye ve başkan sayısının kaç olduğuna baktığımda bunların %25’ine yakınının HDP’li belediye ve başkanlar olduğuna rastlıyordum..


    Ve bunların bir çoğunun halkın, seçmenin, hür iradesinin yani sözüm ona demokrasinin gereği oyları ile seçilmelerine karşın çoğunun çoktan görevden el çektirilip, yerlerine kayyumlar atandığını biliyor ve yazımı yazdığım Ardahan’a komşu olan Kars ve Iğdır Belediye Başkanlarının yerlerinde kaldığını sanıyordum.


    Ama sabah işime gelip, bilgisayarımın başına geçtiğimde gelen ilk ‘son dakika’ başlıklı haberde, 5 HDP’li belediye başkanının daha görevden alınıp, aralarında bir dönem Ardahan’da Vali Yardımcılığı da yapan ve şu an Siirt’te vali olan Ali Fuat Atik’in de bulunduğu vali ve kaymakamların kayyum olarak yerlerine atandıklarını öğreniyordum.



    Yani, ‘Siirt Belediye Başkanı HDP’li Berivan Helen Işık ile Baykan Belediye Başkanı HDP’li Ramazan Sarsılmaz, Kurtalan Belediye Başkanı HDP’li Baran Akgül, Iğdır Belediye Başkanı Yaşar Akkuş ve Muş Altınova Belediye Başkanı İçişleri Bakanlığınca görevlerinden alındı. Siirt’e Vali Ali Fuat Atik, ilçelerde ise kaymakamlar, Belediye Başkanı olarak görevlendirildi.’ haberini okuyunca Iğdır’dan sonra sıranın Kars’a geldiğini anlatır gibiydi günün ilk haberi.. 


    Bu haberi okuduğumda, sıranın Kars’a geldiğini ve birilerinin işini yaptığını düşünürken rahmetli babamın, ‘Adamın işi Artistlik, başka ne beklersiniz ondan?’ dediği Sırrı Süreya Önder’in bir süredir çözüm süreci benzeri yeni bir sürece sıcak bakan ve aralarında bazı mevcut milletvekillerinin de bulunduğu AK Partili isimlerle bir araya geldiği ve ikinci çözüm süreci için nabız yokladığı öğrenildi” iddialarına rastlıyordum..


    Ve bu iddialar ardından son olarak yerlerine kayyum atanan 5 belediye başkanı haberi ile Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanıyken yerine kayyum atanan Ahmet Türk’ün, “Sırrı Süreyya Önder’in açıklamasını hayretle karşıladım. Siyasette saklı kalması gereken bazı şeyler vardır. Şahsen bu dönemlerde yerelde politika yaptığım için böyle bir ilişkinin olup olmadığı konusunda bir şey söyleyemem. Buna şahit olmadım” açıklamasına rastlıyor ve bu kafa karıştıran gelişmelerin arka perdesinde neler olduğunu da çözmeye çalışıyordum.


    Yani, başta HDP’li Kars Belediye Başkanı ve HDP’lilerin desteği ile İmamoğlu gibi seçilen CHP’li belediye başkanlarının bu gelişmeler karşısında nasıl bir tavır alacaklarını da merak etmiyor değildim.


    Ve HDP’lilerin oyları ile seçilir, seçilmez barış süreci içinde bir çoğu AK Partili olan eski Belediye Başkanları tarafından indirilen T.C’leri geri asan CHP’lilerden olmaz deyip, bu yaşanan demokrasi oyununa tepki olarak HDP’li Kars Belediye Başkanı ile İBB Başkanı İmamoğlu’nun kayyumu beklemeden görevi bırakması gerektiğini düşünüyordum.


    Ve her an kapısına kayyum bekleyen HDP’li Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen’in, Kılıçdaroğlu’nun Coronayı fırsat bilip, kapandığı evinde Çiftçilerin borçlarının ertelenmesi gerektiğini söyleyip, hükümete akıl vermeye devam ettiği bir süreçte mecliste bulunan HDP’li vekillere ve İmamoğlu’nun da içinde olduğu HDP’lilerin desteği ile seçilen CHP’li Belediye Başkanlarına örnek olacak bir davranışta bulunur mu bekleyip, görelim derim..



    Validen, 'Kızım Sana Diyorum, Gelinim Sen Duy' Mesajı!..


    Validen, ‘Kızım Sana Diyorum,


    Gelinim Sen Duy’ Mesajı!..


    arşiv haber 25/02/2016 tarihi haberler


    Altyapı her alanda çok önemlidir..


    Karların eridiği, kentlerin ve köylerin alt yapılarının yetersiz olduğu görülen şu günlerde sporcular ile bir araya gelen Ardahan Valisi Ahmet Deniz, Ardahan’ın şehir içi yol ve kaldırımlarının bir hayli bozuk olduğu Ardahan’ın Belediye Başkanı ve İl Özel İdarenin başında bulunan Genel Sekreter’in de bulunduğu törende küçük futbolculara spor malzemesi hediye ederken yaptığı açıklamada, ‘Altyapı her alanda çok önemlidir.’ dedi.


    U-14 futbol ligi takımlarına malzeme dağıtıldı


    Ardahan’da sporcu altyapısının geliştirilmesi amacıyla kurulan U-14 liginde futbol oynayacak çocuklara spor malzemesi dağıtıldı. Ardahan’da sporcu altyapısının geliştirilmesi amacıyla, Vali Ahmet Deniz’in girişimleri sonucu Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğü koordinesinde geçtiğimiz yıl kurulan U-13 futbol ligi, bu yıl U-14 futbol ligi olarak devam edecek. U-14 ligine katılan kulüplere antrenman ve karşılaşmalarda kullanacakları spor malzemelerin dağıtılması nedeniyle, Kazım Karabekir Kapalı Spor Salonu’nda tören düzenlendi. Törene; Vali Ahmet Deniz, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, İl Emniyet Müdürü Selami Hüner, Özel İdare Genel Sekreteri Hakkı Özgür, ATSO Başkanı Çetin Demirci, kurum müdürleri, amatör spor kulüpleri yöneticileri ve sporcular katıldı. Tören de bir konuşma yapan Vali Deniz, “Altyapı her alanda çok önemlidir. Eğer sporda başarı elde etmek istiyorsanız muhakkak altyapıya ihtiyaç vardır. Bugün yaptığımız şey tamamen sporcu altyapısını geliştirmek ve Ardahanlı sporcular yetiştirmek içindir. Buradan belki de 2020 olimpiyatlarında milli takıma seçilecek çocuklar çıkacak. Çünkü ilimizde çok yetenekli sporcularımız var. Sporcu derken sadece futbolu düşünmüyor, tenis, atletizm, boks ve diğer branşlarda da Ardahan’ı spora sahip çıkan bir şehir olarak görmek istiyoruz. Çünkü sporun özünde hepimizin ihtiyaç duyduğu sevgi, kardeşlik, barış, güzellik ve sağlık var. İlimizde spor anlamında yeni yatırımlarımız da var. Bu yıl, ikisi büyük toplam 5 adet sentetik halı saha yapacağız. Bununla birlikte 80. Yıl Şehir Stadyumumuzun tribünleri yenileniyor, Spor Lisesi inşaatı da devam ediyor. Bu yatırımlar, ilimizin spor faaliyetlerine büyük katkı sunacak” dedi. Belediye Başkanı Faruk Köksoy da, “Ardahan’da spor kulüplerimizin altyapısını güçlendirmek için yapılan bu sosyal destek programları çok önemelidir. Bu desteklerde katkısı olan başta Sayın Valimiz Ahmet Deniz’e ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. Konuşmaların ardından Vali Deniz ve Başkan Köksoy tarafından takımlara malzemeleri teslim edildi ve hatıra fotoğrafı çektirildi.


    **KÜÇÜKLERDEN SONRA BÜYÜKLERE ZİYARET..



    Vali Ahmet Deniz, antrenmanlarını sürdüren Serhat Ardahanspor’u sahada ziyaret etti.

    Belediye Başkanı Faruk Köksoy ile birlikte gittiği Halilefendi Sentetik Çim Halı Saha da, Bölgesel Amatör Ligin 3’ncü grubunda mücadele eden futbolcularla görüşerek, her zaman için yanlarında olduklarını söyleyen Vali Deniz, futbolculardan, sezon sonuna kadar mücadeleyi sürdürmelerini istedi.

     Takımın bu yıl altyapısının sağlam oluşturulmasıyla birlikte gelecek sezon başarıyı elde edebileceğini belirten Vali Deniz, antrenmanlarını izlediği futbolculara tatlı ikram etti ve 28 Şubat Pazar günü oynanacak olan Zagnosspor karşılaşmasında başarılar diledi.

     Vali Deniz ile Başkan Köksoy ayrıca, kulübün yeni başkanı Özer Ünal’ı da kulüp binasında ziyaret ederek, hayırlı olsun dileklerinde bulundu.


     





    Haber – Saturday, October 25, 2003

    Ramazan Pidesi 500 bin liraya satilacak


    Pazar günü gecesi sahura kalkilarak baslayacak olan Ramazan boyunca çkacak olan Ramazan Pidesi 500 bin liraya satilacak. 500 gr. lik ramazan pidesinin 500 bin liraya satilacagi Ardahan ve ilçelerin de ekmek 250 bin liraya satiliyor.


    (Devamını Göster)


     




    Günün Haberi – Saturday, October 25, 2003

     Dursun Akçam’a köylüleri ‘Komünisttir’ diye sahip çikmadilar! Ardahan’li ünlü yazar Dursun Akçam adina köyünde açilmak istenen kültür evine köylülerinden ‘Komünisttir’ diyilerek izin verilmedi. Alinan bilgilere göre; geçtigimiz günler de Ankara’da ölen Cumhuriyet dönemi öykü ve roman yazari Ardahan’li Dursun Akçam adina köyü olan Ardahan’in Ölçek köyünde bir kültür evi açmak isteyen Akçam’in oglu Dr. Taner Akçam Ölçek köyüne geldi. Konuyu köy muhtari Nizam Tasçi’ya götüren bir süre önce ölen Dursun Akçam’in oglu Dr. Taner Akçam babasi adina köyde bir kültürevi açmak istedigini ve muhtarin bu konu da kendisine yardimci olmak istedi. Babasi adina kendi köyünde açmak istedigi kültürevi için köy muhtari Nizam Tasçi’ya ve Ölçek’li köylülere basvuran ve Yadigar Çelik’e ait olan ve köyde ziyaret olarak bilinen kullanilmayan evi isteyen Akçam’in ogluna ‘baban komünistti, onun adina köyümüz de yer falan vermeyiz’ diyen Ölçek’liler, babasi adina kendi köyün de bir kültür evi açmak isteyen Dr. Taner Akçam’a karsi çiktilar. Dr. Taner Akçam’in kendilerin de istedigi evin kutsal yer olarak bilinen ve ziyaret edildigini, Dursun Akçam’in ise dine inanmayan, atayist birisidi, kendisine burayi vermeyiz’ Iki ay önce akciger kanseri teshisi konan 73 yasinda ki Dursun Akçam, durumunun agirlasmasi üzerine geçtigimiz Sali günü Ankara Gazi hastanesine kaldirilmisti. Durumu agirlasan Akçam, ayni gün saat 18:00 siralarinda yasama veda etmisti. (Devamını Göster)


     




    Günün Yorumlari – Friday, October 24, 2003

    Yaziyorsam Sebebi Var


    CHP Kongresindeydik…


    CHP’ye 2’yi kayip ettiren kimdi?..


    Köylü milletin efendisi mi?!.


    fakiryilmaz@mynet.com


    Ceptel: 0.535. 418 32 58


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Friday, October 24, 2003

    Damal Bebegi sayesinde ilçesinin su ve kanalizasyonunu Almanlara yaptirdi!…


    Ardahan’in en fakir ilçesi olan Damal Ilçesi ögretmen Belediye Baskani Gülcemal Fidan ilçe halkinin giyim kültürünü sergileyen ve Japonya’da yapilan bir yarismada Dünya birincisi olan Damal Bebeklerini hediye götürdügü Alman-Türk Ekonomik Is Birligi Toplulugu Üyelerine 2700 nüfuslu ilçesinin kanalizasyonunu ve su sebekesini yaptirdi.


    Konu hakkinda bir açiklama yapan Damal Ilçesi’nin CHP’li Belediye Baskani Gülcemal Fidan, yillarca çözüm için ugrastigi ilçesinin kanalizasyonunu ve su sebekesinin Ankara’da tanistigi bir Alman Mühendisi araciligiyla ulastigi Alman-Türk Ekonomik Is Birligi Toplulugu Türkiye Temsilciliginin yöneticilerine yörenin kültürünü sergileyen Damal Bebegi ile Ardahan Kafkas Bali’ni götürmesiyle kurulan diyalog sonucunda ilçesinmin kanalizasyon ve su sebekesini yaptirdigini belirtti.


    (Devamını Göster)


     




    Kısa-Haber-Kısa Haber – Friday, October 24, 2003

    Göle kaymakamı Alper Faruk Güngör Ardahan Vali Yardımcılığına bakıyor


    **


    Otelciyi dövüp parasını almaya kalktılar


    **


    Polise rüşvet vermek istedi, tutuklandı


    **


    Köpek adam ısırınca sahibi savcılık oldu


    (Devamını Göster)


     




    Son Dakika!!! – Thursday, October 23, 2003

    HADEP eski Il Baskani’na ölüm tehditleri


    Halkin Demokrasi Partisi eski Il Baskanlarindan Recep Yilmaz cep telefonundan kendisini arayan kimligi belirsiz kisilerce ölümle tehdit edildigini öne sürerek Ardahan Cumhuriyet Savciligina basvurdu.


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Thursday, October 23, 2003

    Çiftçiye 10 trilyon para dağıtılacak


    Önümüzdeki Kasım ayında dağıtımı yapılacak olan Doğrudan Gelir Desteği paralarının miktarı belli oldu.


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Thursday, October 23, 2003

    Buldukları mantarları yiyen çocuklardan ikisi öldü



          Oynadıkları boş arazide buldukları mantarı yiyen 4 çocuktan, ikisi öldü.

          Edinilen bilgiye göre, önceki gün Iğdır Karaağaaç Mahallesi’nde boş arazide oynayan Bayram (7) ve Filiz Öztürk (11) ile Yağmur (6) ve Mehmet (4) Kıraç, buldukları mantarları yaktıkları ateşte pişirip yediler.


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Thursday, October 23, 2003

    Yeni lojmanlar müdürlükler arasinda sorun oldu!


     4 yil önce 140 milyara ihale edilip, 300 milyara bitirilen 6 lojmanli yeni meteoroloji binasi lojmanlari Meteoroloji Orman, Çevre ve Meteoroloji Il Müdürlügü arasinda sorun oldu. Üç Müdürlügün bir bakanliga baglanmasi ardindan yetki kargasasinin yasandigi belirtilen bu kurumlarin gerek bina, gerek, malzeme gerekse yetki konusunda uzlasamadigi, son olarak ta yeni yapilan Meteoroloji binasin da bulunan 6 daireyi paylasamadigi ögrenildi. Ardahan’in vilayet olmasi ardindan resmi dairelerin büyük bir konut sikintisi yasadigi Ardahan’da yeni yapilan devlet lojmanlarina ve konutlarina göz diken kurumlar yeni binalara kendi çalisanlarini yerlestirmek için adeta yaris halindeler.

  • KÖY MUHTARI KÖYLÜYE KURŞUN SIKARAK TEHDİT ETTİ, SERBEST KALDI!..

    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Diyanet İşler Başkanının ‘Devlettir’ denilerek eleştirilmesinin istenmediği yönündeki tartışmaların devam ettiği şu günlerde Ardahan Posof İlçesinde Özbaşı (Gınya) Köyü Muhtarı Engin Çetin köylülerini kurşun sıkarak, ölümle tehdit ettiği iddiasıyla savcılığa şikayet edildi.


    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz günlerde köy merkezinde iki komşunun tartışması esnasında olay yerine gelen köy muhtarının solda fotoğrafı görünen Osman Şahin isimli bir köylüyü önce tehdit edip, sonrada ‘Ulan ben buranın muhtarıyım, Allah’ım’ diyerek belinde çektiği silahı doğrulttuğu Osman Şahin’e 3 kez kurşun sıktığı iddia edilerek Posof Cumhuriyet Savcılığına şikayet edildiği öğrenildi.


    Muhtarın alkollü olup, olmadığı anlaşılmazken yaşanan olay ardından köy gelen Jandarmanın muhtarın silahına el koymadığı ve şahısların ifadesini alıp, bıraktığı da alınan bilgiler arasında, telefon kamerası ile çekilen görüntülerle köylülerinde bulunduğu sokakta elinde silahlı gezdiği ve bir kadının kendisini engellemeye çalışmasına rağmen kurşun attığı, köylülerin duvar dibine sığındıkları, çocukların korkup, bağırdıkları görüntülenen muhtar konusunda Posof Kaymakamının bu konuda vereceği karar merak konusu oldu. Fakir Yılmaz/Özel Haber



    GEÇMİŞİNE BAKSINLAR..


    Corona darbesi ardından yeniden ısıtılıp, tartışılmaya açılan sivil inisiyatife yönelik yani mevcut iktidara gözdağı niteliğinde olan darbe iddiaları tartışılmaya   devam ederken kendisinin yerine, ‘eş başkan’ diye oturanlar dahil bir çoklarının adının gündemden düşmesi için sus pus olmalarına karşın adı  hep gündemde olan ve partisinin yanında solcuyum diyenlerin unutmadığı ve hep gündemde tuttuğu Selahattin Demirtaş’ın hapishanede değil, halkın oyları ile gittiği mecliste olduğu dönemde yaptığı bir konuşması eşliğinde hazırlanmış bir videoya Twitter’da rastladım..


    Dışarıda olsa tüm solun bir araya geleceği oluşumun yani ‘Türkiye Partisi’ projesinin başını çekeceği korkusunu yaşayarak, hapse atılmasına birinci neden olan CHP’nin gündeme getirip, mevcut iktidarın da üzerine atlayıp, kaldırılan dokunulmazlıkların ardından bir çok siyasi ile birlikte  hapse attırılan Demirtaş’ın o seslenişini bir kez daha izlerken Demirtaş’ı ve onun gibi düşünenlerin hiç biri kirli pazarlık içine girmediklerinden dolayı dün olduğu gibi bugün de bedel ödediklerini daha iyi anlıyorum.



    Demirtaş’ın onca konuşmaları arasında bulunan ve ‘Baksınlar’ diye başlayıp, ‘Alevisinden, Sünnisine kadar herkes ama herkes şunda emin olsun, biz tüccar değiliz, ucuz pazarlıklar yapacak kişiliğe sahip değiliz.. Bizlerin kapalı kapılar ardından kirli oyunlar içine girmeyeceğimize baksınlar, biz böyle bir gelenekten gelmedik, bizi tanımak isteyenler, tanımayanlar bir kez daha geçmişimize baksınlar.. Mazlum Doğan pazarlık yapmış mı baksınlar, Kaypakkaya  pazarlık yapmış mı baksınlar, Mahir Çayan yapmış mı, Deniz Gezmiş yapmış mı baksınlar.. Pazarlık yapsalardı yaşıyor olurdular. Direndikleri için bizlere onurlu bir miras devrettiler’ diye bitirdiği o tarihi konuşmasını yazımı bitirene kadar bir kez daha, bir kez daha defalarca dinledim..


    Ve neden içeride tutulduğunu hala kimsenin anlamadığı ya da anlamak istemediği ve ‘gelir yerimize oturur, bugüne kadar kandırdığımız halka gerçek solculuğun ne olduğunu anlatır’ diye korkup, adını unutturmak isteyenlerin Demirtaş’ın beni olduğu gibi milyonları etkileyen onca konuşmalarından biri olan bugünkü yazıma da ilham veren bu konuşmasını ve videosunu paylaşan Fehim Işık’ı ekteki mesajla paylaşarak retweetledim..


    ‘Bu adamı kim içeri attırdı? Sakın,’Solu toparlar, solcuyum diye geçinen sahtekarları bitirir’ diye korkanlar kendileri gibi faşistlerle iş birliği yapıp, ömürlerini uzatanlar olmasın?. Evet Demirtaş bu ülkenin solunu toplayacak tek liderdir. Yani Finlandiya lider modeli Demirtaş’tır’ mesajı ile retvetlediğim o videoyu dinlerken bir kez daha  baktığım twittirda bir başka mesaj ve video gördüm.


    Oda meslektaşım, hemşehrim ve Nedim Şenerler gibilerinin yanında dün olduğu gibi  bugüne kadar yaşananlara karşı dik durmaya devam eden Gazeteci Levent Gültekin’in çoktan düşünüp, yazıya dökmek istediğim düşüncelerime kaynak olup, bugünkü yazıma ilham veren Demirtaş’ın videosu gibi görüntülü paylaşımını izlerken onun da benim gibi düşündüğünü ama o düşüncesine liderlik edecek olan bir isime ihtiyaç duyulduğunu anlatıyordu.


    İnce’nin Erdoğan ile yarıştığı Başkanlık seçimleri öncesi CHP’nin Başkan adayı olarak göstermeyi düşündüğü ama benimde içinde bulunduğum bir çok gazeteci ve yakınının bunu duyup, bu gelişmeyi kamuoyuna erkenden deklare etmesi ile CHP’nin bir anda bu konuda geri adım attığı isimler arasında olan Gültekin’in, ‘Kemal beye de anlattım’ dediği yani sanırım CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu düşündüğümün de aralarında olduğu bir çok kişiye, medyaya ve internet aracılığı ile gündeme getirdiği Finlandiya modeline baktığımda, meslektaşım Gültekin’in iktidara karşı aradığı geniş çaplı bir karşı oluşumun yani koalisyon liderinin hala hapiste olan Demirtaş olduğunu ima edip, etmediğini bilmesem de oluşturulabilinse ki; bir an önce oluşturulmalıdır diye düşünenlerden biri olarak bu oluşumun başına gelecek, getirilmesi gereken isimin Demirtaş olduğunu anladım, gördüm..


    Görmeyen, anlamayanlara diyeceğim  tek şey var oda; Demirtaş’ın dediği gibi Gültekin’in bu önerisini mantıklı görenlerin öncelikle liderlerin, oluşturulmak istenen koalisyonun başına kim acaba diye düşünülen isimlerin geçmişine baksınlar..


    Çünkü, Gültekin’in bu önerisine samimiyetle baktıklarında daha önceki bir yazımda bu ülkenin er ya da geç başkanı olacağını iddia ettiğim Demirtaş’ı göreceklerini düşünenlerdenim..



    Göle'den sonra Posof'ta da Yas!


    Göle’den sonra Posof’ta da Yas!


    arşiv haber 03/12/2016 tarihli haberler/yorum


    ARDAHAN OTOBÜSÜ KAZA GEÇİRDİ!..Göle Spor’un Başkanı, Muhasebeci Çayan Çapan’ın trafik kazası sonucu baldızıyla birlikte hayatını kayıp etmesi ardından Posof’lu bir gençte bir çok Ardahanlının da yaralandığı trafik kazası sonucu hayatını kayıp etti.



    Göle Spor’un sevilen başkanının Çorlu’da yaşanan trafik kazası ardından yasa boğulan Göleliler daha şoku atamazlarken, Posoflularda yine bir trafik kazsı sonucu yasa boğuldu.


    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz günlerde Can Ardahan adlı otobüsünün Bursa’ya giderken Eskişehir yakınlarında geçirdiği trafik kazası sonucu hastanede yoğun bakıma alınan ve 1 hafta yoğun bakımda hayat mücadelesi veren Posof’un sevilen gençlerinden Muavin Murat Subaşı (21) tüm müdahalelere rağmen kurtulamayarak, hayata göz yumdu.


    Geçirdiği trafik kazasında önce ayağı kesilen ardından yoğun bakımda tedaviye alınan Posoflu Murat Subaşının kan kaybı sonucu hayata göz yumduğu alınan bilgiler arasında oldu.



    ÇAYAN İÇİN İLK TÖREN KÖY DERNEĞİNDE YAPILDI..

    Öte yandan geçtiğimiz gün Çorlu yakınlarında yaşanan trafik kazası sonucu hayata göz yuman Göle Belediye Spor’un Başkanı Çayan Çapan için ilk tören İstanbul’da yapıldı. Cenaze aracı Senemoğlu derneğinin önüne geldiğinde ise Çayan Çapan’ın yakını olan bayanlar ağıt yakınca Çayan Çapan’ın babası Kıyas Çapan ve yakınları sinir krizi geçirdiler.


    **MUAVİN MURAT BU KAZADA YARALANMIŞTI..


    POSOFLULAR BURSA YOLUNDA TRAFİK KAZASI KURBANI!


    Posoflu yolcu otobüsü Eskişehir’de TIR ile çarpıştı: 13 kişi yaralı..


    Posof’tan Bursa’ya gitmekte olan yolcu otobüsü Eskişehir’de kaza yaptı, 13 kişi yaralandı.


    Posof’tan Bursa’ya gitmekte olan Cevdet Eren yönetimindeki 35 KOD 13 plakalı yolcu otobüsü ile Yaşar Güner’in kullandığı 03 HH 622 plakalı kamyon, Ankara-Eskişehir karayolunun 14. kilometresinde çarpıştı. Kazada, kamyon şoförü ile otobüste bulunan 12 yolcu yaralandı.

    Kaza, bugün saat 08.00 sıralarında Eskişehir-Ankara karayolunun 16’ncı kilometresinde meydana geldi. Eskişehir yönüne gelen Cevdet Eren yönetimindeki 35 KOD 13 plakalı yolcu otobüsü önünde giden Yaşar Güner yönetimindeki 03 HH 622 plakalı tuğla yüklü kamyona yandan çarptı.


    112 Acil Servis ekipleri tarafından kentteki çeşitli hastanelere kaldırılan yaralılardan murat subaşinin durumunun ağır olduğu öğrenildi .


    **Hasta taşıyan ambulans, aniden çıkan otomobile çarptı



    ARDAHAN’dan aldığı hastayı ameliyat içinKars‘a götüren 112 ambulansı, yola aniden çıkan otomobile çarptı. Kaza yapmamak için yaptığı fren asfaltta iz bırakan ambulansın sürücüsü, çarptığı otomobilin sürücüsü ile kavga etti.



    Ardahan 112 Acil Serviste görevli sürücü Taner Kara yönetimindeki 75 BA 100 plakalı ambulans, bugün öğle saatlerinde Kars girişinde Ali Gaffar Okan Bulvarında tali yoldan çıkan Erol Uğurluel yönetimindeki 36 AG 839 plakalı otomobile arkadan çarptı. Yaklaşık 20 metre kadar fren izi asfaltta iz bırakan ambulans sürücüsü Kara, beklemeden yola çıkan sürücü Uğurluel ile tartıştı. Kısa sürede büyüyen kavgayı, olay yerine gelen polisler önledi. Safra kesesi ameliyatı olmak için Kars‘taki Kafkas Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezine sevk edilen Yosma Acar, çağılan ikinci ambulans ile hastaneye kaldırıldı. Ambulans ile otomobilde bulunanların şok getirdiği kazayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.


    **POSOF’TA 3 ALMAN YAKALANDI!.. 


    OT VE YABANİ HAYVAN KAÇAKÇISI..


    Posof İlçe Jandarma Komutanlığınca yapılan istihbarı çalışmalar neticesinde 08.05.2015 günü saat 12:00 sıralarında Günbatan köyü Sülü mevkii ormanlık alanında Alman uyruklu Wıllıbald Dr. Schneıder, Hans Eichinger ve Chrıstoph Schneıder isimli 3 (üç) şahsı yakalanmıştır. 


    ,Şahıslar nesli tükenme tehlikesi altında olan 14 adet Ommatotriton Ophryticus (Semender Kertenkelesi) , 1 adet Vipera Donevskii (Engerek Yılanı) , 3 kök türü tam olarak tespit edilemeyen bitki ve hayvanları yakalamak için muhtelif aletlerle, 7 adet hayvanları tanımak maksadıyla kullanılan fotoğrafla beraber Posof İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından ele geçirilmiştir. 

    Alman uyruklu şahıslar hakkında Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ve Posof Orman İşletme Şefliği tarafından 4915 sayılı Kara Avcılığı kanunu ve 2872 sayılı Çevre Kanununa muhalefetten toplam 116,253 (Yüzonaltıbinikiyüzelliüç) TL idari para cezası uygulanmıştır. Ele geçirilen hayvanlar ve malzemeler Milli Parklar Şube Müdürlüğü’ne teslim edilmiştir.

    Basına ve kamuoyununa duyurulur.



    **KERİMOĞLU’NA AÇIK MEKTUP..


    Sayın Başkan öncelikle merhaba..


    Başkanım bu memleketin derdini uzun uzun anlatıp, çok yoğun olan siz sevgili doktor başkanımı üzmek istemem..


    Ancak toplumun aydını ve önderlerinin kendi toplumları karşısında da sorumluluklarının olduğunu hatırlatarak başlamak istediğim bu açık mektubuma kırılmayacağınızı umuyorum..


    Sayın Başkan;


    Sanırım sende benim gibi Ardahan’ın olduğu gibi senin ilçen olan Damal’ın ülkenin en yoksul ileçlerinden biri hatta birincisi olduğunu ve işsizliğin diz boyunu geçtiği için göçün hızla devam ettiğini bilmekte ve bu göç edenlerin senin ailen gibi şu an önemli bir ilçesinde belediye başkanı olduğun İstanbul’a başta olmak üzere batıya göç etmeye devam ettiğini bilmektesin.


    Ve bu insanlarımızın bir umutla çıktıkları gurbet yolunda seninde geçtiğin o zorlukları senin ve benim gibilerinin de yardımıyla aşıp, evine bir ekmek, aşına bir katkı sağlamak için çırpındığını bilmektesin..


    Ve en önemlisi bu toplumun senin gibi kendi içinde çıkan aydınlara, siyasilere, iş adamlarına ihtiyaç duyduğunuda..


    Sayın Başkan;


    İstanbul gibi dev bir metropolün önemli bir ilçesinde belediye başkanı olma gibi önemli bir görevin sana verilmesinin senin kendi toplumunda kopmanı gerektirmediği gibi o toplumun senden çok değil, sadece gülen bir yüz, sıcak bir ilişki ve en önemlisi moral vermene ihtiyaç duyduğunu da bilmelisin..


    Çünkü toplum önderlerinin en önemli görevinin balık vermek değil, balık tutturmayı öğretmek ve onlara önderlik etmek olduğunu bilmemize karşın her ne hikmetse hele hele öyle yada öyel böyle seçilip yada atamayla bir makama oturuduğumuzda bunu bir türlü düşünmeyip, şu anda elimizde bulunan imkanları toplumumuz yararına seferber etmesekte sağından, solundan, kenarında kendi yakınımıza bile vermemek içinde çırpınır, hatta cüdamlıymışlar gibi uzak durduğumuz da bir gerçektir..


    Bu nedenle; Sizin bu yoksul topluma sahip çıkıp, önderlik ederek 20 milyonluk İstanbul’da olduğu ve yurt genelinde oluşturulmaya çalışılan ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ ne olduğu gibi partinizin ve ülkenizin önder bir kişiliğiyle ile hareket etmeniz gerektiğini hatırlatır, bu önemli  günlerin hızla akıp gittiği şu günleri en iyi şekilde değerlendirmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatırım..


    Ve eğer yarın torununuz, çocuğunuz, hemşehrinizin sizin adınızdan onurla, gururla bahsetmesi için bir eser bırakmanın o eserinde şu an içinde bulunduğunuz siyaset alanında ve hemşehrilerinizin kalbinde olacağınıda bilmenizi isterim..


    Yani yarın ‘Ya şurada bir başkanımız vardı, Allah için bu toplumun bir araya gelmesi, ayakları üzerine durması için önderik yaptı, başardı ve bu toplumun önünü açtı’ detirtmek kadar güzel olan ne olabilir?..


    İşte bu nedenle mektubuma son verirken bir kez diyorum ki;


    Gel şimdiye kadar ortaya koyduğun tavrını gözden geçir, teknokrat bir anlayışı terk ederek, kendi toplumunun senden beklediklerini yoğun olan sen değil, senin önderlik edeceğin bir kadro ile yeniden masaya yatır adını tarihe yazdırmasanda halkının gönüle yazdır..


    Bu mektup sana bir dost tavsiyesi..


    Ne demişler, İyi olacak hastanın ayağına doktor gider..


    Kısacası;


    Er geç iyi olacak şu anki hasta diyebileceğimiz toplumumuzun hazırda bir doktoru varken, yenisini aramazsa daha iyi olmaz mı? 


     





    Günün Yazısı – Tuesday, December 23, 2003

    Yazıyorsam Sebebi Var


    Göktaş’a binip, Dadaş’la inmek


    Fakir Yılmaz

    fakiryilmaz@mynet.com-Ceptel: 0.535. 418 32 58


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Tuesday, December 23, 2003

    Vali yarın geliyor (Devamını Göster)


     




    Günü Manşeti – Friday, December 19, 2003

    Belirsizlik sürüyor (Devamını Göster)


     




    Günün Yazısı – Friday, December 19, 2003

    Yazıyorsam Sebebi Var


    Avşar’ın onurlu çıkışı


    Fakir Yılmaz

    fakiryilmaz@mynet.com-Ceptel: 0.535. 418 32 58


    (Devamını Göster)


     




    Haberler – Friday, December 19, 2003

    200 köy yolunun kardan kapalı olduğu Ardahan’da bir çok köy okulu tatil edildi


    Siyasete kendini kaptıran öğretmen istifa etmeden siyasi bildiri dağıttı!


    35 bin kişe yardım yapıldı


    Ardahan’ın Damal ilçesinde üretilen damal bebeğinin patentinin Damal halkına ait olduğu bildirildi


    İnsanların diş sağlığına önem vermedikleri için kalp krizi ve eklem romatizması hastalıklara davetiye çıkardığı bildirildi


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Thursday, December 18, 2003

    Köy Hizmetlerinde ki yolsuzluk


    iddiası Akşam Gasetesinde!


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Thursday, December 18, 2003

    Donat Ardahan’ı anlatmaya devam ediyor (Devamını Göster)


     




    Haber – Thursday, December 18, 2003

    Kaçak elektrik’in önüne geçemeyen TEDAŞ


    açığını vatandaşın faturasına yansıttı!


    Dondurucu havaların yaşandığı Ardahan’da ısınmak için bin bir yolu deneyen vatandaşların bazılarının özelikle geceleri kaçak elektirik kullanmaları TEDAŞ’ı zor durumda bırakıyor.


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Thursday, December 18, 2003

    İbrahim Avşar şartlı geri çekildi


    Önümüzdeki yerel seçimlerde AK Parti’den Ardahan belediye Başkanı aday olması kesin gözle bakılanlar arasında ilk sırada olan İbrahim Avşar aday olmaktan şimdilik çekildiğini belirtti.


    Konu hakında görüşlerine başvurduğumuz İbrahim Avşar gelişmeyi doğruladı.

    Avşar, partinin Ardahan İl Yönetiminin yaptığı yanlışların yöneticilerin boyunu aşmaya başladığını, bunun da partili olan, partiye gönül vermiş insanların küsmesine, kırılmasına neden olduğunu bu nedenle bir süre dinlenmeye karar verdiğini, gelişmeleri takip edeceğini belirtti.


    (Devamını Göster)

  • Corona Balkonlarda Gül ve Çiçek Açtı!..

    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


     



    Başta kadınlar olmak üzere bir çok insanın evlere kapanmak zorunda kaldığı Coronalı günler en çok evlerin balkonlarına ve çiçeklere yaradı.. 


    İnsanların günlük gezileri hatta bakkala gitmesine bile engel olan bu günlerde içeride kalan insanların yaratıcılıklarının başını doğaya hayat vermek, evlerinde yeni şekiller vermenin yanında balkonlarına hayat vermeleri de oldu. 


    Geçtiğimiz günlerde kutlanan Anneler Gününe de hediye olarak algılanan Balkon Gülleri ile Çiçekleri 10 Mayıs Anneler Gününde en çok çiçek ve gül satışı yapmayı düşünen Çiçekleri üzse de bir çok kadının bir çocuk misali bakıp, sevip, büyüttükleri gül ve çiçekler balkonlara olduğu gibi Anneler gününde de damgasını vurdu.



    Uygulanan sokağa çıkma yasaklarının doğaya hayat verdiği gözlenen, yunusların boğazlara, balıkların derelere, doğa hayvanlarının yollara inip, evlerin önüne kadar geldiği görülen şu günlerde kadınlarda balkonlarına hayat verdiler. 


    Bir çok kadının evlerinin balkonlarını ve çatı katlarını adeta birer çiçek bahçesi haline çevirdikleri görülürken, bir çok kadın ve erkeğinde aynı balkonlarda mini sebze bahçeleri kurarak zaman geçirdikleri dikkatlerden kaçmadı. 


    Coronalı günler içinde evlerde ki  çalışmalarını sanal ortamda paylaşmayı da unutmayan kadın ve erkeklerin bu tür çalışmalarının diğer insanlara da örnek olduğu görüldü.



    GEÇMİŞİNE BAKSINLAR..


    Corona darbesi ardından yeniden ısıtılıp, tartışılmaya açılan sivil inisiyatife yönelik yani mevcut iktidara gözdağı niteliğinde olan darbe iddiaları tartışılmaya   devam ederken kendisinin yerine, ‘eş başkan’ diye oturanlar dahil bir çoklarının adının gündemden düşmesi için sus pus olmalarına karşın adı  hep gündemde olan ve partisinin yanında solcuyum diyenlerin unutmadığı ve hep gündemde tuttuğu Selahattin Demirtaş’ın hapishanede değil, halkın oyları ile gittiği mecliste olduğu dönemde yaptığı bir konuşması eşliğinde hazırlanmış bir videoya Twitter’da rastladım..


    Dışarıda olsa tüm solun bir araya geleceği oluşumun yani ‘Türkiye Partisi’ projesinin başını çekeceği korkusunu yaşayarak, hapse atılmasına birinci neden olan CHP’nin gündeme getirip, mevcut iktidarın da üzerine atlayıp, kaldırılan dokunulmazlıkların ardından bir çok siyasi ile birlikte  hapse attırılan Demirtaş’ın o seslenişini bir kez daha izlerken Demirtaş’ı ve onun gibi düşünenlerin hiç biri kirli pazarlık içine girmediklerinden dolayı dün olduğu gibi bugün de bedel ödediklerini daha iyi anlıyorum.



    Demirtaş’ın onca konuşmaları arasında bulunan ve ‘Baksınlar’ diye başlayıp, ‘Alevisinden, Sünnisine kadar herkes ama herkes şunda emin olsun, biz tüccar değiliz, ucuz pazarlıklar yapacak kişiliğe sahip değiliz.. Bizlerin kapalı kapılar ardından kirli oyunlar içine girmeyeceğimize baksınlar, biz böyle bir gelenekten gelmedik, bizi tanımak isteyenler, tanımayanlar bir kez daha geçmişimize baksınlar.. Mazlum Doğan pazarlık yapmış mı baksınlar, Kaypakkaya  pazarlık yapmış mı baksınlar, Mahir Çayan yapmış mı, Deniz Gezmiş yapmış mı baksınlar.. Pazarlık yapsalardı yaşıyor olurdular. Direndikleri için bizlere onurlu bir miras devrettiler’ diye bitirdiği o tarihi konuşmasını yazımı bitirene kadar bir kez daha, bir kez daha defalarca dinledim..


    Ve neden içeride tutulduğunu hala kimsenin anlamadığı ya da anlamak istemediği ve ‘gelir yerimize oturur, bugüne kadar kandırdığımız halka gerçek solculuğun ne olduğunu anlatır’ diye korkup, adını unutturmak isteyenlerin Demirtaş’ın beni olduğu gibi milyonları etkileyen onca konuşmalarından biri olan bugünkü yazıma da ilham veren bu konuşmasını ve videosunu paylaşan Fehim Işık’ı ekteki mesajla paylaşarak retweetledim..


    ‘Bu adamı kim içeri attırdı? Sakın,’Solu toparlar, solcuyum diye geçinen sahtekarları bitirir’ diye korkanlar kendileri gibi faşistlerle iş birliği yapıp, ömürlerini uzatanlar olmasın?. Evet Demirtaş bu ülkenin solunu toplayacak tek liderdir. Yani Finlandiya lider modeli Demirtaş’tır’ mesajı ile retvetlediğim o videoyu dinlerken bir kez daha  baktığım twittirda bir başka mesaj ve video gördüm.


    Oda meslektaşım, hemşehrim ve Nedim Şenerler gibilerinin yanında dün olduğu gibi  bugüne kadar yaşananlara karşı dik durmaya devam eden Gazeteci Levent Gültekin’in çoktan düşünüp, yazıya dökmek istediğim düşüncelerime kaynak olup, bugünkü yazıma ilham veren Demirtaş’ın videosu gibi görüntülü paylaşımını izlerken onun da benim gibi düşündüğünü ama o düşüncesine liderlik edecek olan bir isime ihtiyaç duyulduğunu anlatıyordu.


    İnce’nin Erdoğan ile yarıştığı Başkanlık seçimleri öncesi CHP’nin Başkan adayı olarak göstermeyi düşündüğü ama benimde içinde bulunduğum bir çok gazeteci ve yakınının bunu duyup, bu gelişmeyi kamuoyuna erkenden deklare etmesi ile CHP’nin bir anda bu konuda geri adım attığı isimler arasında olan Gültekin’in, ‘Kemal beye de anlattım’ dediği yani sanırım CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu düşündüğümün de aralarında olduğu bir çok kişiye, medyaya ve internet aracılığı ile gündeme getirdiği Finlandiya modeline baktığımda, meslektaşım Gültekin’in iktidara karşı aradığı geniş çaplı bir karşı oluşumun yani koalisyon liderinin hala hapiste olan Demirtaş olduğunu ima edip, etmediğini bilmesem de oluşturulabilinse ki; bir an önce oluşturulmalıdır diye düşünenlerden biri olarak bu oluşumun başına gelecek, getirilmesi gereken isimin Demirtaş olduğunu anladım, gördüm..


    Görmeyen, anlamayanlara diyeceğim  tek şey var oda; Demirtaş’ın dediği gibi Gültekin’in bu önerisini mantıklı görenlerin öncelikle liderlerin, oluşturulmak istenen koalisyonun başına kim acaba diye düşünülen isimlerin geçmişine baksınlar..


    Çünkü, Gültekin’in bu önerisine samimiyetle baktıklarında daha önceki bir yazımda bu ülkenin er ya da geç başkanı olacağını iddia ettiğim Demirtaş’ı göreceklerini düşünenlerdenim..



    GÖLE’DE SODES PROJELERİ  UYGULANMAYA BAŞLANDI


    GÖLE’DE SODES PROJELERİ


    UYGULANMAYA BAŞLANDI


    arşiv haber 21/01/2016 tarihi haber


    Göle İlçe Kaymakamlığı tarafından hazırlanan ‘Göle Sanatla Buluşuyor Projesi’ uygulamaya başlanıldı.


    Göle kaymakamlığı tarafından sunulan ve Kalkınma Bakanlığı tarafından kabul edilen projelerden gezelim okuyalım Bilgiye Doyalım Projesi kapsamında ilk olarak, Eyüp Sabri Çarmıklı Anadolu Lisesi’ne zenginleştirilmiş kütüphane (Z Kütüphane) ve Kazım Karabekir Endüstri Meslek Lisesi’ne konferans oluşturulması ve kütüphanelere Kitap alımı sağlandı.

    Proje ile ilgili bilgi veren Göle Kaymakamı Zafer Oktay, ’’Proje ile öğrencilerimize il dışı tarih ve kültür gezileri (Çanakkale, İstanbul, Bursa) ile dil öğretimi için yabancı dil sınıfı oluşturulması, drama kursları açılması, tiyatro gösterilerinin yapılması, veli öğrenciler için seminerler düzenlenmesi etkinlikleri ilkbaharda yapılacak. Birimimizce hazırlanan birçok projeyle SODES ve çeşitli hibe desteği veren kuruluşlara proje sunuldu. Destek aldığımız projelerimizle öğrencilerimizin alacağı eğitimin kalitesini en üst seviyeye taşımayı amaçlıyoruz.’’ dedi.

    Oktay, projelerin hayata geçirilmeye başlanıldığını belirtti.





    Haber – 29 Eylül 2003 Pazartesi

    Kar yağdı!


    Ardahan’ın Damal ilçesine Mevsimin ilk karı yağdı. Ardahan’ın damal ilçesinde akşam etkili olan kar yağışı sonucu beyaza büründü. Damal ilçesi belediye Başkanı Gülcemal Fidan; “Yüksek rakımlı Damal ilçemize gece başlayan kar yağışı sonucu her taraf beyaza büründü. Bu bölgenin bu kar yağışı ile ne kadar iklim şartlarının zor olduğunun bir kanıtıdır. Yaşaması zor bir bölge olduğunun bir işaretidir” dedi.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 29 Eylül 2003 Pazartesi

    Sayın milletvekilim bir çay getiririmsin? Ardahanlı çay ocağı işletmesi sahibi Kenan Altun un isim adaşı milletvekili olunca işleri arttı. Ardahan AK Parti Milletvekili Kenan Altun ile isim adaşı olan çaycı Kenan Altun dan çay isteyen esnaf Milletvekilim bir çay getiririmsin diye hitap ediyor. Adaşı milletvekili olunca, işleri artan çaycı Kenan Altun’a müşterisinin de kendisine hitap şeklinin değiştiğini söyledi. Günde 200-300 çay satan ve geçimini bardağını 200 bin liraya sattığı çay ile yapan çaycı Kenan Altun’un birde şikayeti var. Çaycı Altun, adaşı milletvekili Kenan Altun’a kızanın gelip, kendisine, “Şu ismini değiştir. Bir Kenan Altun bize yeter diye, zaten bir iş becerip, sorunlarımızı çözmüyor, ortalarda da görünmüyor, hiç değilse seni gördükçe onu hatırlamayalım barı” diye sitem ettiklerini söylüyor. (Devamını Göster)


     





    Haber – 29 Eylül 2003 Pazartesi

    “Senin babanın mezarı benim babamın tarlasın da , git çıkar” korkusu


    Bu köylerin ölülerini köy mezarlığına gömdürmüyor!


    Ardahan’ın Hoçuvan Hasköy Nahiyesine bağlı bulunan 21 pare köyünün bir çoğunda köylüler ölülerini köy mezarlığına değil, evlerinin bahçesi ve tarlalarına gömüyor. Köy mezarlıklarının adeta bom boş beklediği Ardahan’ın dağ köyleri olarak bilinen Bayramoğlu, Çağlayık, Lehimli, Ömerağa, Beşiktaş, Binbaşar, Gölgeli gibi köylerinde bulunan bir çok evin bahçesin en az on mezarlık bulunuyor.


    Görenlerin dudakları ucukluyor!


    (Devamını Göster)


     





    Haberlerden kısa kısa – 28 Eylül 2003 Pazar

    Kısa Haberler


    Katil boğa sahibini öldürdü!


    Şevket Düz fıtık oldu!


    (Devamını Göster)


     





    Günün Yorumu – 28 Eylül 2003 Pazar

    Yazıyorsam Sebebi Var


    Biz bu kavgada yokuz…


    Hükümet ile Üniversite Rektörlerinin arasında yaşanan YÖK tasarısı gerginliği, ulusal basın ve medyayı da ikiye böldü. İktidara yakın basının, YÖK yasasının değişmesi gerektiğini belirten hükümetin yanında, İktidarın karşısında olan basının ise Rektörlerin yanında olduğu şu günlerde, ulusal bir gazetenin sürmanşetten attığı başlık çok çarpıcıydı. Aynı başlığı bir çok gazete de irili ufaklı haber konusu yaptı.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 28 Eylül 2003 Pazar

    Tugay’dan eğitime destek


    Bölgede verilen eğitime katkı sunmak amacıyla Mehmetçik Ardahanlı öğrencilere yönelik dershane açacak. Ardahan’da konuşlandırılan 25. Mekanizme Tugay Komutanlığı, konu hakkında okullara yazdığı yazalı duyuruda, Ekim ayı itibariyle Göle Garnizon Komutanlığına bağlı Mehmetçik Dershanesi, Lise Giriş Sınavı (LGS) için Seviye Tespit Sınavı (STS), Anadolu ve Fen Liselerine hazırlık kursu verileceği belirtildi. Bir merkez’de hafta sonları verilecek eğitime, Milli Eğitim Müdürlüğü yer ve öğretmen desteği verirse bu merkezlerin sayısı artacak.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 27 Eylül 2003 Cumartesi

     

    Haberimiz Akşam Gazetesinin manşeti oldu!


    “Sürgün Yeri İsyanı!”


    Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Fakir Yılmaz imzasıyla dün sitemiz ve gazetemizde yayımlanan haber bugün ulusal basında manşet oldu.


    Yılmaz’ın imzasıyla Akşam Gazetesinin Manşeti olan Ardahan’da ki eğitim sorunu “Ardahan’da ki eğitim sorunu Vali’yi çileden çıkardı” şeklinde yorumlanmış.


    Valinin isyanı


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 26 Eylül 2003 Cuma

     


    Mavi Hilal Ardahan’da Sinema yapacak

     


     Uluslar arası Mavi Hilal İnsani Yardım ve Kalkınma Vakfı Ardahan’da sinama yapacak. Bakû Tiflis Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı güzergahının geçeceği bölgeler içerisinde bulunan Ardahan ve İlçelerinde yatırım yapacak.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 26 Eylül 2003 Cuma

    Mehmetçik Dershanesi


    Bölgede verilen eğitime katkı sunmak amacıyla Mehmetçik Ardahanlı öğrencilere yönelik dershane açacak.


    Ardahan’da konuşlandırılan 25. Mekanizme Tugay Komutanlığı konu hakkında okullara yazdığı yazalı duyuruda Ekim ayı itibariyle Göle Garnizon Komutanlığına bağlı Mehmetçik dershanesi, Lise Giriş Sınavı (LGS) için Seviye Tespit Sınavı (STS), Anadolu ve Fen Liselerine hazırlık kursu verileceği belirtildi.


    (Devamını Göster)

  • Corona şüphesi, paniği sürüyor.. 10 Kişi Gözlem Altına Alındı..


    Bahçeli’nin Bölmeyen, Toparlayan Çıkışları..


    Suriye’den önce Suriye gibi olacağı söylenen ülkemde atılan adımlarla ülkemin ‘Değil Suriye olması, Suriye’de olduğu gibi bölgede söz sahibi olduğunu kanıtlaması ve yaşanacakları ötelemesinin altında ne yatıyor?’ diye baktığımızda olabilecekleri gören bir anlayışın büyük bir katkısının olduğunu görmek ve kabul etmek en doğrusudur.


    Çünkü, bu ülkenin başta demokrasiye olmak üzere güzel geleceğine yeterli katkı sunamazlarsa da en azından bin, bir zorluk ve sıkıntılarla gelinmiş olan bugünkü yerinden geriye gitmemesine katkı sunmakta devrimci bir hareket olduğunu da anlamak gerekir..


    Ve Devlet Bahçeli’nin MHP’nin başına geldiği günden bugüne kadar bu ülkenin Suriye’den önce Suriye gibi olmamasına büyük katkısı olduğunu söylemek faşistlik ya da sola ihanet demek değil, ‘Yiğidi öldürmeden hakkını ver’ demektir..


    Başta kuru kuruya sağcı, dinci geçinenler gibi solcu geçinip, yaşananlara devrimci gözüyle bakmayanlar gibi çoğu eski MHP’li olan ve Ecevit’le koalisyon yaptığı için ona kızarak gidip başka bir yeni partinin tabanını oluşturmalarına rağmen Bahçeli’nin ne derece stratejik adımlar atıp, hala MHP’nin başında, hem de iktidar ortağı olmasından da anlamak bugün anlatmak istediğimi anlatır gibi.


     



    Evet, HDP’nin dağdan gelen rüzgarın etkisinden kendisini kurtaramayıp, anaların göz yaşlarının durması için kurulan barış masasının mevcut iktidar partisince tekmelenmesine, solun başına gelmesinden korkulan Demirtaş’ın hapse atılmasına neden olduğu süreçte ele aldığım bir yazımı aklıma getiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son çıkışı, o dönemde yazmış olduğum yazımın ne kadar haklı ve olaylara bakış açımın ne kadar doğru olduğunu bir kez daha bana hatırlattı.


    Evet, son olarak türkülerinin, konserlerinin yasaklanmasına karşı, tepki olarak girdikleri açlık grevinde hastanelik olup, hasta yatağında ayaklarına takılan prangalarla hayata göz yuman Grup Yorumun üç devrimcisinin birinin, ‘O topraklarda devrimci yetişmez..’ denilen ama ‘bu topraklardaysalar her yerde var olan’ devrimcilerden İbrahim Gökçek’in memleketi Kayseri’de toprağa verilemeyeceğini ileri sürüp, bu yönde alçakça eylem ve açıklamalarda bulunanları görevden alan Bahçeli  ülkede o çok istenen, özlenen ve filizlenip, büyümesi için verilen mücadeleye yine önemli bir katkı sunmuş, o kadar da önemli bir mesaj vermiştir.


    Çünkü, bu ülkenin başta demokrasiye olmak üzere güzel geleceğine katkı sunamasalar da en azından bin, bir zorluk ve sıkıntıyla kazanılan vatanın, demokrasinin geriye gitmemesine, kana bulaşmamasına katkı sunmaktadırlar. 


    Ve son günlerde yeniden gündeme gelen ve tartışılan darbe iddialarının bir türlü dilden düşmediği ülkede birilerinin gerek mevcut iktidarı gerekse demokrasinin olmazsa olmazı olan muhalefetin yıpratılma çabalarının arttığını gördüğümüz şu günlerde oturduğu sitedeki komşularını hedef gösteren insan, kadın diyemeyeceğimiz sözde başkan yalakalarının söylemleri bu ülkede yaşanmış olan darbeler öncesi ortaya çıkıp, ortalığı karıştıranların ajan oldukları sonradan anlaşılmıştır..


    Ve sevda ismine yakışmayan adıyla oturduğu sitedeki komşularını hedef gösteren adını bile vermek ona reklam olur diye düşündüğüm kadına kendi ailesi bile tepki gösterirken, Bahçel’nin de inandığı yolda hayatını kayb eden bir insanın kendi memleketinde toprağa verilmesine karşı çıktıklarını belirtip, bu yönde şow yapan sözde ülkücüleri ocaktan kovması, bu ülkenin iç barışına katkı sunmuştur.


    Mevcut iktidardan da beklenen bir davranış olan ve Kayseri’de ki saçmalığa karşı kamuoyunun tepkisine verilen demokratça bir adım atan Bahçeli gibi duyarlı liderlerin bu tür çıkışları ile birilerinin bu ülkenin Suriye gibi olma özlemini bir kez daha ötelemiş ve darbecilere ön senaryolar hazırlayan faşist kafalara izin vermemiştir.


    Evet, yüreklerine ateş düşürülüp, ağlatılan Annelerin, anneler gününde alınan bu iki karar, yani Bahçeli’nin ülkücü geçinenleri kovması, komşularını hedef gösteren kadına ailesinin bile tepki göstermesi bu ülkenin annelerine hem de tüm insanlarına günün en güzel hediyesi oldu..


    Bu durum Bahçeli gibi liderlere sadece, ‘MHP’lidir, Faşisttir’ gözüyle bakıp, bu yönde sloganlar atarak, dışlamaktansa onun gibilerinin bu ülke için birer değer olduğunu anlamak gerekir..


    Çünkü sahada kızıp, bağırsa da bu ülkenin barışı için dün demediğini bırakmayan mevcut hükumetle ortak olmayı göze alan, aynı hükumetle koalisyonu, barış sürecini devam ettirmeyen HDP’ye mecliste el uzatabildiğini de not edip, ona göre puan vererek, ‘öldürmeden yiğide hakkını vermek gerekir’ derim..


    Çünkü aynı Bahçeli daha önce beyaz çoraplı, hilal bıyıklı sözde ülkücüler olanları kovması gibi Kayseri’dekilerine de fırsat vermediğini görmek yeter ve gazeteyi kolunun altına koyup, pos bıyıkla devrimci geçinenleri de unutmadan..



    SERHAT'IN YÜZÜ TERCAN'DA GÜLDÜ..


    SERHAT’IN YÜZÜ TERCAN’DA GÜLDÜ..


    arşiv haber 22/11/2015 tarihli haber


    Ardahan’ı Bölgesel Amatör Liginde Temsil eden temsilcimiz Serhat Ardahan Spor deplasmanda 3 altın puan aldı.


    Geçtiğimiz yıl bir puan ile şampiyonluğu kaçırıp, son anda 3. Lige çıkamayan, ancak bu amacını gerçekleştirmek için bu yılda büyük bir mücadele veren Serhat Ardahan Spor Erzurum’da karşısında çıktığı Erzincan Tercan Spor’u sahasında 1-0 yenerek 3 altın puanı aldı.


    14 İl ve Futbol Takımının mücadele ettiği BAL Liginde aldığı son 3 puan ile ligde ki iddiasını sıralamada 6. yerini alarak sürdürdü.


    Serhat Ardahan Spor’un en büyük destekçileri arasında bulunan Ardahanlı İşdamı İmdat Tatar’ın yanı sıra Taşkın Karakoç ve İstanbul Bakırköy’de bulunan Köy kahvesinin sahibi Mardinli İşadamı, Mehmet Şerif Yılmaz’ında İstanbul’dan giderek izlediği karşılaşmayı Serhat Ardahan Spor Başkanı Eray Kayatürk ile Yardımcısı Nihat (Deniz) Yılmaz ve Ardahanlı İşadamlarından Ergin Balcı’da izlediler.



     





    Haber – 26 Eylül 2003 Cuma

    Atandılar, ama gitmediler


    Ardahan’a atanan bir çok yeni öğretmen görev yapacakları okullara atamaları yapılmasına karşın halen görev yerle rine gitmedikleri gözleniyor.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 26 Eylül 2003 Cuma

    Validen acı itiraf!


    “Verilen eğitimden memnun değilim”


    Ardahan Valisi Mustafa Yiğit Ardahan’da verilen eğitimin yeterli olmadığını itiraf ederek, Ardahan’da verilen eğitim durumunun içler acısı olduğunu söyledi. Vali Yiğit, genelikle stajyer öğretmenler ve tıka basa dolu sınıflarla verilen eğitimin bölgede eğitim görenlerin gelecekte ne kadar başarılı olacaklarını geçmiş yılların ÖSS sonuçlarında görüldüğünü söyledi. Yiğit; “15-20 yıl önce eğitimcilerin verdiği raporlar gereği ilkokul, ortaokul ve lise dengi okulların bahçesinin bile bir birinden uzak olması gerektiğinin altının çizildiği Türkiye’de, bir çok yerde ilkokul öğrencisi ile lise öğrencisi aynı okul binasında, aynı bahçede eğitim görmekte. Bu da eğitimdeki başarının önündeki en büyük engellerden birisidir.” dedi. Yiğit; “her yıl olduğu gibi bu yılda Ardahan’a bir çok stajyer öğretmenin geldiğini, bu eğitimcilerimizin kendilerini bulundukları dallarda yetiştirip, işlerini öğrenene kadar elinde bulundurduğu öğrencinin üniversite döneminin geldiğini bu böyle olunca da bölge de eğitim gören çocuklarımız ÖSS gibi yarışlarda hep geride kalmaktadır.” dedi.


    Öğretmen kahvehane gitmek için fırsat kolluyor!


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 25 Eylül 2003 Perşembe

    Kaymakamlar değişti


    AK Parti iktidanının imk kaymakamlar kararnamesinde Ardahan’ın Damal, Hanak ve Çılır kaymakamları değişirken, Göle ve Posof kaymakamları yerlerinde kaldılar.

    İçişleri Bakanlığınca hazırlanan, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanı tarafından imzalanan Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar listesinde Damal Kaymakamı Yücel Gemici Çardak’a, Çıldır Kaymakamı Avni Oral Kelkit’e, Hanak Kaymakamı Metin Maltayman Yeşilova kaymakamlıklarına atandılar.

    Göle ve Posof kaymakamlarının yerlerinde kaldıkları Ardahan’ın Hanak Kaymakamlığına Nazile Yüceldi Aktaş, Çıldır Kaymakamlığına Nurullah Aktaş, Çıldır Kaymakamlığına Cem Afşin Akbay atandılar.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 24 Eylül 2003 Çarşamba

    Belediye salonunda yapılan toplantı da Orman İşletmesi geri istendi


    Devletin kamu kurumlardan küçülme politikası çerçevesinde bir süre önce kapatılan Ardahan Orman İşletmesi’nin yeniden açılması için Ardahan Belediye Başkanlığında geniş çaplı bir toplantı yapıldı. Ardahan Belediye Başkanı Teoman Güngör’ün başkanlık ettiği toplantıya, Ardahan’da olmasına karşın AK Parti Milletvekili Kenan Altun ve İl Başkanı Mehmet Ekinci katılmadılar. İktidar Partisi’nin temsilcisi olarak AK Parti Ardahan İl Sekreteri İsrafil Avşar’ın katıldığı toplantıya ORKAM Ardahan İl Temsilcisi Şener Mermer, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Latifşah Sural, Ardahan ESOB Oda Başkanı Bahattin Özdemir, Posof İlçe Belediye Başkanı Şükrü Bozyiğit ile çeşitli CHP, DSP,MHP Ardahan İl Başkanları, SHP Merkez İlçe ve Ardahan’ın ileri gelen esnafı katıldı. Orman İşletmesi’nin Ardahan’dan kapatılıp, ilçesi Göle’ye taşınmasının yanlışlığına değinen konuşmacılar iktidarın bu yanlışlığı düzeltmesini istediler.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 24 Eylül 2003 Çarşamba

    SAMAN SIKINTISI


    Ardahan genelinde bu yazın kurak gecmesi nedeniyle bölge çiftçisi hayvanlarının kışlık yemini ayarlamakta zorluk çekiyor. Ardahanlı çiftçiler, bin bir umut bağladıkları hayvanlarının kışlık yiyeceği ot ve samanı temin etmekte zorlanınca Diyarbakır ilinden getirilen saman ve ot alarak yem açığını kapatmayı düşünüyorlar. Ardahan’da sütün litresinin 150 bin ila 200 bin lira olmasına rağmen bir kilo samanı 160 bin liraya almak zorunda kaldılar.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 24 Eylül 2003 Çarşamba

    Okul Masrafı öğretmen bıçaklattı Eğitim-Öğretimin başlamasıyla birlikte artan ailelerin bütçe masrafları Ardahan’da bir öğretmenin bıçaklanmasına neden oldu. Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle İlçesi Sürügüden Köyü sakinlerinden Gazi Kaya öğrencisinin okuduğu okulun boyan masrafının öğrencilere dağıtılıp tahsil edildiğini duyup, olaya karşı çıkarak gittiği okulda tartıştığı öğretmen Cengiz Bozbaş’ı sağ kaburgasının altında bıçaklayarak hastanelik etti. Dün saat 16.30 sıralarında okula giderek aynı okulda okuttuğu öğrencisinden okul için yapılan masrafın verilmesinin istendiğini, bunun kanunsuz olduğunu belirten Gazi Kaya isimli öğrenci velisi, aynı okulda görevli bulunan öğretmen Cengiz Bozbaş ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine okulda kavga çıktı. Kendisinin öğretmenler tarafından tartakladığını belirten Gazi Kaya isimli veli kendisini bıçakla savunmak zorunda kaldığını belirtirken, okulların gelişi güzel para toplamasına da tepki gösterdi. Öğrenci Velisi Kaya, çocuklarımızın kitaplarının bedava dağıtıyorum diye bar bar bağıran devletin okul idarecileri aracılığıyla, dosya parası, arma parası, sınıf parası adı altında çeşitli şekillerde eğitim-öğretim dönemi boyunca sürekli kendilerini sömürdüğünü de öne sürdü. Ağır yaralı olarak Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılan Öğretmen Cengiz Bozbaş tedavi altına alınırken Gazi Kaya isimli öğrenci velisinin bıçaklama olayından sonra kaçtığı öğrenildi. (Devamını Göster)


     





    Haber – 23 Eylül 2003 Salı

    Depreme dayanıksız oldukları belirlenen okul binalarının geleceği teknik heyete ödenmesi gereken paraya takıldı!


    Ardahan’dan sonra Göle’de lise öğrencileri de ortada kaldı Bingöl Depremi ardından Ardahan ve ilçelerinden Bayındırlık Bakanlığınca yapılan denetimlerde oturulamaz oldukları belirlenen 4 okul, 1 yurt binası ile bir halk eğitim binasının yeniden inceletilmesi işi teknik elamanlara ödenmesi gereken yol ödeneğinin yokluğuna takılınca bir çok lise ve üniversite öğrencisi dışarıda kalarak, ilk okul öğrencileri ile aynı okulları paylaşmak zorunda kaldılar.


    (Devamını Göster)


     





    Mesaj – 23 Eylül 2003 Salı

    Sevgili Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi okurları


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 22 Eylül 2003 Pazartesi

    Başı ve erkeklik uzvu kesilerek öldürülen cinayetin aşk cinayeti olduğu öne sürüldü Ateşli bir aşk gecesi ardından vücutlarından meydana gelen morluk ve çizikler yüzünden muabet hapisle yargılanıyorlar!!!


    Ardahan’ın Posof İlçesi Süngüllü köyünde geçtiğimiz yıl işlenen cinayetin bir aşk cinayeti olduğu öne sürüldü. Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’nde süren dava da ve savcı öldürülen Kemal Parlak’ın aynı köyde oturan Ayşe Bilican’ı telefonla sürekli arayıp rahatsız ettiğini ve bunun farkına varan eşi Yaşar Bilican’ın işe ili birlikte bu cinayeti işlediğini öne sürerek halen tutuklu olan Yaşar ve Ayşe Bilican’ın bu yönden cezalandırılmasını istedi. Korkunç cinayetin ardından jandarmanın cesedin bulunduğu bölgede yaptığı incelemede ve cesetten aldığı kan izlerinin yapılan tahlilleri sonucunda halen tutuklu bulunan Yaşar ve Ayşe Bilican’ın üzerinde de bulunduğunu ve Yaşar Bilican’ın olayın ardından göz altına alındığında burnunda yaralandığı, eşi Ayşe Bilican’ın vucüdundan da çeşitli morluklar olduğunu bununda öldürülen Kemal Parlak ile yaşanan arbede de meydana geldiğini iddia etmesi tutukluların Avukatı Av. Mahmut Alınak tarafından red edildi.


    (Devamını Göster)

  • ARDAHAN'DA HALA DUMANLAR YÜKSELİYOR..


    Erzurum’daki Oltu çayı ile Ardahan kent merkezinden geçen Kura Nehri, son günlerde etkili olan kar ve sağanak sonucu taştı.


    Ardahan’da özellikle son iki gündür etkili olan kar ve sağanak yüzünden debisi yükselen Kura Nehri, Ardahan Ovası’nın bir bölümünü sular altında bıraktı.


    Nehrin Halilefendi Mahallesi’ndeki Lezzet-i Kür mevkisi adeta göle döndü.


    Tarım arazilerinde herhangi bir zarara yol açmayan taşkın sebebiyle ovada oluşan göl manzarası, vatandaşların ilgisini çekti.


    Vatandaşlardan Aşkın Hüseyinoğluyaptığı açıklamada, kısa süre de olsa deniz manzarası yaşadıklarını belirterek, “İki gündür bölgede kar ve sağanak etkili oluyor ve Kura nehrini taşırdı. Biz de bu manzaraya izlemek ve görüntülemek için geldik.” dedi.


    Taşan Oltu çayı ekili alanlara kısmen zarar verdi


    Erzurum’un Oltu ilçesinde de son bir haftadır etkili olan sağanak yüzünden Oltu Çayı’nın debisi yükseldi.


    Bazı noktalarda taşan çay suyundan dolayı ekili alanlar kısmen zarar gördü.


    Esnaf Bayram Arpa, yağışlarla Oltu Çayının debisinin fazlaca yükseldiğini belirterek, bunun böyle devam etmesiyle ekili arazilerin daha çok zarar görebileceğini söyledi.


    Oltu Kaymakamlığı ise yaptığı yazılı açıklamada, vatandaşların taşan çay nedeniyle dikkatli ve tedbirli olmalarını istendi.



    Bahçeli’nin Bölmeyen, Toparlayan Çıkışları..


    Suriye’den önce Suriye gibi olacağı söylenen ülkemde atılan adımlarla ülkemin ‘Değil Suriye olması, Suriye’de olduğu gibi bölgede söz sahibi olduğunu kanıtlaması ve yaşanacakları ötelemesinin altında ne yatıyor?’ diye baktığımızda olabilecekleri gören bir anlayışın büyük bir katkısının olduğunu görmek ve kabul etmek en doğrusudur.


    Çünkü, bu ülkenin başta demokrasiye olmak üzere güzel geleceğine yeterli katkı sunamazlarsa da en azından bin, bir zorluk ve sıkıntılarla gelinmiş olan bugünkü yerinden geriye gitmemesine katkı sunmakta devrimci bir hareket olduğunu da anlamak gerekir..


    Ve Devlet Bahçeli’nin MHP’nin başına geldiği günden bugüne kadar bu ülkenin Suriye’den önce Suriye gibi olmamasına büyük katkısı olduğunu söylemek faşistlik ya da sola ihanet demek değil, ‘Yiğidi öldürmeden hakkını ver’ demektir..


    Başta kuru kuruya sağcı, dinci geçinenler gibi solcu geçinip, yaşananlara devrimci gözüyle bakmayanlar gibi çoğu eski MHP’li olan ve Ecevit’le koalisyon yaptığı için ona kızarak gidip başka bir yeni partinin tabanını oluşturmalarına rağmen Bahçeli’nin ne derece stratejik adımlar atıp, hala MHP’nin başında, hem de iktidar ortağı olmasından da anlamak bugün anlatmak istediğimi anlatır gibi.


     



    Evet, HDP’nin dağdan gelen rüzgarın etkisinden kendisini kurtaramayıp, anaların göz yaşlarının durması için kurulan barış masasının mevcut iktidar partisince tekmelenmesine, solun başına gelmesinden korkulan Demirtaş’ın hapse atılmasına neden olduğu süreçte ele aldığım bir yazımı aklıma getiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son çıkışı, o dönemde yazmış olduğum yazımın ne kadar haklı ve olaylara bakış açımın ne kadar doğru olduğunu bir kez daha bana hatırlattı.


    Evet, son olarak türkülerinin, konserlerinin yasaklanmasına karşı, tepki olarak girdikleri açlık grevinde hastanelik olup, hasta yatağında ayaklarına takılan prangalarla hayata göz yuman Grup Yorumun üç devrimcisinin birinin, ‘O topraklarda devrimci yetişmez..’ denilen ama ‘bu topraklardaysalar her yerde var olan’ devrimcilerden İbrahim Gökçek’in memleketi Kayseri’de toprağa verilemeyeceğini ileri sürüp, bu yönde alçakça eylem ve açıklamalarda bulunanları görevden alan Bahçeli  ülkede o çok istenen, özlenen ve filizlenip, büyümesi için verilen mücadeleye yine önemli bir katkı sunmuş, o kadar da önemli bir mesaj vermiştir.


    Çünkü, bu ülkenin başta demokrasiye olmak üzere güzel geleceğine katkı sunamasalar da en azından bin, bir zorluk ve sıkıntıyla kazanılan vatanın, demokrasinin geriye gitmemesine, kana bulaşmamasına katkı sunmaktadırlar. 


    Ve son günlerde yeniden gündeme gelen ve tartışılan darbe iddialarının bir türlü dilden düşmediği ülkede birilerinin gerek mevcut iktidarı gerekse demokrasinin olmazsa olmazı olan muhalefetin yıpratılma çabalarının arttığını gördüğümüz şu günlerde oturduğu sitedeki komşularını hedef gösteren insan, kadın diyemeyeceğimiz sözde başkan yalakalarının söylemleri bu ülkede yaşanmış olan darbeler öncesi ortaya çıkıp, ortalığı karıştıranların ajan oldukları sonradan anlaşılmıştır..


    Ve sevda ismine yakışmayan adıyla oturduğu sitedeki komşularını hedef gösteren adını bile vermek ona reklam olur diye düşündüğüm kadına kendi ailesi bile tepki gösterirken, Bahçel’nin de inandığı yolda hayatını kayb eden bir insanın kendi memleketinde toprağa verilmesine karşı çıktıklarını belirtip, bu yönde şow yapan sözde ülkücüleri ocaktan kovması, bu ülkenin iç barışına katkı sunmuştur.


    Mevcut iktidardan da beklenen bir davranış olan ve Kayseri’de ki saçmalığa karşı kamuoyunun tepkisine verilen demokratça bir adım atan Bahçeli gibi duyarlı liderlerin bu tür çıkışları ile birilerinin bu ülkenin Suriye gibi olma özlemini bir kez daha ötelemiş ve darbecilere ön senaryolar hazırlayan faşist kafalara izin vermemiştir.


    Evet, yüreklerine ateş düşürülüp, ağlatılan Annelerin, anneler gününde alınan bu iki karar, yani Bahçeli’nin ülkücü geçinenleri kovması, komşularını hedef gösteren kadına ailesinin bile tepki göstermesi bu ülkenin annelerine hem de tüm insanlarına günün en güzel hediyesi oldu..


    Bu durum Bahçeli gibi liderlere sadece, ‘MHP’lidir, Faşisttir’ gözüyle bakıp, bu yönde sloganlar atarak, dışlamaktansa onun gibilerinin bu ülke için birer değer olduğunu anlamak gerekir..


    Çünkü sahada kızıp, bağırsa da bu ülkenin barışı için dün demediğini bırakmayan mevcut hükumetle ortak olmayı göze alan, aynı hükumetle koalisyonu, barış sürecini devam ettirmeyen HDP’ye mecliste el uzatabildiğini de not edip, ona göre puan vererek, ‘öldürmeden yiğide hakkını vermek gerekir’ derim..


    Çünkü aynı Bahçeli daha önce beyaz çoraplı, hilal bıyıklı sözde ülkücüler olanları kovması gibi Kayseri’dekilerine de fırsat vermediğini görmek yeter ve gazeteyi kolunun altına koyup, pos bıyıkla devrimci geçinenleri de unutmadan..



    Soğuk Susuz Bıraktı..Soğuk Susuz Bıraktı..


    arşiv haber 24/11/2016 tarihli haberler/yorum


    Ardahan’da yaşanan dondurucu soğukların devam ettiği şu günlerde suları donacak korkusu yaşayan vatandaşlar Ardahan’ı susuz bıraktı. Alınan bilgilere göre geçmiş yıllara nazaran bu yıl olağanüstü bir Kasım ayı yaşanan Ardahan’da etkisini devam ettiren dondurucu soğuklar dolaysıyla su şebekelerinin donmasından korkup, suları açık bırakan vatandaşların kent geneline verilen içme suyunun basıncının düşmesine neden olduğu bununda kent genelinde su kesintilerine neden olduğu öğrenildi.


    **BAŞKAN: MUSLUKLARI KAPATIN, 


    KIŞA GÜZEL GÖZLE BAKALIM..


    Yaşanan aşırı soğuklar dolaysıyla zor günlerin yaşandığı Ardahan’da sularının donmasından korkan vatandaşların içme suyu şebekelerini açık bırakması dolaysıyla kent genelinde meydana gelen su kesintileri konusunda Ardahan Belediye Başkanı bir açıklama yaptı.


    AK Partili Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Doğu Anadolu’da etkili olan soğuk hava sebebiyle Ardahan’da hava sıcaklığının sıfırın altında 22 derece ölçüldüğünü belirterek, “Bu soğuklar, kasım ayında beklenen bir hava değildi. Geçmişe bakıldığına ilk kez denilebilir.” dedi.


    Başkan Köksoy, yaptığı açıklamada: soğukların Kasım ayında aniden ve şiddetli bastırmasının bu mevsimde beklenen bir durum olmadığını belirterek, vatandaştan şebeke sularını açık bırakmamalarını istedi.


    Etkili soğuklarla mücadele ettiklerini, önceliklerinin şebeke sularında yaşanabilecek sorunu önlemek olduğunu ifade eden Başkan Faruk Köksoy, “Ani sıcaklık düşüşü, ortalama bir düşüş değil. Bu soğuklar, kasım ayında beklenen bir hava değildi. Geçmişe bakıldığına ilk kez denilebilir. Sıcaklık Sabah saatlerinde sıfırın altında 22’lere kadar düşmekte.” diye konuştu.


    Başkan Köksoy, soğuk hava sebebiyle vatandaşların suların donmaması için musluklarını açık bıraktığına işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu: “Vatandaşlarımızın suyu açık bırakması şehir şebekesinin basıncını düşürmektedir. Basıncın düşmesi de tabii ki daha olumsuz süreç oluşturuyor. Vatandaşımız kendi suyu donmasın diye musluğunu açık bırakırken, kendi sokağının, mahallesinin hatta şehir şebekesinin çok olumsuz etkilenmesine, yer yer donmasına sebep oluyor. Bu konuda tüm hemşerilerimizden ricam ve istirhamım var. Şebeke suyunu açık bırakmasınlar. Şebekede suyun basıncı yeterli derecede kaldığı müddetçe suyun donma riski yoktur. Bu konuda rahat olsunlar. Paniğe gerek yok.


    Soğuklar karşısında stratejik kurumlar ve hastanelerin sıkıntı yaşamasını istemediklerini vurgulayan Başkan Köksoy, “Vatandaştan ve kurumlardan ricamız, su sayaçlarının olduğu yerleri yalıtım hassasiyetini göstersinler. Su sayaçlarının da korunmasını sağlasınlar. Bize tedbir almak düşer. Kendimizi koruyalım derken başkasını mağdur etmeyelim.” dedi.


    Başkan Köksoy, “suda kayıp Kaçak konusunda da çalışmalarının aralıksız sürdüğünü belirterek, son birkaç yılda saniyede 20 litre kayıp tespit ederek giderdiklerini kayıp, kaçak, oranının normal seviyede olduğunu söyledi”.


    Ardahan’da kışa güzel boyutu ile bakılması gerektiğini de vurgulayan Başkan Köksoy, yapılacak etkinliklerle kışın olumlu yönde değerlendirilebileceğini sözlerine ekledi.



    **KOYACAK YER Mİ BULAMADINIZ?


    **25/11/201 TARİHİLİ HABER


    Ünlü aşık Aşıkşenliğin adının verdiği Ardahan’ın Çıldır İlçesine bağlı Aşıkşenlik’te ki heykelinin önüne konan trafik levhası tepkilere neden oluyor. Foto: Çıldır Gündem


    Aynı zamanda Çıldır Aktaş Gümrük kapısının yolu üzerinde bulunan ve bir zamanlar Belde olan Aşıkşenlik mahallesinin hemen girişinde bulunan Aşıkşenliğin hemen heykelinin yanı başına konan levhanın heykelin önünü kapattığını belirten Suğaralılar yolları yenilemeyip, yılda iki üç kez levha yenileyen Karayollarının bu yanlıştan dönmesini istediler.


    **GEÇMİŞ TARİHLİ HABERLER


    **Serhat Ardahan Evinde 3 Puanı 2 Gol ile aldı..


    Ardahan’ın Bölgesel Amatör Lig temsilcisi Serhat Ardahan Spor bu hafta evinde oynadığı karşılaşmada 3 puan alarak 4. sıraya yerleşti.

    Araklı 1961 SK Spor’ evinde 2-1 yenen Serhat Ardahan Spor bu puanlarla ligde ki puanını 9’a çıkardı.

    Öte yandan Ardahan 1. Amatör Futbol Ligi de ikinci haftasında yapılan iki karşılaşma ile sona erdi. 

    Ardahan Amatör Futbol Ligi 2.Hafta Gerçeklerşen Maçlarsa Şöyle Sonuçlandı.

    Kalespor 3-2 Tepeler GençlikSpor

    Göle Belediyespor 5-2 Sulakyurtspor


    **Yine hayvan hırsızlığı


    Ardahan’da devm eden hayvan hırsızlıkların bir yenise daha eklendi.


    Ardahan‘da köyde yaşayan bir çiftçiye ait 6 büyükbaş hayvan çalındı.

    Edinilen bilgiye göre, merkeze bağlı Akyaka (Kotoskara) köyünde oturan İlhan Orak’a ait ahırın arka kısmındaki duvarda yıktıkları bölümden 6 büyükbaş hayvanı çıkaran hırsızlar, kayıplara karıştı.

    Oktay Orak, ailenin hayvanlarına bakmaya giderken durumu fark ederek Jandarmaya haber verdi.

    Olay yerinde inceleme yapan jandarma ekipleri, çalınan büyükbaş hayvanların bulunması için çalışma başlattı.


    **BÖLGEDE SOBALAR YANDI!


    Yaklaşan kış öncesi havaların iyiden iyiye soğuduğu Ardahan ve bölgede dondurucu kışı ısıtan tezek sobaları yanmaya başladı.

    Doğu’da Kar Yağışı Bekleniyor..

    Doğu Anadolu Bölgesinde hava sıcaklığının 2 ila 4 derece düşmesiyle yüksek kesimlerde kar yağışı bekleniyor.


    Doğu Anadolu Bölgesinde hava sıcaklığının 2 ila 4 derece düşmesiyle yüksek kesimlerdekar yağışı bekleniyor.

    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, bölge genelinde havanın parçalı yer yer çok bulutlu, Erzurum‘un kuzey kesimleri, ArdahanKars ve Ağrı‘nın doğusu aralıklıyağmurlu geçeceği tahmin ediliyor.

    Yağışların yağmur ve sağanak yağmurlu, yükseklerde karla karışık yağmur ve kar yağışlı olması öngörülüyor.

    Sıcaklığın düne göre 2 ila 4 derece düşeceği bölgede, rüzgarın değişik yönlerden hafif, zaman zaman kuzeybatıdan orta kuvvette eseceği belirtiliyor.

    Gece en düşük hava sıcaklığı Kars‘ta sıfırın altında 1, Erzurum‘da 2, Ardahan‘da 3, Tuncelive Erzincan‘da 8, Ağrı‘da 9, Iğdır‘da 13 derece ölçüldü.

    Günün en yüksek sıcaklığının Ardahan‘da 12, Erzurum ve Kars‘ta 13, Erzincan‘da 18,Iğdır‘da 22, Ağrı‘da 23, Tunceli‘de 27 derece olacağı kaydediliyor.


    **YANGINLARA TANKLAR MÜDAHALE EDECEK..


    Ardahan‘ın Posof ilçesine bağlı köylere Orman Genel Müdürlüğü tarafından olası yangınlarda kullanılması için su tankı verildi.

    Yangın ile mücadele de kullanılmak üzere Orman Genel Müdürlüğü tarafından Posofilçesine verilen traktör şaftı ile basınç artıran tanklar düzenlenen programla muhtarlara teslim edildi. Traktör arkasına bağlanarak normal itfaiye aracı hizmeti verecek olan basınçlı su tankları muhtarlıklara teslim edildi.


    **ARDAHAN’DA BİR HAKİM GÖZALTINA ALINDI..


    Ardahan‘da Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma çerçevesinde bir hakim gözaltına alındı.

    Ardahan Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, örgütün şifreli haberleşme programı “ByLock”u kullandıkları iddiasıyla 189 hakim ve savcı hakkında yakalama kararı vermesinin ardından Ardahan‘da görevli hakim A.D’yi gözaltına aldı.

    Gözaltına alınan hakim sorgulanmak üzere Emniyet Müdürlüğü‘ne götürüldü.


    **Çalınan 69 Büyükbaş Hayvan Kars’ta Ele Geçirildi..


    Ardahan’ın Göle ilçesinde hayvan hırsızlarınca çalınan 69 büyükbaş hayvan, jandarma ekiplerince Kars’ta ele geçirildi.


    Ardahan‘ın Göle ilçesinde hayvan hırsızlarınca çalınan 69 büyükbaş hayvan, jandarmaekiplerince Kars‘ta ele geçirildi.

    Edinilen bilgilere göre; Ardahan‘ın Göle ilçesi Toptaş köyünde E.K.,H.K.,T.K.,T.T.,İ.D.,C.T. ve D.T. kendilerine ait 69 büyükbaş hayvanın çalındığını belirterek, Jandarma‘dan yardım istedi. Hayvanların Kars‘a götürülme ihtimali üzerinde duran Göle Jandarma Komutanlığı durumu Kars Jandarma Komutanlığı’na bildirdi.

    Jandarma yaptığı araştırmada, hayvanların Kars Merkez Karaçoban ve Bozkele köyü arasında bulunan Kurtlu Yaylası’nda olduğunu öğrendi. Bunun üzerine harekete geçenjandarma, düzenlediği operasyonda 69 büyükbaş hayvanı kamyonlara yüklendiği sırada yakaladı. Jandarma, şüpheliler M.S. ile O.Ç.’yi gözaltına alırken, kamyonlara yüklenirken erle geçirilen 69 büyükbaşi hayvanı da muhafaza altına aldı.

    Olayla ilgili tahkikatın devam ettiği öğrenildi. 


     


    **ARDAHAN AMATÖR’DE İLK GÜN MAÇLARI YAPILDI..


    Ardahan 1. Amatör Futbol Turnıvası bugün gerçekleişen maçlarla yapıldı.


    Ardahan Amatör Futbol Ligi 2.Hafta Sonuçları;


    Hoçvanspor 5-0 Senemoğlu Serhatspor, Senemoğluspor 3-1 Yağmuroğluspor, Damalspor 2-2 Ardahanspor, Bağdaşenspor 4-3 Arıspor


    Yarın Oynanacak Maçlar;

    Ekim 16, 2016 11:00 80.Yıl Şehir Stadyumu

    Kalespor – Tepeler GençlikSpor


    Ekim 16, 2016 13:00 Göle Sentetik Saha

    Göle Belediyespor – Sulakyurtspor


    **Ardahanlı Manavgat-Altay’ı Yönetecek..


    Hakemimiz Doğu Yılmaz’a bu haftada MHK’den görev.Hakemimiz Doğu Yılmaz hafta sonu oynanacak olan sportoto 3.lig 1.grup Manavgatspor Altay müsabakasına orta hakem olarak atandı. Müsabakanın yardımcı hakemliklerini Erzurum’dan Ömer Lütfi Aydın ve Erzincan’dan Aydın Şengül yapacak. Müsabakanın 4.hakemi ise Ardahan’dan Halil Erdoğan.


    Hakemimiz Doğu Yılmaz, geçtiğimiz haftasonu Yeşil Bursaspor ve Derincespor müsabakasını yöneten ardından salı günü Trabzon’da Fifa atletik testine tabi tutulan hakemimize hemen ardından görev verilmesi artı puan olarak değerlendirildi.


    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yılmaz/Gazeteci


    **Size benzemeyeceğim..


    Ardahan’ın ilk günlük gazetesini çıkaran ve bu yönde verdiğimiz bir yıllık mücadele sonucunda almam gereken ilan hakkımın engellenmesi üzerine yeniden haftalığa dönme kararı vermeye hazırlanırken rahmetli babam matbaaya gelip, günlük gazeteyi neden haftalığa çevirdiğimi sordu..

    Ben de Hasan Özdemir’in Ardhan’da vali olduğu dönem de yaşadığımız sıkıntıları ve gelen denetleme kurulunun kararını anlatınca babam bana dönüp dedi ki; ‘Oğlum mücadelen boyunca şunu bil ve unutma.. Düşman seni yenemediği an bu kez taktik değiştirip, seninlşe dost gibi görünüp, seni kendisine benzetmeye çalışır.. Bu nedenle alacağın karar ya onlara benzemek yada bildiğin doğruya devam etmektir’

    Yani o sıkıntılı anda yanıma gelip, ‘sen doğru bildiğini yap’ diyerek bana cesaret veren ve Ardahan’a günlük gazete kültürünü kazandıran o günkü müacadelimizde önümüze çıkarılan engellemeler bugünde vasıflı olma mücadelesinde görmüyor değiliz.. 

    Ama yolumuza devam ediyoruz.. 

    Ama benim bugünkü konum Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olduktan sonra yaşadığım onca sorunları anlatmak olacak..

    Çünkü gazetecilikte yaşadığımız sıkıntıların diğer bir benzerini gördüğüm bu alanda da birileri beni kendilerine benzetme çabası içinde olduğunu ve ARDA/FED olarak verdiğimiz mücadele de hep engelleme, arkada konuşma, şerefsizce, alçaka iftiralarla karşılaştığımız bir süreci yaşadığımızıda bilmenizi isterim..

    Yani beni ve arkadaşlarımı kendilerine benzetmeye çalışanların güçlü bir Ardahan Lobisi korkusu içinde oyun üzerinde oyun içinde olduklarınıda görüyorum..


    **Siyasiler kurşun sıkmak..


    Yeni bir seçimin olup, olmayacağı yönünde tartışmaların devam ettiği şu günlerde 7 Haziran’ın sonuçlarını beğenmeyip, 1 Kasım’da ülkeyi yeniden seçime götürenlerin kazanamadıkları belediyeler de kayyum ataması ardından şimdi de siyasi cinayetler işlenmeye başlandı..

    7 Haziran sonuçlarını beğenmeyen tek tarafın mevcut iktidarın değil, 1 Kasım’a kadar yolları kesip, Türkiye Partisi olma iddiasıyla yola çıkan HDP’yi kamuoyu nezdinde yıpratan ve aldığı 81 vekilin kendilerinin sayesinde alındığını belirtip, şımaran PKK’nın üstlendiği siyasi cinayetlerin bu ülkenin ana dinamiklerine olduğu gibi barış ve demokrasi yanlısı olanların elini de zorda bıraktığını da belirtmekte fayda var..

    Çünkü; ‘Ya herro, ya Merro’ denilerek halkın seçilmişlerine saldırıp, onları görevden alıp, içeri atmak kadar insanları olduğu gibi siyasileri de öldürmek o kadar yanlıştır.. 

    Çünkü benimde içinde bulunduğum kamuoyunun sert bir dille kınadığı bu cinayetlerin siyaset alanını daralttığı gibi bu ülkede siyaset yapan A yada B veya da C partili tüm siyasileri bunaltıp, şaşırtıp, demokrasiyi yok ettirir..


    **RÜYAM’DA KİMİ GÖRDÜM?..


    Aslında uğurlu günüm Salı..


    Siz okurlarımın büyük b ölümünün de içinde bulunduğu toplumun Pazartesi sendoryumunu bende atlatıp, uğurlu saydığım Salı’ya ve ardından Çarşamba, Perşembe derken hazır mesajlarla kutlanan Cuma’dan sonra en sevdiğim gün olan Cumartesi’ye kendimi atarım..


    Ve adına; ‘Cumartesi Yazıları’ dediğim yazımı yazarken gerek hafta içinde gerek geride kalan özellerimide okurlarımla paylaşmak istercesine bilgisayarın tuşlarına hızla değil, sakince, dikkatlice hatta bir sevgiliyi okşarcasına dokunur, içimi siz okurlarla paylaşmaya çalışırım ..


    Bu cumartesi de öyle oldu..


    Hafta boyunca sabahın ilk saatlerinde başına geçtiğim bilgisayarımın açılmasını beklerken dün gece uykumu bölenin ne olduğunu ve neden gece üçte kalktığımı hatırlayıp, sanal beyinli cep telefonumu elime alarak, önce gelen mesajlara sonra bir çoğumuzun içeriğini okumadan başlığına bakıp, yalandan beğendiği facebook’a ardından ülke de ve dünya da yaşananlara bakmak için twitter’e göz attım..


    Ve beni uyandıranın neden olduğu aklıma gelince yeni bir cumartesi yazısı daha beynimden kalbime, ardından parmaklarıma oradan da bilgisayarıma akmaya başladı..


    Çünkü beni gece yarısı uyandıranın bir rüya olduğu ve o rüya da hayatımın yol haritasını çizen çok değerli birini görmüş, tam olarak olmazsa da şimdi mum ışığı ile aradığım özlediğimi, sevdiğimi görmüştüm.


    Rüyamı hatırladıktan ve gördüklerimi iyice hatıladıktan sonra dinlerken olağanüstü bir haz duyduğum Kur’an dinletisi açarak yazıma devam ettim..


    Dinlediğim Kur’an hediye ettiğiminin, dün değerini çokta bilmediğimiz, çekip gittikten sonra da gözyaşları içinde aradığımız olması ise bir başka bir eziklik ve arayıştı..


    Sizce rüyamda gördüğüm hangi sevdiğim, hangi beni ardından bırakıp, çekip, giden ve gelmesi mümkün olmayan ve bizi bekleyendi..


    **Ekmeğe muhtaç bırakmak..


    Kamu kesiminde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde görevden çıkarma cezaları veriliyor. Şu anda on binlerce

    ailenin ocağında gözyaşı, hüzün ve “yarın ne yapacağım?” kaygısı var. Resmi Gazete’de isimleri yayımlananların

    sayısı 100 bini çoktan geçti, daha da devam edeceğe benziyor. İnanın bazılarına memuriyetten atılmak değil

    Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olmakla suçlanması daha ağır geliyor.

    Şunu belirtelim: Kamuda terör örgütü elemanlarının bulunması zaten kabul edilemez. Girenlerin önemli bir

    bölümü de AKP döneminde işe alındı. Kamu görevine son verilenlerin tamamının FETÖ’cü olduğuna kimse

    inanmaz. Görevden alınanlardan tanıdıklarınıza bir bakın. Atatürkçü, laik, çağdaş isimler de bu furyada

    görevden alınıyor.

    Sadece bu alandamı oluyor ki bunlar? 

    Hayır tam tersi hemen her alanda yaşanan bu durum bizim camiamızda da yaşanıyor..

    Son olarak benimde bir dönem gazete çıkardığım Kocaeli’nin en önemli gazetecilerinden olan Güngör Aslan’ın da gazetesine el konulup, ekmeğe muhtaç bırakıldığını öğreniyorum..

    ‘Kendisini arayıp, yapabileceğim bir şey var mı? diye sorduğum bir anda Ardahan’da beni arayan eşim basın müdürlüğünün ilanımızı iki aylığına askıya aldığını öğreniyorum..

    Beni de şok eden bu gelişmenin gerekçesi de gazetemizin bo yalarının kurumadan basına götürüldüğü ve baskı hataları olduğu için olduğunu öğreniyordum..

    Eşimin gergin ses tonunu ‘Bir şey olmaz hanım, neye dayanmadı ki buna da dayanmayalım’ diyerek yumuşatmaya çalıştığım bir sıra da bu ülkede birilerinin birilerini ekmeğe muhtaç hale getirmekle meşgüldü..


    **Ayrılıklar hep zordur..


    Ülkenin komşuları ile olan sorunları, komşuların emperyalist güçlerce işgal edilmeye çalışması, toprak ayrımları ve parçalanmalarını tartışıldığı bir sürecin yaşandığı şu günlerde yeniden ısıtılıp, önümüze getirilen başkanlık sisteminin ayrışıma neden olacağı da konuşulmakta..

    Yani önce Başkanlık, ardından bu başkanlığı başında olacağı eyaletler ardından herkesin kendisini yönettiği öz yönetimlerin gündeme gelebileceği korkusu ve travması yaşanıyor ülkemde..

    Evet benim de desteklediğim ve istediği başkanlık sistemine geçmeye çalışan ve 10 yıla yakındır bir çok sorun ve sıkıntıya neden olan sistemden ayrılmak istemeyen ülke zorda..

    Başkanlık gelsin mi, gelmesin mi?

    Sistem yenilenerek kalsın mı, kalmasın mı?

    Başkanlık gelirse yapabilir miyiz, yapamaz mıyız?

    Bölünür müyüz, bölünmez miyiz?

    Soruları ile tartışılmaya devam eden sistem değişikliği bu ülkeye ne getiri bilmem ama bana sorarsanız kavga etmeden tartışılması en güzeli..

    Çünkü Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasından bu yana zaten sistem değişmiştir..

    denilen bir ülkedeyiz.. 

    Ve Reis denilip, üzeri kapatılmak istenen Başkanlığı zaten o günden bugüne kadar Başkan olarak yapan bir Erdoğan bunu resmileştirmek istiyor..

    Evet başkanlığı bende ama ülkemin bölünmeden istiyorum..

    Bu ülkenin sistem değişikliğine olan ihtiyacın daha çok tartışılmadan, kan, revan bulaşmadan gerçekleşmesinde yanayım..

    Zor ama şart olan bu değişikliği bir an gerçekleştirmek bu ülkenin önünü olduğu gibi hepimiz rahatlatacağına inananlardanım..

    Kısacası aşklardan, sevdalardan, sevdiklerinizden, alıştıklarınızdan

    ayrılırken yaşanan aynı  duygu gibi 100 yıldır yaşadığımız sistemde de ayrılmak zor olsa da şarttır..


     





    Haber – 26 Eylül 2003 Cuma

    Atandılar, ama gitmediler


    Ardahan’a atanan bir çok yeni öğretmen görev yapacakları okullara atamaları yapılmasına karşın halen görev yerle rine gitmedikleri gözleniyor.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 26 Eylül 2003 Cuma

    Validen acı itiraf!


    “Verilen eğitimden memnun değilim”


    Ardahan Valisi Mustafa Yiğit Ardahan’da verilen eğitimin yeterli olmadığını itiraf ederek, Ardahan’da verilen eğitim durumunun içler acısı olduğunu söyledi. Vali Yiğit, genelikle stajyer öğretmenler ve tıka basa dolu sınıflarla verilen eğitimin bölgede eğitim görenlerin gelecekte ne kadar başarılı olacaklarını geçmiş yılların ÖSS sonuçlarında görüldüğünü söyledi. Yiğit; “15-20 yıl önce eğitimcilerin verdiği raporlar gereği ilkokul, ortaokul ve lise dengi okulların bahçesinin bile bir birinden uzak olması gerektiğinin altının çizildiği Türkiye’de, bir çok yerde ilkokul öğrencisi ile lise öğrencisi aynı okul binasında, aynı bahçede eğitim görmekte. Bu da eğitimdeki başarının önündeki en büyük engellerden birisidir.” dedi. Yiğit; “her yıl olduğu gibi bu yılda Ardahan’a bir çok stajyer öğretmenin geldiğini, bu eğitimcilerimizin kendilerini bulundukları dallarda yetiştirip, işlerini öğrenene kadar elinde bulundurduğu öğrencinin üniversite döneminin geldiğini bu böyle olunca da bölge de eğitim gören çocuklarımız ÖSS gibi yarışlarda hep geride kalmaktadır.” dedi.


    Öğretmen kahvehane gitmek için fırsat kolluyor!


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 25 Eylül 2003 Perşembe

    Kaymakamlar değişti


    AK Parti iktidanının imk kaymakamlar kararnamesinde Ardahan’ın Damal, Hanak ve Çılır kaymakamları değişirken, Göle ve Posof kaymakamları yerlerinde kaldılar.

    İçişleri Bakanlığınca hazırlanan, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanı tarafından imzalanan Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar listesinde Damal Kaymakamı Yücel Gemici Çardak’a, Çıldır Kaymakamı Avni Oral Kelkit’e, Hanak Kaymakamı Metin Maltayman Yeşilova kaymakamlıklarına atandılar.

    Göle ve Posof kaymakamlarının yerlerinde kaldıkları Ardahan’ın Hanak Kaymakamlığına Nazile Yüceldi Aktaş, Çıldır Kaymakamlığına Nurullah Aktaş, Çıldır Kaymakamlığına Cem Afşin Akbay atandılar.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 24 Eylül 2003 Çarşamba

    Belediye salonunda yapılan toplantı da Orman İşletmesi geri istendi


    Devletin kamu kurumlardan küçülme politikası çerçevesinde bir süre önce kapatılan Ardahan Orman İşletmesi’nin yeniden açılması için Ardahan Belediye Başkanlığında geniş çaplı bir toplantı yapıldı. Ardahan Belediye Başkanı Teoman Güngör’ün başkanlık ettiği toplantıya, Ardahan’da olmasına karşın AK Parti Milletvekili Kenan Altun ve İl Başkanı Mehmet Ekinci katılmadılar. İktidar Partisi’nin temsilcisi olarak AK Parti Ardahan İl Sekreteri İsrafil Avşar’ın katıldığı toplantıya ORKAM Ardahan İl Temsilcisi Şener Mermer, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Latifşah Sural, Ardahan ESOB Oda Başkanı Bahattin Özdemir, Posof İlçe Belediye Başkanı Şükrü Bozyiğit ile çeşitli CHP, DSP,MHP Ardahan İl Başkanları, SHP Merkez İlçe ve Ardahan’ın ileri gelen esnafı katıldı. Orman İşletmesi’nin Ardahan’dan kapatılıp, ilçesi Göle’ye taşınmasının yanlışlığına değinen konuşmacılar iktidarın bu yanlışlığı düzeltmesini istediler.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 24 Eylül 2003 Çarşamba

    SAMAN SIKINTISI


    Ardahan genelinde bu yazın kurak gecmesi nedeniyle bölge çiftçisi hayvanlarının kışlık yemini ayarlamakta zorluk çekiyor. Ardahanlı çiftçiler, bin bir umut bağladıkları hayvanlarının kışlık yiyeceği ot ve samanı temin etmekte zorlanınca Diyarbakır ilinden getirilen saman ve ot alarak yem açığını kapatmayı düşünüyorlar. Ardahan’da sütün litresinin 150 bin ila 200 bin lira olmasına rağmen bir kilo samanı 160 bin liraya almak zorunda kaldılar.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 24 Eylül 2003 Çarşamba

    Okul Masrafı öğretmen bıçaklattı Eğitim-Öğretimin başlamasıyla birlikte artan ailelerin bütçe masrafları Ardahan’da bir öğretmenin bıçaklanmasına neden oldu. Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle İlçesi Sürügüden Köyü sakinlerinden Gazi Kaya öğrencisinin okuduğu okulun boyan masrafının öğrencilere dağıtılıp tahsil edildiğini duyup, olaya karşı çıkarak gittiği okulda tartıştığı öğretmen Cengiz Bozbaş’ı sağ kaburgasının altında bıçaklayarak hastanelik etti. Dün saat 16.30 sıralarında okula giderek aynı okulda okuttuğu öğrencisinden okul için yapılan masrafın verilmesinin istendiğini, bunun kanunsuz olduğunu belirten Gazi Kaya isimli öğrenci velisi, aynı okulda görevli bulunan öğretmen Cengiz Bozbaş ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine okulda kavga çıktı. Kendisinin öğretmenler tarafından tartakladığını belirten Gazi Kaya isimli veli kendisini bıçakla savunmak zorunda kaldığını belirtirken, okulların gelişi güzel para toplamasına da tepki gösterdi. Öğrenci Velisi Kaya, çocuklarımızın kitaplarının bedava dağıtıyorum diye bar bar bağıran devletin okul idarecileri aracılığıyla, dosya parası, arma parası, sınıf parası adı altında çeşitli şekillerde eğitim-öğretim dönemi boyunca sürekli kendilerini sömürdüğünü de öne sürdü. Ağır yaralı olarak Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılan Öğretmen Cengiz Bozbaş tedavi altına alınırken Gazi Kaya isimli öğrenci velisinin bıçaklama olayından sonra kaçtığı öğrenildi. (Devamını Göster)


     





    Haber – 23 Eylül 2003 Salı

    Depreme dayanıksız oldukları belirlenen okul binalarının geleceği teknik heyete ödenmesi gereken paraya takıldı!


    Ardahan’dan sonra Göle’de lise öğrencileri de ortada kaldı Bingöl Depremi ardından Ardahan ve ilçelerinden Bayındırlık Bakanlığınca yapılan denetimlerde oturulamaz oldukları belirlenen 4 okul, 1 yurt binası ile bir halk eğitim binasının yeniden inceletilmesi işi teknik elamanlara ödenmesi gereken yol ödeneğinin yokluğuna takılınca bir çok lise ve üniversite öğrencisi dışarıda kalarak, ilk okul öğrencileri ile aynı okulları paylaşmak zorunda kaldılar.


    (Devamını Göster)


     





    Mesaj – 23 Eylül 2003 Salı

    Sevgili Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi okurları


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 22 Eylül 2003 Pazartesi

    Başı ve erkeklik uzvu kesilerek öldürülen cinayetin aşk cinayeti olduğu öne sürüldü Ateşli bir aşk gecesi ardından vücutlarından meydana gelen morluk ve çizikler yüzünden muabet hapisle yargılanıyorlar!!!


    Ardahan’ın Posof İlçesi Süngüllü köyünde geçtiğimiz yıl işlenen cinayetin bir aşk cinayeti olduğu öne sürüldü. Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’nde süren dava da ve savcı öldürülen Kemal Parlak’ın aynı köyde oturan Ayşe Bilican’ı telefonla sürekli arayıp rahatsız ettiğini ve bunun farkına varan eşi Yaşar Bilican’ın işe ili birlikte bu cinayeti işlediğini öne sürerek halen tutuklu olan Yaşar ve Ayşe Bilican’ın bu yönden cezalandırılmasını istedi. Korkunç cinayetin ardından jandarmanın cesedin bulunduğu bölgede yaptığı incelemede ve cesetten aldığı kan izlerinin yapılan tahlilleri sonucunda halen tutuklu bulunan Yaşar ve Ayşe Bilican’ın üzerinde de bulunduğunu ve Yaşar Bilican’ın olayın ardından göz altına alındığında burnunda yaralandığı, eşi Ayşe Bilican’ın vucüdundan da çeşitli morluklar olduğunu bununda öldürülen Kemal Parlak ile yaşanan arbede de meydana geldiğini iddia etmesi tutukluların Avukatı Av. Mahmut Alınak tarafından red edildi.


    (Devamını Göster)

  • CÜCÜKLER ÇIKMAYA BAŞLADI..

    **Danalarda Dünyaya Merhaba Dedi..



    Kaz cücüklerinin çıkmaya başladığı Ardahan’da bölge insanının birinci gelir kaynağı olan hayvancılığın yeni ürünleri, buzağılarda dünyaya merhaba dedi.


    Yılda 400 ile 450 bin büyükbaş hayvanın yetiştirildiği Ardahan’da doğum yapan ineklerin yeni buzağıları da kaz cücükleri gibi adeta birer bebek hassasiyeti ile yetiştirilmekte.


    *ARDAHAN’DA HAYVANCILIK..


    Ardahan ili 2015 yılında Türkiye genelinde gelişmişlik düzeyi ve yaşam memnuniyeti seviyesi açısından yapılan araştırmanın sonucunda konut endeksi, gelir ve servet endeksi gibi pek çok kategoride listenin sonlarında yer almıştır. Bölgede yaşam memnuniyetinin düşüklüğü bölge dışına ve daha çok büyük şehirlere gerçekleştirilen göçü kronik boyutlara taşımaktadır48. Ardahan ilinin yer aldığı coğrafi konum ve genel bölge şartları sebebiyle kırsalın ön planda olduğu söylenebilir. Ardahan’ın da dâhil olduğu bölge genelinde kentleşme oranları yurdun diğer bölgelerine nazaran daha düşük seviyelerde seyretmektedir. Dolayısıyla bölgenin temel geçim kaynağı olarak tarım sektörü ön plana çıkmaktadır. Uzun ve sert geçen kış koşulları da göz önünde bulundurulduğunda meyve ve sebze yetiştiriciliğinden ziyade büyükbaş hayvancılık Ardahan ili için temel geçim kaynağı olarak öne çıkmaktadır


    Ardahan İli Büyükbaş Hayvan Varlığı Yıl Kültür Melez Yerli Toplam


    Yukarıdaki tablo üzerinde Ardahan ilinin toplam büyükbaş hayvan varlığına ilişkin sayısal veriler görülmektedir. Buna göre, 2005 yılında toplamda 261.457 baş olan büyükbaş hayvan sayısı 2015 yılına gelindiğinde 296.564 başa yükselmiştir. Bu veriler Ardahan’ın sektör için ciddi bir potansiyel olduğunu göstermektedir.


    Ardahan ilinin yukarıda bahsi geçen canlı hayvan üretiminin önemli bir kısmı aşağıdaki tabloda görülebileceği gibi il sınırları dışına sevk edilmektedir. 



    Bahçeli’nin Bölmeyen, Toparlayan Çıkışları..


    Suriye’den önce Suriye gibi olacağı söylenen ülkemde atılan adımlarla ülkemin ‘Değil Suriye olması, Suriye’de olduğu gibi bölgede söz sahibi olduğunu kanıtlaması ve yaşanacakları ötelemesinin altında ne yatıyor?’ diye baktığımızda olabilecekleri gören bir anlayışın büyük bir katkısının olduğunu görmek ve kabul etmek en doğrusudur.


    Çünkü, bu ülkenin başta demokrasiye olmak üzere güzel geleceğine yeterli katkı sunamazlarsa da en azından bin, bir zorluk ve sıkıntılarla gelinmiş olan bugünkü yerinden geriye gitmemesine katkı sunmakta devrimci bir hareket olduğunu da anlamak gerekir..


    Ve Devlet Bahçeli’nin MHP’nin başına geldiği günden bugüne kadar bu ülkenin Suriye’den önce Suriye gibi olmamasına büyük katkısı olduğunu söylemek faşistlik ya da sola ihanet demek değil, ‘Yiğidi öldürmeden hakkını ver’ demektir..


    Başta kuru kuruya sağcı, dinci geçinenler gibi solcu geçinip, yaşananlara devrimci gözüyle bakmayanlar gibi çoğu eski MHP’li olan ve Ecevit’le koalisyon yaptığı için ona kızarak gidip başka bir yeni partinin tabanını oluşturmalarına rağmen Bahçeli’nin ne derece stratejik adımlar atıp, hala MHP’nin başında, hem de iktidar ortağı olmasından da anlamak bugün anlatmak istediğimi anlatır gibi.


     



    Evet, HDP’nin dağdan gelen rüzgarın etkisinden kendisini kurtaramayıp, anaların göz yaşlarının durması için kurulan barış masasının mevcut iktidar partisince tekmelenmesine, solun başına gelmesinden korkulan Demirtaş’ın hapse atılmasına neden olduğu süreçte ele aldığım bir yazımı aklıma getiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son çıkışı, o dönemde yazmış olduğum yazımın ne kadar haklı ve olaylara bakış açımın ne kadar doğru olduğunu bir kez daha bana hatırlattı.


    Evet, son olarak türkülerinin, konserlerinin yasaklanmasına karşı, tepki olarak girdikleri açlık grevinde hastanelik olup, hasta yatağında ayaklarına takılan prangalarla hayata göz yuman Grup Yorumun üç devrimcisinin birinin, ‘O topraklarda devrimci yetişmez..’ denilen ama ‘bu topraklardaysalar her yerde var olan’ devrimcilerden İbrahim Gökçek’in memleketi Kayseri’de toprağa verilemeyeceğini ileri sürüp, bu yönde alçakça eylem ve açıklamalarda bulunanları görevden alan Bahçeli  ülkede o çok istenen, özlenen ve filizlenip, büyümesi için verilen mücadeleye yine önemli bir katkı sunmuş, o kadar da önemli bir mesaj vermiştir.


    Çünkü, bu ülkenin başta demokrasiye olmak üzere güzel geleceğine katkı sunamasalar da en azından bin, bir zorluk ve sıkıntıyla kazanılan vatanın, demokrasinin geriye gitmemesine, kana bulaşmamasına katkı sunmaktadırlar. 


    Ve son günlerde yeniden gündeme gelen ve tartışılan darbe iddialarının bir türlü dilden düşmediği ülkede birilerinin gerek mevcut iktidarı gerekse demokrasinin olmazsa olmazı olan muhalefetin yıpratılma çabalarının arttığını gördüğümüz şu günlerde oturduğu sitedeki komşularını hedef gösteren insan, kadın diyemeyeceğimiz sözde başkan yalakalarının söylemleri bu ülkede yaşanmış olan darbeler öncesi ortaya çıkıp, ortalığı karıştıranların ajan oldukları sonradan anlaşılmıştır..


    Ve sevda ismine yakışmayan adıyla oturduğu sitedeki komşularını hedef gösteren adını bile vermek ona reklam olur diye düşündüğüm kadına kendi ailesi bile tepki gösterirken, Bahçel’nin de inandığı yolda hayatını kayb eden bir insanın kendi memleketinde toprağa verilmesine karşı çıktıklarını belirtip, bu yönde şow yapan sözde ülkücüleri ocaktan kovması, bu ülkenin iç barışına katkı sunmuştur.


    Mevcut iktidardan da beklenen bir davranış olan ve Kayseri’de ki saçmalığa karşı kamuoyunun tepkisine verilen demokratça bir adım atan Bahçeli gibi duyarlı liderlerin bu tür çıkışları ile birilerinin bu ülkenin Suriye gibi olma özlemini bir kez daha ötelemiş ve darbecilere ön senaryolar hazırlayan faşist kafalara izin vermemiştir.


    Evet, yüreklerine ateş düşürülüp, ağlatılan Annelerin, anneler gününde alınan bu iki karar, yani Bahçeli’nin ülkücü geçinenleri kovması, komşularını hedef gösteren kadına ailesinin bile tepki göstermesi bu ülkenin annelerine hem de tüm insanlarına günün en güzel hediyesi oldu..


    Bu durum Bahçeli gibi liderlere sadece, ‘MHP’lidir, Faşisttir’ gözüyle bakıp, bu yönde sloganlar atarak, dışlamaktansa onun gibilerinin bu ülke için birer değer olduğunu anlamak gerekir..


    Çünkü sahada kızıp, bağırsa da bu ülkenin barışı için dün demediğini bırakmayan mevcut hükumetle ortak olmayı göze alan, aynı hükumetle koalisyonu, barış sürecini devam ettirmeyen HDP’ye mecliste el uzatabildiğini de not edip, ona göre puan vererek, ‘öldürmeden yiğide hakkını vermek gerekir’ derim..


    Çünkü aynı Bahçeli daha önce beyaz çoraplı, hilal bıyıklı sözde ülkücüler olanları kovması gibi Kayseri’dekilerine de fırsat vermediğini görmek yeter ve gazeteyi kolunun altına koyup, pos bıyıkla devrimci geçinenleri de unutmadan..



    Trafik Kazası Kurban..


    Trafik Kazası Kurban..


    arşiv haber 02/07/2015 tarihli haber


    AK PARTİLİ MECLİS ÜYESİNİN KIZI ı


    AK Partili Çıldırlı İş Adamı Etem Özcan’ın Kızı Asena Yudum Özcan Öğrenim Gördüğü Manisa da Trafik kazasında Hayatını Kayıp etti..



    Çıldırlı İş Adamı Etem Özcan ın Kızı Asena Yudum Özcan Öğrenim Gördüğü Manisa da Trafik kazasında Hayatını Kayıp ettii


    Asena Yudum Özcan bu sabah saatlarin’de meydana gelen trafik kazasında vefat etti.


    AK Parti Çıldır İl Genel Meclis Üyesi Aynı Zamanda iş adamı olan Etem Özcanın kızı Asena Yudum Özcan öğrenim gördüğü Manisada geçirdiği tarafik kazasında hayatını kaybetti. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Ziraat Teknikerliği bölümü okuyan Özcan 21 yaşında hayata gözlerini yumdu.


    **GÜRSOY KARATAŞ’TAN İŞ ADAMLARINA İFTAR YEMEĞİ..



    **GÜRSOY KARATAŞ’TAN İŞBİRLİĞİ İFTARI..


    Mübarek Ramazan Ayı nedeniyle düzenlenen iftar yemekleri hemşehrilerimizi bir araya getirmeye devam ediyor. Ardahanlı İşadamlarından Gürsoy Karataş İstanbul’da bulunan Ardahanlı işadamlarını diğer dost ve arkadaş işadamları ile bir araya getirdi.


    İstanbul Süleymaniye Cami yakınlarında verilen iftar yemeğine bir çok iş adamı ve eşleri katıldılar.


    Ardahan merkeze bağlı Sulakyurt (Sarzep) köylü iş adamı Gürsoy Karataş’ın her ramazan ayında geleneksel hale getirdiği yemeğe Ardahnalı bir çok iş adamının yanı sıra Karataş’ın iş sahasında bulunan iş adamı arkadaşları da katıldı.


    Amacının Ardahanlı iş adamlarının yanı sıra Ardahanlı iş adamlarını diğer iş adamları ile bir araya getirip, tanıştırmak, iş birliklerini geliştirmek oldğunu belirten Ardahanlı İşadamı Gürsoy Karataş açıklamasına şu sözlerle sonverdi. ‘mubarek ramazan ayınının hakkı hurmetine verdiği iftarın gerek hemşehri iş adamlarımızın, gerekse aynı sahada birlikte iş yaptığımız diğer iş adamlarını bir araya getirip, birlik, bereberliği güçlendirmek, oluşacak el birliği ile bereketli işler yapmalarına yardımcı olmaktır.’ dedi.


    **KAI’lilerden İftar yarışı..



    Serhat İlleri Kars Ardahan Iğdır Derneği ve Kocaeli Kars Ardahan Iğdır Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin birlikte düzenlediği iftar programında yüzlerce kişi birlikte iftar yaptı

    Serhat İller Kars Ardahan Iğdır Derneği’nin geleneksel olarak düzenlediği iftar programının ilki Kocaeli Kars Ardahan Iğdır Sanayici ve İş Adamları Derneği ile birlikte gerçekleştirildi. Yüzlerce kişi birlikte dualar eşliğinde oruç açtı. Derince’de bulunan Serhat İlleri Derneği’nde gerçekleşen programa Serhat İlleri Kars Ardahan Iğdır Derneği Başkanı Necdet Karataş, Kocaeli Kars Ardahan Iğdır Sanayici ve İş Adamları Derneği Başkanı Haluk Mamik ile yönetim kurulu üyeleri ve yaklaşık 800 kişi katıldı. Serhat İlleri Kars Ardahan Iğdır Derneği, 2-9 ve 15 Temmuz tarihlerindeki iftar programlarında vatandaşları ağırlayacak.


    **YOKSUL KARS’IN ZENGİNLERİ İFTARDA BULUŞTU..

    5 yıldır İstanbul’da yaşayan Karslıları her ay bir araya getiren “ Kars Sevdalıları Gurubu”  Ramazan dolayısıyla 28 Haziran’da DEDEMAN otelinde Karslıları iftarda buluşturdu.

    Gecenin sunumun ve organizasyonun yapan Metin Güzel ve Mehmet Ali Karadağ konuklarını kapıda karşılayıp tek tek ilgilendiler.

    Yoğun katılım ve ilginin olduğu iftara yenmeğine Kars Belediye Başkanı Murtaza Karaçanta, Kars Ardahan Iğdır Vakfı Onursal Başkanı Turan Çelik, KAI Vakfın İşadamları Konsey Başkanı Yılmaz Ulubeyi, İstanbul Azerbaycanlılar Dernek Başkanı Sefer Karakoyun, Kars Ardahan Iğdır Kalkınma vakfı Yönetim Kurulu Üyelerinden Bayram Tanrıverdi, Kamil Salduz, Şenol Demirağ, Azerbaycan devlet kadın kolları Başkanı Tenzile Rüstemhanlı, Asılsız ermeni iddiaları mücadele Dernekler Federasyon Başkanı Cahit Uğurlu, Bakırköy Belediyesi Meclis Üyesi Yahya Göktaş, İstanbul Kars Ardahan Iğdır Derneği Onursal Başkanı Mustafa Küpeli, Ataşehir Belediyesi Ulaştırma Müdürü Orhan Çerkez, adını yazamadığımız çok sayıda işadamı, Sivil toplum örgüt temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve Karslı hemşehriylerimiz ailece katıldılar.


    KARADAĞ TEŞEKKÜR ETTİ

    İftar yemeğinin Açılış Konuşmasını yapan Kars Sevdalıları gurubu sözcüsü Mehmet Ali Karadağ; katılım ve ilgiden dolayı hemşehrilerine teşekkür etti.

    Daha sonra söz alan Kars Ardahan Iğdır kalkınma vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Bayram Tanrıveri, böyle birliktelikler çok önemlidir. Diyerek İftar yemeğini organize eden hemşehrilerine teşekkür etti.


    ÇELİK; KARS’A YATIRIM YAPMAK İSTİYORUM

    Kars’ yatırım yapmak için çok istekli olduğunu dile getiren KAI kalkınma vakfı onursal Başkanı Turan Çelik,  Kars Belediye Başkanı Murtaza Karaçanta’dan destek istedi.

    Azerbaycan’dan selam getiren Azerbaycan devlet kadın kolları Başkanı Tenzile Rüstemhanlı, iftarda bulunmaktan mutlu olduğunu dile getirdi.

    Daha sonra söz alan Kars Milletvekili adayı Taner Gökçe, Yaşar Ağsu ve Iğdır Milletvekili adayı Sefer Karakoyunlu, seçimlerde kendilerin gösterilen desteklerinden ötürü hemşehrilerine teşekkür ettiler.


    BAŞKAN KARAÇANTA, YATIRIM YAPAN HERKESE DESTEK SUNACAĞIZ


    Gecenin konuğu Kars Belediye Başkanı Murtaza Karaçanta ise; Biz Kars’taki göçün durdurulması için yatırım yapan bütün hemşehrilerimize kapılarımızı sonuna kadar açmışız, Turan çelik kardeşimiz yatırım yapmak istediğin söyledi ve bizden destek istedi. Yeterki Kars’ın yarım bir olsun elemezden gelen her türkü katkısı yunacağımız buradan söz veriyorum. Diyerek hemşehrilerini yatırım için Kars’a davet etti.

     MİLANO Kürk Deri Lazer İşletme Elektronik Nakış Sistemleri şirketinin yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Polat; bu tür buluşmalar olmazsa birbirimizi unuturuz. Ben bu akşam 30 yıldır görmediğim birçok arkadaşımı gördüm. Bu nedenle çok önemli bir etkinlik. Bu iftarı organize eden arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.



    **Ümraniye Serhat İlleri (KAI) Derneği İftarda  Buluştu..

    Ümraniye Belediyesi, Belediye Nikâh Sarayı bahçesinde gerçekleşen iftar yemeğine; Ümraniye Belediye Başkan Yardımcısı Enver Sedat Çakıroğlu, Ak Parti Ümraniye İlçe Başkan Yardımcılar, Ak Parti Ümraniye Kadın Kolları Başkanı Mukaddes Tosun, Ümraniye Belediye Meclis Üyesi Ümraniye Kars Serhat İlleri Derneği Başkanı Tuncay Uzunkaya, Ümraniye Belediye Meclis Üyeleri, Kars Ardahan Iğdır il ilçe köy dernek başkan ve yöneticileri ve dernek yöneticileri ve yoğun b.ir şekilde hemşehrilerimiz katıldı.

     

    Başkan Uzunkaya Teşekkür etti

     

    İftardan sonra bir selamlama konuşması yapan Ümraniye Serhat İlleri Derneği Başkanı Tuncay Uzunkaya, Katılım ve ilgiden dolayı konuklara ve hemşehrilerine teşekkür etti.

    Derneğin faaliyetlerinden bahseden Başkan Uzunkaya; bizleri burada yalnız bırakmayıp davetimize icabet eden tüm hemşehrilerime teşekkür ederim. Ramazanınız ve yaklaşan Bayramınız şimdiden mübarek olsun.” dedi.

    Dernek olarak ramazan boyu hemşihrilerimizle bir arada olmak için Ümraniye meydanında Serhat İlleri KAI çadırını kurduk diyen Başkan Uzunkaya, İftardan sonra Ümraniye meydanında KAI çadırında sohbete etmeye hemşehrilerini davet etti.

    Enver Sedat Çakıroğlu, “Ümraniye belediyesi olarak Ramazanda yoksullara yalnız bırakmadık”

    Daha sonra konuşma yapan Ümraniye Belediye Başkan Yardımcısı Enver Sedat Çakıroğlu, “Bu akşam burada güzel insanlarla iftar sofrasını paylaştık. On bir ayın sultanı Ramazan ayı, cahiliye devrinin bittiği ve Cenabı Allahın Peygamber Efendimiz (SAS) ile ilahi mesajlarını göndermeye başladığı mübarek bir aydır. Bizler de Ümraniye Belediyesi olarak bu ayın anlamına uygun etkinliklerle Ramazan ayının atmosferini Ümraniye’de yaşatma gayreti içerisindeyiz.

    Bu akşam gerçekleştirdiğimiz Hemşehri Dernekleri iftar sofraları, düzenlediğimiz iftar programlarından sadece bir tanesi. Ramazan ayı boyunca Ümraniyemizin 5 ayrı noktasında, evlerinde orucunu açma imkânı bulamayan vatandaşlarımız için iftar sofraları kuruyoruz. Ayrıca düzenlediğimiz 10 Sokak iftarı ile vatandaşlarımızla bir araya gelmeye devam ediyoruz.

    Ümraniye Meydan’da gerçekleştirdiğimiz kültürel etkinliklerle de ramazanın en iyi şekilde idrak edilmesini sağlıyoruz.  Hepimizin Ramazan-ı Şerif’i ve yaklaşan Bayramı mübarek olsun.” dedi.

    Ümraniye Kars Serhat İlleri Derneği Belediyenin verdiği iftar yemeğinden sonra Ümraniye Meydan’da bulunan derneğe ait stantta misafirlerini ağırladı.          
           


    **Dikkat Mantar Sezonu Açıldı…



    Yağmurların şiddetini artırdığı bu günlerde Ardahanlılar her haziran’da olduğu gibi yine mantar toplamak için çayır, bayır demeden işe koyuldu.


    Yağmur ve doludan hemen sonra yerden fıralyan binlerce mantarları özellikle bu hafta sonu birçok kişinin toplamaya çalışması dikkat çekti. 


    Ardahanlı halkın zazın sofralarının vazgeçilmezi olan yaban mantarlar, son günlerde yağan aşırı yağmurların etkisiyle bir hayli çoğaldılar. Bunu fırsat bilen Ardahanlılar ise çayırlarda gezintilerde bulunarak hem keyifli zamanlar geçirdiler hemde yaban mantarı topladılar.


    **Ancak Uzmanlar uyardı !


    Uzmanlar , vatandaşları toplama ve yabani mantar yememeleri konusunda uyararak, mantar zehirlenmelerinde kullanılan panzehiri temin etmek için Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki “114” telefon hattıyla Ulusal Zehir Merkezi’nin (UZEM) 7/24 danışmanlık hizmeti verdiğini hatırlattı.


    **Uzmanların konuyla ilgili uyarıları şöyle:


    ”Mantar zehirlenmesi doğal alanlarda yetişen ve yapısında zehirli madde bulunan mantarların taze, kurutulmuş veya konserve olarak, çiğ veya pişirilerek yenmesi sonucu gelişen ve organ yetmezlikleri, koma ve ölümle sonuçlanabilen ciddi bir zehirlenmedir.

    Mantar zehirlenmeleri özellikle ilkbahar ve sonbahar ayları gibi yağışların bol olduğu dolayısıyla daha fazla mantarın yetiştiği mevsimlerde daha sık görülür. İçinde bulunduğumuz bugünlerde de ülkemizde mantar zehirlenmelerinde artış izlenmektedir. Bu durum, yaygın kullanımı ve yarattığı sonuçlar göz önüne alındığında ülkemiz halk sağlığı açısından önemli bir sorun olarak değerlendirilmektedir.

    Birçok yenilebilir yabani mantar türü vardır. Fakat doğada yetişmiş mantarları toplayan kişi, bu konuda ne kadar uzman olsa da yine de zehirlenme ve ölümlerle karşılaşılabilir. Çünkü bazı mantarların çok küçük bir miktarı bile insanı öldürecek kadar zehirlidir ve zehirli mantarları zehirsizlerden ayırmak için genel bir kural yoktur.

    Zehirli mantarların tadı yenilebilen mantarlarınkinden farklı değildir. Etinin rengi, kokusu ve tadı ile bir mantarın zehirli olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu nedenlerle zehirli ve yenilebilen mantarları birbirinden ayırt etmek çok zor olduğundan yabani mantarlar toplanıp yenilmemelidir.

    Ayrıca, mantarlar hakkındaki yanlış inançlar da zehirlenme olaylarını arttırıcı etki yapmaktadır. Zehirli mantarları salyangozlar ve diğer hayvanların yemediği, ağaçlarda yetişen mantarların zehirsiz olduğu, mantarı yoğurtla yemenin zehirlenmeyi önlediği, zehirli mantarların iç kısmının koparılınca mavileştiği ve kurutulmuş mantarların zehirlemediği gibi bilgiler yanlıştır. Bu bilgilere güvenerek mantar yemek kesinlikle doğru değildir.

    Zehirli mantar yenmesi sonrasında bulantı, kusma, ishal gibi mide-barsak sistemi bulguları, sersemlik, göğüs ağrısı, uykuya meyil, tansiyon düşüklüğü, bulanık görme, yüz ve boyunda kızarma, nabızda artış, ateş, ağızda metal tadı, karın ağrısı ve terleme gibi belirtiler gelişebilir, bunun sonucunda da karaciğer-böbrek yetmezliği ve koma hali hatta ölüm görülebilir. Ülkemizde görülen ciddi mantar zehirlenmelerinin %95‘i, karaciğer ve böbrek yetmezliğine neden olan mantar türlerinden kaynaklanmaktadır.

    Zehirlenme ile ilgili bilgi vermek, mantar zehirlenmelerinde kullanılan antidotu (panzehir) temin etmek için T.C. Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde, 114 telefon hattıyla Ulusal Zehir Merkezi (UZEM) 7/24 danışmanlık hizmeti vermektedir.

    Sonuçları düşünüldüğünde toplama mantar yemek, hayatınıza malolabilir. Zehirlenmenin önlenmesindeki tek çare; doğal alanlarda yetişen mantarların kesinlikle yenmemesi ve mantar tüketilmek istenen durumlarda bandrolü ve son kullanım tarihi uygun olan kültür mantarının tercih edilmesidir.”


    **TOP SAHASNDA İFTAR..



    Posof Kaymakamlığı ve Posof Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği iftar yemeğine yaklaşık 500 kişi katıldı. Posof Çok Programlı Anadolu Lisesi Halı Sahasında verilen yemeğe Milletvekili Orhan Atalay, İlçe Protokolü ve İlçe Halkı katıldı.

    İftar yemeği öncesi Kur’an okundu, Merkez Camii imamı tarafından okunan ezanla oruçlar açıldı. İlçe müftüsü tarafından dua edildi.

    Kaymakam Sayın Ufuk Özen Alibeyoğlu “Ramazan birlik, beraberlik ayı, dostluk ayı, kardeşlik ayıdır. Bu birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek için, Posoflu kardeşlerimizle bir araya gelmek için, Posof kaymakamlığı ve Posof Belediyesi olarak ortaklaşa halkımıza yönelik iftar programı tertip ettik. Bu vesile ile programımıza katılan tüm halkımıza teşekkür ederim ve hepinize hayırlı ramazanlar diyorum.”dedi. 


    **ARDAHAN, KARS’I SOLLADI!


    TOBB mayıs ayı bazlı İllere Göre Kurulan Şirketlerin Aylık ve Birikimli Sermaye Dağılımını paylaştı. Ardahan’da 2015 yılının ilk beş ayında kurulan şirketlerin toplam sermayesi 2 milyon TL oldu. Doğu Anadolu Bölge illerinde birincilik koltuğuna ise Elazığ oturdu. Yılın ilk beş ayında bu ilde kurulan şirketlerin sermaye büyüklüğü 27.1 milyon oldu. Elazığı sırasıyla izleyen iller ise şöyle;  21.8 milyon TL ile Van, 18.7 milyon TL ile Malatya, 16.9 milyon TL sermaye ile Bitlis, 13.9 milyon sermaye ile Ağrı, 13.6 milyon TL sermaye ile Erzurum, 6.3 milyon TL ile Bingöl, 5.9 milyon TL ile Iğdır, 5.0 milyon TL ile Muş, 4.3 milyon TL ile Hakkari, 3.6 milyon TL ile Erzincan, 2.3 milyon TL ile Tunceli, 2.0 milyon TL ile Ardahan, 1.5 milyon TL ile Kars izledi.



    ERZURUM’UN ÜLKE PAYI

    Mayıs ayında Erzurum’da kurulan 24 şirketin 3.5 milyon, KUDAKA istatistik Bölgesinde kurulan 49 şirketin 7.3 milyon, Kuzeydoğu Anadolu istatistik Bölgesinde kurulan 49 şirketin 7.3 milyon, Doğu Anadolu Bölgesinde kurulan 140 şirketin 23.8 milyon TL tutarında sermayeye sahip olduğu bildirildi. Erzurum’un mayıs ayında kurulan şirket sermayelerinin Türkiye toplamında yüzde 0.35’lik pay edindiği belirtildi.



    OCAK-MAYIS DİLİMİ ERZURUM PAYI

    Ocak-Mayıs diliminde Erzurum’da kurulan 97 şirketin 13,6 milyon, KUDAKA istatistik Bölgesinde kurulan 140 şirketin 17,6 milyon, Kuzeydoğu Anadolu istatistik Bölgesinde kurulan 231 şirketin 41,1 milyon, Doğu Anadolu Bölgesinde kurulan 726 şirketin 143,5 milyon TL tutarında sermayeye sahip olduğu açıklandı. Erzurum’un ocak-mayıs diliminde kurulan şirketlerinin sermayeleri Türkiye toplamında yüzde 0.24’lük pay edindi.


     





    Haber – Sunday, November 16, 2003

     


     


    Tekel 75. PİYO ve Ardahan lisesi

     


    Şampiyon oldular


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Sunday, November 16, 2003

    STM”den haber yok


    oldular


     


    (Devamını Göster)


     





    Hafta sonu haberleri – Saturday, November 15, 2003

    BOTAŞ’ın Avukatlarına da para vermediği ortaya çıktı


    ***


    DEHAP Ardahan İl yönetimini yeniledi


    ***


    ÖP’ye destek!


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Friday, November 14, 2003

    Polisten beklenmedik davranis?!


    Huzur ortamynyn en güzel sekilde yasandigi kentler arasinda bulunan Ardahan’da, MHP Ilçe Baskaninin polis tarafindan dövülmesi ardindan dün yasanan tatsiz son olay, gündeme damgasini vurdu.


    Haberin devami ve “Haber yorumu” için lütfen devam edin!..


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Thursday, November 13, 2003

    Ardahan’a bir ‘Umut ışığı’ doğdu


    UMUT KOROSU KURULDU Atatürk İlköğretim Okulu’nda Müzik Öğretmenliği görevini yapan, bunun yanında da Tekel 75., Halitpaşa, İmam Hatip ve 23 Şubat İlköğretim Okullarında müzik derslerine giren Müzik Öğretmeni Özgür Türemen tarafından kurulan Umut Korosu ilk konserini Atatürk için verdi. Tekel 75 nci Pansiyonlu İlk Öğretim Okulu öğrencilerince oluşturulan ve şefliğini Müzik Öğretmeni Türemen’in yaptığı Umut Korosunun hedefi Ardahan’da bir Gençlik Korosu ve Konservatuar ekibini oluşturmak.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Thursday, November 13, 2003

    Kar yağışı etkili oluyor!


    Vatandaş yakacak sıkıntısında


    Bölge de etkili olmaya başlayan kar yağışı hayatı olumsuz yönde etkiliyor.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Thursday, November 13, 2003

    Otu 100 milyara satılan Göle TİGEM aylığı 50 milyara kiraya verilecek


     


    (Devamını Göster)


     





    Günün Yorumu! – Thursday, November 13, 2003

    Boyutunu aşan vaatler


    Halis Kılıç


    Yeşil Göle Gazetesi Sahibi


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Thursday, November 13, 2003

    Yoksular vakfına zengin üyeler!


     


    (Devamını Göster)


     

  • Mayıs Karı Ardahan'ı Elektriksiz Bıraktı!..

    Başta Hanak köyleri olmak üzere bir çok alanda devrilen elektrik direkleri ve kopan enerji hatları dolaysıyla karanlıkla kalan vatandaşların imdadına yetişmeye çalışan Ardahan Arsa EDAŞ ekipleri geceden beri yıkılan enerji direklerini ve kopan hatları onarmaya ve yeniden enerji sağlamaya çalıştıkları öğrenildi. 


    KAR FIKARASI.. 


     


    HALA KAR YAĞİMİYOR MU GÖLE’YE..!


    Göleli bir kamyon şöferi bu gün Zafer Oktay’ın Kaymakamlık yaptığı Balıkesir Sındırlı ilçesinde kaza yapar.

    Hakim karşısına çıkar..

    Kimlik bildirimin de

    Hakim doğum yerin.?

    “Ardahan – Göle..” hakim durur.

    “Oğlum Bi şey sorayım sana..

    Göle’ye hala kar yağiyormu..?

    Göleli ” ben çıkarken yağıyordu hakimim” der..

    Hakim ” ben göreve gittiğimde kar yağıyordu Göle’ye, tayinim çıktığıda da hala kar yağıyordu..

    Hakim bey haklıymiş. Mayısın ortası hala kar yağıyor Göle’ye..

    Gölemizde 3 yıl görev yapan Kaymakam Zafer Oktay’a Göle karından selam gönderelim.

    Kimbilir giderken yanında götürdüğü Göle anılarını tazelemiş oluruz.


    Şanlıbey Alabey


     



    Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki 5 ilde sağanak bekleniyor.


     


    Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki 5 ilde sağanak bekleniyor.


    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bölge genelinde havanın parçalı ve çok bulutlu geçeceği; ErzurumKarsAğrıArdahan ve Iğdır çevrelerinde de aralıklı sağanağın etkili olacağı tahmin ediliyor.


    Sıcaklıkların mevsim normallerine göre 2 ila 4 derece artması öngörülen bölgede rüzgar kuzeyli yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek.


    Gece en düşük hava sıcaklığı Iğdır’da 10, Ağrı’da 6, Erzincan’da 5, Kars’ta 2, Ardahan ve Erzurum’da sıfır derece ölçüldü.


    Gün içinde en yüksek sıcaklığın Iğdır’da 18, Erzincan’da 17, Ağrı ve Erzurum 12, Kars’ta 10, Ardahan’da 8 olması bekleniyor.


    İBB VE BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYELERİ STK’LARA SAHİP ÇIKMALI..


    Aslında tüm yerel yönetimlerin yapması gerekenleri yapma gayreti içinde bulunan ve tüm büyükşehirlerden daha çok konuşulan, tartışılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlarının neden iktidarın kendilerinden olmamasına karşın nasıl puan aldıkları, yapılan anketlerde niye  isimlerinin öne çıkmasına baktığımızda yerele, insana, mahalleye dokunduklarını görmek yeter, artar bile..


    Ve en önemlisi o isimlerin bir çok belediyeden daha etkili olan sivil toplum kuruluşları ile hareket ettiğini de bir kenara not etmek gerekir..


    Çünkü mevcut iktidarın iktidara gelmeden önce cami altı Kur’an kurslarınında içinde bulunduğu bir çok stk ile kol, kola, omuz omuza bir mücadele ile iktidar olduğu bilinci ile hareket eden bir anlayışla hareket eden iki büyükşehir yani İstanbul ve Ankara Büyükşehirleri ve onların başında bulunan 2 isim var.


    Yani yerel toplumu ana merkezinde temsil eden ve resmi adı sivil toplum kuruluşu olan dernekler, federasyonlar, konfederasyonlarla birlikte hareket etmenin önemini anlayan şu anki mevcut iki belediye başkanından önce mevcut iktidarın bir zamanlar belediye başkanı olan ama Ankara’daki başkan gibi istifaya zorlanan Kadir Toptaş’ın başarısı da buna, stk’larla olan yakın ilişki içibde olmasından kaynaklanıyordu.

    Evet Corona’nın hayatı durdurduğu bu süreçte olumsuz yönde etkilenen kurumların başında gelen bir çok stk’nın başı olan konfederasyon ve federasyonların destek beklediği şu günlerde başta İstanbul ve Ankara olmak üzere tüm büyükşehirlerin  derneklerini temsil eden, bir arada tutan ve yerele ulaşan birinci kapıları olan stklar  kendilerinden beklenenleri yerine getirmelidir.

    Bunun birinci desteği ve kaynağı da çoğu gönüllü insanların imkanları ile ayakta kalmaya çalışan konfederasyonları, federasyonların kiraları başta olmak üzere su, doğal gaz, elektrik, telefonlarının faturalarının en azından bir bölümüne katkı sunulmasını sağlamaktır.

    Çünkü siyasi partiler gibi demokrasinin ana damarları olan sivil toplum kuruluşlarının da dünya ve ülke gündeminde yaşanan Covit-19 ile alt üst olan kurumların başında gelen ve büyükşehirler gibi bu kuruluşların bağlı bulundukları İçişleri Bakanlıklarını temsil eden Valiliklere, Kaymakamlıklara, Sivil Toplum Kuruluşu Müdürlüklerine bağlı ve onların desteğine muhtaç sivil toplum örgütleridir..

    Yani devletin babalık, yerel yönetimleri oluşturan belediyelerin annelik yapması umuduyla yazımı, başta iki annemin ve Cumartesi annelerinin olmak üzere tüm annelerin Anneler Gününü kutlarım..



     


    ARÜ YENİLENEBİLİR ENERJİNİN PEŞİN DE!..ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ


    ARÜ YENİLENEBİLİR


    ENERJİNİN PEŞİN DE!..


    arşiv haber 12/10/2016 tarihli haber ve yorumlar..


    İstanbul’da Dünya Enerji Devlerinin bir araya geldiği tarihlerde ‘Yenilenebilir Enerji Kaynakları Projesi’ çerçevesinde, ülkemizden Ardahan Üniversitesi ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ile İtalya, Slovakya, Almanya, Yunanistan ve Polonya’dan uzmanlar bir araya geldi.


    Proje toplantısının açılışında, Prof.Dr. Kemal Çelik, Prof.Dr. Şeref Kılıç ve Prof.Dr. Harun Baytekin, Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynakları ve proje kapsamında ülkemizde yaptıkları çalışmalarla ilgili geniş kapsamlı sunumlar yaptılar. Ardından proje ortakları İtalya, Slovakya, Polonya ve Almanya’dan gelen uzmanlar yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgiler verdi.


    Doğalgaz, kömür ve petrol gibi fosil yakıtların kullanımı arttıkça, atmosferde karbondioksit oranının sürekli arttığı, bunun sonucunda küresel ısınma ve kuraklıkla ilgili ciddi sorunlar ortaya çıktığı dile getirildiği toplantıda güneş ve rüzgârdan enerji üretiminde maksimum düzeyde yararlanmanın yanında, tarım sektöründe ortaya çıkan çiftlik gübresi, sap ve saman artıkları ile şeker, salça, malt gibi sanayi sektörlerinin pancar posası, domates posası ve arpa posası gibi atıklarının biyogaz tesislerinde elektriğe çevrilmesi ve geriye kalan kompostun tarım alanlarına tekrar geri döndürülmesinin küresel ısınmanın azaltılmasında önemli rol oynayacağı, bu konuda yeterli bilgi birikimine sahip olunduğu vurgulandı.


    Petrol, kömür ve doğalgaz gibi enerji kaynaklarına sahip olmak için dünyada çok ciddi savaşların yaşandığına dikkat çekilen yenilenebilir enerji kaynakları toplantısında, rüzgar, güneş ve biyogaz gibi kaynaklara yönelmenin, daha çevreci yatırımlar yapma yanında, dünya barışının sağlanmasında da önemli yararlar sağlayacağına dikkat çekildi. Mine Tarım


    **REKTÖR GELMEYİNCE ESKİ REKTÖR AÇACAK!


    26/09/2016 Tarihi Haber


    Aylardır yeni Rektörün atanmadığı Ardahan Üniversitesi 2016/2017 Eğitim/Öğretim Sezonunu üniversitenin kurucu rektörü olan Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ile açacak.

    9 Yıl önce kurulan iki dönem Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın rektörlüğünü yapan Ardahan Üniversitesi bugün yapılacak olan tören ile yeni eğitim sezonuna merhaba diyecek.
    **BESYO İTİRAZLARI TATİL GÜNÜNE GETİRMİŞ!


    Savcılık harekete geçecek mi? GEÇME Dİ!


    03/08/2016 TARİHLİ HABER


    Geçtiğimiz günlerde yapılan Ardahan Üniversitesi BESYO Sınavları tartışılmaya ve şikâyet edilmeye devam ediliyor.


    ARÜ ve BEYSO Yönetiminin yapılan sınavlarda birçok usulsüzlük yaptığını ileri sürüp, savcılıklara bile şikâyetlerin yapıldığı şu günlerde ortaya atılan diğer bir önemli iddiada BESYO’nun yaptığı sınava itirazların olmaması için itiraz gününü tatil günlerine getirmesi olarak gösterilmekte.


    Çünkü birçok suçlama ile baş başa kalan ve savcılık olan BESYO’nun yaptığı sınavların sonuçlarını Cuma akşamı saat 17.00’dan sonra askıya çıkardığı ve 3 günlük süreyi Cumartesi ve Pazar’a getirerek sonuçlara yönelik yapılacak olan itirazların önüne geçtiği iddia edilmekte.


    **BİRÇOK YÖNETİCİSİ GİBİ ARDAHANLI OLMAYAN VE YENİ VEKÂLET ALMAYAN AVUKAT ARACILIĞI İLE SUÇLAMARI RET ETTİLER!


    Geçtiğimiz günlerde yapılan yerleştirme sınavında birçok usulsüzlük olduğu ileri sürülen ve bu usulsüzlükleri savcılığa dâhil birçok yere şikâyet edilen Ardahan BESYO gazetemizin gündeme getirdiği iddia ve suçlamaları Ardahanlı olmayan ve görevden el çektirilen eski rektörün vekâleti ile üniversiteye avukatlık yaptığı görülen avukatı aracılığı ile BESYO’ya yönelik suçlamaları noterden ret ettiği görüldü.


    Onca iddiadan bahsedilmeden, basın özgürlüğünü tehdit eden bir ik cümle ile bu yönde yapılan haberlerin tekzibin istediği görülen ARÜ ve BESYO yönetimi neye, niye, niçin itiraz ettiğini de açıklayamadığı dikkatlerden kaçmadı.


    **BELEDİYE BAŞKANINDAN TEPKİ GELDİ..


    BESYO’nun yaptığı sınava bir itiraz da Ardahan Belediye Başkanından geldi.


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, sınavın hakkaniyetle adil bir şekilde yerine getirilmesi gerektiğini belirterek, “Sürekli göç veren, işsizliğin had safhada olduğu Ardahan’da, özellikle Ardahanlı öğrencilerin bu BESYO seçmelerinde tercih edilmesi, Ardahanlı gençlere öncelik verilmesi bizim beklentimizdi. Tabi bunu yaparken hukukun dışına da çıkmamalı. Adil bir şekilde bu seçmelerin yapılması gerekiyordu. Eğer bu konuda yapılan bir yanlış varsa acilen düzeltilmesini ve İlin Belediye Başkanı olarak bu konunun takipçisi olacağımızı belirtmek istiyorum. Yapılan yanlış varsa bunun hesabının da ağır olacağını herkesin bilmesini istiyorum” dedi.        


    *Konuyla ilgili bir önceki haberlerimiz..


    **BİR ARDAHANLININ ALINDIĞI BU SINAV İPTAL EDİLMELİ!


    Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 2010 KPSS’de, cemaat tarafından soruların sızdırıldığı ve sınavda hile yapıldığı gerekçeleri ile Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerini iptal etmesi bekleniyor. İptal durumunda, mahkemenin bu sınav sonucuna göre atanan 150 bin memurla ilgili kararı kurumlara bırakma tehlikesini yaratırken geçtiğimiz gün yapılan Ardahan Üniversitesi BESYO Sınavı da savcılığa şikâyet edildi.



    199 Yabancı öğrenci, 1 Ardahanlının alındığı ileri sürülen Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi Yüksek Okulu Özel Yetenek Sınavlarında haksızlık yapıldığını ileri süren birçok öğrenci adayı, geçtiğimizi günlerde yapılan sınavda haksızlık yapıldığını ileri sürerek sınavı savcılık ve Rektörü emanette olan ARÜ Yönetimine şikâyet ettikleri görülüyor.



     


    150 Bin Memuru Sınavı İptal!..


    Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin 2010 KPSS’de, soruların sızdırıldığı ve sınavda hile yapıldığı 


    gerekçeleri ile Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerini iptal etmesi bekleniyor. İptal durumunda, mahkemenin bu sınav sonucuna göre atanan 150 bin memurla ilgili kararı kurumlara bırakması bekleniyor.


    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü 2010 yılındaki Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) soruşturmasında gözler Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin vereceği kararda.


    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sınava girenlerin açtığı davanın esasını etkileyecek delil, belge ve itirafları iki ay önce İdare Mahkemesi’ne gönderdi. Bu belgeler arasında 60 soruluk Genel Yetenek bölümünün 55 ve 60 soruluk Genel Kültür bölümünün 48 sorusunun sınavdan önce sızdırıldığına ilişkin tespitler de var. Bölge İdare Mahkemesi, bu delillere bakarak Genel Yetenek ve Genel Kültür testlerinin iptaliyle ilgili karar verecek.


    MAHKEME ‘İPTAL’E BAKACAK


    Karar gazetesinden Kenan Butakın haberine göre, İdare Mahkemesi’nin sınavdan yaklaşık 6 yıl sonra iptal kararı vermesi halinde, Genel Yetenek ve Genel Kültür testlerine giren 800 bin adaydan sınav sonucuna göre devlet kadrolarına atanan ancak kopya çekmeyenler için farklı bir çözüm geliştirilecek. Buna göre, mahkeme iptal kararı everecek ancak merkezi yerleştirme, A Grubu alımlar, kurumsal kadrolu alımlar ve kurumsal sözleşmeli alımlarla atanan yaklaşık 150 bin kişinin memuriyetleri iptal edilmeyecek.


    SON KARAR KURUMLARA BIRAKILACAK


    Mahkemenin söz konusu testleri iptal edebileceği kaydedilirken, memuriyetlerin düşürülmesinde son kararı kurumlara bırakacak. Kurumların ise 2010 KPSS sonucu ile atanan çalışanlarıyla ilgili soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan bilgi isteyeceği belirtildi. Savcılığın bu kişilerin şüpheli olup olmadığı ve sınavlarının şaibeli olup olmadığına yönelik bilgileri bu kurumlara ileteceği, kurumların da verilen bilgilere göre bu kişilerin memuriyetlerinin düşürülüp düşürülmeyeceği hakkında karar vereceği ifade edildi.


    FETÖ/PDY ÖRGÜTÜ ARÜ/BESYO’DA MI?


    Bir kişi nasıl oluyor 3 branşta yer alır?..


    Daha önce yapılan sınavların birçoğunun Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) elamanlarınca ayarlandığı iddialarının tartışıldığı ve birçok sınavın iptal edildiği şu günlerde Ardahan Üniversitesince yapılan Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınavında yaşananlar dikkatlerden kaçmıyor.


    Çünkü 2016 yılı Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınav Kılavuzunda “…Birden fazla branşta lisans beyan eden adaylar müracaat ettiği branşa göre değerlendirilecektir.” İbaresi yer almaktadır. 30.07.2016 tarihinde ilan edilen 2016-2017 Eğitim Öğretim yılı Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu; Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümüne yerleşen Asil ve Yedek adaylardan bazıları Güreş ve Boks branşlarında ayrı değerlendirilmeye tabi tutulup yedek listesinde yer alırken, yine aynı kişiler ”Diğer Branşlar” listesinde asil olarak yer almaktadır. Bu yanlış değerlendirme sonucunda Diğer Branşlar kategorisinde değerlendirilmesi gereken spor dallarında olan adayların hakları açıkça ihlal edildiği ileri sürüldü.


    **REKTÖR ATAMASI ERTELENİRKEN, SINAVIN AL ACELE YAPILMASI NEDEN?


    54 farklı şehirden Bin 17 kişinin başvurduğu, 632 kabul gördüğü, 120 kişinin kabul gördüğü sınavda usulsüzlük yapıldığını ileri süren bir aday ARÜ’ya itirazda bulundu.


    2016 yılı Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınav Kılavuzunda “Belirtilen kontenjanların dolmaması halinde boş kalan kontenjanın başka bir kontenjana aktarım hakkı sınav komisyonuna aittir.” yer alan ve buna göre “Diğer Branşlar” kategorisi için ayrılan 5 kişilik kontenjanın dolmaması durumunda bu kontenjanın ancak güreş, boks, kayak gibi ayrı kontenjan verilen spor dallarına ayrılabilirdi. Fakat başvuru yaptığım Satranç sporu  “Diğer Branşlar” kategorisine girmekte olup dolayısıyla bu kategoriye başvuran aday mevcuttur. Buna göre yerleşme önceliği şahsıma ait olup, benim yerleştirilmemden sonra boş kontenjan kalması durumunda güreş,boks vb. branşlardan kontenjan aktarım sağlanabilir. yerleşme önceliği sahsıma aittir. “Diğer Branşlar” için ilan edilen listede aday yerleştirme işlemi tamamen yanlış olmasına karşın Rektör seçimi ertelenen Ardahan Üniversitesinin yapmış olduğu ve yanlış olduğu değerlendirmeden dolayı birçok adayın  “Diğer Branşlar” kategorisinden başvuran adayların hak kaybına uğradığı ileri sürülerek, bu hukuksuzluğun FETÖ/PDY Örgütünün yaptığından ne farkı olduğu sorularak, ARÜ ve BSYO yönetiminin hakkında yasal işlem başlatılacağı öğrenildi.


    Öte yandan BESYO’ya yerleştirilen bir çok öğrencinin de BESYO’nun üst düzey idarecilerinin memleketlilerinde oluşması ise dikkat çeken diğer bir iddia oldu.


    İşte konu hakkında ARÜ’ya yapılan bir şikâyet dilekçesi;



    T.C.


    ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ


    BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEKOKULU MÜDÜRLÜĞÜNE


    2016 yılı Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınav Kılavuzunda “…Birden fazla branşta lisans beyan eden adaylar müracaat ettiği branşa göre değerlendirilecektir.” İbaresi yer almaktadır. 30.07.2016 tarihinde ilan edilen 2016-2017 Eğitim Öğretim yılı Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu; Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümüne yerleşen Asil ve Yedek adaylardan bazıları Güreş ve Boks branşlarında ayrı değerlendirilmeye tabi tutulup yedek listesinde yer alırken, yine aynı kişiler ”Diğer Branşlar” listesinde asil olarak yer almaktadır. Bu yanlış değerlendirme sonucunda Diğer Branşlar kategorisinde değerlendirilmesi gereken spor dallarında olan adayların hakları açıkça ihlal edilmiştir.


    2016 yılı Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınav Kılavuzunda “Belirtilen kontenjanların dolmaması halinde boş kalan kontenjanın başka bir kontenjana aktarım hakkı sınav komisyonuna aittir.” yer almaktadır. Buna göre “Diğer Branşlar” kategorisi için ayrılan 5 kişilik kontenjanın dolmaması durumunda bu kontenjanın ancak güreş,boks,kayak gibi ayrı kontenjan verilen spor dallarına ayrılabilirdi. Fakat başvuru yaptığım Satranç sporu  “Diğer Branşlar” kategorisine girmekte olup dolayısıyla bu kategoriye başvuran aday mevcuttur. Buna göre yerleşme önceliği şahsıma ait olup, benim yerleştirilmemden sonra boş kontenjan kalması durumunda güreş, boks vb. branşlardan kontenjan aktarım sağlanabilir. yerleşme önceliği sahsıma aittir. “Diğer Branşlar” için ilan edilen listede aday yerleştirme işlemi tamamen yanlıştır. İdarenizin yapmış olduğu yanlış değerlendirmeden dolayı ben ve benim gibi “Diğer Branşlar” kategorisinden başvuran adayların hak kaybına uğradığı açıktır.



    SONUÇ VE İSTEM :


    1)    İlan edilen “Diğer Branşlar” listesinde yer alan asil ve yedek adayların hangi spor branşlarından değerlendirilmeye tabi tutulduğu yani “Diğer Branşlar” spor dallarına girip girmediğinin açıkça belgelenmesi,


    2)    Eğer yukarıda belirtilen kişiler “Diğer Branşlar” kontenjanın dolmaması durumunda alınan adaylarsa “Diğer Branşlar” kategorisinde aday olmadığının belgelenmesi,


    3)    “Diğer Branşlar” kategorisinde olmaması gereken sporcular var ise bu sporcuların ortalama ve standart sapma puan hesaplanmasına olumlu/olumsuz etki edeceğinden “Diğer Branşlar” başvuran tüm adayların yerleştirme puanının yeniden hesaplanması,


    4)    Talep ettiğim belgelerin tarafıma verilmemesi halinde şahsımın başvuru yaptığım Satranç sporunun “Diğer Branşlar”  kategorisine girdiği açık olup “Diğer Branşlar”  yerleştirme listesinin tekrar değerlendirilerek şahsımın asil listeye alınması,


    İtiraz dilekçemin yasal süresi içerisinde hiçbir kuşkuya yer verilmeyecek şekilde idari ve adli yargı mercilerine esas etmek üzere yerleştirme işleminin hukuka ve hakkaniyet uygun olarak tekrar değerlendirilmesi hususunda;


    Bilgi ve gereğini rica ederim.


    Murat AKAGÜNDÜZ


    EK-1 Diğer Branşlar Yerleştirme Listesi


    EK-2 Boks Branş Listesi


    EK-3 Güreş Branş Listesi


    EK-4 Kayak Branş Listesi


    EK-5 Milli Sporcu listesi



    Muhalefet yine sınıfta kalmıştır..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


     


     



    Pazar günü İstanbul Taksim’de toplanacaklarını belirten CHP başta olmak üzere dokunulmazlıkların kaldırılmasından bu yana Diyarbakır’dan bu yana gelemeyen HDP ve ‘idam olsun yeter ki biz varız’ diyerek toplumu germeye kendisine alışkanlık haline getiren MHP, 15 Temmuz’da yaşandığı ileri sürülen darbe kalkışması ardından yine sınıfta kalmıştır.

    Çünkü, ‘darbe gelecek, sıkıyönetim ilan edilecek, hayat duracak’ korkusuyla ilk günde sokaklara dökülen muhalefet değil, halk olurken MGK, Bakanlar Kurulunu ve Basın sözcülüğünü de üstlenen Başkan Erdoğan’da darbenin yaşandığı ilk dakikalarda cep telefonu ile yaptığı açıklama ile yine 1 numara olduğunu ortaya koymuştur..

    Evet bugüne kadar hatta bu yazı yazılırken hala ortada gözükmeyen muhalefetin sınıfta kaldığı bir süreçte getirilen 3 aylık olağanüstü hal ile birilerinin yine Üsküdar’ı geçtiğini muhalefet tarafından yine görülememiştir..

    Sınıfta kalan muhalefetin tüm ipleri Başkanın eline verdiğini de ortaya koyan olağanüstü kararının nasıl uygulanacağını bile hala anlayamayan ve bu karar karşı hala bir açıklama yapamayanların Başkan Erdoğan ve ekibiyle nasıl mücadele edeceği de bilinmiyor.

    Çünkü hala uykuda olduğunu gördüğüm muhalefetin bu ülkede yaşanan olağan gelişmeler karşısında ortaya koyamadığı refleksi olağanüstü halin uygulamaya geçtiği bir süreçte nasıl bir politika ortaya koyacağı da şimdiden belli gibi..

    Oda sonucu şimdiden belli..

    Yani muhalefetin basiretsizliği, beceriksizliği..

    Kısacası muhalefetin sınıfta kaldığını rahatlıkla söyleyeceğimiz bir döneme daha giren ülkede bir adamın yani 1 Kasım’dan bu yana Başkan olarak ilan ettiğim Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığı da bir kez daha netleşmiştir..

    Çünkü dün Milli Güvenlik Kuruluna ve bakanlar Kuruluna başkanlık eden, basın sözcülüğünü bile kendisi yapan, darbe haberini kendisinin elinin altında ki olduğu söylenen MİT’in değil, eniştesinin haber verdiğini açıklayan Erdoğan 3 ay ile başlayıp, devam edeceği görülen olağanüstü hal uygulaması ile TBMM’sini olduğu gibi muhalefeti de öteleyip, bugünden itibaren çıkarmaya başlayacağı  kararnamelerle zaten 14 yıldır yönettiği ülkeyi bundan sonra tek başına yöneteceğini resmen ilan etmiştir..

    Çünkü muhalefet gibi ekibinin de kendisine zaman kayıp ettirdiğini anlamış, 15 Temmuz darbe girişimin kısa sürede kendi lehine çevirmiş bu işi benden başkası kimse yapamaz diyerek, gerektiğinde Ordunun da, Polisinde hatta Diyanetin de işini ben yaparım diyerek kolları bir kez daha sıvarken, benim muhalefetim Yalova’da üç kişiyle gemide tek başına kalmıştır..

    Haydi hayırlısı diyerek, çokta sert olacağına inanmadığım, bir süreci atlatmak için hayata geçirildiğini his ettiğim, Güneydoğu’da zaten hayatta olan ve bir çoğumuzun alışkın olduğu ama yine de demokrasi için mücadele devam diyerek 3 aylıkla kalmasını umduğum olağanüstünün, anti uygulamalara neden olmamasına, ülkenin güzel geleceğine hayırlı olmasını dilerim.. 



     





    Haber – Sunday, November 09, 2003

    Amatör kulüplere nakit yardımı


    Amatör Liglerde takımı olmayan Ardahan’da Valilik ve İl Gençlik Spor Başkanlığı önemli bir adım attılar.


    Ardahan’ın futbol liglerinde yer alması için çalışmalar başlatan Valilik ve Gençlik Spor Başkanlığı ilde bulunan Futbol Kulüplerine maddi yardımda bulundular.


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Sunday, November 09, 2003

    Yanlış uygulamalar ve kaçakçılık nedeniyle


    Bölge’de hayvancılık can çekişiyor


    İran ve Kuzey Irak’tan yoğun olarak geçen kaçak hayvan, geçimini hayvancılığa bağlayanları zor durumda bırakıyor. Hayvan tacirleri, tedbir alınmazsa, kısa sürede sonra Türkiye’nin dışarıdan hayvan ithal etmek zorunda kalacağını belirterek acil önlem alınmasını istediler. 40 yıllık hayvan taciri Yılmaz Acay, Ardahan ve Kars’ın geçmişte Türkiye’yi besleyecek kapasite de hayvancılık yaptığını belirterek, “Gelmiş-geçmiş iktidarların uyguladıkları hayvancılık politikaları bölge de hayvancılığı bitirme noktasına getirmiştir. Eti ucuzlatacağız diye dışarıdan milyonlarca dolar vererek hormonlu etleri ülke insanına yedirdiler. Kendi hayvan üreticisini perişan edenler bugün tarihin çöplüğün de hak ettikleri yeri almıştırlar, ama biz hayvan üreticilerin de perişan etmiştirler” dedi. “Özelikle İran ve Irak’ın kuzeyinde yoğun hayvan geçişlerinin de doğu hayvancılığın olumsuz etkilediğini belirten Acay, “İran’dan yıllardır kaçak hayvan geçişleri bir türlü engellenmiyor. Şimdi Kuzey Irak’tan , İran’a geçiş yapan hayvanlar buradan kolayca Türkiye’ye sokulup, çok düşük fiyatlardan satılarak ülke hayvancılığına darbe vurmaktadır. Eğer acil önlem alınmazsa bitme noktasında olan hayvancılık tamamen bitecektir.” diye feryat eden hayvan tüccarları bu yönde acil önleme ihtiyaç duyulduğunu belirtmekteler.


    Destekleme paraları halen bekleniyor


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Saturday, November 08, 2003

    Uygulamada önemli adım!


    Duvar yıkan müdürler!


    İl Milli Eğitim ve Köy Hizmetleri Oda Sisteminden Salon Sistemine geçtiler.


    Kamu kurumlarında verimi arttırmak için yapılan çalışmalar doğrultusunda Ardahan İl milli Eğitim Müdürlüğü ile Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü, Oda sisteminden salon sitemine geçme kararı aldılar.


    Oda sisteminden salon sistemine geçen Milli Eğitim ve Köy Hizmetleri İl Müdürlük yetkilileri, hedefin daha iyi, daha hızlı hizmet anlayışıyla bu sisteme geçtiklerini belirttiler.


    (Devamını Göster)


     




    Kısa Haberler – Saturday, November 08, 2003

    Kumar’a izin yok


    Kış aylarıyılla birlikte mantar gibi üreyen kahvehanelerde oynatılmak istenen kumara polis aman vermiyor.


    Ardahan İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Asayiş ekiplerinin sürdürdüğü çalışmalar neticesinde son 10 gün içinde 5 kahvehanede kumar yakalandı.


    Asayiş ekiplerinin yaptığı denetimlerde Ardahan kent merkezinde 4 Hanak’ta bir kahvehane de kumar oynatıldığı görülmüş, kahvehane ve kumar oynayan şahıslar hakkında yasal işlem başlatıldı.


    Savur’a kalktılar zehirlendiler


    Geçtiğimiz günlerde Ardahan Devlet hastanesine kaldırılan 4 küçük çocuğun sahur da yedikleri yemekten zehirlendikleri ortaya çıktı.


    Ardahan Valiliği Basın Bürosu tarafından yapılan yazılı açıklama da, hastaneye getirilen S.Y, S.Y, S.Y, S.Y, G.Y ve N.Y isimli şahısların sahur yemeğinde yedikleri yemeklerden zehirlendikleri ve tedavi olmak için hastaneye başvurdukları öğrenildi.


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Friday, November 07, 2003

    Vali eş olan kaymakamları yarıştıracak


    Ardahan Hanak ve Damal İlçelerine yeni atanan karı-koca kaymakamların hangisinin daha iyi hizmet yapacağını görmek için beklediklerini belirten Ardahan Valisi Mustafa Yiğit, hizmet için kaymakamların ve devlet dairesi amirlerinin bir yarış içinde olması gerekğine işaret etti.


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Friday, November 07, 2003

    Köylerin karneleri çıkarılacak


    Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü çalışmalarını yakından takip etmek için her köye bir karne çıkaracak. Ardahan Köy Hizmetleri İl Müdürü Eşref Eser yaptığı açıklamada, Köy hizmetlerince yapılan çalışmaları yakınen takip etmek için bir birim oluşturduklarını, bu birimin yapacağı çalışmalar sonucunda 237 köyün karnesinin çıkarılıp, müdürlüklerince yapılan çalışmalara not verilip, eksikliklerin giderilmesi için bu notlara göre hareket edileceğini söyledi. Köy Hizmetleri İl Müdürü Eşref Eser, Ardahan’da göreve başladıklarının üzerinde çok kısa bir süre geçmesine karşın, 92 km köy yolunun staplize edilip, yenilendiğini, 17 köyün tamemen şebeke suyuna kavuşturulduğunu, yıl sonuna kadar da bu sayıyı 25’e çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Eser, Ardahan Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü olarak Ardahan Valiliği ve İl Özel İdare Müdürlüğüyle birlikte de bir çok köyün alt yap sorununa çözüm bulup köylerin şebeke suyuna kavuşturulması ve yollarının yapımının sağlandığını sözlerine ekledi.


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Friday, November 07, 2003

    9 kurs ile 54 kişiye iş bulundu


    Türkiye İş Kurumu (İş Kur), Dünya Bankası destekli Ardahan’a 9 işgücü yetiştirme kursu açacak. Özelleştirme Sosyal Destek Projesi (ÖSDP) kapsamında açılması planlanan işgücü yetiştirme kursları için Ardahan ekonomisine yaklaşık 350 milyar para girecek.


    Projenin tanıtımı amacıyla Türkiye İş Kurumu Ardahan İl Müdürlüğü Halk Eğitim Merkezi salonunda bir bilgilendirme toplantısı yaptı. Toplantının açılış konuşmasını yapan İş Kur İl Müdürü Yılmaz Akar, proje kapsamında eğitim, danışmanlık ve toplam yararına çalışma hizmetleri konusunda kursların verileceğini söyledi. Gerçekleştirilecek olan proje ile, Ardahan ekonomisinin canlanacağını ifade eden Akar, “Kurslara katılan bütün kursiyerlere eğitim programı boyunca günlük cep harçlıkları verilecek.


    (Devamını Göster)


     




    GÖRÜŞLERİNİZ – Friday, November 07, 2003

    Görüşlerinizi bekliyoruz!!!


    (Devamını Göster)


     




    Günün Haberi – Thursday, November 06, 2003

    İçimizdeki cevherlerden birisi


    Göleli Burak, “Butterfly”!


    Henüz dört yaşındaki Burak, AKM’nin kapısında oynarken keşfedildi ve Madan Butterfly’ın oğlu rolünü anında kaptı. Ardahan Göle İlçesi Budaklı köyü nüfusuna kayıtlı Güler ailesinin İstanbul Sefaköy’deki küçük evinde bir buçuk aydır farklı bir heyecan yaşanıyor. Çünkü ailenin küçük çocuğu Burak, binden fazla sanat severin karşısına çıkıyor. İtalyan besteci Giacomo Puccini’nin 20 yıl sonra İstanbul seyircileti ile buluşan operası “Madam Butterfly’da, Atatürk Kültür Merkezinin (AKM) güvenlik biriminde çalışan Temel Gülerin dört yaşındaki oğlu Burak da Madam Butterfly’ın oğlu rolünde sahne alıyor. Tamamen tesadüf Burak’ın bu rolü alması tamamen tesadüf… Baba Temel Güler, bronşit olan oğlunu doktora ardından da ısrarı üzerine çalıştığı AKM’ye götürüyor. Burak kimi zaman çocuk oyunları izlemeye gittiği AKM’yi çok seviyor. Birde elektronik açılıp kapanan kapıların önüne gidip “Açıl susam açıl” diye seslenmeyi.


    (Devamını Göster)

  • BELEDİYE BAŞKANINI ELEŞTİRDİ, İHRAÇ TALEBİYLE DİSİPLİNE SEVK EDİLDİ!

    Konu hakkında yazılı açıklama yapan CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan, “Ardahan Belediyesi Meclis üyesi Mustafa Badem, sosyal medya açıklamaları başta olmak üzere, grup kararlarına uymayarak partimizi ve Belediye Başkanımızı yıpratmaya yönelik söylemlerde bulunmasından dolayı hakkında partimizin tüzüğüne ve yönetmeliklerine aykırı davrandığı gerekçesiyle kesin ihraç talebiyle işlem başlatılmıştır” dedi.


    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan tarafından yapılan yazılı açıklama şöyle:

    “Kamuoyuna Ardahan Belediyesi Meclis üyesi Mustafa Badem’in kendi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımın her ne kadar isim kullanılmadan genel bir paylaşım olduğu hissi verse de yapılan yorumlara bakıldığında Belediye Başkanımız Sayın Faruk Demir’e yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Meclis üyemizin bu tür paylaşımları yapması ve yorumlara açıklık getirmemesi başta partimiz ve belediye başkanımızı yıpratmaya yönelik paylaşımlar olduğu görülmektedir. Geçmiş dönemlerde de grup kararlarına uymadığından, partimizi ve Belediye Başkanımızı yıpratmaya yönelik söylemlerde bulunmasından dolayı hakkında partimizin tüzüğüne ve yönetmeliklerine aykırı davrandığı gerekçesiyle kesin ihraç talebiyle işlem başlatılmış olup corona virüs sebebiyle partimizin genelinde disiplin işlemleri durdurulmuştur.  Genel merkezimizin yeni bir genelgeyle disiplin süreçlerini başlatmasından sonra gerekli disiplin işlemi yapılacaktır. Sağlıklı Günler Dilerim.”


    Yalçın Taştan CHP Ardahan İl Örgütü Başkanı


    Ardahanlı Akademisyen Candan Badem gözaltına alındı!


    Ardahanlı Akademisyen


    Candan Badem gözaltına alındı!


    03/08/2016TARİHLİ HABER/YORUM


    Bu iş cemaat üyeliğini geçmeye başladı..


    Tunceli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Candan Badem, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından kamuda başlayan açığa alma dalgası ile görevden uzaklaştırılmıştı. Ardahan Hanaklı Doç. Dr. Badem, bugün gözaltına alındı.


    Candan Badem’in gözaltına alındığı haberini eski CHP Milletvekili yazar Hüseyin Aygün duyurdu.


    Aygün Twitter’dan şöyle yazdı:


    “Tunceli Üniversitesi’nden Doç. Dr. Candan Badem ‘Darbeye Teşebbüs’ iddiasıyla gözaltına alındı. Gerekçe: ‘İşyerinde Fetullah Gülen’in bir kitabının bulunması.’”



    Ardahanlı Üzeyir Engin’nin Sahibi Olduğu BARIŞ TV’de Kapatıldı..


     


    “Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı. Yüksek Askeri Şûra’ya (YAŞ) saatler kala yayımlanan kararnameye göre; 3 haber ajansı, 16 televizyon, 23 radyo, 45 gazete, 15 dergi, 29 yayınevi ve dağıtım kanalı kapatıldı. Kararda kapatılan Televizyan kanalları arasında Ardahan Hanak’lı hemşerimiz Engin Gayrimenkul sahibi Üzeyir Engin’in kısa bir süre önce satın aldığı BARIŞ TV’de yer aldı.Üzeyir Engin bir açıklama yaparak darbe girişimine karşı olduklarını belirterek,kapatmaya tepki gösterdi.


    Üzeyir Engin’nin açıklaması şöyle;


    15 temmuz günü yapılan darbenin ardından sahibi bulunduğum BARIŞ TV hiç bir gerekçe gösterilmeden eski yayınlanan Azerbeycan haber adı altında tek millet iki devlet anlayışı ile yapılan yayından dolayı RTÜK tarafından kapama cezası verildi…

    BARIŞ TV kitlesi belli, izleyen belli, profil belli, ne Feto terör örgütü ile bir bağlantısı var, nede başka bir örgüt ile bir bağlantısı hiç olmadı ve olmayacakta…Tamamen şüphe olarak alınan bu kararı kınıyorum…

    Hiç kimse merak etmesin çok yakın Zaman’da bu kanal tekrar yayına başlayacaktır…

    Ve kimse panik yapıp, gereksiz yorumda bulunmasın lütfen…

    Biz türküleri seviyoruz, biz deyişleri seviyoruz, biz halayları seviyoruz kimse bizi bu Sevgi’den mahrum bırakamaz.


     



    **DEMOKRASİ KAYMAĞI YİYENLER NEREDE?


    Demokrasi mücadelesinin tavan yaptığı şu günlerde ortada görünmeyenleri sıralamaya kalkarsak sanırım bu köşem yetmez..


    Çünkü başta yaptığı açılışlarda onlarsız kurdele kesmeyen Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere birçoğumuzun fark ettiği ve nerelerde oldukları merak edilenler bugünlerde ortalar da yoklar.


    Bunlar kimler diye soracak olursanız eğer başta küçük sevgilisiz magazin sayfalarında yer almayan Emlak Bank’ın desteğiyle milyoncuklarla kahvaltılar yapan, oğluna kızıp, balyozla arabasını hurda eden Ali Ağaoğlu ve onun Ardahan versiyonları aklımıza gelir..


    Evet, 100 yaşına dayanmış gazilerin o Ardahan’ın soğuk gecelerine karşın, akşamları gelip Ardahan Belediyesinin önünde, ‘Demokrasi Nöbeti’ tuttukları şu günler de o belediyeden leb lebi alırcasına inşaat ruhsatı alan Ardahanlı müteahhitler, Ardahan sorunlarının tartışıldığı toplantılarda olduğu gibi bu tür önemli günlerde ortada gözükmeyen ama Ardahan geliştikçe onların dükkânlarının para ettiği, işlerinin yol aldığı sözüm ona irili, ufaklı esnaf ve işadamları, meydanda vergi mükellefi olmadan iki el sallama ile tüccar olanlar, vali, kaymakam geldiğinde önce çiçek gönderenler, ardından hıngaller yedirenler bugünlerde hiç ortada gözükmüyorlar..


    Bilemiyorum ama demokrasi kavgası verip, kendisini paralayanlara bile taş çıkaran Faruk Köksoy ve 50-60 kişilik grubun 15 Temmuz’dan bu yana ortaya koyduğu mücadelenin binde birini yaptıklarına şahit olamadıklarımız gerçekten dün olduğu gibi bugün nerelerdesiniz?


    Yoksa, ‘Keşke darbe olsaydı, bizde tankların üzerine çıkıp, ‘yaşasın cunta’ deyip, daha çok mu malı götürme hesaplarınız mı alt üst oldu da, onun yasını mı tutuyorsunuz?


     





    Haber – 19 Eylül 2003 Cuma

    VALİDEN SU SÖZÜ


    Ardahan Valisi Mustafa Yiğit, gittiği Hoçvan Hasköy bölgesindeki köy incelemesinde bölge köylülerine “ Ramazan ayına kadar köyünüzde su akacak” dedi. Köy gezisi için Ardahan Merkez Ömerağa köyüne giden Ardahan Valisi Mustafa Yiğit, köyde devam eden su çalışmalarını hakkında bilgi aldı Köylülerden su çalışmaları hakkında bilgi alan Ardahan Valisi Mustafa Yiğit; “Ramazan ayına kadar köyünüze su akıtacağız, akıncaya kadar çalışmaların her safhasını incelemek için köyünüze sık sık geleceğim ve biran önce suyu akıtacağız” dedi.


    Kış etkisini gösterdi, sobalar yanmaya başladı!


    (Devamını Göster)


     





    Manşet – 19 Eylül 2003 Cuma

    Mavi Hilal ortalarda görünmüyor! (Devamını Göster)


     





    Başyazı – 19 Eylül 2003 Cuma

    Yazıyorsam Sebebi Var


    Köylü milletin efendisi mi?


    Hafta içinde birlikte gittiğimiz Ardahan Valisi Mustafa Yiğit’in köy gezileri esnasında dikkatimizi çeken bir çok konu oldu.

    Çağ atladığı iddia edilen Türkiye’de halen köyünün susuz olmasından eziklik duyan bir insanın ilk etapta dikkatini ne çekebilir nerdesiniz,

    tabi ki 80 yıldır su bekleyen köylerimiz de ciddi ciddi şebeke su çalışmalarının olduğu olacaktır.

    Ve köylerine su gelmesi için yıllarca kapı aşındıran köylülerin gelen suya sevinmeyip, su borularının döşendiği alanların bir an önce kapatılması için valiye bir nevi sitem etmeleri vede çukurların kapatılmasını istemesi dikkatimizi çekti…

    Vali Yiğit’in büyük sabırla dinlediği ve defalarca tekrarlanan bu anlamsız isteğin karşısında ben dayanamadım ve aynı konuyu ısrarla belirtip, va li’nin “tamam, hemen emir vereceğim” demesiyle tatmin olmayan köylüye Kürtçe  çıkışmam, belki de bu yazıyı yazmama neden oldu.

    Ve Atatürk’ün söylediği belirtilen, “Köylü Milletin Efendisidir” söylevinin doğru olup olmadığını kendi kendime sordum ve sizede bir sorayım dedim…

    Bir çoklarının yaptığı gibi köylülerinde Atatürk’ün adını kullanıp, şark kurnazlığıyla bu söyleve sığınıp sığınmadığının yargılanmasının yapılması gereğini düşündüm.

    Menderes’in Amerika yardımını ka bulü ile başlayan köylüye desteğin bugüne kadar sürdüğü bu ülkenin köylüsünün devletin kendisine harcadığı imkanları hak edip etmediğinin masaya yatırılmasının gereğinin tartışılmasını istedim.

    Köylünün toplumsal düşünceye, ekonimiye ne kadar katkısının olduğunu halen anlamış olmadığım köylünün vergi verip vermediğini ve en önemlisi sosyal hayata katkısını ne kadar olduğunu görülmesi gerektiğini sordum.

    Bu ve buna benzer soruların sorulması gerekenin biz sözde aydınların mı, yoksa köylü kurnazlığı yaparak yıllardır devletin yakasına yapışan köylümüz mü?..

    Bilmem ama, bana soracak olursanız, bizim köylümüzde bir çokları gibi Ata’nın söylevlerine sığınıp, işi götürüyor sanırım…

    Nereden anlıyorsun bunu derseniz?

    Son gitiğimiz köylerde, herşeyi devlete yüklemiş, yıllarca çeper diplerinde durup gelişmelerin, yatırımların ayaklarına gelmesini isteyen köylümüzün ayağına kadar gelen su için açılan çukurunda devlet tarafından doldurulması için valiye baskı üzerine baskı yapmasından anladım…


    ***


    Derbi olmak


    Her zaman olduğu gibi bugünde devam eden hastalık, günlerce kamuoyunu meşgul ettikten sonra nihayet sona erdi…

    Ülke’nin bütün sorunları bitmiş, insan hakları, ekonomi, sosyal hayat, alt yapı sorunu kalmamış, günde trafikten 10 kişi ölmüyor, insanlar çöplükte bir ekmek bulurum umuduyla gezmiyor, hayat standartları herkes  arasında eşit değilse de insanca bir yaşam için gereken düzeye gelmiş bu ülke’de tabiki derbi olmak gerekir ve derby maçların heycanını yaşamak gerekir!

    Hatta vergisi varmı bilmem ama 4 milyona, 90 dakika da 1 milyarları dijitalden vurup, maç seyretirmek gerek!..

    Evet niyahet bir derbi maçı daha kazasız belasız bitirdik…

    Hemde İstanbul Emniyet Müdürü Cerrah’ın kalkan ettiği kızlarının başına bir şey gelmeden…

    Çok şükür ki bitti de; ulusal basın ve medya asıl gündeme döndü…

    Gerçi, hakkını yememek gerekir, daha geçen gün “Meclis Tuvaletleri Yenilendi” haberleri ile gerçek gündemi takip ediyordu zaten…

    Dubai’de yapılan zenginlerin toplantısında masa masa gezip, gelin bize yatırım yapın diyen başbakanı, Irak’ta yaşananları, büyük devletin idarecileriyiz diyenlerin bir iki aşiret reisi ile masalarda oturup bölgenin geleceğini tartışmasını, ülke’nin çeşitli bölgelerinde olmayan yollara çıkan teknolojinin son sürat araçlarının bir kazada en az 10 kişiyi öldürmesi gibi basit gündemlerle değil, derbi maçlarla, meclisin tuvaletlerinin yenilendiğini yazmak, söylemek gerekir…

    Şimdi; kızacaklar çıkacak, “bir maç zevkimiz var onunda içine etme” diye belki!

    Ama…

    Benim hiçte öyle bir niyetim yok, kusura bakmayın ben o kadar da ukala değilim…

    Sadece derbi maçın özetini vermek istedim… Çünkü; bu ülkenin en ciddi yazarları bile arada birde olsa derbilerden, gittikleri lüks lokantalarda yediklerini bedava getirmek için, gazetelerin pazar sayfalarında bir iki Mankene yaranmak için yazı yazıyorda, biz niye yazmayalım?!..

    Bakın bende yazabiliyorum…

    “Yazmasan daha iyi” diyenler inadına  bundan böyle arada birde olsa bende derbi takılıp, derbi maçları izlemezsemde toplumun ilik kemiğine kadar dayanmış derbi sorunları gündeme getirip birilerinin zevkini kaçıracağım.

    Bu da derbiliğin özelliği olsa gerek!..


    Hoşgeldin öğretmenim


    Yıllarca okuyup, okul sıralarında ter döken ve sonuçta, ülkede ki yıkık-dökük eğitim sistemini aşıp başarılı olan bir çokları gibi Ardahan’a da yeni 183 öğretmen atandı.

    Çoğunluğunun bayan olan yeni öğretmenlerimizin gerek evlerinden, gerek memleketlerinden, gerekse çevrelerinde çok uzaklara, ülkenin en kuzeyine gelmelerinin verdiği ürkeklikle, yanlarına aldıkları anne-babaları ile yaklaşık 20 gündür yeni görev yerlerinin neresi olacağını bekli yordular.

    Ülkenin başlıca sorunu olan bürokratik engellerin son bir örneği olan bu sıkıntının, gerek yerel basından, gerekse ulusal basında yer bulması ve Ardahan Valisi’nin Ankara’dan dönüşüyle bitmesi ardından yapılan kura çekimi ile bitti.

    Öğretmenlerimizin, yeni görev yerlerini kendi elleriyle belirleyip, bugün yarın atandıkları okullara gideceklerini ve onların açacağı ufuklarla geleceğimiz olan çocuklarımızın cehalet karanlığını yırtıp, aydınlığa kavuşmalarını sağlayacaklarından şüphemiz yok.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 19 Eylül 2003 Cuma

    KENDİ KURUMU EMEKLİ ETTİ…


    EMEKLİ SANDIĞI ETMİYENCE PERİŞAN OLDU


    Ardahan’ın Posof İlçesi Bay kent köyünde abisinin yanına sığınan dört çocuk babası Yüksel Kaya, düşürüldüğü çıkmazdan kurtulmak istiyor.


    Yüksel kaya,9 yıl önce Uzman Piyade Çavuş olarak orduya girdi. Değişik yerlerde görev yapan Yüksel kaya, rahatsızlığı nedeniyle gittiği Erzurum Askeri Hasta hanesinden Gül hane Askeri Tip Akademisine (GATA) sevk edildi. GATA da yapılan tahlil ve tetkikler sonunda heyetin verdiği kararla malulen emekliye sev kine karar vererek raporu emekli sandığına gönderdi. Emekli sandığı, GATA’nın sevk ettiği raporu kabul etmeyerek “Sağlam olduğu için çalışa bilir” diye emekli işlemlerini yapmadı.


    (Devamını Göster)


     





    Araştırma – 19 Eylül 2003 Cuma

    HALK İNANIŞLARI İnternete taşındı


    Ardahan’da halen geçerliliğini koruyan batıl halk inanışları internet sayfasına taşındı.


    Ardahan Valiliğinin hazırladığı www.ardahan.gov.tr adresinde yer verilen batıl halk inanışları ilginç, ilginç olduğu kaar da halen geçerli olması dikkat çekiyor.


    Günümüzde, halk arasında halen geçerliliğini koruyan batıl inanışları şöyle sıralayabiliriz:


    1. Yeni doğmuş bir bebeğin uyuduğu beşiğe ekmek veya süpürge konur ki bebek uyandığında tiksinip korkmasın.
    2. Evimizde giydiğimiz ev terliklerinin geriye doğru durması evdeki bireylerin işlerinin ters gitmesini simgeler.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 18 Eylül 2003 Perşembe

    Aç kurtlar ağıla saldırdı


    Ardahan’ın Göle İlçesi Küçük Altınbulak köyü yaylasında gece saat 00:30’da koyunların bulunduğu ağıla kurtların girmesi sonucu 46 koyun telef oldu.


    (Devamını Göster)


     





    Sağlık – 18 Eylül 2003 Perşembe

    Doğu kadını geç menopoz oluyor!


    Doğulu Türkiye genelinde menopoz yaşı 45-55 yaş ortalamasında olurken Ardahan ve doğu’da kadınlar 50-55 yaşları arasında menopoza giriyor. Buna neden bölgesel farklılıklar,insanların genleri ve doğurganlık olaylarının fazla olmasından kaynaklanıyor. Erken yaşlarda menopoza giren kadınların mutlaka bir uzman doktora görünmeleri gerektiğini söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Dr. Hakan Sağlam; “Menopoz dönemine giren kadınlarda kemik erimesi,kalp hastalıkları ve cinsel organlarda küçülme gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır.” Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Dr. Hakan Sağlam;” Doktor kontrolünde alacakları tedavi sonucu bu riskler ortadan kalkacaktır.


    (Devamını Göster)


     





    Eğitim ordusu ev sıkıntısı içinde – 18 Eylül 2003 Perşembe

    Öğretmenler dışarıda kaldı


    2003-2004 Eğitim Öğretim döneminin başlamasıyla birlikte yaşanan sıkıntılara şimdide konut sıkıntısı eklendi. 183 yeni öğretmenin atamasıyla 225 okula görevlendirilen 1200 öğretmenin en büyük sıkıntısı ev bulmak. Ardahan’da yaşanan konut sıkıntısı nedeniyle ev kiralarının da bir hayli yükseldiği gözlenirken, yeni atanan öğretmenler görev yerlerini yaptıkları kura çekilişinin hemen ardından ev aramaya çıktılar. Ardahan’da 220 ila 250 milyon liraya kiraya verilen ev sıkıntısı dolaysıyla kentte bulunan bir çok okul ve misafirhanelerin dolu oranı yüzde yüz olduğu öğrenildi.


    (Devamını Göster)


     





    Sınır delik deşik!!! – 18 Eylül 2003 Perşembe

    Hayvan kaçakçılığı had safhaya ulaştı


    Ardahan ili Çıldır ilçesinin Gürcistan sınırında yaşanan hayvan kaçakçılığının önüne geçilemiyor. Son günlerde Gürcistan’dan getirtilerek Türkiye’ye geçirilmek istenirken yakalanan hayvan sayısı 4 ay içinde 100’ün üstünde olduğu öğrenilirken, sınırda yapılan kaçakçılığın devam ettiği ve kamuoyuna yansımayan bir çok geçişin olduğu ileri sürülmekte.


    (Devamını Göster)

  • ARDAHAN'DA ŞİMŞEKLER EŞLİĞİNDE YAĞMUR DEVAM EDİYOR..

    Yağmura hazırlıksız yakalanan bazı vatandaşlar ıslanmamak için otobüs durakları ve saçak altlarına sığındı. Sabah tedbirli olup yanlarına şemsiye alan vatandaşlar ise yağmurdan bir nebze de olsa kendini koruyabildiler.


    Öte yandan, Erzurum Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada havanın parçalı ve çok bulutlu olacağı, gök gürültülü sağanak yağışın gecede etkili olmasının beklendiği belirtildi.


    Yetkililer, Ardahan genelinde etkili olabilecek sağanak yağmur yağış sonrası yaşanabilecek sel, su baskınlarına karşı vatandaşlardın dikkatli olmalarını istediler.



    3 Soldan, Bir Sağdan..


    -Mahkeme heyetinin, “Kamuoyunda bilinen şekliyle ‘adaletli olsun diye bir sağdan bir soldan astık’ cümlesi size mi ait” sorusuna ise Cuntacı, “Evet söyledim” yanıtını verdi. 


    Heyetin, “Ne amaçla söylediniz? Adam asma eylemi bu kadar basite indirgenebilir mi?” demesi üzerine ise Cuntacı, “Bitaraf olduğumuzu göstermek için yaptık. Sağ-sol demesinler diye taraf olmadığımızı göstermek için bir sağdan bir soldan, bir sağdan bir soldan, bir sağdan bir soldan.” dedi.


    Önce soldan.. Gün: 6 Mayıs Yıl: 1972


    -Üç Fidan’ı idamına tanıklık eden tek gazeteci, “Deniz Gezmiş, idam edileceği gece ambulans tipi bir arabayla getirildi. Defalarca konuştuğum, aylarca mahkemelerde takip ettiğim bir çocuktu ve göz aşinalığı da vardı. Zor bir duyguydu” diyordu..


    Ve ardından hala devam eden aynı anlayış bu kez sağdan demiş.. Gün: Haziran  Yıl: 1983


    Bu kez de bir gardiyan anlatıyor ve;


    -Koğuşta 22 tane Ülkücü var, ceplerindeki para bir kefen almaya bile yetmiyor.. Ceza evi terzisi geliyor “Bu gece Halil Esendağ ile Selçuk Duracık’ı asacaklar, haberiniz olsun!” diyordu..



    Evet, bu ülkenin daha iyi bir demokrasiye, tek adamlık yada adamlara değil, halkın kendisi ve temsilcilerinin yönetimde olduğu bir anlayışın söz ve kağıtta kalmaması ve özgürlüklere yol açan bağımsız, özgür ülkede olması gereken bir Anayasa da yer almasını istedikleri için manavda sebze alırcasına bir alçak istem ile ‘3 soldan, bir sağdan’ denilerek asıldı, gencecik insanlar..


    Aynı mahallede, aynı sokak ve caddede, aynı yürek ve göz yaşları olan ana, aynı babadan, türküleri birlikte söyledikleri ayrı dil, aynı coğrafyada aynı havayı alıp, aynı yani özgür, bağımsız, halkın yönettiği, seçilen vekillerinin hapis edilmediği, aydınlarının faili meçhul cinayetlere kurban edilmediği, komşusunun aç kalmadığı bir ülke özlemi için mücadele ettiklerinden dolayı ‘Üç soldan, bir sağdan’ denilerek, hep asıldılar..


    Ve bugün aynı zihniyete sahip olanların hala ‘İdam isteruz’ deyip, aslında beyinlerinin altında olan asıl faşistliklerini kustuklarının farkına varmaz ve hala ‘bu ülkede darbe olur’ diye kendileri gibi düşünmeyenleri tehdit, şantajla dizayn etmeye çalışırlar..


    Ama hiç ama hiç anlamadıkları bir şey var o da; Hain deyip, astıkları fidanların bitmediği tam tersi hep orman olup, daha özgür, bağımsız bir ülke için mücadeleye devam ederlerken O ‘Üç soldan, bir sağdan’ diyenlerin cehennemin dibine kadar gömülüp, adlarının bile unutulduğunu..



    Yağmur atlında da olsa yine şükür!


    arşiv haber 27/04/2015 tarihli haber


    BİZ YAZDIK, YOLLAR ASFALLANDI


    Başta yayın grubumuzun Amiral Gemisi Kuzey Doğu Anadolu Gazetesinde olmak üzere diğer yayın organlarımızda gündemde düşürmediğimiz Ardahan yolları nihayet yapılmaya başlandı.


    Başta yayın grubumuzun Amiral Gemisi Kuzey Doğu Anadolu Gazetesinde olmak üzere diğer yayın organlarımızda gündemde düşürmediğimiz Ardahan yolları nihayet yapılmaya başlandı.

    Gazetelerimi ve internet sitelerimizin ısrarla üzerinde durduğu yol sorununa el atmaya başlayan belediye ve İl Özel İdare kent içinde ki olağanüstü bozuk yolları yamalayarak yapmaya başladı.

    Yağmurlu bir günde yapılan asfalt yamasının kısa sürede ara ara bozulduğu görülse de Ardahanlılar buna da şükür dedikleri görüldü.

    Gazetelerimizin ısrarlı yayınları ve 5 Mayıs’ta Ardahan’a gelecek olan Başbakan’ın ziyareti öncesi yamalanmaya başlayan ana yollar gibi ara yolların da yapılmasını isteyen Ardahanlılar bize teşekkür ederken, Ardahan Belediyesi de konu hakkında bir açıklama yaparken, Ardahan Belediyesi yetkilileri ise yolların olağanüstü bozuk olduğunu kış şartlarına bağladı.


    **İşte o açıklama;


    Ardahan Belediyesi, alt yapı çalışmaları ve ağır kış şartlarından dolayı bozulan şehir merkezindeki cadde ve sokaklara, sıcak asfalt karışımı düzeltme yapılarak asfalt yapımı için hazırlıyor. Birkaç gündür havaların iyi gitmesi nedeniyle kent merkezindeki ana cadde ve sokaklarda başlatılan asfalt ve yama çalışmaları tüm hızıyla sürerken, kış dolayısıyla bozulan yolların da bakımı yapılıyor. Şehir merkezinin tamamındaki yollar aşınma tabakasına hazır hale getirilerek, sıcak asfalt yapımına devam edilecek.


     





    Haber – 10 Eylül 2003 Çarşamba

    Sonbaharın son yaprakları dökülmeye başladı


    (Devamını Göster)


     





    Sinama – 09 Eylül 2003 Salı

    Ardahanlılar çevirdikleri filimi seyredemeyecek!


    (Devamını Göster)


     





    Etkinlik – 09 Eylül 2003 Salı

    SYDV Yoksul çocuklarını sünnet ettirdi (Devamını Göster)


     





    Manşet – 09 Eylül 2003 Salı

    4 yıldır top oynanmayan stadyumun kapısı yenilendi! (Devamını Göster)


     





    Manşet – 07 Eylül 2003 Pazar

    Mavi Hilal bölgenin kalkınması için reçel ve marmalet yapımı öğretecek (Devamını Göster)


     





    Konuk Yazı – 06 Eylül 2003 Cumartesi

    Küçük şehrin büyük sorunları (Devamını Göster)


     





    Manşet – 06 Eylül 2003 Cumartesi

    İlik kanseri kaloriferciye “Yolluksuz” tayin işkencesi!


    (Devamını Göster)


     





    Son dakika! – 05 Eylül 2003 Cuma

    Karanlıkta gelen şüpheli ölüm!

    (Devamını Göster)


     





    Zihniyete bak!! – 05 Eylül 2003 Cuma

    Şeko dayı hizmet için değil emekli olmak için yeniden adaymış!

  • BUGÜN 6 MAYIS VE 3 FİDAN!..

    DENİZ GEZMİŞ KİMDİR?


    Deniz Gezmiş 28 Şubat 1947 tarihinde Ankara’nın Ayaş ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Sivas’ta, liseyi de İstanbul Haydarpaşa Lisesinde okudu. 1966 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eğitim gördü. Öğrencilik döneminde birçok eylemde yer aldı. Bu olaylarda da pek çok kez gözaltına alındı.


    11 Ekim 1965’te Türkiye İşçi Partisi’nin Üsküdar ilçe başkanlığına üye oldu. 30 Ocak 1968 tarihinde Devrimci Hukukçular Örgütü’nü kurdu. Amerikan 6.Filosu’nu protesto eylemleri, İstanbul Üniversitesi’nin işgali, Samsun’dan Ankara’ya Mustafa Kemal Yürüyüşü gibi pek çok eylem gerçekleştirdi.


    1969 yılında Filistin’e giderek gerilla eğitimi aldı. Daha sonra Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) örgütünü kurdu. Deniz Gezmiş, 11 Ocak 1971’de Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu adına Ankara İş Bankası, Emek Şubesi’nin soygununda yer aldı. Bu sırada Deniz Gezmiş hakkında tutuklama kararı çıkarılmıştı ve polisten kaçmaktaydı.


    1971 yılında gerçekleşen 12 Mart darbesinin hemen ardından Yusuf Aslan ile birlikte Sivas’a giderken motosikletlerinin bozulmasıyla gelen ihbarla 16 Kasım 1971’de tutuklandı. Gemenek’te yakalandıktan sonra Kayseri’ye getirildi. Ardından Ankara’ya o dönem içişleri bakanı olan Haldun Menteşeoğlu’na götürüldü.


    16 Temmuz 1971’de Sıkıyönetim Mahkemesi, Altındağ Veteriner Okulu binasında Tuğgeneral Ali Elverdi başkanlığındaki, Baki Tuğ savcılığında toplandı.


    DENİZ GEZMİŞ NEDEN İDAM EDİLDİ?


    16 Temmuz 1971’de başlayan THKO-1 Davası’nda TCK’nin 146. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, 9 Ekim 1971’de 146/1 maddesi uyarınca idam cezasına çarptırıldı. Arkadaşları Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte 6 Mayıs 1972 tarihinde Ankara Merkez Kapalı Cezaevinde idam edildi.



    EMİN MİSİN?..


    Bilmem ama hep güvendiğim ve beni hiç yanıltmayan 6. hissimin bir kez daha doğru çıktığı dün, ” Coronayı Başkan Bitirir” başlığı ile ele alıp, düşüncelerimi aktardığım köşemdeki yazımı yayınladıktan sonra   bir çok kişi benim hayal gördüğümü, bir kaçı da beni inançsızlıkla suçlayıp, Kur’anda geçen surelerle bu yöndeki düşüncemi çürütmeye çalıştı.

    Tamda komando giyimli bir güzeli görüp, bölgede, kayısıları ile gündemde olan ama kendisi gibi kayısısı ile hep anılan Malatya kadar bilinmeyen Kağızman’da  yaşanan iç çatışmada imha edilen Çeşme ekibinin içinde olduğunu öğrendiğim 40 yıldan fazladır analara göz yaşı döktüren yeni bir çatışmada bir Ardahan’lının da olduğu haberini yazıp, güzel bakışlı gözlerin eşliğinde ele aldığım yazımı bitirmeye çalışıyordum, başkan Erdoğan’ın telekonferans  sistemi ile başkanlık ettiği toplantı ardından yapacağı basın açıklaması öncesi..

    Ve bu yazının bir emir değil, benim ve toplumun isteği olduğunu ve bunu yapacak olan tek kişinin Başkan Erdoğan olduğunu anlatıyordum.. Ama daha bitmeyen yazımı okuttuğum dostum beni koruma  iç güdüsüyle ve başta Başkan Erdoğan olmak üzere yıllardır iktidarda kalmanın etkisi ile gün geçtikçe kendilerini devlet sanıp, kendilerine ve partilerine yöneltilen küçük ya da büyük bir eleştiriyi ‘Devlete yapılmış’ addederek ”Bak devletin işine çok karışıyorsun, başına iş açacaksın” diyerek beni uyarma gereği duyuyordu..

    Çünkü, ilk günden bugüne kadar inanmadığım ve gün geçtikçe Çin işkencesi değil, başta internetçiler, bilgisayarcıların içinde bulunduğu sanal ve sağlık mafyası denen Corona kıyametçilerinin adeta her gün tek tek ölü saydırıp, medya aracılığıyla Başkan Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu dünyayı ve yöneticilerini etkileyeceğinden ‘Emin misin’ diye soran dostumun yazımın alınıp, ‘Devlete baş kaldırı’ olarak algılanabileceğinden bahsediyordu..

    Başkan Tayyip Erdoğan uzun süredir gidemediğim İstanbul’da kaldığı için ihtilal dedikoduları dahil bir çok mırıldamanın olduğu ileri sürülen başkent Ankara’da olmayan yine maskesiz kameraların karşısına çıkıp, başta yaşlılara olmak üzere aralarında 7 vilayetin, kuaförlerin ve AVM’lerin de bulunduğu bir çok alana getirilen yasakları yumuşatan açıklamaları dün ele aldığım, bayağı tartışmalara neden olan ”Coronayı Başkan Bitirir” başlıklı yazımı ve 6. hissimin bir kez daha beni yanıltmadığını ve bu yumuşama neredeyse 60  günden beri devam eden sanal dünyadan çıkarıp eski özgür hayata devam etmemizi sağlar  derim..

    Ve, ‘Emin misin’ diye sorulan soruya da evet “EMİNİM” diyorum.. 

    Çünkü asıl sanal, biz değil Corona adıyla bizlere yapılan saldırıdır bu virüs denen bela..

    Şimdi sıra hayatı ve piyasaları rahatlatan Başkan’ın benim gibi hem de maskesiz dışarı çıkmasında..

    Çünkü borsa dahil, herkes bilim, ilim, ilaca değil Başkan’a bakıyor ve ”O ne derse odur” anlayışına ve düşüncesine..


     


    Deniz gezmiş’in Abisi Ardahan’a Geliyor


    Deniz gezmiş’in Abisi Ardahan’a Geliyor


    arşiv haber 18/03/2016 tarihli haber


    Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe Başkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada Deniz Gezmiş’in abisi Bora Gezmiş’in Ardahan’a geleceği bildirildi.


    Konuyla ilgili yapılan yazılı açıklama şöyle;


                             BASINI BİLGİLENDİRME

                 CHP Merkez İlçe Yönetimi olarak çalışmalarımız devam etmektedir. Saha çalışmalarımız dışında bundan sonra aylık etkinliklere de ağırlık vereceğiz. Amacımız Yerel de ve Genel de Partimizi iktidar yapmaktır. Çalışmalarımız da İl Başkanımız, İlçe Başkanlarımız ve yönetim kurullarıyla da dayanışma içerisindeyiz.

              BORA GEZMİŞ ARDAHAN A GELİYOR ;

             Merkez İlçe Örgütü olarak Ardahan a davet ettiğimiz 68 Kuşağının Liderlerinden 44 yıl önce arkadaşları Yusuf ASLAN ve Hüseyin İNAN ile birlikte idam edilen Deniz GEZMİŞ in abisi Bora GEZMİŞ 28 Mayıs Cumartesi günü Dursun Akçam Kültür ve Sanat Vakfında” Deniz Gezmiş le olan anılarını” Ardahan lılarla paylaşacak bütün herkesi bu etkinliğimize bekliyoruz.

              SERBEST KÜRSÜ SİZİ DİNLİYORUZ ;

              Merkez İlçe Yönetimi olarak  üyelerimizle veya üyemiz olmayan partimize sempati duyan oy veren herkesi biz büyük bir aileyizden yola çıkarak eleştirilerini , projelerini ve önerilerini dinleyeceğimiz SERBEST KÜRSÜ SİZİ DİNLİYORUZ 21 Mayıs Cumartesi günü saat 11.00 de İl Binamızda olacak bu etkinliğimize herkesi bekliyoruz.

              AYLIK POLİTİK FİLM GÖSTERİMİ;

            Merkez İlçe Yönetimi olarak her ay İl Binamızda o ayın anlamına uygun POLİTİK FİLM GÖSTERİM lerini başlatıyoruz. 4 Haziran Cumartesi saat 11.00 de NAZIM HİKMET belgeseliyle ilk etkinliğimizi de başlatıyoruz.



                                                                      Kadir Sinan ONAY

                                                                 CHP MERKEZ İLÇE BŞK.


    **CHP’DE TOPLANTI..


    Ardahan CHP İl Başkanı Yalçın TAŞTAN Cumartesi üçüncüsü yapılacak olan Van da il başkanları toplantısı öncesi tüm İlçe Başkanları ile İl Yönetim kurulundan Uğur Kaçar, İbrahim Kaya nın katılımıyla İl Binasında toplanarak Ülke gündeminde ki güncel konular, Ardahan sorunlar, ileride yapılacak çalışmalar, etkinlikler üzerine değerlendirilmelerde bulunuldu.

          Perşembe günü yapılan toplantıda Başkan Yalçın Taştan 13 mayıs 2014 yılında yaşanan Soma Faciasını hatırlatarak mevcut iktidarın unutturmaya çalıştığı kaderciliğe bağladığı iş kazalarının bir daha yaşanmaması için gerekli düzenlemelerin yapılması için mücadelemize devam edeceğiz 301 Soma maden Şehidimizi bir kez daha rahmetle anıyoruz.

         Ayrıca 11 Mayıs günü TOBB Genel Kurulda Sayın Genel Başkan Rıfat Hisarcıklıoğlu nun Genel Başkanımız Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU nun konuşmasına (bu konuşma salonda ki delegelerce dakikalarca alkışlandığı halde)haddi ve görevi olmadığı halde bazı yerlere mesaj verircesine cevap vermesini kınıyor ve özür dilemesini istiyoruz. Kamuoyuna saygılarımla duyurulur.

                                                             Yalçın TAŞTAN

                                                            CHP İL BAŞKANI

  • GAZETECİ DEVREYE GİRDİ, ARDAHAN'A EKİLMEK ÜZERE 10 BİN FİDAN GELDİ..

    Ardahan Belediyesine destek amacıyla devreye giren ve Erzurum Orman Müdürlüğünde 10 bin yeni fidanın Ardahan’a gelmesine katkısı olduğu öğrenilen çeşitli ağaç türünü oluşturacak olan fidanlar tırlarla kentte getirildi. Başta Kura Nehrinin geçtiği alana olmak üzere kentin çeşitli alanlarına ekileceği öğrenilen fidanların Ardahan Belediyesi çalışanlarınca dikilmeye başladı.


    Daha önce de böyle hayırlı bir işe destek veren ve Ardahan-Kars yolu üzerinde bulunan alanlara dikilen çamların kentte getirilemesini sağlayan Hanaklı gazeteci hemşehrimizin bu duyarlılığı başta meslektaşlarınca olmak üzere Ardahanlılarca takdirle karşılandı.



    Dönem farklı, Kolpacılar aynı!


    Coronanın Kolpacılara nefes beceremediği şu günlerde iyiden iyiye anlaşılan gerçek dostlukların önemini bilmediğimiz ve her dönemin değişmez kolpancılarının ayırdığı dünuyaların nasıl olup yıkıldığını anlamak için meslektaşım Ekrem Hasanoğlu’nun yaptığı ama manşet yada sürmanşet olmaktansa gazetelerin, haber sitelerinin görünmeyecek, küçük bir yerine eklenen haberinde daha net anlaşılmakta.


    ‘Dönem farklı kolpacılar aynı!’ başlıklı haberi görüp, okuduğumda nedense içimi bir hüzün sardı,  nedense sabah sabah..


    Belkide yazımı yazarken dinlediğim Ahmed Arif’in anlatmak istediklerini anlatması gibi, okuduğum haberin başlığı da ondan mı bilmem ama o çok şeyi anlatan ve habere konu olanları anlatırken aslında hepimiz anlattığını anlaşılması için 8 sütun sürmanşet olması gerektiği için miydi sabah sabah duygusallaşıp, hüzünlenmem.. Bilmemem ama dün senin yanında olup, bugün başka yerler de hemde dün sana yaptığı gibi bugün yeni krala yalakalık yapanların, Kolpancıarın gerçek yüzlerini görmeyen yeni Krallaramıydı isyanım ve hüznüm..


    Neydi o haber, beni olduğu gibi belki sizi ve Kolpancıları  yeni Krallara anlatamayan?!.




    Çoğumuzun göz ucuyla başlığına bakıp, okumuş anlamış gibi beğenip, geçmek bir çok şeyi anlatan o haber..

    **Necmi Kadıoğlu: Dönem farklı kolpacılar aynı! 

    CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt hakkında yaptığı açıklamalarla gündeme oturan Necmi Kadıoğlu, Damga’yı vurguladı. Kadıoğlu; ‘Dönem farklı kolpacılar aynı’ dedi. 

    CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt hakkında yaptığı açıklamalarla gündeme oturan Necmi Kadıoğlu Damga’yı konuştu. “Gürbüz Çapan dönemindeki kolpacılarla, benim dönemimdeki kolpacılar ve Kemal Bey’in dönemimdeki kolpacılar hep aynı” diyen Kadıoğlu, “Bir adam başarılıysa başarılıdır. Bu saldırılara Kemal Bey de prim vermedi. Süreci iyi yönettiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Açıklamasının ardından bazı tepkiler aldığını da belirten Kadıoğlu, “Yok efendim dosyaların mı var diyorlar. Devletin olduğu yerde dosya mı olur?” dedi. Artık siyaseti bıraktığını sözlerine ekleyen Kadıoğlu, “Bazıları benim adımı kullanıyorlar. Güçleri olmayanlar benim gücümü kullanmaya çalışıyor. Kemal Beyin yanında olan bana, benim yanımda olanlar Kemal Bey’e gitmişler” ifadelerini kullandı. EKREM HACIHASANOĞLU 

    Evet bu haberi bir kez daha okuyun ve dün ile bugünü bir değerlendirin ve bir şeyin değişmediğini, değerlerin nasıl Kolpancılar yüzünden anlaşılmadığı, anlatmak istenenlerin anlaşılması için nasıl engel olduklarını anlamak için..

    Neyse bugün olduğu gibi dünde anlamadığımız ve ‘dağlarına bahar gelmiş memleketim’ diye devam eden Ahmed Arifi dinleme, anlamak en mantıklısı..

    Çünkü, ‘Oturmuş yazıcılar, fermanı yazar.. Dört yanım puşt zulası, Dost yüzlü dost gülücüklü, suskun, hain, çıyansı, dört yanı puşt zulası’ satırları daha iyi anlatır, anlatmak istenenleri..


    Posof'ta elma ağacı çiçek açtıPosof’ta elma ağacı çiçek açtı


    ariv haber 12/10/2016 tarihi haber yorumlar..


    Posof gibi Çıldır Gölü de mi Gidiyor..


    ARDAHAN’ın Posof ilçesinde sonbahar mevsiminde yaşanan pastırma yazı nedeniyle bazı elma ağaçları çiçek açtı.


    Geçen hafta kar yağdığı için çevresinde bulunan Ilgar ve Sahara dağları beyaza bürünen Posof ilçesinin Armutveren köyü merasında çiçek açan elma ağacı görenleri şaşırttı. Köy halkından Turhan Öner, “Uzun yıllardan beridir böyle bir şey görmemiştik. Havaların ve iklimin değişmesi bu tip şeylere sebep oluyor. Normal şartlar altında bütün ağaçlara baktığınızda yaprakları kuruyor. Ama buradaki bir elma ağacı rengarenk çiçek açmış yeniden. Meyve verecekmiş gibi. Gerçi batı bölgelerinde özellikle narenciyede bu tip şeyler görme şansı var. Ama doğuda özellikle Posof’ta böyle bir şeyi şimdiye kadar görmemiştim. Bu meyve ağacı bir sonraki yıl meyve verebilecek mi çok merak ediyorum. Doğada büyük bir değişiklik olduğu bir gerçek” diye konuştu.Alper TURGUT**Posof’ ta Ayı Köy Camisine Girmek İstedi..


    Ardahan’ın Posof ilçesinde, sabah namazı saatinde köye gelen ayı cami imamını korkuttu.


    Posof Günbatan köyünde, imam Ahmet Apa camiden sabah namazı ezanını okurken, pencerenin önünde duran ayıyı gördü. İmam, korkuyla ezanı tamamladı. İmam namazı kıldıktan sonra uzun bir süre daha bekledikten sonra camiden dışarıya çıkabildi. HANGİSİNE AĞLAYALIM!


    ŞAVŞATLILARDAN SONRA KARSLILAR!..


    Erzurum sınırlarının burnunun dibine sokulduğu Göle’ye bağlı Senemoğlu köyü üzerinden Göle’yi Kars’ın Selim İlçesine bağlama hesaplarının yanında, Türkgözü Gümrük kapısını Posof Kol köyü üzerinden Şavşat’a bağlama hesapları ardından şimdide  Ardahan’ın Çıldır ilçesi sınırları içerisinde yer alan Çıldır Gölü’ne Ardahanlı yetkililer duyarsız kalınca, Karslılar hareket geçti.


    Ölçekli eski Sanayi Bakanı Abdulkerim Doğru’nun, ‘köyüme yakın olsun’ diyerek, Ardahan’a can veren ‘Eski Hanak Yolunu’ iptal ettirip, Posof, Damal, Hanak ve Çıldır’ın direk Kars’a gitmesini teşvik eden yolu yaptırması ardından şimdi de Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısını Ardahan’dan koparacak olan Posof-Şavşat yolu yapıldığı haberlei ardından şimdi de Ardahan’ın olan Çıldır Gölü üzerinde oyun oynanıyor.


    Ardahan’ın Gölü olmasına rağmen, Karslıların ‘ Bizim Gölümüz ‘dediği Çıldır Gölü kenarına gelen Kars Valisi Rahmi Doğan, burada basın mensupların açıklama yaparak, Çıldır Gölü kenarına mesire alanı ve sosyal tesisin yapılacağını söyledi.


    Yıllardır Çıldır Gölü konusunda herhangi bir proje geliştirmeyip, dağa taşa bina yapan Ardahanlı bazı idarecilerin basiretsizliği yüzünden Çıldır Gölü’nden Karslılar nemalanıyor. Bunun son örneği de dün yaşandı. Daha önce Ardahanlı idarecilerin vurdumduymazlığı yüzünden Çıldır’a bağlı 9 köyü Kars’a kaptıran Ardahan, bu sefer Çıldır Gölü’nü Karslılara kaptırmak üzere.


    Kars Valisi Rahmi Doğan, beraberindeki Sarıkamış Kaymakamı Yusuf İzzet Karaman, Selim kaymakamı Erdinç Dolu ile birlikte Çıldır Gölü kenarına gelerek mesire alanı ile tesislerin yapılacağı bölgede incelemelerde bulundu.


    Vali Rahmi Doğan ve beraberindekiler, hayata geçirilecek proje üzerinde yetkililerden bilgi aldı. Doğan, Türkiye’nin en önemli göllerinden bir tanesi olan Çıldır Gölü’nün etrafında yapılması planlanan mesire alanı ve sosyal tesislerin projelerinin hazır olduğunu ve kısa süre de projenin hayata geçirileceğini belirtti.


     


    POSOF’U ARDAHAN’DAN KOPARACAK YOL YENİDEN YAPILMAYA BAŞLANDI!


    **Ardahan’a ihanet yolunu kim yaptırıyor? Ölçekli eski Sanayi Bakanı Abdulkerim Doğru’nun, ‘köyüme yakın olsun’ diyerek, Ardahan’a can veren ‘Eski Hanak Yolunu’ iptal ettirip, Posof, Damal, Hanak ve Çıldır’ın direk Kars’a gitmesini teşvik eden yolu yaptırması ardından şimdi de Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısını Ardahan’dan koparacak olan Posof-Şavşat yolu yapılıyor.


    POSOF’U ARDAHAN’DAN KOPARACAK YOL YENİDEN YAPILMAYA BAŞLANDI!

     


     

     


    Başta iktidar Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay olmak üzere Ardahanlı siyasilerin duyarsızlığını fırsat bilen ve bugünkü Karadeniz/Bayburtlu Kaymakamın da içinde olduğu Karadeniz Lobisinin Ardahan’ın gümrük kapısını Şavşat üzerinden direk olarak Karadeniz’a bağlama projesi adım adım işliyor.


    Bir taraftan ‘Posof Ulgar Dağına tünel yapıyoruz’ deyip diğer taraftan Posof’u ve Türkgözü Gümrük Kapısını Ardahan’dan koparacak olan ‘Posof/Şavşat’ yolunu yaptıran iktidarda ki çoğunluğu Karadenizli olan siyasiler Ardahan’ı, Hanak’ı ve Damal’ı iyiden iyiye bitirecek olan ‘Posof/Şavşat Yolunu’ na hız verdikleri görülüyor.



    Başta mevcut Ardahan-Posof yolunu olmak üzere bozuk köy yollarını yaptırmayan Karadeniz kökenli kaymakamın Ardahanlıların, ‘Ardahan’a İhanet Yolu’ olarak adlandırdığı yolu Posof Kaymakamlık sitesinde, ‘POSOF-ŞAVŞAT YOLU ÇALIŞMALARI BAŞLAMIŞTIR’  başlığıyla kamuoyuna duyurmadı dikkatlerden kaçmadı.


    Ardahan’ı, Hanak’ı ve Damal’ı baypas edecek olan, Ulgar dağının tünelini öteleyecek olan ‘Posof-Şavşat’ yolunun yapımından rahatsız olan ama Ardahanlı siyasilerin duyarsızlığı dolaysıyla bu rahatsızlıklarını açıkça dile getiremeyen Posoflular, bu yıl başka yere atanacak olan Karadenizli kökenli Kaymakamın Posof’un köylerine, yaylalarına giden yolu yapması gereken araçları, Ardahan’ı baypas edecek olan ve Posof Türkgözü Gümrük Kapısını Ardahan’dan koparacak olan bu yola başta AK Parti Ardahan Milletvekili, Ardahan Valisi, Ardahan Beleidye Başkanı olmak üzere her Ardahanlının dur denilmesini istiyorlar.



    **Faruk Köksoy’un Devrimci Yönü..


    15 Temmuz’da bu yana ortada göremediğimiz onca tüccar, iş adamı ve de sözde aydın Ardahanlıların gelmediği Demokrasi Nöbetlerinin ev sahibi Faruk Köksoy’un aslında bir çok devrimciden daha bir devrimci olduğunu da görme imkanı yakaladık..

    Pos bıyıklı devrimci ağabeylerimizin ‘Haydi oradan’ deyip, kendilerine bakmadan bizi eleştireceklerini bilmeme karşın Kökso’un onlardan daha devrimci hatta uzun bıyık bırakıp, ‘Vatan-Millet-Sakarya’ diyen milliyetçilerden daha milliyetçi olduğunu da iddia edebilirim..

    Çünkü öyle yada böyle cunta kalkışmasının yaşandığı bu ülkede kendisine devrimciyim, milliyetçiyim, hatta hükümetçiyim deyip, malı götürenleri ne saha da nede AKP’li Faruk Köksoy’un yanında gördük..

    ‘Haydi oradan biz Köksoy’un yanına mı gideriz’ diyenlerin alternatif bir demokrasi nöbeti, eylemi yada açıklamasını mı gördük deriz..

    Hele o tatilden tatile kara gözlüklerini takıp, Ardahan’a geldiklerinde Köksoy ile makamında fotoğraf çektirenler..

    Hepsinin birer sahtekar devrimci, birer salağana milliyetçi olduğunu da bir kez daha ortaya koyan 15 Temmuz’dan bu yana başta Kongre Caddesinde olmak üzere Ardahan’da ve diğer illerde malı götürenleri de ne saha da nede gecesini gündüzüne takan Köksoy’un yanında göremedik..


    **Gülen’e bir küfürde ben mi etsem?


    28 Yıla yaklaşan gazetecilik hayatımdan ele aldığım yazıları toparlama fırsatı bulsam bu yazılarımın birçoğunda bugünlerde bir hayli tartışılan Fethullah Gülen ve cemaatiyle ilgili yazılara rastlanacağını biliyorum.

    Çünkü onca yazımda dikkat çektiğim bu cemaatin gün gelecek İran’da ki Humeyni devrimi gerçekleştirmek için adım atacağıydı..

    Ve bu iddialarımı Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü günlerde ve AKP’nin ilk yıllarında daha da çok dillendirmiş, adeta bugün yaşananlara dikkat çekmiştim.

    Çünkü biliyordum ki, biliyorum ki; Fettuhlah Gülen ve benzerlerinin dini kullanıp, iktidarı ele geçirmek, İran misali bir yönetimle ülke idare etme hayallerinin olduğunu..

    Neyse geriye gidip, başınızı ağrıtmadan ve en önemlisi bunların amacının ve çalışma şekillerini Ardahan’da Gülen’in gazetesinin ilk muhabirlerinden olan ve bugün hala bir ajanlık yapanlara sorun deyip geçerken asıl konuya, Gülen’in bugün bizleri nasıl olup birilerine mahkum ettirip, ‘Yönetim de Asker olmaktansan yine bunlar..’ dedirtmeye zorda bıraktığına gelmek istiyorum..

    Çünkü dün demokrasi nediri bilmeyenlerin bizlerden daha çok demokrasici kesilip, demokrasi adına asıl amaçlarına yol açılmasını sağlayan yine Gülen ve cemaatinin ülkeyi ele geçirme hevesleridir.

    Ve bizi iki arada bir derede bırakan Cuntaya kalkışmalarıdır..

    Bu ülkede amaçlarını açıkça değil, dini amaçlarına perdeleyip ülke yönetimini ele geçirme hesapları yapanların asıl amaçlarından bir diğerinin de ülkenin parasal kaynaklarını ele geçirme olduğunu, herkesin bilmesini, anlamasını isterken Gülen ve cemaatin bu amaçlarına ulaşmak için bugün olduğu gibi dünde gerçek demokratları, gerçek demokrasi mücadelesi verenleri de bu tür yollar la zorda bırakıp, kötünün iyisi dedirterek kullandığını da bilmek gerekir..

    Evet bugün yaşananlar dolaysıyla bende Gülen’e hokkalı bir küfür edeceğim gelse de yinede kendimi tutup, her iki tarafın oyununa gelmek istemiyorum..

    Çünkü dün önünde diz çökenlerin bugün Gülen’e ve cemaatine  al açık küfür edenlere benzemekten korkarım..

  • Fakülte Değil, Bahçe Olacak!..

    BELEDİYE DEĞİL, VALİLİK MİLLET YAPIYOR!..


    Kent merkezinde bulunan ve Ardahan Belediyesince yeniden planlanmasına çalışılan ancak çevrecilerin müdahalesi ile belediyece proglamlanan planın yarım kaldığı, altında yapılan kapalı parkın hala hizmete açılmadığı ve Ardahan Barosunun şikayeti dolaysıyla mahkeme kararının beklediği Arhan şehir merkezinde ki Milli Egemenlik Parknın akibetinin hala belli olmadığı şu günlerde Valilik yeni bir park yapmak için kolları sıvadı.


    Uzun yıllardır boşaltılmasına karşın boş bekletilen ve içinde kentin siluetini taşıyan bir çok taş yanınında bulunduğu, Ardahan Kalesi ve Kura Nehri yanı başında ki bulunan ve içinde Ardahan Müzesinin olup, olmayacağının belirtilmediği Aziziye Kışlasını ziyaret eden Ardahan Valisi Mustafa Masatlı bu önemli alanın Miller Bahçesi olacağını duyurdu.



    Hala asker nöbetçilerin beklediği ve sivil girişlere izin verilmeyen Aziziye Kışlasının yanında geçen diğer önemli bir su yatağı da Ardahan Alabalık Deresi olurken bu alanda yapılacak olan düzenleme ve restorasyonun Valilik İl Özel İdare tarafından yürütüleceği belirtildi.


    Atatürk Caddesinin kesiştiği noktada bulunan ve bugün alanı ziyaret eden ve onu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’nın Millet bahçesi olacağı belirtilen ve bu yönde çalışmaların başlatıldığı kışlayı ve başlayan çalışmaları yerinde inceledikten sonra Ardahan Valiliğince şu açıklama yapıldı..


    ‘Millet Bahçesi Çalışmaları Başladı..


    ‘Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendinin her ilde bir Millet Bahçesi Projesi kapsamında Ardahan ziyaretinde sözünü verdiği Millet Bahçesi Projesi çalışmaları Aziziye Kışlasında başladı. Valimiz Mustafa Masatlı, çalışmaları yerinde inceledi.



    Millet Bahçesi olacak kışla içerisinde ki yıkım ve enkaz kaldırma çalışmalarını yerinde inceleyen Valimiz Mustafa Masatlı, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:


    “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendinin her ilde bir Millet Bahçesi Projesi kapsamında ilimizde Ardahan Kalesi ve Kura Nehri bölgesinde bulunan Aziziye Kışlası Millet Bahçesi yapılması için yaklaşık 70 bin metrekare alan Valiliğimiz İl Özel İdaresine tahsis edildi. Özel İdare marifetiyle, kışla içerisinde ki tescilli tarihi yapılar korunarak, tarihi yapılarla uyuşmayan sonradan yapılmış bina ve depoların yıkımına başladık. Burasını hem Ardahan Kalesi hem de Kura Nehri ile entegre olarak güzel bir Millet Bahçesine dönüşecek. İçerisinde ki tarihi yapıları da aslına uygun restore edilmesi ve bölgenin Millet Bahçesine dönüştürülmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız çalışmalarını tüm hızıyla devam ettirmektedir. Restore edilecek bölgede müze, kıraathane, butik otel ve çeşitli sosyal aktivite alanları oluşturulacak.”



    Özel Hayat Anlatılır mı?


    Bilmem ama yıllar önce karaladığım ve sanırım  yol boyunca yine ‘Özel hayat anlatılır mı?’ başlıklı olarak kaleme aldığım yazılarımı yazıp, tozlu arşivlerime kaldırdığım günden bugüne hep düşündüğüm ama ‘ha bugün, ha yarın’ diyerek ertelediğim ve gün yüzüne  bir türlü çıkaramadığım ancak yakınlarda da yayınlamayı düşündüğüm kitabımın adı da ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ olacak…


    Ve yazılmayanları yazan gazetecilikten, yıllardır her gün ama her gün yorum yazan köşe yazarlığından terfi edip, yazar olacağımı düşündüğüm o kitabımda nelerin olacağını, kapağının nasıl olacağını da düşünüp, daha çıkmadan beynime not ettiğim içerikler kalbimde yer edenler olacağını da şimdiden belirtmek isterim..


    Ve o kalbin hazine kapağını açıp yazmaya başladığımda, kitabımın adının neden ‘Özel hayat anlatılır mı?’okudukça  anlaşılacak , anlaşıldıkça da ağlanacak, göz yaşlarının kitabın yaprağına düşmemesine çalışılacağını şimdiden hissediyor, anlıyorum..


    Çünkü sözkonusu kitabın kapağında, çevrilen her sayfasında kendisini bulacak olan her okurumun benden farklı bir şey yaşamadığını, aynı acıları, mutlulukları, gelenleri, gidenleri hatırlayıp, yaktığı, yakacağı, yakmak isteyeceği bir sigaranın eşliğinde biten sayfanın ardından gelecek sayfanın neleri getireceğini düşünüp, dolan yüreğinin bir volkan gibi patlayıp, göz yaşlarının eşliğinde lavlara dönüşmemesine direnecek.

    .

    Adına deprem denen, ardından gelecek olan sarsıntının aslında bir yaşam boyunca 7 şiddetinde titreşimler olduğunu anlayacak okurlarımın çoğunun ” Ula sen gazeteciydin ve o gazetecilik yaptığın yıllar boyunca beni mi, yaşadıklarımı mı takip edip, not mu ettin?” diyerek bazen bana kızıp, bazen yaşananların hiç de sır olmadığını anlayarak, utanıp, kızacaklarını ama bu yaşananları gazetecinin ve her insanın yaşadığını  hissedip, gülümseyeceklerini de biliyorum, şimdiden, hem de daha başlamadığım ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ adlı kitabım çıkmamasına rağmen gülümseyerek…


    Ve o kitabın kapağının hemen ardından gelecek olan sayfada kitabımın bir soru ile başlayıp, başka sorularla biteceği merakıyla okunmaya devam edilirken ilk sorunun cevabında  çok şeyin anlatılmak istendiği de anlaşılacak…



    Çünkü özellerinin saklandığını ve kendisiyle toprağa gideceğini sanma rahatlığı ile Ay’a kadar uzanan insan oğlunun işgal edip, yakıp, yıktığı ve talan ettikten sonra terk ettiği şeyin aslında gün gelip göğsünün sol yanında olan dört harfli organın  kendisine hayat verdiğinin farkına vardığında çok geç olduğunu anlayacak..


    Evet, Ay’da bile görünen ve bugünlerde Corona denen Çin işkencesesine dönen merkezde bulunan o geçilemez denen kale gibi nice dört harfli kalenin yakılıp, yıkılıp, talan edildiğini, terk edildiğini hiç düşündünüz mü? 


    Veya yapıldıkları gibi kalmayan, işgal edilip, sonrasında yakılıp, yıkılan ve talan edilkten sonra terk edilen yani diğer adıyla virane bırakılan o kalelerin kaç harfi olduğunu bile düşünmeyen insanoğlunun, kalın, yüksek, geçilemez denen duvarlarla çevrili o  kalelerin ardında bulunan saraylardaki hazineye ulaşma uğruna yaşamı boyunca hep plan yaptığı, saldırıya geçmek için fırsat aradığı ve bulduğu ilk yarıktan içeri girip, hedefine ulaşmaya çalıştığı şu dünyada aslında ulaşılmak istenenin yine 4 harfli olan  başka bir şey olduğunu da düşünmemiş, aklına getirmemiş olduğun da anlaşılacak ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ adlı çıkarmayı düşündüğüm, ömrüm yeterse çıkaracağım kitabımda..


    Ve zaman bulup, yıllardır her gün yazdığım yazılarımdan seçtiklerimin de aralarında olacağını hayal ettiğim  kitapta insan denen varlığın yaşamı boyunca hedeflediği ve süt beyaz gülen bir yüzle karşılanmayı düşündüğü o kalenin ardından yaşanacakları bilmeden ve beyazın her an kırmızı kana, göz yaşına dönüşeceğini akıl etmeden hep kendisini yaraladığını da anlayacak ama  çoktan iş işten  geçmiş olacak ne yazık ki  ve sol yanında bulunan dört harfli organın artık onu taşıyamadığını çok ağrıdığını ve durma noktasına geldiğini de hissedecek, özel diye sakladığı şeylerin aslında  kendisini tüketen yiyip bitiren sınırlardan ve düşüncelerden  olduğunun farkına geç varmış olarak.


    Sahte Fakültenin Levhası Kaldırdı!..Sahte Fakültenin Levhası Kaldırdı!..


    arşiv haber 28/03/2017 tarihli haber veyorumlar


    Referandum sürecinde seçmeni ikna çalışmalarına devam eden ve bunu yaparken yalanlar dahil tüm kozlarını ortaya koyan siyasiler her seçimde olduğu gibi 16 Nisan’da yapılacak olan Anayasa Referandumu öncesinde de vaat üzerine vaatlerini yenilemeye devam ediyorlar.


    Bir önceki genel seçimler de Posof’a bir duvara Yüksek Okul Tabelası asıp, oy alanlar şimdi de Göle’de bir okulun duvarına fakülte tabelası astılar.


    Olayın görüntülenmesi üzerine ve sitelerimiz ve de gazetelerimizin haberleri ardından yalancı levha al acele ortadan kaldırıldı.


    Bakanlar Kurulu Kararı olmaksızın fakülte açılmayacağını haber yapmamız üzerine ortadan kaldırılan Yalancı Fakülte Levhasını indirtmek zorunda kalan siyasiler ve bu duruma alet olan Ardahan Üniversitesin de her hangi bir açıklama yapılmaması da dikkatlerden kaçmadı.


    **Bakanlar Kurulu Kararı Olmadan Levha Astılar!


    *26/03/2017 Tarihli Haber


    Anayasa Referandumu öncesi ‘Evet’, ‘Hayır’ kampanyasını sürüdüren siyasiler 16 Nisan’da sandık başına gidecek olan seçmene vaatlerde yapılmaya başlandı.

    Son olarak hayvancılığın merkezi konumunda ki Ardahan’ın Göle ilçesine İlahiyat Fakültesi tabelası asıldı.

    Bakanlar Kurulu Kararı gereken ancak bu konuda bir açıklama yapılmamasına karşın Göle’de bulunan bir binaya Göle İlahiyat Fakültesi levhası asıldı.

    Konu hakkında şu açıklama yapıldı..


    **GÖLE’NİN BİR DÜŞÜ DAHA HAYAT BULUYOR.


    İLAHİYAT FAKÜLTESİ AÇILIYOR..!



    Göleli İş adamı Nihat Delibalta tarafından binası yapılan ve Gölelilerin uzun bir uğraşları ve mücadeleleri Göle’ye bir Üniversite açılmasına Ardahan Ak Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay yanıt vererek İlahiyat Fakültesinin Göle’ye gelmesini sağladı.


    Ardahan Ak Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın girişimleri sonucu ARÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber ve yönetimi olumlu yanıt vererek Göle İlahiyat Fakültesinin açılmasını sağladılar.


    Önümüzdeki öğrenim yılında öğrenci alacak olan Göle İlahiyat Fakültesinin Göle halkı tarafından önemsenerek hayat bulması bir değeri de beraberine getirmesi anlamlıdır.


    Göle’nin bir eksiğinin daha gidermesini sağlayan bu karar halk tarafından olumlu olarak karşılanırken Atalay’ın çabası taktir ile karşılandı.


    Göle’ye açılacak olan İlahiyat Fakültesi bu ilçeye ne kazandıracak?


    *zafer Tahiroğlu


    Göle’li işadamı Nihat Delibalta tarafından 4 yıl önce yaptırılan Fakülte binası eski Rektör Ramazan Korkmaz’ın onay vermemesi üzerine Milletvekili Orhan Atalay’ın hayalinde olan ve çok istediği Göle İlahiyat fakültesi açılamamıştı.Ramazan Korkmaz’ın görev süresinin bitiminden sonra göreve yeni atanan ve Orhan Atalay’la öğrencilik yıllarından beri arkadaş olan ve Atalay’ın elinden tutup getirdiği benimde tanıdığım şimdiki Rektör Mehmet Biber’in koltuğa oturduktan sonra ilk icraatı olan Göle’ye ilahiyat Fakültesi açılması kararının alınmasına öncülük edip,Okulun tabelasının da artık Fakülte binasına asılmış olması bu işin artık bittiğini ve 2017-2018 öğretim yılında ARÜ’ye bağlı Göle İlahiyat Fakültesine öğrenci alınacağını ve bu işte artık sona gelindiğini gösterdi.


    Bu okulun açılması benim gibi islami kadrolardan yetişenleri memnun edebilir,fakat bu ilçenin sosyo-ekonomik durumuna bakınca buraya İlahiyat Fakültesi yerine,bir Veterinerlik bölümü,Orman Mühendisliği bölümü,Ziraat Fakültesi veya Süt ve Süt ürünleriyle ilgili bir fakülte veya Gıda Mühendisliği Bölümleri açılması daha uygun olurdu düşüncesindeyim.


    Ama kendisi de ilahiyat mezunu olan vekil Orhan Atalay’ın buraya öğretim üyesi ve öğrenciyi nasıl bulacağını da merak ediyorum.umarım bu konuda sorun yaşanmaz.


    Milletvekili seçilmeden evvel Göle İmam-Hatip lisesi ve yurdunun yapımını üstlenen ve uzun uğraşlar sonucu işe başladığında Göle Merkezdeki ilk lisenin temeli atılırken işçilik parasını da bana ödeten Atalay’ın vekil olduktan sonra devlet imkanlarıyla hayalindeki o devasa İmam-Hatip ortaokul ve lisesinin yaptırılması ve açılışından sonra hızını alamamış olacak ki İlahiyat Fakültesini de açtırmayı başardı.


    Bu gelişmeden sonra ve bu saatten sonra yapacak bir şey yok artık.


    Orhan Atalay bana sürekli şunu söylerdi,Göle’de yeni yetişen neslin islami temeller üzerinde yetişmesi ve terör örgütünün önünün bu yolla kesilmesinin gerektiğini anlatır ve tüm hesabını bu söylem üzerinden kurardı.Şimdi açılan bu İmam-Hatip okullarının ve İlahiyat Fakültesinin yararlarını veya zararlarını zamanla hep birlikte göreceğiz.


    Yeni Fakültenin Gölelilere hayırlı olmasını dilerim ve beklenen amaç doğrultusunda eğitim ve öğretim vererek o güzel ilçemizin ruh dünyasına etki edeceğini umuyorum.



    Kültür Evi’nin Arka Kapıları Ardından Neler Döndü?







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Geçtiğimiz hafta yapılan kongreye olağanüstü bir ilgi gösterenlerin başında sadece benim gibi saf Ardahanlılar olmadığını bilmenizi ve bu hafta bu konuyu hemde yüreklice tartışmaya var mısınız?


    Bilmem ama ben bu hafta bu konuyu işleyeceğim ve Ardahan Kültür Evi’nin kongresi öncesi ve sonrası yaşananları kendi bildiklerimle birlikte kongreden sonra görüş alış/verişinde bulunduğum Ardahanlıların tahminlerini, iddialarını anlatmaya ve en önemlisi birilerinin vicdanlarının sesini de dinleyerek, ortaya çıkıp bildiklerini anlatmalarına yardımcı olacağım.

    Evet, 16 Nisan’da yapılacak olan Anayasa Referandumu kadar tartışılan, iki ay boyunca konuşulup, başa baş, dişe diş bir tartışma ile sona eren ama hala ‘Ne oldu, Nasıl kayıp edildi? diye tartışılmaya devam eden Ardahan Kültür Evi’nin kongresinin bu kadar ateşli geçmesine karşın adaylar arasında ki bu fark neden yaşandı?

    Halbuki toplumun büyük kesimi değişimden yana kazanacak tarafın yeni taraf olacağından o kadar emindi ki..

    Ve ne oldu da bu sonuç yaşandı?

    Sorulan sorulara geçmeden önce tam bitmiş, tükenmiş ve diğer derneklerde olduğu gibi bu dernekte de elesine bir kongre yapılacağını tahmin edenlerin yanıldığını da gördük.

    Çünkü başta benim olmak üzere Karatay’ın ekibin içinde bulunan Tarkan Kaya, Murat Abdullahoğlu, 3. Bölge Ardahanlılar Derneği, Senemoğlu ve Arpeşen Derneği başta olmak üzere Göle’nin köy dernekleri hatta Tuncer Dağ bu kongrenin gizli, saklı yapılmasının önüne geçmiş, siyasi bir grubun etkisinde olan Ardahan Kültür Evi’nin kongresini gündemde tutmayı başarmış, sanal ortamda ki Ardahanlılar da bu konuyu sürekli gündemde tutarak bir dernek seçimini adeta genel bir seçim havasına sokmayı başarmış olduklarını belirtmek gerek..

    Ve en önemlisi işi torba da keklik görenler karşılarında olağanüstü bir ekibin olduğunu anlayıp, yaklaşık 50 gün rahat uyuyamamış ve işin ciddiyetini anlayınca da son 15 gün içinde sığındıkları belediye başkanı dahil Esenyurt Ardahan Diaspoarasıyla birlikte ekip halinde harekete geçmiş, delege zabıtalık dahil her şeyi vaat etmeye başlamıştırlar..

    Hatta, Esenyurt dışından olan İmdat Tatar gibi isimleri dışarından değiştirmek istemedikleri listelerine eklemiş, panik içinde yıllardır arayıp, sormadıkları 780 delegeyi tek tek arayarak oy istemiştirler..

    Tüm bunlara karşın yenilikçilerin seçimi kazanacağından emin olanlar 

    Başa baş, dişe diş geçen kongre sürecinin son 10 gününe kadar umutlu olanlar ise bir anda bir şeyin farkına varmış,

    Çünkü son 15 güne kadar benimde aralarında olduğu değişimden yana olanlar, önde olanlar bir anda birilerinin frene basıp, çalışmamaya başladığını anlasalar da bu durumu kamuoyuna his ettirmemeye gayret etmiş, ‘belki de yanılıyoruz’ diyerek kendilerini teselli etmiş ve kazanılıyor diye bilinen kongreyi hata yapıp kayıp etmemek istememiştirler..

    Ancak cevap arayan sorulara kongre sonucunda cevap alan yenilikçiden yana olan ekip sanki satışa gelmiş ve kongre öncesi yani kongreye 10 gün kala his ettiklerinin çokta doğru olduğunu anlasalar da iş işten geçmiştir..

    Neyse olan oldu ama güzel oldu diyerek yukarıda ki soruları, tahminleri, yaşanması muhtemel karanlık ilişkiler ve kapalı kapılar ardından oynandığı ileri sürülen oyunları Ardahan kamuoyunun vicdanına bırakıp, ‘Arka kapılar ardından neler oldu?’ sorusunu asıl sahiplerine, onların vicdanına bırakalım diyorum..


     


    **ARDA/FED Göle Dernekleriyle Bir Araya Geldi..


    *12/03/2017 Tarihli Haber


    Başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde ‘Güçlü Bira Ardahan Lobisi’ çalışmalarına aralıksız devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu Ardahan’ın en büyük ilçesi olan Göle ilçesinin İstanbul’da ki köy dernekleri ile bir araya geldi.


    Göle Senemoğlu Derneğin de ilik düzenlenen ilk toplantının ikincisi Göle İlçesinin en büyük köyleri arasında bulunan Arpaşen Köy Derneğinin İstanbul Esenyurt İlçesinde bulunan merkezinde dernek merkezinde kahvaltılı bir toplantıda bir araya gelen Gölenin Köy Derneklerinin buluşmasına katılan ARDA/FED Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz Ardahan Derneklerinin çatısı ve buluşma noktası olan Ardahan Dernekler Federasyonuna Göle’nin köy derneklerinin de katılmalarını istedi.


    **Gündem Kültür Evi’nin Yönetiminin Yenilenmesiydi..


     


    Göle Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Ertekin Baysan’ın da katılıp, bir konuşma yaptığı buluşmaya 18 Mart’ta Kongreye giden Ardahan Kültür Evi’ne Başkan Adayı olan Veysel Karatay ve yönetiminde ki bazı isimlerde katıldılar.


    Dernek Başkanlarının kendilerini tanıtıp, ARDA/FED’in davetiyle ilgili görüşlerini açıklayıp, Kültür Evi’nin yönetiminin değişmesini kendilerinin de istediği toplantıya; Göleli CHP Esenyurt CHP Belediye Meclis Üyesi Engin Doğru, AK Parti Esenyurt Belediye Meclis Üyesi Hakan Deli, Göleli Esenyurt Mahalleri Muhtarlarından Gökmen Çiftçi ve Murat Cambaz, Göle Derneği Başkanı Bülent Sarıtaç’ın yanı sıra Hoşdülbent Dernek Başkanı Seyfettin Korkmaz, Yeleçli Dernek Başkanı Gürbüz Kayıkçı, Budaklı Dernek Başkanı Gökçe Ayaz, Samandöken Dernek Başkanı Tacettin Akçora, Serinçayır Dernek Başkanı Ömer Dağ, Dedekılıç Dernek Başkanı Cihan Demir, Dedekılıç Derneği Saymanı Engin Aydın , Senemoğlu Dernek Başkanı Yılmaz Yeni, Çakırüzüm Köy Dernek Başkanı Necati Karakaya, B. Altunbulak Dernek Başkanı Cihan Aydın, Yağmuroğlu Dernek Başkanı Musa Karakoç, Kuytuca Dernek Başkanı Nihat Karayılan katıldılar.


    GÖL/FED Yöneticileri Tarkan Kaya, Yusuf Bahadır, GÖL/FED Genel Sekreteri Ahmet Kaya, Göle Derneği Başkan Yardımcısı Önder Kaya, Merkezi Göle’de bulunan Göle Engelliler Dernek Başkanı Selçuk Yeni, Esenyurt Nakliyatçı ve Taşımacılar Başkanı Harun Yıldırım, Beyaz Ay Drnek Başkanı Cafer Kaya, Bir Adım Dernek Başkanı Ahmet Kaya, Arpeşen Köyü Derneğinin Kurucu Başkanı Suat Kaya ve Doğu Anadolu Gazetesi Sahibi Gazeteci Selmi Yılmaz ve B. Altunbudak Köy Derneğinin Kadın Kolları Başkanı Naime Yılmaz katıldılar.


    **KÜLTÜR EVİNE HIRSIZ GİRMİŞ!..


    *10/01/2016 Tarihli Haber


    Yeni bir Ardahan Derneğinin kurulmak üzere olduğu İstanbul’un 3. Bölgesinde bulunan Esenyurt’ta ki Ardahan Derneğinin hırsızlarca soyulduğu ortaya çıktı.


    İstanbul’da bulunan onca Ardahan Derneği arasında bulunan ve asıl adı İstanbul Ardahan İl Derneği olan Esenyurt’ta ki derneğin soyulduğu ortaya çıktı.


    Alınan bilgilere göre bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul’un Esenyurt ilçesinde bulunan Ardahan Derneğine giren hırsız yada hırsızlar derneğin içinde bulunan Hanak Derneği Odasına girdikleri ve burada bulunan televizyonu alarak, kayıplara karıştıkları öğrenildi.


    Konuyla ilgili bir soruşturmanın yapılıp, yapılmadığından ise haber alınamadı.


     


    **3. BÖLGE ARDAHAN İL DERNEĞİ KURULUYOR..

     


    Öte yandan Esenyurt’u da içine alan İstanbul’un 3. Bölgesine hitap edecek olan yeni bir Ardahan İl Derneği için hazırlıkları tamamlandı.


    Özgür Polat Başkanlığında sürdürülen çalışmalar sonucu derneğin kurucu kadrosu tamamlanarak, resmi başvuru için hazırlanan dosya Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı fakir Yılmaz’a teslim edildi.


     


     


    Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar Bursa’da Temaslarda Bulundu..


    Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar,Bursa’da Temaslarda Bulundu


    Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar,Bursa’da Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakki Edebali’yi makamında ziyaret etti.


    Samimi bir ortamda geçen görusmelerde Posof ile Yıldırım belediyesi kardeş şehir olması konusu ele alındı. Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakki Edebali’yi Posof’a ve Ardahan’a davet edildi. Göruşmede Gemlik Belediye Başkanı hemşehrimiz Refik Yılmaz ile Bursa Ardahan Dernekleri Federasyonu (BUARDEF) Başkanı Zekai Aydin Başkan Vekili ve Büyükşehir Meclis üyesi Ihsan Bilgili, Genel Sekreter Hilmi Şanlı, Başkan Yardımcısı Bedir Gunduz,  Alpaslan Yildiz , Arabayatağı Posoflular Dernek Başkanı Ayhan Yener hazır bulundular.


    Bursa Ardahan Dernekleri Federasyonu yönetim kurulu ve dernek başkanları Teleferik Posoflular Derneğinin evsahipliğinde geniş katılımlı bir toplantı yaptı.Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar’da toplantıya katıldı ve bir konuşma yaptı. Toplantida Ardahan ve ilcelerinin yoresel urunleri ile folklorik degerlerinin tanitilmasi bakimindan Bursa da bir Ardahan Günleri yapılması hususunda gorusler ortaya konuldu. Hazırlık çalışmaları planlandı. 



    **Kültürlüler Neden Korkuyor?







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Esenyurt’ta ki Ardahan birlikteliğini dağıtmakla görevlilerin işgal ettiği Ardahan Kültür Evi’nin bir çok delegesinin silindiği ve çoğu birilerinin askeri olanların yakınları olan sözde naylon delegelerin yazıldığını ilk olarak yine bu köşede kauoyuna duyurmuştum..


    Ve bu yönde başlayan tartışmalara karşın başta o Kültür Evi’ni şimdikilerine teslim eden dernek uzmanı (!) başta olmak üzere kimseden karşı cevap gelmediğini görmekteyiz.. 

    Çünkü süt dökmüş kedi gibi yaptıklarının suç olduğunu bilenler biliyorlar ki kimsenin kendilerine karşı koymayacağını, bu yönde cesaretli kimsenin olmadığını ama hazırlanan şikayet dilekçesi ile bugün yarın  savcılığa şikayet edilmeyeceklerini sanırlar..

    Ama başta ben olmak üzere bu yönde susmayacak, hakkını en sonuna kadar savunacak olan başta ben olmak üzere bir çok kişi de yaşananın ne olduğunu soruyor ve kamuoyunu tatmin edecek bir cevap bekliyor.

    Yeniliyorum sorumu ve soruyorum..

    Ey kültürlüler? Nedeb Korkuyorsunuz?

    Size soruyorum.. 

    Ardahan Kültür Evi’nin kurucuları, hatta yöneticileri olan delegeleri silip, yerine yeddi sülalenizi yazdınız mı?

    Yazdıysanız hangi kararla bunu yaptınız?

    Ve hangi yasaya bunu dayandırdınız?

    Haydi cevap bekliyoruz..



    **HDP Genel Başkanı Seçmelidir..


    Anayasanın değiştirilmeye çalışıldığı, bir tarafın cumhuriyetin gittiğini, diğer tarafın diktatörlüğün getirilmek istendiğini belirtip, kızılca kıyametler kopardığı şu günlerde dikkatimi çeken önemli bir konuyu tartışmaya açacağım..


    Gerçi bu konuyu düşünüp, fikrimi söylemek istediğim HDP’li milletvekillerini arayıp, bir ön görüşme yaptıysam da HDP ve HDP’liler neyi anlatmak istediğimi ve en önemlisi daha fikrimi belirtmeden söyleyeceklerime karşı çıktıklarını da baştan belirteyeyim..

    Çünkü benim arayıp, fikrimi açıklayıp, nabız ölçtüğüm HDPli milletvekilleri gibi bazı HDP’liler de hemen ‘Olur mu eş genel başkanlarımız zindanlarda, biz onları satıp, yeni başkanlar seçmeyiz’ diyerek baştan kesip attılar..

    Ancak ben bu fikrimden ısrarlıyım..

    Ve HDP’nin bir an önce kongreye gidip, yeni eş genel başkanlarını seçmelidirler diyorum..

    Çünkü 6 Milyon oyu alan, 7 Haziran’da olduğu gibi bir 6 milyonun da her an oy vereceğini ortaya koyduğu bir partinin genel başkansız olması kadar ilginç bir durum olamaz..

    Düşünün bir, ben gazeteciyim görüş almak istiyorum genel başkan yok..

    Avrupa görüşmek istiyor genel başkan yok..

    Amerika fikir alış/verişinde bulunmak isitiyor genel başkan yok..

    Afrika yanında yer almak istiyor muhatap genel başkan yok..

    Ortadoğu, Asya, Rusya ne oluyor diyecek genel başkan yok..

    Ve yeni genel başkan seçin diyorsunuz hemen olur mu kardeşim hepimiz genel başkansız zaten dercesine suçu kendilerinin çalışmalarını vermedikleri ile suçladıkları basına yüklüyorsunuz..

    Olmaz..

    Çünkü; ‘Genel Başkanlarımız içeri alabilirsiniz ama biz yeni genel başkanlar seçecek kadar güçlü bir partiyiz, muhatap olarak alın bakın yeni genel başkanımız’ demesi gereken HDP bir an önce büyük kongresini yapmalı tutuklu eş başkanları özgür kalana kadar partiyi genel başkansız bırakmamalıdır diye düşünüyorum..

     

  • BEBEK EVİ CORONANIN GİTMESİNİ BEKLİYOR!..

    Ardahan’ın sembollerinden Damal bebeklerinin üretim ve satışının daha hızlı yapılması için Ardahan merkezde özel inşa edilen “Damal Bebek Evi” açılış için gün sayıyor.


    Damal ilçesinin adıyla anılan, geleneksel giysili bebeklerin üretiminin yanı sıra satışının da yapılacağı tesis sayesinde bebeklerin Türkiye ve dünya pazarında yer alması amaçlanıyor.


    Ardahan Valiliğince, Valilik bahçesinde yapımı tamamlanan binanın önüne yerleştirilen Damal bebeğinin maketi ile Ardahan yazısı şimdiden ilgi görüyor.


    “Damal Bebek Evi”nde üretim yapacak kursiyerler ise yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrasında açılması planlanan tesiste çalışmalara başlamak için sabırsızlanıyor.


    Türkmen kadınlarının kıyafetinden esinlenilerek yapılan ve Damal ilçesinde heykeli dikilen Damal bebeği için kentte ilk kez bir binada özel olarak faaliyet gösterilecek.


    Daha çok kitleye ulaştırılması amaçlanıyor


    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, yaptığı açıklamada, Damal bebeğinin bölge için önemli bir değer olduğunu söyledi.


    Bu değeri yaşatmak ve daha çok kişiye ulaştırmak istediklerini ifade eden Masatlı, “Bu binamızda Damal bebeği ile ilgili bütün iş ve işlemler yapılacak. Mevcut Halk Eğitim Merkezi kursları buraya taşınacak. Halk Eğitim Merkezi’nde bebek yapan usta öğreticilerimiz burada, yani kendilerine ait binada bebek üretimi yapacaklar. Dolayısıyla Damal bebeğimiz kendine ait binada daha çok çeşitli üretilecek ve daha geniş alanlara ulaşmış olacak. Bina bu manada çok önemli bir altyapı olmuştur.” diye konuştu.


    Masatlı, Damal bebeğinin Ardahan’ın önemli değerlerinden biri olduğunu, bu nedenle bebeğin özel bir binada üretilmesine karar verdiklerini söyledi.


    “Bebeklerimiz buradan Türkiye ve dünyaya açılacak”


    Binanın Damal bebeğinin geleceği için önemli bir altyapı olduğunu ifade eden Masatlı, “Damal bebeği, Çıldır Gölü, Ardahan balı, Ardahan kaşarı gibi önemli değerlerimiz arasındadır. Bize düşen bu değerlerimizi yaşatmaktır. Şu an salgın dolayısıyla beklemedeyiz ancak salgın sonrası binamız faaliyete girecek ve bebeklerimiz buradan Türkiye ve dünyaya açılacak. Daha büyük kitlelere ulaşması ve pazar bulmasını amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.


    Ardahan Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde görevli usta öğretici Melek Hocaoğlu da bu yeni binada Damal bebeği üretmek için sabırsızlandıklarını anlattı.


    Yeni binada çok daha verimli çalışacaklarını dile getiren Hocaoğlu, “Damal bebeğine yoğun talep var ve biz de talepleri karşılamaya çalışıyoruz. Kendimize ait binada tabii ki üretimimiz daha verimli olacak. Bu nedenle Damal bebeğine özel bina son derece önemli. Sonuçta binada sadece bebek üretilecek. Bu nedenle daha çok verimli olacağımıza inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.



    Bende kutlamamı geri aldım başkan..


    Bugünkü yazımı Gazeteci Cüneyt Özdemir, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu arasında yaşanan ve Can Ataklı’nın şow yapmakla eleştirip, sonrada özür mahiyetli bir toparlama yaptığı İBB Başkanı İmamoğlu’nun daha önce olduğu gibi bu yaşananları uzaktan izlemesine ayıracaktım ki bilgisayarımın sağ köşesinden gelen son dakika haberlerinden biri bu konuyu bir dahaki yazıma bırakmamı ister gibiydi..


    Çünkü haberlerimi yaparak gece sahuru beklerken aldığım bir habere bende muhatap olmuş, hata retweetlemiştim.

    Evet, bugünkü yazımı bir dahakine bırakan duruma gelecek olursak dün, Demirtaş’ın içeri girmesine vesile olan dokunulmazlıkların kaldırılmasına büyük katkısı bulunan ve halkın ‘demokrasi’ diyerek seçmelerine rağmen yerlerine kayyumların atanmasına ‘silik’ açıklamalar ile tepki gösteren, HDP’lilerin desteğini alıp, başta İstanbul’u olmak üzere bir çok kentte partilisi belediye başkanlarının seçilmesini sağlayan ama HDP’lilerin oyları ile seçilir, seçilmez belediyelerin levhalarına T.C’leri astıran CHP’nin yakındığı iktidarın önemli bir mensubu bakanlık da yapmış olan Antep’in kadın belediye başkanı Fatma Şahin’in açıklaması Coronanın gölgelediği gündeme bomba gibi düştü.

    Gündemi ve AK Parti iktidarını sarsan Fatma Şahin katıldığı bir Youtube kanalında sorulara yanıt verirken CHP’li belediyelerin hizmetlerine ‘FETÖ-PKK benzetmesi’ yapılmasıyla ilgili düşüncesi sorulduğunda ‘Böyle bir ifadeyi ben doğru bulmuyorum’ demişti.

    Ve bir çok insan gibi benimde katıldığım bu açıklamanın bir dil sürçmesi mi yoksa içten gelen ve olması gereken bir söylem mi şüphesi taşısakta bunun,AK Partinin bilerek bir toparlaması olduğunu da umutlanıp, düşünmedik değil.

    Çünkü başta başkan Erdoğan olmak üzere bir çok kurmayının kırıp, döktüğü siyasetin toparlanması için yine aynı partinin içinde birilerine görev verilip, bu tür açıklamalar ile toparlama yapıldığını da bilmiyor değildik..

    Ve CHP’li belediyelerin hizmetlerine ‘FETÖ-PKK benzetmesi’ yapılmasıyla ilgili düşüncesi sorulduğunda ‘Böyle bir ifadeyi ben doğru bulmuyorum’ diyen kadın Belediye Başkanının bu açıklamasını olması gereken diyerek beğenmiş, bu yönde yapılan paylaşımları da twitlemiş, twitlenenleri de kendi sayfamıza ‘Kutluyorum’ diyerek retweetlemiştik..


       



    Kimilerinin bu açıklamanın hemen ardından birazda ‘yanlış dedim, yanlış anlaşıldım’ der demesine rağmen bu açıklamanın ardından AK Parti’den onun dokunulmaz iktidarından, kendisini devlet gören anlayışından da aynı anlamı yani her 24 Nisanlarda kaşınan Ermeni meselesinin önüne geçip, bana göre Türkiye Cumhuriyeti adına üstü kapalı bir özür olan Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan’a yazdığı anlamlı bir mektup yazdığı gibi bu toplumu rahatsız eden ‘Parelel/PKK’ suçlamasına da bir açıklama yapılacağını düşünen, umutlanan biz saflar ise Fatma hanımın söylediğinin arkasında durarak yiğit bir kadın olduğunu düşünüyorduk..

    Ama gelin görün ki bu açıklamanın üzerinden 24 saat geçmemişti ki aynı isimden, kadın başkandan yeni bir açıklama geldi..

    Ve o açıklamayı ve haberi okuduğumda bu kez ‘Oldu mu başkan şimdi dün olması gerekeni de, bugün de sözüm yanlış anlaşıldı de.. Olmadı başkan.. Bende seni kutlamamı geri aldım’ diye bu kezde başkanın 24 saat dolmadan yaptığı U dönüşüne sitem ettim ve bu kez yine ama kutlamamı geri alarak sayfama rewetledim..

    Demirtaş’ın içeri girmesine vesile olan dokunulmazlıklarını kaldırılmasına büyük katkısı bulunan ve halkın ‘demokrasi’ diyerek seçmelerine rağmen yerlerine kayyumların atanmasına ‘silik’ açıklamalar ile tepki gösteren, HDP’lilerin desteğini alıp, başta İstanbul’u olmak üzere bir çok kentte partilisi belediye başkanlarının seçilmesini sağlayan ama HDP’lilerin oyları ile seçilip, seçilmez belediyelerin levhalarına T.C’leri astıran CHP’li belediyelerin koronavirüs salgınıyla ilgili başlattığı yardım kampanyalarının İçişleri Bakanlığı tarafından bloke edilmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan da “CHP’li belediyelerin giriştikleri bu tür faaliyetler FETÖ ve PKK tarafındaki örgütler tarafından da denenmişti” ifadesini kullanması kadar yanlış olan bu U dönüşün ne olduğuna baktığımızda ise kadın başkanın gece boyu uyuyamadığı, uyutulmadığını da anlamıyor değildik..

    Çünkü, ‘ “Bir radyo ve YouTube kanalında Sayın Cumhurbaşkanımızın adı anılmadan sorulan soruya verdiğim cevap, sanki Cumhurbaşkanımızın görüşlerine karşı ifadeler gibi yansıtıldı. Konuşmamın tamamı dinlendiğinde asla böyle bir niyetin olmadığı açıkça görülecektir.

    Cumhurbaşkanımızın, salgınla ilgili tedbirlerin belirli bir planlamayla yürütülmesi gerektiğini belirten ifadeleri bizim çalışmalarımızın da odağını oluşturmaktadır. Bir Ak Partili olarak Cumhurbaşkanımızın belirlediği politikalara aykırı beyanda bulunmamız söz konusu olamaz.” demesini okudukça benim olduğu gibi toplumun büyük bir kesimenin de uykusunun kaçtığı da görülecektir.


    ARDAHAN'I TANITAN BEBEK TAKIMLARIN MASKOTU OLDU!


    arşiv haber 23/01/2020 tarihli haber/yorum


    Gürcistan ve Ermenistan’a sınır Serhat Ardahan’ın Damal ilçesinde kadınların ürettiği Türkmen kıyafetli Damal bebeği, seri üretime geçilmesiyle birlikte ailelerin geçim kaynağı oldu. Japonya’da dünya birincisi seçildikten sonra büyük rağbet gören Damal bebeğini 70 ila 100 lira aralığında satan Damallı kadınlar, elde ettikleri gelirle aile ekonomisine katkı sağlıyor.





    AİLELERİN GEÇİM KAYNAĞI OLDU


    ARDAHAN’ın Damal ilçesinde kadınların ürettiği Türkmen kıyafetli Damal bebeği, seri üretime geçilmesiyle birlikte ailelerin geçim kaynağı oldu. Japonya’da dünya birincisi seçildikten sonra büyük rağbet gören Damal bebeğini 70 ila 100 lira aralığında satan Damallı kadınlar, elde ettikleri gelirle aile ekonomisine katkı sağlıyor.




    Damal ilçesine bağlı Seyitveren köyünde yaşayan 70 yaşında ki Gülfidan (Fidan ana) Atmaca, henüz 13 yaşındayken annesinin yöresel giysilerinden örnekler alarak oyun amaçlı bebekler yapmaya başladı. Atmaca gençlik çağında da aynı bebekleri yaparak yakınlarına hediye etti. Türkmen kültürünün hakim olduğu ilçede bebekleri dilden dile dolaşmaya başlayan Gülfidan Atmaca’nın hediye ettiği bir bebeğin İstanbul’da ki bir sergide çok beğenilmesiyle birlikte Damal bebeği 1986 yılında Japonya’da yarışmaya katıldı. Yöresel bebekler kategorisinde katıldığı yarışmada Türkmen kıyafetleri giydirilen Damal Bebeği birinci seçildi. Kaymakamlık tarafından 2002 yılında patenti alınan Damal Bebeği, o tarihten itibaren Barbie bebeklerine rakip olarak piyasada yer bulmaya başladı. Dünya birincisi seçildikten büyük rağbet gören Damal bebeğini 70- 100 lira aralığında satan Damallı kadınlar, elde ettikleri gelirle aile ekonomisine katkı sağlıyor.


    Şu an bile 250 bebek siparişim var. Ama gençlerimiz bu işe heves etmiyor” diye konuştu.

    Halk Eğitim Merkezi’ndeki kursta bebek üreten kadınlar ise açılan kurslarda bebek üretip satarak çocuklarını okuttuklarını, geçimlerini bu şekilde sağladıklarını ancak başta bebek üretimi yapan Ardahanlı iş adamları olmak üzere tekstil dünyasında yer alan firmaların kendilerine sahip çıkıp, büyük emekler ile üretilen bu bebekleri hem bölgenin hemde ülkenin ekonomisine katkı sunmalarını sağlamalarını bekliyoruz’ diyorlar.




    **BAKANLARLA GÖRÜŞEMİYORUZ..


    Benim şu anki yaşımda arabasının altına konulan bomba ile öldürülen Gazeteci Uğur Mumcu, şu günlerde gündemde olmayan Diyarbakır’da Emniyet Müdürlüğü yaparken korumaları ile birlikte uğradığı saldırı sonucu katledilen Gaffar Okkan ve son olarak Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin adeta canlı yayında ortadan kaldırıldığı ülkemde aydınlatılması beklenen faili meçhul cinayetler unutulurken bu ve bu tür önemli konuları araştırması, ortaya çıkarması gereken meclisteki 600 milletvekilinin  bakanlarla görüşemediğini konuşuyoruz.


    Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı iken gizemli bir şekilde düşen helikopter de yine bir meslektaşımla birlikte hayata göz yuman Muhsin Yazıcıoğlu, Ardahanlı Berfo Ananın gözü arkada gittiği oğlu Cemil Kırbayır, Kürt yazar Musa Anter ve daha nicelerinin kim veya kimler tarafından taşeronlar aracılığı ile ortadan kaldırıldığını ve bunların neden faili meçhul kaldığını sorgulanması, aydınlatılması beklenen ülkemde milletin vekillerinin bakanlarla görüşemediği gibi milletin kendisinin en küçük bürokratla görüşüp, görüşemediği de çokta konuşulmazsa da zar/zor ziyaret edilenlerinde iade-i ziyareti seçimden seçime akıllarına getirdikleri de diğer bir gerçek..


    Milletvekillerinin bakanlarla, biz halk, milletin bürokratlarla ya da yerel seçilmişlerle görüşemediği, bu ve bundan daha önemli konuları yazmaktan, söylemekten çekinen bir basın/medyanın bulunduğu ülkemde körler sağırları ağırlarken hala kötü durumda olan ekonomi için alınan 24 Ocak kararlarını hayata geçiren sağ görüşlü hükumetlerin aynı tarih olan 24 Ocak 1993 yılında bir pazar sabahı öldürülen Gazeteci Uğur Mumcu ve diğer faili meçhul cinayetleri çözeceğine ne kadar inanılması gerektiğini geride kalan yıllara ve o yıllarda yaşananların kısa süre içinde unutulmasına bakmak yeter ve artar bile..



    Evet milletvekillerinin atanmış denen bakanlarla, milletin kendisinin bürokrat ve yerel idarecileri ile görüşemediği ülkemde, değil Uğur Mumcu’yu öldüren, öldürtenleri bulmak onca faili  meçhul cinayet ve olayı çözmeye kalkmak yürek ister..


    Yani öldürülenler üzerinde siyaset yapmaya devam ederken bu ölenlerin hemen hepsinin bu ülkenin bir adım ileri gitmesi için can verdikleri de akıllara gelmez milletvekillerinin bakanlar ile, milletin bürokratlarla görüşemediği şu güzelim ülkemde kar varken karlı Davos’ta yapılan ekonomi konferansında ülkeye çare bulmaya çalışmak gibi..



    **Ardahan Davos Olabilir..


     


    Ardahan’ın valileri arasında bulunan Mustafa Tekmen’in Posof’u ilk ziyaretinde yaptığı açıklamayı hatırlatan Davos’da ki görüşmelere katılan başbakanın bembeyaz dağlara bakan camın kenarında açıklama yaparken, ‘Zamanın Valisi Tekmen’in dediği gibi Ardahan Davos Olamaz mı?’ diye bir kez daha kendi kendime sordum..


    Başta Ardahan Belediyesi olmak üzere valilik, Üniversite, Basın ve ünlü, ünsüz derneklerimizin sıkça gündemde tutmaya çalışması gereken bu önemli konuyu Ankara’ya anlatmak gerekir..


    Evet, havaalanı isteyen ancak ilgisizlikten bu derdine derman bulamayan Ardahan Davos olabilir mi?


    Bilmem ama başbakanın CHP Genel Başkanını da davet ettiği Davos’u ikiye katlayacak olan Ardahan’ın kış turizmi konusunda geniş çaplı bir çalışma yapması ve bu yönde salonlar, oteller, alanlar yapmalı ve bu yönde hazırlanmalıdır.’ diyorum..


    KAR’DA GELEN BEBEK!..


    arşiv haber 01/02/2017 tarhli haber


    Yoğun kar yağışının etkili olduğu Doğu Anadolu’da yolları kapanan köylerde rahatsızlanan vatandaşlar için seferber olan ekipler, hastaların imdadına kar üstü araçlarla yetişiyor.



    Ağır kış şartlarının hüküm sürdüğü Doğu Anadolu Bölgesinde kar ve tipi dolayısıyla yolları kapanan köy ve mezralarda yaşayan vatandaşların imdadına kar üstü araçlar yetişiyor. Erzurum‘da bir çocuk ve Ardahan‘da doğum sancısı başlayan genç kadın, bin bir güçlükle karlı yollar aşılarak hastaneye kavuşturuldu.


    DOĞU ANADOLU’DA 696 KÖY YOLU ULAŞIMA KAPANDI


    Doğu Anadolu’daki 7 ilde, kar yağışı ve tipi nedeniyle 696 köy ve mahalle yolu ulaşıma kapandı. Bölge genelinde 4 gündür aralıklarla süren kar yağışı ve tipi nedeniyleErzurum‘daki 281 mahallenin yanı sıra Erzincan‘da 144, Tunceli‘de 38, Kars‘ta 19, Ağrı‘da 115, Iğdır‘da 36 ve Ardahan‘da 63 köy yolunda ulaşım sağlanamıyor.


    EKİPLER ARALIKSIZ ÇALIŞIYOR


    ErzincanTunceliKarsAğrıIğdır ve Ardahan‘da, İl Özel İdaresi ile karayolları ekiplerinin karla mücadele timleri, kapalı köy yollarını ulaşıma açmak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Ekipler, karayollarında kar küreme ve tuzlama çalışmalarını da gerçekleştiriyor.


    Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerine bağlı ekipler de mahalle yollarını açmak için çalışma yürütüyor.


    HASTALARIN İMDADINA KAR ÜSTÜ ARAÇLAR YETİŞİYOR


    Doğu Anadolu Bölgesinde kar ve tipi dolayısıyla yolları kapanan köy ve mezralarda yaşayan vatandaşların imdadına kar üstü araçlar yetişiyor.


    Erzurum‘un Köprüköy ilçesine bağlı Eyüpler Mahallesi Ağakom Mezrasında rahatsızlanan kız çocuğu için Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Kalkınma Başkanlığı ekipleri seferber oldu. Bir yandan kar ve tipi dolayısıyla kapanan yol iş makineleriyle açılmaya çalışılırken diğer yandan da kar üstü aracı snowtrack sevk edildi. Ağakom Mezrasına ulaşan snowtrack hasta çocuğu alarak Köprüköy ilçesine getirildi. Burada hazır bekletilen ambulansla çocuk Erzurum‘daki hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.


    DOĞUM SANCISI BAŞLAYAN KADIN İÇİN EKİPLER SEFERBER OLDU


    Ardahan‘da da, yoğun kar yağışı ve tipiden dolayı yolu kapanan mezrada doğum sancısı başlayan kadının hastaneye yetiştirilmesi için İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü ve 112 acil ekipleri adeta seferber oldu.


    Kent merkezine bağlı Nebioğlu köyü mezrasındaki yaşayan 26 yaşındaki Tuğçe Mavzer’in doğum sancısı başladı. Bölgede gece başlayan ve sabah saatlerine kadar süren yoğunkar yağışı nedeniyle mezranın yolu kapalı olduğu için genç kadının yakınları yetkililerden yardım istedi. Bunun üzerine İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğüne ait paletli bir kurtarma aracı ile İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı bir ambulans bölgeye gönderildi. Yolun kardolayısıyla kapalı olması sebebiyle AFAD‘ın paletli kurtarma aracıyla mezradan alınıp köy merkezine getirilen Mavzer, burada ambulansa alındı.

    Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılan Mavzer, bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Anne ve bebeğinin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.


    **İNSANLAR İÇERİ KAÇARKEN,

    HAYVANLAR DIŞARIDA KALDI.. 


    *18/12/2015 Tarihli Haber


    Geçtiğimiz gün yaşanan ve kentin genelinde etkisini sürdüren kar yağışı ardından geçtiğimiz kış günleri yaşanan manzaralar yeniden yaşanmaya başladı.


    Kar yağışıyla birlikte olağanüstü soğuyan havalar dolaysıyla erkenden evlerine kapanan insanların dışarı çıkmadığı Ardahan’da cadde ve sokaklar başı boş ve yiyecek arayan hayvanlara kaldı.

    Köpeklerin yanı sıra atların kar altına bir parça yiyecek aradığı görülen Ardahan’da her kış yaşanan bu manzaraların önüne geçmek için kurulan hayvan barınağının da işe yaramadığı dikkat çekiyor.

    Erken çöken karanlığın ardından cadde ve sokakları adeta istila eden köpeklerin okullarından çıkan öğrenciler başta olmak iş yerlerinden evlerine dönen insanları korkuturken belediyeler başta olmak üzere yerel yöneticilerin bu önemli soruna önlem almasını ve ağır kış şartları altında mücadele eden insanlar gibi hayvanlarda yardımcı olmaları istenmektedir.                       www.kuzeyanadolugazetesi.com 

  • Ardahan'da İlk 2 Corona Ölümü! Hastane Belediyeden 10 Tabut İstedi!

    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz günlerde belediyeyi alarma geçiren vaka ardından hastaneye kaldırılan yaşlı bir kadının ve Göleli olduğu öğrenilen bir hastanın Coronavirüs iddiasıyla hayatlarını kayıp ettiği bilgisi alınırken hastane yetkilerinin belediyeden 10 tabut daha istediği de alınan diğer bilgiler arasında oldu. Öte yandan bugüne kadar Ardahan’da bu virüs dolaysıyla yaşanan vaka ve ölüm sayılarından bugüne kadar resmi bir açıklama yapılmamasıda dikkatlerden kaçmıyor.



    **AYILAR SESSİZ DOĞADA RAHATÇA GEZDİLER..


    ORONAVİRÜS DOLAYSIYLA EVLERE KAPANAN İNSANLARIN ÇEKİLDİĞİ ALANLARI YABANİ HAYVANLAR SARDI..


    Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Budaklı köyünde çekilen görüntüde, baharın gelmesiyle kış uykusundan uyanan ayılar dere yatağında yiyecek arıyor.


    El değmemiş doğası ve yaban hayatıyla ön plana çıkan Ardahan’ın Göle ilçesinde, ilkbaharın gelişiyle birlikte boz ayılar kış uykusundan uyanmaya başladı. İlçeye bağlı Budaklı köyü mevkisinde yer alan dere yatağında anne boz ayı ve yavrularının yiyecek araması kameralara yansıdı.


    CEP TELEFONU İLE KAYDEDİLDİ


    Öner Açıkyıldız tarafından cep telefonu kamerası ile çekilen görüntülerde toplamda 8 adet ayı olduğu görülüyor.



    Torunum Dağhan’ın 23 Nisan Mektubu..


    Bu yıl devlet içinde  devlet, hatta paralel oluşum yaptıklarıyla eleştirilen belediye başkanlarının organizeleri ile balkonlarda, köprülerde, denizlerin ortasında ve ‘Aman aman evden çıkmayın, çıkarsanız da mutlaka maske takın’ diyen siyasi anlayışın başındaki meclis başkanının Anıtkabir’e giderken maskeye gerek görmediği, evinden çıkmayan Başkan Erdoğan’ın yanına getirttiği çocuklarla birlikte büyük (!) ülkücü, twittircı MHP Ordu Milletvekilinin söyleyemediği İstiklal Marşını söylediği şu günlerde bir çok eli öpülesi yaşlı ile evlere hapsedilen torunum Dağhan’ın yayınlaması için bana yani gazeteci dedesine yıllar önce yazdığı mektubu artık unutmaya başladığımız postacı aracılığıyla değil, facebookun anıları hatırlatmasıyla karşıma geldi.


    Başkan Erdoğan’ın şimdi çıkıp, ‘Ne bu saçmalık, ne Coronası, herkes işine baksın, ülkenin işe, aşa ihtiyacı var, bırakın bu saçmalığı..’ deyip, bilim adamlarından daha önce bitireceğine inandığım Corona abartması ve saçmalığının dünyanın olduğu gibi ülkenin gerçek bir çok gündemini geride bıraktığı şu günlerde önüme gelen Dağhan’ın yıllar önce bugün kutlanamayan 23 Nisan’da yazdığı mektubu okurken şu an Corona gölgesinde kalan sorunları anlatmasını  görüyordum.


    Dağhan’ın şu an bulunduğum Ardahan için yazdığı ama siz okurlarımın bu mektubu okurken kendi çevrenize ilinize, kentinize, ülkenize bakıp, var olan ama adeta kasıtlı olarak Covit-19 hapsine atıldığımız gibi hapsedilen sorunları hatırlamanız, hatırlatmanız umuduyla bir kez daha yayınlıyorum belki gerçek gündeme, kendimize geliriz diyerek..


    Ve ‘Eşkıya dünyaya anam hükümdar olmaz’ diyen sanatçıdan önce izlediğim ve adını taşımaktan onur duyduğum Fakir Baykurt’ların mücadelelerini hatırlatan programı izlerken ele aldığım bu yazımın ve öncekilerinin ne kadar anlaşıldığını düşünüp, Baykurt’lar gibi sonradan anlaşılma umuduyla bugünkü yazıma torunumun yıllar önce, 2013 yılında ele aldığı yazısını ona ve onun gibi geleceğimiz olan çocuklarımızın istedikleri geleceği anlatan mektuba yer vermek istedim..


    Evet, geleceğini, geleceğimiz isteyen geleceğimizin çocuklarından olan torunum Dağhan’ın yıllar önce yayınlanmasını istediği o 23 Nisan yazısı..



    **Ben geleceğimi istiyorum ..


    DağhanYılmaz


     


    Bugün 23 Nisan ..


    Bugün benim bayramım ..


    Bugün biz çocukların hatırlandığı gün ..


    Evet benim bayramımmış bugün ..


    Ama ben dedemle, ninemle, babamla dışarı çıktığımda şehrin her yerinde bir çocuk parkı göremiyorum .. Hastalanınca gittiğim hastanede karnımın ağrısını hemen geçirecek olan doktor amca ve ablaları istiyorum ama sevk merkezi haline gelmiş olan hastanemizde doktor gibi biz çocuklara özel bir bölüm bile bulamıyorum ..


    Ben köye gidince çamursuz bir yol istiyorum.


    Ben çarşıda babamla gezerken trafiği düzgün, her tarafı yeşil bir kent istiyorum..


    Başta biz çocuklar olmak üzere, babam gibi üniversiteli abla ve amcalarımın rahatça gezmek istediği gezi parkurları, piknik alanları istiyorum ..


    Ben, Dağhan ismimin yarısını oluşturan, Ardaha HAN’ın iki gümrük kapısından sınır ticareti yapılmasını, sınırlar ötesi insanlarla yakın iletişim içinde olan bir kent olmasını istiyorum ..


    Ben Annemin zar zor yaktığı, yanınca da ben yanarım korkusu çektiği sobalı evde değil, burnumuzun dibinden geçen borulardaki doğal gazla ısınmak istiyorum ..


    Ben hazır ve katkılı sütleri, etleri değil, kırmızı et deposu denen Ardahan’da ithal et değil, organik et ve süt yemek ve de içmek istiyorum ..


    Ben Çıldır/Aktaş’tan, Posof Türkgözü’nden Kafkaslara, 20 Yıldan fazladır bitirilmeyen Ardahan-Ardanuç yolundan Karadeniz’e gitmek, denizi görmek istiyorum..


    10 yaşıma geldiğimde Kampusları bitmiş bir üniversitesi, yolları bölünmüş, köyleri boşalmamış, HES barajlarıyla doğası bozulmamış, Kura Nehri çalınmamış bir Ardahan istiyorum..


    Evet ben sadece bir gün bayram istemiyorum bunları, geleceğimi istiyorum ..


    Çünkü bunlar benim en doğal hakkım..


    GÖLE'DEN SONRA POSOF..


    GÖLE’DEN SONRA POSOF..


    ARŞİV HABER 20/02/2015 TARİHLİ HABER


    Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar ile bir görüşme gerçekleştirdi.


    Çeşitli ziyaretler için Ardahan’a gelen Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nu Posof ilçesine davet eden Başkan Ulgar, “Sizleri ilçemizde misafir etmek istiyoruz. Daha önceden ilçemiz için talep ettiğimiz öğrenci yurdu için taleplerimiz devam ediyor. Öğrenci yurdunda ısrarcıyız. İlçemize 5 bölümlük bir meslek yüksekokulu açıldı. Öğrencilerimiz barınma sorununu sizlerin desteği ile inşallah aşacağız” dedi.


    Başkan Kadıoğlu ise, program yoğunluğu nedeniyle Posof’a şimdi gelemeyeceğim. Nisan ayının sonuna doğru Milletvekilimiz sizinde hemşeriniz Sayın Tülay Kaynarca hanımefendi ile geleceğiz. Vatandaşlarımızı da ziyaret edeceğiz. Talepleri ve istekleri nelerdir onlarla da görüşeceğiz. Kardeş belediye olarak gereken yatırımları yapmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” diye konuştu. söyledi.

  • ARDAHANLILARI ÜZEN ÖLÜM..


    Ölüm Raporu, Otopsi…


    23 Nisan’ın ekranlarda kutlandığı, maskelerin kapattığı ağızlara giden midelerin Ramazan ayı nedeniyle kapandığı şu günlerde hala devam eden ama gün geçtikçe bıkılan ve başta Çin’de olmak üzere dünyanın bir çok yerinde hayata dönülen Corona hala gündemin birinci sırasında yer almaya devam ederek, ülkelerin, ailelerin ekonomisini, psikolojisini bozmaya devam eder..


    Ama benim hala inanmadığım ve dünyanın kuralı yani diğer adıyla kader denen bir olayın yani her canlının er ya da geç tadacağı ölüme Corona ismi verip, dünya genelinde kızılca, kıyamet koparan sağlık camiasının sormadığı, sordurmadığı soruyu burada bir kez de ben sorayım diye düşünürken yazılarımın da yayınlandığı İstanbul’un en çok okunan gazetesi Gazete Damga’da bir haber dikkatimi çekti. 

    Ve o dikkatimi çeken haberi okuyunca benden sonra hem de konuyla alakalı kişilerin oluşturduğu ciddi bir kurum olan Türk Tabibiler Birliği de bu soruyu sorup, şu bir kaç aydır bizleri esir alan konuya başka bir yönden bakılması gerektiğini ima ediyordu. 

    Çünkü 7,5 Milyarlık dünyada şimdiye kadar 300 bin insanın ölmesi çok anormalmışcasına yaratılan bu paniğe bir de başka bir yönden bakılması gerektiğini ima eden TBB’nin Sağlık Bakanına yönelik ele aldığı açıklama şöyle devam ediyor..




    ‘Mersin Silifke’de aile hekimi olarak görev yapan Dr. Erdinç Şahin, COVID-19 nedeniyle üç gündür tedavi gördüğü hastanede bugün hayatını kaybetti. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, tanımlamada sorun olduğunu bir kez daha dile getirerek, Sağlık Bakanlığı’ndan Dr. Erdinç Şahin’in ölüm nedeninin COVID-19 olup olmadığının açıklanmasını istedi.’ satırı ile başlayan ‘TTB koronadan hayatını kaybeden Dr. Erdinç Şahin’in ‘ölüm raporu’nu sordu!’ başlıklı haberin devamını ve içeriğini okuyunca bu ülkede olduğu gibi tüm dünya da birilerinin çıkıp bu yönde soruları sormasının zamanının gelip, geçtiğini de anlıyordum..

    Çünkü her gün ölenleri sayıp, adına da Corona deyip, insanları sağken öldürenlerin açıklamadığı ve bakılması için ölüm raporlarını yani otopsilerini yapmadığını kimse sormuyor, bu önemli konuyu bu yönde demiyordu..  

    Yani  basit bir kavga da yada normal bir ölümde insanları alıp, otopsi merkezlerinde , cansız vücutları param parça ederek sahiplerine teslim edenler her nedense şu Corona denen  ölümleri değil otopsiye göndermek , sahiplerine bile vermiyor ve alelacele hemde yarın ‘Bir çıkaralım, bakalım’ denmemesi için adeta mezarlıklardan ayrı açılmış kireçli kuyulara atılmalarını sağlarken neden ölüm raporunu otopsi sonucu değilde ölenlerin kefenlerinin üzerine yazdıkları iki satır “Viral Pnömoni” gibi uzman olmayan kimsenin anlamadığı açıklamaların ne kadar tatmin edici olduğunu soruyordu TBB..

    Ve şöyle devam ediyordu TBB..

    ‘Dr. Erdinç Şahin’in vefatı dolayısıyla bir başsağlığı mesajı yayınlayan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, tanımlamada sorun olduğunu bir kez daha dile getirerek, Sağlık Bakanlığı’ndan Dr. Erdinç Şahin’in ölüm nedeninin COVID-19 olup olmadığının açıklanmasını istedi.   

    Ha bu arada içinde AK Parti’yi sıkıştırma yani olur ya işler ters dönerse yaşanan ölümler üzerinden tazminat davaları açmayı da hedefleyen TTB Merkez Konseyi’nin açıklamasına şöyle devam ediyor:

    COVID-19 nedeniyle bir meslektaşımızı daha yitirdik! Çok üzgünüz!

    COVID-19 tedavisi devam ederken bugün Silifke’de kaybettiğimiz Aile hekimi Dr. Erdinç Şahin’in yakınlarına başsağlığı dileklerimizi iletiyor, her zaman ailesinin yanında olacağımızın bilinmesini istiyoruz.

    Bakan Bey tanımlamada “hiç bir sorun yok” diyor ama biz katılmıyoruz!

    Dr. Erdinç Şahin adına Sayın Sağlık Bakanı’na somut olarak soruyoruz:

    Silifke’de Aile hekimi olarak görev yaparken üç gündür tedavi gördüğü hastanede bugün hayatını kaybeden meslektaşımız Dr. Erdinç Şahin’in ölüm nedeni nedir?

    PCR testi 2 kez negatif çıkan ancak BT’si ve bütün kliniği COVID-19 ile uyumlu olduğu için COVID-19 algoritmasına göre tedavisi ve ilaç temini Bakanlığınız tarafından yapılan, Dr. Erdinç Şahin’in ölüm raporunda ölüm şekli:  “Bulaşıcı Hastalık – Doğal ölüm” olarak işaretlenmiş, Ölüm nedeni kısmında ise:  “Viral Pnömoni” yazılmıştır.

    Hem Sağlık Bakanı hem de bir hekim olarak size soruyoruz?

    Risk grubunda olmayan, herhangi bir kalp ya da solunum sistemi hastalığı taşımayan, BT’si ve kliniği COVID-19 tanısıyla uyumlu 50 yaşındaki Dr. Erdinç Şahin’in ölüm nedeni sizce nedir?  Tanıda ve ölüm nedeni belirlenmesinde COVID-19 ya da şüpheli COVID-19 yazılmamasının,  “iş kazası-meslek hastalığının“ belirlenmesinde meslektaşımızda yaratacağı hak kaybını önemsiyor musunuz?

    Bütün bu verilere bakınca bu akşam açıklanacak COVID-19 nedeniyle vefat edenler arasında hayatını kaybeden meslektaşımızı da sayacak mısınız? Yoksa meslektaşımız COVID-19 salgın süreci ile hiçbir ilgi ve irtibat kurulmadan birçok hasta gibi “viral pnömoniden” vefat etmiş mi sayılacak?

    PCR testi negatif olup bütün kliniği COVID-19 ile uyumlu olan ve Dr. Erdinç Şahin’de de somut örneğini gördüğümüz bu tabloları görmezden gelmeye ve bu hasta ve vefatları COVID-19 salgın sürecinin bir parçası olarak göstermemeye devam edecek misiniz?

    Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi’

    Evet, bu habere ve açıklamaya baktığımızda bugüne kadar Covit-19 denilerek ilan edilen onca ölüm raporlarının şüpheli ve otopsilerinin ne kadar sağlıklı olduğunu da insana sordururken acabaları arttırdığını da bize anlatır gibi..


    KURA ÇÖZÜLDÜ, ÇILDIR HOMURDADI!


     


    arşiv haber 24/03/2016 tarihli haber


    Haftayı karlı geçiren Ardahan’da erimeye devan eden buzlar kent merkezinin içinde geçen Kura Nehriinin suların özgür bırakırken, Van Gölünden sonra bölgenin en büyük tatlı su kaynağı olan Çıldır Gölü üzerinde ki buzlarda çatlamaya başladı.


    KURA ÇÖZÜLDÜ, ÇILDIR HOMURDADI!**GÖLLER İLÇESİ POSOF’TA Kİ GÖLLER DE AÇILDI..



    Yağan karların erimeye devam eden buzların oluşturduğu sulara karıştığı Arddahan’da Çıldır Gölü gibi Çıldır AKTAŞ (HOZAPİN) GÖLÜ, AYI GÖLÜ/Hanak, KARAGÖL (VAKLA) GÖLÜ/Posof, BALIK GÖLÜ/Posof, KANLIGÖL : Posof , AYAZGÖLÜ : Posof, SAĞRININ GÖLLERİ : Posof, DAVAR GÖLÜ : Posof, ARİLE (BALIK) GÖLÜ : Posof göllerinin üzerinde ki buzlarda çözülmeye başladığı görüldü.


    **ÇILDIR GÖLÜ HOMURDAMAYA BAŞLADI..

    Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu ilçesi Çıldır ilçesi sınırları ile Kars sınırları içinde bulunan Çıldır gölünün üzerinde ki buzlar çatlama ile birlikte homurdama sesi çıkararak erimeye başladı.

    Bu yıl yeterince donmadığı için donan yüzeyinin üzerinde etkinlikler yapılaman Çıldır Gölü gibi Türkiye-Gürcistan sınırını belirleyen Aktaş Gölü üzerinde ki buzların da çatlamaya başladığı görüldü.


  • YAZDIK, LEVHA HAK ETTİĞİ YERE GELDİ..

    Son olarak, ‘Şehidin Adına Böylemi Saygı Gösteriliyor?’ başlığı ile kent girişinde bulunan olumsuz bir durumu gündeme taşıyan gazetemizin haberi üzerine harekete geçen ilgililer aylardır yol kenarına atılmış olan levhayı gerekli yerine taşıyarak hatalarını giderdiler.




    Öte yandan üstte görülen toplu fotoğrafın çekildiği Ardahan Polis Karakolunun önünde ki manzaranın oluşmasına neden olan isimi 2008 yılında bizim gündeme taşıdığımız bir konu.


    Ve yine bizler tarafından 2008 yılında, ‘Kaymakam bey bu ne rezalet? Şehit polisn mezarına çoban çubuğu ile bayrak astılar!’ başlığı ile gündeme getirlen bir haberimize konu olan Şehit Polisin adı Ardahan merkezde bulunan polis karakoluna verildi. 2008 yılında yaptığımız haberimiz ardından şehit polisin önce hemen mezarlığı onarılmış, düzgün bir direkle bayrak asılmıştı. 



    Ve İşte yeni haberimiz ve sonucu fotoğraflarda görüldüğü gibi..


    ŞEHİDİN ADINA BÖYLEMİ SAYGI GÖSTERİLİYOR?!..


    ŞEHİDİN ADINA BÖYLEMİ SAYGI 


    GÖSTERİLİYOR?!..


    arşiv haber 18/04/2020 TARİHLİ HABER YORUM


    Genel Kurmay kayıtlarına bakıldığında 99 şehidi bulunan Ardahanlı b,r şehidin adının verildiği okulu gösteren levhanın adeta çöpe atıldığı görülmekte. Ardahan İl Emniyet, İl Sağlık Müdürlüğü üzerinde bulunduğu Ardahan-Göle yolu üzerinde bulunan trafik ışıklarının dibine atılan Şehit İbrahim Erdoğan’ın adını taşıyan ve Ardahan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin gösteren şehidin adını taşıyan levhanın ezilip, kenara atıldığı görülmekte.


    **Yazdık yol üzerinde ki traktörler kenara çekildi..


    Şehit İbrahim Erdoğan’ın adını taşıyan ve Ardahan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin gösteren levhanın adeta çöpe atıldığı görünen aynı alanda bulunan ve gazetemiz tarafından görüntüleyip, haber yaptığı eski, kullanılmayan traktörlerde haberimiz ardından yol başından alınıp, kenara çekildikleri de görüldü.


    Şehit’e ne kadar saygılı olduğumuzu da sorduran bu durum aylardır görünmemeside diğer dikkat çekici bir durum olarak görülmektedir.


    İşte o levhanın bulunduğu ve haberimiz ardından kenara çekilen traktörlerle ilgili haberimiz aşağıda;



    Toplumun ve Tarımın Şaftı değil,


    Tekerleği Çıkmış Durumda!


    arşiv haber 08/04/2020 tarihli haber/yorum


    Tüm dünyanın olduğu gibi ülkemiz ve Ardahan’ın gündemini meşgul etmeye devam eden Corona Virüsü vakasının daha nereye kadar toplumu etkileyeceğinin tartışıldığı şu günlerde tarım ve hayvancılıkla geçinen Ardahanlılar da şaşırmış halde sonucu bekler durumda. Tarlaların Herg edilmesin,n vaktinin yaklaştığı, hayvan pazarlarının kapatıldığı, bir çok esnafın kepenk açmadığı, insanların evden çıkmadığı şu günlerde tekerleği çıkmış bu traktörden beter bir halde gelmiş durumdayız.



    Virüs Korkusu, Komedisi, Koması..


    Gerilmemek, yaşadığınız sıkıntıları daha fazla düşünüp, kafayı sıyırmamak ve en önemlisi gece yarılarına kadar kimin nerede ne iş yaptığını düşünmemek ve ne halt ettiğini takmamak için gripal bir durum olan bu rahatsızlığa yakalanmamak ve yakalanıldığı takdirde vücudun dinlenmesi için en iyi ilacın uyku olduğunu diyen bilim, tıp ve din adamlarını dinleyerek erken uyuyup, her sabah dağıtılan rızkımı almak için sabahları *erken uyanıp bu günlerde  pompalanan virüs korkusunun komediye dönüp, bir çoğumuzun komaya soktuğu bir gerçek..

    Bunu anlamak için gece yarılarına, hatta sabahlara kadar sanal ortam ve medya aracılığıyla yayılan ve bizleri psikolojik olarak etkisi altına alarak, korkutan virüs  vakasından etkilenmemek için erken uyuyup, erken kalktığınızda açtığınız tv kanallarındaki ‘Virüs Şov’ türü haberleri izlemek yeter, artar bile..




    ‘-Efendim size sayın Cumhurbaşkanımızın gönderdiği maskeyi getirdik, virüsten korunmak için ağaç kabuğuna girdi, evini kamyona taşıdı, belediye başkanının diktiği maskeleri ve yolladığı kolonyayı size dronla getirdik..’ türü saçma haberleri izlerken birilerinin eve kapatarak bizimle dalga geçip, Kanal aTV’den beter bir yöntemle yıkadığı beynimizi esir alıp, korkudan öldürmeye bir hayli niyetli olduğunu anlamak için biraz k beyniniz kalmışsa yapacağınız sabah jimnastiği ile iyi anlarsınız..

    Dönen dünyanızı durdurma denemesi yapanların dün yokmuş da, bugün ortaya çıkmışcasına 24 saat boyunca bizlere hatırlattıkları ölüm korkusu ile insanları içeri tıkıp, adeta bir merkezden hazırlanan haberlerle tüm toplumu esir almayı başardıkları şu günlerde onca sorun ve bu sorunların çözümü de ötelenmiş, ertelenmiş gibi birikerek, hatta Ağrı dağını, Everesti geçerek bizleri beklediğini de kimse anlamaz, algılamaz bir halde.. 

    Evet zorunlu kamusal reklamlarda sigarayı bırakmamızı isteyen ve ‘Biliyor musunuz bugün sigaradan 300 bin insan öldü’ diyenlerin sattırdıkları sigaraya yasağı niye getiremediklerini bilmediğim ama bir ay içinde 82 milyonluk ülkede, virüsten 700 insanın ölümünü, 7 milyarlık dünyada çoğu yaşlı, hayatını tamamlamış olan 100 bin, bilemediniz 399 bin insanın aramızdan ayrılışını kıyametmiş gibi lanse edenlerin bizleri eve kapatıp, sanal ortam ve medya aracılığı ile esir aldığı şu günlerde yapılan haberleri dinleyip, analiz ettiğinizde karşımıza çıkan tek şey birilerinin virüs korkusu aşıladığı, bizlerle komedi oyunu oynayıp, komaya sokmaya çalıştığını anlamanız için en iyisi benim gibi erken uyuyun, erken kalkın ve onları dinlemeyin işinize gününüze ve aşınıza bakın desem de boş..

    ‘Çünkü sakalım da var (!)’ ata sözünün bile dinlenmediği şu an bu yazıyı okuyan sen ve bir çoğunun bana deli diyeceğinden çekinsem de 51 yıldır yaptığım gibi takmadığım ve takıldığım her engeli öz güvenimle aştığım için bunu da aşacağımı biliyorum.

    ‘Siz bana ne derseniz deyin, ben hala aynı yerdeyim’ diyor, en başta olduğu gibi bugün de bu komediye gülüyor, komaya girmiyor, korkmuyor ve gidebildiğim kadar yol alacağım diyorummmm..

    Gerisi sizde..

    Siz de en iyisi dün olduğu gibi bugün de bana inanmayın kapatın kapıları, pencereleri içeri virüs girebilir..



    İl Tarım Yaralı Baykuş’un


    İmdadına Yetişmedi!..


    arşiv haber 28/08/2019 tarihli haberler/Yorum


    Ardahan Merkeze bağlı Açıkyazı (Alabala) köyünde patates tarlasında yaralı olarak bulunan Baykuş tedavi bekliyor.


    Alınan bilgilere göre kent merkezine 10 km. uzaklıkta bulunan ve Tacir Polat’a ait patates tarlasında yaralı olarak bulunan yaralı Baykuş’un tedavi için İl Tarım Müdürülüğü arandı.


    Ancak yapılan çağrıya karşın İl Tarım Müdürlüğünün elamanlarının ‘İlacımız yok, zaten uzak, gelemeyiz’ diyerek Baykuş’un imdadına gitmedikleri ileri sürüldü.


    Konu hakkında gazetemize açıklamalarda bulunan Tacir Polat sabah geldiği tarlasında yaralı olarak bulduğu Baykuş için İl Tarım Müdürlüğünü aradığını ancak telefonlarına çıkan tarım Müdürlüğü görevlisinin ‘İlacımız yok, zaten uzak, gelemeyiz’ dediklerini belirtti.


    **TARIM MÜDÜRÜ DEĞİL, KAYMAKAM HAYVAN HASTALIKLARINI ANLATACAK..


    *24/03/2016 Tarihli Haber


    İlçe Tarım Müdürlüğünün olmadığı toplantıda bir konuşma yapan Ardahan’ın Gürcistan ilçesi kaymakamı Alibeyoğlu bölgede hayvancılığın çok önemli olduğunu bu neden ile köy köy dolaşıp, hayvan hastalıkları ile ilgili köylülere bilgi vereceğini açıkladı.


    Ardahan’ın Posof İlçesi Kaymakamı Ufuk Özen Alibeyoğlu, Garnizon Komutanı Serkan Aktay, Emniyet Müdürü Cevdet Altun, Özel İdare Müdürü Ayhan Bildir’in katılımı ile muhtarlarla bir araya geldi.

    Halk Eğitim konferans salonunda düzenlenen toplantıda Sayın Kaymakamı Ufuk Özen Alibeyoğlu, “Bölgemizde hayvancılık yaygın bir geçim kaynağıdır. Muhtarlar aracılığı ile hayvan hastalıkları konusunda hayvan sahiplerine ulaşıp onları da bilinçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi. Daha sonra tek tek muhtarların sorunları dinleyen Kaymakam Alibeyoğlu, vatandaşların daha sağlıklı ve esenlik içerisinde yaşaması için yapılması gereken hususlar hatırlatıldı.




    **Üniversitelileri karşılamaya hazır mıyız?


    Kızım Şeyma’nın mesleğimizi seçip, Sivas Cumhuriyet Üniversitesinin İletişim Fakültesinin Gazetecilik Bölümünü kazandığı şu günlerde bizim gibi bir çok ailenin çocuklarını Üniversiteye yerleştirme heyecanı taşıdığı şu günlerde Ardahan’ın yeni ve bir önceki dönemler de ARÜ’de okuyan öğrencilere hazırlar mı?


    Bilmem ama başta öğrenci yurdu sorunu olmak üzere bir çok sorunu hala aşamayan ama Kafkasya’lara aday olduğu söylenen rektörsüz Ardahan Üniversitesi ve Ardahanlıların geçen yıllarda olduğu gibi bu yılda sanki 2016-2017 Eğitim/Öğretim sezonuna hazırlıksız yakalanacak gibi..


    Çünkü okulların başlamasına kısa bir süre kaldığı şu günlerde gerek, hala Rektörsüz olan üniversite, Müdürsüz olan Ardahan İl Milli Eğitim’den yaklaşan eğitim/öğretim dönemine yönelik hiç bir ses seda çıkmıyor..


    Evet bizim Şeyman’nın kayıt işlemleri heyecanı içinde Sivas’a gitme hesapları yaptığı bu günlerde, onlarca ailenin Ardahan’a gelmeye hazırlanırken Ardahan Üniversitesi, Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve diğer kurumlar kente gelecek olan öğrencilere, öğretmenlere ne kadar hazır..


    Ardahan’ın yeni valisi başta olmak üzere yerelde ki tüm yetkili ve ilgilileri şu günlerde yapacakları toplantılar ile eksiklikleri gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatırken üniversite kazanan tüm adaylara da başarılar diliyorum..


     


    **Adayım demekle olunuyor mu?


     


    Dün cep telefonuma gelen mesajda yaklaşan yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nden Ardahan Belediye Başkan Aday Adayı olduğunu ve bu yönde parti binasonda bir basın toplantısı yapacağını belirten Mühendis Serhat Aslangörür biz gazetecileri CHP İl’e davet ediyordu.


    Evet seçim yaklaşıyor ve Aslangörür gibi bir çok insanın gönlünde yatan, ‘Bende adayım’ Aslan’ı kükremeye başlamıştı..


    ‘Hayırlı olsun’ demekten başka ne yapabi liriz ki diye düşünürken, ‘Ardahan’ı idare etmeye aday olan Aslangörür’ün bu gazetenin basıldığı İnönü caddesinde ki matbaaya, yada ‘Askeri kışla boşansın, kışla Güzel Sanatlar Fakültesi olsun’ diye imza kampanyası düzenleyen, ama lider olamadığı için bir sonuç alınamayan Atatürk caddesin de ki bakkala kaç kez uğramış acaba?’ diye kendi kendime sormadım değil..


    Evet sayın Aslangörür, sayın gönlünde ‘Bende adayım’ Aslanı yatan beyler, son 4 yıldır bir çivinin çakılmasına izin verilmeyen, belediyece de çivi çakılmayan ‘Yenimahalenin, Kaptanpaşa olan sınırı nereden ayrılıyor?’ acaba biliyormusunuz?


    Belkide mahalle olur olmaz Yatılı İmam Hatip Öğrenci yurdu yaptırılan, belediyenin çöp arabasının yolunu bilmediği Sapkara gibi Karagöl mahallesinin 2 mahalleye bölündüğünü, Yenimahalle gibi kanali zasyonsuz Halilefendi Kayabaşı’na neden halen Kentsel Dönüşüm uygulanmadığını da soruyor ve biliyorsunuzdur demi?!.


    Bilmiyorum ama benim tek bildiğim Serhat Aslangörü’ün benmim matbaamını yeri gibi bu kentte kaç yerel gazetenin çıktığını da bildiğini sanmıyorum..


    Ki bu yerel basının sağından, solundan, köşesinden dile getirdiği onca sorunuda bildiğini tahmin etmiyorum..


    Yada biliyor da, ama ‘işlerim yolunda, başkanla, iktidarla aramı bozmayayım’ diyenler gibi oda susmayı tercih etmiş, benim gibi başına işler açmamıştır..


    Ve aday olup, ‘bu görüp, seçimlere kadar dillendirmediğiz sorunları bizaat ben ve partim çözer’ der, halktan oy isterim demiştir..


    Evet hayırlı olsun dediğimiz Serhat Aslangörür’e başarılar diler, kendisiyle birlikte yarışacaklarada artık ortaya çıkın ortaya derim..


    ***Her şeyi Feto’ya Bağlamak..


     


    En son daha kimlerin yaptığı belli olmayan Diyarbakır, Van, Şırnak, Elazığ’da ki patlatılan bombalar ile eylemleri yeniden tartışılmaya başlanan PKK’nın nasıl olup, durdurulacağını ve bunun yolunun neler olduğu konusunda ki fikir ve önerilerin tartışmaya bile cesaret edilemediği bir süreci yaşamaktayız..


    Hükümetin ‘PKK’yı durduracak’ diye Hakkari ve Şırnak’ı İl rütbesini söküp, İlçe yapma gibi saçma, sapan yöntemlere başvurduğunu da izlediğimz şu günlerde asıl diğer bir konunun da PKK’nın eleştirelemez olduğuna kendilerini inandırıp, yaşananlara at gözlüğü ile bakan aydın, taraf ve kamuoyu olduğunu da belirtmekte fayda var..


    ‘PKK Ne yapsın, kardeşim’ diyerek bir taraftan barış isteyip, diğer taraftan da çatışmaları durduracak olan adımlara destek vermeyenlerin bu bakış ve anlayışını da hükümetin, ‘10 Bin Tim daha alacağız’ diyerek yaşananlara barışla değil, daha çok adam öldürecek yeni silahlı güçlerle bakmasından farklı değil..


    Ve birde 15 Temmuz’dan bu yana artık gına getiren FETO kelimesine sığınıp, her yaşananı ona ve cemaatine bağlanmasıdır..


    PKK ile Feto’nun yıllarca çatıştığını ve Doğu ve Güneydoğu’ya yerleşmeye çalışan Feto’un dershanelerinin PKK’ tarafından yakılıp, yıkıldığını sanki aynı hükümet aynı basın ve medya demedi gibi davranılan şu günlerde her yeni çatışmayı getirip, FETO Terör Örgütü denenlere bağlamakla ülke içinde yaşanan çatışma, kan ve göz yaşını durduracaklarını sananların asıl sorunun Kürt sorunu olduğunu saklamak istediği de diğer bir gerçektir..


    Çünkü barışın, kardeşliğin Başkan Erdoğan’ın da ondan öncekilerinin de iktidarlarını devam etmek için zaman zaman kabul edip, zaman zamanda geri adım attıkları Kürt Sorunundan geçtiği de saklanmak istenen diğer bir gerçektir..


    Bu nedenle bizlerin yıllarca dikkat çektiğimiz cemaatlerin ülke içinde ülke kurmaya çalışmasının ürünü olan 15 Temmuz’dan sonra FETO-PKK-YPG diyerek, İş-İT’i unutarak, unutturmak isteyerek kapatılamayacağını ve bunların hepsinin bir birinden ayrı konular olduğunu burada belirtmekte fayda var.


    Çünkü bunları ‘Sorunun diğer bir çözümü de kısmı değil, Genel Af’tır’ diyen ben değil, Başkan Erdoğan’ın seçtiği yeni Askeri Danışmanı olan diyor..


    Aynen şöyle diyor; ‘Bu sorunu, ‘Kürtlere Özerklik ve Federal Yapı’ çözer..’

  • Ardahan'da 23 Nisan'da kar..

    Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki 4 ilde kar yağışının beklendiği bildirildi.


    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bölge genelinde havanın parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği, yağışların gece ErzurumErzincanKarsArdahan çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacağı tahmin ediliyor.


    Sıcaklığın mevsim normallerinin altında seyredeceği bölgede rüzgarın güneyli yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetlice (50-70 km/saat) esmesi bekleniyor.


    Gece en düşük hava sıcaklığı Iğdır’da 11, Erzincan’da 10, Ağrı’da 8, Kars’ta 6, Erzurum’da 5, Ardahan’da 3 derece ölçüldü.


    Gün içinde en yüksek sıcaklığın Iğdır’da 25, Erzincan’da 20, Ağrı’da 15, Erzurum’da 14, Kars’ta 13, Ardahan’da 12 derece olması öngörülüyor.



    Durum Tespiti ve Tespihi..


    Başta Amerika’da olmak üzere Avrupa’da hatta Kuzey Kore’de, Küba’da, Afrika’da sağlık sistemini çökerten Coronavirisünün bizi çokta etkilemediği hatta, ‘dünya kırılırken biz bundan karlı çıkabiliriz’ diyorlar.. 


    Bunları söyleyenlerin ve nedeninin de kör olmasına karşın geleceği gören Makedonya Cumhuriyet’i sınırlarına dahil olan Ustrumca’da  prematüre bebek olarak dünyaya gelen ve kehanetlerinin gerçekleştiği ileri sürülen Baba Vanga gibi bugünleri yaşayacağımızı önceden bilen  bir başkan, hükumet, bakanlarımız, bürokratlarımız olduğundan.. 


    Ama aslında ‘Acaba bende Corona mıyım’ deyip ama korkudan normal baş/diş ağrısında bile hastaneye gitmeyenleri gõrmeyenlerin ‘Sağlıkta başarılıyız’ demeleri ne kadar mantıklı ki? 


    Bilemem ama şu günlerde değil, yaklaşık iki aydır kimse hastaneye gitmediği için foya ortaya çıkmıyor.. ‘ diyebileceğimiz bir süreci yaşayan ülkemin o anlatıldığı gibi olmadığını ve bu tür iddiaları ortaya atanların bizi kıskanan (!) Amerika ile Fransa olduğunu söylüyorlar.. 


    Yani kimsenin korkudan ‘Acaba’ deyip, ama hastaneye gitmekten çekindiği ve hastanede görev yapan doktor, sağlıkçıların ‘gelmeyin’ dediği için çökmedi denilen sağlık alt yapımızın ne derece sağlıklı olduğunu anlamak için ‘Karslı olmamalarına karşın yurt dışında olanları Kars havaalanına getiren ve bu kentteki yurtlara yerleştirenlere Kars ne alaka?’ diye sormaya da gerek yok..


    ‘Çünkü batıdaki hastaneler gibi öğrenci yurtları da dolup, taşmış ondan’ diyenlere çok da inanmayın.. 



    Basın özgürlüğüne 3 sıra üste çıkan ülkemde hastalananların, ölenlerin kim oldukları ve sayıları ne olduğu bir devlet sırrı gibi saklanıp, çok net açıklanmadığı yönünde iddialara ABD ve Fransa’nın da katılmasına bakmayalım.. Onlar zaten bizi kıskanıyorlar.. 


    Ve, ‘tam zamanı’ diyerek, virüsü bahane edip, makarna, kömür pardon adeta yeni bir seçim çalışması içine girip, bin liradan başlayıp, 25 bin liraya kadar nakit para dağıtan, borçları erteleyip, yeni destekler vermenin ve en önemlisi bizlere ‘evden çıkmayın’ derken kendi partililerini, devlet çalışanlarını sahaya sürüp, siyasi rant yapma hesapları içinde kendilerinden başkasının yardım edemeyeceğini belirtip, bunu yapanları ‘Devlet içinde devlet’, ‘Parelel/PKK’cı’ olarak ilan etmek en kolayı.. 


    Ve Muhalefet ve siz bu yazıyı okuyanlarda benim gibi  bu duruma boş verin, cep telefonlarında kim ne eklemişe bakmak için tespih çekmeyi bırakın karşınıza kötü bir şey çıkmaması için dua eder gibi cep telefonlarınızdaki whatsaaApp’ın, instagramın, Mesıncırın durumlarına bakın derim.. 


    Çünkü bugün balık tutma değil, balık yeme günleri yaşıyoruz.. Yarın, hatta 2020 değil, 2021’de ne yapacağımızı düşünmeden..


    ARDA/FED 23 Şubat Futbol Turnuvası Tüm Hızıyla devam ediyor..


    ARDA/FED 23 Şubat Futbol Turnuvası


    Tüm Hızıyla devam ediyor..


    arşiv haber 22/02/2016 tarihli haberler


    Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından ilk kez organize edilen futbol turnuvası büyük bir ilgi ile devam ediyor. 12 Ardahanlı futbol takımının katıldığı ARDA/FED 23 Şubat Spor Futbol Turnuvasının 2. haftası 6 karşılaşma yapıldı.


    Ardahanlıların büyük bir ilgi gösterdiği turnuvada ki maçlar ve sonuçlar şöyle oldu.


     


    **ŞEHİDİ UNUTMADILAR..


     


    ARDA/FED 23 ŞUBAT FUTBOL TURNUVASININ 2. HAFTASINA BAŞLANILMADAN ÖNCE GEÇTİĞİMİZ GÜNLER DE ŞIRNAK İDİL DE ŞEHİT OLAN ARDAHAN DEĞİRMENLİ KÖYLÜ BURAK GÜNEŞ SAYGI DURUŞU İLE ANILDI.


     


    Turnuvanın 2.Hafta Programı Çataldere Köyü -Gürcayir köyü arasında oldu maça iki takımda temkinli başladı.


    Çataldere Ali Bilginin golüyle öne geçmesine rağmen oyundan kopmayan Gürcayir köyü Müjdat’ın son dakika golüyle sahadan 1-1 ayrıldı.


    *MAÇIN ANALİZİ: ÇATALDERE KÖYÜ :Emrah *** Hasan **** Onur *** Ali *** (Oguzhan **)Serkan ***(İlyas **) Çağdaş ***Fatih ***(Ömurcan **) Gurcayir köyü :Erkan *** Ozcan ***(Erkan **)Ayhan ***(Müjdat ***)Samet *** Mursel *** Umut ***(Recep ***)Furkan ***(Omer **) Goller Ali Bilgin dak 33-Mujdat dak 49


     



    Günün 2. Maçı: Filizli Köyü -Durancam Köyü arasında geçti.


    Maç çok çekişmeli geçti. Maç başla başlamaz Oğuz Filizli Köyü’nü 1-0 öne geçirdi. Bu golün hemen adından İbrahim attığı golle takımını beraberliğe taşıdı. BU gollerin sonrasında Mutlu ard arda 2 golünü atınca takımını 3-1 evet taşıdı. Cenk attığı golle son sözü söyledi 4-1


    MAÇIN ANALİZİ: FİLİZLİ KÖYÜ :Yakup *** Mutlu **** (Salih **)Ismail ***Cem *** Oguz *** Mertcan *** Onur ***(Cenk***) DURANCAM KÖYÜ :Tolga ** İbrahim *** Serdar **(Deniz **)Mert **(Ferhat **)Ozan ** Uğur **Murat **(Burak **) GOLLER : Oguz 23 dak.Ibrahim 42 dak Mutlu 45-47 dak Cenk 49 Kırmızı kart: ozan Durancam


    Günün 3. Maçı: Turnuvanın iki iddialı takımının karşı karşıya getirdiği mücadele oldu. Sinan attığı golle takımını öne geçirdi. Erkan takımını attığı golle 2 farklı skora taşıdı. Maç final havasında geçti. İki takım çok iyi mücadele etti. Selim attığı golle takımı adına farkı 1’e indirdi. Sinan attığı golle maçı 3-1 taşıdı. Mahir tekrar farkı 1’e indirdi. Akın 43 dakikada rekrar farkı ikiye çıkardı. Erhan’ın güzel golü skoru 4-3 evet taşıdı. Maç bu sonuçla bitti.


    MAÇIN ANALİZİ: SULAKYURT KÖYÜ : Ömer *** Bünyamin **Sinan***(Serkan **)Akın *** Erkan***Metehan ***Uğur ***(Abdurrahman **) ARPAŞEN KÖYÜ :Atakan ** Erhan*** Ahmet *** Selim **Muharrem **Mahir ***Özhan ***(Muhammed **)Goller:Erkan 13 dak Sinan 17 dak Selim 21 dak Sinan 32 dak Mahir 35 dak Akın 43 dak Erhan 48


    4.mac Köprülü beldesi -Damal Dernek arasında geçti. Köprülü maça hızlı başladı. Aydın 2 dakikada takımını öne geçirdi. Ataman 7 dakika da takımının 2. golünü attı Volkan attığı golle takımını 3-1 öne geçirdi. İlk yarı böyle bitti ikinci yarı maç aynı tempoda başladı. Cem attığı golle maçı 3-1 evet taşıdı. Ataman kendisinin 2 takımının 4 golünü attı. Volkan Güzel bir vuruşla takımının 5 golünü attı. Ufuk attığı golle skoru 5-2 ye getirdi. Volkan Son sözü söyledi. Maç 6-2 Köprülü Beldesi’nin galibiyeti ile bitti.


    Goller: Aydın 2 dak. Ataman 7 Volkan 17 Cem 27 dak., Ataman 33 dak., Selcuk 43 Ufuk 45 Volkan 48 dak.


    5 maç adeta gol yagmuruyla geçti semih attığı 6 golle güne damgasını vurdu Tansel 3 Aykut 2 Zaferi Ahmet 1 Kıraç köyü Cem attığı golle sahadan 13-1 mağlup ayrıldı YUKARI GÜNDEŞ :Turan ***Merdali ***(Ahmet ***)Aykut ***Tansel ****Zafer ***Tuncay ***(Kubilay **)Semih***** KIRAÇ KÖYÜ :Atilla **Bora**Burak **(Erdal **)Vural **Onur **(Baris **)Bülent **(Cagri**)GOLLER :Semih 5.11.16.37.43.47.Tansel 14.34.41.Aykut 22.45 Zafer 44.Ahmet 49 Cem 42


    6.mac ve günün sonunda maçı Değirmenli Köyü ile Samanbeyli köyü arasında geçti. Değirmenli köylü futbolcular köylüleri Şehit Burak Güneş’in resminin üzerinde olduğu tisortlerle sahaya çıktılar. Değirmenli köyü maça fırtına gibi başladı. Burak attığı golle takımını öne geçirdi. Sezgin Barış’tan aldığı pası golle sonuçlandırdı. Burak kendisinin 2, takımının 3 golünü ustaca bir vuruşla golle sonuçlandirdı. Burhan attığı golle maçı 3-1 evet getirdi. Günün başarılı ismi Burak takımını 4-1 öne geçirdi. Bu sonuç aynı zamanda ilk yarı sonucuydu. Maçın 2 yarısında seyirciler maçın farklı biteceğini düşünürken bambaşka bir Samanbeyli vardı. Saha da akın akın gelen Samanbeyli atakları sonucu önce Gökalp 4-2 Ayhan in golüyle maçı yeniden başladı. resmen 4-3 sahneye Turnuvanın ilk golünü atan genç Metehan çıktı. Burak’tan aldığı topu fillere göndererek, maçı 5-3 getirdi. Ayhan’ın attığı gol maçın sonucunu belirledi. 5-4


    MAÇIN ANALİZİ: DEGİRMENLİ Köyü :Fatih *** Ömer *** Can Tekin ***(Ugur **) (Oztekin**)**Adem **(Fatih **)Burak **** Baris ***(Metehan ***) SAMANBEYLİ Köyü :Halil İbrahim **Sezer **(Ayhan ***)Erhan **Sinan ***Emre **(Emrah **)Uğur **Ömer **(Gökhan **)Goller 8 .16 22 Burak 11 Sezgin 43 Metehan 23 Burhan 33 Gökhan 38-42Ayhan


    2.HAFTA DEĞERLENDİRMESİ


    HAFTANIN TAKIMI:YUKARI GÜNDEŞ.


    HAFTANIN FUTBOLCUSU :SEMIH (Yukarı Gündeş Köyü ) HAFTANIN TEKNİK SORUMLUSU :NİMET CİNAR (Gürcayir Köyü ) ALTIN KARMA 1.ERKAN (Gürçayir köyü ) 2.MUTLU (Filizli Köyü) 3.HASAN (Çataldere köyü) SINAN (Sulakyurt Köyü ) (Değirmenli köyü) ATAMAN (Köprülü Beldesi ) SEMİH (Yukarı Gündeş )


    BURAK (DEGİRMENLİ KÖYÜ )


    GÜMÜŞ KARMA :Emrah (Çataldere Köyü) Müslüm (Köprülü Beldesi)Tansel (Yukarı Gündeş Köyü) Ahmet (Arpaşen köyü) Ayhan (Samanbeyli Köyü) Aykut (Yukarı Gündeş) Oğuz (Filizli Köyü )


    GOLE KRALLIĞI :7 gol Semih (Yukarı Gündeş) 4 gol Tansel (Yukarı Gündeş ) 3 gol Ataman (Köprülü )Burak (Değirmenli köyü )Sinan (Sulakyurt Köyü) Ali (Çataldere köyü)

  • 23 Nisan'ı Damal'da Dağlara Yazdılar!

    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’nın, İl Milli Eğitim Müdürünün birer mesajla, Ardahan Belediyesinin çocuklara çeşitli hediyeler dağıtarak kutladığı 23 Nisan ve TBMM’sinin kuruluş yıl dönümü etkinlikleri öncesi Damallı Kenan FİŞENK. Vedat CANKAN isismli iki vatandaş Damal dağlarına 23 Nisan ve 100. Yıl diye resim çizdiler. Fotoğraf: Damal Bölgesel Haber Sitesi Facebook Sayfası


    Durum Tespiti ve Tespihi..


    Başta Amerika’da olmak üzere Avrupa’da hatta Kuzey Kore’de, Küba’da, Afrika’da sağlık sistemini çökerten Coronavirisünün bizi çokta etkilemediği hatta, ‘dünya kırılırken biz bundan karlı çıkabiliriz’ diyorlar.. 


    Bunları söyleyenlerin ve nedeninin de kör olmasına karşın geleceği gören Makedonya Cumhuriyet’i sınırlarına dahil olan Ustrumca’da  prematüre bebek olarak dünyaya gelen ve kehanetlerinin gerçekleştiği ileri sürülen Baba Vanga gibi bugünleri yaşayacağımızı önceden bilen  bir başkan, hükumet, bakanlarımız, bürokratlarımız olduğundan.. 


    Ama aslında ‘Acaba bende Corona mıyım’ deyip ama korkudan normal baş/diş ağrısında bile hastaneye gitmeyenleri gõrmeyenlerin ‘Sağlıkta başarılıyız’ demeleri ne kadar mantıklı ki? 


    Bilemem ama şu günlerde değil, yaklaşık iki aydır kimse hastaneye gitmediği için foya ortaya çıkmıyor.. ‘ diyebileceğimiz bir süreci yaşayan ülkemin o anlatıldığı gibi olmadığını ve bu tür iddiaları ortaya atanların bizi kıskanan (!) Amerika ile Fransa olduğunu söylüyorlar.. 


    Yani kimsenin korkudan ‘Acaba’ deyip, ama hastaneye gitmekten çekindiği ve hastanede görev yapan doktor, sağlıkçıların ‘gelmeyin’ dediği için çökmedi denilen sağlık alt yapımızın ne derece sağlıklı olduğunu anlamak için ‘Karslı olmamalarına karşın yurt dışında olanları Kars havaalanına getiren ve bu kentteki yurtlara yerleştirenlere Kars ne alaka?’ diye sormaya da gerek yok..


    ‘Çünkü batıdaki hastaneler gibi öğrenci yurtları da dolup, taşmış ondan’ diyenlere çok da inanmayın.. 



    Basın özgürlüğüne 3 sıra üste çıkan ülkemde hastalananların, ölenlerin kim oldukları ve sayıları ne olduğu bir devlet sırrı gibi saklanıp, çok net açıklanmadığı yönünde iddialara ABD ve Fransa’nın da katılmasına bakmayalım.. Onlar zaten bizi kıskanıyorlar.. 


    Ve, ‘tam zamanı’ diyerek, virüsü bahane edip, makarna, kömür pardon adeta yeni bir seçim çalışması içine girip, bin liradan başlayıp, 25 bin liraya kadar nakit para dağıtan, borçları erteleyip, yeni destekler vermenin ve en önemlisi bizlere ‘evden çıkmayın’ derken kendi partililerini, devlet çalışanlarını sahaya sürüp, siyasi rant yapma hesapları içinde kendilerinden başkasının yardım edemeyeceğini belirtip, bunu yapanları ‘Devlet içinde devlet’, ‘Parelel/PKK’cı’ olarak ilan etmek en kolayı.. 


    Ve Muhalefet ve siz bu yazıyı okuyanlarda benim gibi  bu duruma boş verin, cep telefonlarında kim ne eklemişe bakmak için tespih çekmeyi bırakın karşınıza kötü bir şey çıkmaması için dua eder gibi cep telefonlarınızdaki whatsaaApp’ın, instagramın, Mesıncırın durumlarına bakın derim.. 


    Çünkü bugün balık tutma değil, balık yeme günleri yaşıyoruz.. Yarın, hatta 2020 değil, 2021’de ne yapacağımızı düşünmeden..



    23 NİSAN  KUTLANMACAK MI?


    arşiv haber 22/04/2016 tarihli haber


    ‘TBMM Başkanlığı, Güneydoğu’da yaşanan hadiseleri ve şehitlerin aziz hatırına’ diyerek 23 Nisan resepsiyonunun yapılmamasına karar vermesi ardından başta İl Milli Eğitim Müdürlüğü olmak üzere Ardahan’da ki resmi kurumlarda sessizliğe büründü.

    23 Nisan etkinliklerinin yapılıp, yapılmayacağı konusunda bir açıklama yapmayan yetkililerin bu konuda okullara da bir şey demediği öğrenildi.


    **VALİ ÇOCUKLARI MAKAMINDA AĞIRLAYACAK..


    Tüm ülke de olduğu gibi Ardahan’da da resmi olarak kutlanıp, kutlanmayacağı bilinmeyeb 23 Nisan Çocuk ve Milli Egemenlik Bayramı öncesi Ardahan Valisi’nin bugün sat 13.00 sıralarında bir grup çocucuğu makamında kabu edeceği bildirilidi.


    Alınan bilgilere göre bu kabule Ardahan’da ki gazetecilerinde davet edildiği öğrenildi.



    **KÖYLERDE ERKEN KUTLANDI..


    Hükümetin resmi törenlerden olan 23 Nisan’ı kapalı odalar içinde kutlamaya hazırlandığı 23 Nisan Çocuk ve Milli Egemenlik Bayramı’nın Ardahan’da da kutlanıp, kutlanmayacağı belli olmazken bazı öğretmenlerin kendi imkanları ile aldıkları bayraklar ile görev yaptıkları köylerde 23 Nisan’ı erkenden kurtardıkları da dikkat çekti.

  • Doktor Kerimoğlu ve Sinal'ın Dayısı ve Yeğenleri Baba/Oğul Corona Kurbanı!..

    Daha önce bir kaç Ardahanlının daha hayatını kayıp ettiği ve bir o kadarının hasta olduğu virüse yakalandıkları ileri sürülen ve İstanbul Esenyurt’ta oturdukları öğrenilen Ardahan Ardahan’ın Damal İlçesine bağlı Otağlı (Erzede) köylü Merdali Altınarık (90) bir hafta önce hayatını kayıp ettikten sonra bugünde oğlu, iki çouk babası, CHP Esenyurt Delegesi olduğu öğrenilen Hidayet Altınarık (49) aynı nedenle hayatını kayıp ettiği öğrenildi. Aynı aileden 4 kişinin daha Coronavirüs dolaysıyla hastanelik olduğu, birinin yakalandığı bu lanet hastalıktan kurtulup, evine çekildiği ancak diğer üçünün tedavisinin devam ettiği de alınan diğer bilgiler arasında oldu.




    İstanbul Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu ile bir dönem CHP Ardahan’da Milletvekili adayı olan ve şu an İstanbul’da bulunan Dr. Volkan Sinan’ın dayısı ve yeğeni oldukları öğrenilen ve bugün bir çok Ardahanlının yanı sıra Ardahanlı Kemal Deniz Bozkurt’un Belediye Başkanlığını yaptığı Esenyurt’ta toprak’a verildiği Altınarık yine İstanbul’da bulunan Damalı hemşehrimiz Feramuz Altınarık’ın yakınları oldukları öğrenildi.


    Öte yandan hemşehrilerimizin hayatlarını kayıp ettiği İstanbul’un da aralarında bulunduğu bir çok kentte sokağa çıka yasağının uygulanmamasına karşın Ardahan’da da insanların hafta sonunu evlerinde geçirmeyi tercih ettikleri dikkatlerden kaçmadı.



    Halka açık gıda satışı yapan işyerlerinin akşam 21.00’da kapatıldığı görünen Ardahan Valisi Mustafa Masatlı maskeli şekilde yaya gezdiği ekibiyle kent merkezinde uygulanan tedbirleri incelediği görülürken Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in da belediye çalışanları ile birlikte kent merkezinde bulunan ağaçların budanması dahil temizliği ile uğraştıkları görüldü.


    Ardahan Belediyesinin yanı sıra HDP Ardahan İl Örgütünün de vatandaşlara maske dağıttığı görünen Ardahan kent merkezinde Ambulans hareketliliği de dikkatlerden kaçmazken, Ardahan’a bağlı Posof ilçesine bağlı Kol köyünde ve Damal’da iki mahallede ki karantinada devam ediyorç



    Solcu Nazım’ı Solcular Yemiş!


    Biz komünist, devrimci ve solcuların yıllarca anlatmaya çalışıp ama anlatamadığı sistemin beslediği din tüccarlarından olan ve geçmiş dönemlerde olduğu gibi bu dönemin iktidarı tarafından 15 Temmuz’da darbe kalkışmasına kadar ‘Ne istediler de vermedik?!.’ denilen ve bir türlü yakalanamayan ama Corona kıyameti gibi oluşturulan suni gündemler ile sanki bilerek unutturulan Feto’nun şu günlerde tüm dünyada adından bahsettiren ve her gün binlerce insanın öldüğü söylenen okyanus ötesinde virüse yakalanıp, yakalanmadığını merak ediyorum.

    Ama bu merakı bir kenara bırakıp yine bugünkü zihniyet gibi bir dönem iktidar olan Demokrat Parti tarafından, ‘Komünistler yetiştiriliyor’ denilerek kapatılan Köy Enstitülerinin tarihe gömülmesine vesile olanların sadece Demokrat Parti değil, İmam Hatiplerin açılmasına, Nazım’ın hapis cezaları almasına vesile olan o dönemin ve bugünkü sözüm ona solcuların haline bakmak istiyorum..

    Evet, Hasan Ali Yücel’in 1946’da Milli Eğitim Bakanlığından ayrılmasına değin devam eden ve Hasan Ali Yücel’den sonra Milli Eğitim Bakanı Olan Reşat Şemsettin Sirer zamanında Köy Öğretmen Okullarına dönüştürülen bu okullar Demokrat Parti döneminde 27 Ocak 1954’te kapatılmıştır.

    Ve bugünkü büyük solcu, pos bıyıklı devrimcilerin ve ulusalcı takımın beslendiği zihniyetin ilah ilan edip ama ceza almasına, sürgün olmasına ve mavi gözlerini gurbette kapatmasına neden olduğunu sakladığı Nazım Hikmet’de bugün ardından methiyeler dizilen Köy Enstitüleri gibi günümüzde herkes tarafından sevilen, şiirleri okunan, hayatı ve eserleriyle sık sık karşımıza çıkan gurur duyduğumuz bir şair olarak bizlere servis edilmekte.

    Evet, zamanın Göle Belediye Başkanı Sabri Muratoğlu’nun beni her gördüğünde niye Nobel Ödülü aldı diye başına gelmeyenin bırakılmadığı Orhan Pamuk’un sözü olan ‘”Şairi önce asacaksın sonra darağacının altında ağlayacaksın.” sözünü söylediği gibi bugünkü devrimci, ulusalcı, solcu hatta komünistler de laf olsun torba dolsun dercesine ve en önemlisi İmam Hatiplerin açılmasına vesile olduklarını unutup, Köy Enstitülerine, Nazım’a, Orhan Pamuk’a ve diğer nice gerçek sol yuvalarına, solcu  Deniz Gezmişlere, Mahir Çayanlara ve onca arkadaşına oturdukları masa başında yaptıkları paylaşımlarla ağlar, dururlar..

    Milletvekili dokunulmazlığını kaldırıp, Demirtaş’ın ve nice seçilmiş Kürt siyasilere nefes aldırmayan anlayışa aynı zihniyetin hizmet ettiğini de düşündükçe ‘bugün  aranan Cilavuz Köy Enstitüsü gibi nice değerlere sahip çıkılamamasından değil mi?’ dün ve bugün yaşananları yaşamamız için demek geliyor içimden..

    Evet, bugün çok kızdıkları başkan Erdoğan’ın siyasi hayatına baktığınızda Köy Enstitüleri gibi şu günlerde anılan Rahmetli Özal’ın en üst seviyede dillendirdiği ama Erdoğan’ın Başkan olmasında büyük  katkısı olan ve siyasi tarihine ön açan hareketle zamanın Başbakanı rahmetli Adanan Menderes’in yakasına yapıştıktan sonra önü açılan devrimci Deniz Baykal’larıda hatırlarsınız.

    İşte o büyük devrimciliğini sergileyen Baykal’da rahatsızlığı nedeniyle birikmiş maaşlarını almak için meclise kadar gelmeyi de ihmal etmiyor..

    Kısacası; Amerika’da yetişmiş, pardon okumuş ve yine bugün Amerika’nın korumasında olan Feto tarafından hazırlatılan kaset ile siyaset dışı bırakılan ulusalcı Korkmaz Karaca’yı Erdoağan’a emanet eden Baykal’ları  ve daha nice büyük devrimciler bu yaşananlardan sizin hiç mi suçunuz ve günahınız yok acaba?..

    Yoktur canım, hatta benim, ‘Nazım’ı Solcular Yemiş’ başlığı koyduğum bu yazı ile sağcı, hain olduğumu bile ilan edersiniz ey siz büyüükkk solcular, ulusalcılar, vatan sever ve sitemin çekirdeği sizi, sizi..


    Vali Makamda Misafir Kabul Edip, Damal'da İftar Açtı..Vali Makamda Misafir Kabul Edip,


    Damal’da İftar Açtı..


    arşiv haber/yorum 25/05/2019 tarihli haber/yorum


    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, Damal’da incelemelerde bulunduktan sonra Damal Kaymakamlığının düzenlediği “halkla iftar” programına katılarak, Damallılarla birlikte iftar açtı. Damal Anadolu Lisesinde düzenlenen iftar programına, İlçe Kaymakamı Yasin Yunak, İl Jandarma Komutanı Selçuk Erdem, İl Emniyet Müdürü Ayhan Taş, İlçe Belediye Başkanı Ergin Önal, Damallı Kanaat Önderleri ve çok sayıda ilçe halkı katıldılar.


    Damal halkıyla birlikte iftar açan Ardahan Valisi Mustafa Masatlı Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ayı olduğuna vurgu yaparak şunları söyledi:


    “Yaklaşık bin yıldır üzerinde yaşadığımız bu toprakları bizlere vatan yapmak için canlarını feda eden, daha öteye gidecek olursak Bedir’den Kerbela’ya, Kerbela’dan Çanakkale’ye ve daha düne kadar bu topraklar için canını veren şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum. Ramazan ayı, birlik ayıdır. İnsanların birbirini affettiği, aynı duyguları paylaştığı, yardımseverlik anlayışının doruklara ulaştığı bir aydır. Şükür ki bizim dinimiz, insanları bir arada tutan, insanlarımıza aynı duyguları, aynı hisleri yaşatan bir dindir. Biz de bugün Damal ilçemize geldik. Damallı Canlarla birlikte burada Ramazan ayının bir gününü paylaşmak istedik. Aynı dinin mensuplarıyız. Farklılığımız her zaman bizim zenginliğimiz olmuştur. Bizler, bugüne dek olduğu gibi, bundan sonrada tüm bu farklılıklarımızla, ülkemizin daha fazla gelişmesine, daha çok kalkınmasına ve mutlu ve huzurlu yarınlara ulaşmasına gayret edeceğiz ve bu topraklarda birlikte yaşayan insanlar olarak her zaman birliğimize, dirliğimize ve dayanışmamıza önem vereceğiz. Ben, Programda emeği geçen ve katılan herkese teşekkür ediyor, Ramazan ayınızı ve yaklaşan Ramazan bayramınızı tebrik ediyorum” dedi. Vali Masatlı, programa katılan vatandaşlarla bir süre sohbette bulundu ve tek tek tokalaşarak yolcu etti. İftar programına katılmak için Damal’a giden Valimiz, ilçe esnafını da ziyaret ederek, esnafa hayırlı işler diledi.


    Vali Mustafa Masatlı İlçe Kaymakamlığını da ziyaret etti.



    **Eşitle Birlikte Sergi Açtı..


    Damal ilçesine düzenlenen iftara katılmadan önce eşi Esra Masatlı ile birlikte Ardahan kent merkezinde bulunan bir okula düzenlenen Yıl Sonu Sergisinin açılışına katıldı.


    Vali Mustafa Masatlı, eşi Esra Masatlı ile birlikte İl Milli Eğitim Müdür Vekilinin de bulunduğu Ardahan Şehit Türkmen Tekin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin hazırladığı yılsonu sergisinin kurdelesini keserek, açılış programına katılıp, el emeği, göz nuru ile yapılmış eserlerin bulunduğu standları dolaşarak, ürünleri inceleyerek kursiyerlere başarılar dilediler.



    **Otobüscülerle Birlikte Yol Güvenliğini Konuştu..


    Toplu ulaşımın merkezinde yer alan şehir ve ilçeler arası yolcu taşımacılığı yapan otobüslerin yol ve trafik güvenliliğinin sağlanması amacıyla Ardahan Valisi Mustafa Masatlı başkanlığında toplantı yapıldı.


    İçişleri Bakanlığının talimatları ile çeşitli gündem maddelerinin değerlendirildiği toplantıda Vali Masatlı, ilgili tüm otobüs firmalarının ve yolcu otobüsü sahiplerinin yol ve sürüş güvenliğinin sağlanması için gerekli tedbirleri almaları, özellikle yolculuklarda istisnasız olarak yol şartlarına ve trafik kuralarına uygun araç kullanmaları, yolcuların emniyet kemeri takmalarının temin edilmesi, araçların lastiklerinin mevzuatta belirten şartlara ve iklim koşullarına uygun olması, hız ihlali yapılmaması, mevzuatta öngördüğü sayıda şoförün yolculuk esnasında araçlarda bulundurulması, şoförlerin yorgun ve uykusuz araç kullanmalarının engellenmesi, araçların motorlarında yangına ve arızalanmasına sebep olan 10 numara olarak bilinen yakıtları araçlarında kullanmamaları, ayrıca yolculara karşı olabildiğince nezaketli ve anlayışlı olunmasını ve araçların temizliğine de dikkat edilmesi hususunda bilgilendirmelerde bulundu.


    Vali Yardımcısı Salih Kalkan, İl Emniyet Müdürü Ayhan Taş, İl Jandarma Komutanı Selçuk Özdem, Emniyet ve Jandarma Trafik Denetleme Şube Müdürleri ile Otobüs Firmaları yetkililerinin katıldığı toplantıda, trafik denetleme şube müdürlüğü tarafından toplantı gündemiyle alakalı bir de sunum yapıldı.



    **Ağrı Valisi Ardahan’daydı


    Ağrı Valisi Süleyman Elban, Ardahan Valsi Mustafa Masatlı’yı valilikte ziyaret etti.


    Ziyarette Ardahan Valisi  Mustafa Masatlı ile Ağrı Valisi Süleyman Elban bir süre görüşme gerçekleştirdiler.



    **Ziyaretçileri de Karşılamayı Aksatmıyor..


    Ardahan Valiliğine atandıktan bu yana kendisi ile görüşmek isteynlere kapısını açık tutan Ardahan Valsi Mustafa Masatlı iş yoğunluğunun yanında kendisiyle görüşmek isteyenleri de geri çevirmiyor.



    Son olarak Ardahan Esnaflarından Hür Özgür Yılmaz ve oğlu Cem Yılmaz’ı kabul eden Valimiz Mustafa Masatlı daha sonra 31 Mahalli İdareler Seçimleri ardından parti içinde alınan kararların kendisine sorulmadığını ileri sürüp, istifa eden Fırat Avşar’ın yerine atanan ve bir süre önce AK Parti İlöe Başkanlığına getirilen Özgür Açıkyıldız ile AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın’ı makamında kabul etti.



    **Sendika Genel Başkan Yardımcısı da Ardahan’daydı..


    Ardahan’da ki vatandaşları makamında kabul etmeye devam eden Ardahan Valisi Mustafa Masatlı Ardahan’a gelen Bem-Bir-Sen Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Recai Karslı ile Bem-Bir-Sen Ardahan İl Başkanı ve Sendika yönetimini kabul ederek, görüş, alış-verişinde bulundu.



    **Tehdit ve Şantajla Kimse Kar Etmez!


     


    31 Mart seçimleri ve öncesi yapılan her muhalif açıklamayı ‘Not ettik’ diyerek karşı görüşlerin, düşüncelerin açıklamasına bile izin vermeyen bir anlayışın her geçen gün kendisini daha ağır bir şekilde his ettirmesine rağmen not edilenler dahil milyonlarca insanın da bu tür tehdit ve şantajlara karşı direnip tırsmadığını da görmek güzel.


    Bunun en açık örneği 31 Mart seçim sonuçları ve ‘Türkiye İttifakı’ denilerek yapılan 19 Mayıs etkinlikleridir..


    Evet, gerek ülkemiz de gerekse dünya da hüküm sahiplerinin ellerinde tuttukları devlet, ekonomik ve teknolojik gücü kendilerine karşı olanlara karşı tehdit ve şantaj olarak kullanmaya devam ettiği bu süreçte, ‘Arap Baharı’ adı altında Arap ve Ortadoğu’ya erk olma ve kara kan olan petrol için kana bulayanlar şimdi de sıranın İran’a geldiğine işaret verip, bu ülkeye karşı yaptıkları tehdit ve şantajlar doruk noktasına ulaşmış halde..


    Bu yetmez kendilerini geçme başarısı gösteren Komünist Çin’in Huawei Technologiesi firmasına karşı aba altında sopa gösterip, ülkemizi olduğu gibi dünya üzerinde ki diğer ülkeleri de ekonomik baskı altına almak adına tehdit ve şantaj yoluyla baskı altına almak istedikleri gibi fertlerde gerek ellerinde bulundurdukları geçici yada devlet makamları gücü ile veya ellerinde ki imkanlar ile başkalarını baskı altında tutma yöntemini sıkça kullanırlar.


    Bu durum zaman için de karşı direnci arttırır ve çeşitli imkanlar ile bir insanı, yada bir toplumu ve ülkeyi baskı altına almak isteyenler karşısında bir araya getirmeyi teşvik eder ve Başkanlık veya 31 Mart seçimlerinde olduğu gibi karşı da güçlü bir blokun başarısını getirir..


    Tabi bunlar olurken gerek tehdit ve şantajla insanları, ülkeleri baskı altına aşmak isteyenlerin gerekse bu baskı ve şantajlara karşı direnenlerin enerjileri de azalır.. Yani, ‘kar ettim, oh olsun’ diye sevinen taraf olmaz.


    Yasalarda da suç olan bu tür davranışlar içine girenlerin er geç yanlış yaptıklarını anladıklarında ise iş işten geçmiş olur ve iki tarafında bir hayli yorulduğu ve birlikte daha güzel işler yapmak varken yapılması gereken normal işlerinde olmadığını fark ederler..


    İşte bu nedenle devlet dahil iki gündür ele alıp, anlatmaya çalıştığım yazılarımda ki gibi herkesin hizmet anlayışının  olduğu şu dünyada bir anlık kızgınlık ve korku ile hemen tehdit ve şantaj yoluna gitmektense oturup, uzlaşma ve birlikte bir yol bulma yolunun daha sağlıklı bir yol olduğu unutulmamalıdır.


    Son bir tavsiye de yerele..


    Rahmetli babamın hayatı boyunca ayakta kalmasının yolu da, ‘Yaşadığın bir yanlışlığa yada yasal olmayan davranışa karşı hemen paniklemeyecek, yaşadığın haksızlığa karşı sabırlı ve sağlıklı düşünerek önce bürokratik yolları, sonra yasal kanalları olmazsa varsa tüm gücünle direneceksin’ diyerek sık sık biz çocuklarını uyarması da sanırım ondandı..



    *Ama Hoçvan Diye Bir Yer Var!


    32 yıla adım atan evlilik yıl dönümü unutturup, hanım tarafında beni fırçalatan gündemin yoğunluğuna yeni bir konu daha oturdu.


    Ve bu yeni gündem yeniden hala tartışılan seçimleri bir kez daha hemde bir başka yönüyle tartışır hale getirdi..


    Yani 31 Mart Mahalli İdareler seçimlerini tartışmalı hale getiren KHK’lı manası veya başka nedenlerle başta İmamoğlu’nun olmak üzere onca siyasinin, seçilmişin seçilmelerine karşın mazbatası geri alınan Ardahanlı olan Candan Badem’in de seçildiği Tunceli Belediye Meclisi, belediye girişindeki Tunceli isminin yazılı olduğu tabelanın ‘Dersim’ diye değiştirilmesi kararı almış.


    Gerçi bu konu daha çok bugün yani bir zarfta kullanılan 4 oyun 3’ünü kabul edip, birinin kabul görmemesi ardından YSK tarafından 23 Haziran’da yapılmasına yeniden karar kılınan İstanbul Büyük Belediye Başkanlığı seçimi öncesi yeniden ısıtıldığı ileri sürülen ama hala buzdolabının buzluğunda olan Barış Sürecinin de sıkça gündeme gelmişti..


    Ve tekmelenmesi ardından Akil adamlarının da aralarında olduğu, AK Partili bir çok önde gelen siyasetçinin, hatta bakanın geri itilmesine vesile olan, hala hapiste olan Demirtaş’ı ve onca seçilmiş vekil ve belediye başkanının yanı sıra siyasetçiyi tutuklama furyası başlatan o süreci yeniden hatırlatan gelişme yeniden karşımızda..


    Ama adına Barış Süreci denen ve AK Partili bakanların, milletvekillerinin yanı sıra HDP’li siyasilerin etrafında bir araya geldiği o süreç gibi Tunceli’de gündeme gelen onca konu gibi bu konu da devrilen masanın altında kalmıştı.


    Evet Türkiye Komünist Partili başkanın başkanı olduğu Tunceli Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, Belediye Meclisinin olağan ve olağanüstü gerçekleştirdiği toplantılarda, belediye hizmet binasında bulunan tabelada yazılan Tunceli ibaresinin değiştirilerek Dersim yazılmasına karar verildiği belirtilerek, şunlar kaydedilmişti:


    “Kentimizin kültürü, tarihi ve inanç biçimini yaşatmak adına belediyemiz hizmet binasında bulunan tabelada yazılı ‘Tunceli’ ibaresinin değiştirilerek yerine ‘Dersim’ ibaresinin yazılması oy çokluğuyla kabul edildi. Ayrıca ilimizde yaşayanların Türkçenin yanı sıra Zazaca ve Kürtçe konuştuğu göz önünde bulundurularak belediye hizmetlerinin ilde yaşayanların ihtiyaçları doğrultusunda Zazaca ve Kürtçe dillerinde de yürütülmesi oy çokluğuyla kabul edildi.”


    Ve tam unutuldu denen ama 40 yıla yaklaşan ve başta ekonomi olmak üzere bir çok konuda ülkenin önünde ki en büyük sorunların başında durmaya devam eden ve hala kanayan sorun eski adı Dersim olan Tunceli’de alınan bu karar ile yeniden hemde gündemi sallayarak geri dönmüş oldu.


    Başta Bahçeli olmak üzere T.C. levhalarını astıranların kızılca kıyamet kopardıklarını görüğümüz şu günlerde benim de aklıma bir anda eski adları unutulmasın diye her haber ve yorumumda mutlaka parantez için de hatırlattığım Ardahan’ın köylerini içinde barındıran bölgeyi bize anlatan Hoçvan geldi.


    21 Köyü içinde barındıran ve Ardahan ile Kars arasında bulunan ve hepsinde Kürt insanlarımızın yaşadığı Belde olmak isteyen ancak hala merkez köyler olarak adlandıran bu bölgenin çocuklarının kurduğu ve adı ‘Hoçvanspor’ olan bir de futbol takımını hatırladım.


    Evet, adı Yukarı Kürt mü, Kurt mu diye tartışılan ama şu anki resmi adı iki Kurdoğlu olan köylerinin de aralarında olduğu 21 köyün adı da rastgele verilen soy isimler gibi değiştirilmiş ama hala eski adları ile anılmalarına karşın levhalarını değiştirme cesareti ortaya konulmadığı da bir gerçek.


    Bazı köylerin 2 bazılarının ise 3 isminin olduğu Hoçvan bölgesinde yeni ve eski adlı köyler şunlar;


    ‘1 KÖPRÜCÜK+XESKAR, 2 BAYRAMOĞLU+KORA, 3 DAĞCI+TİKOŞ, 4 HACIALİ+HECİALİ , 5 ÇOBANLI+KÊLİK, 6 ÇALABAŞ+ÇELEBAŞİ, 7 OTBİÇEN+QIMILİ, 8 NEBİOĞLU+NEBİOĞLİ, 9 ÖMERAĞA+OMERAGA, 10 TUNCOLUK+PANİG, 11 BİNBAŞAR+MURKAN, 12 TAZEKÖY+BEBEREG+DÖŞELİ, 13 LEHEMLİ+LÊHÊNİYA, 14 AŞAĞIKURDOĞLU+QURDOĞLİYAJERİN, 15 YUKARIKURDOĞLU+QURDOĞLİYAJORİN, 16 TAŞLIDERE+PANGİS, 17 BEŞİKTAŞ+MICUC, 18 ÇAĞLAYIK+ERDEMEL, 19 SAMANBEYLİ+SIXIRPET, 20 GÖLGELİ+KORGELİ, 21 HASKÖY+XAS’ dır.


    Ve 2019-2020 Futbol sezonunda Ardahan’ı Bölgesel Amatör Futbol Liginde temsil etme hakkını kazanan ve Ardahan’ın genelini olduğu gibi bu köylerin tümünü temsil eden Hoçvanspor diye de resmi bir spor kulübü var.


    Peki, Tunceli’nin eski adıyla anılması için vaatler veren ve bu vaatlerle oy isteyenlerce ve de halkın seçtiklerince alınan en doğal hakkın bile bu kadar tepki aldığı bir sıra da Hoçvan ve Hoçvanspor’u nereye koyacağız?


    Var olmasına rağmen Bahçeli’nin dediği gibi ‘yok hükmündedir’ mi diyeceğiz, yoksa resmi kayıtlarda kabul gören Hoçvanspor’a gerekli desteği sunup, bu takımın ortaya koyacağı başarı ile bölgeye beldelik unvanını verip, Dersim gibi belediye hizmetinde mi faydalandıracağız?!


    Bilmem ama bana soracak olursanız Kürt olduğu gerek genlerinde gerekte yaşam biçimi ile gerçek olan bir insanın soy ismi kanunu ile adının ardına Öztürk dendiği gibi bölgede yaşamış, yaşamlarını hala idame eden Türk, Kürt, Ahıska, Malakan, Gürcü, Ermeni ve Rus adıyla kurulan köylere Türkçe isimler vermekle geçmişi saklayamayacağımız gibi onca kale, kule, kilisenin yıkıp, çeper taşı yapılmasına izin verildiği gibi kültürü de yok edip, tarihe olduğu gibi insanlara saygısızlıktan öteye geçemeyiz.

  • Göle Başkanı: Yüreği Varsa Çarşıya Çıksın!..

    ‘Yüreği varsa dışarı çıksın’ diyerek ülkede ki barış sürecinin bozulmasına neden olduğu öne sürülen eski başkanın başarısız bir dönemden sonra kısa sürede unutulmanın stresi ile iftirala ulaşan iddialarda bulunduğunu belirten Göle Belediye Başkanı Gültekin, kasasında 5 lira ile teslim aldığımız belediye bugün tüm Göle’nin sorunlarına el atacak hale getirilmesinin bu gibi şahısları rahatsız etrtği gibi bu kentin nasıl idare edildiğini de ortaya koyduğunu belirttiği açıklamasına, ‘ben işime bakıyorum, sabah benden geç gelene ‘işin yok kardeşim’ gelme diyerek tüm belediye çalışanlarımla bu kentin var olan sorunlarını çözmek yeni projeleri hayata geçirmek için çabalarken evde çıkmayacak yüzleri olmayanlarla uğraşacak vakitlerinin olmadığını belirtti.



    Görüntü Görmek….


    Görünmeyen bir düşmanla adeta hayali bir savaşın içine girmiş olan  dünyanın hemen hemen hepsinin görünmesi gerekenleri görmek istemediği şu günlerde benim gördüklerim bana hem sevinç, hemde üzüntü verirken, her gün biraz daha sakinleşen, sessizleşen o bir zamanlar yani şurada iki ay öncesine kadar cıvıl, cıvıl olan cadde ve sokaklarda tek başıma yürürken atan kalbimin sesini duyduğumda hala yaşadığımı  anladığım için mutluluk duyuyorum ..


    Ölümü yeni tespit etmişcesine ve her an öleceğini düşünüp, adeta birer hayalet gibi gezen bir kaç maskelinin yanından geçerken onların da değil beni kendilerinin ve görmesi gereken güzellikleri ve yarın kendilerine geldiklerinde görecekleri acıları da görmediklerine üzülürken ben, benim gördüklerimle mutlu olmaya çalışıyor, aldığım acı haberlerle güzellikler gören gözlerimden akan göz yaşları ile üzüldüğümü ve insan olduğumu da hissediyor, mutlu olmaya yani inadına yaşamaya devam ediyorum..


    Ve bana can veren gördüklerimin yine bana kurdurdukları hayallerin umuda dönüşünün


    hazzıyla gülümsüyor, mutlu oluyorum aldığım güzel haberlerin yanında gelen kara haberlere hüzünlenip, yasa boğulurken..


    Hep güzel bir yüz ile benim gibi yaşam mücadelesini vereni gördüğümden bu yana mavi gözlü olmasam da Nazımlaştığımın farkına varıp, gülümserken ‘yol ver’ diyerek karlı dağlara bakıp, eriyen karların yanı hayali, görünmeyen düşman yüzünde olduğu ileri sürülen ve bu nedenle alındığı söylenen kararlar bana yol vermezse de gülen güzel yüzlü gibi güzel doğada olan görüntünün içindeki onca Kardeleni görüp, onlara sarılıyorum, koparmadan, incitmeden. 


    Ve bir yandan hayat denen atmosferde nefes alıp, yanan gönlümü soğutmaya çalışırken diğer yandan uzaklarda, gidemediğim topraklardaki görüntüyü hayalde olsa gördüğüm Miran’ın kulaklarıma gelen sesi ile bu dünyaya merhaba dediğini duyuyor, seviniyorum ama adına türküler yazılmış, Madımağında insanların yakıldığı yolumun üzerinde her geçtiğimde uğrayıp, ellerini öptüğüm tarihin hayata göz yumduğunu öğrenip, kala kalıyordum zaten gidemediğim ama her an çıkmak istediğim yollarda..


    KAR GÖLE'DE OKULLARI TATİL ETTİRDİ!


    KAR GÖLE’DE OKULLARI TATİL ETTİRDİ!


    arşiv haber 07/02/2016 tarihli haber


    Yoğun kar yağışının devem ettiği Ardahan’ın Göle ilçesinde okulların bir gün tatil edildiği bildirildi. Alınan bilgilere göre dün sabahtan itibaren yağan ve yoğun bir şekilde devam eden kar yağışının halen devam ettiği Ardahan’da bir çok köy yolunun kardan kapandığı ve yarın ikinci yarı yıla başlaması beklenen Göle’de ki okulların bir günlüğüne tatil edildiği, Ardahan merkez ve diğer ilçelerde ise 2015-2016 yarı yılının yarın başlayacağı bildirildi.



     


    **KAR KAZALARA NEDEN OLDU..



    Göle’de okulların tatil edilmesine neden olan kar yağışının bir çok trafik kazasına da neden olduğu görüldü.


    Başta Ardahan Devlet Hastanesine hasta taşıyan Abulanslar olman üzere bir çok aracın kar dolaysıyla trafik kazası geçirirken, kent merkezleri başta olmak üzere bir çok yolun buzlanma dolaysıyla sürücülere zor anlr yaşattığı görüldü.


    KAR YAĞIŞI KAYAK SEVERLERİ SEVİNDİRDİ..



    Hayatı olumsumsuz yönde etkileyen kar yağışının deam ettiği Ardahan’da olumlu şeylerde oludu.


    Uzun süedi yeterince ka olmadığı erekçesiyle sezonu açamayan Ardahan Yalanızçam Uğurludağ Kayak Tesisleri son ka yağışı ile kayak seerleri sevindidi.


    Hafta sonunu kayarak geçiren kayak severlerin yoğun kar yağışının yaşandığı Ardahan’da Yalanızçam Uğuludağ Kayak Evini dolduduklaı dikkatlerden kaçmadı.


  • Posof'tan Sonra Atatürk'ün Köyü de Karantinaya Alındı!

    Daha önce Ardahan’ın Gürcistan’a komşu olan ilçesi Posof’a bağlı Kol köyünü Virüs dolaysıyla karantinaya alan Ardahan valiliği bu kez de her yılın 15 Haziran ve 15 Temmuz Günleri arasında Atatürk’ün siluetinin dağlarına yansıdığı Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Yukarı Gündeş (M. Kemal Mahallesi) Köyü karantinaya alındı.


    Olayı doğrulayan köy muhtarının daha geniş bilgi vermek istemediğini belirtirken Damal’ın eski köyü yeni mahallesinde karantinaya neden olan konu tam olarak öğrenilemedi.


    Öte yandan Posof’ta virüs vakası dolaysıyla karantinaya alınan Posof Kol köyünde ki vaka sayısının da 26’ya çıktığı alınan diğer haberler arasında oldu.


    Öye yandan Ardahan’ın hanak İlçesinde eşi hemşire olduğu öğrenilen bir pplis  memurununda Covit-19 şühpesiyle tedavi altına alındığı öğrenildi.



    Dağına Atatürk silüeti Çıkan Köy!..


    Ardahan’da Damal ilçesinin eski adıyla Yukarı Gündeş köyü olan ama sonradan Damal merkeze bağlanarak adı Ata Mahallesi olarak değiştirlen bölgede bulunan Karadağlar’ın eteğine yansıyan Atatürk silüeti, her yıl yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi görüyor.



    Soylu Gitseydi, Soylu mu Gelecekti ki?!..  


    Yaşadığım bir sorun karşısında kendimi frenlemeyi yani sakinleşip sonra o sorunla mücadele etmeyi ilke etmiş ve o bu ilkemi yerine getirme adına dün gittiğim evimde aldığım duşun ardından erkenden uyudum. 

    Evet zaman zaman ele aldığım yazılarımda da belirttiğim gibi sizinde yaşadığınız, ya da yaşayacağınız bir veya bir çok sorun karşısında vereceğiniz tepkiyi ortaya koymadan önce bu yolu yani benim izlediğim yolu izleyip sonra ne yapacaksanız yapın derim.. 

    Çünkü o sorunun gerdiği sizin de o gerginlikle hemen karşı atağa geçmeniz halinde ‘Öfkeyle kalkan, zararla oturur’ Ata sözünü size hatırlatır ve o zaman da iş işten geçmiş olur diye düşünenlerdenim.. 

    Evet dün duşumu alıp, sessize aldığım telefonlarımı kenara bırakıp, erkenden uyuduğum yatağımda geç saatlerde uyandırıldığımda evimin içinin de sanal ortamdan beter bir hayli hareketli olduğunu ve en önemlisi bir çok insan gibi Çin İşkencesine tabi tutulan yaşlı anamın bile yatağından çıkıp, pijamasıyla geldiği salonda elinde kumanda tv’de heyecan ile anlatılanları dinlediğini görüyordum.. ‘Ana, ‘ne oluyor, niye uyumamışsın?’ dememe kalmadan eşim, kızım ve  kız torunum Ezel’in de daha uymadıklarını ve yaşananların heyecanı ile uyku sersemliği içinde olan bana olanları anlatmaya çalışıyorlardı.. 

     Hemşehrim olan ve bir zamanlar BBP Genel Başkanı iken Başkan Erdoğan’a danışman olmak için partisini bırakan Yalçın Topçu gibi 2008-2009yılları arasında genel başkanlığını yaptığı Demokrat partisini bırakan ve bir zamanlar demediğini bırakmadığı AK Parti’ye katılan Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığından istifa ettiğini öğreniyordum, iyiden iyiye kendime gelirken..  

    Bakanın son yaşanan sokağa çıkma yasağı ardından yaşananların hata olduğunu ve o çok özlediğimiz ama hiçte görmediğimiz bir tavır ile ‘bu hataya neden olanın kendisinin olduğunu’ belirtir gibi yapıp bunu da ortaya koyduğu erdemlikle istifa ettiğini, sokağa çıkma yasağını ilan ettiği gibi aynı saatlerde yaptığı açıklamasıyla anlatmaya çalıştığını okurken başta AKP’li troller olmak üzere bir çok kişinin sanalda, ‘Soylu gidemez, Soylu’nun istifası kabul edilmemeli kampanyasını başlattıklarını  gördüm.. Ve iki aya yaklaşan Corona gündeminin bir anda değişip, Soylu’nun istifasının öne geçtiği  görülüyordu.. 

    Ve bende bu yaşananlara karşı bir mesaj yazıp, ev halkını da yataklarına davet ederek, yeniden sıcak yatağıma geçip, haberini yazmaya bile gerek görmediğim bu olaya heyecanlananlar arasında olduğunu gördüğüm Hayal adında bir arkadaşın sanal da yaptığı bir paylaşımının altına ‘Her evde hangi karı/koca kavga ediyor hepsini biliyoruz’ diyen Soylu’nun çıkarılmaya çalışılan yeni af tasarısı paketine sıkıştırılmak istenen ve aynı Soylu’nun, Whatsapp yazışmalarımızı da takibe almak için hazırlandığı iddia edilen tasarı imkanı ile ‘kimin, kimle seviştiğini okumadan gitti’ şeklin de sadece bir mesaj atmayı tercih etmekle yetinip, ardından cep telefonumda oynadığım oyunuma geçip, beni bekleyen arkadaşlara cevap vermeye başladım. 

    Ama daha oyunuma başlamamıştım ki Soylu’nun istifasının Başkan Erdoğan tarafından kabul edilmemiş olduğunu öğrenip, ailemin de içinde olduğu onca insanın uykusunu kaçıran bu gelişmeye gülümseyerek ‘Soylu gitseydi Soylu mu gelecekti?’ başlığıyla bugün yazacağım yazıma başlık bulup oyunu da oynamayarak   yastığıma başımı koyup uyudum.. 

    Çünkü bu ülkede Başkan’dan başkasının karar vermesinin çok önemli bir olay olmadığını ve onun vereceği karar dışında kimsenin kılını kıpırdatma gibi bir şansının olmadığını bilenlerdendim.. 

    Yani ‘İstifa ettim’ diyerek başkanı aşma teşebbüsüne Başkan Erdoğan’ın ‘Ben göreve getirmişsem, ben alırım’ diyerek kimseye istifa şansı bile vermeyen bir kişilikte Başkan olduğunu ve bugün olmazsa yarın, düşündüğü ve ilan etmeye fırsat aradığı erken seçim kararı almadan önce kendisinin bunu yapacağını iyi biliyorum.. 

    Evet, kısacası bugünkü yazımıza başlık olan satırları bir kez daha tekrarlayarak yazımızı bitirelim mi.. 

    Evet sayın seyirciler;

    ‘Soylu istifa etseydi, yerine Soylu mu gelecekti?!. 

    He!! Vallahi ele oldu..


    ARDAHAN KARANTİNAYA ALINDI!


    15/127’015 tarhli haber


    Yazmış, uyarı alın demiştik..


    Başta Diyarbakır’da olmak üzere Güney’de bir çok il ve ilçede devam eden çatışmalar dolaysıyla insanlar, ‘dışarı çıkma’ yasağı dolaysıyla dışarı çıkamazken, Ardahan’da hayvanlar Şap hastalığı dolaysıyla uygulanan Karantina nedeniyle dışarı çıkamıyor.


    Günler öncesi yazıp, gündeme taşıdığımız Şap Hastalığının alınmayan önlemler dolaysıyla Ardahan İl ve İlçelerini sarınca Ardahan’ın geneli süresiz karantinaya alındı. www.kuzeyanadolugazetesi.com 

  • Ardahanlı Polis Kaza Kurşunuyla Öldü!

    Alınan bilgilere göre Ardahanlı olan ama Ankara’da oturan bir ailenin çocuğu olan Beytullah Işık görev yaptığı Şırnak’ta birlikte olduğu polis arkadaşının beylik silahını temizlediği sırada kaza ile silahın patlaması ardından ağır yaralandı.


     


    Posoflu mu, Göleli mi?


     


    Arkadaşının silah ile kaza sonucu öldüğü öğrenilen ve bugün ailesinin yaşadığı Ankara’da  Eskişehir yolu Ahmet Hamdi Akseki (diyanetin yani) camide yapılacak tören ve cenaze namazından sonra Karşıyaka mezarlığında defin edileceği öğrenilen Ardahanlı polise Göleliler Göle Yeleçli köylü olduğunu, Posoflular ise Posof Kol köylü olduğunu belirterek sanal ortamda yaşanan olayı paylaşıp, başsağlığı dilemeleri dikkat çekerken kaza kurşunu ile ölen polisin Ankara’ya göç etmiş bir Ardahanlı ailenin çocuğu olduğu kesinlik kazandı.


     


    konu ile ilgili Gölelilerce yapılan paylaşım..


    Ardahan ili Göle ilçemizin Yelecli köyünden ve Şırnak’ta görev yapan ve Ankarada ikamet eden museyip IŞIK ‘ın oğlu Beytullah IŞIK kardeşimiz görev yapmakta olduğu Şırnak da 11.04.2020 cumartesi günü şehit olmuştur cenazesi 13.04.2020 pazartesi günü saat 11.00 de Ankara Eskişehir yolu Ahmet Hamdi Akseki (diyanetin yani) camide yapılacak tören ve cenaze namazından sonra karsiyaka mezarlığında defin edilecektir. Şehidimize Allah tan rahmet kederli ailesine ve akrabalarına baş sağlığı diliyorum. Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Ergüder Şimdi


    konu ile ilgili Posoflularca yapılan paylaşım..


     



     


     


    Burhan Özkoşar  Cennet~Posof


    19 saat


    POSOFLU POLİS MEMURU BEYTULLAH MELİH IŞIK

    CİZRE’DE ŞEHİT OLDU


    Posof’un Kol köyünden olup Ankara’da ikamet eden Müseyip Işık’ın, Şırnak-Cizre’de polis memuru olarak görev yapan oğlu Beytullah Melih Işık, birlikte görev yaptığı arkadaşının silahını temizlemesi esnasında silahın ateş alması üzerine şehit oldu.


    Ailesine, henşehrilerimize ve Türk Milletine başsağlığı diliyoruz.



    Bolsonaro küçümsemiyor, paniklenmiyor..


     


    Dün ele aldığım ve beni Brezilya’nın da üzerinde olduğu bir zamanlar bölgenin en zengin insanları olan Aztekler Orkideyi kendilerine simge edinmişlerdi. Ve onların üzerinde yaşadıkları kıtanın tarihi ile ilgilendiğim şu günlerde bir haber alıyor ve kendi, kendime gülümsüyorum.


    Çünkü bu dünyada benim gibi düşünenlerin olduğunu öğrenip, görmek beni gülümsetirken, mutlu da etmiyor değil hani..


    Evet, yaklaşık bir buçuk aydır içinde bulunduğumuz olumsuz atmosferi oluşturan ve yaşamı Çin işkencesine çeviren virüs korkusunun devam ettiği şu günlerde ilk günden bugüne ve halen inanmadığım olağanüstü abartılarak, saçmalık derecesine tüm dünyayı olumsuz yönde etkileyen haberlerle teslim alma çabası olarak gördüğüm Corona’yı çokta takmayan birinin daha olduğunu ve bunun hem de bir devlet adamı olması beni gülümsetirken biraz daha rahatlattı.


    Gerçi Yahudi Lobisi denenlerden daha etkili olan ve ABD’nin de aralarında olduğu bir çok ülkeye yön veren, üzerinde Güneşin batmadığı söylenen İngiltere’nin de çokta inanmadığı ama yapılan baskılar dolayısıyla onunda korku trenine bindiği şu günlerde evlere kapatılıp, 24 saat ölüm korkusu ile dizayn edilen topluma moral vermesi gereken liderle ilgili daha önce ele aldığım ‘Başımızdakiler Korkarlarsa..’ başlıklı yazımda dile getirmiştim..


    Ve bugün bir ülke liderinin de benim gibi bu korkuya inanmadığını ve yaşananın sadece bir gripal vaka olduğunu belirtip, lider denen birileri gibi eve kaçmayıp, halkının içinde olarak, onlara moral verdiğini, ülkesinin batmasının önüne geçmeye çalıştığını görmek bana bir moral bulma vesilesi oldu.


    Evet, Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, ülkede 343 kişinin ölümüne yol açan yeni tip corona virüsünü (Covid-19) ciddiye almamayı sürdürüyor. Yani benim bakışım ve dilimden de anlaşıldığı gibi Bolsonaro ‘Panik yapmaya gerek yok’ diyor..


    Ve aynı Bolsonaro, “Bu virüs bir yağmur gibidir ve bütün ülkeyi yüzde 70 ıslatacak, enfekte olanların bağışıklık sistemi kazandığında ülke özgür olacak” diyor…


    Bizim basının ülkesini yetmez, dünyayı durdurup batırmaya çalıştığı şu günlerde Brezilya basınında çıkan haberlere göre, Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, bir etkinlik çıkışı basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Bu virüs bir yağmur gibidir ve bütün ülkeyi yüzde 70 ıslatacak, enfekte olanların bağışıklık sistemi kazandığında ülke özgür olacak” ifadesini kullandı.


    Yaşandığı iddia edilen ama 7.5 milyarlık dünya 2 aya yaklaşan kara haberlere karşın topu topu 300-400 insanın o nedenle hayatını kaybettiği söylenen salgın nedeniyle sosyal mesafe tedbirleri alan valilere ve belediye başkanlarına tepkisini yineleyen Bolsonaro, “Pozisyonumu zaten biliyorsunuz, Brezilya halkı bu kararları 2-3 ay kaldıramaz. Muazzam bir işsizlik olacak” değerlendirmesinde bulunmuş ve yine bana göre en doğrusunu demiş, yapmış..


    Aynı Brezilya basını, ‘yeni tip corona virüse karşı alınan önlemleri daha önce “histeri ve kuruntu” olarak nitelendirdiğini’ belirttiği aynı şeyi benim anlatmak istediğimi anlatan bir lider, bir başkan, bir insan olan Bolsonaro, salgın nedeniyle acil durum kararı alan valilere tepki göstererek, karantina ve önlemleri abartılı bulduğunu söylemesi de yine bana göre doğru bir adım ve tepkidir..


    Çünkü çaresi olmayan ölümün öyle ya da böyle geldiği bir dünyada yaşandığı ileri sürülen ama hala ne olduğu bile doğru dürüst bilinmeyen virüsün kendisine gerek yok bu kadar korku ve bu korkuya baştakilerin yani toplum lideri, önderi, başkanı denenlerin korkup, evden çıkmadığı ve ülke batacak diye düşünmediği şu günlerde..

  • ARDAHAN POSOF'TA BİR KÖYÜ CORONA NEDENİYLE KARANTİNAYA ALINDI!

    Bölgede Kovid-19 tedbirlerine uyuluyor


    Erzurum, Kars ve Ardahan‘da vatandaşlar yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında alınan kararlara büyük oranda uyarken, cadde ve sokaklar sessizliğe büründü.


    Yapılan “evde kal” çağrısına büyük oranda uyulduğu Erzurum’da, en işlek caddeler ile meydanlar boş kaldı. Kentteki en hareketli yerlerden Cumhuriyet Caddesi, Yakutiye Kent Meydanı ve Havuzbaşı Kent Meydanı sessizliğe büründü.


    Turizm sezonunda yerli ve yabancı turistlerin ziyaret ettiği Çifte Minareli Medrese, Tarihi Ulu Cami ve Erzurum Kalesi de boş kaldı.


    Kars


    Kars’ta ise polis ekipleri koronavirüs tedbirleri kapsamında alınan kararların denetimini sürdürüyor.


    İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, koronavirüsle mücadele kapsamında vatandaşlara “evde kal” çağrısını sürdürürken, alınan tedbirler ile ilgili de denetim yapıyor.


    “Evde kal” çağrılarına büyük oranda uyulduğu kentte polis ekipleri, parkları tek tek gezerek buralardaki az sayıda vatandaşı da uyararak bölgeden uzaklaştırdı.


    Kentte normal günlerde yoğunluk yaşanan Masal Park ile GAMP Park da sessizliğe büründü.


    Ayrıca kentte ihtiyaçlarını karşılamak için dışarı çıkan vatandaşlar da maske ve eldiven takmaya özen gösterdi.


    Ardahan


    Ardahan’da da en işlek cadde, meydan ve parklar, vatandaşların evlerinde olması nedeniyle boş kaldı.


    Kent merkezinde yer alan Milli Egemenlik Parkı’nın yanı sıra Kura Nehri kıyısındaki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Parkı ve mesire alanları da sessizliğe büründü.


    Koronavirüs nedeniyle yetkililerin çağrılarına uyan il halkı, dışarıda gezmek yerine evde kalmayı tercih etti.


    Güvenlik güçleri de kentteki tedbirlerin denetimini sürdürüyor.



    Virüs Korkusu, Komedisi, Koması..


    Gerilmemek, yaşadığınız sıkıntıları daha fazla düşünüp, kafayı sıyırmamak ve en önemlisi gece yarılarına kadar kimin nerede ne iş yaptığını düşünmemek ve ne halt ettiğini takmamak için gripal bir durum olan bu rahatsızlığa yakalanmamak ve yakalanıldığı takdirde vücudun dinlenmesi için en iyi ilacın uyku olduğunu diyen bilim, tıp ve din adamlarını dinleyerek erken uyuyup, her sabah dağıtılan rızkımı almak için sabahları *erken uyanıp bu günlerde  pompalanan virüs korkusunun komediye dönüp, bir çoğumuzun komaya soktuğu bir gerçek..

    Bunu anlamak için gece yarılarına, hatta sabahlara kadar sanal ortam ve medya aracılığıyla yayılan ve bizleri psikolojik olarak etkisi altına alarak, korkutan virüs  vakasından etkilenmemek için erken uyuyup, erken kalktığınızda açtığınız tv kanallarındaki ‘Virüs Şov’ türü haberleri izlemek yeter, artar bile..




    ‘-Efendim size sayın Cumhurbaşkanımızın gönderdiği maskeyi getirdik, virüsten korunmak için ağaç kabuğuna girdi, evini kamyona taşıdı, belediye başkanının diktiği maskeleri ve yolladığı kolonyayı size dronla getirdik..’ türü saçma haberleri izlerken birilerinin eve kapatarak bizimle dalga geçip, Kanal aTV’den beter bir yöntemle yıkadığı beynimizi esir alıp, korkudan öldürmeye bir hayli niyetli olduğunu anlamak için biraz k beyniniz kalmışsa yapacağınız sabah jimnastiği ile iyi anlarsınız..

    Dönen dünyanızı durdurma denemesi yapanların dün yokmuş da, bugün ortaya çıkmışcasına 24 saat boyunca bizlere hatırlattıkları ölüm korkusu ile insanları içeri tıkıp, adeta bir merkezden hazırlanan haberlerle tüm toplumu esir almayı başardıkları şu günlerde onca sorun ve bu sorunların çözümü de ötelenmiş, ertelenmiş gibi birikerek, hatta Ağrı dağını, Everesti geçerek bizleri beklediğini de kimse anlamaz, algılamaz bir halde.. 

    Evet zorunlu kamusal reklamlarda sigarayı bırakmamızı isteyen ve ‘Biliyor musunuz bugün sigaradan 300 bin insan öldü’ diyenlerin sattırdıkları sigaraya yasağı niye getiremediklerini bilmediğim ama bir ay içinde 82 milyonluk ülkede, virüsten 700 insanın ölümünü, 7 milyarlık dünyada çoğu yaşlı, hayatını tamamlamış olan 100 bin, bilemediniz 399 bin insanın aramızdan ayrılışını kıyametmiş gibi lanse edenlerin bizleri eve kapatıp, sanal ortam ve medya aracılığı ile esir aldığı şu günlerde yapılan haberleri dinleyip, analiz ettiğinizde karşımıza çıkan tek şey birilerinin virüs korkusu aşıladığı, bizlerle komedi oyunu oynayıp, komaya sokmaya çalıştığını anlamanız için en iyisi benim gibi erken uyuyun, erken kalkın ve onları dinlemeyin işinize gününüze ve aşınıza bakın desem de boş..

    ‘Çünkü sakalım da var (!)’ ata sözünün bile dinlenmediği şu an bu yazıyı okuyan sen ve bir çoğunun bana deli diyeceğinden çekinsem de 51 yıldır yaptığım gibi takmadığım ve takıldığım her engeli öz güvenimle aştığım için bunu da aşacağımı biliyorum.

    ‘Siz bana ne derseniz deyin, ben hala aynı yerdeyim’ diyor, en başta olduğu gibi bugün de bu komediye gülüyor, komaya girmiyor, korkmuyor ve gidebildiğim kadar yol alacağım diyorummmm..

    Gerisi sizde..

    Siz de en iyisi dün olduğu gibi bugün de bana inanmayın kapatın kapıları, pencereleri içeri virüs girebilir..


    **POSOF ŞÖLENİ DE İPTAL..



    arşiv haber 22/07/2015 tarihli haberler


    POSOF’TA İPTAL.. BAL VE BÜLBİLAN FESTİVALİ’DE İPTAL! 


    **Göle, Çıldır, Bülbilan ve Ardahan Festivalleri ardından Posof festivalide iptal edildi.

    Ardahan’da iki gün içinde meydana gelen elim kazalar soncu iki genç hayatlarının baharında hayata göz yumdular.

    **Hoç/Fed’in destek vermediği ve bu yıl kadınlar tarafından organize edilen Hoçvan Yayla Şenliği olaysız sona erdi..


    Ardahan’ın Posof İlçesinde bu hafta sonu düzenlemesi beklenen 9’uncusu düzenlenecek olan Aşıklar ve Türkü Şöleni’nin de iptal edildiği bildirildi.


    AK Partili Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Daha önceden planlamış olduğumuz ve 25 Temmuz 2015 tarihinde gerçekleştirmek istediğimiz 9. Geleneksel Aşıklar ve Türkü Şöleni, Urfa İli Suruç İlçesinde ki hain saldırıdan dolayı tüm Türkiye’de ki etkinler AK Parti Genel Merkezi tarafından iptal edildiği gibi, ilçemizde ki şölende iptal edilmiştir. Tüm davetlilerimize duyurulur.” 


     


    **BAL FESTİVALİDE İPTAL..


    Ardahanda her yıl geleneksel olarak yapılan, Ulusal Kültür ve Bal Festivali iptal edildi.


    Ardahan Belediyesi açıklaması şöyle:


    Ülkemizin ve halkımızın birlik beraberliğini bozmaya yönelik bir eylem olan Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde meydana gelen bombalı saldırıda hayatını kaybeden 32 kişi ile yaralanan vatandaşlarımızın kederini yaşarken bu süreçte festival yapmanın uygun olmayacağı düşüncesiyle her sene yapılan ve bu sene de 7-8-9 Ağustos 2015 tarihinde yapılması planlanan 16.Ulusal Kültür ve Bal Festivali iptal edilmiş olup sadece 7 Ağustos 2015 Cuma günü, Rahvan at yarışmasının Doğu Anadolu etabı yapılacaktır.


    Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde hayatını kaybeden 32 vatandaşımıza Allah’tan rahmet yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.


    Göle’nin ardından Çıldır’da yapılması düşünülen festivallerinin iptali Ardahan kamuoyunda olumlu olarak karşılanırken, Ardahan Valisinin bu hafta sonu yapılması düşünülen Bülbilan Yayla Festialini de iptal etmesi istenmektedir. 


    Gergin bir ortamda 3 bin rakımlı bir alanda yapılacak olan bir etknlikte çıkması muhtemel bir olayın önüne geçilemeyeceğinden çekinen Ardahanlılar gerek ülke genelin de gerek ise bölgede yaşanan üzücü olaylara bir yenisinin daha eklenmemesi için yetkililerin daha duyarlı olması gerektiğine dikkat çekmekteler.


    Öte yandan Bülbilan’da izinsiz alkol satışının tüm uyarılara rağmen devam ettiği ve bu nedenle sık sık olayla yaşandığı alınan diğer bilgiler arasında olmakta.


     


     


     


    **Bülbilan’da İptal..


     


     


    Göle Kaşar Festivali’nin iptalı ardından Çıldır Göl Festivali ve Ardahan Bal Festivali ardından 3 Metre yükseklikte bulunan Bülbilan Yayla Festivalininden sonra Posof Aşıklarve Türkü Şçölenin de iptali ile bu yapılması üşünülen yaz şenlikleri ikisinin dışında yapılamadı.


     


     


     


    **Suruç Katliamı İstanbul’da da Kınandı..


     


    Öte yandan 31 kişinin ölmesi ile sonuçlanan onlarca kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde yaşanan olay Ardahan’da olduğu gibi Ardahanlıları yoğun bir şekilde yaşadığı Esenyurt’ta da kınandı.


    Ardahanlı Gençlerin de katıldığı eylemde Surcun Hesabı Sorulacak sloganları atıldı.


     


     


     


    **Damal ve Hoçvan’dan Sonra Gorevengliler de Yaptı..


     


     


    Ardahan’da her yıl yapılan yaz etkinliklerinin son günlerde meydana gelen olaylar dolaysıyla ard arda iptal edildiği şu günlerde gerçekleşen yayla şenlikleri de oldu.


    Damal’da yapılan ‘Atatürk’ün İzinde ve Gölgesin de’ adlı festival ardından, geçtiğimiz haftasonu yapılan Hoçan Yayla Şenliği sonrası bu hafta da Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Köprülü (Goreeng) Beldesi İstanbul Derneği tarafından organize edilen ‘Canibeg Yayla Şenliği’ yapılan bir dizi etkinlikle gerçekleşti.


    Köprülü Derneği tarafından düzenlenen, 7.Geleneksel Canibeg Yayla Şöleni bölgede ki yaylalarda bulunanların katılımı ile adeta bir şölene dönüştü.


    Köprülü Beldesi (Koreveng) 7.Geleneksel Canibeg Yayla Şöleni’ne gurbetçilerin katılımı ile nüfus iki katına çıktı.Şölene Köprülü’ye komşu köylerdende yoğun katılım oldu.Canibeg Yayla Şöleni’ne Ak Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay,HDP Ardahan Milletvekili Taşkın Aktaş, Ardahan Vali Yardımcısı Deniz Pişkin, Göle Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu, Göle Kaymakamı aynı zamanda Köprülü Belediye başkanlığını vekaleten yürüten Zafer Oktay, İstanbul Göle Dernek Başkanı Ertekin Baysan,İlçe Jandarma Komutanı, Esenyurt Belediye meclis üyeleri katıldılar.Köprülü Derneği yönetimi misafirlerine Çağ kebap ikram etti.


    **KAYNAR GÖL’DE KAYIP OLDU!


    Geçtiğimiz günlerde meydana gelen olaylar ile bir anda ülke gündeminin ilk sıralarına yerleşen Ardahan’ın Göle ilçesinde bu kez bir kişi düştüğü dere de kayıp oldu.


    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Yeniköy’e oturan 18 yaşında ki Ülker Aydemir serinlemek için girdiği derede kayıp oldu.


    Köylüler ve Afad Ardahan ekibinin tüm aramalarına karşın bulunamayan Ülker Aydemir’in Kaynar Göl diye bilinen alanda girdiği suda bir daha çıkamadığı öğrenildi.


    **Göle Deresinde Ölü Bulundu..


    Öte yandan Göle merkezde bulunan ve korunakları olmadığı görülen Göle merkezde geçen derenin üzerinde geçen köprünün altında ölü olarak bilinen 24 yaşındaki Ömer Oğuzahan isimli gencin ölüm nedenini araştıran savcılk Oğuzhan’ın başında yaralanmış olan cesedini adli tıp’a gönderdiği öğrenildi.


    **Damal’dan Sonra Hoçvan’da Yaptı..



    Bu yıl kadınların organizesini üstlendiği Ardahan Hoçan Yayla Şenliği geçtiğimiz hafta yapılan etkinlikler ile son buldu.


    Merkezi İstanbul’da bulunan Hoçvan Federasyonun devre dışı bıraklılarak, bir grup kadının organizesini üstlendiği etkinliğin geçtiğimiz yıllara nazaran bir hayli az bir katılımla gerçekleştiği görülürken, etkinliğe, HDP Ardahan ve Kars Milletvekillerinin de katılırlarken, bu yılki şenliğe Ardahan il merkezinde ve il dışında da katılımın yok denecek kadar az olması dikkatlerden kaçmadı.

  • KAR GİTTİ, KARDELENLER AÇILDI..

    Kar, Gitti Çukurlar..


    Erimesiyle birlikte açan Kardelenlerin renk kattığı doğanın yeniden çiçeklerle süslendiği şu günlerde başta Ardahan İl Emniyet Müdürlüğüne giden kent iç yollar olmak üzere tüm yollarda da delikler açıldı.



    Kent iç yolların yanı sıra şehirler arası yolların da bir hayli bozulduğu görünen şu günlerde Göle mahalle araları gibi Ardahan’ın ve diğer ilçelerinin arka yollarının da bir hayli bozulduğu da dikkat çekerken Corona Virüsü dolaysıyla çalışamaz hale gelen kurumlar gibi ilgililerin duyarsızlığı da dikkatlerden kaçmıyor.



    Virüs Korkusu, Komedisi, Koması..


    Gerilmemek, yaşadığınız sıkıntıları daha fazla düşünüp, kafayı sıyırmamak ve en önemlisi gece yarılarına kadar kimin nerede ne iş yaptığını düşünmemek ve ne halt ettiğini takmamak için gripal bir durum olan bu rahatsızlığa yakalanmamak ve yakalanıldığı takdirde vücudun dinlenmesi için en iyi ilacın uyku olduğunu diyen bilim, tıp ve din adamlarını dinleyerek erken uyuyup, her sabah dağıtılan rızkımı almak için sabahları *erken uyanıp bu günlerde  pompalanan virüs korkusunun komediye dönüp, bir çoğumuzun komaya soktuğu bir gerçek..

    Bunu anlamak için gece yarılarına, hatta sabahlara kadar sanal ortam ve medya aracılığıyla yayılan ve bizleri psikolojik olarak etkisi altına alarak, korkutan virüs  vakasından etkilenmemek için erken uyuyup, erken kalktığınızda açtığınız tv kanallarındaki ‘Virüs Şov’ türü haberleri izlemek yeter, artar bile..




    ‘-Efendim size sayın Cumhurbaşkanımızın gönderdiği maskeyi getirdik, virüsten korunmak için ağaç kabuğuna girdi, evini kamyona taşıdı, belediye başkanının diktiği maskeleri ve yolladığı kolonyayı size dronla getirdik..’ türü saçma haberleri izlerken birilerinin eve kapatarak bizimle dalga geçip, Kanal aTV’den beter bir yöntemle yıkadığı beynimizi esir alıp, korkudan öldürmeye bir hayli niyetli olduğunu anlamak için biraz k beyniniz kalmışsa yapacağınız sabah jimnastiği ile iyi anlarsınız..

    Dönen dünyanızı durdurma denemesi yapanların dün yokmuş da, bugün ortaya çıkmışcasına 24 saat boyunca bizlere hatırlattıkları ölüm korkusu ile insanları içeri tıkıp, adeta bir merkezden hazırlanan haberlerle tüm toplumu esir almayı başardıkları şu günlerde onca sorun ve bu sorunların çözümü de ötelenmiş, ertelenmiş gibi birikerek, hatta Ağrı dağını, Everesti geçerek bizleri beklediğini de kimse anlamaz, algılamaz bir halde.. 

    Evet zorunlu kamusal reklamlarda sigarayı bırakmamızı isteyen ve ‘Biliyor musunuz bugün sigaradan 300 bin insan öldü’ diyenlerin sattırdıkları sigaraya yasağı niye getiremediklerini bilmediğim ama bir ay içinde 82 milyonluk ülkede, virüsten 700 insanın ölümünü, 7 milyarlık dünyada çoğu yaşlı, hayatını tamamlamış olan 100 bin, bilemediniz 399 bin insanın aramızdan ayrılışını kıyametmiş gibi lanse edenlerin bizleri eve kapatıp, sanal ortam ve medya aracılığı ile esir aldığı şu günlerde yapılan haberleri dinleyip, analiz ettiğinizde karşımıza çıkan tek şey birilerinin virüs korkusu aşıladığı, bizlerle komedi oyunu oynayıp, komaya sokmaya çalıştığını anlamanız için en iyisi benim gibi erken uyuyun, erken kalkın ve onları dinlemeyin işinize gününüze ve aşınıza bakın desem de boş..

    ‘Çünkü sakalım da var (!)’ ata sözünün bile dinlenmediği şu an bu yazıyı okuyan sen ve bir çoğunun bana deli diyeceğinden çekinsem de 51 yıldır yaptığım gibi takmadığım ve takıldığım her engeli öz güvenimle aştığım için bunu da aşacağımı biliyorum.

    ‘Siz bana ne derseniz deyin, ben hala aynı yerdeyim’ diyor, en başta olduğu gibi bugün de bu komediye gülüyor, komaya girmiyor, korkmuyor ve gidebildiğim kadar yol alacağım diyorummmm..

    Gerisi sizde..

    Siz de en iyisi dün olduğu gibi bugün de bana inanmayın kapatın kapıları, pencereleri içeri virüs girebilir..


    ARDAHAN’DA MART KARI!..


    arşiv haber 16/03/2016 tarihli haber


    Cemre’nin yere düşmesiyle birlikte erimeye başlayan havaların ısınmaya başladığı Ardahan’da kar yhağışı yeniden başladı.

    Öğleden sonra yeniden yağmaya başlayan kar kısa sürede kent genelini beyaza bürüdü.


    Ardahan‘da akşam saatlerinden itibaren etkili olan kar yağışı nedeniyle hayatı olumsuz etkiledi. Ilgar Geçidi Sahara Geçidi’nde ise ulaşım durma noktasına geldi.



    Ardahan’ın yüksek kesimlerinde etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle ulaşım aksıyor.Ardahan‘ı Artvin‘e bağlayan Sahara Geçidi’nde etkili olan tipi nedeniyle görüş mesafesinin azalması sürücüleri zor durumda bıraktı. Tipi nedeniyle birçok araç geri dönmek zorunda kaldı. Posof-Ardahan karayolu üzerinde bulunan Ilgar Geçidi’nde de ulaşım durma noktasına geldi.



    Kar ve tipi nedeniyle Artvin‘e gidemedikleri için Ardahan‘a dönen araç sürücüleri, “Şu anda Ardahan-Artvin kara yolunun Sahara mevkiindeyiz. Şiddetli tipi ile karşı karşıyayız.Artvin‘e gitmeye çalıştık ancak etkili olan tipi nedeniyle görüş mesafesi sıfıra düştüğü için gidemiyoruz. Sahara geçidinde göz gözü görmüyor ve dağ kapalı. Birçok araç yol kenarlarında mahsur kalmış durumda. Bu nedenle geri dönmek zorunda kaldık. Karayolları ekipleri ise çalışmalarını aralıksız sürdürüyor” dedi.



    Tipinin şiddetini artırdığı Sahara Geçidi’nde karayolları ekipleri ise karla mücadele çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

  • Kar Silmeye Çatıya Çıktı, Düşüp, Komaya Girdi..

    İlk müdahalesi Hanak’ta yapılan daha sonra Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılan Sedai Zehir’in kafa tasında oluşan çatlaklar dolaysıyla komaya girdiği ve yoğun bakımda uyutulmaya alındığı öğrenildi.



    Yaşamı İstemek, Arzulamak Bir Umuttur..


    Şu an içinde bulunduğunuz atmosferden sizi alıp, kendi dünyama, yaşanması gereken dünyaya taşımaya çalıştığım yazılarımı okuyanların beni Çin işkencesine dönen virüsten değil, manyak ve deli ilan edeceğinden korkmaya başladığım bir günde 34 yıldır yazdığım yazılarımın bir yenisini yeniden yazmaya başlarken hala yani bu illetin ilan edilmesinden bugüne kadar aynı yerde olduğumu bilin.


    Yani tüm bu saçmalıklara karşın deliyim..


    Yani çaresi olmayan ölüm korkusunun yüreklere salındığı  şu günleri aşağıda vereceğim örnek öyle güzel anlatıyor ki…


    “İbn-i Sina bir deney yapar; İki kuzuyu iki ayrı kafese koyar. Kuzular aynı yaşta, aynı kiloda, aynı cinstir ve aynı yemlerle beslenir. Tüm şartlar eşittir. Ancak, yan kafeste de bir kurt vardır ve kurdu sadece kuzulardan biri görebilmektir. Aylar sonra kurdu gören kuzu huzursuz, zayıf ve çelimsiz olduğundan ölür. Kurt kuzuya hiç bir şey yapmamasına rağmen, kuzu yaşadığı korku ve stres yüzünden ölmüştür. Kurdu görmeyen diğer kuzu ise oldukça huzurlu olduğundan besili ve kiloludur. Bu deneyde İbn-i Sina, zihinsel etkinin, sağlık ve bünye üzerindeki olumlu ve olumsuz etkisini deneylemiştir.” Gereksiz korku, endişe, kaygı, stresin, insan bünyesine verdiği zararı hiç bir şey veremez.


    Bu nedenle; Şu salgın günlerinde en çok uzak durmamız gereken şeydir korku, endişe, kaygı, stres, panik. Kendiniz ve çevrenizin sağlığı için…


    O yüzden kafamıza hiç bir şey takmadan günlerimizi evde geçirmenin yanı sıra yaşanması gereken dünyanın her yerinde yaşamak gerektiğine inandığımı ve  yaşanması gerekenlerin gerçekleşmesi için istemek ve de arzulamak gerekir düşüncesindeyim..


    Ve bu istem ile arzunun gerçekleşmesi için tüm virüs ve diğer engellere karşı yaşanılması gerekeni yaşama dileğinin çok ama çok önemli bir duygu olduğunu da hatırlamak gerekir..


    İşte tam bu anda, yani içine girdiğin o karanlık tünelde de yaşamın olduğunu düşünüp, yaşanması gereken hayatın o içine sokulduğunuz karanlıkta da yaşayan canlıların olduğunu bilmek yeter artar bile..


    Bu yaşamın birincisi sizin girdiğinizi hissettiğiniz o tünele sizinle birlikte sokulanların ve sizi oraya taşıyanlar olduğunu ve en önemlisi o tünelde de canlıların varlığını bilmeniz ve tünelde olsa içinde hala yaşamın ana kaynağı olan oksijeni hissedip, nefes aldığınızla ölçebilir ‘evet, ben yaşıyorsam yaşayanlarda var’ demeniz yetmez mi?


    Yada çok istediğiniz, arzuladığınız o hayata ve arzulara ulaşmak isterken önünüze çıkan bin bir engeli aşmak için sizi yoran şu hayatın her saniyesinin dolu dolu  yaşanması gerektiğine inanıyorum..


    Ve hayal ettiğinizin, sizinle aynı duygular içinde olduğunu düşündüğünüz birinin tam da bitme noktası dediğiniz anda size bir anda gelip, gülen güzel yüzü ile merhaba deyişini ve uzattığı eliyle sizi o karanlıktan çekmeye, çıkarmaya çalıştığını düşünmeniz bile şu an, şimdi, şu atmosferde özgürce yaşamak istediğiniz hayat olduğunu anlamak, istemek, arzulamak gerekmez mi yaşanması gerekenlerin içinde sıralandığı hayat denen şu dünya da..


    Evet, öyle ben bu nedenle aynı yerdeyim, gülen yüzle, güzel insanlarlayım virüse inat..


    İdarecilerde Yollara Düştü..


    İdarecilerde Yollara Düştü..


    arşiv haber 29/04/2015 tahrili haber


    Genel seçimlerin gelmesiyle birlikte harekete geçen siyasilerle adeta yarışan bürokratlar köy köy dolaşıp köylülerin sorunlarını dinleyip not aldıkları görülüyor.


    Bir çok köy yolunun da yaptırmaya da başlayan İl ve İlçe yöneticileri başta SYDV yöneticileri olmak üzere kendileri ile birlikte götürdükleri idarecilere seçim öncesi emir yağdırdıkları da dikkatlerden kaçmıyor.

    Son olarak Ardahan’ın sınır ilçesi Posof Kaymakamı Ufuk Özen Alibeyoğlu, Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Nihat Yılmaz, Müftü Ali Çetin, Milli Eğitim Müdür V. Muhammet Şahin, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Önder Özgen ile birlikte Posof’un 4 Kürt köyü olan Süngülü (Arile) Köyü, Balgöze (Çılderet) Köyü, Derindere Köyü ve Sütoluk (Satkabel) Köyünde Gönül Ziyaretlerin de bulundu.

  • ARDAHANLI SANATÇI Covit-19 DOLAYSIYLA TEDAVİ ALTINA ALINDI..

    azar yerlerinde sıkı denetim yapılan kentte, sosyal mesafeye uymayanlar ikaz edildi, sokağa çıkmaları yasaklanan 20 yaş altındakilerin evlerine dönmeleri sağlandı.


    İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri de şehir merkezindeki yoğunluğun tespiti için havadan dronla denetim yaptı.


    Ardahan


    Ardahan’da, “Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi Destek Programı” çerçevesinde vatandaşlara sağlanan 1000’er liralık yardım, evlere teslim ediliyor.


    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, AA muhabirine yapığı açıklamada, yardım malzemelerinin ekiplerce vatandaşların evlerine teslim edildiğini söyledi.


    Hak sahiplerinin PTT hesabına yatan 1000 lira sosyal yardım ile 65 yaş aylığı, engelli aylıkları ve engelli yakını bakım aylıklarının elden verildiğini belirten Masatlı, “Bu hizmetler aksamadan sürüyor. Salgınla baş etmek için kurallara uyup evinden çıkmayan söz konusu vatandaşımıza devlet olarak gerekli hizmeti sunuyoruz.” diye konuştu.


    Masatlı, salgınla devlet ve millet birlikteliğiyle baş edeceklerini sözlerine ekledi.


    Kars


    Kars’ta da Kovid-19 tedbirleri kapsamında, 65 yaş ve üstündekiler ile kronik rahatsızlığı olanların yanı sıra diğer vatandaşların da gereksinimleri “Vefa Sosyal Destek Grubu” ekiplerince karşılanıyor.


    Ekipler 112, 155 ve 156 hatlarına gelen çağrıları değerlendirdikten sonra vatandaşların ihtiyaçlarını ve resmi kurumlardaki işlemlerini karşılamak için çaba gösteriyor.


    Kars’ta 314 kişilik Vefa ekibi, bugüne kadar 2 bin 446 talebe cevap vererek ihtiyaçları giderdi.


    Öte yandan Kars Belediyesi ve polis ekipleri de kentte anons yaparak vatandaşlara evde kalmaları çağrısında bulundu. Polis ekipleri, caddelerde denetim yaparak sosyal mesafe kuralına uyulması, 20 yaş altı ve 65 yaş üstü bireylerin sokağa çıkmaması konusunda uyarılarda bulundu.


    ARDAHANLI AVUKATLARDAN MESAFESİZ VE MASKESİZ KUTLAMA!..


    5 Nisan Avukatlar Günü..


    Ardahanlı Avukatlar günlerini Baro Başkanının yaptığı bir basın açıklaması ile kutladılar.


    3 Ocak 1934 tarihinde İzmir’de Türk Avukatlar Birliği toplantısı ardından alınan karar gereği 5 Nisan günü Avukatlar günü olarak ilan edildikten sonra o günden bu güne kutlanan avukatlar günü dolaysıyla ilk günlerini kutlayan Ardahan Barosu Avukatları gün dolaysıyla daha önce bir araya geldikleri Ardahan Adliyesi önünde toplu bir fotoğrafı paylaştılar.



    Tüm dünyada olduğu gibi ülke genelinde de etkili olan Conra Virüsü dolaysıyla insanların bir birine mesafeli olması ve maske takması gerektiği yönünde ki uyarılara ve Ardahan Adliyesinde bulunan Ardahan Barosununda aralarında buluduğu bir çok yerin dezenfekte edildiği şu günlerde karşın maskesi ve mesafesiz bir araya geldikleri görülen Ardahanlı Avukatlar günlerini Baro Başkanının yaptığı bir basın açıklaması ile kutladılar.



    Ardahan Barosu Başkanı Av. Osman Yıldız’ın 5 Nisan Avukatlar Günü Dolaysıyla yayınladığı mesaj şöyle; Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, avukatlık mesleğini baskılardan ve bağımlılıktan arındırmanın ve bu meslegin bağımsızca icra edilebilmesini sağlamanın Adaletin teessüsüne nedenli bir fayda sağlayacağını tahlil ve tespit etmiş ve bu bağlamda, daha devletin temel normu olan anayasa dahi yapılmadan Avukatlığı meslek olarak tertip eden Muhamat yasasını Meclisten geçirmiştir. Meslegimizin özgür ve bağımsız olması için Cumhuriyetin ilanıyla birlikte bizlere en büyük desteği veren ve Avukatlık Kanununun çıkmasına önderlik eden Atatürk ve onun çalışma arkadaşlarını saygı ve minnetle anıyorum.


    *Atatürk’ün de dediği gibi; “Her şey kanun yapmaktan ibaret değildir. Aksine her şey o kanunları uygulamak ve uygulattırmaktan ibarettir. Uygulayan, yerine getiren, daima karar verenden daha kuvvetlidir.”


    *Bizler bu onurlu mesleğin temsilcileri olarak üzerimizde taşıdığımız cübbenin anlamına yakışır şekilde adalet arayanların sesi olmaya devam edeceğiz.. *Hukukun kuvvetinin azaldığı yerde, kuvvetlinin hukuku başlar… Bizler bu kutsal meslegi onuruyla yaşatmaya ve halkın hak arama özgürlüğünün sesi olmaya devam edeceğiz… *Her hak, bir mücadelenin sonucu olarak kazanılmıştır…. Adaletin bağımsız savunucusu olarak, hak arayışının yılmaz savaşçısı olmaya and içmiş, hukukun üstünlüğünden başka hiçbir güce boyun eğmeyen tüm avukat meslektaşlarımın 5 Nisan Avukatlar Gününü kutluyorum…


    Av.Osman Nuri Yıldız Ardahan Barosu Başkanı



    ATLETSİZ GEZİN, VİRÜSÜ YENİN!..


    Gün geçtikçe kafa yediren, yeni önlemler aldıran ve yine gün geçtikçe ülkeninde içinde olduğu dünyayı durdurmaya devam eden Corona Virüse çare arayan insan oğlunun aradığı hastalığın ve ilacının ne olduğu daha bilinmezken benim bu virüsün paniğiyle ölüm korkusu içinde olanlara bir önerim var..

    Ki; Bu öneri benim özel önerim değil ama şu son günlerde İbn-i Sina’nın  yüz yıllar önce anlattığı gibi yaşanmış, ya  masal olan  bir olayı anlatacağım,  bugünkü reçeteniz olacağını umarken..

    Evet, bugün yaşananlar ve gün geçtikçe insanları birbirinden koparan, ekonomiyi çökertecek, yeni olaylar yaratacak diye korktuğumuz ve  toplu camiye gitmenin de yasaklandığı şu günlerde içinde olduğumuz çoğu kimsenin adına küçük kıyamet dedikleri şu Çin İşkencesine dönen Corona Virüsü meselesi gibi bir mesele olmazsa ki o dönem bir padişahın yakalandığı hastalığın ardından yaşananlardır. 

    Ve o padişahın yakalandığı hastalığa çare bulmaya çalışan sarayın soytarıları pardon sorumluları, hekimleri yani bugünkü doktorları, sağlıkçıları, vezirleri ve askerlerinin çare arayışını anlatan bir hikayeyi buradan anlatıp, bugün yaşadıklarımızla karşılaştırın derim..

    Çünkü ben hala bir gripal olay olduğunu ama birilerinin dünyayı dizayn etmek için olağanüstü abarttığı ve medya başta olmak üzere dünyaya yön verenlerin bir dalaveresi olduğuna inandığım ve Başkan Erdoğan’ında içinde olduğu hepimizi korkutan bugünkü konunun, anlatılan hikayeden masaldan farklı olmayan bir durum olduğunu düşünüyorum. 

    Ve hala aynı yerdeyim, inanmıyorum.




    Gelelim bugünkü durumu anlatan o günkü masala..

    Padişah hastalanmış, ülkede ne kadar hekim varsa saraya getirilse de çare bulunamıyor..

    Her duyulan, her söylenen ilaç getiriliyor, Padişah’a veriliyor ama nafile..

    Çare olacağım deyip, olamayanların başı vurulur, bir padişaha en az bin hekimin başı gider..

    Vur aşağı, çık yukarı derken en sonunda ülkenin o dönemin İbn-i, Sina’sı bulunup, saraya çağrılır.

    Aslında bulunan şahsın bir ‘koca karı ilaçsısı’ olduğunu bilmeden..

    Ve, ‘biz çare olamadık, sen çare ol, Padişah’ı kurtar’  derler, koca karı ilaçcısına..

    Apar, topar saraya getirilen adam padişahın huzuruna çıkarılır.. Ve padişah ile karşı karşıya kalan adam uzaktan Padişah’ı baştan aşağı süzdükten sonra bu işin hiçte koca karı işi olmadığı sonucunda başının gitmesi olayı olduğunu anlayıp, çarenin ne olduğunu korkarak, çekinerek uydurur

    ve mırıldar..

    Bu mırıldanmayı duymayıp, ‘Ne diyorsun yüksek sesle de..’ diye bağıran Vezir çektiği kılıcını boynuna dayadığı adam padişahın zaten ağrıyan kulağını patlatırcasına bağırarak derki..

    ‘-Ey padişahım senin yakalandığın hastalığının tek bir çaresi var.. Oda yine sende ve senin ekibinde’ der..

    Gözleri faltaşı gibi açılan padişah ve huzurda  bulunanlar ‘nedir tez söyle’ derler..

    Adam devam eder..

    ‘Ey padişahım senin tek çaren derdi, hastalığı, borcu, harcı olmayan birini bulmakta ve o bulunanın makamına getirilip, üstünde atleti kalana kadar önünde soyundurulup, atletini de senin çıkarıp giymene bağlıdır’ der..

    Bu duruma şaşıran ve birbirlerine bakıp, ne diyeceklerini bilmeyenlerin içinde oldukları çaresizlikle padişahın ne diyeceğini beklemeye koyulurlar..

    Padişah da bir tarafta çektiği hastalığın verdiği acı ile bir taraftan çaresiz kalan heyetine ekşiyen ama umut veren bir bakışla emrini söyler..

    ‘De gidin dediği kişiyi bulun getirin’ diye emreder..

    Sarayı yeniden alarma geçiren bu emir üzerine atlar getirilir, biniciler tek tek hücum halinde saraydan çıkıp ülkenin dört bir yanına yayılırlar ve istenen kişiyi yani derdi, borcu, harcı olmayanı aramaya başlarlar..

    Günler geçer, yollar biter ülke yetmez dünyanın her yerine ulaşılır ama ne çare..

    Var mı ki o denen, istenen borçsuz, dertsiz biri bulunabilinir mi ki?..

    Ve tam vazgeçilir, aranan bulunamadı derken bir bakarlar ki bir dağın başında bir çoban önünde koyunları, ağzında meyi, keyfi yerinde dünya umurunda değil..

    Yani bugünkü gibi o kadar sorun, sıkıntısı, çeki, senedi, ekmek, trafik, aile derdi yetmez virüsü olmayan birini bulduk diye sevinir, ‘padişahım çok yaşa’ diye bağıran tayfanın askerleri atları sürer koyunların önünde, meyini çalan çobanın yanına..

    Ve atlardan inip, adamı sorgularlar, ‘Derdin var mı, çekin, senedin, ithalatın, ihracatın, sınır ötesi operasyonların, enflasyonun, işsizliğin, skg, vergi, elektrik, su borun var mı, teknolojisizliğin, eğitimsizliğin, harçlığın kısacası çaresizliğin vb. gibi sorular pardon o dönemdeki sorun, sıkıntıları sorarlar çobana..

    Çoban sakin ve şükür ederek, ‘Yok bir şeyim, halimden, dünyamdan memnunun’ der demez ‘Arananı bulduk’ diye sevinen padişahın adamları çobanı kaptıkları gibi ata bindirip, saraya getiriler..

    Ve padişahın huzuruna getirilen çoban şaşkın bir o kadar korku içinde çaresiz.

    Ve düşünür ‘Ula grup yorum gibi mi çaldım meyi mi, yoksa oturuş şeklim ülke düzenini bozan bir hal harekette bulundum da haberim mi yok’ diye  düşüncelere dalar..

    Ve padişah adama bakar, çare geldi diyerek sevinir ve emreder soyun çobanı diye..

    Çoban iyiden iyiye şaşkın ve korkak kendine saldıran askerlerden kurtulmaya çalışırken padişah ve ona bu ilacı pardon öneriyi söyleyen dahil, birden herkes durur, şok içinde kalırlar..

    Çünkü padişaha çare olacak denilen çoban soyulup, çırıl çıplak kaldığında ne görsünler, tahmin edip, düşünebiliyor musunuz?

    Çünkü padişaha çare olacak denilen çoban soyulup, çırılçıplak kalınca üzerinde atleti olmadığı ortaya çıkar..

    Yani borcu, harcı olmayan, dertsiz sanılan çobanın da atleti yokmuş..

    Kısacası gelin hep birlikte maskeli değil, atletsiz olup, ele gezelim..

    Anlayan anladı mı bilmem ama benim önerimde bu..


    ARDAHAN BAROSU BÜROSUNU DA KURDU..


    ARDAHAN BAROSU


    BÜROSUNU DA KURDU..


    arşiv haber 23/12/2019 tarihli haberler/yorum


    1992 Yılında yeniden vilayet olmasına karşın bir çok kurumu gibi uzun yıllar sonra kurulan geçtiğimiz Eylül ayında Olağan Genel Kurulunu yaparak kuruluşunu tamamlayan ve bünyesinde 42 avukat ve 8 stajyer Avukat bulunduran Ardahan Barosu Hizmet Bürosu düzenlenen tören ile hizmete girdi.


    Ardahan Barosu Başkanı Av. Osman Nuri Yıldız ve Yönetim Kurulu Üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen törene, Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Koray Keskin, Ardahan Adalet Komisyonu Başkanı ve Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Barış Durgun, Vali Yardımcısı Mehmet Kılıç, Hakim ve Savcılar, Kurum Müdürleri, STK Başkanları ve avukatlar katıldı.


    Kaptanpaşa Mahallesi´ndeki bir iş merkezinde yer alan baronun hizmet bürosunun açılışı öncesi, Ardahan Barosu Başkanı Osman Nuri Yıldız ve avukatlar, Milli Egemenlik Parkı´ndaki Atatürk Anıtı´na çelenk koydu.


    Ardahan Baro Başkanı Avukat Osman Nuri Yıldız burada yaptığı konuşmada, Sarıkamış harekâtının 105. Yıldönümü vesilesiyle tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle andığını belirterek, Ardahan´ın 1992 yılında il olması ile birlikte 27 yıl hayalini kurdukları Ardahan barosunun 15 Eylül 2019 tarihi itibari ile kurulduğunu söyledi.



    Türkiye´nin 80. Barosu olan Ardahan Barosunun bugün itibari ile hizmet binasının açılışını yapacak olmanın mutluluğunu ve hâkli gururunu yaşadıklarını belirten Başkan Yıldız sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu mutluluğumuzu Atamızın huzurunda bir defa daha sizlerle paylaşmak ve bu vesile ile onun kıymetli hatırasını anmak istedik. Atatürk, avukatlık mesleğini baskılardan ve bağımlılıktan arındırmanın ve bu mesleğin bağımsızca icra edilebilmesini sağlamanın Adaletin teessüsüne nedenli bir fayda sağlayacağını tahlil ve tespit etmiş ve bu anlamda Daha devletin temel normu olan anayasa dahi yapılmadan avukatlık mesleğini meslek olarak tertip eden Muhamat yasasını Meclisten geçirmiştir. Mesleğimizin özgür ve bağımsız olması için Cumhuriyetin ilanıyla bizlere en büyük desteği veren ve Avukatlık Kanununun çıkmasına önderlik eden Atatürk ve onun çalışma arkadaşlarına çok şey borçluyuz. Atatürk´ün de dediği gibi; “Her şey kanun yapmaktan ibaret değildir. Aksine her şey o kanunları uygulamak ve uygulattırmaktan ibarettir. Uygulayan, yerine getiren, daima karar verenden daha kuvvetlidir. Bizler bu onurlu mesleğin, üzerimizde taşıdığımız cübbenin anlamına yakışır şekilde adalet arayanların sesi olmaya gayret edeceğiz. Hukukun kuvvetinin azaldığı yerde, kuvvetlinin hukuku başlar. İşte biz avukatlar hukukun kuvvetini Göstermek adına mesleğimizi icra ediyoruz. Bizler bu kutsal mesleği onuruyla yaşatmaya ve Halkın hak arama özgürlüğünün sesi olmaya devam edeceğiz. Barolar da bu anlamda avukatlık mesleğinin onurunu yüceltmek ve halkın avukata, doğal olarak ta hakka ve hukuka Erişimini kolaylaştırmak için varlar. Biz Ardahan Barosu olarak Hukukun siyasetini yapacak, hukukun üstünlüğünden başka hiçbir güce boyun eğmeyeceğiz. Ardahan Barosu sayesinde, kazanmış olduğumuz bu kurumsal kimlik ile özellikle Ardahan´da yaşayan vatandaşlarımızın maddi kaygı hissetmeksizin hak aramasına vesile olacak, baronun ne denli önemli bir kuruluş olduğunu herkese hissettireceğiz. Kuruluş sürecimiz ve sonrasında kamu kurum ve kuruluşlarından beklediğimiz desteği görmediğimizi de burada üzülerek ifade etmek isterim. Her hak, bir mücadelenin sonucu olarak kazanılmıştır. Bizlerde Ardahan Barosu ve avukatları olarak, Adaletin bağımsız savunucuları olarak bu hak arayışlarının yılmaz savaşçıları olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.


    Konuşmanın ardından Kaptanpaşa Mahallesi Kazımkarabekir Caddesindeki bir iş merkezinde bulunan Ardahan Barosu hizmet bürosuna geçilerek açılış kurdelesi kesildi.


    Haber: Şenol Kirman



    ARDAHAN BAROSU


    FEYZİOĞLU’NDAN YANA DURDU…


    *Arşiv Haber 07/11/2019 Tarihli Haber/Yorum


    Türkiye Barolar Birliğinin Olağanüstü Kongreye gitmesini isteyen baroların yanlışın içinde olduğunu iddia eden Ardahan Barosu TBB’nin kongreye değil, birliğe ihtiyaç duyduğu bir zaman da kongre istemenin yanlış olduğuna dikkat çekti.


    HDP'ye Avukat Başkan..Bursa, Şanlıurfa, Diyarbakır, Aydın, Van ve Tunceli baro yönetimleri, aldıkları güncel tarihli yeni kararları Türkiye Barolar Birliği’ne (TBB) eş zamanlı olarak sundu. Böylece TBB’nin “seçimli olağanüstü genel kurula gidebilmesi” için gereken 10 baro şartı sağlandı.


    Ardahan Baro Başkanı Av. Osman Nuri Yıldız ise, 11 Baronun Olağanüstü Genel Kurul çağrısına saygı duyarken, bu çağrının yersiz ve yanlış olduğunu söyledi.


    Yargının ve avukatlık mesleğinin çığ gibi büyüyen sorunları karşısında birlik ve beraberliğe en fazla bu günlerde ihtiyaç duyulduğunu açıklayan Ardahan Baro Başkanı Av. Osman Nuri Yıldız: “11 Baromuzun Olağanüstü Genel Kurul çağrısına saygı duymakla beraber, bu çağrıyı yersiz ve yanlış bulduğumu belirtmek isterim. Olağanüstü Genel Kurul büyüyen sorunların çözümüne katkı sunmanın ötesinde yeni kısır çekişmelere yol açacak, Barolar arasında siyasal ayrışmalara ön verecektir. Enerjimizi sorunların çözümüne harcamak yerine ayrışmayı tetikleyecek faaliyetlere yönelmek birliğimizi zedeleyecektir. Bu bağlamda 39. Baro Başkanları toplantısında benimsendiği üzere en kısa sürede Baro Başkanları toplantısı düzenlenmeli, meslek sorunlarının ve çözüm önerilerinin evleviyetle ele alındığı ve çözüm önerilerinin hayata geçirilmesi için yol haritasının belirleneceği istişare ortamı sağlanmalıdır. Birlik ruhu perçinlenerek Türkiye Barolar Birliği’nin kurumsal yapısına daha fazla zarar verilmemelidir” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.



    Ardahan Barosu TBB’deydi..


    *Arşiv Haber 20/10/2019 Tarihli Haber


    Yıllar sonrada olsa kurulan Ardahan Barosunun ilk başkanı ve yönetimi Türkiye Barolar Birliğini ziyaret etti. Ardahan’a baro kurulması için büyük destek veren Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Av. Metin Feyzioğlu’nu makamında bilgi veren Ardahan Barosu Başkanı Av. Osman Yıldır ve berberinde ki heyet Ardahan’a baro kurulmasına büyük destek veren TBB’ye teşekkür ettiler.


    Ardahan Dernekler Federasyonu ARDAFED’in de aralarında olduğu bir çok kurum ve kişinin katkı sunduğu Ardahan Barosunun kurulma aşaması ve kongreleri ardından yaptıkları çalışmaları hakkında TBB Başkanı Prof. Dr. Avukat Metin Feyzioğlu’na bilgi veren Ardahan Baro Başkanı Avukat Osman Yıldız ve berberinde ki heyet bağlı bulundukları baronun başta Ardahan Barosu binası olmak üzere gerekli destekleri bir rapor halinde sunduktan sonra Feyzioğlu’na Damal bebeği hediye ettiler.


    HDP'ye Avukat Başkan..


    Ardahan Barosu İçin


     


    Resmi Başvuru Yapıldı..


    *Arşiv Haber 07/05/2019 Tarihli Haber


    Ardahan Dernekler Federasyonun Ankara’da ziyaret ettiği ve Ardahan’a Baro kurulması için ilk adımı attığı Türkiye Barolar Birliğine resmi başvurularını yapan Ardahanlı Avukatlar önemli ikinci adımlarını da attılar. 1992 Yılında Vilayet olduktan bu yana bir türlü kurulamayan ARDAFED’in TBBB’yi ziyareti ile tetiklediği ve yerel basının üzerinde sıkça durduğu Ardahan Barosu için yeterli sayıya ulaşan Ardahanlı Avukatlar bu yönde ki resmi başvurularını Türkiye Barolar Birliğine yaptılar.


    Uzun zamandır Kars Barosuna bağlı olan Ardahanlı Avukatlar, Baro olma yolunda resmi evraklarını ilgili makamlara iletti.


    41 Avukatın görev yaptığı kentte Ardahan Barosunun kurulması için gerekli çalışmalara başlayan ve imzaları toplayan Ardahanlı Avukatlar, resmi olarak başvuruda bulundu.


    Bir ilde kurulması gereken baro için yeterli avukat sayısına ulaştıklarını kaydeden Ardahanlı Avukatlar, “Bir ilde kurulması gereken baro için en az 30 avukata ihtiyaç vardı. Bizler bu sayıya ulaştık. Bu nedenle artık Ardahan’ın bağımsız barosu olması için girişimlerde bulunduk. Baronun kurulmasıyla daha güçlü olacağız. İnsan hakları konusunda daha etkin bir rol almış olacağız. Sivil toplum kuruluşları içinde baronun önemi çok büyüktür. Eskiden Ardahan temsilcilikti. Ama artık yargıda önemli bir konumu olan baroya sahip olmuş olacağız. Kars’tan bağımsız, Ardahan olarak baro başkanlığı kuracağız. Bu nedenle yargıda konumuz daha güçlü ve etkin olacak. Şimdiye kadar Kars Barosunun tahakkümü altındaydık. Özgürlüğe adım atacağız” şeklinde konuştular. 



    **ARDA/FED ARDAHAN’A BARO İSTEDİ..


    *07/02/2017 Tarihli Haber


    Ardahan Dernekler Federasyonu heyeti 100 bine yakın üyesi bulunan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nu makamında ziyaret ettiler.

    Ardahanlı Avukatların da katıldığı ziyarette yıllardır kurulamayan Ardahan Barosunun kurulması için izlenecek yol haritası tartışıldı.

    ARDA/FED Adına Genel Başkan Fakir Yılmaz, Ardahanlı Avukatlar adına Av. Suat Dursunoğlu, siyasiler adına Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt ve Metin Demir’in katıldığı ziyarette  Ardahan’a baro istendi.


    Ankara’da TBB Genel Merkezinde 7 Şubat 2017 tarihinde gerçekleşen ziyarete, Ardahan’da Baro’nun kurulması için Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Metin Feyzioğlu’ndan söz alındı.


    Ardahan için önemli olan bu ziyarete Türkiye Barolar Birliğinde randevuyu alan Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz,  CHP Ardahan 21.23 ve 24. Milletvekili Ensar Öğüt, Ankara Göle Derneği Kurucu Başkanı ve ÖZ-DEBİR Denetim Kurulu Başkanı Metin Demir, Danıştay eski Tetkik Hakimi halen Ankara’da Avukatlık yapan Suat Dursun, Av. Züleyha Tahiroğlu, Av. Hüseyin Gündüz, Av. Bora Sarıkaya, TBB Genel Saymanı Av. Sabri Erdal Güngör, Av. Onur Bayraktar ve Ardahanlı Ressam Emine Yılmaz Gövercin hazır bulundular.


    **ARDAHAN’A BARO İÇİN ACİL ÇAĞRI..


    Ardahan’a Baro kurulmasını isteyen heyete, Ardahan’da Baro Birliği’nin kurulması için mevcut olan 25 Avukatın dışında emekli olmuş 5 Avukata daha ihtiyaç duyulduğunu belirten Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu yaptığı açıklamada, ‘eğer emekli 5 Ardahanlı Avukatımızın ikametgahlarını Ardahan’a alması durumunda hemen baro kurulacak.’dedi.


    **Siz Ardahanlılar baroyu kurun, tesisi biz kurlaım..


    Kendisinden randevu talep eden ve alan ARDA/FED’in Ardahan heyetini kabul eden Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Metin Feyzioğlu Ardahanlı Avukatların Ardahan Barosunu kurmalrı halinde Barolar Birliği olarak Ardahan’a sosyal tesis kazandırma sözü de verdi.


    Feyzioğlu, ‘Ardahan’da Baro kurulma sayısına ulaştığımız zaman, Ardahan Baro Birliği Kongresinin Divan Başkanı olarak ben Metin Feyzioğlu başkanlık edeceğim. Türkiye Barolar Birliği’nin bir toplantısını da Ardahan’da yapacağım” dedi.


    HDP'ye Avukat Başkan..


    Doğan Şentürk TGC’nin Başkan Yardımcısı Oldu!


    Son yıllarda her alanda önemli çıkışlar yapmaya başlayan Ardahanlılar siyasete olduğu basın, yayında da adlarından söz ettirmeye başladılar. Başta ARDAFED olmak üzere ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yol alan Ardahanlılara medyada en büyük desteği veren Gazeteci, Fox TV Genel Yayın Yönetmeni, Ardahanlı Doğan Şentürk Türkiye’nin önemli cemiyetlerinden biri olan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı oldu.



    Gazetemizin de üyesi olduğı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin 17-18 Nisan 2019 tarihinde Cağaloğlu’ndaki binasında bulunan Burhan Felek Konferans Salonu’nda yapılan 46. Genel Kurulu’ndaki seçimi Turgay Olcayto’nun Bağımsız Bağlantısız Özgür Gazeteciler Grubu kazanmıştı.  Seçimi kazanan yeni yönetim kurulu görev dağılımını 22 Nisan 2019 Pazartesi günü saat 17.30’da yaptığı toplantıda gerçekleştirdi. 


    Yönetim Kurulu Toplantısı’nda Turgay Olcayto Başkanlığa, Vahap Munyar ve Ardahanlı Fox TV Genel YayınYönetmeni Doğan Şentürk Başkan Yardımcılıkları görevlerine seçildi. Sibel Güneş Genel Sekreter, Ahmet Özdemir Genel Sayman, Niyazi Dalyancı ve Hakan Güldağ Genel Sekreter Yardımcıları olarak görevlendirildi. İhsan Yılmaz, Göksel Göksu, Pınar Aktaş ve Semra Kardeşoğlu Yönetim Kurulu’nda üye olarak görev yapacaklar.


    Görev dağılımından sonra bir konuşma yapan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, “Gazetecilik mesleğinin suç olmadığını söylemeye, yargılanan ve tutuklu gazetecilerin haklarını savunmaya, meslektaşlarımızın haklarını korumak için mücadele etmeye devam edeceğiz. Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması için çalışmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.



    İki yazıyı bir günde yazmak..


    Pazar tembelliğine alışkın olmama karşın günü alt üst eden ve yazı yazamayacak hale sokan gelişmeler ve moral bozan haberler alınca değil yazmak, el kaldırmanın zorluğunu saklamak adına, ‘pazar tembelliği’ der insan..


    Halbuki pazar da olsa hedeflediğiniz bir plan ve programınız var, sabah ola, hayır ola deyip, uyumak için girdiğiniz yatakta kalkmak istemeseniz de sizi kaldıran, ‘haydi koş’ dedirten bir çok şey vardır hiç uyumayan beyninizde..


    Ve sabah olduğunu anladığınız takırtı seslerinin geldiği kulağınızdan beyninize giden sinyaller sizi kalkmaya, gözlerinizi açmaya ve ayaklarınızı yürütmeye emretse de gece üstünüze aldığınız yorganı iyice üstünüze çeker, ‘ya bugün pazar değil miydi’ der, kaldığınız yerde uyumak isteseniz de daha bir saat önceki o uyku tadının da kaçtığını hisseder, bir sağa, bir sola kıvranırsanızda sizi davet eden wc’nin sinyali daha da ağır basar.


    Ve istemesiniz ayağınız aşağıya, başınızı yorgandan dışarıya uzatıp, açtığınız gözlerinizle sanki yabancı bir yerdeymişcesine sağa, sola bakıp, bir süre düşündükten sonra uyku için girdiğiniz yatakta akşam yada gece düşündükleriniz ve yapmanız gerekenler hatırlar, o hiç çıkmak istemediğiniz yataktan bir anda fırlar, hızla bir orada bir burada gergince sağa sola koşturur, sonra da kendiniz aynanın karşısında saçlarını tararken yada kravat takarken veya makyaj yaparken bulursunuz.


    Ayakkabılarınızın nerede olduğuna bakarken sofradaki bir iki parça yiyeceği alelacele ağzınıza attıktan sonra şişmiş ve bir haftanın yorgunluğu ile dinlenmiş olan ayaklarınıza ayakkabıları giymiş, kendinizi kapıdan dışarıda bulmuş olursunuz.


    Hedef akşamdan kalma işi çözmek, pazar da olsa kendinize olduğu gibi karşınızdakine verdiğiniz sözü yerine getirmek için koşuştururken unuttuğunuz şeylerde olur..


    İşte bu unutulanların başında gelen ya telefonunuz yada cebinizde olmasını umduğunuz veya o günü alt üst edecek olan program oldu mu pazar denen şey kalmaz.


    Sonra alt üst olan moraliniz dolaysıyla yapmak istediğiniz, yapacağınızı da yapamaz, kalktığınızda, dışarı çıktığınıza pişman olsanız da gidenin geri gelmeyeceğini anlar yeriniz de kala kalırsınız.


    İşte o anlardan birini yaşadığım pazar günü asıl yapmak istediğim 34 yılı bulan gazetecilik hayatımda her gün yaptığım, yazdığım köşe yazımı yazmadığımı hatırlayıp, ‘vay be amma da bir gündü’ diyerek o günün alt üst olmasına neden olana kimsenin duymayacağı şekilde düm düz gidersiniz..


    Ve bende aynısını yaptım, günü alt üst edenlere, yazımı yazmamı geciktirenlere bolca selam (!) göndersem de dün yazmadığımı bugün yazacağımla birleştirip, iki yazıyı gece uymayarak bir güne sığdırdım..


    Ve bu iki yazımın birisi ülke sorunları ile ilgili diğeri ise kendimle ve yerelle ilgili konulardı.


    Ana bir insanın uyku halini anlatmam da üçüncü konu oluverdiğini anlıyordum.


    Ülkemin ,içinde olduğu sorunların başında gelen ekonomik sıkıntının getirdiği moral bozukluğu ile iyiden iyiye rahatlayan İstanbul trafiğinde yol alırken aradığımın cevap vermemesi, arayanın ise benimle alakasız bir nedenle tartışması ve bu yetmez gibi her gelen sinyal ardından açtığında ‘kiminle yazışıyordun?’ denen whatsApp ile gelen ve moral bozduğu gibi geren mesajların yarattığı atmosferin günümüzü alt üst ederken, bir taraftan da direncimi arttırıyor, yaşananlara ‘haydi oradan, bildiğin gibi olsun, ne yaparsanız yapın, size inat ben yoluma devam edeceğim’ dedirten bir his ile işime bakıp, 34 yıldır kesintisiz yazdığım yazılarımdan ikisini birleştirerek günlük yazılarımı yazmaya başlıyordum..


    Ve Başkan Erdoğan’ın kampa aldığı yeni seçilmişlere hitap ederken seçimler öncesi ‘Merak etmeyin 4,5 yıl buradayım’ dediği iktidarının yarım yılını 3 gün içinde unutup bu kez ‘4 yıl seçim yok’ dese de YSK’nın hala tartışılan İstanbul seçimleri için yapılan itirazlara cevap vermediğini de hatırlıyordum.


    Ve en önemlisi yine aynı Başkan Erdoğan ‘takmıyoruz’ dese de yurt dışında gelen ekonomik baskıların her geçen gün arttığı ve piyasaların buna dayanacak halinin kalmadığını da hatırlıyordum..


    Bunlar ulusal sorunlar konusunda başı çekerken benimde içinde olduğum yerel sorunları da ele almam gerekiyordu.


    Ve bu sorunların başında bölgemde ki yeni belediye başkanlarına yönelik olarak oradaki hükumetin etkisinde ki mahalli idarecilerin bakışı ve de birlikte hareket etmemeleriydi..


    Ve aynı başkanların da stk’lar başta olmak üzere hükumet ve mahalli kamu idareciler üzerinde baskı kuracak olanlarla temas kuramayışlarıydı.


    Evet iki yazımı bir güne sıkıştırma adına ele aldığım bugünkü yazımın biri ulusal konulardı, diğeri ise başında bulunduğum stk ile diğer yerel sorunlardı.


    Beni geren bir pazarı geride bırakırken yazmadığım yazılarımı yazıp, uyuyayım derken pazar günü geç kalkmanın getirdiği sıkıntının diğer geceyi de uykusuz bırakırtırsa da yazılarımı yazmanın rahatlığı ile yeni bir güne ve haftaya merhaba demek için uyumaya gidiyordum.


    Ama gün boyu beni geren ve yazımı yazmamı unutturan mesajlardan bir yenisinin geldiğini görürken bu günün de, haftanın da hiç iyi geçmeyeceğini gülerek hissediyordum.


    Bu yetmezmiş gibi seçimlerden sonra yaptığı ilk konuşmasında, ‘Türkiye İttifakına İhtiyaç Var’ diye aynı Başkan Erdoğan’ın seçimler ardından ikinci konuşmasında yeni seçilmiş olan başkanlarına seslenirken, ‘Daha bir şey bitmemiş’ demesinden karar almak üzere olan YSK hakimlerine, bana gelen mesajlar gibi üstü kapalı mesajlar yolladığını anlıyor ve önümüzde ki günlerin hatta yılın hiçte rahat geçmeyeceğini de anlıyordum.


    Neyse gecenin saat üçüne sıkıştırmaya çalıştığım iki günlük yazımın bir hayli uzandığı ve iki yazıdan çok üçüncü yazıya doğru yol aldığını görünce, ‘Geleceği varsa, göreceği de var! ‘ deyip, ‘İki yazıyı bir günde yazmak..’ başlıklı yazıma noktayı koyuyorum..

  • Ardahan'a Bir Yıllık Kar 1 Gece'de Yağdı!..

    Sabahın erken saatinde itibaren kar küreme çalışmaları başlatan belediye, kara yollar ve il özel idare ekiplerinin kar temizleme çalışmaları esnasında Ardahan Kent Merkezinde kar tepeciklerinin oluşturduğu dikkatlerden kaçmadı.



    Ardahan’da nisan ayının ilk gününde etkili olan kar, kenti beyaza bürüdü.


    Kentte akşam saatlerinde başlayan sağanak yerini kar yağışına bıraktı. Aralıklarla yağan kar, ilerleyen saatlerde etkisini attırdı.


    Yoğun kar yağışı nedeniyle yol ve kaldırımların yanı sıra ağaçlar ile park halindeki araçlar karla kaplandı.


    Araç sürücüleri kayganlaşan yollarda ilerlemekte güçlük çekti.


    Kar yağışıyla beyaza bürünen Milli Egemenlik Parkı’ndaki ağaçlara konan kuşlar ise güzel görüntü oluşturdu.



    Savaşla Sevişilir mi?!.


     


    Uğurlu günüm olan Salıyı neden Sevdiğimi düşünürken o günün baş harfinin Saygı, Sadakat, Sevgi, Sevmek kelimelerinin başlangıcı olduğu kadar insanları üzen, tüm canlıları yok eden Savaşın da, Sitemin de baş harfi olduğu  aklıma gelir.. Savaşmak derken tabi kan akıtan, insan, hayvan öldüren o vahşi duyguları anlatmıyor bana göre S ile başlayan tüm kelimeler.. 


    Çünkü S harfi ile başlayan bir çok kelimenin baş harfi olduğu Savaş’ta yaşamanın diğer bir direnç noktasıdır.. Sitem ederken Savaştığınız uğrunda öleceğinizin ise adı Savaş olur.. 


    Ve o Savaşı başlatmak için önce Sitemler başlar ardından Sevişmek için, Savaşmak için yol aranır ve o girilen yolda ya Sevişilir yada Savaşılır kazanmak, onunla olmak istediğini ortaya koymak ve Sonuca ulaşmak için.. Bu anlattıklarım belkide yine S harfi ile başlayan Suçta olabilir.. 



    Ama o Suçu kabullenmek ve yine S ile başlayan Sığınmak istediğin bir Sebebi varsa işlediğin, istediğin Suç değil, Sevilmeyi istemek, Saygıyı görmekten öte bir şey değildir Sonsuzluğu anlatmak için ilk kullandığının S harfiyle başlayan Sevgi, Saygı,Sadakat, Sevinç, Sevişme varken Sus ve en iyisi Savaşma..


    Ama bugünkü Corona Virüsü gibi yapılan saldırılara karşı da geri adım atma ve Sağlıklı kalmak için gerekiyorsa da Savaş.


    Çünkü Seni seven, Sana güvenen onca Sevdiğin var ki kendin için olmazsa da onlar için Sağlıklı bir ortam için Savaş..


    Ve bu savaşa hazırlanırken önce Sinir Sitemini kontrol altında tut, her Söze kanma..


    Sabunu ellerinle Sıkça tut..


    Suyu hiç boğazından eksiltme..


    Saatleri dinlenmeye ve uykuya harca..


    Sanal’dan kaç seni 24 Saat kara haberlerle esir alan televizyonun Sinema kanallarına zaping yap..


    Seyre dal uzakları izlerken özlediklerini ara bir kaç Söz et..


    Ve en önemlisi Sakin ol, panik yapma ve değerini sana hissettiren bu Savaş ilanı öncesi Sağlığını Sağlam tut..


    Ve hayat denen bu güzel dünyanın devamı için aynı hippiler gibi doyasıya Seviş hemde ölesiye..


    Çünkü bundan öte yoktur yaşamın diğer bir adı.


    Evet, nokta değil Son..


    CHP’den Kadınlara Karanfil


    8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ


    arşiv haber 08/03/2016 tarihli haber


    Ardahan Chp il örgütü Dünya Emekçi Kadınlar günü dolayısıyla CHP Ardahan İl Örgütü Ardahanlı kadınlara karanfil dağıttı.


    İl başkanı Yalçın Taştan eşliğinde dolaşan heyet, çalışan ve çalışmayan kadınlara karanfil dağıttı.


    Gazetelerimiz sahibi Selmi Yılmaz’ı da çalışma ofisinde ziyaret eden CHP heyeti ve İl başkanı Yalçın Taştan, “Kadın”ın yaşamın kaynağı olduğunu, gelişmiş toplumların temel yapı taşı olduğunu, Kadın’ın katılımcı olduğu toplumların tüm konularda ileri düzey olduğu açıklamalarında bulundu.

  • VİRÜS KORKUSU GÖLEYİ PANİKLENDİRDİ!

    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle ilçesi Kaymakamı Cevat Gün’ün koruması olduğu öğrenilen bir polis memurunun hemşire eşinin bir anda rahatsızlanıp, Corona Virüsü şüphesiyle aniden hastaneye sevk edilmesi ile başlayan panik Kaymakamın da içinde bulunduğu bir çok kişiyi korkuttu.


    Hemşire olduğu öğrenilen ve bir süre önce Posof Türkgözü (Badele) Gümrük kapısına kurulan sahara hastanesinde görevlendirildiği öğrenilen hemşirenin yüksek ateş dolaysıyla hastaneye kaldırılması ile başladığı öğrenilen panik ardından Kaymakamın da aralarına bulunduğu bir çok kişinin hastaneye gidip kontrol edildikleri bilgisi alınırken korkuya neden olan hemşirenin normal soğuk algınlığı dolaysıyla rahatsızlandığı ve virüse alakası olmadığı ortaya çıkınca tüm ilçenin rahat bir nefes aldığı bilgisi alındı.



    **Başkan Maskesiz Virüs Denetiminde…


    Ardahan ve çevresinde kimsenin korku yaratan virüse yakalanıp, yakalanmadığını büyük bir merakla takip edildiği Ardahan’da başta kamu daireleri olmak üzere bir çok alanda dezenfekte çalışmasının yanı sıra belediyelerde temizlik başta olmak üzere bir çok alanda bu yönde çalışmalarını sürdürdüğü görülmekte.


    İlçe Kaymakamının polis korumasını hemşire eşinin aniden rahatsızlanıp, paniğe neden olduğu Ardahan’ın en büyük ilçesi Göle Belediyesi de bu yönde çalışmalarına ve denetimlerini sürdürürken AK partili Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin’in yapılan denetimleri incelerken kendisinin maskesiz, çalışanları ile vatandaşların maskeli ve eldivenli oldukları dikkat .çekmesi ise alınan önlemlerin ne kadar ciddi olduğunu da sorgulattı.


     


    ARDAHANLILAR CORONAYA ATATÜRK'LE DİKKAT ÇEKTİLER!!ARDAHANLILAR CORONAYA


    ATATÜRK’LE DİKKAT ÇEKTİLER!!


    arşiv haber 21/03/2020 tarihlihaber/yorum


    ATATÜRK’DE MASKE, NEWROZ’A KARA LASTİK! Sık öksürük nedeniyle bir kişinin çarşıda Ambulans ile alınıp hastaneye götürüldüğü, 2 kişinin Corona virüsü şüphesiyle hastanede gözlem altına alındığı Ardahan’da cafe, kahve, restoranların ardından berber ve kuaförlerde kapatılırken bazı vatandaşların kendilerine yönelik aldığı önlemlere ülkenin kurucusu Atatürk’ü de eklemeleri dikkat çekti.


    Maske başta olmak üzere sıkça el yıkama, evden çıkmama gibi bir çok önlem alan Türkiye’nin Kafkaslara açılan iki gümrük kapısı Posof Türkgözü (Badele) ve Çıldır Aktaş Gümrük Kapısına sahip Ardahan’da bir okulun önünde bulunan ve altında ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünün bulunduğu Atatürk büstüne de maske takıldığı görüldü.




    Dünya’da olduğu gibi ülke genelinde yaşanan Corona virüsü tedirginliği ve paniğinin aynısının yaşandığı ve bir çok insanın dışarı çıkmadığı görülen Ardahan’da virüs korkusunun yanında soğuk havaların da insanların dışarı çıkmasını engelleyen diğer bir faktör olarak görüldü. 


    Özel Haber: Fakir Yılmaz/Ardahan



    **GENÇLER NEWOZ ATEŞİ YAKTI,


    GAZETECİ ÜSTÜNDEN ATLADI..

    21 Mart Newroz Bayramının da kutlanmadığı görünen Ardahan’da bir grup genç, akşam saatlerinde evlerinin önünde yaktıkları araba lastiği eşliğinde Newroz’u mahallelilere ve Ardahanlılara hatırlattılar.



    **Psikolojik Savaş ve Newroz..

    Virüs vakası ve korkusunun tüm dünyayı ne kadar garantili olduğu bilinmeyen evlere, içeriye kapattığı, kimi komplo teorileriyle bunun bir kimyasal savaş olduğunu, benim ise ilk günden bugüne inanmadığım ve bu durumun bir psikolojik ve ekonomiyi çökertme savaşı olarak algıladığım şu günlerde ilginç, bir o kadar da düşündürücü olaylarda yaşanmıyor değil..


    Bunun en ilginci eğitim sisteminin içinde bulunduğu durumu araştırıp, yıllardır çözüm bekleyen sorunları bulacağına kimin evinde hangi marka televizyon, bilgisayar, internet olduğunu düşünen ve yeni satışlar yapılmasını teşvik eden açıklamalarıyla araştıran bir Milli Eğitim Bakanının alanda vermediği eğitimi nasıl evlerde internet, televizyon ve bilgisayarda vereceğidir.. 


    Çünkü işin virüsten çok petrol fiyatlarını düşüren teknolojik ve tıbbi malzemeler satmak olduğu gün geçtikçe daha da net görünen bir süreçte dün Newroz korkusu yaratanların bugünde yeni bir formülle insanları korkutup, evlere kapattığını da görmekteyiz.


     


    21 Mart Newoz’u olduğu gibi onca olay ve gelişmeyi öteleyen ve sanki her olayın, günün, tarihin bir merkezde idare edildiği ve günü geldiğinde piyasaya sürüldüğünü de ortaya koyan bu duruma bakınca dün yani 8 yıl önce 21 Mart 2010’de yani ele aldığım yazımın hala geçerli ve içinde onca ‘Niye?’ ye hala bir cevap bulunmadığını görmekteydim..


    Ve sanki bu virüs furyası yani insanların, ülkelerin psikolojisini medya aracılığıyla çökertme savaşı ardından bir seçim olacakmış gibi aşı bulmaktansa, sağlık örgütlerini toplantısına çağırıp, onlara gerekli desteği vereceğini belirteceğine emekli maaşlarını arttırdığını açıklayan bir anlayışın hacı-hocaları getirip, öğrenci yurtlarına yerleştirdiği, cezaevlerinde ki insanları, Suriye, Irak, Libya’da ki askerleri getirmemesi ve düşünmemesi gibi bir çok ilginç olay gibi Newroz öncesi bir zamanlar ve hala da kızılca kıyamet koparanların da Newroz’u, Nevruz’u ve göz yaşı döktüren, yürek yakan savaş, çatışma gibi diğer bir çok olayı ‘şimdilik’ adeta beklenmeye alındığını da görmekte, düşünmekteyim..


    Evet 8 yıl önce ele aldığım ve o dönem mahkemelik olup, gazetelerimin toplandığı, haberimin ulusalda manşet olduğu W harfinin bir dönem başımıza iş açtığı yazımda belirttiğim gibi bir merkezde yönetilen, yönlendirilen biz inanların neden bir birini yediğini anlaması gerekir diyerek dünkü yazımı bugünkü Newroz’a hediye ederek sağlıklı bir bahar ve savaşsız bir ülke dileyerek kandil günü ele aldığım bu üst yazıma son veriyorum, psikolojik savaşa dirençli olan vücudunuzun sağlıklı olması umuduyla hepinizin, Newrozunuz, Nevruzunuz ve kandiliniz kutlu olsun derken.. İşte O yazım..



    **Haydi Nevroz’a, Kol Kola Halay’a!


    Sabah işe gelmek için çıktığım binada yan yana kalıyor, aynı binaya girerken selamlaşıyor, çıkarken gülümsüyoruz..


    Bizden çok eşlerimiz daha yakın, daha samimi, çocuklarımız birlikte parkta oynuyorlar..


    Aynı çatı altında, aynı binada huzur içinde yaşarız, hepimiz bir birimizin güvencesi olarak gece rahat uyur, sabah huzur içinde çıkarız evlerimizde..


    Ben artık benim gibi yorulan GAZETECİ’yi çalıştırırken, onlar selam verip, işlerine giderler..


    Bugünde aynı oldu ama bir fark ile..


    Ben Newroz için kameramı, fotoğraf makinemi hazırlamış, onlar çelik yeleklerini, coplarını..


    Yine aynı gülümseme, yine selamlaşma..


    Sanki iki tarafta meydan muharebesine gidiyor gibi hazırlıklı, birazda şüpheli..


    Ben gazeteci, onlar polis..


    Her iki tarafta aynı binada, aynı evlerde kalmış, aynı suyu içmiş, aynı nefesi koklamış olsa da..


    Bahar bayramı Newroz’a gidiyoruz, gülüp, halay çekeceğimizi düşündüğümüz ama günlerdir yaşanan gerginlikler dolaysıyla neler olacağını, karşı karşıya gelip gelmeyeceğimizi kara kara düşünürken..


    Evet her yıl tekrarlanan, halaylarla değil, ölümlerle, yaralamalarla sona eren bir Newroz’a daha giderken bu yaşadıklarım gerçek..


    Aynı çatı altında oturur, aynı suyu birlikte içeriz ama gerek gazetecilikte, gerek dünya düşüncesinde hep karşı karşıya gelir, çatışır, birimiz hak ararken, birimiz cop atarız..


    Çünkü biz birbirimize düşmanca bakanlar, aynı ülkede olduğu gibi aynı binada oturmayı bilir, birlikte yaşamayı seçer, eşlerimizin, çocuklarımızın kaynaşmasına müsaade ederiz..


    Birimiz penceremize bayrak asarken, diğerimizin siyasi görüşüne de saygı gösteririz..


    Ama her nedense alanlarda, çarşıda, resmi işlerde hep karşı karşıya gelir, o binada ki barışı unutur, kardeş olmayı değil, düşman olmayı seçeriz..


    Düşünsenize benim gibi aynı binada olmasanız da, yan komşunuz, aynı dolmuşa bindiğiniz, aynı cafe de çay içtiğiniz, aynı lokantanın tabağında yemek yediğinizin biri polis, biri siz değil misiniz?!.


    Polis olmazsa da savcı, hakim, asker, jandarma, istihbaratçı ve yada devletin bir memuru değil mi o birlikte yaşamayı seçmiş, aynı evde, aynı binada, aynı ülkede yaşarken yıllardır süren inatlar dolaysıyla karşı karşıya geldiğiniz..


    İşte size son inat..


    Biri, ‘Ben erken Newroz’u kutlayacağım’ dedi, diğeri, ‘Hayır erken kutlayamazsın’ dedi..


    Dünde aynı değil miydi, erken olmazsa da, aynı güne bile izin vermiyordular..


    Ve sonuç meydan muhaberesinde karşı karşıya gelip, kan revan içinde kalıp, yaralanıp, ölüp aynı binaya, aynı eve gelip, aynı suyu içtiğimizi hep unuttuk..


    Kim kazanıyor bu yıllardır süren ama çare bulunamayan inatlaşmada, kim kayıp ediyor bu anlamsız ve de anlaşılmaz inatlaşmada kim?..


    Her iki tarafta kayıp etmiyor mu?..BELEDİYENİN UYARILARI ÇÖPTE!BELEDİYENİN UYARILARI ÇÖPTE!


    arşiv haber 19/03/2020 tarihli haber/yorum


    Coronavirüsü paniğinin yaşanmaya devam ettiği Ardahan’da alındığı ileri sürülen önlemlerin formaliteden ve fatura kabartmaktan öte bir yere gitmediği dikkatlerden kaçmıyor. Başta, Ardahan Belediyesinin bastırdığı ve yaşanan Virüs paniği karşısında alınması gereken önlemlerin yazıldığı bildiriler olmak üzere bu konuda yapılan çalışmaların bir çoğunun sağda solda adeta çöpe atılmış durumda. Basılan bildirilerin tüm kentte dağıtılmaktansa toptan bazı yerlere bırakıldığı dikkatlerden kaçmadı.


    KAR BERFO ANAYA AĞLADI, SOĞUKTA YAŞAYAN CORONA YÜZÜNDEN KORKUTTU!


    KAR BERFO ANAYA AĞLADI, 


    SOĞUKTA YAŞAYAN CORONA YÜZÜNDEN KORKUTTU!


    KAR BERFO ANAYA AĞLADI, 


    SOĞUKTA YAŞAYAN CORONA YÜZÜNDEN KORKUTTU!


    arşiv haber 15/03/2020 tarihli haber


    Yalancı bahar günleri yaşanan kış aylarından olan Ocak ve Şubatı karsız geçiren Ardahan Mart aynın ortasında yağan kar yüzünden korktu. Bunun nedeni ise şu an tüm dünyayı etkisi altına alan ve soğukta yaşam bulduğu ileri sürülen Koronavirüsü tereddüdü olurken gözaltında kayıp edilen oğlunu arayarak hayata göz yuman Göleli Berfo Ana’nın ölüm yıl dönümün de aynı karın yağması dikkatlerden kaçmadı.


    Kar yağışının etkili olduğu Ardahan kent merkezinde ‘Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır’ atasözü gerçek oldu.


    Ardahan’da sabah saatlerinde başlayıp aralıklarla devam eden kar yağışı hayatı olumsuz etkiledi. Kent merkezinde gece başlayan kar yağışı şiddetini artırarak devam etti.


    ARDAHANLILAR DURUMA ALIŞKIN


    Geçtiğimiz günlerin güneşli olmasına rağmen güne karla uyandıklarını belirten Ardahanlılar bu duruma alışkın olduklarını söylediler. Sabah kar sürpriziyle karşılaşan vatandaşlar ev ve iş yerlerinin önünde biriken karları ise küreklerle temizledi.



    Cemil Kırbayır’ın 12 Eylül’den sonra işkencede öldürülmesine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) görülen davada hükümet tarafından savunma yapıldı. Savunmada, anne Berfo Kırbayır’ın davayı açtıktan iki yıl sonra öldüğü, varislerinin ise davayı sürdürme yönünde niyetlerini gösteren bir belge olmadığı iddia edildi.

    Bu olayın Türkiye’nin AİHM’i tanımasından yedi yıl önce olduğu, ‘insanlığa karşı suç’ maddesinin TCK’ye 2005’te konduğu, geriye dönük yargılama yapılamayacağı belirtildi. “Bu tekil olayın darbe rejiminin toplumun bir kesimine karşı devlet politikası çerçevesinde olduğuna dair bir bulgu yoktur” denildi. Oysa Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın yargılandığı 12 Eylül davasında sanıklara atfedilen eylemlerden biri de Kırbayır’ın öldürülmesiydi. Bu yüzden anne Kırbayır, davanın müdahilleri arasına alınmıştı. Berfo Kırbayır, 2010’da başbakanlığı döneminde Erdoğan’ın buluştuğu Cumartesi Anneleri arasındaydı.

    Anne Berfo Kırbayır’ın 2011’de ‘yaşam hakkı ve adil yargılanma hakkı ihlali’ gerekçesiyle AİHM’de açtığı davada hükümet, geçen şubatta savunma yaptı. Savunmada, Berfo Kırbayır’ın 26 Ekim 2011’de başvuru yaptıktan sonra 21 Şubat 2013’te öldüğü hatırlatılarak, “Varislerinin davayı onun ölümünden sonra sürdürme niyeti olduğunu gösteren bir bilgi ya da belge yoktur” denildi. AİHM’in yargılamayı dava listesinden çıkarması istendi.

    ‘İÇ HUKUK TÜKENMEDİ’

    Hürriyet’ten İsmail Saymaz’ın haberine göre Türkiye’nin AİHM’e 1987’de katıldığı belirtilirken, Cemil Kırbayır bundan on yıl önce ölmesi nedeniyle davanın AİHM’in yetki alanı dışında kaldığı savunuldu. Ailenin 26 Ekim 2011’de AİHM’e başvurduğu, bu tarihte Kars Başsavcılığı’nda bir soruşturma olduğu ve 2012’de Anayasa Mahkemesi’nde bireysel başvuru hakkı tanındığını anlatıldı. Dolayısıyla iç hukuk yollarının henüz tüketilmediği belirtildi.

    ‘İnsanlığa karşı suç’ tanımının Türk Ceza Kanunu’na 2005’te girdiği, insanlık suçunda zamanaşımının olmayacağının baştan bu yana kabul edildiği ifade edildi. 2013 yılında işkence suçu için de zamanaşımının kaldırıldığı vurgulandı. Ancak bu iki düzenlemenin geriye dönük şekilde işletilemeyeceği kaydedilerek, şöyle denildi: “Hükümet, mahkemenin gerekli incelemeyi yapma yetkisi olmadığına ve mahkemenin sadece bireysel başvuru çerçevesinde sınırlı bir değerlendirme yapma hakkı olduğuna dikkat çekmek ister.”

    Ayrıca sanıkların işlediği suçun ‘insanlığa karşı suç’ kapsamında olmadığı öne sürüldü. Sanıkların ancak ‘işkence, kötü muamele ve kasıtlı cinayet’ suçlarından yargılanabileceği ifade edildi. İnsanlığa karşı suça dair kesin bir hüküm getirmenin imkansız olduğu ileri sürülerek, “Bu tekil olayın darbe rejiminin toplumun bir kesimine karşı devlet politikası çerçevesinde olduğuna dair bir bulgu yoktur” denildi.

    DARBE DAVASINA MÜDAHİLDİ

    Oysa Cemil Kırbayır’ın ölümü, Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın yargılandığı 12 Eylül Davası’nda cuntanın eylemleri içerisinde sayılmıştı. Berfo Kırbayır da davanın müştekileri arasındaydı. Erdoğan’ın başbakanlığı sırasında Dolmabahçe’ye davet ettiği Cumartesi Anneleri içerisinde anne Kırbayır da vardı. TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nca hazırlanan raporda, Cemil Kırbayır’ın 13 Eylül 1980’de Göle’de gözaltına alındıktan sonra işkencede öldürüldüğü ve cesedinin yakılarak yok edildiği sonucuna varılmıştı.

    Adalet Bakanlığı’nın AİHM’deki savunmasını değerlendiren Ağabey Mikail Kırbayır, “Kardeşimin bu dünyada yaşam hakkı, bu topraklarda payı vardı. Devlet olarak birinci görevin yurttaşını yaşatmakken, sen onun yaşamına yargısız infazla son vermişsin. Devlet otuz yıl ‘firar etti’ diye oyalarken, biz takipçisi olup Meclis’e taşıdık. Hazırlanan raporda Cemil’in işkencede öldüğü aşikar. Devlet itiraf etti. Bu insanlık suçudur. Ne demek yokuz? Her cumartesi günü annelerle Galatasaray’dayız” dedi. Kırbayır, kardeşinin öldürülmesinden sonra kendisinin Kars’tan sürüldüğünü ve dokuz yıl Karaman’da yaşamaya mecbur tutulduğunu ifade etti. Avukatı Eren Keskin de “Meclis raporu bu suçun devlet tarafından işlendiğini dile getiriyor” dedi.


    ARDAHANLILAR CORONAYA ATATÜRK'LE DİKKAT ÇEKTİLER!!

    ESKİ AİHM YARGICI TÜRMEN: TÜRKİYE’YE CEZA ÇIKAR

    Eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Hükümetin ‘Annesi ölmüş, yakınlarının mağdur statüsü yoktur’ savunması yanlış bir argümandır. Bir çok davada AİHM’in kriteri şudur: Davaya devam edenlerin bir meşru çıkarı ve hısımlık derecesi vardır. Kardeşi gibi yakın bir hısımın meşru menfaati vardır. Bu görüş reddedilir. Olayın 1980’de olduğu, Türkiye’nin AİHM’e bireysel başvuruyu 1987’de tanıdığı belirtiliyor. İlke olarak doğrudur. Ama burada şikayet; yaşam hakkı ve işkence yasağıdır. Bunun içine devletin öldürmeme ve işkence yapmama yükümlülüğü vardır. Ölüm ve işkenceyi soruşturma yükümlülüğü vardı. Soruşturma davanın esasına bitişiktir. Bu şu demektir: Ölüm ya da işkence 1987’den önce meydana gelmiş olsa bile soruşturma tekrar başlamışsa bu argüman da yanlıştır. Soruşturma devam ettiği için AİHM bakabilir. ‘Anayasa Mahkemesi’ne gidilmedi’ deniyor. AYM’ye bireysel başvuru hakkı, 2012’de tanındı. Başvuru bu tarihten önce olmuş. Kaldı ki AYM, 2012’den önceki olaylara bakamıyor. Anlıyoruz ki Kırbayır soruşturması 2011’de tekrar başlamıştır. Bu da soruşturmanın ne kadar etkisiz olduğunu ve hiçbir şey yapılmadığını gösterir. O yüzden yaşam hakkı ve işkence yasağı yönünden ihlal sonucu çıkar.”


    **Ben kayıp Anadolu’yum…

    Emsalsiz ölümlerin, 

    Güpe/gündüz göz önünde katledilenlerin, 

    Bir gece ansızın faili-meçhul olarak isim verilenlerin,

    Bir karanfille yıllar/yılı bütün cumartesi annelerinin,

    Ezildikçe topraklaşan, 

    Ezildikçe sertleşen, 

    Zulmün coğrafyasıyım 

    Evet Ben boran fırtınası, 

    Ben özgürlük savaşçısı,

    Ben mazlumun tetikçisi 

    Ben halkın kavgasıyım. 



    Ben umudun habercisi, 

    Ben faşizmin düşmanıyım. 

    Ve ben kayıp Anadolu’yum… 

    Külerinden canlanarak yeniden varolanların, 

    Zamansız ve sınırsız mavi dünyasıyım. 

    Yemin ettik; 

    Ant içtik; 

    Zulme dayalı tüm saltanatları yıkmak için, 

    Hayatlarımızı çevreleyen 

    Bizi esaret altında bırakan bütün duvarları kırmak 


    Uğur Akbulak**Göleli Kadınlar Barış için seslendi..


    *16/02/2016 tarihli Haber


    Aralarında Eğitimci Bengül Karabacak, Mali Müşavir Türkan Deli’nin bulunduğu “Savaşa Karşı Göleli Kadınlar Girişimi” 14 Şubat Pazar Günü Esenyurt’ta bulunan HOÇ-FED konferans salonunda panel-forum şeklinde bir etkinlik düzenleyerek Cizre, Sur ve Silopi başta olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde devam eden savaş ortamının son bulması için çağrıda bulundu.


    Çok sayıda izleyicinin takip ettiği etkinliğe,  Uzman Psikiyatrist Dr. Nihat Kaya, Uzman Psikolog Şükrü Alkan ve Cumartesi İnsanlarından İkbal Eren’in konuşmacı olarak katıldı


    **İnsanların bitmek bilmeyen hırsları savaşa zemin hazırlıyor…


    Savaşların toplumlar üzerinde yarattığı tahribatın ve sonuçlarının konuşulduğu panelde, bitmeyen insan hırs ve isteklerinin savaşlara zemin hazırladığını ifade eden, Uzman Psikolog Şükrü Alkan: “Bireylerin doyumsuz yapıları devletleri şekillendiriyor. Yurttaşı gibi doyumsuz ego sahibi devletler kendilerine daha fazla güç merkezi oluşturmak için savaş başlatıyor. Zaten güçlü daha toplumlar fazla güç için karşısındakini zayıflatmak için savaş yöntemleri uyguluyor.” dedi.


    **Savaş süresince yaklaşık 36 çocuk hayatını kaybetti!


    İHD’nin savaş sürecinde hazırladığı raporu açıklayan Cumartesi İnsanlarından İkbal Eren, savaş süresinde eğitim çağında yaklaşık 36 çocuğun hayatını kaybettiğini belirterek: “Savaşların en ağır bedelini anneler ödüyor. Annelerin yüreği evlat acısıyla yanıyor bu savaşı durduracak yine annelerdir.” Diyerek kadınları barış ortamının yaratılması için daha fazla ses çıkarmaya davet etti.


    **Toplumsal olarak ciddi bir ayrışma yaşıyoruz…


    Savaşların yıkım, tahribat ve toplumsal kutuplaşmaya zemin hazırladığını artık Türkiye toplumunun çok ciddi bir ayrışmaya gittiğine dikkat çeken Uzman Psikiyatrist Dr. Nihat Kaya: “Savaş en çok çocuklar üzerinden tahribata yol açıyor.  90’lı yılları yaşayan çocuklar büyüdü ve bugün savaşın tarafı oldular bugün ölümleri ve kıyımları gören çocuklarda yarın intikam duygusuyla hareket edecek. Çocuklar düşmanca bir tavır içinde intikam duygusuyla büyüdüğü sürece toplumsal barışı sağlamamız zor olacak.” dedi.



    Raconcuların yönlendirdiği ülke..








     

    Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var


    Heyyyttt Ulennnnnnnnnnnnnn..

    Anamı da, Babamıda, Yeddi sülalemi de,

    Dün dost dediklerimi de, bugün düşman diyeceklerimi de satan ben..

    Var mı yan bakan..

    Yok abi..

    Diye başlayan filmi bana hatırlatan son günlere ki tartışmaya da nokta konmuş gibi..

    Çünkü ‘kesilecekse ben keserim’ denmiş, konu kapanmıştır..

    Peki; Kendisi gibi ismi de küçük olanın bu memlekette raconcu kesilmesine neden bu kadar imkan tanındı?

    Çünkü bu memlekette gazete okuru gün geçtikçe azaldı ve gerçek gazeteleri çıkaran gazetecilerin gazeteleri satılamayınca kirli, karanlık ve nereden geldiği bilinmeyen kayıt dışı dolarlarla oluşturulan havuzun aracılığı ile gazeteler ya ele geçirildi, yada bastırılıp, susturuldu..

    Yada kapatıldı..

    Veya yazar, çizer, muhabiri içeri atıldı..

    Ve bu gazeteci değil, türüdü raconcular ortaya çıktı..

    Yani birilerinin adına,

    Yani kraldan çok kral kesildiler..

    Ve birileri de bunları adam sandı..

    Bunlara inandı..

    Bunların başında gelenlerde savcı, hakimler olması ise en acısıydı..

    Bunların bir dediğini iki etmedi..

    Neyse Allah yine eksikliğini vermesin büyük Raconcu çıktı ortaya da bu salağanların önünü kesti..

    Yoksa ortalık bu sahte raconcularla dolmuştu..



    *Kerimoğlu Büyükşehir Belediye Başkanı Olur mu?


    Başta Esenyurt’ta olmak üzere 20 Milyonluk İstanbul’da ‘En çok biziz’ deyip, ne siyasette, ne ticarette, nede sosyal hayatta hak ettiği yerde olmayan Ardahanlıların 2019’da yapılacak olan 3 seçim öncesi ne düşündüklerini bilmesekte bugünden itibaren bir şeyler düşünmenin zamanıdır derim..

    Çünkü başta İstanbul Büyükşehir Belediyesinin de içinde bulunduğu olmak üzere Ardahanlıların yoğun yaşadığını bildiğim Kocaeli, Bursa’da 2019 seçimlerine yönelik bir yol haritası çizmeli diye düşünüyorum.

    Bu nedenle federasyon, dernek, stk yada kişisel olarak bu yönde hemen bir çalışma başlatıp, her Ardahanlının eteklerinde ki taşları bir kenara bırakmasını ve ‘Bu metropollerde bizlerde varız’ demelidirler.

    Bugün baktığınıza İstanbul’un önemli ilçelerinden olan Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu gibi Ardahanlı bir çok önemli isimin mevcut siyasi partilerin gözde siyasetçisi oldukları ve bunlara verilecek toplumsal bir destekle şu an bulundukları mevkilerde bir üst çıtaya çıkarılabileceği hayal değil, istenirse ‘Niye olmasın?’ dır..

    Evet yaklaşan ve 3 seçimin birden yapılacağı 2019 Genel seçimlerine iki yıl değil bir yıl var..

    Çünkü önümüzde ki Mart ayından itibaren ülkemiz geneli 2019 seçimlerinin moduna gireceği kesindir.

    Ve daha önemlisi her an bir erken seçiminde kapıda olduğu da konuşulmaktadır.

    Bu nedenle şu an seçilmiş olan Milletvekili, Belediye Başkanı, İl genel ve Belediye Meclis Üyesi, Muhtar, Federasyon ve Dernek Başkanı, Gazeteci kısacası tüm Ardahanlılar bu yönde el ele vermesi ve bu yönde atılacak olan adımlara destek vermelidir.

    Yani bir birimizin altını oyup, aşağı çekme dönemine son verecek olan güçlü bir Ardahanlı çıkışına ihtiyaç duyulan metropollerde bir Ardahanlının İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkanı, Kocaeli’nin Gebze, Darıca, Dilovası’sında, Ardahan/Posoflu birinin Gölcük ilçe Belediye Başkanı olduğu Bursa’nın İnegöl ilçesinde, Ankara’nın Etimesgut ve Kazan’ın da hatta İzmir’de bir üst çıtaya çıkması için lazım olan tek şey ülke genelinde güçlü bir Ardahanlı birlikteliğidir.

    Olmaz demeyin yeter ki samimi olun ve isteyin..



    **Tahiroğlu Köksoy Sana Başka Bir Şey Demedi mi?


    Ardahan’da önce Telekom Mühendisliği, ardından Ardahan İl Telekom Müdürlüğü yapan zafer Tahiroğlu Ankara’da şu an Belediye Başkanı olan kendisi Telekom Müdürüyken Ardahan İl Çevre ve Orman Müdürü olan mesai eski arkadaşı Faruk Köksoy ile Ankara’da bir araya gelmiş.

    Tahiroğlu bu görüşmesini kendisine ait sanal sayfada ve internet sitesinde aktarmış ve eski mesai arkadaşı olan Belediye Başkanının kendisi hakkında ki iddiaları cevapladığını aktarmış.

    Ancak o görüşme ile ilgili röportajı okuduğumuzda sanki bir şeyler eksik gibi..

    Bu eksikliğin başında gelen birinci soru; ‘2 dönemdir Ardahan’da kim belediye başkanıdır?’ sorusu cevap verilmemiş?

    Ve ikinci soru da başkanın başında bulunduğu bu kentin başta üst yapısı olmak üzere içler acısı halinin suçlusu kimdir?

    Yani başkanın konuştuğu ama yazıya dökülmeyen satırlardan yoksun gibi o röportaj.

    Yani sanki başkanın söylediklerinin tümü yazılmamış gibi..

    Bunu anlamak için de başkanın Tahiroğlu’ndan ayrılırken ‘Bak seni sana, yazacaklarını da Allah’a havale ediyorum’ demesinden de anlamak mümkün..

    Evet, Tahiroğlu’nun yazısında eksik tarafının belkide ikinci yazının geleceğine olan umudumuzla tek bir şey soracağım zafer Tahiroğlu’na

    Sayın Tahiroğlu;

    Başkanla olan sohbetinde başkan 2019 seçimlerinde kendisine rakip olması muhtemel adayların ellerinde bulundurdukları imkanlarla kendisine iftira attığı isimlerinden de bahsetti.

    O yazında niye bu konuyu kaçırdın yada yazmak istedin..

    Veya yazacak mısın?

    fakiryilmaz323@hotmail.com


     

     
     

     

  • ŞİŞLİ'YE 2. ARDAHANLI BAŞKAN!..


    TBB’den Özür Dilerim..

    Coronavirüsü paniği için de gündemi kaçırmamaya gayret edip, başta zaten yaşaşan ekonomi daralma dolaysıyla zorda olan cafe, restoran kısacası halkın toplu girdiği alanları tazminat veya destek vermemek için ‘Olağanüstü Halsiz’  olarak  yasaklatan Başkan Erdoğan’ın kankası Trump gibi bir an önce ortaya çıkıp, halkı sakinleştireceğine sanırım yaşının da etkisiyle ortalarda olmadığı şu günlerde biz gazeteciler de başta iktidar olmak üzere yapılan baskılar dolaysıyla adeta karantina altında zar/zor görevimizi yapma gayreti içinde hatalar da yapmıyor değiliz.


    Aslında  gripal enfeksiyondan öte bir şey olmayan ama hala anlayamadığımız büyük bir kampanya ile adeta dünyayı ablukaya aldıran Çin virüsünün etkisiyle yaşananların haberini en erkenden vermek ve ülkede olduğu gibi dünyada yaşananları bir gazeteci olarak yorumlama telaşı içinde yaptığımız, yazdığımız hataların mutlu eden tarafları da yok değil.


    Çünkü yaşananları öğrenmek için sabah gidip, gazete bayisinden bir gazete almadığı gibi internetteki başlıklara bakıp, yalandan beğenip, linkleri tıklamadan geçen sözde okur kitlesi olan bir ülkede haberlerinizin, yorumlarınızın okunduğu ve bu okurların başında gelenlerin ülkenin önemli isimleri olması bu hataların telafisini ve özrünü de kolaylaştırmakta.



    Çünkü dün ele aldığım ve dünyanın gündemi virüsken iktidarın gazetecileri, aydınları, muhalifleri hatta masa başındaki devrimci sanalcıların ardından avukatları da gözaltına alan, içeri attıran anlayışı ve onca sorun varken toplumu ayrıştıran davranışları artık bırakması gerekliliğine dikkat çektiğim yazımda bir kaç gün önce gözaltına alınan  ve sorguları için ek süre istenen avukatlara sahip çıkıp, bir açıklama da bile bulunmadığını belirtip, tepki koyduğum Türkiye Barolar Birliği Başkanından aldığım cevap benim kendise ve başında bulunduğu kurum olan TBBye özür borçlu olduğumu ortaya koymaktaydı..


    Ve TBB’nin dünkü yazımdaki gibi değil, her zamanki ve her konudaki duyarlılığını bir kez daha ortaya koyduğunu ve bu yöndeki tepkisini yazımdan önce yani 12 Mart’ta başlatılan ve halen süren Avukatlara yönelik gözaltılar karşısında mücadelesini sürdürdüğü gibi basın açıklamasınıda yaptığını Sayın Feyzioğlu’nun  WhatsApp’dan sitem dolu gönderdiği açıklama metni ve linkiyle  öğreniyordum..


    Evet dünkü yazımı yazarken geçirdiğim tereddüt ve ‘Bu yöndeki gelişmeler üzerine TBB’den ve Feyzioğlu’nun kurulmasında büyük emeği olan Ardahan Barosundan bir açıklama oldu mu?’ diye telefonla iki kez arayıp, sorduğum aynı zamanda Ardahan HDP İl Başkanı da olan Kaya’nın da mailime de gelen açıklamayı benim gibi görmediği açıklamayı bir kez de köşemde verirken, TBB’den açık özür dilediğimi de belirtirim.


    İşte benim atladığım, hatam dolayısıyla özür dilediğim Sayın Feyzioğlu’nun başkanlığını yaptığı TBB’nin Avukatlara yönelik yaptığı O basın açıklaması aynen şöyle;



    BASINA VE KAMUOYUNA


    13 Avukat Meslektaşımızın gözaltında olduğu Şanlıurfa merkezli operasyon hakkında bilgilendirme..


    Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 12 Mart 2020 tarihinde Şanlıurfa merkezli operasyon başlatıldığı ve bu operasyon kapsamında Şanlıurfa barosuna kayıtlı 7 avukat, bir avukat eşi, ceza infaz kurumu görevlileri ve çok sayıda vatandaşın gözaltına alındığı öğrenilmiştir. Aynı operasyon kapsamında Diyarbakır’da 5, Şırnak’ta da 1 avukatın gözaltında olduğu bildirilmiştir. Ayrıca gözaltına alınan avukatların ev ve işyerlerinde arama yapıldığı da kaydedilmiştir. Gizlilik kararı bulunan soruşturmanın içeriği hakkında belgeye dayanan bilgi sahibi değiliz. Hiç kuşku yok ki avukatların kanuna uygun bir şekilde yürüttükleri mesleki faaliyetleri sebebiyle soruşturulmaları ve kovuşturulmaları hukuka aykırıdır. Vatandaşların hukuki güvencesine de ağır şekilde zarar verir. Bu sebeple içeriği hakkında bu aşamada bilgi sahibi olmadığımız soruşturma tarafımızdan yakın şekilde takip edilecektir. Soruşturmayla ilgili ayrıntılı bilgi edinildiğinde kamuoyu ve meslektaşlarımızla paylaşılacaktır. Bir hukuka aykırılığa rastlanması halinde Başkanlığımızca en etkili şekilde tepkimiz ortaya konacaktır.


    Kamuoyuna saygıyla duyururuz. 


    Türkiye Barolar Birliği BaşkanlığıArdahanlı Şişli Belediye Başkan Adayı ARDAFED'i Ziyaret Edecek..Ardahanlı Şişli Belediye Başkan Adayı


    ARDAFED’i Ziyaret Edecek..


    arşiv haber 06/03/2019 tarihli haber/yorum


    Ardahanlı Siyasilerin Yanında Olalım


    Geçtiğimiz günler de Ardahanlı olan Esenyurt, Dilovası, Kocaeli, Kağıthane, Ümraniye’de ki ziyaret eden ARDAFED Yönetimi bugünde yine Ardahanlı olan Şişli Belediye Başkan Adayı Kemal Deniz Bozkurt’u konuk edecek. Başta Şişli”de ki Bin 133 Ardahanlı olmak üzere tüm Ardahanlıları Şişili’de bulunan ARDAFED’in federasyon merkezine davet eden Ardahan Dernekler Federasyonu Ardahanlı adayların yanında olduğunu bir kez daha ilan edecek.


    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmalarını sürdüren Ardahan Dernekler Federasyonu Ardahanlı siyasilerin yanında yer almaya devam ediyor.


    Ardahanlı siyasilerin ön plana çıktığı önümüzde ki seçimlerde İstanbul’un Bakırköy, Esenyurt, Sultangazi ilçelerinde ki Ardahanlı siyasiler gibi Şişli İlçesinin CHP’li Belediye Başkan Adayı olan Mali Müşavir Muammer Keskin bugün Ardahan Dernekler Federasyonunu ziyaret edecek.


    Konu hakkında ARDAFED Yönetimi tarafından yapılan açıklamada bütün Ardahanlılar Ardahanlı hemşehrilerinin yanında olmaya davet etti.


    İşte o açıklama;


    ŞİŞLİ BELEDIYE BAŞKAN.ADAYI MUAMMER.KESKIN BUGÜN SAAT 21.00’DA ARDAFED’İ ZİYARET EDECEK.. 


    Sizde davetlisiniz.. 


     Sayın Dernek Başkanım 


     **GELİN BİRLİKTE BİRLİK MESAJI VERELİM.. 


    Ardahan derneklerinin En Üst Çatısı olan ve ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yol almaya devan eden Ardahan Dernekler Federasyonu 6 Mart (Bugün) Çarşamba Günü akşam Saat: 21.00’da Ardahanlı olan ve Şişli Belediye Başkan Adayı olan Sayın Muammer Keskin’i Merkezi Şişli’de bulunan Ardahan Dernekler Federasyonunda konuk edecektir. Siz Ardahanlı hemşehrimiz aynı gün ve saatte İstanbul’da ki Ardahanlı seçmene ve tüm Ardahanlılara birlik mesajı verme adına kısa adı ARDAFED’de misafir olmanızı önemle rica eder saygılar sunarım. 


    ARDAFED Yönetimi Adına


    Fakir Yılmaz 


    Ardahan Dernekler Federasyonu 


    Genel Başkanı/Gazeteci



    ARDAFED’den Bozkurt’a destek


    Ardahan Dernekler Federasyonu (ARDAFED) yöneticileri, CHP Esenyurt Belediye Başkan Adayı Kemal Deniz Bozkurt’u ziyaret ederek tam destek verdiklerini açıkladılar.

    Ziyaret sonrası Federasyon adına yazılı bir açıklama yapan ARDAFED Genel Sekreteri Cem Aynalı “Esenyurt’ta Ardahan’ın ve Ardahanlıların tek adayı var o da sayın Kemal Deniz Bozkurt’tur. Yönetilen değil yöneten olmak istiyoruz. ARDAFED’in yegane amacı budur. Bunu İstanbul’un 39 ilçesinde Ardahan’ı görmezden gelen sözde bekacılar sandıkta görecekler Ardahanlının ferasetini. Mart in sonu bahar. Adayımız ve de desteğimiz Millet İttifakının adayı sayın Kemal Deniz Bozkurt iledir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” dedi. 


     



    **Dükkan Kapatanlar Gibi Flaş TV’de Kapandı!..


    Varsa demokrasinin olmazsa olmazı olan basın ve medyanın son yıllarda içinde bulunduğu durum Flaş TV’nin ekranlarını karartması ile bir kez daha görüldü.

    Ulusal medya gibi yerel medyanın da bir hayli zor günler geçirdiği ve bir çoğunun ya kapandığı yada valilikler emriyle bir araya gelip resmi gazete konumuna girdiği şu günler de Flaş TV ekranlarını kapatırken yaptığı açıklama da çok önemli ama başta seyircisi olmak üzere okuru tarafından pekte anlaşıldı denemeyecek bir bir dönem yaşıyor ülke de ki basın veya medya..

    Aynı durumu stk’ların yanında sendikalarında yaşadığı ülkemde ki baskıcı bir yönetim anlayışının yanında ‘Ya bendensin ya da Hainsin’ durumu da yaşanıyor.

    Bunu yapanın sadece iktidar değil, muhalefetin de yaptığını da belirtmekte fayda var.

    Çünkü iktidarın ‘Ya bendesin ya Hainsin’ diyerek maddi ve manevi baskı altında tuttuğu basın ve medyaya sahip çıkamayan bir de muhalefet olduğunu da unutmamak gerekir.

    Çünkü aynı muhalefetin iktidar gibi kendisinden olmayanı hain ilan ettiğini de bilen gazetecilerdenim.. 

    Çokta siyasi olmayan ve Acun’un televizyonundan aşağı kalamayan Flaş TV’nin bile ‘Ya bendensin Ya da Hainsin’ denilerek baskı altına alınmak istenmeye direnemeyip, ekranlarını kararttığı ülkemde muhalif basının artık yok denecek kadar bitirildiğini de belirtmek gerekir mi bilmem ama asıl bitirilenin muhalefet olduğunu da görmekte fayda var.

    Çünkü sözde karşı olduğumuz ama göbekten bağlı olduğumuz ABD’nin sistemine heveslenip, başkanlık sistemine geçtikten sonra Amerikan vari olmak için illaki iki partili bir sistemin hayata geçirmeye çalışanlar HDP’nin de içinde bulunduğu bir çok partiye aday çıkartırmamış, adeta dükkan kapattırmıştır.

    Ve bunu yutan HDP; SP, MHP, İYİ Parti gibi partiler de aslında muhalefetten çekilip, iktidara karşı susma yoluna gittiklerini anlayamamışlardır..

    Basın ve Medyanın ‘Havuz’ denen sistem ile bir anlayışa yönelik hareket edilmesi sağlanan ülke de ki bu duruma bakınca zaten olmayan demokrasinin en önemli faktörlerinden olduğu ileri sürülen kanadında yani basın ve medyanın da kolu ve kanadı iyiden iyiye kırılmıştır.

    Ve bunu izleyen ama sesini değil gıgını çıkarmayan bir toplumunda gün geçtikçe teslimiyeti seçmiş, her gün bir çok iş yerinin battığı, onca insanın işten atıldığı bozuk ekonominin içinde ‘Buna da şükür’ diyerek yaşananları kader olarak benimsemeye alışmış hale gelmiştir.

    Yani önce çeşitli adlar verilerek terörist ilan edilen aydınlar, ardından darbe girişimin mana ederek Altan kardeşler gibi gazetecilerin yanında siyasiler içeri atılmış, dışarıda kalanlarda ‘Bizden değilsen Hainsin’ yaftası ile toplumdan dışlanmış, işleri, aşları kesilmiş, okuduğu gazete ve izlediği televizyonları ellerinden alınmış hale getirilmiştir..

    Ve bu durum Flaş TV’ye adını veren Flaşlıktan çıkmış, normal bir duruma dönmüştür..

    Bunlar olurken Aydın Doğan’ın Televizyon ve Gazetelerini alanlara da dünya kalmamış, sırası geldiğinde onlarda Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığından el çektirilmiş, ‘biz izin verene kadar ve yarın ona da el koyacağımız tüpçü olmaya devam et’ denilmiştir..

    Çünkü bugün yaşananları dün görmek istemeyen ve geçici çıkarlarla, ‘dünya benim’ diyenlerin asılında bu dünya da yerlerinin olmadığını er geç anlasalar da cehennem ateşini his ettiklerinde iş işten geçtiğini ancak anlayacaklardır.

  • VEKİL VALİSİZ AÇILIŞ YAPTI!

    Milletvekili Atalay’ın, Ardahan İŞKUR Müdürlüğü ile Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı işbirliği ile ‘Kadın İstihdamına’ yönelik kursun açılışına katılmak için Ardahan’a geldi.


    GÖZLER VALİ MASATLI’YI ARADI


    Ardahan’da olduğu öğrenilen ama vekilin katıldığı açılışa katılmadığı görünen Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’sız yapılan etkinlik, ‘Kadın İstihdamına Yönelik Kuaför Kursu’nun açılışına Eski Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Kilis eski Milletvekili Bölge Koordinatörü Reşit Polat, Ardahan Üniversitesi Rektörü Mehmet Biber, Çıldır Belediye Başkanı Yakup Azizoğlu, Milli Eğitim Müdürü Erhan Bulut, AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın, Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanı Yılmaz Kaya, Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mustafa Morkoç, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Özgür Açıkyıldız, Kadın Kursiyerler ve çok sayıda davetlinin katılımı ile gerçekleşti.


    SONKAYA, KURSLARIMIZ İSTİHDAM GARANTİLİDİR


    Ardahan ve ilçelerde birçok başarılı kursun açılmasına öncülük eden Ardahan İŞKUR Müdürü Ahmet Sonkaya, “Amacımız eğitim ve istihdam ilişkisini güçlendirmek, gençlerimizin ve kadınlarımızın işgücü piyasasında ihtiyaç duyulan mesleki beceriler ile donatılarak İşgücüne katılarak istihdamlarının artırılmasına çalışmaktayız. Evine ekmek götürmenin gayreti içinde olan vatandaşlarımız ve hayalleri olan gençlerimize ‘Burası Ardahan Burada İş Var’ iddiamıza inanmalarını istiyoruz. Devlet ve millet olarak el ele vererek daha başarılı yarınlara ulaşacağız. Kursumuz Ardahan’ımıza hayırlı olsun. Kurumumuz ile Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı işbirliği kapsamında Gülten Özdemir’in sahibi olduğu Üniversal Kuaför Salonunda başlatılan 12 kişilik istihdam garantili Bayan Kuaför Salonu kursunun açılışına katılan tüm protokol üyelerine teşekkür ediyoruz” dedi.



    Virüs’ün bile Engelleyemediği Operasyonlar!


    Dünya gündemini alt/üst eden Çin virüsünün gelip, 60 yıldır giremediğimiz Avrupa’nın ortasına bizden önce yerleştiği şu günlerde ülkemizde de bu yönde bir çok önlemin alındığı yönünde bolca haberlerin yanında gerek Avukatlara yönelik gerekse Irak başta olmak üzere sınır ötesi hava operasyonları ile iç ve dış önlemler alındığı yönünde haberleri de  muhalif basın/medya denen kaynaklardan okuyup, izliyoruz.


    Yani Suriye’de yaşanan çatışmaların, Libya’da ki durumun, Akdeniz’de ki yer altı kaynakları aramanın, Yunanistan sınırına kadar dayanan göçmenlerin, virüsten çok ekonominin boşalttığı cadde, sokakların, kepenk kapattırığı iş yerlerinin ve son olarak Çin Virüsünün bile önüne geçemediği en önemli önlem gözaltı ve hava saldırıları ile etkisiz hale getirildi’ haberlerin olduğunu görmekteyiz.


    Asrın Avukatlarına yönelik operasyonlar ardından göz altına alınan Avukatlar konusunda bir açıklama beklediğimiz Adaletin diğer küfesinde bulunan TBB Başkanı Feyzioğlu’nun Yunanistan sınırına gidip, Yunan sınır devriyelerinin yaptıklarının insanlık dışı olduğunu belirttiği şu günlerde doğu ve güneydoğu da süren operasyonların devamında hemde TIP Bayramı denen 14 Mart’ta bir çok avukatın da göz altına alınması da bir o kadar normal bir durum iken havuz medyası denen tarafına görmezden geldiği bu yöndeki haberler aynen şöyle;


    ‘Avukatların gözaltına alınmasının ardından 24 barodan ortak açıklama..


    Perşembe günü Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir operasyon kapsamında Şanlıurfa Barosu’na kayıtlı yedi, Diyarbakır Barosuna kayıtlı iki avukat gözaltına alındı.


    Ayrıca ikisi Diyarbakır’da biri de Şırnak’ta olmak üzere üç avukat hakkında da yakalama kararı çıkartıldı.


    Avukatların ev ve ofislerinde yapılan aramalarda, operasyon kapsamında gözaltına alınan avukatların müvekkillerine ait birçok dosyaya, bilgisayar ve dijital materyala de el konuldu.


    Dosyada kısıtlılık kararı var. BBC Türkçe’nin edindiği bilgilere göre soruşturmanın nedeni “PKK/KCK Silahlı Terör Örgütünün Ceza İnfaz Kurumları içerisindeki Yapılanmalara Yönelik terör örgütü üyeliği iddiası”.


    Perşembe günü sabah saatlerinde yapılan operasyonlarda gözaltına alınan avukatların ifadelerinin Cumartesi öğlen itibarıyla alınmadığı ve gözaltı sürelerinin dört gün uzatıldığı belirtildi.’


    Yani kısacası Yunansitan sınırında insan hakları arayan Türkiye Barolar Birliği ve Ardahan’ın da aralarında olduğu diğer baroların, büyük aydınların, pala bıyık solcuların, ulusalcı demokratların ve kendiler dışındakiler insan değilmiş gibi bakan sözüm ona insan hakları savuncularının, ‘Şu an Çin virüsü var, açıklama yapacak, tepki koyacak halimiz yok’ dediği şu günlerde birlerine göre virüsten de daha tehlikeli olan Avukatların, Siyasilerin, Gazetecilerin gözaltına alınması ve tutuklanmasına devam edilir, ‘biz varken Avrupa kimmiş demokrasinin beşiği biziz’ diyenlerin ve Çin Virüsünün bile gözaltına alınabildiğini iddia edenlerin iktidar olduğu ülkemde..


    KUR'AN KURSLARI YARIŞTI..


    KUR’AN KURSLARI YARIŞTI..


    arşiv haber 29/03/2016 tarihli haber


    2016 Yılı Kutlu Doğum Haftası Münasebetiyle Posof Müftülüğü tarafından Merkez Camii de Kur’an Kursları Arası Bilgi Yarışması düzenledi.


    Yarışmaya Merkez Kur-an Kursu, Kol Köyü Kur-an Kursu ve Kale Önü Köyü Kur-an Kursu katıldı. Dini Bilgiler,ezber ve Kuranı  yüzünden okuma şeklinde gerçekleşen yarışma sonucunda;  Kuran Kursu öğrencilerinden Hidayet TOHUMCU 95 puanla birinci, Kuran Kursu öğrencilerinden Ayfer ERDEM 89 puanla ikinci, Kuran Kursu öğrencilerinden Pınar ÇİFTÇİ 88 puanla üçüncü oldular.


     Yarışma esnasında İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin okuduğu ilahiler yarışmaya renk katarak duygulu anların yaşanmasına sebep oldu. Yarışmayı izlemek için camiye gelen cemaate yönelik sorular soruldu, doğru cevaplayanlara kitap hediye edildi. Yarışmada dereceye giren öğrencilere hediyeleri 13.04.2016 Çarşamba günü Kutlu Doğum Haftası ana programında takdim edilecektir. Program İlçe Müftümüz Osman GÜNEŞ’in  değerlendirme ve teşekkür konuşmasıyla sona erdi.

  • Ardahan'da 3 Kadın Kayıp, 1 Erkek Tutuklu!

    Gazetemizin edindiği bilgilere göre Ardahan Merkezde bir kadının çocuklarını bırakıp evini terk ettiği bir diğerinin de daha önce hayvanları çalınan eşini terk edip, Ardahan’ı tek ettiği ileri sürülürken Ardahan’ın Çıldır İlçesine bağlı Övündü (Vaşlop) köyünde de Y. Yağmur adlı kadın da bir anda ortada kayıp olduğu ve tüm aramalara rağmen bulunamadığı öğrenilirken, eşinin ‘zanlı’ olarak tutuklandığı alınan bilgiler arasında oldu.


    İki çocuk annesi Yeliz Yağmur’un öldürüldüğü yönünde iddiaları araştıran güvenlik güçlerinin Yağmur’un eşini gözaltına alıp, daha sonra sevk edildiği Adliyede tutuklandığı alınan bilgiler arasında olurken Yağmur’un eşinden boşanma dilekçesi verip, babasının evine İstanbul’a gittiği ancak yapılan araştırmada köye geldikten sonra ortadan kayıp olduğu bilgisine ulaşıldı.Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği, diğer kayıp kadınların evlerini ve eşlerini terk eden kadınlar olduğu bilgisine ulaşıldı.



    MERDİVEN ALTI KURTARICILAR..

    Ülkenin resmen savaşa girdiği şu günlerde Corona virüsü gibi bir çok konu, patlayan bombalar, yaşanan ölümler ve çekilen acıların gölgesinde kalmış durumda.


    Son olarak muhalefetin,onca şehidin olduğu Suriye’deki gelişmeler konusunda mevcut iktidarı istifaya çağırması dahil bir çok konuda baskı altına alması gerekirken, önce telefonla arayıp, geçmiş olsun deyip  ardında da adeta ‘ laf olsun, torba dolsun’ diye başkan Erdoğan’ın Trump ile görüşmesi esnasında yaşanan olayı anlatırken gülümsemesine takıldığı gibi onca sorun ve sıkıntıda bunca ekonomik sıkıntı içinde dolarla ödenip, alınan ve rastgele oraya buraya atılan füzelerin toz dumanı arasında kalmış durumda..


    Bu sorunların başında gelenler arasında diğer bir sorunda iki gümrük kapısı olmasına karşın ithalat ve ihracatın olmadığı, valisi ile vekili, rektörüyle valisi, genel sekreterinin valisi ile arasının olmadığını, belediye başkanlarının bir araya gelip, bir kare veremedikleri, derneklerin gerçek anlamda birlikten uzak olduklarını, birilerinin bana başkan, platform, federasyon desinler dediğini ve her yıl ortalama bin kişinin göç ettiği memleketin batı kentlerinde kurtarma adına kurulan derneklerin ve bu derneklerin başını çeken sözüm ona çok kültürlülerin! merdiven altı bol kahvaltılı sözde platformu, oluşum, dernek hatta federasyon adıyla toplantılarıdır..


    Bu yazımı yazdığım sırada ara verip, bir çay içmek için gittiğim kahvede Sahara çadırlarının kurulduğu serhat, sınır kenti Ardahan’ın Posof İlçesinde en az 400 insana iş istihdamı sağlayacak olan bir yatırımcının başta iktidar milletvekili olmak üzere yerel yöneticilerinin ilgisizliğinden yakındığına şahit olduğum bir kentin nasıl olup gelişip, büyüyeceğini konuşacağımıza ‘Falanı nasıl durdururuz, filanın nasıl paçasına yapışırız’ kavgası içinde olup memlekete ve kendilerine olduğu gibi, ülkeye hayrı olmayanların verdikleri pozlara bakınca bu memleketin asıl katillerinin bunlar olduğunu anlatamamanın ezikliğini de yaşamıyor değilim..


    Çünkü benim de içinde bulunduğum bizlerin bu merdiven altı kullanılmışları yeterince topluma anlatıp, gerçek yüzlerininde ne olduklarını  ortaya koyamamışlar olarak asıl suçlularız.. Ve bunların hala meydan da olup namuslu, adam, kadın diye geçinip, memleketin aydını, kültürlüsü, siyasisi oldukları yönündeki pozlarının asıl memleket düşmanı olduklarını deme cesaretini ‘ilişkiler bozulur’ diyerek ortaya koymayız..


    Ama asıl bozulanın memleket, ülke olduğunu da hep konuşur, suçlu kim diye de etrafımıza, çevremize bakarak verilmesi gereken mücadeleyi unutur, hatta ‘Of ya yoruldum’ diyerek kaçma teşebbüsünde bulunuruz..


    Yani ortaya çıkıp, ‘Sahayı boş bularak,  bize de bir kemik düşer mi diye bir araya gelen merdiven altı siz kullanılmışlar, şunu da iyi  bilin ki; benim gölgem hepinize yeter..’ demediğimizden köprü ve merdiven altı oluşumların önüne geçemeyiz, geçemiyoruz da..


    ERKEKLER KADINA ŞİDDETİ TARTIŞTI!..


    ERKEKLER KADINA ŞİDDETİ TARTIŞTI!..


    arşiv haber 17/12/2019 tarihli haber


    Son olarak Ordu da yaşanan bir genç kızın kalbinden bıçaklanarak öldürüldüğü, ülke genelinde yeniden gündeme gelen kadın cinayetleri başta olmak üzere kadınların sorunlarını dile getirildiği şu günlerde Ardahan valiliği de kadınlarla ilgili sorunları masaya yatırdı ama erkeklerle..


    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın önderliğinde yürütülen “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Planı” kapsamında Ardahan da Vali Mustafa Masatlı Başkanlığında toplantı düzenlendi.


    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının önderliğinde başlatılan çalışma sonucunda İçişleri Bakanı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı, Adalet Bakanı, Milli Eğitim Bakanı, Sağlık Bakanı ve Diyanet İşleri Başkanı ortak imzasıyla yürürlüğe giren, 75 maddeden oluşan, 2020-2021 yılları “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Planı” ile Valiliğe verilen görev ve sorumlulukların gecikmeksizin uygulamaya geçirilmesi, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun uygulanmasında etkinliğin, koordinasyonun arttırılması ve yaşanan üzücü olayların tekrarlanmasının önlenmesi amacıyla İçişleri Bakanlığı tarafından 17 Aralık 2019 Salı günü 81 ilde eş zamanlı olarak saat 10:00’da toplantı yapılması planlandı.


    Bu kapsamda diğer illerde olduğu gibi Ardahan da ki  tüm kurumların en üst yöneticilerinin katılımıyla Vali Mustafa Masatlı başkanlığında Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle MücadeleToplantısı gerçekleştirildi.


    Toplantıya Cumhuriyet Başsavcısı Koray Kesgin, Vali Yardımcısı Salih Kalkan, İl Jandarma Komutanı Selçuk Özdem, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal, Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar İl Müdürü, İl Sağlık Müdürü, Göç İdaresi Müdürü, İl Nüfus ve Vatandaşlık İl Müdürü, İl Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakfı Müdürü, Belediye Başkan Yardımcısı, Kadın Konukevi Müdürü ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı toplantıda erkek yönetici sayısının kadın yönetici sayısından fazla olduğu dikkatlerden kaçmadı.


    Bu toplantıda Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele  alanında çalışan tüm kurumların 2019 yılı verileri değerlendirilerek, mevcut duruma ilişkin analizler yapıldı, il ve ilçelerdeki 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında olay sayıları, başvuru sayıları, kanun kapsamındaki alınan tedbirlerin niteliği, uygulamanın daha iyiye götürülmesi için il/ilçe bazında ve bakanlıklar tarafından planlanması gereken tedbirler değerlendirildi. Toplantıda ayrıca, son dönemde yaşanan üzücü olayların analizleri de yapılarak benzer nitelikte olayların yaşanmaması için alınması gereken tedbirler konuşuldu.


    Şiddet önleme merkezine polis irtibat görevlisi görevlendirilmesi, risk düzeyi yüksek olayların muhakkak sosyal, psikolojik, ekonomik yönleri ile incelenmesi, olayların meydana geldiği andan itibaren takip edilmesi için sistem geliştirilmesi, şüphelilerle ilgili (öfke kontrolü gibi) önleyici destek hizmetlerinin uygulanması, etkinliğinin arttırılması ve takibinin yapılması, kadına yönelik şiddetle ilgili mücadelede sadece polisiye tedbirlerin yeterli olmadığı, diğer kurumların (baro, üniversiteler ve STK’ların) sürece dahil olması için yapılması gereken çalışmaların planlanması, bu hususların ilve ilçelerde eylem planı haline getirilmesi gibi bir çok konuda çalışma/değerlendirme yapıldı ve Bakanlıkların ortaya koyduğu seferberlikte illerin de üzerlerine düşen sorumlulukları gecikmeksizin gerçekleştirmeleri için gerekli çalışmaların yapılması kararlaştırıldı.


    MHP’nin Kadın İl Başkanı Konuştu,


    MHP Kadın Adayı Ortağına Geçti!


    *26/11/2019 Tarhli Haber/Yorum


    İktidar Partisi AK Partinin bir dediğini iki etmeyen MHP’nin Ardahan Milletvekili Adayı AK Parti’ye geçti. Son genel seçimlerde Milliyet.i Hareket Partisi Milletvekili Adayı Sevim Köseliören eşiyle birlikte gittiği AK Parti İl Başkanlığa giderek MHP’den istifa ettiğini ve AK Partiye üye olmak istediğini belirttiği AK Parti İl Başkanı Hakan Aydın’a kaydını yaptırdı.


    Milliyetçi Hareket Partisi 27. dönem milletvekili adayı Sevim Köseliören partisinden istifa ederek AK Parti’ye katıldı.


    Köseliören, istifasının ardından eşi Yunus Öktem ile birlikte AK Parti İl Başkanı Hakan Aydın’ı ziyaret ederek, AK Parti´ye üye oldu.



    AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın, ” Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) 27. dönem Milletvekili adayı Sevim Köseliören partisinden istifa ederek partimize katıldı. Ben partimize göstermiş olduğu teveccühünden dolayı kendisine teşekkür ediyorum” dedi.


    Köseliören ise, “27.Dönem Milletvekilliği seçimlerinde Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Ardahan Milletvekili Adayı olarak çıktığım bu yolda çeşitli tehditlere boyun eğmeden, bugüne kadar partimin menfaati dışında hiçbir oluşumun içinde bulunmadım. Ancak geldiğimiz durumda birkaç ilçe başkanı ve Parti yöneticilerinden bazı çıkarcı ve menfaatperest şahıslar seçimden önce ve sonra maddi manevi yapılan ve harcanan emekleri göz ardı edip şahsımı ve ailemi hedef alan hakaretleri ve söylemleri karşında üyesi olduğum Milliyetçi Hareket Partisinden istifa etmiş bulunmaktayım. Bugüne kadar olan süreçte yanımda olan gönüldaşlarıma teşekkür ederim” dedi.



    **Sahte hesapla MHP’yı eleştiren sahte milliyetçilere seslendi…


    Milletvekili adayının MHP’den İstifa ederek AK Parti’ye üye olduğu aynı günler içinde bir açıklama yapan MHP’nin Ardahan Kadın İl Başkanı  Hülya Davutoğullari; ‘Benim milliyetçiliğimi sorgulamak kimsenin haddine degildir.’ dedi.

    Çöpte çekilen MHP partisine ait çelenk, nasıl dışarı bırakıldığını mobese ile tespit edip ve genel merkeze bildirmişim. Kim sorarsa gelsin onlara da anlatırız.. Sosyal medyada sahte hesapla milliyetçilik olmaz…

    Sosyal medya da kabadayılık yapanlar şunu bilsinlerki, ne ili nede ilçe başkanlarını size yedirmem.

    Genel Başkan Devlet Bahçeli ile görüştüğünü ve Ardahan halkına bol bol selam yolladığını söyledi…



    Zombiler Bitmez, Kızlıklar Dikilmez!..

    Aslında yerel ağızla adı Hortlak olan yani öldükten sonra dirildiğine inanılan ve ninelerimizin elektrik, televizyon, İnternet olmadan önce uyumayan yaramaz torunları olan bizleri uyutmak için üzerine beş koyup anlattığı masalların yabancılaştırılmış ismidir Zombi denen yaratık..


    Ve yine aslında etek altı pardon merdiven altı üretilen ama piyasada, ‘müşteri bulsun’ denen mallar gibi yıpranan fantiler, diğer adıyla iskambil kağıdı ile gün boyu fanti oynayan emeklilerin ismini koyduğu kahvenin adının Cafe diye levhalaştırılması gibi Hortlağın adı da Zombiye çevrilmiştir..


    Ekonomik sıkıntıdan sıkça bahsedip, ailedeki fertlerin her birinde olan en az üç bin liralık telefonları görmezden gelenlerin o cep telefonu denip, hep elde tutulmakla cebe konulmayan el telefonlarının içindeki oyunların başını çeken film yönetmenlerinin adına, ‘korku filmi’ dediği ve artık unutulan sinemaların karanlık salonlarının beyaz perdesine yansıtılan Hortlak, pardon Zombilerin gerçek olduğunu söyleyebiliriz.


    Çünkü başta, ‘Ne olmuş ki yaşandı, bitti’ diyenlerin yer aldığı özel hayatındakiler dahil olmak üzere unutmaya çalıştığın, yok saydığın, ‘yaşanmadı’ dediklerin başta olmak üzere vurdukça öldürdüğünü sandıklarının ölmedikleri gibi çoğaldığını mücadele verdiğiniz her alanda görüp, yaşayabiliyorsunuz…


    Yani diğer bir adı olan dertlerin, ‘bitti’ dediğin bir anda yeni dertlerle çoğalması gibi..


    Bu durum ülkenin olduğu gibi yerel gündeminde başını çeker.. “Oh be bitti” dediğiniz bir anda yeni bir gündem malzemesinin ortaya atılması buna örnektir.. 


    Bunun en son örneği, “Hangi CHP’li Saraya çıktı?” tartışması gibi içi boş gündemdir..


    Bu durumun diğer bir adı da Sivil Toplum  Örgütü, stk hatta ‘özel hayat’ denen alanlarda yaşanır.  Siyasette, ticarette, adına ne derseniz deyin her alanda olduğu gibi.. Evet, dert dediğin ve birini gönderdim ‘bitti’ diye sevindiğin ya da gönderdiğini sandığın anda O bitti denen sıkıntının yerine yeni bir Zombi hep türemiştir.


    Örnek mi?


    Dün eline aldığı kıytırık kitapla kapı, kapı dolaşarak, satan ama bir anda yazar olan hatta kahvede kahvaltı verip, kültür evi yapacağım diyen, Bakırköy tımarhanesinden çıkıp; İş adamı, Dernekçi, yetmedi Eğitimci, Kültürcüyüm diyerek vali, başkan ziyareti ile kendilerini adam diye yutturur bu Zombiler..



    Veya “Yaş yetmiş iş bitmiş” deyimine rağmen yaşlılıklarının getirdiği altlarını ıslatmalarını unutup, yeniden dernek kurup, ‘bana başkan desinler’ sevdasında olan Zombiler..


    Su ve tuz isteği gibi STK’cılık alanı olmadan hayat bulamayan bu zombilerin diğer bir özelliği de dün görmezden gelip, beğenmediklerini siyasete, güce taşıyanlardır..


    Çünkü, bunların hastalığı ve virüsleri karşısında daha da direnç kazanan her alanda gerçekten samimi olanların Zombi, diğer adıyla Hortlaklar saldırısına karşı dirençleri artar güçlenirler..


    Bunu 50 kuruşluk sözde gazeteciler, Kaftancıoğlu’nun işaret ettiği sözüm ona gazetecilerin bu zombileri kendileri gibi insan sanmalarını da ekleyebilir ve yeniden baştan okuyup, her satırını anlayacağınız yazımda kimlerin hortlak yani Zombiler olduğunu anlayacaksınız..


    Ha bu arada başlığımıza konu olan ama bu yazının satırları arasında geçmeyen ‘Kızlıklar dikilmez neydi?’ diye soranlara bir daha ki yazı mı bekleyin diyeceğim.. 


    Hemde çok gecikmeden ‘Kızlık dikilir mi?’ başlılık yazımı..


    Ulutaş: MHP’nin Oylarına Göz Dikmişler..


    MHP BU KEZ BİR HAYLİ İDDİALI..


    *Arşif Haber 03/05/2019 Tarihli Haber


    7 Haziran Genel Seçimleri öncesi Ardahan’da seçim çalışmalarına devam eden partilerin başında gelen Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekil Adayları Bülent Ulutaş ile Ömer Tekoğulları Düz Ardahan olarak bilinen alan da seçmenle buluştular.


    Başta, MHP kökenli 2. Sıra Milletvekili Adayı Yunus Baydar’lı AK Parti olmak üzere Bağımsız Milletvekili Adayı Saffet Kaya’nın MHP’nin oylarına göz diktiğini belirten MHP Ardahan Milletvekili Adayları buna izin vermeyeceklerini, MHP’nin Ardahan’da en çok oyu alan parti olacağını ileri sürdüler.

    Ardahan Merkeze bağlı Çataldere (Gunzut), Yokuşdibi (Lori), Sarıyamaç (Sırazgom) ve Yanlızçam (Gölebert) köylerine seçim çalışmalarını sürdüren MHP Ardahan Milletvekili Adayları Ardahan Merkez de, Posof, Çıldır ve Hanak’ta başta olmak üzere İl genelinde oy patlması yapacaklarını belirterek, Ardahan’da milletvekili çıkaracaklarına inandıklarını söylediler.


    MHP'nin Kadın İl Başkanı Konuştu, MHP Kadın Adayı Ortağına Geçti!


    **ULUTAŞ: ARDAHAN’I BİRLİKTE DEĞİŞTİRECEĞİZ..


    ‘Bizim gücümüz kiralık araçlardan, paralı askerlerden, kömürden makarnadan değil, gönül birliğimizden gelir. Bizim kalbimiz memleket, bayrak ve hizmet diye çarpar. Ben memleketimi boş vaatlerden, tutulmayan sözlerden arındırmak için yüreğimi ortaya koyarak çıktım bu yola.  Yıllardır çalıştım, inceledim, dinledim, Ardahanlı hemşehrilerimin dertlerine, çilelerine ortak oldum. Yol sorunu çözülmemiş, turizmi gelişmemiş, göçe zorlanmış, hayvanları elinde kalmış. Yanlış uygulamalara kurban giden Ardahanlıların bu mağduriyetlerini artık vicdanım kaldırmıyor. 

    Yaşam kalitemizi düşüren bu anlayışı kınıyorum, Ardahanı çağdaş bir kent olmaktan uzaklaştıran bu zihniyete daha fazla göz yumamıyorum. Ardahan’ın her geçen gün artan sorunlarını görüyorum, kokluyorum, yaşıyorum, utanıyorum. Yoksulluk kader değil, dayatma olmuş. Ardahan için verilen bütçenin %100’ü Ardahan için harcansa parlayan bir inci olur güzelim memleketimiz. 7 Haziranı tüm bu dayatma ve aldatmalara son vermek için dört gözle bekliyorum. Şimdi tüm Ardahan’ın güveniyle ve hepinizin desteğiyle geliyorum. 7 Hazirandan itibaren değişime sizinle birlikte bende evet diyorum. Ardahan’ı birlikte değiştireceğiz. Çünkü biz daha güzel bir Ardahan için yürüyoruz.’ diyen Ardahan Milletvekili Adayı Bülent Ulutaş tüm Ardahanlılara MHP’ye oy vermeye davet etti.

  • GÖLELİ KAYAK'TA ERZURUM'A ŞAMPİYONA KAZANDIRDI! ÇILDIRLI RUS'U YENDİ, SELAM ÇAKTI!

    Kayseri’de, Uluslararası Dağ Kayağı Federasyonu (ISMF) tarafından Erciyes 2020 Uluslararası Dağ Kayağı Şampiyonası düzenlendi. Erciyes Hacılar Kapı Tesisleri’nde gerçekleştirilen şampiyonada, kadın ve erkeklerde üçer kategoride 37 sporcu mücadele etti. Erkeklerde, 16 yaş altında Halil Kömür, 18 yaş altında  Ardahan Göle İlçesine bağlı Toptaş köyü doğumlu, Erzurum spor lisesinde son sınıf öğrencisi Doğukan Kömür, 21 yaş altında Muhammed Furkan Polat birinci oldu. Kadınlarda ise 16 yaş altında Melisa Yaren Denmez, 18 yaş altında Ceren Ziyalar, 21 yaş altında ise Yeliz Esen birinciliği elde etti. Türkiye Dağcılık Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Sercan Erol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sporcuların kıyasıya mücadele ettiğini söyledi. Yarışmada dereceye giren sporcuların Türkiye Şampiyonası’na katılacağını belirten Erol, şunları kaydetti: “Oradan da elde ettikleri derecelerle milli takımı oluşturmaya çalışacağız. 37 sporcumuz akredite oldu. Dağ kayağı her yerde yapılamadığı için 5-6 ilden gelen sporcular var. 



    Rus’u Yendi, Selamı Çaktı..


    Darıca Belediyesi Eğitim ve Spor Kulübü’nün milli karatecisi Ardahan Çıldırlı Eray Şamdan Rus rakibini yenerek asker selamı ile Mehmetçik’e mesaj yolladı. Tokyo Olimpiyat elemeleri kapsamında hafta sonu Avusturya’nın Salzburg kentinde gerçekleştirilen Premier Lig müsabakalarında sporcu Eray Şamdan Büyük Erkekler 60 kilogramda tatamiye çıktı. İlk turda Arnavut Orges Arifi’yi 5-0, ikinci turda Brezilyalı Rafael Nascimento’yu da aynı skorla 5-0 mağlup eden Şamdan, çeyrek finalde İtalyan Danilo Greco’yu 2-2 berabere biten maçın sonunda hakem kararıyla yenerek adını yarı finale yazdırdı. ASKER SELAMI VERDİ, MADALYASINI MEHMETÇİĞE ADADIFinale çıkma müsabakasında bir başka İtalyan rakibi Angelo Crescenzo’ya mağlup olarak altın madalya şansını yitiren Şamdan, üçüncülük maçı yapmaya hak kazandı. Bronz madalya mücadelesinde Rus Evgeny Plakhutin ile tatamiye çıkan Şamdan, Rus rakibini mağlup etti.



    MERDİVEN ALTI KURTARICILAR..

    Ülkenin resmen savaşa girdiği şu günlerde Corona virüsü gibi bir çok konu, patlayan bombalar, yaşanan ölümler ve çekilen acıların gölgesinde kalmış durumda.


    Son olarak muhalefetin,onca şehidin olduğu Suriye’deki gelişmeler konusunda mevcut iktidarı istifaya çağırması dahil bir çok konuda baskı altına alması gerekirken, önce telefonla arayıp, geçmiş olsun deyip  ardında da adeta ‘ laf olsun, torba dolsun’ diye başkan Erdoğan’ın Trump ile görüşmesi esnasında yaşanan olayı anlatırken gülümsemesine takıldığı gibi onca sorun ve sıkıntıda bunca ekonomik sıkıntı içinde dolarla ödenip, alınan ve rastgele oraya buraya atılan füzelerin toz dumanı arasında kalmış durumda..


    Bu sorunların başında gelenler arasında diğer bir sorunda iki gümrük kapısı olmasına karşın ithalat ve ihracatın olmadığı, valisi ile vekili, rektörüyle valisi, genel sekreterinin valisi ile arasının olmadığını, belediye başkanlarının bir araya gelip, bir kare veremedikleri, derneklerin gerçek anlamda birlikten uzak olduklarını, birilerinin bana başkan, platform, federasyon desinler dediğini ve her yıl ortalama bin kişinin göç ettiği memleketin batı kentlerinde kurtarma adına kurulan derneklerin ve bu derneklerin başını çeken sözüm ona çok kültürlülerin! merdiven altı bol kahvaltılı sözde platformu, oluşum, dernek hatta federasyon adıyla toplantılarıdır..


    Bu yazımı yazdığım sırada ara verip, bir çay içmek için gittiğim kahvede Sahara çadırlarının kurulduğu serhat, sınır kenti Ardahan’ın Posof İlçesinde en az 400 insana iş istihdamı sağlayacak olan bir yatırımcının başta iktidar milletvekili olmak üzere yerel yöneticilerinin ilgisizliğinden yakındığına şahit olduğum bir kentin nasıl olup gelişip, büyüyeceğini konuşacağımıza ‘Falanı nasıl durdururuz, filanın nasıl paçasına yapışırız’ kavgası içinde olup memlekete ve kendilerine olduğu gibi, ülkeye hayrı olmayanların verdikleri pozlara bakınca bu memleketin asıl katillerinin bunlar olduğunu anlatamamanın ezikliğini de yaşamıyor değilim..


    Çünkü benim de içinde bulunduğum bizlerin bu merdiven altı kullanılmışları yeterince topluma anlatıp, gerçek yüzlerininde ne olduklarını  ortaya koyamamışlar olarak asıl suçlularız.. Ve bunların hala meydan da olup namuslu, adam, kadın diye geçinip, memleketin aydını, kültürlüsü, siyasisi oldukları yönündeki pozlarının asıl memleket düşmanı olduklarını deme cesaretini ‘ilişkiler bozulur’ diyerek ortaya koymayız..


    Ama asıl bozulanın memleket, ülke olduğunu da hep konuşur, suçlu kim diye de etrafımıza, çevremize bakarak verilmesi gereken mücadeleyi unutur, hatta ‘Of ya yoruldum’ diyerek kaçma teşebbüsünde bulunuruz..


    Yani ortaya çıkıp, ‘Sahayı boş bularak,  bize de bir kemik düşer mi diye bir araya gelen merdiven altı siz kullanılmışlar, şunu da iyi  bilin ki; benim gölgem hepinize yeter..’ demediğimizden köprü ve merdiven altı oluşumların önüne geçemeyiz, geçemiyoruz da..


    ARDAHAN'DA AŞURE DAĞITILDI..


    ARDAHAN’DA AŞURE DAĞITILDI..


    arşiv haber 12/09/2019 tarhli haber/yorum


    Ardahan Dernekler Federasyonun pazar günü Şişli’de bulunan genel merkezinde düzenleyeceği Aşura Günü öncesi Ardahan ve yurdun çeşitli yerlerinde Aşura dağıtım programları yapılmaya devam ediyor. Son olarak önümüzde ki günlerde kongreye gidecek olan AK Parti Ardahan İl Teşkilatının düzenlediği Aşure Gününe Ardahan Valisi, İl Emniyet Müdürü ve bir çok Ardahanlı da katıldı.


    ARDAFED AŞURE GÜNÜ DÜZENLEYECEK!


    *Arşiv Haber 09/09/2018 Tarihli Haber


    21 Eylül’de Ardahanlı Üniversite öğrencilerine Burs için gece düzenleyecek olan ve 1-7 Ekim Günlerinde yeni bir Ardahan’ı Tanıtma Günleri gerçekleştirme çalışmalarına devam eden Ardahan Dernekler federasyonu Muharrem ayının en önemli günü Aşure Günü dolaysıyla bir etkinlik yapacak olan Ardahan Dernekler Federasyonu önümüzde ki pazar günü 15 Eylül’de de saat 14.0’da Aşure Günü yapacak.


    İstanbul Şişli’de bulunan merkezinde bir araya gelecek olanlarla Aşure Günü düzenleyecek olan ve ARDAFED’in bulunduğu cadde de aşure dağıtacak olan Ardahan Dernekler Federasyonu, 1-7 Ekim Günlerinde İstanbul Maltepe Sahilinde gerçekleştireceği ARDAHAN GÜNLERİ öncesi 21 Eylül’de ‘Ardahanlılar Zirvede’ adlı bir gece ile ülkenin ve Avrupa’nın en yüksek gökdelenlerinden olan Sapphire gökdelenin en üst katı olan 55. katında Ardahanlı Üniversite öğrencilerine burs desteği gecesi ile bir ilke daha imza atacak.



     


    **Muharrem ayı, 


    Tövbe Suresinin 5. ayetinde kötülüklerin yasaklandığı, razılıksız elde edilen kazançlarla yenen lokmaların haram edildiği Kutsal bir aydır. Muharrem, matem bir aydır, çünkü: Hz. Resullah’ın gözbebeği ve ciğer paresi olan ve onu hoşnut etmek için sırtına alıp gezdirdiği Hz. İmam Hüseyin’in anılma ayıdır. Yas-ı Matem aydır, çünkü: Kerbela’da hak için, adalet için, insan onuru ve insanlık âlemi için 72 Ehli Beyt’in şehit edildikleri aydır.

    Matem aydır, çünkü: dünya saltanatı için zalime boyun eğmeden, yiğitlerin zulme karşı, kişilere örnek insan olma hedefini gösterdiği aydır.


    Mübarek bir aydır çünkü yetimlerin, öksüzlerin, yoksulların doyurup, çıplakların giyindirilerek sevindirildiği aydır. Mübarek aydır, çünkü Ehli Beyt’in yas-ı mateminin tutulduğu aydır. Muharrem orucunun başlamasından üç gün evvel de Masum-u paklar yani Müslümler orucu başlar, Bu oruç Küfe’de şehit düşen Müslüm Bin Akıyl ile çocukları İbrahim ve Muhammet için tutulur. Oniki günde Muharrem orucu ile birlikte on beş gün oruç tutulur. Bu iki oruç bir bütündür, bölünmez.

     

    Alevi inancında Kerbela vakasıyla özdeşleşen on iki günlük Muharrem orucu ile Kerbela matemi (yası), öylesine birleşmiştir ki, Aleviler bu orucu tutarken, Matemi de tuttukları bu oruçla birlikte yaşarlar. Muharrem ayının onuncu (aşure) günü kutsal kabul edilen bir ortak değer olmuştur. Tarihler bugünün değerini ve kutsallığı, birçok Peygamberlerin kurtuluşa ve selamete erdikleri gün olarak verirler. İnsanlar Peygamberlerine olan sevgi ve inançlarından dolayı, bugünü kutsallaştırmışlardır. Onun için Hz. Muhammed’den evvel gelen Peygamberler de bu kutsal günde, Yüce Allah’a, şükür ve senalarını ifade etmek için oruç tutmuşlar ve Nuh Peygamber’in kurtuluş çorbasından pişirip, fakir, fukarayı doyurmuşlar.


    Allah rızasını kazanmak için hayır-ihsan yapmışlar. Hz. Muhammed de, Hz. Ali’de Muharrem de oruç tutmuşlar ve çorbalarını pişirip, hayır-ihsan yapmışlardır. Bütün tarihler, Kerbela olayına kadar olan zaman dilimi içerisinde Muharrem’in kutsallığını bu şekilde ifade ederler. Bütün Peygamber de, kurtuluş ve selamete ulaştıkları bu ayda oruç tutmuşlardır.


    >Adem Peygamber, tövbesinin kabul edildiği gün için

    >İbrahim Peygamber, oğlu İsmail’i kurban edilmekten kurtulduğu   gün için.

    >Nuh Peygamber, gemisinin karayı bulduğu gün için.

    >Musa Peygamber, kavmini Firavunun şerrinden kurtardığı gün için

    >Yunus Peygamber, balığın karnından kurtulduğu gün için.

    >Eyüp Peygamber, dertlerine şifa bulduğu gün için.

    >Yakup Peygamber, oğlu Yusuf’a kavuştuğu gün için, Muharrem orucu tutmuşlardır. Bu sebepten Muharrem’in kutsallığını, Alevilerin gönlünde kelimeler ile ifade edemeyeceğimiz bir değeri vardır.


    Onun için Muharrem’in birinden on üçüne kadar matem (yas) günleridir. Kerbela şehitlerin anısına yapılan ile birlikte de oniki gün oruç tutulur, bu orucun birinci sebebi de, Kerbela da bütün Ehli-Beyt erkeklerin şehit edilmesidir. Burada sadece Hz. Hüseyin’in oğlu İmam Zeynel Abidin hasta olduğu için, babası tarafından savaş meydanına girmesine izin verilmediğinden, sağ kurtulan tek erkektir. Hz. Peygamberin soyu, bu İmam’la devam etmiştir. Demek oluyor ki, Aleviler hem Peygamberlerin kurtuluşu, hem de selamete ermelerine, hem de Hz. Peygamberin soyunun dünyadan kesilmeyip devam ettiğine, Allah’a şükür olarak oruç ibadetini yerine getirirler.


    Kur’an-ı Kerim’e göre Muharrem Orucunun Kutsallığı:


    Bakara süresi’nin 183 ve 184 ayetlerinde açıkça belirtilmiştir.


    (Ey inananlar! Oruç sizden evvelki kitap ehli olanlara, farz kılındığı gibi, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı.) On Muharrem, daha İslam dini gelmeden evvel, gelmiş geçmiş peygamberlerin kurtuluş ve selamete çıktıkları gün olduğu için kutsallaşmıştır. Muharrem, Kur’an-ın dediğine baktığımız da, geçmiş bütün Peygamberlere de farz kılınmıştır. Sonradan da Hz. Muhammed’e ve onun ümmetine de farz kılındığını net bir şekilde açıklıyor.

    Hz. Muhammed, Muharrem ayında Hira mağarasına inzivaya çekilerek, oruç ibadetini tamamlamış, Nuh Peygamber yine bu ayda kurtuluş çorbasını (aşure) pişirip fakir, fukarayı doyurmuştur.


    İşte Bakara süresi 183. ayetin verdiği farz orucu, Muharrem ayında tutulan oruçtur. Aleviler, bu ayda oruç ibadetlerini yerine getirirler, Kerbela’yı anarlar, Kerbela şehitlerini anarlar. Bu yüzdendir ki, Muharrem ayı, Aleviler de kutsallığı farklıdır.  

     

    Muharrem de tutulan (yas-ı) matem orucundan sonra Hz. İmam Hüseyin ve Ehli Beyt lokması olarak, aşure pişirilip dağıtılır, aşure her ne kadar Hz. Nuh’un kurtuluşunun şükrü anlamına gelse de artık Hz. İmam Hüseyin ve Ehli Beyt lokması olarak, Alevi inancı erkânı içerisindedir ve bununla da bütünleşmiştir. Ayrıca Muharrem de kesilen kurban da Hz. İmam Zeynel Abidin’in kurtuluş şükrü içindir.


    İşte Alevilerin Muharrem ayının kutsallığı ve orucu, bu orucu kimler için nasıl tutulduğudur. Cenabı Hakk oruçlarımızı, niyetlerimizi kabul eylesin, bizleri Ehli Beyt’in katarından, didarından ayırmasın, Mateminiz mübarek olsun.


    ARDAFED FOX'U ZÄ°YARET EDECEK..


    ARDAFED FOX’U ZİYARET EDECEK..


    15 Eylül’de Şişli’de bulunan ARDAFED Genel Merkezinde düzenleyeceğimiz Aşura Günü ardından 21 Eylül’de Türkiye’nin ve Avrupa’nın en yüksek gökdeleni Sapphire de Üniversite öğrencilerine Burs katkısı sunmak için düzenleyeceği ARDAHANLILAR ZİRVEDE adlı geceye hazırlanan ve 1-7 Ekim günlerinde İstanbul Maltepe sahilinde bulunan etkinlik alanında gerçekleştireceği ARDAHAN’I TANITMA GÜNLERİ adlı etkinliğe hazırlanan ARDAFED Ardahanlı Fox TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk’ü ziyaret edecek


    Basın mensuplarını etkinliklerine davet için çalışmalarına başlatan ve ilk olarak, Ardahanlı Siyasetçi Erdem Uygur ile Yazar Engin Kasap ile birlikte Hür TV’de katıldığı programda start veren Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz medyanın en çok izlenen televziyon kanalının başında bulunan Ardahanlı melektaşı Gazeteci Fox TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk’ü makamında ziyaret edecek.



    Kazdağları, Kayyumlar ve Kaftancıoğlu…


    Balık hafızalı toplumun birer Ferdi olarak bir çok konu ve sorun gibi dün kazdağları için poz verenler geçen günde 10 yıl hapis cezası alan Kaftancıoğlu için  Çağlayan adliyesinin önünde poz veriyorlardı. Ve bu pozcular yine balık hafızalarıyla birlikte yaşanan sanal ortamlarda paylaştıkları bir kaç sözde mesajla “görevimizi yerine getirdik” edasıyla hemen  unutuverdiler Kazdağları ile kaftancıoğlunu..


           Aslında bunların dün halkın seçtiklerinin yerine kayyum atanmasını da dedikodu yuvası haline gelmiş olan sanal sayfalarına dökerek şarz olanlardı..


          Başta Kaftancıoğlu’nun partisi olmak üzere bu pozcuların sözde tepkilerini bilen iktidarında eli çok rahat..


         Son olarak Kaftancıoğluna verilen hapis cezası ve demokrasi adına seçildikleri söylenen ama yerlerine kayyum lar atananlara yönelik yapılan operasyonlarla muhalefetin başta olmak üzere toplumun nabzını iyi ölçen aynı iktidar adalet ve hukukuda araya aldığı programı ve hedefiyle yeni bir seçim hesabı ve 2023 hedefine doğru yol almaya devam eder..


           Pozcuların kısa sürede unuttuğu kazdağları ile Kaftancıoğlu meselesi gibi bir çok ciddi olayın il başkanı 10 yıl ceza alan CHP nin sırtından siyaset yapan bir parti olan Saadet partisininde ilgi alanına bile girmedi…


          Çünkü her an alınacak bir seçim kararı ile chp yanında değil “dediğim dedik, öttürdüğüm düdük” diyen iktidarla birlikte siyasete devam diyeceklerini ima etmekteler..


        Bunu bilen iktidar İstanbul Büyükşehir Belediyesinin başkanlık koltuğuna da Diyarbakır, Van ve Mardin belediyelerinin yerine atadığı kayyumlar gibi bir kayyum daha atama hesapları içindedir. Öyle de görünüyor..


           Çünkü aynı iktidar Kazdağları ve Kaftancıoğlu olayını balık hafızalı toplumun terazisine koymuş unutulması için de terazinin kendi tarafına ağırlık koyması için bekleme moduna girmiştir..


          Bunun içinde havuz medyası ve diğer muhafazakar sağ ve ulusalcılara kızan HDP lilerin manşetler atmasına, kızgınlıklarının geçmesine ve unutulmasına yönelik bir eli terazinin diğer kefesine diğer eli yeni bir operasyona ve seçime gidilmesini bekler halde 20 yıldır sabrettiği gibi pusuda tesbih çekmektedir…



    Son virajda morel galibiyeti, 


    Serhat Ardahan 5-2 Bayburt Belediyespor


    *Arşiv Haber 23/03/2015 Tarihli Haber


    Bal ligi 2.grupta şampiyonluk mücadelesi veren temsilcimiz Serhat Ardahanspor, geçtiğimiz hafta liderlik koltuğundan olduğu Beşikdüzü mağlubiyetinin ardından bu hafta lig sonuncusu Bayburt Belediyespor’u evinde ağırladı.


    “İlk yarı ne oluyoruz?” dediğimiz karşılaşmayı 5-2 almayı bilen temsilcimiz puanını 47 ye çıkararak, 48 puanlı lider Yomraspor’u takibe devam dedi.


    Araklı Karadere’nin puan kaybetmesi ve Görelespor’un bir maç eksik olması nedeniyle lideri tek başına takip eden Serhat Ardahanspor, son 3 hafta kala Bayburt galibiyeti ile morel buldu.


    İlk yarıda 6. dakika geriye düşen fakat atmış olduğu arka arkaya iki golle 2-1 öne geçen fakat ilk yarının bitimine doğru tekrar 2-2 yie yakalanan temsilcimizin ilk yarı ortaya koyduğu kötü futbol, trübünleri boşaltmaya yetti.


    İkinci yarı üstünlüğü ele alan temsilcimiz attığı 3 golle 5-2 lik skora ulaşarak maçı tamamladı.


    Trübünler boştu


    Özellikle ligin ikinci yarısında evinde oynadığı tüm maçlarda trübünleri tıklım tıklım olan Serhat Ardahanspor’un, geçtiğimiz hafta Beşikdüzüspor maçında ortaya koyduğu berbat futbolla birlikte liderlikten oluşu, tribünlerin tepkisine neden oldu.


    Özellikle dünki maçın ilk yarısında ortaya koyduğu kötü futbol ile birlikte stada gelen seyircilerin bir çoğunun bu futbola karşın tribünleri terketmesi, “protesto” olarak değerlendirildi.


    Son 3 maç


    Haftaya ligin son sıralarında ki Torulspor’a konuk olacak olan Serhat Ardahanspor, ondan sonra ki hafta evinde ligin zor takımlarından Çayeli’yi ağırlayacak. Ligin son haftasında ise şampiyonluk adayı Görelespor’a konuk olacak Serhat Ardahanspor’da Bayburt Belediyespor galibiyeti, oyunculara ve taraftarlara adeta morel depoladı.



    Biz kazanacağız, Yomra kaybedecek


    Ligin büyük bir bölümünü lider olarak geçiren fakat geçtiğimiz hafta Beşikdüzün’de berbat bir futbol ortaya koyan Serhat Ardahanspor geriye kalan son 3 maçını mutlaka kazanmak zorunda. Rakibimiz Yomraspor ise zor deplasman Çayeli’ye ve Arhavi’ye gidecekken, Görelespor maçını ise evinde oynayacak. Kalan maçları Serhat Ardahanspor’a daha zor olan Yomraspor’un puan kaybetmesini bekleyecekken, boğaların ise mutlak 9 puan kazanması gerekiyor.

  • GELECEK PARTİ GELİYOR..

    Ardahanlı İş insanlarından olan Celil Toprak’ın İl Başkanlığına atandığı Gelecek Partisi Ardahan İl Teşkilatı Ardahan Kongre caddesine de tuttuğu iki katlı binada çalışmalarına başladı.



    Yoğun bir ilgi gören ve Kutluhan Durak’ı Gelecek Partisi Ardahan Merkez İlçe Başkanlığına da atamasını yapan ve geçtiğimiz günlerde Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından organize edilen İstanbul’da yapılan Ardahan’ın Vatan Topraklarına Katılışının 99. Yıl Dönümü etkinliklerine katılan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun Genel Başkanlığını yaptığı Gelecek Partisi Ardahan İl teşkilatı kiraladığı binasını siyasi çalışmalarına hazırlıyor. Önümüzde ki günlerde resmi açılışını yaparak çalışmalarına devam eden Gelecek Partisi Ardahan İl Teşkilatı Başkanı Celil Toprak’ı yeni İl ve Merkez İlçe Binasında ziyaret eden ve çalışmları hakkında bilgi alan Gazeteci Fakir Yılmaz ile Selmi Yılmaz Gelecek Partisi Ardahan İl Başkanı Celil Toprak ve yönetimi ile görüştü.


    Kendisini ziyaret eden gazetecilerle görüşen Gelecek Partisi Ardahan İl Başkanı Ardahanlı İşadamı Celil Toprak yaptığı açıklamada, ‘amaçlarını güzel bir ülke, gelişen bir Ardahan için çıktığımız bu yolda tüm Ardahanlıları partimize davet ediyoruz.’ dedi.



    MERDİVEN ALTI KURTARICILAR..


     


    Ülkenin resmen savaşa girdiği şu günlerde Corona virüsü gibi bir çok konu, patlayan bombalar, yaşanan ölümler ve çekilen acıların gölgesinde kalmış durumda.


    Son olarak muhalefetin,onca şehidin olduğu Suriye’deki gelişmeler konusunda mevcut iktidarı istifaya çağırması dahil bir çok konuda baskı altına alması gerekirken, önce telefonla arayıp, geçmiş olsun deyip  ardında da adeta ‘ laf olsun, torba dolsun’ diye başkan Erdoğan’ın Trump ile görüşmesi esnasında yaşanan olayı anlatırken gülümsemesine takıldığı gibi onca sorun ve sıkıntıda bunca ekonomik sıkıntı içinde dolarla ödenip, alınan ve rastgele oraya buraya atılan füzelerin toz dumanı arasında kalmış durumda..


    Bu sorunların başında gelenler arasında diğer bir sorunda iki gümrük kapısı olmasına karşın ithalat ve ihracatın olmadığı, valisi ile vekili, rektörüyle valisi, genel sekreterinin valisi ile arasının olmadığını, belediye başkanlarının bir araya gelip, bir kare veremedikleri, derneklerin gerçek anlamda birlikten uzak olduklarını, birilerinin bana başkan, platform, federasyon desinler dediğini ve her yıl ortalama bin kişinin göç ettiği memleketin batı kentlerinde kurtarma adına kurulan derneklerin ve bu derneklerin başını çeken sözüm ona çok kültürlülerin! merdiven altı bol kahvaltılı sözde platformu, oluşum, dernek hatta federasyon adıyla toplantılarıdır..


    Bu yazımı yazdığım sırada ara verip, bir çay içmek için gittiğim kahvede Sahara çadırlarının kurulduğu serhat, sınır kenti Ardahan’ın Posof İlçesinde en az 400 insana iş istihdamı sağlayacak olan bir yatırımcının başta iktidar milletvekili olmak üzere yerel yöneticilerinin ilgisizliğinden yakındığına şahit olduğum bir kentin nasıl olup gelişip, büyüyeceğini konuşacağımıza ‘Falanı nasıl durdururuz, filanın nasıl paçasına yapışırız’ kavgası içinde olup memlekete ve kendilerine olduğu gibi, ülkeye hayrı olmayanların verdikleri pozlara bakınca bu memleketin asıl katillerinin bunlar olduğunu anlatamamanın ezikliğini de yaşamıyor değilim..


    Çünkü benim de içinde bulunduğum bizlerin bu merdiven altı kullanılmışları yeterince topluma anlatıp, gerçek yüzlerininde ne olduklarını  ortaya koyamamışlar olarak asıl suçlularız.. Ve bunların hala meydan da olup namuslu, adam, kadın diye geçinip, memleketin aydını, kültürlüsü, siyasisi oldukları yönündeki pozlarının asıl memleket düşmanı olduklarını deme cesaretini ‘ilişkiler bozulur’ diyerek ortaya koymayız..


    Ama asıl bozulanın memleket, ülke olduğunu da hep konuşur, suçlu kim diye de etrafımıza, çevremize bakarak verilmesi gereken mücadeleyi unutur, hatta ‘Of ya yoruldum’ diyerek kaçma teşebbüsünde bulunuruz..


    Yani ortaya çıkıp, ‘Sahayı boş bularak,  bize de bir kemik düşer mi diye bir araya gelen merdiven altı siz kullanılmışlar, şunu da iyi  bilin ki; benim gölgem hepinize yeter..’ demediğimizden köprü ve merdiven altı oluşumların önüne geçemeyiz, geçemiyoruz da..ARDA/FED Referandum öncesi derneklerle bir araya gelecek..


    ARDA/FED Referandum öncesi


    derneklerle bir araya gelecek..


    arşiv haber 04/04/2017 tarihli haber/yorum


    Başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmalarına ara vermeden devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu federasyon üye olan, olmayan Ardahan Dernekleri il bir kez daha bir araya gelecek.’16 Nisan’da önemli bir referanduma doğru giden ülke de ‘Biz siyasetle ilgilenmiyoruz’ deyip, siyasetten de uzak kalamayan ve toplumsal gelimeler karşısında duyarsız davranıp, yaşananlar kenarda seyretmenin ne değnekçiliğe, ne federasyonçuluğa nede ülkeye bir hayır getirmez’ diyen Ardahan Dernekler Federasyonu bu hafta sonu pazar günü saat 10.00’da federasyona üye olan yada olmayan derneklerle bir kez daha bir araya gelerek, ülkenin önemli gündemi olan referandum öncesi görüş alış verişinde bulunacağı öğrenildi.


     


    **Wyndham Grand Hotelde Buluşacaklar..


     


    9 Nisan 2017 Pazar Günü Saat 10.00’da Avrupa yakasında, Basın Exspres Yolu Yavuz Sultan Selim Caddesi No:1-3 Güneşli İstanbul adresinde bulunan WYNDHAM GRAND Hotel’de İstanbul’da bulunan Ardahan dernekleriyle bir araya gelecek olan Ardahan Dernekler Federasyonu yaklaşan federasyon genel kurulunu ve ülkenin geleceğini yakından ilgilendiren referandumu masaya yatırması bekleniyor.


    **FEDERASYON’DA HAREKETLİ GÜNLER..


    *18/12/2015 Tarihli Haber


    Cumartesi günü iki ağı misafir kabul edecek olan ARDA/FED pazar günü yeni bir dernek için Şişkalılarla toplantı yapacak. Pazartesi günü siyasi parti teşkilatlarını ziyaret edecek olan ve Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan Ardahan Dernekler Federasyonun iki önemli misafiri var.


    Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ARDA/FED Başkanlığına gelmesiyle birlikte hareketli günler yaşayan İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu’nu cumartesi günü Saat 12.30’da ziyaret edecek olan Ardahan Valisi Ahmet Deniz ve Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy yeni yönetime hayırlı olsun dileklerine bulunarak, İstanbul’da ki Ardahanlıların örgütlenmesi konusunda federasyon yetkililerinde bilgi alacaklar.

    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın göreve gelir gelmez yeni iki derneği daha üye ettiği Ardahan Dernekler Federasyonu’nu ziyaret edecek olan Ardahan Valisi Ahmet Deniz ile Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy İstanbul ziyaretleri öncesi diğer bazı dernekleride ziyaret edecekleri alınan bilgiler arasında oldu.


    **PAZAR GÜNÜ YENİ BİR DERNEK İÇİN ARDA/FED’DE TOPLANTI VAR..

    Geçtiğimiz gün Ardahanlı İşadamları ile birlikte düzenlediği ‘ARDAHANLI İŞADAMLARI’ adlı toplantı ardından ARDA/FED’in kurucu Başkanı Güven Doğruyol ve eski Başkan Yaşar Geler ile İstanbul Beykoz Dernek Başkanı Gazeteci Yusuf Şit’in konukları olarak bir araya gelerek çalışmalarını sür’atle devam ettiren Ardahan Dernekler Federasyonu başkanı Fakir Yılmaz bir taraftan da yeni Ardahan dernekleri için yoğun bir görüşme trafiği sürdürüyor.

    39 İlçesi bulunan İstanbul’da 39 Ardahan İl Derneği hedeflerinde olduklarını belirten ve bu yönde görüşmelerini sürdüren ARDA/FED Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz diğer taraftan derneği olmayan köyleri dernek kurmaları konusunda iknaya çalışıyor.

    Kendi köylülerine bir davet çıkaran ve Ardahan merkeze bağlı Küçük Sütlüce (Şişka) Köylülerini Ardahan Dernekler Federasyonuna davet eden Yılmaz köylülerinin dernek kurmaları için iknaya çalışacak.


    **ESENYURT’TA Kİ SİYASİ PARTİLER ZİYARET EDİLECEK..

    İstanbul’da 3 Bölge Derneği ve İstanbul Sancaktepe Derneği çalışmalarını da yakından takip eden ve İstanbul Avcılar ilçesinde Ardahan İl Derneği kurulması için start veren ARDA/FED Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz ve ARDA/FED yönetimi pazartesi günüde bir hayli yoğun olacaklar.

    Bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul’un Esenyurt İlçesinde bulunan siyasi parti İlçe Başkanlarını ziyaret edecek olan ARDA/FED Yönetimi Esenyurt AK Parti, CHP, HDP ve MHP İlçe Başkanlarına Ardahanlıların beklentilerini anlatan birer dosya sunacaklar.


    **DUYURU..


    Sevgili köylülerim.. Sevgili Şişkalı Beyler, Sayın Harziyanlı Bayan ve Gençler!..


    Bir çok köy derneğinin bulunduğu İstanbul Metropolünde derneği olmayan köyler arasında bulunan köyümüz, Küçük Sütlüce (Şişka) Köyünün Derneğini kurmak ve bu yöndeki düşünceleri almak için 19/12!2015 Pazar Günü, Saat: 14.00’teMerkezi Şişlide bulunan ve başkanlığını benim yaptığım İSTANBUL ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU’nun geniş çaplı bir toplantı gerçekleşecektir.. Bu nedenle; telefonlarına ulaşıp, bizzat konuştuklarımız başta olmak üzere ulaşamadığımız her Haziyalnlının yani bu mesajı okuyan tüm köylülerimi birlik, beraberliğimiz ve güç birliği için bu önemli toplantıya katılmasını rica ediyorum.. (Önemli Not: bu mesajı tanıdığınız köylülerimizin sayfalarında paylaşmanız umuduyla) Fakir Yılmaz Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Gazeteci 0532 267 80 15 Toplantının yapılacağı yerin adresi; İstanbul Şişli Merkez Mah. Abide-i Hürriyet Cad. Palazoğlu Dk. Köşem Apt. No: 1/17 Şişli/İstanbul



    Esenyurt’ta Ne Oldu?..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olmadan önce yıllardır haber ve yorumlarımla yakından ilgilendiğim derneklerin dernekçilik dışında nelerle uğraştığını defalarca yazmış, yorumlamış ve bu konuda hep şikayetçi olan Ardahanlıların görüşlerine ayna olmuştum..

    ARDA/FED’e başkan olduktan sonra bu çürümüş sistemin içinde dernekçiliğin kaz gecesi yada birilerinin emrinde olmak değil gerçek anlamda bir Ardahan Lobisi olabileceğini de yaptığım çalışmalarla hem de güçlü bir rant ve çıkar lobisine karşın ortaya koymaya çalıştım..

    Epeyde yol aldığımı düşündüğüm bu süreçte Ardahanlılar adına bataklık olduğuna inandığım İstanbul Esenyurt’ta ki diasporaya sağdan, soldan değil tam ortadan bir savaş açtım..

    Önce bunu o dönem başkanı Karslı olan KAISİD denen oluşuma müdahale edip, başına bir rdahalının gelmesini sağladım.

    Ancak bu Ardahanlı da kısa sürede Esenyurt’ta ki rant ve çıkar çetesi olan küçük bir gruo olan diaspoarının yanında yer alıp, mevcut gidişata uydu.

    Ardından İstanbul 3. Bölge Ardahanlılar Derneğinin kurulması için yine bir Ardahanlı ile yola çıktık ve o bölgede ki gençlerin oluşturduğu Ardahanlı Gençler Platformuyla yola çıktık.

    Ama burada da devreye giren diaspora 3. Bölge derneğinin öncülüğünü yapan Ardahanlının aleyhine olmadık bir iftiralarla kamuoyu oluşturup, önce gençleri sonrada derneği pasifize edip, iş yapamaz hale sokamadıylarsa da dar bir alanda kalmasına neden oldular.

    Ve son olarak benim gerek şahsen gerekirse federasyon başkanı olarak yanından alenen durduğum Veysel Karatay bataklığın tam ortasında yer alan ve orada ki Ardahanlının önünü kesmeye görevlendirilmişler le donatılmış derneğin seçimine müdahale ettim.

    Ve Ardahan Derneklerinin tümü ama tümünün kurulduklarından bu yana yapamadıkları, yaşatamadıkları bir kongre süreciyle buranın yönetimin değişmesi için yaklaşık iki ay mücadele edip, diaspoarnın korkmasına, masraf etmesine, çel çocuklarını delege etmelerine ve son anda ekledikleri korsan delegelerle kendilerini ‘şimdilik’ sağlama alsalar da terlemesine neden olduysakta yıkamadık..

    Çünkü Esenyurt’ta ki dernekçilikten olduğu gibi İstanbul ve ülke genelinde ki dernekçilikten hep yakınan Ardahanlı oy kullanmaya gelmediği gibi sanal ortamda zafer naraları atıp, Karatay’ı olduğu gibi Karatay’ı destekleyenleri yanılttı..

    Peki bitti mi?

    Tabi ki bitmedi..

    Çünkü Esenyurt’ta ne oldu?’ diye soranlar dahil her Ardahanlının görevi olan tek bir şey var..

    O da; Eğer samimi Ardahanlılar Esenyurt’ta ki diaspoarayı durdurmazsa ve bunların birilerine değenekçilik yapmasına göz yumarsa orada hiç bir şey değişmez diyenlere karşın ben tek kalsam da bunlarla uğraşmaya devam edeceğim..

    Çünkü Ardahan’ı, Ardahanlıyı seven önce bu bataklıkları kurutmalı diye düşünüyorum..


     
     


    ARDA/FED Referandum öncesi derneklerle bir araya gelecek..


    Başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmalarına ara vermeden devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu federasyon üye olan, olmayan Ardahan Dernekleri il bir kez daha bir araya gelecek.

  • ARDAHAN'DAN EN SON HABERLER

    ARDAHAN’DA SORUN YOK!


    Komşumuz Gürcistan’da yeni tip koronavirüs vakası tespit edildiği belirtildi.


    Yeni tip koronavirüs salgını dünyayı hızlıca etkisi altına alırken her geçen gün farklı bir ülkede vakalar ortaya çıkıyor.


     Türkiye’nin kara sınırlarının bulunduğu ülkelerde de vakaların tespit edildiği bildiriliyor. İran’da bir anda ortaya çıkmasının ardından hızlıca can kayıplarına sebep olan koronavirüs, Irak’ta ardından Yunanistan’da da tespit edildi. Son olarak ise komşumuz Gürcistan’da koronavirüs vakası olduğu açıklandı.


    ARDAHAN’DA KORONAVİRÜS VAKASI YOK


    Öte yandan yeni tip koronavirüs salgınına karşı Ardahan Valiliği teyakkuza geçti. Ardahan’da Yeni tip koronavirüs salgını için tüm tedbirler alınırken, Ardahan’da her hangi bir vakaya rastlanmadığı öğrenildi. Ardahan Devlet Hastanesi yetkilileri, olası Yeni tip koronavirüs salgınları için tüm tedbirlerin alındığını bildirdi.


    Gürcistan Mülteciler, Çalışma, Sağlık ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ekaterine Tikaradze akşam saatlerinde acil olarak düzenlediği basın toplantısında, 50 yaşındaki bir Gürcistan vatandaşında korona virüsü tespit edildiğini açıkladı.


    Bakan Ekaterine Tikaradze, “İran’dan Azerbaycan üzerinden dün ülkeye dönen bir Gürcistan vatandaşının Kovid-19 taşıdığı tespit edildi. Virüs bulaşmış hasta halihazırda Tiflis’teki Enfeksiyon Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi görmektedir” dedi.


     “Salgının Gürcistan’da yayılmamasını sağlamak için hükümet her şeyi yapıyor” diyen Tikaradze, “Bu aşamada hasta ayrı bir alana yerleştirilmiştir. Halihazırda hastanın sağlığı tehlikede değil” bilgisini paylaştı. Tikaradze, “Vatandaşlarımıza güvence vermek istiyorum, paniğe kapılmak için hiçbir nedenimiz yok. Çünkü hükümetimiz Gürcistan’da korona virüsü salgını olmadığından emin olmak için gerekli her şeyi uyguluyor” şeklinde konuştu.


    TEFECİLERE OPERASYON: 5 KİŞİ TUTUKLANDI


    Ardahan’daki şüpheli ölüm olayıyla ilgili yürütülen soruşturma çerçevesinde tefecilik yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı.


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, A.D. isimli kişinin geçen yıl aracında ölü bulunması olayını aydınlatmak amacıyla çalışma başlattı. A.D’nin intihar ettiği araçta ele geçirilen delillerden yola çıkan ekipler, A.D. ile arasında yüksek miktarda para trafiği tespit edilen 6 şüpheliye ulaştı. Yaklaşık üç ay süren fiziki ve teknik takip sonucunda tefecilik yaptıkları iddia edilen şüpheliler B.E.İ, S.İ, A.İ, K.İ, T.E. ve Y.M; Ardahan, Kars ve Iğdır illerinde düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alındı.


    İkametlerinde yüklü miktarda para ve belgelerin yanı sıra bazı kişiler adına düzenlenmiş senetler ele geçirilen zanlılar, emniyetteki işlemlerinin ardından Ardahan Adliyesine sevk edildi. Savcılıktaki ifadelerinin ardından sulh ceza hakimliğine çıkarılan zanlılardan 5’i tutuklandı, A.İ. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.


    ARDAHAN’DAN SONRA ÇILDIR’DA KURTULDU..


    ‘ın düşman işgalinden kurtuluşunun 99. yıl dönümü düzenlenen törenle kutlandı.


    Törene Çıldır Kaymakamı Alper Taş, Belediye Başkanı K. Yakup Azizoğlu, 2. Hudut Tabur Komutanı Ercan Özcan,  Cumhuriyet Başsavcısı Koray Kesgin, Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar, kurum amirleri, öğrenciler ve Çıldır halkının katılımı ile ilk günkü heyecanla kutlandı.


    Günün anlam ve önemini belirten konuşma Çıldır Belediye Başkanı Yakup Azizoğlu tarafından yapıldı. Öğrenciler tarafından okunan şiirler ve Halk ozanlarının seslendiği Aşık şenlik türküleri izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Gençlik  Müdürlüğü tarafından düzenlenen satranç turnuvasında dereceye giren öğrencilere hediyeleri taktim edildi.


    2. Hudut Tabur Komutanlığı Askerleri geçiş töreni ile program sona erdi.



    İMAMOĞLU’NUN VEREMEDİĞİ FOTOĞRAF..


    Elazığ’da yaşanan depremin hemen akabinde, aynı gün Erzurum’a gidip, kayak tesislerinde fotoğraflanarak reytingini düşüren İstanbul Büyüşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun düşen reytingini yeniden toparlamak için yaptığı çalışmaların sonuncusunda benimde aralarında bulunduğum ve 2 bine yakın konfederasyon, federasyon ve dernek başkanının katıldığı “Hemşehri Dernekleri Çalıştayı’ adlı toplantı ardından yaşananlara geçmeden önce attığım bir twit ardından yaşadıklarımı ve basın özgürlüğünü anlatmak isterim..

    Çünkü İmamoğlu’nun bağlı olduğu partide, iktidarda bulunan partide basını temsil edenleri çok sevmediklerini ve o basın temsilcileri sayelerinde aldıkları reytingleri koltuğun verdiği sıcaklıkla oluşan güç egosuyla kısa sürede unutup, kızdıklarında ve ellerine geçirdikleri imkanlarla baskı altına aldıkları kesime veremedikleri fotoğraflar dolayısıyla inişe geçtiklerini de iyi bilirim ..

    Evet, Erdoğan’ın başında bulunduğu partinin 20 yıla yakındır iktidarda olmasına katkı sunan CHP’nin son yerel seçimler öncesi yeni yeni, HDP, MHP, İYİ Parti ve diğer siyasilerin hala güçlerini kavrayamadıkları hemşehri stk’ları ile bir araya gelen İBB’nin Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun toplantısı sırasında aldığım bir haberi, yani dünyayı sallamaya devam eden virüsü tespit edecek olan cihazlarla hala donatılmayan Türkiye’nin kuzey sınırına, yani Gürcistan’a açılan Çıldır Aktaş Gümrük Kapısına dayandığını twitlerken başıma iş açacağımı da hesaba katmadım..

    Çünkü ülkede yaşanan onca gerçeğin yazılmaması, söylenmemesi için özel daireler kuran ve elinde bulundurduğu Adalet sitemi ile aba altından sopa gösteren bir iktidarın ve emrindeki valilerin, kaymakamların, polisin olduğunu unutmuştum..

    Bugün tüm basında ‘Virüs Türkiye sınırlarına dayandı’ haberlerinin çarşaf çarşaf yayıldığı bir esnada aldığım ilk haberi sadece twitlememin hemen ardından başlayan hareketliliği gazeteci olarak İBB’ye anlatmaya çalıştığım Ardahan’a kilometrelerce uzaklıktaki İstanbul’da gururla izlerken aldığım bir telefonla attığım twittin kaldırılması isteniyor aksine hakkımda işlem başlatılacağı anlatılıyordu.

    Gerçeklerin bilinmemesi çabası olarak algıladığım bu telefonu kapatıp, sahaya gelen İmamoğlu’na yaklaşıp, kendisiyle merhaba ederken bugün yapılan toplantının önemini kendisine anlatıp, bu geciken toplantıyı toplu bir fotoğrafla taçlandırmasını önerirken yaşadığım tempo ve doğru olduğu gün geçtikçe ortaya çıkan twitimi de unutuyordum..

    Biz hayli kilo kaybı da yaşadığını  gördüğüm ve benim gibi bir hayli koşturduğunu, düşündüğünü anladığım İmamoğlu’nun oraya toplananların kendisinin misafirleri olduğunu unutup, konuşmasını yaptıktan sonra benim dediklerimi de unutup, geldiği toplantıda hemen ayrılmak istemesi ve hemde o çok önemli fotoğrafı çektirmeden etrafını saran selficilerin kendisini haşat etmesi ardından oradan ayrılması ardından ikinci telefon Ardahan Polisinden geldi ve acil savcılığa gidip, ifade vermem gerektiğini öğreniyordum.

    Yani kısacası; İBB’nin, İmamoğlu’nun konuşup, hemen ayrıldığı toplantı ardından ne o İmamoğlu’nun reytingini yeniden arttıracak fotoğrafı çektirebilmiş, ne de gazetecilik yapabilmiştim..

    Buna nedense gelecek hesapları unutup, reytinglerini arttıran basının değerini unutup, sınır askerinden aldığı haberim gibi gerçekleri gizlemeye çalışanların yönettiği bir anlayışla tam demokrasi özlemi ile bekleyen ülkede gazeteci, stk başkanı olduğumu unutuyordum, ifademin de aralarında olduğu işlerimi çözmek, özlediğim sevdiklerime ulaşmak için yeniden Ardahan yollarına düşerken..

  • TEMA ARDAHAN, GÖLE VE ÇILDIR'DA SORUMLULAR ARIYOR..



    KILIÇDAROĞLU’NA PUSU’DAN SONRA GENERALLER ARDAHAN’DA..


    KILIÇDAROĞLU’NA PUSU’DAN SONRA


    GENERALLER ARDAHAN’DA..


    arşiv haber 26/08/2016 tarihli haber


    Bölgede hareketli saatler sürüyor..


    Dün heyecanlı anların yaşandığı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da içinde bulunduğu konvoyuna yönelik PKK saldırısı ardından Ardahan’a bir ziyaret gerçekleştiren bölgede ki askeri generaller Ardahan Valisini ziyaret ettikten sonra bölgede ki Askeri kışlalarda son günlerde yaşanan olaylar konusunda yerel yetkililerden bilgi aldılar.


    3’ncü Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Serdar, Ardahan Valisi İbrahim Özefe’yi ziyaret etti.



    Ardahan ve Artvin’de  bulunan birliklerin de bağlı bulunduğu Erzincan’daki 3’ncü Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Serdar Savaş, beraberinde 9’ncu Kolordu Komutanı Tümgeneral Mehmet Özoğlu, Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Güray Alpar, Ardahan Tugay Komutanı Tuğgeneral Hasan Kaymaz ve İl Jandarma Komutanı Albay Garip Gümüş ile birlikte Vali İbrahim Özefe’yi makamında ziyaret etti.



    **Ciddi gelişmeler yaşanıyor..


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konvoyuna yapılan saldırı bu ülkede yaşananların ne derece ciddi bir durumda olduğunu da ortaya koymaktaydı..

    Çünkü başta havuz medyası olmak üzere hükumetin ve KHK’nin baskısı altında bulunan basının kamuoyuna duyurmadığı, duyuramadığı ciddi gelişmelerin yaşandığı ülke de karanlık bir grdabın hepimizi dibinde ne olduğu bilinmeyen derinliğe doğru çektiği bir gerçektir. 

    Son bir hafta içinde ülkenin turizm başkenti Antalya’sının da içinde olduğu hemen her yerde eylemlerini arttıran PKK’nın yanı sıra sınır ötesinde ki gelişmelerin akabinde ülkenin en büyük muhalefet partisinin genel başkanının saldırıya uğraması ile devam eden olaylar bu ülke de ciddi gelişmelerin yaşandığını ortaya koyarken, bu büyük ama olumsuz ve hepimizi etkilemeye başlayan gelişmelerin önüne nasıl geçileceğinin de kimse demiyor, bilmiyor, söylemiyor, söyleyemiyor..

    Evet bu ülkede ciddi gelişmeler yaşanıyor, haberiniz ola..


    **SURİYE BATAKLIKTIR..


    Nasıl oluyor bilemiyorum ama daha bir ay önce askeri ekibinin bir bölümünün darbe yaptığı  ve üst düzey kurmayının yarısından çoğunun hapiste olduğu ileri sürülen bir ülke yeni bir maceraya daha girmeye hazırlanıyor..

    Yani darbe kalkışması için başta İstanbul’un olmak üzere ülkenin caddelerine dökülen tankların bu kez ülkenin Suriye sınırını geçmeye başladığını öğreniyoruz. 

    ‘15 Temmuz Darbe Kalkışmasın gerçekleşseydi ülke bölünecekti’ diyenler bu kez de ‘Suriye bölünüyor, onu da böldürmeyeceğiz’ diyerek adeta bir bataklık olan Ortadoğu’nun bataklığı olarak bilinen Suriye’nin sınırlarını geçtiği ve başta Karkamış bölgesinde olmak üzere sınırda başka ülkenin topraklarına bomba yağdırdığını öğreniyoruz..

    ‘İŞ-İD elden gidiyor, Kürtlerin bölgede devlet kuruyor’ korkusuyla tank ve zırhlı araçları derinliği ne kadar olduğu bilinmeyen bataklığa yönlendirenler bu işin ülke içinde ki muhalifleri tutup, içeri atmak kadar kolay olmadığını bilmelerine karşın böyle bir riski nasıl göze aldığını da merak ederken, bugün ülkeye gelecek olan ABD’nin Başkan Yardımcısının aracılığıyla bu duruma nasıl bakacağını da merak etmiyor değilim..

    Çünkü aynı ABD geçtiğimiz günlerde bölgeyi bombalamaya kalkan Esad’ın uçaklarına çok kızdığını ve aynı ABD’nin terör örgütü olarak görmediği PYD’nin yanında olduğunu gerek bölgeye gönderdiği uçakları ile gerek ise Türkye’ye gönderdiği mesajları ile anlatmaya çalıştığını da biliyoruz..

    Bana göre yaklaşan ABD seçimleri ardından daha büyük bir gelişmelerin yaşanacağı bölgede ki PYD’nin ise Türkiye’nin çoğunluğu Kürtlerin yaşadığı bölgeye yapılacak olan bir müdahaleye karşı direneceklerini belirtmesi ise ülkenin daha da önü görülmeyen bir maceraya doğru yöneldiğini de göstermekte..

    Evet, sıcak saatlerin yaşandığı bir anda kaleme aldığımız bu yazıyı yazarken tv ve basının ‘Türk Tankları Sınırı Geçti’ başlığıyla son dakika olarak geçtiği haberleri Genelkurmay’dan gelen bir mesaj ile ‘Hayır hala geçmedi, ama sınır da mevzi alıp, karşıya arada bir top attığı’ şeklinde değiştirmesi ise Türkiye’nin Suriye, hatta Ortadoğu Bataklığı olarak bilinen bölgenin tam içinde olmazsa da karşı tarafından İŞ-İD’ten ziyade PYD’nin beklediği sınırın ucunda olduğunu da öğreniyorduk.

    Yani işin özetinde Suriye’nin Türkiye sınırını İŞ-İD’den temizleyen ve ‘Kürt Koridorunu’ tamamlamak için batıya geçmek isteyen PYD olduğu da alenen görünen bir süreçte TSK’nın gözdağı peşinde olduğunun da görünen diğer bir gerçektir.

    Umarım bu iş sadece bir gözdağı ile kalır.

    Çünkü diğer iş hiçte öyle kolay kolay bitecek bir şey değildir..  


    **PYD’nin Önümü Açılıyor?


    Mehter Marşı eşliğinde olmasa da Havuz Medyasının tam tamları ile Suriye’ye giren tankların nereye doğru gittiği gün boyu merak edilip, durdu..

    Gözlerin tank, top ve panzerlerde olduğu bir sırada havadan Ankara’ya gelen dünya jandarması ABD’nin 2 numarası da Kandil’den sonra Suriye’yi bombalayan uçaklarca bombalanan Türkiye Büyük Millet Meclisini ziyaret ediyor ve yine sanki 12 Eylül Darbesi gibi 15 Eylül Darbe Kalkışmasından hiç haberi yokmuş gibi yalandan ve adeta numaradan ‘Vağ vağ’ diyordu..

     ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden Türkiye’ye asıl gelişinin altında yatanın ise YPG’yi korumak olduğunu bile bile karşılayanların sınır ötesine gönderdiği tankların, topların amacının Kürt Kooridorunu bir araya getirmemek olduğunu söylerlerken, IŞİD’in bu son kalan bölgede çekilmesiyle kimin orada yer alacağını da bilmezden gelmeleri ilginçti..

    Çünkü bu hareketin emrini verenlerin bir zamanlar ‘Ben BOP’un eş başkanıyım’ derken, ABD’nin ve diğer batı devletlerin işine yarayanı yapıyor gibiydiler..


    **Her şerde bir hayır varmış!..


    Dün, İstanbul’a yeniden gelip, kolları sıvadığımız Ardahan Dernekler Federasyonun ilk yaz toplantısının önemli konukları vardı..

    Başkan Vekilim Mahmut Şenel, Başkan Yardımcılarım Yener Bayrakçı, Yusuf Kalkan ve Özkan Mavzer’in de hazır bulunduğu ARDA/FED’in ilk yaz toplantısına katılan Sancaktepe Ardahan Derneği Başkanı Barış Karahan, Yöneticileri Ahmet Gökçe ve yaptğım bir haberden dolayı aramız limonlu olan ama ilk görüşmemizde 50 yılık dostluk ilişkisi içinde bir birimize tebessümle sarıldığımız Dr. Gazi Karakurt’un da bulunduğu toplantımıza genç bir Avukatımız olan Hanak Baştoklu köylü Fatih Gürbüz Karakoyunlu’da ilk kez bu kadar Ardahanlının  bulunduğu toplantımızdaydı..

    Ses sanatçılarımız Mehmet Kılıç ve Erkan Ergezer’in yanı sıra meslektaşların Yusuf Şit, Erkan Sarıkaya, Anket Şirketi Yöneticisi Murat Özer ve Eğtimci Güven Yılmaz’ın da bulunduğu toplantıda başta Dr. Karakurt olmak üzere Ardahan ve bölge stk’çılığını yıllarca yapan Ahmet Gökçe önerileri üzerine hep birlikte bir karar aldık..

    Bu kararımız, 15 Temmuz’dan sonra üstte yani ülke idaresinde başlayan bir araya gelme kültürünün dernekçilikte de olması gerektiği ve başta benim başında bulunduğum ARDA/FED olmak üzere tüm Ardahan dernek yöneticiler ile temasa geçilip, ortada olan küskünlük ve dargınlıkları kaldırmak gerektiğiydi..

    Bizde, ‘Her şerde bir hayır varmış’ diyerek başta ARDA/FED’e ayak direten dernek yöneticileri ile olmak üzere yeniden hepsiyle bir kez daha temasa karar kıldık.. Hayırlısı..

  • ARDAHAN'A TREN GELDİ AMA KARDAN!

    Tren Bekleyenler 30'lu Yıllarda Tramvaya Binermiş..Tren Bekleyenler


    30’lu Yıllarda Tramvaya Binermiş..


    arşiv haber 14/03/2018 tarihli haber


    Bu Fotoğraf 1930’lu yıllarda çekilmiş, Kars ile Göle arasında atlı tramvay kullanılıyor. Tramvayın Göle’den kalkış noktasına “Konga Yolu” Deniyor… Evet, evet şok olmanıza gerek yok bu bir gerçek.. Ve bugün havaalanı, tren bekleyenlerin dedeleri yıllar önce ki bu fotoğrafına bakınca bugün ileriye mi, geriye mi gitmişiz diye sormak gerek..


    **Havaalanından umut kesip, Treni gündeme taşıdılar..


    Hükümetin her kente havaalanı projesinin bir türlü hayata geçirilmediği illerin arasında yer almaya devam edilen Ardahanlılar, arşivlerde çıkardıkları ve 1930’lu yıllara ait olan fotoğrafları sanal ortamlarda yayınlayarak dedelerinin yıllar önce atların çektiği tramvayların yerine gelmesini istedikleri tren projesinde gündeme taşımaya çalışıyorlar.


    **Normali Geldi Kaldı Hızlısı!..


    Havaalanı istemlerinin kulak ardı edilmesine tepkili olan ve 1930’lu yılların Atlı Tramvayların fotoğraflarını yayınlayarak yıllar önceki hizmetlerin bugün olmadığında dikkat çekerek bu tepkilerini ortaya koyan Ardahanlılar şimdi de hızlı trenin kente gelmesini istemekteler.


    İşte bazılarının 1930’lu yıllara ait fotoğrafları yayınlayıp, ‘Bu Fotoğraf 1930’lu yıllarda çekilmiş, Kars ile Göle arasında atlı tramvay kullanılıyor. Tramvayın Göle’den kalkış noktasına “Konga Yolu” Deniyor…’ derken, bazısı da, ‘Sevgili dostlar, hemşehriler!


    Ben bir kampanya başlatalım istiyorum. Eğer sizlerde istiyorsanız paylaşın, beğenin ve yorum yapın… yapın ki sesimizi duyuralım.


    ARDAHAN’A HIZLI TREN YAKIŞMAZ MI?


    HEM DE EN KISA SÜREDE OLSUN İSTEMEZ MİSİNİZ?


    Hazır Ulaştırma Bakanlığı demir yollarına bu kadar önem verip yatırım yapıyorken. Bizde bugüne kadar ihmal edilmiş hizmetlerden istediğimiz, hakkettiğimiz bir hizmeti alalım.’ şeklinde mesajlarla Ardahan’a hızlı tren istedikleri görülmekte.



    *İttifak zaten varken bu kavga niye?








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Yıllarca Ardahan’ın Alevi İlçesi Damal’da Belediye Başkanlığı yaptıktan sonra sürpriz bir şekilde İstanbul’un Kartal ilçesi belediyesinin meclisinden aday gösterilip, kendisini tanimaya firsat verilmeyen Kartal semeni seçtirilen Gülcemal Fidan’ın da aralarında bulunduğu Belediye Meclis Üyelerinin ziyaret ettiği Kudüs gibi bir çok yerde kavgalar yaşanırken TBMM’sinde de bu kavgalardan etkilendiğini görmekteyiz.

    Kürsü özgürlüğü olan mecliste HDP Milletvekilinin sesinin kesildiği gün bu kez AK Partililer-MHP’liler ile CHP’lilerin kavga ettiğini öğreniyoruz.

    Gerçi burada ki kavgaların ekran önlerinde kavga olarak görünse de kulislerde iş ortaklığına kadar giden dostluklarla devam ettiğini de kavgayı sevmeyen biri olarak yinede ‘Niye bu kavgalar?’ diyemeden kendimi alamıyorum..

    Çünkü ekranlar önünde kavga edenlerin CHP’li, Alevi hemşerım Gülcemaller gibi Başkan Erdoğan’ın ‘Kudüsü ziyaret edin’ çağrısına uyup, ittifak için de Kudüsleri ziyaret ettikleri bir dünyada yaşıyoruz.

    Kaldı ki aynı durum HDP’li milletvekili ve belediye başkanlarının tutuklanmasına neden olan dokunulmazlılığının kaldırılmasında da yaşanmamış mıydı bu ittifaklar !?

    Ve bu ittifaklar önce sınır dışına asker göndermelerde de yaşanmıyor mu?


    Ha bu arada aklıma geldi ve merak ettim..


    Sınır ötesine asker göndermek için TBMM’sin de yetki alan ve bu durumu kanunlaştırmak için yine ittifak içinde olmalarına karşın kavga edenler iç güvenlikte sorumlu olan polisi hatta özel güvenlikçiyi sınır dışına gönderirken yasal alt yapısını yani bunu da mecliste görüşüp, kanunlaştırmış mı?

    Buda ayrı bir tartışma konusu..

    Ben yine yazımın ana konusuna, ittifaka gelmek istiyorum..

    Çünkü aynı durum bizim dernekler arasında da yaşandığı da bir gerçektir..

    Dışarıda bir birlerini yiyen, bir birlerine demediklerini bırakmayan dernekçilerimizin bir kaz için nasıl olup hemen bir ittifak kurduklarını ve yeni bir simanın olmadığı salonları hep aynı başkan, aynı dernekçi ile doldurduğunu görürken bunu da bir ittifak olarak algılamak mümkün..

    Yani ekranlarda, alanlarda, haber sitelerinde kavga içinde olanların aslında içeride, perde ve kaz salonlarında ittifak içinde oldukları halde bu gereksiz kavgalar neden..

    Kısacası bu ülkede kavga içinde oldukları sanılanlara veklik edenlerde asılları gibi aslında bir ittifak içinde oldukları halde kavgayı büyütüp, kan revam içinde kalmaya gerek yok derim..

    Çünkü, siyasette, dağda, taşta kavga edip, sahada, salonda, mecliste yan yana geldiklerinde biz, et, tırnak gibi bir birimizin iç,inde 81 Milyon kişiyiz deyip, ittifak etmiyor muyuz?

    O zaman bu kavgalara gerek var mı?

    Bence yok ve toplumun büyük kesiminin anlaması gereken en önemli konuda budur.

    Bunu anlamak içinde kavga edenlerin bir saat sonra birlikte kurdukları dünyalarına bakmak yeter, artar bile..

     
     

  • POSOFLU BABA/OĞUL TARAFINDAN BIÇAKLANARAK ÖLDÜRÜLDÜ..


    Ardahan’ın Posof İlçesine bağlı Sütoluk (Satkabel) Köylü bir kişi İstnabul’da bıçaklanarak öldürüldü.


    Alınan bilgilere göre İstanbul Sefaköy İnönü Mahallesinde oturan evli 2 çocuk babası Burhan Gür (28) gece Diyarbakırlı bir arkadaşı ile birlikte araçları ile gezerlerken bir ihtiyaç için önünde durdukları dükkanın üzerinde oturan ve Samsunlu olduğu öğrenilen bir kişinin saldırısına uğradılar.


    Araçlarında ki yüksek sesi kesmelerini isteyen ama bunu yaptırmayınca evinden inip Burhan Gür ve arkadaşı ile tartışan şahısın oğlu da olaya karışınca kavga çıktı.


    Yaşanan kavgada bıçak darbesi alan Ardahan Posoflu Burhan Gür’ün olay yerinde hayata göz yumduğu, Diyarbakırlı arkadaşı ise hastaneye kaldırıldığı ve hayati tehlikesinin devam ettiği alınan bilgiler arasında olurken


    Halkalıda toprağa verilen hemşehrimizin katil zanlılarının birer gün ara ile yakalandıkları da alınan diğer haberler arasında oldu.


    Haber Kaynağı: Posof Sütoluk facebook sayfası



    KÖYLÜLER ŞEHER DE KAVGA ETTİ!..


    Bir kişi bıçaklandı..


    arşiv haber 28/01/2019 tarihli haber


    Ardahan Merkez de yaşanan kavgada bir kişi bıçaklanarak hastanelik oldu. Alınan bilgilere gere Ardahan’ın Göl ilçesine bağlı Damlasu (Sasadel) köylü ve akraba oldukları öğrenilen kişilerin Ardahan kent merkezinde aralarında bulunan bir sorunu tartışıp, kavga ettikler ve bu kavga ardından bir kişinin bıçaklanarak hastanelik edildiği öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı alınan diğer bilgiler arasında oldu.



    57 Yaşında Ölmek, Ölmek midir? 


    Hayatın yarısını uyuyarak geçiren bir insanın, ‘yaşadım’ diye bilmesi için yaşına baktığı zaman ‘bir ömür’ denen o yaşının yarısını yaşadığını anlamadan ölüme yaklaştığını düşündüğümüz şu dünyada bedenen ölüp, ama o kısa ömürleri boyunca yaptıkları ve fikirleri ile yaşaması yaşının önemini ortadan kaldırdığını anlamak için liderlere ve onların yaşamları boyunca yaptıklarına bakmak, anlamak yeter de artar bile..

    Ve bu insanın lider olmasına, beynini, yüreğini kendi özel çıkarları için değil, düşünceleri ile yaptıkları ile erkenden yorduğu hayatını sunduğu insanlığa, hayata harcayarak geçirmesi onu yıllar boyu yaşatmasına, anılmasına vesile olmasını da düşünmeden Allah’ın, yaşamın kendisine biçtiği görevi en iyi şekilde yapması değil mi asıl yaşamı?

    Ve o insanın yazın yeşeren bir ot gibi yetişip, kışın gelmesi ile önce kuruyup sonra solup, ortadan kaybolmadan bir kibrit çöpü gibi yanıp, etrafına yaydığı ışıkla yarattığı büyük alev ile olmaz denileni o kısa ömre sıkıştırması onun bu boş denen dünyada hep yaşamasına vesile değil mi?

    Bilmem ama bugün küçük kıyamet denen ölüm ile aramızdan ayrılan onca yakın akraba, dost, arkadaşı bile unuttuğumuz şu dünyada bedenen ölmelerine karşı hala yaşayanların gerçek birer lider olduklarını da anlamak, algılamak için bir ömür bile yetmez..

    Çünkü o,’öldü denen’ insanların hala yaşadığını anlamayan, algılamayan insanların kendilerinin duyarsızlıklarının da verdiği rahatlıkla uzunca yaşamaya devam ettiği şu dünyada bir çok lider denen insanın bu boş dünyayı kısa ömürlerine karşın dolu dolu bir yaşamı geride bıraktığını da fark edemezler..

    Ve bugün hala yaşayan, yaptıklarıyla, düşünceleriyle insanlığa yön veren ve anılan liderlerin yaşayanı değil mi, 57 yaşında ölüp, hala yaşayan Atatürk?!.

  • Ardahan'da 4 bin 51 adet sikke ele geçirildi..


    ‘da kontrol noktasında durdurulan bir araçta yapılan aramada 4 bin 51 adet sikke ele geçirildi, olayla ilgili 4 şüpheli gözaltına alındı.


    İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Göle ilçesi Türbe mevkinde yapılan yol uygulamasında bir araçta arama yapıldı. Arama esnasında araç içerisinde bulunan kişilerin hal ve hareketlerinden şüphelenmesi üzerine araçta arama genişletildi. Ekipler yaptıkları aramada, aracın stepne lastiğinde gizlenmiş halde Bizans ve İslami döneme ait 4 bin 51 adet sikke ele geçirildi.


    Olayla ilgili araçta bulunan 4 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan kişiler hakkında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanuna Muhalefet suçundan soruşturma başlatıldı. 



    Doğu Ekspresi!. 


    Dünya jandarması Amerika’nın ekonomik ve teknolojik olarak korkulu rüyası olan ülkede bir anda şüpheli bir şekilde ortaya çıkan ve nisan ayında etkisini kaybedeceği söylenen corona virüsünün yuvası Çin tarafından finanse edilen ve Kafkasyaya kadar uzanan Kars-Tiflis-Bakü demir yolunun Türkiye’deki son durağının Gürcistan ve Ermenistan’a komşu olan geleceğin Davos’u denilen Posof ilçesinin kenti olan Ardahan olması için başlatılan kampanya etkisini gösterdi. 



    Bu etkinin devamı için başlatılan “Doğu Ekspresinin Son Durağı Ardahan Olsun” kampanyasının devamı için hiç bir siyasi düşünceyi taşımadan, Türkiye’yi idare edenlerle birlikte hareketin önemi mutlaktır. Bu başta bölge millet vekilleri olmak üzere kent içindeki ve dışındaki STK’ların iş birliğinden geçer.


    Çünkü dünyayı yönlendiren ekonominin, ülkeye ve bölgeye akmasının yolu da bu şekilde olur. 


    Bugün virüsle uğraşan, milyarlarca insanın yaşadığı Çin’de, bu virüsün ölümlerine neden olduğu 1000-2000 kişinin ölümü ile “dünyanın sonu geliyor” imajını yaratanların, asıl derdinin Çin ekonomisini çökertmek ve virüsün nisan ayına kadar servis edildiğini Amerika’nın başındaki Trump’ın bir süre önce attığı twitten de anlanlarken ekonomiyi elde tutmak için ortaya konan oyunları da görmek gerekir. 


    Çünkü bugün sadece Doğu Ekspresi olarak baktığımız projenin de ekonomik hesapların içinde olduğunu unutmamak lazım ve başta ABD olmak üzere Ardahan’a komşu olan Kars’ın “Doğu Ekspresi’nin Son Durağı Ardahan Olsun” isteminin de onlar için bir virüs olduğunu da gözden kaçırmamak gerekir.


    Bunun nedeni de Asya’dan Kafkasyaya uzanan Kars-Tiflis demiryolunun ne kadar önem taşıdığını anlamakta ve durakları aracılığı ile ülke ve bölge ekonomisine panzehir olacağıdır.


    BİZANSI ARDAHAN'DA YAKALATTILAR!


    BİZANSI ARDAHAN’DA YAKALATTILAR!


    Ardahan’da bir yolcu otobüsündeki zeytin bidonunda Bizans dönemine ait 567 sikke ele geçirildi. Ardahan’da jandarma ekipleri, Ardahan- Kars Kara Yolu Çamlıçatak (Gölebert) noktasında bir yolcu otobüsünü durdurdu. Ekipler araçta yaptıkları aramada emanet olarak Gaziantep’ten gönderildiği belirlenen zeytin bidonunda Bizans dönemine ait 567 sikke ele geçirdi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.


    DAMAL’DA TARİHİ


    ESERLER ELE GEÇİRİLDİ..


    *Arşiv Haber 07/11/2019 Tarihli Haber


    Ardahan’ın Damal ilçesinde jandarmanın düzenlediği operasyonda Osmanlı dönemine ait 3 parça tarihi eser ele geçirildi. Tarihi eserleri pazarlamaya çalışan 1 kişi gözaltına alındı.


    Edinilen bilgiye göre, bir istihbaratı değerlendiren İl Jandarma Komutanlığı ve Damal İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Damal ilçesinde bir şahsın elinde tarihi eser bulunduğu ve satmak için müşteri aradığını belirledi. Gerçekleştirilen operasyon sonucu bir şahıs satmaya çalıştığı Osmanlı dönemine ait olduğu değerlendirilen 1 adet tas ve 2 adet kase ile birlikte suçüstü yakalandı.


    PİŞİK'İN GÜNEŞE ULAŞMA İSTEĞİ!


    PİŞİK’İN GÜNEŞE ULAŞMA İSTEĞİ!


    Dondurucu soğukların insanlar gibi tüm canlıları etkilediği Ardahan’da hayvanlarda insanlar gibi sıcak bir yer arar oldular…


    Türkiye son günleri soğuk kış günlerinin ve yoğun kar yağışının etkisi geçiriyor. Ancak soğuk hava ile mücadele edenler sadece insanlar değil! Yaşamlarını sokaklarda sürdüren birçok hayvan her yerin karla kaplandığı bugünlerde adeta ölüm-kalım mücadelesi veriyor. Isınacak yer arayan hayvanlar, güneşe bi adım daha yaklaşmak için, direğin üzerine bile çıkabiliyorlar..ÇÖP KRALI KURTLAR!


    Dondurucu havaların etkisini sürdürdüğü Ardahan’da bir parça yiyecek bulabilmek için kentlerin, cadde ve sokaklarını işgal eden başı boş hayvanların yanında, yabani hayvanlarda yiyecek bulamayıp şehrin çöplüklerinin kralları oldular. Şimdi çöplüklerin kralları kurtlar..

  • Platformun sayesinde siyasilerin dikkati çekildi..


    Basına ve Kamuoyuna;


    Doğu Ekspresi treninin Ardahan’a getirilmesi amacıyla 14/01/2020 tarihinde bir araya gelen sivil toplum örgütlerinin 28.01.2020 tarihinde kurmuş bulundukları Ardahan Platformu’nun yapmış olduğu çalışmalar netice vermeye başlamıştır.


    Platformun oluşturmuş olduğu farkındalık sayesinde siyasilerin meseleye dikkati çekilmiş ve bu noktada Ardahan Milletvekili Sayın Orhan Atalay TCDD Genel Müdürü ile görüşmelerde bulunmuştur. Demiryolu hattının uygulama projesi tamamlanmış, ekonomik tedbirler sebebiyle askıya alınmış proje yeniden gündeme alınmıştır.


    Bundan sonraki süreçte projenin yatırım programına alınması ve bir an önce hayata geçirilmesi için Ardahan Platformu olarak işin takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.


    Ardahan Platformu


    DOĞU EKSPRES'İNE FİNANS ARANIYOR!!!DOĞU EKSPRES’İNE FİNANS ARANIYOR!!!


    Seyahat ve gezi tutkunlarının yanı sıra yabancı turistlerin de ilgi odağı olan Doğu Ekspresi treni projesi tamamlandı.!


    Ardahan STK’ları tarafından gündeme getirilen ”Doğu Ekspresi Treni son durağı Ardahan olsun” talepleri büyük ilgi görmüştü. Doğu Ekspresi Treni son durağı Kars olması yerine Tren yolunun son durağı Ardahan olması için imza kampanyası başlatılmıştı ve Çıldır Belediye’si tarafından kardan bir tren maketi yapılmıştı.



     


    Orhan Atalay Haberi Verdi! 


     


    Ak Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay sosyal medya sayfasında Ardahan’a tren yolunun bağlanması için proje tamamlandığını sadece gerekli ödenek beklendiğini açıkladı. Atalay, yaptığı açıklamada ”Ardahan’a demiryolu uygulama projesi tamamlandı, sıra yapımında. TCDD Gn Müdürü ve AYGM Gn Müdürümüz ve ekibi ile yaptığımız görüşmelerden sonra yeni bir süreç işleyecek. Bundan sonra sıra işin finans kısmına geldi. Hep birlikte onu da başaracağız inşallah” dedi.


     




    Doğu Ekspresi!.


     


    Dünya jandarması Amerika’nın ekonomik ve teknolojik olarak korkulu rüyası olan ülkede bir anda şüpheli bir şekilde ortaya çıkan ve nisan ayında etkisini kaybedeceği söylenen corona virüsünün yuvası Çin tarafından finanse edilen ve Kafkasyaya kadar uzanan Kars-Tiflis-Bakü demir yolunun Türkiye’deki son durağının Gürcistan ve Ermenistan’a komşu olan geleceğin Davos’u denilen Posof ilçesinin kenti olan Ardahan olması için başlatılan kampanya etkisini gösterdi. 


    Bu etkinin devamı için başlatılan “Doğu Ekspresinin Son Durağı Ardahan Olsun” kampanyasının devamı için hiç bir siyasi düşünceyi taşımadan, Türkiye’yi idare edenlerle birlikte hareketin önemi mutlaktır. Bu başta bölge millet vekilleri olmak üzere kent içindeki ve dışındaki STK’ların iş birliğinden geçer.



    Çünkü dünyayı yönlendiren ekonominin, ülkeye ve bölgeye akmasının yolu da bu şekilde olur. 


    Bugün virüsle uğraşan, milyarlarca insanın yaşadığı Çin’de, bu virüsün ölümlerine neden olduğu 1000-2000 kişinin ölümü ile “dünyanın sonu geliyor” imajını yaratanların, asıl derdinin Çin ekonomisini çökertmek ve virüsün nisan ayına kadar servis edildiğini Amerika’nın başındaki Trump’ın bir süre önce attığı twitten de anlanlarken ekonomiyi elde tutmak için ortaya konan oyunları da görmek gerekir. 


    Çünkü bugün sadece Doğu Ekspresi olarak baktığımız projenin de ekonomik hesapların içinde olduğunu unutmamak lazım ve başta ABD olmak üzere Ardahan’a komşu olan Kars’ın “Doğu Ekspresi’nin Son Durağı Ardahan Olsun” isteminin de onlar için bir virüs olduğunu da gözden kaçırmamak gerekir.


    Bunun nedeni de Asya’dan Kafkasyaya uzanan Kars-Tiflis demiryolunun ne kadar önem taşıdığını anlamakta ve durakları aracılığı ile ülke ve bölge ekonomisine panzehir olacağıdır.

  • ARDAHANLI GENÇ KIZ TRAFİK KAZASIN DA ÖLDÜ!



    ÇEPER DÎBÎNDE KALMIŞ ŞÎZOFREN..


    CHP’nin neden iktidar olamadığına baktığımızda suçun bu partiyi kuranlardan çok ‘Ben CHP’liyim’ deyip, siyasetin gölgesinde hastalıklarını saklayanlar olduğunu desem beni anlamayan, bana ve yazdıklarıma ön yargıyla bakanlar hemen CHP düşmanı ilan ederler..

    Ama Başkan Erdoğan’a, ‘Dünya lideri deyip, AK Parti Genel Başkanlığını da yapan Erdoğan’ın bir çok yanlışını hastalık derecesinde görmek istemeyenler gibi bu partinin yöneticileri de partili, parti üyesi deyip bu tür hastaları göremeyişleridir CHP’yi iktidara taşıyamayan asıl diğer bir durum..

    Evet, bugünkü yazımızda konunun ne olduğunu anlatmadan önce sağlıklı birey sanıp, hasta hem de şizofren derecesindeki hastalığın insan üzerindeki etkilerine bakalım derim..

    Benim değil tıbbın tarif ettiği Şizofreni hastalığının insan sandıklarımızın üzerindeki etkileri kısaca şöyle;

    ‘Bir bireyin davranışlarını, hareketlerini, gerçeği algılayış şeklini ve düşüncelerini çarpıtarak değiştiren, ailesi ve sosyal çevresi ile ilişkilerini bozan psikiyatrik bir hastalıktır. Ciddi ve kronik bir hastalık olan şizofrenide hastalar gerçeklerle alakası olmayan davranışlar sergilemeye, gerçek olmayan olaylara inanmaya ve kişiliklerini değiştirmeye eğilim gösterir. Hayat boyu süren bir hastalıktır ve bu nedenle sürekli olarak tedavi gerektirir. Doğru tedavi ile şizofreni hastalarında hastalık kontrol altına alınabilir. Bu sayede hastalar sağlıklı bir birey olarak yaşamını sürdürebilir, sosyal ilişkilerinde ve iş hayatlarında başarılı olabilirler. Tedavi sürecinde yapılan en küçük bir ihmal hastalığın yeniden nüks etmesini tetikleyebileceğinden büyük bir özen ve hassasiyet gerektirir. Bu nedenle hastalığı kontrol altında bulunan kişiler de düzenli olarak psikiyatrik muayeneden geçirilmeye devam edilmelidir.’

    Ve bu tarifi okuduğumuz da başta Atatürk’ü putlaştırıp, ulusalcılık rüzgarı ile CHP’de siyaset yapanların yanında bu partiye CHP’nin açılımını yap desen yapamayacaklarını kendisini partili diye yutturup, şizofrenlik derecesinde hastalıklarını saklayanları görürsünüz Erdoğan’în yanlışlarını gõre göre, bile bile üzerine toz kondurmayanlar gibi.

    Ve bunları daha net görmek içinde dedikoducu köylülerin üzerlerine yıkılacak derecede olan duvarların yani köylü ağzıyla çeper dibinde oturanlara bakmak yeter, artar bile..


    ARDAHAN'A BÜYÜK ŞOK!!!


    ARDAHAN’A BÜYÜK ŞOK!!!


    arşiv haber 1)02/2020 tarihli haber


    Erzurum’da 124, Kars’ta 81 proje uygun görülüp onaylanırken, Ardahan’da ise 105 proje içinde sadece 2 proje kabul gördü!!!


    Kırsal Kalkınma Destekleri Programı 13. Etap Erzurum, Kars ve Ardahan illerinin proje sonuçları açıklandı.


    Erzurum’da 124, Kars’ta 81 proje uygun görülüp onaylanırken, Ardahan’da ise 105 proje başvurusu yapılmasına karşın, İl Proje Değerlendirme Komisyonunca kırsal ekonomik alt yapı konusunda sadece 2 adet proje kabul edildi.


    Ardahan’da 103 projenin kabul edilmemesinin sebebi ise, projelerin eksik evraktan kaynaklanmadığı ileri sürülürken, işin başında bulunan yetkililerin yoğun evrakla uğraşmaması nedeniyle projeleri onaya sunmadığı iddia edildi. İlgili kişilerin 103 projeyi tek tek inceleyip evrak yoğunluktan kaçmasaydılar, 103 projede onaylanacaktı ve yaklaşık 10 Milyon kaynak Ardahan’a gelecekti.


    MORKOÇ, SERT TEPKİ GÖSTERDİ


    Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mustafa Morkoç, “Müdürler siz ne iş yapıyorsunuz, Kamuoyu sizden açıklama bekliyor” diyerek yaşanan başarısızlığa sert tepki gösterdi.

  • ARDAFED ARDAHAN'I ANLATMAYA DEVAM EDİYOR..


    Dün ziyaretlerini Ardahanlı olan CHP Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan’ı, bugün KADER ile birlikte Ardahanlı olan FOX TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk’ü ziyaretiyle devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu İstanbul Bakırköy/Botanikpark’ta düzenleyeceği şölenler için saha çalışmalarına da başladı.



    ‘Ardahan Doğu Expresinin Son Durağı Olsun’ ‘Ardahan’a Havaalanı’ sloganları ile süslü tanıtım ve davet pankartlarını İstanbul’un 39 ilçesine asan, dağıtan, yazdıran Ardahan Dernekler Federasyonu bir ilke daha imza atıp, Almanya’da da Ardahan Gecesi düzenliyor.


    Yöresel sanatçıların yanı sıra yöresel ürünlerin de sergileneceği Bakırköy’de Botanikpark’ta ki etkinliklerine herkesi davet eden Ardahan Dernekler Federasyonu düzenleyeceği 6. Büyük Organizasyon de Ardahan’ın tarihini, gelenek, göreneklerini de masaya yatıracak.


    Yarın başlayacak olan etkinlikler herkesi davet eden ARDAFED bu etkinliği ardından kongre hazırlıklarına başlayacak.



    YAYLALAR YİNE YASAKLANDI!


    ‘da yayla ve meraların göçerler tarafından kullanılması yasaklandı.


    Kentte hayvancılığın durumu, meraların güvenliği ve korunması değerlendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıda, geçtiğimiz yıl hayata geçirilen ‘Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvancılık Eylem Planı, Arıcılık Eylem Planı ve Arıcılık Eylem Planı’ kararlarının titizlikle uygulanması yönünde ortak karar alındı.


    Ardahan’da hayvancılığın geliştirilmesi ve her bakımdan değerlendirilmesi, meraların tahribatının önüne geçilmesi, meraların güvenliğinin sağlanması ve yerel üreticilerin daha ekonomik şartlarda daha çok üretmesi için, meralardan daha fazla istifade etmesinin sağlanması amacıyla Ardahan Valisi Mustafa Masatlı başkanlığında, Vali Yardımcısı, Garnizon Komutanı, İl ve İlçe Belediye Başkanları, İl ve İlçe Jandarma Komutanları, İl Emniyet Müdürü, İl Genel Meclis Başkanı, İl Genel Meclis Üyeleri, Ticaret Odası Başkanı, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı, Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı, Arıcılar Birliği Başkanı, Ziraat Odası yetkilileri, Esnaf Odaları Birliği Başkanı, Esnaf Odası Başkanı, Siyasi Parti İl Başkanları, Dernek ve STK Başkanları ile muhtarlar ve ilgili kurum müdürlerinin katılımı ile toplantı gerçekleştirildi.


    Toplantıda 2019 yılında hayata geçirilen “Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvancılık Eylem Planı, Arıcılık Eylem Planı, Kazcılık Eylem Planı” ve meralarla ilgili tüm durumlar, alınan ve uygulamaya konulan kararlar hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.


    Vali Masatlı, önceki yıl ziyaret ettiği tüm köylerde ve halka bir araya geldiği her yerde meraların tahribatının önlenmesi ve meraların, yasa ve alınan kararlara aykırı olarak serbest giriş yapmak isteyen göçerlere kısıtlanması taleplerine istinaden tüm paydaşların katılımıyla bu yılda değerlendirileceğini ifade etti.


    Toplantıda yaptığı konuşmada, Ardahan’ın mera ve hayvan varlığına ilişkin verileri paylaşan Vali Masatlı, “İlimizin 2 milyon dekar mera alanı var. 5 dekara 1 büyükbaş hayvan düşüyor. İlimiz meraları, 400 bin büyükbaş hayvan kapasitesine sahiptir. İlimizde şuan mevcut hayvan sayımız ise 359 bin’dir. 97 bin’de küçükbaş hayvanımız var. Arı kolonisi sayımız ise 50 bin civarındadır. İlimiz mera alanları, ancak mevcut hayvan varlığımıza yetebilmektedir” dedi.


    Meraların tahrip edilmesi konusuna değinen Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, “Aşırı otlatma, sezon dışı otlatma, plansız otlatma ve meraların amacı dışında kullanımları meralarımızın tahribine yol açmaktadır. İhtiyaç fazlası meralarımız ise atıl bırakılmaması, ülke hayvancılığına katkı sağlaması meralardan maksimum fayda sağlanması, köy bütçelerine katkı sağlaması için kanunlar doğrultusunda yasal bir şekilde kiralanmaktadır. Kiralama yapılırken, teknik ekiplerimiz tespit ve inceleme yapıyor, ardından mera komisyonunda değerlendiriliyor daha sonrada ihaleye çıkıyor. 2019 yılı öncesi ihale sürecinde ve kiralamada sorunlar olduğunu gördük. Mera kapasitesinin çok üzerinde hayvan otlatılması, kiralamadan rant elde edilmesi, usulsüzlükler yapıldığı, kiralayan göçerlerin oba şeklinde gelmesi sonucu asayiş olaylarının yaşanması, köy halkının huzurunun kaçması gibi şikayetler olmuştu. Ben de göreve geldiğimde ziyaret ettiğim her köyde ve vatandaş buluşmalarında bu konuda yoğun şikayet aldım. Konuyu değerlendirdik ve “Büyükbaş-Küçükbaş Hayvancılık Eylem Planı” hazırladık. Plan neticesinde, son yıllarda hayvansal desteklemelerinde ciddi rakamlara ulaşması neticesinde ilimiz de büyükbaş hayvan varlığımızın 380 binlere ulaştığını da göz önünde bulundurarak, meralarındaki aşırı baskıyı azaltmak ve meralarımızın sürdürülebilirliğini sağlayarak, meralardan yararlanan yerel üreticilerimizin daha fazla verim sağlaması, hayvan başına düşen et ve süt verimin artırılarak ilimiz hayvancılarının kalkınması, il dışından gelebilecek hayvan hastalıklarının önüne geçilmesi ve meralarda bulunan çiçekli bitkilerden, bal üreticilerimizin maksimum ölçüde faydalanarak, bal üretim rakamlarının en üst seviyelere çıkarılması amacıyla ihtiyaç fazlası mera alanlarımızı öncelikli olarak ilimizdeki üreticilere açtık. Böylece göçerlere kısıtlama getirmiş olduk. Bu kısıtlamayla birlikte ilimiz girişlerinde belirlenen noktalara 7/24 esaslı Göçer Kontrol Noktaları kurarak, ilimiz yetiştiricisi olmayan, usulsüz yollarla meralarımızdan kendine çıkar sağlamak isteyen, ilimize kaçak olarak hayvan sokmaya çalışan kişileri tespit ederek ilimize girişlerine engel olduk” diye konuştu.


    Geçen yıl alınan kararın olumlu sonuçlar doğurduğuna işaret eden Vali Masatlı,




    “Hayata geçirdiğimiz eylem planı ve kararlar neticesinde olumlu sonuçlar elde ettik. Meralarımızda, zaman zaman bir köy büyüklüğünde olan göçer obaları yerine yalnızca çobanların barınması maksatlı çadırlar yer aldı. Meralarımıza kapasite üzerinde hayvan alınmamasından dolayı yerel üreticilerimizin yetersiz otlak alanı sorununu ortadan kaldırdık. Önceki yıllarda yaşanan daha çok göçer kaynaklı asayiş sorunları yaşanmadı. Genel suç oranı yaklaşık % 20 azaldı. Otlatma sezonu içinde yaşanan sosyal olaylarda yüzde 63 düşüş oldu. İl dışından ilimize sevk edilen hayvan sayısı olarak büyükbaşta yüzde 75, küçükbaşta ise yüzde 90 düşüş oldu. Bu kararlar arıcılıkta da önemli gelişmelere nende oldu. Kovan başına üretilen bal’da yüzde 87,5 artış gözlendi. İlimize kayıtlı hayvancıların kiraladığı mera sayısında da yüzde 50 artış oldu, ayrıca kiralamalarda çiftçimizin cebinden çıkan para, ortalama İhale bedellerine oranla yüzde 63 düştü. Yani üreticimizin cebinden daha az para çıkmış olurken, hayvanları da daha rahat bir şekilde otlamış oldu. Yine et veriminde yaklaşık yüzde 25 artış, süt veriminde de yaklaşık yüzde 30 artışlar görüldü. Uygulanan kararlarla üreticilerimizin kaba yem ihtiyacında önemli derecede azalmalar oldu. Kaba yem Burada önemli gelişmelerden biri de hastalıklar konusu ki, Kuduzda yüzde 83, Şapta yüzde 71, Sığır Tüberküzunda ise yüzde 75 düşüş yaşandı. Ayrıca bu sene ilk kez bir uygulamaya imza attık. Valiliğimiz, Türkiye’de bir ilk olarak, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ve Ziraat Odası Başkanlığı birlikte toplam 400 bin liralık bütçe ile 18.500 doz rota-corona aşısı alımı yaptık, gebe ineklerimize buzağı ölümlerini önleme amacıyla uygulanmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu.


    Vali Masatlı, tarım ve hayvancılığın yanı sıra arıcılık ve kazcılığın geliştirilmesi noktasında da çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, bu sene Valiliğimiz koordinasyonunda Damızlık Kaz Çitliği ile Arı Konağı ve Arı Eğitim Merkezi’nin kurulacağını, Tarım Müdürlüğü tarafından çiftçi eğitimlerinin ve hastalıklara karşı aşılama çalışmalarının devam ettiğini söyledi.


    Geçen yıl hayata geçirilen ‘Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvancılık Eylem Planı’ kapsamında sergilenen kararlılığı Valilik olarak bu yıl da devam ettirmek istediklerini belirten Masatlı, daha sonra katılımcılara söz vererek, konu hakkında görüş ve önerilerini dinledi. Vali Masatlı, Konunun paydaşı olan tüm katılımcıların ortak kararı ile meraların korunması yönünde kararlar alınacağını ifade etti.


    Vali Mustafa son olarak, tüm paydaşların katılımı ile alınan kararların hayırlı olmasını dileyerek, alınan karar ile bölge hayvancılığının daha iyi noktalara geleceğini, meralarda tahribatın önleneceğini, meraların her bakımdan daha huzurlu ve güvenli hale geleceğini, et, süt ve bal üretiminin artacağını, yerel üreticilerin daha çok ekonomik kazanç elde edeceğini söyledi. 


    'O TREN BURAYA GELECEK'


    ‘O TREN BURAYA GELECEK’


    Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük ikinci gölü olan ve yüzeyi kışın tamamen buzla kaplanan Çıldır Gölü’nün kenarına, kardan Doğu Ekspresi yapıldı. Çıldır Belediye Başkanı Yakup Azizoğlu yaptırdıkları kardan heykelle, Doğu Ekspres trenin Ardahan’a getirilmesi için mesaj verdiklerini belirterek, “O tren buraya gelecek” dedi.



    Haber: Suat İncedere


    Ardahan’ın Çıldır Belediyesi, TCDD tarafından Ankara- Kars hattında hizmete sunulan turistik Doğu Ekspresi güzergahına Ardahan’ın da dahil edilmesini istiyor. Seyahat ve gezi tutkunlarının yanı sıra yabancı turistlerin de ilgi odağı olan Doğu Ekspresi treninin Ardahan’a kadar uzanmasını isteyen Çıldır Belediyesi bu isteğini ilginç bir mesajla duyurdu. Bu yıl 7’ncisi düzenlenecek olan ’Çıldır Gölü Altın At Kristal Göl festivali’ yaşanan deprem, şehitler ve çığ felaketi nedeniyle iptal edildi. Ancak yapımına başlanan kardan Doğu Ekspres Treni tamamlandı. Kafkas Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü öğretim görevlisi Uğur Özen’in öncülüğünde gerçekleştirilen çalışmaya Mersin’den resim sanatçısı ve küratör Gül Çimentaş, Atatürk Üniversitesi’nden resim sanatçısı Suat Korkmaz, Mesut Demir ve heykel sanatçısı Ahmet İşçioğlu katıldı.


    4 günlük çalışmanın eseri


    Çıldır Gölü kenarındaki Belediyenin sosyal tesisleri önüne toplanan 30 kamyon karı işleyen Özen ve ekibi, 4 gün çalışmanın ardından Çıldır Gölü ile özdeşleşen Doğu Ekspresin dört metre yüksekliğinde ve 7 metre genişliğinde tünelden çıkan bir lokomotifini yaptı. Çıldır Gölü’ne gelen yerli ve yabancılar tarafından görülen tren ilgi odağı oldu.


    Yaptırdıkları trenin açılış kurdeleyi keserek kamuoyuna bir mesaj verdiklerini söyleyen Çıldır Belediye Başkanı Yakup Azizoğlu “Son zamanlarda ülkemizde yaşanan depremler, çığ felaketi ve şehitlerimiz nedeniyle bu yıl yedincisini yapmaya hazırlandığımız, ’Çıldır Gölü Altın At Kristal Buz” festivalini iptal ettik. Festivalde, ’Doğu Ekspresin son durağı Ardahan olsun’ mesajını vermek için yaptırdığımız tren çalışmasını ise yaptık. Çok da beğeni topladı. Buraya gelen herkesin sosyal medyasında bu tren yer alıyor. Umarım 5 yıldır tek isteğimiz olan Doğu Ekspres treni, Ardahan’a kadar getirilir” dedi.



    *POSOF’TA YENİ BİR KÖY KURULDU..


    ‘ın  ilçesine bağlı bir köyde meydana gelen zemin kayması sonucu hasar oluşan 14 ev ve ahır yerine yapılan yeni yapılar sahiplerine teslim edildi.


    İlçenin Çambeli köyünde zemin kayması yaşanan evlerin bulunduğu alanda İçişleri Bakanlığı ve AFAD Başkanlığınca yürütülen çalışmayla köyün alt kısmındaki ev ve ahırların inşaatı tamamlandı.


    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, yaptığı açıklamada, Çambeli köyü bölgesinde zemin kaymasının ardından 24 bin metrekare alanın kamulaştığını, akabinde inşaat çalışmalarının başladığını söyledi.


    Bir ev ve bir ahırın toplam maliyetinin 160 bin lira olduğunu anlatan Masatlı, “Kamulaştırmanın dışında ev ve ahırlar için yaklaşık 1 milyon 890 bin lira harcandı. Bu çalışmaya 2019’da başladık ve hava şartlarına rağmen kısa sürede tamamladık. Malum bölgemiz kış memleketi, dolayısıyla inşaat sektöründe hava faktörü önemli. İlgili kurumlarımızca yapılan çalışmanın ardından şu an itibariyle 14 vatandaşımıza hem evlerini hem de ahırlarını teslim etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi.


    Böyle olaylarla karşılaşmak istemediklerini, ancak olası durumda devletin her zaman vatandaşın yanında olduğunu vurgulayan Masatlı, aynı bölgede cami, okul ve çocuk parkı yapımı için de çalışmalarının sürdüğünü sözlerine ekledi.


    2011’in mart ayında 60 haneli Çambeli köyünün kuzey kesiminde meydana gelen zemin kayması sonucu 22 evde irili ufaklı çatlaklar tespit edilmiş, küçük hasarlı binalar onarılmıştı.



    İlk çalışma sarı sazan balığıydı


    Kardan yapılan Doğu Ekspres treninin Çıldır Gölü’nde yaptığı 6’ncı eseri olduğunu belirten proje koordinatörü Uğur Özen ise “Sanat bir milletin hayat damarlarıdır. İlk kardan heykel çalışmamızı 2013 yılında Çıldır Gölü’ne ait sarı sazan balığını yapmıştık. 2014’de Altın at süvari, akabinde Çıldır’ın değerleri olan Şeytan kalesi, Aşık Şenlik, Atatürk, Karakalpaklı süvari ve başkanımızın özel isteği üzerine bu yıl da Doğu Ekspres treninin çalıştık. Doğu Ekspres treni yaklaşık 30 kilometre uzaklıktan geçiyor. Bu uzak bir mesafe değil. Bizler sanatla bir mesaj vermeye çalıştık, bu da trenin Çıldır’a gelmesiyle olsun istedik” diye konuştu.


    Kardan Doğu Ekspresi çalışmasına Mersin’den katılan resim sanatçısı ve küratör Gül Çimentaş ise “Zaman zaman hava sıcaklığının sıfırın altında 30 dereceye kadar düştüğü günlerde bile çalıştık. Ortaya çok güzel bir eser çıktı. Yoldan geçen herkesin ilgi gösterdiğini görmek sevinçli” dedi.



    Sevgililer Günü Geride Kaldı..


    Bugün ne ‘Fetocu kim?, Ne İdlib, Ne Coronavirüsü, Ne Havuz Medyasının baskısı ile İYİ Parti’de yaşanan istifalar ne de başka bir şey yazmak gelmiyor içimden..


     


    Çünkü Kadir Şeker adlı bir kişinin eşiyle tartışan bir erkeği kasıtlı mı, kaza ile mi yoksa sevgilisi olduğu kadının eşini öldürmesinin tartışıldığı bir süreçte Sevgililer Günü de kutlandı..


     


    Bu nedenle; 14 Şubat Sevgililer gününü ele almak isteyip, yazamadığım düşüncelerimi aktarmak isterim..


     


    Çünkü diğer düşüncelerim ve haberlerimin son günlerde birilerini bir hayli rahatsız ettiğini duyup, öğreniyorum..


    Buna neden ise her şeyi toz/pembe görmek isteyenlere var olanları yazıp, yorumlayıp, haber yapmamdan dolayı olduğunu söylesem sanırım çoğunuzun son günlerde yaptığım haber ve yorumları bir kez daha okuyup, anlarsınız anlatmak istediğimi..


    Siyasi ve yerel sorunlardan uzak yazılardan biraz uzak kalmak için ele aldığım bu yazımında yine birilerini (!) rahatız edeceğini bilsem de yazmaya karar verdiğimi yazan biri olarak bugün gecikmeli de olsa sevgililer gününü yazmayı düşünüp, ertelediğim yazımı yazacağım..


    Evet geçtiğimiz günlerde bir sevgililer gününü daha geride bıraktık..


    Kiminin bir gül alarak sevdiğine gittiği, kiminin ise sevgilisini yanına alıp, eğlendiği, kimilerinin ise çekip giden sevgilileri andığı 14 Şubat günü dünyada da 1 Milyara yakın yakın kadının dans ederek kadına şiddeti kınadığına şahit olduk..


    Gelelim sevgiye..


    İnsan yaşamında sevginin ne kadar önemli olduğunu anlatmanın faydası var mı bilmem ama bu yaşamın sevgi ve saygı içinde geçmesinin insanlara mutluluk verdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz..


    Sevgiyi hissederken bu hissi çeşitli şekilde anlayan ve yansıtan biz insanların sevmeye, sevilmeye ne kadar muhtaç olduğunu da yaşamın ağır çarkları içinde geçen günler içinde adına ‘sevgili’ denen anlarda yaşananlardan anlamak daha güzel, bi o kadar da etkili bir duygu..


    Evet sevginin, sevilip, sevmenin insan hayatında büyük rol oynadığını kimsenin inkar edemeyeceğini de bilen biri olarak en güzel şeyin, bu kısa hayatı yaşarken önce hayatı, ardından o hayatın penceresinde karşılaştıklarına hep sevgiyle, saygıyla bakmak gerekir..


    Çünkü sevginin güzel ve mutlu yaşamın ana kaynağı olduğunu unutmamak ve ona göre davranmak gerekir..


     



     


     


    **Dernek Başkanları Siz Ne İş Yaparsınız?


     


    -Dernek Başkanıyım..


    Peki bir gün yönetimin tümüyle bir poz verebiliyor musun?


    -Yok abi..


    Peki Kadın Kolların var mı?


    -Yok abi..


    Peki Gençlik Kolların var mı?


    -Yok abi..


    Peki Futbol Takımın var mı?


    -Yok abi..


    Federasyona üye misin?


    -Yok abi..


    Çağrıldığın birliktelik toplantısına gidiyor musun?


    -Yok Abi..


    Peki sen nasıl dernek başkanısın?


    -Vallahi abi..


    Yılda bir kaz gecesi düzenlerim,


    Oda zararla kapatır, kimseye de yaranamam..


    Ha unutmadan bir de


    Ölenler için cebimden mesaj atarım


    Hayra da geçmez..


    Birde bol bol cenaze törenlerinde resim çeker,


    Düğünlerde,


     yılda bir selfie yaparım..


    Ula bele olur mu?


    Vallahi olmadığını bilsem de bele işte..


    *Peki, Ardahan’ın yada İstanbul veya bulunduğun yerdeki  Valiyi tanıyor musun?


    *Kaymakamlık nerede biliyor musun?


    -Vallahi yok..


    zaten Vali ya da Kaymakamla ne işim olur ki?


    *Ula baba bele dernek başkanı olur mu?


    -Vallahi olduk işte..


    *Peki belediye başkanını tanıyor musun, heç makamına gittin mi?


    -Vallahi abi arada bir cenaze, piknik falan olduğunda belediyeye gideriz, üst kata değil alt katlardakilerden bir otobüs ya da bir cenaze arabası alırız o kadar.. Zaten o işleri de belediye kendisi yapar, bize de bir şey kalmaz..


    *Peki bölgedeki siyasi partilerden haberin var mı?


    -Abi o işle bizi aşar..


    *Ula aha etkinlik, aha seçimler geliyor,


    Gelin elele verek,


    Güçlü bir lobi olarak


    Siyasilerin karşısına çıkalım,


    -Vallahi abi doğru diyon da..


    Ne bilem işte..


    *Niye ula sen dernek başkanı değil misin?


    Sözüm ona büyük başkan, köy, ilçe, il derneği değil misin?


    Off gazeteci abi,


    Federasyon başkanım,


    Niye üyesi olmadığımı bende anlamadığım ARDAFED bu işleri güzel yapıyor ya..


    Bizim federasyonda heç bir şeye yaramıyor..


    *Ula o zaman sende gel


    ARDAFED’e katıl..


    Güçlü olalım,


    El ele verelim..


    -He abi doğru diyon da


    Bir sorayım arkadaşlara..


    İyi sor..

  • 19/23 ŞUBAT'TA ARDAHAN ŞÖLENLERİNE HAZIRLANAN ARDAFED YOLUNA DEVAM EDİYOR..

    Batıdaki Ardahan adına ilk kez Ardahan Günlerini düzenleyen ve bugüne kadar 5 dev organizeyi gerçekleştiren, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Ankara ve Ardahan’da onca önemli toplantı, bir çok yeni dernek ve federasyonun kurulmasına ve federasyona üye olmasına, Ardahan’a Baro kurulmasına, Kura Nehri eylemi yapan, Ardahanlı gençleri bir araya getiren futbol turnuvaları düzenleyen, bugüne kadar 43 Ardahanlı Üniversite öğrencisine burs veren ARDAFED aynı günlerde iki önemli dev organizeye imza atmaya hazırlanıyor.



    19/23 Şubat Günlerinde İstanbul Bakırköy/Botanikpark’ta ve Almanya’da Ardahan’ın Vatan Topraklarına Katılışının/Kurtuluşunun 99. Yıl Dönümü dolaysıyla yeni etkinikler yapmaya hazırlanan Ardahan Dernekler Federasyonu, Bahçelievler, Ümraniye, Avcılar ve Küçükçekmece Belediye Başkanlarını ve Ardahnalı olan CHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Turgay  Özcan’ı ve K.Çekmece Belediye Başkan Danışmanı Galip Özcan’ı ziyaret ederek ziyaret etti.



    Belediye Başkanlarının kendilerini kabul edip, çalışmalarına tam destek verdiği Ardahan Dernekler Federasyonu Yönetimi ve ARDAFED Kadın Komisyonu Üyeleri başkanlara teşekkür ettiler.


    CHP Genel Sekreterini, Sarıyer, Şişli, Göle, Köprülü Belediye Başkanlarını, Şişli Kent Konseyini, İBB Yöneticilerini, İçişler Bakanlığı Görevlilerini, CHP, AK Parti ve MHP İlçe Teşkilatlarını, kurucu üyesi olduğu ANAKON Konfederasyonu ve üyesi olduğu Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonlarını, Yönetimini İstanbul Şişli’de bulunan Genel Merkezinde kabul eden ARDAFED kez de 18 Şubat’ta Kadına Adaylarını Destekleme Derneğini kabul edecek.



    Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım’dan sonra Avcılar Belediye Başkanı Av. Turan Hançerli ve Küçükçekmece Kemal Çebi’yi makamlarında ziyaret edip, Ardahan’ı ve Ardahan Dernekler Federasyonunu Ardahan’ın Vatan Topraklarına Katılışının 99. Yıl Dönümü dolaysıyla bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor ve İstanbul Bakırköy/Botanikpark’ta 6’ncı Ardahan Günlerini, Almanya’da da bir ilk olan Ardahan Günler düzenliyor.



    **ARDAHAN ADINI BİR KEZ DAHA İSTANBUL’A YAZDIRDI..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başına geldiğinden bu yana ortaya koyduğu çalışmaları ile İstanbul’un yanı sıra ülken genelinde örnek bir sivil toplum örgütçülüğü ortaya koyan kısa adı ARDAFED olan Ardahan Dernekler Federasyonu Ardahan’ın adını bir kez daha İstanbul’un 39 İlçesine ilmik, ilmik örmeye başladı.



    19/23 Şubat Günlerinde yapacağı etkinliğinin duyuru afişlerine ARDAHAN HAVAALANI İSTİYOR, Doğu Expresinin  Son Durağı Ardahan Olsun sloganlarını İstanbul’un her caddesine, sokağına astırdığı pankartlarla bir kez daha duyuran ARDAFED 14 Şubat Sevgililer Gününde çıkardığı ARDAHAN isimli dergiyi de Ardahanlılara hediye etti.



    KOYUN TÜCCARI YENİ KOYUNLAR MI ARIYOR?!..


    Geçtiğimiz yapılan Van Merkezli Koyun Küpesi Operasyonu ardından Ardahan’da mahkemeye çağrılan Saffet Kaya’nında karıştığı olayla ilgili son gelişmelerde yeni br operasyonun gelebilecei ve asıl Koyun Tüccarının kim olduğunun ortaya çıkması bekleniyor.



    ‘TOSUNCUK’ GÜRCİSTAN’DA YAKALANDI..


    30 bin kişiyi dolandırdığı için kırmızı bültenle aranan ikinci ‘Tosuncuk’ yakalandı İzmir’de “çok yatır, çok kazan” sloganıyla kurduğu şirket üzerinden yaklaşık 30 bin kişiyi dolandırdıktan sonra yurt dışına kaçan ve kırmızı bültenle aranan ikinci ‘Tosuncuk’ Gürcistan’da yakalandı.


    İzmir’de “saadet zinciri” yöntemiyle dolandırıcılık yapan ve 30 bin kişiyi dolandırdığı için kırmızı bültenle aranan Atakan A. Gürcistan’da yakalandı.


     İADE SÜRECİ BAŞLATILDI


    “Saadet zinciri” yöntemiyle dolandırıcılık yapan Atakan A’nın Gürcistan’da olduğu bilgisi üzerine harekete geçen ekipler, bu ülkedeki güvenlik güçleriyle irtibata geçti. Atakan A.’nın Batum’da bir evde saklandığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen ortak operasyonda gözaltına alınan şüphelinin Türkiye’ye iade sürecinin başlatıldığı öğrenildi.


    30 BİN KİŞİYİ 10 MİLYON LİRA DOLANDIRDI


    “Epitelyum internet reklamcılığı” olarak bilinen ve yüksek kar payı vaadiyle Türkiye genelinde yaklaşık 30 bin vatandaştan 10 milyon liranın üzerinde parayı hesabına aktardıktan sonra yurt dışına kaçtığı tespit edilen Atakan A’nın, Türk makamlarının başvurusu üzerine bir süreden beri kırmızı bültenle arandığı öğrenildi.


    “İKİNCİ TOSUNCUK VAKASI”


    Kamuoyunda “İkinci tosuncuk vakası” olarak bilinen olayda, “çok yatır çok kazan” sloganı ile kandırılan vatandaşlara belli bir ücret karşılığında “reklam paketi” satılıyor ve yüksek kâr vaadinde bulunuluyordu.


     


    ARDAFED 23 ŞUBAT İÇİN TOPLANIYOR..


    ARDAFED 23 ŞUBAT İÇİN TOPLANIYOR..


    ARŞİV HABER 18/01/2019 TARİHLİ HABER


    İstanbul’da bulunun Ardahan Derneklerinin çatısı altın da bir araya geldiği Ardahan Dernekler Federasyonu Yönetim Kurulu, 23 Şubat’ta kutlayacağı ‘Ardahan’ın Kurtuluşunun 98. Yıl Dönümü’ gecesi için bir araya gelecek. Ardahan Dernekler Federasyonu Başkan Vekili Efkan Demir ve ARDAFED Başkan Yardımcısı Yener Bayrakçı Başkanlığında bir araya gelecek olan Ardahan Dernekler Federasyonu Yönetim Kurulunun yanı sıra dernek başkanları ve Ardahanlıların katılması bekleniyor.




    **HDP VE CHP’NİN GİZLİ PAZARLIĞINA SON VERİLMELİ!


    İktidar Partisinin yani Adalet ve Kalkınma Partisinin yirmi yıla yakındır iktidar olmanın verdiği öz güven ve şımarıklığını kendisine ve demokrasiye zarar vermeye başladığını, Başkan Erdoğan başta olmak üzere samimi tüm siyasiler anlamış ve bunu herkes biliyor, hissediyor.


    Bu nedenle; Yaklaşan yerel seçimler öncesi bunu AK Parti’ye hissettirecek bir sonuç çıkması için solun yanı sıra demokrasi ve adalet isteyen HDP ve CHP’ye büyük görev düşüyor.


    Demokrasinin getirdiği avantajla iktidar olup, sonra da şımartan bir öz güvenle “Her şeyi ben bilirim” diyerek kendisinin yanlışlarını görenleri, kendisinden olmayanları hain, düşman ve “Bizden değil” diyerek öteleyen AK Partinin kendisine gelmesi ve gerçek anlamda ki demokrasiyi hatırlaması için önümüzdeki seçimlerde kendisini daha da şımartan bir sonuç almaması gerektiğini, kamuoyunda yüksek perdeden olmasa da mırıldanarak dillendirildiği bir gerçektir.


    Bunu da yapacak olan ve ortaya koyacakları samimi bir iş birliği ve demokrasi yetmedi, adalet için mücadele ettiklerini iddia eden HDP ve CHP’nin arka kapılarda değil, alenen yani kamuoyu önünde açıkça iş birliklerin de geçer..


    Bu güne kadar gördüğümüz ve beklediğimiz bu manzarayı yani HDP ve CHP’nin açık iş birliğinin olamaması, her geçen gün biraz daha demokrasiden uzaklaştığı iddia edilen ve tek adamlıkla suçlanan Başkan Erdoğan ile başında olduğu AK Partiye yararken, gerçek anlamda ve özlenen demokrasiye zarar verdiği de bir gerçektir..


    AK Parti’ye ve samimi anlamda demokrasi taraftarı olan herkesin başta demokrasinin imkanları ile iktidar olan ve bir darbe girişimine maruz kalan ama çoğunlukta demokrasi yanlıları olanların karşı çıkma cesareti istanbul escort bayan gösterdiği için iktidara ve siyasete devam eden AK Partiye demokrasiyi hatırlatmak, adaletin olmasa olmaz olduğunu söylemek için başta HDP ve CHP’ye olmak üzere AK Partili seçmeninde içinde olduğu herkese demokrasi adına iş birliği şart olduğunu hatırlatan adım ve girişimlere ihtiyaç vardır.


    Bunun içinde AK Partiye karşı arka kapılarda gizli pazarlıklar yaparak değil, yasal ve resmi olan iki partinin İYİ Parti, CHP ya da AK Parti, MHP gibi kamuoyu önünde poz verip, alenen işbirliği yapmalıdırlar, ittifak içinde seçimlere girdiklerini deklere etmelidirler.


    Aksine “Ya kardeşim bu halk, bu seçmen yine AK Partiye oy verdi” der ve beş yıl daha beklemek zorunda kalırsınız. Tabi demokrasi gibi siz de kalırsanız…


    Sonuç olarak; İktidar partisi AK Partinin demokrasiyi ve adaleti hatırlaması için önümüzdeki yerel seçimler son olmasa da önemli bir fırsattır.


    Bunun içinde HDP ve CHP’nin gına getiren gizli pazarlıklara son verip, “ Evet biz iki parti ittifak yapıyoruz, yanımızda da İYİ Parti var” diyerek cesaretli ve cesur bir çıkışlarına ihtiyaç var..


    Yani CHP’nin, Başkan Erdoğan’ın “Terör uzantısı siyasi parti ile iş birliği yapıyorlar demesinden ve CHP’nin içindeki ulusalcılardan korkup, çekinmeden “ HDP ile iş birliği içindeyiz” demeli ve buna da CHP ile iş birliği yapan İYİ Partide iyi bakmalıdır.


    HDP’nin ise tüm baskılara, tutuklamalara ve başta havuz medyasınca olmak üzere yok saymalara rağmen “Ayaktayım, oyum artıyor, başta güneydoğu da olmak üzere batıda güçlüyüm” demeden CHP ile ittifak içindeyiz demelidir..


    Yoksa arka kapı görüşmeleri, gizli pazarlıklar ile ne CHP’nin nede HDP’nin seçmenin etkileyemez, oy alamazsınız.


    Buna “ Şımardı, kendi yavrularını bile yiyor, başkanken aday gösterilmeyen yerlerine başkalarını aday gösteren bir anlayış şımarıklığı içinde olan, metal yorgunluk içinde olan ancak Başkan Erdoğan’ın liderlik versiyonu ile partim oy alıyor, yoksa partim kazanamaz” diyen yeni bir arayışta olan ve dengeyi sağlayacak olan bir sonuç beklentisinde olan AK Partili seçmenini de katabiliriz..

    Ya da adı geçen iki parti yani HDP ve CHP ortaya çıkıp, ‘Yok kardeşim bir işbirliğimiz. Biz ayrı partiyiz ve seçimlerde kendi adaylarımızla gidiyoruz’ diyerek seçmenin oyunu rengini netleştirmesine yardımcı olmalıdırlar…

  • BAŞKAN BAŞKANLARI ZİYARET ETTİ!


    Kar yağışının devam ettiği Ardahan’da belediye işçileri ile birlikte kar temizliğine katılan ardından Ardahan Valiliğinde ki Mera Kararlarının alındığı toplantıya katılan Ardahan eski Milletvekili yeni Belediye Başkanı Faruk Demir 2 Bin 550 rakımlı Ulgar Dağının ardından bulunan AK Partili Belediye Başkanı ile partilisi Damal ve Hanak Belediye Başkanlarını makamlarından ziyaret ederek görüş alışverişinde bulundu.



    Zorlu kış şartlarının yaşandığı Ardahan’da ki belediye sorunlarının yanı sıra sosyal sorumluklar doğrultusunda ortaya konan çalışmalarda da geri kalmamaya çalıştığı gözlenen Başkan Demir Ardahan Belediyesi Meclis Üyeleri ile birlikte gittiği İlçe Kaymakamlarını da ziyaret etmeyi unutmadı.



    Çarşamba günleri de Halk Toplantıları ile bir araya gelmeye çalışan ve vatandaşları dinleyen CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in geride bıraktığı başkanlık dönemi boyunca kentte bağış yolu ile bir çok araç getirmesi ve bu araçlar sayesinde kiralık araç dönemini kapatıp, 10 Milyona yakın bir borcun ödenmesine katkı sunmakla akla gelen ilk icraatlarını anlattırken, ziyaret ettiği başkanların icraatlarını ve sorunlarını dinledi.



    Başkan Demir’in ilçe ziyaretlerinde görüştüğü uzun yıllar CHP Posof Beleidye Meclis Üyeliği yaptıktan sonra AK Partiye geçen ve 2 dönemdir başkan olan AK Partili Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar’ı , CHP’li Damal Belediye Başkanı Ergin Ünal’ı ve Demir’n doğup, büyüdüğü ilçesi Hanak’ın CHP’li Belediye Başkanı Ayhay Büyükkaya’yı ve bu ilçelerin kaymakamları ile ilin genel sorunlarını da masaya yatırdığı da alınan bilgiler arasında oldu.


    Başkan'dan Duyuru: DİKKAT GÖLE'DE AYI GÖRÜLMÜŞTÜR!


    Başkan’dan Duyuru:


    DİKKAT GÖLE’DE AYI GÖRÜLMÜŞTÜR!


    arşiv haber 07/09/2019 tarihli haber


    Son aylarda sıkça görülen ve kent merkezlerine kadar inen Ayılar son olarak Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Selimbey Mahallesine kadar indiler. Geçen aylarda bir kişiye saldıran ve ağır yaralayan Ayı saldırısı vakasının yaşandığı ilçenin AK Partili Belediye Başkanı İlhan Gültekin kendisine gelen bir ihbar ardından kendisine ait sanal sayfada yaptığı duyuruda, ‘TÜM GÖLELİ HEMŞEHRİLERİMİZİN DİKKATİNE, SELİMBEY MAHALLESİNDE AYI GÖRÜLMÜŞTÜR HERKES DİKKATLİ OLSUN’ diyerek vatandaşları uyardı.


    Göle’de  ayının saldırdığı kişi yaralanmıştı!


    Bilindiği gibi geçtiğimiz aylarda Ardahan‘ın Göle ilçesinde yaylada hayvan otlatan kişi, ayı saldırısı sonucu yaralanmıştı.


    İlçeye bağlı Okçu köyü yaylasında hayvan otlatan Çetin Küpeli (38) bir ayının saldırısına uğramış, vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Küpeli, kendisine ait köpeklerin ayıya saldırması sayesinde kurtulmuştu.



    Kazdağları, Kayyumlar ve Kaftancıoğlu…


    Balık hafızalı toplumun birer Ferdi olarak bir çok konu ve sorun gibi dün kazdağları için poz verenler geçen günde 10 yıl hapis cezası alan Kaftancıoğlu için  Çağlayan adliyesinin önünde poz veriyorlardı. Ve bu pozcular yine balık hafızalarıyla birlikte yaşanan sanal ortamlarda paylaştıkları bir kaç sözde mesajla “görevimizi yerine getirdik” edasıyla hemen  unutuverdiler Kazdağları ile kaftancıoğlunu..


           Aslında bunların dün halkın seçtiklerinin yerine kayyum atanmasını da dedikodu yuvası haline gelmiş olan sanal sayfalarına dökerek şarz olanlardı..


          Başta Kaftancıoğlu’nun partisi olmak üzere bu pozcuların sözde tepkilerini bilen iktidarında eli çok rahat..


         Son olarak Kaftancıoğluna verilen hapis cezası ve demokrasi adına seçildikleri söylenen ama yerlerine kayyum lar atananlara yönelik yapılan operasyonlarla muhalefetin başta olmak üzere toplumun nabzını iyi ölçen aynı iktidar adalet ve hukukuda araya aldığı programı ve hedefiyle yeni bir seçim hesabı ve 2023 hedefine doğru yol almaya devam eder..


           Pozcuların kısa sürede unuttuğu kazdağları ile Kaftancıoğlu meselesi gibi bir çok ciddi olayın il başkanı 10 yıl ceza alan CHP nin sırtından siyaset yapan bir parti olan Saadet partisininde ilgi alanına bile girmedi…


          Çünkü her an alınacak bir seçim kararı ile chp yanında değil “dediğim dedik, öttürdüğüm düdük” diyen iktidarla birlikte siyasete devam diyeceklerini ima etmekteler..


        Bunu bilen iktidar İstanbul Büyükşehir Belediyesinin başkanlık koltuğuna da Diyarbakır, Van ve Mardin belediyelerinin yerine atadığı kayyumlar gibi bir kayyum daha atama hesapları içindedir. Öyle de görünüyor..


           Çünkü aynı iktidar Kazdağları ve Kaftancıoğlu olayını balık hafızalı toplumun terazisine koymuş unutulması için de terazinin kendi tarafına ağırlık koyması için bekleme moduna girmiştir..


          Bunun içinde havuz medyası ve diğer muhafazakar sağ ve ulusalcılara kızan HDP lilerin manşetler atmasına, kızgınlıklarının geçmesine ve unutulmasına yönelik bir eli terazinin diğer kefesine diğer eli yeni bir operasyona ve seçime gidilmesini bekler halde 20 yıldır sabrettiği gibi pusuda tesbih çekmektedir…



    Ardahan’da Erken Newroz..


    *ARŞİV HABER: 19/03/2015 TARİHLİ hABER


    Yüzlerce insan Newroz’a katıldı..


    21 Mart’ta Kutlanan Newroz yoğun seçim programı dolaysıyla Ardahan’da erken kutlandı..


    Yüzlerce insanın katılıp, yakılan ateşin etrafında halay çektiği Ardahan’da ki Newroa kutlamalarına ilgi bir hayli büyüktü.


    HDP ve diğer bir çok stk ve partinin birlikte organize ettiği Ardahan’da ki Newroza etkinliğin de söz alanlar barış süreci ve Kğrt sorunu ile ilgili konuşmalar yaptılar.


    Bu yıl Ardahan Öğretmen Evi, Askeri Garnizon ve İl Spor Müdürlüğünün bulunduğu alan da düzenlenmesine izin verilen Newroz etknliğine etkinliği düzenleyenlerin yanı sıra Ardahan merkezde yaşayanların yanı sıra köylerdende ilginin bir hayli büyük olduğu görüldü.


    **ARDAHAN NEWROZUNA YOĞUN İLGİ GÖSTERDİ


    Ardahan’da Kars Milletvekili Aday Adayı Mülkiye BİRTANE ve 2015 seçim aday adaylarının katılımıyla Ardahan’da görkemli bir Newroz kutlandı.


    Ardahan’da Devrim Şehitleri ve Özgürlük Savaşçıları adına 1 dakikalık saygı duruşundan sonra başlayan Newroz Şenliğine Ardahan HDP İl Genel Başkanı , Kars Milletvekili Mülkiye BİRTANE, Ardahan HDP İl Yöneticileri, Ardahan HDP Merkez İlçe Yöneticileri, Göle ve Damal HDP İl Yöneticileri, HDK Üyeleri, KJA Delegesi Yeliz ÖZTÜRK, Yerel halk ve öğrencilerin katılımıyla coşkulu bir Newroz kutlandı. Newroz bitimine doğru sahneye çıkan sanatçımız Azat KIZILKAYA newroz alanında büyük ilgi gören sanatçımız unutulmayacak bir gün yaşattırdı.

  • ATLI OLMADI ŞİMDİ DE BİSİKLETLİ ÇILDIR GÖLÜ!


    İLK TURU KAYMAKAM ATTI..


    “Kış Harikalar Diyarı Çıldır” Turizm Planı kapsamında öngörülen sportif aktivitelerden olan karlı ve buzlu ortamlarda sürüş imkanı veren kar bisikletleri, göl çevresinde bulunan işletmelerce temin edildi. 



    Kar bisikletleriyle ilk denemeyi Çıldır Kaymakamı Alper Taş yaptı.


    Doğu Expresinin son durağı olması gerekirken ve Başkan Erdoğan’ın demesine rağmen hala Kars-Tiflis Bakü Demiryolunun Antrepolünün yapılmadığı donmuş Çıldır gölüne gelen misafirlerin özel göl kenarında bulunan ama içkili ruhsat alamayan işletecilerce alınan kar bisikletlerine yoğun ilgi beklenecek.


    Ardahan Valiliği himayesinde Çıldır Kaymakamlığı, İl Özel İdaresi ve Belediye Başkanlığı ile ortaklaşa yürütülen “Kış Harikalar Diyarı Çıldır Turizm Planı” kapsamında ilçeye bir çok turizm aktivitesinin kazandırılması hedefleniyor.


    Çıldır Göl Festival İptal Edildi!..Çıldır Göl Festival İptal Edildi!..


    arşiv haber 10/02/2020 tarihli haber


    Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu ilçesi Çıldır ve Kars sınırları içinde bulunan ve kışları yüzeyi donan Çıldır Gölünde yapılması düşünülen Kar/Buz Festivalinin iptal edildiği öğrenildi. Alınan bilgilere göre bu yıl 7. Düzenlenecek olan Çıldır Altın At Kristal Buz Festivali, ülkede yaşanan doğal felaketler ve Suriye’de yaşananlardan ötürü iptal edildi. Festivalin iptal edilmesinin son olarak İdlib’den 5 şehit haberinin daha gelmesi ardından bakanlık istemi üzerine alındığı iddia edildi.


    *ÇILDIR GÖLÜ LEVHASI GELDİ, FESTİVAL GİTTİ..


    15 Şubat’ta yapılması düşünülen ancak İdlib’de yaşanan son çatışma ile 5 askerin şehit edilmesi ardından bakanlığın Çıldır Gölü Kar/Buz Festivalinin de içinde olduğu  bölgedeki Artvin, Erzurum ve Kars’taki etkinliklerin bakanlıklar tarafından iptal edildiği öğrenilirken Ardahan’da yaptırılan ve Kültür Evinin önüne konulan ışıklı levhanın bir benzeri de Çıldır Gölü üzerine yapılarak donmuş gölün yanı başına konuldu.



    Başkan’dan Açıklama;


    İlk olarak gazete ve haber sitemiz tarafından duyurulan Göl Festivalinin iptali ardından bir açıklama yapmak zorunda kalan Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu sanal sayfasında şöyle dedi; Ülkemizde yaşanan doğal afetler; İdlib´de verdiğimiz şehitler, Van´da yaşanan çığ felaketi ile Elazığ ve Malatya da meydana gelen deprem nedeniyle, tüm Ülkemiz genelinde yapılacak olan etkinliklerle birlikte 15 Şubat 2020 Cumartesi günü yapılması planlanan 7. Çıldır Gölü Altın At Kristal Buz Festivali yapılan değerlendirmeler sonucu yetkililerce iptal edilmiştir..


    Haber/Kaynak/Foto: Suat İncedere



    KAR/BUZ FESTİVALİ ÖNCESİ GÖL KIRILDI!!!KAR/BUZ FESTİVALİ


    ÖNCESİ GÖL KIRILDI!!!


    FESTİVALE GİDERKEN DİKKAT!.. 15 Şubat 2020 Cumartesi günü ‘Altın At- Kristal Buz Festivali” adlı Kar/Buz Festivalinin yapılacağı Çıldır Gölü kırıldı. Daha önce bir kepçenin battığı Çıldır Gölü Buzları bu kez bir araba yuttu.


    ÇILDIR GÖLÜ’NDE BUZUN KIRILMASIYLA FACİADAN DÖNÜLDÜ                      Türkiye’nin kış aylarında üzeri buzlarla kaplanan Çıldır Gölü’nde, geçtiğimiz pazar günü bir aracın buz üzerindeyken buzun kırılması sonucu faciadan dönüldü. Alınan bilgilere göre, geçtiğimiz pazar günü Balıkçı K. K. ve Y.K. araçlarıyla buz üzerinden ağlarının olduğu mevkiye giderken her zaman rutin olarak kullandıkları yol hattı üzerindeki buzun kırılması sonucu sedan tipi araçlarıyla birlikte buza gömüldüler. Hemen araçtan kurtulmaya çalışan balıkçılar, kapıların su basıncından dolayı açılmaması nedeniyle camdan çıkarak sağlam bir buzun üzerine yüzerek kurtuldular. Olayın benzer deneyimleri yaşayan ve yüzme bilen balıkçıların başına gelmesi, olası bir facianın önüne geçti.                                 


    GÖL ÜZERİNE ARAÇ ÇIKIŞLARI YASAKLANMALI                                        


    Üzerinin buzlarla kaplanmasıyla atlı kızak ve eskimo usulü balık avıyla popüler turizmin gözdesi haline gelen Çıldır Gölü, özellikle son yıllarda bölgedeki barajların etkisi ve küresel çapta bir ısınmanın artması sebebiyle tehlike yaratmaya başlıyor. Eskiye nazaran kış şartlarının hafiflediği görülen bölgede, kayak merkezleri kar yokluğu sebebiyle sezonu geç açarken Çıldır Gölü de geç buz tutuyor ve eski sağlamlığına sahip değil. Bu yüzden, olası bir facianın önüne geçilmesi için Çıldır Gölü’nün üzerine ağırlığı 500 kg’nin üzerinde olan araçların çıkmaması gerekiyor.


    Kayak Merkezi’nde ‘kar’ sevinci


    ‘da,  ormanlarının içinde, kapalı sistem telesiyej hattı ve 5 pist ile bölgenin önemli merkezlerinden olan Yalnızçam ‘nde, kar yağışıyla birlikte şubatta sezon başladı. Merkeze gelen kayakseverler, pistleri doldurdu. 


    Sarıçam ormanları arasında, kristal kar özelliği ile bölgenin önemli merkezlerinden olan Yalnızçam Kayak Merkezi’nde önceki gün yağan kar, sevindirdi. Her yıl Aralık ayında sezonun açıldığı kayak merkezinde, bu yıl karın geç yağması nedeniyle sezona 2 ay gecikmeli başlandı. Kapalı sistem telesiyej hattı, konaklama ve sosyal tesislerle beraber hem profesyonel hem de amatör kayakçılara hizmet verebilen, 15 kilometre uzunluğunda 5 piste sahip olan Yalnızçam Kayak Merkezi, sezon açılışıyla birlikte hafta sonu tatilcileriyle doldu. Kapalı sistem telesiyej ile 2 bin 500 rakımlı Yalnızçam Dağı’na çıkan kayakseverler, keyifli anlar yaşadı.


    Kayak merkezinde incelemede bulunan Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, bu yıl karın geç yağması nedeniyle sezonun da geç kapanacağını belirterek, şunları söyledi:

    “Kayak merkezimiz Sarıçam Ormanları içinde, kristal kar ile bölgenin en önemli ve dikkat çeken kayak merkezlerinden. İlimizde kar biraz geç yağdı. Geç yağması sebebiyle kayak merkezimizi de geç açtık. Burada 5 pistimiz bulunmaktadır. Bunlardan 2’si baby lift, 1’i de kapalı sistem telesiyejdir. Bizim pist uzunluklarımız gerek yeni öğrenenler gerekse profesyoneller için düzenlenmiştir. Bugün kayak merkezimizde ciddi derecede yoğunluk var. Karın geç yağmasının farklı avantajı olacak. Sanıyorum Yalnızçam Kayak Merkezi’miz, bu yıl hemen hemen bütün kayak merkezlerinden daha uzun süre hizmet verecek. Buraya gelen misafirlerimizin sağlıklı ve güvenli kayak yapmaları için 112, UMKE ve JAK ekipleriyle her türlü tedbiri almış durumdayız.”



    İMAMOĞLU’NUN ZAMLARI!..


     


    Ülkede o kadar Büyükşehir ve Belediye Başkanı varken sadece bir büyükşehirin Belediye Başkanının tartışma konusu olduğu şu günlerde İmamoğlu’nun başında bulunduğu 39 ilçeli belediyenin yaptığı her hareketin niye bu kadar tartışılıp, konuşulduğuna baktığımızda karşımıza ekonominin gücü ve krizi çıkmaktadır.


    Yani neredeyse her sokağa üniversite ve okullar açıldığı gibi her kentin belde ve köylerini birbirine bağlayıp, Büyükşehir yapıldığı ülkede, o kadar Büyükşehir içinde en büyüğü olan ve büyümeye devam eden,İstanbul boğazı yetmedi, kanal açılmaya çalışılan İstanbul Büyükşehir belediyesi niye bu kadar tartışılıyora bakalım mı?..


    Bu sorunun cevabını vermeden önce ilçeleri il yapma furyası ardından kentlerin siyasi demografisini değiştirme adına yeni büyük şehirlerin mantar gibi çoğaldığı ülkede sıranın bütün şehirlerde, bunun ardından eyalet hesaplarının rafta bekletildiğini de unutmayalım.


    Çünkü adına Barış Süreci denen süreçte yaşananların hemen ardından raflarda bekletilmeye alınan konuydu eyalet sistemi beklentisi..


    Neyse bugünkü yazımızın başlığına  dönecek olursak eğer 20 yıla yakındır iktidarda bulunan hükümetin zamlarından çok, kısaca adı İBB denilen ve durmaksızın göç alan İstanbul, Büyükşehir Belediyesinin, zamları dahil her hareketi bir anda gündem olabiliyor. 


    Çünkü bunun başlıca IBB’başındaki anlayış iktidara yara veren ve iktidarda kalmasına vesile olan rantı kesmiştir..


    Göç vermeye devam eden memleketim Ardahan gibi sonradan Vilayet olan Yalova Belediyesinde 20 milyonluk vurgun yapıldığını ve bunu da yapanların bir zamanlar iktidarla ortak olan Fetocuların yaptığını söyleyen, yazan havuz medyasının da beslendiği kaynağın kesilmesi gibi bir çok kaynağın hükümete yakın kaynaklara gitmemesinin verdiği acı nedeniyle sürekli gündemde olan İmamoğlu başkanlığındaki İBB’nin zam ve tasarruf kaynaklarının sanki devletin değilde, muhalefetin cebine giriyormuş gibi kamu oyuna pompalanması da ayrıca ilginç bir durum..


    Çünkü ekonomisi bozuk olmayan bir ülkede ne İBB zam yapar ne de o ülkeyi idare eden hükümet. 


    Kısacası; İşin özü, konu İBB’ nin Zamları değil. ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntının olduğunu anlamak yeter artar bile..


    Göl Çözüldü


    **Göl Çözüldü..


    ariv haber 10/04/2019 tarihli haber


    Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu ilçesi sınırları için de bulunan Çıldır Gölünün üzerinde ki buzlar çözülmeye başladı.


    Kış boyunca üzeri yaklaşık 1 metre buzla kaplanan ve donan yüzeyinde çeşitli etkinliklerin yapıldığı Çıldır Gölü ısınmaya başlayan havalarla birlikte beyaz buzdan kurtulup, mavi sularına kavuşan Çıldır Gölü kışın başka, yazın başka güzelliğiyle dikkat çekmeye devam ediyor.


    Öte yandan aynı ilçe Çıldır sınırları için de bulunan Aktaş Gölünün üzerinde ki buzlarında eridiği görüldü.

  • HOÇVANSPOR 2 GOL YEDİ, 2 SIRA GERİLEDİ!


    HOÇVAN ETTİĞİNİ Mİ BULUYOR?!..


    HOÇVAN ETTİĞİNİ Mİ BULUYOR?!..


    ETME BULMA DÜNYASI MI?1.. Dün ve bugün Ardahan ile birlikte hareket etmek yerine ayrı bir eyaletlermiş gibi davranan Göle, Posof, Damal, Hanak ve Çıldır Dernekleri gibi hareket eden Hoçvanlılar Ardahan’ı BAL liginde temsil eden takımlarına gerekli toplu desteği alamamanın sıkıntısını çekiyor.


    ‘Güçlü Bir Birliktelik’ adı altında yapılan sazlı, sözlü, kazlı geceleri aşamayan ve bahsettikleri birliktelikten bahsederken ortaya koyamadıkları samimiyetleri ile her biri bir taraftan Ardahan’ı kurtarmaya çalıştığı şu sıralarda yalanız kalan ve bir iki samimi Ardahanlı dışında ve belediyenin yok imkanlarıyla Ardahan’ı Bölgesel Amatör Liginde şu ana kadar başarılı bir şekilde temsil eden Hoçvan Spor gerek kendi çevresinde gerekse Ardahan genelinde beklediği desteği alamamasının sıkıntısını yaşarken aynı durum dün aynı yerde mücadele eden Serhat Spor’a sahip çıkmayan Hoçvanlılar ve diğer Ardahanlılara destek olmayınca beklenen başarıda futbolcuların kendi zorlamalarıyla olmakta.



    Platform bu takıma sahip çıkmalı!..


    Doğu ekspresinin son durağı Ardahan olsun diyerek bir araya gelen Ardahan’daki STK, Belediyeler ve Bürokrasinin ilk hedefi tüm yokluk ve sorunlara karşın bölgesel amatör ligde ARDAHAN’I başarılı bir şekilde temsil eden Hoçvan Spor’a sahip çıkmalı. 13 takımın mücadele ettiği 1.olacak takımın 3.lige çıkacağı ve bunun akabinde lige çıkacak takımın kentine spora yönelik yatırımlar yapılarak gençlerin spora yöneleceğini ve kentin tanıtımında büyük rol alacağını bilmesi gereken Ardahan Platformunun maddi sorun başta olmak üzere bir çok sıkıntıya rağmen Bal Liginde ortaya koyduğu başarısını taçlandırmak için desteğe ihtiyacı var. Topladığı 25 puan ile ligin iddialı takımları arasına giren Hoçvan Spor’un alacağı üç başarıyla ARDAHAN’I 3.lige taşımasına ramak kalındığı şu günlerde yeni kurulan ve içinde Ardahan Valisi, 7 Belediye Başkanı, Baro ve STK’ların olduğu Ardahan Platform’unun “Bu başarılı takıma sahip çıkılması gerekiyor” diyen Ardahanlılar bu takıma top yekun sahip çıkılması halinde şehre yapılacak olan en büyük katkının bu olacağından söz ediyorlar.


    HOÇVAN'LI YANARAK CAN VERDİHOÇVAN’LI YANARAK CAN VERDİ


    arşiv haber 29/11/2018 tarihli haber


    Ardahanlı hemşerimiz, Aktürk Arslan,izmir manisa yolunda aracının aniden alev almasıyla ,geçirdiği kazada yaşamını yitirdi..


    Ardahanlı hemşerimiz, Aktürk Arslan,izmir manisa yolunda aracının aniden alev almasıyla ,geçirdiği kazada yaşamını yitirdi..

    Ardahan Hoçvan Bayramoğlu köyunden Ağır ceza reisi Ali Rıza Arslan’ın 33 yaşında ki Yeğeni Aktürk Arslan elim bir trafik kazası sonucu yanarak vefat etmiştir.

    Alınan bilgilere göre 33 yaşında bekar olan Arslan’ın bir yayın evine ait kitapları satmak için İzmir’den Manisa’ya giderken girdiği petrol istasyonundan çıkarken aracının ateş aldığı ve Arslan’ın yanarak öldüğü öğrenildi.

    Cenazesi Ardahan’a getirilerek Bayramoğlu köyüne def edilen Arslanın cenazesine bir çok yakını ve Ardahan’lı katıldı.


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    DOLAR NİYE DÜŞTÜ?


    Arabistanlı gazetecinin İstanbul Büyük Elçiliğin de yok edilmesi ardından dikkat çeken en önemli gelişmelerden birisi öldürüldüğü belirtilen gazetecinin hemen ardından doların düşmesi dikkatlerden kaçan önemli konuların başına gelmektedir.

    Dünyanın jandarması Amerika dahil Türkiyenin de için de bulunduğu bir çok ülkenin Arabistanlı gazetecinin yok edilmesine karşı ortaya koydukları sözde tepkilerin Petrol Kralı Arabistan dolarları karşısın da çokta etkili olmamış gibi görünmemektedir.

    Bu da gösteriyor ki Türkiye başta olmak üzere bir çok ülke ekonomik sarsıntıya neden olan doların güçlü bir o kadar da perde olduğunu ortaya koymaktadır.

    Yani bu da gösteriyor ki Arabistanlı Gazatecinin Dünya Petrol Kralı olan Arabistan Büyük Elçiliğin de öldürülmesi dolarla perdelenmiştir.

    ‘Sorgulama,al doları’ dedirttiğinden şüphe ettiğimiz gelişmelere baktığımız da Arabistanlı Gazetecinin öldürülmeden önce ki dolar borsası yüksekliği öldürülmesiyle düşmüştür.

    AHİM’in dolarsız aldığı karar yani Demirtaş’ı bırakın demesi ile öldürüldüğü öne sürülen ama cesedi hala bulunamayan Suudi gazetecinin olayı da doların gücünü bir kez daha ortaya koymuştur.

    Kısacası Kara Petrolden elde edilen dolarlarla Arabistan’a silah satan ABD’nin suskunluğuna Türkiye’nin yetmedi İran’ın Arabistan’la olan ilişkilerini devam ettirmesidir. Yeşil doların ortaya koyduğu güç ile anlaşılmaktadır.Yorumun gerisini size bırakıyoruz..


    Ardahanlı hemşerimiz, Aktürk Arslan,izmir manisa yolunda aracının aniden alev almasıyla ,geçirdiği kazada yaşamını yitirdi..

    Ardahan Hoçvan Bayramoğlu köyunden Ağır ceza reisi Ali Rıza Arslan’ın 33 yaşında ki Yeğeni Aktürk Arslan elim bir trafik kazası sonucu yanarak vefat etmiştir.

    Alınan bilgilere göre 33 yaşında bekar olan Arslan’ın bir yayın evine ait kitapları satmak için İzmir’den Manisa’ya giderken girdiği petrol istasyonundan çıkarken aracının ateş aldığı ve Arslan’ın yanarak öldüğü öğrenildi.

    Cenazesi Ardahan’a getirilerek Bayramoğlu köyüne def edilen Arslanın cenazesine bir çok yakını ve Ardahan’lı katıldı.


     

  • ARDAHAN KENT KONSEYİN BALIKKESİR'DEYDİ!


    Türkiye Kent Konseyleri Birliği 11. Dönem Başkanlığı devir teslim törenini Balıkesir Kent Konseyi ev sahipliğinde gerçekleştirildi.


    Ardahan Kent Konseyinin de yeni yönetiminde yer aldığı Türkiye Kent Konseyleri Birliği 11. Dönem Başkanlığını alan Balıkesir Kent Kent Konseyi Başkanı Mürsel Sabancı’ya yeni görevinde başarılar dileyen Ardahan Kent Konseyi Başkanı Burak Taştan ve Konsey Başkan Yardımcısı Nihat Deniz Yılmaz Ardahan’ın Damal ilçesinin Karadağlarına yansıyan Atatürk’ün siluetinin portesini hediye ettiler.



    İMAMOĞLU’NUN ZAMLARI!..


    Ülkede o kadar Büyükşehir ve Belediye Başkanı varken sadece bir büyükşehirin Belediye Başkanının tartışma konusu olduğu şu günlerde İmamoğlu’nun başında bulunduğu 39 ilçeli belediyenin yaptığı her hareketin niye bu kadar tartışılıp, konuşulduğuna baktığımızda karşımıza ekonominin gücü ve krizi çıkmaktadır.


    Yani neredeyse her sokağa üniversite ve okullar açıldığı gibi her kentin belde ve köylerini birbirine bağlayıp, Büyükşehir yapıldığı ülkede, o kadar Büyükşehir içinde en büyüğü olan ve büyümeye devam eden,İstanbul boğazı yetmedi, kanal açılmaya çalışılan İstanbul Büyükşehir belediyesi niye bu kadar tartışılıyora bakalım mı?..


    Bu sorunun cevabını vermeden önce ilçeleri il yapma furyası ardından kentlerin siyasi demografisini değiştirme adına yeni büyük şehirlerin mantar gibi çoğaldığı ülkede sıranın bütün şehirlerde, bunun ardından eyalet hesaplarının rafta bekletildiğini de unutmayalım.


    Çünkü adına Barış Süreci denen süreçte yaşananların hemen ardından raflarda bekletilmeye alınan konuydu eyalet sistemi beklentisi..


    Neyse bugünkü yazımızın başlığına  dönecek olursak eğer 20 yıla yakındır iktidarda bulunan hükümetin zamlarından çok, kısaca adı İBB denilen ve durmaksızın göç alan İstanbul, Büyükşehir Belediyesinin, zamları dahil her hareketi bir anda gündem olabiliyor. 


    Çünkü bunun başlıca IBB’başındaki anlayış iktidara yara veren ve iktidarda kalmasına vesile olan rantı kesmiştir..


    Göç vermeye devam eden memleketim Ardahan gibi sonradan Vilayet olan Yalova Belediyesinde 20 milyonluk vurgun yapıldığını ve bunu da yapanların bir zamanlar iktidarla ortak olan Fetocuların yaptığını söyleyen, yazan havuz medyasının da beslendiği kaynağın kesilmesi gibi bir çok kaynağın hükümete yakın kaynaklara gitmemesinin verdiği acı nedeniyle sürekli gündemde olan İmamoğlu başkanlığındaki İBB’nin zam ve tasarruf kaynaklarının sanki devletin değilde, muhalefetin cebine giriyormuş gibi kamu oyuna pompalanması da ayrıca ilginç bir durum..



    Çünkü ekonomisi bozuk olmayan bir ülkede ne İBB zam yapar ne de o ülkeyi idare eden hükümet..


    Kısacası; İşin özü, konu İBB’nin zamları değil, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntının olduğunu anlamak yeter artar bile..



    ÇOCUKLAR KENT’İ KONSEYE ANLATACAKLAR..


    ARŞİV HABER 05/12/2015 TARİHLİ HABER


    Ardahan Kent Konseyi Başkan ve Yürütme Kurulu, Çocuk Meclisi ve Mahalle Temsilcileriyle Kent Konseyi binasında bir araya geldi. 


    Toplantıda Çocuk Meclisi ve Mahalle Temsilcileriyle yapılacak faliyetler görüşüldü.


    Toplantı hakkında açıklamada bulunan Ardahan Kent Konseyi Başkanı Taştan; Daha önce merkez mahalle muhtarlarızla yaptığımız ziyaretlerde her mahalleden kadın, gençlik ve çocuk meclisimizde gönüllü olarak faliyetlere katılacak temsilciler konusunda hem fikir olduk ve mahalle temsilcilerini muhtarlarımıZında desteğiyle belirledik.


    Ortak akıla dayalı daha geniş çaplı çalışmalar yapmak için önemli bir adım olduğunu dile getiren Başkan Taştan çocuk meclisimiz ilk faliyetini “Ardahanda Çocuk Olmak” isimli kompozisyon yarışması yapacaklar bu yarışmaya onların gözünden şehrimizi görmüş olacağız.


    ’25 Aralık günü Kent Konseyi Genel Kurulunu topluyacağız’ diyen Ardahan Kent Konseyi Başkanı Burak Taştan bu toplantıda ‘Genel kurul üyelerimize 1 yıllık faaliyetlerimi anlatıp önümüzdeki 1 yıl hedeflerinizi anlatacağız.’ diyerek sözlerine son verdi.

  • BAKAN YARDIMCISI GELDİ, MÜDÜRÜ GETİRMEDİ!.



    Çıldır Gölü’nü gezdi..


    Bu yıl Tüyap’ın düzenlediği İller Fuarına katılamayan ve 30 Yıla yakındır vekilin vekili ile idare edilen Ardahan İl Turizm ve Kültür Müdürlüğüne asaleten bir müdür atayamayan Kültür Bakanlığı Ardahan’a Bakan Yardımcısını gönderdi. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan Ardahan’a geldi.



    Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı , yüzeyi buzla kaplanan  Gölü’nü gezdi.


    Bazı çalışmalar kapsamında kente gelişinde ilk olarak  Valisi Mustafa Masatlı’yı makamında ziyaret eden Demircan, ardından Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası, AK Parti Ardahan İl Başkanlığını ve kentin tarihi mekanları gezdi. Esnaf ziyaretinde de bulunan Demircan, esnafın çay ikramını aldı.


    AK Parti İl Başkanlığında bir çocuk Demircan’a oyuncağını vererek, Elazığ’daki depremzede çocuklara verilmesini istedi. Demircan, 12 yaşındaki Evren Özer’i davranışından dolayı tebrik etti.



    Daha sonra Çıldır İlçesine geçen Demircan, Sosyal Tesisler mevkisinde yüzeyi buzla kaplanan Çıldır Gölü’nün üstüne çıktı.


    Gölün doğal yapısından etkilenen Demircan, ailesini görüntülü arayıp Çıldır Gölü üstünde olduğunu söyledi.


    Ardından gazetecilere açıklamada bulunan Demircan, Ardahan’dan olmaktan son derece mutlu ve heyecanlı olduğunu söyledi.


    Çıldır Gölü’nün kendisi için harika bir yer olduğunu ifade eden Demircan, şunları kaydetti:


    “Burayı görmek bile ayrı bir mutluluk. İlk fırsatta ailemle buraya bir kez daha gelmeyi çok arzu ediyorum. Son derece mutlu oldum burayı görmekten. Bütün vatandaşlarımıza özellikle de İstanbulluları burayı görmelerinin olmazsa olmazı olduğunun altını çizmek istiyorum.”


    Kentte aynı zaman kültür ve turizm konuların üzerinde çalışma yaptığını anlatan Demircan, Ardahan’da güzel çalışmaların yapıldığını kaydetti.


    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’nın kentte güzel çalışmalar yaptığını, kendisinin de buna destek verdiğini aktaran Demircan, “Gayretlerinden dolayı sizlerin huzurunda özellikle sayın valimizi tebrik etmek istiyorum. Lojistik, ticaretin, kültürün, sanatın ve turizmin, kısacası bu şehri anlatacak çok şey var, Türkiye’ye ve dünyaya. Bizde bakanlık olarak elbette Ardahan’ı daha yakından his edeceğiz. Buna bakanlık olarak katkı sunacağız.” ifadelerini kullandı. Demircan, kara yoluyla Rize’ye hareket etti.


     


    3. Bölge’den Kültürlülere Ders!


    3. Bölge’den Kültürlülere Ders!


    arş,v haber 19/04/2016 tarihli haber


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Ardahan Dernekler Federasyonu başkanı olmasından sonra hareketlenen İstanbul’da ki Ardahan Dernekleri arasında yer alan ve her gün yeni bir etkinlikle kısa sürede adından bahsettirmeye başlayan İstanbul 3. Bölge Ardahanlılar Derneğinin düzenlemiş olduğu futbol turnuvasına büyük ilgi var.


    ARDA/FED’in teşviğiyle kurulan ve başkanlığını Özgür Polat’ın yaptığı 3. Bölge Ardahanlılar Derneği tarafından düzenlenen futbol turnuvasına büyük bir katılık olurken, bölgede düzenlenen bu güzel etkinliğe Ardahanlıların da büyük ilgisi olduğu görülüyor.

    Ardahan Dernekler Federasyonun ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ başlığıyla ilk kez düzenlediği futbol turnuvası ardından İstanbul’da ki derneklerin art arda düzenlediği futbol turnuvalarının başını çeken İstanbul 3. Bölge Ardahan İl Derneği Futbol Turnuvası bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul Esenyurt’ta yapılan ilk maçlar ile start aldı. 

    Bugüne kadar ne yaptıkları anlaşılmayan ve belediyenin verdiği bina yüzünde belediyenin izni olmadan hareket etmeyenlere adeta ders vermeye başlayan İstanbul 3. Bölge Ardahan İl Derneğinin yöneticilerinin bölgede bulunan Ardahanlılar ile kısa sürede kurdukları diyalogla gerçek an lamda Ardahan Derneğinin el birliği ile güzel işler yapacağını da ortaya koymuş gibi.

    Turnuvaları hakkında bilgi veren İstanbul 3. Bölge Ardahanlılar Derneği Başkanı Özgür Polat daha güzel etkinlikler için tüm Ardahanlılar ile el ele vermeye devam edeceklerini söyledi.


    İstanbul 3.Bölge Ardahan Derneği olarak düzenlediği Futbol Turnuvası’nın kura çekimi, 10 Nisan 2016 Pazar günü Esenyurt’ta gerçekleştirildi.


    İstanbul 3. Bölge Ardahan İl Derneği Turnuvaya Katılım Hakkı Elde Eden Takımlar


    Arpaşen, Köprülü (Korevenk), Serinçayır (çölpenek), Yukarı Gündeş, Seyitören, Senemoğlu, Kuzupınarı (Komuk), Filizli Sivin, Yağmuroğlu , Cicor, (Budaklı), Tahtakıran, Çobanköy, Yanatlı (Varginis), Yavuzlu (Üçkilise), Beşiktaş (Mucuc), Mıhkerek (Çallıdere), Samandöken (Sinot), Durançam (Bingöl Der.), Eski Demirkapı, Posof Dernek, Dedeşen, Sazlıçayırköyü Hanak



    **GÖL/FED BAYSAN DİYECEK GİBİ..


    ARDA/FED’in ortaya koyduğu performans ile iyiden iyiye hareketlenen İstanbul’da ki Ardahan Derneklerinin bir araya gelmesi devam ederken, geçtiğimiz ay kurulan ve hemen kongre kararı alan Göle Dernekler Federasyonu 24 Nisan’da yeni başkanını seçecek.

    Bir çok adayın olduğu görülen Göle Dernekler Federasyonu 24 Nisan’da gideceği kongre öncesi çalışmalarına devam ederken en şanslı adayın mevcut başkan Ertekin Baysan’ın en şanslı aday olduğu ileri sürülmektedir.


    **BİRLEŞME OLMAZSA..


    24 Nisan’da gideceği kongrede 3 yıllığına yeni başkanını seçecek olan GÖL/FED’in başkanlığına aday olanların bir araya gelmemesi halinde en şanslı adayın mevcut başkan Ertekin Baysan’ın olacağına işaret eden Göleliler eğer değişim isteniyorsa Baysan’a karşı aday olanların mutlaka bir araya gelip, birleşmesi gerektiğine dikkat çekiyorlar.


    **ARDAHAN KONFEDERASYONU KURULUYOR..

    GÖL/FED’in seçime gittiği, Çıldırlıların federasyon kurmaya çalıştığı şu günlerde ARDA/FED’de boş durmuyor. 

    Ardahan’ın en büyük federasyonu olan Ardahan Dernekler Federasyonun teklifi üzerine merkezi Ardahan’da bulunan Serhat Ardahan Dernekler Federasyonu ve diğer Ardahan Federasyonları da Ardahan Konfederasyonunu kurmak için kolları sıvadılar.

    Tüzük hazırlığı için Ardahan’a gelen ARDA/FED Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz Ardahan Konfederasyonu kurmak için diğer Ardahan Dernekler  Federasyonlar ile çalışma başlattıklarını ve bu yönde gereken karar ve evrakları tamamlamak üzere olduklarını belirtti.


    **Ne oldu, niye sustunuz?


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ARDA/FED’in Başkanlığına gelmesiyle kıştan bugüne kadar süren hareketlilik Fakir Yılmaz’ın Ardahan Konfederasyonu için Ardahan’a gelmesiyle bir anda durmuş gibi..

    Fakir Yılmaz’ın ARDA/FED’in başına gelmesi karşısında şok olup, Fakir Yılmaz’ın hakkında akla mantığa gelmeyen iftiralar dahil bir çok dedikodular üretenler dahil birden sessizliğe bürünenler nereye gittiler?

    Evet soruyoruz, ‘ne oldu, niye sustunuz?’

    Yoksa bu işlerin hiçte öyle sanıldığı gibi kolay olmadığını ve Fakir Yılmaz’ın yaptıkları doğru muydu da utanıp, sustunuz?

    İşte beyler demek ki bu işler hiçte öyle dedikodu ile değil, iş yapmakla oluyormuş değil mi? 

  • Van'dan Ardahan ve Ülkeye Kara Haber.. 1 Şehitte Ardahanlı!..

    Ardahan eski Valisi Memet Emin Bilmez’in Valiliğini yaptığı Van‘ın Bahçesaray ilçesinde dün akşam saat 17.00 sıralarında üzerine çığ düşen minibüste bulunan 5 kişinin cansız bedenine ulaşılırken, 6 kişi ise sağ olarak kurtarılmıştı. Minibüste olduğu değerlendirilen ve sabah saatlerinden itibaren devam eden 2 kişiyi kurtarma çalışmaları sürdürülürken ikinci defa çığ düştü. İkinci çığ faciasında 33 kişi yaşamını yitirdi. İki günde meydana gelen iki faciada ölü sayısı toplamda 38’e yükseldi.


     


    ÇIĞ FACİASINA DAMGA VURAN KARE


    Kurtarma çalışmaları devam ederken, çığ faciası karşısında bir askerin çaresizce oturduğu görüntüler olayın acı boyutunu bir kez daha gösterdi. 8 jandarmanın şehit olduğu çığ faciasında Mehmetçik, arkadaşlarının arkasından çaresizce baktı. 



    “ÇIĞ ALTINDA KALAN ARKADAŞININ YELEĞİNİ YANINDAN AYIRMADI, SAATLERCE AĞLADI”


    AA fotomuhabiri Özkan Bilgin’in yürekleri burkan fotoğrafla ilgili olarak sosyal medyadan yaptığı açıklamada, “Çekerken yüreğimin parçalandığı fotoğraflardan. O komutan, çığ altında kalan arkadaşının yeleğini yanından ayırmadı ve saatlerce ağlayıp durdu. Rabbim bir daha yaşatmasın. Yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, yakınlarına sabır diliyorum…” ifadelerini kullandı. 


    Başkan, Başkanlarla Görüşüp, Şehitleri Andı..Başkan, Başkanlarla Görüşüp,


    Şehitleri Andı..


    arşiv haber 18/05/2019 tarihli haber


    Ardahanlı Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt olmak üzere, Ardahanlı hemşerilerimiz Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin ile Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu’nu yanı sıra CHP İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, Narlıdere Belediye Başkanı Ali Engin, Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü ve Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz’u ziyaret eden Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir Ardahan’a dönüp, kentte ki etkinliklere katıldı.


    ARDAHAN BELEDİYESİ 93 HARBİ ŞEHİTLERİNİ ANDI


    142 yıl önce, 93 harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı sırasında şehit düşen Mehmetçikler Ardahan Üniversitesi Rektörü dışında Vallik ve diğer resmi kurumlar olmazsa da Ardahan Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen etkinliklerle anıldılar.


    Etkinlikler kapsamında Ardahan Belediyesi çok amaçlı konferans salonunda, günün anlam ve önemini anlatatıldı.



    Burada ki programın ardından Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir eşi Zuhal Demir, İl Başkanı Yalçın Taştan ve katılımcılar, 93 Harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda şehit olanlar için Kura Nehri’ne karanfiller bırakıldı.


    Burada günün önemine değinen Başkan Demir, “Bizim için anlamlı bir gündü, ahşap köprüde vatanları ve bu topraklar için şehit olmuş Ardahanlı ve tüm şehitlerimize ulaşmıştır dualarımız ile karanfillerimiz. Allah şehitlerimizin ruhunu şad etsin. Mekanları cennet olsun” dedi.



    **Sıra Türkiye’de mi?


     


    Amerika’nın  Türkiye’den yapılan çelik ithalatında vergileri yüzde 50’den yüzde 25’e indirmesine sevinenler perdenin arka penceresinde yaşanan gelişmeleri de görmek istemediği bir gerçek. 


    Çünkü aynı ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’ye ABD ile ticarette vergi avantajı sağlayan ‘Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi kapsamındaki ülkeler listesinden Türkiye’nin çıkarıldığını bildirdi.


    Ve zaten gün geçtikçe içinde çıkılmaz hal alan ekonomik sıkıntının altında yatan asıl konu aynı ABD’nin İran’a yönelik baskısı da bir başka konu..


    Ama ben bugün, ‘Bu ülkenin gazetecileri bile okur-yazar değil, ne yazık ki’ diye sitem eden meslektaşım, Yeni Mesaj Gazetesi yazarlarından olan Yusuf Karaca’nın son yazılarında olduğu gibi önceki yazılarında ısrarla ele aldığı yazıların birini biz gazeteciler olmazsa da belki sizler okursunuz diye bugünkü yazımın içine aldım.


    Bir bakalım o yazıya ve gündeme..


     


    ABD, Irak’ta kendi askerleriyle işgal gerçekleştirdi. Irak’ta karşı bir direniş olmamasına rağmen, ağır bedel ödedi. Suriye’de kendi askerlerini kullanmadı, dünyanın dört bir yanından, yetiştirdiği “teröristlerini” kullandı.


    Türkiye, Suriye konusunda halen oyunu görmüş değil. ABD ile birlikte Saddam’a nasıl “diktatör” diyorsa, Esad’a da diyor. Ve Esad “diktatör” diye görüşmüyor, konuşmuyor. Ama ABD Başkanı başta olmak üzere herkesle konuşuyor, görüşüyor.


    Öcalan ile diyalogta ama Esad ile değil. Bu inattan öte, başka bir şey. Bozulmamaması için özen gösterilen bir “proje” gibi geliyor bana… Neyse!


    Ve ABD bugün, İran için yola çıkıyor!


    Irak’ın işgalini anlatmayacağım. İlk çıkarmada Bağdat’a kadar giden ABD, oradan geri döndü. Saddam’ı devirmedi, 2002’i bekledi. Sonra malum, AKP yetişti, işgal işinde yardıma!


    “Teskere “ile reddilmesine rağmen, AKP Türkiye’si, havdan/karadan ABD’ye yol açtı. ABD askerlerine “dua” bile edildi. Şu sıralar bizlere yeniden “Gül” diye takdim edilen, Abdullah Bey, “dünyada insanlık barışı için, en çok bedel ödeyen, ABD halkı olmuştur” demişti.


    Şimdilerde ortalarda adı dolaştırılan Babacan, “Irak’a ilk bomba düştüğünde, ABD’den ilk para diliminin geleceğini” söylüyordu. Bu kadro, böyle bir kadro işte. 


    Bizlere “Müslüman” veya “İslamcı” diye yutturulan bu insanlar, İslam kültürü açısından çok önemli tarihi bir şehir olan, İslam’ın kadim şehri Bağdat’a atılacak  haçlı bombasını “müjde” gibi veriyordu.


    Heyhat, ABD’nin gelmesine bile lüzum yok,  Beyazsaray’ın “katılım ortağı” olmuşuz haberimiz bile yok. Babacan, İngiltere bursuyla okumuş biri mesela, ben yıllardır, onun ne zaman Başbakan yapılacağını bekliyorum!


    Ne acıdır ki, kendi ülkemde, ABD ile İngiltere yarış halinde. Uyandığında senin parçan kalır mı, Türkiye’m! 


    Belgeselleri ilgiyle izlerim; Sırtlan sürüsü, yaralı aslanın etrafında dolaşıyor ve yoruyor. Tam düşme sırasında aslanın kardeşi gözüküverdi. Dağılıp gitti sırtlan sürüsü… 


    Türkiye’nin bugün böyle bir kardeşi de yok. Etrafıyla BOP uğruna herkesle kavgalı. BOP’tan çıkmadı ki, kendine gelsin!


    Türkiye’nin merkez bankası ekside… Ne demek bu,  kendine ait olmayan parayı dahi harcamış. 


    S-400’ü ABD baskısıyla erteliyor. ABD, Türkiye’yi bu işte vazgeçiremeyince, S-400’leri bir yıl ertelemesini istedi. Türkiye de bunu, sanırım kabul etti. ABD Türkiye’nin işini bir yılda bitirmeyi hedefliyor. ABD’ye bir yıl, yetiyor!

    ABD baskısı S-400’le bitmez. Vazgeçeresin, senden Irak’ın Kuzeyi gibi Suriye’nin Kuzeyi’ni de hazmetmeni, koryup, kollamanı ister. İstedi bile…


    Emperyalistler Türkiye’nin etrafında ülke bırakmadan, ikinci, üçüncü ve hatta dördüncü İsrail ile kuşatıyor. Denizleri de Türkiye’ye kapatarak, boğmak istiyor ve buna karşı çıkmak şöyle dursun, katkı sağlanıyor.

     Türkiye, ne S-400’den vazgeçecek, ne merkezi Irak hükümeti ile irtibattını kesecek, ne Şam ne de Tahran ile asla ipini koparmayacak, yoksa kendi idamını kendi elleriyle gerçekleştirir. Hükümet, kendine de faydası olmayacak yolu, artık terk etmeli.


    ABD’nin yeni bir Saddam oyununu görmeli. ABD, Irak’a geldi, olan Türkiye’ye oldu. Suriye’yi dağıttı, olan Türkiye’ye oldu. Şimdi İran’a geliyorsa, vallahi bu geliş Türkiye’ye… 

  • POSOFLULAR TANITIM GÜNLERİNE TAM KADRO KATILACAKLAR..

    Kaynaşma buluşma ve tanışmanın en güzelini Türkiye’de yaşayan Posoflular Ankara başkentte buluşarak yaşattılar.  


    1 Şubat 2020 Cumartesi günü Ankara’da düzenlenen ”Birlikten Kuvvet Doğar.” temalı buluşmada Türkiye’nin dört bir yanından gelen Posoflular ile bir araya gelerek hem tanıştılar, hem kaynaştılar hem de buluştular. 


    Ardahan’dan ayrılmış Posoflular Ankara’da bir araya gelirken bu özel birlik beraberlikte Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar, İstanbul Posoflular Dernek Başkanı Aydın Karadağ, Bursa Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Zeki Aydın , sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve bürokratlar İşadamları bu özel toplantıda yerlerini aldılar. Toplantıdan Posof’un geleceği masaya yatırılırken, sıla-i rahim e dönüş için yatırımlar yapılmasına, öğrencilere verilen bursların arttırılmasına, Ankara ve İstanbul’da yapılan Ardahan Tanıtım Günlerine katılımın arttırılmasına, “Posof için bir projem var” yarışmanın düzenlenmesine, Posof spor için yardımların yapılmasına, fırsat bulundukça posofa gelerek vakitlerinin memlekette geçirmelerine karar verildi. 



    Toplantı sonrasında İstanbul Posoflular Dernek Başkanı Aydın Karadağ teşekkür mesajı yayınladı. Başkan Aydın Karadağ yaptığı açıklamasında, “Ankara’da düzenlenen “BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR.” temalı buluşmaya çok sayıda Posoflu iş adamı, akademisyen, bürokratlarla birlikte, Ankara, İstanbul, Bursa,İzmir ve Kocaeli de faaliyet gösteren Posof Dernek Başkanları katıldı.


    Bizde Posoflular Derneği yönetimi olarak katılım sağlayarak Posof’la ilgili yaptıklarımızı ve yapılması gerekenleri anlatma fırsatı bulduk. Öğrenci bursları, Sılahı Rahim, Spor kulübüne destek ve Posofa yatırımların arttırılması konusundaki düşüncelerimizi katılımcılara ifade etme fırsatı bulduk. 

    Bu güzel günde bizleri ağırlayan ve kapılarını açan Sınav Kolejlerı Sahibi Metin Özer Ve Orhan Özer’e ve bizleri bir araya getiren Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar’a şahsım ve yönetim kurulu arkadaşlarım adına çok teşekkür ederim” dedi. 


    Haber/Foto: akbabahaber



    BATIYA GÖÇ!..


    Briket evler yaparak İdlib’den gelen göçü engellemeye çalışan anlayışın idare ettiği ülkemizdeki iç göç de devam ediyor.


    Son olarak istatistik kurumu tarafından yapılan açıklamada başta benim memleketim Ardahan’da olmak üzere bir çok kentin boşalıp göç verdiği bir kez daha ortaya çıkarken bu göçün kanal yapılmak istenen İstanbul ve diğer batı kentlerine devam ettiği görülüyor.


     Afrika ve Arap yarımadasının da içinde olduğu dünyanın batıya yönelip göçün devam ettiği bu süreçte iç göçün nasıl durdurulacağı konusunda bu güne kadar ortaya konan onca plan ve projenin ya raflarda bekletildiği ya da hayata geçirilemediği ülkemde fabrika açmaktansa kanal açmak daha kolay..


     Evet İstanbul’u şişiren batı kentlerini çarpıklaştıran, bir iş umuduyla yerini,yuvasını geride bırakıp ailesinin parçalanmasına, gelenek ve göreneklerinin yozlaşmasına neden olan göçün devam doğuya baktığımız da Güneşin de hep batı özlemiyle yanıp tutuştuğunu ve bir çok ocak gibi battığına(!) şahit oluyoruz. Ve bu yetmez gibi göçü durduracak olanların kendileri değil iktidar ya da yöneticiler olduğunu belirtip”Ben ne yapabilirim “diye düşünmeyenler cennetinde yaşarız. Zira” Ben nasılsa batıya geldim  kendimi kurtardım”zihniyetiyle devam eden göçü izlerken “yok efendim trafik niye böyle,, bir depremle yerle bir olacak bu çarpık kentleşme niye oluyor, kapkaç, eroin, esrar kullanan insan sayısı niye artıyor, deniz dahil çevre niye böyle kirli, kadın cinayetleri, vahşi biçimde insan ölümleri, ani toplumsal olaylar olaylar neden oluyor v. b”gibi teranelere başlarız.


     Sonra da bol kovboylu batı filmlerini izleriz..


    POSOF ARMUDU DEĞİL, İLAÇ!


    POSOF ARMUDU DEĞİL, İLAÇ!


    arşiv haber 01/03/2016 tahrili haber


    Ardahan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksekokulu akademisyenlerinden Yrd. Doç. Dr. Nurcan Erbil tarafından hayata geçirilen proje ile Posof’ta yetişen armutların antibiyotik etkiye sahip olduğunu tespit edildi. Ayrıca proje kapsamında, Posof’ta yetişen armut türleri incelenerek bilimsel bir veri tabanı oluşturuldu.


    Projede Yrd. Doç. Dr. Nurcan Erbil yürütücü olarak, Yrd. Doç. Dr. Zehra Tuğba Murathan ile Yrd. Doç. Dr. Mehmet Arslan araştırmacı olarak yer aldı. Proje hakkında bilgiler veren Yrd. Doç. Dr. Erbil, Posof’tan beş farklı armut türüne ait örnekler toplandığını, bu çeşitlerin ise Güğüm armudu, Deveci armudu, Banda, Kızıl armut ve Ağırşah armudu olduğunu ifade etti. Yapılan laboratuar çalışmaları sonucunda bu armutların hepsinin değişen oranlarda antimikrobiyal etkiye (bakterileri öldürücü etkiye) sahip olduğu belirleyen Yrd. Doç. Dr. Erbil, yine bu armutların sağlık için faydalı olan fenolik içerikler yönünden zengin olduğu ve değişen oranlarda antioksidan etkiye sahip olduğunun belirlendiğini ifade etti.

  • Ardahan'da 2 Kişi İntihar Etti 1'i Öldü, Diğeri Kurtarıldı!

    Ardahan´da bir kişi, arkasında not bırakarak intihar etti. K.D isimli kadın kaldığı evde kendini iple doğalgaz borusundan astı. İddiaya göre, olay Kaptapaşa Mahallesi Cumhuriyet Caddesinde meydana geldi. Dün akşam saat 21:00 sularında K.D isimli kadın maddi sıkıntılar nedeniyle evinin içindeki doğalgaz borusundan kendisini asarak hayatına son verdi. Ölen kadının cenazesi gece kaldığı einden alınarak Ardahan Devlet Hastanesinin morgona kaldırıldı. K.D, maddi sıkıntılar yüzünden intihar ediyorum diyerek de bir not bıraktığı öne sürüldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.


    Öte yandan geçtiğimiz günler içinde EML’de okuyan bir öğrencinin de intihara kalkıştığı ama ölmeden kurtarıldığıda alınan bilgiler arasında olduç


    Ardahanlı İntihar Etmeye Devam Ediyor!..


    arşiv haber 02/04/2017 tarihli haber


    En çok intiharın yaşandığı Ardahan’da bir kişi daha hayatına son verdi.. Geçtiğimiz günlerde bir gencin son anda ölümden dönderildiği Ardahan’da yeni bir bir intihar olayı daha yaşandı.



    Ülkede en çok intihar olayının yaşandığı iller arasında Kars ile birlikte ilk sıralarda olan Ardahan’ın Göle ilçesinde demircilik yapan 48 yaşındaki 3 çocuk babası iş yerinde kendisini ipe asarak hayatına son verdi.


    Alınan bilgilere göre aynı zamanda AK Parti Ardahan Milletvekili olan Prof. Dr. Orhan Atalay’ın da ilçesi olan Göle de demircilik yapan ve uzun süredir eşiyle ayrı yaşayan İkiz Küpeli girdiği bunalım sonucu hayatına son verdi.


    **İntihar eden genç kurtarıldı..


    Göle’de bir kişinin daha kendisini iple asarak intihar ettiği Ardahan’da geçtiğimiz hafta aynı şekilde intihar eden ancak son anda kurtarılan gencin durumunu ise iyi olduğu alınan bilgiler arasında oldu.



     


    **10 yılda 29 bin kişi intihar etti


    Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) global depresyon verilerine göre Türkiye’de 3 milyon 206 bin kişi depresyon sorunu yaşıyor. Başka bir ifadeyle, nüfusumuzun yüzde 4.4’ü depresyonla boğuşuyor. Uzmanlara göre bu rakam çok daha fazla, yüzde 16 civarında…


    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), geçtiğimiz günlerde küresel ölçekte depresyon rakamlarını açıkladı. Rapora göre 2015 yılında dünya çapında depresyon vakalarının sayısı 322 milyon kişiye yükseldi. DSÖ’nün verilerine göre, Türkiye’deki durum iç açıcı değil. Ülkemizde depresyon şikayeti olanların sayısı 3 milyon 260 bine ulaşmış durumda. 


    DSÖ verilerine göre depresyon sorunu özellikle gençler, doğum öncesi ve sonrası dönemde kadınlar ile yaşlılar arasında daha sık görülüyor. Üstelik depresyon vakalarının sayısında son 10 yılda yaklaşık yüzde 18’lik bir artış söz konusu. DSÖ’nün raporuna göre; Türkiye’de anksiyete bozukluğu yaşayanların oranı ise 2 milyon 998 bine ulaşmış durumda. Türkiye’de her 100 kişiden 4’ünü etkileyen depresyon ve anksiyete sorununu uzmanlarla masaya yatırarak nedenlerini araştırdık.


    ‘Son 10 yılda 29 bin intihar’


    Şişli Florence Nightingale Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Yrd.Doç.Evrim Göde Öğüten’den genel çerçeveyi çizmesini istediğimizde “Türkiye’de nüfusun yaklaşık yüzde 20’si yaşam boyu bir ya da birden fazla ruhsal bozukluk yaşıyor” dedi. 

    Türkiye Ruh Sağlığı Profili Araştırması’nın sonuçlarına göre en sık karşılaşılan ruhsal sorunun depresyon olduğunu belirten Öğüten, “Anksiyete bozuklukları, panik bozukluğu, sosyal fobi ve şizofreni hastalıkları depresyonu takip ediyor. Alkol, madde bağımlılığı dışında, kadınlarda ruhsal bozukluk görülme sıklığı erkeklerden fazla” diyor. Şehir yaşamının depresyon ve anksiyete sorunlarında artışa neden olduğuna dikkat çeken Öğüten, “Ruh sağlığını etkileyen temel etkenler toplumsal ve ekonomik değişkenler ile toplumsal travmalar. Son yıllarda artan işsizlik, yoksulluk, doğal afetler, art arda yaşanan terör olaylar bireylerin özgün ruhsal yapılarında iz bırakmaya başladı. Yoğun iş temposu, iş kazaları, tükenmişlik, kentlere göç, şehir nüfusunun artması, kaotik metropol yaşamı, zorlu yaşam koşulları da ruh sağlığımızı olumsuz etkiliyor” ifadelerini kullandı. 


    Antidepresanlar kontrolsüz kullanılıyor


    Yrd.Doç.Evrim Göde Öğüten, söyleşimizin devamında sorularımızı şöyle yanıtladı…


    Psikiyatrik hastalıklar bölgesel olarak nasıl şekilleniyor?


    Genel olarak ülkenin doğusuna gittikçe ruhsal bozukluk yaygınlığı artıyor. Ancak batıda ruhsal hastalık tanı oranı doğudan daha yüksek. Batıda daha çok alkol bağımlılığı, özgül fobi, yeme bozuklukları görülürken, kuzey bölgelerde anksiyete bozuklukları, Doğu’da ise depresyon ve distimiye daha sık rastlıyoruz.


    Yatarak tedavi rakamları hakkında bilgi verir misiniz?


    Depresyon olgularının yüzde 10’luk dilimi ile şizofreni hastalarının çoğu yatarak tedavi almalıdır. Şizofreni hastalarında ilk hastaneye yatıştan sonra taburculuğu takiben iki yıl içerisinde tekrar hastaneye yatış oranı yaklaşık yüzde 40-60 arasında. Avrupa ülkelerinde şizofreni hastalarının yaklaşık yüzde yüzde 50’si aileleri ile yaşarken, ülkemizde bu oran yüzde 95’den fazla. Daha çok rehabilitasyon merkezine ihtiyaç var.


    Türkiye’deki intihar oranlarını yorumlar mısınız?


    Ülkemizdeki intihar oranları son 40 yılda yüzde 50 arttı. Son 10 yılda yaklaşık 29 bin kişi intihar sonucu can verdi. Bu rakamın yüzde 27’sini kadınlar, yüzde 73’ünü erkekler oluşturuyor. 2015 yılında; ölümle sonuçlanan intihar sayısı bir önceki yıla göre yüzde 1.3 artarak 3 bin 211 kişiye yükseldi.


    Eğitim düzeyi arttıkça intihar oranı düşüyor. İntihar edenlerin yüzde 34.3’ünü 15-29 yaş grubundaki bireyler oluşturuyor.


     Neden intihara yöneliyorlar? 


    Çeşitli biyolojik, genetik, psikolojik, sosyolojik ve çevresel faktörler söz konusu. Tüm depresif hastaların yaklaşık üçte ikisi intiharı düşünür ve yüzde 10-15’i intihar eder. Depresyon dışında şizofreni, alkol, madde bağımlılığı, kaygı belirtileri, yoğun umutsuzluk, karamsarlık, ergenlerdeki davranım bozukluğu, dürtüsel davranışlar, şiddet, bazı kişilik bozuklukları, daha önce intihar girişiminde bulunanlar, risk grubunda.


    Bağımlılık ve depresyon ilişkisi için neler söylersiniz?


    Erkeklerde ikinci sırayı alkol kullanım bozuklukları alıyor. Bağımlılığa sıklıkla başka bir ruhsal bozukluk eşlik ediyor. Madde kullanımı kimi zaman ruhsal sorunların belirtilerini gidermek amacıyla kullanılıyor. Kendilik değeri düşüklüğü, depresyon, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olanların bir kısmında maddeye yönelim oluyor.


    Antidepresan tüketim oranı nedir?


    Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2014 yılında 8 milyon 179 bin kişinin antidepresan kullandı.Kadınların sayısı erkeklerin iki katı. Türkiye’de antidepresan kullanım oranı son 5 yılda yüzde 56 artış gösterdi. Kontrolsüz kullanım söz konusu.


    Gizli depresiflerin durumu için neler söylersiniz?


    İyi tedavi edilmemiş depresyon ve ruhsal hastalıklar, alkol ve madde kullanım sorunlarına, bunama, diyabet, kalp hastalıkları gibi bedensel sorunlara zemin hazırlıyor. Depresyon yeti kaybı oluşturan hastalıklar arasında gelişmiş ülkelerde birinci; dünya genelinde 4. sırada. Bu nedenle mutlaka psikiyatri hekimleri tarafından etkili biçimde tedavi edilmesi gereken bir hastalık.”


    EN ÇOK İNTİHAR VAKASI ARDAHAN ve KARS’TA


    Psikiyatri ve psikoterapi uzmanı Doç.Dr.Armağan Samancı da Türkiye’nin “Psikiyatrik durumunu” yorumlarken, rakamlardaki artışa dikkat çekiyor. Artan günlük sorunlar, beklentiler, zorlaşan ilişkiler, yaşam koşulları, Armağan hocaya göre depresyonun başlıca nedenleri. Samancı,  Türkiye’de son bir yıl içinde depresyon sorunu olanların ortalama oranını yüzde 16 olarak veriyor. Son bir yıllık dönemde kadınların yüzde 14.5’ini, erkeklerin de yüzde 7.4’ünün depresyon yaşadığına vurgu yapanSamancı, “Kırsal kesimde yaşayanlar, kentlilere göre yüzde 1.8 daha depresif. Ümitsizlik, gerçekçi olmayan beklentiler, çift ilişkilerinde belirsizlikler, yaşam stresi, sıkışmışlık duygusu, çatışmacı kültür, iş ilişkilerinde kötüleşme ve günlük ruhsal yaralayıcı olayların artması, özellikle daha duyarlı olan insanlarda ruhsal sıkıntılara yol açabiliyor” diyor. 


    Yatak sayısı çok yetersiz


    Depresyon ve anksiyete sorunlarının 15-40 yaş aralığında daha sık görüldüğüne dikkat çeken Samancı; “Metropollerin dışında Kars ve Ardahan’da intihar oranları oldukça fazla. 100 bin kişide 9 kişiyle en çok intihar Kars’ta görülüyor. 


    Bu kenti, Ardahan, Karaman, Tunceli, Eskişehir izliyor. Toplumun yüzde 1.1’i psikiyatri hastanelerine yatarak tedavi görüyor. Ancak yatak sayısı yetersiz” diye konuştu.  


    Depresyona karşı önerilerini de sıralayan Doç.Dr.Samancı, şunları söyledi: “Hafif derecede depresyon için, yaşam ve iş koşullarındaki düzelme iyileştirici olabiliyor. Ancak orta ve ileri derecede depresyon için psikiyatrik destek şart.

    Toplumsal iyilik ve barış duygusu, medeni ilişkiler iyileştirici etkiye sahip. Bireylerin kendilerini bulaşıcı hastalıktan korur gibi mümkün olduğunca olumsuzluklardan uzak tutması gerekiyor. Spor yapmak çok önemli. Bireylerin yaşamdan ve ilişkilerinden hoşnutluğu ve kendini yalnız hissetmemesi en güçlü ruhsal koruyucular. Sessizce ruhsal sıkıntı yaşayanlara ulaşmak önemli. Gönüllü ve resmi kurumlan, ruhsal sıkış yaşayanlar için anında ulaşacakları telefon ve internet hizmetleri sunmalı. Ümitsizlik artarsa ruhsal sıkıntıların artışı kaçınılmaz hale geliyor. Toplumsal yaşam kalitesi arttırılmalı.”



    Kültür Evi’nin


    Arka Kapıları Ardından Neler Döndü?








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

     

    Geçtiğimiz hafta yapılan kongreye olağanüstü bir ilgi gösterenlerin başında sadece benim gibi saf Ardahanlılar olmadığını bilmenizi ve bu hafta bu konuyu hemde yüreklice tartışmaya var mısınız?


    Bilmem ama ben bu hafta bu konuyu işleyeceğim ve Ardahan Kültür Evi’nin kongresi öncesi ve sonrası yaşananları kendi bildiklerimle birlikte kongreden sonra görüş alış/verişinde bulunduğum Ardahanlıların tahminlerini, iddialarını anlatmaya ve en önemlisi birilerinin vicdanlarının sesini de dinleyerek, ortaya çıkıp bildiklerini anlatmalarına yardımcı olacağım.

    Evet, 16 Nisan’da yapılacak olan Anayasa Referandumu kadar tartışılan, iki ay boyunca konuşulup, başa baş, dişe diş bir tartışma ile sona eren ama hala ‘Ne oldu, Nasıl kayıp edildi? diye tartışılmaya devam eden Ardahan Kültür Evi’nin kongresinin bu kadar ateşli geçmesine karşın adaylar arasında ki bu fark neden yaşandı?

    Halbuki toplumun büyük kesimi değişimden yana kazanacak tarafın yeni taraf olacağından o kadar emindi ki..

    Ve ne oldu da bu sonuç yaşandı?

    Sorulan sorulara geçmeden önce tam bitmiş, tükenmiş ve diğer derneklerde olduğu gibi bu dernekte de elesine bir kongre yapılacağını tahmin edenlerin yanıldığını da gördük.

    Çünkü başta benim olmak üzere Karatay’ın ekibin içinde bulunan Tarkan Kaya, Murat Abdullahoğlu, 3. Bölge Ardahanlılar Derneği, Senemoğlu ve Arpeşen Derneği başta olmak üzere Göle’nin köy dernekleri hatta Tuncer Dağ bu kongrenin gizli, saklı yapılmasının önüne geçmiş, siyasi bir grubun etkisinde olan Ardahan Kültür Evi’nin kongresini gündemde tutmayı başarmış, sanal ortamda ki Ardahanlılar da bu konuyu sürekli gündemde tutarak bir dernek seçimini adeta genel bir seçim havasına sokmayı başarmış olduklarını belirtmek gerek..

    Ve en önemlisi işi torba da keklik görenler karşılarında olağanüstü bir ekibin olduğunu anlayıp, yaklaşık 50 gün rahat uyuyamamış ve işin ciddiyetini anlayınca da son 15 gün içinde sığındıkları belediye başkanı dahil Esenyurt Ardahan Diaspoarasıyla birlikte ekip halinde harekete geçmiş, delege zabıtalık dahil her şeyi vaat etmeye başlamıştırlar..

    Hatta, Esenyurt dışından olan İmdat Tatar gibi isimleri dışarından değiştirmek istemedikleri listelerine eklemiş, panik içinde yıllardır arayıp, sormadıkları 780 delegeyi tek tek arayarak oy istemiştirler..

    Tüm bunlara karşın yenilikçilerin seçimi kazanacağından emin olanlar 

    Başa baş, dişe diş geçen kongre sürecinin son 10 gününe kadar umutlu olanlar ise bir anda bir şeyin farkına varmış,

    Çünkü son 15 güne kadar benimde aralarında olduğu değişimden yana olanlar, önde olanlar bir anda birilerinin frene basıp, çalışmamaya başladığını anlasalar da bu durumu kamuoyuna his ettirmemeye gayret etmiş, ‘belki de yanılıyoruz’ diyerek kendilerini teselli etmiş ve kazanılıyor diye bilinen kongreyi hata yapıp kayıp etmemek istememiştirler..

    Ancak cevap arayan sorulara kongre sonucunda cevap alan yenilikçiden yana olan ekip sanki satışa gelmiş ve kongre öncesi yani kongreye 10 gün kala his ettiklerinin çokta doğru olduğunu anlasalar da iş işten geçmiştir..

    Neyse olan oldu ama güzel oldu diyerek yukarıda ki soruları, tahminleri, yaşanması muhtemel karanlık ilişkiler ve kapalı kapılar ardından oynandığı ileri sürülen oyunları Ardahan kamuoyunun vicdanına bırakıp, ‘Arka kapılar ardından neler oldu?’ sorusunu asıl sahiplerine, onların vicdanına bırakalım diyorum..


  • ARDAHAN KAN KAYIP ETMEYE DEVAM EDİYOR.. BAYBURT'TAN AŞAĞI DÜŞTÜK!

    ‘de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2019 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 1 milyon 151 bin 115 kişi artarak 83 milyon 154 bin 997 kişiye ulaştı. Erkek nüfus 41 milyon 721 bin 136 kişi olurken, kadın nüfus 41 milyon 433 bin 861 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun %50,2’sini erkekler, %49,8’ini ise kadınlar oluşturdu.


    YABANCI NÜFUS 1 MİLYON 531 BİN


    Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre ülkemizde ikamet eden yabancı nüfus bir önceki yıla göre 320 bin 146 kişi artarak 1 milyon 531 bin 180 kişi oldu. Bu nüfusun %50,8’ini erkekler, %49,2’sini kadınlar oluşturdu.


    NÜFUSU EN AZ OLAN İL  OLDU


    , 84 bin 660 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu. Tunceli’yi, 84 bin 843 kişi ile , 97 bin 319 kişi ile Ardahan, 142 bin 490 kişi ile Kilis ve 164 bin 521 kişi ile Gümüşhane takip etti.


    Ardahan Göç Etmesiydi


    Nüfusu 532.869 kişi olacaktı!..


    arşiv haber 10/05/2019 tarihli haber


    Dini, iktisadi, siyasi, sosyal ve diğer sebeplerden memleketini bırakan, başka şehre yerleşen birçok insan var. Peki ya Ardahanlılar göç etmeyip, Ardahan’ın bugünkü 98 binlere kadar düşen ve devam eden göç ile erimeye devam eden nüfusu 532.869 kişi olacaktı.


    Ardahan


    Ardahan nüfusu 2018 yılına göre 98.907‘dir.


    Bu nüfus, 51.593 erkek ve 47.314 kadından oluşmaktadır.

    Yüzde olarak ise: %52,16 erkek, %47,84 kadındır.


    Yıllara Göre Ardahan Nüfusu

















    Yıl Ardahan Nüfusu Erkek Nüfusu Kadın Nüfusu
    2018 98.907 51.593 47.314
    2017 97.096 50.317 46.779
    2016 98.335 50.884 47.451
    2015 99.265 51.141 48.124
    2014 100.809 51.939 48.870
    2013 102.782 52.937 49.845
    2012 106.643 55.824 50.819
    2011 107.455 56.467 50.988
    2010 105.454 54.023 51.431
    2009 108.169 56.093 52.076
    2008 112.242 58.673 53.569
    2007 112.721 58.095 54.626
















    Yıl Ardahan Nüfusu Artış Hızı
    2008 112.242 % -0.42
    2009 108.169 % -3.63
    2010 105.454 % -2.51
    2011 107.455 % 1.90
    2012 106.643 % -0.76
    2013 102.782 % -3.62
    2014 100.809 % -1.92
    2015 99.265 % -1.53
    2016 98.335 % -0.94
    2017 97.096 % -1.26
    2018 98.907

    % 1.87


     


    Yıllara Göre Ardahan Nüfus Yoğunluğu


    Kilometrekareye düşen insan sayısı. Ardahan yüzölçümü 5.156 km2.

















    Yıl Ardahan Nüfusu Nüfus Yoğunluğu
    2018 98.907 19 /km2
    2017 97.096 19 /km2
    2016 98.335 19 /km2
    2015 99.265 19 /km2
    2014 100.809 20 /km2
    2013 102.782 20 /km2
    2012 106.643 21 /km2
    2011 107.455 21 /km2
    2010 105.454 20 /km2
    2009 108.169 21 /km2
    2008 112.242 22 /km2
    2007 112.721 22 /km2



    İlçelere Göre Ardahan Nüfusu











    Yıl İlçe İlçe Nüfusu Erkek Nüfusu Kadın Nüfusu Nüfus Yüzdesi
    2018 Merkez 42.226 21.782 20.444 % 42,69
    2018 Göle 25.187 13.098 12.089 % 25,47
    2018 Çıldır 9.833 5.174 4.659 % 9,94
    2018 Hanak 9.054 4.663 4.391 % 9,15
    2018 Posof 6.805 3.591 3.214 % 6,88
    2018 Damal 5.802 3.285 2.517 % 5,87


    Ardahan ilçeleri ayrıntılı nüfus bilgileri 


    Ardahan Aldığı Verdiği Göç












    Yıl Aldığı Göç Verdiği Göç Göç Farkı
    2014 5.323 8.033 -2.710
    2013 5.254 7.633 -2.379
    2012 4.923 5.986 -1.063
    2011 4.908 6.673 -1.765
    2010 4.586 6.857 -2.271
    2009 3.775 7.033 -3.258
    2008 4.640 7.447 -2.807


     

    Yıllara göre Ardahan nüfusu için yıl seçiniz;

    2017 » 2016 » 2015 » 2014 » 2013 » 2012 » 2011 » 2010 » 2009 » 2008 » 2007 »


    Ardahan Hakkında


     


    Tarihi boyunca Urartu, Pers, Roma, Selçuklu, Osmanlı gibi medeniyetlere ev sahipliği yapan, ülkemizin Kafkaslara açılan kapısı niteliğindeki Ardahan, 1992 yılında Kars’tan ayrılarak il statüsüne kavuştu.

    Ardahan Kalesi, Kalecik Kalesi, Posof Merkez Camii, Merkez Mevlit Efendi Camii, Derviş Bey Camii, ilde gezebileceğiniz yerler arasında bulunuyor.

    Geziniz sırasında şehrin meşhur halı ve kilimlerinden, balından, peynirinden ve 1996 yılında Japonya’da gerçekleştirilen “Yöresel Folklorik Bebekler” yarışmasında el emeği kategorisinde Dünya birincisi olan Damal bebeğinden satın alabilirsiniz.


     

    27.05.1992 tarihinde, 3806 sayılı kanun ile kurulmuştur.


    Coğrafi işaretli ürünleri: Ardahan Çiçek Balı.


    NE ALINIR?


    Ardahan çiçek balı, kaşar peyniri, Damal bebeği, Ardahan halısı.


    Ardahan Göç Etmesiydi Nüfusu 532.869 kişi olacaktı!..


    **Bugün Günlerden Ardahan! 2. Ardahan Günleri Başladı..


    *02/11/2018 Tarihli Haber


    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yol alan ve başta İstanbul’da olmak üzere ülke genelinde düzenlediği onca birlik toplantısı ardından 4 günde 5 Milyon inanın ziyaret ettiği. Ardahan Günlerini düzenleyen Ardahan Dernekler Federasyonu bu yıl iki dev etkinlik daha düzenledi.


    Geçtiğimiz yıl İstanbul’un Anadolu yakasında düzenlediği Ardahan Günler ardından bu yılın 7. Ayında da yine İstanbul’un Avrupa yakasında bulunan Bakırköy Botanikpark’ta düzenlediği Ardahan Bal Festivali ile dev bir organizeye daha imza atan ARDAFED şimdi de yine Maltepe’de ama bu kez Maltepe’nin yanı sıra İstanbul’un Asya yakasında ki en büyük parkı olan Tugay Yolu üzerinde ki Cumhuriyet Parkında 2. Ardahan Günlerini düzenliyor.


    Bu etkinlikten önce Bölgesel Amatör Ligine katılmama ile karşı karşıya olan Serhat Ardahan Spor’a da el atıp, takımı baştan aşağı yeniden kurup, sahalara yani BAL ligine yeniden sokan Ardahan Dernekler Federasyonunun düzenlediği 2. Ardahan’ı Tanıtma Günleri bugün yapılacak açılış ile star alacak.


    Tüm Ardahanlıların yanı sıra İstanbulluların da davet edildiği 2. Ardahan Günleri 3 gün sürecek.



    *ARDAHAN RAPORU..


     


    1- Kısaca bize Ardahan’ı tanıtır mısınız? 


    Ardahan deyince aklımıza ne gelmeli? 


     


    Ardahan Türkiye’nin kuzey doğusunda yüksek bir plato da yer alır. Ardahan Türkiye’nin kuzey doğusunda yer alan stratejik öneme sahip dünyada nadir görülen, biri demir yolu gümrük kapısı olmak üzere üç sınır kapısı bulunan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kozmopolitlik bir ildir. 


    Ardahan deyince; Tarım,Hayvancılık, Arıcılık, Kaleler ve Kuleler şehri..


    Kısaca; Rutin cevap verecek olursak; Ardahan Türkiye’nin kuzey doğusunda yüksek bir plato da yer alır.


    Ama Ardahan’ı bize tanıtın derseniz ben Ardahan’ın ülkenin en stratejik bir vilayeti olarak adlandırırız. Bunu da, savaş karşıtı bir olarak eğer çıkarsa tek bombalanmayacak bir bölge olmasına bağlıyorum.. Çünkü Ardahan denilince Kafkasların yer altı zenginliklerinden olan petrol ve doğal gazını taşıyan Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru hatlarının yanı sıra yapımı sona eren Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi, TANAP petrol ve doğal gaz boru hatları Ardahan’dan ülkemiz üzerinde batıya aktarılıyor. 


    Yani çıkacak bir savaşta Rusya ve Kafkas ülkeleri Ardahan’ı bombalayamaz, petrol ve doğal gaz boru hatları geçiyor.


    Yunanistan, Fransa, Almanya, Fransa bombalayamaz çünkü kendilerine lazım olan petrol ve doğal gaz bor hatları Ardahan’dan geçiyor. Posof Türkgözü (Badele) ve Çıldır Aktaş Gümrük Kapıları ile Türkiye’nin Kafkaslara açılan kapısı Ardahan’dır derim.. Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun Kafkaslara olduğu gibi Karadeniz’e giden yolu Ardahan’dan geçmektedir.


    Bugün dünyanın gözünün diktiği Ortadoğu’da ki siyah petrol kadar değerli olan Kırmızı et deposu olan Ardahan yıllık 350 bin büyükbaş, 170 bin küçükbaş hayvan yetiştirilir..


    2 yıl önce döşenen şehir içi doğalgaz hattıyla kent merkezi doğalgazla ısınmaya başlayan Ardahan’da..Ardahan’a sınır olan Kafkasya da adını aşlan ve 6-7 santimlik uzun borusu ile bir çoğu endemik olan çiçekler ile donatılan Ardahan yaylasında derde dava olan balı toplayan Kafkas Arısı denilince Ardahan akla gelir..


    Üzerine birçok HES yapılmasına karşın sularına gem vurulamayan ve yeşilim Ardahan ovasına can veren Kura nehrinin ve üzerinde ki Demir Rus Demir Köprüsünün simgesi olduğu Ardahan tamamı Alevi olan Damal ilçesi ile tamamına yakını Kürt olan Göle ile barışık, tümü Ahıskalı olan Posof’a komşu olan ve yarısı alevi yarısı suni olan Hanak ile kardeş, nüfusunun hepsinin Terekeme olan Çıldır ilçesi ile bacı, 21 köyün bulunduğu Kürt Hoçvanla dosttur..


    ‘Işığa Karışın’ sloganı ile bugün 5 bin öğrencisi olan ‘Kafkasya Üniversiteler Birliği’ ni kuran ve yeri ve mimarisiyle müthiş bir kampusa kavuşan Ardahan Üniversitesi ile adından söz ettirmeye başlamasıyla tanınmaya başlarken, 25 bin ilk ve orta öğretim öğrencisiyle İstanbul başta olmak üzere bir çok kentte örnek olan eğitim altyapısına karşı ÖSS, LYS gibi sınavlarda 81 Vilayet içinde sonlarda kalmanın üzüntüsü yaşayan bir şehir akıllara getirir..


    İsveç ve Norveç ve Avusturya karlarından daha kristal bir kar ile bir gelinlik gibi 6 ay kış altında kalan Ardahan’da kış turizmine ve son yılların vazgeçilmez yayla turizmine uygun yeşilim yaylalarına yönelik başta Ardahan’dan göç etmiş olan ve İstanbul başta olmak üzere batı kentlerinde iş adamı, iş kadını olmuş yönelik yatırımlar beklenir..


     


    2- Ardahan’ın kent kimliği ve tarihsel özelliklerinden söz eder misiniz? 


     


    İlimiz Türk, Kürt, Terekeme, Alevi, Ahıskalı insanların kardeşçe yaşadığı ve özellikle ortak yaşama kültürü en etkin şekilde gösteren kardeşlik duygu içinde yaşayan model şehirdir. Cumhuriyetin ilanından sonra il olan Ardahan 1926 yılında İlçe yapılarak idari yönden Kars İline bağlanmıştır. 1992 yılında yeniden İl statüsüne kavuşmuştur. Köklü bir tarihe sahip olan serhat şehrimiz işgal dönemlerinde de bağımızlık mücadelesini en etkin şekilde yürütmüştür.


    Ardahan ili yaklaşık 3000 yıllık bir geçmişe sahip olup, M.S. 628 yılında Hazar Türklerinin bir kolu olan Gürcüce bir isim olan Arda adını alarak Türklerinin eline geçerek Ardahan adını almış, Daha sonra M.S. 1068 yılında Alparslan tarafından fethedilerek Selçukluların egemenliğine geçmiş, 1239’da Moğol Cengiz İmparatorluğunun İran Genel Valisi Baycu Noyan Ardahan’ı da içine alan bütün Aras ve Kür boylarını fethedip Cengiz İmparatorluğuna tabi kılınmıştır. 29 Mayıs 1555 tarihinde imzalanan Amasya Ant. ile Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı İmparatorluğuna dâhil edilmiştir.


    Bundan sonra kurulup gelişen Ardahan medreselerinden birçok şairler, bilginler, paşalar yetişmiştir. Bu durum 1828 deki Rus istilasına kadar sürmüştür. 1876 -1877 Osmanlı- Rus Savaşı sonunda savaş tazminatı olarak Kars ve Batum ile birlikte 13 Temmuz 1878 Ayastefanos Antlaşması ile Ruslara bırakılan Ardahan 1918 yılında Brest – Litowski Antlaşması ile geri alınmıştır. Yerleşim, 26 Nisan 1919’ da Gürcülerin işgaline uğramış, 23 Şubat 1921’ de Türkiye topraklarına katılmıştır. 1992 yılında Türkiye’nin 75. ili olmuştur. 


     


    3- Ardahan’ın sosyoekonomik durumunu anlatır mısınız? 


     


    Ülkemizin gelir seviyesi bakımından en düşün illerinden biridir. Ekonomisi daha çok büyükbaş hayvancılığa dayanır. Bunun yanında süt ürünlerinin üretimi özelikle kaşar peyniri üretimi yapılmaktadır. Ardahan ekonomik olarak sağlam bir yapıda olmadığı için daha çok göç veren bir şehir modelindedir. Her ne kadar göçü engellemek amacıyla hibe ve teşvik programları olsa da göçün önüne geçememektedir. Ardahan ili sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 81 ilde 71. Sırada yer almaktadır.


     


    4- Ardahan yatırımcısına ne tür imkanlar sunuyor? 


     


    Kentin mevcut yatırımlarını belirtir misiniz? Bu  anlama da gerek devlet teşvikleri gerekse belirlenen organize saniye bölgesi yatırımcıya yeterince cazip gelmiyor bu anlamda saha çalışmaları yapılarak daha planlı teşvik ve alanlar belirlenmelidir.


    Ardahan ili 6. Bölge teşvik kapsamındaki teşvikler ile Kırsal kalkınma , kalkınma ajansı teşvikleriden de faydalanmaktadır. 


    5- Ardahan’ın ne tür yatırımlara ihtiyacı var, devletten beklentileriniz nelerdir? İlimizin özellikle yaz aylarında sahip olduğu eşsiz doğal güzelliklerinin ekolojik turizm ve yayla turizmi ve kış sporları konusunda daha çok yatırıma ihtiyaç vardır. devlet teşviklerinin özellikle bu alanlar bürokrasi kısmının hafifletilerek ciddi teşviklerle desteklenmesi beklenmektedir. Ardahan ili büyük ölçekli  yatırım ile stratejik yatırımlar  ihtiyaç duymaktadır.  Bunun yanı sıra


    Madencilik yatırımları, Demiryolu ve denizyolu ile yük veya yolcu taşımacılığına yönelik yatırımlar. Test merkezleri, rüzgar tüneli ve benzeri nitelikteki yatırımlar, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde yapılacak turizm yatırımları (TRA2’de yok), Özel sektör tarafından gerçekleştirilecek ilk, orta ve lise eğitim yatırımları, Yatırım tutarı 20 milyon TL’nin üzerindeki belirli ilaç yatırımları ve savunma sanayi yatırımları,


     


    6- Ardahan’ın ayrıca yarattığı ekosistemi anlatır mısınız?


     


    * Bölgede kaç sanayi şirketi var, sektörel dağılımdan söz eder misiniz? Hangi firmalar hangi ürünleri ile ön plana çıkıyor? (Sektörel dağılımda ön plana çıkan bir konu varsa, lütfen onu da belirtin…)


     • 15 Adet Anonim Şirketi,


    • 30 Adet Akaryakıt İstasyonu,


    • 5 Adet Oda,


    • 18 Adet Taşıyıcılar Kooperatifi,


    • 24 Adet Sanayi Sicil Belgesi Alan İşletme,


    • 132 Adet Küçük Sanayi Sitesi,


    • 3 Adet Sınır Ticaret Belgesi Mevcuttur.


    • ATSO Üye Sayısı 560 ( Tüzel kişi sayısı: 226  – Gerçek kişi sayısı: 334 )


    • Sektörel anlamada süt ve süt ürünleri imalatı: 27 işletme bulunmaktadır.  


    7- Bölgenizdeki istihdam yapısı nedir? Mevsimlik istihdam yapısı söz konusu İstihdam   7.145 79. sırda Kadın İstihdamı 1.456 80. sıradaKadın İstihdamının Oranı % 20,4 43. sırada İşsizlik Oranı % 5,8 7. sırada yer almaktadır. Tuik verilerine göre Ardahan istihdam oranı en yüksek ildir. Bu Toplum yaranına yapılan iş kur programları kapsamında işe alımlardan kaynaklanmaktadır. 2015 yılı itibariyle 4200 kişi iş kur aracılığıyla kurumlara Toplum yararına çalışma programı kapsamında yerleştirilmiştir. 


     


    8- Ardahan’ın yıllık ihracat ve ithalat rakamları nelerdir? 


     


    Hangi ürünler, ne kadar ihraç ediliyor, ne kadar üretiliyor?  2014 yılı ihracat : 1600.000 $İthalat 450.000 $ Yapılan ihracat : çimento, tuz, inşaat malzemesi İthalat: gübre 


     


    9- Son olarak Ardahan Dernekler Federasyonunun çalışmaları ve kuruluş bilgilerini verir misiniz?


     


    Umuyorum ki bugün Yunanistan’ın ayakta tutan ve oluşturdukları ciddi stk örnekleri ile hazırladıkları projeler ile batan Yunanistan’a AB’de den fonlar koparan güçlü stk’lar Ardahan ve ülkede de oluşur, buna da Ardahanlı iş kadınları önderlik yapar. Bu nedenle burada tüm Ardahanlı iş kadınlarını ARDA/FED çatısı altında toplanıp, oluşturmak istediğimiz güçlü bir Ardahan Lobisine katkı sunarlar..


    Sonuç: ARDAFED, bu misyon ve vizyonu gerçekleştirmek için, Federasyon olarak yurt içi ve yurt dışındaki ilgili kurumlar ve benzer STK’larla işbirliği halinde çalışmalar yapmaya devam etmektedir…


     


    Proudhon’un dediği gibi; ‘Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır ya da insanlık bin yıllık bir Araf’a tekrar girecektir.’


    Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır..



     


    **ARDA/FED’in Vizyon ve Hedefleri ..


     


    Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Merkezi Hazırlattığı ‘ARDA/FED’in Vizyon, Misyonu, Hedefleri’ adlı rapor kamuoyuna sunuldu.


    Proudhon’un; ‘Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır ya da insanlık bin yıllık bir Araf’a tekrar girecektir.’ Sözü ile yola çıkan ARDA/FED’in Vizyon ve Hedefleri başlıklı raporu şöyle;


    **ARDA/FED MİSYONUMUZ;


    Ardahan iş ve siyaset dünyasının ve üye derneklerin ihtiyaçları doğrultusunda işbirliklerini geliştirmek, Bölgesel ve sektörel politikalar, projeler üretmek, Üyelerin, bölgenin ve ülkenin kalkınmasına katkıda bulunacak faaliyetleriyle Ardahan’ın da içinde bulunduğu Türkiye’nin ulusal ekonomik hedeflerine ulaşmasında öncü bir çatı kuruluş olmak ARDAFED’in temel misyonudur.


    **VİZYONUMUZ;


    Bölge insanının ortak sesi olan, Türkiye genelindeki en saygın, en etkin ve temsil tabanı en geniş, lider, bölgesel yerel değerlerle başta; yaşadıkları iller olmak üzere Türkiye ve küresel dünyada yer almak.


    **HEDEFLERİ;


    1) Ardahan’ın ve Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunmak üzere, Atatürk’ün çizdiği Türkiye Cumhuriyeti vizyonu ve çağdaş uygarlık hedefini esas almak,


    2) Ardahan derneklerini ve Ardahan’ı temsil etmek,


    3) Ardahanlılar arasında yakın bağlar kurarak iletişimi güçlendirmek,


    4) Bünyesindeki tüzel kişilikler arasındaki koordinasyon ve ortak projeler geliştirilmesini temin etmek, derneklerin belirli alanlarda ihtisaslaşmasını sağlamak,


    5) Siyasi İşler komitesi, İş Adamları Komitesi, Bürokratlar Komitesi, Sosyal Faaliyetler Komitesi, Eğitim ve Kültür Komitesi, Kadın Komitesi, Ar-Ge Komitesi gibi komiteler aracılığıyla faaliyetler yapmak


    6) İşverenlerin ve bürokratların ticari ve mesleki gelişimine katkıda bulunmak


    7) Siyaseti etkileyen güç merkezi olmak


    8) Yurt içi ve yurt dışı tanıtım faaliyetlerine öncülük etmek


    9) Marka şehir, marka şirketler oluşturulmasına destek vermek


    10) Başta Avrupa Birliği ve diğer sosyal fonlardan yararlanarak projeler üretmek, bünyesindeki derneklerin bu yöndeki çabalarını desteklemek


    11) Doğu Anadolu iş dünyasının ve üye derneklerin ihtiyaçları doğrultusunda işbirliklerini geliştirmek,


    **HAKKIMIZDA


    2010 ‘den beri birlikteliklerini güçlendirip yeni boyutlar katarak geliştiren ve Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ve kısa adı ARDAFED olan Ardahan Dernekler Federasyonu  Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Genel Başkanlığına gelmesinden sonra hareketli günler yaşamaya başlamış ve kısa sürede çatısı altında 56 Ardahan Deneğinin bir araya getirerek, 3 ay için de ayrı ayı gruplardan oluşan bugüne kadar 5 adet ‘Ardahanlı İş Adamları Buluşuyor’ adlı toplantılar düzenlemiş ve medyaya duyuruda bulunmuştur..


    Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı da olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığını yaptığı ve ‘İSTANBUL’DA GÜÇLÜ BİR ARDAHAN LOBİSİ’ sloganı ile yola çıkan ARDA/FED kısa sürede birçok Ardahanlı iş adamları ile bir istendiğinde ve samimi çabaların ortaya konulması halinde bir araya gelen, Ardahanlılar gibi tüm Ardahanlı gençleri spora çekmek için ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ adlı bir futbol turnuvası düzenleyen, İSO gibi önemli kurumlara ziyaretler yapan, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Muhalefet Parti başkanlarından, İstanbul Ticaret ve Sanayi Odalarından randevular talep eden, TBMM’sinde grubu bulunan siyasi partilerin İstanbul Esenyurt, Sarıyer, Sancaktepe ve Beykoz ilçelerini ziyaret edip, bu partilerin yöneticilerine ülke ve Ardahan hakkında raporlar sunan, İstanbul ‘un diğer ilçelerinde ki siyasi parti ve idarecilerini de en kısa süre de ziyaret etmek için randevular alan, ‘İstanbul’un 39 ilçesinde 39 Ardahan İl Derneği’ kurma çalışmaları başlatıp, kurulu olan ancak çantalarda, tabelalarda, sanal sayfalarda, yazın festivaller de boy göstermekten, kışları kaz geceleri düzenlemekten öteye gitmeyen derneklerin yanında gerçek anlamda çalışacak ve örnek stk olacak birçok yeni dernek kurdurmuştur.


    ARDA/FED bu süre içinde, ‘Ardahanlı ve Yöresi Sanatçılar Derneği’, ‘3. Bölge Ardahanlılar Derneği’, ‘Güngören Ardahan İl Deneği’ , ‘Pendik Ardahan İl Derneği’ adlı Ardahan İl Denekleri kurduran, kurulu olup, bugüne kadar federasyona katılmayan Damal Dernekleri, birilerinin adeta Ardahan üstü görüp, kendi dar alanlarında tutmak istediği, Göle’de Göle Merkez Derneği ile Hoçvan’da Samanbeyli (Sığırpert) Derneği’ ile ‘Ardahan Gençlik Derneği’nin yanı sıra ‘Ardahan’ı Tanıtma ve Geliştirme Derneği’, ‘Ardahan Uğurlu Dağ Kayak Spor’unu Geliştirme ve Yaşatma Derneği’ ve ‘Ardahan-Gürcistan İş Adamları Derneği’ gibi birçok Ardahan İl, İlçe, Köy derneğini de bünyesine katan ve teşvik amacıyla ‘Yılın Ardahan Deneği Yarışması’ başlatan, diğer illerinin federasyonları ile konfederasyon oluşumu için başlatılan girişimlerine destek sunan, Ardahan Dernekler Federasyonu, Ardahanlı engellilere kurdurmaya çalıştığı, ‘ÖZEL İNSANLAR DERNEĞİ’ ardından şimdi de, ‘ARDAHANLI İŞ KADINLARI’ oluşumu için yola çıkmıştır…


    ARDA-FED Ardahanlı İş Adamları Konseyi veya Ardahan Vakıf’ı için yaptıkları çalışmalarla esnasında bu ülkede olduğu gibi Ardahan STK’larında da kadınların arka plan itildiğini görmüştür.. Bunun işin hep İş adamları denilip, durulan bir ülkede iş kadınlarının da olduğunu ve ülke ve Ardahan ekonomisine büyük katkısı olan kadınlarında da mutlaka bir araya gelip, ‘bizde varız’ demeleri gerektiğini düşünerek, 20 Milyonluk bir İstanbul’da yaşayan yaklaşık 600 bin Ardahanlıdan biri olan Hülya Avşar dâhil, tüm Ardahanlı iş kadınları tespit edip, onlara yönelik bir çağrı mesajı hazırlayıp, ulaşabildiklerimizin telefonlarına, ‘Merhaba! ‘İstanbul’da Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma çabası içinde olan Ardahan Dernekler Federasyonu,


    Siz Sayın Ardahanlı İş Kadınlarının Sahaya İnip, ‘Sadece İş Adamları’ değil, ‘Biz Ardahanlı İş Kadınları da Varız’ demelerini ve ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi Ardahanlı Kadınlar Olmazsa Olmaz’ Demelerini Bekliyoruz.. Ardahanlı Kadınlar Komisyonu İçin Var mısınız?. 


    Saygılarımla.. 


    Fakir Yılmaz


    Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı/Gazeteci


    05322678015 




    **Ağacın Kurdu İçinde Olur..


    Anlamı:


    ‘Bir topluluğu çökertecek olan şey yine kendi içinden çıkar’ anlamın da kullanılan bir sözdür ‘Ağacın kurdu içinde olur’


    Peki, bunu neden demiş, niye söylemiş Atalarımız?


    Bu sözün anlamını çıkarmak ve kurdun kim, ağacın kim olduğuna baktığımızda herkesin kendisini ağacın yerine koyduğunu, kurdun ise yakınları başta olmak üzere etrafındakilerin olduğunu söylerler..


    Yani kendileri hiç Kurt olmaz, hep serinleten, elma veren olurlar..


    Bir topluluğu çökerten Kurtların bir hayli fazla olduğu şu günlerde yaklaşan yerel seçimlere doğru giderken Kurtların yeniden harekete geçip, ağaçları oymaya başladığını görürüz.


    Sadece seçimler de mi?


    Tabiî ki hayır..


    Sizin ülkeniz için, memleketiniz için verdiğiniz mücadeleyi anlamayıp, bu yönde mücadele verenleri nasıl olur kemirir, çürütür, ve yıkarım çabası içinde olanları da unutmayalım..


    Burunlarının dibinde ki dev organizeyi görmezden gelip, kendi kendilerin oynadıkları dernekçilik oyunu ile aslında kendilerini ve szöüm ona kabul etmediklerinin bağırsaklarını kemirdiklerinin farkında olmayan bu Kurtların aslında tüm toplumun bağırsaklarına bela olmuş ve yıllardır o toplumu kemir kemire bitirdikleri bir gerçektir.


    Gerek gazetecilik hayatım da gerekse stk başkanlığım esnasında hep bu bağırsak kurtları ile mücadele verirken en büyük sorunum da bu Kurtların hiç birisinin ağacı değil, bağırsağı yediklerine de şahit olmuşum..


    Çünkü kökü olan bir ağacı kemirerek devirmeyeceklerini iyi bilen bu bağırsak Kurtlarının aslında sadece memleketin değil, tüm ülkenin ve siyasi partilerin baş belalarıdır..


    Bunun nedeni ise kendilerini adam diye yutturup, adam olmadıklarını bugüne kadar bir yere sap olamamalarında görmekte mümkün.


    Bu nedenle; ‘Ağacın kurdu içinde olur’ diyen ataların aslında bunun sadece bağırsak kurdu olduğunu da anlatılar bu ünlü sözleri ile..


    Ha bur arada dün yanında olup, bugün buldukları bağırsaklar ile karşıya geçenlere ne demiş o ünlü sözleri ile unutulmayan Atalar?


    Birde ona bakalım;


    Baktım, onla ilgili çok söz varken en iyi sözü yine benim diyeceğimiz düşündüm.


    Oda;


    Alçaklık, yani çukurdan daha çukur bu tipler..


  • KAR/BUZ FESTİVALİ ÖNCESİ GÖL KIRILDI!!!

    ÇILDIR GÖLÜ’NDE BUZUN KIRILMASIYLA FACİADAN DÖNÜLDÜ                      Türkiye’nin kış aylarında üzeri buzlarla kaplanan Çıldır Gölü’nde, geçtiğimiz pazar günü bir aracın buz üzerindeyken buzun kırılması sonucu faciadan dönüldü. Alınan bilgilere göre, geçtiğimiz pazar günü Balıkçı K. K. ve Y.K. araçlarıyla buz üzerinden ağlarının olduğu mevkiye giderken her zaman rutin olarak kullandıkları yol hattı üzerindeki buzun kırılması sonucu sedan tipi araçlarıyla birlikte buza gömüldüler. Hemen araçtan kurtulmaya çalışan balıkçılar, kapıların su basıncından dolayı açılmaması nedeniyle camdan çıkarak sağlam bir buzun üzerine yüzerek kurtuldular. Olayın benzer deneyimleri yaşayan ve yüzme bilen balıkçıların başına gelmesi, olası bir facianın önüne geçti.                                 


    GÖL ÜZERİNE ARAÇ ÇIKIŞLARI YASAKLANMALI                                        


    Üzerinin buzlarla kaplanmasıyla atlı kızak ve eskimo usulü balık avıyla popüler turizmin gözdesi haline gelen Çıldır Gölü, özellikle son yıllarda bölgedeki barajların etkisi ve küresel çapta bir ısınmanın artması sebebiyle tehlike yaratmaya başlıyor. Eskiye nazaran kış şartlarının hafiflediği görülen bölgede, kayak merkezleri kar yokluğu sebebiyle sezonu geç açarken Çıldır Gölü de geç buz tutuyor ve eski sağlamlığına sahip değil. Bu yüzden, olası bir facianın önüne geçilmesi için Çıldır Gölü’nün üzerine ağırlığı 500 kg’nin üzerinde olan araçların çıkmaması gerekiyor.


    Kayak Merkezi’nde ‘kar’ sevinci


    ‘da,  ormanlarının içinde, kapalı sistem telesiyej hattı ve 5 pist ile bölgenin önemli merkezlerinden olan Yalnızçam ‘nde, kar yağışıyla birlikte şubatta sezon başladı. Merkeze gelen kayakseverler, pistleri doldurdu. 


    Sarıçam ormanları arasında, kristal kar özelliği ile bölgenin önemli merkezlerinden olan Yalnızçam Kayak Merkezi’nde önceki gün yağan kar, sevindirdi. Her yıl Aralık ayında sezonun açıldığı kayak merkezinde, bu yıl karın geç yağması nedeniyle sezona 2 ay gecikmeli başlandı. Kapalı sistem telesiyej hattı, konaklama ve sosyal tesislerle beraber hem profesyonel hem de amatör kayakçılara hizmet verebilen, 15 kilometre uzunluğunda 5 piste sahip olan Yalnızçam Kayak Merkezi, sezon açılışıyla birlikte hafta sonu tatilcileriyle doldu. Kapalı sistem telesiyej ile 2 bin 500 rakımlı Yalnızçam Dağı’na çıkan kayakseverler, keyifli anlar yaşadı.


    Kayak merkezinde incelemede bulunan Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, bu yıl karın geç yağması nedeniyle sezonun da geç kapanacağını belirterek, şunları söyledi:

    “Kayak merkezimiz Sarıçam Ormanları içinde, kristal kar ile bölgenin en önemli ve dikkat çeken kayak merkezlerinden. İlimizde kar biraz geç yağdı. Geç yağması sebebiyle kayak merkezimizi de geç açtık. Burada 5 pistimiz bulunmaktadır. Bunlardan 2’si baby lift, 1’i de kapalı sistem telesiyejdir. Bizim pist uzunluklarımız gerek yeni öğrenenler gerekse profesyoneller için düzenlenmiştir. Bugün kayak merkezimizde ciddi derecede yoğunluk var. Karın geç yağmasının farklı avantajı olacak. Sanıyorum Yalnızçam Kayak Merkezi’miz, bu yıl hemen hemen bütün kayak merkezlerinden daha uzun süre hizmet verecek. Buraya gelen misafirlerimizin sağlıklı ve güvenli kayak yapmaları için 112, UMKE ve JAK ekipleriyle her türlü tedbiri almış durumdayız.”



    “Çıldır Gölü sit alanı ilan edilmeli’”


    arşiv haber 30/07/2017 tarihli haber


    Kafkasya Sosyal ve Kültürel Araştırmalar Merkezi Derneği, Çıldır Gölü’nün Orman ve Su işleri Bakanlığı’nca ulusal sulak alan statüsüne alınmış olmasına rağmen, hızla kirletildiğine ve yapılaşma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekti.


    Kafkasya Sosyal ve Kültürel Araştırmalar Merkezi Derneği, Çıldır Gölü’nün Orman ve Su işleri Bakanlığı’nca ulusal sulak alan statüsüne alınmış olmasına rağmen, hızla kirletildiğine ve yapılaşma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekti.


    Kafkasya Sosyal ve Kültürel Araştırmalar Merkezi Başkanı Av. Erkan Karagöz, Çıldır Gölü’nün, ivedilikle tarihsel ve doğal sit alanı olarak ilan edilmesi için Kars Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne başvuruda bulundu.

     

    Başkan Karagöz kurula yaptığı başvuru metninde, son zamanlarda gerek resmi kurum ve kuruluşlarca, gerekse özel kişilerce göl çevresinde yapılaşmanın hızlandırılmış olduğu belirtildiğini, göl çevresinin imara açılması taleplerinin dile getirilmeye başlandığını söyledi. Çıldır Gölü’nün Orman Bakanlığı kayıtlarına göre ulusal sulak alan olarak belirlendiğini de ifade eden Karagöz, gölün bu özelliğinin dışında, tarihsel ve yaban hayatı açısından da doğal öneminin son derece değerli olduğuna vurgu yaptı.

     

    Kafkasya Sosyal ve Kültürel Araştırmalar Merkezi Derneği Başkanı Erkan Karagöz, Çıldır Gölü’nün tarihsel ve doğal sit alanı ilan edilmesi için Kars Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne verdiği başvuru metninde, gölün tarihsel ve doğal yaşam hayatı açısından önemi ile çıldır gölü ve çevresini bekleyen tehlikeleri şu şekilde bildirdi:

     

    ÇILDIR GÖLÜ’NÜN TARİHSEL ÖNEMİ:

     

    1-Çıldır Gölü ve çevresi Urartu dönemi antik kent kalıntılarının yoğun olarak bulunduğu bir bölgedir. Buna göre Çıldır Gölü çevresinde yer alan, bilinen antik Urartu kent kalıntıları, Kalaça, Akçakale, Senger Kale, Albız ve Kunduzhev’dir. Bunların dışında, Çıldır Gölü’nün batısındaki ilk köy olan Taşköprü Köyünde Urartu Kralına ait bir yazıt bulunmaktadır.

     

    2- Ayrıca Doğu Anadolu bölgesinin Türk egemenliğine girişi sayılan, İran ile Osmanlı Devleti arasında yaşanan ünlü Çıldır Savaşı, Ardahan Sancak Beyi Abdurrahman’ın Akçakale’yi İranlardan almasını müteakiben, İranlı komutan Tokmak Han’la, Lala Mustafa Paşa komutasındaki orduların 9 Ağustos 1578 de Çıldır Gölü’nün kuzeyindeki alanlarda giriştiği önemli bir savaştır. Bu nedenledir ki, Akçakale başta olmak üzere, Çıldır Gölü’nün hemen kuzeyindeki bölge ayrı bir tarihsel öneme sahiptir. 

     

    3- Yine batı kıyısında yer alan Gülyüzü köyünde, Gülyüzü kilise kalıntısı ile Çıldır Gölü’nün doğu kıyısında bulunan Doğruyol-Cala köyünde Cala Gürcü kilisesi yer almaktadır.

     

    DOĞAL YAŞAM HAYATI AÇISINDAN ÖNEMİ:

     

    Doğal yaban yaşamının bir parçası olan Çıldır gölü çevresindeki yapılaşmaların hızlanması, özellikle yaz aylarında Akçakale’de kitlesel festivallerin yapılması nedeniyle, göçmen kuşların konaklama alanları tehlikeye girmeye başlamış, On yıl kadar önce burada konaklayan pelikanların artık konaklamadıkları görülmüştür. 

     

    Göldeki doğal yaşam, göle tatlı su kerevitinin atılması sonucu değişmeye başlamış, göl alabalığı ve sarıbalık denilen, bölgeye özgü sazan balığı hızla azalmaya başlamıştır. 

     

    Taşköprü Köyünün hemen alt yanında, Çıldır Gölü’nün güneybatısında yer alan ve balıkların üreme mevsiminde kullandıkları Taşköprü sazlıklarında da, üreme zamanlarında sazlıklar arasına giren balıkların kitlesel olarak avlanmasını önlemek için gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. Aynı tehlike göçmen kuşların yumurtladıkları Gülyüzü köyü deltası için de söz konusudur. 

    Bunun yanında Çıldır Gölü’nün önemli su kaynaklarından olan ve bu gölün havzası üzerinde olan Lavaş Gölünün de koruma kapsamına alınmasını ivedilikle talep ediyoruz.

     

    ÇILDIR GÖLÜ VE ÇEVRESİNİ BEKLEYEN TEHLİKELER:

     

    Doğu Anadolu’nun en büyük tatlı su gölü olan Çıldır gölü, şu anda bile, hızlı bir kirlenmeyle karşı karşıyadır. Köylerden akarak Çıldır Gölü’ne bağlanan ırmaklar aracılığıyla, köylerin bütün evsel atıkları göle ulaşmaktadır. Bu göldeki önemli kirlilik nedenlerinin başında gelmektedir. Göle akan ırmaklar üzerindeki köylerin atıklarını ırmaklara bağlamasının önüne geçilmeli, en azından göle akan ırmaklar üzerinde arıtma tesisleri kurulmalıdır. 

     

    Göl çevresinin İmara açık hale gelmesine izin verilmemelidir. Göl kenarında yapılaşmaların artmasının bir sonucu olarak kimyasal kirlenme süreci hızlanacaktır. Fosseptik yapılsa dahi, gölde özellikle deterjan atıklarının yol açacağı bir kirlenme ile karşı karşıya kalınacağı açıktır.

     

    Göl kenarlarındaki yapılaşmaların durdurulması, özellikle göçmen kuşların yuvalarını kurdukları, kuluçkaya yattıkları Gülyüzü köyü deltasının yapılaşmaya karşı korunması zorunlu hale gelmiştir.

    Bütün bu nedenlerledir ki, Sayın Kurulunuzun ivedilikle Çıldır Gölü ve çevresinin tarihsel –doğal sit alanı ilan edilmesi talebimizi ele almasını ve değerlendirmesini bekliyoruz.



    **Barış ve Dostluk Rallisi Posof’tan Sonra Çıldır’da..


    *13/05/2016 Tarihli Haber


    Ardahan’nın Çıldır İlçesi, Çıldır Gölü kıyısında 90 takımın 200 araba ile katıldığı; Yaklaşık 20 ülkeden 200 araçlık konvoy ile Avrupa´dan başlayan ALLGAU-ORİENT Barış ve Dostluk Rallisi ekipleri Çıldır´da konaklayarak, geceyi Çıldır Gölü Kenarında bulunan Çıldır Meslek Yüksek Okulu Tesislerinin bulunduğu mevkide geçirecekler. Göl kenarına çadırlarını kuran rallicilerin oldukça keyifli oldukları gözlendi.


    LLGAU-ORİENT Barış ve Dostluk Rallisi Türkiye sorumlusu Burhan bey yaptığı açıklamada “ALLGAU-ORİENT Barış ve Dostluk Rallisi olarak Almanya´dan başlayarak, Avrupa ülkelerini geçip Türkiye´ye İstanbul´a vardık. Türkiye´deki belirlenen güzergahları geçerek Batum´a oradan da Tiflis´e geçtik. Sonrasında Aktaş Sınır kapısından geçerek Çıldır´a geldik. Geceyi burada konaklayarak, buradan da belirlenen güzergahları geçerek Dalyan´da bitireceğiz. Yaklaşık 7000 kilometre yol katetmiş olacağız. Bu ralliyi 11 yıldır düzenliyoruz. Geçtiğimiz yerlerde burada bulunan arkadaşlara ülkemizi, ülkemiz insanını tanıtıyoruz. Ayrıca geçtiğimiz güzergahlarda bulunan okullara yardımlarda bulunuyoruz. Bu yıl ki rallimizin en uzun ayağı Türkiye. Amacımız Türkiye´yi daha fazla takımlara göstermekti” dedi.


     


    **Ralliciler Mayıs Ayında Çıldır Gölüne Girdiler




     Çıldır gölü kenarında konaklayan rallicilerden iki bayan rallici Çıldır gölüne girerek yüzdüler. Soğuk hava ve Çıldır gölünün soğuk sularına rağmen oldukça neşeli görünen rallici bayanlar Çıldır gölünün soğuk sularına girmeleri kendileri için değişik bir deneyim olduğunu belirterek “ buraya geldiğimizde suyu görünce dayanamadık. Havanın ve sı-uyun soğuk olmasına rağmen vücudumuzu değişik aktivitelere alıştırmak için göle girdik. Su acayip soğuktu ama güzeldi. Girdiğimize gerçekten değdi. Yalnız çevreyi daha temiz tutmalarını istiyorum. Biz bu ekiple birlikte Türkiye´de olmaktan oldukça mutluyuz. Türkiye gerçekten çok güzel. Her geçtiğimiz yerde insanlar hemen yardımımıza koşuyorlar. Bizlerle son derece ilgileniyorlar. Oldukça misafirperverler” dediler.  



    ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’


    7 Haziran’dan bu yana karşılaştığı onca haksızlık, hukuksuzluğa karşın, genel başkanı dahil bir çok vekili ve 10 bine yakın partilisinin tutuklanmasına rağmen halen neden Sine-i Millete dönmeyip, polis bariyerleri etrafı kapatılmış genel merkezine giderek siyaset yapmaya çalışan HDP’de CHP’den sonra sokağa çıktı.

    HDP’nin ‘Durmayalım Dur Diyelim Faşizmi Durduralım’ sloganıyla başlattığı ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’ nin 6. gününde gördüğüm tek şey bir taraftan, muhalefete nefes verilmediği ileri sürülen mecliste durup, maaşları alıp, diğer taraftan da sokakta hak arama siyaseti artık tutmuyor ve inandırıcı gelmiyor gibi..

    Çünkü toplumun büyük kesiminin kendilerine iğne batınca eyleme geçenlere artık onay vermiyor.

    Başta Kürt seçmeni olmak üzere toplumun kavgadan, çatışmadan yorulduğunu, oy verdiği partinin kendi sorunlarını dile getiren parti olmasını istiyor.

    Yani kısacası 7 Haziran ile 1 Kasım’a kadar Erzurum-Erzincan yoluna inen ve HDP’nin aldığı 80 vekilin 40’ını yedikten sonra ortada gözükmeyenlere sözcülük yapmaktansa halkın, milletin sözcüsü olmasını istiyor.

    Yani HDP’nin de içinde bulunduğu muhalefetin ortaya koyacağı halk destekli eylemlerle iktidarın önünü mecliste kesen yani gerçek anlamda muhalefet beklediğini bir türlü algılamayan muhalefetin zig zaglı siyaseti artık yemiyor..

    Peki ne yapılmalı?

    Öncelikle ortaya çıkıp, başta kendi seçmeninden olmak üzere beklenen muhalefeti yapamadıklarından dolayı halktan özür dilenmeli..



    HDP dışında diğer tüm oluşumlar yani DBP, Kongragel, Mongragel denenler kapatılmalı ve bütün enerjinin HDP çatısı altında toplanması sağlanmalı..

    Çünkü Cumartesi anneleri heyeti, Munzur derneği, yasada, resmiyette yeri olmayan Hoçvan’ın adını kullanıp, falan, filan federasyonlar denen kurumlardan akıl almanın en büyük hata olduğu, kafaları karıştırdığı da artık anlaşılmalıdır..

    Ha unutmadan benden yaşlıların gözünü açtığından bu yana gördüğü aynı isimlerin her seçimde vekil, belediye başkanı, meclis üyesi, yönetici olması da tartışılmalı, hatta bu bulunmaz Hint kumaşı olanlara, ‘Hele siz kenara geçin’ denilmeli ve önce parti içinde vicdan ve adalet sağlanmalıdır..

    Ve en önemli diğer bir politikada; Ardahan’ın hayvancılık sorunu başta olmak üzere havaalanı sorununun da içinde olduğu 81 vilayetin sıkıntılarını dile getiren bir siyaset yolu izlenip, halkın, milletin sıkıntılarına ortak olmayı denemeli..

    Genel Merkezin sesi ve politikası dışında dış etkenlere karşı dik durulmalı yani Fransa, Almanya yada daha yüksek yerler de gelen tüm öneriler partinin politikasının önüne geçmesine izin verilmemelidir..

    En önemlisi üstü başı militan görünümünde ki kişilerin yarattığı örgüt imajlı bir parti gibi değil, yasal zeminde siyaset yapan, her gün tıraş olan, düzgün giyinen, saçını, başını taramışlarla ciddi bir parti kurumu olduğunu ortaya koymalıdır..

    Buda yeni bir ekiple, yeni bir anlayışla yeni bir duruşla yapılabilinir..

    Ve 2019 Seçimleri öncesi bugünden itibaren kollar sıvanmalı..

    Aksine mi dün 81 olan ve bugün 11’e inen parti 2019 genel seçimleri sonrası bitmiş olur..

  • ARDAHAN'A HAVAALANI GEREK YOK DİYENLERE MÜJDE! ARTVİN-RİZE HAVAALANI AÇILIYOR..


     


    ASIL ADI ARDAHAN-ARTVİN OLAN


    “Artvin-Rize Havaalanı’nı bu yılın sonuna doğru hizmete açılıyor”



    Ardahan AK Parti Milletvekli ve bazı Ardahanlıların ‘Gerek yok’ dediği ama Karadenizli politikacıların ağırda olduğu hükümetin kendi memleketilerine taşıdığı havalanı projesi tamamlanıyor.


    Ardahan Dernekler Federasyonunun 19/23 Şubat’ta İstanbul ve Almanya’da gerçekleştireceği Ardahan’ın Vatan Topraklarından Kurtuluşunun 99. Yıl Dönümü etkinliğinde bir kez daha gündeme getirip, slogan ettiği ‘Ardahan’a havalanı İstiyoruz, Doğu Expresinin Son Durağı Ardahan Olsun’  isteminin devam ettiği ve Ardahanlıların bu yönde yeni bir platforum kurduğu şu günlerde yeni Ulaştırma Bakanı Artvin-Ardahan Havaalanın yıl sonunda açılacağını duyurdu.


    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı , deniz üzerinde yapım çalışmaları devam eden Artvin-Rize Havaalanı’nı yıl sonuna doğru hizmete açmayı planladıklarını söyledi.


    Havaalanı inşaatında incelemelerde bulunan Turhan, gazetecilere yaptığı açıklamada, kentte yapımı devam eden projeleri gün içinde yaptıkları ziyaretlerle yerinde görme fırsatı bulduklarını belirtti.


    İyidere-İkizdere kara yolundaki çalışmalarla ilgili bilgi veren Turhan, “Yolumuz 38 kilometre uzunluğundadır. Bünyesinde 6 adet 10 bin 800 metre uzunluğunda duble tünel, 4 adet viyadük, 4 adet duble köprü, 4 adet tek köprü olmak üzere önemli sanat yapılarını bulunduruyor. İyidere-İkizdere güzergahı devamında Ovit Tüneli’yle Doğu Karadeniz’deki limanları Doğu Anadolu’ya bağlayan önemli güzergahlarımızdan biri.” diye konuştu.


    Yolun açılmasıyla özellikle güzergahtaki düşük standartlı keskin virajların artık olmayacağına işaret eden Bakan Turhan, yol platformlarının bulunduğu kesimlerin ise duble olarak hizmet vereceğini vurguladı.


    Rize’de ikinci önemli projenin şehir merkezini Salarha Vadisi’ne bağlayan Salarha Tüneli olduğunu ifade eden Turhan, bu projedeki tünel tüplerinden birisinin ekim ayında trafiğe açılacağını bildirdi.


    Tüneldeki diğer tüpün ise 2021 yılının haziran ayında hizmete açılacağına değinen Turhan, “Şehir merkezi ile Muradiye ve Salarha beldelerine mevcut ulaşım hattından 11,5 kilometre yolu kısaltarak ulaşma imkanına sahip olacağız. Bu da şehir merkezi ve yakın civarındaki beldelerin ulaşımında önemli bir kolaylık sağlamış olacak.” ifadelerini kullandı.


    Bakan Turhan, Karadeniz üzerinde inşa edilen Artvin-Rize Havaalanı’ndaki çalışmaların büyük hızla devam ettiğine dikkati çekerek, “Artvin-Rize Havaalanı’nı inşallah bu yılın sonuna doğru hizmete açmayı planlıyoruz. Bu havaalanının açılmasıyla özellikle Rize, Artvin, Ardahan ve Trabzon’un doğu bölgesindeki vatandaşlar faydalanmış olacak. Burası 3 bin metre pist boyutu, 60 metre pist genişliği ile tüm uçakların iniş ve kalkış yapabileceği havaalanı olacak.” değerlendirmesinde bulundu.


    Ardahan Havaalanı Konusunda Israrlı!


    Ardahan Havaalanı Konusunda Israrlı!


    arşiv haber 07/05/2018 tarihli haber


    Türkiye’nin Gürcistan ve Ermenistan’a komşu, Artvin, Erzurum ve Kars illerine sınır kenti ‘a havaalanı konusunda ısrarına devam ediyor.


    Havaalanı konusunda ki istemini yaklaşan seçimler öncesi yeniden yüksek ses ile dillendiren Ardahanlılar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan AK Parti’yi kurduğu il yıllarda verdiği vaatler arasında olan, ‘Her Vilayete Üniversite, Havaalanı ve Sınır Kentlerine Sınır Ticaret Merkezi’ vaadinin sadece birinin yerine getirildiği o da bugün kent merkezinin yanı sıra Göle, Posof ve Çıldır merkeze canlılık getiren üniversite olduğunu belirttiler.


    Ardahanlılar Üniversite için yeniden Erdoğan’a teşekkür ederlerken Havaalanı ve STM yani Sınır Ticaret Merkezleri sözlerinin yerine getirilmediğini hatırlatarak, bu iki sözlerini de yerine getirilmesini istedikleri görülmekte.


    Türkiye’nin sınır kenti, gelecekte Kafkasya’nın başkenti olacak Ardahan’a havaalanı konusunda ki ısrarımızın nedeni bu havalanında kalkacak olan uçaklara sadece Ardahanlılar binsin diye olmadığını, asıl hedefin Gürcistan’ın büyük bölümü, Ermenilerin yanı sıra Artvin’in, Erzurum’un ve Kars’uın Ardahan’a yakın yerleşim yerlerini Ardahan kent merkezine çekmek olduğunu yeniden hatırlatırlarken daha önce projelendirilen, yeri ayarlanan ancak son anda bütçesi ve projesi Artvin-Rize adıyla Rize’ye kaydırılan Ardahan’a Havaalanın ve yıllardır Ardahan’da ki sınır kapılarının yakınına kurulması beklenen STM vaadinin yerine getirilmesini beklediklerini belirttiler.


    **Sadece Ardahan’a İstemiyoruz..


    Ardahan’a yapılacak olan havalimanının sadece Ardahan’a hitap etmeyeceğini, Karadeniz ve Kafkasya’ya da hitap edeceğini belirten Ardahanlılar, “Bu planları yaparken, sadece kendimizi düşünmüyoruz. Çevremizi ve bölgemizi düşünüyoruz. Bugün yapılacak olan havaalanı kesinlikle Artvin’i ilgilendirecek. Dolayısıyla Rize’den sonra Sarp Gümrük Kapısınıda içinde olduğu Karadeniz’i de ilgilendirecektir. Bundan daha önemlisi Gürcistan’ın başkenti Tiflis’ten birinin bu havaalanını kullanması daha avantajlı olacak. Ardahan’a yapılacak olan havaalanı Ardahan’ın dışında hem Karadeniz hem de Gürcistan’a da hitap edecektir. Çünkü birinin Tiflis’ten 3 saatlik bir mesafede buraya geldiğinde buradan İstanbul’a uçtuğunu düşünün. Gürcistan’dan gelen, Gürcistan üzerinden Ardahan’a gelecek olan bir yolcu için bu çok büyük avantaj olacak ” şeklinde konuşmaktalar.



    **Anlamını Taşımayan Manifesto..


    16 yıldır iktidar da bulunan ve hep ‘seçimleri zamanında yapacağız’ deyip, beklenmedik bir anda erkenin erkeni denen bir seçim kararı alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yani sıra rakiplerinin 24 Haziran öncesi yapacağı miting ve konuşmaları daha da yakından takibe alındığını biliyoruz.


    Cumhurbaşkanının en son konuşması da bir manifesto özelliğinde olacağı günler öncesi adına, ‘Havuz medyası’ denen medya tarafından kamuoyuna pompalanmış ve benim de içinde bulunduğum birçok kişi bu konuşmayı merakla beklemeye konulmuştuk.


    Toplumun bir an önce gerçek anlamda tam başkan olmak isteyen Erdoğan’ın 24 Haziran öncesi ‘manifesto’ denilecek bir konuşma yapacağını duyup, ekranların başına toplandığı o konuşma geçtiğimiz hafta sonu İstanbul’da yapıldı.


    Ve sözlük anlamı;  “yeminli ifade veya imzalı bildiri , “‘el basılmış şey’” ya da ‘bildirge’ olan Manifesto olacağı belirtilen konuşmasını hep birlikte dinledik.


    Bu konuşma yapılırken benim dikkati mi en çok çeken iki şey oldu..


    Birincisi Cumhurbaşkanı salona girerken o sırada konuşan Başbakanın sözlerinin muhalefetin sesi gibi kesilmesi,


    Çünkü Erdoğan salona girerken kürsüde olan Başbakan İstanbul’un 39 ilçesinin adlarını sayıyordu.. Ama 19. İlçenin adı verilemeden elinde ki mikrofon alındı..


    İkincisi ise 7 bin kişinin toplandığı iler sürülen o salonda manifestonun gerçek anlamını taşıyan bir konuşma yapıldığını duymadım..


    Yani bu konuşmanın yani Manifesto olacağı söylenen konuşmanın manifestonun sözlük anlamını ne kadar ortaya koyduğunu Erdoğan konuştukça bir şey anlamadığımızı hemen belirtelim.


    Çünkü Erdoğan’ın konuşması ile Manifestonun sözlük anlamı bir birini tutmuyordu..


    Yani Erdoğan’ın konuşması her zaman yaptığı konuşmalardan öteye geçmemişti.


    Ortada manifesto falan yoktu..


    Yada vardı da TDK başta olmak üzere bütün sözlükler, “yeminli ifade veya imzalı bildiri , “‘el basılmış şey’” yada ‘bildirge’ dedikleri manifestonun anlamını yanlış yazmıştılar..


    Evet,


    Erdoğan’ın konuşmasına manifesto demek için birincisi manifestonun sözlük anlamında olan; ‘yeminli ifade’ veya imzalı bildiri , “‘el basılmış şey’” ya da ‘bildirge’ gibi bir şey var mıydı..


    Yani Erdoğan o konuşmada yemin etti mi?


    Hayır..


    İmzalı bildiri yayınladı mı?


    Hayır..


    Ya da yazılı bir bildirge yayınladı mı?


    Hayır..


    Peki, o kadar gaz verilen, milyonları heyecanlandıran yeni bir şey var mıydı o konuşmada?


    Yok..


    O zaman niye bu konuşma öncesi manifesto kelimesi kullanıldı ve ‘neden manifestonun anlamı nedir?’ diye insanlar google amcayı yordu?


    Bilmem ama benim bildiğim bir şey var..


    O da Başkan olmak isteyen Erdoğan’ın yaklaşan seçimlere doğru giderken kendisinin de erkenin erkeni seçimlere hazırlıksız yakalandığıydı..

    Çünkü al aceleden ilan edilen ve bir o kadar aceleden hazırlanan seçim programında seçmenin ve vatandaşın beklediği konuşmalar ne manifestodur, nede istendiği derecede vurgulu olamamaktadır..


    Buna nedense; Toplumun siyasilerden beklediği, yaptıklarını ısıtıp, ısıtıp söylenmesi değil, ciddi bir genel af , khk’nın kaldırılması, demokrasinin tam anlamı ile yeşertilmesi, barış sürecinin buzlukta çıkarılması, doların baskısı altında diz çöken ekonominin nasıl olup ayağa kaldırılacağı yönünde ki beklentileridir..


    Ve bunu da manifestonun tam anlamını taşıyan yeminli belge, bildirge ve ıslak imza ile taahhüt edilmesini istiyor..


    Sanırım bunu Erdoğan’da onu başkan yaptırmak istemeyen siyasilerde anlamış ki;


    Bu nedenle gerek 24 Haziran öncesi partilere başvurulanların sayılarının azlığı ve seçim heyecanı olmamasından anlamak mümkün..



    ** Sistemleriyle Savaşçı Liderler Kazanıyor..


    Trump’un ABD Başkanlığı öncesinde ve sonrasında yaşananları izlerken ABD siyasetinde yaşanan bu süreç ülkemizde ki ‘Muhtar Bile Olamaz’ dönemini aklıma getirdi..


    Çünkü, bir zamanlar ‘muhtar olamaz’ denilenin bugün başkan hatta bundan sonra Afrini alan kahraman olarak lanse edileceğini düşünmeyenlerin o günde bugünde hala düşünemedikleri bir şey daha var.

    Oda Dışişleri Bakanını görevden aldıktan sonra FBI’yi olağanüstü toplantıya çağıran ve ABD’nin geleneksel sistemi ile savaş açan Trump gibi Erdoğan’da bugüne gelmek için önce iç sistemle savaş açmış ve bu yönde verdiği mücadele, kendisini değişmeyen hantal sistemin savunucularının darmadağınıklıkları sonucu tek başına iktidar olup, kazandığı zaman kendisini o günden bugüne başkan olarak ilan ettiğidir..

    Ve ben o zamandan bu zamana kadar kendisine hep başkan dediğim Recep Tayyip Erdoğan’ın iç sistemle açtığı savaş önce Putin tarafından ardından birçok ülkede örnek alınmaya başlamış ve bu durum ABD’ye de sıçramış görünüyor.

    Evet bu yazıyı yazarken Afrin’i tamda Çanakkale zaferi gününde tamamen ele geçirdiklerini haykıran Erdoğan 2019’da da kazanacağını şimdiden ilan etti desem bana yine kızacaklar olacak..

    Ancak dün ülke içinde ki sistemle savaşan ve kazanan Erdoğan bu kez kafası bir hayli karışık sistemlerle idare edilen dünyada ki güçlerin sistemi ile savaşıp, Afrin’e girerken, 2019’da garantilemiştir..

    Bir zamanlar IŞİT denelerin cehennem zebanisi diye yutturulup, ABD ve Rusya’nın bölgeye girmesini sağlayan üst akıl bu kez YPG/PKK diye bir şeyi bulup, Erdoğan Başkanlığında ki dünyanın en güçlü ordularından biri olan Türk Askerini ÖSO ile birlikte Suriye’ye çekmiş ve Afrin’den önce bir çok yerde hüküm sürmesini sağlamıştır..

    Ve ülke içinde ki Erdoğan başkanlığında ki iktidarın bir beş yılını daha garantilemiştir..

    Yani işin kısacası üst akıl denen ama kimsenin bu aklın nerede yani BOP planı denen planı uygulamaya çalışanlarda mı, İsrail’de mi, Rusya’da mı, Amerika’da mı yada parlemntosunada Afrin’e girmeyi protesto edip aynı parlamentonun kararı ile ödemediği 3 Milyon Euro’yı aynı akçam ödeyen AB’de mi çokta bilinmeyen o akıl bir adım daha atmış ve başarılı olmuştur.

    Ve şimdi yeni bir şeye yeni bir sayfaya ihtiyaç duyulduğu bununda Suriye’nin diğer bölgeleri olan Menbiç ve diğerleri gibi görünüyor..

    Barzani’nin kuyruğunu bacaklarına arasına sokup durmasından bu yana bölgede yaşanan gelişmelerin ABD ve Rusya’ya inanıp, hep yanılan ve yanılırken ağır bedelleri ödeyenlerin sözde liderler de Avrupa’lar da oturdukları yerde gençleri ölüme göndermeye devam edecek gibi görünürken, Kandil ve diğerlerinin de bu süreçte hiç ortalıkta gözükmemesi de ayrı bir kafa karıştırıcı hal değil miydi?

    Ama Kürtler başta olmak üzere Türkler ve bölge insanının artık bunlara inanmadığı, savaşa, çatışmaya, ölüme, göz yaşına onay vermediği gibi bunlara da destek vermediği de diğer bir gerçektir..

    Çünkü önce Güneydoğu’da çukur siyaseti ile arıdan Afrin oyunu ile önce binlerce genci ölüme sürenlerdir..

    Ve bugün MHP ile ittifak kuran Erdoğan’a ve onun ekibine bir şey diyemezler..

    Haydi şimdi hep birlikte yeni sayfayı bekleyelim..

    Bakalım üst akıl yada akıl erilmeyen o gizli güç denen Ortadoğu ile oynayanlar şimdi nasıl bir oyun ortaya koyacak hep birlikte görüp, izleyelim..

    Ama bundan önce ‘seçimi boykota gerek yok, zaten kazanacağız’ deyip, ‘Biz mecliste kalmalıyız’ diyerek kendisini değil, Kürtleri kandıranlar gibi Suriye politikasıyla da yenilen Kılıçdaroğlu ve onun gibi muhalefsizlikte dünya rekoru kıranların 2019’u şimdiden kayıp ettiklerini de tartışmakta fayda olacak..

    Çünkü Afrin’in teslim alınışı Çanakkale zaferi gibi kutlanan ülkede ‘güç kayıp ediyor’ denen Başkan Erdoğan yeniden güçlendiğini demek ‘haydi oradan Erdoğancısın sende’ demeden kabul etmek gerek..

    Ha bu arada Erdoğan karşıtları size bir tasfiye..

    Gelin sizde o savunduğunuz ama artık köhneleşmiş sistemlerinizden vazgeçip, yeni bir sistem bulun kendinize.

    Hatırlarsanız eğer bugün unutulmaya başlanan Demirtaş’ta kendisine yakın sandığı, Kandil’e yakın mevcut sistemle savaşamadığı için kayıp eden olmadı mı?

    Benden demesi.

    Yoksa hep kayıp eden siz olacaksınız..

  • GÖLE'DE RUS SİKKELER ELE GEÇİRİLDİ!


    Göle ilçesinde tarihi eser kaçakçılığı yapıldığına dair ihbarları değerlendiren İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi, farklı zamanlarda yaptığı operasyonlarda zeytin bidonları, otomobil, otobüs ve ikametlerde ki gizli bölmelere saklanan Bizans, İslami, Ortaçağ ve Rus dönemine ait olduğu belirlenen bin 234 adet sikke, mühür ve tarihi eser niteliğinde objeler ele geçirdi. Tarihi eser kaçakçılığı yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınan şüpheliler hakkında soruşturma sürüyor.



    Babayı anmak ve aramak..



    7 Yıl önce yetim kalmanın ne olduğunu anladığım da nasıl olup da çok ama çok geciktiğimi bugün hala anlamış değilim..


    Halbuki fırsat varken bugün yaşadığım pişmanlıkları yaşamayabilir, hepimizin sağken değerini bilmediğimiz sevdiklerimize daha farklı davranabilirdik diye düşünüyorum..


    Çünkü hepimizin yani biz çiğ süt emmiş insanların başta babalarımızın olmak üzere bizi el bebek gül bebek büyüten annelerimizin, anne kadar sıcak yüreklere sahip halalarımızın, teyzelerimizin, tırnağımıza bir şey değse yüreklerine ok değmiş gibi ağrıyı hisseden bacılarımızı, birlikte gezip, top koşturup, kavgaları birlikte yaptığımız hatta kız tavlama yarışına girdiğimiz erkek kardeşlerimizi, baba kadar bize yakın olan ve değerli olduklarını anlamadığımız amcalarımızı, dayılarımızı kaybetmeden ne kadar değerli birer varlık olduklarını anlamayız..


    Evimizin bereketi olduklarını fark edemediğimiz yaşlılarımızı, biz yokken onlar var deyip, rahatça  çocuğumuzdan uzaklaştığımız da güvendiğimiz eşlerimizi, komşularımızı kısaca sevdiklerimizi kaybettiğimiz zaman dizlerimizi döverken aslında pişman olduğumuzu da kabul etmeme ukalalığı içine gireriz..


    Ve onlar sağken değerlerini anlamayıp, öldüklerinde arkalarından ağıtlar dizeriz..


    Sağken değerlerini bilmediklerimiz öldüğünde timsah göz yaşları dökerken sıranın bizlere geldiğini de kabul etmeyip, bir kaç gün aradan sonra unutur, hatırlamayız bile..


    Evet bugün babamı kaybettiğimin, yetim kaldığımın üzerinden tam 4 yıl geçmiş, beşinci yılı da onsuz geçirmeye hazırlanırken onun kokusunu, sevgisini, bakışlarını ve beni bırakıp gidişini bir kez daha hatırlıyorum ‘keşkelerle’ dolup, taşan yüreğimle..


    7 Yıl önce kaybettiğimde gazetecilik mesleğim gereği öldüğünü, ‘İnsan Babasının Öldüğünü Yazar mı?’ başlığı ile soğukanlılık içinde habere çevirirken aslında yaslandığım dağın çöktüğünü fark edemediğimi bugün, 7 nci yılda daha iyi anlarken ‘keşke yaşasaydı, keşke onunla kavga etmeseydim, keşke onu hiç üzmeseydim, keşke onu hiç sinirlendirmeseydim’ desem de çok ama çok geç kaldığımı bir kez daha anlıyorum, dolup, taşan göz yaşlarımı gizlice yanan göğsüme sönsün diye akıtırken..


    Çünkü her insanın sevdiklerini kaybettikten sonraki yaşadıklarını ben de yaşadım bugün her yerde arayıp, bulamadığım, babamın ölümüyle..


    Ardahan’ın da önemli bir değeri olan Fevzi Yılmaz ile birlikte çok güzel anılarımız vardı, baba oğul ilişkisinin yanında sırdaş, arkadaş yoldaş olsak da her çocukla babası arasında yaşanan tatsız şeyler benle, babam arasında da oldu.


    Birlikte çok şeye göğüs gerdik, güldük, eğlendiysek de zaman zaman kavgalarımız, kırgınlıklarımız, bir birimizi üzmelerimiz de olmadı değil..


    Ve bugün 7 nci yılında keşkelerle dolu bir sürecin yeniden yaşanmasına imkan verilse o kavgaları, üzmeleri, kırmaları değil, tüm yürek sıcaklığı ile ‘Babam benim’ diyerek soğuk mezarına değil, ona sarılmayı seçerdim..


    Ama ben o şansı 7 yıl önce kaçırdım..


    Siz bu yazıyı okuyanlar şans varken başta babanızın olmak üzere yüreğinizin yarısı, yanınızdaki, arkanızdaki dağların önemini bilin..


    Bilin ki bu yetim gibi babasının ölümünü kabul etmeyip, ‘İnsan babasının öldüğünü yazar mı?’ sorusunu yazmak zorunda kalıp, sonradan pişman olmayın.


    Tarihi Köprü Yol Vermeye Hazırlanıyor!


    Tarihi Köprü Yol Vermeye Hazırlanıyor!


    arşiv haber 20/06/2016 tarihli haber


    Ardahan’ın simgelerinden olan tarihi Rus Demir Köprüsünün onarımı tüm hızıyla devam ediyor.


    Ardahan Belediyesinin hazırladığı proje kapsamında tam yıkılacakken onarıma alınan ve bittiğinde çay bahçesine çevrileceği belirtilen tarihi Rus Köprüsünün onarımı devam ediyor.


    Ardahan’ın ilk yerleşim merkezi olan Halilefendi Mahallesini Ardahan’a bağlayan yolun üzerinde bulunan ve yıllarca Ardahanlılara hizmet veren Tarihi Demir Rus Köprüsünün onarımının bu yılsonuna kadar bitirilip, hizmete sokulacağı öğrenildi.


    Yapılan çalışma ile Tarihi köprü üzerinden geçen kanalizasyon kolektör hattı ve içme suyu çelik boruları yapılacak olan çalışmayla kaldırılarak kura nehrinin altından yatay sondajla geçişi yapılacağı bildirildi. 



    Bu çalışma sonucunda tarihi köprünün güçlendirilmesi ve bakım onarımı yapıldıktan sonra yaya geçişine açılacak. Tarihi köprü üzerinde doğal görünümüne uygun banklar, ahşap yol ve köprü ışıklandırılması ile güzel bir görünüm kazandırılması amaçlanıyor. 



    Başkan Faruk Köksoy Karayolları Genel Müdürlüğü ile birlikte yürüttükleri bu çalışma ile tarihi köprünün güçlendirilerek gelecek nesile aktarılmasını amaçladıklarını ifade etti. 

  • "KAR YAĞIŞINA SEVİNDİLER"

    “TİPİ AFAD YARDIMLARINI ENGELLEMEDİ.”

    Kar yağışının tipi şeklinde etkili olduğu Ardahanda başta kenti çevreleyen yüksek kesimler de olmak üzere tüm bölgede etkili olurken görüş mesafesini bir hayli düşüren tipiye rağmen Elazığ ve Malatya’yı unutmayan Ardahan’lılar İdlip kampanyası dahil bu yönde yapılan yardım çağrılarına da duyarsız kalmıyorlar.




    Ardahan AFAD ve Belediyeler aracılığıyla yardımlarını esirgemeyen Ardahan’lılar bir çok zorluk ve sıkıntıya neden olan kar yağışına gelecek yaz kurak geçmiyecek diye sevinirlerken zorda olan insanlara da yardımlarını esirgememenin mutluluğunu yaşıyorlar .
    VE KAR GELDİ, SIRA KIŞ'TA!..


    VE KAR GELDİ, SIRA KIŞ’TA!..


    arşiv haber 02/11/2019 tarihli haber


    Ardahan’da yüksek kesimlerde kar yağışı etkili olmaya başladı. Kentte geceden itibaren etkili olan sağanak, yüksek noktalarda yerini kar yağışına bıraktı. Dağların beyaz örtüyle kaplandığı ilde, Posof kara yolu ile Ilgar Dağı eteklerinde yoğun kar yağışı gözlendi. Öte yandan il dışına çıkmak isteyen sürücüler de yoğun kar yağışına karşı uyarıldı.



    BOL GELEN DARALTILIR..

    Okyanus ötesinde attığı twitler ile gündemde düşmeyen ama hakkında azil süreci başlatılan Trump’a özendiğini düşünmeye başladığım AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın ‘partisinden istifa edecek’ tartışmalarına kadar giden twitinin sonuncusu, 29 harften oluşan yeni Türk alfabesinin 1928’de 1353 Sayılı Yasayla kabul edilmesinin yıl dönümüne yönelik olduğu iddia edildi . 


    AKP Ardahan Milletvekili Orhan Atalay’ın 1 Kasım 1928 tarihinde Latin alfabesine dayalı yeni Türk alfabesinin kabulünden sonra, 24 Kasım 1928’de yayımlanan Millet Mektepleri Talimatnamesi gereğince, yurdun çeşitli yerlerinde Millet Mektepleri açılarak halka yeni harflerle okuma yazma öğretilme başlamasını Cemil Meriç’in harf devrimini eleştireni “Kamus (dil) bir milletin namusudur. ‘Kamus’a dokunan el Namus’a dokundu’ mesajıyla birlikte paylaşıp, ‘Kamus bir milletin namusudur’ satırlarını eklemesi, kendisini hedefe koyanlar tarafından yine habere çevrildi ve istifası dahil bu yönde kamuoyu oluşması için sanal ortam başta olmak üzere bir çok alanda yine paylaşıldı.


    Evet bu yakada twitlerin gelmeye, tartışmaların devam edeceğine benzer bir süreçte ben de hem bölge milletvekilimin bu konuda başrol olması, hem de bu twitleri kaçırmayıp, kendilerince yorumlayan, paylaşan ve AK Parti ile Atalay’ı sıkıştırma hesapları için olanları bir gazeteci olarak bu yaşananları yorumlayan, bu tartışmaların altında yatanları kendince masaya yatırıp, ‘Karaca’nın Oyunu Atalay’ı Gönderir mi?’ başlığı ile bir önceki yazımda yorumladım.


    Haklı mıyım, haksız mıyım bilmem ama 40 yıla yaklaşan gazetecilik hayatım boyunca her gün ele aldığım haberlerimde, yorumlarımda ve yazılarımda olduğu gibi bu yazımı da okurun değerlendirmesine bıraktım.


    Ve başta tüm Ardahan’ı derinden üzen Ardahan İl Hakem Kurulu eski Başkanı ve Ardahan İli Hakemler Derneği Başkanı İbrahim Gök’ün geçirdiği trafik kazası ardından gerek haberiyle gerekse aynı gün toprağa verilen Çıldırlı siyasetçi Necdet Kanbir’in rahmetli babasının toprağa  verilmesi ilgili cenaze törenleri uğraşmanın yorgunluğu ile eve geçtim.


    Bilgisayarımın başına geçip günün yorgunluğuna rağmen haberlerini yapayım derken yanımda duran telefonumdaki WhatsApp tan gelen mesajın sesiyle cep telefonumu elime alıp, baktım.


    Ve dünkü yazımda adı geçen Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulan Ekonomi Politikaları Kurulu üyesi olan Korkmaz Karaca’nın önce beni aradığını ama cevap almayınca yazmaya başladığını gördüm.


    Yazıma konu olan bu şahsın bir hayli kızgın ve gergin olduğunu her satırından anlarken, ‘Fakir daha fazla uzatma ben sana bol gelirim’ diye devam eden kızgınlık, tehdit, şantaj dolu satırlarına gece, gece cevap vererek, benden haber bekleyen okurlarıma yönelik haberlerimi yazacağıma kendisiyle uzun süre yazıştığımı fark edip, yazmaktansa kendisini aramak istedim.


    Ama, özellikle o yazımda, ‘Bir zamanlar Baykal’ın en yakın yaveri olarak bilinen ailesi ulusalcı olan şu anki Cumhurbaşkanın ekonomiden sorumlu kurulunun içine kendisini Baykal’ın hatırına attıran Korkmaz Karacadır.’ satırlarıma takan Karaca, ‘şu an müsait değilim” deyip, telefonla konuşmaktansa, birilerinin ‘Ben memleketin horozuyum’ deyip benimde içinde bulunduğum bazılarını kara listeye aldığı ileri sürülenler gibi onun da bulunduğu mevkinin havası ile üstü kapalı tehdit ve şantajlarla WhatsApp’tan yazmaya ve benim kendisinden özür dilemem gerektiğini belirten çirkin yazışmalarına devam etti.


    Kendisininde hatırlatması ile geçmişte ve hala devam ettiğine inandığım aile dostluğumuzun da verdiği sorumlulukla gerek kendisine gerekse bulunduğu makama yakışmayan yazdıklarının altında kalmayan cevapları alan Karaca’nın aslında kendisini gündeme taşıyan ve hedefinin ne olduğunu anlatan o yazımı ve WhatsApp’tan yazdıklarını bir kez daha okurken  ‘Fakir daha fazla uzatma ben sana bol gelirim’ satırına takıldım.


    Ve bol gelmenin ne olduğunu düşünüp, google amcaya başvurmadan bol gelen elbiselerimi artık unutulan terziye uzun süredir götürmediğimi hatırlayıp, Karaca’nın da içinde bulunduğu kurulların yönettiği ülkede yaşanan ekonomik sıkıntının vatandaşlara, esnafa getirdiği daralma ile ilgili haberlerime döndüm.


     


    Ama bol gelenin daratılması gerektiğini de düşünüp, yatağıma geçerken başta Başkan Erdoğan’ın adıyla olmak üzere mevcut iktidarın sayesinde ortalıkta bolca cirit atanların şımarıklığı ve de tehdit, şantaj ima eden davranışlarının sonucunun hem iktidarı hem de  düşündüklerini, bildiklerini dile getirmeye yarayan basın özgürlüğünü bir hayli daralttığını da not edip, ‘şimdilik’ ve aile dostluğu hatırı için siyasetçi olmak isteyen ama daha başlamadan olamayacağını ortaya koyanla yaptığım yazışmalı sohbeti not edip, bir kenara bırakıp ve dün yazdığım yazının daha iyi anlaşılması ve okumayanlar için bir kez daha yayınlıyorum..


    Çünkü Atalay’ın twitleri ile başlayan ve birilerince çeşitli şekillerde yorumlanan o yazımın ardından Karaca’nın makamının verdiği kabadaylıkla bana yazdıkları ile alakası olmayan ama benim o kabadaylığı yemeyeceğimi ve aslında kendisini ve hedefini anlatan iyi bir niyetli bir bakışın düşüncesinden öte bir şey değildi..


    İşte o yazım;


     


    **Karaca’nın Oyunu Atalay’ı Gönderir mi?


     


    İki grup toplantısıdır milletvekillerine üstü kapalı sitemlerde bulunan Başkan Erdoğan son grup toplantısında “maaşlarınızı bile hak etmiyorsunuz” dediği milletvekillerinin içinde bulunan Ardahan milletvekilinin son bir yıldır attığı tweetlerle partisini eleştirdiği ve her an onunda Ak Partiden ayrılanlar kervanına katılacağı ileri sürülmektedir.


    Ara seçimlerle birlikte 4 dönemdir Ardahan’da 1. Sırada aday gösterilip seçilen Atalay’ın bir çok yöne çekilen tweetlerini fırsat bilenler de bu tweetler üzerinden Atalay’ı hedef göstermeye devam ediyorlar.


    Bunların asıl hedefi ise Ak Parti değil kendilerine yer bulma çabası ve derdidir.


    Atalay’ın tweetleri de bunlara fırsat doğuruyor. Başkan Erdoğan’ın adı üzerinden kendilerine yol açıp seçimlerde listelerin en iyi yerine girip bedavadan milletvekili olma hesapları içinde olanların başını çektiği bu tipler ismi üzerinden siyaset, ticaret ve kariyer yaptıkları Erdoğan’a zorlanmadıkları Atalay’da attığı üstü kapalı tweetlerle bunlara fırsat vermektedir.


    Her an edilebilecek denilen ama Suriye deki gelişmelerin geciktirdiği bir seçimde kendilerine yer açmak için ve daha öncekiler gibi ellerine alacakları çantalarla gelecekleri ve Ardahan gibi seçim alanında yine Başkan Erdoğan’ın ismiyle beleşten milletvekili olma hesapları içindekilere verilen bu fırsatı değerlendirenlerin başını da bir zamanlar Baykal’ın en yakın yaveri olarak bilinen ailesi ulusalcı olan şu anki Cumhurbaşkanın ekonomiden sorumlu kurulunun içine kendisini Baykal’ın hatırına attıran Korkmaz Karacadır.


    60’lı yılların Ardahan’daki etkili ailelerinden olan bir ailenin çocuğu olan ve doğumu dahil Ardahan’da olmayan Korkmaz Karaca’nın milletvekilli olma hesapları yaptığı ve kendisine alan açmaya çalıştığı şu günlerde istifa edeceği iddia edilen, öne sürülen Atalay’ın da buna attığı tweetlerle bu duruma çanak tuttuğu da bir gerçektir.


    Bakalım Karacanın oyunu Atalay’ı gönderecek mi?.



    KIŞ ADIM ADIM GELİYOR..


    *aRŞİV HABER 01/11/2019 TARİHLİ HABER


    KAR BULUTLARI KAR OLMAYA HAZIRLANIYOR.. Ardahan’ın da aralarında bulunduğu bölgede gün geçtikçe daha sa soğumaya başlayan havaların üşüttüğü Ardahan’da kar yağışı bekleniyor.


    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden yapılan son değerlendirmelere göre, bölge genelinde havanın sabah saatlerinde az bulutlu, zamanla parçalı ve çok bulutlu öğle saatlerinden itibaren Erzincan, Erzurum, Kars ve Ardahan çevrelerinin gece saatlerinden itibaren aralıklı yağmur ve sağanak yağmurlu geçecek. Akşam saatlerinden itibaren yüksek yerlerde karla karışık yağmur ve kar yağışı etkili olacak. Sıcaklıkların mevsim normallerinde seyredeceği bölgede rüzgar genellikle kuzey ve kuzeydoğu yönlerinden hafif zaman zaman orta kuvvette esecek.


    Meteorolojik uyarı


    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden yapılan uyarıda ise, “Öğle saatlerinden itibaren, cumartesi akşam saatlerine kadar Erzurum, Erzincan, Kars, Ardahan çevrelerinde aralıklı beklenen yağmur ve sağanak yağışların, zamanla yüksek kesimlerde karla karışık yağmur ve kar yağışı şeklinde görüleceği tahmin edilmektedir. Bu nedenle meydana gelebilecek ulaşımda akşamalar, görüş mesafesinde azalma, buzlanma ve don olayı, tipi gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir” denildi.


    İL İL SICAKLIKLAR;


    Bölgede gece en düşük hava sıcaklığı Kars’ta eksi 4, Erzincan, Erzurum ve Ardahan’da 1, Ağrı’da 2, Iğdır’da 5 derece ölçüldü.


    Gün içinde beklenen en yüksek sıcaklık ise Erzincan’da 16, Iğdır’da 21, Ardahan’da 13, Ağrı’da 14, Erzurum’da 9, Kars’ta 11 derece olacak.


    Öte yandan bölgede ölçülen en düşük sıcaklık Erzurum Tekman Hacı Ömer Köyünde sıfırın altında 4,1 derece, bölgede ölçülen en yüksek sıcaklık Iğdır Merkez’de 21 derece oldu.



    BM’nin Hava ve Ekonomi Durumu


    Ardahanlılardan Soruluyor!


    *aRŞİV hABER 04/08/2018 Tarihli Haberler


    Bir çok alanda ortaya koydukları başarılarıyla Ardahanlıların gururu olmaya devam eden Ardahanlı hemşehrilerimizden bir olan İstanbul Teknik Üniversitesi Mezunu Mühendis Ercüment Avşar Birleşmiş Milletlerde dünyanın yaşadığı son meteorolojik hareketlerini anlattı.


    Ardahan merkeze bağlı Hoçvan/Döşeli (Beberek) köylü olan İzmir Adnan Menderes Havalanında Meteoroloji Mühendisliği yapan Ercüment Avşar son meteorolojik gelişmeler ve iklimsel değişiklikler raporunu birleşmiş Milletler Salonunda okuyarak, dünyada yaşanan son durumu aktardı.


    İzmir Adnan Menderes Havalanında ki Meteoroloji Mühendisliği görevinin yanı sıra şu an Birleşmiş Milletler Meteoroloji Örgütünde Proje Mühendisliği görevini de üstlenen Ardahanlı Mühendis Ercüment Avşar BM Kürsünde yaptığı açıklamada dünyanın gelecekte ki son meteorolojik raporunu sundu.


    **Eşi de BM’de…


    Ardahan İl Sağlık Müdürlüğünde emekli olan rahmetli İsrafil Avşar’ın oğlu olan Hoçvanlı Mühendis Ercüment Avşar’ın görev yaptığı Birleşmiş Milletlerde eşi de görevli.


    Ardahan’ın gelini olan Antalyalı Nürsel Avşar’a BM’de ekonomi doçenti olduğu öğrenildi.


    **Ardahanlı BM Kürsüsündeydi!


    *05/03/2017 Tarihli Haber


    Ardahanlı Selçuk Şirin Birleşmiş Milletler’de gençlere seslendi..


    Birleşmiş Milletler’in 41. Öğrenci Konferansı Birleşmiş Milletler Genel Kurul Salonu’nda tüm dünyadan 800 gencin katılımıyla 3 Mart Cuma günü New York’ta gerçekleşti. Daha önceki yıllarda eski ABD Başkanı Bill Clinton, BM Genel Sekreterleri Koffi Annan ve Ban Ki-moon, Hillary Clinton, Samantha Powers ve Danny Glover, Harry Belafonte, Vanesa Redgrave gibi tanınmış isimlerin çağrıldığı toplantının bu seneki ana konuşmacısı New York Üniversitesinde Javits Kürsü Profesörü olan Ardahlı Dr. Selçuk Şirin oldu. Hürriyet’te Pazartesi günleri köşe yazıları da yazan Şirin BM Genel Kurul salonunda yaptığı 1 saatlik konuşmasını mülteci çocukların sorunlarına ayırdı.


    YEMEK VE BARINMANIN ÖTESİNDE


    “Mülteci çocukların acil sorunları: Yemek ve Barınma’nın ötesi” (The Urgent Needs of Refugee Children: Beyond food and shelter) başlıklı konuşmasında Şirin mülteci sorunun rakamlarla ortaya koydu. Dünyada mülteci sayısının 65 milyon ile tüm zamanların en yüksek noktasına ulaştığının altını çizen Ardahan Göleli Selçuk Şirin her 3 saniyede bir kişinin savaş ya da doğal felaketlerle ülkeyi terkettiğini vurguladı. Şirin ayrıca, Mülteci sorunun aslında çocuk sorunu olduğunu çünkü mültecilerin yarıdan çoğunun çocuk, yüzde 40’a varanın da 12 yaş ve altı çocuk olduğunu hatırlattı.


    BAHÇEŞEHİR SURİYELİ ÇOCUKLAR ARAŞTIRMASI


    Konuşmasında 2012 yılında New York Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi işbirliğinde yapılan araştırmadan veriler paylaşan Şirin’in altını çizdiği bir diğer nokta Suriyeli mülteci çocukların yarıya yakının post-travmatik stress bozukluğu (PTSD) yaşadığını ve yüzde 40’a varan bir kısmının da deprasyona varan duygusal sorunlar yaşadığını ifade etti. Bu verilere okul çağındaki çocukların okula gitmediğini de ekleyince ortaya ciddi ve acil bir sorun çıktığını vurgulayan Şirin meseleye global bir yaklaşımın şart olduğunu ifade etti.


    TÜRKİYE ÜZERİNE DÜŞENİ YAPIYOR


    Türkiye’nin dünyada en fazla mülteci ağırlayan ülke olduğunu hatırlatan Şirin özellikle sağlık, gıda ve barınma alanında en iyi koşullara sahip kampların Türkiye’de olduğunu ifade etti.



    “UMUT PROJESİ” DÜNYADA BİR İLK


    Şirin’in toplantıda ilk defa önemli bir projenin de müjdesini verdi. New York Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirilen bu projenin adı Umut Projesi. Projenin amacı çocuklara bilgisayar oyunu oynayarak Türkçe, kodlama ve zeka geliştirici pratikler kazandırmak.


    Pilot uygulaması Şanlıurfa’da yapılan bu projenin dünyada bir ilk olduğunu ifade eden Şirin, başarıyla tamamlandığında tüm dünyada ses getirecek bu proje hakkında şunları söyledi: Milyonlarca mülteci çocuk şu anda okula gidemiyor, eğitim alamıyor. Biz bu çocuklara teknolojiyi bir kaldıraç olarak kullanıp ulaşabilir miyiz diye yola çıktık. Amacımız çocukların zaten severek oynadığı oyunları, eğitici bir içerikle yeniden harmanlamak. Yazılımcılardan, mühendislerden, eğitimcilerden ve psikologlardan oluşan çok güçlü bir ekibimiz var. Mültecilere sunulan hizmetlerde çığır açan bir inovasyon olan bu projeden aldığımız ilk veriler oldukça ümit verici. Umuyorum ki önümüzdeki günlerde bu konuda tüm dünyada ses getirecek bir sonuç alacağız.”


    **KAR ARDAHAN’I TERK ETMİYOR..


    *22/04/2015 Tarihi Haber


    **KAR SİYASİLERİ ÇALIŞTIRMIYOR..


    Nisan ayının son günlerine rağmen devam eden kar yağışı Ardahan’da hayati olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor.

    Siyasilerin seçim çalışmalarını da olumsuz yönde etkileyen kar yağışı ile birlikte hava sıcaklığı da yeniden düştü..


    **23 Nisan’a Hava Muhalefeti..


    Tüm yurtta, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde ve dış ülkelerde bulunan konsolosluklarda kutlanacak olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Ardahan’da hava muhalefetine takıldı.


    Nisan ayının son günlerinin olmasına karşın kar yağışının hala devam ettiği Ardahan’da dışarıda yapılması beklenen 23 Nisan etkinlikleri kar yağışının devam etmesi dolayısıyla kapalı alanda gerçekleşecek.


    **BİK Başkanı Ardahan’a Geliyor..


    Birçok ile nazaran en çok yerel gazetenin yayınlandığı Ardahan’a Basın İlan Kurumu Başkanı geliyor.


    28 Nisanda Ardahan’da ki gazete sahipleri ve yetkilileri ile görüşecek olan BİK başkanı başta resmi ilanlar olmak üzere basın mevzuatı konusunda gazetecilere bilgi vereceği öğrenildi.  


    **Başbakandan Önce Kılıçdaroğlu Geliyor..


    7 Haziran 2015 genel seçimler öncesi iyiden iyiye hareketlenen siyaset arenasının tartışıldığı şu günlerde tüm kozlarını ortaya koyan siyasi partiler ve milletvekili adayları aslarını da sahneye sürmeye hazırlanıyorlar.


    Türkiye’nin Gürcistan ve Ermenistan’a komşu Çıldır ilçesinde yapımı devam eden Aktaş Gümrük Kapısının seçimden önce açmaya hazırlanan iktidar partisi Ak Parti Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nu Ardahan’a getirmeye hazırlandığı sırada CHP de Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlun’u Ardahan’a getirecek.


    4 Mayısta Ardahan’a gelecek olan Kılıçdaroğlu düzenlenecek mitingde Ardahan’a seslenerek partisine ve milletvekili adaylarına oy isteyecek.


    **Erkekler Başaramadı Kızlar Yarı Finalde..


    Küçük Altunbulak Ortaokulu yıldız kızlar futbol takımı Türkiye yarı finalinde


    Yıldız Kızlar Futbol Takımı Ardahan İl Birincisi Küçük Altubulak Ortaokulu, 18-20 Nisan Tarihleri arasında Rize’de yapılan grup müsabakalarında namaglûp olarak adını yarı finallere yazdırmayı başardı.


    Müsabakaların ilk günü Erzincan Temsilcisi ile karşılaşan il temsilcimiz, beşinci dakikada Elvan Çalıkaran’ın attığı golle güzel bir başlangıç yaptı. Bu skorla biten maçla ilk galibiyetini alan takımımız müsabakalara güzel bir başlangıç yaptı.


    İkinci gün Iğdır temsilcisi ile yapılan karşılaşmanın normal süresinde gol atılamayınca penaltı atışlarına geçildi. Ayşenur Çakır, Didem Karakulak ve Menşure Çalıkıran’ın golleri ve Emel Çağlayan’ın muhteşem kurtarışlarıyla 3-1lik skorla galibiyetini aldı.


    Üçüncü gün, müsabakanın favori isimlerinde Trabzon temsilcisiyle karşılaşan takımımız ilk dakikalardan itibaren oynadığı baskın futbola rağmen gol bulunamadı. Karşılaşma penaltılara kaldı. Maç 3-2 skorla bitti. Temsilcimiz grubunda namaglûp lider olarak Türkiye Yarı Finallerine gitmeye hak kazandı. 



    **KÜRTLER VE HDP EVET DEMELİ..







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Barış süreci devam etseydi şu an tartışılan Anayasa değişikliğini HDP ile birlikte yapmak istediği saklanamaz bir durum olan AK Parti ve onun kurucusu şimdi ki Başkan/Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugünden itibaren kolları sıvadılar..

    Açılış manasıyla referandum mitinglerine start veren iktidar ve Erdoğan MHP’nin desteği ile mecliste geçen Anayasa Değişimini halka sunarak, resmi kabulünü istedikleri şu günlerde benim Kürtlere ve HDP’liler bir önerim olacak.

    Bu önerimi yapmak için hazırlandığım bir sırada ajanslara düşen son dakika haberini de hemen belirtmekten ve bu yönde de bir yorumda bulunmak gerekir diye düşünüyorum.

    Çünkü mecliste işi HDP’ye kaptırmamak için AKP’nin yanında yer alan MHP’nin yarısından çoğunun başta Bahçeli’ye olmak üzere AKP’ye ve Erdoğan’a gol atacaklarını tahmin ediyor, gezip, dolaştığım yerlerde görüyor gibiyim..

    Evet, MHP’nin referandum sürecinde çok aktif olmayıp, işi değişimi çok isteyen AKP’ye ve Başkan/Cumhurbaşkanına atacağı şimdiden belli gibi görünürken benim Kürtlere ve HDP’ye bir önerim olacak..

    Başlığı gören, ama içeriğini okumadan ‘Bak Fakir’de AKP’nin, iktidarın yanında yer aldı’ diyerek, beni peşinen suçlayacakların olacağını bile bile yorumuma başlık olan konuyu biraz açmak istiyorum.

    1- 12 Eylül Cuntasının hazırladığı Anayasanın değişmesini isteyen en çok Kürtler ve HDP’ değil miydi?

    Evet

    2- Peki AK Partinin attığı ve adına ‘Barı Süreci’ denen süreçte HDP’liler 12 Eylül Cuntasının Anayasanın değişiminin de içinde bulunduğu AK Parti ile arka kapılarda görüşmediler mi?

    Tam evet demeyelim ama kamuoyu algısı öyleydi..

    3- 7 Haziran’dan sonra HDP’nin 81 vekil alacak kadar güçlenmesini içine sindiremeyip, 1 Kasım seçimlerine gidenleri protesto etmeyip, seçimlere girmemesi gerekirken 1 Kasım’ı isteyenleri onaylarcasına yeniden seçime gidenler HDP değimliydi?

    O zaman ele bu zaman ele diyecekler çıkabilir.

    Ve yeniden ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ diyebilir..

    Ama ben burada, hemde en yüksek sesle diyorum ki;

    Eğer siz samimiyseniz ve Erdoğan’ı başkan yaptırmak istemiyorsanız gelin bu kez ‘Evet’ deyin..

    Deyin ki; Dediğiniz olsun..

    Yani, ‘Kürtler ve HDP ‘Evet’ diyorsa bu işte bir bit yeniği var’ diyecekler ve bir zamanlar ‘başkanlık ülkeyi parçalamaktır’ diyen başta MHP olmak üzere Türkler de hayır desinler..

    Yani AKP’yi ters köşe yapmak, hatta belkide barış sürecini yeninden başlatmak için Kürtler ve HDP ‘Evet’ desin derim..

    Var mısınız?

    Akisne mi?

    Siz, ‘Hayır’ dedikçe, Erdoğan’ı seven de sevmeyende AKP’li olmazsa da sırf CHP’ye gıcık olduğu gibi size de kızıyor

    Ve; ‘Evet’ çiler çoğalıyor, haberiniz olsun..

  • TRENİ YENİ PLATFORM GETİRECEK!..


    Bir süre önce kurulan Ardahan Barosunun önderliğinde Ardahan Ticaret Odasının desteği ile kurulan yeni platformun ilk hedefi, Doğu Expresinin Ardahan’a uzanması için çaba göstermek olduğu belirtildi.


    Ardahan’a Havaalanı isteminin es geçildiği ve bu oluşumdan önce Sevdamız Ardahan, Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası ile Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasının başlattığı oluşumun önüne geçilmesi olarak görülen yeni platforma Ardahan Valisi de katılarak destek verirken platforum da Ardahan Milletvekillerinin yer almadığı dikkat çekti.


    Platformun kurulması için yapılan toplantıda yaşanan gerginlikte dikkatlerden kaçmazken toplantıya İl Başkanının istemi üzerine adeta kerhen katılan Ardahan Belediye Başkanı ile Ardahan Esnaf Odası, Sevdamız Ardahan Derneği Başkanının merhabalaşmamaları ve bu toplantıdan sonra tarafların sanal ortamda bir birlerine ağır hakaretler eden mesajlar vermeleri dikkatlerden kaçmazken Valinin platformun asıl hedefinin Çıldır Yukarı Cambaz’a kurulması düşünülen Antrepolün bir an önce kurulması için çaba göstermesi gerektiğine dikkat çekti.


    Konu hakkında yapılan yazılı açıklama şöyle;



     


    Yerel İrade Platformunu olduğu Basına ve Kamuoyuna;

     


    Ardahan iline ve ilçelerine yönelik tanıtım ve lobi faaliyetlerini yürüten sivil toplum örgütlerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının bir araya gelerek işbirliği, güç birliği ve dayanışmasını sağlamak amacıyla aşağıda isimleri sayılı Sivil Toplum Örgütleri tarafından ARDAHAN PLATFORMU isimli platform oluşturulmuştur.


    Platformun kurucu üyeleri: Ardahan Barosu, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası, Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Ardahan Şoförler Ve Otomobilciler Odası, Ardahan Ziraat Odası, Ardahan Arı Yetiştiricileri Birliği, Ardahan Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Sevdamız Ardahan Derneği


    ♦ Ardahan Kent Konseyi


    ♦ Ardahan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği


    ♦ Ardahan Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği


     


    Söz konusu platform yine aşağıda isimleri sayılı kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenmektedir.


    Platformu destekleyenler: Ardahan Valiliği, Ardahan Belediyesi, Ardahan Üniversitesi


    Göle Belediyesi, Çıldır Belediyesi, Damal Belediyesi,Posof Belediyesi


     


    ARDAHAN PLATFORMU’nu oluşturan unsurlar dışında bulunan, Ardahan iline ve ilçelerine yönelik tanıtım ve lobi faaliyetlerini yürüten sivil toplum örgütleri, kamu kurum ve kuruluşları bu oluşuma katılabilirler.


     


    ARDAHAN PLATFORMU;


     


    a) Ardahan İlinin gelişimine katkı sunmak için başta Doğu Ekspres Treninin Ardahan İline gelmesi ve devamında ilin kalkınması için gerekli projeleri üretmek,


     


    b) Ardahan halkı arasında birlik ve dayanışmayı sağlamak,


     


    c) Ardahan’ın eğitim, sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimine katkıda bulunmak amacıyla her yıl  ilimizde kurultay toplayıp sorunlar ve çözümleriyle ilgili hazırlanacak raporları Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Hükümet ve ilgili makamlara sunmak,


     


    d) Ardahan turizmini ve kültür hayatını olumlu yönde etkilemek amacıyla, her yıl Başkanlar Kurulunca belirlenecek bir tarihte ve belirlenecek bir yerde “Ardahan İli Kültür ve Turizm Sempozyumu” düzenlemek ve bu sempozyum sonuçlarını ilgili Bakanlıklara, Valiliklere ve Belediye Başkanlarına sunmak,


     


    e) Yurtiçinde ve yurtdışında Ardahan’ın tarih, kültür, sanat, folklor, turizm ve ekonomik zenginliklerini tanıtmayı amaçlayan etkinlikler düzenlemek,


     


    f) Bölge illerinin (ilçeleri ve beldeleriyle) öncelikle kendi aralarında olmak üzere bilahare çeşitli ülkelerde kardeş kentler oluşturmalarına yardımcı olmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak amacı ile çalışmalar yapacaktır.


     


    Bu bağlamda bugün (29/01/2020) gerçekleştirdiğimiz toplantıya katılımları ile bizlere güç veren başta Ardahan Valisi Sayın Mustafa Masatlı olmak üzere, Ardahan Belediye Başkanı Sayın Faruk Demir’e, Ardahan Üniversitesi Rektörü Sayın Mehmet Biber’e, Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin’e, Çıldır Belediye Başkanı Yakup Azizoğlu’na, Damal Belediye Başkanı Ergin Önal’a ve Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar’a, Siyasi Parti Temsilcilerine ve tüm katılımcılara teşekkürlerimizi sunuyoruz.


     


    Ayrıca toplantıda yapmış oldukları sunumları ile meseleye bilimsel bir bakış açısı kazandıran ve yol haritamızı çizmemize ciddi katkı sunan Sayın Doçent Dr. Zafer Aykanat ve Sayın Dr. Öğretim Üyesi Tayfun Yıldız’a teşekkür ediyoruz. 


    Ardahan Platformu olarak Ardahan’ın geleceğine katkı sunma noktasında elimizden gelen gayreti sarf edeceğimizi ilan ediyoruz.


    Saygılarımızla…


    Ardahan Platformunu Temsilen


    Av.Osman Nuri Yıldız


    Ardahan Baro Başkanı



    Trump Beni Aradı!..


    Tek adam, pardon Başkanlık döneminin yaşandığı dünyada kimi başkanların kanka olduğu, kimilerinin ise bizim dernekçilikte olduğu gibi kanlı bıçaklı bir haldeyken”Trump beni aradı pardon pardon Trump Başkanı aradı”başlıklı müjdeli haberleri de sıkça duyup, okur olduk..


    Evet Komünist Küba’nın da içinde olduğu okyanus ötesinde yaşanan 7.9 şiddetindeki depremde bir bina bile yıkılmaz ve kimse ölmezken, Elazığ’da yaşanan ve bizim belediye başkanlarının hiç suçu yokmuş gibi yeniden müteahhit avına çıkılan depremin ardından Afrika seyahatine pardon ziyaretlerine çıkan Başkanı arayan okyanus ötesindeki diğer Başkan bizim başkanla konuştuktan hemen sonra adeta Filistin’i İsrail’e ilhak ettiğini duyuruyordu.

    Öte yandan diğer Başkan yani sıcak denizlere inme hesapları yapan ve bunu Suriye’den sonra Libya’da at oynatarak ortaya koyan Başkanda yeni bir göç hareketini başlatan operasyonlara ve bombalamalara izin veriyordu.

    İsrail’in hükümet kuramaz hale getirilen siyasetinden yeni bir başkan yaratmaya çalışan başkanlar birbirlerini arayınca asıl depremin yaşandığını anlamayız.

    Kısacası dün İran ile savaşacağı tartışılan ABD başkanı Trump bölgede hayata geçireceği her plan öncesi bir zamanlar “Ben BOP’un eş başkanıyım”diyen bizim Başkan Erdoğan’ı arar Edoğan’da Trump’la görüşmelerini genelde ortadoğu ve Afrika’dayken “Başkan beni aradı” diyerek açıklar, ardından kendisi de briketten kulübeler yapmaya hazırlandığı Suriye’den Esad’ı aramaz, Esed dediği Başkanı destekleyen Başkan Putin’i arar, “Yeni bir göç dalgası yaratma” diyerek.

    Esed’e olduğu gibi Amerika’nın Feto gibi yıllarca beslediği sonra Kaddafi’yi ortadan kaldırıp, bölgeye yeniden gönderdiği ve Libya’yı karıştıran darbeci Hafter’e de çok kızan bizim başkan ve başkanların yön verdiği dünyada bir türlü yörüngesine oturamaz yer yüzünden bombalarla, yer altından depremlerle sarsılarak insanları ağlatır..

    Ha bu arada başkanların anlayışı dolayısıyla devre dışı bırakıldığı ileri sürülen meclise gelmesi beklenen ve genel bir affa dönüşmesi istenen 2. Yargı Reformu da yine ertelendi gibi..


    ARDAHAN YEREL İRADE PLATFORMU OLUŞTU..


    ARDAHAN YEREL İRADE


    PLATFORMU OLUŞTU..


    arşiv haber 23/04/216 tarihli haber


    Uzun yıllardır istenen ancak Ardahan’ın yeniden vilayet olmasından, Posof Türkgözü (Badele) Gümrük kapısının açılmasına bu yana yaklaşık 25 yıldır bir türlü gerçekleştirilemeyen Ardahan birlikteliği ruhu oluşturulan, ‘Ardahan Yerel İrade Platformu’ ile bir kez daha gerçekleşti.


    ARDA/FED’in İstanbul’da başlattığı ‘Ardahanlılar Buluşuyor’ adlı toplantıların yarattığı atmosferin estiği Ardahan’da belediye başkanları, mahalle muhtarları, stk başkanları, federasyon başkanlarının el ele vermesiyle oluşturulan ‘Ardahan Yerel İrade Platformu’ Ardahan ve Ardahan dışında ki Ardahanlılara ulaşıp, güçlü bir Ardahan Lobisi oluşturulma çabasına destek verecek.


    **BELEDİYE BAŞKANI: ARDAHAN DİP YAPARAK, DUVARA ÇARPTI..


    Uzun Yıllar Ardahan Çevre İl Müdürlüğü yaptıktan sonra İki dönemdir Ardahan Belediye Başkanlığı yapan ve her toplantısında güçlü bir Ardahan lobisi özlemi içinde olduğunu belirten Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un ev sahipliği yaptığı, ‘ARDAHAN YEREL İRADE PLATFORMU’ ilk toplantısını Yalanuzçam Kayak Evi Otelinde gerçekleştirdi.


    Ardahan Konfederasyonu kurmak için çalışmalarını sürdüren İstanbul Dernekler Federasyonu ile merkezi Ardahan’da bulunan Serhat Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlarının fikirleri, Ardahan Belediye Başkanının onayı ve isim babalığı yaptığı ve yaklaşık 45 stk başkanının katıldığı ARDAHAN YEREL İRADE PLATFORMU’nun toplantısına, Göle, Hanak, Posof, Çıldır ve Damal Belediye Başkanları da katıldılar.


    Ardahan İl Genel Meclis Başkanı, ATSO, ESOBB, DSYB, Arıcılar Birliği, İstanbul ve Ardahan Dernekler Federasyonu yöneticilerinin katıldığı geniş çaplı bir katılımla gerçekleştirilen, ‘ARDAHAN YEREL İRADE PLATFORMU’nun açılış konuşmasını yapan Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy hala devam eden göç dolaysıyla Ardahan’ın adeta dip yaparak, duvara çarptığını belirterek bunun önüne geçmenin birkaç yıl görev yapmak için gelenlerin ortaya koydukları çabalarla değil, Ardahan’da kalmayı tercih eden biz Ardahanlıların görevi olduğunu belirterek platforum fikirine bu önemli toplantıya katılarak destek veren herkese teşekkür ederim’ dedi.


    Bu platformu oluşturmalarının amacının ‘Ben’ değil, ‘Biz’ olduğunu belirten Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy ‘Burda ki amaçlarının hiçbir siyasi ayrım gözetmeden el ele vermenin zamanının gelip, geçtiğini anlatmak ve bu yönde verecekleri mesaj ile artık hepimiz iyi anlamalı ve Ardahan’ın güzel geleceğini birlikte inşa etmeliyiz’ dedi.

  • Ardahanlıyı İstanbul'da Öldürdüler!..


    Hava’yı değil, HAVAALANINI YAZIN


    Hava’yı değil, HAVAALANINI YAZIN


    arşiv haber 21/11/2016 tarihli haber


    Ardahan’da yaşanan en son gelişmeleir haber olarak okumak istiyorsanız biz takip etmeniz yeterli..


    Haber yazmaktan aciz Ajans muhabirlerinin kışın geçmesiyle birlikte sürekli havadan haber yapmaları Ardahan’ın zarar vermeye başladı.

    Normal ve bilinen doğal şartların yaşanmaya başladığı ülkenin en yüksek rakımlı kentlerinden olan Ardahan’da yaşanan kışı olağanüstü bir durummuş gibi sürekli, hatta saniye başı, ‘Ardahan Dondu, Ardahan Bitti’ başlıkları ile haber yapan haberden aciz Ajans muhabirleri Ardahan’ın güzel kent, yaşanılabilir şehir görünümüne de büyük zarar verdikleri belirtildi.

    Başta Havaalanı olmak üzere onca sorunu olan Ardahan’ın gerçek gündemini de gölgeleyen bu tür haberlerin Ardahan’ın imajına zarar verdiğini belirten Ardahanlılar, ‘Bu Ajans muhabirlerinin neden başta Ardahan’a havaalanı demeyip, onca sorun varken, sürekli, hatta saat başı ‘Ardahan dondu, Ardahan bitti, Ardahan buz tuttu’ şeklinde haberleri yaparlar anlamış değiliz.’ diyerek Ardahan’ın imajına büyük zarar veren yerli, yabancı insanların kente gelmesini engelleyen bu tür haberler son vermelerini istediler.

    Ardahanlılar evet bölgede bir kış gerçeği var. Evet soğuk günleri olan bir kentteyiz. Ama evet bu kış, bu soğuklarda yaşanan gerçek sorun ve sıkıntılarda var. Örnek mi kış geldi ama doğalgaz projelerimiz çizecek elamanlar gelmedi, Evet soğuk var ama yakacak alacak paramız yok, Evet donuyoruz ama yazın olduğu gibi kışında yaşanan onca sorunumuzun bir türlü çözülmemesi karşısında üzülüoruzda. Bajın işsizlik diz boyu, sağlık ve eğitim yerde. Üniversite ve Milli Eğiirm gibi bir çok resmi kurum vekilin vekili ile idare ediliyor. Peki, ‘Ardahan dondu, yollar kapandı, Kura buz tuttu’ haberinden başka haber yapmayı bilmeyenler neden başta Ardahana havalanı konusu olmak üzere bunca sorun varken, onları yazmazlar. Niye gerçek gündeme dokunmazlar?’ diyerek Ardahan’ın yaşanmaz ken imajı yaratan haberlere son verilmesini istedikleri görüldü.




    **Kim kime tecavüz etti?


    Dikkat ediyor musunuz bilmem ama iktidar ve onun kurucusu, koruyucusu başkan ülkenin gündemini istedikleri gibi belirliyorlar.

    Çünkü HDP’lileri içeri alan, dolara ateş veren iktidar başta CHP’nin olmak üzere tüm kamuoyunun dikkatlerini başka yönlere çekmekten bir hayli usta.. 

    Avrupa’nın da içinde bulunduğu kamuoyunu meşgul etmekten bir hayli ustalaşan iktidar ve başkan son olarak cinsel istismar meselesini ortaya atıp, HDP’ye kilitlenen CHP’nin dikkatini dağıtırken, zaten elinde olan basın ve medyaya da yeni malzeme sunarak ülkenin gerçek gündemini bir kez daha arka plana atmayı başardı..

    Evet, kimin kime tecavüz ettiği, tecavüzcüleri serbest bırakalım mı, bırakmayalı mı derken aslında birileri ülkenin gerçek gündemine tecavuz edip, bir kenara atıverdi…

    Ve bu oyunu yine yutan muhalefet Anayasa değişikliği, HDP’lilerin durumu, her gün gelen zamlar, doların durdurulamayan yükselişini unutuverdi..

    Ve en önemlisi hala başka ülkelerin toraklarında olan askerin durumu ve komşularla olan ilişkiler çok güzel gölgelenip, yine unutturuldu..

    Bu nedenle hep derim Başkan Erdoğan bu işi biliyor ve ondan dolayı Erdoğan’ı değil, onun ortaya koyduğu siyaseti yutup,  şaşıranlarındır asıl suç..


    **29/08/2016 Tarihli Haberler..


    Bayram ilan edilip, bayramının kutlanmadığı ve buna da gazeteciler dahil kimsenin ses çıkarmadığı ama bol mesajların yayınlandığı bugün 30 Ağustos..


    ARDAHAN VALİSİ VE BELEDİYE BAŞKANINDAN


    30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI MESAJLARI..



    **Vali Özefe’nin Mesajı..


    Ardahan Valisi İbrahim Özefe, 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle yazılı bir açıklama yayımladı.

    Vali Özefe’nin 30 Ağustos Zafer Bayramı açıklaması,”Aziz Milletimizin, emperyalist işgalciler karşısında yeniden doğuşunu müjdeleyen, Cumhuriyetimize hayat veren ve milletimizin bağımsızlık uğruna gösterdiği azim ve kararlılığın tüm dünyaya ilan edildiği büyük zaferin, 30 Ağustos Zafer Bayramı‘nın 94. yılını coşkuyla kutluyoruz.

    Tarihi şanlı zaferlerle dolu yüce milletimiz, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürkkomutasında gösterdiği büyük kahramanlıklarla vatanımızı ve milletimizi yok etmeye çalışanlara karşı birlik ve beraberlik ruhu ile verdiği muhteşem bir mücadele ile büyük zaferi kazanmış ve bizlere bu güzel vatanı emanet etmiştir.

    Bizler de emanet aldığımız bu cennet vatanımızı her alanda yediden yetmiş’e en üst seviyelere çıkarmak için var gücümüzle birlik ve beraberlik içinde çalışıyoruz.

    Türk milleti 94 yıl evvel Dumlupınar‘da muazzam bir zafere, yankıları halen süren bir kahramanlık destanına imza atmıştır. Esaret emelleri, emperyalist hevesler, düşman tasallutu, küresel abluka milletimizin tertemiz ve imanlı mücadelesiyle hem kırılmış hem de püskürtülmüştür. 30 Ağustos, vatanımızın üzerindeki esaret kara bulutlarını dağıtan, geleceğimizin önündeki kalın duvarları yıkan milli diriliş olarak vicdanlardaki yerini almıştır. Mustafa Kemal Atatürk‘ün Başkomutanlığında taarruza geçen Türk ordusu; 30 Ağustos 1922’de zalimlerin koalisyonuna ve işgalcilerin zulmüne karşı kutsal değerlerini her şeyin üstünde tutmuş ve tarihe mal olmuş cesaret örneği göstererek bedelini de canıyla ödemekten hiç çekinmemiştir.

    Bu zafer, tarihe gömülmek istenen bir milletin, adeta küllerinden yeniden doğuşunun, uçurumun kenarından dönerek kendisine yeni bir yol çizişinin ifadesidir.

    Nitekim 15 Temmuzda aziz milletimizin hürriyetine kastetme hainliğini de aynı ruhla ve aynı iman ve azimle milletimiz bertaraf etmiştir. Türk milleti tarih boyunca nice zorluğu, nice musibet ve melaneti aşmayı bilmiştir. Her gün şehit versek de, her gün terörün hain ve karanlık yüzüyle karşılaşsak da, umutsuzluğun koyu karanlık sisi, gelecekle ilgili güzel düşlerimizin önüne geçemeyecektir. Unutulmasın ki, varlığımızın güvencesi 30 Ağustos Zafer ruhudur.

    Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ü, silah arkadaşlarını, İstiklal Savaşının tüm kahramanlarını, kanlarıyla canlarıyla bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimizi, gazilerimizi saygı ve minnetle anıyor, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının ve Ardahanlı vatandaşlarımızın Zafer Bayramını kutluyorum.”


    **Belediye Başkanının Mesajı..


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy30 Ağustos Zafer Bayramı Nedeniyle Bir Mesaj Yayımladı.

    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, 30 Ağustos Zafer Bayramının 94. Yıldönümü nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı.

    30 Ağustos Zafer Bayramı‘nın sadece Türkiye halkı için değil, batı sömürgeciliği altında ezilen tüm milletler için bir örnek olduğunu kaydeden Başkan Köksoy, “30 Ağustos, dünya tarihine damga vuran milletimizin birlik ve beraberlik içinde vermiş olduğu, inançlı onurlu ve kahramanca mücadelenin sonucunda kazanılmış büyük bir zaferdir.

    Bu zafer milletimizi hep güçlü ve dimdik ayakta tutmuştur.

    15 Temmuz hain darbe girişimi ve son zamanlarda artan terör olayları; Ülkemizin birliğine, dirliğine ve bölünmez bütünlüğüne karşı yapılan hain saldırılar, aziz milletimizin geçmişinden aldığı ilham ve şehitlerimizin bıraktığı mukaddes emanet bilincinin idrakiyle yok edilmiş, milli birlik ve kardeşlik şuuru doğrultusunda bağımsız yaşama azim ve kararlılığının ebediyen süreceği bir kez daha tescillenmiştir.

    Aziz Şehitlerimizin ve gazilerimizin bizlere emaneti olan, bu vatanı, Milletimizin azmi ve gayreti sayesinde her geçen gün daha ileri daha kalkınmış daha da güçlenerek, Gazi Mustafa Kemal‘in hedeflediği, muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma yolunda kararlı ve emin adımlarla ilerlemektedir.

    Ülkemizin güçlü, Milletimizin huzurlu olması, Şehitlerimiz’ inde Ruhunu şad edecektir.

    Bu duygu ve düşüncelerimle, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ve Ardahanlı hemşerilerimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı‘nı kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu zafer yolunda canlarını feda eden İstiklal Savaşı kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.” dedi. 



    **DOSTLARIMIZIN MUTLU GÜNLERİ..


    Ardahan Göleli İşadamlarından Güven Kotan’ın oğlu Serhat Kotan  Merve Oduncu ille dünya evine girdi.


    Kocaeli Darıca da özel bir düğün salonunda yapılan düğüne Kotan ve Oduncu ailelerinin yakınlarının yanı sıra, özelikle Göleli İşadamı Güven Kotan’ın iş adamı arkadaşları ve hemşerileri de büyük ilgi gösterirken, düğün boyunca yöresel oyunlar göz doldurdu. 

    Misafirleri ile yakından ilgilenen Kotan çiftinin ev sahipliğinde gelen konuklar memnun kalırken, www.kuzeyanadolugazetesi:com ailesi olarak yeni çiftelere mutluluklar diler, huzurlu ve mutlu bir yuvada ömür geçirmelerini temenni ederiz.                                                                                                                  Güven Kotan


    **KAYATÜRKLER HAKKARİ’DEN GELİN GETİRDİ..


    Bi dönem Serhat Ardana Spor’un da başkanlığını yapan Ardahanlı İşadamı Eray Kayatürk Hakkarili Sevgi Şimşek ile hayatını birleştirdi.


    ERAY İNŞAAT adlı firamnın sahibi Eray Kayatürk’ün düğününe hem Hakkari’de, hem de Ardahan yoğun bir katılım oldu.


    **SERHAT 55 BİN LİRA İÇİN 225 BİN TL. PRİM DAĞITTI!..


    Kamuoyu desteğinden yoksun, paranın gücü ile bir şeyler yapmak isteyen Serhat Ardahan Spor çıktığı Ziraat Kupası karşılaşmasında ligin en zayıf takımını zor bela yendi.


    Uzun süre 1-0 yenik oynadığı Hopa Spor’u son dakikalarda atığı iki gol ile yenmeyi başaran Serhat Ardahan Spor aldığı maç karşılığın da TFF’nun dan 55 Bin TL. para ödülünü de kazanırken, bu maçı almak için Sporcu başı 7.5 Milyon prim verdiği ve toplam 225 Bin TL. harcama yaptığı alınan bilgiler arasında oldu.


    **Tekneden önce kırık kayık yüzdü..


    Ardahan’ın Çıldır Gölün de tekne yüzdürüleceği yönündeki haberler ardından dikkatleri bir kez daha üzerine çeken Çıdır Gölü’de yüzen kayıklarda fotoğraflanmaya başladı.

    Başta Ardahan Hanaklı Fotoğrafçı Ufuk Seferoğlu olmak üzere bir çok manzara fotığrafçının ilham kaynağı olan Çıldır Gölünde en son fotoğraflanan bir hayli yıpranmış, yorulmuş ve tek başına gölde yüzen bu kırık kayık oldu.


    **Mozaret Tüneli İçin İlk Kazma Vuruldu..


    Çıldır-Aktaş karayolu üzerinde inşa edilecek ve Ardahan’ın ilk tüneli olacak Mozaret Tüneli’nin yapımına başlandı.


    Ardahan’ın ilk tüneli olacak ve bölgede ulaşımı daha güvenli ve konforlu hale getirecek Mozaret Tüneli, çift tüp şeklinde ve 2 bin 300 metre uzunluğunda yapılacak.


    Çıldır-Aktaş karayolu üzerindeki 2 bin 159 rakımlı Mozaret Dağı’nda inşa edilecek ve 2 yılda tamamlanması planlanan tünel, ulaşım süresini kısaltıp sürücülere yakıt tasarrufu sağlayacak.

    Bölgede ticaret ve turizmi de olumlu etkileyecek tünel, bölgenin en önemli ticari sınır kapılarından biri olması hedeflenen ve Türkiye‘nin en büyük üçüncü sınır kapısı konumundaki Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı’nın da önemini artıracak.

    Gürcistan’a açılan söz konusu kapının bulunduğu güzergahtaki Mozaret Tüneli’nin yapılacağı bölgeyi ziyaret eden Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Çetin Demirci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentin ilk tüneli olacak Mozaret’in gelecekte bölgeye çok ciddi katkı sunacağını, Türkiye‘yi Kafkaslar üzerinden Orta Asya‘ya bağlayacağını dile getirdi.

    Demirci, Mozaret Dağı’na yapılan tünelin, özellikle kışın bölgede yaşanan ulaşım sorununu bitireceğini ifade etti.

    Çetin Demirci, Mozaret Tüneli ile Çıldır-Aktaş Gümrük Kapısı’nın öneminin daha da artacağa işaret ederek, şunları kaydetti: 

    “Biz bu tünel ile Türkiye‘nin en önemli üçüncü kapısı olan Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı’na ve Gürcistan‘a açılacağız. Burada bizim için Kafkasya ve Orta Asya faktörü var. Bu kapı sadece ilimiz için değil, ülkemiz için de çok önemli. Ulaşıma yapılacak yatırım, ülkeye yapılacak yatırımdır. Buraya yapılacak yatırımlar, geleceği olan yatırımlardır. BurasıTürkiye‘nin Orta Asya ile en önemli bağlantı noktalarından biri olacak.”

    Demirci, 2018 yılı sonunda tamamlanması planlanan, çift tüp şeklinde yapılacak tünel ile bağlantılı yollarının da yapılacağını belirterek, aynı güzergahta Çıldır-Ardahan yoluna bağlanmak için de 16 kilometre bölünmüş yol da yapılacağını dile getirdi.



    “Aktaş Kapısı Orta Asya‘ya açılan en önemli kapı konumundadır”



    Ardahan’ın Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı ve Mozaret Tüneli ile Türkiye‘nin 2023 hedefine katkı sunacağını vurgulayan Demirci, “Bu çalışmaların, ülkenin 2023 hedeflerine ulaşmasında Ardahan‘ın katkısını artıracak bir yatırım olduğunu düşünüyorum. Bu açıdan bu yolun ve tünelin önemini biliyoruz. Ardahan aslında bu açıdan bakıldığında son nokta değil, başlangıç noktası olacak. Ardahan bundan sonra Orta Asya‘ya açılan başlangıç noktası olacak. Çünkü Aktaş Kapısı Orta Asya‘ya açılan en önemli kapı konumundadır.” şeklinde konuştu.

    Çıldır-Aktaş Gümrük Kapısı’nın Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu Hattı alanında yer almasınınTürkiye için çok önem arz ettiğine dikkati çeken Demirci, şunları söyledi: 

    “Burası bölgenin ulaşım merkezi konumuna gelecek. Bu ne demek? Ticarete daha kolay ulaşması demektir. Sadece Ardahan değil, Türkiye‘nin ticarete daha kolay ulaşması demektir. Orta Asya pazarına en hızlı, en kestirme ve en doğru yolun olması demektir. Bu durum karşısında haklı olarak bizim beklentilerimiz yükseliyor. Gürcistan, oradan daAzerbaycan üzerinden Orta Asya‘ya açılmış olacağız. Biz çok ümitliyiz. Bu yolun gelecekte Ardahan‘ın parlamasına vesile olacak bir yol olduğunu biliyoruz.”



    Demirci, Mozaret Tüneli’nin dış ticaret ve dış turizm konusunda da hem kentin hem ülkenin beklentilerini yükselttiğini dile getirerek, Ardahan‘ı ulaşım konusunda hareketli günlerin beklediğini sözlerine ekledi.


    **HDP’den CHP’ye Geçmiş Olsun Ziyareti..


    Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve CHP Genel Başkanı Kemal KIlıçdaroğlu’nnda içinde olduğu konvoya saldırı olayı ardından Ardahan HDP İl ve İlçe Örgütü CHP Ardahan İl ve İlçe Örgütünü ziyaret ederek, CHP’lilere geçmiş olsun dileklerinde bulundular.

    CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan ile CHP Merkz İlçe Başkanı Sinan Onayı’ın karşıladığı HDP’liler son günlerde yaşanan ve sınır ötesine taşınan iç çatışmaların ve savaş atmosferinin toplum üzerinde ki olumsuz etkisini kırmak için görevin siyasilerde olduğunu belirttiler.

    Dışlayıcı ve savaş dilinin ülkeye kan ve göz yaşından öte bir katkı sağlamadığını belirten HDP’liler ülkenin Anamuhalefet Partisi Genel Başkanının bile can güvenliğinin olmadığı bir ülkede savaş dilinin bir an önce terk edilmesi gerektiğini belirttiler.

    Geçmiş olsunda gelen HDP’lileri karşılayan CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan ise o gün yaşananları anlattı.


    CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konvoyuna yapılan saldırıya ilişkin, “Çok kötü bir yerdeydik. O toplumun bütünü imha bile edilebilirdi. Çünkü müthiş bir dağ bir viyadük, bir vadi. Oradan kurtuluş şansımız olmazdı ama güvenlik güçlerimizin üstün çabasıyla bertaraf edildi”

    Taştan, gazetecilere yaptığı açıklamada, dün programı nedeniyle Kars, Ardahan ve Artvin sınırlarında Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun yanında bulunduğunu belirtti.Saldırı anını bizzat yaşadığını anlatan Taştan, şöyle konuştu: 


    “Çok kötü bir yerdeydik. İmha bile edilebilirdi o toplumun bütünü. Çünkü müthiş bir dağ, bir viyadük, bir vadi. Oradan kurtuluş şansımız olmazdı ama güvenlik güçlerimizin üstün çabasıyla bertaraf edildi. Bir asker şehit oldu, ona çok üzüldük ama gerçekten korkunçtu. İnsanların gözünde o tedirginlik, o panik müthiş bir şeydi. Yaşadılar, ama biz teskin etmeye çalıştık. İnsanın aklına her şey geliyor. Allah’ın verdiği bir can var elbette, bir gün vereceğiz. O da bu ülkemize feda olsun ama çok kötü, hunharca bir saldırıydı. Nefretle kınıyorum. Şavşat’ı 20 kilometre geçtiğimizde silah sesleri duyuldu. Koruma ekibi çok ciddi performans göstererek, teröristlerin açtığı ateşe anında karşılık verildi ve teröristler bertaraf edildi. Çok kısa süre içinde de güvenlik kuvvetleri ve yakın korumaları Sayın Genel Başkanımızı olay yerinden çıkardı. Daha sonra Şavşat Kaymakamlığı’na geçildi. Genel başkanımız burada geçmiş olsun dileklerini kabul etti.”


    Taştan, terör belasından Türkiye’nin kurtulması için birlik olmanın önemine değinerek, yüzyıllardır süren kardeşliğin devam ettirilmesi gerektiğini belirtti.


    Çok sayıda insanın kendisini ziyaret ettiğini, yüzden fazla telefon aldığını aktaran Taştan, “Başta biz CHP olarak terör nereden gelirse gelsin, nasıl gelirse gelsin hepsini nefretle kınıyoruz. Genel başkanımız olay karşısında hakikaten çok soğukkanlı davrandı ve gereğini yaptı. Programını yerine getirmek için de ciddi bir kararlılık göstermiştir. Kendisini kutluyoruz, arkasındayız” diye konuştu.


    Taştan, genel başkanlarının yalnız olmadığını, bütün Türkiye’nin ve örgütlerinin arkasında olduğunu belirterek, şunları ifade etti: “Saldırıyı demokrasiye yapılmış bir saldırı olarak görüyoruz. Biz CHP olarak terörden ve darbelerden en çok zarar gören partiyiz. Onun için yılmayacağız, usanmayacağız, bıkmayacağız. Bu programlarımız devam edecek. Bizi sindiremeyecekler, doğruları söyleyeceğiz. Bu saldırıyı nefretle kınıyorum. Şehidimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Bütün Ardahan halkına genel başkanım adına teşekkürlerimi iletiyorum. Sayısız insan bizimle ilgilendi.”

    Taştan, ayrıca Şavşat ilçesindeki yetkililerin kendilerine çok yakın ilgi gösterdiğini sözlerine ekledi. 


    **Göle’nin Kurbanı Manisada Manşet..


    KURBAN Bayramı’na sayılı günler kala Ardahan’dan satış için Manisa’ya getirilen 1.5 tonluk boğalar ilgi odağı oldu. 

    Kentin Şehzadeler İlçesi’ndeki kurulan kurbanlık pazarı yaklaşık 1600 kilometre uzaklıktaki Ardahan’ın Göle İlçesi’nden ağırlıkları 1 ton ile 1.5 ton arasında değişen boğalar getirildi. Görünümlerinin yanı sıra 15 bin lirayı bulan fiyatlarıyla da dikkati çeken boğalar, alıcı bekliyor.

    Ardahan’dan 11 yıldır Manisa’ya kurbanlık büyükbaş hayvan getirdiğini söyleyen 36 yaşındaki Aytaç Karagülle, “Manisa’daki kurban pazarına bayrama yaklaşık bir ay kadar önce geliyorum. Manisa’dan ve Manisalıların misafirperverliğinden çok memnunum. Ardahan Göle İlçesi’nden 4 gün önce 48 boğa getirdim. Şuan 22’sini sattım. Bu yıl geçen yıla oranla satışlarım çok çok iyi. Geçen yıl son güne kadar elimde satılmamış boğalarım vardı. Bu yıl böyle giderse bayramı evimde ailemle birlikte geçireceğim” dedi.

    Kurbanlık boğalarının ağırlığının 12 ton ile 1.5 ton arasında değiştiğini belirten 3 çocuk babası besici Aytaç Karagülle, “Fiyatları da 10 bin lira ile 14 bin lira arasında. Hayvanlar tamamen organik, yaylalarda beslediğimiz hayvanlar. Bu yıl asgari ücret artmasına rağmen fiyatlarda herhangi bir artış yapmadık” dedi.


    **Ardahanlı Şehit İçin Vali ve Başkan’dan Taziye Mesajlı..


    Ardahan Valisi İbrahim Özefe ve Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Grup Amirliğine PKK’lı saldırısında şehit olan polis memuru Abdulhamit Kaya (43) için taziye mesajı yayımladı.

    Dün yapılan saldırıda Ardahanlı olan şehidin haberini üzüntü ile aldıklarını belirten Vali Özefe, şunları kaydetti: 


    “Şırnak Cizre’de bölücü terör örgütü tarafından gerçekleştirilen hain saldırıda Ardahan merkez Yalnızçam Hasköy köyünden kahraman polis memurumuz Abdulhamit Kaya’nın da şehit düştüğü haberi hepimizi derinden üzmüştür. Ülkemizin huzur ve güvenliğine kasteden bu hain saldırıları gerçekleştiren bölücü terör örgütü mensupları, er ya da geç hak ettiği cezayı alacaktır. Terör örgütü ve onu destekleyenler emellerine hiçbir zaman ulaşamayacaktır. Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, acılı ailelerine sabır, yaralılara acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.”


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Grup Amirliğine PKK’lı saldırıda şehit olan polis memuru Abdulhamit Kaya için taziye mesajı yayımladı. Başkan Köksoy, mesajında şehidin aslen Ardahanlı olduğunu, bu nedenle acılarının büyük olduğunu belirtti.


    Önceki gün yapılan saldırıda Ardahanlı olan şehidin haberini üzüntü ile aldıklarını belirten Köksoy, şunları kaydetti:


    “Terörün kanlı yüzünü bir kez daha gördük. Şırnak’ın Cizre ilçesinde polis kontrol noktasını hedef alan Ardahanlı hemşehrimiz Abdülhamit Kaya’nın da şehit düştüğü bombalı saldırıyı lanetliyorum.


     Hain saldırılarla birlik ve beraberliğimizi bozmaya çalışanların çabaları her zaman boşa


     çıkacaktır. Ülkemizin birlik ve bütünlüğü için devletimiz bütün birimleriyle bu süreçte de terörle sonuna kadar mücadele etmektedir. Yapılan bu hain saldırıyı nefretle kınıyorum. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, acılı ailelerine başsağlığı diliyorum. Yaralılarımıza ise yüce Rabbimizden acil şifalar niyaz ediyorum. Ardahan’ımızın ve de milletimizin başı sağ olsun.”


    **Askeri kışlalar ve lojmanlar..


    Selmi Yılmaz


    Gerek, ülke içinde gerekirse sınırlar dışında hareketli günlerin yaşandığı şu günlerde art arda Ardahan’a gelen generallerin başında bulunduğu askeri kışlaların tek tek devir edildiği şu günlerde iki yıla yaklaşan ve boşaltıldığı için her geçen gün harabeye dönen Askeri Lojmanlardan haber alınamaz..

    Ve Üniversiteye verileceği söylenen köprü başında ki kışla, belediye ye devir edileceği söylenen kent içinde ki Pakistan kışlalı görünümlü kışla ve sağlık bakanlığına devir edilen hastaneler karşın en azında 23 Şubat bu binaya taşınsın denen Ardahan Askeri Hastanenin durumundan kimse bahsetmez..

    Evet başta bölgede ki askeri birliklerden sorumlu 3. Ordu Komutanı olmak üzere bu komutanların ziyaret ettiği yerel idareciler ve e Ankara’da ki siyasetçiler neden bu kışlaların, lojmanın ve de hastanenin ne olacağını söylemez, bu yönde bir açıklama yapmazlar?  Bilmem ama güzel bir Ardahan için bunlarda konuşulmalı.. 


    **Teşekkürler emeği geçenlere..


    Yıllardır toz topraktan bitap düşen Ardahanlıları sıcak asafaltla tanıştıranlara bir teşekkür yetermi bilinmez ama ‘Yiğidi öldür ama hakkını ver’ atasözünden yola çıkarak kimin adına Kongre, kiminin İnönü kiminin ise protoklo yolu dediği kentin önemli caddelerini asfaltlayanlara ben şahsen teşekkür etmek isterim..

    Başta bugün kolayca üzerine sıcak asfalt çekilmesine vesile olan ve o asfaltlanan yolların alt yapısını tamamlayan Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’a, ardından her ne kadar yatırımın büyük kısmını ilçesi Göle’ye yaptırmadan yana olan ama gelmiş, geçmiş vekillerden daha sessiz ve derinden çalışıp, bu memlekete bir şeyler katma çabası içinde olan Orhan Atalay’a ve 3. Boğaz Köprüsünü ülkeye kazandıran ekibin içinde yer alan ve göreve geldiği günden beri Ardahan’ın iç yolları olduğu gibi çevre yollarında ki çalışmalara, tünellere hız verdiren Ulaştırma Bakanı ve Denizcilik Bakanı Ahmet Aslan’a ve onun hükümetine..


    **Kurban parası..


    Biz tüketicileri de kara kara düşündürmeye başlayan yeni bir kurban bayramı daha yaklaşıyor..

    Ve bir yıldan fazladır büyük emekler verilip, yetiştirilen kurbanlıklardan birini nasıl olup alacağımızı düşünmeye başladığımız şu günlerde bu kurbanlıklardan elde edilen paraların neden başka memleketlere yatırım olarak dönmediği konusun da hiç kafa yoranımız çıkmaz ve bu yönde bir formül, bir proje geliştirmez..

    Evet, yılda 200 binden fazla hayvanın satılmak ve para dönmesi için İl dışına gönderildiği bir Ardahan’da eti batı illerinden daha pahalıya yediğimiz Ardahan’dan başka illere giden ama parası dönmeyen hayvanlardan elde edilen paralar bu memlekete neden dönmez, niye bu kentte yatırıma dönüşmez acaba?

    Halbuki başta kadınlarımızın, çocuklarımızın alın teri olan bu paralar onların daha güzel ve gelişen bir kentte yaşamaya hakları yok mu?

    Ve o yıl boyu İl dışına giden hayvanların ve yaklaşan kurban öncesi yeniden yola çıkan kurbanlıkların parasından bahsetmekteyiz anladınız mı? 


    **Daha çamurdayız, Balçık yakın..


    3. Boğaz Köprüsünün de hizmete açıldığı İstanbul caddelerinin boşaldığı şu günlerde  siftah yapmadan iş yeri kapattıklarını belirten kaç esnafla tanışıp, konuştum unuttum..

    Unuttum çünkü ayladır iş yapamamaktan yakınan sayısı bir hayli fazla.. 

    Kimisi 15 Temmuz’da önceden beter günleri yaşadıklarını, kimisi Suriye’ye girişin iflasları başlattığını belirtirken kimisi ise bir yıldan fazladır durumun hiç iyiye gitmediğinden yakınır..

    Ve şu anki durumun içine girilen bir bataklığın çamur izleri olduğunu asıl balçığın daha bulaşmadığını belirten esnaf ülke içinde yaşananlar yetmez gibi şimdi de sınır ötesi derken sağına, soluna bakar korkudan..

    Çünkü eleştir mekanizmasını ihbarcılıkla hükumetin, sarayın kulağına gider korkusunu da yaşar siftah yapmaktan, işçi çıkarıp, ailece çalışmaya başlayan İstanbul’da ki esnaf..

    Ve İstanbul’da olduğu gibi Kocaeli’nde, Trakya’da Ardahan’da aldığım haberlerden farksız, balçığa kapılmamaya çalışır, Suriye bataklığına adım adım gittiğimiz şu günlerde.. 

  • KILIÇDAROĞLU: CANAN KAFTANCIOĞLU BAŞARILI BİR İL BAŞKANI..


    9 Şubat 2020 Pazar günü Haliç Kongre Merkezi’nde yapılacak İstanbul İl Kongresi için geri sayım sürerken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sonucu etkileyecek sürpriz bir hamle yaptı.


    İstanbul’daki 39 İlçe Başkanı ile dün bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 9 Şubat tarihinde yapılacak İl Başkanlığı yarışı konusundaki tartışmalara son noktayı koydu.


    “CANAN HANIMLA DEVAM EDECEĞİZ!”


    DÜZGÜN HABER‘in edindiği bilgiye göre, toplantının açılışında yeni seçilen ilçe başkanlarına başarılar dileyerek konuşmasına başlayan Kılıçdaroğlu, sözü daha sonra 9 Şubat tarihinde yapılacak İl Başkanlığı seçimine getirdi. İlçe kongrelerinde sergilenen birlik ve beraberlik görüntüsünün İl Kongresi’nde de yansıtılmasını talep eden Kılıçdaroğlu, “İstanbul’da başarılı bir il başkanımız var. Biz parti yönetimi olarak, bu başarısından dolayı Canan Hanım ile bir dönem daha yola devam etmekten yanayız” diyerek, il başkanlığı adaylığı konusundaki tartışmalara son noktayı koydu ve net tavrını açıkladı.


    “KİMSE DIŞLANMASIN” TALİMATI


    İstanbul’da Kaftancıoğlu ile yola devam kararı veren Kılıçdaroğlu, 39 ilçe başkanına ayrıca, “İstanbul’da, birlik ve beraberlik havasında il kongremizi yapacağız. Parti içinde, ‘o bunu destekliyor, şu onu destekliyor, o il yönetimine muhalifmiş’ diyerek kimsenin dışlanmasını istemiyorum. Herkesi kucaklayacak, birlik ve beraberlik içerisinde çalışacak, İstanbul’da yerel seçimde alınan başarıyı, genel seçimlerde de partimizi birinci parti yaparak taçlandıracak bir il yönetiminin oluşturulmasını istiyorum. Burada hepinize büyük görev düşüyor. Kesinlikle kavga ve gerginlik istemiyorum” talimatını verdiği de öğrenildi.


    SÖYLEYECEK SÖZ KALMADI


    Kılıçdaroğlu’nun yaptığı toplantı hakkında DÜZGÜN HABER‘e konuşan İstanbul’daki bir ilçe başkanı, “Sayın Genel Başkan, bizim adımıza söylenecek herşeyi söyledi. Evet, Canan Hanım ile yola devam kararı verirken, birlik ve beraberlik içerisinde bir il yönetiminin oluşturulmasının talimatını da verdi. Bunun üzerine toplantıda biz de konuşmamayı tercih ettik. Eğer, Genel Başkan’ın talimatı yerine getirilirse, İstanbul’daki tüm kesimleri kucaklayacak bir il yönetimi oluşturulursa şölen havasında bir il kongresi olur. Aksi durumunda, aday da çıkabilir, çarşaf liste de olabilir” görüşünü dile getirdi.


    RAKİP ÇIKMASI ARTIK ZOR GİBİ!

    Bugüne kadar Ankara’da İstanbul’dan il başkanlığı konusunda nabız yoklamak için gelen hemen her isme, “Canan Kaftancıoğlu ile yola devam edeceğiz” diyen Kılıçdaroğlu, 39 ilçe başkanına gönlündeki il başkanı adayını il kongresinden iki hafta önce ilan ederek, bir anlamda İstanbul’da Kaftancıoğlu’na rakip çıkmasının önüne geçmiş oldu. Bu aşamadan sonra İstanbul’da Kaftancıoğlu’na rakip çıksa da, Kılıçdaroğlu’nun açık tavrına rağmen ilçe başkanlarının çıkacak isme açık destek vermeleri de kolay


    DÜZGÜN HABER


    Canan Kaftancıoğlu:


    Canan Kaftancıoğlu:


    “Bizler haram yemedik ki korkalım”


    ARŞİV HABER 15/04/2108 TARİHLİ HABER


    CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, “Bizler niye korkalım, bizler haram yemedik, bizler hırsızlık yapmadık, bizler mazlumun hakkını çalmadık” dedi.


    Ümit Kaftancıoğlu’nun ölümünün 38 yılı nedeniyle Ardahan’ın Hanak ilçesinde düzenlenen etkinliklere katılan Canan Kaftancıoğlu geceyi Ardahan’da geçirdi.


    Kaftancıoğlu daha sonra CHP Ardahan İl Başkanlığını ziyaret etti. Burada gündeme dair açıklamalarda bulunan Kaftancıoğlu, “2019 seçimlerinde oylanacak olan şeyin aslında demokrasi mi diktatörlük mü ve onu oylayacağız” dedi.


    Kaftancıoğlu, “Önümüzdeki süreçte hepimiz biliyoruz ki yerel ve genel seçimlerde oylanacak olan şey aslında kişiler değil. Oylanacak olan şey aslında demokrasi mi diktatörlük mü ve onu oylayacağız. Bizler hepimiz, Türkiye’nin 81 ilinde demokrasiden yani Cumhuriyet’ten yani Atatürk devrimlerinden yana olanlar ve diktatörlükten yana olunmaz ama diktatörün korkusuyla orada olmak zorunda olanlar arasında bir seçim gerçekleştireceğiz. Bizler Cumhuriyet Halk Patisinin yılmayan yorulmayan emekçileri olarak Türkiye toplumu hepimizden çok şey bekliyor. Diktatörler ve zalimler her zaman çok korkarlar. Çünkü korkulacak işleri yapanlar onlar olurlar. Ve tarih bize hep göstermiştir ki zalimler korktukça zulümleri artar. Bugünün Türkiye’sinde yaşadığımız gibi. Ve zulümleri arttıkça halkta bir korku duvarı oluşur. Ama biz şunu bildiğimizde ‘Zalimin zulmünün aslında onun korkusundan olduğunu’ bildiğimizde ve biz o korkunun üzerine inanarak ve doğru bir yerde durduğumuzu bilerek korkusuzca gittiğimizde tarih hep göstermiştir ki zalimler, Diktatörler hep kaybetmişlerdir. Bu hiç değişmez bir kuraldır ve ben kendi adıma bütün inancımı, bütün direncimi ve bütün gücümü buradan alıyorum” diye konuştu.


    “Bizler haram yemedik ki korkalım” diyen Kaftancıoğlu, “Bizler niye korkalım, bizler haram yemedik, bizler hırsızlık yapmadık, bizler mazlumun hakkını çalmadık. Bizler geçmişte ne dediysek, geçmişte neyin mücadelesini verdiysek bugün de aynı mücadeleyi veriyoruz. O yüzden bu topraklarda korkması gerekenler korktuğu zaman asıl bu topraklarda bu halka karşı kim suç işlemiş ise, kim olursa olsun bizim yeniden tahsis edeceğimiz hukuk karşısında yargılandıkları zaman işte bu güzelim memleket, bu fakirliğini, yoksulluğunu, acısını yaşadığımız memleket hepimiz için yaşanabilir, nefes alınabilir bir Türkiye olacaktır” şeklinde konuştu.


    ÜMİT KAFTANCIOĞLU ARDAHAN’DA DA ANILDI


    Gazeteci-yazar Ümit Kaftancıoğlu memleketi Ardahan’da, Hanak Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikle anıldı. Ümit Kaftancıoğlu, ölümünün 38. yılında, Hanak Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya tarafından belediyeye ait düğün salonunda düzenlenen etkinlikle anıldı.


    Etkinlikte CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, 21. Dönem Milletvekili Faruk Demir, Yazar Yaşar Seymen, yazar Kenan Karabağ, Ümit Kaftancıoğlu’nu anlattı.


    CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, “Ümit Kaftancıoğlu, yaşamı boyunca herkese ve her şeye yetişmiş ve faydası dokunmuştur bir değerdi. Ümit Kaftancıoğlu, büyük bir edebiyatçı ve çok yönlü bir insandı. Ne mutlu bizlere ki ölümünden 38 yıl sonra bile Ümit Kaftancıoğlu’nun izinden gidiyoruz. Müzik dinliyoruz ve bir konferansta birlikteyiz. Bugüne kadar onu tanıyıp da ondan etkilenmeyen bir insan görmedim. Herkese ve her şeye yetişmiş ve faydası dokunmuştur. Kaftancıoğlu’nun memleketinden gelip de İstanbul’da onun yanına gitmeyen yoktur. Her zaman yöresine ve hemşehrilerine sahip çıkmıştır. Kısacık yaşamında halkını mutlu etmek için mücadele etmiş ve doğru bildiğini söylemekten de geri kalmamıştır. ve bu uğurda da birçok aydınımız gibi ölümü göze almıştır. Kaftancıoğlu ve onun şahsında aydınlık bir Türkiye uğruna yitirdiğimiz bütün değerlerimizi saygıyla anıyorum” şeklinde konuştu.


    Ardahanlı Ümit Kaftancıoğlu


    ölümünün 38. yıldönümünde Bakırköy’de anıldı..


    *12/04/2018 Tarihli Haber


    Ardahnlı Gazeteci – Yazar Ümit Kaftancıoğlu, ölümünün 38. yıldönümünde Bakırköy’de Bakırköy Belediyesine ait Yunus Emre Kültür Merkezinde düzenlenen programla anıldı. Ümit Kaftancıoğlu anısına her yıl düzenlenen öykü ödülleri de bu yıl 14. kez sahiplerini buldu.


    Bakırköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde bugün saat 19.00’da gerçekleştirilen Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülleri ve Anma Etkinliği’neCHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, Bakırköy Belediye Başkanı Dr.Bülent Kerimoğlu,Avcılar Belediye Başkanı Dr.Handan Toprak ,Chp İstanbul Milletvekili Zeynel Emre ,CHP İlçe Başkanları ,Gazeteci-Yazar Kadri Gürsel, Yazar Zeynep Aliye ve daha birçok önemli isim katıldı.


    1 Nisan 1980’de katledilen TRT İstanbul Radyosu Prodüktörü, Gazeteci Yazar Ümit Kaftancıoğlu adına Yalın Ses Yayınları tarafından bu yıl 14.’sü düzenlenen öykü yarışması sonuçlandı. Adnan Özyalçıner, Mehmet Güler, Öner Yağcı, Zeynep Aliye, Enver Aysever,  Feyza Akbulut Öner ve Hakan Cucunel’den oluşan seçici kurul dereceye giren ilk 10 öyküyü belirledi.



    ÖZNUR BABUR BİRİNCİ SEÇİLDİ


    “Ev” adlı öyküsü ile Öznur Babur birinci seçilirken,  “Sokağı Gözetleyen Adam” adlı öyküsü ile Ertuğrul Özkeskin ikinci, “Kuyu” adlı öyküsü ile Süleyman Savaş üçüncü oldu. Zeliha Ergün “Erteleli Behçet Efendi”, Pelin Macit Kutlu “Kaçış”, Mustafa Acet “Güngör Apartmanı”, Rasim Savak “Kiraz Seyranı”, Ramazan Güngör “Misafir”, H. Meriç Doruk “İçimden Kuşlar Havalandı” ve Seyhan Aslan Hanotte “Koyun” adlı öyküsüyle mansiyon ödülü kazandı.


    ÜMİT KAFTANCIOĞLU KİMDİR?


    Ümit Kaftancıoğlu (Garip Tatar), 1935’ yılında Ardahan’’ın Hanak ilçesine bağlı Koyunpınar köyünde doğdu. Yoksul bir çocukluk geçiren Kaftancıoğlu, Cılavuz Köy Enstitüsü’nü bitirdi. Bir süre Türkçe öğretmenliği yapan Kaftancıoğlu, TRT’’nin açtığı sınavı kazanarak Köy Yayınları bölümünde göreve başladı. TRT İstanbul Radyosu’nda yaptığı programlarla halk kültürünü, halk aşıklarını, halkın eksiğini ve sıkıntılarını mikrofona taşıdı. Anadolu’’yu gezerek derlemelerle halkın sözlü edebiyatını ve halk türkülerini yazıya döktü. Günümüzde bile sevilerek dinlenen ‘“Evreşe yolları dar’” ve ‘“Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar’” türküleri Kaftancıoğlu’’nun derlemeleri arasındadır. Radyo programcılığının yanı sıra çeşitli gazete ve dergilerde politik ve sanatsal yazılar yazdı. 11 Nisan 1980 günü önce kızı Pınar’’ı okula bırakıp sonra TRT’’ye gitmeye hazırlanırken vurularak öldürüldü. Cinayetin faili olarak yakalanan ve “Kaftancıoğlu’nu solcu olduğu için öldürdüğünü” söyleyen Ahmet Mustafa Kıvılcım müebbet hapis cezası aldı, dört yıl yatıp çıktı. Cinayetin asıl failleri ise karanlıkta bırakıldı.



    **İllaki kimyasalla öldürmek mi gerekir?..


    Son dakika haberi;

    ‘İngiliz Daily Telegraph gazetesi, Rusya’da şahin milletvekillerinin Devlet Başkanı Putin’e, Suriye’ye saldırı düzenlemesi halinde ABD füzelerini vurma çağrısı yaptıklarını yazdı.’

    Yani Arap Baharı adı altında Afrika ve Ortadoğu’yu diazyn etmeye çalışanlar bu kez 8 yıldır kana buladıkları Suriye’ye direk saldıracak ve bu saldırıya da bir diğer güç olan Rusya da dur diyecek..

    Sebebi de Suriye’de hala devam eden iç savaşta birilerinin kimyasal silah kullandığı iddiası..

    Yani tüfekle, tankla, el bombası ile, önlerine kattıkları terörist gruplarla kamufle ettikleri askeri operasyonlarla insanları öldürmek, ev ve barakalarından etmek normal ama kimyasal silah kullanmak yasak..

    Komik bir durum değil mi?

    Bölgenin yer altı kaynaklarını insan kanıyla emen güçlerin demokrasi ve insan hakları adı altında karıştırdıkları Ortadoğu’da oynanan bu karanlık oyunu izlerken yaşadığımız bunca komiklikler bizleri güldürmüyor, ağlatıyor desekte elimizden bir şey gelmiyor.

    Evet dünya üzerinde yaşanan güç savaşlarının mazlum halkların üzerinde denenen korkunç silahlarla devam ettiği bir süreçte en son oyun bu..

    Yani; Tank, Top, Tüfek ve önlerine kattıkları terörist gruplarla kamufle ettikleri askeri operasyonlarla insanları öldürmek serbest ama kimyasal silahlarla öldürmek yasak!

    Ya kardeşim sonuçta sonu ölüm olan bu vahşetin, gözyaşının, onca insandan akıtılan kan olunca ne fark ediyor?

    Peki, sormazlar mı?

    İnsanları tank, tüfek, uçakla yada kimyasal silah ile öldürürken insanlık suçu işlemiyor musunuz?

    Artık çokta etkisi kalmayan ve adeta insan kanı üzerinde çevrilen bir tiyatro sahnesine dönen Birleşmiş Milletler toplantılarını izlerken Suriye başta olmak üzere yine bu kan emicilerinin karıştırdığı dünyanın bir çok yerinde akan insanlık kanında boğulmalarına duacı olduklarmızın kendi ürettikleri silahlarla güç gösterisi yapması da diğer acı ve komik bir durum.

    Peki, bunlara ev sahipliği hatta ortalık yapan, bunları ülkelerinde ki üsler aracılığıyla bölgeye davet edip, sonrada ‘Siz orada ne gezersiniz?’ diyerek Okyanus ötesinde gelenlere sözüm ona kızanlara ne demek gerekir?

    Bilemiyorum ama yaşanan tek bir gerçek var o da insanların kanıyla iktidarlarını ayakta tutmaya, dolarlarına yeni dolarcıklar eklemeye devam ederler..

    Bizlerde yaşananları bir atari oyunuymuş gibi izler, sanki sıra bize gelmeyecekmiş gibi oralı olmaz, oralarda yaşananlar dolaysıyla yurtlarını terk etmek zorunda kalıp, kaçanlara ‘Bu Suriyeliler, Afganlılar nereden geldi kardeşim, ne olacak bunların hali?’ diyerek zaten yakılmış, yıkılmış olanlara söz ve tavırlarımızla sağ kalanları da öldürürüz..



    **Azeri kardaşlar Seçime Gitmiş..


    Ülkemizde 2019 seçimleri tartışıla dursun Kıbrıs’ı tanımadığı halde Kars Doğu kapısını bize kapattırıp, ardından da ‘Biz iki ayrı millet bir kardaşız’ diyen Azerbaycan’da seçime gidiyordu..

    Yani;

    ‘Darısı 2019’da bizim başımıza’ demeden!..

    Kapıcı benim,

    Sandıkçı benim,

    Gözlemci benim,

    Başkan yardımcısı eşim o da benim,

    Basın ve medya benim,

    Yer altı kaynakları gibi yer üstü kaynakları

    Ortaklarımla ve beni orda tutanlarla birlikte benim,

    Sandıkta benim,

    Başkanda benim

    Diyerek;

    Azerbaycan’da ki kardaşlarımız seçime gidiyormuş..

    Hayırlı olsun..

  • KAR KARADENİZİ KESTİ!

    ARDAFED DSP’Yİ ZİYARET EDECEK..


    19/23 Şubat 2020’de Bakırköy Botanikpark’ta 6. Ardahan Günleri ve Ardahan’ın Vatan Topraklarına Katılışının 99. Yıl Dönümü Şeniklerini ve Almanya’da Ardahan’ın Kurtuluş Yıl DCönümünü Kutlamasını organize edecek olan Ardahan Dernekçiliğinin En Üst Çatı Örgütü olan ARDAFED DSP ÎSTANBUL ÎL BAŞKANI ÇÎĞDEM MERCAN’I MAKAMINDA ZÎYARET EDECEK.. 02/02/2020 Pazartesi Ģünü, Saat: 16.00 yapacağımız ziyaretimize ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çabalarına sizde davetlisiniz..



    Dernekler ve Deprem!..


    Toplumsal Barışın kırılgan fay hatlarını andıran yeni bir fay hattının kırılıp onlarca insanı öldürdüğü, yüzlerce ocağı söndürdüğü şu günlerde kaz yemekten öteye gitmeyen Dernekler de saz çalmaya devam ediyorlar.


    Şimdilik 40 insanın öldüğünü ilan eden, siyasetin elinde tuttuğu basın ve medya kanalıyla gerçeği saklamaya çalıştığı ama Valinin ağzından çıkan”Algı çok iyi”dediği aslında gerçeğin 40 değil 400 kişi olacağı yönündeki beklentilerin yaşandığı ülkemde 1 adım ileri 10 adım geri atarak Sivil Toplum Örgütçülüğü yaptıklarını öne sürenlerin, insanlar enkaz altındayken ” Kaz Geceleri” adı altında Saz çalmaları ne kadar doğru takdiri sizlere bırakıyorum.


    Dedik ya Toplumsal fay Hattının sürekli olarak sarsıntı geçirdiği ve en son Elazığ, Malatya’da yaşandığı gibi zaman zaman şiddetle kırılırken Dernekçilik başta olmak üzere insanlığın da o kırılan fay hatlarının altında kaldığını görmekteyiz.


    Adına Milliyetçilik denen bakışla sözüm ona Siyaset yapanların bu depremdeki tavırlarıyla gerçek yüzlerini bir kez daha ortaya koyan ve dertlerinin toplumsal sorunlar değil Kaz ve Saz olduğu Dernekçilik anlayışının Siyasete  yansıdığını da görüyoruz.


    Çünkü “Kentsel Dönüşüm” adı altında yapıldığı öne sürülen onca boş iş gibi Dernekçiliğin de “çivisi çıkmış” durumda. Hem de 40 insanın öldüğü ve bu sayının 400 ü bulacağının ileri sürüldüğü bir zamanda.


    Ha unutmadan zaten kırılmış olan Ekonominin Fay Hattının da iyiden iyiye çatladığını unutmamak gerekir. Her şeye rağmen “Hayat Devam Ediyor” yalanıyla kendimizi teselli ederken..


    Ölümlere neden olan kaçaklar aynı gün Şavşat ve Tekirdağ'da yakalandılar!


    Ölümlere neden olan kaçaklar aynı gün


    Şavşat ve Tekirdağ’da yakalandılar!


    arşiv haber 07/07/2018 tarihli haber


    BAL FESTİVALİ DEVAM EDİYOR!.. ARDAFED Taradından İstanbul Botanikpark^ta düzenlenen ve 3 gündür devam eden ‘2. Ardahan’ı Tanıtma Günleri Bal Festival’ devam ediyor. Yarına kadar sürecek olan festival renkli görüntülere sahne oluyor. Bakırköy Botanikpark’ta devam eden ve yarın sona erecek olan festivali 3 gün içinde binlerce insan ziyaret etti.


    Ardahan’da 2014 yılında cinayete karıştığı gerekçesiyle aranan Murat Aymış (60), Tekirdağ’ın Ergene ilçesinde jandarma tarafından yakalandı.,


    Ergene İlçe Jandarma Komutanlığı’na bağlı Ulaş Merkez Karakol Komutanlığı ekipleri, Ardahan’da 2014 yılında cinayet olayı karışan ve hakkında yakalama kararı bulunan Murat Aymış’ın Vakıflar Mahallesi’nde olduğu yönünde ihbar aldı. Jandarma ekipleri geniş güvenlik önlemleri altında Murat A.’nın saklandığı evin etrafını sardı. Bahçeyi sularken birden jandarmayı karşısında gören Aymış, ellerini havaya kaldırarak teslim oldu.


    YAKALANMAMAK İÇİN MAAŞINI BAŞKA İL VE İLÇELERİN ATM’LERİNDEN ÇEKMİŞ


    Cinayet zanlısı Murat Aymış’ın jandarma ve polise yakalanmamak için sürekli il değiştirdiği belirlendi. İşçi emeklisi olan zanlının maaşını da sürekli başka il ve ilçelerden banka ATM’lerinden çektiği tespit edildi. Jandarmadaki işlemlerinin ardından Çorlu Adliyesi’ne sevk edilen zanlı tutuklandı.



    2 Kişinin ölümüne neden olup kaçan sürücü teslim oldu


    Ardahan’da 1 Temmuz gecesi karşıdan karşıya geçen 2 kardeşe çarparak ölümlerine neden olan sürücü Artvin’in Şavşat ilçesinde güvenlik güçlerine teslim oldu.


    Alınan bilgilere göre, kazanın ardından olay yerinden kaçan sürücüsünün kimliğini tespit etmek için çalışma başlatan İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, kent giriş ve çıkışındaki çok sayıda güvenlik kamerasını inceledi.


    Araç plakası tespit edilen sürücü Oktay Atıcı, Artvin’in Şavşat ilçesinde güvenlik güçlerine teslim oldu. Sağlık kontrolünün ardından Ardahan Adliyesinde savcılıkça ifadesi alınan sürücü, çıkarıldığı nöbetçi mahkemece “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan tutuklandı.


    Ardahan’da 1 Temmuz gecesi 61 TR 916 plakalı aracın çarptığı Emrah (26) ve kardeşi Faruk Avcı (24) hayatını kaybetmiş, Halil Demir (26) yaralanmıştı.


  • ARDAHAN'DAN DEPREM BÖLGESİNE EKİP..


    Deprem de görev almak üzere ilimizden, 13 kişilik AFAD, UMKE ve 112 ekibiyle, tam donanımlı 3 kurtarma aracı bölgeye ulaşmış olup, faaliyet icra etmektedir. Enkaz altında ki vatandaşlarımızın sağ salim kurtarılması en büyük temennimizdir.


    Ardahan Valisi/Mustafa Masatli’ denildi.



    * İdlib’e Toplanan Yardımlar


    Deprem Bölgesine Gönderilsin!


    Öte yandan Cumhurbaşkanının emriyle başlatılan ve Ardahan Valiliğinin de aralarında bulunduğu  resmi kurumların topladığı İdbil yardımlarının yeni kampanyaya gerek kalmadan acil olarak deprem bölgelerine aktarılması gerektiği önerilmekte.


    ARDAHANLI OKYANUSLARA AÇILDI!


    ARDAHANLI OKYANUSLARA AÇILDI!


    arşiv haber 23/01/2020 tarihli haber


    Ardahanlı İşadamı ve ARDAFED İş Adamları Konseyi Başkanı Ali Rıza Nasıroğlu’nun Yönetim Kurulu Başkanlığın yaptığı ve Sektördeki uzun yıllara dayanan tecrübeler sonucu 2007 yılının başında kurulan Maktekser; sektörde, konusunda deneyimli ve uzman kadrosu ile aldığı 2. gemi ile bu kez okyanuslara açıldı. 175 tonluk, 288 metre uzunluğunda ki 12 Yaşında olan gemiyi 25 Milyon USD2ye mal eden Maktekser gemi sektörüne daha iyi hizmet vermeye devam edecek.

















    Sektördeki uzun yıllara dayanan tecrübeler sonucu 2007 yılının başında kurulan Maktekser; sektörde, konusunda deneyimli ve uzman kadrosu ile hizmet vermektedir. Firma Gebze’de kurulmuş olup faaliyetlerini yine Gebze’den yöneterek tüm Türkiye ve komşu ülkelere hizmet vermektedir. Kuruluş amacı iş makineleri ve liman vinçlerine işçilik ve yedek parça konusunda kalıcı ve uygun çözümler bulmak, böylece işletmelerin kendi işlerine odaklanmalarını sağlayarak, işletmelere zaman ve maliyet avantajı sağlamaktır. Ayrıca yurt dışında ürettirilip işletmelere sunulan hidrolik filtreler, firmalara önemli boyutta maliyet avantajları sunmaktadır. Kuruluşu kısa bir geçmişe dayanan firmamız kısa sürede kuruluş amacına ulaşmış ve sürekli gelişim anlayışı çerçevesinde, yakın komşu ülkelerdeki firmalara da hizmet vermeye başlamış ve işletmelere kalıcı çözümler üreterek faaliyetlerine çözüm ortağı olarak devam etmektedir.
    iş makinaları liman vinçleri bakım onarım servis
    Sorumlu Kişi : ALİ RIZA NASIROĞLU (G.MÜDÜR)
    Sektör : Makina Ve Teçhizat
    Ürün & Hizmet Bilgileri : .LİMAN VİNÇLERİ BAKIM ONARIM SERVİS .STINIS SPREADER TÜRKİYE SATIŞ SERVİS TEMSİLCİSİ .MERFORD KABİN TÜRKİYE SATIŞ SERVİS TEMSİLCİSİ .VEROPE ÇELİK HALATLARI SATIŞ SERVİS BAYİİ .CENTAFLEX KAPLİN BÖLGE BAYİİ
    Kuruluş Tarihi : 09.09.2007
    Adres : İstasyon Mah. 1459 Sk. No:27 Kat:2 YurtPlaza GEBZE / KOCAELİ
    İş Telefonu : 2626462550
    Cep Telefonu :  
    Faks : 2626462648
    E-Posta : info@maktekser.com
    Web Sitesi : www.maktekser.com



    **BAKANLARLA GÖRÜŞEMİYORUZ..


    Benim şu anki yaşımda arabasının altına konulan bomba ile öldürülen Gazeteci Uğur Mumcu, şu günlerde gündemde olmayan Diyarbakır’da Emniyet Müdürlüğü yaparken korumaları ile birlikte uğradığı saldırı sonucu katledilen Gaffar Okkan ve son olarak Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin adeta canlı yayında ortadan kaldırıldığı ülkemde aydınlatılması beklenen faili meçhul cinayetler unutulurken bu ve bu tür önemli konuları araştırması, ortaya çıkarması gereken meclisteki 600 milletvekilinin  bakanlarla görüşemediğini konuşuyoruz.


    Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı iken gizemli bir şekilde düşen helikopter de yine bir meslektaşımla birlikte hayata göz yuman Muhsin Yazıcıoğlu, Ardahanlı Berfo Ananın gözü arkada gittiği oğlu Cemil Kırbayır, Kürt yazar Musa Anter ve daha nicelerinin kim veya kimler tarafından taşeronlar aracılığı ile ortadan kaldırıldığını ve bunların neden faili meçhul kaldığını sorgulanması, aydınlatılması beklenen ülkemde milletin vekillerinin bakanlarla görüşemediği gibi milletin kendisinin en küçük bürokratla görüşüp, görüşemediği de çokta konuşulmazsa da zar/zor ziyaret edilenlerinde iade-i ziyareti seçimden seçime akıllarına getirdikleri de diğer bir gerçek..


    Milletvekillerinin bakanlarla, biz halk, milletin bürokratlarla ya da yerel seçilmişlerle görüşemediği, bu ve bundan daha önemli konuları yazmaktan, söylemekten çekinen bir basın/medyanın bulunduğu ülkemde körler sağırları ağırlarken hala kötü durumda olan ekonomi için alınan 24 Ocak kararlarını hayata geçiren sağ görüşlü hükumetlerin aynı tarih olan 24 Ocak 1993 yılında bir pazar sabahı öldürülen Gazeteci Uğur Mumcu ve diğer faili meçhul cinayetleri çözeceğine ne kadar inanılması gerektiğini geride kalan yıllara ve o yıllarda yaşananların kısa süre içinde unutulmasına bakmak yeter ve artar bile..



    Evet milletvekillerinin atanmış denen bakanlarla, milletin kendisinin bürokrat ve yerel idarecileri ile görüşemediği ülkemde, değil Uğur Mumcu’yu öldüren, öldürtenleri bulmak onca faili  meçhul cinayet ve olayı çözmeye kalkmak yürek ister..


    Yani öldürülenler üzerinde siyaset yapmaya devam ederken bu ölenlerin hemen hepsinin bu ülkenin bir adım ileri gitmesi için can verdikleri de akıllara gelmez milletvekillerinin bakanlar ile, milletin bürokratlarla görüşemediği şu güzelim ülkemde kar varken karlı Davos’ta yapılan ekonomi konferansında ülkeye çare bulmaya çalışmak gibi..



    **Ardahan Davos Olabilir..


     


    Ardahan’ın valileri arasında bulunan Mustafa Tekmen’in Posof’u ilk ziyaretinde yaptığı açıklamayı hatırlatan Davos’da ki görüşmelere katılan başbakanın bembeyaz dağlara bakan camın kenarında açıklama yaparken, ‘Zamanın Valisi Tekmen’in dediği gibi Ardahan Davos Olamaz mı?’ diye bir kez daha kendi kendime sordum..


    Başta Ardahan Belediyesi olmak üzere valilik, Üniversite, Basın ve ünlü, ünsüz derneklerimizin sıkça gündemde tutmaya çalışması gereken bu önemli konuyu Ankara’ya anlatmak gerekir..


    Evet, havaalanı isteyen ancak ilgisizlikten bu derdine derman bulamayan Ardahan Davos olabilir mi?


    Bilmem ama başbakanın CHP Genel Başkanını da davet ettiği Davos’u ikiye katlayacak olan Ardahan’ın kış turizmi konusunda geniş çaplı bir çalışma yapması ve bu yönde salonlar, oteller, alanlar yapmalı ve bu yönde hazırlanmalıdır.’ diyorum..


    ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ nın Konuğu  ALİ RIZA NASIROĞLU OLACAK..


    ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ nın Konuğu


    ALİ RIZA NASIROĞLU OLACAK..


    arşiv haber 02/11/2015 tarihli haberler


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazartesi günü saat: 19.00’da SEYMEN TV’de sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programın bugünkü konuğu Ardahanlı İş Adamlarından Ali Rıza Nasıroğlu olacak.



    Yönetim Kurulu Başkanlığını Ardahanlı İşadamı Ufuk Yılmazoğlu’nun yaptığı SEYMEN TV’DE her hafta pazartesi günleri akşam saat 19.00 ila 20.00 arasında yayınlanan ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programın konuğu başta Ardahanlı İşadamı Ali Rıza Nasıroğlu olacak.

    Gazeteci Fakir Ylmaz ile Ardahan, Türkiye ve Dünya ekonomisini tartışacak olan MAKTEKSER adlı firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Nasıroğlu Ardahan STK’ları ile ilgili önemli açıklamalarda bulunacak.


    **PIAC 2016, ARÜ’nün Ev Sahipliğinde Düzenlenecek



    58 yıldır düzenli olarak Altay ve Avrasya ile ilgili konularda araştırma yapan bilim insanlarını her sene farklı bir ülkede bir araya getiren PIAC (Permanent International Altaistic Conference) geleneği, 2016’da Üniversitemiz’de devam edecek.

    59. PIAC (Uluslararası Sürekli Altay Araştırmaları Konferansı), 26 Haziran – 01 Temmuz  2016 tarihlerinde Üniversitemiz’de yapılacak.

    Bu kapsamda; Altaylar ve Avrasya’ya ilişkin halen devam eden araştırmalar ve ileriye yönelik projeler PIAC toplantılarında gündeme alınıyor. Bu yıla kadar; Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, İngiltere, Macaristan, İsrail, İtalya, Japonya, Kazakistan, Kırgızistan, Kore, Moğolistan, Hollanda, Norveç, Çin, Polonya, Romanya, Rusya Slovakya, İspanya, İsveç, İsviçre, Türkiye, Türkmenistan, ABD, Özbekistan gibi ülkelerde yapılan PIAC’ın 59. Konferansının ev sahibi Ardahan Üniversitesi olacak..

    06-11 Eylül 2015 tarihlerinde Slovakya’da yapılan 58. konferansta Üniversitemiz’i Rektör Yardımcımız Prof.Dr. Gürkan Doğan temsil etmiş ve 2016 yılındaki konferansın ev sahipliği oradaki toplantıda, oy birliği ile, Üniversitemiz’e verilmiştir.


    **ARÜ’DEN KARDEŞ SÜNGÜLÜ İLKÖĞRETİM 

    OKULU’NA BİR ZİYARET


    Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Dekanlığı sosyal sorumluluk projelerine 2015-2016 Eğitim-Öğretim yılında da ara vermeden devam ediyor.


    Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Dekanlığı’nın yürütttüğü ve Tarih Bölümü bünyesindeki Tarih Topluluğu’nun desteklediği “kardeş okul” projesi kapsamında Ardahan İli Posof İlçesi’nde faaliyet gösteren tek köy okulu olan Süngülü Köyü İlköğretim Okulu’na bir ziyaret gerçekleştirildi.


    15 Ekim 2015 Perşembe günü gerçekleştirilen ziyarete ARÜ İBEF Dekanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan ve Posof İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Mahmut Ertan’ın yanı sıra ARÜ İBEF’den Yrd. Doç. Dr. Oğuz Şimşek, Öğr. Gör. Göknil Arda, Arş. Gör. Volkan Özkan, Arş. Gör. Özlem Bakan ve ARÜ Tarih Topluluğu öğrencileri katıldı. 


    Ardahan Üniversitesi akademisyenleri ve Tarih Topluluğu öğrencileri, Süngülü İlköğretim Okulu öğrencileriyle birlikte derslere katılıp onlarla sohbet ettiler ve yanlarında getirdikleri hediyeleri öğrencilerle paylaştılar. Derslikleri ziyaretin ardından Süngülü İlköğretim Okulu Müdürü Selçuk Güzel ve öğretmenlerinden okulun ihtiyaçları konusunda bilgi aldılar. 


    Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde yürüttükleri “kardeş okul” projesine Ardahan İli’ne bağlı diğer köy okullarında da dönem içerisinde devam edileceğini belirtti.


    **ÖĞRENCİLERE HAYVAN SEVGİSİ AŞILANDI..


    4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma günü dolayısıyla Ardahan Orman ve Su İşleri İl Müdürlüğü tarafından bir etkinlik düzenlendi.

    Çocuklara hayvan sevgisi aşılamak amacıyla Halitpaşa İlkokulu salonunda organize edilen etkinlikte öğrencilere hayvan sevgisi anlatıldı.

    Ardahan Orman ve Su İşleri İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinliğe Orman ve Su İşleri İl Müdürü Temel Şimşek, Okul müdürü, öğretmen ve öğrenciler katıldı.

    İl Müdürü Temel Şimşek, Hayvanların insan yaşamında büyük önemi olduğunu söyleyerek,’’Her canlının doğadaki dengenin korunmasında bir rolü vardır. Soyları bilinçsizce tüketilen canlılardan sonra, doğada büyük sorunlar yaşanmaya başlamıştır. Artık günümüzde nesilleri tükenmekte olan hayvanları korumak için büyük gayretler gösterilmektedir.’’ dedi.

    Hayvanlara işkence yapmanın bir suç olduğunu söyleyen Şimşek, ’’Hayvanlara işkence yapmak bir insanlık suçudur. Bilim adamları hayvanlara acımayanların, insanlara acımayacağını söylüyor. Zor durumda kalmış hayvanlara mutlaka yardım etmeliyiz. Kuşların, karıncaların yuvalarını bozup yumurtalarını almak çok kötü bir davranıştır. Hayvanları korkutup ürkütmek, sapanla kuş vurmak, şakadan da olsa, istemedikleri gibi davranmak da kötü davranışlardandır.’’ diye konuştu.

    Şimşek, ’’Hayvanları koruma günü’nün amacının hayvanlara karşı sevgi ve acıma duyguları uyandırmak, onları korumak ve haklarına saygı duyulmasını sağlamaktır. Hayvan sevgisi, insandaki yardımlaşma, iyiliksever ve sevgi gibi duyguları geliştirir. Bizde bu duygu ve düşüncelerle hayvanları sevmeli ve korumalıyız.’’ Şeklinde konuştu.

    Program, ilkokul öğrencilerine mama kabı dağıtımı ile son buldu.


    **Ardahan’da Seçmen Sayısı Azaldı..


    Seçmen sayısı 7 Haziran seçimlerine göre yaklaşık 300 bin kişi artarak, 53 milyon 749 bin 850’den 54 milyon 49 bin 936’ya yükseldi. En fazla artış ise büyükşehirlerde yaşandı. Seçmen sayısı, Ankara’da 40 bin, İstanbul’da 80 bin, İzmir’de 19 bin, Bursa’da 17 bin, Diyarbakır’da 8 bin arttı.


    Buna karşılık 26 ilde seçmen sayısı düştü. İllerdeki seçmen sayısının artışı ve azalması 1 Kasım seçimlerindeki dengeyi de değiştirecek. 7 Haziran’da bazı illerde siyasi partiler, 1500 ile 8 bin arasında oy farkı ile bir milletvekilliği kazanmıştı.


    Büyükşehirlere göç nedeniyle 7 Haziran’a göre, Ağrı, Aksaray, Ardahan, Artvin, Bayburt, Burdur, Çankırı, Çorum, Erzincan, Erzurum, Giresun, Gümüşhane, Iğdır, Isparta, Kars, Kırıkkale, Kütahya, Muş, Niğde, Rize, Siirt, Sivas, Tokat, Tunceli, Yozgat ve Zonguldak’ta seçmen azaldı.


    1500 OY ETKİLİYOR


    7 Haziran seçimlerinde bir çok ilde milletvekillikleri, bin 500 ile 8 bin arasındaki oy farkı ile başka partilere geçti. Bin 772 seçmenin azaldığı Çankırı’da MHP, bin 585 oy farkla bir milletvekilliğini AKP’ye kaptırmıştı.


    2 bin 677 seçmenin arttığı Ordu’da CHP 5 bin 475 oy farkı ile bir vekilliği MHP’den aldı. 2 bin 265 seçmenin azaldığı Ağrı’da ise HDP, 6 bin 302 oy farkı ile vekilliği AKP’den aldı.


    3 bin 895 seçmenin arttığı Kahramanmaraş’ta MHP 6 bin 853 oy farkı ile vekilliği CHP’den aldı. 2 bin 896 seçmenin arttığı Balıkesir’de MHP, 7 bin 255 oy farkı ile vekilliği AKP’den aldı.


    **SANDIKLARI TAŞINAMAZ..


    1 Kasım erken seçim için YSK’nın vereceği ‘sandık taşıma’ kararı kritik önem taşıyor.


    Güneydoğu’da yaşanan terör olaylarının seçimlerin güvenliğini ortadan kaldırması, bu amaçla bazı mahallelerde sandık kurulmamasına ilişkin hakim kararından sonra Yüksek Seçim Kurulu (YSK) bu hafta içinde sandıkların mahalle dışına çıkarılıp çıkarılmayacağına ilişkin karar verecek. YSK yetkilileri, “güvenlik nedeniyle sandık kurulamayan mahallede bulunan seçmenin, yine güvenlik nedeniyle mahalleden çıkmasının da mümkün olamayacağı” görüşünde.


    1 Kasım seçim sandığının güvenlik nedeniyle mahalle dışına çıkarılmasının daha önce yaşanmadığını belirten YSK yetkilileri, kanunda da böyle bir hükmün bulunmadığını söylediler. CHP’nin YSK’daki Temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu, SÖZCÜ’ye şunları söyledi:


    KANUNDA YERİ YOK


    “Cizre’de hakimin seçim güvenliği nedeniyle bazı mahallelerde sandık kurulmamasına ilişkin kararı konusunda YSK bu hafta içinde kararını verecek. Geçmişte güvenlik nedeniyle sandık kurulmaması diye bir olay yaşanmamıştı. Güvenlik nedeniyle sandık kurulmaması,. Yerinin değiştirilmesi konularında YSK’ya yapılan bütün başvurular değerlendirilecek ve karar pazartesi ya da Salı günü verilecek.


    YSK’nın kararı mahallenin dışına sandık çıkacak mı çıkmayacak mı yönünde olacak. Kanunda ‘taşımalı seçmen’ diye de bir kavram yok. Seçim Kanunu’nda ‘Sandıklar mahallelerde kurulur, o mahallede bulunanlar da seçmeni olur’ deniliyor. Dolayısıyla sandığın başka yere taşınması kanuna göre mümkün değil.


    BİRLEŞTİRMENİN DE KOŞULLARI VAR


    Sandık birleştirilmesiyle ilgili kanunda düzenleme var. Seçmen sayısının 9’dan az olması, birbirine yakın az seçmenli köyler için sandık birleştirilmesi yapılması kanunda da yer alıyor. Bunun dışında başka bir kural yok.


    7 Haziran öncesinde de güvenlik nedeniyle sandık birleştirmesi talepleri gelmişti hepsi YSK tarafından reddedildi. Eğer mahallere güvenlik nedeniyle girilemiyorsa, sandık kurulamıyorsa oradaki seçmene ‘başka mahalleye git’ deniliyor. Mahallesinden çıkamayan kişi nasıl olacak da gidip başka mahallerde oy kullanamaz.


    Sandığın mahalle dışına çıkarılabilmesi için kanun değiştirilmesi gerekir. YSK’nın kanun çıkarması söz konusu değil. Ayrıca yapılacak bir düzenleme bir sonraki seçimde ancak uygulanabilir. Seçimlerin hangi hallerde geçersiz sayılacağı da kanunda belirtilmiştir.


    SEÇİM İPTAL BİLE OLUR


    Girilemeyecek mahalleden seçmen nasıl çıkacak? Yarın bir seçmen çıkıp bu konuda Anayasa Mahkemesi’ne, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurursa, yalnız o bölgede değil, seçimin iptali bile gündeme gelebilir. Çok hassas bir durumla karşı karşıyayız. “


    **Yardımı Yol Ortasına Yapıyorlar!



    Seçimler çok kısa bir zaman kaldığı şu günlerde devlet imkanlarını seferber eden devlet yetkilileri vatandaşın üşümemesi için  büyük bir uğraş veriyorlar.

    Başta Sosyal Yardımlaşma vakfı tarafından olmak üzere bir çok kurumun ellerinde ki tüm imkanları seferber ettiği şu günlerde yapılan yardımların gelişi güzel dağıtıldığı görülmekte.

    Köylere kadar yapıldığı görülen yardımların imkansız ve yoksullara dağıtan SYDV’nın dağıttığı kömürleri gelişi güzel dağıttıkları dikkat çekerken bazı görevlilerin kömürleri yolların ortasına attığı dikkat çekiyor.

    Muhalefet partilerin AKP’nın geçici hükümet aracılığıyla seçim öncesi devlet imkanlarını kullandığını ileri sürdüğü şu günlerde vatandaşlarda yapılan yardımların baştan savma yapıldığını belirtmekteler.   


    **Ardahan’da 11 Daire Satıldı..


    Konut satışları yüzde 20 azaldı


    Konut satışları Türkiye genelinde 2015 Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20.1 oranında azaldı.


    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayı Konut Satış İstatistiklerini açıkladı. Türkiye genelinde konut satışları 2015 Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20.1 oranında azalarak 92 bin 483 oldu. Konut satışlarında, İstanbul 15 bin 994 konut satışı ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u, 9 bin 810 konut satışı ile Ankara, 5 bin 251 konut satışı ile İzmir izledi. Konut satış sayısının düşük olduğu iller sırasıyla 11 konut ile Hakkari, 16 konut ile Şırnak ve 19 konut ile Ardahan oldu.


    -İPOTEKLİ KONUT SATIŞLARI 2015 EYLÜL AYINDA 28 BİN 684 OLARAK GERÇEKLEŞTİ-


    Türkiye genelinde ipotekli konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33.5 oranında azalış göstererek 28 bin 684 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 31 olarak gerçekleşti. İpotekli satışlarda İstanbul 5 bin 844 konut satışı ve yüzde 20.4 pay ile ilk sırayı aldı. Toplam konut satışları içerisinde ipotekli satış payının en yüksek olduğu il yüzde 45.7 ile Bilecik oldu.


    -DİĞER SATIŞ TÜRLERİ SONUCUNDA 63 BİN 799 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ-


    Diğer konut satışları Türkiye genelinde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12.2 oranında azalarak 63 bin 799 oldu. Diğer konut satışlarında İstanbul 10 bin 150 konut satışı ve yüzde 15.9 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 63.5 oldu. Ankara 6 bin 238 diğer konut satışı ile ikinci sırada yer aldı. Ankara’yı 3 bin 443 konut satışı ile İzmir izledi. Diğer konut satışının en az olduğu iller, 11 konut ile Hakkari ve Ardahan oldu.


    -KONUT SATIŞLARINDA 43 BİN 333 KONUT İLK DEFA SATILDI-


    Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18.3 azalarak 43 bin 333 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk satışın payı yüzde 46.9 oldu. İlk satışlarda İstanbul 7 bin 555 konut satışı ile en yüksek paya sahip olurken, İstanbul’u 4 bin 184 konut satışı ile Ankara ve 2 bin 32 konut satışı ile İzmir izledi.


    -İKİNCİ EL KONUT SATIŞLARINDA 49 BİN 150 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ-


    Türkiye genelinde ikinci el konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21.7 azalış göstererek 49 bin 150 oldu. İkinci el konut satışlarında da İstanbul 8 bin 439 konut satışı ve yüzde 17.2 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı yüzde 52.8 oldu. Ankara 5 bin 626 konut satışı ile ikinci sırada yer aldı. Ankara’yı 3 bin 219 konut satışı ile İzmir izledi.


    -YABANCILARA 2015 YILI EYLÜL AYINDA BİN 768 KONUT SATIŞI GERÇEKLEŞTİ-


    Yabancılara yapılan konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4.8 azalarak bin 768 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında, Eylül 2015’te ilk sırayı 561 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul ilini sırasıyla 440 konut satışı ile Antalya, 126 konut satışı ile Yalova, 112 konut satışı ile Bursa, 105 konut satışı ile Trabzon ve 85 konut satışı ile Muğla izledi.


    -ÜLKE UYRUKLARINA GÖRE EN ÇOK KONUT SATIŞI IRAK VATANDAŞLARINA YAPILDI-


    Eylül ayında Irak vatandaşları Türkiye’den 359 konut satın aldı. Irak’ı sırasıyla, 204 konut ile Suudi Arabistan, 160 konut ile Kuveyt, 115 konut ile Rusya Federasyonu ve 109 konut ile İngiltere izledi.


    **3 ilçede mobese sistemleri kuruldu..


    Ardahan Valiliği tarafından halkın huzur ve güvenliğinin en üst seviyede sağlanması amacıyla Göle, Çıldır ve Posof ilçelerinde MOBESE ve Plaka tanıma sistemleri kuruldu.


    Ardahan Valiliği tarafından halkın huzur ve güvenliğinin en üst seviyede sağlanması amacıyla Göle, Çıldır ve Posof ilçelerinde MOBESE ve Plaka tanıma sistemleri kuruldu.

    Yaklaşık dört ay süren çalışmalarının ardından 1.150.000.00 TL maliyetle kurulan MOBESE ve Plaka tanıma sistemlerinin faaliyete başladığını açıklayan Ardahan Valisi Ahmet Deniz, hayata geçen bu sistem sayesinde vatandaşların can ve mal güvenliklerinin en üst seviyeye çıkarıldığını söyledi.


    **ARDAHAN’DA PTT, 175. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ KUTLANDI..


    Ardahan’da PTT’nin kuruluşunun 175. yıldönümü, törenle kutlandı.

    Türkiye Posta Telgraf Teşkilatı’nın (PTT) 175. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Ardahan PTT Başmüdürlüğü tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu.

    Törende ilk olarak PTT Ardahan Başmüdürü Yılmaz Demir, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Anıta çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

    Törenden sonra konuşan Yılmaz, teşkilatın 175. kuruluş yıl dönümünü birlik ve beraberlik içerisinde kutlamanın büyük onurunu yaşadıklarını söyledi.

    Yılmaz konuşmasında, “Şeffaf, esnek ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı içinde günümüz dünyasının çağdaş posta idareleri arasında yerini alma gayesi ve yetkin personel ile etkin hizmet sunma yolunda ilerleyen, hizmette sınır tanımayan bir anlayış ve şuur ile bir asrı aşkındır Aziz Milletimize hizmet sunmaya devam etmekte olmanın gururunu taşımaktadır. 175 yıllık köklü geçmişiyle, İstiklal Savaşı’mızın kazanılmasında önemli bir role sahip olan ve başarılarıyla kurumsal güvenirliğini ispatlamış Posta ve Telgraf Teşkilatımız halkımızın sürekli yükselen ihtiyaç ve beklentilerine cevap verebilmek amacıyla, klasik posta hizmetlerinin yanı sıra lojistik ve bankacılık sektöründe de önemli bir yere sahiptir.’’

    Yılmaz, yapılan hizmetlerdeki amacın, posta, banka ve lojistik alanlarında yararlı ve kaliteli hizmetleri sunmak olduğunu kaydetti.


    **Buda Rektörlük Sarayı!..


    Cumhurbaşkanı için yapılan sarayın tartışılmaya devam ettiği şu günlerde Ardahan Üniversitesinin Ardahan-Kars Yolu üzerinde bulunan Ardahan Üniversitesi Kampüsünde yeni bir bina yükseliyor.

    Ardahan Üniversitesi Rektörlük binasını görenler ‘Buda Rektörlük Sarayı’ diyerek yeni yapılan binanın muhteşemliği karşısında 

    şok oluyorlar.

    Bugüne kadar gelen bütçelerin büyük bölümünün binalara harcandığı Ardahan Üniversitesinin Ardahanlı Rektörü kendisinin oturduğu birde villa yaptırmıştı.

    Kadrosuyla birlikte 7 bin insanın bulunduğu kampüs alanında öğrenci yurtları bitmezken, art arda biten şaşatalı binalar dikkat çekerken, rektörlük bunların ihtiyaç olduğunu ileri sürüyorlar.


    **Ayrılıyorlar mı?


    Ardahan Belediyesinin Morkoç Hayvancılık ve Demirkol İnşaaat’a yaptırdığı inşaat tüm hızıyla yapılmaya devam ederken AVM inşaatını ortak olarak yapan Morkoç İnşaat ile Demirkol İnşaatın ayrılma noktasına geldikleri ileri sürülüyor.

    Alınan bilgilere göre yapımı devam eden inşaatı yapan iki firmanın arasında anlaşmazsızlık yaşadıkları bu nedenle iki firma yetkililerinin bir birinden ayrılma kararı alma aşamasında oldukları öğrenilirken, AVM inşaatını yaptıran belediye başkanının bunun önüne geçmek için büyük bir çaba sarf ettiği öğrenildi.

    Konu hakkında bir açıklama yapmak istemediklerini belirten Morkoç Hayncılık ile Demirkol İnşaatın arasında ki anlaşmazsızlığın ise firmaların ekonomik durumu olduğu da ileri sürüldü.


    **Arkadaşları Baydar’ı Terk Ettiler..



    1 Kasım’da yapılacak olan genel seçimlerde 2. kez 2. sırada milletvekili adayı olan AK Parti eski İl Başkanı ve Ardahan Damızlık Sığır Yetiştiriciler Birliği Başkanı Veteriner Hekim Yunus Baydar arkadaşları tarafından terk edildi.

    Başta Posoflu olmak üzere bir çok siyasi arkadaşının terk ettiği adeta yalnız kaldığı görülen Baydar’dan birlikte 2. kez yarışa giren ve AKP’nin en az oy aldığı dönemi yaşayan arkadaşı AKP’li Orhan Atayal’yın da umut kesip, tek başına çalıştığı dikkatlerden kaçmıyor.


    **1. Olsaydı tamam da..


    Baydar’ın terk edildiğinin her geçen gün daha netleştiği şu günlerde bunun nedeninin Baydar’ın 2. kez aynı isime 2. sıra adayı olması olarak gösterilmekte.

    Baydar’ın geçen dönem 2. sırada girdiği oyları Orhan Atalay’a taşıdığını ileri süren arkadaşlar 1 Kasım’da buna izin vermemek için karar aldıklarını, çünkü Baydar 1. sıra adayı değil 2. kez 2. sırada yer almayı tercih ederek, bizim oylarımızı başkasına taşıyor. Buna izin vermeyeceğiz.’ dediler.

    Baydar’ın arkadaşları Yunus 1. sıra olsaydı hepimiz yanında yer alırdık. Ama girme dediğimiz rağmen Baydar 2. kez hemde her seçimde AK Parti’ye oy kayıp ettiren Atalay’ın 2. sırasında yer aldı. Yolu açık olsun ama bizim işimiz yok dediler.


    **Posof Elması Toplandı..


    Ardahan’ın Çukurovası olarak bilinen sınır ilçesin de yetişen meyve sebzeler kış öncesi toplanmaya başlandı.

    Elma başta bir çok meyvenin yetiştiği bölgede kendi imkanları ile yetiştirdikleri meyve ve sebzeleri yaklaşan kış öncesi toplamaya çalıştıkları gözlenen Posoflular, destek verilmesi haline Ardahan ve ilçelerinin yanı sıra çevre illerin meyve ve sebze ihtiyacını giderebilecek bir kapasiteye sahip bölgede kendi imkanları ile yetiştirdikleri meyve ve sebzelerin tamamen organik olduğunu belirtmekteler.

    Kendi kışlık ihtiyaçları kadar yetiştire bildikleri meyve ve sebzelerinin büyük bölümünün toplanamadığından da yakınan Posoflular, bölgede uygulanan ancak bugüne kadar başta işsizliği olmak üzere devam eden göçü durduramayan masa üstü projelerle değil, üniversitenin de katkısını alarak gerçek projelerle Posof’un bölgenin meyve ve sebze ihtiyacını giderecek bir merkez olacağına işaret etmekteler.


     


    **ARÜ’LÜ AKADEMİSYENLER “POSOF ELMASINI” TÜBİTAK PROJESİ KAPSAMINDA YAKIN PLANA ALIYOR..


    Ardahan Üniversitesi (ARÜ) akademisyenleri Ardahan ile ilgili bilimsel çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. ARÜ’lü akademisyenler öncülüğünde hazırlanan “Ardahan ve Erzurum Yörelerinin Mikroklimatik Özellik Gösteren Bazı Bölgelerinde Yetişen Elma Çeşitlerinin Antimikrobiyal, Antioksidan ve Antimutajenik Aktivitelerinin Araştırılması” başlıklı proje Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu (TÜBİTAK)  tarafından kabul edildi. Proje kapsamında başta içi-dışı kırmız olan “Posof Elması” olmak üzere Ardahan ve Erzurum’da yetişen elma türleri incelenecek. Ayrıca iki ildeki meyveciliğe elverişli olan yerlerle ilgili bilimsel veri tabanları oluşturulacak. Ardahan Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nurcan Erbil’in yürütücülüğündeki projede Ardahan Üniversitesi akademisyenleri Yrd. Doç. Dr. Mehmet Arslan ile Yrd. Doç. Dr. Zehra Tuğba Abacı ve Mustafa Kemal Üniversitesi Öğretim Üyesi Ahmet İlçim araştırmacı olarak görev alıyor. 

    Projeyle ilgili bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Nurcan Erbil, Ardahan ve çevre illerde iklim şartları nedeniyle meyvecilik faaliyetlerinin zor koşullar altında sürdürüldüğünü belirterek, “Bu konunun tercih edilmesinin temel nedeni, içi kırmızı elmanın Türkiye’de nadir yetişen bir çeşit olması ve bölgede yetişen içi kırmızı elma ve diğer elma çeşitlerinin biyokimyasal, mikrobiyolojik ve genotoksik özelliklerinin daha önce ayrıntılı olarak çalışılmamış olmasıdır. Bu çalışmada içi kırmızı elma ve diğer elma çeşitlerinin toplandıkları lokasyonlar kaydedilerek koordinatları tespit edilecek, sistematik teşhis için gerekli olan tüm numuneler literatürlerde bildirildiği gibi toplanacak ve uygun koşullarda muhafaza edilerek sistematik teşhisleri yapılacaktır.” diye konuştu. 

    “Yöreye Özgü Elma Türlerinin Korunması İçin Farkındalık Oluşturulacak”

    Proje kapsamında yapılacak olan çalışmalar hakkında detaylı bilgiler veren Yrd. Doç. Dr. Erbil, “Mikrobiyolojik analizler kapsamında elmaların her birinden elde edilen ekstraktların birçoğu insan patojeni olan test mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal aktivitesi araştırılacaktır. Ayrıca patojen mikroorganizmalar dışında insan sağlığı için faydalı bakterilerden biri olan ve birçok fermente gıda içerisinde bulunan Lactobacillus plantarum üzerinde de antibiyogram testleri uygulanarak inhibitör etki oluşturup oluşturmadığı tespit edilecektir. Ayrıca inhibisyon zonunun oluştuğu tespit edilen her bir örnek için minimal inhibisyon konsantrasyonu (MIC) testi de yapılacaktır.” dedi. 

    Nesli tükenme riski altında olan çeşitli elma türlerinin korunmasına katkı sağlayacak nitelikte çalışmalar yapılmasının projenin hedefleri arasında yer aldığına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Erbil, “Yapılacak çalışmalar neticesinde elma çeşitlerinin besinsel olarak değeri ortaya konulacak. Elde edilecek veriler, daha sonraki çalışmalar için zemin hazırlayacak. Yöre halkı ve üreticilerin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan elma türlerine karşı farkındalığı arttırılacak. Çeşitli faaliyetler sonrasında bilinçlendirilecek olan üreticiler yeni fidan dikimleri konusunda teşvik edilerek işsizliğe karşı istihdam alanı oluşturulacaktır.” sözleriyle, projenin çok boyutlu önemini ortaya koydu. 


    **Ardahan’da 2014 Yılında 230 Trafik Kazası Meydana Geldi..


    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Diyarbakır Bölge Müdürlüğü’nden alınan verilere göre, Türkiye’de 2014 yılında 168 bin 512 adet ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldi.


    TRAFİK KAZALARININ İLLERE GÖRE DAĞILIMI

    Trafik kazalarının illere göre dağılımında büyükşehirler ilk sıralarda yer aldı. İstanbul 15 bin 577 kaza sayısı ile ilk sırada yer alırken, İstanbul’u 11 bin 745 ile Ankara ve 10 bin 703 ile İzmir izledi.


    TUNCELİ SON SIRADA

    Tunceli 152 kaza sayısıyla son sırada yer alırken, Tunceli’yi 195 ile Hakkari ve 230 ile Ardahan takip etti.


    İL İL KAZA SAYILARI

    Diğer illerin sıralaması ise şöyle: “Antalya 7 bin 142, Konya 6 bin 520, Bursa 6 bin 123, Mersin 5 bin 374, Adana 4 bin 899, Manisa 4 bin 173, Muğla 4 bin 109, Kayseri 3 bin 876, Gaziantep 3 bin 731, Balıkesir 3 bin 650, Hatay 3 bin 644, Kocaeli 3 bin 552, Samsun 3 bin 155, Denizli 3 bin 147, Aydın 3 bin 78, Sakarya 2 bin 582, K.Maraş 2 bin 475, Ş.Urfa 2 bin 232, Diyarbakır 2 bin 161, Afyonkarahisar bin 989, Eskişehir bin 943, Tekirdağ bin 915, Osmaniye bin 740, Çorum bin 661, Van bin 652, Tokat bin 592, Malatya bin 491, Isparta bin 467, Trabzon bin 430, Çanakkale bin 423, Ordu bin 420, Sivas bin 408, Erzurum bin 403, Kütahya bin 354, Elazığ bin 318, Aksaray bin 243, Uşak bin 123, Zonguldak bin 76, Düzce bin 71, Adıyaman bin 54, Yozgat bin 39, Mardin 995, Amasya 992, Burdur 959, Giresun 956, Nevşehir 941, Bolu 935, Kırıkkale 904, Edirne 881, Kastamonu 875, Niğde 839, Rize 809, Karaman 784, Kırklareli 779, Erzincan 750, Ağrı 715, Batman 626, Kırşehir 618, Bilecik 616, Şırnak 609, Yalova 597, Çankırı 588, Kilis 577, Siirt 570, Karabük 518, Bitlis 510, Bartın 504, Bingöl 497, Muş 442, Sinop 420, Kars 394, Gümüşhane 384, Artvin 367, Bayburt 266, Iğdır 258.”


    **Yaşatmak Yaşamak Kadar Güzel Olmalı..



    Ankara Baskent Hastanesinde yatmakta olan hemserimiz Nuran MORKOÇ’un çok acil Karaciğer nakli olması gerekmektedir. Tüm akrabalarında alınan verilerin sonucunda doku uyuşmadığı için ailesinin tek çaresi hemşerilerinden yardım istemeleri oldu. 14 Eylül 1987 Göle Doğumlu Nuran MORKOÇ’un kan gurubu AB (-) Negatif. Duyarlı vatandaşlarımızın mutlaka irtibata geçmeleri bir can kurtarmaya bir yıldızın tekrardan parlamaya yetecektir. Nurcanın Gözlerindeki hayata sevgi dolu bakışları devam etmelidir.

    Karaciğer naklinin vericiler tarafından hiçbir sakıncasının olmadığı bilinmektedir. Çünkü Karaciğer, vücuttaki diğer bütün organlardan farklı olarak tekrar yenilenme ve büyüme özelliğine sahip olduğu için canlı vericiden karaciğer naklini mümkün kılar. Karaciğerin kendini yenilemesi hemen başlar ve 1 seneye kadar sürer. Bu yüzden cerrahlar vericiden karaciğerin bir parçasını çıkardıklarında vericide kalan parça ve alıcıya konulan parça hızlı bir şekilde orijinal boyutlarına geri gelmektedir.

    Bundan yaklaşık 15 sene önce, dünyada bu prosedür yetişkin vericiden, karaciğer nakline ihtiyacı olan çocuklar için uygulanıyordu. Buna ek olarak cerrahlar kadavradan alınan bütün karaciğeri ayrı alıcılar için ikiye ayırma konusunda tecrübe kazandılar…

    Unutmayınız ki birgün mutlaka bizede lazım olabilir…

    İrtibat: Hülya KARAKUŞ: 0534 880 88 33

    Sevim KORKMAZ: 0538 818 18 36

    Haber: Erkan ÖZÇELİK


    **ARÜ’DEN POSOF’A ZİYARET..


    Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Dekanlığı sosyal sorumluluk projelerine 2015-2016 eğitim-Öğretim yılında da ara vermeden devam ediyor.

    Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Dekanlığı’nın yürütttüğü ve Tarih Bölümü bünyesindeki Tarih Topluluğu’nun desteklediği “kardeş okul” projesi kapsamında Ardahan İli Posof İlçesi’nde faaliyet gösteren tek köy okulu olan Süngülü Köyü İlköğretim Okulu’na bir ziyaret gerçekleştirildi.

    Gerçekleştirilen ziyarete ARÜ İBEF Dekanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan ve Posof İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Mahmut Ertan’ın yanı sıra ARÜ İBEF’den Yrd. Doç. Dr. Oğuz Şimşek, Öğr. Gör. Göknil Arda, Arş. Gör. Volkan Özkan, Arş. Gör. Özlem Bakan ve Tarih Topluluğu öğrencileri katıldı.

    Ardahan Üniversitesi akademisyenleri ve Tarih Topluluğu öğrencileri, Süngülü İlköğretim Okulu öğrencileriyle birlikte derslere katılıp onlarla sohbet ettiler ve yanlarında getirdikleri hediyeleri öğrencilerle paylaştılar. Derslikleri ziyaretin ardından Süngülü İlköğretim Okulu Müdürü Selçuk Güzel ve öğretmenlerinden okulun ihtiyaçları konusunda bilgi aldılar.

    Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde yürüttükleri “kardeş okul” projesine Ardahan İli’ne bağlı diğer köy okullarında da dönem içerisinde devam edileceğini belirtti.


    **Vali Hoçvandaydı..


    Ardahan Valisi Ahmet Deniz, Hoçvan bölgesindeki Hasköy, Hacıali ve Dağcı köylerinde ziyaret ve incelemelerde bulundu.

    Vali Deniz, SYDV tarafından “Benim de bir evim var” projesi kapsamında yaptırılarak sahiplerine teslim edilen evleri görmek ve okullarda incelemelerde bulunmak üzere Milli eğitim, Özel İdare ve SYDV yetkilileriyle birlikte Hasköy, Hacıali ve Dağcı köylerini ziyaret etti.

    Ziyaretleri kapsamında ilk olarak Hacıali köyüne giden Vali Deniz, köy okulunda incelemelerde bulundu. Dersliklere giren Vali Deniz, sohbet ettiği öğrencilere çeşitli hediyeler dağıttı. Vali Deniz Hacıali köyünde SYDV tarafından 2 aile için yaptırılan evleri de ziyaret etti. Evlerde yaşam süren ailelerle sohbet eden Vali Deniz, hayırlı olsun dileklerinde bulundu.

    Vali Deniz daha sonra Dağcı köyüne gitti. Köy okulunu ziyaret eden Vali Deniz, öğrencilere hediye dağıttı. Vali Deniz, okullarda görev yapan öğretmenlerle de toplantı yaptı. Okul ziyaretinin ardından Vali Deniz, SYDV tarafından “Benim de bir evim var” projesi kapsamında 4 aile için yaptırılan ve teslim edilen evleri tek tek ziyaret etti. Evlerde yaşayan aile fertlerinin yakın ilgisiyle karşılaşan Vali Deniz, devletin her zaman için vatandaşın yanında olduğunu, halkın huzurunu bozmak isteyenlere asla fırsat verilmeyeceğini söyledi. Köy içerisinde vatandaşlarla da görüşen Vali Deniz, köyde kilit parke çalışması yapılacağını bildirdi.

    Vali Deniz, son olarak Hasköy’e giderek, köy muhtarıyla birlikte yeni yapılacak olan 10 derslikli Ortaokul binası için tahsis edilen alanda incelemelerde bulundu. Hasköy’de köy içi kilit parke çalışması yapılacağını da belirten Vali Deniz, köyde eğitim gören öğrencilerle sohbet etti.


  • KIBRIS'TA Kİ ARDAHAN'DA ARDAHANLI KADINLAR DERNEK KURDULAR!..

    BİLİYOR MUYDUNUZ?.. KIBRIS’TA DA ARDAHAN VAR!.



    ARDAHANLILAR YURT DIŞINDA DA ÖRGÜTLENİYOR!..


    ARDAHAN veya ARDANA (Yunanca/Αρδανα, Türkçe/Ardahan), de facto olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti‘nin İskele ilçesine bağlı, DE JURE olarak ise Doğu Akdeniz’in yer altı kaynaklarının tartışıldığı ve bu yer altı kaynaklarının yer yüzüne çıkarılmasının kavgasının sürdüğü bir süreçte Kıbrıs Cumhuriyeti‘nin Mağusa Bölgesi‘ne bağlı Ardahan isimli köyde bulunan kadınlar, Ardahanlı Kadınlar Derneğini kurdular. Toplam nüfusu 1.500 civarında olan köydeki kadınlar Türkiye’de ki kadınlara örnek bir davranışla bir araya geldiler.



    Ardahan Kadınlar Derneği Faaliyete Başladı..


    Başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde bir araya gelemeyen, gelenlerin de ayrı ayrıu dernek ve etkinlikler yapan Ardahanlı erkeklerin bir birini yediği bir süreçte Kuzey Kıbrıs İskele Belediye sınırları içerisinde yer alan Ardahan Köylü Ardahan Kadınları Derneği faaliyetlerine başladı.


    İskele Belediyesinden verilen bilgiye göre, dernek yetkilileri “İskele ve köylerindeki kadınların daha aktif bir rol oynaması için kadınları her platformda destekleyen” İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu’na ziyarette bulundu ve desteklerinden ötürü teşekkür etti.


    İskele’ye bağlı Ardahan Köyü’nde yeni kurulan Ardahan Kadınlar Derneği Başkanı Kamelya Gargı ve beraberindekiler ilk ziyaretlerini Sadıkoğlu’na yaptı.


    Dernek başkanı Kamelya Gargı, dernekleri hakkında bilgi verdi ve önümüzdeki dönem için planladıkları projelerini paylaştı. Gargı, kendilerini her zaman destekleyen ve yanlarında olan Sadıkoğlu’na teşekkür etti. Gargı’ya ziyaretinde Ardahan Köyü Muhtarı İsmail Çavdar’ın yanı sıra Yönetim Kurulu Üyeleri Nejla Özkök, Firdevs Çavdar, Sakine Ayaz, Gülseren Şener ve Raziye Öğüt eşlik etti.


    Ardahan Kadınlar Derneği’ni kabulünde konuşan İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İskele ve köylerindeki kadınların projelerini her zaman desteklediklerini ve desteklemeye devam edeceklerini ifade eden Başkan Sadıkoğlu, henüz yeni olmasına rağmen aktif bir şekilde faaliyet gösteren Ardahan Kadınlar Derneği’ni tebrik etti.



    KIBRIS’TAKİ ARDAHAN’DA DERTLİ!..


    Türkiye’nin Gürcistan ve Ermenistan’a sınır, 3 Gümrük Kapısı olmasına karşın ithalat/ihracaatın yok denecek kadar az olduğu ve bir çok sorun dolayısıyla her yıl ortalama bin kişinin başka illere göç etmek zorunda kaldığı Türkiye’deki asıl Ardahan gibi Kıbrıs’taki Ardahan’da dertli..


    Kıbrıs İskele bölgesine bağlı Ardahan köyü seçimden seçime siyasilerin uğrak noktası olurken, köy halkı ise seçimlerden önce verdikleri sözleri seçimlerden sonra unutan siyasetçilere güveninin azaldığını söylüyor… Köy halkı Ardahan’ın sadece seçim arifesinde hatırlanan ve köye sadece oy potansiyeli gözü ile bakılmasını istemiyor.



    Köy kahvesine gerçekleştirdiğimiz ziyarette köy halkı adeta açtı ağzını, yumdu gözünü. Her seçim öncesinde olduğu gibi bu seçimler için de köye gelen siyasi isimlerin çeşitli vaatlerde bulunduğunu söyleyen köy halkı, “her seçimlerde vaatler verilir ama seçimler geçince unutulur. Siyasetçilere güvenimiz azaldı” şeklinde serzenişte bulundu.


    Kıbrıs Ardahan köyü halkı için en önemli sorun benzer birçok köyde olduğu gibi verilen kırsal kesim arazilerindeki alt yapı eksikliği…


    Öte yandan “Türkiye’den gelen su içilebilir mi içilemez mi? Bilmek istiyoruz” diyen köy halkı, bazılarının kuyu suyunu Türkiye’den gelen su diyerek 4.50 TL’den satıldığını söylediğini bazılarının ise kuyu suyu ile Türkiye’den gelen suyun karıştırıldığını söylediğini iddia ederek ” bir yetkili de çıkıp bu suyu analize gönderip sunun içilebilir olup olmadığını açıklamıyor. Biz bunu talep ediyoruz” dedi.



    “Turistlere rezil oluyoruz”


    Uzun yıllar önce Adana’dan KKTC’ye göç edip yaşamını burada sürdüren vatandaşların ağırlıklı olduğu Ardahan 450 nüfuslu bir köy… Köyün hemen girişinde bulunan ve Bin 800lü yıllarda inşa edildiği bilinen Hristiyan dinine ait ibadet yerinin bu günkü hali ise hem utanç veriyor, hem de gerek köy halkı gerekse kiliseyi ziyaret eden turistler için tehlike saçıyor. Yıllar önce çanı çalınan kilise tahribata uğratılırken, bakımsızlık ve ilgisizlikten çökme tehlikesi bulunan kilisenin bir bölümü tahta korkuluklarla korunmaya çalışılıyor. Pek çok köyün turizme kazandırılması yönünde çeşitli çalışmaların yapıldığını belirten köy halkı, yıkılma tehlikesi bulunan bir ibadet yerinin bu denli ilgisiz bırakıldığından yakınarak “köye ziyarete gelen turistlere rezil oluyoruz” şeklinde konuştu. Güvercinlerin evi haline gelen kilisenin etrafında da yaklaşılmaması için herhangi bir uyarıcı levha bulunmazken, köy halkı önce çocuklarının güvenliği sonra turizmin gelişmesi açısından kilisenin bakıma alınıp yıllar önce çalınıp bulunan çanın yerine takılmasını istiyor.



    “Türkiye’den gelen su içilebilir mi içilemez mi? Bilmek istiyoruz”


    Türkiye’den gelen su ile birlikte köye yeni su hattının döşendiğini söyleyen Ardahan halkı için su konusu en büyük sorunlardan biri halinde. Su konusu kendi aralarında da tartışma sebebi olan köy halkı, daha önce kuyulardan evlere verilen suların içilebilir nitelikte olmadığını kaydetti. “Türkiye’den gelen suyun içilebilir mi içilemez mi? Bilmek istiyoruz” diyen köy halkı, bazılarının kuyu suyunu Türkiye’den gelen su diyerek 4.50 TL’den satıldığını söylediğini bazılarının ise kuyu suyu ile Türkiye’den gelen suyun karıştırıldığını söylediğini iddia ederek ” bir yetkili de çıkıp bu suyu analize gönderip sunun içilebilir olup olmadığını açıklamıyor. Biz bunu talep ediyoruz” dedi.



    Kırsal kesim arsaları kullanılamıyor


    Köyün gençlerine verilen kırsal kesim arazileri de köy halkı için ayrı bir sorun. Verilen arazilerin alt yapıları eksik ve arsalar kullanılmaz durumda. Köyün en güzel yeri ise mandıra bölgesi olarak kullanılırken, köy halkı, köyün arasına sıkışan mandıra bölgesinin kırsal kesim arsası olarak verilebileceğini ve mandıra bölgesinin de köyden uzaklaştırılmasını düşünüyor.


    Fakir Yılmaz/Özel Haber



    KORGENERALİ NEDEN BIRAKTINIZ?..


    Demirtaş’ın bırakılması gerektiği yönünde gelişmelerde olduğu gibi bir zamanlar revaçta olan Ergenekon, Balyoz Davalarındaki müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen, ardından bırakılan, sonrada yeniden tutuklanan bir eski korgeneralin durumunun gündeme getirdiği yargı bağımsızlığı yeniden gündem de..


    Çünkü istinaf aşamasında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi’nce beraatine karar verilip tahliye edilmesi, ardından tahliyeye itiraz edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi’nce tekrar tutuklanması, beraat kararı veren mahkeme heyetinin görevden alınıp başka mahkemelere atanmalarını tartışan ülkede siyasetin hukuka müdahalesi de tartışılmaya devam etmekte.


    Yani daha önce müebbet cezalar verilen Ergenekon ve Balyoz adlı davalarından yıllar sonra yine aynı mahkemelerce bozulup, ceza alanlar, sanki hiç ceza almamışlar gibi beraat edilmelerine tepki göstermeyenler bugün, ‘niye generali bıraktın?’ diye hakimlerin görevden alınması yetmez  diye haklarında soruşturmalar başlatabiliyorlar..



    Evet, Demirtaş’ı bırakmaya hazırlananlara karşı ortaya konan tepkinin en açık ve bariz örneği olan ‘Generali neden bıraktınız?’ sorusu ve ardındaki emrinden sonra ben yine dönüp, yıllar önce bu konuda ele aldığım yazımdaki gibi fetoya küfür edeceğim sanki..


    Yok ben hem o yazıyı hem de Baroların konu hakkında yayınladıkları açıklamayı bugün köşeme alsam belki anlatmak istediğim daha iyi anlaşılacak..


    Çünkü aynı siyasetin başta Ergenekon ve Balyoz Davalarının öncesinde yazdıkları, manşetledikleri onca haberler dolayısıyla bugün hapiste.. Ve aynı zihniyetin bir çok meslektaşım hakkında verdirdiği kararların aynısını ‘bize de verdirirler’ diyerek, ‘Bende uzatmayayım’ derim..


    İşte Baroların o açıklaması ve yıllar önce ele aldığım ve fetoya beddua ettiğim o yazı..



    *Hukuk Devleti, Hukukun Üstünlüğü, Yargı Bağımsızlığı ve Hakimlik Teminatı hususlarına ilişkin olarak Ardahan Barosunun da imza attığı ortak açıklama..


    **HUKUK DEVLETİ-YARGININ BAĞIMSIZLIĞI


    Son birkaç gün içinde, yerel mahkemece ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen bir eski korgeneralin, istinaf aşamasında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi’nce beraatine karar verilip tahliye edilmesi, ardından tahliyeye itiraz edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi’nce tekrar tutuklanması, beraat kararı veren mahkeme heyetinin görevden alınıp başka mahkemelere atanmaları, bu hususta başta Sayın Cumhurbaşkanı ve Yargıtay Başkanı olmak üzerine yapılan açıklamalar kamuoyunca yakından takip edilmektedir.

    Avukatlık Kanunu’nun 76.maddesi uyarınca “hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak” görevi yüklenmiş Barolar olarak açıklama yapılması gereği doğmuştur.

    Anayasamızın 2. Maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti “hukuk devleti”dir. Hukuk devleti ilkesi yargının diğer erklerden bağımsız olmasını gerektirir. Demokratik rejimlerde bağımsız ve tarafsız bir yargı organı, temel hak ve özgürlüklerin korunmasındaki en büyük güvencedir.

    Anayasamızın 9. Maddesine göre “Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.”

    Anayasamızın 138. Maddesine göre “Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler/Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.”

    Anayasamızın 159. Maddesine göre “Hâkimler ve Savcılar Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve görev yapar.”

    Anayasamızın 38. Maddesine göre “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.”

    Sayın Cumhurbaşkanı’nın söz konusu olay ile ilgili “gerekli talimatları verdik, tahliye kararı veren heyet Fetö’cü” şeklindeki beyanı Anayasanın 138. ve 38. maddelerine açıkça aykırılık teşkil etmektedir.

    Sayın Yargıtay Başkanı ise açıklamasında “Beraat kararı veren mahkeme başkanı ve üyelerini kararın arkasından görevden alan HSK’nın bu işleminin yanlış “ olduğunu beyan etmiştir.

    Elbette aynı dosya ile ilgili farklı mahkemelerce tam tersine kararların verilmiş olması tartışılmalı ve eleştirilmelidir. Kasıt veya kusur var ise mahkeme heyeti ile ilgili idari ve cezai soruşturma da açılmalıdır.

    Ancak, mevcut sistem içinde hakim ve savcılar büyük bir baskı ve tedirginlik içindedir. Verecekleri kararlarla ilgili soruşturmaya uğrama korkusu yaşamakta, İkballeri ile vicdanları arasında sıkışmış vaziyette görev yapmaktadırlar.

    Biz aşağıda imzası olan Barolar, hukuk devleti, hukuk güvenliği, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı, hakim ve savcı teminatı ilkeleri ile masumiyet karinesi ilkelerine tam ve eksiksiz bir şekilde uyulmasını, bu ilkelere yönelik ihlallerin sonlandırılmasını talep ediyoruz.

    Kamuoyunun bilgilerine saygıyla sunulur.


    Adana Barosu , Afyonkarahisar Barosu, Amasya Barosu, Ankara Barosu , Antalya Barosu, Ardahan Barosu, Artvin Barosu, Aydın Barosu, Balıkesir Barosu, Batman Barosu , Bilecik Barosu, Bingöl Barosu , Bolu Barosu , Burdur Barosu, Bursa Barosu, Bartın Barosu

    Çanakkale Barosu, Çorum Barosu , Denizli Barosu, Diyarbakır Barosu , Düzce Barosu, Edirne Barosu, Erzurum Barosu, Eskişehir Barosu, Gaziantep Barosu , Giresun Barosu , Gümüşhane-Bayburt Bölge Barosu, Hatay Barosu, Iğdır Barosu, İstanbul Barosu , İzmir Barosu, Kahramanmaraş Barosu, Kastamonu Barosu, Kayseri Barosu , Kars Barosu , Kırklareli Barosu, Kırıkkale Barosu, Kilis Barosu, Kocaeli Barosu, Konya Barosu, Kütahya Barosu, Malatya Barosu, Manisa Barosu, Mardin Barosu , Mersin Barosu, Muğla Barosu

    Muş Barosu, Niğde Barosu, Ordu Barosu , Osmaniye Barosu , Sakarya Barosu , Samsun Barosu , Siirt Barosu , Sinop Barosu , Şırnak Barosu, Şanlıurfa Barosu, Tekirdağ Barosu

    Tokat Barosu , Trabzon Barosu , Tunceli Barosu, Uşak Barosu, Van Barosu, Yalova Barosu, Yozgat Barosu



    **Gülen’e bir küfür de ben mi etsem?


    28 Yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda ele aldığım yazıları toparlama fırsatı bulsam bu yazılarımın bir çoğunda bugünlerde bir hayli tartışılan Fethullah Gülen ve cemaatiyle ilgili yazılara rastlanacağını biliyorum.

    Çünkü onca yazımda dikkat çektiğim bu cemaatin gün gelecek İran’daki Humeyni devrimini gerçekleştirmek için adım atacağıydı..

    Ve bu iddialarımı Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü günlerde ve AKP’nin ilk yıllarında daha da çok dillendirmiş, adeta bugün yaşananlara dikkat çekmiştim.

    Çünkü biliyordum ki, biliyorum ki; Fetullah Gülen ve benzerlerinin dini kullanıp, iktidarı ele geçirmek, İran misali bir yönetimle ülke idare etme hayallerinin olduğunu..

    Neyse geriye gidip, başınızı ağrıtmadan ve en önemlisi bunların amacının ve çalışma şekillerinin Ardahan’da Gülen’in gazetesinin ilk muhabirlerinden olan ve bugün hala ajanlık yapanlara sorun deyip geçerken asıl konuya, Gülen’in bugün bizleri nasıl birilerine mahkum ettirip, ‘Yönetimde Asker olmaktansa yine bunlar olsun..’ dedirtmeye zorda bıraktığına gelmek istiyorum..

    Çünkü dün demokrasi nediri bilmeyenlerin bizlerden daha çok demokrasici kesilip, demokrasi adına asıl amaçlarına yol açılmasını sağlayan yine Gülen ve cemaatinin ülkeyi ele geçirme planlarıdır.

    Ve bizi iki arada bir derede bırakan Cuntaya kalkışmalarıdır..

    Bu ülkede amaçlarını açıkça değil, dinle perdeleyip ülke yönetimini ele geçirme hesapları yapanların asıl hedeflerinin bir diğeri de ülkenin parasal kaynaklarını ele geçirmek olduğunu, herkesin bilmesini, anlamasını isterken Gülen ve cemaatinin bu amaçlarına ulaşmak için bugün olduğu gibi dün de gerçek demokratları, gerçek demokrasi mücadelesi verenleri de bu tür yollarla zorda bırakıp, kötünün iyisi dedirterek kullandığını da bilmek gerekir..

    Evet bugün yaşananlar dolayısıyla Gülen’e okkalı bir küfür edesim gelse de yine kendimi tutup, her iki tarafın oyununa gelmek istemiyorum..

    Çünkü dün önünde diz çökenlerin bugün Gülen’e ve cemaatine küfür edenlere benzemekten korkarım..


    ALIN DERNEKLER SİZİN OLSUN


    ALIN DERNEKLER SİZİN OLSUN


    **Sinan Şimşek


    “Cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi, hiçbir zaman özgür seçim yapamaz. Sadece seçim yaptığını zanneder. Cahil toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır.


    • Böyle bir seçimle iktidara gelenler, düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir.” Teorinin sahibi Friedrich Nietzsche sanki Esenyurt’ta Ardahan Toplumuyla birlikte yaşamış ve elde ettiği deneyimlerle bu kanıya varmış. Kabul etseniz de etmeseniz de toplumumuzun genel durumu Friedrich Nietzsche teorisinde bahsettiği ruh haliyle aynıdır, Toplumuzun bu hale gelmesinde sözde toplum önderliğine soyunmuş kişilerinde etkisi yok denemez.
    • Öyle bir toplum düşünün ki, yıllarca kendi dilini, dinini, mezhebini, ırkını, kültürünü kullanan kişilere karşı sessiz ve duyarsız kalsın. Siyasi, sosyal ve ticari çıkar grupları yıllardır insanların emeklerini, duygularını sömürmüş, ama bu toplum her şeye rağmen kutuplaşma, ayrışma olmasın diye gördüğünü ve bildiğini bile unutmuş, sineye çekmiş. Sömürülen, ajite edilen duygular sarmalıyla başlayan süreç Göle Dernekler Federasyonunun kurulma süreciyle de çok farklı bir boyut kazanmaya başladı. Süreç öyle hızlı ilerledi ki, toplum ne olduğunu bile anlamadan yaşandı ve bitti. Aslında derneklerin aciz tutumlardan kurtulabilmesi için federasyon mantıklıydı ama oluşum süreci resmen ihanete dönüştü.
    • Birde toplumun bu kadar sessiz ve duyarsız olmasına vesile olan kişiler var elbette, bu kişiler yıllardır her ortamda bulunup ama renk değiştirmeyen, utanmayan, kişiliği oturmamış, onuru ve gururunu çıkarlarının gerisinde tutan ve bu işleri geçim kaynağı haline getiren bir yığın gereksizler sürüsü var. Bu gereksizler kimi zaman devrimci demokrat, kimi zaman bu işlerin kitabını yazmış, sınırlarını çizmiş, kimi zaman toplumun kanaat önderliğine soyunmuş maskeleriyle dolaşırlar.
    • Devrimci demokrat olarak tanınan arkadaşlar bir şeyleri ya unutmuşlar yada onlar için bu düzen böyle işliyor. Bizim bildiğimiz devrimciler, ortak yaşamı merkezlerine alır ve toplumun bütün hassasiyetlerine, değerlerine saygı duyar, emeğe saygıyı esas alır, toplumları ayrıştırmaz ve iftiralar atarak insanların birbirlerine olan güvenlerini zedelemeye çalışmaz, yöresindeki tüm renkleri görür, inançlara saygı duyar, birlikteliği ve beraberliği sağlamak adına bir çok fedakarlıklar yapar,ülke siyasetini iyi analiz eder ve bulunduğu her ortamda şeffaf ve örnek alınabilecek şekilde analizler yaparak ortak paydalarda buluşmayı hedefler v.s.v.s. Daha da uzatabiliriz.
    • Bizim bölgemizdeki ve derneklerimize yakın duran sözde devrimciler adeta ‘biz yeteri kadar bedel ödedik sıra yemekte’ edasıyla arka plandan dernekleri dizayn etmeye çalışırlar.İftiralar ve riyakarlıklar havada uçuşur,adı seçim olan her türlü ortamda hemen belirir ve kendilerine göre bir yönetim gelebilmesi için ona buna laf atar,derneği bir siyasi partinin şubesiymiş gibi düşünüp sosyal sorumluluk ve ülke gündemindeki siyasi olaylara tepkisiz kalmakla insanlara baskı kurar ama dönüp baktığında ise başkalarından istediklerini kendileri genelde hiç yapmamış olurlar.Neyse bu gereksizleri de herkes biliyor,çok anlatıp meşrulaştırmamak lazım.
    • Bir de bu işlerin kitabını yazan ve sınırlarını çizenler var, önceleri derneklerde çeşitli görevler alıp sonrasında ise toplum mühendisliğine soyunan bu tipler, kendi egolarını tatmin edebilmek ve toplum içerisinde varlıklarını devam ettirebilmek adına akla mantığa aykırı, ilkesiz, kanunda yeri olmayan, köy derneklerinde parçalanmalara yol açabilecek ne kadar yöntem varsa kendilerine göre şekillendirip sözde üst yapılar oluştururlar. Nede olsa bu toplum şikayet,muhalefet,itiraz ve çatlak ses çıkarmaz eğer çıkarsa Göle’nin birlikteliğini zedeleyen insan olarak yansıtılır ve kimsede bu riski almaz.İşin enteresan tarafı da bu çok bilmişlerin destekçileri de kendilerine aydın,demokrat süsü verenlerdir.Toplumun hassasiyetlerinden uzak,kendi çıkarları biryana birilerine şirin gözükmek adına kendi toplumuna ihaneti adeta bir görev edinmiş bu bilir kişiler,utanmadan her geçen gün kendilerine yeni bir misyon yüklemeye devam ederler.Neyse bu gereksizlerden de çok bahsetmeyelim.
    • Sonuç itibariyle, Göle Derneğinin seçimleri öncesinde birlik beraberlik adına ortak bir aday önermiştik, bu teklifimiz mevcut başkan ve yönetimi tarafından reddedildi. Olabilir kişilerin tercihidir saygı duymak zorundayız fakat bu kısa süre içerisinde kendilerini bu toplumun önüne bir set olarak koymuş bazı gereksizlerle yaşanan tartışmalar, yapılan görüşmeler, havada uçuşan hakaretler ve iftiralar aslında bu Derneğin ne hale geldiğinin bir göstergesiydi. Bu yetmezmiş gibi geçmiş dönemde başkanlık yapanların da bireysel sohbetlerde bahsettikleri rahatsızlıkları genel anlamda çoğulcu bir şekilde kamuoyu ile paylaşmamaları ve çekimser kalmaları da bu toplumun zaten çoktan ayrıştığının ve bu Derneğin ne şekilde yönetilmek istendiğinin apaçık deliliydi. Yani anlayacağınız lanet olsun size de dernekçiliğinize de alın sizin olsun dernek.
    • Son sözüm, unutmayın bir yalana inanmış olmak sizi aptal yapmaz. Çünkü Saf Olmak, Şerefsiz Olmaktan Daha İyidir!

  • SAFFET YALNIZ KALDI!..


    Saffet Kaya tutuklandı mı? ile ilgili görsel sonucu


    Saffet Kaya tutuklandı mı?


    arşiv haber 24/09/2019 tarihli haber


    Adı Küpe Operasyonuna adı karışan Saffet Kaya, Ardahan Adliyesine gelerek hakkındaki iddialara ilişkin yeniden ifade verdi.

    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Genç Çiftçi Projesi altında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, resmi belgede sahtecilik, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında bugün Ardahan’a gelen 20.21. ve 23. Dönem Ardahan Milletvekili Saffet Kaya’nın ifade verdiği ortaya çıktı.


    Bilindiği gibi, soruşturmayı yürüten Ardahan Cumhuriyet Savcısı, 12 Eylül 2019’da Saffet Kaya’yı tanık olarak ifadesini almak üzere çağırmıştı. Adliyeye Avukatı ile birlikte gelen Kaya’nın tutuklanıp tutuklanmadığı konusunda bilgi alınmadı.


    YAZMIŞTIK!!! İFADEYE ÇAĞRILDI SIRA


     


    İÇERİ ALINMASINDA MI?!


    *Arşiv Haber 16/09/2019 Tarihli Haber


    SAFFET KAYA İFADEYE ÇAĞRILDI!.. Ardahan eski milletvekillerinden Saffet Kaya tutuklanmak üzere mi mahkemeye çağrıldı.


    Ardahan Milletvekili Saffet Kaya’da tutuklanabilir.


    AKP eski Ardahan Milletvekili Saffet Kaya ortaklarından olduğu ileri sürülen bir şirekete yönelik başlatılan soruşturma ve tutukşlamalar ardından ifadeye çağrıldığı öğrenildi.


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Genç Çiftçi Projesi altında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, resmi belgede sahtecilik, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin yürütülen soruşturmanın ayrıntıları parti kulislerinde dolaştırılmaya başlandı.


    Ardahan’ın Göle ilçesinde kaçak hayvan küpelerin bulunduğu TIR’ın yakalanması üzerine başlatılan soruşturmada, kaçak küpeleme yapan şirket sahiplerinin telefon görüşmeleri ile banka hareketleri bulunuyor.



    DİNLEMEYE TAKILDILAR


    Soruşturma dosyasında yer alan bir telefon görüşmesinde, şirket sahibi Lütfi Morkoç’un, Jandarma’nın baskını sonrası Saffet Kaya’yı araması, Kaya’nın Jandarma komutanıyla görüşeceğini söylemesi yer alıyor.


    BANKA HESAP HAREKETLERİ


    Soruşturma dosyasından yer alan bir başka belgede ise, Lütfi Morkoç’un, Saffet Kaya’ya gönderdiği paralar listelendi.


    Belgeye göre Kenan Morkoç, 3 Mart 2011’de Saffet Kaya’ya 40 bin TL, Lütfi Morkoç da 20 Şubat 2012 tarihinde Kaya’ya 90 bin TL gönderdi.



    SAVCI İFADEYE ÇAĞIRDI


    Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı 12 Eylül 2019’da Saffet Kaya’yı tanık olarak ifadesini almak üzere çağırdı.


    KÜPE DOLANDIRICILIĞININ ARKASIN DA


     


    ŞAVŞATLI BİR SİYASETÇİ VAR MI?


    *Arşiv haber 17/01/2019 Tarihli Haber


    Ardahan’da yaşanan ve bir çok kişinin gözaltına alındığı “Genç Çiftçiye Hibe Hayvan Verilmesi Projesi “ dolandırıcılığı ilgili Ardahan Valiliği de bir açıklama yaptı. Valiliğinde Cumhuriyet Savcılığını yürüttüğü soruşturmayı bir basın açıklaması ile verirken başta Ardahanlılar bu dolandırıcılığın arkasında Şavşat kökenli bir siyasetçinin olduğunu iddia ederek , bu dolandırıcılığı firmanın isminin ve yapanların gözaltına alınanların kimler olduğunun ve isimlerinin de açıklamasını istemekteler.


    ARDAHAN VALLİĞİNİN BASIN AÇIKLAMASI 


    Tarım Bakanlığının çiftçiyi desteklemek amacıyla başlattığı “Genç Çiftçiye Hibe Hayvan Verilmesi Projesi “ kapsamında işi ihalesiz almış yüklenici şirketlerin,  teknik şartnamede belirtilen özelliklere uymayan hayvanlardan temin ettiği kulak küpelerini ve pasaportları rüşvet karşılığında bazı veteriner hekimlere ürettirerek talep sahiplerine “küpe kayıtlarında şartnameye uyan ancak fiziksel olarak uymayan” hayvanları vermeye çalıştıkları ve böylelikle devleti ve projeden yararlanmak isteyen vatandaşları dolandırmaya çalıştıklarından şüphe edilmesi üzerine Ardahan İl Jandarma Komutanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı  KOM Daire Başkanlığı ekiplerince soruşturma başlatılmıştır.


    Fiziki ve teknik takibi yapılan şüphelilerden Ardahan, Kars, Erzurum, Van ve Yozgat illerinde yapılan operasyonlar sonucunda suç işlemek maksadıyla üretilen 2940 adet hayvan kulak küpesi, 350 adet hayvan pasaportu ve 11 adet hayvan kulak küpesi pensesi ele geçirilmiştir.


    Söz konusu operasyonlar kapsamında ilimizde bir kişi göz altına alınmış olup Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “ Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve örgüt faaliyetleri kapsamında rüşvet almak/vermek” ve “Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık” şüphesiyle soruşturma yürütülmektedir.


    Kamuoyuna duyurulur. 



    **GÜRSEL TEKİN NAZ ETMEMELİ..


    Hemşehrilerim İşadamı Hamza Şayır’in AK Parti’den Kocael Dilovası’nda, Kocaeli eski Baro Başkanı Avukat Sertif Gökçe’nin CHP’den Derinc’de, Nesim Pakır’ın İstanbul Ümraniye’de DPS’den Belediye Başkan adayı, bir çok hemşehrimin İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara başta olmak üzere bir çok ilde belediye ve il genel meclis üyesi adayı olduğu ama federasyon, derneklerin başını çektiği lobilerini unutup, kendilerince mücadele ettiği şu süreçte İstanbul’un Esenyurt ilçesinin CHP adayı hala belli değil. 

    Ve burada aday olanlarla birlikte bir isim daha konuşulmakta..

    Bu isim iki dönemdir İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olmak isteyen ancak birincisinde şu an genel başkan olana destek amacıyla çekilip, onu İstanbul’a ardından Türkiye’nin tanıdığı insana yani şu an genel başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu’na büyük katkı sunam Gürsel Tekindir..

    Aynı isim ikince kez aday olduğu İBB’de bir kez daha hayal kırıklığına uğrasa da suçlunun içinde olduğu partinin bakış açısının yanında kendisinin de suçu var.

    Çünkü Gürsel Tekin kendi lobisini oluşturmamış, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ diyenleri anlamamış ve başta hemşehri olmak üzere 20 milyonluk İstanbul’da ve batı illerinde kendi ekibini kurma liderliğini göstermemiştir..

    Geceleri, etkinlikler ziyaret edip, bir iki bilemedin on, on beş kişi ile merhabalaşmayı lobicilik sanan Gürsel Tekin’in bundan sonra yapacağı tek şey onun aday olması halinde seçimleri zorlayacağız diyen Esenyurtluları ve bizleri dinlemeli ve de kendisine bu yönde geldiği ileri sürülen teklifi kabul edip, nazı kenara bırakmalı..

    İl Başkanlığı, Genel Başkanlığı ve Milletvekilliği yaptığı partisinin dünya kenti olan ve temelini hemşehrilerinin attığı Esenyurt’ta aday olması halinde kendisinin olduğu gibi kendisinin yanında olanların önünü açacağına inanılan Gürsel Tekin’in eğer öyle bir teklif yani ‘Esenyurt’ta aday ol’ şeklinde kendisine gelmişse ret etmeye, düşünmeye hakkı da yoktur.

    İstanbul’un olduğu gibi ülkenin en büyük bütçesine sahip ve gün geçtikçe metropol haline gelen Esenyurt’u küçümsemek, naz etmek hem Gürsel Tekin’e hemde hemşehrilerine, Esenyıurt halkına ihanet olur.. Ve bu vebalın altında kalınır..

    Benim, bir seçmen, bir gazeteci ve federasyon başkanı olarak gördüğümü göremeyecek kadar kör olamayacağına inandığım Gürsel Tekin’in Esenyurt’ta aday olması hallinde CHP’nin yanı sıra HDP’lilerin de oyuna alarak, İBB’ye aday olan İmamoğlu’na da büyük katkı sunacağını bilmesi gerekir..

    Bu nedenle bura da Gürsel Tekin’e sesleniyorum..

    1- Önce hemen herkeste olan telefonunu aç, kapatma..

    2- Partin önerisini, Esenyurtluların emri olarak algıla..

    3- Gecelerine, etkinliklerine gittiğin Federasyon ve derneklerin harekete geçip lobi oluşturmalarını sağla..

    4- Ve bende herkes gibi diyorum HAYDİ NAZLANMA ESENYURT’A ADAY OLDUĞUNU açıkla ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı gibi kendini parti içinde tartışmaya aç..

    5- Kadıköyü ve Nazı bırak, Esenyurt’ta adayım de..



    **İnsan Memleketini Niye Sever?


    Yahu Siz Burada Nasıl Yaşıyorsunuz?

    Buraya gelen yabancılar bize hep şunu sordular:

    Yahu siz burada nasıl yaşıyorsunuz? Buranın nesini seviyorsunuz? 

    Çok zor buna cevap vermek. İnsan memleketini niye sever?


    Başka çaresi yoktur da ondan.


    Ama biz biliriz ki bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir. Burayı seversen, burası dünyanın en güzel yeridir. Ama dünyanın en güzel yerini sevmezsen orası dünyanın en güzel yeri değildir.


    Vizontele-Altan ERKEKLİ 

    İşte böyle diyor şair.. Tam da bizi diyor, Ardahan’ı anlatıyor..

    Evet Ardahan’ın diğer bir sıkıntısı Ardahan’a gelen yabancıların Ardahan’ı sevmemeleridir ve ‘Yahu siz burada nasıl yaşıyorsunuz?’ sorusunu sıkça sormalarıdır..

    Halbuki Ardahan’da onun memleketi olduğunu unutur, anlamaz, bilmez ki Ardahan’ın da aynı vatanın toprağı olduğunu..

    Ve hep sorar, ‘Yahu siz bu memleketin neyini seversiniz?’ diye..

    Gerçekten insan memleketini niye sever?

    Hiç düşündünüz mü insan memleketini niye sever?

    Ve neden birileri hep bu soruyu sorar?

    Ve niye onlarda bu memleketi sevmezler?

    Ama bu soruların cevabı yine o şair verir..


    O da; 

    Başka çaresi yokta ondan olmasın mı?

  • ŞİŞKALILAR BİR ARADAYDILAR!..

    Aynı köylü olan İstanbul Sancaktepe Belediye Başkan yardımcısı Ahmet Yılmaz’ın yanı sıra Küçük Sütlüce Köyü Muhtarı Yaşar Yılmaz, Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, Ardahan ili Avrupa yakası Ardahan İl Dernek Başkanı Akın Bozkaya’nın yanı sıra aynı köylü İşadamı İhsan Yılmaz katıldığı Küçük Sütlüce Köyü Dernek Gecesine, Dernek Başkanı Turgay Kafkaslı’nın yanı sıra Küçük Sütlüce köyü muhtarı ile dernek yönetiminin sahipliği yaptığı gecede hakkın rahmetine kavuşan köylülerimiz için kuran okutuldu.


    Aynı zaman da Küçük Sütlüce Köy Derneğinin Yönetiminde olan ARDAFED Başkan Yardımcılarından Esengül Yılmaz, Nurettin Doğruyol’ unda katıldığı gecede yöresel yemekler yenildi, halaylar çekildi.

    Yoğun bir katılımın olduğu ve Çekmeköy’de yapılan gecedeki konuşmalarda  birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekildi.


    Ardahan Küçük Sütlüce Köyü Derneği, Geleneksel hale getirdikleri Kaz Gecesi’ni Çekmeköy Turgut Özal Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi.


    Köy Derneğinin Yönetimi Şu İsimlerden Oluşuyor..


    Başkan Turgay KAFKASLI

    (Yeni Yönetim)

    Turgay KAFKASLI

    Yücel KAYA

    İlhan KORKMAZ

    Nurettin DOĞRUEL

    Bedirhan MORKOÇ

    Mürsel YILMAZ

    Murat KAYA

    Gökhan YILMAZ

    Esengül YILMAZ

    Mustafa SARIYEL

    Hasan ÇOBAN

    Cevdet KORKMAZ

    Enver ÇADIRCI

    Erol YILMAZ

    Özgür AKTAŞ

    Yunus KORKMAZ

    Kenan DEĞİRMENCİ

    Nehir KORKMAZ

    Rasim YILMAZ


    ARDAHAN'DA YENİ DERNEK KURULDU


    ARDAHAN’DA YENİ DERNEK KURULDU


    Ardahan’da yeni kurulan ‘Sevdamız Ardahan Derneği’ kuruldu.


    arşiv haber 07/12/2019 tarihili haber


    Ardahan’da yeni kurulan ‘Sevdamız Ardahan Derneği’ Başkanı Levent Pehlivan, dernek olarak çalışmalara yeni başladıklarını, sevdası Ardahan olan bir derneğe ihtiyaç duydukları için böyle dernek kurma gereği duyduklarını dile getirdi.


    Derneklerin asıl amacı özellikle sosyal aktivitelerin ön plana çıkarılması ile beraber kültür, dayanışma, birlik ve beraberliği sağlamak olduğunu ifade eden Pehlivan,  “Kurduğumuz dernek vasıtasıyla öğrencilerimize ve sporcularımıza burs desteği sağlayacağız. Yapılan çeşitli etkinliklerle amaç bir arada olmak olsa da aynı zamanda derneğe katkı sağlamaktır. En büyük amacımız, yoksulları koruyup gençlere okuma imkânı sağlamaktır. Öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamamızın yanında gençlerimizi ön planda tutarak onlara dernek bilincini aşılamak temel amaçlarımız arasındadır. Ardahan’da 162 dernek var, bu derneklerin hepsinin Ardahan adına hizmet etmesini istiyorum.


    Şuan Serhat Ardahanspor’umuz var, ona herkesin destek olması gerekmektedir. Ortada bir cenaze var, bu cenazeyi kaldırmamız lazımdır. Sevdası olan herkesi bu derneğe bekliyorum. Kültürel değerlerimizi, yöresel yemeklerimizi bu dernek vasıtasıyla tanıtacağız. Ardahan’ı tanıtan bir kitap çıkaracağız. Ardahan’ın kaybolan türkülerini ortaya çıkaracağız. Sosyal faaliyetler olarak güreş ve futbol konusunda gençlerimize destek olacağız. Ardahan’ı kim nerede temsil edecekse onun yanında olacağız.  Ayrıca Derneğimizin hatalarını, eksiklerini görmek yerine, nasıl düzelir nasıl faydam olur diye yapıcı olmak, fikir ve düşüncelerimizi net bir biçimde paylaşmak, hem bizim için hem de derneğimiz için daha yararlı olacaktır diye düşünüyorum” dedi. 


    HİÇ BİR SİYASİ PARTİYLE İLŞKİMİZ OLMAYACAK


    24 Haziran seçimlerinde İYİ Parti Ardahan Milletvekili Adayı olan Levent Pehlivan, Sevdamız Ardahan Derneği olarak İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı eski Kamu-Sen Başkanı İsmail Koncuk Ardahan’da geldi bizde STK olarak kendilerini ziyaret ettik. Sayın İsmail Koncuk’la ilimizin sorunlarını istişare ettik. Özellikle hayvancılık ile ilgili sorunlarımızı mecliste dile getirmesini kendisinden rica ettik. Dernek olarak hiçbir siyasi partiyle ilişkimiz olmayacaktır. Bütün partilere eşit mesafede olacağız. Bunun ayrıca da bilinmesini istiyorum. Tek derdimiz, tek davamız var o da Ardahan’dır” diye konuştu. Pehlivan dernek olarak tüm siyasi parti temsilcileriyle görüşmeler yapacaklarını da sözlerine ekledi.


     


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    BİNALİ BENİ NİYE ÖPTÜ?!


    Türkiye’nin gerçek gündemini Mart 2019’a kadar ötelemeyi başaran hükumetin son Başbakanı mevcut meclis başkanı tahmini İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı adayı Binali Yıldırım muhalefetin başını çeken Kılıçdaroğlu ile görüştü.


    ‘Bayram değil, seyran değil eniştem beni niye öptü?’ sözünü hatırlatan bu gelişme karşısın da muhalefetin kendisini ziyaret eden İBB başkan adayı Binali YILDIRIM ve neyi konuştuğu da merak konusu oldu.


    Bana göre ‘Binali beni niye öptü?’ anlamına gelen bu görüşmenin altında yatan asıl amacın İBB’ye aday olacağı ileri sürülen meclis başkanı Yıldırım’ın muhalefeti yumuşatma hesabı içinde olduğudur.


    Ve muhalefetin de her zaman ki gibi bunu yuttuğudur.


    Bir çok kişinin iktidarın muhalefetle pazarlık içinde olduğu ve bu pazarlığın başında gelenin İstanbul’a aday olacak olan isme nasıl katkı sunacağı şeklin de ki ziyaret olduğu bu ziyaretin en karlısı Binali Yıldırım olmuştur.


    Çünkü İBB’ye aday olacağı ileri sürülen ve aday olmadan önce AK parti İstanbul İl Teşkilatını ve muhalefeti dizayn etme hesapları için de olan Yıldırım’ın Başkan Erdoğan gelmeden her şeyi hazırlamak peşinde olduğu da anlaşılmaktadır.


    Peki bunca hesaplar için de olan Yıldırım’ın davetini kabul edip poz veren muhalefet bunu nasıl yutmuştur? Bilemiyorum ama Yıldırım ile görüşen Kılıçdaroğlu’nun fotoğraflarına baktığınız da bu ziyaretten çokta memnun olmadığını anlamak zor değil.


     Kılıçdaroğlu’nun fotoğraflarına baktığımız da gördüğümüz durum. ‘Bayram değil seyran değil Binali beni niye öptü?’ sorusuna cevap arar durumdadır.

  • ARDAHANLI GEBZE'DE DE BAŞKAN OLDU!..


    Mevcuttu, eskiler ve eskinin oğlunu geçti, CHP Gebze İlçe Başkanı oldu.



    5 ADAY YARIŞTI, ARDAHANLI KAZANDI..


    15 Aralık’ta başlayan CHP ilçe kongreleri, bugün gerçekleştirilen Gebze İlçe Kongresi ile tamamlandı. CHP Gebze 37. Olağan İlçe Kongresi Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’nde saat 12.00’de başladı.


    Kongrede mevcut İlçe Başkanı Musa Yılmaz,  geçmiş dönem ilçe başkanı İsmet Kara, Sait Aydın, CHP Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Gökhan Orhan ve Gebze Belediyesi eski başkanı Sedat Tüze’nin oğlu Serdar Tüze ilçe başkanlığı için yarıştı.


    Yapılan oylama ardından Kongrede sonuçlar açıklandı. CHP Gebze’nin gerçekleştirilen kongresinde 405 delege oy kullandı. Bir çok Ardahanlının bulunduğu ve Ardahan İl Derneği kurma çalışmalarının sürdüğü Gebze’de Ardahanlı Mavi oy pusulası sahibi Gökhan Orhan 138 oy alarak Gebze CHP İlçe Başkanı olurken,rakipleri İsmet Kara 81, Serdar Tüze 75 , Sait aydın 53, Musa Yılmaz  45 oy aldı.


    Gebze de olduğu gibi İstanbul Küçikçekmece CHP ilçeBaşkanı da Ardahanlı olduğu biliniyor.


    Gebze Ardahan Derneği Kuruluyor..


    Gebze Ardahan Derneği Kuruluyor..


    arşiv haber 10/03/2017 tarihli haber


    Birçok Ardahanlının yaşadığı Kocaeli’nin Gebze İlçesinde Ardahan Derneği kuruluş çalışmaları başlatıldı. Açıklama şöyle; **GEBZE ARDAHAN DERNEĞİ KURULUYOR.. Geçtiğimiz aylarda Ardahan Federasyonunun organize ettiği ve bizlerinde katılıp onay verdiği “Gebze Ardahan İl Derneği” kuruluş çalışmalarını başlatmış bulunmaktayız. Bu çalışmamıza katılmak isteyen Ardahanlı hemşehrilerimiz 05416158834 nolu telefondan bana ulaşabilirler. Fuat KAYA.. Gebze Ardahan İl Derneği Kurucu Ekibi Başkanı


    **Damallılar Yukarı Gündeş’te Buluştular..


    Ardahan’ın Damal İlçesi Yukarı Gündeş (Mustafa Kemal Paşa Mahallesi Kültür ve Dayanışma Derneğinin düzenlediği yemekli gecesi çok renkli geçti.


    **Yukarı Gündeşlilerin Gecesi Çok Renkli Geçti



    *05/03/2017 Tarihli Haber


    Esenyurt Beleidyesine ait olan Kültür Merkezinde gerçekleşen yoğun bir katılımın olduğu geceye CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Şişli eski Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak, CHP Esenyurt İlçe Başkanı Ali Göikmen,  Damal Dernekler Federasyon Genel Başkanı Cem Aynalı, Esenyurt Erenler Eğitim Kültür Vakfı Başkanı Emin Yılmaz ve bölgede ki siyasi parti temsilcileri, Meclis üyeleri, Muhtarlar, Sivil toplum örgütleri 800 kişiden fazla Damallı yukarı gündeş köylüleri katıldı.


    **SANATÇILAR ORDUSU GECEYEYDİ..


    Sevilay Erciyes’in organize ettiği, İlknur Kaplan’ın ustaca sunduğu yemekli gecede sahne alan Türkiye’nin güçlü sesi Halk Müzik Sanatçısı Havanur, Halk Müzik Sanatçısı Mine Kuş, Halk Müzik Sanatçısı Gökhan Göçmen, Halk Müzik Sanatçısı Eyüp Derdiyok, Halk Müzik Sanatçısı Merdan Us, Halk Müzik Sanatçısı Bülent Çardakçı’nın söylediği türkülerle katılımcılar saatlerce halay çektiler.



    **Göle Derneğide Gece Yaptı..


    İstanbul Göle Derneği tarafından düzenlenen geleneksel kaz yemeği gecesine başta Ulaştırma Bakanı ve milletvekileri olmak üzere siyasetçilerin yoğun katılımı oldu.


    Esenyurt Boy Düğün salonunda gerçekleşen yoğun katılımdan dolayı izdiham yaşanan İstanbul Göle Kültür ve Dayanışma Derneğinin geleneksel Kaz gecesi ünlülerin katılımıyla gerçekleşti.

    Aynı gün rastlayan etkinliklerden dolayı Göleliler gecesine bir gurup protokol geliyor, bir başka gurup gidiyor, gecede 5 kez devir olan geceye katılanlar güzel bir organizeden dolayı yönetim kurulu taktir ederek ayrıldılar.

    Konuk ve hemşehrilerinin gecenin girişinde ayakta karşılayan Göle Dernek Yönetimi konuk ve hemşehrileriyle tek tek ilgilenmelerinden dolayı herkes çok mutlu ayrıldı.



    BAKAN ARSLAN GÖLE GECESİNDE ARDAHAN’DAKİ TÜNELLER AÇILACAK DEDİ.

    Gecede Mikrofona davet edilen Ulaştırma Denizcilik Bakanı Ahmet Arslan, Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile birlikte Karadeniz’i Tünelle Ardahan’a Bağlıyoruz, Ilgar Dağını delip Gürcistan’a geçişleri kolaylaştırıyoruz, Ardahan’ı geçişi koridoru yaptık. Demesi büyük alkış aldı.

    BAŞKAN SARITAÇ TEŞEKKÜR ETTİ.

    Açılış konuşmasında yoğun ilgi ve katılımdan dolayı başta Ulaştırma Denizcilik Bakanı Ahmet Arslan’a, bütün protokole, konuk ve hemşehrilerine teşekkür eden İstanbul Göle Kültür ve Dayanışma Dernek Başkanı Bülent SARATAÇ, Gecede emeği geçen yönetim kurulu arkadaşlarına teşekkür etmeyi ihmal etmedi.


    **DAMAL EL ELE..


    *18/12/2015 Tarihli Haberler


    Geçtiğimiz hafta Damal Merkez Derneği üyeleriyle kahvaltıda bir araya geldi.

    Kuruluşunun ardından sosyal aktivitelerle adından sıkça söz ettiren Damal derneği faaliyetlerine devam ediyor.


    Çok sayıda üyenin katıldığı kahvaltıda Damal Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği başkanı Ünsal ERBUDAK şunları söyledi,


    Damallılar olarak şuan hak ettiğimiz noktada değiliz ancak her geçen gün hedeflerimize daha hızlı adım atarak daha fazla çalışarak ulaşacağız.


    Bundan sonraki süreçlerde daha sık bir araya geleceğiz ve projelerimizi hayata geçireceğiz. Çok şey yaptık ancak yeterli görmüyorum toplumun bütün katmanlarına sirayet edecek çalışmalara imza atacağız.


    Destek olan her üyemize teşekkür ediyorum`dedi.


    Ardından derneğe desteği olanlardan İş adamı Bayram DEMİRBİLEK`e plaket verildi.


    Muhtar İhbar Edince Yakalandılar…


    Muhtar İhbar Edince Yakalandılar...


    Kenardere Köyü Sınırından kaçak olarak geçen 9 mülteci yakalandı. Kenardere Köyü Muhtarı Even Aksu tarafından fark edilen mülteciler İlçe Jandarma Komutanlığına teslim edildi.


     


    Mültecileri Jandarmaya teslim eden Kenadere Köyü muhtarı Evren Aksu ” Sabah beş buçuk sıralarında köyde yabancı şahıslar gördüm. Yanlarına giderek nereden geldiklerini falan sordun türkçe bilmeyen şahısların sınırdan kaçak geçtiklerini fak ettim. Havanın da soğuk olmasından dolayı şahıslar üşümüştü onları yönlendirerek ısınmaları için eve götürdüm çay ikram ettim. Bu sırada jandarmayı arayarak durumu bildirdim. Jandarma ekipleri köye gelerek şahısları teslim aldılar” dedi.


    Kaçak olarak yurda giriş yapan 9 mülteci Jandarma ekiplerince göz altına alındı.



    Yılbaşından sonraya işlerini bırakan yandı..


     


    Ardahan Defterdarlığı  Maliye Bakanlığı’nın 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren hayata geçireceği “E-Tebligat” uygulamasıyla ilgili, Muhasebeciler, Sivil Toplum Kuruluşları  Defterdarlık ve Vergi Dairesi personelleri ve Gazetecilere bilgi verdi.


     Deftardarlık toplantı salonunda yapılan bilgilendirme toplantısında konuşan Ardahan Defterdarı Mehmet Doğan, , yeni uygulama konusunda mükelleflerin dikkat etmesi gereken konularla ilgili bilgiler aktardı. Maliyenin artık çözüm odaklı bir hizmet anlayışına sahip olduğunu ifade eden Doğan,  yeni sistemde mükellefe daha kaliteli hizmet sunmak için çaba gösterdiklerini vurguladı.  Doğan, “ e-Tebligat uygulaması ile mükellefe ulaşma sorunlarımız büyük oranda azalacaktır. Bu uygulamanın mali sistemimize yerleşmesinde en büyük desteği Mali Müşavir meslektaşlarımızın vereceğine gönülden inanıyoruz. Tüm mükelleflerimizin  yeni yıl başlamadan e-Tebligat sitemine dahil olmaları yasal bir zorunluluk olup, yılbaşından sonra kalan işlemler için cezai işlemler olacağı tabiidir “ dedi. 


     E-Tebligat” uygulamasıyla ilgili katılımcıları bilgilendiren Vergi Dairesi Müdür yardımcısı İlyas Gümüş şu bilgileri verdi. “ Elektronik Tebligat, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 456 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği hükümlerine göre tebliği gereken belgelerin, E-Tebligat sistemi ile mükelleflerin elektronik adreslerine tebliğ edilmesidir. 

    Bu tebliğ fiziki ortamda yapılan tebligat ile aynı sonucu doğurmaktadır. E-Tebligat uygulaması 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren başlayacaktır. E-Tebligat başvurusunu, mükellefler, bizzat kendisi veya kanuni temsilcisi aracılığıyla yapabileceği gibi E-Tebligat ile ilgili işlemleri yapmak üzere özel yetki içeren noterden alınmış vekâletnameyle vekili aracılığı ile de yapılabilir. Elektronik Tebligat Talep Bildirimi ile bildirimde bulunan mükelleflere vergi dairesince, müracaat anında sistem tarafından üretilen internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifre verilecek, böylece elektronik tebligat adresi edinilmiş olunacaktır. İnternet vergi dairesi kullanarak elektronik bildirimde bulunan gelir vergisi mükelleflerine internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifre verilmeyecek olup bu mükellefler sisteme her girişlerinde sistem tarafından kimlik doğrulaması yapılmak suretiyle e-tebligat sistemini kullanabileceklerdir.

    Vergi dairesi tarafından elektronik olarak imzalanan evrak tebliğ yapılacak mükelleflerin elektronik tebligat adresine iletilecektir. Mükellefler internet vergi dairesi (https://intvrg.gib.gov.tr) üzerinden e-tebligat sistemine girerek, internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifre ile ulaşacakları elektronik tebligat adreslerinden tebliğ edilen evrakı görüntüleyebilir ve çıktısını alabilirler.


      E-Tebligat sistemine dâhil olmak zorunda olan mükelleflerimiz, süresinde bildirimde bulunmaz ise Vergi Usul Kanununun Mükerrer 355. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası ile cezalandırılır. Bu mükelleflerimize res’en oluşturulan internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifresi tebliğ edilerek E-Tebligat gönderimi başlatılır” dedi.

     Program sonunda katılımcılara çeşitli ikramlarda bulunuldu. 



    GÖLE BELEDİYESİNDEN İŞÇİLERİNE YEMEK!


     


    Göle Belediyesi Başkanı Akın İsmailoğlu çalışanlarının öğle yemeğini belediye tarafından karşılanacağı öğrenildi.


    Ardahan Milletvekili Orhan Atalay’ın çabaları sonucu 600′ ün üzerinde çalışanına  belediye sahip çıktı. İş Kur bünyesinde istihdam sağlanan işçilerin öğle yemeklerini ve  çaylarını içebilecekleri bölümleri hazırlayan  Göle Belediye Başkanı Akın İsmailıoğlu hizmete sundu.


     İşçilerine verdikleri önemle bir adım daha öne çıkmış oldular. Çalışan işçilerinin bütün masraflarını karşılayan İsmailoğlu, kömür sobasının yakıtını ve çay masraflarını üstlenmesiyle çalışanlarına verdiği önemi bir kez daha gösterdi . Gölede bir ilk olmasıyla dikkat çeken bu olay sosyal dayanışmanın önemini Ardahan’da bir kez daha gözler önüne serdi.



    Minik Öğrencilere Meyve Tadında Tiyatro…


     


    Ardahan Orta Oyuncuları tiyatro topluluğu, kırsaldaki köy okullarında okuyan öğrencileri ücretsiz olarak tiyatroyla buluşturdu.


     


       İlk kez tiyatro gösterisi izleyen Ardahan Merkeze bağlı Nebioğlu ile Bayramoğlu köyü ilkokulu öğrencileri heyecanlarını gizleyemedi. Meyve bahçesi adlı Tiyatro oyununu izleyen çocuklar, öğretmenler ve öğrenci velileri, oyunu çok beğendiklerini söyleyerek mutlu bir şekilde ayrıldılar.


       Nebioğlu ile Bayramoğlu köyü İlkokulu öğrencileri, ilk kez tiyatro gösterisi izlediklerini söyleyerek, “Çok güzeldi, çok beğendik. Yalan ve yalancılığın kötü olduğunu öğrendik.” dedi.


       Ardahan Orta Oyuncuları tiyatro topluluğu üyelerinden Ceren Odabaşı, öğretmenler, öğrenci velileri ve öğrencilerden çok olumlu tepkiler aldıklarını belirterek, “Ardahan Orta Oyuncuları tiyatro topluluğu olarak böyle aktivitelere devam edeceğiz.


       Bu tür etkinliklerle öğrencilerimizin sosyal ve kültürel gelişimine katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Sıkışan eğitim sistemi ve yaşamın diğer alanlarında kendilerini ifade edemeyen, sanat ve kültürel değerlerle buluşamayan geleceğimiz olan çocuklarımızı tiyatroyla ve sanatla buluşturmanın heyecan ve coşkusunu yaşıyoruz.


       Özellikle sosyal ve kültürel etkinliklerin oldukça uzağında olan köy ve kasabalarda okuyan çocukların ilk kez tiyatroyla buluşması coşku ve heyecanımızı daha da artırdı” dedi.



    DSP’den Yardım Kolisi


     


    13 Aralık 2015’te yapılan Demokratik Sol Parti Olağanüstü Genel Kurultay’ında Genel Başkan seçilen Önder Aksal’ın rüzgarı Ardahan’da da esmeye başladı.




    Ardahan Haber Merkezi’ni ziyaret eden DSP Ardahan İl Başkanı Mustafa Morkoç ile Atatürk Mahallesi Muhtarı İbrahim Özer, gündemem ilişkin özel sohbette bulundular.


    DSP Ardahan İl Başkanı Mustafa Morkoç, DSP Genel Başkanlığına seçilen Önder Aksakal’a başarılar dileyerek, Aksakal’ın aracılığıyla İstanbul’da yaşayan bir iş adamı vasıtasıyla gönderdiği yardım kolileri, Atatürk Mahallesi Muhtarı İbrahim Özer’e teslim etti. 


    Bu tür yardımların devam edeceğini açıklayan DSP Ardahan İl Başkanı Mustafa Morkoç, parti olarak ciddi bir toparlanma süreci yaşadıklarını ve önümüzde günlerde partimizin belirlediği program ölçüsünde çalışmalara başlayacağını söyledi.


    Ardahan Merkeze bağlı Atatürk Mahallesi Muhtarı İbrahim Özer ise, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal’ın aracılığıyla fakir ve fukaralara gönderilen yardım kolilerinden dolayı teşekkür etti. Yardımların gerçek ihtiyaç sahiplerine dağıtılacağını belirten Özer,  Ardahan’da en fakir insanların kendi mahallelerinde yaşadığını söyledi. 



    Üniversitede Diyarbakır Kutlaması!!!


    Ardahan üniversitesinin büyük çoğunluğunun doğu kökenli olması sebebiyle, doğunun incisi olan Diyarbakır ilinin kurtuluşu olan 27 Mayıs tarihinde kurtuluşunu kutlamak için rektörlükle görüştükleri öğrenildi.


    Son olarak Türkmenistanlı öğrencilerin Ardahan Üniversitesinde Türkmenistan’ın kurtuluşunu kutlamaları doğu kökenli öğrencilerde bizlerde ortak bir fikirde buluşup bizlerde Diyarbakır’ın kurtuluşunu kutlamak istiyoruz dediler.


     


    ARÜ’DE TÜRKMENİSTAN’IN BAĞIMSIZLIĞININ 20. YILI KUTLANDI


     


    “Türkmenistan’ın Bağımsızlık Günü” nedeniyle Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Türkmenistan Öğrenci Birliği Topluluğu tarafından bir program düzenlendi. 


    Türkmenistan’ın bağımsızlığını kazanmasının 20. Yılını anma etkinliği 14 Aralık 2015 Pazartesi günü saat 17.00’de ARÜ Yenisey Konukevi’nde gerçekleştirildi. Programa Rektör Vekili Prof. Dr. Gürkan Doğan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Söylemez, İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi (İBEF) Dekanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şeref Kılıç, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. İhsan Kurtbaş ile çok sayıda akademisyen ve uluslararası öğrenci katıldı.


     Programın açış konuşmasını yapan Rektör Vekili Prof. Dr. Gürkan Doğan,  “Bu geceyi düzenleyen öğrencilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Ülkelerinden Türkiye’ye ve Ardahan’a okumaya geldiler. Biz üniversite olarak, siz çok kıymetli öğrencilerimizin her zaman yanında olmak için çalışacağız. Sizler, ileride yüksek makamlara geldiğinizde ve ülkelerinize döndüğünüzde faydalı işler yapmalısınız. Sizin bize en büyük hediyeniz farklı ülkelerden gelen kardeşlerinizle birlikte güzelce yaşadığınızı onlara göstermekti. Türkmenistan’dan yükseköğrenim görmek üzere gelen 94 tane öğrencimiz var. Sayımız 100’e yaklaştı. Geçen sene 7 arkadaşımıza Büyükelçimiz ve Eğitim Ataşesi ile birlikte düzenlediğimiz tören ile diplomalarını verdik. Darısı bu seneye inşallah. Zaman çok hızlı geçiyor. Farklı ülkeler ve coğrafyalardan gelip eğitim çatısı altından toplanan öğrenciler ülkelerine döndüklerinde buradaki kardeşlik çemberi ve ortamını oralarda da anlatacaklardır. Sayın Rektörümüz görevi gereği aramızda değil. Bu programda aramızda olamadığı için çok üzgün olduğunu, sizlere kucak dolusu sevgisini ve alınlarınızdan öptüğünü size iletmemi istedi. Burada olduğunuz ve Sayın Rektörümüzün sevgi dileklerini sizlerle paylaştığımız için mutluyuz. İyi ki varsınız. Hepinize çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu. 


    Gecede uzun yıllar Kafkasya bölgesinde görev almış ve çalışmalarda bulunmuş olan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Söylemez Türkmenistan’ın bağımsızlık mücadelesi, Türkmenistan’daki gelişmeler ve sosyo-ekonomik unsurlardan bahsetti. Prof. Dr. Söylemez, “Bağımsız anıtında da görülüyor ki bu anıt uzay mekiğine benziyor. Bu yapının üçayağı var. Bu ayaklar dünyadaki bağımsızlığını ilan eden üç devleti simgeliyor. Bunlar İsviçre, Avusturya ve diğeri de kardeş ülke Türkmenistan… Doğal zenginlikleri, kültürü, dili, edebiyatı ve her şeyi ile bütün dünyaya kendisini kabul ettirmiş bir ülkeden bahsediyoruz. Burası Türkmenistan’dır.” dedi. Prof. Dr. Orhan Söylemez, Türkmenistan’ın bu kadar güçlü ve önemli olmasının sebebinin dili, kültürü ve atalarının ruhuna sahip çıkmasıyla ilişkili olduğunu ifade etti. 


    Programda konuşan İBEF Dekanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, Türk Dünyası’nın güzel günlerinde beraber olmanın kendilerini oldukça mutlu ettiğini belirtti. Prof. Dr. Ceylan, “Türkmenistan denilince atasözleri, şairleri, kültürü ve coğrafyası ile Türk Dünyasına damga vuran bir yer akla geliyor. Özellikle Türkmenistan’ın Namazgâh bölgesi 4 bin yıllık Türk tarihi olan bir yerdir. Yani ata yurdumuzdur. Orada yapılan kurgan kazıları ve bulunan veriler Türk Kültürünün merkezini ortaya koymaktadır. Türkmenistan’dan buraya çocuklarını eğitim için gönderen ailelerine şükranlarımızı sunuyoruz. Aslında birbirimizden farkımız yok. Selçuklu Anadolu’yu baştanbaşa imar ederken Merv’den hareket etti. Merv’i bilmeyen Türk tarihini bilemez. Türk tarihi bir kitapsa Türkmenistan’ı içerisinden çıkartırsanız sadece elinizde kapak kalır. Onun için Türkmen bizim özümüz. Şair ne güzel diyor, ‘Öz menem öz menem. Onlar kabuk öz menem.’ ” sözleriyle Türkmenistan’ın önemine vurgu yaptı.


    Daha sonra Türkmenistanlı öğrenciler Türkmenistan’ın bağımsızlığı ile ilgili şiirler okudu. Türkmen öğrenciler sergiledikleri halk oyunları gösterileriyle büyük beğeni topladı. Türkmenistan’ın tanıtım filminin gösteriminin ardından öğrenciler Rektör Vekili Prof. Dr. Gürkan Doğan ve Rektör Yardımcısı Orhan Söylemez’e hediye takdim etti. Gecede Türkmen pilavı ve Türkmenistan’a has yemekler konuklara ikram edildi.



    **Olcay Denizden Miniklere Moral…


    Vali Ahmet Deniz, eşi Olcay Deniz ile birlikte Atatürk Mahallesi’nde ki Kardelen Anaokulu’nu ve Karagöl Mahallesi’nde ki Anadolu Kız Meslek Lisesi’ni ziyaret etti.


     


    Eşi Olcay Deniz ve Milli Eğitim Müdürü Tevfik Fikret Eteker ile birlikte gittiği Kardelen Anaokulu ve Kız Meslek Lisesi Ana Sınıfı’nda minik öğrencilerle sohbet eden Vali Deniz, eşi Olcay Deniz ile birlikte çocuklara hediye dağıttı.


     


    Çocukların zeki ve pırıl pırıl çocuklar olduğunu belirten Vali Deniz, ilk eğitimin verilmesi anlamında anaokullarının önemli olduğunu söyledi.


     


    Vali Deniz daha sonra Anadolu Kız Meslek Lisesi’ni ziyaret etti. Burada dersliklere girerek üniversite sınavlarına hazırlanan son sınıf öğrencilerine moral veren Vali Deniz, “Sizler pırıl pırıl çocuklarsınız. Sizlerden biraz daha gayret göstererek, sınavlarda daha çok başarı elde etmenizi bekliyoruz. Elinizde ki imkanları en iyi şekilde kullanarak, başarıya doğru koşmalısınız. Hayatınız boyunca elde ettiğiniz başarılarla birlikte, devlete, millete, içinde bulunduğunuz topluma faydalı bireyler olmanız da çok önemlidir. Bizi biz yapan değerlere sahip olduğunuz zaman, önünüzde hiçbir engel duramayacaktır. Sizlerin başarılı, milli ve manevi değerlere önem veren, topluma faydalı bireyler olacağınıza inanıyorum. Üniversite yolunda gireceğiniz sınavlarda başarılar diliyorum” diye konuştu.


     


    Vali Deniz ve eşi Olcay Deniz, daha sonra Kız Meslek Lisesi pansiyonunda öğrencilerle birlikte yemek yedi.



    **Yılbaşı öncesi denetimler arttı…


    Ardahan Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Ekipleri, ilimizde bulunan otel ve pansiyon gibi konaklama mekanlarını denetledi.


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un Ardahan Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Ekiplerine verdiği talimatla, ekiplerin il sınırları içindeki işletmelerin denetimleri aralıksız devam ediyor. 


    Ardahan dışından gelen öğrenci, iş adamı veya işçi gibi çeşitli nitelikteki gurupların faydalanacağı konaklama yerleri arasında yer alan otel ve pansiyon gibi merkezlerin denetim altında tutulduğunu. Zabıta ekiplerimizin halkın sağlığını ve huzurunu korumak amacıyla yaptığı çalışmaların her iş kolundaki rutin denetimlerinin sürdürüldüğünü.


    Ekiplerin, ekmek fırını, kasap ve marketlerin et reyonlarının denetiminin ardından,  otel ve pansiyon gibi konaklama mekanlarında çalışanların, sağlık karnelerinden, işletme ruhsatlarına kadar gerekli incelemeleri dikkat çekti.


    Oteldeki odaların düzeni, mutfak ve yangın merdiveni gibi bölümlerde inceleme yapan ekiplerimiz, işletme sahiplerine gerekli uyarıları yaptıktan sonra; eksikleri olan işletmelerin eksiklerini giderilmesi için uyarıda bulundu. Bu eksikleri gidermeleri için işyeri sahiplerine bir hafta süre verip; eksiklerini gidermedikleri hallerde verilecek olan ceza konuları hakkında işletmecilere gerekli açıklamayı yapan zabıta ekipleri, denetimlerin aralıksız olarak devam edeceklerini bildirdiler.



    **Size benzemeyeceğim..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Ardahan’ın ilk günlük gazetesini çıkaran ve bu yönde verdiğimiz bir yıllık mücadele sonucunda almam gereken ilan hakkımın engellenmesi üzerine yeniden haftalığa dönme kararı vermeye hazırlanırken rahmetli babam matbaaya gelip, günlük gazeteyi neden haftalığa çevirdiğimi sordu..

    Ben de Hasan Özdemir’in Ardhan’da vali olduğu dönem de yaşadığımız sıkıntıları ve gelen denetleme kurulunun kararını anlatınca babam bana dönüp dedi ki; ‘Oğlum mücadelen boyunca şunu bil ve unutma.. Düşman seni yenemediği an bu kez taktik değiştirip, seninlşe dost gibi görünüp, seni kendisine benzetmeye çalışır.. Bu nedenle alacağın karar ya onlara benzemek yada bildiğin doğruya devam etmektir’

    Yani o sıkıntılı anda yanıma gelip, ‘sen doğru bildiğini yap’ diyerek bana cesaret veren ve Ardahan’a günlük gazete kültürünü kazandıran o günkü müacadelimizde önümüze çıkarılan engellemeler bugünde vasıflı olma mücadelesinde görmüyor değiliz.. 

    Ama yolumuza devam ediyoruz.. 

    Ama benim bugünkü konum Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olduktan sonra yaşadığım onca sorunları anlatmak olacak..

    Çünkü gazetecilikte yaşadığımız sıkıntıların diğer bir benzerini gördüğüm bu alanda da birileri beni kendilerine benzetme çabası içinde olduğunu ve ARDA/FED olarak verdiğimiz mücadele de hep engelleme, arkada konuşma, şerefsizce, alçaka iftiralarla karşılaştığımız bir süreci yaşadığımızıda bilmenizi isterim..

    Yani beni ve arkadaşlarımı kendilerine benzetmeye çalışanların güçlü bir Ardahan Lobisi korkusu içinde oyun üzerinde oyun içinde olduklarınıda görüyorum..


    **Ayrılıklar hep zordur..


    Ülkenin komşuları ile olan sorunları, komşuların emperyalist güçlerce işgal edilmeye çalışması, toprak ayrımları ve parçalanmalarını tartışıldığı bir sürecin yaşandığı şu günlerde yeniden ısıtılıp, önümüze getirilen başkanlık sisteminin ayrışıma neden olacağı da konuşulmakta..

    Yani önce Başkanlık, ardından bu başkanlığı başında olacağı eyaletler ardından herkesin kendisini yönettiği öz yönetimlerin gündeme gelebileceği korkusu ve travması yaşanıyor ülkemde..

    Evet benim de desteklediğim ve istediği başkanlık sistemine geçmeye çalışan ve 10 yıla yakındır bir çok sorun ve sıkıntıya neden olan sistemden ayrılmak istemeyen ülke zorda..

    Başkanlık gelsin mi, gelmesin mi?

    Sistem yenilenerek kalsın mı, kalmasın mı?

    Başkanlık gelirse yapabilir miyiz, yapamaz mıyız?

    Bölünür müyüz, bölünmez miyiz?

    Soruları ile tartışılmaya devam eden sistem değişikliği bu ülkeye ne getiri bilmem ama bana sorarsanız kavga etmeden tartışılması en güzeli..

    Çünkü Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasından bu yana zaten sistem değişmiştir..

    denilen bir ülkedeyiz.. 

    Ve Reis denilip, üzeri kapatılmak istenen Başkanlığı zaten o günden bugüne kadar Başkan olarak yapan bir Erdoğan bunu resmileştirmek istiyor..

    Evet başkanlığı bende ama ülkemin bölünmeden istiyorum..

    Bu ülkenin sistem değişikliğine olan ihtiyacın daha çok tartışılmadan, kan, revan bulaşmadan gerçekleşmesinde yanayım..

    Zor ama şart olan bu değişikliği bir an gerçekleştirmek bu ülkenin önünü olduğu gibi hepimiz rahatlatacağına inananlardanım..

    Kısacası aşklardan, sevdalardan, sevdiklerinizden, alıştıklarınızdan

    ayrılırken yaşanan aynı  duygu gibi 100 yıldır yaşadığımız sistemde de ayrılmak zor olsa da şarttır..


    **Ekmeğe muhtaç bırakmak..


    Kamu kesiminde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde görevden çıkarma cezaları veriliyor. Şu anda on binlerce

    ailenin ocağında gözyaşı, hüzün ve “yarın ne yapacağım?” kaygısı var. Resmi Gazete’de isimleri yayımlananların

    sayısı 100 bini çoktan geçti, daha da devam edeceğe benziyor. İnanın bazılarına memuriyetten atılmak değil

    Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olmakla suçlanması daha ağır geliyor.

    Şunu belirtelim: Kamuda terör örgütü elemanlarının bulunması zaten kabul edilemez. Girenlerin önemli bir

    bölümü de AKP döneminde işe alındı. Kamu görevine son verilenlerin tamamının FETÖ’cü olduğuna kimse

    inanmaz. Görevden alınanlardan tanıdıklarınıza bir bakın. Atatürkçü, laik, çağdaş isimler de bu furyada

    görevden alınıyor.

    Sadece bu alandamı oluyor ki bunlar? 

    Hayır tam tersi hemen her alanda yaşanan bu durum bizim camiamızda da yaşanıyor..

    Son olarak benimde bir dönem gazete çıkardığım Kocaeli’nin en önemli gazetecilerinden olan Güngör Aslan’ın da gazetesine el konulup, ekmeğe muhtaç bırakıldığını öğreniyorum..

    ‘Kendisini arayıp, yapabileceğim bir şey var mı? diye sorduğum bir anda Ardahan’da beni arayan eşim basın müdürlüğünün ilanımızı iki aylığına askıya aldığını öğreniyorum..

    Beni de şok eden bu gelişmenin gerekçesi de gazetemizin bo yalarının kurumadan basına götürüldüğü ve baskı hataları olduğu için olduğunu öğreniyordum..

    Eşimin gergin ses tonunu ‘Bir şey olmaz hanım, neye dayanmadı ki buna da dayanmayalım’ diyerek yumuşatmaya çalıştığım bir sıra da bu ülkede birilerinin birilerini ekmeğe muhtaç hale getirmekle meşgüldü..



     

  • EĞİTİMDE 2. KARNELERİ VALİ DAĞITTI!..

    ‘da 2019-2020 eğitim-öğretim yılının ilk döneminin sona ermesi nedeniyle okullarda karne heyecanı yaşandı. Kentte 200’ü aşkın kurumda eğitim-öğretim gören yaklaşık 19 bin 500 öğrenci karne aldı.


    Vali Mustafa Masatlı, Vali Yardımcısı Mehmet Kılıç ve İl Milli Eğitim Müdürü Fikret Çerkezoğlu’yla birlikte Şehit Burak Güneş İlkokulu ile Şehit Ömer Halisdemir İmam Hatip Ortaokulunda öğrencilere karne dağıttı.


    Öğretmen ve öğrencilerin verimli bir dönemin ardından yarıyıl tatiline girdiklerini belirten Vali Mustafa Masatlı, öğrencilerden tatil boyunca dinlenmelerini, televizyon, tablet ve telefondan kaçınarak bolca kitap okumalarını istedi.


    Vali Mustafa Masatlı, Ardahan’ın eğitim seviyesini daha üst noktalara taşıma gayreti içerisinde özverili çalışmalarda bulunan öğretmenlere ve idarecilere de teşekkür ederek, “Eğitim-Öğretim toplumun en temel konusudur. Devletimizin ve milletimizin geleceği çocuklarımızın eğitim ile şekillendirilir. Devletimiz, her alanda olduğu gibi eğitim alanında da 2023 hedefleri doğrultusunda, eğitimin bir millet için önemini göz önüne alarak ciddi yatırımlar yapmıştır. Bu yatırımlar ilimizde de devam etmiştir. Okullarımız fiziki ve teknik olarak eksiksiz hizmet vermektedir. Sınıfların derslik ortalamasının 13-15 öğrenci arasında olması ve öğretmen eksiğinin bulunmaması da önemli bir durumdur. Burada bizim öğrencilerimizden tek isteğimiz var. Çok çalışmaları, memleketimize, milletimize faydalı bireyler olmalarını istiyoruz. İlimizin eğitim seviyesini göz önünde bulundurduğumuzda son yılda önemli bir yol kat ettiğimiz görülüyor. Biz bu yolda kararlıyız. Okul, öğretmen, öğrenci ve aileler olarak tüm paydaşlarımızla birlikte, başarımızı daha üst sıralara taşımak için her gayreti gösteriyoruz. Günümüz teknoloji çağıdır, dolayısıyla eğitim ortamlarında teknoloji kullanımı en üst seviyelerde olmalıdır. Bilgiye erişim günümüzde daha kolay hale gelmiştir. Öğrencilerimiz de bu kolaylıktan faydalanmalı, daha donanımlı olmalı, ancak teknoloji bağımlısı olmamaları ve “üç T”ye yani telefon, tablet ve televizyona dikkat etmeliler. Dolayısıyla, yüreği vatan ve millet sevgisiyle çarpan, bilgi teknolojilerini aktif kullanabilen, maddi ve manevi değerlerine sahip çıkan bireyler olarak yetişmelerini temenni ediyoruz. Bugün karne alan öğrencilerimizin ikinci yarıyıla daha performanslı ve dinç başlamalarını diliyorum” dedi.


    Vali Mustafa Masatlı, karne dağıtımının ardından öğrenciler ve öğrenci aileleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi. 


     

    ÇILDIR'DA CİNAYET!.. DOĞUM GÜNÜNDE ÖLDÜRÜLDÜÇILDIR’DA CİNAYET!..


    DOĞUM GÜNÜNDE ÖLDÜRÜLDÜ..


    ari,v haber 09/01’2020 tarihli haber


    Ardahan’ın Çıldır ilçesinde bir kişi doğum gününde bıçaklanarak öldürüldü. İlçenin Kenarbal köyünde oturan Önder Akgün’ü (45), evinin önünde yerde hareketsiz halde gören yakınları durumu jandarmaya bildirdi. Jandarma ekiplerince yapılan incelemede Akgün’ün boğazı ve vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanarak öldürüldüğü anlaşıldı. Evli ve 3 çocuk babası olan Akgün’ün cesedi, köy camisinin morguna kaldırıldı.


    Olaya ilişkin 2 kişi gözaltına alındı. Hayvancılıkla uğraşan Akgün’ün doğum gününün 10 Ocak olduğu belirtildi.



    SARIYER BELEDİYE


    BAŞKANI ARDAFED’İ ZİYARET EDECEK!


    Son 4 yıldır ortaya koyduğu çalışmaları ile dikkatleri üzerine çeken Ardahan Dernekler Federasyonu dolu dolu geçirdiği 2019 yılını değerlendirme, 2020 yılında yapacaklarını görüşmek üzere 11 Ocak’ta ARDAFED Genel Merkezi’nde yılın ilk toplantısını yapacak… Sarıyer Belediye Başkanı Genç’in de iadeyi ziyarette bulunacağı aynı gün, başta dernekler olmak üzere tüm Ardahanlılar bu önemli toplantıya davet edildi. Toplantı cumartesi günü saat 14.00’de yapılacak.



    Konu hakkında yapılan çağrı şöyle;


    SARIYER BELEDIYE BAŞKANI SAYIN ŞÜKRÜ GENÇ ARDAFED’Î ZÎYARET EDECEK.. Sayın Ardahanlı.. Arkadaşlar merhaba.. 2019’u değerlendirme, 2020’nin ilk toplantısını, Ardahan’ın kurtuluş yıl dönümü olan 23 Şubat Kurtuluş etkinliği ve Ardahanlı seçilmiş siyasilerin toplumun beklentilerine karşı sorumluluklarını, sorumsuzluklarını masaya yatırma adına 11 Ocak 2020 Cumartesi günü Saat: 14.00’da Şişli’de bulunan ARDAFED Genel Merkezinde senin ve ulaşabildiklerimizi de davet ederek, bir toplantı yapalım derim.. Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in de Îade-Ziyarette bulunacağı gûn gün ve saatte programınızı yaparak bi önemli toplantımıza sizinde katılmanızı bekler ve toplantıya katılacağınızı belirten olumlu dönüşünüzü bekler saygılar sunarım… Fakir Yılamz ARDAFED Başkanı/Gazeteci


     



    *Chaplin’in Göz Yaşlarına Sevinmek..



    Meslektaşlarım demektense AJANs muhabiri olmanın gereği, “Haber olsun saflar inansın” moduyla dağlara çıkıp, onca sorunu ‘Aram falanla, filanla yani yetkili ile, siyasi ile açılır’ diyerek gõrmezden gelip, yaptıkları sõzde kış haberlerine baktığımızda ‘dışarda kızılca kıyametin koptuğunu, değil kapıdan adım atmak, pencereden bile başınızı dışarıya uzatmamanız gerek’ anlamına gelen kar, tipi, boranlı kara haberlere ve karakışı dert etmeden çıktığım ve yılda bir ortaya çıkıp, kaz kesip, saz çalanların bilet satma derdine düştüğü Îstanbul yolunda uğradığım ve ülkenin en genç valisi olarak gördüğüm hemşehrim Tokat Valisi Ozan Balcı ile sohbet ederken bir validen öte genç yaşına rağmen okuduğu ve yaşadıklarıyla bir bilge insan edasıyla anlattıkları ve bu anlattıkları arasında kendime not aldığım “İnsan bazen kendine sus demeli” sözü ardından daha önce okuduğum, izlediğim ama bir çoğumuzun da dilsiz olduğunu sandığı Charlie Chaplin bir kez daha aklıma geldi.

    Ve Chaplin gibi bir çok insanın yaşarken öldüğü yani sözün doğrusu yaşarken beynimizde öldürülen bir çok insanın olduğunu da bir kez daha anlamış oldum. Ve halen insan yaşamında yol gösterici olan Charlie’nin “Biz insanız” diyenleri anlatan düşüncelerini aktaran ve günlük olarak aldığım gazeteler arasında yer alan Türkiye Gazetesindeki yazıyı bir de siz okuyun derim..

    Îşte meslektaşım Halime Gürbüz’ün ‘Kendini gerçekten sevmek’ başlıklı o yazısı.



    *Kendini gerçekten sevmek..

    Charlie Chaplin, nam-ı diğer Şarlo; sessiz filmlerin unutulmaz ismi, dünya sinemasına yön veren ünlü komedyen. Konuşmadan insanları güldürmeyi başarabilen nadir insanlardan biri olan İngiliz sinema yönetmeni, oyuncu, yazar ve komedyen. Genç yaşta alkol komasından ölen bir babanın ve akıl hastası bir annenin, annelerinin rahatsızlığı sebebiyle, evde birbirine sokularak uyuyan iki kardeşten küçük olanı…

    Acılı ve meşakkatli bir hayat hikâyesine sahip dünyayı güldüren adam aslında, kendi acısını unutmak için insanları güldürmeye çalışıyordu…

    “Aşağı bakıyorsanız asla gökkuşağı bulamazsınız… Yağmurda yürümeyi severim çünkü kimse beni ağlarken görmez… Hayat uzak çekimde komedi, yakın planda trajedidir…

    Benim acım birinin gülüşüne sebep olabilir. Ama benim gülüşüm asla birinin acısına sebep olmamalı… Gülüşlerim, acılarımı örtmeye çalışan ağır işçilerdir…” sözleriyle ünlü bir komedyen mi ünlü bir düşünür mü diye akılda soru işareti bırakan Chaplin’in 70’inci yaş gününde yazdığı yazı:

    “Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda, başkalarının hayatlarına özenmekten vazgeçtim… Önüme çıkan zorlukların;

    Olgunlaşmam için aşmam gereken engeller olduğunu fark edebildim… Günümüzde buna “bilgelik” dendiğini biliyorum…

    Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda;

    Kendime ayırmam gereken zamanı, başka şeylere harcamaktan… Geleceğe ilişkin büyük projeler yapmaktan vazgeçtim…

    Bugün artık yalnızca bana keyif ve mutluluk veren, Sevdiğim ve hoşuma giden işleri, Kendime özgü yol yordam ve tempoyla yapıyorum… Günümüzde buna ‘kendine karşı dürüst olma’ dendiğini biliyorum…

    Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda; Sağlıklı olmayan her şeyden kurtardım kendimi… Yemeklerden, insanlardan, nesnelerden, durumlardan… Hepsinden önce de beni benden koparıp diplere çeken şeylerden… Başlangıçta buna “sağlıklı bencillik” diyordum. Bugün biliyorum ki bu ‘kendini sevmektir…’

    Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda… Vazgeçtim; her zaman kendi haklılığıma inanmaya… Daha az yanılmaya başladım böylece… Bugün anladım ki; Buna ‘sade olmak ve sade yaşamak’ deniyor…

    Kendimle ve başkalarıyla tartışmaktan… Çatışmaktan ve sorun yaşamaktan korkmuyorum… Çünkü yıldızlar bile bazen birbiriyle çarpışıyor… Yeni dünyalar oluşuyor… Bugün bunun ‘yaşamak’ olduğunu biliyorum…”

    Evet, siz göz yaşlarına sebep olup, sevinenler az olsun insanlığınızdan utanıyor musunuz?..

    Sanmıyorum.. Çünkü  insan, yani Charlie Chaplin olmak başka şeytan olmak başka..


     


    SARIYER BELEDİYE BAŞKANI ARDAFED’İ ZİYARET EDECEK!


    Son 4 yıldır ortaya koyduğu çalışmaları ile dikkatleri üzerine çeken Ardahan Dernekler Federasyonu dolu dolu geçirdiği 2019 yılını değerlendirme, 2020 yılında yapacaklarını görüşmek üzere 11 Ocak’ta ARDAFED Genel Merkezi’nde yılın ilk toplantısını yapacak… Sarıyer Belediye Başkanı Genç’in de iadeyi ziyarette bulunacağı aynı gün, başta dernekler olmak üzere tüm Ardahanlılar bu önemli toplantıya davet edildi. Toplantı cumartesi günü saat 14.00’de yapılacak.

  • HDP, HDP'YE YAPILAN SALDIRIYI KINADI!

    KAMUOYUNA


    15 ocak 2020 çarşamba günü .dün İstanbul il binamıza silahlı saldırı düzenlenmiştir.


    Partimize karşı yapılan her türlü olumsuz yayınlar. psikoloji saldırılar spekülatif haberler, hukuk dışı saldırılara rağmen kamuoyu yoklamalarında HDP oylarını artırmaktadır. Partimizin ülkemize sunduğu perspektifler geleceğin Türkiyesini inşa etmektedir.


    Mevcut satatıkoyu devam ettirmek isteyen demokrasi dışı güçler partimiz HDP hedef almaktalar .


    Geçmiş yıllarda benzer şekilde partimize yönelik saldırılar gerçekleştirilmiştir, bu ve benzeri saldırılar partimizi engelleyemeyecektir.


    Son zamanlarda TV programlarında HDP kapatılmasına dair yerli yersiz açıklamalar, yorumlar olumsuz görüş belirtmeleri teşvik ettiği marjınal grupları tahrik eden bu kesimler partimize saldırmaktadırlar.


    İstanbul il örgütümüze yapılan saldırıyı kınıyor,  yanında olduğumuzu , saldırılardan dolayı geri adım atmayacağımızı, geleceğin toplumunu kurmak için daha çok mücadele etmek için kamuoyuyla paylaşıyoruz. 18 .01 2020


    Ardahan HDP İl Örgütü



    ARDAHAN’I DOĞU EKSPRESİ’NDEN MAHRUM BIRAKMAYIN


    ‘DOĞU EKSPRESİ’NİN SON DURAĞI ARDAHAN OLSUN’ KAMPANYASINA DESTEK BÜYÜYOR



    CHP’Lİ MAHMUT TANAL’DAN BAKAN TURHAN’A: ARDAHAN’I DOĞU EKSPRESİ’NDEN MAHRUM BIRAKMAYIN …



    CHP’li vekil Mahmut Tanal, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan’dan Doğu Ekspresi tren hattının Ardahan’a kadar uzatılmasını talep etti.


    Tanal, Bakan Turhan’a “Ardahan’ı demiryolu yatırımından mahrum bırakmayın” dedi.


    Doğu Ekspresi treninin son durağının Ardahan olması konusundaki kampanyaya destek giderek büyüyor. CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulundu. Tanal, Bakan Mehmet Cahit Turhan’dan Ardahanlıların tren hattı projesiyle ilgili taleplerinin dikkate alınmasını istedi.



    ARDAHAN’I DEMİRYOLU YATIRIMDAN MAHRUM BIRAKMAYIN



    CHP’li vekil Mahmut Tanal, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan’a hitaben kaleme alıp bakanlığa gönderdiği talep dilekçesinde, STK’lar öncülüğünde başlatılan imza kampanyasını hatırlatarak, “Sayın Bakanım, demiryollarının ülkemiz ve kentlerimiz için taşıdığı önemi uzun uzun uzadıya anlatmaya gerek yok sanırım. İktidar mensupları, şahsınız ve bakanlığınız bünyesindeki bürokratlar, her fırsatta Türkiye’nin kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına kadar uzanan demiryolu hatlarındaki trenlerden övgüyle bahsediyor. Ardahan halkı, tren hattı projesiyle ilgili uzun süredir taleplerini dile getiriyor. Ardahan STK’lar öncülüğünde ‘Doğu Ekspresi treninin son durağının Ardahan olması’ için imza kampanyası başlatıldı. Ardahanlılar kampanyaya yoğun ilgi gösterdi. Binlerce imza toplandı. Çağrılarının dikkate alınmasını, kentlerinin demiryolu yatırımından mahrum bırakılmamasını talep ediyorlar” dedi.


    ARDAHAN’IN TANITIMINA VE GELİŞİMİNE KATKI SAĞLAYACAK



    Ardahanlıların bu çağrılarının karşılıksız bırakılmaması gerektiğinin altını çizen Tanal, şöyle devam etti: “Ardahan, Doğu Anadolu Bölgesi’nin tarihi, kültürel ve doğal güzellikleriyle ön plana çıkan illerindendir. Doğu Ekspresi, Ardahan’ın tanıtımına, ekonomisine, gelişimine önemli katkılar sağlayacaktır. Dolayısıyla bu demiryolu projesinden ülkemiz kazançlı çıkacaktır. Doğu Ekspresi tren hattı Ardahan’a kadar uzatılmalıdır. Ardahan bu demiryolu yatırımından mahrum bırakılmamalıdır. Sonuç olarak Doğu Ekspresi’nin son durağının Ardahan olmasını talep eder, saygılar sunarım.”



    HDP Barajı Aşmasa..


    arşiv haber 28/04/2015 tarhli yorum


    Her geçen gün biraz daha yaklaşan genel seçimler öncesi tartışılan konuların başında gelen diğer bir konuda HDP’nin Barajı aşıp aşamayacağıdır..


    Evet, Kürtlerin yoğunlukla desteklediği 7. parti olan HDP’nin bu seçimlere bağımsız adaylarla değil, dünyada örneği olmayan bir yükseklikte olan %10 seçim barajına rağmen parti olarak seçimlere katılma kararı alması ile başlayan, ‘HDP Barajı Geçer mi?’ tartışması devam ede dursun, HDP’nin barajı geçememesi halin de seçimin hemen ardında yaşanacaklar da en çok tartışılan konuların başında gelmekte..

    HDP Barajı geçerse hem 400 milletvekili alıp, anayasa başta olmak üzere bir çok şeyi değiştirecek denilen AK Parti’nin bu sevincini kursağında bırakacak, hem de 400 Milletvekili ile tek başına bu ülke de iktidarda öte işler yapmaya kalkışacakların önüne geçip, dur diyecek diye düşünen kesim HDP’yi umut görüp, Türkiye Partisi olmasına da yardımcı olacak ve oy verecek gibi görünse de bu tam net değil..

    Bunu HDP’lilerde kabul ediyor ve barajı daha yıkamadıklarını ama çatlatmaya başladıklarını belirtiyorlar..

    Peki HDP Barajı geçemezse ne olur sorusudur?  

    İşte bu soru herkesçe merak edilen en önemli sorudur. 


    Son anketlere göre %9.9 ila % 10.5 bandında olduğu ileri sürülen HDP’nin barajı geçmemesi halinde ne olacağı konusunda ortaya atılan senaryoların başında gelenin ortalığın karışacağı, cadde ve sokak eylemlerinin başlayacağı yönünde..


    Tam tersi ise HDP’nin Diyarbakır’a çekilip, kendi meclisini açmaya kalkışacağı..

    Ve ardından ülkede yeni tartışmaların başlayıp, ya barajın geri çekildiği yeni bir seçime gidileceği yada kıyamet.

    Ben bunların hiç birisine katılmadığım gibi daha kötüsünden korkuyorum..

    Efendim HDP Barajı geçecek, geçmeyecek diyenlerin ortaya attığı senaryolar dedik ya bende bir senaryo burada yazıp, ortaya atacağım..

    Çünkü benim yazdığım bir çok senaryonun filim olarak kalmadığını, 47’ye doğru giden yaşım boyunca yazıp arşive kaldırdığım yazılarıma baktığımda görüyorum..

    Evet, HDP %10 Barajı geçmese ne olur?

    Bakın anlatam..

    7 Haziran’da seçim yapılır.. 

    400 Milletvekilili AK Parti korkudan 8 Haziran gecesi emir verir ve HDP’lilere taktığı kulp ile HDP’nin önde gelenlerini toplar ve Halk İradesi der.. 

  • Gazeteci Kuzenini Kayıp Etti..


    DURAKTA ÇIKAN 11 MADDE!..

     


    Benim gibi bir çoklarının tam bir genel af, Bahçeli’nin de aralarında olduğu bazılarının ise yarım/yamalak, mevcut hükumetin ise bir adım ileri, iki adım geri atarak adına yargı reformu dediği ama her yeni cinayetin hemen akabinde gündeminden çıkardığı ama bir türlü çıkmayan yargı reformunun nasıl gerçekleşeceğini toplumun büyük kesimi ve bizler merakla beklerken muhalefetin de ünlü Adalet Yürüyüşünden sonra değil adaleti, yarım/yamalakta olsa çıkarılmasına adeta razı edilen yargı reformunu unuttuğu bir zamanda barolar yollara düşmüş durumda..


    Son olarak genel, yarı, çeyrek af ya da yargı reformu gibi yıllardır hasır altı edilen Doğu Kapısının unutulduğu Kars’ta bir toplantı yapan ve 11 Maddelik sonuç bildirgesi yayınlayan yargının 3 üncü önemli tarafı olan Avukatlar Türkiye’nin ileri demokrasi seviyesine ulaşmış bir ülke haline gelmesi, kendisini, çevresini ve dünyayı zenginleştiren kilit bir ülke konumuna gelmesi için acil ve demokrasi yakışır bir yargı reformuna gitmesi gerektiğinin altını bir kez daha çizdiler.


    Konuyu ve anlatılmak isteneni daha çok uzatmadan Kars’ta yapılan TÜRKONFED ve Daha İyi Yargı Derneği’nin gerçekleştirdiği “Yapısal Reformlar Toplantılar Serisi” Kars Durağına bakalı derim..


     


     İşte o durakta çıkan açıklamalar ve 11 Maddelik sonuç bildirgesi..


    “Türkiye’nin dünyanın en müreffeh 8 ülkesinden biri haline gelmesi, dünya’da çatışma bölgelerine uzlaşma ve barış getiren bir ülke olması mümkündür; kilidi Türk Yargısını çağdaşları seviyesine getirmektir.”


    TÜRKONFED ve Daha İyi Yargı Derneği iş birliği ile hazırlanan “Türkiye’nin İkilemi; Orta Gelir ve Orta Demokrasi Sorunları” politika raporunun tanıtımı amacıyla düzenlenen 12. toplantı Kars Barosu ev sahipliğinde Kars’ta yapıldı. “Yapısal Reformlar Paneli” başlığı ile gerçekleşen panelde politika notunun yazarı Av. Mehmet Gün sunumunda verimli çalışan, kendisi de hukuka hesapverir olan yargının tam bağımsızlığı hak ederek ülkemizin orta gelir tuzağını aşmakta kilit rol oynayabileceğini aktardı.


    TÜRKONFED ve Daha İyi Yargı Derneği iş birliği ile hazırlanan “Türkiye’nin İkilemi; Orta Gelir ve Orta Demokrasi Sorunları” politika raporunun Türkiye çapındaki tanıtımı devam ediyor. Tanıtımın Kars ayağı Kars Barosunun ev sahipliğinde Kars’ta bir Otel’de gerçekleştirildi. Panelde “Türkiye’nin İkilemi; Orta Gelir ve Orta Demokrasi Sorunları” politika raporu tanıtıldı. Kars Barosu Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Parlak, Daha İyi Yargı Derneği Başkanı ve TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Gün,  TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Av. Dr. Ural Aküzüm ve TÜRKONFED Ekonomi Uzmanı Şevin Ekinci’nin sunumlarıyla gerçekleşen “Yapısal Reformlar” isimli panelde “Ekonomik kalkınma için hukukun üstünlüğü ve hesapverirlik şart!” mesajı verildi.


    Av. Mehmet Gün: “Hukukun Üstünlüğü ve Yargıda Hesapverirlik Ekonomik Kalkınmanın Anahtarıdır”


    “Türkiye’nin İkilemi; Orta Gelir ve Orta Demokrasi Sorunları” politika notunun yazarı Av. Mehmet Gün “Orta Demokrasi Sorunları ve Çözüm Yolu” sunumunda, Türkiye’nin “Orta Gelir” ve “Orta Demokrasi” tuzağından kurtularak milli gelir sıralamasında bir üst lige çıkmasının mümkün olduğunu, ancak bunun için uyuşmazlıkları daha hızlı ve isabetli çözen, unsurları ve organlarıyla kendisi de hukuka tam anlamıyla hesap verir olan ve böylelikle hak etmiş olarak hem hakim ve savcı gibi insan unsurları, hem organları ve hem de işlevlerinde bağımsız olan bir yargı sistemine ihtiyaç olduğunu belirtti.


    Av. Mehmet Gün, Türkiye’nin demografik ve jeopolitik olarak benzer olduğu Almanya ile kıyaslanarak bir vizyon belirleyebileceğini kaydetti.  Her iki ülkenin 82 milyon nüfusa sahip olduğuna, yüzölçümü olarak Türkiye’nin Almanya’nın iki katı büyüklüğünde olduğuna, dolayısıyla Türkiye’nin Almanya’nın iki katı kadar nüfusa bakabileceğine ve iki katı kadar milli gelir üretebileceğine dikkat çeken Gün, buna karşılık günümüzde Almanya’nın milli gelirinin Türkiye’nin orta gelir seviyesinin kat kat üstünde olduğunu belirtti. Bu ekonomik farkların sebeplerini araştırırken, Almanya’nın Türkiye’ye göre hukukun üstünlüğü, uyuşmazlık çözümü ve demokrasi seviyesinde 2 katı, yargı hesap verirliğinde 3 katı, yargı bağımsızlığı ile fikir ve ifade özgürlüğünde 1,5 katı ileride olmasından Türkiye’nin dersler çıkarması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin de Almanya gibi uyuşmazlıklarını daha hızlı ve isabetli çözerek, yargısını daha verimli çalışır, hukuka hesapverir hale getirip fikir çeşitliliğini ve ifade özgürlüğünü geliştirerek ileri demokrasi seviyesine gelebileceğini ve böylelikle orta gelir seviyesini aşabileceğini belirtti.


    Türkiye’de yapısal reformlara yargının etkin ve işler hale getirilmesini sağlamak ile başlanması gerektiğine dikkat çeken Gün, yargılamalarda “tek celse” ilkesinin hayata geçirilmesi gereğinin altını çizdi. Bu ilke ile yargı unsurlarının daha verimli ve etkili çalışır hale gelebileceğini, böylelikle ilk derece mahkemelerinde 4-5 yıl süren davaların 50–100 günde sonuçlandırılabileceğini anlattı. Av. Mehmet Gün; verimli işleyen ve görevlerini gerektiği gibi yerine getirebilen yargının bütün unsur ve organlarının kararlarına karşı yargısal denetimin getirilmesiyle, kişisel ve görev suçlarının ön izin gerekmeden uzmanlaşmış bir mahkemede soruşturulmasıyla yargıda hesapverirliğin sağlanacağını, böylelikle yargının toplumun tam güvenini kazanabileceğini vurguladı. Verimli, etkin ve hesap verir olan yargının da tam bağımsızlığı hak edeceğini, bu yönde toplumun desteğine sahip olacağını söyledi.


     


    Verimlilik ve hesapverirliğin sağlanmasının ardından yargı üst yapılanmasının geliştirilebileceğini, siyasi ve sair etki ve nüfuz altında kalmasını önleyecek pratik bir yapılanmanın mümkün olduğunu, bu önerinin Daha İyi yargı Derneği tarafından Adalet Yüksek Kurulu önerisi olarak paylaşıldığını ve yüksek kabul gördüğünü anlatarak tam hesap verir ve siyasi ve sair etkilerden arındırılmış bir yargı üst yapılanmasının mümkün olmayacağını anlattı. Gün, bu en temel yapısal reform konusunun yargı alanında gerçekleştirilmesiyle, verimlilik, kurumsal ve kurallara dayalı yönetim ve hesapverirliğin tüm kamu kesimine kolaylıkla yayılabileceğinin altını çizdi.  Böylece Türkiye’nin ileri demokrasi seviyesine ulaşmış bir ülke haline gelirken kendisini, çevresini ve dünyayı zenginleştiren kilit bir ülke konumuna geleceğini belirtti ve şöyle söyledi: “Türkiye’nin dünyanın ilk 8 müreffeh ülkesinden biri haline gelmesinin, çatışma bölgelerine uzlaşma ve barış getiren bir ülke olmasının kilidi Türk Yargısını çağdaşları seviyesine getirmektir.”


    Kars Barosu Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Parlak: “Daha muasır bir ülke için hukukun üstünlüğüne olan inancımızın sarsılmasına izin vermemeliyiz.”


    Panelin açılışında konuşan Kars Barosu Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Parlak; adaletin istikrarın ön koşulu olduğunu belirterek, istikrarın devamını sağlayacak unsurlardan birinin de liyakat olduğunu söyledi. Parlak, hukukun üstünlüğüne olan inancı şu ifade ile vurguladı: “Bu ülke bizim. Binlerce yıllık bir medeniyetimiz var. Kültürel genlerimizde daha ileriye gidebilmemiz için gereken kodlar mevcut. Daha müreffeh, daha demokratik, daha muasır bir ülke için adalet duygumuzu kaybetmemeliyiz; hukukun üstünlüğüne olan inancımızın sarsılmasına izin vermemeliyiz.”


     


    TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Av. Dr. Ural Aküzüm:


    TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Av. Dr. Ural Aküzüm yaptığı açılış konuşmasında; 1950ler’den beri dünyada demokrasi ve bunun ön şartı olan hukukun üstünlüğü kavramlarının kalkınmayla olan ilişkisinin hem hukuk hem de iktisat çevrelerinde tartışılmakta olduğunu, buna ilişkin ülke bazındaki veri ve süreçlerin nesnel akademik biçimde modellendiğini söyledi. Bu tartışmalar ışığında Türkiye’de yapısal reformların, Anayasamızda yer alan hukuk devleti ilkesi ve ekonomik kalkınma arasındaki ilişkinin “ülkemize özgü” boyutlarının değerlendirilmesinin önemini vurguladı.


     


    TÜRKONFED Ekonomi Uzmanı Şevin Ekinci:


    Panelde bir sunum yapan TÜRKONFED Ekonomi Uzmanı Şevin Ekinci, “TÜRKONFED’in demokrasi ve sivil toplumun gelişmesine ve refahın artırılmasına yönelik amacına değinerek, orta gelir tuzağından çıkışta Türkiye’nin 2018 yılında ivme kaybı yaşadığına dikkat çekti. Bunun arkasındaki sebebin, kişi başına gelirde artış yaşanan ve reformların yapılması için çok uygun olan 2011-2015 döneminde, gerekli yapısal reformların ele alınmaması olduğunu belirtti. Tuzak sözünün aslında tam da yoksulluktan çıkış sürecinde görülen başarının hemen akabinde görülen kişi başına gelirde düşüşe atfedilen bir sözcük olduğunu hatırlatan Ekinci, orta gelir tuzağından kurtulabilmenin yegâne yolunun yapısal reformlar olduğunu belirtti.


    Panelde Türkiye’de büyüme profilindeki verimlilik sorununa değinen Ekinci, Türkiye’deki büyüme profilinin kaliteli olmamasının verimlilik probleminden kaynaklandığını belirtti. 2018-2019 yıllarında büyümede yaşanan yavaşlamanın orta gelir tuzağından çıkışı zorlaştıracağına değinen Ekinci önümüzdeki dönemde büyümede görece olarak kademeli yükseliş görüleceğini ancak bunun devamlılığının-sürekliliğinin olması gereğine önem vererek bunun ancak ileri düzeyde demokratik uygulamalarla sağlanabileceğine vurguladı. Ekinci, ülkede verimlilik probleminin aşılmasının teknoloji alanında ve eğitim alanında gelişmelerle olabileceğine, bu alanlardaki gelişmelerin yapısal reformlar konusuna dâhil olduğuna değindi.


     


    11 MADDEDE ORTAK DEMOKRASİ VE ORTA GELİR TUZAĞINDAN ÇIKIŞ YOLLARI


    Tam ve doğru ifşa ile yargılama süreçlerinin basitleştirilmesi, 4-5 yıl süren davaların 50-100 günde bitirileceği bir sistem oluşturulması


    Yargının üstlenmesi gereken iş yükünün, mahkemeler ile avukatlar arasında rasyonel ve mantıklı bir biçimde dağıtılması


    Kamu kurumlarında hesapverirliğin sağlanması, kamu görevlilerinin suçlamalarında amir izninin kaldırılması


    Yargının kendi kendine hesapverirliğinin sağlanması, HSK kararlarının, hakim ve bilirkişilerin verdikleri kararların yargı denetimine açılması


    Yargı organ ve unsurlarının davalarına bakan özel ve uzmanlaşmış bir mahkeme oluşturulması


    Hâkimler Kurulu’nun, şeffaf ve hesapverir olacak bir şekilde yeniden yapılandırılması, Adalet Yüksek Kurumu’nun kurulması  


    Yargının, unsurları, organları ve işlevinde yürütmeye karşı bağımsız olmasının garanti altına alınması


    HSK üyelerinin yürütmeden bağımsız oluşturulması, atamalarda, liyakat, şeffaflık ve hesapverirliğin hakim olması


    Siyasi partiler ve meslek kuruluşları dâhil seçimlerde temsilde adaletin sağlanması


    Yeni ve kapsamlı bir Sivil Anayasa yapılması, Anayasayı Koruma kurumları ve mekanizmalarının yeniden yapılandırılması ve geliştirilmesi


    Kanunların ve kararnamelerin Anayasaya uyumunun sağlanması ve kanunların bu uyum açısından değerlendirmesi çerçevesinde Anayasa Mahkemesi’nde iptal davalarının açılmasına olanak sağlanması..


    Evet bu 11 Maddeyi 9 yada 8 belkide 28 yaparak çıkarmak ve gerçek bir anlamda ciddi bir yargı reformuna ihtiyaç duymuyor mu, toplumun Adalette, Hukukta, Hakta beklediğini alamadığından zor bir durumda olmasının getirdiği gerginliği aşması için..


    Bilmem ama bana sorarsanız Kanal İstanbul kadar konuşulmayan bu reforma acil ihtiyaç duyar bu güzelim ülkem..


    Ve neden tutuklu olduğu hala anlaşılmayan Demirtaş’ın yazdığı oyunu izlemek için tiyatroya gidenlere bile kızılan bizler..


    ‘Bu ülkede Musa Anterler, Kemal Burkaylar Öldürülüp, Susturulmasaydı Öcalan Eline Silah Alıp, Dağa Çıkmazdı’ diyen Balcı Şırnak'a Gönüllü Gitti!..


    ‘Bu ülkede Musa Anterler, Kemal Burkaylar


    Öldürülüp, Susturulmasaydı Öcalan Eline


    Silah Alıp, Dağa Çıkmazdı’ diyen Balcı


    Şırnak’a Gönüllü Gitti!..


    arşiv haber 07/01/2016 tarihli haber


    Ardahan’da vali yardımcılığı yaptığı sırada Ardahan’a gelen DTP Seçim otobüsünün taşlanması ile gündeme gelen Ardahan eski Vali Yardımcılarından Alper Balcı kendi isteğiyle yeniden Güneydoğu’da göre yapacağını açıkladı. Ardahan’da ve diğer illerde olduğu sırada vatandaşı kamu görevlilerine ezdirmemekle de tanınan Alper Balcı aynı zamanda bir polis çocuğu.


    Ürgüp Kaymakamı Alper Balcı’nın, doğuda sıcak çatışmaların olduğu bir ilçeye gönüllü olarak gitmek için yaptığı başvurusu sonucu Şırnak’ta görevlendirildi.


    Son zamanlarda artan  olaylar nedeniyle doğuda sıcak çatışmaların olduğu bir ilçeye gönüllü olarak gitmek için başvuran Ardahan’ın eski Vali Yadımcılaından Ürgüp Kaymakamı Alper Balcı, İçişleri Bakanlığınca Şırnak‘ta görevlendirildi.


    İLÇELERE GEÇİCİ OLARAK ATANDI


    İçişleri Bakanlığı, Kaymakam Alper Balcı‘nın gönüllü olarak gitmek istemesi üzerineŞırnak‘ın çeşitli ilçelerinde görev yapmak üzere geçici olarak atadı.


    ALAN HAKİMİYETİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULDU


    Kaymakam Alper Balcı, gerek önce görev yapmış olduğu illerdeki başarıları, gerekse o bölgede yetişmiş olmasından dolayı alana olan hakimiyeti göz önünde bulundurularak Şırnak Valiliği emrinde görev yapmak üzere geçici süreli ve gönüllü olarak görevlendirildi.


    “HER KARIŞ TOPRAĞIMIZI KUTSAL BİLDİK”


    İlçe Kaymakamı Alper Balcı, “Bu görevi kendi irademle İçişlerini Bakanlığından istedim. Ne mutlu bana ki Şırnak gibi çok önemli, stratejik bir yerde görev yapma şerefi şahsıma tevdi edildi. Biz mülki idare amirleri, vatanımızın her karış toprağını kutsal bildik. Merhum Valimiz Recep Yazıcıoğlu‘nun da dediği gibi ‘Gidemediğin yer senin değildir’ sözünden hareketle gönüllü olarak gidecek olduğum Şırnak‘ta bu vatanın bir parçasıdır” diye konuştu.


    **’Bu ülkede Musa Anterler öldürülüp, Kemal Burkaylar susturulmasaydı kimse eline silah alıp dağa çıkmazdı” dediği için 


    HAKKINDA SORUŞTUMA AÇILMIŞTI..


    ‘Bu ülkede Musa Anterler öldürülüp, Kemal Burkaylar susturulmasaydı kimse eline silah alıp dağa çıkmazdı” diyen Vali Yardımcısı Alper Balcı hakkında Ardahan Cumhuriyet savcılığınca soruşturma başlatıldığı ortaya çıkmıştı.


    Ardahan’da Vali Yardımcısı olduğu sırada gazetecilerle yaptığı bir sohbette hükümetin o dönem de açılan ve kamuoyunda adına ‘Barış süreci’ denen’ demokratik açılımını desteklediğini açıklamış ve nuna örnek olarak da ülkede işlenen faili meçhul cinayetleri, Ergenekon operasyonlarını örnek gösteren ve öldürülen Kürt Yazar Musa Anter ile susturulan Kemal Burkay’ı örnek gösteren Vali Yardımcısı Alper Balcı’nın bu demeci yerel basına yansıyınca hakkında, Ardahan Cumhuriyet savcılığınca ‘Suçluyu övmek suçu’ dolaysıyla soruşturma başlatıldığı ortaya çıktı. Balcı gazetecilerle yaptığı sohbette “Musa Anterleri öldürüp, Kemal Burkayları susturulmasaydılar, Öcalan da başkası da eline silah alıp dağa çıkmaz, çevre bulamazdı. 30 yıldır da süren olaylar yaşanmaz, Ergenekoncular diye bir şey ortada olmazdı” demişti.

     

  • DOĞU EXPRESİ ARDAHAN'A UZANMASI GEREK!

    ATSO Ardahan Toplantı Salonunda düzenlenen toplantıya başkanlık eden Sevdamız Ardahan Derneği Başkanı Levent Pehlivan Doğu Expresi’nin Ardahan’a uzanması için başlatılan bu çalışmasının büyük bir kampanyaya dönmesini istedi.


    Ardahan Baro Başkanı Osman Yıldız’ın, Ardahan Ziraat Odası Başkanı, Kent Konseyi Başkanı ve bir çok iş adamı, stk başkanının katılıp, görüşlerini açıkladığı toplantıda bu konuda ve Ardahan’a havaalanı isteminin Ankara’ya iletilmesi için bir heyetin oluşturulmasına karar kılındı.



    **ARDAFED 23 ŞUBAT AFİŞLERİNİ


    DOĞU EXPRESİ VE HAVAALANI İSTEMİYLE SÜSLEDİ..


    Ardahan’da düzenlenen bir toplantı ile bir araya gelen ve Ardahan’a havaalanı isyeten, doğu expresinin uzanmasını isteyen Ardahanlılar ATSO’da düzenlenen bir toplantı ile bir araya geldiği gün 19/23 Şubat Günlerinde Ardahan’ın Vatan Topraklarına Yeniden Katılmasının, Kurtuluşun 99. yıl dönümünü İstanbul’da düzenleyeceği bir etkinlikle yapacak olan Ardahan Dernekler Federasyonu Almanya ve İstanbul’da gerçekleştireceği Ardahan’ın Kurtuluşunun 99. Yıl Dönümü afişlerini Ardahan’ın özlemi olan Doğu Expresinin ve Havaalanının istemine dikkat çeken fotoğraflarla süsledi.


     


    Ne Tren, ne de Havaalanı geldi!


    Ne Tren, ne de Havaalanı geldi!


    arşiv haber 20/12/2018 tarihli haber


    Yeni bir seçimin daha yaklaştığı siyasilerin vaatler verip oy istediği Ardahan’ın beklediği Kıiçık Demiryolu ile Havalanından haber alınamıyor. Başta 16 yıldır iktidar bulunan ve iktidara geldiği ilk yıllarda Ardahan’ın Posof Tğrkgözü (Badele)gümrük kapısına Sınır Ticaret Merkezi kuracağını belirten mevcut iktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisi olmak üzere gelmiş geçmş ve yeni siyasilerin ‘Ardahan’Kılçık Demiryolu Getireceğiz’ sözünü Havalanı gibi halen yerine getirmediler.



    **Gürsel Tekin Neden Aday Gösterilmedi?


    Başta Esenyurt’ta olmak üzere 20 milyonluk İstanbul’da’Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturmaya çalışanları es geçip, kendi başlarına siyasette ve diğer alanlarda başarılı olacaklarını düşünenler bir kez daha yanıldılar.

    Bunların başında gelen en son isim de Gürsel Tekin olmuştur..

    Evet, bir zamanlar Gürsel Tekin’in oturduğu İstanbul CHP İl Başkanlığı koltuğunda Ardahanlı gelin Dr. Canan Kaftancıoğlu’nun oturmasının da fayda etmediğini gördüğümüz bu süreçte resmi olarak 480, İstanbul’da doğanlarla birlikte 700 bin oldukları ileri sürülen Ardahanlıları organize eden, ettirecek olan stk’larla temasa geçmeyen Gürsel Tekin’in ve ona benzer isimlerin saf dışı kalması doğal bir durum değil mi?

    Onca etkili gazetecisi olan ama bir gün ziyaret edilip teşekkür edilmeyen, stk başkanı, ileri geleni bulunan Ardahanlının önderinin olmaması yani Bolulu İzzet Baysa’ıl, Malatyalı Özal’ı, İstanbullu Koç’u Gaziantepli olmadığı için yani emekli olanın kahve köşesine takılanı sözde okumuş akıllı olanının 50 sinden sonra 2. balayına çıkıp sanal ortamda mutluluk pozları paylaşmakla zaman geçirdiği Ardahanlıları siyasette, sosyal hayatta, ticarette başarılı olması beklenemez.

    Kendisini adam sayıp, kendisini oralara taşıyanları unutanların yaşadığı bu son duruma baktığımızda, başta Esenyurt’ta olmak üzere İstanbul’un 39 ilçesinde ve Bursa’da, İzmir’de, Ankara ve diğer illerde vede Ardahan’da başarı beklemek hayal olduğu bir kez daha anlaşılmıştır.

    Selçuk Şirin gibi aydınların sadece kendilerini düşünüp, köylerine gelip Ardahan’ı dolaşmayı, sorunlarını gündeme getirmeyi düşünmeyen onca aydın, asker, albay, yarbay, general olan Ardahanlının bir araya gelip ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturmaları Karadenizi olan İmamoğlu’nu pat diye getirip, Gürsel Tekin’in yıllardır hayal ettiği alanda ön plana çıkarmış ve CHP’nn İBB adayı etmiştir.

  • ATATÜRK'TEN SONRA KAPTANPAŞA MUHTARI DA BAŞKANA NOTA ÇEKTİ!

    **25 YILDA GELEN BAŞKANLIĞIN DİKATİNE!!!

    Ardahan halkı; işçisiyle,memuruyla, köylüsüyle esnafıyla,genci ve yaşlısıyla birbirine kenetlenmiş bir halk. Biz çok zor şartlarda yaşıyan sınır bekçileriyiz, bizler bu memleketi çocuklarımızın çocukluklarını feda edecek kadar yedi ay doğalgaz faturası ödüyecek kadar bizler bu memleketi bir kuruma girdiğimizde şapka çıkartacak kadar çok seviyoruz. Bizler batıdaki esnafla aynı vergilere tabi tutulup günde 10 müşteri gelip dokuzunu veresiye defterine yazacak kadar seviyoruz ve böyle fedakar bir halkı temsil eden bir muhtarı yalanlamak hiç yakışır kalmaz. Kimseden sihirli değnek beklemiyoruz. Biz ardahanı birilerinin sayesinde sevecek değiliz aksine ardahan birilerini makam ve koltuk sahibi ettiği için onlarda ardahanı ve ardahanlıyı sevmeliler, ardahanlıya kucak açmalılar, küçümsemekle olmaz yalanlamakla hiç olmaz (!) eleştiriye açık olmalılar. Şimdiye kadar niye yaptırmadınızlarla hiç olmaz. Ardahanı ve Ardahanlıyı tanımayan danışmanlarla hele hiç olmaz. Her ilde başkanlık beş yıldır Ardahan da iki buçuk yıl. Elini çabuk tutacaksın, her kesime hitap edeceksin, memleketimin yoksuluna işçisine sahip çıkacaksın, sizler gelip geçicisiniz siz olsanızda olmasanız da biz Ardahanı seviyoruz…Öyle yapın ki Ardahan sizi sevsin. Saygılarımla Kaptanpaşa Mahalle Muhtarı Efrail YILDIZ



    **RAYDAN VAZGEÇTİK, TREN İSTİYORUZ!..


    Seçim vaadinde Ardahan Üniversitesi ile Merkez arasında raylı sistem kuracağını söyleyen Belediye Başkanının sorunlarına eğimediğinden yakınan ve bu şikayetlerini sanal sayfalarında dile getiren Ardahan Mahalle Muhtarları DoğuExpresinin Ardahan’a Uzanmasını için kampanya açan Sevdamız Ardahan Dernek Başkanını ziyaret ederek, Başkan Levent Pehlivan’a destek vermeyide unutmadılar.



    Tren, Polis ve Tünel İçin Toplantı Yapılacak..


     Doğu Ekspres trenin son durağının Ardahan olması, Polis Okulu, Ardanuç ve Sahara tünel projelerinin bir an önce başlaması için Ardahan’da bir toplantı yapılacak.


    Bilindiği gibi Sevdamız Ardahan Derneği Başkanı Levent Pehlivan’ın önerisi ile Doğu Ekspres trenin son durağının Ardahan olması, Polis Okulu, Ardanuç ve Sahara tünel projelerinin bir an önce başlaması için çağrıda bulunmuştu.


    Pehlivan´ın çağrısına olum cevap veren başta siyasi parti temsilcileri olmak üzere, Belediye Başkanları, STK Başkanları, Gazeteciler, Muhtarlar ve kanaat önderleri, 14 Ocak 2020´de saat 14:00´de Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı salonunun da yapılmasına karar verildi. Toplantı tüm halka açık olup, sevdası Ardahan olan herkesin ilgi göstermesi istendi.


    MUHTARLAR BAŞKAN'A NOTA ÇEKECEKLER..


    MUHTARLAR BAŞKAN’A


    NOTA ÇEKECEKLER..


    arşiv haber 11/01/2019 tarihli haber/yorum


    Ardahan’da yaşanan sorunlar konusun da çaldıkları kapıların yüzlerine çarptığından yakınan Ardahanlı Mahalle Muhtarları CHP’li Ardahan Belediye Başkanına bayrak açtılar.


    Alınan bilgilere göre mahallerinde ki sorunlara çözüm bulmak için başta Ardahan Valiliğine olmak üzere Ardahan Belediyesinin kapılarını aşındıran Ardahan’ın Kaptanpaşa, Yenimahalle, Karagöl, Haliefendi, İnönü, Atatürk ve Gürçayır (Sapkara) Mahallesi Muhtarlarının sorunlarına çözüm bulamadıkları gibi bu sorunlara yardımcı olacak olan Valilik ve Belediyenin oralı olmadığından yakındıkları öğrenildi.



    **VALİ: GİDİN BAŞKAN’A DEYİNCE..


    Ardahan’ın 7 Mahalle Muhtarının başta yol sorunları olmak üzere başında bulundukları mahallelerinin var olan sorunlarına çözüm bulmak için gittikleri Ardahan Valisinin kendilerini Ardahan Belediye Başkanına yönlendirdiğini ama gittikleri başkanın da bin bir mana öne sürüp, dertlerine çözüm olmadığını belirtirlerken mahallerden sorumlu olan belediye başkanının yüzlerine kapıları kapattığından yakınırken önümüzde ki günlerde bir araya gelip başkana çekecekleri nota ile belediyeyi kamuoyuna şikayet edecekleri öğrenildi.


    Belediyenin yüzlerine kapı kapattığından yakınan Mahalle Muhtarların Belediye Başkanından şikayetçi olduklarını ve önümüzdeki günlerde bir nota ile bu şikayetlerini kamuoyuna açıklayacakları öğrenilirken Atatürk Mahalle Muhtarı İbrahim Özer kendi sanal sayfasında bu şikayeti dile getirip, kamuoyu ile paylaştığı dikkat çekti


    İşte Ardahanlı muhtarların CHP’li Belediye Başkanından şikayetçi olduklarını ortaya koyan o ilk açıklama;


    #Faruk Demir başkanım işte ispatı ispat istemişsin başkanım bu merdiveni göreve geldiğimden beri yaptiramadim size daha ne olsun bu mahallemizin yarim kalan bir işi idi ama işimiz düşünce kapıları kapatıyorsunuz bu benim şahsı işim değil olamaz mahallemin ortak kullanım alanıdır burdan her öğrenci vatandaşımız kullanmakta ve tehlike arz etmektedir saygılarımla İbrahim Özer Atatürk Mahalle Muhtarı 



    Muhtarlara Polis Engeli!..


    arşiv haber 03/02/2019 tarihli haber


    31 Mart yerel seçimlerinin yaklaştığı ve Belediye Başkan adaylarının yarışını gündemi birinci sırasının meşgul ettiği şu günlerde muhtar olmak için yarışan ve kendilerini tanıtmak için birçok masrafa giren muhtarlara polis engeli geldi.


    Ardahan İl genelinde yaklaşık bin kişinin üzerinde şahsın muhtar olmak için mücadele ettiği şu günlerde tanıtım afişleri dâhil birçok masrafa giren ve Ardahan kent merkezinde olduğu gibi ilçelerinde ve köylerinde tanıtım afişlerini asan muhtarları afişleri polis ve jandarma tarafından toplanarak çöpe atıldı. 

    Seçim yasakları gereği ve çevreyi koruma adına bu yönde bir çalışma başlatan Emniyet Teşkilatları muhtarları fotokopici ve fotoğrafçılara yaptırdığı renkli afişleri toplattığı ve bu yönde yasak getirdiği dikkat çekti.



    *YAVUZ SULTAN SELİM HAN’IN İHANETE CEVABI


    Bir Gün Padişah Yavuz Sultan Selim pazarda gezerken keklik satılan bir tezgah görür ve keklik satılan tezgaha yönelir. Bütün keklikler 1 altındır fakat bir tanesi ayrı bir kafes içinde ve 100 altındır.


    Yavuz Sultan Selim sorar:


    -Bunlar 1 altın da bu neden 100 altın?


    Satıcı:

    -Hünkarım 100 altınlık olan ötüşüyle diğer keklikleri kendine çeker ve yakalanmalarını sağlar.


    Yavuz Sultan Selim 100 altını çıkarıp adama verir ve

    -Ver o kekliği bana! der.


    Herkes şaşkınlık içinde ne yapacak acaba koca Padişah bir kekliği diye düşünürken Yavuz Sultan Selim kekliğin kafasını tuttuğu gibi gövdesinden ayırıverir ve der ki:


    -KENDİ IRKINA İHANET EDENİN SONU BUDUR!!!




    *ARDAHAN’IN KEKLİKLERİ KİMLERE ÇALIŞIR?..


    Bir çoğumuzun İstanbul’da ki Ardahanlıların bir çoğunun Esenyurt’ta yaşadığını bildiği bir İstanbul’da dolaşırken Ardahanlıların Esenyurt’un yanı sıra en çok yaşadığı ilçelerinin birininde Sancaktepe’nin de geldiğini görmek mümkün..

    Hatta Esenyurt’ta Kars ve Iğdırlıları yanına koyup, ‘Biz Esenyurt’ta birinciyiz’ diye hava atıp, başta siyasal olmak üzere hayatın her alanında sonuncu olan Esenyurt’ta ki Ardahanlılar da bilmeli ki İstanbul’da ki Ardahanlıların en çok olduğu yer ve bir birleriyle en iç içe olduğu yer İstanbul’un Sancaktepe ilçesidir..

    Yani sadece Ardahanlılar olarak nüfus çoğunluğun da 1. oldukları yer Esenyurt değil, tam tersi Sancaktepe ilçesidir..

    Peki, ’39 İlçesi bulunan İstanbul’un diğer ilçelerinde durum nedir?’ diye soracak olursanız eğer ‘vallahi hemen her ilçede varız ama gelin görün ki bu İstanbul’da onca Ardahanlının varlığı, çokluğu gibi keklikleri de çok’ derim..

    Ve bu kekliklerin Ardahanlılar dağıtmak, bir araya gelmemeleri için nüfuslar Ardahanlılardan kat kat az olanlarca kullanılıp. beslendiğini de iyi bilirim derim..

    Bunun en açık örneği de bugünden itibaren biraz daha yoğunlaşacağım Sancaktepe ilçesinde yaşandığını da söyleyebilirim..

    Çünkü Ardahanlıların yoğun yaşadığı İstanbul’un bu ilçesinde Ardahanlıların bir araya gelmemesi için görevlendirilen kekliğin neler yaptığını, Ardahanlıları bölüp, parçalayıp, yenecek bir lokma haline getirmek için çabalayan kekliği Ardahanlılara bizzat anlatılmalı derken sizinde aşağıda ki keklik masalını okumasını rica edeceğim..

  • GEÇTE OLSA FAKİR YILMAZ'IN SÖZÜNE GELDİLER!..

    GEÇTE OLSA FAKİR YILMAZ’IN SÖZÜNE GELDİLER!..


     


    23 Şubat’ta Almanya ve İstanbul’da Ardahan’ın Vatan Topraklarına Katılışının 99. Yıl Dönümünü Kutlamaya hazırlanan Ardahan Dernekler Federasyonu’nun ret ettiği KAI, KAISİAD ve KAIFED gibi saçmalıklara bir tepkide Ankara’dan geldi.


    Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığının yanı sıra Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığın yapan ve her etkinlik ve konuşmasında Ardahan adını gölgelediği gerekçesi le ret ettiği KAI, KAISİAD ve KAIFED gibi saçmalıklara geçte olsa bir tepkide Ardahan Ankara federasyonu başkanından geldi.



    ARDAFED ve AGC Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın KAI, KAISİAD ve KAIFED adlı saçma oluşumların Ardahan adını gölgelediği gibi Ardahan ile alakalı stk’lar değil, batıdaki küçük bir diasporanın kendi menfaatleri için kullandıkları derme, çatma kuruluşlar olduğunu belirttiği günlerde sesiz kalanların başında gelen Ardahan Ankara Federasyonu ARDAFED’den aldığı örnek çalışmayı Ankara’da da gerçekleştirmeye hazırlandığı Mart ayından önce Ankara’da ki KAI’lerin aynı günlerde yapacaklarını duyurdukları etkinlik ardından KAI, KAISİAD ve KAIFED gibi saçmalıkların farkına varıp, bunların Ardahan adıyla uzaktan yakından ilgilerinin olmadığını geçte olsa anlayıp, bu yönde bir açıklama yaparak tüm Ardahanlıların da bu saçmalıklara artık dur demesini istedi.


    İşte Fakir Yılmaz’ın geç anlaşıldığı bir zamandada  olsa ARDAFED Ankara Başkanı Ergüder Şimdi’nin KAI, KAISİAD ve KAIFED’leri ret eden o açıklaması;



    ANKARA KAI FEDERASYONU ARDAHAN ADINA ETKİNLİK DÜZENLEYEMEZ..


    Ankara Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Ergüder Şimdi ve ekibinin Ardahan Tanıtım günlerini yapacağı 26-27-28-29 Mart öncesi Ankara’da faaliyet yürüten ve Ardahan ilimizle hiç bir alakası olmayan KAI Federasyonunun düzenleyeceği Kars-Ardahan-Iğdır tanıtım günlerine kimsenin itibar etmemesini ve bu tanıtımın Ardahan Dernekler Federasyonu ile bir alakasının olmadığını ve kimsenin itibar etmemesini isteyen açıklaması gündeme bomba gibi düştü.


    Başkanlığını Erdoğan Yıldırım’ın yaptığı KAI Federasyonunun Ardahan adına kurulu bir Federasyon olduğu halde emrivaki bir şekilde Ardahan adını kullanan, Adahanlıların bile kabul etmediği faaliyetlerine Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Ergüder Şimdi’nin aşağıdaki açıklamasından sonra Ardahan adına bir tanıtım yapmasının hem ahlaken,hem hukuken devam etmesinin hiç bir nedeninin olmadığı apaçık ortadadır.


    Yıllardır kurulu olan Ardahan Dernekler Federasyonu varken Kars adına faaliyet yürüten başka bir federasyonun artık Ardahan’dan elini çekmesi gerekmektedir.


    Erdoğan Yıldırım’ın bu saatten sonra Ardahan adına belirtilen tarihte yapılacak tanıtım günleri dışında hiç bir şekilde Ardahan adına bir etkinlik düzenleme yetkisi bulunmadığı apaçık ortadadır.


    Ardahanlı hemşehrilerimize bilgi olsun diye bu konuyu haberleştirdik.


    Aşağıda Federasyon Başkanı Ergüder Şimdi’nin yaptığı açıklamayı okuyacaksınız.


    ”Ardahan’ın il olduğunu kabullenmeyip ilçeleriymiş gibi davranarak üvey evlat muamelesi yapanlara hatırlatmak istedim ve 26-27-28-29 Mart’ta Ankara Altınpark Anfa Fuar ve Kongre merkezinde yapacağımız Ardahan ve ilçeleri tanıtım günlerinde Ardahanımız ile Göle, Hanak, Çıldır, Posof ve Damal ilçelerimizi herkese anlatacağımızın ve Federasyonumuz derneklerimiz ve Ardahan yerel yöneticilerimiz ile birlikte ilan ettiğimiz tarihler dışında Ankara’da Ardahan günleri olmadığını ve sadece Ardahan isminin kullanılacağının bilinmesini istiyor saygılar sunuyorum.”


    Ankara Ardahan Dernekler Federasyonu


    Genel Başkanı Ergüder Şimdi


    ARDAFED'den Kadınlara KaranfilARDAFED’den Kadınlara Karanfil


    8 Mart Dünya Kadınlar Gününü Kutluyoruz..


    arşiv haber 08/03/2019 tarihli haber/yorum


    8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolaysıyla İstanbul’un Esenyurt ilçesinde DSP’den Belediiye Başkan Adayı olan İpek Süt ve bir grup Ardahanlı kadı ile bir araya gelen Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz ARDAFED olarak kadınlar günü dolaysıyla bütün kadınların gününü kutladıklarını belirtti.


    ARDAHANLILAR BİRLİK KAHVALTIMIZA DAVETLİSİNİZ..


    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ sloganıyla yol alan Ardahan Dernekler Federasyonu, ARDAFED’in Ardahanlı olan Şişli Belediye Başkan Adayı Sayın: Muammer Keskin’in de katılacağı ve 9 Şubat Cumartesi günü, Saat: 10.00’da Şişli de Radisson Blu Hotel’de vereceği kahvaltıya sizin katılmanızı rica eder,.saygılar sunarız.. ARDAFED


    ARDAFED Genel Merkezini ziyaret eden Ardahanlı kadınlara karanfil hediye eden ARDAFED Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz DSP’den Beleidye Başkan Adayı olan İpek Süt gibi siyaset yapan tüm Ardahanlı kadınları öz güvenine hayran olduğunu belirtti.


    ARDAFED’i ziyaret ederek tyüm Ardahanlı hemşehrilerinin desteğini belirten DSP Esenyurt Belediye Başkan Adayı İpek Süt ARDAFED’in karanfillerine teşekkür ederek, biz Ardahanlı kadınları, erkekleri ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yol alan Ardahan Dernekler Federasyonun yanındayız’ dedi.



    **Rus Gazeteciler ile Biz Gazeteciler..


    Bölgeye yönelik yatırımları desteklemesi gerekirken adeta bir turizm şirketine dönüşen önce yönetiminde ki valileri, belediye başkanlarını, il genel meclis üyelerini ardından önüne gelenle dünya gezileri yapmaya devam eden Serhat Kalkınma Ajansı yani kısa adı SERKA son olarak Rus Gazetecileri bölgeye getirmiş.

    Hem de Ardahan ve ilçelerinin Ruslardan yakayı kurtarıp, Vatan Topaklarına katılışlarının 98. Yıl Dönümünde.

    Yani, ‘gelin görün sizden kurtulduktan sonra nasıl gelişip, büyüyüp göç vermeyip, aldığımızı ve SERKA’nın da içinde bulunduğu büyük kalkınma ajanlarının vede devletin kanalı ile Ruslara anlatmak için!..

    Ve aynı SERKA bölgeye getirdiği Rus Gazetecileri gezdirirken Ardahan merkezi onlardan saklayıp, valiye yada belediye başkanına getirmediği gibi Ruslardan kalma caddeleri trafikten geçilemez durumda olan, yolları geçilemez olan kentin içini de onlardan saklamış!.. 

    Bununla yetinmeyen SERKA onların geldiğinden haberi olmayan Ardahanlı Gazeteciler de haber vermeye gerek görmemiş..

    Çünkü çok sevdiği Ardahanlı Gazeteciler ile Rus Gazetecilerin bir araya gelmesine gerek görmemiş ve valilik, belediyelerin hatta siyasilerin hazırladığı ve ‘Al yapıştır’ ile gazetecilik yapanlara ‘Aha beni eleştiriyor, yatırıma değil gezilere, toplantılara para harcıyorsunuz diyorsunuz, bakın ben sizi davet etmesem de Rus Gazetecileri davet ettim’ diyerek hazır haber postalamış.. Ve bizimkiler de her zamanki gibi balık dalışı yapmış, ‘Ya bizim haberimiz ve davetimiz niye yok’ demeden ‘Rus Gazeteciler Kars’ın her yerini, Ardahan ve Iğdır’da bir parçasını gezip hayran kaldılar’ diyerek haber yapmışlar.

    Neyse SERKA bunları yapa dursun gerçek anlamda habercilik yapan ve ilk haber verme yarışı içinde gazeteciliğin en güzelini ortaya koyan bizlerin yaşadığı durumu da anlatacağım, belki tek adam denen Putin ile idare edilen Rusya’nın Gazeteciler de okur diye..

    Geçtiğimiz gün Ardahan’da yaşanan ve ilk haberi biz verip, kamuoyuna duyurunca adeta kızılca kıyamet koptu.

    Çünkü Ardahan Ceza Evi’nde yaşanan ve bir askerin bıçaklanarak hayatını kayıp ettiği olayın yaşanmasının üzerinde çok kısa bir süre içinde bizde gazeteciliğimiz ortaya koyup, Erzincan’dan Ardahan’a getirilirken elden kaçırılan ve Ermenistan’a kaçtığı ileri sürülen PKK’lının kaçması olayı gibi bu olayı da haber olarak kamuoyuna sunduk.

    Tamamen haber dilinde yazılan ve kamuoyunun bilgisine sunulan Ardahan Cezaevi haberimizden bir hayli rahatsız olan ancak haberi yapan bizleri değil, sitemizi yapan arkadaşımızı arayıp, haberi kaldırmamızı isteyenler daha sonra yaşanan gelişmelerle sitemizin bir süreliğine kapanmasına neden oldular.

    Çünkü duyulmaması gereken diye düşünülen ancak biz yazınca valinin hatta Adalet Bakanlığının bile kabul edip, art arda açıklamalar yapmak zorunda kaldığı olayın gizli kalmasından yana olanlar varmış..

    Yani Rusya’da olduğu gibi ülkemizde de tek adam sisteminin yaşandığının iddia edildiği ülkemde ya kapanan, yada yapılan baskılar ile el değiştiren basın ve medyanın haber yaparken de birilerinin keyfini kaçırmayacak haberler yapması istenmişti.

    Ama Göle’de ki uyuşturucu operasyonun hemen akabinde çok korumalı, ateşli ve kesici aletlerin olmaması gereken Ardahan Ceza Evinde olay yaşanmış, bir asker hayatını kayıp etmiş ve bu durum başta ekonomik kriz olmak üzere ülkenin gerçek gündemi gibi gizli kalmalıymış.. 

    Yani Rus Gazeteciler gibi bizlerin de her şeyi toz pembe görmeliymişiz..

    Ve öyle olmayanları baskı altına alıp ya içeri atarız yada sitelerinin kapanmasını sağlarız diye bir sitem geliştirilmiş de biz gerçek gazetecilerin bundan haberi yokmuş..

    Neyse Ardahan Ceza Evinde yaşanan ve bir askerin hayatını kayıp etmesine neden olan olay gibi suçu sadece yaşanan gerçek bir olayı haber yapıp, kamuoyuna duyuran bize de stresli bir gün yaşatan olay bir kez aha gösterdi ki gazetecilik gün geçtikçe zorlaşan bir ülkede biz hala demokrasi var inancıyla sandık başına, seçmeye ve seçilmeye çalışmaktayız..

    Hem de sonuçlarını beğenmediğimiz Anket firmalarına da cezalar vermek için kolları sıvadığımız şu günler de..

  • Vali 10 Ocak'da Gazetecilerle Bir Araya Gelecek!..

    Vali Gazetecilerle Kahvaltı Yapacak..


    Vali Gazetecilerle Kahvaltı Yapacak..


    arşiv haber 09/01/2019 tarihli haber


    10 Kasım Çalışan Gazeteciler Günü dolaysıyla Ardahanlı Gazeteciler ile kahvaltılı toplantı da bir araya gelecek olan Ardahan Valisi aynı zaman da İdareciler Günü olan gün dolaysıyla bir mesaj yayınladı.


    VALİ MUSTAFA MASATLI’NIN 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ MESAJI


    Doğru, ilkeli ve objektif görev anlayışı ile kamuoyunu ülke ve dünya gerçekleriyle buluşturan basın; toplumu bilgilendirmeye, bilinçlendirmeye, araştırmaya ve doğru bilgiye ulaşmaya yönlendirmektedir.

     


    Hukukun evrensel kurallarından ayrılmamak, meslek etiğine uymak, kişi haklarına ve özel hayata özen göstermek, basının en önemli sorumluluğudur. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte günümüzde yaşanan hadiselerin en kısa sürede geniş kitlelere ulaşmaya başlaması, basın mensuplarının sorumluluğunu ve basının önemini daha da arttırmıştır.


    İlkeli, tarafsız, araştırmacı yazılı ve görsel bir medya, ülkenin demokratik gelişmesine katkı yaptığı gibi, yol gösterici yayınlarla toplumu olumlu yönde etkilemekte, zaman gözetmeyen çalışma hayatıyla da toplumu bilgilendirerek yazılı ve görsel bilgilerle topluma ışık tutmaktadır.


    Bu duygu ve düşüncelerle tarafsız ve ilkeli yayın anlayışıyla, bu işe emek ve gönül veren basın mensuplarımızın “Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlar, tüm basın çalışanlarına sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim.


    Mustafa MASATLI


     Vali



    VALİ MUSTAFA MASATLI’NIN 10 OCAK İDARECİLER GÜNÜ KUTLAMA MESAJI


    Milletimizin huzuru, refahı ve güvenliği için üstün bir vazife bilinciyle görev yapan, devletimizle vatandaşımız arasında ki bağı kuvvetlendirip, ülkemizin gelişmesi ve değişmesi için çaba sarf eden, başta Vali Yardımcılarımız ve ilçelerimizde hizmet veren Kaymakamlarımız olmak üzere, tüm Mülki İdare Amirlerimizin ‘10 Ocak İdareciler Günü’nü kutluyor, aileleri ile birlikte sağlıklı, mutlu, huzurlu ve başarılı bir yıl geçirmelerini temenni ediyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.


    Mustafa MASATLI


    Vali



    **GAZETECİ’DEN VALİYE BRİFİNG..


    Yerel seçimlerin gündemde olduğu ve tartışıldığı şu günlerde Vali başta olmak üzere kamu idarecilerinin siyasilerin seçim atmosferi içinde olmalarının verdiği boşluğu da tamamlamak görevini üslendikleri görülmektedir.


    Tabi bazı kamu görevlerinin de bu boşluğu fırsat bilip ‘salla başını, al maaşını’ yolunu tercih ettiklerini görmüyor değiliz.


    Bunlara yeniden aday gösterilmeyen mevcut belediye başkanlarını da ekleyebiliriz..


    İşte tam bu sırada samimi, gerçek anlamda görevini yapmak isteyen ve yeni işe başlayan kamu görevlilerine büyük görev düşmektedir..


    Bunu Ardahan Valiliğine yeni atanan Vali Mustafa Masatlı’nın göreve başlayıp, başta kamu görevlileri olmak üzere çeşitli kurumlarda aldığı brifinglerinde anlıyoruz.


    Bende bir gazeteci olarak yeni Valiye başına geçtiği Vilayetin özet brifingini vermek isterim.


    Çünkü siyasilerin seçim atmosferi içinde, oy alma derdinde olduklarından dolayı bu kentin var olan sorunlarını ve çözümünü anlatacakları vakitleri yoktur.


    Sayın Vali..


    Başına geçtiğiniz ve valisi olduğunuz kent iki ülkeye komşu bir kenttir. Buda sizin normal valilerden farklı bir Vali yani sınır Valisi yetkilerine de sahip olduğunu hatırlatır..


    Buda Ardahan’ın Valisinin komşu olduğu iki ülkeyle ilişkiler kurması ve ülkenin Kafkasya politikasının bu kentten geçtiğini bilmesi gerekir..


    İki ülke dedik ama kardeş ülke dediğimiz ancak halen Kıbrıs’ı tanımayan Azerbaycan dahil tüm Kafkasya dünyaya Ardahan üzerinden açılması için adımlar atmak gerekir..


    Bu ilişkileri kurarken Ardahan’ı merkez yapmak gerek.


    Rutin Valilik işleri yani yol açan özel idare çalışanlarına tatlı götürmek, günlük normal ziyaretler yapmak dışında daha önemli bir makamdır. Ardahan Valiliği..


    Bunu yapmak içinde gelmiş geçmiş Valilerin etrafını saran, onların rutin Valilik dışında olağan üstü çalışan ve rutin çizelgesini aşmak için yapılacak olan ilk iş 2 yetmedi üç kapıyı aşıp Valilik makamına giden yolu halka açmalıyız, var olan ekibi baştan aşağıya değiştirip, yenilemeli..


    Basın ve medya temsilcileri arasında ayrımcılık yapmadan, gazetecilere eşit bir şekilde bakmalı.. Sözde kota kaşe ajans muhabirlerinin yani kamuoyunda ajan diye bilinenlerin Ardahan’la ilgili özellikle soğuk hava konusunda yaptığı, Ardahan dondu, Ardahan bitti gibi şeklindeki haberlerinin Ardahan’a büyük zara verdiğini bu tür haberlerin sanki Ardahan’ın Sibirya imiş olgusu yarattığı, kaldı ki soğuk bölgelerde bu iklim fırsata çevirerek turizmin gelişmesi için kar ve kışın önemi öne çıkarılmalıdır.


    Her sabah işe başlarken bir iki esnafı veya vatandaşı ziyaret ederek, sabah siftahının yanında moral vermeli, öz güven aşılamalı.. Makama giderken de kırmızı veya mavi halının serildiği kapıdan değil, vatandaşın girdiği kapıdan girerek, emrindeki kurumları pat diye ziyaret ederek girmeli..


    On tane yetmedi on beş tane koruma ile bu kentin tehlikeli ve terör var izlenimi verilmemeli..


    SYDV başta olmak üzere muhtarlar ile bire bir olan mahalli idare müdürlüğü gibi halk ile her gün bire bir olan kurumları takip etmek gerekir..


    Kentin sosyal hayatını ve politik gidişatına yön verenleri tespit edip, siyasi görüş ayrımı yapmadan zaman zaman onları çağırıp, fikir alış verişi yapmak zihin açar, fikir üretir.


    Kendisi ile birlikte başta genel sekreter olmak üzere il amirlerini yanında gezdirerek vatandaşın şikayetlerini direk olarak idarecilerin duymasını da sağlamalı..


    Güvenlik birimlerinin başta toplumsal olaylar olmak üzere yaşanan, yaşanabilecek olayların üzerine sertçe gitmektense, yatıştırıcı ve aracı olarak adım atmasını sağlamak gerekir.


    Adli ve diğer kurumlarında kentin gelişimine katkı sunmalarını sağlamalı, onların da bu kentte sorumlu olduklarını anlamalarını sağlamalı..


    Bu kentin beş ilçesi, bir beldesi, 237 köyünün olduğu ve yapılan yatırımların siyasilerin yönlendirmesi ile değil temsil ettiği devletin bayrağının eşitliği ile dağıtımını sağlamalı..


    Bugüne kadar bir arada görmediğimiz ve bir gazeteci olarak fotoğraflayamadığımız belediye başkanları ile topluca bir araya gelerek fikir alış verişi yapılmalı. Bunu yaparken de yerel parlamento diye adlandırılan belediye ve il genel meclislerini unutmamalı..


    25 yıla yakındır vekilin vekiliyle idare edilen İl Turizm ve Kültür Müdürlüğünün bu kentin tanıtımına, kale kuleleri başta olmak üzere yerli ve yabancı turist çekmesi sağlayacak çalışmalar yapması, başta ulu dağ ve sarı kamıştan hatta palan dökenden daha donanımlı Yalnızçam kayak tesisini, Karslıların başta basın ve medya ekibini olmak üzere onu bunu getirip, kendilerinin olduğunu imajını verdiği ve üzerinde Kars’ı tanıttığı Çıldır Gölü gibi Gürcistan ve Türkiye’nin yani Ardahan’ın olan Aktaş Gölünün ve diğer doğal görünümü tanıtacak adımlar atılmalı.


    Karadeniz illeri ile ortak olan Bülbilan Yaylası gibi yaylarımızın doğa turizmine katacak çalışma ve adımlar atılmalıdır. Elmasına tescil aldık diye sevindiğimiz ama elmasını görmediğimiz, yemediğimiz Posof’un bölgenin Çukurovası olduğunu ve Çıldır’ın Kurtkale bölgesinde meyve ve sebzeye yetiştirmesine uygun olduğunu ortaya çıkarmalıdır. Bunu da yaparak olan her yıl yaşanan başta şap hastalığı olmak üzere birçok hastalığın önüne geçmekte geç kalan İl Tarım Müdürlüğüdür.


    Merkeze alınan eski Valimiz Seyfettin Azizoğlu’nun isimlerinden ve ayrı ayrı olmalarından rahatsız olduğu ve adlarına “ya kardeşim bu nedir, TKDK, SERKA, AKAP deyip sanki terör örgütleri isimleri gibiler” dediği kurumların sözde projeleri bugüne kadar tabana ve ekonomiye yansımamış olduğunu anlamak ve bu kurumların bölge ekonomisinin gerçeklerine yönelik projeler yapmaları sağlanmalıdır.


    Başta Ardahanlı BAL liginde temsil eden takım olmak üzere tüm amatör takımlar ve spora önem verilmelidir. Gençleri terör ve uyuşturucudan uzak tutacak sosyal çalışmalar yapılmalıdır.


    Sonuç olarak kısaca özetlediğimiz ve devamını da getireceğimiz brifingimizin Sümen altı edilmeden not olarak bir kenarda tutup, sıkça bakılmasını umuyor, Valilik Yetkilileri dışında Olağanüstü hal Valisi ve Sınır Valisi yetkilerine sahip yeni Valimize başarılar diliyoruz.

  • Dr. Bülent Kerimoğlu Babasını Cumhuriyete Yazdı..

    Biten yılın, giden babanın ardından


    Bülent Kerimoğlu


    Bakırköy Belediye Başkanı


    Yeni bir yıla giriyoruz. Geride bıraktığımız yılda, insanlığı endişelendiren bölgesel savaşlar, ırkçı ve ayrımcı politikaların yükselişi, evsiz yurtsuz kalan mülteciler, artan sömürü, küresel ısınma, açlık, yoksulluk ve benzeri acı olaylar yaşadığımız gibi; dünyayı kökten değiştirecek, insan hayatını uzatacak, refahını arttıracak önemli teknolojik ve bilimsel gelişmelere tanıklık ettik. 


    Bakırköyümüz açısından bizleri gururlandıran önemli başarılar elde ettik. BM İnsani Gelişmişlik İndexi’nde ilk 10 belediyeden biri olduk. Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Parlamento’dan çocuklara yönelik yaptığımız çalışmalarla ödüllendirildik. Kültür, sanat, spor alanında önemli hedefleri gerçekleştirdik. Verdiğimiz kreş ve eğitim hizmetleri, dezavantajlı gruplara yönelik attığımız adımlar, Bakırköy halkı ile birlikte gerçekleştirdiğimiz sosyal farkındalık etkinlikleri ile Türkiye’ye örnek hizmetlerde bulunduk. Hepsinden öte 31 Mart ve 23 Haziran yerel seçimlerinde genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun önderliğinde millet ittifakı ile halkımızın umudunu yarınlara taşıyan zafer elde ettik.



    **Ateş yakarak uğurladık..


    Bu mutlu ve gururlu günlerimizin yanında ne yazık ki büyük bir üzüntü yaşadık. Yeni yıla girerken babamızı, dedem gibi karlı bir kış gününde Türkçe dualarla, mezarı başında 3 gün ateş yakarak sonsuzluğa uğurladık. Geleneksel Alevi-Bektaşi ritüelleri olan ocağa su dökmemek, eşiğe basmamak, güneşe her sabah yeniden doğduğu, aya her akşam gecemizi aydınlattığı için şükretmek, yüksek dağ zirvelerini kutsal saymak, kapıya geleni Hızır bilmek gibi, babamızı; bize veren toprağa, güneşe ve suya emanet ederek Hakk’a uğurladık.


    Bazıları için kar yağışı tatili, şömineyi, uzun akşamlarda mutlu aile sohbetlerini, kardan adam yapan çocukları hatırlatırken; benim içinse soğuk kış günlerini, kovalı sobayı, çaresizliği, yoksulluğu, hastalıklı geçen günleri ve hayatımı derinden etkileyen iki değerli yakınımı kaybetmenin üzüntüsünü Damal’ı hatırlatır. Artık Ardahan’dan geriye ne çiçeklerle bezenmiş çayırları, ne insanı iliklerine kadar donduran soğuğu, ne coşkun akan dereleri ne de Ulgar Dağı kaldı. Atatürk siluetinin dağlara doğduğu Damal’dan sadece soğuğa karşı korunmak için zayıf bedeninin üstüne ne bulduysa giymiş kadınlar, hayatın ağır yükünü çeken erkekler, üzüntüme ortak olan sevgi dolu gençler ve meraklı, güzel kara gözleri ile bana bakan çocuklar kaldı. Işıl ışıl umut dolu kara gözlü çocukların arasında ben de bütün üst kimliklerimden arındım. Ne doktor, ne belediye başkanı, ne baba, ne eş… sadece ülkemin uzak, soğuk, çorak coğrafyasında doğan, sade, sıradan bir memleket insanı olarak babamı Hakk’a uğurladım.


    Bu içe dönük sohbet esnasında değerli gazeteci Doğan Tılıç’ın bir döneme tanıklık eden köşe yazısından haberdar oldum. Yazıda babam ve babam gibiler için bir hak teslimi, bir uğurlama, ahde vefa vardı. Acımızı hafifletti, onore olduk. 


    Hiç geri adım atmadı


    80 öncesi devrimci önder kadroların bildiği ve yazdığı biçimiyle babam her sosyalist gibi bedel ödemeyi, dostları için mahpus yatmayı, korumayı kollamayı, inandığı davayı ele vermemek için işkenceyi göze alandı. Şimdiye kadar hiç bahsetmediğimiz bu yönüyle babamı saygın bir gazetenin, saygın bir köşe yazarının konu etmesi bizleri fazlası ile gururlandırdı. Ayrıca, küçük bir mahalle esnafı olarak darbe faşizminin ağır koşullarında baskıya ve haksızlığa karşı mücadele eden, bu amaçta hiçbir zaman geri adım atmayan babamızın adını bir parka vereceğini bildiren Çankaya Belediye Başkanımız Sayın Alper Taşdelen’e sadece babamız adına değil, devrimci mücadeleye emek verenler, bedel ödeyenler adına da teşekkürü borç biliriz. 


    Bazıları için baba yakın arkadaştır, dosttur, sırdaştır. Benim babamla olan ilişkim bir arkadaşlık, dostluk, sırdaşlık ilişkisi gibi değildi. Top oynadığım, pikniğe gittiğim, tatil yaptığım bir yakınlığımız yoktu. Ama arkamı kolladığını bildiğim, düşünce kaldıracağından hiç şüphe etmediğim, darda kalınca sığınacağım liman duygusunu hep en yakınımda hissettim. Dili sert, yüreği yumuşak olmayı, diliyle aklı arasında, kalbi ile gözü arasındaki mesafeyi kısa tutmayı, söyledikleri kadar tavırları ile de yol gösterici olmayı ondan öğrendim.


    Eksikliği doldurulamaz


    Varlığını kanıksadığımız, yokluğunda büyük bir eksiklik hissettiğimiz her değerli parçamız gibi, şimdiden büyük bir boşluk yarattı. Zamanla acısının hafifleyeceği, ama eksikliğini dolduramayacağımız babamıza duyduğumuz özlem, yüreğimize oturan taş, boğazımızdaki düğüm, gözümüzdeki yaş, mezarına koyduğumuz son kürek toprak, bir avuç suyla biraz olsun hafifledi. Çocuklarımız, kardeşlerimiz ve sevdiklerimizin sağlığı için şükrettiğimiz anda ise derin bir huzura dönüştü. 


    KERİMOĞLU TOPRAĞA VERİLDİ..


    KERİMOĞLU TOPRAĞA VERİLDİ..


    arşiv haber 30/11/2019 tarihli haber


    Ardahanlı İstanbul Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun babası Celal Kerimoğlu’nun dünyaya geldiği Damal’da toprağa verildi. Damal’da düzenlenen ve bir çok kişinin katıldığı defin töreni öncesi İstanbul Esenyurt’ta ki Cemevi’ne bir tören düzenledi. Ayynı zamanda Mutlu Kerimoğlu’nun da babası olan Celal Kerimoğlu İBB Başkanı ve bir çok kişinin katılımı ile Damal’a yolcu edilmişti.



    Dr. BÜLENT KERİMOĞLU


     


    BABASINI KAYIP ETTİ!


    *28/11/2019 Tarihli Haber


    Ardahanlı olan İstanbul Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerioğlu’nun babası Celal Kerimoğlu hayata göz yumdu. Bugün saat 11:00 da Esenyurt Erenler Cem evinde yapılacak helalleşmenin ardından Cumartesi yapılacak olan cenaze töreni için memleketi Ardahan’a uğurlanacaktır.



    İmamoğlu’nun İşi Zor..


     


    Son günlerin reyting alan programların başını çeken Fatih Altaylı’nın gazeteciliğini hatırlayıp yaptığı program TEKE TEK’e konuk olan CHP’li İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun başında olduğu metropolü adım adım dolaşmaya devam ettiğim şu günlerde dünya kenti olarak adlandırılan bu şehrin gerçekten de büyük sorunlarla baş ettiğini de görmekteyim.


    Yeni yılın yaklaşması ile birlikte, cıvıl cıvıl olan gökdelen ve alışveriş merkezlerinin arka yüzünün bir metropole yakışmayan, mollalarının petrol zengini, halkının ise benzin yoksulu olan İran’ın kerpiç evlerini andıran yapıların bolca olduğu İstanbul’da belediye başkanından beklenen çok şey olduğu gibi o belediyenin de içinde olduğu kenti ve ülkeyi yönetenlerinde suçlu olduğunu bilmek gerekir.


    Çünkü depremlerin beklendiği şehrin arka yüzüne baktığımızda İmamoğlu’nun işin hiçte kolay olmadığını ve sadece suçun onda da olmadığını da görüyoruz.


    Ekrem İmamoğlu’nun samimi bir bakışla sorunlarını tespit etmeye çalıştığı bu kentin gerçek anlamda metropol değil gecekondu olduğunu da kabul etmemiz gerekir.


    Daha önce ki bir yazımda bu kentin ve birçok şehrin yapılaşmasının önünde ki en büyük engellerden biri olan imar planı ve koruma kurulları gibi var olan ama yok sayılan kurumlardır. Bunlara Ankara da ki masa başı plan ve projeleri de ekleyebilirsiniz.


    Yani İmamoğlu’nun başına geçtiği ve kendisinden çok şeyin beklendiği İstanbul’u anlamak, algılamak ve sorunlarına çözüm bulmak için değil 5 yıl, 30 yıla yakındır genelde ve yerelde iktidar da olup çözüm bulamayanlara 50 yılda yetmez.


    Bu nedenle Trump’ın kendisini fotoşoplatıp Sylvester Stallone’nin hayat verdiği ‘İtalyan Aygırı’ lakaplı boksör Rocky’de olsanız aynı fotoşopla İmamoğlu’nu Süpermen yapsanız İstanbul’un sorunlarını hemen çözemezsiniz.


    Dün 40 yıl su ihtiyacı yoktu denilen, bugün suyu bitiyor diyerek İmamoğlu’na yüklenmektense İstanbul ve ülke adına yardımcı olmak gerekir.


    Çünkü İmamoğlu’nun işi kolay değil.



    Çöpte Yemeğe Gelen Ayı Öldürüldü!


    *AZriv Haber 05/08/2019 Tarihli Haber


    Ardahan’ın Göle ilçesinin vahşi çöp merkezine gelen bir Ayım kimliği belirsiz kişi veya kişilerce öldürüldü. Ağır suç olan yabani hayvanların öldürülmesinin yasak olduğu ülke de bölgeden sorumlu jandarmanın yemek için çöpe gelen Ayıyı öldürenleri bulup, bulmayacağının merak edildiği şu günlerde çevreyi kirleten ve insanların saldırıya uğradığı, savunmasız hayvanların öldürüldüğü bölgede Göle Belediyesinin bu duruma nasıl bir çözüm bulacağı da sorgulanmaya başlandı.


    SENMİSİN YEMEĞE GELEN!


    Geçtiğimiz günlerde Ardahan’a bağlı Göle’nin Okçu köyü yakına vahşice dökülen çöplerden yemek bulmaya gelen Ayılardan birnin öldürüldüğü ortaya çıkarken aynı alanda günler öncesi ayının saldırısına uğrayan bir kişinin yaralanması sonucu gözler bu bölgeye dönmğş, AK Partili Beleidye Başkanı Ayı saldırısına uğrayan şahsı ziyaret etmiş, gelişi güzel köy yakınına dökülen Göle’nin çöpüne çare aradıklarını belirtmişti.


    ÇÖP SAVAŞINI AYILAR KAZANDI 


    Merkezi İstanbul’da bulunan Okçu Köyü Dernek Başkanı Eren Küpeli, köylerinin ve Göle Devlet hastanesinin yakınına yıllardır dökülen çöpün sadece doğaya zarar vermediğini aynı zamanda insanların ve hayvanların sağlığı açısından da tehlike arz ettiğini söyledi. 


    İNSAN SAĞLIĞI TEHLİKE ALTINDA 


    Eren Küpeli, ayrıca ormanın köye yakın olmasından dolayı da doğada aç kalan hayvanlarında yiyecek bulmak için çöp dökülen alana geldiklerini ve bununda tehlikeli sonuçlar doğurduğunu belirterek Çetin Küpeli’ye ayı saldırısının da bunun sonucu olduğunu söyleyerek bu alana çöp dökülmemesini ve dökülen çöplerinde hem doğaya verdiği zarar hem de insan sağlığı açısından temizlenmesi gerektiğini belirtti. 


    DOĞAYA BÜYÜK ZARAR VERİYOR 


    İstanbul Göle Okçu Köyü Dernek Başkanı Eren Küpeli yaptığı açıklamada, şunlara yer verdi: “Burası Okçu köyü Göle Devlet Hastanesine 200 metre yakınlıkta Göle merkeze çok yakın köyümüz Göle Belediyesi çöpünü nerdeyse köyümüzün içine dökecek. Hayvanlarımızı otlattığımız meramıza dökülen çöpler nedeniyle yayla yolumuz kokudan geçilmiyor. Koku köyümüzü sarmıştır, köyümüz hayvancılıkla uğraşıyor ve kıt kanat geçiniyor. Bölgenin geliri hayvancılık ama malum hayvancılık zaten bitme noktasına gelmiştir. Kalan hayvanlarımızda çöpün kokusuna gidip çöp yiyor kemik yiyip ölüyor. Bundan dolayı köyümüze ciddi zararlar geliyor. Geçtiğimiz hafta köyümüzün yakınlarında bir ayı saldırısı oldu. Çetin Küpeli kardeşimiz ayı saldırısı sonucu yaralandı. Yanında bulunan kendi köpeklerinin ayıya saldırılması sonucu kurtulmuştur. Ailesine ve kendisine çok geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum ve bunun nedeni orman köyü olduğumuz için ormanda yaşasan vahşi hayvanların hepsi çöpün kokusuna geliyorlar. Vahşi hayvanlar nerdeyse köyümüze evlerimize girme noktasına gelmiştir, Göle belediyesine ve vekile sesleniyorum Köyümüze dökülen çöp için çözüm bekliyoruz. Köyümüzün çok yakına dökülen çöpleri istemiyoruz. Canımız, sağlığımız ve hayvanlarımız tehlikede. Bütün kurumların sesimizi duymaması çok üzücüdür. Bir an evvel bu soruna çözüm bulmalılar.” 



    Kavgalar içinde olup , “Bir” olmaz isek … 


     


    CHP Genel Balkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Artvin ve Ardahan konuşmaları arasında bulunan ve biz gazetecilerce başlık yapılan ‘Kavgalardan artık bıktık’ sözlerinin kime ve kimlere gönderme olduğunu biliyorum diyenlerin bir de kendilerine bakmalarını isterim.


    Çünkü bu ülkede sağcı bir partinin meclise girmesini sağlayan, milliyetçi, muhafazakar kesime hitap eden bir parti ile konuşabilen, halktan aldığı milyonlarca oyla mecliste temsil edilmesine karşın terörist denen siyasilerden destek almayı başaran Kılıçdaroğlu’nun bu mesajı herkes tarafından not edilmeli ve bu önemli mesajı tüm çalışma, çabalarda öne alınmalı.


    Ve bu mesaj başta Başkan Erdoğan olmak üzere benim de içinde olduğum STK’lardan siyasilere hatta aile içi olaylarla muhatap olan herkes iyi değerlendirmeli.


    Evet Kılıçdaroğlu’nun ‘Kavgalardan artık bıktık’ sözleri hepimiz için geçerli bir söz ve bizlerin de kavga çıkarmak için çeşitli manalara sığınmayı bir kenara bırakıp, ‘Nasıl birlikte oluruz’ u düşünmesi gerekir . 


    Düşünmeliyiz ki, Başkan Erdoğan’ın ‘Sanki leblebi, çekirdek atıyoruz’ dediği kavga da sona ermeli ve bayramdan sonra çıkarılacağı söylenen yeni affın barışı getirmesi umuduyla yıllardır süren kavganın da bitmesine katkı sunulmalı..


    Bu kavgaları bizzat yaşayan belki de yaşatan biri olarak ben de Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi ben de kavgalardan bıktığımı ilan ediyor, eskilerin barışla sonuçlanması ve  yenilerinin olmamasına çaba göstereceğimi ilan ediyorum.


    Ve gelin Kılıçdaroğlu’nun Artvin ve Ardahan’da veriği mesajı kulaklarımıza küpe yapalım ve yeni bir sayfayı hep birlikte açalım diyorum.


    Çünkü kavga edip, birlik  olmasak, iyiden iyiye ayrılırsak başta Ortadoğu’da oynana oyunlar olmak üzere Akdeniz’de, STK,larda, federasyonlarda, derneklerde, hatta aile içinde değil hiç bir yerde başarı sağlayamayız.


    Bu nedenle İstanbul’da başında olduğum STK’nın çok önemli bir toplantısının olmasına karşın kendisini ve beraberindekilerini karşılamak için Bin 450 km yol alıp, gittiğim ve bu yaşanan kavgaları da tartıştığımız, Kılıçdaroğlu ve birlikte Ardahan Bal Festivaline gelenler ile festivali düzenlenleyenlerle görüştüğümüz süreçte de herkesin kavgalardan yorulduğu ama bu kavgaların bitmesi konusunda da bir adım atmadığını da görsem de yine de umudum var, ‘Kavga yok, Barış var’ diyerek..


    Çünkü kavga edip, birlikte olmasak barışık görünüp başta rant düşüncesi olmak üzere bölgede, ülkede, dünyada ince hesapları olanların ellerine imkan vermiş oluruz.. 

  • ORHAN ATALAY TWİTTER'DAN SİLİNDİ!..

    İnternet dünyasında bir hayli revaçta olan TWİTTER’DAN neden çekildiği bilinmeyen Atalay’ın twittırdan silinmesi ardından konu hakkında ulaştığımız Atalay’ın danışmanı yaşanan gelişmenin aile içinde alınan bir karar olduğunu belirtirken, Atalay’ın attığı twitler nedeniyle partisince uyarıldığı ve bu yüzden önce twittlerini sildiği, ardından da Twitter sayfasını kapattığı öne sürüldü.


    Atalayın en son twitter’i Robiski Katliamı ile ilgiliydi. Atalay’ın bu twitterinin yayınladını haber sitelerinin mahkeme kararınca kapatılmasıda dikkatleden kaçmadı. İşte Atalay’ın twitterden silinmden önceki en son twittiri şöyle;



    ATALAY 2. DÖNEME BAŞLADI..


    arşiv haber 16/06/2016 tarihli haber


    Atalay: Bir Dün’e, Bir de Bugüne Bakın..


    7 Haziran Genel Seçimleri ardından ikinci kez Ardahan Milletvekilliğine seçilen Prof. Dr. Orhan Atalay teşekkür ziyaretlerine devam ediyor.



    Geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Mecilisin de yapılan yemin töreninde yemin ederek ikinci kez milletvekilliği dönemine start veren AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ilk işi seçmene teşekkür oldu.

    Ardahan’a gelerek, vatandaşlarla buluşan Atalay burada yaptığı açıklamada geçmiş dönemde yaşananlar ile bugün yaşananlara yönelik üztü kapalı bir açıklamada yaptı.

    İşte AK Parti Ardahan Milletekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın o açıklaması;


    SUÇLARINI GİZLEYEN EN BÜYÜK USTALIKLARI MAZLUMLARIN İÇİNDEN KARŞILARINA ÇIKAN HER ONURLU DİK DURUŞU KENDİ NEZDİNDE BİR ”NEFRET OBJESİNE” DÖNÜŞTÜRME SANATIDIR.

    Asırlardır mazlumların kanlarını emen vampirlerin, suçlarını gizleyen en büyük ustalıkları mazlumların içinden karşılarına çıkan her onurlu dik duruşu bizzat onlar nezdinde bir ‘nefret objesine’ dönüştürme sanatıdır. Kanaatimce kanları emilen mazlumların affına imkan olmayan en büyük günahları ise asırlardır şakır şakır çalışan bu çarkın farkına bir türlü varamamış olmalarıdır. Böyle olmasaydı insanlığın yüz binlerce yıl sonunda ulaştığı en büyük kazanımları olan halkın özgür iradi seçimlerine idam elbisesi giydiren ‘köle zalimler’ efendilerinin günahkar başkentlerinde kırmızı halılarla karşılanırken, bu küresel sömürge çarkına karşı yükselen her soylu itiraz için aynı başkentlerin medyası tarafından ‘diktatör’ manşetli elbiseler dikilir miydi? Bunu derinliğine idrak etmek için bir gözümüzle bir asırlık DÜN’E, diğer gözümüzle de BU GÜN’E bir göz atmanın yeterli olacağını düşünüyorum. 

    Orhan Atalay


    **Atalay ile 2. Dönem..


    Kos koca 4 yılı birlikte geçirdiğimiz profesör milletvekili Orhan Atalay ile 2. döneme girdik..

    Birinci dönemde kendince bir çok önemli işe imza attığını, ama başta bizlerin olmak üzere Ardahanlıların bunu anlamadığından yakınan profesör milletvekilimizin ikinci döneminin daha verimli olacağına inanıyorum..

    Çünkü belki kendisinin dediği gibi biz onu tanıyıp, anlayamadık, belkide bizim başta dayısı danışmanı olmak üzere kendisinin yanlışlarının Ardahan’a ağır bedeller ödettiğini anlatamadık.

    Neyse son açıklamasında ki bir düne, birde bugüne bakın sözlerine bizde zaman verip, dünü bir kenara bırakıp, bugüne bakacağız..

    Ve kendisinin rahat çalışması için elimizden geleni yaparak, kabul ederse Ardahan adına yardımcı olmaya çalışacağız..

    Çünkü Atalay’da önce nicelerinin kurtarmaya aday olduğu Ardahan’ın yoksulluktan, işsizlikten, devam eden göçten, iki gümrük kapısı olmasına karşın ithalat, ihracatın yapılamadığından, hayvancılığın 5 metre toprakla örtülü ahırlardan yapılmasından hala kurtulamadığını ve bizlerin derdi de bunları yazarak gündeme taşımak olduğunu bilenlerdeniz..

    Bu nedenle kurulması muhtemel hükümetler de önemli bir alanda yer alacağına inandığımız Prof. Dr. Orhan Atalay’ın 2. dönemine kendimizce yardımcı olmaya çalışacağız.

    Kabul edermi bilmem ama biz bunu yaparken ‘vekildir, lazım olur anlayışını taşımadığımızı, birileri gibi hıngal yediremediğimizi, hakkımıza hakkımızı istediğimizi’  kendisi bizden daha iyi biliyordur..

    Evet işin kısacası Ardahan’ın gelişmesi, kalkınması için hep yardımcı olmaya çalıştığımız ama porfesö başta olmak üzere kimsenin bizi anlamadığı bir süreç daha başlıyor..

    Bu sürecin Atalay’ın süreci olması, bizimde güzel çalışmaları için onun yanında yer alan olmaya adayız..


    **Ardahanlı Sarıkaya: “Futboldaki tek adamlık dönemine son vermek için adayım.”


    Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) başkanlığı için adaylığını açıklayan Ümit Sarıkaya, ‘Türk futbolunda tek adamlığa son vermek için Türkiye Futbol Federasyonu başkanlığına adayım’ dedi.


    1964 Ardahan doğumlu, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda memur olarak çalışan evli ve üç çocuk babası Ümit Sarıkaya, Türk futbolunun gelişmesi ve Türk futbolunda tek adamlık dönemine son vermek için Futbol Federasyon Başkanlığına aday olduğunu açıkladı.


    Sarıkaya, ’’26 Haziran’da yapılacak olan seçimli olağan genel kurulda TFF başkanlığı için adaylığımı açıklıyorum. Türk futbolunun iyiye gitmesi ve tek adamlık dönemini sona erdirmek için adayım. Şu ana kadar federasyon seçimlerinde ya Haluk Ulusoy aday oluyor, ya da Yıldırım Demirören aday oluyor. Bu adaylık sürecini düzeltmek için buradan tüm Türkiye’deki Anadolu kulüplerine sesleniyorum; 61 tane imzayla tek adamlık oluyor. Türk futbolunu tek adamlıktan kurtarmak için, Türk futbolunu temsilen amatörleri, profesyonelleri temsil etmek için TFF başkanlığına adaylığımı bugün itibariyle açıklıyorum’’ ifadelerini kullandı.


    “Türk futbolunu ileri götürmek için aday oldum”


    Ayrıca Ardahan amatör kümede mücadele eden ve bünyesinde kız futbol takımı da bulunan Kura Gençlik Spor kulübü başkanı olan Ümit Sarıkaya, ’’Türk futbolunu temsilen amatör spor kulüp başkanları yok, antrenörler yok ve bölgelerde amatör spor kulüplerini yalnızca bir bölge temsil ediyor. Ama profesyonel takımı olmayan illerde de TFF’nin temsilcisi yok, delegesi yok. Biz bu işlemleri düzeltmek için, Türk futbolunu ileriye götürmek için adayım. Ayrıca 11 yabancı statüsünü Türk futbolunda işleme koydular ve bunun sonucunda alt yapımız gelişmiyor. Bize bu görev verilirse bu tür yanlışları düzelteceğiz’’ şeklinde konuştu.


    2012 yılında da federasyon başkanlığı için aday olduğunu söyleyen Sarıkaya, ’’Federasyon başkanlığı için 2012 yılında da aday oldum. Yalnız adayın birini çektiler ve Yıldırım Demirören tek aday olarak seçime girdi. Fakat Türk futbolunun iyi yerlere gitmesi lazım, Türk futbolunun en iyi şekilde ve çoğulcu bir yönetimle temsil etmek için adaylığımı açıkladım’’ diye konuştu.

  • ARDAHAN BELEDİYESİ YALOVA'NIN SÜRGÜN MERKEZİ OLDU..

    **Sabah Gazetesi Haberi..


    Evine posta ile gönderilen 6 aylık geçici görevlendirmeye ilişkin yazıda kendisine ait olmayan ‘sahte’ imza kullanıldığına dikkat çeken Özkaynar, SABAH’a konuştu: Mevcut personel olmasına karşın dışarıdan hizmet alımı yapılmasına karşı çıktığım için bana kafayı taktılar. Sahte imzamla suç da işlediler. Yıldırma ve baskı taktiği uygulayarak istifaya zorladılar…


    Yalova Belediyesi’nin internet sitesinde halen İç Denetim Koordinatörü olarak gözüken Özkaynar’ın evine 22 Kasım’da gönderilen ‘Geçici Görevlendirme Formu’nda, 15 Aralık 2019- 13 Haziran 2020 arasında Ardahan Belediyesi’ne İç Denetçi olarak gönderileceği belirtildi. Formda, Özkaynar’ın bu görevi kabul ettiğine dair ‘sahte imza’ atılmıştı. Karayoluyla 17 saat uzaktaki Ardahan’a gönderildiğini öğrenince şaşkına dönen Özkaynar, belediye başkanlığına itiraz dilekçesi sundu.


    İzinde olduğu dönemde posta yoluyla olayın kendisine tebliğ edildiğini kaydeden Özkaynar, “Vefa Salman ve ekibi göreve geldiğinden beri geçici görevlendirmeyle personele mobbing yapıyor, Oradan oraya gönderdiyorlar. Yasa ve hukuk tanımıyorlar. Gerekli personel olduğu halde dışarıdan hizmet alımı yapılmasına karşı çıktığım için başkan Vefa Salman bana kafaya taktı. Hem belediyede bu işi yapan maaş alacak, hem de dışarıdan hizmet veren kişi para alacak. Gerek olmadığını söyleyince de başıma gelmeyen kalmadı.


    Skalaya bakınca belediyede başkandan sonra gelen kişi benim. Ama bu uyarıyı yapınca bırakın oda vermeyi sandalye bile vermediler bana. Mesaimi çay ocağında yapıyordum. Kamunun parasının boşa gitmemesini istedim, karşılığında Ardahan’a sürgün yedim” dedi. Özkaynar, Ardahan’a otobüs bileti almak için gittiği Yalova Terminali’nde direkt sefer olmadığını söyleyince şaşkınlık yaşadı. 30 Aralık’a 190 TL’lik otobüs bileti alan Özkaynar, Ardahan’a Erzurum üzerinden aktarmalı gidecek. Özkaynar, kalp hastası olduğunu, sabah akşam ilaç kullandığını anlatarak, “Uçağa binemiyorum. Bu kalp krizi riskimi artıracak. İnşallah adalet yerini bulur ve bu eziyet biter.” diye konuştu.


    MEVZUAT HİÇE SAYILDI

    MUSTAFA Özkaynar, belediyeye sunduğu itiraz dilekçesinde, iç denetçilerin görevleriyle ilgili olarak, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 64’üncü maddesinin 4’üncü fıkrasında, “İç denetçi, görevinde bağımsızdır ve iç denetçiye asli görevi dışında hiçbir görev verilemez ve yaptırılamaz” denildiğini hatırlattı. Özkaynar ayrıca, İç Denetçilerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 27’inci maddesinde iç denetçilerin mesleki güvencesinin düzenlendiğini belirterek, iç denetçilerin hiçbir şekilde istekleri dışında başka bir atanamayacaklarının hüküm altına alındığını yazdı. Özkaynar, sahte imzasının kullanılarak ‘evrakta sahtecilik’ suçunun işlendiğini savundu.


    Özkaynar’ın evine gönderilen mektuptan çıkan geçici görevlendirme formunun ‘personelin imzası’ kısmında kendisinin yerine bir başkasının sahte imza attığı görülüyor. Özkaynar’ın belediyeye yaptığı itiraz dilekçesinde ise kendi imzası yer alıyor.



    BAŞKAN DEĞİŞMEDİ DEMOKRASİSİ!..


    Başkan Erdoğan’ın iki dudağı arasında olan ama son günlerde nerede olduğu belli olmayan, iktidarın gizli değil açık ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ilan etmesi beklenen baskın bir seçimin her an duyurulacağı beklenmekte..


    Bu beklentinin her an gerçekleşeceğini düşünen parti teşkilatlarının kendi iç sorunlarını ve kongrelerini adeta bir panik havası içinde aş acele tamamlamaya çalıştıkları şu süreçte iktidar partisi gibi muhalefet partileri de hazır/kalıp ve akraba delegelerle kongre telaşı içindeler.


    Son yerel seçimlerde İstanbul başta olmak üzere bir çok kentte yerel seçimi kaybetmenin bedelini ‘değiştirilecek’ denen il ve ilçe teşkilatlarına yükleyen AK Parti’nin hazır kalıp delege belirlemesi sözde ön seçim yaparak, ‘zaten belli’ olan isimleri görevlendirmeye hazırlandığı şu günlerde onun en büyük rakibi CHP’de demokrasicilik oyunu oynayarak, yedi sülalelerini delege diye yazan mevcut Başkanlarla sözde kongreler yapıyor..


    AK Parti’den ziyade CHP’nin kongrelerinin çokça tartışıldığı bu günlerde yerel ve ulusal basında bolca okuduğumuz “Başkan Değişmedi” başlıklı haberlere baktığımızda, sözüm ona sol orjinli olan CHP’de de diğer partiler gibi çok şeyin değişmediğini  görüyoruz.


    Yani kısacası; Devlet memuru atar gibi İl ve İlçe Başkanlarını bir kaç değişiklikle tamamlayacak olan kongrelerle parti içi demokrasiyi düzenlemeye çalışan iktidar partisinden aşağı kalmayan muhalefet partileri de “Eski tas, eski Hamam” dercesine ‘Başkan Değişmedi’ adlı demokrasi oyununu oynamaya devam ediyorlar, biz saflar da gerçek demokrasiyi beklerken..!


    SABAH YAZDIK, AKŞAM YAĞDI VE DURDU..


    *Arşv Haber 22/04/2016 Tarihli haber


    Baharı beklerken yeniden tipiye yakalanan Ardahanlılar 21 Nisan 2016 Perşembe akşamın da yağan kar karşında şok oldular.


    Sitemiz ve gazetelerimizin meteorolojinin uyarısını sabah haber olarak duyurduğu 21 Nisan akşamı saat 21.00 sıralarında tipili şekilde yağan kar yaklaşık yarım saat sürdü.


    Nisan yağmurlarını beklerken yeniden tipiye tutulan Ardahan’ın kent merkezi ve geneli yeniden beyaza bürünürken, aniden bastıran tipili kar yağışı karşısında kısa sürede kar şokunu atlatan Ardahanlılar bu önemli anları kenti beyaza bürüyen karların üzerinde 21 Nisan 2016 yazarak, anılarına ekledikleri görüldü.


  • DERNEKLERDE CHP'DEN FARKLI DEĞİL! Eskisi yeniden başkan oluyor..

    Kaz satış gecelerinden öteye yıl boyu ortada gözükmeyen bölge derneklerinin ard arda kongreye gittiği şu günlerde eski başkanların yeniden başkan oldukları dikkatlerden kaçmıyor.


    Adeta Temcit Pilavı gibi ısıtılıp, ısıtılıp yeniden öne sürülen eski başkanların eskiden bir eser bırakmışlarcasına yeniden aday olup, başkanlığına heveslendikleri dikkat çekerken başına geçtikleri derneklerin de kendiler gibi yani  Temcit Pilavı gibi ısıtılıp, ısıtılıp yeniden öne sürülmesi gibi kaz çevirmelerinin bolca yaşandığı kaz gecelerinden öteye gidemedikleri de görülmekte.


    Çıldır Derneğinden sonra Sulakyurt (Sarzep) Derneğinin de işi eski başkanlara bıraktığı görülen Ardahan Dernekçiliğinin içinde bulunduğu bu çıkmazda ne zaman çıkacağı merak konusu olurken dernekler gibi eskileri yeniden başkan eden CHP Ardahan Çıldır’dan sonra Damal ve Posof’ta da aynı isimler ve eskileri ile devam ettiği görüldü.


    ARDAFED 2020'Yİ KAHVALTILI TOPLANTI İLE KARŞILAYACAK..


    ARDAFED 2020’Yİ KAHVALTILI


    TOPLANTI İLE KARŞILAYACAK..


    Ortaya koyduğu çalışmaları ile diğer dernek, federasyon, vakıf ve stk’lara örnek olan ve düzenlediği etkinlikler ardından bugüne kadar 41 Ardahanlı Üniversite Öğrencisine Burs katkısı sunan ve bunu yayınladığı makbuzları ile ortaya koyan Ardahan Dernekler Federasyonu yoğun bir tempo ile geride bıraktığı 2019 yılını uğurlayıp, 2020 yılını EĞİTİME DESTEK Kampanyası çerçevesinde 28 Aralık’ta Florya’da düzenleyeceği kahvaltılı bir toplantı ile karşılayacak.



    Katılmak isteyenlerin ARDAFED’i arayabilirler. 05354183258



    *KATKI SUNUN.. Göreve gelir gelmez başta Ardahan adını gölgeleyen KAI, KAISİAD ve KAIFED denen oluşumları olmak üzere İstanbul’da ki Ardahanlıların yakasına yapışmış diasporaya savaş açan, ardından dernekçiliğin ve sivil toplum örgütünün sattıkları biletlerin hesabını veremeyen büyük gece, birlik gecesi ve kaz gecesi düzenlemekten öte daha önemli işler yapabileceğini ortaya koyan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığın yaptığı Ardahan Dernekler Federasyonuna sizde katkı sunun..



    75 Bin Asker Nasıl 90 Bin Oldu?..


    Abartılı masallarla yetişen bir toplumun fertleri bu günlerde yine hummalı bir çalışma içinde..

    İkinci Çanakkaleyi yaratmaya çalışan tarih okumazların Sarıkamış Hareketinin 100. Yıl Dönümünü lüks davetiyelerle anmaya hazırlanırken, o harekete katılanların sayısının 75 binden nasıl olup 90 bine ulaştığını bir türlü açıklayamazlar..

    Evet, Sarıkamış Harekatının Yeni Bir Yıl Dönümünü anmaya hazırlananlar Sarıkamış Allahuekber dağlarında kaç askerin önce bit ve diğer hastalıklardan, sonra da dondurucu soğuklardan öldüklerini niye doğru dürüst açıklayamazlar.

    Yine de soralım mı? 


    Sarıkamış’ta 75 bin mi, 90 bin mi asker öldü?


     



    **Valilik ot getirsin..


    İki gümrük kapısı olmasına karşın ithalat ve ihracatın yapılmadığı Ardahan’da yaşanan kaba yem sıkıntısı dolayısıyla zor günler yaşayan Ardahanlıların tüm imkanlara karşın komşu ülke Gürcistan’dan ot ve saman getiremediklerini görmekteyiz..

    Bunun nedeni ise gerek imkansızlıklar, gerekse bu yönde atılacak adım için  yolu, yordamı bilmediklerinden olduğunu görmekteyiz..

    Bu nedenle Ardahan Valisi ve Posof Kaymakamına bir önerim olacak.

    Bu önerimde SYDV’nın imkanları kullanılarak Gürcistan’dan devlet olarak ot ve saman getirmesini ve hayvan yetiştiricilerine masrafları alınarak satmasıdır..

    Çünkü halkı için var olduğunu bildiğimiz devlet yetkililerinin yaşanan duruma seyirce kalmayacağını düşünüyorum..

    Sizce yanlış bir öneri mi?..



    KEPENK İLE KALBİ KAPATMAK..


    Otelcilik yaptığımız süreçte rahmetli babam gelecek olan müşterinin kalacağı otelin güvenli ve sıcak olduğunu  ilk bakışta anlaması için vereceğimiz güveni ilk bakışta algılaması gerektiğini hep anlatırdı. 

    Ve dondurucu soğukların yaşandığı memleketim Ardahan’da müşterinin kendisini evindeymiş gibi rahat  hissedebilmesi açısından ona güven verici hal ve harekette bulunup, sıcak ve güvenli bir ortamın sağlanmasının şart olduğunu anlatırdı.

    Bu gün her yerde olan ama inanıyorum ki rahmetli babamın 40 yıl önce hayata geçirdiği uygulama ‘yani iş yerlerine girerken kapıların girişinde üzerinize esen sıcak hava sistemini  ta o zamanlar otelimizin girişine yerleştirmişti. 

    Yani içeriye giren müşterinin içeri adım atar, atmaz sıcak bir yüzün yanında, sıcak bir ortam görmek istediğini anlatıyordu..

    Bu gün bunu niye anlattığımı soracak olursanız; İnsanların karşısındakinden beklediğini, baba, ana dediği devletinden de beklediğini anlatmak içindi…

    Çünkü, insanoğlu ilk gördüğü her şeyi değerlendirirken  ilk intibayla şahsı, alanı hafızasına kazır ve o bakışla karşısındakini değerlendirip, puan verir. Bu ömür boyu da sürebilir. Hep böyle olmuştur.

    Şimdi gelelim konumuza; Siz ya da ben gittiğimiz bir alanda aldığımız ilk intiba ilk etapta gördüklerimizdir. Yani bir kentin girişi o kentin iç kısımlarının da güzel ya da çirkin olduğunu düşündürür. 

    Veya karşı cinsten birisini gördüğünüz ilk anda giyimi, kuşamı ve konuşmasıyla değerlendirirsiniz. Bu duygu insanlar konusunda olduğu gibi devletler için de geçerlidir. 

    İlk gördüğünüzü kepenklerinizi açıp kalbinize aldığınız gibi kapatmaya da neden olursunuz duygularınızın kepenklerini..

    Bir kente girerken, bir ülkeye girerken veya bir insanla tanışmayı planlarken göreceğimiz ilk görüntü vereceğimiz puanlar için çok önemlidir.

    Kepenkle kapatılmış İstanbul’daki Şişli kaymakamlığı bir devletin kendi resmi kurumlarının bile güvenli olmadığı intibasını yarattığı gibi bir insanın karşısındakine hal ve hareketleriyle vereceği güven kadar önemlidir. 

    Yani bir ev düşünün anne, baba evde ise güven tamdır. Bir ülke düşünün meclisi ve resmi kurumları dahil Şişli Kaymakamlığı gibi Kepenkle kapatılmışsa güven yok demektir…



    **Yerde sürünen dernekçilik..


    Yıllarca eleştirdiğim bölge dernekçiliğini “Ayağa kaldırma” çabası içinde mücadele ederken bir anda kucağımda bulduğum Ardahan Dernekler Federasyon Başkanlığımda verdiğim mücadelemin başta bu işten kaymaklananlarca olmak üzere her kesim tarafından yakın takibe alındığının farkındayım..

    Adeta bir gelenek haline gelen, ‘‘Bırak batsın, imkan varsa  bir tekmede sen at’’ misali izleyenlerin çokluğunu da bildiğim bir süreçte dernekçiliğin yanı sıra dernekleri çatısı altında toplayan bir kurumun nasıl çalışması gerektiğini gösteren çıkışlarımla bunlara direndiğimi de fark ederken bir hayli zorlandığımı da yorulan vücudumdan anlıyorum..

    Ancak 34 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda bir gün bıkkınlık içine girmeyen ve her türlü saldırılara direnen bir kimlikle başkanlığını şerefle üstlendiğim Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığını en güzel şekilde yapmaya ve yerlerde sürünen dernekçiliği de yok imkan ve tüm engellemelere karşın en iyi şekilde yapmaya kararlı olduğumu herkes iyi bilmelidir..

    Bunu yaparken de benim gibi yürekli yönetici arkadaşlarımın varlığı da bana yetmektedir..



     


    Bir Yanda ARDAFED, Diğer Yanda Dernekler..Bir Yanda ARDAFED,


    Diğer Yanda Dernekler..


    *Arşiv Haberler 15/03/2015 Tarhli Haber ve Yorum


    Göç’ün Güç olduğu batı kentlerinde güçlü bir lobi oluşturma çabalarını sürdüren Ardahan Federasyon ve derneklerinden en son haberler..


    Hanaklılar ve Göle Köprülü Derneklerine Yeni Yöneticiler Seçildiler..


    Geçtiğimi haftalarda CHP İl Başkanı Dr. Canan Kafatncıoğlu’nu ziyaret ettikten sonra ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ parolası ile bu yıl 3 üncüsünü gerçekleştirdiği futbol turnuvasına start veren ARDAFED ziyaretlerine devam ediyor.


     Ülke genelinde güçlü bir lobi oluşturma çabalarını sürdüren Ardahan Dernekler Federasyonu, Üsküdar Ardahan İl Derneğinin çalışmalarının son aşamaya geldiği bir sırada Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’i makamında ziyaret edip, bölgede ki Ardahanlıların kurmak üzere olduğu Üsküdar Ardahan İl Derneği hakkında bilgi alış/verişinde bulundu.


    Daha sonra geçtiğimiz yılın sonunda ilki gerçekleşen ve 4 günde 1,5 Milyon insanın ziyaret ettiği ‘Ardahan’ı Tanıtma Günleri’ nin yapıldığı Maltepe de güvenlik başta olmak üzere birçok konuda ARDAFED’e yardımlarını esirgemeyen Maltepe Kaymakamı Meftun Dallı ziyaret eden ARDAFED çalışmalarına ara vermeden devam ederken İzmir’de bulunan Hanaklılar Derneği ile İstanbul Göle Köprülü (Gorveng) Beldesi Derneği de kongrelerini gerçekleştirdiler.


    Kenal Gürbulak’ın İzmir Hanaklıla r Derneğine,  Cihanşah Polat ise İstanbul Köprülü (Gorveng) Dernek Başkanlığına seçildiği kongrelerde birlik berberliğin önemine dikkat çekildi.



    Yaşlı bilge ve Tanrı’nın hediyesi.







      Doğu Yılmaz Sanat, Felsefe ve Edebiyat Üzerine

    saddamdoguyilmaz@gmail.com


    Yağmurlu bir akşam vaktinde aradım kendisini. Beni karşılamak İçin kaldığı apartmanın önüne inmiş, “Ya nerde kaldın sen, bak ıslanmışsın arkadaş” demişti.81 yaşında birinin bu nezaketi beni hem sevindirmiş hem utandırmıştı. 


    İki odası ve salonu olan dairesini, anılarını ölümsüzleştirdiği fotoğraflarla bir sergiye, Ve okuduğu yerli yabancı kitaplarla da küçük bir kütüphaneye çevirmişti. Komodin, televizyon masası, kanepe başlarında ise bir sürü ilaç kutularıyla mini ecza deposu gibiydi evi, bunu gülerek ifade ettiğimde “ee yaşlı ve yalnız bir adamın evi böyle olur” demişti.


    Yalnız yaşıyordu yaşlı bilge. Bu biraz kendi tercihi, birazda kaderin cilvesiydi ona. Oturma odasında karşılıklı iki koltuğun arasına sıkıştırılmış ve üzerinde ki kadehleriyle, mezeleriyle sanki yıllardır orada hazır bir şekilde duran masaya uzanıp bana bir kadeh rakı doldurdu.


    Günlük konuşmalar, biraz daha tanışmalar, havadan sudan derken zaman bir hayli geçmiş olacak ki, içtiğim birkaç kadehin de etkisiyle dalıp gitmiştim oturduğum koltukta.


    Karşımda ki duvarda asılı olan çerçeveler arasında, gülen gözlerle bir kadın fotoğrafı gözüme ilişmişti. Kim bu, demeye kalmadan aklımı okumuşçasına kadehini havaya kaldırdı yaşlı bilge, benimde kadehimi havaya kaldırmam gerektiren bir edayla sordu; Tanışmak ister misin?


    Ardahan’ın bugün en önemli tarihi kalıntılarından olan Akkoşun hanında, annesi rus, babası türk bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmişti yaşlı bilge.


    Masanın üzerinde olan annesinin fotoğrafına doğru uzanarak, bir eliyle kadehini tutuyor, diğer eliyle ise fotoğrafı okşayarak çok sevdiği annesini tasvir ediyordu bana; “Mavi gözlü, buğday tenli, iki üç dil bilen, danstan, edebiyattan anlayan kültürlü bir hanımdı benim anam. Ah o babam yok mu o babam, yerinde rahat durmamış kanına girmiş kandırmış annemi.” Diye esprili bir serzenişte bulunuyor.


    Hiç ara vermeden babasını sordum yaşlı bilgeye. Elinde ki Kadehi masaya usulca bırakıp koltuğuna oturdu, şöyle birazda gömülerek. Babamın tek bir fotoğrafı bile yok, dedi. Üzüldü mü kızdı mı anlayamadım. Çünkü onları çok erken yaşta bırakıp gitmişti babası.


    Çok erken bir yaşta ölmüş babası. Tabi kader bu ya, o da erken atılmış hayata. Türkiye’deyken öğretmen olmuş, subay olmuş. Daha sonra gurbete düşmüş yolu; Alamanya yolcusu kalmasın!


    İşçi olarak girdiği fabrikada yönetici olmuş. Tercümanlık, memurluk, komisyonculuk yapmış. Üst perdeden yöneticilerle, şirket sahipleriyle gazetecilerle dost olup cemiyette namı duyulmuş. Irkçıların saldırısına uğramış, ayağının üzerinden araçla geçmişler. Benimle konuşurken ayağını ovalıyordu bir yandan da, noldu bacağına dediğimde uzun hikâye demişti.


    İlk evliliğini, çalıştığı fabrikanın kadın şefiyle yapmış fakat onda aradığını bulamamış. Beni çok severdi, gece yarılarına kadar beni bekler, karnımı doyurur, beni koynuna alırdı, dediği ilk karısından iki çocuk yapmış.


    Ama onunla mutlu olmadığını, aşkın başka bir şey olduğunu ve bulamadığı aşkı o zamanlar hep başka bedenlerde aradığını söyledi bilge, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını itiraf ederek, biraz mağrur bir ifadeyle.


    Duygusal sebeplerden ötürü mutsuz geçen epey bir vakitten sonra, günlerden bir gün bir iş kazası geçirmiş vücudunun bazı bölgelerinden yaralanmış. Madden ve maneven yaralı bir şekilde barda oturup çokta umutlu olmadığı gelecek planlarını düşünürken, Onun içeri girdiğini söyledi yaşlı bilge; Tanrı, hediyemi ayağıma kadar göndermişti, diyerek.


    Hepimizin izlediği bir filmde diyordu değil mi, “..Aşık olmak anlık birşey……. Birden her şeyin çok parlak göründüğü……. Birden en pastel renklerin ısınmaya başladığı…. Birden tüm yemeklerin çok daha lezzetli olduğu bir an bu….. İnsan karar vererek aşık olmaz…. Sadece bir bakar olmuş..”


    Yaşlı Bilge aşkını bulduğu anları anlattıkça bu sözleri düşündüm.. O ise devam ediyordu. Onun Kendisine nasıl seslendiğini, nasıl beline sarıldığını, dansa davetini, bisikletine bindirip kaldığı yurda götürdüğünü, yaralarına yaptığı pansumanları ve sabaha kadar seviştiklerini anlatıyordu… adı Theodore.


    Manası Antik yunanda Tanrının hediyesi demekmiş, bunu çok sonra öğrendiğimde nedenini bilmediğim bir şekilde ağlamaklı oldum.


    Eve ilk girdiğimde en büyük fotoğraf onun fotoğrafıydı. Hemen hemen her duvarda başka bir fotoğrafı vardı. 21 yıl birlikte yaşamışlar, onunla geçirdiğim her saniye dolu doluydu diyordu.


    Kumsallarda nasıl uyuduklarını, aynı işyerinde nasıl çalıştıklarını, Ardahan’a nasıl geldiklerini, egede ki yazlık zamanlarını anlattı, kah gülerek, kah içini çekerek. Arada kalkıyor resmini okşuyor sonra kadehinden bir yudum alıyordu.


    Didim’i çok severdi, ben bıkmıştım artık her yaz didime gelmekten. Ama Theo, “burası benim cennetim” diyordu Didim için. Bir gün anamı çok özledim, Türkiye’de sağ sol dönemi. Yurda giriş, çıkış tehlikeli. Şehirler, yollar birbirini sorgulayan, alıkoyan, vuran insanlarla dolu. Theo’yu çağırdım anamı görmek istediğimi söyledim. Oturdu plan yaptı. Türkiye haritasını açıp, hangi yollardan gitmemiz gerekiyor, nerde ne zaman kalmamız gerek hepsini planladı. Çıktık Ardahan’a geldik. Theo Anamın elini öptü, yanında kaldık. Sonra çıkıp geri geldik. O yolculuğu unutmam.


    Bir keresinde ise bana seslenerek, onu aldatıp aldatmadığımı sordu. Ben Theo’yu hiç aldatmadım, aklımdan bile geçmedi. Ama o buna inanmadı tabi, bununla ilgili bana hep şakalar yapardı. O benim tanrıçamdı. Onu üzemezdim.


    Theo, beni yeniden yarattı, var etti, silkti, ayağa kaldırdı, hayata bağladı diyordu yaşlı bilge.


    O sabah mutfakta kahvaltı yapıyordum, Theo ve küçük kızım alışverişe gitmek için evden çıktılar. Daha iki dakka olmamıştı ki kızım koşarak içeri geldi, baba koş anneme bir şey oldu dedi.


    Koştum gittim. Başını arabanın direksiyonuna dayamış baygın duruyordu. Soluğu kesilmişti. Yere uzattım, bir, iki, üç, dört, beş……nefes. bir, iki, üç, dört, beş……nefes. Çok uğraştım, kurtaramadım. Kalbine yenik düştü. Theo’mu kaybettim, dedi.


    Kalakaldım.. Bir an için “Memnun oldum” diyecek oldum ama sadece sustum.


    Aklımda Hesiodos’un kelimeleri dolaşıyordu;


    “O sırada gökyüzünden bir örs düşse, ancak dokuz gün dokuz gece sonra varabilirdi yeryüzüne.”


    Gece yatakta anlattıklarını düşündüm. Ertesi gün beni uğurladı yaşlı bilge. Uçakta gelirken içim geçmiş. Rüyamda boş bir duvar ve duvarda asılı, kocaman fotoğrafta gülen gözlerle Theodore.


    Uyandım. Aklımda yine Hesiodos’un kelimeleri….


    “ve tunçtan bir örs düşse yeryüzünden, ancak dokuz gün dokuz gece sonra varabilirdi göz bebeklerine.”


    Işıklar içinde uyu Theodore.


    O yaşlı bilge seni sonsuza kadar sevecek.

     

  • Kurtlar Isınmak İçin Doğal Gaz Kompresör İstasyonunu Bastı!

    Kent ve köylerdeki Köpeklerle  Kediler başta olmak üzere bir çok başı boş hayvanın her tarafı donduran karların altında bir parça yiyecek aradığı görülen şu günlerde  Azerbaycan doğal gazını, Türkiye ve Avrupa’ya taşıyan TANAP Doğal Gaz Boru Hattı güzergahında bulunan ve TANAP’ın Ardahan – Damal’daki kompresörünü Kurtlar bastı.

    Alınan bilgilere göre istasyonun güvenlik kameralarına takılan kurt sürüsünün bölgeye ısınmak için mi, yiyecek aramak için mi geldikleri merak konusu oldu. Kurt sürüsünün bölgede uzun süre durup, hep birlikte ulumaları Kompresör çalışanlarını ve çevrede bulunan köylüleri korkuttu.


     TANAP, SOCAR’da, güvenlik kameralarının kaydettiği Kurt sürüsü görüntülerini paylaştı.



    **Köpeklere Zehir mi Veriliyor?!..


    Kurt sürüsünün topluca kameralara takıldığı Ardahan’da başı boş hayvan sayısında da bir hayli artışın görüldüğü,  belediyeye ait hayvan barınağında ve çevrede bulunan bir çok hayvanın da can çekişerek telef olduğu tesbit edildi. 


    Son olarak Ardahan Lise yolunda öğrencilerin görüp, ağlayarak fotoğraflarını çektiği 3 köpeğin  zehirlendiği ve titreyerek can verdikleri görüldü.


    Belediye ekiplerinin aranması üzerine bölgeye gelen çöpçülerin can çekişen köpekleri çöpe attıkları öğrenildi.


    Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com


    ÇILDIR'DA 98. KURTULUŞ COŞKUSU..


    ÇILDIR’DA 98. KURTULUŞ COŞKUSU..


    *Arşiv Haber 27/02/2019 Tarihli Haber/Yorum


    Ardahan’dan sonra Çıldır´ın Vatan Topraklarına Katılışının 98. yıl dönümü kurum amirleri öğrenciler ve Çıldır halkının katılımı ile ilk günkü heyecanla kutlandı.


    Günün anlam ve önemini belirten konuşma Çıldır Belediye Başkanı Yakup Azizoğlu tarafından yapıldı. Öğrenciler tarafından okunan şiirler ve Halk ozanlarının seslendiği Aşıkşenlik türküleri izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Çıldır Halk eğitim müdürlüğü tarafından açılan halk oyunları kursunda eğitim alan öğrencilerin Kafkas gösterisi izleyicileri büyüledi. Gençlik spor müdürlüğü tarafından düzenlenen çeşitli yarışmalarda dereceğe giren öğrencilere hediyeleri taktim edildi.


          Çıldır belediyesinin araçları ile birlikte askerler ve öğrencilerin resmi geçit töreninin ardından program sona erdi.



    **Oy İçin Müjde Üzerine Müjde!


    65 Yaşına giren Başkan Erdoğan’ın başında bulunduğu bakanların şu günler de yaptıkları açıklamaları müjdelerle dolu açıklamalar olması dikkatlerden kaçmıyor.

    31 Mart seçimleri sonrasına bırakılan onca önemli işin başını çeken ekonomik krizi aşmak ve artık hep aynı partiyi ve yöneticilerini görmekten gına getiren seçmene his ettirmemek ve oy almak için çabalayan mevcut hükumetin sol orijinli olan tanzim satış merkezleri açarak domates, salata gibi gıdaların fiyatını düşürmeye çalışa dursun diğer taraftan da başta Bağ-Kur olmak üzere Kredi kartlarının ödemelerinin uzatılması, borçların ertelenmesi gibi bir çok önlemi de aldığını da müjdelemeye devam ediyor.

    Söylemlere ve haberler baktığımız da yalancı cennetin yaratılmaya çalışıldığı ama gerçekte durumun hiçte öyle olmadığını ve tam aksine başta ekonomi olmak üzere bir çok sorunun seçim sonrasına ötelendiğini de görmekteyiz.

    Ve Başkan Erdoğan’ın bakan yaptığı enişte ile diğer bakanların bu yönde yoğun çaba içinde olduklarını da havuz denen medya aracılığı ile izlemekteyiz.

    1 Mart’ta Ardahan’da olacak olan ve Kürt seçmenin oy verdiği partiyi ve onunla iş birliği yapanları terörist ilan eden Başkan Erdoğan’ın yüz hatlarına baktığımız da atamalarını yaptığı bakanların kamuoyuna pompaladığı onca müjdeli haberin kendisini de memnun etmediğini ve bu müjdelerin seçim öncesi yapılan çıkışlar olduğunun anlaşıldığını anlaması da işi diğer bir yönü.

    Bir taraftan başta ekonomik krizi hissettirmeme adına müjdeli haberler vererek 17 yıllık hükumete karşı oluşan tepkiyi en aza indirmeye çalışılan diğer taraftan hükumete karşı oluşabilecek bir çıkışı önleme adına başta Feto olmak üzere onca operasyonların da devam ettiği ve son bir ay için de 500’ün üzerinde asker ve polisin gözaltına alındığı ülkenin 31 Mart’a doğru gittikçe daha çok müjdeli haberler alacağı da görülmekte.

    Bunların başında, DSP-ANAP-MHP Hükumetinin İthal Bakanı Kemal Derviş döneminde kalan ve hala üzerinde gidilen ekonomik paketin Mazot, Gübre destekleri gibi desteklerde müjdelenmeye devam etse de seçmenin bu müjdelere bakıp, yön değiştirmediğini ve hükumete karşı 31 Mart’ta başına gideceği sandıkta bir cevap vereceği de görülmekte.

    Çünkü seçmenin olduğu gibi kamuoyunun çok kararlı olduğunu yapılan ama Başkan Erdoğan’ın ‘Ben onlara artık inanmıyorum’ diyerek görmezden gelemeye çalıştığı anket sonuçları da bir şeyler anlatır gibi.

    Erbakan’ın gemisinde kimin indiğini unutup, kendi gemisinde inenlere kıza Erdoğan’ın ilerleyen yaşına karşın hala ve onca bakan, vekil, partili, TRT’nin başını çektiği havuz medyası olmasına rağmen tek başına büyük bir dirençle ikna etmeye çalıştığı seçmenin bu kez kararlı ama karşı safta CHP gibi bir parti olduğunu görmenin sıkıntısı ile karşı karşıya kaldığını da görmekteyiz.

    Yani AK Parti’ye dur demeyi düşünen ama kime yürü diyeceğini bilemeyen bir durumda olan seçmeni müjdelerle ve ne olacaksa Beka sözleri ile iknaya çalışan Başkan Erdoğan ve onun bakanlarını müjdelerinin 31 Mart’a nasıl yansıyacağını bilmesekte, iki arada, bir derede kalan bir seçmenin varlığını his ediyor gibiyiz..

  • BÖLGEMİZ ÜZERİNDE OYUNLAR OYNANIYOR..

    *Burhan Özkoşar


    Bankalardan kredi kullanan bölge insanı kredileri ödeyemeyince bankalar haczettiği mülkleri ucuz fiyata bilinmeyen birilerinin elinde toplandığını iddia ediyordu.


    Bu iddia yenilir yutulur cinsten değil. Takip edilmesi lazım. Devletimizin ilgili birimlerinin konu üzerinde hassasiyetle durması gerekiyor. Biz sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve bölge insanı olarak da konuyu kendi cenahımızdan takip ettiğimizi ifade etmek isterim.


    Bölgenin demografik yapısı değiştiriliyor.


    Son yıllarda hatırlayacağınız üzere en fazla üzerinde durduğum bir konu var. Emperyalist ülkelerin bölgemiz üzerinde geleceğe dönük hesapları var. Yeni dünya düzeninde çizilmekte olan haritaların olduğu artık aşikar. Ortadoğu’yu şekillendirenlerin şimdiden Kafkasları da ısıtmaya başladıkları gözlerden kaçmıyor. Hiç yoktan Ortadoğu’da Siyonist düşünceler ışığında Yahudi lobisinin yarattığı İsrail devleti şimdi de Büyük İsrail hayalleri ile genişlemektedir. Bunu örnek alan dünyada ikinci büyük lobi olarak bilinen Ermeni lobisi boş durmuyor, onlarda büyük Ermenistan hayallerini gerçekleştirmek için türlü oyunlar sergiliyorlar. Sınırlarımızın ötesinde Gürcistan topraklarında özellikle de Cevahatya bölgesini elinde tutarken Ahıska üzerinden Batum’a kadar uzanmanın peşindeler. Sınırın Türkiye tarafında ise özellikle sınır il ve ilçelerde taşeron terör örgütünü kullanarak demografik yapıyı değiştirip hayallerini gerçekleştirme planlarını devreye sokmuş görünüyorlar.



    Amerika’da Ermeni lobisi Cevahatya Ermenilerine sahip çıkma adı altında kurdukları fonu nerelerde ve ne amaçla kullanıyorlar sorusunun cevabını araştırdığımızda inanıyorum ki karşımıza önemli bilgiler çıkacaktır.


    Bu amaçla Fakir Yılmaz’ın Ardahan’da yapmış olduğu araştırmanın sonucunda kaleme aldığı yazısını önemsiyorum.


    Ne yapılmalı?


    Fakir Yılmaz ile bu konunun detaylarını telefonda konuştuk. Sahadan aldığım bilgileri kendi bilgilerim ile pekiştirdiğimde kafamdaki şüphelerimin arttığını görmekteyim.


    O zaman yapılması gereken nedir? Fakir Yılmaz’ın iddiasını belgeleyecek araştırmaların yapılarak hangi bankaların haciz başlattığı ve mahkeme yolu ile satışa çıkararak kimlerin sahip olduğu şirketlerin burada arazi satın aldığını tespit etmemiz gerekiyor. Arazi ve emlak satın alan şirketlerin ortaklarının da araştırılması elzemdir. Ancak bu sonuçların tahlilleri bizim şüphelerimizi gün yüzüne çıkarır ve gereken önlem yetkililer tarafından alınır.


    Sorunun çözümü Ahıskalı Türklerdir.


    Bize göre sorunun çözümü yakın tarihte bu toprakların gerçek sahipleri olan Ahıskalı Türklerin bölgeye yerleştirilmeleridir. Bu konuda tüm ilgililerden destek vermeli, herkes gücü ölçüsünde her kurum ilgili alanında destek vermelidir. Yani top yekümn bir mücadele şart.


    1944 yılında Sovyetler Birliği toprakları olan ve günümüzde Gürcistan devlet sınırlarında kalan Ahıska bölgesinden (Samshe-Cevahati) 1944 yılında silah zoru ile sürülen Ahıskalılardan isteyenlerin tekrar ata dede yurtlarına dönmelerini el birliği ile sağlamalıyız. Dünya kamuoyu bu konuda biz Ahıskalıları haklı görmüş ve vatanımıza dönmemiz için Gürcistan üzerinde yaptırım uygulamaya kadar götürecek bir karar almıştır.


    Temelde bakınca bu aynı zamanda insani bir sorundur. Sovyetler Birliği döneminde yurtlarından sürülen onlarca millet içinde tek vatanlarına dönemeyen Ahıskalı Türklere destek verilmesi aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi bir ödevidir. Çünkü 14 Kasım 1944 büyük sürgününden sonra ikinci bir sürgün 1989 ardından üçüncü bir sürgün 2004 yıllarında yaşamış ve halen 10 ayrı ülkeye dağılmış bir vaziyette yaşayan Ahıskalı Türklerin haklarının geri iadesi için çaba sarfetmek her insanım diyenin vicdani görevi olmalıdır.


    Bugün Özellikle Rusya Federasyonun en ücra köşelerinde yaşayan ve imkansızlıklardan dolayı da asimile olma tehlikesi ile karşı karşıya kalan aileleri Gürcistan kabul etmese bile Türkiye Cumhuriyeti olarak getirip Posof’tan başlayarak, Hanak, Ardahan, Çıldır, Arpaçay, Kars, Iğdır gibi bölgelere yerleştirmek gerekiyor. Bu insani devlet projesi bölgedeki sorunun büyük kısmı çözülmüş olacaktır. Bölgeye gelecek olan Ahıskalılar çalışkanlıkları ile hem Gürcistan’da hem de Türkiye’de bölgenin çehresini değiştirecek  olan Ahıskalılardır.



    SINIR TOPRAKLARI HACİZ EDİLİYOR!..


    Ekonominin iyiye gittiği yönündeki haberlerin yanında hiç de iyi olmadığını muhalefetin Ankara’da masa başında izledikleri ülkenin gerçek durumunu görmek için meydana inmek daha mantıklı bir durum olacaktır.


    Çünkü Ermeni tasarısının ard arda bir çok ülkede kabul edildiği şu günlerde bu ülkenin sınır vilayeti olan Ardahan ve diğer sınırlara komşu doğu kentlerinin arazilerinin yabancı ortaklı bir çok özel banka tarafından haciz edildiği ve kimin tarafından alındığı belli olmayan bir durum yaşanıyor.

    Yani dünya ekonomisine ve siyasetine yön verenlerin şu an Ortadoğu’da yaşanan iç çatışmalar, savaşlar aracılığı ile sınırları değiştirdiği bir dünyada bir başka yöntemin de hala hayatta olduğunu unutmamak gerekir.

    Dün Filistin’de önce toprak alan sonra devletleşen İsrail’i oluşturan Yahudilerin taktiğinin hala hayatta olduğu ve Ermenistan Lobisi denen dolar babalarının başta olmak üzere dünyaya yön veren bir çok devletin boş durmadığını görmek için Ankara’da kalkıp meydana inmeye erinenler en azından masa başındayken sanal ortamdan yapılacak bir hareketle yani bir tıkla bile bu konuyu halledebilirler

    Çünkü o tıkla karşılarına çıkacak olan icra sitelerinin bir çoklarında başta Ardahan’da olmak üzere sınır kentlerindeki yerleşim alanlarının arazilerinin önce bol keseden verilen yüksek faizli kredilerle ipotek edildiğini ardından haciz edilip, satışa çıkarıldığı ve bu yolla topraklarımızın adeta bir elde toplatıldığını görürsünüz.

    Yani bir dönem sinema filmlerine konu olan arazilerin dozerlerle yıktırılıp vatandaşın elindeki gecekondularını alanların bunun bir toplumsal olaya döndüğünü anlayıp savaşmadan, kavga etmeden yeni bir yola başvurup, bol dolarlı paralarıyla parsel parsel topladıkları arazilere gökdelenler, avm’ler diktiği gibi gözden ırak Kafkasya’ya komşu sınır kentlerinde de ipotek adı altında verilen bolca krediler ardından haciz edilen toplatılan toprakların kimlerin eline geçtiği bilinmesi de bu ellerin büyük bölümünün özelleştirme ve serbest piyasa adı altında ele geçirilen yabancı uyruklu, ortaklı bankacılık sistemi ile toplandığı bir gerçek..

    Önce silah üretimi yapan ardından bu silahları satmak için kardeş olan insanları, ülkeleri birbirine düşürüp, kavga ettiren savaşa sokanların dünya ekonomisine,ülke sınırlarını belirlediği buna örnek Filistin’de olduğu gibi parsel, parsel topladıkları toprakla İsrailler yaratanların aynı taktiklerine hala devam ettiği şu günlerde bir taraftan sözde Ermeni tasarısını kabul ederek, diğer taraftan krediler altında toprakları ipotek edip ardından haciz edip,icra yoluyla toplanmasının basit bir konu olmadığını ve ülke yöneticilerince değerlendirilmesi gereken önemli ve stratejik bir konu olduğunu,sınır topraklarının parsel parsel haciz edilip, gizli ellerce bir elden toplandığı şu süreçte..



    ÇATIŞMA ARDAHAN SINIRINDA.. 


    GÖLELİ BİR SUBAY VURULDU!


    *Arşiv Haber: 29/07/2015 Tarihli Haber


    Ardahan Göleli Astsubaya Silahlı Saldırı Erzurum’un Horasan İlçesinde Göle İlçesine Bağlı Büyük Altunbulak Köyü nüfusuna kayıtlı Olan Astsubay Üstçavuş Nazım Altun birliğine Giderken PKK’lılar tarafından silahlı Saldırıya uğradı Evli 3 aylık bir kızı olan Astsubay Üstçavuş Nazım Altun ambulansı ile Horasan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

  • SAĞIR KÖYDEN SAĞIR OLANLARA DUYULUR!..

    Yalvaç köy muhtarlığının aldığı karar ile cenaze yemekleri yasaklandı. Konuyla ilgili yapılan açıklama şöyle; ‘Köyümüzde Cenaze Yemeği Kaldırılmıştır.. Bir yakınını kayıp etmenin üzüntüsü ve sıkıntısı içinde olan cenaze sahiplerinin taziye için gelenlere yemek hazırlayıp, maliyet bakımından ilave bir telaş ve sıkıntıya sebep olacağından cenaze yemeği 06/12/2019 tarihinden itibaren kaldırılmış olup, cenaze olduğu zaman sosyal tesis açılmayacaktır. Sağır Köyü MuhtarlığıAK partili Atalay'dan CHP'li Belediyeye Cenaze Arabası Sözü!


    AK Partili Atalay’dan CHP’li Belediyeye


    Cenaze Arabası Sözü!


    *Arşiv Haber 10/05/2019 Tarihli Haber


    Ardahan Belediyesi ihtiyacı olan asfalt malzemesini İl Özel İdarede alamadığı bir zaman da belediyeye önemli ziyaret gerçekleşti. AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay CHP’li Belediye Başkanı Faruk Demir’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. ‘Seçim bitmiştir, hepimizin görevi Ardahan’a hizmet etmektir’ diyen Atalay belediyenin ihtiyacı olan bir cenaze aracı ile bir Ambulansı belediyeye sağaltmaya çalışacağını söyledi.



    TANAP Bozduğu yolları düzelttirmek için Plent hediye etti!..


    03/11/2018 Tarihli Haber


    Önce BTC/Botaş sonra da Tanap doğal gaz ve petrol boru hatlarını eylemsiz, sorunsuz ve geçirdiği Ardahan’ın yollarına bir parmak bal, pardon asfalt çalıp gittiler.

    Boru hatlarının yapımında doğaya ve yollara verdikleri zararları kapatmak için Ardahan’a asfalt plenti yapımına katkı sunan Tanap’ta BTC ve Botaş gibi işi bitince bölgeden en karlı şekilde çekildi.


    210 milyonun 24 Lirasını Ardahan’a harcadı, onunla da övündü!


    Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı’nın (TANAP) İl Özel İdarenin yarı masrafını karşıladığı ve Ardahan kent merkezinde yapımı tamamlanan son teknolojiye sahip asfalt plentinin açılışı yapıldı.


    Doğayı ve yolları daete katleden boru hattı çalışmaları esnasında  210 milyon liranın üzerinde bir kaynak harcadıklarını belirten TANAP yetkilileri ‘Bunun yaklaşık 23,4 milyon lirası sadece hibe projeler kapsamında, doğrudan ve program desteği kapsamında Ardahan ili için harcanmıştır. Bunu burada gururla söylüyoruz, en büyük kaynağı Ardahan ilimiz için harcandı.” demelerine karşın bu 23.4 Milyonun nereye, kime ve hangi esere harcandığı ise açıklanmadı.



    **Ağacın Kurdu İçinde Olur..


    Anlamı:


    ‘Bir topluluğu çökertecek olan şey yine kendi içinden çıkar’ anlamın da kullanılan bir sözdür ‘Ağacın kurdu içinde olur’


    Peki, bunu neden demiş, niye söylemiş Atalarımız?


    Bu sözün anlamını çıkarmak ve kurdun kim, ağacın kim olduğuna baktığımızda herkesin kendisini ağacın yerine koyduğunu, kurdun ise yakınları başta olmak üzere etrafındakilerin olduğunu söylerler..


    Yani kendileri hiç Kurt olmaz, hep serinleten, elma veren olurlar..


    Bir topluluğu çökerten Kurtların bir hayli fazla olduğu şu günlerde yaklaşan yerel seçimlere doğru giderken Kurtların yeniden harekete geçip, ağaçları oymaya başladığını görürüz.


    Sadece seçimler de mi?


    Tabiî ki hayır..


    Sizin ülkeniz için, memleketiniz için verdiğiniz mücadeleyi anlamayıp, bu yönde mücadele verenleri nasıl olur kemirir, çürütür, ve yıkarım çabası içinde olanları da unutmayalım..


    Burunlarının dibinde ki dev organizeyi görmezden gelip, kendi kendilerin oynadıkları dernekçilik oyunu ile aslında kendilerini ve szöüm ona kabul etmediklerinin bağırsaklarını kemirdiklerinin farkında olmayan bu Kurtların aslında tüm toplumun bağırsaklarına bela olmuş ve yıllardır o toplumu kemir kemire bitirdikleri bir gerçektir.


    Gerek gazetecilik hayatım da gerekse stk başkanlığım esnasında hep bu bağırsak kurtları ile mücadele verirken en büyük sorunum da bu Kurtların hiç birisinin ağacı değil, bağırsağı yediklerine de şahit olmuşum..


    Çünkü kökü olan bir ağacı kemirerek devirmeyeceklerini iyi bilen bu bağırsak Kurtlarının aslında sadece memleketin değil, tüm ülkenin ve siyasi partilerin baş belalarıdır..


    Bunun nedeni ise kendilerini adam diye yutturup, adam olmadıklarını bugüne kadar bir yere sap olamamalarında görmekte mümkün.


    Bu nedenle; ‘Ağacın kurdu içinde olur’ diyen ataların aslında bunun sadece bağırsak kurdu olduğunu da anlatılar bu ünlü sözleri ile..


    Ha bur arada dün yanında olup, bugün buldukları bağırsaklar ile karşıya geçenlere ne demiş o ünlü sözleri ile unutulmayan Atalar?


    Birde ona bakalım;


    Baktım, onla ilgili çok söz varken en iyi sözü yine benim diyeceğimiz düşündüm.


    Oda;


    Alçaklık, yani çukurdan daha çukur bu tipler..

  • TAŞTAN: ONLARIN DERDİ PARK DEĞİL, BAŞKA!..

    Gazeteci Fakir Yılmaz’a açıklamalar da bulunan CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan çoğunluğu kendisine muhalif olan kanadın park üzerinden oluşturmaya çalıştıkları ” asıl gündemin park olmadığını en iyi bilenlerdenim” dedi.



    **Park konusunda o zaman durduğum yerdeyim!


    Parkın CHP döneminde değil, AK Partili belediye döneminde İmar’a açıldığını ve benim o zaman başını çektiğim protestocu ekibin içinde olmayanları çağırıp, gelmeyenler bu gün kalkmış kahraman kesilmişler.’ diyen CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan sözlerine şöyle devam etti.

    ”Hayır tam tersi bunların hepsini o dönem için aynı parka çağıran bizzat benim ama gelmeyenler, pencereden, kapıdan, balkondan parkın içinde yaptığımız yeşili koruma, çevreyi koruma eylemimizi izleyenler de bunlardı. AK Partili Belediyenin aldığı bir kararla onca ağacın kesildiği   metruk bir mezarlık görüntüsünde olan parkın altına yapılması istenen   kapalı oto park için alınan kararlar döneminde susanların, ben dün neredeysem bu gün de aynı yerde ve aynı düşüncede olduğumu bilmelerini isterim.    Bu durum üzerinde sözde siyaset yapan ve asıl amaçlarının benim çıkıp, ”Aday değilim’ dememi bekleyenlerdir” dedi.

    ”Şu an İl Başkanıyım ve adayım da diyen Taştan, ”benim hepsi partilimdir” dediğim ama onların kendilerine muhalif dedikleri kişiler bu işleri bırakıp, 5 ilçeli Ardahan’da merkez ve 2 ilçede belediyesi olan CHP’yi birlikte daha iyi yere taşıyalım’ demelidirler.’ diyerek yaşanan tartışma ve konulara nokta koydu.



    SINIR TOPRAKLARI HACİZ EDİLİYOR!..


     


    Ekonominin iyiye gittiği yönünde haberlerin yanında bu yönde durumum hiçte iyi olmadığını ile muhalefetin Ankara’da masa başında izledikleri ülkenin gerçek durumunu görmek için meydana inmenin daha mantıklı bir durum olacaktır.


    Çünkü Ermeni tasarısının art arda bir çok ülkede kabul edildiği şu günlerde bu ülkenin sınır vilayeti olan Ardahan ve diğer sınırlara komşu doğu kentlerinin arazilerinin yabancı ortaklı bir çok özel banka tarafından haciz edildiği ve satışa çıkarılıp kimin aldığı belli olmayan bir durum yaşanıyor.


    Yani dünya ekonomisine ve sınırları dahil siyasetine yön verenlerin şu an Ortadoğu’da yaşanan iç çatışmalar, savaşlar aracılığı ile sınırları değiştirdiği bir dünyada bir başka yöntemin de hala hayatta olduğunu unutmamak gerekir.


    Dün Filistin’de önce toprak alan sonra devletleşen İsrail’i oluşturan Yahudilerin taktiğinin hala hayatta olduğu ve Ermenistan Lobisi denen dolar babalarının başta olmak üzere dünyaya yön veren bir çok devletin boş durmadığını görmek için Ankara’da kalkıp meydana inmeye erinenler en azında masa başındayken sanal ortamdan yapılacak bir hareketle yani bir tık bile yeter hatta artar..


    Çünkü o tıkla karşılarına çıkacak olan icra sitelerinin bir çoklarında başta Ardahan’da olmak üzere sınır kentlerinde ki yerleşim alanlarının arazilerinin önce bol keseden verilen yüksek faizli kredilerle ipotek edildiğini ardından haciz edilip, satışa çıkarıldığı ve bu yolla topraklarımızın adeta bir elde toplatıldığını görürsünüz.


    Yani bir dönem sinema filmlerine konu olan arazilerin dozerlerle yıktırılıp vatandaşın elinde ki gecekondularını alanların bunun bir toplumsal olaya döndüğünü anlayıp savaşmadan, kavga etmeden yeni bir yola başvurup, bol dolarlı paralarıyla parsel parsel topladıkları arazilere gökdelenler, avm’ler diktiği gibi gözden ırak Kafkasya’ya komşu sınır kentlerinde de ipotek adı altında verilen bolca krediler ardından haciz edilen toplatılan topraklar kimlerin eline geçtiği bilinmezsede bu ellerin büyük bölümünün özelleştirme ve serbest piyasa adı altında ele geçirilen yabancı uyruklu ortaklı bankacılık sistemi ile toplandığı bir gerçek..


    Önce silah ücretimi yapan ardından bu silahları satmak için kardeş olan insanları, ülkeleri bir birine düşürüp, kavga ettiren savaşa sokanların dünya ekonomisine,ülke sınırlarını belirlediği buna örnek Filistin’de olduğu gibi parsel, parsel topladıkları toprakla İsrailler yaratanlar aynı taktiklerine hala devam ettiği şu günlerde bir taraftan sözde Ermeni tasarısını kabul ederek, diğer taraftan krediler altında topraklarını ipotek edip sonra haciz edip,icra yoluyla toplanması basit bir konu olmadığın ve ülke yöneticilerince değerlendirilmesi gereken önemli ve stratejik bir konu olduğunu,sınır topraklarının parsel parsel haciz edilip, gizli ellerce bir elden toplandığı şu süreçte..


    CHP ARDAHAN'DA YENİDEN YALÇIN TAŞTAN DÖNEMİ!


    CHP ARDAHAN’DA YENİDEN YALÇIN


    TAŞTAN DÖNEMİ!


    *aRŞİV HABER 26/12/2015 TARİHLİ HABER


    İstanbul ile aynı gün yapılan Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Başkanlığı seçimi Dursun Akçam Kültür Merkezinde yapıldı. CHP Ardahan Milletvekili Büyükelçi Öztürk Yılmaz’ın Divan Başkanlığını yaptığı, CHP’li Damal ve Hanaklı Belediye Başkanlarının Divan Üyeliği yaptığı CHP Ardahan İl Başkanlığı için iki isim yarıştı.



    **YALÇIN TAŞTAN CHP’YE YENİDEN BAŞKAN OLDU..


    52 delegenin oy kullandığı CHP Adahan İl Kongesine büyük ilgi gösteren Ardahan CHP’liler daha önce yıllarca bu partinin İl Başkanlığını yapan Yalçın Taştan’ı yeniden bu göreve getirdiler.


     


    Yaşar Daşdemir ile yarışan ve 52 Delegenin 30’nun oyunu alan Yalçın Taştan CHP Ardahan’ın yeniden başkanı olurken, uzun yıllar Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanlığı ve Göle Esnaf Odası Başkanlığı yapan ve son olarak şu an hasta olan Fevzi Uygur’un İl Başkanlığı süresince CHP Ardahan İl Başkan Yardımcılığı yapan Yaşar Daşdemir 22 oy alarak seçimi kayıp etti.


     


    **MİLLETVEKİLİ İLE BELEDİYE BAŞKANLARI DA KAYIP ETTİ..


     



    CHP Ardahan Milletvekili Büyükelçi Öztürk Yılmaz’ın yanı sıra Hanak ve Damal Belediye Başkanları ile CHP’nin eski İl Başkanı İlimdar Senem ile Eczacı Yunus Dünda’ın desteklediği Göleli Yaşar Daşdemir’e karşı Mutlu Kerimoğlu, Posof eski Belediye Başkanı Şükrü Bozyiğit ve nüfusu 2 binin altına düştüğü için belediyesi kapanan ve Çıldır’a mahalle olan Aşıkşenlik (Suğara) Beldesi eski Belediye Başkanı Mülazim Karaçay’ın desteklediği Yalçın Taştan’ın kazandığı ve yeniden İl Başkanı olduğu CHP Ardahan’ın büyük kongre delegeleri Mutlu Kerimoğlu, Şükrü Bozyiğit, Baki Çetin ve Mülazim Karaçay oldular.

  • Erzurumlu Gorvengte, Gazeteci Ardahan'da Kar'da Kaydı!..

    Özellikle yüksek rakımlı alanlarda yaşanan kazaların büyük bölümü kar yağışı ardından yaşanan buzlama dolaysıyla meydana geldiği görülmekte.


    En son kaza Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Köprülü (Gorveng) Beldesine alış/verişe giden Erzurum Yoğurtçular köylü bir vatandaş kullandığı Traktörün yoldan kayması sonucu devrildi. Yaralının olmadığı kazada traktör kullanılmaz hale geldi.


     


    **Gazetecide Karda Kaza Kurbanı..


     


    Başta Posof’a giden yolun üzerinde bulunan Ulgar dağı ile Ardahan’ı Karadeniz’e bağlayan  yolunun üzerinde ki Sahara dağında bulunan yüksek rakımlı yolların yanında kent merkezinde de yaşanan kazalara Gazeteci Fakir Yılmaz’ın arabası da kurban oldu.


    Kent merkezinde yaşanan kayma sonucu başka bir arabanın çarpası sonucu gazetecinin arabası sağdan hasar aldı.


    Meteoroloji’den çok sayıda kente kuvvetli don ve buzlanma uyarısı


    Türkiye’nin büyük bir bölümünün etkisi altına alan soğuk hava nedeniyle Meteoroloji uyarılarda bulundu. 15 il ve Orta Karadeniz Bölgeleri için kuvvetli buzlanma ve don uyarısı yapılırken Kahramanmaraş’ın Nurhak ve Ekinözü ilçelerinde de kar yağışı ve olumsuz hava koşulları nedeniyle eğitime yarın ara verildi.


    İÇ ANADOLU’DAKİ 5 İLE KUVVETLİ BUZLANMA VE DON UYARISI


    Meteoroloji, , , , Nevşehir ve Kırşehir için kuvvetli don ve buzlanma uyarısında bulundu.


    Meteoroloji 7. Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezinden yapılan açıklamada, bugün saat 21.00’den itibaren Cuma, Cumartesi ve Pazar günü saat 12.00’ye kadar Sivas, Kayseri, Yozgat, Nevşehir ve Kırşehir’de kuvvetli don ve buzlanma meydana geleceği belirtildi.


    Söz konusu illerde ulaşımda yaşanacak muhtemel risklere karşı ilgililerin ve vatandaşların tedbirli olması istendi.


    DOĞU’DA 6 İLE KUVVETLİ BUZLANMA VE DON UYARISI


    Erzurum, Erzincan, Kars, Ağrı, Ardahan ve Iğdır’da kuvvetli buzlanma ve don olacağı tahmin ediliyor.


    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezinden yapılan açıklamaya göre, saat 18.00 ila 8 Aralık Pazar günü 12.00 saatlerinde Erzurum, Erzincan, Kars, Ağrı, Ardahan ve Iğdır genelinde kuvvetli buzlanma ve don bekleniyor.


    Açıklamada, meteorolojik uyarı doğrultusunda kuvvetli buzlanma ve don ile birlikte ulaşımda aksamalar ve çatılarda oluşan buz sarkıtlarına karşı dikkat edilmesi ve benzeri risklere karşı tedbirli ve dikkatli olunması uyarısında bulunuldu.


    ÇANKIRI VE KIRIKKALE İÇİN BUZLANMA UYARISI


    Meteoroloji 9. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Çankırı ve Kırıkkale’de 6-8 Aralık tarihlerinde kuvvetli, yer yer çok kuvvetli buzlanma ve don görüleceğinin tahmin edildiği aktarıldı.


    Açıklamada, sürücülerin ulaşımda meydana gelebilecek aksamalara karşı dikkatli ve tedbirli olması gerektiği kaydedildi.


    MARMARA’DA BUZLANMA VE DON UYARISI


    Marmara Bölgesi’nde Sakarya’nın güneyi ile Trakya’nın batısında buzlanma ve don uyarısı yapıldı.


    Meteoroloji 1. Bölge Müdürlüğü İstanbul Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi’nden yapılan duyuruya göre, Sakarya’nın güneyindeki Pamukova, Geyve, Taraklı, Karapürçek ve Akyazı ile Trakya’nın batısındaki Edirne, Meriç, İpsala, Lalapaşa, Uzunköprü, Havsa, Süloğlu, Kırklareli, Pehlivanköy, Kofçaz, Pınarhisar, Lüleburgaz, Babaeski ve Hayrabolu’da yarından itibaren kuvvetli buzlanma ve don bekleniyor.


    Cumartesi ve pazar günleri de devam edecek buzlanma ve don nedeniyle meydana gelebilecek ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların, ilgililerin ve sürücülerin dikkatli ve tedbirli olması istendi.


    ORTA KARADENİZ İÇİN BUZLANMA UYARISI


    Meteoroloji 10. Bölge Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, bölge genelinde kuvvetli buzlanma ve don olaylarının 3 gün süreceğinin tahmin edildiği aktarıldı.


    Buzlanmadan dolayı özellikle sürücülerin dikkatli ve tedbirli davranması gerektiği vurgulanan açıklamada, “Bölgemizin iç ve yüksek kesimlerinde orta kuvvette ve yer yer kuvvetli buzlanma ve don beklendiğinden, oluşabilecek olumsuzluklar ve ulaşımda aksamalara karşı başta kara yolunu kullanacak sürücüler olmak üzere vatandaşların ve ilgililerin dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir.” ifadeleri kullanıldı.


    KAHRAMANMARAŞ’IN 2 İLÇESİNDE EĞİTİME ARA VERİLDİ


    Kahramanmaraş’ın Nurhak ve Ekinözü ilçelerinde kar yağışı ve olumsuz hava koşulları nedeniyle eğitime yarın ara verildi. İki ilçenin Kaymakamlıklarından yapılan açıklamada, olumsuz hava koşulları ve kar yağışı nedeniyle okulların tamamında 6 Aralık Cuma günü eğitime ara verildiği duyuruldu.


    SİS 2. TRAFİK KAZASINA NEDEN OLDU! Sarıkamış'tan sonra Göle'de!..


    SİS 2. TRAFİK KAZASINA NEDEN OLDU!


    Sarıkamış’tan sonra Göle’de!..


    *Arşiv Haber 29/11/2019 Tarihli Haber


    GÖLE DE TRAFİK KAZASI.. Yoğun sis nedeniyle Ardahan’a cenazeye giderken kaza geçirenlerden sonra bu kez Göle’de trafik kazası meydana geldi . Göle girişindeki kavşakta Erzurum istikametinde gelen yüklü Tır sis dolayısıyla görüş mesafesinin azalmasından ve buzlanmadan dolayı Öğretmenleri almaya giden Ali Demir yönetimindeki servis minibüsüne arkadan çarptı. Minibüste çarpmanın etkisiyle araçta bulunan yolculardan yaralanan oldu. Meydana gelen zincirleme kazada araçlarda maddi hasar meydana geldi.


    ARDAHAN’A CENAZEYLE GİDERLERKEN TRAFİK KAZASI GEÇİRDİLER..


    İstanbul’da hayata göz yuman bir Ardahanlıyı toprağa vermek için cenaze ile birlikte Ardahan’a giden Ardahanlılar Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yoğun sis beraberinde trafik kazalarına neden oldu. Sarıkamış-Kars karayolu Asbuğa köyü yol ayrımında 6 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında ikisi ağır toplam 20 kişi yaralandı.


    GÖRÜŞ MESAFESİ DÜŞÜNCE.. 


    Kaza sonrası kurtarma ekipleri ve 112 sağlık ekipleri bölgede çalışmalarını sürdürüyor. Kazada yaralananlardan isimleri tespit edilenler şunlar: “Ümit Yıldız, Gerdan Ubiç, Yaşar Ayboğan, Alican Arslan, Atilla Salkın ve Helin Yılan”.


    Ardahan’da trafik kazası meydana geldi, çok sayıda yaralı var


    *Arşiv Haber 26/09/2019 Tarihli Haber


    Edinilen bilgiye göre, Çıldır-Ardahan kara yolu mezarlık kavşağında meydana gelen kazada Gürbüz Kızıltaş idaresindeki 75 AS 753 plakalı otomobil ile karşı yönden gelen Doğuş Kirman’ın kullandığı 75 AH 382 plakalı otomobil çarpıştı.


    Alınan bilgiye göre, Çıldır-Ardahan karayolunun lise kavşağında Gürbüz Kızıltaş idaresindeki 75 AS 753 plakalı otomobil ile karşı yönden gelen Doğuş Kirman’ın kullandığı 75 AH 382 plakalı otomobil çarpıştı.Kazada, sürücüler Kızıltaş ile Kirman’ın yanı sıra her iki araçta bulunan Atalay Kızıltaş, Şafak Maral, Feridun Kızıltaş, Özden Kızıltaş, Fatih Kiraz, Berkay Kirman, Volkan Çimen, Yusuf Taşçı ve Sinan Yalçın yaralandı.


    Çıldır Toplum Sağlığı Merkezinde ilk müdahaleleri yapılan yaralılar  ardından Ardahan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.


    KURA NEHRİ İLE OYNAMAK ÇEVRE DÜŞMANLIĞIDIR!


    KURA NEHRİ İLE OYNAMAK


     


    ÇEVRE DÜŞMANLIĞIDIR!


    *aRŞİV HABER 21/09/2019 TARİHLİ HABER


    ‘TEMİZ HAVA BİRİNCİSİ ARDAHAN’DA KURA NEHRİ BIRAKIN YERİNDE KALSIN” Temiz Hava Hakkı Platformunun raporuna göre 2018’de Türkiye’deki 81 ilin 56’sı uluslararası standartlar açısından kirli hava soludu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kriterlerine göre tek temiz havalı il ise Ardahan.


    ‘Temiz hava birincisi Ardahan’da Kura Nehri bırakın yerinde kalsın”


    Temiz Hava Hakkı Platformu’nun raporuna göre 2018’de Türkiye’deki 81 ilin 56’sı uluslararası standartlar açısından kirli hava soludu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kriterlerine göre tek temiz havalı il ise Ardahan.


    Türk Hava Hakkı Platformu ve Dünya Sağlık Örgütü, Türkiye’de en temiz havası olan ili olarak,  1900 rakımlı Ardahan’ ı seçtiler. Ardahan’ nın bitki örtüsü, platoları, ovaları,akarsuları, ormanları, Ardahan’ nın nefesi olan Kura Nehri , tabiat varlıkları ile arı poleni Ardahan’ ın havası en temiz il olmasını sağladı.


    Temiz Hava Hakkı Platformu’nun raporuna göre 2018’de Türkiye’deki 81 ilin 56’sı uluslararası standartlar açısından kirli hava soludu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kriterlerine göre tek temiz havalı il ise Ardahan.


    Ardahan’ın havası en temiz il olmasından duydukları mutluluğu dile getiren Kura Nehri Koruma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Murat Öğüt, temiz havanın oluşmasında en büyük nimetlerden birinin de Kura nehri olduğuna dikkat çekerek, Kura nehrinin Karadeniz’e aktarılmak istenmesine karşı bir kez daha yanlış yapıldığını ile getirdi.


    ‘Kura, canlıların ve insanların sağlıklı yaşamasını sağlayan bir tabiat varlığıdır’


    Kura Nehri’nin boğazı kesilerek Karadeniz’ e aktarılması sağlık örgütleri tarafından en temiz şehri olan Ardahan’ ımıza verilmiş en büyük ceza olduğuna dikkat çeken Öğüt, “Dünyanın en temiz illerinden biri olan Ardahan’ımızın nefesi olan Kura Nehri’ mizin bölgedeki tarım ve hayvancılığın can damarı olduğu gibi dünyaca ünlü Endemik bitki örtüsünün yaşaması, arıların dünyanın en kaliteli balı üretmesinin yanı sıra arıların polen üretip diğer canlıların ve insanların sağlıklı yaşamasını sağlayan bir tabiat varlığıdır.Bu nedenle Kura Nehri’nin Karadeniz’ e akıtılması cinayettir. Ardahan’ın havasını kirletip ekonomisini ve yaşamını durdurup insanlarını fakirleştirip göçe zorlanması Ardahan’ın boşatılması demektir.”dedi.


    Stratejik anlamda önemli olan Ardahan’ ımızın var olması için devletin başta İl ve İlçe Belediyelerine özel desteklerle yardım etmesi ile birlikte bölgedeki arıcılık, tarım ve hayvancılığı geliştirecek işletmelere destekler verilmesi gerektiğini dile getiren Öğüt, “Sonuç olarak ülkemizin enerji sorunu HES’lerde (Hidro Elektrik Santrali) doğayı mehvetmemiz yerine güneş ve rüzgar enerjisinin sistemlerini geliştirerek bölgemizin en temiz ili olan Ardahan ve çevresini örnek göstererek turizmi artırarak Ardahan’ın kalkınmasının sağlanması hepimizin ve insanlığın tarihi görevidir. Kura Nehri’ nin çevresini doğal tabiat haline getirerek turizmi geliştireceğimize inanmaktayız.”diye konuştu.



    “Kura nehri ile oynamak çevre düşmanlığı olur”


    Kura Nehri’ni Karadeniz’e bağlamak isteyen yetkililere seslenen Öğüt, “ 11.Mart.1927’de Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Birliği (SSCB) ile yapılan su antlaşmasında Kura Nehri’nin uluslararası bir su olduğunun, hiçbir şekilde başka bir yere aktarılmasının yapılamayacağı anlaşması vardır.Devletler arasındaki anlaşmalar kendi iç hukuklarında geçerli olduğu kadar uluslararası hukuk kurumlarında da geçerlidir. Herhangi bir yanlışlık yapıp bu kuralı göz önünde tutmayıp, Kura Nehri’nin Karadeniz veya başka bir alana aktarılması durumunda başta Ardahan halkı ve duyarlı çevreci dostlarımızla uluslararası mahkemelere giderek hakkımızı arayacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın”dedi. Öğüt,  Kura nehrinin Ardahan’ın can damarı olduğunu vurgulayıp “Kura nehrine dokunmak, tarıma ve hayvancılığa darbe, çevre kirliliğine davetiye çıkarmak olur”şeklinde konuştu.



    ARDAFED: Biz Lobi der iken


     


    Siz Lobiye sanmıştınız!


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi başta İstanbul olmak üzere bir çok batı kentlerinde istediklerini bulamayan siyasiler suçu federasyon ve derneklere atmaya başladılar.


    Aday edilmemelerini federasyon ve derneklerin yetersizliğine bağladıkları görülen aynı siyasilerin federasyon ve derneklere sahip çıkmadıkları olarak bilinen kişiler olması da dikkatlerden kaçmıyor.


    Başta iktidar partisinden olmak üzere diğer partilerden siyaset yapmak isteyen ancak  ‘Güçlü bir Ardahan lobisi’ çağrılarına kulak tıkayan siyasilerin yaklaşan seçim öncesi istediklerini alamayınca suçu 5 yıl boyunca hatırlamadıkları, ilgilenmedikleri ve çağrılarına duyarsız kaldıkları federasyon ve derneklere suçu atarak sorumsuzluklarını saklamaya çalıştığı bu süreçte kurulduğundan bu yana ‘Güçlü bir Ardahan Lobisi’ şiarıyla yol alan ve bir çok etkili işler yapan Ardahan Dernekler Federasyonundan bir açıklama geldi.


    ARDAFED Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yaptığı açıklama bugün siyaset arenasında adeta silinen Ardahanlı siyasilere ve ARDAFED’in çabalarını ve çalışmalarını algılamayan ve lobiciliği lobiye’ye benzeten bazı dernek başkanlarına verilen en güzel cevap konumun da dikkatlerden kaçmadı.


    Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu Ardahan’da ki evinde tedavisini sürdürdüğü bir sırada başkanlığa vekalet eden Ardahanlı iş adamı ve ARDAFED başkan vekili Efkan Demir’i konuyla ilgili yaptığı açıklama şöyle:


     


    Biz Lobi der iken siz Lobiye sanmıştınız!


    Ardahan sivil toplum kuruluşlarının çatısı olması ve kabul görmesi gerekir iken ‘ben yok isem yıkılsın, ben yok isem yok olsun’ hizipçiliği ile etkisizleştirmeye, önemsizleştirmeye çalıştığınız federasyonun yerel seçimler öncesi bir kez daha ne kadar önem verilmesi gereken bir kurum olduğu ortaya çıkarak aşikar olmuştur.


     Fakat birilerinin bunu anlaması her zaman olduğu gibi ve yaklaşan yerel seçimler öncesi yine duvara kafalarımızın çarpması sonucu oluşmuştur. 


     İstanbul’da 39 İlçe bir Büyük Şehir belediye başkanlarının açıklandığı listelerde bir tane Ardahanlının yer bulmaması neticesinde Ardahan ve Ardahanlının yok sayılması sizlerin ilmik ilmik ördüğünüz ön görgüsüzlüğünüzün ve beceriksizliğinizin eseridir. Ardahan Dernekler Federasyonunun son iki yılda yaptığı üç tane Ardahan Tanıtım Günleri ve yaklaşık 30 tane Ardahan toplantısına katılmamanızın destek vermemenizin sonucudur,bugün yaşananlar..


     Federasyon olarak 6 kez CHP İstanbul il başkanlığına, 5 kez AK Parti İstanbul il başkanlığına yaptığımız ziyaretlerde davet etmemize yalvarmamıza ve bizimle birlikte olun dememize rağmen yanımızda olmamanız bir yana yaptıklarımıza köstek olmanızın sonucudur bu gün yaşananlar. 


     Federasyon merkezine siyasi parti il başkanlarını, belediye başkanlarını, ilçe başkanlarını hatta bir siyasi partinin genel sekreter ve genel başkan yardımcısını getirdiğimiz, bir genel başkana iki kez Ardahan raporu ve Ardahan sunumu yaptığımız halde sizin orada olmamanızın sonucudur bu gün yaşananlar.


     Bizler İstanbul’un demoğratif yapısı içerisindeki Ardahanlılar fizibilitesini yapıp ilçe belediye başkanları ziyareti sıramızda bu ilçede bu kadar Ardahanlı var iken neden bir başkan vekili Ardahanlı yok meclis üye sayısı eşit dağıtılmamış diye eleştiriler yapar iken sizin arkamızdan belediye başkanına gidip el etek öperek ‘Başkanım çokta kayla almayın’ dediğiniz içindir. 


     Biz Ardahan lobisi der iken sizin lobiyi lobiye sandığınız, kişisel ikbal, menfaat ve ilişkileriniz uğruna siyasi erkle bir resim çekilmek bize yeter dediğiniz içindir, şimdi bu gün yaşananla olan olmuş birilerinin değimi ile atı alan Üsküdar’ı geçmiş sizler kalkmış, ‘Falan oldu da filan oldu’ diyerek yalandan küçük olsun benim olsun diye sahiplendiğiniz yerlerinizi korumak için hala Ardahan ve Ardahancılık oynuyorsunuz.


    Bu tablonun müsebbibi sizlersiniz, biz bir olalım birlik olalım Ardahan tanıtımı Ardahan lobisi der iken sizlerin yanımızda olmadığınız içindir. Lütfen sorumlusu olduğunuz eksiklikleri kabul edin ve iğneyi kendinize çuvaldızı karşınızdakine batırın, Lobicilik ile lobyeyi karıştırmayın….


    ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU ARDAFED



    Bilinci kapalı fesatlar!…

    Geçtiğimiz gün makamında ziyaret ettiğimiz İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’nun iddiasına göre son yerel seçimde destekledikleri ve şeffaf, dürüst yönetim anlayışı ile övdüğü Ekrem İmamoğlu ‘nun başında bulunduğu İstanbul Büyük şehir Belediyesinin STK lara sunduğu imkanlar doğrultusunda, Maltepe etkinlik alanında 1-7 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan 5. Ardahan’ı Tanıtma Günleri etkinliğine yönelik çalışmalarımızın yoğun şekilde sürdüğü şu günlerde yazar Paul Auster’in “yoğun bakımda olmadığı halde, bilinci kapalı ne çok insan var” sözünü hatırlatan olumsuzluklarda yaşamıyor değiliz…


    Bu olumsuzlukların başında gelen asılsız, mesnetsiz iddialar öne sürenler çekememizlikten, kıskançlıktan ve en önemlisi kendi başarısızlıklarını kapatma telaşı ile aslında kendisi yoğun bakımlık yaşında olanların başı çekmesi de ilginçtir..


    Geçmişlerini dünya alemin bildiği, tanıdığı hastane fotoğrafçılarının ise bunları takip etmesidir.. 


    Ve bu hasta bakıcıların bilincini gerçek anlamda kaybetmiş insanların miraslarına türlü daleverelerle el koyarak, sözde iş adamı olduklarını zanneden dolandırıcılar başta kendi köylüleri olmak üzere tüm toplumun iyi bildiği de diğer bir gerçek olarak karşımızda durur..


    Paul Auster yoğun bakımda olmadığı halde “bilinci kapalı” ne çok insan var derken bir o kadarda yaşananlara, gerçeklere, ortaya konan mücadelelere içlerindeki bastıramadıkları kıskançlık duygularıyla kör gözlerine taktıkları at gözlüğüyle bakmaları asıl bilinç yitirmedir..


    Peki ya bombalanan ve bir çok gazetecisinin ve yöneticilerinin hapishanelerde sadece düşüncelerini gazetecilik yoluyla ifade ettikleri için halen hapishanelerde olduğu bir ülkede o gazetenin abone paralarını çalanlara ne demek gerekir?


    Bilinç kaybı mı yoksa iki yumurtayı satamayıp bu günkü tavır ve tutumları dolayısıyla bir iki sayı çıkardıkları reklam bülteni ile sözde gazeteci olan bu günkü sanal kalemşörlerin ruh hallerine ne demeli?….


    Sorarım size bilinç nerededir? Vergi ödememek için sahte fatura alıp, kendisini çok bilim mali müşavir diye yutturan Beynidüzdekiden mi,  saten vücutta bulunan ama kanser  şüphesi gibi bakılan  göğüste mi?!.


    Yoksa millet gökdelenler yaparken hala köydeki kazcılığı İstanbul’a kadar taşıyan kaz beyinlerde mi kaldı?


    Onu da sizin ve toplumun sağlıklı bilincine bırakalım..

  • Ardahan Gazeteciler Cemiyeti: Gazeteci'ye Saldıranlar Yarın Kendilerine Saldıracaklara Yol Açar!..

    İNCEDERE SALDIRYA NEDEN OLAN KONUYA AÇIKLIK GETİRDİ!


    ARDAHAN GAZETECİLER CEMİYETİNİN ŞİDDETLE KINADIĞI Gazeteci Suat İncedere’ye yapılan saldırıya neden olan konu bizzat saldırıya uğrayan gazeteci tarafından kamuoyuna açıklandı.



    İşte o açıklama;


    Dün şahsıma yapılan saldırı kafamı değil, moralimi kırdı, ve bir kez daha cehaletle şavaşın nekadar güç olduğunu ortaya koydu.


    Konu yargıya intikal etmiştir.

    Sayın Valimiz beni aradı konun takipçisi olacağını söyledi.

    Yine Kars temsilcisi olduğum Gazeteciler Derneğim ve uluslararası basın Konseyi, Milletvekilleri, TSK başkanları gazeteci meslektaşlarım, Avukatlarımız konunun takipçisi olacaklarını söyledi.


    Tabiki siz kıymetli dostlar her zaman olduğu gibi bu günde yanlız bırakmadınız. Ne telefonum, nede mesajlar susmadı, herkese tek tek geri dönüş yapamadım, bunun için hepinizden çok özür dilerim.

    Sizlere ne kadar teşekkür etsem azdır. Başımın üstünde yeriniz var.


    Konu,

    1986 yılında yapılan ve köye 2 km uzaklıkta olan Doğruyol köyü okulu hakkında, öğrenci velileri, öğrenciler hatta okul öğretmen ve müdürleri haber yapmamı istediler. Bende “cürük okulda eğitim devam ediyor” diye bir haber yaptım. Valilik olaya el koydu, okula çürük raporu verildi..

    Yeni okul ödeneği ayrıldı, arsa tahsisi, hatta zemin etüdü bile yapıldı.


    Köyde bir kişi “okulu ben yaptıracağım dedi” 2 yıldır inşaatı bitirilmedi, okul inşaatı yarım kaldı.

    Okullar tam açılmaya başladığı günlerde, 67 kişilik ortaokulu merkeze taşımak istenince, bende yönetim kurulu başkanı olduğum işletme binasını okula tahsis ettim.

    Küçücük çocukların karda kışta her gün 60 km yolu gidip gelmesini önledim.

    Köy muhtarı öncülüğünde vatandaşlar işletmeye 25 bin lira masraf etti ve okula çevirdik.

    Benim tahsis ettiğim okulda öğrencisi olan önce bir kişi arkamdan küfürler etmiş, şimdi bu şahıs böyle bir alçak girişimde bulundu.

    İyilik ettim derken, maraz doğdu, kalleş habersizce yandan vurdu.

    Siz olsanız ne yapardınız?


    Saygılarımla Suat İncedere



    Ben gazeteciyim..


    Sistemi kurulduğu gibi devam eden dünyaya gelen insanların doğmadan önce omuzlarına verilen görevlerini en iyi şekilde yerine getirerek doldurdukları yaşam denen alanda lider yada sade bir vatandaş olarak herkes kendisine düşen görevi yapar ve yapmak zorundadır.

    Robot döneminin yaşandığı şu süreçte insanın her dediğini yaptığı için insan denen canlının yerini alacağından korktuğumuz mekaniklerin yanı sıra dünya denen bu alanda bulunan her canlıya yani ağaca, bitkiye, hayvana hatta taşa bile görev verildiğini ya unutur ya da bilmezden geliriz.

    Çünkü bu dünyada herkesin kendisine verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmesi için gayret ettiğini ve çark denen dünyanın çarkını hep aynı yerde ve sapmadan döndürmeye çalıştığını çoban da olsan bilmek gerekir..

    Evet, bu dünyada bana verilen asıl görevimin gazetecilik olduğunu bile bile zaman zaman o görevin dışında başka ve doğarken bana verilmeyen görevleri de zorunlu olarak üstlenmenin getirdiği yoğunluk, yorgunluk ve unutkanlıklar dolasıyla asıl işim olan gazeteciliği zaman zaman aksatsam da asıl görevimi bana hatırlatan, ”işine dön” denen gelişmeleri de aksatmamaya çalışırım yaptığım haber ve yorumlarımla..

    Ve asıl görevime her dönüşümde yaşadığım hazzı hissettikçe ‘Evet benim asıl işim olan gazeteciliği yapmam gerekir’ dedirten son olay;ulusal ve yerel basının yanı sıra sanal ortam denen İnternet’i sarsan, Ardahan’ın Damal ilçesindeki yaşanan bir olayı haber olarak vermem oldu.

    ‘ATATÜRK’ÜN SİLUETİNİN YANSIDIĞI KÖYE CİN İNDİ İDDİASI’ başlıklı o haberi bu kadar yankı bulacağını bilerek hareketle ve hararetle yaparken haberimi teyit etmek ve en doğrusunu vermek için sarfettiğim mücadelenin bazılarınca sağa, sola hatta başka yerlere götürülmeye çalışıldığını da görüyordum, asıl mesleğimin ve görevimi yani gazeteciliğimi bir kez daha hatırlarken..

    Evet, ‘Özel Haber/Fakir Yılmaz’ diyerek altına bir kez daha imza attığım o haberin yayınlanması ardından kopan kızılca kıyametin aslında benim aksattığım mesleğime dönmem ve bana verilen asıl görevi yapmam gerektiğini de bana anlatıyordu.

    Çünkü benim gazeteci olduğumu ve yerelde olduğu gibi ulusal da gündem oluşturduğum 34 yıllık gazetecilik hayatımda yeni haberlere imza atmam gereken görevimi hatırlatıyordu Ardahan Haber denen Ardahanlının, Ardahan ile ilgili ilk haberi okuduğu sitem olan www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı sitemin o gün 50 bine yakın ziyaretçi bulması ardından yerel ve ulusalda geniş yer bulmuş ve tartışmaya neden olmuştu..

    İstanbul’da olmama karşın Ardahan’da gazeteciyim diye geçinip, gördüklerini haber olarak algılamayıp, resmi kurum sitelerinde kopyala yapıştır taktiği ile haber yapanlara son golüm olan o haberin ne kadar doğru olduğunu ve bu haberin asparagas, kötü, habere konu olan alanın aleyhine neden olduğu şeklindeki saçmalıkları es geçip, işime asıl mesleğim gazeteciliğe dönmem gerektiğini bir kez daha anlıyordum, habercilik, gazetecilik görevini almış bir insan olarak alanım olmayan yerlerde dolaşmanın yanlışlığını bir kez daha anlarken..

    Ama alanım denmeyen o alan da yani stk’cılık alanında ki boşluk dolayısıyla aldığım ikinci görev olduğu anlaşılmasa da başta kazcılar olmak üzere İstanbul’daki Ardahan diasporasına ve bir çok alçağa, haine, arkadan vurana, dost bildiklerinin kazığına, dün demediklerini bırakmayanlarla birlikte hareketle sözde kıytırıktan istifalarına, çekilmelerine, çekinmelerine, özel, tüzel yaşananlara ‘ne olmuş ki’ diyerek sarhoşlara, çakallara, sanal kalemşörlere, kırık yumurtacılara, pığaslara, hasta soyguncularına, altını ıslatanlara, aydın diye geçinip, aslında beynen karanlık olanlara, oturdukları koltuklardaki emeklerimizi es geçenlerin çok geç olmadan hem de yarın eşekten düşmüşcesine olacaklarını unutanlara ve saymayı bile kendileri gibi gereksiz gördüklerime rağmen son 4,5 yılda stk denen alanı da ortaya koyduğum çalışmalarla doldurmaya çalışırken gazeteciliğim gibi severek yaptığımı da bilirim.

    Buna neden olanında asıl görevim olan gazeteciliğimin yanı sıra toplumun diğer bir kanayan yarası olanı omuzlarıma isteyerek almam ve birilerine rağmen o görevi de alnımın akıyla,şerefimle,namusumla ve tüm imkansızlıklar ve kahpeliklere karşı en iyi şekilde yerine getirmemin verdiği zevkti..

    Çünkü bu dünyaya gelirken sadece OT gibi yaşayıp ölmektense gazetecilik gibi stresli olan stk ve diğer sorumlulukları da yapmak her insanın harcı değildir. Yaptığım çalışmalarla gurur duyuyorum, ben gazeteciyim derken..



    “Gazeteci Halkın sesidir”


    Chp İl Başkanı Taştan:


    *Arşiv Haber 11/01/2016 Tarihli Haber


    10 Ocak Dünya Çalışan gazeteciler günü dolayısıyla Gazetemizi ziyaret eden Chp İl Başkanı Yalçın Taştan, basına ve medya ya olan baskılara dikkat çekerek, ekibimizin ve tüm gazetecilerin gününü kutladı.


    10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler gününde beraberinde ki merkez ilçe başkanı Sinan Onay ile Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi ve Son vilayet Gazetesi bürosunu ziyaret eden Ardahan Chp il başkanı Yalçın Taştan, ülkede ki ve dünya da ki gazetecilerin çektiği sorun ve sıkıntılardan bahsederek, gazeteciliğin demokrasi, hukuk ve adalet için çok çok önemli olduğunu söyledi.


    Gelinen nokta da Türkiye’de gazetecilik, habercilik yapmanın çok zora girdiğini belirten Taştan, Akp hükümetinin, korkutmacı, baskıcı ve sindirmeci politikalarından dolayı, Türkiye’de gazetecilik mesleğinin tam anlamıyla icraa edilmediğini, edenlerin ise cezaevlerinde veya mahkeme kapılarında süründürüldüğünü dile getirdi.


    Partisinin bu konuda ki duyarlılığından bahseden Taştan, halkın doğru bilgiye ulaşması için gazetecilerin, tüm bu baskılara, sindirmelere ve tehditlere rağmen direnmesi gerektiğine dikkat çekerken, Chp’nin bu ülke de özgür basından yana olduğunu da sözlerine ekledi.


    Ülke de özgür basına ve gazetecilere uygulanan baskının had safhaya ulaştığını söyleyen Yalçın Taştan, bu durumun Ardahan’da da pek değişmediğini belirtti.


    Gazetemiz yazı işleri müdürü Fakir Yılmaz’ın Ardahan gazeteciliği için vermiş olduğu mücadeleyi en iyi bilenlerden birisi olduğunu sözlerine ekleyen Chp İl Başkanı Yalçın Taştan, tüm bu baskılara, zulümlere rağmen direnmek gerektiğini vurguladı.

  • PARTİLER DELEGE BELİRLİYOR!

    Ak Partinin yanı sıra CHP’nin parti içi seçim yaparak ilçe,il ve büyük kurultay delegeleri belirlemeye çalıştığı şu günler de iktidar partisine nazaran CHP’de hararetli günler yaşanıyor.


    25 yıl sonra da olsa,yerelde iktidar olan Hanak ve Damalı elde tutan CHP’nin mevut il başkanı Yalçın Taştan ile yol alıp almayacağı da tartışılan sürecin yaşandığı Ardahan da başta Göle de olmak üzere İlçelerde de aynı heyecan var.


    Ak partinin develet memuru sistemiyle ya atama ile yada önerdiği kişilerin İl ve İlçe başkanı yaptığı bilinen şu siyasi atmosfer de İl başkanının değişip değişmeyeceği de merak edilen konular arasın da.


    Geçtiğimiz günler de,olağan üstü İl kongresini yapan HDP’nin de merkez ilçe başkanı seçmek için delege belirleme çalışmaları sürdürüldüğü öğrenildi.



    **YİBO’ları Kimler Talan Etti?!.


     


    Yeni bir öğretmenler günün yani 24 Kasım Öğretmenler Gününün kutlandığı bugün ele almak istediğim yazımın bir çoğumuzun al/yapıştırlı mesajlarla mı yoksa iki amcamın ölümüne neden olduğu günlerde beni çocuğuymuş gibi sarıp, sarmalayan ve kurşunlardan saklayan köy öğretmenimi mi yada elleri öpülesi ve ‘Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum’ diye seslenilen öğretmenlerimi yazarak, ansam derken nereden geldiyse aklıma aniden gelen bir çoğumuzun açılımını unuttuğu Yatılı İlk Öğretim Okulları geldi..


    Ve okumadığım ama gazetecilik hayatımda haber ve yorumlarımla yeri olan O yoksul ve çoğu yetim çocukların okuduğunu bildiğimiz yatılı bölge okulları eskisi  kadar olmasa da hala özelliğini ve güzelliğini taşıyıp, taşımadığını düşünmedim değil..


    Gazeteciliğimi taçlandıran yorum ve haberlerimiz içinde önemli bir yeri de olan YİBO’larda verilen eğitimin en güzel tarafı tam olmasa da köy enstitülerine benzeyen yönleriydi.


     Çünkü bir çoğu da köylü çocuğu olan ancak bu gün çok da gündem de olmayan bu okullarımız diğer bir çok resmi kurumlarda olduğu gibi birilerinin rant kapısıydı.


     Ki o rantçılar öğretmen kisvesi altında hayvan çobanlarıydı. Ve bu Şivanlar yoksul, yetim köy çocuklarına yedirdikleri bayat ekmeklerlerden yürüttükleri paralarla koyun tacirliği yapıyorlardı.


    Fırıncıların satamadıkları bayat ekmekleri aldıkları taze para rüşvetleri ile YİBO’da ki çocuklara yediren bu Şivanlar yani Çobanlar kutsal bir görev olan öğretmenliği değil hırsızlığı iyi beceriyorlardı. Zaten onlara öğretmen değil hoca deniyordu. Hem de kutsal kitabımız Kuran-ı Kerimi tefsir eden, saygı duyulan, camilerde, bizlere doğru yolu gösteren geçek hocalar değil büyücü, muskacı, sahtekar tipli insanlardı sözde öğretmen denilenler..


     Ve ben bunları yazarken halkın vergisiyle aldıkları maaşların yanında YİBO’da çaldıkları çarşafları, kırtasiyeleri, kömürleri, sarı yağ (tere yağı) yerine öğrencilere Vita yağı yedirenleri gündeme taşıyordum. Onlar metropollere kaçıp, köyde yaptıklarını bu kez dernek denen stk’lar üzerinden kendilerini kamufle ederek, hemde pla bıyıkları ile devrimci diye adam diye kendilerini yutturmanın mutluluğunu yaşıyorlardı ki ben bu kez gelip İstanbul’da bunları yakalayana kadar…


     İşte 24 Kasım Öğretmenler Gününde hatırladığım YİBO’ların talan edilmesinin kısa hikayesi..


    Uzun hikayesini de ‘Devamı gelecek’ mi diye bekleyin derim..


    1 Mayıs’ı İşçi değil, Partiler Kutladı!1 Mayıs’ı İşçi değil, Partiler Kutladı!


    *Arşiv Haber 03/05/2015 Tarihli Haber


    Ardahan İşçilerde Duayrsız..


    Tüm yurtta olduğu gibi Ardahan’da da kutlanan 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramını işçiler değil, siyasi parti temsilcileri kutladılar.


    Eğitim-Sen Ardahan İl temsilciliği Tarafından organize edilen Ardahan’da ki 1 Mayıs etkinlikleri geniş güvenlik önlemleri gölgesinde olaysız gerçekleşti.

    Ardahan miting alanı edilen Öğretmen Evi, eski Mit Binası ile Tugay Gazinosu önünde ki alanda toplanan halkın halaylar eşliğinde kutladığı 1 Mayıs etkinliklerine işçilerden çok siyasi parti temsilcilerinin katıldığı dikkat çekti. 

    Günün anlam ve önemini anlatan konuşmalar yapıldıktan sonra halaylar eşliğinde kutlanan Ardahan’da ki 1 Mayıs etkinliklerine HDP, CHP ve DSP’nin yanı sıra bir çok işçi sendikası temsilcisinin katıldığı gözlendi.               Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com

  • MUHTAÇLARA YARDIM EDEN KURUM KARANLIKTA KALDI!

    Alınan bilgilere göre yıllardır Ardahan İnönü caddesi ile Kongre caddesinin bitişiğin de bulunan Kızılay’a ait bina da hizmet veren Ardahan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Valilik karşısın da ki cadde üzerin de yaptırılan yeni binasına 2 diğer kurumla birlikte taşındı.


    Ancak, kurum çalışanları günler süren taşınmanın yorgunluğu ve yeni binasına kavuşmanın keyfini yaşarken bir an da karanlık da kalmanın şokunu yaşadılar. Çünkü yeni taşınılan binanın enerji kablolarının kesilmişti.


    Ve yeni binanın Aras Edaş’a borcu olduğu ve bu yüksek rakamlı fatura yüzünden binaya enerji veren kabloların kesilmesi yüzünden binanın tüm elektrikleri kesilince kurum çalışanları karanlık da kaldılar. 


    Önce durumu anlamayan ve şalter attığını sanan kurum çalışanları,bir an da gördükleri manzara karşısın da şok olurlarken binaya verilen enerjinin, binayı yapan ve teslim edilme dahil hala bir izi sorunların yaşandığı müteahhit firmanın borcundan dolayı kesildiği öğrenildi.


    2 kez elektrikleri kesilen ve karanlık da kalan,Ardahan Aile Sosyal Hizmetleri Müdürlüğü sorunu aşmak için yeni abonelik almak zorunda kaldığı da alınan bilgiler arasında oldu.



    Vali Ziyaret Etti..


    Yeni yerine taşınan ve yerleştikten sonra elektirksiz kalan Aile, Çalışma ve Sosyal İl Mdürülüğünü ziyaret eden Ardahan Valisi Mustafa Masatlı başta kesilen enerji konusunda olmak üzere müdürlüğün sorun ve çalışmaları ile ilgili bilgi aldı.


    Yağmur yağıyor, elektrikler göz kırpıyor..Yağmur yağıyor, elektrikler göz kırpıyor..


    *04/06/2018 Tarihli haber ve Yorum


    Nisan ve Mayıs yağmurlarının Haziran ayının ilk günlerinde de ara vermeden devam ettiği Ardahan’da her yağmur yağışında kesilen elektrikler vatandaşı canında bıktırdı.


    Başta elektronik cihazlar olmak üzere birçok alanda zarar neden olan sık enerji kesintileri banka ve resmi kurumlarda ki işleri de aksatıyor.


    Dolu ile birlikte yağan yağmurların bal alımı için bin bir çiçekle süslü Ardahan’ın ova ve yaylalarına dağılan Arıları da olumsuz olarak etkilediği belirtilen Ardahan’da yağışlı havaların devam edeceği de bildirildi.



    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, bölgede havanın parçalı ve çok bulutlu geçeceği, gece saatlerine kadar aralıklı ve gök gürültülü sağanak bekleniyor. Yağışların öğleden sonra ErzurumErzincanKars ve Ardahan çevrelerinde yer yer kuvvetli olacağı tahmin ediliyor.


    Sıcaklığın 2-3 derece mevsim normallerinin altında seyreden bölgede, rüzgarın kuzeyli yönlerden hafif ve yağış anında kuvvetli eseceği öngörülüyor.


    Gece en düşük hava sıcaklığı Kars ve Ardahan’da 8, Erzurum ve Ağrı‘da 9, Erzincan’da 14 ve Iğdır‘da 16 derece ölçüldü.


    Günün en yüksek sıcaklıklarının ise Iğdır’da 27, Erzincan’da 23, Ağrı’da 20, Kars ile Ardahan’da 19, Erzurum’da 18 derece olması bekleniyor.


    Son 24 saatte metrekareye Ağrı’da 14,8, Erzurum’da 5,5, Ardahan’da 0,7, Kars’ta 0,6 ve Iğdır’da 0,3 kilogram yağış düştü.



    **16 Yılda Bürokraside Ne Değişti?


    AK Parti iktidarının ilk yıllarıydı..


    Kimse İl başkanı, ilçe başkanı olmuyor, yeni kurulan ve askerin, sistemin hatta ‘Muhtar bile olamaz’ diye manşetler atan basının dalga geçtiği dönemlerdi.


    Erdoğan şu an bir şirket altında bir araya gelip, birleştiğimiz ve gazetelerimiz olan 23 Şubat, Kuzey Doğu Anadolu, Ardahan Haber, Son Vilayet, İstiklal adlı gazetelerimiz çıkardığımız büro o zaman yeni kurulan AK Parti’nin Ardahan İl ve İlçe Başkanlığı idi..


    Erdoğan yeni kurduğu partisinin ilk heyecanı ile Ardahan’a gelmiş, bende gazetemi getirip şu an oturduğum masada oturan Erdoğan’a uzatıp, Ardahan’ı anlatan manşet haberimi okutmuştum.


    Gazetemi inceledikten sonra elini omuzuma atarak yerinden kalkan ve ‘sende gel, partimin yönetimde yer al’ diyen Erdoğan beni kutlarken bende ona bu ülkenin ana sorunlarının başında gelen bürokrasinin Ardahan gibi Ankara’da uzak yerlerde Buzlar Çözülmeden filminin versiyonunu oynattıklarını ve ülkenin asıl önemli sorununun siyasilerin başarısızlığı değil, asıl dertleri vatandaşa hizmet etmek olan siyasilerin başında olup, ama iktidarları boyunca kontrol etmekten zorlandığı bürokratların iş yapamamalarının bedelini siyasilerin ödediğini ve kendisinin başbakan olması halinde ilk iş olarak bu soruna el atmasını istemiştim.


    Ardahan’dan ayrıldıktan 5-6 ay sonra mı iki yıl sonra mı bu kez Ankara’da başbakan olmuş olan bugünkü Cumhurbaşkanı/Başkan Erdoğan’la Ardahan heyeti olarak ziyaret eden heyetin içinde ki gazeteci olarak ikinci kez karşılaştım..


    Nasrettin hoca misali Ardahan’dan Ankara’ya gidip, aylardır atanmayan valisini isteyen heyetin Erdoğan’ın liderlik baskısının yarattığı heyecandan konuşamadığı ve kızdırdığı günü bugün gibi hatırlıyorum.


    Çünkü bugün ki gibi bir hayli gergin olan Erdoğan’ın Ardahan heyetinin bekletildiği salona gelişi ve heyeti dinlemesi ardından söz istedim.


    Ve Ardahan’da anlattığımı bu kez orada da anlatınca yine ayağa kalkan ve beni göstererek, ‘işte bu gencin dediği gibi bu ülkede bizde hükümet olmamıza karşın bürokrasiyle baş edemiyoruz. Kardeşim alın size kaç gündür valiler kararnamesini götürdüğüm Cumhurbaşkanı Sezer bir türlü imzalamıyor, işler yürümüyor’ deyip, elini ceketinin iç cebine götürerek çıkarmak istediği evrakları sinirden titreyen elinde yere düşüp, dağıtıyordu.


    Çünkü ikinci kez karşılaştığım Erdoğan’a orada da dediğim şey ‘Siz bu ülkede yerini oğluna, kızına bırakan, millete hizmet götürmek isteyen siyasiye sürekli genelge, kanun engeli çıkarıp iş yaptırmayan bürokratlarla baş edemezseniz, Örnek mi? 23 yıldır bozuk olan Ardahan yollarından sorumlu birini değiştiremezseniz, Meteoroloji müdürleri gibi bir çok idareci ölmeden makam terk etmediği bu ülkede başarılı olamazsınız’ demiştim..


    Ve bugüne baktığımız da Recep Tayyip Erdoğan’ın 16 yıldır başında olduğu ülkenin bürokrasisinin durumu bir iki idarecinin İmam Hatip kökenli olmasından ve rektörler gibi partinin il, ilçe başkanıymış misali iş yapmaktan öteye gitmekten başka çokta bir şey değişmediğini görmek mümkün.


    Çünkü Erdoğan gibi ondan önceki siyasilerin de sıkça şikâyetçi olduğu bürokrasinin bu ülkede asıl iktidar olduğunu ve Erdoğan gibi güçlü bir lider ve iktidara bile dayandığını yeni bir seçime doğru gittiğimizde daha iyi görmekteyiz.


    Erdoğan’ın bile baş edemediği resmi kurumlara baktığınız da idarecileri gibi hantal hizmetleriyle ünlü onca daire görmeniz mümkün.


    Nüfus ayını, Tarım aynı, Meteoroloji aynı, iktidarlara yalakalık yaparak her gelene paşam diyen TRT ve diğerleri aynı tas, aynı  hamam..


    Onca teknolojik imkânlara karşın değişmeyen bürokrasi, idareci ve zihniyet nedeniyle bana göre bir adım öne gitmeden bürokrasinin değişmediğini, şurada en yakın bir tapu dairesine giderek görebilirsiniz..


    Tapu da olduğu gibi 1960’yıllarda kalan sararmış dosyaların raflarda toz içinde olduğunu, Adliyelerin alt katlarında ki arşivlerin üstten akan kanalizasyon suları ile bir arada olduğunu, müdür ve idarecilerinin çoğunun da emekli olmamak için direnen birer yorgun demokratlar olduğunu görmeye devam ettiğimiz ülkede ki asıl iktidar olan bürokrasinin, Tayyip Erdoğan’lı güçlü siyasi iktidara rağmen 16 yıldır bir adım ileri 3 adım geriye gitmekten öte bir değişiklik yaşamadığını da anlarız.


    Vali olmak için çalmadığı kapı bırakmayan, vali olduktan sonra vatandaşa kapı kapatanlar gibi bu ülkede yürütmenin başında olanların bürokrasiyi ve onun başında olanları yani siyasileri bir adım ileriye yürütemediğini bugüne baktığınızda da görmek mümkün.


    Kısacası bu ülkede asıl iktidar olan ve değişime karşı ısrarla direnen bizim bürokrasi ve bürokrat Özal’ın bir dönem salladığı, Tansu Çiller’in ‘Bizim bürokrasi Komünizmdekinden daha beter’ dediği, Ecevit’in ANAP-MHP Koalisyonunu dağıtan bürokrasi şimdi de Erdoğan’ı göndermek üzere gibi..


    Çünkü kendi teşkilatlarının metal yorgunluğu içinde olduğunu belirtip, asıl bu yorgunluğu yaratanın bir türlü değiştiremediği bürokrasi ve onun babadan, oğula kalma bürokratlarının ülkeyi olduğu gibi AK Partiyi de yorduğunu anlayamadı.


    Anladıysa da iktidara geldiği günlerde verdiği ilk vaatler arasında olan ‘Lojmanları boşaltıp, satacağım’ deyip, milletvekili lojmanları dışında onu da başaramayan Erdoğanlıhükumetler cumhuriyetin kuruluşundan bu yana hala oturdukları koltuklara kök salan bürokratlarla baş edemedi.


    Ve bugüne geldik, bürokrasi, bürokrat duruyor, biz gidiyoruz gibi..

  • ARDAHANLILAR AEDAFED'İN ORGANİZESİYLE İSTANBUL'U BİR KEZ DAHA TANIYACAK!

    Gemi ve Vapur gezileri ile İstanbul Boğazında Ardahanlıları topluca gezdiren ARDAFED bu kez toplu taşıma araçları ile İstanbul’u Ardahanlılara gezdirecek.


    Son 4 yıl içinde bir çok stk ve kişiye örnek olan çalışmalara imza atmaya devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu, Ardahan’ın tanıtmaya çalıştığı ve İstanbul’da bulunan stk’lar arasında en çok çalışmalara imza atan 30 stk arasına giren İstanbul’da önemli bir ziyaret daha gerçekleştirdi.




    Bal Festivalinin de aralarında olduğu 5 Ardahan’ı Tanıtma Günleri adı altında ortaya koyduğu dev organizelere imza atan ARDAFED İstanbul Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası, İstanbul’un bir çok İlçe Belediye Başkanını, Kaymakamları, Ulusal ve Yerel Gazete/Medya Merkezleri, Türkiye Barolar Birliği, Gürcistan Büyükeliçisi, Ardahan federasyon ve dernekleri gibi bir çok önemli ziyaret programlarına Türkiye’nin gündemine yön veren 3.300 üyeli Türkiye Gazeteciler Cemiyetini de ekledi.

    Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığını da yapan ve 4,5 yıldır başında bulunduğu Ardahan Dernekler Federasyonu aracılığı ile ortaya koyduğu çaba ve çalışmalar ile dernek, federasyon, vakıf adı altında ki kurumları da tetikleyen Gazeteci Fakir Yılmaz ve berberinde ki gazeteciler İstanbul Cağaloğlu’nda bulunan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto’yu makamında ziyaret ederek, Ardahan ve ARDAFED hakkında bilgilendirme yaparak basın ve medyanın örgütüne üye olan gazetecilerin Ardahan’a önem gerektiğini anlattılar. Aynı akşam bir grup gazetecile ile birlikte TGC’nin lokalinde yemekli birde toplantı düzenleyen ARDAFED pazar günü düzenleyecekleri ve İstanbul’u tüm Ardahnalılara tanıtmaya çalışacakları organizelerine herkesi davet etti.



    ARDAFED 1 ARALIK GEZİSİ PROGRAMI AYNEN ŞÖYLE


    Haydi Ardahan tüm hemşehrilerinle birlikte bu kez de İstanbul’u tanımaya var mısın ?


    1 Aralık 2019 Pazar günü sabah 9:30 da belirlenen noktalardan hareket edilecek ;


    ARDA-FED ve İBB ortak çalışması olarak gerçekleştirecek, tüm ailenizle katılabileceğiniz, bu güzel etkinliğimize İstanbul’da yaşayan ve o tarihte İstanbul’da olan tüm hemşehrilerimiz davetlidir .



    Panorama 1453 Tarih Müzesi


    Yerebatan Sarnıcı


    Şerefiye Sarnıcı


    SultanAhmet Camii


    Miniatürk Gezisi


    Tüm hemşehrilerimizle Miniatürk Sosyal Tesislerde Öğlen Yemeği İkramı


    Servis kalkış noktaları ;


    Bakırköy – Ömür metrobüs durağı önü

    Bahçelievler – Bahçelievler Belediyesi önü

    Esenyurt – Bilal’i Habeş camii önü ve Esenyurt Kültür Merkezi önü

    Kıraç – Kuruçeşme- Seyitören Derneği önü

    Sancaktepe – Samandıra Saat Kulesi önü

    Sarıyer – meydan


    Şişli – Şişli camii önü 

    Kağıthane – Yahya Kemal Spor kompleksi önü


    Pendik – Metro çıkışı 


    Araçlar 45 Kişiliktir.



    **Çakalların Dans!..


     


    Yaklaşan kışın getirmeye başladığı dondurucu soğuklarda dışarıda kalacak insan dostu köpeklerin bile her an saldırılarına uğrayacaklarını düşünüp aç karınlarına rağmen geceleri dahi uyuyamadıkları şu dünyada hayvan çakallardan daha tehlikeli insan bedenine girmiş iki ayaklı çakallar da insanı uyutmaz.


    Geciken karların altında kalacak olan bir parça yiyeceği bulmak için köy ve kentlere kadar inen, insanlarında aralarında bulunduğu canlılara saldırma ihtimali çok az olan hayvan çakalların bu işi aslında insan çakallara havale ettiğini de anlamayız. Zira asıl çakalın insan bedenine girdiğini hayvan çakal insandan daha iyi anlar.


    Dost bildiklerinin bu bedene girmiş olduğunu anlamayan biz iyi niyetli insanlar safiyane duygularla hayvan çakallardan kaçarken..


    Başta içinde bulunduğum gazetecilik mesleğimde ve yine içinde olduğum Sivil Toplum Örgütçülüğü sahasında bir hayli fazla olan bu çakalların diğer bir derdi de yine bir hayvan olan Kurt ve Aslan yürekli, içten, gerçek insanlara saldırmak, engellemek..



    Ve bu çakalların sürek avına çıkan hayvan çakallar gibi hep birlikte hareket ettiklerini de görürüz.


    Evet insan oğlunun adına sinir hastalığı, diyabet hastalığı ve bir çok hastalığa ismi verilen virüslerinde ana kaynağı olan bu çakalların diğer bir özelliği de kendilerinde olmayan beceriyi, sanatı ve düşünceyi yok etmek için aynı özellikte olanlarla  yani kendileri gibi çakallarla birlikte hareket etmeleridir.


    Yani dün birbirlerine demediklerini bırakmayanlar hainlik dansı için bir araya gelip birbirlerine olduğu gibi hedefledikleri insanlara da yönelik çakallıklarını sergilerler..


    Buna da filimlere konu olan Çakalların Dansı denir..



    VALİ DENİZ’İN ATLI GEZİSİ 


    *Arşiv habr 10/06/2015 Tarihli Haber


    Nüfusunun büyük bölümünün hayvancılık yaparak geçimini sağladığı Ardahanlılar bin bir emek ile yetiştirdikleri hayvanları birlikte 4 ay boyunca yaz boyu kaldıkları yaylalar çıkış için start verdiler.


    **VALİ DENİZ’İN ATLI GEZİSİ..



    Yayla hazırlığına devam eden Ardahan’ın Valisi Ahmet Deniz, bahar mevsimiyle birlikte rengârenk çiçekler ve alabildiğince yeşille kaplanan Yalnızçam Uğurludağ’da atla gezinti yaptı.

    Çam ormanlarıyla kaplı olan Yalnızçam’da bindiği at ile gezinti yapan Vali Deniz, gezdiği bölgelerde ki doğal güzellikleri fotoğrafladı. Ardahan’ın eşsiz bir doğaya sahip olduğunu söyleyen Vali Deniz, “Ardahan kış mevsiminde olduğu gibi yaz mevsiminde de eşsiz bir güzellik taşıyor. Burada, yeşil ve doğa harika. Ata binmek, at ile gezinti yapmak keyif verici. Rengârenk çiçeklerle dolu bu doğayı yaşamak için herkesi Ardahan’a davet ediyorum” dedi.

  • Ardahan Darıca'da Değişim..

     


    Dernek lokalinde gerçekleşen kongrede mevcut başkan Nebi Çelik tekrar aday olmazken, tek liste ile yapılan kongre sonucunda bölgemizin tanınmış iş adamlarından Bülent Işık Darıca Ardahanlılar Derneği’nin yeni başkanı seçildi. Kongrede divan başkanlığını Gebze Kars Ardahan Iğdır Derneği Başkanı Metin Baytöre yaparken divan üyeliklerini ise Tuncer Türk ve Bekir Kaya yaptı.


    Divan başkanlığı seçimi sonrasında saygı duruşu ve istiklal marşı ile devam eden kongrede konuşan eski başkan Nebi Çelik, bugüne kadar dernek faaliyetleri hakkında kısa bilgiler vererek emeği geçen herkese teşekkürlerini sundu.


    Çelik’in konuşmasının ardından ise yeterli çoğunluk sağlandığı için seçime geçildi. Bülent Işık başkanlığında hazırlanan yeni yönetim listesi divana sunuldu tek adaylı gerçekleşen kongrede Bülent Işık yeni dernek başkanı seçildi.


    Yeni başkan Bülent Işık; “Tüm hemşerilerime öncelikle teveccühleri ve bizlere verdikleri destek için teşekkür ederim. Bayrağı devraldığımız Başkanımız Sayın Nebi Avcı ve yönetimine de bugüne kadar ki emekleri için ayrıca teşekkür ediyorum. Bugünden sonrada yeni yönetimimiz ile birlikte ve tüm hemşerilerimizle çalışmalarımıza başlayacağız. İnanıyorum ki kıymetli hemşerilerimiz bizleri yalnız bırakmayacaktır. Kongremiz ülkemize, kentimize ve bizlere hayırlı olur inşallah” şeklinde konuştu.


    İŞTE DARICA ARDAHANLILAR DERNEĞİ’NİN YENİ YÖNETİMİ


    Yönetim Kurulu Asil: Bülent Işık (Başkan), Alim Demir, Yüksel Subaşı, Bülent Kömürcü, Hakan Uğurlu, Fatih Ergül, Ayvaz Kayabaşı, Atila Kandemir, Metin Güzel, Gökhan Sarıçam, Kenan Yıldırım, Oktay Yaşar, Tünay Toprak, Eyüp Kaçar, Öztürk Dursun


    Yönetim Kurulu Yedek: Atakan Kılıç, Atila Koçak, Murat Karataş, Doğan Merdan, Tahir Taşdemir, Erdal Karakurt, Nedim Demir, Mustafa Sefertaş, İsmail Yıldırım, Levent Karakoç, Süleyman Özgür, Emre Demir, Sabri Koçak, Caner Dede, Zeki Yılmaz



    Zombiler Bitmez, Kızlıklar Dikilmez!..

    Aslında yerel ağızla adı Hortlak olan yani öldükten sonra dirildiğine inanılan ve ninelerimizin elektrik, televizyon, İnternet olmadan önce uyumayan yaramaz torunları olan bizleri uyutmak için üzerine beş koyup anlattığı masalların yabancılaştırılmış ismidir Zombi denen yaratık..


    Ve yine aslında etek altı pardon merdiven altı üretilen ama piyasada, ‘müşteri bulsun’ denen mallar gibi yıpranan fantiler, diğer adıyla iskambil kağıdı ile gün boyu fanti oynayan emeklilerin ismini koyduğu kahvenin adının Cafe diye levhalaştırılması gibi Hortlağın adı da Zombiye çevrilmiştir..


    Ekonomik sıkıntıdan sıkça bahsedip, ailedeki fertlerin her birinde olan en az üç bin liralık telefonları görmezden gelenlerin o cep telefonu denip, hep elde tutulmakla cebe konulmayan el telefonlarının içindeki oyunların başını çeken film yönetmenlerinin adına, ‘korku filmi’ dediği ve artık unutulan sinemaların karanlık salonlarının beyaz perdesine yansıtılan Hortlak, pardon Zombilerin gerçek olduğunu söyleyebiliriz.


    Çünkü başta, ‘Ne olmuş ki yaşandı, bitti’ diyenlerin yer aldığı özel hayatındakiler dahil olmak üzere unutmaya çalıştığın, yok saydığın, ‘yaşanmadı’ dediklerin başta olmak üzere vurdukça öldürdüğünü sandıklarının ölmedikleri gibi çoğaldığını mücadele verdiğiniz her alanda görüp, yaşayabiliyorsunuz…


    Yani diğer bir adı olan dertlerin, ‘bitti’ dediğin bir anda yeni dertlerle çoğalması gibi..


    Bu durum ülkenin olduğu gibi yerel gündeminde başını çeker.. “Oh be bitti” dediğiniz bir anda yeni bir gündem malzemesinin ortaya atılması buna örnektir.. 


    Bunun en son örneği, “Hangi CHP’li Saraya çıktı?” tartışması gibi içi boş gündemdir..


    Bu durumun diğer bir adı da Sivil Toplum  Örgütü, stk hatta ‘özel hayat’ denen alanlarda yaşanır.  Siyasette, ticarette, adına ne derseniz deyin her alanda olduğu gibi.. Evet, dert dediğin ve birini gönderdim ‘bitti’ diye sevindiğin ya da gönderdiğini sandığın anda O bitti denen sıkıntının yerine yeni bir Zombi hep türemiştir.


    Örnek mi?


    Dün eline aldığı kıytırık kitapla kapı, kapı dolaşarak, satan ama bir anda yazar olan hatta kahvede kahvaltı verip, kültür evi yapacağım diyen, Bakırköy tımarhanesinden çıkıp; İş adamı, Dernekçi, yetmedi Eğitimci, Kültürcüyüm diyerek vali, başkan ziyareti ile kendilerini adam diye yutturur bu Zombiler..


    Veya “Yaş yetmiş iş bitmiş” deyimine rağmen yaşlılıklarının getirdiği altlarını ıslatmalarını unutup, yeniden dernek kurup, ‘bana başkan desinler’ sevdasında olan Zombiler..


    Su ve tuz isteği gibi STK’cılık alanı olmadan hayat bulamayan bu zombilerin diğer bir özelliği de dün görmezden gelip, beğenmediklerini siyasete, güce taşıyanlardır..


    Çünkü, bunların hastalığı ve virüsleri karşısında daha da direnç kazanan her alanda gerçekten samimi olanların Zombi, diğer adıyla Hortlaklar saldırısına karşı dirençleri artar güçlenirler..


    Bunu 50 kuruşluk sözde gazeteciler, Kaftancıoğlu’nun işaret ettiği sözüm ona gazetecilerin bu zombileri kendileri gibi insan sanmalarını da ekleyebilir ve yeniden baştan okuyup, her satırını anlayacağınız yazımda kimlerin hortlak yani Zombiler olduğunu anlayacaksınız..


    Ha bu arada başlığımıza konu olan ama bu yazının satırları arasında geçmeyen ‘Kızlıklar dikilmez neydi?’ diye soranlara bir daha ki yazı mı bekleyin diyeceğim.. 


    Hemde çok gecikmeden ‘Kızlık dikilir mi?’ başlılık yazımı..


    GÖLE DERNEKLERİ YİNE ORTADA YOK FEDERASYONDA! 


    Göle-Ardahan Şampiyonası Cumartesi..


    *Arşiv Haber 12/05/2016 Tarihli Haber


    Şampiyon Kim Olacak?  Türkiye profesyonel futbol liglerin de takımı olmayan İller arasında bulunan ve yıllardır bu lige bir takım çıkaramayan Ardahan hafta sonu yapılacak olan şampiyonaya kilitlendi.


    2016-2017 Futbol Ligin de Ardahan’ın Bal Liginde temsil edecek olan takımın belirleneceği iki ezeli rakip kentin sğor seveleri karşı karşıya gelecek.

    2016-2017 Ardahan 1. Amatör Futbol Ligi Şampiyonu Göle Belediye Spor ila iki sezondur Bölgesel Amatör Liginde olmasına karşı beklenen başarıyı ortaya koyup, bir türlü 3. lige çıkamayan Serhat Ardahan Spor’un birlikte yapacağı şampiyonluk maçına kilitlenen Ardahan ve Göleliler bu hafta sonu Cumartesi Günü Saat: 13..00’da yapılacak olan maçın sonucunun ne olacağını merkala bekliyorlar.


    **GÖLE DERNEKLERİ YİNE ORTADA YOK FEDERASYONDA!


    Göle Belediye Spor’un çok önemli bir desteğe ihtiyaç duyduğu şu günlerde başta İatnabul’da olmak üzere diğer batı kentlerinde bulunan Göle Derneklerinde yine ses, seda yok..

    Geçtiğimiz günlerde kurulan Göle Federasyonun da ortaya olmadığı görülen şu günlerde nerede oldukları belli olmayan Göle Federasyonu ve Göle Derneklerine karşın Göle’de ki insanların büyük bölümünün bu hayati maça kilitlendiği dikkat çekmekte.

  • ARDAFED Ardahanlıları 24 Kasım’da Boğaz Gezisine Davet Ediyor!

    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yoluna devam eden kısa adı ARDAFED olan Ardahan  Dernekler Federasyonu aynı zaman da öğretmenler günü olan 24 Kasım’da Ardahanlılara boğaz turu düzenleyerek İstanbul’u boğaz gezisi ile Ardahanlılara tanıtacak.


    Üsküdar’da kalkacak olan Valide Sultan adlı vapur ile İstanbul Boğazında tur gezisine çıkacak olan Ardahanlıları bu etkinliğine davet etti.


    ARDAFED SARIYER'DEYDİ..


    **ARDAFED SARIYERDEYDİ..


    *Arşif Haber 14/02/2019 Tarihli Haber


    AK Part, Dilovası Belediye Başkan Adayı Hamza Şayir’i, CHP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, CHPEsenyurt Belediye Başkan Adayları Kemal Deniz Bozkurt ile Azmi Ekinci’yi, CHP Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir’i ziyaret edip, federasyon merkezinde kabul eden Ardahan Dernekler Federasyonu bu önemli ziyaretlerine Sarıyer’i de ekledi

    Sarıyer Belediye Başkanı ve Adayı Şükrü Genç’i ziyaret ederek, Ardahan ve Ardahanlıları anlattılar.



    *ARDAFED Üzerinden Bana Yapılan Alçaklık..


    Öncelikle başında bulunduğum ve yönetimimle birlikte önemli işlere imza atan ve ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ diyen ARDAFED, yani Ardahan Dernekler Federasyonu, AK Parti Adayı Azmi, Ekinci’den önce CHP Adayı Kemal Deniz Bozkurt’u ziyaret ettiğini ve başarılar dileyip, ARDAFED’in hemşehrilerinin yanında olduğunu belirttiğini tüm Ardahan kamuoyu bilmelidir..

    Ve yeniden hemde yüksele okunmasını umduğum üstteki açıklamaya rağmen her zamanki gibi ARDAFED üzerinde bana saldırdıklarını sanıp, sanal veya diğer adıyla sansasyonel alan olarak adlandırılan beni yıpratma adına her ortamda etmedikleri alçaklıkları sergileyenler iyi bilmelidir ki; Sizi ben değil, kimsenin taktığı yok..

    Çünkü bilindiği gibi 3 Ay önce Erzincan yakınlarında geçirdiğim trafik kazası sonucu zorunlu tedavi gördüğüm evimde yattığım yatağımda kendisini arayıp, başarılar dilediğim ve randevu isteyip, başkan yardımcımı yani Ardahan Dernekler Federasyonu Başkan Yardımcısı Yener Bayrakçı ile ARDAFED eski Başkan Yardımcım Tuncer Çelik’i kendisine başarılar dilemesi için Kemal Deniz Bozkurt’un yanına Esenyurt’a göndermiş ve ARDAFED olarak gerekli desteği sunacaklarını kendisine iletmişlerdir.

    Yani ARDAFED üzerinden beni ve yönetimimi sözde kamuoyuna şikayet eden alçak, şerefsiz ve bilgi almadan iftara atan boş adam bile denilmeyecekler önce üstteki açıklamaya ve fotoğrafa iyi baksınlar.

    Sonra benim AK Parti Esenyurt Belediye Başkan Adayı Azmi Ekinci ile canlı yayın önünde yaptığım ziyaretimi bir kez daha izleyip, ardından Kemal Deniz Bozkurt ile yaptığım telefon görüşmeleri sonrasında kendisiyle Whatshap üzerinde ki yaptığımız yazışmaları ve AK Parti Adayını ziyaret ettiğimiz de kendisine verdiğimiz dosyada ki istemleri okusunlar ki; Belki bize karşı oluşturulmaya çalışılan algı operasyonundan utanırlar..

    Ve Ardahan Derneklerinin en üst çatısı olan ARDAFED üzerinden bana saldıranların tüm kamuoyunun yakında tanıdığı birer yalaka ve alçak olduğu da bilinmelidir.

    Ve; ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yol alan ARDAFED’in son yıllarda ortaya koyduğu çalışmaları ile Esenyurt dahil bugün başta İstanbul’da olmak üzere Kocaeli, Bursa’da 7 Ardahanlı adayın nasıl olup, Belediye Başkan adayı edildiklerini düşünüp, yüzleri varsa azda olsa utanırlar..

    Gelelim;

    Fakir Yılmaz ile Kemal Deniz Bozkurt’un Whapshap Görüşmesine..

    6 Şubat-Fakir Yılmaz- Kutluyorum.. Fakir Yılmaz Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı

    6 Şubat -Başkanım Merhaba.. 

    7 Şubat-Kemal Deniz Bozkurt

    Merhaba başkanım kusura bakma geç döndüm.. 

    7 Şubat-Abi randevu istiyorum.. 

    7 Şubat-Abi Ben Fakir Yılmaz.. İyileştim, geldim.. bu süreçte bana düşen bir şey yada emrin var mı? Federasyon olarak ne yapabiliriz.. Veya yapılması gerekir mi? diye aramıştım. ve bu hafta yada önümüzde ki hafta bizzat görüşmek için bir randevu istiyorum.. 

    8 Şubat-Kemal Deniz Bozkurt.. Cevap yok, 8 Şubat’ta Fakir Yılmaz tarafından yapılan mesaj cevap olarak bir şey yazmadı.

    10 Şubat..

    -Fakir Yılmaz’ın Kemal Deniz Bozkurt’a yeni mesajı..

    Başkanım merhaba..

    Başkanım Merhaba.. Ben Fakir Yılmaz.. Başkanım daha öncede dediğim ve istediğim gibi seninle randevu istemiştim.. Ancak, whatsappta mesaj yazmama, 4 kez aramama, dememe, istememe karşın yoğunluğunuzdan olaca ki bugüne kadar bize bir dönüş olmadı. Başkanım bugüne kadar bize dönüş yapılmadığı gibi İstanbul’un İBB adayları dahil 39 İlçesinde ki adaylardan da randevu isteyip, dõnüşlerini beklediğimiz bir sıra da AK Parti Esenyurt Belediye Başkan Adayı Sayın Azmi Ekinci bize dönüş yaparak Salı gününe saat 17.00-19.00 da olmak üzere ARDAFED’e randevu verdi. Aynı gün seninin de saat: 15.00 da yada 20.00’da bizlere randevu vermeni isterim. Bu talebimin olumlu yönde değerlendirmeni rica eder, saygılar sunarım.. Fakir YILMAZ

    10/02 23:01] Kemal Bozkurt: Iyi akşamlar sizinle konuşmamız bu hafta idi zaten Fakir Bey. 

    [10/02 23:02] Kemal Bozkurt: Azmi Bey ile görüşme nedeniniz nedir acaba. 

    [10/02 23:09] Fakir Yılmaz/Gazeteci: Tamam başkan.. Normal ziyaret abi ama sizden istediğimiz gibi diğer ilçelerde ki adaylardan da, ondanda daha önce istediğimiz randevuyu o verince bizde yanlış ve taraf olmaması adına seninle de ayni gün görüşelim diye bu saatte mesaj yazdım.. program uyarsa Salı günü özel ricamdır.. yoksa başka bir şey yada özel bir görüşme yok ve ziyaretimiz herkese açık bir normal ziyaret olacak.. gizli saklı yada özel bir durum yok kaldı ki programınız uyarsa ayni gün verirseniz sizinle de aynı bir ziyaret olacak.. konu bu.. dönüş yaptığı için bende sana iletmek gereği duydum.. selamlar.. 

    [10/02 23:18] Kemal Bozkurt: Ziyaret etmek istiyorsanız karar sizin bana doğru gelmese de. 

    [10/02 23:23] Fakir Yılmaz/Gazeteci: anlaşılan salı günü sizinle randevulaşamadık.. tamam başkanım hayırlısı..



    Gelelim, ‘Vayy niye ziyaret ettin AK Parti’yi ve onun adayı Azmi Ekşnci’yi.. Ve ne aldın hangi meclis üyesi için listede yer aldın?’ şeklindeki suçlamalara ve adice, alçakça suçlamalara cevap verecek olan Azmi Ekinci’ye sunduğumuz ziyaretimizin RAPORUNA..


    Sayın Azmi Ekinci..

    Biz, Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ve çatısı altında 64 Ardahan’ı, İlçe ve Köy Derneğinin bulunduğu ve ‘güçlü Ardahan lobisi’ parolası ile yol alan bir federasyonuz.

    Başta Ardahanlı olan hemşehrimiz Kemal .Deniz Bozkurt’unda yönetmeye talip olduğu Esenyurt olmak üzere İstanbul’un 39 ilçesinde gerek siyasi, gerek ticari ve kültürel olarak hayatın her alanında mücadele eden Ardahanlıların yanındayız.

    Bu çalışmaları yaparken ülkemizin, yöremizin ve ilimizin en güzel hizmetleri alması için çaba göstermekte ve tüm insanlarımızın barış ve kardeşliğin hüküm sürüğü, güzel, mutlu ve gerçek anlamda hak ve de eşitliği sağlanan demokrasi anlayışının hüküm sürdüğü bir ülke özlemine katkı sunmaya çalışmaktayız.

    Sizinde Şehr-i Eminine soyunduğunuz Esenyurt’ta bulunan Ardahan nüfusuna bakarak meclisinizi oluşturacağınıza olan inancınızla Ardahanlı siyasilerin listenizde değerlendirilmesinden yanayız.

    Öncelikle partinizin il,ilçe teşkilatlarının sizinle birlikte oluşturacağı listenizin yeni isimlerden oluşması isteğimizdir. Ve şuanda sizinle birlikte çalışmak isteyen 60’ın üzerindeki Ardahanlı Belediye Meclis Üyesi aday adaylarından yanınıza alacaklarla birlikte seçilmeniz halinde yeni bir başlangıçla İstanbul’un olduğu gibi ülkemizin önemli kentlerinden olan Esenyurt da ve ülkemizi hizmet etmenizdir.

    Güzel Esenyurdumuzun gökdelenlerle İstanbul’un metropolu olarak algılansa da yeşil alanlara sahip, yaşanılabilir bir kent olmasına yönelik plan ve projelerinizin hayata çevirmeniz insan olarak en büyük arzumuzdur.

    Ülkenin yanı sıra başta biz Ardahanlılar, siz Malatyalılar hatta Suriyelilerin de içinde olduğu insan mozaiği olan Esenyurt’ta rakibimiz olarak bir Ardahanlı’yla da yarışacağınızı bilen ARDAFED olarak bu seçimlerin,kardeşlik ve barış ortamında sona ermesini umuyor saygılar sunuyoruz.

    Fakir Yılmaz

    Ardahan Dernekler Federasyonu

    Genel Başkanı/Gazeteci

    05322678015-05354183258


  • KAZDIKLARI MEZAR DA YAKALANDILAR!..

    ‘ın  ilçesinde kaçak kazı yapan 5 kişi gözaltına alındı.


    İl  Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ile Çıldır İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Çıldır’a bağlı Övündü (Vaşlobi) köyü mevkinde izinsiz kazı yaptığı belirtilen kişilere yönelik operasyon yaptı.


    Söz konusu bölgede yapılan aramada, bir kırıcı delici alet, bir jeneratör ve muhtelif kazı malzemeleri ele geçirildi.


    Olayla ilgili gözaltına alınan kaçak kazı yaptıkları belirtilen 5 kişi yakalandı.


    Gözaltına alınan bu kişiler jandarmadaki işlemlerin ardından serbest bırakıldı.


    Birinci gün camide, ikinci gün mezarlıkta bayram..


    Birinci gün camide,


    ikinci gün mezarlıkta bayram..


    *Arşiv Haber 23/08/2018 Tarhli haber


    Tüm İslam Âleminde olduğu gibi Ardahan’da kutlanan Kurban Bayramı huzur içinde devam ediyor.


    Bayramın ilk günü camide, ikinci gün mezarlık ve akrabaları ziyaretle deva eden Ardahan’da ki Kurban Bayramı etkinlikleri protokolün resmi kurumları ve belirlenen vatandaşların evlerini ziyaretlerle devam etti.



    **Deri yarışı vardı..


    Huzur içinde geçen bayramın ilk gününden itibaren kurbanları kesen kasaplar, cami imamları, THK, dernekler arasında adeta deri kapma yarışı vardı.


    Kurbanların kesilmesiyle birlikte ev ev, köy köy dolaşan birçok kişi, kurum ve stk kurban derilerini ilk önce kapma yarışı içinde bayramın ilk gününü bitirdikleri görülürken bu yıl spor kulüpleri de deri toplama yarışı içinde yer aldıkları görüldü.



    **Geride ama fotoğraflarda kalan yıllar..


    *Fakir Yılmaz/Gazeteci


    Bir bayramı daha geride bırakmaya başladığımız şu günlerde Mustafa Keser’in şarkıları eşliğinde başına oturduğum bilgisayarım başında günün yazısına başlamadan önce açtığım facebook sayfam açılır açılmaz önüme gelen ve 7 yıl önceki bir fotoğraf karesine bakınca yılların nasıl olupta hızla geçtiğini bir kez daha anımsattı.. 

    Hayat denen keşmekeşin arasında unuttuğumuz onca anı ve yaşanılmışlıklarımızı bizlere hatırlatan fotoğraf karelerine dalıp, o an ve o anda önce yaşananların değerini ne kadar bildiğimizi de bana sorduruyordu.

    24 Saat denen gün boyunca hayatın yapraklarında hızla düşüp gittiğini bile fark etmediğimizi bir kez daha bana hissettiren o fotoğrafta gördüklerimin dışında fotoğraf karesinde olmayan onca yaşanmışları da bir anda bana hatırlatıp, bayram günüde olsa beni hüzünlendiriyordu..

    Neler yaşanmış, kimler gelmiş, kimler gitmişti o karede olup, olmayanlara birlikte çekip giden yıllar içinde..

    Hemde ne değerini bilmiş, nede fark etmiştik çekip gidenlerle birlikte geride kalan yıllar.. 

    Geride ama fotoğraflarda kalan o anların yeniden yaşanmasın mümkün mü bilmem ama yenilerinin de hızla akan yılar gibi geride kaldığını bir tür anlayamadığımız gibi değerlerini de anlayabiliyor muyuz ki?

    Bilemiyorum ama daha dün bayram heyecanı vardı, şimdi ise çekip gidenlerin de içinde olduğu anılar dolu bir fotoğraf var karşımda..

    Yani kısacası bugünün değerini anlamayıp, yeni bir günün özlemini çeken bizlerin dün yaşanan onca günün değerini de anlamadık, her saniyenin bizden gittiğini her geçen gün yorulan kalp, dökülen yüz, zayıflayan kas, parmakların sızlamasın da bir kez daha anlarken..

    Ve hayat denen koşuşturma içinde her geçen an bir fotoğraf karesi gibi sadece anılaşıp, bir kenara bırakılıyordu yarında bizleirn sadece anılarda hatırlanacağı gibi..

  • ATAMAYLA GELDİ YERİNE ATANANLA GİTTİ, YERİNE ATANAN GİTTİ, ATAMAYLA GELDİ!..

    GELDİKLERİ GİBİ GİTTİLER!


    CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan tarafından partiye uyum sağlamadığı iddiasıyla görevden alınan Merkez İlçe Başkanı ve Yönetimi giderayak son basın açıklamasını yaparak İl başkanı Yalçın Taştan’a yüklendiler.


    CHP MYK tarafından görevden alınması kararlaştırılan Vedat Temel Başkanlığında ki CHP eski Merkez İlçe yönetiminin yerine Kadir Sınan Onay’ın ataması yapıldı.


    CHP eski Merkez İlçe Başkanı Vedat Temel, CHP İl Binası toplantı salonunda konu hakkında yapmış olduğu basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:


    “Her fırsatta her platformda hak, hukuk, adalet, özgürlük, demokrasi, insan haklarından bahseden bu konuda sadece hamasi nutuk atıp mangalda kül bırakmayan İl başkanı Yalçın Taştan tarafından ucuz uyduruk sudan bahanelerle Merkez İlçe yönetimi keyfi bir şekilde yaklaşan il kongresinde kendi koltuğunu sağlama almak için Merkez İlçe Yönetimini görevden aldırmıştır. Demokrasiyi içine sindirememiş diktatör heveslileri de kendilerine verilen bir yetkiyi bu şekilde sırf kendi koltuğunu sağlama almak ve yaklaşan il kongresinde CHP’yi yıpratmak yok etmek pahasına kendi kişisel egosunu tatmin etmek için bu kararı almıştır. 30 Ağustos Zafer Bayramında 30 kişilik yönetim kadrosuyla Atatürk anıtına çelenk koyamayan bir il başkanını bütün partililerimizin taktirine sunuyorum. Cumhuriyeti, Demokrasiyi, özgürlüğü içine sindiremeyenlerle her platformda mücadele edeceğimizi, yuvamız olan CHP’nin Bayrağını daha ilerilere taşımak önceden olduğu gibi bundan sonrada Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.”



    KIRMIZI ORUSPU


     


    Yazıma başlamadan önce göz gezdirdiğim bir yazıda Hz. Mevlananın sözü olan; ‘Eğer sizi üzen kişilere hala selam verebiliyorsanız, bu vicdanınızın sadakasıdır’ sözünü hatırlatmalıyım..


    Çünkü daha başlamadığım yeni yazıma başlamak üzereyken beni frenleyen bu sözün özünde yatanın, ‘Bunalımınız gittikçe dibe vurduğunda kitabı tekrar okursanız daha iyi anlıyorsunuz. Her okuduğunuz da büyüyor... Gözlerime bak, düşüyorum..’ dizeleriyle yayınlanmış kitabı elime niye bir daha aldım bilmiyorum..


    Halbuki; ‘Mit’in gizli tarihi’ adlı kitabı bitirmek üzereydim ..

    Aslında, ‘Orospu kırmızı’ adlı o kitabı elime üçüncü alışımdı..

    Hitlerin Almanya’sından tutun, İstanbul’un Lale devrindeki savaş anlarında meyhanelerde kadınlık adı altında zevki sefa yapanları anlatan bu kitabı niye bir daha elime almış ve  niye gözden geçirmiştim, bilmem ama kitabın kapağına baktığınızda bir kez daha okuyasınız geliyor..

    Çünkü kapağı hazırlayan grafikçinin o kitabı çok iyi okuduğunu belki de aynı duyguları, yaşadığı anları yani ‘Orospu kırmızı’ adlı kitapta yaşananları o da yaşamıştı sanki..

    Umay Umay’ın ele aldığı ve bu gün tükenen kitabının arka kapağında, ‘Yanlış bu sözcükler. Yanlış bu dokunuşlar. Yanlış bir anlaşılma isteği. Bütün gün boğazıma çıkıp inen sözcükler…


    Her şey mide bulandırıcı. Bir sokaktan kendiminkine nasıl geçmeliyim. Sınırlarım böyle yitirilmişken, nasıl geçmeliyim… Hangi yanlışın gururuna girmeliyim…… Sözcükler… Bunu mutlaka okumalısın!… Aşk soluyor ve bu kaşıntı hissi topuklarıma yayılıyor. Eteklerime bahçemdeki kurumuş gül yapraklarını dolduran bu açlığı anlatamamak endişesiyle daktiloya daha hızlı vuruyorum… Bu kimin intikamı.. Hadi uyuyalım… Ben çocuk ve aşıktım anne. Kendimi karanlıktan düştüm… 


    Umay Umay kaldığı yerden devam ediyor; Kırmızı.. Sana sadece kırmızı demeliyim. Ben başaramıyorum kırmızı.. Hatırlamak dışında bir mucizem yok… Kırmızı… Bir türlü tamamlanmayan hikayesiyle orospu kırmızı..‘ sözcükleri aslında yası ve de bir çocuk kitabı yapımıyla ele alınan kitabın içeriğini anlatıyordu..

    Ne demek gerek bilmiyorum, ama tükenmiş olan bir kitaptan bahsederken kimi ve neyi anlatmak istediğimi de ben bile anlamadım, orospucukların anlatılamadığı bir toplumun ve de ‘Mahalle baskısı’ denen dar çerçeveli alanda yaşamanın zorlukları içinde bulunurken ..

    Aslında gerçek adı, ‘Orospu Kırmızı’ olan ama benim sizin bu yazıyı okumanız için ters çevirdiğim başlığa bakınca orospu kelimesini bile içine sindirenlerin ve ‘bunu çeşitli adlar altında gizleyenlerin alenen, açıkça anlatılması gerekmez mi?’ diye düşünmüyor değilim, bildiğim orospuluğun sözlük anlamını araştırmaya gerek duymadan..


    Ha unutmadan ve sizin bana, ‘Kim bu orospu?’ diye sormadan o kitabı bana bir kaç kez okutan ve o kitabı okuduktan sonra kendimin 2008 yılında yazdığım, yayınladığım bu yazıyı da üçüncü kezdir bulup, okuduğumu ve gerek yazıdaki hataları gerekse kendi yaşadıklarımda ki hatalarımı (!) da bularak, ‘Orospu Kırmızı’ adlı kitabın başlığını, ‘Kırmızı orospu‘ olarak değiştirdiğimi de belirtirken ortalıkta insan diye gezenlerin aslında orospu olanların saten bir bez özelliği ile hala sahada gezip, tozduğunu da ve benim bunları sıkça gördüğümden olsa gerek…


    Evet, ‘Anlayamadım, daha da aç konuyu..’ diyecek olanlara da diyeceğim şey ‘arkası yarın’ dizilerini hatırlayın da, ‘kim bu orospular? diye düşünürken bu konuda yeni yazılarımı takip etmeyi unutmayın..

  • AYI BACAK KIRDI!

    Olay, öğleden sonra Bagdeşen köyü yaylasında meydana geldi. Yaylada koyun otlatan Onur Beşli, ateş yakmak için odun topladığı sırada kayalık bölgede ayı ile karşılaştı. Beşli, ayının pençe darbesiyle başından ve bacağından yaralandı. Beşli, ayının saldırısından kurtulmak için  uçurumdan atladı. Beşli’nin peşini bırakmayan ayı, köpeklerin gelmesiyle olay yerinden kaçarak uzaklaştı. Bir süre baygın kalan Beşli, kendisine gelince Jandarma ve sağlık ekiplerine haber verdi. Yuvarlandığı kayalık bölgeden çıkarılan Beşli, Ardahan Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı.KARTOL HAZIR, KAZDA, AMA KAR GELMEDİ!KARTOL HAZIR, KAZDA,


    AMA KAR GELMEDİ!


    *ARŞİV HABER 29/10/2019 TARİHLİ HABER


    İyiden iyiye kendisini his ettiren soğukların yaklaştığına işaret ettiği şu günlerde beklenen kış ve kar öncesi hazırlıklarına devam eden Ardahanlılar yerel ağız ile Kartol denen patatesleri, kışlık yemeklerin başını çeken eti ile Kazlarını depolamaya devam ederlerken her yıl 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesi veya gecesi yağan Kar ile karşılaşmadılar.



    29 Ekim’e gelinmesine karşı hala yağmayan karlara karşın kış atmosferinin yaşandığı Ardahan’da üşüten havaların etkisini her geçen gün ağırlaştırmaya ve kalorifer, sobaları yaktırmaya başladığı da görüldü.


    AYI BACAK KIRDI!


    Yeni Başkana İlk Soruşturma!..


    Seçilmiş bir çok Millet Vekili ve Belediye başkanının tutuklu bulunduğu Halkların ve Demokrasi partisi Ardahan İl Başkanı yaptığı açıklama nedeniyle hakkında soruşturma açıldı.


    Geçtiğimiz gün yapılan kongrede HDP İl Başkanlığına getirilen Avukat Yaşar Kaya İl Başkanı seçilir seçilmez yaptığı açıklamadan dolayı Ardahan Cumhuriyet Savcılığı tarafından ifadeye çağrılarak hakkında soruşturma başlatıldığı öğrenildi.



    AÇIKLAMASINA YASAKLAMA GETİRİLDİ

     Geçtiğimiz gün yapılan HDP Ardahan İl kongresinde İl Başkanlığına getirilen Ardahan’lı Avukat Yaşar Kaya seçilir seçilmez yaptığı açıklama nedeniyle çağrıldığı Ardahan Cumhuriyet Savcılığında ifade verirken hakkında başlatılan soruşturma ardından yaptığı açıklamasına da Asliye Hukuk Bürosu tarafından yasaklama getirildi.

     Kaya’nun açıklamasını yayınlayan gazete toplatılırken açıklamayı yayınlayan haber sitelerine de engelleme getirildi.



    KIRMIZI OROSPU..


     


    Yazıma başlamadan önce göz gezdirdiğim bir yazıda Hz. Mevlananın sözü olan; ‘Eğer sizi üzen kişilere hala selam verebiliyorsanız, bu vicdanınızın sadakasıdır’ sözünü hatırlatmalıyım..


    Çünkü daha başlamadığım yeni yazıma başlamak üzereyken beni frenleyen bu sözün özünde yatanın, ‘Bunalımınız gittikçe dibe vurduğunda kitabı tekrar okursanız daha iyi anlıyorsunuz. Her okuduğunuz da büyüyor... Gözlerime bak, düşüyorum..’ dizeleriyle yayınlanmış kitabı elime niye bir daha aldım bilmiyorum..


    Halbuki; ‘Mit’in gizli tarihi’ adlı kitabı bitirmek üzereydim ..

    Aslında, ‘Orospu kırmızı’ adlı o kitabı elime üçüncü alışımdı..

    Hitlerin Almanya’sından tutun, İstanbul’un Lale devrindeki savaş anlarında meyhanelerde kadınlık adı altında zevki sefa yapanları anlatan bu kitabı niye bir daha elime almış ve  niye gözden geçirmiştim, bilmem ama kitabın kapağına baktığınızda bir kez daha okuyasınız geliyor..

    Çünkü kapağı hazırlayan grafikçinin o kitabı çok iyi okuduğunu belki de aynı duyguları, yaşadığı anları yani ‘Orospu kırmızı’ adlı kitapta yaşananları o da yaşamıştı sanki..

    Umay Umay’ın ele aldığı ve bu gün tükenen kitabının arka kapağında, ‘Yanlış bu sözcükler. Yanlış bu dokunuşlar. Yanlış bir anlaşılma isteği. Bütün gün boğazıma çıkıp inen sözcükler…


    Her şey mide bulandırıcı. Bir sokaktan kendiminkine nasıl geçmeliyim. Sınırlarım böyle yitirilmişken, nasıl geçmeliyim… Hangi yanlışın gururuna girmeliyim…… Sözcükler… Bunu mutlaka okumalısın!… Aşk soluyor ve bu kaşıntı hissi topuklarıma yayılıyor. Eteklerime bahçemdeki kurumuş gül yapraklarını dolduran bu açlığı anlatamamak endişesiyle daktiloya daha hızlı vuruyorum… Bu kimin intikamı.. Hadi uyuyalım… Ben çocuk ve aşıktım anne. Kendimi karanlıktan düştüm… 


    Umay Umay kaldığı yerden devam ediyor; Kırmızı.. Sana sadece kırmızı demeliyim. Ben başaramıyorum kırmızı.. Hatırlamak dışında bir mucizem yok… Kırmızı… Bir türlü tamamlanmayan hikayesiyle orospu kırmızı..‘ sözcükleri aslında yası ve de bir çocuk kitabı yapımıyla ele alınan kitabın içeriğini anlatıyordu..

    Ne demek gerek bilmiyorum, ama tükenmiş olan bir kitaptan bahsederken kimi ve neyi anlatmak istediğimi de ben bile anlamadım, orospucukların anlatılamadığı bir toplumun ve de ‘Mahalle baskısı’ denen dar çerçeveli alanda yaşamanın zorlukları içinde bulunurken ..

    Aslında gerçek adı, ‘Orospu Kırmızı’ olan ama benim sizin bu yazıyı okumanız için ters çevirdiğim başlığa bakınca orospu kelimesini bile içine sindirenlerin ve ‘bunu çeşitli adlar altında gizleyenlerin alenen, açıkça anlatılması gerekmez mi?’ diye düşünmüyor değilim, bildiğim orospuluğun sözlük anlamını araştırmaya gerek duymadan..


    Ha unutmadan ve sizin bana, ‘Kim bu orospu?’ diye sormadan o kitabı bana bir kaç kez okutan ve o kitabı okuduktan sonra kendimin 2008 yılında yazdığım, yayınladığım bu yazıyı da üçüncü kezdir bulup, okuduğumu ve gerek yazıdaki hataları gerekse kendi yaşadıklarımda ki hatalarımı (!) da bularak, ‘Orospu Kırmızı’ adlı kitabın başlığını, ‘Kırmızı orospu‘ olarak değiştirdiğimi de belirtirken ortalıkta insan diye gezenlerin aslında orospu olanların saten bir bez özelliği ile hala sahada gezip, tozduğunu da ve benim bunları sıkça gördüğümden olsa gerek…


    Evet, ‘Anlayamadım, daha da aç konuyu..’ diyecek olanlara da diyeceğim şey ‘arkası yarın’ dizilerini hatırlayın da, ‘kim bu orospular? diye düşünürken bu konuda yeni yazılarımı takip etmeyi unutmayın..


    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ardahan İl Örgütünün 2. Olağanüstü Kongresi yapıldı.


    Parti binasında yapılan kongreye HDP PM Üyesi Şerif Durmaz, HDP Iğdır Milletvekili Habip Eksik, STK Başkanları,  partililer ve vatandaşların yoğun katılımı ile gerçekleşti.


    Tek listeyle kongreye giden Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ardahan İl Örgütü, Eş Başkanlığına Göleli Avukat Yaşar Kaya ve Fatma Yılmaz seçildi.


    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ardahan İl Örgütü şu isimlerden oluştu.


    YÖNETİM KURULU ASİL


    Yaşar Kaya, Fatma Yılmaz, Kenan Koç, Güner Yılmaz, Naci Lale, İsa Aktaş, Mehmet Sural, Erkan Lale, Deniz Morkoç,


    YÖNETİM KURULU YEDEK


    Şaban Aktürk, Servet Gölali, Ergün Aktürk


    DİSİPLİN KURULU


    Av. Ahmet Yavuz Yılmaz, Akan Yılmaz, Mahir Öztürk. Yedek: Paşa Demir


    KURULTAY DELEGELERİ


    Ergün Koç, İlter Senem, Yaşar Kaya, Paşa Demir



    Kuzey Kıbrıs ve KAI’ler, KAISIAD’cılar..


     


    Kuzey Kıbrıs’ı hala devlet olarak tanımayan ülkeler arasında bulunan Azerbaycan’a giden Başkan Erdoğan’ı dinlerken bu ziyaretin 2. Bir Kuzey Kıbrıs Vakasının yaşanmaması için olduğunu da anlar gibiydim.


    Çünkü komşu devlet Suriye sınırlarının geçilip, başlatılan harekatın dünya devletlerinin büyük bölümünce eleştirildiği ve başta,  ‘Bir birleri ile savaşsınlar, ben silah satıp, seyirci olacağım’ diyen ABD’nin yen yaptırımları ile karşılandığı şu günlerde kardeş denen Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı vakıasının sanki kardeş denenlerin bile, ‘Su değil, klan akıyor’ diye baktığı hareketi zedeleyecek 2 nci bir vakıanın yaşanmasının engellendiğini bu ziyarette yapılan açıklamalarda anlıyor gibiyim..


    Neyse ben burayı çok uzatmadan diğer bir savaşa, pardon operasyona yok canım harekete konuyu getirmek istemekteyim.


    Çünkü Azerbaycan’ın da dünyaya açılan kapısı konumunda olan ülkemin Kafkaslara açılan kenti Ardahan’ın da Suriye’ye yönelik yapılan hareket gibi birileri tarafından anlaşılmadığı ve diğer illerin adı ile gölgelenmek istendiğini görmeye, izlemeye devam ediyoruz.


    Ülkede 81 Vilayetin olduğunu ve bu kentlerin birinin de Ardahan olduğunu anlatmaya çalıştığımız şu günlerde Ardahan’ın adını öne çıkarma çabalarımızı yok sayma, gölgeleme isteyen çetenin başını çekenlerin ülkeme karşı bir araya gelen BM ve Arap Birliği gibi KAI, KASIAD adı altında bir araya gelip, başta İstanbul metropolünde olmak üzere ülke genelinde kurdukları diaspora yine poz vermiş.


    Bir önceki yazımda adlarını NAL TOPLAYANLAR koyduğu bu diasporanın bana özel art niyetli çaba ve çamurlarının aslında Ardahan’a ve Ardahan adına zarar verdiğini anlamayanların da iki arada bir derede kalırlarken benim gibi net tavırlarını ortaya koymamaları dolaysıyla Ardahan adı düşmanlarının ömrünü uzatmakta..


    Ve dün Ardahan’ın yeniden vilayet olmasını bir türlü içine sindiremeyen 3. Lige çıkmasını engelleyen, Ardahan’ın 9 köyünü olduğu gibi gölünü çalmak isteyen, Kars-Tiflis-Bakü Demir yolunun güzergahını değiştiren bir kentin gölgesinde kurtarmaya çalıştığımız Ardahan adını öne çıkardığımız son yıllarda Ardahan ile birlikte vilayet olan kentin havalana bile sahip olduğunu bile görmek istemezlerken KAI; KASİAD saçmalıkları bizim yaptıklarımız örnek alıp, arkamızda nal toplamaya çalıştıklarını görürken Başkan Erdoğan’ın çaba ve çalışmalarını anlayan ve onu hala Başkan olarak orada tutan toplumun bunlara da ders vermesini bekliyoruz.


    Evet bir kez daha yayınlayarak anlamayanların anlamasını sağlamaya çalıştığımız nir önceki yazımız aynen şöyle;



     


    *Ardahan Günlerinden Sonra Nal Toplayanlar..


    Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanının ‘Akan su değil kandır’ diyerek, karşı çıktığı ülkenin diğer sınırında ki gelişmeleri izlediğimiz şu günlerde Kafkaslara açılan diğer bir sınırımız da bulunan kent için verilen mücadeleyi anlamayan nal toplayıcıların bugünlerde yine nal toplamaya çıktıklarını görüp, öğreniyorum.


    Hayırlı olsun dediğim ve yaptıklarımızla örnek olmanın haklı gururunu yaşadığım şu günlerde Kocaeli ve Maltepe -‘de birilerinin bizim yaptıklarımızı kopyalayıp, sözde iş yapmaya çalışanları da kutlarım.


    Ama başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde bir kenti tanıtma mücadelesi vermeye çalıştığımız şu günlerde tarafımızca bu yönde ortaya konan çabaları anlamayıp, engellemek, gölgelemek için çabalayanların bir araya gelip, topladıkları nalların sayısını saymaya kalkarsak ülkenin en büyük metropolü  İstanbul’dan ülkenin diğer sınırında bulunan Ardahan’a yeni bir yol çizilir..


    Başta KAI, KAISİAD saçmalıklarının yanı sıra bizi anlamayıp, bize yönelik özel kıskançlıklarından kurtulamayanların bir kentin geleceği için ortaya konan çabaları anlamayanların kurduğu koalisyon ekibi ile gölgelenmek istenen bir kenti tanıtma, anlatma çabası içinde bulunan bizlerin son 4,5 yıldır ortaya koyduğu çaba ve çalışmalar karşısında yeni bir fikir, öneri ya da etkinlik düşünemeyenlerin yaptıklarımızı, ortaya koyduklarımızı, geride bıraktıklarımızı kopyalayıp, aynısını yapmaya çalışanların nal toplayan jokeyler gibi bir duruma düştüğü şu günlerde yaptıklarımızı kopyalamaları da güzel bir şey..


    Evet son olarak ülkenin ve Avrupa’nın en yüksek gökdelenin de düzenlediğimiz ve üniversite öğrencilerine burs katkısı sağlamaya çalıştığımız geceden hemen sonra 20 milyonluk kentte, İstanbul’da adını her tarafa yazdırdığımız ve diğer 80 vilayet gibi tek başına bir vilayet olduğunu, valisi, kaymakamları, belediye başkanları, ilçeleri, köyleri olduğunun anlatmanın yanı sıra 3 gümrük kapısına sahip, iki ülkeye komşu, balı, sütü, et, petrol ve doğal gaz boru hatları ile bu ülkenin stratejik kentlerinden biri olduğunu anlatmaya çalışırken bizim yaptıklarımızı bizi kopyalayıp, yapmaya çalışanların nal toplamaktan öte bir şey yapmadıkları da bir gerçektir.


    Olsun hiç yoktan en azından örnek olduğumuz, teşvik ettiğimiz bunlarda iyidir diyerek diyeceğimiz tek şey var oda; daha dün olmaz, yapamaz denenleri olduran, yapan bir ekibin başında olan biri olarak yaptıklarımız ardından bizleri örnek alıp, nal toplasalar da iyi toplamalar derim..



    KAI’NİN BURS ADI ALTINDA TOPLADIĞI


     


    PARALAR KİMLERE GİDİYOR?.


    *ARŞİV HABER 19/12/2015 Tarihli Haber


    Ardahanlıların Ardahan adını kullanmaktan öte Ardahan’a yönelik hiç bir şey yapmadığından yakındığı KAI’lerden olan Kars-Ardahan-Iğdır Vakfı yine burs adı altında para topladı.


    Başkan ve yönetiminin Ardahan’ın kaç köyünün olduğunu bile bilmediği ve Ardahan’a yönelik ciddi bir katkısı olmamasına karşın Ardahan adını kullanıp, burs parası adı alında topladığı paraları kime nasıl, hangi yöntemler ile dağıttığı bir sır gibi saklanırken, bu öğrencilerin kim, kaçının Ardahanlı olduğu da bilinmiyor.


    23 Yıl önce kurulmasına karşın İstanbul’un lüks otellerinde düzenlediği geceler ile başta Ardahanlı işadamları olmak üzere Karslı, Iğdırlı iş adamlarından toplanan paraların nereye gittiği bilinmezken bu paraların büyük bölümünün vakfın müdürü, çalışanlarına maaş diye ödendiği de iddia edilmektedir.


    KAI Vakfı’nın bu konuda ne diyeceği ve bugüne kadar kime, hangi öğrencilere ad ad olarak ne kadar burs verdiğini açıklamasını bekleyen iş adamları burs adı altında toplanan bu paraların verildiği ileri sürülen öğrencileri kendilerinin bile tanımadığını da ileri sürmeleri dikkatlerden kaçmıyor.


     


    **ARDAHAN FEDERASYONU: ARDAHANLI İŞ ADAMLARI FEDERASYONLARINA, DERNEKLERİNE SAHİP ÇIKSIN, KENDİ TANIDIĞI ÖĞRENCİLERE BURS VERSİNLER..


     


    Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz internetteki logoları bile Kars olarak adlandırılan KAI’ler adı altında Ardahan ve Ardahanlıların sömürüldüğünü üzülerek yakından takip etmeye devam ediyoruz. Ardahan’a beş kuru faydası olmayan bu tür kurumların Ardahan adını kullanmasınıda şiddetle kınıyoruz. Ve burada bir kez daha diyoruz ki; Ardahanlı idareciler, siyasiler, iş adamları, Ardahanlılar öneclikle kendi memleketleri olan Ardahan’ın derneklerine, vakıflarına, federasyonlarına önem versinler. Ardahan’a beş kuruş faydası olmayan, kime ne bursu verdikleri doğru dürüst bilinmeyen KAI denen Ardahan adını sömürenleri çok seviyorduk o zaman niye ayrıldık, tek başımıza vilayet olduk. Kaldı ki bu KAI denen oluşumlarda Ardahanla birlikte vilayet olan Iğdırlılar yok denecek kadar azdır. Ardahanlının maraba olarak kullanıldığı ama siyasete, ticaretten, tanıtımda gölgelendiği KAI’lere gitmek, onları desteklemektense gelin siz önce Ardahan’a sahip çıkın, Ardahanlı yakından tanıdğınız akraba, köylülerinizin çocuklarına burs verin. Lüks otelse biz onuda sağlar, o toplantıların alasını yaparız’ diyerek sözlerine şöyle devam etti; ‘Ardahanlıların KAI denen sözde Ardahan sevdalılarından uzak durmasını ve Adahan ülkemin serhat kenti, 75. vilayeti, ülkemin Kafkaslara açılan kapısı, Doğunun Karadenize açılan kilidi, stratejik bir kenttin insanları olarak önce kendi aralarında birliği oluşturmalıdırlar.’ dedi.



    İYİ Parti ve Saadet’e Selam,


     


    Ya Oyları İstenen HDP’ye?!


    *Ariv haber 11/02/109 Tarihli Haber


    HDP Aday Çıkarıp, Çıkarmayacağını Demezken..


    CHP’li İl Başkanı ile Ardahan Adaylarının da katıldığı toplantı da yurt genelinde Belediye Başkan Adayı olarak gösterdiği Belediye Başkan Adaylarını tanıtma toplantısında bir konuşma yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, başını CHP’nin çektiği Millet ittifakına Ardahan’da uymayıp, Belediye Başkan Adayları çıkaran İYİ Parti ve Saadet Partisine selam gönderirken başta Ardahan ve İstanbul gibi illerde aday çıkarmayan HDP’yi ağzına almadı.


    Ardahan’da HDP İl Başkanı ile CHP Ardahan Adayı arasında yapıldığı ileri sürülen gizli pazarlıkla hala aday çıkaramayan HDP’yi yok sayan Kılıçdaroğlu’nun, Ankara’da ki Aday Tanıtım Toplantısında  yaptığı konuşması ve 12 Maddelik seçim bildirgesi şöyle;


    CHP, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere ilişkin 12 maddelik seçim bildirgesini açıkladı. Toplantıda, belediye başkan adayları da tanıtıldı.


    Bu toplantıdan sonra herkes alana çıkacak. Asla ve asla kırıcı bir kullanmadan, herkesi dinleyerek ve onun sorunlarına nasıl çözüm üreteceğimiz anlatarak ülke sathına yayılacağız. İYİ Parti ile işbirliği yaptık, Sayın Akşener’e ve tüm İYİ Partililere sevgilerimizi ve saygılarımızı gönderiyoruz. Saadet Partisi ile dirsek teması yaptık, bütün Saadet Partililere sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum.


    Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Herhangi bir soruna çözüm bulmak istiyorlarsa CHP’nin kadrolarına başvuracaklar. Bugüne kadar bu kararlılıkta, bu inançla çözüm üreterek yolumuza devam ettik. Sorunu çözmek için sağlıklı planlamalar yapmanız gerekiyor.



    12 MADDELİK SEÇİM BİLDİRGESİ


    1- Hoşgörülü ve saygılı kentler: Kimsenin kimliğine, inancına bakmadan eşit davranacağız. Belediye başkanlarımız toplumun bütün değerlerine saygılı olacak. Hiçbir ayrımcılık yapmayacak.


    2- Hakça paylaşan kentler: Rant bütün kentlerde vardır. Rantı hakça bölüştüğünüz zaman hiçbir sorun yoktur. Biz rantın hakça bölüşülmesini istiyoruz.


    3- Hesap veren ve şeffaf yönetilen kentler: Biz halktan vergi topluyoruz, harcadığımız her kuruşun hesabını vermek namus borcumuzdur.


    4- Yoksulluğu yenen kentler: Asgari ücret alan işçi kardeşlerime sesleniyorum. 1 Ocak 2019’dan itibaren asgari ücret 2 bin 200 liradır. Sen 2 bin 200 lira almak istiyorsan, oyunu CHP’ye vereceksin. Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek, açlığı yok edeceğiz.


    5- Üreten ve istihdam yaratan kentler: Bir kent her alanda üretmeli. Büyükşehirler kırsalla işbirliği yapmalı. Kenti ağaçlarla, çiçeklerle donatmak için ithal mi etmek lazım?


    6- Yenilikçi ve akıllı kentler: İstanbullular Kadıköy’de, Beşiktaş’ta, Bakırköy’de, Sarıyer’de yaşamak isterim diyor. Buralarda insan sevgisi var.


    7- Ulaşım sorunu: Bütün İstanbul’u yaşanabilir kent haline getireceğiz. Ulaşım ve altyapı sorunlarını çözeceğiz.


    8- Nefes alan kentler: Beton ormanına dönüştü kentler. Bizim dışımızdaki canlılar da yok olmaya başladı.


    9- Sosyal adaleti sağlayan kentler: Engelliler, yaşlılar için pozitif ayrımcılık yapacağız.


    10- Kültür ve sanatı geliştiren kentler: Kentin bir kültürü vardır, sanatı vardır, sporu vardır yaşayacaksınız.


    11- Doğa dostu kentler: Bizim dışımızdaki bütün canlıları korayacağız, onları besleyeceğiz. 


    12- Mutlu şehirler: Tüm yurttaşlarımızla mutlu yaşamak istiyoruz, bu sözümüzün arkasında duracağız.”



    **Doğulular, Kürtler ve Suriyeliler..


    12 Maddelik seçim bildirgesiyle, 11 Maddelik seçim bildirgesi yayınlayan Cumhur İttifak’na cevap veren Millet İttifakının baş aktörü CHP’nin de sık sık dile getirdiği ve ülkelerine gönderilmesi gerektiğine dikkat çektiği Suriyeliler yine olay oldu.


    Tam da benim CHP’nin İBB Adayı Ekrem İmamoğlu ile görüşüp, 98. Yıl Dönümünü kutlayacağımız Ardahan’ın gecesine davet edip, döndüğüm Esenyurt’ta..


    Gece saatleriydi.. Gelen görüntülü haber ile Suriyeliler ile Esenyurrtluların karşı karşıya geldiğini ve olayın çok büyük olduğunu bana anlatan habere bakıp, izlerken aklıma Ay Çiçekleri ile süslü Esenyurt dönemleri geldi.


    Çünkü, başta 12 Eylül Cuntasını yaptıktan sonra kışın ortasında Ardahan’a gelip, düzenlediği miting’te üşüyüp, ‘Ya kardeşim burada yaşanır mı?’ dedikten hemen sonra Doğu’da yaşanamayacağına karar kılan ve hala devam eden göç olgusunu başlatıp, İstanbul’a gelip, Ay Çiçekli Esenyurt’u gece kondu kültürü ile adeta işgal eden biz doğuluların sonra da Kürt olarak dışlanmalarını hatırlıyordum..


    Yani dün Doğu’dan gelip, Kürt olarak dışlanan bizlerin durumunu ortaya koyan aynı durum bu kez Suriyelilere yaşatılıyordu..


    Evet, bugün sayıları 4 milyonu bulduğu ve seçimlerde oy kullandırılacağı iddia edilen Suriyeliler ile bazı Esenyurtluların kavgasını büyütüp, proveke etmek isteyenler dün de biz doğululara, Kürt diye dışlayanlar bu kez de Suriyelilere karşı ortaya koydukları oyunu sergili yordular..


    Ve dün doğulu ardından Kürt dediklerinin düğünlerini mana edip, kavgalar çıkaranların da aslında birer Suriyeli olduklarını unutuyordular..


    Çünkü dün Doğulu ardından Kürtler diyerek insnları dışlayanların kendileri de Esenyurt başta olmak üzere İstanbul’u göç adı altında işgal edip, talan ettiklerini ama adına da ‘Ya kardeşim ne alaka bizim ülke değil mi?’ diyerek gecekondu adı altında yaptıklarının üstünü kapatıyordurlar.


    Kısacası ‘Yapmayın’ beyler deyip, dönen dünyanın üzerinde hep hareket halinde bulunan insanların doğuştan bu yana göç olgusu ile dün Doğulu, Kürt bugün Suriyeli olarak, dolaşıp döndüğünü ve kendisine yurt aradığını unutmayın lütfen.


    Ve yaşanan onca olay ve gelişme ardından adeta birer göçmen kuşu olan insanları Doğulu, Kürt yada Suriyeli, olarak bölmeye, proveke yoluyla terörize edip dışlamayın ve onlarla yaşamayı öğrenin.. Öğrenin ki birlikte yaşamanın kültür olduğunu, geleneklerin, göreneklerin renk olduğunu anlayın..


    Şahsen benim insan olarak gördüğüm hatta canlı olarak his ettiğim herkesin dünyası olan bu dünyada çatışmadan, kavgadan bir hayrı gelmeyeceğinin hepimiz anlarsak, insanların olduğu gibi bu kışta aç kalıp, cadde ve sokakları dolduran köpekler başta olmak üzere tüm canlıların, kavimlerin dünyası olduğunu anlarız durmadan dönüp, aynı yere gelen şu fani dünyada..

  • Cumhuriyet 96 Yaşında.. Ardahan ve İlçelerinde de Kutlandı..

    Ardahan Mustafa Masatlı’nın tebrikleri kabulünün ardından Kongre Caddesinde düzenlenen tören programına geçildi. Burada ki programda Vali Mustafa Masatlı, Garnizon Komutanı Albay Tahir Savran ve Belediye Başkanı Faruk Demir, halkın, askerlerin ve öğrencilerin bayramını kutladı.



    Vali Mustafa Masatlı günün önemine ilişkin yaptığı konuşmada, Cumhuriyeti anlayabilmek için, gerçekleştirilen köklü değişikliklerin, gelişimlerin ve yeniliklerin bilinmesi ve iyi özümsenmesi gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi:


    “Bugün 29 Ekim, Cumhuriyetimizin 96. yılında her şeyden önce, onun kurucusu büyük devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve arkadaşlarını şükranla anıyorum. Bu noktada konuşmama özetle, Cumhuriyeti iyi anlamamız ve algılamamız için cumhuriyet öncesi genel durumla başlamak istiyorum. Tarihin en güçlü ve uzun ömürlü imparatorluklarından biri olan Osmanlı İmparatorluğu, 19. yüzyıl sonlarına doğru  bilim, teknik, sanayi ve ticaretteki gelişmelere ayak uyduramamış, içte ve dışta isyanlar ve savaşlarla baş edemez duruma gelmişti. Osmanlı imparatorluğu, 1. Dünya Savaşı’nda müttefikleri ile beraber yenik düşmüştü. Böylece son vatan parçası olan Anadolu’da Sevr Antlaşması’yla yüzyıllarca hükmettiğimiz bir avuç insan topluluğu ile batılı devletler arasında dağıtılmış, Aziz Milletimiz zulüm ve katliamlar içerisine atılmış, ordularımız dağıtılmış, silahlarımız elimizden alınmıştı.  Millet yokluk ve sefalet içerisindeydi. Devlet içinde milli olmayan güç odakları türemişti. Tüm bu olumsuz şartlar içerisinde, vefakar ve cefakar Türk Milletine kayıtsız ve şartsız bir şekilde güvenen Mustafa Kemal Atatürk, “Tam Bağımsız ve Yeni Bir Türk Devleti” kurmak için Anadolu’ya çıkmıştı. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basan Mustafa Kemal, buradan Amasya’ya oradan da Erzurum ve Sivas’a geçmişti. “Vatanın Bütünlüğü ve Milletin Bağımsızlığının Korunmasına Dair Kararlar” alınmış ve milli mücadele meşalesi yakılmıştı. Bu mücadele sürecinde aynı zamanda, Ankara’da TBMM Hükümeti adıyla yeni bir yönetim kurulmuştu. Milli Mücadele, bu hükümet tarafından yönlendiriliyor ve idare ediliyordu. Büyük mücadele ve fedakarlıkların ardından düşmanlar yurdumuzdan atılmıştı. Bu mücadeleyi kazanan ve fiilen var olan, ulusal egemenliğe dayalı yönetim biçimimize bir isim verme zamanı da gelmişti. İşte 29 Ekim 1923 tarihinde, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, önceden hazırlattığı, devletin yönetim biçiminin Cumhuriyet olduğunu ifade eden, anayasa hükmü, TBMM’de oy birliği ve coşkuyla kabul edildi.


    Çok değerli vatandaşlarımız, Sevgili Gençler ve Çocuklar; Cumhuriyet, halkın egemenliğinin esas olduğu bir yönetim biçimidir. Cumhuriyet’te devlet tam anlamıyla halkın devleti kimliğini kazanır ve milletin kendi kaderine ve ülkenin kaderine el koymasını simgeler. Cumhuriyet, aynı zamanda, akıl ve bilimi esas alan, toplum ihtiyaçlarını en üst seviyede karşılamayı amaç edinen, kişi hak ve özgürlüklerinin güvence altına alındığı bir yönetim biçimidir.


    Türkiye Cumhuriyeti, üniter bir devlettir. Cumhuriyetimiz kuvvetler ayrımına dayanan yasama, yürütme ve yargı gücünden oluşmaktadır. Bu üç kuvvet, devletin üstün gücünü kullanır. Anayasamızın ikinci maddesi, Cumhuriyetimizin temel niteliklerini şöyle ifade etmektedir.  ‘Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir’ demektedir. Cumhuriyeti anlayabilmek için, gerçekleştirilen köklü değişikliklerin, gelişimlerin ve yeniliklerin bilinmesi ve iyi özümsenmesi gerekir. Bu gelişme ve değişiklikleri de siyasal, sosyal ve ekonomik gelişme ve değişimler şeklinde ifade edebiliriz. Hiçbir millet geçmişte yaşayamaz. Milletler bugünü yaşar ve yarın için hazırlanırlar. Ancak unutulmaması gerekir ki, birikimlerimiz bizi geleceğe taşır. Bu itibarla geleceği düşünürken geçmişle de muhasebe yapmak gerekir. İşte bu bağlamda, cumhuriyetimizin geçmiş 96 yılına bakarken, işe bir tarih muhasebesi ile bakmakta yarar vardır. 2000’li yıllarda öncelikle şanlı bir milletin bireyleri olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Bugün bizi yeniden, bölgemizin en güçlü devleti haline getiren Cumhuriyet olmuştur. Başta büyük devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyetimizi kuran kuşak, bilimde ve teknolojide geri kalmanın ne gibi olumsuzluklara neden olduğunu görerek, bir medeniyetçilik mücadelesi başlatmıştır. Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma hedefinde ifadesini bulan bu hedefle ilgili mücadeleyi bugün de aynı hızla sürdürmekteyiz. Türkiye, geçen 96 yılda, dünyanın ve etrafının fevkalade karışık şartlarına rağmen, yaşamayı ve güçlü olabilmeyi sürdürebilmiştir. Barış’ın temelinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh cihanda sulh” sözü ile dile gelen barışçı politikamız kadar caydırıcı bir savunma gücüne sahip olmamız da yatmaktadır. Cumhuriyetin önemli başarılarından biri de eğitimde olmuştur. 1927’de nüfusumuzun %11’i okuma-yazma bilirken, bugün bu oran %100’e yaklaşmıştır.  Yine, Sağlıkta dönüşüm projesi ile yeni bir sağlık sistemi oluşturulmuş, modern bir iletişim ağı kurulmuş, dev barajlar ve santraller inşa edilmiş, otoyollar, köprüler, tüneller, havalimanları ve diğer altyapı şebekleri kurulmuş, sanayi malı üretim tarzına geçilmiş, gayri safi milli hasıla da önemli artışlar olmuş, tarımda modernizasyon tesis edilmiş, üniversitelerimiz dünya çapında projeler üretebilecek seviyeye gelmiş, hiçbir insanımızın açta ve açıkta kalmaması için pek çok ülkenin örnek aldığı bir sosyal güvenlik sistemi kurulmuş, Türkiye, savaş araçları dahil her türlü ürünü ihraç eder hale gelmiş, çağdaş bilim ve teknoloji alanında önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti yaşanan bölgesel ve küresel ekonomik krizlere ve savaşlara rağmen dünyanın 17’nci büyük ekonomisidir. Cumhuriyetimizin 100. yılında ülkemizin hedefi 750 milyar dolar milli gelir, 500 milyar dolar dış ticaret, 25 bin dolar kişi başına düşen gelirdir. Bu hedeflere ulaşmak için milletçe el ele verip, daha çok çalışıp, gelecek nesillere güçlü bir Türkiye bırakmalıyız. Türkiye Cumhuriyeti, aynı zamanda küreselleşme çağında dünya ile işbirliği içerisindedir. 


    Değerli Ardahanlılar; Sevgili Gençler ve Çocuklar;


    Son yıllarda içte ve dışta huzurumuzu bozan, güvenliğimizi tehdit eden, devletimizi yıkmaya çalışan, milli iradeyi akamete uğratmak isteyen ne oldukları belirsiz bazı kişi, örgüt ve devletler türemiştir. Ama bu millet yönetimde ve bölgesinde söz sahibi olduğunu, Cumhuriyete sahip çıktığını yıllarca vermiş olduğu Terör Mücadelesinde, 15 Temmuz Gecesinde, Güney sınırımızda kurulmak istenen terör devletine karşı yapılan Barış Pınarı Harekatımızda tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir.



    Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un; “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez” dizelerini hatırlatmak isterim. Şu iyi bilinmelidir ki, bu aziz vatanın her karış toprağı şehit kanıyla sulanmıştır. Hiç bir zaman ve şartta bu Bayrak inmeyecek, bu vatan bölünmeyecektir. Netice itibariyle bu aydınlık yolda, 784 bin kilometrekare alan içerisinde yaşayan ve bu cennet vatanın kurulmasında ve savunulmasında, hiçbir ayrım gözetmeksizin şehitler vermiş ve vermeye devam eden Kahraman Türk Milleti, her zaman olduğu gibi bu günde en az Milli Kurtuluş Savaşının kazanıldığı günlerde ki milli birlik ve beraberliğe muhtaçtır. Bu duygular içerisinde, sözlerime son verirken, Cumhuriyet Bayramınızı tekrar kutluyor, hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.”


    Vali Mustafa Masatlı’nın konuşmasının ardından şiirler okundu, halk oyunları gösterileri sunuldu. Çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerin de verildiği kutlama programı, öğrenciler ve askerlerin geçidiyle sona erdi.


    Vali, tören programına katılan gazileri, vatandaşları ve çocuklarla hatıra fotoğrafı da çektirdi.


    KABUL PROGRAMI


    Cumhuriyet Bayramının 96’ncı yıldönümü dolayısıyla akşam tüm toplum kesimlerinin katılımı ile kabul programı düzenlendi. Vali Mustafa Masatlı ve eşi Esra Masatlı Hanımefendi, kabul programına katılan davetlilerle sohbet ederek, bayramlarını tebrik etti. Kabul programında Cumhuriyetin 96. yaş günü anısına pasta kesildi. 


    SINIR'DA CUMHURİYET!


    SINIR’DA CUMHURİYET!


    Tüm yurtta olduğu gibi Ardahan ve İlçelerinde de kutlanmaya başlanan Cumhuriyet’in 96. yıl dönümü Ardahan’ın sınır ilçesi Posof İlçesinde Atatürk büstüne çelenklerin konulması ile başladı.


    29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI KUTLAMALARI


    POSOF’TA  ÇELENK KOYMA TÖRENİ İLE BAŞLADI


    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 96. yıl dönümü kutlamaları kapsamında ilk resmî tören Posof Kaymakamı Murat Mete’nin Atatürk Anıtı’na çelenk koymasıyla başladı.


    Hükümet Konağı bahçesindeki törende Posof Kaymakamlığı çelenginin ardından İlçe Garnizon Komutanı Üsteğmen Uğurcan Baycan ve Belediye Başkanı Cahit Ulgar çelenklerini bıraktı.


    Saygı duruşu, İstiklal Marşı’ nın okunması ve şanlı bayrağımızın göndere çekilmesiyle ilk resmî tören sona erdi.


    Cumhuriyet  Kutlanıyor..


    ARDAFED ÇELENK YAPTIRIDI..


    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yoluna devam eden ve 3 Kasım’da Almanya’da Ardahanlıları bir araya getrirecek olan toplantıya imza atmaya hazırlanan, 1 Aralık’ta İstanbul’u Ardahanlılara tanıtma gezisi düzenleyecek olan  Ardahan Ardahan Dernekler Federasyonu resmi törenlerde de yer almak için çelenk yaptırdı.



    ARDAFED KADIN KOMİSYONU TOPLANDI..


    1 Aralık’ta İstanbul’u Ardahnalılara tanıtma gezisi düzenleyecek olan Ardahan Dernekler Federasyonu Kadın Komisyonu bu yönde yapılacaklar için bir araya geldiler.


    İstambul Şişli’de bulunan ARDAFED Genel Merkezinde bir araya gelen Ardahan Dernekler Federasyonu Kadın Komisyonu şu kararları aldı.


    Gerçekleşen toplantımızda; 

     

    Öğrencilere burs desteği projemizin devamının sağlanması, 


    29 Ekim 2019 Atatürk Büstüne ARDA-FED ve Kadınlar Komisyonu olarak çelenk bırakılması , 


    1 Aralık 2019 Tarihinde gerçekleşecek istanbul  gezisi etkinliğimizde görev alacakların ve araç kalkış detaylarının belirlenmesi , 


    Kasım ve Aralık ayında gerçekleştireceğimiz diğer  etkinliklerin tarihlerinin  belirlenmesi kararları alınmıştır. 


    Gerekli duyurular yapılmaya devam edecektir . 


    Dayanışma dolu günler 



    Cumhuriyet Bayramı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet yönetimi ilan etmesi anısına her yıl 29 Ekim günü Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs’ta kutlanan bir millî bayramdır. Cumhuriyet Bayramı’nın kutlandığı ülkelerde 28 Ekim öğleden sonra ve 29 Ekim tam gün olmak üzere bir buçuk gün resmî tatildir.



    Coco Görevden Alınmış..


    Memleket günlerdir Arabistan Konsolosluğunda öldürüldüğü ileri sürülen gazeteciyi ne sağ nede cesedi ile bulmamışken şimdide Coco’nun görevden alındığı haberi ile çalkalanıyor.


    Yani parasızlık yüzünden zor günler yaşayan Ardahan’ın Bölgesel Amatör Lig de mücadele veren Serhat Ardahan Spor gibi maddi sıkıntılarını aşamayıp, ligde çekilen Ağrı Spor gibi onca önemsiz işler varken gerçek gündemi unutturan sanal gündemlerle çalkalanmaya devam ediyoruz.


    MHP’nin AK Parti ile yerelde ittifak yapmayacağı, CHP’nin HDP’ye açıktan ziyade arkadan dolanarak yaklaşmaya çalıştığı bir seçimin yaklaştığı günlerde hangi kanalı açsanız öldürüldü denilip, cesedi ortaya çıkarılamayan Arap gazeteci ile ilgili haber ve yorumların, donarak şehit olup ölen askerlerden haberlerinden daha çok tartışıldığı ülkemde Coco görevden alınmış.


    Tam bir deprem (!)


    Yani yaşanan ekonomik krizi %10 indirim yaptırarak bitiren (!) bir anlayışın arayıp bulamadığı bu tür haberlerin asıl amacının bu ülkede ki insan haklarının son durumunu unutturmak, yaşanan onca olumsuzluğu gözden ırak tutmak için en güzel fırsat olarak kullananların Coco’nun görevden alınmasını 8 sütun, son dakika, flaş haberlerle verdirmeyi de ihmal etmezler..


    Çünkü ellerinde tuttukları havuz medyasının bu tür işlerde imdat elçeği olduğunu iyi biliyorlar…


    Peki, gelelim görevden alındığı flaş haberle verip, asıl gündemi unutturanlar Cocoların ne kadar para, hem de ayakkabı kutucukları ile pardon naylon sarılı dolar banknotları ile aldıklarını da haber yaptırıyorlar mı?



    Başta Şenol Güneş olmak üzere birçoğunun dolar, euro ile milyarcıkları götürdüğünü bilmeyen taraftara ne demek gerek?..


    Onlar Coco’nun istifası ile OLEYY derken aslında ceplerin olmayan dolarcıkların Cocoların cebine aktığından bi haber havaya zıplarlar.


    Ve kendilerini yakından hem de çok yakından ilgilendiren onca hatta yüzlerce bilemediniz binlerce sorunu, konuyu görmez olurlar.


    Yani, ‘Fenerbahçe, sözleşmesi feshedilen Phillip Cocu’ya, 1 yıllık alacağı olan 2,5 milyon euro tazminat ödeyecek.’ Haberlerini bile es geçip, Suriyelilerde daha az maaş aldıklarını hatırlamazlar bile.


    Çünkü onca sorunu gündeme taşıyan ciddi gazeteleri almaktansa toplu taşımaya ödemekten zorlandıkları paralarla aldıkları spor gazetelerinde ki boy boy Cocolu fotoğraflara, haberler ağızlarında ki sakızla yorum yaparlar..

  • ARDAHAN 1. AMATÖR LİGİNİN 2. HAFTASI..

    ARI BAL VEREMİYOR..


    Başlatılan Altın kampanyasında son durmun, toplanan altın sayısının ne olduğu merak edilen Ardahan’ı BAL liginde temsil eden Hoçvan Spor’un deplasmanda Salarspor’a 4-0 yenildiği hafta sonu karşılşamlarında karşı karşıya gelen Ardahan 1. Amatör Ligi takımları toplam 20 gol ile haftayı kapattılar.


    Ardahan Spor ile 23 Şubat Spor’un bu yılda katılmadığı Ardahan 1. Amatör Liginin iddialı taımlarından olan Arıspor lige kötü başlayan takımların başını çekti.


    Geçtiğimiz yılda bekleneni veremeyen Arıspor haftanın ilk maçında güçlü ve kendisi kadar iddialı takım olan Bağdeşen (Kinzodamal) Spor ile 1-1 kalırken aynı Arıspor Ardahan 1. Amatör Liginin 2. haftasında evinde Sulakyurt Spor (Sarzep) Spor’a 1-0 yenildi.



    KIRMIZI OROSPU..


     


    Yazıma başlamadan önce göz gezdirdiğim bir yazıda Hz. Mevlananın sözü olan; ‘Eğer sizi üzen kişilere hala selam verebiliyorsanız, bu vicdanınızın sadakasıdır’ sözünü hatırlatmalıyım..


    Çünkü daha başlamadığım yeni yazıma başlamak üzereyken beni frenleyen bu sözün özünde yatanın, ‘Bunalımınız gittikçe dibe vurduğunda kitabı tekrar okursanız daha iyi anlıyorsunuz. Her okuduğunuz da büyüyor... Gözlerime bak, düşüyorum..’ dizeleriyle yayınlanmış kitabı elime niye bir daha aldım bilmiyorum..


    Halbuki; ‘Mit’in gizli tarihi’ adlı kitabı bitirmek üzereydim ..

    Aslında, ‘Orospu kırmızı’ adlı o kitabı elime üçüncü alışımdı..

    Hitlerin Almanya’sından tutun, İstanbul’un Lale devrindeki savaş anlarında meyhanelerde kadınlık adı altında zevki sefa yapanları anlatan bu kitabı niye bir daha elime almış ve  niye gözden geçirmiştim, bilmem ama kitabın kapağına baktığınızda bir kez daha okuyasınız geliyor..

    Çünkü kapağı hazırlayan grafikçinin o kitabı çok iyi okuduğunu belki de aynı duyguları, yaşadığı anları yani ‘Orospu kırmızı’ adlı kitapta yaşananları o da yaşamıştı sanki..

    Umay Umay’ın ele aldığı ve bu gün tükenen kitabının arka kapağında, ‘Yanlış bu sözcükler. Yanlış bu dokunuşlar. Yanlış bir anlaşılma isteği. Bütün gün boğazıma çıkıp inen sözcükler…


    Her şey mide bulandırıcı. Bir sokaktan kendiminkine nasıl geçmeliyim. Sınırlarım böyle yitirilmişken, nasıl geçmeliyim… Hangi yanlışın gururuna girmeliyim…… Sözcükler… Bunu mutlaka okumalısın!… Aşk soluyor ve bu kaşıntı hissi topuklarıma yayılıyor. Eteklerime bahçemdeki kurumuş gül yapraklarını dolduran bu açlığı anlatamamak endişesiyle daktiloya daha hızlı vuruyorum… Bu kimin intikamı.. Hadi uyuyalım… Ben çocuk ve aşıktım anne. Kendimi karanlıktan düştüm… 


    Umay Umay kaldığı yerden devam ediyor; Kırmızı.. Sana sadece kırmızı demeliyim. Ben başaramıyorum kırmızı.. Hatırlamak dışında bir mucizem yok… Kırmızı… Bir türlü tamamlanmayan hikayesiyle orospu kırmızı..‘ sözcükleri aslında yası ve de bir çocuk kitabı yapımıyla ele alınan kitabın içeriğini anlatıyordu..

    Ne demek gerek bilmiyorum, ama tükenmiş olan bir kitaptan bahsederken kimi ve neyi anlatmak istediğimi de ben bile anlamadım, orospucukların anlatılamadığı bir toplumun ve de ‘Mahalle baskısı’ denen dar çerçeveli alanda yaşamanın zorlukları içinde bulunurken ..

    Aslında gerçek adı, ‘Orospu Kırmızı’ olan ama benim sizin bu yazıyı okumanız için ters çevirdiğim başlığa bakınca orospu kelimesini bile içine sindirenlerin ve ‘bunu çeşitli adlar altında gizleyenlerin alenen, açıkça anlatılması gerekmez mi?’ diye düşünmüyor değilim, bildiğim orospuluğun sözlük anlamını araştırmaya gerek duymadan..


    Ha unutmadan ve sizin bana, ‘Kim bu orospu?’ diye sormadan o kitabı bana bir kaç kez okutan ve o kitabı okuduktan sonra kendimin 2008 yılında yazdığım, yayınladığım bu yazıyı da üçüncü kezdir bulup, okuduğumu ve gerek yazıdaki hataları gerekse kendi yaşadıklarımda ki hatalarımı (!) da bularak, ‘Orospu Kırmızı’ adlı kitabın başlığını, ‘Kırmızı orospu‘ olarak değiştirdiğimi de belirtirken ortalıkta insan diye gezenlerin aslında orospu olanların saten bir bez özelliği ile hala sahada gezip, tozduğunu da ve benim bunları sıkça gördüğümden olsa gerek…


    Evet, ‘Anlayamadım, daha da aç konuyu..’ diyecek olanlara da diyeceğim şey ‘arkası yarın’ dizilerini hatırlayın da, ‘kim bu orospular? diye düşünürken bu konuda yeni yazılarımı takip etmeyi unutmayın..


    ARDAFED ARDAHAN'LILARI BULUŞTURACAK!


    ARDAFED ARDAHAN’LILARI


    BULUŞTURACAK!


    *Arşiv Haber 16/12/2018 Tarihli Haber


    Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan çatısı altında 64 Ardahan il,ilçe ve köy derneğinin bulunduğu Ardahan Dernekler Federasyonu yaklaşan yerel seçimler öncesi çeşitli partiler de aday adayı olmuş ve adaylıkları netleşen Ardahan’lıların yanı sıra dernek başkanlarının ve İstanbul’da ki tüm Ardahan’lıları yeniden bir araya getirmek için önümüzde ki günler de geniş çaplı bir gece yapacak.


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığını yaptığı ARDAFED yönetim kurulu Yılmaz’ın trafik kazası sonucu katılamadığı bir toplantı gerçekleştirdi.


    Ardahan Dernekler Federasyonun merkezin de başkan vekili Efkan Demir’in başkanlığı bir araya gelen ARDAFED yönetim kurulu ve başkan yardımcıları Hafız Kaya,Şemsettin Şenel,Erdinç Koçak,Murat Şenel, Name Fidan, Alpay Kaya,Yener Bayrakçı, Güven Kaya, Sıtkı Dursun, Aytekin Kaya, Yener Bayrakçı ve Emine Sarıdede Bakırköy Botanik Park’ta yapılan Bal Festivali ardından Maltepe’de gerçekleşen 2. Ardahan Günlerini Değerlendirdiler.


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi çeşitli partiler de belediye başkan adayı,belediye meclis üyesi ve il genel meclis üyesi aday adayı veya aday olmuş olan Ardahan’lıları sahiplenme kararı da alan ARDAFED yönetimi önümüz de ki günler de geniş çaplı bir gece yapma kararı da aldı.


    ARDAFED başkan yardımcısı Yener Bayrakçı’nın başkanlığın da organize edilecek gece de tüm Ardahan’lıların davet edilmesine de karar verildi.



    HDP NE YAPIYOR, ADAYLAR ÇIKARMIYOR MU?


    Hükumetin çift rakama ulaşan enflasyon ve işsizlik başta olmak üzere ülkenin gerçek sorunlarını gölgelemek adına dört ay öncesinden gündeme taşıdığı yerel seçimleri yeterli bulmayıp Suriye’ye 3. operasyonu yapacağını ilan etmesiyle devam eden ülkenin suni gündemine ayak uyduran muhalefetin durumunu da masaya yatırmak gerekir.


    Ardahan milletvekili Öztürk Yılmaz’ı partiden atan, seçimlere doğru giderken sol orjinli insanlardan ziyade sağcı insanları aday gösterme çabası için de olan CHP’nin en güçlü rakibi AK Partinin İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkan adayı olacağı ileri sürülen Binali Yıldırım’dan önce yine sağcı ve dinci olan eki cumhurbaşkanı Gül ile görüştüğü şu günler de CHP ile ittifak yaptığı görülen İYİ partinin reddettiği ama arka kapılar da görüşmesine göz yumduğu HDP’nin de ne yaptığı belli değil.


    MHP’nin iktidarın sözcülüğüne ve savunuculuğuna soyunduğu şu günlerde ne yaptığını çok da görmediğimiz HDP’nin il ve ilçe örgütleri de genel merkez gibi şaşkın bir durum da.


    Ardahan’lı İzmir milletvekili Serpil Kemal Bay ‘ı ve diğer kadın milletvekillerini mecliste meclis kürsüsün de bütçe görüşmeleriyle ilgili konuşmaları dışında sahada görmediğimiz HDP’nin yaklaşan yerel seçimler öncesi Ardahan’ın da için de bulunduğu bir çok yerin de halen adaylarını belirlemediğini görürken başta Kars ve İstanbul Esenyurt’ta olmak üzere belediye başkan adayı gösterip göstermeyeceği hala belli değil.


    HDP genel merkezinin yanı sıra il ve ilçe örgütlerinin bu yönde yani 2019 Mart yerel seçimlerin de aday çıkarıp çıkarmayacakları yada İYİ partisi ile açıktan ittifak kuran CHP ile birlikte mi yoksa kendi başına mı seçimlere gideceğini halen net olarak açıklamazken HDP seçmenin de adeta tercihini serbest bıraktığını görülmektedir.


    Bu da gösteriyor ki HDP’nin başkanlık seçimi gibi yerel seçim öncesi de halen kararsız olduğu ve seçmenini AKP’ye yönelmesine göz yumduğudur.


    Başta eş genel başkanı olmak üzere 9000’in üzerinde beyin takımının içeri tıkatıldığı HDP’nin bir an önce karar verip tavrını net olarak ortaya koymalıdır.


    Aksine AK Parti 2019 seçimlerini de kazanacaktır bu belirsizlik yüzünden..

  • ARDAHAN ÜŞÜMEYE BAŞLADI!..

    Doğu Anadolu Bölgesi‘ndeki Kars, Ardahan ve Ağrı‘da sıcaklık gece sıfırın altında ölçüldü.


    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bölgede havanın parçalı bulutlu, yer yer çok bulutlu olması bekleniyor.


    Sıcaklıkların mevsim normallerinde seyredeceği, rüzgarın kuzey ve kuzeydoğu yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette eseceği öngörülüyor.


    Gece en düşük hava sıcaklıkları, Ardahan ve Kars’ta sıfırın altında 2, Ağrı’da sıfırın altında 1, Erzurum’da 2, Iğdır’da 5, Erzincan’da 6 ve Tunceli’de 8 derece ölçüldü.


    Gün içinde en yüksek sıcaklıkların Tunceli’de 22, Iğdır’da 21, Erzincan’da 20, Ağrı’da 17, Kars ve Ardahan’da 16 ve Erzurum’da 15 derece olması bekleniyor.


    Öte yandan, bölgenin yüksek kesimlerinde yoğun sis etkili oldu.


    Ardahan Soğukla Değil Kışla Tanıtılmalı!


    Ardahan Soğukla Değil Kışla Tanıtılmalı!


    Ülkenin bir çok yeri dünya da yılın yarısından daha fazla kış sezonu yaşanırken ve kışın başta turizme olmak üzer ekonomiye ve bölgenin tanıtımına katkı sunan Kış, kentin ana sorunlarını görmezden gelen bazı muhabirlerin yaptıkları aynı haberler uğruna Ardahan’da soğukla anılıyor.



    Şiir: Çiğdem Yıldız


    Bu durumun bölgenin olumsuz yönde etkilenmesine neden olduğunu belirten Ardahanlılar başta Yalanızçam Kayak Tesisleri, Çıldır ve Aktaş Gölleri, Ardahan Şelalesi olmak üzere bölgenin kışla tanıtılabileceği çok gü ve turistlerin yanı sıra olumlu yönde ilginin arttıracağını belirtirken bazı muhabirlerlerin haber uğruna Ardahan’a olumsuz yönde zarar verdiklerini belirtmekteler.



    **KONUŞANIN BAŞINI KESİN!..


    4 yıldır kesinsiz her gün ele aldığım ve ‘Yazıyorsam Sebebi Var’ adlı köşe yazılarımın bir yenisini ele alıp, yazmaya başlayacaktım ki; Bilgisayarın sağ alt köşesinde gelen ‘Son Dakika!’ başlıklı haberi merak edip, tıkladım.


    Ve tıklayıp okumaya başladığım haberin ilk satırları şöyle:


     ‘MHP, Samsun Milletvekili Erhan Usta’yı Kesin İhraç Talebiyle Disipline Sevk Etti


    Cumhur İttifakı’na aykırı söylemleri nedeniyle gündeme gelen MHP Samsun Milletvekili Erhan Usta, kesin ihraç talebiyle partinin disiplin kuruluna sevk edildi.’


    Haberi okurken aklıma, CHP Ardahan Milletvekilinin de bir başka söyleminin ardından partisinden ihraç edilip, kovulduğunu hatırlıyordum.


    Ve bir gazeteci olarak ‘Son Dakika’ olarak gelen bu haberin aslında ‘TÜRK SİYASİ HAYATINDA ŞOK’ haber olarak verilmesi gerektiğini düşündüm.


    Çünkü düşündüğünü söyleyen, genel başkanda olsa bir başkasının dediğine katılmamak ve özgürce düşünüp, düşündüğünü söyleyebilen ve özgürlüğü savunan yasalara dayanarak yapmak istediğini yapabilen yani insan haklarının diğer bir adı olan Demokrasinin bu ülke olmadığı ileri sürenlerin bile demokrasiyi tahammül edip, takmadığını ortaya koyuyordu bu son haber..


    Evet, ‘Bu ülke de Adalet Yok’  deyip ama HDP eş başkanları, milletvekilleri, seçilmiş belediye başkanları dahil 9 binin üzerinde insanın terörle, bir o kadarının Fetoculukla suçlanıp içeri tıkatıldığı ülkenin başkentinden yani Ankara’dan İstanbul’a yaya yürüyen CHP Genel Başkanı gibi dün Erdoğan’a ve AK Parti’ye demediğini bırakmayan ama bugün Erdoğn’dan AK Partili birinden daha AK Partili olan MHP Genel Başkanı da konuşan, düşüncesini açıklayan ve genel başkan dahil vekil arkadaşları gibi düşünmeyen milletvekilini ihraç ediyor demokrasi yok denen ülkemin siyasi hayatında..


    Yani, iktidar partisinde konuşmama yasağı varken muhalefette de ‘konuşanın başını kesin’ dönemi başlamış..


    Gerçi iktidarda da her ne kadar konuşma yasağı olsa da homurdamaların bir hayli arttığı ve bu durumun bugün yarın konuşmaya yani isyana dönüşmemesi için önlem alınmaya çalışıldığını da görmekteyiz.


    Bunu da: Başkan Erdoğan’ın İstanbul adayları ardından Ankara ve İzmir adaylarını açıkladıktan sonra partisi içinde  yaşanan homurdamının arttığını anlayıp, yaptığı konuşmaların da ‘homurdamasını, konuşmaya çevirenin sonuçlara katlanır’ diyerek yaşanan homurdamaları önlemeye çalıştığını ima etmesinden anlamaktayız..


    Evet işin kısacası  CHP Ardahan İl Örgütü ve CHP tabanının yanında Ardahanlıların istemediği birini kendisi aday edip, hatta genel başkan yardımcısı yapan sonrada Ardahanlıların verdiği oyları yok sayıp,  partiden ihraç ettiği Ardahan Milletvekili gibi MHP’de Samsun Milletvekillini ihraç etme kararı almış.


    Yani katılmadığı bir konu ve yasa için konuştu diye yani genel başkanı gibi düşünmedi diye ‘ihraç edin’ diyerek emir verilmiş..


    Ve bu yetmedi MHP Samsun İl Başkanı ile AK Parti İl Başkanı da  görevden el çektirilmişler.


    Ve bu ülkede demokrasi yok diyen muhalefette basın gibi, sendikalar gibi, hukukçular gibi ve demokrasiyi isteyip onun olmasını siyasilerden bekleyen vatandaşlar gibi ‘Konuşanın başını kesin’ diyerek demokrasinin geleceğini sanırlar..

  • GÖLE'YE TAŞIMA DOĞALGAZ VERİLMEYE BAŞLANDI!


    **Sıra Posof, Damal ve Hanak’ta..


    Azerbaycan’dan getirilip, Gürcistan ve Türkiye üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılan Kafkasya doğalgazının Ardahan’dan sonra Göle’te verilmeye başlandığı şu günlerde Bakü/BTC ve Nabcoo Doğalgaz Boru hatlarının il girdiği Posof ve dünaya pazarlarına uzanmaya başladığı Damal ile Hanak hala odun, kömür ve tezekle ısınmaya çalışmakta.


    Posof ve Hanak’ta Doğalgaz çevrim santralinin olmasına karşın bu 3 ilçeye hala neden doğalgaz verilemdiği anlaşımmaken Ardahan kent merkezine ve taşımalı da olsa Göle’ye verilmeye başlanan Doğalgazın dondurucu kışlaın yaşandığı Ardahan’ın diğer ilçelerine de verilmesi gerektiğine de dikkat çekilmekte.


    ARDAFED'den Göle Kadın Meclisine Tam Destek...



    Nal Toplayanlar..


    Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanının ‘Akan su değil kandır’ diyerek, karşı çıktığı ülkenin diğer sınırında ki gelişmeleri izlediğimiz şu günlerde Kafkaslara açılan diğer bir sınırımız da bulunan kent için verilen mücadeleyi anlamayan nal toplayıcıların bugünlerde yine nal toplamaya çıktıklarını görüp, öğreniyorum.


    Hayırlı olsun dediğim ve yaptıklarımızla örnek olmanın haklı gururunu yaşadığım şu günlerde Kocaeli ve Maltepe -‘de birilerinin bizim yaptıklarımızı kopyalayıp, sözde iş yapmaya çalışanları da kutlarım.


    Ama başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde bir kenti tanıtma mücadelesi vermeye çalıştığımız şu günlerde tarafımızca bu yönde ortaya konan çabaları anlamayıp, engellemek, gölgelemek için çabalayanların bir araya gelip, topladıkları nalların sayısını saymaya kalkarsak ülkenin en büyük metropolü  İstanbul’dan ülkenin diğer sınırında bulunan Ardahan’a yeni bir yol çizilir..


    Başta KAI, KAISİAD saçmalıklarının yanı sıra bizi anlamayıp, bize yönelik özel kıskançlıklarından kurtulamayanların bir kentin geleceği için ortaya konan çabaları anlamayanların kurduğu koalisyon ekibi ile gölgelenmek istenen bir kenti tanıtma, anlatma çabası içinde bulunan bizlerin son 4,5 yıldır ortaya koyduğu çaba ve çalışmalar karşısında yeni bir fikir, öneri ya da etkinlik düşünemeyenlerin yaptıklarımızı, ortaya koyduklarımızı, geride bıraktıklarımızı kopyalayıp, aynısını yapmaya çalışanların nal toplayan jokeyler gibi bir duruma düştüğü şu günlerde yaptıklarımızı kopyalamaları da güzel bir şey..


    Evet son olarak ülkenin ve Avrupa’nın en yüksek gökdelenin de düzenlediğimiz ve üniversite öğrencilerine burs katkısı sağlamaya çalıştığımız geceden hemen sonra 20 milyonluk kentte, İstanbul’da adını her tarafa yazdırdığımız ve diğer 80 vilayet gibi tek başına bir vilayet olduğunu, valisi, kaymakamları, belediye başkanları, ilçeleri, köyleri olduğunun anlatmanın yanı sıra 3 gümrük kapısına sahip, iki ülkeye komşu, balı, sütü, et, petrol ve doğal gaz boru hatları ile bu ülkenin stratejik kentlerinden biri olduğunu anlatmaya çalışırken bizim yaptıklarımızı bizi kopyalayıp, yapmaya çalışanların nal toplamaktan öte bir şey yapmadıkları da bir gerçektir.


    Olsun hiç yoktan en azından örnek olduğumuz, teşvik ettiğimiz bunlarda iyidir diyerek diyeceğimiz tek şey var oda; daha dün olmaz, yapamaz denenleri olduran, yapan bir ekibin başında olan biri olarak yaptıklarımız ardından bizleri örnek alıp, nal toplasalar da iyi toplamalar derim..


    BARAJ DEĞİL, GÖLETMİŞ!


    BARAJ DEĞİL, GÖLETMİŞ!


    *Arşiv haber 02/06/2016 Tarihli Haber


    BARAJ DEĞİL, GÖLETMİŞ! Ardahan’ın Göle İlçesi sınırları içinde yapılacağı söylenen barajın baraj değil, gölet olduğu ortaya çıktı. Siyasilerin yıllardır Göle ovasını sulayacağı ve bölgedeki tarım arazilerine can suyu olacağını ileri sürüp, göz boyadıkları Durançam’da ki işin baraj olmadığı, gölet olacağı yayınlanan ilanla ortaya çıktı. İşte o ilan;


    **AÇIK İHALE USULÜ İLE İHALE EDİLEN Ardahan Göle Durançam Göleti İnşaatı 


    İŞİNDE UYGULANACAK İDARİ ŞARTNAME

    I- İHALENİN KONUSU VE TEKLİF VERMEYE İLİŞKİN HUSUSLAR

    Madde 1 – İdareye ilişkin bilgiler

    1.1. İdarenin; 

    a) Adı:Bölge Müdürlüğü-24.Bölge Kars DİĞER ÖZEL BÜTÇELİ KURULUŞLAR DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 

    b) Adresi:Örnek Mahallesi A. Gaffar OKKAN Bulvarı 36200 – KARS MERKEZ / KARS 

    c) Telefon numarası:4742125804 

    ç) Faks numarası:4742125811 

    d) (Mülga:07/06/2014-29023 R.G./41 md.) 

    e) İlgili personelinin adı, soyadı ve unvanı:Sebahattin ŞAMCI Barajlar ve HES Şube Müdürü

    1.2. İstekliler, ihaleye ilişkin bilgileri yukarıdaki adres ve numaralardan görevli personelle irtibat kurmak suretiyle temin edebilirler. 

    Madde 2 – İhale konusu işe ilişkin bilgiler

    2.1. İhale konusu işin 

    a) Adı:Ardahan Göle Durançam Göleti İnşaatı 

    b) Yatırım proje no’su/kodu:5 04 7 4 2 06 5 7 90 4 16 7 3 0 1496124 

    c) Miktarı (fiziki) ve türü: 

    1 adet RCC(silindirle sıkıştırılmış göleti) göleti gövdesi, dolusavak, kondüvi, ayar vana odası, dipsavak ve ulaşım yolları 

    Ayrıntılı bilgi idari şartnamenin ekinde yer almaktadır.

    ç) Yapılacağı yer:Ardahan İli Göle İlçesi Durançam Köyü

    d) Bu bent boş bırakılmıştır.

    Madde 3 – İhaleye ilişkin bilgiler ile ihale ve son teklif verme tarih ve saati

    3.1.

    a)İhale kayıt numarası: 2016/154083 

    b) İhale usulü: Açık ihale. 

    c) Tekliflerin sunulacağı adres: DSİ 24.Bölge Müdürlüğü Toplantı Salonu 

    ç) İhalenin yapılacağı adres: DSİ 24.Bölge Müdürlüğü Örnek Mah. 36100 KARS 

    d) İhale (son teklif verme) tarihi: 03.06.2016 

    e) İhale (son teklif verme) saati: 10:00 

    f) İhale komisyonunun toplantı yeri:DSİ 24.Bölge Müdürlüğü Toplantı Salonu

    3.2.Teklifler, ihale (son teklif verme) tarih ve saatine kadar yukarıda belirtilen yere verilebileceği gibi, iadeli taahhütlü posta yoluyla da gönderilebilir. İhale (son teklif verme) saatine kadar İdareye ulaşmayan teklifler değerlendirmeye alınmaz. 

    3.3. Verilen teklifler, zeyilname düzenlenmesi hali hariç, herhangi bir sebeple geri alınamaz. 

    3.4. İhale tarihinin tatil gününe rastlaması halinde ihale, takip eden ilk iş gününde yukarıda belirtilen yer ve saatte yapılır ve bu saate kadar verilen teklifler kabul edilir. 

    3.5. İlan tarihinden sonra çalışma saatlerinin değişmesi halinde de ihale yukarıda belirtilen saatte yapılır. 

    3.6. Saat ayarlarında, Türkiye Radyo Televizyon Kurumunun (TRT) ulusal saat ayarı esas alınır. 

    Madde 4 – İhale dokümanının görülmesi ve temini ile EKAP’a kayıt zorunluluğu

    4.1. İhale dokümanı aşağıda belirtilen adreste ve EKAP üzerinden (teknik şartnamenin yayımlanmaması halinde teknik şartname hariç) bedelsiz olarak görülebilir. Ancak, ihaleye teklif verecek olanların, İdarece onaylı ihale dokümanını satın alması zorunludur. 

    a) İhale dokümanının görülebileceği yer: DSİ 24.Bölge Müdürlüğü Barajlar ve HES Şube Müdürlüğü KARS 

    b) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/ 

    c) İhale dokümanının satın alınabileceği yer: DSİ 24.Bölge Müdürlüğü Barajlar ve HES Şube Müdürlüğü KARS 

    ç) İhale dokümanı satış bedeli (varsa vergi dahil):200 TRY (Türk Lirası) (iki yüz Türk Lirası)

    Sıra No İş Kalemi No Açıklama Birimi Miktarı

    1 DB-01 Açıkta kazı yapılması metreküp 29.966

    2 DB-02 Barajlarda kazılardan elde edilen malzeme ile dolgu yapılması (Z) metreküp 200

    3 DB-03 Barajlarda Açıkta Her Beton Sınıfında Betonarme Betonu Yapılması metreküp 4.092,3

    4 DB-04 Barajlarda Her Beton Sınıfında Açıkta Beton Yapılması metreküp 4.500

    5 DB-05 Barajlarda silindir ile sıkıştırılmış beton yapılması metreküp 16.000

    6 DB-06 SSB Barajlarda Çimento Şerbeti Yapılması (Yastık Betonu) metreküp 310

    7 DB-07 PVC su tutucularının temini ve yerine konulması kilogram 3.800

    8 DB-08 Taş dolgu yapılması metreküp 2.700

    9 DB-09 Baraj imalatları bünyesine giren çimento ton 4.532

    10 DB-10 SSB bünyesine giren uçucu kül ton 1.000

    11 DB-11 Enjeksiyon ve Bulamaç Hendeği (Slurry-Trench) Bünyesine Giren Bentonit ton 30

    12 DB-12 Açıkta ve Yeraltında Betonarme Demiri ton 141,7

    13 DB-13 Sondaj ve enjeksiyon kontrol kuyularında basınçlı su deneyinin yapılması adet 170

    14 DB-14 Enjeksiyon delikleri açılması metre 3.200

    15 DB-15 Enjeksiyon yapılması metreküp 400

    16 DB-16 Muhtelif çapta PVC esaslı drenaj borusu temin ve yerine montajının yapılması metre 200

    17 DB-17 Her Türlü Kapağın, Gömülü Elemanlarının, Kaldırma Tijlerinin, Yakalama Kirişlerinin, Izgaraların ve Yardımcı Parçalarının İmali ve Yerine Konulması kilogram 3.300

    18 DB-18 Demir kapı, kepenk, merdiven, korkuluklar ve basit demir işleri kilogram 10.240

    19 DB-19 Açıkta, Yeraltında veya Tünel/Galeri İçerisinde Kullanılacak Çelik Kaplama, Redüksiyon, Tranzisyon, Branşman, Dirsek ve Kurb Parçaları, Torisferik Kapaklar, Cebri Boru Yardımcı Ekipmanları ve Cebri Boru İmali ve Yerine Konulması kilogram 55.000

    20 DB-20 Kelebek Vana (Ø2300 mm) ve Aksesuarlarının Temini ve Yerine Montajı adet 1

    21 DB-21 Sürgülü vanaların (700 x 700) ve Aksesuarlarının Temini ve Yerine Montajı adet 2

    22 DB-22 Baraj ölçüm teçhizatı ve teferruatının temini ve yerine konulması komple 1

    23 DB-23 Baraj Tesisleri Enerji İhtiyacı İçin ENH, Trafo ve Panosunun Temin Edilmesi ve Tesisatlarının Yapılması, Baraj Tesisleri Enerji Dağıtım Sistemi, Aydınlatma ve Topraklama-Yıldırımdan Koruma Tesisatları Malzemelerinin Temin Edilmesi ve Tesisatlarının Yapılması. komple 1

    24 DB-24 Her Türlü Ölçüm, Harita, Aplikasyon, Tatbikat, Tadilat, Detay Projeleri İşleri adet 30

    25 DB-25 Yollarda Her Türlü Sandık (Sıyırma), Ariyet ve Yol Kazısı Yapılması, Dolgu ve/veya Depoya Konulması metreküp 280.854

    26 DB-26 Yollarda alt temel ve temel hazırlanması ve yerine konulması metreküp 14.507

    27 DB-27 Dolusavak köprüsü yapılması takım 1

    Okas Kodu Okas Açıklaması

    45247270 Gölet inşaatı işleri

  • Halk Valinin Toplantısına Gitti!..

    Ardahan’da Akıl ve Zeka Oyunları Sınıfları..



    Vali Mustafa Masatlı, Valilik koordinasyonunda yürütülen “Akıllı Sınıflar” projesi kapsamında Halk Eğitim Merkezi’nde oluşturulan Akıl ve Zeka Oyunları Sınıfının açılışını yaptı. Vali, sınıfın oluşturulmasına katkı sağlayan İzmir’de bulunan Ardahanlı Öğretim Üyesi Müjgan Doğru Eminoğlu’na ve diğer katkı sunanlara teşekkür etti.


    Vali Gazetecilerin, Gazeteciler İdarecilerin Günün Kutladılar..Vali Gazetecilerin,


     


    Gazeteciler İdarecilerin Günün Kutladılar..


    *Arşiv Haber 10/01/2019 Tarihli Haber


    Çalışan Gazeteciler Günü ve İdareciler Gününün aynı gün kutlandığı 10 Kasım’da Ardahan Valisi, Ardahanlı Gazetecilere kahvaltı verdi, Ardahanlı Gazeteciler de İdarecilerin en üst idarecisi olan valiye çiçek hediye ettiler. Aynı zaman da ARDAFED Başkanı da olan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fakir Yılmaz’ın geçirdiği ağır trafik kazası ardından ilk kez resmi bir davete katıldığı toplantı samimi bir atmosfer içinde başlayıp, öylede sona erdi.


    Ardahan Valiliğine yen atanan Vali Mustafa Masatlı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla kentte ki yerel ve ulusal basın mensuplarıyla bir araya geldi.

     


    Özel bir restoranda gazetecilerle buluşan Vali Mustafa Masatlı, gazetecilerle tek tek görüştü ve günlerini tebrik etti.

     


    Buluşmasında Ardahan’da ki tarım ve hayvancılık başta olmak üzere, sınır kapıları, yaz ve kış turizm potansiyelleri, kültür ve eğitim faaliyetleri hakkında gazetecilerle istişarede bulunan Vali Masatlı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından Ardahan’a ve Ardahan halkına hizmet için görevlendirildiğini, kendisine verilen görevi yürütürken basınla sıkı diyalog halinde olacağını söyledi.


    Ardahan’a yapılan her hizmetin kenti daha ileriye taşıyacağını aktarana Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, basın mensuplarının da Ardahan’a katkı sağlama adına çalışma yürüttüğüne inandığını kaydetti.


    Ardahan’ı ilgilendiren çeşitli konularda basın mensupları ile soru cevap şeklinde sohbetini sürdüren Vali Masatlı, buluşmanın sonunda basın mensuplarına günün anlamına binaen kalem hediye etti.

     


    Kalemle Ardahan’ı kalkındıracak, Ardahan’ın gelişmesine, her alanda büyümesine katkı sunacak haberlere imza atmaları temennisinde bulunan Vali, ayrıca basın mensuplarına bir not bıraktı. Notunda şu ifadeler yer aldı:

     


    “Halkın gerçekleri öğrenmesinde ve düşüncelerini ifade etmesinde basın en etkili araçtır. Ardahan ve ülkemiz genelinde ilkeli, tarafsız ve sorumlu habercilik anlayışı içerisinde faaliyetlerini sürdüren tüm basın çalışanlarına, gösterdikleri çabadan dolayı teşekkür ediyor. Basının, İlimizin kalkınmasında, sosyal, kültürel ve ekonomik bakımdan gelişmesinde önemli katkılar sağlaması konusunda gerekli duyarlılığı gözeterek “Yerel basın kuruluşlarımızın, büyük bir özveri içerisinde yerine getirdikleri görevlerini, bundan sonra da aynı duyarlılıkla sürdüreceklerine inanıyorum. Bu vesileyle basın emekçilerinin Çalışan Gazeteciler Günü’nü tebrik ediyor, görevlerini yaparken vefat eden basın mensuplarına Allah’tan rahmet diliyor, tüm basın çalışanlarını en kalbi duygularımla selamlıyorum.”


    Ardahan Valiliği Özel Kalem Müdürünün de hazır bulunduğu kahvaltılı toplantıda Vali ile buluşan Ardahanlı Gazeteciler de 10 Kasımm Gazeteciler Günü dolaysıyla tüm idareciler adına Vali Mustafa Masatlı’ya çiçek hediye ederek, teşekkür ettiler.



    **İdarecilerle de Bir Araya Geldi..


     


    Vali Mustafa Masatlı, 10 Ocak İdareciler Günü dolayısıyla Vali Yardımcıları ve Kaymakamlarla da bir araya geldi.

     


    Özel bir restoranda bir araya geldiği Vali Yardımcıları ve Kaymakamlarla bir süre sohbet eden Vali,  tüm Mülki İdare Amirlerimizin gününü kutladı.



    **YAZ GAZETECİ..


    “Yaz gazeteci bizim köyün yollarını da yaz” türküsüyle başlayıp, var olan sorunların yazılmasını isteyen sanatçı Sabahat Akkiraz’ların ve onca sanatçının hatta profesörün aşağılandığı, Metin Akpınar gibi sanatçıların konuştuklarında ise onların da birçok gazeteci gibi haklarında jet soruşturmalar açılıp, tutuklandığı ülkede çalışan gazeteciler için ilan edilen 10 Ocak’tayız..

    Gazeteciliğin toplatılıp, havuza koyulduğu ülkede, “Yaz gazeteci bizim köyün yollarını da yaz” diyenlerinde, yaza bilenlerinde sayısı yok denilecek kadar azaldı, “ Başıma iş gelir” denildiği bir zamanda gazetecilerin gününü kutlamak ne anlam taşır bilemeyiz..

    Ancak her şeye rağmen gazeteci olarak kalan ve bu yönde direnenlerin var olduğunu da ve bu ülkede onların yüzü suyu hürmeti sayesinde demokrasiyi yaşatma çabası yok değil..

    Kimi gazetecinin vatan haini, kimi gerçek gazetecinin ise yazdığı için işsiz kaldığı bir ülkede ,“ 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü” nü kutlamak ne kadar zor ise bir o kadar da inadına, direnerek ve “ Yaşasın demokrasi” denilerek kutlamak gerekir, gerçek gazeteciler gününü.. 

    Her şeyde olduğu gibi 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü de bölmek ve gölgelemek için aynı güne getirilen, “ İdareciler Günü” nü de kutlarken o idarecilerin gazetecileri ne kadar sevdiğini de masaya yatırmak gerekir..

    Çünkü gazeteci denildiğinde gazeteciyi korkulu rüyaları olarak algılayan bir anlayışın idarecilikte daha çok hükmü olduğu da bir gerçektir..

    Hâlbuki toplumun olduğu gibi idarecinin de üçüncü gözü, kulağı ve dili olan gazetecinin aslında o idarecinin de başarılı olması, başında bulunduğu görevi en iyi şekilde yapması için çabalayan ve bu yönde mücadele veren bir kurumun ferdi olduğunu algılaması gerekmez mi? 

    “Yaz gazeteci” yi “Yazma gazeteci” olarak değiştirmeye kalktığımızda başta idareciler olmak üzere idare ettiği yerin, kentin, ülkenin gerçek sorunlarının sümen altı edilerek, var olan sorunların daha da büyümesine ve bu sorunların toplumsal tepkilere dönüşmesine neden olacağını da ve idarecinin zorda kalacağını da bilmek gerekir..

    Bu nedenle; İşini gerçek anlamda yapmaya çalışan gazeteciyi dışlamaktansa, hain ilan edip, ötelemektense, yazdı, söyledi, konuştu diye tutuklayıp içeri atmaktansa gazetecinin varlığının başta idareciler olmak üzere tüm toplumun demokrasiyi tam anlamıyla yaşatılması demek olduğunu unutulmaması ve bilmek gerekir..

    Çünkü gazeteci bugün yazıyorsa yarın da idarecinin, idare ettiği yerin ve ülkenin refahı için yazdığını da anlamak, gerçek anlamda demokrasi istemek ve savunmaktır..

    10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ve İdareciler Gününü bu anlamda kutlamakta demokrasinin bir nimetidir..

  • Kaymakam: Kapımız halka sonuna kadar açık..

    Göereve başladığından bu yana başına geçtiği ilçeyi tanımak ve vatandaşın sorunlarını yerine incelemek için bir dizi ziyaretler yapan Posof Kaymakamı İlçe de bulunan resmi kurumların yanı sıra köy gezileride yapmaya başladı.


    Posof Ziraat Bankası ve İlçe Tarım Müdülüklerini ziyaret edip, yetkilerden bilgi ve brifing alan Kaymakam Murat Mete daha sonra köy gezilerine çıktı.


    Köy ziyaretleri kapsamında Erim Köyü, Yaylaaltı Köyü (Satlel), Sarıdarı (Tepezümde) Köyü ve Yurtbekler (Caksu) Köyünde ziyarette bulunan Kaymakam Mete’ye İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Gökhan Çam eşlik etti.



    Ziyaret kapsamında Kaymakam Murat Mete, vatandaşların sorun, talep ve isteklerini dinleyerek bir süre sohbet etti.


    İlgilerinden dolayı teşekkür eden Sayın Kaymakamımız, yaşanabilecek her türlü sorunun çözümü noktasında kapılarının halka sonuna kadar açık olduğunu ifade etti.


    Şehit Seçkin Yılmaz’ın Yurtbekler Köyünde ikamet eden babası Vezir Yılmaz ve annesi Songül Yılmaz’ı da ziyaret eden İlçe Kaymakamımız “Devletin her kademesinin şehit yakınlarının her zaman yanında olacağını ve devlet kapıların sonuna kadar açık olduğunu belirterek, Devletin şefkatli elleri sizleri daima kucaklayacaktır.” dedi.



    GEZİCİ KÜTÜPHANE POSOF’TA..


    Posof İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yapmış olduğu program ile Ardahan Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü Halk Kütüphanesi bünyesinde hizmet veren Gezici Kütüphane aracı Ardahan’ın sınır ilçesi Posof’a bağlı Süngülü Ortaokulu’nda ki öğrencilerimiz ile buluştu.


    Süngülü Ortaokulu öğrencileri Gezici Kütüphane aracını okullarının bahçesinde görünce sevinç yaşadı. Öğrenciler, öğretmenlerinin yardımı ile aracın içini gezerek farklı türden kitapları inceleme ve okuma fırsatı buldu.


    Düzenlenen programa Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Erhan Yılmaz, İlçe Halk Kütüphanesi Sorumlusu Özlem Yılmaz ve Süngülü Ortaokulu Müdürü Ebru Duran katıldı.


    Kuzey Kıbrıs ve KAI’ler, KAISIAD’cılar..


    Kuzey Kıbrıs’ı hala devlet olarak tanımayan ülkeler arasında bulunan Azerbaycan’a giden Başkan Erdoğan’ı dinlerken bu ziyaretin 2. Bir Kuzey Kıbrıs Vakasının yaşanmaması için olduğunu da anlar gibiydim.


    Çünkü komşu devlet Suriye sınırlarının geçilip, başlatılan harekatın dünya devletlerinin büyük bölümünce eleştirildiği ve başta,  ‘Bir birleri ile savaşsınlar, ben silah satıp, seyirci olacağım’ diyen ABD’nin yen yaptırımları ile karşılandığı şu günlerde kardeş denen Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı vakıasının sanki kardeş denenlerin bile, ‘Su değil, klan akıyor’ diye baktığı hareketi zedeleyecek 2 nci bir vakıanın yaşanmasının engellendiğini bu ziyarette yapılan açıklamalarda anlıyor gibiyim..


    Neyse ben burayı çok uzatmadan diğer bir savaşa, pardon operasyona yok canım harekete konuyu getirmek istemekteyim.


    Çünkü Azerbaycan’ın da dünyaya açılan kapısı konumunda olan ülkemin Kafkaslara açılan kenti Ardahan’ın da Suriye’ye yönelik yapılan hareket gibi birileri tarafından anlaşılmadığı ve diğer illerin adı ile gölgelenmek istendiğini görmeye, izlemeye devam ediyoruz.


    Ülkede 81 Vilayetin olduğunu ve bu kentlerin birinin de Ardahan olduğunu anlatmaya çalıştığımız şu günlerde Ardahan’ın adını öne çıkarma çabalarımızı yok sayma, gölgeleme isteyen çetenin başını çekenlerin ülkeme karşı bir araya gelen BM ve Arap Birliği gibi KAI, KASIAD adı altında bir araya gelip, başta İstanbul metropolünde olmak üzere ülke genelinde kurdukları diaspora yine poz vermiş.


    Bir önceki yazımda adlarını NAL TOPLAYANLAR koyduğu bu diasporanın bana özel art niyetli çaba ve çamurlarının aslında Ardahan’a ve Ardahan adına zarar verdiğini anlamayanların da iki arada bir derede kalırlarken benim gibi net tavırlarını ortaya koymamaları dolaysıyla Ardahan adı düşmanlarının ömrünü uzatmakta..


    Ve dün Ardahan’ın yeniden vilayet olmasını bir türlü içine sindiremeyen 3. Lige çıkmasını engelleyen, Ardahan’ın 9 köyünü olduğu gibi gölünü çalmak isteyen, Kars-Tiflis-Bakü Demir yolunun güzergahını değiştiren bir kentin gölgesinde kurtarmaya çalıştığımız Ardahan adını öne çıkardığımız son yıllarda Ardahan ile birlikte vilayet olan kentin havalana bile sahip olduğunu bile görmek istemezlerken KAI; KASİAD saçmalıkları bizim yaptıklarımız örnek alıp, arkamızda nal toplamaya çalıştıklarını görürken Başkan Erdoğan’ın çaba ve çalışmalarını anlayan ve onu hala Başkan olarak orada tutan toplumun bunlara da ders vermesini bekliyoruz.


    Evet bir kez daha yayınlayarak anlamayanların anlamasını sağlamaya çalıştığımız nir önceki yazımız aynen şöyle;



    **Nal Toplayanlar..


    Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanının ‘Akan su değil kandır’ diyerek, karşı çıktığı ülkenin diğer sınırında ki gelişmeleri izlediğimiz şu günlerde Kafkaslara açılan diğer bir sınırımız da bulunan kent için verilen mücadeleyi anlamayan nal toplayıcıların bugünlerde yine nal toplamaya çıktıklarını görüp, öğreniyorum.


    Hayırlı olsun dediğim ve yaptıklarımızla örnek olmanın haklı gururunu yaşadığım şu günlerde Kocaeli ve Maltepe -‘de birilerinin bizim yaptıklarımızı kopyalayıp, sözde iş yapmaya çalışanları da kutlarım.


    Ama başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde bir kenti tanıtma mücadelesi vermeye çalıştığımız şu günlerde tarafımızca bu yönde ortaya konan çabaları anlamayıp, engellemek, gölgelemek için çabalayanların bir araya gelip, topladıkları nalların sayısını saymaya kalkarsak ülkenin en büyük metropolü  İstanbul’dan ülkenin diğer sınırında bulunan Ardahan’a yeni bir yol çizilir..


    Başta KAI, KAISİAD saçmalıklarının yanı sıra bizi anlamayıp, bize yönelik özel kıskançlıklarından kurtulamayanların bir kentin geleceği için ortaya konan çabaları anlamayanların kurduğu koalisyon ekibi ile gölgelenmek istenen bir kenti tanıtma, anlatma çabası içinde bulunan bizlerin son 4,5 yıldır ortaya koyduğu çaba ve çalışmalar karşısında yeni bir fikir, öneri ya da etkinlik düşünemeyenlerin yaptıklarımızı, ortaya koyduklarımızı, geride bıraktıklarımızı kopyalayıp, aynısını yapmaya çalışanların nal toplayan jokeyler gibi bir duruma düştüğü şu günlerde yaptıklarımızı kopyalamaları da güzel bir şey..


    Evet son olarak ülkenin ve Avrupa’nın en yüksek gökdelenin de düzenlediğimiz ve üniversite öğrencilerine burs katkısı sağlamaya çalıştığımız geceden hemen sonra 20 milyonluk kentte, İstanbul’da adını her tarafa yazdırdığımız ve diğer 80 vilayet gibi tek başına bir vilayet olduğunu, valisi, kaymakamları, belediye başkanları, ilçeleri, köyleri olduğunun anlatmanın yanı sıra 3 gümrük kapısına sahip, iki ülkeye komşu, balı, sütü, et, petrol ve doğal gaz boru hatları ile bu ülkenin stratejik kentlerinden biri olduğunu anlatmaya çalışırken bizim yaptıklarımızı bizi kopyalayıp, yapmaya çalışanların nal toplamaktan öte bir şey yapmadıkları da bir gerçektir.


    Olsun hiç yoktan en azından örnek olduğumuz, teşvik ettiğimiz bunlarda iyidir diyerek diyeceğimiz tek şey var oda; daha dün olmaz, yapamaz denenleri olduran, yapan bir ekibin başında olan biri olarak yaptıklarımız ardından bizleri örnek alıp, nal toplasalar da iyi toplamalar derim..


     


    Posof Köyleri..




    AKBALLI KÖYÜ

    (OBOL)

    Akballı kurulmuş, yamaçta durur,

    Yağarsa yağmurlar, ekin ey olur,

    Söylenen fıkralar burayı bulur,

    Dağında bol toprak boyası vardır.

    NÜFUSU:178

    HANE SAYISI:25

    KURULUŞU: Kuruluşu hakkında net bir bilgi bulunmamaktadır. Köye ilk defa gelerek ev yapanların Ahıska İli’nin Entel Köyü’nden gelen Abdallar olduğu bilinmektedir. Tahmini olarak 250-300 yıllık bir geçmişe sahiptir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: 1.) Köye ilk yerleşenler, Suskap (Aşıkzülali) Köyü’ne gittiklerinde, bunlara sorular sorulur. Bu sorulardan biri de “Çalgı çalabilir misiniz; şarkı, türkü söyleyebilir misiniz?” şeklindedir. Cevap veren kişi de “O bol bizde.” der. Ondan sonra köyün adı Obol olarak söylenir.

    2.) 1959 yılında köyde güzel bal olduğu için, köyün adı Akballı olarak değiştirilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 18 km. batısında bulunan köy; Uluçam, Boşdere, Aşıkzülali, Baykent, Kaleönü, Kol ve Günbatan köyleri ile çevrilidir.

    Kışla ve yaylası köyün kuzeyindedir.

    Köyün İbrahimağa Mevkii’nde ekşi ve soğuk bir maden suyu kaynağı bulunmaktadır. Bu suyun romatizmal ağrılara ve vücuttaki kaşıntılarına iyi geldiği söylenmektedir.

    Köyün yolu 1979 yılında devlet tarafından yapılmıştır. 1986 yılında telefon, 1987 yılında elektrik verilmiştir.

    TARİHİ KALINTILAR: Köyde çok eski zamanlardan kalma dibek taşı bulunmaktadır.



    AL KÖYÜ

    Al, eskiden beri, ormanlık içi

    Beslenir orada, koyun hem keçi

    Merkezden görünür sanki bir bekçi

    Düşmana teberi, baltası vardır.

    NÜFUSU :288

    HANE SAYISI :70

    KURULUŞU : Köyün kuruluşunun çok eskilere dayandığı, köydeki tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Köyde bulunan al renkli kiliseye atfen köye Al adı verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER : İlçe merkezinin 6 km. güneydoğusunda bulunan köyün görünümü çok güzeldir. Köyün güneybatısı ve kuzeyi çam ormanları ile kaplıdır. Köyün kuzeyinde ve batısında küçük göletler bulunmaktadır.

    Köyün yolu 1968 yılında yapılmıştır.

    Köye 1982 yılında telefon, 1983 yılında elektrik verilmiştir.

    Köyün Bayır-Çayır Mevkii’nde bulunan ekşi-soğuk maden suyunun ülsere ve böbrek taşlarının düşürülmesine iyi geldiği söylenmektedir.

    TARİHİ KALINTILAR: Köye adını veren Al Boyalı Kilise; il merkezine giden yol üzerindedir. Sadece temelleri kalan kiliseden sökülen taşlar köyde evler yapılırken kullanılmıştır. Bu taşların üzerleri işlemeli ya da yazılıdır.

    Kiliseden Terekler mevkiine uzanan yer altı kanalı vardır.

    Sıriye Çeşmesi yakınlarında kayada bir kabartma kurt resmi bulunmaktadır.

    Mısrıkan mevkiinde kız kilisesi bulunmaktadır.Bu muhitin önceleri Tamar Dodopal’ın ciftliği olduğu rivayet edilmektedir.Burada sağılan sütlerin kanallarla Al Kilisesi’ne akıtıldığı rivayet edilir.Bahsi gecen borulara belirtilen güzergahta rastlanmaktadır.

    Ilgar Dağı’nın zirvesindeki iki mezar ziyaret edilir ve buralara bazen yağmur duasına çıkılır.

    Kilisenin güneyinde ve Maritler’in mereğinde iki adet Gorhana bulunmaktadır.



    ALABALIK KÖYÜ

    (SAYHO)

    Alabalık’ın var, balığı gölde,

    Şavşat misafiri barınır köyde,

    İnsanlığa asla düşürmez gölge,

    Kadirbilir eller anası vardır.

    NÜFUSU :224

    HANE SAYISI :38

    KURULUŞU : Ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Köye ilk yerleşen aile Demircigil’dir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Sayho isminin nereden geldiği bilinmemekle birlikte, ördekli köy anlamına geldiği söylenmektedir. Alabalık ismi, köyün batısındaki köyde bol miktarda alabalık oluşundan gelmektedir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER : İlçe merkezinin 20 km. batısında bulunan köy, Şavşat İlçesi, Kol Köyü, Kaleönü Köyü ve Baykent Köyleri ile komşudur.

    Köyün batısında, çok sayıda kaynak su ile beslenen orta büyüklükteki gölde bol miktarda alabalık bulunmaktadır.

    Köyün yolu 1973 yılında devlet tarafından yapılmıştır.

    Köye 1985 yılında telefon, 1987 yılında elektrik verilmiştir.

    TARİHİ KALINTILAR: Köy merkezinde harabe halinde bir kilise vardır.

    Kilisenin yanında Gorhana bulunmaktadır.

    Kiliseden köyün dogusna giden yer altı kanalı vardır.

    Köme Sayho, Memlekale ve Zandara eski köy harabeleri vardır.



    ARILI

    (ZEDEZÜMDE)

    Arılı Köyü’nün sulaktır yeri,

    Ballıkaya’sı var dereden beri

    Misafir severler eskiden beri,

    Yemekler sıralı sofrası vardır.

    NÜFUSU :107

    HANE SAYISI:23

    KURULUŞU : Ne zaman kurulduğu tam olarak bilinmemektedir. Söylentilere göre, ilk gelen aileler orman içine yerleşerek avcılık yapmıştır, daha sonra çiftçilik ve hayvancılık yapılmaya başlanmıştır.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Zedezünde isminin anlamı bilinmemektedir. Yeni ismi Arılı ise; Balıklaya Mevkii’nde çok miktarda bal arısı bulunmasından dolayı verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: Köy ilçe merkezinin 9 km. batısında kurulmuştur.Köyün kuzey, batı ve kuzeydoğu yönleri ormanlarla çevrilidir. Özbaşı, Günlüce, Gürarmut, Demirdöven, Uluçam, Söğütlükaya köyleri ile çevrilidir.

    Köyün güneyinde Cil Gölü bulunmaktadır. Ayrıca bu gölde yaban ördeği barınmaktadır.

    Köyün, Beyazpınar Mevkii’nde kireçtaşı madeni bulunmaktadır.

    Köyün yolu 1974-75 yıllarında yapılmıştır.

    Köye 1985 yılında elektrik, 1986 yılında telefon verilmiştir.

    TARİHİ KALINTILAR:Köyün doğusunda eski köy harabeleri bulunmaktadır.

    Köyün güneyinde kilise harabeleri gorhana ve yer altı kanalları mevcuttur.

    Balıklayanın üzerinde iki adet mağara ve yazılı taşlar bulunmaktadır.



    MARSOLAT

    (Arılı Köyü’nün Mahallesidir)

    Marsolat’ı köye Arılı bağlar,

    Alabalık avlar, derede ağlar,

    Böylece yaşanmış nice bin çağlar,

    Gür akar ortada, çeşmesi vardır.

    Marsolat ismi; Kıpçak Dil kökenli olup “Yılanlı Sulak” anlamına gelmektedir.

    Arılı Köyü’nün 2 km. kuzeyinde bir düzlükte kurulmuştur.

    Marsolat Mahallesi’ne 1986 yılında elektrik, 1992 yılında telefon verilmiştir.

    TARİHİ KALINTILAR:

    Köyün batısında bulunan kilisenin duvar kalıntıları durmaktadır.

    Kilisenin güneyinde Gorhana bulunmaktadır.

    Kazankaya mevkiinde oyma mağaralar bulunmaktadır.



    ARMUTVEREN KÖYÜ

    (PAPOLA)

    Armutveren verir en iyi armut,

    Meşhurdur elması, vişnesi hem dut,

    Bire seksen verir kırmızı lazut,

    Dere hem gölünde sazanı vardır.

    NÜFUSU :140

    HANE SAYISI :36

    KURULUŞU : Köy, çok eski yerleşim yeridir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Papola adının nereden geldiği bilinmemektedir. Yeni ismi, köyde çok iyi ve cins armut yetiştiği için verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 11 km. doğusunda bulunan köy; Kalkankaya, Kumlukoz, Sarıdarı ve Türkgözü köyleri ile komşudur. Kuzeyinde Gürcistan sınırı bulunmaktadır.

    Bahçe tarımına elverişli olan köye akarsu ve göller ayrı bir özellik katmıştır.

    Köyün güneydoğusunda bulunan Hacıgilin Gölü’nde sazan balığı bulunmaktadır.

    Köyün doğusunda irili ufaklı 5 göl bulunmaktadır. Köyün batısındaki Gözeli Göl’de yaban ördeği barınmaktadır.

    Köyün yolu 1980 yılında yapılmıştır.

    Köye 1983 yılında telefon ve elektrik verilmiştir.

    TARİHİ KALINTILAR:

    Köyün kuzeyinde harabe halinde kilise bulunmaktadır.

    Köyün güneydoğusunda eski köy harabeleri bulunmaktadır.

    Camiinin yanında kime ait olduğu bilinmeyen, taş yapılı işlemeli mezarlar vardır.

    Sırtlar mevkiinde kime ait olduğu bilinmeyen mezarlar vardır.Köylüler ve yakın köyler buraya yağmur duasına çıkarlar.



    ASMAKONAK KÖYÜ

    (SANHULİYE)

    Asmakonak, ilçeye karşıdan bakar,

    Görünümü hoştur, çok canlar yakar,

    Yazın yayla için, Ulgar’a çıkar,

    İnsana zevk verir, sefası vardır.

    NÜFUSU:67 HANE SAYISI :15

    KURULUŞU : Köy 260 yıl kadar önce Boşdere Köyü’nün yakınlarındaki Secinge ve Kergele Mevkii’nden, köyün kuzeyindeki Keletenet Mevkii’nden ve köyün güneyindeki Pegler Mevkii’nden gelen aileler tarafından kurulmuştur.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Sanhuliye adının nereden geldiği bilinmemektedir. Asmakonak adı ise köyün yüksek bir plato üzerinde kurulmuş olmasından dolayı verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER : İlçe merkezinin 6 km. güneyinde bulunan köyün kuzeyi, doğusu ve güneyi karışık ağaç türlerinden oluşan ormanlarla çevrilidir.

    Dereler Mevkii’nde romatizma ve kaşıntılara iyi gelen ekşimtırak soğuk su bulunmaktadır.

    Köyün yolu 1974 yılında yapılmıştır.

    1983 yılında elektrik, 1986 yılında telefon verilmiştir.

    TARİHİ KALINTILAR:

    Ulgar Dağı’nın tepesinde bulunan tek ve üç mezarlar yatır olarak saygı görmektedir.

    Beyaz Pınar mevkiinde Garip Mezarları bulunmaktadır.

    Pegler mevkiinde köy harabeleri vardır.

    Keletenet mevkiinde köy harabeleri ve kil su boruları bulunmaktadır.



    AŞIKÜZEYİR

    (BOŞDERE-HEVAT)

    Aşıküzeyir,dik,heryerden beter,

    Tarlası temizdir,ne eksen biter,

    Kayasında en has keklikler öter,

    Geçmişte saz ile sohbeti vardır.

    NÜFUSU:87 HANE SAYISI :20

    KURULUŞU : Köyün nasıl ve ne zaman kurulduğu hakkında kesin bir bilgiyoktur.Köyün etrafındaki harebelere bakılırsa köyün eski bir yerleşim yeri olduğu kesinlik kazanmaktadır.Bugün kü köy tahminen ikiyüz elli yıllık bir köydür.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : 1.) Hevat adını batısındaki derenin çok hızlı akışından aldığı rivayet ediliyor. Aslında Khev (Dere) sözcüğünün, atmak mastarını almasından oluşan bir ad olduğu kanaati hakimdir. Kökeni Kıpçakçadır.

    2.) Boşdere adı ise, derenin ağaçsız oluşu sebebiyle verilmiştir.

    3.) Aşıküzeyir ismi, Aşık Üzeyir’in bu köyde doğmasından kaynaklanmaktadır.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER : Köy ilçe merkezinin 8 km güneybatısındadır.Köyün göller mevkiinde küçük bir gölcüğü vardır

    Kamlep mevkiinde kööy harebeleri bulunmaktadır.

    Köyün yolu 1990 yılında yapılmıştır.Köye 1982 yılında telefon,1987 yılında elektirik verilmiştir.

    TARİHİ KALINTILAR:Kamplep mevkiinde köy harabeleri mevcuttur.



    AŞIKZÜLALİ KÖYÜ (SUSKAP)

    Aşıkzülali’dir Zülali’nin köyü,

    Ulgar’la Arsiyan arası göğü,

    Cömerttir insanı açıktır gönlü,

    Tarlaları kapatan arısı vardır.

    NÜFUSU:542 HANE SAYISI :117

    KURULUŞU: Köyün kuruluşunun ne zamana rastladığı kesin bilinmemektedir.Ancak tarihi kalıntılar köyün çok eski bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Suskap adı rivayetlere göre;adam oğluna ok atmasını öğretirken ,’’Sus,fırsat bulduğun zaman kap kaç’’ demiş,sonradan kısaltılarak bu sözler Suskap olarak köye ad olmuştur.

    Başka bir rivayte göre de köyde su bol olduğu için;burası su kabı demişler,sonradan bu iki sözcük birleşerek Suskap adı oluşmuştur

    Aşıkzülali adı ise bu köyde doğup yetişen ünlü ozan Aşık ZÜLALİ ‘den gelmektedir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER :İlçe merkezini 17 km güney batısında Ulgar dağı’nın kuzey batı eteklerinde kurulmuştur. Baykent, Akballı, Aşıküzeyir köy hudutları ile çevrilidir.Köy hudutları içinde iki akarsu vardır.Bu akarsularda alabalık yaşar.Ayrıca köyde su ile çalışan değirmenler vardır.Köyün yaylası Ulgar Dağı’nın batı yamaçlarında bulunur.Köyün yolu 1973 yılında yapılmıştır.Köye 1982 yılında elektirik ve telefon verilmiştir.

    TARİHİ KALINTILAR:Şimdiki caminin yerinde kilse varmış. Caminin tabanında Gorhana bulunmaktadır.

    Köy merkezinde bir yer altı kanal mevcuttur.

    Eski yayla yolunda Kodal mevkiindeki dağda; önü balkonlu, tek pencereli oda şeklinde bir mağara mevcuttur.

    Köyün Kuzeybatısındaki sırtta kale bulunmaktır. Temelleri belli olmaktadır.



    BALGÖZE KÖYÜ (ÇILDIRET)

    Balgöze besliyor kovanda arı,

    Haziranda kalkar Allahın karı,

    Alır satar tüccar malı davarı

    Bu işlere bakan ağası vardır.

    NÜFUSU:308 HANE SAYISI :44

    KURULUŞU : Tahminen 150-200 yıl önce gelen aileler,önce Yurtbekler Köyü’ne sonrada bu bölgeye yerleşerek köyü kurmuşlardır.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Rivayete göre köyün yakınlarında önceden Çıldır’da yaşayan bir aile yerleşir;bu aile ile Çıldır halkı arasında hasımlık doğunca Ur Begi’ne giderek yardım istemiş.Ur Begi’de ‘’Sana bir yer göstereyim git orayı yeni bir Çıldır et’’demiş.O aile de gelerek buraya yerleşir ve köyün ismi Çıldıret olarak günümüze kadar gelir.

    Balgöze adı da köyde bol miktarda bal arısı yetiştirildiği için kalmıştr.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER : İlçe merkezinin 15 km Güneydoğusunda bulunan köy Damal ilçesi,Süngülü,Derindere ve Sütoluk köyleri ile komşudur.

    Köyün yolu 1975 yılında yapılmıştır;1983 yılında da elektirik verilmiştir.

    Köyde İsmail Yıldırım’a ait bir su değirmeni bulunmaktadır.

    TARİHİ KALINTILAR:

    Köyde Kürt Pegleri de denen birkaç harabe vardır.

    Başyurt Yaylası’nda bulunan tek mezar ve Arap mezarları’na dilek dilemek için ve yağmur duası için gidilir.



    BAYKENT KÖYÜ (VAHLA)

    Baykent büyük bir köy,Cumatel ile,

    Mertce konuşurlar yapmazlar hile,

    Hayran ahlakına Posof’lu bile,

    Çok nashiat kılar ninesi vardır.

    NÜFUSU :435 HANE SAYISI:85

    KURULUŞU : Tarihi kalıntılara bakılırsa köy çok eski bir yerleşim yeridir;Ancak köy halkını oluşturan ailelerden köye en önce gelen MURATOĞULLARI oduğu söylenir.MURATOĞULARI ormanlık ve sulak alanda buldukları düz bir yere yerleşirler ve ardından gelen aileler ile birlikte nüfus artar.Bu yerleşim tahminen 300-400 yıl öncesine denk gelmektedir

    KÖY ADININ KAYNAĞI : VAHLA:Bu ismin nereden geldiği bilinmemektedir.

    BAYKENT:Köyde zengin insanların çok olmasına;eski ve büyük bir köy olmasına binayen konulmuş bir isimdir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER :İlçe mekezine 18 km uzaklıkta olup;Arsiyan Dağ’ Silsilesi’nin doğu yamaçlarındadır.

    Köye 1973 yılında yol; 1982 yılında telefon ve 1987 yılnda ise elektirik imkanları verilmiştir.

    Köyün kuzeyinde taş ocakları var olup bu ocaklardan kesme taşlar çıkarılmaktadır.

    TARİHİ KALINTILAR:Köy merkezinde üç adet kilise kalıntısı mevcuttur. Her kilisenin doğusunda birer Gorhana bulunmaktadır.

    Her kiliseden birbirine ve derelere gittiği tahmin edilen yer altı kanalları vardır.

    Köy merkezinde ne zaman yapıldığı bilinmeyen mahzenler vardır.

    Pınarbaşı’ndan Yukarı Mahalleye getirilmiş kilden yapılma ark (kanal) kalıntıları vardır.

    Gorzil ve Tavestele denen yerlerde köy harabeleri vardır.

    Ayrıca Çelenk Efendi ve Ahmet Efendi ziyaretleri bulunmaktadır.



    BİNBAŞI EMİNBEY KÖYÜ (CİLVANA)

    Puma Eminbey’in bahçelik yeri,

    Binbaşıeminbey Posof’un süsü

    Mısır bostan eker eskiden beri,

    Görülmez halkında, dargınlık,küsü

    Okulsuz oluşu sadece derdi,

    Zümrüde benzer, bitki örtüsü,

    Beş-on eve birde cami vardır,

    Göllerinde öten, turnası vardır.

    NÜFUSU :294 HANE SAYISI:80

    KURULUŞU :Etraftaki tarihi kalıntıl ara bakılırsa bu köy hudutları içerisinde çok eskiden beri insanlar köy kurmuş ve yaşamışlardır.200-300 Yıllık bir kuuluş geçmişi vardır.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : CİLVANA:Köyün etrafındaki göllerde,hasır ve semer yapmakta kullanılan cil otunun olması (CİLVANA Cil otunun yetiştiği yer)sebebiyle almış olduğu bir isimdir.

    BİNBAŞI EMİNBEY:7.Hudut Alayı’nın 1.Tabur Komutanı olarak Posof’a gelen ve Kurtuluş Savaşı sırasında bu bölgede görev yapan komutandan almıştır bu ismi.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER : İlçe merkezinin 9 km. doğusunda olan köy Kodiyan Tepesinin bir çöküntüsü görünümünde olan doğu platosunda,etrafında altı adet göl ve gölcükler bulunan bir arazi üzerinde kurulmuştur.Köye komşu olan köyler;İncedere, Kumlukoz, Sarıdarı,Yurtbekler ve Gümüşkavak köyleridir.

    Arazisinin 3/5’ü ekilen,biçilen tarla ve çayırlarla kaplıdır.İklimi sebze ve meyveciliğe de müsaittir.

    Köye 1961 yılında telefon 1982 yılında elektrik verildi.

    Köyün yolu 1960 yılında hizmete açıldı.

    Köyün çevresinde irili ufaklı dört göl vardır.Bunlar:Kanlıgöl,Tinasharo,Kurdonun ve Yusufun Gölleridir.Kanlıgöl sazan balıklarının,Tinasharo ise yaban ördeklerini yaşam alanlarıdır.

    TARİHİ KALINTILAR:

    Şimdiki caminin yerinde eskiden kilise varmış.

    Köyün batısında Kenenoğlu, güneybatısında Karamanlar adlı köy harabeleri vardır.

    Yusuf’un Gölü ile Karaman Harabeleri arasında üzeri taş örtülü kanlar vardır.

    Köy merkezinde de yer altı kanalı mevcuttur.

    Kilisenin yeri bilinmemektedir.Köy merkezinde olduğu söylenmektedir.Ayrıca Köy merkezinde Gorhana bulunmaktadır.

    Kanlıgöl ve Nakarov mevkilerinde ev harabeler vardır.

    Topyeri mevkiinde şehit mezarları bulunmaktadır.



    ÇAKIRKOÇ KÖYÜ (MERE)

    Çakırkoç üretir, çakırca koçu,

    Bayırın başında olması suçu,

    Yıkılmış duruyor kalenin burcu,

    Posof’a merkezlik mazisi vardır.

    NÜFUSU :41 HANE SAYISI :13

    KURULUŞU : Köy çok eski bir yerleşim yeridir. Yeni nesil kurucu ailelerin köye yerleşim zamanı ise 250 yıl önceye dayanmaktadır.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Mere adını yakınındaki Mere Kalesi’nden almıştır. Rivayete göre Mere Kalesi; Kol Kalesi’nin hükümdarının kızına, aşık olan bir subaya, kızıyla evlenebilmesi için koşulan şart gereği yapılmıştır.

    Çakırkoç adı ise köyde iyi koyun yetiştirildiği için verilmişir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 7 km. güneyinde, Posof Çayı’nın güney yamaçlarında bir sırtta kurulmuştur.Köyün komşuları; İlçe Merkezi, Asmakonak Köyü ve Kır-Damala Köyü’dür. Köyün yaylası Ulgar Dağı’nın kuzey yamaçlarındadır.

    Köyün yolu 1980 yılında hizmete açılmıştır.

    1983 yılında elektrik, 1987 yılında ise telefon verilmiştir.

    TARİHİ KALINTILAR:

    Mere Kalesi, köyün doğusundadır.Kale duvarlarının kalıntıları durmaktadır. Duvarlarda yazılı taşlar bulunmaktadır.

    Kalenin batısında kilise bulunmaktadır.

    Kalenin doğusunda kısmen sökülü olan Gorhana bulunmaktadır.

    Kalenin güneyinde kime ait olduğu bilinmeyen 100 kadar mezar bulunmaktadır.



    ÇAMBELİ KÖYÜ (SAGRE)

    Çambeli deredir, etrafı görmez,

    Ne cevherler vardır, kimseler bilmez,

    Koçak bakışlıdır, her yüze gülmez,

    Nasihat buyurmuş, hocası vardır.

    NÜFUSU:285 HANE SAYISI:55

    KURULUŞU: Tarihi kalıntılara bakılırsa köy çok eski bir yerleşim yeridir. Önceleri Eski Sagre denilen yerde kurulu olan köy, sonradan akarsuyun yanına taşınmıştır.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Sagre isminin nereden geldiği tam olarak bilinmemekle birlikte, rivayete göre burada yaşan eski ailelerin çoğunun sağır olmasından dolayı, sağırların köyü deyimi zamanla Sagre’ye dönüşmüştür.

    Çambeli ismi ise, köyü çevreleyen çam ağaçlarının bolluğundan dolayı verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 8 km. güneydoğusunda, Çatalsu deresinin dar bir vadisinde kurulmuştur.Oturmamış bir zemini olduğundan, zaman zaman toprak kaymaları yaşanmıştır.

    Köye 1983 yılında elektrik, 1989 yılında ise telefon bağlanmıştır.

    Köye ulaşımda iki ayrı güzergah vardır. İlki 1975 yılında Al Köyü üzerinden, ikincisi ise 1982 yılında Yurtbekler ve Yeniköy bağlantıları ile hizmete açılmıştır.

    Köyün çevresinde Çürükgöl ve Sülükgölü (Dipsiz Göl) bulunmaktadır.

    TARİHİ KALINTILAR: Köyün doğusunda Cak Kalesi vardır.Köyde; Nalanslar Mevkii’ndeki Kırıkkilise ile Hevesmen’de, suyun kıyısında ve Cak Kalesi’nin yanında olmak üzere yanında olmak üzere iki kilise daha vardır.Bunları, Serkis Oğullarından Yiğit Berka’nın yaptırdıpı söylenir.Bu kiliselerin güneyinde Gorhanalar bulunmaktadır.

    Köyün 2 km. kuzeyinde Eski Sagre Köyü harabeleri vardır.1992 yılında Afet Evleri yapılırken, temel kazımı sırasında torağın altında mezarlar ve eski ev kalıntıları çıkmıştır.

    Kırıkkilise’nin Kuzeyinde, Kazan Dere’de 3 adet ve Hayeri Posta Harabesi’nin Güneydoğusunda da 1 adet olmak üzere toplam 4 adet mağara bulunmaktadır.



    ÇAMYAZI KÖYÜ (OHTEL)

    Çamyazı köyünün, çamlıktır düzü,

    Hıram endişesi, kan ağlar gözü,

    Bilmezler hileyi, açıktır sözü,

    Karşıda görünür, yaylası vardır.

    NÜFUSU:112 HANE SAYISI:24

    KURULUŞU: Kuruluşu hakkında bir bilgi yoktur.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Ohtel adının nerden geldiği bilinmemektedir.Çamyazı adı ise köyün etrafındaki çam ağaçlarının çokluğundan gelmektedir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 9 km. güneyinde, yüksek bir platoda kuruludur. Köyün bir tarafı Hıram (Uçurum), bir tarafı ormanlıklarla kaplıdır.Al ve Asmakonak köyleri ile sınır komşusudur.

    Köyün kuzeyinde, Cancağ’ın Gölü ve aynı adlı dereye akıntısı vardır.

    Köyün yaylasında, Yaylaların Gölü bulunmaktadır.

    Romatizma, uyuz ve egzema için iyi gelen, soğuk-ekşimtırak su bulunmaktadır.

    Köye, elektrik 1983 yılında, telefon 1986 yılında verildi.

    TARİHİ KALINTILAR : Köy camisinin bulunduğu yerde eskiden bir kilise bulunmaktaydı.Kilisenin güneyindeki Gorhana hala durmaktadır.Ayrıca kiliseden kalma ve halen caminin yanında bulunan ve okunamayan bir yazılı taş bulunmaktadır.

    Bazı köy sakinlerinin kapısında geçen bir kanal bulunmaktadır.

    Kokolavur Mevkii’nde kazılar yapıldıkça, kilden yapılmış küpler bulunmuştur.



    ÇAYIRÇİMEN KÖYÜ (LAMİYAN)

    Çayırçimen’in de etrafı çayır,

    Çoktur ekin tarla, vermiyor hayır,

    Yeri düz ovadır, sanmayın bayır,

    Kod’da bir küçücük korusu vardır.

    NÜFUSU:92 HANE SAYISI :13

    KURULUŞU: Tarihi kaynaklar köyün eski bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Şimdiki köyün ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu bilinmemektedir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Lamiyan adının ne anlama geldiği bilinmemektedir.

    Çayırçimen adı ise, köyün çevresinin aşırı yeşillik olmasından gelmektedir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 14 km. kuzeyinde, Kodiyan ve Sesödile Tepleri’nin kuzeydoğu yamaçlarındaki platoda kurulmuştur. Komşuları; İlçe Merkezi ve Gönülaçan, Kayınlı, Erim ve Sarıçiçek Köyleridir.

    Köyün Düzler Mevkii’nde, soğuk-ekşimtırak su bulunmaktadır. Bu suyun, kaşıntı ve romatizmal ağrılara iyi geldiği söylenmektedir.

    1983 yılında elektrik, 1985 yılında telefon bağlanmıştır.

    Köy yolu 1967 yılında kullanıma açılmıştır.

    TARİHİ KALINTILAR : Kod’un çam fidanlığının içinde kime ait olduğu bilinmeyen mezarlar vardır.Mezarlığın içinde, Latin ve Arap harflerine benzemeyen harflerle yazılmış Yazılı Taşlar ve Koç Kafasına benzer kabartmalar bulunmaktadır.

    Ayrıca eski bir köye ait olduğu sanılan Nakora Harabeleri köyün tarihi yerleri arasındadır.



    DEMİRDÖVEN KÖYÜ (VARZNA)

    Demirdöven iki ayrı köy gibi,

    Tikas, Hurgeşen de birer köy gibi,

    Ormanı güneyde kara göl gibi,

    Çeşitli alanda ustası vardır.

    NÜFUSU:232 HANE SAYISI:48

    KURULUŞU: Tarihi kalıntılardan, eski bir yerleşim yeri olduğu anlaşılmaktadır. Köye ilk gelen aile Karadeniz Bölgesi’nden gelen Demirciler Sülalesidir. Daha sonrada Gürcistan’dan İslolar Sülalesi gelmiştir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Varzna adının kaynağı bilinmemektedir.

    Demirdöven ismi, eskiden beri köyde demir ustalarının bulunmasından gelmektedir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 8 km. güneybatısında, Kançıyan Dağı’nın kuzeye bakan yamacında kurulmuştur. Köy dört mahalleden oluşmaktadır. Bu mahalleler; Aşağı Varzna, Yukarı Varzna, Hurgeşen ve Tikas Mahalleri’dir. Çevresi itibariyle doğal bir park görünümündedir. Komşuları; Arılı, Uluçam, Günbatan, Yurtbaşı ve Kopuzlu Köyleridir.

    1985 yılında elektrik, 1987 yılında telefon bağlanmıştır.

    Köyün yolu 1978 yılında ulaşıma açılmıştır.

    TARİH KALINTILAR : Köyün batısında, Gözür Mevkii’nde bir köy harabesi vardır. Ayrıca, köyün kuzeyinde, Dükkantepe denilen yerde demirci dükkanı harabeleri bulunmaktadır.Bu harabelerin bulunduğu er kazıldığında demir cürufu çıkmaktadır.

    Köyün kuzeyinde, şu anda bir köy sakini tarafından harman olarak kullanılan yerde eskiden bir kilise varmış.Bu kilisenin güneyinde Gorhana bulunkmaktadır.Kilisenin kuzeyinde ise kime ait olduğu bilinmeyen birkaç türbe vardır.

    Adatura Mevkii’nde bulunan kanal, bir odaya çıkmaktadır.



    DERİNDERE

    Derindere denen çayırlık yazı,

    Çıkarlar yaylaya,gelini kızı,

    Tarlalara ekin ekerler bazı,

    Dağlarında celep sürüsü vardır.

    NÜFUSU:298 HANE SAYISI:46

    KURULUŞU: Tarihi kalıntılar köyün çok eski bir yerleşim birimi olduğunu göstermektedir.Şimdiki köyü oluşturan aileler tahminen 150-200 yıl önce Kağızman’dan gelerek buraya yerleşen Karaca ailesi ile Ahıska’nın Kobliyan bölgesinden gelen Kopyan oğulları ailesidir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Derindere köyü ismini köyün derin bir vadide kurulmuş olmasından dolayı almıştır.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 20 km güneydoğusunda,Şabanıbel Dağı’nın batısında,Arap Mezarları’nın kuzeyinde,Başyurt Sırtları’nın kzueydoğusunda yeralan derin ve yüksek rakımlı bir vadide kurulmuştur.Genellikle çayırlarla kaplı arazisinin çok az kısmı ekilir;hayvancılığa elverişlidir.

    Köyün batısında,Karnak denen mevkiide dünyada nesli tükenmekte olan,yaban tavuğu (horozu) yaşamaktadır.

    Köyün komşuları:Damal ilçesi ile Balgöze ve Sütoluk köyleridir.Ayrıca Gürcistan’a da sınırı vardır.

    Derindere Çayı bu köyden geçer;bol miktarda alabalık vardır.

    Köye 1986 yılında elektrik,1990 yılında telefon bağlanmıştır.

    Köyün yolu 1980 yılında ulaşıma açılmıştır.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyün 3 km. güneyinde, Pegler Mevkiin’nde bir köy harabesi vardır.Harabelerin olduğu yerde birbirinden uzak birçok mezar bulunmaktadır.Ayrıca burada yontma taş ve mermerlere rastlanmaktadır.




    DOĞRULAR KÖYÜ (AŞAĞI CACUN )

    Doğrular,doğrudur hiç yalan demez,

    Sadıktır hakkına,hiç haram yemez,

    Arzular Duğur’u, evinde durmaz,

    Garzol’dan tarafa çalısı vardır.

    NÜFUSU:104 HANE SAYISI :22

    KURULUŞU: Köyün ilk geçmişi bilinmemekle beraber 250-300 yıllık bir tarihi vardır.Ormanlık bir alan olması sebebile yerleşim yeri olarak bu bölge seçilmiştir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI :Aşağı Cacun adının nereden geldiği bilinmemektedir.

    Doğrular ismi ise halkın doğruluk ve dürüstlüğüne dayanarak verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER:Köy ilçe merkezine 2 km.batısında,Udabuna Tepesinin güney yamacına kurulmuştur.Doğu ve Kuzeyi karışık ağaçlardan oluşan bir meşedir.İlçe merkezine en yakın köydür.Yaylası Kurşunçavuş köyünün kuzeyindedir.Komşuları ilçe merkezi ve Çakırkoç,Özbaşı ve Uğurca köyüdür.

    Köye elektrik 1985 ve telefonda 1987 yılında verilmiştir.

    Daha önce varolan patika yol düzenlenerek ulaşıma elverişli hale getirildi.

    Köyün güneyindeki derede kömür parçalarına rastlanmaktadır.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyün güneyindeki Hangel Mevkii’nde, derenin batı yamacında eskiden bir kilise varmış.Bu kilisenin duvarlarının bir kısmı hala ayaktadır.

    Köyün kuzeybatısındaki tarlalarda küçük bir kaleye ait temeller bulunmaktadır. Aynı yerde, tuğla ocakları kalıntılarına da rastlanır.

    Kuyularınbaşı Mevkii’nde bulunan kuyulardan, rivayete göre, tuğla borular vasıtasıyla, sağılan sütler köye akıtılmıştır.



    ERİM KÖYÜ

    Erim’in etrafı meyveden meşe,

    Yazı cennet sanki köşebe köşe,

    Sığmazki ki kıymeti hayale düşe,

    Tarihe vesika kalesi vardır.

    NÜFUSU:67 HANE SAYISI:16

    KURULUŞU: Tarihi kalıntılara bakılınca çok eski bir geçmişi vardır.Çeşitli bölgelerden gelen aileler ile birlikte köy genişlemiştir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Daha önceleri bu köy, şimdi Gürcistan sınırı içinde bulunan İriçala Köyü’nün bir mahallesi imiş ve adı da Erimiçala imiş.Sonraları bu ad Erim olarak değişmiş.Yeni köy isimleri verilirken,Erim adı “Er kişiyim” anlamında düşünülerek, değiştirlimemiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: Köy ilçe merkezinin 19 km kuzeyinde Kalem Tepe’nin güneydoğu eteklerinde,İricala Suyu ile Gırma Çayı’nın arasındaki yamacın küçük bir düzlüğünde kurulmuştur.

    Becve Mevkii’ndeki,Sallık denen taş ocaklarının kuzeyindeki dere yatağında kaplıcaları vardır.Romatima ve kaşıntılara iyi gelen bir sudur.

    İçme suyunu aldıkları kaynağın bulunduğu yerde,otlu-tümsekli bir göl vardır.

    Madenler:

    1:Gölün Bayırı Mevkii’nde tebeşir taşı

    2:Siyah ve parlak mermer çıkartılır.

    3:Köyün Kapıönleri mevkiinde yağlı su çıkmaktadır.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyün doğusunda, Derince Dere’nin batısındaki yüksekçe bir sırtın üzerinde eski bir kale bulunmaktadır.Kalenin duvarlarının bir kısmı hala ayaktadır. Kalenin, Tamar Dodopal tarafından yaptırıldığı,kalenin tabanında bir çeşmenin ve önünde taştan oyma bir yalağın olduğu söylenmektedir.

    Bazı köy sakinlerinin evlerinin altından kanal geçmektedir.

    Eski caminin olduğu yerde şimdi evler vardır.

    Şu anda bir köy sakininin harman olarak kullandığı yerde eskiden bir kilise varmış. Kilisenin doğusunda Gorhana bulunmaktadır.

    Köyü kuzeyinde Şevben, batısında ise Gegoban Harabeleri bulunmaktadır.



    GÖNÜLAÇAN KÖYÜ (ŞUVARSKAL)

    Gönülaçan gerçek gönüller açar,

    Suyundan içenin her derdi kaçar,

    Lale,sümbül,gülü kokular saçar,

    Konur’da bitmeyen meşesi vardır.

    NÜFUSU :208 HANE SAYISI :26

    KURULUŞU : Tarihi kalıntılarının çokluğuna ve de eskiliğine bakılırsa köy oldukça bir eski yerleşim yeri olarak görülmektedir.Bu köyün yeni aileleri buraya geldiklerinde burasını ormanlık alan içerisinde terkedilmiş olarak bulup yerleştikleri söylenmektedir.Ve köyün ilk ailelerin buradan neden ayrıldıkları bilinmemektedir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Şuvarskal isminin nereden geldiği bilinmiyor.Köyün doğal görünümünün içaçıcı bir görünüme sahip olması sebebiyle bu ismi almıştır.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 15 km kuzeyinde,Sesödile Tepesi’nin doğu yamaçlarında bir platoda kuruludur.Köyün içinden Gırma Çayı ve Küçük Dere geçer. Köyün batısındaki Sesödile yamaçları ile büyük bayır mevkkinde karışık ağaçlardan oluşan meşelikler vardır.Gırma Çayın da alabalık ve dağ alası vardır.Arazisi tarıma ve bahçeciliğe müsattir.Geniş ve çeşitli çiçekler bulunan merası arıcılık için elverişlidir. Köyün yaylası Gırma Dağı’nın doğusundadır.

    Komşuları İlçe merkezi,Çayırçimen,Kayınlı,Kalkankaya,Erim,Yaylaaltı ve Sarıçiçek köyleri ile Gürcistan sınır komşularıdır.

    Köye 1982 tarihinde telefon ve 1983 tarihinde elektrik verilmiştir.

    Sekiz köyün işbirliği ile üç köprü yapılınca 1967-68 yıllarında ,Kodiyan’dan açılan grup köy yolu u köyden geçti.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyde 3 adet kilise vardır.Bunlar; Devlet Çayırları’nın güneydoğusundaki sırtta,Konur Harabeleri’nin karşısındaki yamaçta ve Pataraçala denen mevkide, beyaz toprakların doğusunda yer alır.

    Bazı köy sakinlerinin ev ve tarlalarının bulunduğu yerlerde Gorhana bulunmaktadır. Yine bazı evlerin altından kanallar geçmektedir.Bu kanlardan birinin kiliseye gittiği sanılmaktadır.

    Konur Harabeleri sayılabildiği kadarıyla, 18 evden oluşur ve duvar,kapı,direk ve örtü olarak tamamen taştan yapılmıştır.Ayrıca Guveket Mevkii’nde 5 ayrı yerde taş ev harabeleri ve bazı köy sakinlerinin arazilerinde de yine harabeler bulunmaktadır.

    Sesödile’nin kuzey yamacındaki Suatan Kaya’da mağaralar bulunmaktadır.

    Sesödile’nin doğu yamaçlarından geçen ve halen görünen eski top yolu “Köroğlu Atının İzi” denilen Koryalar Mevkii’ndeki taş üzerinde gözüken at izi de diğer tarihi yerlerdir.



    GÜMÜŞKAVAK KÖYÜ  (ZENDAR)

    Gümüşkavak, gerçek üretir kavak,

    Esmez orda rüzgar,sallanmaz yaprak,

    Kuzeyi ormandır,münbittir toprak,

    Köz gibi kırmızı,buğdayı vardır.

    NÜFUSU :116 HANE SAYISI :26

    KURULUŞU : Tarihi belli olmayan bir zamanda,Eski Zender denen ve halen harabeleri bulunan,şimdiki köyün batısındaki,Kırk’ların kuzeyine yerleşmişlerdir.1881 tarihinde ,burada heyalan olması nedeniyle,gelip şimdiki köy yerine yerleşmişlerdir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Zendar adının nereden geldiği bilinmemektedir.Gümüşkavak adı ise köyde bol miktarda ak kavak bulunmasına izafen verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 6 km doğusunda Kodiyan Tepesi’nin güneydoğusundaki yamacında kurulmuştur.Köyün kuzey yamaçları çam ormanı,batısı karışık ağaçlardan oluşa meşe ile çevrilidir.Köyiçi ve Suludere adlı iki küçük akarsu vardır.Arazi kiraz ve kavak ağaçları ile kaplıdır.

    Komşuları :İlçe merkezi,Yurtbekler,Binbaşıeminbey,İncedere ve Taşıran köyleridir. Yaylası Kodiyandadır.

    Köye elektrik 1981 de telefon ise 1984 yılında verilmiştir.

    1977-78 yılında köye anayol üzerinden tali yol açılmıştır.

    Köyün yaylasında beş adet küçük gölcük vardır.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyün batısındaki ormanın eteğinde eski köy harabeleri ve eski köy yerinde temelleri bulunan bir kilise bulunmaktadır.



    GÜNBATAN KÖYÜ (BANARHEV)

    Günbatan ilçenin batısındadır,

    Beyaz hemşin, koyun kapısındadır,

    Güzellik o yerin yapısındadır,

    Yazın dağlarında Mosi’si vardır.

    NÜFUSU :169 HANE SAYISI :35

    KURULUŞU : Kotoğlu denen sülalenin dedesi,Acere’den gelip eski köy yerine yerleşmek istemiş.Bir gün mandaları kaybolmuş. Onları aramaya çıktığında, etraf o kadar sık ormanmış ki, gittiği yerlerde ağaçlara elindeki baltayla iz bırakarak gitmek zorunda kalmış. Bunu kaybolmaktan korktuğu için yapmış. Bir zaman mandaları aramış. Yarıyalık Göl dedikleri gölde bulmuş. Mandalarını oradan almış, götürmüş. Bilahare gelmiş, etrafı incelemiş, bakmış ki; ormanın içinde kaynak ve akarsuları bol bir yer. Buraya yerleşmiş. Daha sonra Şavşat ve etraftan gelen insanlar da buraya yerleşmiş.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Banarhev kelimesi; Baran ve Hev kelimelerinin birleşimi ve zamanla değişiminden gelmektedir. Karlıdere anlamında kullanılmaktadır.Günbatan kelimesi; Kancıyan Dağı’nın, köyü erken saatlerde gölgelemesinden dolayı kullanılmıştır.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 18 km. batısındaki Urema düzlüğünün güneye uzanan dar bir vadisinde kurulmuştur. Köyün batısındaki Kancıyan Dağı’nın yamacında yapraklı ağaçlardan oluşan bir koru vardır. Bu korunun Mosi’si (Bir tür yabani meyve) meşhurdur. Köyün yaylası Urema’dadır.

    Komşuları; Kol, Akballı, Demirdöven, Yurtbaşı, Yolağzı Köyleri ve Gürcistan ile sınır komşusudur.

    Köye 1985-86 yılında elektrik, 1986 yılında telefon verilmiştir.

    Köy yolu 1973 yılında kullanıma açılmıştır.

    Vardiyan Mevkii’nde kömür bulunmaktadır.

    Yarıyalık ve Tuzluğun gölleri köy sınırları içerisindedir.

    Vardiyan Mevkii’nde kömür bulunmaktadır.

    Yoşalı dene mevkide yoşa denilen kahverengi bir toprak boyası bulunur.

    Şoraklar Mevkii’ndeki sular tuzludur.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyün batısında Sinkana ve Nesopli (Eski Banarhev Köyü Harabeleri) bulunmaktadır ve bu harabelerin temelleri bellidir.

    Sinkana’daki mezar, ziyaret olarak halkın gittiği ve saygı duyduğu bir yerdir.

    Köyün batısındaki mezarlığın, doğu tarafında eski kilisenin temelleri bulunmaktadır. Kilisenin güneyinde Gorhana bulunmaktadır.



    GÜNLÜCE KÖYÜ (CABORYA)

    Günlüce ayrılmış üç ayrı kola,

    Anlaşıp çabucak, gelirler yola,

    Kalkarsa halaya, vermezler mola,

    Çok meşhurdur seyranlar haftası vardır.

    NÜFUSU :233 HANE SAYISI :50

    KURULUŞU : Tarihi kalıntılar köyün eski bir yerleşim birimi olduğunu göstermektedir. Buraya gelen ilk ailenin, Ahıska İli’nin, Lelvan Köyü’nden gelen Kokop oğulları olduğu söylenir. Zamanla gelen aileler ile genişlemiştir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Caborya kelimesinin anlamı bilinmemektedir. Günlüce kelimesi ise, köy, günün her saatinde güneşi gördüğü için kullanılmıştır.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 8 km. batısında, Cazı Tepesi’nin güney yamaçlarına bakan bir platoda kurulmuştur. Köyün ortasında bir dere geçmektedir. Kuzeyi dağlıktır ve karışık ağaç türlerinden oluşan bir meşelik vardır.

    Komşuları; Gürarmut, Marsolat, Özbaşı, Uğurca köyleridir. Yaylası ise ilçe merkezi ve Gürcistan ile sınırdır.

    1975 yılında telefon, 1984 yılında ise elektrik bağlanmıştır.

    Köy yolu 1968 yılında hizmete girmiştir.

    Köy civarında Çürük Göl, Dipsiz Göl ve Kanlı Göl, Yaylasında da Davar Gölü bulunmaktadır.

    TARİHİ KALINTILAR : Şu andaki İlköğretim Okulu ve yeni değirmen binalarının bulunduğu yerlerde eskiden kilise varmış.Bu kilisenin temelleri hala durmaktadır.Ayrıca Yukarı Günlüce-Gürarmut yolu üzerindeki bir tarlada da yine eski bir kiliseye ait duvar kalıntıları mevcuttur.

    Değirmenin batısından, doğu-batı istikametinde uzanan taş duvarlı bir yer altı kanalı vardır.Yine bazı tarlaların altından da benzer kanallar geçmektedir.

    Şimdiki İlköğretim Okulu’nun tabanında Gorhana vardır.

    Köyde; Kaledibi, Kopenali Peğleri, Çakal Peğler, Tetrop ve Latengüle Harabeleri vardır.

    Yeni değirmen binasının yanında eski bir tandır bulunmaktadır.Yine aynı yerde demir ocağı vardır.

    Acara yolunda üzerine haç kazılı eski bir taş vardır.



    GÜRARMUT KÖYÜ (KOLİSKAL)

    Güramut, Morkan’a çok iyi bakar,

    Bitirdi çekeni, tezeği yakar,

    Güzün sokakları, hep armut kokar,

    Kapan denen birde mahallesi vardır.

    NÜFUSU :186 HANE SAYISI :30

    KURULUŞU: Köydeki tarihi kalıntılar eski bir yerleşim yeri olduğunu gösterir. Bugünkü halkı oluşturan aileler 250-300 yıl kadar önce buraya yerleşmişlerdir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Koliskal kelimesinin anlamı bilinmemektedir. Gürarmut adı ise, köyde bol ve iyi armut yetişmesinden dolayı verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 10 km. batısında, Kurşunçavuş Çayı’nın doğusunda kurulmuştur. Köyün kuzeyinde, Morkan dedikleri kızıl ağaçlarla kaplı alüvyonlu bir vadi vardır. Batı yamaçlarında ise karışık ağaçlardan oluşan bir koru vardır.

    Komşuları; Kurşunçavuş, Yolağzı, Kopuzlu, Arılı ve Günlüce köyleridir.

    Köyün doğusunda Öküz Gölü vardır.

    1983 yılında telefon, 1984 yılında elektrik verilmiştir.

    1969 yılında yolu kullanıma açılmıştır.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyün kuzeyinde, Kabavur Mevkii’ndeki bir tarlada eski bir kiliyse ait kalıntılar vardır.Kilisenin yanından gelerek köydeki bazı evlerin altından geçen bir yer altı kanalı vardır.Gorhana, kilisenin doğusundadır.

    Kilise Mevkii Harabeleri, Eski Köy Harabesi ve Büyük Bayır’ın başındaki ev harabeleri köydeki tarihi yerlerin bir kısmını oluşturur.

    Kilise Mevkii’nde, kemer bağlama taş ev vardır.

    Peğler Mevkii’nde kime ait olduğu bilinmeyen mezarlar vardır.

    KAPAN (Gürarmut’un Mahallesi)

    Kapan, ismi itibariyle dik yamaç anlamına gelmektedir. Bu mahallenin 150 yıllık bir mazisi vardır. Bu bölgeye gelen insanların yerleşmesi ile oluşmuştur.

    1982 yılında elektrik, 1990 yılında telefon verilmiştir. Yolu 1984 yılında hizmete açılmıştır.

    Kapan, az aşağı duruyor gökten,

    Dağında kuşu var, her türden,öten,

    Gözleri doyurup, çayırları örten,

    Çok nefis kokulu, pantası vardır.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyün kuzeyinde bir kiliseye ait kalıntılar bulunur.Kilisenin kuzeyinde, yontma taşla kubbe bağlı bir mahsen vardır.Bu mahsenden başlayarak, doğuya doğru uzanan taş örtülü bir kanal mevcuttur.

    Aynı mahsen ve kanalın bulunduğu yerde insan kemiği dolu bir kuyu vardır.

    Kokolar Sülalesi’ne ait olduğu söylenen 2 adet su ile çalışan değirmen bulunmaktadır.



    İNCEDERE KÖYÜ (CUVANTEL)

    İncedere suyu, inceden akar,

    Vadi yüz çevirmiş, doğuya bakar,

    Vurguna dönderip, çok canlar yakar,

    Yeni yapı örnek, camisi vardır.

    NÜFUSU :174 HANE SAYISI:40

    KURULUŞU: Çok eski bir yerleşim yeridir. Köyün geçmişi 200 yıl kadar öncesine dayanır. Dört nesillik bir geçmişi vardır.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Cuvantel isminin nerden geldiği bilinmemektedir. Köyün kuzeyinde ince bir dere olması nedeniyle İncedere adını alıştır.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 11 km. kuzeydoğusunda, Sarkene sırtlarının güneydoğusunda yer alan düzlüklerde kurulmuştur. Köyü çevreleyen 7 adet göl doğal bir güzelliktir. Bu göller; Nabathev, Göller, Karava, Havslı Göl, Dip Göl, Kara Göl ve Bunele Gölleridir. Bu göller yaban ördeklerinin yaşam alanıdır.

    1982 yılında telefon, 1983 yılında elektrik verilmitir.

    1967-68 yıllarında ise yolu kullanıma açılmıştır.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyün batısında; Samsevre, Bunele, Karava ve Nakarov adlı küçük köy harabeleri bulunur.Kalıntılardan, evlerin duvarlarının harçsız, taş duvarla yapıldığı anlaşılmaktadır.

    Büyük Bayır’da küp yapılan ocaklar ve küp kalıntıları bulunmaktadır.

    Caminin doğusunda kuzeye doğru uzanan, taş duvarlı ve üzeri, düzgün yontulmuş, bir metre uzunluğudaki taşlarla örtülü olan bir yer altı kanal vardır.

    Köydeki bir harmanda, yakın tarihe kadar sağlam duran ve halen dönen taşın yerinde durduğu bir Bezir Süzme Düzeneği vardır.

    Migiçli Mevkii’nde, Nabathev’den gelen su ile çalışan iki adet değirmen harabesi bulunur.

    Köy ile Kumlukoz Köy hududundaki bir sırtta, bir kule kalıntısı ve onun altında bir mağara bulunur.



    KALEÖNÜ KÖYÜ (AGARA)

    Kaleönü bakar, kalede burca,

    Ekini çok güzel, yamacı yonca,

    Alabalık avlanır, derede bolca,

    Burada misafirin hastası vardır.

    NÜFUSU :284 HANE SAYISI:46

    KURULUŞU: Tarihi kalıntılar köyün eski bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Yaklaşık 200 yıllık bir yerleşim yeridir. Köye ilk gelen Canıgil ve Selehoğulları ormanda yer açarak evlerini yapmışlar daha sonra nüfus artarak köy genişlemiştir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Ahıska’dan avlanmak için Posof’a gelen bir avcı, Posof Çayı’nda bulduğu bir elmanın hangi bahçeden olduğunu eşiyle birlikte aramıştır. Elmanın yetiştiği bahçeyi gördüğünde eşine “aha ora” demiş, bu söz zamanla Agara şeklini almıştır.Kaleönü adı ise, Kol Kalesi’nden esinlenerek verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 18 km. batısında, Arsiyan Dağı’nın doğu eteklerinde, Kol Çayı’nın güneybatısında kurulmuştur. Köyün Arsiyan Dağı’nın eteklerinde yaylası ve korusu vardır. Köyün arazisi içinden geçen Kol Çayı’nda ve kayınlıklardaki akarsuyunda meşhur dağalası ve alabalık vardır.

    Siyah mermer, krom ve tabi gaz madenleri, köyün MTA tarafından da tespit edilen kaynaklarıdır.

    1987 yılında elektrik, 1986 yılında telefon verilmiştir.

    1979 yılında köy yolu kullanıma açılmıştır.

    TARİHİ KALINTILAR : Kol (Kuvel) Kalesi’nin ortasında bir kilise ve güneyinden kalenin içine çıkan bir yer altı yol vardır.

    Gölayağı Mevkii’nde bir küçük köy harabesi, büyük taşlarla örtülü bir taş evi ve yine bu eve bağlı büyük taşlarla örtülü yer altı kanalı vardır.

    Köydeki Gorhana’nın bulunduğu yer kazıldığında birçok insan kemiği ortaya çıkmıştır.

    Kışın yolu kaybetmemek için, Şavşat yolu kenarlarına dikilmiş olan büyükçe bir dikili taş ile aynı mevkideki taş evler diğer tarihi yerlerdir.



    KALKANKAYA KÖYÜ (PETOBAN)

    Kalkankaya, yamaç kayaya bakar,

    İki yönden çifte deresi akar,

    Ekini ey verir, bire on çıkar,

    Ormandan oluşan korusu vardır.

    NÜFUSU :130 HANE SAYISI :26

    KURULUŞU : Harabeler ve kiliseler köyün eski bir yerleşim yeri olduğunun kanıtıdır. Köye ilk olarak Ahıska’dan Düleler, Abastuban’dan Kahrimanlar, Üde’den Mevlüt Ustagil gelerek orman içerisinde evler yapmışlardır.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Petoban adı rivayetlere göre; Petro’nun yeri anlamına gelmektedir. Petro köyü kurucusudur.Kalkankaya adı ise; köyün kuzeydoğusunda bulunan kayaların şekillerine bakılarak verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 4 km. kuzeyinde, Kohucuvar (Uc) Tepesi’nin kuzey yamacındadır. Ortasından Taşkıran Deresi, kuzey ve doğusundan Gırma Çayı akar.

    Komşuları; Gürcistan ile Armutveren, İncedere, Taşkıran, Kayınlı, Gönülaçan ve Erim köyleridir.

    1982 yılında telefon, 1983 yılında elektrik verilmiştir.

    Köyün yolu 1968 yılında başlamış ve zamanla geliştirilmiştir.

    Köyde kömür kaynağı bulunmaktadır.

    TARİHİ KALINTILAR : Hacı Ahmetler Mahallesindeki kilise çevredeki evler tarafından samanlık olarak kullanılmaktadır.Yazılı taşlarda bu samanlıkların duvarlarında kullanılmıştır.Değirmenler Mevkii’ndeki kilisenin ise sadece temelleri görünmektedir.

    Her iki kilisenin yanından, doğu istikametinde yer altı kanalları yer alır.Ayrıca Göller Mevkii’ndeki Seganavur harabelerinde de bir kanal ardır.

    Kiliselerin yanlarında birer kuyu mezar vardır.

    Seganavur Mevkii’nde bir eski köy harabesi bulunmaktadır.



    KAYINLI KÖYÜ (ŞULGAVUR)


    Kayınlı’nın dağı, kayınlık meşe,

    Kurulmuş Cabuk’ta, çayırlık döşe,

    Temizdir insanı, sanki bir şişe,

    Her köyden çok güzel şivesi vardır.

    NÜFUSU :94 HANE SAYISI :20

    KURULUŞU : 1800’lü yılların başında Topçugil (Seleh Hocagil) Kalkankaya Köyü’ne gelerek buraya yerleşmiştir. Daha sonra Ahıska’dan gelen aileler ile köy genişlemiştir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Köye ilk gelen kişinin adı Şuğli olduğundan köy Şulgavur adını almıştır. Kayınlı adı ise köyün batısındaki kayınlıktan gelmektedir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 13 km. kuzeyinde, Kodiyan Tepesi’nin kuzey yamacında kuruludur.

    Komşuları; İlçe merkezi, Çayırçimen, Gönülaçan, Kalkankaya ve Taşkıran köyleridir.

    Samisevre ve Cabuk Mevkii’ndeki iki küçük gölde Cil denen ot yetiştirilmektedir.

    1984 yılında telefon, 1983 yılında ise elektrik verilmiştir.

    Köy yolu 1967-68 yılında yapılmıştır.

    TARİHİ KALINTILAR : Samisevre, Loman ve Beyazkayın adlı üç köy harabesi bulunmaktadır. Zamanla hakli bu harabelerin taşlarını sökerek evlerinde, cami yapımında ve okul yapımında kullanmıştır.Harabelerin temelleri belirli şekilde durmaktadır.


     


    KIR-DAMALA KÖYÜ

    Kır köyü, meşenin içinde durur, Damala, kayada büyütür kayın,

    Dağdan gelip geçen yolcuyu korur, Bunu da çok iyi köylerden sayın,

    Ulgar’dan aşanlar bu köyü bulur, İnsanı iyi de, öküzü hain,

    Bekçinin elinde asası vardır. Çiftçinin elinde sopası vardır.

    NÜFUSU :87 HANE SAYISI:19

    KURULUŞU : Köy eskiden bir kasaba iken terkedilmiş. Buraya ilk gelen iki avcı, ormanlık içinde ev yıkıntılarını görmüş. Elverişli bir yapısı olduğundan buraya yerleşiyorlar.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Köyün ilk adı Damala iken, Kır Mahallesi muhtarlık olunca köyün adı Kır-Damala olarak tescillenmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 7 km. güneyinde, Ulgar Dağı’nın kuzey yamacının, doğu eteğinde kurulmuştur. Kuzeyinden Posof Çayı geçer. Bu yamaçlarda meşelik ve meyve ağaçları bulunur. Ulgar dağının kuzey yamacında köyün yaylası bulunmaktadır.

    Komşuları; Söğütükaya, Özbaşı, Çakırkoç, Asmakonak ve Çamyazı Köyleridir.

    Kır Mahallesi’ne 1987 yılında, Damala Mahallesi’ne 1991 yılında telefon bağlandı.

    1982 yılında elektrik verildi.

    Kır Mahallesi’ne 1982 yılında yol yapılmıştır.

    Kır Mahallesi’nin güneyinde, Kergele Mevkii’nde kaplıcası vardır.

    TARİHİ KALINTILAR : Damala Mahallesi’nin bulunduğu yer, eski köy harabelerinin bulunduğu yerdir.Köyde Hamam ve At Tavlası kalıntıları halen belirli bir şekildedir.

    Köye giden yolun yanı başından uzanan bir yer altı kanalı vardır. Ayrıca Ulgar Dağı’ndan su getirilmekte kullanılan ağaç ve kil borulara rastlanmaktadır.

    Şimdiki okul binasının bulunduğu yerde Gorhana bulunmaktadır.

    Köyün etrafı kazıldığında yontma taş duvarlar ortaya çıkmıştır.

    Köyün doğusunda, Meydanlar Mevkii’nde, İnce Mezarlıktaki tek mezar yatır olarak ziyaret edilmektedir.



    KOL KÖYÜ

    Kol birkaç mahalle, muhtarı birdir,

    Meşesi, merası çok iyi yerdir,

    Yücedir yaylası, aşılmaz beldir,

    Tarihte bir meydan savaşı vardır.

    NÜFUSU :549 HANE SAYISI :85

    KURULUŞU : Yaklaşık 200-250 yıllık bir geçmişe sahiptir. Manas’tan gelen Hayriler, Tonlar ve Kısalar sülaleleri burada yerleşmiştir. Zamanla 5 mahallelik bir köy meydana gelmiştir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Kol adı burada bulunan Kol Kalesi’ne (Kuvel) izafen verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 19 km batısında, Kamçıyan Dağı’nın güney yamacının, Arsiyan eteklerinde kurulmuştur. İlçenin en yüksek köyüdür. Çevresi dağlarla kaplıdır. Bol meraları ve sulak arazisi tarıma elverişlidir.

    Komşuları; Günbatan, Akballı, Kaleönü, Alabalık Köyleri, Şavşat İlçesi ve Gürcistan ile sınır komşusudur.

    Yaylaları köyün batısındadır.

    1983 yılında telefon, 1987 yılında elektrik verilmiştir.

    1977-78 yılları arasında ise yolu yapılmıştır.

    TARİHİ KALINTILAR : Manas, Samliyat ve Semakal adlı köy harabeleri halen belirginliğini korumaktadır.

    Köyün doğusunda, derenin kuzeyindeki sarp bir kaya üstüne oturtulmuş, orta büyüklükte bir kale harabesi bulunmaktadır.(1080 yılında, Selçuklular’ın savaştığı Kuvel Kalesi.)

    Kuvel Meydan Savaşı’nın yapıldığı, Meydanlar adlı düzlük, Beşiktepe’nin kuzeyindedir. Halen su yargılarında kılıç, bıçak gibi eşyalara rastlanmaktadır.

    Kilise kalenin tepesindedir.Tabanından zemine doğru bir delik yol vardır.

    Kalenin kuzeybatısındaki tarlada içi sıvalı bir kuyu bulunur.Ağzı delik bir taşla kapalıdır.

    Kıldızar Mevkii’nde, suyun kıyısında Deliklikaya denilen yüksekçe bir kaya bulunur.

    Paşa Pınarı’ndan, kaleye kil borularla getirilen suyun kanalı halen bellidir.

    Kalenin batısında yatır yer alır.Boğa Gölü Mevkii’nde de taş evler bulunur.



    KOPUZLU KÖYÜ (ÇORÇUVAN)

    Kopuzlu kurutur Furuç’u bezde,

    Evleri kurmuşlar,güzel bir düzde,

    Ustasıyla ünlü,saz ile sözde,

    Nice gönül alan,bestesi vardır.

    NÜFUSU :78 HANE SAYISI:15

    KURULUŞU : Geçmiştede yerleşim yeri olarak kullanılıp terkedilmiştir. Bugünkü köyü oluşturan aileler 200 yıllık bir geçmişe sahiptir.Köye ilk gelen ailelerden Keleşoğlu Kahriman Acara’dan gelmiş ve 1830 Osmanlı-Rus Savaşında şehit olmuştur.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Çorçuvan adının anlamı bilinmemektedir.Kopuzlu adı ise köy meralarında kopuz dikeni denen ot türünün fazla olması nedeniyle verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 13 km batısında, Hıhat Dağı ve Prasnavu Çayırlıklarının güneye uzanan yamacının, Günbatan Çayı ile kavuştuğu etekteki küçük bir düzlükte kurulmuştur.Yabani meyve ağaçları ile kaplı bir bahçe görünümündedir.Köyün doğu ve güneyinde çay akmaktadır.

    Köy;Gürarmut,Demirdven,Yurtbaşı ve Yolağzı köyleri ile sınırdır.Ureme yaylalarında yaylası vardır.

    Kayalık Mevkiinde kahverengi toprak boya bulunur.Negütlü Mevkiin de Banarhev Çayı yatağında kömür zuhuru vardır.Ayrıca yayla mevkiinde, köyde ve Kıldicala Mevkii nde tuzlu su bulunur.

    1985-86 yıllarında elektrik ve yine aynı yılda telefon bağlanmıştır.

    1969 yılında açılan köy yolu 1975 yılında bugünkü halini aldı.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyde eski bir kilise vardır.Bu kilisenin üzerinde şu anda bir ev vardır.Kilisenin yerinden, batıya doğru uzanan, taş duvarlı bir yer altı kanalı vardır. Köyde ayrıca birde Gorhana bulunur



    SÜTOLUK KÖYÜ (SATKABEL)

    Sütoluk,ekinsiz,biçerler otu

    Yaylası iyidr,yolları kötü,

    Alırlar yıl boyu inekten sütü,

    Yaparlar yağ,peynir,mayası vardır.

    ÜFUSU :140 HANE SAYISI :20

    KURULUŞU : Kağızman dan önce Yurtbekler’e oradan da şimdiki köy yerine gelerek buraya yerleşen Emo adındaki adam bu köyü kurar.Köy tahminen 1830 yılında kurulmuştur.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Satkabel ismi sarp dağ geçidi anlamndadır.Sütoluk adı da köyde iyi cins sığır ve koyun beslendiğinden ve de otlakları bol olduğu için bol süt bulunduğundan dolayı bu adı almıştır.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 20 km güneydoğusunda Şabanbel Dağının batı yakasındaki yüksek bir yamaçta kurulmuştur.Her tarafı çayır ve meralarla kaplı olan bu köy hayvancılığa elverişlidir.Süngülü,Balgöze ve Derindere köyleri ile Gürcistan sınır komşularıdır.

    1986 da elektirk ve 1990 da köye telefon bağlanmıştır.

    Köyün yolu ise 1980 de yapılmıştır.

    TARİHİ KALINTILAR : Yoktur.



    KUMLUKOZ KÖYÜ (ĞUME)

    Kumlukoz, kapalı kutuya benzer,

    Kuzeyini, Altun Kalesi bezer,

    Meyvesi makbuldür, ellerde gezer,

    Çok çetin kırılır, cevizi vardır.

    NÜFUSU :332 HANE SAYISI :70

    KURULUŞU : Köye ilk gelen Karaosmangil Ailesi, kilisenin yanına yerleşmiş. Daha sonra yer değiştirip, gelen ailelerle birlikte bu köyü oluşturmuştur.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Ğume adının nerden geldiği bilinmemektedir. Kumlukoz adı ise köyde bol ceviz yetişmesi nedeniyle verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 12 km. kuzeydoğusunda, Kohucuvar Tepesi’nin doğu istikametinde kurulmuştur. İncedere suyu, köyün kuzeyinden geçer. Batısında göller vardır ve arazisi bol ağaçlıktır.

    Komşuları; Armutveren, Sarıdarı, Binbaşı Eminbey, İncedere, Taşkıran ve Kalkankaya köyleridir.

    Tiril düzlüğünde köyün yaylası bulunmaktadır.

    Köyün batısında Bultumlu Göl ve Gözeli Göl vardır. 1979 yılında, Gözeli Göl’den köye, sulama amacıyla 2,5 km.’lik beton kanal yapılmıştır.

    1982 yılında telefon, 1983 yılında ise elektrik bağlanmıştır.

    Köy yolu 1968 yılında hizmete açılmıştır.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyün kuzeybatısında, Altunkale diye tanınan bir kalenin kalıntıları bulunmaktadır.

    Köyün kuzeyindeki Bayırındibi Mevkii’ndeki bir tarlada bir kilisenin temelleri bulunmaktadır.Kilisenin doğusunda Gorhana bulunmaktadır.

    Köyün batısında, İncedere Suyu’nun kuzeyinde yüksekçe bir sırtın üzerinde küçük bir kalecik bulunur.Kalenin yaklaşık 5 km. aşağısında bir mağara vardır.Bu mağaradan tabana ve tavana birer çıkış olduğu söylenir.

    Ebesuyu Pınarı’nın hemen kuzey yanındaki çukur yamaçta, biri kaleye giden yolun üstündeki kayaların dibinde, diğeri; yolun altında, İncedere tarafındaki yamacın dibinde olmak üzere iki adet şehit mezarı vardır.Bu şehitler, 1920 yılındaki Gürcü Harbi’nde şehit olmuştur.

    Köydeki bir taşta Uygur Alfabesi’ni andıran yazı ile yazılmış yazı vardır.



    KURŞUNÇAVUŞ KÖYÜ (SECE)

    Kurşunçavuş dağda bir dere içi,

    Eskiden olurdu bir hayli keçi,

    Misafirperverdir ihtiyarı genci,

    Güzel bal şerbetli helvası vardır.

    NÜFUSU :80 HANE SAYISI :14

    KURULUŞU : Şavşat kökenli, Hüsenler ve Kahramanlar sülaleri buraya ilk yerleşen ailelerdir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Sece adının anlamı bilinmemektedir. Kurşunçavuş adı ise Kurşun isimli şehit bir askerden dolayı verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 11 km. batısında, Cin Dağı’nın güney yamaçlarında kurulmuştur. Üç tarafı dağlarla çevrilidir. Güneydoğu tarafında ise dar bir vadi vardır. Bol olan mera ve çayırlar hayvancılığa ve arıcılığa müsaittir. Köyün adı ile aynı adı taşıyan çayda dağalası ve alabalık bulunmaktadır.

    Komşuları; Gürcistan ile Günlüce, Doğrular Köyü Yaylası, Gürarmut ve Yolağzı köyleridir.

    Köyün doğu yamacında tebeşir taşı çıkmaktadır.

    1984 yılında elektrik, 1985 yılında ise telefon bağlanmıştır.

    1976 yılında köyün yolu ulaşıma açılmıştır.

    TARİHİ KALINTILAR : Eski caminin bulunduğu yerde bir kilise bulunurdu.Buda ayrıca birde Gorhana bulunmaktadır.

    Kurşunçacuş, Doğrular ve Günlüce Köyü yaylalarının mevkiindeki kayalıklarda mağaralar vardır.

    Eski Sece Köyü harabeleri ve onlara ait mezarlıklarda köyün tarihi yerlerindendir.

    Deliklikaya Mevkii’nde bir metrekare tabanlı, tahminen 10 m. yüksekliğinde delikli bir kaya bulunur.

    Acara-Hilvana’ya giden yolun, Gürcistan ile Türkiye hududunda, ortası kare şeklinde masa büyüklüğündeki taşın üstünde haç işareti bulunur.

    Geçmişte konar göçerlerin barındıkları geçici evlerin harabeleri de diğer tarihi yerlerdir.



    ÖZBAŞI KÖYÜ (GINYA)

    Özbaşı, güneşten od gibi yanar,

    Temizdir insanı, her söze kanar,

    Beslerler koyunu, üçer, beşer, onar,

    Orada insanın en hası vardır.

    NÜFUSU :12 HANE SAYISI :

    KURULUŞU : Köyün yaklaşık 150 yıllık bir geçmişi vardır. İlk yerleşim bölgedeki ormanlığın içinde olmuştur.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Gınya adının, Kıpçakça olduğu sanılmakta ve anlamı bilinmemektedir. Özbaşı adı ise, köyde beğenilen insanların çok olması sebebiyle verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 6 km. batısında, Cin Dağı’nın güneye bakan yamaçlarında kurulmuştur. Güney ve batısında akan çaylar ve köyün doğusunda akan dere köyü bir ada görünümüne sokmuştur.

    Köyün kuzeyinde koruluk vardır. Köyün batısındaki tarlalarda üzüm kütükleri bulunur.

    Komşuları; Günlüce, Doğrular, Uğurca, Arılı, Kır-Damala köyleridir.

    Köydeki tarihi kilisenin yanında şifalı su vardır.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyün doğusundaki Gınya Kalesi’nin temelleri ve duvarlarından bir kısmı durmaktadır.

    Köyün batısındaki bir tarlada temelleri belirli durumda bir kilise vardır. (Akkilise)

    Kışla Mevkii’nde Latengilev Harabeleri ve taş evler bulunmaktadır.



    SARIÇİÇEK KÖYÜ (HERTUZ)

    Sarıçiçek derler, çiçeğisarı,

    Çoktur sığır,koyun hem dahi arı,

    Eksik olmaz on ay,dağında karı,

    Coşkun akar çifte deresi vardır.

    NÜFUSU :50 HANE SAYISI :12

    KURULUŞU : Sitahanlar ve kiliseler burada çok eskiden beridir insanların yaşadığını gösterir.Yaklaşık olarak 250 yıllık bir tarihi vardır.

    KÖY KAYNAĞI: Hertuz adının anlamı bilinmemektedir.Sarıçiçek adı ise çok çiçekli bir yöre olmasından dolayı verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 22 km kuzeyinde, Cazi Tepesi, Büyük Dağ ve Zambu Tepeleri’nin Gırma Suyunda kesiştikleri yerde kurulmuştur.Köy arazisi Gırma Çayı ve Çermiğin Deresi ile sulanır.Ekili olmayan yerler orman ve çalıklarla kaplıdır. Arıcılık ve hayvancılık için elverişlidir.

    Köy,Binbaşıeminbey,İncedere,Taşkıran köyleri ile Türkgözü Yaylaları ve Gönülaçan ve Yaylaaltı Köyleri ile sınırdır.

    Kırmızı boya toprağı ve kömür zuhuru vardır.

    Köyün doğusunda, Büyük Bayır Mevkii’nde yarı bataklık olan gölden, hasırcılıkta kullanılan cil otu elde edilir.

    Köyün kuzeybatısında, Mal yatakları denilen yerde kaplıca vardır.

    Köye 1983 tarihinde elektrik ve 1985 Tarihinde telefon bağlanmıştır.

    1974 ‘te İsaravul’dan 1984 yılında da Yaylaaltı Köyünden yol yapılmıştır. Köprü ise 1986da yapılmıştır.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyün batısındaki köy harabelerinin, doğusunda, halen temelleri belirgin olan bir kilise bulunur.Mevki adı da Kilisenin Önü’dür.

    Köyde 28 taş evden oluşan bir harabe bulunmaktadır.

    Birisi köyün güneydoğusundaki çayırlarda, diğeri Çermiğin bulunduğu yerde olmak üzere iki sitahan (dğğirmen) vardır.

    Ayrıca köyün çeşitli yerlerinde mahsen ve yer altı kanalları da bulunur.



    SARIDARI KÖYÜ (TEPEZÜMDE)

    Sarıçiçek derler, çiçeğisarı,

    Çoktur sığır,koyun hem dahi arı,

    Eksik olmaz on ay,dağında karı,

    Coşkun akar çifte deresi vardır.

    NÜFUSU :28 HANE SAYISI:7

    KURULUŞU : Yaklaşık 200 yıllık bir geçmişi vardır.Orman arazisi içinde yerleşmişlerdir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Tepezümde adı tam bilinmemekle birlikte tepe dibi anlamına geldiği söylenmektedir.Sarıdarı adı ise köyde kaliteli mısır yetiştirildiğinden dolayı verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 12 km doğusunda Kodiyan Platosu’nun Posof Çayı ile birleştiği eteklerde kurulmuştur.Posof Çayı ile Gırma Çayı’nın kavuştuğu yerde meyve bahçeleri, köyün güneyinde de ladin fidanlığı vardır.Eskiden tütün ekimi yapılan köyde her türlü hububat ve sebze yetişir.Yaylası Gırma Dağı eteklerindedir.

    Köy,Pala, Armutveren, Kumlukoz, Binbaşıeminbey ve Puma köyleri ile Gürcistan’a komşudur.

    Köyün kuzeyinde Ayaz Göl vardır;ayrıca kendi kaynağından beslenen Sefer’in Gölü otlu ve kamışlı bir göldür.Bu göl yaban ördeği üreme alanıdır.Bu göller haricinde birkaç göl daha vardır.

    Köye 1983 Yılında elektrik ve 1986 yılında telefon bağlanmıştır.

    1969 Yılında başlanan yol 1975 yılında bitmiştir.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyde, taş duvarlarla kaplı birçok kanal bulunmaktadır.60 yıl önce, Kalkankaya’nın altındaki, Gırma Çayı’ndan alınarak köye getirilen suyun toprak su kanalları halen belli olmaktadır.

    Güvercin Tepesi’nde,köyün güneyindeki korulukta ve Sarayın Düzü denilen yerde harabeler bulunmaktadır.Ayrıca köyde birde mahzen bulunur.



    SAVAŞIR KÖYÜ (CANCAK)

    Savaşır kaleden alıyor gölge

    Tarımda derim ki en iyi bölge

    Sal, saçma torunu köprüden göle

    Balığın burada alası vardır.

    NÜFUSU :276 HANE SAYISI:41

    KURULUŞU: Yaklaşık 200 yıllık bir geçmişi olan köye ilk gelenler burada bulunan çam ve ladin ağaçlarını keserek evler yapmışlardır.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Can-Cak ismi Kıpçak dilinde öncü asker deyiminden kalma bir isimdir.Savaşır adı ise köyün sınırda oluşu ve sahip oldukları şehit sayıları sebebiyle verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 16 km güneydoğusunda Ulgar Dağının doğusunda kurulmuştur.Yaylaları Yeniköy yaylaları ile birdir.Süngülü, Yeniköy ve Gürcistan ile sınırdır.

    1982 Yılında telefon 1983 yılında da elektrik bağlanmıştır.

    Köy yolu 1974 yılında,köyün köprüsü ise 1975’te yapılmıştır.Yayla yolu da 1987 yılında yapılmıştır.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyün güneyindeki yamaçta Can-Cak Kalesi bulunmaktadır. Ayrıca köyün kuzeyinde başka bir kale daha bulunur.

    Eski kalenin kuzeyindeki çayın kuzeyinde ve Gules Mevkii’nde 2 adet kiliseye ait kalıntılar bulunmaktadır.

    Ayrıca köyde, yer altı kaynakları ve mağaralar da bulunmaktadır.



    SÖĞÜTLÜKAYA KÖYÜ (HUNEMİS)

    Söğütlükaya’dır,beğlerin yurdu,

    Bilinmez ki kimler temelin kurdu,

    Her gelen ir başka halini sordu,

    Evlerde antika halısı vardır.

    NÜFUSU :210 HANE SAYISI :37

    KURULUŞU : Köyün 200 yıllık bir geçmişi vardır.İlk gelen ailelerin orman içerisindeki kale ve kiliseleri görerek burayı yurt edinmişlerdir.Köy;yakın tarihe kadar, Kır, Damala, Amakonak ve Çakırkoç köylerinide içine alan bir muhtarlıkmış.Köyden en son Damala 1929 yılında ayrılmıştır.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Hunemis isminin ne anlama geldiği bilinmemekle birlikte Söğütlükaya ismi ise çevresinde söğütlük ve kayalıkların olması sebebiyle bu ismi almıştır.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 9 km güneybatısında Ulgar Dağının Kuzey eteklerinin Kol Çayı ile birleştiği yamaçta kurulmuştur.Köyün kuzey ve güney yamaçları fundalıklarla kaplıdır.Yaylası Ulgar Dağının kuzey yamacındadır.

    Köy,Kır-Damala,Arılı ve Boşdere köyleri ile sınırdır.

    Köyün doğusunda Haç Taşı Mevkiinde küçük bir göl vardır.

    1986 Yılında elektrik ve telefon verilmiştir.

    Köy yolu 1973 yılında yapılmıştır.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyün kuzeybatısında harabe halinde iki kale kalıntısı vardır. Ayrıca Uzunçayır Mevkii’nde bir kiliseye ait kalıntılar vardır.

    Köyde yer altı su kanalları, mağaralar ve çok eski tarihli mezarlar bulunmaktadır.

    Ayrıca, Uzun Çayır,Katmerkaya, Velet ve Pataravelet adlı eski köy harabeleri de tarihi mekanlardandır.



    SÜNGÜLÜ KÖYÜ (ARİLE)

    Süngülü bekliyor sınırda nöbet,

    Bu nöbet nöbet şüphesiz sürecek ebet,

    Bu köye veriyor bir başka heybet,

    Köyün ortasında kayası vardır.

    NÜFUSU :834 HANE SAYISI :132

    KURULUŞU : Eski bir yerleşim yeridir.200 yıllık bir geçmişi vardır.Buraya Şavşat tan gelen Ayvazlar sülalesi yerleşmiştir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Arile ismi bilinmiyor.Süngülü adı ise köyün Gürcistan topraklarına bir girinti görünümünde oluşunda dolayı verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 17 km güneydoğusunda Şabanıbel Dağının batı yamaçlarında kurulmuştur.Çevresinde Şbanbel,Karadağ ve Uldar Dağı vardır.Köy hudutları içerinden geçen akarsular ve bunların birleştiği Arile (Süngülü) Çayı köye ayrı bir güzellik katmaktadır.Dereler dışında Mantahev Pınarında da alabalık vardır.Köyün ortasında bulunan Kayatepe köyün simgesi gibidir.

    Köyün kuzeyindeki göller yaban ördeği üreme alanıdır.Köyün güneydoğusunda Görget Mevkiinde kaplıcalar vardır.

    Köy,Satkabel, Balgöze, Savaşır köyleri ile Damal İlçesi ve Gürcistan ile komşudur.

    Köye elektrik 1986 yılında tekefon ise 1988 yılında bağlanmıştır.

    Köyün yolu 1975 yılında yapılmıştır;ayrıca Karadağ yolu da 1988 yılında yapılmıştır.

    TARİHİ KALINTILAR : İzotba Mevkii’nde kimden kaldığı bilinmeyen bir değirmen harabesi bulunur.Ayrıca, Kunteshev, Görget, Yağlıgüney Satlo, Baramoğul, Gürcübeği ve Kortok Harabeleri eski köylere aittir.

    Görget Mevkii’ndeki, taş mağaraların üzerinde ve köyün güneydoğusundaki kayınlığın, Knteshev Mevkii’nde birer kale bulunmaktadır.

    Köyün çeşitli yerlerinde Gorhana’lar bulunmaktadır.

    Köyün çeşitli yerlerinde yer altı su kanalları ve mağaralar bulunur.

    Kortoka Mevkii’ndeki kilisenin yakınında bir adet dilek taşı bulunur.

    Köyün Kelle Tepe denilen mevkiinin hikayesi ise ilginçtir. Anlatılanlara göre; mevkide yer alan 300 m. boyunda ve 3 m. derinliğinde olduğu tahmin edilen hendeğe su doldurtarak, hasımlarının yenilmesini sağlayan, Tamar Dodopal adındaki Gürcü Kadın Hükümdar, o savaşta ölenleri üste üste koyarak bir tepe haline getirmiş ve üzerini toprakla kapattırmıştır. Adı geçen yer kazıldığında insan kafaları çıkmasından dolayı adı Kelle Tepe olarak kalmıştır.



    TAŞKIRAN KÖYÜ (GERGİSUBAN)

    Taşkıran’da herkes, taş yapan yapan usta,

    Ekin iyi olmaz, dumanda-pusta

    Şifa bulur orda her türlü hasta

    Ziyaret te zatın duası vardır.

    NÜFUSU :174 HANE SAYISI:37

    KURULUŞU : Şavşat’ın Agara köyünden gelen Margezeler ailesi buraya yerleşmiştir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Gegisuban isminin sonundaki -ban eki Kıpçak diline ait olduğunu gösterir.Rivayete göre Kalkankaya köyünde oturan Petro adındaki birisinin Şulgeze ve Gorgie adlı iki oğlu varmış.Gorgie’ye burasını vermiş ve bu isimde Gorgi’nin yurdu deyiminden zamanla bu şekli almıştır.Taşkıran adı ise köyde taş usatalarının çok olmasından gelmektedir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 12 km kuzeydoğusunda Kohucuvar(UC TEPESİ)’nin doğuya doğru bir uzantısı konumundaki Sarkene Sırtlarının kuzeyinde kurulmuştur.Köyün güneyinde Ziyaret ve Soğuk Pınar denen Mevkilerini içine alan bir çam ve ladin fidanlığı vardır.Köyün yaylası Cin Dağı’nın doğu yamacındadır.1917 yılına kadar bir köy halinde olan Kayınlı ve Kalkankaya ile arazileri iç içedir.Ayrıca İncedere ile sınır komşusudur.

    Ziyaret Tepsi’nin kuzeyindeki dereler kömür zuhurları vardır.Aynı mevkide yağlı su bulunmaktadır.

    Köyün batısında Samizevre mevkiindeki gölden cil otu elde edilir.

    Uzun Çayırdaki su göz ağrılarını iyileştirir.

    1982 Yılında telefon,1983 te ise elektrik bağlanmıştır.

    Köye 1968 yılında yol yapılmıştır.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyün kuzeyinde, Cabuk denen mevkide, Kalkankaya yolunun güneyinde ve köyün batısında, Samizevre Mevkii’nde köy harabeleri bulunmaktadır.

    Şimdiki caminin bulunduğu yerde eskiden bir kilise bulunmaktaymış.

    Köyün çeşitli yerlerindeki harabelerde, yer altı su kanalları da yer almaktadır.

    Caminin önünde, okul çeşmesinin arkasında ve köyün çeşitli yerlerinde kuyu mezarlar vardır.

    Gürcü Savaşı’nda şehit olanların mezarlarında köyde yer alır.Bu şehit mezarlarında biri de “Şehit Hatice Mezarı”dır.




    TÜRKGÖZÜ KÖYÜ (BADELE)

    Türkgözü gerçekten, gözüdür Türk’ün,

    Bahçe-bağla kaplı etrafı bütün,

    Halkında nezaket, her yerden üstün,

    Güzeline mahsus türküsü vardır.

    NÜFUSU:500 HANE SAYISI :68

    KURULUŞU: Ahıska’dan gelen iki aile bu bölgeye gelerek yerleşmişlerdir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Badele ismi; Bad ile çevrili anlamındadır.Zamanla Bad-ile ve Bad-ele şeklini almıştır.

    Türkgözü ismi; sınırları itibariyle Gürcistan toprakları içine girinti yaptığı için ve en son köyümüz olduğu için bu adı almıştır.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 15 km. doğusunda, Kodiyan Platosu’nu, Kobliyan Ovası’ndan ayıran bir düzlükte kurulmuştur.Güneydoğusunda akan Posof Çayı, Gürcistan ile olan sınırın bir kısmını belirler.

    Bol miktarda bahçe vardır.Her çeşit meyve ve sebze yetiştirilebilir.Badele elması meşhurdur.

    Komşuları;Armutveren,Sarıdere köyleri ve Gürcistan ile komşudur.

    Biri köyün batısında, ikisi de Pala Mahallesi’nde olmak üzere 3 adet gölü vardır.

    31 Temmuz 1995 tarihinde Gürcistan ile Türkiye arasındaki sınır kapısı açılmıştır.

    1982 yılında telefon, 1983 yılında ise elektrik bağlanmıştır.

    1963 yılında ilk defa yol yapılmıştır.Şu anda da sınır kapısı dolayısı ile uluslar arası yol niteliğindedir.

    TARİHİ KALINTILAR : Kara Kilise Mevkii’nde ve Keven Mevkii’nde kiliseler bulunmaktadır.Kiliselerin olduğu yerlerde yer altı su kanalları da bulunmaktadır.

    Camuş (Manda) Ayağı adlı mevkide, kayalar üzerinde manda ayağı izlerini andıran sıralı izler vardır.

    Köyde ayrıca; eski ev harabeleri, eski mezarlar (Gorhana) ve taş yapı değirmenler de tarihi yerler arasındadır.

    PALA (Türkgözü’nün Mahallesi)

    Pala, Türkgözü’nün bir mahallesi,

    Dokunur orada hasırın hası,

    Deredir doğusu, göldür arkası,

    Cancırdan en iyi ezmesi vardır.

    İlçe merkezinin 15 km. doğusunda, Türkgözü Köyü’nün göller semtinde, küçük bir düzlükte kurulmuştur.Doğal yapısı çok güzeldir.Batısında Büyük Göl (Sisli Göl), kuzeyinde Karmışlı Göl (Mezarlığın Gölü) ve Kırantuba Gölü bulunmaktadır.

    1982 yılında elektrik, 1989 tarihinde telefon verilmiştir.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyün batısında, halen duvarları belli olan eski köy harabesi ve köydeki bazı evlerin tabanından dereye uzanan yer altı su kanalları başlıca tarihi yerleridir.



    UĞURCA KÖYÜ (CACUN-OLİYE)

    Uğurca yeniden yapıyor bahçe,

    Eşyası taşınır hep bohça bohça,

    Suları akıyor, inceden hoşça,

    Güneyinde meşhur deresi vardır.

    NÜFUSU :156 HANE SAYISI:45

    KURULUŞU : İlk gelen aileler, şu anki konumun kuzeydoğusunda olan, Avazana Harabeleri’ne yerleşiyor.Kaybolan mandalarını ararken, daha güzel bir yer bularak şu anki bölgeye yerleşmişlerdir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Cacun kelimesi; Kıpçak kökenli bir kelimedir. Ne anlama geldiği bilinmemektedir.Uğurca adı; köyün batısındaki 9 köy ve mahalle yollarının bu köyden geçmesi ve herkese uğur dilemeleri sebebiyle verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 4 km. batısında kurulmuştur. Udabuna çam fidanlıkları ile, arazi içindeki yabani meyve ve geniş yapraklı ağaçlar, köye ayrı bir güzellik katmaktadır.

    Köyün batısında ve doğusundan iki küçük dere akar.

    Komşuları; İlçe Merkezi, Doğrular, Günlüce ve Özbaşı köyleri ile komşudur.

    1970 yılında köyün yolu yapılmıştır.

    1985 yılında elektrik, 1986 yılında da telefon ağlanmıştır.

    TARİHİ KALINTILAR : Avazana Mevkii’nde eski köy halkının yaşadığı sanılan köy harabeleri bulunmaktadır.

    Karagöl Mevkii’nde bir kısmı görünene yer altı su kanalları da önemli tarihi mekanlardandır.

    Kurugöl Mevkii’nde kime ait olduğu bilinmeyen mezar, ziyaret yeridir.

    Kunziyam Mevkii’ndeki mağaralar, köyün çeşitli yerlerindeki mezarlar ve mahzenler de önemli tarihi mekanlardandır.

    Okulun yanında, toprağa gömülü bir sanduka içinde de bir yazılı taş vardır.



    ULUÇAM KÖYÜ (VARHANA)

    Uluçam, çamlıca yamacın yanı,

    Görünce kaynıyor insanın kanı,

    Dünyayı almıştır, Kohep’in şanı,

    Tavşan, keklik yurdu, fundası vardır.

    NÜFUSU :109 HANE SAYISI:20

    KURULUŞU : Köyün kuruluşu hakkında kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte fazla eskiye dayanmayan bir tarihi vardır.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Varhana kelimesi; Hana var (Ev var) sözcüklerinin kalıplaşarak şekil değiştirmesi sonucu oluşmuştur.Uluçam adı; köyün batısındaki ve Nakosar’daki tek tük kalmış yaşlı çam ağaçlarına izafen konulmuştur.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 11 km. batısında yer alır. Köyün batısındaki kaya ve kuzeye uzanan çam ve geniş yapraklı ağaç ormanı ile Nakosar Mevkii’nde oluşturulan çam fidanlığı, arazideki yabani meyve ağaçları, doğal bir güzellik sergilemektedir.Köyün yaylaları Ureme’dedir.

    Komşuları; Akballı, Boşdere, Arılı ve Demirdöven köyleri ile sınırdır.

    Köyün kuzeyinde ufak tefek gölcükler vardır.

    Köyün yolu 1978 yılında yapılmıştır.

    1984 yılında elektrik, 1986 tarihinde telefon verilmiştir.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyün doğusunda, okul binasına 200 m. mesafede, Kilisenin Başı dene yerde bir kilise bulunmaktadır.

    Köydeki bazı evler ile kilise arasında yer altı su kanalları vardır.

    Mezarlık Mevkii’nde ağzı yaklaşık 75 metrekare olan ve çok derin bir kuyu bulunur. Bu kuyu bir tünele bağlıdır ve bu tünel doğuya doğru uzanmaktadır. Kuyunun etrafı yumuşak toprakla kaplıdır. Kazılınca masat taşı ve bazı kil kaplar çıktığı söylenir.

    Köyün doğusunda, merkez yolunun altındaki merada tahminen 150 metrekare alanlı ve üzerine çıkabilmek için taş merdiveni bulunan bir mağara vardır.

    Kamlep, Velet, Küçük Çayır Köy ve Beğin Sarayı Harabeleri köyün tarihi mekanları olarak dikkat çekmektedir.

    Gogoçala-Bultiyan istikametinde devam eden tepelere giden kiremit boru döşeli kanallarda köyde görülmesi gereken tarihi yerlerdendir.



    YAYLAALTI KÖYÜ (SATLEL)

    Yaylaaltı derler, yayladır gerçek,

    Yamacı kaplayan, Kayın’ı gökçek,

    Suyu sanki billur, etrafı çiçek,

    Hastaya can veren havası vardır.

    NÜFUSU :98 HANE SAYISI :20

    KURULUŞU : Çok eski bir yerleşim yeridir.Bir zaman ıssız kalmıştır.Bugünkü yere ilk yerleşen aile Azgur’dan gelen Çobanoğlu ailesidir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Satlel kelimesinin anlamı bilinmemektedir.Köy arazisi yaylalara hudut olduğu için de Yaylaaltı adını almıştır.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 19 km. kuzeyinde bulunmaktadır. Arazisinin içinden Mangala Deresi denen küçük bir dere geçer.Köyün kuzey ve batısını; Beyazkayın, Fındık, Kavak … gibi geniş yapraklı ağaçlardan oluşan meşeler çevirmiştir.İlçenin rakımı en yüksek olan köylerinden biridir.

    Köyün etrafını saran meşeler, yabani meyve ağaçları, 1700 rakımlı bu köye ayrı bir güzellik katmaktadır.

    Komşuları; Erim, Gönülaçan, Sarıçiçek köyleri ve Gürcistan ile sınırdır.

    Yaylalar Mevkii’nde ufak tefek gölcükler vardır.

    Köyün yolu 1975 yılında yapılmıştır.

    1981 yılında telefon, 1983 yılında da elektrik verilmiştir.

    TARİHİ KALINTILAR : Köyde şu anda bir ev birde harman bulunan iki ayrı yerde eskiden kiliseler olduğu bilinmektedir.

    Kilisenin doğusundaki evlerin tabanında Gorhana bulunmaktadır.

    Ayrıca köyde eski bir cami, çeşitli yerlerdeki yer altı su kanalları, eski köy harabeleri ve mezarlardan oluşan tarihi mekanlar dikkat çekmektedir

    Köyde bulunan Kanlı Pınar’ın hikayesi ise; Omar Oğlu’nun oğlu çayır biçerken bu pınardan yorgun yorgun biraz fazla su içer ve ölür.Bu olaydan sonra pınarın adı Kanlı Pınar olarak kalır.



    YENİKÖY

    Yeniköy eskiden bu adı almış,

    Bu köy kalkınmaya hızlıca dalmış,

    Ne yazık ki ormanı çok da azalmış,

    Bu yüzden gönlünde sızısı vardır.

    NÜFUSU :452

    HANE SAYISI :70

    KURULUŞU : Bir rivayete göre, Kağızman’dan gelen bir avcı bu köye yerleşiyor, daha sonra da diğer aileler geliyor.Başka bir rivayete göre de; Ahıska’nın Caral Köyünden Dedebeğ ile Yusufbeğ buraya gelerek yurt edinmişlerdir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Ahıska’nın buraya yakın olan Cağısman ve Ceral köylerinden gelenler bu köyü oluşturuyorlar.Burası bizim yeniköyümüz diye diye köyün adı Yeniköy olarak kalıyor.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 9 km. güneydoğusunda yer almaktadır.Köyün içinden geçen, Söğütlüdere ile Cevat Dereleri Süngülü Çayı’na karışmaktadır.Köyün etrafı karışık orman ve fidanlıklarla kaplıdır.Atyolu’nun sırtlarında yaylaları vardır.

    Köy; Savaşır ve Çambeli köyleri ile Damal İlçesi ve Gürcistan ile komşudur.

    İrili ufaklı çok sayıda göl olmasına rağmen önemli bir göl yoktur.

    Hevismen Mevkii’nde romatizma ağrıları ile kaşıntılara iyi gelen bir kaplıca bulunmaktadır.

    1976 yılında köy yolu yapılmıştır.

    1975 yılında telefon, 1983 yılında da elektrik verilmiştir.

    TARİHİ KALINTILAR : Gözeler Mevkii’nde, Kırık Kilise Mevkii’nde ve Misirken Mevkii’nde (Kız Kilisesi) birer kilise bulunduğu, hala var olan kalıntılardan anlaşılmaktadır.

    Kırık Kilise’nin doğusundan Hevismen’e doğru akan, Kazandere’nin kuzeyinde kazınarak yapılmış, 3 adet mağara bulunmaktadır.Ayrıca Hanyeri’nde de mağaralar vardır.

    Çuça, Paşa ve Muconun Düzü olmak üzere 3 ayrı yerde eski köy harabeleri vardır.,

    Ayrıca köyün batısında, Kanlı Pınar Mevkii’nde Kır Serdan Binası, Yol Korukçusu Binası ve Rusların 1891’de yaptırdığı Posta Binası harabeleri de önemli yerlerdir.

    Rivayete göre; Ardahan’dan evlenerek eşi ile birlikte Ahıska’ya doğru giden bir adam, onu takip eden bir başkası tarafından vurulur.Olayı gören bir avcıda katili öldürür. Her ikisinin de ölüleri Çambeli Köyü’nün Kışlası’na gömülür.Mezarlar halen Kışlada bellidir.O günden sonrada evlenenler, gelin götürürken yanlarına bir grup atlı alırlar.



    YOLAĞZI KÖYÜ (SİNSETİP)

    Yolağzı büyütmüş, güzel bir koru,

    Yeni yapılmıştır köyün yolu,

    Gölünün balığa müsait suyu,

    Beğlerle bir güzel davası vardır.

    NÜFUSU :169

    HANE SAYISI:36

    KURULUŞU : Çok eski bir yerleşim yeri olan köye bugünkü aileler 150 yıl kadar önce gelerek yerleşmişlerdir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI: Sinsetip adının anlamı bilinmemektedir. Yolağzı adı; köyün, ilçenin batısındaki en son köyüne giden, yol üzerinde olmasına atfen verilmiştir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 15 km. batısında kurulmuştur.Batısında çam koruluğu vardır.Bol yabani meyve ağaçları ile çeşitli çiçeklerle kaplı meraları arıcılığa müsaittir.Köyde alabalık yetiştiriciliğine müsait bir göl vardır.Ayrıca Kuru Göl, Kızıl Göl, Cilli Göl adlı 3 adet daha göl vardır.Kızıl Göl Pınarı’nın suyu iç mayasıl ve kaşıntıların tedavisi için kullanılmaktadır.

    1976 yılında köyün yolu yapılmıştır.

    1985 yılında elektrik ve 1987 yılında da telefon bağlanmıştır.

    TARİHİ KALINTILAR : Köydeki başlıca harabeler; Cilligöl, Karagöl, Ogeçler, Kilise Mevkii, Haçip ve Avazan Mevkilerindeki köy harabeleridir.

    Köyün kuzeybatısında bir kilisenin kalıntıları bulunmaktadır.

    Kilisenin doğusunda ve güneyinde iki adet kuyu içinde Gorhana vardır.

    Köyün çeşitli yerlerinde yer altı su kanalları ve mağaralar da başlıca tarihi yerlerdir.



    YURTBAŞI KÖYÜ (SAKABOL)

    Yurtbaşı korusunu görmeye değer,

    Ye yaban meyvesi gidersen eğer,

    Gölünde çok balık ürermiş meğer,

    Fundalıkta güzel jolası vardır.

    NÜFUSU :49

    HANE SAYISI:16

    KURULUŞU : Tahminen 150 yıl önce Acara’dan Ahıska’ya gideriken Mirza adındaki birisi burayı görür ve beğenir.Yine Acara’lı olan Cebioğlu ile Türkgözü köyünde tanışı ve gelip şu andaki yere yerleşirler.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Sakabol adı köyün bulunduğu muhitte saka kuşunun bol miktarda olması sebebiyle konulmuştur.Yurtbaşı ismi ise Öztürkçe olan Sakabol’u yadırgayanlar tarafından;ilçenin batıdaki son köylerinden olması sebebiyle kullanılmıştır.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 14 km batısında kurulmuştur.Göller, yabani meyve ağaçları ve çam ağaçları ile park görünümündedir.Cebi’nin Pınarı ve göletleri alabalıkçılığa uygundur.Uremede de yaylaları vardır.

    Köy,Günbatan, Demirdöven, Kopuzlu ve yolağzı köyleridir.

    Köye 1973 yılında Günbatan yolundan saplama yol yapıldı,1983 Tarihinde de Cebnin Gölü Mevkiinden yeniden yol yapıldı.

    1984 Yılında elektrik ve 1986 yılında da telefon verilmiştir.

    TARİHİ KALINTILAR : Yoktur.

    YURTBEKLER KÖYÜ (CAKSU)

    Yurtbekler Köyü’nün bir adı Cak’tır,

    Yazları havası çokça sıcaktır,

    Al götür herkesi kaleye baktır,

    Tarihten silinmez yazısı vardır.

    NÜFUSU :247

    HANE SAYISI :40

    KURULUŞU :Kağızman’dan gelen üç aile tarafından kurulmuştur.Eski bir yerleşim yeridir.

    KÖY ADININ KAYNAĞI : Caksu adının Kıpçakça’daki öncü asker sözcüklerinden geldiği sanılmaktadır.Yurtbekler adı ise hudutta oluşu ve orada birtakım askerimizin bulunuşundan dolayı verildiği bilinmektedir.

    KÖY HAKKINDA BİLGİLER: İlçe merkezinin 12 km doğusunda ve Posof Çayı kıyısında kurulmuştur.Fundalıklar ormanlar ve bahçelerle kaplı bir arazisi vardır.Her türlü meyve ve sebze yetiştirmeye uygun iklimi olan köyün akarsuyunda da alabalık vardır.

    Bir süre Posof İlçesini idare eden Atabekler ve sonrasında Neşnişler’in oturduğu idare merkezidir.

    Köye 1983 yılında elektrik, 1985 yılında da telefon bağlanmıştır.

    Köyün yolu 1975 yılında yapılmıştır.

    TARİHİ KALINTILAR:

    Köyün güneyinde Cak Kalesi kalıntıları bulunmaktadır.

    Köyün batısında, Kajliler mevkiinde Kışla Kalesi kalıntıları bulunmaktadır.



     


    Posof’ta Kaymakamla..


    Arşiv Haber 21/01/2016 Tarihli Haber


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en azında haftada bir Ankara’da topladığı ve her toplantıda ülke gündemini belirleyen muhtarlar toplantısının diğer bir örneği de Ardahan’ın Gürcistan’a komşu ilçesi Posof’ta kaymakam tarafından yapıldı.


    Posof Kaymakamı Ufuk Özen Alibeyoğlu, ilçeye bağlı bütün köy muhtarlarını ve İl Genel Meclis Başkanı Bedrettin Çakıcı, İl Genel Meclis üyesi Osman Şahin, Özel İdare Müdürü Ayhan Bildir ile birlikte köylerin sorunlarına çözüm ve eksikleri gidermek için toplantı yaptı. Bütün köy muhtarların katılımıyla Halk Eğitim Merkezi konferans salonunda düzenlenen toplantıda, köy muhtarlarının sorunlarını dinleyen Kaymakam Alibeyoğlu “Burada toplanmamızın nedeni köylerimizin sorunlarını bir arada çözüm aramaktır. Köy sorunlarını burada tartışarak muhtar arkadaşların çözüm arayışlarını dinlemektir” dedi.

    Kaymakam Ufuk Özen Alibeyoğlu, daha sonra muhtarlara tek tek söz verip köylerinin sorunlarını dinledi. Köy sorunlarının öncelik sırasına göre hızlı bir şekilde yapılacağı sözünü verdi

  • Dernekler Valiyle Toplanacak..


    FEDERASYON ÜYESİ


     


    DERNEKLERLE KOL KOLA..


    *Arşiv Haber 04/12/2019 Tarihli Haber


    Bir taraftan ARDA/FED’in tanıtılması, diğer taraftan dernekleri çatısı altında toplama çalışmalarını aralıksız sürürden Gazeteci Başkan’dan ARDA/FED’e üye derneklere ziyaret.


    Son olarak Sancaktepe Ardahan İl Derneği ile Ardahan İli Göle Yeleçli Köyü Derneği’nin katılım sağladığı Ardahan Dernekler Federasyonuna üye olan Hoçvan Sıxırpert Derneği’ni dernek merkezinde ziyaret eden ARDA/FED Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz Samanbeyli köyünün çalışkan Dernek Başkanı Ayhan Öztürk ile bir süre görüş, alış verişinde bulundu.


    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ sloganı ile çalışmalarına devam eden ARDA/FED’in çalışmalarına gerekli desteği vermeye devam edeceklerini belirten Sıxırpert köyünün başkanı Ayhan Öztürk önümüzde ki günlerde yapacakları geceleirne tüm Ardahanlıları davet ettiklerini belirtti.


    **SIXIRPET (SAMANBEYLİ) DERNEĞİ ARDAHAN DERNEKÇİLİĞİNE YENİ BİR İVME KATDI…


    Kurulur kurulmaz hem Ardahan Dernekler Federasyonuna, hemde Hoç-Fed’e üye olan Sığırpet Ardahan dernekçiliği alanında mükemmel bir ilke imza attı. 


    Ardahanın bütünlüğünü esas alan tüm dernekler bizim derneklerimizdir diyen dernek Başkanı Ayhan Öztürk, artı derneklerin kendilerine çeki düzen vermeleri, geçmişte birilerine kravat taktırıp 3-5 kuruş cebine koyarak Ardahanlıları pazarlama dönemi bitdi.

    STK-Siyaset zübüklerinin halkla oynama döneminin sonuna geldik. Esenyurtta büyük bir dağınıklık vardı. Bu dağınıklığı, ayrı cumhuriyetlere dönüşen dernekçiliği bitirme, Ardahanlıların bütünlüğünü esas alan çıkışıyla 3. Bölge derneği ortaya çıkması ister istemez bu derneğimize her tür katkıyı yapmamızı da beraberinde getirdi.

    Köy il-ilçe federasyon fark etmez Ardahan’ın birlik bütünlüğünü esas alan her derneğin etkinliklerine destek vermek zaten derneklerin asli görevidir. Örgütlülükten bütünlükten kaçan, halkı pazarlama ve kullanmaya yönelik dernekçiliğin bittiğini herkes görmeli.


    ÇAYAN BAŞKAN HELE KALDIR BAŞINI!..







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

     


    Dün, Ardahan’ı 3. Lige çıkarmaya ramak kala parasızlık ve ilgisizlik yüzünden sahip çıkılmayan Serhat Ardahan Spor’u hatırlatan bir ölümün ardından gördüklerim, okuduklarımda beni öldürüyor..


    Gerçi, Ardahan spor’u yıllarca kendi imkanları ile yani sattığı domates, portakal paralarından, çocuklarının rızkından artanlarla ayakta tutmaya çalışan Orhan Nasıroğlu amcamız gibi, Ardahan Spor için İstanbul Beyoğlu Öğretmen Evi’nde esir kalan Tomi’nin değerini bilmeyenlerin Çıldır Gölünü dünyaya tanıtan Ümit Kılıç’ı hatırlar mı bilinmez ama tüm yok imkanlara karşın adını taşıdığı Göle Belediyesi dahil Göle Belediye Spor’u yıllarca sırtında taşıyan Çayan Çapan’ın ölmeden önce Göle Spor’a destek için defalarca geldiği İstanbul’da kaç kez bugünkü gibi olmazsa da kahrından, üzüntüsünden ölüp, ölüp eli boş Göle’ye döndüğünü iyi bilenlerdenim..


    Çünkü benimde kaza geçirip, canımı olmazsa da aracımı kayıp ettiğim bu İstanbul başta olmak üzere Ardahan’ında üzerinde bulunduğu dünyanın çok vefasız ve de öldükten sonra kadir bilen sahtekâr, timsah göz yaşı dökenlerce dolu olduğunu sık sık tartıştığım Çayan’ın sağken Gölespor için başta cenazesi önünde kaldırılan köyünün derneği olmak üzere Göleli ünlü, ünsüz iş adamlarına gelip, eli boş döndüğünü bir ben, birde şu an aramızda olmayan ama ardından sahte gözyaşları dökülen Çayan ve sağken değeri bilinmeyen onca insan iyi biliyordular..


    Bizim ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ mücadelesi verip, eylemden, destekten çok havada kalan sözleri duyduğumuz şu İstanbul’da, Gazeteci Murat Tosunoğlu’nun değerinin bilinmediği Kocaeli’nde ki gibi Recep Aydemir’in unutulduğu Ankara’da, yada adını, sanını bilmediklerimizin Muavin Murat Subaşı gibi Bursa’da, İzmir’de, Ardahan ve 5 ilçesinde yada derneklerinde  her yıl BÜYÜÜÜKKKK Ardahan birlikteliği deyip, bir Ardahanlıya Hayri olmayanların, vitrinde Ardahanlı, Göleli, Hanaklı, Damallı, Posoflu, Çıldırlı sevdalısı kesilip, yıllarca gitmedikleri, görmedikleri memleketin çocuklarının başta futbolu olmak üzere sporu ayakta tutmak için çırpınan Çayanlara sağken sahip çıkmazlarken öldükten sonra adlarına bir güne bir gün amatör takımların maçını seyretmeyen milletvekili gibi methiyeler döker, hatta isimlerinin bir yerlere verilmesini isterler..


    ‘Çayan başkan hele başını kaldır da gör timsah göz yaşı dökenleri’ demekten öte de diyeyim bilmiyorum..


    Ama diyeceğim şu ki; Eyyy gerçekten öldüğümde sağken beni öldürenler ölümüm ardından yalandan methiyeler dizdiğiniz takdirde, içinden ‘erkenden gömsekte gitsek, pişti, hoşgün oynasak’ deyip, ‘uzatma hoca’ diye kızdıklarına, ‘iyi bilirdik’ yalanını söyleyenlere onlara diyeceğim tek şey;


    HAYDİ ORADAN SİZİ SAHTEKARLAR..


    **KERİMOĞLU’NA AÇIK MEKTUP..


    Sayın Başkan öncelikle merhaba..


    Başkanım bu memleketin derdini uzun uzun anlatıp, çok yoğun olan siz sevgili doktor başkanımı üzmek istemem..


    Ancak toplumun aydını ve önderlerinin kendi toplumları karşısında da sorumluluklarının olduğunu hatırlatarak başlamak istediğim bu açık mektubuma kırılmayacağınızı umuyorum..


    Sayın Başkan;


    Sanırım sende benim gibi Ardahan’ın olduğu gibi senin ilçen olan Damal’ın ülkenin en yoksul ileçlerinden biri hatta birincisi olduğunu ve işsizliğin diz boyunu geçtiği için göçün hızla devam ettiğini bilmekte ve bu göç edenlerin senin ailen gibi şu an önemli bir ilçesinde belediye başkanı olduğun İstanbul’a başta olmak üzere batıya göç etmeye devam ettiğini bilmektesin.


    Ve bu insanlarımızın bir umutla çıktıkları gurbet yolunda seninde geçtiğin o zorlukları senin ve benim gibilerinin de yardımıyla aşıp, evine bir ekmek, aşına bir katkı sağlamak için çırpındığını bilmektesin..


    Ve en önemlisi bu toplumun senin gibi kendi içinde çıkan aydınlara, siyasilere, iş adamlarına ihtiyaç duyduğunuda..


    Sayın Başkan;


    İstanbul gibi dev bir metropolün önemli bir ilçesinde belediye başkanı olma gibi önemli bir görevin sana verilmesinin senin kendi toplumunda kopmanı gerektirmediği gibi o toplumun senden çok değil, sadece gülen bir yüz, sıcak bir ilişki ve en önemlisi moral vermene ihtiyaç duyduğunu da bilmelisin..


    Çünkü toplum önderlerinin en önemli görevinin balık vermek değil, balık tutturmayı öğretmek ve onlara önderlik etmek olduğunu bilmemize karşın her ne hikmetse hele hele öyle yada öyel böyle seçilip yada atamayla bir makama oturuduğumuzda bunu bir türlü düşünmeyip, şu anda elimizde bulunan imkanları toplumumuz yararına seferber etmesekte sağından, solundan, kenarında kendi yakınımıza bile vermemek içinde çırpınır, hatta cüdamlıymışlar gibi uzak durduğumuz da bir gerçektir..


    Bu nedenle; Sizin bu yoksul topluma sahip çıkıp, önderlik ederek 20 milyonluk İstanbul’da olduğu ve yurt genelinde oluşturulmaya çalışılan ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ ne olduğu gibi partinizin ve ülkenizin önder bir kişiliğiyle ile hareket etmeniz gerektiğini hatırlatır, bu önemli  günlerin hızla akıp gittiği şu günleri en iyi şekilde değerlendirmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatırım..


    Ve eğer yarın torununuz, çocuğunuz, hemşehrinizin sizin adınızdan onurla, gururla bahsetmesi için bir eser bırakmanın o eserinde şu an içinde bulunduğunuz siyaset alanında ve hemşehrilerinizin kalbinde olacağınıda bilmenizi isterim..


    Yani yarın ‘Ya şurada bir başkanımız vardı, Allah için bu toplumun bir araya gelmesi, ayakları üzerine durması için önderik yaptı, başardı ve bu toplumun önünü açtı’ detirtmek kadar güzel olan ne olabilir?..


    İşte bu nedenle mektubuma son verirken bir kez diyorum ki;


    Gel şimdiye kadar ortaya koyduğun tavrını gözden geçir, teknokrat bir anlayışı terk ederek, kendi toplumunun senden beklediklerini yoğun olan sen değil, senin önderlik edeceğin bir kadro ile yeniden masaya yatır adını tarihe yazdırmasanda halkının gönüle yazdır..


    Bu mektup sana bir dost tavsiyesi..


    Ne demişler, İyi olacak hastanın ayağına doktor gider..


    Kısacası;


    Er geç iyi olacak şu anki hasta diyebileceğimiz toplumumuzun hazırda bir doktoru varken, yenisini aramazsa daha iyi olmaz mı? 


     


     



    **SENDE BIRAKIP GİTTİN..


    **Fakir Yılmaz/Gazeteci


    Bir yılı daha geride bırakmaya bir ay kalırken gidenin bizden gittiğini fark etmeyiz bile..

    Ve tam tersi yeni bir yıl geliyor diyerek sevinir, üstüne üstlük bizden giden yılları, canları, cananları geri alacakmışız gibicesine bir de piyango bileti alır, heyecanla son kalan ayında tükenmesini bekleriz..

    Halbuki gidenlerin giderken ömrümüzle birlikte anılarımızı da alıp gittiğini düşünmeyiz bile..

    Daha dün gibi kırmızı Şahin’i mi terk edip, 3 yıl önce tanıştığım, sevdiğim, aldığım, bir çok anıyı birlikte yaşadığım beyaz Opelimle buluşurken yaşadığım heyecan gibi bugün onca güzellikler gibi onlarında olmadığını anlamanın üzüntüsünü çaktırmadan yaşadığım gibi 2016 yılının 11 ayının nasıl gelip, geçtiğini anlamadığım gibi hepimizi her saniye, her dakika, her gün, her ay ve yıl bizden gidenleri hesaba katmayız bile..

    Kar yağarken beyazlanan doğanın bizlere inat her yıl hemde kendisini yenileyerek doğduğunu da anlamak istemeyip, bizi bırakıp, gidenlerin saçlarımızı beyazlattığını, dişlerimiz döktüğünü, dizlerimiz gibi kalplerimizi de yorduğunu fark etmek istemeden yeniden yeniden sarılmak istediğimiz hayatın sevdiklerimizle, anılarımızla, aşklarımızla birlikte çekip gittiğini göremeyiz bile..

    Çünkü her yeni gelene sevinip, gidenleri unutmaya çalıştığımız bir yılı daha geride bırakırken Kırımız Şahinim gibi geride kalan aylar içinde ‘Ben gidiyorum, senin daha yaşayacakların, çekeceklerin belik de seveceklerin var’ dercesine Kocaeli yolun da geçirdiği kaza sonucu beni öldürmeden pert olan 2004 model aracım Opelim gibi nelerin beni bırakıp gittiğini hesaplamak istemediğim gibi can dediğimiz, canan diye sarıldığımız, ölmez diye düşündüğümüz nicelerinin de beni, seni ve de onu bırakıp gittiğini akla bile getirmek istemeyiz 2016 yılınında bizi terk etmeye hazırlandığı şu güzelim, ama geri dönüşü olmayan dünyada..


     


     


    **SENDE BIRAKIP GİTTİN..


    Bir yılı daha geride bırakmaya bir ay kalırken gidenin bizden gittiğini fark etmeyiz bile..

    Ve tam tersi yeni bir yıl geliyor diyerek sevinir, üstüne üstlük bizden giden yılları, canları, cananları geri alacakmışız gibicesine bir de piyango bileti alır, heyecanla son kalan ayında tükenmesini bekleriz..

    Halbuki gidenlerin giderken ömrümüzle birlikte anılarımızı da alıp gittiğini düşünmeyiz bile..

    Daha dün gibi kırmızı Şahin’i mi terk edip, 3 yıl önce tanıştığım, sevdiğim, aldığım, bir çok anıyı birlikte yaşadığım beyaz Opelimle buluşurken yaşadığım heyecan gibi bugün onca güzellikler gibi onlarında olmadığını anlamanın üzüntüsünü çaktırmadan yaşadığım gibi 2016 yılının 11 ayının nasıl gelip, geçtiğini anlamadığım gibi hepimizi her saniye, her dakika, her gün, her ay ve yıl bizden gidenleri hesaba katmayız bile..

    Kar yağarken beyazlanan doğanın bizlere inat her yıl hemde kendisini yenileyerek doğduğunu da anlamak istemeyip, bizi bırakıp, gidenlerin saçlarımızı beyazlattığını, dişlerimiz döktüğünü, dizlerimiz gibi kalplerimizi de yorduğunu fark etmek istemeden yeniden yeniden sarılmak istediğimiz hayatın sevdiklerimizle, anılarımızla, aşklarımızla birlikte çekip gittiğini göremeyiz bile..

    Çünkü her yeni gelene sevinip, gidenleri unutmaya çalıştığımız bir yılı daha geride bırakırken Kırımız Şahinim gibi geride kalan aylar içinde ‘Ben gidiyorum, senin daha yaşayacakların, çekeceklerin belik de seveceklerin var’ dercesine Kocaeli yolun da geçirdiği kaza sonucu beni öldürmeden pert olan 2004 model aracım Opelim gibi nelerin beni bırakıp gittiğini hesaplamak istemediğim gibi can dediğimiz, canan diye sarıldığımız, ölmez diye düşündüğümüz nicelerinin de beni, seni ve de onu bırakıp gittiğini akla bile getirmek istemeyiz 2016 yılınında bizi terk etmeye hazırlandığı şu güzelim, ama geri dönüşü olmayan dünyada..


    **Çayan Çapan ve Spor..


    Dün, ‘Senden bırakıp gittin’ ele aldığım yazımda trafik kazasında kayıp ettiğim Opel marka aracım dahil beni, seni, sizi, onu ansızın, beklenmedik bir anda bırakıp, ansızın çekip gidenleri az çok anmaya, anlatmaya çalışmıştım..

    Ve o gidişlerin ne kadar acı olduğunu hatırlamış ve bu yaşananların bir insanın hayatında ne kadar olumsuzluklara, üzüntülere ve ondan olanları koparıp, koparıp götürdüğünü anlatmaya çalışmıştım..

    Ve bu yazının ardından geçtiğimiz gün iş yerinde yaşanan hırsızlık olayı ardından emeğiyle aldığı eşyaları çalınan arkadaşım, 3. Bölge Ardahan İl Derneği Başkanı Özgür Polat’a destek için o çok Ardahanlı var denen, ama Ardahanlının çokta erk olmadığı Esenyurt’a gittim.

    Benim gibi bir çok Ardahanlının destek için geldiği Polat’ın iş yerine girip, içine daldığım koyu sohbeti dinlerken bir çay içmiştim ki acı acı çalan telefonuma bakınca eşimin aradığını gördüm..

    Cevap vermek için aldığım haber her gün bir kaybı yaşayan ve bu kayıpların çok yorduğu beni bir kez daha derinden vurdu..

    Çünkü dün trafik kazası sonucu kayıp ettiğim aracıma yazdığım yazıda ki gibi bir kayıp daha yaşamış, bu kez yine bir arkadaşımı, Çayan Çapan’ı hemde trafik kazasında kayıp ettiğimin haberini alıyordum..

    İlk şoku yaşayıp,haberin içeriğini iyice aldıktan sonra Çayan Çapan’ın bir trafik kazası sonucu hemde bize yakın bir yerde hayatını kayıp etmiş, oda bizi bırakıp, derinden üzmüştü.

    Ve en önemlisi o çok sevdiği Göle Spor’u yetim bırakıp gitmişti.

    Ve bizde çok değerimizi kayıp etmenin üzüntüsüyle yerimizden kala kalmıştık..

    Allah rahmet etsin..


    **KERİMOĞLU’NA AÇIK MEKTUP..


    Sayın Başkan öncelikle merhaba..

    Başkanım bu memleketin derdini uzun uzun anlatıp, çok yoğun olan siz sevgili doktor başkanımı üzmek istemem..

    Ancak toplumun aydını ve önderlerinin kendi toplumları karşısında da sorumluluklarının olduğunu hatırlatarak başlamak istediğim bu açık mektubuma kırılmayacağınızı umuyorum..

    Sayın Başkan;

    Sanırım sende benim gibi Ardahan’ın olduğu gibi senin ilçen olan Damal’ın ülkenin en yoksul ileçlerinden biri hatta birincisi olduğunu ve işsizliğin diz boyunu geçtiği için göçün hızla devam ettiğini bilmekte ve bu göç edenlerin senin ailen gibi şu an önemli bir ilçesinde belediye başkanı olduğun İstanbul’a başta olmak üzere batıya göç etmeye devam ettiğini bilmektesin.

    Ve bu insanlarımızın bir umutla çıktıkları gurbet yolunda seninde geçtiğin o zorlukları senin ve benim gibilerinin de yardımıyla aşıp, evine bir ekmek, aşına bir katkı sağlamak için çırpındığını bilmektesin..

    Ve en önemlisi bu toplumun senin gibi kendi içinde çıkan aydınlara, siyasilere, iş adamlarına ihtiyaç duyduğunuda..

    Sayın Başkan;

    İstanbul gibi dev bir metropolün önemli bir ilçesinde belediye başkanı olma gibi önemli bir görevin sana verilmesinin senin kendi toplumunda kopmanı gerektirmediği gibi o toplumun senden çok değil, sadece gülen bir yüz, sıcak bir ilişki ve en önemlisi moral vermene ihtiyaç duyduğunu da bilmelisin..

    Çünkü toplum önderlerinin en önemli görevinin balık vermek değil, balık tutturmayı öğretmek ve onlara önderlik etmek olduğunu bilmemize karşın her ne hikmetse hele hele öyle yada öyel böyle seçilip yada atamayla bir makama oturuduğumuzda bunu bir türlü düşünmeyip, şu anda elimizde bulunan imkanları toplumumuz yararına seferber etmesekte sağından, solundan, kenarında kendi yakınımıza bile vermemek içinde çırpınır, hatta cüdamlıymışlar gibi uzak durduğumuz da bir gerçektir..

    Bu nedenle; Sizin bu yoksul topluma sahip çıkıp, önderlik ederek 20 milyonluk İstanbul’da olduğu ve yurt genelinde oluşturulmaya çalışılan ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ ne olduğu gibi partinizin ve ülkenizin önder bir kişiliğiyle ile hareket etmeniz gerektiğini hatırlatır, bu önemli  günlerin hızla akıp gittiği şu günleri en iyi şekilde değerlendirmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatırım..

    Ve eğer yarın torununuz, çocuğunuz, hemşehrinizin sizin adınızdan onurla, gururla bahsetmesi için bir eser bırakmanın o eserinde şu an içinde bulunduğunuz siyaset alanında ve hemşehrilerinizin kalbinde olacağınıda bilmenizi isterim..

    Yani yarın ‘Ya şurada bir başkanımız vardı, Allah için bu toplumun bir araya gelmesi, ayakları üzerine durması için önderik yaptı, başardı ve bu toplumun önünü açtı’ detirtmek kadar güzel olan ne olabilir?..

    İşte bu nedenle mektubuma son verirken bir kez diyorum ki;

    Gel şimdiye kadar ortaya koyduğun tavrını gözden geçir, teknokrat bir anlayışı terk ederek, kendi toplumunun senden beklediklerini yoğun olan sen değil, senin önderlik edeceğin bir kadro ile yeniden masaya yatır adını tarihe yazdırmasanda halkının gönüle yazdır..

    Bu mektup sana bir dost tavsiyesi..

    Ne demişler, İyi olacak hastanın ayağına doktor gider..

    Kısacası;

    Er geç iyi olacak şu anki hasta diyebileceğimiz toplumumuzun hazırda bir doktoru varken, yenisini aramazsa daha iyi olmaz mı? 


    **ARDA/FED’DE 1 YIL..


    Kendilerine toplum lideri, önderi, bilmişi dedirtip, gereğini yerine getirmeyenlerin kendilerini başkan diye yutturdukları bir alanda gerçek anlamda başkan, toplum lideri, aydını, yol göstereni olmaya çabalayanlarda yok değil..

    Seçimden seçime cebinde ki paranın da kudreti ile öne çıkıp, ‘seçilirsem size tüm dünyaları bağışlayacam’ deyip, kazaen seçildikten sonra da önce göbeğini büyütürken, çevresini daraltanların toplum lideri, başkan, aydını hatta vekili diye yutturduğu bir alanda zor, bir o kadar da ulvi bir görevi üstlenmek yürek işi, cesaret işi olduğu da bir gerçektir..

    Durup, durduk yerde başbakan edilen ama ‘bende anlamadım niye başbakan edildim’ denilen bir alanda başkanlık gibi zor bir görevi üstlenmekte yürek işidir..

    Yılda bir kaz gecesiyle başkan olduklarını hatırlatanlar, adına birlik, hemde büyük buluşma dedikleri geceler ile başkan olanların, kendileri yetmez gibi milletin başına birde şeyimden birim başkanı diye başkan enflasyonuna neden olduğu bu alanda zor bir o kadar da güçlü bir lobi hayali ile bir araya gelmek isteyen bir toplumun önderi, başkanı olmakta sadece bir insanın değil, aslan, kaplan hatta fil yüreğine ihtiyaç vardır..

    İşte batıda ki en büyük stk’sı konumunda olan ve bugün 60’a yaklaşan dernek sayısıyla her geçen gün daha da büyüyen, güçlenen Ardahan Dernekler Federasyonuna başkan vede yöneticisi olmakta bir o kadar onurlu ve yürek isteyen bir iş olduğunu her geçen gün biraz daha iyi anlamaktayız..

    Bir yıl önce yani 29 Kasım’da bu görevi arkadaşlarım Mahmut Şenel, Sıtkı Dursun, Yener Bayrakçı, Özkan Mavzer, Halis Öztürk, Tuncer Çelik, Yüksel Kılıç, Ramazan Tan, Terlan Kaya, Muhtesim Sarıkaya, Bayram Bozkurt ve diğerleriyle ARDA/FED’in yönetimini üstlendik..

    Bu süre içinde en iyisini, en güzelini yapılmayanı yapma arzusu içinde kolları sıvarken içimizde olan bazıları da bugünkü çantacı, cepçi, facebookçu derneklerin yöneticileri gibi sözde başkan, yöneticilerde kayış attı..

    Ama biz bir ekip olarak Ardahan ve Ardahanlılara yakışanı yani en iyisini yapmak için mücadelemize devam ettik ve iş adamlarımızın da katkıları ile ARDA/FED yönetimi olarak dopdolu bir yılı geride bıraktık..

    Kemal Nahit Bay, Ensar Öğüt, Necati Ünal, Ali Rıza Nasıroğlu, İmdat Tatar, Volkan Süt, Mahmut Şenel, Taner Tekin, Ertan Bulut, Veysel Karatay, Togay Çoban, Mutlu Kerimoğlu, Turgay Akpınar gibi duyarlı bir çok iş adamı, siyasetçilerin katkıları ile önemli toplantılar gerçekleştirdik.

    Gençlerimizle bir araya gelip, ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ deyip, dünyanın en büyük metropolünün ortasında güzel bir turnuva düzenledik..

    İş adamlarının yanı sıra İş kadınları konseylerinin temellerini attık.

    İstanbul’da ki siyasi parti temsilcilerini ziyaret edip, muhatabınız ARDA/FED’dir dedik..

    Logomuzu ulusal ve yerel bir çok basın kuruluşunda yaptığımız etkinlikler vasıtasıyla tanıttık, amaçlarımızı İstanbul’da ki gibi Ankara, Ardahan, Göle ve İzmir’de etkinliklerimizle ortaya koyduk..

    Ve en önemlisi bir yılı geride bırakırken kendimizden, cebimizden verip, canımız kadar önemsediğimiz Ardahan’ı mızın KAI denen gölgede kurtulması için KAI dernek diasporasını karşımıza alıp, elimizin tersi ile kenara atıp, halka anlattık..

    Ve bir Ardahanlı kimliğinin oluşumu için yeni Ardahan Dernekleri kurdurup, eskilerini de yanımıza alıp, gecemizi, gündüzümüze katarken önümüze konulan engelleri, namussuzca arkadan vurmaları, hendek kazımaları da aşıp bir yılı başarıyla geride bıraktık..

    Şimdiki hedef; Yaklaşan kongremize kadar başta burunlarından kıl aldırmayan siyasileri olmak üzere bu toplumun önderi, başkanı diye ortalıkta gezenleri toplum deşifre etmek..



    **Bir Diktatör Düşünün..


    Adı: Fidel Alejandro Castro Ruz, Kübalı Marksist-Leninist devrimci ve Küba Devrimi’nin önderi. Yaşamı boyunca ve ölümünden sonra çeşitli lider ve muhalif kesimlerce diktatör olarak da nitelendirilmiştir.

    Buna neden ise iktidara geldikten sonra iktidarı bırakmaması ve başkalarına seçme ve de seçilme hakkı vermemesi..

    Bir ülkeyi yıllarca tek başına idare eden  Castro’nun diktatör mü, yoksa halkın adamımı olduğunu tartışmak için öncelikle diğer dikta yönetimlerinin başındakilerine bakmakta fayda var..

    Çünkü birine diktatör demek için Catro’yu örnek verirsek yanılırız..

    Ancak Libya lideri Kaddafi’ye de diktatör diyen bizler Kadafi’nin devrilene kadar ülkesinde ki doğal kaynakları önce kendi vatandaşlarının hizmetine sunmuş, onca kabilenin yaşadığı Libaya’yı tim emperyalist güçlere karşı ayakta tutup, Lİbya’yı huzurlu bir ülke yapmıştı..

    Ama kendisine karşı olanları da bugünkülerin yaptığı gibi susturmayı başarmış, öldürtmüş, yok etmişti..

    Peki, yerine kardeşini koyup, giden Castro’da öyle değil miydi?

    Bilmem ama benim kafam karışık,.. 

    Peki, sizce kim diktatör?

    Yoksa önce insan hakları diyen Avrupa’da ki liderler mi?

    Yada koltuğu yakalayıp, bırakmak istemeyen bizdekiler mi?


    **Cumartesi günü yazmak..


    Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetilen ülke de değil siyasetle ilgili aşkla, sevda ile ilgili yazmanın bile sakıncalı hale gelmeye başladığı bir süreçte cumartesi yazılarına devam etmek istiyorum, hem de şiir yazarak.. 

    Ama ben yazarken dikkatimi dağıtmasın, sadece kulağım duysun diye arkama aldığım televizyon da şiir kitaplarından bahseden haber spikerine gelen mesajlar da gazeteci olan spiker de hain ilan ediliyor..

    Çünkü gelen mesajda ‘Bırak şiiri okumayı da sen önceden söylediklerini şimdi niye söylemezsin, korktun mu, sana da sıra gelecek’ diyordu..

    Şiir kitabını tanıtırken bile tehdit alan gazeteci spikerin bu mesajı okurken yüz şeklini gördüğümde değil şiir yazmak, fıkra anlatmanın bile artık siyasallaştırılıp, kin ve nefretle hareket eden bir anlayışın getirdiği sonuçla yazı yazarak gazeteciliği yapmak isteyenleri bir hayli zorda bırakacak gibi..

    120’nin üzerinde gazetecinin hapiste olduğu bir ülkede gün geçtikçe şiir yazmak, şair olmak, grup yorum gibi türkü söylemek bile tehlikeli hale gelmekte olduğunu görmekte, anlamakta bir cumartesi günü yazısı yazmaya hazırlandığımız bir sırada..

  • ‘BELEDİYE BAŞKANLARI’ İSYANI! Yeni Vekiller de Halk gibi şikayet etti, eski vekilde paylaştı!

    CHP’nin 27. Dönem 2. Çalışma ve Değerlendirme toplantısının basına kapalı bölümüne milletvekillerinin, CHP’li belediye başkanlarının uygulamalarından dolayı duydukları rahatsızlık damga vurdu.


    Düzgün Haber’in edindiği bilgiye göre, kürsüye çıkan milletvekillerinin büyük çoğunluğu, belediye başkanlarının seçildikten sonra partiyi unuttuklarını vurgulayarak, birçok başkanın milletvekillerinin telefonuna çıkmadığı siteminde bulundukları öğrenildi.


    “PARTİLİ OLMAYANLAR ATANIYOR”

    Bazı milletvekilleri ise, CHP’nin ilk kez birçok kentte büyükşehirleri kazanmasına rağmen, atama ve görevlendirmelerde yıllardır iktidara aç olan partililer yerine, farklı kesimden insanların belediye başkanları tarafından göreve getirildiği ve bunun yıllardır hiçbir karşılık beklemeden parti için mücadele eden ancak bugün çoluk çocuğuna iş bekleyen partililerde büyük bir hayal kırıklığı yarattığına dikkat çektikleri öğrenildi.


    “YÖNETİM DEVREYE GİRSİN”

    Bazı milletvekilleri ise belediye başkanlarının mutlaka bazı uygulamaları konusunda uyarılmaları gerektiğini belirterek, “Seçildikten sonra belediye başkanları partiyi unutuyor. Bu kabul edilemez. Yönetim bu soruna mutlaka çözüm bulmalı” eleştirisini dile getirdikleri bildirildi.


    “PARTİYE MÜDAHALE EDİYORLAR”

    Bazı milletvekilleri ise belediye başkanlarının, belediyenin olanaklarını kullanarak, parti içine ve örgütlere müdahale ettiğine dikkat çekerek, kongre süreci öncesi bu konuda yönetimin tedbir alması gerektiğini vurguladıkları belirtildi.


    KILIÇDAROĞLU ELEŞTİRİLERE YANIT VERDİ

    Belediye Başkanlarının Milletvekillerinin telefonuna çıkmadıkları eleştirilerine yanıt veren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Belediye Başkanı Milletvekilinin telefonuna çıkmaması kabul edilemez. Milletvekili sonuçta seçmenin talebi için arıyordur. Bu konuda gerekli uyarılarda bulunuruz” bilgisini paylaştı.


    “BAŞKANLARA DA HAKSIZLIK YAPMAYALIM”

    İşe alımlar ve istihdam konusunda belediye başkanlarına haksızlık yapılmaması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Belediye Başkanlarını ve belediyelerimizi istihdam ve iş konusunda sıkıştırmak doğru değil. İnsanlara iş bulmak yerel yönetimlerden önce merkezi hükümetin görevidir. Bunun da farkında olalım” ifadesini kullandığı öğrenildi.


    “SİYASET YAPMAYACAKLAR”

    Belediyelerin parti içi mücadeleye karışmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Belediye Başkanlarını bu konuda uyardım. Bundan sonra sadece belediye başkanları aktif siyasetin içinde olacak. Başkan Yardımcıları veya Belediye Meclis üyeleri aktif siyaset yapmayacaklar. Partide siyaset yapmak isteyen koltuğunu, makamını bırakacak öyle yapacak. Bundan sonra partide kimse kimsenin işine karışmayacak. Belediye Başkanlarımızın başarısızlık gibi bir lüksleri yoktur. Gece gündüz çalışacaklar. Kendi işlerine odaklanacaklar” ifadesini kullandığı belirtildi.


    BELEDİYELER MERCEK ALTINA ALINACAK

    Kılıçdaroğlu, parti ile belediyeler arasında yaşanan sorunları aşmak için çalışma yapacaklarını, bunun için bir koordinasyon kurulu oluşturduklarını belirterek, “11 büyükşehir ve 10 il belediyesi başta olmak üzere bütün belediyelerin 6 aylık performanslarını mercek altına alacağız. Genel merkez bünyesinde Yerel Yönetimler Koordinasyon Merkezi oluşturduk. Bu merkez; bütçe gerçekleşmelerini, vaatlerin yapılıp yapılmadığını ve halk memnuniyetlerini ölçerek, belediyelerin 6 aylık durumunu analiz edecek” bilgisini paylaştığı bildirildi.


    Bir Faruk Gitti, Diğer Geldi!


    Bir Faruk Gitti, Diğer Geldi!


    *Arşiv Haber 05/04/2019 Tarihli Haber


    31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerini kazanan ve Ardahan Adliyesinde mazbatasını Ardahan Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanı Barış Durgun’dan alan CHP’li Ardahan’ın yeni Belediye Başkanı Faruk Demir 5 yıl görev yapacağı belediyeye geçerek görevini 10 yıldır başkanlık yapan AK Partili eski Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’dan devir aldı. Köksoy ise görevi devrettiği Demir’e Belediyenin borcu hakkında kısa bilgi vererek belediyeden sessizce ayrıldı.


    MAZBATAYI ALAN BAŞKAN FARUK DEMİR GÖREVE BAŞLADI


    31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde Ardahan Belediye Başkanlığına seçilen CHP’li Faruk Demir, görevine resmen başladı.



    Başkan Demir, akşam saatlerinde beraberindeki CHP İl Başkanı Yalçın Taştan, eşi Zuhal Demir ve partililerle geldiği Ardahan Adliyesi’nde mazbatasını Ardahan Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanı Barış Durgun’dan aldı.


    Demir’e başarılar dileyen Durgun, Ardahan’da görev yapanların amacının Ardahan’a hizmet etmek olduğunu söyledi. Yürüyerek Ardahan Belediyesi’ne geçen Demir, bina girişinde belediye çalışanlarınca karşılandı. Karşılama sırasında kurban kesilirken, Ardahan Belediyesi önünde biriken kalabalık sevinç çığlıkları arttı.


    Makamına geçerek görevi son seçimde partisinden aday gösterilmeyen AK Partili eski Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’dan çiçeklerle birlikte devralan Demir, burada yaptığı konuşmada bu göreve ikinci kez geldiğini anımsattı.


    BANA DESTEK VERENLERİN İNSANLARIN ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUM


    21. Dönem Ardahan Milletvekili de olan Demir, kendisine yeniden yetki veren Ardahanlılara teşekkür ederek şunları kaydetti: “O tertemiz oylarınızla beni 1999’da parlamentoya gönderdiniz, şimdi de yerel yönetimde düşündüğüm Ardahan’ın hayalini gerçekleştirmek için yetkilendirdiniz. Çalışmamızı yaparken kendileri izin verirlerse, hiçbir kompleks olmadan sayın Faruk Köksoy’un fikirlerinden, tecrübelerinden, naif kişiliğinden istifade edeceğim. Çünkü asıl olan Ardahan’dır” dedi.  


    KUVAY-I MİLLİYE RUHU ARDAHAN’DA CANLANDI


    Cumhuriyeti kuran Kuvayı Milliye ruhuyla çalışacaklarını belirten Demir,  “Mustafa Kemal’in askerleri olan bütün partili yoldaşlarımı, aramızdan ayrılmış olanları rahmetle anıyorum. Tüm yoldaşlarımı sevgiyle saygıyla kucaklıyorum. 5 yıl sonra sayın Köksoy’un başlattığı ve bir noktaya getirdiği projelerin üzerine farklı bir Ardahan ile Ardahanlıların karşısına çıkacağız. Diğer adaylara ve AK Partili arkadaşlara da buradan sevgi ve saygılarımızı gönderiyorum. Bugünden sonra bizde Mustafa Kemal Atatürk ve nefes almamızı sağlayan al bayrağımızın rozeti dışında hiçbir şey olmaz. Hiçbir hemşerimiz arasında ayırımcılık yapmayacağız, eşit hizmet edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.


    Köksoy ise görevi devrettiği Demir’e, çalışmalarında başarılar dileyerek, yaptığı çalışmalar ve Belediyenin borcu hakkında kısa değerlendirmelerde bulunarak belediye binasından ayrıldı.



    MEŞALELER YAKILDI, ARDAHANLILAR COŞTU


    Devir teslim törenin ardından CHP Gençlik kolları tarafından organize edilen konser Ardahanlıları coşturdu.


    CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan’ın selamlama konuşması ardından Faruk Demir’i tebrik etmeye gelen yüzlerce Ardahanlı, demokrasi coşkusunu yaşadı. Konsere gelen vatandaşlara yemek ikramında bulunuldu. CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan ve Başkan Faruk Demir burada halka hitap etti. Yerel sanatçımız Deniz Dark, birbirinden güzel türkülerle kalabalığı coşturdu. Ardahan’da 30 yıl sonra belediyeyi kazanan CHP’lilerin oldukça heyecanlı olduğu gözlerden kaçmadı.



    **Erdoğan YSK’ya değil, AKP’ye Bakmalı!


    Son Anayasa değişikliği ile hem kendisini Cumhurbaşkanı, hem Başkan hemde Parti Genel Başkanı yetmedi 31 Mart Yerel Seçimlerinde aday olanların yerine koyan Recep Tayyip Erdoğan’ın gerek seçimlerden sonra gerekse balkon konuşmasında üstü kapalı da olsa kabul ettiği sonuçları yalandan ve korkularından kabul etmeyen AK Partili görünenler aslında işi kurtarma yoluna başvurduklarını bende Erdoğan’da anlamıyor değil.

    Çünkü çoğu bizzat Erdoğan tarafından birer memur gibi atanan ve kadrolarını kendileri kuran AK Parti İl, İlçe ve Belde Başkanlarının yanından yine Erdoğan’ın makamda olanı değil de aylar öncesinden aday olarak ilan ettiği adaylar bu işin erbabı olmadıkları ve asıl seçimlerin kaybına neden olan kişiler olduklarını dünya alem bilmekte.

    Yani seçimleri kayıp eden AK Parti olmadığını onun İl, İlçe ve Belde Başkanları ile Adaylarının kayıp ettiğini ilk kabullenecek olan Erdoğan’dır.

    Bunu göremeyip formaliteden başvurulan YSK’ya bakmakla zaman kayıp eden de Erdoğan’ın kendisidir.

    Evet seçimlerin kayıp edileceğin aylar öncesi ilan eden Anket şirketlerini hapse atmakla tehdit edenlerin başında gelen Cumhur adlı ittifakın içinde kendi partisinin iç sorunlarını atlatan ama alakasız bir Beka çıkışı yaparak, Kürt seçmeni küstüren, kızdıran ve AK Parti’ye büyük zarar verdiren Devlet Bahçeli’yi de unutmadan asıl kayıp edenlerin şu an hala görevde olan AK Parti’nin siyasetçi kimliği ile alakasız kişilerden oluşan memur gibi İl, İlçe ve Belde Başkanlarının yanı sıra yine siyasetin içinde gelmeyen bakanlarının beceriksizliğidir.

    Tabi Demokrat Parti Genel Başkanı iken Erdoğan’a demediğini bırakmayan bugün ki İçişleri Bakanı olan siyasetçiyi de unutmadan.

    Şimdi buradan bir öneride bulunacağım ve YSK’ya umut bağlayan Erdoğan’ın tuz kokutmayan Hakimlerin vereceği kararı beklemeden seçim sonuçlarını kabul edip, demokrasiye daha çok zarar verilmesini engelleyerek,gözlerini partisine çevirmesidir.

    Çünkü siyasetin S ile alakasız kişileri getirip, atama ile İl, İlçe Başkanı ve Belde Başkanı yapan, parti tabanına sormadan Saray’da kendisine önerilen isimleri aylar öncesinden ilan eden ve bugüne kadar kendisini buralara taşıyanları ‘Trenden inen, Trene Binemez’ diyerek aşağılayan aynı Erdoğan yeni bir U dönüşü yaparak, hatta özür dileyerek suçun büyük bölümünün kendisinin olduğunu ve mevcut 81 Vilayetin onca İlçenin vede Beldenin teşkilatlarını gözden geçirip, özellikle memur gibi kulağından tutulup, İl Başkanı yapılanların hepsini ve eksiği olanların çoğunu hemen almalıdır.

    Bunu da Ardahan’dan başlatıp, oyların tekrar tekrar sayıldığı İstanbul’a kadar uzatmalıdır.

    Bu benim gördüğüm durumdur, gerisi ve top Erdoğan’da dır..



    **Dün yazamadığım..


    50. Yaşımı bana meslektaşım olmak için Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde okuyan kızım Şeyma’nın yanında bana kutlatan yolculuğun getirdiği yorgunlukla geldiğim Kocaeli’nden İstanbul’a geçerken yaşadığım trafik yüzünden yazamadığım dünkü yazımı bugüne , bugünkü yazımın altına yazmaya hazırlanırken dikkatimi bir şey çekti.

    Oda yaşlanmanın getirdiği yorgunluğun omuzlarıma iyiden iyiye çöktüğünü ve artık azda kendimi düşünmem ve emekli bir vatandaş edasına girip, kenara çekilmem gerektiği idi.

    Çünkü bugün seçimleri kayıp ettiği alenen belli olan 17 yıldır iktidar da olmanın getirdiği imkanlara ve devlet desteklerinin de artık götüremediği AK Parti gibi benim de bir hayli yorulduğum hatta yıprandığımı bana his ettiriyordu, Ardahan’dan gelip, kendimi arasında bulduğum İstanbul’un bıktırıcı trafiği..

    Ve 34 yılda yaklaşan gazetecilik hayatımda her gün yazdığım köşe yazımı gazeteme yetiştirememenin üzüntüsü ve de gerginliği zaten yorulmuş olan vücudumu vede beynimi iyiden iyiye delirmişti.

    Halbuki zamanla yarışılamayacağını, istesen de bazı şeylerin olamayacağını Erdoğan gibi benim de anlamam gereken bir süreci yaşadığımız anlasak geriye kalan hayatın daha güzel olacağını anlamak hem kendimiz, vücudumuz için hem de bizleri sevenler, bizlerden beklentileri olanlar için en hayırlısı olacak..

    Ama üstteki yazım da dediğim gibi sonuçta hepimiz birer Erdoğan gibi insanız ve kayıp etmeyi kabullenmeyen insanoğlunun kendi kendisini bitirmesinin en üstteki seçim sonuçları tahmin gibi sonuçla sonuçlandığını yani sen ne kadar ısrar etsen de bir süre sonra istediğinin olmadığını hayatta günü birlik yazılarını yazamayacak kadar zamanın bile olmayacağını kabul etmek gerekir ve özür dileyerek, hataları gözden geçirmek gerekmez mi?

  • ARDAFED ARDAHAN'I BİR KEZ DAHA İSTANBUL'A YAZDIRDI!..

    Geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin olduğu gibi Avrupa’nın en yüksek gökdelenin de Ardahan Üniversite Öğrencilerine Burs desteği adına düzenlenen ve devam eden kampanyasını sürdüren ARDAFED bu kez bir kez daha Ardahan adını İstanbul’un her tarafına yazdırdı.


    Son 4 yıl bir çok önemli etkinliğe ve ses getiren çalışmalara katkı sunan Ardahan Dernekler Federasyonu bir kez daha İstanbul’un her tarafına yazdırmayı başardı.


    3 Ekim’de resmi açılışı gerçekleşecek olan 4. Ardahan Günleri öncesi tüm hazırlıklarını tamamlayan ARDAFED Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığında sürdürdüğü bu çalışmasına ARDAFED Kadın Komisyonunun yanı sıra Ardahanlı aydınlar büyük destek veriliyor.


    Konu hakkında bir açıklama yapan ve tüm Ardahanlıları Maltepe Etkinlik alanına davet eden ARDAFED Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz yaptığı açıklama da, ‘Biz 20 Milyonluk İstanbul metropolinde her tarafa bir kez daha Ardahan kelimesini yazdırdık. Gereken çalışma ve çabaları ortaya koyarken şimdi sıra tüm Ardahanlılar da ve etkinliğe gelecek olan misafirleri en iyi şekilde ağırlamakta’ diyerek tüm Ardahanlılara görev düştüğünü belirtti.


    Ardahanlılar ARDAFED'de Buluşmaya Devam Ediyor..


    Ardahanlılar ARDAFED’de


     


    Buluşmaya Devam Ediyor..


    16/09/2019 Tarihli Haber


    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmalarına ara vermeden devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu kadınlardan sonra Ardahanlılar ile bir araya geldi. Bayram öncesi tüm Ardahanlıların Kurban Bayramını kutlayan ARDAFED ve Ardahanlılar bir kez daha birlikteliğe dikkat çektiler


    1992 Yılında 170 bin nüfusla yeniden vilayet olan ama bugün hala devam eden göç dolaysıyla 2 beldesi (Hanak Nakala, Çıldır Aşıkşenlik) beldeleri kapanan ve nüfusu 98 bine düşen, 3 Gümrük kapısı (Posof Türkgözü, Çıldır Aktaş, Kars-Tiflis-Bakü Gümrükleri) olmasına karşın ithalat, ihracatın yok denecek kadar yapılamadığı, yıllık 350 ila 400 bin büyük baş hayvanın yetiştirilmesine karşın Et, Enterne Tesisinin olmadığı, Anzer balının iki kat kalitesi  Kafkas arısının güzel balının süt gibi bir pet bardak sudan daha bedava denecek fiyatta gittiği, Gürcistan ve Ermenistan’a komşu, güçlü bir lobisi olmayan Ardahan’ın başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde yaşayanlarıyla bir arada olması ve güçlü bir lobi çalışması ile var olmasına mücadele eden Ardahan Dernekler Federasyonu Ardahanlı kadınlar toplantısından sonra Ardahanlı erkeklerle bir araya geldi.



    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmalarına ara vermeden devam eden ve yaz tatiline karşın, Ardahan’a Baro kurulması girişimleri için Ankara ziyareti, Kocaeli Büyükşehir, Darıca ve Dilovası Belediye Başkanlarını, Kocaeli Ardahan Derneğini ziyareti, Ardahan Bal Festivali’ne katılımı, Ardahanlı Kadınları Buluşturma, Ardahan’a gelen CHP Genel Başkanını karşılama gibi ziyaret ve etkinliklerle çalışmalarını sürdüren Ardahan Dernekler Federasyonu Ardahanlı Kadınlardan sonra Ardahanlı Erkeklerle bir araya gelen ARDAFED Genel Merkezinde Bir araya gelip, bayram öncesi durum değerlendirmesi gerçekleştirdi.


    Ardahan Dernekler Federasyonu Başkan Yardımcısı Hüsyin Kaya’nın başkanlık ettiği toplantıya katılan Metin Yılmaz, Hakan Demirel, Metin Ölmez, Şeref Dursun, Murat Özer, Hilmi Aydın, Çetin Orakçı ve Turan Işık’ın bir araya geldiği ve bayram öncesi Ardahanlıların Kurban Bayramını kutlayan ARDAFED destekçileri bir kez daha Ardahanlıların bir arada olması gerektiğine dikkat çektiler.



    Kaz Dağları ve Kazlar..


     


    Öncelikle bölgenin milletvekili olan AK Parti Grup Başkanı Kaz Dağlarında olduğu ileri sürülen altın madeni için yapılan ağaç kesiminin , neden onca ağaç kesildikten sonra görüldüğünü sorduğu gibi bende bir gazeteci olarak aynı sorunun cevabını merak etmedim değil..


    Çünkü vekilin  üstü kapalı olsa da  bu durumdan şikayetçi olduğunu gördüğüm ve bu yönde yaptığı  savunmasına baktığımızda kendi bölgemde olduğu gibi yurdun bir çok yerinde gazeteci geçinip, yaşananları görmeyen, yazmayan, görüntülemeyen ve Anayasa gereği demokrasinin, insan haklarının 4. savunucusu oldukları iddia edilen ama vali, vekil, başkan kızar diyerek haber yapmayan gazeteci tiplerinin o bölgede de  olduğunu  hepimiz biliyoruz.


    Yani ‘Nerem düz ki’ diyen deve misali ağaçların bir gram altın  için kesilmesini değil, bu vahşetin neden geç görüldüğünü soran vekilin sorusunu ben de  bölgedeki gazeteciler, muhabirler, ajan pardon ajans muhabirlerine sormak isterim..


    Vekil ve benim soruma cevap verecekleri beklerken şimdi de ağaçların neden kesildiğini konuşmuyor, kaç tane ağacın kesildiğini tartışıyoruz.


    Ve ‘çıkarsa bize yani ülkeye kaç gram altın kalacak?’diye tartışmalar yaparken ağaçlar kesilmeye devam ediyor..


    Kaz Dağlarını tartıştığımız şu sıralarda İmamoğlu’nun adının hiç geçmediği günlerde CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmak için çok uğraşan ama lobisi olmadığı için bir gündem adı gündemde düşen Göleli hemşehrim İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin hükumetin S-400’leri aldığı Rusya’dan kaz ithalatı yapacağını ileri sürüyordu.


    Kaz dağlarında yaşananlara üzülen bizler bu kez kazlarımızı düşünmeye başladık.


    Evet, Başkan Erdoğan’ın eniştenin başında bulunduğu Ekonomi Bakanlığının bir kişi veya şirket gibi açılacak bakkal pardon şirket yoksa holding veya gruba ortak olabileceği, hatta kuracağı şirkete ortak alabileceği yetkisini imzaladığı verdiğini de duyuyoruz. 


    Yani kısacası kaz gelecek yerde tavuk vermeye devam eden,  asıl kazların kim olduğunu da acaba zamlı sigaraları yakan bizler  veya ben miyim diye de düşünmedim değil..


    Çünkü gerek Kaz dağları, gerek Rus kazlar , gerekse ekonomi bakanlığını şirket yönetimi gibi idare edeceğimiz bir ülkede gerçek kazların kim olduğunu da sormak, sorgulamak gerekir. Yine  aynı bölgenin kadın milletvekilinin de  sevgililerinin de  dahil , her yere lazım kağıt üretimi için orada kesilen ağaçların gerektiğini de üzülerek farkediyorum , SEKA’nın da kapatıldığı ülkemde… 

  • ARDAHAN'DA GEBE OKULU DA VAR! Ardahan Valisi Ardahanlı Çocuğa Baba Olacak!

    Deniz Demir: Rol model Kemal Kılıçdaroğlu olmalıdır..

    Ardahan Hastenesinin verdiği hizmetler arasına kattığı Gebe Okulu Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’nın gebe olduğu ve yakında doğum yapacağı öğrenilen eşi Esra Masatlı tarafından ziyaret edildi. Bayan Masatlı Devlet Hastanesinde faaliyette bulunan Gebe Okulu’nu ziyaret ederek, eğitimlere katıldı.



    Gebe okulunda ki hamile kadınlarla birlikte bir süre eğitime katılan Esra Masatlı, eğitimin ardından hamile kadınlarla sohbet etti, doğacak çocukları için hediyeler verdi.



    Eğitime katılan hamile kadınlarla hatıra fotoğrafı çektiren Esra Masatlı, gebe okulu eğitimlerinin, anne adaylarının gebelik süreci ile başlayan ve doğum eyleminin sonlanmasına kadar geçen süreci sağlıklı şartlarda gerçekleştirmeleri ve normal doğumun yaygınlaştırılması amacıyla uygulamaya konulduğunu söyledi.



    Eğitimlere katılan hamile kadınların, hayatlarını kolaylaştıracak bilgiler edinebileceklerini de aktaran Esra Masatlı, “Doğum, kadının hayatında yaşadığı en önemli deneyimlerden birisidir. Gebenin doğuma aktif bir şekilde katılması, sağlıklı bir bebek sahibi olması ve doğum sürecini rahat geçirmesi için doğum öncesi eğitimler çok önemlidir. Gebelik döneminde yapılan eğitimler, anne adayını doğuma hazırlamakta, aynı zamanda aileyi fiziksel ve psikolojik doğum sürecine dahil etmektedir. Böylece hamile kadınlarımıza, doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası dönemlerine ilişkin bilgi sahibi olmalarına yardımcı olmaktadır. Tüm hamile kadınlarımızın, hayatlarını kolaylaştıracak bu eğitimlere katılmasını istiyoruz” diye konuştu.


    Öte yandan Ekim ayı içinde Ardahan’da bayan Masatlı’nın da aralarıda olduğu yaklaşık 190 kadının doğum yapması beklendiği öğrenildi.



    Mız Mızcılık ve Megalomani..


     


    Çocukken hepimizin sıkça duyduğu Mız Mız kelimesinin aslında özlemle yad ettiğimiz çocukluğumuzda kalmadığını, hayatımız boyunca yaşadığımız onca dert ve sıkıntıyla birlikte olgunlaşma, yaşlanma sürecinde de devam ettiğini görür, hisseder, bazen güler, bazen de ağlarız..


    Çünkü, Mız mızcılığın yanına birde kıskançlığı koydunuz mu o zaman, ‘seç pirinçteki taşları’ sözünü hatırlar ve işkence denen bir süreci yaşamaya başlarsınız.


    Evet, 50 yaşına dayanmış, 51. yaşıma merhaba demeye hazırlandığım şu günlerde benim yaşımda hatta bir, iki yaşta ileride olanların hala o çocukluk sürecinde kalıp, mız mızcılıklarına birde, şüphe, kurgu ya da mevcut bir rekabetin farkında olmaktan doğan bir ruh hali olan kıskançlığı ekleyip, çocukluğumuzdan kalma saten vücutları gerip, burdukları şu günlerde beni de geren bir soru sorulur; 


    O da, ‘Rahat mısın?’ sorusuna aranan cevap aramaya başlarsınız.


    Sanal ortamlarda ‘mutluymuş’ ayakları ile bol bol pozlar vererek, karanlık gecelerde yattıkları yataklarında ördükleri örümcek ağına yenilerini çekip, sonra da kanını emene kadar kullanıp, kenara atma hesapları yapanların bir günde o ağa düşenin mız mızcılığa, kıskançlığa  dayanıklılığı ile param parça olacağını hesaba katmayanların kendi kıskançlıkların da önce kanser şüphesi ile ardından kahrolup, öleceklerini de hesaba katmazlar..


    Belki de bunlar yaşanmadan bir anda beklemedikleri bir yerde üzerilerine he an çekilecek olan sert bir kırmızı çizgi ile yok olup gideceklerini de hesaplamazlar..


    Evet mız mızcılık ve kıskançlığın insan genini bozan bir sağlık sorunu olduğunuda belirtmek de gerekir..


    Çünkü Tıp’da psikolog, asabiye ve sinir hastalıkları dalı olan eğitim gören doktorlar boşun okumuyorlar bu tür hastaları iyileştirme mücadelesi vermek için..


    Her bir şeyde kusur bularak hiç bir şeyden memnun olmayan bu tiplerin diğer bir hastalık olan ve her an patlamaya hazır bekleyen bir faciaya olan kıskançlık, büyüklük hezeyanı ya da büyüklük kuruntusu, kişinin kendisine gerçekle uyuşmayan üstün nitelikler yakıştırması olan megalomani bataklığında aslında kendilerini batırdıkları da diğer bir gerçektir.


    Bu mız mızcılık ve kıskançlıkların size de yansıması ve yaşamınızda yarattığı derin yıkımlara neden olsa da; ‘Sabır çekip, giden değil, ‘bu da geçer Allah kerim’ diyen, yüreğinizle ‘size sarılan canlar olsun dost dergahınızda..’ diyerek, size yaşatılan ve diğer adı Çin İşkencesi olan işkencesinden bir an önce uzaklaşarak teselli aramak en güzeli..


    Çünkü bir hastalık olan mız mızcılık ve kıskançlık öyle bir olumsuz atmosfer yaratır ki onu yansıtanların oyununa gelir, bir anda şu günlerde sık sık İstanbul ve çevresini sallayan artçı depremler de olduğu gibi sarsılır bir anda tsunamiye dönüp, onlarında içinde olduğu tüm alanı bir anda silip, süpürür, yaşam denen ortamı yıkar geçersiniz..


    Oynanan oyun da zaten budur..


    Ha unutmadan bu anlatmaya çalıştığım ruh halimi Fakir’den Nağmeler deyip, geçmeyin sakın, iyi düşünün..

  • HAFİFTAŞ SARIYER DE YAŞAYACAK..

    Çıldırlı Sanatçıya Kanser Teşhisi!


    Çıldırlı Sanatçıya Kanser Teşhisi!


    *Tarih Haber 30/11/2017


    Şimdiye kadar birçok albüm çıkaran ve 100’ü aşkın eseri bulunan Ardahanlı Türk Halk Müziğinin usta isim


    Türk halk müziğinin yeşil gözlü kraliçesi olarak anılan Ardahan Çıldırlı Nuray Hafiftaş‘a kanser teşhisi konuldu. Türk halk müziğine 100’e aşkın beste kazandıran 53 yaşındaki usta sanatçı kanserle mücadele ediyor.



    HABERİ ALAN HASTANEYE KOŞTU


    Ünlü Türk halk müziği sanatçısı Nuray Hafiftaş‘a, kolon kanseri ve karaciğer kanseri teşhisi konuldu. Şimdiye kadar birçok albüm çıkaran ve 100’ü aşkın söz ve bestesi kendisine ait olan eserleri bulunan Türk halk müziğinin usta isimlerinden Nuray Hafiftaş, kanserle mücadele ediyor. Haberi öğrenen Hafiftaş’ın yakınları hastaneye koştu.


    “DUALARINIZI EKSİK ETMEYİN”


    Temmuz ayında büyük bir ameliyat olan Nuray Hafiftaş, şuan karaciğer için kemoterapi tedavisi görüyor. Aylardır çok şiddetli derecede ağrılar çeken Nuray Hafiftaş, kendisini seven hayranlarından dua istiyor.


    NURAY HAFİFTAŞ KİMDİR?


    Nuray Hafiftaş, 8 Ağustos 1964 yılında Çıldır‘da doğdu. Vikipedi’de yer alan bilgilere göre, ilkokulu Taksim‘de okudu. İTÜ Devlet Konservatuarı’nı bitirdikten sonra İstanbul Belediye Konservatuarı İcra Heyetinde 4 yıl kadrolu devlet sanatçısı olarak çalıştı. Aynı yıllarda İstanbul Radyosu’nda da sözleşmeli sanatçı olarak 4 yıl çalıştı. Şimdiye kadar birçok albüm çıkaran sanatçının 100’ü aşkın söz ve bestesi kendisine ait olan eserleri var. Bunlardan “Ayrılık Nikahı”, “Yalan Dünya” ve “İsyan Ediyorum”u Kibariye, “Hasret” ve “Gurbet”i ise İzzet Yıldızhan okudu. Sanatçının son albümünde ise kendisine ait Be Hey Gafil ve “Yavrular isimli iki bestesi bulunuyor.


    Türk Halk Müziği’nin çağdaş, otantizm’e asla ihanet etmeyen ama teknoloji’ye açık bir neferi oldu. Zaman oldu kendi kulvarında birlikte yarıştıkları meslektaşlarının albümlerinde vokal yapacak kadar alçak gönüllü ve özverili oldu.


    Nuray Hafiftaş‘ın Türk Halk Müziği klasik sanatçıları literatürüne girmesine neden olan özellikleri kuşkusuz sadece bunlar değil. “Eyvah Gönül” de ürettikleri eserlerden biri.

    Star Prodüksiyon etiketiyle piyasaya çıkan ‘Yazı Bir Dert Kışı Bir Dert’ isimli son albümünün prodüktörlüğünüYusuf Savaş üstlendi. 12 eserden oluşan bu albüm yaklaşık dört yıl aradan sonra çıktı.



    **Gazeteciliğe dönüş..


    20 Milyonluk bir kentte Ardahan adını taşıyan federasyonun Ardahan adına yakışır çalışmalar yapmasına federasyon başkanı olarak katkı sunma çabalarım dolaysıyla çok sevdiğim mesleğimi aksattığının farkındayım..

    Ve başta okurlarımdan olmak üzere haber ve yorumlarıma konu olan gelişmelerden secdam Ardahan adına özür diliyorum..

    Evet, son bir kaç haftadır iyiden iyiye koptuğum gazeteciliğe yeniden dönerken bu süreçte yaşananları da görmedim değil..

    Not aldığım bir çok konuyu zaman içinde tek tek gündeme taşımaya devam edeceğim gazetecilik mesleğimin de bir Ardahan sevdası olduğunu bilenler Ardahan’da yaşananların yazılacağından şüpheleri olmasın..

    Ülkemin serhat kenti Ardahan’da Ardahanlıdan daha çok Ardahan adına hareket edenlerin, Ardahanlının gücünü anlamayıp, kendilerini kraldan daha kral sananların rahat hareket etmeyecekleri bir Ardahan olduğunu hatırlatmaya devam edecek olan gazeteci Fakir Yılmaz’ın bu kentin gelişip, büyümesi için samimi çaba gösterenlerin yanında olmaya devam edeceği kesin olduğu gibi zaten biliniyor.

    İşte bu nedenledir ki gazeteciliğe dönüş derken Ardahan’ın yanı sıra ülkemde üzerinde yaşadığımız dünyanın sorunlarını da parmaklarımız oldukça, beynimizdeki düşünceleri aktarmaya devam edeceğiz..

    Çünkü gazeteci dediğin dünyada hatta uzayda yaşananları gündeme getirmek varsa sorunlara çözüm bulunması için haber ve fikirleri ile kamuoyu gündemine taşımakla mükellef olan insandır..

    Ben de bunu, bu görevimiz, gazeteciliğimi yapmaya devam edeceğim..

    Yeniden merhaba..


    **Bu Ahıskalılar Ardahan’a gelecek mi?


    Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Genel Başkanı Ziyatdin Kassanov, “Türkiye’ye gelip, 10 yıldan fazla süredir burada kalan ancak vatandaşlık hakkı, çalışma izni olmayan 23 bini aşkın Ahıskalı’ya vatandaşlık verilecek.” dedi.


    Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Genel Başkanı Ziyatdin Kassanov, “Türkiye’ye gelip, 10 yıldan fazla süredir burada kalan ancak vatandaşlık hakkı, çalışma izni olmayan 23 bini aşkın Ahıskalı’ya vatandaşlık verilecek.” dedi.


     Vatandaşlık verilecek Ahıskalarının bır kısmının Ardahan’da yerleşeceği öğrenilirken,  Ahıskalı vatandaşlara Ardahan’da devlet tarafından konutta yapılacağı bildirildi.


    Dünya genelindeki Ahıskalıları temsil eden, 9 ülkeden 70 delegenin katılımıyla gerçekleşen DATÜB 3. Olağan Genel Kurulu Kazakistan Almatı’da gerçekleştirildi. Başta Türkiye ve ABD olmak üzere Azerbaycan, Gürcistan, Ukrayna gibi ülkelerden tüm delegelerin katıldığı genel kurul toplantısında, genel başkanlığa üçüncü defa Ziyatdin Kassanov seçildi. 


    Kassanov, Ahıskalıların yaşadıkları ülkelerde güçlü olmalarını, çocuklarının kaliteli eğitim almasını hedeflediklerini belirterek, bulundukları ülkelerde siyasette ve bürokraside üst yerlerde yer almak istediklerini söyledi.


    Türkiye’nin Ahıskalılara  yönelik programlarından ve faaliyetlerinden bahseden Kassanov, şu ifadeleri kullandı: “Ahıskalıların hayatı özellikle AK Parti sonrası tarihi bir dönüm yaşadı. Cumhurbaşkanımız Erdoğan bize doğrudan sahip çıktı. Eskiden Ahıskalılara koridorlarda, sokaklarda karşılar, bir-iki kelimeyle uğurlarlardı.” dedi. 


    Dünyanın farklı yerlerinde savaş bölgelerinde, sıkıntı içinde yaşayan Ahıskalıların bulunduğunu anımastan Kassanov, bu kişilerin Türkiye’nin doğu bölgesinde, Kars, Ardahan, Iğdır gibi yerlerde boş alanlara yerleşeceğini ifade etti. 


    ARDAHAN VE AHISKA YÖRESİ MUTFAĞI KİTAP OLDU..


    *01-04-2016 Haber


    Ardahan Belediyesi ile Gürcistan Samtskhe-Javakheti Devlet Üniversitesinin ortak çalışması sonucu,  Ardahan ve Ahıska bölgesinin ortak yemekleri, tarifleriyle birlikte kitaplaştırıldı. Kitabın ilk tanıtımı, Gürcistan heyetinin de katıldığı program ile Ardahan’da yapıldı.


    Ardahan Belediyesi ile Samtskhe-Javakheti Devlet Üniversitesi’nin birlikte hazırladığı proje, Başbakanlık Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından desteklendi.



        Proje ile Ardahan ve komşu ülke Gürcistan’ın eski Türk yurdu olarak bilinen Ahıska bölgesinin yemekleri bir kitapta derlendi. 100’e yakın ortak yemeğin bir arada toplandığı kitabın ilk tanıtımı, Gürcistan’dan gelen heyetin de katılımıyla Ardahan’da yapıldı.



        Halk Eğitim Merkezi Konferans salonunda ki tanıtıma, Vali Ahmet Deniz, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdem Kargın, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak, Vali Yardımcısı Muharrem Coşgun, Çıldır Belediye Başkanı Yakup Azizoğlu, Samtskhe-Javakheti Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Merab Beridze ve beraberinde ki Gürcü heyeti katıldı.



       Programda konuşan Vali Ahmet Deniz, “Türkiye ve Gürcistan’da insanlar,  aynı coğrafya üzerinde yüzyıllardan beridir kardeşçe yaşıyor. Dolayısıyla bir çok kültürümüz de benzerlik gösteriyor. Bugün tanıtımını yaptığımız yemek kitabına baktığımız zaman 100’e yakın ortak yemeğimizin olduğunu görüyoruz. İşte bu coğrafya, aynı kültüre sahip insanların yaşadığı bir coğrafya. Bu coğrafyada aynı kültürü yaşayan ve yaşatan insanların kardeşliği bundan sonra da devam edecektir. Bu ortak yemek kültürünü bir arada toplamada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.



        Belediye Başkanı Faruk Köksoy da, “Bütün dünyada ve Anadolu’da her yörenin kendine has yemek kültürü ve damak zevki olduğunu hepimiz biliyoruz. Ardahan ve Ahıska’nın, bir birine yakın iki bölge olarak Kafkasya’nın kesişme noktasında bulunması nedeniyle folklör de, eko sistemlerde ve bitki deseninde bulunan tüm benzer çeşitlilik, yemeklere de yansımıştır.

     

       Bu yemek kültürünü bir proje ile kitaplaştırdık. Ardahan yemeklerinin akademik disiplin çerçevesinde yazılıp, kitaplaştırılması, tanıtılması, aynı zamanda da Ahıska bölgesinde ki yemeklerle ortak yönleriyle ilgili bir çalışma yaptık. Bu çalışma neticesinde hazırlanan kitabımızın tanıtılması amacıyla bir de kokteyl düzenledik. Kokteylimizde yerel ürünlerimizi sergiledik.



        Yerel ve doğal ürünler günümüz dünyasında yükselen bir değerdir. Önemi gittikçe artmaktadır. Özellikle turizm için çok önem taşımaktadır. Bu potansiyel bizde ciddi manada büyüktür. Bu potansiyelden ilimize en iyi şekilde katkı getirmek durumundayız” diye konuştu.



       Konuşmaların ardından Samtskhe-Javakheti Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Merab Beridze Ahıska yemekleri hakkında,  Dr. Zehra Tuğba Abacı ise Ardahan yemekleri hakkında sunum yaptı. Sunumların ardından kitapta yer alan Ahıska ve Ardahan’ın ortak yemeklerinin ikram edildiği kokteyl verildi.




    Programdan önce Belediyemizi ziyaret Gürcistan  heyeti. Daha sonra Belediye Başkanı Faruk Köksoy; ile birlikte  Ardahan Kalesini gezdiler.



    Belediye Başkanı Faruk Köksoy; tarafından Gürcistan heyetine Lezzeti Kür restoranda öğlen yemeği verildi.  



    Son olarak Gürcistan heyeti  Ardahan Valisi Ahet Deniz’i, Makamında ziyaret ettiler.

     

  • Tuncer Dağ Kent Konseyi Başkanı Oldu..

    Kıraç’ta bulunan Erol Olçak Kültür Merkezi’nde 21 Eylül cumartesi günü saat 13.00’te başlayan genel kurula, kayıtlı 138 delegenin 124’ü katıldı. Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt’un da katıldığı toplantıya ayrıca Cumhuriyet Halk Partisi Esenyurt İlçe Başkanı Duran Keleş, Saadet Partisi Esenyurt İlçe Başkanı Ender Esiner, ÖDP Esenyurt İlçe Başkanı Yakup Özarslantürk, meslek odaları ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, muhtarlar, basın

    mensupları ve vatandaşlar katıldı.


    Divan Başkanlığını Mali Müşavir Ahmet Kaya’nın yaptığı toplantıda divan üyelerini ise Esenyurt İl Dernekler Birliği Başkanı Bahri Gökmen, Esenyurt Muhtarlar Derneği Başkanı Ahmet Kuzgun ve Esenyurt Spor Kulüpleri Birliği üyesi Oktay Yıldız oluşturdu.


    “ESENYURT İÇİN GÜÇBİRLİĞİ YAPACAĞIZ”


    Genel Kurul’un açılış konuşmasını yapan Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, kent konseyinin yapılandırılma sürecine müdahil olmadığını belirterek, üye kurumların tamamen kendi inisiyatifleri doğrultusunda delege gönderdiklerine dikkat çekti. Çok

    seslilikten korkulmaması gerektiğini ifade eden Başkan Bozkurt, yeni seçilecek olan Kent Konseyi Başkanı ve Yönetimi ile Esenyurt’un kalkınması ve refahı için güç birliği yapacaklarını

    belirtti.



    DAĞ OYBİRLİĞİ İLE BAŞKAN SEÇİLDİ


    Belediye Başkanı Bozkurt’un yaptığı açılış konuşmasının arından Esenyurt Kent Konseyi Yönergesi oylanarak kabul edildi. Daha sonra ise genel kurula tek başkan adayı olarak katılan Mali Müşavir Yazar Tuncer Dağ, oybirliği ile Kent Konseyi’nin yeni başkanı seçildi. Ardından da Kent Konseyi’nin Yürütme Kurulu’nun oylamasına geçildi. Yine tek listenin çıktığı bu seçimde ise 2 ret oyuna karşın Oyçokluğu ile yeni Yürütme Kurulu belirlenmiş oldu.


    “YELER YÖNETİMLERİN ÇALIŞMALARINA DESTEK OLACAĞIZ”


    Seçimlerin ardından yeni yürütme kurulu üyeleriyle sahneye çıkarak delegeleri ve vatandaşları selamlayan Esenyurt Kent Konseyi Başkanı Tuncer Dağ, kısa bir teşekkür konuşması yaptı. 32 yıldan bu yana Esenyurt’ta yaşadığına dikkat çeken Dağ, “Esenyurt’un

    sorunlarını çok iyi biliyorum. Tamamen kendi alanında uzmanlardan oluşan Yürütme Kurulu Üyesi arkadaşlarımız ile başta Kadın Meclisi, Gençlik Meclisi, Çocuk Meclisi olmak üzere

    oluşacak olan 20 dolayında Çalışma Komisyonu ve 43 mahalleden oluşacak olan Mahalle Meclisleri ile mülki ve yerel yönetimlerin çalışmalarına destek olacağız” şeklinde konuştu.


    ESENYURT KENT KONSEYİ’NİN YÜRÜTME KURULU’NDA KİMLER VAR?


    Mali Müşavir Tuncer Dağ’ın başkanlığında şekillenen Kent Konseyi’nin yeni Yürütme Kurulu şu isimlerden oluştu:


    Selvihan Özcan (Kaymakamlık Temsilcisi),

    Cemal Güneysu (Esenyurt Belediyesi Temsilcisi),

    Av. Ertan Akbaba (İstanbul Barosu Temsilcisi),

    Ali Caner Mengünoğul (İnşaat Mühendisleri Odası Temsilcisi),

    Erdoğan Cengiz (Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Temsilcisi),

    Taner Uluğ (Mali Müşavirler Odası Temsilcisi),

    Halis Köroğlu (İç Mimarlar Odası Temsilcisi),

    Aytekin Çolak (Kızılay Esenyurt Şubesi Temsilcisi),

    Adem Ekiz (Esenyurt Tüketiciler Derneği Temsilcisi),

    Erdal Karasansar (İstanbul Gazeteciler Derneği Temsilcisi),

    Timurhan Susuz (Cami Dernekleri Temsilcisi),

    Mustafa İpek (Din Adamları Derneği Temsilcisi),

    Serkan Ket (Cemevleri Temsilcisi),

    Özbey Dursun (Liman-İş Sendikası Temsilcisi),

    Saadettin Yıldırım (DİSK Genel-İş Sendikası Temsilcisi),

    Hasan Kara (Spor Kulüpleri Temsilcisi),

    Mehmet Hanifi Kaya (Spor Kulüpleri Temsilcisi,

    Sedat Çelik (Sanayici ve İş İnsanları Temsilcisi),

    Yusuf Ulu (Esenyurt Alternatif Kültür Sanat Derneği Temsilcisi),

    Zafer Aras (Esenyurtlular Derneği Temsilcisi),

    Bahattin Demir (Engelliler Derneği Temsilcisi),

    Ali Kocakaya (Esenkent Mahalle Muhtarı),

    Gülşah Güler (Barbaros Mahalle Muhtarı),

    Süheyla Karademir (Akevler Mahalle Muhtarı),

    İlhan Aydemir (Selahattin Eyyübi Mahalle Muhtarı),

    Efrail Çiftçi (Ardahan Kültür Evi Temsilcisi),

    Erdem Ekşioğlu (Sinop Derneği Temsilcisi),

    Sadık Aksoy (Tokat Derneği Temsilcisi),

    Vecdi Vatansever (Rumeli ve Balkan Derneği Temsilcisi),

    Esat Gezer (Gelecek İstanbul Derneği Temsilcisi),

    Şenol Şen (Renklerin Dayanışması Derneği Temsilcisi),

    Halil Yılmaz (Esenyurt Ortak Akıl Derneği Temsilcisi),

    Murat Cebecioğlu (Spor Kulüpleri Temsilcisi),

    İbrahim Kızılyar (Sendika Temsilcisi),

    Cihanşah Demir (Pazarcılar Derneği Temsilcisi),

    Selahattin Büyük (Tüm Fırıncılar Federasyonu Temsilcisi),

    Murat Aktaş (İş Güvenliği Uzmanları Temsilcisi),

    Erkan Sarıoğlu (Makine Mühendisleri Odası Temsilcisi),

    Sefa Ersoy Yağmurdereli (Bayburt Derneği Temsilcisi),

    Ali Sakar (Iğdır Derneği Temsilcisi),

    Cemil Ceylan (Kırşehir Derneği Temsilcisi),

    Abdullah Solmaz (Muş Derneği Temsilcisi),

    Nurhan Çetin (Akşemsettin Mahalle Muhtarı),

    Şener Demirbilek (Zafer Mahalle Muhtarı),

    Ali Rıza Çınar (Süleymaniye Mahalle Muhtarı),

    Ferhat Göldigen (Orhan Gazi Mahalle Muhtarı).



    Bilinci kapalı fesatlar!…


    Geçtiğimiz gün makamında ziyaret ettiğimiz İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’nun iddiasına göre son yerel seçimde destekledikleri ve şeffaf, dürüst yönetim anlayışı ile övdüğü Ekrem İmamoğlu ‘nun başında bulunduğu İstanbul Büyük şehir Belediyesinin STK lara sunduğu imkanlar doğrultusunda, Maltepe etkinlik alanında 1-7 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan 5. Ardahan’ı Tanıtma Günleri etkinliğine yönelik çalışmalarımızın yoğun şekilde sürdüğü şu günlerde yazar Paul Auster’in “yoğun bakımda olmadığı halde, bilinci kapalı ne çok insan var” sözünü hatırlatan olumsuzluklarda yaşamıyor değiliz…


    Bu olumsuzlukların başında gelen asılsız, mesnetsiz iddialar öne sürenler çekememizlikten, kıskançlıktan ve en önemlisi kendi başarısızlıklarını kapatma telaşı ile aslında kendisi yoğun bakımlık yaşında olanların başı çekmesi de ilginçtir..


    Geçmişlerini dünya alemin bildiği, tanıdığı hastane fotoğrafçılarının ise bunları takip etmesidir.. 


    Ve bu hasta bakıcıların bilincini gerçek anlamda kaybetmiş insanların miraslarına türlü daleverelerle el koyarak, sözde iş adamı olduklarını zanneden dolandırıcılar başta kendi köylüleri olmak üzere tüm toplumun iyi bildiği de diğer bir gerçek olarak karşımızda durur..


    Paul Auster yoğun bakımda olmadığı halde “bilinci kapalı” ne çok insan var derken bir o kadarda yaşananlara, gerçeklere, ortaya konan mücadelelere içlerindeki bastıramadıkları kıskançlık duygularıyla kör gözlerine taktıkları at gözlüğüyle bakmaları asıl bilinç yitirmedir..


    Peki ya bombalanan ve bir çok gazetecisinin ve yöneticilerinin hapishanelerde sadece düşüncelerini gazetecilik yoluyla ifade ettikleri için halen hapishanelerde olduğu bir ülkede o gazetenin abone paralarını çalanlara ne demek gerekir?


    Bilinç kaybı mı yoksa iki yumurtayı satamayıp bu günkü tavır ve tutumları dolayısıyla bir iki sayı çıkardıkları reklam bülteni ile sözde gazeteci olan bu günkü sanal kalemşörlerin ruh hallerine ne demeli?….


    Sorarım size bilinç nerededir? Vergi ödememek için sahte fatura alıp, kendisini çok bilim mali müşavir diye yutturan Beynidüzdekiden mi,  saten vücutta bulunan ama kanser  şüphesi gibi bakılan  göğüste mi?!.


    Yoksa millet gökdelenler yaparken hala köydeki kazcılığı İstanbul’a kadar taşıyan kaz beyinlerde mi kaldı?


    Onu da sizin ve toplumun sağlıklı bilincine bırakalım..


    ARDA/FED KONSEYİ ARSİAD’I KURACAK..


    ARDA/FED KONSEYİ ARSİAD’I KURACAK..


    *Arşiv Haber 27/03/2016 Tarihli Haber


    Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından organize edilen ve 5 ay içinde 7 inci kez bir araya gelen ve ARDA/FED İşadamları Konseyi adı altında bir araya gelen bir grup Ardahanlı İşadamı Ardahanlı İşadamları ve Sanayiciler Derneğini hayata geçirme kararı aldılar.


    ARDA/FED İşadamları Konseyi Yönetim Kurulu ilk toplantısını İstanbul Holiday Hotel’de yaptı.


    ARSİAD ile ilgili görsel sonucu


    ARDA/FED Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın da katıldığı toplantıda Ardahanlı İşadamı Ali Rıza Nasıroğlu başkanlık yaparken, toplantıda İstanbul’da bulunan Ardahanlı İşadamları ve Sanayiciler Derneği, ARDİSAD’ı kurmak için çalışma başlatma kararı alındığı öğrenildi.

  • ARTIK BİZ DE VARIZ! Sıra Logosunda..

    Geçtiğimiz günlerde resmi kuruluşunu tamamlayan ve kongresini yağan, Avukat Osman Yıldız’ı başkan seçen Ardahan Barosu ilk kez Ardahan olarak Ankara’da yapılan 39.Baro Başkanları Toplantısın da temsil edildi.


    ARTIK BİZDE VARIZ! Sıra Logusunda..


    1992 yılında vilayet olup, ayrıldığı Kars’ın barosuyla birlikte temsil edilen ancak Ardahan Barosunun kurulmasına karınca kararınca katkı sunan ARDAFED ve başta şu an hala ARDAFED Başkanı olan Fakir Yılmaz başta olmak üzere Ardahanlı Gazetecilerin sürekli gündemde tuttuğu Ardahan Barosunu kurup, başkanın seçen Ardahanlı Avukatların temsil eden Ardahan Barosunun da il kez katıldığı TBB’nin Ankara’da ki 39.Baro Başkanları Toplantısına katılan Ardahan Baro Başkanı Av. Osman Yıldız toplantıda paylaştığı fotoğraflarının altına ‘Artık Bizde Varız’ dedi.



    Vali Masatlıyı Ziyaret Ettiler..


    Amkara’da yapılan toplantı öncesi Ardahan Valsi Mustafa Maksatlı’yı makamında ziyaret eden Ardahan Baro Başkanı Osman Nuri Yıldız yapacakları çalışmaları valiye aktardı.


    Baro’ya kayıtlı Avukatlarla birlikte Vali Mustafa Masatlı ise Ardahan Baro’sunun hayırlı olmasını diledi.


    Yazdık Ardahan Barosu İçin Harekete Geçtiler!


    Yazdık Ardahan Barosu İçin


     


    Harekete Geçtiler!


    *Arşiv Haber 29/12/2018


    Sitemiz ve gazetemizin ‘RESMİ ADI KARS-ARDAHAN, SANAL ADI KARS BAROSU!’ başlığı ile gündeme getirdiği ‘Ardahan Barosu’ iç,n harekete geçen avukatlar Ardahan Barosunun kurulması için çalışmalar başlattıklarını belirttiler. şte haberimiz üzerine Ardahanlı Avukatların Ardahan Barosu ile ilgili yaptığı açıklama;


    ***BİZ YAZDIK ONLAR HAREKETE GEÇTİ..


    Kars-Ardahan Bölge Barosu Ardahan Temsilcisi Av. Yunus Emre Aras, Ardahan Barosunun kurulması için gerekli çalışmalara başladıklarını söyledi.


    Aras, yaptığı açıklamada, Ardahan’ın şimdiye kadar baro olarak Kars’a bağlı olduğunu belirtti. Bir ilde kurulması gereken baro için yeterli avukat sayısına ulaştıklarını kaydeden Aras, “Bir ilde kurulması gereken baro için en az 30 avukata ihtiyaç var. Biz bu sayıya ulaştık. Bu nedenle artık Ardahan’ın bağımsız barosu olması için girişimlerde bulunduk” dedi.


    Baronun kurulmasıyla daha güçlü olacaklarını ifade eden Aras, “İnsan hakları konusunda daha etkin bir rol almış olacağız. Sivil toplum kuruluşları içinde baronun önemi çok büyüktür. Eskiden Ardahan temsilcilikti. Ama artık yargıda önemli bir konumu olan baroya sahip olmuş olacağız. Kars’tan bağımsız, Ardahan olarak baro başkanlığı kuracağız. Bu nedenle yargıda konumuz daha güçlü ve etkin olacak. Şimdiye kadar Kars Barosunun tahakkümü altındaydık. Özgürlüğe adım atacağız” şeklinde konuştu.



    YILDIZ: ARDAHAN BAROSU İÇERİSİNDE OLACAĞIM


    Ardahan’ın tecrübeli Avukatlarından olan, İzmir’e taşındıktan sonra Ardahan’a kesin dönüş yapan ve bir dönem Kars Ardahan Baro Temsilcisi görevinde bulunan Osman Nuri Yıldız ise, baroyu etkin bir şekilde kullanacaklarını belirterek, kendisinin de Ardahan Barosu içerisinde yer alacağını dile getirdi.


    ÖZYILMAZ: MUTLULUK VERİCİ


    Baro kurulmasının mutluluk verici olduğunu ifade eden ve 5 yıl Kars Ardahan Baro Temsilcisi görevinde bulunan Avukat Metin Taylan Özyılmaz da, Ardahan’ın kendi barosuna kavuşacak olmasının önemli olduğunu, şehirde kamu kurumlarında çalışan 8 avukat ile birlikte 30 avukat sayısına ulaştıklarını anlattı. Haber: Özkan Karakaya


    **İŞTE KONULA İLGİLİ ÖNCEDEN YAZDIĞIMIZ HABER..


    RESMİ ADI KARS-ARDAHAN,


     


    SANAL ADI KARS BAROSU!


    92 Yılında yeniden resmi bir vilayet olan Ardahan’ın Kars’ın gölgesinden kurtulmadığı bir kez daha ortaya çıktı. Başta ARDFED, Ardahan Dernekler Fedarsyonunun sürekli dikkat çektiği ve Ardahan’ın Çıldır Gölüne göz koyan, Ardahan Iğdır isimlerini kullanarak batıda ki KAİ, KASİAD gibi saçma kuruluşlarla Ardahan’ın adını gölgeleyen Karslılar baroda da Kars adını öne çıkarmışlar. Ardahanlı avukatlarında yönetiminde olduğu Kars-Ardahan Barosu sanalda, Kars Barosu.



    Ardahanlı Avukatlar Baroyu Kuracak mısınız?


    26 yıl önce yeniden vilayet olduktan sonra, bir kentin olmazsa olmazı olan kurumlarının büyük bölümünü Ardahan adında kurup, hayata geçiren Ardahanlılar, üç gümrük kapısı ile kafkaslara açılan, doğu anadolunun karadeniz kapısı olan, beş ilçesi bir beldesi 237 köyü bulunan Ardahan’ın halen barosu yok?


    Karsa bağlı bulunan ‘Kars-Ardahan Barosu’na’ üye olan Ardahanlı avukatların Ardahanla birlikte vilayet olan, havaalanını açtıran Iğdır da ki avukatlar gibi kendi barolarını hala kuramamaları, hukukçu olan ve toplumda aydın olarak anılan Ardahanlı avukatların duyarsızlığını ortaya koymaktadır. 


    .Ardahanlı avukatların üye oldukları ve 26 yıldır birkez olsun başkanlığını yapamadıkları Kars-Ardahan Barosu son olarak yaptırdığı rozet ve anahtarlıkların üzerine Kars-Ardahan Barosu yazdırmadığı gibi sadece ‘Kars Barosu’ yazdırdığı dikkatlerden kaçmadığı gibi aynı baronun internet dünyasında açtırdığı sitesinin adı da Kars-Ardahan Barosu değil ‘Kars Barosu’ adıyla açtığı dikkatlerden kaçmıyor.


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığını yaptığı Ardahan Dernekler Fedarasyonu heyetinin ziyaret ettiği ve Ardahan’a Baro kurulması gerektiğini belirttiği Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ‘Ardahanlı avukatlar Ardahan Barosunu kursunlar biz Türkiye Barolar Birliği olarak Ardahan Barosunun binasını yapacağız.’ sözünü vermesine karşın Ardahanlı avukatların bir araya gelip Ardahan Barosunu kuramadıkları için halkın tepkisini alırken ‘Kars-Ardahan Barosu’ yöneticilerinin Kars Barosu olarak ima ve ilan etmeleri ‘Ardahanlı avukatların yüzleri ağ olsun’ tepkisi almaktadır.



    **Roboski ve Suriye..


    Türkiye’nin Suriye’ye yeniden gireceğini ima etmesi ardından ABD’nin bölgede çekileceğini ilan etmesi ile yeniden hareketlenen Ortadoğu yani ülkemizin sınır ötesinde yaşananlar bölgenin olduğu gibi dünyanın birinci gündem maddesi durumunda olmaya devam ediyor.

    Tabi ülkenin olmazsa da başta Kürtlerin olmak üzere birilerinin de diğer bir gündemi de 7 yıl önce 28 Aralık 2011 gecesi, Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu köyünde F-16 savaş uçaklarının yaptığı bombardıman sonucunda 34 Kürt kökenli vatandaşın hayatını kaybetmesi olayıdır..

    Ve 31 Mart 2018 Yerel Seçimleri öncesi adaylarını açıklayacak olan Başkan Erdoğan’ın ve diğerlerinin Roboski olay başta olmak üzere ülken içinde ki bu gündemle ilgili bir şey deyip demeyecekler ide merak edilmektedir. 

    Irak’tan sonra Suriye’de ki Kürtlerin ‘Bizde varız’ deyip bölgede söz sahibi olmak istemesinin kabul etmeyenlerin ellerinde bulundurdukları askeri ve silahlı güçler ile saldırı hazırlıkları yaptıkları bir sırada Suriye’nin resmi ordusunun yeniden bölge de görülmesini içine sindiremeyenlerin dünyanın resmi bir ordusunu kendi topraklarında yeniden söz sahibi olmasını terörist bir hareketmiş gibi kendilerine yakın havuz medyası kanalıyla kamuoyuna duyurmaları da ne kadar inandırıcı olur bilmeyiz.

    Irak ve Suriye’de yaşanan bugünkü gelişmeler öncesinde her iki ülke tarafından tanınmayan, kimlikleri verilemeyen ama bugün artık tüm dünyanın kabul ettiği bir halkın yani Kürtlerin kendi ülkeleri ve toprakları olan bölgelerde yaşama hak sahipliğini kabul etmeyi kendi yarattıkları İş İT’i mana edip, bölgeye girmek istemeleri de yeni Roboskileri yaratmaktan öte bir şey değildir.

    Yapılacak hareketin Türkiye’ye de bir hayı getirmeyeceğini bilmek ve en önemlisi ABD, Rusya, İsrail ve Arabistan gibilerinin asıl amacının da Türk Ordusu ile Suriye Ordusunu karşı karşıya getirip, silah satmak, Türkiyeyi ekonomik olarak zayıflatmak ve en önemlisi Türkiyeli Kürtleri rahatsız etmek olduğunu ve bu duruma kendisine sıra gelecekten korkan İran’ın gaz vereceğini unutmadan hareket etmek gerekir.

    Bu nedenle;Yeni Robiskilerin önüne geçmek için dün birlikte olduğumuz ve Esad dediğimiz ardından öyle , böyle yaşanan gelişmeler sonrası Esed dediğimiz komşu Suriye ile teması yeniden kurup bölgede oynan oyunu bozar, bitiremesekte en az 50 yıl öteleriz diye düşünüyorum..

    Bunun en açık örneği de barış sürecinde bir olup ‘Negri, Negri’ türküsünü birlikte söylediğimiz o güzel günlerdi ve o günlerin bozulmasında sonra dağ, taşı bombalayan silah ve bombalara giden paralarımız dolaysıyla ekonomizm de yaşanan şu anki sıkıntılardır..

    Ve atacağımız barışçıl bir adımla bunu ülke içinde ve sınır ötesinde yeniden sağlamak için hiç bir engel olmadığı gibi ‘Bizim yerimize DEAŞ’ı Türkiye yener’ diyen ABD’nin oyununa gelmemek gerek..

  • ARDAFED Toplumsal Duyarlılığa Dikkat Çekecek..

    Kültür Sanat organizasyonu Veysel Boğatepe’nin, yardımcılığını ise Hülya Özkan’ın üstlendiği etkinlik çadırında yazarlar, karikatüristler, ressamlar, heykeltıraşlar, fotoğraf sanatçıları gibi farklı sanat dallarından sanatçılar bir araya gelecek. Yöresel sanatçıların sahne alacağı etkinlik süresince kendi standında kitaplarını imzalayacak olan Veysel Boğatepe ile İlyas Salman, H. Hüseyin Yalvaç, Kaan Polatlar gibi yazarlarda imza günlerinde okurlarıyla buluşacak.



    Toplumsal sorunlara da dikkat çekilecek


    Kültür-Sanat organizasyonu üstlenen yazar Veysel Boğatepe, sınırların kaldırıldığı günümüz teknoloji çağında yöreye özgü klişe tanıtımların yeterli olmayacağını ve kültür-sanatın evrensel olduğunu hatırlatarak bu yıl ilk defa Ardahan’lı olmayan sanatçılara da yer vereceğini söyledi. Etkinliğin yalnızca yöreyi tanıtmakla kalmayacağını, toplumun genel sorunlarına dikkat çekmek amacıyla araştırmacı-fotoğraf sanatçısı Ersin Alok’un “Anadolu-Tanrıların Dünyası”, fotoğraf sanatçısı Esin Koç’un ise “Çocuk Gelinler” adlı birer fotoğraf sunumu gerçekleştireceğini dile getirdi.


    Gala Tv ve TRT'de Ardahan Tanıtım Günleri Konuşulacak..


    Gala Tv ve TRT’de


     


    Ardahan Tanıtım Günleri Konuşulacak..


    *Arşiv Haber 22/10/2017


    24-25-26 Kasım 2017 Tarihlerinde İstanbul Maltepe Sahilinde bulunan etkinlik alanında ilki gerçekleşecek olan Ardahan Günleri öncesi hazırlıklarına devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz bugün saat 17.00 ila 19.00’da konukları ile birlikte canlı yayında Gala TV’de olacak.


    Ardahanlı siyasetçi,İstanbul Sancaktepe Belediye Meclis Başkanı Turgay Akpınar’ın katılacağı canlı yayında Ardahan Günleri ile ilgili program tartışılacak.


    24-25-26 Kasım 2017 Tarihlerinde İstanbul Maltepe Sahilinde bulunan etkinlik alanında ilki gerçekleşecek olan etkinliği organize eden Öz İmaj Organizasyon Şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Erdem Çaka’da katılıp, gerçekleşecek olan programda genel ve yerel sorunlarda konuşulması bekleniyor.


    Programın bu haftaki konuğu Ardahanlı Aşık eynel Çınar olacak.



    **TRT 1’de de Ardahan’ı Anlatılacak..


     


    Bugün saat: 1700 ila 19.00’da Gala TV’de ‘Hayata Dair’ adlı programını canlı olarak suacak olan Ardahan dernekler Federasyonu Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz pazartesi günüde TRT 1’de tüm dünyaya Ardahan’ı anlatacak.


    TRT 1’de her pazartesi günleri canlı olarak yayınlanan Kent Meydanı adlı programın konuğu olacak.


    TRT 1’de her pazartesi günleri yayınlanan Kent Meydanı adlı programın canlı yayın konuğu olacak olan Gazeteci Fakir Yılmaz Ardahan’ı anlatacak.


    TRT 1’de yayınlanan ve programcı Ayşe Yürük’ün hazırladığı Kent Meydanı adlı programın sunucusu Bilge Demirağ’ın konuğu olacak olan Fakir Yılmaz 24-25-26 Kasım Günlerinin amacını da anlatacak.


    **Ardahanlı Gazeteciler ARDAFED’de Toplanacak


    *30/09/2017 Tarihli Haber


    Başkanlığını, Ardahanlı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yaptığı Ardahan Dernekler Federasyonu, ‘Başta İstanbul’da Olmak Üzere Yurt Genelinde Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmalarına ara vermeden devam ediyor.


    Geçtiğimiz hafta Ardahan Derneklerini ARDAFED’in Genel Merkezinde bir araya toplayan ARDAFED bu hafta da İstanbul ve Kocaeli’nde bulunan ve ulusal, yerel gazeteler de emek veren Ardahanlı Gazeteciler ile bir araya gelmeyi hedefliyor.


    Konu hakkında yazılı bir açıklama yapan Ardahan Dernekler Federasyonu Yönetimi, pazar günü, saat 18.00’da merkezi İstanbul/Şişli’de bulunan ARDAFED’de bir araya gelmeyi düşündükleri ve davetlerini kabul eden Ardahanlı Gazeteciler ile başta ARDAFED’in çalışmalarını olmak üzere bir milyona yakın Ardahanlının yaşadığı İstanbul’da düzenlemeyi düşündükleri ‘Ardahan Günleri’ öncesi hemşehri gazetecileri bilgilendireceklerini belirttiler.


     


    **Konu Hakkında Yapılan Çağrıda Şöyle Denildi..


     


    Sayın Ardahanlı Gazeteci Meslektaşlarım..


    Yurt genelinde olduğu gibi başta sizinde yaşadığınız İstanbul, Kocaeli, Ankara ve İzmir’de ki Ardahanlıların GÜÇLÜ BİR ARDAHAN LOBİSİ çatısı altında bir araya gelmeleri için mücadele veren Ardahan Dernekler Federasyonun 1 Ekim 2017 Pazar Günü, Saat: 18.00’de Ulusal ve Yerelde bulunan ARDAHANLI GAZETECİLER TOPLANTIS’nı hatırlatırken bu toplantımızda siz hemşerilerimize yöresel yemeğimiz MANTI ikram edeceğimizi belirtir saygılar sunarız..


    ARDAFED


    Yönetimi Adına


    Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı


    Gazeteci


    Fakir Yılmaz


    05322678015


    Not: Arkadaşlar bende telefonu olmayan ama sizin yakınınızda yada uzağınızda tanıdığınız Ardahanlı gazeteci arkadaşımız varsa onuda toplantı hakkında bilgilendirip, adımıza toplantıya davet ederek toplantımıza katabilirseniz Ardahan adına seviniriz..


    “Gazete çıkaran arkadaşlarımın gazete arşivlerinden birer adet gazete getirmesini rica olunur..


    *Toplantının yapılacağı ARDAFED’in adres ve yol konumu ektedir..


    **ARDAFED ÖĞRENCİLERE BURS VERECEK..


    *14/09/2017 Tarihli Haber


    ‘Yurt Genelinde Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmalarına aralıksız devam eden İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu İstanbul Maltepe ve Beykoz’daydı.


    Maltepe Belediye Başkanı ve Beykoz Kaymakamını ziyaret eden ARDAFED Yönetimi ziyaret ettiği yerlerde Ardahan ve Ardahanlılar anlatmaya devam ediyor.


    Ardahanlı Üniversite öğrencilerine burs vermeye hazırlanan Ardahan Dernekler Federasyonu yönetiminin ziyaret ettiği Maltepe Belediye Başkanı Alıi Kılıç ve Beykoz Kaymakamı Ahmet Katırıcı’ya İstanbul’un yanı sıra yurt genelinde oluşturulmak istenen Ardahan Lobisi hakkında bilgi verdiler, görüş alış verişine bulundular.



    Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürünü de makamında ziyaret ederek oluşturulan Ardahan Lobisininin Ardahan ve Ardahanlıların başka kentlerin gölgesinde olmadığını ve ülkenin en önemli stratejik kentlerinden biri olduğunu anlatan ARDAFED Heyetine Beykoz Ardahan İl Derneği Yönetimi de eşlik etti.


    **Yönetim Bugün Toplanacak..


    Yaz sezonu, kızş sezonu demeden çalışmalarına aralıksız devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu Yönetim Kurulu bugün bir araya gelerek başta Ardahanlı Üniversite Öğrencillerine burs verilmesi konusu olmak üzere bir dizi konuyu görüşeceği de alınan bilgiler arasında oldu.



    **ARDAFED Maltepe Belediye Başkanını ziyaret edecek..


    *12/09/2017 Tarhli Haber


    Başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma çabalarına aralıksız devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu yeni bir Ardahan İl Derneğinin kurulma çalışmalarının devam ettiği İstanbul’un Maltepe İlçesinin Belediye Başkanını ziyaret edecek.


    20 Milyonluk İstanbul’da olduğu gibi başta Ankara’da olmak üzere Bursa ve İzmir gibi metropolerde bulunan Ardahanlılar güçlü bir çatı altında bir araya getirmeye çalışan ve çatısı altında bulundurduğu 50’nin üzerinde Ardahan Derneğiyle birlikte ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmalarına aralıksız devam eden ARDAFED yarın saat 11.00’da İstanbul’un önemli ilçelerinden olan Maltepe Belediye Başkanını ziyaret edecek.


    ARDAFED Tarafına yapılan açıklamada şöyle denildi;


     


    Sayın Ardahanlı Dernek Başkanım;


    Sayın Ardahanlı İşadamları ve İşkadınları hemşirelerim;


    Sayın Ardahanlı gazeteci meslektaşlarım;


    “Yurt Genelinde Güçlü Bir Ardahan Lobisi” çalışmalarına aralıksız devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu 13 Eylül 2017 Çarşamba günü, Saat 11.00’da Maltepe Belediye Başkan Ali Kılıç’ı makamında ziyaret edecektir..


    Bu önemli ziyaretimize sizinde; ‘Güçlü Bir Ardahan Birlikteliği’ni ortaya koyma adına katılmanızı önemle arzuluyor, saygılar sunuyorum..


    ARDAFED Yönetimi


    adına


    Başkan Fakir Yılmaz


    **Kura Derneği ARDAFED’le Birlikte Kura’ya Sahip Çıkıyor..


    *13/06/2017 Tarihli Haber


    Üzerine yapılacak olan Beşikkaya HES Barajı ile bilikte suyunun büyük bir bölümünün önü kesilerek Çoruh’a akıtılacak olan Kura Nehri için bir basın açıklaması yapmaya hazırlanan Kura Nehrini Koruma ve Güzelleştirme Derneği Ardahan Dernekler Federasyonu ile birlikte kamuoyuna bir açıklama yapacak.



    Alınan bilgilere göre merkezi Ardahan’da bulunan ve başkanlığını Şener Uslu’nun yaptığı ‘Kura Nehrini Koruma ve Güzelleştirme Derneği’ ile Ardahan Dernekler Federasyonun birlikte hazırladıkları basın açıklamasını Kura Nehrinin yanı başında kamuoyuna duyuracakları ve suyu çalınmak istenen Kura Nehrinin suyunun Ardahanlıların olduğunu bir kez daha duyuracak.


    Konu hakkında bir açıklama yapan Kura Nehrini Koruma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Şener Uslu şunları söyledi.


    ‘Yıllarca Kars ve Erzurum sömürüsünde kalan Ardahan’ımız şimdi de Artvin’in sömürüsüne girilmesi istenmektedir. Ardahan Kura Nehrinin yani Ardahan’ın can suyunun Çoruh Nehrine bağlanması bu memlekette akıllara şu soruyu getirmektedir. Gerçekten bu memleket ne kadar sahipsiz? Nerede siyasilerimiz? Ne iş yaparlar? Şov için gazeteci olanlar, cemiyet kuranlar, büyük şehirlerde Ardahan’ın sırtından geçinen federasyonlar ne iş yaparlar? Böyle önemli bir konu da memleketlerine neden sahip çıkmazlar? Ardahan Belediyesi syn Faruk Başkan Kura Nehrini kurutuyorlar, Ardahan’ın can damarını yok ediyorlar, siz köprü yapıyorsunuz emeğinize ve çalışmalarınıza saygı duyuyorum fakat önce suyumuzu korumalıyız, Kura Nehri Ardahan’ındır öyle kalmalıdır, lütfen tüm Ardahanlıların vede özellikle siyasilerin bu konuya ağırlık vermesi gerekir. Saygılarımla’ dedi.



    **ARDAFED’le Kura Derneğinin yanında Kura’ya Sahip Çıkacak..


     


    Kura Nehrini Koruma ve Güzelleştirme Derneği birlikte kamuoyuna bir açıklama yapacak olan Ardahan Dernekler Federasyonu Kura Nehrinin çalınmak istenen suyunun tüm Ardahan ve Ardahanlılar ilgilendirdiğini ve her Ardahanlıyım diyenin bu önemli konuya duyarlı olması gerektiğine dikkat çekmek için Kura Derneğinin yanında Kura’ya sahip çıkıyor.


    Aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz onu hakkında yaptığı açıklamada, ‘Bizler yıllardır gerek gazetelerimiz aracılığıyla gerekse başına bulunduğumuz stk’lar kanalıyla hep dikkat çektiğimiz bu önemli konuya tüm Ardahanlıların duyarlı olmasını bekliyoruz.’ dedi.


    Perşembe günü saat 14.00’da Kura Nehrinin yanı başında yapılacak olan basın açıklamasına tüm Ardahanlılar davet edildi.


    **Kura Çalınıyor Kimin Umurunda ki?!..


    Yazıma başlamadan önce başta Ardahan’da olmak üzere yurt geneline adeta ‘Yurtta SUS Konseyi’ adlı bir konseyin olduğunu ve bu konseyin kurucularından çok, üyelerinin suskunluğu tercih ettiğini baştan belirtmek isterim..



    Çünkü susmayıp, gazetecilikte, sanal ortamda çırpınanların hain ilan edildiği bir dönemin yaşandığı bir ülke de onca sorun ve sıkıntının yaşandığı ve en önemlisi son olarak nehri çalınmak istenen Ardahan’da da yaşananlara kimsenin gıgı çıkmıyor..

    Dün, köy köy dolaşıp gezdiğim Düz Ardahan köylerini çok yakından ilgilendiren haberimizi manşet yapan gazetemizi dağıtırken çeper dibinde oturmuş, dünya yansa bana ne deyip, hükumetten gelecek yeni desteklerden başka bir şey düşünmeyen köylülerin haberimizin başlığına baktıktan sonra ‘zaten bir şeye yaramıyor’ deyip, adeta can damarlarına yaklaşan bıçak gibi Kura Nehrinin önünü kesecek olan Beşikkaya Barajında, ‘Olsun iş buluruz, arazilerimiz istimlak edilir, para kazanırız’ demeleri dikkatimizden kaçmıyor..

    O köyleri dolaşırken İstanbul başta olmak üzere batıda ki Ardahanlıların bu duruma nasıl baktığına göz atmak için başta yine Düz Ardahan olarak bilinen Ardahan’ın batıda ki köy dernek başkanlarından bazılarını aradım ve konuyu birde sözlü anlatarak ne yapılabileceğini uzun uzun konuşsam da anladığım tek şey İstanbul ve batıda ki Ardahanlıların da Kura’nın yönünün değiştirilip, suyunun çalınmak istenmesi karşısında çokta duyarlı olmadıklarını anlıyordum.

    Çünkü onların da derdi başta HES barajları olmak üzere bölgede yapılması muhtemel yatırımların atadan, deden kalma arazilerini paraya çevireceğini ve kendilerine düşecek mirası düşündüklerini görüyordum..

    Sarzep köyünden girip, Çetinsu köyü üzerinen Beşikkaya HES Barajının olumsuz olarak birinci olarak etkileyeceği Yalnızçam köyünden Ardahan’a döndüğümde başında bulunduğum Ardahan Gazeteciler Cemiyetine kargo ile bir mektup geldiğini görüyordum..

    Kargonun poşetini açıp baktığımda ve içinde ki mektubu okuduğum da adeta şok oluyordum, ‘Biz neyin mücadelesini veriyoruz?’ derken..

    Çünkü mektubu yazan Çıldırlı M. A. adlı kişi mektubunda bana yönelik olarak aldığı satırlarda kendisinin İstanbul Maltepe Küçükyalı da oturduğunu ve Ardahan’ın Çıldır ilçesinde yakınlarının olduğunu ve bu yakınlardan kendisine miras kaldığını ancak bu mirası alabilmek için kimseye ulaşamadığını yazıyor ve mirası almak için benden yardım istiyordu..

    Yani kısacası Kura Nehri çalınıyor, kimin umurun da dedirten bu gelişmeler karşısında bende bir Ardahanlı olarak, bir gazeteci olarak, bir değil iki stk başkanı olarak ne yapabilirimi düşünüyordum hemde kara kara ve kafayı yememek için..



    Kura’nın Suyunun Çalındığının Belgesidir..


    Gazetelerimizin yıllardır üzerinden ısrarla durup, başta düz Ardahan köyleri olarak bilinen Ardahan Ovasında ki insanların dikkatini çekmeye çalıştığı Kura Nehrinin suyunun çalınacağı yönünde ki haberlerimiz ortaya çıkan yeni belgelerle bir kez daha teyit edildi.


    Kura'nın Suyunun Çalındığının Belgesidir..



    Ardahan’ın Göle Ovasında doğup önce Göle Ovasına ardından Ardahan Ovasına daha sonra Hanak ve Çıldır’da ki doğal hayata hayat veren Kura Nehrinin suyunun önü Beşikkaya HES Barajı aracılığıyla kesilip tünellerle Çoruh’a akıtılacağı ortaya çıkan projelerle artık netleşti.


    **Ardahan Ovası Kuruyacak, Diğer HES’ler susuz kalacak..


     


    Projenin gerçekleşmesi ve Ardahan’a hayat veren Kura Nehrinin suyunun %78’nin tüneller aracılığı ile Çoruh nehrine akıtılmasıyla Ardahan Ovası kuruyacak.


    Kura Nehrinin üzerinde ki diğer HES Barajlarını da olumsuz olarak etkileyeceği belirtilen bu duruma dur demek için şimdiye kadar ciddi bir adım atmayan Ardahanlıların yaşananları uzaktan seyretmesi kentin geleceğine de olumsuz yönde etkilemesi beklenmektedir.



     


    **Park’a garaj istemeyen çevreciler bu işe ne diyecek?


     


    Aynı zamanda Türkiye’den doğup, Gürcistan’a uzandığı için uluslararası bir su kaynağı olan ve Ardahan’ın simgesi konumunda ki Kura Nehrinin inşası suyunun çalınıp, Beşikkaya HES Barajı kanalıyla Çoruh nehrine akıtılmak istenmesi karşısında sessizlik içinde olan Ardahanlıların tepkisi merakla beklenmektedir.


    Son günlerde kent içinde ki Milli Egemenlik Parkının altına yapılmak istenen kapalı garaja karşı çıkanların, kağıt üzerinde Kura Derneği kuranların ve en önemlisi Düz Ardahan olarak bilinen alanda ki köy dernekleri, muhtarlarının ve Kura Nehri üzerinde ki diğer HES Barajlarının sahiplerinin bu duruma ne diyecekleri de merak edilen diğer bir konu.


    **Önüne HES Konulacak Olan Kura Şehirle Buluşabilir mi?


    *08/01/2016 Tarihli Haber


    Bir kaç gündür Ankara’da bir dizi ziyaretler gerçekleştiren Ardahan Valisi Ahmet Deniz AK Parti  Ardahan Milletvekili ile birlikte gittiği bakanlıklarda Ardahan’da uygulamaya çalıştıkları projeler konusunda iktidar temsilcileri bakanlık, genel müdürlüklerinden destek istemeye devam ediyor.


    Son olarak bu yıl başlanması beklenen Beşikkaya HES Barajı ile önü kesilerek, Ardahan Ovasına hayat veren suyunun %70’ine yakının Karadeniz’e akıtılacağı Kura Nehriinin yanı başında bulunan ve yıllardır boşaltılmasına karşın bir ekmek fırını dolaysıyla Askeri Bölge ilan edilen Aziziye kışlasının belediyeye verilmesi istendi.

    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Ardahan’a gelen zamanın Milli Savunma Bakanının önün keserek açtığı pankart ile Ardahanlılara erilmesini istediği Aziziye kışlası konusunda bir kez daha hükumet yetkilikleri ile görüşen Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile Ardahan Valisi yeni Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay ile görüştüler.


    **BELEDİYE BAŞKANI NİYE YOK?


    Ardahan Ak Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ankara’a bulunan Ardahan heyeti ile birlikte Ardahan ve bölge sorunlarına çözüm bulmak için bakanlıkları ve kurumları ziyaret etmeye devam ediyor.

    Daha önce Bölge Milletvekilleri ile Bakanları ziyaret eden Atalay, Ardahan Heyeti ile bir çok Bakanı ve Kurumları ziyaret ederek Bölge sorunları ve talepleri gündeme taşıdığı bildirilirken, Ankara’da bulunan Ardahan Heyetinin içinde AK Partili Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un neden bulunmadığı da merak konusu oldu.

    Son olarak Kültür Bakanı Mahir Ünal’ı ziyaret ederek, bölgedeki kültürel etkinliklerin bölge gençliği ile buluşması istemini dile getirildiği öğrenilen ziyaretlerde Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın da ziyaret edildiği bilgisi alındı.

    Bu ziyarette de ise Bakan Yılmaz’a bölgesel sorunları iletilerek, gerekli yatırımları Ardahan’a yapılmasını istendiği bildirildi.

    Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay’ı da ziyaret eden Atalay; Ardahan Valisi Ahmet Deniz ve AK Parti İl Başkanı Yusuf Demirci’nin de için de olduğu Ardahan heyeti, daha öncede Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi’yi ziyaret ederek Ardahan’a İç Gümrük Müdürlüğü sözü aldıkları ileri sürülen Ardahan heyetinin son olarak ziyaret ettiği  ve İlimize sosyal sorumluluk kapsamında yapılması gerekenler üzerine Tanap Genel Müdürü Saltup Düzyol’u ziyareti sonrası Ardahan Valisi Ahmet Deniz ile birlikte Maliye Bakanı Naci Ağbal’ı ziyaret edilerek Ardahan Valiliği ile Ardahan Belediyesinin ortak projesi olan ”Şehirle Nehrin buluşması” için Ardahan Aziziye Kışlasının sivilleştirilmesi için gerekli mali yatırımın yapılması konusunda fikir/alışverinde bulundukları bildirildi.                          ww.kuzeyanadolugazetesi.com



    **Kızdırıyoruz..


    Gazeteciliğin kerpetenlendiği, bir konuyu haberleştirmek için yada yorumlarken bin kez düşünüldüğü bir süreçte  ülkede olduğu gibi Ardahan’da da haber yapmanın bir hayli sıkıntılı durum olduğunu görmekteyiz.

    Bunun en son örneği Ardahan’a geldiğim ilk gün yaptığım haberlerin yine birilerinin şekerini bozduğunu ve birilerinin bir hayli kızdığını öğreniyorum.

    ‘Hastanenin Etrafı da Hasta’ başlıklı haberimize bir hayli tepki gösteren genel sekreteri olmayan hastane yöneticileri yaptığımız haberin içeriğine bakıp, dikkat çekilmek istenen konuya el atması gerekirken personeli toplayıp, bize karşı alınacak olan önlemleri tartıştıklarını hatta olur ya hastanelik bir işimiz olması halinde yardım edilmemesinin emir edildiğini öğreniyoruz. 

    Yıllardır hastanenin imkanlarından yaralanıp, kendilerine hastane kuracak kadar zenginleştiğini de bildiğimiz bu yöneticilerin ben yokken bir hayli rahat olduğunu ve gelir gelmez yaptığım haber ile rahatlarını bozduğumu ortaya koyan bu gelişmeye bakınca kendilerine solcu, demokrat deyip, AKP dahil her iktidara yaranmayı iyi bilenlerin bize kızması kadar doğal bir durum olmaz..

    Çünkü rahatları bozulanlar bize kızmazsalar gazetecilik yapmıyoruz demektir.. 


    **KURA YİNE COŞTU..


    *18/05/2015 Tarihli Haber


    Derindere ve Bağdeşen köylerinde sağanağın sele dönüşmesi sonucu taşan dere, bahçe ve tarım arazilerinde hasara yol açtı..


    Ardahan’da iki köyde sağanağın sele dönüşmesi sonucu taşan dere, bahçe ve tarım arazilerinde hasara yol açtı.


    Sabah saatlerinde etkili olan sağanaknedeniyle merkeze bağlı Derindere ve Bağdeşen köylerinin içinden geçen dereler taştı. Taşkından dolayı bazı evlerin istinat duvarları çöktü, köylerdeki tarım arazileri ile araçlar sular altında kaldı.


    Derindere’de 12, Bağdeşen’de ise 4 evin su altında kaldığı taşkın nedeniyle köylerde hasar oluştu.


    Taşkının ardından iş makineleri ile köylere giden Ardahan İl Özel İdaresi ekipleri, dere yatağında genişletme çalışması yaptı.


    Derindere’de yaşayan Paşa Dede, ilk kez böyle bir yağışla karşılaştıklarını belirterek, “Sağanak ve yüksek kesimlerdeki karların erimesi sonucu derede taşkın yaşandı. Şu an başta benim olmak üzere çoğu vatandaşın tarım aletleri sular altında kaldı. Şükürler olsun can kaybımız yok” dedi.

  • ARDAFED'DEN ARDAHAN ÇIKARMASI!

    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığında yürütülen çalışmaları ARDAFED Yönetimi ile ARDAFED Kadın Komisyonu yürütüyor.



    Basın ve Medyanın ziyaretleri ardından Muharrem Ayı dolaysıyla kuruluşundan bu yana son 4,5 yıl içinde altına imza attığı ilklerden birini daha gerçekleştiren ve ARDAFED Kadın Komisyonu kanalıyla ilk kez Aşura Günü düzenleyen Ardahan Dernekler Federasyonu, basın ve medya ziyaretlerine Hür TV, Fox TV, Hürriyet Gazetesi ardından Sabah Gazetesi İstihbarat Şefi, Ardahanlı Erhan Öztürk’ün eşiliğinde Sabah Gazetesi Haber Müdürü Burak Artuner’i ziyaretle devam ettikten sonra yönünü Ardahan’a çevirdi.



    21 Eylül’de Ardahanlı Üniversite öğrencilerine yönelik olarak düzenlenen ve ‘Ardahanlılar Zirvede’ adlı yemekli/müzikli bir gece hazırlığında olan ve Ardahan’ın yükseklik rakımını ima eden ülkenin yanı sıra Avrupa’nın en yüksek gök deleni olan Sapphire adlı gökdeleninin teras katında bu gece ile ilgili davetlerini sürdüren ARDAFED Ardahan’da Ardahan Günlerini anlatıp, Ardahan Valisi ile Belediye Başkanı olmak üzere bir çok kurum ve kuruluşu ziyaret edip, toplantılar düzenledi.



    Ardahan’da bulunan Ardahan Dernekleri Kent Konseyi Temsilcileri Kadın Meclis Başkanı Nurten Sarıçam, Kadına Şiddet Derneği Yöneticileri Canan Kara, Ceren Aslangörür, Doğa Sporları Kulübü Derneği Başkanı Hakan Fırıncı, Emekliler Derneği Başkanı Naif Çoban, Karagöl Mahallesi Cami Yaptırma Derneği Başkanı Erdal Deniz Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’yı ziyaret eden Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz vali Masatlı’nın yanı sıra Ardahan Ardahan Esnaf ve Sanatkarla Birliği Başkanı Yılmaz Kaya’yı, ESOB’u oluşturan Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mustafa Morkoç’u, Ardahan Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Asım Özer’i de ESOB’da ziyaret ederek, gece ve tanıtım günleri ile davet verip, yerel yöneticileri bilgilendirdi.


    Ardahan AK Parti İl Başkanı Hakan Aydın ve AK Parti İl, İlçe, Kadın Kollarının yanı sıra CHP’lie Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’i de ziyaret ederek diğer yetkilere olduğu gibi Ardahan Derneklerine bir brifing sunumu ile ARDAFED çalışmaları hakkında bilgi veren Ardahan Gazeteciler Cemiyet Başkanı ve ARDAFED Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz Ardahanlı meslektaşlarıyla da bir araya gelerek, 21 Eylül’de düzenlenecek olan gecelerine ve Ardahan’ı Tanıtma Günlerine davet etti. 



    Kuruluşunda büyük emeği olan Ardahan Barosunun ilk başkanı, Ardahan Barosu Başkanı Avukat Osman Yıldız’ı da ziyaret edip kutlayan ARDAFED MHP’nin Aşura Gününe de katılarak MHP’lileri de etkinliklerine davet etti.


    Şişli Konseyi ARDAFED'i Ziyaret Etti..


    Şişli Konseyi ARDAFED’i Ziyaret Etti..


    *Arşiv Haber 30/08/2019 Tarihli Haber


    KADIN CİNAYETLERİ SİYAH KURDELE İLE KINANDI!.. 1-7 Ekim 2019 günlerinde İstanbul Maltepe Etkinlik alanında yeni bir Ardahan’ı Tanıtma Günleri organizasyonuna hazırlanan Ardahan Dernekler Federasyonu, ARDAFED paydaşı olduğu Şişli Kent Konseyini konuk etti. Gelen heyet ve katılımcıları karşılayanlara Kadın Cinayetlerini protesto etme adına siyah kurdele takan ARDAFED ülke de kanayan bu önemli yaraya dikkat çekmeyi unutmadı.


    Bir çok federasyon, stk ve derneğin yaztatili diyerek ortalıkta görünmediği bu aylarda sıcak yaz çalışmaları çerçevesinde 31 Mart ve 23 Haziran Mahalli seçimlerinde ortaya koyduğu performansına ara vermeden devam eden ve Ardahan’a Baro Kurulması adına TBB’yi ikinci kez ziyaret eden ve kuruluşuna başlanan Ardahan Barosu çalışmalarının hızlanmasını isteyen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Metin Feyzioğlu ile yeniden görüşen, Ardahan’ı tanıtma ve anlatma adına Kocaeli Büyükşehir, Dilovası ve Darıca Belediye Başkanları ile görüşen ARDAFED’i ziyaret eden Şişli Kent Konseyi yönetimi federasyon yöneticileri ile tanışıp, görüş alış/verişinde bulundular.



    Bu önemli ziyaret öncesi Göle Derneklerinin ARDAFED’e katılan çalışmasını yürüten heyeti kabul eden, Ardahan Bal Festivali ile Bübilan Festivallerine katılan, Ardahanlılarla ARDAFED Genel Merkezinde bayramlaşma gerçekleştiren, ARDAFED Kadınlar Komisyonunu kuran, İstanbul Kozyatağı Hilton Otel de Ardahannlı İş İnsanları ile kahvaltılı bir toplantıda bir araya gelen, ARDAFED Üst İstişare Kurulu için kolları sıvayan ve önümüzde ki günlerde Türkiye’nin ek yüksek gökdeleni olan Safir’de düzenlemeyi hedeflediği ‘Ardahanlılar Zirve de’ adlı gece ile Ardahanlı Üniversite öğrencilerine burs sağlamayı hedefleyen Ardahan Dernekler Federasyonunu ziyaret eden Şişli Kent Konseyi Başkanı Av. Şükran Eroğlu ile yönetimini ARDAFED Genel merkezinde ağırlayan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz, Ardahanlı İşadamları Konseyi Başkanı/İşadamı Ali Rıza Nasıroğlu, ARDAFED Kadın Komisyonu Başkanı Fatma Öktem Çınar Şişli’de bulunan ve Kent Konseyinin doğal üyeleri olan federasyon ve onları oluşturan derneklerin nasıl bir katkı sunabileceklerini tartıştılar.


    Daha güzel bir Şişli ve yerel parlamentoya gerekli katkı kararı alınan ziyarete ARDAFED Başkan Yardımcısı Şemsettin Şenel ve Nevin Kaplan, Ersim Aşlamacı, Duygu Akçay, Gnül Yılmaz, Cemal Eyüpoğlu, Şehri Kürtür, Rıza Sizce, Bülent AZbdullah Özer, Sedat Cengiz, Sema Yakar, Sengül Tan, Dilek Kılıç, Ayşe Hazal Beytaş, Erkan Ergezer, Semra Gülşen, Cengiz Yılmaz, Arzu Çelik, Serhat Tekin, Emre Tuna, Azimkar Altıntaş, Murat Özer, Elif Timarcıoğlu ve 1-7 Ekim Günlerinde gerçekleşek olan Ardahan’ı Tanıtma Günlerinin Organizatörü Abdullah Mercan’da eşlik ettiler.



    Şişli Kent Konseyi ziyareti öncesi ARDAFED Kadın Komisyonu Yöneticilerinin ilk toplantısınıda gerçekleştiren ARDAFED yöresel yemekler ikram ettiği Şişli Kent Konseyi heyeti federasyonun yönetiminin bölgede ki derneklerle iletişim kurulması konusunda işbirliğine daveti kabul gördü.



    Şişli Konseyi ARDAFED'i Ziyaret Etti..Üye Sayısı 54’e Ulaşan


    ARDAFED’den Bir İlk Daha!..


    *Arşiv Haber 18/02/2018 Tarihli haber


    İstanbul’da Ardahan Spor Kulübü Kurulacak..


    23 Şubat’ta Bakırköy Botanikpark’ta Cuma günü akşamı saat 19.00’da düzenleyeceği yemekli bir gece ile Ardahan’ın Vatan Topraklarına Katılışının 97 Nci Yıl Dönümü kutlayacak olan Ardahan Dernekler Federasyonu bir ilke imza attı.



    **15 Yaş Altı Gençler Futbol Turnuvasının Şampiyonu


    Çataldere Köy Derneği Oldu..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığında Efkan Demir’in Başkan Vekili, Cem Aynalı’nın Genel Sekreterliğini yaptığı, Yener Bayrakçı, Name Yılmaz Fidan, Erdinç Koçak, Hafız Kaya, Özcan Diğmeci, Şemsettin Şenel, Erdal Özdemir, Oktay İlbasmış, Esengül Yılmaz, Hüseyin Kaya, Hanisi Gültekin, Erdal Karasansar, Nürettin Doğruyol, Serhat Kotan, Alpay Kaya, Kenan Karabağ, Aytejin Akpınar, Nimet Çınar, Sezgin Kaya, Ekrem Tekçe, Erkan Sarıkaya’nın Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi oldukları Ardahan Dernekler Federasyonu bu yıl ilkini düzenlediği ‘ARDAFED 15 Yaş Altı Futbol Turnuvası’ İstanbul Pendik/Kurtköy’de düzenlenen ödül töreni ile sona erdi.


    Gürçayır-Çataldere Köy Dernekleri takımlarının final karşılaşması ile sona eren ‘ARDAFED 15 Yaş Altı Futbol Turnuvası’ nın şampiyonu rakibini penaltılarda yenen Çataldere Köyü Derneği Futbol takımı oldu.


    Turnuvaya katılan takımlara kupalarını veren ARDAFED Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz ARDAFED’in kuruluşundan bu yana ilkler imza atmaya devam ettiklerini ve bu ilklerden olan ‘ARDAFED 15 Yaş Altı Futbol Turnuvası’ nı birlik beraberlik içinde sonlandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.


    23 Şubat’ta yapacakları kurtuluş gecesinde kura çekimlerinin yapılacağı Ardahan Dernekler Federasyonu Futbol Turnuvası öncesi gerçekleşen bu turnuvanın İstanbul başta olmak üzere batı kentlerinde bulunan Ardahanlıların çocukları, gençleri, kadınları, iş adamları, siyasetçileri, bürokratları ile bir arada olması gerektiğini anlattığını belirten ARDAFED Genel başkanı Fakir Yılmaz bu turnuvaya katlan, katkı sunan tüm Ardahanlılara teşekkür etti.



    **ARDAFED’e Katılan 54. Dernek


    Darıca Ardahan İl Derneği Oldu..


    Ardahan’ın Tanıtılması, Ardahanlıların Güçlü Bir Lobi Çatısı altında bir araya gelmesi için olağanüstü bir çaba ortaya koyan ve bu çalışmalarının yanı sıra üye olmayan derneklerin bir arada toplanması ve hep birlikte güçlü bir Ardahan dernekçiliği çalışması yapması gerektiğinin altını çizen Ardahan Dernekler Federasyonuna Darıca Ardahan İl Derneği de katılma kararı aldı.


    Nebi Çelik’in başkanlığını yaptığı Kocaeli İli Darıca İlçesi Ardahanlılar Derneğinin katılımı ile çatısı altına 54 Ardahan İl, İlçe, Köy Derneğinin bulunduğu Ardahan Dernekler Federasyonu , İstanbul’un Avrupa yakasında düzenleyeceği 2. Ardahan’ı Tanıtım Günlerine de ara vermeden devam ediyor.


    **ARDAFED Büyüklerden Önce Küçüklere Kupa Verecek..


    *13/02/2018 Tarihli Haber


    23 Şubat’ta Ardahan’ın Vatan Topraklarına katılışının 97 nci Yıl Dönümünü kutlamaya hazırlanan Ardahan Dernekler Federasyonu bir ilke daha imza atıyor.



    Bu yıl 7 nci ayda ikinci Ardahan’ı Tanıtma Günlerinin yapılacağı Bakırköy Botanikpark’ta gerçekleşecek olan Ardahan’ın Kurtuluş Günü Gecesinde bir çok futbol takımın başvuruda bulunduğu 3. ARDAFED Futbol Turnuvasının kura çekimini de gerçekleştirecek olan Ardahan Dernekler Federasyonu bu yıl 15 Yaş Altı Minikler Futbol Turnuvası da düzenledi.


    **ARDAFED Miniklerin Kupası Pazar Günü Sahibini Buluyor..


    Geçtiğimiz yıl ilk kez düzenlenen ve 4 günde 1,5 Milyon inanın katıldığı Ardahan’ı tanıtma Günleri öncesi ard arda düzenlediği toplantı ve ziyaretlerle Ardahan’ın adını ön plana çıkaran, Ardahan bilincini oturtup, İstanbul’un her tarafına Ardahan yazdıran Ardahan Dernekler Federasyonun, ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ parolası ile düzenlediği ve bu yıl 3 üncüsü gerçekleşecek olan ARDAFED Futbol Turnuvası öncesi bu pazar günü yapılacak olan final karşılaşması ile sahibini bulacak olan ARDAFED Minikler Futbol Turnuvası Ardahan Merkez köylerinden olan Çataldere ile Gürçayır Köylerinin takımları arasında gerçekleşecek.


    18 Şubat Pazar günü Kurtköy’de gerçekleşecek olan turnuvanın kupasını ARDAFED Başkanı ve yönetimi verecek.


    ARDAFED Spordan Sorumlu Başkan Yardımcısının organize ettiği turnuvaya tüm spor ve futbol sever Ardahanlılar davet edildi.


    **ARDA/FED Futbol Turnuvası Komitesi Toplandı..


    Ardahan’ın vatan topraklarına katılışının 95. yıl dönümü dolaysıyla Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından düzenlenen,  ‘23 Şubat Futbol Turnuvası’ için bir komite oluşturuldu.


    ARDA/FED Genel Başkanı Fakir Yılmaz’ın Başkanlığında bir araya gelen ARDA/FED Futbol Turnuvası Komitesi Başkanı Üyeleri Sezgin Kaya ve komite üyeleri Nimet Çınar ile Erkan Şenol turnuvaya başvuru tarihinin 1 Şubat olduğu ve bugüne kadar 9 takımın başvurduğu turnuvaya diğer derneklerin başvurularını beklendiği belirtildi


    Turnuva İçin ARDA/FED’de Biraraya Geldiler..


    **23 ŞUBAT TURNUVASI İÇİN ARDA/FED’DE BULUŞACAKLAR..

    İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından organize edilen e son başvurunun 1 Şubat olduğu, ‘23 Şubat Futbol Turnuvası’ için bir araya gelen olan Ardahan Derneklerinin Spor Sorumluları önümüzde ki 17/01/2016 pazar günü, saat 11.00’da ARDA/FED’de bir araya geldiler.


    **AMAÇ; RESMİ BİR FUTBOL KULÜBÜ KURMAK..


    ARDA/FED Spor Sorumlusu Sezgin Kaya’nın başkanlığında bir araya gelen ARDA/FED Futbol Turnuvası Komitesi, Derneklerin başvurularını beklediklerini belirttiler.


    ARdahan Dernekler Federasyonu Başkanı Gazetci Fakir Yılmaz’ın da katıldığı toplantıda amacın dernekleri sporda da bir araya getirmek ve imkan olunursa İstanbul’da resmi futbol kulüpleri arasında yer alacak bir Ardahan Spor Futbol Kulübünün kurulmasını sağlamak olduğu belirtildi.

    Turnuaya katılmak isteyenler Sezgin Kaya’yı arayabilirler.. 05324255764


    Nuri Vatan Yurt Yapmak İstedi, Rektör ‘İstemem, Gerek Yok’ dedi..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Başta, 23 Şubat’ta İstanbul’a Ardahan’ın Vatan Topraklarına Katılışının 97 nci Yıl Dönümü dolaysıyla kurtuluş gecesi düzenlemeye hazırlanan ARDAFED olmak üzere batıda ki dernek ve stk’ların Ardahan’a yönelik çabaların başında gelenin batıda ki Ardahanlı iş adamlarının yüzlerini Ardahan’a döndürmeye çalıştıklarını inkar edebilir misiniz?..

    Tabi ki hayır..

    Çünkü adının önünde Ardahan olan tüm federasyon ve derneklerin çabalarının Ardahan olduğunu kimse inkar etmesin.

    İşte tam da burada sormak lazım o Ardahan’da bulunanların, başta ARDAFED’in olmak üzere batıda ki adı Ardahan olan federasyon ve derneklerin samimi çabalarını ne kadar anlıyorlar?..

    Bilmem ama samimi çabalar ortaya koyanların önüne, korsan ve paralel federasyon ve dernekler kurma, algılama, ağırlama, gaz verme derdinde olanların dertleir Ardahan olan samimi dernek ve federasyonların çokta anlamadıkları gibi onların ikna ettiği iş adamlarının Ardahan’a yönelik yatırımlarının önünde set oldukları da bir gerçektir.

    Çünkü federasyon ve derneklerin zar, zor ikna edip, yüzlerini Ardahan’a çevirdikleri bir çok iş adamının Ardahan yerelinde gerekli ilgi, alakayı görmediklerini de bilen bir federasyon başkanı, bir gazeteciyim.

    Çünkü onların derdi Ardahan değil, kendi koltukları ve o koltukları koruma derdidir.

    Ve batıda ki federasyon ve derneklerin yanı sıra yüzlerini Ardahan’a çeviren iş adamları, hatta siyasilerin bugün, yarın gelip o koltuklara oturacakları korkusudur..

    İşte bunun en son örneği geçtiğimiz gün ziyaret edip, 23 Şubat Gecemize davet ettiğim Ardahanlı İş adamı, Vatan Bilgisayarın Sahibi Nuri Vatandır..

    Kendisini ziyaret edip, yeniden Ardahan’ı anlattığım 80’ı geçen Nuri Vatan’ın, ‘Fakirciğim güzel anlatıyorsun da, geçtiğmiz günlerde görüştüğüm rektörünüze, bir kız yurdu yapmak istediğimi belirttim. Oda bana yurda gerek yok. Biz yurtlarda kalacak öğrenci bulamıyoruz’ dediğini diyordu..

    Yani daha önce Ardahan’a bir okul yapan ve bu okulu yaparken de Göle’ye Sağlık Meslek Lisesi yaptıran Göleli İşadamı Nurettin Yılmaz gibi anasından emdiği sütün burnunda geldiği Nuri Vatan Ardahan’a bir Kız Yurdu yapmak istemiş, Rektör gerek yok demiş..

    Evet bunu ben değil, Vatan Bilgisayarın sahibi Nuri Vatan bana değil herkese anlatıyor..

    Olur mu böyle bir şey diyenlerin Ardahan çarşıya inmeyen, inse de kimsenin rektör diye tanıyıp, selam vermeyeceğini bildiğim rektörümüz görürlerse bir sorsunlar..

    ‘-Sayın rektör sen kız yurdu yapmak isteyen iş adamına yurda gerek yok mu dedin?’ diye bir sorsunlar..

    Bakalım Nuri Vatan’ı mı, benimi yalanlayacak yoksa ‘Evet Nuri vatan bir yurt yaptırmak istedi, ben gerek yok dedim, bir hata ettim af edin’ mi diyecek..

    Bilmem ama bildiğim tek şey var ki oda üniversiteye yeni öğrenci getirmeye çalışmaktansa, siyasilerin ardından koşturanlarla bu memleketin kalkınacağına, yeni yurtların yapılacağına, öğrenci sayısının artacağına artık bende inanmamaya başladım gibi..

    Çünkü her gün biraz daha boşalan Ardahan’ı umutlandıracak, anlatacak, yatırım yapılmasını sağlayacak ne bir istek var nede bunları isteyen.

    Sorunun asıl önemlisi de bu ve Ardahan’ın bu yönü de tartışılmalı, masaya yatırılmalı..



    **ARDAHAN DERNEKLERİ FEDERASYONU 

    FUTBOL TURNUVASI DÜZENLİYOR..


    ‘Takımını Kur Gel, Ödüllü Kupayı Al’

    Ardahan’ın vatan toraklarına katılışının yıl dönümü için hazırlıklarına devam eden İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu Ardahan’ın yeniden vatan topraklarına katılışının yıl dönümü hazırlıkları programına Dernekler Arası Halı Saha Futbol Turnuvasını da aldı.

    Daha önce ‘Yılın Ardahan Derneği’ yarışmasını da başlatan ARDA/FED’in düzenlediği futbol turnuvasına, Ardahan Dernekler Federasyonuna üye olan derneklerin yanı sıra tüm Ardahan Dernekleri de katılabilecekler.


     


    **Birinciye 2 Bin TL. Ödül ve Kupa!..

    Bugünden itibaren başlayan ve başvuruların kabul edilmeye başlandığı, ‘Ardahan Dernekler Federasyonu 23 Şubat Futbol Kupası’ turnuvasına katılmak için 0532 267 80 15 (Fakir Yılmaz) yada 05324255764 (Turnuva Sorumlusu Sezgin Kaya) nolu telefonların aranabileceği belirtildi.

    Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz Ardahanlıları bir araya getirmeye çalıştıkları İstanbul metropolünde bulunan derneklerin kaynaşıp, buluşması ve bu büyük kentte yan yana çalışmalarına rağmen Ardahanlı olduğunu bilmeyen ve de gün geçtikçe Ardahanlı olduğunu unutan yeni nesil Ardahanlı gençlerin bir birlerini tanımalarını sağlamayı hedeflediklerini söyledi.

    ARDA/FED Başkanı Yılmaz bugünden itibaren başvuruların yapılabileceği halı saha futbol turnuvasında birinci gelen takıma 2 Bin TL: para ödülünün yanı sıra 1. Kupası, 2. ve 3. olan takımlara da Biner lira ödül ve madalya ereceklerini de belirtti.


     


    **Kaya: İstanbul’un 2 yakasında da oynatacağız..

    ARDA/FED Spor Sorumlusu Sezgin Kaya ise turnuva hakkında yaptığı açıklamada düzenledikleri ‘ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU 23 ŞUBAT KUPASI’ nı İstanbul’un iki yakasında organize ettikleri modern halı sahalarda gerçekleştireceklerini, turnuvaya katılanların saha, hakem ücretlerini oluşturulacak bütçeden ARD/FED’in ödeyeceğini belirtti.


     


    **FİNAL MAÇINI TFF HAKEMİ YÖNETECEK, 

    KUPAYI ARDAHAN İDARECİLERİ VERECEK..

    FİNAL ULUSAL TV’DE YAYINLANACAK..


    Düzenlemiş oldukları, ‘ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU 23 ŞUBAT KUPASI’ final maçını, TFF Hakemi Doğu Yılmaz’ın yöneteceğini de belirten Sezgin Kaya turnuvada 1. elen akıma kupa ve ödüllerini de Ardahanlı idarecilerin vereceğini söyledi

    **Son Başvuru: 1 Şubat..

    Bugünden itibaren başlayan başvuruların 1 Şubat’a kadar Süreceğini belirten ARDA/FED Spor Sorumlusu Sezgin Kaya 1 Şubat’tan hemen sonra ilk maçı oynayacaklarını da sözlerine ekledi.

    Turnuvaya katılmak için telefonlar: 0532 267 80 15 (Fakir Yılmaz) yada 05324255764 (Turnuva Sorumlusu Sezgin Kaya)

  • İfaiye Gecikince GEÇ Köyü Yandı!

    **DOLU YAMAN VURDU!..


    Ardahan’da, etkili olan dolu kentin büyük bölümünü beyaz örtüyle kaplarken, yüksek kesimlerde de kar görüntüsü oluşturdu.


     


    TARIM ARAZİLERİNE ZARAR VERDİ


    Kentte, öğleden sonra başlayan yağmur, yüksek kesimlerde yerini doluya bıraktı. Yaklaşık 30 dakika süreyle etkili olan şiddetli yağmur ve dolu, kentin büyük bölümünü beyaza bürüdü. Sokaktakilerin hazırlıksız yakalandığı fındık büyüklüğündeki dolu, yüksek kesimlerde kar görüntüsü ortaya çıkardı. Merkez Gürçayır Mahallesi’nde etkili olan dolu bahçelere ve ekili arazilere de zarar verdi. Kent sakinlerinin bir çoğu Eylül ayıyla birlikte havaların soğuduğunu söyledi.


    Belediye Başkanın Acı Günü!..


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in acı günü.

    Amcasının eşini kayıp eden Ardahan Belediye Başkanı Demir’in amcasını eşi Zohre Demir hayata göz yumdu. Demiir’in Hanak (Orağaz) Çayağzı köyünde ikindi namazı ardından toprağa verileceği öğrenildi. Öte yandan Ardahanlı olan İstanbul Sarıyer’de oturan ailesi ile kalan  Ahmet Rıfat Vural’ın akrabası genç gelin 20 aylık bebeğini geride bırakıp, vefat etti. Ardahan/Çıldırlı genç gelinin Sarıyer’de toprağa verileceği öğrenildi.



    Çıldırlı genç gelin yaşadığı rahatsızlığ daha fazla dayanamadı..


    Kars’ta otomobil dereye uçtu: 2 yaralı


    Kars’ta otomobil yoldan çıkarak dereye uçtu.


    Kars‘ta otomobil yoldan çıkarak dereye uçtu. Dereye uçan otomobilden çıkan sürücü, eşini sıkıştığı yerden çıkaramayınca otomobilin üzerinde oturarak çaresizce yardım bekledi. Araçta sıkışan yaralı kadının ise sıkıştığı yerden itfaiye ekipleri kurtardı.


    Kaza, Kars-Ardahan karayolu Susuz İncilipınar Köyü mevkinde meydana geldi. Ardahan’dan Kars istikametine seyir halindeki 35 KC 669 plakalı S.Y. yönetimindeki otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle yoldan çıkarak dereye uçtu. Kazada otomobilde bulunan S.Y. ile ismi öğrenilemeyen eşi yaralandı. Otomobilden kendi imkanlarıyla dışarıya çıkan S.Y., yan yatan otomobilin üzerine oturarak dakikalarca yardım bekledi. Araçta sıkışan ve ağır yaralanan eşine bir türlü yardım edemeyen S.Y.’yi bir süre sonra yolu kullanan sürücüler fark etti.


    Durum jandarma, itfaiye ve sağlık ekiplerine bildirildi. Olay yerine gelen jandarma ekipler, önce sürücü S.Y.’yi dereden çıkararak ambulansa taşıdı. Ardından araçta sıkışan kadına Kars Belediyesi itfaiye ekipleri müdahale ederek sıkıştığı yerden çıkardı. Sıkıştığı yerden çıkarılan yaralı kadın, daha sonra sedyeye alınarak ambulansa taşındı.


    Ambulansa alınan yaralılara ilk müdahale ambulansta yapıldı. Yaralılar daha sonra Harakani Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanede tedavi altına alınan yaralılardan S.Y.’nin durumunun iyi olduğu, otomobilde yolcu olarak bulunan kadının ise bilincinin açık olmadığı ve durumun ağır olduğu öğrenildi.


    Öte yandan kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. 


    AK Parti’nin Adayı Yusuf Demirci mi?


    AK Parti’nin Adayı Yusuf Demirci mi?


    GAZETECİ’den en son yorumlar..


    Krizin altın da Hakan Fidan Var..


    *22/03/2015 Tarihli Yorumlar


    İki ay on gün kalan genel seçimler öncesi bir hayli hareketli olan Ankara’ya 10 gün için de ikinci kez gelirken dikkatimi çeken ilk şey 06 plakalı başkentte benim 75 lakalı aracım gibi bir çok yabancı plakalı aracın çoğunluğu oldu..

    81 Vilayetin  hemen hepsinin plakalarını görmenin mümkün olduğu şu günler de Ankara otelleri de siyasilerin çokluğundan dolayı adeta tıka basa dolu..

    Sabah partilerin genel merkezlerinin , akşamları otel lobilerinde siyasetin geleceğini belirleyecek olan aday adayları bol bol sohbetlerine de rastladık..

    Başta Ardahan’ın olmak üzere 81 Vilayetin yeni milletvekili adaylarını belirleyecek olan partilerin başında gelen AK Partinin gece gündüz çalıştığını, CHP’nin iste resmi bir daire gibi akşam saatlerinin hemen ardından boşaltılıp, lambalarının söndürüldüğünü görürken AK Parti’de yeni bir gelişme duyuyoruz..

    Ki bu gelişme ilginç olduğu kadar net olmayan bir gelişme olsa da gözardı edilmeyecek bir konu olarak değerlendirip, araştırmaya başladık..

    Çünkü AK Parti’nin mevcut aday adayların dışında şu an İl Başkanı Yusuf Demirci’yi de değerlendirmeye aldığı ve milletvekili adaylığı için gerekli başvuru dosyasını hazırlayıp, Ankara’ya getirmesini istendiği yönün de bir bilgi alıyorduk.

    Olur mu, olmaz mı diye bakarken aynı isimin yatakta uyurken il başkanı edildiğini de hatırlıyorduk..


    Gündemi Kim Belirliyor..


    Öcalan’ın 10 Maddelik çağrısı ve İzleme Heyetinin oluşturulması gerektiğini belirtmesiyle başlayan Başkan Erdoğan’ın hükumete ve HDP’ye yüklenmesiyle devam eden sonra da Arınç ile Gökçek’i karşı karşıya getiren gelişmeler ile kafası karışan ülkenin merak ettiği diğer bir şey de bu ülkenin gündemini kim belirliyor sorusudur..

    Çünkü Başbakanın yaşananlardan, yaşanacaklardan habersiz olduğunu son açıklamasında görülürken, bu ülkenin gerçek gündemini belirleyenlerin başkaları olduğunu da anlamıyor değildik..

    Evet Öcalan’ın10 Maddelik çağrısı ve Dolmabahçe’de ki İzleme Heyetinin ilanı ardından başlayan ve bir an da AK Partinin gerilmesine kadar gelen tartışmaların altında yatan bu ülkenin gündemini oluşturanların bir kişi değil, iki kişi olduğunu ortaya koyuyordu..

    Ve bu iki kişinin biri Başkan Recep Tayyip Erdoğan, diğeri ise Öcalan’dır..

    Ve her ikisinden önce de ‘Ne sorunu kardeşim’  denen Kürt Sorunudur..

    Bu ülkenin gerçek ve en önemli sorunlarından bir olan Kürt Sorununun bir çok hükumeti olduğu gibi AK Partiyi de sallamaya başlamış, öncül artçılarla sarsmıştır..

    Çünkü bu sorun bir çoklarından daha ağır, hükumetlerin geleceğini belirleyen bir gündemdir..


    **Birilerine Dur denmelidir..


    Birilerinin şu günlerde Ardahan ve Kars siyasetine rol biçmeye çalıştığı bir sırada yerel dinamikleri görmezlikten gelen partilerin genel merkezlerinin bölge de geniş çaplı ve çok gizli bir araştırma yapmasından büyük bir fayda olacaktır..

    Çünkü yoksulluğun diz boyu olduğu, göçün hala hızla devam ettiği Ardahan ve Kars’ta siyaset yapanların adeta dibe vurduğu ve halka rağmen birilerinin bölge üzerine siyasetten erk olma isteğine kurban edildiği görülecektir..

    Güneydoğu da aşiretlerin, Doğu’da ise ailelerin üzerilerinde hüküm kurduğu halkın birilerinin siyasi egolarına kurban edildiğinin en son örneği bölge de sıfıra inmiş siyasilerin yeniden aday gösterilme çapaların da görmek mümkün.

    İşte en son olarak Kars’ta CHP’nin gösterdiği adaylar..

    İşte Zeki Naci Tahran ile Kars’ta seçimi kazanacağını sanan CHP’yi yanıltanlar..

    Evet başta CHP Genel Merkezi olmak üzere diğer tüm partilerin bölgede aday gösterecekleri adayları tespitten önce Kars’ın Digor ilçesinin en dip köyünde, Ardahan’ın en uzak köyünde ki memet efendiye soracağı gerekli isimleri Ankara ve İstanbul’da ki kafa kol ilişkilere kurban etmesi, ne böl geye, ne halka, nede partilere bir fayda getirmeyeceği görülmelidir. Yani birilerine dur denilmelidir..

    Aksine partiler gibi bölge, halkta kayıp edecektir.

    Örneği mi yıllardır yoksul kalıp, göçle boşalan bölgedir..


    **Öküz Öldü mü?


    Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Kürt sorunu yok’ diyerek frenlediği barış süreci tartışması dün Arınç ile Gökçek arasında yaşanan krizle devam etti..


    Gerçi dün sabah saatlerin de muhtarlara hitap ederken, tavrını daha da sertleştiren başkan Erdoğan herkesi şaşırtmaya devam ediyordu.

    Çünkü perde arkasında ne olduysa olmuş, başkan hükümete çok kızmıştı..

    Tam bunu tartışmaya başlayan kamuoyu İ. Melih Gökçek’in twitleri ile şok oluyordu..

    Gökçek’in beklenmedik bir üslupla yüklendiği Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın akşam saatlerinde Gökçeği kucağa bindiren o sert açıklamasıya zaten toz duman olmuş ortalık iyiden iyiye karışmış, herkes ne oluyor demeye başladı..

    Kiminin hükümet çatırdıyor, kiminin üç dönem şartına takılıp, Arınç’ın gider ayak ‘bana kalmadı, size de kalmasın’ dediğini, kimin ise Öcalan’ın bu ülkenin gündemini belirleyen gerçek aktör olduğunu belirttiği dün bu yaşananlar ardından en çok sorulan soru, ‘Öküz öldü mü?’ sorusuydu..

    Çünkü ortaklığın bittiğini gösteren bu gelişmelerin seçime doğru giden AKP’yi 17 Aralıkta ki dalgadan daha ağır bir dalgaya çarpmış, tsunamiye çevirmişti..


    **Orhan Atalay Çıkmazdı..


    AK Parti’nin Haziran’da yapılacak olan Genel Seçimlerin de ‘kimleri aday edelim?’ sorusuna cevap aradığı ve bu sorusuna STK’lardan da cevap almak istediği şu günlerde tüm ülke de olduğu gibi Ardahan’da da stk’lara davetiye çıkarıldığını biliyoruz..

    Aslında davetiye değil, seçimden seçim hatırlanan STK’lara emir edercesine yapılan bu formalite davete ilk karşı çıkan biri olarak ‘sandık açılırsa gideriz’ haberini yapmış ve bu haberimiz üzerine bir çok dernekte ‘Evet, haklı bir çıkış ve bizde sanık açılmazsa sandığa gitmiyoruz’ denmiştir..

    Benim de başında bulunduğum Ardahan Gazeteciler Cemiyeti başta olmak üzere Ardahan’da ki önemli stk’ların ‘Sandık açılmazsa, bizde gitmeyiz’ diyerek gitmeyecekleri bu demokrasi oyunu oynansaydı bile mevcut milletvekili Orhan Atalay o sandıkta da çıkmazdı..

    Çıkmazdı diyorum, çünkü 4 yıldır bir derneğin kapısına gitmeyen, merdivenini çıkmayan bu adam toplumun büyük kesiminin temsilcileri olan STK’ları kullanacağı oyların hiç birini alamazdı ve o sandıkta çıkmazdı..

    ‘Bundan nasıl emin olursun?’ diyenleriniz olacaktır, ama inanın bunu soranlar bile Orhan Atalay’ın yeniden Ardahan Milletvekili olmasını istemeyenlerin başında bu soruyu bana soranlar gelecekti.. Çünkü onlarda Ardahan’da Atalay’ın vekilliğinden memnun değiller, ona da iyi biliyorum..


    **KRİZİN ALTIN DA FİDAN VAR..


    Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın ülke gündemini sarsan, ‘Kürt sorunu yok, Kürt vatandaşlarının sorunu var. İzleme heyeti nereden çıktı. Dolmabahçe görüşmesi çok tehlikeli bir görüşmedir’ açıklamalarıyla şok olan kamuoyu Başkan’ın bu çıkışının ne anlama geldiğini sorup, sorgulayıp, anlamaya çalışıyor..

    Başkan’ın bu çıkışının altında ne olduğunu merak edenlerden biri de benim..

    Ama benim bu yönde bir tahminim var desem bana gülmeyin ve ‘Gerçekten olabilir’ deyin..

    Efendim Başkanın bu çıkışı yani hükumete bile fırça atmasının altın da ne var biliyor musunuz?

    MİT Müsteşarı Hakan Fidan Var..

    Çünkü Hakan Fidan’ın milletvekili olmasını isteyen Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu boşa çıkaran Başkan’a kızan başbakan ve hükümet karşı atağa geçerek yeniden MİT’in başına gelen ve Kandil ile Devlet arasında ki barış görüşmelerini yürüten Fidan’ı aradan çıkardı..

    Evet, başkan ile hükumet arasında bu kriz var.

    Ve kamuoyuna açıklanamayan asıl meselede budur..

    Üsti kapalı yaşanan iç çatışma da budur..

    Yani Hakan Fidan’ın milletvekilliğini geri çeken Başkan’a hükümet karşı hamle ile Hakan Fidan’ı devre dışı etti.

    Başkan’da, ‘elemi bende ortamı gererim’ dedi ve yaptı..


    **HDP Damallı Alacak mı?


    Ardahan’ın aday adaylarının belirlenmeye çalışıldığı şu günler de HDP’den Milletvekili Aday Aday olmak için bir çok siyasinin adeta sıraya girdiğini de görmekteyiz..


    Geçen seçimlere nazaran bu seçimlerde 9 Aday Adayın yarıştığı HDP Ardahan’da bu aday adayların için de bir de Alevi aday adayın olması bana göre çok önemlidir..

    Ki bu aday adayın birileri gibi elesine değil, samimi bir duruş ve de istekle HDP’den Milletvekili Adayı olduğuna da şahit oluyoruz.

    Göleli Hafız ve İşadamı Ertan Hamitoğulları, Hoçvanlı İşadamı Mahir Sural, eski köy muhtarı Osman Genç’in yanı sıra Damallı İşadamı Güner Kökat gibi bir çok isimin milletvekilliği için başvurduğu HDP’nin bu seçim de hem kuzey kazalarından, hem de Alevilerden oy almasının yolunun liste bir ile liste iki dengesini çok iyi kurması gerektiğini, bunun için de şu an 9 kişi olan aday adayların büyük bir fırsat olduğunu belirtmden geçmeyeceğim..

    Tarihin de ilk kez bu kadar Alevilere yaklaşan, Alevilerin bir o kadar yanında yer aldığı HDP’nin bunu çok iyi değerlendirip, fırsata çevirmesi halinde Ardahan, Hoçvan e Göle’de aldığı oylara Damal, Hanak ve Göle’de ki aday alevi oylarını da kendi hanesine eklemek için ele geçirdiği fırsatı en iyi şekilde değerlendirmesi ve birilerinin üzerinde değil geneli değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum..


    Üzüldüm, Güldüm..


    Dün, il dışın da olduğum için katılamadığım bir basın toplantısı düzenleyen AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay açıklamasında, basından dertli olduğunu da dile getirip, ‘bazı yerel gazetelerin yapılanları görmemezlikten gelip, olumsuzlukları ise abarttıklarını vurgulamış ve eklemiş, ‘Menfaat beklentisi içinde olan bazı gazeteciler, kişisel çıkarlarının olmaması durumunda hemen karalama kampanyasına başlıyor.’ demiş.

    Tüm eleştirilerimize karşın adını her yazdığımız da prof. unvanını elinden almayıp, emeğiyle hak ettiğine inandığım bu diplomasına saygı gösteren gazetecilerin başından geldiğim için ve Ardahan adına beklediğimiz hizmetleri alamadığımızdan dolayı kendisini en çok eleştiren bir gazeteci olarak üzerime aldığım bu açıklamasını Ankara’dan İstanbul’a dönerken okuyunca hem üzüldüm, hem de güldüm..

    Üzüldüm,.. Çünkü gazeteci geçinenler, ‘Siz bu lafı kime di yorsun?’ diye bir soru soramadıkları gibi ya bunu kendile rine dediği için yüzleri kızarıp, kabul ettikleri yada bu yönde açıkları vardı da sormamışlar..

    Güldüm.. Çünkü Atalay ile değil menfaat, Ardahan’ın sorunları ile ilgili normal bir görüşmem bile olmamış..

    Çünkü seçmenin olduğu gibi benim telime de çıkmamıştır.. Birde bizi doğrulayan olumsuzlukları kabul edip, yapamadığı hizmetleri birazcık(!) abarttığımızı kabulüne güldüm..


    **CHP’nin Yeni Yönetimi..


    Kimin milletvekili adayı olacağı tartışılan CHP Ardahan’da sessizce yürütülen diğer bir operasyonda geçtiğimiz günlerde görevden çekilen eski yönetimin yerine gelen Sırrı Atalay Cantürk’ün İl Örgütü Listesidir..


    Bu listede, yani CHP’nin yen yönetimin de kimlerin olacağını merak eden Ardahan kamuoyunun bu listenin Sırrı Atalay Cantürk’ün mü, yoksa Ensar Öğüt’ün mü, belki de eski il başkanlarından Yalçın Taştan’ın veya benim mi diye sorar..

    Buna neden ise 15 gündür 20 kişisinin adını bir kağıda yazıp, Ankara’ya CHP Genel Merkezine götüreyemeyen bir İl Başkanı ne kadar başarılı olur bilmem ama bana soracak olursanız biraz irade zayıflığı, biraz korkak, azda çekingen bir İl Başkanı olacak, ‘Kimsenin adamı olmamak i,in çabalarken, şaşırıp, birilerinin adamı olacak’ denilen Sırrı Atalay Cantürk..

    Ben hala şans eriyorum ve Sırrı Atalay Cantürk’ün diğerlerinden daha iyi bir il başkanı olacağına inananlardanım..

    Ve bu şansı en iyi şekilde kullanıp, önümüzde ki genel seçimlerde Faruk Köksoy gibi milletvekili olma hayallerini kuruyor diyorum..


    **MHP Ardahan Milletvekili..


    AK Parti, CHP başta olmak üzere BDP’nin, hatta DSP’nin aday adaylarının kimler olacağının merak edildiği şu günlerde Ardahan’da 5 bin oy tabanı MHP’de milletvekili olmak için şimdiye kadar iki, üç aday adayın baş vurduğunu biliyor muydunuz?


    Evet, HDP’nin %10 Seçim barajını Ardahan’ın iki milletvekillinden birini alıp geçme hesapları yaptığı bir sırada MHP’de milletvekili olmak için şimdiye kadar 2 Milletvekili aday adayının başvuruda bulunması dikkat çekici değil mi?

    Çünkü MHP’nin Ardahan’da seçimi kazanamayacağını sanan ve bu nedenle ya AKP’ye yada CHP’ye oy vereceği tahmin edilen Ardahan’da. MHP’liyim diyenin, ‘Hayır HDP’nin kazanacağım dediği yerde MHP’de seçimi alabilir’ demesi gerekir..

    Alır mı?

    Bir bakalım..

    İki as aday, Çıldır ve Posof’ta 7 bin oy, Hanak’ta 4, Damal’da 500, Ardahan Merkez de 4, Göle’de bin..

    Ne etti? AK Parti mevcut adayla, CHP hacı Öğüt ile, HDP Göle’de 8 binle, birde Saffet Kaya bağımsız derse aşağı inecek olan vekil seçilme  oranı ile MHP’de bir vekil alamaz mı?


    Bence samimice asılırsa olmayacak olur..


    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535 418 32 58

  • Başkan Demir Şehir Kulübünün Sahibini Misafir Etti..

    ARDAHAN ‘DA ‘APİTERAPİ’ KONFERANSI DÜZENLENDİ


    Ardahan’da arı üreticileri, hekimler ve arı ürünleri tüketicilerine yönelik olarak ‘Arı Ürünleri ile Tedavi (Apiterapi)’ konulu konferans düzenlendi.


    Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası toplantı salonunda gerçekleştirilen konferansa Ardahan Valimiz Mustafa Masatlı, Belediye Başkanı Faruk Demir, ATSO Başkanı Çetin Demirci, Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı İlhan Evliyaoğlu, il müdürlüğü temsilcileri ve arı üreticileri katıldı.


    Konferans açılış konuşmaları ve Prof. Dr. Muhsin Doğaroğlu sunumunun ardından soru cevap ve görüş alışverişi bulunulmasından sonra son buldu.


    **Meclisi Topladı..


    Ardahan Beleidyesinin Eylül Ayı Belediye Meclis Toplantısı Belediye Başkanı Faruk Demir Başkanlığında Başladı.



    Sabah Sahadaydı..


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, sabah saatlerinde esnafa günaydın ziyaretinde bulundu. Başkan Demir, esnafın sorunlarını sahada dinleyerek not etti.


    Kongre caddesindeki esnaf gezisine CHP İl Başkanı Yalçın Taştan,Belediye Meclis Üyeleri ve Birim amirleri katıldı.


    ARDAFED ARDAHAN’DA İFTAR VERECEK..


    ARDAFED ARDAHAN’DA İFTAR VERECEK..


    Arşiv Haberler 15/07/2016 Tarihli Haber


    ‘Ülke Genelinde Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmalarına devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu Ardahan’da iftar verecek.


    Konu hakkında bir açıklama yapan ARDA/FED Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma çalışmaları içinde bulunan Ardahan Dernekler Federasyonu olarak geçtiğimzi yıl olduğu gibi bu yılda Ardahan’da Ardahanlılarla bir araya gelmeyi hedeflediklerini belirtti.

    ARDAFED Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz Ardahan-Göle Yolu üzerinde bulunan Kuzey Yıldız Otelde 50 Kişilik bir iftar yemeği verceklerini belirten amaç 

    o istenen birlikteliği sağlamak olduğunu belirtti. 
    **ARDAFED BÖLGELERE AÇILACAK..


    *28/052017 Tarihli Haberler


    Ardahan Dernekler Federasyonu (ARDAFED), Ardahanlı derneklerle iletişimi ve koordinasyonu daha da güçlendirmek için İstanbul’un üç ayrı bölgesinde temsilcilikler açmayı hedefliyor.


    Geçtiğimiz hafta görev dağılımını yaparak çalışmalara başlayan ARDAFED’in yeni yönetim kurulu, önceki gün federasyonun Şişli’deki merkezinde olağan yönetim toplantısını gerçekleştirdi. 14 Mayıs’ta göreve gelen yönetim kurulu, geçen kısa zamanda yapılan ziyaretleri değerlendirdi, yapılması gereken çalışmaları masaya yatırdı.


    Öncelikli olarak üye ve üye olmayan derneklerle iletişimi güçlendirmeyi hedefleyen ARDAFED yönetimi, bu amaçla İstanbul’un üç ayrı bölgesinde temsilcilikler oluşturma konusunda fikir birliğine vardı. Özellikle Ardahanlıların yoğun olarak yaşadığı Esenyurt’ta daha etkin olmayı, hem Esenyurt hem de 3. Bölge’deki diğer ilçelerde faaliyet gösteren Ardahanlı derneklerle yakın iletişim kurmayı planlayan ARDAFED, bu çalışmayı, oluşturulacak 3. Bölge Temsilciliği ile hızlandırmayı amaçlıyor. İlk etapta faaliyete geçirilmesi düşünülen bir diğer bölge temsilciliğinin de Beykoz’da olması planlanıyor.


    KURUMSAL ZİYARETLER DEVAM EDECEK


    Kongrenin ardından bir dizi nezaket ziyaretleri gerçekleştiren ARDAFED, bu ziyaretleri zamana yayarak devam ettirmeyi de düşünüyor. Hem yeni yönetim kurulunun Ardahanlı kurum temsilcileriyle tanışmasını hedefleyen hem de Ardahanlı seçilmişler ve bürokratlarla ikili ilişkileri geliştirmeyi hedefleyen ARDAFED, ilk resmi ziyaretini Bakırköy Belediyesi’nin Ardahan Damallı Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’na gerçekleştirmişti. ARDAFED, Kerimoğlu’nun yanı sıra Sultangazi Belediye Başkanı Cahit Altunay, Sancaktepe Belediyesi Meclis Başkanvekili Turgay Akpınar ve HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Esengül Demir’i de ziyaret etmişti.


    **ARDAHAN HABERLERİ.. 


    Başsavı Çakmak’tan ‘Avukatlar Günü’ Mesajı


    *03/04/2017 Tarihli Haberler


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak, Avukatlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.


    Başsavcı Çakmak Mesajında, “Birey hak ve özgürlüklerin savunulmasında, hakların korunmasında, hukukun üstünlüğünün var olmasında üstün gayret içerisinde olan, demokratik, laik, sosyal hukuk devletinin birer yapı taşı değerli avukatlarımızın Avukatlar Gününü kutluyor, saygılar sunuyorum.”


    Ardahan’da Denetimli Serbestlik Uygulaması


    Ardahan’da terör örgütü propagandası yaptıkları gerekçesiyle hüküm giyen 16 kişi, denetimli serbestlik hükümleri çerçevesinde cezalarını çekecek.


    Mahkemece iki yıldan az hüküm giyen 16 kişi, cezalarını fidan dikerek, kitap okuyarak ve film izleyerek tamamlayacak.

    Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mehmet Ali Turgutalp, gazetecilere yaptığı açıklamada, devlet olarak insanları kazanmanın derdinde olduklarını söyledi.

    Bu nedenle sosyal medyadan terör örgütü propagandası yaptıkları gerekçesiyle 2 yıldan az caza alan 16 kişinin denetimli serbestlik hükümleri kapsamında değerlendirileceğini belirten Turgutalp, “Bunlar kitap okuyacak, film izleyecek ve ağaç dikecekler. Hem millete hem devlete faydalı iş yapmış olacaklar. Bu karar devlet millet yararına bir karar oldu.” dedi.

    Turgutalp, denetimli serbestlik kanunu gereği 16 hükümlünün iki yıldan az hüküm giydiklerini sözlerine ekledi.


    Eski Tuğgeneral Kargın Hakkında 3 Kez Ağırlaştırılmış Ömür Boyu Hapis Cezası İstendi


    Arşiv Haberler..  15/07/2017 Tarihli Haberler


    ARDAHAN eski Garnizon Komutanı ve 25’inci Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdem Kargın hakkında 3 kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istendi.


    Başarısız darbe girişimi ardından 16 Temmuz 2016 günü gözaltına alınan ve ardından tutuklanan Erdem Kargın ve 13’ü subay ile astsubay toplam 27 kişi hakkında Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın yürüttüğü soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede darbe girişiminin bir numaralı şüphelisi olarak ordudan ihraç edilen Erdem Kargın gösterildi ve hakkında 3 kez ağırlaştırılmış ömür boyu ile 15 yıla kadar hapis cezası isterdi. Kargın ve diğer şüpheliler hakkında, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, TürkiyeBüyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldı. Konuya ilişkin olarak yapılan açıklamada şöyle denildi: 



    “Cumhuriyet Başsavcılığımızca 13 astsubay / subay hakkında darbe girişimi sırasında kışladan dışarı çıkmadıkları, teşebbüs aşamasında olsa dahi girişime eşlik etmedikleri, bu kapsamda şüphelilerin suçun fiili ve icrai hareketlerine katılmadıkları, 88 er / erbaş hakkında yaşları ve asker kişi mesleğinden olmamaları hasebiyle meydana gelen darbe girişiminin anlam ve sonuçlarını kavramaya bilecekleri, kollukta alınan ifadelerinden de anlaşılacağı üzere kendilerine isnat edilen suç kastıyla hareket etmedikleri ve kendilerine isnat edilen suçun manevi unsuru bakımından yalnızca kasten işlenebilen suçlardan olması gerekçesi ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.”


    İşkur’dan Üniversite Öğrencilerine Bilgilendirme


    Ardahan Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) İl Müdürlüğü meslek danışmanları tarafından Ardahan Üniversitesi (ARÜ) öğrencilerine İŞKUR kurum hizmetleri tanıtımları ve meslek edindirme kursları hakkında açılan stantta bilgilendirme yapıldı.


    Posof’ta Kanser Tarama Kampanyası


    Ardahan Valisi İbrahim Özefe’nin eşi Hacer Özefe’nin başlattığı kanser tarama kampanyasına Posof ta devam edildi.


    “Kanser kader değildir korunmak elimizde” sloganı ile başlatılan kadınlara yönelik kanser tarama kampanyası Posof ilçesi ilkokul toplantı salonunda yapıldı.

    Bayanlara yönelik bilgilendirme toplantısına Posof kaymakamı Enver Yılmaz‘ın eşi Zahide Reyhan Yılmaz da katıldı.

    İl halk sağlığı bünyesinde ki KETEM in yürüttüğü kampanya kapsamında Posof‘lu kadınlara yönelik bir konuşma yapan Hacer Özefe, kanserin erken teşhis edildiği zaman tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirterek, “Bu taramalar tamamen ücretsiz yapılıyor. Bizde kadınlarımızı evlerinden ücretsiz olarak alıp KETEM e getireceğiz ve taramalarını yaptırdıktan sonra tekrar evlerine bırakacağız. Biz bütün köylerimize ulaşmayı hedefliyoruz. Özellikle muhtar eşlerinden bu konuda destek bekliyoruz. Çünkü ne kadar erken teşhis yapılırsa o kadar kanserden kurtarma oranı yüksek oluyor.” dedi.

    Vali Özefe nin eşinin konuşmasının ardından Halk sağlığı müdürlüğüne bağlı KETEM sorumluları sunum eşliğinde kampanyanın önemini ve aşamalarının anlattı.


    Ardahanlı Gönüllü Gençler Yaşlı Hastaları Ziyaret Etti


    Ardahan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik merkezi lideri ile Ardahanlı gönüllü gençler, “18-24 Mart Yaşlılar Haftası” nedeniyle hastanede yatarak tedavi gören yaşlı hastaları ziyaret etti.


    Ardahan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik merkezi lideri Tolgay Gökdemir ile gönüllü gençler, Ardahan Devlet Hastanesi’nde tedavi gören yaşlı hastaları ziyaret etti. Yatarak tedavi gören hastalar ile sohbet eden, hal ve hatırlarını soran Gökdemir, yaşlı hastalara karanfil vererek acil şifalar dileğinde bulundu.

    Ziyarette Gökdemir,”Her insan için değişik mana ve önem ifade eden yaşlılık, hayatın çok özel bir dönemidir. Yaşlılarımız dün ile bugün arasında köprü kuran, kültürümüzü ve değerlerimizi yarınlara taşımamızı sağlayan en değerli varlıklarımızdır” dedi.


    Arıcılıkta Yeni Döneme Kar Altında Kışlatma


    Arıcılıkta yeni döneme kar altında kışlatma ile başlandı.


    Arıcılıkta yeni döneme kar altında kışlatma ile başlandı. Yaklaşık 6 ay boyunca 2100 rakımda ve eksi 40-45 derece soğuk havada kar altında kalan arılı kovanlar bahara güçlü bir şekilde çıktı.

    Sonbaharda başlanılan kışlatma dönemine arıcılar genelde kapalı alanlarda veyaArtvin ilinde arılı kovanlarını kışlatılmakta. Kapalı alanlarda ve ya il dışındaki kışlatmalarda arı kayıplarının olduğunu gören bazı arıcılar arılıklarının olduğu alanda arı kovanlarını içeri almadan kar altında kışlatmayı denediler. Kar altında kışlatma yöntemiyle olumlu sonuçlar alan arıcılar bu yöntem sayesinde hiçbir kayıp yaşamadıklarını dile getirdiler.

    Ardahan Arıcılar Birliği Başkanı İlhan Evliyaoğlu, kapalı kışlatma alanlarının çok riskli olduğunu söyleyerek, dışarıda kışlatılan arılı kovanlarda sıfır kayıp verildiğini söyledi.

    Kafkas arısının özelliğinin, eksi 40-45 derecelerde 2100 gibi yüksek Rakıma rağmen dayanabilen bir arı ırkı olduğunu ifade eden Evliyaoğlu, “Birliğimiz üyesi Nejdet Bilgin’in arılarını son baharda kışlatmaya bıraktık. Yaklaşık olarak 40 kovan ve bu kırk kovan 6 ay boyunca kar altında kaldığını, kışlatmaya bırakmış olduğumuz bu arı ile, Arılı kovanlardaki mevcut şu anda görülmekte. Kafkas arısının özelliği, eksi 40-45 derecelerde 2100 gibi yüksek Rakıma rağmen dayanabilen bir arı ırkıdır. Bu da burada yapmış olduğumuz denemeler sonucu ortaya çıktı. Bu kadar sağlıklı bir şekilde bahara çıkacağını ummuyorduk, yaklaşık olarak 9 çerçeve ve arı boncuk gibi çok sağlıklı. Kar yeni açıldı ve bu alanda 1-1,5 metre yüksekliğinde kar kütlesi vardı. Kovanlarımız tamamen karın altındaydı. Baharın gelmesi ve karların erimesiyle kendi halinde kovanları hiç ellemeden arılar kendiliğinden çalışmaya başlamışlar. Kapalı kışlatma alanlarımız çok riskli, bilinçsiz kışlatma yapıldığı zaman nem ve kapalı mekandaki hava sirkülasyonun olmayışı, kovan içerisindeki hava sirkülasyonun olmayışı sonrası içeride kayıplar büyük oranda oluyor. Yaklaşık olarak yüzde 70’leri bulan kayıplarımız oluyor. Ama Maşallah dışarıda bırakılan kovanlarda kayıp olmamasını gözlemledik. Üreticilerimize önümüzdeki yıllarda dışarıda kışlatmalarını ve kovan içerisinde alınacak önlemlerin alarak arıyı bir arada toplamadan bağımsız olarak yazın nasıl çalışıyorsa arı aynı haliyle bırakıp kışın kışlatmalarını temenni ediyoruz.”

    Ardahan Arıcılar Birliği Başkanı İlhan Evliyaoğlu, geçen yıl bazı arıcıların kar altında kışlatmayı denediklerini ve olumlu sonuç elde ettiklerini söyleyerek,

    “Üreticilerimizin yazın konakladıkları yerlerde kışın da bırakmalarını öneriyoruz. Çünkü Arıcımız Nejdet beyin önceki yıllarda 5 ila 7 kovan ile denemiş olduğu arılı kovanları sağlıklı çıktığını ve yazın en çok verimi o kovanlardan aldığını kendisi de gözlemlediği için bu yıl yaklaşık olarak 50 kovan bıraktık. İnşallah bunları yaz aylarındaki bal sezonunda da gözlemleyeceğiz. İçeride kışlattığımız kovanlarla dışarıda kışlatılan kovanlar arasında üretimdeki farkı, arılar arasındaki güçlülüğü ve arıdaki gelişimi hep beraber göreceğiz.


    **ÇANAKKALE ARDAHAN’DA DA UNUTULMADI..


    *19/03/2017 Tarihli Haber


    Tüm ülke de olduğu gibi Ardahan ve İlçelerinde de unutulmayan Çanakkale Zaferi Dolaysıyla Ardahan’da Düzenlenen Çeşitli Etkinliklerle Kurtlandı..


    **ÇANAKKALE ZAFERİ’NİN 100’NCÜ YIL DÖNÜMÜ VE ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ ETKİNLİKLERİ..


    **GÖLE’DE 18 MART HEYCANI


    Göle’de ’18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 100’Üncü Yıl Dönümü dolayısıyla tören düzenlendi. “18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 100’üncü Yıl Dönümü”etkinlikleri kapsamında ilk tören Karınca Düzü Şehitlik anıtı ziyaret edildi ve çelenk koyma töreni yapıldı. Törene Sayın Kaymakamımız Zafer Oktay,Garnizon Komutanı Rıza Demirayak Belediye Başkan Vekili Nurbay Gürbulak ile Göle Şehitler ve Gaziler Derneği Başkanı Cemal Kaya ve şehit yakınları,gaziler ve vatandaşlar katıldı.Kaymakamlık,Belediye Başkanlığı ve Garnizon Komutanlığı çelenklerinin şehitliğe bırakılmasının ardından saygı duruşunda bulunularak istiklal marşı okundu. Şehitlikte başlayan tören daha sonra Göle kaymakamlık binası önünde Atatürk anıtına Çelenk sunma töreni ve anma programına Kaymakamımız Zafer Oktay Garnizon Komutanı, Belediye Başkanı, İlçe protokolü, Şehit aileleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Atatürk anıta çelenk bırakılarak saygı duruşunda durularak istiklal marşının okunmasının ardından Göle Şehitler ve Gaziler Derneği ziyaret edildi. Konuşmaların ardından programa YBO Konferans salonunda devam etti. Burada yapılan anma programında öğrenciler tarafından şiir dinletileri ile son buldu. Haber:Mazlum Irmağ



    **ARDAHAN’DA..


    18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 100’ncü yıl dönümü dolayısıyla Ardahan’da çeşitli etkinlikler düzenlendi.


    Etkinlikler kapsamında ilk tören Halilefendi Mahallesi’nde ki Şehitlikte yapıldı. Valilik, Belediye Başkanlığı ve Garnizon Komutanlığı çelenklerinin şehitliğe bırakılmasının ardından saygı duruşunda bulunularak, istiklal marşı okundu. Günün anlam ve öneminin belirtildiği konuşmanın ardından Vali Ahmet Deniz, Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdem Kargın ve Belediye Başkanı Faruk Köksoy şehitlik defterini imzaladı. Tören sonunda şehit mezarlarına karanfiller bırakılarak, dua edildi.


    Şehitlikteki törenin ardından program Halk Eğitim Merkezi Salonu’nda devam etti. Vali Deniz programda yaptığı konuşmada, “Ne mutlu ki bugün Çanakkale Zaferi’nin 100’ncü yıldönümünü milletçe, büyük bir gurur ve onurla kutluyoruz. Tam 100 yıl önce Çanakkale Boğazı’na dayanın İtilaf güçleri, yüzlerce donanmasıyla, yüz binlerce askeriyle Çanakkale’ye geldi. Amaçları, iki gün sonra İstanbul’a girmekti. İstanbul’u alarak Ayasofya’dan çan sesi yaymaktı. Ama unuttukları bir şey vardı. Bu millet, hiçbir zaman binlerce yıllık tarihinde esir edilememiştir, esaret altında kalmamıştır. Ve öyle de oldu, ecdadımız Çanakkale geçilemez diyerek İtilaf kuvvetlerinin bu beklentisini boşa çıkardı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, askerlerine, ‘Ben siz savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum’ dediği için askerlerimiz öleceğini bile bile düşman cephesine saldırıyordu. İşte Çanakkale budur” dedi.


    “Allah, Çanakkale ruhunu hiçbir zaman içimizden silmesin” diyerek Çanakkale ruhunun yaşatılması gerektiğine vurgu yapan Vali Deniz, daha sonra şunları konuştu; “Şimdi asıl olan o günleri bizim her zaman için hafızamızda yaşatmamızdır. Çünkü Şehitlerimizin hakkını başka türlü ödememiz mümkün değildir. Bu ülkeyi daha iyi yere götürmek zorundayız. Sadece kendimiz için değil, gidin farklı coğrafyalara, Balkanlar’a, Orta Asya’ya, Afrika’ya, Orta Doğu’ya avuçlarını açmış, bu millet için, Türkiye Cumhuriyeti için dua eden insanları göreceksiniz. Çünkü onlara kol kanat gerecek başka ülke yok. Bu birlik ve beraberliğimizi koruyacağız. Bizim gücümüz ve kuvvetimiz, birlik ve beraberliğimizdedir. Cumhuriyetimizin kurucusu, Anafartalar kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve ebediyete uğurladığımız kahraman gazilerimizi rahmetle, şükranla, minnetle anıyorum. Allah, bu millete bir daha Çanakkale savaşında ki gibi günleri yaşatmasın.  Allah, Çanakkale ruhunu hiçbir zaman da içimizden silmesin.”


    Vali Deniz’in konuşmasının ardından programda Yunus Emre Anadolu Lisesi ile Cemal ve Zekiye Vatan Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri tarafından Çanakkale Zaferi’ni anlatan şiir ve türkü dinletileri ile oratoryo gösterileri sunuldu. Tören de katılımcılara Çanakkale Savaşında Türk askerinin bir öğünlük yemeği olan kuru ekmek ve üzüm hoşafı ikram edildi.


    Burada ki programın ardından Ardahan 25’nci Hudut Tugay Komutanlığı’nda Şehit yakınları ve Gaziler onuruna yemek verildi. Vali Ahmet Deniz, eşi Olcay Deniz ve protokol üyeleri, Tugay Komutanlığı askeri yemekhanesinde askerlerle birlikte yemek yedi.

    Etkinlikler kapsamında Halk Eğitim Merkezi Salonu’nda Ardahan Üniversitesi Öğretim Görevlilerinden Levent Küçük ve Evren Erginal tarafından Çanakkale Savaşı’nın tarihi ve coğrafi gelişmeleri konulu konferans verildi.


    Etkinlikler, Şehit aileleri ve Gaziler Derneği’nin ziyaret edilmesinin ardından sona erdi.


    Gün boyu devam eden etkinliklere, Vali Ahmet Deniz, eşi Olcay Deniz, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, eşi Cevriye Köksoy, Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdem Kargın, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, Vali Yardımcıları Deniz Pişkin, Muharrem Coşgun, Özel İdare Genel Sekreteri Hakkı Özgür, kurum müdürleri, Şehit yakınları, Gaziler, siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.


    **POSOF’TA ÇANAKKALE’Yİ UNUTMADI..


    Çanakkale Zaferinin 100. Yılı, Ardahan tüm ilçelerinde olduğu gibi Posof’ta da düzenlenen etkinliklerle anıldı.

    İlk dualar camilerde başladı.Her Sabah namazından sonra ve akşam namazı ile yatsı namazı arasında okunan mevlit ve kuran dan sonra dualar edilerek şehitlerin ruhlarına hediye edildi. Resmi tören ise hükümet konağı önünde ki anıta konulan çelenklerle başladı. Çelenk koyma merasiminden sonra öğrenci ve mülki idare amirleriyle beraber vatandaşlar da Kayabaşı mevkiinde ki Şehitliğe yürüdüler. Şehitlikte de saygı duruşu ve saygı atışın dan sonra Posof ilçe müftüsü Ali Çetin tarafından Kuran okundu ve Tüm Şehitlere dua edildi.

    Posof ilköğretim okulu salonunda devam edilen anma etkinlikleri salonu dolduranları göz yaşlarına boğdu. Salonda yapılan program saygı duruşu ve okunan İstiklal marşıyla başladı. Posof Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından hazırlanan program Çanakkale zaferini anlatan sinevizyon gösterisi yapıldı. 

    Şehit askerin mektubunun okunması herkesi duygulandırdı. Öğrencilerin okuduğu şiirler ise duyguları daha da coşturdu. Koronun okuduğu yanık türküler ve oratoryo sunumu ise Çanakkale destanını adeta yaşattı.

    Günün anlam ve önemiyle ilgili Posof İlköğretim öğrencileri tarafından piyes olarak sunulması da kaymakam, garnizon komutanı, Belediye başkanı ve diğer seyircileri adeta gözyaşlarına boğdu.

    Program sonunda askere mektup yazma yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.

    Öğlenden sonra ki programda da Ardahan Üniversitesi öğretim görevlisi Doç.Dr. Erkan Göksun tarafından öğrencilere Çanakkale zaferi ve Asımın nesli ile ilgili bilgiler verildi.


    **ÇILDIR’DA..


    Çıldır Meslek Yüksek Okulu öğrencileri 18 Mart Çanakkale zaferin 100. Yıl nedeni ile küçük bir etkinlik düzenlediler.



    Esenyurt’ta Ne Oldu?..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olmadan önce yıllardır haber ve yorumlarımla yakından ilgilendiğim derneklerin dernekçilik dışında nelerle uğraştığını defalarca yazmış, yorumlamış ve bu konuda hep şikayetçi olan Ardahanlıların görüşlerine ayna olmuştum..

    ARDA/FED’e başkan olduktan sonra bu çürümüş sistemin içinde dernekçiliğin kaz gecesi yada birilerinin emrinde olmak değil gerçek anlamda bir Ardahan Lobisi olabileceğini de yaptığım çalışmalarla hem de güçlü bir rant ve çıkar lobisine karşın ortaya koymaya çalıştım..

    Epeyde yol aldığımı düşündüğüm bu süreçte Ardahanlılar adına bataklık olduğuna inandığım İstanbul Esenyurt’ta ki diasporaya sağdan, soldan değil tam ortadan bir savaş açtım..

    Önce bunu o dönem başkanı Karslı olan KAISİD denen oluşuma müdahale edip, başına bir rdahalının gelmesini sağladım.

    Ancak bu Ardahanlı da kısa sürede Esenyurt’ta ki rant ve çıkar çetesi olan küçük bir gruo olan diaspoarının yanında yer alıp, mevcut gidişata uydu.

    Ardından İstanbul 3. Bölge Ardahanlılar Derneğinin kurulması için yine bir Ardahanlı ile yola çıktık ve o bölgede ki gençlerin oluşturduğu Ardahanlı Gençler Platformuyla yola çıktık.

    Ama burada da devreye giren diaspora 3. Bölge derneğinin öncülüğünü yapan Ardahanlının aleyhine olmadık bir iftiralarla kamuoyu oluşturup, önce gençleri sonrada derneği pasifize edip, iş yapamaz hale sokamadıylarsa da dar bir alanda kalmasına neden oldular.

    Ve son olarak benim gerek şahsen gerekirse federasyon başkanı olarak yanından alenen durduğum Veysel Karatay bataklığın tam ortasında yer alan ve orada ki Ardahanlının önünü kesmeye görevlendirilmişler le donatılmış derneğin seçimine müdahale ettim.

    Ve Ardahan Derneklerinin tümü ama tümünün kurulduklarından bu yana yapamadıkları, yaşatamadıkları bir kongre süreciyle buranın yönetimin değişmesi için yaklaşık iki ay mücadele edip, diaspoarnın korkmasına, masraf etmesine, çel çocuklarını delege etmelerine ve son anda ekledikleri korsan delegelerle kendilerini ‘şimdilik’ sağlama alsalar da terlemesine neden olduysakta yıkamadık..

    Çünkü Esenyurt’ta ki dernekçilikten olduğu gibi İstanbul ve ülke genelinde ki dernekçilikten hep yakınan Ardahanlı oy kullanmaya gelmediği gibi sanal ortamda zafer naraları atıp, Karatay’ı olduğu gibi Karatay’ı destekleyenleri yanılttı..

    Peki bitti mi?

    Tabi ki bitmedi..

    Çünkü Esenyurt’ta ne oldu?’ diye soranlar dahil her Ardahanlının görevi olan tek bir şey var..

    O da; Eğer samimi Ardahanlılar Esenyurt’ta ki diaspoarayı durdurmazsa ve bunların birilerine değenekçilik yapmasına göz yumarsa orada hiç bir şey değişmez diyenlere karşın ben tek kalsam da bunlarla uğraşmaya devam edeceğim..

    Çünkü Ardahan’ı, Ardahanlıyı seven önce bu bataklıkları kurutmalı diye düşünüyorum..


  • 2 Gölü Olan Çıldır'a Deniz de Geldi!

    O Bir Ardahanlı Yazar..


    O Bir Ardahanlı Yazar..


    Arşiv Haber 06/02/2018 Tarihli Haber


    Murat Tuncel


    1952 yılında Ardahan-Hanak Yünbüken köyünde doğdu. İlk ve orta öğreniminden sonra Artvin Öğretmen Okulu’nu bitirdi. 1979 yılında İstanbul Atatürk Eğitim Fakültesi’nin Türkçe Bölümü’nden mezun oldu. Yurdun çeşitli yerlerinde ilk ve ortaokullarda çalıştı. 1984 yılında öğretmenlikten ayrılarak Günaydın gazetesinde çalışmaya başladı. 1989 yılında Hollanda’ya gitti. Yazın yaşamını Hollanda’da sürdüren yazar, Hollanda eğitim bakanlığına bağlı bir temel eğitim okulunda Anadili dersleri ve Rotterdam Konservatuarı’nda Türk dili ve edebiyatı dersleri vermektedir.


    Yurdumuzda yayınlanan Varlık, Edebiyat Gündemi, Damar, Yaşasın Edebiyat, Kıyı, Karşı Edebiyat, Dönemeç, Türk Dili Dergisi, Güzel Yazılar, Evrensel Kültür gibi edebiyat dergilerinde öyküleri ve yazıları yayınlanan yazarın, ilk kitabı 1981 yılında yayınlanmıştır. Hollanda’da birçok antolojide öyküleri ve Maviydi Adalet Sarayı adlı romanı Valse Hoop(Sahte Umut) adıyla Hollandaca yayınlanan yazarın, Üçüncü Ölüm adlı romanı da bir kurum tarafından senaryolaştırıldı. Yazarın birçok öyküsü Hollandaca, Lehçe, Rusça antolojilerde yeralırken son romanı İnanna da Arapça, Korece’ye çevrildi Bulgarca’ya da çevrilmektedir.Yazar, Türkiye Yazarlar Sendikası, Hollanda Yazarlar Sendikası, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye PEN klubü ve Edebiyatçılar Birliği üyesidir.


    Ödüller:


    1979 yılında Kültür ve Spor Bakanlığının ortaklaşa düzenlediği Gençlik Öykü Ödülü’nü Çerçi adlı öyküsüyle, 1997 NPS Radyo Öykü Ödülünü Cennet de Bitti adlı öyküsüyle, 1994 Şükrü Gümüş Roman Ödülü’nü Maviydi Adalet Sarayı adlı romanıyla , 1997 Halkevleri Kültür -Sanat Yarışması Roman Ödülü’nü Üçüncü Ölüm adlı romanıyla ve 2000 Yılı Orhan Kemal Öykü Ödülü’nü yayınlanmamış öykü dosyasıyla almıştır.


     


    Yapıtları:


    Öyküler: Dargın Değilim Yaşama(1981), Mengelez(1983), Güneşsiz Dünya(1987), Beyoğlu Çığlıkları(1989) ve Gölge Kız(2002).


    Çocuk öyküleri ve çocuk romanı: Tipi(Esin yayınları 1982, Ceylan 2000), Buluta Binen Uçak(Esin Yayınları 1983), Süper Kurbağa (roman-Esin yay. 1984 İstanbul, Ortadoğu Ferlag-Almanya 1996, Engin Yayınları 2000, Morpa Yayınları 2004 İstanbul), Şakacı Masallar (Morpa Yayınları-2006).


    Roman: Hollanda’da yaşayan insanlarımızın yaşamlarından kesitler verdiği Maviydi Adalet Sarayı (Pencere 1994, Valse Hoop olarak Hollandaca Uitgeverıj 3C 2003-2004’ de iki baskı, Arnhem) ve sesli kitap CD olarak Liscus Uitgevrij 2007, Altın Bilek Yayınları 2007, İstanbul. Bir Macar’ın yaşamını konu alan Üçüncü Ölüm (Halkevleri yayını 1997, Pencere Yayınları 1998, Altın Bilek Yayınları 2007), İnanna (Varlık Yayınları, 2006)


    Anı: Yarımağız Anılar(1996 Pencere).


    Yazar hakkında bilgi: Edebiyatımızda isimler sözlüğü(Behçet Necatigil-Varlık),


    Tanzimattan Günümüze Edebiyatçılar Ansiklopedisi(YKY)


    Edebiyatçılar antolojısı (İhsan Işık-Ankara)


    Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yıllıkları.(İstanbul)


    www. Google.com/Murat Tuncel/www.edebiyat.nl.


    Ayhan Tapari Tarafından eklenmiştir.



    **Gazetecinin geçmiş yorumları..


    **HDP Damallı Alacak mı?


    *19/03/2015 Tarihli Yazılar..


    Ardahan’ın aday adaylarının belirlenmeye çalışıldığı şu günler de HDP’den Milletvekili Aday Aday olmak için bir çok siyasinin adeta sıraya girdiğini de görmekteyiz..

    Geçen seçimlere nazaran bu seçimlerde 9 Aday Adayın yarıştığı HDP Ardahan’da bu aday adayların için de bir de Alevi aday adayın olması bana göre çok önemlidir..

    Ki bu aday adayın birileri gibi elesine değil, samimi bir duruş ve de istekle HDP’den Milletvekili Adayı olduğuna da şahit oluyoruz.

    Göleli Hafız ve İşadamı Ertan Hamitoğulları, Hoçvanlı İşadamı Mahir Sural, eski köy muhtarı Osman Genç’in yanı sıra Damallı İşadamı Güner Kökat gibi bir çok isimin milletvekilliği için başvurduğu HDP’nin bu seçim de hem kuzey kazalarından, hem de Alevilerden oy almasının yolunun liste bir ile liste iki dengesini çok iyi kurması gerektiğini, bunun için de şu an 9 kişi olan aday adayların büyük bir fırsat olduğunu belirtmden geçmeyeceğim..

    Tarihin de ilk kez bu kadar Alevilere yaklaşan, Alevilerin bir o kadar yanında yer aldığı HDP’nin bunu çok iyi değerlendirip, fırsata çevirmesi halinde Ardahan, Hoçvan e Göle’de aldığı oylara Damal, Hanak ve Göle’de ki aday alevi oylarını da kendi hanesine eklemek için ele geçirdiği fırsatı en iyi şekilde değerlendirmesi ve birilerinin üzerinde değil geneli değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum..


    **CHP’de Neler Oluyor?


    Daha 15 gün önce CHP Ardahan İl Başkanlığına atanan Sırrı Atalay Cantürk’ün teslim bayrağını çekip, bu kadar kısa süre için de istifa edeceği beklemeyen Ardahanlı CHP’liler şokta..


    Çünkü ilk kez bir kişi koltuğa yapışmıyor, onurlu bir duruş sergileyip, ‘Ya listem, yada istifa’ demiş, listesi delinmek isteyince de, ‘Alın atınızı, verin tımarı mı’ demiş, istifayı basmıştır.

    Bana soracak olursanız en doğrusunu da yapmıştır.

    Kendisini bu ulvi davranışından dolayı kutluyorum..

    Sırrı Atalay Cantürk bu davranışıyla gelmiş, geçmiş siyasilere de büyük bir ders vermiştir..

    Buna neden de bu ülke de birilerinin güdümünde ki siyasetçi, gazeteci, delege, seçmenin olmayacağını göstermesidir.

    Bu nedenle; Sırrı Atalay Cantürk’ün istifası çok değerlidir..

    ‘CHP’de neler oluyor?’ dedirten bu istifaya sevinenler dahil herkes üzerine düşen payı alması umuduyla Ardahan’da hazırladığı listesini Ankara’da deldirmeyen Sırrı Atalay Cantürk’ün birileri gibi koltuk sevdalısı olmaması da önemli bir davranış olarak Ardahan siyasi tarihin sayfalarına geçerken Atalay’da sonra bu görevi alacak olan kişilerin de CHP gibi bir partiyi paçavraya çevrilemeyeceğini ortaya koymasını umuyorum.


    **HDP’yi kandırıyorlar..


    ‘CHP’nin Kalbine HDP Levhası’ diye çıkan bir haberi gördüğümde haberi kimin yaptığına baktım..


    Haber okuyup, kaynağına baktığım da ise her iktidar yanlısı ajansın imzasını gördüm. Kaldı ki aynı ajans HDP ve HDP’den öncekilerine yapmadığını bırakmayan bir ajanstı..

    Ama bugün böyle gerekiyordu, görevini yapmalıydı..

    HDP’yi şişirip, korku salmalı, başta Milliyetçilerin olmak üzere Türkleri hatta Genel Merkezleri korkutmalıydı.

    Onu da yapmıştı..

    Çünkü bir ilçeye bir partinin levhasının 3 kişi ile asılmasını sanki 3 bin kişilik bir tören olmuş gibi vermesinin altında  yatan asıl dalavere HDP’yi Ardahan’da güçlü gösterip, Milliyetçi Türkleri AK Partiye çekmek, CHP’yi zayıflatmak, HDP’ye gaz verip CHP’nin oylarını bölmekti..

    Ardahan’ı, Damal’ı ne kadar tanıdıkları da anlaşılan bu ajansın asıl amacının bir diğeri de AK Parti Genel Merkezine Göle sinyalini çakmaktı..

    Yani tabanda yerde olan birini, 4 yıldır bir iş yapmayanı, vatandaşın telefonuna çıkmayanı yeniden aday ettirmekti..

    Bunun içinde bir taraftan, ‘HDP Geliyor’ korkusu yaymak, diğer taraftan da ‘iktidar adayı Göleli olmazsa tehlike’ demeliydi..


    Ama kimse yutmuyor..

    Çünkü bir Damallının olmadığı o levhanın önü gösteriyor ki birileri HDP’yi olduğu gibi tüm Ardahan’ı kandırıyor..


    **Üzüldüm, Güldüm..


    Dün, il dışın da olduğum için katılamadığım bir basın toplantısı düzenleyen AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay açıklamasında, basından dertli olduğunu da dile getirip, ‘bazı yerel gazetelerin yapılanları görmemezlikten gelip, olumsuzlukları ise abarttıklarını vurgulamış ve eklemiş, ‘Menfaat beklentisi içinde olan bazı gazeteciler, kişisel çıkarlarının olmaması durumunda hemen karalama kampanyasına başlıyor.’ demiş.


    Tüm eleştirilerimize karşın adını her yazdığımız da prof. unvanını elinden almayıp, emeğiyle hak ettiğine inandığım bu diplomasına saygı gösteren gazetecilerin başından geldiğim için ve Ardahan adına beklediğimiz hizmetleri alamadığımızdan dolayı kendisini en çok eleştiren bir gazeteci olarak üzerime aldığım bu açıklamasını Ankara’dan İstanbul’a dönerken okuyunca hem üzüldüm, hem de güldüm..

    Üzüldüm,.. Çünkü gazeteci geçinenler, ‘Siz bu lafı kime di yorsun?’ diye bir soru soramadıkları gibi ya bunu kendile rine dediği için yüzleri kızarıp, kabul ettikleri yada bu yönde açıkları vardı da sormamışlar..

    Güldüm.. Çünkü Atalay ile değil menfaat, Ardahan’ın sorunları ile ilgili normal bir görüşmem bile olmamış..

    Çünkü seçmenin olduğu gibi benim telime de çıkmamıştır.. Birde bizi doğrulayan olumsuzlukları kabul edip, yapamadığı hizmetleri birazcık(!) abarttığımızı kabulüne güldüm..


    **CHP’nin Yeni Yönetimi..


    Kimin milletvekili adayı olacağı tartışılan CHP Ardahan’da sessizce yürütülen diğer bir operasyonda geçtiğimiz günlerde görevden çekilen eski yönetimin yerine gelen Sırrı Atalay Cantürk’ün İl Örgütü Listesidir..

    Bu listede, yani CHP’nin yen yönetimin de kimlerin olacağını merak eden Ardahan kamuoyunun bu listenin Sırrı Atalay Cantürk’ün mü, yoksa Ensar Öğüt’ün mü, belki de eski il başkanlarından Yalçın Taştan’ın veya benim mi diye sorar..

    Buna neden ise 15 gündür 20 kişisinin adını bir kağıda yazıp, Ankara’ya CHP Genel Merkezine götüreyemeyen bir İl Başkanı ne kadar başarılı olur bilmem ama bana soracak olursanız biraz irade zayıflığı, biraz korkak, azda çekingen bir İl Başkanı olacak, ‘Kimsenin adamı olmamak i,in çabalarken, şaşırıp, birilerinin adamı olacak’ denilen Sırrı Atalay Cantürk..

    Ben hala şans eriyorum ve Sırrı Atalay Cantürk’ün diğerlerinden daha iyi bir il başkanı olacağına inananlardanım..

    Ve bu şansı en iyi şekilde kullanıp, önümüzde ki genel seçimlerde Faruk Köksoy gibi milletvekili olma hayallerini kuruyor diyorum..


    **MHP Ardahan Milletvekili..


    AK Parti, CHP başta olmak üzere BDP’nin, hatta DSP’nin aday adaylarının kimler olacağının merak edildiği şu günlerde Ardahan’da 5 bin oy tabanı MHP’de milletvekili olmak için şimdiye kadar iki, üç aday adayın baş vurduğunu biliyor muydunuz?


    Evet, HDP’nin %10 Seçim barajını Ardahan’ın iki milletvekillinden birini alıp geçme hesapları yaptığı bir sırada MHP’de milletvekili olmak için şimdiye kadar 2 Milletvekili aday adayının başvuruda bulunması dikkat çekici değil mi?

    Çünkü MHP’nin Ardahan’da seçimi kazanamayacağını sanan ve bu nedenle ya AKP’ye yada CHP’ye oy vereceği tahmin edilen Ardahan’da. MHP’liyim diyenin, ‘Hayır HDP’nin kazanacağım dediği yerde MHP’de seçimi alabilir’ demesi gerekir..

    Alır mı?

    Bir bakalım..

    İki as aday, Çıldır ve Posof’ta 7 bin oy, Hanak’ta 4, Damal’da 500, Ardahan Merkez de 4, Göle’de bin..

    Ne etti? AK Parti mevcut adayla, CHP hacı Öğüt ile, HDP Göle’de 8 binle, birde Saffet Kaya bağımsız derse aşağı inecek olan vekil seçilme  oranı ile MHP’de bir vekil alamaz mı?


    Bence samimice asılırsa olmayacak olur..


    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535 418 32 58

  • Hani ARÜ'de Golf Sahası Vardı?


    NEREYE GİTTİKİ BU GOLF SAHAS Kİ,


    BİZ GOLFÇULAR STADDA EĞİTİM GÖRÜYORUZ?!


    Türkiye Golf Federasyonunca (TGF) 7-8 Eylül’de İstanbul’da düzenlenecek 2019 TGF Yıldızlar Şampiyonası’na katılacak olan Ardahanlı golfçü Semiha Gülşen Çimen ARÜ’de yapıldığı iddia edilen ama ortada kayıp olan golf sahasını göremeyince antrenmanlarını futbolsahasında sürdürüyor.


    Ardahan Merkez Cemal Zekiye Orta Okulu 7. sınıf öğrencisi golfçü Semiha Gülşen, 2019 TGF Yıldızlar Şampiyonası’nda Ardahan’ı temsil etmek amacıyla Ardahan’da kampa girdi.


    Kentte aktif golf sahası olmadığı için söz konusu şampiyonada başarılı olmak için futbol sahasında antrenman yapan Semiha Gülşen, çalışmalarını kentteki Merkez Halil Efendi Mahallesi’nde yer alan sentetik futbol sahasında gerçekleştiriyor.


    Diğer golfçü arkadaşlarıyla saat 10.00’da futbol sahasına gelen Semiha Gülşen Çimen, golf eğitmeni Hakan Fırıncı yönetiminde çalışmalarını saat 13.00’e kadar devam ettiriyor.


    Antrenmanlarını aksatmadan sürdüren genç sporcu, futbol sahasında golf topu ile atışlar gerçekleştirerek şampiyonaya hazırlanıyor.


    Semiha Gülşen Çimen, muhabirine yaptığı açıklamada, 2019 TGF Yıldızlar Şampiyonası’ndan başarıyla döneceğine inancının tam olduğunu söyledi.


    “Golfte Ardahan’ı ve Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum”


    Öncelik hedefi söz konusu şampiyonayı başarıyla geçmek, ardından milli sporcu olmak için diğer yarışmalarda da başarı göstermek olduğunu aktaran Semiha Gülşen, şunları kaydetti:


    “Heyecanlı geçen yarışmalarda hedefim ve amacım milli sporcu olmak. Bu alanda derece almak, golfte Ardahan’ı ve Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum. Daha önceki yarışmalarda birincilik almak bizleri mutlu etmişti, aynı mutluluğu yine yaşamak istiyorum. Çünkü ben bu sporu severek yapıyorum. Herkese tavsiyem bu sporu yapsınlar. Golf eğlenceli ve insana stres attırıyor.”


    İmkanlar çerçevesinde yarışmalara futbol sahasında hazırlanmasına rağmen geçmişte olduğu gibi başarı sağlamak istediğini dile getiren Semiha Gülşen, sporcunun istemesi halinde başarının elde edileceğine inandığını aktardı.


    Semiha Gülşen Çimen, desteklerinden ötürü Türkiye Golf Federasyonu Başkanı Ahmet Ağaoğlu, Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürü Bilent Akar ile golf eğitmeni Hakan Fırıncı’ya teşekkür ederek, “Bende çok büyük emekleri var, başarımda onların emekleri fazla. Onlar bana destek oldukça başaracağıma inanıyorum.” ifadelerini kullandı.


    Semiha Gülşen Çimen, golfun 2019 faaliyet programında yer alan yıldız minikler kategorisindeki altı ayakta oluşan müsabakalarda 3 birincilik aldığını sözlerine ekledi.


    Genç sporcunun golf eğitmeni Hakan Fırıncı da öğrencisine güvendiğini dile getirdi.


    Sporcularının daha önceki başarılarını göz önüne aldıklarında İstanbul’da da başarılı olacağına inandığını anlatan Fırıncı, “Zor şartlarda bu başarıyı yakalamanın gururunu yaşıyoruz. Semiha Gülşen Çimen golfte geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bazı başarılar elde etti, tekrar başarılı olacağına inanıyorum, o güveni bize veriyor.” diye konuştu.


    Öte yandan antreman yapacak yer bulmayan Ardahanlı Golfçülerin futbol stadında eğitim görürken, Ardahan Üniversitesinin yapıldığı ileri sürülen golf sahasına ne olduğu bilinmiyor.


    ÖZGÜR: GÖREVİMİN BAŞINDAYIM..


    ÖZGÜR: GÖREVİMİN BAŞINDAYIM..


    Arşiv Haber 27/12/2016 Tarihli Haber


    1980 Yılından bu yana Ardahanlılara Haber Veren Ekibin Hazırladığı Siteye Hoş Geldiniz.. Ardahan’dan En Son Haberler..


    Ardahan’da tartışma konusu olan ve değiştirileceği ileri sürülen Genel Sekreterlik koltuğunun dedikodu değil, hizmet koltuğu olduğunu belirten Ardahan Genel Sekreteri Hakkı Özgür görevinin başında olduğunu belirtti.


    Göreve geldiği günden bu yana valilerimiz, il genel ve milletvekillerimizle birlikte Ardahan ve Ardahanlılara hizmet yarışı içinde olduklarını belirten Ardahan İl genel Sekreteri Hakkı Özgür başında bulunduğu kurum hakkında ortaya atılan iddiaların kendisi üzerinde kurumu yıpratma amacı taşıdığını ancak buna izin vermeyeceğini belirtti.


    **EKİBİMİN BAŞINDA HİZMET YARIŞINDAYIZ..


    Göreve geldiği günden bugüne kadar yapılan çalışmaları ortada olduğunu belirten Ardahan Genel Sekreteri Hakkı Özgür başında bulunduğu kurumun çalışanları ile birlikte bir çok dev projelere imza atıp, bitirdiklerini belirttikleri açıklamasında bizler bu halkın hizmetinde birer kuluz. Valimiz, Milletvekilimiz ve çalışanlarımızla Ardahan’a daha iyi nasıl hizmet etme yarışındayız. Kurumumla ilgili ortaya atılan iddiaların hiç birisi gerçek değil, ben ve ekibim görev başındayız. İl Genel Meclisi Üyelerimiz ve Ardahanlılar olarak en güzel hizmeti yapmaya çalışıyoruz. Ben görevimin başındayım ve çalışmaya devam edeceğim. Bu yönde herkesin rahat olmasını isterim. Bir Ardahanlı olarak Ardahan’a hizmet etmekten şeref duyan biri olarak bu görevi sonuna kadar en iyi şekilde yapmaya devam edeceğim’ dedi.


    **MUHTARLARDAN GENEL SEKRETERE TAM DESTEK..


    İstifaya zorlandığı iddialarının gündeme geldiği Ardahan İl Genel Sekreteri Hakkı Özgür’e köy muhtarlarından tam destek geldi.


    Alınan bilgilere göre bir grup ihalecinin İl Özel İdare’de ki işleri alamayınca aleyhinde kampanya açtığı ve istifa zorlamak için başta AK Parti Ardahan Milletvekillini olmak üzere bir çok siyasi ve kurum amirini yanıltmaya çalıştığı şu günlerde olayın basına yansıması ardından köy muhtarları harekete geçerek mevcut genel sekreterden memnun olduklarını belirten ve değişmemesi için cumhurbaşkanına, başbakana ve içişleri bakanına toplu imza gönderdikleri öğrenildi.


    Birçok köy muhtarının cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a birlikte imzalayıp, toplu olarak gönderdikleri dilekçede; ‘Genel Sekreterin görevinin başına kalmasını istiyoruz’ dedikleri görüldü.



    22/03/2015 Tarihli Haberler..


    **Ardahan Hayvan Pazarında Çamur Çilesi


    Hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği kentte, yağan karların erimesiyle çamur birikintileri oluştu.


    Atatürk Mahallesi’ndeki hayvan pazarında da vatandaşlar çamur ve su birikintileri dolayısıyla yürümekte zorlandı. Alışverişlerin ardından pazardan çıkan vatandaşlar, ayaklarındaki çamuru temizlemek için büyük çaba harcıyor.


    Çamura batan kamyon ve araçlar ise traktörler yardımıyla saplandıkları yerden çıkartılıyor.


    Vatandaşlardan Gencay Yılmaz, yaptığı açıklamada, çamur çilesinden kurtulmak için inşaatı devam eden hayvan pazarının biran önce bitmesini beklediklerini söyledi.


    Yılmaz, “Bu şekilde pazar dışındaki alanları kullanıyoruz. Dolayısıyla bu kullandığımız araziler her yağış sonrası böyle manzaraları beraberinde getiriyor. Özellikle ilkbaharın gelmesiyle daha da artacak, çünkü sürekli kar ve yağmur yağacak. Yağdıkça da çamur olacak. Tek isteğimiz, bu çamurdan kurtulmak için inşaatı süren hayvan pazarının biran önce bitmesidir. Çünkü şuan çamur bizim için adeta çile. Pazara girilmiyor, adete çamur batağı” dedi.


    ***


    **ARDAHAN VE KARS’TA PKK’YA OPERASYON..


    Kars‘ta, PKK/KCK terör örgütünün kırsal alanına katılıma yardım ettikleri iddiasıyla gözaltına alınan 5 kişi tutuklandı.


    İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, PKK/KCK terör örgütünün kırsal alanına Ardahan ilinden katılan Ş.Ş. adlı şahsa yardım eden kişilere yönelik KarsCumhuriyet Başsavcılığı tarafından çalışma başlatıldı.


    Dört ayrı adrese yapılan operasyonda 5 kişi, terör örgütüne üye olmaktan gözaltına alındı.


    Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen N.T. (26), T.A. (23), R.E. (26), M.S.K. (28) ve T.Z.Ü. (46), çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.


    ***


    **Nazım Hikmet Üniverside Anıldı..


    Türk edebiyatının en önemli isimlerinden Nazım HikmetArdahan Üniversitesi’nde (ARÜ) düzenlenen panelde yad edildi. ‘Memleket Şairi Nazım Hikmet‘ isimli panel, ARÜ Korkut Ata Konferans Salonu’nda düzenlendi. Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmazmoderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde On Dokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şaban Sağlık, ARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gürkan Doğan ile ARÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mitat Durmuş konuşmacı olarak katıldı. Nazım Hikmet‘in edebi kişiliğinin derinlemesine konuşulduğu panele, ARÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Orhan Söylemez ve Prof. Dr. M. Hanefi Palabıyık, ARÜ Genel Sekreteri Ercan Gültürk, akademik ve idari personeller ile çok sayıda öğrenci katıldı.


    Panel Prof. Dr. Ramazan Korkmaz‘ın açış konuşması ile başladı. Nazım Hikmet‘in önceki yıllarda çok tartışıldığın belirten Prof. Dr. Korkmaz, herkesin kendi bakış açısına göre değerlendirdiğini ifade etti. Türk edebiyatındaki bazı şairlerin, yazarların sadece ideolojisi ile değerlendirildiğini belirten Prof. Dr. Korkmaz sözlerine şöyle devam etti; “Nazım Hikmet gibi Necip Fazıl Gibi, Nihal Atsız gibi son zamanlarda rahmetli olduYaşar Kemal gibi insanlara senin şairin benim yazarım gibi nitelemeler yapmışız ve okumamışız. Diyor ki; ‘yazılarım 30-40 dilde basılır okunur. Türkiyem’de, Türkçem’de yasak.’ 1961 yılında söylüyor bunu Nazım Hikmet büyük bir Türkiye özlemi ile.” şeklinde konuştu. 1960’lı yıllarda pek çok aydın kişinin sıkıntılar yaşadığına değinen Prof. Dr. Korkmaz, farklı ideolojik görüşe sahip şairlerin, yazarların ortak paydalarının daha güçlü, daha aydın, daha demokratik bir Türkiye kurmak olduğunu vurguladı.


    **PROF. DR. KORKMAZ; ‘NAZIM HİKMET BÜTÜN ŞİİRLERİNDE MEMLEKET ÖZLEMİNDEN BAHSEDER’


    Nazım Hikmet‘in Türkiye‘ye olan özlemi ve sevgisinin şiirlerine yansıdığını belirten Prof. Dr. Kokmaz konuşmasına şöyle devam etti; “Bütün şiirlerinde memleketten, memleket özleminden, memleket kokusundan, memleket türkülerinden, memleket efkarından bahseder. Ne yazık ki o hasret ile dünyamızdan uçar.” Korkmaz Sözlerinin ardından panelin ilk konuşmacısı olan Prof. Dr. Şaban Sağlık’a sözü bıraktı. Prof. Dr. Sağlık,Nazım Hikmet‘in şiirin yanı sıra roman ve tiyatro eserleri de kaleme aldığını ayrıca Türk sinemasının gelişmesinde de büyük emekleri olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Sağlık konuşmasında,”Şair Nazım Hikmet bütün bu alt kimliklerinin üzerinde bir şemsiye gibidir. Mesela tiyatrolarına bakın bir şiirsellik akar. Ben ayrıca destancı Nazım Hikmetdiye bir başlık koymadım, destanlarını da şiir biçiminde yazmıştır.” dedi.


    Panelin ikinci konuşmacısı Prof. Dr. Gürkan Doğan oldu. Prof. Dr. Doğan konuşmasındaCervantesShakespeare ve Nazım Hikmet arasındaki bağlantı üzerinde durdu. Nazım Hikmet‘in Cervantes‘in eseri olan Don Kişot‘un çok iyi okunması gerektiğini tavsiye etmesinin nedenini romanın baş kahramanının 50’li yaşlarından sonra mücadeleye girişmesi olarak açıkladı. Prof. Dr. Doğan, Cervantes‘in ve Nazım Hikmet‘in içinde yaşadıkları zamanda insanlık için mücadele ettiklerini vurguladı. Prof. Dr. Doğan konuşmasına şöyle devam etti;”Nazım üzerinden Cervantes üzerinden Shakespeare‘e uzandığımızda, ölümsüzdür. Çünkü yeryüzünde başımıza gelebilecek, insana dair her şeyi yazmıştır da öyle gitmiştir. Tarihe kalabilmesinin en temel nedeni insanı insan yapan bütün zaaflarıyla birlikte tarih boyunca değişmeyen bütün insani unsurları edebi bir soyutlama diliyle bizlerle buluşturmuş olmasına borçluyuz.” dedi.


    Panelin son konuşması Yrd. Doç. Dr. Mitat Durmuş tarafından yapıldı. Durmuş, ‘İdeojik Ses Yüzünden, Hüzünlü Sesini Derinlere Gömdüğümüz Nazım Hikmet‘ isimli konuşmasını yaptı. Nazım Hikmet denildiği zaman siyasi düşüncelerin ön plana çıktığını belirten Durmuş konuşmasına şöyle devam etti;”her şair kendi döneminin ruhunu taşıyan bir varlıktır. Nazım Hikmet de Osmanlı coğrafyasında 1900’lü yılların başında doğanlar gibi yıkılışın acısını, savaşın yok ediciliğini, kurtuluş mücadelesinin ve azminin insanı ayakta tutan yanını Kuvay-i Milliye destanında olduğu gibi, küllerinden bir milletin nasıl yeniden doğuş sancılarını yaşadığını yakinen görmüş, kendi yaşamında da deneyimlemiş bir şairdir.” dedi. Durmuş’un sözlerini tamamlamasının ardından Prof. Dr. Ramazan Korkmaz‘ın konuşmacılara birer teşekkür belgesi vermesi ile panel tamamlandı. 


    **


    **Posof’ta Şehit Ailelerine Yemek.


    Posof Kaymakamı Ufuk Özen Alibeyoğlu şehit aileleri ve gaziler onuruna yemek verdi. İlçe Öğretmenevi’nde verilen yemeğe Kaymakam Ufuk Özen Alibeyoğlu, Garnizon Komutanı İsmail Türel, Belediye Başkanı Cahit Ulgar, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Akif Aldemir, Cumhuriyet Savcısı Mikail Öztürk, Hakim Ersin Öztürk, Hakime Özden Dülger, Şehit aileleri, Gaziler ve kamu kurum ve kuruluşu amirleri katıldı.


    İlçe Müftüsü Ali Çetin tarafından okunan Kuran-ı Kerim’in ardından şehitler için dua edildi.


    İkramın ardından Kaymakam Ufuk Özen Alibeyoğlu ve Belediye Başkanı Cahit Ulgarbirer konuşma yaptı. Kaymakam Alibeyoğlu konuşmasında “Vatanımız uğruna canını veren aziz şehitlerimiz, bağımsızlığımızın ve bütünlüğümüzün ölümsüzleşen şahsiyetleridir. Onların geride bıraktıkları aileleri de şehitlerimizin bizlere emanetidir. Şehit aileleri bizim baş tacımızdır. Gazilerimiz de göz bebeğimizdir. Kapımız sizlere her daim açıktır. Sevinçleriniz sevincimiz, üzüntüleriniz de üzüntümüz olacaktır.” dedi.


    Konuşmaların ardından Şehit ailelerine ve gazilere Kuran-ı Kerim ve Türk Bayrağı hediye edildi. 


    **


    **VERGİ öDÜLLERİ..


    Ardahan Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından Vergi Haftası dolayısıyla düzenlenen satranç ve masa tenisi yarışmalarında dereceye giren öğrencilere Ardahan Valisi Ahmet Deniz tarafından ödülleri verildi.


    Verginin tabana yayılması ve öğrencilere vergi bilincinin aşılanması amacıyla ArdahanDefterdarlığı ve Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından il merkezi ve ilçelerde ki ortaokul ile liselerde satranç ve masa tenisi yarışmaları düzenlendi. Yarışmalar sonucunda dereceye giren öğrencilere Vali Ahmet Deniz tarafından ödülleri verildi.


    Kongre Binası’nda Milli Eğitim Müdürü Tevfik Fikret Eteker ve Defterdar Mehmet Doğanile birlikte öğrencilere ödüllerini veren Vali Deniz, öğrencilerin küçük yaşta vergi bilinci edinmeleri anlamında yapılan yarışmaların önemli olduğunu belirterek, dereceye giren öğrencileri tebrik etti. 


    **


    ***VALİDEN ZİYARETLER..


    Ardahan Valisi Ahmet Deniz, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme Başkanlığı (KOSGEB) İl Hizmet Müdürlüğü ile Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) İl Koordinatörlüğü ve Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı (ATSO)’nı ziyaret etti.


    Ziyaretleri kapsamında KOSGEB‘e giden Vali Deniz, kurumun müdürü Ramazan Sivri’den kurum çalışmaları ile Ardahan‘da ki KOSGEB yatırımları ve destekleme fonları hakkında bilgi aldı.


    Vali Deniz ardından Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı’nı ziyaret etti. Kurumun başkanıÇetin Demirci ile görüşen Vali Deniz, Ticaret Odası faaliyetleri ve odaya kayıtlı esnafların durumu hakkında bilgi aldı.


    Vali Deniz daha sonra Serhat Kalkınma Ajansı’nın yatırım destek ofisini ziyaret etti. İl Koordinatörü Nurullah Karaca ile görüşen Vali Deniz, ilde ki SERKA yatırımları ve son çağrı ilanında yapılan proje başvuruları hakkında bilgi aldı.


    **


    **Şair Müdürü Aşıkalar Yolcu Etti..


    Samsun‘a tayin olan Ardahan Dernekler Müdürü Sıddık Alagöz, Ardahanlı halk ozanlarının söyleşileriyle yolcu edildi.


    Samsun İl Dernekler Müdürlüğü’ne tayin olan Alagöz için tarihi kongre binasında görevliler tarafından bir uğurlama programı düzenlendi.


    Programa, Vali Yardımcıları Deniz Pişkin ile Muharrem Coşgun’un yanı sıra halk ozanları ve İl Dernekler Müdürlüğü çalışanları katıldı.


    Burada konuşan Pişkin, Alagöz ile çalıştıkları süre zarfında çok güzel işler yaptıklarını belirterek, “Bugün burada da görüldüğü gibi giderken de güzel bir faaliyete imza attı. Halk ozanlarımız, aşıklarımız kendisi için bir araya gelmiş ve kendisi için çalıyorlar, söylüyorlar. Bu kültürümüzü en güzel şekilde yaşatmaya çalışıyorlar. Aşıklık kültürümüzün önemini ifade ediyorlar. Çok güzel bir program oldu, emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.


    Programda aşıklar, “Artvin Şavşat ana yurdun / biraz Ardahan‘da durdun / bizlere de hizmet verdin / git Samsun‘a güle güle / devlet tayinin onadı / sanki bizleri sınadı / aşıkların kol kanadı / git Samsun‘a güle güle” dizeleriyle Alagöz‘ü uğurlarken, Alagöz‘de aşıklara “Sizleri özleyeceğim / hüznümü gizleyeceğim / belki yoldan sızlayacağım / gelSamsun‘a güle güle” diye karşılık verdi.


    **


    ****POSOF’UN KURTULUŞU BORDEAUX’DA KUTLANDI


    Fransa’nın Bordeaux kentinde faaliyetlerini sürdüren Posoflular Yardımlaşma, Dayanışma ve Kültür Derneği yönetiminin organize etmiş olduğu Ardahan ili Posof İlçesi’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 94’üncü yıldönümü kutlamalarına ilgi beklenenin üzerinde oldu. Bordeaux’da Espace D.S. salonunda yapılan kutlamalarına Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar, T.C. Bordeaux Başkonsolosu Türker Oba, Cenon Belediye Başkanı Alain David, Başkan Yardımcısı Hürizet Günder, Meclis üyesi Cihan Kara, Bordeaux’da faaliyetlerini sürdüren derneklerin başkanları ve çok sayıda Posoflu katıldı. Programda açılış konuşmasını yapan Dernek başkanı Mustafa Işık “Posof’ta her yıl 2 Martta kutlanan Posof’un düşman işgalinden kurtuluşunun, Bu sene 94. yıldönümü kutlamalarını Bordeaux’ya da taşıyarak kutlamak istedik. Burada yaşayan genç neslimizin de tarihimizi bilmesini amaçladık. Bu sene ilk defa Posof’tan gelen Belediye Başkanımız Sayın Cahit Ulgar’da katılarak bizi onurlandırmışlardır. Bu vesile ile Bordeaux ile Posof arasında bir köprü de kurmuş olduk. Sayın Cenon Belediye Başkanı Alain David, ile yaptığımız görüşmede Posof ile kardeşlik anlaşması imzalayacaklarını söylediler. Bu biz Posofluları mutlu etmiştir. Derneğimiz aktif olarak hareket çalışmalarına başlamıştır, yönetim olarak hemşehrilerimden desteklerini artırmalarını talep ediyoruz ” dedi.

    T.C. Bordeaux Başkonsolosu Türker Oba konuşmasında “Posof’un yabancı işgalinden kurtuluşunun 94. Yılını idrak ettiğimiz bu anlamlı günde sizlerle birlikteyiz. Başta Dernek Başkanımız olmak üzere, yönetimine ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Posof Tarihte çok göç vermiş şirin bir ilçemizdir. Posof aynı zamanda ülkemiz için çok önemli başarı göstermiş kişiler yetiştirmiştir. Posof kültürel anlamda zengin bir ilçedir. Vatandaşlarımız kendi öz kültürlerini unutmadan bulundukları ülkelerin kültürlerine de entegre olmalıdır. Böylece kendi kültürlerini de yaşadıkları ülkelerde tanıtmalıdırlar. Bunu Posofluların çok iyi yaptığını görüyoruz” dedi.

    Cenon Belediye Başkanı Alain David konuşmasında Posofluların bölgesinde yoğun olarak yaşadığını söyleyerek Belediye Başkan Yardımcılığına kadar gelen Posoflu birini yetiştirdiği toplumun ne kadar aktif olduğunun bir göstergesi olarak gördüğünü söyledi. Geçen yıl Posofluların aracılığı ile yine yoğun yaşadıkları İnegöl yanında da Isparta Yalvaç ile birlikte kültürel anlaşma yaparak kardeşlik projesi imzaladıklarını ifade eden David yakında bunu Posof Belediyesi ile gerçekleştireceklerini söyledi.


    ECDADIMIZA SORUMLULUĞUMUZ GEREĞİ POSOF’A SAHİP ÇIKALIM

    Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar Fransa’nın Bordeaux kentinde Posoflular Yardımlaşma, Dayanışma ve Kültür Derneği tarafından organizesi yapılan Posof’un Kurtuluşunun 94. Yılı kutlama programına katıldı. Burada Posoflulara hitaben yapmış olduğu konuşmasında “Ulgar Dağının arkasındaki saklı cennet Posof için canlarını vererek kurtaran ecdadımıza olan sorumluluğumuz gereği Posof’a sahip çıkalım” dedi. Ulgar konuşmasının devamında şunları söyledi; “Yaklaşık bir yıldır seçildiğim Belediye Başkanlığı görevimde Yurtiçinde birçok yerde hemşehrilerimle beraber oldum. Bugün ise Avrupa’da siz değerli hemşehrileriminle birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Posof bildiğiniz gibi en çok göç veren şirin bir ilçemizdir. Bize canları ile bu toprakları bahşeden ecdadımıza karşı bir sorumluluğumuz vardır. Ata dede topraklarımıza sahip çıkmak gibi bir görevimiz vardır. İlçemizde nüfus konusunda büyük sıkıntılarımız var. Geçmişte bu göçleri meşru kılan birçok sebep vardı. Şimdi çalışmalarımızla ve günümüz imkanları ile bunu tersine çeviriyoruz. Ulaşım konusu, eğitim konusu vardı. Sağlık vardı, ekonomik koşullar vardı. Posof’a yeni bir hastane açıyoruz. Eğitim ile ilgili önemli atılım yaptık. Posof’a yüksekokul açılıyor. Ulaşım bir sorundu, günümüzde buda çözüldü. Kars ve Tiflis üzerinden çok kısa bir sürede Posof’ta oluyoruz. Ulgar dağına tüne projesi devlet tarafından yürütülüyor. Konaklama sorununu kısmı olarak çözdük, yakında TOKİ toplu konut yapacak büyük ölçüde bu sorunu da çözmüş olacağız. Arzu ederseniz kayıt yapılarak sizde konut edinebilirsiniz. Posof artık eski Posof değildir. Sizden aldığımız güçle sizlerin katılı ile yeni gelişen bir Posof’tan bahsedebiliyoruz. İlçemizde Tarım ve Hayvancılık ile ilgili önemli çalışmalarımız var. Ekonomik anlamda gelişmişlik sağlanacaktır. Hayvan pazarı inşa ediyoruz. Posof’un değişimini ve doğal güzelliğini hep birlikte yaşayalım. Önümüzdeki yaz Posof’ta birçok kültürel aktivitelere düzenlenecektir. Biz Belediye olarak 25 Temmuzda Posof’ta Aşıklar ve Türkü şöleni düzenliyoruz. Sizleri baba ocağı Posof’a davet ediyorum. Avrupa’da doğup büyüyen çocuklarınızı alıp Posof’a gelmenizi ata dede topraklarınızı tanıtmanız toplumumuz açısından çok önemlidir. Özünden uzaklarda yabancı gurbet elde doğup büyüyen çocuklarımıza Posof’u anlatmanın en güzel yolu Posof’un suyunu içirmek ve havasını teneffüs ettirmektir.”


    POSOF’UN TARİHİ ANLATILDI

    Daha sonra Posof’un tarihini anlatmak üzere sahneye davet edilen Fransa’da yaşayan Posoflu Gazeteci-Yazar Burhan Özkoşar konuşmasında “Osmanlı imparatorluğu döneminde Posof’umuz, Ahıska ile birlikte birçok kez el değiştirmiştir. Buna rağmen Posof en fazla 93 harbi diye bilinen Osmanlı-Rus savaşlarında 40 yıl boyunca işgal altında kalmıştır. Ancak birinci dünya savaşı sonunda Osmanlı İmparatorluğu toprakları masa üzerinde paylaşılmış, Posof’umuzun bulunduğu coğrafya Gürcülere bırakılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlatılan Kurtuluş savaşı top yekûn bir savaş olmuştur. Dedelerimizin bizzat düşmana karşı savaşarak yeniden kazandıkları topraklar, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti devletine katılmıştır” dedi.


    POSOFLU SANATÇI COŞTURDU

    Konuşmaların ardından Türkiye’den gelen Posoflu ses sanatçısı Mehmet Akbulut sahne aldı. Bordeaux ve Çevresi Türk Okul Aile Birliği Folklor ekibi ve Posoflu minikler sahnede sergiledikleri yöresel folklor ile büyük alkış toplamayı başardılar. 

    Sanatçı Mehmet Akbulut ise kendine has bir üslup ile okuduğu yöresel türküler ile salondakileri bazen duygulandırırken hareketli türküler ile de coşturdu. Sahnede halay tutan Posoflular ve salondaki misafirler gece boyunca sanatçı Mehmet Akbulut’un türküleri eşliğinde gönüllerince eğlendiler.


    POSOF’UN TARİHİ AHISKA’DIR 

    Posof’un tarihi anlatılırken Ahıska’dan ayrı düşünülmemelidir diyen DATÜB (Dünya Ahıska Türkleri Birliği) Avrupa Temsilcisi Posoflu Burhan Özkoşar “16 Mart 1921 tarihli Moskova Antlaşmasında masa başında çizilen sınırlar ile kaybedilen Ahıska ve bölgesi unutulmamalıdır. Poshov bölgesi Ahıska’ya bağlı olduğunu vurgulayarak Posof’un ve bölge insanının acı kaderinin 1826 yılında Rusların bölgeye gelmesi ile başladığını söyledi. 1829 yılında yapılan Edirne Antlaşması ile Osmanlı yönetimi bölgeyi Ruslara terk ederek askerini çekmiştir. 1877 yılına kadar bölge halkı Ruslara direnmiş teslim olmamıştır. Önemli kahramanlık destanları yazdığını unutmamak gerektiğini söyleyen Özkoşar halk arasında 93 harbi diye adlandırılan 1877 Osmanlı Rus Savaşı sonrasında bölge tazminat olarak Ruslara bırakıldığını ve 1917 yılına kadar 40 yıl boyunca Rusların yönetiminde kaldığını hatırlattı. 1917 yılında Rusya’da Bolşevik devrimi sonrasında kurulan Sovyetler Birliği bölgeden Rus askerini çekerek Gürcülere bırakmıştır. Kurtuluş Savaşı sonrasında 2 Mart 1921 tarihinde Posof kurtularak yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti sınırları içine dahil edilirken, 6 552 kilometre karelik Ahıska Gürcistan sınırları içinde bırakıldığını, bir toplumu bu şekilde ikiye bölündüğünü ifade etti.


    2 Mart 1921’ de Posof Kurtarılırken Ahıska neden sınırların dışında kalmıştır?

    1828 tarihinde başlayan Rus işgalinden sonra defalarca kahramanlık örneği sergileyen Ahsıka ve Poshov bölgesi Kurtuluş savaşı esnasında da mertliklerini göstermiştir. Bunlara rağmen Posof, 2 Mart 1921 tarihinde kurtarılarak yeni kurulmakta olan Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katılırken Ahıska neden sınırların dışında kalmıştır?

    Bu sorunun cevabını Dünya Ahıska Türkleri Birliği Avrupa Temsilcisi Gazeteci-Yazar Burhan Özkoşar yaptığı bir saatlik sunumda verdi.

    Bölgenin kısa bir tarihçesini yapan Özkoşar, Posof’un Ahıska ile birlikte düşünülmesi gerektiğini vurguladı. Poshov bölgesinin tarihte Ahıska’ya bağlı olduğunu söyleyerek Türk askeri Borjum’a gitmişken 16 Mart 1921 Tarihinde yapılan Moskova Antlaşması ile masa başı oyunlarla 6 252 km2’lik Ahıska ve bölgesini kaybedildiğini anlattı.

    Önce Ahıska ve Posof’un nerede olduğunu projeksiyon yardımıyla harita üzerinde göstererek konuşmasına başlayan Özkoşar günümüzde halen bölge üzerinde ekonomik ve siyasi oyunlarla etnik yapıyı bozmaya çalıştıklarını ifade etti.


    POSOF & AHISKA NERESİDİR? 

    Posof ve Ahıska Türkiye’nin kuzeydoğusunda Gürcistan’ın ise güneybatısında bulunan bölgedir. Posof bağlı bulunduğu Ardahan’a 74 km, Ahıska’ya ise 17 km uzaklıktadır. 

    Binlerce yıllık geçmişi olan bölgenin tarihi İskitlere kadar dayanmaktadır. Bölge, tarih boyunca birçok farklı yönetime tanıklık etmiştir. Eski bir Türk yurdu olan Ahıska ve Posof Oğuzlarla birlikte 481 yılında başlayan ve 1068 yılında Selçuklularla devam etmiştir.

    Posof’un da bağlı bulunduğu Ahıska, Kafkasya’da Moğol-İlhanlı Devleti hâkimiyeti döneminde, 1268 yılında bir hükûmet olmuştur. Kıpçak Atabekleri Hükûmeti adıyla anılan bu hükûmet, 310 yıl ayakta kalmış; İlhanlı Devleti’nin inkırazıyla Safevî Türkmen Devleti’nin nüfuzuna geçmiştir. 

    Gürcü kaynakları bu hükûmeti Sa-Atabago adıyla anmaktadır. Osmanlı ordularının Kafkasya/Şark Seferi sırasında, 1578 yılında Osmanlı’ya intikal eden Ahıska, Çıldır Eyaletimizin başkenti olmuştur. 

    250 sene devam eden Osmanlı Devri, 1828 Savaşıyla sona ermiştir.


    BÖLGENİN ESARET YILLARI

    Bölgede uzun yıllar sorunsuz yaşam süren Türkler, 1828 tarihinden itibaren Rusların işgaliyle baskı, zulüm ve çile dolu hayat yaşamaya başlamıştır. Ahıska, Posof ile birlikte 1829 – 1877 yılları arasında Osmanlı ve Rus yönetimleri arasında defalarca el değiştirmiştir. 

    Halk arasında 93 harbi diye adlandırılan 1877-1878 Osmanlı Rus savaşları sonucunda Edirne antlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu Ahıska, Batum, Ardahan, Kars ve Artvin’i savaş tazminatı olarak, Ruslara bırakmıştır. 

    1877 yılından 1917 yılına kadar 40 yıl boyunca Rusların baskıcı yönetimine geçen bölge, 1917 Ekim devrimi ile Rus askerlerinin çekilmesiyle de Gürcülere terk edilmiştir. 

    16 Mart 1921 tarihinde imzalanan Moskova antlaşmasına göre talihsiz bir şekilde ve tamamen masa başı oyunlarla Ahıska, Gürcistan sınırları içinde kalırken Posof ise yeni kurulmakta olan Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına dahil edilmişti.


    Ahıska Kalesinin kuşatılması, kalenin Ruslar tarafından hücumla ateşe verilmesi ve ahalisinin katliama tabi tutularak şehrin ele geçirilmesi


    Yabancı kaynakların ve bilhassa Rus askerî yazarlarının bu konudaki beyanları şöyledir: “Ruslar, 22 Ağustos günü, Türkleri teslim olmaya davet ettiler. Buna karşı Türkler kalenin surları üzerinde cevaben, din ve namus müdafaası uğrunda ölmeyi, teslim olmaya tercih ettiklerini bildirdiler. Köse Mehmed Paşanın kalede bıraktığı 5.000 muhafız asker, Ahıska’yı müdafaa etmekteydi. Ahıska sâkinleri de cengâver ve yiğit ahaliden ibaret bulunduğundan, bu 10.000 nüfusu da kale muhafızlarına ilâve etmek gerekir. Ahıska, esasen 50.000 nüfuslu, zengin ve büyük bir şehirdi.” 

    John Baddeley, bu hususta ayrıca şunları da yazmaktadır: “Eğer Rusların gelmesini dört gözle bekleyen Yahudi ve Ermeni azınlığı saymazsak geriye kalan Müslüman halk, savaşçı ve cesur insanlardan meydana geliyordu. Bunlar, kadınları da dâhil olmak suretiyle, hayatlarını, evlerini ve mallarını sonuna kadar savunmaya karalıydılar. Ruslara gülerek kendilerine olan güvenlerini şöyle ifade ediyorlardı: Siz, gökyüzündeki ayı, Ahıska’nın camisindeki hilâlden çok daha kolaylıkla sökebilirsiniz, diyorlardı.”


    Posof’un da bağlı bulunduğu Ahıska’da her bir hane ayrı bir kale gibiydi. Bir adım İlerlemek için Rus askerlerinin sellerle kan akıtması gerekiyordu

    Ahıska’yı dört bir yandan kuşatan Rus kuvvetleri şehre acımasızca saldırıya geçtiler. 

    Ruslar, külliyetle akıttıkları kanlar bahasına ancak bir hane zapt edebiliyorlardı. 

    Rus general Kuropatkin ve arkadaşları bu elîm faciayı şöyle aktarıyorlar: 

    “Ahıska’nın muhafızlarıyla yerli ahalisinden erkeklerinin yiğitlik ve fedakârlığını tasvir etmek lâzım değildir. Ahıskalıların o esnada hiçbir yerde misli ve menendi görülmemiş bir tarzda ateşe atılan kadınlarını hatırlamak vak’anın tasvirine kâfidir. Türk kadınları ellerinde kılıç bulunduğu hâlde Rus askerleri üzerine arslanlar gibi hücum ederek atılıyor, muharebeden vazgeçmiyorlardı. 

    Çaresiz kalan kahraman kadınlar ise yine canlı olarak Ruslara teslim olmayı kabul etmiyor; teslim olmak ve esaret felâketine düşmektense kendilerini diri diri yangın alevleri içine atıyorlar, alevlere gömülüp cesetlerini kül, ruhlarını Allah’a teslim ediyorlardı.”


    İngiliz John Baddeley bu hususta şunları yazıyor; “Çevredeki binaların ateşe verilmesi üzerine, gecenin gelmesiyle yarıda bırakılan çarpışmalar, bu alevlerin aydınlığı altında yeniden başlayarak görülmemiş bir şiddet ve öfkeyle bütün gece boyunca sürdü. Genç ve yaşlı olsun bütün şehir halkı, kendilerini ve evlerini savunmak için büyük bir cesaretle savaştı. Kadınlar, canlı olarak gâvurların eline geçmektense yanan binalara dalarak canlı canlı yanmayı tercih ediyorlardı. Bir camide toplanan 400 kişinin tamamı diri diri yandı. Rus askerleri, inatçı bir direnmeyle karşılaştıkları durumlarda, her zaman yaptıkları gibi ele geçirdiklerini öldürmeye başladılar. Normal durumlarda sessiz ve sakin olan Ruslar, öfkelendikleri zaman dünyanın en vahşi ve acımasız insanları oluyorlardı.”


    Ferîk Ahmed Muhtar Paşa diyor kİ;

    Ahıskalılar, Türk celâdet ve kahramanlığını Ruslara göstermişlerdi. Dünya harp tarihinde Türklere en büyük bir celâdet/yiğitlik sayfası açan Ahıska Kalesi, cebrî hücumunda erkekler bir yana, genç, güzel Türk kızları ve kadınları dahi Ruslar tarafından her yanı ateşlere verilen şehir mahallelerinin taraf taraf göklere ser çeken müthiş ateşleri, alevleri, yağan kıvılcımları arasında azap melekleri gibi yalın kılıç ellerinde, dökülmüş saçları omuzlarında bulunmak üzere rastgeldikleri Rus askerleri üzerine Jan Dark gibi ilâhî bir şecaat-i mehabetle (müthiş bir yiğitlikle) atılıyorlar; kanlara bulanarak ve ateşler içinde yanarak vatanları uğrunda tatlı canlarını Cenâb-ı Erhamerrahimîn’e teslim ediyorlardı. 

    Ahıska müdafaası, 1828 savaşına en büyük şân ve şeref veren beşeriyetin çok üstünde denebilecek emsâli görülmemiş bir müdafaa-I safderâneydi (yiğitçe savunmaydı). Ahıska’yı savunan kahramanlar, Türkiye Devleti’nin askerî namusunu bu savaşta muhafaza etmişlerdi. Ruslar, katliam ve yangın gecesinin ertesi günü ele geçirdikleri kale nâmına kanlara boyanmış, enkaz ve kül yığınlarından müteşekkil bir harabe görmüşlerdi.


    Yanarak kül hâline gelmiş ve bir harabe yerine dönmüş bulunan bütün şehir sabahleyin Rusların elindeydi. Artık Ruslara Erzurum ve Anadolu yolu açılmıştı… 

    Ruslar Erzurum’a kadar geldiler. Ahıska ve bölgesi, 14 Eylül 1829 tarihinde imzalanan Edirne Anlaşması ile savaş tazminatı olarak Ruslara bırakıldı. Bunun karşılığında Ruslar Erzurum ve Kars’ı boşalttılar. 

    Bu durum karşısında Posoflu Aşık Üzeyir (Fakiri) dönemin Padişahına hitaben bir dörtlüğünde şöyle der; 

    Ahıska gül idi gitti 

    Bir ehl-i dil idi gitti

    Söyleyin Sultan Mahmud’a

    İstanbul kilidi gitti


    Ahıska ve Posof Osmanlı imparatorluğu ile Rusya arasında defalarca el değiştirmiştir. En son Kırım Savaşı esnasında kısa bir süreliğine Türk hâkimiyetine geçse de 1877 – 1878 (93 harbi) Osmanlı – Rus Savaşı’nın ardından Osmanlı İmparatorluğu bölgeyi Savaş Tazminatı olarak Ruslara bırakmıştır. 

    1917 yılında Bolşevik ihtilalinin ardından Bolşeviklerin Osmanlılar ile imzaladıkları Brest-Litovsk Antlaşması gereğince Kars, Ardahan ve Batum Osmanlılara bırakıldı. Ahıska halkı da Sovyetlerin ilan ettikleri oto-determinasyon haklarını kullanarak Osmanlı’ya katıldıklarını ilan ettiler. Fakat 30 Ekim’de imzalanan Mondros Mütarekesi ile Batum ve Ahıska terk edildi. Doğu cephesinde uzun süren çatışmaların ardından nihayet Posof 2 Mart 1921 tarihinde düşman işgalinden kurtuldu. Ancak, 16 Mart 1921 Moskova Antlaşması ile Batum ve Ahıska Sovyet Gürcistan’a bırakıldı.

    Medreseleri ve ticarî hayatıyla ünlü Ahıska şehri, Rus istilâsından itibaren küçük bir kasaba hâline gelmiş; halkın bir kısmı Anadolu’ya göç etmiş, zamanla bölge tenhalaşmıştır.

    Çar hükûmeti, Müslüman halkı askere almıyor, onun yerine 40 manat para alıyordu. Silâh tutmasını ve askerlik mesleğini bilmeyen halk, sonraki yıllarda vuku bulan savaşlarda, bunun acısını çok çekmiştir. Rus siyaseti, dinî ve etnik farklılıkları daima diri tutmuş, bölge halkını birbirine düşman etmiştir.


    BÖLGE ÜZERİNDE YAPILAN ULUSLARARASI ANTLAŞMALAR

    • Brest Litovsk Barış Antlaşması – (3 Mart 1918)

    • Batum Antlaşması – (4 Haziran 1918)

    • Gümrü Antlaşması – (3 Aralık 1920)

    • Moskova Antlaşması – (16 Mart 1921)

    • Kars Antlaşması – (13 Ekim 1921)

  • ARDAHAN'DA 30 AĞUSTOS..

    Zafer Bayramı’nın 97’inci yıl dönümü kutlamaları Ardahan Valiliği, Garnizon Komutanlığı ve Ardahan Belediyesince Hükümet Konağı önündeki Atatürk Anıtı’na çelenk konulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Daha sonra Vali Mustafa Masatlı ve il protokolü tarihi Kongre Binasında 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle kutlamaları kabul etti. Kutlama programı Kongre caddesi üzerinde devam etti.


    Askeri ve öğrencilerin geçişiyle devam eden kutlamalarda, Ardahan Halk Oyunları ekibinin gösterisi ile şiirlerin okunması törene renk kattı. Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan Muhabere Yüzbaşı Ahmet Volkan İnce, bugünün tarihte önemine değinerek, kutlamanın gururunu yaşadıklarını ifade ederek, “97 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının yaktığı zafer ateşinin yalnızca Türklere değil, dünyada esaret altında bulunan bütün ülkelere ışık oldu.”


    Yüzbaşı İnce, Türk milletinin vazifesinin, Atatürk ve silah arkadaşlarının emaneti Türkiye Cumhuriyetinin temel değerlerini, birlik ve beraberliğini korumak ve yaşatmak olduğunu kaydetti.


    Tören sonrası Vali Masatlı, görevlileri tebrik etti.



    Bodrumlular Ardahan Belediye Başkanının şarkılarıyla coştu..


    Faruk Demir yetim kız öğrencilere burs için Bodrum’a geldi


    Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın davetlisi olarak Bodrum’da 30 Ağustos Zafer Bayramında sahne alan Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, konserden elde edilen gelirin hepsinin yetim kız çocukları için burs olduğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü; “Babasını annesini kaybetmiş, üniversiteyi kazanmış Ardahan’da okuyan kız öğrencilerine burs vermek için buradayız. Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir. Onları kimsesiz bırakmamak için Ahmet başkanıma çok teşekkür ediyorum. Buradan alacağımız bir kuruş Faruk Demir’e yada Ardahan Belediyesine gitmeyecek. Hepsi kayıtlı olarak yetim üniversiteli kız çocuklarımıza gidecek. Helal olsun, helali hoş olsun. Bu davranışından ötürü Ahmet Aras başkanımıza teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.




    Faruk Demir ayrıca başkan Aras’a kız çocuklarına vermiş olduğu destekten dolayı fahri hemşerilik beratı vereceğini açıkladı. Faruk Demir konuşmasının ardından sevilen türküleri meydanı dolduran binlerce vatandaş ile birlikte seslendirdi. Demir son olarak yine “Sarı saçlı mavi gözlü” türküsünü seslendirerek sahneden ayrıldı.


    Unutulmaz bir Zafer Bayramı kutlamasının yaşandığı gecede Faruk Demir’in ardından sahneye Soner Olgun çıktı.



    Bir Tarafta Çiçekler, Diğer Tarafta Karlar..


    Arşiv Haber: 24/05/2017 Tarihli Haberler


    Ülkenin en yüksek rakımlı dağlarıyla çevrili Ardahan’da hem bahar, hemde kış aynı günde yaşanıyor.


    Bir Tarafta Çiçekler, Diğer Tarafta Karlar..


    Bir Tarafta Çiçekler, Diğer Tarafta Karlar..


    Mayıs ayının sonuna gelinmesine karşın kentin yüksek rakımlı yerlerinde yağmaya devam eden kar kentin ovalarında açan bin bir çiçeğe nispet yapar gibi güneşe direnmeye devam ediyor.



    Başta Göle Ovası olmak üzere Ardahan Ovası, Hanak Çayının etrafı, Çıldır düzlüğü ve Türkiye’nin Davosu olarak adlandırılmaya başlanan Posof’un çevresinin Kafkas Arısının bal deposu bahar çiçekleri ile çevrildiği görülen şu günlerde kar yağmaya devam ediyor.



    **İSTANBUL-ARDAHAN HATTI KARLI!..


    *07/01/2017 Tarihli Haber


    Ardahan’da olduğu gibi tüm yurt genelinde etkili olmaya başlayan Kar yağışı başta bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul ve Kocaeli’nde olmak üzere tüm yurtta etkili olmaya başladı.

    Tüm yurt genelinde etkili olan kar yağışı kışa hazırlıksız yakalanan araç sürücüler yüzünden yollarda çile olurken, başta çocuklar olmak üzere uzun süredir kar görmeyenleri sevindirdi. Foto: Güldür Bilgili


    **İÇME SUYU SORUNU YAŞANIYOR..


    Kar yağışının yanında etkili soğukların yaşandığı bölgede bir çok köyün içme suyu şebekesinin donduğu Ardahan’da köylüler gibi kentlilerde donan sularını dışarıda akan çeşmelerden karşıladıkları görülmekte.


    2016/2017 EĞİTİM/ÖĞRETİM SEZONUNA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ OLMAKSIZIN ZİL ÇALAN ARDAHAN’DA Kİ EĞİTİM BU KEZ DE KAR VE TİPİYE TAKILDI.

    Ardahan’ın Üç İlçesinde Okullara Kar Tatili


    *08/1/2016 Tarihli Haber


    ARDAHAN’da yoğun kar yağışı ve fırtına nedeniyle Posof, Damal ve Hanak ilçelerinde eğitime bir gün süreyle ara verildi.


    ARDAHAN‘da yoğun kar yağışı ve fırtına nedeniyle PosofDamal ve Hanak ilçelerinde eğitime bir gün süreyle ara verildi. Posof‘ta etkili olan kar yağışı ve fırtına nedeniyle birçok köy yolu ile karayolları kapandı. Posof‘u Damal ilçesine bağlayan deniz seviyesinden 2550 metre yükseklikteki Ilgar Dağı geçidi bugün saat 06.00’da, Ardahan- ŞavşatKarayolunun ise saat 07.30 itibariyle ulaşıma kapandı. Yoğun kar ve fırtına nedeniylePosofDamal ve Hanak ilçelerinde ilk ve orta dereceli okullar tatil edildi. Doğu’da dondurucu soğuklarda etkisini sürdürmeye devam ediyor. Ardahan‘ın Göle ilçesi dün gece sıfırın altında 24.6 derece ile Türkiye‘nin en soğuk yerleşim birimi oldu. TermometrelerAğrı‘da sıfırın atlında 18.6, Palandöken Dağı’nda 18.5, Erzincan‘ın Sakaltutan geçidinde 16.8, Ardahan‘da 16, Erzurum‘da 13.4, Kars‘ta 11 dereceyi gösterdi. **Devlet Okulunda Kürtçe Sınıf


    KÜRTÇE EĞİTİM DEVLETİN OKULLARINDA VERİLMEYE BAŞLANDI..


     


    Resmi dil olarak kabul edilip, Anayasa maddeleri arasına alınması istenen Kürtçe Eğitim devlete ait okular da verilmeye başlandı.


    İstanbul Esenyurt’ta bulunan ve Bin 560 öğrencisi ‘Kürtçe sınıfıyla birlikte 48 sınıfı  bulunan Esenyurt Merkez Ortaokulu açtığı, ‘Kürtçe Sınıf’ aracılığıya öğrencilerine Kürtçe eğitim de vermeye başladı.


    Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahanlı Esenyurt Merkez Okulu Müdür Başyardımcısı Halil Aktaş velilerin, Kurmancı Seçmeli Ders isteği  üzerine açtıkları Kürtçe Eğitim Sınıfında 21 öğrencinin eğitim aldığını belirttti.


    Öte yandan yine devletin teleziyon kanalı olan TRT KURDİ’de Esenyurt Merkez Okulunda verilen eğitimi yayınladı.



    BAŞKAN’A BENZEMEK..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Şu an yakınında olduğum Kasımpaşa’dan çıkıp, ülkenin zirvesine kadar ulaşan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlık rüyasına karşı çıkanların kendisinin cumhurbaşkanı olmasına vesile olan en büyük kitle olduğunu söylesem gülmesiniz demi?..


    Ve Erdoğan’ı istemeyenlerin aslında Erdoğan’ın başarısını gizli gizli kıskananlar olduğunu da söyleyeceğim..


    Ve işi getirip, benim Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanlığına kadar da bağlayacağım..


    Gerçi bu yönde daha öncede bir yazı ele almış, Erdoğan’ın işinin ne kadar zor ama bir o kadar da olağanüstü direncinden azda olasa almak ve bana karşı direnen Ardahan Diaspoarasına teslim olmamak gerektiğini de anlatmıştım..


    Evet, Erdoğan’ın Kasımpaşa’dan çıkıp, rahmetli Erbakan ve ekibi gibi bir ekibi aşıp, sonrada bugüne kadar önüne konulan ve ‘Muhtar bile olamasın’ diyenleri tek tek aşarak bugün ulaştığı o zirveyi başkanlık rütbesiyle taçlandırmak istemesi kadar bir direncimiz yada arzumuz olmazsa da Ardahan’ın adını kullanan ama Ardahan ve Ardahanlılara beş kuruş faydası olmayan salağana Ardahan Diaspoarsının direncini de kırmak için benimde direnmem gerektiğini ve en önemlisi İstanbul başta olmak üzere ülke genelinde ki kazcı, tabelacı, çantacı, facebookçu dernekçi çetesine bakmadan işime, hedefime kilitlenmem gerektiğini de bana hatırlatır, yol gösterir Erdoğan..


    Birde benim gazeteci olduğumdan dolayı 30 yıla yakındır her yaptığım haber, yazdığım yorum ve çıkardığım gazeteler ile kuyruğuna bastıklarım var ki; bunlarda diaspora ile birlikte gizli gizli iş birliği içinde olup, ‘Ya kardeşim Ardahan’da gelip, İstanbul’da başkan olunur mu?’ diyerek gazetecilikte olduğu gibi ARDA/FED Başkanlığında da ortaya koyduğum samimi çalışmalarımı gölgelemek, çoğundan yiğit, adam olan ekibimi ürkütmek, destek veren iş adamlarımızın kafasını karıştırmak çabası içinde çamura batar, çıkamazlar..


    Ama ülke genelinde ki diaspoarnın Erdoğan’a karşı ortaya koyduğu direnci kırmak için etmediklerini bırakmayanların bize karşı da ortaya koyduğu namussuzca engeller durumu izleyen toplum tarafından hep bozulmuş, Erdoağon’ı cumhurbaşkanlığına kadar yükseltmiş, başkan da edecek gibi.. Siyasi görüşlerine katılmazsam da, son yıllarda ortaya koyduğu tavırlarını desteklemesem de ve zaman zaman sert bir dille eleştirsem de ARDA/FED Başkanlığım esnasında daha iyi anladığım Erdoğan’ın kendi dünya düşüncesini ortaya koymak, uygulamak için doğru yolda olduğunu daha iyi anlıyorum..


    İşte bu direnç benim de tüm yok imkanlar ile bir yıldır ARDA/FED’in adını tüm yurda duyurma, Ardahan’ın bu diaspoaradan kurtarma, KAI denen çetenin gölgesinden bu yana çekme mücadelesine itmiştir..


    ARDA/FED Başkanı olduktan sonra ortada olan çabamızın bunlar tarafından her ne kadar engellenmek istense de Ardahan toplumu tarafından onay almış, ‘Sen yürü biz senin arkandayız’ denilerek, bu diaspoaranın benim üzerimde Ardahan üzerinde oynamak istediği oyunları hep bozulduysa da bizi de yormadı değil..


    Evet, beğenir, beğenmezsiniz ama Erdoğan’ın işinin ne kadar zor olduğunu bana hissettiren ARDA/FED Başkanlığım süresince anladığım tek şey birilerinin kurduğu düzenin bozulmaması için her türlü çakallığı yapmak için hep pusuda olduğunu unutmadan çalışmaya devam etmek, direnci kırmadan daha ileri demektir.

  • Mahkum Balıkçısı Büyük İlgi Topluyor..


    İş bulamadı pes etmeyip kendi iş yerini açtı


    *Foto: cildirmanset


    Cezaevinden çıkan Kılıç, kendi imkanlarıyla lokanta açtı


    ARDAHAN – Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı Akçakale köyünde yaşayan Turan Kılıç, cezaevinden çıktıktan sonra iş bulamayınca kendi imkanları doğrultusunda balık restoranı açtı. Kılıç ailesi, Çıldır Gölü’nden tuttukları balıklar ile geçimini sağlıyor.


    10 yıl kaldığı cezaevinden çıkan Turan Kılıç, birçok yere iş başvuru yapmasına rağmen iş bulamadı. 3 çocuk babası Kılıç, pes etmeyip eşi Çınar Kılıç ile birlikte Çıldır Gölü kenarında kendi imkanları doğrultusunda balık restoranı açtı. Balık avına birlikte çıkan karı koca, tuttukları balıkları kendi işletmelerinde temizleyip pişirerek müşterilerine sunuyor.


    Cezaevinden çıktıktan sonra yaşından dolayı iş bulamadığını ifade eden Turan Kılıç, “10 yıllık mahkumdum. Bu sene çıktığımdan dolayı 3 çocuğum ve eşim ile beş nüfusa bakmakla yükümlüyüm. Ardahan Üniversitesinde mahkum kadrosu çıktı, gittim başvurdum. 52 yaşında olduğum için bana iş vermediler. Yaşa takıldım. Ne kadar kader mahkumu olsam da sabıkamdan dolayı diğer yerlerde de sabıkan var deyip iş vermedi. Bende eşimle düşündüm taşındım bu yerimizi onararak kendi emeğimle ufak bir aile işletmesi açtım. Buradaki amacımız yerli ve yabancı turistlere aile yerinde hizmet vermek. Sabah erkenden kalkarım eşimle birlikte balığa çıkarız. Tutup getirdikten sonra kendi lokantamda temizleyerek insanlara hizmet veririm” dedi.


    Yetkililerden destek beklediklerini kaydeden Çınar Kılıç ise “Eşim cezaevinden çıktıktan sonra burayı açtık. Balık satıyoruz, kendimiz tutuyoruz. Balığa da birlikte çıkıyoruz. Eşim mahkum olduğu için iş vermediler. O yüzden biz de burayı onardık, çalıştırıyoruz. Devlet büyüklerimizden de yardım bekliyoruz” diye konuştu.


    Çıldır Gölü kenarında bulunan Akça Kale Ada Balık Lokantası yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası haline geldi.



    Dün yazılanlar yarını anlatır..


    Kırk yıldan fazladır devam eden ve askeri, polisiye hareketlerle önlenmeye çalışılan iç çatışmaların gün geçtikçe sınırlar ötesine çekilip, o yakada bulunan bataklığa sürüklendiğini izlediğimiz şu günlerde dün yazılan bir yazıya gözüm takıldı.


    Ve hem can, hemde ekonomik olarak büyük bedellere mal olan yeni operasyonlarla devam eden doğu ve güneydoğu sancısının, buzlukta ki barış süreci gibi barışcıl adımlardan ziyade hala büyük bedellere mal olan silahlı önlemlerle önlenmeye çalışıldığını da görmekteyiz.


    Dün yazılanların bugünü anlattığını bana bir kez daha hatırlatan, ‘Hele sen Göle’nin neyini gördün?..’  başlıklı o yazımıtesadüfen yeniden okurken bugün yaşananların yarın hangi sonuçlarla sonuçlanacağını da ortaya koyar gibi olması ise tesadüf değil, bir gazetecinin ön görüsünün boşa olmadığını da ortaya koymaktaydı.. 


    Kısacası, dün yazılan ve bugünü anlatan o yazıyı görüp, okumayanların okumasını, okuyan sizinde yazımı yeniden okuması ve yarın yaşanacakları tahmin etmenize yardımcı olacağını düşünmekteyim..


    İşte dün, 2015 yılının Ağustos ayında yazdığım ve sanki bu günü anlatan o yazı;


     


    **Hele sen Göle’nin neyini gördün?..


     


    ‘Hedef Ardahan 2023’ isimli panel ile start alan ve ozanlarımızın saz ve sözleri ile devam eden 14. Ardahan Bal Festivali’ne katılan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ve CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün bir köyde ve Halk Eğitim Merkezi’nde ki panelde yaptıkları konuşmalarının satır aralarında anlatmak istediklerini anlamaya çalıştım..

    Çünkü, iki milletvekilinin yaptıkları konuşmalar sırasında dikkat çekmek istedikleri konu, Suriye ve güney de yaşananların bu ülkenin 2023’e doğru gidişi sırasında bir hayli sancı çekeceğine işaret ediyordu her iki milletvekili de..



    Çünkü Öğüt’ün geleceği görüp, ‘MHP’li yanımda’ demeden kamuoyunu Güney sınırında bir Kürt devletinin kurulabileceğinin işaretini verdiğini anlamak için emekli general olmaya gerek yok..

    Öğüt’ün Sarzep’te yaptığı açıklama ardından Halk Eğitim de düzenlenen toplantıya katılan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ise partisinin yanlış dış politikasının getirdiği sancıları görmezden gelip, ‘Aman ha birlik beraberliğimizi bozmayalım’ demesi de Ardahan ve Türkiye’nin 2023 yılına giderken çok da rahat gitmeyeceğinin işareti olarak değerlendirilebilir..

    Evet dün, ‘Hedef Ardahan 2023’ adlı panel ile başlayan ve büyük bir bölümü betona çevrilen ve Milli Egemenlik olan ismi Kent parkı olarak değiştirilen parkta ozanlarımızın saz ve sözleri ile devam eden Ardahan Bal Festivalinin ilk günün de Yener Yılmazoğlu isimli Çıldırlı sanatçımızın, ‘Hele sen Göle’nin neyini gördün?’ türküsüne benzer gelişmelere gebe bir süreçte olduğumuzu herkes, ama herkes iyi bilmelidir..

  • HACILAR DÖNMEYE BAŞLADI!

    33 Hacı Gitti!


    33 Hacı Gitti!


    Ardaha’dan kutsal topraklara 33 Ardahanlı hacı adayı dualarla kutsal topraklara uğurlandı.


    Diyanet İşleri Başkanlığı Hac organizasyonu ile Ardaha’dan kutsal topraklara 33 Ardahanlı hacı adayı dualarla kutsal topraklara uğurlandı.


    Ardahan’dan Diyanet İşleri Başkanlığı Hac organizasyonu ile hacca gidecek olan 33 hacı adayı Erzurum 6. Kafile 4. Grup olarak Ardahan Merkez Camii önünde düzenlenen program ile kutsal topraklara uğurlandı.


    Merkez Camiinde hacılar için Kur’an-ı Kerim ve ilahiler okundu. Programa Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’nın yanı sıra İl Müftüsü Remzi Pehlivan , Şube Müdürü Eyüp Kalkan, din görevlileri, hacı adayları ile hacı adaylarının yakınları katıldılar. İl Müftüsü Remzi Pehlivan’ın yaptığı dua sonrasında hacı adayları okunan tekbir, telbiye, tehlil ve ilahilerle uğurlandı.



    1071-1129: 58!


    *Arşiv Haber 01/08/2019 Tarihli Haber


    wikipedia.org  adlı sitenin yanı sıra bir çok haber sitesinin hala kapalı tutulduğu, cumhurbaşkanı, başbakan adayı olmuş, halkın oyları ile milletvekili seçilmiş, eş genel başkanlarının yanı sıra bir çok belediye başkanı ve siyasinin hala hapiste olduğu, basın özgürlüğü ve insan haklarının iyileştirildiği iddia edilen ülkemde kendilerine eğitimci diyen ama saçmalıkları ile mevcut hükumete yalakalık adına kendilerini olduğu gibi diplomalarını ayaklar altına aldıklarını görmekte ve üzülmekteyiz.


    Çünkü dün bir grup eğitimci, hükumete yaranma adına ve 3. Saray’ın inşasının yasal olmadığı yine AVM tarafından yani mahkeme kararı ile teyit edilen bölgede yaşanan Malazgirt Savaşının tarihi olan 1071 rakamıyla ortaya çıkıp, barış çağrısı yapan bildirgeye imza atan ve barış istedikleri için yargılanmaları istenen meslektaşlarının Anayasa Mahkemesine yaptıkları başvurunun lehlerine sonuçlanmasına tepki göstermişler..


    Ve Başkan Erdoğan başta olmak üzere hükumete yaranma adına adlarına da 1071 Grubu Eğitimci demişler..


    Buna neden ise Anayasa Mahkemesi, “Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi” olarak adlandırılan metne imza atan 10 akademisyenin, “terör örgütü propagandası yapma suçundan cezalandırıldıkları” gerekçesiyle yaptıkları bireysel başvuruda hak ihlali kararı vermesi, ihlalin ortadan kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması için karar örneğinin yerel mahkemelere gönderilmesine hüküm etmesine tepki gösteren bu sözde eğitimcilerin, barışı istedi diye insanların yargılanmasını, tutuklanmasını istemeleri ne kadar doğru bir mantıktır anlayamıyorum.


    Peki 1071 kişi deyip, açıklamada haberi olmayan akademisyenlerin adlarını da kullananlar tepki koydukları konu neydi bir de ona bakalım.


    ‘Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi” adıyla Ocak 2016’da hazırlanan metine Bin 128 akademisyen bu bildiriye imza atmıştı.  


    Barış Sürecinin buzluğa kaldırılmasına neden olan Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan Çukur olayları ardından yapılan operasyonlar esnasında yayınlanan bildiride, güvenlik güçlerinin, güvenlik adı altında yürüttüğü mücadele, “devlet katliamı” olarak nitelendirilmişti. 


    Akademisyenlerin bildirisinde, “Bu kasıtlı ve planlı kıyım Türkiye’nin kendi hukukunun ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların, uluslararası teamül hukukunun ve uluslararası hukukun emredici kurallarının da ağır bir ihlali niteliğindedir. Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesini, sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını, gerçekleşen insan hakları ihlalinin sorumlularının tespit edilerek cezalandırılmasını, yasağın uygulandığı yerde yaşayan vatandaşların uğradığı maddi ve manevi zararın tespit edilerek tazmin edilmesini, bu amaçla ulusal ve uluslararası bağımsız gözlemcilerin yıkım bölgelerinde giriş, gözlem ve raporlama yapmasını talep ediyoruz.” ifadelerine yer verilmişti.


    Peki bir defa değil, en az Bin 71 kez okunsa da insan kokan, hak ve adalet istenen bu bildirinin altına imza atanların cezalandırılmasını istenmesinin saçma bir durum değil mi?


     


    Ve bu yönde verilen cezanın, ‘İhlal hakkıdır’ diyerek cevaplayan Anayasa Mahkemesi verdiği bu kararla adaletin, hukukun, insan haklarının, demokrasinin istendiğine bir mesaj olarak algılamayacak kadar cahiller eğitimcilerimiz mi var?


    Bilmem ama 1071 eğitimcinin meslektaşlarının cezalandırılmasını istenen o bildiriye imza atan Bin 128 kişiye lütfen beni de ekleyin..


    Aha işte size Bin 129 olduk..


    Kaldı 58.. 


    Oda hem yakılan aydınların otelin olduğu Madımak şehri Sivas’ın plakası.. 


    Buda tesadüf mü bilmem ama ben burada tek başıma bir kez daha sesleniyorum, ‘barışı istemek suç ise ben suçluyum, üstüne üstlük birde bu ülkenin toplumsal bir barışa ihtiyacı var’ diyerek genel af istiyorum..

  • DAMAL OTOBÜS TERMİNALİ AÇILDI!


    Başkan HDP’li Başkanları Ziyaret Etti..


    CHP’l Damal Belediye Başkanı Ergin Önal, HDP’li Kars Belediye Başkanı Ayhan BİLGEN ve Susuz Belediye Başkanı Oğuz YANTEMUR’u ziyaret ederek hayrılı olsun dileklerinde bulundu.



    Kim Dost, Kim Düşman?..


     


    ABD’nin ağır ama planlı adımlarla,  Ortadoğu’da oynadığı satrançta yeni hamleler yaptığı ama bizimkilerin ‘Ha işte dediğimize geldi’ diyerek sevindiği, ‘Güvenli Bölge’ tartışmalarının sürdüğü şu günlerde ülkemiz siyasilerinin büyük bölümü tatilde, keyifte..


    Başta her konuşmasında, ‘Çalışın, şu bizden değil, bana oy vermedi, verdirmedi diyerek hizmetine mecbur olduklarınıza ayrımcılık yapmayın’ diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere önümüzde ki günlerde yaşanacakları görenlerin uyarılarının da göz ardı edildiği bir zamanda, ben bana düşeni en iyi şekilde yapma gayreti içinde bayram sonu yeniden çalışmalarıma start vermek için geldiğim İstanbul’da ard arda iki toplantıyı gerçekleştirmenin heyecanı ile 24 Ağustos’da ki, İş insanlarıyla bir araya gelme gibi planlarıma ve yeni çalışmalara endekslenme gayreti ile bayram tatili keyfi ve tembelliğini üzerimden atmaya çalışıyorum..


    Ve yeniden geldiğim ve kolları sıvadığım İstanbul’da bizzat yaşadığım 17 Ağustos Marmara Depreminin 20. yıl dönümünde gerçekleştirdiğimiz, Ardahanlı kadınlar toplantısı ardından WhatsAppıma gelen bir mesajla şaşırırken, bir çoğumuzun dost bildiklerinin asıl düşman, düşman bildiklerinin dost olmazsa da ya yaptıklarını ya seni ve yaptıklarını görmezden gelir, ya da sessiz kalıp, zamanı geldiğinde müdahale eder ve en azından moralini bozmaz olduğunu anlıyordum.


    Ama dost bildiklerinin senin yaptıklarını ya çekememezlikten, yada geberdiğinden küçük beyinciklerinin altında sakladıkları pis düşünceleri ile asıl düşman olduklarını ortaya koymaları da bir gerçek.


    Çünkü yakınları başta olmak üzere çevresindekilerinin iyi tanıdığı bu tipler sizin dost bildiklerinizin ve cevabını aradığınız, ‘asıl düşman kim?’ sorusuna cevap oluyorlar..


    Evet, 17 Ağustos Marmara Depreminin 20. yıl dönümünde yağan yağmur, esen fırtına, tıkanan trafiğe rağmen aynı gün düzenlediğimiz toplantıda yaşanan güzellikleri tahlil edip, toplantımızın paylaşımlarını yaptıktan sonra eve doğru yol alırken WhatsApp’ı ma gelen uyarı arından gördüğüm mesajla şaşırırken önce gülümsedim, sonra uzun uzun düşündükten sonra o olumsuz mesaja kırıcı olmasın diye nazik(!) bir düşünce ile cevap versem de dostun ve düşmanın kim olduğunu da yol boyunca terazime koyup, ağırlıklarını da eve gelene kadar ölçmeye çalıştım.


    Bulunduğunuz yer ve mevkiyi içine sindiremeyip ama bir şey de yapmayıp, bu tür alçakça mesajlarla moral bozma yoluyla şevkini kırmaya çalışanların dost olmadığını da ve asıl düşmanın içeride olduğunu anlatmaya çalışan, ‘Ağacın kurdu içindedir’ sözünü hatırlatan bu mesajın ne olduğunu merak edenlerin merakını da gidermek isterim..


    Ama o mesajı yazanın, ‘amacıma ulaştım’ diyerek sevinip, çok büyük iş yaptığını zan eder  diye ciddiye almıyorum.


    Yazıma konu edip, ciddiye aldığım yorumlansa da benim gibi bu yazıyı okuyanların da çevresinde bulunanlara bir kez daha bakıp, ‘kimin dost, kimin düşman’ olduğunu yeniden anlamaları için olduğunu da belirtmekte fayda var düşüncesidir bu konuyu ve buradan da yayınlama gereği duymadığı saçma mesajı..


    Çünkü bir çoğumuzun dost, akraba, adam, kadın, insan diye bildiklerimizin aslında içimizde ki değersiz ama sizi, sizin haberiniz olmadan yemeye çalışan sürüngen bir böcek, yani kurdunuz olduğunu unutmamamız gerekir şeklinde bir mesaj olduğunu bilmeniz yeter, artar bile..


    ARDA/FED'İN YENİ YÖNETİMİ KOLLARI SIVADI..


    ARDA/FED’İN YENİ YÖNETİMİ KOLLARI SIVADI..


    *Arşiv Haber 18/05/2017 Tarhli Haber


    Üçüncü Olağan Genel Kurul toplantısını geçtiğimiz hafta sonu yapan Ardahan Dernekler Federasyonunun yeni yönetim kurulu, görev dağılımı gündemli ilk toplantısını gerçekleştirdi.


    Federasyon’nun Şişli’deki merkezinde gerçekleşen toplantıda Fakir Yılmaz, oy birliğiyle yeniden Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığı’na getirildi. Toplantıda yönetim kurulunun oy birliğiyle aldığı kararların ardından diğer yöneticilerin görevleri şöyle şekillendi:


    Başkanvekili Efkan Demir, Genel Sekreter Cem Aynalı, Genel Sekreter Yardımcısı Ebru Çaylar, Başkan Yardımcısı Erdinç Koçak, Başkan Yardımcısı Barış Karahan, Başkan Yardımcısı Harun Şerefoğlu, Başkan Yardımcısı Fatih Karakoyunlu, Başkan Yardımcısı ve İşadamları Konseyi Başkanı Murat Şenel, Başkan Yardımcısı ve Eğitim Sekreterliği Başkanı Şemsettin Şenel, Başkan Yardımcısı ve Hukuk Sekreterliği Başkanı İbrahim Beşli, Başkan Yardımcısı ve Basın Yayın Sekreterliği Başkanı Erdal Karasansar, Başkan Yardımcısı ve Kültür Sanat ve Spor Sekreterliği Başkanı Erdal Özdemir, Başkan Yardımcısı ve Kadın Kolları Sekreterliği Başkanı Esengül Yılmaz Özcan, Başkan Yardımcısı ve Örgütlenme Sekreterliği Başkanı Özcan Diğmeci, Başkan Yardımcısı ve Örgütlenme Sekreterliği Başkan Yardımcısı Aydın Karadağ, Başkan Yardımcısı ve Resmi Kurumlar Sekreterliği Başkanı Yener Bayrakçı, Başkan Yardımcısı ve Mali Sekreter Hesap İşleri Başkanı Selvi Zengin, Başkan Yardımcısı ve Mali Sekreter Hesap İşleri Başkan Yardımcısı Hafız Öztürk.


    Denetim Kurul Üyeliklerine ise Aytekin Akpınar, Sıtkı Dursun, Mahmut Morkoç, Name Fidan Yılmaz ve Ekrem Tekçe’nin getirildiği ARDA/FED’in yeni yönetimi ilk iş olarak kurucusu olduğu ve bir çok il federasyonun aralarında bulunduğu Anadolu Konfederasyonu yönetimi ile birlikte İstanbul Beylikdüzü Beleidye Başkanını ziyaret ederken, pazartesi günü de Ardahanlı olan Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’na bir ziyaret gerçekleştirecek.



    16/03/2017 Tarihli Haberler


    **Ardahan Yapılacak AVM İnşaatına Başlandı..


    Ardahan’da eski toptancı hali ile Rus pazarının bulunduğu alan üzerinde, Ardahan Belediyesi kat karşılığı ihale edilerek 2.350 metrekare alana yapılacak olan Alışveriş merkezi (AVM)  inşaatına başlandı.

    Yaklaşık 20.000 metrekare kapalı alana sahip alışveriş merkezinde oyun alanları, sinema, otopark, marka mağazalar, sosyal ve kültürel ihtiyaçlara yönelik bölümler yer alacak. 


    **Ardahan Kültürevi Binası 28 Mart’ta Açılışı Yapılacak


    Esenyurt Belediyesi tarafından yapılan fakat iki yıldır teslim edilmesi yılan hikayesine dönen İstanbul Ardahan Kültürevi binası açılışı 28 Mart’ta yapılacak.

    Yaklaşık üç aydır İstanbul Ardahan Kültürevi yönetimi ve Ardahan ilçe Derneklerin taşındığı Kültürevi binası, 21 Şubat’ta açılışı yapılacağı duyurusu yapılmış daha sonra hava muhalefeti nedeniyle açılış iptal edildiği açıklanmştı.

    İstanbul Ardahan Kültürevi son açıklamasında Esenyurt’ta bulunan Kültürevi binasının 28 Mart 2015 cumartesi saat 13.00 de açılışı yapılacağı açıklandı.


    **Yılmaz Şenlikoğlu, Dedesinin İsmi Verilen Okulu Ziyaret Etti..


    İstanbul Pendik ilçesi sanayıı mahallesinde yapılan okula Aşik Şenlik ilköğretim okulu isminin verilmesi için gerekli görüşmeleri yapan Serkan KAYA ve Selçuk KAYA kardeşler’e sürpriz bir şekilde Aşik Şenliğin Torunu olan Yılmaz ŞENLİKOĞLU İzmir’den İstanbul’a gelerek okulu ve iki kardeşi ziyaret etti. 

     

    **Yılmaz Şenlikoğlu, Dedesinin İsmi Verilen Okulu Ziyaret Etti..


    Ziyarette ŞENLIKOĞLU dedesinin hayatından kesitler vererek şiirlerini okuyarak yapılan bu örnek davranış karşısında çok duygulandığını ve sırf okulu görmek ve Selçuk KAYA ve Serkan KAYA’ya bizzat gelerek teşekkür etmek istediğini sözlerine ekledi. Yılmaz ŞENLİKOĞLU, Sebahattin İKAN, Korkmaz İKAN ve Ozan IKAN ve beraberindeki Serkan KAYA,Selçuk KAYA. Cavit KAYA ve okul Müdürü ile okulu gezdiler. Pendik ilçesi sanayıı mahallesinde yapılan okula Aşik Şenlik ilköğetim okul isminin verilmiş olmasından ötürü duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Şenlikoğlu Pendik sanayıı mahallesinde kısa sürede yapımı tamamlanan okula Aşik Şenlik ilköğretim okul isminin verildiğini duyunca çok mutlu olduğunu ve çok şaşırdiğını söyledi okul ile ilgili düşüncelerini şöyle dile getirdi:’’ bu şekilde okullar yaptırmak dünyaya yapılacak en güzel işler’dir.okulun farkı dışardan bakıldığı zaman anlaşilıyor.çok güzel bir bına olmuş dedi. böyle bir ismi taşıyan okulda okuyan öğrencilerin ve öğretmenlerin ne kadar şanslı olduğunu sözlerine ekledi ve bu örnek davranışın Aşik Şenliğin isminin yaşatılmasından duyduğu memnunıyeti dile getirdi. Okul gezildıkten sonra Cavit KAYA AŞİKOĞLU’na Aşik Şenlik ilköğretim okulu kendi evinde misafir ederek ağırladı. En kısa zamanda okulun açılışı olduğunu ve konferans salonunda program yapma konusunda Korkmaz bey ile konuşuldu.Yılmaz ŞENLİKOĞLU dedesinin ismini yaşatan Çıldır güvenocak köylü kardeşleri ziyaret edip teşekkürlerini iletti ve bir kez daha duyduğu memnuiyeti dile getirerek oradan ayrıldılar.


    **ARDA-FED Halk Konseri Düzenliyor..


    İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu, 21 Mart cumartesi günü Maltepe’de ücretsiz halk konseri düzenliyeceğini duyurdu.

     İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu (ARDA-FED) 21 Mart 2015 Cumartesi Saat 19.00- 23.00 arasında Maltepe Prof.Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi Kardelen-2 salonunda ücretsiz Halk Konserine tüm hemşerilerimiz davet edildi.

    Program sunumu :Julide Ferihan Kaya, Sinan Orhan

    Sanatçılar: Mehmet Kılıç, Erkan Ergezer, Levent Değirmenci, Uğur Yildiz

    Halk ozanı: Durmuş Altıntaş ve Folklor Ekibi


    **Göle’de Bürokratlar Köy Ziyaretinde


    Göle Kaymakamı Zafer OKTAY, Garnizon Komutanı Yüzbaşı Rıza DEMİRAYAK,Göle Belediye Başkanı Akın İSMAİLOĞLU,Göle Emniyet Müdürü Fatih ULUKAYA,Göle İlçe Jandarma Komutanı Serdar KENĞER,İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı Serdar ÜNALDI, Göle İlçe Nüfus ve KGHB Müdürü Süleyman ÇELENK,Göle Milli Eğitim Müdürü Mevlüt ÖZALP,SYDV Müdürü Mustafa DEMİR,Göle İlçe Gıda,Tarım ve Hayvancılık Müdürü Doğan PALA ile birlikte ilçemize bağlı Esenyayla,Çullu,Balçeşme ve Küçük Altunbulak köylerini ziyaret ederek vatandaşlarla ve köy muhtarlarıyla sohbet etti.

    Yapılan ziyaretlerde okullar ziyaret edilerek öğretmenlerle toplantılar yapıldı.Ziyaret sırasında muhtarların ve vatandaşların talepleri alınarak ilgili daire amirleri tarafından not edildi.Köylerde yapılması planlanan yatırımlarla ilgili istişarede bulunuldu.Köy muhtarlarına hayvan hırsızlıklarıyla mücadele ve ağaçlandırma çalışmaları için bilgi verildi.Ziyaretlerde taziye çadırları ziyaret edilerek,vatandaşlara başsağlığında bulunuldu.

     

    **Deniz Yıldızı Dizisi Oyuncuları Ardahan’da


    Deniz Yıldızı dizisinin sevilen oyuncuları Ardahan’da hayranlarıyla buluştu.

    Özel bir televizyon kanalında uzun yıllardır beğeniyle izlenen Deniz Yıldızı’nın ünlü oyuncuları Cantuğ Turay ve Begüm Topçu Turay, Ardahan Halk eğitim toplantı salonunda aşk kaşıntısı adlı oyunu sergiledi.

    Ardahan Vali Yardımcısı Deniz Pişkin, Ardahan  Belediye Başkanı Faruk Köksoy’unda izlediği oyunda katılım ve ilgi büyüktü.



    Ağaçları Kesmeyin.. Ama..


    *Yazıyorsam Sebebi Var


    Kışları -40 Derece soğuklar karşısında sığınacak bir yer arayan araçların yazında caddeleri tıkamaya başladığı Ardahan’da belediye kentin ortasında bulunan parkın altını kapalı çarşı yapmak için bir proje hazırladı.

    Ve bu projeyi hayata geçirmek için harekete geçen belediye başta CHP’lilerin olmak üzere ağç seven, doğa koruyanların tepkisini almış..

    Şu an bulunduğum İstanbul’da ki gezi parkı misali bir çalışma ve karşı tepkinin yaşandığı bölgede yaşanan gelişmeleri anında bana ulaştıran ekibimiz aynı zaman da parkın altına yapılmak istenen kapalı parkın projesinin fotoğraflarını da attı.

    Eyleme ve projeye baktığımda ikisinin de haklı olduğunu görüyor ve bizim hangi tarafta yer alacağımızı düşündüm.

    Ve önce yaşananları haber olarak kamuoyuna bildirip, ardından kendi görüşümüzü de ortaya koymalıyız diyerek karar alırken beni cep telefonumdan arayan CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan yaşanan durumu özetledikten sonra gerek basın olarak gerekse başında bulunduğum federasyon olarak parkta bulunan parkların kesilmemesi için kendilerine destek vermemiz gerektiğini belirtiyordu.

    Taştan’ın bu haklı istemi ve bizi yönlendirme çabasının yanından önüme gelen projeye baktığımda Ardahan’ın bu çalışmaya ihtiyaç duyduğunu da düşündüm.

    Evet iki yönü de içinde çıkılma olan bu durumun masaya yatırırken öncelikle aynı CHP’nin daha öncede bu parkın içinde bulunan oteli yıkılması karşısında biraz da mutlu olup, yaşananlara sesiz kalıp, ardından parkın betonlaştırılması ve adının değiştirilmesi karşısında ortada olmazken bugün parkın içinde kalan bir kaç ağaca sahip çıkması düşündürücü bir durum olarak geldi bana..

    Kesilmeli mi o ağaçlar?

    Tabi ki de HAYIR!..

    Peki kapalı bir parka ihtiyaç var mı?

    Tabi ki var..

    O zaman ne yapmalıyız?

    Bana kalırsa varsa imkan bir yerde alan açılıp, ağaçlar kesilmeden tünel yapılırcasına alanın altına girilip, kentin ihtiyaç duyduğu kapalı park yapılabilir.

    Ve iki tarafı da memnun edecek olan bir çalışmaya imza atılabilir..

    Peki, ‘Sen taraftasın?’ derseniz eğer ben direk derim ki; 10 yıla yakındır kentin içinde bir cenaze gibi sahipsiz bırakılan parka bir an önce genel müdahale yapılmalı ve altına yapılacak olan kapalı parkın yanı sıra etrafının da bir çok yeni esnafa ekmek kapısı olacak ve İnönü caddesi ile Atatürk caddelerine can getirecek olan yeni dükkanlar yapılıp, satışa sunulmalıdır.

  • Bayramda da Topladılar..

    Haber Foto: Damal Haber Facebook Sayfası.. Fotoğrafta önde görünen Damallı Hıdır Çamlıyurt “Paşa” Kalanderdere  köyü.. Fotoğraf : Başar Hazar**Protokol Bayramlaştı..


    Ardahan’da Merkez Camiinde kılınan Bayram Namazının ardından Vali Mustafa Masatlı, protokol üyeleri ve vatandaşlarla bayramlaştı. Burada ki programda vatandaşlarımıza çay ve simit ikram edildi.


    Vali Mustafa Masatlı daha sonra Şehit İnan Akçam’ın ailesini ziyaret ederek, aile fertleriyle bayramlaştı.


    Engelsiz Yaşam ve Rehabilitasyon Merkezini de ziyaret eden Ardahan Valisi Masatlı, buradan faydalanan vatandaşlarla bir süre sohbet edip, bayramlarını tebrik etti. Bayram boyunca ziyaretlerini sürdüren Vali, Devlet Hastanesine giderek, personelle bayramlaştı, acil servisi ve yatan hasta servislerinde hastaların bayramını tebrik etti.



    Aynı ün daha sonra İl Emniyet Müdürlüğünü ve İl Jandarma Komutanlığını ziyaret ederek, burada ki emniyet ve jandarma personeliyle bayramlaşan Ardahan 
    Valisi, kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personelle de bayramlaşarak, bayramlarını tebrik etti.



    ** Vali Masatlının Bayram Mesajı


    Kainatın yaratıcısı ve Alemlerin Rabbi yüce Allahın Elçisi, Rahmet Peygamberi Hazreti Muhammet’in ümmeti olarak, mübarek Kurban Bayramına erişmenin huzur ve mutluluğunu yaşamaktayız.


    İnanç, örf ve adetlerin en güzel şekilde gösterildiği bayramlar, karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörünün kuvvetlendiği, dargınlıkların unutulduğu, millet olma bilincinin ve birlikte yaşama iradesinin güç kazandığı dini inancın, milli ve manevi kültürün yeniden tazelendiği, güçlendiği günlerdir.


    Şehrimizde ve ülkemizin dört bir yanında yaşayan değerli Ardahanlı hemşehrilerimin, kamu kurum ve kuruluşlarındaki her kademede görev yapan mesai arkadaşlarımın, şehit ailelerimiz ve gazilerimizin, sivil toplum kuruluşlarının, basın mensuplarının, ülkemizin ve tüm Müslüman Aleminin Kurban Bayramı’nı yürekten kutlar, sevgi ve saygılarımı sunarım.



     Mustafa MASATLI/Vali



    *Arşiv Haber 13/05/2018 Tarihli Haber


    Ardahan’a su veren su kaynağının üzerinde yaşanan patlama da bir çok kişi yaralandı. Bazılarının durumu ciddi.

    SELÇUK YAZGAN—ADEM DEMİRCİ—MURAT ÇETİN—TUNCER SARIVAZ’ yaralı.


    Ardahan merkez Çataldere (Gunzut) köyünde bulunan ve Salduzlar Beton A.Ş’ye ait taş ocağında meydana gelen patlamada 4 kişi ağır yaralandı. Edinilen bilgiye göre, Ardahan’ın Çataldere köyünde bulunan Salduzlar Beton A.Ş’ye ait taş ocağında saat 19.15 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama meydana geldi. Patlamadan dolayı Selçuk Yazgan, Adem Demirci, Murat Çetin ve Taner Sarıvaz ağır yaralandı. 112 Acil ekiplerince Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılan 4 yaralı da Erzurum’a sevk edildi.


    Hastaneye gelen Vali Mustafa Masatlı, başhekim Birand Taneri’den bilgi aldı. Patlamanın sebebinin henüz belli olmadığını belirten Masatlı, yaralanan işçilerin vücutlarında ciddi oranda yanıklar oluştuğu bilgisini verdi. Vali Masatlı, olayla ilgili soruşturmanın başlatıldığını söyledi.


    Alın o evi başınıza çalın!


    Alın o evi başınıza çalın! 


    Ardahan Vakfından, Kültür Evi Yönetimine:


    20/03/2015 Tarihli Haber


    Yılladır açıldı, açılacak denilen ama bugüne kadar bir türlü Ardahanlılara teslim edilmeyen Kültür Evi’nin artık kabak tadı verdiğini ileri süren Ardahan Eğitim Vakfı Başkanı İlter Avşar’dan merkezi İstanbul Esenyurt’ta bulunan Kültür Evi yönetimine ateş püskürttü.


    Ardahan Eğitim Vakfı Başkanı İlter Avşar sözlerine şöyle devam etti.


    ‘Kültür Evi yönetiminin yapımı gibi bitişi ve açılışı yılan hikayesine dönen Ardahan Kültür Evi’nin birilerine teslim olunup, ancak alındığını belirttiği açıklamasında birilerinin yıllardır,

    ‘Aldık, alıyoruz, Açtık, açıyoruz’ denilen kültür einin artık kabak tadı vermeye başladığını, yönetiminin ise birilerine biat ederek, bu eve ancak girebildiğini belirtiği açıklamasın da ‘Alın o evi başınıza çalın’ misali zat-zor alınan Kültür Evinin adeta utanç evi haline geldiğini belirterek, Ardahanlıların birilerinin verdiğini değil kendi imkanları ile bu kültür evinin iki kat büyüğünü yapabilirdi. Ama gelin görün ki birileri illaki birilerine el avuç açıp, ceket düğümleme derdinde’ dedi.



    GARSON VE ASKER!


    7 Haziran olmadı, 1 Kasım.. Olmadı 31 Mart.. Daha olmadı 23 Haziran seçimleri ve başkanlık dahil ekonomiye büyük hasar veren diğer bir çok seçim ile halen yüz göz olduğumuz bu süreçte iki adım ileriye gitmesi için uğrunda verilen onca ağır bedele karşın bir adım ileriye gidemeyen özlemi çekilen demokrasiyi tartışmaya devam ediyoruz.


    İktidara geldiği günden beri askeri vesayet dahil bir çok antidemokratik uygulamayı ortadan kaldıracağını, resmi devlet lojmanları dahil milyonlar yutan makam araçları gibi devletin bütçesini hortumlayan onca işi engelleyeceğini ileri sürüp ilk yıllarda bu yönde ciddi adımlar atan ardından 28 Haziran seçimleri öncesi Kürt seçmenden oy almak uğruna buzluktan çıkarıldığı ileri sürülen barış süreci dahil bir çok demokratik adımlar atan dünkü iktidar halen bugün ki iktidardır.


    Adı, Adalet ve Kalkınma olan mevcut iktidarın son olarak 31 Mart seçimleri ardından ortaya koyduğu tavırlarla Adaleti de, piyasaları ve toplumu her geçen gün daraltan ve de bunaltma noktasına getiren ekonomik politikalarıyla Kalkınmayı da yüzüne gözüne bulaştırmanın sıkıntısı içinde o ilk yıllarda ki demokratik adımlarından vazgeçen de aynı iktidardır.


    Aynı iktidarın başı olan Başkan Erdoğan’ın son açıklamalarında demokrasinin beklentileri içinde olan ”hukuk mevzuatımızı gözden geçirilmesi gerekiyor” derken bunları yapacak olanların 17 yıldır iktidar olan partisinin ve kendisinin olduğunu unutması da bu iktidarın işine geldiğinde Demokrasiyi, Adaleti, Hukuku hatırladığını ortaya koymaktadır.


    Gelelim bugün ki yazımıza başlık olan Garson ve Asker meselesine..


    Aslında ”Kürt Memet Nöbete” olması gereken başlığımızda bu ülkenin meselesi Garson ve Asker meselesi demokrasinin ana meselesidir.


    Yani son olarak CHP’li kadın milletvekili Nurhayat Altaca’nın 31 Mart seçimleri ardından mecliste yaptığı konuşmada yaşananların darbeye yol açtığını ima etmesi birilerinin kafasında halen askeri nöbetçi olarak gördüğünü ve zamanı geldiğinde nöbete çağrılacağını ima etmesidir.


    Yani demokrasin önünü açacaklarını iddia edenler, iktidara geldikten sonra bu iddialarını unutanların askeri yönetimlerdeki gibi ” Ben Bilirim” diyerek yönetim şekillerini kınarken bilinç altlarında hala askeri nöbete çağırdıkları da diğer bir gerçektir.


    İşte burada mevcut iktidarın ve muhalefetin askeri cunta veya yönetim anlayışını tetikleyen, akıllara getiren ve de söyleten antidemokratik uygulamaları işlerine geldiğinde kullanmamaları değil asıl unutulmaması gerekenin demokrasinin olduğunu bilmeleri ve işi Garson Askere bırakmamaları gerekmektedir.


    Çünkü adı üstünde, Garson!


    Yani isteneni yapan Garson da, Asker de, Sivil de, Siyasetçi de olabilir..


    Ve görevi yapacak olanın Garson, Asker değil ona işveren sivildir, halktır, halkın seçtiği siyasetçidir.


    Görevi de yapması gereken asker değil, sivildir, siyasetçidir..


    Bunun olması ve devam etmesi içinde Askeri vesayetlerden uzak, iktidarın gücünden faydalanıp antidemokratik uygulamaları demokrasiymiş diye yutturmamak, birilerinin yani solcu, aydın, demokrasi yanlısı parti olduğunu iddia eden ama kendi beceriksizliğini hep başkalarına becertmeye çalıştığı ileri sürülen CHP’li kadın vekilin işaret ettiği o anlayışı tetiklememek ve asıl ‘biz biliriz, bildiğimizde sandıkta ortaya koyarız’ diyen halkın demokrasi istemiyle başına gittiği sandığa saygı göstermektir..

  • CİNAYET GİBİ KAZA


    Kaz Dağları ve Kazlar..


     


    Öncelikle bölgenin milletvekili olan AK Parti Grup Başkanı Kaz Dağlarında olduğu ileri sürülen altın madeni için yapılan ağaç kesiminin , neden onca ağaç kesildikten sonra görüldüğünü sorduğu gibi bende bir gazeteci olarak aynı sorunun cevabını merak etmedim değil..


    Çünkü vekilin  üstü kapalı olsa da  bu durumdan şikayetçi olduğunu gördüğüm ve bu yönde yaptığı  savunmasına baktığımızda kendi bölgemde olduğu gibi yurdun bir çok yerinde gazeteci geçinip, yaşananları görmeyen, yazmayan, görüntülemeyen ve Anayasa gereği demokrasinin, insan haklarının 4. savunucusu oldukları iddia edilen ama vali, vekil, başkan kızar diyerek haber yapmayan gazeteci tiplerinin o bölgede de  olduğunu  hepimiz biliyoruz.


    Yani ‘Nerem düz ki’ diyen deve misali ağaçların bir gram altın  için kesilmesini değil, bu vahşetin neden geç görüldüğünü soran vekilin sorusunu ben de  bölgedeki gazeteciler, muhabirler, ajan pardon ajans muhabirlerine sormak isterim..


    Vekil ve benim soruma cevap verecekleri beklerken şimdi de ağaçların neden kesildiğini konuşmuyor, kaç tane ağacın kesildiğini tartışıyoruz.


    Ve ‘çıkarsa bize yani ülkeye kaç gram altın kalacak?’diye tartışmalar yaparken ağaçlar kesilmeye devam ediyor..


    Kaz Dağlarını tartıştığımız şu sıralarda İmamoğlu’nun adının hiç geçmediği günlerde CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmak için çok uğraşan ama lobisi olmadığı için bir gündem adı gündemde düşen Göleli hemşehrim İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin hükumetin S-400’leri aldığı Rusya’dan kaz ithalatı yapacağını ileri sürüyordu.


    Kaz dağlarında yaşananlara üzülen bizler bu kez kazlarımızı düşünmeye başladık.


    Evet, Başkan Erdoğan’ın eniştenin başında bulunduğu Ekonomi Bakanlığının bir kişi veya şirket gibi açılacak bakkal pardon şirket yoksa holding veya gruba ortak olabileceği, hatta kuracağı şirkete ortak alabileceği yetkisini imzaladığı verdiğini de duyuyoruz. 


    Yani kısacası kaz gelecek yerde tavuk vermeye devam eden,  asıl kazların kim olduğunu da acaba zamlı sigaraları yakan bizler  veya ben miyim diye de düşünmedim değil..


    Çünkü gerek Kaz dağları, gerek Rus kazlar , gerekse ekonomi bakanlığını şirket yönetimi gibi idare edeceğimiz bir ülkede gerçek kazların kim olduğunu da sormak, sorgulamak gerekir. Yine  aynı bölgenin kadın milletvekilinin de  sevgililerinin de  dahil , her yere lazım kağıt üretimi için orada kesilen ağaçların gerektiğini de üzülerek farkediyorum , SEKA’nın da kapatıldığı ülkemde… 

  • Öğretmen Toprağa Verildi..

    Karaman’da meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden öğretmen Tuba Coşkun‘un cenazesi, memleketi Ardahan‘da toprağa verildi.

    Tuba Coşkun’un cenazesi, Çıldır ilçesindeki Merkez Camisinde kılınan cenaze namazının ardından ilçe mezarlığında gözyaşları içerisinde defnedildi.

    Cenaze törenine, Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, Çıldır Kaymakamı Bedirhan İmamoğlu, Ardahan İl Emniyet Müdürü Ayhan Taş, Ardahan eski Milletvek,li Saffet Kaya, Tuba Coşkun’un babası aynı zamanda AK Parti Çıldır İlçe Başkanı Yusuf Yılmaz, diğer yetkililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Kadın öğretmen, Karaman-Konya kara yolunda ailesiyle geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetmiş, iki çocuğu ve eşi de ağır yaralanmıştı.



    GÜVENLİ BÖLGE..


     

    Kırk yıla yakındır süren iç çatışmaların devam ettiği ve yürekleri yakan haberlerin bitmediği,  ekonomi başta olmak üzere toplumu gerip daraltan sonuçlarla sürerken bir de dış çatışmalar sürüyor. 


    Başta Suriye olmak üzere Irak ve İran gibi bölgelerdeki gelecekte birleştirilmesi hedeflenen yeni odaklamaları önlemek adına güvenli bölge istemleri de her geçen gün artarak arzulanıyor. 


    Daha önce Irak’ta kurulan ve adına Kürdistan denilen bölgeye benzer mi bilmem ama Suriye’de kurulmak istenen yeni güvenlik bölgesinin tanımının ne olacağı da söylenmiyor.


    Sanki kendilerinde yokmuş gibi, “Kimyasal silah” var denilerek ateş düşürülen Irak’ın bir benzeri olan Suriye’nin yasal hükümetine “Esed” denilerek reddedenlerin, Türkiye’ye sınır olan bölgede Irak usulümü yoksa başka üslup ile kurdurmaya çalıştıkları güvenli bölgenin, Suriye’yi bölmekten öte bir şey olmadığını söylemeseler de, bu güvenli bölgeyi kimlere emanet edileceğini de kamuoyuna anlatamıyorlar.


    Çünkü bizim bildiğimiz o bölgede bulunan YPG’ye devlet muamelesi gösterip tonlarca silah veren Amerika’dır.


    Bir taraftan Suriye’nin bölünmesini engelleyen Rusya ve İran olurken, diğer taraftan ABD ve Türkiye’nin de için de bulunduğu müttefiklerinin güvenli bölge adı altında komşu bir devlet olan Suriye’yi “Güvenli bölge” adı altında nazikçe bölmeye çalışmaları diğer önemli bir konudur.


    Halbuki Suriye’nin resmi hükümeti olan Esed’i “Kardeşim Esad” diyerek sahiplenmek; hem ABD’nin hem de Suriye’nin Golan tepelerini vuran ve bölgede asıl hesabı olan İsrail’in oyununu bozacaktır.


    Ve çoğu akraba olan Suriye’nin sınırındaki halkı ve içeride ki çatışmaları durduracağı gibi başkan Erdoğan’a yönelik sorulan ‘Ekonomi niye bozuk?’ sorulara aynı Erdoğan’ın, ‘Siz biliyor musunuz mermiye, bombaya tüfeğe uçağa giden paraları?’cevabıyla yani  “önlem” olarak dağa taşa atılmayacaktır.


    Kısacası içte buzlukta olan sürecin, bir an önce çıkarılıp yeniden masaya yatırılması ve “Esed” denilen Suriye’nin resmi iktidarına “Esad” demek daha güvenli olacaktır.


    Çünkü “Güvenli bölge” demek,  bölgede hayata geçirilmek istenen BOB’un yani Büyük Orta DoğuProjesinin uygulamasına yol açmaktan öte bir şey değildir.


    En anlaşılmaz bir diğer durumda MHP Lideri Bahçeli’nin ‘Güvenli Bölge’ den yana olmasıdır..

  • Ardahan'ı Yasa Boğan Kazanın Fotoğrafları..

    Tatilden Mersin’e dönen aile kaza yaptı


     


     



    Karaman’da tatilden Mersin’e dönen ailenin içinde bulunduğu otomobilin çekiciye arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, anne hayatını kaybetti, 2 çocuğu ve eşi yaralandı.


    Kaza, saat 08.15 sıralarında Karaman-Konya karayolunun 35. kilometresinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Güven C. (34) yönetimindeki 34 BGD 467 plakalı otomobil, Ferdi M.’nin kullandığı 42 GY 751 plakalı çekiciye arkadan çarptı. Kontrolden çıkan otomobil ardından mısır tarlasına girdi. Kazada otomobil sürücüsünün eşi Tuba Coşkun olay yerinde hayatını kaybetti. Otomobil sürücüsü ile çocukları Rüzgar C. (6) ve Yağmur C. (1) yaralandı. Yaralılar ambulanslarla kaldırıldıkları Karaman Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. Kaza yapan ailenin, tatil için gittikleri Muğla’dan Mersin’e döndükleri öğrenildi.



    BİR MİLLET İKİ DÖVLET!..


    Kardeş dediğimiz ülke için doğu kapısını kapalı tutup, Ermenileri boğduğumuzu zannedip , başta Kars olmak üzere sınır bekçileri olan Kuzey Doğu Anadolu bölgesindeki illerin yoksullaşıp, batı bölgelerine göç etmesine yol açan anlayışın hala hüküm ettiği bir süreçte Posoflu gazeteci meslektaşımın sanal ortamda paylaştığı bir yazı benim de  bugün ki yazımın ana konusu oluveriyor..


    Çünkü yıllardır dikkat çektiğim konuların başında gelen ve maalesef  hala kanayan bu yarayı  yeniden deşmiş ve kardaş denen Azerbaycan’ın bir gram mazot ve doğal gazı parasız vermediği gibi , yavru vatan dediğimiz ve özellikle şu son günlerde bizi Avrupa ile yeniden karşı karşıya getiren , deniz altı yakıt arayışları ile gündemimize giren Kıbrıs’ı hatırlattı..


    Gece kondu evlerini andıran prefabrike gümrük binalı Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısının olduğu Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol ve Doğalgaz Boru hatlarının geçmesine karşın , hala beklenen  ithalat ve ihracatın yapılmadığı ve hatta bu zamanda hala kömür, tezek, odunla ısınan, dereleri HES’lerle kurutulan ülkemin Gürcistan’a komşu ilçesi Posof’lu Gazeteci Burhan Özkoşar’ın kendi özel sayfasında paylaştığı,’GARDAŞ ÜLKE VİZEYİ KALDIRDI. SEVİNİYORUZ !!!


    GÜRCİSTAN BIRAKIN VİZEYİ PASAPORT DA İSTEMİYOR. KİMLİK YETERLİ !!!


    BİR MİLLET İKİ DÖVLET !!!’ satırlarını okuyunca yanımdaki Azeri Üniversite öğrencisine dönüp, biraz da kızarak, ‘Bak biz size kardeş derken, bayrağınız hem Türkiyeli, hem de bir Kürt olarak iş yerimizin masasında onurlandırırken siz Kıbrıs’ı tanımadığınız gibi yıllardır devlet olmanıza karşın daha yeni vizeyi kaldırıyorsunuz, bu nasıl kardaşlık?’ diye sitemde bulunuyorum.


    Ve Türkgözü, Aktaş adlı iki gümrük kapısı olmasına karşın Araplarlarla, Iraklılarla sıkça bir araya gelen hatta Musul’da esir alınan bugüne kadar Gürcistan ya da Kafkasya ülkelerinin konsolos, büyükelçi yahut  belediye başkanları ile bir araya gelemeyen, ortak bir fotoğraflarını dahi görmediğimiz Ardahanlı siyasiler gibi , Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Cenap Cumhurbaşkanı (İlham) Aliyev’in Sayın Cumhurbaşkanımıza geçen hafta ilettiği üzere Azerbaycan, Türk vatandaşlarına 1 Eylül’den itibaren vizeyi kaldırıyor. ‘Bir millet iki devlete’ yakışan oldu.” demesi de ajanslara haber olarak giriyor.


    Yeniden Azeri öğrenciye dönüp,’Kardaşız diyorsunuz, ama Hristiyan Gürcistan’ın, sizin hala ülke olarak tanımadığınız Kıbrıs gibi kimlikle giriş, çıkışımıza izin verirken siz daha yeni vize kaldıracağız diyorsunuz.. Bu mu  kardaşlık?’ dediğimde o da dönüp bana ; ‘Siz de zamanında yani Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın önerge hazırladığı ve bu katliamın tanınması için verdiği önergeyi AK Parti’nin reddettiğini biliyor musunuz ve  Hocalı katliamını siz de hala görmezden gelip, tanımıyorsunuz, kardaşlık bu mu ?’ diyerek savunmaya geçiyor..


    Ve Azeri öğrencinin bu savunmasına baktığımızda; kardaş da olsan önce menfaatler dünyasında yaşadığımızı hatırlayarak, Gürcistan’dan sürgün edilen Ahıskalıların geri dönmesi için büyük bir mücadele içinde olduğunu bildiğim meslektaşım Burhan Özkoşar’ın bugünkü yazıma konu olan yazıyı paylaşırken kardaşız diyen ama Türkiye’ye getirildiklerinde ata/dede yurtları olan ve her geçen gün devam eden göç ile çocuk yapacak insanların kalmadığı, yaşlı bir iki insanın beklediği Posof’a değil ülkenin en güzel yerlerine yerleşmeyi ön koşul olarak ülkem dedikleri ülkelerine dayatan Ahıskalıların kardaşlığını da sorgulamayı düşünüyorum. 


    Ama yazım uzadı, yazılarımın yayınladığı gazeteler yazımı bekliyor diyerek yorumun devamını sonraya ve bu kardaşlıkları değerlendirmeyi de siz okurlara bırakıyorum..


    Ha bu arada son satır diyerek dün” Esad “kardaşım “  diyerek bağrımıza  bastığımız Suriyelileri de ‘Göçmen, sorunlu insanlar’ baskısı ile  kovmaya çalıştığımız ama onların da hala savaş halinde olan Esed’li Suriye^ye gitmek istemediklerini ve doğu kapısının kapanması sonrası Suriyeliler gibi ata/dede topraklarımızdan göç edip, gittiğimiz ve adeta işgal ettiğimiz, trafikten, betondan, kap, kaçtan, her gün yeni cinayet haberle ile boğduğumuz İstanbul’da eyleme hazırlandıklarını da gelen son haber ile öğreniyorum..

  • İkisi Bugün Toprağa Verilecek


    Ardahan‘da 26 yaşındaki polis memuru intihar etti.


    Edinilen bilgiye göre, Ardahan İl Emniyet Müdürlüğünde görev yapan ve bir süre önce Özel Hareketçılıktan alınıp, normal polis edilen Erzurumlu Abdülkerim Ö. (26), mesainin ardından İnönü Mahallesi‘nde bulunan evine gitti. Abdülkerim Ö,’nün mesaiye gelmemesi üzerine şüphelenen arkadaşları evine gitti. Evin kapısını açan arkadaşları Abdülkerim Ö.’yü kanlar içinde yerde buldu. Olay yerine çağrılan sağlık ve polis ekipleri, Abdülkerim Ö.’nün beylik tabancası ile başından vurularak öldüğünü belirledi.


    Abdülkerim Ö.’nün bugün Erzurum’da toprağa verileceği öğrenildi.



    Öte yandan Ardahan’ı şoke eden ikinci intihar olayı ardından hayatını kayıp eden Berber M. Dursunoğlu’nun da bugün Ardahan’da toprağa verileceği abilgisi alındı.



    Gazetelerin Kanlı 3. Sayfası..


     


    Ülkenin sınır kenti, Kafkaslara komşu kentinden aynı gün içinde iki intihar haberini yaptıktan, tıklanıp, içeriği okunmadan ya yalandan beğenenilmeden yada başlığa bakıp kendince yorumlar yapılan ve okunupta, ‘falanda Fakir Yılmaz’ı okuyor, sitesini takip ediyor’ demesinler diye beğeni ya da yorum yapmadan geçilen haberlerimin linklerini paylaşıp, okurlarıma duyurduktan sonra , başta bir çok Ardahanlı hemşehrimin de yaşadığı ve Ardahanlı olan Belediye Başkanının yönettiği İstanbul Esenyurt’ta olmak üzere bir çok intihar ve cinayet haberleri akıyordu, bilgisayarımın sağ at köşesinde gelen son dakika haberleri ile..


    34 yıldır her gün ülke ve dünya gündemi ile ilgili köşe yazarlığı da yapan bir gazeteci olarak sık sık yaptığımız ve en çok okunan ama ‘neden’ denilmeyen haberleri başında gelen intihar haberlerini yaparken biz gazetecilerin hazırlayıp, çıkardığı gazetelerin 3. sayfalarının neden Ortadoğu gibi kanlı olduğu da aklıma geldi.


    Ortadoğu deyince de insanların yaşamına, dünyaya yön veren siyasetin ne durumda olduğuna bakmak için bu kez de son dakika haberlerinin siyasi haberler kısmına bir göz attım.


    İlk bakışta gördüğüm başta dışişleri  bakanının, ‘S-400’ler ve İran, Suriye konusunda aramızın limoni olduğu dolarcı ABD’ye yönelik olarak; ‘Münbiç’te tehdit devam ederse  bizde Doğu Fırat’a gireriz’ şeklinde yorumunu görünce , siyasison dakika haberlerinin de ,  3. sayfa cinayet haberlerine benzer şekilde,  kan gölüne çeviren, sonrasında da çatışma veya savaş getiren bir çok tehditlerle dolu haberler olduğunu üzülerek ve endişe ile gözlemledim . 


    Ve insanların özel hayatlarında olduğu gibi kentler arasında, ülkeler hatta AY gibi uzayda bulunan varlıklar için hep bir kavga ve birbirini anlamaz durumda olduğunu düşünerek yeniden biz gazetecilerin haberi ile dolu, kanlı 3. sayfalı gazete sayfalarını hatırlayıp, bugünkü yazımın ana konusunda çok uzaklaşmadan bunun nedenini kendimiz ile, size, her sabah gidipte bir gazete bayisinde günlük bir gazete almaktan aciz olan bizlere sorduğum soruyu yeniden sormayı hatırladım.


    Evet, gerçekten okuduğumuz yada gördüğümüz 


    de göz attığımız gazetelerin 3. sayfaları neden hep intihar, cinayet haberleri ile dolar?


    Ve bu haberlerin başını neden erkeklerin intihar da, kadınların ise cinayet haberlerinde adeta yarıştığı dikkatinizi çekti mi bilmem…


    Öncelikle asıl gazeteci olan, intihar ettiği için gazeteciliği bana bırakan kardeşimin sırrı, nedeni hala çözülememiş olan intiharlara bakalım diyerek son iki intihar haberimin nedenini ve intihar etmeye, ettirmeye gelinen noktayı araştırıp, uzun uzun düşündüm..


    Düşünmekle yetinmeyip, bu konuyu yazmaktan boğulmak üzere olan gırtlağımı, sıkışan kalbimi rahatlatmak için yazıyı bilgisayarda bırakıp, kendimi dışarı atıp yandaki kahvehanede bir çay içmeye gittim..


    Sonrasında yazımı 3. sayfaları kanlı olan gazetelere yetiştirmek için geri döndüğümde eğitimde, hizmette, sağlıkta, ekonomide, 3 gümrük kapısı olmasına karşın, kırmızı et deposu olmasına rağmen yapılan bir araştırmada 81 vilayet arasında sonlarda olan yoksul, kendisi küçük, cürümü büyük denen memleketim Ardahan’ın intihar vakalarında ilk sıralarda olduğunu öğreniyor, daha da şaşırıyordum.


    Ve burayı biraz da hızlıca geçip, bu kez de cinayetlere kurban giden ve gazetelerin 3. sayfalarını dolduran kadın cinayetlerinin nedenini kendimce az, çok araştırma cabası içine girdim..


    Gerçi aynı kadınların aynı gazetelerin 1. sayfalarını da kendileri ile aynı cins olan yarı çıplak yada erotik giyimli, kadınlarca süslediğini de bilen bir gazeteci olarak açık yada erotik giyimli olmazsa da aynı güzellikte fotoğraflarla süslü ama cinayete kurban gitmiş bir çok kadın cinayeti haberine neyin neden olduğunu düşünüyor ve yazımı yazdığım sırada yanıma gelen kadınlara da bu soruyu sorup, cevabını arıyordum.


    Bir erkek arkadaşımızın ‘Abi erkekler de ölüyor ama haberleri dikkat çekmediği için sayfalarda yer bulmuyor ondandır’ diyerek gazetelerin 3. sayfalarını kana çeviren kadın cinayetlerinin çokluğuna kendince cevap verirken gelen, giden, konuşup, bu yönde soru sorduğum kadın ve kızlarında bir taraftan gülümseyerek, diğer taraftan da biz başta çapkınlık denen suçlamalarla erkekleri suçlayıp, yaşadıklarını hatırlarcasına benimde bir erkek olduğumu ima ederek yani biz erkeklere kızdıklarını ortaya koyan yüz hatlarını sertleştirerek ‘biz erkeklerin kadınlardan daha güçlü olması ve kadınları anlayamak istememelerinin bunun nedeni..’ diye kurulan cümleler ile aradığım cevabı bulmaya çalışıyordum.


     


    Peki yazımın sonuna gelmeme karşın hala cevabını bulamadığım intihar ve kadın cinayetlerinin nedeni nedir sizce?


     


    Benim cevabını bulmadığım ama hala cevabını merak ettiğim soruma, merakıma bir cevap verebilir misiniz?


    Ya da  birlikte düşünüp, cevabını arayalım intihar ve kadın cinayetlerinin nedenini.. 


     

  • ATALAY KARDEŞLİĞE SAHİP ÇIKTI!

    **Erbil’de yaşanan hadisyide twitlwledi..


    AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay geçtiğimiz gün Trabzon’da Kürdistan yazılı atkıyla fotoğraf çektirmek isteyen turist grubuna yönelik yapılan saldırıyı kınadı.


    Olay ardından, attığı twitle, ‘İçini ötekini  cehennem gören vahşi kinle karartmış, gözünü her şeyi kırmızı gören marazla köreltmiş halleriyle derin kumlara gömülü başlar için bir duadan gayri nem kaldı? Ey karanlıkları delen şafağın Rabbi! Işığına hacetimiz var.

    Uzungöl’de olanları kınıyor ve ayıplıyorum.’ diyerek kınayan Prof. Dr. Orhan Atalay yine geçtiğimiz gün yaşanan ve bir konsoluk görevlisinin ölmesi olatını de yine bir twitler kınadı.


    İşte o twit


    Erbil’deki menfur ve deni saldırıyı şiddetle kınıyor, saldırıda şehit düşen konsolosluk çalışanımıza Allah’tan rahmet ailesine başsağlığı diliyorum.



    NE OLMUŞTU?


    Türkiye’ninde için de bulunduğu tüm dünya tarafından tanınan ve bişilen  Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nden (IKBY) Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl’e giden turistler, Kürdistan yazılı atkı ile fotoğraf çektirmek isterken çevredeki insanların saldırısına uğramış, Kadın ve çocukların da bulunduğu 50 kişilik turist grubundan 9 kişi gözaltına alınmıştı.


    Linç girişimine dönüşen saldırıda videoyu çeken kişinin de hakaret ve küfür ettiği duyulmuşyu. Linç edilmek istenenler, jandarma ekipleri tarafından güçlükle saldırganların elinden alındı ve bölgeden uzaklaştırılmıştı.


    9 KÜRT TURİST GÖZALTINA ALINMIŞTI..


    Olayla ilgili açıklama yayınlayan Trabzon Valiliği saldırıya maruz kalan IKBY’den 9 Kürt turistin gözaltına alındığını duyurmuş daha sonra yapılan açıklamada bu turistlerin sınır dışı edildiği belitilmişti.



    ÇİFTÇİLER VE ÇİFTLİKLER


    Kurban bayramınının yaklaştığı şu günlerde hasat dönemine giren çiftçinin derdini anlamak ve anlatmak için başkentten başlayıp artık eskisi gibi kullanılmayan ve bozuk olan yollarından, doğuya geldiğinizi anlayıp ve Sivas üzerinden geçip sınır kenti, memleketim Ardahan’a yolculuk yapmanız yeterlidir. 


    Mevcut hükümetin boşaltıp, şehir dışlarına çıkarmayı taaddüt ettiği askeri birliklerin halen yerinde durduğu, denize sıfır yerlerde askeri gazino adı altında keyif çiftliği denecek tesislerin sadece üst rütbelere hizmet vermeye devam ettiği ülkemde tosuncukları da unutmamak lazım. 


    1300 km uzunluğunda ki yolda seyrederken sağınızda, solunuzda batmış, kapanmış ve satılık levhaları asılmış onca sanayi tesisinin yanında harabeye dönmüş terkedilmiş hayvan çiftliklerini görmekte mümkün. 


    Dereleri istila edip, içinde ki canlıları,balıkları yok eden HES’lerin kardeşi olan ve çiftçinin ekip ,biçmesi gerekirken tarımı gözden çıkaran ve italata kurban eden siyasi anlayış dolayısıyla, göç ettiği tarlaları ilk bakışta süsleyen tam aksine hayat veren toprağın üzerini kapatan güneş enerjisi levhalarını da görürsünüz. 


    Bire üç vereceğini taaddüt edip bir çok kişiyi dolandıran ve cinayetten, eroin esrardan yargılanıp ceza almasına karşın elini kolunu sallayıp yurt dışına kaçan ama otobüs firması hala para basan şahıs gibi yakalanamayan (!) tosuncukların çiftliklerinin arttığı ama tarım ve hayvancılığın ana merkezi olan çiftçinin, çiftlikleri de ard arda kapanır ülkemde. 


    Başta seçim dönemlerinde olmak üzere aklımıza geldikçe düşman ilan edip,küfür ettiğimiz ama Iğdır ovası dahil bir çok ovayı sattığımız İsrail’in Sünni tohumlarına mahkûm bırakılan çiftçinin çiftliklerini kapanması yılda 2 bilemediniz 3 kez ürün veren arazilerin bomboş bekleyip, kendiliğinden yetişen organik sebze, meyvenin sahiplenilmediği ülkede askeri çiftlikler gibi başta Ankara bürokrasisi olmak üzere bir çok kurumun denize sıfır alanlarda dinlenme tesisleri adı altında çiftliklerin bolca olduğu ülkemde bunları değiştireceğini, satacağını idda eden, özelleştirip satacağım diyen ama onlara dokunamadığı gibi tarım ekonomisine yön veren çiftlikleri kapattıran politikalarla devam ederken milletin parasıyla dünyanın öbür ucunda zevki sefa yapan tosuncuklara da yeni çiftlikler açar ve de yakalamaz!  


    Sivas ellerinden diyerek başlayan türküler eşliğinde yol aldığımız aracımızda, ucu bucağı görünmeyen ama yetişen ürünede şahit olamadığımız yol güzergahında bir başka şey daha farkediyoruz. 


    Ardahan’a ulaşamayan Kars-Tiflis-Bakü demiryolunun yanı başında yapılan hızlı tren yollarıda, adına duble otoban ve bölünmüş yol denilen yollarında halen bölünemediğine şahit olurken dünyada en çok trafik kazası yaşandığı için karayolları değilde, kan yolları adını alan yolumuzda ilerlemeye devam ediyoruz, “Durmak yok, yola devam!” diyerek..

  • 15 Temmuz Yeni Bir Birliğe Neden Oldu!


    DARBE’YE HAYIR, DEMOKRASİYE EVET!


     


    1913 Bab-ı Ali Baskını … 27 Mayıs 1960 İhtilali. … 22 Şubat Ayaklanması … 12 Mart 1971 Muhtırası …, 1980 Askeri Müdahalesi. …, 28 Şubat Süreci. …, 27 Nisan e-muhtırası … ve son olarak 15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi…


     


    Ardahan Darbeye Karşı Çıkan İlk Kentlerdendir..


     


    Saat akşam 21 ila 22 arasındaydı..


    Haberlerde İstanbul boğaz köprüsünün br tarafının askerlerce kapatıldığını haber olarak veriyor ama olayın ne olduğuna isim veremiyordu..


    İlk şoku atlatanlar arasında olan ve darbelerden çok çekmiş bir ailenin ferdi olarak bunun bir trafik kilitlenmesi değil, alenen darbe girişimi olduğunu anlıyor ve giyinerek arabamın anahtarını istediğim ailemde ‘Ya çıkma dışarı ne alaka’ tepkileri ile karşılaşıyordum..


    Ama ben yaşanan açık bir darbe girişimi olduğunu hem darbelerden ağzı yanmış bir ailenin ferdi olarak hemde gazetecilik güdümle kendimi arabada buluyordum.


    Bir elimin direksiyonda diğerinin kamerasını açıp, canlı yayına geçtiğim telefonumda ilk olarak evime komşu olan Milli İstihbarat Teşkilatında bir hareket olup olmadığına bakıp yanında geçerken karşıdan evlerine doğru hızla gelen onca yayanın ters istikametinde kendimi çarşıda buluyordum.


    Canlı yayında, ‘Darbeye Hayır’ başlığı ile tüm kötü siyasilere ve iktidarlara rağmen Askeri yönetimin ülkeye, insanlara bir hayır getirmediğini anlatarak, halen etrafı yeterince ışıklandırılmadığından geceleri karanlıklar içinde olan valiliği geçip, ülkenin kurtuluş savaşı öncesi ilk kongrenin yapıldığı ve ilk meclisinin kurulduğu, bayrağının çekildiği bu nedenle Kongre adını alan cadde de rampaya doğru yol alırken ilk olarak o dönemim belediye başkanı olan 31 Mart’ya yeniden aday gösterilmeyen Faruk Köksoy’u, AK Parti Ardahan İl yöneticilerini telefonla arayıp, ‘Darbe var, neredesiniz, çıkın direnelim’ diyordum..


    Başkanın ‘Köydeyim, geliyorum’ demesi ile kapattığım telefonda yeniden canlı yayına geçerek iş hanımızın da bulunduğu belediye binasının üzerinde olduğu İnönü caddesinde ilk olarak sağa sola dizilmeye çalışan bir Askeri birliği görüyor, hızla hala kent merkezinden dışarı taşınamayan Tugay’ın yeni yerleşkesine doğru yol alıyordum.


    Ve yeni bir askeri hareketin olup olmadığına bakıp, oradan Göle, Hanak, Posof, Damal ve Çıldır yolları gibi bölünmesi hala bitmeyen Ardahan Çevre Yolu üzerinde bulunan Jandarmaya doğru gidip, oraya da göz atıp yeniden merkeze dönüyordum..


    Ve geçerken gördüğüm askerlerin Kongre caddesinden sağlı sollu olarak aşağı doğru gittiklerini görüyor, polis nerede diye merak edip, emniyete doğru inerken şu an hala aynı yerde olan AK Partinin bulunduğu cadde başında insanların toplandığına da şahit olup zamanın valisinin ve emniyetin polislerinin nerede olduğunu araştırırken, Emniyet ve yanı başında bulunan Ardahanlılarca ‘Küçük Beyaz Ev’ dediği ve zamanın sınır ticaretinde sağlanan paralarla yapılan Valilik konut evinin de Tugay gibi karanlıkta olduğunu ama şu an Ardahan cezaevinin Spor Salonunda tutuklu tutulan zamanın Tugay Komutanı ile darbe girişim ardından merkeze çekilen valinin telefonla bir birleriyle üstünlük savaşı içinde olduğunu haber alıyordum.


    Geri döndüğümde Kongre caddesinden kente doğru başkanında içinde olduğu bir çok insanın ‘Asker Kışlaya, Allahuekber’ sloganı atarak Valiliği geçip, Valilik evine ve polisi ortalıkta görünmeyen emniyete doğru geldiğini görüp, rahatlarken inip ne yapacaklarını şaşırmış, çoğu daha yeni ve acemi oldukları belli olan asker erlerin geri toplanıp, kışlaya doğru gitmeye çalıştıklarına şahit oluyordum.


    Ve bu kez fotoğraf çekmeye başlıyor, bir taraftan da o gün kahraman olan bugün baskı altında tutulan medya ve basının Ankara’dan, İstanbul’dan verdiği haberleri ve uzun süre ortada olmayan ama bugün baskı altında olan medyanın kanalı ile halkı direniş için caddelere, meydanlara davet eden Erdoğan’ın açıklamalarını takip edip, birazda rahatlamış halde yeniden evime geçip, bastırıldığına inandığım 15 Temmuz Darbesinin bir an önce sonuçlanması dileğiyle sabaha kadar gelişmeleri medya, internet ve diğer tüm ulaşım araçları ile takip ediyordum.


    Geceden hazırlığına başladığım, sabahleyin baskıya verdiğim ve darbe girişiminin hemen arından çıkardığım gazetemin manşetine, ‘Darbeye’ Hayır’ manşetini çekiyor, okurumu, Ardahan’ı, ülkeyi bugün hala aranan, istenen adaleti, demokrasiyi hapis eden siyasilere, askeri darbelere karşı direnmesi için..


    Ve 34 yıldır olduğu gibi ve bugünkü gibi 3 yıl önce yaşanan ama bu kez halkın direnişi ile gerçekleşmeyen ama iktidarın bunu fırsat bilip, mana edip o günden bugüne muhalifleri susturma yoluna gidip, dersini de 31 Mart’ta aldığı o günkü yani siyasi hayatımızda kara gün ilan edilen 15 Temmuz 2016 gecesi ve de sabahı halkımı baskılara, demokrasi dışı uygulamalara karşı cesaretlendirmeye çalışıyordum..

  • Konsey Temizlik Kampanyası Başlatıyor!

    ‘Ardahan Kent Konseyinin doğal üyesi olan kamu kurum ve kuruluşlarını,siyasi parti temsilcilerini ,odalarımızı ,birliklerimizi,sendikalarımızı , kamu yararına çalışan bütün derneklerimizi, kentimizde yaşayan bütün çevre Gönüllülerini 12 Temmuz Cuma günü, Saat 13:00’te Ardahan Milli Egemenlik Parkına davet ediyoruz.’



    Kendisi Küçük, Cürümü Büyük Ama!..


     


    Bir kent düşünün kendisi küçük, bir başka kentten ayrılma bir İl, biri demir yolu olmak üzere ikisi kara yolları üstünde olmak üzere 3 gümrük kapılı, Kafkasya’nın dünyaya açılan sınır kenti, plakası 75..


    Ve bu kent değil bölgenin yıllık 350 ila 400 bin arasında yetiştirilen hayvanlarla ülkenin kırmızı et deposu merkezi konumunda..


    Çoğu endemik olmak üzere bin bir çiçekle örülü yaylalar, Van Göl


    ünde sonra bölgenin en büyük gölü ilçesine isim veren Çıldır Gölü ve ilçesi sınırları içinde ki gümrük kapısına adını veren ve komşu ülke Gürcistan ile ortak yani sınır olan Aktaş Gölü, geleceğin Davosu olarak adlandırılan Kuzey Anadolu’nun Çukurovası adını alan Posof ilçesi ve Evli-a Çelebenin ‘meşelik’ alan adını verdiği sarı çamlarla süslü Göle, bulutlara değen yaylaları ile ünlü, BTC/Botaş doğal gaz boru hattının çevrim santralinin olmasına rağmen hala tezekle, kömür ile, odun ile ısınan Hanak ilçesi, alevi kültürünün yoğrulduğu, ülkenin kurucusunun  silueti ile her yıl ziyaret ettiği, bebeği ile ünlü Damal ilçesi, Erzurum sınırına olmasına karşı ısrarla Ardahanlıyım diyen Gorveng Beldesi, Ahıskalının, Kürdün, terekemenin, Alevinin kısacası Türkün birlikte kardeşce yaşadığı bir kentin kendisi küçük olsa da cürümü büyük denmesine vesile olan bir çok siyasiye sahip oluşumudur.


    Bilmem ama Cumhurbaşkanın 2 Baş danışmanı, yerel de olduğu gibi ulusalda bir çok gazetecisi, doktoru, hakimi, savcısı, profesörü, iş adamı, iş kadını olsa da hala kendisi küçük denmesine neden olan güçlü lobiden yoksun oluşu..


    5 İlçe bir merkezi, bire belde de olmak üzere 7 Belediye Başkanı, 2 Milletvekilline sahip olmasının yanında ülkenin en büyük metroplunün bulunduğu bölgede yani İstanbul’da 3, Kocaeli’nde 1, Çanakkale de 1 olmak üzere 5 Belediye Başkanı, onca başkan yardımcısı ve belediiye meclis üyesi, federasyonları, dernekleri ve de gazeteleri olan küçük bir kent..


    Sultan Süleyman’ın yaptırdığı, bir çok medeniyetin yaşadığı Kalesi ile Şeytan adını ala tarihi yapıları ile ‘Kale ve Kuleler’ kenti diye adlandırılan bir şehir düşünün ve bunca özeliğe sahip, karı, kışı, boranı dahil anlatamadığımız onca güzellikle süslü bir kentin nasıl olup kendisi küçük ama cürümü büyük olur diye soracak olanlar tek diyeceğimiz bu kentin adı ve ona lobicilik adı altında bir araya gelip, bu yönde çabalayanlara verilmeyen destekten yoksun bir kenttir kendisi küçük, cürümü büyük olduğu anlaşılamayan Ardahandır anlatılan kent..


    Bu anlamda gerek devlet teşvikleri gerekse belirlenen organize saniye bölgesi yatırımcıya yeterince cazip gelmiyor bu anlamda saha çalışmaları yapılarak daha planlı teşvik ve alanlar belirlenmelidir.


    Kendisi küçük, ama cürümü büyük denen Ardahan ili 6. Bölge teşvik kapsamındaki teşvikler ile Kırsal kalkınma, kalkınma ajansları teşviklerden yeterince  faydalanmamaktadır.


    Özellikle yaz aylarında sahip olduğu eşsiz doğal güzelliklerinin ekolojik turizm ve yayla turizmi ve kış sporları konusunda daha çok yatırıma ihtiyacı vardır. Devlet teşviklerinin özellikle bu alanlar bürokrasi kısmının hafifletilerek ciddi teşviklerle desteklenmesi bekleyen bir kenttir Ardahan


    Türk, Kürt, Terekeme, Alevi, Ahıskalı insanların kardeşçe yaşadığı ve özellikle ortak yaşama kültürü en etkin şekilde gösteren kardeşlik duygusu içinde yaşayan model bir şehir olsada bunu bile anlatamayan, anlamayanların idare ettiği bir şehirdir Ardahan


    Kurtuluş Savaşı başlaması öncesi Kafkas-ı Cumhuriyeti adlı bir meclis kurup, ilk meclisi kuran ve kongresini yapan Ardahan Cumhuriyetin ilanından sonra il olan Ardahan 1926 yılında İlçe yapılarak idari yönden Kars İline bağlanmıştır. 1992 yılında 174 bin nüfusla yeniden İl statüsüne kavuşmuştur. Köklü bir tarihe sahip olan serhat şehrimiz işgal dönemlerinde de bağımsızlık mücadelesini en etkin şekilde yürütmüştür.


    Ardahan ili yaklaşık 3000 yıllık bir geçmişe sahip olup, M.S. 628 yılında Hazar Türklerinin bir kolu olan Gürcüce bir isim olan Arda adını alarak Türklerinin eline geçerek Ardahan adını almış, Daha sonra M.S. 1068 yılında Alparslan tarafından fethedilerek Selçukluların egemenliğine geçmiş, 1239’da Moğol Cengiz İmparatorluğunun İran Genel Valisi Baycu Noyan Ardahan’ı da içine alan bütün Aras ve Kür boylarını fethedip Cengiz İmparatorluğuna tabi kılınmıştır.


    Ardahan 29 Mayıs 1555 tarihinde imzalanan Amasya Ant. ile Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı İmparatorluğuna dâhil edilmiştir.


    İşte kısa bir özetle kendisi küçük, cürümü büyük kent Serhat Ardahan..

  • Sivas Katliamı unutulmadı..

    Yaşamını yitirenlerin ailelerinin en önde olduğu yaklaşık 10 bin kişilik kalabalık, Sivas Atatürk Caddesi’nden eski Madımak Oteli olan İl Özel İdare Bilim ve Kültür Merkezi önüne yürüdü. Vali Salih Ayhan da eski Madımak Oteli’ni ziyaret edip, karanfil bıraktıktan sonra, “26 yıldır bu acıyı yüreğimizde hissediyoruz. Bu acı, bizi birleştirecek ve bütünleştirecek” dedi. Madımak ‘Utanç Müzesi’ olacak Pir Sultan Abdal Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan da “Ne yazık ki 25 yıl olduğu gibi bu yıl da şehit ailelerimiz çocuklarının nerede katledildiğini, nerede ateşe verildiğini, nerede binanın içinde dolaştığını görmediler; şimdi de bugün de göremiyorlar. Madımak ‘utanç müzesi’ olacak. Alevi kurumlarının bu taleplerinden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu. 



     


    Genç Çiftçiyi Kim Dolandırdı?


    Size önce bir haber okutacağım ve bir soru soracağım..


    Haberi bir okuyalı mı?


    ‘Tarım Bakanlığının çiftçiyi desteklemek maksadıyla ülke geleninde başlatmış olduğu “Genç Çiftçiye Hibe Hayvan Verilmesi” çerçevesinde işi alan bazı şirketlerin, talep sahiplerine, ‘küpe kayıtlarında şartnameye uyan ancak fiziken uymayan’ hayvanları vermeye çalışarak devleti zarara uğratan suç örgütü 3. dalga operasyonla çökertildi.


    Jandarma Genel komutanlığı KOM Daire Başkanlığı ve Ardahan İl Jandarma komutanlığı ekiplerince suç örgütüne yönelik 2018 yılı Ekim ayından itibaren fiziki takip başlatıldı. “Genç Çiftçiye Hibe Hayvan Verilmesi” işini alan belirli şirketlerin; teknik şartnamede belirtilen özelliklere uymayan hayvanlardan temin ettiği, kulak küpeleri ve pasaportları veterinerlere rüşvet karşılığı ürettirerek talep sahiplerine, ‘küpe kayıtlarında şartnameye uyan ancak fiziken uymayan’ hayvanları vermeye çalışarak devleti ve projeden faydalanmak isteyen vatandaşları dolandırmaya çalışan bir çetenin olduğu belirlendi.


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve örgüt faaliyeti kapsamında rüşvet almak ve vermek, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık şüphesiyle yürütülen soruşturma kapsamında üçüncü dalga operasyonla Ankara, Ağrı, Bingöl, Burdur, Bitlis, Çorum, Denizli, Erzurum, Giresun, İzmir, Kars, Muş, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Van ve Yozgat illerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. 47 şüpheli göz altına alınırken bunlardan 30’nun kamu görevlisi olduğu belirlendi.


    Suç örgütüne yönelik bundan önce 2 kez operasyon düzenlenmişti. Fiziki takibi yapılan suç örgütünce Ardahan, Erzurum, Kars ve Yozgat illerinde gerçekleştirilen operasyonda 2 bin 940 adet hayvan kulak küpesi, 350 adet hayvan pasaportu, 11 adet hayvan kulak küpesi pensesi ele geçirilmişti. Bu illerinde yapılan eş zamanlı operasyonda, 9 şirket çalışanı, 7 hayvan toplayıcısı, 12 veteriner hekim, 1 veteriner teknikeri üzere toplam 30 şüpheli gözaltına alınmıştı. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 14 ‘ü hakkında adli kontrol kararı verilerek serbest bırakılmış ve 16 şüpheli tutuklanmıştı. Daha sonra Sivas, Niğde, Yozgat, Çorum, Sinop, Şanlıurfa, Diyarbakır, Van, illerinde yapılan eş zamanlı operasyonda ise 27 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 12’si hakkında adli kontrol kararı verilerek serbest bırakıldı. 15 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gerçekleştirilen 2 ayrı operasyon sonucunda toplam 57 şüpheli gözaltına alınmış ve bunlardan 31’i gönderildikleri adli makamlarca tutuklanmıştı.’


    Şimdi soruyu soralım mı?


    Bana göre asıl faali hala yakalanmayan ve hala devam eden bu operasyona baktığımız da 15 Temmuz Darbe Girişimi ardından hala devam eden operasyonlarda ki gibi yani feto operasyonları gibi araların hiç bir siyasinin olmadığı bu büyük vurgunda hiç mi hiç bir yada bir tane de olsa bir siyasetçi yok mu?


    Ve bu siyasi hala sahada hatta bu operasyonun emrini verenlerin en üst makamlarını ziyaret ederek pozlar veriyor mu?


    Bilmem ama bu kadar büyük bir operasyona neden olan bu talanın hiç bir siyasi olmaksızın yapılamayacağını düşünenlerdenim be baba dostu!..


     

  • Yağmur Çamur Olmaya Başladı!

    Yağmur Foto: Hüseyin Suphi TaşkıranDoğu Anadolu’daki 6 ilde gök gürültülü sağanak beklendiği bildirildi.

    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre bölge genelinde hava, sabah saatlerinde az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu olacak. Öğle saatlerinden sonra Erzincan‘ın doğusu ile Erzurum KarsAğrıIğdır ve Ardahan‘da aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak etkili olacak.

    Hava sıcaklığının mevsim normalleri civarında seyredeceği bölgede, rüzgar kuzeyden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek.

    Gece en düşük hava sıcaklığı Kars’ta 9, Ardahan’da 11, Ağrı ve Erzurum’da 13, Erzincan’da 19 ve Iğdır’da 20 derece ölçüldü.

    Gün içinde en yüksek hava sıcaklıkları ise Iğdır’da 34, Erzincan’da 32, Ağrı’da 29, Erzurum’da 27, Kars’ta 26 ve Ardahan’da 24 derece olacak.



    Genç Çiftçiyi Kim Dolandırdı?


    Size önce bir haber okutacağım ve bir soru soracağım..


    Haberi bir okuyalı mı?


    ‘Tarım Bakanlığının çiftçiyi desteklemek maksadıyla ülke geleninde başlatmış olduğu “Genç Çiftçiye Hibe Hayvan Verilmesi” çerçevesinde işi alan bazı şirketlerin, talep sahiplerine, ‘küpe kayıtlarında şartnameye uyan ancak fiziken uymayan’ hayvanları vermeye çalışarak devleti zarara uğratan suç örgütü 3. dalga operasyonla çökertildi.


    Jandarma Genel komutanlığı KOM Daire Başkanlığı ve Ardahan İl Jandarma komutanlığı ekiplerince suç örgütüne yönelik 2018 yılı Ekim ayından itibaren fiziki takip başlatıldı. “Genç Çiftçiye Hibe Hayvan Verilmesi” işini alan belirli şirketlerin; teknik şartnamede belirtilen özelliklere uymayan hayvanlardan temin ettiği, kulak küpeleri ve pasaportları veterinerlere rüşvet karşılığı ürettirerek talep sahiplerine, ‘küpe kayıtlarında şartnameye uyan ancak fiziken uymayan’ hayvanları vermeye çalışarak devleti ve projeden faydalanmak isteyen vatandaşları dolandırmaya çalışan bir çetenin olduğu belirlendi.


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve örgüt faaliyeti kapsamında rüşvet almak ve vermek, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık şüphesiyle yürütülen soruşturma kapsamında üçüncü dalga operasyonla Ankara, Ağrı, Bingöl, Burdur, Bitlis, Çorum, Denizli, Erzurum, Giresun, İzmir, Kars, Muş, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Van ve Yozgat illerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. 47 şüpheli göz altına alınırken bunlardan 30’nun kamu görevlisi olduğu belirlendi.


    Suç örgütüne yönelik bundan önce 2 kez operasyon düzenlenmişti. Fiziki takibi yapılan suç örgütünce Ardahan, Erzurum, Kars ve Yozgat illerinde gerçekleştirilen operasyonda 2 bin 940 adet hayvan kulak küpesi, 350 adet hayvan pasaportu, 11 adet hayvan kulak küpesi pensesi ele geçirilmişti. Bu illerinde yapılan eş zamanlı operasyonda, 9 şirket çalışanı, 7 hayvan toplayıcısı, 12 veteriner hekim, 1 veteriner teknikeri üzere toplam 30 şüpheli gözaltına alınmıştı. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 14 ‘ü hakkında adli kontrol kararı verilerek serbest bırakılmış ve 16 şüpheli tutuklanmıştı. Daha sonra Sivas, Niğde, Yozgat, Çorum, Sinop, Şanlıurfa, Diyarbakır, Van, illerinde yapılan eş zamanlı operasyonda ise 27 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 12’si hakkında adli kontrol kararı verilerek serbest bırakıldı. 15 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gerçekleştirilen 2 ayrı operasyon sonucunda toplam 57 şüpheli gözaltına alınmış ve bunlardan 31’i gönderildikleri adli makamlarca tutuklanmıştı.’


    Şimdi soruyu soralım mı?


    Bana göre asıl faali hala yakalanmayan ve hala devam eden bu operasyona baktığımız da 15 Temmuz Darbe Girişimi ardından hala devam eden operasyonlarda ki gibi yani feto operasyonları gibi araların hiç bir siyasinin olmadığı bu büyük vurgunda hiç mi hiç bir yada bir tane de olsa bir siyasetçi yok mu?


    Ve bu siyasi hala sahada hatta bu operasyonun emrini verenlerin en üst makamlarını ziyaret ederek pozlar veriyor mu?


    Bilmem ama bu kadar büyük bir operasyona neden olan bu talanın hiç bir siyasi olmaksızın yapılamayacağını düşünenlerdenim be baba dostu!..

  • Yağmur Dolu Oldu, Vurdu!


    Normale Dönülür mü?…


     


    İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinin bitmesi ardından yapılan açıklamalara baktığımızda, dün hiç bir şey olmamış gibi ilginç mesajlara şahit oluyoruz.


    Dil yarasının iyileşmediği söylenen  dünyada seçim, seçilme uğruna kişiye, lidere, toplum ve seçmene demediğini bırakmayanların seçimlerin hemen ardından ortaya koydukları dil ile gerdiklerine, çatıştırdıklarına, düşman olarak ikiye ayırdıklarına ‘Biz 82 Milyon kardeş, adaş, eşiz’ şeklinde hitap edip,  kırdıklarını, döktüklerini bir daha ki seçimlere kadar toparlamaya çalışmaları da samimiyetsiz bir durumdur.


    Bu durumu liderden yani tavanda tabana kadar herkesin toplum üzerinde yarattığı olumsuz etki ayrışımı da tetikleyen baskıdan öte bir şey değildir.


    Hele hele ki oturdukları masalarının üzerinde ki bilgisayar yada ceplerinde ki telefonların sunduğu sanal ortamı fırsat bilip, ülke yöneticisinden sade vatandaşına demediklerini bırakmayıp, ardından da yine aynı sayfalarda rahmetli Demirel Vari gibi davranıp  ‘Dün dündür’ deyip hiç bir şey olmamış gibi davranmaları gülünç olduğu kadar da alçaklıktır.


    Çünkü yarını, yaşanacakları düşünmeden bir anlık sanal gaz ile hem kendini hemde tüm toplumu yakanlar bu ülkenin her geçen gün ayrıştığı bir topluma sahip olmaya başladığını anlayamayanlardır.


    Bana küfür edeceksin, hakaret edeceksin sonra da benimde içinde olduğum 82 milyonluk toplumdan af dileyeceksin.


    Mantıklı mı? Tabi ki hayır!


    Çünkü bu ülkede insanları tercihlerinden dolayı anadan doğma dilleriyle, dünyaya bakışlarıyla değerlendirmektense o toplumu kendi bildiği kalıbın içine sokarak yanımdaysan, ”Adamsın” karşımdaysan, ”Hiçsin” demek ve ardından da yok biz 82 milyonmuşuz kardeş, bacı, dindarmışız demek aslında bunları diyenlerin aptallığıdır. 


    Toplumu kandırıyorum derken kendilerini tatmin eden hakaretlerle insanları yaralayanlar, küstürenler bilmelidirler ki bir oy uğruna  anormalleşterdiğiniz toplum normale dönmez, ayrıştırdığınız kamplarda karşınızda direnmeye geçer ve o çok özlemini çektiğiniz, söyleyip hayata geçiremediğiniz kardeşliği de samimi bulmaz.


    Bunun en son örneği Terörist, çocuk katili, cemaatçi, komünist gibi suçlamalarla suçladıklarımız  insanların yeri geldiğinde 23 Haziran’da olduğu gibi size inanmadığı, sizi takmadığıdır.


    Ha unutmadan kazanmadığında ”çaldılar” kaybettiğinde  ”beni affet” kazandığında da


    demokrasi deme.


    Çünkü siyasiler olarak her seçimde ortaya koyduğunuz tavırlar değil mi bu ülkeyi bu hale sokan ve normalleştiremeyen.

  • Beklenen Yağmur Ardahan'da

    Foto: Hacı Yıldız


    Doğu Anadolu Bölgesi‘ndeki 5 ilde gök gürültülü sağanağın etkili olacağı bildirildi. Bölgede en yüksek hava sıcaklığı Erzincan‘ın Kemaliye ilçesinde 35 derece olarak ölçüldü.


    Meteoroloji 12’nci Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bölge genelinde hava parçalı, yer yer çok bulutlu olacak.


    Bölgede sabah Ardahan çevresi, öğlen saatlerinden itibaren de Erzurum, Erzincan, Ağrı ve Kars‘ta aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanağın etkili olması öngörülüyor.


    Sıcaklıkların mevsim normallerinde seyretmesi beklenen bölgede, rüzgar güneyden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek.


    Gece en düşük hava sıcaklığı Kars 8, Erzurum, Ardahan ve Ağrı’da 10, Erzincan’da 15, Iğdır ve Tunceli‘de 16 derece kaydedildi.


    Gün içinde en yüksek hava sıcaklıklarının ise Iğdır’da 34, Tunceli’de 33, Ağrı ve Erzincan’da 29, Erzurum’da 25, Ardahan 24 ve Kars’ta 23 derece olması tahmin ediliyor.


    Öte yandan bölgede dün ölçülen en yüksek hava sıcaklığı Kemaliye’de 35, en düşük hava sıcaklığı da Ağrı’nın Eleşkirt ilçesine bağlı Yayladüzü Köyünde 6,2 derece olarak kaydedildi.



     Buzluğun Kapısı Açıldı Gibi …


    Bu yazı yayınlandığı zaman,  belki İBB seçimleri sonuçlanmış, tabii ki başta “demokrasi”  olmak üzere İmamoğlu ya da  Yıldırım kazanmış olarak yeni bir sürece başlanmış olacak…


    Ve kimin kazandığının tartışmaları arasında; bu seçimlerin , Öcalan’ın çıkışları ve etkisinin birlikte tartışıldığı bir süreçte aslında iki önemli noktaya da ışık tutmuş olduğunu göreceğiz.


    Sonuçlarla , kimin nasıl kazandığını gözlemlerken Erdoğan’ın Bahçeli’li beka bakışının , dünyaya ve siyasete soldan bakanları yani CHP, HDP ve Kürtleri bir araya getirdiğini de anlamış olacağız.


    Ve buzlukta olan sürecin yeniden başladığına vesile olduğuna da..


    Evet 31 Mart öncesinden bugüne kadar devam eden sürece baktığımızda yıllardır bir araya gelmeyen CHP zihniyeti ile Kürt seçmenin yöneldiği HDP bir araya gelmiş ve demokrasi dahil ‘her şeyi ben bilirim’ diyen 17 yıllık iktidarı sarsmış, ‘dur hele nereye?’ gidiyorsun demiş..


    Ve 4 oyun 3’ünü kabul edip, birini iptal den YSK’nın da içinde olduğu oyunu 23 Haziran’da  yeniden bozmak için çabalarken iktidarın da ve bir zamanlar urgan ipini sallayan onun ortağının da  İmarali’ya doğru bakmasına neden olmuş..


    Ve o buzlukta dondukça  gerilip, büyüyen süreci yeniden dışarı çıkarmazsa da geçici olarak da  olsa  dondurucunun kapısının açılmasına, pençe operasyonu adı verilen operasyonu rutine çevirip, ölüm oruçları gibi önemli sorunlara nefes vesilesi olmuştur.


    Yani iki önemli şeyi bizlere yaratan Mahalli İdari seçimleri  gelecekteki Genel Seçimlerin nasıl olacağını da, bugün CHP’ile gizli ittifak kurdu diyenlerin yarın da mevcut iktidar ile birlikte yeniden hareket edeceğini ortaya koymuştur.


    Tabi burada son anda İran’a vurmaktan yani Irak, Suriye ve  İran’ın  ardından 4. ülke olarak görüğü Türkiye’de ABD’nin bakışı da etkili olmamıştır diyemeyiz..


    Çünkü ülkenin kozmik odası devreye girmiş ve İmralı gibi gelecekte yaşanacakları görmüş, bu ülkedeki halkların birbirinden ayrılmasını değil, seçim sürecinde olduğu gibi her zaman bir arada olmasının şart olduğunu anlamıştır.


    Tabi iktidar da , iktidarının devamının bu şarta bağlı olduğunu geç olsa da anlamış ve son 6-7 yıldır ortaya koyduğu, adına da beka sorunu dediği demokrasi dışı tavırlardan hayır gelmediğini fark etmiş.


     Hatta son  anda da olsa İmralı’ya gönderdikleri akademisyen ve  Öcalan’ın kardeşinin TRT kanalındaki demeçleriyle , ‘Ben ettim, sen etme’ manasına geldiği  bir süreç içine girmiştir.


    Umarım ki, ‘Bu ayak oyunuydu, hem de  seçimlere kadar’ demez ve Kürtleri olduğu gibi 40 yıldır çözüm istenen sorunu artık kabul eden Türkleri de mutlu edecek bir süreci başlatır.


    Ve aynı durum ulusalcı, TC levhası sevdalısı CHP içinde geçerlidir.


    Yani umudum o ki 31 Mart öncesinden 23 Haziran’ın son haftasına kadar terörist denen ama bir anda sayın, lider olan Kürt seçmenin oylarının mesajını birileri almıştır ve şimdilik kapağı açılan buzluktaki sorun dışarı çıkarılıp, yeniden masaya yatırılır..


    Tabi bu durum gerçek liderin kim olduğunu unutmaması gereken Demirtaş gibi bir liderin değerini bilemeyip, onun bugün hapislerde olmasına katkı sunan HDP içinde geçerli bir durum..


    Çünkü aynı HDP’nin içinde bazı kesinlerin İmralı’yı şartlar ve imkanlar ona yanlış düşünceler yaşatıyor dese de , liderim diyeni görmezden gelemeyecek bir siyasi parti olduğunu düşünenlerdenim..


    Haydi hayırlısı dediğimiz kapının yeniden kapanmaması umuduyla , açılan buzluk  kapısının yeniden kapanmaması için hep birlikte tutup, içindekilerini kavga etmeden yine hep birlikte dışarı çıkarıp, masaya yatırıp, yanına acıları, gözyaşlarını  değil, tatlıları , sevinci koyalım derim..

  • Eşini Döven' Kur'an'a Çarptırıldı!

    vlilik Okulu (Evlilikte kişiler arası ilişkiler ve iletişim becerileri) ile Kur’an’da Evlilik Psikolojisi kitaplarını okuyacak olan N.Ç., birer hafta arayla özetlerini anlatacak ve bu şekilde adli kontrol yükümlülüğünü yerine getirecek.


    Öte yandan Ardahan’da Aile içinde yaşanan huzursuluklar dolaysıyla bir çok kadının Ardahan İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne sığınıdğı ve eşlerinde uzak tutulduklarıda alınan bilgiler arasında oldu.


    Kur’an, bireyin mutluluğunu ve aile kurumunun devamlılığını sağlamak için çeşitli yönlendirmelerde bulunur. Kur’an’ın bu tür yönlendirmelerinden birisi, insanın cinsel yaşamıyla ilgilidir. Kur’an, sadece cinsel doyuma dayalı bir yaşantıyı eksik bulur. Cinsel eğilimin sevgi, şefkat gibi duygularla desteklenmesini ister. 



    **Küçükkaya-1 Adaylar-0


    Ülkenin kilitlendiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri öncesi uzun yıllardır  hasret kaldığımız  bir manzaranın oluştuğu İBB adayları Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu’nun ekranlarda karşı karşıya gelmelerinin ardından şimdi de bu karşılaşmada kimin karlı çıktığı tartışılıyor.

    Öncelikle her iki rakibin karşılaştığı stüdyoya bakacak olursak bana göre karşılaşmanın en kötü yanı, bir dönem birlikte gazetecilik yaptığımız İsmail Küçükkaya’nın moderatörlüğünü yaptığı sahnenin çok kötü olmasıydı.

    Yani yakından gördüğüm ve kısa boylu insanlar olduklarını bildiğim iki adayın yanı sıra onlardan bir hayli uzakta kalan Küçükkaya’nın etrafına oturduğu masa bir hayli büyük ve izleyicilere hiç bir anlam vermeyen bir sahanın ortasına konulmuş olmasıydı.

    Dünyada yapılan bu tür önemli tartışma programlarının hiç birisinde rastlamadığım o masanın etrafına neredeyse İstanbul’lu tüm seçmenler yerleşebilirdi. Her iki adayın bir birine uzaklığı da şu an bulunduğu Ardahan’dan İstanbul’a kadar uzaktı.

    Her yeni sayfada öne çıkan beyaz rengi göz önüne alan programı hazırlayan firmanın bu tür önemli tartışma programlarının nasıl olacağını yani Davos’ta yapılan toplantılar dahil  hiç izlemedikleri veya nasıl olduğuna merak edip araştırmamış gibiydiler.

    Adayların anneler günü gibi revaçta olmazsa da babalar günü dolaysıyla bir birlerine vermek istedikleri hediyeleri uzatırlarken bellerine ve kulaklarına bağlanmış olan kısa kablolarla adeta koltuklarına bağlandığını da gördüğümüz o programda Uğur Dündar’ın yerine geçen meslektaşım Küçükkaya’nın, Binali Yıldırm’ın seçim çalışmalarında ki ağırlığını buraya da taşıması dolaysıyla 4 dakika gecikme ile başlayan programda her iki adayın  birbirleri üzerinde kurduğu hegomanya ile devam etti.

    Karşısında milyonların merak ettiği iki güçlü aday olsa da o başta dediği gibi her ikisine de bir öğretmenin iki öğrenciyi sınava almış gibi sorular sorup, ‘3 dakika zamanız’ var diyerek her iki adaya taviz vermeyi bırakın, karşılıklı tartışmaya izin bile vermemesi de bu buluşmanın tartışmamı yoksa iki sağırın veya körün, kavgaya eden iki kişinin arasında kalan hatırı kırılmayacak olan bir aracı ile bir birlerine dediklerini duyurmasına yardımcı bir insandan öteye gitmedi.

    Ya İsmail Küçükkaya’nın arkadaşı Fatih Portakal’ın da sınıf arkadaşı olmasından dolayı çok yakinen tanıdığı ve bildiği üstü ve 6 aydır aldığı puanları kayıp etmemesi adına üstü kapalı  da olsa korumaya çalıştığı İmamoğlu’nun önü bırakılsaydı ne kadar sakin, olgun olduğu bilinse de bir hayli agresif bir kişiliği  olduğu açığa çıkacaktı.

    Bilmem ama anketler başta olmak üzere mağdur oldu diye AK Parti seçmenin de içinde olduğu milletin yanında olduğunu bilmesinin verdiği rahatlıkla, rakibinden genç olması da İmamoğlu’nun programda en hareketli dolayısıyla en canlı aday olarak hanesine olumlu puan olarak yazılabilir. 

    O olağanüstü büyük ve bana göre gereksiz olan masanın öte ucunda yarıştığı rakibini yan gözle süzmeye çalışarak, onu dinleyen Binali Yıldırım’ın yılların verdiği tecrübesi yine aynı yılların getirdiği yorgunluğun etkisinde kaldığı ise programın dikkat çekici diğer bir konusuydu.

    Adayların programdan ziyade programlarını yayınlayan TV kanallarına verdikleri reklamlarla seçilmeleri halinde yapacaklarını daha iyi anlattıklarını da izlerken her iki adayda programın sonunda, benim dediğim gibi vaatlerini anlatamamaktan yakınmaları da tarihi buluşmanın diğer not alınan tarafıydı.

    Tabi İzmir’den sonra İstanbul’u da kayıp eden bir aday olmasına rağmen Bakanlık, Başbakanlık, Meclis Başkanlığı ve de hükumetin adayı olmasının verdiği imkan ve avantajıyla programın stüdyosuna gelmesi de Yıldırım’ın puanını kıran diğer bir durumdu.

    Çünkü 31 Mart’a Beka söyleminden rahatsız olan seçmene, yaranma adına Beka kelimesini kullananları kendisinden uzaklaştırıp, puan almak isteyen Yıldırım’ın kendisi ve Genel Başkanının devletin imkanları ile seçim çalışmaları yapmasından da bir hayli şikayetçi olduğunu unutmuştu.

    İmamoğlu’nun seçilip, 18 günde belediye başkanlığı yaptığı İstanbul’a başkanlık ziyaretleriyle puan topladığı gibi, programın son anında aile fooğrafı ile adayları bir karede buluşturması da kendisine puan kazandırmış gibi gözüküyor.

    Kısacası vakıf ve derneklere gelirlerinin hortumlandığı ileri sürülen İBB’nin 23 Haziran seçimlerine bir hafta kala yapılan bu programda iki aday hiç gol atamazken en karlı olan maçın hakem, pardon programın moderatörü olmuştur.

    Çünkü her iki aday sorulan sorulara 3 dakika içinde cevap verme telaşı içinde anlatacaklarını unutup, beklenen mesajları veremezlerken bu programda hem kanalının adını, hem de kendisinin adını milyonlara bir kez daha lanse etmeyi başaran moderatör olmuştur.

    Yani İsmail Küçükkaya: 1, Altı aydır bir hayli yorulan Adaylar İmamoğlu-Yıldırım: 0. 

    Ve sayın seyirciler…180 dakikalık maç izlemiş olduk..

  • Konsey öncesi basınla buluştu

    Kent Konseyi seçim tarihinin 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinin ardından belirlediklerini aktaran Başkan Taştan, “Kent Konseyleri, her belediye seçimleri sonrası, süresi dolmadan da istenmesi halinde seçim tarihini belirler. Biz de öyle yaptık. Çünkü yeni yönetimle çalışmak için uygun olan seçime gitmektir. Henüz süremiz dolmadan tarih belirleyerek, 18 Haziran’da seçime gitme kararı aldık” dedi.


    Kendisinin yeniden aday olduğunu belirten Taştan, dün olduğu gibi bugün de Ardahan’a hizmet etmeyi amaçladığını kaydetti. 


    ‘SALTANATANI YIKACAĞIZ ‘ DİYENLERİN HEVESİ KURSAĞINDA KALACAK


    Başkan Taştan seçime kısa bir süre kalırken, bazı kendini bilmez kişilerin kendisi hakkında, ‘Saltanatı yıkacağız. 2 dönemdir Kent Konseyi Başkanlığını yapıyor’ gibi söylemlerin kulağına geldiğini belirterek, “ Bunu diyen kişiler ne yazık ki yaşı 75’e ulaşmış, yıllardır oturdukları koltuklarından vazgeçmeyen insanlar. Bu insanlar şimdi kendi başında bulundukları STK’ların seçimini bile şeffaf yapmadan, kongre yapmadan katakulli yoluyla kurum başkanlıklarını devam ettiriyorlar. 18 Haziran günü salonda bu kişilere gereken dersi vereceğiz. Buna tüm Ardahan halkımız şahit olacaktır” diye konuştu.


    YENİ BAŞKANLA DAHA İYİ ANLAŞACAĞIZ


    İki dönemdir Kent Konseyi Başkanı olduğunu, Başkanlık süresince özellikle Ardahan Belediyesinin ortaya koyduğu bazı projelerde tavsiye kararlarını yetkili mercilere ilettiklerini, ancak eski yönetimin Kent Konseylerinin amacını iyi algılamadığını, bu nedenle bazı görüş ve düşüncelerinin uygulamaya sokulmadığını belirten Taştan, biz önümüze bakacağız, Ardahan için daha çok proje ve hizmet üretmeye devam edeceğiz” dedi.


    Başkan Taştan şunları söyledi, “Ardahan’da Kent Konseyinin kurulmasına bir önceki dönem Belediye Başkanı Sayın Faruk Köksoy öncülük etti. Eski yönetime öneri, görüş ve düşüncelerimizi her zaman sunuyorduk. Aynı sistemi yeni dönemde yeni Belediye Başkanımızla birlikte çalışarak Kent Konseyinin daha aktif hale gelmesi için mücadele edeceğiz. Bizim yönetimimizde her siyasi görüşten insanlar vardır. Bizler şehrimizin gelişmesi noktasında yeni Belediye Başkanımıza daha çok yön vereceğiz. Ardahan’ımızın il olmasını sağlayan 92 ruhuyla birlikte şehrimizde güçlü bir idarecilik, güçlü bir lobi oluşturacağız.”



    **Sizin Karneniz Nasıl?


    Ve bir eğitim-öğretim dönemini daha sonlandırdık..Ve hemen ardından YKS adı altında yeni bir sınav daha başladı..

    Kimimiz beklediğimiz karnenin nasıl olacağı heyecanı ile okullara koştuk, kimimiz eve gelecek karneyi bekledik..

    Ama kendi karnemiz hiç bakmayı düşünmez, her gün bir sıfırın eklendiği o karnenin nasıl olduğuna bakmayız.

    Ülkenin içinde bulunduğu eğitim düzeyin birer ferdi olarak başta insan hakları dersimiz olmak üzere bir çok dersin kırık olduğunu düşünmeden ya hiç gitmediğimiz, gitsekte kağıt, toner adı altında istenen katkı payı parası dışında çokta katkı sunmadığımız, öğretmenlerini tanımadığımız çocuklarımızın alacağı karneleri bekleriz. 

    Ve eve gelen karneye baktığımız da çattığımız kaşların beyazlanmasına neden olan hayat karnesi notlarına ne demek gerek bilmem ama her birimizin karnesinin bir hayli zayıf olduğu da bir gerçektir.

    Bu nedenle eve kırık karne ile gelen çocuğunuzun karnesine kızmadan kendi karnemize bakmak ve bizim eksiğimiz nerede diye düşünmemiz gerekir diye düşünüyorum..

  • Bir Tek O ve başkaları kurtuldu!

    Zonguldak’tan Ardahan’a 4 arkadaşı ile birlikte çalışamaya giden Ferdi Cin, patlamadan son anda kurtuldu. Yaşadığı o anları anlatan Cin, oraya 4 kişi gittik ama Zonguldak’a kendim döndüm. Allah hepsine rahmet eylesin. İçimiz kan ağlıyor” dedi. Ardahan’daki patlamada hayatını kaybeden ve arkadaşlarından biri olan Selçuk Yazgan’ı mezarını ziyaret etti. Mezarı başında dua eden Ferdi Cin, yaşanan o anları anlattı.



    “4 kişi gittik, bir tek ben döndüm”



    Zonguldak’tan Ardahan’a ekmek parası için gittiklerini ifade eden Ferdi Cin, “Zonguldak’tan Ardahan’a benim ile beraber 4 arkadaş oraya gittik çalışma amaçlı. Akşamüzeriydi. Getirdiğimiz yanıcı maddeyi örtmek amaçlı branda aramaya gitmiştim. 30 metre uzaklaştığımda arkamda bir anda yanma sesi olduğunu duydum ve geriye baktığımda arkadaşlarım kötü halde idi. Öğlece onları hastaneye getirdik. Allah’ım onları çocuklarına bağışlasın diye dua ettik ama olmadı. Allah’ım onları mekanını cennet eylesin ailelerine sabır versin bu mübarek ramazan ayında. Yani ben oraya 4 kişi gittik ama buraya Zonguldak’a kendim döndüm. Çok üzgünüz ama Allah’tan gelene yapacak bir şey yok. Allah ne derse o olur. İçimiz kan ağladı hala yanıyor ama yapacak bir şey yok” dedi.



    “Gittiğime pişman oldum”



    Kendisinin ilk defa başka ile çalışmaya gittiğini ifade eden Cin, “Perşembe günü Zonguldak’tan çıkmıştık. Pazartesi akşamı dönecektik. Ama nasip olmadı. Kader kara yazı böyleymiş. Normalde 4-5 günlüğüne gitmiştik. Hem arkadaşımıza yardım amaçlı hem de üçümüz işsizdik mübarek ramazanda vakit geçirmek için gittik. Diğer 3 arkadaşımız daha önce diğer illere de bu işi yapmaya gitmişler. Ben ilk defa gittim. Ama gittiğime ne yazık ki pişman oldum. Malzeme almaya gitmesem bende diğer arkadaşlar gibi hayatta olmaya bilirdim” şeklinde konuştu.



    Maalesef Taner de Hayata Tutunamadı


    12 Mayıs günü Ardahan merkeze bağlı Çataldere köyünde bulunan Salduzlar Beton A.Ş.’ye ait taş ocağında patlama meydana geldi. Taş ocağında henüz belirlenemeyen nedenle meydana gelen patlamada işçiler Selçuk Yazgan, Adem Demirci, Murat Çetin ve Taner Sarıvaz ağır yaralanmışlardı. İşçiler, Ardahan Devlet Hastanesindeki tedavilerinin ardından Erzurum’a sevk edilmişlerdi.



    Zonguldaklı 4 işçiden Selçuk Yazgan’ın ardından ağır yaralanan Murat Çetin de hayatını kaybetmişti. Sabah saatlerinde Yazgan ve Çetin’in ardından ağır yaralı olarak hastanede tedavi altında bulunan 21 yaşındaki Taner Sarıvaz’ın da vefat ettiği öğrenildi.



    Taner Sarıvaz’ın harçlığını çıkarmak için Ardahan’daki taş ocağında çalışmaya gittiği öğrenildi. Taner Sarıvaz’ın cenazesi yarın Zonguldak’ın Devrek ilçesine bağlı Kabaca köyünde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından aile mezarlığına defnedilecek.



    Millet Bahçeleri Yerine..


    İktidara geldiği ilk yıllar da başta Askeri lojmanlar olmak üzere kamuya ait onca masraflı lojmanları, ya boşaltacağını yada bu lojmanların bulundukları kurumlardan, piyasa fiyatlarından kira alacağını vaat edip, bugünkü başkanlık sistemiyle yok hükmünde bir duruma düşen milletvekillerinin lojmanlarını boşaltmaktan öteye gidemeyen mevcut hükumetin, son vaadi de Millet Bahçeleri yapmaktı..


    Başta İBB seçimleri gibi hala tartışılan, yeni hava alanına taşınan, uçaklarının boşalttığı Atatürk Havalimanının bulunduğu alan olmak üzere bir çok alanda oluşturulacağı belirtilen Millet Bahçelerinin de unutulduğu şu günlerde, yine İBB seçimi dolaysıyla yaz tatili için bulundukları yerleri terk edemeyen derneklerin memleketlerinde değil, İstanbul ve diğer batı kentlerinde betondan boş kalan alanlarda düzenledikleri pikniklerle bir kez daha gündeme gelen yeşil alanlardan yoksun ülkenin, yeşil yaylaları bol olan Ardahan’a baktığımızda ise ilginç bir durum karşımıza çıkıyor.


    Çünkü yeşil alan bulunmasında bir hayli zorlanan batı kentlerini betona boğan aynı zihniyet yeşil alan ve yaylaları bol Ardahan’da ki okuş bahçelerini de betonla doldurmakta.


    Kentin okumuşlarının bir çoğunun sıralarında geçtiği Ardahan Lisesi ile bir çok yoksul öğrencinin ilk eğitimlerini aldıkları Yatılı Bölge Okulunun bahçesini yeni okul ve yeni yatırım adı altında beton binalarla dolduran aynı zihniyet Ardahan’da olduğu gibi bir çok kentin merkezinde kalan ama boşaltılan askeri kışla, lojman ve alanı da adeta çürümeye terk etmiş, virane hale gelmesine göz yummuş gibi..


    Halbuki aynı hükumet bu alanları da belediye veya valiliklere verip başta millet bahçesi olmak adına vaatlerde bulunmamış mıydı?!


    Bilmem ama ülkenin birinci gündemi haline gelen ve başta hükümet yetkilileri olmak üzere muhalefet ve köylü vatandaş dahil, vatandaşın gözünün başka bir şey görmediği ülkem de değil Millet Bahçeleri, konuşacağı, çözeceği, başka bir sorun yokmuşcasına ekonomiyi de donduran betonlar gibi yavaşladığını da görüp, gözlemlemekteyiz.


    Halbuki başta Kıbrıs’ın yarısını alan ve Akdeniz’in doğalgazını satışa getiren Rum kesimi olmak üzere Rusya’nın S-400’lerini mana edip ambargo üzerine ambargo kararları alan ABD ve Iğdır Ovasının büyük bölümünü aldığı ileri sürülen İsrail’in ve mağaraların bombalandığı güneydeki sınırlarımızda ki sorunlar gibi bir çok iç, dış sorun da Millet Bahçeleri gibi ertelenmişe benzer bir hal alıp, bahçe değil,  poşanın sorunlarla dolu bohçası haline gelmiş durumda..

  • Ardahanlı Geline Siyasi Baskı mı?

    CHP’nin İstanbul’da seçimi kazanmasında büyük emeği olan Ardahanlı geline siyasi baskı iddialarının devam ettiği şu günlerde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Canan Kaftancıoğlu “şüpheli” sıfatıyla, Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın aralarında bulunduğu 8 kişi ise “müşteki” sıfatıyla yer aldı. İddianamede, Kaftancıoğlu’nun paylaşımlarının suç oluşturacağı şüphesi ile savcılıkça verilen talimat üzerine İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan tahkikat evrakının 15 Ocak 2018’de soruşturmaya kayıt edildiği anlatıldı.



    Daha sonra Cumhurbaşkanının avukatı ve diğer müştekilerin şikayetinin bu dosyayla birleştirildiği anlatılan iddianamede, 5  ayrı suçlamaya yönelik Twitter’da “ccanannnn” adıyla yaptığı paylaşımlara da yer verildi. İddianamede, Kaftancıoğlu’nun 11 Ocak 2013’teki PKK’nın kurucularından Sakine Cansız‘ın öldürülmesinden sonra attığı paylaşımına yer verilerek “Kırmızı bültenle aranan bir PKK kurucusunun söylemini topluma duyurması ve ölümünü insanlığın kaybetmesi olarak nitelendirmesinin terör örgüt propagandası suçunu oluşturduğu” da belirtildi.


    17 yıla kadar hapsi istendi



    İddianamede, Canan Kaftancıoğlu’nun savcılıkta verdiği ifadesi de yer aldı. Suçlamaları reddeden Kaftancıoğlu, 24 Nisan 2012’de “Ermeni soykırımı” şeklindeki paylaşımın kendisine ait olmadığını, diğer paylaşımları ise kendisinin yaptığını, insan hakları savunucusu ve siyasetçi olması dolayısıyla eleştiri ve ifade özgürlüğü çerçevesinde yaptığını söylediği iddianamede yer aldı.


    Kaftancıoğlu’nun  “Cumhurbaşkanına hakaret”, “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret”, “Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılama”, “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek” , “Terör örgütü propagandası yapmak” suçlarından 4 yıl 10 aydan 17 yıla kadar hapsi talep edildi. İddianame kabul edilirse, Kaftancıoğlu İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.



    Tıkanma Noktası ve Kelebek Harekatı!.. 


    İnsan denen canlının yaşamı boyunca karşılaştığı onca olayın adına kader dediği ve yaşamı boyunca başına geleni bazen kabul ettiği bazen de isyan edip, patladığı anların yorucu bir o kadar da işkenceli bir hal olduğunu gazetelerin 3. sayfalarında yer alan haberlerden anlamak mümkün..


     İnsan gerek iş hayatında gerekse özel hayatında yaşadığı gelişmeler karşısında direnmeye çalışsa da kimi kalp yorgunluğuna dayanamaz, kimiyse bir anda beyazlayan saçı, sakalıyla ve sinirden, stresten dökülen dişleriyle ısırdığı dudaklarının kanadığını bile anlamaz. “Ben ne badireler atlattım nasılsa bunu da aşarım” diyerek kendisini teselli eder…


    Yani kendisini kandırdığını zannetse de çevresindekiler onun büyük bir sıkıntısı olduğunu fark eder. Ve o insanın bir hayalet gibi gezmesine, iş hayatından kopmasına, sosyal çevreden uzaklaşmasına üzülürken ona yaşadığı durumun ne olduğunu sorma cesaretini kendisinde bulamaz.. 


    Zira konumuzun kahramanı olan o insanın yüz hatlarından yorgun olduğu kadar gergin olduğu da anlaşılır. Ama yaşanan durumdan onlarda tedirgin olurlar.. 


    Çünkü bir kelebek misali çaresiz duruma düşüp, kanat çırpanın kanatlarının yarattığı rüzgarın er yada geç kendilerini de önce üşüteceğini sonrada kaldırıp bir kenara atacağını hissederbilirler… 


    Buna “sadece bir insanın derdinden bana ne” düşüncesiyle duyarsız kalanlar, umursamaz tavırlar içinde olan kişiler de dahildir..


     Bu durumu en güzel anlatan ise her yaşanan olayda dillendirilen, “Kelebek Etkisi” başlıklı anlamlı meseledir…


    Peki nedir kelebek etkisi? 


    Kelebek etkisi denince herkesin aklına matematikçi, meteorolog ve aynı zamanda kaos teorisine çok büyük katkıları olan Amerika’lı Edward Norton Lorenz’in (23. 5.1916-17 Nisan 2008) verdiği analoji örneği gelir; Amazon ormanlarında bir kelebeğin kanat çırpması, ABD’de bir fırtınanın kopmasına neden olabilir..


              Daha sonra bu örneğin başka bir çok versiyonu karşımıza çıkmıştır. “Kelebek etkisi en basit tanımla bir sistemin başlangıç verilerinde küçük değişiklikler yapıldığında ön görülemez büyük sonuçların doğabilmesidir” der


    Kelebek etkisini tam olarak anlayabilmek için kaos teorisini de anlamak gerekir. Aralarındaki ilişkiyi bir analoji ile açıklayabiliriz;Kaos teorisini yan yana dizilmiş domino taşları olarak düşünürsek kelebek etkisi birinci taşa dokunulmasıdır. Kaos teorisi, sürprizlerin doğrusal olmayan ve ön görülemeyenlerin bilimidir. Doğal bilimlerin çoğu fiziksel ve kimyasal reaksiyonlar gibi tahmin edilebilecek  olaylarla uğraşırken kaos teorisi türbülans, hava durumu, borsa gibi önceden tahmin edilemeyen ve kontrol etmenin imkansız olduğu doğrusal olmayan olaylarla ilgilenir. Kaos teorisi fraktal geometri ile açıklanabilir. Çünkü temellerinde yatan mantık aynıdır..


     Evet… En son olarak Beka ile başlayıp önce Kılıçdaroğlu’nun saldırıya uğraması, ardından diğer muhaliflerin mesaj almaları için gazeteci meslektaşlarım özel olarak dövülmesi ve”Pençe operasyonu”adıyla Kandil’e kadar uzanan sonuca baktığımızda; Düşen domino taşının etkisiyle kelebek kanatlarının çırpındığını ve etkisinin CHP ‘nin Büyükçekmece’ de ki seçim çadırının  baskınına kadar gitmesinden de anlamak mümkün..


     Yani bir kişi bilemediniz iki ile başlayıp binleri hatta milyonları etkisi altına alan aynı durum özel hayat denen alanda da can alıcı tusinamilerin oluşmasıyla canlıların yani boğulmaya kadar gider.. 


    Peki, bir parmağa konan kelebeğin gerek o parmağın hareketi ile gerekse kelebeğin ürküp, kanat çırpması ile yaşanan, yaşanacak bu ve bu  gibi durumların aşılabilmesi için o zaman ne yapmak gerekir diye soracaklara cevap verecek olanların da o soruyu soranların yani hayat denen bu yolda anlatmaya çalıştıklarımızı sağından, solundan yaşayan kendileridir derim..

  • Ardahan'da 'Şap' Karantinası

    ARDAHAN‘da, büyükbaşlarda şap hastalığı görülmesi üzerine kent merkezindeki hayvan pazarında, karantina uygulaması başlatıldı.


    Atatürk Mahallesi çevre yolu üzerinde bulunan hayvan pazarındaki büyükbaşlarda, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince şap hastalığı tespit edildi. Ekipler, hayvan pazarında karantina uygulaması başlattı. Karantina, hayvan pazarı ile 10 kilometre yakınında uygulanırken, büyükbaşlardan alınan numuneler, şap enstitüsüne gönderildi. Gerekli dezenfekte ve ilaçlama çalışmalarının ardından hayvan pazarı, 30 gün sonra yeniden açılacak. 



    **Vali Her Türlü Önlemi Alıyoruz..


    Kış aylarından bu yana başlatıldığı ileri sürülen aşılamaya karşın Şap hastalıpının yeniden başgösterip, hayvan meydanının karantinaya aldırdığı Ardahan’da Vali basın mensupları ile stk başkanları ile bir araya geldikten sonra geçtiğimiz günde il merkezi ve ilçelere bağlı 266 köy ve mahallenin muhtarları ile toplantıda bir araya geldi.


    Ardahan Gençlik Merkezi Spor salonunda bir araya geldiği muhtarların, görev yaptıkları köyde devletin temsilcisi olduğunu belirten Ardahan Valisi Masatlı, hayvancılık ve meraların korunması tedbirleri başta olmak üzere, muhtarların görev ve sorumlulukları, özel idare yatırım ve çalışmaları, KÖYDES yatırımları, sağlık, eğitim, tarım, asayiş ve sosyal yardımlar konusunda çeşitli bilgilendirmelerde bulundu.


    Türkiye’de 24 Haziran’da seçimler oldu ve milletimizin geleneklerine uygun olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçildiğini anlatan Vali Masatlı, “Cumhurbaşkanımız, Türkiye’de ki genel politikaları belirlemekle ilgili en üst mercidir. En üst merci olmakla birlikte onların almış oldukları kararların taşrada uygulanmasını sağlayanlar olarak ilde valiler, ilçede kaymakamlar, köyde de muhtarlar var. Dolayısıyla sizler görevinizi yaparken bu anlayışla hareket edeceksiniz çünkü devletin temsilcilerisiniz. Sizler köyde bir jandarma, bir ormancı, bir sağlıkçı, bir tarımcısınız. Köyünüzdeki her durumdan sorumlusunuz. Kanunlar sizin görev ve yetkinizi açık olarak ortaya koymaktadır. Görev süreniz boyunca yapacağınız işlerde ihtiyar heyetinizle, köydeki öğretmen ve imamla yakın diyalog halinde olmalısınız. Aldığınız kararları muhakkak Kaymakamlığa veya Valiliğe onaylatın. Çünkü onaya tabi kararlar onaylatılmadıkça hiçbir geçerliliği olmuyor. Kurumlarımızla irtibat kurmakta zorlanmayın, gelin her konunuzu rahatlıkla paylaşın. Devletin her malı, her malzemesi, her aracı vatandaşın hizmetinde kullanılır. Her talebiniz gerçekleşmeyebilir ama kurumlarımız tüm imkânlarını kullanarak yardımcı olmaya çalışacaktır” dedi.


    Hayvancılığın geliştirilmesi ve mera hayvancılığı yapılabilmesinde meraların korunması ve sürdürülebilirliğinin çok önemli olduğuna değinen Vali, bölge ekonomisinin hayvancılık üzerine kurulu olduğunu, dolayısıyla hayvancılığın geliştirilmesi noktasında meraların korunmasının da önemli olduğuna dikkat çekti.


    Vali Mustafa Masatlı, Köy ve ilçe ziyaretlerinde vatandaşların yoğun olarak göçerlerden şikayetçi olması nedeniyle, 226 köy muhtarının ortak talebi soncu ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Arıcılar Birliği, Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği ve Ziraat Odası Başkanlarının da katılımıyla toplantı gerçekleştirdiklerini ve toplantı sonucunda meraların öncelikli olarak yerel üreticilere verilmesi kararı alındığını söyledi.


    Hayvancılığın ana sorunlarından birisinin meralardaki aşırı baskı ve tahribat olduğunu aktaran Valimiz, “Mera hayvancılığı yapan bölge üreticisini ve meraları korumak, hayvan sayısının artmasına katkı sağlamak, hayvan hastalıklarını ve buzağı atımlarını en aza indirerek bölge hayvancılığını, et ve süt üretimini büyütmek ve geliştirmek istiyoruz. Çünkü ilimizin ana geçim kaynağı hayvancılıktır. Dolayısıyla burada hayvancılığın bitmesi demek, burada ki ekonomik hayatın bittiği anlamına gelir. Özellikle dışarıdan göçer hayvancılığın ilimize alınması, meralarımızın ciddi oranda tahrip olmasına, aynı zamanda bazı hayvan hastalıklarının da ilimizde yaygınlaşmasına, bundan dolayı hayvanlarda buzağı atması başta olmak üzere, değişik hastalıkların ortaya çıkmasına sebep oluyordu. Buna istinaden biz de yeni bir mera kararı yazdık. Bizim burada yürüyen, kendi ayakları üstünde duran bir hayvancılığımız var. Meralarımız müthiş derecede tahrip oldu, bununla beraber hastalık düzeyimizde çok arttı. Bunun önüne geçmemiz gerekiyor” diye konuştu.



    Hayvan hastalıklarıyla mücadele ve köyleri ilgilendiren diğer konulara da değinen Vali, “Hastalıklara karşı aşılama oranımızı yüzde yüzün üstüne çıkardık. Ayrılan ödenek miktarını 30 bin TL’den 300 Bin TL’ye çıkardık. Çoban evi için konteynırlar veriyoruz. Bu yıl işlere yaylalardan başlıyoruz. Yayla yollarını ve hayvan sulaklarını öncelikli olarak yapacağız. Sondajlar ve yaylalara çok sayıda sulak bırakarak sulama konusunda da ilerleme kaydedeceğiz. Çünkü ekonominizi güçlendirmek için üretim altyapısını destekleyeceğiz, iyileştireceğiz.  Siz daha çok üretip, daha çok kazanacaksınız.  Tarımcı arkadaşlarımız da sütle ilgili, hayvan bakımıyla, hayvan hastalıklarıyla ilgili köy köy geziyorlar. Çiftçi eğitimlerimiz de devam ediyor.  Hayvan hastalığıyla yüzde yüz mücadele ediyoruz. Bu sorunu muhakkak çözmemiz gerekiyor.


    Ayrıca benim Ardahan’a tayin olmamla birlikte Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiriyle 10 milyon lira kaynak geldi. Bu parayla özel idare bünyesinde yeni üretim tesisleri kuruyoruz. Özel İdaremiz, saatte 60 ton asfalt üretirken, yeni devreye aldığımız tesis ile saatte 270 ton asfalt üreteceğiz. Kilit parke üretimimizse 150 bin metrekare parke taşı üretecek. Ayrıca beton santrali de kuruyoruz ve bu sene beton asfalt işine başlayacağız. Yaylalar için beton sulaklarımızda geldi ve 150 adet bu sene dağıtacağız. Yine borularımız hazır, bu sene köylerimizde 200 bin metrelik ana hat değişeceğiz. 500 çöp konteynırı ile 2 kamyon aldık, bunlarda köylerimizde hizmet verecek.


    Cumhurbaşkanımızın Köylerin alt yapısını güçlendirmek adına başlattığı en önemli yatırım projelerinden olan KÖYDES’e de 26 milyon lira ödenek geldi. Bu parayla da inşallah köylerimizin önemli altyapı sorunlarını çözmeye çalışacağız. Köylerimizde kullanılmayan okul veya lojman varsa buraları da köy muhtarlığına veriyoruz. İhtiyacı olan muhtarımız, talepte bulunup, köy okulunu muhtarlık, taziye evi olarak kullanabilir. Sosyal yardımlarımız ve sosyal desteklerimiz devam ediyor. Vakfımız ihtiyaç sahibi, düşkün vatandaşlarımıza ulaşarak her türlü ihtiyaçlarını karşılıyor. Sizlerde köyünüzde ihtiyaç sahibi, düşkün, mağdur durumunda olan vatandaşlarımız varsa bizlere mutlaka bildirin. Bir diğer konuda Kene ısırmasına bağlı Kırım Kongo Ateşi hastalığı, bu konuda da gerekli önlem ve çalışmalarımız devam ediyor. Sağlık müdürlüğümüz bu konuda gerekli bilgilendirmeleri yapıyorlar” dedi. Ayrıca, tüm kurum müdürleri kendi konularıyla ilgili bilgilendirmelerde bulundu. Muhtarlarımızın sorun ve taleplerini dinledi. Muhtarların yaklaşan Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramlarını da tebrik eden Vali Masatlı, görevlerinde başarılar dileyerek, yolcu etti.



    **Devlet ve Devlet Adamlığı..


    34 yılı bulan gazetecilik hayatımda devlet, devlet adamı ile vatandaşın arasına hep 3. göz olmaya çalıştım.


    Tabi bunu yaparken amacım devletin ve onu temsil eden devlet adamının göremediklerini anlatmak ve yaşanan sorunlara çözüm bulmalarına katkı sunmak oldu.


    Ama zaman zaman da gerek devletin, gerekse onu temsil edenlerin yada benim çözülmeyecek sorun olmayan irili, ufaklı hatalar denebilir, bilmeden olabilir nedenler dolaysıla karşı karşıya da gelmedim değil..


    Belki de 3. gözün kör olmasından yana bir devlet anlayışı ile karşılaşıp, onu temsil eden adamları ile aşağı, yukarı tartışmalara, hatta davalara girip, çıktım..


    Bu durum halada devam ediyor..


    Ama gerek gazeteci olarak, gerek iki stk başkanı olarak veya bir inan olarak hep bu dünyaya yön veren liderlerin devleti yönetme, vatandaşa bakışlarına yönelik hep araştırmam olmuş ve onlar lider versiyonuna koyan bakışları ile hareket etmeye çalışmış ve karşımda-kilerden de onu beklemişim.


    Ve milyonların yakından takip etmeye devam ettiği Atatürk başta olmak üzer bir çok lideri anlamaya, anlatmaya çalışmışım.


    İşte aşağıda ki tespitle bir kez daha anlaşılması için çabalanan ve ders alınması gereken yönleri ile Atatürk ve devlet vede develet adamlığı nasıl olmalıya bir bakalım derim;


    ‘Yirminci yüzyılın en etkili devlet adamları ve komutanları arasında ismi daima ön sıralarda yer alan Mustafa Kemal Atatürk, insanlığın en büyük evlatlarından birisidir. Fakat ne yazık ki Mustafa Kemal Atatürk’ün büyüklüğünü sadece kazandığı askeri savaşlarda aramak hatasına düşmektedirler. Ve bu hata da diğer bürokrasi gibi olması gereken askeri kanadı daha güçlü kılıp, hatta ülkemizde yaşanan darbeler gibi hukuk dışına çıkıp bu yönde teşebbüslerde bulunacak kadar cesaretlendirmektedir..


    Kuşkusuz ki, uzun süren savaşlarda yorgun ve yoksul düşmüş bir milletin, bağımsızlık fikri etrafında birleştirerek zaferler kazanan Mustafa Kemal büyük bir kumandandır. Yoksunluklar içinden muzaffer bir ordu çıkarmak, tarihin az sayıda büyük kumandanına nasip olabilecek bir ayrıcalıktır.


    Ancak, Mustafa Kemal’in asıl büyüklüğü, askeri başarıları heba edecek bir güç sarhoşluğuyla değil, bilinçli bir devlet adamı olarak aklıyla hareket ederek yeni Cumhuriyeti çok güçlü bir biçimde yapılandırmasıdır.’


    Kısacası; Mustafa Kemal’in bir devlet adamı olarak portresini çizmeye çalıştık. Hepimizin devlet denen ve onu temsil edenlerden özlemle beklediği ‘Kuşatıcı bir dünya görüşüyle hareket eden!’ büyük bir liderin devlet adamlığını anlatırken elbette eksik kalan yanlar olacaktır.


    Onuda bizler yani başta şu an devlet olan ve onu temsil edenler tamamlamalı diye düşünüyorum..

  • 19 Mayıs'ı Valilik Saha da, Belediye Konserle Kutladı!

    Şehir stadyumunda düzenlenen kutlama etkinliğine, Valimiz Mustafa Masatlı ile birlikte protokol üyeleri, kurum müdürleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Programda Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Bilent Akar günün önemini belirten konuşma yaptı.

    Programda öğrenciler şiirler okudu, gençlik koşusu düzenlendi. Kafkas oyunu, müzik dinletisi, kılıç oyunu, güreş, bilek güreşi ve çeşitli akrobatik gösteriler de etkinliğe renk kattı. Gençlik Haftası dolayısıyla düzenlenen çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere de protokol üyeleri tarafından ödülleri verildi.


    Programda, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü okçuluk takımı da gösteri yaptı. Okçuluk gösterisi yapan sporculara Valimiz Mustafa Masatlı ve protokol üyeleri de eşlik ederek, ok atışı yaptı.


    19 Mayıs'ı  Belediye Etkinlikle Kutlayacak..


    19 Mayıs’ı Belediye Etkinlikle Kutlayacak..


    Son yıllar da hükümet ile muhalefet arasında bir çok tartışmaya ve bölünmeye neden olan resmi bayramlardan olan 19 Mayıs tüm yurtta olduğu gibi Ardahan’da da çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Ardahan Valisi Mustafa Masatlı ile Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in birer mesajla kutladığı 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı Ardahan Belediyesinin konserli bir etkinlikle kutlanacak.


    **19 MAYIS’IN 100. YILINDA


    ARDAHAN BAYRAKLARLA DONATILDI


    19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı öncesi Ardahan’da sokaklar kırmızıya büründü. Belediye binasına dev Atatürk posteri ve Türk bayrağı asıldı. Ardahan belediyesi tarafından sokaklar türk bayrağı ve belediye logolu flamalarla donatıldı.


    Öte yandan 19 Mayıs’ın 100. yılı olması hasebiyle bu yıl Ardahan Belediyesi şölen havasında bir kutlama yapacak. 



    Vali Mustafa Masatlı’nın 19 Mayıs Mesajı 


    Gazi Mustafa Kemal’in, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışıyla başlayan Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi, Cumhuriyetin ilanıyla neticelenmiş ve aziz milletimiz, birlik ve beraberliğinden aldığı güçle hiçbir engel tanımayacağını tüm dünyaya ilan etmiştir.


    Vatanını canından üstün tutan ecdadımızın verdiği mücadeleler ve büyük fedakârlıklar sonucu kurulan Cumhuriyetimiz, gençlerimize emanettir. Bu şuurla yetişen gençlerimiz, ideallerinin peşinden kararlılıkla giden, vatanını seven, demokrasisini ve istiklalini koruyan, manevi değerlerine bağlı, ahlaklı, öz güvenli bireyler olarak, ülkemizin 2023 hedeflerine kararlı ve sağlam adımlarla yürüyecek ve her alanda ülkemizin gelişmesine katkı sağlayacaklardır.


    Bu düşüncelerle, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kutluyor, tüm gençlerimizi, en kalbi duygularımla selamlıyor, başarılar diliyorum.



    BAŞKAN DEMİR’İN, 19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA


    VE GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI MESAJI


    Ardahan Belediye Başkanımız Faruk Demir, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle bir kutlama mesajı yayınladı.



    Başkan Demir, yayınladığı mesajda;  “Bütün Ümidim Gençliktedir” diyerek 19 Mayıs 1919 kurtuluşunu gençliğe armağan eden ve gençlere verdiği değeri gösteren Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle anıyorum. Gençler! Cumhuriyet’i ileriye taşıyacak olan sizlersiniz. Ve ülkemiz sizlerin omzunda yükselecektir. Atamızın emanetine hep birlikte sahip çıkmak boynumuzun borcudur.



    Bu sene 100. yılını kutladığımız 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımızı tebrik ediyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe ilk vazife olarak belirlediği, Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa görevine layık bir gençlik dileyerek Atamızın gençliğe hitabesini paylaşıyorum.”





     


    Vali Sınır’da İftar Verdi..


    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, Gürcistan sınırındaki Aktaş Sınır Karakolu’nda Mehmetçik ile iftar yaptı.


    Vali Masatlı, Çıldır ilçesindeki ziyaret ve incelemelerinin ardından sınırın sıfır noktasında yer alan Aktaş Sınır Karakolu’nu ziyaret etti.


    Askerlerle sohbet eden Masatlı, sınırda askerlik yapmanın büyük onur ve gurur olduğunu söyledi.


    19 Mayıs CHP’lilere yürüyüş yasak, AKP’li Belediye de eğlence serbest!


    19 Mayıs CHP’lilere yürüyüş yasak,


    AKP’li Belediye de eğlence serbest!


    19/05/2016 Tarihli Haber


    Ardahan Valiliği, CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanlığının 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramı dolaysıyla yürüyüş izin istemesine izin vermezken, AKP’li Posof İlçe Belediyesinin ilçede yapacağı konserli 19 Mayıs etkinliklerine ses çıkarmadı.


    Ard arda gelen şehit haberleri dolaysıyla içinde eğlence ve coşkunun olduğu etkinliklere izin verilemeyeceği belirtilmesine karşın yürüşlerini gerçekleştireceklerini belirten CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı Sinan Onay tüm Ardahanlıları 19 Mayıs yürüyüşüne davet etti.        


    Ardahan’da Gençlik Yürüyüşü İptal Edildi


    Ardahan’da 19 Mayıs’ta yapılması planlanan gençlik yürüyüşünün iptal edildiği bildirildi.


    Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdür Vekili Adnan Korkut, yaptığı açıklamada, 19 MayısAtatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle çeşitli hazırlıklar yaptıklarını söyledi.


    Hava muhalefeti nedeniyle yarınki kutlamaların sınırlı gerçekleşeceğini belirten Korkut, ‘Yarın ne yazık kihava muhalefeti var. Meteorolojiden aldığımız bilgiler bunu gösteriyor. Bu nedenle şehir stadından, ArdahanKalesi’ne planlanan gençlik yürüyüşünü iptal ettik.’ dedi.

    Korkut, etkinliklerin Kazım Karabekir Spor Salonu’nda gerçekleşeceğini sözlerine ekledi.



    **Sıra Türkiye’de mi?


     


    Amerika’nın  Türkiye’den yapılan çelik ithalatında vergileri yüzde 50’den yüzde 25’e indirmesine sevinenler perdenin arka penceresinde yaşanan gelişmeleri de görmek istemediği bir gerçek. 


    Çünkü aynı ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’ye ABD ile ticarette vergi avantajı sağlayan ‘Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi kapsamındaki ülkeler listesinden Türkiye’nin çıkarıldığını bildirdi.


    Ve zaten gün geçtikçe içinde çıkılmaz hal alan ekonomik sıkıntının altında yatan asıl konu aynı ABD’nin İran’a yönelik baskısı da bir başka konu..


    Ama ben bugün, ‘Bu ülkenin gazetecileri bile okur-yazar değil, ne yazık ki’ diye sitem eden meslektaşım, Yeni Mesaj Gazetesi yazarlarından olan Yusuf Karaca’nın son yazılarında olduğu gibi önceki yazılarında ısrarla ele aldığı yazıların birini biz gazeteciler olmazsa da belki sizler okursunuz diye bugünkü yazımın içine aldım.


    Bir bakalım o yazıya ve gündeme..


     


    ABD, Irak’ta kendi askerleriyle işgal gerçekleştirdi. Irak’ta karşı bir direniş olmamasına rağmen, ağır bedel ödedi. Suriye’de kendi askerlerini kullanmadı, dünyanın dört bir yanından, yetiştirdiği “teröristlerini” kullandı.


    Türkiye, Suriye konusunda halen oyunu görmüş değil. ABD ile birlikte Saddam’a nasıl “diktatör” diyorsa, Esad’a da diyor. Ve Esad “diktatör” diye görüşmüyor, konuşmuyor. Ama ABD Başkanı başta olmak üzere herkesle konuşuyor, görüşüyor.


    Öcalan ile diyalogta ama Esad ile değil. Bu inattan öte, başka bir şey. Bozulmamaması için özen gösterilen bir “proje” gibi geliyor bana… Neyse!


    Ve ABD bugün, İran için yola çıkıyor!


    Irak’ın işgalini anlatmayacağım. İlk çıkarmada Bağdat’a kadar giden ABD, oradan geri döndü. Saddam’ı devirmedi, 2002’i bekledi. Sonra malum, AKP yetişti, işgal işinde yardıma!


    “Teskere “ile reddilmesine rağmen, AKP Türkiye’si, havdan/karadan ABD’ye yol açtı. ABD askerlerine “dua” bile edildi. Şu sıralar bizlere yeniden “Gül” diye takdim edilen, Abdullah Bey, “dünyada insanlık barışı için, en çok bedel ödeyen, ABD halkı olmuştur” demişti.


    Şimdilerde ortalarda adı dolaştırılan Babacan, “Irak’a ilk bomba düştüğünde, ABD’den ilk para diliminin geleceğini” söylüyordu. Bu kadro, böyle bir kadro işte. 


    Bizlere “Müslüman” veya “İslamcı” diye yutturulan bu insanlar, İslam kültürü açısından çok önemli tarihi bir şehir olan, İslam’ın kadim şehri Bağdat’a atılacak  haçlı bombasını “müjde” gibi veriyordu.


    Heyhat, ABD’nin gelmesine bile lüzum yok,  Beyazsaray’ın “katılım ortağı” olmuşuz haberimiz bile yok. Babacan, İngiltere bursuyla okumuş biri mesela, ben yıllardır, onun ne zaman Başbakan yapılacağını bekliyorum!


    Ne acıdır ki, kendi ülkemde, ABD ile İngiltere yarış halinde. Uyandığında senin parçan kalır mı, Türkiye’m! 


    Belgeselleri ilgiyle izlerim; Sırtlan sürüsü, yaralı aslanın etrafında dolaşıyor ve yoruyor. Tam düşme sırasında aslanın kardeşi gözüküverdi. Dağılıp gitti sırtlan sürüsü… 


    Türkiye’nin bugün böyle bir kardeşi de yok. Etrafıyla BOP uğruna herkesle kavgalı. BOP’tan çıkmadı ki, kendine gelsin!


    Türkiye’nin merkez bankası ekside… Ne demek bu,  kendine ait olmayan parayı dahi harcamış. 


    S-400’ü ABD baskısıyla erteliyor. ABD, Türkiye’yi bu işte vazgeçiremeyince, S-400’leri bir yıl ertelemesini istedi. Türkiye de bunu, sanırım kabul etti. ABD Türkiye’nin işini bir yılda bitirmeyi hedefliyor. ABD’ye bir yıl, yetiyor!

    ABD baskısı S-400’le bitmez. Vazgeçeresin, senden Irak’ın Kuzeyi gibi Suriye’nin Kuzeyi’ni de hazmetmeni, koryup, kollamanı ister. İstedi bile…


    Emperyalistler Türkiye’nin etrafında ülke bırakmadan, ikinci, üçüncü ve hatta dördüncü İsrail ile kuşatıyor. Denizleri de Türkiye’ye kapatarak, boğmak istiyor ve buna karşı çıkmak şöyle dursun, katkı sağlanıyor.

     Türkiye, ne S-400’den vazgeçecek, ne merkezi Irak hükümeti ile irtibattını kesecek, ne Şam ne de Tahran ile asla ipini koparmayacak, yoksa kendi idamını kendi elleriyle gerçekleştirir. Hükümet, kendine de faydası olmayacak yolu, artık terk etmeli.


    ABD’nin yeni bir Saddam oyununu görmeli. ABD, Irak’a geldi, olan Türkiye’ye oldu. Suriye’yi dağıttı, olan Türkiye’ye oldu. Şimdi İran’a geliyorsa, vallahi bu geliş Türkiye’ye… 


     

  • Küçük Muhtar Adayı Çağatay'dan Vali Masatlı'ya Ziyaret

    Ardahan’ın Damal İlçesine bağlı Otağlı (Erzade) köyünde yaşayan Çağatay Amanak, bugün ailesi ve öğretmeni ile geldiği valilik makamında Vali Mustafa Masatlı’yı ziyaret etti.


    Vali Masatlı, küçük Çağatay’ı kabulünde kendisine çeşitli oyuncaklar ve hediyeler verdi.


    Çağatay’ın küçük yaşına rağmen sosyal medyada yer aldığına dikkati çeken Masatlı, “Güzel bir şey oldu. Sosyal medyada adeta fenomen oldu. Çağatay’ın okuyup büyük adam olacağına inanıyoruz. Akıllı ve zeki bir çocuk.” dedi.


    Baba Sezgin Amanak da seçimler öncesi köye gelenlerin oğlunu sempatik bulup muhtarlık ile ilgili sözlerinin yer aldığı videoyu sosyal medyada paylaştıklarını belirterek, “O dönem muhtarlık seçimleri süreciydi. Oğlum muhtar adaylığına ilişkin söylemlerde bulundu. Ondan sonra sosyal medyada yer aldı.” ifadelerini kullandı.


    Minik Çağatay, valilik makamında kendisine hediye edilen oyuncaklarla oynamanın keyfini yaşadı.


    Çağatay Amanak’ın takım elbiseli ve kravatlı haliyle yöresel şiveyle muhtarlığa aday olduğunu söyleyip çeşitli vaatlerde bulunduğu video, yerel seçimler öncesi sosyal medyada geniş yer almıştı.


    Sempatik tavırları ile dikkati çeken küçük Çağatay’ın videoda, “Muhtarlığa aday mısın” sorusuna “Ben muhtar oluyorum. Rakiplerim de Sude ve Eren. Seçimleri kazanacağım” demesi beğeni toplamıştı.



    **Çikolata Vaadi Sunan Küçük Muhtar Adayı Çağatay Sözünü Tuttu..


    Ardahan’ın Damal ilçesinde sosyal medyayı sallayan 5 yaşındaki muhtar adayından yeni video geldi. Seçimleri kazandığını söyleyen sembolik muhtar adayı arkadaşlarına çikolata dağıttı.


    Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Otağlı köyünde 5 yaşındaki Çağatay Amanak’ın muhtarlık adaylığını açıklama videosu sosyal medyada büyük beğeni toplamıştı. Otağlı köyünde yaşayan Çağatay Amanak’ın yerel seçimler sonrası çekilen videosu ise sosyal medyada paylaşım rekorları kırdı. Köylülerden birinin cep telefonu ile kaydettiği görüntülerde takım elbise giyinen Çağatay Amanak’ın yöresel şive ile yaptığı sempatik açıklamaları izleyenleri gülümsetti.


    “Ben muhtar oldum. Çikolata dağıtıyorum” diyen küçük Çağatay, video sonunda ise oy atanlara teşekkür ediyor.


    Küçük muhtar Çağatay Amanak’ın şiveli konuşması ise izleyenleri gülümsetti.



    Hırsızlığı Sen Önle, Tasarrufu da!


    Fakir Yılmaz/Gazeteci


    Türkiye Büyük Millet Meclisinin bile partiler arasında ayrım yaptığı ve TBMM’sin de yaşananları doğru dürüst yayınlamadığı ve Anadolu Ajansı gibi hükümete yaranmak için görüntüler dışında görüntüler yayınlamadığı ülkemde en büyük kentin meclisin de internet yoluyla canlı yayın yapılınca işler ters döndü.


    Çünkü AK Parti ile Beka ittifakı MHP’nin çoğunlukta olduğu ama başkanı HDP destekli CHP’li olan İstanbul Büyükşehir Belediyesin de yıllardır iktidar olanlar har vurmuş, harman savurmuş ve el kaldır, indir ile meclis üyeliği yapanlar kendilerini halktan saklamış olduğuna şahit olmaktayız.


    Ve en önemlisi ise çoğunlukta olduğunu sanıp, halka rağmen halkın seçtiği kadroyu durdurmayı planlayanların bu planları canlı yayın ile son bulmuş, doğru olan kararlara katılmaları sağlanmış ve az sayıdaki bir meclis çoğunluğunun dediği de onay almak zorunda kalmış.


    Yani AK Parti ile MHP’li Meclis Üyeleri HDP destekli CHP’yi kapalı kapılar ardından sıkıştırmayı hesaplarken canlı yayın dolaysıyla adeta kendilerini banyoda yakalanmış halde bulumuşlar, tüm İstanbul’un izlediği yayın dolaysıyla kem, küm edip başta öğrenci ücretleri önergesi olmak üzere CHP’nin halka yönelik önergelerini kabul etmek zorunda kalmış hatta getirilen önergeyi dün ret ederlerken bugün canlı yayın var diye daha da iyileştirmiştirler..


    Ve en önemlisi İBB’nin suyu olan Hamidiye suyunun piyasa değerinden daha pahalıya alındığını da kabul etmiş, sanki kendi partiler değil de başkası yapmışcasına ‘Ya bunu kim yapmış?’ deyip, konuyu yani 20 yıla yakındır İBB’de yaşanan vurgun talanları ortaya çıkarmaya başlamış durumda.


    İLk etapta ödemeleri durduran, ardından İBB Meclisini internet yoluyla halka açan CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun bu makama gelmesine büyük katkısı olan sanal ortam aracılığı ile bir kez daha tuş ettiği AK Parti’ye de demokrasi dersi vermeye başlamış durumda.


    Bunu, yani TBMM’sinin yine halkın seçtiği HDP’lilerin söylemlerini ya göstermeyen yada kırpan Meclis TV’sinde ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde yapılanların Ankara ve diğer illerde bekleyen halkın ulusal ve yerel parlamentoları, ‘Ben yaptım, bitti’den çıkarıp, halkın katılımı ile kararlar alınmasını sağlayan İBB’nin yeni Başkanı Ekrem İmamoğlu hala karar veremeyen yargıçları da 4 gözle beklediği ve artık verilmesi gerekeni olumlu bir karar ile verilmesi halinde daha cesur bir şekilde hareket edeceği de şimdiden görülmekte.


    Öte yandan aynı İmamoğlu’nun seçimleri kazanmadıkları halde kazandık deyip, İstanbul’un her tarafına afiş asılanlara da bir ders verdiği de görülmekte.


    Oda, MHP ile girdiği Beka ittifakı yüzünden başta Kürt seçmeni olmak üzere kendisini sevenleri ürkütüp, oy kaybı yaşayan Başkan Erdoğan ile partisi kabul etmezse de kendisi seçimleri kayıp ettiğini kabul eden Binali Yıldırım’ın resimlerinin olduğu pankartları da hemen değil, yavaş ve incitmeden kaldırtması da toplum nezlinde puan alan diğer önemli bir durum..


    Kısacası benim gördüğüm ve hala tartışılan 31 Mart Yerel Seçimleri öncesi ve sonrasında bir kaç kez yazıp, dikkat çektiğim bir durum yaşanıyor.


    O da doların yeniden fırlamasına ve 6 TL.’ye yaklaşmasına neden olan ekonomiyi alt üst eden vurgun ve talanlar dolaysıyla kasası boşalan İBB ve diğer bir çok belediye kasıtlı olmazsa da zorunlu olarak HDP destekli CHP’lilere teslim edilmiş talan ve vurgunları durdurup, yapılacak tasarrufla ülke ekonomisine katkı sağlanır yoluna gidilmiş görünen bir süreçte ‘Hırsızlığı sen önle, tasarrufu da siz yapın’ denilmiştir.


    Ve bu da yapılmaya başlanmışsa da YSK’dan gelecek olan haberin ya işi yeninden saç başa çevirecek, yada nüfusu gibi bütçesi en büyük kent İstanbul yol alacak.

  • ARDAFED DEV BİR ORGANİZASYONA DAHA İMZA ATTI!

    Daha önce Türkiye’de bir ilk olan ‘Bal Festivali’ nin de yapıldığı İstanbul Bakırköy Botanikpark’ta gerçekleşen etkinlik öncesi ulusakl ve yerel televziyonlarda Ardahan tanıtımı yapıldı, Ardahanlı iş kadını İpek Süt’ün hazırladığı Ardahan’ın yöresel giyim, kuşamlarını anlatan birde defile düzenlendi.


    19 Nisan’da başlayan, 23 Nisan etkinliklerinin de unutulmadığı 3. Ardahan Günleri yöresel folklör ekibi, davul-zurna ile açılışı yapılarak, kurdelesi kesildikten sonra yine yöresel sanatçıların yer aldığı sahne de 6 gün boyunca türküler, halaylar eşliğinde devam etti.


    FOX TV başta olmak üzere yerel ve ulusal bir çok gazete, internet haber sitesinin geniş yer verdiği 3. Ardahan Günleri ARDAFED Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz ile ARDAFED Başkan Yardımcısı Name Fidan’ın organizesinde gerçekleşti.


    Ardahan Dernekler Federasyonun daha önceki 1. Ardahan Günleri, Ardahan Bal Festival, 2. Ardahan Günlerinde ki etkinlerde olduğu gibi 3. Ardahan Günlerinde de Kültür Sokağı oluşturuldu ve bir çok yazar, çizer ve ressam eserlerini sundular.



    Yazar Günay Demir’in yönetiminde Ardahan Günlerinde yer alan yazar, ressam ve çizerlerin yanı sıra 10 yıl önce hayata göz yuman Ardahanlı Gazeteci Umut Kılıç’ta unutulmadı.


    Ardahan Çıldır Ümit Kılıç’ın elinde fotoğraf makinası ile posterinin asıldığı sahnede 6 gün süresince etkinliğe katılan yaklaşık 300 bin ziyaretçiye sık sık Ardahan anlatıldı.


    Etkinlik öncesi İstanbul’un 39 İlçesine astığı ve etkinliği duyuran afişler ile Ardahan adını bir kez daha İstanbul’a yazdıran Ardahan dernekler Federasyonu yine Ardahanlı olan bazı Ardahan Dernek yöneticilerince her ne kadar engellenmek istense de başta Hanak, Damal, Çıldır, Posof, Göle ve Hoçvanlı bir çok dernek başkanı ve yöneticisinin katılımı ile etkinliğe gelen yabancılara ev sahipliği yapıldı.


    ARDAFED Başkan Yardımcısı Name Fidan’ın olağanüstü emeğinin yanı sıra ARDAFED Başkan Yardımcıları Hafız Öztürk ile Alpay Kaya ve Ardahan Şişli İl Derneği kuruluş çalışmaları yürüten Murat Özer’in katkılarının olduğu etkinlikte yöresel bal, kaşar, kaz ve yemekler de ziyaretçilerin büyük ilgisini topladı.



    **Pinekleyenlere rağmen yine başardık..


     


    Etkinlik ardından bir açıklama yapan ARDAFED Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz, ‘Bir gazeteci olarak birileri sahiplense de, biz ettik, biz yaptık dese de Ardahan’ın vilayet olmasında, gümrük kapılarının açılmasında, üniversitesinin kurulmasında olduğu gibi dernekçilikte de ilk olarak ARDAFED’in Ardahan’da Ardahan Bal Festivalinin yapılmasına katkı sunan, gerekse İstanbul’da ki cepte taşınan dernekler katılmazken, kuruluşuna katkı sunmazken biz Ardahan’dan gelip, İstanbul ve diğer illerden federasyonların oluşması için başında bulunduğum Ardahan Gazeteciler Cemiyetini ARDAFED’e üye yapan, Göle, Çıldır federasyonlarının kuruluşunu tetikleyen, ARDAFED’in kurucu üyesi olduğu ve 14 vilayetin federasyonun üyesi olduğu Anadolu Konfederasyonunun kurulmasına katkı sunan, gerek bir Ardahanlı olarak, gerek Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olarak, gerek bir gazeteci olarak ve gerekse 4,5 yıldır başında bulunduğum ve bu süre içinde önemli etkinlikler imza attığına inandığım Ardahan Dernekler Federasyonu olarak başta 20 Milyonluk bir İstanbul ve tüm yurtta ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmaları ışığında yol alırken başta bu kentte 40-50 yıldır ceplerinde taşıdıkları dernekçilikle iş yaptıklarını sanan ve kuruldukları ile kalıp, ayda yılda bir yaptıkları kaz geceleri ile yerlerinde pinekleyen, kongrelerini göçmen derneklerinde yapan ve ne kendilerine, nede Ardahan ve Ardahanlıya bir Hayri olmayanların tüm engellemelerine rağmen dev bir organizasyonu daha anlımızın akıyla, olaysız, türküler eşiliğinde bitirmenin gururunu yaşadık. Bunu yaşarken alçakça, köyden getirilme fesatlıklarla, siyasi bakışla daha önceki etkinliklerimizde olduğu gibi bu etkinlikte de bir çok engele maruz kalsakta hepsini aşmayı bildik. Ve en önemlisi onların sahiplenmeyi bilemediğine yine Ardahanlı ve halk sahip çıktı. Meslektaşlarım Doğan Şentürk ve Hakan Kılıç başta olmak üzere yerel ve ulusal bir çok meslektaşımdan her zamanki desteği gördük. Ve batıda ki Ardahanlı tarihinde ilk kez Ardahan ismi öne çıkmış, 4 Ardahanlı Belediye Başkanı, 1 Belediye Başkan Yardımcısı, 100’e yakın Belediye Meclis Üyesinin öne çıktığı ve en önemlisi başına geçtiğimden beri ARDAFED olarak ret ettiğim KAI, KAISİAD gibi saçmalıklar arka planda kalmış, Ardahan Federasyonu ve dernekçiliği öne çıkmasının haklı gururunu yaşamışız. Bu bizlere yeter. Ve hepsinden önemlisi kendimizden bir çok maddi, manevi kayba rağmen helal olsun Ardahan adına yakışır bir çok etkinliğin ve dev organizasyonun birini daha sonlandırmanın gururunu yaşadık, burada başta katılımcılara, organizatör firmaya ve en önemlisi Bakırkö Botanikpark’ı 2. kez bize tahsiz eden Ardahanlı Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bürlent Kerimoğlu’na teşekkürlerimiz bir borç biliriz’ dedi.



    **Elini uzatmayana el uzatmak insanıdır..


     


    Bir zamanlar ‘Muhtar olamaz’ denilenlere el uzatmayanların ‘Muhtar olamaz’ dediklerinin o günleri unutmasını fırsat bilip, şimdi yine aynı havalara girip, ‘Ben vatansever, siz hain’ dercesine, iş yaptıklarını sanırlarken bu davranışlarına en büyük tepkiyi halk, seçmen koymuş ve ‘Muhtar olamaz’ denilenleri Cumhurbaşkanlığına kadar taşmışlardır.


    Ve aynı halk dün ‘Muhtar olamaz’ denilenler gibi bugün onları da yasal parti eşi başkanı, belediye başkanı, milletvekili yapmış ve onlarda tüm baskılara rağmen yılmamış ve sizlere rağmen halkın desteği ile biz hala buradayız demiş ve Kars başta olmak üzere bir çok kentte belediye başkanı olurlarken, İstanbul ve diğer illerde destek verdikleriyle iktidara bile dur demeyi başarmışlardır.


    Evet, aynı manzaraların yeniden yaşandığı hatta ülkenin en büyük muhalefet partisi liderine yumruk attıracak kadar ileri gidenler bilmelidir ki bu ülkede siz varsanız, biz ve uzatılan ele el uzatılmayanlar da var..


    Ve uzatılan ele el uzatılmazsa da onlara kin, nefret beslemeden bu ülke hepimizin diyenlerin barış ve kardeşlikten yana olmaya devam edecekler olanların başında gelenler de onlardır.


    ‘Bu ülkenin normalleşmesi gerekir’ deyip, normalleşmesi için beklenen adımları atmayanların yada o adımı atmaktan korkanların yarattığı atmosferin aslında kendilerine değil uzanan ele, el uzatmadıklarını sevmedikleri gibi kendilerini de çokta sevmeyenleri cesaretlendirdiğini bilinmesi gerekirken bu ülke de siyasilerin, aydınların, askerlerin kısacası herkesin huzur içinde el ele verip, yaşamak istediği de unutulmamalıdır.


    Ve bu ellerin bir birinden ayrılması halinde bugünü yani 24 Nisan’ı, Kars’a komşu olan, Doğu kapısını kapattığımız Ermenilerin sorununu mana edip, birlikte yaşanılması gereken ülkeyi dünya da bu yolla da sıkıştırma yoluna gidecekleri de bilinmeli ve unutulmamalıdır.


    Bu nedenle uzatılan ele el uzatmamakla rütbe aldıklarını, alacaklarını sananlar başta olmak üzere herkesin sağduyulu olması, en önemlisi halkın tercih ettiği siyasilere saygı içinde, birlikte yol alması bu ülkenin ellerinin bir birinden ayrılmasına çabalayanların karanlık oyunlarını bozacak en önemli davranış ve tutum olacaktır.


    Dinde de, normal yaşamda da uzatılan elin tutulmasının emir edildiğini de bilmesi gerekenlerin kaş yaparken, Kılıçdaroğlu’na atılan yumrukla dağıttıkları kaşları toplamak için bu ülkeyi yıllardır maddi ve manevi zarar içie soktukları ve bugün yaşanan, içinde çıkılamaz olan ekonomik sıkıntının da sebebi olduklarını da bilmesi ve buna göre adım atıp, uzatılan eli geri çevirmemesi en doğru şey olacaktır.

  • SP Lİderi: Ardahan'a Üniversite Gereksiz!

    Karamollaoğlu hiç gitmediği  , Ardahan,  gibi yerlerde üniversite açılmasına karşı çıktı.


    “DEVLET OKUL AÇAR GİBİ ÜNİVERSİTE AÇIYOR”

    Karamollaoğlu, konuyla ilgili olarak, “Yüzün üzerinde üniversitemiz var. Yahu Allah rızası için, gidip şimdi Ardahan’dakiler, Iğdır’dakiler gücenmesin ama, Ardahan’da bir üniversite kurmanın hangi mantığı var? Hocası var, talebesi yok. Hocası da yok çok yerde. Şırnak’a git, öğrenci yok. Muhterem arkadaşlarım; bunu dediğim koskoca bir devlet bu politikaları üretiyor. Hala okul açar gibi üniversite açıyor. Bu nasıl bir anlayış.” ifadelerini kullandı.


    **Rektör: Üzüldük..


    Rektör Biber, “Ardahan Üniversitesi 2008 yılında kurulan devlet üniversitesi. Şuan 5200 öğrencisi ve 320’yi aşkın öğretim elemanıyla yoluna devam ediyor. Böyle bir açıklamanın içerisinde Ardahan Üniversitesinin isminin geçiyor olması bizleri üzmüştür. Böyle bir coğrafyada 10 yaşında bir üniversite olarak bölgenin kalkınması ve gençlerin ayağına üniversitenin gelmesi anlamında çok önemli ve isabetli bir karardır. Cumhurbaşkanımızın her ilde bir üniversite olmalı yaklaşımı Ardahan için son derece anlamlı olmuştur. Karamollaoğlu’nun öğrenci yok, hoca yok ifadelerini reddediyoruz. Bölgenin kalkınmasıyla ilgili olarak kalkınmaya, büyümeye, yeni bölümler açmaya gayret ediyoruz. Bunun çabası içerisindeyiz” dedi.

    Ardahanlılar da Saadet Lideri Karamollaoğlu’nun Ardahan’ı hedef alan sözlerine tepki gösterdi.



    **Elini uzatmayana el uzatmak insanıdır..


     


    Bir zamanlar ‘Muhtar olamaz’ denilenlere el uzatmayanların ‘Muhtar olamaz’ dediklerinin o günleri unutmasını fırsat bilip, şimdi yine aynı havalara girip, ‘Ben vatansever, siz hain’ dercesine, iş yaptıklarını sanırlarken bu davranışlarına en büyük tepkiyi halk, seçmen koymuş ve ‘Muhtar olamaz’ denilenleri Cumhurbaşkanlığına kadar taşmışlardır.


    Ve aynı halk dün ‘Muhtar olamaz’ denilenler gibi bugün onları da yasal parti eşi başkanı, belediye başkanı, milletvekili yapmış ve onlarda tüm baskılara rağmen yılmamış ve sizlere rağmen halkın desteği ile biz hala buradayız demiş ve Kars başta olmak üzere bir çok kentte belediye başkanı olurlarken, İstanbul ve diğer illerde destek verdikleriyle iktidara bile dur demeyi başarmışlardır.


    Evet, aynı manzaraların yeniden yaşandığı hatta ülkenin en büyük muhalefet partisi liderine yumruk attıracak kadar ileri gidenler bilmelidir ki bu ülkede siz varsanız, biz ve uzatılan ele el uzatılmayanlar da var..


    Ve uzatılan ele el uzatılmazsa da onlara kin, nefret beslemeden bu ülke hepimizin diyenlerin barış ve kardeşlikten yana olmaya devam edecekler olanların başında gelenler de onlardır.


    ‘Bu ülkenin normalleşmesi gerekir’ deyip, normalleşmesi için beklenen adımları atmayanların yada o adımı atmaktan korkanların yarattığı atmosferin aslında kendilerine değil uzanan ele, el uzatmadıklarını sevmedikleri gibi kendilerini de çokta sevmeyenleri cesaretlendirdiğini bilinmesi gerekirken bu ülke de siyasilerin, aydınların, askerlerin kısacası herkesin huzur içinde el ele verip, yaşamak istediği de unutulmamalıdır.


    Ve bu ellerin bir birinden ayrılması halinde bugünü yani 24 Nisan’ı, Kars’a komşu olan, Doğu kapısını kapattığımız Ermenilerin sorununu mana edip, birlikte yaşanılması gereken ülkeyi dünya da bu yolla da sıkıştırma yoluna gidecekleri de bilinmeli ve unutulmamalıdır.


    Bu nedenle uzatılan ele el uzatmamakla rütbe aldıklarını, alacaklarını sananlar başta olmak üzere herkesin sağduyulu olması, en önemlisi halkın tercih ettiği siyasilere saygı içinde, birlikte yol alması bu ülkenin ellerinin bir birinden ayrılmasına çabalayanların karanlık oyunlarını bozacak en önemli davranış ve tutum olacaktır.


    Dinde de, normal yaşamda da uzatılan elin tutulmasının emir edildiğini de bilmesi gerekenlerin kaş yaparken, Kılıçdaroğlu’na atılan yumrukla dağıttıkları kaşları toplamak için bu ülkeyi yıllardır maddi ve manevi zarar içie soktukları ve bugün yaşanan, içinde çıkılamaz olan ekonomik sıkıntının da sebebi olduklarını da bilmesi ve buna göre adım atıp, uzatılan eli geri çevirmemesi en doğru şey olacaktır.


     


    **ARDAFED Ardahan Günlerine Çocuklarla Devam Etti..

     


    Ardahan İl, İlçe ve Köy Derneklerinin en üst çatı örgütü olan Ardahan Dernekler Federasyonu 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını düzenlediği dev organizasyonla birlikte gerçekleştirdi.


    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile Ardahan, Ankara, İstanbul, İzmir, Kocaeli’de düzenlediği çeşitli toplantılar ardından İstanbul’un Anadolu yakasında bulunan Maltepe sahilinde bir ilk’e imza atan ve 4 gün içinde 1,5 Milyon insanı toplayan 1. Ardahan’ı Tanıtım Günleri düzenleyen ardından yine İstanbul’un Avrupa yakasında bulunan Bakırköy Botanikpark’ta Türkiye’de bir ilk olan Bal Festival düzenleyen, sonrasında yine İstanbul Maltepe’de bulunan Cumhuriyet Parkında 2. Ardahan’ı Tanıtma Günleri düzenleyen ve 6 gündür süren Bakırköy Botanikpark’ta 3. Ardahan Günlerine devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramını da çocuklarla birlikte kutladı.


    6 Gündür devam eden 3. Ardahan’ı Tanıtma Günlerinin 4. gününü çocuklara bırakan ARDAFED yaklaşık 200 çocuğun katıldığı ve etkinliğe renk katan gösterilerle 23 Nisan Bayramlarını kutlayan Ardahan Dernekler Federasyonu  bugüne kadar düzenlediği bir çok etkinlik ardından Ardahan tarihinde bir ilke daha imza atarak ve KAI, KASIAD denen oluşumları ret etmenin ödülü olarakta Esenyurt, Bakırköy, Şişli ve Kocaeli Dilovası’n da 4 Ardahanlı siyasinin öne çıkıp, belediye başkanı olmasına, 100’e yakın Ardahanlının Belediye Meclis olmasına, Ardahan’ı ulusal ve yerel basın ve medya aracılığı ile tüm dünyaya tanıtmasına katkı sunmanın gururu ile 4. etkinliğine  son verecek.


    .

  • Vali ve Başkan 23 Nisan'ı Kutladılar..

    **Vali Masatlı’nın 23 Mesajı..


    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının ve “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” ilkesi ışığında milli egemenliğimizin ilan edilişinin 99. yıl dönümünü coşku ve heyecanla kutlamanın mutluluğu içerisindeyiz.


    Milli Egemenliğe giden yolda kahraman ecdadımız, birlik ve beraberlik içerisinde, azimli bir mücadele örneği göstermiş, 23 Nisan 1920’de açılan Büyük Millet Meclisi, milli iradenin üstünde hiçbir güç tanımayan milletimizin tam bağımsızlık yolunda ilerleyişinin ilanı olmuştur.


    Bugüne geldiğimizde, 23 Nisan’ın emanetçisi olan çocuklarımız, devletimizin, aziz milletimizin, demokrasimizin ve istiklalimizin bekasına yönelik tüm tehditlere karşı; milletimizin geleceğini aydınlatacak, güçlü Türkiye’yi omuzlarında yükseltecek ve tüm dünyanın özlediği huzur ve güvenin tesisi için azimle ve kararlılıkla çaba sarf edeceklerdir.


    Bu duygularla, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Aziz Şehitlerimizi ve Kahraman Gazilerimizi saygı ve minnetle anıyor, ülkemiz ve tüm dünya çocuklarının “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”nı en samimi duygularımla kutluyorum.


    Mustafa MASATLI/ Ardahan Valisi


    **Başkan Demir’den 23 Nisan mesajı



    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle mesaj yayınladı.



    Başkan Demir mesajında; “23 Nisan 1920 tarihinde açılan TBMM’nin kuruluşunun 99. yıldönümünü ve Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara bayram olarak armağan ettiği bugünü büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz. 



    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 23 Nisan 1920 günü açılması ile millet egemenliği resmen hayata geçirilmiş, bu önemli gün M. Kemal Atatürk tarafından millet egemenliğini sonsuza kadar koruyacak olan çocuklara armağan edilmiştir. 



    Bu duygu ve düşüncelerle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere milli mücadelede emeği geçmiş olan herkesi saygı ve rahmetle anıyor, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 99. yılını ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum”dedi.



    **Sapla, Samanı Karıştıran Manşetler..


     


    Bir zamanlar ‘Muhtar Bile Olamaz’ diye manşet atan devrin basını, dönemde olduğu gibi bu kez de yine o manşetlere benze manşetler atıyor.


    Adları havuz olan bu basın grubunun bir zamanlar yıkmaya çalıştığı, siyasette olduğu gibi hayatta nefes almalarını istemediği o dönemin muhalefeti, bu dönemin iktidarına yalakalık olsun diye attıkları manşetler bir gazeteci olan beni olduğu gibi toplumun büyük bir kesiminde tepki alarak, gazeteciliği iyiden iyiye ayaklara düşürmeye devam ediyorlar.


    İşte manşetlerden birini atan adı bir zamanlar Güneş olan iktidar değişiminden sonra kirli havuza alınıp, adı adeta Kara olan gazetenin manşeti.


    ‘4 Şehit, 6 Yaralı, Mutlu musun Ekrem’ manşetini atıp, olayla, alanla, yaşananla alakası olmayan tam tersi o şehitlerin aileleri kadar yüreği yanan insanlardan biri olduğuna inandığım CHP’li Ekrem İmamoğlu’nu hedef etmek istemesi bir gazeteci olarak önce beni sonra tüm basın camiasını derinden üzmüştür.


    Ve bu manşetin hemen ardından CHP Genel Başkanına yapılan alçakça saldırının gelmesi tesadüf mü yoksa planlı bir olay mı diye bir değil, binlerce soru akıllara getirmesi ise işin diğer ilginç bir yönü.


    Evet, şehit düşen çocuklarımızın yoksul çocukları olduğunu ortaya koyan ya sıvası yok, yada dökülmüş yüreği yanık ailelerinin evlerini manşetlemeyip, alakasız ve tahrik edici manşetler atması ne kadar basın özgürlüğü olabilir ki?..


    Ve bu havuz basını ve medyası iktidara yaranma adına attığını düşündüğü manşetler ile haber yaptığını sanırken bir bakıyoruz ki; iktidar mensuplarını bile kızdıran bu sapla, samanı karıştıran manşetleri ile ülkeye hayırlı bir iş değil tam tersi hayırsız işler yaptığı, yazdığıdır..


    ‘Bu ülkede siz bir merminin kaç lira olduğunu biliyor musunuz?’ diyenlerin neden ülkenin yüreğinin yandığını ve yaşanan ekonomik sıkıntıya neden olan birinci nedenin üstü kapalıda olsa anlatmaya çalıştığını da saklayan ve bu sözleri yanıltanlar da aynı basın ve medya değil mi?


    Bilemiyorum ama kirli havuza toplatılmadan önce bir çok manşet yaptığımla övündüğüm o zaman ki Güneş ile bu zamanki Kara’ya baktığımda basın ve medya da akılla samanı karıştıranın da ben olmaktayım.


    Çünkü bir zaman Akit, sonra Vakit olan gazete gibi dün adı Güneş olan bugün adı olmasa da kendisi Kara olurken onların başında olan ve kendilerine gazeteci denmesi için bin bir takla atanların gözleri de karartılmış bir durumda maalesef..


     


    **Bekayı yaratamayınca..


    Öncelikle şu son dakika haberine ardından ülkemde gelen son dakika haberine bakıyor, önce şok ardından neler yapılmak istendiğini düşünüyorum..


    Önce dünyanın ötesinden gelen son dakika haberine bakalım;


    ‘Sri Lanka’da otel ve kiliselerde patlama meydana geldi. Kanlı saldırılarda en az 200 kişi hayatını kaybetti, 500’den fazla yaralı var’


    Ardından ülkemde yaşanan ve 4 askerin şehit haberi ardından düzenlenen şehit törenlerine karılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı haberi..


    ‘Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’da katıldığı şehit cenazesinde bir grubun saldırısına uğradı.’ satırları ile ajansların son dakika haberi ile sarsılıyorum..


    Ve iki haberi bir birine bağdaştırmaya ve ne oluyor sorusuna cevap arıyorum.


    Dünyada yaşanan olayların bir benzeri de ülkeme yaşatılmak istendiğini düşünüp, nasıl davranılması gerektiğini düşünüyorum.


    Ve her iki olayda ders çıkarması gerekenlerin kimler olduğunu sorguluyorum..


    Önce hala tartışılan 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri öncesi söylenen ama seçimler biter, bitmez öyle bir şeyin olmadığı, olmayacağı ortaya çıkınca bu kez başka oyunların sahnelenmek istediğini aklıma geliyor..


    Bunu tetikleyenlerin kimler olduğunu da sorguladığım bu süreçte gerek dünya da gerek ülke de yaşanan olayların birileri tarafından bekaya çevrilemek istendiği ve bu hesaba göre birilerinin kurgular peşinde olduğunu görmekteyim.


    Ve Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı öncesi yaşanan çatışmanın bahsedilen beka konusunu deşmek belkide gerçekleştirmek için olduğunu da düşünmüyor değilim..


    Bu nedenle herkesin ve başta ülke yöneticilerinin konuşma ve söylemlerine dikkat edip, öyle adım atmalarını umuyorum.


    Çünkü bu dünya da olduğu gibi ülkemizde huzur içinde yaşamak isteyen insanların daha çok olduğunu biliyorum..

  • ARDAHAN GÜNLERİNE START VEREN ARDAFED’TEN ŞİŞLİYE ÇIKARMA

    ARDAFED Ardahan'ı Bir Kez Daha Tanıtacak..


    Daha önce Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir ve ardından Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt’u ziyaret eden ARDAFED son olarak ta yine Ardahanlı olan Şişli Belediye Başkanı Muhammer Keskin’i makamında ziyaret ederek Ardahanlılar olarak beklentilerini bir raporla kendisine sundular.


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Başkanlığını yaptığı ve bu haftadan itibaren başlayan, 24 Nisan bitene kadar sürecek olan ve Bakırköy Botanik Parkta gerçekleştirilecek olan Ardahan Günlerini yapan Ardahan Dernekler Federasyonu bir kez daha Ardahan’ı İstanbul’a tanıtacak.


    ARDAFED’in Şişli Belediye Başkanı Muhammer Keskine sunduğu rapor şöyle;



    Sayın Şişli Belediye Başkanı,


    Muammer Keskin Sayın Başkanım;


    Öncelikle İstanbul’umuzun en güzel ilçelerinden olan ve Federasyonumuzun Genel Merkez Ofisinin de içinde olduğu Şişli ilçemizin Belediye Başkanı olmanızdan dolayı sevindiğimizi belirterek bu görevinizde de başarılar dileriz.


    Sayın Başkanım..


    Bir çok sorunla baş başa olan ülkemizin yerel parlamenterleriolan sizlerle birlikte gerek ülkemizin sınır kenti olan Ardahan’ımızın, gerek İstanbul’umuzun, gerekse tüm ülkemizin sorunlarının çözümü için el ele vereceğimiz bu süreçte federasyonumuzun da içinde bulunduğu STK’lar başta olmak üzere tüm kurumlarla yapılacak işbirliğiyle birlikte yaşadığımız bu ülkemizin en güzel şekilde yaşanabilir bir ülke olacağına inanmaktayız .


    Ardahan ilimizin ülkemizin en büyük metropolü olan İstanbul’da temsili adına kurulan derneklerin en üst çatısı olan Ardahan Dernekler Federasyonu olarak sizlere bir kez daha başarılar dilerken, sizlerden beklentilerimizin olduğunu da bilmenizi isteriz.



    Sayın Başkanım;


    “Güçlü Bir Ardahan Lobisi“ oluşturma amacıyla 2010 yılından beri verdiğimiz bu mücadelede yanımızda gördüğümüz sizlerin ve diğer Ardahanlı hemşerilerimizin bir çok ülkeden bile büyük bu metropolde yaşamlarını en iyi şekilde idame ettirmeleri adına verdikleri mücadelede var olma adına federasyonumuzun kanalı ile kendi varlıklarını hissettirmek ve her alanda yer almak istemektedirler.


    Bunu isterlerken yaşadıkları şehir İstanbul’un yanı sıra memleketlerini de unutmadıkları ve gelenek göreneklerini yaşatma kültürü başta olmak üzere Ardahan’ı İstanbul’a tanıtma adına bir dizi etkinlik yapmaktadırlar.


    Bu etkinliklerin içinde Ardahan Tanıtım Günleri adı ile yönetiminde bulunduğunuz İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sunduğu katkılarından olan ve bu kentteki federasyonların gerçekleştirdiği etkinliklere imkân sunulan İstanbul’da ki etkinlik alanlarında bu yıl da düzenleyeceğimiz Ardahan Tanıtım Günleri adlı etkinliklerimize de destek olmanızı rica ediyoruz.


    Sizin de bir dönem kuruculuğunu yaptığınız dernekçiliğin ne kadar zor şartlar altında faaliyet göstermeye çalıştığını bilen belediye başkanımız olarak, tüm Sivil Toplum Kuruluşlarının da içinde bulunduğu yerleşik bir kültür merkezi oluşturulmasını talep ediyoruz .


    Bunların yanı sıra başında bulunduğunuz Şişli ilçesinde yaşayan Bin 333 seçmen hemşerimiz ve İstanbul genelinde yaşayan 400.000’e yakın Ardahanlının doğdukları memleketleri ile irtibat kurması adına ve İstanbul kültürü ile bağdaşmaları için federasyonumuzca hazırlanan ve sizlere sunulacak olan projelerimize destek ve katkı sunmanızı bekliyoruz . Kardeş Kent kültürü geleneğinin yaşatılması adına Ardahan ilimizdeki belediyelerle de irtibat içinde olmanızı beklemekteyiz.



    Sayın Belediye Başkanım; Öncelikle, Federasyonumuz da Genel Merkez Ofisinin de sınırları içerisinde olduğu, 25 mahalleli, geceleri 250 bin, gündüzleri 500 ila 700 bini geçen nüfusu ile İstanbul’un gökdelenler ilçesi olan Şişli’nin trafik sorunu başta olmak üzere, yeşil alan sorunu olduğunu da gözlemlemekteyiz.


    Bunların yanı sıra başında olduğunuz Şişli’nin İstanbul’un ekonomik durumu en iyi ilçe olduğu söylense de birçok yoksulun yaşadığı şirin ilçemiz Şişli ilçemizde yaşama mücadelesi veren insanlara gerekli desteklerin arttırılmasının gerektiğini de belirtmek isteriz.


    Ayrıca kaldırım işgallerinin ve zaten bir hayli dar olan sokaklardaki araç park sorunun da önüne geçilmesi gerektiğini ve bunlara benzer diğer eksikliklerin giderilmesi adına Belediye kadrosunun yanı sıra uzun yıllar ilçe içinde ikamet eden, yaşayan, ilçenin sorunlarını gözlemleyebilecek kapasite de bir kadorunun kurulması konusunda hassasiyet gösterilmesinin Şişilinin talepleri arasında olduğunu görmekteyiz.


    Özellikle; Memur ve amirlerin birilerinin adamı değil, Şişlili olması gereken isimlerden oluşturulması gerektiğini düşünmekteyiz. Bu ve buna benzer istem, önerilerimizin değerlendirmesi adına yeniden başarılar diler, saygılar sunarız.,


    Saygılarımızla Ardahan Dernekler Federasyonu


    Yönetim Kurulu Başkanı


    Fakir Yılmaz/Gazeteci



    **İcralık Memleket..


     


    Başta İstanbul İBB seçimi olmak üzere yurt genelinde yapılan ve yaklaşık 6 aydır ülke gündemini meşgul eden seçimlerin İmamoğlu’na verilen mazbata, Başkan Erdoğan’ın Kamu-Sen toplantısında umut veren konuşması ile biraz olsun normalle döndüğü şu günlerde dikkat çeken diğer bir acı verici bir durumda memleketin içinde olduğu ekonomik krizin yarattığı sorundur.


    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın’ın bile, “Dönem dönem ‘Türkiye’de ekonomik kriz var, tekrar inişe geçildi’ gibi felaket senaryolarının yazıldığını, çizildiğini görüyoruz.’ dediği ülkemde bu sorun inişe geçse de yara verici bir sorun olduğunu herkes kabul etmeketedir.


    Bu sorunun teyet olarak geçtiğinin söylendiği günden bu yana yaşandığı teyet değil tam tersi tepe takla olarak hala aşılamadığını ortaya koyan icra ilanlarının memleketin hemen her tarafını satılığa çıkardığını görmekle mümkün.


    Sanal ortamda ki icralık malların satışı, resmi kurumların icralık olan esnaf, köylü ve vatandaşın dosyaları ile dolması ile kendisini iyiden iyiye his ettiren ekonomik dar boğazın yollarda da kendisini his ettirdiğini azalan trafikle daha iyi anlaşılmakta.


    Damat ekonomi bakanının Trump ile verdiği fotoğraf ile İmamoğlu’na verilen mazbatanın azda olsa ateşini düşürdüğü Dolar’ın hala bir çok alanı yaktığı ülkemde sanal ortam da gördüğüm bir yazı birilerini sevindirirken beni ve milyonları bir hayli üzmekteydi.


    ‘Seçim heyecanıyla geçen Mart ayında, Tapu.com yurt çapında tamamlamış olduğu gayrimenkul satışlarıyla satış hacmi rekorunu kırdı.’


    Evet sanal ortam da gördüğümüz bu satırlara ve bu sayfaya baktığımız da memleketin hemen her köşesinin icra yoluyla satışa çıkarıldığını da görüp, üzülürken Başkan Erdoğan’ın yurt dışında ki gazete ve medyaya neden kızdığını da anlıyordum.


    Çünkü iç basının baskı altında olma duygusuyla ele alamadığı, hatta yaşanan ekonomik dar boğaz dolaysıyla boğazına ip asıp intihar edenleri bile 3. sayfalarında da olsa veremediği ülkemin basın ve medyasının görmezden geldiği durumu manşetlerde veren ve Türkiye’de ciddi bir ekonomik kriz olduğunu haber eden yurt dışı medyası ve gazeteleri olduğunu da anlarken iç basını korkutan, dış basına kızan Erdoğan’ın da başta sanal ortamda ki icra.com sayfaları olmak üzere rafları dolduran icra ilanlarından haberi olduğunu da anlıyordum.


    Evet, seçimler bitti, 4,5 yıl seçim yok, artık el ele verip, birlikte bir ittifak oluşturup, gerçek gündemimize dönelim diyen Erdoğan’ın bu açıklamasın da samimi olduğuna inanan bir vatandaş olarak bende Başkan’ın bu sözüne inanarak ‘Haydi hep birlikte yıkılmadık, ayaktayız’ diyerek başta ekonomik dar boğaz olmak üzere ülkemizde var olan sorunları dağ, taşa F 16’larla bomba atmaktansa barışın konuşulduğu, kardeşliğin tazelendiği ve yine başkanın dediği gibi 82 milyonun el ele verip, sorunları aştığı bir manzara yaratmamız gerekir ki memleketi icradan kurtaralım derim.


     

  • Baydar: Karanlık odaklar aleyhimize çalıştı, kayıp ettik!

    Yunus Baydar şu açıklamada bulundu:


    “Cumhur ittifakı Ak Parti Ardahan Belediye Başkan adayı olarak yürütmüş olduğum seçim çalışmalarında, sıkmadık el, çalınmadık kapı bırakmamaya özen göstererek ziyaretlerde bulundum. Ardahan Halkının teveccühü ile sıcak ve samimi bir çalışma gerçekleştirdim. Bu dönemde hane hane insanlarımızı daha çok tanıma ve dinleme fırsatım oldu.


    30 Mart 2014 Yerel seçimleri ve 24 Haziran genel seçimlerini dikkate aldığımızda oylarımızda yaklaşık yüzde %45 oranında artış sağlanarak, 6 Belediye Meclisi Üyesi ve 2 İl Genel Meclisi Üyesi kazanılmıştır, lakin bu artış Belediye Başkanlığı seçimini kazanmamıza yetmemiştir. CHP ve HDP ‘nin ittifak yapması, ayrıca bazı karanlık odakların aksi yöndeki çalışmaları seçimi aleyhimize etkilemiştir.


    İYİ PARTİ OYLARI NEREYE GİTTİ?


    Son haftaya kadar kamuoyu yoklamalarında % 15 civarı oyu görünen İyi partinin seçim sonuçlarında görünen, sözüm ona aldığı oy manidardır. Bu süreçte 4501 oy vererek şahsımı ve partimi yalnız bırakmayan başta kadirşinas Ardahanlı hemşerilerime, Ardahan’da yaşayan kamu çalışanlarına, Milletvekilimiz Prof. Dr. Orhan Atalay’a, İl Başkanımız Hakan Aydın ve yönetimine, İl Kadın ve Gençlik Kolları Başkanlarımıza, Merkez İlçe başkanımız Fırat Avşar’a ve yönetimine, AK Parti Teşkilat mensuplarına, köy mahalle başkanlarına, sandık başkanlarımıza, müşahitler ve parti gönüllülerine, Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı, Ülkü Ocak’ları Başkanı ve Teşkilatlarına, Şahsım ve Partim adına teşekkür ederim.


    VALİ VE EMNİYETE TEŞEKKÜR


    31 Mart günü huzur ve güveni sağlayan Başta Ardahan Valimiz Mustafa Masatlı olmak üzere, İl Emniyet müdürümüze, güvenlik personeline ve resmî görevlilere şükranlarımı sunuyorum. Ardahan’ımıza ve partimin davasına dün olduğu gibi bugünde bir nefer olarak hizmet etmeye devam edeceğim. Bu davaya gönül vermiş bir partili olarak Genel Başkanımız Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın her daim destekçisi olacağım. Diklenmeden, dik durmaya çalıştığım bu süreçte, sevinerek gördüm ki, bu seçimdeki en büyük galibiyetimin her partiden her ideolojiden her bölgeden insanımızda Yunus Baydar olarak, yaptığım iyilik ve dostluklarla gönüllere girmiş, yer bulmuş olmamdır.


    Elbette beşeriz, eksik kaldığım hususlarda olmuştur, bu vesileyle noksanlıklarımı görerek telafi etmeye çalıştım. Temennim odur ki birileri de memleketimize Ardahan’ımıza karşı sorumlulukları çerçevesinde, eksikliklerini görür ve tekerrürü noktasında şapkalarını önlerine koyarak düşünme basiretinde bulunurlar. Son olarak hakkımdaki asılsız iddiaları hiç bir vakit dikkate almadım ve kamuoyu vicdanına bıraktım, etrafımızdaki dönen karanlık odakların oyunlarını gördüm ama Allah’a havale ettim.


    Genel siyasi konjonktürde gördüğümüz, belirli güruhlar tarafından Ülkemizde de oluşturulmaya çalışılan yapının, ilimizdeki yansımasının da katkılarıyla kazanan, CHP- HDP ittifakı adayı Sayın Faruk Demir’ i tebrik eder, sonucun Ardahan’ımıza hayırlı olmasını dilerim.”



    **Erdoğan YSK’ya değil, AKP’ye Bakmalı!


    Son Anayasa değişikliği ile hem kendisini Cumhurbaşkanı, hem Başkan hemde Parti Genel Başkanı yetmedi 31 Mart Yerel Seçimlerinde aday olanların yerine koyan Recep Tayyip Erdoğan’ın gerek seçimlerden sonra gerekse balkon konuşmasında üstü kapalı da olsa kabul ettiği sonuçları yalandan ve korkularından kabul etmeyen AK Partili görünenler aslında işi kurtarma yoluna başvurduklarını bende Erdoğan’da anlamıyor değil.

    Çünkü çoğu bizzat Erdoğan tarafından birer memur gibi atanan ve kadrolarını kendileri kuran AK Parti İl, İlçe ve Belde Başkanlarının yanından yine Erdoğan’ın makamda olanı değil de aylar öncesinden aday olarak ilan ettiği adaylar bu işin erbabı olmadıkları ve asıl seçimlerin kaybına neden olan kişiler olduklarını dünya alem bilmekte.

    Yani seçimleri kayıp eden AK Parti olmadığını onun İl, İlçe ve Belde Başkanları ile Adaylarının kayıp ettiğini ilk kabullenecek olan Erdoğan’dır.

    Bunu göremeyip formaliteden başvurulan YSK’ya bakmakla zaman kayıp eden de Erdoğan’ın kendisidir.

    Evet seçimlerin kayıp edileceğin aylar öncesi ilan eden Anket şirketlerini hapse atmakla tehdit edenlerin başında gelen Cumhur adlı ittifakın içinde kendi partisinin iç sorunlarını atlatan ama alakasız bir Beka çıkışı yaparak, Kürt seçmeni küstüren, kızdıran ve AK Parti’ye büyük zarar verdiren Devlet Bahçeli’yi de unutmadan asıl kayıp edenlerin şu an hala görevde olan AK Parti’nin siyasetçi kimliği ile alakasız kişilerden oluşan memur gibi İl, İlçe ve Belde Başkanlarının yanı sıra yine siyasetin içinde gelmeyen bakanlarının beceriksizliğidir.

    Tabi Demokrat Parti Genel Başkanı iken Erdoğan’a demediğini bırakmayan bugün ki İçişleri Bakanı olan siyasetçiyi de unutmadan.

    Şimdi buradan bir öneride bulunacağım ve YSK’ya umut bağlayan Erdoğan’ın tuz kokutmayan Hakimlerin vereceği kararı beklemeden seçim sonuçlarını kabul edip, demokrasiye daha çok zarar verilmesini engelleyerek,gözlerini partisine çevirmesidir.

    Çünkü siyasetin S ile alakasız kişileri getirip, atama ile İl, İlçe Başkanı ve Belde Başkanı yapan, parti tabanına sormadan Saray’da kendisine önerilen isimleri aylar öncesinden ilan eden ve bugüne kadar kendisini buralara taşıyanları ‘Trenden inen, Trene Binemez’ diyerek aşağılayan aynı Erdoğan yeni bir U dönüşü yaparak, hatta özür dileyerek suçun büyük bölümünün kendisinin olduğunu ve mevcut 81 Vilayetin onca İlçenin vede Beldenin teşkilatlarını gözden geçirip, özellikle memur gibi kulağından tutulup, İl Başkanı yapılanların hepsini ve eksiği olanların çoğunu hemen almalıdır.

    Bunu da Ardahan’dan başlatıp, oyların tekrar tekrar sayıldığı İstanbul’a kadar uzatmalıdır.

    Bu benim gördüğüm durumdur, gerisi ve top Erdoğan’da dır..



    **Dün yazamadığım..


    50. Yaşımı bana meslektaşım olmak için Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde okuyan kızım Şeyma’nın yanında bana kutlatan yolculuğun getirdiği yorgunlukla geldiğim Kocaeli’nden İstanbul’a geçerken yaşadığım trafik yüzünden yazamadığım dünkü yazımı bugüne , bugünkü yazımın altına yazmaya hazırlanırken dikkatimi bir şey çekti.

    Oda yaşlanmanın getirdiği yorgunluğun omuzlarıma iyiden iyiye çöktüğünü ve artık azda kendimi düşünmem ve emekli bir vatandaş edasına girip, kenara çekilmem gerektiği idi.

    Çünkü bugün seçimleri kayıp ettiği alenen belli olan 17 yıldır iktidar da olmanın getirdiği imkanlara ve devlet desteklerinin de artık götüremediği AK Parti gibi benim de bir hayli yorulduğum hatta yıprandığımı bana his ettiriyordu, Ardahan’dan gelip, kendimi arasında bulduğum İstanbul’un bıktırıcı trafiği..

    Ve 34 yılda yaklaşan gazetecilik hayatımda her gün yazdığım köşe yazımı gazeteme yetiştirememenin üzüntüsü ve de gerginliği zaten yorulmuş olan vücudumu vede beynimi iyiden iyiye delirmişti.

    Halbuki zamanla yarışılamayacağını, istesen de bazı şeylerin olamayacağını Erdoğan gibi benim de anlamam gereken bir süreci yaşadığımız anlasak geriye kalan hayatın daha güzel olacağını anlamak hem kendimiz, vücudumuz için hem de bizleri sevenler, bizlerden beklentileri olanlar için en hayırlısı olacak..

    Ama üstteki yazım da dediğim gibi sonuçta hepimiz birer Erdoğan gibi insanız ve kayıp etmeyi kabullenmeyen insanoğlunun kendi kendisini bitirmesinin en üstteki seçim sonuçları tahmin gibi sonuçla sonuçlandığını yani sen ne kadar ısrar etsen de bir süre sonra istediğinin olmadığını hayatta günü birlik yazılarını yazamayacak kadar zamanın bile olmayacağını kabul etmek gerekir ve özür dileyerek, hataları gözden geçirmek gerekmez mi?

  • Suriye K. Deniz Bozkurt'un Köyü Tahtakıran'da Muhtar Oldu!

    31 Mart Yerel seçimlerinde Göle’de bir ilk yaşandı ve Tahtakıran Köyünde Suriye Karakoyun Göle’nin ilk Kadın Muhtarı seçilerek tarihe geçti.


    Aynı zaman da CHP’den İstanbul Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt’un köyü olan Tahtakıran’ın ilk kadın muhtarı olan Suriye Karakoyun, ilçe tarihindeki yerini alırken Göle’de de kadınlar için örnek oldu.  1954 doğumlu olan Suriye Karakoyun ortaokul mezunu.


    İlçede ilk defa bir kadının muhtar olduğunun altını çizen Suriye Karakoyun, “ilk çalışmam köyümüzün okuluna ana sınıfı oluşturmak.  Bunun yanında köy içi kilit parke çalışması, hayvancılıkla uğraşan köylümüz İçin demirden ağıl, okul kaloriferi sisteminin yapılması, yayla su sorunu gibi birçok problemi çözeceğim. Köyüm İçin ne gerekirse yapacağım, bana oy veren veya vermeyen ayrımı yapmaksızın köylü vatandaşlarıma hak ettiği değeri vermeye hazırım. Ben bu yarışa kadın olarak girdim. İlginç tarafı yaşlı amcalarımızdan tutun kadın erkek, genç çocuk çoğu bana destek çıktı. Çok mutluyum. Seçimden sonra seçmenlerim kapıya kadar gelip muhtarlığımı kutladı. Bana oy veren, vermeyen herkese teşekkür ediyorum” dedi.


    Ardahan’da daha önce Posof İlçesine bağlı Baykent Köyü’nde kadın muhtar adayı Özgül Önder ile Posof Merkez Mahallesi muhtarı Emine Vefa bir ilki gerçekleştirerek Posof’ta muhtar olmuşlardı.



    Bozkurt: Hedefimiz 10 Bin Kişiye İş İmkanı Sağlamak..


    31 MART Yerel Seçimlerinin sona ermesiyle resmi olmayan sonuçlara göre Esenyurt Belediyesi’ni kazanan CHP adayı, Ardahan Göll/Tahtakıran köylü Kemal Deniz Bozkurt açıklamalarda bulundu.


    Bozkurt, ‘Esenyurt’taki başarı hikayemizi Esenyurt halkıyla yazdık. Halk bize inandı, güvendi’ diye konuştu.


    ‘ESENYURT’TA ÖNCELİĞİMİZ EĞİTİM OLACAK’


    Esenyurt’ta var olan sorunları çözerken önceliği eğitime verdiklerini belirten Bozkurt, ‘Burada önceliğimiz eğitim olacak. Zira 65-70 kişilik sınıflarda okuyan öğrencilerimiz var. ‘Lise Kampüsü’ projemiz var. Bu projeyle birçok farklı branşta eğitim veren liseler tek bir kampüste toplanacak. Böylece, gençlerimiz kaynaşacak ve nitelikli eğitim alacak? dedi.


    ‘ESENYURT’TAKİ SURİYELİ SORUNUNU ÇÖZECEĞİZ’


    Esenyurt’ta çok fazla Suriyeli’nin yaşadığına dikkat çeken Bozkurt, Suriyelilerle ilgili geliştirdikleri pek çok proje olduğunu ifade etti. Bozkurt, ‘Kayıtlara göre burada yaşayan Suriyeli vatandaş sayısı 40-50 bin civarı. Ancak, kayıt dışı burada yaşayan Suriyeli vatandaş sayısının 100-150 bin kişi olduğu düşünülüyor’ dedi.


    ‘TÜRK VATANDAŞLARINA UYGULANAN SİSTEMLER SURİYELİ VATANDAŞLARA UYGULANACAK’


    Bozkurt, Suriyeli vatandaşların neden Esenyurt’ta yaşamayı tercih ettiklerini ise, şu sözlerle sıraladı:


    ‘Daha önce, ‘Suriyeliler buraya gelsin’ diye özel bir teşvik yapıldı. 2016 yılında belediye bütçesinden harcanarak 2 bin Suriyeli öğrencinin okuyabileceği okul yapıldı. Dolayısıyla o tarihten itibaren buraya akın etmeye başladılar. Tabi sonrasında belediyenin yardımları ile, ruhsatsız iş yeri açılmasına müsaade edildi. Suriyelilerin buraya gelişi arttı. Bu konularda daha disiplinli davranacağız. Yani; Türk vatandaşlarına ne uygulanıyorsa onlara da aynı şey uygulanacak. Bundan sonra Esenyurtlular gönül rahatlığıyla ben Esenyurtluyum diyebilecek.?


    MAHALLE KONAKLARI, YEŞİL ALANLAR, NOSTALJİK TREN VE DAHA PEK ÇOK PROJE


    Bozkurt, Esenyurt’ta gerçekleştirmeyi hedefledikleri projeleri şu sözlerle anlattı:


    ‘Esenyurt’a mahalle konakları kuracağız. Bu konaklarda muhtarın başkanlığında siyasi partilerin temsilcilerinin, sivil toplum kuruluşlarının, kanaat önderlerinin, kadın ve genç dernek başkanlarının temsilciliklerinin yer aldığı mahalle meclisleri olacak. Mahalle konağının altında katlı otopark, önünde ise meydan olacak. Düşük olan yeşil alan ortalamamızı yükselteceğiz. Normal kentlerde olması gereken 13 metrekare kişi başı yeşil alan, Esenyurt’ta maalesef 0,7 metrekare. Yani neredeyse 20’de 1’i. Bu kısa vadede bu yeşil alanların oranını mahallelerde arttırmamız çok mümkün değil. 4 milyon metrekarelik Haramidere bizim ıslah edebileceğimiz belki de tek yer. Bunu bitirdiğimizde kişi başı yeşil alanımız 5,2 metrekareye kadar çıkacak. Burası, aynı zamanda bir yaşam vadisi olacak. Bu vadi, Esenyurt halkının nefes alabileceği, değişik branşlarda spor faaliyetleri yapabileceği, bir gençlik merkezinin yer alacağı bir yer olacak. Nostaljik tramvay hattımız olacak, botanik bahçemiz olacak, piknik alanlarımız olacak. Her mahalleye mutlaka bir kreş mutlaka yapacağız. Var olan hastane sorunumuzu çözeceğiz ve 2 tane tıp merkezi yapacağız. Yapımı yarım kalan hastanemiz de tamamlanacak.’


    ‘HEDEFİMİZ YILDA 10 BİN KİŞİYE İŞ İMKANI SAĞLAMAK’


    İşsizlik sorununu çözmek için çalışacaklarına da değinen Kemal Deniz Bozkurt, ‘İşsizlikle ilgili çok ciddi mücadele etmemiz lazım. Genç işsizlik oranımız çok yüksek. Türkiye‘nin sanayisinin önemli bir bölümü burada. Bu sanayiyle iş birliği içinde iş garantili meslek edindirme kursları açacağız. Bu kurslardan mezun olan arkadaşlarımız sanayide işe başlayacaklar. Hedefimiz yılda 10 bin kişiye iş imkanı sağlamak’ sözleriyle konuşmasını tamamladı.



    **Seçimi yani Demokrasi sulandırmayın..


    Bugün 50 yaşıma bastığımı bana his ettiren 3 Nisan..

    Yani, Yerel Parlamento denenlerin seçildiği Mahalli İdareler Seçimlerinin yapılmasının üzerinde kaç gün geçmiş?..

    Ve hala seçim sonuçlarının netleşmediği İstanbul dahil kaç İl, İlçe ve Belde var?..

    Ve başta iktidar olmak üzere muhalefet tabi ki hantal bürokrasiden oluşun TSK ve sonuçların yalaka yaptığı hükumete ters olunca donduran, durduran Anadolu Ajansı..

    Ülkenin asıl Bekası olan Demokrasinin gereği olan seçimler de çıkan sonuçları kabul etmek istemeyenlerin bir kaç ciddi şüpheler dışında adeta ‘formaliteden olsun, belki bizimkide dolsun’ diyerek hem gündemi hemde onca sorunla baş başa olan ülkeyi meşgul etmesinin yanında seçimi yani demokrasiyi sulandırma çabalarına şahit olmaktayız.

    Bunun en bariz örneği anket şirketlerinin aylar, günler öncesi sonuçlarını tahmin ettiği seçimleri kabul etmeyen İstanbul’dan Ardahan’a kadar çıkacak sonuçlarını ve en önemlisi kendi hatalarını kabul etmeyenlerin yaptıkları formaliteden sonuçları değiştirmeyecek olan itirazlardır..

    Örnek, İmamoğlu’nun kazandığı net olan İstanbul’da tesadüfen ve memur gibi atandıkları İl Başkanlığında kendini kral sanan ama ‘beni buraya kim atadı’ şaşkınlığını yaşayanların veya ondan Bin 600 kilo metre uzaklıkta ki Ardahan’ı sakal bırakarak, bir ellerini cebinde çıkarmayan, diğerinde kabadayı edasıyla teşbih çekip, seçim,kazanacaklarının sananların yaptıkları boş ve seçimi sulandırma itirazlardır..

    İlk iş pılını, pırtısını toplayıp, istifa etmesi gereken bunların seçimleri kayıp eden asıl suçlu olduklarını saklama telaşı ile yaptıkları bu formalite itirazların bu ülkenin genel bekasını yani toplumu gerdiğini bilseler daha iyi olacaktır..

    Ve yaptıkları yanlışlar dolaysıyla tesadüfen ve atmalarla geldikleri partilerin başında çekilseler hem ülke bekası için hemde hakimler meşguliyeti için en güzelini yapacaklar diye düşünüyorum.

    Çünkü 31 Mart’tan bu yapılanlar seçimi ve demokrasiyi sallandırmaktan öte bir şey değil..

  • Mart Kapıda Baktırıyor, Kar Yağdırıyor..

    Doğu Anadolu Bölgesi‘nde 5 ilde ilkbahar mevsiminde kar yağışı bekleniyor.


    Meteoroloji 12’nci Bölge Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, bölgede havanın parçalı ve zamanla çok bulutlu geçmesi bekleniyor.


    Akşam saatlerinden itibaren Ardahan‘da, gece saatlerinden itibaren ise bölge genelinde aralıklı yağışların beklendiği aktarılan açıklamada, yağışların Iğdır‘da yağmur, zamanla karla karışık yağmur, ErzurumErzincanKars, Ardahan ile Ağrı‘da ise kar şeklinde olması öngörülüyor.


    Sıcaklıkların mevsim normallerinde seyredeceği bölgede, rüzgar kuzeyli yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek.


    Gece en düşük hava sıcaklığı Iğdır’da sıfır, diğer illerde sıfırın altında olmak üzere Erzincan’da 1, Ardahan ve Erzurum’da 7, Kars’ta 8 ve Ağrı’da 10 derece kaydedildi.




    Günün en yüksek hava sıcaklığının Iğdır’da 16, Erzincan’da 12, Ardahan ve Kars’ta 4, Erzurum’da 3 ve Ağrı’da 2 derece olması öngörülüyor.


    Kayak merkezlerinde kar kalınlıkları ise Erzincan Ergan’da 195, Erzurum Palandöken‘de 116, Erzurum Konaklı‘da 92, Kars Sarıkamış‘ta 75 ve Ardahan Yalnızçam’da 8 santimetre ölçüldü.


    Yetkililer, bölgede sabah ve gece saatlerinde buzlanma ile don olayı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara, bölgede 26 Mart’a kadar tarımsal faaliyetin olduğu yerlerin orta ve yüksek rakımlı bölgelerinde ise kuvvetli zirai dona karşı tedbirli olunması uyarısında bulundu.



    **Seçmen Oltayı Yutmadı, İbre Değiştirdi!..


     


    ANKETİMİZE KATILMAK İÇİN ANKET LİNKİMİZİ TIKLA 


    https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/anket/8/ardahan-ve-ilcelerde-kim-kazanir/


    17 Yıllık iktidar döneminde Metal yorgunluğu içinde olduğunu kendisi de kabul eden mevcut iktidar AK Parti’nin aslı diğer bir hedefinin de, yaşanan toplumsal gerginliğin gazını almak olduğunu söylesem ‘haydi oradan’ demeyin ve rica etsem yazımın devamını okuyun..


    Çünkü kendisinden hizmet bekleyen ve alamadığında yakınan ve bu nedenle Fransa’da ki Sarı Yelek eylemine benzer eylemleri örnek alabileceği de tartışılan bir gerginlik için de olduğunu gördüğü seçmenin kendisine oy vermemesine çabalayan söylem ve tavırla için de olan bir iktidarın, bu seçimler de ki diğer bir hedefinin kazanmaktansa, kayıp ederek toplumun gazını almaya çalışmakta gibi..


    Yani başta, Başkan Erdoğan ve kurmayları olmak üzere AK Parti’nin 31 Mart Seçimlerinde diğer bir amacının da, patlamak üzere olduğu öne sürülen toplumsal bombayı başta CHP’nin olmak üzere muhalefetin kucağına atmak olduğunu görür gibiyim..


    Ve 17 yıldır bir hayli biriken toplumsal gazı, seçmenin 31 Mart’ta muhalefete yönelik olarak kullanacağı oyu ile ‘İktidar oyumla kayıp etti dedirtmeyi hedeflediği ve bu sonuçla gazı inecek olan seçmenin ve toplumun gazını da almış olacak gibi bir tavrı ısrarla sürdürüyor..


    Ve gazı alınmış olan toplumun rahatlaması ile hemen harekete geçerek, yerel seçimleri kazanmış olan muhalefetin yapmak istediklerini iktidarın gücü ile muhalefetçe yapılmak istenen hizmetlere de bin bir kulp bulup, engellerken 31 Mart’ta kendisine oy vermeyen ve ‘Oyumla iktidarı uyardım’ söylemi ile gazı alınan seçmene dönerek, ‘Al kardeşim HDP’den de destek alan CHP’nin ve başını çektiği muhalefet seçimleri kazandı, bakın işte iş yapamıyorlar. Biz haklıyız, haydi gelin yeni bir seçim daha yapalım’ diyerek kayıp ettiği yerel seçimlerin de içinde meclis ve başkanlığında olduğu yeni bir seçim ile  güçlü bir şekilde iktidarın devamını sağlayacak gibi görünüyor.


    Yani mevcut iktidarın kaşık ile dağıttığını, seçim öncesi  Ardahan’da dağıttığı kepçelerle yeni bir seçim ile yeni bir zafer kazanmayı da B planı olarak düşündüğünü düşünüyorum..


    Kısacası; Mevcut İktidarın 31 Mart’ta kazanan ama hizmet bekleyen toplumun beklediği hizmetlerin gelmesinin mümkün olmadığı, iktidarsız yerel bir zaferin muhalefetin kucağında patlayan bir bomba olacak ve yapılacak olan yeni bir seçim ile gazı alınmış olan toplumu yeniden yanına alarak, yeni bir seçim almak olduğundan şüphe etmeye başladım.


    Evet, beni böyle düşündürmeye başlayan Başkan Erdoğan ve ekibinin aynı sert dili kullanması da buna bağlanabilir.


    Ama diğer gördüğüm bir şey daha var ki; 


    Oda seçmenin bu oltayı yutmadığı ve benim anladığımı anlamaya başlayarak, ‘Yaparsa mevcutta iktidar da olan yapar. Canı, cehenneme kentimin, ilçemin, köyümün ve ülkemin geleceğine zaman kayıp ettiremem, son bir kez daha da olsa oyumu iktidara ve adaylarına vereceğim’ diyerek yeniden mevcut iktidara yöneldiğini de görmüyor değilm..


    Çünkü A planında seçim kazanmak olduğu ama bunun çok zor olduğunu gören iktidarın B planını harekete geçirdiğini anlamaya başlayan ve ’31 Mart’ya yapılacak olan bir yerel seçimdir. Genel seçim değil ki.. Muhalefete oy versem ekonomimi düzelecek?, Barış sürecinde olduğu gibi ve İç barış gibi dış barış mı, masaya yatırılıp, tartışılacak?, Demokrasi ve Adalet istemine cevap mı verilecek?, Devam eden ve düşünülen yatırımlar mı gerçekleşecek? Yoksa oy verdiğim muhalefetin ‘Kardeşim biz yapmak istiyoruz, ama iktidar değiliz, mevcut iktidar bırakmıyor ki’ manasıyla mı uğraşamam’ demeye başladığını ve 17 yıldır yapılan hizmetlerin devamını, vaat edilen yeni projelerin ancak iktidar da olan partinin yapacağına karar verip, oyununun ibresinin yönünü değiştirmeyi ve bi,r yol kazasına uğramamak için düşünmeye başladığı ve ‘İktidarım, Hizmeti ancak ben getiririm’ diyen iktidara verecek gibi.


    Çünkü bu durumun sadece Türkiye’de değil, ABD, Almanya hatta Afrika’da da aynı olduğunu ve ‘yaparsa iktidarda ki yapar’ düşüncesinin umut olarak ağır bastığını bilen bir seçmen var, hem Ardahan’da hem de Türkiye genelinde..


    ANKETİMİZE KATILMAK İÇİN ANKET LİNKİMİZİ TIKLA 


    https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/anket/8/ardahan-ve-ilcelerde-kim-kazanir/

  • Karagöl Mahallesi Muhtar Adayı Çetin Derin: 'Amacım Mahalleme Hizmet Etmektir..'

    ‘Muhtar rakiplerinin ve diğer bir çok muhtar adayının belediye başkanları hatta bakanların vaat edemediği uçuk plan ve projelerine baktığımda kararı seçmene bırakıyorum’ diyen Karagöl Mahallesi Muhtar Adayı Çetin Derin 31 Mart sabahı başlayacak ve akşam saatlerinde sonuçlanacak olan seçim ardından seçilmem halinde öncelikle mahalleliyle bir araya gelip, birlikte var olan sorunları masaya yatırıp, önceliklerini başta Valilik kanalıyla olmak üzere Belediye Başkanı, Meclis Üyeleri ile birlikte çözüm aramak olduğunu belirterek tüm Karagöl seçmeninde ortak bir yönetim anlayışının gerçekleşmesi için oy istediğini belirtti.



    **‘Çantasını alıp, gelen Bekçi olmamalı!


    ‘Hiç bir partiye resmi olarak kayıtlı olmayan, ama gururla haykırdığı sola bakan dünya görüşü ile 34 yıla yaklaşan gazetecilik hayatında ülkesinin geleceği gibi memleketim dediği Ardahan’ı kendisine kutsallaştıran, her gün köşe yazısı yazan, gazetecilik mesleğinin verdiği duygu ile hep halkın yanında duran, geçmiş ve bugünkü iktidarlarla, idarecilerle dişe diş mücadele veren, hiç alakası olmayan gelişmeler karşısında sağcı, solcu demeden haksızlığa uğrayanın yanında olan ve bu yol da bir çok ağır bedeller ödeyen Gazeteci Fakir Yılmaz yaklaşan yerel seçimler öncesi ne yapıyor?’ sorusuyla karşılaşmam ne kadar doğru?

    Tek amacı ve doğrusunun ülkenin olduğu gibi memleketi Ardahan’ın, hemşehrisinin hak ettiği yere gelmesi olan, demokrasi başta olmak üzere insan hakları diyen ve bugün kendisini eleştirenler dahil, haksızlığa uğrayanın yanında yer alan benim bugün ne yaptığıma şaşıranlara da ben de bir kaç soru soracağım..

    İşte o sorularım;

    1- Dün olduğu gibi bugünkü iktidara ben mi oy verdim, ihale mi aldım, kızımı, çel çocuğumu mu işe koydum, ahır mı yaptım, arı kovanı mı aldım, konut kredisi mi kaptım?

    2- Bugün hapisse atılan eş genel başkanlar dahil, milletvekili, siyasiler, yerlerine kayyum atanan belediye başkanlarının bu hale gelmesine ben mi sebep oldum, durup durduk yer de dokunulmazlıklar kaldırılsın diye öneride mi bulundum, bu yönde oy mu kullandım?

    3- Bu memleketin çamurunu çiğneyen, soğundan donan, cenazesinde, düğününde bulunanlar olurken ben mi çantacıları getirip, aday ettim?

    4- Başta, bugün ittifak kurduklarını ileri sürüp, bunu da her zaman ki gibi saklayan birilerinin kutlamaktan korktuğu Newroz’un W harfinin özgür kalmasına vesile olan yazdıklarımdan dolayı, mahkemelik olup, tazminatlar öderken, gazetelerimin ilanları kesilirken ve en önemlisi Ardahan’ı tanıtma yolunda verdiğim mücadelede geçirmiş olduğum 2 ağır kaza ardından, ‘bugünkü iktidarın nimetlerinden olurum’ diye bana geçmiş olsun demek için bin kez düşünenler bugün, ‘memleket için doğru olanı yapmalıyız’ diyen beni suçlamaları ne kadar doğru?

    5- Kaldı ki ben ve ailem her zaman solcu olurken bugün beni eleştirenlerin hemen hepsinin geçmişte olduğu gibi bugünkü iktidarların asıl ortakları olduğunu aslında kendileri de biliyor..

    Neyse bugünkü yazımızın başlığına gelip, aşağıda yazdıklarımı okuyanların bana hak vereceklerine inancıyla vicdanen rahat olduğumu ve yaklaşan seçimler öncesi başında bulunduğu stk, ARDAFED ile ortaya koyduğumuz çaba ve çalışmalar ile başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde ki 12 Ardahanlı siyasinin belediye başkan adayı, 100’e yakının meclis üyeliği için mücadele etmesine azda olsa katkımın olduğunu düşünen bir gazeteci olarak yaşadığım vicdan rahatlığı ile bugün beni eleştirenlerin kendilerinin ne yaptığını masaya yatırmak isterim.

    Gelelim yazımıza; 

    1992 yılında il olan Ardahan, siyaset arenasında ne yazık ki kendi kabuğunu kıramadı. Oturmuş bir siyaset anlayışının olmadığı şehrimizde yıllarca dışarıda yaşayıp, memlekete gelmeyenler, seçim zamanlarında çantasını alıp memlekete gelip, siyaset arenasında yer almaları ve ne yazık ki, hak etmedikleri koltuklara oturmuşlardır. 

    Bunun en bariz örneği Şavşatlı kökenli Saffet Kaya olmuştur. Bu şehir de yaşamayıp seçim zamanları bir partiden liste alıp şehre gelip seçmenden oy isteyip milletvekili olan ve yıllarca Ardahan sayesinde bu kutsal görevi kazanan, 3 dönem vekil olmasına karşın şehirde halen daha bir evi olmayan eski Vekil Saffet Kaya gibi diğer çantacı adaylarda bu şehirde ne yazık ki milletvekili olmuşlardır. 

    Dün, partisi iktidardayken yakalanan Öcalan’ın tutuklanmasının yarattığı rüzgâr ile Milletvekili olup, ama Kürt sorunu ile bugüne dek bir açıklamasına rastlamadığımız ve bugün Kürt seçmenin de desteğini aldığını öne sürüp, bugün Belediye Başkanı olmak isteyen gibi Ensar Öğüt’ten, Öztürk Yılmaz’a kadar maalesef çantacı siyasiler oldukları öne sürülenler, bu şehirde hak etmedikleri halde Milletvekili sıfatı kazanmışlardır. 

    Kaldı ki; Bugün eleştirilen ben, dün onlarında yanında da yer almış, ‘Belki memlekete bir şeyler kazandırırlar’ diyerek Ardahanlı gibi umut etmiş biriyim.. Kaldı ki onlarda benim gibi bir şeyler katma mücadelesi vermiş olduklarını da kendilerini eleştirdiğim kadar desteklemiştim de..

    Oysa bu şehrin çamurunu çiğneyen, bu şehirde yaşayan isimler ve adaylar ne yazık ki bu şehirde hak ettikleri noktaya gelememişlerdir. Düşünün bir insan bu şehirde yıllarca emek veriyor, acılı gününüzde sizin yanınızda oluyor, düğününüzde sizi yalnız bırakmıyor. Hiçbir şey yapmasa bile telefonunuza çıkıp ‘alo’ diyebiliyor. Ailenizi tanıyor, yatırımını bu şehre yapıyor. Mütevazı, alçak gönüllüğü ile elinden geldiğince kendisinden yardım isteyenlere karınca kararınca faydalı olmaya çalışıyor. 

    Evet, 31 Mart yerel seçimlerine yaklaştığımız bu günlerde Ardahan halkının, Ardahan’da yaşayan, şehrin çamurunu çiğneyen, kendi öz evlatlarına sahip çıkma vaktidir diyorum. Sağduyulu Ardahan insanın kendisine yakın gördüğü, şehrin çamurunu birlikte çiğnediği adayı seçmesinin vakti gelmiştir. 

    Yoksa dışarıdan bir çanta alıp, gelip “Merhaba çocuklar ben geldim” diyenleri artık iş başına getirmemeliyiz diye düşündüğümdendir gazeteci olarak dün olduğu gibi bugünkü çırpınışım..

  • Bugün Newroz, HDP-CHP Nerede?

    Yaşasın Newroz; Newroz pîroz be!


    Miladi takvime göre 21 Mart, Newroz; tarihin bilinmeyen zamanlarından beri Ön Asya, Orta Asya (ve Kafkasya) halkları tarafından kutlanan çok önemli bir bayramdır.


    Newroz, uzun kış aylarından sonra doğanın yeniden canlanmasının, baharın, eskinin bağrından yeninin uç vermesinin müjdecisi olurken aynı azmanda halklar arasında barışın, kardeşliğin; zalimlere (Dehaklara) karşı da mazlumların (Kawaların) başkaldırısının bayramı olarak kutlanmaktadır.


    Bu yüzden de bölgeye emperyalist müdahaleler derinleşip yerli gericiliklerin birbiriyle çıkar kavgası büyüdükçe; halkların, ezilenlerin özgürlük, barış mücadelesi de büyümekte ve Newroz değerlerinin yayılması ihtiyacı, olmadığı kadar artmaktadır.


    SON YILLARIN EN KÖTÜ KOŞULLARI


    Kürt halkının özgürlük ve eşit hak mücadelesinin büyümesine paralel olarak Newrozlar, son yıllarda Kürt halkının milyonlar halinde katıldığı coşkulu etkinliklere sahne olmaktadır. Yanı sıra Newroz, Türkiye’nin gerçekten demokratikleşmesinden yana olan herkes tarafından kutlanmaktadır.


    Kuşkusuz ki bu yıl da Newroz, geniş yığınların katıldığı kutlamalara sahne olacaktır. Üstelik talepleri daha da acilleşmiş olarak!


    Çünkü bu yıl Newroz;


    “Kayyım” atanmış yerel yönetimlerin kayyımlardan geri alınıp asli sahipleri olan halka iade edileceği, adil olmayan koşullarda Kürt halkı ve partisinin çok ağır suçlamaların hedefi olduğu ve sınır içindedışında askeri operasyonların aralıksız sürdürüldüğü bir dönemde kutlanmaktadır.  Cumhur İttifakının, özgürlük ve demokrasi talebini “Türkiye’nin bekası tehdit atında” gerekçesiyle devletin tüm olanaklarıyla Kürt siyasi güçlerinin üstüne yürüdüğü ve tüm ilerici demokrat güçleri hedefe koyduğu sürece denk gelmektedir. HDP’nin Eski Eş Başkanları Demirtaş ve Yüksekdağ başta olmak üzere binlerce Kürt siyasetçinin cezaevlerine konduğu, ülkenin bir siyasetçi ve gazeteci hapishanesine dönüştürüldüğü ortamda kutlanmaktadır. HDP’nin Meclis dışına itilerek marjinalleştirilmesi, hatta kapatılması için manevraların yapıldığı, Kürt sorunundan, Kürtlerin haklarından söz etmenin bile “teröre destekle” suçlandığı, “Öcalan’ın tecridine son verilmesi” için, Milletvekili Leyla Güven ve cezaevlerindeki çok sayıda tutuklunun açlık grevlerinin “ölüm sınırında”olduğu koşullarda kutlanmaktadır.


    BARIŞIN, ZULME KARŞI MÜCADELENİN BAYRAMI


    Yukarda ana hatlarıyla ifade etmeye çalıştığımız son yılların bu en kötü tablosu, elbette kendiliğinden oluşmamıştır. Tersine Türkiye’yi “tek parti tek adam rejimi”ne sürükleyen güç odakları ve onların siyasi temsilcileri olan AKP-MHP İttifakı tarafından izlenen politikaların bir sonucu olarak oluşmuştur.


    Bu yüzden de bu tablonun değiştirilmesi; Türk, Kürt, her milliyetten, her inançtan Türkiye halklarının mücadelesiyle mümkün olabilecektir.


    Dolayısıyla Newroz sadece Kürt halkının değil, aynı zamanda Türk halkı ile birlikte her milliyetten halkın, eşit haklar temelinde ve barış içinde birlik ve bütünlüğünün, kardeşliğinin de sembolüdür.


    Newroz böyle ele alındığında; baharın, uyanan doğanın müjdecisi olduğu kadar özgürlüğün, emperyalist-gerici güç odaklarına karşı mücadelenin de müjdecisi olacaktır.


    HER ŞEYE KARŞIN, NEWROZ’UN GÜCÜYLE…


    İçinde geçtiğimiz dönemin bütün olumsuzluklarına karşın 2019 Newroz’u; emperyalistlerin ve gericiliklerin, bölgeye savaş, ölüm ve göçten başka bir şey getirmeyen politikalarına, halkları birbirine kırdırmayı hedefleyen yayılmacı, ayrımcı girişimlere karşı barışın, halkların kardeşliğinin; birlik, mücadele ve dayanışmanın güçlenmesine katkı yapan bir gün olacaktır.


    Bunlar ve daha fazlası için, Newroz’un;


    Bölge halklarının boğazlaşmasına yol açan emperyalistlere ve bölge gericiliklerine karşı halkların birliğine ve ortak mücadelesine katkı yapması, Bölge ve ülkemiz halklarının; eşit haklar ve özgürlükler temelinde birliklerinin güçlenmesine, Açlık grevleri ve Kürtlerin taleplerine yönelik pozitif hassasiyetlerin yaygınlaşmasına, Özellikle Türk halkının, son iki seçimden de öğrendikleriyle, daha bilinçle hareket etmesine, Bölgede ve Türkiye’de barışın egemen olmasına katkı yapması dileği ile,…


    Yaşasın Newroz!


    Newroz Pîroz Be!



    **HDP’lerlerin Oyları İl Başkanının Elinde mi ki?


    Bugün kü yazımın konusu İstanbul’un batı yakasının gündemini başarıyla tutan Damga Gazetesi ile ülkemin Kuzey Doğu’sunun gündemini tutan bizlerin başında olduğu yerel gazeteler 23 Şubat, Doğu Anadolu ve Ardahan Haber gazetelerinin başarılı gazeteciliği olacaktı.


    Çünkü bu gazetelerin yaptığı haberle, attığı manşetler ve ele aldığı yorumlar başta yaklaşan yerel seçimler olmak üzere gündemi en iyi şekilde tutan ve manşet, haber ve yorumları ile gündeme taşıdıkları konularda yanılma payı yok denecek az ve gerçek..


    İstanbul’un batı yakasının gündemini tutan ve günlük yazılarımın da yayınlandığı Damga Gazetesinin başarılı gazetecilik örneği ile o bölgenin gündemi tutmaya çalışırken benim de kadrosu içinde olduğu ülkemin kuzey sınırında ki gazetelerin yaptığı haber, ele aldığı yorumlara baktığımızda gazeteciliğin nasıl yapıldığını da görmek mümkün.


    Ali Tarakçı ile Mehmet Mert’in başında olduğu Damga Gazetesi ekibi ve yazarların yanında benim ve Özkan Karakaya’nın başında olduğu gazetelerimizin gazetecilik yaparak ülkenin olduğu gibi yerelin gündemini başarı ile ortaya koyup, arşivlediği şu günlerde seçime giden partilerde yaşananları da gözler önüne serilmekte.


    Evet, bugünkü yazımızın değişmesine neden olan asıl konuya gelelim ve iktidar ve yandaş havuz medyası tarafından her ne kadar yok sayılırsa da bu ülke de 3. parti konumunda bulunan HDP’ye yani bugünkü başlığımıza konusuna gelelim..


    Geri aynı iktidar ve yandaşlarının bugünkü MHP gibi ülkeyi sosyal ve ekonomik olarak bir hayli rahatlatan ve HDP’nin baş rol oynadığı Barış Sürecinde baş taşı ettiklerini de unutmadığımız da belirtmeden geçmeyelim.


    Neyse dedik ya konumuza, bugünkü köşe yazımıza gelelim…


    İstanbul başta olmak üzere bir çok yerde aday göstermeyeceğini ilan eden HDP’nin Ardahan İl Başkanlığını dün ziyaret ettiğimiz de ve çaylarımız içerken yaptığımız sohbette bu ülke de birilerinin seçmenin oylarını kendi ellerinden olduğunu sandığın gördüm.


    Çünkü CHP İl Örgütü ile HDP İl Örgütünün haberinin olmadığını anladığım bir görüşmede HDP’lilerin oylarının CHP adayına pazarlandığı ve bu yönde anlaşma yapıldığını his ettim.


    Çünkü HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç’un anasının köylüsü olduğunu söylediği ve dediği CHP Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir ile gizlice görüşüp, partisinden bi haber, kendi başına  HDP olarak Ardahan’da aday çıkarmama kararı aldığını öğreniyorduk.


    Ve bu kararı kendi başına alan HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç’un CP Adayı Faruk Demir ile yaptığı sözleşmenin olaydan habersiz olan CHP Ardahan İl Örgütünce  kabul görmeyince bozulma noktasına geldiğini de anlıyorduk.


    Çünkü HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç’un sızlamalarına baktığımız da CHP Ardahan Beleidye Başkan Adayının verdiği sözlerin CHP tarafından tutulmadığı ve bu nedenle Koç’un ‘Günah bende gitti’diyerek, dayım diye kamuoyuna pompaladığı CHP Adayı ile yaptığı sözleşmeyi Göle üzerinden bozmaya çalıştığını da anlamıyor değildik..


    Yani, HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç’un kendisinin HDP’den İl Genel Meclis Üyesi hesapları yaparken, HDP tabanı ve seçmenin tanımadığı 3 kişiyi CHP’den Belediye Meclis Üyesi yapılmasını istediğinin belirttiği CHP’li Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir’den birde CHP’nin Göle’de aday göstermemesini istediği ama bunlar olmayınca biz gazeteciler aracılığı ile ‘CHP Göle’de ki adayını çekmez ise biz de Ardahan’da en güçlü adayı göstereceğiz’ diyerek CHP Belediye Başkanı ile yaptığı anlaşmanın yerine gelmediğini ima ederek, CHP’ye mesaj göndermeye çalıştığını görüyor, anlıyor öğreniyorduk..


    Yani, HDP’li seçmenin namus denen oylarının gizli pazarlıklarla satışa geldiğini de anladığımız bu görüşme ve her iki partinin haberi olmadan ve her iki partinin seçmeninin olayı sağından, solundan, ucundan duymaya başladığı bu gizli pazarlığın tutmadığını da anlamak mümkündü HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç’un biz gazetecilerle yaptığı görüşmede anladığımız..


    Sohbetin haber olacağını anlayıp, ‘Ya arkadaşlar biz sadece sohbet ediyoruz, sakın haber yapma yasanız‘ diyerek açıklamalarının gizli bir pazarlık olduğunu da teyit eden HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç’un biz gazetecilere yaptığı açıklamalarda HDP’li seçmenin oylarının elinde olduğunu sandığını da görürken bunun hiçte öyle olmadığını 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde hep birlikte göreceğiz.


    Çünkü HDP’nin olduğu gibi tüm partilerin seçmenin kimin ne olduğunu, hangi gizli pazarlıklar içinde olduğunu çok iyi bildiğini ve en önemlisi oylarının birilerinin elinde olmadığını bir kez daha göstereceği seçimlere doğru giderken bunları çokta takmadığını da biliyoruz.

  • Çanakkale 104 Yaşında..

    Ardahan Şehitliğindeki çelenk sunma törenine Vali Mustafa Masatlı, 25. Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Kemal Kırış, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Cumhuriyet Başsavcısı Koray Kesgin, Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber, diğer yetkililer, gaziler ve vatandaşlar katıldı.


    Burada saygı duruşunda bulunması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından anıta çelenk sulundu.


    Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Yüzbaşı Gökhan Gencer yaptı.


    Gencer, 104 yıl önce Çanakkale’de şanlı tarihin yazıldığını belirterek, “Çanakkale, vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığı söz konusu olduğunda Türk milletinin vatanı için hangi zorluklara göğüs gerebileceğinin en güzel örneklerinden biridir.” dedi.


    Şehit mezarlarına karanfillerin bırakılmasının ardından, Osmanlı-Rus savaşında şehit edilenler için Halil Efendi Mahallesine dikilin Yanık Cami Anıtı bölgesi ziyaret edilerek burada şehitler için dualar okundu.


    Protokol daha sonra Ardahan Şehit Aileleri Derneğini ziyaret etti.


    ATATÜRK’ÜN YAKIN KORUMASI ARDAHAN’LI


    Çanakkale Savaşlarında bizzat cephede düşmana karşı savaşan Mustafa Kemal Atatürk’ün yakın koruması Posoflu er Celal Tunuz’du. Dört yıl boyunca savaşlarda askerlik yapmış olan Celal Tunuz Posof’un Ğevat köyünden (Aşık Üzeyir köyü) olup daha sonra Ardahan’a (Beberekköyü) yeni ismi Çetinsu Köyü’ne göç etmişler. Ardahan nüfus kütüğünden T.C.NO:14661023148/Celal Tunuz/ Baba adı : Ahmet Ane adı: Gülsüm oğlu Doğum yılı Posof 01.07.1895 (1311) olduğu kayıtlarda görülüyor. Ölüm:11.08.1958


    ATATÜRK'ÜN YAKIN KORUMASI ARDAHAN’LI

     


     

     


    ATATÜRK’ÜN YAKIN KORUMASI ARDAHAN’LI


    Ardahan Belediyesi, Er Celal Tunuz un Kurtuluş Savaşında Atatürk’ün yakın korumalığını yaptığını belirlemek amacıyla yazılı girişimde bulunur. Gazeteci Fakir Yılmazın araştırması sonucu tarihi belge ortaya çıkarılır. Dört Yıl Kurtuluş Savaşında bulunmuştu.. Ardahan nüfus kütüğünden T.C.NO:14661023148/Celal/Tunuz/ Baba: Mehmet /Eş: Gülşen /Doğum_Posof 1311 / olduğu kayıtlarda görülüyor. Evli 1936 Ölüm:11.08. 1958


    KÜNYE KAYIT BELGESİ


    Askerlik Şubesi:Ardahan/Defterin adı:Silahaltı/Defter No:3293/Sayfa No:32/Sıra No:82/ Köyü:Beberek (Çetinsu) Lakabı, Tunazoğullarından / Adı: Celal/Baba Adı: Mehmet/Doğum Tarihi:1311/Hane No:88/Sınıfı Piyade olup, askere duhulü 16.Temmuz .!338 5. Kafkas Fırkası !0.alay,3.Tabur,!0. Bölük !0.Alay,3.Tabur,10. Bölükten 9.5.1339 tarihinde terhis olmuştur. Posof un Hevat Köyü’nden Ardahan’ın Beberek Köyü 88 no. eve yerli olarak gelir. Posof Askerlik BŞ.10 Eylül 1936 gün ve 568 sayılı yazısıyladır.1937 D:4 (imza) Bu künye kayıt belgesi? Silahaltı Defteri? kayıtlarına göre düzenlenmiştir.04.02.2005


    Onay/M. Engin Abuk oğlu /ZD.Öğe..Binbaşı/MSB.Arşiv Müdür Vekili


    Maaşı: 50 kuruş (mühür) /10.Bölük _Kanuni Evvel 1338 nısfı ahir maaşı


    Ailesi Çetinsu Köyü (Beberek)’de bulunan Kabri için yetkililerden ilgi bekliyor.


    Çanakkale Zafer Bayramının kutlanacağı 18 Mart’ta Ardahan’da daha ismi bile anılmayan ve yerel basın tarafından ortaya çıkarılan Mustafa Kemal’in Ardahanlı yakın korumasına sahip çıkılarak okullarda öğrencilere ders olarak okutulmasını istenirken, Tunuz’a da yaşadığı mezarının bulunduğu Çetinsu köyünde ise anıt mezarının yapılması için gerek Genelkurmay gerekse de Ardahan Valiliği’nin girişimlerde bulunması bekleniyor.


    18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ


    Bugünlere ulaşmamızı sağlayan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanın bölünmez bütünlüğü ve Türk milletinin huzur ve güvenliği için hayatlarını feda etmekten çekinmeyen Aziz Şehitlerimizi rahmetle minnetle ve saygıyla anıyoruz


    KISA BİLGİ:

    Çanakkale savaşlarında bizzat düşmana karşı savaşan Mustafa Kemal Atatürk’ün yakın koruması Celal Tunuz Ardahan-Çetinsu Köyü (Beberek)’li dir. Kabri Çetinsu Köy kabristanıdadır. Bu resimde sağ tarafta Gazi Mustafa Kemal’ın arkasında duran asker Celal Tunuz dır. Ankara Ulus da ve Taksim meydanında Atatürk büstlerinde de yer almaktadır. Doğum: 1311 Ölüm: 11.08.1958



    **İlgezdi ve Derdiyok’un Haklı Derdi!..


    AK Parti’nin Ardahan Damal’daki adayı Av. Özge Derdiyok’un annesi ve aynı zamanda AK Parti Damal İlçe Başkanı Nevriye Derdiyok, TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın Damal’da düzenlediği kahve toplantısında, “Biz de solcuyuz ama sol partiler sıra vermediği için AKP’den girdik” demiş..

    Önce inanmadığım, ardından görüntülerini, https://twitter.com/dokuz8ha…/…/1106229954646368256/video/1… linkinden izlediğim Derdiyork’un bu yakarışına baktığımıza ülkemde ki solun neden dağınık bir durumda olduğunu da anlıyor ve Derdiyok’a sonuna kadar katılıyordum..

    Gerçi aynı durumu CHP’nin İstanbul Ataşehir Belediye Başkan Adayı İlgezdi’de son açıklamasında dile getiriyor, partisi CHP’nin geçek anlamda bir sol orjini ortaya koymadığına dert yanıyordu.

    Derdiyok gibi çok dertli olduğu görünen ve seçimlere ramak kaldığı şu günlerde patlayan CHP Ataşehir Belediye Başkan Adayı Battal İlgezdi, “Bizim partinin klasik lafı ‘Cumhuriyeti biz kurduk’. Hayır efendim Kurtuluş Savaşı’nda Çanakkale’de binlerce şehit verdik. O şehitler, Türkiye’nin her tarafından her görüşte insan vardı. Cumhuriyeti beraber kurduk. Her siyasi görüşte arkadaşlarla birlikte yaşatacağız” diyerek solcu olduğunu öne süren partisini sert bir dille yerden yere vuruyordu.

    Aynı İlgezdi şöyle devam ediyordu..

    ‘Çünkü ben bir şeyi biliyorum ki eğer bu ülkede Cumhuriyet Halk Partisi 40 senedir iktidar olamıyorsa, öncelikle kendisini eleştirmeli. Niye bunu söylüyorum? Kalkıyoruz iktidarı eleştiriyoruz. Tamam. Yanlışları, doğruları da vardır. Eksiklikleri de vardır. Ama be kardeşim siz bu ülkede 40 senedir iktidar değilsiniz. Önce oturun kendinizi eleştirin CHP olarak. Vatandaşın sorununu çözüyor musun? Gidiyor musun ayağına? Yok gitmiyorsun. Gitmediğin yer, tutmadığın el senin mi? Değil” diyordu..

    Başta DSP’ye olmak üzere HDP’ye yada bir başka sol ideoloji partiye neden sol oylarının gittiğini araştırmayan ama Başkan Erdoğan’dan aşağı kalmayan tavırlar içine girip, CHP’ye oy vermeyen solcuları hain ilan eden CHP tüm ülke de olduğu gibi Ardahan’da ki Alevilerin oylarını cepte Keklik görmesi ne kadar doğru?!.

    Bilmem ama ülkenin Gürcistan ve Ermenistan’a komşu sınır kenti Ardahan’ın Alevi kültürü ile yoğrulmuş olan Damal İlçesinin AK Partili İlçe Başkanı Nevriye Derdiyok’un TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın Damal’da düzenlediği kahve toplantısında, “Biz de solcuyuz ama sol partiler sıra vermediği için AKP’den girdik” demesini ve İlgezdi’nin serzenişini de masaya yatırmak gerekmez mi?

    Evet, solcu olduğunu iddia eden ama bugünkü CHP’nin dünden beri kendisi gibi solcu olan insanları cepte Keklik görüp, onları görmemesi, aday etmemesi, yer vermemesinin sonucudur AK Partili yada bir başka partili olmalarına neden diyen AK Parti Damal İlçe Başkanı Nevriye Derdiyok ve CHP İstanbul Ataşehişehir Belediye Başkan Adayı İlgezdi haksız mı?

    Ve aynı durumun HDP için de geçerli bir durum olduğunu da belirtmekte fayda var.

    Çünkü CHP’de olduğu gibi HDP’de aday olanların hep aynı sima ve isimler olması ve yeni nesil yada bu partilerde mücadele etmek isteyenlerin hep aşağılanması, dışlanması solun gerçek anlamda dağınıklığını ortaya koymuyor mu?

    Ve bugün bunu azda olsa HDP ile girdiği ittifakı sol cesaretini ortaya koymayarak saklayan CHP’nin gerek genel de, gerekse yerelde iktidar olmamasının nedeni bu değil mi?

    Örnek olarak sanki adam, kadın ve başka partili yokmuş gibi CHP İzmir Belediye Başkan Adayı babadan kalma sermaye ile bu kez İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı oluyor..

    Ankara Çankaya, Ardahan’da milletvekilliği yapmakla yetinmeyen Faruk Demir..

    Kars’ta hala milletvekili olan bu kez de Belediye Başkanı olmak isteyen Ayhan Bilgen ve daha niceleri..

    Peki bugün ‘solcuyum ama solcuyum diyen CHP’de yer bulamadığımız için AK Parti’deyim’ diyen Nevriye Derdiyok gibi ne kadar insan DSP’de, AK Parti,’de hatta İYİ Parti’de yer bulan, saygı gören..

    Saymaya kalkarsak sayfalar dolduracak kadar isimlerin CHP’den, HDP’den dışlandığı için bugün başka partilerde mücadele ettiğini görür ve solun neden iktidar olmadığını biraz daha anlar, kavrarız..

    Kısacası İlgezdi ile Derdiyok’un serzenişlerini şahsileştirmeden, geniş pencereden bakarak yol alacak olanların ‘Ben solcu partiyim’ diyen ama solun gereğini yerine getiremeyen, partileri sülale yada aşiretler partisi konumuna getiren CHP ve 31 Mart seçimleri ortağı HDP düşünmelidir derim..

  • Batı'da ki Ardahanlı Belediye Başkan Adayı Sayısı 12!..

    ARDAHANLILAR BİRLİK KAHVALTIMIZA DAVETLİSİNİZ..


    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ sloganıyla yol alan Ardahan Dernekler Federasyonu, ARDAFED’in Ardahanlı olan Şişli Belediye Başkan Adayı Sayın: Muammer Keskin’in de katılacağı ve 9 Şubat Cumartesi günü, Saat: 10.00’da Şişli de Radisson Blu Hotel’de vereceği kahvaltıya sizin katılmanızı rica eder,.saygılar sunarız.. ARDAFED


    31 Mart Mahalli Seçimleri öncesi çalışmalarına devam eden Ardahanlı siyasiler ülkenin batı yakasına imza atmaya çabalıyorlar.


    İstanbul CHP Esenyurt, Bakırköy, Sultangazi ve Şişli’de, İstanbul DSP Ümraniye, Kağıthane , Esenyurt ilçelerinin yanı sıra İstanbul’un Şile ilçesinde de Ardahan Merkez Değirmenli Köylü Ümit Yaşar Kaya’ı Belediye Başkan Adayı etti.


    CHP ile DSP’nin 39 İlçeli İstanbul’da  8 Ardahanlıya yer verirken, AK Parti Kocaeli Dilovası ilçesinde ve yine Kocaeli’nin diğer bir ilçesi olan Derince’de CHP bir Ardahanlı siyasilerin Belediye Başkan Adayı olmalarına imkan tanırken, çoğu batı illerinde aday çıkarmayan HDP’de Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlık adaylığını bir Ardahanlı bayana verdi.


    İstanbul ve Kocaeli’nde Ardahanlı siyasileri belediye başkan adayı gösteren CHP Bursa’nın Yıldırım ilçesinde de bir Ardahanlıyı aday etti.


    Halen İstanbul Bakırköy Belediye Başkanlığı yapan Ardahanlı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun yeniden aday edilmesinin yanı sıra Esenyurt Belediye Başkan Adayı Kemal Deniz Bozkurt, Şişli Belediye Başkan Adayı Muammer Keskin, Sultangazi Belediye Başkan Adayı Haluk Bozkurt’un İstanbul CHP’den, İpek Süt’ün Esenyurt’ta, Ekrem Şit’in Kağıthane’de, Ümraniye’de Nesim Pakır’ın, Şile’de Ümit Yaşar Kaya’yı İstanbul DSP’den, Hamza Şayir’in Kocaeli Dilovası’n da AK Parti’den, Sertif Gökçe’nin Derince CHP’den, Özgür Erdursun’un Bursa Yıldırım İlçesinde CHP’den, Züleya Gülüm’ün Kocaeli HDP’den Belediye Başkan adayı olduğu 31 Mart Yerel Seçimleri öncesi birçok Ardahanlı siyasi de çeşitli partilerde Belediye Meclis Üyesi Adayı oldular.



    **Esenyurtlular Kemal Deniz Bozkurt’u Bağrına Basıyor..


    Seçim çalışmalarını sürdüren CHP Esenyurt Belediye Başkan Adayı Kemal Deniz Bozkurt, gittiği her mahallede vatandaşların yoğun ilgisi ve sevgi gösterisiyle karşılanıyor.


     


    CHP Esenyurt Belediye Başkan Adayı Kemal Deniz Bozkurt’a yoğun ilgi:


    Halkla kucaklaştı


    Esenyurt’u sokak sokak, mahalle mahalle gezen Cumhuriyet Halk Partisi Esenyurt Belediye Başkan Adayı Kemal Deniz Bozkurt, Güzelyurt Mahallesi’nde esnaf ziyareti yaptı, vatandaşların sorunlarını ve taleplerini dinledi. Belediye Başkan Adayı Bozkurt, gittiği her yerde olduğu gibi Güzelyurt Mahallesi’nde de halkın yoğun ilgisiyle karşılaştı.



    **Bakırköy 2. Kez Ardahanlı Diyecek..


    12 Ardahanlı siyasinin CHP, AK Parti, DSP ve HDP’den Belediye Başkan adayı olmayı başardıkları 31 Mart seçimleri öncesi verilen mücadele de Kocaeli’nin Darıca ilçesinden sonra İstanbul’un tarihinde ilk kez Bakırköy İlçesinde bir Ardahanlının, Dr. Bülent Kerimoğlu’nun Belediye Başkanı olduğu şu günlerde yeniden aday olma başarısını ortaya koyan Kerimoğlu 2. kez belediye başkanı olmaya aday gibi.


    Gazeteci Yusuf Şit’in Notu..




    **Rus Gazeteciler ile Biz Gazeteciler..


    Bölgeye yönelik yatırımları desteklemesi gerekirken adeta bir turizm şirketine dönüşen önce yönetiminde ki valileri, belediye başkanlarını, il genel meclis üyelerini ardından önüne gelenle dünya gezileri yapmaya devam eden Serhat Kalkınma Ajansı yani kısa adı SERKA son olarak Rus Gazetecileri bölgeye getirmiş.

    Hem de Ardahan ve ilçelerinin Ruslardan yakayı kurtarıp, Vatan Topaklarına katılışlarının 98. Yıl Dönümünde.

    Yani, ‘gelin görün sizden kurtulduktan sonra nasıl gelişip, büyüyüp göç vermeyip, aldığımızı ve SERKA’nın da içinde bulunduğu büyük kalkınma ajanlarının vede devletin kanalı ile Ruslara anlatmak için!..

    Ve aynı SERKA bölgeye getirdiği Rus Gazetecileri gezdirirken Ardahan merkezi onlardan saklayıp, valiye yada belediye başkanına getirmediği gibi Ruslardan kalma caddeleri trafikten geçilemez durumda olan, yolları geçilemez olan kentin içini de onlardan saklamış!.. 

    Bununla yetinmeyen SERKA onların geldiğinden haberi olmayan Ardahanlı Gazeteciler de haber vermeye gerek görmemiş..

    Çünkü çok sevdiği Ardahanlı Gazeteciler ile Rus Gazetecilerin bir araya gelmesine gerek görmemiş ve valilik, belediyelerin hatta siyasilerin hazırladığı ve ‘Al yapıştır’ ile gazetecilik yapanlara ‘Aha beni eleştiriyor, yatırıma değil gezilere, toplantılara para harcıyorsunuz diyorsunuz, bakın ben sizi davet etmesem de Rus Gazetecileri davet ettim’ diyerek hazır haber postalamış.. Ve bizimkiler de her zamanki gibi balık dalışı yapmış, ‘Ya bizim haberimiz ve davetimiz niye yok’ demeden ‘Rus Gazeteciler Kars’ın her yerini, Ardahan ve Iğdır’da bir parçasını gezip hayran kaldılar’ diyerek haber yapmışlar.

    Neyse SERKA bunları yapa dursun gerçek anlamda habercilik yapan ve ilk haber verme yarışı içinde gazeteciliğin en güzelini ortaya koyan bizlerin yaşadığı durumu da anlatacağım, belki tek adam denen Putin ile idare edilen Rusya’nın Gazeteciler de okur diye..

    Geçtiğimiz gün Ardahan’da yaşanan ve ilk haberi biz verip, kamuoyuna duyurunca adeta kızılca kıyamet koptu.

    Çünkü Ardahan Ceza Evi’nde yaşanan ve bir askerin bıçaklanarak hayatını kayıp ettiği olayın yaşanmasının üzerinde çok kısa bir süre içinde bizde gazeteciliğimiz ortaya koyup, Erzincan’dan Ardahan’a getirilirken elden kaçırılan ve Ermenistan’a kaçtığı ileri sürülen PKK’lının kaçması olayı gibi bu olayı da haber olarak kamuoyuna sunduk.

    Tamamen haber dilinde yazılan ve kamuoyunun bilgisine sunulan Ardahan Cezaevi haberimizden bir hayli rahatsız olan ancak haberi yapan bizleri değil, sitemizi yapan arkadaşımızı arayıp, haberi kaldırmamızı isteyenler daha sonra yaşanan gelişmelerle sitemizin bir süreliğine kapanmasına neden oldular.

    Çünkü duyulmaması gereken diye düşünülen ancak biz yazınca valinin hatta Adalet Bakanlığının bile kabul edip, art arda açıklamalar yapmak zorunda kaldığı olayın gizli kalmasından yana olanlar varmış..

    Yani Rusya’da olduğu gibi ülkemizde de tek adam sisteminin yaşandığının iddia edildiği ülkemde ya kapanan, yada yapılan baskılar ile el değiştiren basın ve medyanın haber yaparken de birilerinin keyfini kaçırmayacak haberler yapması istenmişti.

    Ama Göle’de ki uyuşturucu operasyonun hemen akabinde çok korumalı, ateşli ve kesici aletlerin olmaması gereken Ardahan Ceza Evinde olay yaşanmış, bir asker hayatını kayıp etmiş ve bu durum başta ekonomik kriz olmak üzere ülkenin gerçek gündemi gibi gizli kalmalıymış.. 

    Yani Rus Gazeteciler gibi bizlerin de her şeyi toz pembe görmeliymişiz..

    Ve öyle olmayanları baskı altına alıp ya içeri atarız yada sitelerinin kapanmasını sağlarız diye bir sitem geliştirilmiş de biz gerçek gazetecilerin bundan haberi yokmuş..

    Neyse Ardahan Ceza Evinde yaşanan ve bir askerin hayatını kayıp etmesine neden olan olay gibi suçu sadece yaşanan gerçek bir olayı haber yapıp, kamuoyuna duyuran bize de stresli bir gün yaşatan olay bir kez aha gösterdi ki gazetecilik gün geçtikçe zorlaşan bir ülkede biz hala demokrasi var inancıyla sandık başına, seçmeye ve seçilmeye çalışmaktayız..

    Hem de sonuçlarını beğenmediğimiz Anket firmalarına da cezalar vermek için kolları sıvadığımız şu günler de..

  • AK Parti, MHP ve CHP Aynı Karede!


    Seçimler öncesi Ardahan’a Vali olarak atandıktan sonra ilk kez bir üst düzey devlet görevlisi olan Cumhurbaşkanını karşılayıp, yolcu ettikten sonra İlçe ve Köy gezilerine devam eden Ardahan Valisi Mustafa Masatlı bir taraftan da kendisini ziyaret eden misafirlerini karşılıyor.


    Son olarak Ardahan İl Genel Meclis Üyeleri ile STK Başkanlarını makamında kabul eden Vali Masatlı kent genelinde huzurlu bir seçim geçmesi için tüm Ardahanlılarla birlikte hareket ettiklerini belirtti.


    Vali Mustafa Masatlı kendisini ziyaret gelen siyasilerin yanın da başta Ardahan Üniversitesi Kızılay Gönüllüleri topluluğu üyeleriylede görüştüğü makamında ki görüşmeler ardından köy gezilerine çıkmakta.



    Son olarak aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın da köyü olan Küçük Sütlüce (Şişka) Köyünü ziyaret eden Ardahan Valisi Mustafa Masatlı Köy Muhtarı Ahmet Yıldız ve okul yetkililerinde köyün sorunlarını öğrendi, taleplerini aldı.


    Vali Masatlı geçtiğimiz günlerde de Ardahan Merkeze bağlı Altaş (Ur), Balıkçılar (Duduna), Ortageçit (Sazara), Büyük Sütlüce (Harziyan), Küçük Sütlüce (Şişka) ve Tepe Suyu (Gürcübeg) köylerini ziyaret etti.


    Köy ziyaretlerinde Vali Mustafa Masatlı’ya İl Emniyet Müdürü Ayhan Taş, İl Jandarma Komutan Yardımcısı Muharrem Kurtoğlu, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Anıl Aksel, İl Sağlık Müdürü Erkan Özdemir, Tarım ve Orman İl Müdürü Ertan Ağtürk, SYDV Müdürü Aysel Fırıncı, İl Milli Eğitim Müdür Vekili Fikret Çerkezoğlu, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Metin Ürgün, İl Müftüsü Remzi Pehlivan, İl İdare ve Denetim Müdürü Mehmet Koç ve AFAD Müdürü Fırat Örs de eşlik ettiler.



    **Dükkan Kapatanlar Gibi Flaş TV’de Kapandı!..


    Varsa demokrasinin olmazsa olmazı olan basın ve medyanın son yıllarda içinde bulunduğu durum Flaş TV’nin ekranlarını karartması ile bir kez daha görüldü.

    Ulusal medya gibi yerel medyanın da bir hayli zor günler geçirdiği ve bir çoğunun ya kapandığı yada valilikler emriyle bir araya gelip resmi gazete konumuna girdiği şu günler de Flaş TV ekranlarını kapatırken yaptığı açıklama da çok önemli ama başta seyircisi olmak üzere okuru tarafından pekte anlaşıldı denemeyecek bir bir dönem yaşıyor ülke de ki basın veya medya..

    Aynı durumu stk’ların yanında sendikalarında yaşadığı ülkemde ki baskıcı bir yönetim anlayışının yanında ‘Ya bendensin ya da Hainsin’ durumu da yaşanıyor.

    Bunu yapanın sadece iktidar değil, muhalefetin de yaptığını da belirtmekte fayda var.

    Çünkü iktidarın ‘Ya bendesin ya Hainsin’ diyerek maddi ve manevi baskı altında tuttuğu basın ve medyaya sahip çıkamayan bir de muhalefet olduğunu da unutmamak gerekir.

    Çünkü aynı muhalefetin iktidar gibi kendisinden olmayanı hain ilan ettiğini de bilen gazetecilerdenim.. 

    Çokta siyasi olmayan ve Acun’un televizyonundan aşağı kalamayan Flaş TV’nin bile ‘Ya bendensin Ya da Hainsin’ denilerek baskı altına alınmak istenmeye direnemeyip, ekranlarını kararttığı ülkemde muhalif basının artık yok denecek kadar bitirildiğini de belirtmek gerekir mi bilmem ama asıl bitirilenin muhalefet olduğunu da görmekte fayda var.

    Çünkü sözde karşı olduğumuz ama göbekten bağlı olduğumuz ABD’nin sistemine heveslenip, başkanlık sistemine geçtikten sonra Amerikan vari olmak için illaki iki partili bir sistemin hayata geçirmeye çalışanlar HDP’nin de içinde bulunduğu bir çok partiye aday çıkartırmamış, adeta dükkan kapattırmıştır.

    Ve bunu yutan HDP; SP, MHP, İYİ Parti gibi partiler de aslında muhalefetten çekilip, iktidara karşı susma yoluna gittiklerini anlayamamışlardır..

    Basın ve Medyanın ‘Havuz’ denen sistem ile bir anlayışa yönelik hareket edilmesi sağlanan ülke de ki bu duruma bakınca zaten olmayan demokrasinin en önemli faktörlerinden olduğu ileri sürülen kanadında yani basın ve medyanın da kolu ve kanadı iyiden iyiye kırılmıştır.

    Ve bunu izleyen ama sesini değil gıgını çıkarmayan bir toplumunda gün geçtikçe teslimiyeti seçmiş, her gün bir çok iş yerinin battığı, onca insanın işten atıldığı bozuk ekonominin içinde ‘Buna da şükür’ diyerek yaşananları kader olarak benimsemeye alışmış hale gelmiştir.

    Yani önce çeşitli adlar verilerek terörist ilan edilen aydınlar, ardından darbe girişimin mana ederek Altan kardeşler gibi gazetecilerin yanında siyasiler içeri atılmış, dışarıda kalanlarda ‘Bizden değilsen Hainsin’ yaftası ile toplumdan dışlanmış, işleri, aşları kesilmiş, okuduğu gazete ve izlediği televizyonları ellerinden alınmış hale getirilmiştir..

    Ve bu durum Flaş TV’ye adını veren Flaşlıktan çıkmış, normal bir duruma dönmüştür..

    Bunlar olurken Aydın Doğan’ın Televizyon ve Gazetelerini alanlara da dünya kalmamış, sırası geldiğinde onlarda Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığından el çektirilmiş, ‘biz izin verene kadar ve yarın ona da el koyacağımız tüpçü olmaya devam et’ denilmiştir..

    Çünkü bugün yaşananları dün görmek istemeyen ve geçici çıkarlarla, ‘dünya benim’ diyenlerin asılında bu dünya da yerlerinin olmadığını er geç anlasalar da cehennem ateşini his ettiklerinde iş işten geçtiğini ancak anlayacaklardır.

  • KAR YOLLARI KAPATTI, KURTULUŞU ERTELETTİ!..

    Ardahan’ı, Artvin’in Şavşat ilçesine bağlayan deniz seviyesinden 2 bin 500 metre yükseklikteki Sahara Geçidi’nde kar ve tipi etkisini sürdürüyor. Yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle Ardahan-Şavşat karayolunda ulaşım durdu. Karayolları ekipleri, yolu açık tutabilmek için çalışma yürütürken, Valilik, karayolunu, vatandaşların can güvenliği için geçici süre ulaşıma kapattı. Ekipler, yola levha ve duba koyarak, araç geçişini yasakladı.



    Posof’ta yoğun kar yağışı nedeniyle


    kurtuluş programı ertelendi..


     ARDAHAN’ın Posof ilçesinde etkili olan kar yağışı ulaşımda aksamalara neden olurken, ilçenin kurtuluş programı da ertelendi.

    Posof’ta gece itibariyle başlayan ve sabah saatlerinde etkisini artıran kar yağışı nedeniyle ilçe merkezinin 25 köy ile bağlantı kesildi. Yoğun kar yağışı nedeniyle ulaşımın tamamen durma noktasına geldiği ilçede kar kalınlığı yaklaşık 20 santime ulaştı. Karayolları yetkilileri, yüksek kesimlerde kar yağışı, sis ve fırtına nedeniyle Posof- Damal karayolu üzerindeki 2 bin 550 rakımlı Ilgar Dağı Geçidi’nde görüş mesafesinin sıfıra düştüğünü, Ardahan- Şavşat karayolu Sahara Geçidi’nin ise ulaşıma kapandığını bildirdi. 

    Öte yandan, ilçenin düşman işgalinden kurtuluşunun 98’inci yıldönümü kutlama programı etkinlikleri de kar yağışı nedeniyle ileri bir tarihe ertelendi. 



    ***Başkan Erdoğan’a Açık Mektup..


    Sayın Recep Tayyip Erdoğan..

    T.C. Cumhurbaşkanı/Başkan


    Yeni bir seçim sürecinin devam ettiği şu günlerde bulunduğunuz makamların verdiği imkanlar içinde bugün geleceğiniz Ardahan’da seçmene hitaben bir konuşma yapacaksınız.

    Öncelikle kent merkezinin doğal gaz ile ilçe ve köylerinin hala tezek ve odun/kömürle ısınan memleketim de üşütmemenizi diler, saygılar sunarım.

    Sayın cumhurbaşkanı/Başkan Erdoğan..

    İki seçimdir ittifak yaptığınız MHP’nin etkisinde mi yoksa ‘Ortağa ayıp olmasın’ diyerek mi bilmeyiz ama mitinglerde yaptığınız konuşmaların büyük bölümünde ülkemizde barış ve kardeşlik içinde yaşayan toplumların gerilmesine neden olan bir dil kullandığınızı üzülerek izlemekteyim.

    Halbuki; Aynı Erdoğan’ın adına Barış Süreci denen süreç başta olmak üzere iktidara geldiği yıllarda daha yapıcı vede barışçıl bir dil kullandığını ve karşılığında da oy aldığını bilen gazeteci vede seçmenim.

    Sayın Başkan;

    Kurtuluş savaşının ilk ciddi direnişinin yaşandığı, silahlı çetelerin oluşturulduğu hatta ilk meclisin kurulup, bayrağının göndere çekildiği Serhat Ardahan’da ve diğer 80 vilayette yaşayanların kardeşçe bir yaşam arzusu içinde olduğu ve bu nedenle et ile tırnak misali bir birine kız alıp, senin gibi damatlar edindiği bu ülkenin seçmeninin tercihlerini yönlendirme adına kullandığınız dilin 5 ila 7 milyon oy alan partinin seçmeni olduğu gibi sizin de seçmeniniz olduğunu unutmamanızı rica ediyorum.

    Yani kullandığı oyu size verirken iyi başkasına verirken kötü olan bir seçmen olmadığı bu ülke de sizin ve diğer siyasilerin kasıtlı olmazsa da oy telaşı ile kullandığı dilin gün geçtikçe toplumlar arasında ayrışıma neden olduğunu ve kapanmayan yaralar verdiğini bilinmesini hatırlatırken siz siyasilerimiz ve ülke idarecilerimizin ayrıştırıcı dilden çok birleştirici çıkışlar ve yatırımlara yönelmeniz arzu etmekteyiz.

    Ve bugün konuşmak için gittiğiniz Ardahan’ın da yapılan yatırımların toplu açılışını yapacağınız Artvin ve diğer gelişmiş vilayetler gibi yatırımlara muhtaç olduğunu ve bu yatırımların işsizliği önleyen, göçü durduran yatırımlar olmasını beklediğini bilmeniz ve bu yönde bir dil kullanmakta taraf olduğunu bilmenizi hatırlatmak isteriz.

    Geçtiğimiz günlerde saray da bir araya geldiğiniz Doğu ve Güneydoğu kanaat önderlerinin bile dillendirmediği ve ziyaret ettiğiniz illerde ki bürokratların hazırladığı raporlara göre yaptığınız konuşmalar dışında onca ciddi sorunların olduğunu bilmenizi ve asıl bu sorunları çözecek bir dilin kullanılmadı gerektiğini belirtirken bu ülkenin bugün bir kurşun almaktan bile zorlandığı ekonomik sıkıntısının çözümünün sizlerin kullanacağı dile bağlı olduğunu da bildiğinizi umar ziyaret ettiğiniz Ardahan’ın neden 3 Gümrük kapısı olmasına karşın beklenen ihracat ve ithalatın yapılmadığını sorgulamanızı umut ediyoruz.

    Sizin iktidara gelirken verdiğiniz 3 vaadin birinin Ardahan gibi sınır olan kentler de Sınır Ticaret Merkezlerinin açılacağı, bugün öğrenci sayısının bir hayli azalmaya başladığı ve kent ekonomisi ile ilgili plan ve projeler geliştirmemekle eleştirilen Ardahan Üniversitesi gibi Ardahan’ın da içinde olduğu 81 Vilayete hava alanı sözünü tutacağınızı anlatan bir dil kullanmanızı beklerken Kafkasların başkenti Ardahan’ın olduğu gibi Doğu Anadoluyu, Karadeniz’i ve ülkemizi Kafkaslara bağlayacak olan Posof Ulgar Dağı Tünelinin neden durdurulduğunu anlatmasını istiyoruz.

    Ve 26 yıldır İl Kültür ve Turizmi Müdürü atanmayan, 3 yıldır İl Milli Eğitim Müdürü olmayan bir çok resmi kurumunun vekilin vekili ile idare edilen Ardahan gibi tanıtılıp, turizme kazandırılması gereken güzel ülkemizin sınırına dayanması gereken Kar-Tiflis-Bakü İpek Yolunun Ardahan’a kadar uzatılması için bir dile ihtiyaç duyulduğunu da belirtirken kağıt üzerinde verilen sözde destekler ile hayvancılığın hala atadan, dededen kalma yöntemlerin sırtında bir yere gidemediğini de görecek gözlere ihtiyaç duymaktayız.

    31 Mart’ya yapılacak olan yerel seçimlerin konu başlığı olan belediyelere devir edileceği belirtilen Askeri Kışlaların boşaltılmasına karşın neden hala devrinin gerçekleşmediğini bunlara nedenin ne olduğunu sorgulayacak bir dilin Ardahan’ın ve ona benzer kentlerin akabinde ülkenin gelişmesine, huzuruna katkı sunacağını düşünmekteyiz.

    17 Yıldır iktidar da buluna partinizin Organize Sanayi Bölgesine bir fabrika yaptıracak bir proje bekleyen Ardahan gibi illere yönelik ne gibi plan ve projelerinin olduğunu anlatan bir dilin hem daha iyi daha güzel ve seçmeni ikan edecek bir üslup olduğuna inandığımız bir dilin kullanıldığı seçim meydanlarında oy istediğimiz seçmenin tanzim satışların yeniden kurulmasına neden olan ekonomik sıkıntı içinde olduğunu da unutmadan yapacağınız mitinglerde, konuşmalarda ekonomik sıkıntıya çözüm olacak ve buna benzer sorunların çözümüne katkı sunacak bir dil kullanılmasının beklenmektedir. 

    Kısacası size yönelik bu açık mektubun anlaşılması ve mitinglerde, basın ve medya önünde kullanılan dilin barış dili olmasının hem toplum üzerinde hem de seçmen üzerinde büyük etkisinin olacağını belirtir, saygılar sunarım

  • Desteği Alıp Gürcüye Yatırdılar! Ve Ardahan'dan Diğer Haberler..

    Ekonomik sorunların yaşandığı günlerde seçimlerinde etkisiyle yapılan destek ödemeleri ile piyasaların canlanması beklenirken Ardahanlı çiftçiler aldıkları destekleri Gürcistan’da harcıyor. 22 Şubat Cuma günü gerçekleşen ilk ödemenin ardından bin 500 kişi Gürcistan tarafına geçiş yaptı.


    Buzağı desteklerinin ödenmesiyle birlikte geçişlerde 3 kat artış olduğu ileri sürüldü. Bu artış ilçe ekonomisini de önemli ölçüde zarara uğrattı. Durum karşısında rahatsızlığını dile getiren ilçe esnafı “Global marketler ve ülkemizdeki ekonomik sıkıntılar nedeniyle siftahsız kapattığımız günler oluyor. Ödenen desteklerin ilçemizdeki nakit akışını arttıracağını, piyasaya canlılık kazandıracağını düşünürken paraların Gürcistan’daki kumarhanelere ve eğlence merkezlerine uçtuğunu görüyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da inekler Gürcüler için doğuyor” dedi.


    Dolar kurunun yükselmesiyle değer kazanan Gürcü larisinin, Türk lirasının iki katı olmasıyla birlikte geçişlerde önemli ölçüde düşüş yaşanmıştı.



    **Gürcistan Resmi Heyeti Ardahan’da


    Vali Mustafa Masatlı, Gürcüstan’ın Samtshe-Javakheti Bölgesinin Valisi Beşik Amiranashvili ve beraberindeki Gürcistan Heyeti kabul etti.


    Valilik Makamında ki kabulün ardından Vali Mustafa Masatlı ile Mevkidaşı Beşik Amiranashvili ve heyetlerin katılımıyla bir toplantı gerçekleşti. Tercüman eşliğinde yapılan toplantıda, Ardahan ve Ahıska merkezli Samtskhe-Cavakheti bölgesinin birbirleriyle olan ilişkileri ele alındı, ticaret başta olmak üzere bölgenin, turizm ve kültürel potansiyellerin değerlendirilmesi, tanıtımı ve güvenlik konularında ikili görüşmelerde bulunuldu.

    Komşu Türk ve Gürcü halkları arasında ki dostane ilişkilerin ve işbirliğinin daha da geliştirilmesi yönünde nelerin yapılabileceğinin konuşulduğu görüşmelerde ayrıca, her iki bölgenin farklı yönlerden işbirliği perspektifleri de masaya yatırıldı.



    **Sanalda Tepki Koydular, Hapis Oldular!


    Ardahan’da, sosyal medya hesabından terör örgütü propagandasını yaptığı iddia edilen 2 kişiden biri tutuklandı. Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, sosyal medya hesabı üzerinden terör örgütü propagandası yaptıkları belirlenen İ.A. ve F.Ç. hakkında gözaltı kararı çıkartıldı.


    Karar üzerine harekete geçen İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, kentte yaptıkları eş zamanlı operasyonla her iki zanlıyı gözaltına aldı. Polisteki işlemleri sonrası adliyeye sevk edilen zanlılar, savcılık sorgularının ardından sulh ceza hakimliğine çıkartıldı. Hakimlikçe yeniden ifadesi alınan zanlılardan İ.A. “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan tutuklandı, F.Ç. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.



    **Göle’ye Uyuşturucu Taşıyanlar Tutuklandı!.


    Ardahan’da uyuşturucu ticareti yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan iki kişi tutuklandı. İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ile Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Göle ilçesindeki çevre yolunda durdurdukları bir araçtaki E.G. ile Ö.G’nin üstünü aradı. Aramada, üzerlerinde yaklaşık bin uyuşturucu hap ele geçirilen zanlılar gözaltına alındı. Göle Adliyesi’ne sevk edilen her iki zanlı, “uyuşturucu madde ticareti yapmak” suçundan tutuklandı.



    **Erdoğan O Dili Terk Etmeli, CHP O Rüyayı Görmemeli..


    Barış süreci denen süreç boyunca ve halen oylarını aldığı Kürt seçmenin Türk seçmen gibi hala umut bağladığı Başkan Erdoğan’ın CHP’ye yüklenme adına kullandığı dilin kendisine ve partisine oy kayıp ettirdiğini yapılan anketler ve ekonomik kriz ile boğuşan ve umudunu seçimler sonrasına bırakan seçmen arasında ki tartışmalardan anlamak mümkün.


    ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ diyenlerin temsil ettiği yasal partiyi ve onunla iş birliği yapanların hepsini terörist ilan edip, milliyetçi seçmenden oy aldığını düşünen Erdoağan’ın devletin imkanları ile o mitingten, bu mitinge gidip, yaptığı konuşmalarının karşı taraf olan yani Erdoğan’ın oy alacağını düşündüğü milliyetçiler gibi düşünenlerin oylarını da kayıp ettiğini anlamalı.


    Dikkat ediyor mu bilmem ama kendisi dışında hiç bir bakanının ve partilisinin kullanmadığı o dilin çok tehlikeli bir o kadar da oy kaybına neden olduğunu anlamaması halinde Akşener’in dediği gibi 17 yıllık iktidar da bıkmaya başlayan seçmenin iktidarın kulağını çekeceği de kesin gibi görünmektedir.


    Ve u dilden en çok faydalanın yasal bir parti olan ve tüm baskılara karşın oy kaybına uğramadığı gibi dim dik duran HDP’den çok, Kürt seçmenin çokta hayrını görmediği CHP’ye yaradığı da bilinmelidir.


    Bu nedenle 1 Mart’ta da Ardahan’da olacak olan Eroğan’ın o dili terk edip, daha barışçıl ve kardeşliği yeşerten bir dil kullanmalıdır.


    Aksine zaten zor bir seçim olduğu alenen görünen 31 Mart Yerel Seçimleri ardından balkondan kullanılacak bir dili kullanması çok zor olacak.



    **CHP’nin Darı Rüyası..


    31 Mart öncesi gittikçe sertleşen bir dille devam eden seçim çalışmalarının devam ettiği şu günlerde diğer bir faşist anlayış olan İYİ Parti ve Saadet Partisi ile açıktan ittifak kuran, ulusalcı seçmenden korkarak HDP ile olan ittifakını saklayan Cumhuriyet Halk Partisi’nin rüyasında darı gören aç tavuğa benzetmek sanırım yanlış olmaz.


    Çünkü, ne olduğu halen anlaşılmayan ama onun bakışı ile asıl hedefine ulaşmak için yani iktidarının devamı için Barış Süreci denen süreçte HDP ile ardından onun tam zıddı olan MHP ile bugün ittifaka giren  Erdoğan’ın kullandığı dilin getireceği puanlarla yaklaşan yerel seçimlerde başarılı olacağını hesaplayan bir CHP var karşımızda..


    Ama aynı CHP’nin hala parti içi sorunları aşamadığı ve başta Mustafa Sarıgül, Handan Toprak, Mete Özdemir gibi isimler olmak üzere onca isimin CHP’ye değil, HDP ile yeni bir gizli ittifaka girdiği ileri sürülen AK Parti’ye çalıştığını da anlamıyor.


    Ve en önemlisi İnce gibilerinin CHP Genel Başkanlığı için verdikleri mücadeleyi yeniden başlatmak adına 31 Seçimlerinin sonuçlarını Kılıçdaroğlu’na ve ekibine karşı çıkış günü ilan etme hesapları içinde olduğunu da görmekte fayda var.


    Bu ve buna benzer nedenler ile seçimi kazanacağını düşünen ama bana soracak olursanız yine rüyasında darı gören aç tavuk konumuna düşecek olan CHP’nin 31 Mart’ın kayıp edeni olan partisidir.



    **Baydar Yanlış Yapmazsa Demir Kazanamaz..


    Eroğan’ın kullandığı dil dolaysıyla rüyasında darı görmeye başlayan CHP’nin 30 yıla yakındır yerel seçim kazanamadığı Ardahan merkez de, ilçeleri Göle, Posof ve Çıldır’da durumuna baktığımız da ise bu kentlerde yaşanan durumun diğer umut bağlanan kentlerden farklı olmadığını görmekteyiz.


    Anası köylüsü olduğu için dayısı olduğunu savunduğu HDP Ardahan İl Başkanı ile gizli ittifak yapan ama karşılığında CHP İl Yönetimine tavizler verip, kötü bir liste çıkaran CHP’nin Ardahan Adayı Faruk Demir’in sosyal medya kanalı ile önde olduğunu gösterip, havalara girdiğini gördüğümüz şu günlerde AK Partinin adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın yanlışlarına güvendiğini de izlemekteyiz.


    Çünkü seçimi kazanamayacağını kendisinin de bildiğini gördüğümüz CHP’nin adayı Faruk Demir’in, en güçlü rakibi olan ve MHP’nin adayını çekmesiyle 1-0 öne geçen AK Parti’nin Belediye Başkan Adayı Yunus Baydar’ın yapacağı yanlışlara güvendiği, bu yanlışların başını çekenin de Bayda ve ekibinin erkenden seçimi kazanma havasına girmesine bağladığını anlıyoruz.


    İşte bu nedenledir ki Baydar ve ekibi Demir’e fırsat tanıyacak adımlardan ziyade daha mütevazı bir o kadar da başta koltuğuna oturmaya hazırlandığı mevcut belediye başkanı Faruk Köksoy olmak üzere eski il genel meclis üyesi Suat Hancıoğlu ve diğer küskünleri toparlayıp, işi sağlama alması gerekir.

  • Komşu Büyükelçileri Ardahan'daydılar..

    Türkiye’nin Gürcistan Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, beraberinde İtalya’nın Gürcistan Büyükelçisi Antonio Enrico ve eşi, Fransa’nın Gürcistan Büyükelçisi Pascal Meunier ve eşi, Letonya’nın Gürcistan Büyükelçisi Ingrida Levrence ve eşi, Avusturya’nın Gürcistan Büyükelçisi Arad Benkö ve eşi, AB Delegasyonu Gürcistan temsilcisi Carl Hartzell ve eşi ve ABD Elçisi Elizabeth Rood ile birlikte ilimizi ziyaret etti.

    Vali Mustafa Masatlı, eşi, Çıldır Kaymakamı Bedirhan İmamoğlu ve İl Emniyet Müdürü Ayhan Taş ile birlikte Ardahan’da ki, Yanık Cami Anıtı, Kongre Binası, Ardahan Kalesi ve turistik yerleri gezen Büyükelçiler Çıldır Gölünde misafir edilerek bir süre görüşme gerçekleştirdiler.

    Büyükelçiler, Ardahan’da bulunmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, gördükleri misafirperverlik ve yakın ilgi dolayısıyla Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’ya teşekkür ettiler.

    Vali Mustafa Masatlı ise Büyükelçileri Ardahan’da misafir etmekten memnuniyet duyduklarını ifade ederek, bu organizasyonu gerçekleştiren ülkemizin Gürcistan Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan’a da teşekkür etti.



    **Oy İçin Müjde Üzerine Müjde!


    65 Yaşına giren Başkan Erdoğan’ın başında bulunduğu bakanların şu günler de yaptıkları açıklamaları müjdelerle dolu açıklamalar olması dikkatlerden kaçmıyor.

    31 Mart seçimleri sonrasına bırakılan onca önemli işin başını çeken ekonomik krizi aşmak ve artık hep aynı partiyi ve yöneticilerini görmekten gına getiren seçmene his ettirmemek ve oy almak için çabalayan mevcut hükumetin sol orijinli olan tanzim satış merkezleri açarak domates, salata gibi gıdaların fiyatını düşürmeye çalışa dursun diğer taraftan da başta Bağ-Kur olmak üzere Kredi kartlarının ödemelerinin uzatılması, borçların ertelenmesi gibi bir çok önlemi de aldığını da müjdelemeye devam ediyor.

    Söylemlere ve haberler baktığımız da yalancı cennetin yaratılmaya çalışıldığı ama gerçekte durumun hiçte öyle olmadığını ve tam aksine başta ekonomi olmak üzere bir çok sorunun seçim sonrasına ötelendiğini de görmekteyiz.

    Ve Başkan Erdoğan’ın bakan yaptığı enişte ile diğer bakanların bu yönde yoğun çaba içinde olduklarını da havuz denen medya aracılığı ile izlemekteyiz.

    1 Mart’ta Ardahan’da olacak olan ve Kürt seçmenin oy verdiği partiyi ve onunla iş birliği yapanları terörist ilan eden Başkan Erdoğan’ın yüz hatlarına baktığımız da atamalarını yaptığı bakanların kamuoyuna pompaladığı onca müjdeli haberin kendisini de memnun etmediğini ve bu müjdelerin seçim öncesi yapılan çıkışlar olduğunun anlaşıldığını anlaması da işi diğer bir yönü.

    Bir taraftan başta ekonomik krizi hissettirmeme adına müjdeli haberler vererek 17 yıllık hükumete karşı oluşan tepkiyi en aza indirmeye çalışılan diğer taraftan hükumete karşı oluşabilecek bir çıkışı önleme adına başta Feto olmak üzere onca operasyonların da devam ettiği ve son bir ay için de 500’ün üzerinde asker ve polisin gözaltına alındığı ülkenin 31 Mart’a doğru gittikçe daha çok müjdeli haberler alacağı da görülmekte.

    Bunların başında, DSP-ANAP-MHP Hükumetinin İthal Bakanı Kemal Derviş döneminde kalan ve hala üzerinde gidilen ekonomik paketin Mazot, Gübre destekleri gibi desteklerde müjdelenmeye devam etse de seçmenin bu müjdelere bakıp, yön değiştirmediğini ve hükumete karşı 31 Mart’ta başına gideceği sandıkta bir cevap vereceği de görülmekte.

    Çünkü seçmenin olduğu gibi kamuoyunun çok kararlı olduğunu yapılan ama Başkan Erdoğan’ın ‘Ben onlara artık inanmıyorum’ diyerek görmezden gelemeye çalıştığı anket sonuçları da bir şeyler anlatır gibi.

    Erbakan’ın gemisinde kimin indiğini unutup, kendi gemisinde inenlere kıza Erdoğan’ın ilerleyen yaşına karşın hala ve onca bakan, vekil, partili, TRT’nin başını çektiği havuz medyası olmasına rağmen tek başına büyük bir dirençle ikna etmeye çalıştığı seçmenin bu kez kararlı ama karşı safta CHP gibi bir parti olduğunu görmenin sıkıntısı ile karşı karşıya kaldığını da görmekteyiz.

    Yani AK Parti’ye dur demeyi düşünen ama kime yürü diyeceğini bilemeyen bir durumda olan seçmeni müjdelerle ve ne olacaksa Beka sözleri ile iknaya çalışan Başkan Erdoğan ve onun bakanlarını müjdelerinin 31 Mart’a nasıl yansıyacağını bilmesekte, iki arada, bir derede kalan bir seçmenin varlığını his ediyor gibiyiz..

  • ARDAHAN'IN KARLARI ARDAHAN GECESİNDE İSTANBUL'DAYDI!


    Tüm yurtta olduğu gibi İstanbul’da da Vatan Topraklarına Katılışının 98. Yıl Dönümünü kutlayan Ardahanlılar Ardahan Dernekler Federasyonunun düzenlediği gece de bir kez daha bir araya geldiler.


    Ardahan’da ki karları aratmayan yoğun kar yağışı ve trafiğe rağmen bir çok Ardahanlı siyasinin yanı sıra Ardahanlının ARDAFED tarafından düzenlenen geceye yoğun ilgi gösterdikleri dikkat çekerken, başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yoluna devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu Yöneticileri her yıl geleneksel şekilde kutladıkları önemli bir etkinliği daha gerçekleştirmenin gururunu yaşadılar.



    **ARDAFED Ekibi Her Zamanki Gibi Birlikteydi..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Başkanlığını yaptığı, ARDAFED Başkan Yardımcıları Efkan Demir, Yener Bayrakçı, Erdinç Koçak, Name Fidan Yılmaz, Hüseyin Kaya, Selvi Zengin, Oktay İlbasmış, Murat Şenel, Hafız Öztürk, Şemsettin Şenel, Aytekin Akpınar, Nürettin Doğruyol, Esengül Yılmaz, Cem Aynalı, Ferdi Günay, Erkan Sarıkaya, Güven Yılmaz, Ekrem Tekçe, Özcan Düğmeci’nın yanı sıra Sıtkı Dursun, Tuncer Çelik’in organize ettiği ‘Ardahan’ın Vatan Topraklarına Katılışının 98. Yıl Dönümü etkinliği İstanbul Sefaköy’de gerçekleşti.



    **Yıldırım Sesli Mesaj,


    Bozkurt ve Ardahanlı Adaylar Çelenk Gönderdiler..


    Bir çok Ardahanlının katılarak gecede renkli görüntüler yaşanırken, söz alan konuşmacılar Ardahanlıların birlikteliğinin önemine dikkat çektiler.


    AK Parti İBB Başkan Adayı Binali Yıldırım’ın sesli mesajının yanı sıra çiçek yolladığı ARDAFED 23 Şubat Gecesine Ardahanlı olan Esenyurt Belediye Başkan Adayı Kemal Deniz Bozkurt ve diğer Ardahanlı Belediye Başkan Adayları da geceye birer çelenk gönderdiler.



    **98. yıl dönümü Ardahan’da da


    düzenlenen etkinliklerle kutlandı..

    Sabah Namazında Şehitlerimiz için Hatmi Şerif ve Mevlidi Şerif’lerin okunmasıyla başlayan etkinlikler, Atatürk Anıtına çelenklerin sunulmasının ardından Kongre Caddesinde devam etti. Burada ki törene Valimiz Mustafa Masatlı ve eşi Esra Masatlı, Tugay Komutanı Tuğgeneral Kemal Kırış, Belediye Başkanı Faruk Köksoy ve eşi, Rektör Prof. Dr. Mehmet Biber, Kurum Amirleri, Siyasi ve Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcileri, öğrenciler, ve vatandaşlar katıldı.

    Valimiz Mustafa Masatlı, Tugay Komutanı Kemal Kırış ve Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un halkı selamlamasının ardından törende öğrenciler şiirler okudu, halk oyunları gösterisi sunuldu ve çeşitli yarışmalarda başarı elde eden öğrencilere ödülleri verildi.

    Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği törende konuşan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Ardahan ve bölgenin kurtuluşu için eşsiz mücadele verenleri bugün rahmetle andıklarını belirterek,  bu mücadelelerde şehit olanlara Allah’tan rahmet, gazilere acil şifalar diliyoruz. Ayrıca Ardahan’ın kurtuluşunda verilen mücadeleleri anlatan etkinlikleri yapmakta emeği olanları da tebrik ediyorum” ifadesini kullandı.

    Kongre Caddesindeki törenin ardından protokol ve katılımcılar, 1977-78 Osmanlı-Rus savaşı zamanında dolduruldukları camide yakılarak şehit edilen Türkleri anmak üzere Halilefendi Mahallesinde ki Yanık Cami’ye kadar yürüdüler. Yanık Cami anıtında son bulan yürüyüşün ardından dua edilerek, şehitler anıldı.

    Burada ki programın ardından Şehit Yakınlarımız ve Gazilerimiz onuruna yemek verildi. Valimiz Mustafa Masatlı ve eşi Esra Masatlı, yemek programında Şehit Yakınlarımız ve Gazilerimizle yakından ilgilenerek, bir süre sohbet ettiler.

    Gün boyu süren kutlamaların ardından akşam da kurtuluşun 98’nci yıl dönümü anısına Kazım Karabekir Spor Salonunda, TRT Sanatçısı Selma Geçer konser verdi. Belediye halk oyunları ekibi de gösteriler sundu.



    **Sanalda Kutlayanlarda Vardı!


    ARDAFED tarafından İstanbul Sefaköy’de de kutlanan Ardahan’ın kurtuluşunun 98. yıldönümü başta Ardahan’da olmak üzere yurdun ve Viyana da kutlanırken, bazı Ardahanlıların ise sanal ortamda kurtuluş mesajları yayınlayarak kentlerinin 98. yıl dönümünü kutladılar.


    Sosyal medya kullanıcıları “Verilmeyecek şeyler vardır, şeref gibi şan gibi, Kars gibi, Ardahan gibi…” sözleriyle 98 yıl önce canlarını feda ederek vatan topraklarını savunan kahraman atalarımızı anmak için çok sayıda paylaşım yaptı. Anadolu’nun doğusunda yer alan Serhat Şehri Ardahan’ın 23 Şubat 1921’de düşman işgalinden kurtuşunun 98. yılı coşkuyla anıldı. Özellikle sosyal medya hesabı üzerinden çok sayıda kullanıcı günün anlam ve önemine dikkat çekerek, fotoğraflı ve videolu paylaşımlar yaptı


    ERDOĞAN TELGRAF GÖNDERDİ


    Öte yandan 1 Mart’ta Ardahan’da olacak olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ardahan’ın kurtuluş yıl dönümü dolayısıyla Vali Mustafa Masatlı ile Belediye Başkanı Faruk Köksoy’a tebrik telgrafı gönderdi.



    **KURTULUŞ KUTLAMASINDA ‘PROTOKOL’ KRİZİ


    Ardahan’ın kurtuluşunun 98. Yıl dönümünde protokolde yaşanan krize ilişkin CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın TAŞTAN yazılı açıklama yaptı.

    İl BaşkanıTaştan: ‘’İl Protokol Sıralamasında Parlamentoda Grubu Olan 5 Siyasi Partiden Yalnızca AKP İl Başkanına Yer Verilmiş, CHP,MHP,HDP ve İYİ Parti İl Başkanları Saf Dışı Bırakılmak İstenmiş ve Protokolde Yer Ayrılmamıştır. Bununla da Yetinilmeyip, Ardahan’da Belediye Başkanlığı Seçimine Giren Adaylardan Yalnızca İktidar Partisinin Adayına Koltuk Ayrılmıştır. Partimizin (CHP), Belediye Başkan Adayı Sayın Faruk DEMİR, 21. Dönem Ardahan Milletvekili Olması Hasebiyle Protokolün Doğal Üyesidir ve Valinin Hemen Arkasında Yer Alacağı Meclis Kararıyla Sabittir. İlimizde CHP, DSP ve SP’nin Adayı Mevcuttur. Protokol Kurallarına Aykırı, Demokratik Anlayışın Dışında Tek Parti Yönetimine Biz Cumhuriyet Halk Partililer Olarak İlimizde İzin Vermeyeceğiz. AKP’nin Dışındaki Tüm Siyasi Parti Başkan ve Adaylarını Bu Muamele Karşısında Dayanışmaya Davet Ediyorum. Demokrasiden Uzak Bu Anlayışın Esefle Kınanacağını Ümit Ediyorum.’’



    **Gerçek Kurtuluş Nasıl Olur?..


     


    Yaklaşan yeni bir seçimler dolaysıyla partiler ve adaylarının vaatlerle dolu konuşmalarını, demeçlerini vede afişlerini gördüğümüz şu günlerde onca esaret, işgal ve acılar ardından yapılan anlaşmalar gereği ve ne önemlisi Türk, Kürt yerel çetelerinin birlikte  direnişi ile yeniden ülke topraklarına katılan Serhat kentimiz Ardahan’ın Vatan Topraklarına katılışının 98. yıl dönümü çeşitli etkinliklerle kutlanmaya başlandı.


    Başta Ardahan Dernekler Federasyonu olmak üzere Ardahan Valiliği, Belediyesi olmak üzere onca kurum ve kuruluşun şanlı bayrağımız eşliğinde yeniden vatan topraklarına katılışının 98. yıl dönümünü kutladığı Ardahan’ın bu yıllar için de gerçek anlamda kurtulup, kurtulmadığı da en çok tartışılan konuların başında gelmekte.


    Çünkü bu ülkenin kurtuluş savaşında büyük rol oynamış, ilk meclis kongrelerinin gerçekleştiği, ay yıldızlı mavi beyaz bayrağın dalgalandığı yer Ardahan’ın başta ekonomik olarak sosyal, siyasal, kültürel kurtuluşu hala şüpheli bir durumda..


    Her geçen gün üniversite öğrencisinin azaldığı, diğer eğitim kurumlarının zil çalıp, kapatılmaktan öteye gidemediği ve 81 vilayet içinde olduğu gözlenen Ardahan’ın 3 gümrük kapısı olan ve Gürcistan ile Ermenistan’a komşu bir sınır şehri olmasına karşın ithalatın, ihracatın en az yapıldığı bir vilayet olmasının da ortaya koyduğu bu gerçekleri sırlarken gelen son haber de 81 Vilayet için de olan Ardahan’da son bir yıl içinde ne bir yeni şirketin ne de yeni bir kooperatifin kurulmadığını da öğreniyoruz. 


    Gerçi kurulanların da batmak ve kapılarını kapatmak üzere olduğunu bildiğimiz Ardahan’a havaalanı isterken birilerinin, ‘Havalanının acelesi yok, önce yolları bitirelim’ dediği ancak bölünen yollar dahil bu kenti diğer kent ve köylere bağlayan yollarının da hala kurtarılamayıp, bitirilemediğini de bilmekteyiz.


    Ve başta kirden kararan ve üzerine yapılacak olan HES Barajı ile suyunun %78’nin çalınacağı Kura Nehri ve diğer su kaynaklarının HES Barajlarına kurban edildiği bir kentin her geçen gün yok edilen yeşilim doğası kurtarılmıyor, kurutulmakta..


    Kılçık’ta olsa Çin’e kadar uzanan yeni ipek ama demir yolunun gelmesini beklediğimiz ancak halen Karslıların sahiplendiği Çıldır Gölünün batısında geçmesi gerekirken doğu yakasına kaydırılan demir ipek yolu KTB yolunun  Ardahan sınırları içinde  üzerine kurulması beklenen Antrepolü de Ardahan’a değil başka yere kurulduğunu da bilen biz Ardahanlıların büyük mücadele verip, 1992 yılında 176 binin üzerine olan nüfusu ile yeniden vilayet yaptığı Ardahan’ın bugün nüfusunun 98 bine kadar düştüğünü de söylemek inanı üzüyor, gerçek kurtuluşu diyemiyor..


    Vilayet olurken 3 Beldesi olan ancak başta sağlıkta, eğitimde olmak üzere hala bir fabrikanın olmadığı Organize Sanayi Bölgesine başta olmak üzere açılmayan yeni iş alanları dolaysıyla hala devam eden göç dolaysıyla iki beldesi kapanan, Gürcistan’a sınır ilçesi Posof başta olmak üzere tüm ilçe ve köylerinin yaşlı insanlara kaldığı bir kentin yeniden vatan topraklarına katılışına kurtuluş demek ne kadar doğru değilse de gerçek kurtuluşta denemez..


    İki Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, İki Milletvekilinin, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan adayı başta olmak üzere 11 Ardahanlı belediye başkan adayının batı da yarıştığı yerel seçimler öncesi Ardahan’da yarışan adayların onca vaatleri gibi geçmişte yapılan, verilen onca vaadin yerine gelmediği bir kentin gerçek kurtuluşunun güçlü bir lobicilikten geçtiğini kavrayamamanın getirdiği zayıflık ile bugün 98 yaşına gelen Ardahan’ın yeniden vilayet olduğundan bu yana başta doğasını, kale, kulesini, balını, etini, kaşarını tanıtması gereken İl Kültür Müdürlüğü olmak üzere 30 yıla yakındır müdürün vekilinin vekili ile idare edilmesiyle nasıl kurtulacağını da merak ederken bu güzel günde beklentilerin çok olduğu ve bir türlü gerçekleşmediğini uzun uzun anlatıp, moral bozmamaya da gayret etmekteyim.


    Ve yine de umudu olan bir Ardahanlı olarak birlik, beraberlik için de nice 98. yıllara diyerek Serhat Ardahan’ın yeniden vatan topraklarına katılışına katkı sunan tüm insanlara teşekkür ediyorum.

  • ARDAHAN BİR DİRENİŞTİR.. 23 ŞUBAT..!


    İşte o Serhat kadınların çocukları geri dönerek düşmana ve işkal birliklerine karşı savaşır. Ve Göle Bedirhan Bey Ve Şükrü Bey komutasındaki bin atlı Hocuvanlı Gülizare Abdullah 600 atlısıyla Ardahan direnişine katılarak yanıt verir. Bu gün bunu düşünmek ne çok anlam katar bir direnişin ve kurtuluşun bağımsız olmasını sağlamak.. Ve Serhat kadınları..! Birer ana birer direnişçi olurlar Gülizar gibi.. 






    GÜLİZAR KADIN..!



    Rusların ve Ermenilerin yaptığı zulmü gören Gülizar ana Oğlunu dönerek ”İşte gördün bu zulmü eğer bunlara karşı savaşmazsan sana analık hakımı helal etmem” der. Bir düşman çatışmasında oğlu vurulduğunda silahı alıp ateş eden Gülizar ana dönüp kaçanlara ”Olan vurulan benim oğlumdur düşmanımı bırakacağız yurdumuzu..!” diyen bir Kürt Serhat Kadınıdır. 

    Belki tarihe not düşen yanı olur. Nene Hatun Gibi.. Görülür benim mapus mektuplarım gibi..



    VALİ MUSTAFA MASATLI’NIN ARDAHAN’IN 


    98’NCİ KURTULUŞ YILDÖNÜMÜ MESAJI


    Serhat şehrimiz Ardahan’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 98’nci yıl dönümünü birlik ve beraberlik içerisinde, coşkuyla ve heyecanla kutluyoruz.

    93 Harbi sonrası 43 yıllık işgal döneminde; yaşlısı, genci, kadını, erkeği ve çocuğuyla çok zor şartlarda büyük bir kahramanlık gösterilerek kutsal vatan topraklarının bağımsızlığı için kahramanca mücadele eden, bu uğurda şehitlik mertebesine ulaşan Ardahanlı şehitlerimizi ve tüm Şehitlerimizi rahmetle, şükranla ve minnetle yâd ediyoruz.


    Kurtuluş günlerimiz; tarihe ışık tutması, geleceğimize yön vermesi açısından son derece önemlidir. Tarihimizden ders çıkararak geleceğimize emin adımlarla yürüyebilmek için bizlere düşen görev;  kendine has tabiatıyla, kültürüyle ve zengin bir tarihi değerlere sahip ilimizin kalkınması ve gelişmesi için var gücümüzle çalışmaktır. Bu anlamda hepimizin ortak değeri, Ardahan ve ülkemiz olmalıdır.  Bin yıllık gönül bağımızla sevgiyi ve hoşgörüyü yüreğinde yaşatan, ortak yaşama kültürünü oluşturmuş kardeşlik kenti Ardahan’da bu birlik ve beraberliğimizi muhafaza ettiğimiz sürece gelecek günlerimiz çok daha güzel olacaktır.

    Bu duygu ve düşüncelerle; Ardahan’ımızın 98’nci kurtuluş yıl dönümünü yürekten kutluyor, yurt içinde ve dünyanın çeşitli bölgelerinde ülkemizin bekası uğrunda mücadele veren kahraman Mehmetçimize görevlerinde başarılar diliyorum. Kıymetli Ardahanlı hemşehrilerime sevgi ve saygılarımı sunuyorum.



    **Ardahan’da Seçimi Kim kazanır?


    Öncelikle yaklaşan seçimler öncesi ben dahil bir çok Ardahanlının bir hayli gergin olduğunu baştan belirtmek gerekir.

    Bunu da başta sanal ortamda bir birimize demediğimiz bırakmamakla ve bizler, yani toplasan 10, bilemediniz 20 kişinin gerginliğinden faydalanıp, bizlerin bir birimizi daha çok germemiz için gaz verdiklerini de görmekteyim.

    Ha bu arada parlak olsam bana başka bir şey daha diyeceklerin de olduğunu kendi kendime gülerek düşünmüyor değilim.

    Ve bunu yapanların sözüm ona büyüklerimiz, bizden akıllılar olması da en üzücü bir durum..

    Halbuki bunların bizlerle yaptıkları yazılı mesaj ve özel görüşmeler de, bizlere kızıp, ‘Hepiniz Ardahan ve Ardahanlı sevdalılısınız, karınca kararınca bu yönde çabalarınız var, yapmayın, üzmeyin bir birinizi diyeceklerine ‘Ver gazı’ taktiği ile öküzün altında başka bir şeyler aramaları doğru mu?

    Bilmem ama 34 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda ve yaşamımda hata etmişsem özür dilemeyi de bilmiş biri olarak en son yazdığım bir yazıyı üzerilerine çekenlerin olduğunu üzülenler kadar bende üzülmüş vede özür de dilemeyi de bilmişim.

    Neyse seçimlerin yaklaştığı ve sağlık, ekonomik koşulların da dahil bir çok neden dolaysıyla hemen herkesin gergin olduğu şu günlerde yine de sakin olmak, bir birimizi kırmamak varsa bir sorun yine de bir araya gelip, o sorunları konuşarak çözmek gerekir derken, biz yine de gündemimize yani hepimizi geren seçimlere gelelim derim.

    Öncelikle başta Esenyurt’ta olmak üzere yurdun bazı yerlerinden, ‘Belediye Başkanı adayları çıkarmamakla AK Partinin en güçlü rakibi ve sol orijinli CHP’yi destekleyecek’ denilen HDP’nin tutumuna bakarak ‘Kim kazanacak?’ sorusuna cevap arayalım.

    Çünkü Ardahan’ın da içinde bulunduğu bir çok yerde aday bulamayan yada bulupta çıkarmayan HDP’nin başkan adayları çıkarmazken, belediye meclis üyeleri listesini çıkardığını görüyoruz..

    Bu durumun seçmenin aklını karıştıracağını hemen başta diyelim.

    Yani zaten oy kullanırken ne yapacağını çokta iyi bilmeyen ve bin bir sorun yaşayan HDP seçmeninin Esenyurt başta olmak üzere HDP’nin aday çıkarmadığı yerlerde başkanlığı CHP’ye, Meclis Üyeliğini HDP’ye verebilecek mi? 

    Yoksa hata edip, karıştırıp, oyunun iptal olmasına mı neden olacak?

    İstanbul’da 4’ü CHP’den, 3’ü DSP’den, Kocaeli’nde biri, AK Parti’den, diğerinin de CHP’den, Bursa’dan da birinin CHP’den olmak üzere toplam 10 Ardahanlı Belediye Başkan Adayının çıktığı şu günlerde batıda ki Ardahanlı seçmen ve ben başta olmak üzere sözüm ona aydınları, önderleri, akıllıları, yaşlıları başta sanal ortamda olmak üzere çeşitli alanlarda bir birlerini gererler..

    Ve batı da nasıl olup, seçimi kazanacaklarının da sorgulanması gerekirken aynı durumun Ardahan ve İlçelerinde de yaşanıyor.

    2 Bin Nüfuslu Köprülü (Gorveng) adlı Belde de 8 adayın çıktığı ve bunların en az 5-6 sının aynı seçmen kitlesine hucum ettiği bir süreçte hangi parti ve adayının kazanacağını tahmin etmek o kadar zor bir şey mi?

    Peki, 600 Binin üzerinde bir seçmen kitlesinin olduğu Esenyurt’ta sanki Göle muhtarı seçilecekmiş gibi yada Ardahan Dernekler Federasyonunun Genel Merkezinin de bulunduğu Şişli’de, Sarıgül, kırmızı gül edilecekmiş gibi bir bakışla baktığımız seçimlerin zorluğunu bilmeyiz..

    Ve toplam Bin 305 Ardahanlı seçmenin bulunduğu İstanbul Şişli’de yada daha önce de İsa Yucak adlı Ardahanlı İş adamının aday olduğu ama AK Parti’nin kalesi olduğundan kazanılmayan Sultangazi’de veya Ardahanlıdan bahsedilmekte korkan bir yönetim anlayışının hüküm sürdüğü Bakırköy’de Ardahanlılar nasıl seçim kazanacak?

    Veya solun yanı sıra AK Partili dışındaki muhafazakarın vede ünlü, ünsüz siyasetçilerin birleşenler karşısında Saadet aracılığı ile birleştiği Kocaeli Dilovası’n da,seçim alacağız.. Belki de Kocaeli Baro Başkanlığını bıraktıktan sonra Kocaeli Derince’de aday olan Ardahanlı Avukat yada Bursa’da ki Ardahanlıların gerek siyasi bakışları ile gerekse ‘Lobi’ yi ‘Lobiye’ olarak algıladıklarından olacak ki farkına varmadığını gördüğümüz Bursa’nın ilçesinde de bir birimizle kavga ederek, paçalarımıza yapışarak, hatta belden aşağı inip, ‘Acaba onun orada ne var?’ merakı ile seçimleri kazanacağız.

    Sonra da Ardahan diyeceğiz.

    Ve; ‘Ardahan’da seçimleri kim kazanacak?’ diye bir soru sorup,, hiç görmediğimiz, ilgilenmediğimiz diğer ilçelerde esen rüzgarı hissetmeden merkezde ki adayların sanal sayfalarına bakarak, ‘Evet, seçimi falan kazanacak’ diyeceğiz..

    ‘Kimin mahallemizin, köyümüzün muhtarı olacak?’ diye bakmadan ve en önemlisi bir arada durmadan, bir birimize hakaretler ederek, tahrik, tehdit, şantaj, kumpas kurarak ve bunları yapanları beğenerek, yorumlar yazarak gaz verenlerle birlikte seçimlerimi kazanacağız?!

    Tabi ki hayır,! 

    Üstüne üstelik zaten pamuk ipliği ile bir birimize bağlı olan bizleri kayıp edip, kendimize yeni düşmanlar yaratacağız..

    Neyse şimdi burada bir kez daha seslenerek derim ki; ”Gelin bu süreçte bir birimizi yiyeceğimize, eteklerdeki taşları dökerek, sen hata ettin, bende edeceğim’ diyeceğimize öncelikle başta Ardahanlı adaylara, sonra da Ardahan ve ülkemizin birlikteliğine şans verelim mi?

    Bilmem ama bir Ardahanlı olarak benim olduğum gibi sizin de insan olduğunu hatırlayarak edilmişse de hataları af ederek, yeniden bir birimize sarılıp, saygı göstererek hareketle Ardahanlı adaylara, Ardahanlılara ve ‘Güçlü Bir Lobi’ özlemi çeken torunlarımız yardımcı olalım..

    Ve kim kazanacak?’ sorusunu sormaktansa ‘Hepimiz birlikte kazanacağız’ diyelim mi?..

    Dersek iyi olur.., 

    Demesek kötünün ötesi olur, kayıp eden de biz olacağız, kazanan da gerçek anlamda ve samimi olanlar kazanacak..

  • Camide Kahvaltı Modasına Devam..

    Vali Mustafa Masatlı, sabah namazı buluşmalarını merkez Halilefendi Mahallesindeki Tarihi Müderris İbrahim Efendi Camisinde sürdürdü. 



    Sabah Namazının ardından cami cemaatiyle bir araya gelen Vali Masatlı, vatandaşlarımızla birlikte kahvaltı yaptı ve bir süre sohbet ederek, Cuma’larını tebrik etti.



    Seçim Güvenliği Toplantısı 2


    31 Mart’ta yapılacak olan Mahalli İdareler Seçimlerinin, il genelinde huzur ve güven ortamında yapılmasına yönelik Valimiz Mustafa Masatlı başkanlığında bir kez daha “Seçim Güvenliği Toplantısı” düzenlendi. 



    Toplantıda, seçimin güven ve huzur içerisinde gerçekleştirilmesi, seçim takvimine göre; seçim öncesinde, seçim sırasında ve seçim sonrasında kamu kurum ve kuruluşları ile güvenlik birimlerinin alacağı tedbirler hususunda çeşitli gündem maddeleri hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. 

    Güvenlik birimlerinin sunum eşliğinde bilgi verdiği toplantıda konuşan Valim Mustafa Masatlı, seçimin huzur ve güven ortamında gerçekleşmesi için tüm kurumların her türlü tedbiri önceden alacağını ve koordinasyon halinde çalışılacağını belirterek, “Demokratik olgunluk içerisinde bir seçimin gerçekleşmesine yönelik Valiliğimiz, Kaymakamlıklarımız, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımız, seçim öncesinde, seçim sırasında ve ve seçim sonrasında kadar ilimiz genelinde her türlü emniyet ve asayiş hizmeti için 24 saat görevlerinin başında olacaklardır. Seçmenin sandığa güvenli şekilde giderek kendi hür iradesiyle oyunu kullanması için her türlü tedbiri önceden alacağız” dedi.



    Vali Mustafa Masatlı Başkanlığında ki toplantıya, Cumhuriyet Başsavcısı Koray Kesgin,  Adalet Komisyonu Başkanı Barış Durgun, Vali Yardımcıları Salih Kalkan, Mehmet Kılıç, İl Emniyet Müdürü Ayhan Taş, İl Jandarma Komutanı Selçuk Özdem, Hakimler, İlçe Seçim Kurulu Başkanları, İlçe Kaymakamları, İlçe Emniyet ve Jandarma birimleri ve ilgililer katıldı.




     


    **Amerika Seçimlere Terörle Müdahale Edecek!


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi yaşanan gerginliğin gün geçtikçe arttığı şu günlerde Amerika tarafından bir açıklama yapıldı.

    ABD’nin açıklamasına baktığımızda gördüğümüz tek şeyin seçimler dolaysıyla şu günlerde yaşanan gerginliğe bir yeni gerginlik katmaktan başka bir şey değil.

    Çünkü gerek yerel de gerekse ulusalda yaşanan gerginliğin en üst seviyede olduğunu ve bu durumdan yararlanmak isteyen bir Amerika ve onun yandaşlarını ülkeyi karıştırma hesaplarını görmekteyiz.

    Evet aşağıda yayınladığımız açıklamaya baktığımız da gördüğümüz tek şey hepimizin dikkatli olmasıdır.

    Ve bir birimiz düşmemek olduğunu ortaya koymaktadır.

    Aşağıda okuyacağınız açıklamayı kendi aramız da yaşadığımız gerginliğin ne aşamaya edildiğini de düşünmeliyiz..

    O açıklama şöyle;

    ‘ABD, Vatandaşlarına Türkiye İçin Yaptığı Seyahat Uyarısını Güncelledi

    ABD Dışişleri Bakanlığı Türkiye’ye yönelik seyahat uyarısını güncelledi. Bakanlık vatandaşlarından Türkiye’ye seyahatlerini yeniden gözden geçirmeleri uyarısında bulundu. Uyarıda, “Terör grupları Türkiye’ye yönelik olası saldırılar planlamaya devam ediyor” denildi.

    BD Dışişleri Bakanlığı Türkiye genelinde seyahat riskini, ‘seyahati yeniden gözden geçirin’ anlamına gelen ‘seviye 3’ olarak belirtti.


    Terör ve keyfi tutuklamalara karşı vatandaşların uyarıldığı açıklamada bazı bölgelerde riskin daha fazla olduğunun altı çizildi. Bu bölgelerin başında Suriye ve Irak sınırına yakın yerlerin geldiği belirtildi.


    “OLASI SALDIRILAR PLANLANMAYA DEVAM EDİYOR”


    “Terör grupları Türkiye’ye yönelik olası saldırılar planlamaya devam ediyor” denilen açıklamada turistik bölgelerin, toplu taşıma araçlarının, pazar ve alışveriş yerlerinin, yerel yönetim binalarının, ibadethanelerin, parkların, büyük spor etkinlikleri ve kültürel etkinliklerin, eğitim kurumlarının, havaalanlarının ve diğer kamuya açık alanların teröristler tarafından hedef alınabileceği kaydedildi. Açıklamada teröristlerin daha önce bu yerleri hedef aldığı hatırlatıldı.


    Güvenlik güçlerinin on binlerce kişiyi gözaltına aldığı belirtilen açıklamada bunlar arasında ABD vatandaşları da olduğu ve bu kişilerin terör örgütleriyle bağlantılı olduklarının iddia edildiği kaydedildi. Bu tutuklamaların birçok kez gizli tanıklar ve siyasi sebeplerle yapıldığı da ifade edildi.


    ACİL YARDIM HİZMETİNDE SIKINTI YAŞANABİLECEĞİNİ DİLE GETİRDİLER


    Uyarıda ABD vatandaşlarının Türkiye’den ayrılma yasağıyla karşı karşıya kalabildiği durumlar hatırlatıldı ve Türkiye hükümeti tarafından açık bir şekilde onaylanmayan gösterilere katılmanın ya da hükümeti eleştirmenin tutuklamayla sonuçlanabileceği yönünde de uyarı yapıldı.


    Amerika’nın Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kilis, Mardin, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli ve Van illerinde seyahat eden vatandaşlarına acil yardım hizmeti sunmada da sıkıntı yaşayabileceğinin altı çizildi. Türkiye’de çalışan Amerikalı kamu çalışanlarının bu illere yetkililerin izni olmadan seyahat etmeleri daha önce yasaklanmıştı.’


    İşte bu alçakça ve her seçim öncesi yapılan açıklamaya baktığımız da ülkeyi karıştırmak, turizme darbe vurmak ve insanları germek olduğunu görmekteyiz.


    Bu nedenle bu tür açıklamaları hem dikkate alıp, hem de almadan, ama bir birimiz de yemeden dikkatli olmalıyız.

  • Kar ve Trafik Caddeleri Boğuyor..

    Çocukların Bidonla Kızaklı Kar Keyfi


    Ardahan’da kar yağışına en çok sevinen yine çocuklar oldu. Çocuklar, kendi yaptıkları kızaklarla kaymanın tadını çıkardı.


    Ardahan’da güneşli havayı fırsata çeviren çocuklar, kestikleri plastik bidonlar ve kızaklar üzerinde kayarak gönüllerince eğleniyor. Çocukların eğlencesi güzel görüntüler oluşturdu. Kızakları olmayan çocuklar, buldukları kaygan malzemeler ile tepe, yol ve sokaklardan yokuş aşağı kayarak karın tadını çıkarıyor. Kestikleri plastik bidonların üzerinde kayan çocukların kayma sevinci yüzlerine vuruyor.


    Ardahan’ın Çıldır ilçesi Beyrehatun Köyündeki çocuklar köy meydanında tepelik alanda yokuş aşağı kayarak hafta sonu tatilinin keyfini çıkarıyor.



    **Amerika Seçimlere Terörle Müdahale Edecek!


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi yaşanan gerginliğin gün geçtikçe arttığı şu günlerde Amerika tarafından bir açıklama yapıldı.

    ABD’nin açıklamasına baktığımızda gördüğümüz tek şeyin seçimler dolaysıyla şu günlerde yaşanan gerginliğe bir yeni gerginlik katmaktan başka bir şey değil.

    Çünkü gerek yerel de gerekse ulusalda yaşanan gerginliğin en üst seviyede olduğunu ve bu durumdan yararlanmak isteyen bir Amerika ve onun yandaşlarını ülkeyi karıştırma hesaplarını görmekteyiz.

    Evet aşağıda yayınladığımız açıklamaya baktığımız da gördüğümüz tek şey hepimizin dikkatli olmasıdır.

    Ve bir birimiz düşmemek olduğunu ortaya koymaktadır.

    Aşağıda okuyacağınız açıklamayı kendi aramız da yaşadığımız gerginliğin ne aşamaya edildiğini de düşünmeliyiz..

    O açıklama şöyle;

    ‘ABD, Vatandaşlarına Türkiye İçin Yaptığı Seyahat Uyarısını Güncelledi

    ABD Dışişleri Bakanlığı Türkiye’ye yönelik seyahat uyarısını güncelledi. Bakanlık vatandaşlarından Türkiye’ye seyahatlerini yeniden gözden geçirmeleri uyarısında bulundu. Uyarıda, “Terör grupları Türkiye’ye yönelik olası saldırılar planlamaya devam ediyor” denildi.

    BD Dışişleri Bakanlığı Türkiye genelinde seyahat riskini, ‘seyahati yeniden gözden geçirin’ anlamına gelen ‘seviye 3’ olarak belirtti.


    Terör ve keyfi tutuklamalara karşı vatandaşların uyarıldığı açıklamada bazı bölgelerde riskin daha fazla olduğunun altı çizildi. Bu bölgelerin başında Suriye ve Irak sınırına yakın yerlerin geldiği belirtildi.


    “OLASI SALDIRILAR PLANLANMAYA DEVAM EDİYOR”


    “Terör grupları Türkiye’ye yönelik olası saldırılar planlamaya devam ediyor” denilen açıklamada turistik bölgelerin, toplu taşıma araçlarının, pazar ve alışveriş yerlerinin, yerel yönetim binalarının, ibadethanelerin, parkların, büyük spor etkinlikleri ve kültürel etkinliklerin, eğitim kurumlarının, havaalanlarının ve diğer kamuya açık alanların teröristler tarafından hedef alınabileceği kaydedildi. Açıklamada teröristlerin daha önce bu yerleri hedef aldığı hatırlatıldı.


    Güvenlik güçlerinin on binlerce kişiyi gözaltına aldığı belirtilen açıklamada bunlar arasında ABD vatandaşları da olduğu ve bu kişilerin terör örgütleriyle bağlantılı olduklarının iddia edildiği kaydedildi. Bu tutuklamaların birçok kez gizli tanıklar ve siyasi sebeplerle yapıldığı da ifade edildi.


    ACİL YARDIM HİZMETİNDE SIKINTI YAŞANABİLECEĞİNİ DİLE GETİRDİLER


    Uyarıda ABD vatandaşlarının Türkiye’den ayrılma yasağıyla karşı karşıya kalabildiği durumlar hatırlatıldı ve Türkiye hükümeti tarafından açık bir şekilde onaylanmayan gösterilere katılmanın ya da hükümeti eleştirmenin tutuklamayla sonuçlanabileceği yönünde de uyarı yapıldı.


    Amerika’nın Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kilis, Mardin, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli ve Van illerinde seyahat eden vatandaşlarına acil yardım hizmeti sunmada da sıkıntı yaşayabileceğinin altı çizildi. Türkiye’de çalışan Amerikalı kamu çalışanlarının bu illere yetkililerin izni olmadan seyahat etmeleri daha önce yasaklanmıştı.’


    İşte bu alçakça ve her seçim öncesi yapılan açıklamaya baktığımız da ülkeyi karıştırmak, turizme darbe vurmak ve insanları germek olduğunu görmekteyiz.


    Bu nedenle bu tür açıklamaları hem dikkate alıp, hem de almadan, ama bir birimiz de yemeden dikkatli olmalıyız.

  • ARDAFED 23 Şubat Hazırlıklarını Sürdürüyor..





















    ARDAFED: Biz Lobi der iken siz Lobiye sanmıştınız!


    ARDAFED: Biz Lobi der iken siz Lobiye sanmıştınız!


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi başta İstanbul olmak üzere bir çok batı kentlerinde istediklerini bulamayan siyasiler suçu federasyon ve derneklere atmaya başladılar.


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi başta İstanbul olmak üzere bir çok batı kentlerinde istediklerini bulamayan siyasiler suçu federasyon ve derneklere atmaya başladılar.


    Aday edilmemelerini federasyon ve derneklerin yetersizliğine bağladıkları görülen aynı siyasilerin federasyon ve derneklere sahip çıkmadıkları olarak bilinen kişiler olması da dikkatlerden kaçmıyor.


    Başta iktidar partisinden olmak üzere diğer partilerden siyaset yapmak isteyen ancak  ‘Güçlü bir Ardahan lobisi’ çağrılarına kulak tıkayan siyasilerin yaklaşan seçim öncesi istediklerini alamayınca suçu 5 yıl boyunca hatırlamadıkları, ilgilenmedikleri ve çağrılarına duyarsız kaldıkları federasyon ve derneklere suçu atarak sorumsuzluklarını saklamaya çalıştığı bu süreçte kurulduğundan bu yana ‘Güçlü bir Ardahan Lobisi’ şiarıyla yol alan ve bir çok etkili işler yapan Ardahan Dernekler Federasyonundan bir açıklama geldi.


    ARDAFED başkan vekili Efkan Demir’in yaptığı açıklama bugün siyaset arenasında adeta silinen Ardahanlı siyasilere ve ARDAFED’in çabalarını ve çalışmalarını algılamayan ve lobiciliği lobiye’ye benzeten bazı dernek başkanlarına verilen en güzel cevap konumun da dikkatlerden kaçmadı.


    Genel başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu Ardahan’da ki evinde tedavisini sürdürdüğü bir sırada başkanlığa vekalet eden Ardahanlı iş adamı ve ARDAFED başkan vekili Efkan Demir’i konuyla ilgili yaptığı açıklama şöyle:


    Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Efkan Demir dahil, oturan insanlar


    Biz Lobi der iken siz Lobiye sanmıştınız!


    Ardahan sivil toplum kuruluşlarının çatısı olması ve kabul görmesi gerekir Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, Efkan Demir dahil, oturan insanlar ve iç mekaniken ‘ben yok isem yıkılsın, ben yok isem yok olsun’ hizipçiliği ile etkisizleştirmeye, önemsizleştirmeye çalıştığınız federasyonun yerel seçimler öncesi bir kez daha ne kadar önem verilmesi gereken bir kurum olduğu ortaya çıkarak aşikar olmuştur.


     Fakat birilerinin bunu anlaması her zaman olduğu gibi ve yaklaşan yerel seçimler öncesi yine duvara kafalarımızın çarpması sonucu oluşmuştur. 


     İstanbul’da 39 İlçe bir Büyük Şehir belediye başkanlarının açıklandığı listelerde bir tane Ardahanlının yer bulmaması neticesinde Ardahan ve Ardahanlının yok sayılması sizlerin ilmik ilmik ördüğünüz ön görgüsüzlüğünüzün ve beceriksizliğinizin eseridir. Ardahan Dernekler Federasyonunun son iki yılda yaptığı üç tane Ardahan Tanıtım Günleri ve yaklaşık 30 tane Ardahan toplantısına katılmamanızın destek vermemenizin sonucudur,bugün yaşananlar..


     Federasyon olarak 6 kez CHP İstanbul il başkanlığına, 5 kez AK Parti İstanbul il başkanlığına yaptığımız ziyaretlerde davet etmemize yalvarmamıza ve bizimle birlikte olun dememize rağmen yanımızda olmamanız bir yana yaptıklarımıza köstek olmanızın sonucudur bu gün yaşananlar. 


     Federasyon merkezine siyasi parti il başkanlarını, belediye başkanlarını, ilçe başkanlarını hatta bir siyasi partinin genel sekreter ve genel başkan yardımcısını getirdiğimiz, bir genel başkana iki kez Ardahan raporu ve Ardahan sunumu yaptığımız halde sizin orada olmamanızın sonucudur bu gün yaşananlar.


     Bizler İstanbul’un demoğratif yapısı içerisindeki Ardahanlılar fizibilitesini yapıp ilçe belediye başkanları ziyareti sıramızda bu ilçede bu kadar Ardahanlı var iken neden bir başkan vekili Ardahanlı yok meclis üye sayısı eşit dağıtılmamış diye eleştiriler yapar iken sizin arkamızdan belediye başkanına gidip el etek öperek ‘Başkanım çokta kayla almayın’ dediğiniz içindir. 


     Biz Ardahan lobisi der iken sizin lobiyi lobiye sandığınız, kişisel ikbal, menfaat ve ilişkileriniz uğruna siyasi erkle bir resim çekilmek bize yeter dediğiniz içindir, şimdi bu gün yaşananla olan olmuş birilerinin değimi ile atı alan Üsküdar’ı geçmiş sizler kalkmış, ‘Falan oldu da filan oldu’ diyerek yalandan küçük olsun benim olsun diye sahiplendiğiniz yerlerinizi korumak için hala Ardahan ve Ardahancılık oynuyorsunuz.


    Bu tablonun müsebbibi sizlersiniz, biz bir olalım birlik olalım Ardahan tanıtımı Ardahan lobisi der iken sizlerin yanımızda olmadığınız içindir. Lütfen sorumlusu olduğunuz eksiklikleri kabul edin ve iğneyi kendinize çuvaldızı karşınızdakine batırın, Lobicilik ile lobyeyi karıştırmayın….


    ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU ARDAFED


    *Esenyurt Diasporası Kayıp Etmiştir..


    2019 Mart seçimleri öncesi yeniden Suriye’ye girmek üzere olan ama ABD’nin garantisini de isteyen Türkiye’de her seçim dönemi milliyetçiliği tetikleyen girişimlerin artık moda olduğu da söylenirken ben bugün ki konuyu İstanbul Esenyurt’a ayırıacam.

    Çünkü başta Esenyurt olmak üzere İstanbul’un 39 ilçesinin siyaseti de orta doğudan daha beter bir durumdadır!.

    Yani orta doğu da günü birlik değişen çıkar ilişkileri gibi başta Esenyurt’ta olmak üzere Ak Partinin Ardahanlı bir siyasetçiyi aday etmediği İstanbul 39 ilçesinde ki siyasete bakmak istiyorum.

    Yedi yüz bin Ardahanlının yaşadığı ileri sürülen İstanbul’da iktidar partisin de belediye başkanı olmak için başvuran kaç Ardahanlının olduğunu bile doğru dürüst bilmeyen çok akıllı(!) bazı Ardahanlıların ‘Niye Ardahanlıların aday edilmediği ve bunun suçlusunun Ardahan federasyonları ile dernekleridir’ şeklinde suçlamalarda bulunduklarına da şahit olmaktayız.

    Şimdi buradan sormak istiyorum, Nedir sizin bu Amerika gibi iki yüzlülüğünüz?

    Siz değil misiniz;’Bir Ardahanlı öne çıktığında paçasına yapışan?’

    Siz değil misiniz; ‘Dernekler nedir, federasyonlar boştur diyenler?’

    ‘Gelin birlikte güçlü bir lobi oluşturalım’ diyenlerinin çağrısına uymayıp, oralı olmayanlar bugün çok akıllı kesilip o akıllarıyla akıl vermeye çalıştıklarını görmekteyiz.

    Bu durum sadece İstanbul’da mı yoksa Ardahanlıların çok yaşadığı söylenen ama bu seçim döneminde olduğu gibi geçmiş seçimlerde de söz sahibi olunmayan Esenyurt’da mı ki yaşanıyor?

    Türkiye’nin birçok ilinde öbeklenen Ardahanlıların İzmir de, Bursa da ve Ankara gibi illerde de olduğunu ve o illerde birçok akıllı(!) Ardahanlının da olduğunu unutanlar bu gün İstanbul da yaşanan durumun diğer batı kentlerinde de yaşandığını görmezden gelirler.

    Bunun en açık örneğinin TUİK rakamlarına baktığımızda Ardahanlılar başta olmak üzere doğu illerinden göç edenlerin en çok olduğu Kocaeli’ni gösterebiliriz.

    Bu kentte de siyaset de söz sahibi olamayanların Ardahanlıların bu durumu yaşamalarının nedenin federasyonlar ve dernekler olmadığını onlara sahip çıkmayan, ‘Gelin güçlü bir Ardahan lobisi oluşturalım’ çağrısına uymayanlar olduğu gibi başta iktidar partisinde olmak üzere çeşitli partilerde siyaset yapıp federasyon ve derneklerin değerini algılayamayanlardır.

    Evet kağıt üzerinde kurulu derneklerin yanında oturdukları yerde üfürenlerin(!) suçunu da olduğu bu duruma baktığımızda Ardahan’nın ve Ardahanlının batı kentlerinde olduğu gibi Ardahan da güçlü bir lobisi olmaması ve bu yönde çaba gösterenlerin başta siyasi cambazlar olmak üzere lobiciliği yediğimiz lobiye benzetenlerdir.

    Bunu anlamak için de yani güçlü lobiciliği lobiye benzeten ve Ardahan adını gölgeleyen KAİ, KAİSİYAT ve KAİFED gibi saçmalıkları ayakta tutmaya çalışan Ardahanlılar ve Esenyurt Diasporasıdır(!)

    Geçmiş seçimlerde olduğu gibi yaklaşan seçimler öncesi de fos çıktıkları görülen Esenyurt Diasporası ve ‘Ardahanlılar neden aday gösterilmedi’ diye üfürenler şunu bilmeli ki ARRDAFED yani Ardahan Dernekler Federasyonu son iki yıldır ortaya koyduğu çalışmalarla bu gün yaşananların yaşanmaması için mücadele vermiş.

  • ARDAFED 23 Şubat'ı İstanbul'da Kutlayacak..


    Son olarak 2. Ardahan’ı tanıtım Günlerini gerçekleştirip Ardahan’a dönerken geçirdiği ağır trafik kazası ardından yaklaşık 3 aydır tedavi gören ARDAFED Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yanı sıra Darıca’da CHP Belediye Meclis Üyeliğine aday aday olan ARDAFED Başkan Yardımcısı Name Fidan’ın etkinlikler de uzak kaldığı şu günlerde Ardahan Dernekler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeleri ve Başkan Yardımcıları Yener Bayrakçı, Hafız Öztürk, Şemsettin Şenel ve Selvi Zengin’in üstlendikleri etkinlik öncesi ziyaret ve davetlerine devan eden ARDAFED Başkan Vekili Efkan Demir’in program yöneticiliğinde hazırlıklarını sürdürüyor.


    Bünyesinde bulundurduğu Ardahan İl, İlçe ve Köy Derneklerinin de tam destek verdiği Ardahan’ı Kurtuluşu etkinliğine başta İstanbul’da ki Ardahanlılar olmak üzere herkes davet ediliyor.


    Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısı ve Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı ile Türkiye’nin Kafkaslara açılan kapısı konumunda bulunan ve Doğu Anadolu’nun Karadeniz’e açılan kapısı konumunda ki Ardahan’ı balı, eti ve kaşarı ile de bir kez daha tanıtmaya çalışacak olan Ardahan Dernekler Federasyonu 23 Şubat’ta yapılacak olan Ardahan’ın 98. Yıl Dönümü etkinliğin de konuklarına kaz yemeği de ısmarlayacağı öğrenildi.


    Etkinliğe katılmak ve yer ayırmak isteyenlerin; Yener Bayrakçı: 05364874841 nolu telefonunu arayabilirler.



    *ŞARK KURNAZLIĞI..


    Öncelikle şark kurnazlığının sözlük anlamını öğrenelim, ne anlama geliyor diye..

    Şark kurnazlığı sözlük anlamı aynen şöyle;

    ”Doğu dünyasının anlayış, görgü ve davranış gibi özellikleri çerçevesinde zamana yayma, boşvermişlik, neme lazımcılık içeren uzun vadeli planlar yaparak bir işte karşı taraftan istediğini elde etme işi.’

    Gelelim konumuza gazetecliliğin yanı sıra toplumsal sorunlarla ilgili duyarlılığım dolayısıyla başkanlığını yaptığım STK’larda olan Ardahan Gazeteci Cemiyeti, Ardahan Dernekler Federasyonu olarak; Ülkemin yanımda içinde bulunduğum toplumumun bir adım öne gitmesi, siyasette yer bulması ve ‘’Güçlü Bir Lobi’’ önderliğinde ‘bizde varız’ demesine uğraşmaktayım..

    Bu uğraş içinde mücadele verirken sık sık karşılaştığımın şark kurnazları yani üste anlatıldığı gibi kendilerince kurnaz ve uyanık olanlarla sıkça karşılarşırım..

    Son olarak yaklaşan yerel seçimler öncesi içinde bulunduğum toplumumun erlerinden bir iki insanın siyaset yolunda bir adım ileri gitmesi için elimden geldikçe, tüm saf ve sade bir kalp ve bakışla çaba sarfederken yine şark kurnazlarıyla karşılaştım.

    Ataşehir’de olduğu gibi Avcılarda da federasyon olarak yani ARFAFED olarak fikir babalığını yaptığımız toplantıyı götürüp, alakasız işlere yayan ve alakasız insanları davet eden bu şark kurnazlarının, ‘’Böyle yaparsam bir adım ileri giderim, Fakir’i de, STK’larınıda, kullanmış olurum’’ diyerek haraket edenlerin adam olduklarını, bir yere geldiklerine, 50 yaşına gelmiş olan biri olarak hiç şahit olmadım.

    Tam aksine hep geri gittiklerine şahit oldum..

    Ve ne acıdır ki; Aynı Şark Kurnazları seçimlerde ya da iş sahasında başarısız kaldıklarında da, ‘’ Yav kardeşim STK’mız yok federasyonumuz yok, gazetecizimiz yok’’ diyerek kendi yaptıkları şark kurnazlıklarını unutup, bugünkü gibi suçlu ararlar..

    Ve birileri de borozanı öttürür, Üsküdar’ı geçer, Av’ken Avcı olur! 

    Kısacası istanbul Avcılarda olduğu gibi İstanbul ve tüm Türkiyede Şark kurnazlığının toplum taraıfndan olduğu gibi bu Şarkcıları takip edenlerde iyi tanır ve adam saymazlar

    Tarihe baktığımızda hep de öyle olmuştur..

    İnanmayan tarihe bakmazsa da geride kalan bir kaç seçime baksın..

  • İl Özel İdare de Belediye Gibi!

    Kapanan köy yollarının yanı sıra köylere koyduğu çöp kutularını unutan Ardahan İl Özel İdare Sulkakyurt Köy Muhtarı Şenol Karabağı’ın yanı sıra kendisinin sorumlu olduğu köylerden tepki alıyor.  Karabağ: ‘Sulakyurt köyünü çöp götürüyor, Özel idarenin çok çalışkan Genel Sekreteri ve ekibi nerede acaba?’ dedi.


    Ardahan merkeze bağlı Sulakyurt (Sarzep) Köy Muhtarı Şenol Karabağ’ın çekip, sanal sayfasında görüldüğü gibi çöpleri toplaşmamakla eleştirilen Ardahan İl Özel İdarenin çöp kutularının dolu taştığı dikkatlerden kaçmıyor.



    **Aday gösterilmeyince erkenden havlu attı!


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi adaylarını beş ay önceden açıklayan ve bir çok mevcut adayı yeniden aday göstermeyen siyasiler kentlere kötülük yaptılar.


    Bunun en son örneği Sibirya soğuklarının hüküm sürdüğü Ardahan’da yeniden aday gösterilmeyen mevcut Belediye Başkanı erkenden havlu atınca Ardahan çarşı merkez ve mahalle aralarında vatandaşlar buzlu yollar nedeniyle yürümekte zorluk çekerken çöpleri de toplamaz oldu.


    Başta, Ardahan Atatürk Mahallesinde bulunan yokuşlu yolda 1 hafta önce patlayan su borusu nedeniyle yol tamamen buzla kaplandı. Vatandaşlar yolda ilerlemekte güçlük çekerken, bura gibi Ardahan’ın birçok yeri uzun süredir buz tutan yola Ardahan Belediyesi müdahale etmiyor.


    Yeniden aday gösterilmeyen Faruk Köksoy, çalışmaları ağırdan aldığı ileri sürülürken, Belediye çalışanlarının birçoğu da şimdiden başka kurumlara kapak atmanın derdine düşmüş durumda. Buzlu yollardan geçen vatandaşlar belediyeye ateş püskürürken, yaklaşan yerel seçimler öncesi aday gösterilmediği için AK Parti’ye çok kızgın olduğu iddia edilen Faruk Köksoy ve ekibinden görevlerini yerine getirmelerini istiyor.


    Vatandaşlar, Belediye ekiplerinin hiç değilse yollara tuz dökmesini istiyor. Ardahan’da birçok yerde aynı sorun yaşanırken, belediye ekipleri buzla mücadelede vatandaşın tepkisini çekecek şekilde ağırdan alıyor.



    **Venezuella’da da, Suriye’de de Atama İle Başkan Olmaz!


    ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’yu ülkenin “geçici devlet başkanı” olarak tanıması saçmalığı ile başlayan gelişmelere baktığımıza da başta biz solcu ailelerin büyük darbeler aldığı ülkemizde ki darbeler aklıma geldi.

    Son olarak, 15 Temmuz’da denenmek istenen ancak darbelerden ağzı yanmış olan biz solcuların başını çektiği ‘Darbeye Hayır’ çıkışı ile amacına ulaşamayan Feto kurmalı hain darbenin öncesine baktığımızda ve sağcı, muhafazakar, milliyetçilerden çok biz solcuları ezen darbeler öncesi başta meslektaşımız Uğur Mumcu olmak üzere bir çok aydının yanı sıra Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okan gibi kamu görevlilerininde içinde bulunduğu toplum önderi, lideri, aydını insanların ölümüne neden olduğu bilinmelidir.

    Ve bu tür alçakça karanlık oyunların darbeler öncesi planların gerçekleşmesine neden olduğu da unutulmamalıdır.

    Evet, ülkemizde demokrasiye aykırı yapılan tüm anlayış ve darbelerin arkasında olan ve bunu saklama gereği bile duymayan sözde müttefikimiz Amerika şimdi de halk tarafından iktidara getirilen solcu bir yönetimin idare ettiği Venezuela’da alenen bir darbe girişiminde bulunuyor.

    Aynı Amerika’nın diğer bir hesabının da 15 Temmuz’da alt edemediği iktidarı ve askeri Suriye’ye sokup, savaşa itmek ve silah satmak istediği ama buna da başta Putin olmak üzere bölgedeki ülkelerin izin vermemesi ile amacına ulaşamıyor..

    Elinde bulundurduğu silah gücü ve dolar ile ülkelerin iç işlerine karışan bundan başarı olmayınca kendi okullarında yetişen ve rütbeler alan generaller kanalıyla darbe girişimlerini destekleyen Amerika’nın bu alçakça gücü nereden aldığına baktığımız da, bugüne kadar kendisine karşı koyan bir anlayışın olmamasından ve ‘Darbeden bende nemalanırım’ diyenlerin anlayışından geldiğini de görmekteyiz.

    Ancak başta askeri ve ekonomik gücü ile her geçen gün Amerika’nın karşında en büyük güç haline gelen Komünist Çin ve SSCB döneminde kalan solculuk anlayışı ile ‘Hişt bende varım’ diyen Rusya ve demokrasiye azda olsun inanmış olan diğer bir çok devletin varlığı, Amerika’nın bu şımarık çıkışlarının önüne geçtiğini görmek demokrasi yanlısı bizlere teselli ve moral olmaktadır.

    İşte son olarak Çin ve Rusya başta olmak üzere 20 yıla yakındır demokrasinin nimetlerinden yaralanan ve 15 Temmuz Darbesi ile sarsılıp, darbelerin sadece solculara yapılmadığı anlayan, dost vede müttefik olarak bilinen Amerika’nın kendisine uşak olmayanlara darbe girişimleri yaptığını anlayan AK Parti iktidarının haklı ve olması gereken çıkışı ile V enezuela Devlet Başkanı Maduro’ya da Darbe karşıtı, demokrasi yanlısı bizlere de moral ve destek olmuştur.

    Yani dolarına ve teknolojik silahlarına güvenip, bir hayli şımaran ve her an ne yapacağını Amerikalıların bile şaştığı, yataktan kalkar kalkmaz attığı tvitleri ile dünyayı sarsan bir başkanı olan Amerika’nın Venezuela’da açıkça yapmak istediği darbe girişimi tüm dünyada kısa sürede tepki almıştır..




    Aynı durum ‘Bir kaç güne Suriye’ye giriyoruz’ dedikten sonra gelen tepkiler üzerine “Bizim Suriye’de işgal derdimiz yok. Suriye’de insani amaçlarla bulunan tek ülke Türkiyedir” dedirtmeye de getirmiştir. Doğrusu da budur, bu açıklama gibi bir bakıştır..

    İşin kısacası komşu Suriye’de olduğu gibi bir ülkenin bir başka ülkenin iç işlerine karışması ve yönetimini değiştirmeye kalkması darbe girişiminden öte bir şey değil ve herkesin tepki göstermesi gereken bir durumdur.

    Ve ABD’nin V enezuela’ya yönelik çıkışına konulan haklı tepkiler gibi kendimizde, Suriye başta olmak üzere komşularımızda yapılan bu tür çıkışlara, ‘ABD’nin Venezuela’ya devlet başkanı atamasıyla ilgili, “Hiçbir ülke Venezuela’ya ya da başka bir ülkeye devlet başkanı atayamaz. ‘Atama’ yoluyla devlet başkanı seçmeleri tam bir saçmalık ve saldırganlıktır.’ diyen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in bu haklı çıkışı gibi Demokrasi düşmanı darbeleri ret etmeliyiz ki demokrasi olmazsa olmaz demeliyiz.

    Bunun içinde önce kendimizin yönettiği ülkede demokrasinin yaşamasına, nefes almasına izin verip, bende olmayanlar, ‘benim gibi düşünmeyenler haindir’ deyip, içeri atmamalı, dememeli sonra da Amerika gibi demokrasi yanlısı görünüp, bu ad ile Irak ve Ortadoğu’da ki bir çok ülkeleri işgal eden, ülkemizde ki darbeleri yapan uşakları aracılığı kendisinin emrinde olan bir ülke anlayışına karşı koymalıyız.

    Bunu yaparken de hem ülke içinde ki demokrasiye aykırı çıkışlara son verip, komşu ülkelerin yöneticilerini değiştirme hesapları yapmamalı, iç muhalefeti susturma yollarına gitmemeli ve Venezuela gibi Okyanus ötesinde de olsa darbe girişimi ile karşı karşıya kalan ülkelerin yanında yer almalıyız.


     

     





     


     


     

  • Komşuda Domuz Gribi Paniği Yaşanıyor!

    Özellikle Posof ilçesinin sınırında yer alan Acara Özerk Bölgesinde yaşanan grip nedeniyle ölümler her geçen artarken vatandaşlarda da büyük bir panik yaşanıyor. Gürcistan’da H1N1 virüsü kaynaklı ölümler artmaya devam ediyor. Son gelen bilgilere göre, domuz gribinden ölenlerin sayısı 21’e yükseldi


    DOMUZ GRİBİ TÜRKİYE SINIRINA DAYANDI


    Gürcistan’da domuz gribi virüsünün bu seferki kurbanlarının Türkiye sınırındaki Acara Özerk Cumhuriyeti sakinlerinden 2 kişi olduğu bildirildi. Yetkililer, gripten ölenlerin 48 yaşında bir kadın ve 33 yaşında bir erkek olduğunu açıkladı. Yetkililer, kadının Batum Devlet Hastanesinde, erkeğin de tedavisi için götürüldüğü Trabzon’da hayatını kaybettiğini bildirdi.


    ÖLÜ SAYISI 21’E ÇIKTI


    Son iki ölümle birlikte H1N1 gribinden ölenlerin sayısı 21’e yükseldi. Konuya ilişkin açıklama yapan Aversi kliniğinin acil durum doktoru Hatuna Ebralidze, domuz gribi virüsü hastalığından acil durum ünitesine üç kişinin daha yerleştirildiğini söyledi. Gürcistan’da Domuz Gribinden Ölenlerin Sayısı 21’e yükseldi.


    ÖLÜ SAYISI ARTABİLİR


    11 Ocak’ta Gürcistan Çalışma, Sağlık ve Sosyal Koruma Bakanı Davit Sergeenko, ülkesinde yaşanan domuz gribi vakaları nedeniyle tüm vatandaşlara ücretsiz domuz gribi ilacı dağıtılacağını duyurmuştu. Gürcistan’da yaklaşık 750 kişiye grip tedavisi uygulanırken, bu güne kadar H1N1 virüsünden 21 kişinin öldüğü biliniyor.



    Venezuella’da da, Suriye’de de Atama İle Başkan Olmaz!


    ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’yu ülkenin “geçici devlet başkanı” olarak tanıması saçmalığı ile başlayan gelişmelere baktığımıza da başta biz solcu ailelerin büyük darbeler aldığı ülkemizde ki darbeler aklıma geldi.

    Son olarak, 15 Temmuz’da denenmek istenen ancak darbelerden ağzı yanmış olan biz solcuların başını çektiği ‘Darbeye Hayır’ çıkışı ile amacına ulaşamayan Feto kurmalı hain darbenin öncesine baktığımızda ve sağcı, muhafazakar, milliyetçilerden çok biz solcuları ezen darbeler öncesi başta meslektaşımız Uğur Mumcu olmak üzere bir çok aydının yanı sıra Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okan gibi kamu görevlilerininde içinde bulunduğu toplum önderi, lideri, aydını insanların ölümüne neden olduğu bilinmelidir.

    Ve bu tür alçakça karanlık oyunların darbeler öncesi planların gerçekleşmesine neden olduğu da unutulmamalıdır.

    Evet, ülkemizde demokrasiye aykırı yapılan tüm anlayış ve darbelerin arkasında olan ve bunu saklama gereği bile duymayan sözde müttefikimiz Amerika şimdi de halk tarafından iktidara getirilen solcu bir yönetimin idare ettiği Venezuela’da alenen bir darbe girişiminde bulunuyor.

    Aynı Amerika’nın diğer bir hesabının da 15 Temmuz’da alt edemediği iktidarı ve askeri Suriye’ye sokup, savaşa itmek ve silah satmak istediği ama buna da başta Putin olmak üzere bölgedeki ülkelerin izin vermemesi ile amacına ulaşamıyor..

    Elinde bulundurduğu silah gücü ve dolar ile ülkelerin iç işlerine karışan bundan başarı olmayınca kendi okullarında yetişen ve rütbeler alan generaller kanalıyla darbe girişimlerini destekleyen Amerika’nın bu alçakça gücü nereden aldığına baktığımız da, bugüne kadar kendisine karşı koyan bir anlayışın olmamasından ve ‘Darbeden bende nemalanırım’ diyenlerin anlayışından geldiğini de görmekteyiz.

    Ancak başta askeri ve ekonomik gücü ile her geçen gün Amerika’nın karşında en büyük güç haline gelen Komünist Çin ve SSCB döneminde kalan solculuk anlayışı ile ‘Hişt bende varım’ diyen Rusya ve demokrasiye azda olsun inanmış olan diğer bir çok devletin varlığı, Amerika’nın bu şımarık çıkışlarının önüne geçtiğini görmek demokrasi yanlısı bizlere teselli ve moral olmaktadır.

    İşte son olarak Çin ve Rusya başta olmak üzere 20 yıla yakındır demokrasinin nimetlerinden yaralanan ve 15 Temmuz Darbesi ile sarsılıp, darbelerin sadece solculara yapılmadığı anlayan, dost vede müttefik olarak bilinen Amerika’nın kendisine uşak olmayanlara darbe girişimleri yaptığını anlayan AK Parti iktidarının haklı ve olması gereken çıkışı ile V enezuela Devlet Başkanı Maduro’ya da Darbe karşıtı, demokrasi yanlısı bizlere de moral ve destek olmuştur.

    Yani dolarına ve teknolojik silahlarına güvenip, bir hayli şımaran ve her an ne yapacağını Amerikalıların bile şaştığı, yataktan kalkar kalkmaz attığı tvitleri ile dünyayı sarsan bir başkanı olan Amerika’nın Venezuela’da açıkça yapmak istediği darbe girişimi tüm dünyada kısa sürede tepki almıştır..




    Aynı durum ‘Bir kaç güne Suriye’ye giriyoruz’ dedikten sonra gelen tepkiler üzerine “Bizim Suriye’de işgal derdimiz yok. Suriye’de insani amaçlarla bulunan tek ülke Türkiyedir” dedirtmeye de getirmiştir. Doğrusu da budur, bu açıklama gibi bir bakıştır..

    İşin kısacası komşu Suriye’de olduğu gibi bir ülkenin bir başka ülkenin iç işlerine karışması ve yönetimini değiştirmeye kalkması darbe girişiminden öte bir şey değil ve herkesin tepki göstermesi gereken bir durumdur.

    Ve ABD’nin V enezuela’ya yönelik çıkışına konulan haklı tepkiler gibi kendimizde, Suriye başta olmak üzere komşularımızda yapılan bu tür çıkışlara, ‘ABD’nin Venezuela’ya devlet başkanı atamasıyla ilgili, “Hiçbir ülke Venezuela’ya ya da başka bir ülkeye devlet başkanı atayamaz. ‘Atama’ yoluyla devlet başkanı seçmeleri tam bir saçmalık ve saldırganlıktır.’ diyen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in bu haklı çıkışı gibi Demokrasi düşmanı darbeleri ret etmeliyiz ki demokrasi olmazsa olmaz demeliyiz.

    Bunun içinde önce kendimizin yönettiği ülkede demokrasinin yaşamasına, nefes almasına izin verip, bende olmayanlar, ‘benim gibi düşünmeyenler haindir’ deyip, içeri atmamalı, dememeli sonra da Amerika gibi demokrasi yanlısı görünüp, bu ad ile Irak ve Ortadoğu’da ki bir çok ülkeleri işgal eden, ülkemizde ki darbeleri yapan uşakları aracılığı kendisinin emrinde olan bir ülke anlayışına karşı koymalıyız.

    Bunu yaparken de hem ülke içinde ki demokrasiye aykırı çıkışlara son verip, komşu ülkelerin yöneticilerini değiştirme hesapları yapmamalı, iç muhalefeti susturma yollarına gitmemeli ve Venezuela gibi Okyanus ötesinde de olsa darbe girişimi ile karşı karşıya kalan ülkelerin yanında yer almalıyız.


     

     



     


     


     

  • ANKETİMİZ DE METE ÖZDEMİR ÖNDE..

    CHP’den aday adayı lan ancak aday gösterilmeyince İYİ Parti’den Ardahan Belediye Başkan Adayı olan ve geçtiğimiz günknedisini az sayıda bşr partili grubu ile karşılandığı bir tören ile Ardahan’a gelerek seçim çalışmalarına start veren Ardahan eskş Özel İdare Müdürü olan Mete Özdemir’in önde olduğu sitemizin sağ köşesinde bulunan ’31 Mart’ta Kim Kazanır? başlıklı anketimize size oy verebilirsiniz.



    https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/anket/7/31-martta-kim-kazanir/


    **CHP Basınla Bir Araya Gelecek..


    Anketimizin devam ettiği şu günlerde siyasi partiller ve adaylarıda aralıksız çalışıp, seçmeni ikna çalışmalarına devam ediyorlar.


    CHP’nin bugün Ardahan Basını ile kahvaltılı bir toplantıda buluşacağı Ardahan’da AK Parti Adayı da valiyi ziyaret etti. Bu arada Baydar’ın valiliği ziyaret edip, Ardahan’ın yeni valisini kutlayan Ardahan Valiliği Baydar’ın AK Parti adayı olarak değil, başında bulunduğu Ardahan Damızlık Birliği Başkanı olarak valiyi ziyaret ettiğini duyurdu.


    HDP’nin aday çıkarmayacağı gün geçtikçe daha da netleştiği Ardahan’da MHP adayıda İYİ Parti adayı Mete Özdemir kaar iddialı olduğu görülmekte.


    Bağımsız Belediye Başkan adayı olacağını duyuran ancak geçirdiği ağır bir trafik kazası nedeniyle  zor günler geçiren ve bu nedenle seçim çalışmalarına başlamayan Gazteci Fakir Yılmaz’ınönümüzdeki günlerde seçim startıını verip, çalışmalarına hız vereceği öğrenilirken Göle’de de Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Köksoy gibi yeniden aday gösterilmeyen mevcut Belediye Başkanı da Demokrat Parti’den aday olduğunu ilan etti.



    SEÇİM GÜVENLİĞİ TOPLANTISI YAPILDI ..


    Öte yandan bugün bir çok siyasiyive stk başkann kabul eden Ardahan Valisi Mustafa Masatlı 31 Mart’ta yapılacak olan Mahalli İdareler Seçimlerinin, Ardahan ili sınırlarında kentte huzur ve güven ortamında yapılmasına yönelik “Seçim Güvenliği Toplantısı” düzenledi.


    Toplantıda, seçimin güven ve huzur içerisinde gerçekleştirilmesi, seçim takvimine göre; seçim öncesinde, seçim sırasında ve seçim sonrasında kamu kurum ve kuruluşları ile güvenlik birimlerinin alacağı tedbirler hususunda çeşitli gündem maddeleri hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.


    Güvenlik birimlerinin sunum eşliğinde bilgi verdiği toplantıda konuşan Valimiz Mustafa Masatlı, “Seçimin huzur ve güven ortamında gerçekleşmesi için tüm kurumlarımızla birlikte her türlü tedbiri önceden alacak ve koordinasyon içerisinde çalışacağız. Demokratik olgunluk içerisinde bir seçimin gerçekleşmesine yönelik Valiliğimiz, Kaymakamlıklarımız, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımız, seçim öncesinde, seçim sırasında ve ve seçim sonrasında kadar ilimiz genelinde her türlü emniyet ve asayiş hizmeti için 24 saat görevlerinin başında olacaklardır. Seçmenin sandığa güvenli şekilde giderek kendi hür iradesiyle oyunu kullanması için her türlü tedbiri önceden alacağız” dedi.


     



    **GÜRSEL TEKİN NAZ ETMEMELİ..


    Hemşehrilerim İşadamı Hamza Şayır’in AK Parti’den Kocael Dilovası’nda, Kocaeli eski Baro Başkanı Avukat Sertif Gökçe’nin CHP’den Derinc’de, Nesim Pakır’ın İstanbul Ümraniye’de DPS’den Belediye Başkan adayı, bir çok hemşehrimin İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara başta olmak üzere bir çok ilde belediye ve il genel meclis üyesi adayı olduğu ama federasyon, derneklerin başını çektiği lobilerini unutup, kendilerince mücadele ettiği şu süreçte İstanbul’un Esenyurt ilçesinin CHP adayı hala belli değil. 

    Ve burada aday olanlarla birlikte bir isim daha konuşulmakta..

    Bu isim iki dönemdir İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olmak isteyen ancak birincisinde şu an genel başkan olana destek amacıyla çekilip, onu İstanbul’a ardından Türkiye’nin tanıdığı insana yani şu an genel başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu’na büyük katkı sunam Gürsel Tekindir..

    Aynı isim ikince kez aday olduğu İBB’de bir kez daha hayal kırıklığına uğrasa da suçlunun içinde olduğu partinin bakış açısının yanında kendisinin de suçu var.

    Çünkü Gürsel Tekin kendi lobisini oluşturmamış, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ diyenleri anlamamış ve başta hemşehri olmak üzere 20 milyonluk İstanbul’da ve batı illerinde kendi ekibini escort istanbul kurma liderliğini göstermemiştir..

    Geceleri, etkinlikler ziyaret edip, bir iki bilemedin on, on beş kişi ile merhabalaşmayı lobicilik sanan Gürsel Tekin’in bundan sonra yapacağı tek şey onun aday olması halinde seçimleri zorlayacağız diyen Esenyurtluları ve bizleri dinlemeli ve de kendisine bu yönde geldiği ileri sürülen teklifi kabul edip, nazı kenara bırakmalı..

    İl Başkanlığı, Genel Başkanlığı ve Milletvekilliği yaptığı partisinin dünya kenti olan ve temelini hemşehrilerinin attığı Esenyurt’ta aday olması halinde kendisinin olduğu gibi kendisinin yanında olanların önünü açacağına inanılan Gürsel Tekin’in eğer öyle bir teklif yani ‘Esenyurt’ta aday ol’ şeklinde kendisine gelmişse ret etmeye, düşünmeye hakkı da yoktur.

    İstanbul’un olduğu gibi ülkenin en büyük bütçesine sahip ve gün geçtikçe metropol haline gelen Esenyurt’u küçümsemek, naz etmek hem Gürsel Tekin’e hemde hemşehrilerine, Esenyıurt halkına ihanet olur.. Ve bu vebalın altında kalınır..

    Benim, bir seçmen, bir gazeteci ve federasyon başkanı olarak gördüğümü göremeyecek kadar kör olamayacağına inandığım Gürsel Tekin’in Esenyurt’ta aday olması hallinde CHP’nin yanı sıra HDP’lilerin de oyuna alarak, İBB’ye aday olan İmamoğlu’na da büyük katkı sunacağını bilmesi gerekir..

    Bu nedenle bura da Gürsel Tekin’e sesleniyorum..

    1- Önce hemen herkeste olan telefonunu aç, kapatma..

    2- Partin önerisini, Esenyurtluların emri olarak algıla..

    3- Gecelerine, etkinliklerine gittiğin Federasyon ve derneklerin harekete geçip lobi oluşturmalarını sağla..

    4- Ve bende herkes gibi diyorum HAYDİ NAZLANMA ESENYURT’A ADAY OLDUĞUNU açıkla ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı gibi kendini parti içinde tartışmaya aç..

    5- Kadıköyü ve Nazı bırak, Esenyurt’ta adayım de..



    **İnsan Memleketini Niye Sever?


    Yahu Siz Burada Nasıl Yaşıyorsunuz?

    Buraya gelen yabancılar bize hep şunu sordular:

    Yahu siz burada nasıl yaşıyorsunuz? Buranın nesini seviyorsunuz? 

    Çok zor buna cevap vermek. İnsan memleketini niye sever?


    Başka çaresi yoktur da ondan.


    Ama biz biliriz ki bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir. Burayı seversen, burası dünyanın en güzel yeridir. Ama dünyanın en güzel yerini sevmezsen orası dünyanın en güzel yeri değildir.


    Vizontele-Altan ERKEKLİ 

    İşte böyle diyor şair.. Tam da bizi diyor, Ardahan’ı anlatıyor..

    Evet Ardahan’ın diğer bir sıkıntısı Ardahan’a gelen yabancıların Ardahan’ı sevmemeleridir ve ‘Yahu siz burada nasıl yaşıyorsunuz?’ sorusunu sıkça sormalarıdır..

    Halbuki Ardahan’da onun memleketi olduğunu unutur, anlamaz, bilmez ki Ardahan’ın da aynı vatanın toprağı olduğunu..

    Ve hep sorar, ‘Yahu siz bu memleketin neyini seversiniz?’ diye..

    Gerçekten insan memleketini niye sever?

    Hiç düşündünüz mü insan memleketini niye sever?

    Ve neden birileri hep bu soruyu sorar?

    Ve niye onlarda bu memleketi sevmezler?

    Ama bu soruların cevabı yine o şair verir..


    O da; 

    Başka çaresi yokta ondan olmasın mı?

  • ARDAFED ATAŞEHİR'DE ARDAHANLILARI TOPLAYACAK..

    ‘Güçlü Ardahan Lobisi’ parolası ile yol alan Ardahan Dernekler Federasyonu Ataşehir’de düzenlenecek olan kahvaltılı bir toplantı Ardahanlılarla bir araya gelecek olan Ardahanlılar yaklaşan yerel seçimleri masaya yatırıp, değerlendirecek


    13 Ocak Pazar günü İstanbul Ataşehir, Esatpaşa mahallesi, Güvenç Düğün Salonunda saat 10.00’da gerçekleşek olan Ardahan Dernekler Federasyonu’nun Ataşehir’de ki kahvaltılı toplantısına tüm Ardahanlılar ve dernek başkanları davet edildi.



    **GAZETECİ’DEN VALİYE BRİFİNG..


    Yerel seçimlerin gündemde olduğu ve tartışıldığı şu günlerde Vali başta olmak üzere kamu idarecilerinin siyasilerin seçim atmosferi içinde olmalarının verdiği boşluğu da tamamlamak görevini üslendikleri görülmektedir.


    Tabi bazı kamu görevlerinin de bu boşluğu fırsat bilip ‘salla başını, al maaşını’ yolunu tercih ettiklerini görmüyor değiliz.


    Bunlara yeniden aday gösterilmeyen mevcut belediye başkanlarını da ekleyebiliriz..


    İşte tam bu sırada samimi, gerçek anlamda görevini yapmak isteyen ve yeni işe başlayan kamu görevlilerine büyük görev düşmektedir..


    Bunu Ardahan Valiliğine yeni atanan Vali Mustafa Masatlı’nın göreve başlayıp, başta kamu görevlileri olmak üzere çeşitli kurumlarda aldığı brifinglerinde anlıyoruz.


    Bende bir gazeteci olarak yeni Valiye başına geçtiği Vilayetin özet brifingini vermek isterim.


    Çünkü siyasilerin seçim atmosferi içinde, oy alma derdinde olduklarından dolayı bu kentin var olan sorunlarını ve çözümünü anlatacakları vakitleri yoktur.


    Sayın Vali..


    Başına geçtiğiniz ve valisi olduğunuz kent iki ülkeye komşu bir kenttir. Buda sizin normal valilerden farklı bir Vali yani sınır Valisi yetkilerine de sahip olduğunu hatırlatır..


    Buda Ardahan’ın Valisinin komşu olduğu iki ülkeyle ilişkiler kurması ve ülkenin Kafkasya politikasının bu kentten geçtiğini bilmesi gerekir..


    İki ülke dedik ama kardeş ülke dediğimiz ancak halen Kıbrıs’ı tanımayan Azerbaycan dahil tüm Kafkasya dünyaya Ardahan üzerinden açılması için adımlar atmak gerekir..


    Bu ilişkileri kurarken Ardahan’ı merkez yapmak gerek.


    Rutin Valilik işleri yani yol açan özel idare çalışanlarına tatlı götürmek, günlük normal ziyaretler yapmak dışında daha önemli bir makamdır. Ardahan Valiliği..


    Bunu yapmak içinde gelmiş geçmiş Valilerin etrafını saran, onların rutin Valilik dışında olağan üstü çalışan ve rutin çizelgesini aşmak için yapılacak olan ilk iş 2 yetmedi üç kapıyı aşıp Valilik makamına giden yolu halka açmalıyız, var olan ekibi baştan aşağıya değiştirip, yenilemeli..


    Basın ve medya temsilcileri arasında ayrımcılık yapmadan, gazetecilere eşit bir şekilde bakmalı.. Sözde kota kaşe ajans muhabirlerinin yani kamuoyunda ajan diye bilinenlerin Ardahan’la ilgili özellikle soğuk hava konusunda yaptığı, Ardahan dondu, Ardahan bitti gibi şeklindeki haberlerinin Ardahan’a büyük zara verdiğini bu tür haberlerin sanki Ardahan’ın Sibirya imiş olgusu yarattığı, kaldı ki soğuk bölgelerde bu iklim fırsata çevirerek turizmin gelişmesi için kar ve kışın önemi öne çıkarılmalıdır.


    Her sabah işe başlarken bir iki esnafı veya vatandaşı ziyaret ederek, sabah siftahının yanında moral vermeli, öz güven aşılamalı.. Makama giderken de kırmızı veya mavi halının serildiği kapıdan değil, vatandaşın girdiği kapıdan girerek, emrindeki kurumları pat diye ziyaret ederek girmeli..


    On tane yetmedi on beş tane koruma ile bu kentin tehlikeli ve terör var izlenimi verilmemeli..


    SYDV başta olmak üzere muhtarlar ile bire bir olan mahalli idare müdürlüğü gibi halk ile her gün bire bir olan kurumları takip etmek gerekir..


    Kentin sosyal hayatını ve politik gidişatına yön verenleri tespit edip, siyasi görüş ayrımı yapmadan zaman zaman onları çağırıp, fikir alış verişi yapmak zihin açar, fikir üretir.


    Kendisi ile birlikte başta genel sekreter olmak üzere il amirlerini yanında gezdirerek vatandaşın şikayetlerini direk olarak idarecilerin duymasını da sağlamalı..


    Güvenlik birimlerinin başta toplumsal olaylar olmak üzere yaşanan, yaşanabilecek olayların üzerine sertçe gitmektense, yatıştırıcı ve aracı olarak adım atmasını sağlamak gerekir.


    Adli ve diğer kurumlarında kentin gelişimine katkı sunmalarını sağlamalı, onların da bu kentte sorumlu olduklarını anlamalarını sağlamalı..


    Bu kentin beş ilçesi, bir beldesi, 237 köyünün olduğu ve yapılan yatırımların siyasilerin yönlendirmesi ile değil temsil ettiği devletin bayrağının eşitliği ile dağıtımını sağlamalı..


    Bugüne kadar bir arada görmediğimiz ve bir gazeteci olarak fotoğraflayamadığımız belediye başkanları ile topluca bir araya gelerek fikir alış verişi yapılmalı. Bunu yaparken de yerel parlamento diye adlandırılan belediye ve il genel meclislerini unutmamalı..


    25 yıla yakındır vekilin vekiliyle idare edilen İl Turizm ve Kültür Müdürlüğünün bu kentin tanıtımına, kale kuleleri başta olmak üzere yerli ve yabancı turist çekmesi sağlayacak çalışmalar yapması, başta ulu dağ ve sarı kamıştan hatta palan dökenden daha donanımlı Yalnızçam kayak tesisini, Karslıların başta basın ve medya ekibini olmak üzere onu bunu getirip, kendilerinin olduğunu imajını verdiği ve üzerinde Kars’ı tanıttığı Çıldır Gölü gibi Gürcistan ve Türkiye’nin yani Ardahan’ın olan Aktaş Gölünün ve diğer doğal görünümü tanıtacak adımlar atılmalı.


    Karadeniz illeri ile ortak olan Bülbilan Yaylası gibi yaylarımızın doğa turizmine katacak çalışma ve adımlar atılmalıdır. Elmasına tescil aldık diye sevindiğimiz ama elmasını görmediğimiz, yemediğimiz Posof’un bölgenin Çukurovası olduğunu ve Çıldır’ın Kurtkale bölgesinde meyve ve sebzeye yetiştirmesine uygun olduğunu ortaya çıkarmalıdır. Bunu da yaparak olan her yıl yaşanan başta şap hastalığı olmak üzere birçok hastalığın önüne geçmekte geç kalan İl Tarım Müdürlüğüdür.


    Merkeze alınan eski Valimiz Seyfettin Azizoğlu’nun isimlerinden ve ayrı ayrı olmalarından rahatsız olduğu ve adlarına “ya kardeşim bu nedir, TKDK, SERKA, AKAP deyip sanki terör örgütleri isimleri gibiler” dediği kurumların sözde projeleri bugüne kadar tabana ve ekonomiye yansımamış olduğunu anlamak ve bu kurumların bölge ekonomisinin gerçeklerine yönelik projeler yapmaları sağlanmalıdır.


    Başta Ardahanlı BAL liginde temsil eden takım olmak üzere tüm amatör takımlar ve spora önem verilmelidir. Gençleri terör ve uyuşturucudan uzak tutacak sosyal çalışmalar yapılmalıdır.


    Sonuç olarak kısaca özetlediğimiz ve devamını da getireceğimiz brifingimizin Sümen altı edilmeden not olarak bir kenarda tutup, sıkça bakılmasını umuyor, Valilik Yetkilileri dışında Olağanüstü hal Valisi ve Sınır Valisi yetkilerine sahip yeni Valimize başarılar diliyoruz.

  • Vali Meclis Başkanlığı Yaptı..

    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, Ardahan Belediye Başkanlığını ziyaret etti.


     


    Başkan Faruk Köksoy ve birim müdürleri tarafından karşılanan Vali Masatlı, bir süre Başkan Köksoy ile görüştükten sonra Belediye Meclisi Toplantısına katıldı. Meclis üyeleriyle tanışan Vali Mustafa Masatlı, belediyenin çalışmaları ve yürütülen projeler hakkında bilgi aldı.


     


    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, “2019 yılının ilk toplantısının hayırlı olması diliyorum. Gelişen, değişen, büyüyen Ardahan’ımızı daha ileriye taşımak bizim tek hedefimiz olacak. Biz sizlerle birlikte bu şehri ileriye taşıyacağız. Birliğimizi, beraberliğimizi ve dayanışmamızı sürdürerek, ilimizi en iyi noktalara birlikte taşıyacağız. Bize öneriniz varsa lütfen paylaşın. Biz yapıcı olan tüm eleştirilere de açığız. Şundan emin olun ki, beş bin 156 kilometrekaredeki tüm sahaya ve buralarda yaşayan insanlara hizmet etmek temel görevimiz olacak” dedi ve başarılar diledi.



     


    **YEREL PARLAMENTOYO DA ZİYARET ETTİ..


    Ardahan Valsis Mustafa Masatlı, İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğini ziyaret ederek, brifing aldı.


     


    Genel Sekreter Anıl Aksel, İl Genel Meclis Başkan ve üyeleri ile şube müdürleri tarafından karşılanan Vali Mustafa Masatlı, önce personelle tanıştı ardından Genel Sekreter Aksel’den, Özel İdare’nin yürüttüğü çalışmalar, projeler, varlıkları, bütçesi ve iş programı hakkında brifing aldı.


     


    Özel İdare yetkililerine, yürütülen çalışmalarla ilgili olarak çeşitli talimatlarda bulunan Vali Musafa Masatlı, İl Genel Meclis Başkanlığını da ziyaret ederek, meclisin 2019 yılı ilk toplantısına katıldı. Meclis Başkanı Taviddin Coşkun ve Meclis Üyeleri ile tanışan Vali Masatlı, meclisin çalışmaları hakkında bilgi aldı.


     


    Toplantıda konuşan Vali Mustafa Masatlı, bir dönem İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği görevinde bulunduğunu belirterek, kuruma yabancı olmadığını söyledi.



    Vali Mustafa Masatlı daha sonra şöyle konuştu: “100 yıldan daha fazla mazisi olan İl Özel İdaresi, Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi burada da başarıyla insanların dertlerine çare olan, vatandaşın her tülü ihtiyacını karşılayan bir kuruluştur. Özel İdarenin asli, olmazsa olmaz görevleri var. Birincisi, bu asli görevleri başta ben olmak üzere, bütün ekip arkadaşlarımla beraber ve sizler karar alıcımız, gerek bütçemizin, gerek yatırım programımızın onaylayıcıları olarak destek verip, Özel İdarenin asli görevlerini kesintisiz, sürekli ve herhangi bir aksaklığa mahal vermeden yerine getireceğiz. Bizim farkımız nasıl ortaya çıkar, öncelikle Özel İdarenin asli olmayıp da yapması önerilen veya yapılması teklif edilen veya kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliğiyle yürütmesi gereken işler konusunda bizim farkımız ortaya çıkar. İşte biz bu işlere ne kadar ilgi gösterirsek, ne kadar yapabilirsek hep beraber Özel İdaremiz Türkiye ölçeğinde başarılı, iyi çalışan, insanına değer veren, insan ihtiyaçlarını karşılayan ve bölgeye katkı sağlayan bir Özel İdare ortaya çıkar. Sizlerin, muhakkak bu ilin her noktasına kadar, her tarafta, her yerde, insanın olduğu hatta insanın olmadığı yerlere de hizmet edeceğiz. Bunda şüphemiz yok.


     


    Ben geçmiş dönemde, başta İl Genel Meclis Başkanları olmak üzere burada görev almış üyelerimize, yapmış oldukları çalışmalardan dolayı teşekkür ederim. Bütçemiz 47 milyon Türk Lirası. Geçen yıl ki bütçeyle karşılaştırdığımızda iyi bir bütçe. Tabi arkadaşlarımızdan aldığımız bilgilerden hareketle bu sene özellikle sıcak ve beton asfalt konusunda, menfez ve kilit parke taşı döşemede iyi bir çıkış yapacağız şeklinde ifadeleri oldu.  


     


    Türkiye artık çok değişti, gelişti ve dönüştü. Geçmişle kıyaslamak artık imkânsız. Bu hem alt yapı olarak, hem teknoloji olarak, hem fiziki yaşam şartları olarak çok güzel şeyler yapıldı. Bugün ilimizde 129 adet araç var. Eksik aracımız yok. Avrupa’da ne varsa fazlası Türkiye’de var. Biz birliğimizi, beraberliğimizi bozmadığımız sürece, beraber hareket ettiğimiz sürece karşımızda hiçbir güç duramaz. Biz de ülkemizin bu gelişimine katkı sağlayacağız. Ben ve sizler burada ki seçilmişler olarak buna katkı sağlayacaksınız. İlimizin önünü açmaya çalışacağız. Bunun için herkes el birliğiyle çalışacak. Ardahan’ımızı daha iyi noktaya birlikte taşıyacağız. Bizim için merkez neyse, Çıldır, Posof, Hanak, Damal, Göle’de aynıdır. Bizim işimiz insana hizmet etmektir. “İnsanı yaşat ki, Devlet yaşasın” işte biz insanı yaşatacağız. Halka hizmetin Hakka hizmet olduğunu biliyoruz. Bu şuur içerisindeyiz.” diyerek sözlerini tamamladı ve personele başarılar diledi.



    **KAYIP SEKİZ AY


    Ülkenin gerçek gündemini unutturmak hatta saklamak için 31 Mart 2019 yerel seçimlerini erkenden gündeme getirip, adaylar ile tartışmaya açma hesapları bu ülkeye ve gerçek gündeme beş ay kaybettirmiştir. 

    Yani 2018 yılının son beş ayını ve 2019 yılının son üç ayını kaybeden bir ülke var karşımızda. 

    Buna birde mevcut belediye başkanları görevde iken başkalarını erkenden yerlerine göstermekle büyük bir hata yaparak genelde olduğu gibi yerelde de işlerin tıkanmasına neden olundu. 

    Çünkü adam şu anda belediye başkanı ancak bir daha aday gösterilmedi.. Ve bu adamdan hizmet bekleniyor.. 

    Siz olsanız çalışır mıydınız, belediye çalışmalarına yeni katkılar sunar mıydınız? 

    Yani 2018 yılının son beş ayını gerçek gündem dışında tutarak yerel seçimleri tartışmaya açtığınız yetmezmiş gibi mevcut belediye başkanlarının bir çoğuna da yol verdiniz ve hizmet bekliyorsunuz. 

    Kısacası bu ülkeye zarar vermiş, bugün Türkiye ye gelen Amerikan heyetinin gerçek amacını saklamak istediğiniz gibi ülkenin de var olan sorunlarını ötelemiş, saklamış bu yetmezmiş gibi başkasının hala makamında olduğu belediyeleri 31 Mart 2019 akşamına kadar boşa çıkardınız. 

    2018’in son beş ayını boşa çıkardığınız gibi 2019 yılının son üç ayını da yediniz bu ülkenin gerçek gündemini saklamak için..

    Pek bundan ki karlı çıktı?..

    Atı alan Üsküdar’ı geçen mi, yoksa ülke dışına yaşanan gelişmeleri alıp, götürüp, Ortadoğu’ya, Suriye’ye hatta İsrail’e postalayan ABD ve Rusya mı?


     

  • YENİ VALİ ÜŞÜTMEDİ!

    ONUR VERİCİ BİR GÖREVE ATANDIM..


    Cumhurbaşkanlığının  son Valiler Kararnamesiyle Ardahan’a Vali olarak atanan Vali Mustafa Masatlı, Seddülbahir uçağı ile önce Kars’a,mardından araçile Ardahan’a gelerk görevine başladı.

     


    Giden Valinin yolcu edilmesi sırasında yaşanan uzun kuyrukta üşüyen idareciler sıralamasına karşın mütevazi bir karşılama ile karşılanan Vali Masatlı’yı yaklaşan yerel seçimlerde yeniden aday gösterilmeyen mevcutArdahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Vali Yardımcısı Salih Kalkan, İl Jandarma Komutanı Selçuk Özdem ve İl Emniyet Müdürü V. Mustafa Turan ve bir grup idareci ile siyasi tarafından karşılandı.

     


    Ardahan’a gelen Vali Masatlı yolda arabasını durdurarak, jandarma ve polis uygulama noktalarında görevli kahramanları ziyaret ederek görevlerinde başarılar diledi.


    Vali Masatlı daha sonra Valilik bahçesinde her gelen vali ve diğer misafirleri karşılayan Damal bebeği kıyafetli öğrenci tarafından çiçekle karşılandı. Karşılama programında hazır bulunan protokol üyeleri, ilçe kaymakamları, ilçe belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluşları yetkilileri, muhtarlar, esnaf, vatandaşlar, STK ve oda temsilcileriyle tek tek görüşen Vali Masatlı, makamına geçerek görevine başladı.


    Basın mensuplarıyla ilk basın açıklamasını gerçekleştiren Vali Masatlı, “Ülkemizin serhat şehri, sınır bekçisi Ardahan’da, onur verici bir göreve atanmamdan dolayı büyük bir mutluluk duyuyorum” dedi.


     


    Vali Masatlı daha sonra şunları söyledi: “Bu göreve beni layık gören Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan beyefendiye saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Ülkemizin birliği ve bütünlüğü için görev yapan tüm güvenlik güçlerimize teşekkür ediyor ve bu toprakları bize vatan Sultan Alparslan’dan bugüne kadar bu vatan için şehit olan aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Hayatta olan kahraman gazilerimize, şehitlerimizin ve gazilerimizin çok kıymetli aile bireylerine sağlık ve esenlikler diliyorum.

     


    Ülkemizin serhat şehri, sınır bekçisi Ardahan’da, onur verici bir göreve atanmamdan dolayı büyük bir mutluluk duyuyorum. Tarihi ve doğal zenginliği ile yüreği büyük insanların yaşadığı bu topraklarda hizmet etmenin büyük bir onur olduğunu ve ağır bir sorumluluk gerektirdiğini, bu sorumlulukla hizmet edeceğimi belirtmek isterim. Cumhuriyetimizin 100. Yılı olan 2023 hedefine odaklı, büyüyen bir Türkiye ve Ardahan için yorulmadan çalışıp, hep beraber hedeflerimize odaklanarak şehrimizi en üst seviyelere taşımaya gayret edeceğiz. Ardahan Halkının daha huzurlu ve müreffeh bir hayat sürmesi için elimizden gelen gayreti sonuna kadar ortaya koyacağız. ‘Halka hizmet Hakk’a hizmettir.’ ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır.’ ilkelerini düstur edinerek bıkmadan, usanmadan, kapımızı ve gönlümüzü Ardahanlılara açarak tüm halkımızın hizmetinde olacağız. İnsanı merkeze koyan, ayrım yapmadan, diğerkâmlık duygularıyla Ardahan’ın geleceğine katkı yapmak için elimden geleni yapacağıma kimsenin şüphesi olmasın. Bizler iradenin asıl sahibi olan Ardahan Halkının hizmetkârlarıyız. Çocuklarımıza, gençlerimize daha yaşanabilir bir Ardahan bırakmak için her tür çalışma içerisinde olacağız. Ardahanlı Vatandaşlarımızla, Milletvekillerimizle, Belediye Başkanlarımızla, İl Genel ve Belediye Meclis Üyelerimizle, Muhtarlarımızla, Siyasi Partilerimizin Temsilcileriyle, Sivil Toplum Kuruluşlarımızla, Basın ve Medya Kuruluşlarımızın Değerli Temsilcileriyle yakın bir iletişim içerisinde olacağız. Önceden başlanmış ve yürütülmekte olan çalışmaları aynı titizlikle takip edeceğiz.

     


    Bu kapsamda ilimizin gündeminde olan büyük yatırım ve projelerden; Posof Ilgar Tüneli ve Çıldır Aşıkşenlik tüneli başta olmak üzere, spor yatırımları, sağlık yatırımları ve milli eğitim yatırımları ile birlikte özel ve genel bütçeli tüm yatırımların yakından takipçisi olacağım. Millete hizmet etmek,  büyük bir onurla birlikte çok önemli sorumlulukları da beraberinde getirmektedir. Bu sorumlulukların bilincinde olarak, yönetimde temel yaklaşımımız eşrefi mahlûkat olan insanı merkeze alan, hukuk, adalet ve hakkaniyet ölçülerine sıkı sıkıya bağlı, hesap verebilen, katılıma açık, toplumumuzun bütün kesimlerini kucaklayan, güler yüzlü bir yönetim olacaktır. Yönetim geleneğimizin önemli bir unsuru olan istişareye açık olacak, sorunları mutlaka taraflarıyla konuşarak, görüşerek çözme gayreti içerisinde olacağız.


    Makamda oturan değil, daha çok alanda, sahada,  vatandaşımızın arasında olmaya özel önem vereceğiz. Özellikle Devletin desteğine ve şefkatine daha çok ihtiyaç duyan Şehit Aileleri ve Gazilerimiz, fakir vatandaşlarımız, kimsesiz-yetim çocuklarımız, biçare kadınlarımız, engellilerimiz ve yaşlı insanlarımızla bizleri daha çok bir arada göreceksiniz. Göç olgusunu kırma adına, ilimizde, çocuklarımız ve gençlerimiz için özel projeler hayata geçirecek ve onların geleceğe daha umutlu ve güvenle bakmalarına destek olacağız.



    Eğitimden sağlığa, güvenlikten ulaşıma, altyapıdan tarıma, ekonomik büyümeye, gençlik hizmetleri ve spordan turizme, sosyal yardım ve hizmetten çevrenin korunması ve sürdürülebilir kalkınmaya kadar tüm alanlarda Ardahan ilinin daha ileriye taşınması için var gücümüzle, atanmış gibi değil, adanmış gibi çalışacağız.



    İki sınır kapısı olan ve enerji nakil hatlarının geçiş güzergâhında bulunan ilimizi daha yaşanabilir, marka şehir yapma yolunda milletvekillerimiz başta olmak üzere, belediyeler, adli ve askeri kuruluşlar, üniversite,  meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri ve basın kuruluşlarıyla sürekli beraber çalışacak ve Ardahan’ı 2023 Türkiye’sine birlikte hazırlayacağız.


    Bir kere yapılanların hakkını her zaman ve şartta teslim etmek gerekir. Ardahan şehrinin yeni hemşehrisi olarak, Doğu Anadolu Bölgesi’nde Ardahan gibi bir şehrin olmasından gurur duyuyorum. Devletimiz bu bölgeye yönelik ciddi teşvikler ve yatırımlar yapmıştır ve yapmaya devam etmektedir. Burada emeği geçenlere teşekkür ederim. Gayemiz, görevimizin sonunda arkamızda gökkubbede hoş bir seda bırakmak olacaktır.

     


    Sözlerime son verirken, bu toprakların gelişip kalkınması için çaba sarf eden ve görevine Van Valisi olarak devam edecek olan başta Sayın Valimiz Mehmet Emin Bilmez olmak üzere, önceki valilerimize,  yöneticilerimize ve mesai arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu görevin hem şahsım, hem de Ardahanlılar için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Ardahanlı hemşerilerimize en derin hürmet ve muhabbetlerimi sunuyorum. Yüce Mevlam, mahcup etmesin.”



    34 yıldır kesinsiz her gün ele aldığım ve ‘Yazıyorsam Sebebi Var’ adlı köşe yazılarımın bir yenisini ele alıp, yazmaya başlayacaktım ki; Bilgisayarın sağ alt köşesinde gelen ‘Son Dakika!’ başlıklı haberi merak edip, tıkladım.


    Ve tıklayıp okumaya başladığım haberin ilk satırları şöyle:


     ‘MHP, Samsun Milletvekili Erhan Usta’yı Kesin İhraç Talebiyle Disipline Sevk Etti


    Cumhur İttifakı’na aykırı söylemleri nedeniyle gündeme gelen MHP Samsun Milletvekili Erhan Usta, kesin ihraç talebiyle partinin disiplin kuruluna sevk edildi.’


    Haberi okurken aklıma, CHP Ardahan Milletvekilinin de bir başka söyleminin ardından partisinden ihraç edilip, kovulduğunu hatırlıyordum.


    Ve bir gazeteci olarak ‘Son Dakika’ olarak gelen bu haberin aslında ‘TÜRK SİYASİ HAYATINDA ŞOK’ haber olarak verilmesi gerektiğini düşündüm.


    Çünkü düşündüğünü söyleyen, genel başkanda olsa bir başkasının dediğine katılmamak ve özgürce düşünüp, düşündüğünü söyleyebilen ve özgürlüğü savunan yasalara dayanarak yapmak istediğini yapabilen yani insan haklarının diğer bir adı olan Demokrasinin bu ülke olmadığı ileri sürenlerin bile demokrasiyi tahammül edip, takmadığını ortaya koyuyordu bu son haber..


    Evet, ‘Bu ülke de Adalet Yok’  deyip ama HDP eş başkanları, milletvekilleri, seçilmiş belediye başkanları dahil 9 binin üzerinde insanın terörle, bir o kadarının Fetoculukla suçlanıp içeri tıkatıldığı ülkenin başkentinden yani Ankara’dan İstanbul’a yaya yürüyen CHP Genel Başkanı gibi dün Erdoğan’a ve AK Parti’ye demediğini bırakmayan ama bugün Erdoğn’dan AK Partili birinden daha AK Partili olan MHP Genel Başkanı da konuşan, düşüncesini açıklayan ve genel başkan dahil vekil arkadaşları gibi düşünmeyen milletvekilini ihraç ediyor demokrasi yok denen ülkemin siyasi hayatında..


    Yani, iktidar partisinde konuşmama yasağı varken muhalefette de ‘konuşanın başını kesin’ dönemi başlamış..


    Gerçi iktidarda da her ne kadar konuşma yasağı olsa da homurdamaların bir hayli arttığı ve bu durumun bugün yarın konuşmaya yani isyana dönüşmemesi için önlem alınmaya çalışıldığını da görmekteyiz.


    Bunu da: Başkan Erdoğan’ın İstanbul adayları ardından Ankara ve İzmir adaylarını açıkladıktan sonra partisi içinde  yaşanan homurdamının arttığını anlayıp, yaptığı konuşmaların da ‘homurdamasını, konuşmaya çevirenin sonuçlara katlanır’ diyerek yaşanan homurdamaları önlemeye çalıştığını ima etmesinden anlamaktayız..


    Evet işin kısacası  CHP Ardahan İl Örgütü ve CHP tabanının yanında Ardahanlıların istemediği birini kendisi aday edip, hatta genel başkan yardımcısı yapan sonrada Ardahanlıların verdiği oyları yok sayıp,  partiden ihraç ettiği Ardahan Milletvekili gibi MHP’de Samsun Milletvekillini ihraç etme kararı almış.


    Yani katılmadığı bir konu ve yasa için konuştu diye yani genel başkanı gibi düşünmedi diye ‘ihraç edin’ diyerek emir verilmiş..


    Ve bu yetmedi MHP Samsun İl Başkanı ile AK Parti İl Başkanı da  görevden el çektirilmişler.


    Ve bu ülkede demokrasi yok diyen muhalefette basın gibi, sendikalar gibi, hukukçular gibi ve demokrasiyi isteyip onun olmasını siyasilerden bekleyen vatandaşlar gibi ‘Konuşanın başını kesin’ diyerek demokrasinin geleceğini sanırlar..

  • AKP'NİN PROGRAMLARINA KATILAN BÜROKRATLAR AK PARTİLİ Mİ? Ardahan'dan Haberler

     


     


    **YAPAY ŞELAEL DE DONDU!


    Ardahan’da soğuk havanın etkisiyle şelale dondu. Gece en düşük hava sıcaklığı Ardahan’ın Göle ilçesinde eksi 16 derece olarak ölçüldü. 


    Ardahan‘da soğuk hava koşulları, hayatı olumsuz etkiliyor. Gece hava sıcaklığının eksi 16 derece ölçüldüğü kentte hayat adeta durma noktasına geldi. Halilefendi Mahallesi’nde bulunan çeşmelerden, Ardahan Kalesi kenarındaki kayalıklardan ve şelaleden Kura Nehri’ne akan su, soğuk hava sebebiyle buz tuttu. Oluşan görüntüler Pamukkale’yi akıllara getirdi.



    **Benim Savcım!


    Yazıma başlamadan önce yeğenimin bıçaklandığı ve öldürmeye teşebbüs raporu almasına rağmen, bıçaklayanın arka kapıdan girip ön kapıdan çıktığı şu günlerde adaleti temsil edenleri baskı altına alıp, etkileme gibi bir düşünceyi ‘Tam Demokrasi, Tam Adalet, Tam İnsan Hakları’ diyerek reddettiğimi belirtiyorum.


    Çünkü adaletin kestiği parmak acımaz!


    Şimdi gelelim yazımıza;


    Kılıçdaroğlu’nun Gandhi misali kilometrelerce yol yürüyüp Adalet aradığını belirttiği ülkemde savcılarımız ve hakimlerimizin ‘Benim Savcım, Bizim Hakim’ hitabı ile anılması da dikkatlerden kaçmıyor.


     En son, Arabistanlı gazetecinin öldürülüp katilleri gibi cesedinin de hala bulunmadığı ancak üzerinden siyaset yapılmaya devam edildiği ülkemin, Cumhurbaşkanı yani partili Başkanı Erdoğan’ın ‘Arabistan Baş Savcısı geldi bende benim savcıma gerekeni ver’ dediğini hatırlıyorum. Ve son olarak aynı Erdoğan gazeteci meslektaşımız Fatih Portakal’a olduğu gibi sanatçı Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’e hitaben kürsüde ‘mandalina mı, portakal mı, sanatçı mı?’ dedikten sonra savcılara ve hakimlere emir edercesine yaptığı konuşmasına şahit olduk.


    Ve tabi bu şahitliğin hemen ardından ‘Benim Savcım’ diyen Erdoğan’ın kürsüde yaptığı konuşmayı ihbar sayıp adı geçen gazeteci ve sanatçılar hakkında hemen soruşturma başlatıldı. 


    O ünlü kürsü konuşmalarından sonra nice siyasinin yanı sıra Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan gibi birçok gazetecinin de ‘gizli tanık’ denilen ama savcı ve hakimlerin bile ‘kim bu gizli tanık?’ diyerek merak etmediği soruşturma ve iddiaların ardından içeri tıkıldığı bir ülkedeyiz.


    ‘Seni Başkan Yaptırmayacağım’ dedikten sonra kendisini hapiste bulan ancak AHİ’nin serbest bırakılması gerektiğine karar verilen ama yine kürsüde yapılan bir konuşmayla ve jet hızıyla başka bir davadan alınan kararla hapis cezası onanan ve serbest bırakılmayan Selahattin Demirtaş’ın yanına birde sanatçı ruhlu siyasetçi Sırrı Süreyya Önder gönderildi, ‘Benim Savcım’ deme cesareti bulunan ülkemde. 


    Yani kısacası Adalet ve Hukukun ‘Benim Savcım, benim hakimim’ denilmesiyle bir kişinin yada bir partinin değil ‘Bizim Savcımız, Bizim Hakimimiz’  denilerek ‘Adalet Mülkün Temelidir’ sözünün, gerçek hukukla, gerçek adaletle yerine gelmesi için başta hukukçular olmak üzere herkesin duyarlı olması gerekir, adaletin olmadığı ileri sürülen ülkemde.

  • SYDV'de Anlamlı Değişim!

    Ardahan’da 2019 Yılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) Mütevelli heyeti seçimi yapıldı.


    Vali Yardımcısı Salih Kalkan Başkanlığı’nda Ardahan Valiliği toplantı salonunda yapılan seçime 52 dernekten 32 dernek Başkanı katılım sağladı.


    Özkan Karakaya, Osman Yıldız, Tolgay Gökdemir, Nurten Sarıçam, Ahmet Ballı ve Alim Yeşilyurt Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı mütevelli heyetinin asil üyesi olabilmek için yarıştı. Yapılan oylamada Özkan Karakaya ve Osman Yıldız asil üye olarak seçildi. Oylamada Osman Yıldız 13 oy, Özkan Karakaya ise 10 oy alarak asil üye olarak seçildi. Seçimde 8 oy alan Tolgay Gökdemir ve 7 oy alan Alim Yeşilyurt yedek üye olarak seçildi. Oylamada Nurten Sarıçam 3 oyda kalırken,3 oyda geçersiz sayıldı.


    MÜTEVELLİ HEYETİ NE İŞ YAPAR?


    SYDV) Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun amacına uygun çalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi halkalı escort vatandaşlara nakdi ve ayni yardımda bulunmak üzere her il ve ilçede kurulmuştur.


    Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünün taşradaki faaliyetleri Türkiye çapındaki tüm il ve ilçelerde her ilde vali ve her ilçede kaymakam başkanlığında oluşturulmuş 1000 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla yürütülmektedir. Böylece bu Vakıflar, devlet ile yoksul vatandaşlar arasında sosyal yardımların doğrudan ve en kısa sürede vatandaşa ulaştırılması açısından bir köprü görevi görmektedirler.


    Vakıfların karar organları, “Vakıf Mütevelli Heyeti”dir. İl ve ilçelerdeki tüm yardım programları, bu mütevelli heyetlerin kararları ile yürürlüğe girmektedir.


    SYDV bünyesinde istihdam edilen personeller, İş Kanununa tabi olarak belirli ya da belirsiz süreli sözleşmeli personel şeklinde istihdam edilmektedirler. Yani vakıf çalışanları 657’ye tabi değildirler.



    **Bunlar Parti Değiller?


     


    HDP Solun solunda bir parti olduğunu iddia eder..


    Ama aday göstermez..


    İYİ Parti Sağ ve muhafazakar kesimin yeni partisi olduğunu iddia eder..


    Ama aday göstermez..


    İşçi partisi ve dğer partiler parti olduklarını iddia eder..


    Ama aday göstermezler..


    Yani kurulmuş olup, şu an aktif olan ve parti olduklarını iddia eden partiler şöyle:


    DEMOKRAT PARTİ DP


    2 MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ MHP


    3 MİLLET PARTİSİ MİLLET


    4 DEMOKRATİK SOL PARTİ DSP


    5 VATAN PARTİSİ VATAN


    6 CUMHURİYET HALK PARTİSİ CHP


    7 GENÇ PARTİ GENÇPARTİ


    8 TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ TSİP


    9 BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ BBP


    10 TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ TKP


    11 ÖZGÜRLÜK VE DAYANIŞMA PARTİSİ ÖDP


    12 LİBERAL DEMOKRAT PARTİ LDP


    13 EMEK PARTİSİ EMEP


    14 DEVRİMCİ SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ DSİP


    15 İLK PARTİ İLK PARTİ


    16 SAADET PARTİSİ SAADET


    17 ADALET VE KALKINMA PARTİSİ AK PARTİ


    18 BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ BTP


    19 HAK VE ÖZGÜRLÜKLER PARTİSİ HAK-PAR


    20 YURT PARTİSİ YURT-P 14.03.2002


    21 BAĞIMSIZ CUMHURİYET PARTİSİ BCP


    22 SAĞDUYU PARTİSİ SAGDUYU


    23 AYYILDIZ PARTİSİ AYP


    24 EMEKÇİ HAREKET PARTİSİ EHP


    25 HALKIN KURTULUŞ PARTİSİ HKP


    26 MÜDAFAA-İ HUKUK HAREKETİ PARTİSİ MHHP


    27 İŞÇİ KARDEŞLİĞİ PARTİSİ İKP


    28 YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ YÜCE DİRİ-P


    29 DOĞRUYOL PARTİSİ DYP


    30 DEVRİMCİ İŞÇİ PARTİSİ DİP


    31 EBEDİ NİZAM PARTİSİ ENPA


    32 DEMOKRATİK BÖLGELER PARTİSİ (BDP) DBP


    33 HAK VE HAKİKAT PARTİSİ HAK PARTİ


    34 HAK VE EŞİTLİK PARTİSİ HEPAR


    35 YENİ DÜNYA PARTİSİ (BÜYÜKANAVATAN) YENİ DÜNYA


    36 EZİLENLERİN SOSYALİST PARTİSİ ESP


    37 ULUSAL PARTİ ULUSAL PARTİ


    38 TÜRKİYE İŞÇİ KÖYLÜ PARTİSİ TİKP


    39 ESNAF VE ÇİFTÇİ PARTİSİ EÇP


    40 ANAVATAN PARTİSİ ANAVATAN


    41 ÖZGÜRLÜK VE SOSYALİZM PARTİSİ ÖSP


    42 ENGELSİZ TÜRKİYE PARTİSİ ETP


    43 TOPLUMCU KURTULUŞ PARTİSİ TKP


    44 HAK VE ADALET PARTİSİ HAP


    45 HALKLARIN DEMOKRATİK PARTİSİ HDP


    46 TÜRK BİRLİĞİ PARTİSİ TBP


    47 BÜYÜK ANADOLU DİRİLİŞ HAREKETİ PARTİSİ BADHP


    48 YEŞİLLER VE SOL GELECEK PARTİSİ YSGP


    49 HÜR DAVA PARTİSİ


    Evet, AK Parti, CHP dışında çokta sahada göremediğimiz bu kadar partinin olduğu ülkede neden AK Parti, CHP ve AK Partiye verdiği destekle gündemde kalan MHP ve Kürt seçmenin tüm baskılara karşın ayakta kal dediği ama ortada çokta görünmeyen HDP ile kadın genel başkanlı İYi Parti dışında bu kadar parti varken bu ülkede muhalefet nerede, niye sesi çıkma diye dertleniriz.


    Ortada olmayan sendikalar gi bu kadar partinin olup ta niye ülke gündemi ile ilgili konularla birlikte niye gündeme gelmediğini merak ettiniz mi?


    Mevcut Saadet Partisinin kira alacağı dolasıyla icraya verip, ayni isimle yeni bir parti kuran Erbakan’ın oğlunun yanı sıra o kadar partili ve sendikacının etkili işr muhalefet yapmadığından mı yoksa basın ve medyanın oralı olmamasından mı gündeme gelmezler anlayamıyorum.


    Ve yaklaşan yerel seçimler de bu kadar partinşin neden aday göstermedikleri ve niye seçimlere katılmadıkları ve bunların siyasetin gereği olanı olan muhalefeti yapmadıkları için neden katılmadıklarını da merak ederim..


    HDP’nin hala adaylarını açıklamadığı, İYİ Partinin CHP’ye sığınıp, CHP’nin arka kapılarda görüştüğü HDP ile yan yana gelmediği ülkede bunca parti olmasına karşın Fatih Portakal kadar muhalefet yapmadıklarını da merak edip, sorgulamak gerekmez mi?


    Bilmem ama bu ülkenin ana sorunun iktidar değil muhalefetin olduğunu bu kadar partinin olduğun bakmakla daha iyi anlıyoruz.

  • VALİLİKTEN HABERLER

    VALİ BİLMEZ BATUM’DA ÇEŞİTLİ TOPLANTI VE ZİYARETLERDE BULUNDU


    Vali Mehmet Emin Bilmez, Gürcistan’ın Acara Özer Cumhuriyeti’nin başkenti Batum’a bir ziyaret gerçekleştirerek, çeşitli toplantı ve ziyaretlerde bulundu.

     


    8’NCİ ULUSLARARASI YAPI İNŞAAT VE TEKNOLOJİLERİ FUARI


     


    Gürcistan’ın Acara Özerk Cumhuriyeti’nin başkenti Batum’da 8.Uluslararası Batum Yapı İnşaat ve Teknolojileri Fuarı “Batumi Build 2018” kapılarını ziyaretçilerine düzenlenen törenle açtı.


     


    Euphoria Otel’de 07-9 tarihlerinde açık kalacak olan fuarın açılışına, Türk Heyeti adına Valimiz Mehmet Emin Bilmez, Artvin Valisi Yılmaz Doruk, Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu, Hopa Kaymakamı Abdurrezzak Canpolat, Türkiye Cumhuriyeti Batum Başkonsolosu Makbule Koçak, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Demirci,Gürcistan’dan ise Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümet Başkanı Tornike Rijvadze, Artvin ve Trabzon illerinin TSO Başkanları ile iş adamları katıldı.


     


    Fuar açılışında bir konuşma yapan Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez, fuara katılım sağlayan firmaların yarısının Türk olduğunu belirterek, “Komşu Gürcistan ile aramızdaki bu dostane ilişkilerin vesilesiyle burada bulunmaktan mutluluk duyuyoruz. Komşu Gürcistan ile aramızdaki bu dostane ilişkileri, geleceğe dönük işbirliği noktasında önemsiyoruz. Bugün fauarda gördük ki birt çok alanda Türk firmaları buraya ulaşabiliyor. Bu bizi mutlu etti” diye konuştu.



    Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümet Başkanı Tornike Rijvadze ise Türk heyetini Batum’da görmekten duyduğu memnuniyetini dile getirdi.


     


     Fuar vesilesiyle Türk ve Gürcü iş adamlarının birbirini tanıma fırsatı bulduğunu belirten Rijvadze, “Bugün ne kadar güçlü olmamız gerektiğini hep birlikte gösterdik. Bu fuar çok önemlidir. Gürcü ve Türk iş adamlarının birbirini tanıma fırsatı bulacak. Gürcü ve Türk yatırımcıları yarınlarını ve burada yapacakları yatırımları görüşme fırsatı bulacaklar. Türkiye ile ticaret ve turizm başta olmak üzere birçok alanda ilişkilerimiz aratarak devam ediyor. Ayrıca Türkiye ile Gürcistan’ın ortak kullandığı Batum Havaalanına sahibiz.” dedi.


     


    Ana Organizatörlüğünü Geonet Expo üstlendiği fuara Türkiye’den 18 firma katılırken aralarında Gürcistan, Rusya,  Azerbaycan ve Almanya’dan toplam 47 firma fuara katıldı.


     


    GeonetExpo sahibi ve Türk işadamı Osman Çalışkan, bu tür fuarların dost ve kardeş iki ülke arasında ticari, kültürel yakınlaşma açısından son derece önemli olduğunu söyledi.


     İnşaat malzemesi, her türlü dekorasyon, ofis mobilyaları ve müteahhitlik firmalarının katıldığı fuarda,  konut ve plaza tanıtımları, kapı pencere cam sistemleri, mutfak banyo dolapları, elektronik eşyalar, ahşap evler ve bahçe mobilyaları, parke laminat, izolasyon ürünleri, zemin döşemeleri, duvar kağıtları, boya çeşitleri, doğalgaz ısıtma soğutma sistemleri, sauna,  barbükü şömine, merdiven çeşitleri, ev güvenlik sistemleri, belediyeler, halı koltuk ve kanepeler, her türlü inşaat yapı malzemeleri ve teknolojik gelişmeleri sergileniyor.


     


    Vali Bilmez, temasları kapsamında Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu, Artvin Valisi Yılmaz Doruk, Türkiye Cumhuriyeti Batum Başkonsolosu Makbule Koçak, Ardahan TSO Başkanı Çetin Demirci’yle birlikte, Acara Özerk Cumhuriyeti’nin başkenti Batum’da bir dizi ziyaretlerde bulundu.İlk olarak Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümet Başkanı Tornike Rijvadze’yi hükümet binasında ziyaret edildi. Ziyaretin sonunda heyetler karşılıklı olarak hediye takdiminde bulundu.



    Vali Bilmez daha sonra Gürcistan Anayasa Mahkemesi Başkanı Zaza Tavadze, Kabuleti Belediye Başkanı Mirian Katamadze, Meclis Başkanı David  Mtchedlishvili, Batum Belediye Başkanı Lasha Komakhıdze’yi ziyaret etti.


     


    Ziyaretlerin ardından Batum Botanik Bahçesi ile kentin tarihi ve turistik yerlerini gezdi.


     


    Başkonsolos Makbule Koçak, Türk Heyetinin onuruna akşam yemeği verdi.



     


    VALİ MEHMET EMİN BİLMEZ, TURİZM İŞLETMECİLERİYLE TOPLANTI YAPTI


     


    Vali Mehmet Emin Bilmez, Ardahan’da turizmin gelişmesi noktasında yürütülen çalışmalar kapsamında ildeki turizm ve otel işletmecileriyle toplantıda bir araya geldi.



    Toplantıda, Ardahan’ın kış ve yaz turizminde hak ettiği değere sahip olması için yapılması gereken çalışmalar ve faaliyetler hakkında istişarede bulunuldu.





    Vali Mehmet Emin Bilmez, Ardahan’ın muhteşem bir doğaya sahip olduğunu, kış turizmi için Yalnızçam Kayak Merkezi ve Çıldır Gölü’nün hak ettiği konumu yakalaması için çaba harcadıklarını söyledi.



    Son yıllarda büyük ilgi gören kış turizminde, Ardahan’ın adı ön plana çıkarma adına turizm işletmecilerine de büyük görevler düştüğünü dile getiren Vali Bilmez, “Biz çeşitli girişimlerde bulunuyoruz, toplantılar düzenliyoruz. Tek isteğimiz bölgemize gelen turisti Ardahan’a da getirebilmek. Bizim Yalnızçam Kayak Merkezimiz ve Çıldır Gölümüz gerçekten göz kamaştırıyor. Bu potansiyellerimizi turizmde ön plana çıkarmamız lazım. Bu konuda turizm ve otel işletmecilerimize de büyük görevler düşmektedir. Otelcilerimiz, lokantacılarımız özellikle turistlere hizmet konusunda kalifiye iş gücü ve kalite ortaya koymak durumundalar. Çünkü seyahate çıkan bir turist kalite arar, hizmet arar. Biz devlet olarak, turizmciler, otelciler olarak birlikte koordineli hareket ettiğimiz ve turizme en iyi yatırımı yaptığımız takdirde, inanıyorum ki ülkemizde ve bölgemizdeki turizm gelirinden payımıza düşeni alacağız” dedi.



     


    VALİ BİLMEZ, TUTAP BAŞKANI KISACA VE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİ KABUL ETTİ 




    Vali Mehmet Emin Bilmez, Turizm ve Tanıtma Platformu Ardahan İl Başkanı Hakan Kısaca ve beraberindeki üniversite öğrencilerini makamında kabul etti.



    Kısaca ve öğrencilerle bir süre görüşen Vali Bilmez, turizm ve eğitim konularında sohbette bulundu.

     



     


    VALİ BİLMEZ, KARS’TA ZİYARETLERDE BULUNDU


    Vali Mehmet Emin Bilmez, bir süre önce Kars Valiliğine atanan Türker Öksüz ile Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Rektörlüğüne atanan Hüsnü Kapu’ya hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.



    Ziyaretlerinde, Kars Valisi Öksüz ve KAÜ Rektörü Kapu ile bir süre görüşerek, hayırlı olsun dileklerinde bulunan Vali Bilmez, daha sonra Devlet Su İşleri (DSİ) Bölge Müdürlüğünü ziyaret etti.



    Vali Bilmez, Bölge Müdürü Mahmut Dündar ile görüşerek, DSİ’nin Ardahan’da ki yatırımlarının durumu hakkında bir süre görüşme gerçekleştirdi.



     


    VALİ BİLMEZ, MÜLKİYE BAŞMÜFETTİŞİ  AMİR ÇİÇEK  İLE BİRLİKTE POSOF’TA ZİYARET VE İNCELEMELER DE BULUNDU


    Vali Mehmet Emin Bilmez, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişi eski Vali Amir Çiçek ile birlikte Posof Türkgözü Sınır Kapısı’nı ziyaret etti. Mülkiye Başmüfettişi Çiçek ile birlikte Sınır Kapısı’nda incelemelerde bulunan Valim Bilmez, daha sonra Çiçek ile birlikte Posof Kaymakamlığını ziyaret etti.



    Vali Bilmez ve Çiçek daha sonra Posof’ta Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteğiyle kurulan kaz ve tavuk çiftliğini ziyaret etti.



    Vali Bilmez ve Mülkiye Başmüfettişi Çiçek, çiftliğin sahibi Emrah Şimşek’ten çiftliğin kapasitesi ve yetiştirilen kanatlılar hakkında bilgi aldı.



     


    VALİ BİLMEZ VE BAKANLIK HEYETİNİN KATILIMIYLA ‘İZDES’ TOPLANTISI YAPILDI 


     


    Vali Mehmet Emin Bilmez Başkanlığında, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişi Amir Çiçek ve beraberindeki heyetin katılımıyla Kent İzleme ve Değerlendirme (İZDES) Toplantısı gerçekleştirildi.



    Mülkiye Başmüfettişi Çiçek ve beraberindeki heyetin Valilik ziyaretinin ardından yapılan toplantıda kamu kurum ve kuruluşlarının halka sunduğu kamu hizmetleri değerlendirildi, ç
    eşitli sorun ve görüş önerileri hakkında istişarede bulunuldu.



     


    80.YIL ŞEHİR STADYUMUNUN AÇILIŞI GERÇEKLEŞTİRİLDİ


    Vali Mehmet Emin Bilmez, Gençlik Spor Bakanlığı tarafından modernizasyonu yapılarak Ardahan’a kazandırılan 80. Yıl Şehir Stadyumunun açılış törenine katıldı.  



    Milletvekili Prof. Dr Orhan Atalay, Belediye Başkan Faruk Köksoy, Rektör Prof. Dr Mehmet Biber ve diğer yetkililer ile birlikte açılış kurdelesini kesen Vali Bilmez, yüksek donanımlı stadyumun Ardahan halkının hizmetine açmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.



    Ardahan’ın Spor Yatırım anlamında Türkiye ortalamasının üstünde olduğunu dile getiren Vali Bilmez, stadyumun spor camiasının yanında yürüyüş yapmak isteyen vatandaşlar için de açık tutulacağını kaydetti.

    Milletvekili Orhan Atalay da modern bir sistemle yapılan stadyumun Ardahan halkına hizmet edecek olmasından memnuniyet duyduğunu ifade etti.

    Yeni açılan stadyumda ilk maç Serhat Ardahanspor ve Erzurum ekibi Yakutiyespor’un karşılaşması gerçekleştirildi.



    Stadyumun açılışının ardından Ziraat Bankasının destekleri ile ilimize kazandırılan sondaj makinesinin İl Özel İdaresine teslimi gerçekleştirildi. 


  • VALİLİKTEN HABERLER

    ÖĞRETMENLER GÜNÜÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER İLE KUTLANDI


    Öğretmenler günü kutlanıyor


     


    24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla Ardahan’da çeşitli etkinlikler düzenleniyor.


     


    Vali Mehmet Emin Bilmez’in de katıldığı etkinlikler, Ardahan Üniversitesi Hoca Ahmet Yesevi salonunda Prof. Dr. Ceval Kaya’nın konferansıyla başladı. Etkinlikler kapsamında, ARÜ’de Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü akademisyenleri ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü resim öğretmenlerinin ortaklaşa düzenlemiş oldukları “Öğretmenler Günü Karma Sergisi”nin açılışı gerçekleştirildi.



    Öğretmenler günü etkinlikleri, öğretmenevi önünde başlayan fener alayı yürüyüşüyle devam etti.


     


    Bugün (24 Kasım)  ise Öğretmenler Günü ana programları kapsamında Atatürk anıtına çelenk sunumuyla başlayan etkinlikler daha sonra Gençlik Merkezi’nde devam etti. Burada ki programda göreve yeni başlayan stajyer öğretmenlerin yemin merasimi geçekleştirildi. Vali Bilmez, tarafından emekliye ayrılan öğretmen İmdat Topçu’ya şeref madalyası takdim edildi. İl Genelinde düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğretmen ve öğrencilere ödüllerinin verildiği programda şiir dinletisi, oratoryo ve sinevizyon gösterimi sunuldu.


     


    Programda konuşan Vali Bilmez, “Bizler bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum diyen bir medeniyetin mensubu olarak, bugün dünyada öğretmenlere değer veren, öğretmenler gününü kutlayan nadir devlet ve toplumlardan biriyiz bütün meslek mensublarının yaptıkları bir yanlışın, bir vakanın olumsuz neticesi lokal olur, ama doku mimarı olan, topluma şekil veren öğretmenlerin eğer bir yanlışı olursa bunun sonucu lokal olmaz, bunun sonucu toplumsal olur ve yaygın şekilde olur onun için öğretmen arkadaşlarımızın toplumda ne kadar güzellik ortaya çıkaran varsa bunların kendilerinin eğittiğini biliyoruz. Öğretmenlerimizin toplumumuz üzerinde, çocuklarımız üzerinde en az anne-baba’ larımız kadar hakları var. Bu duygu ve düşüncelerle başta başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ebediyete intikal etmiş tüm öğretmenlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum, göreve yeni başlayan öğretmenlerimize başarılar, emekli olan öğretmenlerimize sağlıklı ömürler diliyor, öğretmenler gününüzü en içten dileklerim ile kutluyorum” dedi.


     


    Etkinliklere, Vali Mehmet Emin Bilmez ve Eşi meral Bilmez, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Cumhuriyet Başsavcı Vekili Savcı Burak Bardak, Vali Yardımcısı Mehmet Kılıç, kurum müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.



    VALİ BİLMEZ BEŞİKTAŞ BEŞİKTAŞ FORMA DAĞITIM PROGRAMINA EŞLİK ETTİ


    Beşiktaş Spor Kulübü tarafından, il genelinde ki öğrencilere dağıtılmak üzere 5 bin forma Ardahan’a gönderildi.



    Merkez Rekabet Kurumu Fen Lisesi’nde forma dağıtımına Vali Bilmez de eşlik etti. Formaları Ardahan’a gönderen Beşiktaş Spor Kulübü Başkanı Fikret Orman ve kulüp yöneticilerine teşekkür eden Vali Bilmez, formalarını alan öğrencilerle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi. Programda, Kulübün Taraftar ve Dernekler Başkanı Burhan Topuz, Vali Bilmez’e üzerinde adını taşıyan Beşiktaş forması hediye etti.


     


    VALİ BİLMEZ İŞKUR’UN FAALİYET TANITIMI TOPLANTISINA KATILDI


    Vali Mehmet Emin Bilmez, Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR)  İl Müdürlüğü’nün faaliyetlerinin tanıtıldığı basın toplantısına katıldı.



    Yalnızçam Otel’de düzenlenen yemekli toplantıda İŞKUR Müdürlüğü, 2018 yılı faaliyetlerini içeren bir sunum yaparak, kurumun destek verdiği, istihdam sağladığı projeler ve faaliyetleri basın men suplarına tanıtıldı.



    Toplantıya katılan Vali Bilmez, toplantı gündemine ilişkin bir konuşma yaptı ve Ardahan’ın genel gündemi, kamu yatırımları, güvenlik, spor, kültür ve sanat konularında son gelişmeleri değerlendirdi.

  • LİSE YOLUN DA KANLI KAVGA

    ARDAHAN’da meydana gelen bıçaklı kavgada liseli 2 genç yaralandı.


    Edinilen bilgilere göre, Halilefendi Mahallesi’nde ki Hoçvan Lisesinde eğitim gören E.Ö. ve S.Ö.’nün kız arkadaşını rahatsız ettiğini ileri süren Y.M., liseli gençlerle kavga etti. Kavga sırasında, Y.M., yanında getirdiği bıçakla E.Ö. ve S.Ö.’yü karnından bıçakladı. Karın boşluğundan yaralanan liseli gençler, Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. Gençlerin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.



    Bıçaklı kavganın ardından polis Y.M.’yi gözaltına aldı ve kavgayla ilgili soruşturma başlattı.

  • AK Partililerin Beklentisi Olmadı, Vali Kaldı!

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzası ile Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan atama kararına göre, 39 ilin valisi değişti, 21 ilin valisi görevden alınarak mülkiye başmüfettişliğine getirildi.


    Atama kararlarına göre;



    Adıyaman Valisi Nurullah Naci Kalkancı,



    Ankara Valisi Ercan Topaca,



    Artvin Valisi Ömer Doğanay,



    Bartın Valisi Nusret Dirim,



    Bursa Valisi İzzettin Küçük,



    Çorum Valisi Necmettin Kılıç,



    Edirne Valisi Günay Özdemir,



    Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu,



    Hatay Valisi Erdal Ata,



    Kayseri Valisi Süleyman Kamçı,



    Kırıkkale Valisi Mehmet İlker Haktankaçmaz,



    Kilis Valisi Mehmet Tekinarslan,



    Malatya Valisi Ali Kaban,



    Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer,



    Sakarya Valisi İrfan Balkanlıoğlu,



    Tekirdağ Valisi Mehmet Ceylan,



    Trabzon Valisi Yücel Yavuz,



    Uşak Valisi Salim Demir,



    Yalova Valisi Tuğba Yılmaz,



    Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ve



    Zonguldak Valisi Ahmet Çınar; mülkiye başmüfettişi olarak görevlendirildi.


    Ayrıca;


    Aksaray Valisi Aykut Pekmez Adıyaman Valiliğine,



    Bingöl Valisi Ali Mantı Aksaray Valiliğine,



    İstanbul Valisi Vasip Şahin Ankara Valiliğine,



    İçişleri Bakanlığı Mülga Dernekler Dairesi Başkanı Yılmaz Doruk Artvin Valiliğine,



    İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü Sinan Güler Bartın Valiliğine,



    Esenler Kaymakamı Hulusi Şahin Batman Valiliğine,



    Beypazarı Kaymakamı Kadir Ekinci Bingöl Valiliğine,



    Gaziosmanpaşa Kaymakamı Oktay Çağatay Bitlis Valiliğine,



    Yıldırım Kaymakamı Ahmet Ümit Bolu Valiliğine,



    Konya Valisi Yakup Canbolat Bursa Valiliğine,



    TBMM Başkan Müşaviri Mustafa Çiftçi Çorum Valiliğine,



    İçişleri Bakanlığı Mülga Mahalli İdareler Genel Müdürü Ekrem Canalp Edirne Valiliğine,



    Gümüşhane Valisi Oktay Memiş Erzurum Valiliğine,



    Sivas Valisi Davut Gül Gaziantep Valiliğine,



    İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Kamuran Taşbilek Gümüşhane Valiliğine,



    Şişli Kaymakamı İdris Akbıyık Hakkari Valiliğine,



    Kars Valisi Rahmi Doğan Hatay Valiliğine,



    İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanı Ömer Seymenoğlu Isparta Valiliğine,



    Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya İstanbul Valiliğine,



    Etimesgut Kaymakamı Fuat Gürel Karabük Valiliğine,



    İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşaviri Türker Öksüz Kars Valiliğine,



    Isparta Valisi Şeyhmus Günaydın Kayseri Valiliğine,



    İçişleri Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Yunus Sezer Kırıkkale Valiliğine,



    İskenderun Kaymakamı Recep Soytürk Kilis Valiliğine,



    Hakkari Valisi Cüneyt Orhan Toprak Konya Valiliğine,



    Tokat Valisi Ömer Toraman Kütahya Valiliğine,



    Bolu Valisi Aydın Barkuş Malatya Valiliğine,



    Batman Valisi Ahmet Deniz Manisa Valiliğine,



    İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürü İlker Gündüzöz Muş Valiliğine,



    Karabük Valisi Kemal Çeber Rize Valiliğine,



    Kütahya Valisi Ahmet Hamdi Nayir Sakarya Valiliğine,



    MEB Destek Hizmetleri Genel Müdürü Salih Ayhan Sivas Valiliğine,



    Muş Valisi Aziz Yıldırım Tekirdağ Valiliğine,



    Kayapınar Kaymakamı Ozan Balcı Tokat Valiliğine,



    Bitlis Valisi İsmail Ustaoğlu Trabzon Valiliğine,



    MEB Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Funda Kocabıyık Uşak Valiliğine,



    Merkez Valisi Muammer Erol Yalova Valiliğine,



    Çankaya Kaymakamı Kadir Çakır Zonguldak,



    Mülkiye Başmüfettişi Mehmet Alparslan Işık Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığına,



    Mülkiye Başmüfettişi Ali Çelik İller İdaresi Genel Müdürlüğüne,



    Mülkiye Müfettişi Hüseyin Kürşat Kırbıyık Strateji Geliştirme Başkanlığına,



    İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yarımcısı Hüseyin Engin Sarıibrahim İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne,



    İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Abdullah Ayaz İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne,



    Öğretim Üyesi Gökçe Ok İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdür Yardımcılığına atandı.



    **Sakalımız da Var Ama!


    Daha iki hafta önce yazmıştım, Başkan Erdoğan’ın genel seçimlerde MHP ile kurduğu ittifakı yerel seçimlerde yapmayacağını..


    Ondan önce Papazın bırakılacağını ama birilerinin buna inanamayıp, Başkan Erdoğan’ın ‘Ben oldukça rahip bir yere gitmez’ demesine inanmış ama dolar 7 lirayı bulunca panik içinde Hoca’nın getirilemediği Okyanus ötesine ..


    Af tartışmalarının bir genel af ile sonuçlanacağını bu nedenle mafya vari bir affa izin vermeyi düşünmediğini yazarken birileri, ‘Haydi oradan’ diyordu..


    Ama Af tartışmalarının ‘şimdilik’ belki de yerel seçimlere ramak kala başka bahara kaldığını da belirtmekte fayda var..


    Öte yandan ‘Yolumuza kendi başımıza devam ederiz’ diyen Bahçeli’ye ‘Varsın yollarına gitsinler’ diyerek bir taşla iki kuşu vuran Başkan Erdoğan’ın bir taşla MHP’yi sırtından attığı, bir taşla da yerel seçimlerde oylarına göz koyduğu Kürtlere yeninden sinyal verdiği de diğer bir dikkat çekmesi gereken durumdur.


    Evet, başkan olana kadar uzunca bir yol alan Erdoğan’ı hala tanımayanların okullarda adeta dayatma olan Andın yeniden gündeme getirilmesi ile bir an eskiye dönüyoruz diye sevinmişlerdi ki o da geçen gün yazdığım gibi güme gitti..


    Gazeteciyi öldürdüklerini utanmadan ilan eden alçakların Türkiye’yi kendilerine benzettikler şu günlerde Başkan’ın Kaşıkçı’yı öldürenlerin Arabistan’da değil, Türkiye’de yargılanması gerektiğini belirtirken aslında o katillerin ‘suç ortakları konuşmasın’ denilerek Arabistan’da idam edileceklerini de biliyor.


    Ama buradaki çağrının asıl amacının ABD’nin tepkisini ölçmek olduğunu da anlamak gerekir.


    Çünkü Arabistanlı Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Türkiye’de öldürülmesinin altında başka hesaplar yattığını da anlamak ve buna göre adım atmak gerektiğini de biliyor başkan Erdoğan..


    Neyse biz sakalımız olmasına karşın anlatamadığımız yazılarımın tek tek haklı çıkmasına geri dönelim.


    Ve geriye dönüp, bir iki hafta önce ele aldığımız ‘MHP’nin AK Partili Olma Sevdası’ başlıklı yazımızı yeniden okuyalım;


    **MHP’nin AK Partili Olma Sevdası


    Yerel seçimler öncesi iyiden iyiye hareketlenen siyaset alanın ön planında yer almak isteyenlerde bugünden itibaren partilerine başvuru yapmaya başlayacaklar.

    Gözlerin kimin, kimle ittifak yapacağının üzerinde olduğu şu günlerde tek başına bir parti olan ama tek başına seçimlere girmekten korkan Milliyetçi Hareket Partisinin ard arda yaptığı açıklamalarda seçmenin en çok takip ettiği konuların başında gelmekte.

    MHP’li seçmenin kızdığını gördüğüm bu açıklamaların başında gelen ise MHP Genel Başkanı Prof. Dr. Devlet Bahçeli’nin ısrarla AK Parti ile ittifak yapma sevdası gelmektedir.

    Başkan Erdoğan’ın çokta sıcak bakmadığı ama Başkanlık seçimlerinde yanında yer alan Bahçeli’yi de kırmamak için bir formül aradığını görmekteyiz.

    Çünkü Başkan Erdoğan’ın MHP’nin AK Partili olma sevdasından artık bıktığını ve yerelde hiç bir ittifaka gerek görmediğini ama dışarıdan gelecek oylara da yok demek istemediğini 16 yl boyunca yapılan tüm seçimlere baktığımızda rahatça görebiliyoruz.

    Bir dönem bizden cemaat, bir dönem barış süreci adı altında Kürtlerin, bir dönem Balyoz ve diğer operasyonlardan gelen oylar ve son olarakda başkanlık seçiminde hep bu yolu izleyen AK Parti’nin bu seçimlerde MHP’li oylardan çok, orta oyları yani çok milliyetçi, muhafazakâr olmayan CHP, HDP ve İYİ partiden umut kesenlerin oylarına talip olduğunu anlıyor gibiyim.

    Tabanın çok sıcak bakmadığı ama Bahçeli’nin ısrarla AK Partili olma sevdasının devam ettiği yerel seçimler öncesi CHP, İYİ Parti ve HDP’nin nasıl bir yol izleyeceği de seçmen ve AK Parti ve MHP tarafından yakındantakip edilirken AK Parti’nin MHP olmazsa da tek başınada kalsa bu üç parti birleşmezse yerelde ki iktidarına devam edeceğini de unutmamak gerekir.

  • Kar Ardahan’da..

    Ardahan merkezi olduğu çevresini ve merkezi etkisi altıma alan kar yağışı ile birlikte kış aylarına erkenden merhaba diyen Ardahan’da kalorifer ve sobalar da erkenden yandı.


    Gece saatlerinde etkili olan yağmur sabaha karşı yerini kısa süreli kar yağışına bıraktı. Erken saatlerinde kar sürprizi ile uyanan Ardahan’lılar işyerleri ve evlerinin önlerinde kar temizliği yaptılar. Soba ve kaloriferlerin yakıldığı kent merkezinde karın keyfini yine çocuklar çıkardı. Park ve bahçeler kar altında kalırken, kartpostallık görüntüler oluşturdu.



    **Sakalımız da Var Ama!


    Daha iki hafta önce yazmıştım, Başkan Erdoğan’ın genel seçimlerde MHP ile kurduğu ittifakı yerel seçimlerde yapmayacağını..


    Ondan önce Papazın bırakılacağını ama birilerinin buna inanamayıp, Başkan Erdoğan’ın ‘Ben oldukça rahip bir yere gitmez’ demesine inanmış ama dolar 7 lirayı bulunca panik içinde Hoca’nın getirilemediği Okyanus ötesine ..


    Af tartışmalarının bir genel af ile sonuçlanacağını bu nedenle mafya vari bir affa izin vermeyi düşünmediğini yazarken birileri, ‘Haydi oradan’ diyordu..


    Ama Af tartışmalarının ‘şimdilik’ belki de yerel seçimlere ramak kala başka bahara kaldığını da belirtmekte fayda var..


    Öte yandan ‘Yolumuza kendi başımıza devam ederiz’ diyen Bahçeli’ye ‘Varsın yollarına gitsinler’ diyerek bir taşla iki kuşu vuran Başkan Erdoğan’ın bir taşla MHP’yi sırtından attığı, bir taşla da yerel seçimlerde oylarına göz koyduğu Kürtlere yeninden sinyal verdiği de diğer bir dikkat çekmesi gereken durumdur.


    Evet, başkan olana kadar uzunca bir yol alan Erdoğan’ı hala tanımayanların okullarda adeta dayatma olan Andın yeniden gündeme getirilmesi ile bir an eskiye dönüyoruz diye sevinmişlerdi ki o da geçen gün yazdığım gibi güme gitti..


    Gazeteciyi öldürdüklerini utanmadan ilan eden alçakların Türkiye’yi kendilerine benzettikler şu günlerde Başkan’ın Kaşıkçı’yı öldürenlerin Arabistan’da değil, Türkiye’de yargılanması gerektiğini belirtirken aslında o katillerin ‘suç ortakları konuşmasın’ denilerek Arabistan’da idam edileceklerini de biliyor.


    Ama buradaki çağrının asıl amacının ABD’nin tepkisini ölçmek olduğunu da anlamak gerekir.


    Çünkü Arabistanlı Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Türkiye’de öldürülmesinin altında başka hesaplar yattığını da anlamak ve buna göre adım atmak gerektiğini de biliyor başkan Erdoğan..


    Neyse biz sakalımız olmasına karşın anlatamadığımız yazılarımın tek tek haklı çıkmasına geri dönelim.


    Ve geriye dönüp, bir iki hafta önce ele aldığımız ‘MHP’nin AK Partili Olma Sevdası’ başlıklı yazımızı yeniden okuyalım;


    **MHP’nin AK Partili Olma Sevdası


    Yerel seçimler öncesi iyiden iyiye hareketlenen siyaset alanın ön planında yer almak isteyenlerde bugünden itibaren partilerine başvuru yapmaya başlayacaklar.

    Gözlerin kimin, kimle ittifak yapacağının üzerinde olduğu şu günlerde tek başına bir parti olan ama tek başına seçimlere girmekten korkan Milliyetçi Hareket Partisinin ard arda yaptığı açıklamalarda seçmenin en çok takip ettiği konuların başında gelmekte.

    MHP’li seçmenin kızdığını gördüğüm bu açıklamaların başında gelen ise MHP Genel Başkanı Prof. Dr. Devlet Bahçeli’nin ısrarla AK Parti ile ittifak yapma sevdası gelmektedir.

    Başkan Erdoğan’ın çokta sıcak bakmadığı ama Başkanlık seçimlerinde yanında yer alan Bahçeli’yi de kırmamak için bir formül aradığını görmekteyiz.

    Çünkü Başkan Erdoğan’ın MHP’nin AK Partili olma sevdasından artık bıktığını ve yerelde hiç bir ittifaka gerek görmediğini ama dışarıdan gelecek oylara da yok demek istemediğini 16 yl boyunca yapılan tüm seçimlere baktığımızda rahatça görebiliyoruz.

    Bir dönem bizden cemaat, bir dönem barış süreci adı altında Kürtlerin, bir dönem Balyoz ve diğer operasyonlardan gelen oylar ve son olarakda başkanlık seçiminde hep bu yolu izleyen AK Parti’nin bu seçimlerde MHP’li oylardan çok, orta oyları yani çok milliyetçi, muhafazakâr olmayan CHP, HDP ve İYİ partiden umut kesenlerin oylarına talip olduğunu anlıyor gibiyim.

    Tabanın çok sıcak bakmadığı ama Bahçeli’nin ısrarla AK Partili olma sevdasının devam ettiği yerel seçimler öncesi CHP, İYİ Parti ve HDP’nin nasıl bir yol izleyeceği de seçmen ve AK Parti ve MHP tarafından yakındantakip edilirken AK Parti’nin MHP olmazsa da tek başınada kalsa bu üç parti birleşmezse yerelde ki iktidarına devam edeceğini de unutmamak gerekir.

  • HOÇ/FED’E KADINLARA TESLİM EDİLDİ..

    İki yılda bir yapılan HOÇ/FED’in yapılan kongresi arından yönetim kadınlara teslim edildi.


    Osman Avşar’ın kurucu başkanlığını yaptığı, Güven Yılmaz ile Latif Yılmaz’ın birer dönem başkanlığını yaptığı Hoçvan Dernekler Federasyonun başına Türkan Yılmaz getirildi.


    İstanbul Esenyurt’ta bununa HOÇ/FED’in merkezinde yapılan ve dernek başkanları ile delegelerin büyük ilgi gösterdiği kongre ardından HOÇ/FED’in yönetiminin büyük bölümde kadınlardan oluştu.



    *Ardahan İl Komisyonu da KAI, KAIFED, KAISİAD’ları Ret Etti..


    *22/08/2017 Tarihli Haber


    Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Serhat Kenti, ülkenin 75 plakalı şehri, Avrupa’nın Kafkaslara açılan kapısı, Doğu Anadolu’nun Karadeniz girişi, BTC/Bakü ve Tanap ve Çin’den Hazara uzanan demir yolunun gibi dev projelerin stratejik kent yaptığı Ardahan adını gölgeleyen oluşumlara ilk resmi tavrını ortaya koydu.


    Birilerinin siyasi hesapları doğrultusuna Ardahan’ı diğer illerle bağdaştırıp, Ardahan ismini gölgeleyen oluşumların kentin tanıtımına, beklentilerine hiç bir katkı sunmadığını belirten Ardahan İl Komisyonu Vali Mehmet Emin Bilmez başkanlığına yapılan toplantıda başta KAI, KAIFEDve KAISİAD denen ama Ardahan ve Ardahanlılar ile alakası olmayan oluşumlar başta olmak üzere Ardahan adını taşımayan stk, federasyon, derneklerin etkinliklerine katılmama kararı aldı.


    **KAI, KAIFED, KAISİAD’larla Ardahan’ın İşi Yok..


    Alınan bilgilere göre daha önce İstanbul KAISİAD’ın düzenlediği ancak ARDAFED İstanbul başta olmak üzere Ardahan Derneklerinin ‘KAI, KAISİAD’ denen oluşumlar Ardahan’ı adını kullanırken, Ardahan’a hiç bir katkı sunmadıklarını’ belirtip, destek vermediği organizasyonun bir benzerini yapmak isteyen ve Ardahan Valiliğinden, Ardahan Belediyesinden, Çıldır, Göle, Posof Belediye Belediyelerinden, İlçe Kaymakamlarından, Vali Yardımcılarından, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası, Ardahan Esnaf ve Sanatkar Odalar Birliği, Ardahan Arıcılar Birliği, Ardahan Esnaf Odası ve Ardahan’da ki diğer dernek, stk, federasyonlarından destek isteyen Ankara KAI Federasyonun etkinliğine ‘KAI’ler Ardahan’ın temsil etmiyor, Ardahan Federasyonları ve Dernekleri Ardahan’ın adını en iyi şekilde temsil etmekteler. Yapılacaksa onların olduğu, onların yapacağı etkinliklerde varız’ diyerek Ankara KAIFED’in Ankara’da düzenlemek istediği etkinliğine katılmama kararı aldıkları öğrenildi.


    Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Arıcılar Birliği Başkanı İlhan Evliaoğlu ve Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Esfender Yılan Ankara’da bulunan KAI Federasyonun Ardahan İl Komisyonuna sunduğu etkinliğe Ardahan’ı, Ardahan Federasyonlarının onayını almadan yapılmasına karşıyız. Bu nedenle Ardahan İl Komisyonu olarak KAI Ankara Federasyonun Ankara’da ki organizasyonuna katılmama kararı aldıklarını belirttiler.


    **Çıldır Belediye Başkanı:


    Ardahan’ın kendi federasyon ve dernekleri var..


    Öte yandan toplantıda söz alarak KAI, KAIFED, KAISİAD denen Ardahan ve Ardahanlılarla ilgi ve alakası olmayan oluşumların Ardahan’a hiç bir katkı sunmadıkları gibi Ardahan’ı gölgelediklerini bu nedenle biz önce kendi federasyonlarımız olan Ardahan Federasyonları ile hareket etmeliyiz. Gerekirse İstanbul yada Ankara’da geniş çaplı bir Ardahan etkinliği yapabiliriz. Bizim federasyonlarımızın bunu yapma gücü ve ekibi var.’ diyerek KAI, KAIFED, KAISİAD denen oluşumlara Ardahanlıların sıcak bakmadığının altını önemle çizdiği de alınan bilgiler arasında olurken, aynı toplantıda AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ya da telefonla bağlanılarak, İl Komisyonu Kararının kendisine aktarıldığı, Milletvekili de çoğunluğun kararına saygılı olduğunu belirttiği alınan diğer bilgiler arasında oldu.


    **ARDAFED Konuyu sık sık gündeme taşıyordu..


    Bugün yapılan toplantıda ilk kez resmi bir tepki alan KAI ve KAISİAD gibi Ardahan ve Ardahanlılarla alakası olmayan oluşumların Ardahan olarak ilk resmi tepkinin konulması Ardahanlılar arasında olumlu bir karar olarak değerlendirilip, İl Komisyonuna teşekkür edilirken bu önemli çıkışın yapılması Ardahan adına en güzel davranış olarak görüldü.


    Ardahan İl Komisyonuna ve AK Parti Ardahan Milletvekilline teşekkür eden Ardahan Dernekler Federasyonları bu konuda ne yapılacaksa bu önemli konun fikir babaları olan Ardahan federasyonları olarak hazır olduklarını kamuoyuna bir kez daha deklere ettiklerini belirttiler.



     


    Projesiz Adaylar..


    Her seçim döneminin değişmez aday adayları ‘bende aday adayım’ diyerek, çoğu akrabaları olanların alkışları eşiliğin de  düzenledikleri yine sahne de..


    Seçim gelmeden ortaya çıkmayan, memlekette onca sorun yaşanırken kendilerin saklayan, param var, göbeğimde diyerek seçimden seçime ortaya çıkıp, memleketi kurtarmaya talip olanların ‘Bende aday adayım’ diyerek boy boy poz verdikleri şu günlerde kimsenin aday olmaları halinde ve Allah göstermesin seçildikler takdirde ne yapacaklarını, hangi plan ve projeyi hayata geçirecekleri de anlaşılamıyor.


    Çünkü ne beyinlerinde, ne elerinde bir plan ve proje yok..


    Sadece ‘Bende adayım’ demek onlar için siyaset sanılıyor.


    Hâlbuki aday oldukları kentin kaç mahallesinin olduğunu bile bilmeyen bunların gerek yerel gerekse ulusal sorunlar konusun da ne düşündüklerini, aday edildikleri halde nasıl bir çalışma ortaya koyup, seçim kazanacakları ve seçildikler takdirde neler yapacaklarını belirtmeleri gerekmiyor mu?


    Bilmem ama gerek İstanbul’da gerek Ardahan’da gerekse Çorum da aday adayı olduklarını ilan edenlerin hemen hepsine baktığımızda kimsenin ‘Ben seçilirsem şu projemi hayata geçireceğim’ dediğine şahit olamıyoruz.


    Yani plan ve projesi olmadan aday olanlar çok ama plan ve projeleri ile konuşan, aday olan kimse yok diyebiliriz.


    Sadece ‘Ben de adayım’ diyenler var.


    Bu ülkenin ekonomisinden, alt yapısına, sosyal hayatından siyasal yaşamına birçok sorunun olduğunda bile bi haber olan onca aday adayın ‘bende adayım’ dediği bir sürecin daha yaşandığına şahit olduğumuz şu günlerde bunlara ‘Kardeş adaysında ne yapacaksın?’ diyen bir seçmen, genel merkez, kamuoyu ve basınında olmadığını da görmekteyiz.


    Yani kardeş sen adaysında aday olduğunda kimden, nasıl, hangi plan ve hangi proje ile seçmenden oy isteyeceksin?


    Seçildiğinde neler yapacaksın?


    Yönetmek istediği kentin kaç mahallesi, kaç km. yolu, kaç konutu, ne kadar nüfusu var anlamında nasıl bir bilimsel çalışman var?


    Şeklinde kimsenin soru sormadığı bir seçimin daha yaklaştığı şu günlerde herkes aday ama plansız, projesiz..


    Olan ne?


    Bol bol vaat ve havadan, sudan açıklamalar..

  • Ardahan'dan En Son Haberler

    MAÇ BAŞLIYOR; DAVETLİSİNİZ


    3 Eylül 2018 Pazar günü sabah Saat: 10.00’da Tuzla Marina Restoranta Ardahanlılar kahvaltıda bir araya gelecek…


    Saat: 14.00’da ise tüm Ardahanlılar, Serhat Ardahan Spor ile Iğdır Spor maçını izlemek için Ardahan Halilefendi Mahallesinde bulunan sentetik çim sahaya akın edecek.


    İstanbul’un Tuzla ilçesinde iş adamı Bekir Süt’e ait Marina Adli Restoran’ta düzenlenecek olan kahvaltılı bir toplantı da bir araya gelecek olan Ardahanlılar, Serhat Ardahan Spor için yol haritasını masaya yatırmaları bekleniyor.


    Ardahan Dernekler Federasyonu, Ardahanlı İş Adamı ve Sanayiciler Derneği, Ardahan Sesi Grubunun yanı sıra Serhat Ardahan Spor İstanbul Taraftar Grubunun ve derneklerin birlikte organize ettiği Ardahanlıların Tuzla’da ki kahvaltılı toplantısına birçok iş adamının da katılması bekleniyor.


    AYNI GÜN IĞDIR SPOR MAÇI VAR…


    ARDAFED’in İstanbul Organize ettiği  kahvaltılı toplantıda bir araya gelecek olan Ardahanlıları Bölgesel Amatör Liginde temsil eden Serhat Ardahan Spor’da aynı gün saat 14.00’da Iğdır Spor’u kendi evinde konuk edecek. Maça tüm Ardahanlılar davetlidir.



    Serhat Ardahan Spor’da Olağanüstü kongre kararı


    Serhat Ardahan Spor Kulübü Başkanı Fakir Yılmaz, Serhat Ardahan Spor kulübünün Olağanüstü Kongreye götürme nedeni hakkında bir yazı kaleme aldı.


    Başkan Yılmaz, dün lige katılamama ile karşı karşıya olan ve bir kaşe ile alınıp, maddi imkânsızlıklara rağmen bugün saha da olan takımın önünü açmak adına başkanlığını yaptığı Serhat Ardahan Spor kulübü Olağanüstü Kongreye götürme kararının alındığını belirterek, konu hakkında şu açıklamalarda bulundu:


    “Ardahan Valisine; Ardahan Belediye Başkanına ve Ardahan Kamuoyuna açık Mektuptur..


    Sayın Başkanım; Sayın Ardahanlılar;


    Bu Pazar Iğdır Spor maçı ile BAL ligine merhaba diyecek olan ve Ardahan’ı Bölgesel Amatör Liginde temsil eden Serhat Ardahan Spor’un 2018/2019 Futbol Sezonuna katılması için ortaya koyduğum çabayı uzun uzun anlatmayacağım. Çünkü Ardahan adına başkanlığını üstlendiğim ve tüm engellemelere karşın yok imkânlar ile sahada olan bir takımın moralini bozmak istemiyorum.


    Sayın Başkan Sayın Ardahanlılar;


    Dün lige katılamama ile karşı karşıya olan ve bir kaşe ile alınıp, maddi imkânsızlıklara rağmen bugün saha da olan takımın önü açmak adına başkanlığını yaptığım Serhat Ardahan Spor Olağanüstü Kongreye götürme kararı almış bulunmaktayız.


    Belediyemizin tüm samimi çabalarına karşın Vali ve diğer kamu kurumların yanı sıra başta Milletvekillerimiz olmak üzere siyasilerin gerekli desteği sağlamadığı, takımın yaşadığı maddi sıkıntıları aşamadığı, futbolcuların ön ödemelerini ve lisanslarına gereken parayı verilen sözlerin yerine gelmediği ve vaatlerin boş çıktığı için Olağanüstü Kongre Kararı alan Şehrin Takımına sahip çıkmanız adına ya bizimle birlikte yeni bir yönetimin oluşması için gereğini yapın ya da takımı kendiniz alıp, başına ve yönetimine getireceğiniz bir ekiple Ardahan’ı Bal Liginde temsil etmesi için el atın.


    Bu nedenle ‘Fakir Yılmaz varsa biz yokuz’ diyenlerin takıma sahip çıkması adına başta olmak üzere ben ve yönetimimin takımın önünü ama adına aldığı Olağanüstü Kongre Kararını takımın önünü açma adına değerlendirmenizi umar, saygılar sunarım.”



     


    Yıldırım Çobana çarptı, Hoçvan’da yangın çıktı


    Ardahan’ın Posof ilçesinde bir çoban yıldırım çarpması sonucu ağır yaralandı. Hamza Aydın (36) isimli çobana Erim köyü yaylasında hayvanları otlatırken üzerine yıldırım düştü. Çoban Hamza Aydın, düşen yıldırım sonucunda ağır yaralandı. Hamza Aydın köy kavşağına kadar köylülerin sırtında taşınarak getirildi. Aydın, ambulans ile Posof Devlet Hastanesine ardından Ardahan Devlet Hastanesine sevk edilerek tedavi altına alındı.


    5 BİN OT BALYASI VE 3 TON SAMAN KÜL OLDU


    Ardahan merkeze bağlı Hoçuvan Hasköy’de çıkan yangında tonlarca ot yandı. Alınan bilgiye göre, Hoçuvan Hasköy’de ikamet eden Osman Yılmaz’a ait evin bahçesindeki ot, yakınında bulunan elektrik direğindeki henüz belirlenemeyen nedenden dolayı çıkan kıvılcım sonucu tutuştu. Tutuşmanın kısa sürede büyümesiyle 5 bine yakın ot balyası ve 3 ton samanın tamamını kapladı. Ardahan Belediyesi itfaiye ekiplerinin müdahalesine rağmen otların tamamı kullanılamaz hale geldi. Söndürme çalışmasına Ardahan İl Özel İdare ekipleri de destek verdi.


    Otu yanan Osman Yıldız adlı vatandaş yaptığı konuşmada, yangının çok kısa sürede büyüdüğünü belirterek, “Aniden ve çok hızlı bir şekilde büyüdü. Bir yıllık emeğimiz bu şekliyle yandı. Çok üzüldük. Sonuçta emek” ifadesini kullandı.



    **Hırsızlar yakayı ele verdi..


    Ardahan merkezli hayvan hırsızlığı operasyonunda gözaltına alınan 9 zanlıdan 5’i tutuklandı.


    Jandarma ekipleri, farklı tarihlerindeki hayvan hırsızlıklarına karıştığı gerekçesiyle Ardahan ve Kars‘ta eş zamanlı operasyon düzenledi.


    Gözaltına alınan zanlılar, jandarmadaki işlemlerin ardından Göle Adliyesine sevk edildi.


    Zanlılardan 5’i “nitelikli hayvan hırsızlığı suçundan” tutuklandı, 3’ü adli kontrol şartı, biri ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.



    *Kağıt gibi haber sıkıntısı da var..


     



    33 Yıllık bir gazeteci olarak başına oturduğum bilgisayarımın tuşlarına dokunan parmaklarım yazmak istemiyor..

    Ve bunun neden olduğunu düşünürken benim haber sitemin dışında ulusal basına ait internet sitelerini yetmedi haber kanallarını karıştırıyorum..

    Ve parmaklarımın neden yazmadığı, yazmak istemediğini anlıyorum..

    Çünkü bu durumun sadece bende değil, her şeyi kontrol altına alıp, kendi teşkilatlarına bağlayan iktidarın korkusunun basın ve medya üzerinde yarattığı gizli ve baskıcı sansürün buna neden olduğunu anlıyorum.

    Yani benim gibi kimse haber yapmak istemiyor, yorum yapıp başına iş açmak istemiyor..

    Çünkü onca sorun varken Leylek yuvasının vinçle taşındığını, falan ünlünün filanla yakalandığını, iktidarın belediyelerinin her şeyi bitirip, okullara çocuk parkları koyduğu haberleri daha kolay ve baş ağrıtmıyor.

    Hele birde Al/Yapıştır sitemine uyup valilik, üniversite ve diğer resmi kurumlardan gelen hazır haberler varken ne gerek var çok önemli haberleri görüp yazmaya ve başına iş açmaya..

    Ve yazsanız ne olacak, sanki 90 milyonluk ülkede 20 milyon gazetemi satılıyor, kitap mı okunuyor ki?!.

    Gazete bayisine giden gazetelerin satılmadan geri iade edildiği bir ülkede başı sıkışınca gazeteci arayanların bir günde gidip, bir gazete almadığını bilen biz gazetecilerin parmakları nasıl yazsın, nasıl haber yapsın, nasıl fotoğraf çekip, görüntü alıp alın ülkenin gerçek yüzü bu desin..

    Dese ne oluyor, değişen ne oluyor, muhalefettim ayağa kalkıyor, sendikalar mı var, stk yada aydınlar mı ayağa kalkıyor ki..

    Evet, ‘kitap basamayacak halde iken olmayan kâğıdı neden boşuna harcayıp, gazete basalım ki?!.’ diyenlerin sayısının bir hayli azaldığı şu güzelim ülkemde gazeteciyim diyenlerin parmakları da artık haber yazmak istemiyor..

    Çünkü her o parmakların kırılacağından, düşünen beyinlerin içeri atılacağından bunlar olmazsa da, ‘O Gazeteci yada partilimiz değil’ denilip, dışlandığı bir dönem, bir süreç ve bir ülke var karşımızda..

    Bu eser de mevcut iktidarın en önemli eserlerinden biri olarak bizden sonra gelecek olan gazetecilerce yazılır mı bilinmez..




    **Hani Hepimiz Ardahan Sevdalısıydı!


    Şehrin takımı lige çıkmamakla karşı karşıya..

    Vekili, Valisi, Kaymakamı, Belediye, Stk, Başkanları,

    Proflar, Doktorlar, Avukatlar, 

    Yani çok bilmiş Aydınlar,

    Ve yerel basın denen al/yapıştır gazeteciler

    Kısacası muhtarla dâhil..

    Ardahan sevdalıları ortada yok!

    100 TL Bağışla bu takım 3. Lige çıkar deniliyor..

    Sözümüz ona İşadamları,

    İş Kadınları, hatta öğretmenler, memurlar

    Kısacası Ardahan sevdalılrı ortada yok..

    Ya;

    ‘Biz senin yanındayız Serhat’ diyenler;

    Şarap, bira ve makarna olmayınca ortada kayıp..

    Kazcı, gececi, yazcı, sazcı dernekler

    Onları hiç sormayın daha kış gelmedi ki..

    Ya federasyoncuklar?

    Onlar yaz geldiğinde belediyelerin arabaları ile 

    Festivallerde hava atacak sevdam dedikleri memlekette..

    Kısacası her konuda olduğu gibi

    Serhat Ardahan Spor konusunda da

    Sahte ve sanaldır bizim

    Ardahan, Serhat Ardahan Spor Sevdası..

    Çünkü iş başa düştü mü

    Bulamazsın ortada kimseyi..

    Ne yapacaksın o zaman

    Siz olmazsanız da bu takım

    Bu Ardahan sevdası sürecek

    Ardahan ve

    Onun takımı

    Serhat Ardahan Spor

    Demekten öte..


     

  • Ardahan’da Kış Hazırlığı Başladı..


    Başta Posof’ta olmak üzere 5 ilçesi 237 köyü bir beldesi bulunan Ardahan’da yaşayan 98 bin insanın kış öncesi yakacaklarının yanı sıra baharda ve yaz boyunca arazilerinde elde ettikleri ürünlerini de kış öncesi hazırlayıp, depoladıkları da görülmekte.


    Kazların kar yağışını beklediği Ardahan’da arıcılık yapanların arı kovanlarını toplayıp Ardahan’dan daha yumuşak bir kış geçiren komşu Artvin’e götürdükleri de görülürken belediyelerde yaklaşan kış öncesi başta alt yapı çalışmaları olmak üzere devam eden işleri bitirmek için yoğun bir çaba içinde oldukları dikkatlerden kaçmıyor.


    Okulların açılması ile tatilde dönen birçok kamu görevlisinin de iş başı yaptığı Ardahan’da odun ve kömür depolayarak kışa hazırlananların başında gelenler oduncu ve kömürcülerde gelmekte.



    **Esenyurt’un Çikolata Kenti Olduğunu Biliyor musunuz?


    Birçok kişinin İstanbul’un ekonomik ağırlılığı çeken yerin aslında Kocaeli’nin olan Gebze ve onun hemen yanı başında ki Tuzla sanır.

    Ama birçoğumuzun kendi yaşadığımız kentimizi tanımazken belediyelerin verdiği bedava otobüslerle Konya’ya, aynaya gezmeye giderken, Ardahanlı hemşerilerimin nüfus bakımında birinci, siyasi ve iş alanında sonuncu olduğu Esenyurt’ta şifalı suların olduğunu bilenimizin sayısı bir elin beşini geçmez desem abartma demeyin.

    Çünkü başta romatizma ağrıları çekenler olmak üzere birçok insanın kaplıca diyerek gittiği kilo metrelerce uzaklıktaki sulardan farksı olan Esenyurt ilçesinin merkezinde ki kapılacalardan bi haberdir.

    Gerçi aynı Esenyurtluların keşme keşini çektikleri Esenyurt’un İstanbul’un ekonomisinin %23’ünü yüklendiğini ve bu ekonominin başını öyle bilindiği gibi merdiven altı tekstil atölyeleri, Suriyelilerin açtığı bakkallar ya da ‘Bzi çoğuz, biz başkan olalım’ derken stk’larına, toplum önderlerine sahip çıkıp, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturmayı beceremeyen hatta yüzüne gözüne bulaştıran Ardahanlılar gibi cafe adı altında her köşe başında açılan kahvehaneler olmadığı çikolatanın çektiğinden de Esenyurt’ta yaşayanların haberi yoktur.

    Peki, o her gün yeni bir binanın göklere yükseldiği Esenyurt’ta Ardahan’ın yanı sıra Çorumun yeşillikerlerini aratmayan muhteşem parklarının olduğundan ve kaç insanın bu parklarda akşam eşini, çelini, çocuğunu alıp gidip gezmediğini biliyor musunuz?

    Peki, bunları nereden biliyorum?

    Vallahi bende bilmiyordum, Esenyurt’un geç ve mütevazi olduğu kadar kısa süre içinde Esenyurt’u çok iyi analiz edip, bu güzelliklerinin yanı sıra sorunlarını çözmek için yanına aldığı hemşerim Alican Gökçe gibi bize o güzellikleri tanıtmamız için yardımcı olacağına söz veren AK Parti’nin yeni İlçe Başkanı Yasir Çelik anlattı.

    Ve bu durumun Esenyurt Belediyesinin sözde basın bürosu başta olmak üzere Kültür Müdürlüğünün eksiği olduğunu çoğu Esenyurtlu anlamaz..

    Çünkü Esenyurt’un Erzurumlu hemşerimiz başkanı ve onun yardımcılarının da böyle bir eksikliğinin yani kapkaç, trafik, fuhuş, kavgalarla medya ve basının gündeminde düşmeyen bir kent olmadığını ama Esenyurt’un bunlarda önce tanıtılmaya ihtiyaç duyduğunun farkından değiller..

    Bu durum sadece Esenyurt için mi geçerli?

    Tabi ki hayır!

    Şahsen benim başında olduğum ARDAFED’in İstanbul’da düzenlediği ‘Ardahan Bal Festivali’ etkinliğimizin yapıldığı alan olan Botanikpark’ı Bakırköylüler bile bizim sayemizde yerini ve güzelliklerini öğreniyordu..

    Yani;

    81 Vilayeti ile dünyanın farkında olup, iştahlandığı ülkemin insanı kendi köyünün önünde ki güzellikleri görüyor mu ki Esenyurtlular görsün..


    Kültürlüler Kültür Evi Başkanına Kalp Krizi Geçirdiler..

    Onca güzelliğinin anı sıra 600’ün üzerinde derneği ve bunların bir raya geldiği federasyonların olduğu Esenyurt’un görülmeyen diğer bir yönü de Esenyurt’ta bulunan derneklerin sadece belediye başkanına yaranmak, birkaç siyasiyi seçimden seçime kahvaltıya alma olayıdır.

    Bu konuyu daha sonraya bırakalım derken yazımı yazdığım sırada Ardahan Kültür Evi Başkanı Efrail Çiftçi’nin kalp krizi geçirdiğini ve hastaneye kaldırıldığını öğreniyordum.

    ‘Geçmiş olsun hacı’ derken hacı başkanı yoranların Esenyurt’ta ki çok kültürlü olan hemşerilerim olduğunu da hatırlıyordum.

    Ki mi o kültürlüler?

    Çoğunuzun tanıdığı onları da bir daha ki yazıma bıraktım..

  • Gelen Gidemiyor, Gelmek isteyen de gelemiyor!

    Tatil için gelenlerin dönüşe başladığı şu günlerde Ardahan’a gelmek isteyenlerinde aynı durumu yaşadığı alınan bilgiler arasında oldu.


    Tatilcilerin dönüşü, okulların açılması ve sıladakilerin gurbete dönüşü dolaysıyla boş yer bulmaktan zorlanan vatandaşların adeta tıka basa gidip, geldiği otobüslerin ek seferlerinin de dolu olduğu öğrenilen Ardahan’dan başka illere ya da Ardahan’a gelmek isteyenlerin uçakları da doldurduğu dikkatlerden kaçmıyor.



    Gazeteciler Partisi Muhalefet Yapıyor mu?


     


    Fakir Yılmaz/Gazeteci


    Varsa demokrasinin 4. kuvveti denen gazetecilerim son yıllardaki hallerine mevcut muhalefet partilerine sarı adını alan sendikalara ve bir çoğu kağıt üzerinde olan stk’ları eleştirmenin çokta haksızlık olduğunu kabul etmek gerekir.


    Çünkü bir ülkede basın denen önemli etkeni oluşturan gazetecilerin bile bir araya gelip, bir birlerine destek vermediği gibi yalakalık adına kendi arkadaşlarını bir küçük reklam yada kaymak uğruna satışı dolaysıyla gazetecileri muhalefet yapmadığı bir toplumda muhalefet beklemek zor bir iştir..


    Bu ülkede gazeteciliğin ne aşamada olduğunu her gün biraz daha tiraj kayıp eden gazeteler bakmakla görebileceğimizi gibi kağıt alacak gücü kalmayanların da sanal ortamı da bir kenara bırakıp whatpsaap üzerinden bir birleri ile didişmekten öteye geçmediğini görürken bundan en iyi faydalananın iktidarın olduğunu da kabul etmek gerekir.


    Birçok kurum, kuruluş ve siyasi partiler gibi her bir tarafa saçıldığının farkına varmayan muhalefetin öncüsü olan ve toplumun gözü, kulağı, ağzı olduğu iddia edilen gazetecilerin eskisi gibi yazamaması, konuşmaması, söylememesini fırsat bilip ‘Çaldığım düdük’ diyen bir iktidar da rahatça kendi gazetecileri ile oluşturduğu tozpembe dünya’nın hali de, ülkenin durumnuda bu olur.


    Kısacası; Bu ülkenin diğer bir sorunu da iktidardan korkup, kuyruğunu bacaklarına almış olan gazetecilerdir.


    Hâlbuki ne olursa olsun gerçek anlamda gazeteci olduğunda inanın tüm korkular, hapis tehditleri, ekonomik baskılar yine o gazetecilerin asıl sahibi olan toplum tarafından bedeli ödenir ve gazetecilerin gereğini yapması için tüm yollara açık tutulmaya çalıştığını dünyada ki gazetecilik tarihine baktığınızda görmek mümkün değil mi?


    Yani gazetecilerin bile muhalefet yapmadığı bir dönemin yaşandığı ülkede başta muhalefet partilerinden olmak üzere kimseden bir şey beklemek hele hele iktidara direnen bir toplumun olması çok zor ve olmayacak iştir.


    Bu toplumun aydınları olarak geçinip, varsa demokrasinin 4. Kuvveti olarak kendilerine ad verilen gazeteciler, ‘işim, aşım, düzenim bozulur’ diyerek yazmıyorsa, konuşmuyorsa, söylemiyor ve fotoğraflamıyorsa kusura bakmayın Ayşe Bakkalın, Tamirci Celilin ya da siyasi, muhalefetin iktidar üzerinden etkisini beklemeyin.


    Çünkü toplumun sesi, kulağı ve gözü işini yapmıyorsa o gözü, kulağı ve gözü taşıyan beyin çalışmaz, vücudun yüreği cesaretli olamaz.


    Ve bu ülkede ki iktidarın karşısında gerçek muhalefet bulunamaz, beklenemez ey kendisine gazeteci deyip, gerçek görevini yapmayan gazeteci arkadaşlar..

  • Patos dönemi başladı..

    Aylardır ara vermeden devam eden yağmurların adeta çayırlarda esir aldığı Ardahanlı çiftçilerin zor, bela toplayabildiği ürünlerini getirdikleri ev ve ahırlarının önünde yığın yaparlarken tarlalarında elde ettikleri arpa ve buğdaylarını da patoslarla öğütmeye başladıkları görüldü.



    **BUGÜN BAYRAM MI?


    Bayram ilan edilip, bayramının kutlanmadığı ve buna da gazeteciler dahil kimsenin ses çıkarmadığı ama bol mesajların yayınlandığı bugün 30 Ağustos.. 

    ‘Ne olmuş 30 Ağustos’ta?’ diyerek uzun uzun tartışmaların, tv programlarının, yazı dizilerinin dizileceği bugün resmi bayramların artık eskisi gibi kutlamak istemeyen bir anlayışın reddine karşın kimsenin gıgını çıkarmayıp, işi bol resimli mesajlarla geçiştirildiği şu günlerde artık bir dönemin kapandığını da kabul etmez birileri..

    Ve o dönem Cumhuriyet kelimesinden korkan, adını duymak istenmediği bir dönemdir.. 

    Bu nedenle bugün bayram denilmemeye başlanmıştır..

    Neyse bu konunda çok üzerinde tartışmaya ne hacet deyip, Osmanlıdan kalma bayramları yeniden canlandırmak için Okları atanların hüküm ettiği bir sistemde değil Cumhuriyet ona yakın kelimeleri ilgilendiren tüm bayramların yasaklandığını bir Kanun Hükmünde Kararname ile ilan etmek en doğrusu ve en samimisi olur diye düşünüyorum..

    Çünkü şehit var, savaş var, iç çatışma var deyip Cumhuriyeti kutlamamanın hiçte samimi olmadığını Diyarbakır’da, Gaziantep’te ve onca yerde kan revan varken tan tanalı gösteriler ile köprüleri açtığımız bir ülkede artık gerçek niyetimizi ve de yüzümüzü göstermek en doğrusu..


    Reklam


    **Hangisine yansam?..


    Yeni bir furya ile aralarında Ardahanlı bir gazetecinin de bulunduğu bir grup gazeteci daha Fetocu olarak gözaltına alındığını öğreniyorum..

    Ve dönüp bunların kimler olduğuna tek tek bakıp, üzülerek kendi kendime gülüyorum..

    Çünkü gözaltına alınanlar gibi aranıp, bulunamayan bu gazetecilerin ‘Havuzdakiler’ gibi değil, hepsinin gazeteci olduğunu biliyorum..

    Ve bunların da eski TİP’çi babamın bile yakından takip ettiği Nazlı Ilıcak gibi gerçek birer gazeteci olduğunu düşünürken, bunların bugünlere düşmeden önce ki haber anlayışları ve yorumlarını da hatırlıyorum..

    Bunlardan biri de okulu bitirdikten sonra Cağaloğlu’ndayken yanıma gelip, benden gazeteci kimliğine kavuşmak için staj isteyen ve gerek bir hemşehri, gerekse bir meslektaş olarak bir daha yüzünü görmediğim, ama Hürriyet gibi gazetede yazarken bile haberlerini tamamlamak için beni arada bir arayan Dinçer Gökçe’dir..

    Bu hemşehrime gazeteci olduktan sonra beni olduğu gibi Ardahan ve Ardahanlıları tanıma, onlara, ‘nasıl bir katkı sunarım’ dememesine yanarken onunla birlikte gözaltında olan diğer gazetecilerde ellerinde kalemleri, önlerinde gazeteleri varken o dönemlerde tutuklanan onca gazeteciyi, Kürt sorunu gibi bu ülkede ki gerçek sorunları görmezden gelmelerine yanarım..

    Ve o şaşatalı dönemlerinde bir gün sıranın gelip, onları da bulacağını düşünmemelerine yanarım..

    Ve gözaltına alındılar, tutuklanacaklar diye sevinmeyip, onca gazete, dergi ve tv gibi son olarak Özgün TV’nin uydudan atılmasına ve 15 Temmuz’dan bu yana KHK’lerle idare edilen ülkemin basın özgürlüğün de geldiği yere ağlarım..

  • Ardahanlılar Memleketine Sahip Çıktı..

    Maddi imkânsızlıklar dolaysıyla kongre yapamayacak, futbolcu transfer yapamayacak haldeyken başta takımın Fahri Başkanı olan Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy olmak üzere birçok Ardahanlının omuz verdiği ve yeniden ayağa kaldırdığı Serhat Ardahan Spor’a maddi desteklerde devam ediyor.


    Nihat Deniz-Tuğba Yılmaz’ın ardından Gürsoy Karataş’ın başlatılan maddi kampanyaya yaptıkları katkılar ile start verdiği kampanyanın genişleyerek devam etmesiyle kısa süre içinde önce kongresini, ardından takım kurma çalışmaları başlatan Serhat Ardahan Spor’un yeni yöneticilerine son olarak Ardahanlı İşadamlarından Ali Rıza Nasıroğlu, Bekir Karabacak, Mitat Çoban, Cafer Aydın, AFAD Müdürü Fırat Örs, Dr. Nejat Akın’ın yanı sıra Cezayir’den Burak Öktem maddi katkı sundular.


    Bekir Karabacak



    **Galibiyet Pirimi Nasıroğlu’ndan


    Ardahanlı İş adamı Alirıza Nasıroğlu bugün Sarıkamış Gençler Birliği ile yapacağı Türkye Kupası karşılaşması öncesi Serhat Ardahan Spor Kulübüne bir kez daha sahip çıktı.


    Nasıroğlu, ‘Ardahan’ı Bölgesel Amatör Lig’de temsil eden Serhat Ardahan Spor 3 Lige çıka bilmesi için 7’den 77’ye her kese bir görev düşüyor. Bu şehrin sayesinde bir yerlere gelen Ardahan’ın ekmeğini yiyen herkes üzerine düşeni yaparsa şampiyonluk yolu çok daha kolay gerçekleşecektir. Nasıroğlu, Serhat Ardahan Spor neden Bal Ligin’de yerinde sayıyor dediğimizde dönüp aynaya da bakmamız lazım. Neden amatördeyiz, tam anlamıyla kenetlenemediğimiz için. Herkes sorumluluğunu bildiği sürece başarı mutlaka ve mutlaka gelecektir. Bu şehrin profesyonel lig özlemi var. O şampiyonluk er veya geç gelecek. Şimdi bahane üretmek yerine herkes gücünün yettiği kadar bu takıma destek olunmalıdır.’ dedi.


    ZİRAAT KUPASI VE İÇLER ACISI TAKIMLARIMIZ..


    Sınır kenti Ardahan’ın futbol takımının da mücadele ettiği Ziraat Türkiye Kupası karşılaşmaları bugün start alıyor.


    İçişleri Bakanının Ziraat Kupasına katılacak olan takımların bulunduğu kentlerdeki vali ve diğer idare amirleri ile yapacağı telekonferans ile başlayacak olan Ziraat Kupası karşılaşmalarına katılan takımların büyük bölümünün Bölgesel Amatör Lig yani BAL ligi takımları olduğu aşikârdır.


    Kıt kanat imkânlarla oluşturulan takımlarla milyonluk takımlarla aynı imkân ve statüde değerlendirilen BAL takımlarının nasıl olup bu yarışta başarılı olacaklarını merak ederken başarılı olanların da gerekli desteği görmedikleri diğer bir gerçektir.


    Vali, Spor Müdürleri ve İl Emniyet Müdürleri ile görüşecek olan Sayın İçişleri Bakanı Başta olmak üzere Spor Bakanı ve en önemlisi Başkan Erdoğan’ın bu duruma nasıl baktıklarını bilemiyorum ama gençliğimize sahip çıkalım’ demenin çok kolay olduğunu da bilenlerdenim..


    Yani bu işin öyle demekle olmadığını ARDAFED olarak sosyal sorumluluğumuzu yerine getirip, sahiplendiğimiz Serhat Ardahan Spor’un Başkanlığından daha iyi anlıyorum.


    Çünkü bugün Ziraat Kupası maçına çıkacak bu takımı kurana kadar, sahaya sürene kadar anamızdan emdiğimiz sütün haram olduğunu bilmenizi isterim.


    Kısacası ekonomik olarak içler acısı halde olan BAL ligi başta olmak üzere futbol ve diğer spor dallarından mücadele eden hiçte öyle gençlerimiz sahip çıkılmadığını demek isterim..


    Bu nedenle bu konunun özel olarak masaya yatırılıp, iş adamlarına verilen krediler, oy almak için makarna, kömür dağıtıldığı gibi gençlerin yeşil sahalarda, spor salonlarında kalması için teşviklerin verilmesi gerekirken TFF denen kurumun, ‘elinizde, avucunuzda ne varsa alın getirin’ demesi nüfusunun yarısı genç olduğu söylenen bu ülkede gençlere, genç nesle parayla sahip çıkılması ne kadar samimi bir durumdur ki..

  • Ardahan Beyaz Eşya Servisleri

    Beyaz Eşya ve elektronik ev ürünü imalat ve pazarlama yapan büyük şirketler, müşteri potansiyeline her anlamda cevap vermek için ergonomik ve kullanımı kolay ürünler ile piyasaya çıkıyor. Çağın gereğine uygun bir şekilde üretim yapan şirketlerin birinci önceliği insan hayatını daha yaşanır hale getirmektir. Bu yönde esaslı çalışmalar ile giderek daha profesyonel olan  şirketler, teknolojik tüm gelişmeleri sıcağı sıcağına Beyaz Eşya ve elektronik ev ürünlerine uyguluyor. Satış sonrasında cihazlar için garanti veren şirketler, bu zaman zarfında ortaya çıkan her türlü arıza için siz bir telefon kadar yakındır. Teknicservis.com sitesi, ülkemizde üretim yapan en gözde Beyaz Eşya markalarının teknik servis kadrolarını sizler için aynı çatı altında toplamaya devam ediyor. Arçelik şirketi, Türkiye’nin her il ve ilçesinde işini sağlam yapan kadrolar ile çalışmaya özen gösteriyor. Bunlardan biri olan ardahan arçelik beyaz eşya servisleri en zorlu arızaların bile üstesinden gelecek bilgi birikimine sahiptir.


    Teknik servis ekiplerinde olması gereken en temel özelliklerinden biri de teknik donanım bakımından yeterli olmaktır. Kendini ispatlayan ve yaptığı sağlam onarımlar ile adından sıkça söz ettiren ardahan beko beyaz eşya servisleri arızalı ürünü tamire alırken bozulan cihaz parçasını Arçelik şirketi tarafından imal edilen orijinal yedek malzemeler ile değişiyor. Garantili tamir edilen cihazı, bu sayede daha uzun yıllar sağlıklı bir şekilde kullanabilirsiniz. Sadece Beyaz Eşya ve elektronik ev ürünleri ile sınırlı kalmayan teknik desteğimiz, markaya ait klima, kombi, termosifon ve şofben onarımlarını da içermektedir. Teknicservis.com sitresine giriş yaparak size en yakın teknik servis ekip numasına ulaşabilirsiniz.


    Ülkemizde yaptığı sağlam ve kaliteli Beyaz Eşya modellerini hem iç pazarda hemde dış pazarlarda büyük bir başarı ile satan Beko şirketi, teknolojinin bütün imkanlarını kullanarak kullanımı kolay ve ergonomik Beyaz Eşya modelleri imal ediyor. İnsan hayatına konfor ve rahatlık katmak için bu yöndeki çalışmalarına ağırlık veren şirket, teknik servis hizmetini de garantili sunmaya kararlı. Ülke genelinde donanımlı teknik servis kadrosunu kurmayı başaran Beko şirketi, en ufak ürün arızasında üzerine düşen sorumluluğu yerine getiriyor. Gün içinde karşınıza çıkan Beko ürün arızalarında gönül rahatlığı Beko türkiye geneli servisler için https://www.teknicservis.com/marka/beko/sitesindenarayarak garantili tamirat yaptırabilirsiniz.

  • Ardahan'da En Son Haberler

    **Vali yaptırıldığı konaktaydı..


    Ardahan’da havaalanı projesi hazırlatan eski vali Seyfettin Azizoğlu Ardahan’daydı.


    2 Yıl boyunca Ardahan Valiliğini yaptıktan sonra Ardahan’a komşu Erzurum’a vali olarak atanan Ardahan’ın eski Valisi Şavşatlı hemşerimiz Seyfettin Azizioğlu Ardahandaydı.


    Ardahan Valisi iken yapımında büyük emeği olan Kongre Binasında Ardahanlılar ile bir araya gelen şu anki Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu ile görüşen Ardahan Gazeteciler Cemiyeti, Ardahan Dernekler Federasyonu, Serhat Ardahan Spor Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz ile Serhat Ardahan Spor Başkan Vekili Sabahattin Hanoğlu ilede görüşen ve Serhat Ardahan Spor kaşkolu hediye edilen Erzurum Valisi beraberinde ki Erzurum heyeti ile geldiği Ardahan’da Serhat Ardahan Spor’a gerekli desteği vereceklerini de belritti.



    **Serhat Ardahan Sarıkamış’ı Bekliyor..


    Ardahan’ın Bölgesel Amatör Lig BAL’da temsil eden Serhat Ardahan Spor 29 Ağustos’ta başlayacak olan Türkiye Kupası karşılaşmasın da Sarıkamış Spor’u Ardahan’da konuk edecek.


    Maddi yardım kampanyası başlatan ve Kurban Derilerinin bağışlanmasın bekleyen kentin takımı Serhat Ardahan Spor ise bir yandan eksikliklerini tamamlarken diğer yandan bu önemi karşılaşmaya hazırlanmak için antrenmanlarına devam ediyor.



    **ERURUM’DA HAZIRLIK MAÇI GERÇEKLEŞTİRDİ..


    Altınordu Belediyespor 2-0 Serhat Ardahanspor


    Türkiye Kupasına hazırlanan Takımımız 2. etap kamp çalışmaları kapsamında oynadığı hazırlık maçında BAL ekiplerinden Altınordu Spor ile karşı karşıya geldi.


    Hazırlık maçında oyuncumuzun ters kafa ile kendi kalemize attığı talihsiz bir gol ile 1-0 olan durum hakemin verdiği penaltı ile Atınordu Spor’un lehine 2-0 sona erdi.


    29 Ağustos’ta Ardahan’da Sarıkamış Spor ile yapacağı Türkiye Kupasına Hazırlanıyor.. 

    Şimdiden Teşekkürler..

    HAYDİ ARDAHAN!!

    Ardahan’ın 3. Lig mücadelesi veren takımın senin ve siz sayın siyasilerin, işadamlarımızın maddi desteğine ihtiyaç var.. gönlünüzden kopan maddi bir bağış yapmanızı rica ediyor, 29 Ağustos’ta Sarıkamış Spor ile yapacağımız Türkiye Kupası Maçı için seni ailenle birlikte Ardahan’ a Davet Ediyorum.. Selamlar.. Fakir Yılmaz Serhat Ardahan Spor Başkanı

    Kulübün Hesap Nosu:Ziraat Ardahan Şubesi:TR: 5800010001496441361815001



    **Gazeteler yayınlanmayacak..


    Ardahan’da ki yerel gazeteler 9 gün boyu yayınlanmayacak.


    Bayram tatilinin başladığı şu günlerde tatile giren resmi kurumların yanı sıra Ardahan’da ki yerel gazetelerde yayınlamayacak.



    **Kurban paraları bekleniyor..


    Yaklaşan kurban bayramı öncesi Ardahan’dan değişik illere götürülen kurbanlık hayvanların büyük bölümünün satıldığı öğrenilen Ardahan’da paranın dönüşü bekleniyor.



    **Yarım kalan aşklar ve yazılar..


    Geniş bir alanda, yoğun bir tempoda çalışarak toparlamaya çalıştığımız 24 saatin yetmediğini görünce en iyisi tüm bedenini saran yorgunluğa teslim olup, kendini uykuya bırakmaktır  tam yaşanmasını isteyip, yarım yamalak kalan hayat..


    24 saatin yetmediği ve her gün biraz daha yorduğu hayatın çarklarında öğütülmeye devam ettiğimiz bir süreç içinde bir taraftan ekmek kapım gazeteciliği, diğer yandan sosyal sorumluluklarımı yetine getirme çabası ve her gün biraz daha ilgi/alaka isteyen ailenin telaşı içinde yarım kalan aşklar gibi tamamlanmayan yazılarıma üzülürüm..


    Her akşam ve sabahın erken saatlerine sevgiliye sarılırcasına yorgun dizlerimin üzerine aldığım benim kadar yorgun olan bilgisayarımın tuşlarını okşayan yorgun parmaklarımın artık gözlük isteyen gözlerime inat yazmaya devam ederken bir anda gelen bir telefon yada unutulan bir konuyu hatırlamamla yarım kalır büyük bir şevkle başladığım onca yazım..


    33 Yılda fazladır kesintisiz her gün yazdığım köşe yazılarım, haberlerim, okunmayı bekleyen kitaplarım, onca notlarımın bir şaşırdığı bu durumu atlatmak adına yorgunluktan, yoğunluktan yarım bıraktığım onca yazımı tamamlamak istiyorum, kırık, dökük bir köy çeşmesinin başına geçerek..


    Özledim o cizlavıt ayakkabımı çıkarıp, içine toz, çamur koyup, oynadığım gübre kokan köy havası içinde uzaktan havlayan köpeğin sesi ile yeniden uyanmak istiyor ve haydi baştan al hayatı demek istiyorum.


    Ama nafile çekip giden aşklar gibi o çok özlemini çektiğim her gün geride kalan günleri yakalamak ne mümkün..


    Hayatın her alanı ile doya doya yaşamaya çalışırken yaşana yoğunlukta unuttuğumuz onca şey gibi her gün yazılması gereken yazılarımı da ertelemek, yarım bırakmak kadar beni üzen şey var mı bilmem ama ben sana aşık olduğum gibi yazılarımda aşığım diyen şairi hatırlıyorum..


    Ki o şairin de benim gibi onca aşkın yaşandığı şu hayat denen yolda çok aradığı şey aslında yarım kalan onca aşkı gibi yazıları, şiirler ve şarkıları olduğunu geçte olsa anladığında artık çekip, giden hayatının yarısını geride bıraktığını da anlıyordu.


    Ve yine bugünün işini yarına bırakma sözünün neden söylendiğini de anlasa da benim gibi yarım bıraktığı onca yazısının  o an yaşanması gereken hayat gibi yeniden yaşanmadığını da..


    İşte böyle bir duygu yaşarım her yarım bırakıp, tamamlayamadığım onca yazım gibi hayat..


     

  • Vekliin acı günü..


    **Yarım kalan aşklar ve yazılar..


    Geniş bir alanda, yoğun bir tempoda çalışarak toparlamaya çalıştığımız 24 saatin yetmediğini görünce en iyisi tüm bedenini saran yorgunluğa teslim olup, kendini uykuya bırakmaktır  tam yaşanmasını isteyip, yarım yamalak kalan hayat..


    24 saatin yetmediği ve her gün biraz daha yorduğu hayatın çarklarında öğütülmeye devam ettiğimiz bir süreç içinde bir taraftan ekmek kapım gazeteciliği, diğer yandan sosyal sorumluluklarımı yetine getirme çabası ve her gün biraz daha ilgi/alaka isteyen ailenin telaşı içinde yarım kalan aşklar gibi tamamlanmayan yazılarıma üzülürüm..


    Her akşam ve sabahın erken saatlerine sevgiliye sarılırcasına yorgun dizlerimin üzerine aldığım benim kadar yorgun olan bilgisayarımın tuşlarını okşayan yorgun parmaklarımın artık gözlük isteyen gözlerime inat yazmaya devam ederken bir anda gelen bir telefon yada unutulan bir konuyu hatırlamamla yarım kalır büyük bir şevkle başladığım onca yazım..


    33 Yılda fazladır kesintisiz her gün yazdığım köşe yazılarım, haberlerim, okunmayı bekleyen kitaplarım, onca notlarımın bir şaşırdığı bu durumu atlatmak adına yorgunluktan, yoğunluktan yarım bıraktığım onca yazımı tamamlamak istiyorum, kırık, dökük bir köy çeşmesinin başına geçerek..


    Özledim o cizlavıt ayakkabımı çıkarıp, içine toz, çamur koyup, oynadığım gübre kokan köy havası içinde uzaktan havlayan köpeğin sesi ile yeniden uyanmak istiyor ve haydi baştan al hayatı demek istiyorum.


    Ama nafile çekip giden aşklar gibi o çok özlemini çektiğim her gün geride kalan günleri yakalamak ne mümkün..


    Hayatın her alanı ile doya doya yaşamaya çalışırken yaşana yoğunlukta unuttuğumuz onca şey gibi her gün yazılması gereken yazılarımı da ertelemek, yarım bırakmak kadar beni üzen şey var mı bilmem ama ben sana aşık olduğum gibi yazılarımda aşığım diyen şairi hatırlıyorum..


    Ki o şairin de benim gibi onca aşkın yaşandığı şu hayat denen yolda çok aradığı şey aslında yarım kalan onca aşkı gibi yazıları, şiirler ve şarkıları olduğunu geçte olsa anladığında artık çekip, giden hayatının yarısını geride bıraktığını da anlıyordu.


    Ve yine bugünün işini yarına bırakma sözünün neden söylendiğini de anlasa da benim gibi yarım bıraktığı onca yazısının  o an yaşanması gereken hayat gibi yeniden yaşanmadığını da..


    İşte böyle bir duygu yaşarım her yarım bırakıp, tamamlayamadığım onca yazım gibi hayat..

  • 90 Yaşında ki Devden Serhat Ardahan Spor’a Anlamlı Destek!..

    Ardahan Dernekler Federasyonunun yanı sıra Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığını da yapan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yanı sıra Ertan Sarıçam, Sabahattin Hanoğlu, Naif Sural, Yüksel Özcan, Sinan Onay, Soner Görmüş, Taner Altıparmak, Barış Gümüş, Vargin Yıldız, Çetin Derin, Barış Bilgin, Özkan Karakaya, Muharrem Çapan, Murat Morkoç, Aytaç Aktaş, Erhan Bingöl, Caner Çoban, Asım Bulut, Levent Deniz, Kıvanç Oktay, Onur Balcı, Erdal Güzel, Sezer Pehlivan, Mustafa Gök, Asım Bulut, Ömür Gündühev, İskender Yılan, Kürşat Aktaş, Bora Tekgül’ün yönetim kurulu üyeliği be başkan yardımcılığını üstlenerek kendi imkânları doğrutusunda maddi, manevi destekleri ile yeniden ayağa kaldırmaya çalıştığı Ardahan’ın Bölgesel Amatör Ligi Bal Temsilcisi Serhat Ardahan Spor’a 90’nın dan 9 yaşına kadar her Ardahanlı sahiplenmeye başladı.


    **90 Yaşında ki Mecit Avşar’dan Genç Nesile Anlamlı Destek..


    Son olarak; Ardahan Kent Konseyi Başkanı Burak Taştan, Ardahan Esnaf ve Sanatkârlar Odalar Birliği Başkanı Yılmaz Kaya, Ardahan Esnaf Odası Başkanı Mustafa Morkoç, Ardahan Şoförler Odası Başkanı Asım Özer, Ardahan Arıcılar Birliği Başkanı İlhan Evliyaoğlu, Avukat Müzeyen Çiftçi’nin yanı sıra Harita Mühendisi Ulaş Avşar’ın maddi destek ve moral verdiği Serhat Ardahan  Spor’a 90 Yaşında ki Ardahanlı tüccarlardan Mecit Avşar’dan geldi.



    Genç neslin spora yönelmesi, gençlerin başta uyuşturucu olmak üzere kötü alışkanlıklardan uzak durması için her Ardahanlıya olduğu gibi kendisine düşen her göreve hazır olduğunu belirten 90 yaşında ki Mecit Avşar maddi sıkıntı içinde yeniden ayağa kalkmak üzere olan Serhat Ardahan Spor’a maddi katkı sundu.






    **Tak kara gözlükleri, kurtar memleketi!..


    Yaz tatillerini memleketlerinde geçirmeleri istenen ve yapacaksa yatırımlarını memleketlerine yapmaları gerektiğine işaret edilenlerin de aralarında bulunduğu tatilciler İstanbul başta olmak üzere batı kentlerini boşalttığı şu günlerde dikkatimi çeken bir durum var.

    Oda birilerinin gözlerine taktıkları kara gözlüklerle geldikleri memleketlerin de randevu isteyip, görüştükleri yerel idarecilerle verdikleri pozlarla o yatırım bekleyen, en azında bir ev yapılması istenen, ya da atalarının yıkık mezar duvarlarının onarım beklediği memleketlerini yaman kurtardıklarıdır.. (!)

    Evet, başta batı metropollerinde yılda bir düzenledikleri gecelerle memleketi kurtaranların iş olsun diye yaz tatillerinin ikiye bölüp, asıl yatırımlarını yaptıkları batı kentlerinde ki asıl tatile başlamadan önce birkaç günü yani ‘Bende memleketteyim’ pozları verdikten sonra karısı, çeli, çocuğunun gelmediği memleketten sessizce kaçıp, asıl tatillerini ege, ak denizinde yapan bu tipler bugünler de yaman poz verip, memleketi kurtarmaya deva ediyorlar.

    Bu yetmez gibi gittikleri memleketlerde belediyelerin düzenlediği, valilik ve kaymakamlıkların katkı sunduğu etkinlikleri de kendiler yapmış gibi kendi özel sanal sayfalarında verdikleri pozlarla kendilerini tanımayanlara yuttururlar.

    Hâlbuki bunların batıda yaptıkları dernekçilik gibi yaz aylarında birkaç günlüğüne geldikleri memleketlerine yönelik hiçbir ciddi iş yapmadıkları tam aksine o memleketin adının üzerinde batıda mallarına mal katarken, siyasette de o memleketin adını kullanıp bir tık yukarı çıkmaya çalışmaktan öteye geçmedikleridir.

    Ekonomik olarak halleri iyi olmalarına karşın köylerinin yılık mezarlıklarını bile valiye yaptırmaya çalışan bu tiplerin kendilerinin yayla evleri içinde belediyelerden bedava kum alanlar olduklarını bilelim..

    Yani kısacası kara gözlükleri takıp, geldikleri memlekette yaptıkları ziyaretlerle bol bol poz veren bu tiplerin memleketlerine olduğu gibi memlekete de hayırları olmayanlar olduğunu herkes bilse de kimse benim gibi seslendirmek istemez..



    **Erdoğan’ın da değiştiremediği zihniyet!


    Başkanlık sisteminin ilk başkanı olan Başkan Erdoğan’ın yıllardır mücadelesini verdiği ancak bana göre yenemeyip, yenileri ile karşı karşıya kaldığı bürokrasinin bu ülkede asıl iktidar olduğunu 33 yıllık gazetecilik hayatımda kaç kere yazıp, dile getirdiğimi ben bile unuttum.

    Bu ülkede asıl iktidar olan bürokrasinin dünyanın kabul ettiği Erdoğan’ı bile sarıp, saraladığını yeni sistemle birlikte kurulan onca yeni kuruluşlada görmek mümkün.

    Aslında Menderes, Demirel, Ecevit, İnönü, Türkeş, Özle, Yılmaz, Çiller, Baykal ve Bahçeli’nin şikayetçi olduğu ama kendileri giderken onun daha da büyüdüğü bürokrasi bugünlerde kabuk değiştiryor desek yerinde olur.

    Çünkü kaldırılan başbakanlık gibi bir çok kurumun yerine yardımcı adıyla getirilenin bürokrasiden öte bir şey olmadığını anlamak için son yıllarda aramız açılan ve gün geçtikçe gerilmeye devam edip, ambargonun bile konuşulduğu Amerika’ya değil, dost olup, ABD ve Avrupa’yı karşımıza aldığımız Rusya’ya gitmek gerekir..

    Çünlkü orada durum Türkiye’de ki gibi farklı değil..

    Yani bitti denen Kominizm döneminde ki bürokrasş aynen durmasada direnmeye devam ettiğini görmeniz mümkün..

    Neyse bunu niye anlattım diyecek olursanız eğre..

    Onu da tanıtılmaya muhtaç Ardahan Uğurlu Dağ’da bulunan Yalanızçam Kayak Tesislerinin yanında yapılan Kayak Tesisi gibi Stadında yanı başında ki otel gibi bürokrasinin elinden çıkar korkusuyla gençlere, spora ve tanıtıma bile verilmekten korkulmasından dolayı anlattım..

  • Yeni Paşa Ardahanlı mı, Bayburtlu mu?

    Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 9. maddesinin ikinci fıkrası gereğince Genelkurmay Başkanlığı, Genelkurmay 2. Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait atama kararları Resmi Gazete’de yayımlandı. 

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı kararlara göre, Genelkurmay BaşkanıOrgeneral Hulusi Akar’ın Milli Savunma Bakanlığına getirilmesiyle boşalan Genelkurmay Başkanlığına, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Güler’in ataması yapıldı. 



    Başkanın Yeni Kabinesi..


    Sistem değişikliğine giden ve bu ülkenin ilk başkanı unvanını kazanan Recep Tayyip Erdoğan yeni dönem ekibini de ilan etti.

    4’ü eski bakan olan yeni ekibin bir ikisi dışında hemen hepsinin kamuoyunun tanıdığı isimler olması bu ekibin devlet yönetiminde hiçte yeni olmadıklarını da ortaya koydu.

    Başkan Erdoğan’ın bu ekiple yapacaklarını az çok tahmin eden biri asıl merak ettiğim 600 Milletvekilinin nasıl olup bu ekibe katkı sunacaklarıdır.

    Yani Başkan Erdoğan ve ekibi meclisi önemseyip 600 vekili içinde barındıracak olan meclisle mi yoksa ‘dediğimiz dedik’ deyip, meclis rağmen mi ülkeyi yönetip, yöneteceklerini merak ederim.

    Çünkü Erdoğan’dan önce Demirel ve Özal’ın da mecliste hiç memnun olmadıkları ve meclisin işleri geciktirdiğinden sık sık yakındıklarını bilen Başkan Erdoğan’ın değiştirilmesini sağladığı yeni yönetim anlayışı ile meclise sadece bütçeyi götürüp, onaylatmaktan öteye geçmeyeceklerini yaptıkları ilk açıklamalarından görmekteyiz. 

    Benim de 19 kişilik bir yönetimin başkanı olarak yetki dağılımının işleri ne kadar dağıttığını ve iş yaptırmadığını bilen biri olarak Başkan Erdoğan’ın da yeni seçtiği ekibinde içinde bulunduğu devlet yöneticileri ile meclisi çokta beklemeyeceğini zaten 16 yıldır görüp, izliyoruz.

    Neyse bekleyip görelim başta Başkan’ın yardımcısı olmak üzere yeni kabinesi ve meclisin nasıl çalıştığını..

    Bakalım yeni bir sisteme ne kadar zaman içinde alışıp, ayak uydurup, Başkanın dediği ve iddia ettiği gibi hep birlikte bu ülkeyi zirveye taşıyacağız diye beklerken bana göre mecliste bulunanların bu dönem en rahat eden milletvekilleri olacağa benzer.

    Çünkü başta Başkan Erdoğan olmak üzere yeni kabinesinin ve 600 Milletvekilin bildiği tek şey var oda meclis olmasa da işlerin Başkan Erdoğan’ın omuzlarında öyle ya da böyle yürüdüğüdür.

    Evet, hayırlı olsun dediğimiz Başkan’ın yen kabinesiyle yeni bir dönemin yaprağını açtığı Türk Siyasi Hayatının defterine nelerin yazılacağını hep birlikte izlemek için sırtımızı oturduğumuz koltuğa mı yaslayacağız yoksa onlarla birlikte coşup ayağa mı kalkacağız yoksa endişe içinde yeni bir seçime kadar tırnaklarımızı mı yiyeceğiz hep birlikte göreceğiz.



    **Tren şehitleri..


    Ankara’nın yeni döneme merhaba dediği bir sırada meydana gelen tren faciasında ölenlerin kaç kişi olduğunu bile öğrenmeden getirilen yayın yasağı ne anlama geliyor.

    Terör saldırısı mı, yoksa ihmal mi?

    Bilmem ama birçok konuda olduğu gibi getirilen yayın yasağının saçmalığı ve anlamsızlığını toplumun yorumuna bırakırken onca insanın ölümüne neden olanların hala yeni kabineyi bekleyip, istifayı düşünmeden son ana kadar işgal ettikleri koltuğa sarılmaları da diğer bir ölümcül vakadır.

    Peki, yayın yasağının getirilip, içeriği ile kamuoyuna bilgi verilmeyen kazada hayatlarını kayıp edenler ihmalin şehitleri olarak kabul edilip, en azında ailelrine bir teselli verilebilecek mi?

    Bilmem onu ben..

    Çünkü hem yayın yasağı var, hem de yeni kabine var..

    Karar onların ve bu yaşananları görüp, her yayın yasağı ile yaşananları kanıksayan bir toplum var..

    Ondan dolayı biz gazeteciler pekte iş düşmüyor, gelen resmi açıklamaları dipte köşede normal bir olaymış gibi yayınlamaktan öteye..

  • 5 günde 500 bin ziyaretçi alan Bal Festivali Bal Gibi Sona Erdi..

    Ardahan Dernekler Federasyonu (ARDAFED) tarafından İstanbul’un Avrupa yakasında organize edilen ve bir ilk olmasına karşın yazın ve İstanbul’un sıcaklığına rağmen 5 gün için de 500 bin insanın ziyaret ettiği Bakırköy Botanikpark’ta ki 2. Ardahan Günleri Bal Festivalinde baldan, kaşara, sanattan, kültüre her şey vardı.


    Ardahan’ın İstanbul’a taşıyan Ardahan Dernekler Federasyonun  (ARDAFED) in organize ettiği, Bakırköy Belediyesinin yanı sıra birçok dernek, iş adamı, gönüllünün destek verdiği Bal Festivali, 20 Milyonluk İstanbul’da bir ilk olarak hafızalara eklendi.



    **Yazarlar, Şairler Sanat Sokağında Buluştu..


    Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun yanı sıra birçok dernek yöneticisinin katılımı ile açılışı yapılan ve 4-8 Temmuz Günleri arasında gerçekleşen, ‘2. Ardahan Günleri Bal Festivali’ nde Ardahanlı yazarlar, şairler tarafından oluşturulan Sanat Sokağı büyük ilgi gördü.


    Ulusal ve Yerel Gazetelerin büyük önem verdiği etkinlik birçok ulusal tv’de canlı olarak kamuoyuna duyuruldu. 


    **Yöresel Giyim Kültürü Defilesi Yapıldı..


    Yerel ve ulusal sanatçıların saz ve sözleri ile renk kattığı 2. Ardahan’ı Tanıtma Günleri Bal Festivalinde kültür adına her şey vardı.


    Yöresel elbiselerin yanı sıra modern giyim kültürünün düzenlenen bir defile ile sergilendiği etkinlikte Ortadoğu Kültürü Karateci sporcularda yer alarak kaşarla birlikte bir gösteri düzenlediler.


    Âşıkların yanı sıra şairlerin şiirleri ile renk kattığı festivale Türkiye’nin ve Dünyanın müzik kültürünü yansıtan birçok sanatçıda sahne alarak Ardahan Kültürüne katkı sundular.



    **Ardahan Balı ve Kaşarı Tattırıldı..


    Bişi, Kete, Hıngal gibi yöresel ürünlerinde sergilendiği 2. Ardahan’ı Tanıtma Günleri Bal Festivali’nde Ardahan’dan getirilen Bal ve Kaşar etkinliği ziyaret eden yaklaşık 500 bin insana tattırıldı, satıldı.


    ARDAFED tarafından organize edilen Futbol Turnuvasının kazananlarının para ve kupa ödülünün de verildiği etkinliğe CHP İstanbul İl Başkanının yanı sıra birçok siyasi ve dernek başkanı da katılarak destek sundular.


    Serhat Ardahan Spor’un yeni futbolcular ve taraftar grubunun destek verdiği, Ardahanlı gelinin düğününü festival alanında yaptığı 2. Ardahan’ı tanıtma Günleri Bal Festivalinde yok yoktu.


    5 Gün boyunca dolu dolu geöen ve 500 bin insanın ziyaret edip, Ardahan’ın gelenek ve göreneklerine şahit olduğu 2. Ardahan’ı Tanıtma Günleri Bal Festivalinde hiçbir tatsızlık yaşanmaması dikkat çeken en önemli konu olurken etkinliği gölgeleme çabaları da başta Ardahanlılarca olmak üzere etkinliğe katılan herkesin el birliği ile aşılarak boşa çıkarıldı.



    **Gitmeyecem, Gitmeyin’ diyenlerde oradaydı!


    ‘Davul-zurna, Gitar, Saz, Söz, Defile, Spor, Sahne, Yöresel yemek ve ürünler, halaylar, şarkılar, türküler, siyasiler, basın, medya, dernekler ne arasan vardı’ denen 2. Ardahan’ı Tanıtma Günleri Bal Festivali Ardahan’ı bir kez daha İstanbul’a taşırken bu etkinliğin yapılmaması için adeta kendilerini paralayanların da etkinliğin güzelliğine teslim olup, alana geldikleri dikkatlerden kaçmazken gelemeyenlerin, destek vermeyenlerin pişmanlıkları yüzlerinde okunuyordu.




    **Bir Festivalde Ne Aranır?

    Açılış..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Davul-zurna..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Günlerin anlam ve önemini anlatan konuşmalar..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Sanatçılar, Sazlar, Sözler, Halaylar..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Gitar, Şiir..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Düğün, Halay, Davul..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Kültür sokağı, yazar, çizer, şair..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Heykel, Kültür, Gelenek..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Yöresel giyim kültürü, defile..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Bal, Kaşar, Hıngal, Bişi..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Medya, Televizyon, Gazete, Radyo Haberi

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Kofi, Yedi Etek..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Türkçe, Kürtçe, Lazca, Terekemece hatta İran’ca

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Trabzon, Antalya, Sinop, Edirne, İstanbul,

    Tüm Türkiye..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Furğun, Kotan, Heykel..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Serhat Ardahan Spor, Karete..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..


    Dernek Başkanları, Yöneticileri, İş Adamları, 

    Ve Siyasiler

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Tanıtım, Duyuru, Organize..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Övgü, Eleştiri..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Başlangıç gibi güzel bir bitiş..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Güzel bir hava, yeşil bir doğa..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Peki, bir festivalde

    Başka ne aranır?

    İnsan, İlgi..

    5 Günde 500 bin insan..

    Yani:

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Peki, bunar olurken başka ne vardı?

    Yürekli yönetim, gönüllüler..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Dernek Başkanları, Yöneticileri

    Onlarda;

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Ya İstanbul, Peki Ardahan?..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Organize, Tanırım, Medya, Gazete..

    Evet onlarda;

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Peki , kim yoktu?

    Diğer önemli çalışmaları engellemek

    İsteyipte, başaramayanlar.

    Yapılmaz deyip, yapılınca yüzleri kızaranlar..

    Ama haksızlık yapmayalım,

    Vallahi onlarda, 

    Birincisinde oldukları gibi

    2. Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Hem de alana gelip, dipte, köşede,

    Birazda utanarak, çekinerek izlediler

    5 Gün 500 Bin insanın izlediği

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde..

    Kısacası bir festivalde istenen her şey vardı

    Hem de yok denenin var edildiği..

    Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..

    Eleştirinin gölgede kaldığı övgülerin yapıldığı

    Her şey vardı;

    2. Ardahan Günleri Bal Festivalinde Vardı..


  • İstanbul Bal’a Doyacak..

    6.6 ila 7.25 mm lik dil uzunluğu ile Türkiye’nin Kafkasya’ya açılan kapısı konumundaki Ardahan’ın yaylalarını süsleyen çiçeklerden elde ettiği balların sergileneceği Ardahan’ı Tanıtma Günleri Bal Festivali 4 Temmuz’da Bakırköy Botanikpark’ta gerçekleşecek.


    Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından organize edilen etkinliğe 400 bin ila 1 Milyon insanın ziyaret etmesi bekleniyor.


    Konu hakkında bir açıklama yapan ARDAFED Kaşarı, Kışı, Eti, Çiçeği ile ünlü Ardahan’ın yüksek rakımlarında yetişen bin bir çiçekten elde edilen Kafkas Balını İstanbul’da herkese anlatmak, tanıtmak için organize ettikleri Ardahan Tanıtım Günleri’ne tüm İstanbulluları davet ettiklerini belirtti.



     


    Bal Festivalimiz Var, Birlikler Nerede?


    4-8 Temmuz’da İstanbul Bakırköy Botanikpark’ta gerçekleşecek olan ve siz okurlarımız dâhil tüm İstanbul’un davetli olduğu Ardahan Günleri Bal Festivalinin başladığı şu günlerde bir şey dikkatimi çekti.


    O da;


    Türkiye Bal Birliği diye bir kurum var ve bu kuruma bağlı onca Bal Birliğinin ortada olmayışı..


    Peki, Çin’den sonra bal üretiminde 2 nci olan Türkiye’nin balı yeterince tanıtılıp, anlatılabiliyor mu?


    Bilmem ama bu ülke de iş yapıyor gibi ne iş yaptıkları belli olmayan o kadar kurum var ki say say bitmez.


    Evet, Ardahan’ı, Balını, Kaşarını tanıtmak için çabalayan bizlerin bu süreçte bir kez daha gördüğü şey bu ülkede içi boş o kadar kurumun olduğudur.


    Başkan Erdoğan’ın zaman zaman değil hep dikkat çektiği ve bunun için de hep puan aldığı bu durumu düzeltmek içinde bir Erdoğan’ın yetmeyeceği de diğer bir gerçek.


    Bal Festivalini düzenlemeceğizimizi ve nasıl bir katkı sunacaklarını sorduğumuz Türkiye Arıcılar Birliği gibi Ardahan Arıcılar Birliği de bırakın boş bir arı kovanı ile destek vermeyi geri dönüşleri bile olmadı.


    İşte Türkiye’nin birliği gibi çeşitli dallarda birlikler kuranlar da işlerinde ne kadar samimi olduklarını görüyoruz.


    Dernekçiliğin yılda bir kaz gecesi düzenlemek veya belediyelerden aldıkları otobüslerle memlekete piknik yapmaya gitmek sayanlar gibi Bal Birliği başta olmak üzere adları sarıya çıkan içi boş ama kasaları tıklım, tıklım dolu sendikalarda aynı değil mi.


    Bilmem ama bu ülkede çivisi çıkmış onca kurumun başını çekenlerin biride Türkiye Bal Birliği denen ve onlara bağlı olan onca birlik değil mi?


    Belki de çok iş yapıyorlar da gazeteci olan ben başta olmak üzere hepimiz körüz.


    Bu nedenle değil mi bunların  sahte olduğunu ortaya çıkarıp, halka en güzel şekilde anlatan Başkan Erdoğan’ın bu ülkede neden bu kadar iktidarda kaldığının cevabı..


    Yani birlik, oda, federasyon, dernek adı altında onca kurumun içi boş ve etkisi olmadığını topluma en iyi şekilde anlatan Erdoğan gibi hepimizin bunların gerçek yüzlerini ortaya koyan etkinliklerle ortaya koyarsak o zaman gerçek birlik sağlanır..


    Neye biz yine işimiz bakıp, 4-8 Temmuz’da benimde içinde olduğu ekibin düzenlediği ve Bakırköy Botanikpark’ta gerçekleşecek olan bal festivaline gidelim.



  • İstanbul'd Bal Festivaline Hazırlanan Ardahanlılardan En Son Haberler..

    Selahattin Yılmaz güven tazeledi


     S.S Ardahan Küçük Sanayi Sitesinin 2018 Yılının Genel Kurul toplantısı yapıldı.


    Toplantı 27 Haziran Çarşamba günü saat 10:00’da S.S Ardahan Küçük Sanayi Sitesi Hizmet Binası toplantı Salonunda üyelerin yoğun katılımı ile yapıldı.


    Divan Başkanlığını Latif Tosunoğlu’nun yaptığı S.S Ardahan Küçük Sanayi Sitesinin Genel Kurul toplantısında mevcut Başkan Selahattin Yılmaz ve Haydar Şentürk yarıştı.


    İstiklal Marşının okunması ve saygı duruşunun ardından kooperatifin gelir gider bilançosu ve faaliyet raporları ayrı ayrı okunup onaylandıktan sonra seçime gidildi. 57 delegenin hazır bulunduğu S.S Ardahan Küçük Sanayi Sitesinin Genel Kurul toplantısında mevcut Başkan Selahattin Yılmaz 34 oy alarak yeniden başkan seçilirken, rakibi Haydar Şentürk 23 oyda kaldı. Dilek ve temenniler ardından S.S Ardahan Küçük Sanayi Sitesinin Genel Kurul toplantısı son buldu.


    S.S Ardahan Küçük Sanayi Sitesinin Genel Kurul toplantısında yeniden seçilerek güven tazeleyen Başkan Selahattin Yılmaz, kendisine oy veren vermeyen tüm delegelere teşekkür etti.


    Yılmaz, “Biz hizmet için buradayız. Kooperatif esnafımız bizim tüm çalışmalarımızı yakından biliyor. Yönetim kurulu arkadaşlarımızla birlikte bundan sonra kooperatifimizin tüm sorunlarını çözmek için seferber olacağız. Yıllardır kooperatifimiz için önemli proje çalışmalarımız oldu bundan sonrada olmaya devam edecek” dedi.



    Milletvekili Atalay’dan tırpanlı mesajı!


    24 Haziran seçimlerinde zaferle çıkan Ak Parti Ardahan milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Göle Nüfus Müdürü Süleyman Çelenk’in özel davetlisi olarak Balçeşme köyü yaylasında düzenlenen piknik programına katıldı.


    Seçim sonrası Merkez, ilçeler ve köylerde teşekkür ziyaretlerini de sürdüren Milletvekili Atalay, 24 Haziran’da kendisine en çok oy veren Balçeşme köyüne özel bir ilgi gösteriyor.


    Göle Kaymakamı Zafer Oktay, Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu’nun da katıldığı piknikte, 24 Haziran seçimleri sonucu, yatırımlar, projeler ve yeni yol güzergahı hakkında değerlendirmeler yapıldı.


    Ak Parti milletvekili aday listelerinin belirlenmesi öncesinde toplumsal kargaşa yaratan trollerin liste netleştikten sonra hiçbir şey olmamış gibi sahada hatta Atalay’ın yanında yer alması dikkatlerden kaçmazken, Atalay’ın Ardahan’da birinci parti olup seçim zaferini elde ettikten sonra değişime onay verip vermeyeceği merak ediliyor!


    YOL BİTMEDİ, SÖZ BİTMEDİ


    Aynı zamanda İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) Türk Grubu Başkanı olan  AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, 24 Haziran seçimlerine ilişkin, “Yol bitmedi, söz bitmedi, proje tükenmedi. Bizim daha gidecek uzun bir yolumuz, söylenecek sözümüz ve yapacak işimiz var” dedi.


    Atalay, yaptığı açıklamada, 24 Haziran’daki Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi sonrası il ve ilçelerde teşekkür ziyaretlerine çıktıklarını söyledi.


    24 Haziran’da bütün partilerin ittifak ettiğini, ancak buna rağmen milletin “AK Parti ile devam” dediğini dile getiren Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üç parti açıktan ittifak etti. CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi. Ama seçim sonuçları ortaya çıktığında dördüncü ortağın da HDP olduğunu görüyoruz. Mesela Ardahan’ın küçük olması hasebiyle bunu rahatlıkla görmek mümkün. Muharrem İnce’nin Ardahan’da CHP’den 4 bin fazla oy aldığını, Selahattin Demirtaş’ın da HDP’den 4 bin oy daha az aldığını gördüğümüzde HDP’nin de ittifakın dördüncü ortağı olduğu açıkça ortaya çıkıyor.”


    Atalay, milletin demokratik olgunlukla sandığa giderek oyunu kullandığını ifade ederek, bunun her türlü engellemeye ve kara propagandaya rağmen gerçekleştiğini anlattı.


    Milletin tercihini istikrardan, kalkınmadan, gelişmeden, iyileşmeden, ilerlemeden yana kullandığını dile getiren Atalay, bu nedenle seçimin Türkiye ve İslam coğrafyası başta olmak üzere, dünya insanlığına hayırlar getireceğini umduğunu dile getirdi.


    Yeni hükumet sistemi ile daha çok çalışılacağını anlatan Atalay, sözlerini şöyle tamamladı: “Yol bitmedi, söz bitmedi, proje tükenmedi. Bizim daha gidecek uzun bir yolumuz, söylenecek sözümüz ve yapacak işimiz var. Biz bunu milletimizle paylaştığımızda ’16 yıldır devam ediyorsunuz, yola devam’ dedi bize. 16 yılda yaptığımızın belki bir kaç katını daha kısa sürede gerçekleştirme imkanı bulacağız. Yeni hükumet sistemi bunun için icat edildi, ihdas edildi, tesis edildi. İnşallah yarınlarımız bugüne ve düne göre daha güzel olacak.”



    Yolların alt yapısı yapılmadan, genişletme çalışması başlatılmadan ve sıcak asfalt dökülecek düzeye gelmeden yangından mal kaçırırcasına seçim öncesi başlatılan bazı projeler seçimden sonra geri çekildiği iddia edilmişti.


    Sıcak asfalt çalışmalarında Milletvekili Orhan Atalay’da çalışmaları yakından takip ederek ekibiyle birlikte köylerin sorunlarını dinleme fırsatı bulmuştu.


    CUMARTESİ BAŞLADI, PAZAR SEÇİM, PAZARTESİ GERİ GİTTİ


    Göle İlçesine bağlı Kalecik Köyü sakinleri, “Köylerinden başlatılan sıcak asfalt çalışması 200 metre yapıldı. Sıcak asfalt makine ünitesi cumartesi günü köyümüze geldi, 200 metre sıcak asfalt döktü. Pazar günü seçim nedeniyle çalışma yapılmadı, pazartesi seçim kazanıldığı için işçiler ve makine ekipmanları Ardahan’a geri gitti. Köyümüzün yolu yarı sıcak asfalt, yarısı da kara toprak stabilize, çevre köylerden gelip geçenler bizim ve bu işin yetkililerine gülüp geçiyorlar” dediler.


    Seçim öncesi başlatılan ve seçimden sonra yarım yamalak bırakılan Göle İlçesine bağlı Kalecik Köyü sıcak asfalt yol çalışmasını görenler şaşkınlığını gizleyemiyorlar.  


    Öte yandan konu hakkında bilgilerine başvurduğumuz bazı yetkililer, Kalecik Köyü sıcak asfalt çalışmasının teknik arızan dolayı ertelendiği yönünde bilgiler verdiler.  



    Seçimlik sıcak asfalt!


    24 Haziran 2018 Pazar günü yapılan Başkanlık ve Milletvekili genel seçimleri öncesi Ardahan İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği, Göle ilçesine bağlı bazı köylerde sıcak asfalt çalışması başlatılmıştı.


    Yolların alt yapısı yapılmadan, genişletme çalışması başlatılmadan ve sıcak asfalt dökülecek düzeye gelmeden yangından mal kaçırırcasına seçim öncesi başlatılan bazı projeler seçimden sonra geri çekildiği iddia edilmişti.


    Sıcak asfalt çalışmalarında Milletvekili Orhan Atalay’da çalışmaları yakından takip ederek ekibiyle birlikte köylerin sorunlarını dinleme fırsatı bulmuştu.


    CUMARTESİ BAŞLADI, PAZAR SEÇİM, PAZARTESİ GERİ GİTTİ


    Göle İlçesine bağlı Kalecik Köyü sakinleri, “Köylerinden başlatılan sıcak asfalt çalışması 200 metre yapıldı. Sıcak asfalt makine ünitesi cumartesi günü köyümüze geldi, 200 metre sıcak asfalt döktü. Pazar günü seçim nedeniyle çalışma yapılmadı, pazartesi seçim kazanıldığı için işçiler ve makine ekipmanları Ardahan’a geri gitti. Köyümüzün yolu yarı sıcak asfalt, yarısı da kara toprak stabilize, çevre köylerden gelip geçenler bizim ve bu işin yetkililerine gülüp geçiyorlar” dediler.


    Seçim öncesi başlatılan ve seçimden sonra yarım yamalak bırakılan Göle İlçesine bağlı Kalecik Köyü sıcak asfalt yol çalışmasını görenler şaşkınlığını gizleyemiyorlar.  


    Öte yandan konu hakkında bilgilerine başvurduğumuz bazı yetkililer, Kalecik Köyü sıcak asfalt çalışmasının teknik arızan dolayı ertelendiği yönünde bilgiler verdiler.  



    **Kefaletin Borcu Kalmadı..


    Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Metin Lale, kooperatifi aktif hale getirdiklerini bildirdi.


    Lale, gazetecilere yaptığı açıklamada, geçen nisan ayında genel kurul yaptıklarını, söz konusu kuruldan sonra kooperatifi tam manasıyla aktif hale getirdiklerini söyledi.


    Atıl ve borçlu olan kooperatifi borçsuz hale getirdiklerini belirten Lale, “Şu an borcumuz yok. Üstelik esnafa para verecek duruma geldik. Bu durum bizi mutlu etti. Çünkü kapanmak üzere olan bir kurumu aktif hale getirdik. Bugün bunu basınla paylaşmanın doğru olacağı düşüncesiyle sizinle birlikte olduk.” diye konuştu.


    Lale, kooperatifin aktif hale gelmesinde emeği olan yönetim ve denetim kuruluna teşekkür ettiğini sözlerine ekledi.



    Fetö Mensuplarını Yurt Dışına Kaçıran 4 Kişi Tutuklandı


    Ardahan ve Kars’ta düzenlenen operasyonda, rüşvet alıp sahte evrak düzenleyerek Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarını yurt dışına kaçırdıkları gerekçesiyle adliyeye sevk edilen 4 kişi tutuklandı.


    Ardahan ve Kars‘ta düzenlenen operasyonda, rüşvet alıp sahte evrak düzenleyerek Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarını yurt dışına kaçırdıkları gerekçesiyle adliyeye sevk edilen 4 kişi tutuklandı.


    İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ’ye ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında, 3 gün önce Ardahan kent merkezi, Göle ve Posof ilçelerinin yanı sıra Kars’ta gerçekleştirilen operasyonla gözaltına alınan 11 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.


    Ardahan Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilen ve aralarında gümrük muhafaza memurları ile nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü çalışanlarının da olduğu zanlılar A.Ö, A.Y, A.A, B.K, E.A, M.O, Ö.B, Ö.Y, Ş.T, Ş.Ç. ile U.U. daha sonra Ardahan Adliyesine getirildi.


    Zanlılardan 4’ü cumhuriyet savcılığındaki sorguları sonrası serbest bırakıldı, diğer 7’si ise Ardahan Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.


    Hakimlikçe yeniden ifadesi alınan ve FETÖ soruşturmaları kapsamında aranan bazı zanlıların yurt dışına çıkışlarını sağladıkları belirtilen zanlılardan Ş.T, Ş.Ç, E.A ve Ö.B. “kaçakçılık mücadele kanununa muhalefet”, “rüşvet almak”, “göçmen kaçakçılığı yapmak” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından tutuklandı.



    **Her Şey Bal Tadında Olacak!..


    Seçim öncesi, ‘ne olacak acaba?’ telaşının yaşandığı ve seçimlerin hemen ardından yaşanan paniğin seçim sonuçlarıyla birlikte su gibi akıp gittiği ülkemin en büyük metropolünde İstanbul’da yaz etkinlikleri de başladı.

    Seçimler öncesi siyasi parti teşkilatlarının, seçimin hemen ardından birçoğu belediyeler olmak üzere dernek ve stk’ların organize ettiği bu etkinliklerle serinlemeye çalışan İstanbul 4-8 Temmuz’da ballı günler yaşayacak.

    İstanbul Bakırköy ilçesi sınırları içinde, E-5’in hemen yanı başında bulunan ve bana göre İstanbulluların çokta farkında olmadığı gizli yeşil cenneti Bakıköy Botanikpark’ta gerçekleşecek olan 2. Ardahan Günleri Bal Festivali’nde bunlardan biri.

    Biri derken haksızlık yapmayalım..

    Çünkü mevcut yapılan ve yapılacaklar içinde farklı olması için çaba gösterildiği 2. Ardahan’ı Tanıtma Günleri Bal Festivali’nde bal akacağa benzer.

    Silivri’den Gebze’ye kadar tüm alanda ki insanların davet edildiği Bal Festivaline ailenizi alıp gidebilir, özellikle cumartesi ve Pazar günü hem hepimizi yoran İstanbul’un göbeğinde gizli bahçesinde, Bakırköy Botanikpark’ta dinlenmek adına bu etkinliğe siz, aileniz, komşunuzu, dostunuzu davetlisiniz.



    **Bir kentin sahipsiz güzellikleri..


    81 Vilayetinin ayrı ayrı güzelliklere sahip ülkemin sınır, serhat kenti Ardahan’ı biliyor, tanıyor musunuz?

    Gürcistan ve Ermenistan’a komşu, Türkiye’nin Kafkaslara ve Doğu Anadolu Bölgesinin Karadeniz’e açılan kapısı konumunda ki 73 plakalı Ardahan kalesinin yanı sıra Çıldır Şeytan Kalesi gibi nice doğal güzelliklerimizin olduğunu hiç düşündünüz mü?.

    Başta dünyanın her geçen gün ısındığı bir zamanda serin yaylaları, Karadenizli arıcıların balını yediği bin bir çiçeklerimiz, Damal’a yansıyan Atatürk silueti, bilim adamlarının yarının Davos dediği ve sit alanı olmasına karşın o güzellik çamları kesilerek, derelerinin suyu kurutulan Posof’un olağan üstü doğası, sınır kapısı, Çıldır’ın Türkiye ve Gürcistan sınırını belirleyen Aktaş gölü, Göle’de ki onca kale ve türbeler, yetmedi o insanın üzerinde uzanması gelen güzelim çiçeklerle donanmış ovası, suyu çalınıp, Karadeniz’e akıtılmak istenen Kurası, kent kanalizasyonu ve çöplerinin içine atıldığı için artık adını aldığı balıkların yaşamadığı Alabalık deresi, Bülbilan Yaylası, Kısır Dağı eteğinde ki Hoçvan yaylasıyla Ardahan’ın güzelliklerini saymakla bitirebilir misiniz?..

    Bilmiyorum ama irili ufaklı onca gölleri olan Posof’un, Ardahan’ın en büyük dağının sınırları içinde bulunan Hoçvan Kısır’ın, Göle’nin, Hanak’ın, Damal’ın dağlarında, doğasında şırıl şırıl boşa akan billur gibi sularını, Afrika’dan gelip, Aktaş gölüne konan göçmen kuşlarını, yangında yanmayan sarıçamlarını, insan için olmazsa olmaz yeşilim çayırlarla beslenen hayvanlarını, güler yüzlü, İstanbul dilli insanlarının güzelliklerini saymakla bitirebilir miyiz?

    Ya Damal Bebeği, Çıldır balığı, Posof Hıngalı, Göle’nin Çağı, Hanak’ın Gagalası.. Balı, Eti, Kazı, Kımızı, sıcak yürekli insanınını tanıyormusunuz..

    Evet sayın sayabildiğiniz kadar, ne kadar güzellik ararsanız var olan Ardahan’da bunları ne kadar tanıtıyor, bunlara ne kadar sahip çıkıyoruz bilemiyorum..

    İşte size yıllardır yaralanılamayan, hatta sahil olmadığı için yüzülünemeyen Çıldır gölünü,

    Etrafına TOKİ tarafından yeni konutlar yapılması beklenen, ama bir evin bile olmadığı Çıldır gölünü, Ağca kala adasını bilir misiniz..

    Gölelinin Çıldır’ı, Hanaklının Posof’u, Damallının Göle’yi, Hoçvanlının hiç birisini bilmediği, görmediği o güzelliklere nasıl olurda sahip çıkar, hem kendimiz tanır görür, hem de tüm dünyaya tanıtırız?

    Bilemiyorum ama bildiğim bir gerçek biz bizim olan onca güzelliği sanırım ne kendimize,nede dünyaya tanıtamıyoruz, ‘bu işte bir eksiklik var’ diyerek..

    İşte bu nedenle 4-8 Temmuz Günlerinde İstanbul Bakırköy Botanikpark’ta düzenlenecek olan Ardahan Tanıtım Günleri Bal Festivali adında ki etkinlik bu güzelim kentin bir kez daha tanıtılması için bir fırsattır diyor ve başta bölge derneklerini olmak üzere tüm Ardahanlıları bu etkinliğe sahip çıkmalarını bekliyorum.

  • KATILIN ÇOĞALALIM…


    İlk yaz etkinliği ARDAFED’den..


    Geçtiğimiz yıl düzenlediği Ardahan’ı Tanıtma Günleri ile Ardahan’ın adını İstanbul’un her yerine yazdıran Ardahan Dernekler Federasyonu ARDAFED bu kez yaz etkinliği için kolları sıvadı.


    4-8 Temmuz’da İstanbul’un Avrupa yakasında ki Bakırköy Botanikpark’ta yapılacak olan 2. Ardahan Günleri öncesi hazırlıklarına devam eden ARDAFED Yönetimi yaz festivali ile Ardahan’ın bir kez daha İstanbullulara tanıtacak.


    **Dernekler Birlikteliğe Davet Edildi..


    Çatısı adlında bulunan Ardahan İl, İlçe ve Köy Dernekleri ile birlikte 2. Ardahan Günleri Bal Festivali’ni gerçekleştirmeyi hedefleyen Ardahan Dernekler Federasyonu 4-8 Temmuz’da gerçekleştireceği etkinlik öncesi dernekleri etkinliği birlikte yapmaya davet edecek.


    1 Temmuz günü Bakırköy Botanikpark’ta bulunan Cafe-Restoran’ta dernek başkanları ve yöneticileri ile bir araya gelecek pşan ARDAFED yönetimi dernekleri ‘Gelin sizde katılın, çoğalın hep birlikte yapalım’ diyecek.


    Pazar günü, saat 16.00’da derneklerle bir araya gelecek olan Ardahan Dernekler Federasyonu Ardahan adına ilkyaz etkinliğinin geleneksel hale gelmesi için tüm Ardahanlıların bu etkinliğe sahip çıkmasını da isteyecek.



    14. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR


    VE SANAT GÜNLERİ DE13-14-15 TEMMUZ’DA


    Kuzeydoğu Anadolu yaylalarında kültür ve sanat ışığı yanmayı sürdürüyor.


    Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri bu yıl 14. yılını kutluyor… Kaf Dağı’nın ardından çarıklı ayaklarıyla gelip yalınayak sonsuzluğa dönen Dursun Akçam’ın ayak izinde yaşamı sorguluyoruz; kültür ve sanat ile ufkumuzu iyiye, güzele, doğruya doğru açıyoruz…


    Kafkas Arısı’nın yurdu, dünyanın en zengin kır çiçeği örtüsüne sahip Ardahan yaylaları, açık oturumlar, belgeseller, sinema, Dursun Akçam Ormanı’na fidan dikimi ile şenlenecek.


    PEN Yazarlar Derneği Türkiye Başkanı Zeynep Oral, sanatçı Sadık Gürbüz, değerli öğretim üyeleri Prof. Dr. Aysu Erden, Pehlivan Uzun, şair ve yazarlar, Sezai Yazıcı, Şeref Bilsel, Metin Cengiz, Halil İbrahim Özcan, Kenan Karabağ aramızda olacaklar.


    Sezai Yazıcı tam 12 yıllık çalışmasının ürünü olan “Ani’nin Sırları” ile zenginleştirecek etkinliğimizi… Kenan Karabağ “Kura Çözüldü” ile Ardahan ve yöre tarihini tartışmaya açmayı sürdürüyor…


    Sadık Gürbüz sazıyla, sözüyle türkülerimize, ezgilerimize bir kez daha can verecek…


    Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri’nin tiyatro ateşçisi Murat Fidan, arkadaşı Hikmet Kaynak ile birlikte hazırladıkları “Dünden Bugüne Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri,” belgeseli ile aramızda olacaklar…


    Sinema’da “Deli Deli Olma” ile Tarık Akan’ı ve yöremizin barış elçileri, kaşar, süt ve tarım ustaları Malakanları bir kez daha anacağız…


    Etkinliğimiz 14 Temmuz Cumartesi günü akşamı Hanak’taki açık oturum ve dinleti ile sürecek.


    15 Temmuz Pazar günü 15 Temmuz kanlı FETÖ darbesinin kültürümüzde neden olduğu kırılmalar üzerine konuşacağız.


    Dursun Akçam Ormanı’na fidan dikeceğiz; konuklarımızın ve katılımcıların birer dikili fidanı olacak o güzel ormanda…


    Sadık Gürbüz dinletisi ile kapatacağız 14. Kültür Sanat Günleri’ni…


    Ardahan dışından, Ankara’dan, İstanbul’dan, Kuşadası’ndan, Lüleburgaz’dan, Diyarbakır’dan, ülkenin dört bir yanından konuklarımız olacak…


    Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri, giderek Ardahanlıların ve Ardahan sevdalılarının, sevgiye, kardeşliğe, kültüre, sanata yaşamında yer verenlerin buluşma yeri oluyor…


    Etkinliklerimiz halka açık ve ücretsizdir



    Kılıçdaroğlu Görevini yapmıştır..


    Seçim sonuçlarına baktığımızda Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerin artacağı, hatta istifası isteneceğini hepimiz bilmekteyiz.

    Hâlbuki seçimlerin erkene alınmasıyla birlikte demokrasi ve eşitlik adına ortaya koyduğu tavırları ile bana göre ülkemiz demokrasisine büyük katkı sunan Kılıçdaroğlu bu seçimlerde gerekeni yapmış ve eleştirilmesi gerekenin kendisi değil CHP’nin 90 yıldır değişmeyen zihniyeti olmalıdır.

    Çünkü Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı olduğundan bu yana değiştirmeye çalıştığı CHP’nin kendini yenilemeyen bu zihniyetine yenilmiş ve bir seçimin daha kayıp edilmesinin önüne geçememiştir.

    Nasıl mı?

    CHP’nin kurulduğundan bu yana ortaya koyduğu katı devletçilik anlayışı ile bugüne kadar başta Kürtler olmak üzere muhafazakâr kesimi hep kendinden uzaklaştırmış, en son olarakta devrimci, demokrat kimliğine sahip insanları kendisinden uzaklaştırmıştır.

    Çünkü CHP laiklik adı altında bu ülkede ki kırsal kesimi kırmış, iş adamına, sanayiciye sömürgeci olarak bakmış, Kılıçdaroğlu gibi işçi kesimi üzerinde etkisi büyük olan iş adamları ile istenen diyalogu kurmamış, iş adamlarını olduğu gibi toplumu Menderes’in, Demirel’in Erbakan’ın, Özal’ın, Türkeş’in ve son olarak da Erdoğan’ın kucağına olmasa da yanına itmiştir.

    CHP özgürlük, laiklik dernek eşitliği unutmuş, sahil kenarında ki bir grup dışında insanlara ulaşamamış, halk, hak, hukuk denen anlayışı Cumhuriyet’in düşmanları olarak görmüştür. aVe bunları genel başkan olduktan bu yana değiştirmeye çalışan Kemal Kılıçdaroğlu’nu da yemiş, yenmiştir.

    Ve aynı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşit demokrasi adı altında ortaya koyduğu ve HDP dâhil muhalefeti bir araya getirme çabasına da kıza yine aynı CHP zihniyeti olmuştur.

    Yani aynı Kılıçdaroğlu’nun HDP’ye gitmesinin önüne aynı zihniyet CHP’nin değişmesi kozmik odası geçmiştir.

    Ha unutmadan partisinin meclise girmesine vesile olduğu Meral Akşener’de CHP gibi Kılıçdaroğlu’nu anlamamış, ‘Sen benim partimin seçimlere girmesi için gerekeni yaptın. Bende senin başkan adayın İnce’yi destekliyorum’ dememiş, kendisi ayrı telden çalarken kendiside tarihe gömülmüştür.


  • İstanbul’da 2. Ardahan Günleri Başlıyor..

    4-8 Temmuz’da İstanbul Bakırköy Botanikpark’ta gerçekleşecek olan Ardahan Bal Günlerine ilgi bir hayli büyük.


    ARDAFED Tarafından organize edilen ve İstanbul’un Avrupa yakasında bulunan Bakırköy Botanikpark’ta gerçekleşecek olan 2. Ardahan Günleri için çalışmalar son aşamaya geldi.


    Geçtiğimiz yıl İstanbul Maltepe’de yapılan ve 4 gün içinde 1,5 Milyon insanın akın ettiği Ardahan Günlerinin 2 incisi gerçekleştirecek olan Ardahan Dernekler Federasyonu başta Ardahan Balını olmak üzere yöresel ürünler ve sanayi fuarı cadırları ile Ardahan’ı bir kez daha İstanbul’a anlatmayı hedefliyor.


    **Kültür Sokağı, Dernekler Sergisi Her şey Olacak..


    Zengn bir tanıtım programı hazırlanan yerel sanatçılardan ulusal sanatçıların yer alacağı etkinlik öncesi bir açıklama yapan Gazeteci Fakir Yılmaz başkanlığında ki Ardahan Dernekler Federasyonu Yönetimi son yıllarda bir çok önemli etkinliğe imza atan ARDAFED’in 4-8 Temmuz Günlerinde İstanbul’da gerçekleştireceği 2. Ardahan Günlerine başta İstanbul’da ki Ardahanlıları olmak üzere Kocaeli, Bursa, Adapazarı ve diğer çevre illerinde ki Ardahanlıları da bu önemli etkinliklerine davet ettiklerini belirttiler.


    Bakırköy, Esenyurt, Bahçelievler, Avcılar, Zeytinburnu, Beylikdüzü, Küçükçekmece deki Ardahanlıların bu önemli etkinliğe ev sahipliği yapacaklarına olan inançları ile çıktıkları bu yolda Ardahan’ı bir kez daha İstanbul’a tanıtmak ve Ardahan’ın adını ülkenin en büyük metropolüne bir kez daha yazdırmayı hedeflediklerini belirten ARDAFED Yönetimi etkinliğim Maltepe’de ki etkinlikte farklı olmayacağını ve daha güzel olacağını da belirtmeden geçmediler.




     


    **Fatsa, Fikri ve Fındık..


    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi yürüten Ardahan Dernekler Federasyonu olarak; 4-8 Temmuz Günleri arasında İstanbul Bakırköy Botanikpark’ta gerçekleştireceğimiz 2. Ardahan Günleri öncesi bir futbolcusu, flaması, kramponu ve topu olmayan ama sadece kaşesi ve adı olan Serhat Ardahan Spor’u da yüklenmenin stresi ile koştururken namus denen oyumuzu kullanmak için yeniden İstanbul’dan Ardahan’a eve dönüşte gecenin bir karanlığında Fatsa’ya ulaştık.

    Özal’ın başlattığı, Mesut Yılmaz’ın bin bir yolsuzluk iddiaları gölgesinde yıllar sonra ancak bitirebildiği, bu keztam başkan olacak mı diye merak ettiğimiz Erdoğan’ın, ‘onu da biz yaptık’ dediği Karadeniz sahil yolundan Ardahan’a doğu yol alarak geldiğimiz memleketin, bir döneme imza atan ‘Terzi’ Fikri Sönmez’in olduğunu hatırlıyorduk.

    Ve onu anmak, onun aldığı nefesi almak için dinlenme adına Fatsa’da konaklama kararı alarak yerleştiğimiz otelin resepsiyonundan itibaren ‘Terzi’ Fikri Sönmez’in gölgesi buralarda dolaşıyordur belki diyerek onun yıllar önce ortaya koyduğu ve tarih yazdığı düşüncesini aramaya başladık.

    Seçimleri sorduk, ‘Burada kim kazanır?’ dedik, ‘Solcumu yine Fatsa?’ dedik..

    Sorularımız eşliğinde kimliğimizi alıp, bizi kayıt eden resepsiyon görevlisinin üzgün bir bakış atarak, acı acı gülümseyerek, ‘Abi sen ne diyorsun, sanırım 1979’larda kalmışsın, şimdi yıl 2018 ve 6 Milletvekili olan Ordu’da AK Parti en çok oyu alıyor.’ diyordu.

    Otelin hemen dibinde ki güzel camide gelen ezan sesi ile gecenin sabahladığını anlayıp, kapanmak üzere olan gözlerle çıktığımız otelin denize bakan camından uzaklara dalınca uzakta ama çok uzakta bir ışığın yanıp söndüğünü görünce acaba ‘Terzi’ Fikri’nin yaktığı ışık mı diye düşünüyordum, kontrolümün dışında elimin uzandığı camı açıp, sigaramı yakıp, kaçan uykumun eşliğinde uykuya değil, adeta Karadeniz’in derin sularına dalıyordum..

    Ve; Siz bu yazıyı okurken ülkemde, Ordu’nun derdinin hala para etmeyen Fındık olduğunun yazan yerel gazetelerin manşetlerini ve arka saflarında ki boy boy ‘Fındık para edecek’ başlıklı AK Parti reklamları eşliğinde günlerdir, ‘kim kazanacak?’ denen 24 Haziran gelmiş, seçim başlamış, belki de oylar sayılmış ve bekli de Terzi Fikri Sönmez’in yaktığı o ateş yeniden yanmıştı..

    Yada tamamen sönmüştü..

    Bilmem ama ben bana bu duyguları yaşatan, hatırlatan, acı acı sigara içirten Fatsalı ‘Terzi’ Fikri Sönmez’i anlatan biyografiyi yayınlamayı daha uygun buldum, beklide ‘Terzi’ Fikri Sönmez kimmiş?’ deyip, onu, onun ortaya koyduğu ve bugün özlemini çektiğimiz, gerçek anlamda devrimciliğin ne olduğunu ben devrimciyim, solcuyum hatta sağcıyım ama milletimin hizmetkarıyım diyenlerin ‘Terzi’ Fikri’yi anması, anlaması için..



    **Kim Bu, ‘Terzi’ Fikri Işık..

    1979 yılında yapılan belediye seçimlerinde, diğer tüm partilerin aldığı toplam oydan fazlasını alarak belediye başkanı seçildi. Halkla beraber Fatsa’yı yaşanır bir yer haline getirmeye çalıştı. Halkın yönetime katılımı egemenleri dehşete düşürdü. Demirel, 50’den fazla insanın öldüğü Çorum olaylarında bile, “siz asıl Fatsa’ya bakın” diyordu. 12 Eylül darbecileri tarafından atıldığı zindanda yaşamını yitirdi.

    1938 yılında Fatsa’nın Kabakdağ köyünde doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra ailesinin geçimine katkıda bulunmak için bir terzinin yanında çıraklığa başladı. Yaşamının sonraki bölümünde geçimini terzilik yaparak sağladı.

    60’lı yıllardan itibaren TİP içerisinde çeşitli kademelerde görev aldı. Bu yıllarda yükselen gençlik mücadelesine katıldı. Özellikle Karadeniz bölgesinde emekçilerin ve yoksul köylülerin örgütlenmesinde çalıştı. Samsun’dan Trabzon’a kadar gerçekleştirilen “Fındıkta Sömürüye Son” mitinglerinin hem örgütleyicisi, hem de bizzat konuşmacısıydı.

    1972’de THKP-C davasından yargılandı. Yirmi ay kadar tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. 12 Mart darbesinin ardından Karadeniz’deki devrimci mücadelenin örgütlenmesinde genç devrimcilere her zaman örnek oldu.

    Fikri Sönmez 1978-79 yıllarında Giresun ve Ordu yörelerinde yapılan “Fındıkta Sömürüye Son” mitinglerinin de aktif örgütleyicisi oldu.

    1979 yılında yapılan Belediye seçimlerine bağımsız aday olarak katıldı. Fikri Sönmez’in başkan seçilmesinin neredeyse kesinleşmesi üzerine, 15 Eylül 1979 günü kendisine yapılan suikasttan bacağından yaralanarak kurtuldu. Fikri Sönmez, daha önce CHP, AP, ve MSP’ye oy verenlerin de büyük bir bölümünün oyunu alarak Fatsa Belediye Başkanlığı seçimini, diğer tüm partilerin adaylarının aldığı toplam oy oranının toplamından daha fazla oy alarak kazandı.

    Fatsa’da ilk iş olarak Halk Komiteleri’nin oluşturulmasına girişildi. Fatsa, sorunları, nüfusu ve toplanabilme özellikleri bakımından 11 birime ayrıldı.

    Yapılan ilk toplantılarda halkın gizli oy, açık sayım esasına göre komite üyeleri seçildi. Seçilen komite üyelerinin görevleri, halkın sorunlarının takipçisi olma, Belediye çalışmalarını denetleme, Belediyece karşılanan ihtiyaç maddelerinin dağıtımı vb. işlerdi. Halkın belediye yönetimine katılımı komite üyeleriyle sınırlı kalmadı. İki ayda bir yapılan halk toplantılarıyla Fatsalıların yönetime doğrudan katılımı sağlanmaya çalışıldı.

    Bu toplantılarda tartışılarak son şekli verilen “Belediye Çalışma Programı” doğrultusunda yapılan işler Belediye Başkanı ve görevlilerce halka anlatıldı, yapılan eksiklikler ve yanlışlar açıkça tartışıldı; önemli hataları görülen komite üyeleri halk tarafından görevden alındı. Öte yandan bu toplantılar aynı zamanda ülke sorunlarının tartışıldığı meclisler haline getirilmeye çalışıldı. Yirmi bin nüfuslu Fatsa’da, bu toplantılara beş bin yetişkin insan katılıyordu. Belediye’nin aldığı tüm kararlar halkla tartışılıyor, halkın onayı olmayan hiçbir iş belediye tarafından yapılmıyordu..

    Fatsa’da yürütülen ilk büyük belediye çalışmasından biri “Çamura Son Kampanyası”ydı. Fatsa sokakları müteahhitlerin keyfince sürdürülmüş plansız kanalizasyon çalışmaları nedeniyle köstebek yuvasına dönmüştü. Bütün Fatsa’nın sokaklarının temizlenerek yeniden yapılması işine teknik adamların “yıllar sürer” demelerine rağmen halkın gönüllü katılımı ve çevre ilçelerin makine ve ekipman yardımıyla çamur Fatsa’dan 2-3 ay içinde sökülüp atıldı ve ilçeye 4 km.lik yeni bir cadde yapıldı.

    “Çamura Son Kampanyası”nın ardından “Fatsa Halk Kültür Şenliği” düzenlendi. Şenlik boyunca her türden sanatsal ya da kültürel etkinlikte doğrudan halkın katılımı gözetildi. Büyük kentlerde yaşayan aydınların, demokratların, sosyalistlerin; sanatçıların da katıldığı şenlik, aynı zamanda bu insanların Fatsa’da olup bitenlere tanıklık etmelerine vesile oldu.

    Fatsa’da yol, su, kanalizasyon gibi sorunların halkın katılımı sağlanarak çözülmesi doğrultusunda adımlar atıldı. Geniş köylü kitlesinin katıldığı fındık mitingleri düzenlendi. Arazi anlaşmazlıklarından kan davalarına, köy kavgalarından aile içi sorunlara kadar her türden sorunları halkla birlikte çözmeye çalıştı.

    Bütün bu gelişmeler devlet yetkilileri tarafından bekleneceği üzere derin bir kaygıyla izleniyordu. Öyle ki, 50’nin üzerinde insanın öldüğü Çorum olayları sırasında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel “Çorum’u bırakın, Fatsa’ya bakın’ diyordu.

    Önce vali Reşat Akkaya’nın Ordu’ya atanması, ardından 11 Temmuz 1980’de başlatılan “Nokta Operasyonu”, devletin Fatsa’da Fikri Sönmez’in Belediye Başkanlığı ile birlikte oluşturulmaya çalışılan yeni hayat biçimine doğrudan ve açık saldırısı oldu. Operasyon öncesinde Fatsa AP, CHP ve MSP İlçe Başkanlarının basına yaptıkları “Her yerde kan var, biz burada huzur içindeyiz. Fatsa’da komünist işgal yoktur. Halk vardır. Halkın yönetimi vardır. Fatsa’da ateş ile barut yok, böylesine huzurlu bir yerde olay çıkartmayı istemek niye?” şeklindeki açıklamaya aldırış edilmedi ve Fatsa halkı 11 Temmuz sabahı tank sesleriyle uyandı. İlçenin sokakları asker ve polisle dolmuş, yollar kariyerlerle kesilmişti. Denizde silahlarını Fatsa’ya çevirmiş iki hücumbot duruyordu. Askerler ve polislerin arasında maskeli muhbirler vardı. Sonradan bunlardan kimisi hakkında tutuklama kararı olduğu anlaşıldı.

    Fikri Sönmez 11 Temmuz günü bir basın toplantısı düzenleyerek, günlerdir bir kısım basında ve televizyonda Fatsa hakkında süren spekülasyonlara cevap vermek niyetindeydi. 10 Temmuz’u 11 Temmuz’a bağlayan gece sabaha kadar bu toplantının hazırlıklarını sürdürdü. Ancak 11 Temmuz sabahı operasyoncular tarafından gözaltına alındı. Gözaltında olduğu süre boyunca ağır işkencelere maruz kaldı. Ardından 12 Eylül koşullarında cezaevi yaşamı başladı. Fikri Sönmez yargılandığı dönemde de bir kısım basının boy hedefi oldu. Sık sık “Terzi Fikri”li yalan-yanlış haberler yer alıyordu.

    Fikri Sönmez, ilerlemiş yaşına rağmen cezaevi direnişlerinin en önünde yer aldı. Amasya Cezaevi’ndeki direnişi kırmak için bir işkence merkezi olan Suluova Et Balık Kurumu’na götürülen 25 kişiden biri de Fikri Sönmez’di. Orada 3 ay boyunca işkence gördüler ama direniş kırılamadı.

    İşkenceler, cezaevleri, mahkemeler zaten yıllardır önemsemediği sağlığını iyiden iyiye bozdu. Kalbi, bütün bu yükü daha fazla kaldıramadı ve 4 Mayıs 1985 günü hayata veda etti.


  • Göle Girişinde Kaza! Bir Kız Çocuğu Öldü!

    Ardahan’da En Son Seçim Haberler


    Ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da bir hayli zorda olduğu görülen MHP ittifaklı AK Parti’nin yanı sıra CHP’lilerin Milletvekili oylarınıda aldığı görülen HDP Ardahan’da seçimi alacak patilerin başına geçmiş durumda.



    **HDP Haziran’da Yine Kazanacak Gibi..


    MHP ile ittifak kuran AK Parti’nin zorda olduğu görülen Ardahan’da 7 Haziran’ın rövanşını almak için uğraşan Halkların Demokratik Partisi Ardahan Milletvekili adayları gün geçtikçe daha da umutlanıyorlar.


    Dr. Taşkın Aktaş’ın HDP 2. Sıra adayı Öztürk Polat ile birlikte seçim çalışmalarına devam ettiği Ardahan’da kazanacak partiler arasında ilk sıra da olduğu belirtilen HDP’ye Göle’den, Hanak’tan, Damal’dan ve Ardahan Merkezden büyük bir ilgi var.


    17 Bin bandında olan ve en az bir milletvekili çıkaracak partilerin arasında gösterilen HDP’nin Ardahan’da yarışan partiler arasında en hareketli ve canlı olan parti olması da dikkatlerden kaçmıyor.



    **CHP’de Dündar Heyecanı yerini durgunluğa bıraktı..


    Ardahan’da en az bir milletvekili çıkarabilecek partiler arasında gösterilen Cumhuriyet Halk Partisin de son günlerde gözle görülür bir durgunluğun yaşandığı dikkatlerden kaçmadığı Ardahan’da 2. Sıra adayı Eczacı Yunus Dündar’ın ilk günlerde getirdiği heyecanında yerini yeniden durgunluğa bıraktığı gözlemleniyor.


    Başta İl ve İlçe Teşkilatları ve İki CHP’li Belediye Başkanının istememesine karşın yeniden aday edilen Öztürk Yılmaz’ın yalnız çalıştığı görülen CHP’de oyların başkanlıkta büyük bölümünün Cumhurbaşkanı Muharrem İnce’ye, Milletvekilliğinde ise başta HDP’ye olmak üzere diğer partilere dağılacağı da ileri sürülmektedir.



    **AK Parti Sadece Posof’ta Var Gibi..


    Yunus Baydar’ın aday edilmemesi ile birlikte parti içinde yaşanan huzursuzluğun,  mevcut Başkan Vekili Mutlu Şanlıtürk’ün partililer dışlama çabaları ile had safhaya ulaştığı görülen AK Parti’nin başta Ardahan merkezde olmak üzere Ardahan İl genelinde bir hayli zorda olduğu görülmekte.


    Anayasa değişikliğinde Hayır dediğini umuttuğu Ardahan’a gelip, ‘Ardahan başkanlığa evet demedi mi?’ diye soran ve başta Ardahan Üniversitesi, ARAS Elektrik Kurumu ve diğer devlet dairelerin de çalışanlardan cılız bir alkış alan başbakanın bir fark ettiği bu durumu aşmaya çalışan AK Parti’nin Göle’de de eridiği, Ardahan merkezde, Çıldır’da, Hanak’ta, Damal’da adete olmadığı dikkat çekerken Posof ilçesinde ki oylarını korumaya çalıştığı gözlenmekte.



    **İYİ Parti: Başbakan Projelerimizi de Çaldı!


    20 Haziran’da Ardahan’a gelecek olan Meral Akşener’i karşılamaya hazırlanan Ardahan İYİ Parti İl ve İlçe Teşkilatları Adayları Levent Pehlivan ile birlikte seçim çalışmalarına ara vermeden devam ettiği görülmekte.


    Ardahanlıların ‘Bizim çocuğumuz’ diyerek sahiplendikleri görülen İYİ Parti Ardahan Milletvekili Adayı Levent Pehlivan Başbakan’ın Ardahan ziyaretinde kendisinin projelerini çaldığını belirttiği açıklamasında AKP’nin Ardahan’da kayıp edecek parti olduğunu belirtti.



    **MHP Ortada Yok..


    AK Parti ile kurduğu ittifak dolaysıyla oylarının büyük bir bölümünü kayıp ettiği görülen Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan İl Teşkilatının seçim çalışmalarında adeta olmadığı görülen Ardahan’da Saadet Partisi de MHP gibi en az oy alacak partiler arasında gösterilmekte.



    *Haydi Diaspoara Bir Oy da Sen Al..


     


    Bugünkü yazımı üçe bölerek önce memleketim Ardahan’dan memleketim Ardahan’ın dışında bulunan Ardahanlılara sesleneceğim.


    Sonra da seçmenin nabzı ardından gelmeye devam eden kara haberlerle kanamaya devam eden çatışmalar ve İstanbul’da ki bal festivali ile devam edecek.


    Ve ilkyazıma geçelim;


    Aslında Ardahanlı hemşerilerime yazdığım bu yazımı İstanbul’da ki, İzmir’de ki, Ankara ve Konya’da ki okurlarıma da yazılmış bir mektup olarak kabul edilmesini rica ediyorum.


    Çünkü bu yazım 81 vilayeti içinde barındıran metropollerde ki bulunan ve kiminin dernek başkanı, kiminin federasyon başkanı, kiminin ise diaspora dediği insanlaradır..


    Yani İstanbul’da oturup, Sinop’u, Kars’ı, Şırnak’ı, Adana’yı, Mersin’i, Edirne, Ağrı’yı, Ordu’yu, Iğdır’ı kurtaranlaradır bu yazım..


    Yani memleketinden uzak metropollerin lüks cafelerinden oturup, devrimci ya da sarkık sağcı bıyıklarını burkarak memleketi kurtaranlardır bu yazım.


    Haydi, gelin tatil dönemine rastlayan 24 Haziran seçimleri öncesi birkaç günlüğüne de olsa gelin memleketinize, köyünüze, ilçenize, ilinize ve sizde o memleketin vekili kimin olacağına yardımcı olun, bir oy isteyin, ikna edin.


    Edin ki birlikte çalışacağınız vekillerinizin o memleketin hayrına olacağına inanacağınızı insanlar olsun.


    Başta başkan adayları hapiste olanlar olmak üzere bu memlekete demokrasi, gak, hukuk, adalet lazım diyen tüm duyarlı insanlara, toplumu liderlerinedir bu çağrım..


    Haydi gelin bir oy da siz alın..


     



     


    *Seçmen Parlamenter sisteminin devamından yana..


     


    Dün sabahın erken saatlerinde evden çıkıp, kepenklerini yeni yeni açan esnafla selamlaşırken 24 Haziran seçimlerinin nabzını da ölçmeye çalıştım.


    Ramazan olduğundan çaylarını içmeden sohbet ettiğim her görüşte vatandaşın ne Erdoğan düşmanlığı, ne İnce sevdalısı, nede Demirtaş’ın hapiste olmasının çokta gündeme getirmediği asıl derdinin bu ülkeyi bir kişiye yani başkanlığa bırakmamak ve bunun için parlamenter sistemi korumak istediğini anladım.


    Evet, 24 Haziran’da sandığa gidecek olan seçmenin büyük bölümünün parti tutmaktansa, lider seçmektense bu ülkenin kuruluşundan bu yana gelen parlamenter sistemin devamı için oy kullanacağını his ettim.


     



     


    *Şehit Haberleri Gelmeye Devam Ediyor..


     


    Ülkenin kanayan yarası olan ve her seçim öncesi çözüm vaatlerinin bol keseden atılıp, seçimler sonrası güvenlik önlemleri dışında hiçbir adım atılmayan ülke içinde ve dışında ki çatışmalarda devam ediyor.


    Birçok önemli sorun gibi gündemden düşen ama bana sorarsanız ülkenin birinci gündemi olan ve güvenlik kuvvetlerine havale edilmekle çözülemeyeceği anlaşılması gereken bu çatışmaların devam ediyor, şehit haberleri de art arda geliyor.


    Çoğu hükümetin kontrolünde olan ve adına havuz medyası denen basın ve medyanın ya hiç vermediği yâda iç sayfalarda aralarda verdiği şehit haberleri ile yüreklerimizi kanamaya devam ederken mevcut iktidarın yanı sıra muhalefetin de bu önemli sorunu nasıl çözeceğine yönelik somut ve inandırıcı bir vaat vermemesi de içimiz acıtan diğer önemli bir konu olmaya devam etmekte.


     


    **Bakırköy Bal Tadacak..


     


    Seçimlerin gündemin 1. Sırasını aldığı şu günlerde gölgede kalan onca önemlim sorun ve iş arasında bulunan ve 4-8 Temmuz günlerinde yapılacak olan ‘Bal Festival’ için hazırlıklarına devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu dün önemli bir adımı daha geçti.


    Çatalca’dan, Sirkeci’ye kadar bir alanda his edilmesi için ve tüm İstanbul’un yanı sıra 81 Vilayetin Arıcılarının balları ile birlikte davet edilmesi hedeflenen Bakırköy Botanikpark’ta ki Bal Festivali için organizatör firma ile sözleşmesini imzalayan ARDAFED bu köşeyi okuyan sizleri de etkinliğine davet ediyor.

  • Vali Bilmez: Huzurlu Seçim Olacak..

    Aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz, Özkan Karakaya ve Selim Yılmaz ile makamın da görüşen Vali Mehmet Emin Bilmez 24 Haziran 2018 Pazar günü yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve 27’nci Dönem Milletvekili Genel Seçimiyle ilgili “Seçim güvenliği” toplantısında yaptığımız durum değerlendirmesinde Ardahan’da seçimin huzurlu bir ortam da gerçekleşeceğini belirtti.


    Vali Bilmez, Ardahan’da seçimlerin huzur ve güven ortamında geçmesi için bütün tedbirlerin önceden alınacağını da kaydetti.


    Serhat Ardahan Spor ile ilgili son gelişmeleri de gazeteciler ile görüşen Ardahan Valisi Bilmez kentin takımı olan Serhat Ardahan Spor’a her Ardahanlıyım diyenin sahip çıkması gerektiğine de dikkat çekti.



    *Haydi Diaspoara Bir Oy da Sen Al..


     


    Bugünkü yazımı üçe bölerek önce memleketim Ardahan’dan memleketim Ardahan’ın dışında bulunan Ardahanlılara sesleneceğim.


    Sonra da seçmenin nabzı ardından gelmeye devam eden kara haberlerle kanamaya devam eden çatışmalar ve İstanbul’da ki bal festivali ile devam edecek.


    Ve ilkyazıma geçelim;


    Aslında Ardahanlı hemşerilerime yazdığım bu yazımı İstanbul’da ki, İzmir’de ki, Ankara ve Konya’da ki okurlarıma da yazılmış bir mektup olarak kabul edilmesini rica ediyorum.


    Çünkü bu yazım 81 vilayeti içinde barındıran metropollerde ki bulunan ve kiminin dernek başkanı, kiminin federasyon başkanı, kiminin ise diaspora dediği insanlaradır..


    Yani İstanbul’da oturup, Sinop’u, Kars’ı, Şırnak’ı, Adana’yı, Mersin’i, Edirne, Ağrı’yı, Ordu’yu, Iğdır’ı kurtaranlaradır bu yazım..


    Yani memleketinden uzak metropollerin lüks cafelerinden oturup, devrimci ya da sarkık sağcı bıyıklarını burkarak memleketi kurtaranlardır bu yazım.


    Haydi, gelin tatil dönemine rastlayan 24 Haziran seçimleri öncesi birkaç günlüğüne de olsa gelin memleketinize, köyünüze, ilçenize, ilinize ve sizde o memleketin vekili kimin olacağına yardımcı olun, bir oy isteyin, ikna edin.


    Edin ki birlikte çalışacağınız vekillerinizin o memleketin hayrına olacağına inanacağınızı insanlar olsun.


    Başta başkan adayları hapiste olanlar olmak üzere bu memlekete demokrasi, gak, hukuk, adalet lazım diyen tüm duyarlı insanlara, toplumu liderlerinedir bu çağrım..


    Haydi gelin bir oy da siz alın..


     



     


    *Seçmen Parlamenter sisteminin devamından yana..


     


    Dün sabahın erken saatlerinde evden çıkıp, kepenklerini yeni yeni açan esnafla selamlaşırken 24 Haziran seçimlerinin nabzını da ölçmeye çalıştım.


    Ramazan olduğundan çaylarını içmeden sohbet ettiğim her görüşte vatandaşın ne Erdoğan düşmanlığı, ne İnce sevdalısı, nede Demirtaş’ın hapiste olmasının çokta gündeme getirmediği asıl derdinin bu ülkeyi bir kişiye yani başkanlığa bırakmamak ve bunun için parlamenter sistemi korumak istediğini anladım.


    Evet, 24 Haziran’da sandığa gidecek olan seçmenin büyük bölümünün parti tutmaktansa, lider seçmektense bu ülkenin kuruluşundan bu yana gelen parlamenter sistemin devamı için oy kullanacağını his ettim.


     



     


    *Şehit Haberleri Gelmeye Devam Ediyor..


     


    Ülkenin kanayan yarası olan ve her seçim öncesi çözüm vaatlerinin bol keseden atılıp, seçimler sonrası güvenlik önlemleri dışında hiçbir adım atılmayan ülke içinde ve dışında ki çatışmalarda devam ediyor.


    Birçok önemli sorun gibi gündemden düşen ama bana sorarsanız ülkenin birinci gündemi olan ve güvenlik kuvvetlerine havale edilmekle çözülemeyeceği anlaşılması gereken bu çatışmaların devam ediyor, şehit haberleri de art arda geliyor.


    Çoğu hükümetin kontrolünde olan ve adına havuz medyası denen basın ve medyanın ya hiç vermediği yâda iç sayfalarda aralarda verdiği şehit haberleri ile yüreklerimizi kanamaya devam ederken mevcut iktidarın yanı sıra muhalefetin de bu önemli sorunu nasıl çözeceğine yönelik somut ve inandırıcı bir vaat vermemesi de içimiz acıtan diğer önemli bir konu olmaya devam etmekte.


     


    **Bakırköy Bal Tadacak..


     


    Seçimlerin gündemin 1. Sırasını aldığı şu günlerde gölgede kalan onca önemlim sorun ve iş arasında bulunan ve 4-8 Temmuz günlerinde yapılacak olan ‘Bal Festival’ için hazırlıklarına devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu dün önemli bir adımı daha geçti.


    Çatalca’dan, Sirkeci’ye kadar bir alanda his edilmesi için ve tüm İstanbul’un yanı sıra 81 Vilayetin Arıcılarının balları ile birlikte davet edilmesi hedeflenen Bakırköy Botanikpark’ta ki Bal Festivali için organizatör firma ile sözleşmesini imzalayan ARDAFED bu köşeyi okuyan sizleri de etkinliğine davet ediyor.