Kategori: SİYASET

  • Cezayir’den sonra Ankara’da YENİ BİR ARDAHAN KAPISI!.







    BALCI İNŞAAT YENİ LÜKS KONUTLARI SATIŞTA..


    ARA DOĞUDA VE BATIDA EV SAHİBİ OL


    05384084597


    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    YERELDEN ULUSALA GAZETECİLİK


    Gazetelerimiz ve Manşetlerimiz Ulusal Basın Ekranlarında..






    ‘Doruk Construction – Taahhüt İşleri, Doruk Promotionel- Yapsat İşleri ve INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi’ 


     ‘ÖKTEM GRUP İNŞAAT ve TİCARET’ 


    Bir çok iş insanımızın ortaya koyduğu başarıyı uluslar arasına taşıyan Ardahanlı başarılı iki kardeşin yönetiminde olan ÖKTEM GRUP adlı yeni bir şirketle başkent Ankara’da..

    Kafkaslara komşu Ardahan’a 5 bin km. uzaklıkta bulunan ve Akdeniz ile kuzey Afrika kıtasının en büyük yüzölçümüne sahip olan Cezayir’e gidip, burada kurdukları şirketleriyle bugün önemli markalar oluşturan Ardahanlı iki kardeş Kubilay Öktem ile Burak Öktem’in Cezayir’de inşaat ve tekstil sahasında ortaya koydukları başarıyı bu kez ülkelerinin başkentinde sergilemede çok kararlılar. 






    Ardahan’dan giderek, Cezayir’de kurdukları, ‘Doruk Construction – Taahhüt İşleri, Doruk Promotionel- Yapsat İşleri veINCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi’ ile Afrika kıtasında önemli firmaları arasında yer alan Kubilay ve Burak Öktem kardeşler Ankara’da kurdukları ‘ÖKTEM GRUP İNŞAAT ve TİCARET’ isimli yeni firmalarının açılışını önümüzdeki günlerde yapacakları öğrenildi.


    Öktem kardeşleriKubilay ve Burak Ökten kardeşlerin yönetiminde ki yeni şirket başkent’te yapılacak olan resmi açılışla hizmete sunulacağı alınan bilgilere arasında 


    Ardahan’ın tanınmış ailelerinden olan Öktem ailesinin iki ferdi ve ANAP eski İl Başkanlarından rahmetli Şefik Öktem’in çocukları olan iki kardeşin uluslararası bu önemli başarıları memleketleri Ardahan’a da hayvancılıkla yansıyor.


    Ardahan merkeze bağlı Akyaka (Kotoshara) isimli köylerine yaptıkları yatırımlarla tanınan Öktem kardeşlerin sosyal hayatta başta stk’arla, hemşerileri ve bölge iş insanlarıyla yakınlıklarıyla da tanınmaktalar.




    BÖLGEYLE VE DEM’LE BARIŞIK BİLİNEN


    DOĞRU BİR ADAY VARKEN..


    Esenyurt DEM ‘E YAKIN, CHP’Lİ,  DOĞULU SEÇME’NİN RAHAT OY VERECEĞİ DOĞRU BİR ADAY İLE ALINIR..


    DEM’LENMEK İYİDİR AMA DOĞRU İLE..


    Ardahanlı Esenyurt eski Belediye Meclis Üyelerinden Engin Doğru’nun da CHP’den aday aday olduğu CHP’nin Esenyurt İlçe Başkanı Hüseyin Ergin, hala değiştirmedikleri Kılıçdaroğlu’nu afişinin gölgesinde sosyal medyada yaptığı paylaşımla bu ittifakı desteklediğini gösterdi.


    “DEM’LENMEK İYİDİR” DEDİ..


    Ergin, “Kinli ve kirli olmaktansa kula kulluk etmektense DEM’lenmek iyidir” diyerek, İyi Parti ile CHP arasında yaşanan gerginliğe ve İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e gönderme yaptı.


    Başta Ardahanlılar olmak üzere doğu kökenli birçok seçmenine bulunduğu ve alanın İBB’i de rahatça alacağı söylenen İstanbul’un en büyük ilçesinde CHP’li iş insanı siyasetçi Engin Doğru’nun da aday adayı olduğu bu ilçede doğru adayı belirlemeye çalışırken CHP ve DEM Partisi seçmenlerinin de sıcak bakacağı aday arayışında.


    DOĞRU: “ESENYURT’TA ORTAK AKLIN, ORTAK YAŞAMIN VE GÜÇLÜ ADIMLARIN VAKTİ”


    CHP Esenyurt Belediye Başkan Aday Adayı Engin Doğru yaptığı açıklamada, ‘Esenyurt için büyük bir sıçrama yapma, geçmişin izlerini tamamen silme, geleceğe birlikte yürüme vakti. Esenyurt’ta ortak aklın, ortak yaşamın ve güçlü adımların vakti. Esenyurt’un ayağa kalkma ve halkıyla bütünleşerek sorunlarını çözme vakti!” diye konuştu.




    ZORDA OLAN ESNAF’IN ODASI DA


    Yaşanan ekonomik sıkıntılar dolayısıyla ödenmesi gereken çek, senedin yanı sıra kiralarını, yapılandırmasını yaptıkları vergi sgk taksitlerinin yanında kayıtlı oldukları odanın aidatlarını da ödeyemeyen Ardahan esnafını temsil eden odaların bulunduğu bina, EYT yoluyla emekli olan iki çalışanın alacağı olan 1 Milyon TL. tazminatları, 4 katlı odanın biriken doğalgaz, su, elektirk borcu nedeniyle muhammen bedeli 3.500.000,00 TL. ile resmi ilanla satılığa çıkarıldı.






    Alınan bilgilere göre kısa bir süre Ardahan İl Ticaret Müdürlüğünün de içinde olduğu ve Ardahan Sanayi, Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Ardahan Otomobilciler ve Şoförler Odası ile Ardahan Esnaf ve Odaları Birliği Başkanlık makamlarının da bulunduğu Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine ait bina satışa çıkarıldı. Resmi ilana çıkarılan ve 12 Şubat 2024 Tarih Saat 10:00 da satışa sunulacak olan birlik odasının bir bölümün satışa çıkarılması tepkilere neden olurken, Ardahan Esnaf ve Sanatkarla Birlik Başkanı Yılmaz Kaya yaptığı açıklamada, odanın iki çalışanın EYT dolayısıyla emekli oldukları  ve kendilerine 1 Milyon TL. alacakları  olduğunu, kendilerinin de bu tazminatları ödemek, doğalgaz, su, elektrik ve piyasaya olan borçları yüzünden satışa çıkarıldığını belirtti.




    Çıldır Gölü Üzerin Balık ve Dans


    Türkiye’nin en soğuk illerinden biri olan Ardahan ile Kars sınırlarında yer alan Çıldır Gölü, kışın buz tutan yüzeyiyle eşsiz bir manzara sunuyor. Bu eşsiz manzarayı görmek ve buz üzerinde eğlenceli vakit geçirmek isteyen yerli turistler, Çıldır Gölüne akın ediyor.

    Ardahan’ın yanı sıra Kars’ın en önemli turizm merkezlerinden biri olan Çıldır Gölü, her yıl yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Özellikle kış aylarında gölün buz tutan yüzeyi, farklı aktivitelere ev sahipliği yapıyor. 




    Ardahan’a kadar uzaması istenen ancak bugüne kadar bu yönde bir adım atılmaması yüzünden Ardahan’a gelemeyen Turistik Doğu Ekspresi veya Ardahan’da da yapılması istenen havaalanı ile Kars’a gelen vatandaşlar, soğuk hava ve kar yağışına aldırış etmeden gölün üzerine çıkarak başta Kafkas dansı olmak üzere danslar yapıp, halaylar çekiyorlar.  

    Göl üzerinde buz pateni Çıldır Gölü’nde buz üzerinde dans, sadece yerli turistlerin ilgisini çekmiyor. 




    Yurt dışından gelen turistler de bu eşsiz deneyimi yaşamak için göle geliyor.

    Yüzeyi tamamen donan Çıldır Gölü’nde buz pateniyle dans,göl üzerinde buz pateni yapmak isteyenler için özel ekipmanlar kiralanıyor. Bu sayede herkes, Çıldır Gölü’nün buz tutan yüzeyinde keyifli bir gün geçirebiliyor.

    Buz üzerinde balık tutma; Çıldır Gölü, kış aylarında buz tutan yüzeyiyle balık tutmayı da mümkün kılıyor.


    Balıkçılar, gölün buz tutan yüzeyinde açılan deliklerden balık tutarak keyifli vakit geçiriyor. Gönüllerince eğlenen vatandaşlar, Çıldır Gölü’nün doğal güzelliklerine hayran kalarak tekrar gelmeyi istediklerini belirtiyor.




    BU KEZ KAYA DEĞİL KAR  DÜŞTÜ!..


    Sahara gibi  Tünel bekleyen 


    Ulgar’da da durum farklı değil..


    Sahara’da olduğu gibi Posof ve Türkiye’nin Kafkaslara açılan Türkgözü Gümrük Kapısına giden yolun önündeki en büyük engel olan Posof Ulgar dağında da durum farklı değil.


    Sık sık kayaların yuvarlanıp, trafiğe kapattığı Ardahan-Artvin kara yolunu bu kez kar kapattı. Alınan bilgilere göre yıllardır bir tünelin yapılması istenen Sahara Geçidi’nin yaylalar mevkiinde karla mücadele ve yol genişletme çalışması devam ederken, yoğun  şekilde yağan karın ve tipinin ardından kısa süreli ulaşıma kapatılan söz konusu bölgede çığın gelmesi üzerine ekipler çalışma başlattı.

    Özellikle yüksek kesimlerde çalışmalarını yoğunlaştıran Karayolları 183’üncü Şube Şefliği ekipleri, birçok noktada karları temizlemeye çalışıyor. Ekipler, bu kapsamda Sahara Geçidi’nin Yaylalar mevkiinde 3 kepçe, birer kar savuran ve greyderle karları temizleyip çığın düştüğü alanı temizlemeyi sürdürüyor. Bölgede dün yoğun kar ve tipi etkili olup yaylalar mevkiinde çığ düşmesi sonucu Ardahan-Artvin kara yolu ulaşıma kapanmış, ekiplerin çalışmasıyla ulaşım yeniden sağlanmaya başlanmıştı.




    ARDAHANLILARIN GÖZÜ ESENYURT’TA..


    Son yapılan ve İmamoğlu ile arası olmadığı ve aday gösterilmiyeceği belirtilen Bakırköy’den sonra Ardahanlı Şişli Belediye Başkanını yeniden aday göstermeyen CHP bu toplantılar sonrası  birçok adayını daha açıklarken gözlerin çevrildiği ve birçok Ardahanlının yaşamlarını idame ettiğİ İstanbul’un en büyük ilçesi Esenyurt’ta alacağı kararı tüm İstanbul’da olduğu gibi bu kentte yaşayan 700 bine yakın Ardahanlılar tarafından yakından izleniyor.Geçtiğimiz seçimler de 3 Ardahanlıyı aday gösteren ve bu nedenle CHP’lisinden MHP’lisine, AK Partilisinden, HDP’lisine hemen her Ardahanlının yöneldiği CHP 2019 yerel seçimlerinde Esenyurt’u alınca İBB’yi de almayı başarmıştı.




    Ardahanlıların yanı sıra Kars, Iğdırlılarında yoğun şekil de yaşadığı Esenyurt’ta Doğru’yu yapıp yapmayacağı merakla beklenen CHP’nin önümüzdeki Çarşamba, ya da Perşembe’ye kadar DEM’in de önereceği bir aday ile bu ilçede adayını açıklayacağı öğrenilirken, başta Ardahanlı Engin Doğru olmak üzere bir çok Ardahanlının yanı sıra Karslı ve doğu kökenlinin aday adayı olduğu bu partinin  Şişli ve Bakırköy’de olduğu gibi bu ilçede de bu kadar büyük bir oy potansiyeline sahip bunun yanı sıra siyasette bir hayli aktif olan Ardahanlıları üzmesi halinde CHP’nin bu ilçede kaybeden parti olmasına üzüleceklerine dikkat çekerek CHP’nin en doğrusunu yapmasını beklemekteler.




    Doğru: Yurt’ta CHP, İBB’de İmamoğluKazanacak..


    Ardahanlıların yakından tanıdığı bir sima ve siyasetçi olan CHP Esenyurt Belediye Başkan Adayı edilmesi halinde en çok oyu alacağından emin olduğunu belirten Ardahanlı CHP İstanbul Esenyurt Belediye Başkan A. Adayı Doğru ‘ben veya başkası ama CHP kesin kazanacak’ dedi.


    Ardahanlının Partisi Seçime Katılmayacak


    Eski partisi CHP’yi mi destekleyecek?..


    Başkosolons iken 2014 yılında IŞİD’in 49 çalışanı ile birlikte kaçırılmasıyla Ardahanlı olduğu öğrenilen ve o günden bugüne kadar adı gündemde olan Ardahanlı Büyükelçi Öztürk Yılmaz’ın kurup, genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, Mart ayında yapılacak olan Mahalli İdareler Seçimlerine katılmayacak.Son Milletvekili seçimlerinde en az oyu alarak Türk siyasi tarihine geçen Yenilik Partisi YSK’ya verdiği dilekçe ile yaklaşan yerel seçimlere katılmayacaklarını duyurdu.Yenilik Partisi, 31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne katılmayacağını bildirdi.


    Bir dönem CHP Ardahan Milletvekilliği ve CHP Genel Başkan Yardımcılığını da yapan Öztürk Yılmaz’ın Genel Başkanlığını yaptığı Yenilik Partisinin CHP’yi mi yoksa başka partiyi mi destekleyeceği konusunda ise bir açıklama yapılmadı.




    Hamitoğlu: Çayları Hep Bilikte


    DEMleyeceğiz, onalara da içirmeyeceğiz..


    İstanbul Sultanbeyli ilçesinde belediye başkanı olmak için Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi DEM’den aday adayı olan

    Ardahan Göleli Ertan Hamitoğlu 1 Nisa’n da kazananın kendi partileri DEM’in olacağını belirterek bunuilk his edecek olanlarında partilerini hedef göstereler olacağını söyledi.



    CHP ARDAHAN’DA OLDUĞU GİBİ


    İLÇELERDE DE ZORDA..


    Yaklaşan  seçimler öncesi seçmeni hatırlayan ancak 5 yıl boyu verdiği vaatlerin yanı sıra normal yapılması gerekenleri yapmamakla eleştirilen CHP’li Ardahan Belediye Başkanı gibi Göle ve Hanak’ta bir hayli zorda olduğu öğrenilen CHP’nin Bağımsız Belediye Başkan Adayı ile TİP’in de aday çıkarmasıyla Damal’da da bir hayli zorda olduğu görülmekte.




    Hanak’ta eski Belediye Başkanı Harun Tankoç’un etrafında birleştikleri görünen seçmenin CHP’li Göle adayına çokta ilgi göstermediği ve eski Belediye Başkanı, Yeniden Refah Partisi Göle Belediye Başkan Adayı Akın İsmailoğlu ile yeniden aday gösterileceği gün geçtikçe netleşen AK Parti Adayını açıklamasını beklediği görülmekte.İstanbul’da Ardahanlı Şişli Belediye Başkanının üzerini çizen ve yerine yardımcısını aday  gösteren, Bakırköy ve Esenyurt için önümüzde ki hafta içinde karar verecek olan CHP’nin yanı sıra AK Parti İstanbul’un da Ardahanlı hiç bir isimi aday göstermezken Ardahan’da hiç etkisi olmayan Saadet Partisinin İzmir Menemen’de Ardahanlı Tekin Alptekin’i Menemen Belediye Başkan Adayı olarak gösterdi.

    Ardahanlıların yoğun yaşadığı batı kentlerinde olan Kocaeli Gebze’de CHP’nin adayı olacak denen Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt’ün adını geçtiği ancak yapılan görüşmelerde Kocaeli Derince’de bir Ardahanlıyla seçimlere doğru giden CHP Genel Merkezinin Ardahanlı birinin ilçe başkanlığını yaptığı Gebze’de Öğüt’ün adına sıcak bakmadığı ileri sürülürken İstanbul’da aday adayı olan ama hiç birini aday göstermeyen AK Parti’nin Ardahanlı AK Partili Dilovası Belediye Başkanı konusunda nasıl bir karar vereceği de merak edilmekte.



    KAR POSOF’A  AĞIR GELDİ!


    Geçtiğimiz günlerde yağan karların ağırlığına dayanamayıp, çöken odunluğun altında kalan bir kadının öldüğü Ardahan’ın Gürcistan’a sınır olan Posof’ta etkili olmaya devam eden kar yağışı bu kez çamları yıkmaya başladı.

    Şiddetli kar yağışıyla başta Ulgar dağında olmak üzere zor günler yaşananan Posof’ta, Aralık sonunda başlayan şiddetli kar yağışı çeşitli zararlara yol açtı. 

    Bazı köylerde evler tamamen kar altında kalırken Posof’ta evlerin çatılarının çöktüğü bilgileri alınıyor.

    Yoğun kar yağışının devam ettiği Posof’ta ormanlarda da etkisini göstermeye devam ediyor. 

    Kar yağışı nedeniyle ilçeyi saran sarı çamlı ormanlarda bazı ağaçların köklerinden çıkarak, devrildiği bazılarının da kırıldığı görülüyor.



    GÖLELİ TÜRKİYE KENT KONSEYLERİ


    PLATFORMU DÖNEM BAŞKANI OLDU..


    Barolar Birliği gibi yasa çıkarılarak zorunlu ikiye bölünme olmasa da yöre dernekleri, federasyonları gibi bir olmayıp, herkesin adeta kendi başına hareket ettiğinin diğer bir örneği olan Türkiye Kent Konseylerinin platform adı altında birleşenler Esenyurt’ta bir araya geldi.

    Yapılan toplantı ardından İstanbul Esenyurt Kent Konseyi Başkanı, Ardahanlı hemşehrimiz olan Mehmet Hanifi Kaya aynı zamanda Türkiye Kent Konseyleri Platformu Dönem Başkanlığını devralarak, Türkiye Kent Konseyleri Platformunun 30. Dönem başkanlığını üstlendi.

    Bilindiği gibi daha öncede Ardahan Kent Konseyi Başkanı Burak Taştan’da hala yönetiminde olduğu Türkiye Kent Konseyleri Birliğinin dönem başkanlığını yapmıştı.









    Feto’ya bir küfür de ben mi etsem?


    Kamer Genç’in ölüm yıldönümü dolayısıyla en sonuncusunu, dün ele aldığım ve yazımın yayınlanıp, seslendirilmesi ardından birilerinin bana sözde dostmuş gibi görünüp, kuzu postuna bürünen Kurt olduklarını anlamıyor muşum gibi ‘Seni seviyoruz, boş ver o işlere girme sen yerel siyaseti yaz, yazılarına dikkat et’ dercesine korsan isim ve sahte adresler yoluyla sanal yoldan attıkları mail ve yorumlarla aba altında sopa göstermeye çalıştıklarını görünce ‘Siz Oy, Cemaat Parti Arıyor..’ başlıklı yazımın birilerine, bunlara yine battığını anlıyordum.


    Çünkü dünkü ‘Siz Oy, Cemaat Parti Arıyor..’ başlıklı yazım ve 36 Yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda ele aldığım onca yazıları hayal edip, bugüne kadar gerçekleştiremediğim kitabım için toparlama fırsatı bulsam bu yazılarımın birçoğunda bugünlerde bir hayli tartışılan ancak başta gözleri Irak, Suriye ve DEM’ye çevirten cetvellerle sınırımızı gösterip, birer askeri uzman kesilerek, haritalar çizen havuz medyası olmak üzere nedense hiçte konu edilmeyen Fethullah Gülen pardon ‘Feto’ ve cemaatiyle ilgili bunları hatırlatan, rahatsız edici yazılarıma rastlanacağını biliyorum.


    Evet, gazeteciliğe ilk adımı attığım yıllarda kurşunla dizilen harflerle çıkardığımız gazetelerde ve bugüne kadarki onca yazımda dikkat çektiğim bu cemaatin gün gelecek İran’daki Humeyni devrimini gerçekleştirmek için gerektiğinde matbaamda eriyip, harf, yazı olan kurşunu değil, gerçek kurşunlarla adım atacağıydı…


    Ve bu iddialarımı Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü günlerde ve Kamer Genç’inde bulunduğu mecliste çoğunluğu alan AK Parti’nin İnsan Hakları, Hak, Hukuk, Adalet kısacası tam demokrasi hatta yetmez barış süreci, Avrupa Birliği dediği ilk yıllarında daha da çok dillendirmiş, adeta bugün yaşananlara dikkat çekmiştim.


    Çünkü biliyordum ki; Fetullah Gülen ve benzerlerinin bölgedeki ülkeleri idare etmek isteyenlerin parasal, hatta silah olarak destekleyen ABD ve batı emperyalist ülkelerin aynı bölgede etkisi çok büyük olan dini kullanıp, kendilerine yakın birilerini iktidarları yoluyla aslında İran gibi ülkeleri ele geçirmek, topluma ‘Kahrolsun Amerika’ diye bağırtırken aslında Amerikaların kuklası olan mollalar misali bir yönetimle ülke idare etme hayalini taşıyanların hep yanında olduğunu..


    Neyse geriye gidip, başınızı ağrıtmadan ve en önemlisi bunların amacının ve çalışma şekillerini Ardahan’da Gülen’in gazetesinin ilk muhabirlerinden olan ve bugün hala ajanslık yapanlara sorun deyip geçerken asıl konuya, Gülen’in bugün bizleri nasıl birilerine mahkûm ettirip, ‘Yönetimde onlar ya da ülke ve ailece en büyük zulmünü gördüğümüz botlar olmaktansa yine bunlar olsun..’ dedirtmeye zorda bıraktığına gelmek istiyorum…


    Çünkü dün demokrasi nedir’i bilmeyenlerin, hatta komünistlikle, anarşistlikle suçlayanlar bugün daha öncekilerden olduğu gibi en az 7 milyon oy alıp, kendisinden önce mecliste çoğunluğu sağlayan DEM gibi partilere yüklenen Bahçeli gibi neredeyse devrimci kesilip, bizlerden en iyi demokrat hatta Deniz Gezmiş’lerden daha ‘Kahrolsun Amerika’ dediğini de gülümseyerek izliyoruz.


    Ama yalandan ve Pentagon anlaşmalı odacıklarında kurulan masacıklarda Amerika karşıtı kesilip, aslında hiç sevmedikleri demokrasiyi kullanıp, asıl amaçlarına yol açılmasını sağlayan Gülen ve ona benzer cemaatlerinin ülkeyi, hazineyi ele geçirme planlarına yani birilerinin asıl hedeflerine hizmetten öte bir şey değildir bugün yapılanlar. 



    Ve bunun en son örneği cami altı, mahalle aralarındaki Kur’an kursu, Abla evi, öğrenci yurdu adı altında yerlerde oluşturdukları hava ile toplumu, ‘iki arada bir derede’ bırakan Mumcu, Kamer Genç gibilerinin yıllar öncede işaret ettiği bunların önce toplumları bölmek, halkları birbirine düşman etmek sonra 15 Temmuz’daki gibi yakaladıkları ilk fırsatta cuntacılığa bile kalkışmalarıdır…


    Kısacası bu ülkede ve bölgede amaçlarını açıkça değil, Allah, Kur’an denilince samimi insanların saygı duyduğu dinle, inançla perdeleyip, ülke yönetimini ele geçirme hesapları yapanların asıl hedeflerinin bir diğeri de ülkenin parasal kaynaklarını ele geçirmek olduğunu, herkesin bilmesini, anlamasını isterim.


    Gülen ve cemaatinin bu amaçlarına ulaşmak için dün olduğu gibi bugün de gerçek demokratları, gerçek demokrasi mücadelesi verenleri de bu tür yollarla zorda bırakıp, oynanan karanlık oyunlardan bihaber toplumun büyük kesimine ‘kötünün iyisi’ dedirterek kullandığını da bilmek gerekir..


    Evet bugün yaşananlar dolayısıyla Hoca Efendi’ye, Gülen’e pardon Feto’ya okkalı bir küfür edesim gelse de yine kendimi tutup, her iki tarafın oyununa gelmek istemiyorum.


    Çünkü dün bilerek, bilmeyerek önünde diz çökenlerin bugün ‘Allah bizi affetsin’ diyenlere yani Gülen’e ve cemaatine küfür edenlere benzemekten çekinirim…




    arşiv haber/yorumlar 21/20/19 Ekim 2011 Tarihli  haberler/yorumlar/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin



    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin




    Yazarlarimizi okuyor musunuz?












    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Döne dönedir bu isler?

     25 yila yakindir gazetecilik yaptigimiz Ardahan’da kuyruklarina bastiklarimizin civaklamasiyla sik sik karsilasiriz.. Kiminin Ana/Avrat, kiminin ise alçakça mesajlarla kuyruklarina basmamiza tepki gösterdigi bu süreçte hiçmi ama hiçmi geri adim atmayip, isimize, hep gazeteciligimize baktik.. Bu süre içinde kendimizin özel hayatini bile yazarken bize ana avrat hakeret edenlerin ve mesaj yolu ile adice gidenlerin özel hayatlarina hiç ama hiç karismadik.. Çünkü Ardahan küçük yer deyip, kimsenin özellerine karismadik.. Yani ulusal basinin yaptigi gibi 2. sayfalarimizi magazinlestirmedik.. Ancak bazen insanin yazmasi geliyor, kimin ne oldugunu, gerçek yüzlerini ortaya dökmek gerekiyor diye düsündüren salakça tepkilerlede yüzlesmiyor degiliz.. Bunun en son örnegi dün uyandigimda cep telefonuma gelen alçakça mesajin biriydi.. Bir insan olarak gidip, karsisina çikip, gereken tepkiyi yüzüne tüpürerek yapmak gereken bir mesaj türü olan bu mesaji atanin kendisininde utanip, pisman olduguna inandigim için ve gazeteci oldugum için sustum.. En önemlisi ise haberimizin cuk diye delige oturdugunu anladim .. Ancak beni üzen asil konu ise bu son mesaji bana atanin 25 yildir yaptigimiz haberleri hep takdir edip, bizi öven birisi olmasiydi.. Ki bizde sik sik kendisinin tüccarligini, is yapma uzmanligini övmüs, kutlamis, hatta tam destek vermis biri olmasiydi.. Bilmiyorum ama bu gazeteciligin cilvesi olmali diyerek es geçtim, mesajlari kendisine iade ederken.. Ancak su bilinmeli ki bu isler döne, dönedir.. Gün gelir güzel dediginiz haberin aynisi, çevirdiginiz bir film sonucu için size de yazilmis olabilir.. Bu nedenle dikkat etmek gerekir, filmler çevirmemek gerekir, o filimlerde rol alirken, birilerinide sizi seyredecegini, bizim bu filimlerinizi gazetecilik ilkeleri çerçevesinde yaptigimiz gibi son vizyon denilerek yazilacagini unutmamak gerekir.. Evet, gündemin yogun oldugu bir süreçte zaten gergin olan sizi de kendim gibi germemek, üzmemek için yazimi kisa tutup, daha fazla açmamaya gayret ederken, bu memlekkte solcu geçinip, dincilerle is birligi yapmanin da günah oldugunu herkes ve o mesaji bana atanda bilmelidir derim .. Aylar degil yillardir bu kösede, bu gazetelerde barisi israrla savunmamiz, huzurun gerginlikten, kargasadan daha iyi oldugunu anlatmamiz evvelsi gün ve dün yasanan çatismalarla yeniden suya düsmüs oldu.. Suya düsen umutlar sadece bizim yazdiklarimiz mi, bizim çagrilarimiz mi ki?.. Toplumun büyük bölümünü 30 yildan fazladir süren iç çatismalarin artik son bulmasi için tüm sagduyusu ile hareket ettigi bir süreçte bir türlü atilmayan demokrasi adimlarinin getirdigi sanci dün yine hepimizi, yürekten acitti .. Cumhurbaskaninin İntikam, Basbakanin sagduyu çagrisi yaptigi su iki günde yasananlara bakinca insanin kime ne diyecegi sasirasi geliyor. Çünkü sagduyu çagrisi yapan basbakanin digerleri gibi bir yola, yani 30 yildir ortaya konulan yollarla bu isi çözmeye karar kildigi her geçen gün biraz daha netlesirken ovada degil siyaset, yazi bile yazmaktan korkulur hale gelindi.. Baskomutani oldugu askeri birligi ziyaret eden ve daha bir hafta önce ziyaret ettigi karakolun baskina ugramasinin soku ile intikam yemini eden, ama bu sürecin iyi bitecegini, ‘Kürt sorununda iyi seyler olacak’ diyen Cumhurbaskaninin tavri ise daha korkutucu.. PKK’nin da yaydan çikmis bir ok gibi toplumu geren saldirilarina son vermedigi görülen bir süreçte kime ne diyecegini sasiran toplum tahrikçilerin oyunlarina gelmemek için adeta kendisini zor tutugu da diger bir gerçek olarak önümüzde durmaktadir.. Bir taraftan sinir ötesinde, diger taraftan sinir içinde yapilan operasyonlarla degil, akli selim adimlarla bu isi çözmesi gereken siyasilerin ise Kurt Dumanli Havayi Sever Atasözünü hatirlatan çikis ve girisimleri ise insanlari düsündüren diger aci bir gerçek olarak yerinde sayarken, bu çatismalarin nasil olup, bitecegi yönündeki söylem ve girisimlerin de gazete ve medyanin attigi milliyetçi kalin puntolu basliklara kurban edildigini görmekteyiz.. Adeta bir korku tüneline girmis gibi olan ülkemde bu yasananlarin nereye kadar, hangi tarafi yikacagini da kavramaktan zorlanan bizlerin kime ne diyecegini anlamaktan zorlandigi da gelismelerin, yasananlarin diger bir gerçegi olarak karsimizda duruyor.. Yapmayin, etmeyin dedikçe dis bilemenin devam ettigi ülkeme yazik vallah **Gilad Şalit ve Medya Haberleri .. Dün ülkeyi sarsan yeni bir mayin patlamasi yasanmis ve Bitlis’te 5’i polis olmak üzere toplam 8 kisi daha can vermisti, 30 yildan fazladir süren ve artik yeter denilmeyen, denilemeyen çatismalar sürecinde.. Son dakika haberlerine bakmaktan korktugumuz bir sürecin yasandigi ülkemin basbakaninin kafa tuttugu İsrail’in bir askerini, binin üzerinde Filistinli esire karsilik serbest biraktirmasi da ayni gün ve saatlere rastlamasi da günün diger ilginç bir yönüydü.. Evet, dün ülkem de yine çatisma ve savas kokusu kan akitmis, ayni saatlerde ise yillardir bir birini yiyen ve ülkeme komsu olan İsrail ile Filistin’de ise baris rüzgarlari esmisti.. Benim basbakanim, geçtigimiz günlerde bir günlük ziyarette bulundugum gün Ankara’nin Kizilcahamaminda kampta topladigi vekillerine seslenirken, çözüm yerine, çatismalarin devam ettigi süreçte terörü önleme adi altinda yeni planlari uygulamaya koydugunu açiklarken, kafa tuttugu İsrail’in basbakani yillardir çözüm bulunamayan ve binlerce insanin ölümüne neden olan savasta esir düsen askerini kurtarmak için zindanlari bosaltip, İsrailli çavusunu kucakliyordu .. Tezat olusturan bu iki görüntünün dün yasanan ve 5’i polis olmak üzere birçok cana neden olan mayinli patlamayi veren televizyonlarin adeta mesaj verircesine, önce yürekleri bir kez daha daglayan Bitlis’te ki patlama haberini, ardindan İsrail ile Filistin arasinda yasanan baris rüzgarli haberi vermesi de bir o kadar tesadüf degil, gazetecilik kanaliyla verilen anlamli bir ‘artik baris’ mesajiydi.. Güney’de ki çatismalari veren medyanin, bu haberin hemen ardindan İsrailli asker Gilad’in karsiliginda, aralarinda idamla yargilananlarinda oldugu ve 10’unun Türkiye’ye sürgün edildigi bin Filistinlinin serbest birakilmasini haber olarak vermesi sanirim sizlerinde dikkatinden kaçmamistir.. Ama günün üçüncü haberi ise ‘Dagda degil, Ova da siyaset yapin’ denilenler için uygulamada olan KCK Operasyonunun devam ettigi ve ayni gün 4 ilde es zamanli yeni bir operasyonla aralarinda seçilmis siyasetçilerinde oldugunu da veriyordu ayni medya .. Kisacasi dün yine 5’i polis, 8 kisi hayatini kayip ettigi çatismalarin sürdügü ülkem aglarken, Dünya, İsrailli asker Şalit’in serbest kalmasiyla ülkemin de komsu oldugu Ortadogu’ya barisin gelisini umutla izliyordu.. Ama bir diger ilginçlik ise Habur sinirindan otobüsler üzerinde baris için ülkeye gelen PKK’lilara konulan anlamsiz tepkinin getirdigi gerginlikte unutuluveriyordu, serbest kalip, otobüslerle ülkelerine dönen Filistinlileri izleyenlerce .. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58



    KADINCA/Selmi Yilmaz İlla yazmamiz mi lazim?

     Yaptigimiz kanalizasyon çukuru haberinde oldugu gibi bir çok yaptigimiz haberlerle gündemde en çok istenilen okunan beklenilen gazete olmaktan tabi ki gurur duyuyoruz. Gerek yerel basinda gerekse ulusal basinda ki haberlerimizle gündemi belirledigimiz bir süreçte yaptigimiz haberlerin ögünü bile geçirmeden düzeltilmesi yani o kanalizasyon çukurunun doldurulmasi Ardahan basinin da ki haberciligimizi ve gazeteciligimizde ortaya koyuyordu. Bizim gazetecilik tanimimiz yaptigimiz haberle örtüsüyor aslinda ama ben yine de vizyonlarimizi haberciligin yani gazeteciligin nasil olmasi gerektigini kisaca yazayim. Biz sayfalarimizi yaparken Ardahanlinin kendisini gördügü içerikli gerçek anlamda haber degeri tasiyan konulari isliyoruz, örnegi mansette oldugu gibi. Bu kanalizasyon çukurunun çevreye verdigi zararlarinin yani sira birinin oraya düsme ihtimalini de göz önüne alirsak bu teorimizi kanitlamis oluyoruz. Bizim yaptigimiz haberler aslinda bizi ilgilendiren bizim gecikmisligimizi bizim geri kalinmisligimizi ilgilendiren haberler olarak göze çarpiyor. Kura’nin 49 yilliga satilmasi haberinin de üzerinde basa basa durmamiz da diger bir ikinci vizyonumuzu ortaya koyuyordu. Biz yazdiktan sonra bir seylerin degismesini görmek gerçekten bizim adimiza ve sizlerin adina sevindiricidir. Biz Bu kanalizasyon çukuru gibi göze batan insan saglini etkileyen haberlerin her zaman pesinde olacagiz, biz yazacagiz onlar yapacak… Zira biz gazeteciyiz. **Ne olacak bu isin sonu? Aslinda aylardin yasaniyor çatismalar, aslinda referandum ve genel seçimler öncesi yasanan baris 5-6 aydir bozulmus, hemen her gün yeni bir çatisma haberi ile sarsiliyoruz. Hemen her gün patlayan silahlarin dagladigi yüreklerin, acittigi kalplerin, döktügü göz yaslarinin nereye varacagini bu ortami yaratanlar bile anlamiyor, anlamak istemiyor desem dogru derim.. Çünkü savasi baristan daha çok önemseyenlerin ellerinde bulunan silahlarla elde ettikleri güç ile barisa, barisi isteyenlere izin vermiyorlar. Onlari dinlemiyor, yazdiklarini, haykirislarini duymuyorlar.. Her patlayan kursunla biraz daha gerginlesen toplumun gün geçtikçe kamplara ayrildigini, bir birine dis biledigini görmek istemeyen, belki de bunu isteyenler bu ülkede 30 yildan fazladir süren çatismalarin kime ne kazandirdigina acaba hiç bakiyorlar mi? İnsanlarin topraga düsen bedenleri ardindan, bagirip, çagiranlar bu kadar bagirip, çagirdilar ne elde ettiler? Ve bu gencecik insanlarin sirtinda siyaset yapanlar, bu ülkenin kalbini acitan ve yillardin çözüm bulamayanlar hiç mi , ama hiç mi bugüne kadar denenmis yollardan niye vaz geçip, konusmayi, bir masa etrafindan bir araya gelmeyi, hatta daha ilerisini, bir genel affi, yada ortayi niye bulmak için çabalamaz, çirpinmazlar?.. Bugüne kadar karsilikli meydan okumalarin acidan, kandan, göz yasindan baska bu ülkeye ne verdigini niye düsünmez, hesap etmezler, ‘Ne olacak bu isin sonu?’ diye bile düsünmeyenler.. **Birazda kendimize bakalim mi?. 21. YY’da bu karelere sadece ve sadece Ardahan’da rastlaniyor olmasi ne gariptir. İnsan sagligini hiçe sayarak esinen ve kapatilmayan bu çukurlarin hiç kimse tarafindan görülmemesi gibi bu mezar diye nitelendirdigimiz kanalizasyon çukurlarinin vatandasça da “Bir sey olmaz” denilerek geçilmesi de acidir. 21. YY’ da insanlarin birçok deney yapip icatlar gelistirdigi, uzaya çiktigi, yeni gezegenler kesfettikleri bir süreçte bunlari tartisiyor, bunlari yaziyor olmak sizce de düsündürücü degil mi? Bizlerin en büyük sorunlarinin yöneticiler oldugunu daha önce ki yazilarimda yazmistim. Fakat tüm kabahati tüm olup bitenleri de yöneticilerin üzerlerine yikmakta saçmaliktir. Bir kanalizasyon çukurunun esinip kapanmadigini görüyorsun ve çok rahat bir seklide bunun önünden kendin ve ailenle geçebiliyorsun… Bence bu senin kabahatin sevgili okurum. Bunu sineye çekip Belediye gidip, hatta polis’e gidip sikâyet edemeyecek kadar acizsen bu senin ayibindir. Memleketinin kaderinin yalnizlikla örülü bir duvar olmus olmasi senin bu kadar sessiz olmani gerektirir mi? Kentinin bu denli vurdumduymaz olusu seni bu kadar pasif bir insan yapmak zorunda degil. Son olarak hiç bir sey yapamiyorsaniz bari bu gibi çekilmez durumlara el atin… Zira bu gibi durumlar bizim gelecek nesillerimizi olumsuz yönde etkileyebilir… Kalkin uzandiginiz o çekyatlardan; hiç olmazsa bu gibi çözümü en basit sorunlara çözüm arayin.




    Göle’de 3.6 Şiddetinde Deprem!

     **Ardahan’da da His Edildi.. Gelisi güzel ve İmar Planina uygun olmayan sekilde yeni konutlarin ard arda yapildigi öne sürülen Ardahan’in Göle ilçesinde bu aksam 20.49.55 saatlerinde 3.6 siddetinde bir deprem meydana geldi. Depremin merkezi Göle’ye bagli Tahtakiran köyü oldugu ögrenildi. Göle’ye 40 Kilo Metre uzaklikta bulunan Ardahan’in yüksek binalarinda da his edildigi ögrenilen depremin 12 Metre derinlikte meydana geldigi ve hasar olmadigi alinan ilk bilgler arasinda oldu. Haber ekleme saatie: 21.00-21 Ekim 2011 Haber/Foto. www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ali Kaya-Baris Bilgin-Hilal Demirkaya-Selahattin Sakinoglu’ndan ARDAHAN VE İLÇE HABERLERİ

     **BAŞKAN YİNE SUSTU! Erzurum’da Orman Mühendisi iken Ardahan İl Çevre Müdürlügüne atan ve bu kurumda yillarca müdürlük yaptiktan sonra son yerel seçimlerde iktidar partisi AK Parti’den Belediye Baskan adayi olan ve Ardahanlilarin, ‘Bir kez de iktidara oyumuzu verelim’ diyerek seçtigi Faruk Köksoy hakkinda ortaya atilan iddialar karsisinda sessizligi seçmesi dikkat çekiyor. 2,5 Yildir görevde olmasina karsin bozuk yollari, TERS/DÜZ yaparak, onarmanin disinda is yapmadigiyla elestirilen Köksoy’un son olarak araba kiralama haberine de sesiz kaldigi görüldü. **Ormanci Köksoy Çatal/Kasigin da hesabini vermemisti .. Basinda bulundugu belediyenin iki dönemdir gerçeklestirdigi Bal Festivali’nde yaptigi harcamalar konusunda hesap sorulan Belediye Baskani Faruk Köksoy’un bu süre içinde görevegelir gelmez belediyeye ait konuk evine Kras’tan aldigi çatal/kasiklarin hesabi gibi belediyeye yaptigi alimlari da hep ‘Destek Birimleri’ ni kullanip, yaptigi harcamalari belediye meclis üyelerine bile sormadigi da ileri sürülmektedir. Son olarak kendisine makam araci olarak kullanmak üzere kiraladigi araci da belediye meclis karari olmaksizin kiraladigi ileri sürülen Baskanin son model bu lüks araca aylik kaç TL. Kira karsiligi binecegi merak edilmekte ve baskanin bu konuda kamuoyuna açiklama yapmasi istenmektedir. **Yerine biraktiklarina imza yetkisi bile vermiyormus!.. Görevde oldugu süre içinde Belediyenin İmar İsleri ile ilgili iddialari karsisinda da suskunlugunu bozmayan Baskan Köksoy’un Ardahan’da ayrilirken yerine biraktigi baskan vekillerine harcama, alim, satim yetkisini de birakmadigi da ileri sürülüyor. 9’u AKP’li olmak üzere 11Belediye Meclis Üyesi’nin bulundugu Ardahan Belediyesi’nde tek oyu olan BDP’li Üye Tuncer Yildiz’a daimilikte veren baskanin bu göreve geldiginden bugüne yaptigi harcamalari kamuoyuna açiklanmasi beklenirken, İller Bankasi’ndan alinan 500 bin TL’lik borç parayi nerelere harcayacagi da merak edilmektedir. **Cenaze arabasi kimin cenazelerini tasiyor! Ardahan Belediyesi’ne kiralanan Cenaze Tasima Arabasinin özel islere kosturuldugu öne sürülüyor. İleri sürülen iddialara göre belediyenin kiraladigi ve sürekli olarak belediye de durmasi gereken aracin özel islere götürüldügü ve belediyenin islerini degil, özel islere gönderildigi belirtilmektedir. Cenazesi olanlarin araç istedigi belediyenin kiraladigi aracin belediyede aldigi ücretin yani sira özel islerde de ücret aldigi da iddia edilmektedir. **Cafeci Döne:‘Araba benim degil, oglumun’ Belediye Baskaninin kiraladigi aracin kendisinin degil, oglunun oldugunu belirten Cafeci Döne Isikli dünkü haberimize çok kizmasi dikkat çekti. Haber:www.kuzeyanadolugazetesi.com  **ARÜ’LÜ AKADEMİSYENLERE, HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ Ardahan Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ile isbirligi yaparak hizmet içi egitim semineri düzenledi. 14-15 Ekim 2011 tarihlerinde yapilan seminerde, misafir ögretim üyeleri; yüksekögretimde ögrenme ve ögretme yönelimleri, ögrenci-ögretim üyesi iliskisi ve iletisimi, ölçme ve degerlendirme konularinda ARÜ’lü akademik personele sunumlarda bulundu. Seminere katilim oldukça yüksekti. Ardahan Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde düzenlenen egitim programina, Hacettepe Üniversitesi Egitim Fakültesi’nden; Dekan Yardimcisi Prof. Dr. Ayhan YILMAZ, Prof. Dr. Nuray SENEMOGLU, Prof. Dr. İbrahim YILDIRIM, Prof. Dr. Selahattin GELBAL, Doç. Dr. Tuncay ERGENE, Doç. Dr. Hülya KELECİOGLU, Doç. Dr. Mukaddes ERDEM, Doç. Dr. Nuri DOGAN, Yrd. Doç. Dr. Esed YAGCI, Dr. İbrahim KEKLİK katildi. Egitim seminerinde; yüksekögretimde ögrenme ve ögretme yönelimleri, ögrenci-ögretim üyesi iliskisi ve iletisimi, ölçme ve degerlendirme konulari ayrintili olarak ele alindi. Hacettepe Üniversitesi Egitim Fakültesi Dekan Yardimcisi Prof. Dr. Ayhan YILMAZ egitim semineri hakkinda sunlari söyledi; “Ben ve hocalarim, Ardahan Üniversitesi’nde bulunmaktan dolayi çok mutluyuz. Bizim burada bulunmamizda basta emegi geçen Rektör Prof. Dr. Ramazan KORKMAZ, Rektör Yardimcilari Prof. Dr. Orhan SÖYLEMEZ ve Prof. Dr. Gürkan DOGAN ile bu süreçte emegi geçen bütün degerli hocalarima tesekkür ediyorum. Biz, Hacettepe Üniversitesi Egitim Fakültesi olarak 10 hocamizla birlikte Ardahan Üniversitesi’nde görev yapan akademisyen arkadaslarimiza 2 günlük süre kapsaminda bir hizmet içi egitim vermek için buradayiz. Ben bu süreçteki egitimlerin verimli geçtigine inaniyorum.” Ardahan Üniversitesi Rektör Yardimcisi Prof. Dr. Orhan SÖYLEMEZ, düzenlenen formasyon egitiminin üniversite adina çok yararli olduguna inandigini vurgulayarak sunlari söyledi; “Hacettepe Üniversitesi isbirligi içinde gerçeklestirdigimiz bu çalisma hizmet içi egitim olarak degerlendirilebilir. Bildigimiz gibi üniversiteler; bilimin üretildigi, üretilen bilimin ögrencilere aktarilarak ögrencilerin de edindikleri bilgiler ile yeniden bilim üretebilecek bireyler olmasinin saglandigi kurumlardir. Bilimi üretmenin ve aktarmanin birbirinden farkli seyler oldugunu bilmek gerekiyor. Akademisyenlerin öncelikli vazifeleri, uzman olduklari alanla ilgili bilgilerini ve deneyimlerini ögrencilerine aktarmalaridir. Bu bilgiyi aktarirken; ögrencinin bilgiye ulasmasini, iletisim kurmasini, ulasilan bilginin ölçme degerlendirmesini yapmasini, ögrencinin psikolojisine göre davranis tarzlari belirlemesini bilmelidir. Bunlar da ancak formasyon egitimi ile kazanilabilir.” ‘Ardahan Üniversitesi için bir firsattir’ Ardahan Üniversitesi’nde gerçeklestirilen formasyon egitimlerinin ARÜ’lü akademisyenler için bir firsat oldugunu söyleyen Prof. Dr. Orhan SÖYLEMEZ sözlerini söyle sonlandirdi; “Edindigimiz bilgiler eskiyebiliyor ve eskiyen bilgileri yenilemek gerekiyor. Bilgisi olanlar için bir yenileme firsati iken olmayanlar için de bir ögrenme firsatidir. Biz bu egitimlerin, ögrencilerimizle iletisimin kurulmasinda zaman zaman karsilasilan sorunlarin çözümünde etkili olacagina ve var olan iletisimi güçlendirecegine inaniyoruz. Bu egitimlerin verilmesinde bizlerden destegini esirgemeyen basta Hacettepe Üniversitesi Egitim Fakültesi Dekani Prof. Dr. Buket AKKOYUNLU olmak üzere buraya egitimler için gelen degerli hocalarimiza tesekkür ediyorum.” Seminerin sonunda Hacettepeli Ögretim üyelerine katilimlarindan dolayi birer tesekkür belgesi de verildi.  **Posof Çürümeye birakildi!.. Göç yüzünden nüfusu azalan Posof ta ihtiyarlar kaldi. Tedavisi zor bir yara olan göç yüzünden kayitlara göre köyleriyle beraber 125 bin nüfusu olan Ardahan’in Posof ilçesinde kalan nüfus 7700 kisi. Genç nüfusu kalmayan Posof ta genelde ihtiyarlar yasiyor. İste buna bir örnek olarak meyve bahçeleriyle ünlü Armutveren köyünde meyve bahçeleri perisan. Meyveler yerlere dökülmüs toplayan yok. Bazi eli is tutan yaslilarda meyvelerini bahçelerinde yigmislar ama pazarlayacak güçleri yok. Meyve agaçlari o kadar dolu ki bazilari devrilmek üzereyken destekle durdurulmus, bazi agaçlarda meyvelerini tasiyamadigi için dallari kirilmis vaziyette. Sahiplerinin ilgisizliginden dolayi yerlere dökülüp çürüyenler ise durumun vahametini gösteriyor. Tamamen organik olan elma ve armutlar adeta çürümeye terk edilmis vaziyette. Tek bir elmanin 350 gram gelmesine ragmen bahçelerde çürüyor. Bahçe sahipleri ihtiyarlar ise çocuklari büyük sehirlere gittigi için onlarda devletten yardim bekliyorlar. Posof öyle duruma düsmüs ki varlik içerisinde yoklukla kivraniyor. Her sey var ama hiç bir sey yok. Çünkü olanlari isleyecek güç yok. Artik tarlalar dahi ekilmiyor. Kaynak: posofhaber.com  **Belediyeden Yaprak operasyonu .. Sonbahar ayinda cadde ve sokaklarda agaçlardan dökülen yapraklarin olusturdugu görüntü kirliligini önlemek adina Kars Belediyesi ekiplerince çalismalar yapiliyor. Temizlik ekipler tarafindan bir bir dolasilan cadde ve sokaklarda biriken yapraklar süpürülerek toplaniyor. Yol boyunca dökülen yapraklar zaman zaman güzel görüntüler olustursa da rüzgarin esmesiyle dagilan yapraklar çevre esnafina da rahatsizlik veriyor. Belediye ekipleri vatandasi memnun etmek açisindan sonbahar da yaprak temizliginin oldukça önemli oldugunu ve bu çalismalari sürdürdüklerini söylediler.  **ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ ÇMYO’YU RESMEN AÇACAK .. Ardahan Üniversitesi, Çildir Meslek Yüksekokulu açilisini 24 Ekim Pazartesi günü düzenleyecegi törenle gerçeklestirecek. Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan KORKMAZ’in ev sahipliginde, Çildir Meslek Yüksekokulu’nda saat 14.00’da düzenlenecek törene; Ardahan Valisi Mustafa TEKMEN, Çildir Belediye Baskani Nurettin AYGÜN ve diger kamu kurum ve kuruluslarin temsilcileri de katilacak.  **KEMALE AMED’İN GÖLELİ ÖGRENCİSİ İLK KLİP’İNİ ÇIKARDI.. Göle kasar festivalinde büyük rol oynayan Ömer Akdag festival stari olarak seçilmisti. Klip’inin tümünü Göle’de çeken Akdag dinleyicilerinin begenisini almaya basladi. İlk görümsetme (Klip) ismi “ZIMANEME KURDİNYE” olan Kemale Amed’in bir çok yardimda bulundugu ve ayni zaman’da sanal sitelerde dinlenme rekoru kirmaya baslayan “Zimaneme Kurdinye” isimli eser yakinda birçok Kürt kanallarinda da dinletilecegi bilgisi alindi. Asil adi ve soyadi Ömer Akdag olarak bilinen ancak Kemale Amed’in istegi üzerine Ömer Amed olarak degistirdi. Haber:Selahattin Sakinoglu  **GÖLE KAYMAKAMLIGI SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI’NDAN, ‘YAŞLILARA EVDE BAKIM’ PROJESİ’NE BAŞLADI.. Göle Kaymakamligi Sosyal Yardimlasma ve Dayanisma Vakfi tarafindan hazirlanip kabul edilen “Yaslilara Evde Bakim” Projesi, Göle Kaymakami Kemal ATASOY’un Haci Koç’un evini ziyaret etmesiyle basladi. Bu projeyle birlikte 4 muhtaç vatandas istihdam edilecek olup evde bakima muhtaç vatandaslarin tüm ihtiyaçlari giderilecektir. Göle Kaymakami Kemal Atasoy, yapilan projenin, yasli, kimsesiz, hasta, özürlü vatandaslarimizin gereksinim duyduklari ancak tek baslarina gideremedikleri ihtiyaçlarinin çesitli hizmetlerle desteklenerek, sosyal çevrelerinden ayirmadan, yasamlarini evlerinde sürdürmelerine yönelik öz bakim ve saglik hizmetleri ile sosyal fonksiyonlari yerine getirmeye yardimci olacak hizmetleri kapsadigini ve bu çalismanin sosyal devlet olmanin bir gerekliligi oldugunu belirtti. Kaynak: Göle Kaymakamligi  **GÖLE KAYMAKAMLIGI “SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI PROJELERİ GERÇEKLEŞİYOR” Göle Kaymakamligi Sosyal Yardimlasma ve Dayanisma Vakfi tarafindan hazirlanan projeyle birlikte muhtaç vatandaslar için 25 adet prefabrik konut yaptirilmaktadir. Alinan bilgilere göre Göle’ye bagli Kuytuca ve Büyük Altunbulak köylerine giden Göle Kaymakami yapilan konutlari gezerek yerinde inceledi ve yetkililerden bilgi aldi. Göle Kaymakami Kemal Atasoy prefabrik evlerin tamamlanmasinin ardindan köylerimizdeki konut anlayisinin degisecegini ve vatandaslarin yasam standardinin yükselecegini belirtti. Ayrica vatandaslara yasanilabilir mekânlarin sunulacagi bu projeyle birlikte devlet millet kaynasmasinin da saglanacagini sözlerine ekledi. Kaynak: Göle Kaymakamligi  **DÖKÜNTÜLER ORTADA KALDI!.. Yikmak lazim, ortadan kaldirmak lazim! Göle’de oldukça fazla olan döküntü binalarin çogunun uzun yillardir oldugu ve halen daha kaldirilmadigi gözlemlenen binalar acaba ne zaman kaldirilacak? Yeni birçok binanin yapildigi ve birçok döküntü binanin yani Göle’nin genel görünümünü bozan döküntüler ölüme meydanmis gibi ortada. İlçenin her yerinde bulunan ve çogu tehlike saçan binalarin hiz kesmeden azalmasi gerektigi yerde çogaldigi gözlemlenen binalari kaldirmayi düsünmeyen Belediye ve bina sahipleri gözlerinin önünde insanlarin öldükleri zaman kaldiracaklar gibi.  **YAZDIK DOLDURDULAR .. Geçtigimiz günlerde haberini yaptigimiz “Bu mezar kimin” adli haberimizin Son Vilayet Gazetemizde mansette çikmasi üzerine harekete geçilip kanalizasyon çukurunun dolduruldugu dikkatlerden kaçmadi. Çevreye verdigi olumsuz etkiyle objektiflerimize takilan; kapatilmasi unutulan kanalizasyon çukurunun haberimizin hemen ardindan yetkililer tarafindan apar topar doldurulmasi gözlendi. Görünümüyle bir mezari andiran kanalizasyon çukurunun bastan salma ve hiç bir uyarici levha kurallarina uyulmadan yapilmasiyla mansetlerimize tasidigimiz haberin etkileri hemen hissedilmis olacak ki günün öglen vakitlerinde kanalizasyon çukurunun dolduruldugu alinan bilgiler arasinda oldu. Haber/ Foto: Ali Kaya  **Haberimiz üzerine kasap mönüyü degisti.. Geçtigimiz günlerde haberini yaptigimiz “Kasabin tenceresinde bile et yok” adli haberin akabinde kasabin öglen yemeginde ki mönüsünü degistigi gözlerden kaçmadi. Mönüyü degistiren kasabin baliktanda iyi anladigi görülürken, tencerede kirmizi eti ise ne zaman görecegimiz merak konusu oldu. *Kirmizi et 23 TL… Et ve Balik Kurumunun kirmizi etin fiyatina 1 ila 4 lira arasinda degisen oranlarda zam yapti. Döviz fiyatlarinin yükselmesine bagli olarak canli hayvan fiyatlarinin arttigini belirterek, “Döviz artinca yem fiyatlari artti. Bu da canli hayvan fiyatlarini hem yurt içinde hem de yurt disinda arttirdi” dedi.  **Ardahan’in ilk tiyatro toplulugu.. Ardahan’in İlk tiyatro toplulugu adi altinda toplanan gençlerin sosyal aktivitelerini bu tür çalismalarla düzenlemeleri dikkatlerden kaçmiyor. Yaklasik 30 kisilik bir ekiple çalisan toplulugun hedefledikleri ise Ardahanli gençlere sosyal bir ortam saglamak. Asil hedeflerinin ise sadece ve sadece tiyatro oldugundan bahseden Egitimci Murat fidan ve Mehmet Ali Durmus: Şu an egitim asamasindayiz, yaklasik 1 ay sonra çalismalarimizi hizlandirip Tiyatro’yu yani yoklugu çekilen sanat’i Ardahanlilarca sevdirip ve sosyal aktivite anlaminda bir ortam olusturmaktir amacimiz, diye konustular. Haber / Foto: Ali Kaya  **ÇEK CUMHURİYETİ İSTANBUL BAŞKONSOLOSU ARDAHAN VALİLİGİNE NEZAKET ZİYARETİNDE BULUNDU.. Çek Cumhuriyeti İstanbul Baskonsolosu İrena KRASNICKA Sayin Valimiz Mustafa TEKMEN’in il disinda görevli izinli olmasi sebebiyle Vali Vekili Sedat YILDIRIM’a nezaket ziyaretinde bulundu. Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’in Ardahan’da olmadigi bir sirada Ardahan’a gelen Çek Cumhuriyeti Baskonsolosu KRASNICKA’yi Vali Vakili YILDIRIM karsiladi.  **YUSUF KARABOGA HAYATINI KAYBETTİ.. Ardahan ile Göle İlçesinin sevilen simalarindan Yusuf Karabuga (Mamo) geçirdigi karaciger yetmezliginden kurtulamayarak hayatini kaybetti. 20 gün önce Karaciger nakli için kaldirildigi Erzurum Arastirma Hastanesinde tedavi gören Yusuf Karabuga vücudundaki asiri iltihaplanmadan dolayi göbek fitigi ameliyati yapilamadigi için Karaciger nakline zaman kalmadi ve hayatini kaybetti. Genç yasta hayata veda eden ve ölümü ilçede üzüntüye neden olan Yusuf Karabuga (Mamo) arkasinda boynu bükük 4 çocugu ve güzü yasli esini birakti. ###Vekil Orhan Atalay’a tesekkür .. Yusuf Karabuga’nin abisi Sebahattin Karabuga söyle konustu; kardesim Yusuf’u Erzurum Bölge Arastirma hastanesine kaldirdigimizda kendisinden yardim istedigimiz Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay 20 gün boyunca bizim yanimizdan ayrilmadi. Hastamizin kurtarilmasi için elinden gelen bütün imkânlarini seferber etti. Eger kardesimin göbek fitigi olmasiydi kesin kurtaracak bu gün yasiyor olacakti. Bu nedenle Erzurum’da bütün hastanelerden yardim alip hastamizi kurtarmak için yogun çaba gösteren 20 gün bizimle ilgilenen bütün imkânlarini seferber eden Ardahan Milletvekili Göleli Hemserimiz Prof. Dr. Orhan Atalay’a tesekkür ederiz dedi. **Cenazesi Göle Okçu köyü mezarligina defin edildi .. 15 Ekim’de hayatini kaybeden Yusuf Karabuga (Memo) yogun bir k kalabalik esliginde Okçu köyü mezarligina gözyaslari arisinda defin edildi Merhum Allahtan rahmet yakinlarina ve Karabuga Taziye İçin Abisi Sabahattin Karaboga GSM: 0537 784 73 19  **HABERSİZ GELEN KIŞ DONDURDU.. Geçtigimiz gün yagan yagmur sonrasi sabah saatlerinde baslayan kar yagisi kisa hazirliksiz olan vatandaslari kötü yakaladi gibi. Kiminin belinde kömür torbasi, kimi ise gitme çabasi, kimi soba yakma pesinde. Sabahin ve yagan kar nedeni ile soguk bir güne baslayan Göle halki kömür fiyatlarinin pahali olmasi nedeni ile bu yil pek rahat kis geçirmeyeceklerini kaymakamligin dagittigi kömürlerin ise pek faydali olmadigini söyleyen vatandaslar Kar’in yagmasindan pek mutlu olamadilar. **Dagitilmadan Kis’a Yakalandilar! Kaymakamlik tarafindan dagitilan yardim kömürlerinin pek faydali olmadigi ancak durumu kötü olan vatandaslarin mecburen yakmak zorunda kaldiklari kisa habersin yakalandilar. **Kurbanliklar Karin Altinda Satiliga Çikarildi.. Göle Hapan Mevki’de satiliga çikarilan kurbanlik koyunlar soguk havada karin altinda müsterilerini beklediler. Kurban bayramina yaklasik 15 gün kadar kisa bir süre kalmasina ragmen Göle ilçesinden İstanbul’a araba parasini ödeme durumlari olmayanlar ise hayvanlarini Göle Hapan Mevki’de müsterilerine sundu. Haber/Foto: www.golegozlem.com **Yagan Kar Yagisi Nedeni İle Kazalar Olusmaya Basladi Göle’de bir markete alisveris yapmak için aracini park etmek isteyen bir vatandas yoldan geçen bir araca çarpti. Maddi hasarin fazla olmamasi biraz olsa güldürdü. İki soför aralarinda anlasarak yollarina devam ettiler.  **Gençlik dernegi çalisiyor .. Ardahan ‘da tüm yardim kuruluslarinin sus pus oldugu bir zaman da kendi imkânlariyla bir seyler yapmaya çalisan Ardahan Gençlik Dernegi yardim çalismalarina basladi. Damal Belediyesi, İl Milli Egitim ve İl Dernekler müdürlügünün de katkilariyla Yalnizçam Fatih Sultan Mehmet İlkögretim okulunda ki ihtiyaç sahibi kiz ögrencilere elbise yardimi yapildi. Ardahan Gençlik Dernegi Baskani Durak Dündar ve yönetim kurulunda ki Ertan Bölük ve Ertan Bulut’un da çalismalariyla devam edecek olan elbise yardimi birçok çocugu sevindirdi. Ardahan Gençlik Dernegi Baskani Durak Dündar, Bu tür çalismalarin sadece biz degil tüm yardim kuruluslari ve diger derneklerce de yapilmasi gerekmektedir, dedi. İl Milli Egitim, Damal Belediyesi ve İl Dernekler Müdürlügünün bu konuda ki hassasiyetlerine de deginen Dündar söyle devam etti; Bu tür faaliyetler için Ardahanli tüm esnaf ve vatandaslarin bu konuda duyarli olmalari gerekir. Biz tüm imkanlarimiz dahilinde çalismalarimiza devam edecegiz, dedi. Haber: Ali Kaya  **Mahalle’nin sorunlari!.. Daha muhtarlarini tanimadiklari mahallenin sakinleri bu durumu gazetemize sikâyet ettiler. Birçok sorunun kilitlestigi Ardahan’da mahallelerde ki sorunlarin ne zaman ve hangi yüzyilda çözülecegi ise merak konusu olmustur. Ardahan Merkezde ki yillardir halledilmeyen basta yol sorunu olmak birçok sorunun çözülmedigi Merkezde ki problemlere mahallelerde ki sorunlar da eklenince içinden çikilmasi güç bir durum haline gelen sorunlar, tepki ile karsilaniyor. Merkez de ki sorunlari çözemeyen İl Örgütünden nasil olurda mahallede ki sorunlari çözmelerini bekleriz diye tepkilerini ortaya koyan mahalle sakinleri, basta su patlamalari sorunlari olmak üzere ve daha birçok çöp ve aydinlatma gibi sorunlarin merkez de çözülmesi güçken mahallede nasil çözülür diye dert yandilar… Haber/Foto: Ali Kaya  **Dost kazigi… Maltepe’nin 6,20 TL Parlement’in 9,20 TL’ye satildigi sigaralarin artik birakma noktasina mi yoksa tepkilere neden olup iyice (içe çekilmesine) mi neden oldugu bilinmezken, yoksa tüm bunlarin hepsi dost kazigi mi diye kendimize sormadan geçemedik… ÖTV’ de yapilan düzenlemenin ardindan, sigaraya yapilan zam, Ardahanli tiryakileri oldugu gibi tüm tiryakileri saskina çevirdi. Her sigaraya 2 TL gelen zammin tepkilere neden oldugu Ardahan’da bu tür zamlarin caydirici özelliginden çok elestirilere neden oldugu görülüyor. **Zam tiryakileri durdurmadi!.. Sigara fiyatlarinda yüzde 44’e varan zamlar, Ardahanli tiryakileri yine durduramadi. Zam nedeniyle sigara satislarinda azalma olmazken, sigara satan tekellerin de zam sonrasinda artis olmadigini kaydeden esnaflar, uzun süredir bizde böyle bir zammi ilk defa görüyoruz, dediler. Bakanlar Kurulu’nun ‘Özel Tüketim Vergisi’ni yeniden güncellemesinden sonra sigaraya yapilan zammi tepkiyle karsilayan Ardahanlilar son günlerde hemen her ürüne yapilan zammin artik sasirtici noktasina geldigini ifade ettiler.  **‘Sahte-suhte’ ilaçlara dikkat!.. İnsanlara nasil ürün satacagini çok iyi bilen bu saticinin edimsel kosullanma ile Ardahanlilara “Aha bes dakika bekle bak iyi gelecek” diye söylemlerde bulundugu bizim vatandasimiz da bir sicaklik duydugunda bu durumu hayra yormasi ile kandirma olayinin gerçeklestigi görülüyor. Hemen her cadde ve sokakta rastladigimiz isportacilar insan saglini hiçe sayarak satis yapmaya devam ettigi görülüyor. İnsanlari ‘Bel agrisina iyi gelir’ ‘Romatizmaya iyi gelir’ diyerek kandiran bu isportacilarin hiç bir yaptirima tabi tutulmamasi ise dikkatlerden kaçmiyor. Vergi vermeyen, İs yeri giderlerinin hiç birine tabi olmayan bu isportacilarin bu isle durumlarinin da çok iyi oldugu altinda ki son model arabasindan da anlasiliyor. Gazetemiz muhabirinin objektifine takilan bu fotografta isportacinin sattiginin ilaç oldugunu unutmus olacak ki bunu domates ya da salatalikla karistiriyor oldugunu düsündügümüz bu fotografta çok rahat hareketler sergilemesi ise dikkatlerden kaçmayan diger bir konu oluyor. **5 Dakika sonra iyi gelecek… İnsanlara nasil ürün satacagini çok iyi bilen bu saticinin edimsel kosullanma ile Ardahanlilara “Aha bes dakika bekle bak iyi gelecek” diye söylemlerde bulundugu bizim vatandasimiz da bir sicaklik duydugunda bu durumu hayra yormasi ile kandirma olayinin gerçeklestigi görülüyor. Haber/ Foto: Ali Kaya  **Kömürcünün teknolojisi .. Haberini yapmakla gurur duydugumuz bu fotografta teknolojiyi konusturan bu isletme durdugu yerde durmadigi ve arastirarak teknolojinin son ürünü olmasa da personelini rahat ettirecek, kömürlerin rahat tasinmasini saglayan bu cihazi almis. Teknolojini her kesimce iyi den iyiye kullanildigi Ardahan’da herkesin kendi sektörünce teknolojiyi adim adim takip ettigi gözlerden kaçmiyor. Daha çok büyük ölçekli sirketlerin kullandigi bu pahali aletlerin personellerini rahat ettirecek sekilde ayarlanmasi onlari sikmadan kömürlerin tasinmasini ilk önce hedef almalari ise gözlerden kaçmiyor. Personeline gerekli alet ve teçhizati saglamis bu isletmeden çok az rastladigimiz Ardahan’da insanlarin emegi, hala el arabalariyla ve direk ve tamamen insan gücüyle saglandigi bir zaman da böyle bir teknolojinin objektiflerimize takilmasi; bize, bu bir haberdir sinyallerini veriyordu.  **ÂŞIKLIK GELENEGİ YOK OLUYOR!.. Posof a gelen âsiklar dinleyicilerden tepki aldi. Dede korkut ve kopuzla basladigi belirtilen âsiklik gelenegi yok mu oluyor acaba sorusunu akla getiriyor. Kültür elçileri olarak adlandirilan âsiklik gelenegi adeta dejenere olma yolunda. Halk kültüründen uzaklastirilip maddi çikarlar devreye girince yanlisliklarda ortaya çikmaya basladi. Ardahan’in Posof ilçesine gelen Âsik Arif Tellioglu ve Asik Erzade dinleyici bile bulamadilar. Âsiklar kahvehanede çalip söylerlerken vatandaslar caddede yürürlerken sadece bakip geçtiler. Âsiklari dinleyen sadece 12 kisi vardi. Gelenek geregi asiklar sazlari ellerinde kahve hanenin bir basindan diger basina giderek atisir veya hikaye anlatirlardi. İste asik Erzade de eski asiklardan anlatirken Posof lu ZÜLALİ den örnekler vermeye basladi. Dinleyiciler içerisinde olan ve asik arastirmalariyla dikkat çeken Hükümdar RICALOGLU hemen konuya itiraz ederek asigin yanlis söyledigini belirtmesi üzerine tartisma basladi. Konu Posof lu Zülali nin Ermeni âsiklarla yaptigi atismalar. Hükümdar Ricaloglu nun itirazina göre Zülali Ermeni âsiklarla degil, Süryani âsiklarla atistigi ve Zülalinin degislerinde de degisiklik yapildigini söylüyor. Âsik Erzade ise kendisinin dogru bildigini söyleyince tartisma daha da ateslendi. Tartisma devam ederken dört kisi daha kahvehaneyi terk edince içeride sekiz kisi kaldi. Asik Arif Tellioglu devreye girerek konu degistirildi ve asiklar karsilikli degismeye basladilar. Asiklar programin sonunda Kars –Ardahan karayolunda trafik kazasi geçiren ve tedavi için Almanya ya giden Posof lu asik Müdami nin oglu Hikmet Arifi Ataman a da degislerle geçmis olsun dedikten sonra program sona erdi. Program sonunda Asik Zülali ile ilgili kitaba baktigimda ise Asik Zülali nin Ermeni veya Süryani asiklar degil RUM asiklarla atistigi belirtiliyor.  **KÖYLÜNÜN KIŞ ODUNU AYILARDAN .. Posof ta vatandasin korkulu rüyasi olan AYILAR VE DOMUZLAR etkinliklerini sürdürmeye devam ediyor. Yaban domuzlari patates ve misir tarlalarini talan ederken, ayilar ise ari kovanlari ve meyve agaçlarini parçaliyor. Posof un Demirdöven köyünde genelde armut agaçlarina çikan ayilar çiktiklari agaçlarin dallarini da kiriyorlar. Kirilan dallar kuruduklari zaman da vatandaslar tarafindan toplanarak kis odunu olarak kullaniyorlar. Hayvancilik ve tarimla geçimini saglayan Posof halki kurtlarin ne domuzlarin hayvanlara saldirmasi ve yemeleri de vatandasi oldukça tedirgin ediyor. Kaynak: posofhaber.com Haberleri ekleme saati: 23.47-20 Ekim 2011 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    KCM’den Kaçak Telefon Baskini ..

     Ardahan Polisi düzenledigi operasyonla birçok kazak cep telefonu ele geçirdi. Alinan bilgilere göre Ardahan Kongre Caddesi üzerinde bulunan bir telefon bayisine baskin düzenleyen Ardahan İl Emniyet Müdürlügüne bagli Kaçakçilik Şubesi bir telefon bayisinde yaptiklari aramada yurda kaçak olarak sokuldugu öne sürülen birçok cep telefonuna el koydu. Haber ekleme saati:14.34-20 Ekim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    DÜN OLMADI, BUGÜN YİNE ..

     Geçtigimiz günlerde yasanan çatismalar ardindan yeniden caddelere dökülüp, olaylari kinayan gruplar iki günde iki yürüyüs yaptilar. PKK’nin saldirisi sonucu sehit edilen Askerlerin isimlerini okuyarak yürüyüse geçen bir grup, Milli Egemenlik Parki önünde bir araya gelerek, Kongre caddesi üzerinde sloganlar atarak yürüdüler. Polisin genis önlemler aldigi yürüyüsün basini MHP, BBP ve Ülkü Ocaklari çekerken, gençler ile üniversiteli bazi ögrencilerin katildigi gözlenen gösteriye vatandasin ilgi göstermedigi dikkat çekti. İki günde iki yürüyüs düzenleyen grubun ayni kisilerde olustugu da görülürken, bazi kisilerinde arabalarindan inmeden, kornalari ile yürüyüse destek verdikleri görüldü. Haber ekleme saat: 14.30-20 Ekim 2011 Haber/Foot: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Baskan’in makam araci Döne Isikli’dan,


    Onay ise BDP’li Üye’den!

     BDP’li Meclis Üyesine Daimilik veren AKP’li Belediye Baskani Faruk Köksoy kendisine makam arabasi olarak cafeci bir bayandan özel bir araba kiraladi. Alinan bilgilere göre Belediye Baskanlik binasinin bulundugu binanin hemen altinda ki Bayan Cafeci Döne Isikli’dan kiralanan araç için 9 AKP’li Meclis Üyesine karsin nasil ve hangi özelikleri oldugui çin 9 AKP’linin içinde daimi olan BDP’li Daimi Meclis Üyesi Tuncer Yildiz’in da bulundugu tüm meclis üyelerinin onay verdigi ögrenildi. **Belediye 500 Bin TL Borca Sokuldu!.. Yasal ve hukuka uygun olmadigi bir yöntemle makam araci kiraladigi öne sürülen Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy’un geçtigimiz günlerde belediyeyi 500 Bin TL. Borçlandirdigi da ortaya çikti. Alinan biligilere göre İller Bankasi ile yapilan bir anlasma ile Ardahan Belediyesi’ni 500 Bin TL. Borçlandirdigi ögrenilen belediyenin bu parayi nerede, nasil kullanacagi ise ögrenilemezken, belediyenin 2,5 yildir yapiyorum dedigi yatirimlarin bir çogunun bu yil bitirilmedigi ve yarim yamalak kaldigi görülüyor. Haberleri ekleme saati: 20.27-19 Ekim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Hanak Belediye Baskan Yardimcisi Zehir:


    KENDİ İMKANLARIMIZLA ÇOK İŞ YAPTIK

     3’ü Demokratik Sol Partili, 1’i Demokrat Partili, 6’si Adalet ve Kalkinma Partisi olmak üzere toplam10 Belediye Meclis Üyesi bulunan Ardahan’in Hanak İlçesinin Belediye Baskan Vekili AKP’li Bahattin Zehir göreve geldiklerinden beri bir çok isi gerçeklestirdikleririni bu islerinde belediyenin kendi imkanlari ile yaptigi ve Hanaklilarin yillardin susadigi belediye hizmetleri oldugunu söyledi. Biri baskan toplam 10 Belediye Meclis Üyesi bulunan Ardahan’in hanak İlçesinde son genel seçimlerden bu yana çok önemli islere imza attiklarini belirten AKP’li Hanak Belediye Meclis Üyesi Bahattin Zehir son yerel seçimlerde Hanak Belediye Baskani Tasdemir çoban ile birlikte göreve gelen ekibin bu kisa süre içinde çok is yaptigini söyledi. Hanak Belediye Baskani Tasdemir Çoban’in esinin rahatsiz olmasi dolaysiyla makamini biraktigi ve baskan vekili olan Bahattin Zehir, göreve geldiklerinden bu yana 8 kilo metre yolu yaip, onarip, asfaltladiklarini, bir mahallenin yillardin yasadrigi su sorununu çözdüklerini belirttigi açiklamasinda asil büyük hdeflerinin Hanak’in tümümün kanalisasyon surununu çözmek oldugunu belirtti. Kent merkezinde açtiklari sehir parkirnin yani sira bir çok cadde ve sokagi kaldirim tasi ile ördüklerini de blirten Hanak Belediyesi Baskan Vekili Bahattin Zehir Alaçam Mahallesinin yillardir kangren haline gelen su sorununu deponun da içinde oldugu su sebekesinin onarimiyla son buldugunu da söyledi. Belediyeye ait Kum Ocaginin kiraya verildigini, sanayi de bulunan birçok dükkanin satidiginida belirten Hanak Belediye Baskan Vekili Bahattin Zehir TOKİ’nni Hanak’ta da konut yapmasi için gerekli alt yapi çalismalarini tamamladiklarini ve Toplu Konut İdaresi Baskanligina konutlarin yapilacagi arsalari teslim ettiklerinide belirtti. Haber ekleme saati: 18.32-19 Ekim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    ARDAHANLILAR TAHRİKÇİ GRUBA YÜZ VERMEDİ!

     Hakkari’nin Çukurca İlçesi’nde merkezdeki güvenlik birimleriyle sinirdaki askeri birlige yönelik es zamanli PKK saldirisini kinayan gruba Ardahanlilar destek vermedi. Ardahan Milli egemenlik Parkinin önünde toplanan ve çogu Ardahanli olmayan ve bir çogu üniversite ögrencisi oldugu görülen bir grup PKK’nin aleyhine attiklari sloganlarla kaldilar. Ardahanlilar görüp, orali olmadigi eylem 15 dakika sürdü. **Basbakan’da tahrikçilere dikkat çekti.. Bazi taksicilerin de belki is çikar, yine bedava benzin aliriz diyerek sehir merkezinde tur attiklari görülen Ardahan’da ki eylem sirasinda basbakanda televizyonlarda basin açiklamasi yaparak, tahrikçilere dikkat çekti. Haber ekleme saati: 15.36-19 Ekim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugaeztesi.com



    KAR YENİDEN ARDAHAN’DA

     Geçtigimiz günlerde Ardahan’i çevreleyen kar yeniden yagmaya basladi. Trakya’dan ülkemize giren ve son bir haftadir ülkenin batisinda etkili olan kar dün gece Ardahan semalarina ulasti. Basta Göle ilçesinde olmak üzere Ardahan İl genelinde etkili olmaya baslayan kar yagisi yüksek alanlari beyaza büründürürken, kent merkezine yagmurlu sekilde yagmaya devam ediyor. Havanin yeniden sogudugu görülen Ardahan’da devam eden kar yagisi ile birlikte araç sahiplerinin de kis hazirliklarina basladiklari görüldü. Ardahan ve İlçelerinde devam eden kar yagisinin devam edecegi alinan diger bilgiler arasinda oldu. Haber ekleme saati: 10.36-19 Ekim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    UGURSUZ KOLTUK!

     **Çevre yine kalp krizi geçirdi .. Geçtigimiz ay görev basinda iken kalp krizi geçirip, hayata göz yuman müdürün yerine bakan müdür de kalp krizi geçirdi. Özcan Öztürk’ün kalp krizi sonucu bosalttigi Ardahan İl ve Çevre Müdürlügü koltuguna oturan müdürde kalp krizi geçirdi. Alinan bilgilere göre su an Ardahan Belediye Baskanligi yapan ve uzun bir süre İl Çevre ve Orman Müdürlügü yapan Faruk Köksoy’un belediye baskani olmasi ardindan yerine gelen Özcan Öztürk’ün geçtigimiz ay beklenmedik bir anda kalp krizi geçirerek hayata göz yumdugu Ardahan İl Çevri Müdürlügüne vekâlet eden Adil Ercan’inda kalp krizi geçirdi. Öztürk’ün ölümü ardindan bu yana vekâlet ettigi müdürlük koltugunda kalp krizi geçirdigi ögrenilen Ercan’in su an Ankara’da yogun bakimda oldugu alinan diger bilgiler arasinda oldu. **Vekilin vekili korktu oturmadi! 2. Kez kalp krizi sendromu yasanan Ardahan İl Çevre ve Orman Müdürlügüne bakan iki kisinin ard arda kalp krizi geçirmesi müdürlükte korkuya neden oldu. Özcan Öztürk’ten sonra kalp krizi geçirip, yogun bakima alinan Adil Ercan’in yerine bakmaktan çekindikleri ögrenilen müdürlük yetkililerinin iki müdürü kayip ettiren koltuga oturmaktan korktuklari alinan diger bilgiler arasinda oldu. **BÖLGE’DE HAVA DURUMU .. DOGU Anadolu: Parçali ve çok bulutlu, aralikli yagisli geçecegi tahmin ediliyor. Yagislarin genellikle yagmur ve saganak, Erzurum, Kars ve Ardahan’in yükseklerinde karla karisik yagmur ve kar seklinde olmasi bekleniyor. Haber ekleme saati: 10.12-19 Ekim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Bu mezar kimin?!..

     **Olmaya ki yillardir yenilenmeyen Ardahan’in alt yapisinin mezaridir!.. 1992 yilin’da Vilayet olan Ardahan’da yillar önce yapilmasi gereken alt yapi çalismalarinin simdilerde egri-bügrü yapildigi bir zamanda bu kapatilmamis kanalizasyon çukurunun (mezarinin) çevreye verdigi olumsuz etkiler unutulmus durumda. Ardahan’da alt yapi sorunlarinin her geçen gün patlak verdigi bir zamanda gelisi güzel ve imar planina uyulmadan yapilan binalarin kanalizasyonlari da izin alinmaksizin ve sonradan yapilmasi dikkat çekiyor. Merkez Kongre caddesi üzerinde bulunan bu binanin yani basinda hiç kimseye sorulmadan kazinan bu kanalizasyon çukuru gibi bir çok bölgeside alt yapi sorunlarinin diz boyu oldugunu bir kez daha ortaya koydu. Görünümüyle bir mezari andiran kanalizasyon çukurunun bastan salma ve hiç bir uyarici levha kurallarina uyulmadan yapilmasinin yani sira çevrede ki vatandasça da tepki gören bu mezara benzeyen kanalizasyon çukurunun aslinda Ardahan’in yillaridir yenilenmeyen alt yapisinin mezaridir diyerek tepkilerini dile getirdiler. Haber ekleme saate: 09.59-19 Ekim 2011 Haber/ Foto: Ali Kaya

















  • BAYDAR: GES ENERJİSİYLE ARDAHAN’I IŞIKLANDIRACAĞIZ..






    BALCI İNŞAAT YENİ LÜKS KONUTLARI SATIŞTA..


    ARA DOĞUDA VE BATIDA EV SAHİBİ OL


    05384084597


    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    YERELDEN ULUSALA GAZETECİLİK


    Gazetelerimiz ve Manşetlerimiz Ulusal Basın Ekranlarında..







    GENÇ MİLLETVEKİLİMİZ KAAN KOÇ İLE


    EL, ELE, KOL KOLA BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ..


    Önümüzdeki günler içinde hazırladıkları projelerini Ardahan kamuoyuna açıklayacaklarını belirten AK Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı Yunus Baydar bu projeleri arasında bulunan GES ile hem belediyenin bütçesine katkı sunacaklarını, hem de kent genelinde ucuz elektrik sağlayacaklarını söyledi.


    Genç, atik Milletvekilleri Kaan Koç ile birlikte elele verip, CHP ile kayıp 5 yıl yaşayan Ardahan’ı güçlü cumhur ittifakı ile ülkeyi dünya ülkeleri arasına sokan iktidarla birlikte yeni bir Ardahan yaratacaklarını belirten AK Parti  Ardahan Belediye Başkan Adayı, Veteriner Hekim Yunus Baydar başta Hoçvanlılarla olmak üzere tüm Ardahanlılarla birlikte vefasını, cefasını çektikleri şehrimiz, Ardahan’ın en güzel yere gelmesi için çalışacaklarını söyledi.




    Diğer projelerinin çalışanları ile birlikte el ele verip, yeni bir belediye binası yapacaklarını da belirten AK Parti Belediye Başkan Adayı Baydar, kentin trafik sorununa çözüm olacak olan oto parklar, çocukların yanında yaşlıların rahat edeceği park ve yeşil alanlar oluşturup, kent merkezinde bulunan askeri kışlayı belediye bünyesine katıp, Ardahan’a, Ardahan’lıya dev bir şehir meydanı kazandırmayı da hedeflediklerini sözlerine ekledi.





    SİZ ÖNCE BORCUNUZU ÖDEYİN


    Göle Gözlem Gazetemizin yerelde olduğu gibi ulusalda ses getiren ‘Zorda olan esnafın odası da ihale yoluyla satışa çıkarıldı!’ manşeti ardından basın açıklaması yapan iki oda başkanının borç içinde kıvranan birliğe 600 bin TL. borçları olduğu ortaya çıktı.




    Türkücü Ardahan’ı ‘Parsel parsel’ satarken neredeydiniz?

    Ardahan esnafını temsil eden odaların bulunduğu bina, biri şu an DEVA Partisi Ardahan İl Başkanı olan ESOBB eski Genel Sekreteri Candar Yılmaz olmak üzere iki çalışanın EYT yoluyla emekliye ayrılması ve bu çalışanlara olan 1 Milyon TL. tazminatlarını ödemek, 4 katlı odanın biriken doğalgaz, su,



    elektrik borcu nedeniyle muhammen bedeli 3.500.000,00 TL. ile resmi ilanla satılığa çıkarılması Esnafları temsil eden ve birliğin üyeleri iki oda tarafından protesto edilmesi komedi olarak değerlendirildi.Çünkü birlik başkanını protesto eden her iki odanın başkanı CHP’li Belediye Başkanının başta eski otogarı, belediyenin otel yapmak için ayırdığı Kura nehrinin yanı başındaki nehir manzaralı  arsalarında aralarında olduğu onca arsayı satarken suskunlukları ve protesto ettikleri birliğe ödemeleri gereken 600 bine yakın aidat borçları olması yüzünden bu protestoları inandırıcı olmazken basın açıklamasını da komediye çevirdi. Oda Başkanı Yılmaz Kaya’nın bir çok suç dolaysıyla şikayet edildiğini, yargılandığını da iddia eden iki oda başkanı İskender Alihanoğlu ile Ardahan Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Asım Özer ve bu iki odanın yöneticilerinin şikâyetlerinin savcılık tarafından ’Kovuşturmaya Yer Olmadığı’ denerek, şikâyetlerin soruşturulmadığı da ortaya çıktı.

    Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Birlik Başkanı Yılmaz ‘Kaya kentte yaşanan onca soruna duyarsız kalan kendi esnaflarıyla ilgilenmeyen, onları batıranlar birliği olduğu gibi bu açıklama ile kendilerini de  batırmışlardır.’ dedi.




    MİLYON DOLARLIK BÜTÇELERİ


    YÖNETMEYE ADAYLAR 

    AMA BEŞ PARASIZ,


    CİMRİ, DİBİ DELİK KUMBARALAR!


    Amerika başkanlığını kazanmak için twitteri almaya kalkan Trump gibi medya havuzu oluşturan onca lider seçimleri kazanmak için milyon dolarlar harcarken yereli yönetmeye beleşten, para harcamadan talip olanlar çok cimri.

    Başta İstanbul’da olmak üzere Ardahan’ın da aralarında olduğu bir çok kent, ilçe ve belde belediye başkanı olmak isteyenlerin adeta beleşten aday olmak istedikleri gibi yine aynı yol ile para harcamadan belediye başkanı seçilmek istedikleri dikkat çekiyor.

    Tanesi 15TL.’yi bulan simitleri 100 lira karşılığında yanındakilerine dağıtmasını isteyen AK Partili Diyarbakır Belediye Başkan Adayı gibi bir aday adayın yanı sıra adayların cimriliklerinin dikkat çektiği seçim öncesi tanıtımlarını bile doğru dürüst yapmaya, plan ve projelerini kamuoyuna anlatacak masraflardan kaçındıkları dikkat çeken Belediye Başkan Aday Adayları, Belediye Meclis Üyesi, İl Genel Meclis Üyesi ve Muhtar olmak isteyenlerin de’ dibi delik kumbara’ misali tutum ve davranışları ile milyon dolarlık bütçelere sahip yerel yönetimlere aday olurlarken bu makamları kazanmak için öncelikle kendilerini ve bütçelerini tanıtım için gerekli harcamaları yapmaktan kaçınmaları başta seçmen tarafından olmak üzere onları kamuoyuna anlatacak, tanıtacak, duyuracak olan basın ve medya tarafından, ‘MİLYON DOLARLIK BÜTÇELERİ YÖNETMEYE ADAYLAR AMA BEŞ PARASIZ, CİMRİ, DİBİ DELİK KUMBARALAR!’ şeklinde yorumlanmakta.




    BAYDAR: İKTİDARIN HİZMETİ İÇİN


    ARDAHANLILARDAN OY İSTİYORUM..


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi Ardahan için kayıp 5 yıl denen, CHP’den belediyeyi geri alacaklarını belirten AK Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı oy istediği Ardahanlı seçmene, uydu üzerinden yayın yapan ulusal tv TEMPO TV’den seslenecek.

    Gazeteci Fakr Yılmaz’ın hazırlayıp, CANLI olarak sunduğu GAZETECİLERLE GÜNDEM adlı programa katılacak olan veteriner Hekim Yunus Baydar güçlü iktiarın hizmetlerini en iyi şekilde yansıtmayı hedefledikleri yerel seçimler öncesi hizmet bekleyen seçmenin en iyisini yapacağına olan inancının tam olduğunu söyledi.




    Pazar günü saat: 15.00’da başlayacak olan ve CHP İstanbul Avcılar Belediye Başkan A.Adayı olan Ardahanlı iş insanı Seyfullah Aydın ile Tarihçi, Araştırmacı Cemal Uygur’un da konuk olacağı GAZETECİLERLE GÜNDEM’e konuk olup, plan ve projelerini açıklaması beklenen AK Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar program öncesi yaptığı açıklamada ‘Genç milletvekilimiz Kaan Koç, AK Parti İl ve İlçe Teşkilatları olarak en çok oyu alarak kazanacaklarına olan inancıyla çıktıkları bu yolda gerek hala başkalığını yapmaya devam ettiği Ardahan Damızlık ve Sığır Yetiştircileri Birliği aracılığıyla, gerek İş insanları Başkanlığı yaptığım dönemler boyunca, gerekse bir veteriner olarak hizmet etmekten şeref duyduğum memleketime daha iyisini yapmak için yerele aday oldukları memleketlerine hizmet bekleyen ve ‘CHP ile Kayıp 5 yıl’ diyen Ardahanlı seçmende gereğini yapacak.’ dedi.




    Aday tanıtımı için Ardahan’a gelen ve Ardahan basın mensupları ile yaklaşan yerel seçimleri değerlendiren CHP Ardahan Milletvekili Özgür Erdem İncesu, Ardahan’ın sorunlarının takipçisi olduğunu ve bu sorunları çözüme kavuşturmak için çalıştığını belirtti.


    ‘Sürekli olrak Ardahanlı hemşerilerimle iletişim halindeyim’ diyen CHP Milletvekili İncesu; ‘7’den 70’e tüm vatandaşlarımız bize kolaylıkla ulaşabiliyorlar. Bizler de sorunları olan ve bize ulaşan herkese elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışıyoruz.


    Hemşerilerimle her zaman iletişim halindeyim, telefonlarımız sürekli açık. Ardahan’ın sorunlarını her zaman çözüme kavuşturmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Göle İlçesi Altunbulak Köyünde yapılacak olan Altın-Bakır madeni ocak işletmesi çalışmalarını da yakından takip ediyorum. Yalanızçam Kayak Merkezi ile ilgili çalışmalarda da son aşamaya geldik. Ardahan için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.




    Atlarına binip geldiler!


    Yeni ipekyolu olarak adlandırlan ve sınırları içinden geçmesine rağmen istasyon ve antrepo olmadığından, başta Doğu Expresi olmak üzere üzerinden gelip, geçen trenlerin Ardahan sınırları içinde durmadığı Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun yanı başından geçtiği Çıldır Gölü’nün tüm yüzeyi donduğunda çevre köylüleri kent merkezine buz üzerinden atlı kızaklarla kayarak gelip gitmeye başladılar.


    Doğu Expresi’de Gelmeli..


    Doğu Expresinin Ardahan sınırları içine uzamasını bekleyen Ardahanlıar, ‘doğa harikası Çıldır gölüne turist, Ardahan’a hizmet gelsin’ artık demekteler..




    KIŞ KAZALARI DEVAM EDİYOR..


    Bugün sabah saatlerinde Kastamonu-Sinop karayolu Alatarla mevkiinde meydana gelen ve 6 kişi hayatını kaybettiği, 33 kişi yaralandığı yeni bir otobüs kazasının yaşandığı saatlerde Ardahan’dan Kars’a giden Gaziantep plakalı tır kardan kayganlaşan yolda kaza geçirdi. Şoförün yaralandığı kazada kullnalımaz hale geldi.




    DEVAM EDEN PROJELER TAMAMLANSIN


    KÖPRÜLÜKÖY OLMASIN..

    Adayları daha açıklanmayan AK Parti Hanak ve Çıldır’a bağlı olan iki beldesi kapanan ve tek beldesi kalan Ardahan’ın Köprülü Beldesini köy olmaktan kurtaran belediye başkanı banka kredisine kurban mı ediyor?

    İstanbul Büyükşehir Belediyesinde çalıştığı dönemde elde ettiği tecrübesiyle gelip, kapanmak üzere olan Göle köprülü (Goereveng) belediyesinin başına geçen ve 5 yıl içinde ortaya koyduğu çalışmalarıyla neredeyse kapanıp, köy olmak üzereyken yeniden ayağa kaldıran AK Partili Belediye Başkanı Yücel Akkoç’un yerine başka bir ismin düşünüldüğü ileri sürülen Köprülü Beldesi sakinleri ve Ardahan kamuoyunca tepkilere neden oldu.

    Beldelerinin başarılı belediye başkanının ortaya koyduğu projeleri tamamlamasına fırsat verilmesini isteyen Köprülüler beldelerinin yeniden köy haline dönüp, kapanmaması için AK Parti Ardahan İl, İlçe Teşkilatlarının yanı sıra AK Partili Milletvekili ile AK Parti Genel Merkezine seslenerek başarılı belediye başkanlarına bir dönem daha verilmesini istemekteler.

    Aksi takdirde AK Parti’nin bu beldede olduğu gibi DEM’in etkili olduğu Göle’de de zorda kalacağına dikkat çeken Ardahan’ın tek beldesi Köprülü sakinleri AK Parti’nin kendileri ile AK Parti arasındaki köprünün yıkılmaması için Göle, Hanak, Damal, Posof ve Çıldır ilçe adaylarıyla birlikte isminin açıklanması beklenen Köprülü (Goereveng)  Beldesi için alacağı kararda yanlış yapmamasını istediler. 


    BELDEYİ KAPATTIRMADIĞI GİBİ


    İLÇE HALİNE GETİRDİ!

    Nüfusu 2 binin altına düşmek üzereyken ve Hanak Ortakent (Büyüknakala) ile Çıldır Aşıkşenlik (Suğara) gibi kapanmak üzere olan, kaymakam tarafından uzun süre kayyum olarak yönetilen Köprülü Beldesinin başına geldikten sonra ortaya koyduğu çalışmalarıyla ile bir ilçede olması gerekenlerin tümünü ortaya koyan ve bölgecinin ilk güneş enerjisi santralini kurup, beldesinin belediyesinin borçlarını ödediği gibi gelirini arttıran, su parası almayan, belde içi yolları baştan aşağıya yenileyen, belde meydanını yapan, alt ve üst yapıya büyük emek veren Akkoç’un beş yıl önce başına geçtiği Ardahan’ın tek beldesi için ortaya koyduğu projelerini tamamlaması için bir dönem daha şans verilmesi halinde 31 Mart’ta AK Parti’nin seçimi kazanacak en rahat yer olacağına da dikkat çekilmekte.



    21 KÖYÜ OLAN HOÇVAN DEĞİL

    DAMAL’IN BİR KÖYÜNDE!.. 
    Gençlik toplantısı..


    Başta Kısır dağının boşuna akan suyu olmak üzere Belde olma isteği ve bu yönde toplanan imzaların akibeti, ‘kurulmalı’ denen Hoçvan Muhtarlar Derneği olmak üzere onca sorunla baş başa bulunan Hoçvan’da bu ve buna benzer sorunlar için bir araya gelinemezken Ardahan’ın Damal ilçesine başlı bir köyde Gençlik Toplantısının 7’ncisi yapılacak.

    Ardahan İl genelinde olduğu gibi her geçen yıl genç nüfusu azalan köylerden olan Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören (Seyd-i Viran veya Seydi Veran’ köyü gençliği bir araya gelerek köy yaşamına değer katmaya çalışıyorlar. 

    Bu yıl 7.si düzenlenecek olan Seyitören Gençlik Buluşmasına yoğun bir hazırlık var. Sadece kendi köyleri değil, civar köylerinde davetli olduğu etkinlik geleneksel bir hal almaya başladı. 

    Haber merkezimize katkılarının yanı sıra Amatör Fotoğrafçılık yapan Seyitören Köyü sakini Karip Cankan 7. Seyitören Gençlik buluşmasına hazırlanırken öncelikle gurbette yaşayan gençlere mektup yazarak, başta gurbetteki köylülerini olmak üzere herkesi bu toplantıya davet ederek işe başlıyor. 

    Köylerinin son bir yılını özetleyerek neler olduğunu anlatıyor, gurbette yaşayan köylülerine köyün durumundan bahsediyor ve herkesi buluşmaya davet ediyor. 




    Çeşitli ikramların olduğu buluşmaya köyün gencinden yaşlısına bir yıldır fotoğrafları ile videosunu çektiği kişilerin gösterimini yapıyor. 

    Seyitören Köyü Gençlik Buluşmasında geçmiş yad ediliyor. Vefat edenler hatırlanıyor, rahmet dileniyor ve dualar okunuyor. Ardından köyün sorunları ele alınıyor çözümler üretiliyor, münazaralar yapılıyor. Çocuklar şiir okuyor ve büyüklerine saygılarını sunuyorlar. Aslında sadece bir gençlik buluşması değil, halk buluşmasını andıran bu etkinlik köyde yaşayanlara da güzel bir anı bırakıyor. Birliği bütünlüğü ve hep bir arada olmanın, aile olmanın dertlere ortak, sevinçlere paydaş bulmanın sevinci yaşıyorlar.


    KISIR DAĞININ GÖL YAKASI!..


    Ardahan’ı çevreleyen dağların en büyüğü olan  Kısır dağının kış görüntüsü de muhteşem.

    Hoçvan ile Çıldır’ı birbirinden ayıran Kısır Dağının göl yakası, Hoçvan yakası kadar güzel.




    BANKAYI BATIRANLAR


    GÖLE’Yİ BATIRMAZ MI?..


    Denizbank çalışanı Seçil Ezan’dan sonra Merkez Bankası Müdiresinin tartışıldığı ülkede bir bankacının adı da Göle’de çalkalanıyor. Öne sürülen iddialara göre bir dönem devlete ait bir kamu bankasında üst düzey yöneticilik yapan şimdi de siyasete girdiği ileri sürülen bir kişinin banka görevlisiyken Deniz Bank’ta çalışan ve ‘Fatih Terim Fonu’ adlı yolla milyonları toplayıp, batıran Seçil Erzan örneğine benzemese de yetkisini kullanıp bölgedeki iş insanlarını batırıp, ellerinde ne var, ne yoksa icraya vermeden yakınları kanalıyla ele geçirdiği ileri sürülüyor. 


     


    Ortaya atılan iddialara göre, banka kanunlarında ve ekonomi piyasasında olmayan bir yöntemle özel bir taahhütnameyle gayrimenkullerini ipotek ettirip, karşılığında önce düşük faiz dediği, ancak gerçekte altına girilemeyecek krediler veren bir bankacının daha sonra bu kredileri ödeyemeyen iş insanlarının mallarını yakınlarına çok düşük bir para ile aldırdığı ancak kredi alan birçok iş insanının mal varlıklarını kaybettikleri yetmezmiş gibi hala aynı borçla bankaya borçlu kaldıkları iddia edilmekte.








    Feto’ya bir küfür de ben mi etsem?


    Kamer Genç’in ölüm yıldönümü dolayısıyla en sonuncusunu, dün ele aldığım ve yazımın yayınlanıp, seslendirilmesi ardından birilerinin bana sözde dostmuş gibi görünüp, kuzu postuna bürünen Kurt olduklarını anlamıyor muşum gibi ‘Seni seviyoruz, boş ver o işlere girme sen yerel siyaseti yaz, yazılarına dikkat et’ dercesine korsan isim ve sahte adresler yoluyla sanal yoldan attıkları mail ve yorumlarla aba altında sopa göstermeye çalıştıklarını görünce ‘Siz Oy, Cemaat Parti Arıyor..’ başlıklı yazımın birilerine, bunlara yine battığını anlıyordum.


    Çünkü dünkü ‘Siz Oy, Cemaat Parti Arıyor..’ başlıklı yazım ve 36 Yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda ele aldığım onca yazıları hayal edip, bugüne kadar gerçekleştiremediğim kitabım için toparlama fırsatı bulsam bu yazılarımın birçoğunda bugünlerde bir hayli tartışılan ancak başta gözleri Irak, Suriye ve DEM’ye çevirten cetvellerle sınırımızı gösterip, birer askeri uzman kesilerek, haritalar çizen havuz medyası olmak üzere nedense hiçte konu edilmeyen Fethullah Gülen pardon ‘Feto’ ve cemaatiyle ilgili bunları hatırlatan, rahatsız edici yazılarıma rastlanacağını biliyorum.


    Evet, gazeteciliğe ilk adımı attığım yıllarda kurşunla dizilen harflerle çıkardığımız gazetelerde ve bugüne kadarki onca yazımda dikkat çektiğim bu cemaatin gün gelecek İran’daki Humeyni devrimini gerçekleştirmek için gerektiğinde matbaamda eriyip, harf, yazı olan kurşunu değil, gerçek kurşunlarla adım atacağıydı…


    Ve bu iddialarımı Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü günlerde ve Kamer Genç’inde bulunduğu mecliste çoğunluğu alan AK Parti’nin İnsan Hakları, Hak, Hukuk, Adalet kısacası tam demokrasi hatta yetmez barış süreci, Avrupa Birliği dediği ilk yıllarında daha da çok dillendirmiş, adeta bugün yaşananlara dikkat çekmiştim.


    Çünkü biliyordum ki; Fetullah Gülen ve benzerlerinin bölgedeki ülkeleri idare etmek isteyenlerin parasal, hatta silah olarak destekleyen ABD ve batı emperyalist ülkelerin aynı bölgede etkisi çok büyük olan dini kullanıp, kendilerine yakın birilerini iktidarları yoluyla aslında İran gibi ülkeleri ele geçirmek, topluma ‘Kahrolsun Amerika’ diye bağırtırken aslında Amerikaların kuklası olan mollalar misali bir yönetimle ülke idare etme hayalini taşıyanların hep yanında olduğunu..


    Neyse geriye gidip, başınızı ağrıtmadan ve en önemlisi bunların amacının ve çalışma şekillerini Ardahan’da Gülen’in gazetesinin ilk muhabirlerinden olan ve bugün hala ajanslık yapanlara sorun deyip geçerken asıl konuya, Gülen’in bugün bizleri nasıl birilerine mahkûm ettirip, ‘Yönetimde onlar ya da ülke ve ailece en büyük zulmünü gördüğümüz botlar olmaktansa yine bunlar olsun..’ dedirtmeye zorda bıraktığına gelmek istiyorum…


    Çünkü dün demokrasi nedir’i bilmeyenlerin, hatta komünistlikle, anarşistlikle suçlayanlar bugün daha öncekilerden olduğu gibi en az 7 milyon oy alıp, kendisinden önce mecliste çoğunluğu sağlayan DEM gibi partilere yüklenen Bahçeli gibi neredeyse devrimci kesilip, bizlerden en iyi demokrat hatta Deniz Gezmiş’lerden daha ‘Kahrolsun Amerika’ dediğini de gülümseyerek izliyoruz.


    Ama yalandan ve Pentagon anlaşmalı odacıklarında kurulan masacıklarda Amerika karşıtı kesilip, aslında hiç sevmedikleri demokrasiyi kullanıp, asıl amaçlarına yol açılmasını sağlayan Gülen ve ona benzer cemaatlerinin ülkeyi, hazineyi ele geçirme planlarına yani birilerinin asıl hedeflerine hizmetten öte bir şey değildir bugün yapılanlar. 



    Ve bunun en son örneği cami altı, mahalle aralarındaki Kur’an kursu, Abla evi, öğrenci yurdu adı altında yerlerde oluşturdukları hava ile toplumu, ‘iki arada bir derede’ bırakan Mumcu, Kamer Genç gibilerinin yıllar öncede işaret ettiği bunların önce toplumları bölmek, halkları birbirine düşman etmek sonra 15 Temmuz’daki gibi yakaladıkları ilk fırsatta cuntacılığa bile kalkışmalarıdır…


    Kısacası bu ülkede ve bölgede amaçlarını açıkça değil, Allah, Kur’an denilince samimi insanların saygı duyduğu dinle, inançla perdeleyip, ülke yönetimini ele geçirme hesapları yapanların asıl hedeflerinin bir diğeri de ülkenin parasal kaynaklarını ele geçirmek olduğunu, herkesin bilmesini, anlamasını isterim.


    Gülen ve cemaatinin bu amaçlarına ulaşmak için dün olduğu gibi bugün de gerçek demokratları, gerçek demokrasi mücadelesi verenleri de bu tür yollarla zorda bırakıp, oynanan karanlık oyunlardan bihaber toplumun büyük kesimine ‘kötünün iyisi’ dedirterek kullandığını da bilmek gerekir..


    Evet bugün yaşananlar dolayısıyla Hoca Efendi’ye, Gülen’e pardon Feto’ya okkalı bir küfür edesim gelse de yine kendimi tutup, her iki tarafın oyununa gelmek istemiyorum.


    Çünkü dün bilerek, bilmeyerek önünde diz çökenlerin bugün ‘Allah bizi affetsin’ diyenlere yani Gülen’e ve cemaatine küfür edenlere benzemekten çekinirim…





    arşiv haber 24/01/01/2022 tarihli haber



     


    Gülüm: 3 yılda kaç çiftçi borç yüzünden 


    yaşamına son vermiştir?!.


    Son olarak geçtiğimiz günlerde yaşanan ve ilk olarak gazetelerimiz sitelerimizin ülke gündemine taşıdığı Ardahanlı, Ömerağa köylü çiftçi Fuat Avşar’ın çiftçinin borçları dolaysıyla kapısına gelen haciz dolaysıyla girdiği bunalım sonucu kafasına sıktığı kurşunlarla intiharını Türkiye Büyük Millet Meclisine taşındı.


    Yaşanan intihar olayı ardında Ardahanlı olan HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm’ün ‘Son 3 yılda kaç çiftçi ekonomik kriz ve borç yüzünden yaşamına son vermiştir? ‘ sorusuna da cevap verilmesini istediği ve TBMM Başkanlığına verdiği soru önergesi şöyle;


    TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA 

    Aşağıda belirtilen soruların Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 

    Züleyha GÜLÜM/İstanbul Milletvekili 


    İktidar tarafından derinleştirilen ekonomik kriz ve on yıllardır uygulanan neoliberal politikalar nedeniyle örgütsüzleştirilen, sermaye karşısında yalnız, güçsüz bırakılan ve her gün gelen zamlar yüzünden girdi maliyetlerini karşılayamayan çiftçiler borç batağına sürüklenmiştir. 

    Çitçiler; artan gübre, ilaç, mazot, elektrik, tarımsal sulama ve diğer maliyetler yüzünden üretim yapamayacak hale gelmiş ve tarım alanlarında kalabilmek için Tarım kooperatiflerine, bankalara ve tefecilere borçlanmışlardır. Çiftçiler maliyetlerin çok olması sebebiyle zarar etmekte, borçlarını ödeyemeyerek üretim araçlarını satmakta ve üretim alanlarını terk etmektedirler.


    Çiftçilerin ödeyemedikleri borçlar yüzünden sayısız icra dosyası açılmıştır.  Bu ağır ekonomik baskıya ve koşullara katlanamayan kimi çiftçi ise yaşamlarına son vermektedir. 

    Geçtiğimiz günlerde Ardahan’a bağlı Ömerağa köyünde yıllardır çiftçilik yapan 34 yaşındaki Fuat Avşar borçları yüzünden yaşamına son vermiştir. Avşar, artan girdi maliyetleri yüzünden banka ve Tarım Kooperatifi’ne borçlanmış, borcu karşılayamadığı için icraya verilmiş ve alacaklılar tarafından sürekli baskılanmıştır. Türkiye’deki çiftçilerin büyük çoğunluğu benzer durumdadır ancak seslerini duyurmaya çalışmalarına rağmen çiftçilerin taleplerine ilişkin bir adım atılmamıştır. 

    Bu bağlamda;  

    Ardahan’da banka ve Tarım Kooperatifi’ne olan borçları yüzünden intihar eden çiftçi Fuat Avşar’dan haberdar mısınız?  

    Çiftçilerin taleplerini karşılamayan ve çiftçileri borç batağına sürükleyerek yaşamlarına mal olan politikalardan ne zaman vazgeçeceksiniz? 




    Son 3 yılda kaç çiftçi ekonomik kriz ve borç yüzünden yaşamına son vermiştir? 

    Bankalara ve Tarım Kredi Kooperatiflerine borcu olan çiftçi sayısı kaçtır? Çiftçilerin Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifleri ve özel bankalara olan borçları toplamda ne kadardır?  

    Son 3 yılda kaç çiftçi hakkında borçlu sıfatıyla icra dairelerinde takip dosyası açılmıştır? Takipteki toplam borç miktarı nedir? Son 3 yılda çiftçilerin borçlarının ne kadarı yapılandırılmıştır?  

    Çiftçilerin tarım alanlarına dönebilmeleri için borçlarının koşulsuz olarak devlet tarafından karşılanması için bir planınız mevcut mudur? 

    Tarımı dışa bağlı olmaktan çıkaran ve sermaye karşısında koruyan yasal düzenlemeler konusunda bir girişiminiz olacak mıdır?



    BORÇLU ÇİFTÇİYE HACİZ GELİNCE


    KÖYÜN ORTASINDA KAFASINA 2 KURŞUN SIKTI, İNTİHAR ETTİ!..


    Geçtiğimiz gün Posof’ta yaşanan ve bir kişinin intihar sonucu hayata göz yumduğu Ardahan’da bu kez borç intiharı  yaşandı.

    Alınan bilgilere göre Ardahan merkeze bağlı Ömerağa köyünde yaşayan ve başta Tarım Kooperatifine ve Deniz Bank’a olmak üzere  borçlu olduğu öğrenilen Fuat Avşar isimli çiftçi kapısına gelen haciz işlemi ardından intihar etti.

    Köy ortasında kafasına sıktığı iki kurşunla hayatına son verdiği öğrenilen Avşar gibi birçok çiftçinin borç haczi altında olduğu öğrenilen Ardahan’da özelikle Deniz Bank’a olan borçların köylüleri olduğu gibi esnafı da bunalttığı alınan bilgiler arasında oldu.



    Ata binip gittiler!..


    Aralarında, ‘Ben buralara Ardahan’lıların destek ve katkısıyla değil, kendi tırnaklarımla geldim’ diyen Şişli Belediye Başkanının da bulunduğu CHP’li Belediye Başkanları geldikleri Ardahan yararına hiçbir söz vermeden ve dahi hiç bir katkı sunmadan çekip, gittiler.

    Bugüne kadar bir nebze de olsa bir katkısı olmayan bunun yanı sıra Sarıgül döneminde İstanbul ve ülkenin gündeminden düşmeyen Şişli’yi adeta mahalleye çevirmekle suçlanan  Ağ saçlı başkanın da aralarına bulunduğu 

    CHP’li Belediye Başkanlarının neden Ardahan’a gelip, gittikleri konusunda da bir açıklama yapılmazken bütçesi Ardahan Belediyesinden katbekat büyük bütçesi olan belediyelerin başında bulunan bu başkanların Ardahan’a katkıları konusunda da bir duyum alınamadı.   


    ‘Ben Ardahanlıların sayesinde değil, kendi tırnaklarımla buralara geldim’ diyen Ardahanlı İstanbul Şişli’nin ağ saçlı Belediye Başkanı ile Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül, Artvin Belediye Başkanı Demirhan Elçin, Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Bilecik Belediye Başkanı Semih Şahin, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan Çıldır’a değil, Çıldır Gölü üzerinde kaymaya gelmişler.


     



    Demir’e 2. Gol!.. Yine Başkan olamadı!


    K.YAKUP AZİZOĞLU İSTİFA ETTİ, GÜLTEKİN SEÇİLDİ!..

    Ardahan Belediyeler Birliği Başkanlığını 2 dönem üst-üste kazanan Yakup Azizoğlu, ikinci dönem görev süresi dolmadan istifa etti.

    Başkan Azizoğlu’nun Ardahan Valiliğine verdiği istifa dilekçesinin ardından yapılan Belediyeler Birliği seçiminde Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin seçildi. Yenilenen Ardahan Belediyeler Birliği seçiminde Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in de aday olduğu ancak Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin’in aday olmasıyla çekildiği bilgisine ulaşıldı.

    İki dönem Belediyeler Birliği Başkanlığını yapan Çıldır Belediye Başkanı K. Yakup Azizoğlu’nun istifa gerekçesinde sağlık sorunları ve iş yoğunluğunu öne sürerek zaman ayıramadığından istifa ettiğini açıkladı.


    Esnaf: ‘Alihanoğlu’ diyor..


    Önümüzdeki günlerde yapılacak olan Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı için yarış devam ediyor.

    Başta 3’lü çete olmak üzere bazı grupların aday üzerine   aday çıkardığı ‘Ardahan ESOB seçimini kim kazanır?’ soru muza cevap veren  Ardahan’lı esnafların Ardahan’lı İş insanı İskender Alihanoğlu dedikleri görüldü.

    Alihanoğlu’nun tecrübeli olmasının yanında esnaf kimliği ile sorunları en iyi bilen olduğunu belirtmekte olduğu görüldü.


    ARDAHANLI AYDIN’DA MADALYA KAZANDI!..


    2021 – 2022 Eğitim Öğretim Okul Sporları Genç Erkekler Türkiye Boks Şampiyonasında 54 kiloda yarışan Ardahan Göle’li Can Kaya rakiplerini geride bırakarak madalya aldı.

     Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün ev sahipliğinde Efeler Atatürk Spor Salonu’nda yapılan ve 220 sporcunun katıldığı şampiyonada, 13 siklette madalya dağıtıldı.

    2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı Okul Sporları faaliyet programında yer alan Genç Erkekler Türkiye Boks Şampiyonası 21 Ocak 2022 Cuma günü yapılan final müsabakalarıyla tamamlandı. 

    Oldukça çekişmeli geçen müsabakalar sonunda sıralamada aralarında Ardahan Göleli olan Can Kaya’nın da bulunduğu ilk üç dereceyi elde eden sporcuların madalyaları Gençlik ve Spor İl Müdürü Cenap Fillikçioğlu, Yenipazar Belediye Başkanı Mehmet Yüsran Erden, Spor Hizmetleri Müdürü Hamide Ercan, Okul Sporları Şube Müdürü Özgür Akgül, Efeler İlçe Milli Eğitim Müdürü Hakan Özcan, Boks İl Temsilcisi Yavuz Kılıç ve Boks Merkez Hakem Kurulu tarafından takdim edildi.



    Posof Kaymakamı Çelik karantinaya alındı.. 


    Son olarak beraberinde Yazı İşleri Müdürü V. Şener Taşlı, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Saynur SOY ÇELİKDEMİR, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Personeli Havva YAZICI ile Çayırçimen (Lamiyan), Gönülaçan (Şuatskal), Taşkıran (ergüsben), Kayınlı (urğavul) ve İncedere (Cuvantel) köylerini ziyaret eden Posof kaymakamının ilçeye döndüğünde Coronaya yakalandığı öğrenildi. 

    Ardahan Posof Kaymakamı Ahmed Çelik, covit rahatsızlığı nedeniyle karantinaya alındı.

    Evinde tedavi edilen Kaymakam Çelik’in sağlık durumunun iyi olduğu ancak tedavisi devam ettiğinden evinde kalması gerektiği bildirildi.

    Vatandaşların sıkıntılarının giderilmesi için köy köy gezerek vatandaşları dinleyen Kaymakam Ahmed Çelik’in yoğunluktan etkilenmiş olabileceği belirtildi.


    TRAFİK KAZASI 1 ÖLÜ!


    ARŞİV HABER 14/01/2022 TARİHLİ HABER/YORUM/REKLAMLAR


    Ardahan’da meydana gelen trafik kazasında eski muhtarlardan olduğu öğrenilen 1 kişi yaşamını yitirdi. Üzücü olay, Çevre yolu üzerindeki Saman pazarı yakınlarında gerçekleşti.


    İddialara göre Damal’da görev yapan ve hızlı olduğu belirtilen askeri bir personelin aracıyla yolda çarptığı Baki Morkoç adlı vatandaş olay yerinde hayatını kaybetti. Merkeze bağlı Taşlıdere (Pangis) Köyü’nün eski muhtarlarından olan 63 yaşındaki Morkoç’un naaşı otopsi yapılmak üzere ambulansla hastane morguna kaldırıldı.


    ÖĞRETMENDEN ÖĞRENCİYE İNGİLİZ DAYAĞI!.


    Alınan bilgilere göre yapılan İngilizce sınavı esnasında cep telefonunu kapatmayı unutan Şahin Akçay isimli öğrencinin sınav esnasında telefonunun çalmasına sinirlenen İngilizce öğretmeni İsa Marancı’nın  öğrenciye yumrukla saldırıp hastanelik edercesine dövdüğü iddia edildi.


    Öğrencinin yediği dayak yüzünden baygınlık geçirmesi ardından öğrenciler tarafından okula ambulans çağrıldı. Ancak okula gelen ambulansa çocuğun durumunun iyi olduğu söylenip geri gönderildiği öğrenilen olayın öğrencinin durumunun ağırlaşması üzerine hastaneye sevk edildiği ve burada yapılan muayenede beyin travması geçirdiği ve 4 gün iş yapamaz raporu alması üzerine olayın karakolluk olduğu bilgisi alındı.


    Okul idaresinin olayı ört bas etmek için aileye, yetkililere, milli eğitime hiçbir şekilde haber vermediği de iddia edilen olayda hastaneye sevk edilen öğrenci darp ve 4 gün iş göremez raporu alıyor çocuk şubeye gidilerek öğretmen ve okul idaresi hakkında suç duyurusunda bulunulduğu da alınan bilgiler arasında oldu.


    MÜDÜR YOLDA KALINCA OKULLAR TATİL EDİLDİ..


    Ardahan’ında içinde bulunduğu Doğu Anadolu Bölgesi’nde yoğun kar yağışı nedeniyle 942 mahalle ve köy yolunun merkezlerle olan bağlantısı kesildi.


    Ardahan, Erzurum, Erzincan, Kars, Ağrı ve Muş’ta kar etkisini sürdürüyor. Yoğun kar yağışı ve özellikle yüksek kesimlerde etkili olan tipi nedeniyle ulaşımda aksamalar yaşanıyor. 


    Yoğun kar yağışı sırasında Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Bulut incelemelerde bulunmak üzere gittiği köy yolunda mahsur kaldı. Makam aracı köylülerin yardımıyla kurtarıldı.


    Ardahan’da dün akşam başlayan ve bu sabah saatlerinde etkisini arttıran kar yağışının ardından Hanak, Damal ve Çıldır ilçelerinde ilk ve orta dereceli okullar bir gün süreyle tatil ilan edildi.


    Öte yandan Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Bulut incelemelerde bulunmak üzere gittiği Tunçoluk (Panik) köyünde kara saplandı. Yolda mahsur kalan araç köylülerin yardımıyla kurtarıldı.


    Ardahan’da etkili olan kar yağışı nedeniyle 39 köy yolu da ulaşıma kapandı. Özel idare ekipleri karla mücadele çalışmasını aralıksız sürdürüyor.


    CORONA KORKUSU KAR KIŞ DİNLEMİYOR!


    Dondurucu soğukların yanı sıra kar ve tipinin de etkili olduğu bölgede sağlık ekipleri köy köy gezerek aşı çalışmalarına devam ediyor.


    Ardahan merkeze bağlı Beşiktaş (Mucuc) köyüne gitmek için tulum giyerek yola çıkan ekipler kar ve tipi dolaysıyla zor anlar yaşadı.


    Aracın gidebildiği yere kadar giden sağlık ekipleri yolun geri kalanını kilolarca ağırlıktaki çantalarla yürüyerek Kar, Kış’tan sonra köpek engelini de aşarak köylere ulaşan ekip burada aşı çalışmasını başarıyla tamamlamaya çalıştığı görülüyor.


    Ardahan Toplum Sağlığı Merkezi’nde görev yapan Dr. Halenur Korkmaz yaptığı açıklamada, zorlu kış ve coğrafya şartlarının hizmet vermelerine engel olmadığını, köyde yaşayan vatandaşlara aşı yapmak için ellerinden geleni yaptıklarını ifade etti.


    Korkmaz, “Kar ve soğuk havanın yanı sıra zaman zaman köpek saldırılarına da maruz kalıyoruz. Ama tüm bu zorluklara rağmen aşılama çalışmalarını yapıyoruz. Vatandaşımızdan tek istediğimiz yeter ki aşı olsunlar.” dedi.



    KRT Bölgenin sorunlarını gündeme taşıdı..


    Bu haberl YouTube ArdahanTV kanalımızda https://youtu.be/cEmfGT41ovI linkinde görüntülü olarak izleyebilirsiniz..


    KRT TV ARDAHAN VE BÖLGENİN SORUNLARINI 3 DAKİKAYA SIKIŞTIRIDI.. Ardahanlı olan Gazeteci Savaş Kerimoğlu bölgenin sorunlarını üç dakikada tüm ülke ve dünya gündemine taşıdı. Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ‘Ardahan’a Havaalanı istiyoruz ‘başlıklı bir mesajı ardından ülkenin en çok islenen tv kanallarından olan KRT’de sabah programını sunan Ardahan Damalı hemşerimiz Gazeteci Savaş Kerimoğlu bu mesaj ardından bölgede yaşanan bir çok sorunu 3 dakikada ülke ve dünya gündemine taşıdı. 



    3 Gümrük Kapısı’nda 3 Kişi Ticaret Yapıyormuş!..


    Yaya da, Özel Araçta, TIR’da, Karda top oynayan İn-Cin’de yok!


    ATSO Başkanının ‘Kapılar açık, ticaret var’ dediği Ardahan’daki gümrük kapılarına giden Gazeteci Fakir Yılmaz anlatıldığı gibi ne yaya, ne özle araç, ne tır nede top oynayan in-cin göremedi.. **TİCARET YAPMAK İÇİN GETİRİLEN/GÖTÜREN MAL DA SINIRLI.. Ardahan’da biri demiryolu (KTB) olmak üzere 3 gümrük kapısı olmasına rağmen yok denecek azlıkta ithalat, ihracatın olmasının diğer bir nedeninin de bu kapılarda izin verilen malların sayılarının azlığı olduğunu belirten Ardahanlılar, diğer gümrük kapılarında neredeyse her şeyin getirilip, götürüldüğü ama Ardahan’da ki gümrük kapılarında bu sayının çok az oluşundan dolayı beklenen sınır ticaretinin bir türlü yapılmadığına işaret ederlerken ‘Kapılar açık, ticaret var’ diyenlerin öncelikle bu kapılarda gelip, geçen mal sayısının arttırılması için çalışmalı demekteler. Çin’de ortaya çıkıp dünyayı etkisi altına alan Corona’nın ilk duyulduğu 2 yıl önce alınan önlemler kapsamında geliş, geçişlere kapatılan Ardahan’ın iki gümrük kapısı hala yaya ve özel araç geçişlerine yasak.


    Konuyu gündeme getiren gazetelerimiz ve intermnet haberlerimiz üzerine açıklamalarda bulunan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı her konuşmasında yeni beceriksizliklerini ortaya koymakta. Ardahan Gümrük kapılarında hala devrede olan yasakların neden başta Hopa Sarp Gümrük kapısında olmak üzere diğer gümrük kapılarında uygulanmadığını soran gazetemiz haberi üzerine gelen tepkileri en aza indirmeye çalıştığı ve beceriksizliğini Gürcüstan’a suç atarak kapatmaya çalıştığı görünen Ardahan ATSO Başkanı yaptığı son açıklamasında yeni bir pot daha kırdı.


    Biri demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapısı bulunan Ardahan’da sınır ticareti yapan kişi sayısının üç kişi olduğunu belirten ATSO’nun başkanı Kars’a kaptırdığı sınır ticaret iznininim yanı sıra gümrük kapıları olan ama Gümrük Müdürlüğü yada bürosu olmayan kentte bulunan 2 adet sınır kapısında sınır ticaretinin devam ettiğini söylerken bu ticaretin Ardahan ve Ardahanlılarla alakası olmadığını anlamış değil. Gazetelerimiz ve haber sitelerimizin gündeme taşıyıp, nedenini sorduğu ve bunun üzerine ‘Ardahan’ın sınır kapıları neden açılmıyor?’ yönündeki eleştirilere cevap veren ATSO Başkanı, Çıldır Aktaş Sınır Kapısı ile Posof Türkgözü (Badele) Sınır Kapısında yaya ve özle araç değil, tır trafiğine açık olduğunu, sınır ticaretinin de devam ettiğini, Ardahan’da 3 girişimcinin ise sınır ticareti yaptığını açıkladı.


    Çıldır Aktaş Sınır Kapısı ile Posof Türkgözü Sınır Kapısında yaya trafiğinin pandemi nedeniyle kapalı olduğunu aktaran ATSO başkanı Çetin Demirci: “Çıldır Aktaş Sınır Kapısı ile Posof Türkgözü Sınır Kapısının yaya trafiğine açılması için Gürcistan Ankara Büyükelçiliği ile görüşmelerimiz sürüyor. Kapılar Türk tarafından açık olup Gürcü tarafı kapıları açmıyor. Karşı tarafın yetkililerini Ardahan’a davet ettik, onlarda pandemiyi öne sürerek Ardahan ziyaretini ileri bir tarihe ertelediler” dedi. Ardahan genelinde ikamet eden ve Ticaret Odası ya da Esnaf Odasına kayıtlı olan girişimcilerin Odamızda Sınır Ticareti Yetki Belgesini ücretsiz bir şekilde alabileceklerini de açıklayan Başkan Demirci, “Sınır Ticareti Yetki Belgesini alan girişimciler, belirlenen kalemlerde sınır ticareti yapabilirler. Biz sorunların takipçisiyiz, sınır kapılarımızın yaya trafiğine açılması için görüşmelerimiz sürüyor” ifadesini kullandı.


    Kapılar gibi Bülbülan’da kapalı!


    Ülkenin Kafkaslar sınırında bulunan Gürcistan ve Ermenistan’a komşu olan ve biri demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapısı bulunan ancak Gümrük Müdürlüğü olmadığı Ardahan’ın Karadeniz’e bağlanan yolu da kapatıldı.


     Posof Türkgözü (Badele) ile Çıldır Aktaş Gümrük Kapısında pandemi bahanesiyle iki yıldan fazladır yaya ve özel araç geçişlerine yasak olurken kenti Karadeniz’e bağlayan Bülbülan yolu da kar dolaysıyla kapatıldı.


    40 Yıldan fazladır ‘yapıldı, yapılacak’ den ancak hala yapılıp, bir türlü açılmayan Posof Ulgar, Şavşat Sahara Tünelleri gibi bir türlü yapılıp, açılmayan Ardahan’ın Karadeniz’e açılan2.yolu Ardahan-Ardanuç yolu bu kışta kar dolaysıyla geliş, geçişlere kapatıldı. 


    ESOB’TE ALİHANOĞLU ŞANSLI..


    Şubat ayının ortasında yapılması planlanan Ardahan Esnaf ve Sanatkârlar Odası seçiminde Başkan adayı olan İskender Alihanoğluen şanslı aday.

    Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığının engüçlü adayı olan İskender Alihanoğlu, “Hepimizin ortak kimliği Ardahan’dır. 

    Yapılacak olan seçimlere birlikte gideceğimiz yönetim kurulu arkadaşlarımla birlikte aynısorunve sıkıntılarıyaşadığımız Ardahan esnafının yanındayız ve emrindeyiz. Bizim parayla pulla işimiz yok, esnafı seviyorum her zaman esnafın yanındayım.  Benim tek meselem Ardahan esnafıdır. Ardahan esnafı Kars ve Iğdır’ın gölgesinden kurtulmalıdır. 

    Ardahan Esnafını yakından ilgilendiren havaalanın yapılmasını en çok isteyen ve her zaman destekleyen isimlerin başından geliyorum. Ardahan Üniversitesi bünyesinde birçok bölüm kapandı, bunlar esnafımız için büyük kayıptır.




    Ardahan’ın sorunlarını biliyoruz.


    Çözümü konusunda Milletvekili, Vali, Belediye Başkanı ve STK Başkanları üzerine düşen görev ve sorumluluğu yerine getirmelidir.  Ardahan’ın temel sorunları için heyet oluşturup Ankara’ya çıkarma yapacağız. Biz esnafın hakkını savunacağız. Bilindiği gibi yaşanan pandemi nedeniyle başta kahveci esnafı olmak üzere her meslek gurubu zor dönem geçirdi” dedi.

    ESOB başkan adaylığı için esnaftan büyük destek aldığını açıklayan Başkan Alihanoğlu: “Ardahan esnafı büyük bir çıkmazda, Esnaf odamız iyi yönetilmedi ve iyi temsil edilmedi. Esnafımız vergi, bağkur ve SGK primini ödeyemiyor. Esnafın derdini ve sorununu kimse dile getirmedi. Esnafımızın sorunlarını kim daha iyi dile getirecekse, esnafımız tercihini ondan yana yapmalıdır. Başkan adayları hepsi birbirinden değerli arkadaşlarımızdır. Hizmet sektöründe dükkânlar kapalı kaldı siftah etmediler. Mahalle bakkallarımıza sahip çıkılmadı ve zincir marketler mahallelere kadar girdi. Önümüzdeki günlerde Ardahan esnafı için yapacağımız proje çalışmaları hakkında önemli bilgilendirmelerde bulunacağız. 


          Deniz Özer: İskender beyle yarışacam..


    10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle AGC  Başkanı/Gazeteci Fakr Yılmaz’ı ziyaret eden Ardahan Esnaf ve Sanatkârlar odası Başkan adayı Deniz Özer Gazeteciler gününü kutladı.


    Basın sektöründe çalışan tüm emekçilere başarı dileyen ESOB başkan adayı Özer kendisininde şu anyönetiminde bulunduğu ESOB’un bu hafta karar alacağı seçimler de başkanlığa aday olduğunu ve bu yarışta rakip olarak İskender Alihanoğlu’nu gördüğünü söyledi.                  


    İstihdama katkı sağlayanlara teşekkür..


    Ardahan Valisi Hüseyin Öner başkanlığında, İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu toplantısı yapıldı, ardından istihdama katkı sağlayan firma yetkililerine teşekkür belgeleri verildi. 

    Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) tarafından sunum yapılan toplantıda, 2022 yılı içerisinde yapılması planlanan çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. 

    Toplantıda ayrıca, çeşitli kurumların kurs talepleri, iş ve meslek danışmanlığı faaliyetleri, mesleki eğitim kursları ve iş başı eğitim programları ile diğer gündem maddeleri değerlendirildi.

    Toplantıya Vali Hüseyin Öner’in yanı sıra Vali Yardımcıları Şahin Demir, Burak Keser ilgili kurum müdürleri ve oda başkanları katıldı.

    Toplantının ardından Vali Hüseyin Öner ve protokol üyeleri tarafından Ardahan’da çeşitli alanlarda yürüttükleri faaliyetlerle istihdama katkı sağlayan işletme temsilcilerine teşekkür plaketi verildi. 




    Vali, “Yerelde yaptıkları çalışmalarıyla üretim yaparak, ilimiz ve ülkemiz ekonomisine katkı sağlayan, istihdam yaratan tüm  işletme temsilcilerimize teşekkür ediyorum. 2022 yılı ve gelecek yıllarda  istihdamı daha da artırmalarını ve bol kazançlar elde etmelerini diliyorum” dedi.



    2. Ardahan-Et’te Battı!..


    Türkiye’nin kırmızı et deposu olarak gösterilen ancak et’e yönelik hiçbir ciddi tesisin olmadığı, olanların da battığı Ardahan’ın Çıldır İlçesin de yaptırılan dev ahır da açılmadan iflas yolu ile batmak üzere.

    Çıldır ilçesi sınırları için de bulunan Aktaş Gölü ve Gümrük Kapısı yolunun üzerin de yaptırılan dev entegre ahırı yapan kooperatif ekonomik sıkıntıları aşamayınca icralık oldu.

    Ardahan’da ki hayvancılığı geliştirme amacıyla 1980’lı yılların da yaptırılan, ancak işletilemeyen özelleştirilen ve batıp, kapanan Ardahan-Et gibi dev bir yatırım daha batmak üzere.

    Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu Çıldır İlçesine bağlı Kenarbel Köylüleri tarafından yaptırılan dev ahır önce bürokratik engeller nedeni ile, sonra da maddi imkansızlıklar dolaysıyla zor günler yaşıyor.

    Kenarbel köylülerinin bir araya gelerek, kurdukları kooperatif aracılığı ile yaptırdıkları modern ahır tam bitmiş ve açılacakken yapımcı firmanın alacağını tahsil etmek için başlattığı icra takibiyle şok oldu.

    Ne yapacaklarını şaşıran Kenarbel Köyü Kooperatifi yöneticileri, 4 yıldır bitirmeye çalıştıkları modern ahırın açılması halinde bölge hayvancılığına büyük katkı sunacağını, ancak temeli attıklarından bugüne kadar önlerine konulan bürokratik engeller ve maddi imkansızlıklar buna izin vermiyor’ diyerek başta Ardahan Valiliğinin olmak üzere Ardahan’ı seven herkesi kendilerine yardıma davet ettiler.


    **Ardahan-Et Hala Açılmadı..

    Özelleştikten sonra açılacağı belirtilen, ancak bugüne kadar değil açılması içinde ki araç, gereçlerin bile satılıp, boşaltıldığı Ardahan-Et’i alan şirketin bu yönde gözle görülür hiçbir çalışması görülmemektedir.   


    Bal Rekoltesi %40 Azaldı..


    Ardahan İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı İlhan Evliyaoğlu, bu yıl bal akışı döneminde aşırı yağışların olması nedeniyle bal rekoltesinde geçen yıla göre yaklaşık yüzde 40’lık azalma olduğunu söyledi.

    Ardahan İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı İlhan Evliyaoğlu, bu yıl bal akışı döneminde aşırı yağışların olması nedeniyle bal rekoltesinde geçen yıla göre yaklaşık yüzde 40’lık azalma olduğunu söyledi.


    Ardahan İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı İlhan Evliyaoğlu, bal sezonunun başladığını söyleyerek aşırı yağışların etkisiyle verimli bir yıl geçiremediklerini ve bir önceki yıla oranla yüzde 40 bir azalma meydana geldiğini ifade etti.

    Evliyaoğlu, bölgede Kafkas arı ırkı ile 55 bin kovanda yaklaşık 600 ton bal almayı beklediklerini söyleyerek, “2016 yılı bal hasadı dönemi başladı. Kovanlarımızda 2015 yılına oranla yüzde 30 ila 40 civarlarında düşüş gözlenmektedir. Bunun sebebi ise bal akışı döneminde aşırı yağışların olması ve iklim şartları bal akışını olumsuz etkilemektedir. Şu anda hasat dönemine başlamış bulunmaktayız. Hasat dönemine birlik olarak il genelinde 600 üyemize ait 55 bin kovanla girdik. 55 bin kovanda yaklaşık olarak 600 ton civarında bal almayı bekliyoruz. Bundan sonra doğal çiçeklerden aldığımız balları tüketicilerimize sunacağız. Tüketicilerimiz Ardahan İli Arı Yetiştiricileri Birliği internet sitesinden bal siparişi verebilirler. Ballarımızın yüzde 100 garantisini veriyoruz ve marka tescilli ürünlerimizi tüketicimizle buluşturuyoruz” dedi.

    Evliyaoğlu, bulundukları coğrafyanın doğal bir bitki örtüsüne sahip olduğunu dile getirerek şöyle devam etti:

    “Coğrafyamızda doğal bir bitki örtüsüne sahibiz. Zirai mücadeleler yapılmamaktadır. Fabrikalarımız yok ve ormanlık alan az, meyve ağaçlarımız yok, doğada doğal çiçeklerden kovanlarımıza gelmiş olan balı tüketicilerimize iletiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Ardahan’a bağlı Çataldere köyünde arıcılıkla uğraşan ve yaklaşık 250 kovana sahip olan Nejdet Bilgin bal sağımını başlattıklarını söyleyerek, “Bölgemizde bin 600 çeşit ballı bitki çeşidi bulunmakta. Organik ve el değmemiş topraklarda elde ettiğimiz balı tüketicilerimize sunuyoruz” şeklinde konuştu.


    DİREK HIRSIZLARI YAKALANDI!..


    Ardahan’da kamu malı niteliği taşıyan çok sayıdaki demir direği çalarak kamyonetle kaçmaya çalışanlar Jandarma ekiplerine takıldı. 

    İl Jandarma Komutanlığı ve bünyesindeki Çamlıçatak (Gölebert) jandarma ekipleri ile JASAT’ın yaptığı çalışmalarda, Balıkçılar Köyü’ndeki bir kamyonetin içerisinde çalıntı demir direklerin olabileceği tespit edildi. Operasyon düzenleyen ekipler, Çamlıçatak Köyü mevkiinde durdurdukları şüpheli kamyonetin kasa kısmında belirlenen TEİAŞ’A ait alımı ve satımı yasak olan çok sayıda demir direkleri çalan 2 kişiyi gözaltına aldı.

    Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile demir direklere el konulurken, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 zanlı çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.


    DAMAL’DA KUMARCILARA BASKIN!


    Ardahan’ın Damal ilçesinde bir kıraathaneye yapılan ‘kumar operasyonunda 4 kişiye 5 bin 457 lira ceza kesildi. 1 kişi hakkında da oyun oynayanlara yer temin ettiği iddiasıyla işlem başlatıldı.

    Alınan bilgilere göre, baskın İlçe Emniyet Amirliğine bağlı Asayiş Şube ekiplerince yapıldı. Gelen ihbarı değerlendiren polis ekipleri, Cumhuriyet Mahallesi’ndeki bir kahvehanede kumar oynayan 4 şahıssa ‘Kabahatler Kanu’na aykırı davranmaktan 5 bin 457 lira para cezası uyguladı. Masadaki iskambil kağıtları ile paralara el koyan ekipler, yer temin ettiği iddiasıyla da bir kişi hakkında işlem başlattı.



    ODUN KESEMEYİNCE SATMAYA KALKTILAR.


    Ardahan’ın Göle ilçesinde 21 Temmuz’da meydana gelen hırsızlık olayında 2 adet motorlu testere çalan şahıslar, jandarma ekiplerinin hummalı çalışmaları sonucu yakalandı.



    İNTERNET YOLUYLA MÜŞTERİ ARADILAR! 

    Göle Orman İşletme Şefliği adına kesim yapan İ.K. ve Ş.U. adlı kişilere ait iki adet motorlu testere 21 Temmuz’da kimliği belirsiz kişi veya kişilerce çalınmıştı. Şahısların şikâyeti doğrultusunda aylardır titiz bir çalışma yürüten jandarma ekipleri, hırsızlık zanlılarının sosyal medya üzerinden motorlu testereleri satmak için müşteri aradıklarını saptadı.



    SATAMADAN YAKAYI ELE VERDİLER!

    Adli makamların bilgisi dahilinde Göle merkez ve Durucasu Köyü’ndeki adreslerine eş zamanlı baskın yapan ekipler, buldukları motorlu testereleri teşhis sonrası sahiplerine teslim etti. Yakalanan 2 şüpheli ise işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.



    Erdoğan Öcalan ile mi Görüşüyor..


    Ülke ekonomik krizle boğuşurken, AK Parti grup toplantısında “ülkemizdeki enflasyon artışı diğer ülkelerin altında kalmıştır” diyen AK Parti Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuşurken “Şu anda Edirne’deki (Demirtaş) en büyük hesabı İmralı’dakine (Öcalan) verecek” şeklinde konuşunca, aklıma acaba sorusu geldi.


    Ve tam bu “acaba” sorusuna cevap ararken bir okurumdan gelen mesaja bakınca bu “acabayı” sadece benim düşünmediğimi de anlıyordum.

    Yazımı yazmaya başladığım sırada WhatsApptan gelen mesajı okuduğumda, torunum Rüzgar’ında can kulağıyla beni dinleyip, kızlarımdan bir farkı olmayan Asya gelinimin yaptığı kahveyi benimle yudumlarken, yaptığım ve youTube ArdahanTV kanalımıza yayınlanan görüntülü yorumumu dinlediğini ve o yorum üzerine yorum yaptığını anlıyordum.

    Asıl sorunun, toplumun içinde bulunduğu akıl tutulmasını en güzel şekilde anlatan o yorum şöyle; 




    “Fakir merhaba… Konuşmanı zevkle dinledim…Sayın Fakir hepimizin bir yanılgısı var. Sonradan lider olunmuyor. Kılıçdaroğlu’nun liderliği, Kılıçdaroğlu’nun o partinin başına gelişine bakacaksınız… İkincisi bu ülkede mutlaka bir üst akıl vardır, üst akıl hem hükümeti yönlendiriyor, hem de muhalefeti yönlendiriyor… Gördüğümüz böyle bir senaryo, bunu fark etmemek bir akıl tutulmasıdır.Çözüm odaklı olmayan sorunlara, çözüm öneremeyen ve memleket meselelerini basite indirip, üç günde çözeceğini, üç ayda çözeceğini söyleyen bir muhalefet halkın çok umurunda olmaz, devleti yönetmek ciddiyet ister ben şu an muhalefetin hiçbirinde o ciddiyeti görmüyorum… İyi partinin başındaki zat içişleri bakanı olduğunda faili meçhul cinayetler ve onca ölümleri unutmakta diğer bir akıl tutulması değil mi? Onun için herkese bir boy aynası lazım… En büyük boy aynası da bu ülkede yaşayan insanlara lazım… Boy aynasında kendilerine gerçek bir gözle bakarlarsa, o gün bu ülkede bir şeyler olmaya başlar… “Selamlar saygılar iyi ki varsın konuları gündeme getiriyorsun..” diyordu…

    Ve benimde “Şu anda Edirne’deki (Demirtaş) en büyük hesabı İmralı’dakine (Öcalan) verecek” söylemine yani “Erdoğan Öcalan’la mı Görüşüyor?” acabalı ‘ soruya benim de içinde bulunduğum akıl tutulması içinde olduğu belirtilen siz, yani bu toplum fertleri olarak her birimizin cevap vermemiz gerektiğini düşündüm.

    Çünkü aynı Erdoğan Osman Öcalan’ın nereye defnedileceği konusunda verdiği cevapta bugün denilenlere ve benim “acaba”  diye merak ettiğim bir çok soruya cevap vermişti…



    arşiv haber 27/12/2017 tarihli haber


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Bir Ardahanlı Kayıp Etti,


    Bir Ardahanlı Kazandı..


    Resmi rakamlara göre yaklaşık 300 bin gayri resi rakamlara ve İstanbul’da doğmuş, diğer illerden İstanbul’a göç etmişlerle 600 binin üzerinde Ardahanlı yaşadığı İstanbul’da var olma mücadelesi veren ve kültürde, ticarette, siyasette var olmaya çalışan Ardahanlılar siyasette de önemi çalışmalara imza atmaya devam ederken aynı partide siyaset yapan iki Ardahanlının biri kayıp ederken, biri kayıp etti.


    Mahir Taştan


    **Beykoz’da Kayıp, Küçükçekmece’de kazanıldı..


    Ardahan İl Kongresini yapmaya hazırlanan Cumhuriyet Halk Partisinin İstanbul Beykoz ve Küçükçekmece İlçe Kongreleri gerçekleşti.


    Ardahanlı Mahir Taştan’ın oturduğu koltuğunu kayıp ettiği Beykoz CHP İlçe Kongresi ardından gerçekleşen İstanbul Küçükçekmece CHP İlçe Kongresi gerçekleşti.


    Ardahanlı Turgay Özcan’ın kazandığı CHP İlçe Kongresi ardından diğer ilçelerin kongreleri de gerçekleşti.

    Ardahan Belediye Başkanı Değişir mi?








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.comEn son bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul’un Esenyurt Belediye Başkanını görevden el çektirildiği AK Parti’nin bununla kalmayacağı ve Ardahan’ın da içinde bulunduğu bir çok belediye de değişikliğe devam edeceği iddiaları devam ediyor.

    Aslında iddia demekte artık doğru değil, çünkü Başkan Erdoğan’ın 2019 Yerel ve Genel Seçimleri öncesi hazırlıklarına devam ettiği ve seçmenin karşısına yeni kadrolarla çıkmaya kararlı olduğu o kadar net ve kesinki her an Ardahan’ın da içinde bulunduğu başkanın da istifasını isteyebilir..

    Ve bunun işaretleri de yok değil..

    Çünkü son olarak Ardahan’a gelen Başbakanın moralinin hiç iyi olmadığı ve İl Kongresinden sonra AK Parti Ardahan’ın adeta sessizliğe büründüğü ve en önemlisi Ankara’ya sık sık giden bir kadronun bu yönde yol aradığı da aldığımız bilgiler arasında..

    Peki böyle bir şey olursa eğer yerine gelecek olan isim var mı?

    Çünkü dışarıdan bakan atamaya benzemeyen belediye başkanlığı kanunları gereği mevcut meclis üyelerinden birinin mevcut belediye başkanı Faruk Köksoy’un yerine formalite olan seçimle getirilmek zorunda..

    İşte tam burada Köksoy’un şansının olduğunu, çünkü mecliste bulunan AK Partili meclis üyelerinden yerine gelecek birinin olmadığını benim gibi AK Parti Genel Merkezide biliyor..

    Bu nedenle Ardahan Belediye Başkanlığında yaşanması muhtemel bir değişikliğin görevden alınma ile değil seçimi beklemek zorunda olduğu da diğer bir yüksek ihtimal..

    Yani kısacası Ardahan Belediye Başkanı da değişecek diye ümitlenenler varsa 2019’u beklemek zorunda gibi..

     
     


    **CHP’den Top Yükün Çıkarma..


    ASLAR ÖĞÜT İÇİN ARDAHAN’DA..


    *03/05/2015 Tarihli Haber


    Ensar Öğüt’ün yeniden Milletvekili Adayı olması ardından bir çok küskünlüklerin yaşandığı ileri sürülen Cumhuriyet Halk Partisinin Aslarından Ardahan’a çıkarma..

    İstanbul’un önemli İlçelerinden olan Bakırköy’de Belediye Başkanılığı yapan Dr. Bülent Kerimoğlu, Kartal Belediye Başkan Yardımcılarından Gülcemal Fidan, Ardahan eski Milletvekili Faruk Demir’in Ardahan’a gelerek Öğüt’e destek turlarına çıktkılalrı görülüyor.


    **Ardahan’da 7 Bin Alevi Oyu Var..


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ardahan programına katılamk için Ardahan’a gelen CHP Asları Hanak ve Damal’da seçmeni ziyaret ettikleri görülürken, burada ki amacın Ardahan’da bulunan 7 bin Aleviye hitap etmek olduğu ileri sürülüyor.


    HDP’nin İlçe binalarını açtığı Hanak ve Damal üzerin de politika yaptıkları görülen Ardahan’da CHP’nin Ardahan merkezde bir hayli zayıf görüldüğü dikkat çekerken, aynı durumun Göle’de, Posof’ta da yaşandığı görülmektedir.


    KILIÇDAR OĞLU OY İSTEMEYE GELİYOR..


    7 Haziran’da yapılacak olan genel seçimlerinin en iddialı partilerinden olan Cumhuriyet Halk Partisi 4 Mayıs’ta Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu karşılamaya hazırlanıyor.

    40 Mayı, Saat 10.00’da Ardahan’da olacak olan Genel Başkanı Hazırlamaya hazırlanan CHP’liler tüm Ardahanlıları Ardahan kent merkezinde yapılacak olan mitinglerine davet ettiler.



    arşiv haber 19/20/01/2007 tarihli haber



     


    BUGÜN DOSTLAR GÜNÜ


    İnsanların samimi bir dosta ihtiyaç duyduğu bugün DÜNYA DOSTLAR GÜNÜ olduğunu biliyormuydunuz ..


    Yoksa dostunuz yokmu ki, bugünün DOSTLAR GÜNÜ olduğunu bilmediniz..


    Yada , BUGÜN DOSTLAR GÜNÜ olduğunu dostunuzun olmadığı için unuttunuz mu?!..


    Haydi o zaman .. BUGÜN DOSTLAR GÜNÜ diyerek,


     dostunuza bir küçük mesaj geçin yada hediye alın..


    TABİ DOSTUNUZ BİZE DE!..


    www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com-www.sonvilayet.net


    Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi-Son Vilayet Gazetesi


    KÖYLER KAR ALTINDA KALDI ..


    KÖY HİZMETLERİ’nin yok denecek kadar az olan ve bunların bir çoğunun bozuk olduğu araçları dolaysıyla kar altında kalan bir çok köyün kent merkezleriyle irtibatının kesildiği Ardahan’da kış devam ediyor.


    Tipi dolaysıyla açılan yollarında kısa süre içinde kapandığı Ardahan ve ilçelerinin kent merkezleri ise adeta birer buz pisti haline geldiği gözlenirken, yer altında bulunan su ve kanalizasyon şebekelerin donup, patlarken, bu nedenle başta Kars köprüsü bölgesinde ki virajlı yol olmak üzere bir çok yolda buz tabakalarının oluştuğu görülmektedir.


    Haber ekleme saati: 11.26 – 18/01/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


    VALİLİKTE CHATLEŞMEYE SON!..


    Vali, internetin amacının dışında kullanıldığını ve ADSL faturasının çok gelmesi üzerine kendisinin de bulunduğu binada bulunan bir çok resmi kurumun internet ağını kapattırdı.


    12 yıl önce temeli atılmasına karşın bitmeyen Hükümet Konağı dolaysıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı olan Kız Meslek Lisesinin binasında bulunan binada vali ile birlikte hizmet sunan ve İçişlerine Bakanlığına bağlı olmayan bir çok resmi daire ile interneti ortak kullanan valilik, bu kurumların interneti amacı dışında kullandıklarını ve bu nedenle ADSL faturasının bir hayli yüksek geldiğini fark edince başta Tapu, Sanayi, Mal Müdürlüğünün olmak üzere bir çok resmi dairenin internetini keserek, ayırınca bir çok kurum internetsiz kaldı.


    Haber ekleme saati: 11.10 – 18/01/2007


    Haber/Foto: Barış Bilgin/Ardahan


    KIZ NUMARASI İÇİN TELEFON GASPETTİLER!..


    Ardahan kent merekizned bulunan okullarda okuyan öğrencilerin önleri kesilip, harçlıkları ve de cep telefonlarının alındığı yönünde ki iddiaların devam ettiği şu günlerde Kars merkezde 4 kişinin, kız telefon numarası için bir kişinin cep telefonunu gaspettiği bildirildi.


    Emniyet Müdürlüğü bülteninde yer alan habere göre, Emniyete müracaatta bulunan B.K. ve G.Y. adlı iki kişi, Ortakapı Mahallesi’nde 4 şahsın kendilerini durdurduklarını, şahıslardan birisinin bıçak çekerek B.K.’yi Mesut Yılmaz Parkı’na doğru götürdüğünü, diğer üş şahsın müşteki G.Y.’yi tuttuklarını ve B.K.’ndan kızlara ait numaraları istediğini, daha sonra müştekinin cep telefonunu  alarak diğer şahıslar ile birlikte olay yerinden kaçtıklarını bildirdiler. 


    Haber ekleme saati: 11.01 – 18/01/2007


    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars


     


    POROTOKOLDE DE YERLERİ YOK!


    Posof Kaymakamının, Posof İlçe Özel İdare Müdürlüğünde İl Genel Meclis Üyelerine ayrılan daireyi kendi Avukat eşine vermesinin tartışıldı süreçte yine Posof’ta çekilen yukarı da ki fotoğraf meclis üyelerinin içler acısı halini ortaya koymaktadır.


    Geçtiğimiz gün Dünya Bankası desteğiyle yapılan Posof Merkez Sağlık Ocağının açılış törenlerine katılan Ardahan İl Genel Meclisi Başkanı ve Göle AKP İl Genel Meclis Üyesi Yıldırım Karakoç ve Posof AKP İl Genel Meclis Üyesi Nihat Ülvan kendilerine protokolde yer verilmeyince sağlık ocağının açılış törenini ayakta izlemek zorunda kaldılar.


    Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz, Meclis Başkanı ve AKP Göle İl Genel Meclis Üyesi Yıldırım Karakoç, ‘bize yer vermeleri lazımdır, Ancak bizde geciktiğimiz için yerimize oturanları rahatsız etmek istemedik’ derken, AKP’li Nihat Ülvan’da, ‘Soğuktu ondan dolayı oturmadık’ dedi.


    Başkanda Çıldır’da sonda oturtulmuştu!..


    Geçtiğimiz gün Posof ilçesinde yapılan Sağlık Ocağının açılışında ayakta kalan AKP’li İl Genel Meclis Üyelerinin sıkça yaşadıkları bu durumlarını kurtarmak için, ‘yerimiz vardı da biz geciktik, oturmadık’ derlerken gazetemize gelen ikinci bir foto AKP’li meclis üyelerini adeta yalanlıyordu. Çünkü, bu fotoğrafta protokolde onlara ayrılmış bir yeri görünmüyordu ..


    Meclis Üyelerinin bu durumu yine geçen günlerde Çıldır’da yapılan Buz Festivali’nde ki protokolü de akıllara getirdi.


    İl Belediye Başkanına zar zor bir yer bulunup, oturtulurken, başkanın protokol gereği valinin yanın da olacağına protokol çadırının sonunda fotoğraflaşmıştı.


     


    1. Foto altı:Seçilmişlerin ayakta, atanmışların oturduğu bir Ardahan’da AKP’li İl Genel Meclis Başkanı daha önce’de nezarethaneye alınmıştı.


    AKP’li Meclis Başkanı, Göle İl Genel Meclis Üyesi Yıldırım Karakoç ile Posof AKP İl Genel Meclis Üyesi Nihat Ülvan (kare içinde) ayakta bekleyerek izledikleri Posof Sağlık Ocağı’nın açılış töreninde önce de Ardahan Belediye Başkanı Mikail Kayatürk (yanda) Çıldır’da protokolun sonunda yer verilmişti.


    Haber ekleme saati: 10.20 -18/01/2007


    Haber/Fotolar: www.sonvilayet.net


     


    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yilmaz


    Siz Arşiv’e …


    Dün tipiye rağmen dağları aşan valimizin birifing aldığı kaymakamlarımızın bu soğuklara karşın çok terlediklerini söyleyen arkadaşlar bunun nedenini anlayamadıklarını belirtiyordular.


    Nedenini bende bilmiyorum ama valimizin emrindekiler dolaysıyla 


    sık sık zorda kaldığını, bu zorunuda birilerinde çıkardığını düşündüm..


    Çünkü valinin bile baş edemediği olayların yaşandığı bu kentte siyasileri bile Arşivlere kaldıranlar var da ondan..


     


    ***ASPİRİN OLMAMAK GEREK!..


    Dün uzun süredir Ardahan’da olmayan Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural’la birlikte yemekteydi.


    Sural’ı tanıyanların bol bol güldüğümüzü hissedeceklerdir.


    Evet eski ESOBB Başkanı Metin Lale  ve arkadaşımız Özkan Karakaya’nın da bulunduğu yemekte Ardahan’ın sorunlarını da konuştuk, uzun uzun ..


    Sural’ın her konuya mutlaka bir örnek vererek bizi kah kalara boğduğu dünkü yemek te en önemli konu Ardahan’da ki siyasi arenanın ne kadar boş ve kalitesizleştiğiydi .. 


    Geçtiğimiz gün vefat ederek aramızdan ayrılan Avukat Haşim Aktaş gibi değerlerin tek tek kayıp olduğu bir Ardahan’da altlarına sandalye verilmeyen, kenara köşeye alınmayanların suçu başkalarından değil, kendilerinden araması gerektiğinin üzerinde de durduğumuz yemek boyunca Latifşah Sural’ın tekrarladığı bir söz vardı ki bu çok önemliydi.


    Siyasette yer alanların bulundukları yerin değerinin bilmemeleri halinde toplum nezlinde bitmeye mahkûm olduğunu belirten Sural, ‘Aspirin olursanız böyle olursunuz, kanser ilacı gibi kaliteli ve çözüm bulan ilaç olmalısın ki değeriniz artsın. Yaksa öyle ayakta kalırsınız’ diyen Sural’a katılmamak elde değildi üstteki haber ve resimlere baktıkça ..


    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58


     


    Ardahan’da 100 kişiden 14’ü özürlü!


    Ardahan Valiliğinin köy muhtarları aracılığıyla yaptırdığı araştırmada ilde bulunan özürlü sayısının Türkiye normlarından 2 puan fazla olduğu ortaya çıktı.


    Alınan bilgilere göre 227 köyü, 5 ilçesi, 3 beldesi bulunan Ardahan’da tam olarak tespit edilmemesine karşın iki binin üzerinde özürlünün olduğu, bununda ülke nüfusu geneline bakıldığında nüfusun %12’sinin özürlü olan Türkiye’nin 81. Vilayeti olan Ardahan’da nüfusa göre özürlü yüzdesinin, %14 olduğu görülmektedir.


     


    **Vali özürlülere verdiği sözü tuttu 


    Yetkililerden alınan bilgilere göre Valilik bünyesinde bulunan İl Dernekler Müdürlüğü ile Ardahan İl Sosyal Hizmetleri Müdürlüğü kanalıyla tüm muhtarlara yazılan bir emirle kentte bulunan özürlü sayısının tespit edilerek, valiliğe bildirilmesinin istendiği bunun üzerine muhtarların tam olarak vermemesine karşın bugüne kadar valiliğe ulaştırdığı bilgilerde kentin genelinde 2 binin üzerinde özürlü olduğunun ortaya çıktığı belirtilirken tespitlerin devam edildiği öğrenilirken Ardahan Valisi Murat Yıldırım’ın özürlüler haftasında verdiği sözü tutarak, Ardahan İl Özel İdare Binasının birinci katında bir odayı Ardahan Özürlüler Derneğine verdiği öğrenildi.


     


    ***Özürlünün tespiti bilemeyince tam bilgi veremediler!


    Konu hakkında görüştüğümüz yetkililer kente ki özürlü sayısının tespit edilmesi için köy muhtarlarına yazılan yazılara köy muhtarlarının yeterli cevap vermediklerini de belirtirlerken, buna neden olarak ta muhtarların özürlünün tam anlamını ve açılımını bilmemelerine bağladılar.


    Köy muhtarlarının köylerinde ki özürlü sayısını, özürlünün tespitini yapamadıkları için tam olarak veremediklerini de belirten yetkililer, özürlü demek, sadece bacağı olmayan, kolu olmayan olmadığını, kulakları işitmeyen, bir gözü yada parmağı olmayan, vücudu tam olamayan, tek böbrekli insanların da özürlü olduğuru, ancak muhtarların bunu tam olarak bilmedikleri için köylerinde ki özürlü sayısını gerektiği gibi veremediklerine de dikkat çektiler.


    Haber ekleme saati: 09.38-18/01/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    PTT bank 20 güne açılıyor ..


    Ardahan Kongre Caddesi üzerinde bulunan PTT binasının PTT Bank’a dönüştürülme projesi son hızla hayata geçirilmeye çalışılıyor,


    PTT Ardahan Başmüdürlüğüne İbrahim Cihan’ın atanmasıyla gözle görülür yenilenmeler yaşanan Ardahan PTT’sinin yılardır kullandığı bina bir süre ihale edilerek, PTT Bank’a çevrilmesi için onarıma alınmıştı.


    PTT Bank levhasını asan Ardahan PTT başmüdürlüğü yetkililerinin yaptığı açıklamada PTT Bank’ın önümüzde ki 20 gün içinde bitirilip, Ardahanlıların hizmetine sunulacağı bildirildi.


    Hanak PTT İşletmesi yeniden faaliyette ..


    İbrahim Cihan’ın Ardahan PTT Başmüdürlüğüne atandıktan sonra başta bir çok hizmet aracı olmak üzere, PTT’nin baştan aşağı bilgisayarla donatılması, personelinin aktifleştirilmesi gibi yeniliklerin getirildiği dönemi yaşayan Ardahan PTT Başmüdürlüğü, 1958 yılından bu yana Hanaklılara hizmet veren, ancak daha sonra kapatılarak şubeye çevrilen Hanak PTT İşletmesini de yeniden açarak 29 köyü bir beldesi olan Hanaklıların Hizmetine yeniden sundu.


    Haber ekleme saati: 09.09 – 18/01/2007 


    Haber/Fotolar: Fakir Yilmaz Ardahan


    DÜN, ‘VALİ GELİYOR’ DİYE GÜN BOYU 


    AÇIK TUTULAN POSOF ILGAR DAĞI BUGÜN GÜN BOYU KAPALI KALINCA 


    Otobüs ve 24 yolcusu köye sığındı!


    Ardahan’da yaşanan olumsuz hava şartları hayatı olumsuz etkilemeye deam ederken üç gündür devam eden tipi bir çok köyün yolunu kapatırken, Ardahan’ın Kafkaslara bağlayan Ilgar dağı’da geçit vermedi.


    Kenti, Karadeniz’e bağlayan Sahara geçidinin de kapalı bulunduğu Ardahan’ın  Posof ilçesine bağlı olan Türkgözü sınır kapısından Türkiye’ye giriş yapan ve daha sonra Eminbey köyü yakınlarında mahsur kalan 75 AK 475 plakalı Özlem Ardahan firmasına ait otobüs ve 24 yolcusu ,jandarmanın yardımları ile Posof Eminbey köyüne sığındı. Alınan bilgilere göre Köyde bulunan bir restoranda yolun açılmasını bekleyen yolcuların, geceyi köyde geçirmesi bekleniyor.


    Göle yolunun da gün boyu geçit vermezken aynı yol güzergahında bir araç tipi dolaysıyla yoldan çıkarak şarampole yuvarlandığı öğrenilirken, bir çok köylü köyden kentlere, kentlerden köylere gidemez oldu.


    Posof Ilgar dağının kapalı olması dolaysıyla mahsur kalan yolcular ile Posoflular, dün İlçede hizmete sokulan sağlık ocağının açılış törenine gelen vali için Ilgar dağı üzerinde geçen yolu gün boyu açık tutan karayolları ekiplerinin neden bugün ortada olmadığını sormayı ihmal etmediler.


    Haber ekleme saati: 18.38 – 17/01/2007


    Haber: Fakir Yilmaz Fotolar: Ercan Yentek-Fakir Yilmaz


    Kaymakamdan Avukat eşine özel jest!


    “İl Genel Meclis Üyelerine Ayrılan Odayı Eşine Verdi”


    Ardahan’ın Posof ilçesinin İlçe Özel İdaresine ait bina da bulunan ve Ardahan İl Genel Meclisinin aldığı karar ile Posoflu İl Genel Meclis Üyelerinin kullanımına verilen daireyi İlçenin Kaymakamı tarafından Avukat eşine kiralandığı ortaya çıktı.


    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz yıl alınan bir karar ile Posoflu İl Genel Meclis Üyelerinin kullanması için karar alınan Posof İlçe Özel İdaresine binanın 1. Katında bulunan 9 numaralı daire, ilçeye atanan Kaymakam tarafından Avukat eşinin büro olarak kullanması için 58,00 Ytl.’ye kiralandığı ortaya çıkarken, kiraya verilirken ihale edilmesi gereken dairenin ilan ve ihale edilmediğide öğrenildi.


    İl Genel Meclis Üyeleri Masa/Sandalde bulamayınca


    Ben de kiraya verdim, kaymakam beyde onayladı!


    Konu hakkında telefonla aradığımız Posof İlçe Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar makamında olmasına karşın telefonumuza çıkmazken Posof Özel İdare İlçe Müdürü Ayhan Bildir olayı doğruladı.


    Ayhan Bildir, ilçe özel idare müdürlüğüne ait ön yüzü caddeye bakan 9 numaralı dairenin 2006 yılında İl Genel Meclisinin kararıyla Posof ilçesinin İl Genel Meclis Üyelerine ayrıldığını, ancak meclis üyelerinin odaya kyacak masa sandalye bulmaktan zorlandığı için bir yıldır kullanmıyordular.


    Bunun üzerine bizde kendi yetkimizi kullanıp, burayı kiraya verme kararı aldık. Bu arada kaymakamımız da yeni atanmıştı. Eşi Avukat olduğu için büro arıyordu. Bizde yetkimizi kullanıp, kendisine bu daireyi 28 Kasım 2006 tarihinde noter onaylı olarak 58,00 Ytl.’ye kiraladık.


     


    Yasal olmazsa da yetkimizi kullandık ..


    Bir başkasına tahsis edilen yerin nasıl olup başkasına kiraya verildiğini sorduğumuz İlçe Özel İdare Müdürü Ayhan Bildir, ‘ihale edilmeden böyle bir çok dükkanı kiraya verdiklerini, vatandaşın kiralayıp sonradan terk ettiği yerleri kendi yetkimizi kullanıp, kiraya verebiliyoruz. Kaymakam beyde onaylayınca bizde Avukat eşine kiraya verdik.’ dedi.


     


    İl Genel Meclis Üyeleri Nihat Ülvan:


    ‘Bize ayrılan yer verilmişse yanlıştır’


    Konuyu sorduğumu Ardahan ili Posof İlçesi İl Genel Meclis Üyesi AKP’li Nihat Ülvan, ben bize ayrılan yeri hiç görmedim. Gidip bakmadım. Ancak İl Genel’e ayrılan yer eğer verilmişse ve bu ihalesiz, ilansız yapılmışsa yasal değil’ dedi.


     


    İl Genel Meclis Üyesi Mehmet İşçi:


    ‘Müdüre sordum bize arşiv odasını ayırmışlar orasını değil!’


    Ardahan İl Genel Meclisi kararıyla Posoflu İl Genel Meclis Üyelerine ayrılan dairenin şu an  İlçe Özel İdarenin arşivi olarak kullanıldığını biliyorum. Ancak kaymakamın eşine verilen dairenin hangi olduğunu bilmiyorum.” dedi.


     


    Meclis Başkanı Yıldırım Karakoç:


    ‘Biz o daireyi il genel kullansın diye verdik’


    Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Ardahan Meclis Başkanı Göle AKP İl Genel Meclis Üyesi Yıldırım Karakoç konuyu kendisinin de duyduğunu ve dün gittiği Posof’ta bunu sorduğunu, ancak kendilerinin ayırdıkları yerin dış cehpeye yani ana caddeye bakan yer olduğunu biliyorum, kendim gidipbaktım bir kez. Eğer durum gerçekse bu yasal olmadığı gibi etikte değildir. Ben konuyu Posof İl Genel Meclis Üyesi Nihat Ülvan’a sordum. O da bana olayı doğruladı. Kaymakam beyin burayı eşine verip, kendilerine de şu an arşiv olarak kullanılan yeri vereceğini belirtti’ dedi.


    Foto altı: Öğrencilerin cep telefonları ile aileleriyle irtibat kurduğu Hanak lisesinin aylardır telefonu olmazken, Telekom İl müdürü kendisini en başarılı müdür ilan eder gazete manşetlerinde ..


    Haber ekleme saati: 12.05 -17/01/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


    Çıldır lisesinde öğretmen, Hanak lisesinde de telefon yok


    Ardahan’ın Çıldır ilçesin de yaşanan öğretmen sıkıntısının yaşandığı şu günlerde geçtiğimiz yılın sonlarına doğru hizmete giren Hanak lisesin de 7 aydır telefon olmadığı öğrenildi.


    Hanak ilçe merkezinin 2 kilo metre dışında bulunan lisenin 7 aydır telefonsuz olduğunu bildiren okul yöneticileri ve öğrenci velileri konu hakkında Telekom’a yaptıkları tüm çağrıların aylardır yerine getirilmediğinden yakınırlarken, kent merkezinde 2 kilo metre uzaklıkta olan okulda yangın çıksa itfaiye bile aranamaz diye dert yandılar.


    Konu hakkında görüştüğümüz Ardahan il Telekom Müdürlüğü yetkilileri ise olayı doğrulayarak, yaşanan sorunun binanın yapıldığı yere alt yapılarının olmamasından dolayı meydana geldiğini belirttiler.


    Foto altı: Öğrencilerin cep telefonları ile aileleriyle irtibat kurduğu Hanak lisesinin aylardır telefonu olmazken, Telekom İl müdürü kendisini en başarılı müdür ilan eder gazete manşetlerinde ..


    Haber ekleme saati: 12.03 – 17/01/2007


    Haber/Foto: Fakir Yilmaz/Hanak


     


    BAŞSAĞLIĞI


    Ardahan’ın değerli Avukatlarından, 


    Partimizin üyesi, 


    Sayın: Av. Haşim AKTAŞ’ın


    Vefatını büyük bir acıyla duymuş bulunmaktayım.


    Kendisine Allah’tan Rahmet, kederli Ailesine başsağlığı dilerim.


    Ensar Öğüt CHP Ardahan Milletvekili


     


    TAZİYE


    Geçtiğimiz Pazartesi günü sabahı geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren, Ardahan’da saygın bir kişiliği bulunan ve halk tarafından sevilen Avukat Haşim Aktaş’ın vefatı bizleri derinden üzmüştür. Hakkın rahmetine kavuşan büyüğümüz Av. Haşim Aktaş’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı dilerim.


    Cavit Çetin 


    Ardahanlı İş Adamı


    Nevruz hem okuyor, hem de çalışıyor ..


    Bir çok Ardahanlı çocuğun yaptığı gibi Göleli Nevruz Holler’de hayata okulda adım atanlardan ..


    Yaşıtlarının okuldan sonra eğlendiği bir Trükiye’de Nevruz hem okur, hem de evine bir katkı sunmak için çaycılık yapar ..


    Göle B. Altunbulaklı olduğunu söyleyen, Hüseyin Gedik İlköğretim Okulu öğrencisi Nevruz, akşam derslerine çalışıp, sabahları sırtladığı çantasıyla koştuğu okulunda çıkar çıkmaz, çantasını bir köşesine bıraktığı çay ocağından çay isteyen esnafların çaylarını koştururken hem 


    okumanın hem de çalışmanın mutluluğunu yaşadığını belirtiyor ..


    Haber ekleme saati: 09.17 – 17/01/2007


    Haber/Foto: Tuğba Yilmaz/Göle


    Elektrikler yine göz kırpmaya başladı


    Ardahan ve ilçelerine yaşanan elektirk kesintileri yeniden başladı. Geçtiğimiz yılın ilk 7 ayı boyunca vatandaşı canından bezdiren ve bir çok ev ile işyerinde bulunan elektronik eşyanın bozulmasına neden olan elektrik kesintileri kış aylarıyla birlikte yeniden kesilmeye başlandı.


    Ardahan kent merkezinde uzun süreli kesinti olmamasına karşın sıkça göz kırpan enerji akımı dolaysıyla başta bilgisayar ve televizyonlar olmak üzere elektronik cihazlar arıza verirken, başta ilçelerde olmak üzere bir çok köyde sıkça elektrik kesintisi olduğu bildirildi.


    Yaşanan elektrik kesintileri vatandaşın tepkisine neden olurken, ARAS Elektrik yetkilileri enerji hatlarında yaşanan aksamaların olumsuz hava şartları dolaysıyla meydana geldiğini, özelikle havanın tipi olduğu günlerde bu sıkıntıyı çektiklerini, ancak bütün ekiplerin günün 24 saati bu konuda allarımda olduğunu ve yaşanan kesintilere anında müdahale ettiklerini belirttiler.


    Haber ekleme saati: 02.13 – 17/01/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


    Hava Ardahan’da temiz


    Dün gazetemizin de dile getirdiği ve kış dolaysıyla hava kirliliğinin olduğu yönünde ki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Ardahan İl Çevre Müdürlüğü yetkilileri, Ardahan’ın havasının Türkiye’de olduğu gibi dünya da ki bir çok kentin havasında temiz olduğunu belirttiler.


    Hava kirliliğini ölçen araçlarının çalıştığını ve gün boyu verdiği raporlarla bu durumu tespit ettiğini de belirten İl Çevre Müdürlüğü yetkilileri, bu konuda şikayetleri yada iddiaları olanların, http://www.havaizleme.com adlı siteden ‘BÖLGELER’ adlı linke tıklayıp, buradan Doğu Anadolu Bölgesini açarak, buradan Ardahan ilinin linkini tıklamaları halinde, kente genelinde ki hava kirliliğinin derecesini öğrenebilecekleri gibi, hava sıcaklığını basınç durumunu öğrenebilirler dediler.


    Haber ekeleme saati: 01.46 17/01/2007


    Haber/Foto: www.sonvilayet.net


    Dünya Bankasının 


    SAĞLIK OCAKLARI SAĞLIĞIN HİZMETİNDE


    Dünya Bankasının desteğiyle yaptırılan iki sağlık ocağı bu gün yapılan bir açılışla sağlığın hizmetine sunuldu. Posof ve Hanak ilçelerinde 2006 yılında temeli atılıp, bitirilen Sağlık Ocaklarının açılışını Ardahan Valisi Murat Yıldırım yaptı.


    Bir çok bürokratın ve Posoflu ile Hanaklının katıldığı sağlık ocaklarının açılış töreni, folklor ekiplerinin gösterisiyle başlarken, sağlık ocaklarının kurdelisini kesen Ardahan Valisi Murat Yıldırım, “Sağlıklı insan olmanın ilk kaydı sağlıktan geçer, sağlık alanında gereken her türlü desteği sağlıyoruz. Sağlık kuruluşlarında çalışan Doktor, Ebe ve Hemşirelerin hastalarımıza gereken hassasiyeti göstermesi gerekmektedir. Hastalarımıza güler yüzlü davranarak, hastaya yapılması gereken tedaviyi geciktirmeden müdahale etmesi kaçınılmazdır” demiştir. 


    Posof ilçesinde ki sağlık ocağının açılışı ardından Hanak İlçesinde  hizmete giren Sağlık Ocağının açılışına da katılan Vali Murat Yıldırım ve protokol, Sağlık Ocaklarının son derece modern yapıya sahip olmasından dolayı memnuniyet duyduklarını ifade ettiler. 


    Haber ekleme saati: 19.57 – 16/01/2007


    Haber/Fotolar: Özkan Karakaya/Posof-hanak


    Göle’de büyük kavga!..


    Bugün Ardahan Göle ilçesinde meydana gelen kavgada, bir çok kişi yaralandı.


    Göle Kars caddesi üzerinde nedeni öğrenilemeyen kavgayı polis gecikince vatandaşlar ayırdı. Balta saplarının konuştuğu olay ardından olay yerine gelen polisin müdahalesiyle şahıslar karakola ve adliyeye götürüldüler.


    Alınan bilgilere göre akraba olan Sıdık Özer, Mehmet Özer ve, Sinan Özer, Özel Göle’de çıkan kavga bugün saat üç sıralarında meydana gelirken, şahısların bir bölümü hastanelik, diğer bölümünün ise nezarethaneye gittiği öğrenildi.


    Haber ekleme saati: 19.51 – 16/01/2007


    Haber/Fotolar: Tuğba Yilmaz/Göle


    Esenyurt, şimdi de Mescityurt oldu!..


    Belediye Başkanlığı koltuğuna oturduğu ilk gün “kara çarşaflı” bir bayanı makam koltuğuna oturtan Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, şimdi de Esenyurt’un ilk çocuk parkı olarak bilinen Doğa Parkı’nın çay bahçesini ve Mehterçeşme Mahalle Muhtarlığının eski binasını mescit haline getirerek ilginç uygulamalarıyla kendinden söz ettirmeye devam ediyor. 


    Ebu Zerr Camii Yaptırma Yaşatma Derneği’ne verilen Saadetdere Mahallesi Doğa Parkı çay bahçesi, bu dernek tarafından mescit olarak kullanılmaya başlandı. Eski Başkan Dr. Gürbüz Çapan ve dönemin belediye meclisi tarafından hazırlanan şehir planında çocuk parkı olarak görünen alan içerisine mescit yapılmasına tepkili olan mahalle sakinleri, “Yeterince camimiz var, biz çocuklarımıza okul istiyoruz” diyor.


    Mehterçeşme Mahalle Muhtarlığı’nın eski binası da mescit olarak kullanılıyor. Muhtarlığın yeni yapılan sağlık ocağının giriş katına taşınmasının ardından boşalan muhtarlık binası da belediyenin tahsisi ile mescide dönüştürüldü. 


    Haber ekleme saati: 19.33 – 16/01/2007


    Haber/Fotolar: Cihan Gürer/İstanbul


    Av. Haşim Aktaş tipide defin edildi ..


    Geçtiğimiz gün kalp krizi geçirerek 71 yaşında vefat eden Ardahanlı Avukatlardan Haşim Aktaş toprağa verildi.


    Ardahan merkeze bağlı Tepesuyu (Gürcübeg) köyünde bulunan aile mezarlıına defin edilen Av Aktaş için bugün saat 13.30 sıralarında Ardahan Adliyesi önünde bir tören düzenlendi.


    Ardahan Merkeze bağlı Tepesuyu köyünde ki mezarlığına yoğun tipi altında defin edilen Av. Haşim Aktaş’ın cenaze törenine bir çok üst düzey boürkrat ve Ardahanlının katıldığı gözlendi.


    Haber ekleme saati: 16.04 – 16/01/2007


    Haber/Foto: Fakir Yilmaz/Ardahan


    OKUR MEKTUBU …


    Merhaba .. Gaztenizde görmüş olduğum ‘CİNAYET ALETİNİ ÜZERİNDE UNUTTULAR’ başlıklı yazınıza kısa bir cevap yazmak istedim. Yazınız çok güzel, bende köpeklerin cinayetine karşıyım, fakat tek taraflı düşünmemek lazım, bu köpekler çok tehlikeli, çocuklarımız onca yoldan okula geliyorlar ve bunlar heran tehlike altındalar. Geçenlerde bir çocuğu köpek param parça etmiş, çocugun durumu çok ağırmış, neden bunu yazmadınız, yazık değilmi o çocuğa, onun günahı ne, bu heran herkesin başına gelebilecek bir durum, bu köpekler aç ve bir çok hastalığıda üzerinde barındırıyor olabilir. Vtandaşın sağlığını düşünmek belediyenin görevi. Vatandaşın isteği üzerine bu köpekler toplanıyor, ben huzur içinde korkmadan evime ve okuluma gitmek istiyorum, bence birde köpeklerin zararlı yanlarını araştırıp öylede bir yazı yazın,bu olayı tek yönlü düşünmeyin.             Gündüz Çavuş / halitpasa_75@hotmail.com


    4×4 Turbolu Hizmet keyfi süre dursun,


    Vali İl Genel’e ‘Huzur Hakkını Almayın’ dedi ..


    Ardahan Valisi Murat Yıldırım, İl Genel Meclis Üyelerinin kanunen aldıkları huzur hakkını almamalarını istemesi


    İl Genel Meclis Üyelerini kızdırdı.


    Kanun gereği her ayın ilk beş günü toplanarak, gündemi görüşen ve bu nedenle Huzur Hakkı adı altında 80, 00 Ytl. alan İl Genel Meclis Üyelerinin boşuna gündem yarattığını öne sürüp, toplantı sayılarını azaltmasını ve bu yolla tasarrufa gidilmesini isteyen Ardahan Valisi Murat Yıldırım’ın bu isteğinin İl Genel Meclisi Üyeleri tarafından red edildiği ortaya çıktı.


    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz gün vali tarafından getirilen bir teklifle, İl Genel Meclis Üyelerinin kanun gereği her ayın beş günü toplanıp, gündemde ki konuları tartışmasının ardından aldıkları huzur hakkının fazla olduğu, bunun yanı sıra toplantı günlerinin uzun tutularak sunni gündemler oluşturulduğunu öne sürüp, toplantıların sayısının az tutulması istendi. Bu yolla tasarrufta yapılacağını belirten valinin bu isteği İl Genel Meclisine gönderildi.


    Valinin bu isteğine şiddetle karşı çıkan Ardahan İl Genel Meclis Üyeleri, Vali Murat Yıldırım’ın bu yönde ki talebini red ederlerken, valinin önce emrinde ki kurumların haddi hesabı olmayan masrafları önleyerek, tasarrufa gitmesi gerektiği yönünde isteği sert çıktıkları öğrenildi. 


    Konu hakkında görüştüğümüz bir çok İl Genel Meclisi Üyeleri, ‘sayın valimiz başta Köylere Hizmet Götürme Birliklerinin bütçesiyle altlarına aldıkları araçlarla 4×4 Turbolu hizmet sunan kaymakamları, resmi araçlarla çel çocuklarını okullara, eşlerini pazarlara gönderen daire müdürlerini görmeli. Bizim aldığımız 80,00’le ile eğir tasarruf sağlanacaksa biz bunu hiç almayız. Ancak böyle bir kanıya varmadan önce turbolu hizmet anlayışının önüne geçilmelidir’ diyerek valinin isteğine tepki gösterdiler.


    Haber ekleme saati: 12.44 – 16/01/2007


    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


    HAVA DURUMU NASIL?


    Ardahan’da hava kirliliğinin tartışıldığı bir sürede İl Çevre Müdürlüğü tarafından alınan cihazın ölçüm oranlarının kamuoyunda saklanması dikkat çekiyor.


    Ardahan İl kültür Müdürlüğüne kurulan cihazın hava ölçümlerinin neden kamuoyuna duyurulmadığını merak eden kamuoyu cihazın çalışıp, çalışmadığındanda şühpe duymaktadır.


    Özelikle kalitesiz kömür satışı yapıldığı ve bu nedenle havanın olağanüstü kirlendiği yönünde ki tartışmaların yaşandığı bir süreçte İl Çevre Müdürlüğünün bir süre önce aldığı hava ölçüm cihazının yaptığı ölçümlerin neden kamuoyundan sır gibi saklandığını soran Ardahan kamuoyu hava durumunu günlük, hatta saat başı veren metroloji gibi İl Çevre’nin de hava kirliliğiyle ilgili rapor vermesini istiyor.


     


    **KÖMÜRCÜLERDE İSTİYORLAR!..


    Hava kirliliği konusunda hedef tahtası olan kömürcülerinden İl çevre Müdürlüğünden şikayetçi olduğu gözlenirken, kendilerini kalıtesiz kömür sattıkları gerekçesiyle gelişi güzel eleştiren kamuoyunun tatmin olması için hava ölçüm aracının aldığı raporların kamuoyundan saklanılmamasını isteyen Ardahanlı kömürcüler, biz kaliteli kömür satıyoruz. Ancak gelişi güzel yakılan soba ve kalorife kazanları ile korumasız  bacalar dolaysıyla kirlenen havanın suçlusu olarak kendilerinin ilan edilmesini kınadıklarını, il çevrenin aldığında mehtiyeler dizdiği cihazın aldığı raporları günlük olarak kamuoyuna açıklamasını istediler.


    Haber ekleme saati: 12.01- 16/01/2007


    Haber/Foto: www.sonvilayet.net


    ÇILDIR LİSESİ ÖĞRETMENSİZ


    Ardahan İli Çıldır lisesinde yaşanan öğretmensizlik öğrencilerin ve velilerinin tepkilerine neden olmakta.


    Alınan bilgilere göre des başından bu yana bir çok ders öğretmeninin olmadığı öğrenilen Çıldır lisesinin bir çok dersinin boş geçtiği, bazı derslere ise uzmanlık dalı olmayan öğretmenlerin girdiğini belirten öğrenci ve de velileri yapılan tüm çağrılara karşın bugüne kadar boş geçen derslere öğretmen verilmediğini belirttiler.


     


    ***Felsefe dersini Fransızca öğretmeni veriyor!


    Başta Fizik, Kimya, Felsefe ve Coğrafya dersleri olmak üzere bir çok dersin öğretmeninin olmadığı Çıldır lisesinin


    Fizik dersine dışarıdan ücretli bir Fen Bilgisi Öğretmeni, Kimya dersine Biyoloji öğrenteminin, Felsefe dersine Fransızca öğretmeninin girdiği, Coğrafa dersinin ise boş geçitiği öğrenildi.


     


    ***TİPİ OKUL TATİL ETTİRDİ!


    Hafta başı etkili olan kar yağışından olayı 60’a  yakın köy yolu kapandı. Pazar akşamından bu yana başlayan kar yağışından dolayı Ardahan-Şavşat  Ardahan Posof Yolları ulaşıma kapandığı öğrenildi. Kar yağışının en fazla etkili olduğu Posof’ta ise ilk ve orta dereceli okullar iki gün  süreyle tatil edildi. İlçede okulların tatil edilmesi, belediye hoparlöründen sabahın erken saatlerinde anons yapılarak velilere duyuruldu.  


    Ardahan İl Genel Sekreterliği’nden yapılan açıklamada, bölgede etkili olan kar yağışı ve fırtınadan dolayı ilde 53 köy yolunun ulaşıma kapandığı belirtildi.


    Kar kalınlığının 22 santimetre olarak ölçüldüğü bölgede, Posof ilçesinde 30, Hanak’ta 11, Damal’da 6 ve il merkezinde de 6 köy yolu ulaşıma kapandı. Açıklamada köy yollarının ulaşıma açılması için yoğun çalışmanın başladığı belirtildi.


     


    **FOTO ALTI: ÇADIR’DA EĞİTİM ÖĞRETİME BAŞLAYAN ÇILDIRLI KÖY ÖĞRENCİLERİ OKUL BEKLERKEN, KENT MERKEZİNDE Kİ LİSE ÖĞRETMEN İSTER!..


    Haber ekleme saati: 11.59-16/01/2007


    Haber/Foto: Fakir Yilmaz/Çıldır


    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Yürekli savcılar …


    Sabah ilk uyandığımda elime aldığım uzaktan kumanda ile 


    bir taraftan TV’lerde sabah haberlerini izlerken, diğer taraftan internetten son gelişmeleri izlerim.


    Bugünde öyle yaptım. İlk açtığım kanal’da sanırım SKY TV idi. Gazete başlıklarını okuyan sunucu eline aldığı bir çubukla, gazete manşetlerini okuyup, yorumlarken, bir haberin üzerinde uzun uzun yorum yaptı. 


    Ve sonunda bir söz sarf etti. Dikkatimi de bu söz çekti.


    Sunucunun sözü aynen şöyle idi, haberi okuduktan hemen sonra .. 


    ‘Gazeteci güzel yazmışta, peki ülke de yürekli savcılar varmı, bu konunun üzerine giden çıkacak mı?” 


    Önce kulaklarıma inanmadım, sesi biraz daha açıp yeniden dinlediğim sunucunun yürekli savcı aradığını bir kez daha tekrarladığını görünce, gülümsedim kendi kendime, ‘biz desek bu lafı hemen hakkımızda soruşturma başlatırlar’ diye.. Ancak, o sunucunun dediğini bende demek istiyorum. Gerçi bunu daha önce de demiştik, bir kaç kez. 


    Ama diğer bir çok konu gibi o yazdıklarımızda kulak ardı edilmişti ya neyse.. 


    Evet, SKY TV sunucusunun sorduğu soruya cevap aramaya gerek varmı bilmem ama Türkiye Cumhuriyeti’nin birinci savuncuları olan savcıların gerçekten yürekli bir o kadar da cesur olması gerektiğine inanıyorum. Ki, Bunun böyle olduğuna da bir vatandaş olarak inanıyor ve de savcılarımızdan bunu bekliyorum.


    Çünkü yazılanların, çizilenlerin önüne geçmesi gerekenlerin, hırsızların, dolandırıcıların, milletin hakkına tecavuz edenlerin, bunların rütbe ve makan güçlerine bakmaksızın hesabının kanun önünde sorulması gerektiğini ve bunuda savcıların, hemde yürekli savcıların yapmalıdırlar diye bilirim…


    Çünkü, bu devletin imkanlarını yine bu devletin makam güçlerini kullanıp, keyif yapanların yetim hakkı üzerinde keyif yaptığını, bir vatandaş, bir gazeteci olarak iyi bilirim…


    fakiryilmaz323@hotmail.com-0535.418 32 58


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..












    ki…








  • Eski Bakan: ‘Bu kez de Başkan olacağım dua edin!’







    Görüntülü Haberlerimiz İçin


    YouTube ArdahanTV








    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    YERELDEN ULUSALA GAZETECİLİK


    Gazetelerimiz ve Manşetlerimiz Ulusal Basın Ekranlarında..




    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın geçtiğimiz ramazan ayında  İstanbul Kartal’da karşılaştığı ve ‘Sayın bakanım kent ve köylerde bulunan çirkin, metruk ve depreme dayanıklı olmayan binalar ne zaman ortadan kaldırılacak?’ sorusuna ‘Ramazandayız dua edin’ diyen eski Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum AK Parti’nin İstanbul Bütükşehir Belediye Başkan adayı oldu.

    31 Mart’ta sandık başına gidecek olan vatandaşlar, 5 yıl boyunca şehrini, ilçesini ve mahallesini emanet edeceği kişileri belirleyecek.

    AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkan adayı Murat Kurum, İstanbul şu an mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ekrem İmamoğlu ile yarışacak.

    Sosyal medyadan yayınlanan videoda konuşan AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, İstanbul için AK Parti’den aday olduğunu resmen duyurarak; “Arkadaşlarımızla birlikte 16 milyon İstanbul’lu için yola çıkacağız. Burada İstanbul’un karmaşasını, düzensizliğini ve insanlarımızın deprem riski kaygısını hep birlikte ortadan kaldırmak için tüm ekibimizle birlikte çalışacağız” ifadelerini kullandı.

    KARADENİZ’Lİ DEĞİL, KONYALI!..

    7 Mayıs 1976 Ankara doğumlu İnşaat Yüksek Mühendisi ve eski Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlğı yapan Murat Kurum memur bir ailenin çocuğu.

    Konya’lı olan AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum Konya Gazi İlkokulu’nda eğitim hayatına başlayan Murat Kurum, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nda çalışan babasının Mardin’e tayini çıkmasıyla 2 ve 3. sınıfa Mardin Atatürk İlkokulu’nda devam etti. 

    İlköğrenimini Ankara Seyranbağları İlkokulunda, ortaokul ve lise öğrenimini Mimar Kemal Lisesi’nde tamamladı. Üniversite sınavında gıda mühendisliğini kazanmasına rağmen inşaat mühendisliği okumak için tekrar sınava girdi. 

    1999 yılında Selçuk Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu, yüksek lisansını Kentsel Dönüşüm alanında yaptı. 

    Kurum 2018’de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kabinesinde Çevre ve Şehircilik Bakanı olarak görev yaptı.







    Atalay ve Altaylılı Juristokratik bir karar..


    Ressam dostum, hemşerim Onur Arası’n X’te yaptığı bir paylaşımına bakınca önce gülümsedim, sonrada  merakımı yenemeyip, diğer yandan googel amcaya sormak için Aras’ın kara kelemle portresini çizip, biraz da kilo verdiğini gördüğüm Demirtaş gibi bir Avukat olan TİP’in cezaevindeyken seçilmiş olan  vekilini aramaya koyuldum.


    Bu aramayı yaparken benim günlük yazılarımın da yayınlandığı sakinca.com adlı haber sitesinin son dakika haberine rastlayıp, senin gibi sadece  başlığına bakıp geçmiyor, haberin içeriğini okumak için tıklıyordum. 


    Ve karşıma çıkan  ‘AYM’nin Can Atalay kararına ikinci ret’ habere Anayasa adına, Adalet, hak, Hukuk adına bir kez daha üzülürken bu haberin devamında yani haberden sonra altına bir not eklendiğini görüyordum. 


    ‘Anayasa Mahkemesi’nin TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’la ilgili verdiği ikinci ihlal kararı Yargıtay’a gönderilmişti. Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararında “AYM’nin hak ihlali kararının hukuki değeri yok” dedi.

    Anayasa Mahkemesi, (AYM) Gezi Davası’ndan tutuklu bulunan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’la ilgili ikinci kez hak ihlali kararı vermişti. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, ilk ihlal kararında olduğu gibi, dosyayı Yargıtay’a gönderdi.

    İktidara yakın Sabah’ın haberine göre, Yargıtay 3. Ceza Dairesi dosyayla ilgili kararını bugün verdi. Daire, “Anayasa Mahkemesi’nce verilen ikinci ihlal kararının hukuki değeri olmadığını, bu bağlamda Anayasa’nın 153/6. Maddesi kapsamında uygulanabilecek bir kararın var olmadığını” belirterek Anayasa Mahkemesi’nin kararına uyulmamasına karar verdi.’ şeklinde ki son dakika haberin bitiminde ki not aynen şöyle idi..


    ‘Daire, söz konusu kararın “juristokratik bir davranış” olduğunu bildirdi.’ Bir ara benimde bir kara kalem portemi çizen ve yeniden teşekkür ettiğim Ressam Onur Aras’ın biraz da kilo verip, çizdiği TİP Milletvekilinin benim gibi gerçekten kilo alıp, almadığını merak edip araştırırken rastladığım bu son dakika haberin Gezi davası ardından yıllardır tutuklu olan TİP Hatay Milletvekilin Demirtaş gibi Anayasa ve AHİM kararlarına rağmen  yine bırakılmadığını anlatırken sonuna eklediği not dikkatimi çekiyor bu kez bunun anlamı için yeniden googel amcaya  baş vuruyor ve ‘Daire, söz konusu kararın “juristokratik bir davranış” olduğunu bildirdi.’  satırındaki ‘juristokratik bir davranış’ ın ne anlama geldiğine bakıyordum.


    Gooele amcanın, ‘Jüristokrasi, fonksiyon gaspı ile de tanımlanmaktadır. Olgunlaşmamış demokrasilerde sıklıkla görülen juristokraside yargı kurumunun başındakilerin yorum kabiliyeti ön plana çıkar ve yargıçların yorumları ile şekillenen kanunlar ile ülke yönetilmeye çalışılır.’ şeklinde anlam verdiği açıklamaya bakıp yorumlamaya çalıştığımızda ise ‘ Olgunlaşmamış demokrasilerde sıklıkla görülen juristokraside’ satırının her şeyi anlattığını daha iyi anlıyordum..



    Ve ‘O var’ denen demokrasinin olgunlaşmasını beklemekten başka şansımızın olmadığını ama yıllardır beklenen O olgunlaşmanın bir türlü olmadığı gibi olanında Anayasa Mahkemesi gibi sayılmadığını anlıyor ve sarı öküz hikayesini akıl edemeyip, başta Kürt sorunu olmak üzere onca sorunu görmezden gelen ulusalcılar gibi davranan ama sıranın kendine geleceğini hala anlamayan Fatih Altaylı’nın durumuna düşmemek için susuyorum…


    arşiv haber/yorumlar 27.01.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?









    Sitemizin Yazarlarının Günlük/Güncel


    Yorumlarını Okumak İçin Sitemizin Sağında Bulanan


    EN YENİ MAKALE Linkini TIKLAYINIZ



    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz


    Fransa’nin CHP’si Varmi ki?

    Ülkenin onca sorununu bitiren bizlerin içim içim kaynayan Irak’i, her gün onlarca insanin öldügü Suriye’yi, ABD ve İsrail tarafindan her an saldiriya ugramasi beklenen İran’i, Ardahan’in yani basinda ki Gürcistan’i, ekonomik sikintilar içinde olan Yunanistan’i, Fransa gibi Ermeni tasarisini meclisine tasiyan Bulgaristan’i, AB Dönem Baskanligini alan Kibris Rum kesiminin Akdeniz’de petrol aramasini birakip, Ermeni Soykirimi Yoktur diyenlere ceza getiren Fransa’nin iç islerine karismaya devam ediyoruz. Adamlarin iç islerine müdahaleden öteye gidip, neredeyse Fransa’dan aldigimiz uçaklarla Roboski’yi degil Paris’i bombalayacagiz.. Adamlarin kendi düsünce ve basin özgürlüklerine getirdigi yasaklar sanki Türkiye’de yokmusçasina Fransa’ya akil vermeye kalkan bizlerin bu anlamsiz tepkisinin altinda ne yattigini hiç mi hiç düsündügümüz yok.. Acaba surada burnumuzun dibinde olan Dogu Kapisini açip, eski komsumuzla yeni bir barisik ortami yaratmaktansa baska ülkeler üzerinden dövdügümüz Ermenilerin istedigi tazminattan mi korkuyoruz? Yoksa Nazi Almanya’si gibi soykirimla suçlanip, dünya karsisinda suçlu ilan edilebiliriz korkusu mu? Bilmiyorum ama bugün Libya’yi birlikte al asagi ettigimiz Fransa’nin iç islerine karisip, Fransiz senatosunun alacagi kararlari bize sormadan çikarmamasini isterken onlarinda bizim içislerimize karismamasini istememe gibi bir lüksümüz olur mu bilemiyor, anlatamiyorum.. Ancak bugün bütün bagirma ve çagirmalara karsin Fransa Parlamentosunda kabul edilen tasarinin Fransa’nin Anayasa Mahkemesi’ne gitmesini bekleyeceklerini belirten Basbakanin isi sogutmaya aldigini da görmüyor degiliz.. Çünkü Basbakan’da biliyor ki; Fransa’nin CHP’si yok ve bu kararin Fransa’nin Anayasa Mahkemesine gitmeyecegi gibi Sarkozy tarafindan onaylanip, yürürlüge girecektir.. Neyse ülkenin gerçek gündemini unutturmak için ortaya konulan bir senaryo daha bitti, simdi bakalim sirada ne var. **Hangi yürüyüs etkili olmustur?.. Kendi özel islerimizin yani sira Ardahan’in da içinde bulundugu dünyayi da yakindan takip etmeye gayret eden bir gazeteci olarak son 10 gündür gözüm gerek medya, gerek ise internet araciligiyla Şisli ve Fransa’daydi.. Ki onca isin yaninda dünyadan kopmamak gerektigini düsünüp, gerek muhabiri oldugum 4 ulusal gazetenin yazarlarini, gerek ise hükümet yanlisi, fikirlerime karsit görüslü basini biraz daha yakindan takip ettim. Çünkü KCK Operasyonlarina ara veren hükümetin de benim gibi gözü disaridaydi. Ki; O hükümet daha önce Fransa’da alinan karara gösterdigi ilk tepkiyi indirmis, konsolosu Paris’e geri göndermis ve ‘Belki bu yol ile kabul etmezler’ moduna girmisti.. Evet benim oldugu gibi hükümetinde Paris’te ki Senatoya kilitlendigi sirada yani Fransa’yi izlerken asil kaçirdigimiz önemli sey ise Taksim’de baslayip, Şisli’ye dogru yapilan yürüyüstü.. Ermeni Gazeteci Hrant Dink’in Şisli’de arkasinda sikilan bir kursunla öldürülüsünün 5. yilinin bir gün öncesinde ‘ne acelesi varsa’ açiklanan mahkeme karari ile hareketlenen İstanbul/Taksim, ardindan Şisli’de binlerce insan toplandi ve yürüdü.. Tabi ben ve hükümet bunlari izlerken Ardahan’in Posof ilçesinden Avrupa’ya göç eden hemserilerimizin bulundugu dernekler ve Türk Konsoloslugu da bos durmayip, burada ki siyasetçiler gibi otobüslerin mazotunu doldurup, yasananlardan bi haber insanlari toplamakla mesguldüler.. Çünkü asil hesabin, ‘Hepimiz Ermeni’yiz’ diyerek baris isteyenlere, ‘Hepimiz Türk’üz’ diyerek en iyi cevap verilmeli ve İzmir’de açtigimiz üs ile Libya’yi birlikte yiktigimiz Fransa’ya göz dagi verilmeliydik.. Ve iki yürüyüste basladi, önce Şisli’de ki ardindan Paris’te ki yürüyüs.. Ve bana sorarsaniz Fransa’da ki derme çatma, birazda samimiyetsiz yürüyüs degil, Şisli’de ki yürüyüs daha etkili olmustur.. Çünkü bu ülkede oldugu gibi dünyada gerçek ve samimi seylerin ne oldugunu ve bunlarin ortaya çikarilmasini istiyordu.. Ha unutmadan bugünkü tariih neydi, yoksa 24 Ocak mi? Tarihe bakin lütfen.. **4×4 Almaliydi .. Geçtigimiz günlerde yapilan ve bana göre içi bos olan Ardahan Kent Konseyi toplantisinda önemli bir açiklama yapan Ardahan Belediye Baskaninin makam araci olarak yeni bir araba aldigini ögreniyoruz. O toplantida, ‘Ardahan yillardin hep bir kurtarici aramis, en büyük yanlisi da burada yapmistir’ diyen Ardahan’in Belediye Baskana alinan yeni aracin hayirli ugurlu olmasini diliyorum. Çünkü bu sehrin en büyük temsilcisi olan baskanin en güzel arabaya binmesi gerektigini birçok zaman da gerek yazili, gerek ise sözlü olarak hep diyen biri olarak bu aracin da baskana yakismadigini, asil alinacak aracin 4×4 makam aracina binmesi gerektigini bir kez daha belirtmek isterim. Bu kentin kurtarici beklemesinin yanlisligina dikkat çeken baskanin bu sözünü de hatirlayarak, asil kurtaricinin basta baskan olmak üzere bu kentin soguklarini, sikintilarini çeken biz, yani bu kentin sahipleri oldugunu bizlere hatirlatan baskanin en güzel araca binmesi tabi ki hakkidir ve bir o kadarda önemlidir. Çünkü bu kentte baskandan daha iyi araçlara binip, bu kentin nasil kurtulacagini hiç düsünmeyenlerinde oldugunu iyi bilen biriyim. Evet baskan kendisi ve kendisinden sonra gelecek olanlarin kullanmasi için belediyeye yeni bir makam araci aldi. Hayirli olsun dedigimiz bu aracin bu kentin hizmetlerine kosan, onun sorunlarini çözen ve en önemlisi baskanin dedigi gibi kurtaricisini ortaya çikaracak yöneticiler tasimasini diliyor ve umuyorum. Çünkü dün Antalya’da beni telefonla arayan Foto Yildiz olarak tanidigimiz Gülpasa Yildiz abimizin, ‘Ya Fakircigim, gel de biraz dinlen, buralari gör. Gör ki bir çeper yaptiklarinda bize alkis yaptiranlarin utanacagi seyler yaz. Çünkü bizim orada bir çeper yapildi mi hepimiz seviniyoruz. Ama gelin görün ki Antalya ve buna benzer sehirlerde çeper degil, bir günde binlerce insanlara is istihdami saglayan yatirimlar yapiliyor. Bizlere çok görülen hizmetler buralarda unutulmus bile’ diyordu.. Evet Foto Yildiz’in dedigi gibi bizde bir arabaya sevindigimiz su Ardahan’da baskana 4×4 bile az demeliyiz.. **Görev Herkesin.. Basta vali olmak üzere, belediye baskanlari, ileri gelenler, bu kentin gerçek anlamda kent olmasi için herkese görev düstügünü zaman zaman belirtir, dile getirirler.. Yetki ve etkililerimizin bu sözü söylerlerken aslinda yükü üzerlerinden atip,ben tek bu isi beceremem, basarama demek istedikleri de bir gerçektir. Ancak hepimizin birbirine topu attigi bu kentin bu anlayis ile ileriye degil, aksine geri gittigini bugün açiklanacak olan son nüfus sayimi ile bir kez daha görecegiz.. Çünkü 1992 yilinda 175 bin üzerinde bir nüfus ile vilayet olan Ardahan’in bu anlayis dolaysiyla bugün nüfusu bugün 105 bina kadar indigini de hepimiz biliyoruz. Ardahan’in vilayet olmasiyla rütbe, makam, yer, koltuk bulanlarin birinci sorumlulugunun bu kentte yasanan tüm gelismeler karsisinda duyarli olmasi ve elinde geleni yapmasidir. Bunun basinda gelenlerin kimler oldugunu da tek tek siralamaya gerek yoktur. Çünkü bu yönde görevli olanlarin kimler oldugunu evde, daha yeni ayaga kalkan bebege sorsaniz o bile, ‘Benim gibi ayaga kalkmak isteyen Ardahan’da yöneticilik yapanlardir’ der.. Bizimle birlikte vilayet olan Igdir’in neredeyse Erzurum’u geçtigi, Ardahan ile birlikte üniversitesini açan Agri’nin üniversitesinin kampuslerni bitirdigi, eski vilayet Kars’in bölge kenti oldugu bir sirada büyümeyi beklerken her geçen gün eriyen Ardahan’in bu duruma düsmesinin tek nedeninin bir kaç kisiye, kuruma baglamamak gerekir.. Bu nedenle bu kente bulunan ve bu kentin ekmegini yiyenlerin de bu kentin güzel gelecegine katki sunmalari, bu yönde iz birakmalari gerekmez mi? Bilmiyorum ama yasanan sorun ve olumsuzluklardan en çok etkilenen Asker basta olmak üzere herkesin ‘Bizde bu kentte yasiyoruz. Bu kentin gelisimi için bizde görev düsüyor’ demeli ve buna göre adim atmalidir. Örnek mi? Bana göre ortalikta görünmeyen, benim isim askerlik demekten öteye gitmeyen 25 inci Mekanize Tugayi buna önderdik yapmalidir ..



    KADINCA/Selmi Yilmaz Fransa’ya birakirsaniz ..

     Günlerden tartisilan Fransa’nin, Ermeni soykirimini inkâra hapis ve para cezasi getiren teklifin Fransa senatosunda kabul görmesiyle sok olan Türkiye’nin yöneticilerinin simdi ne diyeceklerini, ne yapacaklarini merak ediyorum. Çünkü Fransa’nin da içinde bulundugu dünyaya kafa tutan basbakanin, CHP Genel Baskaninin taksicileri CHP Genel Merkezinde kabul ettigini duyup, yanina aldigi basin ve medyanin gücü ile ziyaret ettigi taksi duraginda öne çikma hesabi da tutmadi.. Hele o sehit cenazeleri siyasallastirip, ülke de sokaklara dökülüp, 30 yildan fazladir bu tür seylerle artik çözüm bulmadigi Kürt sorununa bagirip, çagirmakla bakanlarin Fransa’da da yaptiklari yürüyüsler var ya insanin gülmesi geliyor. Çünkü asil çözümün surada, burnumuzun dibinde ki komsumuz Ermenilerle masaya oturup, basta Dogu Kapisi’nin açilmasi için bir sey yapmayanlarin Avrupa’nin ortasinda ki ucuz kahramanliklari bir kez daha tutmamistir.. Evet, isinizi ele birakirsaniz eger karsiniza yine hüsran, yine yenilgi çikar denilebilecek bu gelismeleri izlerken, bu ülkenin yöneticileri ve insanlarinin neden hala dünyaya ayak uydurmada ayak direttigini de anlamak için kendi kendinize sorular sorar, bunun nedenine böyle bosuna cevaplar ararsiniz iste.. Eger isinize Fransiz kalip, basta büyükelçinizin, sözde lobilerinizin orada yasananlari önceden fark etmedigini görmez iseniz, bundan en önemlisi isinizi Fransa’ya yada diger ülkelere birakirsaniz bu hale düser, kala kalirsiniz.. Şimdi yine nutuklar atilacak, yine birçok seyler söylenecek.. Ama asil söylenecek tek sey var, oda su yillardir denenen yollarin terk edilip, basta Kürt sorunu olmak üzere her sorunda ‘Gelin masaya oturalim’ demek bugün yasananlardan daha gerçekçi olacagi artik bilinmelidir.. **Dernekler neredeler?.. Sizde dikkat ediyormusunuz bilmiyorum ama su bizim ünlü derneklerimiz iyiden iyiye ortadan kayip oldular.. Basta, Ardahan Derneklerini bir çati altinda toplayacagini söyleyip, bir kaç köy dernegi kurulan Ardahan Federasyonunu, bu federyasyonu begenmeyip, Esenyurt Belediyesi’ne Ardahan Evi binasi yaptirdigini söyleyen Ardahan Ardahan Kültür Evi, Kisir daginin suyunu bekleyen, senlik alanina bir elektirik çektiremeyen Hoçvan’in 21 köyünün dernegini çatisi altinda topladigini belirten Hoçvan Fererasyonu, bir kisi kalan ve tabelasi bile olmayan Beykoz Ardahan Dernegi, Kartla7da bir huzur evinin alt katindaki büroda bulunan Kartal Ardahan Dernegi, kahvecilikten öteye gidemeyen Gebze Ardahan Dernegi, İzmir’de bir iki kisinin belediye meclis üyesi olmasini saglayan İzmir Ardahan Dernegi, Posof derneklerinin gölgsinde kalan Bursa Ardahan Dernegi ve Ardahan ismini tasiyan onca dernekten son bir yildir haber alinamadigini rahatlikla söyleyebiliriz.. Zaman zaman kaz gecelerinde isimlerini duydugumuz onca ilçe ve köy derneginin de Ardahan ismini tasiyan dernekler gbi ortalikta görünmedigi su günlerde acaba biri ortaya çikip dernekler burada dermi?.. **Bayanlar Kent Konseyine yakismazlar.. Geçtigimiz gün kurulan Kent Konseyi üyeleri arasinda bir bayanin olmamasi acaba dikkatinizi çekti mi? Bilmiyorum ama benim okudugum kadariyla bir bayanin ismine rastlayamadim. Gerçi çeyizci açilisina bile essiz gelen ve dantelleri biz bayanlardan daha iyi bilen, inceleyen idarecilerimizin erkek hükümdarliklarini asipta konseye girecek bayanin anlinindin öpmek gerekir ya neyse .. Çünkü erkegin erk oldugu bu ülkenin Ardahan’inda ayni isimlerle kurulan Kent Konseyine bir bayaninda eklenmesi ayip olur.. Evet siyasette, stk’larda, derneklerde akillara geliyorum ki Kent Konseyi’nde de akila gelsn bayanlar.. Ama bayanlarin tüm engellemelerine karsin verdigi mücadeleyi de gözden çikarmamak gerekir. Erkek sporu diye bilinen futbolda bile sahaya çikacaklarini gösteren Ardahanli bayanlarin bu hafta yapacaklari kinci maçlarinda rakiplerine oldugu kadar erkeklere de ders verecegine inaniyorum. **Bayan ileri gelenlerimiz neredeler? Onca sorun ve sikintilar karsisinda bulunan Ardahan’da kendiliginden gelisen güzel seylerde olmuyor degil. Örnek mi hiç bir siyasi parti ve Ardahanlinin aklina gelmezken dünyanin üzerinde savaslar çikardigi petrol ve dogalgaz boru hatlarinin bölgeden geçmesi.. Fransa ile Türkiye’nin arasini açan, ama Dogu Kapisini açmayan politikalar dolaysiyla bölgede geçirilen Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu, sinir ticareti yapilmazsa da bu küçük, Ankara’nin gözünden irak serhat ilin sinirlarin da Posof/Türkgözü ve Çildir/Aktas isimli iki gümrük kapisinin bulunmasi.. Bin bir çiçekle örülen, gelecekte ki yayla turizmine hazir dogasi, Kafkas Arisi’nin ürettigi bali, beklenmedik anda açilan üniversitesi, Dogu ile Karadeniz arasinda tampon bölge, uluslararasi bir su olan kura nehrine sahip olmasi.. Ve iste yine kendiliginde olan ve her geçen gün biraz daha gelisen futbol müsabakalari.. Ardahan Spor ile baslayip, 23 Şubat Spor ile süren futbol sevdasi bugün bayanlarin bile oynadigi önemli bir etkinlik olmaya basladi.. Çayirlarda baslayip, uluslararasi müsabakalara Golfçu sporcu göndermeye basladigimiz Ardahan’da sahaya çikmaya baslayan kizlarimiz bugün bu kentin simgesi olmaya aday olmaya basladilar. Tüm yok imkanlara karsin Gölespor’un Bölgesel Amatör Liginde, Karagöl Kiz Futbol Takiminin Bayanlar Futbol Liginde mücadele verdigi Ardahan’da devam eden, Ardahan, 23 Şubat, Sulakyurt, Kale Spor gibi takimlar bu kente kendiliginde olan önemli seylerdir.. Evet bunlar olurken basta onca bayan avukatin oldugu, eczacinin bulundugu, is kadinin göründügü Ardahan’da bu hanim efendiler neden TEDAŞ Müdiresi Meryem Akpinar gibi kizlarimiza sahip çikmazlar.. Haydi Ardahanli bayan Avukatlarimiz Müzeyyen hanim, Gizem hanim, Baran hanim, Songül hanim sizler ve diger hanimlar da sahip çikin kizlarimiza..



    ARDAHAN’DAN EN SON HABERLER

     **Baskan Köksoy; 2012 Yili Ardahan İçin Atilim Yili Olacak.. Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, 2011 yilinin birçok önemli projeyi hayata geçirdikleri kritik bir yil oldugunu söyledi. Köksoy, yaptigi açiklamada, 2011 yilinda birçok önemli projeyi hayata geçirdiklerini ve önemli projeleri de planladiklarini kaydetti. Kanalizasyon, yagmur suyu hatti, dere islahi, hayvan pazari, sokak hayvanlari barinagi, Kapali Halk Pazari projesi ve Kentin 25 yillik imar planinin yapildigini belirten Köksoy, sunlari kaydetti: “Ardahan Belediyesi olarak 2011 yili bizim için dönüm noktasi olmustur. Bilindigi üzere çok uzun yillar yaklasik 20 yil Ardahan Belediyesi kurumsalliginda ve sehir hizmetinde ciddi zafiyetler yasamistir. Dolayisiyla göreve geldigimiz 2009’un Nisan ayindan itibaren 2 yillik çok ciddi bir çalismayla gerek kurumsal disiplinin olusmasinda, gerek bütçe disiplininin ve bütçe kazanimlarinin olusmasinda, gerekse projelerin hayata geçmesinde ve hazirligindaki çalismalarimiz 2011 yilinda meyvelerini vermeye baslamistir. Bu çok önemli bir dönüm noktasidir. Sadece 2011 yilinda Ardahan belediyesi gibi yaklasik 18 bin nüfuslu ve bu nüfus üzerinden milli gelirden pay alan bir belediye yaklasik 7 milyon TL’lik bir parayla yatirim yapmistir. Bu yatirim miktari geçmis 25 yilin toplami kadar bir paranin ifadesidir. Yani daha özetle geçen çeyrek yüzyil 25 yil boyunca Ardahan belediyesinin yatirima ayirdigi kendi bütçesiyle yatirim yapmaya kalkistigi tüm paralarin toplamini biz 2011 yili içerisinde yatirima dönüstürmüsüz ve bu yatirimlarda projeli, programli yatirimlardir.” **KENTSEL DÖNÜŞÜM İLE Ardahan’in ÇEHRESİ DEGİŞECEK Köksoy, Kentsel dönüsüm projesinin Ardahan’in çehresini degistirecegini ifade ederek sunlari kaydetti: “Kentsel dönüsüm projemiz 2009 yilinda göreve baslar baslamaz ele aldigimiz, takip ettigimiz ve 2010 yilinda bütün asamalariyla bitirdigimiz 2011 yilinda da TOKİ ile karsilikli mutabakata vararak, onaylattirarak mutabakat imzalarini attigimiz bir projedir. Proje onaylandiktan sonra halkimizin bu proje çerçevesinde de proje alanindaki hak sahipleriyle bir mutabakat senetlerinin imzalanmasi gerekiyor ve o çalismalar devam etmektedir. Bu çerçevede bu alan üzerindeki halkimizin ekonomik durumu çok alt seviyelerde oldugu için TOKİ ile yapilan görüsmeler neticesinde yüzde20 ye yakin bir iyilestirme daha projelendirdik, ek revize proje yaptik. Buda bugünlerde onaylanmak üzeredir, bu onaylandiktan sonra mutabakat imzalarimizin da birkaç ay içerisinde hazirlanip bitirilerek uygulama ihalesinin yapilmasi asamasina geçmis olacagiz. Kentsel dönüsüm projesi Ardahan’in gelisimi için, büyümesi için, ciddi estetik bir kent görünümüne kavusmasi için önemli bir projedir. Özellikle Yenimahalle’de, Halilefendi kayabasinda gerek imar kanunu, imar planina ve deprem yönetmeligine uymayan altyapisi, üst yapisi, sosyal alanlari, sosyal tesisleri ve yesil alanlari olmayan görüntülere sahip mahallelerimizdir bunlar. Buralarin Kentsel Dönüsüm projesi disinda çözümlenmesi, çözüme kavusturulmasi da mümkün degildir. Bu çerçevede Kentsel Dönüsüm projesi ile entegre bir proje daha onaydan geçirdik bu projede tarim köy projesidir. Ahirli evleri içeren Tarim Köy projesi Ardahan sehir merkezinde hayvancilik yapanlari kent merkezinin disina çekerek ayni zamanda bir hayvancilik sitesi olusturmayi hedeflemektedir. Bu hem hayvanciligin önünü açacaktir modern barinaklar olusturulacaktir hem de sehir içerisinde hayvanciliktan gelir elde eden insanlarimizi da sehir içerisindeki yasakla birlikte gelirsiz kalmamalarini saglamis olacaktir. Bu proje bu anlamada çok önemli bir projedir ve proje çerçevesinde 240 tane Ahirli ev tasarlanmistir. Bu çalismalar bu sekli ile devam etmektedir.” 2012 yilinin çok farkli bir yil olacagini ifade eden Köksoy, sunlari kaydetti: “2011 yili bizim açimizdan birçok önemli projeyi hayata geçirdigimiz ve en önemlisi Ardahan’in gelecegine yön verecek büyük projeleri hazirladigimiz kritik bir yil olmustur. 2012’de Ardahan için en önemli proje, kentsel dönüsüm ve dogalgaz projesidir. Tarihi Ardahan köprüsünde, köprünün yapisina uygun olarak gerekli restorasyon çalismasi yapilacak. Hayvan pazarinin ikinci etabi tamamlanacak ve kati atik düzenli depolama projesini faaliyete sokacagiz. Bu çalismayla tüm il geneli yaklasik 50 ton kati atigin düzenli ayrismasi ve depolanmasi saglanacak. Her mahallemize bir çocuk parkini tamamlayacagiz. Sel baskinlarina yönelik bazi derelerde islah çalismasi yapilacak. Ayrica atik su aritma projesinin insaat ihalesi planlaniyor. Rus pazarinda 15 bin metrekare alanda ticaret merkezi ihalesi hazirligi devam ediyor. Dogalgaz sebeke projesini faaliyete geçirmek için girisimlerimiz israrla sürecek. İstanbul-Ardahan tarifeli tren seferlerinin olacagi altyapi projesi için ayrica girisimlerimiz sürüyor. Spor kompleksi projesi devam edecek ve 2011 yili içinde sehrimizin gelecegini ilgilendiren bazi önemli konular için projeler gelistirdik, artik bu projeler bir bir hayata geçirilecek. 2012 yili diger yillara göre çok farkli geçecek.” **Vali Ardahan’i gerçek bir kent yapalim.. Ardahan’in 20 yildir vilayet olmasina karsin gerçek anlamda kent kimligine kavusup, kavusmadigini düsünmek gerekir’ diyen Ardahan Valisi Mustafa Tekmen Ardahan’in gerçek anlamda bir kent olmasi için herkesin el birligi içinde hareket etmesi gerektigini söyledi. Geçtigimiz gün yapilan ve kurulus çalismasina baslanan Kent Konseyi toplantisinda verilen arada, Ardahan Belediye Baskani, Ardahan Esnaf ve Sanatkârlar Odasi Baskani ve gazetemiz yazi isleri müdürü ile sohbet eden Vali Tekmen, ‘Valinin valilik, baskanlarin baskanlik görevlerini bildigi bir anlayis ile hareket etmesi ve basinin da içinde bulundugu tüm kurumlarin bir kentin yöneticileri, idarecileri oldugunu ve o kentin gerçek kent olmasi için çaba göstermesi önemlidir.’ dedi. **Kahvelerdeki kitap köselerinin unutuldugu Ardahan’da ki Camilere kitaplik yaptirilacak.. Bir dönem baslatilan bir kampanya ile her kahvehaneye bir kitaplik kösesinin zorunluluk haline getirildigi Ardahan’da simdide camilere kitaplik kösesi açilacagi bildrildib. Kahvehanelerin ilk günlerde açtiklari kitaplik köselerini kapatigi görülen Ardahan’da ki camilerin her birine bir kitaplik kösesi açilacagini bildiren İl Müfütülügü bu konuda cami imamlarindan çalisma yapmalarini istedi. Ardahan İl Müftülügü tarafindan her ay düzenli olarak yapilan, ‘Din görevlileri aylik mutat toplantisi’ Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’inde katilimiyla gerçeklesti. Ardahan İl Müftüsü Galip Akin, İl Müftülügü büro personeli ve cami görevlilerinin katildigi mutat aylik toplanti Ardahan Valilik Toplanti Salonunda geçtigimiz gün yapildi. Toplantida İl Müftüsü Galip Akin, toplantiya katilan cami imamlarina Diyanet İsleri Baskanliginca ve duyurulmasi gerekli bilgiler verdi. Müftü Akin, “2012 Yili Kutlu Dogum Haftasi hazirliklari için planlama yapilmasi, 3 Mart 2012 Kur’an-i Kerim ziyafeti programina tüm personelin aileleriyle ve cemaatiyle beraber katilmalari, Aile İrsat ve Rehberlik Bürosu açildiginin tüm halkimiza duyurulmasi, yapilacak faaliyetlerle ilgili görüs bildirilmesini, Cuma günü kendi camisinde vaaz eden camii görevlilerinin vaaz konularini İl Müftülügünün Vaaz İrsat Programindaki konulara göre yapmasi, İl Merkezi ve Merkez köylerde bulunan tüm camilerimize birer kitaplik yaptirilmasi” gibi” konulari isledi. 2012 yilinin ilk Ocak ayi aylik mutat toplantisina katilan Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, yeni yilda personele saglik dilekleri temennisiyle, bazi önemli hususlari hatirlatti. Vali Tekmen, gelmeyene gitmek lazim, bilmeyene bildirecegiz, anlamayana anlatacagiz. Görevimizi son gününe kadar hiç ayrilmayacak gibi çalisacagiz dedi. Toplanti sonunda Yüz yüze Vaaz Egitimine Katilan ve belge almaya hak kazanan cami görevlilerine Katilim Belgeleri verildi. **Tarim Sigortasi Havuzuna Yeni Maddeler Eklendi Ardahan İl Tarim Müdürlügü tarafindan yapilan yazili açiklamada Tarim Sigortasi Havuzuna yeni maddelerin eklendigi duyuruldu. Tarim Müdürlügünün konu ahkkinda yaptigi yazili açiklama söyle; Tarim Sigortalari Havuzu (TARSİM ) tarafindan kapsama alinacak ürünler, riskler, bölgeler ve isletme ölçekleri itibariyle Devlet tarafindan saglanacak prim destegi miktarlari, her yil Bakanlik teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafindan belirlenmektedir. Bu itibarla 2012 yili uygulamalarina yönelik olarak “ Tarim Sigortalari Havuzu Tarafindan Kapsama Alinacak Riskler, Ürünler, Bölgeler V e Prim Destegi Oranlarina iliskin 2011/2602 sayili Bakanlar Kurulu Karari, 28 Aralik 2011 tarih ve 28156 Sayili Resmi Gazete’de yayimlanarak yürürlüge girmistir. Bunlar; • Tüm bitkisel ürünlerde; dolu, firtina, hortum, yangin, heyelan ve deprem ile sel ve su baskini; sadece açik alanlarda yetistirilen tüm meyvelerde yukarida belirtilen risklere ilaveten don riski, • Cam ve plastik seralarda; dolu, firtina, hortum, yangin, heyelan, deprem, sel, su baskini ve tasit çarpmasi ile kar ve dolu agirligi, • Süt sigirlari, erkek besi sigirlari, damizlik koyun ve keçiler ile damizlik koç ve tekeler ile bunlara ilave olarak 2012 yilinda damizlik mandalar, için ölüm riski, • Bio-güvenlik ve hijyen tedbirleri alinmis, kapali kümeslerde yetistirilen kümes hayvanlarinda ölüm riski, • Denizlerde ve iç sularda yetistirilen su ürünlerine (Her türlü hastalik, zehirlenme, kaza ve bazi dogal afetler ) ölüm riski, sigorta kapsamina alinmistir. Devlet prim destegi orani; tüm risklerde %50 oraninda uygulanacak, sadece açik alanda yetistirilen meyvelerde çiçeklenme dönemi dolayisi ile sigorta paketindeki diger riskler hariç sadece don riskinde 1/3 oraninda çiftçi tarafindan, 2/3 oraninda devlet prim destegi olarak karsilanacaktir. Devlet prim desteginden, Çiftçi Kayit Sistemine (ÇKS)’ye kayitli (bu sisteme entegre edilen ön soy kütügü, soy kütügü, hayvan kayit sistemi-Türkvet, örtüalti kayit sistemi, su ürünleri kayit sistemi )üreticiler yararlanmaktadir. Üreticilerin tarim sigortasindaki prim desteginden yararlanabilmesi için Çiftçi Kayit Sistemi’ne kayit yaptirmasi ve bu kaydin her sene güncellenmesi gerekmektedir. Tarim sigortasi yaptirmayan üreticiler için; 5363 sayili Tarim Sigortalari Kanununun Yardim ve Borç Ertelemesi ile ilgili 17. Maddesinde belirtilen ;”Bu kanun kapsaminda,uygulama yilinda yer alan riskler için tarim sigortasi yaptirmayan üreticiler, 20.06.1977 tarihli ve 2090 sayili Kanundan yararlanamaz.” Hükmü uygulanmaktadir. **Posof Ariligi Yeni Yerine Tasindi.. Türkiye’nin sinir ilçesi Ardahan’in Posof ilçesinde bulunan ve Kafkas Arisinin yetistirildigi ‘Arilig’ yeni yerine tasindi. Kafkas Arisi’nin korumak için GEN Merkezi olarak ilan edilen Ardahan’in Posof ilçesinde ki ‘Posofg Ariligi’ yeni yerine tasindi. Ardahan Kafkas Arisi Üretim Egitim ve Gen Merkezi taarfindan yapilan açiklamaya göre yeni yerine tasinan Ariligin daha modern ve genis bir alanda oldugu bildirildi. Ardahan Balinin üretiminde büyük rol oynayan Kafkas Arisinin daha iyi sartlarda yetistirilip, üremesi için tüm alt yapinin yenilendigi bildirilen Ari Ariliginin olumsuz havasartlarinda korunmasi için de gerekli önlemlerin alindigi bildirildi. Her geçen gün biraz daha ilgi gösterilen ve Aricilik yapanlarin sayisinin gün geçtikçe arttigi Ardahan’da ki aricilarin ihtiyaci olan Kafkas Arisinin en iyi ve saglikli sartlarda yetistirilmesi için yapilan bu çalismanin önümüzdeki yillarda daha verimli bir bal üretimi için alt yapi olacagi da belirtildi. **Belediye Baskani Faruk Köksoy: ARDAHAN KURTARICI ARIYOR.. ‘Ardahanlinin diger bir önemli sorunun, kendisinde olan özgüvenini görememesidir.’ diyen Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, ‘Ardahan’in var olan sorunlarinin çözümü için sürekli olarak bir kurtarici aramanin anlami yoktur. Çünkü bu kentin sorunlarini kurtaracaklarin disari da gelecek birinin degil, bizzati bu kentin içinde yasayanlarin bu kentin kurtaricisi oldugunu artik her Ardahanli anlamali, kavramalidir.’ dedi. 1992 Yilinda 178 bin nüfusun üzerinde bir nüfus ile yeniden vilayet olduktan sonra beklenen gelismeleri göremeyen ve bugün nüfusu 150 binlere kadar düsen Ardahan’in kurulusundan bugüne kadar bir kurtarici aradigini belirten Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy Ardahanlinin öncesi bu düsünceden kurtulmasi ve kurtaricinin bizzat kendisinin olduguna dikkat çekti. Geçtigimiz gün kurulan Ardahan kent Konseyi’nin kurulus çalismalari sirasinda bir konusma yapan Belediye Baskani Faruk Köksoy Ardahan’in birinci sorununun Ardahanlinin sürekli olarak bir kurtarici aramasinin oldugunu söyledi. Ardahanlinin gerek bulundugu 200 yildir bulundugu cografyanin etkisiyle, gerek ise bugüne kadar beklenenlerin gerçeklesmemesi dolaysiyla sürekli olarak kendisi disinda bir kurtarici aradigini, asil yanlisinda bu olugunu belirten Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy her Ardahanlinin kendisine güvenip, Ardahan’i kurtaracak olanin kendisi oldugunu artik kabul etmesi gerektigini belirtti. **Haydi kayaga.. Yilin 6 ayni kar altinda geçiren, ancak bu durumu basta turizm de olmak üzere birçok yönde avantaj çeviremeyen Ardahan’in Yanlizçam/Ugurludag bölgesinde bulunan Kayak Evi yarin yapilacak olan resmi açilis ile 2012 yilinin kayak sezonuna start veriyor. Ardahan-Ardanuç yolu üzerinde bulunan ve İl Özel İdarenin imkânlari ile yapilan Ardahan Yanlizçam/Kayak Tesisleri’nin 2012 yili kayak sezonu yarin Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’in de katilacagi resmi bir açilis ile sezonu açacak. Kayak severlerin davet edildigi açilisa İl Spor Müdürlügü ev sahipligi yapacak. **PROJESİ HALA HAYATA GEÇİRİLEMEDİ .. Yarin yapilacak olan resmi açilis ile2012 yilinin kayak sezonunun baslayacagi Yanlizçam/Ugurludag Kayak Tesisleri için hazirlanan projede diger birçok plan ve proje gibi bugüne kadar hayata geçirilemedigi görülüyor. **Cezaevinin degerlendirilmesi isteniyor .. Ardahan’in Hanak İlçesinde bulunan ve yillar önce bosaltilan Cezaevinin degerlendirilmesi isteniyor. Bosaltilip, harabeye çevrilen bu binanin bir egitim yuvasi olabileecgini belirten Hanaklilar yetkililerin bu bina ile ilgilenmesini beklediklerini belirtiyorlar. Basta Hanak’ta açilmasi beklenen Hanak Meslek yüksek Okulu’na olmak üzere bir çok kurm bina aranirken, yillar önce bosaltilan Hanak Ceza Evi binasi bos bekletilmesi dikkatlerden kaçmiyor. Adeta yikilmaya terk edilen Hanak Ceza Evi’nin binasinin neden dgerlendirilmedigini merak eden Hanaklilar buranini kaymakamlik veya hanak belediyesi tarafindan alinip, bir egitim yuvasi haline getirilmesini istedikleri görülüyor. **BAŞKAN: BELEDİYE’YE VERİLSİN.. Konu hakkinda görüslerine basvurdugumuz Hanak Belediye Basakni Tasdemir Çoban ceza evinin kendilerine verilmesi için sözlü girisimlerde bulunduklarini, önümüzde ki günlerde de bu isteklerini yaziya döküp, binanin belediye devirini isteyeceklerini belirtti. **Ardahanli Polisi Nisanlisi Öldürdü! İstanbul/Bahçelievler’de meydana gelen olayda Ardahanli polis memuru Sezgin G.(28), kendisine ait üniformayi giyip silahiyla fotograf çektirmek isteyen kiz arkadasi Elif Ç.(22) tarafindan yanlislikla vurularak öldürüldü. Alinan bilgilere göre çenesinden vurulan Sezgin G., Bakirköy Devlet Hastanesi’ne kaldirilirken kurtarilamadigi ögrenilirken nisanlisi Elif Ç. ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Polis memuru Sezgin G.’nin cenazesi Ardahan’a getirilerek Ardahan Merkeze bagli Çataldere köyünde topraga verildi. **CILAVUZ KÖY ENSTİTÜSÜ CILAVUZ KİTABIYLA ANKARA’DA ANILDI.. Yeni Kusak Köy Enstitülüler Dernegi Ankara Şubesi öncülügünde, Dursun Akçam Kültür Ve Sanat Vakfi, Egitimciler Dernegi (Egit-Der), Hasanoglan Atatürk Ögretmen Okulu Mezunlari Dernegi, Ankara Üniversitesi Egitim Bilimleri Fakültesi Çagdas Gençlik Toplulugu, Ardahan İli Kalkinma Vakfi, Kars Demokrat Dernekler Federasyonu, Kars Ardahan Igdirlilar Birligi Dayanisma Platformu, Göle Kültür Ve Dayanisma Dernegi, Ardahan İli İncedere-Günesgören-Koyunpinar Köyleri Kültür Ve Yardimlasma Dernegi, YAPIDER, TMMOB İnsaat Mühendisleri Odasi Ankara Şubesi, TMMOB Mimarlar Odasi Ankara Şubesi, TMMOB Peyzaj Mimarlari Odasi, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odasi tarafindan düzenlenen CILAVUZ’DAN GEÇERKEN baslikli toplanti İMO, Teoman Öztürk Salonu’nda gerçeklestirildi. YKKED Ankara Şube Baskani Alper Akçam’in açis konusmasindan sonra düzenleyici ve katilimci örgütler adina birer konusma yapildi. CILAVUZ KÖY ENSTİTÜSÜ kitabi yazari Doç. Dr. Firdevs Gümüsoglu, halkbilimci, sair Metin Turan ve Alper Akçam’in katildiklari söylesi sirasinda Cilavuz Köy Enstitüsü ile ilgili fotograflar gösterildi. Firdevs Gümüsoglu’nun kitabin yazilis öyküsünü anlattigi ve kitapla ilgili bilgi verdigi söyleside, Metin Turan, Cilavuz Köy Enstitüsü’nden yetismis ögretmenlerin yöre folkloruna, kültürüne katkilarini anlatti. Alper Akçam’in Dursun Akçam ve Ümit Kaftancioglu’nun edebiyat alanindaki yerine deginen kisa konusmasindan sonra Cilavuz çikisli ögretmenler sahneye çagrilarak kendilerine birer kirmizi karanfil sunuldu. Toplanti, Baris Kocaoglu ve Ulas Ulas Akyol’un müzik dinletisi ile kapatildi… İkinci toplanti 15 Ocak 2012 Pazar günü, Eryaman II. Etap’taki Yunus Emre Kültür Merkezi’nde yapildi. Doç. Dr. Firdevs Gümüsoglu’nun fotograflar esliginde yaptigi Cilavuz sunumu soguk hava ve yagan kara karsin toplantiya gelmis çevre yerlesikleri tarafindan ilgiyle izlendi. Toplanti bitiminde kisa süreli bir müzik dinletisi gerçeklestirildi. Her iki toplanti sonunda da Firdevs Gümüsoglu Cilavuz kitabini imzaladi. Alper Akçam/0 532 7650723 **Meclis Baskani Çakici: ‘Kent Konseyi Barisi Beraberligi Getirmelidir’ Ardahan Kent Konseyi Toplantisi öncesi gazetemize bir açiklama yapan Ardahan İl Genel Meclis Baskani Bedrettin Çakici yapilacak olan toplantinin Ardahan’in, Ardahanlilarin birlik, beraberligi için büyük bir firsat oldugunu söyledi. Gazetemiz Yazi İsleri Müdürü Fakir Yilmaz ile makaminda görüsen ve ilki yapilacak olan Ardahan Kent Konseyi öncesi önemli açiklamalarda bulunan Ardahan İl Genel Meclis Baskani ve Posof İl Genel Meclis Üyesi Çakici, bu kentte yasayanlarin birbirine ihtiyaci oldugunu ve herkesin öyle ya da böyle birbirine muhtaç oldugunun bilinmesi gerektigini söyledi. Çakici bu kentte bir türlü saglanamayan yerel barisin bu kentin gerçek sahiplerine zaar verirken, birilerine yaradigi gibi onlarin bu kentin kaymagindan faydalanmasina neden oldugunun da unutulmamasini istedigi açiklamasinda Ardahan’in kurtulus yil dönümü öncesi her Ardahanliyi bir araya gelmesini ve yasanan sorunlarin üzerine birlikte gitmesini umdugunu belirttigi açiklamasinda Ardahan’in Milletvekillerinin, Belediye Baskanlarinin, Siyasi Parti İl ve İlçe Baskanlarinin, STK Yöneticilerinin, İl disinda bulunan Ardahan derneklerinin, Avukat, Doktor, Eczaci, Mühendis gibi aydinlarin, İs Adamlarinin, Köy Muhtarlarinin, Basinin mutlak birlik beraberligine ihtiyaç duyuldugunu herkes iyi bilmeli ve kulagina küpe yapmalidir.’ dedi. Kent Konseyi’nin amacinin bu kentte yasayanlari bir araya getirmek ve onlarin sorunlarinin çözümünde birbirlerine yardimci olmak oldugunu bilinmesini isteyen Ardahan İl Genel Meclis Baskani Çakici yapti açiklamada; ‘Ardahan’in diger bir önemli sorununun bu kentin ileri gelen insanlarinin, akil adamlarinin bir biriyle barisik olmadigidir. Bu durumunda kentin gelisiminde, birlik beraberliginde olumsuz hava yaratmaktadir. Bunun için herkesin etegindeki tasi döküp, bu kentin nasil gelisecegini ve bu kente yasayanlarin hep birlikte nasil refaha ulasacaklarini tartismalidirlar. Belediye Baskani buna önderlik yapacak, diger 7 belediye baskanlari da katki sunacaklardir. Bizler, basin ve tüm aydin insanlarda onlarin yaninda yer almalidirlar. STK yöneticileri bir araya gelip bu güce güç katmalidirlar. Aksine kimse demesin ben tek basima basarili olurum, kazanirim diye. Siyasi parti temsilcileri toplumun genel çikari için bu konseye katki sunmali ve hepimizin birlikte verecegi fotograf bu kentin gelecegine, asil sahiplerine büyük anlam ve saygi tasiyacaktir.’ dedi. **KAR GERİ GELDİ.. Son 10 gündür Ocak ayi içinde bahar günleri yasanan Ardahan’a kar yeniden yagmaya basladi. Dün ögleden sonra yagmaya baslayan kar Ardahan kent merkezini oldugu gibi genelini yeniden beyaza bürüdü. Meterolojinin siddetli soguklarin yasanacagi haberi ardindan batidan Ardahan’a ulasan kar yagisinin haftasonuna kadar devam etmesi beklenmektedir. **Karda Mahsur Kalan İranlilari Türk Tir Şoförü Kurtardi .. Ardahan’in Posof ilçesinde etkili olan kar yagisi 2 bin 540 rakimli Ilgar Dagi’nda araçlara zor anlar yasatti. Birçok aracin yolda kaldigi Ilgar Dagi’nda kara saplanan İran plakali bir aracin imdadina Türk TIR sürücüsü yetisti. Saatlerce aracin içinde mahsur kalan ve donmamak için battaniyeye sarilan İranlilari kurtarmak için seferber olan TIR soförü Yavuz Atas, İranlilarin aracina halat baglayarak kara saplanan araci yerinden çikarmaya basardi. Kara saplanan araçta saatlerce mahsur kaldiklarini belirten İranlilar, kurtulduktan sonra Gürcistan’a gitmek üzere yollarina devam etti. Kar kalinliginin 1 metreyi buldugu Ilgar Dagi’nda Gürcistan’a yük tasiyan TIR’larin da zaman zaman saatlerce mahsur kaliyor. **Kar Damal, Göle ve Posof’ta hayati daha çok olumsuz etkiliyor .. Kar yagisinin yeniden basladigi Ardahan kis günleri tüm agirliligiyla his edilirken, bu agirligin en çok Damal, Göle ve Posof ilçelerinde his ediliyor. Kar kalinliginin Ardahan Merkez, Çildir ve Hanak’tan daha çok oldugu görülen Damal, Göle ve Posof’ta kisin en agir sartlarinin yasandigi dikkat çekiyor. **Buzlu yollara dikkat .. Kar yagisinin yeniden yasandigi Ardahan’in kardan temizlenmeyen yollar adeta birer bu pisti haline dönüsmüs durumda. Basta Türkiye’yi Kafkaslara baglayan ve üzerinde Hanak, Damal ile Posof ilçelerinin bulundugu Türkgözü Gümrük Kapisi yolu olmak zere diger tüm yollarin ayni durumda oldugu görülürken karayollarinin neden yollari temizleyip, tuzlamadigi merak konusu olmustur. **TÜRKİYE VE GÜRCİSTAN MUHALEFETİ KURA NEHRİ İÇİN BİR ARAYA GELDİLER.. Ardahan’in sinirlari içinde bulunan Göle Ovasi’ndan dogup, Ardahan merkezden geçerek Hanak ve Çildir ilçelerinin topraklarina can verdikten sonra Türkiye’yi terk edip Gürcistan’a buradan da Azerbaycan’da bulunan Hazar Denizine ulasan Kura Nehri’nin üzerine kurulacak olan ve bu baraj ile Kura’nin suyunun yönünün degistirilip, Karadeniz’e akitacak olan Besikkaya Baraji’na uluslar arasi tepki. Geçtigimiz yilin sonunda Gürcistan’a giden bir grup Türk Milletvekili ile Gürcü Parlamenterlerin gündemini olusturan Kura Nehri Türk ve Gürcü Muhalefet Milletvekillerinin birinci gündem maddesiydi. İste o önemli ziyaret ve Kura’nin tartistigi gezi ile ilgili CHP’li Ensar Ögüt’ten önemli notlar. **23-25 ARALIK 2011 TARİHİNDE YAPILAN GÜRCİSTAN GEZİSİ 23-25 Aralik 2011 Gürcistan ziyaretinde, 8 Ocak 1927 yilinda TC Devleti ile Sovyetler Birligi ile yapilan anlasmada, Tiflis’ten geçip, Azerbaycan’da Hazar denizine dökülen Kura Nehrinin ortak su oldugunu ve bu suyun baska bir yere baglanmasinin uluslar arasi anlasmalara aykiri oldugunu, Gürcistan’in da buna müdahale etmesi gerektigini basta Gürcistan Devlet Baskani Mikheil SAAKASHVİLİ, Ana muhalefet Partisi olan Hiristiyan Demokrat Partisi Genel Baskani ve Bakanlar olmak üzere tüm yetkililere konuyu anlattim. Bu sayede Gürcistan’da Kura Nehri ile ilgili bir gündem olustu. Kura Nehrinin Karadeniz’e verilmemesi konusu Gürcistan Basini ve Televizyonlarinda genis bir yer buldu. Bunun üzerine Türkiye’den Orman ve Su isleri Bakani, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakani ve Bakanlik yetkilileri Gürcistan’a giderek konuyu görüsmüstür. Amaç; Gürcistan tarafinda Kura Nehri üzerine baraj yapilmasinin saglamasi, Bu barajin elektrigini Türkiye’ye verilmesi, Besikkaya Barajinin yapilmamasinin saglanmasi, Kura Nehrinin Karadeniz’e aktarilmamasi ile hem Ardahan’in hem de Gürcistan’in susuz kalmayacaktir. Gürcistan’a yapilan ziyaret sirasinda Basta Gürcistan Devlet Baskani olmak üzere asagida belirtilen diger yetkililerle görüsmeler yapilmis olup; özellikle Kura Nehrinin Karadeniz’e aktarilmamasi ve Gürcistan tarafinda bir baraj yapilarak, bu barajin suyunun Türkiye’ye verilmesi ile ilgili konu görüsülmüstür. Mikheil SAAKASHVİLİ (Gürcistan Devlet Baskani) Devlet Baskani heyetimizi 1 saat 20 dakika kabul etti. Ele alinan bütün konulara çok genis yer ayirdi. Bu konularin en önemli bölümünü Osetya ve Abhazya eyaletlerinin Rusya’nin isgal etmesinden dolayi yasadiklari sikintilar olusturdu. Bu konuda Türkiye’nin toprak bütünlügüne sahip çikmasi nedeniyle tesekkür etmistir. Bütün siyasi partilere esit baktigini her iki ülkenin kalkinmasinin önemli oldugunu, Gürcistan’da demokrasinin oturdugunu belirtmistir. Ayrica Kura Nehrinin Gürcistan tarafina bir baraj yapilarak elektriginin Türkiye’ye verilmesi ile ilgili konuya sicak baktiklarini, ilgili Bakanlarimiza bu konuyu görüstüklerini, konunun çok hassas oldugunu ve en iyi seklide çözümlemeye çalisacaklarini belirtmislerdir. Biz de, Kars Tiflis Demiryolunun hizlandirilmasini, Çildir Aktas Sinir Kapisinin açilmasini, Posof Sinir Kapisindan pasaport olmadan kimlikle geçin için tesekkürlerimizi ilettik. Kura Nehri üzerinde yapilacak olan Besikkaya Barajinin suyunun Karadeniz’e aktarilmasi projesinin durdurulmasi ve Gürcistan’in baraj yaparak bu barajin elektrigini Türkiye’ye verilmesi için Gürcistan Hükümeti Yetkilileri ile Gürcistan ziyaretinden önce, TBMM’de toplanti yaptim. Yapilan bu toplantiya Gürcistan Eski Basbakani ve Nato Gürcistan Temsilcisi Grigon GALOBİLİSHVİLİ, Gürcistan Parlamentosu Savunma ve Güvenlik Komisyonu Baskani Gibi TARGAMADZE, Gürcistan Büyükelçisi Tariel LEBANİDZE ve Gürcistan Büyükelçiligi Müstesari Zurab BATİASHVİLİ katilmislardir. Ayrica Gürcistan Enerji Bakani Sayin Alexander KHETAGURİ bu proje ile ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanimiz Sayin Taner YILDIZ ve Orman ve Su Bakani Sayin Veysel EROGLU ile de görüsme yapmislardir. David BAKRADZE (Gürcistan Parlamento Baskani) Besikkaya Barajinin Kura Nehri üzerine yapilmamasi gerektigi ve Gürcistan’da bir baraj yapilarak elektriginin Türkiye’ye verilmesi konusu anlatildi. Baskan, Parlamentolar arasinda bir uyum yasasi çalismasi yapildigini, Gürcistan Parlamentosunda 3 Türk Milletvekili oldugunu ve Türkiye’nin güvenilir bir ülke oldugunu, halklarin birbirine güvendigini belirtmistir. Yine 8 Ocak 1927 yilinda Kura Nehrinin Ortak Kullanilmasi Anlasmasi nedeniyle Kura Nehri üzerinde Besikkaya Barajinin yapilmamasi gerektigi, Gürcistan topraklarinda bir baraj yapilarak elektriginin Türkiye’ye verilmesi için bir çalisma baslatilmasi konusu görüsüldü. İvane MERABİSHVİLİ (Gürcistan İçisleri Bakani) Kendi Polis Teskilatlarini yeniden kurduklarini, teskilatta daha önceki dönemde rüsvetle is yapanlarin ayiklandigini, eskilerin emekli edildigini, teskilatin maaslarinin arttirildigini, kesinlikle ülkeye giris çikis yapanlara gümrüklerde ve ülke içi dolasimlarda rüsvet alinmadigi ve insanlara yardimci olduklarini belirttiler. Tüm vatandaslarina ve yabancilara oldukça hosgörülü olduklarini ancak Türklere daha da hosgörülü olduklarini, ayrica her iki ülkenin hem güvenlik hem de stratejik açidan mütabik olduklarini ve uyumlu çalistiklarini belirtmislerdir. Yine kendisi ile de 3 Ocak 1927 yilinda Kura Nehrinin Ortak Kullanilmasi Anlasmasi nedeniyle Kura Nehri üzerinde Besikkaya Barajinin yapilmamasi gerektigi, Gürcistan topraklarinda bir baraj yapilarak elektriginin Türkiye’ye verilmesi için bir çalisma baslatilmasi konusu görüsüldü. Dilar KHABULİANİ (Gürcistan Parlamentosu Türkiye Dostluk Grubu Baskani) Türkiye ve Gürcistan Parlamentolar Arasi Dostluk Gruplarinin önemi vurgulandi ve iliskilerin arttirilmasi yönünde fikir alisverisinde bulunuldu. Ayrica her iki ülke arasindaki kültürel, ticari ve sosyoekonomik isbirliginin gelistirilmesinin faydali olacagi görüsüne varildi. Gigi TSERETELİ (Gürcistan Parlamento Baskanvekili) Türkiye ve Gürcistan Parlamentolar Arasi iliskiler konusunda çikacak yasalardaki uzlasmalar, ticari, sosyoekonomik isbirligi, sinir kapilarindaki giris ve çikis kosullarinin iyi islemesi için çikarilacak kanunlar görüsüldü. Givi TARGAMADZE (Gürcistan Parlamentosu Savunma ve Güvenlik Komitesi Baskani) Türk Kurmay Yarbayimiz, Askeri Atese olarak Gürcistan Büyükelçiliginde Türkiye’ temsil etmektedir. Savunma ve Güvenlik Sanayi isbirligi ile ilgili görüsmeler yapildi. Her iki ülke halkinin birbirine güvendigi ve pasaport olmadan kimlikle giris çikislarin yapildigi, Güvenligin Parlamento ve Hükümetler arasinda da daha üst düzeye çikarilmasi görüsüldü. Nugzar TSİKLAURİ (Gürcistan Parlamentosu Diaspora ve Kafkasya İsleri Komitesi Baskani) Türkiye’deki Gürcü kökenli Türk Vatandaslarinin rahat bir yasami oldugunu, Türkiye’ye bagli birer vatandas olmalarinin yaninda kendi kültürlerini de özgürce yasadiklarini, basta Ahiska Türkleri ve Gürcistan içindeki Borça Türklerinin de kendi inançlarini rahatça yasadiklari ve toprak bütünlügüne bagli olduklari vurgulandi. Parlamentolardaki Dostluk Gruplarinin her iki ülke arasindaki diasporalarini gelistirilip iliskilerini kuvvetlendirilecegi, Ahiska Türklerinin vatanlarina dönmesi ve bunun için müracaat eden 5841 kisinin yerlestirilmelerinin kolaylastirilmasi konusuna görüs birligine varildi. Giorgi TARGAMADZE (Gürcistan Hiristiyan-Demokrat Partisi Genel Baskani) Kendisi Ana Muhalefet Partisi Baskani olup; Türkiye ile ilgili yasalarin kolaylasmasi, Ahiska Türklerinin konulari gündeme geldi. Ülkemizde Ardahan’daki Kura Nehri üzerine yapilan Besikkaya Baraji ile bu nehrin suyunun Karadeniz’e akitilmasinin söz konusu oldugunu, 3 Ocak 1927 yilinda Kura Nehrinin Ortak Kullanilmasi Anlasmasi nedeniyle Kura Nehri üzerinde Besikkaya Barajinin yapilmamasi gerektigi, Gürcistan topraklarinda bir baraj yapilarak elektriginin Türkiye’ye verilmesi için bir çalisma baslatilmasi konusu görüsüldü. Levan VARSHALOMİDZE (Gürcistan’in Acara Özerk Cumhuriyeti Basbakani) Kendileri özellikle Batum’un Acara Özerk Bölgesinin baskenti olan Batum’a pasaport olmadan sadece kimlikle gelindigini bu nedenle önceden 30 bin civarinda olan turistlerin simdi 600 bini buldugunu, Batum’un Karadeniz sahilinde olmasi nedeniyle Türklerin daha çok ziyaret ettigini belirtmislerdir. Haberleri ekleme saati: 18.19-28 Ocak 2012 Haberler: www.kuzeyanadolugazetesi.com






  • Bu pazar veya önümüzde ki pazara kadar dananın kuyruğu kopmayacak, adaylar belli olacak..şkanın forsuna özendi! ADAY ADAYLARIN SON VİRAJI!







    GAZETECİLERLE GÜNDEM


    BU PAZAR TEMPO TV’DE..



    Görüntülü Haberlerimiz İçin


    YouTube ArdahanTV








    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    YERELDEN ULUSALA GAZETECİLİK


    Gazetelerimiz ve Manşetlerimiz Ulusal Basın Ekranlarında..





    Bu pazar veya önümüzde ki pazara kadar


    dananın kuyruğu kopmayacak, adaylar belli olacak..


    ADAY ADAYLARIN SON VİRAJI!


    Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilleri seçimlerinin hemen ardından ülke gündemine giren Mahali İdareler Seçimlerinde yaşadıkları kentlerde belediye başkanı olmak için aday adayları sırasına giren siyasiler bu hafta pazar günü veya önümüzdeki pazar günü yapılacak açıklamalara pür dikkat kesildiler.

    Başta, Ardahan’da partileri AK Parti’ye resmi olarak başvuran 13 AK Parti Adayı ve başvurmadıkları halde yapılan anketlere adları konulup, telefonla seçmene sorulan isimler olmak üzere tüm ülkede gözler siyasi partilerin  genel merkezlerinin ve genel başkanlarının yapacağı açıklamalara dönmüş durumda. 

    Aylar, günlerdir ‘Adaysın’ telefonunu beklemekten adeta boyun fıtığı olan Aday Adaların  arasında bulunan batı kentlerindeki Ardahanlı aday adaylarınında bulunduğu aday adayların açıklanmasına ramak kalan şu günlerde heyecanlar dorukta.




    Erdoğan’dan imalı paylaşımlar..


    Başta İstanbul Esenyurt’ta olmak üzere bir çok batı kentinde bağlı oldukları partilerinden belediye başkanı adayı olma mücadelesi veren aday adaylar önümüzdeki pazar veya gelecek hafta pazar gününe kadar gelecek olan ‘Adaysın’ haberini beklediği bir zamanda bazı aday adaylarının imalı paylaşımları da dikkat çekiyor.

    Geçtiğimiz hafta aralarında üç Ardahan’lının da olduğu 39 ilçesi bulunan İstanbul’da olmak üzere ülke genelinde geriye kalan şehirlerde adaylarını açıklamaktan son anda vazgeçen CHP’nin ardından Cumhurbaşkanlığı makamının yanı sıra AK Parti Genel Başkanlığını yapan Erdoğan’ın önümüzdeki pazar günü İstanbul İBB adayını açıklayacağını belirtmesi ile heyecanların doruklara ulaştığı görülürken İstanbul’un mevcut Belediye Başkanı İmamoğlu’nun da 2024 seçimleri için yaptığı toplantıda açıklayacağı söylenen adayları açıklayamadığı da görüldü.

     AK Parti’de Esenyurt Belediye başkan aday adayı olan Cesim Erdoğan’ın son günlerde yaptığı paylaşımlarının imalı paylaşımlar olması dikkat çekerken Erdoğan’ın bu paylaşımlarının kime veya kimlere yönelik olduğu merak konusu oldu.





    Esenyurt’ta Başkan olmadan

    Cumhurbaşkanın forsuna özendi!


     Ardahan’lı birinin şu an belediye başkanlığını yaptığı ve 20’ye yakın Kars, Ardahan Iğdır’lının yenidien aday gösterilip, gösterilmeyeceği meçhul Ardahan’lı başkan hemşerimizin oturduğu koltuğa göz dikip, AK Parti başta olmak üzere çeşitli partilerden Belediye Başkan aday adayı olduğu İstanbul  Esenyurt’ta bir aday var ki şimdiden o havaya girmiş, o hava yetmezmiş gibi aday adaylığı tanıtımının çalışmalarına kendi adının  baş harfleriyle  forsunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın forsuna  benzetmesi dikkat çekiyor.


    Ora Göle değil,


    1,5  milyonluk Esenyurt ey Göleliler!


    Iğdır Tuzluca’lı olduğu öğrenilen ve pazar günü İBB adayını açıklayacağını ilan eden CumhurBaşkanı Erdoğan’ın Genel Başkanlığını yaptığı AK Parti’den İstanbul Esenyurt’ta Belediye Başkanı aday adayı olan Savaş Taşkın’ın yanı sıra başta Göle’liler olmak üzere bir çok Kars, Ardahan ve Iğdırlının Belediye Başkanı ve Belediye Meclis Üyesi olmak için aday adayı olduğu Esenyurt’ta Göle’liler aday adaylıkta rekor kırdılar.




    Bir çoğu Göleli olan Esenyurt Belediye Başkan aday adaylarının yanında başta Göleliler olmak üzere 200’e yakın isimin de belediye meclis üyesi olmak için aday adaylık yarışı verdikleri gözleniyor. Bir Göle’linin şu an hala belediye başkanı olduğu ilçede başta kendi hemşerileri belediye başkanıyla olmak üzere birbirleriyle yarışması diğer adaylara yarayan en büyük fırsat olarak değerlendiriliyor.


    DEVA ÇALIŞIYOR, DEM’E 1 ADAY BAŞVURDU,


    AK PARTİ ve CHP’DE SESİZLİK,


    MHP’DE 4 ADAY ADAY, İYİ PARTİ’DE KİMSE YOK..


    01/01.2024 tarihli haberler


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi hala Göle adayını belirlemeyen CHP gibi Ardahan merkez ve 5 ilçe, bir belde de kimleri aday göstereceğini ilan edemeyen AK Parti Ardahan’da olağanüstü bir sessizlik var. DEM Partisinde bugüne kadar bir kişinin belediye başkanlığı için başvuruda bulunduğu, İYİ Parti’de başvuru olmadığı öğrenilen Ardahan’da MHP’nin biri kadın 4 aday adayı var. Öte yandan eğitimci HalilKaçar’ı aday gösteren ve çalışmalarına başlayan DEVA Ardahan adayı seçmeni şimdien dolaşmaya ve ‘Kaçan fırsatları yakalayacağız’ sloganıyla oy istemeye başladığı görülmekte.




    AK Parti Göle’de Adaysız, Hanak’ta Kararsız!


    Başta Ardahan’da olmak üzere ilçe ve tek belde de hala adaylarını açıklamayan AK Parti 20 yıldan fazladır yönetiminde bulunan Ardahan’ın en büyük ilçesi Göle’de de karar veremiyor. 

    CHP’ninde hala adayını açıklamadığı Göle’de Mevcut Belediye Başkanı İlhan Gültekin’in eski Belediye Başkanı Sabri Muratoğlu’nun da aralarında olduğu aday adaylarıyla yarıştığı Göle’de AK Parti’de birde kadın aday var. 

    AK Parti Göle Belediye Başkan Aday Adayı Nermin Daş’ın yanı sıra her dönemin değişmez aday adaylarından olan İsmail Oğuzorhan, Ünsal Kılıç ve, Nurbay Gülbulak’ın yanı sıra Atakan Öztürk, Mutlu Şanlıtürk’te Göle’de AK Parti adayı olmak için aday aday adayı olan isimler.  

    AK Parti’den 13 İl Genel Meclis Üyesi aday adayının olduğu öğrenilen Göle’de mevcut İl Genel Meclis Üyesi Doğan Yıldırım’ın yanı sıra Abdurraman Kalkancı, Kayhan Kaya, Zakir Çağlayan, Erkan Gökbulut, Aydın Kaya, Turan Karadağ, Adem Çapan, Atalay Ekmekçi, Ahmet Koçak, Mahmut Toprak, Ercan Süleymanoğlu Uğur Katakayacı Göle İl Genel Meclis Üyesi adayı olmak için parti içinde mücadele etmekteler.  Ardahan’ın tek beldesi Köprülü (Goeveng) Beldesinde ise AK Partili mevcut Belediye Başkanı Yücel Akkoç’un yerine oturmak için Ersoy Aras, Suat Özyıldırım, Mürsel Candemir, Gökhan Güler’in yarıştıkları alınan bilgiler arasında oldu.


     


    AK PARTİ CHP’LİNİN OLDUĞU HANAK’TA 

    TAŞDEMİR ÇOBAN OLMASA  KAZANIR MI? 


    Tanju Çoban, Erdal Kurukaya, Ercan Çoban, Taşdemir





     








    Çoban’ın AK Parti’den Hanak Belediye Başkanlığı için aday olduğu Hanak’ta bir dönem Hanak Belediye başkanlığı yapan Taşdemir Çoban’ın CHP adayı ile yarışacak olan en güçlü isim olarak geçerken, partinin bu isme nedense soğuk baktığı bilgileri alındı. Yine eski Belediye Başkanlardan olan Harun Tankoç’un Hanak İYİ Parti’den aday olacağı yönünde bilgiler aldığımız Hanak’ta AK Parti İlçe Teşkilatının sıcak baktığı Taşdemir Çoban’a İl ve Genel merkezin mesafeli durduğu bunun nedeninin ise Çoban’ın Yunus Baydar gibi girdiği bir seçimde kaybetmesi olarak gösterilirken Hanak’a bağlı en büyük ve 300’e yakın oyu bulunan köylerden olan Avcılar mahallesi (Kışla Hanak) köylü olmasının da önemine dikkat çekilirken belediye başkanlığı döneminde Hanak genelinde kurduğu iyi ilişkilerinde göz ardı edildiği dikkatlerden kaçmıyor. Bir dönem belediye başkanlığı yapan ve alt yapı başta olmak üzere bir çok irili, ufaklı projelere imza atan Taşdemir Çoban’ın yanı sıra şu an İl Genel Meclis  Üyesi olan Tanju Çoban ile Erdal Kurukaya’nın isimleri arasında gidip, geldiği de alınan bilgiler arasında olan AK Parti’nin CHP’de olan belediyeyi hangi isimle alacağı merak edilirken, Tolga Polat, Turgay Çelik, Erdal Aslangörür”, Erhan Işık ve İsmail Çoban’ında AK Akparti Hanak’ta İl genel meclis üyeliği için yarıştıkları alınan bilgiler arasında oldu.







    AYILAR, DOMUZLAR


    POSOF’TA, KURTLAR GÖLE’DE..


    Kış yabani hayvanlarıda zorluyor..


    Ağır kışn tüm hükmüyle etkisini sürdürdüğü Ardahan’da yiyecek bulmayan yabani hayvanlar erkenden kent ve köy merkezlerine inmeye başladılar.

    Ardahan’ın Göle ilçesine geçtiğimiz akşam saatlerinde inen iki kurt Göle Salimbey ve Fevzi Çakmak Mahallelerinde cep telefonu kameralarına takıldı.




    Göleye yakın olan çöp merkezine inan ancak burada aradıklarını bulamayan yabani havyaların sık sık çarşı merkezine kadar indiği Göle’de kurt korkusu yaşanırken Ardahan’ın Posof ilçesinde de durum farklı değil.

    Kurt’tan çok Ayı ve Domuzların göründüğü Ardahan’ın Gürcistan’a sınır ilçesi Posof’ta da çarşı merkezlerine kadar inen yabani hayvanların ev ve ahırlara kadar indikleri görülmekte.





    POSOF ILGAR’DA 

    KARLA MÜCADELE…
     


    Ardahan’ın Posof ilçesine giden yolun üzerinde bulunan ulgar dağınd akar temizliği.


    kar yağışının vatandaşları ve trafiği olumsuz etkilememesi için Karayolları 126. Şube Şefliği Ilgar Dağı Bakım Evi ekipleri karla mücadeleyi aralıksız sürdürüyor. Ekiplerce alınan tüm tedbirlere rağmen herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına sürücülerimizin don ve buzlanmaya karşı daha dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir.




    Ardahan’ın Kadın Adayı Sevim Köseliören:


    Partim onay verirse tarih yazarım..


    Siyasi tarihinde kadın milletvekili, kadın belediye başkanı olmayan Ardahan’da iş dünyasında ortaya koyduğu başarıları ile tanınan MHP Ardahan Belediye Başkan Aday Adayı Sevim Köseliören partisi MHP’nin İl, İlçe ve Genel Merkezin onay vermesi halinde tarih yazıp, yeni yıllarını kutladığı Ardahanlılardan en çok oyu alarak, il kadın belediye başkanı olarak seçileceğine inandığını söyledi.


    Kadın adaylara fırsat verilmesi gerektiğinin tartışıldığı,  Türkiye’nin kafkaslara komşu serhat şehri Ardahan’da bir kadın, Sevim Köseliören ‘Her alanda olduğu gibi siyaset alanında biz kadınlarda varız’ diyerek MHP’den 

    Ardahan Belediye Başkan Aday Adayı oldu.

    Ardahan’ın iş kadınlarından olan Sevim Köseliören önümüzeki Mart ayında yapılacak olan yerel seçimlerde Milliyetçi Hareket Partisinden Ardahan Belediye Başkan Aday Adayı oldu.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi makamında ziyaret ettikten sonra ‘Önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben şiarıyla, Kıymetli Liderim Sn. Dr. 

    Devlet Bahçeli Beyefendinin  izinde ve emrinde mensubu olmaktan gurur duyduğum MHP Ardahan Belediye Başkan Aday adaylığımı gerçekleştirdim. Vatanıma, milletime, partime ve Serhat Şehrim Ardahan’ıma hayırlar getirmesini temenni ederim.’ mesajı ile MHP’den Ardahan Belediye Başkan Aday Adayı olduğunu duyuran Köseliören ‘partimim il,ilçe ve genel merkezi beni aday gösterirse Ardahan’da en çok oyu alarak, seçilen ilk kadın belediye başkanı olarak tarih yazacağıma inanıyorum.’ dedi




    Ardahanlı yeni yılı Afrika’nın zirvesinde karşıladı!


    Aynı zamanda bugünlerde çok tartılılan TFF’nin resmi hakemi olan Ardahanlı dağcı Doğu Yılmaz, Afrika’nın 5 bin 895 metre yüksekliğine sahip Kilimanjaro dağının zirvesinde bayrağımızı açarak yeni yılı karşıladı.

    Everest Dağı hariç dünya genelinde bulunan birçok dağın zirvesine çıkan Ardahanlı dağcı Doğu Yılmaz bu kez Afrika’nın 5 bin 895m yüksekliğine sahip Kilimanjaro dağına zirve yaptı. 

    Dünya’da ki 7 zirveden biri olan Kilimanjaro dağı, Dünya kültürel mirası içerisinde yer alıyor. 6 gün süren zirve tırmanışı, Yılmaz’ın ilk kıta ötesi tırmanışı oldu.

    Tanzanya da 5bin 895m Kilimanjaro dağına zirve yapan Yılmaz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunlar yer aldı;

    “Bir çocuk, herkesin çizgi filmleriyle büyüdüğü Afrika ormanlarını aştı ve onun en yüksek zirvesinde güneşin doğuşunu izledi.. Bu sabah 06.30 itibariyle Afrika’nın en yüksek dağı olan Kilimanjaro’ya zirve yapmış bulunmaktayım. Uzun bir planlamanın ardından, Türkiye’den tek başıma geldiğim bu ekspedisyonda Tanzanya’dan yerel rehberler bana eşlik ederek özellikle ormanı geçmemi sağladılar.Kendilerine teşekkür ederim. Şimdi 3ncü kamptayım ve güvendeyim. Yılbaşını Afrika’nın bir dağında çadırda geçireceğim aklımın ucuna gelmezdi ama yaşamın mucizelerine tanık olmak için alışılmışın dışına çıkmak gerekiyor. Tüm sevdiklerimi zirvede yapmış olduğum şu kalbin içinde taşıyorum.Bir an önce kavuşmak dileğiyle.

    Bu ekpedisyonda yanımda olan ve sponsorluğumu yapan @sherpatr’ye ve Fatih Balcı şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca Mehmet Suat Işıklı abime vermiş olduğu destekten dolayı teşekkürlerimi bir borç bilirim. Spora yapmış olduğunuz destek çok anlamlı ve örnek teşkil ediyor; bu zirveye çıkan ben değil, sizlerin vizyonudur diyerek tekrar teşekkür ederim. Tek dileğim, Çocukların ölmediği bir 2024’te görüşmek üzere.”




    ATLI KIZAKLAR BUZ ÜZERİNDE


    YENİ MİSAFİRLERİNİ BEKLİYOR..


    Her kış yüzeyi buzdan cam pistine dönen Çıldır Gölü yeniden buz tabakasıyla kaplandı. Yerli ve yabancı turistlerin ilgi alanı olan donmuş gölün üzerinde bekleyen Atlı Kızaklar yeni misafirlerini bekliyorlar. 




    İçinde barındırdığı Sarı balık başta olmak üzere 9 çeşit balığı yeme keyfini yaşayıp, tüm yüzeyi donmuş gölde atlı kızaklarla gezi yaparak tatil  keyfini çıkaran yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olan Çıldır Gölü’nün en büyük eksiği çevresinde kalınacak bir otel ya da moteller, göl kenarında güzel bir ortam olan restoranlardan yoksun olmasının yanı sıra  yanı başından geçen ve Çin’den gelip, Kafkaslara kadar uzanan Kars-Tiflis Bakü Demiryolunun üzerine kurulacak olan bir tren istasyonuyla göle kadar uzanacak  Doğu Expresinden yoksun oluşu.


    Yerli misafirler buz kontrolünde!..

    Çıldır Gölü’nün yüzeyi soğuk havanın etkisiyle buz tutmaya başladı.


    Çıldır Gölü’nün yüzeyi soğuk havanın etkisiyle buz tutmaya başladı. Denizden bin 959 metre yükseklikteki Çıldır Gölü’nde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyredince yüzeyindeki donma gecikti. Son günlerde hava sıcaklıklarının sıfırın altında 10 dereceye kadar düşmesiyle birlikte gölün yüzeyi donma başladı. Bu yıl donma olayının geç başladığı göl yüzeyinde buzlanma nedeniyle ilginç manzaralar oluştu.

    Çıldır Gölü’nün gelip görülmesi gereken bir yer olduğunu söyleyen Fırat Karabağ, “Her yıl Çıldır Gölü’nü görmeye geliyoruz. Bu yıl geç olsa da başlamış. Yüzeyi cam gibi olan Çıldır Gölü’nün üzerine çıkmaktan mutlu oluyoruz. Biraz üşüyoruz ama bu da ayrı bir güzellik” dedi. Atlı Kızakçı Alper Topkaya ise gölün yüzeyinin donduğunu fakat atlı kızakların yaklaşık bir hafta sonra göl üzerine çıkabileceğini söyledi. Topkaya, “Şu anda atlı kızaklar kıyıda bekliyor. Gelen misafirlerimiz atlarla fotoğraf çektiriyor. Buz kalınlığı arttığı zaman atlı kızak tırları da başlayacak” dedi.


    Fotolar: Suat İncedere/Çıldır




    Yılın ilk trafik kazası: merkezde.. 4 yaralı!

    Ardahan’da meydana gelen trafik kazasında iki otomobil çarpıştı. Kazada 4 kişi yaralandı.


    Ardahan’da meydana gelen trafik kazasında iki otomobil çarpıştı. Kazada 4 kişi yaralandı. Kaza, Ardahan merkez Kongre Caddesi’nde Balıkçı Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, henüz sürücüleri belirlenemeyen 75 AAD 700 plakalı otomobil ile 47 DE 939 plakalı otomobil çarpıştı. İhbar üzerine kaza yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan 4 kişi, bölgeye gelen ambulanslar ile Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikesinin olmadığı öğrenilirken, polis tarafından kazayla ilgili inceleme başlatıldı.




    ERDOĞAN BÜYÜKŞEHİRLER’İN

    İMAMOĞLU İLÇELERİN DERDİNDE!


    Üç ay kalan Mahalli İdareler Seçimleri öncesi aday adayları arasında en iyi adayı bulmaya çalışan siyasi partilerin başında gelen AK Parti’nin Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta 

    İstanbul’da olmak üzere büyükşehirlerde kimi aday göstereceğine karar veremezken, aynı durumun tam tersi sıkıntısını yaşayan CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı Ekrem İmamoğlu’da ilçelerde yaşıyor. 

    Erdoğan’ın İmamoğlu ile yarışacak İBB adayı ve İstanbul’un 39 ilçesinin yanı sıra ülkenin her köşesinde adaylar belirleme çalışmalarını sürdürüp, hala adaylarını açıklayamadığı şu günlerde İmamoğlu’da kendisini orada tutacak olan İstanbul’un aralarında 3 Ardahan’lının da şu an belediye başkanı olduğu 39 ilçesinde kimi aday göstereceğine karar veremiyor.  




    Erdoğan’ın kimi İBB Başkan adayı göstereceğine karar vermeye çalıştığı,   İmamoğlu’da  Pendik ve Tuzla’dan sonra başında bulunduğu İstanbul’un geriye kalan 37 ilçesinde kimi aday göstereceğini kara kara düşünürken, aynı İmamoğlu’nun Ardahanlı isimlerin şu an başında olduğu İstanbul Bakırköy, Şişli ve Esenyurt Belediye Başkanlarının yanı sıra çoğu ‘Kılıçdaroğlucu’ diye bilinen mevcutların yerine yeni isimler atayacağı belirtilmekte. Erdoğan’ın ‘sevgilim’ dediği İstanbul başta olmak üzere Ankara’nın da araların da olduğu kentleri kaybetmesi halinde yeni bir genel seçime kapının açılabileceği, İmamoğlu’nun ise göstereceği adaylarla başkanlığı kaybetmesi halinde kendisiyle birlikte CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’inde zor günler yaşayacakları hatta kayıp halinde yaşanacak domino taşı misali CHP’nin yeniden Büyük Kurultay’a gideceği  belirtildiği siyasi dengenin kimden yana ağır tartacağı adayların açıklanmasıyla birlikte biraz daha netleşecek gibi.




    Ardahan’da kaçak sigara operasyonu


    Ardahan’da düzenlenen sigara kaçakçılığı operasyonunda, il emniyet müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan çalışmada 230 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildi.


    Ardahan’da düzenlenen sigara kaçakçılığı operasyonunda, il emniyet müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan çalışmada 230 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildi. Operasyonda gözaltına alınan şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ediyor.  İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kentte kaçakçılık faaliyetlerini önlemeye yönelik çalışma yaptı. Ekipler, kent merkezinde belirlenen bir adrese operasyon düzenledi. Aramada, gümrük kaçağı 230 paket gümrük kaçağı sigara ve bir miktar içki ele geçirildi. Operasyonda gözaltına alınan Y.D’nin emniyetteki işlemleri sürüyor.


    DÜNYA DA DEPREM,


    ARTVİN-ARDAHAN’DA HEYELAN!


    Başta Japonya’da olmak üzere dünyanın çeşitli kentlerinde art arda meydana gelendepremler dünyayı salarken, Ardahan’ı Karadeniz’e bağlayan yolda heyelanlar meydana gelmeye devam ediyor.


     Artvin – Ardahan karayolunun 38. kilometresindeki Soğuksu mevkiinde dik yamaçtan kopan toprak ve kaya kütleleri karayoluna düştü. Heyelan nedeniyle yola düşen dev kaya parçaları kara yolu ulaşıma kapatırken bölge de bulanan elektrik tellerinin de kopmasına neden oldu. Karayolunu kullanan vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye jandarma, karayolları ve Çoruh Elektrik Arıza ekipleri sevk edildi. Uzun araç kuyruklarının oluştuğu bölgede karayolları ekipleri yolun temizlenerek trafiğe açılması için çalışma başlattı.


    Şavşat – Artvin arası yolcu taşıyan ilçe servisinin ve tır sürücüsünün heyelandan saniyelerle kurtulduğu öğrenildi.Artvin karayolları bölgesinde son bir ay içerisinde yüze yakın irili ufaklı heyelan meydana geldiği belirtildi.









    Yeni Halepçe’ler Olmasın!..


    Yılın ilk gününde Ardahan İl Temsilcisi Kürt Osman’ın da katıldığı ‘Türkiye Gençlik Vakfının (TÜGVA) öncülüğünde, Milli İrade Platformu adı verilen 308 STK’nin katılımıyla İstanbul Galata Köprüsü’nde düzenlenen “Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet” etkinliğinde binlerce kişi bir araya geldi. . Yürüyüşe 250 bin kişinin katıldığı öğrenildi.’ diyor TRT..


    Aynı TRT İsrail’in bir gazetesinin merkez basınının oluşturduğu gerçekleri saklama duvarını aşıp, İsrail’in yaptıklarını yazdığını ve bu yazılanların yani İsrail hükümetinin Gazze’de yaptığı vahşetin yarın tüm İsraillilerin başına iş açacağını ve dünyadan gelen tepkiler yetmez, tazminatlara neden olacağını manşetten verdiğini söylüyordu.



    Bunları izleyip, dinlerken kendisinin çok doğru haberler verdiğini iddia eden aynı TRT’nin haberlerini izlediğim YouTube’nin sağ tarafından Kürt kentlerine saldıran Saddam’ın Halepçe katliamı adlı belgesele gözüm takılıyor…

    Ve onunla birlikte nedense bugün iç çatışmalardan, ülkesinin birçok ülke tarafından üs haline getirilen Suriye’nin insan yerine koymadığı Kürtlere karşı yıllarca ortaya koyduğu politikalar ve Irak ile Suriye’nin adeta Kürt bedduası aldığını düşünüyordum.


    TRT’nin tek merkezli haber ve yorumlarını geçip, yotube’nin sağındaki belgeseli tıklayınca Kaddafi gibi bir kanalizasyonda bulunup, Kürt hâkim tarafından idam kararı verilen Saddam’ın Kürt ve Türkmenlerin kardeşçe yaşadığı Halepçe ile diğer Irak kentlerindeki zulmünü izliyorum.


    Ve İnsan Hakları Derneği’nin 16 Mart 2023’te ‘Bir Daha Halepçe’ler Olmasın!’ başlığı ile yayınladığı raporunu okuyor, bugün Irak’ta Suriye’de hala benzerleri yaşanan olayların sonucunda öldürülen insanların bedduasının er geç gelip, o katliamları yapanların yakasına yapıştığını da görüyoruz.


    Evet, İnsan Hakları Derneğinin ‘Bir Daha Halepçe’ler Olmasın!’ başlıklı Raporuna baktığımızda başta Ortadoğu’da olmak üzere dünya üzerinde zulüm yapanların, insanları öldürerek siyasetlerini ayakta tutanların sonunun Saddam gibilerinin sonuna benzediğini de görmekte, anlamakta, okumakta ve yılın ilk gününde izlediğim belgeseldeki gibi izlerken ülkemizde yerel seçimlerin yapılacağı, bir Mart ayında yaşanan Halepçe Katliamının Saddam Hüseyin’in sonunu getiren asıl başlangıç olduğunu da anlıyoruz.




    Evet, adına Enfal Operasyonu denilen katliam 29 Mart 1987 tarihinde başlatılmış ve 7 Haziran 1989’a kadar sürdürülmüştür. Bu operasyon kapsamında Saddam Hüseyin’in yeğeni olan Kimyasal Ali lakaplı Ali Hassan Majit Irak Devrim Komite Konseyi tarafından yetkilendirilerek, Irak’ın Kürtlerden arındırılması hedeflenmişti. Esasında Saddam rejiminin 1983’ten 1991’e kadar geçen sürede Kürtlere karşı sürdürdüğü arındırma politikası sonucunda yüz binden fazla Kürt katledilmiştir.

    Ve dikkat ederseniz Halepçe’de öldürülenlerin bulunduğu mezarlık ile Bosna’da Sırp kasabının öldürdüklerinin mezarları sanki değil, aynı..



    Yani dün Halepçe katliamının emrini veren Saddam’ın heykelini dikip, ona ‘Eliniz dert görmesin bunlar şeytanın çocuklarıdır keşke hepsini bitirseydiniz..’ diyen Yaser Arafat’ın liderleri olduğu binlerce Filistinli katleden İsrail’in ve onun gibi düşüncelerin sonu da er geç Saddam ve iktidara geldiği günden bu yana babasının bıraktığı kanlı miras yüzünden rahat yüzü görmeyen Esad’ın sonu da böyle olacaktır. 

    Çünkü bu dünyada bir kural var..  O da Allah’ın adaleti olan ‘Etme bulma dünyası’.. Kısaca söylemek gerekirse ‘Allah’ın değirmeni yavaş çalışır ama ince öğütür. Kimsenin ahını kimsede bırakmaz.


    İnanmıyorsanız geride kalan yıl dahil dünyanın geçmişine bakın başta bugün Filistinlileri yok eden Yahudilere etmediğini bırakmayan Hitler olmak üzere Kürtleri kimyasal silahlarla öldüren Saddamlar, onları insan yerine koymayıp dillerini yok sayan, kimlik bile vermeyen Suriye gibi nicelerinin akıttıkları kanlarda boğulup, tarihin kanlı sayfalarında yer aldıklarını ‘İnsanlık tarihine kara bir leke olarak geçen Halepçe katliamında hayatlarını kaybeden Kürt kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.” diyen Cumhurbaşkanı, AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’dan Halepçe mesajıyla anlayın…




    arşiv haber/yorumlar 06.02.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?









    Sitemizin Yazarlarının Günlük/Güncel


    Yorumlarını Okumak İçin Sitemizin Sağında Bulanan


    EN YENİ MAKALE Linkini TIKLAYINIZ



    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz


    Muhalefet neredesin ortaya çik!

     Yeni TOKİ’nin önünde yaptirilan okula İmam Hatip Lisesinin tasinacagi yönünde ki haberimiz ardindan tepkilerini ortaya koyan hak sahiplerinden bir grup dün matbaamizi ziyarete eder, bu duruma dur denilmesi için tüm hak sahiplerinin yani sira muhalefetinde harekete geçmesi gerektigine dikkat çektiler. Kendi hakkini savunmaktan aciz, her seyi gazeteciye havale eden, ama gazeteci yazdiginda ise ardindan durmayan bir toplumun fertleri olarak bizi ziyarete gelenlere ismarladigimiz çaylar ardindan kendilerin bir iyilik daha yaparak yol gösterdik. Ki; O yolun kendilerinin hakki oldugunu belirttikten sonra, Bizim gazetecilik görevimi yaparak gündeme tasidigimiz bu duruma dur diyeceklerin kendilerinin oldugunu belirttigimiz 2. Etap TOKİ sakinlerinin asil bize degil, kentte bulunan ve adlarina muhalefet denilen partilere de gitmeleri tavsiye ettik. Ancak bizim Ardahan’da arayip, bir türlü bulamadigimiz muhalefeti kendilerinin de bulamadigindan yakinan vatandaslar, kit kanat imkânlarla topladiklari paralarla aldiklari konutlarina ait okullarinin baska bir okula peskes çekilmesinin önüne nasil geçeceklerini bilmediklerini belirtiyordular. Kis günü alinan al acele bir karar ile okullarinin gasp edildigini, muhalefet partileri basta olmak üzere kendilerine kimsenin yardim etmedigini belirten Ardahanli vatandaslara da hak verirken bu kentte yasanan sorunlar karsisinda olmasi gereken CHP’nin, MHP’nin, DSP’nin, BDP’nin ve diger parti yetkililerinin niye bu kadar kenara çekilip, sindiklerini bir kez daha merak etmedim degil.. Gerçekten adi muhalefet olan bu siyasi partilerin su yasanan sorunlara bugün sahip çikmazsa, ne zaman sahip çikacaklarini düsünürken, yeni bir seçimin daha yaklastigini hatirliyor, kapilari pas tutan partilerin seçime 2-3 ay kala ortaya çikip, bizi oldugu gibi, TOTİ sakinlerini ve Ardahan’i kurtaracaklarini düsünüp, teselli oldum.. 0.535.418 32 58-fakiryilmaz323@hotmail.com



    KADINCA/Selmi Yilmaz Albaylarini da öldürmüsler..

     Geçtigimiz gün ele aldigimiz. ‘Daha fazla kazimayin’ baslikli yazimiz ardindan ard arda ortaya atilan iddialari görünce bu ülkede sadece sivillerin, siyasilerin degil, bizzat bu ülkenin askeri, polislerinin de faalli meçhul cinayetlere gittigini de görüyoruz. Son olarak ailesinin sikâyeti üzerin yillar sonra mezari açilip, DNA testi yapilan Albay Kazim Çillioglu’nun ve onun gibi birçok görevlinin ölüm sekillere tartisiliyor. ‘Çillioglu Tunceli İl Jandarma Alay Komutaniydi… 3 Şubat 1994 günü odasinda kafasina sikilmis tek kursunla ölü bulundu… İntihar ettigi açiklanan Albay Çillioglu, sag elini kullaniyordu, oysa silah sol tarafinda bulundu’ baslikli haberler ardindan harekete geçen savcilarin açtigi mezarlarda bu ülkenin emniyetinin üst görevlerinde bulunanlarinda karanlik oyunlara kurban edildigini görüyoruz. Özelikle Çiller dönemi olarak bilinen ve günde en az birkaç kisinin faalli meçhul cinayete kurban gittigi bu ülkede kazinan topraklarin altinda çikan insan kafataslarinin sayisinin da her geçen gün artarak devam etmektedir. ‘Yeter artik kazimayin’ diyerek suçlarini ört bas etmek isteyenlerin neden bu kadar bagirdigini da anladigimiz bir süreci yasayan ülkede barisa sikilan her kursunun arkasinda kimlerin oldugu da ortaya çikmasini umut ediyoruz. Her isi yarim yamalak olarak yapan bir anlayisinda hüküm sürdügü bu ülkenin topraklarinda fiskiran insan kemiklerinin hesabinin sorulmasini umut ederken, Ardahan’in Göle ilçesinde bulunan toplu mezarlarin da açilip, açilmayacagini merak ediyoruz. Gazetelerimiz israrla üzerinde durdugu bu mezarlarin açilmasi halinde birçok insanin kemiklerinin bulunacagini belirten kayiplarin aileleri çocuklarinin birer mezarinin olmasini isterlerken, o çocuklarini vahsice öldürüp, yerleri belli olmayan yerlere gömenlerin ve Esref Pasa gibi onun Albaylarin kimler tarafindan öldürüldügünün de bulunup, katillerinin adalet önüne çikarilmasi bekliyorlar.



    Hanak/Damal Gazetesi’nden


    Hanak Spor İçin Sizden Destek İsteniyor..

     Ardahan’da yapilan1. Amatör Futbol ligine, bunun ardindan bölgede gerçeklestirlen Bölgesel Amötür Futbol Ligine, ardindan 3. Futbol Ligine katilacak olan bir futbol takimindan yoksun olan Hanak’ta fes edilen Hanak Spor Kulübünün bir benzerini kurmak için gençlerin baslattigi çalismalara basta oglu da futbol oynayan Hanak Belediye Baskani olmak üzere kimsenin destek vermedigini duyuyor, görüyor, ögreniyoruz. Hanakli gençlerin kendi ilçelerinde kurulmasi için çalismalarina basladiklari Hanak Spor Kulübüne kurucu olmak için kimsenin talipli olmamasi gerçektende düsündürücü bir durum olarak karsimizda duruyor. Bir partinin delegesi olmak için kendisini yirtanlarin neden gençleri bir çati altinda toplayacak ve insan sagligi için gerekli olan spor’a destek vermedigini merak ediyorum. Şimdi burada soruyorum.. İlçemizde bir futbol kulübü olsa ne zarari olabilir, yararindan öteye.. Kaldi ki İlçe Kaymakamliginin unuttugu köyler arasi futbol turnuvalari ile ortaya çikacak olan bir degil, bir kaç futbol kulübünün Hanak’i Ardahan’da ve diger yerlerde temsil etmesi bu ilçenin tanitilmasi için güzel olmaz mi? Evet, Hanak Spor’u kurmak için kahve köselerinde kulis yürüten, büyüklerimize gidip, ‘Gelin yönetici olun, bir dernek kuralim’ diyen Hanakli gençlere hepimizin sahip çikmasi gerektigini düsünüyorum. Haydi tamda zamani kis dolaysiyla bol bos zamani olan beyler size gelen gençlere sahip çikmak için daha ne bekliyorsunuz. Hanak Spor’u kurmak için gelin yöneticilik görevini üstlenin..




    KAR CİNAYETİ ZANLILARI TUTUKLANDILAR!.

     10 yil önce kiz kardeslerine tecavüz ettigi gerekçesiyle cezaevinde yattiktan sonra tahliye olan kisiyi öldürmek için pusu kuran 2 dayioglu, yanlislikla kardesi öldürdü Geçtigimiz gün yasanan ve bir kisinin ölümü ile sonuçlanan olay ardindan göz altina alinan iki kisi çikarildiklari Ardahan Adliyesince tutuklanarak Ardahan Kapali Cezaevi konuldular. Bilindigi gibi Ardahan merkeze 1,5 kilometre metre uzaklikta bulunan Gürçayir (Sapkara) mahallesinde oturan genç gündüz vakti evine giderken ugradigi silahli saldiri sonucunda hayatini kaybetti. Dayisinin ogullari olduklari ögrenilen kisiler tarafindan öldürülen gencin yanlis hedef oldugu belirlendi Aslen Igdir’in Taslicay köyünde oturan Çanketen ailesi 10 yil önce akrabalariyla aralarin da husumet bulunmasi nedeniyle Ardahan’a göç ederek burada yasamayan basladi. 5 ay önce vatani görevini tamamlayarak ailesinin yanina gelen Şakir Çanketen (25) dün saat 14.00 siralarinda bir arkadasiyla birlikte evine gitmek için yola çikti. Merkeze 1,5 kilometre uzaklikta bulunan Güzcimeni mahallesindeki evine yaklasmakta iken kimligi belirsiz kisilerin saldirisina ugrayan kisilerden Şakir Çanketen aldigi 5 kursun yarasiyla karlara gömüldü. Arkadasi ise yara almadan kurtuldu. Kursun sesleri sonrasi olay yerine gelen polis ekipleri, karlar içinde yatan gencin hayatini kaybettigini belirledi. **YANLIŞLIKLA VURMUŞLAR.. Ardahan Emniyet müdürlügü ekipleri, öldürülen gencin yaninda bulunan Mahmut isimli kisinin verdigi eskâl üzerine yaptiklari aramalarda, cinayeti isledigi belirlenen kisilerin öldürülen gencin öz dayisinin 2 oglu oldugu ortaya çikti. Göle ilçesinde yakalanan B.Ç ile V.Ç adli kardesler poliste verdikleri ilk ifade de amaçlarinin Şakir Çanketen’i öldürmek olmadigini, hedeflerinin bu kisinin abisi olan Seyit Çanketen’i vurmak oldugunu söyledikleri bildirildi. **NAMUS MESELESİ.. Aslen İstanbul’da insaat islerinde çalistigi belirlenen zanlilar, cinayetin nedeni ise yaklasik 10 yil önce kiz kardeslerinin, öldürülen Şakir Çanketen’in abisi olan Seyit Ç tarafindan igfal edildigi, bu kisinin 1,5 yil cezaevinde yattiktan sonra tahliye oldugu, bu yüzden bu kisiyi öldürmek için plan yaptiklarini söylediler. Zanlilar uzun bir süre görmedikleri ailenin ferdelerini karistirdiklarini bu yüzden yanlislikla 5 ay önce askerden gelen kardesi Şakir’i vurduklarini söylediler. Cinayeti B.Ç’nin üstlendigi bildirildi. Zanlilar ifadelerinin ardindan Adliyeye sevk edildikten sonra tutuklanarak Ardahan kapali Cezaevine konuldular. Haberi ekleme saati: 15.53-08 Ocak 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    TÜRKİYE’DE DÖRT ARDAHAN DAHA VAR

     TÜİK tarafindan açiklanan Adrese Dayali Nüfus Kayit Sistemi “Nüfusa Kayitli olunan ile göre ikamet edilen il” verilerine göre Ardahan’daki 107.455’lik nüfusun 94.416’si Ardahan nüfusuna kayitli. Bir baska deyisle Ardahan nüfusunun %87,9’u Ardahanli. Bu oran bir önceki yil %91,3 idi. Ülke genelinde ise toplam 492.147 Ardahanli var. Bu rakam Ardahan nüfusunun neredeyse bes kati. Yani ülkemizde Ardahan disinda dört Ardahan daha oldugu görülüyor. Ardahanlilar Türkiye’nin 81 ilinin tamamina yerlesmis durumda. Bunun yani sira yurtdisinda da yüz bine yakin Ardahanli oldugu tahmin ediliyor. İstanbul’da iki Ardahan sakli: Ardahan’in toplam nüfusunun iki katindan fazla kisi yani 229.172 Ardahanli İstanbul’da yasiyor. Diger büyük sehirlerde de azimsanmayacak oranda. Kocaeli’de 40.063, Ankara’da 35.925, Bursa’da 25.870 ve İzmir’de 24.043 Ardahanli var. Kisacasi Edirne’den Mugla’ya, Kilis’ten Sinop’a nereye gitseniz mutlaka Ardahanli bulacaksaniz. Hazirlayan: Zafer AGYAR/Asikzülali Köyü-Posof Haberi ekleme saati: 11.22-04 Ocak 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    145 LİRA İÇİN KOS KOCA TELEKOM HACİZ EDİLDİ!

     Ardahan’da yasanan ilginç bir durum Türk Telekom’un hesaplarina haciz getirdi. Alinan bilgilere göre Ardahan TOKİ Konutlarinda oturan Ramazan Ahmet Kocoglu isimli vatandas geçtigim yillarda oturdugu evine ADSL aldi. Bir süre sonra kiralik olan evden baska yere tasinan Kocaoglu Ardahan İl Telekom Müdürlügüne giderek, kendisinin üzerine kayitli olan ADSL’yi kapatacagini belirtip, Telekom’üa dilekçe verdi. Ancak ADSL’sinin kapatilmasi için dilekçe vermesine karsin iki adet yeni fatura geldi. Tüketici Haklari Hakem Heyeti Karari İle Haciz! Bunun üzerine yeniden Telekom’a giderek kendisinin internet kullanmadigini ve ADSL’sini kapattirmak için aylar önce Telekom’a dilekçe verdigini belirten Kocaogilu, tüm itirazlarina karsin iki fatura bedeli olan 97 Lirayi ödemek zorunda kaldi. Ama kullanmadigi internete para alinmasina tepki gösteren ve duyarli bir vatandas örnegini gösterip, hakkini arayan Kocaoglu önce Ardahan Valilik bünyesinde bulunan Tüketici Haklari Hakem Heyetine basvuruda bulundu. Burada kendi lehine çikan karar istinaden tekrardan Telekom’a gitti. Ancak kullanmadigi internet için ödemesini yaptigi iki faturanin parasini geri istedi. Ama Telekom yine ayak diretip, Kocaoglu’nun parasin iade etmeyince hukukçusuyla görüsüp, bu kez icra müdürlügüne Ardahan Hakem Heyetinin karari ile basvuruda bulundu. Bunun üzerine Ardahan İcra Müdürlügünün Ardahan Tüketici Haklari Hakem Heyeti raporuna dayanarak aldigi haciz karari ile Ardahan İl Telekom Müdürlügünün Ardahan’da ki Bankalarda bulunan hesaplarina icra masrafi ve gecikme faizli ile birlikte 97 lirasini vermeyen vatandas tarafindan toplam 145,00 TL. Haciz ederek hesaplarina haciz ettirdi. Haber ekleme saati: 17.46-03 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Çakici: Davet edilmememiz manidardir..

     Son olarak Ardahan İl Tarim Müdürlügüne alinan ‘Gida Denetim ve Numune Nakil Araci’nin teslim töreni tartisma konusu oldu. Geçtigimiz yil alinmasi için Ardahan İl Genel Meclisi’ne basvuruda bulunan İl Tarim Müdürlügünün 2011 yilin da ki bu isteminin tüm meclis üyeleri tarafindan kabul gördügü ögrenilirken, aracin teslim törenine meclis baskani ve üyelerinden hiç birisinin davet edilmemesi dikkatlerden kaçmadi. Bu araç için yapilan teslim törenine basta Ardahan Meclis Baskani olmak üzere İl Genel Meclis Üyelerinin çagrilmadigi dikkat çekince konunun soruldugu Ardahan İl Genel Meclis Baskani Bedrettin Çakici su açiklamada bulundu. Ayni zaman da AK Parti Posof İl Genel Meclis Üyesi olan Bedrettin Çakici, ‘Aracin teslimi ile ilgili yapilan törene neden katilmadiniz?’ seklindeki soruya su açiklamada bulundu. ‘Ardahan Gida, Tarim ve Hayvancilik İl Müdürümüz Fevzi Karakoç bu sabah meclisimize gelerek, Ardahan’a çok gerekli olan bu aracin alinmasi için göstermis oldugumuz duyarliliktan dolayi meclis toplantimiza katilmis, İl Genel Meclis Üyesi arkadaslarimiza tesekkürlerini sunmustur. Karakoç’un bu nazik davranisi bizleri mutlu etmistir.’ dedi. Meclis Baskani Bedrettin Çakici aracin teslim töreni sirasinda kendisinin ve meclis arkadaslarinin Şubat Ayi toplantisi için Ardahan merkezde bulunmalarina karsin, bu törene davet edilmemeleri konusunda da sunlari söyledi, Çakici, Ardahan yerelinde egitimden, sagliga, tarimdan, kültüre kadar genis bir alanda yapilan yatirim ve halka sunulan hizmetlerin karar organinin halkin seçtigi İl Genel Meclisi oldugunu basta kurum amirleri olmak üzere her kes iyi biliyor. Bizim kendimizi içinde yasadigimiz toplumumuza sevdirmemiz için bu tür etkinliklere katilmamizin fazlada bir öneminin olmamasina ragmen o toplum adina söz söyleme yetkisi olan biz seçilmislerin basta vali tarafindan olmak üzere bu tür organizasyonlara nezaketen de olsa davet edilmesinin dogu olacagini, davet edilmemelerinin ise manidar oldugunu söyledi. Haberi ekleme saati: 14.18-03 Ocak 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    ARDAHAN’DAN EN SON HABERLER

     **2.Etap TOKİ Sahipleri:Okulumuza dokunmayin! Ardahan-Göle yolu üzerinde bulunan 2. Etap TOKİ Konutlarina ait okulun, İmam Hatip Lisesi yapilacagi yönündeki gelismelere tepkiler sürüyor. Konu hakkinda ki haberlerimiz üzerine harekete geçen TOKİ sakinleri kent merkezine 4 kilo metre uzaklikta bulunan konutlar da oturacaklar için yaptirilan konutlarda oturacak olan ailelerin çocuklarini egitim/ögretimlerini görecekleri okula baska ögrencilerin yerlestirilmesinin hak gasbindan öte bir sey olmadigini belirtip, kendi çocuklarina ait olan okullarina baska ögrenci istemediklerini belirtiyorlar. **Muhalefet bize sahip çikmalidir.. Gazetemizin konuyu gündeme getirmesi ardindan harekete geçen 2. Eteap TOKİ sakinleri bir kaç kisinin aldigi karar ile ellerinden alinmak istendigi okullarina sahip çikacak ve bu konunun önüne geçecek olan muhalefet partilerinden destek beklediklerini söyledi. Muhalefetin her konuda oldugu gibi bu konuda da sesiz kalmasinin anlamsiz bir durum oldugunu belirten vatandaslar, ‘Okulumuzu elimizden almak isteyen iktidar temsilcilerinin bu keyfi davranislarina kim dur diyecek’ diye sorduklari görüldü.  **Vali TOKİ’lerinde Hizmete Girmesi İçin Çalisiyoruz.. **BİRDE MÜDÜRÜ YENİLENSE!.. Geçtigimiz günlerde hizmete sunulan hastanenin müdürü basta olmak üzere yönetim kadrosunun da yenilenmesi istenmektedir. Ardahan Valisi Mustafa Tekmen yeni hizmete giren 150 yatak kapasiteli hastanede incelemelerde bulundu. Vali Tekmen, yaklasik 1 ay önce geçici kabulü yapilan hastanenin temizlik ve tüm ünitelerinin yerlestirilmesinin tamamlandigini ve bir haftadir da saglik hizmetlerinin verilmeye basladigini söyledi. Vali Tekmen, kisin ortasinda da olsa bu hastaneyi bir an önce vatandasin hizmetine sokma yönünde gösterdikleri çabalarinin sonucunu aldiklarini ve vatandasi büyük bir sikintidan kurtardiklarini, vatandasin mutlulugunu bugün burada görmenin de kendilerini mutlu ettigini söyledi. Vali Tekmen, yaz-kis demeden halkimiza yatirim ve hizmetleri yetistirmede adeta kosturuldugunu söyledi. Tekmen, sömestr tatilinde bu semtteki 24 derslikli okulun açilisa hazir hale getirilip 2. Sömestrin basinda hizmete sokacaklarini, bunun için görevlilere talimat verdigini ve yine TOKİ tarafindan insaati tamamlanan merkezdeki 300 kisilik ögrenci yurdunun da ayni zamanda devreye girmesiyle egitimin fiziki altyapisinin tamamlanmis olacagini açikladi. Kanalizasyonu, takviye içme suyu ve yolunun çok önceden ve de kurum ayrimi yapmadan devletin bütün kurumlarinin birlikte çalistirilmasi ve çabalariyla altyapisi tamamlanan bu semtteki 500 daireli TOKİ binalarinin hak sahiplerine tesliminin bir an önce yapilmasi için yetkililerle temaslarinin devam ettigini söyleyen Tekmen, bu bölgede yeni bir sehrin dogacaginin, trafigin sehrin dogusundan batisina sürekli akis göstererek sehirciligin, sehir hayatinin ve ekonomisinin canlanacaginin müjdesini verdi. Vali Mustafa Tekmen, uygulamalarda görülen eksikliklerin ve görülen hatalarin da kisa sürede giderilmesiyle modern ve 5 Yildizli otel konforunda olan bu yeni hastanemizin yakin bir zamanda Saglik Bakanimizin tesrifleriyle resmi açilisinin da yapilacagini sözlerine ekledi. Haberleri ekleme saati: 12.05-03 Ocak 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com  **Tarim’a yeni araba alindi.. Ardahan İl Özel İdaresi tarafindan, Gida, Tarim ve Hayvancilik Ardahan İl müdürlügüne, gida denetim ve numune nakil araci bagislandi. Vali Mustafa Tekman’in katilimiyla yapilan devir teslim törenine, Ardahan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mete Özdemir, Gida, Tarim ve Hayvancilik İl Müdürü Fevzi Karakoç, İl Jandarma Komutani Albay Samit Tokmak, İl Emniyet Müdürü Abdurrahman Yilmaz ve diger yetkililer katildi. Yapilan hizmetin gida sektörü için önemli bir hizmet oldugunu belirten Tekmen, “İlk kez gida, tarim ve hayvancilik il müdürlügümüzün böyle bir araci oluyor. Bu araçla kontrol edilen gidalar daha saglikli ve daha güvenilir olacak. Çünkü bu araç, tam olarak gida kontrolü için mevcut donanima sahip bir araçtir. Örnegin bir numune ilçeden ve köyden merkeze, laboratuara daha güvenli bir sekilde tasinmis olacak. Bu nedenle özel idareye tesekkür ediyorum” dedi. Tekmen, bagislanan aracin 65 bin liraya mal oldugunu da sözlerine ekledi. Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com  **KÖYLERDE KENTLER GİBİ KAR ESARETİNDE .. Köylerde bulunan su sebekelerini dondugu su günlerde hayvanlarin su ihtiyaci üzeri buz tutmus olan göl ve derelerin buzlari kirilarak saglaniyor. Yurt genelinde oldugu gibi Ardahan’da da etkisini en agir sekilde gösteren kis kentleri oldugu gibi köyleri de esir aldi. Toplam 226 Köyü bulunan Ardahan’da son yagan kar ile birlikte birçok köye ulasimin bir hayli zor hale geldigi görülürken, kar yagisi ardindan gelen dondurucu soguklarin önümüzde ki günlerde daha d artacagi belirtilmektedir. Birçok köyde su sebekesinin dondugu, bu durumun en çok geçimlerini yaptiklari hayvanlarina su bulmaktan zorlanan hayvan yetistiren köylüleri zorda biraktigi da görülen Ardahan’in köylerinde yem sikintisinin da had safa da oldugu alinan diger bilgiler arasinda olmaktadir. Ardahan kent merkezinde 62, Göl’de 51, Posof’ta 49, Çildir’da 35, Hanak’ta 22 ve Damal’da 7 köyün bulundugu Ardahan’da tüm agirligiyla etkisini sürdüren kis dolaysiyla kent merkezlerinde de kömür ve odun gibi yakacak sikintisinin da bas gösterdigi görülüyor. Kömürcülerin kömür getirmekten, vatandasin kömür almaktan zorlandigi Ardahan’in birçok köyünde hayvan gübresinde elde edilen tezeklerin yakildigi bilinmektedir. **Özdemir Kapali yolumuz yok .. 226 Köyün sorunlari ile ilgili birinci kurulus olan Ardahan İl Özel İdaresi’nin basinda bulunan Ardahan Genel Sekreteri Mete Özdemir bölgede yasanan agir kis sartlarina karsin kapali köy yolunun olmadigi, yagan tipi ardindan esen tipinin kapattigi yollarin da kisa sürede açildigini belirtti. 65’i isçe olmak üzere yaklasik 110 kisi ile yürütülen Köy Hizmetlerinin aksamadan devam ettigini belirten Genel Sekreter Mete Özdemir kisin tüm agirligina karsin vatandaslari magdur etmemek için günün 24 saati görevde olduklarini da sözlerine ekledi. Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com  **Müftü Vakif ve Cemmat Üyelerini Bir Araya Topladi,, Türkiye Diyanet Vakfi Ardahan Şube Baskani ve İl Müftüsü Galip AKIN Ardahan’a atandiktan sonra uygulamaya koydugu projelerine katkida bulunan Ardahan’da ki dini, hayri ve egitimci sivil toplum kuruluslarinin baskanlariyla bir araya getirdi. Yapilan toplantida, ‘Sivil toplum kuruluslarinin hem kendi aralarinda, hem de Diyanet mensuplari ile olan iliskilerinde birlik, beraberlik ve dayanisma ruhunu yeniden tesis etmek, toplumdaki kaynasmayi arttirmak ve birbiriyle barisik toplum fertlerinin olusturulmasini temin etmektir.’ denildi. Toplantida yapilan açiklamada; 6002 sayili kanun çerçevesinde din hizmetleri ile ilgili ulusal ve uluslararasi kurum ve kuruluslarla isbirligi yapma görev ve yetkisi Diyanet İsleri Baskanina verildiginden yine ayni kanunun 8. maddesi ile de il müftülerinin bölgelerinde Diyanet İsleri Baskanini temsil etme görev ve yetkisi vermesi sebebiyle İlimizde faaliyet gösteren, dini, hayri ve egitimci sivil toplum kuruluslarinin temsilcileri ile görüsülmüs, Türkiye Diyanet Vakfi Ardahan Şube Baskani ve İl Müftüsü Galip AKIN, İl Müftü Yardimcisi Nusret DEDE’nin yani sira Vatan Talebe Yurdunu temsilen Selahattin YILDIZ, Hayrat Vakfini temsilen Mahmut BODUR, İslam Dernegini temsilen Ahmet YILMAZ, Anadolu Gençlik Dernegini temsilen Necdet KAYA, Anadolu Gençlik Dernegi Bölge Baskanligini temsilen Bilgin UZUNER, FEM Dershanesini temsilen Sakip DAL, Kültür Egitim Vakfini temsilen Yücel PEHLİVANOGLU, İmam-Hatip Lisesi Mezunlari Dernegini temsilen İbrahim KARABULUT, Anadolu İmam-Hatip Lisesini temsilen Nahittin ÇAVDAR, Göle Hayrat Vakfini temsilen Özkan SARI’nin katilimiyla geçtigimiz gün kahvalti yapmak üzere bir araya gelinmistir. Toplantiya Semerkand temsilcisi rahatsizligi nedeniyle katilamamistir. Vakif ve Cemaat Üyeleri ile bir araya gelen İl Müftüsü’nün yapmis oldugu açilis konusmasinda, birlik, beraberlik ve dayanismanin önemine vurgu yapilmis, Ardahan’da yapilacak dini, sosyal ve kültürel içerikli egitim hizmetleri ile ilgili görüs alis verisinde bulunuldu. Ardahan’da 3 yildir faaliyetini sürdüren Ardahan Üniversitesi ögrencilerinin barinma ihtiyaci için çözüm önerileri de görüsüldü. Katilimcilar İl Müftüsü Galip AKIN’a bu firsati sundugu için çok tesekkür ettiler. Ayrica her ay en az bir defa böyle bir toplanti yapmanin yararli oldugunu vurguladilar. Yapilan bu toplanti, tanismanin yaninda katilimcilarin görüs ve önerileri dogrultusunda bundan sonraki süreçte neler yapilabilecegine dair bir yol haritasi belirleme toplantisi niteliginde olmustur. Bu toplantiyla ayrica su hususlar da amaçlanmistir: • Müftülügün Ardahan’da aktif olan dini, hayri ve egitimci sivil toplum kuruluslarinin hizmetlerine gönüllü katkida bulunan dernek ve vakiflar arasindaki manevi baglari canlandirmak ve aradaki ön yargi diyebilecegimiz fikir ve düsünceleri bertaraf ederek bu alanda çalisma yapan STK’lar arasi iliskileri daha güçlü hale getirmek, • Topluma dini, hayri ve egitim hizmeti sunan vakif ve dernekleri Müftülügümüzün koordinatörlügünde bir araya getirip hizmetteki kapsami genisleterek kaliteyi arttirmak, • Müftülün toplum nezdindeki çalismalari hakkinda görüs alisverisinde bulunmaktir.  **Müftü Akin, Engelli Memura Kabartmali Kuran Hediye Etti.. Ardahan Müftüsü Galip Akin, Göle Yatili Bölge Okulu’nda santral memuru olarak çalisan görme engelli Özcan Kirkgöz’e Türkiye Diyanet Vakfi’nca hazirlanan 6 ciltlik Kabartmali Kur’an-i Kerim Meali’ni hediye etti.Ardahan Müftüsü Galip Akin, Göle Yatili Bölge Okulu’nda santral memuru olarak çalisan görme engelli Özcan Kirkgöz’e Türkiye Diyanet Vakfi’nca hazirlanan 6 ciltlik Kabartmali Kur’an-i Kerim Meali’ni hediye etti. Galip Akin, görme engelli Özcan Kirkgöz’ü makaminda İl Milli Egitim Müdürü Tevfik Fikret Eteker ile birlikte agirladi. Akin, “Engelli ve özürlü kavramiyla ifade ettigimiz olgu, insanin bir sinavidir. İnsan ya engelli, ya engelli yakini, ya da engelli adayidir. İnanç, söz, fiil ve davranislariyla dünyada imtihan halinde olan insan, hayatini; inisi, çikisi, kivrimi, kasisi ve engebesi olan bir yolda sürdürür. Varliklarin en mükemmeli ve en üstünü olan insanin Allah katindaki degeri iman, ibadet, salih amel, takva ve güzel ahlak nispetindedir. Çünkü Allah insanlari bu açidan degerlendirmekte, onlarin fizik yapilarina, renklerine, irklarina, cinsiyetlerine, saglam veya engelli oluslarina bakmamaktadir. İnsanin dünya yasaminda karsilastigi hiçbir sikinti ve zorluk yoktur ki, ahiret yasami için bir kazanim sayilmasin. Hastalik, sikinti ve zorluk istenmez, fakat bütün bu önlemler alinmasina ragmen gelirse de sabretmek gerekir.” dedi. İl Milli Egitim Müdürü Tevfik Fikret Eteker ise Diyanet İsleri Baskanligi’nin çalismasinin takdire sayan oldugunu belirterek, “İl Müftülügü’nün Göle Yatili Bölge Okulu’nda memur olarak çalisan bir kardesimize böyle bir hediye vermesi bizi sevindirdi.” diye konustu. İl Müftüsü ve İl Milli Egitim Müdürü’nün elinden en güzel hediyeyi aldigini belirten Özcan Kirkgöz ise Kuran-i Kerim Meali’nin kendisine hediye edilmesinin çok sevindirici oldugunu ifade etti.  **Vanli Depremzedelere Yemek İkrami Göle İlçe Müftülügü ve Türkiye Diyanet Vakfi Göle Şubesi isbirligi ile Van-Çaldiran ve Ercis’ten gelerek egitimlerine Göle’de devam eden ilk ve ortaögretimdeki depremzede ögrencilere aksam yemegi ikram edildi. Düzenlenen yemege Göle Kaymakami Kemal ATASOY, İlçe Müftüsü Yavuz YILDIZ, İlçe Milli Egitim Müdürü Murat AYDIN ve depremzede ögrenciler katildi. Ögrencilerle sohbet ederek aileleri ve kendileri hakkinda bilgi alan Kaymakam Kemal ATASOY ögrencilere, “her türlü ihtiyaçlarinin karsilandigini, kendilerine sadece çalismak, okumak, basarmak ve bu vatana, bu millete hizmet etmek düstügünü, kendilerinden de beklenenin bu oldugunu” vurgulayarak tavsiyelerde bulundu. Göle Kaymakami Kemal ATASOY İlçe Müftülügü tarafindan düzenlenen bu programin ve takdim edilen hediyelerin, ailelerinden uzakta egitimlerine devam eden ögrencilerin acilarini paylasmak adina çok güzel ve çok ince bir davranis oldugunu ifade ederek İlçe Müftüsü Yavuz YILDIZ’a tesekkür etti. Ayrica misafir depremzede ögrencilerin her birine İlçe Müftülügü tarafindan hazirlanan hediye paketi ve harçlik takdim edildi. Haberleri ekleme saati: 11.58-03Şubat 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    SELAHATTİN SAKİNOGLU’NDAN GÖLE HABERLERİ

     **ORMAN’DAN SONRA ASKERLİK ŞÜBESİDE KAPANIYOR! Bir kilo sütün bir bardak çay parasina satildigi Göle’de ard arda kapanan resmi kurumlara bir yenisi daha ekleniyor. Göle’de bulunan TİGEM’in ardindan kapatilan Halk Bankasi, İs Bankasi ve Cezaevi ardindan geçtigimiz günlerde kapatilma karari alinip, Ardahan’a tasinan Orman Müdürlügünden sonra simdide Göle Askerlik Şubesi kapaniyor. Hükümetin aldigi ve birçok askerlik subesinin kapatilacagi karari ardindan kapatilacak Askerlik Şubeleri arasinda Göle Askerlik Şubesinin de bulundugu ögrenildi. **Şimdi sira nerede? Geçtigimiz gün AK Parti Grup Toplantisinda yaptigi konusmada aralarinda Göle Askerlik Şubesinin de bulundugu birçok subenin tasarruf adi altinda kapatilacagini belirten Basbakan Recep Tayyip Erdogan’in bu açiklamasi ile kapatilacagi ögrenilen Göle’de ki Askerlik Şubesi’nin de gitmesiyle sirada ilçede bulunan resmi kurumlarin hangisinin olacagi tartisilmaya baslandi. **Yeni süper market açiliyorr, esnafta kapatiyor .. Orman Müdürlügü ardindan, Askerlik Şubesinin de kapatilacagi Göle’de ikinci bir büyük marketin açilacagi da ögrenilirken, buna karsin bir çok küçük esnafin kepenk katmaya hazirlandigi da alinan diger bilgiler arasinda oldu. **Basbakan’in konuyla ilgili açiklamasi.. Basbakan Tayyip Erdogan, kapatilmasina karar verilen 181 askerlik subesine ait binalarin, okul öncesi egitimde kullanilmak üzere Milli Egitim Bakanligi’na devredilecegini açikladi. Erdogan söyle devam etti: “Bu durum nüfusu az ilçelerimizde islem sayisinin da azalmasini beraberinde getiriyor. Biz kanun degisikligiyle de ilk yoklama, yedeklik yoklamasi ve askerlik meclisini kaldiriyor, böylece askerlik islemlerini azaltarak hizlandiriyoruz. Ayrica islem hacmi düsük 181 ilçede askerlik subelerini kaldiriyoruz. Bu ilçeler en yakin askerlik subesi bünyesine dahil olacak. Haber: www.golegoizlem.com  **Göleli Âsik Göle’yi Tanitma Yolunda.. Göle’den yillar önce çikip İstanbul’a yerlesen Âsik Erdal Balik sosyal paylasim siteleri ve Tv programlarinda hem Göle’yi tanitmak hem de eski tarz müzikleri zamanin gençlerini sevdirmeye mehilli oldugu gözlemlendi. Göle’den yillar önce çikmasina ragmen kendi çapinda tanitimina devam eden Asik Erdal Balik’i ve parçalarini www.facebook.com sitesinden takip edebilirsiniz. **Ardahan’imin Kis Gelince Her yan Karla Kaplanir Gören Onu Gelinlik Giymis Sanir Yaz Gelince Dört Yan Yesil Boyanir Daglari Motifli Hali Ardahan’imin Yaz Gelince Çiçekleri Bol Olur Dolar Kovanlara Tatli Bal Olur İner Pazarlara Paha Pul Olur Meshurdur Kasari, Bali Ardahan’imin Tandir Atesinde Piser Kaz Eti Yiyen Unutur mu Hiç Bu Lezzeti Masrapada Yapilir Etli Piti Yemekleri Yerli Mali Ardahan’imin Hasan Hara kani Celal Babasi Onlar Halkin Hakka Giden Çabasi Cephede Giydiler Beyaz Libasi Dört Bir Yani Aydin Dolu Ardahan’imin Şenlik Lee Müdavi Kültür Esigi Summaniyle Almislardi Isigi Murat Çobanoglu Serhat Asigi Onlar Ay Yildizli Ali Ardahan’imin Yurdun Kalkanidir Ardahanin Kalesi Onlar Serhat Şehrin Kültür Mirasi Tarih Kokar Sagi Solu Ardahan’imin Bu Vatana Birçok Yarar Eyledi Erdal Tüm Bunlari Çaldi Söyledi Destan Olsun Nice Hali Ardahan’imin Âsik Erdal Balik  **Göle Belediyesinden Legen’li Koruma!.. Göle’de vatandaslarin çocuklarini tatilde bile disariya birakmadigi gözlemlenirken, çocuklarin tatillerinde eglenememesinin sebebide Göle’deki böyle dikkatsizliklerden kaynaklandigi bilgisi alindi. Göle Belediye Taksi yaninda bulunan rögar kapagini açik birakan Göle Belediyesine vatandaslar tepkilerini koydu. Rögar kapaginin açik unutulup üstüne birde plastik legen koyan Göle Belediyesinin ne yapmaya çalistigini anlamayan vatandaslar “Araçlarin rögarin üstünden geçmemesi için üstüne bir tane legen koyup gitmisler. Zar zor fark ettim ki rögar kapagi açik. Yoksa az kalsin aracimin sag ön tekerini düsürüyordum. Hadi bizi geçsin Göle Belediye Baskani Sabri Muratoglu milletin çolunu, çocugunu dami hiç düsünmüyor.” diye onustular. Göle Belediyesine tepkilerini koyan vatandaslar sikça kullanilan caddelerin daha düzenli olmasini istiyorken, bazi vatandaslar ise çocuklarini böyle rezaletler yüzünden evlerinden çikarmadiklari gözlemlendi.  **Su Almaya Geldi Arabayi Dondurdu.. Göle’nin Okçu köyüne suyu donan vatandaslar araçlari ile su almaya geliyor, fakat bir vatandas talihsizlige denk gelip arabasini da dondurdu. Son anda köylülerin yardimi ile arabasini çalistiran vatandas “Geldigi yerin Göle kadar soguk oldugunu tahmin edemedim, geçen yil havalar bu aylarda sicakmis fakat bu yil nedense bizim sansimiz mi dir nedir bu kadar soguk havalar 5 dakika içerisinde arabam dondu.” Diye konusan araç sahibi Göle’nin soguklarina aliskin olmadiklarini söyledi. Haberleri ekleme saati: 11.22-03 Şubat 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    BARIŞ BİLGİN’DEN ARDAHAN HABERLERİ

    Esnaf soba basinda!..


    Sibirya sogukluklarinin günden güne daha iyi hissettigimiz su günlerde, vatandas mecburi olmadikça evden çikmazken, bazi esnaflarda siftah yapamadan kepenk kapattiklari görüldü. Ardahan Üniversitesi ögrencilerinin de yariyil tatili nedeniyle memleketlerine gitmesiyle, halkin evden zorunlu olmadikça çikmamasi, köylü vatandasinda sehre eskisi gibi gelmemesi nedenleriyle bir hayli zor durumda kalan esnaflar bir de Sibirya sogukluklari nedeniyle yakacaklarla zor durumda olduklari gözlemlendi. Ardahanli esnaflarin son günlerde is yapamamasi üstüne üstün günde 1 torba kömür yakmalari Ardahanli esnaflari zor durumda birakirken, esnaflarin sogukluklardan dolayi masalarinda oturamayip, soba baslarinda oturduklari da gözlerden kaçmadi.  **Ari Üretim Egitim ve Gen Merkezi Müdürlügüne Yeni Atama.. Vali Tekmen, Kafkas arisinin geninin korunmasi amaciyla kurulan kurumun Türkiye’de tek kurum oldugunu ifade ederek, sunlari kaydetti: “Ne yazik ki, alti aydir buraya müdür atanmamisti. Vekaleten bakiliyordu. Girisimlerim ve zorlamalarimla birlikte Nigde Hayvan Sagligi Şube Müdürü Sadik Dogan atandi. Kurumumuz için hayirli olsun.” Gelecek olan müdürden ariciligin beklentilerinin büyük oldugunu dile getiren Tekmen, “Burasi adeta fabrikadir. Arisiyla baliyla Türkiye’de tek ve farkli bir kurumdur. Kuruma bir an olsun vekaleten bakilmasina rizam olmaz. Çünkü burasi bizim için en önemli kurumlardan biridir. Kafkas arisinin gen merkezi olan ilimizde bu kurumun önemi çok büyüktür” dedi.  **Ardahan Beyaza Büründü.. Son zamanlarda etkinsi artirarak devam eden soguklara kar ve tipi eklenince Ardahan’da da hayati olumsuz etkiledi yagan karin hemen donmasiyla yollarin kayganlasmasi yaylara ve soförlere zor anlar yasatti. Kar yagisindan köylerde nasibini aldi özellikle yüksek kesimlerde yasayan köylülerin sehir merkezine ulasimlarinda aksakliklar yasanirken kara yollari ekipleri ve Ardahan Valiligi köylere hizmet götürme birligi araçlari, İl genelinde seferber olurken, bazi yollarin kar yagmasinin devam etmesi sonucu bazi köy yollarinin kapali oldugu ögrenildi. iki gündür süren kar yagisi nedeniyle 50 cm ulasan kar Ardahan’i esir alirken; Ardahan merkezde ve ara sokaklarda Ardahan Belediye ekiplerinin çalismalarinin sürdügü bilgisi alindi.  **Diyaliz Hastalari Bes Saat Yolda Rehin Kaldi.. Ardahan’da etkili olan kar yagisi ve tipi nedeniyle birçok köy yolu ulasima kapanirken, köylerde bulunan hastalar bin bir zorlukla hastaneye ulastiriliyor. Merkeze 30 kilometre uzaklikta bulunan Bayramoglu ve Ömeraga köylerinde bulunan böbrek hastalari kapanan köy yolunda saatlerce mahsur kaldi. Tipi nedeniyle ulasima kapanan köy yollarinda mahsur kalan 4 böbrek hastasinin imdadina İl Özel İdare ekipleri yetisti. Araçlari kara saplanan ve yaklasik 3 saat kurtarilmayi bekleyen hastalar, greyderlerin yolu açip, halatla araci bulundugu yerden çikarmasiyla rahat bir nefes aldi. Soguktan donma tehlikesi geçirdiklerini belirten hastalar, kendilerini kurtaran il özel idare ekiplerine tesekkür etti. Bayramoglu köyünde böbrek hastasi 92 yasindaki Nusrettin Şit, her hafta diyalize girdigini belirterek, kisin çok zor sartlar altinda hastanelere götürüldüklerinden yakindi. Şit, “Devlet ayagimiza gelip, bizleri hastaneye kadar götürüyor. Ne kadar dua etsek az. Özellikle her hafta bizimle karda tipi de kalip bizleri kurtaran İl Özel İdare ekiplerine tesekkür ediyorum.” dedi. Zaman zaman görüs mesafesinin sifira indigi bölgede, yolu açmaya çalisan greyderler de çalismakta zorlandi. Bazi köylerde bulunan diyaliz hastalari ise, greyderin yolu açmasiyla il özel ekipleri tarafindan köylerinden getirilerek, servis aracina bindirildi.  **Türkoglun’dan, Köksoy’a Kar Zamani.. Ardahan Belediyesi Eski Meclis üyesi Ömer Türkoglu, son haftalarda yogun bir sekilde yagan karlarin Belediye Baskani Faruk Köksoy için bulunmaz bir nimet olarak gördügünü söyledi. Ardahan Kamuoyunda var olan sorunlara karsi duyarliligiyla taninan Serbest Muhasebeci Mali Müsavir Ömer Türkoglu, yil sonu is yogunlugu ve kar yagisi nedeniyle Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy’a zaman tanidigini gazetecilere açikladi. Yapici ve sert elestirileriyle, ciddi muhalefetiyle Ardahan Belediye baskani Faruk Köksoy’un korkulu rüyasi ve adeta kabusu olan Türkoglu’nun, yakin zaman içerisinde Ardahan’da büyük ses getiren yazilarini yeniden kaleme alacagini, Ardahan’da var olan sorunlarin çözümü için çalisacagini, amacinin Ardahan’a ve halkina hizmet etmek ve sorunlarini gündemde tutarak, Baskan Köksoy’u uyutmayacagini yüksek sesle dile getirdi. Türkoglu, Belediye Baskani Faruk Köksoy’un sansli oldugunu, kar yagisinin Baskana yaradigini, beyaz kar örtüsü, Baskan Köksoy için bulunmaz hint kumasi oldugunu ifade ederek, karlarin bu yil dengeli mi yada dengesiz mi, eriyip erimeyecegini Baskan Köksoy’a hatirlatmak istedigini belirtti.  **Havamiz Kirleniyor!.. Havanin sogumasiyla Ardahan’da soba ve kalorifer yakiti kullanimi artmasi kentin havasini kirletti. Soba kullaniminin yaygin oldugu Ardahan’da yakilan binlerce ton kömür ve odun nedeniyle hava kirliligi yasaniyor. sibirya sogukluklari nedeniyle yakilan sobalarin dumani kentte yogun bir sis tabakasi olustururken, uzmanlar, kalitesiz yakitin, hava kirliliginin yani sira kanser yapici maddeler de olusturdugunu kaydediyor. Çevre Mühendisleri, yaptigi açiklamada, tarim, sanayi ve yasam faaliyetlerinde gerekli önlemler alinmadigi için hava kirliliginin her geçen gün arttigini belirtti. Kent merkezleri ve çevresinde yasanan hava kirliligine deginen mühendisler, sunlari kaydettiler: ”Kalitesi düsük kömürler ile isinma amaçli yakilmasi yasaklanmis olan lastik, kablo, madeni yag atiklarinin sobalarda, seralarda yakilmasi hava kirliligine neden oluyor. Kis aylarina girdigimiz bu günlerde kent merkezlerinde soba-kaloriferlerde kullanilan kalitesiz yakitlar, soba ve kalorifer yakma tekniklerinin iyi bilinmemesi, baca temizligi, konut ve is yerlerinde gerekli izolasyonu iyi yapilmadigi için enerji kaybi ve hava kirliligi daha da artmakta, soba zehirlenmeleri yasanmaktadir. Kalitesiz yakit olarak nitelendirilen, plastik, otomobil lastigi, temizlenmemis tahta, hayvan ve asfalt atigi, boya, atik petrol ürünleri ve çöplerin soba ve kalorifer kazanlarinda yakilmasi halinde hava kirliliginin yani sira kanser yapici maddeler de olusmaktadir. Meteorolojik faktörlerin de katkisi ile özellikle kent merkezlerinde kis aylarinda hava kirliligi daha da artmaktadir. ” Hava kirliliginin sagligi tehdit ettigini de vurgulayan mühendisler, ”Havadaki rutubetin de fazla olmasi nedeniyle bu kirletici gazlarin yogunlasarak asit buharlarina dönüsmesi tehlike yaratmaktadir. Olusan hava kirliligi insanlarda ve özellikle çocuklarda solunum sorunlari, astim ve kalici rahatsizliklar yaratmaktadir” ifadelerini kullandilar. “SOBA YAKMA TEKNİKLERİNE DİKKAT EDİLMELİ” “Zehirlenme olaylarinin önüne geçilebilmek için sobada kömürü dogru yakarak hava saglayici elemanlarin kapatilmamasi gerekir. Kaliteli yakit seçmek ve sobayi üsten yakmak gerekmektedir. Isidan daha iyi yararlanmak için duvar ile soba arasinda yaklasik 50 santimetre mesafe bulunmalidir. Fazla dirsek ve borudan kaçinilmalidir. Böylece tikanma ve sizma olasiligi azalir. Sobalarin baglanti elemanlari ve borularinin sik araliklarla temizligi ve gaz sizdirmazligi kontrol edilmelidir. Alta kömür, üste çita koyularak üstten yakilan sobalar, yaklasik yüzde 20 yakit tasarrufu saglar, çevreye daha az zarar verir. En önemlisi zehirlenme riskini en aza indirir.” Sobanin alt ve üst hava alma kapaklari kapatilirsa kömürün tutusma süresi uzayacagindan tam yanmadan çikan gaz miktarinin artacagina dikkat çeken Kumbur, bunun da enerji kaybi ve sizinti halinde zehirlenmelere neden olabilecegini kaydettiler. Zehirlenme meydana geldiginde zehirlenen kisiye sarimsak ve yogurt verilmesinin yanlis oldugunu vurgulayanlar, soba zehirlenmesinin solunum ile ilgili oldugu için zehirlenen kisiye oksijen verilebilmesi için en yakin saglik kurulusuna basvurulmasi gerektigini kaydettiler.  **Yine Sonuncuyuz!.. Kayitli istihdamin en az oldugu il Ardahan TEPAV İstihdam İzleme Bülteni’nin 3’üncü sayisi yayimlandi. Rapor’da issizlik ödenegi verilerine de yer verildi. Rapor’a göre, Kayitli istihdamin en az oldugu il ise 5 bin 851 kisi ile Ardahan oldu, 6 bin 64 kisi ile Bayburt 2. olurken 7 bin 114 ile Tunceli 3. oldu. issizlik ödenegine hak kazananlarin sayisi bir yil önceye göre yüzde 7 oraninda, bin 555 kisi artti. İssizlik ödenegine hak kazananlarin sayisi Ekim aylari itibariyle 2008’de 21 bin 866, 2009’da 26 bin 466, 2010’da 21 bin 804 olmustu. Kisi sayisi en yüksek noktasina 2009 yili Ocak ayinda 54 bin 897 ile ulasmisti. İssizlik ödenegi alanlarin üçte biri, 7 bin 702 kisi İstanbul’da bulunuyor. İssizlik ödenegi alanlarin sayisi Ankara’da bin 671, İzmir’de ise bin 807 olarak belirlendi. **KAYITLI İSTİHDAM YÜZDE 10 ARTTI- TEPAV’in Raporu’na göre, Ekim 2011’de kayitli istihdam 16 milyon 680 bine ulasti. Kayitli istihdam Ekim 2011’de, 2010’un ayni dönemine göre yüzde 10 oraninda, 1 milyon 512 bin kisi artti. Ekim 2011’de il bazinda kayitli istihdamin en fazla oldugu 3 il, 3 milyon 244 ile İstanbul, 931 bin ile Ankara ve 716 bin ile de İzmir olarak siralandi. Kayitli istihdamin en az oldugu il ise 5 bin 851 kisi ile Ardahan oldu, 6 bin 64 kisi ile Bayburt 2. olurken 7 bin 114 ile Tunceli 3. oldu. İssizlik ödenegi alan kisi sayisinin en fazla arttigi 10 il sirasiyla İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Manisa, Van, Mersin, Antalya, Sakarya ve Gaziantep oldu. -DEPREMİN VURDUGU Van, ALTINCI SIRADA- Ekim 2011’de deprem felaketi yasayan Van issizlik ödenegi alan kisi sayisinin en fazla arttigi il siralamasinda 6’nci oldu. Van’da Ekim 2011 itibariyle sadece 123 kisinin issizlik ödenegi aldig belirlendi. İlde Eylül 2011’de 68, Ekim 2011’de ise 135 kisi issizlik ödenegi almak için basvuru yapti. -Gaziantep ARTIŞTA BİRİNCİ- Sigortali ücretli çalisan sayisinin en fazla arttigi iller siralamasinda Gaziantep yüzde 18.4 ile ilk sirayi aldi. Gaziantep’te sigortali ücretli çalisan sayisi Ekim ayi itibariyle son bir yil içinde 2 bin 397 kisi artarak 190 bin 244’e yükseldi. Artis siralamasinda Gaziantep’i yüzde 17,5 artisla Mersin izledi. Mersin’de çalisan sayisi 2 bin 600 kisi artarak 182 bin 445’e ulasti. Samsun ise yüzde 16,4 ile üçüncü sirada yeraldi. Samsun’daki sigortali ücretli çalisan sayisi söz konusu dönemde 2 bin 52 kisi artarak 123 bin 941’e çikti. Haberleri ekleme saati: 10.42-03 Şubat 2012 Haber ve Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    HİLAL DEMİRKAYA’DAN ÇILDIR HABERLERİ

     **Kar Çildir’i Esir Aldi.. Sinir ilçesi Çildir’da günlerdir yagan kar basta köyleri olmak üzere bütün bölgeyi yeniden teslim aldi. Birçok köy yolunun yagan kar ardindan esen tipi ile kapandigi ögrenilen Çildir’da tek teselli okullarin tatil olmasi. Köylünün kent merkezine gelemedigi için sehir esnafinin siftah yapmadan kepenk kapattigi Çildir’da yarim metreyi bulan kar dolaysiyla insanlar zor günler geçiriyor. Hayvanlarini içeride beslemek zorunda kalan köylülerin yem sikintisi çektigi görülen Çildir’da devam eden agir kis sartlari dolaysiyla insanlar disari çikmaz oldu.


    **Yeni kar geliyor ..


    Çildir’i oldugu gibi tüm yurdu etkisi altina alan kar yagisinin önümüzde ki günlerde devam edecegini belirten meteoroloji yetkilileri basta sürücüler olmak üzere herkesin yeni kar yagisi ardindan gelecek olan dondurucu soguklarin yaratacagi buzlama dolaysiyla daha dikkatli olmasi için çagrilarda bulundular. Haber/Foto: www.cildirgazetesi.net  **


    CHP’lilerden Göl Şov!..


    Özelikle secim dönemlerinde bir birleri yoklayan Çildirli CHP’liler bu kez donmus olan Çildir Gölü üzerinde güres tutarak bir birlerini yokladilar.. Çildirli CHP Ardahan milletvekili Ensar Ögüt ile Çildir CHP İl Genel meclis Üyesi İlimdar Senem’in gürestigi gölde CHP İlçe Baskani Nevzat Şirin’de hakemlik yapti.. Geçtigimiz hafta sonu Çildir’a gelerek donmus çildir gölü kenarinda bulunan köyleri ziyaret eden Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt yanina aldigi partililerle göl üzerinde kizak gezintisi yapti, balik tuttu, partilileri ile güres yapti.


    Çildir Gölünün dogal bir buz pisti oldugunu ve herkesin gelip, görmesi gereken bir doga harikasi oldugunu belirten CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, CHP’li Çildir Belediye Baskani ve Asiksenlik Belediye Baskanlarinin da bulundugu göl ziyaretinde birde basin açiklamasi yapti. Fransa’nin Türkler ile Ermeniler arasina nifak sokmaya çalistigini belirten Ögüt, Çildir’a komsu olan Ermenistan ile dost, komsu ve akraba olduklarini kemsinin bunu bozamayacagini belirtti. Haberleri ekleme saati: 09.43-03 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    EZGİ ÇAKIÇI’DAN HANAK’TAN HABERLER

    Eski Lise Yüksek Okul Olmayi Bekliyor..


    Hanak merkezinde bulunan ve Yüksek Okul olacagi söylenen eski Hanak Lisesi su an Halk Egitim Merkezi olarak kullaniliyor. Ardahan Üniversitesi tarafindan kurulacagi söylenen Hanak Yüksek Okulundan halen haber yok. Üniversitenin kurulusunun ilk yilinda ilçelere açilacak olan Yüksek Okullar için ilk toplantinin yapildigi ve söz verildigi Hanak 4 yildir açilacagi söylenen Yüksek Okulu bekliyor.


    Hanak Belediyesi’nin Kültür Bakanligi ile girdigi temas sonucu mevcut kütüphane binasinin yurt olarak ayrildigi Hanak Meslek Yüksek Okulu olacak denilen eski Hanak Lisesi de Meslek yüksek Okulu olmak için zaman sayarken, bu konuda gerek rektörlükten, gerek ise Hanakli siyasetçilerden her ne hikmetse ses çikmamasi dikkat çekiyor.Haber/Foto: Hanak/Damal Gazetesi  


    **TOKİ MÜŞTERİ BULURSA HANAK’A TOKİ YAPILACAK.. TOKİ Tarafindan Hanak, Çildir, Posof ve Damal’a yaptirilmak istenen konutlar için yetkililer topu bir birine atiyor. Basta Hanak Belediyesi olmak üzere Çildir, Damal ve Posof Belediyeleri TOKİ’nin bu ilçelerde yapmak istedigi konutlar için yer ve alt yapi hazir oldugunu belirtirlerken, TOKİ yetkilileri belediyelerin duyarsizligindan sikâyetçi olduklari dikkat çekiyor.


    Ardahan ve Göle’de 2. Etaplari yapilan konutlarin aynilarinin Hanak’a da yapilmasi için yürütülen çalismalar ilgisizlik dolaysiyla sonuç vermiyor. Alinan bilgilere göre Basbakanliga bagli Toplu Konut İdaresi tarafindan yillardir Hanak’ta yaptirilmak istenen TOKİ Konutlarinin gerek belediye, gerek ise vatandasin ilgisi dolaysiyla bugüne kadar gerçeklesmedigi ortaya çikti.


    Dün Ardahan’da yapilan İl Koordinasyon Toplantisinda TOKİ’nin Hanak’a konut yapmak istedigini, ancak Hanakli yetkililerin ilgisizligine dikkat çeken Ardahan Valisi Mustafa Tekmen TOKİ’nin Hanak’ta yapmak istedigi konutlarin bugüne kadar neden gerçeklesmedigini Hanak Belediye Baskani Tasdemir Çoban’a sordu.


    **Baskan sartlar agir, 3-1 degil, 2+1 istiyoruz..


    Ardahan ve Göle’ye 2. Etap TOKİ konutlarinin yapilmasina karsin, TOKİ tarafindan bugüne kadar Hanak’a yaptirilmayan TOKİ Konutlari için belediye baskaninda bilgi isteyen Ardahan Valisi Tekmen bunun nedenini sordugu Belediye Baskani Tasdemir Çoban suçun kendilerinden degil, TOKİ’nni önlerine sürdügü sartlardan oldugunu belirtti. Baskan Çoban, TOKİ’nin Hanak’ta yapmak istedigi konutlarin 3-1 oldugunu ve bu konutlarin çok pahali oldugunu belirttigi açiklamasinda TOKİ’ye Hanak’a 2-1 konutlar yapmasi için teklifte bulunmalarina karsin bu tekliflerinin bugüne kadar ciddiye alinmadigini söyleyerek konu hakkinda vali Mustafa Tekmen’den yardim istedi. **Vatandas’da ilgisiz ..


    TOKİ’nni Hanak’a konut yapmasi için belediye olarak gerekli alt yapi çalismalarini tamamladiklarini da belirten AK Partili Hanak Belediye Baskani Tasdemir Çoban TOKİ’nin daha yapmadan satmak istedigi konutlara vatandasinda ilgi göstermemesinin bu duruma neden oldugunu da sözlerine ekledi. Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com  **


    HANAK KÖYLERİNE


    CEM EVİ YAPMAK İÇİN DESTEK ARADILAR..


    İstanbul’dan gelen Yüksel Yilmaz ve ekibi Hanak’ta bulunan Alevi köylerini gezerek ilk etpata üç köye Cem Evi yapmak için köylülerden destek istedi. Knedisiyle birlikte getirdigi CEM TV ekibiyle Hanak ilçesine bagli üç köyde çekimler yapan Yüksel Yilmaz ve ekibi yillardirn bir cem evinin olmadigi Hanak’in 8 Alevi köyüne birer cem evi yaptirmak için İMC Usulü ile çalisma baslattiklarini söyledi. www.kuzeyanadolugazetesi.com  


    **SODES Damal’da Sinema ve Tiyatro Açacak..


    Damal İlçesi Kaymakamligi yaptigi ilanda İlçede bulunan Cumhurbaskani Süleyman Demirel İlk Ögretim Okulu’nda sinema ve tiyatro salonu açacagini ilan etti. Damal Kaymakamligi Köylere Hizmet Götürme Birligi Baskanligi tarafindan yapilan ihaleye göre Damal İlçesi Cumhurbaskani Süleyman Demirel İÖO Çok Amaçli Salonun SODES “Sine -Tiyatro” Tiyatro-Sinema Toplulugu Gösteri Merkezi Projesi kapsaminda ilçenin tiyatro ve sinema salonuna kavusturacagini ilan etti.  


    **HANAK’TA OT YANGINI


    Hanak Selamverdi Mahallesinde bulunan ve Yasar Polat’a ait olan ot yigini bilinmeyen bir nedenle yandi. Hanak Belediyesine ait itfaiyenin müdahalesi ile söndürülen ot yangininda 30 ton otun kullanilmaz hale geldigi ögrenildi. Olayla ilgili inceleme baslatan polis otun kasitli yakilip, yakilmadigini arastiriyor.  


    **Belediye’den yollara tuz..


    Kar yagisinin devam ettigi Hanak’da buzlanan yollar tehlikeye neden olurken, belediye ana caddeleri ve ara sokaklari tuzlayarak her an yasanabilecek tehlikenin önüne geçmeye çalisiyor. Haberleri ekleme saati:


    08.54-03 Şubat 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com
















  • www.kuzeyanadolugazetesi.com Bölgenin Birinci Haber Sitesi







    Görüntülü Haberlerimiz İçin


    YouTube ArdahanTV








    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    YERELDEN ULUSALA GAZETECİLİK


    Gazetelerimiz ve Manşetlerimiz Ulusal Basın Ekranlarında..




    www.kuzeyanadolugazetesi.com


    Bölgenin Birinci Haber Sitesi


    Journo’da yer alan habere göre, yerel medya konusunda uzman Gazeteci Özgür Bülbül, Türkiye’de en çok dikkat çeken yerel medya kuruluşunu listelemek için kolları sıvadı..


    İstanbul ve Ankara haricinde, 79 ilin yaklaşık bine yakın yerel gazete ve yerel haber siteleri tek tek incelendi.


    Haberin kalitelisi ve bağımsızlığı konusunda gazetecilerin de görüşleri dikkate alındığı çalışma 7 ayda tamamlandı.


     


    ARDAHAN DENİLİNCE SİTEMİZ..


    Yapılan araştırma sonıcunda, 81 ilde 150 yerel medyanın başarılı olduğu tespit edildi. Ardahan basınında rakiplerinden sıyrılarak Ardahan’ın yerel basını temsil eden şehrin en çok tercih edilen tek haber sitesi oldu.


    İşte en başarılı 150 yerel medya kuruluşu:2020’de dikkat çeken 150 yerel medya kuruluşu


    Yayın Adı İnternet Sitesi


    Doğu Anadolu


    Taşlıçay Güncel gazetesi


    http://www.taslicayguncel.com/



    Doğu Anadolu


    Kuzey Anadolu gazetesi https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


    Ardahan


    Ardahan Haber https://www.ardahanhaber.com.tr/


    Ardahan


    Bingöl Haberci


    http://www.bingolhaberci.com/


    Bingöl


    Bitlis Doğru Haber


    http://bitlisdogruhaber.com/


    Bitlis


    Haber Ayrıntı gazetesi


    http://www.elazighaberayrinti.com/


    Elazığ


    Elazığ Haber Kent


    https://www.elazighaberkent.com


    Elazığ


    Ne Haber24


    https://www.nehaber24.com/


    Erzincan


    Pusula Gazetesi


    https://www.gazetepusula.net/


    Erzurum


    Erzurum Post


    https://www.erzurumpost.com


    Erzurum


    Erzurum Ajans


    https://www.erzurumajans.com/


    Erzurum


    Yükskova Haber https://www.yuksekovahaber.com.tr/


    Hakkari


    Iğdır Doğuş Gazetesi


    http://www.igdirdogusgazetesi.com/


    Politikars


    https://www.politikars.com/


    Kars


    Kafkas Haber Ajansı


    http://www.kha.com.tr


    Kars


    Malatya Haber


    https://malatyahaber.com


    Malatya


    Malatya Flaş Haber https://www.malatyaflashaber.com


    Malatya


    Malatya Sonsöz http://www.malatyasonsoz.com.tr


    Malatya Doğu Anadolu65


    Haber 49


    https://www.haber49.com.tr/


    Muş


    Tunceli Emek Gazetesi https://www.tunceliemek.com.tr


    Tunceli


    Doğu Anadolu67


    Özgür Dersim Gazetesi http://www.ozgurdersim.com/


    Tunceli


    Dersim Haber


    http://www.dersim-haber.com


    Tunceli


    Van Ekspres


    http://www.vanekspres.com


    Van


    Haber Erciş https://www.haberercis.com.tr/ Van Van Prestij http://www.prestijgazetesi.com






    HANAKLI MİMAR HALİS KÖROĞLU


    ESENYURT PARLAMENTOSUNA ADAY!


    Bölgenin sevilen isimlerinden olan Mimar Halis Köroğlu İstanbul Esenyurt’un yerel parlamentosuna meclis aday adayı oldu.


    Yeniden aday gösterilip, gösterilmeyecekleri merakla beklenen 3 Ardahanlının da aralarında bulunduğu İstanbul’un 39 ilçesinde kimleri aday göstereceği merakla beklenen CHP ve İBB’nin mevcut Başkanı Ekrem İmamoğlu Tuzla ve Pendik’ten sonra Çetin Çapan’ında aday olduğu Çekmeköy’ünde aralarında bulunduğu geriye kalan 37 ilçede aday belirlemeye çalıştığı, Yerel Parlamento olarak bilinen Belediyelerin Meclislerini oluşturan meclis üyelerinin aday adaylıklarının da bir hayli yoğun çaba ve çalışma içinde olduğu görülmekte.

    Ardahanlı birinin şu an belediye başkanı olduğu Esenyurt’da başta CHP’de olmak üzere AK Parti ve diğer partilerde bir çok Ardahanlının belediye başkanlığına aday adayı olduğu görülürken ilçesinin sevilen simalarından olan Mimar Halis Köroğlu’da Esenyurt’ta Belediye Meclis Üyesi olmak için partisi, CHP’ye aday adaylık başvurusunu yaptı.Aynı zamanda İstanbul Esenyurt Kent Konseyi Yönetiminde bulunan başarılı iş insanı Köroğlu partisinin onay vermesi halinde her seçimde olduğu gibi bu seçimde de  partisinin gerek Esenyurt’ta gerekirse İstanbul’un genelinde yeniden kazanması için çalışmaya devam edeceğini belirtti.


    İstanbul’da olduğu gibi yurt genelinde büyük önemli projelere imza atan KÖROĞLU CEPHE SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİDET ŞİRKETİ’nn Yönetim Kurulu Başkanı da olan Ardahan Hanaklı Halis Köroğlu siyaset, iş dünyasında olduğu gibi bölgedeki sivil toplum örgütleriyle yakınlığıyla da tanınan bir isim.Başta Esenyurtluların olmak üzere hemşerileri Ardahan ve Hanaklıların yeni yılını da kutlayan Mimar Halis Köroğlu ‘yaşam merkezimiz olan Esenyurt’a gerek bir mimar olarak gerekse bir iş insanı olarak bugüne kadar sunmaya çalıştığım katkının daha iyisini yerel parlementoda da sunmak için partim CHP’den Esenyurt Belediyesi Meclis Üyeliği için aday adayı oldum.’ dedi.









    Yeni Halepçe’ler Olmasın!..


    Yılın ilk gününde Ardahan İl Temsilcisi Kürt Osman’ın da katıldığı ‘Türkiye Gençlik Vakfının (TÜGVA) öncülüğünde, Milli İrade Platformu adı verilen 308 STK’nin katılımıyla İstanbul Galata Köprüsü’nde düzenlenen “Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet” etkinliğinde binlerce kişi bir araya geldi. . Yürüyüşe 250 bin kişinin katıldığı öğrenildi.’ diyor TRT..


    Aynı TRT İsrail’in bir gazetesinin merkez basınının oluşturduğu gerçekleri saklama duvarını aşıp, İsrail’in yaptıklarını yazdığını ve bu yazılanların yani İsrail hükümetinin Gazze’de yaptığı vahşetin yarın tüm İsraillilerin başına iş açacağını ve dünyadan gelen tepkiler yetmez, tazminatlara neden olacağını manşetten verdiğini söylüyordu.



    Bunları izleyip, dinlerken kendisinin çok doğru haberler verdiğini iddia eden aynı TRT’nin haberlerini izlediğim YouTube’nin sağ tarafından Kürt kentlerine saldıran Saddam’ın Halepçe katliamı adlı belgesele gözüm takılıyor…

    Ve onunla birlikte nedense bugün iç çatışmalardan, ülkesinin birçok ülke tarafından üs haline getirilen Suriye’nin insan yerine koymadığı Kürtlere karşı yıllarca ortaya koyduğu politikalar ve Irak ile Suriye’nin adeta Kürt bedduası aldığını düşünüyordum.


    TRT’nin tek merkezli haber ve yorumlarını geçip, yotube’nin sağındaki belgeseli tıklayınca Kaddafi gibi bir kanalizasyonda bulunup, Kürt hâkim tarafından idam kararı verilen Saddam’ın Kürt ve Türkmenlerin kardeşçe yaşadığı Halepçe ile diğer Irak kentlerindeki zulmünü izliyorum.


    Ve İnsan Hakları Derneği’nin 16 Mart 2023’te ‘Bir Daha Halepçe’ler Olmasın!’ başlığı ile yayınladığı raporunu okuyor, bugün Irak’ta Suriye’de hala benzerleri yaşanan olayların sonucunda öldürülen insanların bedduasının er geç gelip, o katliamları yapanların yakasına yapıştığını da görüyoruz.


    Evet, İnsan Hakları Derneğinin ‘Bir Daha Halepçe’ler Olmasın!’ başlıklı Raporuna baktığımızda başta Ortadoğu’da olmak üzere dünya üzerinde zulüm yapanların, insanları öldürerek siyasetlerini ayakta tutanların sonunun Saddam gibilerinin sonuna benzediğini de görmekte, anlamakta, okumakta ve yılın ilk gününde izlediğim belgeseldeki gibi izlerken ülkemizde yerel seçimlerin yapılacağı, bir Mart ayında yaşanan Halepçe Katliamının Saddam Hüseyin’in sonunu getiren asıl başlangıç olduğunu da anlıyoruz.




    Evet, adına Enfal Operasyonu denilen katliam 29 Mart 1987 tarihinde başlatılmış ve 7 Haziran 1989’a kadar sürdürülmüştür. Bu operasyon kapsamında Saddam Hüseyin’in yeğeni olan Kimyasal Ali lakaplı Ali Hassan Majit Irak Devrim Komite Konseyi tarafından yetkilendirilerek, Irak’ın Kürtlerden arındırılması hedeflenmişti. Esasında Saddam rejiminin 1983’ten 1991’e kadar geçen sürede Kürtlere karşı sürdürdüğü arındırma politikası sonucunda yüz binden fazla Kürt katledilmiştir.

    Ve dikkat ederseniz Halepçe’de öldürülenlerin bulunduğu mezarlık ile Bosna’da Sırp kasabının öldürdüklerinin mezarları sanki değil, aynı..


    Yani dün Halepçe katliamının emrini veren Saddam’ın heykelini dikip, ona ‘Eliniz dert görmesin bunlar şeytanın çocuklarıdır keşke hepsini bitirseydiniz..’ diyen Yaser Arafat’ın liderleri olduğu binlerce Filistinli katleden İsrail’in ve onun gibi düşüncelerin sonu da er geç Saddam ve iktidara geldiği günden bu yana babasının bıraktığı kanlı miras yüzünden rahat yüzü görmeyen Esad’ın sonu da böyle olacaktır. 

    Çünkü bu dünyada bir kural var..  O da Allah’ın adaleti olan ‘Etme bulma dünyası’.. Kısaca söylemek gerekirse ‘Allah’ın değirmeni yavaş çalışır ama ince öğütür. Kimsenin ahını kimsede bırakmaz.


    İnanmıyorsanız geride kalan yıl dahil dünyanın geçmişine bakın başta bugün Filistinlileri yok eden Yahudilere etmediğini bırakmayan Hitler olmak üzere Kürtleri kimyasal silahlarla öldüren Saddamlar, onları insan yerine koymayıp dillerini yok sayan, kimlik bile vermeyen Suriye gibi nicelerinin akıttıkları kanlarda boğulup, tarihin kanlı sayfalarında yer aldıklarını ‘İnsanlık tarihine kara bir leke olarak geçen Halepçe katliamında hayatlarını kaybeden Kürt kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.” diyen Cumhurbaşkanı, AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’dan Halepçe mesajıyla anlayın…




    arşiv haber/yorumlar 03.02.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?









    Sitemizin Yazarlarının Günlük/Güncel


    Yorumlarını Okumak İçin Sitemizin Sağında Bulanan


    EN YENİ MAKALE Linkini TIKLAYINIZ



    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Demokrasi buna izin vermez

     Demokrasinin besigi olarak bilinen Avrupa’nin ortasinda bulunan Fransa’nin kendi basin özgürlügüne getirmek istedigi engel karsisinda Türkiye’nin ortaya koydugu tavri az çok hepimiz biliyoruz. Çünkü kendi ülkesinde sanki çok basin özgürlügü varmis gibi Fransa’nin da iç islerine karisan Türkiye’nin o günlerde ortaya koydugu tavir gündemi bir hayli mesgul etmisti.. Allahtan o bugünlerde bolca tekmeledigimiz Sarkozy’nin basbakan’a gönderdigi mektup ve İstanbul’a yagan kar geldi de bu konu biraz gündemde düstü. Aksine az daha o bir günde yok edecegimiz (!) Fransa’ya saldirip, savasa girecektik .. Neyse dedik ya Sarkozy’nin bana göre için de, ‘Sayin Erdogan sende siyasetçisin, Diyarbakir’da baska, Trabzon’da baska konusuyorsun. İste bende ele yapiyorum’ satilari ile dolu mektubu ve İstanbul’a yagan kar ile gündemde düsen Fransa meclisi ile senatosunun aldigi karar simdi yeniden gündeme geldi. Ama bu kez biraz daha agir ve akilli olarak takip ettigimiz bu gelismenin içerigine baktiginizda Fransizlarin demokrasiye hiçte Fransiz olmadigini görmekte mümkün.. Çünkü, bizim mecliste ki gibi ‘Çogunluk benim, ne dersem o’ deyip, ‘Anayasayi bir kez degismekle bir sey olmaz’ anlayisinin gerçek demokrasilerde geçerli olmadigina da bir kez daha sahit oluyoruz. Yani bu islerin öyle benzin ve mazot depolari baskalarinca doldurulan insanlari caddelere dökmekle, ‘Kahrolsun’ demekle olmadigini o demokrasiye Fransiz oldugunu ileri sürüp, onlarla ayni çati altinda ki AB’ye girmek içinde kendimizi yirttigimiz Fransizlar daha iyi biliyorlar.. En önemlisi gerçek demokrasilerin bu tür saçmaliklara izin vermeyecegini de bilmek gerekir.. Yani öyle ‘Gelin dagda degil, ovada siyaset yapin’ deyip, gelenleri içeri tikmakla demokrasi oyunu oynamakla Fransa’da ki demokrasiyi karistirmamak gerekir .. **Benim kardesim kimdir? İlginç bir soru degil mi? Belki de basit bir soru.. Ama ben, ‘Benim kardesim’ dedigimin azda olsa ben olmasini hep istemisim.. Ki; Benim kardes olarak benim hakkim diye bilirim .. Çünkü ben ne isem, o da ben olmali kardes isek.. Tabi yeni bir soru sorulabilir burada, ‘Kardes dedigin sen degilse, o zaman ne yapmali?’ diye .. O zaman da benim kardesimin olmadigini düsünüp, üzmeyeceksin kendini.. Çünkü senin yaratilmana yardim eden annen ve babanin genlerinin sana senin istedigin bir kardesi yaratmadigini düsünüp, yaratana saygi göstereceksin.. Ama bunu yaparken de o kardes diye bekledigine de kardes desen de mesafeli duracaksin.. Çünkü, senin istemedigin, hayatinda görmek istemedigin, o silip attiginla sana inat görüsüp, adam sayip, belki de bir beklenti içinde olup bir seyler umut edene kardes demeyeceksin .. Çünkü kardes dedigin senden farkli düsünebilir, bir o kadar da benden farkli yasamak istese de kardes dedigine, onun istemediklerine saygi göstermelidir.. Göstermiyor ve senin görüsmedigin, hayatinda silip attiginla göz gözede olsa, elesine selam veriyorsa da iletisime geçiyorsa ya ayni genlerden yaratildigini, süphe edip, genlerinden bir eksik var deyip yada o senin tasidigin genleri tasimiyordur .. Ondan kardes dedigin sana seni istemediginle merhabalasiyorsa bile ve en önemlisi sana saygi duymayip, senin istemediginle ‘elesine’ de olsa göz kirpiyorsa hep o kardesi, hem de o selamlastigini adam saymayacaksin .. Bu nedenle öz kardesin dahil olmak üzere birine kardes demeden önce ‘Benim kardesim kimdir?’ diye sorup, ona göre adim atmalisin .. **Bozmayin orayi .. Geçtigimiz yil bitmesi gerekirken, birçok is gibi bu yila kalan 2. Etap TOKİ konutlari önünde yaptirilan İlkögretim Okulu’nun İmam Hatip yapilacagi yönündeki iddialari duyunca sok oldu. Çünkü birilerinin birilerine yaranmak için milletin hakkina tecavüz etmeye çalistigini hissediyor ve bu yönde yapilanin yanlis oldugunu düsündüm. Vali beyin adini ‘Yeni Şehir’ koydugu bölgede TOKİ tarafindan yapilan okulun İmam Hatip veya baska bir sey yapilmasinin orada oturacak olan insanlarin çel, çocuklarinin peri perisan olacagini da ortaya koyarken, kent merkezine 4 kilo metre uzaklikta bulunan Yeni Şehir’in simdiden bozulmasinin anlamsiz bir dudum oldugunun da altini çizmek isterim.. Vali bey ve yeni İl Milli Egitim Müdürünün böyle bir düsünce tasimadiklarina inanmak isterken, o okulun, o konutlar da huzur içinde oturmayi hayal edenlerin moralini, güzelim sehrin okulunu bozmanin da hiç bir anlaminin olmadigini da belirtmek isterim. Kisacasi bende, TOKİ hak sahipleri gibi bozmayin orayi diyorum .. **Ardahan’da sol niye yok? Bagimsiz bir kisinin ortaya çikip, ‘ben adayim’ dedigi anda solcuyum diyen parti ve kisilerden daha çok oy aldigi bir Ardahan’da sol ve solcular var mi? Bilmiyorum ama Ardahan Vilayet olduktan sonra basta kendisine solcu diyen CHP’li solcular olmak üzere gerek yerelde, gerek ise genelde iktidar olmadigina göre bu soruya cevap aramakta zor bir is.. Ardahan merkez de oldugu gibi ilçelerinde de durumun ayni oldugunu söylersek, ‘Sen Posof’taki CHP’li Belediyeyi’ adam saymiyor musun diye soranlariniz olur sanirim.. Bilmiyorum ama bana soracak olursaniz Ardahan’da solcuyum deyip, sol ile alakasi olmayanlarin çok oldugunu altini kalin çizgilerle çizip, rahatlikla söyleyebilirim.. Öyle ki sol gölgesi altinda gezip, en asiri sagcilardan daha fasistlerinde oldugunu da söyle bilirim.. Çünkü kendisine sol diyen partilerin birileri tarafindan kapatildigi bir Ardahan’da solcu aramak gerçekten zor bir durum olsa da ben kamuoyun da kendisine solcuyum diyenlerin sol ile alakali olmayanlar oldugunu söylerim. Çünkü eger olsalardi 20 yildir gerek yerel de gerek ise genelde iktidar olurdular.. **Posof Belediyesi’nin İçler acisi durumu.. Babasindan sonra Posof Belediye Baskani olan Posof’un degismez Belediye Baskani Şükrü Bozyigit’in dünkü halini görmenizi isterdim. Çünkü kendisini çokbilmis bu adam dün katildigi İl Koordinasyon Toplantisinda o boyuna karsin oturdugu alçak koltukta kayip oldu. Buna neden ise Valinin 2012 yili yatirimlarinin rakamlarini okurken, ‘Posof Belediyesi’nin 2012 yilinda yapacagi yatirimlarin tutarinin 32 bin TL.’mi olacak?’ sorusuydu.. Çünkü o çok bilmis, Avrupa’dan gelip, makaminda oturmayan ve yeni dis yaptiran baskanin belediyesi 2012 bütçesini hazirlarken bir köy bakkalindan daha beter bir bütçe hazirligi yapmis ve o bütçesinin belgesini de getirip, İl Koordinasyon toplantisinda vermisti.. Vali’nin Davos dedigi, ama bana sorarsaniz Bozyigit döneminde bir köyden öteye gidemeyen Posof Belediyesi’nin hazirladigi bu ciddiyetsiz belgeye bakinca bu belediyenin ve Posof’un içler acisi halde oldugunu söylemem mümkün. Nedeni ise bütçenin ne oldugunu, 2012 yilinda ne yapacagini bile bir kagit parçasina döküp getiremeyen bir belediye olusudur.. Seçilir seçilme kapagi Ankara’ya atan, bununla yetinmeyip Avrupa’da keyif çatan CHP’li Posof Belediye Baskaninin dünkü karsi karsiya kaldigi duruma baktigimda hem kendisine, hem de Posof’a acidim.. Çünkü 2012 yilinda 32 Bin TL. bütçelerinin oldugu yönünde rapor hazirlayan bir belediye, bir yönetimin o kurulda içine düstügü acinacak durum Posof adina gerçektende acinacak bir durumdu.. Ama çokta önemli degil, çünkü nasil olsa ellini sallasa her dönem seçilir sayin Bozyigit..



    KADINCA/Selmi Yilmaz Onlar adina tesekkür ..

     Ardahan’in o özledigimiz kent görünümüne kavusmasi için verilen çabalarin agir aksakta olsa desteklenmesi bu sehrin kent bilincini gün geçtikçe güçlendirdigi bir gerçektir. Valiligi, Belediyesi, Üniversitesi, Sivil Toplum Örgütleri, Basini ile bu yönde atilan adimlara tam destek verildikçe, Tugayi, Emniyeti, Jandarmasi ve diger kurumlarinda ateslenecegi ve bu tür güzelliklere omuz verecekleri bir diger gerçektir. Kasaba ile Vilayet arasinda sikisan Ardahan’in en kisa sürede gerçek, cici bir sinir kenti olmasi için gümrük kapilari açik, sinir ticaretinin yapildigi, dogalgaz ile isindigi bir sehir olmasinin yolunun da bu kentte yapilan tüm etkinliklere destek vermekten geçer. Bugün spor’un, futbolun önde oldugu etkinliklere tiyatrolar, sinema gösterileri, kar ve kayak etkinlikleri eklendikçe yani sosyal hayati canlandikça esnafinda bu gelisime vitrinini yenileyerek destek verecegi kesindir. İste bunun en açik ve güzel örnegi de Ardahan’i futbol sahalarinda temsil eden genç kizlarimizin attiklari önemli adimdir. Erkeklerin sporu olarak bilinen futbolda bile var olduklarini gösteren kizlarimizin yani sira basarili ögrencilerin zaman zaman bu tür desteklerle tesvik edilmesi egitim de 81 vilayet içinde sonda olan Ardahan’i ataga geçirecegi de diger bir gerçektir. Dün vali beyin makaminda kabul ettigi ve bir ögrenciyi bilgisayar ile, genç kizlarimizi maddi ve manevi olarak desteklemesi de bunun küçük bir örnegidir. Ki bu tür davranislar insan dogasinda bulunan onurlandirmadan, ateslemeden baska bir sey degildir. Onlar adina tesekkür ettigim vali beyin yani sira o kizlarimizin Agri’ya giderken Agri Polis Evi’ni onlara açtiran İl Emniyet Müdürümüz, maddi ve moral destegi veren TEDAŞ İl Müdiremiz ve diger birçok kisi ve kuruma da burada bir kez daha tesekkür ediyor, Ardahan’a bu tür moral desteklerine ihtiyaç duyuldugunu belirtirim.. **lçeleri de tesvek etmeliyiz .. Ardahan’in vilayet olrugu ve bu vilayetliginin tüm ilçe ve köyleri ile tamamladigini ortaya koymak gerektigini de belirtmek gerekir. Çünkü basta Ardahan 1. Amatör Liginde Mücadele eden futbol takimlarinin arasina Çildir, Posof, Hanak ve Damal’inda katilmasini saglamaliyiz. İl Milli Egitim ve Spor Müdürlügünün yaptigi etkinliklere ilçe ve köy okullarinin da katilmalari için gerekli destegi ve tesviki yapmaliyiz. Bunun içinde basta kaymakamlar olmak üzere belediye baskanlari, orada ki kurum amirleri ile bu yönde bir toplanti yaparak her ilçenin bir futbol takimi, bir folklor ekibi gibi ekipler olusturmalarini ve Ardahan Vilayetinde yapilan etkinliklere katilmalari için gereken alt yapiyi hazirlamaliyiz.. Göle Spor’un BAL Liginde, diger sporcularin ve ögrencilerin her sosyal etkinlikte variz demelerini saglamaliyiz.. **Daha fazla kazimayin.. Basta Diyarbakir’da olmak üzere ülkenin birçok yerinde yapilan kazilar da ortaya çikan insan kafataslarinin birilerini yaman korkuttugunu görüyor, gözlemliyoruz.. Basta MHP’nin Genel Baskani Devlet bahçeli olmak üzere birçok kisinin, ‘Yeter artik kazimayin, kazirsaniz ülkeyi böleceksiniz’ demesini izlerken, bunlarin yillardin ayri nakaratlarla ve kan üzerinde yapilan politikalarla beslendigini de bir kez daha görüyoruz.. Çünkü o kafataslarin çiktigi topraklarin bölünecegini ileri sürüp, insanlari o topraklara gömenlerin bugünlerde bir hayli soguk terler döktügünü de görüyoruz. Evet dün partisinin grup toplantisinda konusan MHP Genel Baskani Bahçeli bagiriyor, o iki bagirista düsen sesi ile, ‘Kazimayin, yeter!’ diye .. ‘Niye kazimayalim?’ diye soranlara ise bir zamanlar ‘Vatan-Millet-Sakarya’ dedikleri gibi simdi de ‘Ülke bölünecek’ diyorlar.. Aslinda bunu ülkeyi çok sevdiklerinden degil, bölünmesi konusunda da dertleri yok.. Onlarin asil korkusu o topraklarda fiskiran insanlarin kimlerin öldürdügünün ortaya çikacagidir.. Ve o öldürenlerin, ‘Kazimayin’ diyenlerin etrafindan oldugundandir .. Şimdi etekleri tutustugu için Bahçeli araciligiyla bagiriyorlar, ‘Kazimayin’ diye .. Çünkü kazindikça katillikleri ortaya çikiyor, vahsetleri gözler önüne seriliyor ve en önemlisi bu ülkede kardesi, kardese kirdirmak isteyenlerin dis güçler degil, bu ülkenin içinde olup, yillardir içten bu ülkenin kardesligini öldürmek için ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyati ile kendi siyasi gelecekleri, ticari rantlari için ellerinden geleni yapanlardir .. Yeter artik kazimayin deyip, suçlarinin ortaya çikmasini engellemek isteyenlerin korkusunun bu ülkede kimin vatansever, kimin katil oldugunun ortaya çikmasidir.. Evet, Bahçeli bagiriyor, ‘Daha fazla kazimayin’ Dogru diyor.. Çünkü kazindikça derin devletin derinlere gömdügü insanlarin kafataslari ortaya çikiyor.. Ve o kafataslarinin tiyatro sahnesinde ki gibi ellere alinip, ‘Sendemi brütüs’ denilecegi ve katillerin dista degil, içte oldugu ortaya çikacak.. Haydi, az kaldi biraz daha kaziyin.. **İstanbul’da kar yagmis .. Yilin yarisindan çogunu kar altinda geçiren bir vatandas olarak ülkenin en büyük kenti İstanbul’a yagan kar ardindan yasananlari izliyorum. Son nüfus sayimi ile nüfusu bir çok ülkeyi geçen İstanbul’un 14 milyonu bulan nüfusu ile metropol kentini asip, mega kent olurken bir kar yagisina kisa srede teslim olusu bu ülkenin idarecilerinin, ‘gelistik’ demesinin ne kadar dogu oldugunu da ortaya koyuyor. Biz Ardahanlilarin 6 aydan fazla direndigi kar, tipi, firtinaya 6 günde teslim olan İstanbul’un ve diger büyük sehirlerin yasanabilecek bir dogal afete karsi ne kadar hazirlikli oldugunu gösteren görüntülerin bugünlerde bol bol izlendigimiz sira da İstanbul’da her an beklenen depremin ardindan nasil bir görüntü ortaya çikacagini da görebiliyorsunuz.. **Anneler okullara davetlisiniz.. Egitim/Ögretim’de ki basarisinin çok tartisildigi Ardahan’a yeni atanan İl Milli Egitim Müdürü Tevfik Fikret Eker’in açiklamalarina baktigimizda bir hafta sonra yeniden zil çalacak olan Ardahan’da ki egitime yeni bir düzen getirilecek. Yeni müdürün Ardahan’da ki Egitimi’nin basarisizligin sadece egitim camiasina baglamanin yanlisligina dikkat çektigi açiklamasinda basta anneler olmak üzere ögrenci velilerinin de bu önemli soruna el atmasi gerektiginin altini da önemli çizdigini belirtiyor. Kisacasi; Yeni Müdürümüz biz velileri de okullara çagiriyor ve ‘gelin, egitim/ögretim’e hep birlikte omuz atalim’ diyor. Evet benimde katildigim müdürün bu görüsüne tüm anneler ve velilerde degerlendirmelidirler..



    GÖLE GÖZLEM GAZETESİ’NİN BAŞ YAZILARI Komutan bu haberi okudu mu?./Selahattin SAKİNOGLU

     Ardahan’da günlük olarak yayinlanan ve yayin gurubumuzun amiral gazetesi olan Kuzey Dogu Anadolu Gazetesi’nin geçtigimiz günkü manseti çok anlamli bir o kadar da önemliydi. O haberi yapanlara Göleli gençler adina tesekkür ederken, verilmek istenen mesajin alinip, alinmadigini da merak etmedim degil. Basta habere konu olan ve haberin seslendigi büyük bir birligi de Göle’de bulunan 25 nci Mekanize Tugay Komutani Tuggeneral İsmail Gümüstekin’in bu yönde ki düsüncelerini almak isterdim, Bayburt Spor karsisinda 5-0 yenilgi ile dönüp, biz Gölelileri üzen Gölespor’un halini görmeyenler için.. Neydi o haber diye soracaksaniz, noktasina virgülüne dokunmadan iste bu haber diyor, sizinde yorumunuzu da bekliyorum.. **Komutan bu gençlere sen sahip çikamaz misin? Gürcistan ve Ermenistan’a komsu olan Ardahan’da konuslandirilan ve uzun süredir sosyal etkinliklerden uzak duran Ardahan 25 inci Mekanize tugay komutanliginin Ardahan’i Bölgesel Amatör liginde temsil eden Gölespor’a ve Ardahan 1. Amatör Futbol Liginden Mücadele eden gençlere sahip çikmasi isteni yor. Gençlerin kötü yollara düsmemek için kendi yok imkânlari ve cep harçliklari ile spor’a yönelmeye çalistigi ancak olmayan imkânlar ve gerektigi gibi verilmeyen destek dolaysiyla zorda oldugu Ardahan’da bulunan Tugay’in da sosyal hayata destek verip, daga, tasa, kahvehaneye, kumara yönelmek istemeyen gençlere sahip çikmasi isteniyor. Ardahan Merkez’de bulunan komutanligin Çildir’dan Posof’a, buradan Oltu’ya kadar genis bir alanda konuslandirilmasina karsin birlikte yasadigi toplumun sosyal sorunlarina egilmemesinden yakinildigi da görülen 25 nci Mekanize Tugay Komutanliginin Ardahan’in 3, Lige çikmasi için Bölgesel Amatör Ligde Mücadele veren Göle Spor’a, Ardahan Amatör Futbol liginde Mücadele veren Ardahan Spor’a, 23 Spor’a, Kale Spor’a ve Sulakyurt Spor’a destek verip, katki sunmasini beklediklerini belirten Ardahanli gençler, Ardahan 25. Mekanize Piyade Tugay Komutani Tuggeneral İsmail Gümüstekin ve emrindeki birlik komutanlarinin da bu kentte yasanan sosyal aktivelilere destek vermelerini beklediklerinin altini çiziyorlar. *Göle Gözlem Gazsetesi Bas Yazisi



    Sari Balik Ne Dedi?./Hilal Demirkaya

     Dün, Erzurum kis Olimpiyat etkinliklerine alinmasi için hiç bir girisimin bulunulmadigi Çildir Gölü’ndeydik. CHP’lilerin önlerine kattiklari vekilleri ile birlikte üzerinde kizak, kayip, balik tutup, gürestikleri o güzelim dogaya sahip gölü bir kez daha görüp, yasarken Aktas Gölü gibi bu gölünde ne kadar tanitildigini düsündüm. Aktas Gölü gibi Aktas Gümrük Kapisi gibi sahipsiz bir göl oldugunu bir kez daha his edip, acirken o gölde ki canlilarin biz insanlara ne dedigini de düsünmedim degil .. Özelikle de Çildirli balikçilarin tutup, Atalay agabeyimizin gölü tanitirken, kendisine müsteri bulan biz gazetecilere bir güne gün bize bedavadan ismarlamadigi sari baligin ne düsündügünü merak ettim.. Son olarak CHP’li Milletvekili Ensar Ögüt’ün eline alip, birde ‘Bu balik degil viyagra’ deyip degerlendirdigi Sari baligin basta Ögüt’e olmak üzere hepimize bir seyler demistir, demesine de sudan çikarildigi için konusamamistir .. Ama bana sorarsaniz o baligin ve o gölün buz tabakasinin altinda bulunan canlilarin tümünün biz Çildirlilara dedigi kesin tek bir sey var.. O da okullarin oldugu gibi gölün etrafina bir agaç dikmeyi düsünmeyen, bugüne kadar burayi yeterlice tanitmayan ey Çildirlilar, Göle, Posof, Hanak, Damal biliyor mu ki dünya beni bilsin demistir..



    Hanak/Damal Gazetesi’nden


    Gazeteciler siyasetçiler kadar mi yalanci?

     Siyasetçilerin yakin takipçileri olan ve onlarin attigi adimi yazan gazetecilerin basta bu siyasetçiler tarafindan yalanci ilan edilip, yipratildigini söyleyen Gazeteci Fakir Yilmaz dün katildigi İl Koordinasyon toplantisinda Hanak Belediye Baskani’nin gazetecilere yönelik olarak yasanan bir tartisma da Baskanimiz Çoban’in, ‘Biraz da yalan yazmasalar’ dedigini söylüyordu.. Konu Hanak olunca bu sözü birazda bende üstüme çektim. Çünkü o sözü söyleyenin Hanak Belediye Baskani Tasdemir Çoban oldugunu ögreniyordum.. Düsündüm, Hanak’ta gazete çikaran bu ekipte yazdiklari ile yalan söylemis mi diye.. Ve dönüp, arsivimize baktim.. Üç aya yaklasan arsivimize bakinca Hanak Belediyesi ile ilgili çokta haber yapmadigimiz gibi yapilan haberlerin birçogunun bizzat baskanin demeçleri oldugunu da görüyordum. Yani o söylemis, biz yazmisiz.. Artik o söylerken mi yalan etmis, yoksa biz yazarken mi yalan etmisiz onu da Hanaklilara sormak gerekir.. Ancak benim asil üzerinde durdugum gazetecileri yalancilikla suçlayan bu siyasetçilerimizin ne kadar dogru olduklari ve ne kadar dürüst konustuklaridir.. Yani onlar gazetecilerden az mi yalan söylüyorlar, yoksa onlari takip edip, onlarin söylediklerini, yaptiklarini yazan gazeteciler mi çok yalan ediyorlar?.. Bilmiyorum ama benim bildigim gazeteci siyasetçileri takip eder, onlarin topluma söylediklerini haber, yorum diye aktarir.. O toplumda kimin yalanci, kimin dogru, siyasetçinin mi, gazetecinin mi yalanci oldugunu kendisi tahlil eder ..




    Üniversite’de Seçim Heyecani!

     Hükümetin ziyaret etmedigi üniversite.. Üç yil önce kurulan ve bugüne kadar kampuslarini yapip, bitiremeyen Ardahan Üniversitesi’nin yeni rektörünün belirlenmesi için üniversite senatosu seçime gidiyor. Alinan bilgilere göre mevcut rektörün yeniden aday oldugu Ardahan Üniversitesi’nde rektörlük için aday basvurularinin yapilmaya baslandigi ögrenildi. Kuruldugundan bugüne kadar bir basbakan veya bakanin ziyaret etmedigi Ardahan Üniversitesi’nin yeni rektörünün kim olacagi yapilacak olan seçim ardindan Cumhurbaskanina sunulacak olan üç isimin ardindan Cumhurbaskaninin onayi ile belli olacak. Haberi ekleme saati: 10.49-02 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Atalay: Evet İmam Hatip’i TOKİ’ye Tasiyacagiz ..

     Gazetemiz ve internet sitelerimizin dün gündeme getirdigi ve Ardahan Kamuoyunda büyük yanki getiren, ‘İmam Hatip TOKİ’nin Okuluna mi tasiniyor?’ baslikli haberimize bir açiklama yapan Ardahan AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay haberimizin dogru oldugunu belirtti. Mevcut İmam Hatip Okulunun depreme dayanikli olmadigini bizzat gözleriyle gördügünü ve burada okuyan ögrencilerin tehlikede oldugunu bu nedenle yeni bir İmam Hatip yapilana kadar geçici bir çözümle bu yola basvurduklarini söyledi. Geçtigimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclis Baskani Cemil Çiçek ile birlikte gittigi Endonezya’dan dönen ve ayaginin tozu ile gazetemizi telefonla arayan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Karagöl Mahallesinde bulunan İmam Hatip Okulunun, Ardahan-Göle yolu üzerinde buluna 2. Etap Toplu Konutlarin önündeki yeni okula tasinacagi yönünde ki haberin dogru oldugunu açikladi. Atalay kendisinin seçim çalismalari sirasinda bu okula yaptigi ziyarette okulun oturulamayacak derecede bir halde oldugunu ve yetkilileri bu okul ile ilgilenmesini istedigini, bunun sonucunda mevcut İmam Hatip lisesi’nin binasinin saglikli bina olmadigini yapilan denetim raporlari ile desteklenip, ortaya konuldugunu, kendisinin de Ardahan Valiligi ve İl Milli Egitim Müdürlügünden bu duruma çözüm bulmalarini istedigini ve bu okulun geçici bir sürede baska bir binaya tasinmasi gerektigini söylemesi üzerine böyle bir karar alindigini söyledi. **Yeni İmam Hatip Yapilana kadar.. Gazetemiz Yazi isleri Müdürü Fakir Yilmaz’i telefonla arayarak konu hakkinda açiklamalarda bulunan AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay yeni İmam Hatip Okulu’nun yapilacagi güne kadar mevcut İmam Hatip’in 500 konutun bulundugu 2. Etap TOKİ’nin önünde bulunan okula tasinacagini da dogruladigi açiklasin da mevcut okulun hem TOKİ’de oturacak ailelerin çocuklarina, hem de İmam Hatipli ögrencilere hayli hayli yeterli oldugunu da sözlerine ekledi. Haberi ekleme saati: 10.46-02 Şusat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    VALİ OLMA SÖZÜ KARŞILIGI BİLGİSAYAR!

     Makaminda bayan sporcular ile basarili ögrenciyi kabul eden Ardahan Valisi Mustafa Tekmen basarili ögrencileri ödüllendirdi. Ardahan İl Milli Egitim Müdürü ve İl Spor Müdürünün de bulundugu kabul töreninde Ardahanli gençlerin ve ögrencilerin basarilarinin kendisin de mutlu ettigini söyleyen Vali Tekmen bu tür basarilari her zaman desteklemeye hazir olduklarini söyledi. Ardahan Valisi Mustafa Tekmen basarili Hoçvanli ögrenci Akyan Yilan’a hediye ettigi bilgisayar karsiliginda valilik sözü aldi. Ardahan merkeze bagli Bayramoglu (Gora) köylü sinif ögrencisi Akyan Yilan’in kendisinin Bayramoglu köyünü ziyaret ettigi sirada önüne geçip, basarili bir karne aldigi takdirde kendisine bir diz üstü bilgisayar almasini istedigin, kendisine basari dolu bir karne getirmesi karsiliginda bilgisayar sözü verdigini ve bu sözünü Aykan’in getirdigi basarili karneyi görüp bilgisayarini aldigini belirtikten sonra aldigi hediye bilgisayari ‘Bilsiyari aliyorsun ama basarinin devamini istiyorum. Vali olma sözü ile bu bilgisayari sana hediye ediyorum’ diyerek basari ögrenciyi ödüllendirdi. **Vali’den kiz futbolculara da destek.. Basarili ögrenci Akyan Yilan’a bir diz üstü bilgisayar hediye eden Ardahan Valisi Ardahan’i 2. Profesyonel Bayan Futbol Liginde temsil eden Karagöl Bayan Futbol Takimina da sahip çikti. Makaminda görüstügü bayan futbolcular ve Karagöl Spor yöneticilerine kentin tanitimina katki sunduklari için tesekkür eden Vali Tekmen, bu tür etkinliklerin gerek insan sagligi için gerek ise o insanlarin yasadigi bölge için çok önemli etkinlikler oldugunu söyledi. Kulüp yöneticilerinin hesabina Bin 500 TL. katki da da bulunan Ardahan Valisi Mustafa Tekmen Ardahan’da ki sportif etkinliklerin her zaman yayinda olduklarini da belirtti. Haberi ekleme saati:; 07.44-02 Şubat 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahanli Otobüsler Birlesin..

     **Sikintili günler geçiren Ardahanlilara ait üç otobüs firmasinin bir araya gelip, tek firma olma adimi otobüs simsarlari dolaysiyla ilk etapta gerçeklesmedi.. Ardahanlilara ait 11 Otobüs’ün bulundugu 3 Otobüs firmasi yasanan ekonomik dar bogazi asmak için bir araya geldikleri ve birleserek birlikte hareket etme karari almak istedikleri ögrenildi. Koç Ardahan, Özlem Ardahan ve Karaca Ardahan isimli üç Ardahanli firmanin ayakta kalmasi ve yasamasi için böyle bir karara vardiklari ögrenilen Ardahanli otobüsçülerin bu yöndeki ilk görüsmelerinin sonuç vermedigi ögrenildi. **Biz raziyiz, simsarlar razi olmuyor! Ardahan’dan diger sehirlere yolcu tasiyan Ardahanli üç otobüs firmasinin yasanan ekonomik sikinti dolaysiyla zor günler geçirdikleri ve bir araya gelerek bu zorlugu asmaya çalistiklari bilgisi alinirken, bir araya gelerek yasanan ekonomik sikintiyi asmak için asmaya çalisan Ardahanli otobüs firma yetkililerinin bu yöndeki adiminin Otogar simsarlarinca engellendigi bilgisi de alindi. Konu hakkinda bir açiklama yapan bir otobüs firma yetkilisi, Posof ile Ardahan arasinin 15 Liraya oldugu su zaman da Ardahan’dan İstanbul’a 60 liraya yolcu tasimanin karli bir is olmadigi gibi yasanan gizli rekabetin her üç firmayi da zora soktugunu, bu neden buna çözüm bulmak için bir araya gelerek ‘Birlesebilir miyiz’ diye diger firma yetkilileri ile görüstüklerini, ancak otobüs sahiplerinin razi oldugu bu gelismeye bu üç firmada simsarlik yapanlarin engel olmasi dolaysiyla ‘Şimdilik’ bu birlesmenin gerçeklesmedigini belirtti. Otobüs firma yetkilisi, ‘Biz raziyiz, ama simsarlar razi degil’ diyerek yasanan olaya sitem ettigi açiklamasinda böyle giderse her üç firmayi da zor günlerin bekledigini de sözlerine ekledi. **Göleli Dadas’a, Çildirli Dogu Kars’a biniyor.. Ardahanlilara ait 11 Otobüs oldugunu ve bunlarin yasayip, büyümesi için çalistiklarini da belirten Otobüs firmasi yetkilisi, Ardahanli Otobüs firmalarinin diger bir sikintisinin da ilçelerin Ardahan’i halen vilayet olarak kabul etmemesi olduguna dikkat çekti. ‘Ardahanli olma kültürünün halen yerlesmedigini belirten Otobüs firmasi yetkilisi, ‘Bizlerin kendi aramizda yaptigimiz gizli rekabetin yani sira Gölelilerin büyük bölümünün Erzurum firmasi olan Dadas’i, Çildirlilarin ise Dogu Kars’i tercih etmesi Ardahanli Otobüs firmalarini zora sokan diger önemli bir sorun olarak karsimizda durmaktadir.’ dedi. Haberi ekleme saati: 06.50-02 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Agbun ve Kanalizasyorlar Dere Yataklarina Birakiliyor!

     Ardahan merkez köylerinden olan Bagdesen (Kinzodamal) köyünde Kanalizasyon ve gübreler dereye akiyor. Bagdesen (Kinzodamal) köyünün tam ortasindan geçen Karaçay deresi adeta hayvan pislikleriyle önü kesildi. Ardahanlilar Kura nehrinin suyunun bir kismi da olsa Karadeniz’e vermek istemeseler de, Kura Nehrini besleyen büyük derelerden olan Karaçay Deresi köylülerin gelisi güzel hayvan gübrelerini dökmesiyle Kura’nin suyunun önü simdidenadeta kesildigi görüldü. Ardahan Alabalik deresi de olarak bilinen Karaçay deresi ilgisizlik ve gelisi güzel atilan artiklar nedeniyle bu derelerin içinde yasayan basta balik çesitleri olmak üzere hayvanlarin yok olmasina neden olacagi öne sürüldü. Öte yandan, Bagdesen köyünün kanalizasyonun da bu dereye direk olarak baglanmasi daha vahim bir konu olurken, ess ve benzeri bulunmayan Benekli Alabalik’larin yildan yila yok oldugu da dikkat çeken diger önemli bir gelisme olarak gözler önüne seriliyor. Haberi ekleme saati: 06.20-02 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yeni Hastane Yolu Hasta!

     Soguk ve kar yagisi trafik kazalarin artmasina neden olmaya basladi. Sibirya soguklarinin etkili oldugu Ardahan’da, kar yagisinin da devam etmesiyle Ardahan merkez ve il genelinde de etkili olan soguklar yollari buz pistine çevirdi. Araç sürücülerin zor anlar yasadigi yollarda, tuzlama çalismalarinin yapilmamasi sürücülerin tepkisine neden oldu. Basta Ardahan Devlet Hastanesinin yeni tasindigi binaya ulasmaya çalisan hastalar zor anlar yasadi. Yeni yapilan hastanenin yolunun dik yokuslu olmasi ve buzlanan yolda her hangi bir çalismanin yapilmamasi nedeniyle araçlar yolda kaldi. Hastaneye hastalari ulastirmaya çalisan araç sürücüleri yolun çok dik olmasi ve yolun tamamen buzla kapli olmasi nedeniyle araçlariyla yolda kalirlarken, Ardahan belediyesinin bu yolu ve diger sehir içi yollari neden tuzlama yapmadigi soruldu. Haberi ekleme saatiB 06.11-02 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Bayanlar İlk Yariyi Vali Tekmen’e Anlatacaklar

     Ardahan’in tek bayan takimi olan Ardahan Karagöl Spor Bayan futbol takimi, mücadele ettigi Profesyonel 2.lig de ilk yariyi tamamlayarak.2.yariya çok iyi bir baslangiç yapaçaklarini dile getirdiler. Ardahan Karagöl Spor Bayan futbol takimi antrenörü Ümit Sarikaya, 2. yariya çok iyi bir baslangiç yapmak istediklerini, bu hazirlik dönemini iyi degerlendirmek istediklerini söyledi. Bayan futbol takimi Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’le, bugün bir araya geliyor. Edinilen bilgiye göre Vali Tekmen, Ardahan’in tek futbol takimi olan Karagöl Gençlikspor kulübünü bayan takimi ile bir araya gelecek. Karagöl Gençlik Spor kulüp antrenörü Ümit Sarikaya, yaptigi açiklamada, Ardahan’in tek bayan futbol takimi olduklarini ancak imkansizliklar içinde mücadele ettiklerini belirterek, ”Sag olsunlar yetkililerimiz sorun ve sikintilarimiz paylasarak azaltiyorlar. Bugün sayin valimiz de bizimle bir toplanti yapacak. Bizimle ilgilenin ve sorunlarimiz paylasan basta valilik ve belediye olmak üzere tüm yetkililere tesekkür ediyoruz” dedi. Sarikaya, bayan futbol takiminin her geçen gün biraz daha güçlendigini ve tecrübe sahibi oldugunu belirterek, ”bu basari bizim degil, bu basari Ardahan’in basarisidir. Basarimiz Ardahan’indir. Biz Ardahan için çalisiyoruz. Ardahan’in sesini bu alanda duyurmak istiyoruz. Hedeflerimiz büyük. Bize destek çikildikça bu hedefler tek tek yerine getirilecek” diye konustu. Haberi ekleme saati: 06.07-02 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Göle’nin Kablolari Diyarbakir’da Bulundu!..

     12 ayri ilde 32 noktaya düzenlenen operasyonda haberlesme ve enerji nakil kablo hirsizligini organize bir sekilde isleyen suç örgütü çökertildi. Diyarbakir İl Jandarma Komutanligi ekipleri tarafindan 12 ayri ilde 32 noktaya düzenlenen operasyonda haberlesme ve enerji nakil kablo hirsizligini organize bir sekilde isleyen suç örgütü çökertildi. Operasyonda örgüt lideriyle birlikte toplam 7 kisi yakalanarak çikarildiklari adli makamlarca tutuklandi. Edinilen bilgiye göre, Diyarbakir İl Jandarma Komutanligi ekipleri tarafindan yapilan planli faaliyetler kapsaminda Diyarbakir il merkezi ve ilçeleri, Malatya Arapgir, Sivas Divrigi, Kars Sarikamis, Erzurum Çat,Erzincan Kemaliye, Ardahan Göle, Gümüshane Kelkit, Trabzon, Ordu, Rize İkizdere, Elazig Maden,Alacakaya, il ve ilçelerinde 2005 ve 2012 yillari arasinda haberlesme ve enerji nakil kablo hirsizligini organize bir sekilde isleyen suç örgütüne yönelik Ergani ilçesi Degirmendere mevkiinde operasyon yapildi. Operasyonda; süphelilerin haberlesme ve enerji nakil kablo hirsizligini yaptiklari sirada kullandiklari bir otomobil ile 12 metre telefon kablosu ele geçirildi. Ayrica operasyonda Diyarbakir’a bagli on ayri köyde 11 bin 550 metre ve 250 kilogram, Malatya’ya bagli dört ayri köyde bin 960 metre, Elazig’a bagli yedi ayri köyde 10 bin 689 metre, Erzincan’a bagli üç ayri köyde 5 bin 158 metre, Erzurum’a bagli bir köyde 2 ton, Ardahan’a bagli bir köyde 1 ton 600 kilogram, Kars’a bagli bir ilçede 1 ton 200 kilogram, Sivas’a bagli bir ilçede 400 kilogram, Gümüshane’ye bagli bir ilçede 800 kilogram,Trabzon’a 700 kilogram, Ordu ve Rize İkizdere ilçesinde 500 kilogram telefon kablosunun kesilerek çalinmasi olaylarini gerçeklestirilen hirsizlik olayi olmak üzere toplam 32 olayla birlikte; 29 bin 357 metre ve 7 ton 450 kilogram agirliginda telefon kablosu çalinmasi olayi aydinlatildi. Gözaltina alinan örgüt lideri R.B. ile birlikte 6 örgüt üyesi organize sekilde hirsizlik yapmak suçlamasiyla sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak Diyarbakir E Tipi Cezaevi’ne konuldu. Haberi ekleme saati: 06.02 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    İMAM HATİP TOKİ’NİN OKULUNA MI TAŞINIYOR?

     Ardahan-Göle yolu üzerinde yaptirilan 2. Etap Toplu Konutlar da oturacak olanlarin çocuklarinin okuyacagi TOKİ’nin Okuluna İmam Hatip’in tasinacagi ileri sürülüyor. Geçtigimiz yil bitirilip, hak sahiplerine teslim edilmesi beklenen ancak gerek alt yapisinin yetistirilememesi, gerek ise yetkililerin ilgisizligi dolaysiyla hak sahiplerine teslim edilemeyen 2. Etap TOKİ’lerin önünde bulunan 38 Derslik İlk Ögretim Okulu’nun İmam Hatip yapilacagi yönünde iddialar ortaya atilirken, İl Milli Egitim’in bu yönde hummali bir çalisma yürüttügü de ileri sürülüyor. **500 Alenin çocuklari nerede okuyacak? Geçtigimiz gün yapilan Ardahan İl Koordinasyon Toplantisinda Milli Egitim bakaninin Ardahan’a gelecegini ve yeni okul açilislar yapacagini belirten Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’in burada yaptigi açiklamalarin satir aralarinda da buyönde bir çalisma oldugu dikkat çekerken, böyle bir durumun yasanmasi halinde, yani TOKİ’nin okulunun İmam Hatip yapilmasi halinde önümüzde ki bahar yeni evlerine tasinacak olan 500 ailenin çocuklarinin nerede okuyacagi merak konusu oldu. Kent merkezine 4 km. uzaklikta bulunan 500 dairelik 2. Etap TOKİ’lerin sahiplerinin çocuklarinin egitim/ögretim görmesi için yapilan TOKİ okulunun İmam Hatip yapilmasi halinde birçok insanin magdur olacagi simdiden görülürken, 2. Etap TOKİ sahiplerinin basta siyasilere olmak üzere yetkilileri seslenip, bu durumun önüne geçilmesi gerektigine isaret ettikleri de alinan bilgiler arasinda oldu. **Milli Egitim Müdürü. Şimdilik yok ama bakiyoruz .. Konu hakkinda görüslerine basvurdugumuz Ardahan İl Milli Egitim Müdürü Tevfik Fikret Eker yaptigi açiklamada simdilik böyle bir durumun olmadigini, ancak mevcut İmam Hatip Okulu’nun depreme dayanikli olup, olmadigi konusunda bir çalisma yaptiklarini ve bugün İl Bayindirlik Mühendisleri ile birlikte Karagöl mahallesinde, eski hastane yolu üzerinde bulunan İmam Hatip’e gidip incelemelerde bulunacaklarini belirtmesi ‘İmam Hatip Okulu yeni TOKİ’nin önünde yaptirilan TOKİ’nin okuluna tasinacagi’ yönündeki iddialari güçlendirdi. **TOKİ’nin Camisi Nerede? İcinde oturacak ailelerin çocuklarinin egitim/ögretim görmeleri için yaptirilan, ancak İmam Hatip Okulu’nun tasinmasi için çalismalar baslatildigi ileri sürülen 2. Etap TOKİ Konutlari içinde olmasi gereken camiyi de merak eden Ardahanlilar, TOKİ’nin 400 konut’tan fazla konut yaptigi her yerde mutlaka camisini de yaptirdigini belirtip, Ardahan’da yaptirilan 2. Etap TOKİ Konutlarinda oturanlarin dini vecibelerini yerine getirecekleri caminin neden yapilmadigini da merak ettiklerini belirtiyorlar. **Müftü bizde merak edip sorduk.. Konu hakkinda görüslerine basvurdugumuz Ardahan İl Müftüsü Ardahanlilarin bu yöndeki taleplerinin hakli bir talep oldugunu ve durumu kendilerine de ilettiklerini belirtirken, müftülük olarak durumu TOKİ yetkililerine sorduklarini, ancak kendilerine verilen cevapta yeni konutlara bir kilo metre uzaklikta bulunan Sugöze (K. Cincorup) köyündeki caminin yeterli oldugu seklinde cevap verildigini belirtti. **Caminin yerini mi satti?! Okulunun İmam Hatip yapilmasina çalisildigi, camisinin olmadigi Ardahan’da ki 2. Etap TOKİ Konutlari arasinda bulunmasi gereken caminin neden yapilmadigi merak edilirken, cami yapilacak yerinde mi satildigi merak konusu oldu. Bilindigi gibi TOKİ’ye devir edilen hazine arazisinde bos kalan yerler daha sonra Gökmen Çapan isimli bir kisiye satilmisti. Haberleri ekleme saati: 10.00-01 Şusat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Vali bey kantinlerden kimler besleniyor?

     Basta yeni Ardahan Devlet Hastanesi’nin olmak üzere okul ve diger resmi kurumlarda bulunan kantinlerin ihalesiz, ilansiz birilerine verildigi ve o birilerinin o kantinlerin bulundugu kurum amirlerinin yakinlarinca isletildigi ileri sürülüyor. Vergi’den uzak, SGK’linin olup olmadigi bilinmeyen, en önemlisi ehli olmayanlarin ellerine verilip, büyük rantlar elde edildigi ileri sürülen hastane, okul ve diger kantini olan kurumlarda ki kantinlerden kimlerin beslendigini merak eden Ardahan kamuoyu ayni durumun ilçelerde ki resmi kurumlarda da yasandigini ileri sürüyor. **Bir çok is ihale edilmeden, pazarlik yapilmadan birilerine veriliyor .. Ardahan’da ki bazi kurum amirlerinin, basinda bulundugu kurumlari tüccarlik zihniyeti ile yönettigi de ileri sürülen Ardahan’da birçok isin ihalesiz, pazarlik yapilmadan birilerine verilip, adam kaydirildigi belirtilirken bu kurumlarin yapilacak olan genis çapli bir arastirmada ortaya çikacagi da iddia edilmektedir. Resmi kurumlarda ki alim/satimlarin birilerinin adeta gelir kapsi haline geldigi de ileri sürülen Ardahan’da yeni hastanenin kantininin nasil ve kimlere verilecegi, su an da kimler tarafindan isletildi de merak konusu olmaktadir. Haberi ekleme saati: 08.29-01 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    ABD İran’i Ardahan’in Komsusu Üzerinden Vuracak!

     İran’i vurdu/vuracak denilen ABD’nin Ardahan’a sinir olan Gürcistan üzerinden İran’a saldiracagi ileri sürüldü. Gürcistan’a komsu olan Ardahan’in Rusya’nin saygin gazetelerinden Kommersant, ABD’nin İran’a yönelik olasi askeri saldirida Gürcistan topraklarini kullanmayi planladigini öne sürdü. Rus medyasi, Gürcistan Cumhurbaskani Mihail Saakasvili ile ABD Baskani Barack Obama’nin Beyaz Saray’daki görüsmesine genis yer verdi. Rus basininda yer alan haberlere göre, Saakasvili’yi kabul eden Obama, Gürcistan’da demokrasi alaninda yapilan çalismalari övdü. Gürcistan’in demokrasi ve seffaflik açisindan bir çok ülkeye örnek oldugunu sözlerine ekleyen Obama, “Saakasvili’nin sadece ülkesi için degil, tüm bölgeye örnek teskil eden demokrasi ve seffaflik modelini destekledigimizi belirtmek isterim” dedi. **İran Tirlari ise Türkgözü yolunda .. AB’nin üzerinde vuracagi ileri sürülen İran ise Gürcistan’a Posof/Türkgözü Gümrük kapisindan basta asfalt hammaddesi olmak üzere birçok esyayi tasimasi dikkat çekti. Son günlerde sayilari bir hayli artan İran tirlarinin karla kapli, yol vermeyen Posof/Ilgar dagina ragmen bu yolu tercih etmesi ise dikkat çekici diger bir önemli gelisme olmakta. Haberi ekleme saati: 18.26-31 Ocak 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan Milletvekili Orhan Atalay Endonezya’da Arapça İslam Dünyasina Kadin Kültür ve Egitim Konusunda Konferans Verdi..

     Ak Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Türkiye Büyük Millet Meclisi Baskani Cemil Çiçek ile birlikte gittigi Endonezya’da ‘Kadin Kültür ve Egitim’ konusunda konferans verdi. Prof. Dr. Orhan Atalay’in meclisteki sekretaryasinin konu hakkinda ki açiklamasi söyle; Ak Parti Adrdahan Milletvekili Prof.Dr. Orhan Atalay VII. İslam Konferansi Örgütü Parlamento Birligi (İKOPAB) Kongresine katilmak amaciyla 21 -31 Ocak tarihleri arasinda Endonezya’da bulunmaktadir. İslam dünyasini ilgilendiren problemlerin çözümüne iliskin ortak dayanisma ve yardimlasma zemini olusturmayi hedefleyen tesekkülün nihai amaci İslam Parlamentosu olusturmaktir. Dünya’nin en zengin enerji kaynaklarina sahip koca bir cografyada yasayanlarin dünyanin en yoksul ülkeleri arasinda çogunlugu olusturmasi çeliskisine dikkat çekilen konferansta Atalay da İslam dünyasinda kadin kültür ve egitim komisyonunda bir konusma yapti. Arapça yaptigi sunumda problemlerimizi kendi degerlerimiz ve gerçekligimiz isiginda tartismak geregine vurgu yapti. 52 Ülkeden parlamenterlerin katildigi toplantibya son iki günde bir çok İslam ülkesinden meclis baskanlari da istirak etti. Endonezyanin Palembang kentinde icra edilen kongrede bugün ev sahibi ülkenin devlet baskani da bir konusma yapti. Haberi ekleme saati: 18.11-31 Ocak 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugaztesi.com



    ŞİMDİ DE BİZ MÜFTÜYÜ TEKZİPLİYORUZ!

     **MÜTFÜ KENDİSİNE DAİRE ALDI .. Gazetelerimiz ve sitelerimizce daha önce Ardahan İl Müftüsüne daire alinacagini haber yapan ve müftülük tarafindan ‘Yok böyle bir sey’ denilip, müftülükçe tekzip edilen haberimiz gerçek çikti. Ardahan İl Müftülügüne atandigi günden beri kendisinin oturacagi bir daire satin almaya çalisan ve Ardahan’da ki ‘Yap/İslet’ cileri tek tek gezen Ardahan İl Müftüsü sonunda muradina erip, kendisine daire aldi. Selim Irmak isimli yap/isletçiden 1120 bin liraya daire aldigini dogrulayan Ardahan İl Müftüsü konu hakkinda yaptigi açiklamada alinan binanin İl Müftüsü için lojman olarak kullanilacagini ve ödemesinin Ardahan Diyanet Vakfi Şubesince 120 Bin TL:7ye mal edildigini, paranin da kendisinin çalistigi daha önceki İl Müftülüklerinin ve durumu iyi olan Diyanet Şubelerinden saglandigini belirtti. Haberi ekleme saati: 17.51-31 OCak 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Belediye gözetlenecek..

     Ardahan Belediyesi daha önce baskan yardimcisina araç kiraladigi Suat Isikli’ya kamera sistemi kurduruyor. 12 Bin liraya kuruldugu ögrenilen sistem ile İnönü Caddesi üzerinde bulunan Ardahan Belediyesine ait baskanlik binasinin günün 24 saati kiralanacagi ögrenildi. 12 Bin TL: karsiliginda alindigi ileri sürülen kamera isini kendisi yapmasi gereken firmanin hizmetine belediye ait kepçenin sunulmasi da dikkat çeken diger bir konu oldu **Çagirip mi is veriliyor? Daha önce araç kiralanmasi ve diger birçok alis/verislerde gerek ihale gerek ise teklif mektubu hazirlamadan hareket ettigi ileri sürülen Ardahan Belediyesi bu isi de çagirip verdigi ileri sürüldü. Haber ekleme saati: 16.28-31 Ocak 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Vali: Ardahan adeta çocugum..

     Dün düzenlenen bir toplantida Ardahan’i bir çocuga benzetip, ‘Ardahan adeta benim bir çocugum. Çünkü o çocuk artik 20 yasinda bir genç. Ve geleecege umutla bakiyor’ dedi. Ardahan’da İl Koordinasyon Kurulu 2012 Birinci Dönem Toplantisi yapildi. Vali Yardimcisi Sedat Yildirim’in hazir bulundugu toplantinin açilis konusmasini yapan Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, 2012 yilinin ilk koordinasyon kurulu toplantisinin Ardahan için hayirlara vesile olmasini diledi. Tekmen, “Ardahan adeta çocugum gibi. Çünkü bugün 20 yasina girdi. Bunun mutlulugunu yasiyoruz. Huzur ve mutluluk ortaminda ilimizin büyümesi için elimizden geleni yapiyoruz” diye konustu. **Pasta büyüyor .. Ardahan’in her yönüyle gelistigini ve büyüdügünü ifade eden Tekmen, sunlari kaydetti: “Ardahan suan yildizi parlayan bir ildir. Çünkü son aldigim nüfus sayimi da bunu gösteriyor. Artik göç veren bir il degil, tam tersi geri dönüsler baslamis. Bu durum bizi sevindiriyor. Özellikle Ardahan’daki idare isini yapiyor. Üzerine düseni yapiyor. Yatirimlar zamaninda uygulaniyor. Yani Ardahan’da pasta büyüyor.” Daha sonra toplanti basina kapali olarak gerçeklesti. **Belediye ve Kurumlar Rapor Hazirlayamadilar.. Dün Valilik Toplanto Salonunda yapilan ve İl Yöneticilerinin ilgi göstermedigi İl Koordinasyon Kurulu 2012 yilinin 1. Dönem Toplantisinda dikkat çeken en önemli konu basta Posof ve Damal Belediyeleri olmak üzere birçok kurumun koordinasyon baskanligina gerekli raporlari hazirlamamalari dikkat çekti. Haberi ekleme saati: 09.04-31 Ocak 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Besi bir arada, olsun yeter!..

     Bölge kadinlarinin vaz geçmedigi ve dar gün için topladigi altinlar hala revaçta. Boyunlarina takip, sakladiklari çil çil bsi bir arada altinlarin ayin sira gümüs kemerlerde halen gözde degerli esyalar olarak hnimlarin belini sarar. Ekonominin dar bogaza girdigi su günlerde yine tavan yapmaya baslayan Altin Çildirli kadinlarin baslica tasarruf kaynagi olmaya devam ediyor. Yerel agizda, ‘Besi bir arada’ diye adlandirilan Cumhuriyet Altinlarina büyük ragbet gösteren Çildirli kadinlar birikimleriyle aldiklari altinlarla hem güzelliklerine, hem de aile ekonomilerine katki sunuyorlar. Çildir ilçesine bagli Sazlisu (Goravel) köylü bu kadin gibi birçok kadinin boyunlarina taktigi ‘Besi bir arada’ olarak adlandirilan altinlarin yaninda bölgede maddi degerinden çok manevi deger olan Gümüs kemeri de kadinlarin boyunlarina astigi altinlari tamamliyor. Şu an Grami 97 lira olan altin fiyatlarinin tavan yaptigi bir sirada yüzleri gülen Çildirli kadinlar her zaman tasarruf araci olarak aldiklari altinlarinin dar günün imdadina kosan birer deger olduklarini belirtiyorlar. Haberi ekleme saati: 08.08-31 Ocak 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yeni hastane sasirtiyor..

     Geçtigimiz günlerde hizmete sokulan Ardahan’in yeni Devlet Hastanesi’ne gidenler sasiriyor. Gerek olaganüstü büyüklügü, gerek ise lükslügüyle gelenleri sasirtan hastane tam yerlestiginde bir bölge hastanesi olmaya aday.. Saglik Bakanliginca Toplu Konut İdaresine yaptirilan Ardahan’in yeni Devlet Hastanesi’ne gidenler sasiriyor. Buna neden ise yeni hastanenin gerek devasa büyüklügü, gerek ise son model modern olusu olmasi.. Yillardir küçük bir hastanede saglik hizmetleri almaya çalisan Ardahanlilarin kendilerine sunulan bu güzel hizmet karsisinda sasirdigi dikkat çekerken daha yeni yerlesen hastanenin tam olarak yerlesmesiyle daha iyi hizmet verip, adeta bir bölge hastanesi olmaya aday oldugu görülüyor. Gerek sor model cihaz ve mobilyalari ile gerek ise lüks ve genis odalariyla Ardahanli hastalara hizmet vermeye baslayan Ardahan’in yeni Devlet Hastanesi basta Artvin’in Şavsat ilçesine olmak üzere Ardahan’in geneline hizmet sunmaya aday. Haberi ekleme saati: 08.03-31 Ocak 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Tez Unutuldular!

     **BİR ZAMANLAR KARTALDILAR!.. 1992 Yilinda Ardahan’in Vilayet olmasi ardindan ortaya çikan ve 20 yila yakin Ardahan’in siyasi sahnesinin baskösesinde yer alan Saffet Kaya ve ekibi kisa sürede unutuldu. Son genel seçimler ardindan adeta kenara itilip, unutulan Kaya ve ekibinin simdi ne is yaptiklarindan bir haber alinamazken Kaya ve ekibinin yerine gelen ekibinde gündemde yer almakta bir hayli zorlandigi dikkat çekiyor. Ardahan’in siyasi tarihinde 20 yila yakin bir süre kalan ve son genel seçimlerde aday gösterilmeyen Saffet Kaya ve ekibi kisa sürede unutulup, gündem de düstü. Bir zamanlar gündemin birinci sirasinda hiç düsmeyen Saffet Kaya ve ekibinin son genel seçimler ardindan hemen sonra gündemden düsüp, unutulmalari dikkatlerden kaçmazken, Kaya ve ekibinin ne is yaptigindan da haber alinamiyor. **Yeni yildizlarda gündem disi .. Saffet Kaya ve ekibinin 20 yil gibi uzun bir süre yer aldigi Ardahan siyasi sahnesinde yer alan yeni isimlerin Kaya’nin ekibi gibi sürekli gündemde kalmayi basaramadigi görülen Ardahan’da basta Kaya’nin yerine Milletvekili olan Göleli Prof. Dr.Orhan Atalay olmak üzere iktidar partisi İl Baskani ve diger yöneticilerinin de ortalikta görünmedikleri dikkat çekiyor. **Vali önde, Ögüt ardindan geliyor .. Ardahan siyasi gündeminde kisa süre içinde unutulup, adeta kenara atilan Saffet Kaya ve ekibinin yani sira mevcut iktidar yöneticilerinin ortalikta görünmedigi Ardahan’da basta basinda olmak üzere gündemin birinci sirasinda yer alanlarin basinda Ardahan’in 10. Valisi Mustafa Tekmen ve CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt geliyor. Belediye Baskaninin da gündeme çikmayi beceremedigi görülen Ardahan’da diger muhalefet partilerin önde gelenlerinin de unutuldugu bir gündem var Ardahan’da. Haberi ekleme saati: 07.57-31 Ocak 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



























  • İKİ GÜN SONRA MESAJ YAYINLAYIP, YAS İLAN ETİLER..








    GAZETECİLERLE GÜNDEM 


    UYDU YAYIN YAPAN TEMPO TV’DE 








    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    YERELDEN ULUSALA GAZETECİLİK


    Gazetelerimiz ve Manşetlerimiz Ulusal Basın Ekranlarında..


     


    HEDEP YEŞİL SOL TARİHE GÖMÜLDÜ,


    DEM KONGREYE GİTTİ!..


    Son seçimlere HEDEP/Yeşil Sol adıyla giren sonra adını ancak Yargıtay’ın isim benzerliği diyerek karşı çıkınca bu kez adını DEM yapan parti Ardahanlı Kongresini gerçekleştirdi. Engin Çelik’in İl Başkanı, Kadife Karateke’nin eş başkan, Berkant Avşar, Cudi Yılmaz, Latif Gökdemir, Alkan Avşar, Erhan Adak, Bektaş Çelik, Metin Yıldız, İsmail Aktürk ve Aydın Enginel yönetimi oluşturduğu DEM’n yeni ekibi kamuoyunda onay aldı.




    CHP’Lİ ARDAHAN BELEDİYE BAŞKANI ŞEHİTLERİ GÖRMEZDEN GELDİ! Başsağlığı bile yayınlamadı..


    CHP’li Faruk Demir ve Ardahan Belediyesi şehitlerle ilgili hiç bir açıklama, basın bildirisi veya baş sağlığı dilememesi dikkat çekti.


    Âşık Mahsuni Şerif türküsü ‘Sarı saçlım, Mavi gözlümü’ aşıp, bir kez daha seslendirdikten sonra en büyük ulusalcı geçinenler grubuna katılan, Öcalan’ın yakalanması ile siyasi reyting yapan dönemin DSP’sinde milletvekili olduğu ancak rahmetli Ecevit’in başkanlığında ki DSP’yi terk edip, adeta korsanca al acele kurdukların partide ancak 700 oy alan ve son seçimlerde de AK Parti’nin taban tarafından onay görmeyen Baydar’ı aday edip, Kürt seçmeni küstüren hal hareketlerde bulunması ardından CHP’yi destekleme kararı alan HEDEP destekli girdiği seçimle belediye başkanı olan CHP’li Faruk Demir ve Ardahan Belediyesi şehitlerle ilgili hiç bir açıklama, basın bildirisi veya baş sağlığı dilememesi dikkat çekti. 

    Tüm ülkeyi yasa boğan ve bugün Ardahan İl Kongresinde gerçekleştiren DEM Partisi Genel Merkezi ve Milletvekillerinin ie baş sağlığı yayınladıkları bugün 12 şehit haberinin üzerinde 48 saat geçmesine rağmen CHP’li Faruk Demir ve başında bulunduğu Belediyenin hiç bir açıklama, başsağlığı yayınlamaması ve sadece


    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu’nun ‘milliyas’ satırlarıyla yaptığı paylaşımı kopyalayıp, Ardahan Belediyesine ait sanal sayfada üzerine hiç bir açıklama yapmadan paylaşması dikkat çekerken, her hal, hareketi anında sanal da paylaşıp, sanalda reklam  yapmayı seven Demir’in buradaki ince hesabının ne olduğu merak edildi.  


    3 Dönem Belediye Başkanlığı yaptığı parti


    4. dönem aday etmeyince istifa etti..


    Kapatılan Aşıkşenlik (Suğara) eski Belediye Başkanı, CHP Çıldır Belediye Başkan aday adayı Mülazim Karaçay, 31 Mart yerel seçimlerinde aday gösterilmeyince partisinden istifa etti. 

    Suğra’nın 2 inin altına düşen nüfusundan bir haber olduğundan dolayı üç dönem belediye başkanlığını yaptığı beldenin kapanmasına neden olanların başına gelen olarak suçlanan Karaçay sosyal medya hesabından yapmış olduğu paylaşım ile partisinden istifa ettiğini duyurdu.





    GÖLELİ’NİN ÇANKAYAYA ÇIKMA İDDİASI!


    Mevcut Ardahan Milletvekili Özgür Erdem İncesu gibi iki dönemdir Ankara Çankaya Belediye Başkanlığı yapan Alper Taşdelen’in Belediye Meclis Üyeliği yaparken geride kalan CHP’nin büyük kurultayı öncesi yapılan CHP Ankara İl Başkanlığı yarışında Özür Özel ile hareket eden ve çok az bir oy farkı ile kazanamadığı CHP Ankara İl Başkanı adayı olan Ardahan Göleli genç siyasetçi Sercan Çığgın ülkenin en büyük ilçelerinden olan, başkent Ankara’nın en büyük ilçesi, Çankaya Belediye Başkanlığına en yakın aday adayı oldu.


    HAYDİ KAZCILAR, O ÇOK DEĞERLİ (!) ARDAHANLILAR 

    ZAMAN SAZ/CAZ ZAMANI DEĞİL, ZAMAN BU ZAMAN!


    Ardahan Göleli emekli zabıtalarından olan Refik Çığgın’ın başaralı oğlu olan Sercan Çığgın’ın tırnakları ile verdiği mücadelesinde bugün başkentin önemli siyasileri arasında yer alıp, siyasi alanda yarışması Ardahanlıyım diyen herkesin gururlanmasının yanı sıra u geç, Başarılı, azimkar hemşerimizin yanında yer alıp, omuz vermesi gerekirken başta Ankara’da bulunan Ardahan STK’ları olmak üzere Göle stk’ları, lobiciliği lobiye anlayan tüm Ardahanlıların bu sürece katkı sunmaları istenirken u önemli gelişmeyi uzaktan heyecansız izlemeleri dikkatlerden kaçmıyor.

    Başta, ‘Ardahan’ın Değerlileri’ adıyla yeni bir kaz/saz geceleri hazırlığı içinde olan sözde Ardahan’ın o çok (!) değerli Ardahanlılar olmak üzere aynı belediye de meclis üyeliği yaparken Ardahan Milletvekili olan şu anki CHP Ardahan Milletvekili Özgür Erdem İncesu ve son seçimde CHP’den Ankara Milletvekili olan Ardahan Göleli Deniz Demir ve nice Ardahanlı iş insanı, stk’ların bu önemli süreçte kendi hemşerilerine sahip .çıkıp, gerekli desteği alenen sunmaları istenmektedir.




    ‘İki dönemdir belediye başkanlığını yapan ve artık bırakması gerektiği konuşulan Alper Taşdelen’i değiştirmek ve yerine yeni bir isimi Çankaya’da aday olarak göstermek istediği ileri sürülen CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, CHP PM ve MYK üyeleri üzerinde baskı oluşturması, kamuoyu oluşturması gereken her Ardahanlının görevi olan bu ulvi davranışa yerelde ve ulusalda bulunan basın mensuplarının da gerekli desteği katkıyı sunmalarının  zamanıdır.’ diyen Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz ‘Ardahan Göleli genç siyasetçi hemşerimiz Çığgın gibi Ardahanlı olmanı özgüveniyle yola çıkan ve yine Ankara’nın önemli semtlerinden olan Etimegut’a CHP’den Belediye Başkan aday adayı olan Sait Atayal ve diğer Ardahanlılara da sahip çıkılmasının zamanıdır.’ dedi.



    Ardahan AB’ye komşu oluyor!


    Avrupa Birliği, Ardahan’a sınır olan Gürcistan’a adaylık statüsü verdi.

    AB Konseyi Başkanı Charles Michel X sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, AB’nin Ardahan’a sınır olan Gürcistan’a adaylık statüsü verme kararı aldığını, bildirdi. 

    Posof Türkgözü ve Çıldır Aktaş Gümrük kapılarının açıldığı Gürcistan’ın 60 yıldır kapısına beklediğimiz Avrupa Birliğine bizden önce gireceğinin işareti olarak değerlendirilirken Ardahan artık Avrupa Üyesi bir komşusu olacak, peki bir hazırlık varmı?


    **ARDAHAN DA ACİL


    GÜRCİSTAN KONSOLOSLUĞU AÇILMALI..

    Gürcistan’a kimlik ile geçiş bir yıl içinde bitecek ve artık vize ile Gürcistan’a gitmek zorunda kalacağız. Yanı başımız da gerçekleşen bu duruma kayıtsız kalan bir halk olmamalıyız. Türkiye – Gürcistan Dostluk dernekleri acil kurulmasa bunu ne yazık ki başka yerlere kaptıracağız. Avrupa Ülkesine komşu olacağız, ilimiz de Üniversite bünyesinde Gürcistan Çalıştayı olması gerekiyor.

    Bağımsızlığını ilan ettikten sonra diğer 15 ülke gibi çok zor dönemlerden geçti. 2008 yılında Rusya tarafından Osetya ve Abhazya vilayetlerinin işgaline maruz kaldı ve Rusya’nın bu hukuka aykırı davranışı sebebiyle Gürcistan, Rusya ile ilişkilerini azaltılması ve bu ülkenin Gürcistan’daki  idare yetkisnin azaltmak için harekete geçti. Bu tabii ki de kolay olmadı. Rusya’nın yetiştirdiği, Rusya’nın atadığı devlet adamları Gürcistan’ın bu dışpolitikasına pek olumlu bakmıyorlardı. Gürcistan hükümeti ve Avrupa Birliği’nin Gürcistan’a yönelik izlediği politika ile Rusya’nın Gürcistan üzerindeki etkisi ciddi derecede kırıldı.

    Gürcistan’ın etnik yapısı ve etnografik geçmişi karışık olsa da, biliyoruz ki, Gürcistan’daki halkların kökeni Bizansa, yunanlara, romalılara dayanıyor. Bu sebeple Sovyetler zamanında Avrupa ile, hatta 15 Sovyet ülkesi dışındaki bütün ülkelerle ilişkileri kesilen Gürcistan’ın, bağımsızlık dönemindeki adaptasyon süreci hiç te zor olmadı. Avrupa, güçsüz ve ayakta kalmak için mücade eden Gürcistan’ı sahiplendi.


    ŞEF 35 YILDIR BİLGİ VERİR

    AMA YOLLAR, TÜNELLER BİTMEZ!


    1992 yılında yeniden vilayet olan Ardahan’ın değişmez Karayolları Şefi Ümit Yıldırım 35 yıldır aynı yerde şeflik yaparken karşıladığı 17. valiye de bilgi verirken şefliğinin bünyesinde bulunan yolların, tünellerin neden bitmediğini soran Vali Çiçek’e doyurucu bir cevap verememesi dikkat çekti.

    Son vali Hayrettin Çiçek’in kurum ziyaretleri kapsamında Karayolları 183. Ardahan Şube Şefliğini de ziyaret etti.




    Ziyarette kuruma ait kampüsü gezerek, makine ekipman atölyelerinde incelemeler de bulanan Vali Çiçek’in, İl genelinde devam eden duble yol, tünel, yapılan bakım-onarım ve karla mücadele çalışmaları hakkında Karayolları Şube Şefi Ümit Yıldırım’dan bilgi aldı. 



    Zengezur Koridoru Açılırsa Aktaş ve Türkgözü Kapanır!


    Azerbaycan, batı illeri ile Nahçıvan’ı, Ermenistan üzerinden birleştirecek, aynı zamanda Çin’den Orta Asya, Hazar Denizi, Kafkasya ve Türkiye’ye uzanan Orta Koridor’un da güzergahlarından biri olacak Zengezur Koridoru’ndan geçecek demir yolunun inşaatında sona gelinirken bu kooridorun açılması ile Çıldır Aktaş ile Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapılarının devre dışı kalmasından korkulmakta.

    Buna neden ise Azerbaycan’ın Sovyetler Birliği döneminde oluşturulan ulaşım ağları Bakü limanından Ağbend’e, Tiflis’ten İran ve Rusya’ya bağlantıyı sağlayacak düzeyde olması olarak gösterilirken ülkede şu an kullanımda olan demir yolu ağı ile Bakü’den ancak Horadiz’e kadar ulaşım sağlanabiliyor. 

    Ardahan’dangeçip, Kafkaslara uzanan Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi ve bir kısmı İran üzerinden sağlanan hatların ardından üçüncü bir alternatif de artık Zengezur hattı olacak. Yıllık taşınan yük miktarında sağlanacak artışların yanı sıra Ermenistan için de ekonomik bir kazan kapısı olacak. 




    Bölgenin dört bir tarafa enerji ve ticari geçiş noktasına dönüşmesi bölge kent ve ülkelerinin refah ve istikrarına da katkı sağlarken karayolu taşımacılığına uygun olan Çıldır Aktaş ile Posof Türkgözü Gümrük kapılarının gözden düşeceğinden çekinilmekte.




    İL ve İLÇE BAŞKANLARINA,


    MİLLETVEKİLİNE RAĞMEN


    DEMİR ADAYLIĞI ALDI..


    31 Mart Yerel Seçimleri öncesi kimleri aday gösterecekleri merak edilen partilerin başında gelen Cumhuriyet Halk Partisi İl ve İlçe aşkalarıı istemediği, milletvekilii seri aktığı mevcut belediye başkanı ile 2. kez seçimlere gitme kararı aldı.


    Aynı CHP Genel Merkezi, Göle Adayını açıklamazken Ardahan’ın tek beldesi Göle Köprülü’de Yüksel Bozkurt’u, Damal’da Murat Dolanbay’ı,Çıldır’da ise Nürettin Aygün’ü aday olarak gösterdi.


    TAŞTAN GÖREVİ TESLİM ETMELİ..


    Faruk Demir’in aday edilmemesi için elinden geleni yapan ancak bundan başarılı olamayan CHP İl Başkan Taştan’ın bundan sonra ne yapacağı merakla beklenirken, Demir’in ayrı bir grup ve ekiple seçime şimdiden çalışmaya başladığı ve  Taştan’ı aramadığı  öğrenilrken Taştan’ın görevi sesizce bırakıp, kenara çekilebileceği ileri sürülmekte.


    Toplam 3 aday adayın resmi bir aday, eski Milletvekli esar Öğüt’ün son anda anketlere adı alınması yarıştığı CHP Ardahan yarışında birkez daha aday olan Faruk Demir’in rakipleri olacak olan AK Parti ve DEM Partisinin adayları beklenmeye başlandı.




    Öte yandan daha önce bir kaç kez Ardaha’dan Milletvekili aday adayı olan ancak Ardahan kamuoyunca ‘çantacı’ diyeeleştirilip, olmayınca İstanbul’a geri dönüp, Kartal Ardahan Derneği Başkanlığını alan ama bununla yetinmeyen bu kez CHP’en Pendik Belediye Başkanlığı için baş vuran Ardahanlı Mali Müşavir Deniz  Aydemir’de aday olamadı. CHP Penedik’te İmamoğlu’nun başında olduğu İBB’de daire başkanı olan Süleyman Tarık Balyalı aday olarak gösterildi.




    Ardahan ve Göle’yi bekletmeye alan


    Cumhuriyet Halk Partisi

    Damal’da eski meclis üyesini,


    Çıldır’da eski başkanı aday gösterecek!


    Geçtiğimiz günlerde Ardahan’ın Posof ve Hanak’ta ilçelerinde olmak üzere birçok kentte adaylarını ilan eden CHP PM bugünde aralarında Damal ve Çıldır’ında bulunduğu diğer bazı şehir adaylarını kamuoyuna ilan edecek. Ardahan’ı ve Göle’yi beklemeye aldığı öğrenilen CHP PM’nin bugün Damal’da eski meclis üyesini, Çıldır’da ise eğitimci eski belediye başkanını adayları olarak ilan etmesi bekleniyor.  




    Beklenen Telefonun Çalmasını Beklemekten Yoruldular!


    Son Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen ardından gündeme giren yerel seçimler için kolları sıvayan partilerinde Belediye Başkanı, Belediye ve İl Genel Meclis Üyeliği için aday olmak isteyen adaylar partilerinin İl, İlçe ve Genel Merkezlerinden gelecek olan ‘Evet sen bizim adayımızsın, hayırlı olsun’ telefonunu beklemekten bir hayli yoruldular. 

    Her çalan telefonla heyecanlanan aday adaylar bugüne kadar bekledikleri o telefonu beklemekten bir hayli yorulup, gerildikleri görülürken başta İstanbul’da olmak üzere ülkenin hiç bir yerinde adaylarını açıklamayan iktidar partisi AK Parti’nin yanı sıra Ardahan’ında aralarında olduğu bir çok kentte hala aday arayışı içinde olan CHP ve diğer partilerde aday adaylara gelecek telefon heyecanla beklenmekte.  




    Gıda derdi sadece insanların değil..


    Kışın kendisini iyiden iyiye his ettirdiği şu günlerde hayvanların gıdası ot, saman ve yonca gibi kaba yem fiyatındaki hızlı artış hayvancılık sektörünün kabusu oldu. 

    Yüksek girdi maliyetleri, canlı hayvan ve et ithalatı ile büyük sıkıntıya giren hayvancılık sektörü şimdi de kaba yem fiyatındaki artışın kabusunu yaşıyor.


    Aç kalan kurtlar şimdiden şehir


    ve köy merkezlerine inmeye başladı..


    Evcil hayvanlar gibi doğal hayvanlarında gıda sorunu yaşadığı bölgede çarşı merkezine inip, köpeklere saldran kurtlar birçok köpeği telef etti.

    Ardahan’da aç kalan kurt sürüsü şehir merkezine inmeye başladı. Sabaha doğru Karagöl Mahallesi’nde görülen kurt sürüsü sokak köpeklerine saldırarak birden fazla köpeği öldürdü. Sokakları köpek parçaları içinde gören vatandaşlar tedirgin oldular.

    Her kış bu zamanlarda sık sık görülen Kurt vakalarının bir yenisi daha yaşandı. Hemen hemen her mahallede artık Kurt görmek mümkün.

    Akşam saatlerinde vatandaşlar çok tedirgin oluyor.

    Özellikle akşam mesaisinden çıkan vatandaşlar havaların erken kararması nedeni ile tedirgin olduklarını dile getirdiler.  Karanlıkta evlerine yaya olarak gitmek zorunda kalan vatandaşlar olası bir sardırı yaşanmaması için yetkililerden bu konuda yardım istediler.




    ‘CHP’DEN ADAY OLURSA KAZANIR’ DENEN


    EN GÜÇLÜ İSİM ENSAR ÖĞÜT ADI ANKETE!


    20/12/2023 TARİHLİ HABERLER..


    Yaklaşan yerel seçimleri öncesi bir çok kentte adaylarını açıklayan ancak yapılan anketlerde puan alamayan ve aday edilirse kazanmayacak gibi görünen Ardahan’ın CHP’li Belediye Başkanının yerine yeni isim arayışı başladı.

    Şimdiye kadar 4 aday adayın başvuruda bulunduğu Cumhuriyet Halk Partisi, ‘Ensar Öğüt Ardahan’dan Belediye Başkanı olarak gösterilirse oy verir misiniz? ‘anketine ekleyerek Ardahan genelinden yeni bir anket çalışması başlattı.




    3 dönem Ardahan milletvekilliği yapan, bu süre için ortaya koyduğu çalışma performansıyla sağcıdan, solcuya, muhafazakardan, milliyetçisine, Kürt’te, Türk’e, Alevi’den Sünni’ye herkesin gönlünde taht kuran Öğüt’ün  bu yönde resmi başvurusu olmamasına karşın  adının ankete alınması başta CHP Ardahan tabanında olmak üzere tüm Ardahan kamuoyunda memnunluk yarattı.


    *DAMAL’DA DEĞİŞMELİ, YENİLENMELİ..


    Öte yandan Ardahan merkezde olduğu gibi başta Damal’da olmak üzere Göle’de, Çıldır’da da daha adayını belirlemeyen CHP’nin Damal’da da mutlaka değişime gitmesi gerektiği aksine seçimi kazanmaktan bir hayli zorlanacağı da belirtilmektedir.

    Göle’de Eğitimci Halil Aras, Çıldır’da Damal’da Kemal Çamlıyurt ile Gürbüz Çakabay CHP’ye başvuran en güçlü isimler olarak değerIendirilmekteler.











    İMAMOĞLU


    ÇETİN ADAMLARLA ANCAK KAZANIR!..


    ‘Erdoğan’ın bir İmamoğlu aradığını ancak aradığı İmamoğlu’ndan bir tane olduğundan dolayı bulup, adayını açıklayamıyor’ diyen mevcut İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ulusalcı tayfanın hüküm ettiği medya ve basının verdiği gazın katkısıyla buğulanan gözleriyle İstanbul’u yeniden toz pembe rüya sanıyor.

    Evet, dünyada örneği, eşi benzeri olmayan ve tek adamlığı revaca çıkaran Türk Usulü Başkanlık Sistemi denen sistemin getirdiği zorunluluk dolaysıyla iki kutba ayrılan ülkede ki siyaset arenasının tam ortasında duran ve hangi tarafa doğru ağırlık basarsa oranın kazandığı bir sistem eşliğinde yeni bir seçime doğru gidiyoruz.

    Ve bu seçimleri yeniden almak isteyen İmamoğlu’nun 39 ilçede göstereceği adayların kendisini orada tutacağını sanırım benden daha iyi biliyor. Ve bu adayların garanti olan yerleri Beşiktaş, Adalar, Maltepe, Kartal, Sarıyer gibi yerlere heveslenenler İBB’nin alınamayacağını tam tersi kakıp edileceğini de biliyordur

    39 ilçenin 14’ü CHP’li olan İstanbul’da Adalar, Ataşehir, Avcılar, Beşiktaş, Bakırköy, Beylikdüzü, Büyükçekmece, Esenyurt, Kadıköy, Kartal, Küçükçekmece, Maltepe, Sarıyer, Şişli; CHP’nin yönetiminde kalıp kalmayacağının yaı da özelikle kendisini İBB’ye taşımada büyük rolü olan Esenyurt’ta durumun hiçte iç açıcı olmadığını burada rahatça söyle bilirim Birde buna Esenyurt’ta ki hemşerim gibi hemşo sermayesini yemekte öte bir eser bırakmayan Şişli’yi de ekleyebiliniz..

    Haydi ucu ucuna alınan Ataşehir’i, Kartal’ı demeyelim ve 14’ünüde yine CHP’ye verelim.. Yetiyor mu? Buna verilecek olan tek cevap AK Parti’nin kalesi denen Sancaktepe ona komşu Çekmeköy’de hatta Pendik’te, Tuzla’da ‘Ben adayım ve ‘seçimi ben alırım’ diyen çetin adaylardır.

    Yani,’ bana verilse gitmeden kazanabilirim’ denilen Beşiktaş, Kadıköy değil, Erdoğan’ın sık sık camili tepesine çıkıp, ‘sevgilim istiyorum’ diye haykırdığı ‘Üsküdar’da, Çekmeköy’de ben adayım, aday olarak gösterilirsem seçimi almak benim boynumun borcu ve seçmene ‘evet bu çetin aday ile seçim alınır’ dedirten çetin adayları yormaktansa samimiyetle sarılmak ve hata baş tacı etmek gerek.




    Bunun en açık örneği kendi köyünde muhtar adayı gösterseniz seçilemeyecek  saçı oyalı pısırıklarla değil, yerel medyanın teknolojinin imkanları ile hazırladığı kliplerle kendisini aday gösterilmiş hatta kazanmış sananlarla değil önce medeni cesareti sonra manevi ve mali gücü, bugün kayıp edilmekle yüz yüze duran Esenyurt’u kuran başkandan aldığı kardeş tecrübesiyle ve en önemlisi son kurultayda kayıp eden tarafta olmasına karşın ‘kazanan da benim partimdir, partilimdir’ deyip, yeni ekibe AK Parti’nin kalesini kendisinin alacağını iddia eden ve CHP’den Çekmeköy’de aday aday olan ve aday gösterilirse ancak onun Çekmeköy’ü tüm Çetin şartlara rağmen alacağını yada zorlayacağını ve İmamoğlu’nun o koltukta kalmasına omuz vereceğine inandığım tek isimdir Çetin Çapan’dır.


    Evet, bu benim bir dönem basın merkezi olan Cağaoğlu yokuşunda, bir dönem Pendik’te olmak üzere 35 yıllık gazetecilik geçmişimin yanı sıra 6,5 yıllık federasyon başkanlığım esnasında her ilçesini, köşesini yakından tanıdığım İstanbul’un Beyoğlu’sunu alacak, Çerkezköy’ünü çekecek çetin adaylara ihtiyaç duyan İmamoğlu’nun anlatmak istediklerimi göz ardı etmeyeceğini ve anamın yaşında daha çok yaşlı Hamzaçebileri hemşerim diye aday gösterip, alınabilecek olan Beykoz’u ve birlikte kazandıkları Kılıçdaroğlu, Kaftancıoğlu’nun olmadığı mevcut makamı yeniden AK Parti’ye hediye etmeyeceğini ve kurduğu rüyalarının devamını sağlamak için çetin adaylarla yola çıkması gerektiğini onun benden daha iyi bildiğini umuyorum.




    arşiv haber/yorumlar 22.02.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?









    Sitemizin Yazarlarının Günlük/Güncel


    Yorumlarını Okumak İçin Sitemizin Sağında Bulanan


    EN YENİ MAKALE Linkini TIKLAYINIZ






    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz KAI İçin Ne Yaptiniz?


     1994 Yilindan itibaren tanismaya basladgim Kars, Ardahan, Igdir isimlerini tasiyan derneklerle. O zaman yni yeni kuruluyordular, saysaydik, sayilari 3-5’i geçmezdi..


    Sonra bizim burada ki esnaflar gibi kim ne açiyorsa, onlarda dernek içinde dernek açip bugün sayilari belki 3-5 bini bulan dernekler kurdular..


    Öyle ki Kars, Ardahan, Igdir isimleri yetmedi bazilari da aile derneklerini bile kurdular.. Ve hepsinin kurulusunda göç ettikleri memleketlerine bir gün dönüp, bura da kalanlari burada tutacak yatirimlar yaptirmak, devlete, hükümetlere baskilar yapip, olusturacaklari kamuoyu ilebölgenin kalkinmasini saglamakti.. ‘Sonra ne oldu?’ diye sormayin, çünkü o bin emekle yetistirilen Kazlar kizar o soruyu soranlara..


    Neden mi? Çünkü bu dernekler kaz tüketmekten öteye gitmediler.. Evet bugün Ardahan’a KASIAD diye bir dernegin üye ve yöneticileri olduklarini ögrendigimiz bir heyet ile geldigini ögreni yoruz, hem de sarap, balikli bol yemek menüleriyle.. Şimdi, ‘Gelen misafirlerin moralini bozuyor?’ diyerler çikacak ama ben o denilenleri takmayip, vallahi soracam..


    Öncelikle Aktas’in hangi ilçemizde oldugunu, Dogu Kapisinin neden kapatildigini, Türkgözü diye bir gümrük kapisi olmasina karsin niye sinir ticaretinin yapilmadigini sorup, sonra da Ardahan’in, Kars’in, Igdir’in kaç köyünün oldugunu bunlara soracam.. Eger cevap verirlerse bu kezde ‘Bu, issizligin diz boyu oldugu üç ile ne yaptiniz?’ diye bir soru daha soracam.. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535. 418 32 58



    KADINCA/Selmi Yilmaz Ardahan’i Çizmek..


    Bugün vatan topraklarina yeniden katilisinin 91. Yil dönümünü kutlayacak olan Ardahan’i seyir edip, çizmek istediginizde karsiniza nasil bir tablonun çikacagini önceden tahmin edersiniz.. Elinize firçayi alip, çizime basladiginiz anda en ücra kösesine kadar uzanmis dogalgaz boru hatlarini çizmek isterseniz de eliniz gitmez, hayaller gerçeklesmesi için kurulur deseniz de.. Yada iki firça sonra Çildir Aktas Gümrük Kapisi açilmis, Posof Türkgözü ile birlikte yogun bir kalabaligin sinir ticareti yaptigini karalamak isteseniz de olmayan seyin neyini firçalayayim deyip, hemen vazgeçersiniz.. Ama Yalçiner Yilmaz hocanin önderliginde beyinlerindekini firçaya döken Göleli iki kardesin çizdigi inek sagan kadinin çizimi mutlaka hosunuza gider.. Ama bir kilo sütün bir çay bardagi parasi etmedigini, hayvanciligin hala Atadan, dededen kalma yöntemlerle yapildigini hatirlar ondanda vazgeçip, bir sey çizemezsiniz..



    GÖLE GÖZLEM GAZETESİ’NİN BAŞ YAZILARI Bugün Ardahan’in Kurtulsu../Selahattin SAKİNOGLU


    Nice isimsiz kahramanlarin olusturdugu yerel milis güçleri ile 91 yil önce Rus isgalinden kurtulup, ülke sinirlari içinde kalan Ardahan’in bugün kurtulus yil dönümü.. 1992 Yilina kadar Göle ile birlikte Kars’in en büyük ilçelerinden olan Ardahan’in 91 yil önceki hali ile bugün kü halini yan yana koydugumuzda geriye kalanin tüm zorluklara karsin birlikberaberligin ve sinir bekçiliginin devam ettigini göreceksiniz.. Göle, Hoçvan ve Ardahan’in yarisi Kürt, Damal ilçesi, Göle’nin 4 köyü gibi Alevi, Hanak’in yarisi Türk, yarisi Alevi, Çildir’i Terekeme, Posof’u Ahiska Türk’ü olan Ardahan’da 91 yildir israrla devam eden birlik beraberligi, sinir bekçiligi karsiliginda ekonomik olarak bugüne kadar ne aldigina baktiginiz da ise elde var O.. Ekonomik anlamda Ardahan’in bel kemigi olarak adlandirilan Göle gibi Ardahan ve diger ilçelerinde 25 ksi çalistinan devlete ait bir fabrika var mi?Yada 100 kisinin çalistiridigi özel bir sektörün yatirimi.. Ama yine de yoksullugun getirdigi göçe ragmen Ardahan ve ilçeleri hala ayakta olmasida güzel..




    Gazetecinin CHP yorumu Ardahan’i olmazsa da Kocaieli Darica/Çayirovayi karistirdi..


     Yaptigi haberlerin yani sira 25 yildir kesintisiz olarak etkili yorum yazilari da yazan Gazeteci Fakir Yilmaz’in ‘CHP’liler Meyhanede Çikmali’ baslikli yazisi Ardahan’da ki CHP’lileri etkilemediysede Kocaeli Darica’yi karistirdi. Geçtigimiz günlerde Ardahan belediye Baskani’nin da gittigi ve belediyesi Ardahan ile Hanak’a kardes belediye olan Darica7da yayinlanan Ovapinar isimli gazetenin Ardahanli oldugu ögrenilen yazarlarindan Tuncer Türk, Fakir yilmaz’in yorumunu okuyup, kendi yazisina almasi burada bulunan CHP’lileri bir hayli rahatsiz etti. Türk’ün, ‘FAKİR YILMAZ BİLE CHP’YE İSYAN ETTİ’ baslikli yazi ardindan gazeteciyi arayan birçok Darica/Çayirova’da ki CHP’liler kendilerinin meyhanede olmadiklarini ve geceli, gündüzlü halkin arasinda olduklarini belirtip, böyle bir yorumun yapilmasinin kendilerini üzdügünü belirttiler. Ovapinar isimli yerel gazetede kendi yazisina dayanilarak yapilan yorumunda kendilerini derinden üzdügünü belirten CHP’liler Fakir Yilmaz’dan Türk’e cevap vermesini ve CHP’nin halkin partisi oldugunu anlatmasini da istemeleri dikkat çekti. İste o Ardahan’da ki CHP’lilere ‘TIN’ gelip, ‘TIN’ geçen, ama gerçek, samimi CHP’lilerin dikkatini çeken ve onlari üzen, üzerken de ders çikarilmasi gereken ‘CHP’liler Meyhande çikmali isimli yaziya Darica’dan yapilan yorum; FAKİR YILMAZ BİLE CHP’YE İSYAN ETTİ Dün is yerimin ofisinde internet haber sitelerinde gezinirken www.kuzeyanadolugazetesi.com adli sitenin yazari Fakir Yilmaz’in “CHP’liler Meyhaneden çikmali” basligi adi altinda bir köse yazisi dikkatimi çekti. Fakir Yilmaz’in CHP ile ilgili bu yazisini defalarca okumama ragmen inanmakta güçlük çektim. Çünkü Fakir Yilmaz her sartlarda, her kosullarda kayitsiz, sartsiz sol kesimi destekleyen bir taraftar olmasinin yaninda yazilarinda da sola toz kondurmayan bir gazetecidir. Fakir Yilmaz’in CHP hakkinda böyle bir köse yazisi, yazmasi beni çok sasirtti. Fakir Yilmazin bu yazisinda CHP Ardahan da düsmüs oldugu bu durumu yüz kez düsünseydim, on kez rüyamda görseydim inanmazdim. Kaldi ki kalemiyle, fikirleriyle fanatik bir sol taraftari olan gazeteci Fakir Yilmaz’in CHP ile ilgili böyle bir yazi yazacagi aklimin ucundan bile geçmezdi. Fakir Yilmaz CHP’nin her yaptigi kurultaylarin arkasindan gücünü, taraftarini biraz daha kaybederek, yoluna elinde kalanlarla devam etmeye çalistigini yazarken diger taraftan bu partinin önemli bir sorunlarindan biriside partideki meyhaneci yöneticilerin oldugundan duydugu rahatsizlik..


    Öyle ki partide meyhaneci yöneticilerin oldugunu, genel baskanin teyit edici sözleriyle desteklemesi gerçekten dikkat çekici oldugu kadarda manidar geldi bana. Aslina bakildiginda Fakir Yilmaz haksiz da sayilmaz. Halkin içinde olmasi gerekenlerin Meyhanelerde kadeh tokusturarak politika üretmeleri partiyi nerdeyse buçuk haline getirdi. Gazeteci kimligiyle bunlari gören Fakir Yilmaz sonunda bunlari yazmak zorunda kaldiysa gerçekten CHP kendini bir gözden geçirmesi gerekliligini artik göz ardi etmemeli. Fakir Yilmaz bir gazeteci olmasinin yaninda; ayni zamanda düsüncelerini savunan, fikirlerinin arkasinda duran bir solcu oldugu biliniyor. Fikirlerini begenirsiniz begenmesiniz bu ayri bir sey; Fakat Fakir Yilmazin gazetecilik yani desteklenmeli. Bölgenin kendi yapisindan kaynaklanan bunca zorluklar karsisinda o bir gazeteci olarak halkin dertlerini, sikintilarini kalemiyle bir yerlere duyurmanin çabasini göstermesi bile takdire sayandir. Türk siyaset tarihinde çok partili sisteme geçildiginden günümüze kadar geçen zaman içerisinde kendini bir türlü kurultaylardan kurtaramayan CHP İsmi siyaset tarihimizde kurultaylar partisi olarak bilinmektedir. Önümüzdeki günlerde yapilacak kurultaydan sonra CHP’nin içindeki kaynamalarin durulup, durulmayacagini kurultaydan sonraki zaman gösterecek. Fakir Yilmaz gibi tecrübeli bir gazeteci böyle bir yazi kaleme aldigina göre, partide kurultaydan sonra neler olacagi biliniyor demektir. Bir parti düsününki; bir ülkenin en eski partisi olsun. Adini da halktan alarak Cumhuriyet Halk Partisi olsun. Halk adina kuruldugunu söyleyen partinin halktan ne kadar uzaklastigini, taraftari ile arasinda ki baglarini kopararak tabanindan koptugunu fark eden taraftar mahcup bir sekilde olup, biteni sessizce izlememektedir. Önümüzdeki günlerde CHP de arka, arkaya iki kurultay yapilacak. Siz bunun adina ne derseniz deyin. İster Tüzük kurultayi deyin, isterse secim kurultayi hiç fark etmez. Bir hafta içinde yapilacak kurultaylardan birisi muhalefetin, digeri su andaki parti yönetiminin. Aksi ispat edilmedikçe görünen bu. Bilmiyorum siyasi partiler tarihinde buna benzer kurultaylar olmus mu? Eger olmussa, muhtemeldir ki yine CHP’de olmustur. Aslinda tarafsiz bir gözle bakacak olursak bu günkü siyaset sistemimizde Türk siyasetinin CHP ye ihtiyaci oldugunu siyaseti bilen herkes tarafindan söylenirken, CHP’lilerin bunu görüp partilerine sahip çikmalari gerekir. Aksinin yapilmasi hem Türk siyaseti adina, hem de CHP adina üzücüdür. Siyasi tarihimizin son elli yilinda 3- 4 kere kesintiye ugrayan Demokratik rejimimiz, bize gösterdi ki sistemimiz içinde var olan siyasi partiler güçlü olmali. Hem de çok güçlü olmali ki Demokrasimizi yasatalim. Tuncer Türk http://www.ovapinargazetesi.com/haber/yazar.asp?yaziID=6610 **Gazetcie Türk’ün okuyup, yorumladigi Fakir Yilmaz’in yazisida suydu;



    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz CHP’liler Meyhanede Çikmali..


    İl ve İlçe Kongrelerine hazirlandigi bir sirada parti içinde bir türlü bitmeyen muhalefetin çikisi ile zorunlu olarak Tüzük Kurultay’ina giden Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu kurultay ile durulup, durulmayacagi bilinmezken, yerel seçimlere dogru giden bu partinin Ardahan’in da içinde bulundugu geleceginin de tartisilmaya açilmasi gerektigine inaniyorum. Çatismalar olmadikça her geçen gün biraz daha eriyip, taban kayip eden ve CHP gibi muhalefet üretemeyen MHP’nin bitisi ile gün geçtikçe 2,5 partinin kalmasi beklenen Türkiye’de kurultay üzerine kurultaya giden CHP’nin artik ciddi bir muhalefet partisi, iktidara aday bir parti olmasini isteyen tabaninin da bu durumdan biktigini da söyleyebiliriz.. Utanmazlarsa her hafta kurultay yapacak olan bu partinin diger önemli bir sorunuda meyhaneci yöneticilerinin oldugunu bizzati genel baskan tarafindan onaylandiginida görüyoruz.. Dünkü Habertürk Gazetesi’nin CHP Genel baskani Kemal Kiliçdaroglu’nun agzindan mansetten verdigi haberin ne kadar dogru oldugunu söyle dönüp, caddede birine sorsaniz ‘Vallah adam dogru söylemis’ diyeceklerin sayisinin hiçte az olmadigini görürsünüz.. Halkin içinde olmasi gerekenlerin meyhanelerde politika üretmesi sonucu bugün bu hallere düstügünü de anlayacaginiz CHP’nin BDP kadar politika üretemediginden onun en büyük rakibi olan Basbakan Recep Tayyip Erdogan’in da canini sikan önemli bir konu.. Çünkü karsisinda ciddi bir muhalefet partisi olmmasi dolaysiyla partisini disiplinde tutmak için bizzat ugrasmak zorunda kalan Erdogan’in iktidarinin geçtigimiz günlerde yapitgi ankette meyhane sayisini arastirirken, meger bu meyhanelerde kaç CHP’linin oldugunu tespit etmek için ugrasiyormus.. Neyse umariz gerek genel baskanlarini, gerek ise AKP’nin yapitgi meyhane rastirmasini mahçup edecek politikalar üreten CHP’liler bu partiye artik sahip çikar.. Haberi ekleme saati: 08.17-24 Şubat 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Tugay’in çelengini Jandarma koydu!..‏


    **BU HABERİ ARDAHAN TV’DE İZLEYEBİLİRSİNİZ.. Ardahan’in 43 yillik Düsman esaretinden kurtulusunun 91. Yil Dönümü -20 derece dondurucu sogukta yapildi. Ardahan Valili ile Ardahan Belediyesi’nin birlikte organize ettikleri Ardahan’in Düsman İsgalinden Kurtulusunun 91. yil Dönümü sabah saat 09.00’da Ardahan hükümet Konaginin önünde bulunan Atatürk büstüne çelenklerin konulmasi ile basladi. **Vekiller katilmadi, Vekiller Kutladi .. Ardahan Valisinin Gürcistan’da olmasi dolaysiyla Vali Vekili Sedat Yildirim valinin yerine katildigi kurtulus törenleri Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, Ardahan 25 nci Tugay Komutan Vekili Kidemli Albay İl Jandarma Alay Komutani Samit Tokmak, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, Ardahan Cumhuriyet Bassavci Vekili, Ardahan Genel Sekreteri, Ardahan Meclis Baskani ve diger İl İdarecileri, Siyasi Parti ve Oda Temsilcilerinin katildi. Tugay’in çelengini Jandarma koydu!.. Tugay komutaninin izinde olmasi dolaysiyla Tugay’in çelengini İl Jandarma Komutaninin koydugu dikkat çekerken, bunun Jandarma Alay Komutaninin Tugay komutanindan sonra en kidemli komutan olmasi dolaysiyla oldugu ögrenildi. Yarin saat süren çelenk koyma töreninde basta bayrak ve flamalari tutan ögrenciler olmak üzere herkes dondu. İdareci vekillerinin katildigi törenlere Ardahan Milletvekilleri olan Prof. Dr. Orhan Atalay ile Ensar Ögüt’ün katilmadiklari dikkat çekti. Soguk havalarin etkisini sürdürdügü bir günde atli süvarilerin yüzlerindeki sakallari gibi bindikleri atlarinda tüylerinin pus tuttugu gözlendi. **Cumhurbaskaninin Ardahan’a gelmemesi üzüntüye neden oldu.. Ardahan’in düsman İsgalinden Kurtulusunun 91. yil Dönümü törenlerinin yapildigi sirada Ardahan’a 90 Km. Uzaklikta bulunan Kars’ta Askeri tatbikata katilan Cumhurbaskani Abdullah Gül’ün Ardahan’da ki törenlere katilmamasi, ‘Sayin cumhurbaskani Gül cumhurbaskani oldugundan bu yana gelmedigi Ardahan’a bu önemli günde gelebilirdi. Hem de yani basindaki vilayete gelmisken’ diyen Ardahanlilari üzdügü görüldü. Haberi ekleme saati: 11.18-23 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    TATBİKATA GELDİ KURTULUŞA GELMEDİ!


    Ardahanli idarecilerin önceden davet etmedikleri için Ardahan’in kurntulus yil dönümünü programina almayan Cumhurbaskani bugün Kars’ta yapilacak olan Askeri tatbikata katilacak. Ardahan’a 90 km. uzaklikta bulunan kom vilayet Kars’a bugün gelen Cumhurbaskani Abdullah Gül’ün bugün vatan topraklarina katilisinin 91. Yil Dönümünü kutlayacak olan Ardahan’in Kurtulus Törenlerine katilmamasi Ardahanlilari üzdü. Abdullah Gül’ün Cumhurbaskani olduktan sonra gitmedigi iller arasinda olan Ardahan’in komsusuna gelen cumhurbaskaninin bugün kurtulus günlerine katilmamasi, Ardahanlilarin tepkisini aldi. Ardahanlilar, ayni gün Kars’a gelen Cumhurbaskanini kurtulus gününe davet etmeyen yöneticilerin yüzü ag olsun dedikleri görüldü. Haberi ekleme saati: 05.54-23 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    OKULLARA KURTULUŞ TATİLİ ..


    171 İlkögretim, 20 Orta Ögretim, 4 Bagimsiz Anadolu Lisesi bulunan ve 15 bin 985 İlkögretim, 5 bin 851 Ortaögretim, 2 bin 538 Okul Öncesi ögrencinin egitim aldigi, Bin 520 ögretmene yakin ögretmenin görev yaptigi Ardahan’da okullar bir günlügüne tatil edildi. Alinan bilglere göre bugün Rus esaretinden kurtulup, yeniden vatan topraklarina katilan Ardahan’in kurtulusunun 91. Yil Dönümü dolaysiyla tatil edilen okullar yarin yeniden açili, egitim/ögretime devam edecekleri ögrenildi. **Bakanlik Müfettisleri Ardahan’da .. Geçtigimiz ay yeni İl Milli Egitim Müdürünün atandigi Ardahan İl Milli Egitim Müdürlügüne Milli Egitim Bakanligindan iki müfettisin geldigi bilgisi de alindi. **Araçlar karlarin içinde kaldi .. Ardahan kent merkezinde bulunan karlarin zamaninda temizlenmemesi yollari buzdan cam yaparken, kenti içinde gelip, geçen krayollari greyderlerinintemizlenen yollarin ortasinda silinen karlarin kenara atilmasi dolaysiyla birçok araç karlarin içinde kaldigi görüldü. Haberleri ekleme saati.07.13-23 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Kars ve Ardahan’i Kurtarmaya Gelenler, GELMEDEN MENÜYÜ HAZIRLAMIŞLAR!


    **Bir Karpuzlari Eksik!.. Basta İstanbul’da olmak üzere çesitli metropollerde Kars-Ardahan-Igdir illerinin isimleri ile dernekler kurup, ancak bu üç ilin ismini kullanmaktan öte bölgeye gerek sosyal, gerek ise ekonomik hiçbir etkinlikleri olmamalariyla elestirilen derneklerden olan KASIAD isimli dernek Kars ve Ardahan’a düzenledigi geziye baslamadan önce bu illerde yiyecekleri yemeklerin menülerini önceden hazirladiklari görüldü. Açilimi, Kars-Ardahan-Igdir Sanayici ve İsadamlari Dernegi olmasina karsin aralarinda hangi is sahasiyla mesgul olduklari bilinmeyen, hatta çogunun is adami ve sanayici olmadiklariyla da elestirilen KASIAD’in yillardir bu bölgeye gelmeyenlerden olustugu da ileri sürülüyor. Yemek menülerini hazirlayip, yola çikan KASIAD ekibinin Ardahan’in Kurtulus Törenlerini izlemek için bugünde Ardahan’da olacaklari ögrenildi. **Halkla bir araya gelmek yok, is adamlari ile toplanti da yok .. Bölgede yansan sorunlari tespit etmek için geldikleri sanilan, ancak sadece bol yemekli bir gezi programi oldugu KASIAD’cilarin Kars ve Ardahan ziyaretleri sirasinda hazirlanan programda halkla bulusma veya bölge is adamlari ilebir toplanti yapma gibi bir programlari olmadigi da dikkat çeken diger bir konu oldu. Ardahan’ a gelerek, yogurtlu çorba, tursu, tulum peyniri, tereyagi, mevsim salata, köy yogurdu, haçapur peyniri, firinda kaz, kivilca peyniri, meyveli tatlilar, ayran, su, gazli içecekler, çay ve kahveli yemek menülerini önceden hazirlatan KASİAD’cilar yediklerini eritmek içinde Yanlizçam Ugurludag Kayak Tesislerine gidecekleri de alinan bilgiler arasinda oldu. **İçkiler cepten!.. Dün Kars’a geldikleri ögrenilen KASİAD’cilarin Ardahan ziyaretlerinin yemek için oldugu görülen programlari ardindan Göle üzerinden Kars’a dönüp, buradan yeniden Ardahan’a dönüp, Çildir ilçesinde ki göl lokantasinda da bir yemek programi düzenledikleri ögrenildi. Ardahanli yöneticilerden ziyade Karsli idarecilerin eslik edecegi ögrenilen KASIAD’cilarin Çildir gölündeki menüleri de söyle; ‘Çorba, Kiremitte Alabalik. Sari Sazan yagda, salata, tursu, tereyagi, lavas ekmegi, yerel helva ve tahin. Alkol almak isteyenler ise kendi ceplerinde alkol alacaklar’ diye not edildigi ögrenildi. KASİAD’cilarin Kars’ta ki son günlerinde ise ‘Karstor’ isimli sarap evinde veya türkü barlarda eglence programi da hazirladiklari alinan diger bilgiler arasin da oldu. **KAAI’li Gazetecileri İhya Eden SERKA Yurt Disinda Gazeteciler Getirdi.. Ardahan, Agri, Kars ve Igdir Valiliklerinin bütcesinden ayrilan kaynakla bütçesi olusturulan, genel sekreterinin 7,5 Bin TL. çalisanlarinin 3 ila 4 Bni TL. Maas aldigi ileri sürülen Serhat İlleri Kalkindirma Ajansi yurt disindan gazeteciler getirdi. Ardahan’in da içinde bulundugu 4 ilin gazetecilerinin gazetelerinin basildigi matbaalarindan bir evrak bile bastirip, gelismelerine katki sunmayan SERKA’nin yabanci gazetecilere bolca haber yaptiracagi ögrenildi. Haberleri ekleme saati: 05.40-23 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    HANAK KAYMAKAMI, ÇILDIR’I ALARIMA GEÇİRDİ!..


    **VEKİL KAYMAKAM KURTULUŞ İÇİN HERKESE GÖREVLERİNİ HATIRLATMAK İÇİN İKİ SAYFALIK GENELGELİ DAVETİYE HAZIRLATTI!.. Bugün vatan topraklarina yeniden katilisinin 91. Yil Dönümünü kutlayacak olan Ardahan’in sinir ilçesi Çildir ilçesinin izinli olan kaymakaminin yerine bakan Hanak Kaymakami Adem Çelik 25 Şubat’ta yapilacak olan kurtulus törenleri için iki sayfalik bir genelgeli davetiye hazirlatip, dagittirdi. Ardahan’in Gürcistan ve Ermenistan’a komsu olan ilçesi Çildir’in vatan topraklarina katlisinin 91 yil dönümü öncesi kurtulus programini hazirlatan Çildir’a komsu hanak ilçesinin kaymakami Adem Çelik hazirlattigi kurtulus davetiyesinde törenlerin yapilacagi 25 subat günü ilçede ki tüm amirleri görevlendirip, bu görevlilerin törenler esnasinda yapacaklarini tek tek hatirlatti. İste Çildir Kaymakam Vekili Hanak Kaymakami Adem Çelik’in hazirlatitgi 25 subat çildir ilçesinin kurtulus programi. **ÇILDIR’IN KURTULUŞUNUN 91. YILDÖNÜMÜKUTLAMA PROGRAMIDIR. GENELOLARAK: 1) 25 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 07.30 ‘dan itibaren tüm resmi ve özel kuruluslar ile isyerleri günün önemine uygun sekilde bayraklarla süslenecektir. 2) Atatürk büstünün çevresi ve tören alani Belediyece temİzlenecektir. 3) Davul-Zurna ekibi Belediyece temin edilecektir. 4)Kurtulus günü her hanigi bir aksakliga meydan vermemek için elektrik kesintisi durumunda, Tedas İsletme Şefiigince ilçe jandarma komutanliginin jeneratöründen yedek bir hat çekilip hazir tutulacaktir. 5) Tören alanina ses yayin cihazi, kürsü ve protokol çadirin kurulmasi 7. Hudut Tabur Komutanliginca saglanacaktir. 6) Protokolde kullanilmak üzere koltuk, sehpa ve yeteri kadar sandalye Çildir Şehit Ögret Sezgin YOLCU Müdürlügünce temin edilecektir. 7) Hava muhalefeti durumunda programin resmi geçit bölümünün haricinde kalan kismi Çildir Lisesi spor salonunda tatbik edileceginden salonun törene hazir tutulmasi Çildir Lisesi Müdürlügünce saglanacaktir. 8) Tören yerinin trafige kapatilmasi ve asayisin saglanmasi Emniyet Amirligi’nce olusturulacak ekiplerce yapilacaktir. 9)Töreni Çildir Lisesi ögretmenlerinden Ümit GÜLEN ve NurayDEMİR sunacaklardir. Ayrica tören yerinin tertip ve düzeni Çildir Lisesi Müdürü Atalay TEKİRDAŞ ve Çildir Şehit Ögret Sezgin YOLCU Müdürü Günay TOPKAYA’nin sorumlulugunda Hakan GÜNDÜZHEY ve Muammer AKBULAK tarafindan saglanacaktir. 10) Tören alaninda gerekli saglik tedbirleri Saglik Grup Baskanligi ‘nca alinacaktir. ÇELENK KOYMA TÖRENİ: 1) Çelenk koyma töreni, Hükümet konagi önündeki Atatürk Anitinda 25.02.2012 Cumartesi günü saat 09.00’da yapilacaktir. Takiben Makamda tebriklerin kabulü. 2) Resmi ve özel kuruluslarca “Resmi Bayramlar ve Anma Günlerinde Anitlara Konulacak Çelenklerin Hazirlanmasi, Tasinmasi ve Sunulmasi Hakkindaki Yönetmelik” hükümlerine göre hazirlanacak Çelenkler protokol sirasina göre Atatürk büstüne konulacaktir. (Kaymakamlik, Garnizon Komutanligi, Belediye Baskanligi, Cumhuriyet Bas Savciligi ve Çildir Meslek Yüksek Okulu Müdürlügü) 3) Kortejin yerini almasina müteakip, basinda ve soniinda horu ile verilecek ”Ti” isareti ile bir dakikalik saygi durusiinda durulacaktir. İstiklal marsi ile Bayrak göndere çekilecek, istiklal marsi için (Çildir Şehit Ögret Sezgin YOLCU YİBO korosu görevli olacaktir 4jTörenler.esnasinda çelenk tasiyacaklarin giysilerinin gününün anlamina yakisir tarzda olmasina özen gösteriieccktir 5) Kaymakamlik çelenginin sunulmasinda yardimci olacak iki polis memuru Emniyet Amirligince görev lendirilecektir. 6) Çelenk koyma töreni Çildir Lisesi Ögretmeni Ümit GÜLEN tarafindan yürütülecektir. KURTULUŞ GÜNÜ KUTLAMA TÖRENİ 1) 09:15 İlçe Kaymakamimn Makarnda tebriklerin kabulü, 2) 09:30 İlçe Kaymakami, Gariiizon komutani ve Belediye Baskani tarafindan halkin, Ögrencilerin ve Askeri Birliklerin bayrami kutlanacaktir. 3) Günün mana ve önemini belirten konusmayi Belediye Baskani Nurettin AYGÜN yapacaktir. 4) Lise ve ilkögretim okulundan 2’ser ögrenci kurtulus ve kahramanlikla ilgili siirler okuyacak ve Halk Ozani Mehmet OKTAY 93 Koçaklamasini okuyacaktir. S)Yerel Ozanlarimizdan Tüncer GÜNDOCAN, İsrafil UZUNKAYA ve Yavuz TiMUR birer Türkü söyleyeceklerdir. 6) Çildir halkindan yöresel Folklor gösterileri sunulacaktir. 7) Ögrenci ve Askeri birlikleri tarafindan resmi geçit yapilacak. GÖREV VE SORUMLULUK i. Çildir Belediye Baskanliginca; (Zabita memuru Erhan YILMAZ sorumludur.) a) Atatürk Büstünün çevresinin ve tören alaninin temizletilmesi, Bayraklarin asilmasi b) Davul – zurna ekibinin tören alaninda hazir bulundurulmasi 2. Milli Egitim Müdürlügünce; (Milli Egitim Şube Müdürü Sait Gündüz sorumludur.) a) Çildir Lisesi Ögrctmenlerinden Ümit GÜLEN ve Nuray DEMİR töreni sunacaklardir. b) Törenin yerinin tertip ve düzeni Çilqir Lisesi Müdürü Atalay TEKİRDAŞ ve Çildir Şehit Ögret Sezgin YOLCU YİBO Müdürü Günay TOPKAY A’nm sorumlulugunda Müdür Yardimcilari GÜNDÜZHEV ve Muammer AKBULAK tarafindan saglanacaktir. c) Protokol çadirinda kullanilmak üzere, koltuk, sehpa ve yeterince sandalye Çildir Şehit Ögretmen Sezgin YOLCU YİBO Müdürlügünce temin edilecektir. 3. Emniyet Amirligince; a) Tören yerinin trafige kapatilmasi ve asayisin saglanmasi, 4. İlçe Jandarma Komutanliginca; a) Çildir Merkezindeki kutlamalarda elektrik kesintisi olmasi düsünülerek Tedas ile isbirliginde jeneratör hazir hale getirilecektir,. 5. 7. Hudut Tabur Komutanliginca a) Tören Alanida kullanilacak olan kürsü, ses ve yayin çihazlarini hazir bulundurulmasi, b) Tören alanina 2 adet çadir kurulmasi, 6. Saglik Grup Baskanliginca; a) Tören Alininda saglik ekiplerinin bulundurulmasi, 7. Tedas İsletme Şefiigince; a) Tören alanidaki elektrik kesintisine karsi jeneratör bulundurulacaktir. b) Tedas isletme sefigince ilçe jandamia komutanliginin jeneratöründen yedek bir hat çekilip hazir tutulacaktir İs bu program ilgililere emir, halkimiza davetiye yerine geçerlidir. TERTiP KOMiTESi Adem ÇEliK Hanak Kaymakami Çildir Kaymakain V. Nurettin AYGÜN Belediye Baskani Haberi ekleme saati: 03.22-23 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Usta her yerde ustadir..


    Etkili soguklarin hüküm sürdügü Ardahan’da yasanan olumsuz hava sartlarinda en çok etkilenenlerin basinda araç sahipleri geliyor. Geceleri -30’lari bulan soguklarin yasandigi Ardahan’da sabahlari araçlarini bin bir zorlukla çalistiran araç sahipleri, gün boyu araçlarini saran buzlari temizlemek zorunda kaliyorlar. Ardahanli elektrikli aletlerin motor ustasi olan Cemalettin usta gibi birçok sürücünün ellerine aldiklari çekis ve buz kiricilarla gün boyu araçlarini tutan buzlari kirmakla geçirdikleri görülüyor. Haberi ekleme saati: 02.20-23 Şubat 2012 Haber/Foto: Baris Bilgin/Son Vilayet Gazetesi



    ATALAY MECLİS TV’DE, ÖGÜT TV 8’DE


    Ardahan’in vatan topraklarina katilmasinin 91. Yil Dönümü dolaysiyla Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsüne çikan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Ardahan’in ülkede ki yerinin önemini dile getirdi. Ögüt TV 8’de Tan’in konugu olacak.. Ardahan’in kurtulus yil dönümü dolaysiyla bugün TV 8’de saat 08.30’da Erkan Tan’in konugu olan CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt Ardahan’in ülke tarihindeki yerini anlatacak. İsteyenlerin, Erkan Tan’in sundugu, ‘Baskentten’ isimli programa katilip, 39 69 a mesaj atarak soru sorabilir veya görüslerini açiklayabilirler. Haberi ekleme saati: 23-23 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Göleli Tekirdag’da Gömü Buldu!


    Ardahan’in Göle ilçesine bagli Büyük Altunbulak köyünden 10 yil önce Tekirdag’a göç eden ve burada koyunculuk yapan Bülent Durak isimli bir kisi 20 kilo 540 gram agirligindaki üzerlerinde Latince ve Arapça yazilar bulunan 4 bin 41 büyük ve orta boy, 932’de küçük boy sikke buldu. Alinan bilgilere göre Tekirdag/Çerkezköy’e bagli Veliköy beldesinde çoban olan babalari Bülent Durak ile Bahçedere mevkisindeki merada hayvan otlatmaya giden 11 yasindaki M.A.D. ve 12 yasindaki Y.E.D, oyun oynadiklari sirada bir kismi toprak üzerine çikmis küp gördü. Jandarma, olay yerinde yaptigi incelemenin ardindan 20 kilo 540 gram agirligindaki üzerlerinde Latince ve Arapça yazilar bulunan 4 bin 41 büyük ve orta boy, 932’de küçük boy sikkeyi Tekirdag Müze Müdürlügüne teslim etti. Öte yandan, Tekirdag Kültürel ve Dogal Varliklari Koruma Dernegi Baskani Akif Isin, küçük boy olan Osmanli akçelerinin padisah Yildirim Beyazit dönemine ait oldugunu kaydetti. Haberi ekleme saati: 20.24-22 Şubat 2012 Habear/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahanli Atletlerin Sivas Basarisi!..


     Okul sporlari grup yarismasinda Ardahanli sporcular bir birincilik, bir ikincilik ve birde üçüncülük aldilar. Sivas’ta yapilan grup yarismalarina 1500 metrede erkeklerde Ferdi olarak katilmis olan Berkant Haydaroglu 1. Oldu. Küçük kizlar 1200 metrede Sedanur Bozkurt 2., Dilan Bozkurt 3. Oldu. Göle 75. Yil Yibo İMKB Küçük kiz takimi sporculari ise 15 puanla takim 1.si olarak Ardahan ilini 1 Mart 2012 tarihinde yapilacak Okul Sporlari Türkiye sampiyonasinda temsil edecekler. Antrenör Halil İbrahim Yilmaz ve Seyfettin Tekin yönetiminde müsabakalarda basari elde eden takimin Türkiye sampiyonasinda basari getireceklerini ifade ettiler. Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Feyzullah Dereci ise “Sporcularimiza her türlü maddi ve manevi destek saglanacagini ve sporcularimizin atletizme yeni baslamalarina ragmen basarili olduklarini, elde ettikleri sonuçlarla ifade etmislerdir” dedi. Dereci sporcularin bundan sonraki yarismalarda çok daha basarili olacaklarina inancinin tam oldugunu söyledi. Haberi ekleme saati: 22 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    KURULUŞU RESM ETTİLER..


     Ardahan’in kurtulusunun 91. yili etkinlikleri kapsaminda “Tematik Ardahan Yagli Boya Resim Sergisi” açildi. Resim Ögretmeni Yalçiner Yilmaz’in organize ettigi serginin açilisini, ögretmenevinde, Vali Vekili Sedat Yildirim ve Belediye Baskani Faruk Köksoy’un katilimiyla açildi. Sergiyi gezen Vali Vekili Yildirim, sergideki resimlerin büyük bir emegin ürünü oldugunu belirterek, emegi geçen herkesi tebrik ettigini söyledi. Ardahan Belediye Baskani Köksoy da Sadece Ardahan’in konu edinmesinin kurtulus için önemli bir hizmet oldugunu belirterek, “Kurtulus gününe denk gelen ve tamamen Ardahan temali olan bu sergi bizim için çok büyük bir önem ifade ediyor” diye konustu. Resim Ögretmeni Yilmaz ise serginin tamamen Ardahan temali oldugunu belirterek, söz konusu resim sergisinin Ardahan’da bir ilk oldugunu söyledi. Sergi 2 gün boyunca halka açik olacak. Haberi ekleme saati: 19.15-22 Şubat 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    ÇILDIR GÖLÜ’NDE ÇEKİLEN Lal Gece ‘Kristal Ayi’ kazandi!..


    Ardahanli Sinema Yönetmeni Reis Çelik’in Ardahan’in Çildir ilçesi sinirlari içinde bulunan Çildir Gölü üzerinde çekilen ‘Lal Gece’ isimli sinema filmi Almanya’da ödül aldi. 62. Berlinale’de “Kristal Ayi” ödülü alan Film, önemli bir toplumsal sorunu, “çocuk gelinler”i konu ediyor. Almanya’nin baskenti Berlin’de düzenlenen 62. Berlin Film Festivali’nde (Berlinale) “Generation 14plus” bölümünde gösterilen ve yönetmenligini Reis Çelik’in yaptigi “Lal Gece” filmi, “Kristal Ayi” ödülünü aldi. 25 yil aradan sonra basrol olarak yeninden sinemaya dönen İlyas Salman ve 16 yasindaki Dilan Aksüt’ün basrollerini paylastigi filmin yönetmenligini Reis Çelik yapiyor. Film, ülkemizin kanayan yaralarindan biri olan “çocuk gelin” dramini konu edinerek, önemli bir toplumsal soruna parmak basiyor. Neredeyse tamami tek mekanda, bir odada geçen film, 60 yasinda bir adamla, 14 yasinda onunla zorla evlendirilmis bir kadinin hikayesini, gerdek gecesinde ve yatak odasinda anlatiyor. Bu hikayeyi hep çekmek istedigini belirten Reis Çelik, söyle diyor: “Genç yasinda kadinlar, kizlar evlendiriliyorlar, vah vah vah. Erkekler bunlari aliyorlar, vah vah vah. iste, günahtir, yaziktir, vah vah vah. Bunu söyleyenler ve yapanlar ayni insanlar. Bu yalani kaldiralim ve gerçekle yüzleselim. Bir erkek, 60 yasinda, nasil olur da bir kizi almak durumunda kalir? Bir toplum, binlerce yillik nasil bir donanimla bir erkek motifi yaratti, bir kadini nasil bunu kabullenir bir noktaya getirdi? Buna bakmazsak, altindaki hikayeyi bilemeyiz ve kendimizi yenileyemeyiz. Onun için bu filmi yapma ihtiyaci duydum.“ Dünya prömiyerini 62. Berlin Film Festivali’nde yapan filmin, yakinda ülkemizde vizyona girmesi bekleniyor. Haberi ekleme saati: 18.57-22 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Rakipler degil, parasizlik yeniyor!


    Bölgesel Amatör liginde Ardahan’i temsil eden Göle Belediye Spor ertelenen Refahiye maçinda yine umdugunu bulamadi. Ardahan’i 3. Lig’de temsil etmek için BAL Liginde mücadele eden göle Belediye Spor bugün kendi evinde karsisina çiktigi Erzincan Refahiye Spor’a 5-0 yenilmekten kurtulamadi. Ardahan Şehir Stadyumunda yapilan ve Ardahanli hakemin 4. hakem, orta ve yan hakemlerin Agri ve Igdir’dan gelen hakemlerin yönettigi Göle Belediye spor-Refahiye spor maçinin birinci yarisi4-0 biterken, ikinci yarida bir penalti kazanan Göle Spor kazandigi penaltiyi gole çeviremeyince, rakibinden ikinci yarida bir gol daha yiyerek sahada 5-0 yenilerek ayrilmak zorunda kaldi. **Çivisiz kramponlarla, karda top oynanir mi? BAL Liginde istedigini bir türlü elde edemeyen ve son olarak Erzincan Refahiye Spor’a 5-0 yenilen Göle Belediye Spor’u rakipleri degil, ekonomi sikintinin yendigini açiklayan Göle Spor Kulüp yöneticileri bunun açik örnegi biri büyük otobüs olmak üzere iki araçla Ardahan’a gelen rakiplerinin imkânlarindan anlamak mümkün dediler. BAL Liginin baslamasiyla bugüne kadar yasanan ve bir türlü çözüm bulunamayan ekonomik sikinti dolaysiyla basta Kars’tan transfer ettikleri futbolcular olmak üzere Hanak ve diger ilçelerde ki futbolcularin maçlara gelemedikleri, sahaya çikan arkadaslarinin karin üzerinde civatasiz kramponlarla top oylamak zorunda kaldiklarini, bu ve buna benzer sorunlar dolaysiyla moralsiz ve imkânsiz çiktiklari sahada yenilgi aldiklarini belirttiler. Haberi ekleme saati: 18.48-22 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugcazetesi.com



    Dünya’da Ne Kadar Kürt Var?


    **‘Bu artik anayasal bir hükümdür. Örnegin Kürt kökenli yurttaslarimizin çogunlukta yasadigi bir ilde, bu il genel meclislerine seçilecek üyeler çogunlukla Kürt kökenli olacaklari için, bu yöre halki yukarida belirtilen konularda özerk olarak alacagi kararlar ve yapacagi uygulamalarla kendi kendilerini yönetmis olacaklar.’ ATATÜRK Bir zamanlar, ‘Karda yürürken ayaklarinin çikardigi Kart/Kurt sesini çikaran insanlar’ olarak adlandirilan, ama bugün gün geçtikçe varliklari kabul edilen, hatta Kürdistan levhalarinin asildigi bölgelerin olustugu Kürtlerin dünyada ne kadar olduklari yapilan mini bir arastirma ile gözler önüne serildi. Sosyal paylasim sitelerinde yayinlanan bazi arastirma yazilari kaynak gösteremedikleri için biz de yaziyi oldugu gibi yayinlamak zorunda kaldik. Ancak: İran Kürtlerinin sayisi oldukça az verilmis, bunun yaninda Irak Kürtleri fazla gösterilmis. Örnegin İran: (En az 9-11 milyon) Irak (en az 6, en fazla 7 milyon) Bugün en büyük Kürt nüfusu Türkiye’de bulunurken, Trükiye7de ki Krütlerin sayisinin 20 – 25 Milyon arasinda oldugu tahmin ediliyor. İran, Irak ve Suriye’de Belli Şehirlerin Büyük Çogunlugu olusturan Kürt nüfuslari bulunmaktadir. Gerek bölgedeki siyasi ve sosyal karmasa ve sorunlar gerekse diger sebepler dolayisiyla, özellikle 20. yüzyilin ikinci yarisinda olusan göçlerle Bati Avrupa basta olmak üzere Kuzey Amerika ve Orta Asya gibi farkli cografî bölgelerde yerlesmis bir Kürt diasporasi da mevcuttur.  **TAHMİNİ KÜRT NÜFUSU .. Türkiye :20 – 25 Milyon İran : 5 – 8 Milyon Irak : 6 – 9 Milyon Suriye : 2.5 – 3.5 Milyon Almanya : 1 – 1.5 Milyon Fransa :250 Bin İsviçre : 150 Bin İsveç :50 Bin Afganistan : 300 Bin Azerbaycan :500 Bin Rusya :200 Bin Ermenistan : 100 Bin Lübnan : 200 Bin Gürcistan :100 Bin Türkmenistan : 100 Bin Uzak Dogu Ülkeleri : 50 Bin İsrail : 150 Bin Hollanda 150 Bin Avusturya 100 Bin Birlesik Krallik : 80 – 100 Bin Danimarka: 50 Bin Yunanistan: 50 Bin Amerika ABD: 50 Bin Kanada: 20 Bin Toplam Dünya Nüfusu Olarak Kürt Nüfusu : 40 – 50 Milyon Olarak Tahmini Söylenebilir. Kürt kültürü yüzyillarca süren etkilesimin de sonucuyla diger Orta Dogu kültürleriyle çesitli benzerlikler barindirirken , Kürt Kültürü diger halk kültüründen bir çok yönü ilede farkliliklar göstererek dünya kültür mirasinda önemli bir halk kültürüne Sahiptir. Kürt dinî inanci oldukça senkretik bir biçimde gelismistir. Bugün Kürtlerin çogunlugu Şafii mezhebine bagli, Sünni Müslümanlarken, birçok farkli din ve inancin da mensuplarina rastlanir. Bunlara ek olarak Kürtler arasinda ortaya çikan ve Kürt kültür ve dinî anlayisiyla karakterize çesitli dinî mezhep, akim ve inançlar da mevcuttur; Yezidilik ve Ehl-i Hakk(Alevilik) gibi . Kürtler Ortadogunun : Araplar , Farslar ve Türklerden Sonra En Kalabalik 4. Halkidir. Haberi ekleme saati: 21-22-19 Şubat 2012 Haber: aryahaber.com-foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    ‘Dernekler ve Yasal Sorumluluklari’ Yol Haritasi Olacak


    **Ardahan Kültür Evi’nde yaptigi çalismalar ile adindan sikça bahs ettiren Göleli Serbest Muhasebeci, Mali Müsavir ve Ardahan Kültür Evi Baskani Tuncer Dag çikardigi, ‘Dernekler ve Yasal Sorumluluklari’ isimli kitabini tanitti. Basta Dag’in dernek baskani arkadaslari olmak üzere birçok siyasi ve meslektasinin katildigi tanitim toplantisinda dernekçiligin ne oldugu ve yasal sorumlulaklarinin neler oldugu hatirlatildi. Göleli Serbest Muhasebeci, Mali Müsavir ve Ardahan Kültür Evi Baskani Tuncer Dag, Bir yila yakindir çalismasi devam eden “Dernekler ve Yasal Sorumluluklari” adli kitabini, Esenyurt Kültür Merkezinde düzenlendigi kokteyle tanitti. İmza ve tanitim gecesine katilan ve kitap hakkinda görüs belirten katilimcilarin ortak görüsü ise “Bu kitap derneklere yol haritasi olacak” seklinde oldu. Ardahan Kültür Evi Kültür Sanat Baskan Yardimcisi Murat Aydin okudugu siirle baslayan “Dernekler ve Yasal Sorumluluklari” adli kitabini tanitim gecesinin Organizasyon ve sunuculugunu Nihat Tanrikulu yapti. Tuncer Dag’in sunumunun ardindan konuklara kitabin içerigiyle ilgili slayt gösterimi yapildi. Gece, Büyükçekmece Mali Müsavirler Dernegi sube baskaninin konusmasi ve kitabin editörü gazeteci yazar Mustafa Küpeli kitabin hangi sartlarda çiktiginin altini çizdi ve bu esere sahip çikilmasi gerektigini belirtti. ###Renkli simalar salondaydi Katilimcilar: Esenyurt Baskan Yardimcisi Gürbüz Süleymanoglu, Esenyurt Ak Parti Meclis Üyesi Efrail Çiftçi, Serkan Kara, Esenyurt Ak Parti İlçe Baskan Yardimcisi Caner Yildirim, Esenyurt CHP İlçe Baskani Kemal Deniz Bozkurt, Avcilar Kars Ardahan Igdir Dernegi Onursal Baskani Mustafa Küpeli, CHP Meclis Üyeleri, Ardahan Kültür Evi Yöneticileri, Mali Müsavirler, Hoçvan Hasköy Dernek Yönetimi, Göle Dernek Baskani Bülent Saritaç ve Yönetimi, ARDAFED Yönetimi, Has Parti İlçe Baskani ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Merkezi Esenyurt’ta bulunan otuz bir il dernek baskan ve yöneticileri, birçok sanatçi, avukat, doktor, basin mensuplari çok sayidaki okur katildilar. ### Slâyt gösterisi esliginde kitabin tanitimi yapildi.. “Dernekler ve Yasal Sorumluluklari” kitabin tanitiminda konusmaya davet edilen Yazar Tuncer Dag; Sivil toplum örgütlerin önemine degindikten sonra sahiplenmesi ve desteklenmesi noktasinda uyarilarda bulundu. Slâyt gösterimi esliginde konusmalarini sürdüren Yazar Tuncer Dag; Ülkemizde dernekçiligin çok yayginlastigini, hatta bölgemizde bu konuda birçok dernegin faaliyet gösterdigi söyledi. Dag; dernekçiligin önemine deginerek yaptigi konusmada; “Dernekçilik gerçek manada oldukça detayli bir isleyis istemektedir. Uzun yillardan beri derneklerin içerisinde bulunuyorum. Bu sayede çok fazla bilgi sahibi oldum. Derneklerin daha iyi yerlere gelebilecegine inandigim için bu kitabi yazdim. Büyük arastirmalarin neticesinde bugün okuyucuyla bulusacak olan kitabimi ortaya çikardik” dedi. Tuncer Dag slâyt esliginde kitabinin içerigi hakkinda dinleyicilere genis genis bilgi verdi. **Ortak görüs; “Bu kitap yol haritasi olacak” Tuncer Dag’in ardindan kisa bir konusma yapan Serbest Muhasebeciler ve Mali Müsavirler Birligi Dernek Baskani Server Gökmen, Muhasebeciler arasinda Tuncer Dag’in çok önemli bir yerinin oldugunu söyledi. Kitabin editörlügünü yapan ve yayina hazirlayan Gazeteci Mustafa Küpeli ise, kitabin ortaya çikmasinda emegi geçenlere tesekkür etti. Küpeli, Tuncer Dag’in dernekçilik konusunda ciddi çalismalar içerisinde oldugunu ifade ederek, kitabin dernekler için bir yol haritasi olacagini sözlerine ekledi. Dag gibi Göleli olan Esenyurt Belediye Baskan Yardimcisi Gürbüz Süleymanoglu ise konusmasinda, Tuncer Dag’in basarilarina bir yenisini daha ekledigini söyledi. Daha sonra mikrofona davet edilen diger konusmacilar, Tuncer Dag’in bu kitabinin derneklerin yol haritasi olacagini ifade ettiler. ###Kokteylde dostluk sohbetleri yapildi.. Tanitimdan sonra verilen kokteylde katilimcilar birebir sohbetlerinde Dernekler ve yasal sorumluluklari kitabi hakkinda düsüncelerini dile getirirken bazi katilimcilar kitap imzalattilir. ###Yazar Tuncer Dag’i taniyalim.. Tuncer Dag, 1964 Ardahan İli Göle İlçesi Serinçayir Köyünde dünyaya geldi. İlk Okulu Serinçayir Köyünde, Ortaokulu Köprülü Beldesinde ve Liseyi Göle İlçesinde okuduktan sonra 1981 yilinda ailece İstanbul’a göç etti. Muhasebe Egitiminde sonra 1987 yilinda Mali Müsavirlik Ofisi açarak çalismaya basladi. Mali Müsavirligin yani sira sair ve yazar da olan Tuncer Dag’in 2500 dolayinda yayinlanmis arastirma ve makaleleri, “ŞİİRLERİM HAYATIMDIR” isimli siir kitabi, “HASRET EMMİ” isimli Tiyatro oyunu ve “DERNEKLER VE YASAL SORUMLULUKLARI” isimli kitaplari yayinlanmistir. Haberi ekleme saati: 19 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan Öyküleri/Yilmaz Yalçiner Tematik Ardahan


    Bir sarayi bir kapi, kapiyi bir anahtar açar. Sanat tarihi açilmis kapilardan geçerek gidilmistir. Kapinin açilisi açilmaya görsün. Çig kopar gelir. Kartopu yuvarlanarak dag olur. Tüm mesele kapinin açilmasidir. Birim ile baslayan BİR: ilktirde. Tek’in büyüsü, tekilin büyüsü iki, üç, dört diyerek matematiksel çogalmayla artarak çogalir. Kapinin açilisi saray’a açilismis. Bedri Rahmi Eyüpoglu: Anadolunun her buçagi resmedilmeli, her ocagi resimlenmeli demistir. B. R. Eyüpoglu Anadolunun resmedilmesinde geçikildiginden mütevellit bu sözleri sarfetmistir. Durduk yerde söylemis degildir. Tifliste ressamlar sokaginda ressamlar Tiflisi resimlemis ve eserleri Kura’nin kiraginda sergileyip satiyordular. Görünce insanin içi gidiyordu. Kura nehrini resimleyen sanatçilardan herhalde Kura nehri razidir. Kura nehri Ardahanlidir aslen; Göleden çikar bulak lülügü gibidir ilk akarda suyun kalinligi. Bizim sergimizde Kura nehrinin yagli boya resmide vardir. Kura nehri geçikilmisliklere karsin bizden narazi olmaz herhalde! Tiflis’in Narikale muhiti Osmanli eserleriyle doludur: Hamamlar. Çakaturali evler, balkonlu verandali evler. Gel bak ki! Bizim kaleye benzer bir kaledir Narikale Yar’in basinda Ardahan kalesi gibi kartal yuvasina kurulmustur. Tiflisli ressamlar: O yar’i, O kaleyi, O kartal yuvasini O Kura’yi bir degil bin degil… kaç bin resmistirler ki. Tematik Ardahan yagli boya resimleri Tiflisi, Tiflisteki Kurayi, falezleri ve o minval degerleri Ardahan resim tarihinde ilk defa bir proje bazinda gerçeklestirmis bulunuyor. Damalli, Pikresen köylü 10 yasindaki ögrenci Muhammed, Atatürk siluetini ilk defa yagli boya ile yüzeyde formlastirdi. Claude Monet Paris’in kadetrallerini ALTIN KAPI serisiyle resmederken 60 yasindaydi. Nesrin Aslangörür, Çildir gölünü gün batimiyla resmetti: Harika bir günbatimi ve derinlik kazandirilmis kompozisyondur. Hüzeyman Koç’un resmi: Ardahan kalesi, Ayyildiz ve Hallefendi mahallesi ve köprü. Gökyüzü sadedir. David Hockney’in göklerinden refere edilmistir. Rüyayi çagirmak için bir gayedir. Rüyayi en iyi anlatanlardan; Rembrandt’dir. Hüzeyman Hanimin Ardahan kalesi isimli eseri rüya ve mistifikasyonel bir çalisma olarak çok iyi çalismadir. Nurcan Yildiz’in KAZLAR’i yalin ve rahat formlarla ifade haiziyetine kavusmus bir çalismadir. Kaz formlariyla çalisacaklar için bir kapi açmistir. Firdes Karatas: Ekspresyonizm uslubuyla ilk defa demek isteriz ki Çildir gölünü bulusturmustur. Edward MUNCH’in köprü ve nehir formuna kosut formlarla kendi degerliligi ile harika bir psikolijist çalisma. Vesile Düzgüner’in AYYILDIZLI dag resmi bu çalisma ile AYYILDIZLI dag çalismalarina bir kapi açan çalismadir diyebiliriz. Meryem Çimen: Ressam ve resim ögretmeni Ardahanli sanatçi Göleli Gelin ve dans eden Kafkasyali Kadin eserleriyle Tifliste tanidigim bayan ressam JUDİ hanim ile kiyaslamak isterim. Havvanur Demir: Meryem hanimin ögrencisi. Göleli ögrenci 12 yasindadir. Köy yasantisini mecazeden bir kompozisyon çalismasi yapti. Eser Marc Chagall vari bir çalisma kipindedir. Çok güzel bir çalisma. Serginin Küratörü demeyi hakeden kisi: BORA TOPAL, çalismalariyla sergiyi gerçeklestiren organizatör. Tirpan çeken adam eseriyle, “biçin” olgusuna Türkiye ve Ardahan resim literatüründe form olarak deger vermistir. H. İbrahim Demir resmi çok seven bir kisi olarak sergimize POSOF YOLLARI isimli çalismayla üç planin ön orta ve arka plan, form çalismasiyla hakikaten ARDAHAN TEMALARI İÇİN: Bir kapi açmistir. İlknur Kaya Uzar AŞIK ZÜLALİ portresiyle Zülali’yi görsellestirerek “yorumlu” bir Zülaliye kavusmamizi saglamistir. Benim çalismalarim: Ardahan eski belediyenin önündeki çesme ve çevresini eski fotograftan çalistim. Figürleri tamemen kavramlarin disinda resmettim bu kompozisyonda. Açik ve koyu olarak gördüm ve gösterdim herseyi. Isiga, gölgeye dikkat etmedim. Nesnelere dikkat etmedim. Bu çesmeydi, bu adamdi demedim. Özlerin özünü görebilir miyimiz? O konsept’e dair bir göndermeyleydi çalisma! Asik Şenligi iki ayri kompozisyonda çalistim. Bu çalismalarda Kafkasyada çok formlastirilmis Halk Ozanlari temel formlarindan ayrila bilmek için formsal gayretler vardir. Tematik Ardahan resimleri 22 Şubat/2012 ,Ardahan ögretmenevinde saat 11’de açilacaktir. Her projenin bir metni olur. Eskiden buna Manifesto derdiler. Tematik Ardahan resimleri sergisi bildirimi yukarda degindigimiz gibi: Ardahanin temel titresimleri özgün formlarla yansitmaktir ve ayrica: Bir form, kapi açmaktir. O titresim sunu basarmak içindir: YUSUF ZİYA KAYA’nin su siirindeki titresimler gibi özgündür, resimler ve çalismalarimiz, umarim!   “ARDAHAN’A GİDEYİM” ” BETER ÖZLEMİŞİM BEN ARDAHAN’I ZARİF’İ,TELLO’YU,BİR DE SEYRAN’I İT VURAN MEMEDİ,BEKÇİ BAYRAM’I AGAM BIRAK,ARDAHAN’A GİDEYİM AY-YILDIZ’DAN,OVASINA BAKAYIM BİR UZANIP TABYALAR’A ÇIKAYIM KARTOPU SÖKEYİM,TETEN YAKAYIM BEN BU SENE,ARDAHAN’A GİDEYİM HAYAL-MEYAL,OTUZ SENE ÖNCEYİ GÜLİSTAN HALA’YI,TEVRAT NENE’Yİ KARS KÖPRÜSÜ,BİR DE CİNLİ DERE’Yİ MÜSADE ET,ARDAHAN’A GİDEYİM YEMLİK TOPLUYAYIM,KOBUK SÖKEYİM TIRPAN SALLAYAYIM,ÇAYIR BİÇEYİM CİNCARI ÖZLEDİM,ÇORBA İÇEYİM İÇİM ÇEKTİ,ARDAHAN’A GİDEYİM SALTANAT,HINKALI YAHŞİ YAPARDI KIMİ TOPLATIRDI,TURŞU YAPARDI EKMEK YIGILDI MI,HARŞO YAPARDI ÖZLEMİŞİM,ARDAHAN’A GİDEYİM MEYDAN’DA SU İÇEM,DOYUMU BEŞE BİR MİSİNA ATEM,BELKE İLİŞE EKİNLER BİÇİLMİŞ,KALMAYIM KIŞA AGA ÖN VER,ARDAHAN’A GİDEYİM EGER BÖYLE OLDUGUNU BİLEYDİM KEŞKE TARLALARI,İCAR VEREYDİM ANDIR KALSIN,KARAYINAN GELEYDİM AGAM BIRAK,ARDAHAN’A GİDEYİM YİNE YOLLAMAZSAN,BURDA KALIRSAM HANİ HASTELENİR,PERŞAN OLURSAM A BU,MEYMENETSİZ YERDE ÖLÜRSEM AT KAMYONA,ARDAHAN’A GİDEYİM” “Ankara – 1998”


























    CHP’Lİ ARDAHAN BELEDİYE BAŞKANI ŞEHİTLERİ GÖRMEZDEN GELDİ! Başsağlığı metni bile yayınlamadı..


     


    Âşık Mahzuni Şerif türküsü ‘Sarı saçlım, Mavi gözlümü’ aşıp, bir kez daha seslendirdikten sonra en büyük ulusalcı geçinenler grubuna katılan, Öcalan’ın yakalanması ile siyasi reyting yapan dönemin DSP’sinde milletvekili olduğu ancak rahmetli Ecevit’in başkanlığında ki DSP’yi terk edip, adeta korsanca al acele kurdukların partide ancak 700 oy alan ve son seçimlerde de AK Parti’nin taban tarafından onay görmeyen Baydar’ı aday edip, Kürt seçmeni küstüren hal hareketlerde bulunması ardından CHP’yi destekleme kararı alan HEDEP destekli girdiği seçimle belediye başkanı olan CHP’li Faruk Demir ve Ardahan Belediyesi şehitlerle ilgili hiç bir açıklama, basın bildirisi veya baş sağlığı dilememesi dikkat çekti.


    Tüm ülkeyi yasa boğan ve bugün Ardahan İl Kongresinde gerçekleştiren DEM Partisi Genel Merkezi ve Milletvekillerinin ie baş sağlığı yayınladıkları bugün 12 şehit haberinin üzerinde 48 saat geçmesine rağmen CHP’li Faruk Demir ve başında bulunduğu Belediyenin hiç bir açıklama, başsağlığı yayınlamaması ve sadece İmamoğlu’nun paylaşımı kopyalaması dikkat çekerken, her hal, hareketi anında sanal da paylaşıp, sanalda reklam  yapmayı seven Demir’in buradaki ince hesabının ne olduğu merak edildi.

  • BAYDAR BAYATLAMADI MI?!







    GAZETECİLERLE GÜNDEM


    UYDU YAYIN YAPAN TEMPO TV’DE 








    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    https://www.youtube.com/watch?v=SVPXt2SYtpA


    YERELDEN ULUSALA GAZETECİLİK


    Gazetelerimiz ve Manşetlerimiz Ulusal Basın Ekranlarında..


    BAYDAR BAYATLANMADI MI?!


    Bir belediye olmak üzere birkaç kez de milletvekili aday olup, partinin en güçlü dönemleri dahil bir türlü seçilemeyen isimlerden biri olan Yunus Baydar’ın hala adının aday aday olarak konuşulmasının her girdiği seçimi kazanan AK Parti’ye saygısızlık olduğunu belirten AK Partililer genel merkezin vereceği kararın çok önemli olduğunu söylediler.

    Ardahanlı AK Partililer temayül, anket ve parti organlarınca adı anılmayan birinin ikide bir ismini birilerine paslatmasının atlında yatanın yine partiye kayıp ettirmekten öte bir şey olmadığını belirten partililer partinin yeni bir isim ve yüzle seçime gitmesinin birinci kazanç olacağını belirterek, CHP ile DEM’in yeniden iş birliğine hazırlandığının, işareti olan CHP’nin Göle’de aday göstermemesine dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekmekteler.

    Aday edilmesi halinde meclis üyesi bulmayacaklarını belirten AK Partililer partinin ve partililerin yanı sıra tüm Ardahan’ı kucaklayan, her kesime seslenen ve en büyük oyu alarak seçilecek adayın yeni bir isim, yeni bir yüz olmasından geçtiğini belirterek AK Parti İlçe Teşkilatlarının ve Genel Merkezin tabanın bu istemine sesiz kalmamasını isterlerken Yunus Baydar gibi isimler gibi isimlerin yıllardır bir başarıya imza atmayan isimlerden çok yeni isim ve yüzler istediklerini söylemekteler.




    Yaşlanan memleket Ardahan..


    Yaşlanan memleket Ardahan karın yağmasıyla kendisini iyiden iyiye hissettiren soğukların hüküm sürmeye başladığı 96 bin nüfuslu iş olmayan Ardahan’dan iş ve aş için başka illere giden gençler kenti yeniden yaşlılara bıraktı.

    Devam eden göç nedeniyle nüfusu gibi gençlerinin de azaldığı Ardahan’da yaklaşık 13 bin yaşlının bulunduğu ve bunların hemen hemen hepsinin kışı memlekette geçirenler olduğu belirtildi. ADNKS’ye göre nüfusu 96 bin 161 olan Ardahan’da 13 bin 89 yaşlının yaşadığı bildirildi. Yaşlı nüfusun 13 bin 89 olduğu Ardahan’da, yaşlı sayısının toplam nüfus içindeki oranı %10 olarak kaydedildi. İlde yaşayan yaşlı nüfusun 49.811’ni erkek, 46.350’si ise kadından oluşmaktadır.

    1992 Yılında 170 binin üzerinde bir nüfusla vilayet olan ancak beklenen yatırımlar   olmayınca yeniden yaşanan göç yüzünden Ardahan bugün 96 bin nüfuslu bir kent.




    AK Parti Ardahan’da Hür Özgür Yılmaz’la


    CHP Göle’de Halil Hoca İle Alır..NOKTA!


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi kimin hangi partiden aday olarak gösterileceğinin konuşulduğu şu günlerde asıl hangi partinin hangi aday ismiyle seçimi kazanacağı hiç tartışılmıyor.




    Ardahan ve Ardahan’ın İlçelerinin en iyi tanıyan, şehrin nabzını tutup, gündemini yerelde ulusla aktaran ekip olarak bu yönde yaptığımız görüşmelerde, konuşmalarda, aldığımız kulis ve  tahminlerde iki isimin öne çıktığı ve bu iki isimin, Göle’de Halil Aras’ın CHP’de, Ardahan merkezd ise Hür Özgür Yılmaz’ın AK Parti’de seçimleri alabilecek aday adaylar olduğunun en çok konuşulanın olması dikkat çekmekte.


    Çıldır’da erken seçim!


    Çıldır’da erken seçim! Başta İstanbul’da olmak üzere bir çok kentte kimlerin belediye başkan adayı, kimlerin il genel ve belediye meclis üyesi, kimlerin muhtar olacağının tartışıldığı bir zamanda Ardahan’ın Ermenistan ve Gürcistan’a sınır kenti Ardahan’ın Çıldır İlçesine bağlı Sazlısu köylüleri bir araya gelerek üniversite mezunu,en az oyu bulunan bir köylüyü erkenden muhtar ilan ettiler.

    Köyde demokrasi ve uzlaşı kültürünü kullandılar..

    Ardahan’ın Çıldır İlçesi Sazlısu (Goravel) köy halkı demokratik ortamda siyaset biliminin uzlaşı kültürünü kullandı. Köyde iki oyu olan birini muhtar adayı olarak gösterdi. Seçimlere kısa süre kala, aday adaylarını belirleme mücadelesinin sürdüğü bu günlerde Sazlısu Köyü taziye evinde bir araya gelen üç aday ve aday tarafları kendi aralarında bir kişiyi muhtar adayı olarak belirledi.İşletme fakültesi mezunu Çıldır merkezde de küçük bir esnaf olan Aslan Kandemir, 31 Mart 2024 yerel seçim lerine üç aday ortak muhtar adayı olarak muhtarlık yarışına  girecek.


    CHP ÇILDIR’DA ŞİRİN’LE

    KAZANAN PARTİ OLACAK..


    Ardahan’ın Çıldır İlçesinde seçimi alacak aday olarak gösterilen iş insanı Turgay Şirin, “Her şey Çıldır için’ şiarıyla sizlerle beraber, sizlere güvenerek ve sizlerin desteğine inanarak bu yola çıkmış bulunmaktayım, İlçemiz halkına ve ilçemize hayırlı olsun” diyor. Partisinin teşkilatlarının kendisini aday göstermesi halinde Çıldır’da seçimi alacaklarına inandığını belieten CHP Çıldır Belediye Başkan Aday Adayı Turgay Şirin halkla birlikte bir yönetimle rakipleri çıldırtacak çalışmalara imza atmaya hazır olduklarını da belirtti.



    ARDAHAN’DA ANAYASA İLE


    YARGITAY MAHKEMESİNİN ÖRNEĞİ! 


    tacizden İL MAHKEMESİ TUTUKLAMADI..


    Yargıtay’ın Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği “hak ihlali” kararına uyulmamasının ardından başlayan yargı tartışmalarının sürdüğü ülkenin sınır kentinde de iki ayrı yargı kararı tartışmalara neden oldu.

    Bunun nedeni ise Ardahan İl Spor Müdürlüğünde çalışan bir kişinin iki kız öğrenciyi taciz ettiği iddiasıyla işten atılıp, adliyeye şikayet edilmesine ve açılan dava ardından mahkemenin tacizden suçlanan şahsa tutuksuz yargılanma kararı verirken, aynı kentin ilçesi Göle’de yaşanan iki taciz iddiası sonrası iki kişi hemen tutuklanarak hapse atıldı.






    Sen de aday ol, ama benim adımı söylersin’ FORMÜLÜ


    Formalite Aday Adaylar!..


    Mart 2024’de yapılacak olan Mahalli İdareler Seçimleri öncesinde aday adayı bolluğu yaşanırken bunların birçoğunun formailte aday adayları oldukları öne sürülüyor.

    Siyasi alanda en çok konuşulan isim, konuların başında gelen bu formalite aday adayların kimler olduğu merak edilirken buların bazı kurnaz aday adaylarının adamları olduğu öne sürülmekte.

    Alınan bilgilere göre ciddi anlamda aday olan ve adaylıklarının baş vurdukları partilerce kabulü için bir çok yol deneyen kişilerin yapılan mülakatlarda, soruşturmalarda kendi adlarını öne çıkarmak için kendilerine yakın isimlere de başvurdurup, kendilerine sorulacak olan ‘Sen olmasan kim olsun?’ sorusuna cevap verirken kendilerini aday gösterenlerin adını söyletmek için formaliteden aday adayı oldukları ileri sürülmekte.


    Türkücü CHP’li Başkan


    AK Partili Adayını mı Beliriyor?


    Mart ayının sonunda yapılacak olan seçimlerde yeniden Ardahan Belediye Başkanı olmak için aday olan CHP’li ArdahanBelediye Başkanının kendi partisinden çok seçimi rahatça kazanacak rakip bir aday aradığı ileri sütülmekte. 

    Öne sürülen iddialara göre iddialara göre CHP’li Ardahan Belediye Başkanının kendi partisinde tek aday gibi görüp, karşına çıkacak olan adayın zayıf birinin olması için çabaladığı ve bu yöndegizli bir çalışma başlattığı belirtilrken bunu AK Partili olarak bilinen esnafları yönledirip, ‘Falanı aday etsek kazaırız’ dedirttiği belirtilmekte.




    Ağıl Mağıl, Herkes Evine Dağıl!


    Ülkenin  siyaset arenasında yaşananlar mahallede oyun oynayan çocukların eve gitme saati geldiğinde yerel ağızla söyledikleri “Ağıl, mağıl herkes evine dağıl” yani oyun bitti sözünü hatırlattı.

    Yaklaşan yerel seçimler öncesi yeni masaların kurulup, kurulmayacağının tartışıldığı ülke de yaşananlar yerele de yansıyor. 

    Ardahan’da MHP’nin adayını geri çekip, hala   adayını belirlemeyen AK Parti ittifakıyla yola devam derken geçtiğimiz yerel seçimlerde CHP’yi destekleyen HEDEP önümüzdeki seçimlerde kendi adayını çıkaracağını belirtti.

    CHP’de 4 aday adayın olduğu Ardahan’da 13 aday adayı olan AK Parti adaylarını belirleme çalışmalarını yürütürken Davutoğlu’nun partisi Gelecek Partisi gibi Ardahan’da örgüt vre teşkilatları bulunan onca partilerde haber alınamıyor. 

    DEVA Ardahan’ın Belediye Başkan adayını açıkladığı Ardahan’da Cumhur ittifakının içinde olan Yeniden Refah Partisi de ilk adayını kentin tek beldesi Köprülü’de ilan etti.


    Büyük Ardahan’da Ardahan’lı Aday Bolluğu!


    Birçok Ardahan’lının hayatını idame ettiği için Ardahan’lılarca, ‘Büyük Ardahan’ olarak adlandırlan İstanbul Esenyurtta Ardahan’lı  siyasiler yerel seçim öncesi  birbirleriyle yarışıyor.

    Ardahan’lı birinin Belediye Başkanı olduğu İstanbul’un 39 ilçesinin en çok nüfusa ve bütçeye sahip olan Esenyurt’ta adeta yarışa giren Ardahan’lı siyasiler başta AK Parti’de olmak üzere CHP ve diğer partilerde belediye başkanı olmak için sıraya girmiş durumdalar.

    Togay Çoban, Gürbüz Süleymanoğlu, Aytaç Aydın, Metin Toprak’ın AK Parti’de,  Engin Dogru, Kurtuluş Bazu, Dilek Şimşir, İpek Süt,Tuncer Marangoz’un CHP’de belediye başkanı olmak için aday adaylığına başvuruda bulunduğu Esenyurt’ta Deva Partisinden İstanbul İl Başkan Yardımcısı Cen Birtük Avşar’ı aday göstereceği ileri sürülmekte.   
     







    İL TUTUKLAMADI, İLÇE TUTUKLADI!


     


    Ardahan İl Spor Müdürlüğüne bağlı bir kurumda kadın çalışanların yanı sıra öğrencilere sarkıntılık yaptığı gerekçesiyle görevden alınmasına ve hakkında dava açılmasına rağmen kimsenin tutuklanmadığı olayın üzerinden çok geçmeden bu kez aynı iddialarla Ardahan’ın Göle İlçesi sarsılıyor. Alınan bilgilere göre Ardahan Göle İlçesinde bulunan Devlet Hastanesinde staj gören 8 öğrenci bir çalışanın tacizine uğradı. 

    Olayın savcılığa intikal etmesi ardından şahıs tutuklanırken buna benzer diğer bir olayda yine Göle ilçesine bağlı Koyunlu (Gundik) köyünde meydana geldi.

    Bir kıza taciz ettiği iddiasıyla bir kişinin tutuklandığı olay ardından başlatılan soruşturma sürerken Ardahan’da yaşanan ve bir kişinin tutuksuz yargılandığı taciz iddiası ile bu olay hakkında açılan davanın sonucundan bilgi alınamadı.





    Sarıyer’i tanıyan, bilen biri yönetmek istiyor..


    Yaklaşan Yerel Seçimler öncesi adaylarını belirlemeye çalışan partiler İl, İlçe ve Genel Merkezlere başvuran Aday Adaylarını değerlendirdiği şu günlerde bu partilerin taban ve kamuoyunda karşılarına konulacak olan isimleri yakından takip edip, plan ve projeleriyle tanımaya çalışırlarken, Musa Şit gibi aday adayları da ortaya koydukları başarı ve planları ile kendilerinin tercih edilmesi halinde kazanacaklarını iddia etmekteler. 


    Bir çok Ardahan’lının yanı sıra doğu kökenlinin de yaşadığı İstanbul’un önemli ilçelerinden olan Sarıyer’de gönül verdiği partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nde Belediye Başkan Aday Adayı olan Ardahanlı iş insanı, sevilen sima Musa Şit Sarıyer’i tanıyan, bilen bir iş insanı olarak partisinin İlçe, İl ve Genel merkezinin yanı sıra yeniden kazanması için yanında olacağımız sayın İmamoğlu’nun onayı halinde en çok oyu alarak seçilen bir belediye başkanı olacağına olan inançla aday adaylığına başvurduğunu söyledi.

    Bölgedeki sivil toplum örgütlerinin yanı sıra Sarıyer’in yanında ulusalda etkili olan basın yayıncılarla kurduğu yakın ilgisiyle de tanınan CHP Sarıyer Belediye Başkan Aday Adayı Musa Şit partisi ve partililerinin onayı halinde, Vehpi Koç lisesi mezunu, futbolcu kişiliğimle gerek  sosyal hayatta gerekse iş dünyasında yıllarıdır yaşadığım Sarıyer’de siyaset alanında aktif olarak yer aldım. Partimin kazanması için maddi, manevi desteklerimle hep aktif siyasette oldum.


    Bugün Hukuk ve İnsan Hakları konusunda da eğitim alan bir kişilikle Şehr-i eminliğini almak istediğim İstanbul’un göz bebeği Sarıyer ilçemin yeşil kalmasına, adını afiyetle tattığı böreği başta olmak üzere balık, yemek çeşitleri ile ilçem Sarıyer’in ülkenin gastronomi merkezi olmasına çaba göstereceğim.  Yapılacak olan kentsel dönüşümle depreme hazır bir kent haline getirmeyi hedefledikleri Sarıyer’de deprem korkusu dahi hiç bir konuda korku olmayacak.’ desi.

    CHP Sarıyer Belediye Başkan Aday Adayı Musa Şit denizle barışık bir ilçe olan Sarıyer’de yapacakları plan ve projelerle deniz ve yaz turizmi merkezine dönüştüreceğiz.1. Ligde olan bir futbol takımı olan spor ’da söz sahibi olan bir Sarıyer’i halkla birlikte, hakça yönetmeye talibim.’ diyerek partisine ve partililerinin emrinde olduğunu söyledi.









    YILIN ADAMLARI, KADINLARI


    VE ERKEK DİLANLARI..   


    Biz safların büyük emekler verip, kapı kapı dolaşıp, alın teriyle teşekkür ederek alabildiğimiz reklam desteklerinizle yılın en son dergisini çıkarmaya çalıştığımız şu günlerde bir yılı daha geride bırakmaya hazırlanırken, birileri de ‘Al/Yapıştırla’ beleş sanalda gazetecilik yaparak, başta hazır haberlerini kullandıkları belediyelerde olmak üzere beslendikleri abonelerle oturdukları gibi şimdi de  yılın son gününün kaymağını toplamaya çalışmakta.. 

    Kim bunlar denildiğinde vallahi ben değil, önce sen, sonra O diyebilirsiniz. 

    Evet birileri bir gece ansızın gitmeyi beklediğimiz Yunanistan’a gece değil, gündüz gözüyle günü birlik giderken, bir diğerleri de unutulan eski Hocaefendi, şimdiki Feto’nun bulunduğu Okyanus ötesi dergilerin kapaklarında ‘Yılın Dünya Lideri’ fotoğraflarını görmek için hazırlanıldığı günümüzde  bazıları da yerelde hatta mahalle arasında çıkmayanları yılın adamı, kadını yetmedi bir satır yazmayan gazeteciler diye bilinenleri bin lira karşılığı 20 kuruşluk olmazsa da yaşanan hain enflasyon yüzünden kuruş haline dönen 200 liralık plaketleri hazırlar..

    35 yıldır gazetecilik yapan her gün yazan bir gazeteci olarak, bir değil 4, 5, 11 maaş, hiç değil yerelden ulusala bir iki gazete çıkaran beceriksiz (!) vatandaş olarak çok ama çok  kıskandığım şu yılın adamı, kadını ve erkek Dilanlarına bakınca onlara değil, her yılın sonunda bunlardan kendi paralarıyla kazık pardon krom plaket alanlara kızıyorum, sinir olup, deliriyorum desem de  fayda etmiyor..




    Çünkü kaz ve saz gecelerinden bıktıklarını belirtip ama kazcıların, sazcıların getirdiği kıytırıktan biletleri almaya devam eden palabıyıklı iş insanlarımız misali bu bin liralık plaketlerle yılın Astronotu, Bilim Adamı yazarı, çizeri hatta ressamı olanlara bakınca o birilerinin  kendi paralarıyla yılın adamı edilip, aldıkları paketlere esef ediyorum..

    Ve o plaketi yapanların verdiği emeklere kadar topluma, insana hatta ailesine faydası olmayanların yılın rezili olarak seçilmesi gerekirken bir kaç gün sonra bitecek olan yılı da onlar gibi çöp edip kenara atıverdik bile..




    Neyse yılın son yazısı denecek bir yazıyı daha bitirirken dönüp, etrafımdaki, evimin, iş yerimin vitrinlerinde duran onca plakete bakınca çoğunun beklemediğim bir anda ve tanımadığım ciddi kuruluşlarca aday gösterilip, aldığım değerler olduğunu görünce mesleğimizi ayağa düşürdükleri gibi bunların hayatlarında göremeyecekleri ödüllerime acıdım, torunum Berat’ın aldığı son madalyaya bile emek verildiğini düşünüp, öperken..




    arşiv haber/yorumlar 04.03.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?







    Sitemizin Yazarlarinin Günlük/Güncel Yorumlarini Okumak İçin Sitemizin Saginda Bulanan EN YENİ MAKALE Linkini TIKLAYINIZ


    **ARDAHAN’DAN GÖRÜNTÜLÜ HABERLER ÜSTTE ARDAHAN TV’DE İZLENEBİLİR..





    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Kime tecevüz edilmistir?..

     130 Bin insanin cezaevlerin de oldugu ülke yeni bir skandal ile çalkalaniyor. ANF Haber Ajansinin olayi kamuoyuna duyurmasi, Evrensel gazetesinin günlerce israrla mansetlerde indirmedigi Pozanti Cezaevinde yasanan iskenceler ve tecavüz iddialari nihayet hükümetin gündemini mesgul etmeye basladi. Adalet Bakaninin sanki yüzlerce insanin çalisip, ekmek yiyecegi yeni bir cezaevinin açilisi sirasinda olayi kabul edip, Pozanti cezaevinde görevli 2 si müdür kadrosunda olan 4 görevliyi baska görevlere çekildigini ve bu cezaevinin kapatilacagini belirtirken süt dökmüs kedi misali suçlulugunu da yine bir iki kendini bilmez gardiyana atmasi tam da ülkemin tipik siyasetçi örnegini sergiliyordu. 3. Dünya ülkelerinde bile böyle bir skandalin patlamasi ardindan o cezaevlerinde sorumlu bir Adalet Bakaninin bu görevde kalmayacagini artik söylemek gereksiz, çünkü bizim ülkemizde bu tür bir aliskanlik yok.. Kaldi ki ortaya atilan iddialar hiçte öyle yenir, yutulur iddialar olmadigini ve taraflarin birilerinin de çocuk mahkumlar oldugunu da kabul eden bir bakanimiz var karsimizda.. Evet, Pozanti cezaevinde iskence ve tecavüz oldugu iddialari ve bu yönde zoraki süren sorusturmalar bitmeden kabul edildigi bir süreçte ikinci bir cezaevi daha gündeme tasiniyor. Gerçi hükümetlerden korkan renkli basinin görmek istemedigi ülkenin onca gerçek gündemini inatla kamuoyunun gözleri önüne sergileyen sol basinin basini çeken Evrensel ve Birgün gibi gazetelerin yine gündeme tasidigi Osmaniye Cezaevi’nin de Pozantinti da asagi kalmadigini görüyoruz. Evet 130 binin üzerinde insanin içeride oldugu ülkemin cezaevlerinde iskence, tecavüz almis basini gidiyor, bakan 4 kisiyi görevden almakla bu isi çözüyor.. Bu ülkede demokrasi var, insan haklari var deyip, bir kisinin belirledigi 550 milletvekili ismini görmezden gelenler birde kalkip, Molla rejimi dedikleri İran’da Cumhurbaskaninin kiz kardesinin bile seçilmedigini yazip, dalga geçerlerken, bir kisinin, yani bir parti liderinin listeye koyup, halkin önüne getirdigi ve seçtirdigi kisilerin onca rezalet karsisinda savunmaya geçip, istifa etmelerini beklemek zaten ülkenin siyasetine ters bir durum.. Evet birde Pozanti cezaevi kapaniyor, yenileri, hatta biraz daha modernleri açiliyormus.. Bilmiyorum ama bu ülkede çok sey gibi cezaevlerinde islerin iyi olmadigi kesin olmasina kesinde benim bu olayda merak ettigim asil sey; Acaba o tika basa dolu cezaevlerinde kime tecavüz edilmis.. Belki de o var denilen insan haklarina .. 0.535.418 32 58-fakiryilmaz323@hotmail.com



    KADINCA/Selmi Yilmaz Meger adam bosuna gelmemis..

     Cumhurbaskani seçildikten hemen sonra ilk ziyaretin Türkiye’ye yapan Türkmenistan Cumhurbaskaninin neden geldigini anlayayaniz oldu mu bilmiyorum ama bizim takip ettigimiz kadariyla Ardahan’dan Türkiye’ye, ardindan Avrupa’ya akacak olan yeni dogalgaz hatti için geldigini ögreniyoruz. Ülkesinin birinci ekonomik geliri olan dogalgazi dünya ya pazarlamak için Nabucco Gas Pipeline International isimli sirket araciligiyla bölgede yeni bir dogalgaz boru hatti için zorluk istemedigini Türkiye’nin en üst düzeyinde dile getirmek için ilk ziyaretini Türkiye’ye yapan Türkmenistan Cumhurbaskani gibi biz Ardahanlilarda bu konuda duyarli olmaliyiz. Çünkü daha önce birçok kez dile getirdigimiz BTC ve BOTAŞ’in bölgeden geçirdigi petrol ve dogalgaz boru hatlarini yaparken bu tür bir sey istemis ve biz Ardahanlilar basta olmak üzere kimse gikini çikarmamis ve bölgede geçmesine karsin Ardahan hala kömürle, odunla ve 21. Yüz yilin ayibi olan tezekle isinmaya mahkum kalmisti.. Bu nedenle ülkesi menfaati için ülkemize gelen Türkmenistan Cumhurbaskani gibi biz Ardahanlilarda bu üçüncü boru hattindan gerektigi gibi faydalanmaliyiz. Öncelikle acil bir doga derneginin sart oldugunu hatirlatacagim Ardahanlilarin bölgede geçecek olan 2. Dogalgaz boru hattini birincisindeki gibi seyretmeyecegini yapacagi girisim ve de eylemlerle ortaya koymalidir. Posof, Damal, Hanak, Ardahan ve Hoçvan bölgesinde bulunan belediye baskanlari, meclis üyeleri ve muhtarlar basta olmak üzere herkes öncelikle hukukçularla görüsüp, kamulastirilacak olan arazilerin degerinin iyi verilmesi için belediyelerden bu yönde acil kararlar almalari gerekir.. Çünkü belediye rayiç fiyatlarini çok düsük oldugu bölgede kamulastirilan arazilerin bir sakiz parasi karsiliginda kamulastirildigini daha önceki örneklerden biliyoruz.. Ardindan Nabucco isimli firmanin bu boru hattini yaparken çevreye verecegi zararlari en minimumuma indirmek için bu kis günü kum ocaklari için masa basinda leblebi gibi dagitilan ÇED raporlari degil, arazide gerçek ÇED raporlari verilmesi saglanmalidir. İki belediye baskaninin yakininin ise alinmasiyla degil, bu bölgede gerçekten ise muhtaç insanlarin ise alinmasi için siyasiler simdiden saglikli bir liste yapmali ve Nabucco yetkililerinin BTC ve BOTAŞ yetkilileri gibi kara gözlüklerini takip insanlara, bölge esnafina yukaridan bakmalari engellenmelidir. Çünkü Türkiye’ye gelirken bosuna gelmeyen Türkmenistan Cumhurbaskani gibi bizimde hakkimiz var birilerinden bir seyler istemeye.. **Vatan Millet, Sakarya Yalani İstemiyoruz.. Burnunun dibinde geçen BOTAŞ’in boru hatlarindan isinamayan Ardahan’da üçüncü boru hattinin geçisi için kamulastirma yapilacagini duyuyoruz.. Hayirli olsun dedigimiz ve önümüzde ki günlerde kamulastirma çalismalarinin baslayacagi bildirilen bu boru hatinin Kafkaslarda getirecegi ikinci dogalgazin ilk geçis alani olacak olan Ardahan’in isitilip, isitilmayacagini bilmiyoruz. Ama; Umariz BTC ve BOTAŞ gibi Nabucco Gas Pipeline International isimli sirkette basta bölge köylüsünü olmak üzere biz Ardahanlilari vaat yalanlariyla kandirip, yaniltmaz.. Çünkü BTC ve BOTAŞ’in bölgede geçirdigi boru hatlari için kamulastirdigi onca metrekare araziye verdigi paralarin kimseyi doyurmadigi gibi, dogaya büyük zarar verdigini her Ardahanli iyi bliyor.. Umariz ki; Nabucco’da biz gazeteciler gibi kimsenin görmedigi Posof Dag Horozu ile olayin ciddiyetligini magazinlestiren, boru hatlarini pat pat diye geçirirken, Mavi Hilal isimli firmaya verdigi 1 Milyon Dolarin nereye gittigini bile merak etmeyen BTC ve BOTAŞ’in çevreyi katledip, basta Posof’ta olmak üzere birçok yerde dogradigi ormanlari, çayirlari kullanilmaz hale getirmez.. Sonrada bu isin bölge insanindan, dogasindan daha önemli oldugunu, Vatan-Millet-Sakarya edebiyati yaparak bizimde içinde bulundugu muhalifleri MİT’in de katkisiyla susturmaya kalkismaz.. Çünkü bölgede geçirdigi boru hatlari ile birçok köye su getirecegini belirtip, Hoçvan Hasköy’ün ortasina altinda su borusu olmayan yangin boru hatlarini döseyen BTC ve BOTAŞ’in Posof’a Mavi Hilal’e kurdurdugu sözde meyve fabrikasinin makinelerinin oldugunu bile merak etmedigini de her Ardahanli gibi bizde iyi biliyoruz. Hanak’a kurdugu istasyonunu Ardahanlilarin bekledigi dogalgaz ile isitan BOTAŞ’in Ardahanlilara da dogalgaz verilmeli gibi israrli çagirilara da kulak tikadigi gibi boru hattini korumalari için Atli korumalar ise alacagi sözüde yerine gelmemis ve boru hatlari geçerken bir iki bekçi ve minibüsçünün disinda kimseye is vermedigi de biliniyor. Evet bir dogalgaz boru hatti daha geçiyor halen tezekle isinan, kömür almayan Ardahan’da.. Basta, Vekiller, Belediye Baskanlari, Muhtarlar, Meclis Üyeleri, STK’lar, Basin ve de İdareciler bu boru hattinin geçisi sirasinda Ardahan’a gereken katkiyi sunmasi için el ele verip, Ardahan sinirlari içinde il üçüncü boru hattini döseyecek olan Nabucco’yu bu kentin sorunlarina katip, onun imkanlariyla var olan sorunlarin giderilmesini ve en önemlisi dogalgazin Ardahan’a verilmesini saglamalidirlar..





    Polis’ten Zehir Tacirlerine Son Darbe!

     **HEDEF ÜNİVERSİTE ÖGRENCİLERİYDİ!.. Kars ve Ardahan’da polisin düzenledigi es zamanli operasyonda toplam 5 kilo esrar ele geçirilirken olayla ilgili gözaltina alinan 18 kisiden 7’si çikarildiklari mahkemece tutuklandi. Kars Emniyet Müdürlügü Kaçakçilik ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlügü ekipleri, uyusturucu madde kaçakçiligi yaptigini belirledigi çeteyi mahkeme izniyle teknik takibe aldi. Ardindan ekipler, Ardahan merkez, Damal İlçesi ile Kars merkez ve Sarikamis İlçesi’nde 3 Mart günü es zamanli operasyon yapti. Operasyonda 5 kilo esrar ele geçirilirken, 18 kisi gözaltina alindi. Polisteki sorgularinin ardindan Adliye’ye sevk edilen 18 kisiden 7’si, ‘çikar amaçli suç örgütü kurmak, uyusturucu madde satisi yapmak ve nakletmek’ suçlarindan tutuklanarak cezaevine gönderildi. 11 kisi tutuksuz yargilanmak üzere serbest birakildi. Haberi ekleme saati: 16-32-05 Mart 2012



    SAGLIK MÜDÜRÜ TRAFİK KAZASI GEÇİRDİ

     


     Ardahan İl Saglik Müdürlügüne atanan Dr. Bilge Kagan Kaya Erzurum’da düzenlenen toplantiya giderken yolun kaygan olusu dolaysiya trafik kazasi geçirdigi ögrenildi. Alinan bilgilere göre soförü ile birlikte sabah saatleri de Erzurum’da ki toplantiya gitmek için Ardahan-Göle yolu üzerinde Erzurum’a hareket eden Ardahan İl Saglik Müdürü Dr. Bilge Kagan Kaya ve beraberindeki araç sürücüsünün bulundugu araç yolun buz olmasi dolaysiyla Narman yakinlarinda sarampole yuvarlandi. 4×4 Model Resmi aracin kullanilmaz hale geldigi ögrenilen trafik kazasinda müdür ile soförünün yara almadan kazayi atlattiklari ve Ardahan’da yeni bir araç isteyerek Ardahan’a geri döndükleri ögrenildi. Haberi ekleme saati: 16.04-05 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Bu Haberi Ardahan TV’de İzleyebilirsiniz.. YUNUS BAYDAR’DAN BASKIN SEÇİM!

     **AK PARTİ BAŞKANLIGI SEÇİMİ 17 MART 2012 CUMARTESİ GÜNÜ YAPILACAK.. Önümüzdeki aylarda yapilmasi beklenen Ardahan Adalet ve Kalkinma Partisi İl Baskanligi seçim tarihi belli oldu. Ardahan AK Parti İl Binasinda bir toplanti yapan AK Parti Ardahan İl Baskani Yunus Baydar burada yaptigi açiklamada partinsin ilçe kongrelerini bitirdigi için 600 Delegenin oy kullanacagi AK Parti Ardahan İl Kongresi’nin 17 Mart 2012 Cumartesi Günü İl Kongresine gidecegini açikladi. **Yine Adayim .. Belediye Baskani Faruk Köksoy, Ardahan Meclis Baskani Bedrettin Çakici ve AK Parti Göle, Posof, Damal, Hanak, Çildir, Hanak İlçe Teskilat Baskanlari ve birçok partilinin katildigi toplantida bir hafta sonra İl Baskanligi seçimini yapacaklarini belirten İl Baskani Baydar bu göreve yeniden aday oldugunu da açikladi. **Bin kisiye is istihdami saglanacak.. İktidar partisi AK Parti’nin Ardahan İl Kongresinin önümüzdeki hafta sonu yapilacagini ve yeniden aday olacagini belirten AK Parti Ardahan İl Baskani Yunus Baydar’in bu açiklamasi rakiplerini soke ederken, adaylik hesaplari yapanlarin hesaplarini alt üst ettigi de görüldü. İl kongresi için start veren İl Baskani Baydar birde müjde verdi., Ardahan’da issiz olan bin kisiye is istihdami saglanacagini da belirten AK Parti Ardahan İl Baskani Yunus Baydar issizlerin acilen İs-Kur’a basvurmalarini da istedi. **Kars Kongresi de 18 Mart’ta Yapilacak.. Ardahan AK Parti İl Kongresinin 17 Mart’ta yapilacagini açiklayan AK Parti Ardahan İl Baskani Kars’in AK Parti İl Kongresinin de 18 Mart Pazar günü yapilacagini da açikladi. Haberi ekleme saati:14.01-05 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Baskan dedektiflige soyunuyor..

     **HER AN TAKİP EDECEK.. Gelisen teknolojiyi takip etmesiyle taninan Ardahan’in AKP’li Belediye Baskani Faruk Köksoy basinda bulundugu belediyeyi günün 24 saati kendi bilgisayarinda takip edecek. **BELEDİYE KAMERA İLE DONATILIP, ÇALIŞANLARI VE ARABALARI DA CİPLENECEK!.. Ardahan Belediyesi aldigi bir karar ile belediyeye ait tüm birimleri kamera ile gözetleyecek. Daha önce resmi islemler için otomasyona geçen Ardahan Belediyesi, çalisanlarina ve araçlarina da araç takip cihazi olan GPS taktiracak. Alinan bilgilere göre önümüzdeki geçtigimiz günlerde belediye binasina kameralar dösettiren belediye bu islemin bitimi ardindan, Halilefendi Mahallesinde bulunan ve yapimi halen süren Hayvan evini, Yeni Mahallede bulunan Dizel’i, yeni yapilan hayvan pazarini ve belediye ait diger kuruluslari adim adim takip edecek. Belediyeye ait araçlara da araç takip cihazi taktirmaya hazirlanan belediye bu yöntemle de gerek, belediye çalisan memurlari, isçilere ve gerek ise araç sürücülerinin ne yaptigini, gerek ise belediye araçlarinin hangi iste oldugunu rapor edecek. Bu yil sonuna kadar gerçeklesecegi belirtilen sistemlerin belediyeye 100 Bin liraya yakin bir paraya mal olacagi belirtilirken bu sistemin belediyeye büyük tasarruf getirecegibelirtiliyor. Haberi ekleme saati: 12.25-05 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    DAMAL’I DA KURTARDIK!..

     Her sene 23 Şubat’ta Ardahan il merkezinden baslayip sirasiyla Çildir, Hanak, Posof ilçelerinin kurtulus günlerinin kutlamalarina katildigi gibi bu sene de 3. kez bizzat katilan Ardahan Valisi Mustafa TEKMEN, son olarak geçtigimiz Cumartesi günü Atatürk silueti ve bebekleriyle meshur Damal ilçemizin Kurtulus Şenlikleri’ne katildi. İlçe yönetimince hazirlanan, ilkögretim ve lise ögrencileri ile ilçe halkinin katildigi ancak asiri kar yagisi ve soguk nedeniyle kapali spor salonunda yapilan kutlamalarda, Vali bu anlamli günde aralarinda görmüs olmaktan duyduklari mutlulugun da dile getirilmesinden sonra; Damalli ögrencilerin yemekhanesinde vali onlarla birlikte ögle yemegi yedi ve sohbet etti. Sohbette, modern okul ve yurt gibi her türlü fiziki alt yapinin hazir hale getirildigini; tasima hizmeti, sabah ve ögle yemeklerinin verilir hale getirildigini vurgulayarak; onlardan sadece okuyup bu vatana ve millete hizmet edecek insan olmalari sözünü aldi. Haberi ekleme saati: 12.42-05 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Göle’nin Ziyaretçileri Vardi..

     **Geçtigimiz yil yapilan Göle Kasar Festivali’nde 110 Bin TL. Karsiligin da Aga olan Mustafa Küpeli ile birlikte gelen KASIAD yöneticilerinin esnafi dinlemedikleri gibi onlarin temsilcileriyle de bir araya gelmemeleri dikkat çekti.. KASİAD’in Yönetim Kurulu Baskan Yardimcisi Göleli İsadami Nurettin YILMAZ’IN Göle’de yaptirmis oldugu Saglik Meslek Lisesi’ni incelemek üzere Göle’ye gelen heyet, KaymakamKemal ATASOY ve Umre’ye giden Belediye Baskani Sabri MURATOGLU tarafindan karsilandi. Ziyarette bir konusma yapan Kaymakam ATASOY, ilçemizin egitim ve ögretim sorunlarini dile getirdikten sonra Göle’de Saglik Meslek Lisesi yapan isadami Nurettin YILMAZ’a tesekkür etti. Heyetin Göle’ye gelmesine çok sevindigini belirten Baskan Sabri MURATOGLU, 17 yil önce Dogu Anadolu’nun en büyük ve en kapsamli festivalini yapan ilçemiz için birkaç yilin sönük geçtigini söyledi. 17. Göle Ulusal Kasar Festivalin de çitayi yükseltip uluslararasi bir festival yapacaklarini belirten Sabri MURATOGLU, Türkiye’nin yakindan tanidigi Gazeteci Mustafa KÜPELİ’nin Festival agasi olmasi kendilerini yüreklendirdigini, buraya kadar gelen heyeti 300 kisi ile festivalimize beklediklerini sözlerine ekledi. Heyete yöresel yiyecek ve içecek ikram edildi. Daha sonra Kaymakam Kemal ATASOY ve Belediye Baskani Sabri MURATOGLU Kanal 9 ile röportaj yapti. Heyet Nurettin Yilmaz’in yaptirdigi okulunun insaatini ziyaret ettikten sonra Kars’a hareket etti. Haberi ekleme saati. 12.53-05 Mart 2012 Haber/Foto: Kaymakamlik Sitesi





    Üç Oglu’da hasta baba yardim bekliyor..

     Çildir İlçesine bagli Güvenocak köyünde yasayan Ayhan Kaya isimli köylü ayni hastaligi tasiyan üç erkek çocuguna yardim eli uzatacak birilerini ariyor. Basta Ardahan valisi ve Çildir Kaymakamina olmak üzere herkese seslenen Ayhan Kaya isimli baba üç erkek çocugunun kanser hastasi oldugunu ve imkânsizliktan tedavilerini yaptiramadigini belirtip, devletin ve hayirseverlerin yardimina muhtaç oldugunu belirtirken göz yaslarini tutamadi. Bir çocugunun su an fizik tedavisi gördügünü diger ikisinin de baslarinda tümörlü sekilde evde oldugunu belirten acili baba çocuklarini tedavi ettiremedigi gibi okula da gönderemedigini belirtti. Çocuklarinin tedavi edilmesini ve okullarina gitmesini isteyen Ayhan Kaya isimli babanin hasta çocuklarindan Mertcan ise Ardahan Valisi ve Çildir kaymakamina seslenerek, okula gitmek istedigini söyledi. Haberi ekleme saati: 12.36-05Mart 2012 Haber/Foto: www.cildirgazetesi.net



    İLÇELERE KONUT NE OLDU?

     Basbakanliga bagli Toplu Konut İdaresinin Ardahan ve Göle’den sonra Hanak, Çildir, Damal ve Posof’a da yapmak istedigi konutlar için bu ilçelerden beklenen arazi ve bu yönde istenen alt yapi sorununun ne oldugunu merak eden vatandaslar TOKİ’nin bu ilçelere yapmak istedigi konutlarin gerçeklesmesi için basta belediyelerden olmak üzere tüm kurumlardan katki sunmalarini beklediklerini belirtiyorlar. **Damal’in Projesi hazir ya digerleri? TOKİ’nin Ardahan ve Göle’den sonra diger ilçelere de yapmak istedigi konutlar için istedigi arazi ve alt yapi hazirligi konusunda bu ilçe belediyelerinin agir hareket ettiginden de yakinan vatandaslar, ev kirasinin 250 ila 400 Lira arasinda olan Hanak, Damal, Posof ve Çildir’da da TOKİ’nin konut yapmasini istedikleri görülürken, Damal Belediyesinin bu yönde hazirladigi projesini TOKİ’ye sundugu, ancak Posof, Hanak ve Çildir belediyelerinin halen bu konuda ciddi bir adim atmadiklari bilinmemektedir. **Çildir gölü kenarinda yeni bir sehir kurulacak.. TOKİ’nin istedigi arazi ve alt yapi hazirlanmasi halinde Çildir Gölü yakininda bir sehir kurulacak. Haberleri ekleme saati: 12.31-05 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Cemre’de fayda etmedi..

     Ardahan’da yasanan agir kis sartlari cemrenin buza düsmesi ardindan toprakla da temas etmesine karsin devam ediyor. Mart ayinin ilk haftasini da geride birakan Ardahan’da gündüz çikan günesinde üsüdügünü belirten Ardahanlilar gece yasanan don dolaysiyla sabahlari araçlarini çalistiramadiklarindan yakinmaya devam ediyorlar. Haberi ekleme saati: 12.29-05 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Belediye ucube binayi küçültüp satacak..

     İnönü caddesi üzerinde bulunan ve Ardahan Belediyesine ait olan kullanilmaz bina onarilip, satilacak. Alinan bilgilere göre Ardahan Belediyesi’nin yani basinda bulunan ve yillardir yapilamayan ve satilamayan binanin önümüzdeki insaat döneminde belediye tarafindan ihale edilip, bir kati söküldükten sonra satisa sunulacak. Büro olarak dizayn edilecegi ögrenilen binanin Kars Garajinin önünde yapilan binalar hemen satisa sunulacagi ögrenildi. **Bu bina ne olacak? İnönü Caddesi üzerinde ki eski İtfaiyenin yerindeki binayi onarip, batisa sunacagi ögrenilen Ardahan Belediyesi’ne ait olan Kongre caddesi üzerinde ki binanin ne olacagi ise bilinmiyor. Heberleri ekleme saati: 12.06-05 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    -**Tipide olsa futbola devam..

     Geçtigimiz hafta sonu yasanan tipili havaya ragmen devam eden Ardahan 1. Amatör Liginin iddiali takimlarindan Sulakyurt Spor -rakibi Agziipek Spor’u 7-3 yenmeyi basardi. Ardahan Şehir Stadyumda tipili bir havada oynanan karsilasmada üç puan alan Sulakyurt (Sarzep) Spor ligin birincilik koltuguna oturdu. Habern ekleme saati: 12.21-05 Mart 2012 Haber/Fto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    -10’da su içerseler süt verirler mi?

     Köylerde oldugu gibi kent merkezlerinde de yapilan hayvanciligin atadan/dededen yapilmamasi gerektigine dikkat çeken yetkililerinin hayvan yetistiricilerine sunamadiklari alt yapiyi unuttuklari Ardahan’da kisin ortasinda -10’lari bulan soguklarda buzlu su içirilen hayvanlardan ne kadar süt, ne kadar et saglandigi merak konusudur. Çünkü yeterince destek görmeyen hayvan yetistiricileri kisin ortasinda insanlarin bile disari çikmaktan çekindigi soguklarda birinci gelir kaynaklari olan hayvanlarina su içirmek için dere yataklarinda ki sulari kullanmak zorunda kaldiklari görülüyor. Ardahan merkezde oldugu gibi köylerde de hayvanlarinin bulundugu ahirlarinda yeterince su bulamadiklarindan yakinan hayvan yetistiricileri, bu nedenle hayvanlarini sicak ahirlarinda terli terli kisin ortasinda disari çikarmak zorunda kaldiklarini belirtirlerken, kendilerine atadan/dededen hayvancilik yapmayin diyen yetkililerin bunu derken, ‘kendilerine ne kadar alt yapi ve destegi verdiklerine bakmalarini da istiyoruz, -10’da su içen hayvan süt ve et verirmi?’ diyerek yasanan duruma dikkat çekmekteler. Haberi ekleme saati: 12.20-05 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Açlik grevine dayanamamis..

     Partileri üzerinde ki baskiyi ve tutuklu milletvekillerini gündeme tasimak için iki günlük açlik grevine giden Baris ve Demokrasi Partisi’nin Ardahan İl Genel Meclis Üyesi Ömer Yilmaz’in geçtigimiz günlerde BDP Ardahan İl Binasinda açliga dayanmayip, rahatsizlandigi ögrenildi. Alinan bilgilere göre geçtigimiz günlerde yapilan Açlik grevine destek olmak için parti binasinda partilileriyle birlikte açlik grevine giden Yilmaz’in ayni aksami rahatsizlanip, hastanelik oldugu ögrenildi. Haberi ekleme saati: 12.16-05 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    ONLAR FIRÇALADI, SAVCI ALDI..

     Ardahanli Resim Ögretmeni Yalçiner Yilmazer’in önderligini yaptigi ve birçok ressamin destek verip, sergiledigi, “Tematik resim sergisi” nde sergilenen yagli tablolarin büyük bölümünün Ardahan Bassavcisi tarafindan alindigi ögrenildi. Alinan bilgilere göre ayni zamanda gazetelerimizde yazilarida yayinlanan Yalçiner Yilmazer’in önderlik ettigi ve geçtigimiz ay Ardahan Ögretmen Evi’nde sergilenen yagli boya tablolarini Adliye’de asmak üzere alan bassavcinin bu sergide 5 adet tablo aldigi ögrenildi. Haber ekleme saati: 12.14-05 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazsetesi.com



    AFET’E HAZIRLIK TATBİKATI

     **ARDAHAN DA SİVİL SAVUNMA VE DEPREM HAFTASI DOLAYISIYLA ARDAHAN VALİLİGİ İL AFET VE ACİL DURUM MÜDÜRLÜGÜNÜN İL GENELİNDEKİ ÇALIŞMALARI.. Ardahan Valiligi İl Afet ve Acil Durum Müdürlügü Sivil Savunma ve Deprem Haftasi Dolaysiyla yazili bir açiklamada bulundu. İste o açiklama; **SİVİL SAVUNMANIN TANIMI VE ÖNEMİ: Düsman taarruzlarina, tabii afetlere ve büyük yanginlara karsi, halkin can ve mal kaybinin asgari hadde indirilmesi; hayati öneme haiz her türlü kamu, özel tesebbüslerin korunmasi, faaliyetlerinin idamesi için acil onarim ve islahi, savunma gayretlerinin sivil halk tarafindan azami sekilde desteklenmesi ve cephe gerisi maneviyatin muhafazasi için her türlü silahsiz, koruyucu ve kurtarici tedbirlerin alinmasi ve faaliyetlerin yapilmasini saglanmaktir. Birinci ve İkinci Dünya savaslarinda cephede oldugu kadar cephe gerisindeki sivil halkin zayiatinin fazla oldugu gözlemlenmistir. Gelisen teknoloji ve dünyanin jeolojik yapisina bakilarak savaslar ve dogal afetler karsisinda halkin can ve mal emniyetinin saglanmasi konusunda tedbir almaya gidilmis ve bu kavrama Sivil Savunma adi verilmistir. 2) Ardahan Valiligi İl Afet ve Acil Durum Müdürlügü 28 Şubat Sivil Savunma Günü ve 01-07 Mart tarihleri arasinda Deprem Haftasi Etkinlikleri çerçevesinde; a- İl genelinde bulunan ilkögretim ve liselerde, 28 Şubat Sivil Savunmanin önemi, tanimi ve tedbirleri, ikaz ve alarm isaretleri, KBRN( Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer) Silahlarin Etkileri Ve Korunma Yöntemleri ile Dogal Afetler, Dogal Afetlerden Korunma Yollari, Afet Öncesi, Afet Sirasi ve Afet Sonrasinda alinmasi gereken tedbirler konulu konferanslar verilecektir. b- Ardahan Saglik Meslek Lisesinde, 28 Şubat 2012 Sivil Savunma Gününde; okulun tahliyesi ve üst katlardan yarali indirme tatbikati ve İl Merkezinde bulunan tüm okullari kapsayacak sekilde İkaz ve Alarm Tatbikati yapilmistir. Bu çalismalar esnasinda Belediye Baskanligindan 1 adet İtfaiye araci ve 3 personel, İl Saglik Müdürlügünden 1 adet UMKE (Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi) ve 3 personel destek saglamislardir. c- 01-07 Mart tarihleri arasinda yapilacak olan egitimlerde Personel Tahliyesi Tatbikati yapilacaktir. d- 28 Şubat 2012 tarihinde saat 14:00’da İl Merkezinde bulunan tüm okullari kapsayacak sekilde İkaz Alarm Tatbikati yapilmistir. Sirenler 3’er dakika süre ile sirayla Sari İkaz, Kirmizi İkaz ve Radyoaktif Serpinti İkazi seklinde çaldirilmistir. Sari İkaz (3 dakika) : Saldiri ihtimali var anlamindadir. İsareti : Üç dakika sürekli düz siren sesi ile verilir. Kirmizi İkaz (3 dakika): Saldiri tehlikesi var anlamindadir. İsareti: Üç dakika yükselip alçalan, dalgali siren sesi ile verilir. Radyoaktif Serpinti İkazi (3 dakika): Radyoaktif serpinti veya kimyasal saldiri var anlamindadir. İsareti: Kesik kesik siren sesiyle ve radyo, televizyon gibi yayin araçlariyla verilir. 3) Bu kapsamda yapilan egitim ve tatbikatlarda; -Saglik Meslek Lisesi ögretmen ve ögrencilerine Sivil Savunma ile ilgili egitim verilmistir. Ögleden sonra yapilan çalismalarda; İl Merkezindeki tüm okullari kapsayacak sekilde Sirenler çalinmis ve İkaz Alarm Tatbikati yapilmistir. Tatbikatlar esnasinda; Okuldan ögrencilerin tahliyesi gerçeklestirilmis ve okul bahçesinde toplanan ögretmen ve ögrencilere Yangindan Korunma ve Yangina Müdahale egitimleri verilmistir. 4) Egitimler 01-07 Mart tarihleri arasinda İl genelindeki okullarda devam edecektir. Kamuoyuna duyurulur. Firat ORS/Ardahan İl Afet ve Acil Durum Müdür V. Haberi ekleme saati: 12.09-05 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyahadolugazetesi..com



    Vali’de çekmisti sayin basbakan..

     Basbakan Recep Tayyip Erdogan, 2011 Kültür Sanat Büyük Ödülü’nü alan duayen fotograf sanatçisi Ara Güler’e ilginç bir jest yapti. Erdogan, özel fotografçisinin makinesini alarak konusmasi esnasinda Güler’in fotografini çekti. Erdogan’in bu jesti, salonu dolduranlarin alkislariyla karsilandi. Basbakan Recep Tayyip Erdogan, Kültür Bakanligi tarafindan düzenlenen 2011 Yili Kültür Sanat Büyük Ödülü törenine katildi. Törende konusan Basbakan Erdogan, ödüle layik görülenlere plaketlerini takdim etti. **Vali’de çekmisti.. Basbakan’in Kültür Sanat Büyük Ödülü’nü alan duayen fotograf sanatçisi Ara Güler’in fotografini çekip gündeme gelmesinden önce Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’de gazetecilerin makinesini alip gazetecilerin fotografini çekmisti. Basbakan Erdogan’in eline fotograf makinesi alip Ara Güler’in fotografini çekmesi gündemi mesgul ederken, Ardahan Valisi de daha önce ayni harekette bulunmus ve Ardahanli gazeteciler fotograf makinesini alip, gazetecilerin fotografini çekmisti. Haber ekleme saati: 12.04-05 Mart 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    İmamlardan Kur’an-i Kerim ziyafeti..

     Ardahan Müftülügü tarafindan ‘Kur’an-i Kerim ziyafeti’ programi düzenlendi. Kazim Karabekir Pasa Spor Salonunda düzenlenen programa, yaklasik 2 bin kisi katildi. Vatandaslarin büyük ilgi gösterdigi Kur’an ziyafetinde yer bulamayan vatandaslar programi ayakta izledi. Ardahan Müftüsü Galip Akin, programda yaptigi konusmada, kalbi coçturan, gönlü nurlandiran, hayat tarzini anlatan yüce Kur’an’in sofrasinda bulustuklarini söyledi. Bu günün, önemli bir gün oldugunu belirten Akin, “1412 yil önce indirilen Kur’an’da,’ seni yaradan Allah’in adiyla oku’ denildi. Yeryüzünü nurlandiran ayetler inmeye basladi. Kur’an, sevgili Peygamberimiz’in (sav) gönlüne inmisti, dudagina inmisti, yüregine inmisti. Bu anlamda Rabbimiz, son ayetiyle de bize nimetini tamamlamistir.” dedi. Hafizlar Mahmut Ercan, Mustafa Yildiz, Fatih Çatmakas ve Zülkifl Göktas’in Kur’an okumalariyla devam eden programda, İlahiyatçi Yazar Dr. Hüseyin Kara’nin ‘Kur’an’lasmak’ adli konferansini davetliler keyifle dinledi. Programa, Vali Yardimcisi Murat Aksu, Belediye Baskani Faruk Köksoy da katildi. Haber ekleme saati: 15.59-05 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Nabucco, BTC ve Botas gibi rahat geçmesin!..

     Ardahan’da ikinci dogalgaz boru hattini geçirmeye hazirlanan Nabucco isimli firma bölgede bulunan arazilerde kamulastirma çalismalarina basliyor. Daha önce BTC ve BOTAŞ’in boru hatlarini rahatça geçirip, Ardahan’a dogalgaz vermedigi bir süreçte Nabucco isimli firmanin gerek çevreye verecegi zarar, gerek ise bölgeye katacagi yarar simdiden tartisilmali ve sürekli olarak gündeme getirilmelidir. BTC ve BOTAŞ’in Sütünden agzi yanan Ardahanlilar Nabucco yogurdunu üfleyerek yemese de, takip etmelidir.. Haberi ekleme saati: 11.55-05 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetsi.com



    Kampüs Arazileri Patlatti!

     Ardahan Üniversitesi tarafindan Ardahan-Kars yolunun üzerinde yaptirilan kampus alanina yakin arazilerin olaganüstü bir sekilde degerlenip, fiyat patlamasi yasadigi görülüyor. Daha önce kimsenin bakmadigi birçok araziye bugün el atilamadigina dikkat çeken Ardahanlilar bölgede bulunan bir tarlanin 300 ila 500 Bin TL. arasin da alici buldugunu ileri sürmekteler. Bölgede bulunan arazilerin fiyatinin olaganüstü bir sekilde patladigini dogrulayan emlakçiler ise birçok kisinin bölge de arazi sahibi olmak için yaristigini belirtiyorlar. Bu yil biter mi? Üniversitenin kurulmasindan üç yil sonra ancak temeli atilabilen ve insaatlari halen süren Ardahan Üniversitesine ait kampuslarin bu yil bitip, bitmeyecegi merak edilirken, üniversite ile kampusu yapan firmanin simdiden anlasmazliga düstügü yönünde ki haberlere gerek üniversite, gerek ise kampuslari yapan müteahhit firma tarafindan simdiye kadar yalanlamamasi dikkat çekiyor. **MEYDAN’DA HUZUR EVİ’DE AYNI BÖLGEDE.. Ardahan’in gelecekte ki parlayan yildizi olmaya aday olan Ardahan Çevre yolu ve Kars yolu üzerindeki araziler gerek Tugay’in, gerek ise Üniversitenin yatirimi ardindan bölgede belediye tarafindan yaptirilan yeni Mal meydani ile yildizi iyiden iyiye parlayacak gibi. Bölgede bu yatirimlari gören birçok yatirimcinin simdiden arazi alarak, yatirima hazirlandigi da dikkat çekerken Ardahan’a yaptirilmasi düsünülen Huzur Evi’nin de ayni bölgede yapilacagi belirtilmektedir. Haberleri ekleme saati: 11.50-05 mart 2012 Haberler/Foto: www.kuzeyanadolugazetsi.com



    H. Hasköylü evinde vurulmus bulundu..

     TEKİRDAG’in Çerkezköy İlçesi’nde emlakçilik yapan 57 yasindaki Engin Avsar, evinde basindan tabancayla vurulmus halde ölü bulundu. Olay, geçtigimiz gün 18.00 siralarinda Çerkezköy’e bagli Kapakli Beldesi’ndeki Bahçelievler Mahallesi Pinar Bulvari Güler Apartmani’nda meydana geldi. Eve gelen 10 yasindaki F.A. babasi Engin Avsar’i yerde kanlar içinde görünce komsularina haber verdi. Komsularinin çagirdigi saglik ekipleri, ekonomik sikintilari oldugu belirtilen Avsar’in öldügünü belirledi. Olaydan yarim saat sonra elinde posetlerle eve gelen Ergin Avsar’in esi Ayse Avsar ise, esinin öldügünü görünce sinir krizleri geçirdi. İntihar ettigi tahmin edilen Engin Avsar’in cenazesi, ikindi namazina mütekip İstanbul/Esenyurt köyiçi mezarliginda topraga verildi. Haberi ekleme saati: 11.47-05 Mart 2012 Haber/Foto: Arya Haber



    Damal ve Hanak’ta Okullara Kra Tatili!

     Ardahan’in Damal ve Hanak ilçelerindeki ilkögretim ve liselerde yogun kar yagisi ve tipi nedeniyle egitime bir gün ara verildi. İl Milli Egitim Müdürü Fikret Eteker, yaptigi açiklamada, Hanak ve Damal’da, kar yagisi ve tipinin etkisiyle ulasimda yasanabilecek olumsuzluklarin önüne geçmek için egitime bir gün ara verildigini ifade etti. **Kar güzeldir, birde üsütmezse!.. Yilin yarisini karlarin altinda geçiren Ardahan’da kar, kisin güzel yönleri de var. Basta fotograf meraklilari olmak üzere birçok kisinin kisa olumlu yönde bakarken, kar yagisi ardindan olusan muhtesem manzaralar onlari seyreden gözlere güzellikler yasatiyor. Çam agaçlarinin dallarina konan karlarin olusturdugu manzaralari fotograflayan fotografçilarin yani sira kardan kayip, onun verdigi heyecani doruklarina kadar yasayanlarin kisa bakisi bir baskadir, soguk, donuyoruz denilen Ardahan’da.. Belediyelerin kar temizligi yaparken yaptigi yapay kar daglarina bile olumlu yönde bakanlarin oldugu Ardahan kisinin bu güzelliklerini de görmek güzeldir.. Haberi ekleme satai: 11.27-05 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanaodlugazetesi.com



    SERİNÇAYIRLILAR GECE YAPIYOR

     **Ardahan ili Göle ilçesi Serinçayir Köyü Kültür Dernegi dayanisma gecesinde dev bulusma.. Ardahan’in göle ilçesine bagli bulunan Serinçayir (Çölpenek) Köyünün İstanbul’da ki dernegi de gece yapacak. Konuyla ilgili su açiklama yapildi; ‘’Serinçayir’ in süper kahramanlara degil, Serinçayir’ i her gün degistirmeye çalisan günlük kahramanlara ihtiyaci var’’ vizyonuyla yola çikan serinçayir kültür dernegi son yillarda büyük bir atilim sergilerken, yeni projelerle egitimli is gücünün olusturulmasi için yogun çaba harciyor. 1000 – 1500 arasi kisinin katilimin beklendigi gecede Serinçayir Koyu Kültür Dernegi yetkilileri Ardahanli is adamlari, bürokratlar ve serinçayir kültür merkezi üyeleri ile sohbet edecekler, serinçayir kültür derneginin gelecegine iliskin vizyon paylasiminda bulunacaklar. Derneksel vizyon paylasiminin hedeflendigi bulusmada, misafir dernek temsilcileri de katilimcilara deneyim ve birikimlerini aktaracak, tavsiyelerinde bulunacak. Türk halk müziginin genç ve güçlü sesi Arzu, Deniz Albayrak ve çesitli yöresel sanatçilar dayanisma gecesinde sahne alarak geceye renk katacaklar. NOT: (17 Mart 2012, Cumartesi) saat 19.00-23.00 Dogan Arasli Bulvari Yapikredi üstü Salon LOCCA ‘ da gerçeklestirilecek dayanisma gecesinde siz degerli basin mensuplarini aramizda görmekten büyük mutluluk duyacagiz.Saygilarimizla.. Habeari ekleme saati: 11.20-05Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Süt içip, hayvanciliga destek verelim..

     Son yillarda sayilara artmaya baslayan modern ahirlardan birini ziyaret eden Ardahan Valisi Mustafa Tekmen bölgede yapilan hayvancigilin kalkinmasi için öncelikle atadan/dededen kalma yöntemleri terk edip, süz basta olmak üzere kendi köylümüzün ürettigi ürünlerimizi tüketmeliyiz dedi. Geçtigimiz gün vatan topraklarina yeniden katilisinin 91. yil dönümünü kutlayan Hanak’ta ki törenlere katildiktan sonra bölge de yeni ve modern bir ahir yapan çiftçinin ahirini ziyaret eden Ardahan Valisi Mustafa Tekmen burada kendisine ismarlanan sütü içerken bölge de yapilan hayvancilikla ilgili önemli açiklamalarda bulundu. Bölge insanlarinin birinci geçim kaynagi olan hayvanciligin son yillarda devletçe verilen desteklerle iyi bir asama kayit ettigini belirten Ardahan Valisi Mustafa Tekmen Hanak’ta ki bu vatandas gibi kendi imkânlariyla modern ahirlar yapan yatirimcilara da gereken destegin verilmesi içinbasta Tarim Müdürlüklerince olmak üzere ellerinden geleni yaptiklarini belirtti. Vali Tekmen bölgede yapilan hayvanciligin günün sartlari ve hizla gelisen teknolojiye ayak uydurmasi için atadan, deden kalma yöntemlerle degil, baska vilayet ve ülkelerde yapildigi gibi yapilmasinin da sart oldugunu, bunun yani sira bölgede yetistirilen, üretilen hayvansal ürünlerinde öncelikle o bölgenin insanlarinca tüketilmesinin sart oldugunu söyledi. Basta süt olmak üzere et tüketimini kendi insanimizda yaparsak onlara dolayli bir destek vermis oluruz diyen Vali Tekmen herkesi süt içmeye davet etmeyi unutmadi. **ilçeler kurtuldu! Ardahan’dan sonra Çildir, Hanak, Posof’un ardindan Damal’in vatan topraklarina katilisinin 91. Yil Dönümleri yapilan çesitli etkinliklerle sona erdi. Soguk dolaysiyla salonda yapilan etkinliklere Ardahan Valisi ve bir çok bürokratta katildi. Haberleri ekleme saati: 21.29-04 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com





    Kar, Tipi-Rüzgâr, Boran olunca Ardahan’da Çatilar uçtu, yollar kapandi..

     ‘Mart kapida baktirir, kapi kürek yaktirir’ Atasözünün gerçeklestigi günleri yasayan Ardahan’da yagan kar tipi olunca birçok ev ve isyerinin çatilari uçtu, levhalar yikildi. Yasanan kar tipisi ardindan saatlerce elektriksiz kalan kente ancak 6 saat sonra elektrik verilebildi. Basta köy yollari olmak üzere birçok yolunda tipinin kar doldurmasi dolaysiyla kapandigi Ardahan’da karli tipi ile birlikte soguklarda sürüyor. **KÖMÜR KARABORSA DA!.. Ardahan’da devam eden agir kis sartlari kömür depolarinda kömür birakmadi. Kent merkezi ve ilçelerinde kömürcülük yapan kömürcülerin depolarinda kömür kalmadigi görülürken, geçen yila erken baslayan ve halen devam eden kis dolaysiyla birçok vatandasin yakacaginin simdiden bittigi görülüyor. **Genel Sekreter ve yardimcisi kaza kurbani!.. Yasanan asiri tipinin görüs alanini 1 metreye kadar düsürdügü Ardahan’da trafik kazalari da meydana geldi. Kar yagisi ardindan yasanan soguklarin ardindan yollari yalayan tipinin getirdigi buzlama dolaysiyla basta Ardahan Üniversitesi Genel Sekreteri ve yardimcisi olmak üzere birçok kisi kullandiklari araçlari ile trafik kazasi geçirdigi de alinan bilgiler arasinda oldu. Yardimcisiyla Ardahan çevre yolunda seyir halindeyken Eski Kilise Mevkiinde yoldan çikan Üniversitenin Genel Sekreteri ile Yardimcisinin araci sarampole yuvarlanirken her ikisinin de kazada yara almadan kurtulduklari ögrenildi. Haberleri eklyeme saati 21.22-04 Mart 2012 Haberler/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

































  • BÜYÜK ARDAHAN'I HERKES İSTİYOR!..






    GAZETECİLERLE GÜNDEM


    ÖZEL ÇARŞAMBA GÜNÜ TEMPO TV’DE









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    Büyük Ardahan’ı DEM dahil 


    HERKES İSTİYOR..


    Binlerce Ardahanlının yaşadığı, Ardahanlı bir isimin şu an belediye başkanı olduğu,  AK Parti ve CHP’den bir çok Ardahanlının belediye başkan aday adaylığına başvurduğu, Ardahanlıların  ‘Büyük Ardahan’ dediği İstanbul’un yanı sıra ülkenin en büyük ilçesi Esenyurt seçim için pazarlık şartı oldu. 

    Seçimin kilit partisi DEM İstanbul’da CHP’yi destekleme karşılığında Esenyurt’u istediği ileri sürülmekte.




    Küçük Ardahan’ın adaylarıda belirlenemiyor!


    Mahalli İdareler Seçimlerine çok kısa bir zaman kalmasına karşın hala adaylarını 

    belirleyemeyen partilerin başını çeken iktidar partisi gibi CHP, DEM, MHP ve diğer partilerde Ardahan’da kimi aday göstereceklerine bir türlü karar vermediler.

    AK Parti’den 13, CHP’den 3, MHP’de 4 isimin belediye başkan adayı olmak için partilerine başvuruda bulunduğu Ardahan’da İYİ Parti’den haber alınamazken, seçimlere kendi adayları ile gideceklerinibelirten DEM’e de daha kimsenin başvuruda bulunmadığı dikkat çekiyor.




    ŞEF 35 YILDIR BİLGİ VERİR

    AMA YOLLAR, TÜNELLER BİTMEZ!


    1992 yılında yeniden vilayet olan Ardahan’ın değişmez Karayolları Şefi Ümit Yıldırım 35 yıldır aynı yerde şeflik yaparken karşıladığı 17. valiye de bilgi verirken şefliğinin bünyesinde bulunan yolların, tünellerin neden bitmediğini soran Vali Çiçek’e doyurucu bir cevap verememesi dikkat çekti.




    Son vali Hayrettin Çiçek’in kurum ziyaretleri kapsamında Karayolları 183. Ardahan Şube Şefliğini de ziyaret etti.

    Ziyarette kuruma ait kampüsü gezerek, makine ekipman atölyelerinde incelemeler de bulanan Vali Çiçek’in, İl genelinde devam eden duble yol, tünel, yapılan bakım-onarım ve karla mücadele çalışmaları hakkında Karayolları Şube Şefi Ümit Yıldırım’dan bilgi aldı. 




    HUKUKÇU CHP’DE BELEDİYE BAŞKAN ADAYI!


    05/12/2023 TARİHLİ HABERLER


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi aday adaylık yarışının devam ettiği günümüzde ön seçim veya temayül istenen Cumhuriyet Halk Partisi’nde hukukçu Avukat Burhan Budak’ta Cumhuriyet Halk Partisinden Ardahan Belediye Başkan Aday Adayı oldu.

    Ardahan’ın tanınan ve sevilen simalarından olan genç Avukat Burhan Budak CHP Ardahan İl Başkanlığına giderek İl Başkanı ve İlçe Başkanı ile görüştükten sonra resmi başvurusunu yaparak, yılda 2 bin kişinin öyle ya da böyle nedenlerle göç ettiği Ardahan’ın hak ettiği hizmetleri alması, bu hizmetlerin gelmesi için başta partisi CHP’lilerin olmak üzere tüm Ardahan’lılardan destek istedi.


    ÖN SEÇİM veya TEMAYÜL YAPILSIN..


    Şimdiye kadar 3 aday adayının sahaya indiği Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl ve İlçe Örgütlerinin Mart 2024’te yeniden kazanmak için genel merkezin ya da il veya İlçenin işaret edeceği adayla değil, tüm parti üyelerinin yanı sıra tabanın desteğini alacak olan aday ile seçime gidilmesi gerekli olduğunu bu nedenle ya Sayın Genel Başkan Özgür Özel’in dediği gibi ön seçim ya da temayül yapılması gerektiğine işaret ederlerken bu konunun ve bu yönde bir kararın verilmesi için CHP  İl ve İlçe Başkanlarının bir araya gelip, Genel Merkeze iletilmek üzere bu yönde alınacak kararı tartışıp, imza altına alacakları da alınan bilgiler arasında oldu.

    Öte yandan CHP Milletvekili Özgür Erdem İncesu ve CHP Genel Merkezinin görevlendirdiği CHP Kırıkkale Milletvekilinin Ardahan’a gelerek aday adaylarıyla, İl ve İlçe Başkanları ve partililerle görüşüp, durum değerlendirmesi yapacakları da öğrenildi.


    GAZETECİ FAKİR YILMAZ AKIL VERDİ,


    ONLAR 5 YIL SONRA DA OLSA GÜRCİSTAN’A GİTTİLER!


    Biri demiryolu olmak üzer 3 gümrük kapısı olmasına rağmen ithalat, ihracatın olmadığı, sınır ticaret merkezinin kurulmadığı, Posof Türkgözü’ne giden yolun en büyük engeli olan Ulgar dağına tünelin açılmadığı, hayvancılığın yerel meydanlardan öteye geçmediği Ardahan’da siyaset yapan, yerel yöneticilik görevinde bulunanların daha komşu Gürcistan’a gidip, oranın bir belediye başkanı ile, hatta cumhurbaşkanı ile görüşmediğini belirten Gazeteci Fakir Yılmaz’ın bultentv de canlı olarak sunduğu ‘Gazeteci Ankara’da’ adlı programda isyan edip, söylemesi üzerine Ardahan’dan bir heyet al acele Gürcistan’ın Aıska kentine gittiler.



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın bultetv de


    bu yöndeki isyanı ve fikrini buradan izleyebilirsiniz..


     Yılmaz’ın bu haklı isyanı ve eleştirisini geçte olsa akıl eden Belediye Başkanı 5 yıl sonra da olsa Gürcistan’a gidip, Ahıska Belediye Başkanı ile ilk kez görüşüp, resim vermesi Ardahan kamuoyunda ‘Gazeteci söyledi diye gittiler’ denerek bu günü birik ziyareti komedi olarak değerlendirildi.



     CHP’DEN POSOF’A BANKACI ADAY..


    Bankacı Erdem Demirci Mart ayında yapılacak yerel seçimler için Posof İlçesi Belediye başkanlığı için CHP’den Bankacı Erdem Demirci başvurusunu yaptı.

    Posof ilçesinde uzun yıllar Ziraat Bankasında görev yapan Erdem Demirci, CHP’den Posof Belediye Başkanlığı için aday adayı başvurusunda bulundu.  Demirci, Posof CHP ilçe örgütünde başvuru dosyasını İlçe Başkanı Erkan Ocak’a teslim etti.

    CHP Posof Belediye Başkan aday adaylığı başvurusunu yapan Demirci,  başvuru sürecinden sonra bir basın açıklamasında bulundu. Demirci yaptığı açıklamada şunları söyledi;

    “Yaşadığım her anından büyük bir keyif aldığım, ekmeğimi kazandığım, her köşesinde, her metrekaresinde güzel anılarımın olduğu, taşına, toprağına, insanına yazına-kışına ayrı ayrı sevdalandığım Posof’uma bugün vefa borcumu ödemek üzere 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak Mahalli İdareler Seçiminde Cumhuriyet Halk Partisinden aday adayı olarak kutlu bir yola çıktım. İlçemizi daha yaşanabilir kılmak için kararlıyım. Katılımcı bir yönetim anlayışıyla ilçemizin potansiyelini en üst düzeye çıkarmak, her vatandaşımızın yaşam standartlarını artırmak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek için var gücümle çalışacağım. 31 Mart 2024 seçimleri sonrasında Posof’umuzun Sosyal belediyecilik anlayışıyla tanışacağına inancım tamdır. Bu güzel yolda heyecanımı benimle paylaşan, desteklerini esirgemeyen herkese çok teşekkür ediyor, birlikte başaracağız diyorum” ifadelerini kullandı.


    KURTLAR ADAMI PARÇALAYACAKTI, 

    KÖPEKLER DOMUZLARI PARÇALADI!..


    Kar yağışı ile birlikte yiyecek bulmakta zorlanan yabani hayvanlar kent ve köy içlerine kadar inmeye başladı. Ardahan’da bir kurt evin bahçesindeki vatandaşı az daha yiyordu.

    Ardahan’ın Göle ilçe merkezinde yaşanan olay kameralara takıldı. Göle Objektif tarafından yayınlanan görüntüde kurdun kaçışı dikkat çekti.

    Öte yandan Ardahan’ın Posof ilçesi merasına kadar inen domuzlar köpeklerin saldırısına  uğradı. Bir domuzu parçalayan çoban köpeklerinin domuzlarla kavgası da telefon görüntülerine takıldı. Ardahan’da karla kaplı arazide yiyecek arayan yabani domuz sürüsü, cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.

    Kentte iki hafta öncesinde etkili olan kar yağışıyla birlikte Ardahan ovası tamamen karla kaplandı. Ardahan’da arazilerin karla kaplanması yaban hayvanlarını da olumsuz etkiliyor.

    Ardahan merkeze bağlı Edegül ve Dedegül köyleri arasında bulunan karla kaplı arazide yiyecek arayan yabani domuzlar, yoldan geçen vatandaşlarca cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.

    Kayıtlarda, bir arada duran yabani domuz sürüsünün karla kaplı arazide yiyecek araması yer alıyor.






    KESKİNLER ŞİŞLİ’Yİ GÖZLERİNE KESTİLER..




    Ardahan’ın eski Belediye Başkanı Faruk Köksoy yeniden AK Parti’den aday olmaya çalışırken, Avukat kardeş Haluk Köksoy Samsun Atakum’dan aynı parti’den aday.Şişli’de Belediye Başkanı olan Muammer Keskin’in Avukat akrabası Şişli Belediye Meclis Üyesi Turgay Keskin aynı ilçede ve başkanın partisi CHP’den belediye başkanlığı için aday adayı oldu. Öte yandan yine Ardahan’ın Göle,ilçesinde bir dönem belediye Başkanlığı yapan Mahmut Toprak yine AK Partiden İl Genel Meclis Üyesi olmak isterken akrabası ve köylüsü Metin Toprak’ta AK Parti’den İstanbul Esenyurt Belediye Başkanı olmak için aynı parti’den aday, adayı oldu.




    AKP’li Mehmet Ali Özyavuz MHP’li Harran Belediye Başkanı Mahmut Özyavuz’u şikayet ettiği mektubunda “Baba milletvekili, oğul belediye başkanı, amca ilçe başkanı, yeğen il başkanı” dediği şu günlerde aynı partilerde aday adayı olanlar arasında akrabalıklar dikkat çekmekte. 

    CHP’li Ardahan Belediye Başkanının amcaoğlu Sebahattin Demir ‘in MHP Ardahan yönetiminde yer aldığı siyaset arenasında Ardahanlı Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin akrabası ve Ardahanlı Avukat Turgay Keskin’de İstanbul Şişli’de Belediye Başkanı olmak için CHP’den Belediye Başkan adayı  oldu.
    ULUSALCI AKÇAM:


    HOÇUVANLILARA HIRSIZ MI DEDİ?!.


    Syasi görüşü ulusalcı olarak bilinen Ardahanlı Dr. Alper Akçam’ın kitabında yer alan “Hoçuvanlı Hırsızların” cümlesine İlçe olmak isteyen Hoçvan’lılardan kınama geldi.

    Hoçvan’lılar sosyal medya hesabından yaptıkları paylaşımlarında;

    Dr.Alper Akçamın yazmış olduğu bir kitaptan “Hoçuvanlı Hırsızların”  anlatımını kullanmış olduğu cümle tamamen üzücü.

    Hoçuvanlılar yaptıkları açıklamada; Hoçuvan bir insan,bir ev,bir köy değil 20 den fazla köyün birleşik toplu ismidir. Yazısında belirtmiş olduğu “Hoçvanlı hırsızlar” cümlesi ile bütün bölgeyi aşağılaması beni üzmüştür inanıyorum ki herkesi de üzmüştür. Kendisine yakıştırmadığım bir cümle kullanması üzücü olmuştur.” dediler


    O KİTABIM ÖDÜL ALMIŞTIR!..

    Öte yandan bir açıklama yapan Akçam ise  “Hoçuvanlı Hırsızların” sözünün geçtiği kitabıma tepki gösterenlere tepki koydu. Akçam haberde Alper Akçam’ın “son kitabı” olarak duyurulan Karanlıkta Bir Işık, 1998 yılında Kültür Bakanlığı tarafından ödül alarak basılmış bir öykü kitabıdır. Yani 25 yıl öncesinin kitabıdır. 

    Kitapta altı çizilen satırda sözü geçen “Hoçuvan’ın hırsızları” açıklamada iddia edildiği gibi bir cümle de değil, bir dana çobanının,danası kaybolmuş bir anayla konuşurken kullandığı bir ifadedir. Bu iki sözcükten tutup, yazarın, Alper Akçam’ın, Hoçuvanlılarla ilgili görüşü olarak damgalamak son derece saçma ve mantıksızdır. Bir kahramanın dananın nereye gitmiş olabileceğine ilişkin söylediği, Ardahanlı, Dudunalı, Ölçekli, Orağazlı, Göleli, Hanaklı, Damallı birçok insanın da kolayca adının geçebileceği bir olasılığı, Alper Akçam’ın çok sevdiği Ardahan’ın, ve çok sevdiği Hoçvan’lıların tümüyle ilgili bir görüşü olduğunu iddia etmek, çocukça olmanın ötesinde epeyce oyuna gelinmiş bir kurgunun sonucu olabilir. 

    Benim, ömrümü uğurlarına adadığım, doğalarına, kültürlerine sahip çıktığım yörenin insanları, bir yazar görüşü olarak bu suçlamayı yapacak birisi olmadığımı çok iyi bilir.

    Böylesi ifadeler ve açıklamalar çok üzücüdür. Yalan yanlış ifadelerle beni suçlayanları, halkımla aramı açmak isteyen kötü niyetli insanları ne yazık ki, kınamak zorundayım. 

    Bu açıklamayı yapanlar, altı çizili bir kahramana ait bir konuşmanın dışında, kitabın tümünü okuyup, olayların nasıl geliştiğine bakıp öyle konuşsalar daha gerçekçi olacaklardır. 

    Olayın içyüzü öğrenilmeden yapılan böyle açıklamalar, ne yazık ki, açıklamayı yapanları da zan altında bırakmaktadır.

    Çok sevdiğim Ardahan ve Hoçvan halkına saygıyla duyururum.  Dr. Alper Akçam




    ARDAHAN’DAN GÜRCİSTAN’A


    İÇMEYE Mİ GİTTİLER?


    Biri demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapısı olmasına karşın ithalat, ihracat, ithalatın sıfır derecede olduğu Ardahan’dan Gürcistan’a bir heyetin gittiği öğrenildi.

    Alınan bilgilere göre bir grup iş insanının ‘Ne işimiz var, içmeye mi gidiyorsunuz?’ diyerek katılmadığı geziye gidenlerin kim veya kimler olduğu öğrenilemeyen grubun ne amaçla Gürcistan’a geçtikleri öğrenilemedi.




    YILIN SON ŞANSI ARDAHAN’A!..


    Yeni Yıl piyango biletlerinin satışa çıkmaya hazırlandığı şu günlerde Ardahan’da büyük ikramiye bir vatandaşın 50 TL’lik aldığı kazı kazan da çıktı.

    Alınan bilgilere göre Ardahan’da bir lişi aldığı kazı kazana 4 milyon çıktı.

    4 Milyon liranın Ardahan Hoçuvan Kurtoğlu köyünde inşaat işçisi olduğu söylenen ve isminin gizli kalmasını söyleyen bir vatandaşımıza çıktığı iddia edildi.


    Milli Piyango 2024 yılbaşı büyük ikramiyesi ne kadar? Tam, yarım ve çeyrek biletler kaç para?

    Milli Piyango 2024 yılbaşı özel çekilişinde 400 milyon lira büyük ikramiye belirledi. Dağıtılacak toplam ikramiye tutarı ise 2 milyar 355 milyon 650 bin TL olacak. Tam, yarım ve çeyrek biletlerinin fiyatları da belli oldu. Milli Piyango yılbaşı biletleri satışa sunuldu. Bilet fiyatları çeyrek 100 TL, yarım 200 TL ve tam 400 TL olarak belirlendi.

    Yılbaşı biletleri gezici bayi ve sabit bayilerin yanı sıra online olarak web sitesi, Milli Piyango Şans Oyunları uygulaması ve sabit bayilerdeki oyun terminallerinden dijital bilet olarak satılacak.

    Yılbaşı çekilişi büyük ikramiyesi ne kadar?

    Milli Piyango yılbaşı özel çekilişinde 400 milyon TL’lik büyük ikramiyenin tamamı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da dağıtım garantili olacak.

    Belirlenen kuralla bilet payına bakılmaksızın, büyük ikramiye, isabet ettiği satılan bilet ya da biletler arasında eşit olarak paylaştırılacak. Milli Piyango yılbaşı çekilişi büyük ikramiye satılan bilete çıkana kadar devam edecek.

    Milli Piyango çekiliş sonuçları öğrenme

    Dağıtılacak toplam ikramiye tutarı ise 2 milyar 355 milyon 650 bin TL. Büyük ikramiye çekilişi 31 Aralık 2023 gecesi televizyonda canlı olarak yayınlanacak ve tüm çekiliş sonuçları millipiyangoonline.com’da açıklanacak.

    Sonuçlar millipiyangoonline.com’dan öğrenilebilecek.




    Cumhur işe Ardahan’dan başladı..


    MHP Adayını AK Parti için çekti! 


    Geçtğimiz gün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde br araya gelen Cumhur ittifakının iki 

    lideri, Erdoğan ile Bahçeli’nin yaklaşan yerel seçimler öncesi ne gibi kararlar aldıkları tartışıldığı br süreçte MHP’den Ardahan Belediye Başkan aday adayı olduğunu açıklayan Ercan Aktaş MHP Genel Merkezini ziyareti sonrası adaylıktan vazgeçtğini açıklarken MHP Ardahan İl Başkanı Turgay Mert’ten ise  ‘Genel Merekezin kararlarına saygı duyacağız’ açıklaması geldi.




    Şehirin beş yılık duraklama dönemine son vermeye adayı…


    Ardahan’ın geleceğine yönelik iddialı projelerle ses getiren belediye başkan aday adayı Hür Özgür Yılmaz, beş yıllık duraklama dönemine son verme vaadiyle seçmenlerin dikkatini çekiyor. 20 yıllık AK Parti iktidarının son beş yılının kaybını telafi etmek amacıyla yola çıkan Yılmaz, öncelikle sosyal belediyeciliği her evde hissettirmeyi ve insan odaklı hizmetleri öne çıkarmayı hedefliyor.



    Siyaset sahnesinde suç erkeklerden değil,

    Özgüvenlerinin farkında olmaya kadınlardan!


    Ülkenin kurusucu Atatürk’ün büyük önem verdiği ve siyaset başta olmak üzere her alanda olmaları için devrim niteğinde kararlar aldığı ülkede kadınların siyasette yeterince yer almamasının erkeklerin engeli olmadığını, bu durumun özgüvenlerinden bir haber bizzat kadınlardan meydana geldiğini belirten Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz kadınları bir kez daha siyaset arenasında yer almaya ve siyasi görüşlerine yakın partilerde aday olmaya davet etti. 

    Gazeteci Fakir Yılmaz kadınların siyasetteki durumu aslında bir demokrasi sorunu olmasınınyanında 5 Aralık Dünya Kadın Hakları günü nedeniyle, Türkiye’deki kadınların siyasetteki durumuna ilişkin ayrıntılı bir açıklama yaptı. 

    Yılmaz gerek Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı iken gerekse yakaşan yerel seçimler öncesi siyasete davet ettikleri Ardahanlı kadınların gerek nüfusunun %48,16 kadın olan Ardahan’da gerekse ülkenin yanı sıra dünya da önemli bir kent olan İstanbul’da özgüvenlerinden bi haber olan kadınlara bu yönde ki biizat çağrıları ve bu yönde onca ele aldığı bir çok yazı ile bir türlü ikna edemediğini belirtti.


    Kadınlar Gününde  Bir Kadın Gazeteci Hapise Girdi!


    5 Aralık Dünya Kadın Hakları gününde kadın Gazeteci Nazlı Ilıcak, 2016 yılında yazdığı bir yazı nedeniyle Cumhuriyet savcısı Orhan Kapıcı’nın şikayeti sonucu yargılandığı  İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada “iftira” suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası aldı.

    T24’ten Sibel Yükler’in haberine göre Ilıcak, cezanın onanmasının ardından avukatı Kemal Ertuğ Derin’le birlikte bugün Hendek Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumu’na gitti. Ancak Ilıcak’a “casusluk” suçundan aldığı ceza nedeniyle denetimli serbestliği bulunduğu için açık cezaevinde kalamayacağı bildirildi. Bunun üzerine Ilıcak, Sakarya 1 No’lu Cezaevi’ne teslim oldu.











    ÖZGÜR ÖZEL’E 2. AÇIK MEKTUP..


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi yaşananları anında sizlere bildiren biz basın mensuplarının edindiği bilgilerin kaynağının okurlarımız, takipçilerimiz olduğu bir gerçektir. Bunun en açık örneği aşağıdaki bana gönderilen mektuptan daha iyi anlaşılmakta.

    Gerçi aşağıdaki mektupta anlatılanların bir çoğunu bizzat şahit olup, yaşadığımız bu durumla ilgilenmesi gerekenlerin başında gelenlerin bu ülkenin yönetimine talip olan partilerin genel başkanları, PM ve MYK üyeleri olduğunu bilen bir olarak bana gelen bu mektubu üzerine alacak olanların başında gelenin onca yabacı uyruklunun alınıp, gizlice seçmen edilmesine karşın hala 4 milyona yakın oyu ile Kürt kenti haline dönüştü denen İstanbul’u İmamoğlu ile birlikte almayı hedefleyen ama Alevi kesimin adayı diye öne sürülen Dr. Kerimoğlu sıkıntısını yaşayan Cumhuriyet Halk Partisinin yeni genel başkanı Özgür Özel’e yazarken diğer liderlerin ve patilerinde okuyup, üzerlerine alıp, değerlendirmesi gereken önemli bir mektup.




    Ve mutlaka okunup, değerlendirilmesi gerektiğini düşündüğüm bu mektubun Ardahan gibi yerlerde kadın adaylar başta olmak üzere başkalarının başvurmadığı yada öyle yada böyle baş vurdurulamadığı veya ‘Partilide olmazsa partiye yakın görüşlü tabanda adı var. Evet biz bununla, seçmen ve tabanda etkili bu isimle kazanırız’ denip, başkalarının partiye davet edilmediği  CHP’nin yeni Genel Başkanı Sayın Özgür Özel olmak üzere Erdoğan, Bakırhan, Akşener ve diğer parti liderleridir.

    Bende böyle düşünerek aşağıdaki mektuba hiç dokunmadan ekleme yapmadan aynen yayınlıyor ve AK Parti kalesi olarak bilinen İstanbul Çekmeköy’de ‘ancak o seçimi zorlar denen’ ve benim de ‘evet’ dediğim Çetin Çapan’ın Çekmeköy’de, eski milletvekili, genel sekreter Hamza Çebi’nin Beykoz’da belediye Başkan aday adayı olduğunu ‘Ne alaka, ne gözü doymaz’ diyerek adını duyduğum ‘Özgür Özel’e 2. açık mektup’ başlığı ile Gazze için Sosyalist Enternasyonal üyesi liderlerine mektup yazan Özel’e başta olmak üzere tüm liderlere gönderip, partililerinin il, ilçe ve belde başkanlıklarına gerekli uyarıyı ve gereken titizliği göstermeleri gerektiğini düşünüyorum.

    Evet, ülkemin iki ülkeye komşu, biri demiryolu olmak üzere üç gümrük kapısına sahip olmasına karşın ithalat, ihracatın eğitim ,yatırım gibi sıfır çektiği kırmızı et deposu Ardahan’dan komünist muhtar diye takıldığım Koyunpınar (Saskara) köyü eski muhtarı, CHP’den İl Genel Meclis Üyesi aday adaylığına başvuran Hüseyin Suphi Taşkıran imzalı bana gelen başlıksız mektubun anlattıklarını, anlatmak istediklerini başta, bir süre önce ‘CHP’NİN ULUSALCI KOZMİK ODASI..! başlığı ile birinci açık mektubumdan sonra bugünde  2. Açık mektubu yazdığım CHP’nin Genel Başkanı Özgür Özel’e olmak üzere her partinin ve liderlerinin yanında siyasi bilimcilerin değerlendirip, kendilerine düşen payı almaları umuduyla aynen yayınlıyorum.

    “Yaklaşan yerel seçimler öncesi  aday adayları başvurularını siyasi parti il veya ilçe başkanlıklarına yapmaya devam ederken, 

    Tanık olduğum önemli detay şu ;

    Birincisi, bir kaç kişiden oluşan ve kendilerini temsil ettikleri siyasi partilerin adeta sahibiymiş gibi görüp kapıdan içeri giren kişilere ve adaylık başvurusu yapan kişilere  siyasi kimlikten uzak ve daha kötüsü şahsi duyguları ile yaklaşmaları. 

    Buradaki sebep şu, 

    halkın sevgisini ve desteğini arkasına alacak güçlü bir karakteri kendi partileri içerisinde görmek istememeleri ve 

    kendilerinden öne çıkacak başka birilerinin önünü kesme istekleridir. 

    Ahbap çavuş ilişkisi içerisinde, sen oraya, ben buraya diğeri de başka bir yere hesapları ile oturdukları koltuğu eskitmektedirler 

    Sürekli demokrasiden, insan haklarından bahseden bir siyasi partinin il ve ilçe teşkilatlarının halktan kopuk, halkın düşüncesinden bihaber  görüşlerini göz ardı ederek, aday adaylarını kendi şahsi çıkar menfaatleri doğrultusunda belirlemelerinden acaba ne kadar haberi var. 




    Ya da gerçekten bu işler böylemi yürümeli, 

    Normalde olması gereken temayül yoklaması ile daha çok oy kiminle alınır, hangi adayla partimize daha faydalı oluruz düşüncesi ile hareket etmek ve öyle değerlendirmek değil midir 

    Bir aday adayı nezaketen gidip il ve ilçe başkanlıklarını tabi ki ziyaret etmelidir

    Ama sırf seçilmek için neden gidip sürekli etraflarında dolaşarak onlara şirin görünmek zorunda kalsın!!! 

    Siyasi parti temsilcileri kendilerini oranın sahibiymiş gibi görmemelidir, 

    Bu duruma derhal genel merkezler el atmalı ve PM temsilcileri denetlemelidir…

    Şuan Hanak’ta konuşulan ve aday adaylarından istenilen şu, 

    “Gidin aranızda anlaşın gelin”

    Bu, adaylar arası dedikoduyu geliştirmekten ve aralarında gruplaşmalarına yol açmaktan başka bir şey değildir.

    Koyarsın sandığı , aday adaylarının isimleri bellidir, halk hangi adaya daha sempati ile yaklaşıyorsa seçime onunla gidersin.

    Bu durumda diğer aday adayları da birbirlerine karşı art niyetle bakmadan, temayül yoklamasından çıkan sonuca saygı duyar ve birlikte çalışırlar.

    Hem de Parti içi gruplaşmalara engel olmuş olursun bu vesile ile. 

    Hanak’ta Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Başkanlığına şahsi menfaat uğruna MHP kökenli birini layık görenler, böyle bir girişimde bulunmayı deneyenler, 

    Kendilerini Türkiye’nin her yerinde koşulsuz şartsız desteklemiş olan TİP, HDP  ve diğer siyasi partilere yaklaşmış olan kişileri karalamaktan ve ötekileştirmeden de kendilerini geri çekmezler.

    Ben şahsen il genel meclisi üyesi adaylığı illa da bana verilsin derdinde değilim, olsam zaten buraya bunları yazmazdım. 

    Amacım, hak yerini bulsun ve bu ve bunun gibi çıkar menfaat ilişkileri bilinsin. 

    Bize gerekli olan şey biraz cesaret ve onur…

    Hüseyin Suphi Taşkıran/Hanak




    arşiv haber/yorumlar 11.03.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ARŞİV HABERLERİMİZ







    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


     **ARDAHAN HEBERLERİNE HOŞ GELDİNİZ Sitemizin Yazarlarinin Günlük/Güncel Yorumlarini Okumak İçin Sitemizin Sağında Bulanan EN YENİ MAKALE Linkini TIKLAYINIZ




    KADINCA/Selmi Yilmaz Kandiramazsiniz!..

     AK Parti’nin özgür basin üzerinde kurmak istedigi baskiyi en agir sekilde his eden bir gazeteci olarak dün görülmeye devam eden Oda TV davasi sonucu serbest birakilan gazetecilerin özgür kalmasi, bizlere buruk bir sevinç yasatmissada halen içeride olan 100’ün üzerinde ki gazetecinin de serbest kalmasi için mücadelenin yeni basladigini hissettirmistir.. Çünkü Ardahan kökenli gazeteci Nedim Şener ve Ahmet Şik, Sait Çakir, Coskun Musluk’un serbest kalmalari için verilen mücadelenin ülke ve dünya da yarattigi baski sonucu serbest kaldigini kimse inkar edemez.. Zaten düsüncelerini, gerçekleri yazmaktan öte suçlari olmayan bu gazetecilerin içeride tutulmasida ne adalete, nede vicdanlara sigmamistir.. Bu arkadaslarimizin serbest kalmasinin verdigi mutkluluk, diger içeride halen tutuklu kalan 100’ün üzerinde ki arkadasimizin durumu dolaysiyla bizleri tatmin etmemistir.. Ülke ve dünyada gelen baskilar sonucu bugün serbest kalan Nedim Şener, Ahmet Şik, Sait Çakir ve Coskun Musluk gibi diger arkadaslarimizinda özgür kalmasini ve en önemlisi bu ülkede gerçek anlamda bir özgür basinin olmasi için verilen mücadele dvam edecektir. Bunun içinde basta KCK adi altinda tutuklanan gazeteci arkadaslarimiz, bir o kadar avukat ve siyasetçinin de saçma iddialarla tutuklu kaldigi bu ülkede 4 gazetecinin birakilmasiyla kimsenin kandirilmayacagini basta hükümek olmak üzere herkes iyi bilmelidir.. **Formalite Kadin Kollari.. Dikkat ediyor musunuz bilmiyorum ama onca partinin İl ve İlçe Teskilatlarinin bulundugu Ardahan’da sözde var olan kadin kollarinin hiçte ortalikta görünmez, ne is yaptiklari bilinmezler.. En son 8 Mart Dünya Emekçi Kadinlar Günün de gördügümüz AKP’li kadinlarin hastaneye gidip, bir iki bayana çiçek dagitmasi disinda bu kentin nüfusunun büyük bölümünü olusturan kadinlara yönelik ne yaptiklari, ne gibi bir planlari, ne gibi bir projeleri oldugunu bilen var mi acaba? En canli parti olan AKP’nin Kadin Kollari dâhil tüm partilerin Kadin Kollarinin sorgulanmasi gerektigini düsündügümüz bir süreçte CHP, MHP ve BDP’nin Kadin Kollarinin varliklari ile yokluklari zaten belli degil. Seçimden seçime hatirlanip, partili diye çagrilan hanimlarin bu kentte var olan sorunlara niye ortak olup, çözümü konusunda kafa yormadiklarini bir kadin olarak anlamis degilim.. 8 Martta bile ortalikta görünmeyen kadinlarin siyaset sahnesinde ne zaman yer alacaklarini tartisildigi bir süreçte siyasi partilerin kadinlara bakisini da görürken, buna izin verenlerin bayinda gelinin biz kadinlar oldugunu da unutmamak gerekir… Formalite Kadin Kollari degil, kendisinin oldugu gibi partisinin, toplumunun hak ve hukuklarini savunan, onlarin var olan sorunlarini çözmek için çirpinan kadinlari bekleyen bir Ardahan’in oldugunu unutmadan, bizde variz demesi gereken kadinlarin basta bagli bulunduklari partilerini olmak üzere tüm toplumu harekete geçirmesi umudumu halen yitirmis degilim ama o kadinlarin geciktigini de belirtirken .. **Gece-Gündüz Egtim.. Yeni İl Milli Egitim Müdürünün atandigi Ardahan’da ki egitim/ögretimin 2011-2012 yilarinin sonucunda karsimiza nasil bir tablo çikacagini merak konusu olurken, yeni müdürün bu sonucun Ardahan’in bekledigi, yani sonlardan yukari azda olsa çikan bir Ardahan olmasi için çabaladigini simdiden duyuyor, görüyoruz.. Sayin Müdürün bu yönde baslattigi çalisma ve çabalara gerek üç ögrenci velisi olarak, gerek bir anne olarak, gerek ise gazeteci olarak tam destek verecegimizi daha önce birkaç kez yazmis, dile getirmistik.. Ancak bunun yeterli olmayacagini, toplumun tüm kesimlerinin önemli bir konu olan egitim/ögretime omuz vermesi gerektiginin de unutulmamasi gerekir.. Evet bugünkü yeni il milli egitim müdürünün baslattigi çalismalara hepimiz destek olmaliyiz.. Gelecegimiz olan ögrencilerimizin daha iyi bir egitim almasi ve diger illerde ki arkadaslari ile ayni egitim almasi için tüm velilere de ders düsüyor. Bakin son örnek egitimin gelisip, istenen seviyeye ulasmasi için yeni bir çalisma baslatan İl Milli Egitim Müdürü Eker’in geceleri bile ögrencilere ders verilecegini, ailelerin ve ögrencilerin bu projeye destek olmasi halinde bir kelime daha fazla ögrenilecegini belirtirken, bu ve buna benzer projelerin gerçeklesmesi, gerektigi gibi sonuçlanmasi için Ardahanli tüm kesimlere görev düstügünün bilinmesini de istemis.. Dogru bir seyde istemis.. O zaman haydi hepimiz, gece, gündüz egitim deyip, bu yönde destek olmaliyiz..



    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Meclisi ayak altina almak…

     4+4+4 İçin karisan genel meclisin kavga-gürültü içinde toz/duman oldugu bir süreçte bizim yerel meclisin halini ortaya koyan haberimiz Ardahan ve ülke gündemine bomba gibi düstü.. Gazeteciligin masa basinda yapildigi, internetten al yapistir ile gazetelerin çiktigi, brilerinin birilerine yaranmak için gerçekleri gizlemek için yagcilik, yalakaligin had safhaya ulasip, mide bulandirdigi bir Ardahan’da inadina gazetecilik yapmaya gayret eden bizlerin son olarak yayinladigi bu haber büyük mecliste yasananlardan daha beter ve bir o kadarda rezil bir durumdur.. Çünkü İktidar partisinin Kadin Kollari Baskani ve üyelerinin belediyenin meclisini ayaklar altina aldigini ortaya koyan bu haberimizin yayinlanmasi ardindan yasananlari anlatsam bu köse ve çikardigimiz 5 gazete yetmez.. Evet gazetecilik örnegini bir kez daha ortaya koyan bu son haberimizin ardindan bir beklentimizin oldugunu, o beklentimizin de meclisi ayaklar altina alinan belediye baskaninin ne diyecegidir.. Çikip özür dilemesi gerekenlerin sus-pus oldugu bir Ardahan’da belediye meclisini ayaklar altina alanlarin da o görevlerinden hemen istifa etmesinin de istendigi bir süreçte bu haberimizle basinda bulundugu belediyede ki laçkaligin hesabini vermesi  gereken sayin baskanin kendisine yakin gazetecileri neden çagirip, bu konuda da iki satir laf etmedigini ve en önemlisi yasanan bu rezalete ne diyecegini kimse cesaret edip, istemese de, sahsen ben bir vatandas olarak istiyorum.. Çünkü halkin meclisinin masasinin üzerinde cirtik atanlar kadar buna izin veren baskanda sorumludur.. Evet, sayin baskan, yerelde oldugu gibi basta Taraf Gazetesi’nde olmak üzere birçok ulusal basinda genis yer bulan ‘Meclis Kamile Hanimin Ayaklari Altinda’ baslikli haberimize siz ne diyorsunuz acaba? Kamile hanimin bu görevinden istifa edip, etmemeyi düsünüp, düsünmedigini de merak ederken önümüzde ki cumartesi günü kongreye giden AK Parti Ardahan İl Baskani Yunus Baydar, ciddiyetligi ile tanidigimiz AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’in ve AK Parti Genel Merkezinin bu konuda ki düsüncelerini de merak ediyorum.. **Gençler gelecegimizdir; Ama!.. Hakkari’de araniyorum, ‘Agabey vallah kredi kartimi kullandim, Ardahan’i temsil eden kizlari sentetik çim sahasi bile olan Hakkari Spor’lu kizlarla oynatacagiz, yenilirsek bize kizma sonra, yazarsan da bu sorunlarimizi da yaz’ diyor telefondaki aglamakli ses.. Artik alistim deyip, telefonu kapatirken Ardahan’i 3. Lig’de temsil etmek için ekmek, domatesle ve naylon kramponlarla -20’yi bulan sogukta sahaya çikip, top kosturan Gölespor aklima geliyor.. Ondan önceki Posof Spor, Ardahan 23 Şubat Spor’da ayni seyleri yasadi deyip, teselli ariyorum, sinirden kirarcasina siktigim dislerimin acisini his ederken.. Bunlar yetmez gibi kendi cep harçliklarini ortaya koyup, onca masraf ve engelden sonra gençleri bir çati altinda toplayacagiz iddiasinda bulunan gençlerin konser düzenledigini duyuyorum.. Sosyal etkinliklere susamis Ardahanli gençlerin tipili bir gecede sel olup aktigi spor sahasina gidiyorum, belki burada bu gençlere sahip çikanlar olur diyerek.. Ama bir iki trafikçi, iki üç nöbetçi polis amiri disinda büyüge rastlamiyorum.. Gerçi, geceyi düzenleyen İl Spor Müdürü salonun sahibi olarak saga sola kosturuyor, Çildir Belediye Baskani ailesiyle geliyor, Tedas İl Müdiresi de gençler arasinda oturuyorlardi.. Ama ben birilerini ariyorum israrla belki belediye baskanimizi ben görmek istemiyorum diye bakiyorum, o sahlanmis, tika basa salonu dolduran kipir kipir yerlerinde durmayan gençler arasinda.. Maalesef yok.. Valiyi ariyorum, gençleri taa Çanakale’ye gönderen Emniyet Müdürünü de merak ediyorum, toplumun içinde olmayi seven Jandarma Komutanina bakiyorum, seçimden seçime ortaya çikan siyasi parti il baskanlarini ariyorum, kisacasi gençler gelecegimizdir nutuklari atanlari ariyorum, ama nafile!.. **4+4+4:59 Dakika 59 Saniye!.. Son günlerin tartisma konusu olan 4+4+4 egitim sistemi üzerine Egitim-Sen Ardahan İl Temsilcigi tarafindan yapilan basin açiklamasini internet sitemizde okuyan ve beni arayip, tami tamina 59 Dakika 59 Saniye bir telefon konusmasi yapan AK Parti Milletvekili Adayi, Hoçvanli İsadami Orhan Gökdemir bir ögretmen, bir egitimci olarak hükümetin getirmek istedigi 4+4+4 egitim sisteminin neden desteklenmesi gerektigini uzun uzun anlatti. Bu sistemin bir öç alma degil, halk çocuklarinin okumasi için getirilmek istendigini belirten ve AK Parti’nin ülke menfaatleri konusunda attigi adimlarda yalniz kaldigindan yakinan Gökdemir, biz basin mensuplarina bu konuda büyük görevler düstügünü de defalarca altini çizerek anlatti. Bunlari anlatirken AK Partili biri olarak degil, bir egitimci, bir ögrenci velisi, bir sade vatandas olarak anlattigini da belirten Orhan Gökdemir’i dinlerken, AKP’lilerin nasil cani gönülden partilerine çalistigini da düsündüm. Çünkü diger partilerde birinin aday olup, yapilan degerlendirmede istedigini alamayinca, o partinin birinci bas düsmani oldugunu 25 yildir yaptigim gazetecilik hayatimda çok gördüm.. İste AKP’li olmanin farki diyerek dinledigim Orhan Gökdemir’in 4+4+4’ü ölümüne savunup, benim gibi bir AKP karsiti vatandasi bile ikna etmeye çalisma gayretini takdir ederken, CHP’nin, MHP’nin ve BDP’nin meclisteki bosuna çabalarini da düsünmedim degil.. Çünkü komisyonu isgal edip, 12 saat konusmakla siyaset yaptiklarini sananlarin partililerinin Gökdemirler gibi degil, seçimden seçime ortaya çikip siyaset yapanlar oldugunu biliyordum.. Evet, beni ikna etmese de bu yönde ki çabasi karsisinda sasirdigim ve takdir ettigim Gökdemir’ler oldukça AKP bir 10 yil daha iktidardir biline!



    GÖLE GÖZLEM GAZETESİ’NİN BAŞ YAZILARI


    En İyisi Yunus Baydar/Selahattin SAKİNOGLU

     10 Yildan fazladir iktidarda bulunan Adalet ve Kalkinma Partisi’nin mevcut il baskani Yunus Baydar’i davet edip, desteklerini sunan Göleli AKP’liler bu çikislari ile Baydar’a karsi çikmasi muhtemel adaylarin da önünü kesmis oldu. Çünkü AK Parti’nin tabaninin yogun oldugu Göle ne derse AK Partililerin ona göre hareket ettigini son 10 yilda ortaya konulan politikalara bakip, bu tezimizi rahatlikla savunabiliriz. Yunus Baydar’in en iyisi olduguna inanan AKP’liler bunu teyit etmek için geçtigimiz gün düzenledikleri toplanti da aldiklari karar da zaten bu yönde oldu.. Bu karar alinirken Göleli olan AK Parti milletvekilinin fikrinin de alindigini söylemek sanirim yanlis olmaz. Çünkü eger vekil karsi olsaydi, Göle AK Parti teskilatinin durup, durdugu yerde ‘En iyisi Yunus Baydar’ demeyecegini herkes iyi bilir.. Peki, bu sadece parti içinde Yunus Baydar’a verilen bir not mudur? Yani ayni zamanda Ardahan Damizlik Yetistiricileri Birliginin Baskani da olan Yunus Baydar’in AK Parti Ardahan İl Baskanligi gibi bu kurumun basinda da kalmasi için verilen bir puan mi, ‘En iyisi Yunus Baydar’ denilen toplanti yapilirken.. Bilmiyorum ama sanirim bu hafta sonu yapilacak olan AK Parti İl Kongresinin hemen ardindan Nisan ayi içinde yapilacak olan Ardahan Damizlik Yetistiricileri Birligine de yine Yunus Baydar seçilecek gibi.. Çünkü geçen gün yapilan toplanti ile ‘En iyisi Yunus Baydar’ diyen AKP’nin DYSB’inde de ayni seyi dedigini duyuyor gibiyiz.. Ondan diyoruz ki kimse demesin bende adayiyim…





    Kafkas Kartallari İT’e yenildiler!

     Özel bir televizyon kanalinda yayinlanan ‘Yetenek Sizsiniz’ programina katilan Kartal’da ki Ardahan Dernegi’nin ‘Kafkas Kartallari’ isimli folklor ekibi, sahibinin folklor gösterilerinin aynisini sergileyen bir köpek kazandi. Gerek Ardahan’da gerek ise Ardahan disinda yasayan onca Ardahanlilarin ciddi sorunlari dururken, magazin basina malzeme çikarmayi is sanan İstanbul Kartal’da ki Ardahan Dernegi’nin yaristigi Max isimli köpek daha iyi oynayinca yarismanin 500 bin TL’lik ödülünü de kapti. **Kontörlerde kurtarmadi!.. Yüzün üzerinde Ardahan derneginin bulundugu ve kisin kaz geceleri, yazin saz geceleri ile günlerini gün eden dernekler arasinda bulunan İstanbul/Kartal Dernegi’nin ekibinin kazanmasi için yapilan çagirilar da bosa gitti. Yarisma öncesi mesaj yoluyla destek isteyen Kafkas Kartallari isimli folklor ekibinin kazanmasi için harcanan kontörlerinde bosa gittigi dikkat çekerken, Ardahan Dernegi olmasina karsin bir Kafkas ailesinin olmadigi Ardahan’da Kafkas oyunu ile yarismaya giren dernegin zaten bastan yanlisa düstügü ileri sürüldü. **Kafkas oyunu Ardahan’in degil.. Dün gece yapilan ‘Yetenek sizsiniz’ isimli programa Ardahan halk oyunlari ile uzaktan yakindan ilgisi olmayan Kafkas oyunu ile katilan ve bir İT’e yenilen Ardahan Dernegi’nin, Çildir’in terekemesinin, Ahiska kültürü ile yogrulmus Hanak ve Posoflu’nun, Kürt folkloru ile yogrulan Hoçvan ve Göle’nin, Alevi Kültürü ile kültür mozaigimize renk katan Hanak ve Damal’in halk oyunlarini degil, Kars kültürü olan Kafkas oyunlari ile yarismaya girmesi zaten bastan yanlis bir durum olarak bölge halkindan destek görmemesine neden oldugu belirtildi. Haberi ekleme saati: 09.18-13 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Kongre öncesi Baydar’a Vali Morali!

     Cumartesi günü kongreye gidecek olan AK Parti Ardahan İl Baskani Yunus Baydar’a vali morali. Dün Ardahan AK Parti İl binasini ziyaret eden Ardahan Valisi Mustafa Tekmen AK Partililerle basinda bulundugu vilayetin sorunlarini tartisti. Hükümet olan AK Parti’nin sorunlarin çözümünde verecegi mücadelenin önemine dikkat çeken Vali Tekmen 17 Mart Cumartesi günü kongreye gidecek olan Yunus Baydar ve ekibine basarilar dilemeyi unutmadi. **Baydar tüm Ardahanlilari kongreye davet etti.. Dün Ardahan Valisinin ziyaret edip, basarilar diledigi AK parti Ardahan İl BaskaniYunus Baydar yerel gazetelere verdigi tam sayfa ilan ile tüm Ardahanlilari davet etti. Baydar’in kongre öncesi yaptigi çagri ilani söyle; Partimizin; 17 Mart 2012 Cumartesi Günü Gerçeklestirecegi İl Kongresine Tüm Ardahanlilar Davetlidir.. Yunus Baydar AK Parti Ardahan İl Baskani Haberi ekleme saati: 08.12-13 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    YENİ HASTANEDE KANTİN SIKINTISI!

     Geçtigimiz ay yeni binasina tasinan Ardahan devlet Hastanesi’nde yasanan kantin sikintisi gerek burada görev yapan onlarca çalisani, gerek ise hasta ve yakinlarini zorda birakiyor. Ardahan-Göle yolu üzerinde kent merkezine 4 kilo metre uzaklikta bulunan hastanede bulunan kantinin hastanede çalisanlarinca çalistirildigi iddialarinin basina yansimasi üzerine kapatildigi ögrenilirken, kantinin ne zaman ihale edilip, hizmete sokulacagini soran vatandaslar özelikle geceleri ihtiyaçlarini karsilamak için büyük sikintilar yasadiklarini, kent merkezine uzak olan hastanede gerekli ihtiyaçlarini karsilamadiklarini, İl Saglik Müdürlügünün bu sorunu çözmek için hastane binasinda bulunan kantini bir an önce ihale edip, hizmete sokmasini istedikleri görülüyor. Haberi ekleme saatie: 15.12-12 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    KAR YAGIŞININ YENİDEN YAŞANDIGI ARDAHAN’DA KÖMÜR KARABORSADA!

     Ardahan’da yasanan agir kis sartlari yeniden yagmaya baslayan kar yagisi ile devam ederken, kömür depolarinda kömür kalmadi. Son 10 gündür kömürün gelmedigi Ardahan’da yeniden yagmaya baslayan kar tipi seklinde etkisini sürdürmeye devam ederken, ilçeler dâhil birçok kömür deposunda kömür olmadigi dikkat çekiyor. Adeta karaborsaya düsen ve Ardahan bulunmayan, Göle ilçesinde ise torbasi 15 TL.’den satilirken aniden 20 liraya firlayan kömürün olmamasinin nedeninin, Rusya’dan kömür ithal eden kömürcülerin gerek Sibirya’da, gerek ise Rusya’da yasanan soguklar dolaysiyla donan denizden gemilerin yüzdürememesi gösterilmektedir. Haberi ekleme saati: 15.02-12 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    MECLİSİN FESSİ İSTENDİ İDDİASI!

     6’si AK Partili olan toplam 14 İl Genel Meclis Üyesinin bulundugu Ardahan İl Genel Meclisinin fessinin istendigi iddia edildi. Alinan bilgilere göre geçtigimiz günlerde Ardahan’a gelen Mülkiye Müfettislerinin yaptiklari incelemelerde tartismali geçen Ardahan İl Genel Meclisi seçiminin yasa ve yönetmenliklere uygun olmadigini tespit eden Mülkiye Müfettislerinin meclisin fes edilmesi için rapor tuttuklari ve bu raporu Ardahan Valiligi ile İçisleri Bakanligina sunduklari ileri sürüldü. Bilindigi gibi 6’si AK Partili, 5’i CHP’li, biri DTP’li, biri DSP’li olmak zere toplam 14 İl Genel Meclis Üyesinin bulundugu Ardahan Meclisinde yapilan baskanlik seçimi birçok tartismalara neden olmus, belirlenmen tarihten günler sonra yapilan ikinci kura çekimi ardindan Posof AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Bedrettin Çakici meclis baskanligini CHP-BTP-DSP Koalisyonu ile seçilen CHP Çildir İl Genel Meclis Üyesi İlimdar Senem’in elinde almisti. Konu hakkinda görüslerine basvurdugumuz Ardahan İl Genel Meclis Üyesi Bedrettin Çakici böyle bir yazinin kendisine gelmedigini belirtirken, yasanacak olan böyle bir gelisme yasanmasi halinde seçim kurulunun meclisin fes karanini uygulamaya koyup, Ardahan İl genelinde İl Genel seçimine yeniden gidilmesi için hazirliklara baslayabilir. Haber ekleme saati: 14.50-12 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    MECLİS KAMİLE HANIMIN AYAKLARI ALTINDA!

     **Eski belediye baskanlarinin fotograflarinin da bulundugu meclis salonuna AKP aybi!.. Kemal Sunal gibi birçok ünlü oyuncunun rol aldigi Hababam sinifi filminde ki ‘Kül yutmaz’ karakteri ile ögrencilerinin siralari üzerine çikan sanatçiyi aratmayan AK Parti Ardahan Kadin Kollari İl Baskani Kamile hanim kurs sirasinda bu yöntemi ile sinava tabi tutulanlarin kopya çekmesini engelerken arkdan önlügüne takilan kopyadan habersizdi.. Ardahan’in gelecegi için önemli kararlarin alindigi Ardahan Belediyesi’nin Meclisinde verilen kursta Hababam sinifi filminin oynatildigi ortaya çikti. SODES Tarafindan Desteklenen, ‘Kadinlar Üretmeye Devam Ediyor’ isimli projede usta ögreticilik yapan AK Parti Ardahan Kadin Kollari Baskani Kamile Göktas’in yapilan sinavi denetlemek için ayakkabilarini çikarmadan Belediye Meclis Üyelerinin kentin gelecegi için önemli kararlar aldigi masada gezmesi dikkat çekti. SODES’in destekledigi ve çogu AK Parti Ardahan İl Kadin Üyeleri olan kadinlardan olustugu görülen kursta kurs ögretmenligi yapan AK Parti Ardahan Kadin Kollari Baskani Kamile Göktas’in kurs esnasinda yapilan sinavi denetlemek için ayakkabilariyla masanin üzerine çikarken, kursiyerlerin ünlü Hababam sinifindaki gibi ayni zaman da AK Parti Ardahan Kadin Kollari Baskani olan kurs ögretmeninin arkasinda ünlügüne sinav kâgidini yapistirmalari da dikkat çekti. Haberi ekleme saati: 11.28-12 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    GÖLE’DE YİNE DEPREM OLDU!!

     Ardahan’in Göle ilçesinde ard arda yasanan depremlere bir yenisi daha ekllendi. Alinan bilgilere gore dün gece saat 01.18 siralarinda yasanan depremin 3.6 siddetinde oldugu ögrenildi. Merkezi Göle Yenidemirkapi oldugu ögrenilen depremin Göle merkezde de his edildigi ögrenildi. Haberi ekleme saati: 01.41-12 Mart 2012-03-12 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Tipi ardahan’i Yerle/Bir Etti

     Geçtigimiz hafta sonu yasanan tipi hayati olumsuz yönde etkiledi. Birçok ev ve is yerinin çatilarini uçuran tpi bir süre önce açilan yollari yeniden karla doldurup, kapatti. Tabelalarin düsmesi sonucu bazi araçlarin hasar gördügü hafta sonu yasanan asiri tipi dolaysiyla insanlar disari çikamadi. Asiri rüzgar dolaysiyla insanlarin yürümekten zorlandigi Ardahan’da iki zor günü geride birakan Ardahan’da hayati olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Haberi ekleme saati: 22.22-11 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    GENÇLERE GENÇLER SAHİP ÇIKTI!

     **Gençlik derneginin düzenledigi gecede basta il idarecileri olmak üzere, ‘Gençler gelecegimizdir’ diyen büyükler yoktular.. Ardahan’da yapilan ve yapilmak istenen sosyal aktivitelere destek olmamakla elestirilen yöneticiler, geçtigimiz gün düzenlenen gençlik etkinliginde de ortada yoktular. Gençlerin kahve köselerinde kalmamak için verdikleri mücadelede yalniz kaldiklari görülen Ardahan’da kendi imkânlari ile spora yönelen ve Ardahan’i Bölgesel Amatör liginde temsil eden Göle Spor gibi yalniz kaldiklari görülen Ardahan’da gençlerin düzenledigi geceye de beklenen destegin verilmedigi dikkat çekti. Yöneticilerinin kredi kartlari ile Hakkâri’ye gidip, Ardahan’i Bayanlar liginde temsil ettikleri bir süreçte ‘Ardahan Genç Kusak Gençlik Dernegi’ nin düzenledigi geceye basta Belediye baskani olmak üzere Vali ve diger idarecilerinin katilmadigi dikkat çekti. Siyasi parti yöneticilerinin de 2 bin gencin toplandigi Ardahan Kapali Spor Salonunda ki etkinlige yine gençler sahip çikti. Amaçlarinin Ardahan gençligini bir çati altinda toplamak ve onlarin sosyal, kültürel etkinliklere yönelmesini saglamak oldugunu belirten Gençlik dernegi düzenledikleri geceye destek vermekten itina eden sayin yöneticilerimiz böylemi gençlere sahip çikiyor diye sorduklari görüldü. **Onlara inat çostular .. İl İdarecileri ve yöneticilerinin destek vermemesine karsin bir araya gelen yaklasik 2 bin Ardahanli genç saatler sren programda bolca eglenip, birbirleriyle kaynasirken, gecede hiç bir tatsiz olayin meydana gelmemesi Ardahan gençliginin sagduyusunu ortaya koydu. Ardahan Genç Kusak Gençlik Dernegi’nin düzenlendigi ‘Gençlik Şöleni’ne türkülerin güçlü sesi Mustafa Özarslan damgasini vurdu. Ardahan Kazim Karabekir Kapali Spor salonunda düzenlenen konsere çogunlugu gençlerin olusturdugu Ardahanlilar yogun ilgi gösterdi. 2 bin kisinin izledigi gecede sahne alan ve Halk Müzigi’nin önemli isimleri arasinda gösterilen Mustafa Özarslan, sevilen parçalarini bu kez Ardahanlilar için seslendirdi. Özarslan, Anadolu’nun farkli yörelerine ait halk ezgilerinden seçkiler sundu. Hayranlarinin isteklerini de geri çevirmeyen Mustafa Özarslan, orkestrasi esliginde istek parçalari da seslendirdi. Özarslan’in seslendirmis oldugu parçalara salonu hinca hinç dolduran Ardahanlilar, kimi zaman omuz omuza halaylar çekti, kimi zaman yöresel Oyunlari oynadi. Gecede, türküler esliginde dogum gününü kutlayanlar da oldu. Katilimcilar, kimi zaman parçalara sesleriyle, kimi zaman da alkis ve isliklariyla eslik ederken, etkinlik gecenin geç saatlerine kadar devam etti. **GENÇLER, ‘SİZ OLMASANIZ DA BİZ VARIZ’ DEDİLER.. AK Parti eski Gençlik Kollari Baskani Osman Yildiz’in baskani oldugu Ardahan Genç Kusak Gençlik Dernegi’nin organize ettigi gecede ikibine yakin genç bir araya geldi. Yogun ilgi gören geceye Çildir Belediye Baskani Nüretin Aygün ve TEDAŞ Ardahan İl Müdüresi Meryem Akpinar disinda hiç bir siyasi ve il yöneticinin katilmamasi dikkat çekti. Haberi ekleme saati: 22.09-11 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Göle Spor’u yendiler, sarampole yuvarlandilar.. 1 Ölü..

     Ardahan’ da Göle Belediyespor ile karsilasan Erzurum’ un Askale 3 Mart Belde Spor takiminin futbolcularini tasiyan özel halk otobüsü Erzurum’ un Tortum ilçesine bagli Aksukapi mevkiinde sarampole yuvarlandi. Kazada, 1 yöneticinin öldügü 4’ü agir olmak üzere 23 kisinin yaralandigi bildirildi. Yaralilar Erzurum’ daki hastanelerde tedavi altina alindi. Haberi ekleme saati: 20.28-11 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Göle’den Baydar’a Tam Destek

     Önümüzdeki hafta sonu yapilacak olan Adalet ve Kalkinma Partisi Ardahan İl Örgütü kongresi öncesi bir araya gelen Göle Ak Parti ilçe teskilati yeniden aday olmasi beklenen Yunus Baydar’a tam destek verdi. Alinan bilgilere göre geçtigimiz cumartesi günü bir araya gelen Göle Ak Parti ilçe teskilati aldigi karar ile Ak Parti mevcut İl Baskani Yunus Baydar’i destekleme karari aldiklari bilgisi alindi. İlçe Baskani İlhan Gültekin Baskanliginda bir araya gelen Göleli Ak Partililer İl Baskani Baydar’i da toplantilara davet ederek 17 Mart 2012 Cumartesi günü yapilacak olan kongrede kendisini destekleyeceklerini bildirdikleri ögrenildi. **DSYB’ye Göle’den İki Aday.. Ak Parti Ardahan il teskilatinin 12 Mart 2012 günü yapacagi kongrede yeniden il baskanligina aday olmasi beklenen Yunus Baydar’a karsi rakip adayin olmadigi ögrenilirken Baydar’a karsi DSYB’den aday çikacagi bilgisi de alindi. Ayni zamanda Ardahan Damizlik Yetistiriciler Birligi baskani da olan Yunus Baydar’a Parti için de rakip çikmazken Ak Parti kongresi adindan en geç Nisan ayi sonuna kadar yapilmasi beklenen DSYB’de Göleli iki adayin rakip olacagi ve bu adaylarin birisinin Baydar ile ayni partili olan ve bir dönem Göle Ak Parti İl Genel Meclis üyeligi yapan Yildirim Karakoç ve geçtigimiz dönem yine DYSB’ye aday olan ancak seçilemeyen Burhan Palavan’in aday olacagi belirtiliyor. Haberi ekleme saati: 17.43-11 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Gölespor yine yenildi

     Ardahan’i BAL Liginde temsil eden Göle Belediye Spor yine yenildi. Yok imkanlar içinde Ardahan’i temsil eden, ancak gerek adini tasidigi belediye tarafindan, gerek ise Ardahanlilarca destek göremeyen Göle Spor dün karsisina çiktigi Erzurum Askale 3 Mart Beldespor’a 2-0 yenildi. Haberi ekleme saati: 17.35-11 Mart 2012



    Genel kurutaylari yapan CHP yerel kurultaylara hazirlaniyor..

     Önümüzdeki günlerde Çildir’in da içinde bulundugu kongreleri yapmaya hazirlanan CHP’ilerin bu kongrelerde birlik, beraberligimi, yoksa daginikligimi yasayacaklari merakla bekleniyor. Geçtigimiz günlerde 2 büyük kurultayini birden yapan Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan’in da içinde bulundugu yerel kurultaylara hazirlaniyor. Çildir ve Posof’ta üç belediyesi bulunan CHP’nin yerel seçimler öncesi yapmaya hazirlandigi parti kongreleri için hazirliklarini sürdürürken Yalçin Tastan ve ekibine karsi yeni bir İl Yönetimi çikarilmasi için muhalif kanadin da harekete geçtigi bilgileri aliniyor. Tastan’in muhalifleri engellemek için CHP Merkez İlçe Baskani Nehir Ziya Alpaslan ve arkadaslarini görevden almasi ile iyiden iyiye hareketlenen CHP Ardahan İl ve İlçe Örgütlerinin yapilacak olan kongrelerin hemen ardindan yerel seçimlere kilitlenecegi belirtilirken, basta Ardahan’da olmak üzere Ardahan’in 5 ilçesi ve iki beldesinde kimlerin aday olacaginin üzerinde duracagi belirtilmektedir. CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt’ün mevcut il yönetimi lehine kongreleri etkilemeye çalistigi yönündeki haberlerinde tartisildigi CHP’nin yapilacak olan kongreler ardindan yeni Göle ve Merkez’de ki ilçe baskanlarini degistirebilecegi de tartisiliyor. Haberi ekleme sati: 12.39-11 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    POLİS SİNEMASI AÇILIYOR..

     **Sinemasi olmayan illerin arasinda basi çeken Ardahan’da yeni bir sinema salonu açiliyor.. Alinan bilgilere göre SODES’e bu yönde bir proje hazirlayip, sunan Ardahan İl Emniyet Müdürlügü, Ardahan-Göle yolu üzerinde bulunan müdürlük bünyesinde kent bir sinema kazandiracagi ögrenildi. SODES destekli olarak Ardahan’da bir sinema kazandiracaklarini belirten Ardahan İl Emniyet Müdürü Abdullah Yilmaz amaçlarinin polis ile halki kaynastirmak ve sosyal etkinliklere destek vermek oldugunu açikladi. **Göle Sinemasi halen açilmadi .. İl Emniyet Müdürlügü ile SODES isbirligi ile Ardahan kent merkezinde açilmasi hedeflenen sinemanin çalismalarinin sürdügü bilgisi alinirken, Ardahan’in Göle ilçesinde açilacagi belirtilen sinemada halen haber yok. Bilindigi gibi Göle Belediyesi tarafindan yeniden onarilan ve sinemaya çevrilen Göle merkezde bulunan bir binaya sinema tabelasi da asilmisti. **DAMAL’DA DA AYNI PROJE HAYATA GEÇİRİLECEK .. Ardahan İl Emniyet Müdürlügü ile SODES İs Birligi ile Ardahan kent merkezinde açilacako lan sinema salondralarindan biriside Damal ilçesinde açilacagi daha önceden bildirilmisti. Haberleri ekleme saati: 11.22-10 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan Lisesi sahada Taraftar tribünde sov yapti

     Ardahan’da düzenlenen liseler arasi futbol turnuvasinda finale kalan Ardahan Lisesi Futbol Takimi ile Çildir Lisesi karsi karsiya geldi.Ardahan İl Milli Egitim Müdürlügü ile Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlügünün organize ettigi liseler arasi futbol turnuvasi dün oynanan maçla bitti. Finale kalmayi basaran Ardahan Lisesi Futbol takimi ile Çildir Lisesi arasinda oynanan final karsilasmasi 6,0 bitti. Kiyasiya mücadelenin ardindan gülen taraf Ardahan Lisesi olurken, 6-0 bir sonuç elde eden Ardahan Lisesi, rakibine 6 gol birden atarken taraftarlarinin tam destedigini aldi. Final karsilasmasi Ardahan sehir stadyumunda oynanirken, Ardahan Lisesi takiminin taraftarlarinin maç boyunca desteklemeleri her kesi heyecanlandirirken, stadin tamaminin Ardahan Lisesi taraftarlariyla dolduruldugu ve maç bitimine kadar tribünde sov yapmalari da gözlerden kaçmadi. Haberi ekleme saati: 11.05-10 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Göle Spor Lig Lideri Karsisinda Puan Hedefliyor..

     Ardahan’i BAL Liginde temsil eden Göle Belediye Spor 15 maçta topladigi 8 puanla 11 takim arasinda 10 sirada. Ardahan Göle Belediye Spor, kendi sahasinda Arhavi Spor’a 5-0 yenilirken, geçtigimiz hafta sonu Bingöl İl Özel İdaresi Spor ile Göle Belediye Spor takimlarin oynanmasi gereken maç, hava kosullarinin futbol oynanmasina elverisli olmadigi için 21 Mart tarihine ertelenirken, 11 Mart Pazar Günü saat:12.30’da kendi sahasinda lider 3 Mart Beldespor ile karsi karsiya gelecek. Göle Belediye Spor’un BAL Liginden çikma sansi kalmasa da kalan maçlarini kazanmak amaciyla sahaya çikacaklarini belirten futbolcular. Kendi sahalarinda karsilasacaklari lig lideri olan 3 Mart Beldespor’u kesinlikle galibiyet alip bizleri sogukta her defasinda bizi desteklemeye gelen taraftarlara hediye edeceklerini dile getirdiler. Haber ekleme saati: 11.02-10 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    YİNE 13 GOL!..

     **Kredi karti ile bu kadar olur!.. Ardahan’i Bayanlar Futbol Liginde temsil eden Karagöl Bayan Futbol Takimi Hakkâri Spor’a yine 13-0 yenildi. Yok imkanlar içinde gittigi Hakkari’de karsisina çiktiklari Hakkari Spor’dan toplam 26 göl yiyen Ardahan Karagöl bayan Futbol Takimi 4 takimin yaristigi ligin sonlarinda kaldi. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Bayanlar Dogu Grubu Futbol Ligi’nde mücadele eden Hakkari Gücü Bayan Futbol takimi Ardahan Karagül Futbol Takimi’ni 13-0’lik skorla yendi. Hakkari Şehir Stadyumu’nda Hakkari Gücü Bayan Futbol Takimi, Ardahan Karagül Futbol Takimi ile karsi karsiya geldi. Maç baslamadan önce Hakkari’li sporcular konuk takimi çiçeklerle karsiladi. Hakkari Gücü Bayan Futbol Takimi’nin üstünlügü ile devam eden maçta konuk takim yer yer zor anlar yasadi. Saha kenarinda bulunan bazi taraftarlar kar yiginlari üzerinde maçi izlerken, bir taraftar ise eline aldigi sazi ile hem çaldi hem de maçi izledi. Hakkari Gücü Bayan Futbol Takimi gerek penaltilarda gerekse üstün oyun performansi ile konuk Ardahan Karagül Futbol Takimi’ni 13-0’lik skorla yendi. Bayan futbolcular, karsilasmanin ardindan “Çok zor sartlarda oynuyoruz. Özellikle maddi yönden çok sikinti çekiyoruz. Hakkari halkindan ve yetkililerden yardim bekliyoruz.” dedi. Yöneticilerin kredi kartlarinda çekilen paralarla Hakkari’ye giden bayan futbol takimindan bunun disinda beklenemeyecegi belirtildi. Haberi ekleme saati: 10.55-10 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ölçekli yeni bir dernek kurdu…

     Daha Önce Merkezi İstanbul/KrüatL’da bulunan Ardahan Dernegi Baskanilgi yapan ve sonrasinda KASİAD isimli bir dernek kuran Ardahan merkeze bagli Ölçek köylü is adami Ahmet Demirbas kendi is alani içinde bir dernek kurdu. Özel Huzurevleri Dernegi isimli bir dernek kuran ve baskanilgina getirilen Ahmet Demirbas’in yaptigi yazili açiklamasi aynen söyle; Yillardir Huzurevleri ve Bakim evleri, kamuoyunda medya da hep kötü örnekleri gösterilmistir. Artik Huzurevleri kaliteli hizmet vermek için bir birleriyle yaris yapmaktadirlar. Ahmet Demirbas, Bahadir Silifke, Fügen Mavi, Dr Eralp Kuyucu Müjdat Şefket Kan, Ekrem Azakli ve Gülay İdali Uzun dönemli bir planlama sonrasi, bu ihtiyaçlara çözüm getirmek ve tüm Özel, Dernek ve Vakif huzurevlerini ayni çati altinda birlestirmek amaciyla 2004 yilinda Yukarida isimleri yazili 7 huzurevi sahibi ve yöneticisinin özverili çalismalari sonunda 2004 Tarihinde Özel Huzurevi Dinlenme ve Bakimevleri Dayanisma Dernegi, kurulmustur. Baskanligini Yillardir Deneyimli Ardahan STÖ erinde Aktif basarili çalismalariyla taninan Ardahanli İsadami Nezih Huzurevlerinin Kurucusu Ahmet Demirbas yürütmektedir. Ülkemizde yaslinin kurumsal bakimina yönelik, isin mutfaginda birebir ve örgütlü olarak çalisma yürüten en önemli ve tek sivil toplum kurulusudur. Yaslilarin evlerinde de yabanci uyruklu bakicilarin bakimina birakilmadan daha sosyal ortamlarda Özellikle Alzheimer, Demans, Parkinson, Yatalak, Felçli kisilerin bu kurumlardan faydalanmasi hedeflenmektedir. İstanbul’da temeli atilan Özel Huzurevleri Dernegi Sadece İstanbul’da degil Ankara, İzmir, Mersin de bulunan Huzurevlerini de bünyesine katarak gün geçtikçe büyümektedir. Kurulus amaçlarindan, Özel Huzurevleri dinlenme ve bakimevlerinim sorunlarinin çözülmesine, bu konuda yönetmelikler hazirlanmasina yardimci olmak, Resmi kurumlar karsisinda üyelerini temsil etmek, çalisacak personel yönelik kurslar açmak, egitimle ilgili çalismalar yapmak, huzurevi ve bakimevlerinde hizmet kalitesi ve standartlarini yükseltmesine yönelik hizmet içi egitim programlari hazirlamak, dernege üye kuruluslar arasinda esgüdüm saglamak, mevcut kuruluslarinda hizmet kalitesini arttirici faaliyetlerde bulunmak, konu ile ilgili çalisma gruplari olusturmak ve desteklemek kurulus amaçlarindan bazilaridir. 18/24 Mart Yaslilar haftasi nedeniyle Huzurevleri, Yasli Bakimevleri, Dinlenme Evlerinin Kurum Sahipleri ve Yöneticilerinin katilimiyla Huzurevlerinin sorunlarinin konusulmasi için 23 Mart 2012 Tarihinde Özürlü ve Yasli Hizmetleri Genel Müdürü Sayin Dr. Aylin çiftçi, Özürlü ve yasli Daire Baskani Avni Özkaya İstanbul Aile ve Sosyal politikalar İl müdürü Önal İnaltekin ve Müdür yardimcilarinin katilimiyla Yemekli toplanti yapilacaktir. Toplantida sorunlarimiz konusulacaktir. Basbakanimiz, Aile ve Sosyal politikalar Bakanimiz, Saglik Bakanimiz, İstanbul valilimiz ve Saglik il müdürümüz davet edilmistir. Ahmet Demirbas/Özel Huzurevleri Dernegi Genel Baskani TOPLANTI YERİ: İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ “Beykoz Koru Sosyal Tesisi” BEYKOZ- İSTANBUL TARİH: 23.03.2012 – SAAT: 19/23 Arasi TEL: 0216 425578 DERNEK İLETİŞİM BİLGİLERİ Ahmet Demirbas-BAŞKAN bilgi@huzder.com-www.huzder.com Tel. 0532 374 74 70-Fax.0212 213 19 49 Haberi ekleme saati: 10.50-10 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Güven İçin ‘Adiyla Yasasin’ Anketi

     Kafkas Üniversitesi (KAÜ) eski Rektörü Hanak Koyunpinar köylü Merhum Abamüslüm Güven’in adinin Kafkas Üniversitesi Saglik Arastirma ve Uygulama Hastanesi’ne verilmesi için anket çalismasi baslatildi. Kars’ta yayin yapan www.serhattv.com.tr haber sitesinde site yöneticisi, okurlari için açtigi bir bölümde “Prof.Dr. Abamüslüm Güven’in adi Tip Fakültesi Hastanesi’ne verilsin mi ?” seklinde bir soru soruyor. Siteyi ziyaret eden okurlarin bir kez ‘Evet veya Hayir’ diyerek tiklama hakki oldugu belirtiliyor. Belli bir süre devam edecek olan anketin kesin sonuçlari merak edilirken su ana kadarki sonuçlara göre ise ‘Evet’ cevabi açik ara önde bulunuyor. Anket ile ilgili olarak açkilamada bulunan Serhat TV ve Site’nin Genel Yayin Yönetmeni Özgür Tugrul, yaklasik 2 ay önce Ankara’da hayatini kaybederek aramizdan ayrilan ve bizleri derin acilarla bulusturan Merhum Prof. Dr. Abamüslüm Güven’in adini yasatmak amaciyla Serhat TV web sayfasinda, Tip Fakültesi’ne adinin verilmesi amaciyla bir anket düzenlediklerini belirti. Karslilar, milletvekilleri, isadamlari ve KAÜ ögretim üyeleri Prof.Dr. Abamüslüm Güven’in adinin Tip Fakületesi Hastanesi’ne verilmesi yönünde görüs birligine vardiklarini da hatirlatan Tugrul, Kafkas Üniversitesini bölge üniversitesi yapmak için büyük emekler veren, ancak genç yasta aramizdan ayrilan Güven’in adinin yasatilmasi için Tip Fakültesi’ne adinin verilmesini ahte vefa borcu olarak gören Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sami Özcan ile Kars Ak Parti Milletvekilleri Ahmet Arslan ve Prof. Dr. Yunus Kiliç’in da bu konuda hassasiyet gösterdiklerine inamaktayiz. Bizde Serhat TV olarak Karslilarin fikrini almak amaciyla www.serhattv.com.tr adresimizde bir anket düzenleyerek sürece yardimci olmak istedik. Yani diyoruz ki ‘Abamüslüm Güven adiyla yasasin’Sadece bir kez oy kullanabileceginiz anket Serhat Tv web sitesindedir.”dedi. Haberi ekleme saati: 10.43-10 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Hoçvan’li Kadinlardan 8 Mart Basin açiklamasi

     Hoçvan Dernekler Federasyonu (Hoç-Fed) Kadin Kollari, 8 Mart Dünya Kadinlar günü dolayisiyla Esenyurt’daki merkezinde bir basin açiklamasi yapti. Toplantiya Hoç-Fed’e bagli üye derneklerin temsilcileri ve Kadin Kollari Baskani Türkan Yilmaz katildi. Geçtimigimiz gün saat 13.00’da baslayan toplantinin açilis konusmasini Hoç/Fed Kadin Kollari Baskani Türkan Yilmaz yapti. Yilmaz 8 Mart Dünya Emekçi Kadinlar gününün anlam ve önemine iliskin bir bildiri okudu. Yilmaz, bölge ve Türkiye’deki kadin sorunlarina iliskin de önemli açiklamalarda bulundu. Kadinin özellikle Dogu ve Güneydogu’da artan göç ve köy yakmalarin en çok kadinlar üzerinde olumsuz etkiler biraktiginin altini çizerek; “Dünya insanlik tarihinin en büyük mücadelesini kadinlarimiz veriyor. Özellikle de savas olan bölgelerde en çok kadinlar ve çocuklar etkilenmekte. Erkek egemen sistemin baskilarinin yani sira, kadinlar sistemin de agir baskisi altindadirlar. Köy yakmalar, köy bosaltmalarin kadin üzerindeki etkisi büyük olmustur. Bu da insanligin dil ve kültür mirasçisi ve koruyucusu olan kadinlarimizda ciddi tahribatlara yol açmaktadir. Kendi dillerinde kendilerini anlatamamanin derin psikolojik ve sosyal travmalari çocuklarda da olumsuz etkiler birakmaktadir. Basta Anadil’de egitim olmak üzere birçok konuda ebeveynlik görevlerini yerine getirememenin ezikligini yasamaktadirlar. Bu da sosyal yasamlarini olumsuz yönde etkilemektedir. **Kadin özgürlesmeden erkek özgürlesemez… Degerli basin mensuplari, sorunlar bununla da bitmiyor. Geri biraktirilmis, Dilleri ve kültürleri yasaklanan halklarda kadin sorunu daha siddetli, daha katmerlidir. Buna ne yazik ki siyasi bilgi ve birikime sahip erkeklerimiz de alet olmakta ve hatta çanak tutmaktadirlar. “Namus” kavramini kendince tanimlayan erkek egemen sistemin oyuncagi durumundaki erkeklere buradan seslenmek istiyoruz. Kadin bir toplumun kültür mirasçisi ve koruyucusudur. Kendi kültürünüze ve aidiyetinize sahip çikmak istiyorsaniz önce kadinlarinizin özgürlesmesi için onlarin önlerini açin, destek olun. ” dedi. **Hoçvanli kadinlar isyan etti… YETER ARTIK! ‘Erkekler kadin sorununda egitime tabi tutulsun’ Daha sonra sirayla söz alan kadinlar, Erkek egemen sistemin kadinlarin üzerinde görünmez bir duvar ördügünü, her seferinde bu duvara toslayarak geri döndügünü belirterek, erkeklere bir çagrida bulundular. “Bizler sizlerden merhamet degil, saygi bekliyoruz. Bu da bizim en temel insan hakkimizdir. O nedenle de kamuoyuna bir duyuru yapmak istiyoruz; Devlet, hükümet veya siyasi partiler, belediyeler kadin sorunu konusunda erkekleri zorunlu egitime tabi tutmalari talebinde bulunuyoruz. Hatta bu konuda sertifikasi olmayanlarin is akitleri feshedilsin. Yeni is kuranlara bu ön sart getirilsin. Dünyada bir ilk olacak bu uygulamaya geçilmesi için biz de kurum olarak kendilerine destek verelim. Çünkü biz suna inaniyoruz; Erkek egitilmedigi sürece kadin sorununda bir ilerleme saglanamaz. Çünkü toplum ataerkil kurallara göre sekillendigi için bunu kirmak son derce zordur. Bakin böylesi büyük bir kuruma bu kadar az sayida kadinin gelmesini de yöneticilerin kadin sorunundaki tutarsizligini ve çözümsüzlügünün bir göstergesidir. Sayin yöneticiler, lütfen eslerinizi sadece ütü yapan, yemek yapan bir hizmetçi olarak görmekten vazgeçin ve hak ettigi degeri verin. STK”lar kadin sorunun kâgit üzerinde savunuyorlar. Asla bu konuda demokrat degiller. Tabi içlerinde bazi erkeklerin ciddi mesafe kaydettigini, kadin sorununa daha insani yaklastigini söylemek mümkün. Ancak bunlar hala sinirlidir. Bakin koskoca kurum, kendisine bagli 14 dernek var, bir de buradaki kadin sayisina bakin! Şimdi isin vahametini anlamaniz için bu bile basli basina bir göstergedir. Her sey onlara mubahtir. Erkek yaparsa gayet normal bir sey, Kadin yaparsa bunun adi baska bir seydir. Özetle: biz Hoçavanli kadinlar olarak eslerini getirmeyen bütün yöneticileri kiniyor, 8 Mart dünya emekçi kadinlar gününü kutluyoruz.” dediler. Haberi ekleme saati: 10.40-10 Mart 2012 Haber/Foto: www.aryahaber.com



    KAYMAKAM’DAN KÖY ZİYARETLERİ

     Göle Kaymakami Kemal Atasoy, köy ziyaretlerine kötü hava sartlarina ragmen devam ediyor. Gittigi köylerde Milli Egitim Müdürü Murat AYDIN ile birlikte okullara ugrayan Kaymakam, ögrencilerle sohbet ediyor, onlara çesitli hediyler veriyor ve egitim durumlarini inceliyor. Son olarak Kaymakam Kemal ATASOY’un girisimleri ile ögrencilere dagitilmak üzere getirtilen ve giyim firmasi LC WAİKİKİ tarafindan ücretsiz gönderilen 2000 adet yardim posetlerinin dagitimini Kaymakamimiz gidilen köylerde kendileri yapti. Geçtigimiz Cuma günü Gülistan ve Mollahasan köylerini ziyaret eden Kaymakam Kemal ATASOY, Milli Egitim Müdürü Murat AYDIN ile birlikte okullara ugrayarak ögrencilerle sohbet etti ve hediyeler dagitti. Ardindan vatandaslarimizla sohbet edip sorunlarini dinleyen Kaymakam, ziyaretlerini sonlandirdi. Haberi ekleme saati: 10.32-10 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Çildir Lisesi Ligi 2. Bitirdi

     Ardahan’da düzenlenen Liselerarasi Futbol Turnuvasinda finale kalan Çildir lisesi rakibi olan Ardahan Lise Spor’a 6-0 yenlince sampiyonlukta oldu. Ardahan İl Milli Egitim Müdürlügü ile Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlügünün birlikte organize ettigi liseler arasi futbol turnuvasi, geçtigimiz haftasonu yapilan maçla bitti. Finale kalmayi basaran Ardahan Lisesi Futbol takimi ile Çildir Lisesi arasinda oynanan final karsilasmasi 6.0 bitti. Kiyasiya mücadelenin ardindan gülen taraf Ardahan Lisesi olurken, 6-0 bir sonuç elde eden Ardahan Lisesi, rakibine 6 gol birden atarken taraftarlarinin tam destedigini aldi. Final karsilasmasi Ardahan sehir stadyumunda oynanirken, Ardahan Lisesi takiminin taraftarlarinin maç boyunca desteklemeleri her kesi heyecanlandirirken, stadin tamaminin Ardahan Lisesi taraftarlariyla dolduruldugu ve maç bitimine kadar tribünde sov yapmalari da gözlerden kaçmadi. Haberi ekleme saati: 10.23-10 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    KADINLAR GÜNLERİNİ UNUTMAMIŞLAR!i

     8 Mart Dünya Emekçi Kadinlar Gününü bir gün sonra kutlayan Çildirli Kadinlar Çildir Meslek Yüksek Okulunun salonunda bir araya geldiler. Çildir Belediye Baskaninin esinin organize ettigi etkinlige birçok bayan katildi. Türkü yarismasi, çesitli hediyelerin verildigi çekilislerin yapildigi etkinlikte bir araya gelen Çildirli kadinlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadinlar Gününün de bir sonrada olsa gönüllerince eglendiler. Haberi ekleme saati: 10.11-10 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com ÇILDIR GAZETESİ’NDEN Sikça yapilmali../Hilal Demirkaya


     Sosyal etkinliklerin yok denecek kadar az oldugu bir Çildir’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadinlar Gününden bir gün sonrada olsa bir araya gelen Çildirli hanimlarin kaynasmasi gerçektende çok anlamliydi. Erkekler gibi hiç bir siyasi düsünce tasimadan veya ön yargi ile birbirlerine bakmadan kisa sürede bir kaynasan Çildirli hanimlarin bu kis günü güzel bir günü birlikte geçirmeleri gerçekten güzeldi. Basta Çildir Belediye Baskaninin esi olmak üzere tüm hanimlarin gün boyu düzenledikleri güzel etkinlikleri izlerken kadinlara imkân verilirse en güzelini yapacaklarina olan inancim bir kez daha perçinlendi. Evet yeter ki imkan verilsin kadinlara etkinligin en güzelini, siyasetin en iyisini yaparlar.. Bunun içinde sikça bir araya gelip, o imkanlari elde edecek olanlar yine kadinlar oldugunu da unutmamak gerekir..































  • Göleli iş insanı İstanbul’un en büyük ilçesine aday..







    GAZETECİLERLE GÜNDEM


    UYDU YAYIN YAPAN TEMPO TV’DE 








    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    https://www.youtube.com/watch?v=SVPXt2SYtpA


    YERELDEN ULUSALA GAZETECİLİK


    Gazetelerimiz ve Manşetlerimiz Ulusal Basın Ekranlarında..




    Göleli iş insanı İstanbul’un en büyük ilçesine aday


    Ardahan Göleli, Araştırma Ajans Sahibi İş İnsanı Kurtuluş Bazu, CHP Esenyurt Belediye Başkan aday adayı oldu.

    31 Mart 2024 Tarihinde yapılacak yerel seçimlerde CHP Esenyurt Belediye Başkan aday adaylık başvuru dosyasını CHP Esenyurt ilçe Genel Sekreteri Av. Ertan Akbaba’ya teslim etti. 

    Sosyal medya hesabından açıklama yapan Bazu, Gazeteci FakirYılmaz’ın hazırlayıp,TEMPO TV’de canlıolarak sunduğu GAZETECİLERLE GÜNDEM adlı programda neden Belediye Başkan aday adayı olduğunu paylaşacak. 


    TEMPO TV’YE KONUK OLACAK 

    Kurtuluş Bazu’nun Öz Geçmişi..


    1975 Ardahan doğumluyum. İlkokulu Ardahan’da  okudum. 

    Ortaokul ve Liseyi İstanbul’da tamamladım. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme  Bölümü mezun olduktan sonra, askerliğimi yedek subay olarak tamamladım. Ayrıca İstanbul Üniversitesi İşleme İktisadi Enstitüsü Finansal Yönetimi bitirdim. 


      2015 yılına kadar Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve bilirkişilik mesleğini icra ettim. Kâğıttan ambalaj ürünleri imalatı faaliyetlerinde bulundum. 


    Üretim yapan işletmelerin yurtiçi ve yurtdışı Pazar araştırması, araştırma sektöründe sosyal araştırmalar faaliyetlerinde bulundum.  Birden çok  sivil toplum kuruluşlarına üyeyim. Evli ve 3 çocuk babasıyım.


    CHP’NİN ADAYINI AÇIKLAMADIĞI ARDAHAN’DA

    AK PARTİ ARDAHAN’I MHP’YE Mİ BIRAKIYOR?


    GAZETECİ MHP’DEN ADAY OLDU.. Yaklaşan yerel seçimlerde aday adaylık yarışının sürdüğü şu günlerde Ardahan’da olduğu gibi ilçelerinde de başkanlık yarışı da devam ediyor. 5 ilçesi bir beldesi, 227 köyü bulunan Ardahan’da TRT, DHA Ardahan Muhabirliğinin yanı sıra Valilikte çalışan Dinçer Aktemür’nda Gürcistan ve Ermenistan’a sınır Ardahan’dan MHP Belediye Başkan Aday Adayı olduğunu açıkladı.


    31 Mart 2024”te yapılacak olan Mahalli İdareler Seçimleri önsesi Bolu dahil bazı kentlerde belediye başkan adaylarını açıklayan CHP’nin Ardahan’da kimi aday göstereceğine daha karar vermediği dikkat çekerken AK Parti’nin yeni bir anketle MHP ağırlıklı isimlerin aday edilmesi halinde kimi aday göstereceğini telefonla Ardahanlılara sordurması dikkatlerden kaçmadı.

    Ercan Ataş isimli sendikacının adaylığını geri çektiren MHP Ardahan’ın Belediye Başkan sayısının 4’e çıktığı Ardahan’da bir gazetecide MHP Ardahan’dan Belediye Başkan Adayı olduğunu açıkladı.  


    Faruk Köksoy’un da Demir’in de Yok!

    Önce ki seçimlerde Aday gösterilip, seçimi kayı eden iki isimin de bulunduğu MHP kökenli yeni bir isim listesiyle Anket yaptırdığı gözlenen AK Parti’nin Ardahan’ı adeta MHP’ye bırakacağı, MHP’nin de bundan aldığı cesaretle aday göstermek istemediği Ardahan’da genel merkeze yapılan başvuruları kabul ettiği gözlenirken aralarında Ardahan’ın olmadığı 227 seçim bölgesinde adayları belirleyen CHP’nin 4 büyükşehir 6 şehrin adayının adını kamuoyuna açıkladı.

    Aralarında Bolu’dan yaya yürüyerek Ankara’ya kadar gelip, CHP Genel Merkezi önünden eylem yapan ve eski genel başkan Kılıçdaroğlu’nun istifasını isteyen Bolu Belediye Başkanında olduğu ilk listede Ardahan’ın olmaması CHP’nin de Faruk Demir isimi üzerinde memnun olmadığını ve yeniş bir isim aradığını akıllara getirirken AK Parti’nin yaptırdığı yeni ankette adı bulunan ailesi ve köylüleri ulusalcı olarak bilinen Demir’e belediyeyi teslim eden Ardahan’ın eski AK Partili Faruk Köksoy’un son ankette de adının çıkmadığı da ileri sürüldü.   



    GAZETECİ DİNÇER AKTEMUR,


    MHP’DEN BELEDİYE BAŞKANI ADAY ADAYI OLDU


    Ardahan’ın tanınan ve sevilen gazetecilerinden Dinçer Aktemur, Milliyetçi Hareket Partisi’nden (MHP) Ardahan Belediye Başkanı aday adaylığı başvurusunu partisinin genel merkezinde yaptı.


    20 yılı aşkın süredir, çeşitli ulusal ve yerel basın yayın kuruluşlarında muhabirlik, sunuculuk, yazarlık ve yayıncılık yapan, aynı zamanda Politik Ardahan Haber Ajansı’nın kurucusu ve imtiyaz sahibi olan Gazeteci-Yazar Dinçer Aktemur, 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde MHP’den Belediye Başkanlığı için aday adaylığı başvurusunda bulundu.

    İl Başkanı Turgay Mert ile birlikte Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezine giden Aktemur, başvuru evraklarını MHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz’a teslim etti.


    Adaylık evraklarını teslim eden Dinçer Aktemur, “Bugün, kadim şehrimiz, serhat ilimiz Ardahan’da değişim ve dönüşümün öncüsü olma hedefiyle, çocukluk yıllarımdan beri gönül verdiğim, mensubu olmaktan büyük onur duyduğum Milliyetçi Hareket Partisi’nden Belediye Başkanı aday adaylığı başvurumuzu Genel Merkezimizde Genel Başkanımız Sn. Dr. Devlet Bahçeli beyin izniyle yaptık” dedi.


    Aktemur daha sonra şöyle devam etti:

    “Milliyetçi Hareket Partisi, bağımsız cumhuriyetimizin teminatı, ülkemizin son kalesi, atinin yol göstericisi, vatanımızın, bayrağımızın, kutsallarımızın ve hudutlarımızın bekçisidir. Bu davanın fertleri, ne menfaat, ne koltuk sevdası, ne de gelecek planları olan insanlar asla değildir. Bu davanın fertlerinin tek derdi memleket, millet ve tarifi aynı derece kutsal olan vatandır.  


    Bu yola çıkarken, Serhat şehrimiz Ardahan’ın geleceğine katkı sunmak, şehirleşme adına her alanda değişim, dönüşüm ve hareketin öncüsü olmak, hak, hukuk çerçevesinde her bir Ardahanlı hemşehrimizin aynı derecede belediyecilik hizmetinden faydalanacağı bir yönetim hayali taşıdığımı burada belirtmek istiyorum. Aday gösterilmemiz halinde; bizlere güvenen Ardahanlı hemşehrilerimizin destekleri ile yılmadan, usanmadan, her dönem elde edilen kazanımların üstüne yenisini eklemek için bu yolda tüm gayreti göstereceğiz.


    Girdiğimiz bu yolda Yüce Allah inşallah bizi mahcup etmeyecektir. Çünkü inandığımız, gönül verdiğimiz bu dava bilinci, Ardahan sevdası ve  Ardahanlılara hizmet etme çabasıyla bu yola çıktık. 


    Milliyetçi Hareket Partisi kurucu Genel Başkanımız Merhum Alparslan Türkeş’in çizdiği yolda, Genel Başkanımız Sayın Dr. Devlet Bahçeli Bey önderliğinde, İl Başkanlığımız, İlçe Başkanlıklarımız, Ülkü Ocaklarımız ve tüm teşkilat mensuplarımızla birlikte, 31 Mart seçiminde aday olalım veya olmayalım şehrimiz adına üzerimize düşen sorumluluğu en iyi şekilde yerine getireceğiz. Bunda kimsenin şüphesi olmasın. 


    Şehrimize en iyi şekilde hizmet etmek amacıyla çıktığımız bu yolda tüm Ardahanlı hemşehrilerimizin bize güvenmesini ve desteklerini esirgememelerini rica ediyorum. 


    Milli benliğe sahip, manevi değerleri yüksek bu davaya gönül veren şehit ülkücülerimizi ve tüm Şehitlerimizi, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını ve kahraman gazilerimizi rahmetle, minnetle ve saygıyla anıyorum. Tüm Ardahanlı hemşehrilerimize saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.”


    Dinçer AKTEMUR kimdir?

    1986 yılında Çıldır’da doğdu. İlk ve Orta öğrenimini Çıldır’da tamamladı. Ardahan Üniversitesi Tarih bölümünden mezun oldu. 2003 yılında girdiği basın sektöründe 20 yıldır ara vermeden Doğan Haber Ajansı, CNN Türk ve Hürriyet Gazetesi, Demirören Haber Ajansı ve TRT Haber kanalında muhabirlik yaptı. Politik Ardahan Haber Ajansı İmtiyaz Sahibi olan Dinçer Aktemur, aynı zamanda ulusal ve yerel basın yayın kuruluşlarında gazetecilik görevini sürdürmektedir. Aktemur, evli ve 1 çocuk babasıdır.











    *ARDAHANLI LOBİYECİLER..

    AK Partinin başta Ardahan’da olmak üzere ülke genelinde aday aday olanların dışında aslında eski ve kayıp edenler olan ama bu isimleri bilmeyen, tanımayanların yeni isimler sandığı kişilerden oluşturduğu yeni bir liste hazırlayıp, 312’li telefonla anket yaptırdığını gözlemlediğimiz şu gülerde Ardahanlıların yoğun yaşadığı ve bir Ardahanlının şu an mevcut Belediye Başkanı olduğu Esenyurt’ta da neredeyse her Ardahanlı aday.

    Aynı durum Ardahanlı Gürsel Tekin’in CHP Genel Sekreteri olduğu dönemlerde de yaşanmış ve Tekin dahil tüm Ardahanlılar hiç bir yere aday olamamış ve hepsi kayıp etmişti. Ki aynı Kayıp, Kılıçdaroğlu-İmamoğlu-Özgür Özel’in yarıştığı CHP Kurultayında da yaşanmış ve büyük bölümü Kılıçdaroğlu ile birlikte kayıp edip, bugün içinde bocaladıkları bir çıkmazın içinde kala kalmıştılar.

    Evet, bir defa aday olup seçim kayıp eden Yunus Baydar ile Erdal Nalbant’ında aralarında olduğu yeni bir isim listesiyle seçimi kazanacak aday arayan ama bilinen yıpranmış isimlerden çok partili olmazsa da Ardahan kamuoyun ‘Evet bu isimle olur’ diyeceği isimleri o anketlere koymayı akıl edemeyen ve bu gidişle Faruk Demir’li CHP’ye belediyeyi yeniden hediye edeceği alenen görünen aynı AK Parti’nin sonucu açıklanmayan ön teamülle, anketlerle aday aradığı bir sırada bende sanki bugünü anlatan yazılarımdan bir olan ve beş yıl önce ele aldığım bir yazımı yeniden yayınlıyor, 2 milyonluk nüfusluya ülkenin en büyük ilçelerinden olan ve en önemlisi alanın İBB’y ide alacağını bilinen İstanbul Esenyurt’ta kimin aday edilmesi gerektiğini anlatmaya çalışacağım.

    Bana göre Kılıçdaroğlu’nun ve Ardahanlıların ve de Ardahanlı gelin CHP İstanbul İl Başkanın değerini anlamayıp kulak ardı ettiği Gürsel Tekin’i İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olma hayali gerçekleşmediği gibi artık milletvekili de olamadığını da biliyoruz.


    Hal bu ki  İstanbul’dan sonra Türkiye’yi anlattığı, tanıttığı zamanın ülkeyi tanımayan masa başı Ankara bürokratı Kılıçdaroğlu ile birlikte bir önceki yerel seçim de adım adım İstanbul’un 39 ilçesini gezen, şuan kendisinin adını anmayan CHP İstanbul İl Başkanı ve Ardahan’ının gelini Canan Kaftancıoğlu’ndan önce CHP İstanbul İl Başkanlığı yapan, Genel Başkan yardımcısı iken CHP de siyaset yapan bir çok Ardahanlının önünü açan Gürsel Tekin adı geride kalan seçimlerde göz ardı edilmemeliydi.

    Çünkü o gün olduğu gibi bugünde Tekin’in sol orijinli CHP’ye hiçte yakışmayan bir soy isime yani İmamoğlu’na kurban edilmesi HDP’nin desteğini alacak bir ismi yok sayıp, alakasız bir ismi öne çıkarılması CHP’nin İstanbul da ki işini zora sokacak gibidir.

    Bunlar yetmez gibi başta Esenyurt olmak üzere İstanbul’un 39 ilçesin de çok olduklarını, güç olduklarını ileri sürüp kışın kaz gecesi yazın sazlı etkinlikler yapmaktan öteye gitmeyen İstanbul’da ki Ardahanlılar da CHP tarafından yok sayılmamalıdır.

    Bunu söylerken CHP’nin, Erdoğan’ın Karadeniz milliyetçisi olduğunu unutup ‘Karadenizlidir, Karadenizlilerden oy alırız’ diyerek Beylikdüzü dışında İstanbul’un 38 ilçesini tanıdığına inanmadığım İmamoğlu’nun ismini öne çıkarırken 700 bin üzerinde oyu bulunan ve iş birliği sağlandığı takdir de HDP’nin oylarını da etkileyecek olan Ardahanlıları es geçmesi CHP’nin suçu değil başta Tekin’in olmak üzere İstanbul da ki Ardahanlıların oluşturamadığı lobidir.

    Çünkü elin oğlu eski CHP İl Başkanın da yanına alarak logo oluştururken İmamoğlu’nu öne çıkarırken Tekin ve Ardahanlılar güçlerinin farkın da değiller. Şimdi gelelim ve ‘Oldu oldu İBB olmadı, Esenyurt olsun’ demeye…

    Evet, hem zaman geçmemiş hem de arkasından bıçaklandığı İmamoğlu’nun evine kahvaltıya giden Kılıçdaroğlu’nun bu kahvaltıdan önce görüştüğü Gürsel Tekin’i tam sildiği gibi Özgür Özel’de aynı hataya düşmemelidir.




    Evet, başkanlığını yaptığım yıllarda adı hiç gündemde düşmeyen ama şu günlerde ortalıkta görülmeyen ARDAFED’in ve diğer stk’ların örnek alıp, seslendirip, önerdiği, ‘Güçlü bir Ardahan lobisi’ parolasını LOBİYE sanmadan yarım kalınan yeniden yola çıkılırsa aday aday olan bir Ardahanlıyı Esenyurt’a hatta ülkenin bir çok batı kentinde ‘Şişli, Bakırköy ve Esenyurt gibi hayırsız olsalar da bir hemşerimizi yine de aday edin’ diyebilir, lobiciliği lobiye sanan Ardahanlılar.




    arşiv haber/yorumlar 02.03.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?









    Sitemizin Yazarlarinin Günlük/Güncel Yorumlarini Okumak İçin Sitemizin Saginda Bulanan


    EN YENİ MAKALE Linkini TIKLAYINIZ


    **ARDAHAN’DAN GÖRÜNTÜLÜ HABERLER ÜSTTE ARDAHAN TV’DE İZLENEBİLİR..





    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Kim neyi kimden kurtarmis?..

     Dikkat ediyor musunuz bilmiyorum ama 42 yasina gelen ve 25 yila yakindir gazetecilik yapan biri olarak takip ettigimiz kadariyla çogu sey gibi önemli gün ve etkinliklerde gün geçtikçe önemini kayip ediyor. Bunu yapilan resmi törenlere katilanlarin sayisinin gün geçtikçe azalmasindan, hatta protokolün kendi basina törenleri yapmasindan daha iyi anliyoruz.. Tabi buna derneklerimizin bol rakili, kazlarla eglencelerini katmiyorum.. Özelikle internetin gelismesi ve bilim gibi ilimin de bu yol ile her dakika insanlarin masasina aktigi bir süreçte halen o pasli tirpan ve dirgenlere sarilip, gerçekte olmazsa da temsili olarak kurtarmaya çalistigimiz bu topraklarin ekonomik anlamda kurtulup, kurtulmadigini sorgulamayan bizlerin bu topraklarin gerçekten kimden nasil, hangi yol ile kurtarildigini da arastirmaz sorgulamaz.. Ve en önemlisi 23 Şubat’ta kurtulusu öne sürülen Ardahan’in bugünkü gibi o dönem iktidarlarinca, ‘nasilsa ise yaramiyor’ denilerek tazminat karsiligi Urus’a, yani Ruslara kaç kez verilip, sonradan yine ayni yol ve anlasmalarla alindigini niye kimse hiç arastirmaz, düsünmez.. Ve en önemlisi önce mi, sonra mi bilinmeyen tarihte, yani 30 Eylül’de Göle’yi kurtaranlar 5 ay sonra mi Ardahan’i kurtariyorlar?!. Bilmiyorum ama resmi tarihin gün geçtikçe çürüdügünü de izledigimiz su süreçte beni en çok sasirtan Damal’in nasil ve kimler tarafindan, kimden kurtarildigidir.. Çünkü Göle’den baslayip, Ardahan’i, Çildir’i, ardindan Çildir’dan daha yakin olan Hanak’i kurtardiktan sonra hasil gidip Posof’u kurtarmis, o bizim bugün adi, sani ve bir fotograflari bile olmayan çok övündügümüz atalarimiz.. Çünkü Hanak ile Posof’un arasinda kalan Damal’in kurtulus günü Posof’tan sonra yapilmasi beni bu düsüncelere itti.. Gerçi kurtulus falan degil, tazminat karsiligi 60 yildan fazla , ‘Al gülüm, ver gülüm’ denilerek Urus’a verilen bu memlekette birde ‘Kaça kaç’ hikayeleri var.. Ki adi üstünde ‘Kaça kaç’ yani düsman gelirken kaçanlarin hikâyesini ve bugünkü törenlerde yakalarina astiklari, ancak çogu ABD’nin emriyle Kore’ye gönderilenler olan gazilerin geçmis tarihleri hiç arastirilmis mi? Peki bunca çarpik bir tarihi olan bu memlekette bir zamanlar kardesçe yasayan Türk, Kürt, Ermeni, Gürcü, Malakan (Rus) u kimler bir birine düsman edip, bugün gün geçtikçe çürütülen tarih kitaplarinda niye savastirilmis biliyor musunuz?.. Bana sormayin, tarihçi degilim.. **Bos harcanan paralar.. Hatirlar misiniz bilmem ama Özal döneminde çekilen kredilerle içi bosatilan bankalarin önce ahir, sonra da gazino oldugunu sanirim çogunuz biliyorsunuz. Çünkü bu durumun en bariz örnegi ilimizin de içinde bulundugu bölgede hayvancilik kalkinsin diye verilen paralarla yapilan ahirlarin sonradan gazinoya çevirildigini ulusal basinin mansetlerinde hepimiz görmüs, duymustuk. Peki, dün ile bugün arasinda ne degisti diyebir soru sorsak acaba bu sorumuza cevap veren çikar mi? Bilmiyorum ama bugün bankalarda artik öyle gelisi güzel ve hükümet yanlisi olmadikça kredi almanin zor oldugunu söyleyeceklerin çok olacagindan bu soruya verilecek cevabi beklemeden, KÖY/DES’e, BELDES’e, SERKA’ya, SODES’e, Sosyal Riski Önleme Fonuna, Sosyal Dayanisma ve Yardimlasma gibi yollardan harcanan paralara bakalim diyorum. KÖY/DES’in milyonlarinin, islerinin daha baharinda olan kaymakamlara teslim edilmesi ve uyanik isi bilen müteahhitlerle yapilmasini uzun uzun anlattigimiz ve bu yönde bir çok kaymakam ile asagi yukari düstügümüz için es geçiyorum.. Ama Ardahan’in da içinde bulundugu 4 ili kapsayan ve bu illeri kalkindiracagi iddiasiyla kurulan SERKA’nin ne yaptigina, bugüne kadar harcadigi paralarin miktarinin bizzat bu kurumun basinda bulunanlarca bir sorulmasini rica ve de arz ediyorum.. SODES mi? Onu da bölge milletvekillerine havale ediyor, bir su harcamalari getirin demesini beklerken, yine kaymakamliklar bünyesinde bulunan Sosyal Riski Önleme Fonlarinin zaten dogru dürüst kullanilmadigini ve paralarin geri iade edildigini de biliyorum.. Gelelim, toplumu gün geçtikçe dilendiricilige alistiran Sosyal Dayanisma ve Yardimlasma Fonlarina.. Kömür, nakit para, makarna, yag, tuzu bedava baslayan belirli çevrelerin ekmek kapisi ettigi SYDV’nin bu Ardahan’da bu kentte ihtiyaç duyulan isçi gücünü tembellestirdigi gibi hiç bir ise yaramadigi ve SYDV gibi digerlerine ayrilan paralarinin, ‘bir iki güzel is disinda’ har vurulup, harman edildigini rahatlikla söyleyebiliriz.. **Gündem’den Kopuk Basin.. Dijital teknolojinin revaçta oldugu bir süreçte bir kare fotograf çekmeden, iki satir haber yazmadan internetten aldiklari ‘Al/Yapistir’ haberlerle gazetelerin çiktigi Ardahan’da halkin gerçek gündemi de unutulu vermis bir durumda.. Fotograf makinesi bile olmayanlarin, bir haber dizmeyi bilmeyenlerin gazete çikardigi bir memlekette halkin gerçek gündemi ile ilgili gazete, haber, yorum görmek istemek biraz saftirik olacak ama yine de bu konuyu bu meslegin hatri için bir kez daha masaya yatirmak gerekir diye düsünüyorum.. Çünkü bu Ardahan’da resmi sitelerden alinan hazir haberler, gündemler disinda halkinda gündemi var oldugunu birileri bilmeli ve bu yönde gazete çikarmalari için tesvik edilip, bu meslegi, bu ulvi görevi daha çok ayaklar altina aldirmamalidir. Şehir kulübünün ünlü ocakçisi Remzi abinin bile, ‘bu ne kadar gazete, haber için degil ilan almak için çikiyorlar’ dedigi bir memlekette artik gazeteciyim deyip, gezmekte gerçekten zor olmaya basladi. Bir güne bir gün, ‘Bu memlekete iki gümrük kapisi varken niye sinir ticareti yapilmaz, Ardahan/Ardanuç yolu 20 yildan fazladir niye bitmez, süt niye Remzi abinin yaptigi bir çay bardagindan daha ucuz satilir, belediyecilik hizmetleri nerede, devlet ve hükümet idarecilerinin yil boyu söyledikleri niye bir türlü gerçeklesmez, bu kent nasil olur tanitilip, gelisir?’ diye sormayan, yazmayan, yorumlamayan bir gazeteciligin gazetecilik olup olmadigni söyle oturup, basimizi iki elimizin arasina alip düsünsek acaba iyi olur mu? Bilmiyorum, ama halkin gündeminden kopuk gazetelerle ayni potada olup, bu isi gerçek anlamda yapanlarin ekmegine, bir fotograf çekmeden ortak olanlarin çogaldigi bir memleket, bir gazetecilik furyasi yasanir benim dertlerinin yazilmasini bekleyen memleketim Ardahan’da.. Peki, bu sadece Ardahan’da mi ki oluyor? Bilmiyorum ama Ardahan adina Ardahan disinda çikan, yayinlananlarinda burada ki gazeteler gibi ‘Al/Yapistir’ la ve bir abone karsiliginda atilan pos biyikli mansetlerle bu isi iyi götürdüklerini üzülerek ve bir gazeteci olarak, utanarak izliyorum.. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535. 418 32 58



    KADINCA/Selmi Yilmaz CHP Diktatörlügü..

     İki günde iki kurultay yapan CHP’nin Mecliste ki sözüm ona muhalefetini sanirim sizde benim gibi yakindan izliyorsunuz. En son BDP’li Ahmet Tan’i kürsüde konusturmayan ve yine MHP ile isbirligi yaparak BDP’lilerin üzerine yürümesine sahit oldugumuz CHP’nin sayilarinin 20 ila 30 milyon arasinda oldugu Kürtlere bakisi gerçektende düsünülmesi gereken önemli bir olaydir. Genel Baskanlarinin yaptigi konusmalarindan Kürt kelimesini agzina almaktan korktugu bir süreçte iki gün ard arda yaptiklari kurultay ile daha devrimci olacaklarini belirten CHP’liler de acaba benim kadar düsünüyorlar mi, bilmiyorum ama solcuyum diyen herkesin bu CHP’yi söyle bir masaya yatirip, ne yapmak istedigini sormali ve bu yönde elestirilerini yapip, ‘belki’ toparlanmasini saglamalidir.. Çünkü her geçen gün eridiginin farkina varmayan CHP’nin 1940 yil yillarda kaldigi ve basta Kürt sorunu olmak üzere bir çok gerçek sorunu görmekten kaçip, o ilk okul ögrencileri gibi yatip ata diyorlar, kalkip ata diyorlar.. Ki o Ata bugün yasasaydi inanin benim gibi düsünür ve benden daha sert elestirirdi o kurdugu CHP’yi.. Rakibi AKP’nin bir taraftan bir türlü uygulamaya koyamadigi ve adini Kürt Açilimi deyip, diger taratan KCK adini koydugu operasyonlarla içeri tikadigi Kürtlerin bunlara karsin niye halen AKP’ye oy verdigini de akil edip, düsünemeyen CHP’nin AKP kadar Kürtlere yaklasamadigi da bir gerçektir. Evet Tan’in sözleri üzerine meclisi karistiran, ama halkin sorunlari için 10 yildir ciddi bir miting bile yapamayan CHP’nin bu diktatörlügü CHP’ye puan getirmedigi gibi Kürtleri de derinden kirip incittigini artik görülmelidir.. Çünkü bir zamanlar Kürtlerin yogun oldugu CHP seçmeni gün geçtikçe MHP’li seçmenden daha milliyetçi, ulusalcilarin yer aldigi ve bununda CHP’yi her geçen gün biraz daha eritip, bitirdigini izliyoruz. CHP’nin yeni tüzügüyle eski kafayi tasiyacaginin da göstergesi olan dünkü meclis oturumunda izlediklerimiz, bu CHP’nin degismeyecegini de ortaya koymustur. Bilmiyorum ama BDP’li Ahmet Tan’in bir sözüyle kiyametler koparan bu CHP’nin neden 10 yildir Ata ile ilgili birçok söz söyleyen bunun yani sira uygulamalar yapan AKP’ye dis geçiremiyor diye düsünmesi de gerekiyor. Bana sorarsaniz bunun nedeni, CHP’de basta Kürt seçmenler olmak üzere yürekli, dik duran ve solcuyum diyebilen ne taban, nede tavan kalmistir ondan.. İste ondan degil mi her gün eriyip biten bir CHP’yi izlememiz.. **Rektörün 2,5 Milyonluk Önerisi.. Yilin yarisindan çogunun kar altinda geçiren Ardahan’da bu süre içinde ne kadar kömür, ne kadar odun, ne kadar tezek tüketildigi yönünde bir sorui sormaya kalksaniz cevabini biraz zor bulursunuz. Çünkü basta Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi olmak üzere gerek STK’lar, gerek ise İl Sanayi Müdürü ve diger devletin kurumlarinin bu tür arastirmalari, istatistikleri yapacak vakitleri yoktur.. Ama burnunun dibinde geçen dogalgazdan bile faydalanamayan bu kentin yillik yakacak tüketiminin ne oldugunu arastirip, ortaya koyacak ve bunu kamuoyuna anlatacak kurumlarin da olacagini düsünüp, böyle bir soru sorup, cevabini bekledigimize de hemen belirtelim.. Çünkü Ardahan’a dogalgazin neden verilmedigini ögrenmek için ziyaret edilen Hanak’ta ki BOTAŞ Tesislerinde bunun asil nedeninin para oldugunu bu paranin da 2,5 Milyon TL’ oldugunu ögreniyoruz.. Yani Ardahan-Kars-Sarikamis’a dogalgaz dagitimi yapmak için bu isi alan firmanin gelisi güzel aldigi ihalede zarar ettigini ve Kars ile Sarikamis’a verdigi dogalgazin Ardahan’a da verilmesi için 2,5 milyon TL. gibi bir paraya ihtiyaç duydugunu ögrenmis bulunuyoruz. Bizim gibi bunu ögrenen Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz bu miktarin devlet için sakizdan az bir sey oldugunu, Ardahan’in isinmasi için ihtiyaç duyulan bu paranin kat katini yillik olarak yakip, küle çeviren Ardahanlilarin bile bu parayi aralarinda toplayabilecegine dikkat çekerken önemli bir mesaj veriyordu. www.kuzayanadolgazetesi.com adli internet sitemiz üzerinde izledigimiz Hanak’in Kurtulus törenleriyle ilgili görüntülerin en önemli satirlari olarak degerlendirdigim bu teklfin dikkate alinmasini ve bu yönde bir kampanyanin açilmasini umarken, asil amacin bugün 2,5 kurus için kivranan Ardahanlilardan 2,5 Milyon toplanacagindan degil, bu kampanya ile konuyu ülke gündemine tasiyip, ‘Gün geçtikçe ekonomimiz iyilesiyor, muhalefet ve dünya çatlasin’ diyen hükümetin dikkatini çekmektir.. Evet daha önce egitimin içler acisi durumu ortaya koymak için ÖSS Sinav sonuçlarinin açiklanmasi ardindan kendisini kuzuya davet edenlere, ‘Zikkim yiyin’ deyip, yasanan durumu ülke gündemine tasiyan Ardahanli, Ardahan Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’in bu teklifi basta ATSO tarafindan olmak üzere Ardahan Belediyesince,basininca dikkate alinip, gündemde tutulmalidir.. Çünkü, Ardahan’in burnunun dibinde geçen dogalgazdan faydalanmasi için öne sürülen 2,5 Milyona ihtiyaç duyuldugunu basbakanin bizzat duymasi halinde bu isin gerçeklesecegini herkes iyi bilmelidir..



    ÇILDIR GAZETESİ’NDEN Baskan’in Müjdesi/Hilal Demirkaya

     


     Geçtigimiz gün vatan topraklarina katilisinin 91. Yil Dönümünü kutlayan Çildir’in ekonomik kurtulusunun Aktas Gümrük Kapisinin açilmasindan geçtigine dikkat çeken Çildir Belediye Baskani Nürettin Aygün kurtulus etkinliklerinin hemen ardindan gittigi Ankara’da yeni bir müjde ile döndü. Ankara dönüsü Son Vilayet isimli gazetemizi telefonla arayan ve Aktas Gümrük Kapisi için yapilan çalismalar hakkinda bilgiler veren belediye baskani Aygün’ün umut veren demecini dün mansetine tasiyan gazetenin haberini okuyunca 57 yildir açilmayan Aktas’in bu yil açilacagi yönünde ki umutlarimiz biraz daha artti. Yasanang elismeleri yakindan takip eden ve Aktas’in artik açilmasi için büyük çaba gösteren ekibimizin yayinladigi ve baskanin umut veren açiklamasiyla ilgili haberi ise söyle.. ‘Türkiye’nin Kafkaslara komsu vilayeti olan Ardahan’in 2. Gümrük Kapisi’nin açilmasi için devam eden baskilar sonuç vermeye basladi gibi. Geçtigimiz gün vatan topraklarina yeniden katilisinin yil dönümünü kutlayan Ardahan’in Çildir ilçesi sinirlari içinde bulunan Çildir Aktas Gümrük Kapisi’nin açilmasi için devam eden hazirliklar çerçevesinde Gümrük ve Ticaret Bakanligi ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliginin görüsmelere devam ettigi bildirildi. Konu hakkinda bir açiklama yapan Çildir Belediye Baskani Nürettin Aygüngeçtgmizg ün gittigi Ankara’da bu yönde devam eden çalismalar sahit oldugunu ve çok sevindigini belirttigi açiklamasinda, basta Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay olmak üzere birçok yetkilinin bu yönde büyük ugras verdigini belirtti. Türkiye’nin Gürcistan’a açilan 2. Gümrük Kapisi Çildir Aktas Gümrük Kapisinin 2012 yili içinde açilmasi için gerek Gümrük bakanliginin, gerek ise TOBB’un yogun çalistigina sahit oldugunu belirten Aygün Çildir’in kurtulus törenlerinin hemen ardindan bir günlügüne gittigi Ankara’dan aldigi haberlerin kendisini umutlandirip, sevindirdigini belirtti.’ SON VİLAYET GAZETESİ



    HANAK/DAMAL GAZETESİ’NDEN Tesekkürler..

     


     Dün olagan üstü çaba ile biz Hanaklilara güzel bir gün yasatan ve ilçemize gelen misafirlerimizle yakinen ilgilenen Hanak Kaymakami Adem Çelik’e ve Hanak Belediye Baskanina tesekkür ediyoruz. İlçemizin bu iki kurumunun bünyesinde bulunanlarin yogun çabalariyla 91 yil önce bu vatan topraklarinda verilen mücadele bir kez daha tazelenmistir. Hanaklilarin da bizim gibi takdir ettigi kurtulus etkinliklerine katilan Ardahan Valisi Sayin Mustafa Tekmen ve beraberinde ki heyetin de begendigini gözlemledigimiz Hanak’in kurtulus etkinliklerinde verilen en önemli mesaj Hanak’in yani basinda bulunan dogalgazdan faydalanmasi ve Hanak Meslek Yüksek Okulunun bir an önce açilmasiydi. Milliyetçi söylemlerden uzan, halkla birlikte yapilan etkinlikler ardindan gittigimiz BOTAŞ Hanak İstasyonu yetkililerinin misafirperverligi de ayri bir güzellikti, geride kalan güzel günün.. Evet bir kurtulus yil dönümünü daha geri de biraktigimiz Hanak’ta, Hanaklilarin mutlu olmasini, güzel bir gün geçirmesini saglayan herkese yeniden tesekkürler ederken, sayin belediye baskaninin dedigi gibi umariz bundan sonra Hanak’a yapilacak olan yatirimlarla da daha mutlu olur ve bu vatan topraklarini -40’lari bulan soguklara karsin yine bekler, vatanimiza can kurban deriz..



    3. BORU HATTI İÇİN KAMULAŞTIRMA BAŞLIYOR!..

     


     Nabucco’nun kamulastirmasi da BTC ve Botas ki gibi olmasin!.. Kafkaslarda ki petrol ve dogalgaz boru hatlarinin geçtigi ilk alan olan Ardahan’da 3.Boru hatti geçisi için çalismalar basliyor. Botas ve BTC’nin bölgede geçirdigi petrol ve dogalgaz boru hatlari ardindan simdide Nabucco Dogalgaz boru hatti borulari dösenmeye baslanacak. Şirket tarafindan yapilan açiklamada; Nabucco Gas Pipeline International, ”kamu yarari karari” dogrultusunda, Türkiye sinirlari içerisinde bulunan boru hatti güzergâhi üzerindeki kamulastirma çalismalarina önümüzdeki aydan itibaren baslanacagi bildirildi. Şirketin yazili açiklamasina göre karar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanligi tarafindan 14 Şubat tarihinde onaylandi. Güzergah kamulastirmasi faaliyetlerinin baslamasi için ön kosul olan bu karar, projenin kamu yarari bulundugunu tescil ediyor. Nabucco Gas Pipeline International, karar çerçevesinde boru hatti rotasi üzerinde bulunan istasyon ve tesisler ile ilgili kamulastirma çalismalarini baslatmayi planliyor. Kamulastirma faaliyetleri güzergâhin geçecegi Ardahan, Kars, Erzurum, Gümüshane, Erzincan, Sivas, Yozgat, Kirsehir, Kirikkale, Ankara, Eskisehir, Bilecik, Bursa, Balikesir, Çanakkale, Tekirdag, Kirklareli, Malatya, Adiyaman, Şanliurfa, Mardin ve Şirnak illeri ile bu illere bagli ilçelerdeki köy ve/veya mahallelerde gerçeklestirilecek. **Botas ve BTC gibi yapmamasi için .. Bölgede geçecek olan 3. Boru hattinin kamulastirma çalismalarina baslanacagi bildirilirken, daha önce ayni bölgede geçen ve kamulastirma yapilirken verdigi sözlerin büyük bölümünü yerine getirmeyen BTC ve Botas’in kamulastirma yaptigi sirada yasanan duyarsizligin Nabucco’ya karsi olmamasi için toplumun tarla ve arazilerine sahip çikip, bölge yöneticileri ile birlikte bu firmanin bölgenin ihtiyaçlarinin giderilmesine katki sunmasi saglanmalidir. Haberi ekleme saati: 08.33-03 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    KAÜ’de Asik Şenlik Sempozyumu..

     


     Kars Kafkas Üniversitesi, Türk Halkbilimi Arastirma ve Uygulama Merkezi ile Kars İl Kültür Müdürlügü isbirliginde Halkbilimi Günleri çerçevesinde “Asik Şenlik Sempozyumu” düzenledi. Kurulu Türk Halkbilimi Uygulama ve Arastirma Merkezi’nden konuyla ilgili yapilan açiklamada, “Türk halk bilimi disiplininin, ihtiyaç duydugu alanlarda kullanabilmesinin düsünce ve fiziki altyapisini olusturmak ve halk kültürü ürünlerinin Üniversite bünyesinde uygulanan süreçleri, disiplinler arasi çalisma yöntemleriyle yaratma ve yaratilan süreçlere katki saglamak. Geçmisten günümüze gelen ve halk biliminin inceleme alanini olusturan sözlü ve ezgili ürünleri, inanislari, gelenekleri, görenekleri, spor-oyun ve oyuncaklarini, mimari ve el sanatlari gibi halk ürünlerini ve bunlari yaratan ortamlar ile yok olan mesleklerin gelecek nesillere aktarilmasini saglamak. Halk bilimi çalismalarinda dünyada ortaya çikan yeni yaklasim ve anlayislari, Türk halk bilimi alanina tasimak ve konusunda uzman elemanlar araciligiyla egitim, derleme, arastirma ve uygulama çalismalari yapmaktir.” denildi. **BİLDİRİ KONULARI: Asik Şenlik’in Hayati, Sanat,Şiirleri, Hikayeleri, Halk Anlatilarinda Asik Şenlik, Asik Kollari Açisindan Asik Şenlik, Asik Havalari ve Asik Şenlik, Sözlü Kültür Açisindan Asik Şenlik, Asiklik Gelenegi Açisindan Asik Şenlik vb. ** **ŞENLİGİN TÖRENLERİNE AŞIKLIK BELGESİ.. Ardahan’in Çildir ilçesi Halk Egitim Müdürlügü bünyesine Tasdegirmen Köyünde açilan saz kursu sona erdi. Yaklasik 2 ay süren kurs sonunda katilimcilara sertifikalari İlçe Milli Egitim Müdürü Askin Hüseyinoglu, Çildir Belediye Baskani Nurettin Aygün, İlçe Milli Egitim Müdür yardimcisi Sait Gündüz, İlçe Halk Egitim Müdürü Hamza Dursun,İlçe Halk Egitim Müdür Yardimcisi Güven Aslan ve Tasdegirmen Köyü Muhtari Balakisi Karatas tarafindan verildi. Saz kursu usta egiticisi Bayram Coskun tarafindan yapilan açilis konusmasinda bu tür imkanlarin en ücra köylere kadar ulasmasinda emegi geçen herkese tesekkür ederken kursiyerlerin basarili bir sekilde kursu tamamlamalarina da sevindigini belirtti. Çildir Milli Egitim Müdürü Hüseyinoglu ise konusmasinda, “Halk Egitim Müdürlügümüzün açmis oldugu kurslarla halkimiza yeni beceri ve faaliyet alanlari kazandirilmayi amaçlamis ve bununla da basarili olmusuzdur “dedi. Çildir Belediye Baskani Nurettin Aygün ise konusmasinda “İlçemize bagli köylerde yapilan bu egitim amaçli kurslar insanimizi yeni beceriler kazandirmis ve kahve köselerin kurtarmistir bundan sonrada devam etmesini temenni ediyorum. Tasdegirmen Köyü Muhtari Balakisi Karatas’ta köyümüzde açilan bu kursta emegi geçen herkese tesekkür ediyorum” dedi. Kurs sonunda belgelerini alan kursiyerlerin saz dinletisinin ardindan Muhtar Karatas, Tasdegirmen Köyü Yardimlasma ve Dayanisma Dernegi tarafindan gönderilen atkilari misafirlere hediye etti. Haberi ekleme saati: 06.08-03 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Bayan Çiftçiler Araniyor!..

     


     **Ardahan’da 22 Çiftçi Bulabildiler!.. Ardahanli çiftçilere 21/02/2012-23/02/2012 tarihleri arasinda Erzurum Dogu Anadolu Tarimsal Arastirma Enstitüsü tarafindan Farkindalik Olusturma ve Tanitim Projesi kapsaminda düzenlenen egitim toplantisina toplam 22 çiftçi katildi. Düzenlenen egitim toplantisinda Erzurum Dogu Anadolu Tarimsal Arastirma Enstitüsü tarafindan yetistirilen yeni çesitler (arpa, bugday, çavdar, triticale, yonca, korunga, üçgül, nohut, fasulye vb.), Enstitünün yaptigi diger isler, hayvan yetistiriciligi, barinaklar, sagim ünitesi ve sagim sekli, buzagi yetistiriciligi ve beslenmesi gibi konularda yerinde görerek egitim verildi. Ardahanli çiftçiler yapilan toplantida özellikle hayvan yetistiriciligi ve beslenmesi konularinda farkliliklarin bunlardan barinak ve yem depolarinin hayvanciliktaki öneminin anlatildigi toplanti hatira fotografiyla son buldu. Bayan Çiftçi Araniyor 23 Mayis 2012 tarihinde Artvin’de yapilacak olan “Kadin Çiftçiler Yarisiyor” Bilgi ve Proje yarismasina katilacak olan adaylarin en geç 02 Mart 2012 tarihine kadar İl Müdürlügümüze müracaat etmeleri gerekmektedir. Yarismaya katilacak olan adaylarin; -18 yasini doldurmus olmasi, -Köy, belde, kasaba veya ilçede ikamet ediyor olmasi, -En az okuryazar, en fazla lise mezunu olmasi ve herhangi bir yüksekögretim kurumunda kaydinin bulunmamasi, -Çiftçilikle ugrasiyor olmasi gerekmektedir. Bölge finalinde birinci olan yarismaciya 3.000 TL, ikinciye 2.000 Tl, üçüncüye 1.000 TL ve dereceye giremeyen adaylara da 500 Tl para ödülü verilecektir. Haberui ekleme saati: 05.59-03 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    ALO BİZ POLİSİZ PARANI BİZE VER!

     


     Polisin, ‘Telefonla dolandiricilik’ konusunda sikça uyarilari saf insanlar dolaysiyla bir türlü sonuç vermiyor. Hanak İlçesine bagli Ortakent (B.Nakala) Mahallesinde oturan Tekin Yasa isimli köy minibüsçüsünü telefonla arayan ve polis olduklarini ileri süen dolandiricilar, ‘Bankadaki paran PKK tarafindan el konulacak, parani çek, su bankaya yatir’ denilerek dolandirdilar. Alinan bilgilere göre Yas’a yi arayan kimligi belirsiz dolandiricilar minibüsçünün 3 bin lirasini banka yoluyla dolandirirlarken, saf minibüsçünün geriye kalan parasini da dolandiricilara kaptiracagi sirada polisin olayi duymasi ve müdahale etmesiyle geriye kalan parasini kurtardi. Haberi ekleme saati: 05.07-03Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Vali Tekmen: Müteahhit batti diye Ardahan üsüyemez!..

     


     **Hanak’ta bulunan BOTAŞ’a ait Dogalgaz İstas yonunu ziyaret eden Ardahan porotokolü Ardahan’in burunun dibinde geçen dogalgazin neden Ardahan’a verillmedigine cevap aradi .. Hanak’ta bulunan BOTAŞ’a ait dogalgaz tesislerini ziyaret eden Ardahan Valisi, Ardahan Belediye Baskani, Ardahan Üniversitesi Rektörü, Hanak Kaymakami, Hanak Belediye Baskani, Göle/Köprülü Belediye Baskani, Ardahan, Ardahan İl Emniyet Müdürü, Ardahan İl Jandarma Komutani, İl Aras A.Ş. Müdiresi, Ardahan İl Tarim Müdürü ve birçok idareci ile gazetecilere BOTAŞ yetkililerince brifing verildi. Hanak’in vatan topraklarina katilisinin 91. Yil dönümü törenlerine katilan protokolün birlikte ziyaret ettigi Hanak’ta ki BOTAŞ’a ait dogalgaz tesislerinin ziyaretinde gündem, Ardahan’in oldugu gibi Hanak’in burnun dibinde geçen dogalgazin neden bu yerlesim yerlerine verilmedigi oldu. Ardahan’in Hanak ilçesinde bulunan BOTAŞ’a ait Dogalgaz İstasyonunun ziyaret eden Ardahan Valisi Mustafa Tekmen Ardahan’in bu kadar yakininda geçen dogalgazdan faydalanmamasinin çarpici bir durum olduguna dikkat çekti. Ardahan’in Hanak İlçesinin vatan topraklarina katilisinin 91 yil dönümü törenlerine katildiktan sonra BOTAŞ’a ait Dogalgaz İstasyonunu ziyaret eden ve burada incelemelerde bulunan Arndahan Valisi Mustafa Tekmen, ‘Ardahan’in oldugu gibi Hanak’in yani basinda geçen dogalgaz’dan buradaki insanlar faydalanamiyor?’ seklinde bir soru yönelttigi BOTA yetkililerinden ‘Müteahhit firmanin ekonomik sikinti içinde oldugu yönünde bilgiler aliyoruz. Bu nedenle Ardahan’a dogalgaz’in verilmedigini saniyoruz’ cevabini alinca tepki gösterdi. ‘Müteahhit batti diye Ardahan üsüyemez’ diyen vali Tekmen gerekirse sözlesme iptal edilmeli ve yeni bir ihale yapilip, Ardahan ve Hanak dogalgaz’a kavusturulmalidir.’ dedi. Konuyu Enerji Bakanina aktarip, gerekirse Ardahan’a davet edecegini de belirten Vali Tekmen, ‘bu güzelim yurt topraklarini 91 yil önce düsmandan geri alan bu insanlarin bu topraklarin nimetlerinden faydalanmak istemesi kadar dogal bir sey yoktur. Bizde devlet olarak bu insanlarin basta dogalgazdan olmak zere her imkândan faydalanmasi için elimizden geleni yapmaliyiz’ dedi.  **Baskan: ‘BOTAŞ Genel Müdürü sorun çikariyor’ Hanak İlçesinin 91. Kurtulus yil dönümü trenlerine Ardahan valisi Mustafa Tekmen ile birlikte katilan Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy’da yasanan bu duruma tepki gösterdi. Vali ile birlikte Hanak’ta bulunan BOTAŞ’a ait dogalgaz tesislerini ziyaret eden Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, Azerbaycan’dan getirilip, Ceyhan’a, buradan da dünyaya ulastirilan dogalgazin burnunun dibinde geçtigi Ardahan’in da dogalgazdan faydalanmasi için çalismalarinin araliksiz sürdügünü, ancak Ardahan-Kras-Sarikamis Bölgesinin Dogalgaz tesisatinin ihalesini alan KARGAZ isimli firma ile BOTAŞ’in arasinda anlasmazlik çiktigini, kendisinin de konuya muhatap olup BOTAŞ Genel Müdürü ile bizzat görüstügünü, ancak genel müdürün sorunun kendilerinden degil, ihaleyi alan firmadan kaynaklandigini belirtip, KARGaz isimli firmanin Ardahan’a dogalgaz vermesi gerektigini, kendisinin de firmanin ekonomik güçlük içinde oldugunu, ayni zamanda devletin bir kurumu olan BOTAŞ’in isi yokusa sürmemesi ve yardimci olmasini istedigini, ama genel müdürün buna karsi çiktigini söyledi.  **Vekil devrede, bakanlik sicak bakiyor .. Hanakli idarecilerinde hazir bulundugu BOTAŞ İstasyonu ziyaretinde dogalgazin Ardahan’a, Hanak’a, Damal ve Posof’a verilmemesinin nedeninin tartisan il ve ilçe yetkililerinin bulundugu toplantida konu hakkinda bir açiklama yapan ve bu yönde girisimlerinin sürdgün belirten Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’in da konuyla yakindan ilgilendigini ve önümüzdeki günlerde bu konuda önemli bir açiklamanin yapmasini bekledigini desöyledi.  **2.5 Milyon gerekiyor! Ardahan’in topraklarindan Türkiye sinirlarina giren ve Erzurum’da ki istasyondan itibaren birçok ili isitan Azeri dogalgazinin Ardahan’a da verilmesi için 2,5 Milyon gibi bir ödenege ihtiyaç duyuldugunun da ortay çiktigi Hanak’ta ki BOTAŞ İstasyonunun ziyaretinde bu ödenegin saglanmasi halinde Hanak’i yani sira Ardahan’in hemen dogalgaz ile isitilmaya baslayacagi belirtildi.  **Rektör: Ardahanlilar aralarinda toplasin.. Burnunun dibinde geçmesine karsin dogalgaz’dan faydalanamayan Ardahan’a dogalgaz verilmesi için 2,5 Milyon gibi küçük bir ödenege ihtiyaç duyuldugunu ögrenen Hanak’ta ki BOTAŞ’a ait istasyonu ziyaret eden protokol bu paranin devletçe saglanmasi ve burada vatan topraklarina bekçilik yapan insanlarinda bu nimetten faydalanmasi gerektigine dikkat çekilirken, konuyu ögrenin Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, bu kadar küçük bir para için Ardahan’in üsümesinin anlamsiz oldugunu, gerekirse bir kampanya baslatilip, bu paranin yilin yarisindan çogunu kar altinda geçiren ve bu paranin iki katini, kömüre, oduna, tezege veren Ardahanlilardan toplanabilecegini söyledi.  **Hanak Belediye Baskani: ‘Boru versinler ben döserim’ İlçesinin yani basinda geçen dogalgazdan faydalanmamasinin anlamsizligina dikkat çeken Hanak belediye Baskani Tasdemir Çoban, Hanak’in yani basinda geçen ve BOTAŞ’a ait lojmanlarin isindigi dogalgazdan Hanak’inda isinmasi için BOTAŞ’in kendisine dogalgazi tasiyacak borulari vermesi halinde belediye olarak bu isi üstlenip, Hanak’a dogalgaz dagitimi yapabilecegine dikkat çekti. Haberi ekleme saati: 18.19-02 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    POSOF’U BOZYİGİT OLMADAN KURTARDIK!.

     


     Ardahan, Çildir ve Hanak’in Vatan topraklarina katilisinin 91. Yil Dönümleri ardindan Ardahan’in ikinci sinir ilçesi olan Posof’unda kurtulusunun 91. Yil Dönümü renkli görüntülerle yapildi. CHP’li Posof Belediye Baskaninin kendi ilçesinin kurtulusunu cidiye alip, İnegöl’den gelmedigi görülen etkinliklere Ardahan Valisi ve İl Protokolüde katildi. Alparslan caddesinde düzenlenen törene, Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, Posof Kaymakami Tahir Şahin, Posof Belediye Baskan Vekili Cahit Ulgar, Ardahan İl Jandarma Komutani Albay Samit Tokmak ve diger yetkililer katildi. Belediye Baskan Vekili Ulgar, törende yaptigi konusmada, Posof’un düsman isgalinden kurtulusunun 91. yildönümünü kutlamanin mutlulugunu ve gururunu tüm milletçe yasadiklarini ifade etti. Bölgenin düsmandan kurtulmasi için 91 yil önce verilen mücadelenin kahramanca bir mücadele oldugunu belirten Ulgar, “91 yil önce verilen mücadele kahramanca bir mücadeledir. ‘Bu millet esir yasamaktansa yok olsun daha iyidir’ diyen Mustafa Kemal’in felsefesiyle hareket eden yöre halki ve Türk Ordusu, Halit Pasa komutasinda 1921 yilinda düsmani bölgeden çikartarak bölgeyi al bayrak altina almis ve ebedi Türk yurdu yapmistir” diye konustu. Tören, halk Oyunu gösterisi ve resmi geçisle son buldu. Haberi ekleme saati: 17.58-02 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazesi.com



    Aktas için son rötuslar!

     


     Türkiye’nin Kafkaslara komsu vilayeti olan Ardahan’in 2. Gümrük Kapisi’nin açilmasi için devam eden baskilar sonuç vermeye basladi gibi. Geçtigimiz gün vatan topraklarina yeniden katilisinin yil dönümünü kutlayan Ardahan’in Çildir ilçesi sinirlari içinde bulunan Çildir Aktas Gümrük Kapisi’nin açilmasi için devam eden hazirliklar çerçevesinde Gümrük ve Ticaret Bakanligi ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliginin görüsmelere devam ettigi bildirildi. Konu hakkinda bir açiklama yapan Çildir Belediye Baskani Nürettin Aygüngeçtgmizg ün gittigi Ankara’da bu yönde devam eden çalismalar sahit oldugunu ve çok sevindigini belirttigi açiklamasinda, basta Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay olmak üzere birçok yetkilinin bu yönde büyük ugras verdigini belirtti. Türkiye’nin Gürcistan’a açilan 2. Gümrük Kapisi Çildir Aktas Gümrük Kapisinin 2012 yili içinde açilmasi için gerek Gümrük bakanliginin, gerek ise TOBB’un yogun çalistigina sahit oldugunu belirten Aygün Çildir’in kurtulus törenlerinin hemen ardindan bir günlügüne gittigi Ankara’dan aldigi haberlerin kendisini umutlandirip, sevindirdigini belirtti. **AKTAÇ İÇİN ATSO’DAN DA AÇIKLAMA! Öte yandan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi’da konuyla ilgili bir açiklama yapti. ATSO tarafindan yapilan yazili açiklama aynen söyle; **BASIN MENSUPLARINA 15-16 Şubat 2012Tarihinde Gürcistan’in Tiflis sehrinde gerçeklesenbasta ekonomi bakani Zafer Çaglayan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi Baskani M. Rifat Hisarciklioglu ilebirçok temsilcinin katildigi toplantida TOBB tarafindan 12 gümrük kapisinin YAP/İŞLET devr et modeli ileyapilacagi, bu 12 günlük gümrük kapisindan iki tanesi ilimiz sinirlarinda bulunan Türkgözü ve Çildir Aktas sinir kapilari oldugu ve çalismala baslandigi bildirilir. Saygilarimizla. Haberi ekleme saati: 17.58-02 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazesi.com



    Jandarma Telefonla Dinledi, Göz Altina Aldi Savci Bizzat Dinledi Serbest Birakti..

     


     Ardahan’in Çildir İlçesi merkezli hayvan kaçakçiligi iddiasiyla gözaltina alinan 17 kisi serbest birakildi. Alinan bilgiye göre, Ardahan jandarmasi, es zamanli düzenledigi operasyon kapsaminda, Çildir merkezli Ardahan, Kars ve Igdir illerinde bazi ev ve is yerlerinde arama yapmis ve 17 kisi gözaltina alinmisti. Aramalar kapsaminda aralarinda bazi köy muhtarlarinin da bulundugu toplam 17 kisi sinirda hayvan kaçakçiligi iddiasiyla gözaltina alinarak adliyeye sevk edildi. Kisiler jandarmadaki ifadelerinin alinmasinin ardindan Çildir Adliyesine sevk edilmeleri sonucunda gözaltina 17 kisi savcilik tarafindan serbest birakil bilgisine ulasildi. Haberi ekleme saati: 17.54-02 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Cemre’de Isitamadi..

     


     Ardahan’da yasanan olumsuz havalar en çok bir ekmek parasini kazanmak için disarilarda tezgâh kuran pazarcilari etkiliyor. Cemre’nin buza düsmesine karsin gündüzleri -10’un altina düsmeyen soguklarda Pazar pazar geçerek bir ekmek parasi kazanmaya çalisan Ardahanli pazarcilar isinmak için ekmek parasi kazandiklari pazarda sattiklari ürünlerin kasalarini yakarak isinmaya çalisiyorlar. Ardahan’da Persembe günleri kurulan pazarda kisin ortasinda tezgâh açan pazarcilarin diger bir sorunu da kar, kis dolaysiyla disari çikmayan tüketicilerin bos biraktigi pazarda siftah yapmadan tezgâh kapatmalari olurken, kazandiklarini hastalanip ilaca verdiklerinden yakinan pazarcilar belediyenin taahhüt ettigi kapali pazarin ne zaman gerçeklesecegini sormadan edemedikleri görülüyor. **GÖLE KÖMÜRSÜZ KALDI.. Hanak ve Ardahan’in burunun dibinde geçen dogalgazdan neden faydanlamadiginin tartisildigi dün Göle’nin kömürsüz kaldigi ögrenildi. Alinan bilgilere göre agir kis sartlarinin yasandigi ilçede kömürncülerin kömür yetistiremedigi ve depolarindaki stoklarinda bitttigi ögrenilirken, isinmak için kömür almak istyen bir çok Gölalinin Ardahan ve Erzurum’dan kömür getirtidikleri ögrenildi. Haberi ekleme saati: 17.39-02 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Sütün besi bes para etmiyor!

     


     Yogun gündemin arasinda unutulanlarin basinda gelen köylülerin bin bir zorlukla elde ettikleri süt yine para etmiyor. Birçok tüketim maddesinin hemen her gün zam görmesine karsin 10 yildir ayni, hatta düsürülen fiyatlarla alinan köylünün sütünün sudan ucuz gittiginden yakinan Ardahanli köylüler, süte çay, findik, ay çiçegi gibi taban fiyatinin verilmesi gerektigine dikkat çektikleri açiklamalarin da bin bir zorlukla elde ettikleri sütlerinin para etmedigine dikkat çekiyorlar. Seçimden seçime hatirlanan köylünün sorunlariyla kimsenin ilgilenmediginde de yakinan Ardahanli köylüler, kooperatifçililigin gelismedigi, süt üreticilerinin bir araya gelip, tekellesen mandiracilara eline ve insafina birakildigini Ardahan’da verilen primlerin de dis kabugunu doldurmadigindan yakinirlarken, kilosu bir bardak çay kadar etmeyen sütün para etmesi için hükümetten özel ve pozitif ayrimcilik beklediklerini belirttiler. Haberi ekleme saati: 17.35-02 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Cemre’de Isitamadi..

     


     Bir kilo sütün bir bardak çay fiyatina satildigi, süt üreticiler birligini veya kooperatifinin olmadigi Ardahan’in CHP’li Milletvekili Ensar Ögüt’ten ilginç bir teklif geldi. İnsan saglinda büyük bir önem tasiyan süt tüketiminin tesviki için devletin ögrencilere bedava sat dagitip, içirmesini istedi. Bu yönde TBMM’sine bir kanun teklifi veren ve bu konu üzerinde bir konusma yapan CHP Ardahan Milletvekili Ögüt’ün geçtigimiz gün mecliste konuyla ilgili yaptigi konusmasi söyle; ‘Sayin Baskan, degerli arkadaslar; yoksul ailelerin çocuklarinin ve ilkögretim çocuklarinin süt içmesi için yani devletin bedava onlara süt vermesi için vermis oldugum kanun teklifi üzerinde söz almis bulunuyorum, hepinizi saygilarimla selamlarim. Degerli arkadaslar, Dünya Bankasi 2007 Gelistirme Raporu’na göre Türkiye’de 20 milyon yoksul aile oldugu tespit edilmis. 20 milyon yoksul aile dogru dürüst beslenemiyor. Özellikle çocuklarimiz, anaokulu ve ilkögretim okulundaki çocuklar hem zeka hem kalsiyum anlaminda beslenemiyor. Onun ötesinde Türkiye’de maalesef süt tüketimi olmuyor. 1 bardak çay 1 lira, süt 60 kurus, 70 kurus veya 1 litre su 120 kurus, 1 litre süt 60 kurus. O zaman ne oluyor? 25 milyon tarim ve hayvancilikla ugrasan çiftçimiz son derece perisan bir durumda oluyor. Sütü para etmiyor, sütü para etmedigi için inek yani disi hayvan saklamiyor. Disi hayvan saklamadigi için disi hayvani da kurban bayramina götürüyor, 1 milyon diyelim büyükbas sigir kesimi varsa bunun nereden baksaniz yüzde 40’i 400 bini disi hayvan oluyor. O zaman ne oluyor? Türkiye’de disi hayvan katliami oluyor; disi hayvan kesimi oldugu için o zaman hayvancilik geriye gidiyor, Türkiye disaridan hayvan getirme mecburiyetinde kaliyor; disaridan hayvan getirdigi zaman da o zaman 25 milyon köylümüz büyük bir sikintiya giriyor; hayvancilik yapamiyor, hayvani para etmiyor, sütü para etmedigi için büyüksehirlere göç ediyor. Büyüksehirlere göç ettigi için büyüksehre göç eden vatandasin gideri, masrafi devlete daha çok oluyor çünkü büyüksehre gittigi zaman ona devlet yol yapacak, kaldirim yapacak, elektrik verecek, su verecek, dogal gaz verecek; imkân getirecegi, hizmet verecegi için devlete daha pahaliya mal oluyor. Hâlbuki aile isletmeciligi gelistirilir, köyünde hizmet verir, köyünde insanlarin sütü para ederse o zaman -25 milyon insan- aile isletmeciligi gelisecek, aile isletmeciligi gelistigi zaman da devlete daha az bir zarari olacaktir, ayni zamanda hayvancilik gelisecektir. Hayvancilik nasil gelisecek? Eger süt para ederse arkadaslar, süt tüketimi olursa, sütü çocuklara bedava verirsek, ilkögretim çocuklarina, ana sinifi ögrencilerine verirsek süt tüketimi fazla olur; süt tüketimi fazla oldugu için herkes o zaman inek saklar; inek saklandigi zaman inek dana dogurur, dana dogurdugu zaman hayvancilik gelisir. Yani çoban hesabi yaptiginiz zaman, hayvanciligin gelismesi için mutlak suretle sütün para etmesi lazim. Hatta ben zaman zaman da diyorum, Tarim Bakaninin süt beyinli olmasi lazim, devamli sütü düsünmesi lazim; süt nasil para yapar, sütün tüketimi nasil yapilir. Süt tüketimi olursa o zaman inek saklanir, inek saklanirsa inek dana dogurur, diger adiyla buzagi dogurur, hayvancilik otomatikman gelisir. Degerli arkadaslar, bu nedenle bizim bölgemiz hayvancilikla geçiniyor. Şimdi, su anda kara kis gelmis; inanin, samimi söylüyorum, insanlar hayvanlarini besleyemeyecek durumda. Samanin kilosu 80 kurus yani hayvan para etmiyor, kisin satamiyor. Kisi bahar ettirmek için, hayvanini doyurabilmek için, hayvanini besleyebilmek için insanlar bankalara kredi almak için basvuruyorlar. Bankalar “Plasman yok.” diye 5 milyon, 10 milyon kredi vermiyorlar. Ben buradan rica ediyorum Hükümete, bu kis döneminde, hiç olmazsa tarim ve hayvancilikla ugrasan insanlarimiza bankalardan kredi verin, bu insanlar krediyle alsinlar, yem alsinlar, hayvanlarini beslesinler, kisi bahar yapsinlar. Aksi takdirde, hakikaten çok zor durumda kaliyor insanlarimiz. Bu nedenle, bu kanun teklifimin gündeme alinmasi konusunda yardimlariniz bekliyor, hepinize saygilar sunuyorum. Ensar Ögüt/CHP Ardahan Milletvekili Haberi ekleme saati: 17.33-02 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Kirmizi et deposunda, beyaz et döneri revaçta!

     


     **Kirmizi döner pahali olunca, beyaz döner tüketimi artti.. Basta büyükbas hayvancilik olmak üzere kirmizi et yetistiriciliginde ülkenin basta gelen Ardahan’da tavuk etinin kirmizi etten daha çok tüketilmesi dikkat çekiyor. Kent merkezlerinde bulunan birçok lokantanin kirmizi et döneri yerine beyaz et döneri astiklari görülürken, evlerde yapilan yemeklerin basini da beyaz et ile yapilan yemeklerin çektigi görülüyor. Vatandasin pahali dedigi, hayvan yetistiricilerinin yeterli destek alamamaktan yakindiklari kirmizi et deposu olarak bilinen Ardahan’da tavuk etinin revaçta olmasi, kentte yasanan çarpikligi ortaya koyarken, tüketicinin bir tabak kirmizi dönerin 12 ila 15 lira arasinda satilmasina, ev hanimlari ve lokantacilarin ise kasaplarin kilosunu 23 liraya sattiklari kirimizi ete tepki olarak beyaz ete yöneldikleri belirtiliyor. Yillik 300 bine yakin büyükbas hayvanin yetistirildigi Ardahan’da beyaz eti saglayan tavukçulugun yok denecek kadar az olmasina karsin köylülerin bile çarsida aldiklari tavuklari yedikleri biliniyor. Haberi ekleme saati: 17.29-02 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Koyunlar Disari Çikmaya Basladi!..

     


     Ardahan merkeze bagli Çataldere köyü halkindan Enis Deniz koyunlarina disarida bakiyor. Deniz, “Birinci ayda içeride, ikinci ve üçüncü aylarda ise koyunlari yemlemek için disari çikariyoruz dedi. Özellikle birinci ayda etkili olan soguklarda koyunlari içeri aldiklarini anlatan Deniz, “İçerde yemleme yapiyoruz. İkinci ve üçüncü aylarda havanin güzel oldugu günlerde yani kar yagisinin olmadigi günlerde ise disarida yemleme yapiyoruz” diye konustu. Haberi ekleme saati: 17.24-02 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadomlugazetesi.com



    En Az Elektrik Harcayan İl Ardahan

     


     ARAS Elektrik Ardahan İl Müdürü Meryem Akpinar, Ardahan’da harcanan elektrigin tamaminin meskenlerde kullanildigini söyledi. Akpinar, yaptigi açiklamada, Ardahan’da bir aylik harcanan enerjinin ortalama 177 kilowatla Türkiye’nin en az enerji harcayan ili oldugunu kaydetti. Bu azligin sanayinin olmayisindan kaynaklandigini ifade eden Akpinar, söyle konustu: “Kentte 44 bin 956 abonemiz var. Bu abonelerimizin tamami mesken. Sadece 23’ü ticarethane kapsaminda. Yani küçük sanayi bölümü. Bu nedenle Ardahan en az elektrik harcayan ildir. Çünkü Ardahan’da sanayi yok.” dedi. Sanayinin olmasi halinde elektrik harcamasinin yani sira kayip kaçak oraninda da düsüsün olacagini anlatan Akpinar, sunlari söyledi: “Eger bölgemizde sanayi olsa elektrik harcamasi artacak. Bununla birlikte kayip kaçakta da düsüs olacak. Şu an 8.72 kaybimiz var. Eger sanayi olsa, yani istenilen harcama olursa bu kayip kaçak yaklasik yüzde 3’e kadar düsecegini tahmin ediyoruz. Çünkü harcamaya orantili olarak düsmüs oluyor.” Haber ekleme saati: 17.10-02 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan’da Gida Denetimi!..

     


     Ardahan’da Gida Tarim ve Hayvancilik İl Müdürlügü ekipleri çarsi merkezinde gida denetimi yapti. Ardahan Gida Tarim ve Hayvancilik Müdürlügü’nün verdigi bilgiye göre, İlde halk sagligini olumsuz etkileyecek olan her türlü gidalar için üretim yerleri, satis yerler ve toplu tüketim yerlerinde il gida tarim ve hayvancilik müdürlügü olarak denetimleri yapildigi, sagliksiz kosullar altinda üretim yapanlar ve bunu satanlar hakkinda 5996 sayili gida ve yem kanunu, bitki sagligi ve veteriner hizmetleri kapsaminda cezai islemlerin yapilacagi aktarildi. İl tarim müdürlügü yetkilileri tarim Bakanligi’nin üretim iznine baktiklarini ürünlerin saglik kosullarinin uygun olup olmadigi, gida üretimi yapilan ortamin hijyeni konusunda ve gidalarin son kullanma tarihlerinin geçip geçmedigi konularini dikkate alarak, bundan sonra da daha sik bir sekilde denetimlerin devam edecegi belirtildi. Ayrica vatandasin dikkatli davranip tezgahlardan ve dükkanlardan alis-veris yaparken ürünlerde söz konusu kurallari aramalari konusunda özelikle uyarida bulundu. Haber ekleme saati: 17.03-02 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Sesimi Duyan Olmadi!..

     


     Ardahan Yeni Mahallede ikamet eden Bekir Bulutlar, 46 yasina kadar 5 çocugunu, annesini, esini ve kendisiyle beraber 8 kisiyi hamallikla idame ettirip yasam mücadelesi veren Bulutlar; hamallik mesleginin de bitmesiyle beraber bir kuru ekmege muhtaç kaldigini belirtti. Bekir Bulutlar, kendisinin yardim istemedigini özellikle belirtip, “sadece is istiyorum, elim ayagim tutuyor, bana ne is verseler yaparim” diyor. Bulutlar, “Ardahan Belediye Baskaninin yanina çikip, is istedim yok dedi, Ardahan Valisinin yanina çiktim, İŞ-KUR’a müracaat et dediler ettim, bir senedir; oradan da ses seda yok. Evime bir kuru ekmek götürecek param yok, sesimi duyan varsa helâliyla çalisip ekmegimi çikarmak istiyorum” dedi. Öte yandan Bekir Bulutlar, 13 yasindaki oglu Ugur Bulutlar’in hormon bozuklugu nedeniyle Erzurum Arastirma Hastanesine üç ayda bir götürmek zorunda oldugunu ama çogu zaman parasizlik yüzünden götüremedigini belirtip, biran önce is verilmesini isteyip sesinin gittigi herkes den is istedi. Haber/Foto: Baris Bilgin-Ardahan



    Posof’da Gerçegi Aratmayan Tatbikat!..

     


     Ardahan’in Posof ilçesinde Yatili İlkögretim Bölge Okulu’nda (YİBO) gerçeklestirilen yangin ve kurtarma tatbikati gerçegini aratmadi. Vatandaslar tatbikati adeta nefeslerini tutarak izledi. Sivil Savunma Kulübü Baskani Ögretmen Azem Erbas tarafindan yönetilen tatbikat için okulda tüm hazirliklar tamamlandi, çikis yerlerini gösteren tabelalar ögrenciler tarafindan tutularak yönler belirlendi. Tatbikatin ilginç sahnelerinden birisi de tatbikat için yakilan ateste vatandaslarin isinmasi oldu. Sirenlerin çalmasiyla baslayan tatbikatta ögrenciler siniflarindan çikti ve seritlerle belirlenen toplanma alaninda toplandi. Saglik görevlileri yaralilari sedyelerle çikararak müdahale etti. İlk müdahalesi yapilan yaralilar gelen ambulansa alinarak hastaneye kaldirildi. Bu arada kendisini gerçek yaralanmis olarak hissederek anne diye aglayan ögrenci izleyenlerden tam not aldi. Çikan yangini söndürmeye gelen itfaiye aracinin hortumunda donma yasaninca tatbikat sirasinda yakilan ates gecikmeli olarak söndürüldü. Haberi ekleme saati: 16.29-02 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    BUZLAR KAPI DIŞARI!..

     


     Son yillarin en çetin kisinin yasandigi Ardahan’da caddelerde çikan buz sasirtti. Belediye ekipleri tarafindan havanin yumusamasiyla yollarda temizlenen buzlar, sogugun ne kadar siddetli yasandigini gösterdi. 50 kamyona yüklenen buz kütleleri, kamyonlarla sehir disina tasindi. Şiddetli bir kis geçtiginin altini çizen belediye yetkilileri, 3 is makinesi 1 greyderle bütün caddelerde temizlik çalismalarina basladiklarini, kis faturasinin belediyeye büyük bir yük getirdigini söyledi. abas, çatilarda olusan buz sarkitlarini da temizlemeye basladiklarini kaydetti. Haberi ekleme saati:15.33-02 Murat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Damal’in Vatan Topraklarina Katilisinin


    91. Yil Dönümü Törenlerinin Programi Belli Oldu..

     Ardahan, Çildir ve Hanak’tan sonru vatan topraklarina katilisinin 91. Yil dönümünü kutlamaya hazirlanan Ardahan’in Damal ilçesinde yapilacak olan kurtulus törenleriyle ilgili program belli oldu.




























  • ARDAHAN'DA YİNE BİR İNTİHAR!








    GAZETECİLRLE GÜNDEM


    PAZAR SAAT: 15.00’DA TEMPO TV’DE



     



    KARTAL İNSANIZ HAVA ARACINI DÜŞÜRDÜ!


    youTube ArdahanTV







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?






     



    Biri demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapısı olmasına rağmen sınır ticaretinin yapılmadığı, ithalat, ihracatta sıfır çeken Ardahan’da bunalıma giren bir kişi daha intihar etti.


    Bilinen ve duyulmayan onca intihar vakaları ile Türkiye’nin en çok intihar vakasının yaşandığı kentlerin başında gelen Ardahan’da bu sabah yaşanan olay görenleri şoke etti.


    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın ilk kuruluş mahallesi olan Halilefendi’de sabah saatlerinde dışarı çıkan insanlar komşularından biri olan yıllar önce Hoçvan Yukarıkurtoğlu köyünden gelip, mahalleye yerleşen Bayram Uymaz isimli vatandaşın kapısının girişinde bulunan elektirk direğine kendisini iple astığını gördüler.


    Olayın polise bildirilmesi üzerine olay yerine güvenlik güçleri ile sağlık ekipleri geldi. Bir engelli olmak üzere ki çocuk babası ve Ardahan’da Özel (Engelli) Okula servis taşıyan servisçi Bayram Uymaz’ın neden intihar ettiği öğrenilemezken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.


    Uymaz’ın kısa süre önce engelli çocuğunu ameliyat ettirdiğide alınan bilgeler arasında oldu.



    HOÇFED NİYE SUSKUN?


    Ölçekli Dr. Alper Akçam’ın kitabında yer alan “Hoçuvanlı Hırsızların” cümlesine İlçe olmak isteyen Hoçvan’lılardan tepkiler devam ederken metropolerde ki Hoçvuvanlıları temsil ettiğini iddia eden Hoçvan Federasyonundan çıt yok.

    Hoçvan’lılar sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarında;

    Dr. Alper Akçamın yazmış olduğu bir kitaptan “Hoçuvanlı Hırsızların”  anlatımını kullanmış olduğu cümle tamamen üzücü derken bu durumu inceleyecek, gerekirse bahsi geçen kitap için hukuksal yola başvuracak bir çıkışın olması gerektiğini belirtirlerken çatısı altına topladığı derneklerle Hoçuvan’ı metropollerde temsil iddiasında bulunan HOÇFED’in neden sustuğunu ve neden bir açıklama yada girşimde bulunmadığını merak ermekteler.


     






    Sülale Siyaseti!


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi belediye, il genel ve belediye meclis üyeliklerine başvurular devam ederken başvuru yapanlar arasında aynı kardeşler ve akrabalar da var. 




    Bunların en son örneği Ardahan’dan AK Parti’den iki dönem belediye başkanlığı yapan Ardahan eski Belediye Başkanı Faruk Köksoy yeniden başkan olmak için AK Parti’ye başvururken, Avukat kardeşi Haluk Köksoy’da Samsun Atakum’dan kardeşi gibi AK Parti’den belediye başkan  aday oldu.


    Köksoy kardeşlerin yanında 28 Şubat sonrası “Kayıp Trilyon” davasından yargılanıp, bir yıl hapis cezası alan Refah Partisi Göle eski Belediye Başkanı Mahmut Toprak’ta Göle’de İl Genel Meclis Üyesi olmak isterken köylüsü akrabası Metin Toprak’ta İstanbul  Esenyurt’ta belediye başkan adayı olmak için aynı partiye AK Partiye başvuranlar



    Cumhur işe Ardahan’dan başladı..

    MHP Adayını


    AK Parti için çekti! 


    Geçtğimiz gün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde br araya gelen Cumhur ittifakının iki 

    lideri, Erdoğan ile Bahçeli’nin yaklaşan yerel seçimler öncesi ne gibi kararlar aldıkları tartışıldığı br süreçte MHP’den Ardahan Belediye Başkan aday adayı olduğunu açıklayan Ercan Aktaş MHP Genel Merkezini ziyareti sonrası adaylıktan vazgeçtğini açıklarken MHP Ardahan İl Başkanı Turgay Mert’ten ise  ‘Genel Merekezin kararlarına saygı duyacağız’ açıklaması geldi.



    BAŞARILI SANAYİ MÜDÜRÜ KENAN YILMAZ


    CHP’DEN BELEDİYE BAŞKAN ADAY ADAYI


     


    KENAN YILMAZ CHP’DEN BELEDİYE BAŞKAN ADAY ADAYI


    Boş geçen bir 5 yılı başarı olarak lanse edip, yeniden belediye başkanı olmak için 5 yıldır uğramadığı CHP Ardahan İl



     başkanlığına gidip, adaylık başvurusu yaptıktan sonra gizlice HDP İl Başkanlığına da uğrayıp, partinin içine sızmışlar olarak bilinen bazı HEDEP’lilerle gizlice görüşen Faruk Demir tek başına aday olmayı beklerken rakipleri de tek tek sahaya inmeye başlıyor.

    Demir’in başvuru yaptığı gün Faruk Demir’in MHP İl Yönetiminde bulunan amcasının oğlunun da MHP Aday Adayı ile Ankara’da MHP Genel Merkezine gitmesi kafaları karıştırırken CHP Ardahan eski milletvekili Ensar Öğüt’ün Ardahan belediye Başkanlığına aday olmak için genel merkeze adaylık başvuru ücreti yatırdığı yönündeki iddiaları da Ardahan siyasi kamuoyunda tartışılan konuların başında gelmekte.

    Öte yandan Ardahan İl Sanayi eski Müdürü Kenan Yılmaz’ında bugün CHP İl Başkanlığına gelip, resmi başvurusunu yapacağı gazetemizce alınan son dakika bilgiler arasında oldu.


    DEĞİŞMEYEN ADAY ADAYLAR 



    MUHTARLIĞADA RAZI


    AMA ONUDA OLAMIYORLAR!..


    Göle, Çıldır, Posof ve Goreveng’te mevcut belediye başkanları ile Mart 2024 seçimlerine gitmeye hazırlanan ve Ardahan ile Hanak merkezi yeni bir isimle almayı hedefleyen AK Parti’nin temayül seçimi ardından sessizleştiği Ardahan Siyasi kamuoyunda son haber  olurken ‘Her Seçim Döneminin Çantacı ‘olarak bilinen başta İstanbul olmak üzere batıdaki bazı Ardahan’ lıların, ‘Milletvekilliği olmadı belediye başkanlığı, meclis üyeliği o da olmazsa muhtar adayı olmaya başladıkları ve  bu yüzden milleti güldürdükleri de gözlenmekte.


    AK PARTİ’DE ÖZGÜR DER Mİ?!.



    Değişim parolasıyla yol almaya devam eden önce İstanbul İl Başkanlığını Özgür Çelik’e ardından Genel başkanlığını Özgür Özel ismine teslim eden Cumhuriyet Halk Partisinin rakibi Adalet ve Kalkınma Partisi Ardahan Belediye Başkan Aday Adayı Hür Özgür Yılmaz’ın başvurusunun önemi üzerine tartışıyor.



    Mühendis Hasan Şenel, Sağlıkçı Fırat Avşar gibi isimlerin de aralarında olduğu 13 Belediye Başkan Aday Adayı olduğu AK Parti Ardahan İl Teşkilatının yanı sıra Milletvekili ve Genel Merkezin vereceği kararlarla Hür Özgür Yılmaz’ında yarıştığı aday adaylık yarışına son noktayı koyacakları belirtilmekte.


    Şehirin beş yılık duraklama dönemine son vermeye adayı…


    Ardahan’ın geleceğine yönelik iddialı projelerle ses getiren belediye başkan aday adayı Hür Özgür Yılmaz, beş yıllık duraklama dönemine son verme vaadiyle seçmenlerin dikkatini çekiyor. 20 yıllık AK Parti iktidarının son beş yılının kaybını telafi etmek amacıyla yola çıkan Yılmaz, öncelikle sosyal belediyeciliği her evde hissettirmeyi ve insan odaklı hizmetleri öne çıkarmayı hedefliyor.




    Kar Hayattır..


    Kar yağışıyla birlikte art arda gelen kara Kar haberlerin yanında Kar’ın güzellikleri gölgede kalıyor.

    Halbuki başta kuraklık 

    korkusunu yenmesi olmak üzere çocukların sevincine sevinç katan, kış turizmine can veren Kar’ın bir çok faydası bulunmakta.

    Çünkü;

    Kar, Toprağı ve Bitkileri Yalıtıyor, Kar Sıcaklık Dalgalanmalarına Karşı Korur, Kar Nem ve Azot Sağlar, Kar yağdıkça tohumların toprakla daha iyi temas kurmasına da yardımcı olur, Kar örtüsü, uzun ömürlü bitkileri ve soğanları kışın sıcak bir gün olduğunda büyümekten uzak tutar, Kar Bitkilerin su ihtiyacını karışlar, Kar haşerelerin bitkilere verdikleri zararlar da ortadan kaldırmsaı gibi birçok faydalı yönleri bulunmakta.


     





    ŞİŞLİ ve ARDAHAN’IN HALİNE Mİ GÜLÜYORLAR?!.

    Ardahanlı Ağ Saçlı Belediye Başkanı

    milyonlarca lirayı kanunsuz harcamış!

    ERCAN ÖZTÜRK / ÖZEL HABER


    Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan raporlar Ardahanlı Muahemmer Keskin’in Belediye Başkanlığı yaptığı CHP’li Şişli Belediyesi’nin milyonlarca liralık müdürlük bütçelerini kanuna aykırı şekilde harcadığını açıkça ortaya koydu.

    Raporda  AK Partili Üsküdar Belediyesi’nşn de milyonlarca liralık müdürlük bütçelerini kanuna aykırı şekilde harcadığını açıkça ortaya koydu.

    Master Haber Muhabiri Ercan Öztürk- Sayıştay Başkanlığı’nın belediyelerde 2022 yılına ait tespit ettiği usulsüzlükleri ortaya çıkarmaya devam ediyor. AK Partili Üsküdar Belediyesi’yle CHP’li Şişli Belediyesi’nin çok sayıda müdürlük kadrosuna kanuna aykırı bir şekilde atamalar yapması detaylarıyla Sayıştay raporlarına yansıdı. Müdürlerin yerlerine vekaleten bakan büro çalışanlarının tamamının müdür imkanlarından faydalandıkları ortaya çıktı. Sayıştay’ın ‘Kanuna aykırı’ bulduğu tespitlerle ilgili olarak şu ifadelere yer verildi:


    MİLYONLAR KANUNA AYKIRI ŞEKİLDE HARCANMIŞ!


    Şişli Belediyesi’nde Söz konusu hususa ilişkin olarak yapılan incelemelerde; 2022 yılı için bütçeyle 17.371.001,02 TL ödenek ayrılan Yazı İşleri Müdürlüğü, 135.479.001,73 TL ödenek ayrılan Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü, 55.766.249,41 TL ödenek ayrılan Zabıta Müdürlüğü, 8.276.478,40 TL ödenek ayrılan İmar ve Şehircilik Müdürlüğü, 241.558.982,87 TL ödenek ayrılan Fen İşleri Müdürlüğü, 102.373.340,61 TL ödenek ayrılan Destek Hizmetleri Müdürlüğü, 3.941.956,80 TL ödenek ayrılan Strateji Geliştirme Müdürlüğü ile 15.951.371,81 TL ödenek ayrılan Halkla İlişkiler Müdürlüğü kadroları dolu olmasına rağmen bu kadrolara vekâleten ve tedviren görevlendirmelerin yapıldığı ve harcama yetkisinin 657 ve 5018 sayılı Kanunlar ile ilgili Tebliğlere aykırı olarak kullandırıldığı, diğer yandan daha önceden atanan ve kadronun sahibi konumundaki müdürlerin pasif olarak tanımlandığı ve kadronun gerektirdiği hizmetleri ifa etmedikleri, buna karşın mevzuata aykırı olarak vekâleten ve tedviren görevlendirilen personellerin söz konusu hizmetleri yürüttükleri tespit edilmiştir.


    ŞİŞLİ ve ARDAHAN’IN 

    HALİNE Mİ GÜLÜYORLAR?!.


    Ardahan Kür Parkı’nda yapılan kazı sonrası yeşil alanlar adeta köstebek yuvasına döndü. 

    Çamur haline gelen park vatandaşların tepkisine neden oldu.

    Yaklaşık 1.5 ay önce çeşitli yerlerinde yapılan kazı sonrası çevre düzenlemesi yapılmadan bırakılan park görüntü kirliliğine neden oldu. Duruma tepki gösteren vatandaşlar Belediye başkanımız Show yapacağına önce parkları ve mahalle aralarında bozuk olan yolları ve sokakları yapsın Ardahan sadece Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) desteği ile yapılan bungalov evlerinden ibaret değildir ifadeleri kullanıldı.











    BUGÜNÜ ANLATAN YILLAR ÖNCEKİ YAZILARIM..


    Yasayı uygulatmakta, yasaya uymakla ve o yasaları olduğu gibi insanları korumakla mükellef polislerin bazılarının otelleri olduğunu, bu polis kıyafeti içindeki mafya hatta pezo diye suçlananların yetim kızlar başta olmak üzere bu otellere birçok yasa dışı olaylarla ilgilendiğini ileri süren İYİ Parti Genel Başkanı, eski içişleri bakanı Meral Akşener’in bu ve buna bezer açıklamaları öncesinden bugün oğluna kadar gelen iddialarla bir hayli gergin olduğunu da izliyoruz.




    Ve aynı Akşener’in bugün yaşadıklarının altında yatan ana sorun ve iftiraların 6’lı masadan kalktığı için ve önümüzdeki seçimlerde kendi adaylarıyla yerel seçime gideceğini belirtmesi ile karşı grubun kendisini ve partisini dizayn etme çabaları olduğu ve bu nedenle oğluna kadar ulaşan çok ciddi iddiaların şer, yıpratma olduğunu savunuyor.

    Bilmem ama benim arşivlerimde karşıma çıkan ve 2019 yılında ele aldığım yazımda bugün yaşanacakları sanki 5 yıl önce sezmiş bir medyum misali ele almam beni de şaşırtmadı değil. Çünkü beş yıl önce yazdığımı 5 yıl sonra CHP’ye yaşatan aynı İYİ Parti bugünlerde bir hayli kötü günler yaşıyor gibi.. Ve bu dünyanın etme bulma dünyası olduğunu bir kez daha ortaya koyan bu duruma bakınca yılar önce yazsam da bugünü anlatan o yazıyı bir kez daha yayınlamak istiyorum, hem de yeni bir seçime  beş kala..

    Evet, işte o beş yıl önce yazdığım ve bugün teknolojik kızımızın nazik sesi ile seslendirerek, o çok okumayı seviyormuşuz gibi ‘baaa çok uzun yazı’ dediğiniz sizlerin dinletisine bıraktığım o yazım..


    İyi Parti CHP’ye Gol mü Atıyor?

    Meclise giremeyecek derecede olduğu bir sıra CHP’nin 20 Milletvekilini istifa ettirip, el attığı, Başkanlık seçiminde ittifak kurduğu İYİ Parti de adaylarını açıklamaya devam ediyor.

    Her ne kadar başkan Erdoğan görmezden gelip, adını anmasa da bana göre özellikle sağ ve muhafazakar kesimin kabul etmeye başladığı ve artık ciddi bir parti konumuna gelen İYİ Partinin de bunun farkına varıp, CHP’ye rağmen kendi adaylarını çıkardığını hem de CHP’nin iddialı olduğu yerlerde de..

    Bunun en son örneğini Ardahan’ın da içinde bulunduğu 99 belediye başkan adayını açıklarken ilginç bir o kadar da düşünülecek adımlar attığını gördüğümüz İYİ Parti’nin bir tarafta ittifak içinde olduğunu belirttiği diğer tarafta ‘Biz sağ milliyetçi ve muhafazakar kesimin temsilcisiyiz’ diyerek sanki CHP’ye gol atmaya çalışıyor gibi..

    Bunun en bariz ve açık örneğini de CHP’li Muharrem İnce’nin adaylığına karşı, ‘CHP beni meclise taşıtabilir, bende İnce’yi destekleyeyim’ dememiş, kendi adayını, kendi genel başkanını, Meral Akşener’i aday göstermiş bu yetmez şimdi de Ardahan’da CHP’ye gol atmaya çalışıyor, hem de geçen seçimde CHP’den belediye başkan adayı olmuş ve CHP’nin oylarını kendi oyları sanan bir isim ile..

    Kaldı ki, Aynı isim bu seçimlerde de CHP’den aday olmak istemiş ancak aday gösterilmemişti.




    Yani, bir önceki seçimlerde DYP’den daha sonra CHP’den olmadı, yaklaşan 2019 Mart seçimlerinde yeniden CHP’den aday olmak isteyen ancak aday gösterilmeyince önce bağımsız adaylığa yelken kıran sonra da artık CHP’nin seçim ittifakı ortağı olan İYİ Partiden resmen aday olan Mete Özdemir ile CHP’ye gol atmak istediği alenen ortada olan İYİ Partinin bu çıkışlarını Ardahan dışında diğer bir çok İl, İlçe ve Belde de yaptığına da şahit olmaktayız.

    Bunun diğer bir örneği de Kocaeli’de, Gebze’de yaşanmaktadır..

    Evet bu durumların yaşandığı muhalefet kanadında diğer bir gol atma işi de İYİ Partinin ittifak içinde olduğu CHP’yi HDP’den uzak tutma çabalarıdır..

    Evet CHP’nin güçlü olduğu bir yerde aday gösterip CHP’in en güçlü rakibi olan AK Parti’ye arkadan destek veren ve bu yetmez gibi, CHP’den aday olmuş ve yeniden aday olmak isteyenleri aday gösteren aynı İYİ Parti bir taraftan da CHP’yi HDP’den uzak tutarak gol yemesini sağlıyor.




    Ve bunu yutan CHP ise alenen gelen golleri görmeyip, hala İYİ Parti’ye sen ‘Kardeşim sen iyi mi yoksa kötü parti misin’ demeden hem İYİ Parti ile iyi olmaya çalışıyor, hem de İYİ Partinin korkusundan  arka kapılarda görüştüğünü saklayan HDP’yi hem de muhafazakar oylara hitap eden Saadet Partisini görmezden geliyor..

    Ve başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde seçim kazanacağını sanıyor..




    arşiv haber/yorumlar 23.03.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ARŞİV HABERLERİMİZ







    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    **ARDAHAN HABERLERİNE HOŞ GELDİNİZ

    **Yazar ve Yorumcularimizin Günlük/Güncel


    Yorumlarini Okumak İçin DEVAM lari TIKLAYINIZ ..


    Sitemizin adresini MSN ve Facebook


    Dostlariniza Göndermeyi Unutmayaniz ..

    Kentsel degil, Rantsal Dönüsüm!..

     Ardahan’da gelisi güzel yapilan Kentsel Dönüsüm Projesi ile ilgili var olan sikintilarini dile getirmek için topluca basin açiklamasi yapan Halilefendi Kayabasi sakinleri belediyenin buradaki amacinin kentsel dönüs degil, rantsla dönüsüm oldugunu ileri sürdüler. Baskan Köksoy’un geçtigimiz hafta Kentsel Dönüsümde Sona Gelindi açiklamasi ardindan harekete geçen Halilefendi Mahallesi sakinleri, konu hakkinda yaptiklari basin açiklamasini aynen yayinliyoruz. İste O basin açiklamasi; Saygideger katilimcilar ve degerli basin mensubu arkadaslarimiz: İlimiz Halilefendi Mahallesi, kayabasi mevkiinde TOKİ’nin girisimiyle “Kentsel Dönüsüm” adi altinda bir proje uygulanmak istenmektedir. Yapilmasi istenen bu projenin amaci tam anlamiyla mahalle sakinlerinin yasam alanlarinin tarumar edilip “Rantsal ” bir alan saglamaktir. Kayabasi mevkiinin deprem yönetmenligine ve riskine karsi zemininin saglam olmasi sebebiyle israrla bu alanda yasayan ortalama 136 hane ve bu hane sakinlerinin magdur edilerek yasam alanlarini gasp etmenin disinda hiçbir amaca hizmet etmemektedir. Bizler çok zor kosullarda ve olumsuz sartlarda yasam mücadelesi veren aileleriz. Çogumuz tarim ve hayvancilikla ugrasarak yasama tutunmaktayiz. Burada bulunan kisiler içerisinde en az yeri olan kisinin 1.000 m2 arsasi vardir. Ve bu arsa içerisinde yasamini idame eden evi, ahiri ve müstemilati vardir. Bu projeyi uygulamak isteyen toki yetkilisi veya yetkilileri hiç birimizle resmi anlamda muhatap olmamis ve hangi kritere göre bedel çikardigini da hiçbirimiz bilmemekteyiz. Muhatabi olan bizlere hiçbir yasal belge veya bilirkisi raporu teblig ve tevdii edilmemistir. Tamamen soyut kavramlarla ve neye dayandigi belli olmayan kafa karistiran rakamlarla gariban vatandas kandirilmak istenmektedir. Bütün bunlar yasanirken vatandasin magduriyeti karsisinda basta tokinin sözcüsü ve temsilcisi gibi davranip bu tür beyanlarda bulunan Belediye Baskani Faruk Köksoy olmak üzere hiçbir seçilmis ve toplumu yöneten kisi, kamu yararina hiçbir adim atmamis ve vatandasin magduriyetinin giderilmesi yönünde hiç bir olumlu çaba göstermemistir. Bizler 2644 Sayili Tapu Kanuna dayanan, MÜLKİYETİ ve KULLANİM! Tarafimiza ait olan ve ANAYASAL güvence altinda olan TAPULU MÜLKLERİMİZİ hiçbir kosulda hiçbir kuruma, kisiye veya ZÜMREYE vermemekte kararli ve hakliyiz. Yasam alanlarimiza beton yiginlarinin yapilmasina asla müsaade etmeyecegiz. Yukarida da açikladigimiz gibi bizler tarim ve hayvancilikla ugrasan insanlariz, hayvancilikla ugrasan insanlari apartman veya sitelerde yasamaya mecbur kilmak gibi bir çagdisi anlayisi asla kabul etmiyoruz. Özel mülkiyeti konu olan bu yerlerimizin bir takim hileli yollarla ve kisilerle ele geçirilmesine izin vermeyecegiz. Halkimizi hileli yollarla kandirmaya çalisarak evlerini elinden almaniza müsaade etmeyecegiz. Gücünü iktidardan alan siz sorumlulara verecegimiz en güze cevap sudur. Biz gücümüzü önce Allah’tan, sonrada ömürlerini bir ev yapmak için harcamis büyüklerimizden ve halkimizdan aliyoruz. Gerçek gücün ne oldugunu size göstermek için evlerimizde olacagiz ve asla sizlere geçit vermeyecegiz. Bizler mahallemizin kalkinmasi ve daha yasanabilir bir yer olmasi için tasin altina elimizi degil BEDENİMİZİ koymaya haziriz. Ancak bir takim hileli yollarla, korkutmalarla ve halkin içine endise salarak yasam alanlarimiza müdahale etmenize müsaade etmeyecek, bu hakli direnisimizi her kosulda sonuna kadar götürecegiz. Bizler düzenli geliri olmayan ve kit kanaat yasayan insanlariz. Sizin dikmeyi düsündügünüz beton yiginlarina girip her ay aidat ödeyecek imkânimiz da, niyetimizde yoktur. Son olarak sunu belirtmek isteriz ki, Ardahan’in onlarca sorunu var iken, mahallemizde çöpler bile alinmiyor iken ve yine hayvanlarimiz için kendi paralarimizla yaptirdigimiz çesmeleri kapattiran Faruk Bey’e sesleniyoruz. Siz sirf görsel bir güzellik olsun diye bu insanlari yasadigi ortamdan koparip magdur etmeye hakkiniz yok, bunu yapmaya mecbur degilsiniz. Biz Halilefendi mahallesinde yasayan insanlar olarak mülkiyeti TAPULARIMIZA dayanan yasam alanlarimizi kentsel, diger adiyla “RANTSAL” alana dönüsmesine izin vermeyecegiz. Haberi ekleme saati: 17.09-25 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    İstifayi Firça mi Getirdi?!.

     Çildir ilçesinde yayinlanan Çildir Gazetesi’nin bugünkü mansetinde yer alan habere göre geçtigimiz gün beklenmedik bir anda istifa eden Çildir ilçe Mili Egitim Müdürünün ilçeye vekalet eden kaymakamin firçasi dolaysiyla bu görevi biraktigi ileri sürüldü. Gazete’nin haberine göre Çildir İlçe Müdürünün beklenmedik bir anda istifa etmesinin arka perdesinde kaymakamin müdüre firçasinin neden oldugu iddiasi ortaya atildi. Geçtigimiz gün beklenmedik anda Çildir İlçe Milli Egitim Müdürlügünden istifa ederek, eski görevine dönen Askin Hüseyinoglu’nun vekil kaymakamin kendisine firça atmasi dolaysiyla istifa ettigi öne sürüldü. DSP Çildir İl Genel Meclis Üyesi Nejdet Kanbir tarafindan ileri sürülen iddiaya göre, bu istifadan önce günlerdir Çildir’da olmayan Çildir Kaymakaminin yerine vekalet eden Hanak Kaymakami Adem Çelik’in müdürü ögrencilerin önünde firçalayip, asagiladigi ve müdürün bu görevinden bu nedenle istifa ettigi belirtildi. Konu hakkinda bir yazida kaleme alan DSP Çildir İl Genel Meclis Üyesi Nejdet Kanbir’in konu hakkinda ki açiklamasi söyle; **GEL DE SUS!*Nejdet Kanbir 24.03.2012 Epey bir zamandir her ne kadar, her hangi bir konuda düsünce açiklamamak yönünde özen gösteriyor olsam da, su an öyle duygular içindeyim ki anlatmakta zorluk çekiyorum. Çok yüksek bir tepeye çikip, çok güçlü bir ses yayim araciyla, dünyanin dört bir yanina haykirmak istiyorum sanki. Çocugu olan birinin sorumlulugunu, iyi bir insan-iyi bir yurttas yetissin diye duyacagi kaygilari, çocugu olmayanlar bilemiz elbet. Ama bir idarecinin çocuk sahibi olmasa bile idareci olmasindan kaynakli sorumluluklari ve devlet baba gelenegi geregi hissiyatlari kuvvetli olmali ve bazi durumlarda masanin diyer tarafinda kendini düsünebilmeli, moda deyimle, empati yapabilmelidir. Ne yapmak lazim bilmiyorum. Ama yapilanlarin bir çogunun dogru olmadigini biliyorum. Örnegin bir kaymakam veya baska bir idareci, idaresi altindaki memuruna, benim önümde, yani vatandasin önünde rencide edici davranmamalidir. O memuru suçlu olsa bile suçunun cezasi, kanuni sekli neyse o olmalidir. Aksi halde ben, vatandas, ne o memurun memurluguna güvenirim, ne de o idareciye saygi duyarim. Hangi devirde yasiyoruz? Bir kaymakam, kalkacak, yüzlerce ögrencinin, (belki kendi çocugunun-esinin-akrabasinin) onlarca velinin önünde, bir birim müdürüne ve hele hele o çocuklari KİŞİLİKLİ -İYİ İNSAN-İYİ YURTTAŞ yetistirmekle mükellef ögretmenini-müdürünü küçük düsürecek-bagirip çagiracak, azarlayacak! Ben bu sartlarda çocugumun iyi yetisecegine nasil inanirim? Bu sistem nasil iyi insan, iyi yurttas, kisilikli bireyler üretir? Her firsatta karsikini ezmeye uygun kisilik bozukluklari kazinmiyor mu genç beyinlere. Askerligimde benzer bir durumla karsilastim. Yüzbasi, istimada, flamayi tutan askere, yakasi arali diye resmen küfretti. Dua ettim bu asker bu yüzbasiya birsey desin, birsey yapsin. Tüm varligimla yaninda yer almaya karar verdim. Ne yazik! Sesi çikmadi. Dayanamadim, bir gün yüzbasiya tüm bölüyün toplanti halindeki bir aninda yaptiginin yanlisligini anllattim. “kendi namusunu koruyamayan vatanini koruyamaz…” Ve burada da diyorum: “Kendini düzeltmenin yasi da makami da yoktur!” Çildirin vekil kaymakami, HANAK KAYMAKAMI ADEM ÇELİK, bu yaziyi oku ve kendine gel! O makam insanlara, hele hele bir milli egitim ilçe müdürüne halkin ve çocuklarin önünde bagirma yeri degildir ve ben sükrediyorum ki orada yoktum. Açik söylüyorum, su berbat protokol yönetmeligi yüzünden törenlere katilmiyorum ve orada olmadigima sükrediyorum. O çocuklarin ve benim önümde böyle bir baskici tutumu, memurunuz yanitsiz birakabilir, ama çocuklarimizin senin gibi yetismesini istemeyen bir veli olarak yüzbasiya verdigim dersi sana da verirdim bilmis ol. Alismaya basladigim cezalardan biriyle daha yargilaniyor olabilirdim, belki baska bir sekil alirdi ortam, ama yapardim. Biz alistik; İl Özel İdaresi genel sekreteriyle tartisip mühendisce sikayet edilip ceza almaya, İl Valisini elistirip, vekil yardimcisinca sikayet edilip yargilanmaya, isgüzar bir müdürün (veya baskasinin) meclise hakaret edip tabelasini levhaya dönüstürüp kapi arkasina asilmasina tepki koyup ceza almaya alistik. Seninle devam ederdik. O müdür senin yüzünden görevinden ayrilmis, az önce gazetede okudum. Bir insanin gururuyla oynamak, kendi gururuyla oynanmasina seyirci kalabilecek karakterlerin isidir. Seni çok ezmis olmalilar ki, ezici davraniyorusun. Özür dilemelisin. Çildir’a gelme yoksa. Gelirsen toplantilarina çagirma beni. Böyle bir kaymakamla daha önce de karsilastim. Hos degilsiniz, hos olun! Nejdet Kanbir DSP İl Genel Meclisi Üyesi/Çildir Haberi eklme saati: 13.05-25 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan Jandarma’ya Balyoz ve Ergenekon Sorusturmasi!

     Erzurum’daki özel yetkili savcilik, Ergenekon ve Balyoz saniklari için zorla yardim toplandigi iddialarini takibe aldi. Ardahan Jandarma Komutanligi’nda görevli personelin sikâyeti üzerine sorusturma baslatan savcilik, ildeki askerlerin ifadelerini almaya basladi. Sürecin davaya dönüsüp dönüsmeyecegi önümüzdeki günlerde netlesecek. Eski Genelkurmay Baskani İlker Basbug döneminde Ergenekon ve Balyoz davalarindaki sanik askerlere yardim için kurulan ‘hukukî yardim sandigi’ yargi konusu oldu. Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savciligi, Ardahan İl Jandarma Komutanligi’nda görevli personelin ‘zorla para toplaniyor’ sikâyeti üzerine sorusturma baslatti. ‘Terör örgütüne yardim etmek’ iddiasiyla ildeki askerî personeli ifadeye çagirdi. Üç ay önce baslayan sorgulama sürecinin devam ettigi, sorusturmanin davaya dönüsüp dönüsmeyeceginin önümüzdeki günlerde netlesecegi ögrenildi. 2010’da bütün birliklere emir gönderilerek yardim adi altinda subay ve astsubaylardan para istenmisti. Emirde, ‘gönüllülük’ esasi ifadesi yer alsa da personel buna zorlanmisti. Konu ilk olarak, sikâyetlerin Basbakanlik İletisim Merkezi’ne iletilmesiyle gündeme gelmisti. İçisleri Bakanligi da basvurulari Jandarma Genel Komutanligi’na sormustu. İddialara göre, bu süreçte para vermeyenlere karsi yildirma operasyonu baslatildi. Ardahan İl Jandarma’da görevli bu askerlere suç isnat edip, haklarinda dosyalar hazirlandi. Baski altindaki personel bunun üzerine sivil savciliga basvurdu. Ardahan Savciligi, sikâyetin özel yetkili savciligin alanina girdigine karar verip dosyayi Erzurum’a iletti. İlker Basbug döneminde davalarda sanik konumdaki askerlere yardim etmek için subay ve astsubaylardan para toplatmis ve yardim için bir sandik kuruldugu açiklanmisti. Çalismanin çerçevesi Isik Kosaner döneminde biraz daha genisletildi. Sanik askerlerin avukatlik ve mahkeme masraflarini karsilamak için ‘Türk Silahli Kuvvetleri Hukuki Yardim Sandigi’ adiyla faaliyetler yürütüldü. Bütün birliklere emir olarak gönderildi. 2010 yilinin sonuna dogru Ardahan’a da ’emir’ geldi. Emirde, her ne kadar ‘gönüllülük’ esasi ifadesi yer alsa da herkesin para vermesi istendi. İlk asamada Ardahan ve ilçelerindeki jandarma komutanliklarina bagli askeri personel adina 6-8 aylik süreleri kapsayan ‘5-10’ liralik otomatik ödeme talimatlari verildi. Fakat daha sonra birçok askeri personel internet bankaciligina girerek, talimatlari iptal ettirdi. Bu durumun paranin sandiga yatmadiginin ögrenilmesi üzerine farkli bir boyut kazandi. Bu sefer 2011’in ilk aylarindan itibaren paralarin elden imza karsiliginda toplanilmasi istendi. Personelden imza karsiligi 10 liralik meblag elden alinmaya basladi. Vermeyen personel ise tacize maruz birakildi. Bu durum önce askeri personel tarafindan ‘zorla para toplaniyor’ gerekçesiyle Basbakanlik İletisim Merkezi’ne (BİMER) sikayet olarak gitti. BİMER, bu sikayeti İçisleri Bakanligi’na orasi da Jandarma Genel Komutanligi’na iletti. Bu silsile halinde önce Erzurum Jandarma Bölge Komutanligi’na daha sonra da ‘paranin zorla toplatildiginin’ iddia edildigi Ardahan İl Jandarma Alay Komutanligi’na gönderildi ve bunun sorusturulmasi istendi. Ancak İl Jandarma Komutanligi sikayetin aksi yönünde hareket etti. Şikayet eden personelle alakali suç isnat edip suç dosyasi hazirlandigi ileri sürülüyor. Bu kisilerin, askeri mahkemeye sevk edilerek dosyanin kapatilmasinin amaçlandigi belirtiliyor. Baski altindaki askeri personel sivil savciliga basvurdu. Ardahan Savciligi, sikayete konu olan dosyanin özel yetkili savciligin alanina girdigine karar verdi, konu Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savciligi’na iletildi. **ASKERÎ PERSONELİN İFADESİ ALINIYOR.. Savcilik 3 ay önce tayini çikanlar da dahil olmak üzere ildeki görevli jandarma personelinin ifadelerini almaya basladi. İfadelerde, ‘paranin gönüllülük esasina göre degil zorla toplatildigi, vermeyenlerle ugrasildigi, baski yapildigi, sicillerinin bozulmasi için disiplin suçlari isnat edildigi’ denildi. Ayrica ilgili personelin denetimlere tabi tutuldugu ve il içinde baska yerlere görevlendirmelerle gönderildigi bilgileri verildi. Sorusturma sürüyor. Eger paranin zorla toplatildigina yönelik sonuç çikarsa ‘terör örgütüne yardim ve yataklik’ suçundan dolayi dava açilacak. Genelkurmay Baskanligi’nin yardim sandigi ile ilgili 2011 Şubat ayinda yapilan açiklamada, “TSK Dayanisma Vakfi ile TSK Hukuki Yardim Sandigi’nin en önemli ortak özelligi, buralara yapilacak katki paylari veya bagislarin tamamen gönüllülük esasina dayali olmasidir.” denilmisti. Emekli Genelkurmay Baskani Isik Kosaner ait oldugu iddia edilen bir ses kaydinda da, “Arkadaslarimiz çok zor durumda. Basi sikintida olanlar. Biliyorsunuz. Onlara da yardim topladiniz verdiniz gene. Bunlari yapiyoruz. O birer liralar birikti 280-300’e filan geldi.” demisti. Haberi ekleme saati: 12.07-25 Mart 2012 Haber/Foto: Zaman Gazetesi/İstanbul



    Günün en komik haberi.. En Temiz Köy Yarismasi Yaplicak


    TEMİZ ŞEHİR VARMI Kİ TEMİZ KÖY BULAK’TA YARIŞMAYA KATILAK!

     


     **Buzdolabinin wc edildigi Ardahan’da temiz köy araniyor.. Ardahan İl Çevre ve Şehircilik Müdülügü yayinlanmis oldugu bir bildiri ile ‘En Temiz Köyüm Yarismasi’ isimli bir yarisma baslatildigini duyurdu. Yapilan yazili açiklamada, yarismaya katilacak olan köylerin kanalizasyon ve /veya fosseptik sisteme sahip olmasi, atik su bertarafinin saglandigi aritma tesisi veya dogal aritmanin bulunmasi, hayvan gübrelerinin hijyenik sartlarda olusturulmasi, yollarin toz olmayacak sekilde kaplanmis olmasi, agaçlandirma çalismalari yapilmasi ve çöplerin düzenli olarak toplanmasi konularinda sartlara uymasa gerektigi bildirildi. Yarismaya katilacak olan köylerin 27.04.2012 tarihine kadar hazirlayacaklari dosyalari Ardahan İl Çevri ve Şehircilik Müdürlügüne teslim etmeleri istenirken, yarismada birinci gelecek köylere, Çevre Berati ile Masaüstü Bilgisayar ve Çok Fonksiyonlu Yazici hediye olarak verilecegi bildirildi. Ardahan’da ki degerlendirmeyi geçip, Türkiye’ye genlinde yapilacak yarismaya katilacak ve burada basarili olacak köye ise 1 Adet Çöp toplama araci ödül olacagi bildirildi. **Temiz Şehir var mi ki, köyü de olsun!.. Ardahan Valiligi çevre ve Şehircilik İl Müdürlügünün açtigi yarismada temiz köy aranan Ardahan’in kendisinin ne kadar çevreye duyarli, yollari toz olmayan, cadde ve sokaklari düzgün olup olmadigi da merak edildi. Ardahan gibi ilçelerinin de köylerden beter bir çevreye veda ayt yapiya sahip oldugu bir süreçte köylerde ki gibi hayvan gübrelerinin gelisi güzel çevreye atildigi, kanalizasyonlarin basta Kura Nehrine olmak üzere Hanak, Damal, Posof çaylarina ve de Çildir’da göllere bosaltildigi Ardahan’da degil temiz köy, temiz sehir bile bulmak zor olurken böyle bir yarismanin açilmasi tezat bir durum olarak degerlendirildi. Haberi ekleme saati: 14.15-24 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Müdürlükten Müdürlüge Döndü..

     


     Ardahan Çildir İlçe Milli Egitim Müdürü Askin Hüseyinoglu görevinden istifa ettgi ögrenildi. İl Milli Egitim Müdürü dogruladi. Ardahan 80 yil Anadolu Lisesi Müdürlügü görevini yürütürken Milli Egitim Bakanligi oluruyla Çildir ilçe Milli Egitim Müdür vekilli görevine getirilen Hüseyinoglu, Ocak 2009 yilindan beri bu görevi yürütüyordu. Görev yaptigi sürede İlçe merkezine 8 derslikli lise, Kurtkale nahiyesine 8 derslikli İlkögretim Okulu kazandiran ve Asiksenlik kasabasinda yapimi halen devam eden 8 derslikli İlkögretim okulu yapiminda önemli rol oynayan Hüseyinoglu’nun kadrolu görev yeri olan 80. Yil Anadolu lisesinde hizmetlerine devam etmek için istifa ettigi ögrenildi. Yüzde yetmis tasimali egitim veren ilçede servislerin ve ögrencilerin sorunlariyla birebir ilgilenen Hüseyinoglu “Çildir ilçemize yakisir bir egitim seviyesi ve düzen olusturmak için elimizden geleni yaptik. Artik Anadolu lisesinde görevime devam etmek için bu karari aldim” dedi. – Haberi ekleme saati: 12.05-24 Mart 2012



    Göl’de Kizak Şov Devam Ediyor..

     


     Yüzde 51’i Ardahan’a, %49’u Kars’a ait olan Çildir Gölü üzerinde kizak sowu devam ediyor. Van Gölünden sonra Dogu Anadolu Bölgesinin ikinci büyük tatli su gölü olan ve içinde 9 çesit baligin yasadigi Çildir gölü donan yüzüyle gerek yerli, gerek ise yabanci turistlerin ilgi odagi olmaya devam ediyor. Ardahan’in Çildir ilçesi sinirlari içinde bulunan ve her kis aylari üzeri tamamen donan Çildir gölünün donmus yüzeyinde kizakla ziyaretçileri gezdiren Çildirli atli kizakçilar Çildir gölüne her geçen gün artan ilgilinin en çok kendilerine yaradigini belirtiyorlar. Turu 20 Tl.’ye yapilan Çildir gölü üzerinde ki kizak turuna ilginin büyüdügünü belirten Çildirli kizakçilar Kaymakamlik, Belediye ve Valiligin birlikte hazirlayip, aldiklari modern kizaklarin da buna büyük katki sunduguna dikkat çekmekteler. **Gölün yaninda tren geçecek.. Hazirlanan yeni kiyi projesiyle etrafi turizmcilere açilan Çildir Gölü’nün yani basinda geçen Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu insaati da tüm hiziyla devam ediyor. Önemi her geçen gün biraz daha artan ve basta tatilcilerin olmak üzere insanlarin ilgi odagi olmaya devam eden Çildir Gölü’nün yani basinda geçecek olan tren yolu ile daha çok taninip, gündeme gelecegine isaret eden Çildirlilar yatirimcilarin bölgede yatirim yapmasinin tam zamani diyorlar. **TOKİ Göle Manzarali konutlar Yapacak.. Yazlari mas mavi, içilir kadar tekiz suyu ile, kislari donan yüzeyi ile tatilcilerin ilgi odagi olan ve ortasinda bunun Agcakale adasinda yapil festivali ile bölgenin turizm merkezi olmaya aday olan Çildir Gölü manzarali konutlar içinde TOKİ’nin hazirliklarinin sürdügü alinan diger bilgiler arasinda olmaktadir. Haberni ekleme saati: 12.12-24 Mart 2012 Haber/Foto. www.kuzeyanadolugazetesi.com



    KAMPANYA BÜYÜYOR!

     


     **Sizde Bir İmza Atin Kisla Fakülte Olsun.. Ardahan Üniversitesi’nin açmak istedigi ve 2012-2013 Egitim/Ögretim Sezonuna ögrenci almayi hedefledigi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin bir an önce kurulmasi ve alt yapisinin tamamlamasi için baslatilan imza kampanyasi gittikçe büyüyor. Kent merkezinde bulunan ve büyük bölümünün bosaltildigi Kura Nehri’nin yani basinda ki askeri kislanin Güzel Sanatlar Fakültesi olmasi için Ardahan Üniversitesine verilmesini isteyen Ardahanlilarin baslattigi imza kampanyasi kisa sürede 500’ü geçti. Basta Atatürk Caddesi’ndeki esnaflar olmak üzere birçok Ardahanlinin imzaladigi ‘Kisla Fakülte Olsun’ baslikli kampanyanin Ardahan’da da kurulmasina karar kilinan Güzel Sanatlar Fakültesi’nin bir an önce açilmasi için basta Genel kurmay olmak üzere bütün kurum ve yetkililerin harekete geçmesini isteyen Ardahanlilar, bugün büyük bölümü bosaltilan ve kent disina çikarilan askeri birliklerin elinde bulunan binalarin kentin gelisimine büyük katki sunan üniversiteye devir edilmesi halinde kampus insaati devam eden üniversitenin bu süre içinde tüm alt yapisini hazirlayacagina isaret etmekteler. Haberi ekleme saati: 11.26-24 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Bir tonluk boga kesildi..

     


     Yapilan tohumlamalar sonucu son yilarda irki degisen bölgede ki hayvanlarin ulastigi kilo bin kiloyu bulmaya basladi. Ardahan’da oldugu gibi Hanak kasaplarin da İsmail Balci ve Tayfun Kizilkaya tarafindan geç koyun den metin balcinin alti aylik besi sonucu canli canli agirligini bir ton gelen kemikli agirligi ise ,550 kg olan bogayi 12 mart pazartesi günü Hanak’a ta kesildi. Balcilar kasabi ve Mert Kasabinin sahibi olan İsmail balci ve tayfun kizil kaya bundan sonra hep besili boga keseceklerini belirti bu boga dan elde edilen etlerin bölümü Güleryüz Et Lokantasina ve emek kahvalti solonu tarafindan tüketilmek üzere satin alindi. Dev boganin artan diger etide baska kasaplarimiz da vatandaslara satildigi ögrenildi. Haberi eklme saati: 10.40-24 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Damal Bebekleri Yeniden Üretilmeye Baslandi..

     


     Damal Kaymakamligi Köylere Hizmet Götürme Birligi Baskanligi, Damal Halk Egitim Merkez Müdürlügü ve Ardahan İs Kur Müdürlügü is birligiyle ortaklasa yürütülen Folklorik Damal Bebegi yapim kursu 38 kursiyerin ücretlerinin Ardahan İs Kur tarafindan karsilanarak ve ayrica Folklorik Damal Bebegi yapiminda kullanilan malzemenin Damal Kaymakamligi Köylere Hizmet Götürme Birligi Baskanliginca saglanmasiyla 12 Mart 2012 tarihinde faaliyete baslayarak, 26 Haziran 2012 tarihinde sone erecektir.  **Damal’da Atletizm Yarismasi.. Atletizim Federasyonu Baskanliginin 2012 faaliyetleri programin da yer alan atletizmi gelistirme projesi kapsaminda tüm iller ve ilçeler yapilan yarismalar ilimiz ve ilçemizde de devam etmektedir. 20.03.2012 Çildir da baslayan yarismalar Hanak-Damal-Göle- Posof-Hoçvan Hasköy İl Merkez ve 29.02.2012 tarihinde il merkez de yapilacak olan final yarismalari ile son bulacaktir.  **DAMAL’A BAYAN BELEDİYE BAŞKANI Dört dönemdir Damal Belediye baskanilgi yapan Gülcemal Fidan’in izine çikmasi dolaysiyla yerine CHP’li bayan Meclis Üyesi Nurcan Yilmaz vekalet ediyor. Belediye olarak bahar temizligine basladiklarini belirten Damal Belediye Baskani Vekili Nurcan Yilmaz Damal’in belediye hizmetlerinin bu yil yapalacak dahaiyi çalismalarla devam edecek dedi. Haberleri ekleme saati: 10.11-24 Mart 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yollar Kardan Temizleniyor

     


     **Yol açma çalismalarini yerinde inceleyen Hanak kaymakami Adem Çelik bir ara çiktigi karsavuran aracini kullandi.. Uzun bir dönemi ardindan kendini hisettirmeye baslayan bahar sicakliginin eritmeye baslayan karlarin daralttigi yollar yeniden baslatilan çalisma ile temizlenmeye basladi. Hanak’a bagli köylerin yogun kar yagisi sebebiyle kapanan veya daralan yollarini açma çalismalari durmaksizin devam ediyor. Özel İdare Müdürlügüne bagli ekipler is makinalariyla kapanan köy yollarini açik tutmak için çalismalarini araliksiz sürdürüyor. Çiçeklidag güzergahindaki grup köylerin tipi nedeniyle kapanan yollarini açmak için bölgede yer alan ekiplerin çalismalarini yerinde incelemek bölgeye giden Hanak Kaymakami Adem Çelik uzun bir kis dönemince yollarin kardan kapanmasina izin vermeyen Özel İdare ekiplerine tesekkir etti. Haberi ekleme saati: 10.09-24 Mart 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    KURA NEHRİ’NE SAHİP ÇIKMAYANLARA DUYURULUR!..

     


     **Türkiye 10 yil içinde su fakiri olacak haberiniz ola.. Baharin gelisi ile birlikte çözülmeye baslayan kar ve buzlarin erimesi sonucu olusacak sel tehlikesine karsin uyarilan Ardahanlilarin sahip çikmadigi Kura Nehri’nin Karadeniz’e akitilmasi çalismalari surü dursun, Ardahan’in da içinde bulundugu Türkiye7de 10 yil sonra su sorununun yasanacagina dikkat çekildi. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odasi Kayseri Temsilcisi Adnan Evsen 22 Mart ‘Dünya Su Günü’ nedeniyle yaptigi açiklamada, “Ülkemizde kisi basina düsen 1513 metreküplük yillik kullanilabilir su miktariyla, Türkiye su azligi yasayan bir ülke konumundadir. Nüfus artisi ile birlikte gelecek birkaç 10 yil içinde su fakiri bir ülke olacagimiz tahmin edilmektedir” dedi. Jeoloji Mühendisi Adnan Evsen, Türkiye’deki su varliginin yillik 501 milyar metreküp oldugunu, bunun 274 milyar metreküpünün buharlastigini, 69 milyar metreküpünün ise yeraltina süzüldügünü ve 158 milyar metrüküpünün de deniz ve göllere bosaldigina dikkati çekti. Evsen, söyle dedi: “Türkiye’de suyun yüzde 75’i tarimda, yüzde 11’i endüstride ve yüzde 14’ü ise evlerde kullanilmaktadir. Yeraltisuyunu besleyen 69 milyar metreküplük suyun; 28 milyar’i kaynaklarla bosalmakta ve 41 milyar’i ise yeraltisuyunu beslemektedir. Ayrica Meriç ve Asi gibi nehirlerle komsu ülkelerden ülkemize yilda ortalama 7 milyar metreküp su gelmektedir. Yeraltina inerek yeralti suyuna katilan 41 milyar metreküplük su da ilave edildiginde, ülkemizin yenilenebilir brüt su potansiyeli 234 milyar metreküp olarak hesaplanmaktadir. Çalismalar ve etütler, günümüz sartlarinda yurdumuzun tüketilebilir yüzey ve yeralti suyu potansiyelinin yilda ortalama 112 milyar metreküp oldugunu göstermektedir. Bugün ülke nüfusumuzun 74 milyon oldugu kabulü ile, kisi basina düsen 1513 metreküplük yillik kullanilabilir su miktariyla Türkiye su azligi yasayan bir ülke konumundadir. Türkiye bu kaynaklari ile dünya genelinde sanilanin aksine su zengini bir ülke degildir. Nüfus artisi ile birlikte gelecek birkaç 10 yil içinde su fakiri bir ülke olacagimiz tahmin edilmektedir.” Haberi ekleme saati: 1.06-24 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Üniversite Gürcü’ce Ögretecek..

     


     Ardahan Üniversitesi (ARÜ) İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi ögretim üyesi Prof. Dr. Roin Kavrelisvili, Gürcü Dili ve Edebiyati bölümünün iki ülke arasinda önemli bir köprü olacagini söyledi. Kavrelisvili, konu hakkinda yaptigi açiklamada, ARÜ bünyesinde gelecek yil açmayi planladiklari “Gürcü Dili ve Edebiyati Bölümü” için çalismalarin araliksiz sürdügünü belirterek, çalismalari bizzat kendisinin yürüttügünü vurguladi. Ardahan Üniversitesi olarak, bu konuda altyapiyi olusturduklarinin altini çizen Kavrelisvili, “Hazirlayacagimiz bu program, önümüzdeki günlerde yök’e gönderilecek. Bu bölümü açmamizdaki esas amaç, iki dost ülke arasindaki var olan dostluk köprülerinin saglam ve daha da pekistirilmesidir. Ayrica Gürcü dilinin Ardahan’da okutulmasini saglamaktir” dedi. Gürcistan’da 1944 yilindan bu yana birçok üniversitede Türk dili ve edebiyati bölümlerinin yogun bir sekilde faaliyet gösterdigini belirten Kavrelisvili, sunlari kaydetti: “Burada açacagimiz bölümün her türlü ihtiyacina, Gürcistan üniversiteleri katkida bulunacaklar. Buradaki egitim Gürcistan’daki egitimin benzeri olacaktir. Ayrica, bu bölümde okuyan ögrencileri 3. ve 4. siniflara geldiklerinde ögrenci degisim çalismalari kapsaminda egitimlerini Gürcistan’daki üniversitelerde devam ettirecekler. Bu egitim programimiz, ilerde saglam bir programin altyapisini olusturacak. Bu bölümü okuyan ögrenci, yüksek lisans ve doktorasini da yapabilecek.” Kavrelisvili, Gürcü ve Edebiyati bölümünden mezun olacak ögrencilerin her iki ülke arasinda gelecekte bilim ve ticaret iliskilerinde baglanti köprüsü olusturacaklarini ifade etti. **ÇMYO’dan Azerbaycan Paneli.. Ardahan Çildir Meslek Yüksek Okulu’nca düzenlenen Azerbaycan konulu panelde ögrenciler bilgilendirdi. Çildir Meslek Yüksek Okulu Konferans salonunda yapilan panel, ögrenciler ve yöre Asiklarinin katilimiyla gerçeklesti. Azerbaycan’in bagimsizlik mücadelesini konu alan panele konusmaci olarak Yrd. Doç. Dr. Atilla Jorma katildi. Ögrenciler tarafindan Azerbaycan Bagimsizlik mücadelesi ile ilgili siirlerin okunmasiyla program sona erdi. Haberi ekleme saati: 10.02-24 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Kisla Fakülte Olsun Kampanyasi..

     


     Ardahan Üniversitesi tarafindan kurulmasina karar verilen Ardahan Güzel sanatlar Fakültesi için bina aranirken, Atatürk Caddesi üzerinde bulunan esnaflar ayni cadde üzerinde bulunan ve büyük bölümü bosaltilan Askeri Kislanin fakülte olmasi için imza kampanyasi baslattilar. Basta Genelkurmay’a, Milli Savunma Bakanligina olmak üzere basbakanliga, bakanlara ve milletvekillerine yönelik olarak, ‘Kisla Fakülte Olsun’ baslikli bir imza kampanyasi baslatan Ardahan Atatürk Caddesinde ki esnaflar, Ardahanli olan üniversite rektörünün 2008 yilinda kurulan üniversiteyi kisa sürede ciddi bir kurum haline getirip, açtigi fakülte ve yüksek okullarla Ardahan’a can verdigini belirtirlerken, bu canliligin devam etmesi için kurulan ve 2012-2013 Egitim/Ögretim döneminde ögrenci almasi beklenen Ardahan Güzel Sanatlar Fakültesi’nin bir an önce kurulmasi için su an büyük bölümü bosaltilan Köprübasindaki Askeri kislanin fakülte olmasi için üniversiteye verilmesini istediler. Dün baslattiklari imza kampanyasina kisa sürede büyük bir destek gören ve yaklasik 150 imza toplayan Ardahan Atatürk Caddesi’nde ki esnaflara diger esnaflardan da destek geldi. Konu hakkinda bir açiklama yapan Ardahanli esnaflardan Soner görmüs Ardahan Üniversitesi Rektörünün daha baharinda olan üniversitenin gelismesi için verdigi mücadele Ardahan içtin oldugunu bildiklerini, kendisinin yeni kurmak istedigi fakülteye bina aradigini duyduk. Bizde baslattigimiz imza kampanyasi ile is yerlerimizin bulundugu cadde üzerinde ki büyük bölümü bosaltilan Askeri kislanin fakülteye çok uygun yer ve binalara sahip oldugunu bilerek bir imza kampanyasi baslattik. Bunun için gerekli her seyi yapacagiz’ dedi. Haberi ekleme saati: 06.00-23 Mart 2012 Haber/Foto: Baris Bilgin/Ardahan



    Atalay: Yem destekleri için bekleyin..

     


     **Orman Muallakta.. Beklenmedik bir anda kapanan Göle Orman İsletmesinin son durumu hakkinda bilgi veren Göleli Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Orman İsletmesinin kapatilmamasi için çalismalarinin sürdügünü belirtti. İs Bankasi, Halk Bankasi ve Cezaevinden sonra kapatilan Orman İsletmesinin bunu hak etmedigini belirten iktidar partisi Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay isletmenin yeniden açilmasi için Ankara’da büyük mücadele verdigini söyledi. İsletme kapatilirken kendisine ve en önemlisi halka danisilmadigindan da yakinan Atalay, bu konuyu bizzat basbakana götürdügü ve Orman Bakanliginin konuyla ilgilenmesi için bakana emir ettigini de belirten AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay isletmenin yeniden açilmasi için gerekli çalismalarin sürdügünü de sözlerine ekledi. **Yem destekleri için bekleyin.. Geçtigimiz gün Ardahan’a gelerek Ak Parti Ardahan İl Kongresine katilan Göleli Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay köylünün, ‘yem kredilerimizden sigorta kesintisi yapiliyor’ yönündeki sikâyetlerini de gerekli yerlere bildirdigini belirtti. Atalay konu hakkinda yaptigi açiklamada gerekli yerlerle görüsülüp, desteklerden sigorta parasinin kesilmemesini istediklerini yetkililerin ise bir yanlislik oldugunu ve bunun düzeltilecegini belirtip, bu düzeltme yapilana kadar basta yem destegi olmak üzere diger destekleri hak edenlerin vatandaslarin destek parasi için önümüzdeki haftaya kadar bankaya gidilmemesini de istedi. Haberleri ekleme saati: 05.55-23 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    EN BAŞARI VEKİL SAYILAN ÖGÜT YİNE SORDU..

     


     **Yilin En Basarili Milletvekili Seçilen Ensar Ögüt’ten Soru Önergesi Bombardimani Devam Ediyor.. Bugün isimli ulusal gazetenin birçok ilde yaptigi ‘En Basarili’ milletvekili siralamasinda %60’ya yakin bir destek alarak Ardahan’in en basarili Milletvekili seçilen CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt Ardahan’in sorunlari ile ilgili TBMM’si araciligiyla hükümete verdigi soru önergeleri devam ediyor. Gerek sözlü, gerek ise yazili olarak vekili oldugu Ardahan’in sorunlarini sikça dile getirmekle taninan Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt’ün son soru önergeleri kis dolaysiyla yasanan su ve yol sorunlari oldu. İste Bugün gazetesinin yilin en basarili milletvekili seçtigi Ensar Ögüt’ün meclis araciligiyla hükümete verdigi en son üç soru önergesi söyle oldu; **TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGINA Asagidaki sorularimin İçisleri Bakani Sayin İdris Naim ŞAHİN tarafindan sözlü olarak cevaplandirilmasi konusunda gereginin yapilmasini saygilarimla arz ederim. Ensar ÖGÜT/Ardahan Milletvekili Ardahan’da köylerin altyapisinin düzeltilmesi, içme suyu ve yolu yetersiz olan köy ve baglilarinin yeterli ve saglikli içme suyuna kavusturulmasi, köy yollarinin standardinin yükseltilmesi, köylerde hayat kalitesinin arttirilmasi, Köydes Basta olmak üzere Özel İdarenin en birinci görevidir. Ancak Ardahan’da insaat yapilma süresi kisa olmasi nedeniyle köylerimizde istenilen çalismalarin yapilmasi yeterli bütçe ayrilmadigindan dolayi bir sonraki yila ertelenmektedir. 1- Ardahan’da kis mevsimi çok uzun ve sert geçmesinden dolayi insaatlarin yapilmasi için gerekli süre çok azdir. Bu nedenle köylerde yapilmasi düsünülen isler için ayrilan bütçe yeterli olmadigindan dolayi ya yarim kalmaktadir. Köydes Bütçesinin arttirilmasi için bir çalismaniz varmidir? **TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGINA Asagidaki sorularimin İçisleri Bakani Sayin İdris Naim ŞAHİN tarafindan sözlü olarak cevaplandirilmasi konusunda gereginin yapilmasini saygilarimla arz ederim.5.3.2012 Ensar ÖGÜT/Ardahan Milletvekili Ardahan ilimizin, merkez ve ilçe köylerinde yasanan yol ve su problemleri ilimizin en büyük sikintisidir. Ardahan’da köy yollarinin bakimsiz, dar ve bozuk olmasi nedeniyle, özellikle kis aylarinda çok büyük problemler yasanmakta, basta ögrencilerimiz ve hastalarimiz olmak üzere tüm hemserilerimiz sikinti çekmektedir. 1- Ardahan ili Merkez ilçesi Yalnizçam Hasköy su ana kadar yol ve su konusunda hangi çalismalar yapilmistir? **TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGINA Asagidaki sorularimin İçisleri Bakani Sayin İdris Naim ŞAHİN tarafindan sözlü olarak verilmesi konusunda gereginin yapilmasini saygilarimla arz ederim. 24.2.2012 Ensar ÖGÜTArdahan Milletvekili Ardahan’da kis aylari hem uzun sürmekte hem de karasal iklimin olmasi nedeniyle kis aylari sert ve soguk geçmektedir. B:u soguklardan dolayi köylerimizin içme sularini temin eden su borularinin dösenmesi sirasinda kanallarin 60 ile 80 santim derinliklerde su borularinin dösenmesinden dolayi borular donmaktadir. Yine köylerdeki su depolari iyi izole edilmediginden su depolarinin içindeki sularda dondugundan hem vatandaslarimiz içme suyu kullanamiyor hemd e hayvanlarini su ihtiyaçlarini karsilamakta zorlaniyorlar. 1- Ardahan’da kis aylarinin uzun sürmesinin yaninda sicaklik eksi 35 ile 40 derecede iki üç ay ayni sogu havanin devam etmesinden dolayi su borular ve su depolari donmaktadir. Bunun önüne geçilmesi için su borularinin en az bir buçuk metre derinlige kanal açilarak dösenmesinin saglanmasi ve köylerdeki su depolarinin gerek içi gerekse disinin iyi izole edilerek donmanin önüne geçilmesi saglanarak vatandaslarimizin hayatlarinin kolaylastirilmasi saglanacak mi? Haberleri ekleme saati: 05.53-23 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    NEVROZ HABERLERİ

     **Nevroz Hep Böyle Olsun, Baris ve Kardeslik Yasasin.. Ardahan’da iki etkinlikle kutlanan 21 Mart Nevroz Bayraminda baris ve kardeslik mesalari verildi. BDP ve İl Kültür Müdürlügünün ayri ayri düzenledigi Nevroz etkinlikleri sirasinda baris ve kardeslik mesajlari verildi. Onlarca insanin katildigi Ardahan’da ki Nevroz etkinlilerinin görüntülerini internet üzerinde yayinlanan www.kuzeyanadolugazetesi.com adli sitemiz üzerinde izleyebilirsiniz.  **Fotograflarla Ardahan’da ki Nevroz.. Nevroz Ardahan’da düzenlenen iki etkinlikle gerçeklesti. Baris ve Demokrasi Partisi Ardahan İl Örgütü ve Ardahan Valiligine bagli İl Kültür ve Turizmim Müdürlügü tarafindan ayri ayri düzenlen Ardahan’da ki Nevroz kutlamalari günesli bir bahar havasi esliginde olaysiz sona erdi. BDP’lilerin zafer isaretleri esliginde saygi durusu iye baslatigi Nevroz etkinliginde yapilan konusmalarda yasanan çatismalarin durmasi için İmrali’nin muhatap alinmasi istendi. Ardahan İl Kültür Müdürlügü tarafindan organize edilen 2. Nevroz etkinligi sirasinda yakilan Nevroz atesinin üzerinde İl Kültür Müdür Vekili İsmail Mor atladi.  **Nevroz Ardahan TV’de İzlenir.. Tüm dünyada oldugu gibi Ardahan’da da kutlanan 21 Mart Nevroz Bayrami dün yapilan etkinlikle halaylar esliginde sona erdi. Barisv e Demokratik Partisi’nin organize ettigi Nevroz kutlamasina onlarca vatandas katilirken yapilan konusmalarda barisin gelmesi için öncelikle hükümetin elini uzutmasi gerektigine dikkat çekildi. Ardahan’da ki Nevroz kutlamalari www.kuzeyanadolugazetesi.com adli sitemiz üzerinde yayinlanan Ardahan TV’de izleyebilirsiniz. www.kuzeyanadolugazetesi.com **BDP’nin Nevrozunu görmezden geldiler.. Ardahan’da yapilan Nevroz etkinligne katilan halk yakilan ateslerin etrafindan halaylar çekip, baris ve kardeslik türküleri esliginde kol kola girerlerken, bazi jans muhabirlerinin onlarca insanin katildigi bu önemli etkinligi görmezden gelip, haber yapmadiklari dikkat çekti.  **Resmi Nevroz 20 Dakika Sürdü!.. Ardahan’da iki etkinlikle kutlanan Nevroz Bayrami Ardahan İl Kültür Müdürlügünün düzenlendigi etkinlikle devam etti. Ardahan Vali Vekili Sedat yildirim’in da katildigi etkinligin kisa sürmesi dikkat çekti. Ardahan İl Kürtül Müdürlügü tarafindan düzenlenen Nevruz kutlamasi Halk Egitim Merkezi’nde basladi. Burada asiklar sazlariyla sözleriyle nevruz coskusunu dile getirdi. Vatandaslarin ayakta alkisladigi programda Ardahan Üniversitesi’nin Kirgiz ögrencilerinin sergiledigi gösteri ilgi gördü. Günün anlam ve önemini belirten konsmayi yapan Ardahan Üniversitesi Ögretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Gulyelek Memedov konusmasini Kirgizca ‘Hos geldin Nevruz’ siiriyle bitirdi. Daha sonra nevruz atesinin yakilmasi için Şehir Kulübü önüne geçildi. Burada davul zurna esliginde halk Oyunlari gösterisi sunuldu, yumurta tokusturuldu, örste demir dövüldü. Ardindan odunlar tutusturuldu ve nevruz atesi yanmaya basladi. Nevruz atesinin üzerinden ilk olarak İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Mor atladi. Daha sonra vatandaslar eslik etti. Çocuklar da nevruz coskusuna ortak oldu. Nevruz ilgili açiklamalarda bulunan Belediye Baskani Faruk Köksoy, nevruzun Ardahan’da baris ve huzur içinde geçtigine vurgu yaparak, siddetli bir kisin ardindan gelen baharin sevincini yasadiklarini kaydetti.  **Asiksenlik’te Nevruz’u Kutladi.. Ardahan’in Çildir ilçesine bagli Asiksenlik Belediyesi’nde nevru kutlamasi renkli görüntülere sahne oldu. Asiksenlik kasabasinda düzenlenen nevruz kutlamalarinda atesler yakildi, davul zurna esliginde halaylar çekildi ve yakilan atesi üzerinde atlandi. Kutlama programina Çildir Belediye Baskani Nurettin Aygün, İl genel Meclis üyesi İlimdar Senem, CHP Çildir İlçe Baskani Nevzat Şirin ve çok sayida kasaba halki katildi. Asiksenlik Kasabasi Belediye Baskani Mülazim Karaçay, “Nevruz Bayrami tüm halkimiza kutlu olsun. Eskiden beri bizim cografyamiz uzun ve siddetli kis geçirmektedir. Halk sonbahar topladigi mahsulleri kis boyunca tüketir. Hem hayvan yemleri hem de besin kaynaklari bahara dogru en son noktaya gelir. Mart ayinin üçüncü haftasinda da bereketin geldigi yoklugun, yoksullugun ve sogugun geride kaldigi anlaminda yapilan bu kutlamayi ezelden beri yapiyoruz. Bugünden bu günlerden birini yasiyoruz. Diyorum ki bir agaç gibi tek ve hür ama bir orman gibi kardesçe bu davet bizim. ” dedi.  **Arü Nevruzu Çoskuyla Karsiladi.. Ardahan’da Nevruz Bayrami Ardahan Valiligi’nin ve Ardahan Üniversitesi’nin düzenledigi etkinliklerde coskuyla kutlandi. Nevruz kutlamalarinin ilk ayagi Ardahan Halk Egitim Merkezi’nde yapilan programla basladi. Kutlamalara Ardahan Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda gerçeklestirilen ve renkli gösterilere sahne olan Nevruz Özel Programi ile devam edildi. Programda Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz Türklerin Ergenekon’dan çikisini simgeleyen ‘demir dövmek’ gelenegini temsili olarak gerçeklestirdi, akademisyenler ve ögrenciler Nevruz atesi üzerinden atladi. Nevruz kutlamalarinin ilk ayagi Ardahan Halk Egitim Merkezi’nde yapildi. Bu programa Ardahan Vali Yardimcisi Sedat Yildirim, Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, İl Jandarma Komutani Albay Samit Tokmak, Tugay Komutani Tuggeneral İsmail Gümüstekin, İl Emniyet Müdürü Abdurrahman Yilmaz, İl Milli Egitim Müdürü Tevfik Fikret Eteker ile Ardahan’daki diger kurum – kurulus temsilcileri, ilkögretim ögrencileri ve Ardahanlilar katildi. Ardahan Halk Egitim Merkezi’nde yapilan programda Yrd. Doç Dr. Mayrambek Orozobaev, Nevruz’un anlam ve önemini anlatan bir bildiri sundu. Nevruz kutlamalari Ardahan Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda gerçeklestirilen Nevruz Özel Programi ile devam etti. Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz basta olmak üzere üniversitenin akademik-idari personeli ve ögrencilerinin katildigi programda Nevruz coskuyla kutlandi. Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, Nevruz’un; kün, erkenkün, ergenekon gibi farkli isimlerde telaffuz edildigini ve Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar zamanimizdan 3000 sene öncesine varincaya dek genis bir cografyada farkli topluluklar ve milletler tarafindan kutlandigi söyledi. Korkmaz sözlerine söyle devam etti; “Nevruzda toprak ananin çocuklari topragin uyanisina toprak anayla, doga anayla beraber katilirlar. O uyanisi, yasamak ve coskuyla kutlamak isterler. Bu coskunun bütün insanliga huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum.” Sibirya’daki Şamanlar’in atesin insanlari arindirdigina inandiklarini belirten rektör Korkmaz, ilk insandan beri atesin insanlarla bir iliskisinin, dostlugunun oldugunu söyledi. Kutsal kitaplarda cehennem atesinin kötülükleri yok ettigini ve atese, doganin uyanisinda da böyle bir misyon yüklendigini sözlerine ekleyen Rektör Korkmaz’in Nevruz’daki atesin rolü üzerine söyledigi sözlerin ardindan etkinlik alaninda Nevruz atesleri yakildi. Türklerin Ergenekon’da çikisini simgeleyen ‘demir dövmek’ gelenegi ARÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ve akademisyenler tarafindan temsili olarak gerçeklestirildi. Yakilan nevruz atesinin üzerinden ARÜ’lü akademisyen, idari personel ve ögrenciler atlayarak nevruzu kutladilar. Etkinlik, Ardahan Halk Oyunlari Toplulugu’nun Ardahan yöresine özgü halk Oyunlarini oynamalariyla devam etti. Birbirinden güzel Oyunlarla katilimcilari costuran topluluk, yerini Ardahan Üniversitesi Türk Dünyasi Folklor Ekibi’ne birakti. Türk Dünyasi Folklor Ekibi, Türkmenistan cografyasina özgü olan “Kus Tepti” ve Nevruz gelisini anlattiklari “Aykelek Günkelek” isimli gösterileriyle Türkmenistan cografyasinin kültürel dokusuna ait gösterilerin sunuldugu halk Oyunlarini oynadi. Halk Oyunlarinin ardindan sahneye gelen Grup Zemheri seslendirdigi sarkilarla katilimcilari costurdu. Etkinlik, müzikler esliginde ve ates etrafinda çekilen halaylarla sona erdi. Haberleri ekleme saati: 05.51-22 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.



















  • GAZETECİDE ADAY OLDU







    GAZETECİLERLE GÜNDEM


    BU PAZAR GÜNÜ TEMPO TV’DE








    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    GELECEKLE MALTEPE’NİN


    GELECEĞİNE ÇALIŞMAYA ADAYI


    Gelecek Partisi Maltepe İlçe Başkanlığına Meclis Üyesi adayı olarak başvurum, uzun yıllardır toplumun kültürel mirasına olan ilgim ve çalışmalarımdan kaynaklanıyor. Maltepe’de yaşayan insanların ihtiyaçlarını ve taleplerini daha iyi anlamak ve onlara hizmet etmek için bu adımı attım. Maltepe’nin gelişimine katkıda bulunmak, toplumun refahını artırmak ve daha yaşanabilir bir ilçe yaratmak için çalışacağım.


    Bu süreçte desteklerinizi bekliyorum. Sizlerin güvenini kazanmak ve Maltepe’de gerçekleştireceğimiz projelerle hayatınızı kolaylaştırmak en büyük hedefim. Sizlerin de desteğiyle birlikte, daha güzel bir gelecek inşa etmek için çalışacağım.

    Sizlerle birlikte Maltepe’yi daha da ileriye taşımak için heyecanla çalışacağım. Destekleriniz için şimdiden teşekkür ederim!




    AYTEN ALKAŞI KİMDİR..

    Ben polis kızı olarak Kars’ta dünyaya geldim. Babamın memuriyeti nedeniyle çocukluğumda farklı illerde eğitim aldım. Ancak 1982 yılında İstanbul’a yerleştim ve iş hayatına atıldım. Halen Serhat Birikim Gazetesi ve Ağrı gazetelerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapıyorum.


    Çalıştığım yıllar boyunca halk kültürüyle ilgili birçok yazı, makale ve kitap yayınladım. 1998 yılında “Kadın Başlıkları” konulu bir bildiri sunumu gerçekleştirdim ve aynı yıl Antalya Müzesi’nde “Geleneksel Anadolu Baş Bağlama” konulu bir konferans verdim. Ayrıca “Kadın Başlıkları” adlı radyo programı da hazırlayıp sundum. 1999 yılında ise “Yöresel Takılar” konulu bir bildiri yayımladım. 2000 yılında Antalya Müzesi’nde “Kadın Başlıkları” adlı bir sergi düzenledim ve bu alanda birçok plaket ve ödül kazandım. Ayrıca “Halk Kültürüyle Söyleşi” adlı bir kitabım da yayınlandı. Bunların yanı sıra çeşitli dergilerde kültürel konularda makaleler yazıyor ve yayınlıyorum. Ayrıca zaman zaman çeşitli gazetelerde konuk köşe yazarı olarak da görev alıyorum. Şu anda hazırlık aşamasında olan 4 kitabımın da yakında yayınlanması planlanıyor.


    Damal Bebeği Muhtarlığa Aday


     


    Nüfusunun% 48,16 kadın olan ve siyasi tarihinde Kadın Milletvekili, Kadın Belediye Başkanı olmayan Ardahan’da ‘Genel’de oduğu gibi yerel parlemntolarda bizde var olmalıyz’ diyen kadınlardan Menduhe Erkan Ardahan’ın Alevi kültrüyle yoğrulmuş olan Damal İlçesine bağlı Seyitören adlı köyüne muhtar olmak için Çağdaş Yaşam Derneğinin Kurucu Başkanı Türkan Saylan’ın teşvik ve destekleiryle Japonya’da yapılan ‘El Emeği, Göz Nuru’ yarışmasında birinci gelen yöresel Damal Bebeğinin kostümünü giyip, kolları sıvadı.giyip, kolları sıvadı.


    **BÖLGENİN SİMGESİ DAMAL BEBEĞİ..


    Damal Bebeği, 1996 yılında Japonya’da düzenlenen ”Yöresel Folklorik Bebekler” yarışmasında el emeği kategorisinde Dünya birincisi olmuştur. Damal bebeğin fikir sahibi ve usta öğreticisi Seyitören köyünden Fidan Atmaca, 2017 yılında UNESCO’nun Yaşayan İnsan Hazineleri envanterine girmeye değer görülmüştür.


    Ardahanlı kadınlar: ‘Metropollerde’de varız’ diyor..


    Yaklaşan Yerel seçimler öncesi İstanbul’un Esenyurt İlçesine İpek Süt CHP’den,Tuzla’da Arzu Öğüt’ün AK Parti’den Belediye Başkanı adayı olmak için aday adaylığına başvururlarken Elvan Evcil Baran’da CHP Damal’da Belediye Başkan aday adayı.


    Gazeteci Murat Akkuş’un  Belediye Başkan Aday Adayı Olduğu Iğdır HEDEP’ten ses var, 

    Ajan ve Başkasının Adamlarının Sardığı İleri Sürülen Ardahan HEDEP’ten tık yok!


    Kent’te ve ülkede onca sorun varken yöneticilerinin ortalıkta görünmediği, yaşananlarla ilgili en azından bir açıklama bile yapma gereğinde bulunmayan Ardahan HEDEP’in hala bir aday adayı çıkaramadığı şu günlerde Iğdır HEDEP’e büyük ilgi ve aday adayları yarışı var.

    CHP’nin kendilerinden davet beklediği ama HEDEP Genel Merkezi ise ‘CHP dahil kim bizimle ittifak yapmak isterse arka kapılardan değil, herkese açık olan partimize gelsinler’ deyip, görüşme talebinde bile bulunmadığı bir sırada CHP’nin Ardahan’daki başkanın sıkça ziyaret ettiği Ardahan HEDEP’te ise tık yok.


    Yeniden adaylık başvurusu yapan ve bir yandan AK Parti’nin aday adayları üzerinden diğer yandan HEDEP üzerinden oyunlar oynadığı görünen CHP’li Ardahan belediye başkanının akrabalarını ulusalcı, ağ saçlı başkanın yönettiği İstanbul Şişli Belediyesi dahil CHP’li belediyelerde işe koydurttuğu öne sürülen ajan ve ‘CHP’li başkalarının askerleri..’ diye adlandırılanların dizayn etmeye çalıştığı HEDEP’in bu sessizliğini ne zaman bozacağı da merak edilirken başta HEDEP eş Başkanı Tuncer Bakırhan’ın memleketi Kars’ta olmak üzere Iğdır ve Ardahan’a komşu diğer illerde aday adaylık yarışı sürüyor.

    HEDEP Ardahan İl Başkanı başta olmak üzere HEDEP tabanının bu tiplemelere direndiği gözlenen Ardahan HEDEP’in kendi adayını ne zaman çıkaracağı ve aday adaylarının olup olmadığını açıklaması beklenirken Ardahan ile aynı gün İl olan ve Ardahan’dan daha çok gelişen, havaalanı yapılan Iğdır’da aralarında bir gazeteci meslektaşımızın da olduğu bir çok belediye başkan adayı adayının şimdiden çalışmaya başladığı görülmekte.


    IĞDIR’A BİR GAZETECİ ADAY!..


    Iğdırlı Gazeteci, Iğdır Doğuş Gazetesi Sahibi Gazeteci Murat Akkuş 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde HEDEP’ten Iğdır Belediye Başkanlığı için aday adayı oldu. 

    Aday adaylığı başvurusunu HEDEP Iğdır seçim komisyonuna teslim eden gazeteci yazar Akkuş, “Iğdır Belediye Eş Başkanlığına aday adayı olduğumuza dair irade beyanımızı partimize bildirdik. Takdir halkımızın ve partimizindir. Aday ben veya hangi arkadaşımız olursa olsun Iğdır’da Halk iradesini tekrar yönetime getirmek için hep beraber çalışacağız. Hayırlı olsun” dedi.

    Adaylar ön seçimle belirlenecek

    Akkuş’un aday adaylık başvurusunu alan HEDEP Iğdır Seçim Komisyonu Eş Sözcüleri Oya Malgaz ve Mehmet Selçuk, ‘Partimiz Iğdır genelinde adaylarımızı ön seçimle belirleme kararı almıştır. Bütün adaylarımızı ön seçimle belirleyeceğiz. Tüm aday adayı arkadaşlarımıza başarılar diliyoruz’ şeklinde konuştular. 

    İlk başvuruyu alan seçim Komisyonu Eş Sözcülerine komisyon üyeleri Özlem Torzuk ile Latife Hun’da eşlik ettiler. 


    Murat Akkuş’un Özgeçmişi:

    Gazeteci/Yazar Murat Akkuş, 1971 Yılında Iğdır Merkeze bağlı Amarat (Çakırtaş) köyünde dünyaya geldi. İlkokulu köyde, Ortaokul ve Lise eğitimini Iğdır Merkezde aldı.


    Mesleki Faaliyetleri:

    Iğdır Doğuş Gazetesinin sahibidir. Daha önce Can Kardeş, 2000’e Doğru, Özgür Gündem, Ülkede Gündem, Demokrasi ve Azadiya Welat’ın hem merkezlerinde çalıştı, hem de Iğdır temsilciliklerini yürüttü. 5 yıl Iğdır’da Gündem, Özgür Ülke, Demokrasi, Ö. Halk ve Azadiya Welat’ın dağıtımcılığını yaptı. Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti ve Medya Konseyi İl temsilcisidir.

    Genel Güncel Makaleleri Doğu Kültür Medya, Bernamegeh, İzmirizmir.net ve Iğdır Doğuş Gazetesinde yayınlanmaktadır. Ayrıca zaman zaman Dokuz8 Haber, Artı Tv, Medyascop Tv, Tv5, Tv1 kanalları başta olmak üzere Tv kanallarına Kürt Sorunu, bölge ve Iğdır özeline ilişkin yorumcu olarak katılım sağlamaktadır. Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı başta olmak üzere kendisine takdim edilmiş 45 adet takdir, teşekkür, Kurs, katılım belgesi ve sertifikaları mevcuttur.  


    Basılı Eserleri:

    Kürtçe basılan iki kitabı bulunmaktadır.

    1-  Gotîn û Bivêjê Kurda (Kürtçe Atasözleri ve Deyimler) kitabı 2017 yılında yayınlandı.

    2-  Nave Jîn û Mêrê Kurda (Kürtçe Kadın ve Erkek İsimleri) kitabı ise 2020 yılında yayınlandı.

    Kürt Halk Masalları ile Kürt Halk Şiirleri başta olmak üzere Kürt dili ve edebiyatı üzerine araştırma çalışmaları devam etmektedir. “Azerice Atasözü, Deyim, Mani (Bayatı), Ninni, Tapmaca (Bulmaca), Halk İnançları ve Sevgi Sözleri” kitabı baskıya hazırdır.


    Siyasi Faaliyetleri:

    İstanbul Ümraniye DEP üyeliği, Üsküdar HADEP kurucu yönetim kurulu üyeliği ve ilçe sekreterliği, Iğdır HADEP’te Kurucu Yönetim Kurulu Üyeliği, Yönetim Kurulu Yedek Üyeliği, Yönetim Kurulu Asil Üyeliği, Gençlik komisyonu başkanlığı, Disiplin kurulu başkanlığı görevlerinde on yıl yer aldı. Siyasi çalışmalarında birçok kez gözaltına alındı. 1994’te Kürtçe takvim satmaktan 3 ay hapis cezası aldı.

    1999’da Cumhuriyet tarihinin en genç il genel meclis üyesi seçildi: 1999 yılında HADEP’ten Iğdır merkez İl Genel Meclis Üyesi seçildi. HADEP kapatılınca bu süreyi 2004 yılına kadar DEHAP’a geçerek tamamladı. Bu görev süresinde 3 yıl İl Daimi Encümenliğine seçildi.


    Sivil Toplum Çalışmaları:

    İnsan Hakları Derneği üyesidir. Toplumsal İlerleme Derneği Genel Başkanıdır. Kent Konseyi Başkan Yardımcılığı, Türkiye küçük Millet Meclisleri (TkMM) İl Girişimciliği ve Hava Sporları İl Temsilcisi olan Akkuş, Evli ve üç çocuk babasıdır.











    Alevi, Kürt Kadın, Sanatçı olmak sizce suç mu?


    Benim gibi Ardahan’a geldiği ileri sürülen Fil’i arayan Yılmaz Özdil’in dünkü paylaşımını görünce konuya muhatap olduğum el öpme tartışmalarının içine girdiğimde karşıma bu ülkenin ana sorununun Kürt Sorunu değil, muhafazakarların, hata milliyetçilerin sorunu olduklarını düşündüğüm ve sık sık gündeme getirdiğim ‘Bu ülkenin ana sorunu ulusalcı kafatasçılardır’ tezimin doğruluğunu bir kez daha ortaya koymaktaydı.


    Çünkü bunlar daha önce de Malatyalı İsmet İnönü’nün aile ferdi olan Erdal İnönü gibi insanın yanı sıra Altan Öymen’i, Hikmet Çetin’i, sonrasında Alevi, Kürt diyemedikleri Kemal Kılıçdaroğlu’nu göndermek için önce Mustafa Kemal’in askeri yapamadıkları, askerlikle alakalı olmayan bir kadın olan Dr. Canan Kaftancıoğlu’nu yemiş kafatasçılardır.

    Evet, CHP’nin çiçeği burnunda genel başkanı Özgür Özel’in ilk ‘sanatsal’ faaliyetin ‘de şu an benimde bulunduğum İstanbul’da evin bulunduğu Kartal’a komşu Kadıköy’de Kürtçe bir opera dinletisine katılmış, sonra sahneye çıkıp, benim gibi bir Kürt olan soprano Pervin Chakar’ın elinden öpmesini kızılca kıyamete çeviren CHP’nin kozmik odasındakiler yaptıkları paylaşımlarıyla kontrollerine girmeyeceğini anladıkları Özgür Özel’e vurayım derken CHP’nin çiçeği burnunda Genel Başkanını kendileri gibi ulusalcı, faşist, kafatasçı olan ve Kürt HÜDAPAR’ın yanlarında olduğunu unutan iktidarın trollerine havale etmişler.

    Bu ülkede Kürt’e, Alevi’ye, Sanatçıya en önemlisi dile, renge düşman olan bu ulusalcıların Arjantin’de ki seçimle gelen ve Trump’tan daha milliyetçi olduğu söylenen aşırı sağcı Javier Milei cumhurbaşkanı seçilmesine daha çok sevinenlerin başında gelen seçimle gelemeyince ‘Asker nerede?’ deyip,  darbeci zihniyeti davet eden ve iktidarlara taşıyanların başında gelenlerdir.

    Kuzu postu giymiş Kurt misali ‘Solculuk’ kisvesi altında saklanan bu ulusalcı tayfanın asıl derdinin bu ülkede ne muhafazakar, ne Alevi, ne Kürt, ne de sanatçı olmadığını bir kez daha gördüğümüz Özel’in bir kadın olan sanatçının elini öpmesine tepki göstere dursunlar gerek Aleviler, gerekse Kürtlerin ‘er geç nasıl bu tiplemelere diz çöktürüp, ayak öptürdüğünü göreceğiz’ diyeceğim ama Kürdü, Türkü, Alevisinin kısacası insanım, dilim var, rengim bu diyerek zaten gerçek yüzlerini bildiği bunlara 22 yıldır yol vermediğini de hatırlıyorum.

    Ve yeni bir barış süreci denebilecek olan, kapalı kapılar ardında değil, sahne de perdeyi kapatmadan Kürt, Türk demeden kadın ve sanatçı bir insana karşı ulvi davranışı dolayısıyla CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i kutluyor, iktidarında trollerin gazına gelmeden buzlukta olduğu söylenen barış sürecini çıkarıp, masaya koyması halinde başta bu ulusalcı, faşistlerin, darbecilerin destekçileri olmak üzere Ortadoğu’da kendilerine bahşedilmiş denen toprakların hesabını yapanların oyunu bozacaktır derim.




    Kısacası dünkü Kadıköy fotoğraflarının önünde bende eğiliyor, barışa uzanan eli Özgüre Özel gibi samimice ve insanca öpüyor, bu ulusalcı tayfaya Türk’te, Kürt’te, Alevi’de, Muhafazakarda dikkat etmeli diyorum. 

    Çünkü ülkenin güzel geleceği, ülkeyi rahatlatan, ekonomik olarak çağ atlatan ve yeniden olmalı denilen ‘Barış sürecini meclise getirin’ deyip borazanlarıyla ortalığı velveleye verip, bozulmasına, dokunulmazlıkları Kılıçdaroğlu’na kaldırtan bu faşist, ulusalcıların kirli ellerinden değil, Mesut Yılmaz’ın ‘AB yolu Diyarbakır’dan geçer’ sözünü hatırlatan Kadıköy’deki opera sahnesinde barışa uzanan ellerden geçer..




    arşiv haber/yorumlar 09.03.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ARŞİV HABERLERİMİZ







    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    **ARDAHAN TV’YE YENİ GÖRÜNTÜLER EKLENDİ!..


    Sitemizin Yazarlarinin Günlük/Güncel Yorumlarini Okumak İçin


    Sitemizin Saginda Bulanan EN YENİ MAKALE Linkini TIKLAYINIZ


     





    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Basbakan’in Ömrü

     Taraf Gazetesi yine yaptigini yaparak, yayinladigi yeni WikiLeaks belgeleriyle gündemi degistiri verdi.. Fettuhlahçilarin destek verdigi ileri sürülen, ama bana sorarsaniz kimseden destek almadan onurluca kendi ayaklari üzerinde yüreklice duran Taraf’in son yayinlarinda basbakanin ömrüyle ilgili satirlar en dikkat çekici konularin basinda geldi.. Tamda basbakanin rahatsiz oldugu bir süreçte ortaya atilan bu iddianin ne kadar dogru oldugunu kimse bilemeyecegini de belirtirken, bu ömrün insan yasami ile ilgili ömür mü, yoksa politik bir ömür mü oldugu da hiç tartisilmadi.. Yasanan tartismalar üzerine ikince kez gözden geçirdigim ve altini çizerek bir kez daha okudugum WikiLeaks belgelerinde ki ömür kelimesinin hiçte öyle basbakanin yasiyla, ölümüyle ilgili olmadigini, ama sanirim politik bir ömür biçildigini ortaya koyar gibiydi.. Bunun politik bir ömür olarak degerlendirip, üzerinde tartisirsak sanirim o ömrün basbakanin insani ömrüyle degil, politik ömrüyle ilgili oldugunu daha iyi anlayacagiz gibi.. Buna neden ise basta ABD olmak üzere dünyanin politik gidisini belirleyenlerin bu ülkede ki 10 yillik AK Parti iktidarina 12 yillik bir ömür çizdikleri tahminin benim düsüncelerimde agir basmasi oldu.. Çünkü yerel seçimlere iki yil kalan ülkenin etrafinin da ates çemberi ile sarildigini görmek mümkün.. Çünkü; Tunus’ta baslayip, Libya’ya ardindan Suriye, İran’la devam eden dis gelismelerin iç politikayi da dinamitleyeceginin bir göstergesi olarak ta degerlendirilebilecek olan bu ömür tartismalarinin bir insanin ölümü ile ilgili degil, o insanin politik gelecegine biçilmis bir ömür olarak degerlendirilebilecegini de ortaya koyar gibi görünüyor.. 0.535.418 32 58-fakiryilmaz323@hotmail.com



    KADINCA/Selmi Yilmaz Dün güzel bir gündü..

     Dün, Dünya Emekçi Kadinlar Günü’nü kutlayan kadinlarin bu günün hiç bitmesini istemediklerini bir kadin olarak daha iyi anliyordum.. Buna neden ise kadinlarin bu gibi günlerde kendilerine sayginin doruga çikmasini his edip var olan güvenlerini daha iyi ve bir o kadar güçlü hissetmeleriydi.. Bu sayginin ve de güvenin devami umuduyla dün kutladigimiz Dünya Emekçi Kadinlar Günü tüm kadinlara kutlu olsun Ancak; Bir günde olsa kendilerinin hatirlanmasinin mutlugu ve öz güveni ile uzatilan bir gül ile küçük bir gülümseme ile bile mutlu olan biz kadinlarin bir günde degil, hep hatirlanmasi ve bu gün gibi önemsenmesi gerekmez mi? Bilmiyorum ama dün güzel bir gündü, her ne kadar her kesin bir köse de bu güzel günü çesitli etkinliklerle kutlamaya çalisa da.. Evet dün her ne kadar kisa da olsa güzel bir gündü, çünkü biz kadinlara azda olsa, formalitede olsa, gerçekte olsa, yasa ile de olsa deger verilen bir gündü.. Kadin haklarinin ön planda tutuldugu, erkeklerle esit, hatta daha önemli varliklar oldugu dillendirilen kadinlarin günü olan dün bir çok kadinin bu günde bile haberinin olmadigini da bilsekte.. Kadin olmanin insan oldugunu, insanlarin esit oldugu belirtilen su dünyada kadinlara bir günün yetip, yetmeyecegini tartissak ta bunun çokta faydali olmayacagini, çünkü tüm günlerin kadinlarinda içinde bulundugu insanlari mutlu etmesi için küçük bir çabanin kavgalari bitirip, barisi, huzuru, mutlulugu getirecegini bilmek yeter..





    Hoç/Fed Kisir Dagina Çikmali!

     Merkezi İstanbul’da bulunan ve Ardahan merkeze bagli bulunan 21 Köy Dernegini bir çati altinda toplamayi hedefleyen, ancak bugüne kadar bunu tam olarak basaramayan Hoçvan Federasyonunun bölgenin en önemli sorunu olan su sorununa endekslenmesi istenmektedir. Hoç/Fed’in çatisi altinda toplamak istedigi köylerin büyük bölümünün su sorunu yasadigi, suyu olanlarin ise elektrik parasi ödemekten biktigi bir süreçte toplum yararina çikislari bir türlü ortaya koymamakla elestirilen Hoç/Fed’in bu önemli ise el atmasi ve olusturacagi kamuoyu ile bölgede bulunan Kisir dagindan gelen suyun bu köylere verilmesi için gerekli çikis ve adimlari atmasi istenmektedir. 1978’li yillarda hazirlanan ve adi Sütlüceler Su Projesi olan Kisir Dagi’nda ki suyun bosuna akmamasini ve artik Hoçvan bölgesinde bulunan köylere verilmesini isteyen bölge halki bu konuda sorun çikaran ve Hoç/Fed’in çatisi altinda bulunan iki köy yetkililerine gerekli baskinin yapilmasi gerektigine dikkat çekmekteler. Bu kista dogru dürüst yapilmayan su sebekeleri dolaysiyla susuz kaldiklarindan yakinan Hoçvanlilar suyu akan köylerin her ay binlerce lirayi elektrige ödediginin bilinmesini istedigi Hoç/Fed’in artik kisir çekismelerden çikis Kisir Dagina çikmali diyerek Hoç/Fed’e çagrida bulunduklari görülüyor. Haberi ekleme saati: 19.04-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com **Hoçvan Lehimli köyünün iki dernegi birlesme karari aldi, ama…. Pazar günü Merkezi İstanbul’da bulunan Hoçvan Hernekler Federasyonu’nda yapilan toplantida Lehimli Köyü Kültür ve Dayanisma Dernegi ile Lehimli köyü Kalkindirma Dernegi birlesme karari aldi. Hoç-Fed yöneticilerinden alinan bilgiye göre, bir süredir birlesme için görüsmeler sürdüren Lehimli köylüler, nihayet birlesme için anlasmaya vardilar. Alinan bilgilere göre Hoç-Fed 5 maddelik bir protokol hazirlayarak taraflara sundu ve uzun tartismalar sonunda uzlasma saglanarak tarflarca imzalandi. **İmzalar tamam ama henüz bir ilerleme yok… Protokol imzalamalarina ragmen, uzaktan uzaga laf atmalar devam ettigi için, bir türlü tekrar bir araya gelemeyen Lehimlilerin birlsemesi yilan hikayesi’ne döndü. İlgililerle yaptigimiz görüsmelerde anlasmayi dogrularken, o günden sonra bir araya gelemediklerini ve dolayisiyla da her hangi bir ilerleme kaydedilmedigini belirten taraflar, iyimserliklerini koruduklarini, Hoç-Fed’in her iki tarafa da baski uygulayarak, bir an önce bu sorunu çözmesi gerektigini belirttiler. Bilindigi gibi Lehimli köyü dernegi yönetiminin anlasmazliga düsmesi üzerine üyelerinin bir kismi eski dernekten ayrilarak Lehimli Kalkindirma Dernegi adi altinda yeni bir dernek kurmustu. Bu dernegin kurulmasindan sonra iliskiler her gün biraz daha gerilerek, farkli boyutlar kazanmaya baslayinca, Lehimli köyünün ileri gelenleri ve Hoç-Fed yönetimi taraflarla bir dizi görüsme yaparak uzlasma zemini aradi. Bu çabalar zaman zaman sonuçsuz kalsa da görüsmeler israrla devam ettirildi. Nihayet Pazar günü Hoç-Fed’in çagrisiyla biraraya gelen Lehimliler Hoç-Fed’in hazirladigi 5 maddelik bir protokol imzaladilar.  **Baskanligi birakti, yazarliga basladi.. Ardahanli ögretmen eski BDP Ardahan İl Baskani Ergün Koç yazarliga basladi. Rahatsizligi dolaysiyla yillarca İl Baskanligini yaptigi Baris ve Demokrasi Partisi Ardahan İl Baskanligini birakan Ergün Koç simdi Hoçvan bölgesinde yasayan beyleri ve bölgede ki Kürt kurtulus kahramanlarni anlatan bir yazi dizisi hazirlamaya basladi. Bir dönemdi milletvekili adayi olan ve partisinin seçim barajinini asamamasi olaysiyla meclise gidemeyen emekli Ögretmen Ergün Koç’un ‘Beyaz Beg’ isimli yazisi söyle; **BEYAZ BEG.. Diyarbakir dan Hoçvan’a gelip yerlesen Pirebadililerden, Hoçvan da herkesin bildigi üç kardes diye bilinen Koro, Zoro ve Cuno kardeslerden Cuno’nun töretmesi olan Beyaz Beg’in dedeleri, Heci Yusuf Beg, Dedo Beg ve Silo Beg’in babalari QERMAN Aga’nin, Omeraga köyünden Sigirpéte geldigi ve Qerman Aga’nin ölümünden sonra aile reisliginin oglu Heci Yusuf Beg’e geçtigi, Heci Yusuf Beg’e Osmanli Padisahi tarafindan beylik ünvani verildigi, bu tarihten sonra ailenin tüm bireylerine yöre halki tarafindan Beg denildigi anlatimlardan anlasilmaktadir. **Bu yazinin devamini okumak için sitemizin saginda bulunan ENYENİ MAKELE linkini TIKLAYINIZ.. Haber ekleme saati: 19.07-09 Mart 2012 Haber/Foto: arya haber




    Bes Parasiz ve Desteksiz Kadinlar günü Hakkâri’ye Gittiler!..

     **Basta belediye olmak üzere birçok kisi ve kurumun destekleyecegini söyledigi bayan futbolcular kulüp yöneticilerinin imkanlari ile Hakkari’ye gittiler.. **KIZLAR KİMSEDEN DESTEK ALAMADAN HAKKARİ’YE GİTTİLER.. Ardahan’i Bayanlar Futbol Liginde Temsil eden Karagöl Futbol Kulübünün Bayan Futbol Takimi ilk maçinda 13-0 yenildigi Hakkâri ile karsilasmak için dün aksam bu kente hareket etti. Hakkâri’ye giderken kimseden destek alamadiklarini belirten Karagöl Bayan Futbol Takimi kendi imkânlari ile kiraladiklari bir araçla hareket ettikleri Hakkâri’de ligin lideri olan Hakkâri Bayan Futbol Takimindan 13-0’lik sokurun rövansini almak istediklerini belirttiler. Haberi ekleme saati: 18.42-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    BAŞBAKAN’DAN ILGAR’A TÜNEL İSTEDİLER..

     Önümüzdeki sonu yapilacak olan Adalet ve Kalkinma Partisi’nin İl Kongresinde yeniden il baskani olacagini açiklayan AK Parti Ardahan İl Baskani Yunus Baydar Ankara’da katildigi İl Baskanlari toplantisinda döndü. Baydar Ardahan’a dönüsünde ayaginin tozuyla yaptigi açiklamada, Ardahan İl Genel Meclis Baskani Bedrettin Çakici’nin da bulundugu toplanti da, bizzat basbakandan Posof Türkgözü Gümrük Kapisina gidis-gelislerin daha rahat olmasi için tünel yapilmasini istediklerini söyledi. Basbakanin bu fikirlerine sicak baktigini belirten AK Parti Ardahan İl Baskani Yunus Baydar bu yil içinde yapilmak üzere Yurt-Kur tarafindan Ardahan Üniversitesi kampusunun yerlesekesin de 750 kisilik bir ögrenci yurdunun da yapilacagini da belirtti. **Tüm Ardahanlilari Kongrelerine Davet Etti.. 17 Mart Cumartesi günü yapilacak olan AK Parti İl Kongresine tüm Ardahanlilari davet ettigini de belirten AK Parti Ardahan İl Baskani Yunus Baydar, 600 delegenin katilip, oy kullanacagi kongrelerinin bir sölen havasi içinde geçmesi için çalismalara devam ettiklerini de söyledi. Haber ekleme saati: 18.36-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    LEVHAYI YIRTTI, BİR YIL HAPİS ALDI..

     Ardahan’in Çildir İlçesi Demokratik Sol Partisi’nin İl Genel meclis Üyesi Necdet Kanbir meclisin önündeki levhayi yirtinca basina is açti. Alinan bilgilere göre geçtigimiz yil Ardahan Lisesi Caddesi üzerinde bulunan İl Genel meclisi’nin kapisina asilan levhanin halkin oylari ile seçilen meclis üyelerini asagladigi gerekçesiyle söküp, ortadan yirtan Kanbir hakkinda davaci olan Ardahan Valiliginin bu basvurusu Ardahan Adliyesi tarafindan görülen dava sonucu karar baglandi. Mahkemenin, ‘Kamu yararina zarar vermekten 1 yil hapis cezasi ile cezalandirdigi DSP’li Çlidir İl Genel Meclis Üyesi’nin ayni konu üzerinden Ardahan Vali Yardimcisi Sedat Yildirim ile de davaci oldugu ögrenildi. Mahkemenin verdigi karar saygili oldugunu belirten Kanbir, ancak kendisinin iddiasinin halen geçerli oldugunu ve o levhayi söküp, yirtip, atmakla yeni ve daha güzel bir levhanin yapildigi meclise saygi duyulmasini sagladigi için mutlu oldugunu belirtti. Haber ekleme saati: 18.34-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    GENÇİLİK KONSERİ İÇİN GENÇLERDEN SALON PARASI ALDILAR!..

     Ardahanli gençlerin kurdugu gençlik derneginin düzenledigi gecenin yapilacagi salon için 2 bin liraya yakin ücret alinmasi gençlerin tepkisine neden oldu. Alinan bilgilere göre Ardahan Genç Kusak Gençlik Dernegi isimli dernegi düzenledigi ve 10Şubat 2012 Günü saat 18.00’da Ardahan İl Spor ve Gençlik Müdürlügü Salonunda gerçeklesecek olan konser için spor ve gençlik müdürlügü 2 bin TL.’ye yakin ücret isteyip, aldi. Ardahan’da yok denecek kadar az olan sosyal etkinliklere destek olmak için bir ay önce kurduklari derneklerinin yok imkânlari ile Ünlü sanatçilar Murat Kekilli, Çildirli Nuray Hafiftas ve Mustafa Özarslan’in katilacagi konserin biletklerini 15 TL.’ye sattiklarini ancak basta gençlikle ilgilenmesi gereken İl Gençlik ve Spor Müdürülgü olmak üzere hiçbir kurumun kendilerine destek vermediginden yakinan dernek yetkilileri gençlere böylemi destek veriliyor diye yakindiklari görüldü. Haberi ekleme saati: 18.24-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Sporcular ödül ile onurlandirildi..

     Short Track (Sürat Pateni) Milli Sporcusu Vali Mustafa TEKMEN tarafindan Ödüllendirdi. Ardahan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Feyzullah DERECİ ile birlikte Gençlik Spor Kulübü Short Track Milli Sporcusu Leyla YILMAZ ve antrenörü Halil İbrahim YILMAZ’i makaminda kabul eden Ardahan Valisi Mustafa TEKMEN ve Spor’dan Sorumlu Vali Yardimcisi Murat KARASU sporculari ödül ile ödüllendirdiler. Ardahan’in tek Milli sporcusu olan Leyla YILMAZ’dan sportif faaliyetleri ile ilgi bilgi aldiktan sonra sporcumuza malzeme yardiminda bulundu. Milli Takim kampina gidecek olan Leyla YILMAZ’a Ardahan Valisi Mustafa TEKMEN Cumhuriyet Altini hediye ederek, sporcumuza ve antrenörüne basarilar diledi. Haberi ekleme saati: 18.13-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com





    İL AFET ve ACİL DURUM MÜDÜRLÜGÜ EKİBİ ARDAHAN’A DÖNDÜ

     Van ili ve ilçelerinde meydana gelen depremden dolayi, Basbakanlik Afet Ve Acil Durum Yönetimi Baskanligi (AFAD) tarafindan Van’da Konteynir kent kurulmasi ve yönetilmesi Amaciyla 36 gün süreyle görevlendirilen Ardahan Valiligi İl Afet Ve Acil Durum Müdürlügü personeli Ardahan’a döndü. Van’daki depremzede vatandaslarimizin konteynir kentlere yerlestirilmeleri amaciyla baslatilan çalismalar kapsaminda Basbakanlik AFAD Baskanligi tarafindan, Ardahan Valiligi İl Afet ve Acil Durum Müdürü Tuncay ARAS ve 6 teknik personel 16.01.2012 tarihinde Van’da kendilerine teslim edilen 426 haneli Selçuklu Konteynir Kent ve 196 haneli Faki Teyran Konteynir Kentin kurulus, teslim alma, konutlari agir hasarli olan hak sahiplerine teslim, konteynirlara yerlestirme ve eksikliklerin giderilmesi, veri kayitlarinin tutulmasi ve yardim dagitma çalismalarinda görev alarak, 36 günlük bir çalismadan sonra 22.02.2012 tarihinde Ardahan’ a döndüler. Ardahan Valiligi İl Afet ve Acil Durum Müdürlügü Personelini vedalasmak için makaminda kabul eden ve ekiplerin yapmis olduklari çalismalardan dolayi tesekkür eden Van Valisi Münir KARALOGLU, Ardahan Valisi Mustafa TEKMEN’e ve Ardahan Halkina; Van depremzedeleri için yapmis olduklari nakdi ve ayni yardimlar için tesekkür ederek selamlarini gönderdi. Van ilinden dönen Ardahan Valiligi İl Afet ve Acil Durum Müdürlügü Personeline çalismalarindan dolayi Vali Mustafa TEKMEN tesekkür etti. Haber ekleme saati: 18.08-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Avlanma Yasagi Basladi..

     Ardahan Avcilar Denegi Baskani Ali Özyay, Ardahan ilinde av sezonunun bittigini, bundan sonra avlanan avcilarin yasal isleme tabi tutulacagini açiladi. Ardahan Avcilar Denegi Baskani Ali Özyay’in yaptigi yazili açiklamada, 2011-2012 Av Dönemi merkez Av Komisyon karariyla Av Sezonu 26.02.2012 tarihinden itibaren avlanmak sona ermistir. Bu tarihten sonra avlanmak yasak olup, avlananlar hakkinda gerekli yasal islemlerin yapilacaktir. Ardahan Avcilar Dernegi Baskani Ali Özyay Haberi ekleme saati: 18.05-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Su Çilesi Devam Ediyor…

     Ardahan’in Çildir ilçesine bagli Meryem köyünde yasanan su sikintisi nedeniyle bidon ve kovalarla sürekli su tasiyan köylüler duruma tepki gösterdi. Çildir ilçesine 10 kilometre uzaklikta ve 2016 rakimda bulunan Meryem köyü sebeke suyunun komsu köyle bölünmesinden sonra köyde susuzluk bas gösterdi. Köyün suyu yetmezken, köylü ise su deposuna biriktirdikleri suyu hortumla paylastirarak kullaniyor. Çoluk çocuk demeden eline aldigi bidon ve kovalarla su sirasina giren köylüler kendilerine düsen su miktariyla da bir hafta yetinmek zorundalar. Suyu tasiyamayan yasli köylüler, köyün su deposuna uzakligindan dolayi atli kizak ve at arabalariyla su tasirken, gençler ise el arabalariyla su bidonlarini tasiyor. Duruma tepki gösteren köylüler, eger su sorunu çözülmezse köylerinin bulundugu Çildir ilçesi ile Ardahan arasinda yolu trafige kapatarak eylem yapacaklarini ifade etti. Yasadiklari durumu anlatan köylüler, “Bizim suyumuz bize yeterken kaymakam bey suyunuz bol diyerek komsu köyle bizim suyumuzu paylastirdi. Yazin sorun yasamazken simdi ise susuz kaldik. Bizim bu sorunumuzu gelip çözsün, Avrupa Birligi’nden bahsedilen ülkemizde ne halde su tasiyoruz herkes görsün” dedi. Haberi ekleme saati: 18.02-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Mazot Pahalaninca!…

     **Saman saticilari, Ardahan’a getirdikleri samani satabilmek için günlerce aracin basinda bekliyoruz, araçlarimiz donmasin diye saatlerce çalistiriyoruz. Bu agir kis sartlarinda saman pahali ama mazot’ta pahali o nedenle bizde zarar ediyoruz dediler. Ardahanli çiftçilerin saman sikintisini duyan ve samanin pahaliya satildigini duyan diger illerdeki saman saticilarinin gözdesi haline gelen Ardahan, samancilarin akinina ugramaya devam ediyor. Ardahan’daki saman sikintisinin devam etmesi nedeniyle saman fiyatinin 1 TL. ye yaklastigi da görüldü. Ardahan’in saman ihtiyacini karsilamak ve kar etmek amaçli gelen saticilarinda zarar ettikleri iddia ettiler. Konya’dan Ardahan’a gelerek saman satmak isteyen iki tir sürücüsü, saman dan kar ediyoruz ama mazota takilinca zarar ediyoruz dediler. Saman saticilari, Ardahan’a getirdikleri samani satabilmek için günlerce aracin basinda bekliyoruz, araçlarimiz donmasin diye saatlerce çalistiriyoruz. Bu agir kis sartlarinda saman pahali ama mazot’ta pahali o nedenle bizde zarar ediyoruz dediler. Öte yandan, Ardahan’da iki tir veya iki kamyonu üst üste görenler hayretler içinde bakiyorlar, bunu gören vatandaslar araçlarin donup arizalandigini düsünseler de gelen cevap Türkiye’deki pahaliligi göz önüne seriyor. Konya’dan Ardahan’a gelen iki tir sürücüsü verdikleri cevap aynen söyle; saman sattik mazottan zarar ettik, daha az zarar etmek için arkadasimla birlikte araçlarimizi üst üste yükleyerek mazottan tasarruf ediyoruz, yoksa kardan vaz geçtik, Ardahan’dan baska illere de is çikmayinca kamyonlari üst üste yükleyip mazottan kar etmek amaçli böyle ise kalkistik dediler. Haberi ekleme saati: 18.00-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Zam Şampiyonu Ardahan!..

     **Ardahanli esnaflar pahali degiliz desin dursun, Ardahan Tüketici Fiyatlari Endeksinde Türkiye genelinde zam sampiyonu oldu!.. Türkiye İstatistik Kurumunun istatistigine göre Şubat ayi enflasyon rakamlarinda Ardahan Zam Şampiyonu oldu! Şubat ayinda Tüketici Fiyatlari Endeksi’nde 26 istatistiki bölge içinde bir önceki aya göre en yüksek artis yüzde 1,04 ile Ardahan, Agri, Kars, Igdir illerini kapsayan istatistiki bölgede meydana geldi. Nevsehir,Kirsehir, Nigde, Aksaray ve Kirikkale illerinden olusan Nevsehir istatistiki bölgesinin ise, bir önceki aya göre yüzde 1,02 artis ile birlikte 26 istatistiki bölge içerisinde en fazla artis gösteren 2. bölge oldu. Nevsehir, Kirsehir, Nigde, Aksaray ve Kirikkale illerini kapsayan Nevsehir Bölge Müdürlügü’nde TÜFE’de bir önceki aya göre yüzde 1,02 oraninda artis gerçeklesti. Böylece Nevsehir Bölge Müdürlügü’nde enflasyon oraninda, bir önceki yilin ayni ayina göre yüzde 12,66 artis gerçeklesti. Bu oran ulusal bazda ise yüzde 10,43’de kaldi. Haberi ekleme saati: 17.57-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    4+4+4’de ARDAHAN EGİTİM-SEN’DEN AÇIKLAMA

     **ZORUNLU EGİTİM 12 YILA ÇIKMIYOR FİİLEN 4 YILA İNİYOR.. Türkiye de egitim sistemi yönetenlerin siyasal – ideolojik çizgisine uygun olarak yeniden biçimlendirilmeye çalisilmaktadir.Egitim sisteminin yap-boz tahtasina çevrilmesi yetmezmis gibi simdide iktidar partisinin önerisiyle zorunlu egitim kendi içinde kademelendirilerek 12 yila çikarilmasi hedeflenmektedir. Zorunlu egitimi kendi içinde kademelendirerek 12 yila çikartmayi planlayan düsünce tarzi olaya pedagojik kaygiyla degil ideolojik kaygilarla yaklasmaktadir.Söz konusu zorunlu egitim kendi içinde kademelendirilerek özellikle kiz çocuklari açisindan zorunlu egitimi 4 yila indirgemektedir.4+4+4 seklinde formüle edilen zorunlu egitim kiz çocuklarinin okula devamini artirmayacak,örgün egitim kiz çocuklari açisindan fiilen 4 yila inecektir. Bu alinan karalarla asil istenen esas olarak 4 yillik ilkokuldan sonra 4 yillik ortaokul asamasi oldugu asikârdir. Bunun anlami ise agirlikli din ögretimi yapan okullarin orta kisimlarini yeniden açmak buralara ögrenci akisini saglamaktir. “Mesleki egitime yöneltmek”, isi kitabina uydurmaktan baska anlam tasimamaktadir.Ayni sekilde ifade edilen sekliyle sistem ülkemizi “ucuz isgücü ve çocuk isçi cennetine”çevirecektir. Toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren böylesine önemli bir konuda apar topar kimselere danisilmadan yangindan mal kaçirir gibi toplumun önüne konulmasi niyetin farkli oldugunu göstermektedir. Tavsiye niteliginde kararlar alan bir kurulun o an çogunlugunu hiç de demokratik olmayan yollardan ele geçirmis heyetinin “oy çoklugu” yoluyla aldigi bir karari bütün topluma dayatmak zamanin ruhuna uygun davranmak demektir. Pragmatik, siyasal ve intikamci davranmak egitim gibi önemli bir konuda gelecegi kaybetmemize neden olacaktir. Egitime günü kurtarma mantigi ile bakanlar koskoca bir gelecegi kaybetme tehlikesi ile karsi karsiya oldugumuzu görememekte yada görmek istememektedirler.Var olan bütün sorunlarin genis bir platformda ve demokratik bir ortamda ele almak gerekliligi gözden kaçirilmaktadir. **Sonuç olarak : Egitim sistemini kendi siyasal ve ideolojileri dogrultusunda sekillendirenlere hayir diyoruz. Çocuklarimizin isçilestirilmesine hayir diyoruz. Egitim sistemini yap-boz tahtasina çevirenlere hayir diyoruz. Mesleki egitime yöneltmek adi altinda yapilan uygulamalara hayir diyoruz. Çocuk gelinler yaratilmasina hayir diyoruz. EGİTİM-SEN ARDAHAN ŞUBESİ Haberi ekleme saati: 17.51-09 Mart 2012 Haber/FUoto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Orhan Atalay’dan 4+4+4’e tam destek..

     **Türk egitim tarihinde dev bir atilimdir.. Zorunlu egitimi 12 yila çikaran, ”İlkögretim ve Egitim Kanunu ile Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun Teklifi”nin görüsmelerine TBMM Milli Egitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda devam ediliyor. Teklifin 2. madde üzerinde söz alan komisyonun CHP’li Üyesi Öner, Türkiye’nin en önemli konusunun tartisilmasina karsin Bakan Dinçer’in toplantida olmadigini belirtti. Bu teklifi sunanlarin da toplantiya katilmadigina dikkati çeken Öner, ”Sayin Bakan, sayin teklif sahipleri nerede?” diye sordu. Bakan Dinçer’in toplantida olmamasindan dolayi bir dakika konusmadan bekleyecegini belirten Öner, daha sonra cep telefonunun kronometresini çalistirdi. Sürenin dolmasinin ardindan Öner, ”Bakanin bulunmayisini siddetle protesto ediyorum. Bu Bakan’in konuyu ciddiye almadigini gösteriyor” dedi. Teklif sahiplerinin yerine salonda Milli Egitim Bakanligi bürokratlarinin oldugunu dile getiren Öner, teklifin bilimsellikten uzak oldugunu ileri sürdü. Teklife bilim adamlarinin da karsi oldugunu savunan Öner, ”Sayin Bakan gelsin teklifi savunsun. Savunamayacagi için mi burada degil?” diye konustu. CHP Sinop Milletvekili Engin Altay da teklifi ”28 Şubat sendromunun ürünü” olarak nitelendirdi. Anamuhalefet partisinin teklifle ilgili ”el uzattigini” animsatan Altay, bunun yok sayilmamasi gerektigini belirtti. Altay, teklifin kanunlasmasi durumunda da egitim sistemine deger kazandirmayacagini iddia etti. CHP Grup Baskanvekili Muharrem İnce de teklifin pedagojik olarak degil, ideolojik olarak hazirlandigini savundu. 8 yillik kesintisiz egitimi ”28 Şubat’in son kalintisi” diye nitelendirenlerin tarih bilmedigini iddia eden İnce, bu uygulamanin ilk olarak 1973’te 16 ilde pilot olarak uygulandigini anlatti. -”Teklif, Türk egitim tarihinde dev bir atilimdir”- CHP Kocaeli Milletvekili Hursit Günes, egitim orani yükseldikçe suç oraninin azaldigini, temel egitimin uzamasiyla da demokrasi anlayisinin gelistigini söyledi. 8 yillik kesintisiz egitimin 28 Şubat sürecine denk gelmesini talihsizlik olarak nitelendiren Günes, ”Keske 23 Şubat’ta gelseydi, keske 12 Şubat’ta gelseydi de böyle söylemler olmasaydi” diye konustu. AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay ise teklifle egitim süresinin 12 yila çikarildigina dikkati çekti. Bunun hükümetin egitime verdigi önemin göstergesi olarak nitelendiren Atalay, ”Teklif, Türk egitim tarihinde dev bir atilimdir” dedi. 28 Şubat sürecinde imam hatipli ögrencilerin önünün kesildigi gerçeginin unutulmamasi gerektigini vurgulayan Atalay, imam hatip liselerindeki egitim konusunda da bilgi verdi. CHP Aydin Milletvekili Bülent Tezcan da teklifin arzu edilmeyen bir sekilde ortaya çiktigini savundu. Tezcan, ”Uzlasma ile yeni anayasa yapma ihtiyacimiz varken gelecek nesilleri yetistirecek egitimle ilgili teklifte uzlasmaya ihtiyaç yok mu? Milli egitimde anayasadan daha fazla uzlasmaya ihtiyaç var” diye konustu. AK Parti Mersin Milletvekili Nebi Bozkurt ise teklifle lise egitiminin de zorunlu egitime katildigini belirtti. Teklifin temelinde ikinci dört sene için velilere bazi alternatiflerin sunulmasinin bulundugunu anlatan Bozkurt, ”Bunun altinda baska art niyet aramaya gerek yok” dedi. Konusmalarin ardindan Komisyon Baskani Nabi Avci, toplantiya ara verdi. Haberi ekleme saati: 17.47-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    ARÜ KAN BAGIŞINDA TÜRKİYE BİRİNCİSİ

     Türk Kizilayi’nin 20-28 Ekim 2011 tarihleri arasinda Türkiye çapinda bütün üniversitelerde düzenledigi kan bagisi kampanyasina Ardahan Üniversitesi büyük duyarlilik gösterdi. Türk Kizilayi’ndan edinilen bilgilere göre Ardahan Üniversitesi (ARÜ) bu kampanyada en çok kan veren üniversite olarak Türkiye birincisi oldu. ‘Önemli Olan Birinci Olmak Degil, Kan Vermenin Duyarliligini Hissetmek’ Kan bagisinin önemine deginen Ardahan Üniversitesi Rektör Yardimcisi Prof. Dr. Orhan Söylemez, Ardahan Üniversitesi ögrenci ve personelinin gösterdigi duyarlilik nedeniyle duydugu mutlulugu dile getirdi. Ardahan Üniversitesi’nin birinci kan kampanyasina akademisyeniyle, personeliyle ve ögrencisiyle durumu kan vermeye müsait olan herkesin destek verdigini ifade eden Söylemez; “Üniversite olarak böyle bir sosyal etkinlikte aktif bir sekilde yer almak bizim içinde son derece önemli. Nitekim üniversiteler arasinda ögrenci sayisi bazinda verilen kan istatistiklerine göre birinci olmusuz, bu bizim gurur duyacagimiz bir seydir. Bundan sonraki kampanyalarimizda da bu duyarliligimiz devam edecektir. “diye konustu. ‘ARÜ’nün Sosyal Sorumluk Bilinci Takdire Şayan’ Ardahan Türk Kizilayi Kan Bagisçisi Kazanim Uzmani Fatma Önay Özkan, bahar ve güz dönemleri olarak üniversitelerde yilda iki defa kan bagisi kampanyasi düzenlediklerini ve bu kampanyalarda Ardahan Üniversitesi ögrenci ve personelinden büyük ilgi gördüklerini belirtti. Özkan sözlerine söyle devam etti; “2011 güz döneminde Türkiye çapinda bütün üniversitelerde gerçeklestirilen kan bagisi kampanyasinda Ardahan Üniversitesi en çok kan veren üniversite olarak Türkiye birincisi oldu. Üniversitelerin ögrenci sayilarinin kan verenlere oranlarinda ortaya çikan yüzdelik dilimlerde Ardahan Üniversitesi, köklesmis olan büyük üniversiteleri geride birakti. Yeni kurulan bir üniversitenin sergiledigi bu sosyal sorumluluk bilincinin takdir edilmesi gerekiyor.” ‘1 Ünite Kan 3 Kisiyi Kurtariyor’ Ardahan Üniversitesi’nde gerçeklestirdikleri kan bagisi kampanyalarinda beklentilerin üzerinde verim aldiklarini ve bu bagislarin önemine deginen Özkan sunlari söyledi; “Bu yil ilk defa Ardahan Üniversitesi’nden bir ögrenci Türk Kizilayi’nin Üniversiteler Kan Bagisliyor (Hedef 25) Çalistayi’na katildi. Hedef 25 Çalistayi’na katilacak ögrenci sayisi üniversitelerin kan bagisi oranlarina göre belirleniyor. Bundan sebepten kan bagislarimiza gösterdikleri ilgi ile Hedef 25 Çalistayi’na Ardahan Üniversitesi’nden daha fazla ögrenci katilacaktir. Ardahan Üniversitesi’nin gösterdigi ilgiyi Ardahan’da ki diger kurumlardan da bekliyoruz. Unutmayalim ki 1 ünite kan 3 kisinin hayatini kurtariyor.” Özkan, Ardahan Üniversitesi’nde bahar döneminin baslangicinda yeni bir kampanya daha baslattiklarini belirterek, ARÜ’nün bu kampanyada da Türkiye’nin diger üniversitelerini geride bikacagina inandigini sözlerine ekledi. Ardahan Üniversitesi’nde kan bagisi kampanyasi; 1-2 Mart İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, 5-6 Mart İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi ile Mühendislik Fakültesi, 7-8 Mart Teknik ve Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokullari, 9 Mart Göle Meslek Yüksekokulu, 13 Mart’ta ise Çildir Meslek Yüksekokulunda yapilacak. Haberi ekleme saat: 17.43-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan’da Gelirler, Giderleri Karsilamiyor!

     Ardahan’da Gelirler, Giderleri Karsilamiyor! 1 Mart 2012 / Persembe Ardahan Vergi Dairesi Müdürü Defterdarlik Vekili Hüseyin Acar, 27 Şubat 04 Mart 2012 tarihleri arasinda tüm yurtta oldugu gibi ilimizde de çesitli etkinliklerle kutlanan 23’ üncü Vergi Haftasi’nda yaptigi basin açiklamasini aynen yayinliyoruz. VERGİ HAFTASI İLE İLGİLİ ARDAHAN DEFTERDARLIGI BASIN BİLDİRİSİ Verginin toplumun tüm kesimlerine benimsetilmesi ve vergiyi gönüllü olarak ödeme aliskanliginin arttirilmasi ve gelecegimizin teminati olan çocuklarimiza vergi bilincini asilamak amaciyla her yil subat ayinin son haftasi Vergi Haftasi olarak kutlanmaktadir. Bu yilda 23’ üncü Vergi Haftasi 27 Şubat/ 04 Mart 2012 tarihleri arasinda tüm yurtta oldugu gibi ilimizde de çesitli etkinliklerle kutlanacaktir. Bu kapsamda,2010 beyan döneminde ilimizde ilk bese giren gelir ve kurumlar vergisi rekortmenlerine plaket vermek suretiyle diger mükelleflere yönelik ise hediye kitleri sunulacaktir. Ayrica defterdarligimiz, hafta boyunca mükelleflerini isyerlerinde ziyaret ederek beklenti ve önerilerini paylasilacaktir Vergi bilincinin gelistirilmesi konusunda bilgilendirmek amaciyla ögrenciler vergi dairelerine davet edilerek veya okullarinda ziyaret edilerek kendilerine çesitli hediyeler verilecektir. Bilindigi üzere Devletlerin, vatandaslarinin vazgeçilmesi mümkün olmayan egitim, saglik, adalet, güvenlik gibi birçok ihtiyaç ve hizmetlerini karsilama görevleri bulunmakla birlikte bu görevlerin yerine getirilebilmesi için de finansmana ihtiyaci vardir. Devletimiz bu görevlerini vatandaslarindan topladigi vergilerle yerine getirmektedir. Bu nedenle bu hizmetler karsiliginda vergi almak devletin hakki¸vergi ödemekte biz vatandaslarin ödevi ve görevidir. Globallesen dünyada Şanli tarihe sahip ülke olarak rekabet gücümüzü artirmak, kayit disi ekonomiyi en aza indirebilmek için gelisen bilgi teknolojilerinden otomasyon sistemlerinden de yeteri kadar faydalanmak suretiyle tüm kamu kururum ve kuruluslari meslek odalari serbest muhasebeci mali müsavirlerimiz ile uyumlu bir bütün halinde hareket etmek suretiyle mükelleflerin vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek için katlandiklari zaman kaybi ve parasal maliyetleri azaltmak ve vergiye tâbi gelirlerin vergi kanunlarina hâkim olamama ya da ihmal gibi nedenlerle eksik ya da yanlis beyan edilmesi gibi riskleri en aza indire bilmek için mükelleflerin yükümlülüklerini yerine getirmelerine iliskin süreci önemli oranda kolaylastiracak bir takim uygulamalar yapilmaktadir. Vatandaslarimiz tarafindan yapilan ticari alis veris nedeniyle ödenen bedel karsiliginda alinan her belge ayni zamanda mükelleflerimiz tarafindan devlete ödenen her kurus vergi, kalkinmis, güçlü bir ülke ve vatandaslarimiza verilen daha iyi hizmet demektir. Defterdarligimiz birimlerince İlimizde 2011 yilinda tahakkuk ettirilen 48.684.110,31 TL. vergi gelirinden 40.180.301.80TL. Tahsil edilerek % 83 oraninda tahsilât gerçeklestirilmis bulunmaktadir. İl genelinde elde edilen tüm gelirlerimiz, giderlerin 2011 yilinda % 23 ünü karsilamistir. Bu rakamlar bize; 2011 yilinda İlimizde yapilan Devlet harcamalarinin % 77 sini diger illerden tahsil edilen vergilerden tahsis edilen ödeneklerden karsilandigini göstermektedir. Baska bir deyisle Ardahan İli olarak gelirimiz giderlerimizin ancak % 23’ünü karsilamaktadir. Yukarida verilen tahakkuk ve tahsilât tutarlari bir önceki yila göre artis göstermis olsa bile istenilen seviyede degildir. Bunun en önemli sebepleri olarak, İlimizde yasanan agir kis sartlarinin yaninda zamaninda bölgesel kalkinmayi saglayacak Ticaret ve Sanayinin gelismemis olmasi, bu nedenle asiri göç vermis olmasi ve agirlikli olarak yapilan hayvanciligin ise çesitli sebeplerle zirai ürün olmaktan öte sinai ürünü olarak pazar payi olusturamamasi olarak sayabiliriz. Gelecegimizin teminati olan çocuklarimiza daha iyi bir egitim, çagdas ve müreffeh bir ülke, daha güvenli bir gelecek birakmak istiyorsak vergilerimizi tam ve zamaninda ödeme gayreti içerisinde olmaliyiz. Bu görevimizi eksiksiz olarak yerine getirdigimiz takdirde Devletimizin daha güçlü, vatandasimizin daha mutlu olacagi süphesizdir. İlimizde Sanayi ve Ticaretin gelismesi ve gelirlerimizin giderlerimizi karsilayacagi ekonomik gelismelerin yasanmasi, mükelleflerimizin vergi verme ve ödeme hususunda daha hassas davranmalari temennisi ile bilgisi, sevgisi ve vergisi ile ülkemize katki saglayan ve topluma sunulan hizmetlerde payi olan tüm vatandaslarimiza tesekkür vergi haftasinin Devletimize, Milletimize ve Ardahan halkina hayirli olmasini diler; Saygilar sunarim. Hüseyin ACAR / Defterdar Haberi ekleme saati: 17.29-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan Çevre ve Şehircilik’te Ulas Karaca Resmilesti!..

     Bakanliklara ait atama kararlari Resmi Gazete’de yayimlanarak yürürlüge girdi. Atama kararlari ile Disisleri Bakanligi Bakan Yardimciligina Müstesar Yardimcisi Ali Naci Koru ile Orman ve Su İsleri Bakanligi Bakan Yardimciligina Dr.Nurettin Akman atandi. Atama kararlari ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanligi Müstesar Yardimciligina, Dr. Nail Abdulgazi Alatas, Çalisma ve Sosyal Güvenlik Bakanligi İs Teftis Kurulu Baskanligina Bakanlik Müsaviri Mehmet Tezel, Çalisma ve Sosyal Güvenlik Bakanligi Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlügü’ne Cevdet Ceylan Çevre ve Şehircilik Bakanligi Ardahan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlügüne Ulas Karaca, Artvin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlügüne, Hasan Bebek, Batman Çevre ve Şehircilik İl Müdürlügüne, Fikret Onhan, Bayburt Çevre ve Şehircilik İl Müdürlügüne, Hasan Saka, Gümüshane Çevre ve Şehircilik İl Müdürlügüne, Cengiz Varol, Hakkari Çevre ve Şehircilik İl Müdürlügüne, Mehmet Fatih Namik Öztürk,Kahramanmaras Çevre ve Şehircilik İl Müdürlügüne, Sayim Ata, Kars Çevre ve Şehircilik İl Müdürlügüne, Mahmut Aydin, Mardin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlügüne, Halil İbrahim Metin, Mus Çevre ve Şehircilik İl Müdürlügüne, Metin İlhan, Siirt Çevre ve Şehircilik İl Müdürlügüne, Mehmet Çeçe, Sivas Çevre ve Şehircilik İl Müdürlügüne Kemal Özdemir, Şanliurfa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlügüne, Memet Can Hallaç,Tunceli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlügüne Ahmet Ayikpehlivan, Van Çevre ve Şehircilik İl Müdürlügüne ise Mehmet Taha Al atandi. Disisleri Bakanligi Bakan Yardimciligina Müstesar Yardimcisi Ali Naci Koru atandi. Ekonomi Bakanligi Ekonomik Arastirmalar ve Degerlendirme Genel Müdürlügü Genel Müdür Yardimciligina Yrd.Doç.Dr. Halil Bader Arslan getirildi. Ekonomi Bakanligi Serbest Bölgeler, Yurtdisi Yatirim ve Hizmetler Genel Müdürlügü Genel Müdür Yardimciligina Avrupa Birligi Genel Müdürlügü Daire Baskani Cengiz Gürsel Enerji ve TabiiKaynaklar Bakanligi Boru Hatlari ile Petrol Tasima A.Ş. Genel Müdür Yardimciligina Savas Yanik, Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakanligi Müstesar Yardimciligina, Bakanlik Müsaviri Dr. Nihat Pakdil, Gida,Tarim ve Hayvancilik Bakanligi Bakanlik Müsavirligine, Şehmus Delil, Kültür ve Turizm Bakanligi Müstesar Yardimciligina, Teftis Kurulu Baskani Faruk Şahin, Milli Egitim Bakanligi Talim ve Terbiye Kurulu Baskanligi Kurul Üyeligine Yrd.Doç. Dr. İbrahim Demirci, Orman ve Su İsleri Bakanligi Bakan Yardimciligina Dr. Nurettin Akman, Orman ve Su İsleri Bakanligi Strateji Gelistirme Baskanligina Bakanlik Müsaviri Cihan Pektas, Saglik Bakanligi Bakanlik Müsavirligine de Şükran Kodalak atandi. Haberi ekleme saati: 17.24-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan Müftülügü’nden Bayanlara İletisim Konferansi..

     Dünya Kadinlar Günü etkinlikleri kapsaminda Ardahan İl Müftülügü tarafindan “Aile İçi İletisim ve Çocugun Basarisinda Anne ve Babanin Rolü” konulu konferans düzenlendi. Ardahan Halk Egitim Müdürlügü toplanti salonunda düzenlenen konferansa Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, Vali yardimcisi Murat Karasu, İl Müftüsü Galip Akin ve çok sayida vatandas katildi. Konferansa konusmaci olarak egitimci ve yazar kisisel gelisim uzmani Sitki Aslanhan katildi. **Yogun ilginin oldugu konferansta keyifli anlar yasandi.. Egitimci Yazar Kisisel gelisim Uzmani Sitki Aslanhan, “Aile İçi İletisim ve Çocugun Basarisinda Anne ve Babanin Rolü” adli konferansinda çocuk gelisimi ve velilerin sorumluluklari hakkinda önemli açiklamalarda bulundu. Daha önce yapmis oldugu toplanti ve konferanslardan örneklere deginen Aslanhan; “Çocuklarimizin gelisme döneminde odalarina kapanmasinin birçok nedeni vardir. Çocuklarinizin sizinle konusmadan odalarina kapandiklarinda saatlerce arkadaslariyla telefonda neler konusuyorlar hiç düsündünüz mü? Çocuklarimizin üstünde baski kurmadan daha verimli bir sekilde yaklasirsak, bunun ileride getirecegi yararli sonuçlari görebiliriz. Bu yüzden egitimlerinde ve diyaloglarinda kullandigimiz sözcükleri önemle seçip sarf etmeliyiz” dedi. Sitki Aslanhan’in konusmasini bitirmesinin ardindan son bulan konferans özellikle ebeveynlere yönelik içerigi ile dikkat çekti. İnsanlarin giderek birbirlerine karsi yabancilasmaya basladigini belirten kisisel gelisim uzmani Sitki Aslanhan, “Aile içinde bireyler birbirleriyle konusamaz oldular. Anne dizilerle, çocuklar bilgisayar ve telefonlarla, babalar da kahvelerde yasam sürdürür hale geldi” dedi. Haberi ekleme saati: 17.19-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    TEDAŞ “KAR”A ŞAPLANDI

     Ardahan’da kar yagisi sebebiyle kara saplanan ariza ekibi araci, traktör yardimiyla kurtarildi. Merkeze bagli Sulakyurt köyünden ariza ihbari üzerine köye giden ariza ekibinin araci kara saplandi. Kara saplanan aracin yardimina köylüler kostu. Köylülerden Mustafa Gökçek, kara saplanan Aras Edas aracini kurtarmak için traktörüyle yardim etti ve araci saplandigi yerden çikardi. Aras Edas ariza personelinden Muhammet Altun ise, “Kisin bu zor sartlarina ragmen çalisiyoruz ve vatandaslara hizmet götürüyoruz. Köylülerle is birligi içerisindeyiz. Köyde arizaya giderken aracimiz batti ve sag olsun köylülerin yardimiyla araci saplandigi yerden çikardi” dedi. Haberi ekleme saati: 17.16-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    BAŞKAN KÖKSOY’DAN 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLAMA MESAJI

     Kadinlarimizin toplumdaki rolünü, çalisma hayatindaki yerini daha çok önemsedigimiz bu anlamli günde; kadinlarimizin sosyal, siyasal ve kamusal alanda yasadigi zorluklari ve sikintilari el birligiyle, sivil toplum örgütleri destegiyle, çözmek, kadinlarimizin hak ettigi çagdas uygarlik ölçülerine kavusmasini saglamak adina her türlü çalismalari büyük bir mutluluk ve onur duyarak destekliyorum. Kadini egitim hizmetlerinden mahrum birakan toplumsal ve siyasal hayattan dislayan bir toplum, gelecegini adil, esit ve ahenkli bir sekilde kuramaz. Kadinlarimizin sorunlarina gerçek çözümler getirmenin tek yolu, insan ve adalet eksenli anlayisin egemen kilinmasidir. Bu duygu ve düsüncelerle tüm kadinlarimizin 8 Mart Dünya Kadinlar Günü’nü kutlar saygilar sunarim. Haberi ekleme saati: 17.13-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan’in 319 milyon 185 bin TL Borcu Çikti!..

     Bankacilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) internet sitesinde yer alan Finansal Türkiye haritasindaki verilere göre, nakdi kredi hacmini nüfusa oranla en fazla arttiran sehir 493 milyon 945 bin lirayla Mus oldu. Mus kredi hacmini 306 milyon 895 bin liradan 493 milyon 945 bin çikardi. Mus’u sirasiyla 755 milyon 962 bin liralik nakdi kredi hacmini 1 milyar 202 milyon 673 bin liraya yükselten Batman, 1 milyar 82 milyon 173 bin liradan 1 milyar 664 milyon 490 bin liraya çikaran Mardin, 202 milyon 903 bin liradan 308 milyon 652 bin liraya çikaran Hakkari ile 454 milyon 306 bin liradan 679 milyon 894 bin liraya yükselten Bitlis izledi. En az nakdi kredi hacmine sahip il ise kredi hacmi geçtigimiz yil 183 milyon 473 bin lira olan bu yil ise kredi hacmini 250 milyon 457 bin liraya çikaran Bayburt oldu. Güneydogu Anadolu Bölgesinde yüksek nakdi kredi hacmiyle en dikkat çeken il yüzde 43’lük artis ile Gaziantep oldu. Gaziantep’te nakdi kredi hacmi 9 milyar 512 milyon 29 bin liradan 13 milyar 604 milyon 116 bin liraya yükseldi. Gaziantep’i Diyarbakir ve Şirnak’ta da yüzde 41’lik artisla takip etti. İllerin 2011 yili nakdi kredi rakamlari su sekilde: “Mus 493 milyon 945 bin TL, Hakkari 308 milyon 652 bin TL, Gaziantep 13 milyar 604 milyon 116 bin TL, Batman 1 milyar 202 milyon 673 bin TL, Mardin 1 milyar 664 milyon 490 bin TL, Bitlis 679 milyon 894 bin TL, Kirsehir 1 milyar 126 milyon 534 bin TL, Igdir 498 milyon 954 bin TL, Osmaniye 1 milyar 830 milyon 309 bin TL, Şirnak 822 milyon 155 Bin TL, Diyarbakir 4 milyar 274 milyon 390 bin TL, Kirklareli 2 milyar 125 milyon 856 bin TL, Agri 633 milyon 820 bin TL, Kahramanmaras 4 milyar 342 milyon 906 bin, Malatya 2 milyar 970 milyar 822, Ardahan 319 milyon 185 bin TL, Kilis 320 milyon 11 bin TL, Şanliurfa 3 milyar 573 milyon 364 bin TL, Erzurum 2 milyar 864 milyon 689 bin TL, Bolu 1 milyar 748 milyon 375 bin TL, Adiyaman 1 milyar 637 milyon 970 bin TL, Nigde 1 milyar 332 milyon 313 bin TL, Elazig 2 milyar 170 milyon 943 bin TL, Rize 1 milyar 976 milyon 96 bin TL, Kayseri 8 milyar 543 milyon 768 bin TL, Tekirdag, 5 milyar 924 milyon 217 bin TL, Edirne 2 milyar 736 milyon 183 bin TL, Konya 10 milyar 752 milyon 89 bin TL, Bayburt 250 milyon 457 bin TL, Erzincan 836 milyon 547 bin TL, Bilecik 1 milyar 100 milyon 663 bin TL, Mersin 10 milyar 519 milyon 27 bin TL, Sivas 2 milyar 560 milyon 239 bin TL, Gümüshane 454 milyon 97 bin TL, Van 1 milyar 720 milyon 372 bin TL, Karaman 1 milyar 236 milyon 321 bin TL, Sinop 854 milyon 466 bin TL, Kastamonu 1 milyar 802 milyon 885 bin TL, Aksaray 1 milyar 384 milyon 856 bin TL, Tunceli 308 milyon 356 bin TL, Bursa 22 milyar 63 milyon 563 bin TL, Adana 15 milyar 64 milyon 396 bin TL, Trabzon 4 milyar 459 milyon 533 bin TL, Sakarya 5 milyar 378 milyon 782 bin TL, Balikesir 7 milyar 78 milyon 678 bin TL, Kars 898 milyon 777 bin TL, Yozgat 1 milyar 735 milyon 770 bin TL, Yalova 1 milyar 497 milyon 677 bin TL, İzmir 38 milyar 891 milyon 190 bin TL, Isparta 2 milyar 238 milyon 170 bin TL, Kütahya 2 milyar 493 milyon 265 bin TL, Bingöl 448 milyon 658 bin TL, Eskisehir 5 milyar 189 milyon 593 bin TL, Çorum 2 milyar 677 milyon 42 bin TL, Tokat 2 milyar 446 milyon 244 bin TL, Manisa 7 milyar 567 milyon 108 bin TL, Giresun 1 milyar 696 milyon 494 bin TL, Usak 1 milyar 854 milyon 33 bin TL, Amasya 1 milyar 709 milyon 197 bin TL, Samsun 6 milyar 992 milyon 764 bin TL, Çanakkale 2 milyar 859 milyon 549 bin TL, Bartin 835 milyon 582 bin TL, Ordu 2 milyar 966 milyon 116 bin TL, Antalya 23 milyar 336 milyon 430 bin TL, Mugla 6 milyar 756 milyon 310 bin TL, Kirikkale 1 milyar 289 milyon 756 bin TL, Afyon 3 milyar 59 milyon 927 bin TL, Artvin 773 milyon 740 bin TL, Nevsehir 1 milyar 413 milyon 193 bin TL, Çankiri 829 milyon 336 bin TL, İstanbul 279 milyar 333 milyon 976 bin TL, Hatay 12 milyar 24 milyon 286 bin TL, Düzce 1 milyar 761 milyon 784 bin TL, Burdur 1 milyar 643 milyon 225 bin TL, Aydin 6 milyar 322 milyon 864 bin TL, Denizli 7 milyar 939 milyon 41 bin TL, Ankara 80 milyar 661 milyon 664 bin TL, Siirt 774 milyon 877 bin TL, Karabük 1 milyar 396 milyon 889 bin TL, Kocaeli 15 milyar 635 milyon 565 bin TL, Zonguldak 3 milyar 966 milyon 602 bin TL. 81 ilin nakdi kredi toplami 691 milyar 469 milyon 25 bin TL.” İLLERE GÖRE TAKİPTEKİ ALACAKLAR İllere göre takipteki alacaklarda 8 ilde artis yasandi. Bu iller sirasiyla; Batman, Siirt, Antalya, Diyarbakir, Mardin, Ankara, Eskisehir ve Şanliurfa. Takipteki alacaklarda en fazla artisin yasandigi il yüzde 13,25’lik oranla Şanliurfa. En fazla azalisin oldugu il ise yüzde 23,02’lik düsüsle Nigde oldu. Nigde’yi Nevsehir, Ardahan, Bingöl ve Rize takip etti. Ayrica, 81 ilin 2011 yilindaki takipteki alacak miktari toplami 18 milyar 711 milyon 224 bin TL olarak açiklandi. Haberi ekleme saati: 11.21-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazeteis.com



    Ardahan´da Buz Sarkitlarinin Boyu 2 Metreyi Asti…

     Ardahan’da binalarin çatisinda olusan buzdan sarkitlari görenler hayrete düsüyor. Ardahan’da kar yagisinin ardindan bas gösteren Sibirya soguklari ile birlikte binalarin çatilarinda olusan buzdan sarkitlarin boyu 2 metreyi asti. Ardahan’da yayalar için buzlar tehlike olusturuken yetkililerin önlem veya uyarici bir yazi dahi koymamalari dikkat çekiyor. Ardahanli vatandaslarin binalarin dibinde yürürken çatilardan düsebilecek sarkitlara dikkat edilmesi gerekirken. Sarkitlarin ucu sivri oldugundan balkon köselerinde ve çatilarda olusan sarkitlar yoldan geçen vatandaslar için tehlike saçiyor. Heaber ekleme saati: 11.11-09 Mart 2012 Haber/Foto: Baris bilgin/Son Vilayet Gazetesi



    Leylekler Ardahan’a Erken Geldi

     Baharin müjdecisi leylekler bu yil Ardahan’a soguga ragmen geldi. Baharin müjdecisi cemrenin topraga düsmesiyle birlikte leylekler de geldi. Leylegin gelmesiyle birlikte köylerine sanki uzak yollardan bir misafir gelmis gibi mutlu olduklarini ifade eden Sulakyurtlular, soguk havalara ragmen leyleklerin gelisine ise sasirdilar. Köydeki eski yuvalarina yerlesen leylekleri ilgiyle izleyen köy halkindan Mustafa Gökçek, “Bu yil kis agir geçti. Leylekler baharin erken geleceginin müjdesidir” diye konustu. Haber ekleme saati: 10.58-09 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Göle Müftülügü’nden ‘Dünya Kadinlar Günü’ Etkinligi

     Ardahan’in Göle ilçesinde Dünya Kadinlar Günü etkinlikleri kapsaminda Müftülük tarafindan ‘Aile içinde iletisim ve çocugun basarisinda anne babanin rolü’ konulu konferans düzenlendi. Belediye Dügün Salonu’nda düzenlenen konferansin açilis konusmasini Ilçe Müftüsü Yavuz Yildiz yapti. Programa konusmaci olarak Kisisel Gelisim Uzmani Egitimci Yazar Sitki Aslanhan katildi. Aslanhan, ‘Aile içinde iletisim ve çocugun basarisinda anne babanin rolü’ konulu bir sunum yapti. Aslanhan, “Ailenin ev ortaminda iletisim kopukluklari bireyleri farkli beklentilere iterek, huzursuz bir yasanti olusturmaktadir. Bireyler kendilerine farkli ortam olusturarak internete takilma, televizyon izleme gibi saplantilara tutunmakta huzur ariyorlar.” diye konustu.
































  • SİZDE DAVETLİSNİZ..






    GAZETECİLERLE GÜNDEM


    ÖZEL PERŞEMBE GÜNÜ TEMPO TV’DE








    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?









    SİZDE DAVETLİSNİZ…


    Yaşanan ekonomik sıkıntılara inat direnmeye devam eden Ardahan’lılar vazgeçmeyip, yeni bir iş yeri daha açıyorlar. Ardahan’lı işkadınının açtığı öğrenilen LA’MIRA AY TUNGA APART perşembe günü açılarak, hizmete girecek. Ardahan’ın konaklama ihtiyacına katkı sunacak olan ve Karagöl Mah. İskan Sk. No: 5 Aytunga Apt. altı, ATSO karşısında bulunan LA’MIRA AY TUNGA APART 07.12.2023 Günü Saat:12.30’da yapılacak olan açılışla hizmete girecek.




    Ekrem Tekçe hayatını kaybetti…


    23.11.2023 tarihli haberler


    Üç gün önce kalp rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırılan ve tedavi altına alınan CHP Sarıyer Eski Meclis Üyesi, Sarıyer Kars-Ardahan Dernek Başkanı Ekrem Tekçe yaşamını yitirdi. Tekçe’nin İstanbul Sarıyer’de toprağa verileceği öğrenildi.


    ARDAHAN ÜNİVERSİTESİNDE ŞÜHPELİ ÖLÜM!


    Ardahan Üniversitesinde yaşanan olayda bir kadın hayatını kaybetti.

    Alınan  bilgilere göre  Ardahan Üniversitesi Öğretim görevlisi Ertan Doğan’ın eşi Zehra Doğan’ın üniversiteye ait lojmanda bulunan evinin penceresinden düştüğü ve ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede kurtarılamayarak öldüğü öğrenildi. Şüpheli ölümün nedenini araştıran polis savcılığın emri üzerine soruşturma başlattı.



    Milletvekilinin kayın babası hayata göz yumdu


    AK Parti Ardahan İnşaat Mühendisi, Milletvekili Kaan Koç’un kayınbabası Aslan Ekmekçi hayata göz yumdu. 

    Aslan Ekmekçi’nin 24.11.2024 tarihinde Ardahan’da cuma namazını müteakiben kılınacak cenaze namazıyla Halilefendi mahallesi mezarlığında defnedileceği öğrenildi.



    O KARDA, KIŞTA, KIRAĞI DA HEP AYAKTA!


    Kent merkezlerine yağan karla iyiden iyiye kendisini hissettiren ve hava sıcaklığının sıfırın altında seyretmeye başladığı,  dondurucu  soğukların kırağı ve pus bağladığı Ardahan merkezde kartpostallık kar fotoğrafları da art arda ve yeniden bolca paylaşılırken, bunların arasında  en güzel olanı Atatürk heykelli bu fotoğraf olmakta. Foto: Gülcan Akil


    JEOFİZİK MÜHEDİSİ MURAT YILMAZ:


    ŞEFFAF BELEDİYECİLİK İÇİN ADAYIM..


    Dr. MURAT YILMAZ:


    ŞEFFAF BELEDİYECİLİK İÇİN ADAYIM..


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi Adalet ve Kalkınma Partisinde Ardahan Belediye Başkanı olmak için aday aday olan Jeofizik Mühendisi Murat Yılmaz resmi başvurusu ardından yaptığı basın açıklamasında neden aday aday olduğunu açıkladı.

    AK Parti Ardahan İl Başkanlığına yaptığı başvurusu ardından neden aday olduğunu bir basın açıklaması ile kamuoyuna anlatmaya çalışan AK Parti Ardahan Belediye Başkan Aday Adayı
    Mühendis Murat Yılmaz’ın açıklaması şöyle;


    NİÇİN ADAYIM?

    Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Yeni Yüzyıl programına katkı koyabilme adına;  Milletvekilimiz  Sayın Kaan Koç, İl Başkanımız Sayın Ersin Yılmaz ve Yönetim Kurulu, Merkez İlçe Başkanı,  Gençlik Kolları Başkanı, Kadın Kolları Başkanı ve Ak Parti Teşkilatı ile birlikte, 30 yıla yakın bir süredir Kamuda Petrol-Doğalgaz ve Enerji Uzmanlığı konusunda, Mühendislik ’de ve Sosyo-Kültürel alanlarda elde ettiğim tüm bilgi ve birikimimi Ardahan’a ve saygıdeğer hemşerilerime hizmet edebilme adına AK Parti’den aday adayıyım. Ardahan’ın coğrafi koşullarını ve sosyo-ekonomik şartlarının zorluğunu bilerek buradayım. Ardahan’ın alt yapı, çarpık kentleşme gibi birikmiş ana problemlerini aşmak için buradayım. Ardahan’ımızda hiç dile getirilmeyen sosyo-kültürel sıkıntıların aşılması için projelerimle buradayım. Projesi olmayan hiçbir işin başarıya ulaşamayacağı bilinciyle, tüm bu zorlukları aşabilecek bilgi ve tecrübeye sahibim. Şeffaf bir belediyecilik, birlikte yöneten bir belediyecilik ve tüm hemşerilerime eşit ve adil yaklaşan bir AK Parti Belediyeciliği yapısıyla proje yapan, uygulayan, başaran ve kalkındıran olabilmek için 2024 Yerel Seçimleri için aday adayı oldum.

    Ardahan’ımıza hizmet etmek için çıktığım bu yolda Devletime ve Memleketime sahip çıkabilmek adına var gücümle her koşul ve her şartta hizmet edebilme ve Ardahan’ımızı Türkiye’mizin YENİ YÜZYIL’ına entegre etmek için var gücümle çalışma gayreti içerisindeyim. Çıktığımız bu yolda tüm aday adaylarımıza ve yol arkadaşlarımıza başarılar diliyorum.




    Dr. Murat YILMAZ KİMDİR?

    Dr. Murat Yılmaz 1965 yılında Ardahan’da doğdu. Liseyi Ardahan İmam Hatip Lisesi’nde, Lisans eğitimini ise Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümünde tamamladı. Ardından aynı üniversitede Sismik Verilerin İşlenmesi konusunda Yüksek Lisans Programını tamamladı. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Şirketinin açmış olduğu Yüksek Lisans Bursunu 1990 yılında birincilikle kazandı ve 1993 yılında TPAO’da iş hayatına başladı.


    2003 yılında ise Petrol ve Doğalgaz aramacılığı ve yorumlanması konusunda Doktora Programını onur derecesi ile bitirdi. TPAO’daki iş hayatı boyunca Sismolog, Ekip Şefliği, Proje Yürütücülüğü, Teknik Danışmanlık gibi çok sayıda görev yapan Yılmaz 2008-2012 yılları arasında ise Daire Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. Daire Başkan Yardımcısı olduğu dönemde Kafkas ve Hazar Petrollerinin devamı olan Ardahan ilinde Bölgenin doğal kaynaklarının milli ekonomimize kazandırılması için Petrol ve Doğalgaz aramacılığı yaptırmış ve sismik çalışmaların değerlendirilmesi neticesinde Göle ilçesinde 2012 yılı ortalarında Serhat-1 kuyusu ismiyle sondaj yaptırmıştır. Kazakistan’dan Sorumlu Daire Başkan Yardımcısı olarak görev yaparken 2012-2015 yılları arasında ise TPAO’nun Kazakistan’da yüzde 49 hissesinin olduğu Kazak Türk Munay (KTM) Petrol Şirketinde Genel Müdür olarak görev yapmıştır. Dr. Murat Yılmaz’ın Ulusal ve Uluslararası birçok makale ve yayını bulunmakla birlikte, çalışma hayatı sürecinde Yurtiçi Trakya Bölgesi’nde iki adet Doğalgaz sahası (13 adet doğalgaz kuyusu keşfi) ve Yurtdışında Kazakistan’da 3 adet Petrol kuyusu keşfine imza atmış ve bu vesileler ile birçok ödülün de sahibi olmuştur. Petrol-Doğalgaz, Jeotermal ve Alternatif Enerji konularında Enerji Uzmanı olarak danışmanlık yapmaktadır. 




    Dr. Murat Yılmaz’ın TPAO dışında kalan zamanında ise, STK ve Meslek Örgütlerinde de birçok görev almıştır. 2011 yılında Meslek Örgütü olan Petrol Jeofizikçileri Derneği’ni (PJFD) kurarak Kurucu Başkan olarak görev yapmış, ardından beş dönemde Genel Başkan ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçilmiş ve halen bu görevine devam etmektedir. Genel Merkezi Ankara’da olan PJFD Derneğinin Yönetim Kurulu ve Genel Başkanı olarak birçok Ulusal ve Uluslararası Petrol ve Doğalgaz Kongresi düzenlemiştir. Yılmaz yaşam süresi boyunca doğduğu coğrafyadan hiç kopmamış yerel STK’lar da görev almıştır. Ankara’da Serhatlılar Derneği’nde Genel Sekreterlik ve Başkan Yardımcılığı yapmış, Kars Ardahan Iğdır (KAI) Platformu’nda ise Genel Başkan Yardımcısı olarak halen görevine devam etmektedir.  Türkiye Petrolleri A.O.’dan 2020 yılında emekli olmuş ve Ardahan’a yerleşerek inşaat sektöründe yatırımlar yapmıştır. Yılmaz, İngilizce bilmektedir. Evli, bir erkek ve bir kız evlat babasıdır.



    Doğu Yılmaz’ın Tüzel Temsilciliğini yaptığı ve Gazeteciler Özkan Karakaya, Bülent Kılıç ve Mehmet Avşar’ın yönetiminde bulunduğu Ardahan Basın Yayın Radyo Televizyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin günlük gazetesi olan Anadolu Haber Gazetemiz, Ülkenin en çok izlenen haber kanalları FOX TV ile Halk TV’de başta olmak üzere sabah saatlerinde en çok izlenen televizyon kanallarının ekranlarında yer almaya devam ediyor.




    Aynı gün iki kanalda birden yer alan gazetelerimiz, Gazeteci İsmail Küçükkaya’nın başında olduğu Halk TV’de her sabah canlı olarak sundukları ve ülkenin gündemini oluşturan haberciliğe imza atan haber ekibinin ‘Yeni Bir Sabah’ta ve aynı habercilikle en çok izlenen haber programlarında rakiplerine reyting farkı atan Gazeteci Doğan Şentürk’ün Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı FOX TV’de Gazeteci İlker Karagöz’ün sunuculuğunu yaptığı ‘Çalar Saat’ haber ekibin hazırladığı sabah programların da yer alan gazetelerimiz ve manşetleri ülkenin Kafkaslara açılan gümrük kapılarıyla tanınan Serhat Ardahan’da yaşananları hemen her gün ülkenin gündemine taşımaya devam ediyorlar.




    Ayrıca Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan ve TEMPO TV’de canlı programlar hazırlayan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başında bulunduğu ve ‘Yerelden Ulusala Gazetecilik’ ilkesiyle gazetecilik yapan ekibin yönetimindeki Ardahan’ın Mahalli Basın Lideri Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi ve diğer gazetelerimiz Son Vilayet, Göle, Posof, Hanak, Damal, Çıldır, İstanbul Gazetelerinin yanı sıra www.kuzeyanadolugazetesi.com , www.sonvilayet ve YouTube Ardahan TV yaptığı haberi ve manşetleri ile Ardahan’ın yerele olduğu gibi ulusal ve uluslararasına taşımaya devam ediyor. Baran Yılmaz / Anadolu Haber




    ASANSÖR’DE DÜŞMEDİLER,


    TAVUKTAN ZEHİRLENDİLER!..


    Son günlerde kaldıkları yurtlarda arızalanan asansörlerle gündeme gelen ve bir öğrencinin düşen asansör sonucu hayatını kayıp ettiği üniversite öğrencileri bu kez zehirlenme ile gündeme geldiler.


    Ardahan’ın Göle’de bulunan ve Ardahan Üniversitesine ait olduğu öğrenilen kız öğrenci yurdunda kalan 3 öğrenci, dışardan yedikleri tavuk dönerden dolayı zehirlendi.


    Edinilen bilgilere göre ARÜ’nün Göle’de bulunan kız öğrenci yurdunda sadece öğle arası öğrencilere yemek veriliyor. Akşam saatlerinde yemek olmadığı için dışarıdan yemek ihtiyaçlarını karşılayan öğrenciler, yetkililerden konuya çözüm bekliyorlar.


    İddiaya göre; Kız öğrenci yurdunda kalan 3 kız öğrenci, akşamları yemekhanelerinde yemek olmadığı için dışarıda yemek yediler. Kız öğrenciler dışardan yedikleri tavuk dönerden dolayı zehirlendi. Göle devlet hastanesinde yapılan müdahale sonrası öğrenciler taburcu edildi.


    Yyurtta kalan öğrenciler bu olay sonrası yetkililerden yemek konusunda çözüm çözüm beklediklerini ifade ettiler. Baran Yılmaz / Anadolu Haber


    Yetkliller ‘Bizim değil, Üniverstenin…’


    Ardahan’ın Göle ilçesinde 3 üniversiteli öğrencinin yurtta yediği yemekten zehirlenmesi ardından bazı yayın grupların ‘Göle KYK’da zehirlenme..’ başlığı ile haberi duyurması üzerine Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, ‘Yurt bizim değil, Üniverstenin…’ diyerek konu ile ilgili açıklama yaptı. 

    Yaşanan olay üzerine Ardahan Gençlik Spor’dan zehirlenme açıklaması şöyle;

    Göle ilçesinde her hangi bir kız ve erkek öğrenci yurdunun bulunmadığını açıklayan Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürü Ramazan Demir: “Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüze bağlı Göle ilçemizde herhangi bir Kız ve Erkek KYK öğrenci yurdu bulunmamaktadır. Erkek öğrencilermiz Kaşgarlı Mahmut yurdumuza üniversitenin imkanları ile taşıması yapılarak Gençlik ve Spor il Müdürlüğü tarafından konaklamaları sağlanmaktadır. Göle Nihat Delibalta Meslek Yüksekokulunun üst katında bulunan derslikler öğrencilerin mağduriyetlerinin giderilmesi maksadı ile yine Okul idaresi tarafından konaklama alanına dönüştürülerek öğrencilerin konaklamaları sağlanmış olup yemek ihtiyaçlarını da buradan karşılanmaktadır” dedi.




    İNSAN KURTARMAYA GİDERKEN


    HAYVANLARI TELEF ETTİ!


    Ardahan’dan Erzurum’a hasta götüren ambulansın Oltu ilçesinde trafik kazası yaptı.Ardahan’dan Erzurum’a hasta nakli sırasında meydana gelen kazada can kaybı ve yaralanma olmazken, Ambulansın çarptığı atlar telef oldu.

    Olay dün akşam saatlerinde Erzurum’un Oltu ilçesinde meydana geldi.  Ambulans, karşıdan karşıya geçen hayvan sürüsünü fark etmeyerek hızla sürünün içerisine daldı. Hayvanlara çarparak duran Ambulans da hasar meydana gelirken, ambulansın çarptığı 3 hayvan olay yerinde öldü.

    Ardahan’dan Erzurum’a hasta taşıyan, sürücüsü öğrenilemeyen ambulans, Oltu- Erzurum kara yolu Kotik mevkiinde, karşıya geçen 3 büyükbaş hayvana çarptı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.



    Kar Çocukları..


    Haklarının kabulünün 30. yılını karlı ve zorlu bir günde karşılayan doğuda ki çocuklar o haklardan habersiz olarak aniden bastıran karları aşarak gittikleri okularında bu yönde ne özel bir gün, ne de günün anlamını analatan bir etkinikle karşılanmadılar.

    Başta Gazze’e 5 Binin üzerinde çocuğun öldürüldüğü ve öl

    meye devam ettiği şu günlerde tüm dündaya ki çocukların hakları dolaysıyla 30 yıl önce Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin kablulünün bu yıl 30. yılı idi.



    50 YILDIR AÇILMAYAN YOL YİNE KAPATILDI..

    Ardahan’da  etkili olan kar yağışı ve fırtına sebebiyle 50 yldır bir türlü tam teşekkül açılamayan Ardahan-Ardanuç karayolu her kış olduğu gibi bu yılda kar yağar yağmaz  yeniden trafiğe kapatıldı.

    Ardahan’dan Karadeniz’e gitmek isteyenlerin Ardahan Valiliğinin yaptığı açıklamada yoğun kar ve tipi dolaysıyla  Ardahan-Ardanuçbyolununbtrafiğe kapatıldığı Ardahan-Şavşat güzergahını kullanmaları istendi.



    La Nina Kışı Donduracak..


    Pasifik Okyanusu’nda meydana gelen El Nino hava olayı, öncelikle okyanuslara kıyısı olan bölgelerde, ardından dünya genelinde sıcaklık artışına neden olurken bunun tersi şeklinde nitelendirilebilecek La Nina, dünya için daha soğuk hava koşulları anlamına gelen kış başta Ardahan’da olmak üzere tüm yurtta etkisini göstermeye başladı.


    Doğu’da kar, tipi..

    Batı’da Karla karışık fırtına ve tatil..


    Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün aralarından Ardahan’ın da olduğu çok sayıda il için sarı ve turuncu kodlu uyarı yapması sonrası tatil haberleri de gelmeye başladı. 

    Başta İstanbul’un Şile ilçesi ve Zonguldak’ta olumsuz hava şartları nedeniyle okullar tatil edilirken, Düzce’nin Akçakoca, Yığılca, Karabük’ün Eflani, Eskipazar, Bartın’ın Amasra, Sakarya’nın Hendek, Diyarbakır’ın Kulp, Bismil ilçeleri ve Sinop merkez ile dört ilçesinde eğitime 1 gün ara verildi.

    Yurdu etkisi altına alan soğuk ve yağışlı hava etkisini sürdürürken bazı ilçelerden tatil haberleri geldi. 

    Olumsuz hava şartları nedeniyle İstanbul’un Şile, Düzce’nin Akçakoca ve Yığılca, Karabük’ün Eflani ve Eskipazar, Bartın’ın Amasra ve Sakarya’nın Hendek, Diyarbakır’ın Kulp, Bismil, Sinop merkez ve 4 ilçesi ile Zonguldak’ta okullar 1 gün tatil edildi.


    Meteoroliji uyardı Valilik duyurdu..


    Meteoroloji  aralarından Ardahan’ın da olduğu çok sayıda il için sarı ve turuncu kodlu uyarısını duyran Ardahan Valiğinin duyurusu.



    Sınırlar Teknolojiyle Korunuyor..


    Kevgire döndüğü ileri sürülen sınırlardan giriş, çıkışların tartışıldığı şu günlerde Gürcistan ve Ermenistan’a sınır olan Ardahan’da bugüne kadar yok denecek kadar    az bir kaçak giriş, çıkışın yaşandığını, bunlarında sınır karakollarında bulunan teknolojik imkânlar sayesinde yakalandığını belirten Ardahan Valisi Hüseyin Çiçek Posof sınır Birliğini ziyaret etti

    Posof Türkgözü (Badele) ve Çıldır Aktaş Gümrük Kapılarının güvenliğini sağlayan Askeri Karakollarda  incelemede bulunan Ardahan Valisi ‘sınırlar güvende’ dedi.              Haber: DağhanYılmaz



    ATSO Başkanından sınır ticareti bekleyen Ardahanlılara müjde..


    ULGARI AŞAMAYAN TIRLARIN


    ALTINA ARTIK GİRMEYECEĞİZ!


    Türkiye’nin Gürcistan sınırında bulunan ve ithalat, ihracatın ‘sıfır’ denecek kadar az olan Türkgözü Gümrük Kapısında sınır ticareti beklenirken, beklenen bu ticaretten sorumlu olan oda başkanının yaptığı basın açıklamasında gümrük kapısına kurulan monitör sistemi ile bu gümrük kapısından gelip, geçen tırların altına artık girilmeyeceğini ‘müjde’ diye duyurması başta Pasoluların olmak üzere Ardahanlıları tepkisini aldı.   

    Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci gümrük kapısına kurulan monitör sistemi ile tırlar daha sağlıklı kontrol edilmiş olacağını ve gümrük memurlarının artık tırların altına bakma zorunluluğu ortadan kalktığını müjdelemesi ortaya konacak projelerle bu sınırdan ve Aktaş Gümrük Kapısından sınır ticareti bekleyen Ardahanlıları kızdırdı.




    Posof ve Damal ilçeleri arasında yer alan ve etkisini yeniden göstermeye başlayan kış mevsiminde sık sık kar ve tipi nedeniyle ulaşımda aksamaların yaşandığı için başta uluslararası yük taşıyan ağır yüklü tırlar olmak üzere araçların ulaşmaktan zorlandığı 2 bin 918 rakımlı Ulgar dağının önünde engel olduğu Türkgözü Gümrük Kapısında ticaret bekleyen Ardahanlılar ATSO Başkanının ‘müjde’ diyerek yaptığı açıklama tepki gösterdiler.

    Türkiye’nin Gürcistan sınırındaki Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısı’na gitmek içi  tırların güvenli geçmesi amacıyla yapımına başlanan monitör sisteminin kurulumu tamamlandı.

    Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci, sınır kapıları ile ilgili yaptığı basın açıklamasında, Türkgözü Gümrük Kapısı’nda Ticaret Bakanlığınca tamamlanan monitör kurma çalışmasının, biri Gürcistan’dan giren tırlar, diğeri de Türkiye’den çıkan tırlar için olduğunu söyledi.

    Yapılan çalışmayla buradaki görevlinin iş yükünün azaltıldığını ifade eden Demirci, “Yani görevlinin tır altına bakma zorunluluğu ortadan kalktı. 

    Ayrıca teknolojik olması dolayısıyla tırlar daha sağlıklı kontrol edilmiş olacak. Sistemin tamamlanmasıyla kapıda hareketlilik yaşanıyor. Sistemin devreye girmesiyle bir günde 294 tır giriş çıkış yaptı. Bunun 235’i Türkiye’ye giriş yaptı. Bu da şu demektir yapılan çalışma sağlıklı olunca hizmette sağlıklı bir akış oluyor. Bizim için çok önemli” dedi.



    Sekiz Ülkeye Dağıtılmış Bir Halk: Ahıskalılar..


    Ardahan’a sınır olan Gürcistan’ın Güney-Batısında, Türkiye’nin Kuzey-Doğusunda yer alan, günümüzde Gürcistan’ın idari yapısı içinde “Samtshe-Cavaheti” olarak adlandırılan vilayette yaşarken 1944 yılında Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan’a sürgün edilen ve bugün dünyanın en az 8 ülkesinden vatanlarına dönmeyi bekleyen Ahıskalıların başka yer ve kentlere değil, anayurtları Posof’a yerleştirilmesi isteniyor.

    Geride kalan 79 yıldır sürgün edildikleri topraklara dönüşlerine imkân tanınmayan Ahıska Türkleri günümüzde başlıca sekiz ülkede yaşamakta.



    Ahıska ya da Mesket Türkleri tanımları etnik değil coğrafi bir adlandırma olup, Ahıska bölgesi ve Türkleri Anadolu Türklüğünün coğrafi ve demografik bakımdan tabii devamıdır. Tarihte Meskhetia olarak da bilinen bölgedeki Türk varlığı çok eski devirlere dayanmakta olup, 11. yüzyıldaki Selçuklu fetihleri ve Selçuklularla mücadelede yetersiz kalan Gürcü kralının daveti ile 12. yüzyılda Kıpçak Türklerinin de bölgeye gelerek yerleşmesi bölgeyi tamamen Türkleştirmiştir.


    Gürcü Krallığı içinde güçlenen Kıpçaklar 13. yüzyıl ortalarında bağımsızlıklarını ilan etmişler ve hâkim oldukları bu bölgeler tarihte, Gürcüler tarafından da, Atabek Yurdu olarak anılmıştır. Akkoyunlu, Karakoyunlu, Safevî Türk devletleri himayesinde varlığını sürdüren Atabekler Devleti 16. yüzyılın sonlarına doğru Osmanlı Devletine katılmış ve merkezi Ahıska olan Çıldır Eyaleti olarak yeniden düzenlenmiştir.


    Bölgede Kıpçak ve Oğuz Türklerinin kaynaşması ile oluşan topluluk, Artvin ve Erzurum illerimizin Çoruh nehri ve kolları etrafında ve Ardahan ilimizin Posof ilçesi ve çevresinde yaşayan Türklerle tarih boyunca dil ve kültür bakımından aynı kodlara sahip olmuştur.


    Ahıska Türkleri, Gürcistan’ın Güney-Batısında, Türkiye’nin Kuzey-Doğusunda yer alan, günümüzde Gürcistan’ın idari yapısı içinde “Samtshe-Cavaheti” olarak adlandırılan vilayette yaşarken 1944 yılında Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan’a sürgün edilmiştir.


    Geçen 68 yıl içinde, sürgün edildikleri topraklara dönüşlerine imkân tanınmayan Ahıska Türkleri günümüzde başlıca sekiz ülkede yaşamakta ve Doğu Anadolu ağızlarının bir devamı niteliğindeki ağız özelliklerini büyük ölçüde korumaktadırlar.


    5’İ BİR YERDE..


    İş insanı Hür Özgür Yılmaz’ın da Belediye Başkanı olmak için başvurduğu Adalet ve Kalkınma Partisi Ardahan İl Teşkilatı yerel seçimler öncesi hareketli günler yaşıyor.600’ün üzerinde delege, parti teşkilat üyesi, il ve ilçe yönetimlerinin oy kullanacağı ön temayül yoklamasıyla belirlenecek olan 2024 Belediye Başkan Adayı için şimdiye kadar 5 kişinin başvurduğu öğrenilen AK Parti’de Belediye Meclis Üyesi ve İl Genel Meclis Üyesi olmak için bir çok isimin resmi başvurusunu yaptığı öğrenildi.İl Merkezinde olduğu gibi ilçelerde de yoğun bir aday başvurusu olduğu görülen iktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekili Kaan Koç’ta Ardahan’a gelerek, seçim çalışmalarını bizzat yönettiği dikkat çekerken, Ardahan Belediyesi ile 5 ilçe1 belde de en çok oyu alıp, kazanmayı planlayan Ardahan AK Parti İl ve İlçe Teşkilatlarının da sürekli olarak bir araya gelerek durum değerlendirmesi yaptıkları da gözlenmekte.


    Kardeşlerde ayrı şehirlerde..


    Önceki iki dönem AK Parti Ardahan Belediye Başkanlığı yapan Faruk Köksoy’un erkek kardeşi Haluk Köksoy, 31 Mart Yerel Seçimleri’nde Atakum’dan AK Parti belediye başkan aday adayı olduğunu duyurdu. Avukat Haluk Köksoy’un AK Parti’den aday adayı olması ise kafalarda soru işareti yarattı.

    14 Mayıs 2023 tarihinde 28. Dönem milletvekilliği seçimleri için AK Parti’den milletvekili aday adaylığını açıklayan ama aday gösterilmeyen eski belediye başkanı Faruk Köksoy’un bu kezde yeniden Ardahan AK Parti’den Belediye başkanlığı için aday adayı olacağı konuşulurken Avukat kardeşinin de başka bir kente belediye başkanı olmak için aday adayı olduğu görüldü.2023 Genel Seçimleri’nde AK Parti’den milletvekili aday adayı olan fakat aday listesine dahi alınmayan, AKP Genel Merkezi’nde kapıların kendisine açılmadığı iddia edilen Faruk Köksoy’un kardeşi Avukat Haluk Köksoy’un AK Parti’den Atakum belediye başkanlığına aday adayı olması ise kafalarda soru işareti yarattı. 


    Öte yandan Köksoy Kardeşlerin bu ısrarcı adaylıkları vatandaşların yanı sıra partililerin tepkisine neden olduğuda gözlenmekte.         


    Haber: Baran Yılmaz/Ardahan



    İş İnsanı Hür Özgür Yılmaz,


    AK Parti’den Ardahan Belediye Başkan aday adayı oldu..


    Ardahan’da sorunlara duyarlılığı ile tanınan iş insanı Hür Özgür Yılmaz, AK Parti’den Ardahan Belediye Başkan aday adaylık başvurusunda bulundu. Ardahan kamuoyunda AK Parti adayları arasında en güçlü isim olarak görülen ve olumlu tepkiler alan Yılmaz,  AK parti il başkanlığına eşi ve çocukları ile gelerek aday adaylık başvurusunu AK Parti İl Başkanı Ersin Yılmaz’a teslim etti. 

    Başvurunun ardından açıklama yapan başkan aday adayı Hür Özgür Yılmaz, “Bu şehre hizmet yolunda tekrardan Ak Parti belediyesinin gelmesi gerekiyor. Biz buna inandık ve büyük bir oyla kazanacağımızı görüp bu yola çıktık. Birlikte kazandık, birlikte kazanacağız ve birlikte yöneteceğiz” dedi. Yılmaz açıklamasında şunları söyledi; “Bu yola çıkmamın sebebi başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkemiz için yeni yüz yıla hazırlanmasında yol arkadaşı olmak ve sayın vekilim Kaan Koç’un hizmet azmine katılıp tüm Ak Partili arkadaşlarımla birlikte bu aziz şehre hizmet etmek istiyorum. Bu şehre hizmet yolunda tekrardan Ak Parti belediyesinin gelmesi gerekiyor. Biz buna inandık ve büyük bir oyla kazanacağımızı görüp bu yolla çıktık. Birlikte kazandık, birlikte kazanacağız ve birlikte yöneteceğiz. Başvurumuzu alan İl Başkanımız Ersin Yılmaz’a, Merkez İlçe Başkanımız Aytaç Ulutaş’a, Kadın Kolları Başkanımız Selda Kılıç’a, Gençlik Kolları Başkanımız Emre Karakoyun’a ve AK Parti Teşkilatının tüm değerli yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Her şey Türkiye için , her şey Ardahan için diyorum” diye konuştu.

    HÜR ÖZGÜR YILMAZ KİMDİR?

    1977 Ardahan doğumlu. Eğitim hayatımın tamamını Ardahan Merkez de tamamladı. Eğitim öğretim sürecinin bitmesi üzerine 1989 yılında kurulan aile şirketi ile Fevzi Yılmaz petrol ve nakliye şirketinde yöneticilik yaptı. 2013 yılında kendisine ait kurduğu Vizyon Petrol Akaryakıt Ve İnşaat Şirketinin sahibi ve halen devam etmekte olup, evli ve 3 çocuk babasıdır.

    Baran Yılmaz / Anadolu Haber
    ​CHP’de de Aday Adayı Var..


    Ardahan AK Parti’den Belediye Başkanı olmak için aday adaylığa başvuranların sayısının 6’ya çıktığı şu günlerde CHP’den de bir kişi adaylığını açıkladı.

    Ardahan’ın Damal İlçesinde CHP’de Aday Adayı olduğunu açıklayan Kemal Camliyurt CHP’nin ilk aday adayı oldu.


    Karar Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Erhan Zorba:


    Zaten zor olan işimiz zor ama


    Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Örgütünün 2022 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke içerisinde 149. sırada yer aldığını söylediği Türkiye’de kağıt baskılı gazete çıkarmaya devam eden gazetecilerden Karar Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ardahanlı Gazeteci Erhan Zorba Zaten zor olan işimiz zor ama gazeteciliği yapmak zorundayız’ dedi.

    Aynı zamanda ArdahanGazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın makamında ziyaret edip, gazetecilik ve siyaset, sivil toplum örgütçülüğü üzerine uzun süre sohbet ettiği Ardahanlı Gazeteci Erhan Zorba başta gelişen tekoloji, İnternet çağı olmak üzere siyasi baskılar nedeniyle zaten her geçen gün zorlaşan gazetecilik mesleğini gazetecilik yapanlardan çok gazeteci olmayanların bu sahada görülmesiyle daha zora girdiğini belirtti.

    Karar Gazetesi olarak gazetecilik yapmaya çalıştıklarını ve ekip olarak bu çalışma ile çabalarının bugün gazetcilikte kararlı olan bir ekip ile birlikte ciddi bir gazete imajını yeniden yarattığını belirten gazeteci Erhan Zorba bu işte önemli bir diğer konunun gerçek Gazetecilerin birbirleriyle dayanışması olduğunu da belirtti.





    Alevi, Kürt Kadın, Sanatçı olmak sizce suç mu?


    Benim gibi Ardahan’a geldiği ileri sürülen Fil’i arayan Yılmaz Özdil’in dünkü paylaşımını görünce konuya muhatap olduğum el öpme tartışmalarının içine girdiğimde karşıma bu ülkenin ana sorununun Kürt Sorunu değil, muhafazakarların, hata milliyetçilerin sorunu olduklarını düşündüğüm ve sık sık gündeme getirdiğim ‘Bu ülkenin ana sorunu ulusalcı kafatasçılardır’ tezimin doğruluğunu bir kez daha ortaya koymaktaydı.


    Çünkü bunlar daha önce de Malatyalı İsmet İnönü’nün aile ferdi olan Erdal İnönü gibi insanın yanı sıra Altan Öymen’i, Hikmet Çetin’i, sonrasında Alevi, Kürt diyemedikleri Kemal Kılıçdaroğlu’nu göndermek için önce Mustafa Kemal’in askeri yapamadıkları, askerlikle alakalı olmayan bir kadın olan Dr. Canan Kaftancıoğlu’nu yemiş kafatasçılardır.

    Evet, CHP’nin çiçeği burnunda genel başkanı Özgür Özel’in ilk ‘sanatsal’ faaliyetin ‘de şu an benimde bulunduğum İstanbul’da evin bulunduğu Kartal’a komşu Kadıköy’de Kürtçe bir opera dinletisine katılmış, sonra sahneye çıkıp, benim gibi bir Kürt olan soprano Pervin Chakar’ın elinden öpmesini kızılca kıyamete çeviren CHP’nin kozmik odasındakiler yaptıkları paylaşımlarıyla kontrollerine girmeyeceğini anladıkları Özgür Özel’e vurayım derken CHP’nin çiçeği burnunda Genel Başkanını kendileri gibi ulusalcı, faşist, kafatasçı olan ve Kürt HÜDAPAR’ın yanlarında olduğunu unutan iktidarın trollerine havale etmişler.

    Bu ülkede Kürt’e, Alevi’ye, Sanatçıya en önemlisi dile, renge düşman olan bu ulusalcıların Arjantin’de ki seçimle gelen ve Trump’tan daha milliyetçi olduğu söylenen aşırı sağcı Javier Milei cumhurbaşkanı seçilmesine daha çok sevinenlerin başında gelen seçimle gelemeyince ‘Asker nerede?’ deyip,  darbeci zihniyeti davet eden ve iktidarlara taşıyanların başında gelenlerdir.

    Kuzu postu giymiş Kurt misali ‘Solculuk’ kisvesi altında saklanan bu ulusalcı tayfanın asıl derdinin bu ülkede ne muhafazakar, ne Alevi, ne Kürt, ne de sanatçı olmadığını bir kez daha gördüğümüz Özel’in bir kadın olan sanatçının elini öpmesine tepki göstere dursunlar gerek Aleviler, gerekse Kürtlerin ‘er geç nasıl bu tiplemelere diz çöktürüp, ayak öptürdüğünü göreceğiz’ diyeceğim ama Kürdü, Türkü, Alevisinin kısacası insanım, dilim var, rengim bu diyerek zaten gerçek yüzlerini bildiği bunlara 22 yıldır yol vermediğini de hatırlıyorum.

    Ve yeni bir barış süreci denebilecek olan, kapalı kapılar ardında değil, sahne de perdeyi kapatmadan Kürt, Türk demeden kadın ve sanatçı bir insana karşı ulvi davranışı dolayısıyla CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i kutluyor, iktidarında trollerin gazına gelmeden buzlukta olduğu söylenen barış sürecini çıkarıp, masaya koyması halinde başta bu ulusalcı, faşistlerin, darbecilerin destekçileri olmak üzere Ortadoğu’da kendilerine bahşedilmiş denen toprakların hesabını yapanların oyunu bozacaktır derim.




    Kısacası dünkü Kadıköy fotoğraflarının önünde bende eğiliyor, barışa uzanan eli Özgüre Özel gibi samimice ve insanca öpüyor, bu ulusalcı tayfaya Türk’te, Kürt’te, Alevi’de, Muhafazakarda dikkat etmeli diyorum. 

    Çünkü ülkenin güzel geleceği, ülkeyi rahatlatan, ekonomik olarak çağ atlatan ve yeniden olmalı denilen ‘Barış sürecini meclise getirin’ deyip borazanlarıyla ortalığı velveleye verip, bozulmasına, dokunulmazlıkları Kılıçdaroğlu’na kaldırtan bu faşist, ulusalcıların kirli ellerinden değil, Mesut Yılmaz’ın ‘AB yolu Diyarbakır’dan geçer’ sözünü hatırlatan Kadıköy’deki opera sahnesinde barışa uzanan ellerden geçer..




    arşiv haber/yorumlar 11.04.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ARŞİV HABERLERİMİZ







    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    **ARDAHAN TV’YE YENİ GÖRÜNTÜLER EKLENDİ!..


    Sitemizin Yazarlarinin Günlük/Güncel Yorumlarini Okumak İçin


    Sitemizin Saginda Bulanan EN YENİ MAKALE Linkini TIKLAYINIZ
    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    **ARDAHAN’DAN GÖRÜNTÜLÜ HABERLER ÜSTTE ARDAHAN TV’DE İZLENEBİLİR..
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KADINCA/Selmi Yilmaz Hastane teslim alinmamalidir!

    Selmi Yilmaz Selim Cebiroglu ve Mustafa Tekmen valileri döneminde yolsuzluk ve hirsizligin gündemden düstügü yanlislarin en aza indigi bir süreci yasayan Ardahan’in bu iki vali döneminde kazandigi devlet binalari arasinda olan hatta basini çeken Ardahan Devlet Hastanesinin resmi tesliminin önümüzde ki günlerde yapilacagini ögreniyoruz. TOKİ tarafindan insaati yaptirilan yeni hastanenin teslimi yapilmadan önce ve teslim alinmadan önce Ardahan İl Bayindirlik Müdürlügünde ve diger kurumlarda bulunan ne kadar görevli mühendis varsa buraya götürülüp genis çapli bir arastirma yaptirilmasi vali Tekmen dönemine lekesiz devam etmesine büyük katki sunacaktir. Çünkü esim gazeteci Fakir Yilmaz’in (Allah göndermis gibi) rahatsizlanmasi sonucu geçtigimiz haftayi burada geçiren bir gazeteci olarak binanin sekline degil alt katindan çatisinin üzerinde bulunan bacasina kadar yeniden ve titiz gözden geçirilmesine ihtiyaç duyuldugunu gördük. Bu yapilirken korkulmamali çekinilmemeli.. Çünkü hastane tasinmis agir aksakta olsa eski hastaneye bin basar hizmet veriyor. Türkiye Cumhuriyetinin Temsilcisi Cumhur Baskaninin Ardahan’daki Temsilcisi, hükümetin birinci yöneticisi Valinin halkin ve devletin yetimin hakkinin bir müteahhide vermeyecegine inancimiz tamdir. Hastanenin morgundan baslayip her katina çikildiginda birçok eksigin rahatlikla görülecegi gibi yolu çevre düzeni gelisi güzel yapildigi alenen ortadir. Camlarindan içeri giren rüzgârin Romanya’daki vampir satolarinda ki sesleri andirdigi yeni devlet hastanesinin eksiklerini görmek için mühendis olmaya gerek yok banyosuna girip dogru dürüst sivanmayan beton artiklariyla aynen duran havalandirmalarinin önüne konulan tel aglari kaldirmakla görebilir, hasta yataklarinin basinda bulunan ancak çalismayan internet jaklarina, çerçevelerinden içeriye rüzgar giren camlardan disariya bakildiginda bahçe ve çevresine ekilen agaçlar yeterlidir. Bu nedenle iyi bir ekibinin oldugunu gördügümüz cani gönülden çalisan doktorlarinin hemsirelerin hastalarin hasta bakicilarinin tam tesekkürlü eksiksiz bir hastane de hizmet verip hizmet almasi için Ardahan devlet hastanesinin tam teslimi aceleye getirilmemelidir. Getirilirse vebali basta valinin olmak üzere İl Saglik Müdürünün, Hastane Müdürünün AK Parti Milletvekilinin bizzat saglik bakaninin boynundadir..



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Hasta hasta yazmak -1..

    Fakir Yilmaz Yogun bir tempo içinde kendimizi unuttugumuz bir sirada aniden bastiran keskin bir aci ile kivranarak getirildiginiz hastanede hemen çikmak isteseniz de o hiç saygi duymadiginiz, dinlenmesine izin vermediginiz ve olaganüstü bir tempo ile çalistirdigimiz vücudunuz sizi teslim alir ve yataga mahkum eder benim gibi.. Bir gün önce ele aldigim, ‘Hastane yolu’nu zar zor geçip geldigim dagin basindaki yeni hastanede karin sancisiyla kivranirken önce mide, ardindan böbrek, sonrasindan kalp agrisi diye beklerken fitik oldugumu ortaya çikaran doktorlar acil olarak aldiklari ameliyathaneye 44’üne ayak basan hayatimda üçüncü kez giriyordum. Yillar önce solumda yedigim kursunu vücudumdan çikaran doktorlar daha sonra yine solumdan biçaklandigim için beni ikinci kez ameliyathaneye almistilar. Bu kez sagimdan çektigim aci için girdigim ameliyathanede iki saatten fazla kalmis, agrilariyla bana diz çöktüren fitigi aldirmistim. Fitik acisi yetmez gibi adeta, ‘tam zamanidir’ dercesine yillardir yakici sizisi ile hasta oldugunu hep kendisini hissettiren idrar yollarimda tikanmis, fitik acisina sükür ettiren bir aci ile hastaneye gelmisken, ‘bana da baktir’ diyordu. Ve hastaneye teslim olmustum, doktorlar ve iki acinin arasinda kivranirken.. Önce acil servisine, ardindan mide, kalp ve böbrek filmleri, kan tahlilleri için servis servis gezdiriliyordum, basta ailem ve meslektaslarim olmak üzere birçok dostumun gözleri önünde acilar içinde kivranirken.. Ve sonuçta kendimi ameliyathanede bulmus, canimi benden almak isteyen fitiktan kurtulmak için biçak altina tatmistim.. **Not: Yattigim yatagin basinda bulunan ancak hastanenin üç aydan fazladir hala çalismayan internet sistemi, hastanenin bilim-teknoloji uzmani Oguz bey tarafindan devreye sokulursa; DEVAM EDECEK..



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Göle’de DSYB İçin Anket..

    28 Nisan ünü yapilacak olan Ardahan Damizlik Birligi Baskanlik ve Yönetim Seçimini kazanmak için yarisan adaylar birlesme yollarini da ihmal etmiyorlar. Mevcut DSYB Baskani Yunus Baydar’in yeniden aday oldugu ve 2’si Göle’den, biri Muhtar Hikmet Yildiz, biri MHP İl Baskani olmak üzere biri çok adayin yaristigi seçim öncesi Göleli adaylar, ‘kim aday olsun’ anketine gittikleri ögrenildi. **Göleli seçimi aldi, anketle baskan belirliyor! Eski AK Partili Göle İl Genel Meclis Üyesi Yildirim Karakoç ile Orhan Palavan’in Göle’de ki delegenin çokluguna güvenerek ayri ayri aday olmalarina tepki gösteren Göleliler iki aydin teke düsmesi için anket yoluna gitmeleri için anket yapmalarini istedikleri ögrenildi. DSYB’nin Göle ‘de ki delegenin bu istegi üzerine her iki aday arasinda ‘kim aday olsun’ anketine basvuruldugu ögrenildi. Haberi ekleme saati: 13.59-15 Nisan 2012 Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    TRAKTÖR MUHTARIN CANINI ALDI!

    Baharin gelmesiyle birlikte ekin için disari çikarilan traktörler tehlikelere de neden oluyor. Yilin ilk traktör kazasi Ardahan’in Hanak ilçesine bagli Serinkuyu köyünde meydana geldi. Alinan bilgilere göre traktörle köyünden Hanak’a gelmek üzere gelen Serinkuyu Muhtari Karabey Kara (56) ile akrabasi Musa Tatar traktörün devrilmesi sonucu hastanelik oldular. Kazada agir sekilde yaralanan Serikuyu Muhtari Karabey Kaya hayatini kayip etti. Haberi ekleme saati: 06.45-15 Nisan 2012 Haber:www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Haziranda Aktas gümrük binalarinin yapimi için temel atma sözü ..

    Ardahan Çildir ilçesinde Aktas sinir kapisinin açilmasi yolunda tüm islemler tamamlandi. Çildir İlçesinde yillardir açilmasi beklenen ve her yil açilacagi söylenen Aktas sinir kapisi için AK Parti Ardahan milletvekili Orhan Atalay son noktayi koydu. Atalay; “Sarp sinir kapisinin yogunlugundan dolayi Aktas sinir kapimizin açilmasi artik zorunlu hale gelmistir. Sayin bakanimizla gerekli görüsmeleri yaptik. Haziranda gümrük binalarinin yapimi için temel atma sözü aldik. Aktas’ta bulunan ve yaklasik olarak otuz yil önce yapilmis bulunan gümrük binalarinin tahrip ve sagliksiz olmasindan dolayi yeni binalar yapilarak bu yil Aktas sinir kapisinin faaliyete geçmesi için gerekli çalismalar yapiliyor. Ayrica Ardahan’i Karadeniz sahil yoluna baglamak için tünel projesi hazirladik. Ulastirma Bakanimiz Binali Yildirim’dan randevu talep ettik. Gerekli görüsmeleri yaptiktan sonrada projemiz için somut adimlar atacagiz” dedi. Haberi ekleme saati: 22.54-14.04.2012 Haber/Foto: www.kuzeeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan”da 2. Kentsel Dönüsüme Protesto

    Ardahan’da bir grup vatandas, Halilefendi ve Yenimahallede yapilacak kentsel dönüsüm çalismalarini basin açiklamasi yaparak protesto etti. Yeni ve Halil Efendi Mahallerinde oturan bir grup vatandas, ellerinde dövizler tasiyarak, müzik esliginde Kura Nehri kiyisindaki Persembe pazari bölgesine geldiler. Grup adina basin açiklamasi yapan bir kisi, kendilerinin kentsel dönüsüm çalismasindan magdur olacagini iddia ederek, daha öncede basin açiklamasi yaptigini animsatti. Amaçlarinin olayi provake etmek olmadigini savunan vatandaslar, kentsel dönüsüm çalismalariyla yasam alanlarinin ellerinden alinacagini ileri sürdü. İkinci kez basin araciligiyla dertlerini anlatmak istediklerini belirten vatandaslar, ”Daha öncede yaptigimiz basin açiklamasinda da belirtismistik, bu çalismanin amaci, tam manasiyla yasam alanimizi elimizden almak, rantsal bir alan saglamaktir. Bu çalisma, mahallerimizin gasp etmenin disinda hiçbir sey degildir. Çünkü bu bölgelerde yasayan insanimiz magdur. Elinde avucunda ne varsa alinacak. Dolayisiyla hayvancilikla yasam mücadelesi veren vatandas beton yiginlarina mahkum edilmis olacak” dedi. Mahalle sakinleri olarak tarim ve hayvancilikla ugrastiklarini vurgulayan vatandaslar, ”bu yasam alanlarimiza beton yiginlarini istemiyoruz. Bu yaptigimiz eylem ikincisidir. Bundan sonrada hukuksal macadelemizi verecegiz” diye konustu. Basin açiklamasinin ardindan grup, ses sistemi ve dövizlerin giderlerini karsilamak amaciyla basin açiklamasina katilanlardan katki amaciyla para topladi.Grup daha sonra olaysiz bir sekilde dagildi. Haberi ekleme saati: 22.55-14.04.2012 Haber/Foto: www.kuzeeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Kura çözüldü, Köprülere dikkat!

    Ardahan Haberleri Uzun bir dönemi gelen bahar ile birlikte erimeye baslayan kar sulariyla birlikte basta kura Nehri olmak üzere donmus dere ve göllerde çözülmeye basladi. Geçen yillara nazaran bu yil olagan üstü bir kar yagisinin yasandigi bölgede yagmaya baslayan kar sulari ile birlikte eriyen karlarin olusturdugu sularda birikerek dere yataklarina dogru hizla aktigi görülüyor. Gün geçtikçe debisi ve hizi artan su yataklarinin basinda gelen Kura Nehri’ne biriken sularin Ardahan Ovasini doldurdugu gözlenirken, basta Kura Nehri üzerinde olmak üzere sularin doldurdugu dere yataklari üzerinde bulunan köprülerin altinda hizla akan sular çözülen buz kütleleri ile tehlikeye isaret ettigi görülüyor. Geçtigimiz yillarda yasanan ve ikisi yabanci uyruklu olmak üzere üç kisinin boguldugu Altas Köprüsünün altinda akan sulari andiran bahar sularinin yaratacagi faciaya karsi herkesin dikkat etmesi gerekliligine dikkat çekiliyor. **Güçlü devletin güçlü bir kaldiraci yok! Zonguldak’in Çaycuma ilçesinde köprünün çökmesi ve üzerinde ki 2 aracin Filyos Irmagi’na uçtugu, 15 kisinin kayip oldugu olay ardindan günlerdir kayiplarini arayan yakinlari isyan ettiler. Güçlü devletin, güçlü bir kaldiraci yok diyerek isyan eden Çaycumalilarkayip yakinlarinin yikilan köprünün altinda oldugunu ileri sürüyorlar. Haberleri ekleme saati: 08.52-12 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Tezek’ten ne zaman dönüsüm olacak?!.

    Ardahan Haberleri Kentsel Dönüsümün tartisildigi Ardahan’da halen tezekle isinan evler yeni yapilan modern ev ve binalair gölgede birakmaya devam ediyor. 1992 Yilinda yeniden vilayet olan ve o günden bugün kent ile kasaba arasinda sikistigi belirtilen Ardahan’da yasanan köy manzarlari kent görünümüne engel olmaya devam ederken, Yeni Mahalle ve halilefendi/Kayabasi’nde Kentsel dönüsüm iddiasinda bulunan belediyenin yasanan bu durumun önüne nasil geçecegi merak konusu olmustur. Basta bir çok okulun bulundugu Ardahan Lise Caddesi üzerinde olmak üzere bir çok yerde tezek kalaklarinin dikkat çektigi Ardahan’da bazi yerlerde ise ahirlarin olmasi ve bu ahirlardan çikarilan gübrelerin yine bu resimdeki gibi okul yakinlarina dökülmesi dikkatlerden kaçmiyor. Kenten hemen her yerinde görünen bu manzaralarin önüne nasil geçilecegi bilinmezken, Azerbaycan’dan getirilip, Gürcistan ve Türkiye üzerinde Ceyhan’a aktarilan dogalgaz boru hatlarinin birçok evi tezekle isinan Ardahan’in burnunun dibinde geçmesi ise isin diger çarpici yönü olarak Ardahanlilarin karsisinda durmaya devam ediyor. Haberi ekleme saati: 02.00-13 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetes.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    DİKKAT KAYIT ALTINA ALINMAYA DEVAM EDİLİYORSUNUZ?

    Ardahan Haberleri **Vergi denetimcilerinden sonra muhasebeciler ve zabitalarda kayit için görevlendirildiler.. Dogrudan Destek, Fig Parasi, Mazot Destegi adi altinda çiftçi kayit sistemi ile köylü ve çiftçiyi kayit altina alan devlet simdide esnafi takibe aldi. Basta kaçak vergiyi önleme olmak üzere birçok konuda sisteme kayit olmadan gelir getirici isler yapan kisi ve kurumlari çesitli adlar altinda kayit altina almaya devam eden devlet gibi belediyelerde yaptiklari çalismalar ile kayit islemi yapmaya devam ediyorlar. **Muhasebeciler ve Zabitalarda Esnafi Kayit Ediyor.. Çocuk parasi, süt destegi gibi birçok ad altinda destekler vererek kayit disi olan kisi ve kurumlari kayit altina alan devlet simdide muhasebeciler ve zabitalar araciligiyla esnafi kayit altina aliyor. 2023 Yilina kadar ülkede yasayan her kim varsa hepsini sistem içine alip, basta kaçak vergiyi önleme gibi islerin önüne geçmeyi hedefleyen devlet ve belediye bir taraftan esnafin kapi numaralarini, elektrik abonelerini muhasebeciler kanaliyla kayit altina alirken, zabitalar araciligiyla da ruhsati olmayan is yerlerinin tespitini gerçeklestiriyor. Haberi ekleme saati: 01.37-13 Nisan 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Damizlik Birligi Seçimi Öncesi Damal ve Hanak’ta


    Yunus Baydar’a Tam destek..

    Ardahan Haberleri 28 Nisan’da yapilacak olan Ardahan Damizlik Yetistiricileri Birligi seçimi öncesi çalismalarina devam eden baskan adaylarindan DSYB’nin mevcut baskani Yunus Baydar’a Damal ve Hanak’ta tam destek geldi. Dün gerçeklesen ve birçok hayvan yetistiricisinin katildigi toplantida çalismalari hakkinda bilgi veren DSYB Baskani Yunus Baydar Ankara’dan yeni geldigini ve bölgede ki hayvan yetistiricilerinin merakla bekledigi desteklerin biran önce verilmesi için girisimlerde bulundugunu açikladi. Kendilerinin göreve geldiklerinden bu yana birliklerine üye olan hayvan yetistiricilerine tarihlerinde görülmeyen önemli destekler verdiklerini de belirten DSYB Baskani Yunus Baydar bölgedeki hayvan yetistiricilerinin daha iyi bir hizmet almasi için Ardahan kent merkezinin en islek caddesinde birde bina aldiklarini söyledi. **Rant pesinde degil, hizmet pesindeyiz.. Damal ve Hanak’ta düzenlenen toplantilara davet edilen Ardahan Damizlik Yetistiricileri Birlik Baskani Yunus Baydar bu toplantilar sirasinda yaptigi açiklamada kendilerinin göreve geldiklerinden bu yana bölge hayvanciliginin daha iyi sartlara kavusmasi için mücadele ettiklerini ve en önemlisi birligi ciddi bir kurum haline getirdiklerini söyledi. Hiçbir zaman rant pesinde olmadiklarina da dikkat çeken Baydar, ‘bizim derdimiz halka hizmettir. Sanirim Damal ve Hanak’ta oldugu gibi Ardahan genelinde bizlere verilen destekte yaptiklarimizin ödülüdür. Bugün bir yere gelen birligin saglam temelleri atildigini, artik büyüyüp, daha iyi bir hizmet vermek için hazir oldugunu rahatlikla söyleyebilirim.’ dedi. Haberi ekleme saati: 00.43-13 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Devrimci Bir Ardahanli Daha 12 Eylül’de Hesap Soracak..

    Ardahan Haberleri Orhan Ankara – Diyarbakir Zindani’nda ölüm orucu direnisinde hayatini kaybeden Orhan Keskin’in ablasi İpek Keskin Gür, 4 Nisan günü görülecek 12 Eylül davasi için “O gün kaybettiklerimizin fotograflariyla adliyenin önünde bulussak, bu davayi lehimize çevirebiliriz. Kardeslerimizi ölüme mahkum edenlerden hesap sorabiliriz” diyor. Ankara 12. Agir Ceza Mahkemesi’nde 4 Nisan’da baslayacak 12 Eylül davasini heyecanla bekleyenlerden biri de İpek Keskin Gür. Devrimci 78’liler Federasyonu üyesi olan Keskin Gür, Diyarbakir Zindani’nda ölüm orucu direnisinde yasamini yitiren Dev-Yol örgütünün yöneticisi Orhan Keskin’in ablasi. Davaya müdahillik basvurusunda bulunan İpek Keskin Gür, durusma öncesinde kardesini ve mücadelesini söyle anlatti. **SİLVAN’DA BAŞLAYAN HAYAT Babasi Silvan Yatili Bölge Okulu’nda müdür, kendisinin de ayni okulda ögretmen olarak çalistigi o günlerde Orhan Keskin de, Silvan Lisesi’nde ögrenciydi. Ardahanli olan Keskin Gür, Silvan günleri için, “Baska bir dil, baska bir insan, baska bir çevre ile ilk karsilasmamizdi. Hepimiz için, Orhan için hayat orada basladi. Asklarimiz orada basladi. Devrimci olmayi Silvan’da ögrendik. Baska bir halkin diline ve kültürüne saygiyi da orada ögrendik.” diyor. Köy enstitüsü mezunu olan babasinin demokrat bir kimlige sahip oldugunu hatirlatan Keskin Gür, bunun kendilerine katkisinin ise “okuma, arastirma ve insani sevme” oldugunu anlatiyor. Haberi ekleme saati: 00.32-13 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Gazeteci’nin bacisi Gazetecilerle Birlikte Serbest Kaldi

    Ardahan Haberleri KCK davasi kapsaminda tutuklanan yayinci Ragip Zarakolu, Gazetieci Fakir Yilmaz’in kiz kardesi BDP Yalova İl Baskan Yardimcisi Evrim Öztürk ve Özgür Gündem gazetesi çalisani Songül Karatagna’nin da aralarinda bulundugu 15 kisi tahliye edildi. KCK davasinda Ragip Zarakolu’nun da aralarinda bulundugu 15 kisi bugün tahliye edildi. Tahliye gerekçesi olarak, tutuklu kalinan süreç, suç vasfinin degisme ihtimali ve delil durumunun gösterildigi belirtildi. Zarkolu ile birlikte ayni kogusta kalan oglu Deniz Zarakolu tahliye edilmezken, aralarinda Özgür Gündem çalisani Songül Karatagna’nin da oldugu tahliye edilen 15 kisi söyle : Ragip Zarakolu, Muhsin Yenisöz, İrfan Hülakü, Lütfü Balbal, Ali Geritli, Songül Karatagna, Nahit Onat, Zeynal Çelik, Neci Elmas, Burhanettin Toprak, İsmail Zeybek, Evrim Öztürk, Yasin Yalçin, Cemalettin Görbegir, Alaattin Günes. Oysa 3 Nisan günü Özel Yetkili 15. Agir Ceza Mahkemesi tarafindan kabul edilen 147’si tutuklu 193 kisinin yargilandigi “KCK İstanbul” iddianamesinde BDP Anayasa Komisyonu Prof. Dr. Büsra Ersanli “örgüt yöneticiligi” yapmaktan yargilanirken, yayinci Ragip Zarakolu, “daga elaman kazandirmak”la suçlanmisti. Zarakolu, 50’yi askin kisiyle birlikte 28 Ekim 2011’de gözaltina alinmis ve Arali basinda tutuklanmisti. Savci Zarakolu hakkinda 7,5 yilan 15 yila kadar, Ersanli hakkinda ise 15’ten 22,5 yila kadar hapis cezasi istiyor. Bu davanin ilk durusmasi 2 Temmuz’da Silivri’de görülecek. Haberi ekleme saati: 11.05-12 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    BİR UCUBE DAHA ORTADAN KALDIRILDI..

    Ardahan Haberleri Basta Polis Evi, Halilefendi İlkögretim Binasi, Göle/Köprülü Jandarma Karakolu, Posof/İlçe Tarim Binasi, Çildir Lisesi, Damal Ögretmen Evi, Hanak Halk Egitim Binasi olmak üzere birçok kullanilmaz ve yikilmasi gereken binanin bulundugu Ardahan’da eski bir bina daha ortadan kaldirildi. Ardahan İl Saglik Müdürlügünün hemen arkasinda bulunan ve görünüm ile bir gecekonduyu arindiran bina çalismalari süren ‘Ardahan Evi’ projesi kapsami içinde ortadan kaldirildi. Eski Kongre binasinin hemen arkasinda bulunan eski binanin ortadan kaldirilmasi hem iki caddeye açilan alani, hem de tarihi binanin önünü açip, güzellestirilirken diger depreme dayanikli olmayan ve yikilip, ortadan kaldirilmayi bekleyen diger binalarin ne zaman ortadan kaldirilacagi sorusunu akillara getirdi. Haberi ekleme saati: 10.12-12 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Çildir ve Hanak’ta Güres Egitim Seçmeleri..

    Ardahan Haberleri Ardahan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlügü 2012-2013 Egitim Ögretim yili Güres Egitim Merkezlerine alinacak sporcu ögrencilerin 09 Nisan 2012 tarihinde Çildir İlçemizde 10 Nisan 2012 tarihinde Hanak ilçemizde yapilmistir. Derecege giren Sporcular 19 Nisan 2012 tarihinde Saat 10’da Kazim Karabekir Pasa Spor Salonunda Güres final müsabakalari yapilacaktir. Haberi ekleme saati: 09-10-12 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    AK Partili Baskan, AK Partililere oy vermedi!

    Ardahan Haberleri Ardahan Belediyesinin 4. Dönem Daimi Encümenlik, Meclis Baskan Vekili ve Meclis Katibi seçimi Belediye meclis salonunda Meclis üyelerinin katilimiyla 10.04.2012 Sali günü yapildi. Edinilen bilgilere göre, Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy’un baskanliginda gerçeklestirilen seçimde, 11 Meclis üyesinin hazir bulundugu görülürken, Daimi Encümenlik için, AK Partili Soner Öztürk, Turan Yildiz ve Turgay Güzel aday oldu. Yapilan oylama sonucunda AK Partili Belediye Meclis Üyeleri, Daimi Encümenlik için aday olan Soner Öztürk, Turan Yildiz ve Turgay Güzel’e oy verdi. Baskan Köksoy oyunu en son kullanmak için oy pusulasini bos oldugunu Belediye Meclisine göstererek Daimi Encümenlik için aday olan kendi partililerine oy vermeyecegini söyleyip oy pusulasina isim yazmadan bos zarfi meclis katibine teslim etti. Ardahan belediyesi Daimi Encümenlik seçim sonucunda Soner Öztürk (7), Turan Yildiz (7) ve Turgay Güzel’de (7) oy alarak Ardahan Belediyesi Daimi Encümeni seçildiler. Ardahan Belediyesi Meclis Baskan vekilligine aday olan Turan Yildiz ve Av. Yusuf Demirci, Meclis baskanvekilligine seçilirken, Meclis Kâtipligine ise Turan Yildiz ve Turgay Güzel seçildi. **AK Partili Turan Yildiz Sert Tepki Gösterdi!.. Ardahan Belediyesinde yasanan bu gelismeler karsisinda Belediye meclis üyesi AK Partili Turan Yildiz, Belediye baskani Faruk Köskoy’un AK partili Belediye Meclis Üyelerine oy vermeyerek, yaklasan mahalli seçimlerde baska partiden aday olmak için bir mesaj mi göndermek istiyor” diyerek sert tepkide bulunmasi dikkat çekti. Yildiz; “Bu olayi AK parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’a ve İl Baskani Yunus Baydar’a aktaracagini, yasanan bu rezaletin AK Parti tüzügüne yakismadigini ve disiplin suçu oldugunu, çözüm noktasinin da AK Parti genel Merkezi oldugunu söyledi. Haberi ekleme saati:08.09-12 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Arvak’in Kardeslerinden Göle’ye Degil, Polatli’ya Yatirim..

    Ardahan Haberleri **Bakan Metdi Eker; Göleli Arpaç Çiftligi’nde .. Tarim Bakan Eker, merkezi Ankara’da bulunan Ardahan Vakfi Baskanligi yapan Göle’li Sirri Arpaç ve Kardeslerine ait olan Polatli Arpaç Çiftligi’nde, Tarim ve Hayvancilik noktasinda önemli açiklamalar yapti. Eker; Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakani Mehdi Eker, hayvancilik desteginin en önemli kaleminin besi destegi oldugunu belirterek, bu kapsamda hayvan basina 300 lira olmak üzere toplam 450 bin lira destek verilecegini söyledi. Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakani Mehdi Eker, hayvancilik desteginin en önemli kaleminin besi destegi oldugunu belirterek, bu kapsamda hayvan basina 300 lira olmak üzere toplam 450 bin lira destek verilecegini söyledi. Destekleme 1 Ocak 2012 den itibaren geçerli olacak, desteklemeler yil sonuna kadar devam edecek. Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakani Metdi Eker; Polatli Arpaç Çiftliginde Açaklama Yapti Tarim Bakan eker Göle’li Hemsehrimiz Sirri arpaç ve Kardeslerine ait olan Polatli Arpaç Çiftligi’nde, Tarim ve Hayvancilik noktasinda önemli açiklamalar yapti. Hayvancilik sektörünün toplam tarim destekleri içindeki payinin yüzde 4’ten yüzde 28 çikardiklarini aktaran Eker, 83 milyon liralik toplam kaynagin da 2 milyar 113 milyar liraya yükseltildigini vurguladi. Bu çerçevede besi hayvanciligina ayirilan payin 9 yil önce sadece yüzde 4 civarinda oldugunu ifade eden Bakan Mehdi Eker, bu orani yüzde 28 çikardiklari anlatti. Eker, “Bu yil hayvanciliga ayirdigimiz pay 2 milyar 113 milyon lira. Bu çok önemli bir artis. Devlet, 9 sene önce, tarima 1,8 milyar lira veriyor. Bu oranin içinde hayvanciliga yüzde 4 ile 83 milyon liraydi. Bugün 7 milyar 600 milyon lira tarima destek veriyoruz. Bu destegin 2 milyar 113 milyar lirasi hayvancilga destek olarak veriliyor. Bu, bizim hayvanciliga verdigimiz destek açisindan son derece önemli. Hayvanciliga verilen bu destegimiz karsiliksiz olacak.” dedi. Mehdi Eker, hayvanciliga 2 milyar 113 milyon lira destegin ise 450 milyon lirasini besicilere hayvan basina ödeyecegi para oldugunu dile getirdi. Eker, “Hayvanlarin öncelikle, 1 Ocak’ 2012’den sonra hayvanin Türk Et’e kayitli olup, hayvan geriye dönük 3 ay beslemeye alinmissa bu hayvan götürülüp kestiriyorsa, bu hayvan basina 300 lira destek verecegiz. Hesabimizi 1,5 milyon büyük bas hayvan üzerinden yaptigimizda bu 450 milyon lira destek verecegiz.” açiklamasinda bulundu. Geçen yil 335 milyon lira olan süt desteginin bu yil da devam edecegini ifade eden Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakani Mehdi Eker, süt tozu tesvikleri sayesinde de geçen yildan itibaren ithalatin kesildigi bilgisini verdi. Eker, 2009 da 5 bin ton olan süt tozu alim destegi için bu yil 19 bin 500 ton kota ayrildigini kaydetti. “Ödemelerin Yüzde 90’i Haziranda Tamamlanacak” Tarim sektörünün son 8 yilinda büyüdügünü, 2011’de büyüme oraninin yüzde 5,3 oldugunu dile getiren Mehdi Eker, ocak ayinda çiftçilere 500 milyon liralik ödeme yapildigini aktardi. Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakani, martta 1,9 milyar lira, nisan sonuna kadar da 1,1 milyar lira yardim yapilacagini, böylece 2012 yili yardimlarinin yüzde 90’in kullanilacagini söyledi. Hayvan basina primleri ilgili detaylari açiklayan Mehdi Eker, Etçi ve anaç sigirlara 350 lira, hastaliktan ari isletmelerde hayvan basina 350 lira, yerli tohum kullanmak sarti ile suni tohuma 100 liralik destek uygulayacagini belirtti. Koyun-keçi desteginin ise 15’ten 18 liraya çiktigi bilgisini verdi. Aricilik destegi kapsaminda kovan basina 8 lira destek verecegini de ifade eden Bakan Eker, ipek böceginde kutu basina 30 lira, tiftik için ise kg basina 17 lira destek ödemesi yapilacagini açikladi. “Okul Sütü 25 Nisan’da Dagitima Baslanacak” Kararnamesi bir süre önce yayinlanan okul sütü ile ilgili bilgi veren Eker, 32 bin okulda bu dönemboyunca 185 milyon kutu süt dagitilacagini açikladi. İlk süt dagitiminin 25 Nisan’da baslayacagini ifade eden Bakan Eker, toplamda 36 bin ton süt kullanilacagi bilgisini de paylasti. Haberi ekleme saati: 23.09-11 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Göle’ye 300 Yatakli Ögrenci Pansiyonu Yapilacak

    Ardahan Haberleri Milli Egitim Bakanligi tarafindan Ardahan’in Göle ilçesindeki ögrencilerin barinma sorununu çözmek için yaptirilacak pansiyon, 2012 yatirim programina alindi. Göle Milli Egitim Müdürü Murat Aydin, 300 ögrencinin barinacagi pansiyonun Okçu köyü karsisinda insaati devam eden saglik meslek lisesi yanina yapilacagini söyledi. Aydin, “Bu pansiyonla köylerde tek gözlü evlerde ders çalismak zorunda kalan ögrencilerimizin sikintisi giderilmis olacak.” dedi. Haberi ekleme saati: 23.00-11 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Çildir’da Kaçak Sigara Operasyonu..

    Ardahan Haberleri Ardahan’in Çildir İlçesi’nde 600 paket kaçak sigara ele geçirildi. Edinilen bilgiye göre, Çildir ilçesine bagli Güvenocak köyünde N.E. isimli esnafin isyerinde yapilan aramada piyasaya sürülmek istenen 600 paket kaçak sigara ele geçirildi. Güvenlik güçleri tarafindan gözaltina alinan N.E. adliyeye sevk edildi. Haberi ekleme saati: 22.58-11 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Hanak’ta Orman Yangini

    Ardahan Haberleri Ardahan’in Hanak İlçesi’nde çikan orman yangininda 2 bin 500 fidan zarar gördü. Edinilen bilgiye göre Hanak ilçesine bagli Çayagzi köyünde bugün ögle saatlerinde bilinmeyen bir nedenden dolayi Köy ormanlarinda yangin çikti. 50 dekarlik ormanlik alanda çikan yanginda yaklasik 2 bin 500 fidan zarar gördü. Yangin Hanak Belediyesine ait itfaiye ekipleri ve köylülerin yardimiyla yaklasik 1.5 saat süren çalisma sonunda söndürüldü. Haberi ekleme saati: 22.56-11 Nisan 2012 Haber/Fota: www.kuzeyanadolugazetesi.com


    Müftü’den Kutlu Çikis!


    Ardahan Haberleri **2012 KUTLU DOGUM HAFTASI ARDAHAN’DA COŞKUYLA KUTLANACAK.. Kutlu dogu Haftasina hazirlanan Ardahan İl Müftülügü haftüa öncesi basin mensuplariyla makaminda bir kahvaltili toplanti düzenledi. 2012 yili Kutlu Dogum Haftasi etkinlikleri Ardahan’da basladi. İl Müftüsü Galip AKIN Müftülük Makaminda Basin mensuplariyla kahvaltida biraraya geldi. Yapilan toplantida Ardahan İlimizde yapilacak programlarin kisaca özeti sunuldu. İl Müftüsü AKIN konusmasina söyle basladi; “Rahman ve Rahim Olan Allah’in Adiyla. 1989 yilindan bugüne peygamber sevgisi etrafinda toplumumuzu bütünlestirmek amaciyla kutlana gelen Kutlu Dogum Haftasinin 2012 yili ana temasi, “Hz. Peygamber (sas), Kardeslik Hukuku ve Kardeslik Ahlâki”dir. Zira biz kardesligi ondan ögrendik. O bize kardesligin sadece bir retorik, bir söylem ve bir edebiyat olmadigini ögretti. Dogulu-Batili, Arap-Acem, Türk-Kürt, kadin-erkek, zengin-fakir, sehirli-köylü, isçi-memur, egitimli-egitimsiz, kariyerli-kariyersiz gibi yapay tüm ayrimlari, iman kardesliginin potasinda eritmeyi bize o ögretti. İnsanlik onunla vardi hakikî kardesligin tadina… O bize kardesi kardese baglayan en yüce degerin sadece sevgi, ilgi ve muhabbet degil; ayni zamanda bir hak oldugunu bildirdi. Ona göre müminler birbirine hak bagi ile baglidir. Hak baginin kurucusu ise bizzat Cenab-i Hakk’in kendisidir. Nitekim ayette “Hep birlikte Allah’in ipine (Kur’an’a) simsiki sarilin. Parçalanip bölünmeyin. Allah’in size olan nimetini hatirlayin. Hani sizler birbirinize düsmanlar idiniz de o, kalplerinizi birlestirmisti. İste onun bu nimeti sayesinde kardesler olmustunuz” (Âl-i İmran, 3/103) buyrulmustur. Bu konuyu gündeme getirmemizin iki önemli sebebi vardir: Biri, insanlari kardeslige mani olacak duygu ve yönelislerden arindirmaya çalismak; digeri insanlarda kardesligi yüreklerde pekistirecek hususiyetleri insa etmeye yöneltmektir. Asil amacimiz kardesligi bir söylem, bir retorik ve bir edebiyat konusu olmaktan çikararak bir ahlâk ve hukuk konusu hâline getirmektir. Bugün İslâm cografyasinin bir ilim ve medeniyet cografyasindan bir zulüm ve mazlûmiyet cografyasina dönüsmesinin en büyük sebebi, kardeslik ahlâki ve kardeslik hukuku ihlâlidir. Oysa kardeslik hukukunun çignendigi bir Müslüman dünyayi, kardeslik ahlâkinin zedelendigi bir İslâm dünyasini Yüce Rabbimiz ates dolu bir çukurun kenarinda yasamak olarak degerlendirmistir. Böyle bir yasam her an ates dolu çukura düsme tehlikesiyle karsi karsiyadir. Bu tehlikeden kurtulmanin yolu, her seyden önce müminlerin kardesliginden geçmektedir. Bunun için kalpler arasinda ülfetin saglanmasi ve Cenâb-i Hakk’in nimeti sayesinde kardesler oldugumuzu bir kere daha hatirlamamiz gerekmektedir. Çünkü bizim kardesligimiz Yüce Allah’in bize en büyük lütfu, ikrami, ihsani ve nimetidir. İslâm kardesligi soy, sop, irk, renk, dil, bölge ve asabiyet temelinde bir kardeslik degildir. Menfaat temelinde bir kardeslik hiç degildir. Yüce degerler ve yüksek idealler etrafinda bir kardesliktir. İman ve takva ekseninde bir kardesliktir. Yüce Rabbimizin ifadesiyle “Müminler ancak kardestirler.” (Hucurat, 49/10). Bir mezhebe, bir mesrebe, bir ideolojiye olan aidiyet ve mensubiyeti bizi asil kardes kilan İslâm’a olan mensubiyetin önüne geçirme hareketlerinin, İslâm cografyasinda yayginlasmasi kardesligi yeniden insa etmek için seferber olmamizi gerektirmektedir. Öyle ki Allah yolunda hizmet için meydana gelmis birlikteliklerde dahi kardeslik ahlâki ve hukuku zaman zaman göz ardi ediliyor. Rahmet-i ilâhiyi bile kiskanarak birbirinin cennetinin yolunu kesmeye çalisan kardeslerin sayisi çogaliyor. Kibir, bugz, öne geçme, riyaset, giybet gibi yürekleri kemiren ve ihlasi eriten duygular, insanlarin içinde kol gezip buldugu bütün güzellikleri talan ediyor. Evet, biz Müslümanlar için daima bir geçici ve küçük; bir de kalici ve büyük aidiyet ve mensubiyetlerimiz olmustur. Bir aileye, bir irka, bir gruba, bir mezhebe, bir mesrebe, bir cemaate, bir ideolojiye olan intisabimiz ve mensubiyetimiz geçici, küçük mensubiyetlerimizdir. Asil büyük aidiyet ve mensubiyetimiz, İslâm ailesine olan mensubiyetimizdir. Önemli olan sairin “İntisâbim tâ ezeldendir Cenâb-i Ahmed’e” dedigi gibi dogumunun 1441. yil dönümünü kutladigimiz Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (sas) olan intisabimizdir. Tarih boyunca Müslümanlar için en büyük tehlike, küçük mensubiyetleri kimlige dönüstürerek bu büyük mensubiyetin önüne geçirmeye kalkismak olmustur. Irkçilik, mezhepçilik, mesrepçilik ve cemaatçilik üzerinden kardeslik hukukunu çignemek ve bizi kardes kilan degerleri yok saymak, aslinda Peygamber Efendimize olan intisabimizi hep gölgeleye gelmistir. Bu duygu ve düsünceler içerisinde Kutlu Dogum Haftasinin bütün Müslümanlarin gönlünde kardeslik duygusunun ve kardeslik coskusunun yeniden filizlenip yesermesini, bütün davranislarimizda kardeslik ahlaki ve kardeslik hukukunun yasanmasini Yüce Rabbimden niyaz ediyor; basta ülkemiz ve gönül cografyamiz olmak üzere bütün İslâm dünyasinin Kutlu Dogum Haftasini kutluyorum. Cenab-i Hak’tan en büyük niyazimiz, Sevgili Peygamberimizin sik sik özlemini dile getirdigi kardesler toplulugu olmaktan hiçbir zaman uzaklasmamaktir.” Haberi ekleme saati: 22.52-11 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    “Polis Teskilati 167 Yasinda

    Ardahan Haberleri Bu yil 09-13 Nisan tarihleri arasinda tüm yurtta kutlanan Türk Polis Teskilatinin 167. Kurulus yil dönümü kutlamalari nedeniyle İl Emniyet Müdürü Abdurrahman YILMAZ ve beraberindeki emniyet çalisanlari, Vali Mustafa TEKMEN’i makaminda ziyaret ettiler. Valilik önündeki Atatürk Aniti önünde düzenlenen törene, Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, 25. Mekanize Piyade Tugay Komutani Tuggeneral İsmail Gümüstekin, Belediye Baskani Faruk Köksoy, Cumhuriyet Bassavcisi Zafer Yildiz, İl Emniyet Müdürü Abdurrahman Yilmaz, polis memurlari ve aileleri katildi. Tören Atatürk Aniti’na çelenk konulmasi, saygi durusu ve istiklal marsinin okunmasiyla basladi. Daha sonra kutlamalara Kongre Caddesinde devam edildi. Kutlamalarda günün anlam ve önemini belirten konusmayi İl Emniyet Müdürü Abdurrahman Yilmaz yapti. Yilmaz konusmasinda, teskilatin 167 yildir halkin huzur ve güvenligi için gece gündüz demeden çalistigina dikkati çekti. Bugün 167. yili kutlarken, mutlu ve gururlu olduklarini ifade eden Yilmaz, “Türk Polis Teskilatinin 167. Kurulus yildönümünü huzur ve güven içerisinde idrak etmenin mutlulugu içindeyiz. Şanla serefle 166 yillik maziyi geride birakan Emniyet teskilatimiz 167. Kurulus yildönümünde hem ülkemizde hem de dünyada saygin yerini almis olmanin hakli gururunu yasamaktadir. Emniyet teskilatimizin bugün geldigi nokta hepimizi sevindirmektedir. Türk polisinin basarisi dünyaca bilinmektedir. Huzur ve güveni saglamakta en büyük destegi halktan aliyoruz. Ardahan’da huzurun devami için gerekli özeni gösterecegiz” dedi. 10 Nisan Polis Haftasi etkinlikleri kapsaminda siir ve kompozisyon yarismalarinda dereceye girenlere çesitli ödüler verildi. Emniyet Müdürlügü Özel Hareket Timinin gösterisi ile devam eden törenler, resmi geçitle son buldu. Haberi ekleme saati: 22b45-11 Nisan 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    “Unutulmasindaki savunma herkese lazim!”

    Ardahan Haberleri **Avukatlar Günü Polis Günü Denk Gelince Avukatlar Unutuldu!.. *Kars-Ardahan Bölge Barosu Avukatlar Gününü Sarikamis’ta Kutlandi.. Kars-Ardahan Bölge Barosu Baskani Av. Cevdet Ucungan tutuklu avukatlarin serbest kalmasini içeren bir konusma yapti. Avukatlar Günü resmi güne rastlayinca Kars-Ardahan Bölge Barosu, avukatlar gününü haftasonu tatiline denk getirdi. Sarikamis Cem-Ar Toprak Otel’de yapilan Avukatlar Günü’nde hukukçular geç saatlere kadar eglendi. Baro baskani Av. Cevdet Ucungan da yaptigi konusmada hukukta savunmanin önemine degindi ve “Unutulmasindaki savunma herkese lazim!” diye bazi yerlere göndermelerde bulundu. Gecede Sarikamisli sanatçilarin yerel ve sevilen türküleri ile basladi. Ardindan Urfa’dan getirtilen “Sira geceleri” ekibinin programi geceye damgasini vurdu. İl Genel Meslis Baskani Muzaffer Yagci, Ak Parti Kars İl Baskani Ensar Erdogdu, Cumhuriyet Bassavci vekili Mehmet Çaglayan, Agir Ceza Mahkemesi Baskan vekili Hakim Zafer Özer ve Azerbaycan Baskonsolosu Ayhan Süleymanoglu’nunda katildigi gecede Kars-Ardahan Bölge Barosu Baskani Av. Cevdet Ucungan kisa bir konusma yapti. Av. Ucungan avukatlarin hukukun önemli geregi olarak savunma yaptigini, bunun da önemli bir görev oldugunu belirterek, “Bazi avukat arkadaslarimiz sadece avukatlik mesleginden dolayin aramizda degiller, birilerini savunduklari için cezaevlerindeler. Avukatlar da insandir suç isleyebilirler. Onlara sözümüz yok. Ancak sirf avukatlik mesleklerinden ve savunma görevlerinden dolayi cezaevinde olmalari hukuk adina bizi üzmektedir. Onlarin en kisa sürede özgürlüklerine kavusmalarini bekliyoruz. Unutmayalim ki bugün savunmayi küçümseyen ve önemsemeyen hatta susturmaya çalisanlar da bir gün savunmaya ihtiyaç duyup önemini anlayacaklar” diye konustu. 2 gün süren eglenceli programda son günü mangal partisi yapildi. Avukatlar Günü’ne Kars –Ardahan Bölge Baro Avukatlari, Kars ve Sarikamis Adliyesi Hakim ve Savcilari ile Sarikamis Askeri Mahkeme üyeleri ve esleri katildi. Haberi ekleme saati: 22.41-11 Nisan 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Hoçuvan’a Bakimevi Kurulsun Önergesi Kabul Edildi

    Ardahan Haberleri Ardahan İl Genel Meclisinin Nisan ayi toplantisinda, Ardahan merkeze uzakligi yaklasik olarak 35-45 km mesafede olan 21 merkez köy ile 4 mezranin bulundugu Hoçvan’da bölgenin daha aktif hizmet almasi için verdigi önerge teklifi 14 İl Genel Meclis Üyesi ve İl Özel İdaresi tarafindan kabul edildi. 21 merkez köy ile 4 mezranin bulundugu Hoçvan’da özellikle kisin kapanan yollarin hizli bir sekilde açilmasi, bölgenin diger ilçeler gibi merkeze uzak olmasi nedeniyle ulasimda harcanan motorin masrafinin önüne geçilmesi için bu teklifi verdigini belirten BDP’li İl Genel Meclis üyesi Ömer Yilmaz, bu önerge teklifinin kabul edilmesinden dolayi basta İl Genel Meclis Üyelerine ve idareye tesekkür ettigini açikladi. Amacinin bölgenin aktif hizmet almasi gerektigini belirten Yilmaz; “Bundan sonra alt yapi ve yer planlamasi yapacagiz. Bu hizmetin en kisa zamanda faaliyete geçirilmesi için bütçe olusturularak programa alinacak. Bölgenin merkeze uzak olmasi nedeniyle is makinalarinin gelis gidislerde agir bir külfet olusturmaktaydi, biz hem bu masrafin önüne geçmek hem de gecikmeyi engellemek için santiyenin kurulmasi için önerge teklifi verdik, bölgemize hayirli olsun” dedi. İste BDP İl Genel Meclis Üyesi Ömer Yilmaz’in Meclis’e verdigi ve kabul edilen önerge teklifi söyle: İL GENEL MECLİS BAŞKANLIGINA ARDAHAN İlimiz Merkez Hoçvan Hasköy köyü ve ayni güzergâhta bulunan 21 merkez köy ile 4 mezranin Ardahan merkeze uzakligi yaklasik olarak 35-45 km mesafededir. Kis aylarinin uzun ve siddetli geçtigi ilimizde karla mücadele, yol yapim, bakim onarim, egitim ve saglik hizmetlerinin daha seri ve saglikli bir sekilde yöre halkina ulasabilmesi için, bir ilçeden daha fazla bir alana ve nüfusa sahip olan bu yerlesim yerlerinin her hangi birinde, idarenin belirleyecegi yerde santiye hizmeti verilebilmesi için santiye binasi ve personel temini yönünde önergemin kabulünü arz ederim. Ömer Yilmaz BDP Ardahan İl Genel Meclis Üyesi Haberi ekleme saati: 22.28-11 Nisan 2012 Haber/Fotolar: Baris Bilgin/Hoçvan



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    %5 Degil %35’dir!..

    Ardahan Haberleri Ardahan’da sert geçen kis sartlari yüzünden kovanlardaki arilarin büyük bölümünün telef oldugu bildirildi. Gida Tarim ve Hayvancilik Baskanligi tarafindan ‘Kafkas Arisinin Gen Merkezi’ olarak ilan edilen Ardahan’da yüzlerce kovan içerisindeki binlerce arinin ölmesi aricilari üzdü. Ardahan merkeze bagli Yokusdibi köyünde 20 yildir aricilik yapan Hikmet Şimsek siddetli soguklar nedeniyle yüzde 35 dolayinda ari kayiplarinin oldugunu söyledi. Ölümlerin bölgede yasanan siddetli soguklardan oldugunu belirten Şimsek, “Geçtigimiz yil bile kaybimiz bu kadar degildi. Arilarimi kapali mekanda kislatiyorum. 120 kovan arimin 40 kovani telef oldu. Zararimiz 15-20 bin TL. Bu yil çok çetin bir kis yasadik ve bunun faturasi da bize agir oldu.” diye konustu. Ardahan Ari Yetistiricileri Birligi Baskani Evliyaoglu ise kapali alanlarda kislatilan arilarin yüzde 35’inin öldügünü açikladi. Evliyaoglu, ilçe ilçe, köy köy incelemelerde bulundugunu hatirlatarak, “590 birlik üyemizin yaklasik 40 bin kovani var. Bunun yarisi kapali mekanda kislatiliyor. Kapali mekanda kislatilan kovanlarda hem iklimin sert geçmesi, hem de kovanlarin geçen dönemim verimsizligi yüzünden içeri zayif girmesi ölümleri getirdi. Şu an ilimizde yüzde 35 civarinda bir ari kaybi mevcut. Geçen yil yani 2011 yilinda bal sezonunda siddetli yagmurlarin yagisiyla dogal sebeplerden dolayi kovanlarda Yeterli bal alinamamisti. Bu yil da sert geçen kis verimi düsürdü. Bunun yani sira gerekli bakiminda yapilmamasi önemli bir faktördür. Açik alanlardakilerin avantaji iklim oldu. Açik kislatma genelde Artvin gibi sicak bölgelerde yapildi. Ayrica açik alanlardaki kovanlarin bakimi da iyi yapildi. Bu nedenle açik alanlardakiler çok avantajli oldu.” dedi. **Yeniden baskan oldu.. Öte yanda geçtigimiz gün yapilan kongre ime Ardahan Aricilar Bidlik baskanligina yeniden seçilen İlham Evliyaoglu çalismalarina kaldiklari yerden devam edeceklerini söyledi. Haberi ekleme saati: 22.21-11 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    11 Baskanin yapamadigini 12. Baskan yapti!..

    Ardahan Haberleri **11 Baskanin yapamadigini 12. Baskan yapti! Yillardir sorun haline gelen ve kent içinde oldugu için sehir merkezinin kirlenmesine neden olan hayvan pazari nihayet kent disina çikarildi. Ardahan tarihinde 11 belediye baskaninin hep söyledigi, ama bir türlü gerçeklestiremedigi bu proje Ardahan’in 12. Belediye Baskani Faruk Köksoy’a nasip oldu. Yillardir istenen, ama bir türlü gerçeklesemeyen hayvan pazarinin kent disina çikarilmasi projesini gerçeklestiren ve Ardahan Hayvan Pazarini kent disina tasiyan Köksoy’un bu basarisi takdir edilirken, meydan tüccari ilk olarak gittigi çevre yolunun yanindaki yeni hayvan pazarinin birçok eksikliginden sikâyetçi oldugu dikkat çekti. **Baskan sabir istedi.. Yeni hayvan pazarini ziyaret edip, meydan esnafi ile görüsen Ardahan belediye Baskani Faruk Köksoy kendisine iletilen sorunlar konusunda not alirken, yeni meydanin daha bitmedigini, eksikliklerinin yilsonuna kadar tamamlanacagini belirti. **Eski meydan cami olacak.. Yillardir kangren haline gelen hayvan meydaninin kent disini çikarilmasi ardindan bosaltilan Kura Nehri’nin yanindaki eski meydanin simdilik semt pazari olacagi, ardindan projesi devam eden ve 10 bin kisilik dev bir cami olacagi söylenen yeni merkez camisine alan olacagi ögrenildi. **ARICILAR BABA ARIYI SEÇİYOR.. Gün geçtikçe önemleri daha da artan birliklerden olan Ardahan Aricilar Birligi seçime gidiyor. Mevcut Baskan İlhan Evliyaoglu’nun tek aday oldugu birlik seçimi için sandik basina gidecek olan Ardahanli Aricilar Evliyaogu ve listesine oy verecekler. Haberi ekleme saati: 16.46-11 Nisan 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Kurulduklariyla Kaliyorlar!

    Ardahan Haberleri Ardahan disinda kurulup, islevsiz kalan dernekler gibi Ardahan genelinde kurulan derneklerden de ses çikmiyor. Ardahan il genelinde 110’un üzerinde dernegin oldugu bilinirken bu derneklerin gözle görülür hiç bir faaliyette bulunmamasi dikkat çekiyor. **Proje de hazirlamadilar.. Birçok ad ile kurulan ancak islevsiz olduklari görülen Ardahan’da ki derneklerin kurulduklari gibi kaldiklari görülürken, İl Dernekler Müdürlügünün bu derneklere yönelik olarak yaptigi proje çagrisina da çevap vermedikleri ögrenildi. Sivil Toplum Örgütleri olarak bilinen, ancak yasanan gelismelere duyarsizliklari ile taninan bu derneklerin ne is yaptigini merak eden vatandaslar STK’nin önemini bilmeyenlerin kurdugu dernekler olmasinin bundan büyük etkisi oldugunu belirtmekteler. Haberi ekleme saati: 11.18-10 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com































  • TÜNELİNDEN HABER ALINAMAYAN SAHARA'DA ÖZLEM ARDAHAN BATTI!..

     








    İŞ İNSANI, SİYASETÇİ ÇETİN ÇAPAN


    GAZETECİLERLE GÜNDEM TEMPO TV’DE



    GAZETEMİZ ve MAŞETİMİZ ULUSAL TV HALK TV’DE


    YERELDEN ULUSALA GAZETECİLİK..

    Gazetelerimiz, Ülkenin en çok izlenen haber kanalları FOX TV ile Halk TV’de başta olmak üzere sabah saatlerinde en çok izlenen televizyon kanallarının ekranlarında yer almaya devam ediyor.







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?






    Kar ve Kerme..


    BTC/BOTAŞ ve TANAP Petrol ve Doğalgaz Boru hatarının geçmesine karşın 4 ilçesi, bir beldesi ve 227 köyü doğalgazsız olan Ardahan’da eğitim, öğretime yeniden başlayan öğrenciler kar yağışı ile iyiden iyiye soğuyan havalar eşliğinde gittikleri okul yollarında bir hayli zorlandıkları görülmekte.

    Kalitesi SYDV kömürleri ile ısıtılmaya çalışılan bir çok ev gibi okullarında da yeterince ısınamamaktan yakınan Ardahanlı öğrenciler, bir yaz boyunca dağda, bayırda gezen hayvanların gübrelerinde elde edilen ve yerel ağızla ‘Kerme’ olarak adlandırılan tezeklerin yanı sıra odunla yananan teneke sobaların yanın da bir oda veya salonda yakılmaya çalışılan kömür sobalarının bulunduğu okullarınında yeterli bir ısınmanın olmadığını belirtmekteler.




    KAR DEĞİL, KAYA YAĞDI..


    Ardahan-Artvin karayolunda dağdan kopan kaya parçalarının yola düşmesi nedeniyle heyelan meydana geldi. Ardahan-Artvin karayolu Ortaköy mevkiinde sağanak yağış nedeniyle meydana gelen heyelanda karayolu geçici olarak trafiğe kapatıldı. Olay önceki gün akşam saatlerinde meydana geldi. Dağın yamacından kopan taş ve kaya parçaları karayoluna düştü. Karayolları ekipleri tarafından yapılan çalışmalar sonucunda yoldaki kaya parçaları temizlenerek yol gecenin ilerleyen saatlerinde yeniden trafiğe açıldı.


    Şehirlerarası yolda meydana gelen heyelanda olumsuzluk yaşanmazken, karayolları ve trafik ekiplerince sürücülere dikkatli olunması uyarısı yapıldı.      Haber: Baran Yılmaz






    Ön seçimi CHP, HEDEP ve diğerleri değil,  


    AK PARTİ YAPIYOR,


    AMA SONUCU AÇIKLAMIYOR!


    26/11/2023 TARİHLİ HABER


    Demokrasinin olmazsa olmazı olan seçimlerde aday gösterilecek kişileri belirlemek için bir siyasi partinin üyesi olan belli sayıdaki delegelerin katılımıyla yapılan ve Siyasi Partiler Kanunu’nun 37. maddesinde olmasına rağmen birçok partinin uygulamadığı Ön Seçim’in adını Temayül olarak değiştiren Adalet ve Kalkınma Partisi adaylarını gerçek adı ön seçim olan sistemi de içine alarak adaylarını belirleme çalışmalarına devamede dursun başta CHP, HEDEP olmak üzere sol orijinli partilerin bu konudaki sessizliği dikkatlerden kaçmıyor.


    AMA SONUCU AÇIKLAMIYOR..


    AK Parti’nin ön temayül yaptığı bugün kullanılacak oyların sonucunu açıklamaması ise ne kadar demokrasiye yakın bir yol izlediğini sordururken, bugün kullanılan oyların bulunduğu sandıkların başkent Ankara’ya götürüleceği ve sayım ile sonuçların genel merkezde değerlendirleceği öğrenildi.


    HERKES ‘BEN ÇIKTIM’ DİYECEK,


    VEKİL VE GENEL MERKEZ KARAR VERECEK..


    Mart 2024’te yapılacak olan yerel seçimlerde adayların belirlenmesine temayül yoklamasıyla devam eden AK Parti neredeyse adaylarını belirlemek üzere iken rakiplerin hala iç kavga ve tartışmalarla meşgul olduğu görülürken, tüzüklerinde olmasına rağmen değil ön seçimden temayülden dahi bahsetmedikleri görülmekte.




    Öte  yandan bugün isimleri parti yöneticilerine ve üyelerine oyları ile isimler üzerinde verecekleri kararlarının alınacağı oylama sonucunu açıklamazken yapılan temayül sonucunun oyların kulanıldığı yerde açıklanmaması dolaysıyla aday belirlenen kadar her aday adayın sonucun netleşmesine kadar alacağı tahmini notlartıyla ‘Ben çıktım’ diye kendisini ve çevresini ikna edip, genel merkezin vereceği karara kadar çevresini, kamuoyunu sıcak tutmaya çalışacağıda görülmekte.




    Ardahan AK Parti Seçime Gidiyor..


     Mart 2024’te yapılacak olan Mahalli İdareler Seçimleri öncesi belediye başkanı adayı olmak için Ardahan il genelinde 13 kişinin aday adaylığa başvuruda bulunduğu Adalet ve Kalkınma Partisi Ardahan ve ilçelerde adayını belirlemek için teyammüle gidiyor. Hür Özgür Yılmaz, Hasan Şenel, Fırat Avşar’ında aralarında olduğu aday adaylar için İl, İlçe Yöneticilerinin yanı sıra Kadın ve Gençlik Kollarında görev alan partililerin oy kullanacağı teyamülde ilk üçe girecek olan isimler genel merkezin değerlendirilmesine bırakılacak.




    Çetin Çapan Çekmeköy Adayı Gibi..


    CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ziyaret ederek kutlayan Çetin Çapan’ın İstanbul’un önemli ilçelerinde biri olan Çekmeköy’de Belediye Başkan Adayı olacağı konusunda görüşler gün gittikçe ağır basmaya başladı.

    Bir süre önce CHP’nin yeni Genel Başkanı Özgür Özel’i makamında ziyaret edip, “Değerli yol arkadaşım, kadim dostum, kardeşim Sayın Genel Başkanım Özgür Özel’i ziyaret ettim. Yolun ve yolumuz açık olsun.” sözlerini kendisine ait sanal sayfasında paylaşan Çetin Çapan’ın büyük ilgi gördüğü ve bir çok Ardahanlının yanı sıra Kars ve Iğdırlının da yaşadığı Çekmeköy’ün Belediye Başkan adayı olacağı belirtilmekte.


    Tempo TV’de olacak


    Adı İstanbul’un Çekmekköy ilçesinde  Belediye Başkan Adayı olarak geçen İş insanı, Siyasetçi Çetin Çapan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, TEMPO TV’de canlı olarak sunduğu ‘Gazetecilerle Gündem’ isimli programın konuğu olacak.Yaklaşan yerel seçimler öncesi ülkede ve dünyada yaşanan gelişmeleri canlı yayında konuklarıyla birlikte tartışan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, canlı yayın olarak saat 15.00’da sunduğu ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı program’ın konuğu olacak olan Çetin Çapan CHP’de yaşanan gelişmeleride değerlendirmesi beklenmektedir.









    BUGÜNÜ ANLATAN YILLAR ÖNCEKİ YAZILARIM..


    Yasayı uygulatmakta, yasaya uymakla ve o yasaları olduğu gibi insanları korumakla mükellef polislerin bazılarının otelleri olduğunu, bu polis kıyafeti içindeki mafya hatta pezo diye suçlananların yetim kızlar başta olmak üzere bu otellere birçok yasa dışı olaylarla ilgilendiğini ileri süren İYİ Parti Genel Başkanı, eski içişleri bakanı Meral Akşener’in bu ve buna bezer açıklamaları öncesinden bugün oğluna kadar gelen iddialarla bir hayli gergin olduğunu da izliyoruz.




    Ve aynı Akşener’in bugün yaşadıklarının altında yatan ana sorun ve iftiraların 6’lı masadan kalktığı için ve önümüzdeki seçimlerde kendi adaylarıyla yerel seçime gideceğini belirtmesi ile karşı grubun kendisini ve partisini dizayn etme çabaları olduğu ve bu nedenle oğluna kadar ulaşan çok ciddi iddiaların şer, yıpratma olduğunu savunuyor.

    Bilmem ama benim arşivlerimde karşıma çıkan ve 2019 yılında ele aldığım yazımda bugün yaşanacakları sanki 5 yıl önce sezmiş bir medyum misali ele almam beni de şaşırtmadı değil. Çünkü beş yıl önce yazdığımı 5 yıl sonra CHP’ye yaşatan aynı İYİ Parti bugünlerde bir hayli kötü günler yaşıyor gibi.. Ve bu dünyanın etme bulma dünyası olduğunu bir kez daha ortaya koyan bu duruma bakınca yılar önce yazsam da bugünü anlatan o yazıyı bir kez daha yayınlamak istiyorum, hem de yeni bir seçime  beş kala..

    Evet, işte o beş yıl önce yazdığım ve bugün teknolojik kızımızın nazik sesi ile seslendirerek, o çok okumayı seviyormuşuz gibi ‘baaa çok uzun yazı’ dediğiniz sizlerin dinletisine bıraktığım o yazım..


    İyi Parti CHP’ye Gol mü Atıyor?

    Meclise giremeyecek derecede olduğu bir sıra CHP’nin 20 Milletvekilini istifa ettirip, el attığı, Başkanlık seçiminde ittifak kurduğu İYİ Parti de adaylarını açıklamaya devam ediyor.

    Her ne kadar başkan Erdoğan görmezden gelip, adını anmasa da bana göre özellikle sağ ve muhafazakar kesimin kabul etmeye başladığı ve artık ciddi bir parti konumuna gelen İYİ Partinin de bunun farkına varıp, CHP’ye rağmen kendi adaylarını çıkardığını hem de CHP’nin iddialı olduğu yerlerde de..

    Bunun en son örneğini Ardahan’ın da içinde bulunduğu 99 belediye başkan adayını açıklarken ilginç bir o kadar da düşünülecek adımlar attığını gördüğümüz İYİ Parti’nin bir tarafta ittifak içinde olduğunu belirttiği diğer tarafta ‘Biz sağ milliyetçi ve muhafazakar kesimin temsilcisiyiz’ diyerek sanki CHP’ye gol atmaya çalışıyor gibi..

    Bunun en bariz ve açık örneğini de CHP’li Muharrem İnce’nin adaylığına karşı, ‘CHP beni meclise taşıtabilir, bende İnce’yi destekleyeyim’ dememiş, kendi adayını, kendi genel başkanını, Meral Akşener’i aday göstermiş bu yetmez şimdi de Ardahan’da CHP’ye gol atmaya çalışıyor, hem de geçen seçimde CHP’den belediye başkan adayı olmuş ve CHP’nin oylarını kendi oyları sanan bir isim ile..

    Kaldı ki, Aynı isim bu seçimlerde de CHP’den aday olmak istemiş ancak aday gösterilmemişti.




    Yani, bir önceki seçimlerde DYP’den daha sonra CHP’den olmadı, yaklaşan 2019 Mart seçimlerinde yeniden CHP’den aday olmak isteyen ancak aday gösterilmeyince önce bağımsız adaylığa yelken kıran sonra da artık CHP’nin seçim ittifakı ortağı olan İYİ Partiden resmen aday olan Mete Özdemir ile CHP’ye gol atmak istediği alenen ortada olan İYİ Partinin bu çıkışlarını Ardahan dışında diğer bir çok İl, İlçe ve Belde de yaptığına da şahit olmaktayız.

    Bunun diğer bir örneği de Kocaeli’de, Gebze’de yaşanmaktadır..

    Evet bu durumların yaşandığı muhalefet kanadında diğer bir gol atma işi de İYİ Partinin ittifak içinde olduğu CHP’yi HDP’den uzak tutma çabalarıdır..

    Evet CHP’nin güçlü olduğu bir yerde aday gösterip CHP’in en güçlü rakibi olan AK Parti’ye arkadan destek veren ve bu yetmez gibi, CHP’den aday olmuş ve yeniden aday olmak isteyenleri aday gösteren aynı İYİ Parti bir taraftan da CHP’yi HDP’den uzak tutarak gol yemesini sağlıyor.




    Ve bunu yutan CHP ise alenen gelen golleri görmeyip, hala İYİ Parti’ye sen ‘Kardeşim sen iyi mi yoksa kötü parti misin’ demeden hem İYİ Parti ile iyi olmaya çalışıyor, hem de İYİ Partinin korkusundan  arka kapılarda görüştüğünü saklayan HDP’yi hem de muhafazakar oylara hitap eden Saadet Partisini görmezden geliyor..

    Ve başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde seçim kazanacağını sanıyor..




    arşiv haber/yorumlar 26.03.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ARŞİV HABERLERİMİZ







    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    **ARDAHAN HABERLERİNE HOŞ GELDİNİZ

    **ARDAHAN’I ARDAHAN TV’DE İZLEYEBİLİRSİNİZ.. Sitemizin Yazarlarinin Günlük/Güncel Yorumlarini Okumak İçin Sitemizin Saginda Bulanan EN YENİ MAKALE Linkini TIKLAYINIZ
    **ARDAHAN’DAN GÖRÜNTÜLÜ HABERLER ÜSTTE ARDAHAN TV’DE İZLENEBİLİR..
    **ARDAHAN’DAN GÖRÜNTÜLÜ HABERLER ÜSTTE ARDAHAN TV’DE İZLENEBİLİR.. ,




    Hüsrana Demirleyen Vahset!…

     Çanakkale’de 1915 yilinin 18 Mart’inda dünyanin en büyük savas güçleri (İtilaf Devletleri) elimizde kalan son toprak parçasindan da bizleri kovmak için bogaza demirlemislerdi. Akillarina koymuslardi…Kararliydilar…. Bu defa 1071’de bu topraklara yerlesen “barbar(!)” bir milleti söküp atacaklardi. Kindarca, hunharca ve vahsice yüklenmislerdi . Hem karadan, hem denizden… “Uzak Asya’dan dörtnala gelip bir kisrak basi gibi Akdeniz’e uzanan bu memleket” onlarin sinesine bir hançer gibi batiyor olmaliydi… “Binlerce yildir onlara korku salan bir milletin” varligindan kurtulmayi planliyorlardi. Şakalari, insaflari ve kaybedecek vakitleri yoktu… Gözleri ve vicdanlari kararmisti.Ne istiyorlardi?… Rusya’nin emellerini ,İstanbul’u, Anadolu’yu,Ege’yi,Akdeniz’i ve daha birçok seyi… Ama önce asirlardir boyun egmemis bir Millet’in kellesini koparmaliydilar… Sömürgelerinin kanlarina batan “dislerini “ Türk’lerin de kanina geçirmek istiyorlardi… Yillardir sömürdükleri uzak diyarlarin siyahi ,hindu ve anzaklarindan ciliz canlarini bogazda da feda etmeleri isteniyordu. Bu zavalli insanlar kime karsi savastiklarini bilmeden körü körüne saldiriyorlardi. Bu yaban ellerde ne için, kimin için savasiyorlardi ? Bilmiyorlardi… Ama sömürgeciler de bir seyi bir seyi bilmiyorlardi: Türklerin tarih sahnesinde bir kez daha sahlanacagini…Mustafa Kemal’in essiz dehasinin ilk isiklarini gösterecegini…Ulubatli Hasan’in çelik inancinin bu defa Seyit Çavus’un sinesinde ateslenecegini… 275 kiloluk top güllesi Koca Seyit’in kollarinda bir kusa dönerken, Seddül Bahir açiklarinda bir tarih yaziliyordu. Bogazi geçmeye çalisan son İngiliz Zirhlisi da bogazin kanli sularina gömülüyordu… “Sadece vahsetlerin denk oldugu bir savas tek disi kalmis canavarin” hüsrana ugramasiyla bitiyordu. Balkan savaslari ve birinci dünya savasiyla baslayan bir milletin makus talihi, Çanakkale ve ardindan verilen kurtulus savasi ile tersine dönüyor, binlerce sehidimizin kani pahasina cennet vatan kurtuluyordu. 18 Mart ruhunun sonsuza kadar yasamasi dilegi ile, sehitlerimize olan borcumuzun asla bitmeyecegi duygusuyla, Gazi Mustafa Kemal’i, her biri Mustafa Kemal gibi olan tüm sehit komutan ve askerleri ,gazileri saygi, minnet ve rahmetle aniyorum. Prof.Dr.Yavuz ÖZTÜRKLER



    Çagdas Türk kadini Kadiya giderse!../Mustafa Küpeli

      Malatya Emniyet Müdürlügü, Belediye Baskanligi ve İl Müftülügü’nün ortak projesi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakani Fatma Şahin’e sunulduktan sonra, Malatya İl Genel Meclisi 6 Ocak 2012 tarihli bir kararla kadina yönelik siddeti, İmamlara Havale etti. Buna benzer ilginç bir projeye de Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlügü imza atti Emniyet Müdürlügü, Belediye Baskanligi, İl Genel Meclisi ve Aile ve sosyal politikalar İl Müdürlügünün gelistirdikleri bu projeye göre, bunsan sonra bosanma asamasina gelen çiftler artik aile mahkemelerine degil. Aksakalli insanlar gönderilecekler. Tarikat seyhleri veya Mollalar” Yazisin üzüntüyle okudum. Gazeteci Bülent Kutlutürk’ün haberi söyle: “Kollayici Hizmetler; adli projeye göre olusturulacak komisyon, bosanmak isteyen ailelerin bosanmasini engelleyecektir. Gelenek ve göreneklere bagli olan”akil adamlari” ile “aksakalli” insanlarin görev alacagi komisyon, çiftleri bir araya getirerek suretiyle baristirmaya çalisacak ve onlari dini konularda bilinçlendirecektir. Kisaca bu projeye uygulmaya konuldugunda Türk Medeni Hukuk’u yok sayilacak Projenin mimarlari olan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Hidayet Bozkurt ile Bakan Fatma Şahin,’in güzeldir, uygundur ve tüm Türkiye’ye örnektir diye savunduklari bu proje. çagin gerisindedir. Cumhuriyet devrimleri ile hesaaplasmadir. Zaten bir ayagi topal olan demokrasimize de siyah bir gölge düsürmüstür. “İlginç degil midir, Aile düzeninin imamlar Tarafindan belirlenmesi?” Kadina yönelik siddet; Çagdas Türk mahkemeleri ile degil. Egitimle degil. İnsan haklari baglaminda degil. Aksakallilar; yani tarikat Şeyleri, hacilar hocalarin telkihleri ile önlenecek. buna akil erdiren varsa beri gelsin!…. Böyle bir proje Kadin a özgürlük degil, olsa olsa büyük bir felaket getirir. Allah dört kanina kadar ruhsat vermis diyebilen bir anlayisin özgürlük getirdigi nerede görülmüstür? Türkiye hukuk sistemi ile yönetilen tek İslam ülkesidir. Avrupa birligine girme, Avrupa demokrasinin normlarini yakalamak iddiasindadir. Bu iddiaya ragmen ortaya konulan bu proje ile Yarginin yerini Mollalari koymak, Türk Medeni kanununun rafa kaldirilmasi demektir. Hükümetin özellikle de Bakan Şahin’in niyeti bu ise açikça söylemesi gerekir. Şimdi bir örnekle yazima devam etmek istiyorum: Muhtesem Yüzyil filminde kadiya teslim edilen kadinlarin halini görüyoruz!… Kadi hareme ve de güzel kadinlarin has odalik olarak padisah’in koynuna girmesine karsi degil. Padisah istiyorsa istegi kadar kadinla birlikte olabiliyor. Bu proje destek bulursa kocadan siddet gören kadin, yargiya degil,. Hocaya gidecektir. az mi gördük hoca olmaktan daha çok koca olan Hocalari?… Bakiniz Şehzade Mustafa’nin haremi için seçilecek olan kizlarin haline!…. Çogu devsirme ve korumasiz kizlar kendi aralarinda savasiyorlar adeta. Ne kadin namuslari ne de onurlari kaliyor. her sey ayak altinda!… Padisah’a ne hacet; Müslüm Özgündüz’ hempahlarina, Emire’ye, Fatmalara bakiniz yeter!… Böyle olursa binlerce kadin imam nikahi teranesiyle kölelesmez mi? CHP Kadina %25 kota vermisti. CHP Genel Baskan Yardimcisi Gürsel Tekinin İstanbul’a Basörtülü bayanlari partiye kazandirmak için kampanya basladiktan sonra CHP de Tüzügünde Kadina %25 kota verdi. Kadinlari Türkiye yönetimine çekmek için yogun çaba gösterdi ve genel seçimlerde Milletvekili adaylari listesini hazirlarken de sözünü tuttu, kanimca bekledigi oyu alabilse bu iddiasini büyük oranda gerçeklestirmis olacakti AK Parti oyunun %20’sini kadinlar sayesinde aldi. Bunu hepimiz biliyoruz Bu proje destek bulursa hocalar sayesinde bu oran daha da yükselebilir. bu bakimdan Hoca çok daha rahat koca da olabilir. Kimi Aydinlar, yazarlar, Ozanlar çiktiklari TV ve RADYO programlarinda sözüm ona, ve kadin a deger veren sözler söylerler ama bunlar erkek egemen toplumlarda havada kalir, unutulur gider. Büyük Ozan Murat Çobanoglu kanini söyle anlatir: “Bir erkegin esi onun dostu olur da arkasinda durursa, onun sirtin yere getiremez. Dünya dostu olur da esi düsman olursa sirti yerden kalkmaz. Diger bir sözcük ise Her basarili erkegin arkasinda basarili bir kadin vardir. mustafakupeli36@gmail.com



    Bildiklerinizi unutun Gürcistan aklinizdaki yer degil!/


    Alpaslan Pehlivan

     15 Kasim 2011 günü saat 11 usagi ile Kars’a hareket ettigimde İstanbul’da hava biraz kapali ama 8-10derece civarindaydi. Gitmeden önce birçok kisi kalin giyinmemi orada havanin çok soguk oldugunu -17 dereceleri gördügün söyledi. Tavsiyelere uyup olabildigi kadar kalin giyindim ve 2 saat sonra Kars’taydim. Uçak bulutlarin altina indiginde tavsiyeleri dinlemis olduguma mutlu oldum çünkü yukaridan bakildiginda bütün Kars ve civari bembeyaz karlarla kapliydi. Karsilamaya gelen dostum Tuncay Akdeniz’le birlikte onun ofisine gittik. Bilgisayarindaki 1-2 eksikligi hallederken uzun süredir özledigim sohbetleri de yapma sansimiz oldu. O gün Ardahan’a gitmek niyetindeydim ancak Tuncay bey bu gece birakmam diyerek Kars’li misafirperverligini ortaya koydu. O gece Geç saatlere kadar beraber sohbetler yaparken bir yandan da kar yagisi iyiden iyiye kendisini göstermeye baslamisti. Sabah 07:00 de uyandigimda ortalik bembeyaz olmustu. Saat 10:00 da Ardahan’da olmam gerektiginden hemen yola çiktim. Hafif bir kar yagisi altinda 90km yolun çogunlugunda sonsuzluga dogru hareket ediyormusum hissiyle tek basima gittim. Sadece arada sirada karsidan gelen bir arabayla karsilasiyordum. Ardahan’a dogru yaklastikça Kar yerini karla karisik yagmura birakmisti. Saat tam 10:00 da Ardahan’daydim. Buradaki isimi bir çirpida hallettikten sonra kendimi Ardahan’in bir lokantasina attim. Buraya özgü 1-2 sey yedikten sonra orada görüsmelerimi yapmak üzere kendimi sokaklara attim. Görüsmelerimi de yaptiktan sonra Ardahan kalesini, Kura nehrinin üzerindeki köprüyü ve kalan sokaklarini gezdim. Bu arada saat 14:00 olmustu. Gürcistan’a dogru yola çikmak üzere kendimi arabaya attim. Yaklasik 100km mesafedeki Türkgözü sinir kapisina gidip karsiya geçen bir araba bulmayi umut ediyordum. Eger bulamasam Posof-Kayinli köyde bulunan dostum Ednan bey’in misafiri olacaktim. Yolda kar yagisi yeniden basladi. Atatürk’ün Gölgesinin çiktigi Damal’i, Hanak’i geçtikten sonra Ilgar geçidine geldim. Burasi 2550 rakimda ve gerçekten yolu bilmeyen, yalniz birisi için macerali bir yoldu. Sol taraf tamamen uçurumdu. Posofa yaklastigimda dik bir yokusu indim. Posof Agaçlik ve güzel bir Anadolu ilçesiydi. Yol üzerinde Tarlasindan Posof’a giden 2 kisiyi abraya aldim. Benim de Çildir’li oldugumu duyunca çok sasirdilar. Samimi bir sohbetten sonra onlari inecekleri yere biraktim. Sinir Kapisina gittim neredeyse hiç kimse yoktu. Sadece Gürcistan’dan Türkiye’ye geçen bir minibüs dolusu insan gördüm. Geçenleri önce Türk sandim. Ancak Türkçe bilmediklerini görünce karsi tarafin Güvenli olup olmadigini, Nereleri görebilecegimi içlerinden İngilizce bilene sordum. İçimi rahatlatan seyler söyledi. Kafamda hemen plan yaptim. Arabayi sinirda birakip Karsiya geçip gece Ahiska’da kalip ertesi gün de Tiflis’e geçecektim. Pasaport islemlerim yaklasik 10 dk.sürdü. Saat 16:00 gibi karsi taraftaydim. Etrafta 3-5 kisiden baska kimse yoktu. Öylece kalakalmistim. 5-10 dk. Bekledim geçen herhangi bir araba da yoktu. Biraz sonra yanima birisi gelip tarzanca Taksici oldugunu istersem Ahiska’ya götürebilecegini söyledi. Kisa bir pazarliktan sonra 30TL ye anlastik. Taksiye bindik yola çiktik. Taksici ilk uyarisini yapti. Gürcistan yerel saati bizden 2 saat ilerideydi. Yani orada saat 18:30 olmustu. Ve hemen hemen her yer kapaliydi. Biraz sonra bana eger 50tl verirsem beni Tiflise Gönderebilecegini söyledi. Bu teklif daha mantikliydi. Kabul ettim. 15 dk. sonra Ahiska’daydim. Küçük bir yer oldugu belliydi. Beni bir minibüsün yaninda indirdi. Parami ödedi ve 5-10 dk. Beklemeden sonra minibüs hareket etti. Yolumuz yaklasik 250km civarindaydi. Disarida yagmur yagiyordu Halbuki Ardahan’da önemli miktarda Kar vardi. Ben buranin da karli olacagini saniyordum ama hava yumusakti.. Hiçbir sey göremiyordum ve konusulan hiçbir seyi anlamiyordum. Camdan disaridaki tabelalari okumaya ve anlamaya çalisiyordum fakat yazi karakterleri de tamamen oraya özgü oldugundan bir sey anlamaya mümkün yoktu. Dünya genelinde Türk gibi Şoför olmak degimi vardir ya bu söz Gürcü soförleri bilmediklerinden olacak sanirim. Yagmurlu ve önünü göremedikleri halde nasil o hizda gittiklerine sasirarak devam ettik. Ancak bir süre sonra uykum geldi ve Tiflis’e kadar uyudum. Yolun sonuna geldigimizde saat 23:00 olmustu. Minibüsten indim. Ama bir film karesine düsmüs gibiydim. Tiflis’in neresinde oldugumu, en yakin otelin nerede oldugunu, güvenli olup olmadigini bilmeden öylece kalakaldim. Üstelik dil bilen kimse de yoktu. Dogrusu biraz korktum. Halbuki gitmeden orada 5-10 kisiden birinin Türk oldugu veya Türkçe bildigini, oralarin köy gibi yerler oldugu söylenmisti. Fakat gördügüm manzara hiç bu durumda degildi. 3-5 taksiciye otel sordum fakat dil bilmediklerinden anlasamadik. İçlerinden bir tanesi biraz daha ilgili davrandi. Otel aradigimi söyledim. O da istersen götüreyim dedi. Kaç para olacagini cep telefon una yazdirarak anlastim. 50Lari ye (Yaklasik 60TL) otel ve Taksi olarak anlastik. Orada Tek istedigim temiz ve basimi sokabilecegim bir odaydi. Gelirken önünden geçtigimiz bir otele götürdü. Otel görevlisi biraz ingilizce biliyordu. Boynuna sarilasim geldiJ 30$a oda konusunda anlastik. Taksici de Larim olmadigini görünce 10$ istedi. Tartismak istemedim. Odaya yerlestim. Hemen üzerimi degisip kendimi sokaklara attim. Yolda 1-2 markete ugradim ama $ kabul etmediler. Karnim acikmisti. Ama sanirim $in geçmedigi ve İngilizce bilinmeyen Dünya’daki tek ülkeye düsmüstüm. Şehirde bir tur atip geri otelime döndüm. Bir dus alip uyudum. Sabah erkenden uyandim. Otelin kahvalti salonunda Azerice Konusan birilerinin yanina gittim ve sehir hakkinda biraz bilgi aldim. Bulundugumuz otel merkezde sayilirmis. Rustavelli ve Ortecala’yi mutlaka görmeliymisim. Yakindaki bir döviz bürosundan Biraz Lari yapip otel parasini ödedim ve ayrildim. Şehirde yürüyerek kesfetmeyi ve halka temas etmeyi sevdigimden Otobüs duraklarina, üste geçitlere yakin olacak sekilde 5-6 km.yürüdüm. Şehir haritasi alayim dedim ama bulamadim. Önüme gelen herkese İngilizce biliyor musunuz? Diye sordum çok az evet cevabi aldim. Evet diyenlere de nereleri görmem gerektigini sordum. Postahane sordum ama bilen olmadi. Şehirde çok Türk görmeyi umuyordum ama Hiç görmedim diyebilirim. Beko, Aksa Jeneratör gibi markalara sik sik karsilastim. O magazalarda da Türkçe bilen bulamadim. Rustavelli’ye gitmek üzere Metroya bindim. Oldukça gelismis ve yerin altindan isleyen bir metro sistemi oldugunu görünce çok sasirdim. İnsanlar geyet egitimli ve samimi görünüyordu. 5-6 durak sonra indim. Yaklasik 50mt yerin altindan yürüyen merdivenle son derece temiz, bakimli ve güzel bir meydana çiktim. Kaliteli Rus yapilari oldugu belliydi. Birçok resim çekerek yürüdüm. Yolda Cafe Antalia diye bir yere girdim.içeride baklava, börek v.s satiyorlardi. Sahibi bir Türk’müs ancak orada degilmis. Bir seyler atistirp yoluma devam ettim. Ardahan’in içerisinden geçip Tiflis sokaklarinda dolasan Kura nehrine sehrin her yerinde rastliyordum. 2-3 sokakta bir baska bir meydana çikiyordum ve daha çok sasiriyordum. Hele meydani diye bir yere geldigimde gözlerimi alamadim. Meydanin tam ortasinda yaklasik 15-20 mt. Bir sütun üzerine yapilmis At üzerinde bir adam elindeki mizragi bir ejderhanin agzina sokarken tasvir edilmis bir heykel gördüm ki bence herkesin görmesi gerekiyor. Yoluma devam ederken yolda yürüyen liseli olduklari belli olan 3 kiz gördüm İngilizce biliyor musunuz? Diye sordum evet dediler.Şehir hakkinda bir seyler sorarken bir ara belki Türkçe de biliyorlardir diye aklima geldi ve gerçekten çok sasirdim çünkü kizlarin 3ü de gayet güzel Türkçe konusuyorlardi. Türk Kökenli misiniz? Dedim hayir Gürcüyüz ama burada Türk kolejinde okuyoruz Türkçeyi de orada ögrendik dediler. 10-12 defa da Türkiye’ye gelmisler. Kizlar çok yardimci oldular.Ortecela’ya gitmek istedigimi söyledim bizim okulumuz da orada dediler. Beni bir otobüse bindirdiler ve yolculara da beni nerede indirmeleri gerektigini tembihledi gittiler. Ortecelayi biraz dolastiktan sonra Azerbaycana gitmek için otogara gittim fakat kara giriside 1-2 gün beklettiklerini ögrenince vazgeçtim. Geri dönmeye karar verdim ancak otobüsler ancak 2 günde bir varmis ve o gün otobüs yokmus. Geri dönüs için tek yolum geldigim gibi dönmekti. Otogarda tanistigim bir Türk beni bir Türkçe bilen bir taksiye bindirdi. Minibüs duragina geldim. Yaklasik 250 km yolum vardi ve saat 19:00 dan önce orada olamazsam sinir kapaniyordu. Minibüs kalkana kadar bir lokantada yemek yedim. Minibüse bindim o kadar yol için 12Lari (15TL) ödedim. Neyse ki sorun olmadi. Ayni yoldan geri döndüm. Geri dönerken biraz daha rahattim. Yolda mola verdigimizde Şöförle de diger Yolcularla konusmaya çalistik ama basaramadik. Ahiska’ya geldigimde bir taksi tutup sinira Saat 19:00 civarinda geri geldim. Birkaç dk.da siniri geçtim. Sinirda biraktigim Arabama Atlayip Ednan beye ugradim. Çay, Peynir, Ekmek vs. yedikten sonra Çildir’a dogru yola çiktim. Yaklasik 90km yolu 2 saatte tamamladiktan sonra Kendi Köyüm YukariCanbaz’a geldim Köy meydaninda Agabeyim karsiladi. Eve gittim oldukça yorgun oldugumu o zaman anladim Hemen uyuyup Ertesi sabah saat erkenden uyandim. Çocuklugumun geçtigi evde ve köyde sanki yillardir oradaymisim da birisi pause tusuma basmis sonra da tekrar play yapmis gibiydi. Ogün ve ertesi gün Çildir’daki islerimi halledip Tekrar Gürcistana nasil gidecegimin hesaplarini kafamda yaparak Kars’a ve oradan da hava yoluyla İstanbul’a geri döndüm.



    Ardahan Öyküleri/Yilmaz Yalçiner GÜZEL VE GÜZEL DEGERİ NEDİR?

     Gençligimde istedigimdi: sanat felsefesi ögrenmisim, bilmisim. Güzel nedir? Güzel için deger kriterleri, üzerine makale yazmakti. Güzel tanimi ve güzel’in kavramsal kültürü bizim düsünsel dünyamizda degisik derecelerde cerayan etmistir. Çok harika tanimlarin icra edilmedigi dönemler yoktur. Tanimlanamadigi, fakir tanimlarla geçistirilmis evreler de vardir. Tanimliyorsaniz birseyi, oda sizi tanimlar. Bunu böyle hiç düsünmedik! Ama hakikat böyledir. Mukabiliyetlidir; sanat kavramlari. Benidetto Croce’nun Estetigini Ardahan kütüphanesinde güç- bela hirpalaya bilmistim. Yaldatiyorum! Dogrusu: Kültür Bakanligi bastirmisti Croce’nun ESTETİK kitabini ve rafta agizüstü adam gibi yatiyordu. Kütüphaneci Cihansah Özer buyur etti. Oturdum… Kitabi almistim. Yola çiktim. Kitap koynumdaydi. ” Bülbül’ü getirmek degil öttürmektir marifet.” derler. Acaba okuyabilecek miydim? Okuyup anlayabilecek miydim? Yaz gecelerin birinde.. Evimizin Yeni Mahalleyi gören büyük balkonunda kitabi okumaya basladim. Gece serin ve ilik olurdu. Balkon iki karpuzlu lambayla aydinlandi. Annem yemekten sonra çay koydu. Çayi sinide ve demlikle getirdi. Çayimizi içtik. Gece rüzgar önünde birazcik serinlik getirdi. Fakat çayi içince ne yel, ne ürüzgar basimiza tebelles olabildi. “Agam böyle, pasam söyle, sene kurban!” O gece ben kitabi kurdaliya kurdaliya demeginen iki sayfa okuyabilmistim. Be! Beeee! İkinci sene yaz aksami yine balkondayim. Bursadan gettigim İsmail Tunali’nin Estetik kitabini okuyorum. Yeni Mahalleden toy sesi geliyor. Simizar Halagilin o taydan az ileriydi. Ses oyun havasiydi… Temiragayi ne güzel, nede güzel çalerdiler! “Oy kurban olem Cemile ben sene…” diye de söyliyerdiler! O ara kitabin 53. sayfasinda: Bir yanbeyi verdi kitap bene! George Lukas sanat eserinin öz varligi anlatiliyordu. Benedetto Croce’da güzelin sezgi ve mantikla idrakini okumustum. Şimdi LUKAS’ta sanat eseri ve güzelin varlik çerçevesini okuyordum. Geçen sene Croce’da bilissel süreci kavramistim. Geriye ne kaldi, onu merak ediyordum. Varlik ve bilis, ikisi disinda kalan ne ola bilirdi? Dügünün sesi kesildi. Elektirik gitti, geri gelmedi. Heralde baska seyler de olmadiydi! Benjamin Button gibi zaman akiyordu. Kitaplar bitmiyordu. Sonra birden bire bitiyordu. Yenisi yine yenisi geliyordu: Yine evdeydim. Gebzedeydim. Dogal gaz petegin dibinde çayimi içiyorum ve Heidegger’in Varlik ve zaman kitabini okuyorum. Yazar ne kadar açik ifsa ediyordu: Güzeli, manayi ve öteki seyleri. Gebze den Ardahan’a… Heidegger’den Croce’ya, maziye ve simdiye akip giden zaman bir otuz yil kadardi. Croce’nun Mantik dedigi ile, ve sezgiyle,güzeli tanimlariz lafini aha ki anliyordum. Elimde ki bir ardahan sari çiçegi, ne güzel! Bu mantikla yargiladigim ve somut çiçektir. Soyut alemden referans almakligim ise mutlak. Tipki Eflatun’un İDEA alemi gibi… O ise soyut alem oldugundan onu ancak sezeriz. Sariçiçek elimde ve sariçiçegin bir suretiyse İdealar alemindedir. İkisi bir arada mütalaa edilerek VAR kabul edilebilir. Croce bunu diyormus. Ve ben Heidegger’in vasitasiyla aha ki anliyordum. Ernest Bloch’un zikrettigi usulde bu merkezde degil miydi? “Sariçiçek hayat dedigimiz bu somutlukta süreç elemani olabilir, ki öyledir.” der. “Süreç kesilimindeyse hakikat’te sariçiçegi seyran edebiliriz.” der. Somutta ki çiçek soyut oluyor. Soyutta ki çiçek ise hakikatte ki somut sariçiçek oluyor. İste yeni zamanlarin yeni mantik düzeni bu. Ve algilamakta zorlandigimiz mantik dizgesi de bu. DALGA Bulutu kestiler bulut üç parça Kanim yere akti bulut üç parça İki gemiciynen Van Gogh’dan asirilmis Bir kadinin yüzü ha ha ha. Bir kadinin yüzü avucum kadar İki gözümle gördüm vallahi billahi Yildizlar vardi kafayi çekmistim Bu kimin meyhanesi ha ha ha. Bu Ali’nin meyhanesi bu da masa Bu ipi kimse için gezdirmiyorum Bir kere asilmistim çocuklugumda Direkler gemideydi ha ha ha. İki gemiciynen Van Gogh’dan asirilmis Bir kadinin yüzü kaçiyordu yetisemedim Ben ömrümde ask nedir bilmedim Süheyla’yi saymasak ha ha ha. _CEMAL SÜREYA Fethi Naci, Edip Cansever’le Kumkapida içerlerken sunu istemis: On en iyi Türk siiri listesi yapsana! demis. Edip cansever’de listeyi yapmis. DALGA siiri on taneden birisidir. Dokuz tane daha var. Onlarida yazmak isterdim. Somutta soyut varmis. Bunu bildik. Soyutta ise siirin has’i varmis. Onu da bildik!





    Kizlarda, Erkeklerde Sevindiremedi!

     Eskibeyrehatun Dernek Baskani Yasar Geler’in özel çabalariyla, İstanbul Kartal’da bulunan ELİF KİTABEVİ Ardahan’in egitimine katkida bulunmak amaciyla dernege çok miktarda egitim araç- gereci bagislamistir. Yaklasik 47 koliden olusan egitim gereçleri, Çildir İlçesinde egitim görmekte olan, özellikle İlkögretim ögrencileri olmak üzere ortaögretim ögrencilerinin de yararlanabilecegi egitim dökümanlarini kullanilmak üzere Çildir İlçe Milli Egitim Müdürlügüne göndermistir. Gönderme isinde ise, egitime katkilarini sürekli hale getiren Ardahan Kültür Evi Baskani Tuncer Dag’in girisimiyle, ayni zamanda Karsli hemsehrimiz olan Aras Kargonun destegiyle çok indirimli bir fiyattan tasinmasi saglanmistir. Dernegimiz; İlimiz Ardahan, İlçemiz Çildir ve Köyümüz Eskibeyrehatun’un her türlü sorununa duyarlidir ve her zaman da duyarli olacaktir. Her ne kadar uzaklarda olsak ta, O memleket bizim memleketimiz, oralarin her türlü sorunu bizim sorunumuzdur. Sadece egitim degil bölgemizin genel tüm sorunlariyla ilgiliyiz. Dernek olarak elimizden geldigi, gücümüzün yettigi oranda hiç düsünmeden elimizi tasin altina koymaya haziriz. Daha önce de, köyümüzün okulunun, camiinin ve ilçemizde kurulmasi planlan kütüphanenin ihtiyaç duydugu destegi vermistik. Şimdi de tüm ilçemiz ögrencilerinin yararlanacagi bu egitim destegini sunmaktan son derece mutlu ve gururluyuz. Tüm ilçemiz ögrencilerine yararli olacagi ümidiyle basari, saglik ve mutluluklar diliyoruz. Yasar GELER Egitimci-Yazar/Eskibeyrehatun Dernek Baskani Haber ekleme saati: 14.50-26 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetsi.com



    **ARDAHAN’DAN GÖRÜNTÜLÜ HABERLER ÜSTTE ARDAHAN TV’DE İZLENEBİLİR..

    Çoban: Ekonomik Kurtulus’ta İstiyoruz..

     **BU HABERİ ARDAHAN TV’DE İZLEYEBİLİRSİNİZ.. Kurtulus Haftasi programlari çerçevesinde devam eden etkinliklerin üçüncüsü Ardahan’in Hanak İlçesinde yapilan gösterilerle devam etti. Kurtulus günü dolaysiyla bir konusma yapan Hanak Belediye Baskani Tasdemir Çoban 91 yil önce bu topraklari canlari pahasina savunup, yurt topraklarina kazandiran atalarin torunlari olarak ekonomik kurtulusu hak ettiklerini belirtti. Çoban, bugün Hanak’in yani basinda geçen dogalgazdan bile faydalanmamamiz gibi kurulacak denilen Hanak Meslek Yüksek Okulu’nun da halen açilmadigini belirttigi açiklamasinda Hanak’in dogalgaz ile isitilip, Hanak Meslek Yüksek Okulunun açilmasini istedi. **Hanak’ta Kurtulus Törenleri Coskuluydu.. Ardahan’in Hanak ilçesinin düsman isgalinden kurtulusunun 91. yil dönümü çesitli etkinliklerle kutlandi. Törenler Hükümet Konagi önündeki Atatürk anitina çelenklerin konulmasiyla basladi. Törene Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, Hanak Kaymakami Adem Çelik İl Jandarma Alay Komutani Samit Tokmak, Hanak Belediye Baskani Tasdemir Çoban, daire amirleri ve vatandaslar katildi. Hanak Belediye Baskani Çoban, törende yaptigi konusmada, Hanak’in düsman isgalinden kurtulusunun 91. yil dönümünü kutlamanin mutlulugu ve gururunu yasadiklarini ifade etti. Haberi ekleme saati: 14.56-02 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ölçeklliler’de kaz yedi..

     Ardahan merkeze bagli bulunan Ölçek köyünün İstanbul/Bagcilar’da kurulan Ardahan Merkez Ölçek Köyü Dernegi, Cumartesi Günü Bagcilar Halk Sarayi’nda kaz gecesinde bir araya geldiler. Halk Müzigi Sanatçisi Sefa Günes’in de sahne aldigi gecede davetliler lezzetli kaz etinin tadarken, yöre sanatçisi Sefa Günes’in söyledigi türkülerle eglendiler. Atila Korkmaz’in sunumuyla, gecenin onuru konugu Ölçekli Dursun Akçam’in oglu doktor yazar Taner Akçam’di. Taner Akçam gecenin açilis konusmasinda birlik ve beraberligin önemine vurgu yaparak dayanisma gecesinden duydugu memnuniyeti dile getirdi. Ardahan Ölçek Köyü Yardimlasma ve Dayanisma Dernegi Baskani Yüksel Kavak hemsehrilerinin gösterdigi ilgiye tesekkür ettigini söyleyerek “Bagcilar’da ilk gece olmasina ragmen salonda yer kalmadigini, hemsehrilerinin ilgi ve alakasina da yürekten tesekkür ettigini söyledi. Geceye Bagcilar’da bulunan Ardahan Ölçekli isadamlari da katildi. İsadamlarindan Cemil Çeliktürk, Cengiz Koç, Atilla Çeliktürk, Tekin Korkmaz, Bayram Çakmak, Saim Sariçam ve Adnan Uygur’da Ölçeklileri yalniz birakmadi. Ölçek Köyü’ne hertürlü hizmeti ve katkiyi saglayan Taner Akçam, Cevdet Şentürk ve Hamit Çeliktürk gecenin ilgi odagiydi. Gecede yapilan açik artirimla Ardahan’in en pahali kazida 3,500 TL gibi bir fiyatla isadami Cemil Çeliktürk aldi. Geceye ulusal ve yerel basinin da ilgisi büyük olurken Ölçek Köyü Derneginin Basin Danismani Volkan Çelikürk basinin gösterdigi ilgiden dolayi tesekkür etti. Geceye Bagcilar Belediyesi’nin Basin Sorumlusu Abdullah Aridoru, Star Gazetesi ve Bagcilar Gazetesi, Yasam Gazetesi’nden Lütfu Bulut, Günesli Haber Gazetesi’nden Mithar Sayar ve birçok yerel basin Ardahan Ölçek Köyü’nün Kaz Gecesi’ni onurlandiran isimlerdendi. Haberi ekleme saati: 14.03-02 Mart 2012 Haber/Foto: www.siyasalbirikim.com.tr



    SODES’in parasiyla gezmeye gittiler..

     Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, “Devlet-i Aliye-i Osmaniye, Yüce Osmanli devletidir resmi adi. Osmanli imparatorlugu diye ifade edenler yanlis söylüyorlar” dedi. Ardahan Üniversitesi (ARÜ) ve Ardahan İl Emniyet Müdürlügü’nce hazirlanip SODES’e sunulan ve kabul kabul edilen “Uygarligi aydinlatan bilgi günesleri projesi Çanakkale gezesi” kapsaminda Çanakkale’ye giden 49 Üniversite ögrencisi, yola çikmadan önce Vali Mustafa Tekmen bir araya geldiler. Ögrencilerle sohbet eden Vali Tekmen, Çanakkale gezisine tarihi ve zaman tüneli benzetmesi yapti. Çanakkale’deki gezinin çok önemli oldugunu ifade eden Tekmen, tüm ögrencilerin tarihi ve Çanakkale’yi iyi bilmesi gerektigini söyledi. Konusmasinda, “Osmanli İmparatorlugu diyenlerin yanlis ifade kullandigini, bunun gençler tarafindan bilinmesi gerektigini” ifade eden Vali Tekmen, sunlari söyledi: “Devlet-i Aliye-i Osmaniye, Yüce Osmanli devletidir, resmi adi. Osmanli imparatorlugu diye ifade edenler yanlis söylüyorlar. Osmanlilar hiçbir zaman kendilerini imparatorluk ilan etmemislerdir. Biz dogruyu ögrenmek, dogruyu bulmak zorundayiz. Siz ilmin basinda besiginde olan insanlarsiniz. Arastirin daima. Hazirci olmamak lazim. Hazirci olursa insan, önüne geleni yemek isterse, zehirde yiyebilir. Bu nedenle arastiracaksiniz. İmparatorluk sömürme demektir. Fransa imparatorlugu. Onlar zaten imparatorluk kelimesini kullanmislardir.” Vali Tekmen, Osmanli devleti bünyesinde olan milletlerin hiçbir zaman sömürüldüklerini söylemediklerini sözlerine ekledi. Daha sonra ögrenciler Çanakkale’ye ugurlandilar. Haberi ekleme saati: 13.02-02 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    ”KÖYÜMÜZE GİTTİM BU YAZ”/Efkan DEMİR

     Bu yaz, bu yaz köye gittim. Köy Bir sükûti hayal gibiydi. Her seyden elini ayagini çekip kösesine çekilen, yüreginde ve yüzünde yillari yillarin yorgunlugunu tasiyan, titreyen esmer nasirli elleri ve beyaz leçek dedigimiz yazmasiyla sildigi gözlerinde, tasidigi o yillari tekrar tekrar yasayan bir ihtiyar gibiydi. Bir baska teselliye kalan, kendi içinde kaybolan, sizlayan, kanayan, yanan, perisan bir terk edilmis sevgili hatta yar gibiydi. Kosarak gitmistim ama o beni Basmadi bagrina bir ana gibi sicacik, hatta soguktu kar gibiydi. Baglamanin tellerinden dökülen, yürege mengene vuran efkâr gibiydi. Yolcu edilen ya da yolcu eden, yüreklerinin yarilarini birbirlerine veren didarlar gibiydi. Bir camin arkasindan yitip gittiginiz, yaprak yaprak gazellenen en hüzünlüsünden bir bahar gibiydi. Köy Donuktu, sanki ona degil de bir resme bakar gibiydim. O degil sanki bir baska diyar gibiydi. Bir kirginligi, bir darginligi var gibiydi. Ne ben taniyabildim onu ne de o taniyabildi beni. Ben dedim, ben sana geldim. Ben, bu günü çok bekledim. Eli bos, gönlü dolu geldim. Susuyordu, kalmamisti eski nesesi, kalmamisti neselendirecek kimsesi. Bütün mahallesini toplasan bir odaya hala bir mahallelik yer kaliyordu geriye. İnsanin inanasi gelmiyor. Vay be diyor, vay be! Demek terk etmek dedikleri bu oluyor ha! Bizim yaptigimiz yani. Biz öyle koyup gitmisiz onu ya da o öyle sanmis. Biz anlatamamisiz ona giderken onu geriye degil yüregimize koydugumuzu. Gurbette açtigimizda hangimizin valizinden çikmadi ki ne zaman koydugumuzu bile fark etmedigimiz geri dönme istegi? Ama bunu da söyleyememisiz ona. Bu yüzden kirgin sanirim, bu yüzden dargin. Hani görmeseydi göz ya da yasamasaydi gönül, aramayacakti belki o zaman bulamayacagini bile bile o eski günleri. Hep böyle sanacakti belki o zaman, sessiz, kimsesiz. Evleri içinde birileri otursun diye degil de, yalnizliga sembol olsunlar diye yapmislar sanacakti. Daha girer girmez basliyor hayal kirikliklari. Efonun dükkaninin önünde yada köy kahvesinde büyük bir samatayla tavla oynayan ve yüzlerinde tebessüm, gözlerinde merakla onlari seyreden gençleri ariyor göz. Ne gençleri görebiliyor ne de Efonun büfeden esinlenme dükkânini. Yüksek esiginden geçerken genzine dolan, bisküvi kokusu karisimli kara lastik kokulu raflari ariyor insan. Köye ait olmayan ama köyden baska hiçbir yerde de olmayan çocuklugumuzun o çekici, iz birakan kokusu. Kendi yalnizligina müebbet hapis köy kahvesinin binasinin önünden geçerken, tekrar hissetmek için o kokuyu derin bir nefes aliyor insan, ama nafile. Sanki bugün gibi diyorsun yasadiklarim ya da bugün hiç yasanmamis gibi yasadiklarim. Kimisi, ütülü gömlek ve kumas pantolonlu ayakkabili, kimisi kara lastikli, paçalari yün çorabin içine kapali, pantolonu yamali ve ayni tezgâhin üstünde oturup çene çalan, alisverise gelenleri seyreden, dayanamayip lafa karisan köyüm insanlarini ariyor insan. Sorulan “Yegenim kimin oglusun sen …?” sorulari açilacak bir muhabbetin girisini temsil ediyor. Dükkanlardan SERDAR dedenin ELBEYİ dedenin ve yada ZİKRİ ve MUHTET abinin dükkanlari sanki hepimizin anilari dükkanlarin içine kilitlenerek terk edilmis. Bundan sonra dükkanlardan alis veris düsünenlerin aklindan su soru geçmeyecek “simdi acaba dükkan açikmi dir ?”. Kapali, kapatilmis! Artik “misafir sekeri, bir kutu kirpit, bir paket tursil, bir paket sana yagi, yarim kilo püsküvet, bir sise gaz yagi, 34 numara cizlavet lasdigi naylon ve de krem renginde, varise çoçuklara birer çift pilaç bakacagim laflari ile baslayan muhabbetler yapilmiyor artik . Onu ve onunla ilgili hatirladiginiz her seyi ebediyete tasimak üzere anilar kütüphanenizde “K” ile baslayan raflardan birine koyabilirsiniz artik. Geçmemis sanki su çayirlardan okulun önündeki sahadan yüzlerce çocuk. Sesleriyle doldurmamis tüm meydani ve ara teneffüsleri. Güneye çarpip geri gelmemis o civiltilar. MEHMET , KORKUT , TAZEBEY , FAHRETTİN … ve isimleri sizlerde olan diger ögretmenler tur atip su okul bahçesinde, derse girmemisler sanki. Şu merdivenin yaninda avazimiz çiktiginca and içmemisiz her sabah ya da milli marsimizi söylememisiz o tiz seslerimizle. Sanki hiç Mahalle savaslari baslatmamisiz kardesçe çiktigimiz okulun arkasindaki meydanda su sari kireçligin basinda. Mevsimin üsümüslügünü birakmamisiz sanki ve islakligini kurutmamisiz halka olusturdugumuz teneke sobanin etrafinda. Annelerimizin, iki dikdörtgen kumasi birlestirip diktigi torbadan bozma renga renk okul çantalarimizi boynumuzdan ve bir omzumuzdan geçirerek sirtimiza atmamisiz. İçine de, defter kitabimizin yani sira “Allah ne verdiyse ” mönüsünden olusan ögle yemeklerimizi koymamisiz. Defterlerimizin yaprak uçlari geriye dogru kivrilmamis çimento kagidi ile kaplamak için ugrasmamisiz ve biz bu yüzden azarlanmamisiz. İlaç tipalarindan silgi, kiraz ve erik zamklarindan yapistirici icat etmemisiz. Şiirler ezberleyip resmi törenlere, ilk toplum karsisi heyecanlarimizi yasamamisiz. Gezi kollarina seçilip pikniklere gitmemisiz yerli mali haftasi kutlamalari yapmamisiz ve yumurta tokusturma, yogurt içinde para bulma ve çuval yarislari yapmamisiz. Diktigimiz agaçlara can suyu verdigimiz ve teneffüslerin hararetini söndürdügümüz bir çesme vardi sanki surada. O çesme artik hiçbir fidani yesertemiyor, ne beslendigi kaynak var ne de o çesme var. Kurumus,kurutulmus! Köy hiç ihanet etmemis anilara, her karisi kendi öyküsünü özenle korumus. Sizi görür görmez de eski bir kapta sunuyor size sakladiklarini. Tirmanmaya çalistigimiz bizim mahalle yolunda yazin arabaya, kisin hizaklara binmemisiz sanki. Okulun önündeki su meydanda yada ADİL dayinin her aksam top oynamamisiz. Ne top oynayan çocuklar kalmis geriye ne de ADİL dayi. Oynadigimiz çayirlari artik diger çayirlardan ayirt edemiyorsunuz, hepsi ayni anda yesil, hepsi ayni anda sari. Sanki rahmetli BİLAL abi ile TAZEBEY hoca hiç mahalle maçlari organize etmemis, yaylada ise biz rahmetli Mehemmet dayiya Erkan’a izin ver diye yalvarmamisiz. Ne mahalle maçlari kalmis geriye, ne de saydigim bu kisiler nede maçlar yaptigimiz son model gözümüze kiyamadigimiz mikassa kaplamali sari top . Her aksam bir evde toplanmamisiz, oturmamisiz gece yarilarina kadar ve sabahin köründe de çayir biçmeye gitmemisiz sanki. Şu taslarda oturmamis gençler ve efkârlarini üflerken semaya geceye ates böcegi olmamislar sanki. Harmanlarda gümbür gümbür çalmamis davul zurnalar ve akin abinin baglama ritimleri ile biz ayak uydurmaya çalismamisiz kaçkeye , temir agaya , üç ayak agir bara . Yalanmis, hepsi yalan! Tütmeyen bacalarimiz ve zirzali kapilarmizmis ille de anilarmis unutamadigimiz anilarimizmis bizden geriye oralarda sahipsiz kalan. Duymak ya da bilmek çok önemli olmuyor çogu zaman. Her seyi en son gördügü haliyle hatirliyor insan. Bu yüzden bakmam ben hiçbir ölünün yüzüne. Keske hiç gitmeseydim diyorum bazen ve görmeseydim bu halini. Hep son biraktigim gibi sansaydim, hep gülen yüzünü hatirlasaydim köyümün . Hep fotograflariyla avunsaydim. Hep herkesi orda sansaydim. Yapacak hiçbir sey yok. Hepimiz Ömrümüzün sonuna kadar oralarda yasarken, buralarda yaslanmakmis kaderimiz. *Petek İnsaat – Emlak Yönetim Kurulu Baskani



    GEÇTE OLSA YAZMAK İSTİYORUM

     Bunca yogun günden enflasyonu içerisindeyken ve ortalik toz duman olmusken acaba ne yazabilirim diye düsünüyordum ki, yazmak istedigim halde, her nedense hep ötelemek zorunda kaldigim Hirant Dink cinayeti ile ilgili bir seyler yazmak için geç olsa da zamanin geldigine karar veriyorum. Böyle olunca, üzerimdeki büyük bir yükten daha kurtulmus olacagim. 17 Ocak 2007 tarihinde Agos gazetesi Genel yayin yönetmeni Hirant Dink davasi ile ilgili söyle bir hafizami yoklasam ortaya ne çikar, merak ediyorum? 5. Yilini tamamlayan Hirant Dink davasi nihayet mahkemenin verdigi kararla sonuçlandi. Mahkemenin davayla ilgili vermis oldugu tahliye kararlari toplumun bir kesimi tarafindan memnuniyetsizlikle karsilandigini ve bu tepkilere bakildiginda yarginin adaleti dagitma konusunda pek adaletli davranmadigini yazmak istersem, acaba yarginin hukuk anlayisina haksizlik etmis olur muyum bilemiyorum? Bu yorum kimine göre haksizlik, kimine göre de yerinde ve isabetli bir tespit olarak algilanabilir. Ancak; böylesine farkli algilardan anlam çikarmak ne kadar dogrudur buda tartisilir… Yasalarla çerçevesi belirlenen cezalar bellidir. Suça istirak eden bireysel veya örgütsel olusumlar ve bu olusumlar içerisinde yer alan kisiler kim olursa olsun buna bakilmaksizin uygulanabiliyorsa, zaten böyle bir tartismanin hiçbir anlami kalmaz. Bunu da çok iyi biliyoruz ki, evrensel hukuk açisinda kisiler arasinda ayirim yapilamaz, imtiyaz saglanamaz. Her hangi bir davayla ilgili Savci bir kovusturmada kuvvetli süpheye ulasiyorsa kim olursa olsun tutuklama talep eder ve karari vermekte hâkimlere düser. Zira adaleti dagitmakla mükellef hâkimler suçu sabit gösteren her türlü emareye ragmen delil yetersizligine hükmederek bu temelde kararlar verirse, o zaman elbette kamuoyu tarafindan memnuniyetsizlik gibi refleksler görülebilir, hukuka olan inanç parametrelerinde inisli çikisli çizgiler belirginlesebilir. Eger insanlarda adaletin yerini bulmadigi algisi gelisirse, bu hayal kirikligi ve güvensizlik duygusu ön plana çikarir. Ve böyle bir hataya düsülür, toplum vicdaninda derin süpheler olusmaya baslarsa, insanlarin yargi mekanizmasina olan inancina gölge düsürecek, duygularini darmaduman edecektir. Buna en iyi örnek Hirant Dink davasidir. Hirant Dink davasinda yasanan gelismeler ne acidir ki, kamuoyu vicdaninda telafisi mümkün olmayan derin yaralar açmistir. Hirant Dink organize bir sekilde birileri tarafinda güpe gündüz sokak ortasinda öldürüldü. Ve yine o birileri yakalandiklarinda götürüldükleri emniyet müdürlüklerinde kahraman gibi karsilanir, orada bulunan bütün emniyet görevlileri (cinayeti isleyen) sahisla fotograf çektirmek için siraya girecek kadar basiretsizlik örnegi sergilerse, iste o zaman bunun hiçbir açiklamasi olmaz, olamaz. Eger iddia edildigi gibi bu olayin arkasinda bir örgüt varsa, savcilarin görevi bunu ortaya çikarmak ve adaletin yerini bulmasi adina, içinde inanç kirintilari barindiran insanlari ikna etmek, vicdanlari huzura kavusturmaktir. Bu cinayeti isleyen tetikçilerin arkasindaki karanlik güçler ve örgütler kim? Onlar tespit edilerek yargi önüne çikarilmalidir. Bunu yaparken öncelikle bu iste kusuru ve zaafi bulunan güvenlik birimlerden baslamak yapilacak ilk is olmalidir. Bu emri verenlerin tetikçilerle hiçbir hukuki ve fiili irtibati saglayacak delil birakmadiklari, bundan dolayi örgüt suçu kapsaminda cezai yaptirimlar uygulanamayacagi mütalaa edildi. Dogrudur, eger örgütsel hiçbir emare yoksa tabi ki, hukuki olarak bu kapsamda yargilamanin yolu kapalidir. Oysa ayni davada yargilanan ve yattigi süre göz önüne alinarak tahliyesine karar verilen Erhan Tuncel en az 15 defa Hirant Dink’e yapilan suikasti bütün ayrintilariyla gerekli birimlere rapor ettigini açiklamisti. Buna ragmen hiç kimse parmagini oynatma geregi duymamis. Ayni sahis Yasin Hayal’in silah ve para temin ederek İstanbul’a geldigini ve Hirant Dink’in ev ve isyeri civarlarinda kesif yaparak bölgenin krokilerini çizmis oldugunu ve eylem için dügmeye basmak için uygun zaman kolladigini bile rapor etmis. Fakat her nedense aylar öncesinden yapilan bu ihbarlar nazari itibara alinmamis, adeta cinayetin amacina ulasmasi için görmedim, duymadim, söylemedim suskunluguyla üç maymun oynanmistir. Eger emniyet ve istihbarat birimleri için muhbirlik yaptigi iddia edilen Erhan Tuncel dogruyu söylüyor ve iddiada bulundugu gibi emniyet birimlerine olayi bildirdigi halde gerekli tedbirler alinmadiysa, o zaman hiç kimse elini alnina birlestirip uzaklarda bir seyler aramaya çalismasin. Bu pek’te inandirici olmaz. Eger bir seyler yapilmak isteniyorsa, öncelikle evin içinden baslamakta fayda vardir. osmankamaci@hotmail.com



    Şemsettin Hoca’dan Yorumlar

     **GDO’lu Ardahanli.. Sevgili Basin, degerli okuyucular, herkese merhaba. Hani derle ya, ya okuyup yazacaksin, ya da gezip göreceksin. Bizler kismen de olsa, gezip görüp okuyup yazdiklarimizdan, dogrusu gerçek yasamdan, hiç de bir sey görmedik gibi. Be kardes sen ne söylersin olmaz böyle bir sey. He ya, olur olur… Bu kafa bizde varken bu memlekette daha çok seyler olur. Ben sadece memleketim için yazar söylerim. Ha diyeceksin ki sen korkaksin, erkeksen memleket için de yaz, o zaman adam sanirim. Ben adam gibi adamim, dogdum bagimsizca ülkemde yasadim. Dogdum bagimsiz Türkiye dedim, ölsem de yine derim, kahrolsun fasizm emperyelizm ve de yandaslari derim. Sen de kimsin bana lolo satarsin, bizim orada saticilar olmadan pazarci katircilar, eskiden karadenizden gelirdi, bizim saf köylüleri kandirir bir çuval misira bir tarla satin alirdi. Bir cuka bir buka, bir kilo peynir üç kilo kiraz, biz o köylü degil miyiz? Şimdi ne olmus, iki sepet kirazi satan adamlar simdi memleketi satiyorlar, sen neresini alirsin?.. Hayir olmaz öyle bir sey, bu memleket hepimizin, biz kardes degil miyiz, ben neresini alayim emmi çok ayip, demek sen bizi de satarsin. Ama kime sormasi ayiptir, yok öyle bir sey, sata sata bir sey kalmadi ki. Kalmadi, degerlei bitirdi, basi bos sagda solda, insan dedigin üç bes canavar kaldi. Emi onlari kimse almaz ki, basina bela mi edecek? Niye ogul? Bali sizin petegi bizim gibi, siz uyaniksiniz ya, basimi fazla agirtma neler bucaliyorsun, pek de ilgi alanima girmiyor, ola niye sende kimsin ogul biz hem emoglu hemseri Ardahanliyiz lo. Bizim memleketin güzel bali, yagi kasari ve de eti, hele de kaz eti meshur olurdu he mi? Ha, amma simdi meshurluk da kalmadi. Niye kardes ne oldu, meshurlar ABD li oldu sosyeteye karisti. Meshur olmayanlar da Hindistan dan gelen GDO lu kaza ördege karisti. Ula o da nereden çikti, Hindistan, Çin. Hükümet hükümdar oldu ya, açildi saçildi, o da eteklerinin altindan çikti, ne oldu begenemedin mi kardes? Nasil begenemedin yoksa beni de mi? Yoksa Silivriye götürürler? Yok kardes ben de begendim, ben de kaz eti yemem. Madem ki Tayip emmi sana kizar. Niye kizmasin ki? Memleket namussuz iffetsizlerle dolmus, herkes olabildigince serefsiz olmus, memlekette üç bes insan kalmista ne olmus, Tayyip emmi de devrimci olmus. Birileri devlete, millete kral gibi hükümdar olmus. Bizim bir kazimiz vardi onu da Çinliler’in GDO’lu kazlari ördekleri kalmis,, yiyecek bize bir sey kalmais. Bu memleket bu kadar mi sahipsiz, bir zamanlar ABD’nin GDO’lu sigir etleri yetmedi hepimizi kanser etti, bir de Rus un Çernobili yetmemis gibi simdi ÇİN, Hindistan kazi nereden çikti, sanki memlekette kaz ördek yokmus gibi. Hepimiz kanser memleket kanser. Tayyip hasta meclis hasta, memleket ölmüs, vaylar bize memleketin haline. Ordu komutanihapis olmus.., suçu ABD’li olmamis, Tayyip hastalanmis bizim memleketin kazlarina ne olmus. Soruyorum o Çin’in ördegine kazina nasil o memlekete sala durmus. Ya olur mu böyle? Sayin Tarim Müdürümüz bunlari denetledi mi? Bize kari mi var zarari mi? Biz memleketin kazini meshur etmeye çalisirken, bunlardan nereden çikti? Yaziklar olsun bize, yaziklar olsun Avrupa’nin GDO lu inekleri ile memleketi kanser edenlere yaziklar olsun. Üç bes degerimizi elimizden almaya çalisan yöneticilere yaziklar olsun. Şimdi de çin kazlarini yer ölürüz. Peki müdür siz denetleyin biz ölelim, siz sorun biz cevap verelim, bu zavalli halki kim uyandiracak, bu zalimlere karsi kim dur diyecek, bnlardan kim hesap soracak, peki sonumuz ne olacak, ya Irak ya Libya da Suriye olacak. Adam birkez dogar birkez ölür, amacimiz adam gibi ölmek. Lütfen adam olun ülkemiz degerlerine sahip çikin. **Ne is yapar benim 109 dernegim? Sayin Basin dogru, siz de yazarçizer döver, yeri geldiginde onure eder, yerinde de döversiniz, bunlari biliyoruz, tabi ki haklisiniz. Sizlerde ya variz ya da yok. Ya göründügümüz gibi olmaliyiz, bir seyler üreterek, ya da oldugumuz gibi olmaliyiz. Kapasitemiz bu kadar, üretemeyen varliksiz bir örgütüz. Söylenenleri, yazilanlari da sindirerek bu kadar da verimsiz bir seyler üretemeyecek kadar da yetersiz bir sivil toplum örgütüyüz. Ancak her zaman her yerde olmaliyiz ve de olacagiz diyecek güce sahibiz. Peki, sizde kimsiniz? Dur orada, sende kimsin, adin ne, nerelisin, ney apar kime hizmet edersin? Yok, öyle birini tanimayiz, öyle bir kurulusumuzda yok. Öyle bir kurulusumuz da yok üyemizde yok, sen git kimligini baska yerlerde ara, adam gibi gel bizimle konus. Ardahanliyim de biz de sizi taniyalim, övelim. Ya yok olalim ya taniyalim, olmaz mi? Tabi ki isine gelirse.. Biz çok adam olmayanlari bagrimiza bastik, neler gördük neler yazdik. Bos kuru gürültüden öte bir yol alamadik. Yine kapilari kapali, yine ulari kesik, yine yüzü gülmeyen, yine kar da isinamayan, yine yollari bozuk, yine egitimden yoksun, yine kaderine küsmüs yürekli yigitleri bikmadan yollara düsmüs, çigliklari atarak memleket sevdalari ile cosan, gönülleri zorluklari ile alismis sevdalari ile asan güzel yigitlere selam olsun. Selam olsun Ardahanlinin savunucusu yürekli yigitlere selam olsun. Selam olsun korkmadan, kederinde yaninda, acisi ile tatlisini paylasana yigitlere selam olsun. Karlar kasirgalar basinda gereksiz estirilen diyarima selam olsun. Biz amiriz, biz vekiliz, biz baskaniz, biz dedik mi yapariz diyenlere karsi, direnen basinimiza selam olsun. Ardahanliyiz deyip kükreyen, bos kaoslar ile hava atan dernekçilere selam olsun. Selam olsun dernekçilere, selam olsun sahipsiz memleketimin haline. Selam olsun halkimiza, selam olsun yanlis yönetici ve idarecilere, selam olsun selam Ardahan’in yürekli yigitlerine selam olsun. **Yaziklar olsun Yaziklar olsun memleketimi yanlis yönetenlere, yaziklar olsun onlarin savunucusu siyasiler, yaziklar olsun gerçekleri görmeyen Ardahanlilara. Yaziklar olsun memleketimin insanlarinin duygularini emegini sömüren zavallilara yaziklar olsun. Be kardes, Ardahanli saniyor musunuz ki yaptiklariniz görmüyor? Görüyor, ancak sizler Ardahanlilari görmemezlikten gelerek, yapmak istediklerinizi ögrenene dek kaçiriyor Ardahanli. Unutuyor o geçen zamani. Yine döküyorsun aklindan geçen lütuflari, yine kandiriyorsun Ardahanliyi hiçbir sey olmamis gibi her sey tozpembe yine Ardahanli alkislamakta sahane. Seçilene kadar, anam bacim kardesim, kapilari açacagim, dogalgazi getirecegim, lojistik bölge ilan edecegim, her derdinize deva olacagim. Hani nerede yaptiklariniz? Ardahanliyi degil kendi haklariniz savunmaktan acizsiniz. Hani diyorum ya yaziklar olsun, kizmayin bana. Yanlis mi kardes? ARFED gecesine valisi vekili baskani is adami gelecegim diye kandirirsan, a.. federasyondan bana ne. Buradaki halk sahane dersen, yöneticilerin kilina dokunmazsan, halkin sorunlarini hiçe sayarsan elbette ki yaziklar olsun. Ardahan’in yürekli bir basini var, onunla durmadan ugrasir, yargilarsin. Tabi ki yaziklar olsun. Öyle ya kel basa simsir tarak derler ya, tara tarayabilirsen. Buradan Ardahanliya soruyorum hani nerede gücünüz, hani haklarinizi savunacak sivil toplum kuruluslarimiz, derneklerimiz nerede? Yaz olacak yonca bitecek misali, ancak yazin circir böcegi gibi senliklerde ötecek, kis gelince uykuya yatacak, bu mu dernekçilik, bu mu Ardahanlinin yaninda olmak, bu mu haklarini savunmak. Bu mu Ardahan basinin her gün agir ceza kapilarinda geri durdurmak, tabi ki bu degil. Öyle ise sen haklisin gazeteci kardes, aklina agzina geleni yaz, adam olmayanlari yaz, Ardahan’i da Ardahan’i tanimayanlari da yaz, halkina söz verip sözünde durmayanlari yaz, halkina hainlik eden zavallilari da yaz, yaz gazeteci kardesi yaz, sairin dedigi gibi: “Sen seni bilirsin sen seni Sen tanimazsan, bir gün vurur onursuzca patlatirlar enseni.” Bunlari da yaz. Buradan tüm Ardahanli is adamlarina, Ardahan’in ilçe köy derneklerine ve de Ardahan’in degerini savunamayan siyasilerine sesleniyorum. Memleketin degerlerine sahip çikmayan herkesi göreve davet ediyorum. Saygilarimla. ARDAHAN DERNEKLER FEDARASYONU EGTİM SEKRETERİ ŞEMSETTİN ŞENEL



    Ardahan Öyküleri/Yilmaz Yalçiner Nese Doster

     Yirminci yüzyil filozoflari: George Edward Moore, Ernest Bloch, Edmund Husserl, M. Faucoult, Heidegger ve digerleri, okudugum kitap güzel çevirisiyle yag gibi akiyordu. Son yillarda agir kitaplarin çok iyi çevirilerini anlayarak okuyoruz. Almanyada dogan, büyüyen neslin marifetiymis meger ki bu çevirilerin vasfiyeti. Çevirilerde ayrica Klasik Osmanlica felsefi terim ve terminoloji tercihan yekta kilinmis. Eskiden… güzel kitaplari alirdik elimize, okuyamazdik. Çeviriler kötüydü. Zeyyat Selimoglu çevirisi Alman yazarin öykü kitabiydi. Birinci sayfada kaziklatmisti beni. Devam edemedim. ” Kadin bagiriyordu kocasina:” – Hey koca! Koca! diye” ydi. Oracikta kitabi elimden yere saldim, daha okumadim. Almancadan çeviriyorsun. Tamam anladik. Alman kadin kocasina dalindan bagirer. Bunun Türkçede karsiligi: ‘Hey herif!’tir veya ‘Babamiz’ derler, ‘Bizimkisi’ derler, Sen kalk direk çevir: KOCA; KOCA! diye. Bu zorlamadir. Çeviriyi hafife almadir. O ekol sükür bugün kalmadiya! Nese Doster Karsli yazar. İsmini hep duyardim. Fakat onun hakkinda hatirladiklarim. Hiçbir kartezyen vasita kullanmayacagim. Hayat sürecinden oyucuma ne dökülürse! ’93 müydü? ’94 müydü? İstanbul ögretmenleri arasinda ATATÜRK konulu bir kompozisyon yarismasi düzenlenmisti. İstanbul Milli Egitim Müdürlügü düzenlemisti. Naci Akay’da Müdürdü. Tuzla Avni Yukariuç İlkögretim Okulunda Resim derslerine giriyordum. Şimdi burdan dönüp bakiyorum da: Okul, muhit, dönem, ögrencilerim, gençligimiz ne katen güzelmis. Saat üç gibi çikardik okuldan. Elli metre uzakta Tren İstasyonu vardi. Banliyö trenler vizir vizir Gebze’ye, Haydarpasa kanatsiz kusla uçardi. Ögrencilerin sesleri insani yorardi. Yorgunlukla, arginlikla istasyonda kanepeye oturmustum. Selamlasmalar, safa hoslar bittikten sonra karar verdim.Ya Pendige, ya Gebzeye gidem dedim. Güz ayiydi. Pendikte çay bahçesindede oturdum. İki kompozisyon yarismasina katilmistim bahsettigim arefede. Gentas kitaplari, egitimle alakali yarisma düzenlemisti. Gentas’inkinin ardindan; İstanbul Milli Egitimin yarismasi: 24 Kasim ögretmenler gününe denkgelmisti. Ona da katildim. Dediklerimin tümü bu AMBİYANS’ta cereyan etti. Düsüne biliyor musunuz? Çay bahçesinde çayimi içmistim. yarismalara yazdiklarimi tekrar kafamda yaziyordum. Bahçenin sahabi müzik çalmayi kesmemis, yeni bir parçayi özü çaldi. Jane Birkin söylüyordu. Şarkiyi tanimistim. Öyün evin yikilsin ay arvat… arvat sahabi! Eliza! Eliza! Mersi ! Mersi boku madam! Ela! Ala!… Şarki çok güzeldi! Eliza buysa? Hayat ne? Hayat oysa? Eliza neydi? Hayvak hay! Et kemükten ayrilerdi? Kartal, Pendik; gittik geldik! Tahayyül edebiliyor musunuz? Eliza’da bitti! Son tren kalkti. Gebzeye giderim. Be harya giderdim ki? Ba, ba, ba… geçif getmisem suyun kiragi bir yerdi adini tapa bilsem bir! Üsümüsem de agzim dat!.. zehir dilim pas tutuf! Ne firildakti? Tren insan istifi hamsi istasyonu sasirmisti. _2 Nese Doster: Atatürk konulu kompozisyon yarismasinda ikinci gelmisti. Ben üçüncü olmustum. Bir doçentte birinci gelmisti. Törene çagrilmistim. Bir hafta önce okul müdürü beni çagirdi. Gentas’in yarisma kagidini bana tevdi etti: 1254. olmustum. Müdür zarfi yirtmisti. Sonucu o da merak etmisti. Benden evel ögrenmisti. Bir hafta sonra ayni oda da üçüncü oldugum yarismayi res’en teblig ediyordu. Bu da ALLAH’tan idi fakat bu kerre hayirli haberdi bu! Ödüllerimizi Nedret Selçuker ünlü spiker verdi. İsbankasi, para ödülleri çekle hazirlamisti. Belgeli ve törenli yarismada Nese Doster’i sadece uzaktan görebildim. Karsli oldugunu sonradan ögrendim. Kadiköy Anadolu Lisesi Edebiyat ögretmeni ve Cumhuriyet gazetesi köse yazarligi yaptigini ard arda ögreniyordum. Ve yillar sonra Kars Güzel Sanatlar Lisesine gittim. Kars’ta: Kars’ta kaldi aklim isimli kitabini gördüm. Emekli olmustu. Siyasal Birikim internet gazetesinde benim öyküler yayinlanmaya baslayinca NEŞE DOSTER’in nefis edebi yazilarini gördüm. NEŞE DOSTER’in uzaginda ve yakininda 18 yildir bir yazgisal irtibatim geziniyordu! İnana biliyor musunuz? **Bu yorumun ve diger yazarlarimizin güncel yazilarini okumak için sitemizin saginda bulunanEN YENİ MAKALE linkini TIKLAYINIZ..




















  • DAMAL'A LONDRA EĞİTİMLİ BAŞKAN TALİP!







    İŞ İNSANI, SİYASETÇİ ÇETİN ÇAPAN


    GAZETECİLERLE GÜNDEM TEMPO TV’DE



    GAZETEMİZ ve MAŞETİMİZ ULUSAL TV HALK TV’DE


    YERELDEN ULUSALA GAZETECİLİK..

    Gazetelerimiz, Ülkenin en çok izlenen haber kanalları FOX TV ile Halk TV’de başta olmak üzere sabah saatlerinde en çok izlenen televizyon kanallarının ekranlarında yer almaya devam ediyor.







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?










    DAMAL’A LONDRA EĞİTİMLİ BAŞKAN TALİP!


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi belediye başkanlığına başvuruların devam ettiği Ardahan’da aday adaylarının başvuruları da devam ediyor.

    AK Parti’den sonra Ardahan’da seçimi kazanacak olan partilerin başında gelen CHP’nin aday adayları arasında bulunan ve 2017-2018 yıllarında Londra’da CAD ve İngiliz Dili alanında eğitimler alan, 2019 yılında ise Latin Amerika’da İspanyolca ve kültür eğitimleri alan bir beyin de var. 

    Eğitimini bitirdikten sonra birileri gibi memleketini terk etmeyen Ardahan Damal’da birçok iş kolunda faaliyette bulunan aile şirketinde ticaret hayatına başlayan ve aynı zamanda serbest inşaat mühendis olarak çalışan ve 2021 yılında kazanmış olduğu Gayrimenkul Değerleme Uzmanlığı ile Ardahan-Kars bölgesi ve ilçelerinde uzman olarak çalışmaya başlayan Kemal Çamlıyurt 2024 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimler de Damal Belediye Başkanı olmak için CHP’den Belediye Başkan aday adayı oldu. CHP Damal Belediye Başkan Aday Adayı Kemal Çamlıyurt, başvurusu ardından yaptığı açıklamada şöyle dedi.




    ‘ Yakın çevrem ve ailemin sonsuz desteğiyle, yüzyıldır çatısı altında olduğumuz Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde 2024 yerel seçimleri için aday adayı oldum. Partimin ve milletimizin genç adaylara verdiği desteği pusulam bilerek ilerlemekten şeref duymaktayım..





    HEM TUNCELİLİ, HEM DERSİMLİ


    YETMEDİ HOLLANDALI!..


    Yerel seçimlerin yaklaştığı şu günlerde başta batı kentlerindeki hemşerilerim olmak üzere kardeşimin de içinde olduğu bir çok kişinin Belediye Başkanı, Belediye meclis üyesi, İl Genel Meclis Üyesi veya muhtar olmak için kolları sıvadıkları bir zamanda 60 yıldır kapısında  beklediğimiz Avrupa ve dünyada da seçimler yapılmakta.

    Ve bu seçimlerde sağcı, daha ötesi faşist olarak adlandırılan isimler de tek tek seçimleri kazanarak dünyaya  yön veren iktidar koltuklarına oturmaya devam ediyorlar.

    Arjantin den sonra Hollanda ‘da Trump’ dan daha deli ve Türk düşmanı olduğu söylenen parti liderinin 1.parti çıkması dünyayı ve Türkiye’yi şoke etti.




    Buna neden ise ülkemizde ‘muhtar bile olamaz’ diye manşet atan basın ve medyanın yanı sıra anket şirketlerinin tepetaklak olmasıdır. Bu yetmezmiş gibi Havuz ve Besleme diyerek suçlanan Türkiye’nin bol kepçeden manşetler atan Ulusal basınının da her zaman yanıldığı yetmezmişçesine buradaki seçmeni olduğu gibi oradaki seçmeni de yanıltmış, kendi kafasının içindeki faşist düşünceyle oy kullanılmasına neden olmuştur.

    Zira son bir hafta içinde attığı manşetlerle ‘Hollanda Başbakanlığını bir Türk kazanacak, hem de  bir Tuncelili yetmedi Dersim’ li bir kadın kazanacak diye maişetlere attılar.

    Ama gelin görün ki Hollanda da bulunan Türkler, seçimi kazanan sağcı liderden daha sağcı, daha faşist davranarak Türk diye tanıtılan Hollanda’ya başbakan olacak diye anons edilen Kadının Tuncelili yetmedi Dersimli oda yetmedi Kürt olduğunu öğrenince Türde de olsa Tuncelilide olsa ama Dersimli ve Kürt olduğu için verecekleri oyları vermediler. Ve Başbakan olacak denen kadın siyasetçi  14 milletvekili kaybıyla 3’üncü parti olabildi.




    Buda ne gösteriyor derseniz Dünyanın milliyetçiliğe kaydığı ve gittikçe faşistleştiği iddialarını güçlendirmiş son seçimlerde meclise giremez denilen ama Hollanda’daki gibi anketleri alt üst eden MHP gibi bir partinin yarın Türkiye’de de iktidar olacağının işaretidir.




    arşiv haber/yorumlar 02.04.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ARŞİV HABERLERİMİZ







    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    **ARDAHAN TV’YE YENİ GÖRÜNTÜLER EKLENDİ!..


    Sitemizin Yazarlarinin Günlük/Güncel


    Yorumlarini Okumak İçin


    SitemizinSaginda Bulanan


    EN YENİ MAKALE Linkini TIKLAYINIZ




    **ARDAHAN’DAN


    GÖRÜNTÜLÜ HABERLER


    ÜSTTE ARDAHAN TV’DE İZLENEBİLİR..



    **ARDAHAN TV’YE YENİ GÖRÜNTÜLER EKLENDİ!..


    Sitemizin Yazarlarinin Günlük/Güncel Yorumlarini


    Okumak İçin Sitemizin Saginda Bulanan


    EN YENİ MAKALE


    Linkini TIKLAYINIZ


    **ARDAHAN’DAN GÖRÜNTÜLÜ HABERLER


    ÜSTTE ARDAHAN TV’DE İZLENEBİLİR..



    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz CHP’den İstenen Nedir?

     Yerel seçimlere dogu gidilirken İlçe kongrelerini tamamlamak üzere olan Ardahan Cumhuriyet Partisi Ardahan İl Örgütü’nün İl kongresi ardindan nasil bir tavir alacagi kamuoyunda merakla beklenirken, bu tavrin 20 yildan fazladir belediyeyi almak için ortaya konulacak yeni bir çalisma mi yoksa su anki gibi sesiz/sedasiz bir muhalefet mi olup olmayacagi da tartisilmaktadir. Bugün 4 partiye inen ve CHP’nin bu dört parti arasinda ki yerinin ve tavrinin önemi benimde dünya görüsüme yakin oldugu için çok önemlidir.. Bu nedenle beklenen çalismayi ortaya koyamadigi için zaman zaman sertçe elestirdigimiz CHP’nin ilçe ve il kongrelerini bende bir çok solcu gibi yakindan izliyorum. Muhalefetin olmadigi, iktidarin cirtik attigi bir demokrasinin en çok halka zarar verdigini bildigim için basta CHP olmak üzere diger tüm partilerin yaptiklari kongrelerinde bölünmektense, güçlü bir sekilde çikmalarini isteyen bir gazeteci, bir seçmen olarak CHP’nin bu kongreler ardindan yapacagi İl baskanligi kongresini de çok önemsiyorum. Parti içi muhalefetin bu ara-sus pus oldugu bir süreci yasayan CHP’nin ilçe kongreleri ardindan biraz daha hareketlenecegini, ama bu hareketlenmenin ne kadar sürecegi süpheli olsa da her sol görüslü olanin, her güçlü muhalefet olmazsa, olmaz diyenlerin CHP’ye el atip, ilgilenmesi gerektigini düsünüyorum. Damal, Hanak, Posof ve Göle’den sonra Çildir ve Merkez İlçe Kongreleri ardindan İl baskanligi kongresini yapacak olan CHP’nin mevcut baskan Yalçin Tastan ile mi,yoksa baskasiyla mi yoluna devam edecegini de sorgulamasi gerektigini düsünen biri olarak, gerek yönetimi güçlendirilmis Tastan’in veya yep yeni bir isim ve kadro ile önümüzdeki yerel seçimlere gitmesini arzuluyor ve istiyorum.. Çünkü, ‘Benim olsun, küzük olsun’ anlayisinin ne mevcut CHP’li yöneticilere, nede benimde içinde bulundugu Ardahan’a yaramadigini her solcuyuh, her demokratim diyenler iyi biliyorlar.. Bu nedenle;’CHP’de istenen nedir?’ sorumuza sorup, birçok sorunla bas basa bulunan Ardahan’in bu sorunlari asmasi için güçlü bir muhalefete, yerelde oldugu gibi iktidara da talip bir CHP’yi istendigini her CHP’liyim diyenler anlamalidirlar.. Çünkü öyle yada böyle, herkesin bir birinin paçasina yapisip, asagiya çektigi bir CHP görüntüsünün en çok iktidar partisine yaradigini her CHP’li bilmelidir.. Bunu ilk önce de CHP’de Belediye Baskani, Milletvekili olmayi düsünenlerde önemseli ve de düsünmelidirler.. **Dogum Günü Hediyesi.. Son Anayasa degisikligi ile yargilanma yollara açilan cuntacilarin bugün tahta sandalyeye çagrilmasi aslinda gerçek bir demokrasi için dogum günüdür.. Çünkü cuntacilarin ikisi kalsa da, davanin yillar sonra açilmasinin anlami olmaz denilse de böyle bir davanin bu ülkede görülmesi önemli bir adimdir.. Bu ülkede ikide bir demokrasiyi rafa kaldirip, ellerinden bulundurduklari silah gücü ile iktidari ele geçirip, halki cunta yönetimi ile yönetenler ölmeden hesap vermesi gerektigini düsünenlerin basinda gelen biri olarak dün bana yazilan dogum günü kutlamalarinin hepsini bugüne aliyorum.. Hem bu önemli davanin açilmasi için mücadele eden herkese, sonra benim dogum günümü kutlayan dostlarima tesekkür ederken 43 yasina giren biri olarak demokrasi için verilen mücadeleler önünde bir kez daha saygiyla egiliyorum. 30 Yil önce babami askerler arasina alip, silah dipçikleriyle götüren o manzarayi hatirlarken ne kadar üzülsem de, bugün cuntacilarin mahkemeye çagrilmasina da 43 yasina giren bir gazeteci olarak o kadar seviniyorum.. Siyasetçinin en kötüsünün cuntacidan iyidir anlayisinda olan biri olarak bu ülkenin düse kalka, agir aksak olsa da daha iyi bir demokrasi için verdigi mücadelelerin geçte olsa sonuç vermesi bu mücadelenin içinde olan biri olarak beni gururlandiriyor.. Çünkü tüm baskilara karsin, inadina variz diyen halkin zaferi karsisinda insanin dogum günü kutlamasi kadar mutlu olmasi elden degil.. Dün 12 Eylül, bugün ‘Hersey benim dedigim olur’ diyen bir iktidar olsa da bu ülkede halkin oldugunu ve tüm baskilara karsin daha iyi demokrasi dedigini görmek kimi mutlu etmez ki.. Türkiye’nin üçüncü dünya ülkeleri arasinda çikmaya çalisan, bati ülkelerinde olan demokrasiyi bende hak ediyorum diyen bir halk topluluguna sahip oldugunu da ortaya koyan bu dava yarin görülecek olan davalar içinde önemli bir adimdir.. Çünkü bu ülkede iki cuntaci generali tahta sandalyeye çagirip, poz verdirmekle cuntacilarin yargilandigini kimse söyleyemez.. Asil olan o cunta döneminde ‘ben devletim’ deyip insanlari öldüren, insanlara iskenceler yapan, onlarin hak ve özgürlüklerini yok eden en üstten, en alta herkes tek tek yargilanmalidir.. Yargilanmalidir ki dün 43 yasina adim atan benim hediyeler, tebrikler alip sevindigim ve dogum günümü kutlayan herkese tesekkür ettigim gibi ülkem de ‘Cuntacilarda İste Böyle Yargilanir’ hediyesi ile sevinsin.. **Bu Meclis Düsmüstür.. CHP’li Çildir İl Genel Meclis Üyesi İlimdar Senem’in bir dönem baskanlik yaptigi Ardahan İl Genel Meclisi Senem’in döneminin bitmesi ardindan yapilan kura çekimi ile baskanligi tartisma konusu olan Ardahan İl Genel Meclisi yeni bir karar ile sokta.. Ki bu karar öyle, böyle bir karar degil yargi karari oldugu için hemen ve itiraz süresi beklenmeden uygulamaya konulmalidir.. Mevcut Baskan Çakici’nin orada oturmasinin hukuki olarak yasal olmadigi gibi bugünden itibaren atacagi her imzanin geçerliligide sona ermis ve bitmistir.. Basta Ardahan valisi olmak üzere meclis üyelerininde benim gibi düsündügünü ve su an humumen görevde olmamasi gereken Çakici’nin makamina bir çözüm bulmak için bir araya gelip, çare aramalidirlar. Çünkü olan hukukun verdigi bir karardir ve hemen uygulanmasi gereklidir.. DSP Çildir İl Genel Meclis Üyesinin itirazi üze rine düsen ve hukuki bir durum yaratan Ardahan İl Genel Meclis Baskanliginin bundan sonra ki durumunun ne olacagi bilinmezken, bu durumun meclisin fessine kadar gidebilecegi de konusulmaktadir.. Yerel seçimlerin yaklastig bir süreçte böyle bir durumu yasan Ardahan yerel parlementosunu bu duruma getirenlerin bu isi ne kadar agiz, gözlerine bulastirdiginida gördügümüz bu son kararla bana sorarsaniz bu meclisin Bedrettin Çakici’nin döneminde aldigi tüm kararlarda tartisma konusu olmus, hatta düsmüstür.. Bilmiyorum ama benim böyle düsündügümü vali ve meclis üyeleri nasil düsünür bilemem.. **CHP’nin Muhalefeti.. 20 yildan fazladir Ardahan, Hanak ve Göle yerelinde iktidar olamayan, Damal’da Alevi oylarinin hatri için 4 dönemdir ayni baskani seçen, Çildir’da bir iki sülalenin yüzü hürmetine bir kazanan, bir kayip eden, Posof’ta diger partilerin dolu bir aday bulmadigindan elesine ayakta duran CHP’nin parti içi seçimleri yapilmaya baslandi. Damal ilçesiyle baslayan CHP’nin ilçe seçimlerinin bu partiye ne getirecegini merak edenlerin basinda gelen biriyim. Umarim ki ard arda yapilan ilçe seçimleri ardindan bir toparlamaya girer ve yaklasan yerel seçimler öncesi o beklenen muhalefet gücünü gösterip, basta Ardahan’da olmak üzere ilçe ve beldelerde iktidar olur.. Ancak bu isin benim ummamla degil, gerçek anlamda bir degisime, heyecana ihtiyaç duyan CHP’nin o ruhunu ayaga kaldiracak olan parti içi muhalefettir.. Yalçin Tastan’i, Kurtulus Büyükkaya’yi, Baki Çetin’i yerden yere vurun muhalefetin seçimler gelince neden öyle kuyruklarini bacaklarinin arasina alip, kenara çekildiklerini de merak etmiyor degilim.. Yasanan her basarisizligi bir iki isime yükleyen, o isimlerin öne çikmamasi için sürekli ürettikleri dedikodularla partilerine zarar veren ve en önemlisi seçimlerde CHP’ye degil, baska partilere oy verdikleri ileri sürülen CHP’nin iç muhalefetinin bu seçimlerde de ayni taktigi ortaya koydugu ve kuyruklarini bacaklarinin arasina sikistirip, ortadan kayip olduklarini görüyoruz.. -Yok vallah, billah biz buradayiz diyenlerin de Hanak İl Genel Meclis Üyesi Yüksel Yilmaz gibi ‘Ya Ankara’ya gitmistim. yoksa burada olsaydim kesin seçimi alirdik’ savunmalarina sigindigini gördügümüz CHP’nin iç muhalefetinin simdiden o yerden yere vurduklari Yalçin Tastan ve ekibine teslim olduklarini da görüyorum.. Ardahan’dakiler gibi Ardahan disinda CHP’yi yönlendirmeye çalisan muhalefetinde sus-pus oldugu bütün isi aksama kadar İnternet Cafesinden çikamayan Nehir Ziya Alpaslan’a yüklediklerini de gördügümüz CHP’nin iç muhalefeti aksamlari raki içtiginde aslan, sabah uyandiginda kedi oldugunu da söylemek sanirim ayip olmaz.. Partiye AKP yani Aras kargo Partisi deyip, o partinin gelismesi, mevcut yöneticilerle veya yenileriyle güçlenmesi çin parmak kipirdatmayan bu kadinlardan daha çok dedikoducu muhalefetin CHP’ye oldugu gibi Ardahan’a da büyük zarar verdigini basta CHP’ye oy verenler olmak üzere her Ardahanli iyi bilmelidir.. Çünkü bunlar partili olmaktansa korkakliklariyla taninan, ama kadinlardan daha çok dedikodu üreten takim oldugunu her yapilan ilçe kongresi ardindan daha iyi anliyorum.. Ondan dolayi diyorum ki Tastan ne kadar kötüyse bu korkaklardan daha iyidir..



    İL YÖNETİMİ ALMIŞTI, DELEGE YENİDEN GÖREV VERDİ!..

     Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Merkez İlçe Kongresi yapildi. Mevcut İlçe Baskani Nehir Ziya Alp Aslan’in 95 delegenin 50 oyunu alarak yeniden baskanliga seçilirken, rakibi İsmet Aktas 45 oyda kaldi. Damal, Hanak, Göle ve Posof’tan sonra Ardan Merkez İlçe Baskanligi seçimini gerçeklestiren Divan Baskanligini Çildir belediye Baskani Nürettin Aygün’ün yaptigi kongrede CHPLi delege mevcut baskan Nehir Ziya Alpaslan ile yola devam dedi. **İl Teskilati tarafindan görevden alinanlar delege tarafindan yeniden göreve iade edildi .. Basa bas geçen bir seçim ardindan daha önce görevden el çektirilen CHP Merkez İlçe Yönetiminin büyük bölümü yeniden bu göreve seçildiler. İste Nehir Ziya Alpaslan’in yeni yönetimi. Nehir Ziya Alpaslan (Baskan) Yönetim Kurulu: Sefer Arabul, Deniz Avsar, Nihat Gökçe, Ugur kaçar, Aydogan kiliç, Akin Ocak, Kadir Sinan Onay, Mehmet Özdemir, Turan Sural, Aslan Şenel, Vedat Temel ve Mustafa Ugurlu Yönetim Kurulu Yedek: Günay Akkoç, Hikmet Özdemir, Deniz Özer, İlimdar Sarikaya, Atanur Şeker, Ercan Yalçin İl kongre Delegeleri: Temel Aktas, Nehir ziya Alpaslan, Gökhan Balci, Sedat Bay, Sacettin Durmus, Sedat Dündar, Turgut Ekmekçi, Hakan Kanpolat, Ensar Kardes, Bülent kayabasi, Şinasi Öztürk, İsmail sariçam, Sedat Sural, Gülsen Tosunoglu, Yildiray Yalçin Haberi ekleme saati: 17.49-05 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    İnsan Haklari İhlali Basvurularinda 2011 Yilinda En Az Basvuran İl Ardahan Oldu..

     Basbakanlik İnsan Haklari Baskanligi’na insan haklarinin ihlal edildigi gerekçesiyle gelen basvurular azaldi. 2011 yilinda insan haklari ihlali iddiasiyla 5 bin 289 basvuru yapildi. 2010 yilinda ise 8 bin 678 basvuru gelmisti. Basbakanlik İnsan Haklari Baskanligi, 2001 yili içinde 81 il ve 892 ilçe insan haklari baskanliklarina yapilan ihlal basvuru sayisini açikladi. Basbakan, 2004 yilindan itibaren düzenli olarak rakamlari kamuoyu ile paylasiyor. Buna göre, kuruma 2008’de 4788, 2009’da 4503, 2010’da 8678 , 2011’de ise 5296 basvuru geldi. Paylasilan bilgilere göre ihlal basvurularinin yüzde 21’ini kadinlar, 79’unu erkekler gerçeklestirdi. 2011 yili içerisinde kurumlara yapilan basvuru siralamasinda saglik ve hasta hakki ilk sirayi aldi. Bunu, çevre hakki ve kötü muamele yasagi izledi. Geçen yilki sikayetlerde ikinci sirada adil yargilama hakki yer aliyordu. Adil yargilama hakkiyla ilgili basvurularin yerini bu yil çevre aldi. İl bazinda basvurularda ise 867 ile İstanbul ilk sirada yer aldi. 601 basvuruyla İzmir ikinci, 281 basvuruyla Ankara üçüncü oldu. En az basvuran iller Ardahan, Tunceli, Igdir ve Bayburt olarak siralandi. Ardahan’dan 2011 yilinda 1, Tunceli’den 2 basvuru geldi. Haberi ekleme saati: 15.15-05 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan onu bagrina basti..

     “Saba” adli sinema filminin Ardahan’in Damal ilçesindeki çekimlerinde odasina erkek aldigi gerekçesiyle misafirhaneden kovuldugu gündeme gelen Öykü Çelik, hafta sonu yine bölgeye gitti. TRT 1’in “Bir Zamanlar Osmanli Kiyam” dizisinde de Çesmidil rolünü canlandiran Öykü Çelik, kaymakamligin karariyla misafirhaneden atildiklari iddia edilen ilçeye yarim kalan sahnelerini çekmek için döndü. İddiayi “Haberlerin asli astari yoktur. Bir oyuncu olarak ortada olabilirim. Bu beni ortalik mali yapmaz. Kadina yönelik bu seksist tavri protesto ediyorum” cümleleriyle yalanlayan Çelik, bu kez bölge halkinin sevgi gösterisiyle karsilandigini anlatti. Çelik twitter sayfasina “Damal köylüleri bize lavas, peynir ve kaymak yapip getirmisler. İnanilmaz, ellerine emeklerine saglik herkesin…” diye yazdi. Öykü Çelik’in kovulduguyla ilgili geçen hafta çikan haber aynen söyleydi; YÖNETMEN Erdal Rahmi Hanay, ‘Saba’ adli filminin çekim platosu olarak kendi memleketi olan Ardahan’in Damal İlçesi’ni seçti. Kaymakam Mehmet Nuri Çetin, film ekibiyle yakindan ilgilenerek onlari İl Özel İdaresi’ne bagli olan ve yol açma çalismalari yapan isçilerin kullandigi santiye misafirhanesine yerlestirdi. Odasina erkekler giriyor diye film ekibi kovuldu Ancak 12 kisilik film ekibi, 1 hafta sonra kapi disari edildi. Ekibin, ‘odalarda kadin erkek birarada kaliniyor’ iddiasiyla kovuldugu öne sürdü. Oyunculardan Mehmet Demir, erkeklerin kaldigi üst kat koridorunda yer alan banyo yerine daha hijyenik olacagi için alt katta kadin oyuncularin kaldigi suit oda içindeki banyoda dus aldiklarini belirtti. Haberi ekleme saati: 15.1-05 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Aktas İçin Tarih Bu Kez Haziran..

     **Vali Tekmen ile birlikte Ankara’da önemli görüsmeler yaptiklarini belirten Ardahan AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Kafkaslra açilan Ardahan’in iki gümrük kapisi konusunda gazetemize önemli açiklamalarda bulundu. Türkiye’nin Kafkaslara, Dogu Anadolu Bölgesi’nin Karadeniz’e açilan kapisi olmasina karsin ithalat ve ihracatin en az yapildigi il konumunda bir türlü çikmayan Ardahan’da ki gümrük kapilarindan biri olan Çildir Aktas’in açilmasi için çalismalarin Haziran ayi basinda baslayacagi bildirildi. İki gümrük kapisi olan, biri petrol, ikisi dogalgaz boru hatlari olmak üzere üç önemli boru hattina geçis alani olan, Kars-Tiflis-Bakü Demir yolunun güzergâhi bulunan Ardahan’in önemli gümrük kapilarindan olan Çildir Aktas’in bir an önce açilmasi için ortaya konulan çabalar sürerken, Aktas’in açilmasinin önünde ki en büyük engellerden olan gümrük kapisinin onarimina Haziran ayinda baslanilmasi için hazirliklarin son asamaya geldigi bilgisi alindi. Konu hakkinda bir açiklama yapan Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Ardahan Valisi ile birlikte gittikleri Ulastirma, Denizcilik ve Haberlesme Bakani ile Aktas gümrük kapisinin konumunu görüstüklerini söyledi. Atalay yaptigi açiklamada, geçtigimiz günler de Ankara’ya giden Ardahan Valisi Mustafa Tekmen ile birlikte gittikleri bakanin Aktas Gümrük Kapisinin açilmasi için çalismalarin hizla devam ettigini ve en geç Haziran ayinin baslarindan Aktas’ta bulunan gümrük kapilarinin yenilenmesi için çalismalara baslayacaklarini belirttigini söyledi. **Posof Ilgar İçinde İyi Haber.. Bölgede bulunan gümrük kapilarinin açilmasi ve ekonomiye beklenen katkiyi sunmasi için çalisma ve baskilarina ara vermeden devam ettiklerini belirten Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Aktas Gümrük Kapisi gibi Posof Trükgözü Gümrük Kapisinin da istenen islev de olmasi için Ilgar’a tünel konusunda önemli bir çalismanin yürütüldügünü açikladi. Atalay, ‘Ardahan-Hanak-Posof Türkgözü yolunun 87. Kilo metrelik bir uzunluga sahip oldugunu ve bu yolun 1 A sinifli bir demiryolu oldugunu, bu yolun Türkgözü Sinir kapisiyla Gürcistan’a açilmasinin uluslar arasi ulasim ve tasimaciliktaki önemi her kez tarafindan bilinmektedir. Bu nedenle mevcut güzergâhin iyilestirilmesi ve standardinin yükseltilmesi çalismalarinin devam ettigini, bununla birlikte söz konusu güzergâhin bölünmüs yol standart’inda projelendirilmesi de hedeflenmektedir. Ayrica 2 bin550metre yüksekligindeki Ilgar geçidinde kis aylarinda ulasim ve bakim çalismalari zor oldugundan Ilgar dagi geçidinde tünel yapilmasi planlanmaktadir. Tünel proje çalismalari devam etmektedir.’ dedi. Haberi ekleme saati: 06.26-05 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Posof’ta eski, Göle’de yeni kazandi..

     Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İlçe Örgütleri Kongrelerini yapmaya devam ediyor. Damal ve Hanak’tan sonra Posof ve Göle’;de de ilçe kongrelerini yapan CHP delegesi Posof’ta eski ilçe baskanini yeniden seçerken, Göle’de Baki Çetin ve ekibi İl Baskanligi, Milletvekilini destegine ragmen Baki Çetin dönemi ve kadrosuna geçit vermeyerek Metin Kasimoglu’nu seçti. Hanak’ta ve Posof’ta İl Genel Meclis Üyelerinin bile delege gösterilmedigi CHP Posof 61 delegesi olan CHP Posof’ta 55 delege oy kullanirken mevcut CHP Posof İlçe Baskani Yusuf Aslan Demirci 36 oy alirken Osman Şahin 19 oy aldi 89 delegesi olan CHP Göle’de 79 delege oy kullanirken Metin Kasimoglu 47, Çetin, Tastan ve Ögüt’ün destek verdigi ileri sürülen Yavuz Terzioglu 32 oy aldi. **Merkez İlçe Baskanligi İçin 2 Kürt Yarisiyor.. Damal, Hanak ilçeleri ardindan Posof ve Göle İlçe Baskanligi seçimlerini yapan CHP Ardahan’da bugün Merkez İlçe Baskanligi seçimi var. İki Kürt adayin yaristigi merkez ilçe baskanligi seçiminin İl baskanligi kongresi için büyük önem tasidigi belirtilirken bugün yapilacak olan merkez ilçe kongresin de mevcut İlçe Baskani Nehir Ziya Alpaslan ile Dr. Taskin Aktas’in yegeni olan ve yine İl Baskanligi, Milletvekili tarafindan öne sürüldügü belirtilen İsmet Aktas’in yarisacaklar. **Yönetim istemese de, delege degisim istiyor.. İlçe kongreleri ardindan İl baskanligi kongresini yapacak olan Ardahan CHP’de dikkat çeken en önemli nokta mevcut yöneticilerin yillardir basinda bulunduklari partinin yönetim kadrolarinin kalmasi için direnmelerine karsin delegenin degisimden yana olma istegi öne çikiyor. Bu durumun en açik hali önce Hanak’ta, ardindan Göle’de yasanirken bu istemin İl Baskanligi konusunda da daha çok öne çikmasi beklenmektedir. Haberi ekleme saati: 18.11-04 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Meclis’te ‘Düstün, Düsmedim’ tartismasi!

     **Bu Haberi Ardahan TV’de İzleyebilirsiniz.. Geçen yil Nisan ayinda yapilan kura seçimi ile baskani belli olan, ancak yapilan itiraz sonucu bu seçimin iptal edilmesi gerektigi ortaya çikan Ardahan İl Genel Meclisinde, ‘üstün, Düsmedin’ tartismasi yasandi. Nisan ayi toplantilarina devam eden 14 kisilik Ardahan İl Genel Meclisinde dün Erzurum 2. İdare Mahkemesi’nin verdigi karar tartisildi. Eski baskan İlimdar Senem ile kura ile seçilen, ancak baskanligi iplat edilmesi gerektigi mahkeme karari ile de belirlenen Bedrettin Çakici arasinda tartisma yasandi. SENEM KALDIGI YERDEN DEVAM ETMELİ.. Erzurum 2. İdare Mahkemesi tarafgindan verilen karar ile baskanligi tartisma konusu olan Ardahan İl Genel Meclisi’nin Bedrettin çakici baskanliginda aldigi kararlarin hepsinin yok hükmünde oldugunu belirten eski meclis baskani CHP Çildir İl Genel Meclis Üyesi İlimdar Senem bu kararla baskanilgin kendisine verilmesi gerektigini beilrtti. Senem hukukun verdigi bir karar var ve bu karar acilen uygulamaya konulup, meclisin geçen yil Nisan ayinda kalan yernden,yani kendisinin basinda bulundugu divan ile devam etmelidir dedi. Haberi ekleme saati: 11.36-04 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Zincirleme Suç İsleyen Muhtar Hala Görevde!

     Daha önce dövülen Ardahan Merkez’e bagli Çamliçatak ‘Gölebert) Köy Muhtarinin zincirleme olarak görevi kötüye kullanmaktan para ve hapis cezasi almasina karsin hala görevde oldugu ortaya çikti. Alinan bilgiler göre yapilan sikayetler üzerine Ardahan Agir Ceza Mahkemesi’nde yargilanan Ardahan Çamliçatak Köyü Muhtari Dursunali Bilican’in gerçege uygun olmayan mense sahadetnamesi tanzim etmek suçu isledigi ve bu suç dolaysiyla 4 kez cezalandirilmasina, köyün su paralarini harcarken belge ve makbuz sunamadigi, görevi kötüye kullandigi, Hayvan Sagligi ve Zabita Kanuna Muhalefet suçu isledigi bu ve buna benzer suçlardan 3285 SM.nun 45/2, maddesi uyarinca, takdiren ayri ayri 4 ay kez 4 ay hapis cezasina, TCK.nun 62/1 Maddesi geregince 4 kez 3’e ay 10 gün hapis cezasi aldigi, Zincirleme olarak görevi kötüye kullanma suçundan TCK.nun 257/1. maddesi uyarinca 6 ay hapis, TCK.nun 43/1 maddesi geregince 8 ay hapis, TCK’nun 62/1. maddesi geregince 6 ay 20 gün, TCK’nun 50/1-a maddesi uyarinca 4 bin TL. para cezasi aldigi ögrenildi. **Okumam yazmam yok diyen biri muhtar olabilir mi? İsledigi ileri sürülen ve bu nedenle zincirleme birçok hapis ve para cezasi olana Çamliçatak Köy Muhtari Dursun Ali Bilican’in savunmasinda okuma yazmam yoktu, imzaladigim evraklari okuyamadim’ diyerek kendisini savunmasi ise yasanan durumun diger ilginç bir yönünü ortaya koydu. Bilican’in bu savunmasi, ‘Okuma yazmasi olmayan biri muhtar olabilir mi?’ sorusunu akillara getirirken, bu kadar suçu isledigi ve birçok hapis ve para cezasi alan birinin halen ayni görevde tutulmasinin ne anlam tasidigi da Ardahan kamuoyunda merak konusu olmustur. Haberi ekleme saati: 11,23-04 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    BAŞKANLAR İLE MUHTARLAR BAŞKANLIGA ADAY!..

     28 Nisan’da yapilacak olan Ardahan Damizlik Sigir Yetistiricileri Birligi kongresi öncesi aday sayisinda patlama yasaniyor. Ayni zaman da Ardahan AK Parti İl Baskani ve AK Parti Ardahan İl Genel Meclis Üyesi olan Veteriner hekim Yunus Baydar’in baskanligini yaptigi Ardahan Damizlik Sigir Yetistiricileri Birligi Baskanligina Göle’de iki, Ardahan merkez’de üç olmak üzere bugüne kadar 6 kisinin aday oldugu ögrenildi. **MHP İl Baskani da aday.. AK Parti İl Baskani Yunus Baydar’in Baskani oldugu Ardahan DSYB’ne MHP İl Baskani Taskin Polat’in da aday oldugu ögrenildi. Göle’de eski Ardahan İl Genel Meclis Baskani Yildirim Karakoç ve Orhan Palavan’in, Ardahan’da ise Yunus Baydar, Taskin Polat ve Ardahan Merkez’e bagli Tunçoluk (Panik) Köy Muhtari Hikmet Yildiz, Ölçek köyünü eski muhtarlarinin aday oldugu ögrenildi. **Belediye Baskani da Aricilik Birligine aday! Ardahan Damizlik Yetistiricileri Birligi seçimi öncesi yapilacak olan Ardahan Aricilar Birligi’ne Ardahan Belediye Baykani Faruk Köksoy’un da aday oldugu ögrenildi. Alinan bilgilere göre 10 Nisan’da yapilacak olan Ardahan Aricilar Birligi yönetim kuruluna girmek isteyen Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy bu konuda Ardahan Aricilar Birligi Baskani olan İlhan Evliyaoglu’nu arayip, ‘Beni de yönetime al’ dedigi ögrenildi. Konu hakkinda görüslerine basvurdugumuz Evliyaoglu baskanin da iyi bir arici oldugunu vebu konuda kendisine bir talepte bulundugunu belirtti. Göle CHP’de seçim var .. Cumhuriyet halk Partisi Ardahan İl Örgütü ilçelerde yaptigi seçimlere devam ediyor. Damal, Hanak İlçe kongrelerini bitiren Ardahan CHP Bugünde Göle’de seçime gidiyor. 3 Adayin oldugu Göle CHP İlçe Kongresi ardindan Posof ve Çildir’da seçime girecek olan Ardahan CHP önümüzdeki hafta sonu merkez ilçe kongresini yapacak. Haberleri eklemesaati: 07.25-03 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan’da bahar yüzünü gösterdi..

     Ardahan’da yasanan uzun bir kis ardindan gelen bahar iyiden iyiye yüzünü gösterdi. Havalarin hafta basindan itibaren isindigi Ardahan’da yasanan bahar havasi dolaysiyla insanlarin kendilerini disari attiklari görülüyor. Geçen yila nazaran bu yil erken gelen ve olaganüstü bir kar yagisinin yasandigi Ardahan’da yüzünü gösteren bahar ile birlikte erimeye baslayan kar sularinin olusturdugu su birikintileri geceleri donsa da sabahin ilk isiklari ile yeniden çözüldügü de dikkat çekmektedir. **Sel ve çamur uyarisi devam ediyor.. Gelmeye baslayan bahar ile birlikte iyiden iyiye isinan havalar dolaysiyla erimeye baslayan kar sularinin olusturmasi muhtemel sellere karsi vatandaslar uyarilmaya devam ederken, eriyen kar sularinin basta kent merkezlerinde olmak üzere birçok yolda olusan çukurlara doldugu ve gelen geçen araçlarla birlikte etrafa siçratildigi dikkat çeker Ardahan’da çamurdan da geçilmedigi dikkat çeken diger bir önemli olay olarak vatandasin karsisinda bir sorun olarak durmakta. Haberi ekleme saati: 07.05-03 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Çildir’da intihar..

     Ardahan’da ard arda gelen intihar olaylarina bir yenisi daha eklendi. Geçtigimiz yil birçok kisinin intihar ettigi olaylara bu yil bir yenisi daha eklendi. Alinan bilgilere göre Ardahan’in Çildir ilcesine bagli Güvenocak köyü (Zinzal) da intihar 16 yasindaki genç intihar etti. Neden intihar ettigi belirlenemeyen sebebi kendini asarak intihar ettigi ögrenilen Özbey Durdagi ambulansla Çildir saglik ocagina getirildi. Haberi ekleme saati: 06.54-02 Mart 2012 Haber/Foto: Hilal Demirkaya/Çildir



    YEREL MECLİSE 2 NİSAN ŞOKU!..

     **Daimi ve Komisyon Üyeligi Seçim yapildi, Meclis Baskanligi seçimi iptal edildi.. Ardahan İl Genel Meclisi Baskanlik seçimi geçtigimiz yil Nisan ayinda yapilan itiraz üzerine iptal edildi. Alinan bilgilere göre geçtigimiz yil gecikmeli olarak yapilan ve 2 kez çekilen kura ile baskanlik seçimi ile Bedrettin Çakici’nin baskani oldugu 14 Üyeli Ardahan Meclisi DSP Çildir İl Genel Meclis Üyesi Nejdet Kanbir’in itirazi üzerine Erzurum 2. İdare Mahkemesi 2012/378 Sayili Karari ile Çakicinin baskanligini iptal etti. AK Partili Posof İl Genel Meclis Üyesi Bedretttin Çakici’nin kura ile seçilip, bir yila yakindir baskanligini yaptigi Ardahan Meclisi yapilan itiraz sonucu Erzurum 2. İdare Mahkemesi 2012/378 Sayili Kararinca baskanlik seçimi iptal edildigi ve taraflara teblig gün üyelerin birer yil görev yaptigi encümenlik ve daimilik seçimleri yapiliyordu. 6’si AKP’li, 6’si CHP’li olan biri DSP’li, biri BDP’li olan 14 Kisilik Ardahan İl Genel Meclisi baskanlik seçiminin iptali haberi gelmeden önce yaptigi seçimle 13 oy alan AKP’li Göle İl Genel Meclis Üyesi Dilaver Ahçi’yi, 12 oy ile CHP Damal İl Genel Meclis Üyesi Binali Özek’i, 10’ar oy alan CHP Hanak İl Genel Meclis Üyesi Orhan Nemci Aydin’i ve CHP Çildir İl Genel Meclis Üyesi İlimdar Senem ve 9 oy alan AK Partili Ardahan İl Genel Meclis Üyesi Suat Hancioglu’nu bir yil süre ile daimilige seçti. AKP/CHP Koalisyonu DSP’li ve BDP’li üyelerin komisyon üyeliklerinde görev almak için partilerinden istifa edip, bagimsiz olarak grup kurmalari karsisinda meclis günün ikinci sokunu yasadi. Partisinden istifa ederek AKP/CHP Koalisyonunu bozan ve Plan ve Bütçe Komisyon Üyesi olan DSP Çildir İl Genel Meclis Üyesi Nejdet Kanbir ile birlikte bu komisyona seçilen meclis üyeleri ise sunlar oldu. O.Necmi Aydin, Binali Özek, Ali Cerge, Abdullah Aydin, Suat Hancioglu, Dilaver Ahçi Nejdet Kambir gibi partisinden istifa ederek Çevre ve Saglik Komisyonunda yer alan BDP’liÖmer Yilmaz’in da seçildigi bu komisyona da su üyeler seçildi. Zekeriya Yilmaz, Yunus Baydar, Ali Cerge, Yüksel Yilmaz. Egitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Komisyon >Üyeliklerine ise; Abdullah Aydin, Bedrettin Çakici, Binali Özek, Zakir Özyilmaz, Nejdet Kanbir. İmar ve Bayindirlik Komisyonu Üyeliklerine ise; Yunus Baydar, Zekeriya Yilmaz, Bedrettin Çakici, Yüksel Yilmaz, Zakir Özyilmaz, İlimdar Senem ve Ömer Yilmaz Kadin ve Erkek Esitligi Komisyon Üyeliklerine ise; Suat Hancioglu, Dilaver Ahçi, İlimdar Senem, Orhan Nemci Aydin, Ömer Yilmaz Tarihli Sinir ticaret Komisyon Üyeligine ise; Bedrettin Çakici, Suat Hancioglu, Zakir Özyilmaz, Ali Cerge, Nejdet Kanbir **Çakici itiraz hakkimiz var .. Baskanlik seçiminin iptal edildigini dogrulayan AKP’li Ardahan Meclis Baskani Bedrettin Çakici sürecin daha tamamlanmadigini ve kendilerinin de bu duruma itiraz etme paklarinin oldugunu, bu haklarini kullanmak içinde itiraza hazirlandiklarini söyledi. Haberi ekleme saati: 18.34-02 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Çildir’dan haberler

     **İnsallah Aktas’i da Açacagiz.. Sarp Sinir Kapisi’ndaki potansiyelin her geçen artmasi ile birlikte bu yükü kaldirmasinin zorlasacagina dikkat çeken Hisarciklioglu, “Artan bu potansiyele Sarp Sinir Kapisinin yetebilmesi mümkün degil. İnsallah Çildir Aktas Kapisi yapildigi zaman Azerbaycan ve Tiflis üzerinden gidecek güzergâhta bu kapida biraz hafifleme olacak. Hiç olmazsa transit geçislerde burada bir rahatlama olacak. Gerek Muratli gerekse Türkgözü kapilari bizim için önemli. Türkgözü kapisi da yapilarak, modernize edilecek. Böylece geçis sayimizi artirarak Artvin’deki bu hatta tamamiyla ticaretin önü açilmis olacak.” diye konustu.  **Çildirli Ögrencilerden Van’a Yardim Kampanyasi.. Çildir Şehit Ögretmen Sezgin Yolcu Yatili İlkögretim Bölge Okulu ögrencileri Van depreminde zarar gören ögrenciler için yardim kampanyasi baslatti. Ögrenciler Çildir esnafini dolasarak Van depreminde zarar gören ögrenci kardesleri için yardim talep ediyorlar. Van depreminde evlerini ve okullarini kaybeden ögrenci kardesleri için çok üzüldüklerini belirten İzcilik ve Yesilay Kulübü ögrencileri kirtasiye malzemelesi yardimi toplayip göndermeyi amaçliyorlar. Yardimda toplanacak kirtasiye malzemelerinin kullanilmamis olmasi için özellikle ricada bulunan İzcilik ve Yesilay Kulübü ögrencileri düzenledikleri kapanyanin 29 Martta baslayip 6 Nisanda sona erecegini söylediler. Toplanan kirtasiye malzemeleri Kulüp ögrencilerince olusturulacak teslim alma standinda toplandiktan sonra Van’a gönderilecek.  **Kizilay’dan Çildir’da Seminer.. Ardahan Çildir ilçesinde Türk Kizilay Çildir Gençlik Kollari tarafinda Egitim seminerleri düzenlenmeye basladi. Çildir ilçesinde toplumsal yardimlasma bilincini arttirmak amaciyla Türk Kizilay’i Çildir Gençlik Kollari tarafindan egitim seminerleri düzenlenmeye basladi. Dermek yöneticileri tarafindan yapilan açiklamada sunlar denildi. “Dernegimizin yürütmekte oldugu okul- ögrenci projeleri kapsaminda her yil farkli faaliyetlerle ögrencilerimize ulasarak, ögrencilerimizin afetler ve afetlere karsi dayanisma hakkinda bilinci birer birey olmalarini saglamak için çalismalar yapiyoruz. Bu baglam da geçen yil köy okullarimiza kitap eksilerini gidermek amaciyla kitap yardimi ve ögrencilerimize temizlik malzemeleri yardimi yaptik. Bu yilda ögrencilerimizin Türk Kizilayini daha iyi tanimalarini saglamak amaciyla egitim seminerleri düzenleyerek Kurtkale İlkögretim Okulundan baslayarak ögrencilerimize ulasacagiz. Kurulus amacimiz olan, toplumsal dayanismayi her yastan insana ulastirarak huzurlu ve dayanisma bilinciyle yetisen yardim sever bireyler olusturmak için elimizden geleni yapiyoruz” dedi. Kurtkale İlkögretim Okulunda Kizilay Dernegi mensuplarinin yaklasik olarak bir saat süren konusmalari ve slayt gösterileri de ögrenciler tarafindan ilgiyle takip edildi.  **Avukatlar Çildir Gölündeydiler.. Ardahan’da bulunan Çildir Gölü, Mart ayinin son haftasina girilmesine ragmen erimedi. Gölde vatandaslarin eglence kaynagi olan atli kizak keyfi ise tüm hiziyla sürüyor. Gölün bu sefer ki misafirleri İstanbul Barosu avukatlariydi. Çildir Gölü’ne geziye gelen 20 kisilik grup, gölde atli kizak sürdü, eglenceli anlar yasadi. Avukat arkadaslarini eglendirmek için atli kizak süren Erzurumlu Avukat Sinan Aras ise arkadaslarini hem güldürdü, hem de hiz yaparak zor anlar yasattirdi. 50 santimetre buz üstünde eksi 15 derecede atlari dörtnala süren avukat Aras, gazetecilerin; ‘Üstünüzde sadece bir gömlek var üsümüyor musunuz?’ sorusuna, “Ben Erzurum Hasankaleli’yim. Erzurumlular üsümez.” cevabini verdi. Çildir Gölü’ne atli kizak keyfi için geldiklerini belirten avukat Aras, büyük keyif aldiklarini dile getirdi. Kizak turu yapan diger avukatlarda, farkli bir gün geçirmenin mutlulugunu yasadiklarini kaydetti. Havalarin soguk geçmesi nedeniyle Çildir Gölü’nde atli kizak keyfinin nisan ayinin ortalarina kadar sürmesi bekleniyor. Haberleri ekleme saati: 18.13-02 Nisan 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Kanbir’in 2. Kaymakam Savasi..

     Geçtigimiz dönem ki kaymakamla davalik olan Çildir’in DSP’li İl Genel Meclis Üyesi Necdet Kanbir bu kez de Hanak Kaymakami ile davalik oldu. Daha öncede Ardahan Vali Yardimcisiyla davalik olan Kanbir adliyeden çikmaz oldu. Geçtigimiz günlerde görevinden istifa eden Çildir İlçe Milli egitim Müdürünü toplumun içinde firçaladigini öne süren Demokratik Sol Parti Çildir İl Genel Meclis Üyesi Necdet Kanbir, ‘Çildir’a gelme’ dedigi Hanak Kaymakami Adem Çelik tarafindan tehdit, basin yoluyla hakaretten davalik edildi. Kanbir hakkinda sikâyetçi olan Hanak Kaymakami Çelik’in sikâyeti üzerine geçtigimiz günlerde ifadeye çagrildi. Haberi ekleme saati: 18.06–02 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ulusal’da Birbirlerini Yiyen CHP/AKP Koalisyonu Devam Edecek mi?

     14 İl Genel Meclis Üyesinin bulundugu Ardahan Meclisi bugün yapilacak olan seçimlerle daimileri ve komisyon üyelerini belirleyecek. Ulusalda dise dis birbirini yiyen, yerelde ise uzlasan ve mecliste koalisyon kuran AKP ve CHP’nin bu seçimlerde de ayni sekilde hareket edip, etmeyecekleri merak konusu olmustur. Daha önce kura ile meclis baskanligini AKP’ye kaptiran CHP’liler bu gün yapilacak olan daimi ve komisyon üyeliklerinde nasil bir tavir takinacaklari merak konusu olmustur. **DSP ve BDP ile Hareket etmelidirler.. CHP’nin tabanin sesini dinleyerek AKP’nin önüne geçmesi gerektigine dikkat çeken Ardahan kamuoyu CHP’nin DSP ve BDP’li ile hareket etmesi halinde AKP’nin Ardahan yerel meclisinde ki gücünü kirabilecegine dikkat çekiyorlar. **Bagimsiz olup, üyelik alabilirler.. CHP’nin AKP ile hareket edip, yerelde kurdugu koalisyonla aralarinda paylastigi komisyon üyeliklerine DSP ve BDP’nin de üye oldugu ögrenilirken, bunun gerçeklesmesi için her iki partinin meclis üyelerinin bir günlügüne de olsa istifa edip, AKP ve CHP’ye kaptirmamayi hedefledikleri alinan bilgiler arasinda. **AKPLİ BAŞKAN’IN 34 PLAKA KEYFİ! Bugün yapilacako lan daimi ve komisyon üyelikleri için CHP ile isbirligine giden AKP’nin Meclis Baskani Bedrettin Çakici için 4×4 son model bir jih tahsis edildi. Aylik 30 bin TL’ye kiralandigi ögrenilen aracin plakasinin daha önceki kiralanan ve plakalari 75 olmayan araçalar gibi il disinda olmasi dikkat çekerken, vali yardimcilarina tahsis edilen 06 plakali araçlara tepki gösteren CHP ve AKP’lilerin bu duruma sesiz kalislari dikkatlerden kaçmadi. Haberleri ekleme saati: 10.51-02 Nisan 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    İSİMLER DEGİŞSE DE, ZİHNİYET DEGİŞMİYOR!

     Cumhuriyet Halk Partisi ilçe kongrelerini yapmaya basladi. Geçtigimiz hafta sonu yapilan Damal CHP İlçe Kongresi ardindan bu hafta sonu da Hanak CHP İlçe Kongresi yapildi. Türkiye’de oldugu gibi Ardahan’da yilardir ayni isimlerle idare edilen ve son 20-25 yildir yerelde iktidar yüzü görmeyen Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İlçe Teskilatlari seçimlerini yapmaya devam ediyor. Geçtigimiz hafta içi ve sonunda önce Damal’in ardindan Hanak’in ilçe Teskilat seçimlerini yapan CHP yarin Göle’de Çarsamba Posof’ta, Persembe günü ise Ardahan/Merkez’de ilçe seçimlerine gidiyor. **Hanak’ta zor aldilar .. Damal’da ayni kisinin tek aday oldugu ve yeniden Damal ilçe baskanligina seçildigi CHP Hanak İlçe Kongresi, basa basa dis dis bir yaris ile son bulurken, Milletvekili, İl Teskilati, eski ilçe baskani Kurtulus Büyükkaya’nin ve diger partilerin yöneticilerinin destekledigi ileri sürülen Katip Ayik’in bir oy fazla alarak seçimi kazanmasiyla sonuçlandi. 36 Oy alarak Hanak ilçe baskanligina seçilen Ayik’in rakibi Mecit Tan ise 35 oy aldi. 2 CHP’li Meclis Üyesinin bile delege yazilmadigi ve 14 İl Delegesinin bulundugu CHP Hanak’in ardindan yarinda Göle ve Posof İlçe Teskilatlarinin seçimi var. **Çetin noktayi koydum.. Göle’de Baki Çetin’in ‘Artik yeter, aday degilim’ diyerek CHP Göle’de yeniden aday olmayacagi yönünde güçlü bilgiler alinirken mevcut CHP Göle İlçe Teskilatinin, İl Teskilatinin ve Milletvekilinin destekledigi ileri sürülen Yavuz Terzioglu’nun Baki Çetin’in yerine aday olacagi belirttiler. Göle CHP’de Metin Kasimoglu’nun da aday olmak istedigi ancak sansi olmayacagi ve bu nedenle her an adayliktan çekilecegi belirtilmektedir. **Posof’ta İki Aday yarisacak.. 61 Delegesi bulunan CHP Posof ise Çarsamba günü iki aday ile seçime gidiyor. Mevcut İlçe Baskani Yusuf Aslan Demirci’nin yeniden aday oldugu ögrenilen CHP Posof’ta Osman Saim’inde aday oldugu ögrenildi. **Çildir’da ayni aday.. Damal’da oldugu gibi Çildir’da da tek aday ile seçime gidecegi ögrenilen CHP’nin Çildir’da 7 Nisan’da yapilacak olan seçime mevcut baskan Nevzat Şirin ile devam etmesi bekleniyor. Haberi ekleme saati: 10.43-02 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyaanadolugazetesi.com



    KARANTİNA GİTTİ, LEVHA KALDI!

     Fevzi Karakoç’un basinda bulundugu Ardahan İl tarim Müdürlügü tarafindan 9 ay önce karantinaya alinan köyün girisine asilan uyari levhasi üç aydir kaldirilmiyor. Bilindigi gibi Ardahan merkeze bagli Küçük Sütlüce (Şiska) köyü 6 ay önce bir köpegin kuduz çikmasi sonucu 6 ay süresince karantinaya alinmis, köyde 6 ay boyunca hayvan giris çikislarina izin verilmemisti. Karantinanin bitmesi ve üzerinde üç ay geçmesine karsin kaldirilamayan levhalar dolaysiyla büyük sikintilar içinde olduklarini belirten Ardahan merkeze 13 kilo metre uzaklikta ki Küçük Sütlüce ‘Şiska) köylüleri İl Tarimin kendilerine iskence yaptigini ve hayvanlarinin sattirmadigini belirttikleri görüldü. Haberi ekleme saati: 10.41-01 Nisan 2012 Haber/Foto. www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Hem golleri, hem de coplari yediler..

     **Sarzepliler yenilmeyi sindiremeyince.. Ardahan Birinci Amatör Kümede Ardahanspor ile Sulakyurtspor (Sarzep) karsi karsiya geldi. Ligin iddiali her iki takiminin maçinin son dakikalarinda çikan olaylar nedeniyle maç hakem tarafindan tatil edildi. Ardahan Birinci Amatör Futbol Liginde mücadele eden Ardahanspor ile Sulakyurt Spor takimlari arasindaki sampiyonlugu büyük ölçüde belirleyecek olan maç, geçtigimiz haftasonu Ardahan Şehir Stadi’nda saat 14.00’da basladi. İlk yarisi 1-1 biten maçin ikinci yarisinda Ardahanspor rakibi karsisinda 3-1 öndeyken bir anda maç gerginlesti. Her iki takimin futbolculari saha içerisinde tekme tokat birbirlerine girdiler. Futbolcular arasinda yasanan gerginlik tribünlere de siçradi. Saha içi ve disindaki kavgayi güvenlik kuvvetleri güçlükle önledi. Güvenlik güçleri sahaya girmek isteyen ve hakemlere saldiran bazi vatandaslara cop kullanmak zorunda da kaldilar. Hakemin maçi tatil etmesinin ardindan olaylar maç sonunda da devam etti. Sulakyurtspor yönetici ve taraftarlari hakemin maçi kötü yönettigini iddia ettiler. Hakem çikan olaylar sonunda maçi tatil etti. Haberi ekleme saati: 10.37-01 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Zamlar lastik ciriyor..

     Son olarak motorin, elektrik ve dogalgaza yapilan zamlar vatandasin cebini, araçlarin lastiklerini cirdi. Hükümetin iç sorunlari unutup, yasanan gelismeleri de disari da yasanan gelismelere baglamasi ve ard arda arda zam yapmasi karsisinda ne yapacagini sasiran insanlar zamlara para yetistiremediklerini belirtirlerken, tasarruf için eskileri kullanirken, araç sahipleri de artik kullanilamaz hale gelen arazlarinin lastiklerini yirtilana kadar kullandiklari görülüyor. Son olarak Ardahan merkezde geçen bir tirin üzerinde ki lastikte görülen bu durumu gören Ardahanlilar, ‘Zamlar bizim, araçlarin ise lastiklerini cirdi’ diyemeden kendilerini alamadilar. Haberi ekleme saati: 10.25-01 Nisan 2012 Haber/Foto. www.kuzeyanadolugazetesi.com



    KADINCA/Selmi Yilmaz Aktas Artik Açilsin Kampanyasi..

     Basta Ardahan Ticaret Odasi, Ardahan Esnaf Odasi Baskanlari olmak üzere çogu Ardahanlinin merak edip, gidip görmedigi Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolunun bu yilin sonuna kadar bitip, üzerinden trenin geçecegini görüyorv e izliyoruz. Posof Türkgözü Gümrük Kapisinin üzerinde bulundugu Ilgar dagina ve yine Çildir Aktas Gümrük Kapisinin güzergâhinda oldugu Mozeret’e yapilacak denilen tünellerden birçogunun delinip, bittigi Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu bitmek üzere iken yillardir açildi, açilacak denilen Aktas Gümrük Kapisi hala açildi, açilacak deniliyor. Çildirlilarin, Çildir Derneklerinin, biri milletvekili olmak üzere bir çok Çildirli siyasetçinin de uzaktan bakip, izledigi ve trenin gelmesini bekledigi Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu insaati hizla sürerken, Aktas’a giden yolu, Aktas’ta ki gümrük kapilarini kisin kar, yazin otlar sarar niye?.. Son bir arastirmada 6 binden insanin daha göç ettigi ögrenilen bölgede çok önemli bir gelir kapisi olan Posof/Türkgözü Gümrük Kapisinin islevsizligi, Çildir/Aktas Gümrük Kapisinin bir türlü açilmamasinin nedeni sizce nedir? Siz bu soruya cevap ararken, bizde kendi tespitlerimizi ortaya koyup, bu konuda yasanan sikintilari az, çok klavyemiz ve bize ayrilan bu köse müsaade ettikçe anlatalim.. Ki bunu anlatmak için yok imkanlar içinde gidip, Çildir’a birde gazete kurduk ve logosuna da, ‘Aktas Artik Açilsin’ dedik.. Yani Aktas’in artik açilmasi için öncelikle kamuoyu baskisinin sar oldugunu düsünüp, Çildir’da bir gazete olmasi gerektigini düsündük.. Ve bugün Çildir’in iki gazetesi ve iki internet sitesi var vce konuyu hemen her gün isliyorlar.. Bundan sonraki baskinin Çildir’da ki STK’lar ve Siyasi Parti Temsilcilerinden gelmeli, kaz geceleri ile anilan derneklerde bu durumun ciddiyetligini anlayip, Aktas’in artik açilmasi için basta İstanbul’da olmak üzere ülkenin her yerinde harekete geçmelidirler.. Geçmelidirler ki, bitmek üzere olan Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun Aktas’tan önce bitimi halinde Aktas’a gerek yok denilebiliri de düsünmek gerek.. Bu nedenle diyoruz ki gelin, Aktas Çalistay’ini düzenleyip, ‘Aktas Artik Açilsin Kampanyasi’nda baslatalim.. **Hoç/Fed Nereye Gidiyor? Ardahan Merkeze bagli Hoçvan bölgesinde bulunan 21 köyün İstanbul’da bulunan dernegini bir çati altinda toplamayi amaçlayan, ancak bunu bile bugüne kadar gerçeklestiremeyen Hoçvan Federasyonunda ilginç seyler yasaniyor. Kürtlerin yasadigi Hoçvan’in adina yakismayan tavirlar içine girdigi yönünde iddialar içinde oldugu ileri sürülen Hoç/Fed’in mevcut yönetiminin ipleri birilerine kaptirmak üzere oldugu belirtilirken bu ipleri ele geçirmek isteyenlerin kimler oldugunu söyle bir Hoç/Fed’e bakmakla yetkeli olacaktir. Bu ayin sonunda gece yapmaya hazirlandigini duydugumuz Hoç/Fed’in yapacagi gecenin biletlerinin bin liraya satisa sunmak istemesi de isin diger ilginç bir yönü olmaktadir. Basta Kisir Dagi’nin suyu olmak üzere birçok sorun ile bas basa bulunan Hoçvan’in sorunlariyla uzaktan yakindan ilgilenmeyen, bu yönde yazili bir açiklama yapma geregi bile görmeyen, yazlari kahvaltili, kislari kazli, rakili geceler ile günlerini gün eden dernekleri aratmayan çikislar yapan Hoç/Fed’in basta Kürt sorunu olmak üzere bir çok toplumsal ve siyasal sorunlar karsisinda ki suskunlugu yetmez gibi mevcut ipide götürüp, birilerinin eline kaptirmak üzere oldugunu duymanin üzüntüsü içindeyiz. Deliler ile akillarinin ellerinde oynattigini duymaya basladigimiz Hoç/Fed’in yayinlamayi düsündügü rehber isini de agzina gözüne bulastirdigi ve bu fikirden vazgeçtigini de ögreniyoruz. Bir köy derneginin Hoç/Fed’den daha aktif oldugu bir süreç içine sokulan bu federasyonunun altinin bosaltilip, önümüzdeki gün veya aylar içinde ismi ve amacida degistirilmek istense sasirmayin.. Çünkü Hoçvanli birçok dostumuz Hoç/Fed’in bir kaç kurus için Alpagonun aglarina takildigini ve gün geçtikçe kendisini kurtaramayacak duruma geldigine isaret etmekteler.. Bilmiyoruz ama bizim burada, sütü bir bardak çaya satilan, suyu bosa akan, yollari çamur deryasi içinde olan Hoçvan’dan Hoç/Fed’e bakarken Hoçvanlilarin Hoç/Fed’de hiçte memnun olmadigini rahatlikla görüyor, izliyoruz.. Umariz ki bu gördüklerimizden daha beterini görmeyiz ve Hoç/Fed’in yoluna girdigini duyariz.. **Zamlarla durmak yok yola devam.. Basbakanin yüksek sesle Birlesmis Milletlerine seslenip, Suriye’yi kurtarmak istedigi saatlerde ard arda gelen zamlari süt dökmüs kedi misali sessizce ve içinde konusarak açiklamaya çalisan Enerji Bakanina acidim.. Çünkü zamlari savunacak bir iki laf etmeye çalisirken ülkenin içinde bulundugu ekonomik sikintiyi milletin cebindeki para ile asmaya çalisacaklarini çaktirmadan söyleyemeye çalisiyordu.. 10 Yillik AK Parti iktidari öncesi ile bugüne baktiginizda bizim kullandigimiz gazete kagidi, boya gibi malzemelerinde içinde bulundugu birçok tüketim esyasina yüzde  700’e yakin bir zam geldigini basta muhalefet olmak üzere kimsenin akil yorup hesaplamadigi için görünmezken, hükümetin bu zamlarla ülkeyi ileri demokrasiden sonra ileri ekonomiye dogru götürdügünü de görmek mümkün.. Serka, Sodes, Köy-Des, Beldes gibi İhale kanununun disinda paralarla 5-6 aylik islerle issizlik rakamlarini da iyi saklamayi bilen hükümetin simdi de İs-Kur araciligiyla basta belediyeleri olmak üzere bir çok kurumu doldura dursun ülkenin ekonomisinin ne hallerde oldugunu gazetemizin mansetinde yer alan ‘zamlar lastik ciriyor’ baslikli haber adeta ortaya koyuyor.. Bankalarin araziler karsiligi verdigi kredilerle 5-10 yili arazilerine el koymaya hazirlandigi köylünün traktör almasini ülkenin iyiye giden ekonomisi olarak ortaya koyan basbakanin da bu isin civanda çiktigini gördügünü tek duasinin bir yoy bulup, ülkeyi Suriye ile savasa sokup, iç islerinde yasananlari gizlemek oldugunu anliyor gibiyiz.. Yani, adeta ‘Zamlara durmak yok, yola devam’ diyen basbakan ve basinda bulundugu hükümetin pisiriklasan sendikalar, sivil toplum örgütleri, politika üretemeyen muhalefetin kendisine sundugu yoldan giderken gazetemizin mansetinde bulunan bu tir gibi lastiklerinin çoktan patladigini anlamadigini da görmekteyiz.. Bilmiyoruz ama sanirim bu gidisle birlikte ülke disindakilerle yasananlarin birlesmesine çok az bir yol kaldi gibi..



    ÇILDIR GAZETESİ’NDEN CHP’nin Seçimi../Hilal Demirkaya

     İlçe seçimlerine baslayan Cumhuriyet Halk Partisi’nin Çildir’da ne ne yapacagi çok tartisilmazsa da bizim gördügümüz, önümüzde ki günlerde yapilacak ve olan ve mevcut baskan Nevzat Şirin yeniden seçilecegine kesin gözle bakilirken, bu nedenle CHP Çildir’da degisen bir sey olmayacak gibi.. Çünkü Hanak’ta kiran kirana geçtigini ögrendigimiz, Göle ve Posof’ta iki adayin yarisacagini duydugumuz CHP’nin Ardahan Merkez İlçe seçimi ardindan heyecansiz bir İl Baskanligi seçimine gittigini de görüyoruz. Muhalif ve Muhalefet kanadinin pusuya yattigini yerel seçimler öncesi çokta degismeyen CHP’nin önümüzde ki yerel seçimde adayi simdiden belli olan AKP’ye Çildir’i kaptiracagi da konusulmaktadir. Bilmiyoruz ama CHP’nin seçimlere kadar mutlaka büyük bir degisime gidecegi yönündeki beklentiler bosa gidiyor gibi..



























  • DEVA PARTİSİ ESENYURT'TA AVŞARLARLA MI SEÇİME GİRECEK?






    İŞ İNSANI, SİYASETÇİ ÇETİN ÇAPAN


    GAZETECİLERLE GÜNDEM TEMPO TV’DE



    GAZETEMİZ ve MAŞETİMİZ ULUSAL TV HALK TV’DE


    YERELDEN ULUSALA GAZETECİLİK..

    Gazetelerimiz, Ülkenin en çok izlenen haber kanalları FOX TV ile Halk TV’de başta olmak üzere sabah saatlerinde en çok izlenen televizyon kanallarının ekranlarında yer almaya devam ediyor.







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?









    Kalabalık bir katılımla CHP Çıldır İlçe Başkanlığına giden ve Mart 2024 de yapılacak olan belediye başkanlığı için aday adaylığı başvurusu yapan iş insanı Turgay Şirin CHP Çıldır Belediye Başkanlığı için başvurusunu yaptıktan sonra  “31 Mart 2024 yılında yapılacak olan yerel seçimlerde Çıldır Belediye Başkanlık aday adaylığımı partim olan Çıldır CHP ilçe başkanlığına baş vuruda bulunarak yaptım. Çıldır İlçemize, siz kıymetli yurttaşlarımızla birlikte yeni bir vizyon, yeni bir heyecanla daha güzel Çıldır arzusu ile çıktığımız yolda ilçemizin güzel insanlarının teveccühü ve desteğine ihtiyacımız var” dedi. 




    CHP Ardahan Çıldır İlçe Başkanı Nevzat Şirin’e adaylık dilekçesini veren Turgay Şirin, “Her şey Çıldır için’ şiarıyla sizlerle beraber, sizlere güvenerek ve sizlerin desteğine inanarak bu yola çıkmış bulunmaktayım, İlçemiz hakkına ve ilçemize hayırlı olsun” dedi.



    İş İnsanı Hür Özgür Yılmaz,


    AK Parti’den Ardahan Belediye Başkan aday adayı oldu..


    Ardahan’da sorunlara duyarlılığı ile tanınan iş insanı Hür Özgür Yılmaz, AK Parti’den Ardahan Belediye Başkan aday adaylık başvurusunda bulundu. Ardahan kamuoyunda AK Parti adayları arasında en güçlü isim olarak görülen ve olumlu tepkiler alan Yılmaz,  AK parti il başkanlığına eşi ve çocukları ile gelerek aday adaylık başvurusunu AK Parti İl Başkanı Ersin Yılmaz’a teslim etti. 

    Başvurunun ardından açıklama yapan başkan aday adayı Hür Özgür Yılmaz, “Bu şehre hizmet yolunda tekrardan Ak Parti belediyesinin gelmesi gerekiyor. Biz buna inandık ve büyük bir oyla kazanacağımızı görüp bu yola çıktık. Birlikte kazandık, birlikte kazanacağız ve birlikte yöneteceğiz” dedi. Yılmaz açıklamasında şunları söyledi; “Bu yola çıkmamın sebebi başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkemiz için yeni yüz yıla hazırlanmasında yol arkadaşı olmak ve sayın vekilim Kaan Koç’un hizmet azmine katılıp tüm Ak Partili arkadaşlarımla birlikte bu aziz şehre hizmet etmek istiyorum. Bu şehre hizmet yolunda tekrardan Ak Parti belediyesinin gelmesi gerekiyor. Biz buna inandık ve büyük bir oyla kazanacağımızı görüp bu yolla çıktık. Birlikte kazandık, birlikte kazanacağız ve birlikte yöneteceğiz. Başvurumuzu alan İl Başkanımız Ersin Yılmaz’a, Merkez İlçe Başkanımız Aytaç Ulutaş’a, Kadın Kolları Başkanımız Selda Kılıç’a, Gençlik Kolları Başkanımız Emre Karakoyun’a ve AK Parti Teşkilatının tüm değerli yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Her şey Türkiye için , her şey Ardahan için diyorum” diye konuştu.

    HÜR ÖZGÜR YILMAZ KİMDİR?

    1977 Ardahan doğumlu. Eğitim hayatımın tamamını Ardahan Merkez de tamamladı. Eğitim öğretim sürecinin bitmesi üzerine 1989 yılında kurulan aile şirketi ile Fevzi Yılmaz petrol ve nakliye şirketinde yöneticilik yaptı. 2013 yılında kendisine ait kurduğu Vizyon Petrol Akaryakıt Ve İnşaat Şirketinin sahibi ve halen devam etmekte olup, evli ve 3 çocuk babasıdır.

    Baran Yılmaz / Anadolu Haber



    Doğu Yılmaz’ın Tüzel Temsilciliğini yaptığı ve Gazeteciler Özkan Karakaya, Bülent Kılıç ve Mehmet Avşar’ın yönetiminde bulunduğu Ardahan Basın Yayın Radyo Televizyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin günlük gazetesi olan Anadolu Haber Gazetemiz, Ülkenin en çok izlenen haber kanalları FOX TV ile Halk TV’de başta olmak üzere sabah saatlerinde en çok izlenen televizyon kanallarının ekranlarında yer almaya devam ediyor.




    Aynı gün iki kanalda birden yer alan gazetelerimiz, Gazeteci İsmail Küçükkaya’nın başında olduğu Halk TV’de her sabah canlı olarak sundukları ve ülkenin gündemini oluşturan haberciliğe imza atan haber ekibinin ‘Yeni Bir Sabah’ta ve aynı habercilikle en çok izlenen haber programlarında rakiplerine reyting farkı atan Gazeteci Doğan Şentürk’ün Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı FOX TV’de Gazeteci İlker Karagöz’ün sunuculuğunu yaptığı ‘Çalar Saat’ haber ekibin hazırladığı sabah programların da yer alan gazetelerimiz ve manşetleri ülkenin Kafkaslara açılan gümrük kapılarıyla tanınan Serhat Ardahan’da yaşananları hemen her gün ülkenin gündemine taşımaya devam ediyorlar.




    Ayrıca Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan ve TEMPO TV’de canlı programlar hazırlayan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başında bulunduğu ve ‘Yerelden Ulusala Gazetecilik’ ilkesiyle gazetecilik yapan ekibin yönetimindeki Ardahan’ın Mahalli Basın Lideri Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi ve diğer gazetelerimiz Son Vilayet, Göle, Posof, Hanak, Damal, Çıldır, İstanbul Gazetelerinin yanı sıra www.kuzeyanadolugazetesi.com , www.sonvilayet ve YouTube Ardahan TV yaptığı haberi ve manşetleri ile Ardahan’ın yerele olduğu gibi ulusal ve uluslararasına taşımaya devam ediyor. Baran Yılmaz / Anadolu Haber




    DEVA PARTİSİ ESENYURT’TA


    AVŞARLARLA MI SEÇİME GİRECEK?


    Birçok Ardahan’lının hayatını idame ettiği ve Togay Çoban’ın yanında Gürbüz Süleymanoğlu’nun AK Parti’den Belediye Başkan Aday Adayı oldukları İstanbul’un Esenyurt İlçesinde DEVA Partisi’nin adayını açıklamak için nabız ölçtüğü öğrenildi.

    Alınan bilgilere göre şu an bir Ardahan’lının Belediye Başkanı olduğu İstanbul’un en büyük ilçelerinden olan Esenyurt’ta başta Ardahan’lıların olmak üzere muhafazakar, Alevi, Kürt seçmene hitap eden bir sima arayışında olduğu bilgilerini aldığımız DEVA Partisi İstanbul İl Başkanlığı, Ardahanlı İl Başkan Yardımcısı olan Cem Birtürk Avşar’ı Esenyurt’ta belediye başkan adayı olarak düşündüğü bilgilerine ulaşıldı.

    Avşar ailesinin yoğun olduğu Esenyturt’ta başta HEDEP oyları olmak üzere AK Parti, Yeniden Refah Partisi ve milliyetçi oyları kimin alacağı konusunda araştırma içinde olduğu ve bu yönde günlerdir ilçede araştırma içinde olduğu gözlenen DEVA Partisi diğer yandan da iş insanı, Ardahanlı DEVA Partisi İstanbul İl Başkanı olan Cem Birtürk Avşar’ın ismini verip, anket yaptırdığı ve bu yönde olumlu cevaplar aldığı da öğrenildi.



    Bakırhan: ‘İttifak yapmamak için hiçbir sebep yok’ dedi


    AMA ‘FİLANLA’ DEMEDİ..


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi partisince düzenlenen “Halk Buluşması”na katılmak için Ardahan’a gelen Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan Ardahan’da yaptığı açıklamada ‘Bir ittifak yapmamak için hiçbir sebep yok. Genel merkezimiz adına arkadaşlara söz veriyoruz, bizden kaynaklı herhangi bir sorunun olmayacağını belirtmek istiyorum.” ifadelerini kullanırken ‘Bahsettiğiniz bu ittifak hangi partiyle?’ yönünde ki soruya cevap vermemesi dikkat çekti.


    HADEP, HEDEP OLAMAZ..


    3. Dairesinin kararlarını tanımadığı AnayasaMahkemesi Üyelerinin soruşturulmasını istedi  Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeşil Sol Parti’nin adının “HEDEP” olarak değiştirilmesini uygun görmedi.

    Yeşil Sol Parti’nin, ismini HEDEP olarak değiştirmesi kararı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Partiler Bürosu tarafından incelenerek karara bağlandı.

    Edinilen bilgiye göre, Başsavcılık, HEDEP olarak belirlenen parti kısa adını, “devletin bölünmez bütünlüğüne karşı eylemlerde odak olması nedeniyle” temelli kapatılan HADEP’i andırdığı gerekçesiyle uygun görmedi.

    Kararda, her iki partinin isminin birbiriyle karıştırılmasına elverişli olduğunun ifade edildiği öğrenildi.


     







    HEM TUNCELİLİ, HEM DERSİMLİ


    YETMEDİ HOLLANDALI!..


    Yerel seçimlerin yaklaştığı şu günlerde başta batı kentlerindeki hemşerilerim olmak üzere kardeşimin de içinde olduğu bir çok kişinin Belediye Başkanı, Belediye meclis üyesi, İl Genel Meclis Üyesi veya muhtar olmak için kolları sıvadıkları bir zamanda 60 yıldır kapısında  beklediğimiz Avrupa ve dünyada da seçimler yapılmakta.

    Ve bu seçimlerde sağcı, daha ötesi faşist olarak adlandırılan isimler de tek tek seçimleri kazanarak dünyaya  yön veren iktidar koltuklarına oturmaya devam ediyorlar.

    Arjantin den sonra Hollanda ‘da Trump’ dan daha deli ve Türk düşmanı olduğu söylenen parti liderinin 1.parti çıkması dünyayı ve Türkiye’yi şoke etti.




    Buna neden ise ülkemizde ‘muhtar bile olamaz’ diye manşet atan basın ve medyanın yanı sıra anket şirketlerinin tepetaklak olmasıdır. Bu yetmezmiş gibi Havuz ve Besleme diyerek suçlanan Türkiye’nin bol kepçeden manşetler atan Ulusal basınının da her zaman yanıldığı yetmezmişçesine buradaki seçmeni olduğu gibi oradaki seçmeni de yanıltmış, kendi kafasının içindeki faşist düşünceyle oy kullanılmasına neden olmuştur.

    Zira son bir hafta içinde attığı manşetlerle ‘Hollanda Başbakanlığını bir Türk kazanacak, hem de  bir Tuncelili yetmedi Dersim’ li bir kadın kazanacak diye maişetlere attılar.

    Ama gelin görün ki Hollanda da bulunan Türkler, seçimi kazanan sağcı liderden daha sağcı, daha faşist davranarak Türk diye tanıtılan Hollanda’ya başbakan olacak diye anons edilen Kadının Tuncelili yetmedi Dersimli oda yetmedi Kürt olduğunu öğrenince Türde de olsa Tuncelilide olsa ama Dersimli ve Kürt olduğu için verecekleri oyları vermediler. Ve Başbakan olacak denen kadın siyasetçi  14 milletvekili kaybıyla 3’üncü parti olabildi.




    Buda ne gösteriyor derseniz Dünyanın milliyetçiliğe kaydığı ve gittikçe faşistleştiği iddialarını güçlendirmiş son seçimlerde meclise giremez denilen ama Hollanda’daki gibi anketleri alt üst eden MHP gibi bir partinin yarın Türkiye’de de iktidar olacağının işaretidir.




    arşiv haber/yorumlar 06.04.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ARŞİV HABERLERİMİZ







    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin**ARDAHAN TV’YE YENİ GÖRÜNTÜLER EKLENDİ!..


    Sitemizin Yazarlarinin Günlük/Güncel


    Yorumlarini Okumak İçin


    SitemizinSaginda Bulanan


    EN YENİ MAKALE Linkini TIKLAYINIZ




    **ARDAHAN’DAN


    GÖRÜNTÜLÜ HABERLER


    ÜSTTE ARDAHAN TV’DE İZLENEBİLİR..

    KADINCA/Selmi Yilmaz Kisir’in Suyu Bosa Akmasin..

     Ardahan’in ana su kaynagi olan kura’nin suyunun önüne kurulacak olan Besikkaya HES Baraji ile yönü degistirilip, Karadeniz’e akitilmak üzere oldugu bir sirada Ardahan ve Göle Ovasi’nin sulanmasi için Ankara’da girisimlerde bulundugunu ögrendigimiz Ardahan Valisi Mustafa tekmen ve Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’in bu çabalarini bir adim daha ileri götrüp, bölge halkinin yillardir çektigi susuzluga çare olacak olan Kisir Dagi’nin suyunu da istemeleri gerçekten ilk ciddi bir adimdir.. Çünkü yillardir konusulmasina karsin gündeme getirilmeyen veya seçimden seçime gündeme getirilip, unutulan Ardahan’in en büyük dagi olan Kisir’in Daginin suyuna büyük ihtiyaç duyulmaktadir. Yillardir bosa akan ve bölge halki susuzluk içinde kivranirken kimsenin orali olmadigi Kisir Dagi’nin suyu bugün sulanmasi istenen Ardahan ve Göle Ovasi kadar önemli olan Hoçvan Ovasi içinde o kadar önemlidir.. Hatta daha önemlidir.. Çünkü Ardahan ve Göle Ovasi’nin sulanmasi gerektigine dikkat çekilirken, bu ovalarin tarim arazilerinin sulanmasi için olurken, Hoçvan Ovasinin sulanmasi disinda, o ovada komsu köylerle birlikte tami tamina 24 köy bulunmaktadir.. Doga’nin kendilerine bahsettigi sudan faydalanamayan ve yillarca susuz kaldiktan sonra son yillarda elektrikli su pompalariyla su sebekelerine kavusturulan Hoçvan için hayati önem tasiyan Kisir Dagi’nin suyunun insanligin hizmetine sunulmasi için atilan bu önemli adimin gerek yerelde, gerek ise baskentte desteklenmesi için basta Hoçvanin köy derneklerini bir çati altinda bulusturan ve bu bölgenin sorunlarini çözmesi için ciddi adimlar atmasi beklenen Hoçvan Federasyonu olmak üzere herkesin yardimci olmasi ve katki sunmasi, baski yapmasi gerekmektedir. ‘Kisir’in Suyu Bosa Akmasin’ diye çikilan bu yolun Hoçvan’a su yolu olmasi için vali ve milletvekili tarafindan atilan bu adimin güçlenmesi ve Kisir’in isminin suyunun evlere akana kadar gündemde kalmasi için her Hoçvanliya olmak üzere tüm Ardahanlilara büyük görevler düstügünü bir kez daha hatirlatirken, bu önemli girisimi atan vali ve vekili tesekkür ediyorum.. **Hala ordalar.. Bugün iki dernegimizden haber verdik.. Belki önemlidir diye ön sayfayada aldik.. Ve dedik ki; Biz degil, okurumuz bu derneklerin yaptiklarini bizzat kendileri okusun ve ona göre degerlendirme yapsinlar.. İste size ortalikta fazla görünmeyen, Türkgözü Gümrük Kapisindan sinir ticareti niye yapilmaz soran Posof dernegi ile Aktas’in açilmasi için bir sey yapmayan Çildir’in köy dernegi .. Yani hala ordalar, toplanti, kaz ve saz ..



    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz BDP Gerçek Muhataptir..

     Yüzde 99’nun Kürt oylari olan oylari alarak meclise giden BDP’lilerin PKK’nin uzantisi olarak lanse edip, ardindan,’siyasilerle müzakereye oturabiliriz’ diyen bir basbakani düsünüyorum da karsima ne kadar samimi bir müzakereci basbakanin çiktigini görüyorum.. Baharin gelmesiyle birlikte yeniden siddetlenmesinden korkulan çatismalarin artik sona ermesi konusunda olusan havayi hisedemeyenlerin bir taraftan küfür ederek, diger taraftan sözde müzakereci görünmesi de bir kadar düsündürücüdür. ‘Siyasilerle görüsürüm’ diyen ama mevcut siyasilerin bir bölümnü içeri tikatan, diger kismin adina da uzanti diyeceksin sonra da ‘biz baris, kardeslikten yanayiz’ diyen bir anlayisin nasil olur barisi getirecegi de meçhul olarak karsimiza çikmaktadir. Bu nedenle öncelikle samimi olmak ve bu sürekli kanayan yarayi sarmak niyetinde olmak gerekmez mi? Bunu yapacak olaninda bizzat basbakan oldugunu her kez iyi biliyor.. Çünkü; ‘Bu sorunu, ben çözerim, Kürtlerin gerçek temsilcisi benim’ diyen ayni kiside bu basbakandir.. Bu nedenle öncelikle samimi olmak ve BDP’lilerin elini tutarken kerhen degil, candan tutmak gerek.. Çünkü basbakan da baskalarida kabul etmezsede BDP’nin ülkenin 1. gündem maddesi olan Kürt sorunu konusunda birinci muhataptir.. Tabi bu muhatapligi kendi tabaninin istemlerinin yerine gelmesi halinde gerçeklesir. Bu nedenle BDP’ye akil vermektense, ‘yok onu dinleme, yok bunu dinleme siyasi iradeni ortaya koy’ demekle sözde tutugun eli geri iter ve BDP’yi aradan çikarsan o zaman gidersin bugün kabul etmediklerinin elini ele yada bele tutarsin.. Buradan yeniden diyorum ki; BDP Kürt halkinin gerçek temsilcisdir. Eger Kürt sorununun çözümünde samimiyseniz ve bu ülkeye baris gelsin, kardeslik yesersin diyorsaniz karsinizda en samimi olan da BDP’dir diyorum.. **Toplum önderi, lideri, aydini yoksuluyuz .. Geçtigimiz yil Ardahan’a gelen Hülya Avsar’a Ardahan’i hatirlatan ve yüzünü memleketine çeviren Ardahan kültür Evi’nin Baskani Tuncer Dag ile ayni kültür evinin Kültür’den sorumlu yetkilisi Ramazan Tan ve 21 pare köyün dernegini bir araya toplamayi basaran Hoç-Fed’in Baskani Osman Avsar’la birlikteydik.. Ardahan’da bulunan sevil toplum örgütlerinden Ziraat Odasi Baskani Latifsah Sural, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi Baskani Latif Tosunoglu ve Ardahan Esnaf ve Sanatkârlar Odalari Birligi Baskani Yasar Dasdemir’in yemege aldigi İstanbul’da ki sivil toplum örügüt yöneticileri ile Ardahan’in sorunlarini konustuk. Ardahan’in sorunlarini uzun uzun konusup, çözüm arayislarini yaptigimiz yemekte bu sorunlarin çözümünde neyin eksik oldugunu bulmaya çalistik .. CHP’nin eski İl baskanlarindan Orhan Balci’nin da aramizda bulundugu yemek masamizda Tokat’li birde isadami vardi .. Bizi uzun uzun dinleyen Tokatli tugla üretici is adami basta HES Barajlarinin olmak üzere birçok konuya duyarsiz kalan toplumun sikintisini çektigi en büyük sorunun yerel liderlerden yoksun olmasina isaret etti. Evet basta Ardahan’da olmak üzere Ardahan adina İstanbul’da ve diger sehirlerde toplumun önderi olarak geçinenlerin görevlerini yeterince yerine getirmediklerini zaten sik sik yazip, gündeme getirenlerin basinda geliyordum, tokat’li isadamina bakip, ‘İste Ardahan’in asil birinci sorunu budur’ derken .. Çünkü Ardahan’da ve Ardahan adina toplum lideri olanlarin basinda gelenlerin Ardahan, Posof, Çildir, Damal, Hanak, Göle’nin belediye baskanlari ve bu ilçelerin siyasi, sivil toplum örgüt baskanlari, aydinlari, gazetecileri geliyordu .. Ama hemen hepsi sisteme uymus, birir memur gibi çalisip, gün dolduruyordu .. Ve sorunlarda oldugu yerde kalmayip, artarak devam ediyordu ..



    ÇILDIR GAZETESİ’NDEN Yarin CHP’de seçim var../Hilal Demirkaya

     Geçtigimiz gün CHP ile ilgili ele aldigimiz yazimiz ardindan önce Damal’da, sonra Hanak’ta, ardindan Posof ve Göle ile Ardahan merkezde ilçe kongrelerini tamamlayan CHP yarinda Çildir’da seçime gidiyor. Ayni zamanda Çildir’da sevilen bir esnaf olan Nevzat Şirin’in baskanligi yaptigi CHP’nin Çildir’da tek aday ile gidecegi bu seçim ardindan İl baskanligi seçimi yapilacak. Yarin Çildir’da yapilacak olan Çildir CHP İlçe Baskanligi ardindan yeni kadrolarla yaklasan yerel seçimlere gidecek olan CHP’nin basta Çildir’da olmak üzere Ardahan ve diger ilçelerde aktife geçip, bir muhalefet partisinin arayip bulamadigi sorunlarla bogusan Ardahan’da kendisini göstermelidir. Bunun içinde Göle’de oldugu gibi Hanak’ta istendigi gibi Posof’ta yarisildigi gibi İl Baskanligi seçiminde de yeni bir yol çizmeli, buna göre adim atip, İl yönetimi seçmelidir..





    ARDAHAN’DAN EN SON HABERLER

     **Ardahan 2011 Yilinda Yine Göç Etmis.. Aldigi göç: 4.908 – Verdigi göç: 6.673 Türkiye’de bir yil içinde 2 milyon 420 bin 181 kisi de yer degistirdi. 2011 yilinda nüfusa oranla net göç artisi en yüksek il Tekirdag, net göç düsüsü en fazla olan sehir ise Van oldu. Peki bunlar disinda hangi il ne kadar göç aldi, hangisi ne kadar verdi? Göçler nedeniyle hangisinin nüfusu ne kadar degisti? İste Adrese Dayali Nüfus Kayit Sistemi’ne göre il il 2011 yili göç raporu. ARDAHAN 2011 Nüfusu: 107.455 Aldigi göç: 4.908 Verdigi göç: 6.673 Net göç: -1.765 Hizi: -16,29  **Esek Sirtinda Su Tasimaya Devam.. Ardahan’in Göle ilçesine bagli Çakildere köyünde, vatandaslar su ihtiyacini at ve eseklerle tasiyarak gidermeye çalisiyor. Göle’ye 22 kilometre mesafedeki Çakildare köylüleri her gün esek sirtinda su tasima çilesi yasadiklarini ve yetkililerin bu sorunu bir an önce çözmelerini istiyorlar. Çakildare köyü muhtari Nusret Hos, kis boyunca su deposunda teknik sorun yasadiklarini belirterek, vatandasin su ihtiyacini köyün çesmelerinden karsilandigini söyledi. Kis boyunca birçok konuda oldugu gibi su konusunda da ciddi magduriyet yasadiklarini ifade eden Hos, “Köyüm ne yazik ki, su konusunda kisin çok magduriyet yasadi. Depodaki arizadan dolayi vatandas kis boyunca sebeke suyundan yararlanamadi. Kis boyunca yani 6 aydir insanlar ve hayvanlarin ihtiyaci hep böyle at ve esek sirtinda tasiyarak karsilamaya çalistik. Sorunumu birçok yere de bildirmeme ragmen kimse bana yardimci olmadi” dedi. Her gün esek sirtinda evine su tasiyan kadinlar ise susuzlugun çilesini kendilerinin çektigini savundu. Köylü kadinlar, “6 aydir yagmur çamur demeden her gün bidonlarimizi alip kuyuya gidiyor, sulari eseklerle evimize tasiyoruz. Yetkililerden istegimiz yasadigimiz su çilesini sona erdirmesidir. Çünkü bu çileyi en çok biz çekiyoruz” diye konustu. Ardahan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mete Özdemir ise, Çakildere köyündeki su sorunuyla ilgili kendilerine herhangi bir müracaatin olmadigini belirterek, “Bize yapilmis bir müracaat yok. Gerçi bir sekilde su ihtiyaçlarini karsilamislar. Ama bize bir müracaat yapildiginda gereken neyse yapilir” diye konustu.  **Esnaf Kendini Disari Atti!.. Sicakligin 12 derece hissedildigi Ardahan’da vatandaslar günesli havanin tadini çikarmak için park ve is yerlerinin önüne tabure atarak günesin tadini çikarmaya basladilar. Soguk havalarin yurdu terk ettigi, sicak havanin etkisine sürdürdügü bugünlerde Ardahan halki baharin kandirici sicakliklarina aldirmadan temizlige de basladiklari görüldü. İlkbaharin gelmesi ile birlikte açan hava gibi insanlarin da yüreklerinin odalari açildigi görülürken bu süreçte Ardahanli miniklerde sokaklardaki yerini aldi. Sokaklar çocuk civiltilari ile senlenirken, ailelerde bahar temizligine basladigi görüldü.  **Ardahan’da Şehit Polisler İçin Mevlid Okutuldu Ardahan Emniyet Müdürlügü, Emniyet Teskilati’nin kurulusunun 167’inci yildönümü etkinlikleri kapsaminda, sehit olan polisler ve bütün sehitler için Mevlid-i Şerif okuttu. Türk Polis Teskilati’nin kurulusunun 167’inci yil dönümü ve Polis Haftasi etkinlikleri çerçevesinde Ardahan İl Emniyet Müdürlügü, 6 Nisan Cuma günü Ardahan Merkez Camiinde, sehit olan ve hayatini kaybeden emniyet mensuplari için Mevlid-i Şerif okuttu. Cuma namazi öncesi Ardahan Merkezde görev yapan camii görevlilerince okunan Mevlid-i Şerif’e İl Emniyet Müdürü, Emniyet mensuplari ve çok sayida vatandas katildi. Mevlidi Şerifin ardindan vaaz ve dua programini İl Müftüsü Galip Akin yapti. Vaaz’da İl Müftüsü Akin Emniyet, Güvenlik ve Asayisin önemi, bunlari saglayan birlik, beraberlik ve kardesligin ehemmiyeti, Çanakkale ruhunun Milletimizde her an donanimli bir sekilde beslenmesi gerektigi hususlarina dikkat çekti. Cuma namazi sonunda, cami cemaatine gül suyu ve lokum dagitildi.  **Çildir’da Ögrencilere Polislik Meslegi Anlatildi Çildir ilçesinde, Türk Polis Teskilati’nin kurulusu’nun 167. yildönümü etkinlikleri kapsaminda ögrencilere polislik meslegi anlatildi. İlçe Emniyet Müdürlügünde görevli komiser Dilek Yüksel, polis memurlari Sezgin Koçkaroglu ile Tayfun Demir, Şehit Ögretmen Sezgin Yolcu Yatili İlkögretim Bölge Okulu’nda (YİBO) ögrencilere polislik meslegini tanitti. Komiser Yüksel, polislik mesleginin önemli oldugunu belirterek, insanlara yardim etmenin güzel bir duygu oldugunu vurguladi.  **THK’dan Kavurma.. Türk Hava Kurumu (thk) Ardahan Şube Baskanligi tarafindan ihtiyaç sahibi vatandaslara kavurma dagitimi yapildi. Kurumun İl Baskani Kazim Arici, yaptigi açiklamada, Türk Hava Kurumu’nun yardiminin her yil belirlenen illerde yapildigini belirterek, bu yil da yardim kapsamina alinan illerden birinin Ardahan oldugunu söyledi. Kurum tarafindan her yil yapilan yardimin ihtiyaç sahibi vatandaslara yönelik oldugunu ifade eden Arici, “Kurumumuza adak anlaminda çesitli yardimlar yapiliyor. Yapilan bu yardimlarin, böyle vatandasimiza dönüsümü gerçeklesiyor. Biz de bu yil bizzat muhtarlara teslim ederek, ihtiyaç sahibi vatandaslarimiza kavurma ulastirdik” dedi. Arici, il genelinde 800 gramlik 480 adet kavurma paketi dagitildigini söyledi.  **Ardahan’da Asi Kampanyasi.. Ardahan’da büyükbas hayvanlara asi yapilmasi için “Şap Asi Kampanyasi” baslatildi. Gida, Tarim ve Hayvancilik İl Müdürü Fevzi Karakoç, yaptigi açiklama, bir ay sürecek kampanyanin 40 kisilik ekiple sürdürülecegini belirterek, 264 bin büyükbas hayvanin asilanacagini ifade etti. Amaçlarinin dönemi vakasiz bir sekilde kapatmak oldugunu ifade eden Karakoç, “Bu kampanya sadece sinir iller için geçerli olan bir kampanyadir. Önceki yillarda oldugunu gibi bu yil da basarili bir sekilde dönemi tamamlayacagiz. Amacimiz vakasiz olarak bu dönemi kapatmak” dedi. Karakoç, sap asisindan sonrada brusella, küpeleme ve kayip yenileme çalismalarinin da sürecegini sözlerine ekledi.  **Posof’ta Balik Ölümleri Ardahan’in Posof ilçesine bagli Armutveren köyü gölündeki baliklar ölüyor. Yazin dogal güzellikleri ile görenleri kendine hayran birakan Armutveren Gölü’nde yasanan balik ölümleri köy halkini endiselendiriyor. Van Devlet Üretme Çiftligi’nden 1997 yilinda getirilerek Armutveren Gölü’ne birakilan aynali ve pullu sazan baliklari zamanla çogalarak gölde ayri güzellikler olusturdu. Geçen süre içerisinde herhangi bir olumsuzluk görülmeyen baliklarda baharin ilk günleri ile ölümler basladi. Gölde yasayan diger baliklar ise göl kenarinda sig alanlara akin ediyor.  **!! DUYURU !! Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlügü olarak müdürlügümüze bagli spor tesislerimizi siz degerli Ardahan halkinin kullanimina açiyoruz. İl Müdürlügümüzün resmi web sitesi; http://ardahan.gsb.gov.tr/ adresinde yayinladigimiz program dahilinde, arzu ettiginiz spor branslarini uzman antrenörlerimizin gözetiminde yapabileceksiniz. Sadece sizin yapmaniz gereken; 1- İnternet sitesinden yayinlanan çalisma programina göre sizin yapmak istediginiz spor bransini belirlemek. 2- Belirlediginiz spor bransina göre Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlügünin 0478 211 36 48 nolu telefonu ariyarak randevu almak. 3- Spor yapacak kisilerin spor kiyafetleriyle gelmeleri gerekmektedir. Spor tesislerimiz ve antrönörlerimiz sizlerin hizmetine sunulacaktir. Hafta içi 8:30 – 14:30 saatleri arasi ev hanimlarimizi spor salonlarimiza spor yapmaya davet ediyoruz.  **Polis Haftasi Atletizm Kosusu Düzenlenecektir… Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlügümüzce Polis Teskilatinin 167. yil dönümü anisina Yildiz Kizlar ve Yildiz Erkekler kategorilerinde 09 Nisan 2012 tarihinde Atletizm seçmeleri yapilacaktir.  **Golf Topuyla Degisen Hayatlar; Ardahan’da hayvanlarin otladigi meralarda basladigi Golf Sporunda Türkiye dereceleri elde eden Dogan Can ATICI ve Özlem AKTÜRK basarilariyla ilgili basinda yer alan haberler üzerine medyanin ilgi oldagi oldular. A haber ve Sky Türk’te canli yayin programlarina katilan Dogan ve Özlem hedeflerinin Milli Takim formasiyla Dünya dereceleri elde etmek oldugunu söylediler. Özel bir program için Uçakla Kars’tan İstanbu’a gelen iki genç sporcu Golf sporuna baslama hikayelerini Atatürk Hava Limaninda gazetecilerle paylasti. İlk olarak Ardahan’da Golf antrenmanlarina katildigini ifade eden Özlem AKTÜRK, ”Ardahan’da Golf sahasi yok. Yaz aylarinda meralarda kis aylarinda ise kapali salonlarda çalisiyoruz.” dedi. Gazetecilerin ”Meralarda çalismak zor oluyormu_?” sorusunu Dogan Can ATICI ” Meralarda bulunan egim ve çikintilardan dolayi Golf sahalari bize daha kolay geliyor.” diye konustu. Ardahan İl Spor Müdürlügü  **Gündüz Egitimin Basinda Geçtigimiz günlerde beklenmedik anda istifa eden Çildir İlçe Milli Egitim Askin Hüseyinoglu’nun yerine Müdürlügüne vekalet eden Sait Gündüz baharin gelmesiyle birlikte okullarda bir çok etkinlik için hazirlandiklarini söyledi.  **Ardahan’da Ekin’e hazirligi basladi.. Hayvancigilin yani sira tarimcilik yaparak geçimlerini saglayan Çildirlar, havalarin isinmasiyla birlikte karlarin erimeye yüz tuttugu su günlerde ekin yapacaklarini alanlara serpmek için torpasi 40 ila 80 TL. arasinda satilan gübreleri alarak depolamaya basladiklari görüldü. **MEMLEKETE BAHAR GELDİ.. Uzun bir kis sonrasi gelen bahar ile birlikte kendilerini disari atan Çildirlilar hafta basindan bu yana kendisini gösteren günesin altinda boy boy sohbet ettiler.  **Arilar Telef Oldu.. Ardahan’in Posof İlçesi’nde, kovanlardaki arilarin büyük bölümünün agir kis kosullari nedeniyle telef oldugu belirtildi. Gida Tarim ve Hayvancilik Bakanligi tarafindan ‘Kafkas Arisinin gen merkezi’ olarak ilan edilen Posof’ta yüzlerce kovan içerisindeki binlerce arinin ölmesi aricilari kara kara düsündürüyor. Posof’ta yillardir aricilik yapan Cihan Kartal, ari kayiplarinin yüzde 70 dolayinda oldugunu söyledi. İlkbahara çikamayan arilari inceledigini belirten Kartal sunlari söyledi: “Arilarin yiyecek ballari var. Yani ölümlerin açliktan olmadigi kesin. Ölümlerin bölgede yasanan siddetli soguklardan oldugunu tahmin ediyorum. Bölgemiz Kafkas Arisinin gen merkezi olarak izole edilmistir. Bu nedenle Gida Tarim ve Hayvancilik Bakanligi’nin, toplu ölümlerin nedenlerini arastirmasi gerekir. Ari ölümlerinin nedenini bilmek istiyoruz. Arilarin ölüm nedenini ögrenelim ki ona göre önlem alalim. Yoksa bal yapacak ari kalmayacak.”  **Lider Araniyor!.. Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürlügüne bagli Gençlik Merkezinde çalistirilmak üzere 1 kisi Gençlik Merkezine Lider alimi yapilacaktir. Gerekli Şartlar: Gençlik ve Spor Bakanliginca düzenlenen Gençlik Lideri egitimine katilarak basarili olmus Liderlik belgesine sahip kisiler. 18 Yasini doldurmus 31 yasindan gün almamis olmak. Üniversitelerin Lisans programlarindan mezun olmak veya Üniversitelerin lisans programlarinda son sinif ögrencisi olmak . Erkekler için; Askerlik terhis belgesini almis olmak veya en az 1 yil Askerlikle iliskisi bulunmamak. Yüz kizartici suç ve kamu haklarindan yasakli bulunmamalari(Savcilik Belgesi) Gençlik Liderligi (Nokta) görevi yapabilecegine dair saglikli olduklarini belgelemis olmalari.  **Badminton Hakemlik kursu.. Ardahan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlügünde 21-22 Nisan 2012 tarihleri arasinda Badminton Aday Hakemlik kursu açilacaktir. Katilim Şartlar : KURS YERİ :Kiz Meslek Lisesi 21-22 NİSAN 2012 MÜRACAT GENÇLİK HİZMETLERİ VE SPOR İL MÜDÜRLÜGÜ Cumartesi : SAAT:10.00-17.00 Pazar : SAAT:10.00-15.00 *ADAY HAKEMLİK KURSUNDA İSTENİLEN BELGELER. 1- 4 Adet vesikalik fotograf (Sakalsiz ve Kravatli) 2- Dilekçe (Açik adresli) 3- Diploma sureti (Noter tasdikli, kamu kurum ve kuruluslarinda çalisanlar için kurum onayli) 4- Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlügünden cezalari olmadigina dair yazi (Asli) 5- Saglik raporu (Asli) 6- Savcilik iyi hal kagidi (Asli) 7- Nüfus cüzdani sureti fotokopisi (T.C Vatandaslik no ve resimli ) 8- 100 TL Kurs Ücreti İl Temsilcisine elden teslim edilecektir.  **Göle Kur’an-i Kerim’de Birinci.. Milli Egitim Bakanligi Din Ögretimi Genel Müdürlügü tarafindan yurt genelinde İmam Hatip Liseleri arasinda “Kur’an-i Kerim’i yüzünden okuma” ve “ezani güzel okuma” yarismalari düzendi. İlimizde de ilk kez düzenlenen bu yarismada Göle İmam Hatip ve Ardahan İmam Hatip Lisesi ögrencileri yarisdi. Yarisma saygi durusu ve İstiklal Marsinin okunmasinin ardindan Ardahan İmam Hatip Lisesi Müdürü Nahittin ÇAVDAR’in Kerim tilaveti ile baslamis, Kur’an’in ve ezanin güzel okunmasi konusunda İl Müftüsü Galip AKIN’in İmam Hatip Lisesi ögrencilerine ve yarismayi izlemeye gelen velilere konusma yapti. Konusmasinda, İmam Hatip Lisesi ögrencilerinin; milli egitimin amaçlarina uygun olarak mihrapta, minberde, mesleki faaliyet ve uygulamalarda basari göstermeleri, mesleki sosyal ve kültürel yönden kendilerini gelistirerek özgüven duygusu kazanmalari, hizmet öncesi katilacaklari sosyal ve kültürel faaliyetlerle mümkün olacaginin altini çizdi. İl Müftüsü AKIN’in juri baskanligini yaptigi yarismalar Ardahan Anadolu İmam Hatip Lisesinde gerçeklestirildi. Yarismaya İl Milli Egitim Müdür Yardimcisi Selim ADAR, Göle İmam Hatip Lisesi Müdürü ve sivil toplum kurulusu temsilcileri de katildi. Ezan Okuma yarismasinda Göle İmam Hatip Lisesinden İdris ATEŞ birinci, Ardahan Anadolu ve İmam Hatip Lisesinden Abdulkadir KADİROGLU ikinci oldu. Kur’an-i Kerim’i yüzünden okuma yarismasinda Ardahan Anadolu İmam Hatip Lisesinden Ridvan SEVİNÇHAN birinci, Göle İmam Hatip Lisesinden Kasim ÖZTÜRK ikinci oldu. Yarismaya katilan yarismacilara çesitli hediyeler dagitildi. Birinci gelen yarismacilar Bölge Finallerinde Ardahan İlini temsil edecekleri ögrenildi.  **REKTÖR AMERİKA’DA.. ARÜ, Unutulan Dillerin Yeniden Kazandirilmasi İçin Harvard Üniversitesi’nden Yardim İstedi!.. ABD’deki üniversite ziyaretleri çerçevesinde, Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ve Rektör Yardimcisi Prof. Dr. Gürkan Dogan, dünyadaki bütün üniversiteler siralamasinda uzun yillardir birinci siradaki yerini koruyan Harvard Üniversitesi’nde görüsmelerde bulundular. Kafkasya Üniversiteler Birligi’nin misyonuna uygun olarak; Kafkasya cografyasi basta olmak üzere, önümüzdeki 50 yil içerisinde dünyadan bütünüyle yok olma tehlikesi yasayan ve ‘tehdit altindaki diller’ olarak adlandirilan yaklasik 1000 dile yönelik bir projeyi gündemine almis olan Rektör Korkmaz, bu dogrultudaki 5 yillik bilimsel eylem planini olusturmak amaciyla konuyu Harvard Üniversitesi’ndeki gündemli toplantiya tasidi. Daha önce yapilan ön yazismalari takiben, uzun yillardir Harvard’da görev yapmakta olan Prof. Dr. Nur Yalman ve Prof. Dr. Cemal Kafadar ile bir araya gelen ARÜ heyeti, 2013 yilinin Ekim ayinda Ardahan’da yapilmasi öngörülen “1. Tehdit Altindaki Diller Sempozyumu” ile ilgili olarak bilimsel görüs alisverisinde bulundu. Yapilan görüsmeler sonucunda, Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’in söz konusu projeyi Harvard Üniversitesi ile birlikte yapma önerisi kabul edildi. Prof. Yalman ve Prof. Kafadar, dünyada ses getirmek üzere düzenlenecek olan söz konusu uluslararasi sempozyumun Onur Kurulu’nda yer almayi kabul ettiler. Harvard Üniversitesi tarafindan her yil dünyadan 12 parlak genç arastirmacinin belirlenmesi amaciyla çalisan Gelecek Vaad Eden Bilim İnsanlarini Kesfetme Komitesi’nin üyesi olarak da görev yapan Antropoloji Bölümü ögretim üyesi Prof. Dr. Nur Yalman, bu projeyi “Türkiye’nin vizyonunu göstermesi bakimindan, çok dogru bir yönde atilmis, insanlik kültür tarihi için çok önemli bir stratejik tavir” olarak degerlendirdi ve “her türlü bilimsel destegi vermekten ve bu dogrultuda çalismaktan büyük bir sevinç duyacagini” ifade etti. Osmanli tarihinin zengin kaynaklari yaninda günümüze kadar göz ardi edilmis satir aralarini özenle ayiklayip arastirarak yeni ve özgün yorumlara ulastigi ve bunlari etkileyici bir dil ve üslupla ifade ettigi için, Tarih dalinda 2010 yili Cumhurbaskanligi Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü almis olan Prof. Dr. Cemal Kafadar ise “insanligin kaybolma tehlikesi altinda bulunan dilsel ve tarihsel mirasina sahip çikiyor olmanin Türkiye adina da çok büyük bir onur ve bilimsel bir sorumluluk göstergesi oldugunu” dile getirdi. Sempozyumun “bütün Avrupa, Amerika, Asya ve Afrika kitasindaki söz konusu dilleri konu edinmek üzere düzenlenmesi için çalismaktan büyük bir kivanç duyacagini” söyledi. Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, “yapilan görüsmeler sonucunda, 1. Tehdit Altindaki Diller Sempozyumu’nun, Harvard Üniversitesi’nin Orta Dogu Arastirmalari Merkezi ile ortaklasa düzenlenmesine ve bütün dünyadan, bu konuda söz sahibi yaklasik 60 önemli bilim insaninin davet edilmesine karar verildigini” ve “yapilacak olan sempozyumun hangi konularin, hangi kapsamda ve öncelikte ele alinacagini belirleyecegini, bu dogrultuda yürütülecek olan arastirmalarin da uluslararasi saygin bir yayinevi tarafindan kitaplastirilacagini” söyledi. Rektör Korkmaz’in daha önceki temaslari neticesinde; UNESCO Milli Komitesi ve Türk Dil Kurumu, söz konusu uluslararasi sempozyuma destek olma kararlarini daha önce beyan etmislerdi. **Harvard Üniversitesi ile Ortak Sempozyum.. ABD’deki üniversite ziyaretleri çerçevesinde, Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ve Rektör Yardimcisi Prof. Dr. Gürkan Dogan, dünyadaki bütün üniversiteler siralamasinda uzun yillardir birinci siradaki yerini koruyan Harvard Üniversitesi’nde görüsmelerde bulundular. Kafkasya Üniversiteler Birligi’nin misyonuna uygun olarak; Kafkasya cografyasi basta olmak üzere, önümüzdeki 50 yil içerisinde dünyadan bütünüyle yok olma tehlikesi yasayan ve ‘tehdit altindaki diller’ olarak adlandirilan yaklasik 1000 dile yönelik bir projeyi gündemine almis olan Rektör Korkmaz, bu dogrultudaki 5 yillik bilimsel eylem planini olusturmak amaciyla konuyu Harvard Üniversitesi’ndeki gündemli toplantiya tasidi. Daha önce yapilan ön yazismalari takiben, uzun yillardir Harvard’da görev yapmakta olan Prof. Dr. Nur Yalman ve Prof. Dr. Cemal Kafadar ile bir araya gelen ARÜ heyeti, 2013 yilinin Ekim ayinda Ardahan’da yapilmasi öngörülen “1. Tehdit Altindaki Diller Sempozyumu” ile ilgili olarak bilimsel görüs alisverisinde bulundu. Yapilan görüsmeler sonucunda, Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’in söz konusu projeyi Harvard Üniversitesi ile birlikte yapma önerisi kabul edildi. Prof. Yalman ve Prof. Kafadar, dünyada ses getirmek üzere düzenlenecek olan söz konusu uluslararasi sempozyumun Bilim Kurulu’nda yer almayi kabul ettiler. Harvard Üniversitesi tarafindan her yil dünyadan 12 parlak genç arastirmacinin belirlenmesi amaciyla çalisan Gelecek Vaad Eden Bilim İnsanlarini Kesfetme Komitesi’nin üyesi olarak da görev yapan Antropoloji Bölümü ögretim üyesi Prof. Dr. Nur Yalman, bu projeyi “Türkiye’nin vizyonunu göstermesi bakimindan, çok dogru bir yönde atilmis, insanlik kültür tarihi için çok önemli bir stratejik tavir” olarak degerlendirdi ve “her türlü bilimsel destegi vermekten ve bu dogrultuda çalismaktan büyük bir sevinç duyacagini” ifade etti. Osmanli tarihinin zengin kaynaklari yaninda günümüze kadar göz ardi edilmis satir aralarini özenle ayiklayip arastirarak yeni ve özgün yorumlara ulastigi ve bunlari etkileyici bir dil ve üslupla ifade ettigi için, Tarih dalinda 2010 yili Cumhurbaskanligi Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü almis olan Prof. Dr. Cemal Kafadar ise “insanligin kaybolma tehlikesi altinda bulunan dilsel ve tarihsel mirasina sahip çikiyor olmanin Türkiye adina da çok büyük bir onur ve bilimsel bir sorumluluk göstergesi oldugunu” dile getirdi. Sempozyumun “bütün Avrupa, Amerika, Asya ve Afrika kitasindaki söz konusu dilleri konu edinmek üzere düzenlenmesi için çalismaktan büyük bir kivanç duyacagini” söyledi. Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, “Yapilan görüsmeler sonucunda, 1. Tehdit Altindaki Diller Sempozyumu’nun, Harvard Üniversitesi’nin Orta Dogu Arastirmalari Merkezi ile ortaklasa düzenlenmesine ve bütün dünyadan, bu konuda söz sahibi yaklasik 60 önemli bilim insaninin davet edilmesine karar verildigini” ve “yapilacak olan sempozyumun hangi konularin, hangi kapsamda ve öncelikte ele alinacagini belirleyecegini, bu dogrultuda yürütülecek olan arastirmalarin da uluslararasi saygin bir yayinevi tarafindan kitaplastirilacagini” söyledi. Rektör Korkmaz’in daha önceki temaslari neticesinde; UNESCO Milli Komitesi ve Türk Dil Kurumu, söz konusu uluslararasi sempozyuma destek olma kararlarini daha önce beyan etmislerdi. Haberleri ekleme saati: 13.09-08 Nisan 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    CHP Çildir’da Nevzat Şirin’le Devam..

     İlçe Kongrelerini bugün yapilan Çildir CHP İlçe Kongresi ile tamamlayan Ardahan Cumhuriyet Halk Partisi İl Örgütü ayin sonunda yapacagi İl Kongresi için hazir. Mevcut Baskan Nevzat Şirin’in yeniden ve tek aday oldugu Çildir’da kongreye beklenen ilginin olmadigi dikkat çekerken, kongreye Ardahan ve diger ilçe yöneticilerinin de katildigi görüldü. Kongrede yapilan konusmalarda CHP’nin önümüzdeki yerel seçimlere daha güçlü gitmesi için tabanin ve halkin bekledigi parti içi degisimleri gerçeklestirmek için çabaladigi ve bunu daha önce yapilan Damal, Hanak, Posof, Göle ve Ardahan Merkez İlçe Kongreleriyle büyük oranda gerçeklestirdigi, bu degisimin yerel seçimler öncesi sürmesi ve istenen degisimin topluma yansimasiysa yerelde iktidarin kapisinin açilacagina isaret edildi. Haberi ekleme saati: 16.15-07 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    ARDAHAN’DA YILIN İLK YAGMURU YAGIYOR..

     Uzun bir kis ardindan gelen bahar ile birlikte yilin ilk yagmurunun da yagdigi Ardahan’a bahar kendisini iyiden iyiye hissettirmeye basladi. Geçtigimiz hafta basindan itibaren etkisini gösteren sicak havalarin ardindan gelen yilin ilk yagmuru kent merkezinde sevinçle karsilanirken, yagmur sulariyla birlesen karlarin erimesiyle toprak evleri akan köylüler ve sel tehlikesi çekilen dere yataklarindaki ev sahipleri simdiden tedirgin olmaya basladiklari görüldü. **Ekin’e hazirlik basladi.. Hayvancigilin yani sira tarimcilik yaparak geçimlerini saglayan Çildirlar, havalarin isinmasiyla birlikte karlarin erimeye yüz tuttugu su günlerde ekin yapacaklarini alanlara serpmek için torpasi 40 ila 80 TL. arasinda satilan gübreleri alarak depolamaya basladiklari görüldü. Haberleri ekleme saati: 15.00-07 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    ATSO’YU ALTIPARMAK YAPACAK..

     Havalarin isinmasiyla birlikte yavas yavas baslayan insaat sektörü de hareketlenmeye basladi. Basta Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi olmak üzere birçok kurum ve kurulusun geçen yildan kalma insaatlarini bitirmek için kollari sivadigi görülen Ardahan’da 2012 yili insaat sezonu da 15 Nisan’da basliyor. **ATSO ALTIPARMAK’IN.. İnsaat sezonunun basladigi görülen Ardahan’da temeli geçtigimiz yil atilan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi’nin yeni binasini ayni zamanda kurucu sahibi Ardahanli olan Altiparmak İnsaat Proje Firmasi tarafindan yapilacagi ögrenildi. 10. Ayin sonun bitirilmesi hedeflenen ATSO’nun yeni binasini alan Altiparmak İnsaat Proje Firmasi Sahibi Taner Altiparmak’in yönetiminde yapilacak olan ATSO’nun yeni binasinin kongre caddesine yakisir bir bina olacagi ögrenildi. Bittiginde bir Roma yapi sistemini andiracak olan bina toplam 6 kat olacak. Dis cephe, yangin sistemi, asansörlü, data sistemi, fotoselli kapilar ile donatilacak olan ATSO’nun binasi bittiginde Ardahan dev ve güzel modern bir bina kaznacak. Geçtigimiz yil Karagöl Mahallesinde 26 Dairelik bir binayi yaparak, satan Altiparmak İnsaat Proje ATSO’nun yeni binasinin yani sira Ardahan-Göle yolu üzerinde İl Emniyet Müdürlügünün karsisinda da 24 Dairelik dev bir binanin da temelini atmaya hazirlaniyor. Haberi ekleme saati: 13.22-07 Nisan 2012 Hab.er/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    KISIR DAGI İÇİN İLK CİDDİ GİRİŞİM VEKİL VE VALİ’DEN!..

     Ardahan Merkeze bagli 21 köyün Kisir dagi suyundan faydalanmasi için ilk ciddi girisim Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Valisi Mustafa Tekmen’den geldi. Geçtigimiz gün Ankara’ya giden ve halen baskentte bulunan Ardahan Valisi Mustafa Tekmen burada bulustugu Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile birlikte gittigi İller Bankasina Hoçvan bölgesinde bulunan ve ‘Sütlüceler’ projesi olarak bilinen su projesinin hayata geçirilmesi için ilk ciddi girisimde bulundugu ögrenildi. Hoçvan bölgesinde bulunan 21 köyün yani sira Küçük Sütlüce ve Büyük Sütlüce’nin de büyük bir dogal akarsu olan Kisir dagi’nin su kaynagindan yaralanmasi için İller Bankasi Genel Müdürlügün de girisimlerde bulunan Ardahan Milletvekili ve Valisi, bu projenin hayata geçirilmesi için gerekli ilk önemli adimi atmis olurken, İller Bankasi yetkililerinin bu konuda ilk girisimi baslatip, proje için fizibilite çalismalarina basladiklari alanina bilgiler arasinda oldu. **Ardahan ve Göle Ovasi da Sulanacak.. Ardahan’in en yüksek dagi olan ve diger yaninda ki Çildir ilçesine ve birçok Çildir köyüne su saglayan Kisir Dagi’nin suyunun Hoçvan’a da verilmesi için önemli bir adim atan ve bu konuda yeni bir projenin hazirlanmasi için İller bankasi Genel Müdürlügüne giden Ardahan Valisi Mustafa Tekmen ile Ardahan Milletvekilinin Kura Nehri üzerinde yapilacak olan barajlarla Ardahan ve Göle Ovalarinin da sulanmasi için de girisimlerde bulunduklari ögrenildi. Haberi ekleme saati: 09.54-07 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ensar Ögüt Yine Sordu..

     3. Kez Ardahan Milletvekili olan ve vekili oldugu Ardahan’in sorunlari kosunda sikça verdigi soru önergeli ile çöçüm arayan CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt TBMM’sine verdigi yeni soru önergeleri ile Ardahan esnafinin, belediyenin ve aricilarin sorunlarinin gündeme tasidi. İste Ögüt’ün TBMM’sine verdigi yeni soru önergelerinden üçü; TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGINA Asagidaki sorularimin Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakani Sayin Nihat ERGÜN tarafindan yazili olarak cevaplandirilmasi konusunda gereginin yapilmasini saygilarimla arz ederim. Ensar ÖGÜT/Ardahan Milletvekili 2010 yili ile birlikte KOSGEB baskanliginin hizmet çitasini bir adim daha ileriye tasimak için proje odakli hibe programlari basladigin günden 2010 yili sonuna kadar KOBİ proje destek programi, Tematik proje destek programi, Genel Destek programi, kredi programi, teknoloji AR GE destek programi girismecilik destek programi, is birligi güç birligi çok yönlü programlar isletmelerde çok önemli dönüsümler destekler olusturacaktir. 1- Ardahan da Göçün önüne geçilmesi ticaretin arttirilmasi refah payinin yükseltilmesi için kobilerin kullanabilmeleri için sunulan hibe ve kredilerden an az yararlanan illerdendir. Bu hibe ve kredilerden daha çok yararlanmasi için yeni bir çalisma yapacakmisiniz.? **TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGINA Asagidaki sorularimin Çevre ve Şehircilik Bakani Sayin Erdogan BAYRAKTAR tarafindan sözlü olarak cevaplandirilmasi konusunda gereginin yapilmasini saygilarimla arz ederim. Ensar ÖGÜT/Ardahan Milletvekili İler Bankasi olarak 1.3.1981 tarihine kadar 5237 sayili 15.8.2008 tarihine kadar 2380 sayili, bu tarihten sonra da 5779 sayili il Özel idarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkindaki kanunlar geregince nüfus ve gelismislik endeksine göre dagitilan büyüksehir disindaki belediyelere % 2.85 , Büyüksehir ilçe belediyelerine % 2.50 ‘lik paylar gönderilmistir. 1- Ardahan, İl Belediyesi basta olmak üzere ilçe ve belde belediyelerine 5779 sayili yasa uyarinca haklarina düsen paylar ne kadardir son on yil içinde ne kadar para gönderilmistir? TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGINA Asagidaki sorularimin Gida Tarim ve Havyacilik Bakani Sayin Mehdi EKER tarafindan sözlü olarak cevaplandirilmasi konusunda gereginin yapilmasini saygilarimla arz ederim Ensar ÖGÜT/Ardahan Milletvekili Ardahan Posof İlçesinde kovanlardaki arilan büyük bölümü agir kis kosullarini nedeniyle telef olmustur. Kafkas arisinin Gen Merkezi olarak ilan edilen Posof’ta yüzlerce kovan içindeki arilarin % 70 i telef olmustur. Bu telef olusunun nedenlerinin acilen incelenmesi gerekmektedir. Aricilik yapan üreticilerimiz çok büyük sikinti çekmektedirler. Ailelerinin geçimlerini ariciligi baglayanlar Arilarin telef olmasi nedeniyle geçim derdine düsmüstürler kendilerinin zararlarinin karsilanarak yeniden ari verilmesi talep edilmektedir. 1- Ardahan Posof ilçesi Kafkas ari irkinin Gen Merkezi olarak belirlenmistir. Aricilikla geçimini saglayan üreticilerimiz Agir kis kosullarinin neden oldugundan dolayi yüzlerce kovandaki arilarin % 70’i telef olmustur. Arilarin telef olus nedenlerinin arastirilarak üreticimize bilgi verilmesinin yaninda afet kapsami içine alinarak üreticilerimizin zararlarinin ödenmesinin saglanmasi yapilacakmi? Haberi ekleme saati: 09.33-07 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Hoç/Fed Gece Yapacak

     Ardahan merkeze bagli bulunan 21 köyün İstanbul’da bulunan derneklrni bir çati altinda toplamayi hedefleyen Hoçvan Federasyonu 22 Nisan 2012’de birg ece yapacak. Alinan bilgilere göre Hoçvanli ünlü isadamlarindan Yakup Süt’ün basini çektigi bir grup isadami Hoçvan için kollari sivadi. 22 Nisan’da Günay Restoran’da Hoç-Fed önderliginde Hoçvanli ve ve KAI çevresinin katilacagi kapsamli bir yemekli toplanti düzenleyecek olan isadamlari “Hoçvan Egitim ve Kalkindirma Vakfi” adi altinda yeni bir vakif veya “Hoçvan Kültür Evi” kurulmasi için destek kamuoyundan ve isadamlarindan isteyecek. Bölgenin kalkinmasinda hiç bir destegini esirgemeyen Hoçvanli ünlü isadami Yakup Süt ve bir grup isadami bu kez de Hoçvan için dügmeye basti. İlk etapta Merkezi İstanbul’da olan bir binanin yapilmasi için isadamlarindan destek istenecegi ögrenildi. Hoç-Fed bünyesinde kurulacak olan bu yeni olusuma yogun bir katilim bekleniyor. Konuya iliskin görüslerine basvurdugumuz Hoç-Fed baskani Yakup mavzer, Hoçvanli isadamlarinin gösterdigi ilgiden memnun oldugunu belirterek, duyarliliklarindan dolayi tesekkür etti. Mavzer, ” İsadamlarimizin bu girisimi hepimizi yüreklendirmistir. Bölgenin kalkinmasinda etkin rol oynayabilmemiz için saglam bir altyapiya ihtiyacimiz var. Yilardir bunun mücadelesini veriyoruz. Nihayet isadamlarimiz duyarlilik göstererek konuya el atmislardir. Bu da tabi bizlere güç veriyor. Bütün isadamlarimiza gösterdikleri duyarliliktan ötürü tesekkür ediyoruz” dedi.. Haberi ekleme saati: 09.30-07 Nisan 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Çig degil, Çati karlari..

     Baharin kendisini hissettirdigi su günlerde çatilarda biriken karlarda ermeye basladi. Bir kis boyu temizlenmeyen yollara çatilardan akan kar dolaysiyla iyiden iyiye kapandigi görülen Göle’de tonlarca agirlikta ki karlarin sicaklarla birlikte eriyip, düsmesi zaman zaman tehlikelerle neden oldugu görülüyor.  **Karlar eriyince.. Baharin yüzünü iyiden iyiye göstermeye baslayan Ardahan’da erimeye baslayan karlar basta toprak ev ve ahirlarda olmak üzere bir çok yerde sorun çikarmaya basladi. Ardahan’in Çildir ilçesinde vatandasin biri erimeye baslayan karlar dolaysiyla akan ev ve ahirlarin üzerini silerken asagida bulunan aracini kar altinda kaldigini fark etmidegi ve yukaridan asagiya atilan karlar dolaysiyla toprak evin yaninda bulunan aracin kullanilmaz hale geldigi dikkat çekti.  **Bahar hazirligi basladi .. Ardahan Çildir ilçesi Kurtkale bölgesinden geçen Kura nehrinden avlanan balikçilar aglarini hazirlamaya basladi. Çildir ilçesine yaklasik 40 kilometre mesafedeki kurtkale bölgesinden geçen Kura nehrinde balikçilik yapan balikçilar avlanmak için aglarini tamir etmeye ve onarmaya basladi. Kurtkale bölgesinede Kenardere köyünden olan balikçi Sinan Yucak;” Kis artik bitti ve kuranin buzlari çözüldü bizde avlanmak için aglarimizi hazirlamaya basladik. Kuradan tuttugumuzun baligin lezzetine hiçbir yerde rastlayamazsiniz. Bizler buradan tuttugumuz balikla hem ev ekonomimize destek oluyoruz hem de kendimiz evimizde yiyoruz.Avladigimiz baliklari da sadece kendi bölgemizde satiyoruz” dedi. Haberleri ekleme saati: 09.06-07 Nisan 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    BERFO ANA: “Elin Ayagin Titremesin Evren, Buraya Gel!”

     Oglu Cemil iskenceyle öldürülen Berfo Kirbayir, 12 Eylül davasindaki konusmasiyla herkesi aglatti: “Kenan Evren sen hiç utanmadin mi benim oglumu öldürürken!”; hakime de Evren’i durusma salonuna getirmedigi için tepki gösterdi. Oglu darbenin ertesi günü iskencede öldürülen Göleli Berfo Kirbayir, 12 Eylül darbesi davasinin ikinci durusmasinda salona girdi, müdahillik talebinde bulundu. Hakim Süleyman İnce, Berfo Kirbayir salona girdiginde “Annemiz Türkçe biliyor mu?” diye sordu. Berfo Ana bunun üzerine konusmaya basladi: “Kenan Evren sen hiç utanmadin mi benim çocugumu öldürürken? Evin yikilsin ocagin sönsün. Sen benim evimi yiktin.” “Elin ayagin titremesin Evren buraya gel!” Sonra hakime dönerek, “Sen o namussuzu neden buraya getirmedin” dedi. Salon sessizlige büründü. Berfo Kirbayir, salona birlikte geldigi kizinin yanina oturdu. Ardindan konusan oglu Mikail Kirbayir da 32 yildir agabeyini aradigini söyledi. “Darbenin zifiri karanligini aydinlatmak için darbecilerin hepsinin yargilanmasini istiyorum.” Tüm gün elinde fotografla bekledi 12 Eylül davasinin iki sanigi, dönemin Genelkurmay Baskani ve 7. Cumhurbaskani Kenan Evren (94) ile dönemin Hava Kuvvetleri Komutani Emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya (84) yaslari dolayisiyla var olan rahatsizliklari nedeniyle sanik sandalyesine oturmadi ancak 105 yasindaki Berfo Ana Kars’tan Ankara’ya geldi. Berfo Ana, 12. Agir Ceza Mahkemesi önüne ambulansla geldi, dün gün boyunca ambulansta bekledi. Ne olmustu? Cemil Kirbayir 13 Eylül 1980’de Kars, Göle’deki evinden gözaltina alindi. 8 Ekim’de iskenceyle öldürüldü, cenazesi hala kayip. Bugüne kadar tüm girisimlere ragmen Kirbayir’in katledilmesiyle ilgili olarak kimse yargi önüne çikarilmadi, cezalandirilmadi, Kirbayir’in mezarinin bulunmasi için bir girisimde bulunulmadi. Agabeyi Mikail Kirbayir kardesinin akibetini arastirdigi için tehdit ve idari baskiya maruz kaldi; görev yeri degistirildi, bu yolla olay yerinden uzaklastirilarak zorunlu ikametgaha tabi tutuldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklari Komisyonu Kirbayir’la ilgili olarak yürüttügü sorusturmada “gözaltinda iskence gördügünü, iskence sonucu hayatini kaybettigini ve cesedinin sorgulamalari yapan kamu görevlilerince ortadan kaldirildigini” belirlemisti. Komisyonun incelemeleri sirasinda 30 yil boyunca sorusturma açilmadigi ortaya çikti. Komisyon, resmi makamlarin Kirbayir’in “firar ettigi” yönündeki iddialari nedeniyle de bir sorusturma açilmadigini tespit etti. Meclis Komisyonu Basbakan Recep Tayyip Erdogan’in Cumartesi Anneleri’yle yaptigi bir toplantida, Kirbayir’in annesi Berfo Ana’nin talebinin ardindan olusturulmustu. Komisyon raporunu 2011 Mayis ayinda yayinladi. Rapora göre, Cemil Kirbayir, darbenin gerçeklesmesinden bir gün sonra evinden alindi, önce 247. Piyade Alayi’na, bir hafta sonra da Kars Askeri Gözetimevi’ne gönderildi. 8 Ekim 1980’de iskencede hayatini kaybetti. Berfo Ana, 30 yil önce gözaltinda kaybolan oglu Cemil için Avrupa İnsan Haklari Mahkemesi’ne (AİHM) de basvurdu. Haberi ekleme saati: 08.52-06 Nisan 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    BASIN VE KAMUOYUNA

     2011 yili Nisan ayi içerisinde, Ardahan İl Genel Meclisi Baskanlik Divani seçimleriyle ilgili tartismalari, kamuoyunun bilgisine, o tarihte sunmaya, sorumlulugumu yerine getirmeye çalismistim. Bu gün gelinen noktada, kisa da olsa olayi hatirlatmak ve gelinen asamayi kamuoyuna sunmayi da bir görev bilerek asagida özetleyecegim. 1- İl Genel Meclisi 2. Dönem Baskanlik Divani (Baskan, Baskan Vekilleri ve Divan Katibi Üyeleri) seçimiyle ilgili, yasal mevzuata uygun davranilmamis ve 01-04-2011’de ve devami günlerde alinan kararlar il valisince hukuksuz bulunmus ve geri gönderilmisti. 2- Bu geri göndermeyi de, biz hukuksuz bulmus, ancak önleme imkânimiz olmamisti. Çünkü kanunen 3 gün içinde bitmesi gereken seçim, 20 gün sonra ve yine bu konuda olaganüstü toplanamayacak meclis, toplanmis ve bu konuyu görüsmeyi gündemine almisti. 3- Her seye ragmen, sorumlugu, bu toplantiya yol açan İl Valisi’ne ve gündemi olusturan Meclis Baskani’na ait olan bu toplantida, normal seçim usullerinin yeniden baslatilmasi, yani meclis baskanligindan baslayarak diger organlara adaylarin çikmasi ve oylama yapilmasi, yani SEÇİM yapilmasi hususunda uyarida bulunmustum. 4- Ancak, mecliste 6’sar üyeye sahip iki parti olan CHP ve AKP’nin ileri gelenleri, toplanti öncesi yaptiklari görüsmeler ve vardiklari mutabakat sonucu toplanti basinda, bu mutabakat dolayisi ile bir ara kararla baskanlik seçimi yerine SEÇİMSİZ KURA ÇEKİLMESİ yolunda meclis karari olusturulmustur. 5- Bu kendinden menkul keyfi ‘hukuk’, gerçek hukuka takilmis, bu yöndeki hukuksuzluga 23.04.2011 günkü basin organlarinda yer alan açiklamamizla dikkat çekmis ve Sayin İl Valisinin buna engel olmasini istemistim. Aksi takdirde hukuki yola basvuracagimizi da duyurmustum. 6- 20.04.2011 günü alinan 33 nolu İl Genel Meclisi Karari’nin uygun bulunmasi üzerine açmis oldugumuz 27.04.2011 tarih 2011/701 esas No.lu dava, Erzurum 2. İdare Mahkemesince 07.03.2011 tarih ve 2012/378 sayili kararla “Valilik Makaminca 1.4.2011 gün ve 25 sayili kararin da hukuka aykiri bulunmasindan dolayi, il genel meclisince 20.4.2011 tarihinde yapilan toplantida baskanlik seçiminin bastan baslatilmasi ve üç gün içinde tamamlanmasi, yani, önce birinci tur oylamanin yapilmasi, esitlik halinde ikinci tur oylamaya geçilmesi, bu halde de esitligin bozulmamasi üzerine kur’a çekilmesi usulüne basvurulmasi gerekirken, bu süreç isletilmeksizin dogrudan kur’a çekimi usulüne basvurulmasi ve bunun sonucunda meclis baskani seçilmesi yolundaki 20.4.2011 gün ve 33 sayili davaya konu meclis kararinda usule ve hukuka uygunluk bulunmadigi sonucuna varilmistir. Açiklanan nedenlerle, dava konusu islemin İPTALİNE, … oy birligiyle…” karar verilmistir. 7- Sonuç olarak, görüldügü gibi, tüm ihtarimiza ragmen, partilerin İl Baskanlarinin bilgisi dahilinde mecliste AKP-CHP koalisyonu olusturulmus ve meclis karariyla seçimden vazgeçilmis, “baska biri adaya sans olusmasin” korkusuyla, her iki gurubun önde gelenleri ve il baskanlarinin bilgisi dahilinde, kura çekmek ve geçersiz sayilmis bir seçimi baz alarak kura çekmek yönünde meclis karari (oy çoklugu ve bu iki partinin oylariyla) alinmis, bu keyfiyet hukuku, görüldügü gibi hukukun terazisinde tartilinca bir agirligi olmadigi ortaya çikmistir. Devaminda olusacak gelismelerden kamuoyunu bilgilendirecegimiz gibi, muhtemel beklentimizi de simdiden açiklamakta, ilgililer açisindan fayda görmekteyiz. 1- Büyük ihtimalle, bu kararla taninan temyiz yolu denenecektir. 2- Ve eminiz ki temyiz de karari onaylayacak, ayni an da da meclisin feshine karar verecektir. 3- Bu süreç islerken, Bakanlik meclisi görevinden uzaklastirabilir (5302/22) 4- Bu sürecin biran önce sonuçlanmasi, ileride dogabilecek olumsuz sonuçlari önlemek açisindan dilegimizdir. BU VESİLEYLE HUKUKA OLAN İNANÇ VE SAYGIMIZ YERİNİ KORUMUŞTUR. Saygilarimizla.



















  • Kariyer ve İhale İçin BENDE ADAYIM dönemi!..






    GAZETELERİMİZ VE MANŞETLERİMİZ ULUSAL BASINDA



    GAZETEMİZ ve MAŞETİMİZ ULUSAL TV HALK TV’DE







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?









    GAZETECİLERLE GÜNDEM TEMPO TV’DE



    Başta batı kentlerinde olmak üzere geçmiş seçimlerde olduğu gibi yaklaşan 2024 Mahalli İdareler seçimleri öncesi aynı TİP’ler her zamanki gibi ellerini önlerinde bir birine sarmış halde verdikleri pozlar ve dernek, ziyaretleriyle ‘Bende adayım’ deyip, aday belirleme çalışmalarını yapan partileri etkilemek adına ortaya çıktıkları görülmeye başlandı.

    Kamuoyunun yanı sıra basın ve medyanın adlarını her seçimde ‘Aday aday’ diye gördüğü bu tiplerin asıl hedeflerinin öncelikle kamuoyumda kariyer elde etmek sonrasında da kendilerine yakın gördükleri siyasi partilerin iktidar olması halinde ‘Ben partide aday oldum’ diyerek ihaleleri almaya çalışanlar oldukları ileri sürülmekte.


    DERNEKLER DE GELENE DE, 

    GİDENE DE YİNE ‘AĞAM’ DEMEYE BAŞLADI!


    Kariyer ve ihale almak için her seçimde ‘ben de adayım’ deyip, seçim sonrasında ortalıkta görünmeyenlerin cirit attığı siyasi arenada bu tiplere ön ayak olanların başında gelenler ise hemşo denekleri olması dikkatlerden kaçmıyor.‘Biz siyaset yapmıyoruz’ deyip, ortaya koydukları hal ve hareketleriyle siyasetin dışında değil, tamda içinde olduklarını saklayamayan bir çok dernek kariyer ve ihale için aday oldukları öne sürülenleri olmak üzere seçimden seçime kendilerini hatırlatan siyasilerinde içinde olduğu herkesi kabul edip, birlikte poz vermeye başladılar.


    Hemşoları yerine talip..


    Başta, siyasi parti HDP ile Ardahan, Kars, Iğdır stk’larının tam desteği ve en güçlü rakibi AK Parti adayının 

    Esenyurtlu olmaması dolaysıyla 5 yıl önce belediye başkanı olduktan sonra yollarını unuttuğu hemşo derneklerini ziyaret ettiği görünen Ardahanlı ve CHP’li Beledşye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt Göle Federasyonunda sonra Ardahan Kültür Evi’ni ziyaret edip, hangi başarısı dolaysıyla olduğu öğrenlemeyen plaketi alırken Bozkurt’un yerine talip bir çok Ardahanlının da aday aday olduğu görülmekte. 

    Bunlardan biri olan ve ‘Bende adayım’diyen Ardahanlı Savaş Taşkın’ın da aynı gün Iğdır Derneğini ziyaret ettiği görüldü.





    Siyasi Saz ve Kaz Geceleri Plaketleri..


    Dikkat ediyor musunuz bilmem ama kar yağar yağmaz yani kış gelir gelmez, erken çöken karanlıkla birlikte benim dikkatimi bir şey çeker.

    Yazın memleketi tanıtmaktansa birbirleriyle selfi yapıp, poz verdiği bol sazlı şenlik, festivallerden sonra kışın ilk aylarından itibaren adeta yarışa girmişçesine düzenlenen kaz gecelerinin başını çeken derneklerin verdiği fotoğrafların baş tacı en önemli fotoğraf dernek başkanının elindeki plaketi başta belediye başkanına ya da pos bıyıklı iş insanlarına sözüm ona gülerek verdikleri poz çeker..

    Başta İstanbul’da olmak üzere bürokrasinin başkenti olan Ankara ve diğer batı kentlerinde ‘Yılın Adamı’, ‘Yılın Siyasetçisi’ veya ‘yılın şeysi’ denilerek verilen bu plaketlerde aynı fotoğraflara rastlamak mümkün..

    Evet İstanbul’da başta, Esenyurt’ta, sonradan Sultan olan Gazi’de hatta Ataşehir’de olmak üzere 39 ilçesinde olmasa da 20 ilçesinde ‘vur patlasın, çal  oynasın’ denerek kazlı, sazlı gecelerin başladığı günümüzde bu bol plaketli fotoğrafları yeniden görmeye başladık.

    Derneklerin içinde yer alan samimi insanların sırtından geceler düzenleyen başkan baronların yönetici arkadaşları kaz aramaktan, bu geceleri en sert şekilde eleştirirken kaz gecesi bileti almaktan yorulmayan iş adamlarının dikkatini çekmediği bu durum benim hep dikkatimi çekmiştir..

    İşte bunun en son örneği yeni, yerel bir seçimin yaklaşmasıyla sülale derneklerinin de içinde olduğu yeni derneklerin art arda  kuruluş çalışmalarının devam ettiği İstanbul’da bulunan ve bir iki kamu görevlisi müdürün koltuğunu korumak ya da birilerinin kariyer ve belediye meclis üyeliği hatta muhtarlık için yanına Iğdır adını da koyduğu Ardahan ile Kars’ın isimleri üzerinde siyaset yaparken plaketi verdiklerinin bu hiç gidip, görmedikleri memleketleri temsil ettiklerini ileri süren bu stk’ların yerlerinin nerede olduğu belli olmadığını, Ardahan nerede, Kars nerede Iğdır’ın ise hangi ülkeye komşu olduğunu sorsan bilmeyeceğine adım gibi emin olduğum oradaki belediye başkanına verdiği plakettir..

    Bir dönem bunların başında olduğu anlaşılmayan stk’nın başkanı olduktan sonra içine iyice girdiğim bu tür yani içi boş dernekçiliği gazeteci olarak takip ettiğim sıralarda bu plaketin neden bu adamlara ve ondan önceki adamlara niye verildiğini bir türlü anlamamıştım..




    Sonra anladım ki bu plaketi hazırlayanlar düzenlediği gecelerin yemeklerini, sandalyelerini, salonlarını belediye başkanlarına yıkıp, yıllardır oturdukları koltukları korumak, belki de bir makam üste çıkma karşılığında memleket hasreti çeken Ardahanlıları salonlara toplama sözü verdikleri ve kimi, neden alkışladıklarını bilmeyen Ardahan toplumunu kapalı kapılar ardında pazarlık kozu olarak ellerinden tutup, ‘Bunlar hep benim adamlarım’ deyip, yutturduğunu anlamış ve bu pis oyunu bozmaya çalışırken adeta bir çete olan Ardahan, Kars Diasporası ile mücadele etmiştim…




    O süreçte bir çoğu gibi beni anlamayan o dönemin yönetici arkadaşlarımla Ardahan adını tüm İstanbul’a hatta ülkeye yazdırdığım  onca mücadeleye rağmen anladım, anlamasına ama gelin görün ki her yıl aynı oyunlara gelen benim saf Ardahanlının hala hep aynı masaya, aynı manzaraya, aynı salona neden gittiğini, verdiği bilet parasının nereye gittiğini ve bugüne kadar düzenlenen bu gecelerin kimlerin koltuklarını koruduğunu, kimilerinin ise boyunlarının yanında göbeklerinin bir hayli büyüttüğünü anlamadığına yanarım..




    arşiv haber/yorumlar 18.04.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ARŞİV HABERLERİMİZ








    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KADINCA/Selmi Yilmaz Hisarcikoglu Aktas’a Mutlaka Götürülmeldir..

    Selmi Yilmaz Yarin Ardahan’a gelecek olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi Baskani Rifat Hisarciklioglu’nun karsilamasi sirasinda neler yapilacagi yönünde Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi tarafinda yapilan toplantiya davet edildim. ATSO’nun Kadin Kollarinda olan biri olarak katildigim bu toplantiya giderken Rifat Hisarciklioglu’nun Ardahan’a nasil bir katki sunacagini düsündüm. Çünkü ayni Hisarciklioglu’nun geçen yil Ardahan ve Çildir’a gelen bir görevlisinin yillardir açilmasini bekledigimiz Aktas Gümrük Kapisinin yolu için olumsuz bir rapor hazirladigini hatirliyordum. Evet, yarin Ardahan’da olacak olan TOBB Baskani Rifat Hisarciklioglu’nu karsilayacak olan ekibin içinde yer almamizi isteyen ATSO’nun bu ziyareti kalici yapmasi için neler yapabilecegini düsünürken, tek yapilacak olanin bu yil gümrük kapilarinin TOBB tarafindan yapilacak denilen Çildir Aktas Gümrük Kapisina Hisarciklioglu’nu götürmektir. Çünkü Aktas’in açilmasinin tek yolunun buraya giden yolu ve burada bulunan kapilari yapacagi söylenen TOBB Baskanini buraya götürmektir. Bunun yapilmasi halinde Hisarciklioglu’nun Ardahan’a gelisi kalici ve etkili olacaktir.. Aksine elesine bir ziyaret ve yüklü bir karsilama faturasindan öteye geçmeyen bir ziyaret olacaktir.. **HOÇ-FED Beyleri… Rodi Baz agabeyimizin sitesi www.arya haber üzerinde yayinlanan ‘Hoçvan’da İz Birakanlar’ baslikli yazi dizisini bizde oradan alip, kit kanat imkanlarla çikan gazetelerimizde yayinladik, yazili tarihi kayip bir kentin arsivine kayit olsun diye.. Bu konuyla ilgili görüslerimizi bu yazi dizisinin bitmesi ardindan yapacagimizi belirttikten bu yazimizda bugünkü Hoçvanli Beyleri islemeye çalisacagiz. Çünkü yeni beylerin yoksul Hoçvanliya bin liraya bilet satip, Hoçvan’i mi, birilerini mi kurtaracak bir geceye hazirlanildigini ögreniyoruz. Hem de bölgenin sosyal, siyasal sorunlarini, en önemlisi dilini, gelenegini, kültürünü dile getirecek, sorunlarinin çözümü için bir partiden öte var olan sorun ve sikintilari radikalce savunacak diye beklenen Hoç-Fed araciligiyla.. Dikkat ederseniz eger bu yazimizda, ’21 Pare köyü çatisi altinda bir araya getiren’ Hoç-Fed demiyoruz. Bunun neden ise 21 pare köyü çatisi altinda birlestirilen denilen Hoç-Fed’in degil 21 pare Hoçvan köyünü, onlarin adina kurulmus derneklere bile böyle bir gece düzenleyecegiz deme zahmetinde bulunmamis.. Çünkü yeni beyleri eski beylerden daha agir basip, ‘bu islere akli kesmez onlarin’ dercesine dernekleri es geçtigini de ögreniyoruz.. Tarihi boyunca beylersiz olamayan bir toplumun evlatlari olarak, Hoç-Fed’in bileti bin liraya satilan gecenin nasil geçecegini ve toplanmasi hedeflenen bir milyonun nasil degerlendirilecegini beklemek en iyisi diyerek eski ve yeni beyleri izliyoruz, uzaktan.. **Ardahan’in yollarina gül ekelim.. Bahar kokusunun kendisini iyiden iyiye hissettirdigi su günlerde basta vali olmak üzere bir çok idarecinin agaç ektigi, çiftçinin tarlasina tohum attigi Ardahan’da asil unutulanin, yollari gibi gülleridir.. Çünkü Müftü beyin bile bilmeyip, Kutlu Dogum Haftasi için disaridan getirttigi gülleri asil memleketi Ardahan’dir.. ‘Ardahan’in yollarindan, Güller açar baglarindan’ türküsü bile olan Ardahan’in diger önemli sorunu da yesillendirme oldugu da bir gerçektir. Belediyenin kent içindeki parkin agaçlarini kesip sahasini betonlastirdigi Ardahan’da gelisi güzel yapilan yapilasmanin evleri bahçesiz biraktigi bir Ardahan’da etkili soguklara bile dayanan güllerinin baslatilacak bir kapmaya ile kentin her tarafina hem de çok cuzi bütçeyle yeniden ekilecegini söylemek mümkündür. Buna destek olacakta SODES gibi bol kaynakli ödeneklerdir. Bu nedenle diyorum ki; Gelin basta cami ve okullarin etraflarinda bulunan bahçe duvarlarini ana caddeleri, ara sokaklari o türkülere kaynak olan Ardahan’in gülleriyle donatalim ve ‘Ardahan’in yollarinda, Güller açar baglarinda’ türküsünü bir daha ama gerçek gülleriyle birlikte yeniden seslendirelim. Tarim bölgesi olan hayvancilikla geçimini saglayan Ardahan’da meralari gelisi güzel ve nesiller için agaçlandirmaktansa bozukta olsa, kaldirimlari tozdan geçilemezse de Ardahan’i kökleri heyelana, toprak kaybina dayanikli, yapraklari kirmizi güllere bogalim.



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ÇILDIR GAZETESİ’NDEN Hedef Şasirtmayin ../Hilal Demirkaya

    Hilal Demirkaya Onca binasi bos duran saglik ocak binasinin dogru dürüst kullanilmadigi lise binalarin atil durdugu bir çildir da yurt yaptiracagiz diye yola çikmak hedef sasirtmaktan öte bise degildir. Kaldi ki Çildirli hemserimiz olan Ardahan üniversitesi rektörü Pr.Dr. Ramazan Korkmaz daha önce çildir meslek yüksek okulunu da içine alan mini bir üniversite kampusu yapacagini söylemis, hatta Aktas yolu üzerinde bulunan su an köy hizmetleri santiyesi olarak kullanilan alani gözüne kestirmis, bu konu da proje bile hazirlattigini herkes iyi biliyor.. Çildir dan İstanbul’a gidip festivalden festivale Çildirli olanlardan medet bekleyenlerin asil hedeflerinin Çildirlinin hedefini sasirtmak oldugunu rahatlikla söyleyebiliriz. Çünkü Çildirlinin asil hedefinin onca kullanilmayan binalar varken yeni bina aramak degil Aktas gümrük kapisidir. Aktas’in açilmasi onca yeni binanin yapilmasi demek oldugu gibi yüzlerce issize is bulmak bölge ekonomisine büyük katki oldugunu tüm Çildirlilar iyi biliyor.. Hedefin Aktas oldugunu bile bile bu tür turistik istemlerde bulunmak ve medet unmak yerine çildir gölü kenarina kurulacak olan TOKİ için istenen yer hazirlansa daha iyi olmaz mi? Çildir hayvan meydani onarilsa, kurt kale meyvesi pazara indirilse Aktas gölü, Çildir gölü kadar tanitilsa daha iyi olmaz mi?.. Bunlar yapilamazsa bile su burnumuzun dibinden geçen Kars-Tiflis-Bakü demir yolu üzerine kurulacak denilen ancak son anda Kars mezraya kaptirilan lojistik merkezine ne oldu diye sorulursa daha iyi olmaz mi? Hedef sasirtip olmayacak islerle ugrasmaktansa, Aktas’i unutturmaktansa…



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Arada bir hastalanmak lazimmis..

    Fakir Yilmaz Gazetecilik yaparken yaptigimiz haber ve yorumlar dolaysiyla zaman zaman kizdirdigimiz insanlara hep dedigim bir söz var. Ki: Bunu söylerken basta siyasiler olmak üzere bir çok kisi bana hak verirler.. Hakkinda çikan olumlu, olumsuz bir habere veya yoruma, ‘Kardesim sen arka mahallede oturan sade bir vatandas degilsin ki’ diye basladigim savunmami toplumun önünde bulunan insanlarin her hal ve hareketinin o toplum için çok önemli oldugunu anlatmaya çalisirim. İste onlardan biri olarak gerek meslegimi, gerek özel yasamimi çok önemsedigim gibi o toplumun bana verdigi degeri de çok önemserim. Bu durumun arti veya eksi olmasi önemli degil, çünkü hayati, attigi adimi toplumun gözü önünde bulunan biri olarak o toplumun her türlü övgü ve elestirisine gögüs germek gerekir. Hele o insan bir siyasetçi veya üst düzey bir bürokrat ise bunun önemi daha da artar.. Evet iste, ‘eger sayilirsam’ Ardahanli ileri gelenlerden biri olarak bunu bir kez daha anladim, beklenmedik bir anda rahatsizlanip, bir süreligine zorunlu istirahata çekilirken.. Toplumun seni önemsedigini anlamanin diger bir göstergesi de arada bir o toplumu soke eden, onun gözlerinin senin üzerine dönmesini saglayan beklenmedik gelismelerdir. Saglikli oldugun bir anda rutinlesmeye yüz tutan hayatina ayri bir renk katan ani gelismelerden olan hastalanmak ta iste öyle bir seydir.. Buna, bir degeri kayip etmenin verdigi acinin etkisini de eklemek gerek.. Her an beklenmedik bir gelisme ile dikkatlerin üzerinize döndügü o anlari yasadigim su günlerde, ‘insanin bazen de hastalanmasi mi gerek?’ diyesi geliyor. Çünkü çok dostunuzun oldugunu, sevilmediginizi sandiginiz anda çok önemsendiginizi, o toplumun duvarinda küçük bir çakil tasi olsaniz da o duvari tamamlamak için varliginizin, sagliginizin çok önemli oldugunu anliyorsunuz, her gelen, ‘geçmis olsun’ dilekleriyle.. Rahatsizlanip, sag kasigimdan bir operasyon geçirdigim sirada bana bu duygulari yasatanlara bir kez daha tesekkür ediyorum.. **Türkiye’nin savas gücü.. Komsu Suriye’de yasananlari kendisine dert eden ve basta ABD olmak üzere batili güçlerin treniyle neredeyse savasa girecek olan Türkiye’nin savas gücüne, yani askeri gücüne baktim. Sizde bir bakin derken, internete bir sörf yapmak yeterli olacak.. İnsan yigini ile dolu bir askeri gücünün oldugunu göreceginiz Türkiye’nin askeri gücü söyle; **Türkiye’nin askeri gücüne iliskin detayli bilgiler. Nüfus Bilgileri : Askerlige Elverisli İsgücü: 35,005,326, Askerlik Çagindakiler: 1,370,407, Aktif Asker Sayisi: 612,900, Yedek Asker Sayisi: 429,000 Kara Kuvvetleri: Kara Silahlari: 69,774, Tanklar: 4,246, ZPT ve PSA’lar: 6,592 Çekili Topçular: 1,838 Kendinden Tahrikli Silahlar: 1,419, Çoklu Roketatarlar: 559, Havan Topu Sistemleri: 7,574, Anti-Tanklar: 47,546, Uçaksavarlar: 5,547, Lojistik Araçlar: 24,906 Hava Kuvvetleri: Toplam Uçaklar: 1,940, Helikopterler: 874, Aktif Havaalanlari: 99 Deniz Kuvvetleri: Toplam Donanma Gemileri: 265, Deniz Ticareti Gücü: 645 Önemli Limanlar ve Terminaller: 8, Uçak Tasiyicilar: 0, Destroyerler: 0, Denizaltilar: 16, Firkateyn Gemiler: 19, Devriye Botlari: 108, Mayin Tarama Gemileri: 20, Amfibi Hücum Gemileri: 55 Şimdi bu rakamlara bakinca bazilari övüne bilirler.. Onlar bu üç tarafi denizlerle çevrili ülkenin halen uçak tasiyan bir gemisinin olmadigini görmeye durup, övünsünler biz Suriye’nin Ankara ve İstanbul’u vuracak füzelerinin oldugunu söyleyelim.. **İste Suriye’nin Rakamlarla Askeri Gücü: Kara Gücü: 1.700 adet T72 -M1 tanki , 1.100 adet T62-MK tanki , 2.500 adet T55 tanki , 1600 adet degisik çap ve markalarda top Hava gücü: 106 adet MIG23 savas uçagi , 80 adet MIG29 savas uçagi , 90 adet SU22 savas uçagi , 20 adet SU24 savas uçagi , 148 adet MI8 MI25 helikopter Deniz gücü : , 2 firkateyn , 8 hücumbot , 12 helikopter Diger: Belirsiz sayida 1500 km menzilli scud füzesi. Pek de azimsanacak gibi durmuyor t 55 tanklarinin günümüz savasinda çok eksik kalacagi fikrindeyim. Ama pekde azimsanacak bir ordusu yokmus Suriye’nin.. Çünkü yan komsusu İran’in Atom bombasi yapmak üzere oldugu Suriye’nin en tehlikeli basliklarin takilacagi füzeleri varken Türkiye’nin hem füzelerini yok denecek kadar az oldugunu, hem de var olan silahlarinin büyük bölümünün milattan kalma ve dis baglantili oldugunu görmek mümkün.. Ama birde Ortadogu’yu oldugu gibi tüm dünyaya kafa tutan ve Türkiye’ye de silah satan İsrail’in askeri gücüne bakalim mi? **İsrail’in askeri gücüne iliskin detayli bilgiler. Askerlige Elverisli İsgücü: 2,963,642, Askerlik Çagindakiler: 121,722, Aktif Asker Sayisi: 187,000, Yedek Asker Sayisi: 565,000 Kara Kuvvetleri: Kara Silahlari: 12,552, Tanklar: 3,230, ZPT ve PSA’lar: 6,278, Çekili Topçular: 550, Kendinden Tahrikli Silahlar: 706, Çoklu Roketatarlar: 138, Havan Topu Sistemleri: 750, Anti-Tanklar: 900, Uçaksavarlar: 200, Lojistik Araçlar: 7,684 Hava Kuvvetleri: Toplam Uçaklar: 1,964, Helikopterler: 689, Aktif Havaalanlari: 48 Deniz Kuvvetleri: Toplam Donanma Gemileri: 64; Uçak Tasiyicilar: 0, Destroyerler: 0, Denizaltilar: 3, Firkateyn, Gemiler: 0, Devriye Botlari: 42, Mayin Tarama Gemileri: 0, Amfibi Hücum Gemileri: 0 Bu üç ülkenin var olan gücüne bakarken bu silahlarin ne kadar yeni ve atik olduklarina da bakmayi unutmayin.. Çünkü savaslar artik öyle naralar atarak, kardan degil havadan ve uçaklarla, füzelerle, İsrail’de ki gibi 10 degil 10 bin Atom bombalariyla kazaniliyor.. **Ardahan Lobisine Yer Kalmadi.. ‘Hanak Lobisi, Göle Etkisi, Çildir bürokrasisi, Posof baskani, Damal baskisi..’ Dernekçiligin, sülaleler dernekçiligine dönüstügü Ardahan Lobiciliginde yeni bir lobicilik tartisiliyor. Efendim Helil mehlelerden kurtardik, Hanaklilara yakalandik.. Göleliler zaten ömrümüzü yemis, Posoflular gelip Ardahan’da baskan olmus, Çildirlilar bürokrasiyi ele geçirmis, Damal’da Gülcemal ne derse o oluyormus seklinde süre gelen ve her geçen gün biraz daha kamuoyunun bilinçaltina yerlesen Ardahan’da ki lobicilik faaliyetlerine bakildiginda Hanaklilarin önde oldugu rahatlikla görülebilir. Tek bir adam iken sürpriz bir sekilde son on yilin en güçlü iktidarin gücünü arkasina alan ama icraatlariyla her geçen gün bu gücü kayip eden ve önümüzde ki seçimlerde su an üyesi oldugu partideden aday gösterilmeyecegi ileri sürülen Hanakli Belediye Baskaninin tetikledigi ileri sürülen Hanaklilar lobisini aradiginizda karsiniza Ardahan Belediyesinin binasi çikiyor. Hanakli baskandan sonra ardi ardina ise alinan baskan yardimcisi olanlarin hep Hanaklilardan olustugu görülen Ardahan’da Çildirlilarda bos durmuyor. Vekili Çildirli, Rektörü Çildirli olan Ardahan’in ekonomik kaymaginin büyük bölümünü Göleye aktardiklari Göleli Siyasi lobide tartisilmaktadir. Posoflularin meclis baskanligi kanaliyla yeni yeni kendini hissettirdigi belirtilen Ardahan’da en zayif lobinin Damallilar oldugu da dikkat çeken diger bir önemli konudur.. Çünkü Ardahan merkezde bir dükkânlari olmayan tek ilçe Damal olurken bunun tek nedeni Damal genelinde ne derse o olur denilen Gülcemallerin bu konuda yani Ardahan’da lobilesmekten yoksun kaldigi da belirtilmektedir. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    TAŞTAN YİNE ADAYIM, DESTEK İSTİYORUM!

    Ardahan Haberleri Geçtigimiz günlerde ilçe kongrelerini tamamlayan Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Örgütü 6 Mayis’ta yapilacak olan İl Baskanligi seçimine hazirlanirken mevcut baskan Yalçin Tastan yeniden aday olacagini açikladi. Alinan bilgilere göre dün partinin İl Yönetimini toplayan ve adayligini açiklayan ve destek isteyen CHP Ardahan İl Baskani Yalçin Tastan yeniden aday olacagini açiklarken Tastan’a muhalif tarafin hala adayini belirleyemedigi ögrenildi. **Irmak mi, Dündar mi? 20 Yila yakindir CHP Ardahan İl Baskanligi yapan Yalçin Tastan’in 6 Mayis’ta yapilacak olan CHP İl Kongresin de yeniden İl Baskanligina aday olacagini açiklayan Yalçin Tastan’in karsinsin da aday olabilecek isimleri tespit etmeye çalisan muhalif ekip kimi aday edeceginin üzerine tartismaya devam ediyor. Tastan’a karsi kimi aday çikaracagini tartisan muhalif grubun Eczaci Yunus Dündar ile Firinci Yener Irmak’in arasinda tercih yapmaya çalisiyor. Bu iki isimin yillardir Yalçin Tastan’dan baskanligi almak için mücadele ederken, simdi de birbirleriyle yaristiklari dikkat çekiyor. **Delege Muhaliflerin Karar Vermesini Bekliyor.. Yaklasan yerel seçimler öncesi İl Baskanligi seçimine giden Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Kongre Delegeleri, 6 Mayis’ta yapilacak olan kongrede yeni il baskanini seçmeye harilanirlarken, geçtigimiz günlerde sona eren ilçe kongreleri ardindan Göle ve Merkezi almanin rahatligiyla gittikleri il kongresini almak için Yalçin Tastan’a karsi gösterecekleri adayi belirlemeye çalisirken gösterecekleri adayin diger ilçelerin de onayini almaya çalistiklari görülüyor. Haberi ekleme saati: 23.02-19 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Belediye 5 Milyon Karla Kanalizasyona Basliyor!

    Ardahan Haberleri Ardahan’in alt yapisinin geriye kalan bölümünü bitirmek için kollari sivayan Ardahan Belediyesi bu yil 25 kilo metrelik kanalizasyon çalismasi yapacak. 10 Milyonluk projeyi yaptigi ihale ile 5 Milyona bir firmaya ihale eden Ardahan Belediyesi malzemeleri bugün gelecek olan kanalizasyonu bu yilin sonuna kadar bitirip, teslim almayi hedefliyor. Konu hakkinda gazetemizi arayarak bir açiklamada bulunan Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, ‘belediye olarak yaptiklari çalismalara iki önemli projeyi daha ekliyoruz. Bu iki proje olan 25 Kilo Metrelik Kanalizasyon yapimi ve Bir Milyon 250 Bin TL.’ye mal olacak Kapali Halk Pazaridir. Hayvan Pazarinin kent disina tasinmasiyla birlikte bosalan alana yapilacak olan alana kuracaklari kapali pazarin yanina birde cami yapacagiz.’ dedi. **Yillardir beklenen projeleri 3 yilda gerçeklestirip haya geçiriyoruz.. Yilsonunda teslimi yapilacak olan 2. Etap TOKİ’lerin 5 Kilometrelik kanalizasyonunu belediye olarak yaptiklarini belirten Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, ‘Ardahanlilarin yillardir gerçeklesmesini bekledigi projelerin kendilerinin dönemin de ard arda hayata geçirildigini belirttigi açiklamasinda basta Ardahan Hayvan Pazari, Kent Parki, Ana Cadde ve Mahalle yollari olmak üzere önemli projeler hazirladiklarini bunlari yapimini sürerken simdi de Halilefendi Mahallessi’nde baslayacak olan ve toplam 25 kilo metre olacak olan kanalizasyon projesi ile 3 Bin Metre Kapali alan olacak olan semt pazarina basliyoruz.’ dedi. Haberleri ekleme saati: 23.09-19 Nisan 2012 Habr/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    BELEDİYE’DEN İLGİNÇ GİRİŞ-ÇIKIŞ..

    Ardahan Haberleri ** Bir gün dayanamadi! Ardahan Belediyesinde Halkla İliskiler Müdürü olarak ise baslayan Özkan AKPINAR ayni gün istifa etti. Neden böyle bir ayrilik karari aldigi konusunda görüstügümüz Özkan AKPINAR, Belediye baskani için çok önemli olan bazi sahislar yüzünden ihtilafa düstüklerini ve bu sekilde Belediye baskani ile çalisma ortami olusmamasindan dolayi böyle bir ayrilik karari aldigini söyledi. Haber ekleme saati: 23.06-19 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Muhtar ve Baskan’dan Baskana Yaylim Atesi..

    Ardahan Haberleri 28 Nisan’da yapilacak olan Ardahan Damizlik Yetistiricileri Birligi öncesi DSYB Baskanligi için adayliklarini açiklayan Hoçvan Tunçoluk (Panik) Köyü Muhtari Hikmet Yildiz ve MHP Ardahan İl Baskani Taskin Polat güçlü rakipleri olan DSYB’nin mevcut baskani olan Yunus Baydar’i yaylim atesine tuttular. Ayni zaman da AK Parti Ardahan İl Baskani olan Baydar hakkinda agir ithamlarda bulunan Yildiz ve Polat’in bir hayli sert ve agir suçlamalarla dolu açiklamalari söyle; **Polis Operasyonu yiyenler adayliktan çekilsin! 28 Nisan Cumartesi günü yapilacak Ardahan Damizlik Sigir Yetistiricileri Birlik Baskanligina adayligini açikladiktan sonra çalismalarini yogunlastiran Tunçoluk Köyü Muhtari Hikmet Yildiz, adayliginin Ardahan genelinde olumlu karsilandigini, ADSYB delegesinde büyük destek gördügünü söyledi. Karagöl Mahallesi Kongre Caddesi üzerinde bulunan Gazetemizin yeni Matbaa tesislerini ziyaret ederek çalismalari hakkinda bilgi veren ADSYB Baskan adayi Hikmet Yildiz, bazi adaylarin delege ve köylere giderek tehdit uyguladigini ileri sürdü. Bana oy vermezseniz köyünüze hizmet getirmem diyen kendini bilmez bazi adaylarin olduguna dikkat çeken ADSYB baskan adayi Hikmet Yildiz; “Hükümetin imkânlarini arkasina alarak hizmet vermedigi kuruma tekrar seçilmek için baski uygulamak çaresizligin göstergesidir. Koltuklarinda üç bes karpuzla gezen bu firsat düskünleri, kamuoyunca ciddi tepki görürken, delegenin de bu çirkefliklere izin vermeyecegini çok iyi biliyoruz” dedi. Amacinin ADSYB’ye en iyi sekilde hizmet vermek için yola çiktigini vurgulayan Yildiz; “Bu aralar sahte suni tohumlamada rekor kirildi. Seçimi firsata çeviren bazi adaylar, kagit üzerinde suni tohumlama yapiyor. Halkimizi hirsizliga alistiriyorlar, bu haksiz tuzak irk islahini bitirme noktasina getirmistir. Bu ve bunun benzer örneklerini geçmis dönemde yasadik, birilerinin bilgisayarlarina el konuldu, polis bunlara operasyon düzenledi. Kurumu saibeli hale getirdiler, kötü yönetim ortaya koyanlar, bu kuruma bir proje bile kazandirmaktan aciz kalanlar, tekrar bu kuruma baskan seçilmek istiyorlar. Halkimiz bunlara seçimde dersini verecektir. Biz ADSYB’yi hizmet veren, proje üreten, üreticiye sahip çikan, vatandasi hayvancilik alaninda bilgilendiren, irk islahina gerçeklestirmek için aday olduk” dedi. **MHP İl Baskani Polat: Baydar kendi ranti için baskan olmak istiyor.. 28 Nisan’da yapilacak olan Ardahan Damizlik Yetistiricileri Birligi Baskanligina aday olan Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan İl Baskani Taskin Polat’ta yazili bir açiklamada bulundu. Mevcut Baskan ve ayni zaman da AK Parti Ardahan İl Baskani olan Yunus Baydar’in sigir yetistiricilerini degil, kendisini düsündügünü ve amacini rantina rant katmak oldugunu belirten Polat’in açiklamasi söyle; Yaklasan 28 Nisan Damizlik birligi seçimi öncesi halkimiza Damizlik Birligi seçimi öncesi halkimiza Damizlik Birliginde yapilmasi gereken, fakat basiretsiz öneticiler tarafindan yapilmayan bazi konulari kisaca anlatmak istiyorum. Mesela Ardahan’da yillardir suni tohumlama yapiliyor. Fakat daha Ardahan’da bir tane bile sertifikali hayvan yok. Neden Veteriner olan baskan bu konuyla hiç alakadarli degil, kapasitesi yetmiyor yada bana ne olursa olsun deyip bos veriyor., Yilda tahmini 350 Bin TL. aidat parasi ve o kadarda alinan desteklerden kesilen yaklasik 500 Bin TL. yani yilda 800-900 Bin TL. geliri olan bir yerde hizmet sifir. O parayla her yil bir bölgeye süt fabrikasi yapilir ve birlik olarak ta süte taban fiyati belirlenir., Örnegin 80 kurus olan süt o zaman mandiraci gelip, 85 kurusa sütü almak zorunda kalacak ve böylece çiftçimiz sütünü asil degerine satmis olacak ve yapilan süt fabrikalarinda yüzlerce insan çalisacak., Antalya’da Damizlik Birligine kayitli iki yil önce 6 bin sigir varken bu birlik 15 veteriner çalistiriyordu. Bizde ise yaklasik 100 bin hayvan (İnek) var. Birlik çalisan sayisi Antalya’dakinden daha da az.. Çünkü kendide veteriner olan baskanin ranti azalacak. Yani halk önemli degil, baskanin kazanci önemli.. Buna benzer anlatacagimiz ve yapacagimiz çok sey var, bugünden itibaren milletle paylasacagimiz.. Taskin Polat Damizlik Sigir Yetistiricileri Birlik Baskan Adayi Haberleri ekleme saati: 22.58-19 Nisan 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Doktorlar ve Saglikçilardan ‘Dr. Arslan’ İsyani!

    Ardahan Haberleri Saglik Emekçisi Dr. Ersin Arslan Gaziantep’te Taammüden Öldürüldü ÜZGÜNÜZ… KIZGINIZ… ÖFKELİYİZ… TEPKİLİYİZ… İSYAN EDİYORUZ! 19 NİSAN 2012 PERŞEMBE GÜNÜ SAGLIK HİZMETİ VERMİYORUZ! Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi’nde çalisan gögüs cerrahi uzmani Dr. Ersin Arslan, 17 Nisan günü biçaklanarak öldürüldü. Hiç kimse bu cinayeti “cehalet”le, “tepki”yle, “münferit”likle açiklamaya kalkmasin. Taammüden öldürüldü Dr. Ersin Arslan. Göz göre göre öldürüldü. Yillardir, saglik ortaminin vahsi bir siddet ortamina dönüstügünü, sürekli olarak saldiriya ugradigimizi, hekimlere-saglik emekçilerine yönelik siddetin artik dayanilmaz boyutlara geldigini, can güvenligimizin olmadigini söyledik, söylüyoruz. Durumun vahametini kavrayip tedbir almasi gereken yetkililer ise kulaklarini tikadilar, gözlerini yumdular, olan biteni seyretmekle yetindiler; daha da kötüsü hastalari hekimlere-saglik çalisanlarina karsi kiskirtmaya devam ettiler. Saglikta Dönüsüm” programi uygulandikça saglik emekçilerine yönelik siddet artmaktadir. Saglik emekçilerine yönelik artan siddete karsi tepkilerimiz, taleplerimiz bu güne kadar yetkililer tarafindan görülmemistir. Yetkililerin bu tavri ile saglik emekçilerini ve halki karsi karsiya getiren uygulamalarinin geldigi asama bir hekimin hayatina mal olacak seviyeye gelmistir. Bu durum bizler açisindan kabul edilebilir degildir. Türkiye’nin bütün saglik kurumlarinda çalisan bütün saglik emekçileri isyan halinde. Bu nedenle yetkilileri uyguladiklari politika ve kullandiklari dilden vazgeçmeleri için uyariyoruz. Mevcut saglik sistemindeki sorunlarin kaynaginin saglik emekçileri olmadigini tekrar anlatmak için;! Kent Saglik Hakki Meclislerine ve Tüm Saglik Örgütlerine Çagrimizdir; Saglik emekçileri ve halkin daha fazla karsi karsiya gelmemesi için, daha fazla saglik emekçisi siddete ugramasin hayatini kaybetmesin diye acilen almis oldugumuz bu eyleme desteginiz tesekkür ederiz SES ARDAHAN Haberi ekleme saati: 13.33-19 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KESK Sinir’da Üye Arayisina Çikti..

    Ardahan Haberleri KESK’e (Kamu Emekçileri Sendikalari Konfederasyonu) bagli Haber-Sen (BasinYayin-İletisim ve Posta Emekçileri Sendikasi) Genel Baskani Ufukbey Tekin, Örgütlenme Sekreteri-Veli Korhan Rüzgâr İstanbul Şube Sorumlusu Çildirli hemserimiz Erkân Senemoglu Çildir’da ki PTT çalisanlarini ziyaret ederek tanisip konusup karsilikli sorunlarini dinlediler. Çildir’a örgütlenme çalismalari için geldiklerini belirten sendikacilar, Haber-Sen Ardahan İl Temsilcisi olarak hemserimiz postaci A. Faruk Öztürk’ü atadiklarini, bundan sonra ziyaret ve çalismalarina devam edeceklerini belirttiler. Çildir’i ziyaret ederek üyeleriyle bulusan ilk Sendika Genel Baskani olma özelligini tasiyan -Haber –Sen Basin Yayin İletisim ve Posta Emekçileri Sendikasi Genel Baskani Ufuk Beytekin ziyareti süresince hiç yalniz birakilmadi. KESK’liler daha sonra Ardahan ile ilçeleri ve Kars’ta üye ziyaretleri yapacaklarini belirttiler. Haberi ekleme saati: 12.28-19 Nisan 2012 Haber/Foto: Hilal Demirkaya/Çildir



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan’a Günün En Son Haberleri

    Ardahan Haberleri **Kar Gitti Yagmur Geldi, Çiftçiler Ekine Basladi.. Bahar’in kendisini iyiden iyiye hissettirdigi su günlerde ekin hazirliklarina baslayan Hanaklilar yagmur engelline takildilar. Hayvancilik ve tarimcilik yaparak geçimlerini saglayan Hanaklilar, karlarin iyiden iyiye eridigi su günlerde aldiklari gübreleriyle gittikleri tarlalarini ektikleri sirada yagan Nisan yagmurlar dolaysiyla zor anlar yasadiklari görülüyor. Ardahan Haberleri **Danistay: Göle Orman Kapatilamaz! TİGEM, İs ve Halk Bankasi Cezaevinden sonra beklenmedik bir sekilde geçtigimiz yilin sonunda kapatilan Göle Orman İsletmesinin de içinde bulundugu Orman İsletme müdürlüklerinin kapatilmasi ardindan Danistay’a açilan dava bu isletmelerin kapatilamayacagi yönünde sonuçlandi. Bu karar üzerine geçen yillarda kapatilan Göle Orman İsletmesinin yeniden açilmasi için umut dogdu. **Milletvekilleri Devrede .. Göle orman isletmesinin de içinde bulundugu isletmelerin kapatilamayacagi yönündeki karar üzerine harekete geçen Ardahan milletvekilleri göle orman isletmesinin yeniden açilabilmesi için Orman Bakanligiyla temasta oldugu bilgisi alindi. Konu hakkinda görüslerine basvurdugumuz Göle Ak Parti Milletvekili Orhan ATALAY isletmenin yeniden açilmasi için gerekli girisimlerin sürdügü, Danistay’ca alinan durdurma kararinin daha yeni bakanliga ulastigini göle orman isletmesinin açilmasi için yeni bir formülün arandigini belirtti. Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Milletvekili Ensar ÖGÜT ise konu hakkinda 10-15 gün içinde Göle’ye müjde vereceklerini belirtti. Ardahan Haberleri **Konk’a Petrol Kuyusu Vurulacak.. Ardahan Göle ile Kars Karakurt arasinda tespit edilen petrol rezervinin yeryüzüne çikarilmasi için Göle’ye bagli Kong köyünde petrol kuyusu açilacagi ögrenildi. konu hakkinda bir açiklama yapar Ak Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay yillardir tespit edilmeye çalisan petrolün yeryüzüne çikarilmasi için Türkiye Petrol Arama As. Tarafindan yürütülen çalismalarin son asamaya geldigini ve bu yil göle Konk köyü yakinlarina bir petrol kuyusu kurulacagini söyledi. Ardahan Haberleri **Göle DSYB’de Birlesti.. Önümüzde ki günlerde yapilacak olan Ardahan Damizlik Yetistiricileri Birligi seçimi öncesi birlikte hareket etme karari alan Göleli sigir yetistiricileri DSYB’ye aday olan iki Göleli adayi birlestirdiler. Ardahan Damizlik Yetistiricileri Birligini almaya karali olduklarini belirten Göleli damizlik sigir yetistiricileri DSYB’ye aday olan Orhan Palavan ile eski meclis baskani Yildirim Karakoç arasinda ‘Kim aday olsun?’ anketi yaptilar. 800’ün üzerinde DSYB Üyesi bulunan Göle’de tek hareket etmeye karar verilmesi Göle kamuoyunda da olumlu karsilandigi görüldü. Ardahan Haberleri **Vekiller Karadeniz Oto Yoluna Baglanmak İstediler.. Türkiye’nin Kafkaslara açilan Posof/Türkgözü ve Çildir Aktas gümrük kapisinin sinirlari içinde bulunan Ardahan’in Bülbilan veya Sahara daglarina açilacak bir tünel ile Karadeniz oto yoluna baglanmasini isteyen Ardahan ve Artvin Milletvekilleri Ulastirma, Denizcilik ve Haberlesme Bakani Binali Yildirim ile görüstüler. Konu hakkinda bir açiklama yapan Ardahan AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Dogu Anadolu’nun Karadeniz’e açilan kapisi Ardahan’in Karadeniz Otoyoluna baglanmasi için Ardahan ve Kars Milletvekilleri olarak Ulastirma, Denizcilik ve Haberlesme Bakani Binali Yildirim ile bir görüsme yaptiklarini söyeledi. Atalay, bakanin bu konuda yetkililere emir verdigini ve inceleme baslattigini söyledi. Haberleri ekleme saati: 21.16-18 Nisan 2012 Haber/Fotlar: www.kuzeyanadolugazetesi.com Ardahan Haberleri **Gürcü Heyeti Ardahan’daydi.. Türkiye’nin Kafkaslara açilan tek kapisi olan Posof Türkgözü Gümrük Kapisi ile Ahiska Gümrük Kapisi’nda görev yapan yetkililer rutin aylik görüsmeler için bir araya geldiler. Ardahan Valisi ile Ahiska >Valisinin baskanlik ettigi iki ülke heyeti Posof’ta yapilan karsilikli görüsmeler ardindan Ardahan’a gelerek valiligi ziyaret ettiler. Buradan Çildir’a geçen Gürcü heyetine Ardahan valisi Mustafa Tekmen tarafindan Çildir gölü kenarinda bulunan balik lokantasinda bir yemek verildi. **Valiye sarap hediye ettiler.. Türkiye ve Gürcü heyetlerinin bir araya geldigi Çildir’da karsilikli jestlerde yapildi. Çildir gölüne götürülüp yemek yedirilmek istenen Gürcü heyetinin kendileri için hazirlanan baligi yemedikleri dikkat çekerken, olayi gören Vali Tekmen konuklarina yeniden ve kirmizi etten yemekler yaptirtti. Ardahan heyetinin tatlilar hediye ettigi Gürcü heyetinin Türk yetkililere Şarap hediye ettikleri ögrenildi. Ardahan Haberleri **Ardahan, Damal ve Çildir’da Yangin.. Baharin gelmesiyle birlikte yanginlarda yüzünü gösterdi. Ardahan kent merkezin bulunan Saglik Ocaginda çikan yangin büyümeden söndürülürken, Ardahan’a bagli Çildir ilçesinde de bir ev yandi. Alinan bilgilere göre Çildir’a bagli Esmepinar (Purut) köyünde meydana gelen yanginda bir ev kullanilmaz hale gelirken, yangina Askeri İtfaiye müdahale etti. Ardahan’in Damal ilçesinde de meydana gelen diger bir yangin ise Damal Belediyesi ve Ardahan Orman İsletmesi Müdürlügüne ait itfaiyeler tarafindan söndürüldü. **Orman İsletmesine itfaiye.. Baharin gelmesiyle birlikte ard arda yanginlarin çiktigi Ardahan’a yeni bir itfaiye araci alindi. Alinan bilgilere göre Orman İsletmesinin Ardahan’a tasinmasi ardindan bu müdürlügün görevine gelen Orman Mühendisi Sancak Öztürk’ün girisimleri ve Ardahan AK Parti Milletvekili Prof. DR. Orhan Atalay’in yakin ilgisi sonucu Ardahan Orman Müdürlügüne yeni bir itfaiye araci alindi. Ardahan Haberleri **Zanlilar bulundu, İnekler bulunmadi.. Ardahan merkeze bagli Tunçoglu (Panik) köyünde yasanan hayvan hirsizligi sonucu üç kisi tutuklanarak cezaevine konuldu. Alinan bilgilere göre 9 hayvanin çalinmasi üzerine harekete geçen İl Jandarma Komutanligina bagli ekipler çalinan hayvanlarin izini sürüp, bu hayvanlarini çaldiklari tespit edilen üç kisiyi gözaltina aldilar. Mahkemeye çikarilan üç kisinin tutuklandigi ögrenilirken, çalinan hayvanlarin birisinin bulunup, 8’nin bulunmadigi ögrenildi. Ardahan Haberleri **Alay Komutaninin Tayini Çikti.. Ardahan’in sevilen İl Alay Komutani İl Jandarma Komutani Albay Samit Tokmak’in tayini çikti. İki yildir Ardahan’da bulunan ve basta hayvan hirsizliklarina olmak üzere jandarma bölgesinde yasanan olaylara duyarliligi ile taninan Albay İl Jandarma Komutani Albay Samit Tokmak’in tayininin Karabük İl Jandarma Komutanligina çiktigi ögrenildi. Tokmak’in yerine gelecek olan yeni Jandarma Komutaninin Kayseri İl Alay Komutan Yardimcisi oldugu ögrenildi. Haberleri ekleme saati: 16.55-18 Nisan 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    CHP Yeni İl Baskani Ariyor..

    Ardahan Haberleri Geçtigimiz günlerde ilçe kongrelerini tamamlayan muhalefet partilerinden Cumhuriyet Halk Partisinde il kongresi heyecani basladi. 20 yildan fazladir CHP il baskanligini yapan Yalçin Tastan’in zararli çiktigi ileri sürülen ilçe kongreleri ardindan il kongresine hazirlanan CHP Ardahan 6 Mayis’ta yapacagi İl Kongresinde yeni il baskanini ve yönetimini seçecek. **İlçeler Taban Gibi Yenilik İstiyor! Yaklasan yerel seçimlere güçlü bir kadro ile gitmek isteyen ve 20 yildir Ardahan merkezde, Göle ve Hanak’ta Belediye Baskanligi alamayan, Göle Köprülü (gorevenk) beldesinde Belediye Baskani adayi gösteremeyen Ardahan merkezde ve Gölede il genel meclis üyesi seçtiremeyen CHP Ardahan delegesi ve tabanin 6 Mayista yapilacak olan il baskanligi seçiminde yeni bir baskan, yeni bir yönetim isteginde oldugu dikkat çekiyor. **Tastan Aday Olmayabilir.. İlçe kongrelerini tamamladiktan sonra il baskanligi seçimi için hazirliklara baslayan CHP Ardahan’in bir süre önce yapilan ilçe kongrelerinin ardindan ortaya çikan sonucun hosuna gitmedigi ileri sürülen mevcut il baskani Yalçin Tastan’in bu tabloya bakip, 6 Mayista yapilacak olan il kongresin öncesi aday olup olmamayi düsündügü ve her an ‘Aday Degilim’ diyebilecegi de konusulmaktadir. **Milletvekili Adayi Olabilecekler İl Baskanligina Aday Olmasinlar Baskisi! 100 yakin delegesi olan ve 6 Mayista il kongresini yaparak yeni yönetimi seçecek olan CHP Ardahan’da, ‘Kim Aday Olsun?’ tartismasinin yogun bir sekilde yapildigi da dikkat çekiyor. Mevcut İl Baskani Yalçin Tastan, Eczaci Yunus Dündar, Kuyumcu Çetin Demirci ve Firinci Yener Irmak’in 6 Mayista yapilacak olan CHP il kongresinde aday olabilecekler isimler arasinda ilk sirayi aldigi da görülen CHP Ardahan’da her an ve tüm guruplarin ismi üzerinde birlesecegi sürpriz bir ismi de aday gösterebilecegi de konusulmaktadir. İl baskani olacak isimin milletvekili ve belediye baskanligina heveslenmeyecek, partinin toparlanmasini saglayacak, 20 yildan fazladir yerelde kazanilmayan belediye baskanliklarinin il genel meclis üyeliklerini alacak bir isim, bir yönetim olmasindan taraf oldugu görülen CHP Ardahan’da, ‘Milletvekili olmak istiyorum, Belediye baskani olmak istiyorum, Meclis üyesi olmak istiyorum’ diyen isimlerin 6 Mayis’ta yapilacak olan il baskanligina aday olmamalari istendikleri görülüyor. **İlçeler Tartisiyor, Baskanlar Bulusuyor.. 12 Eylül cuntasinin ihtilali öncesi solun karesi olarak gösterilen ancak her geçen gün bu özelligini kaybedip basta AKP’nin olmak üzere sagin etkili olmaya basladigi Ardahan’da yeni bir teskilat ve baskanla yola çikmak isteyen sol kanadin en güçlü partisi CHP Ardahan’da bu istegini ilçe seçimlerinde bir nebzede olsa yerine getirdigi görülürken bunun 6 Mayista yapilacak olan il kongresinde de gerçeklestirmek için yogun bir sekilde tartisildigi da dikkat çekiyor. Geçtigimiz günlerde yapilip sona eren ve büyük bölümü yenilenen CHP Ardahan’da yenilik rüzgârinin devami için ilçe teskilatlarinin, ‘Kimi aday gösterelim’ diye yogun bir sekilde tartistiklari dikkat çekerken CHP’li belediyeler olan Posof, Damal Çildir ve Çildir-Asiksenlik (Sugara) belediye baskanlarinin önümüzde ki günlerde Çildir’da bir araya gelerek ilçe seçimlerini degerlendirip il seçimin de alacaklari tavri belirleyecekleri de alinan bilgiler arasinda oldu. **Ankara Yakin Takipte! Kemal Kiliçtaroglu’nun genel baskanliga getirilmesi ardindan il ve ilçe yönetimlerinden de yenilik rüzgâri esen CHP’de yapilacak olan Ardahan İl Kongresinin, Ardahan’da oldugu gibi Ankara’da da yakindan takip edildigi dikkat çekiyor. Basta ‘bu kez Ardahan da aday olmayacagim’ dedigi ileri sürülen ancak Ardahansiz da olamadigi görülen mevcut CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt olmak üzere birçok ismin CHP Ardahan il kongresini yakin takibe aldigi görülürken bu takibin yaklasan yerel seçimler sonrasi yapilacak olan genel seçimlere milletvekilligi hazirligi olarak degerlendiriliyor. **Ögüt.. ‘İlçelerde tarafsiz kaldim, İl’de de öyle olacagim’ Yaklasan il baskanligi seçimi öncesi durum degerlendirmesi istedigimiz CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt konu hakkinda yaptigi açiklamada, CHP’nin Türkiye de oldugu gibi Ardahan’da da iktidar olmasi için toplu bir mücadelenin gerektigini düsünen biri olarak 6 Mayista yapilacak olan il kongresini çok önemsedigini belirtti. Ögüt, ‘Ben Ardahan’in da içinde bulundugu ilçe kongrelerine karismadigim gibi il kongresine karismayip, tarafsiz duracagim. Parti içi guruplasmanin önüne geçmeye çalisacagim. Kim aday olursa olsun onla birlikte hareket edip ilçe baskanlariyla birlikte CHP’nin Ardahan’da iktidar olmasina çalisacagim. Bu nedenle il kongresinde tarafsiz kalacagim’ dedi. **Yenilenirse, Bizde Geliriz!.. 6 Mayis’ta İl Kongresi seçimine giden CHP Ardahan kongresi partililerce oldugu gibi bu partiden çesitli nedenlerle ayrilan ve CHP’ye mehillilerce de yakindan takip edildigi de görülüyor. CHP’nin yeni bir yönetimine yola çikmasi halinde partiye dönüp güçlü bir sol olusumu için gerekli katkiyi sunacaklarini belirten sol orijinli insanlar Türkiye’nin oldugu gibi Ardahan’inda sola ihtiyaç duydugu oldugunu bilincinin tasidiklari bilinen belirttikleri dikkat çekiyor. **Merkez İlçe Yönetimi Görev Bölümü Yapti.. 6 Mayis 2012 günü İl Baskanligi Kongresini yapacak olan CHP Ardahan Merkez İlçe Yönetimi görev bölümü yaparak İl Kongresini beklemeye basladi. Nehir Ziya Alpaslan’in yeniden ilçe baskanligina seçildigi CHP Ardahan Merkez İlçe Yönetimi su sekilde dagilimi yapildi. Ardahan CHP Merkez İlçe Yönetim Kurulu Nehir Ziya Alpaslan (Baskan) Kadir Sinan Onay (Sekreter) Ugur Kaçar (Baskan Y.), Mustafa Ugurlu (Baskan Y.), Deniz Avsar (Baskan Y.) Mehmet Özdemir (Üye), Nihat Gökçe (Üye), Sefer Arabul, Turan Sural (Üye), Vedat Temel (Üye), Akin Ocak (Üye), Aydogan Kiliç (Üye), Aslan Şenel(Üye) Haberi ekleme saati: 15.20-18 Nisan 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Geçici teminat dün yapildi, teslimat’a 1 ay kaldi…

    Ardahan Haberleri Ardahan da yapilan 2. etap TOKİ konutlarinin geçici kabulü için incelemelerde bulunan yetkililer, TOKİ konutlarinin 40 gün içerisin de ev sahiplerine teslim edeceklerini söylediler. TOKİ konutlarinin geçici kabulünü incelemek için konutlari inceleyen yetkililer konutlar da herhangi bir sikintinin olmadigini geçici kabulünün gözlemledikleri kadari ile kabul edilecegini çünkü konut içerisin de hiçbir isin kalmadigini sadece cam kenarlarindaki silikonlarin çekilerek bitmis olacagini onu da bugün yapiliyor oldugunu gördüklerini ve geçici kabulden sonra TOKİ konutlarini yapan Taseron firma yetkilileri çevre düzenlemesini de yaparak ev sahiplerine teslim edeceklerini belirttiler. Toki konutlarini üstlenen Taseron firma çevre düzenlemesinin 20-25 gün sürecegini belirtirlerken hak sahipleri ise ‘bizler yer sahiplerinden 40 günlük gibi bir süre istiyoruz. Daha güzel bir çevre düzenlemesi yapip teslim edilsin’ dediler. Haberi ekleme saate:15.11-18 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Sanayi Çarsiya Tasindi!..

    Ardahan Haberleri Kentsel dönüsüm yapip Ardahan’i kent haline getirecegini iddia eden Ardahan Belediye Baskani her gün çarsi merkezinde ardi ardina açilan tamirhaneleri traktör saticilarini yikama yagmacilarini görmüyor. Gün geçtikçe artan araç sayisi ile birlikte cadde ve sokaklari park haline dönen Ardahan kent merkezini simdide araç tamircileri, traktör galerileri, yikma yaglamacilar isgal etmeye baslarken belediyenin birçok konuda oldugu gibi bu konuya da duyarsiz kalmasi tepkilere neden olmaktadir. Faruk Köksoy’un göreve gelmesi ardindan gelisi güzel yapilasmanin kenti bogdugu ileri sürülen bir sirada ana caddelerde bulunan binalarin altlarinda gelisi güzel ve ardi ardina açilan oto tamircileri, traktör galeri ve oto yikma ve yaglamacilar kaldirimlari isgal ederken sehir merkezinin adeta sanayi sitesi görünümüne kavustugu dikkatlerden kaçmiyor. Oto tamircileri, traktör galerileri, oto yikma yagmacilarin yani sira pinapencilerinde kaldirimlari isgal ettigi gözlenen Ardahan’da yasanan bu duruma dur denmesi istenmektedir. Haberi ekleme saati: 14.58-18 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    HİSARCIKLIOGLU GELİYOR, AKTAŞ BEKLİYOR

    Ardahan Haberleri Ardahan kent merkezinde bulunan kongre caddesi üzerinde insaatina baslanan Ardahan Ticaret Odasinin yeni binasinin temel açilisina Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi Baskani Rifat Hisarciklioglu’da katilacak. Yapimini 6 parmak insaat firmasinin üstlendigi Ardahan ATSO binasinin temelini atacagi ögrenilen TOBB Baskani Rifat Hisarciklioglu tarafindan atilacagi ögrenildi. Yillardir açildi açilacak denilen ancak bu güne kadar bir türlü açilmayan ve gümrük kapilarinin TOBB tarafindan yapilacagi belirtilen Çildir Aktas gümrük kapisinin açilip açilmayacaginin tartisildigi bir sirada Ardahan’a gelecek olan TOBB Baskani Rifat Hisarciklioglunun aktas gümrük kapisini da ziyaret edip etmeyecegi merak edilmektedir. **ATSO’nun Seçimi Erteleniyor mu ? Bir milyona mal olmasi beklenen yeni binasini yapmaya baslayan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasinin yaklasan seçimi öncesi Ardahan’a gelecek olan TOBB Baskani Rifat Hisarciklioglu’nun temelini atacagi ATSO binasi gezisinde Ardahan’in da içinde bulundugu Ticaret ve Sanayi Odalarinin seçimlerinin ertelenebilecegini de açiklayacagi da ileri sürülmektedir. Haberi ekleme saati: 14.52-18 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Yol ortasinda mezar!..

    Ardahan Haberleri **Yeni Ardahan Devlet Hastanesi yolu üzerinde ki çukurlar kazalara adeta davetiye dagitiyor… Ardahan Devlet Hastanesi ile ögrenci yurdunun sokak kesisimindeki yolun ortasinda biriken hafriyat, araçlarin kazaya karismasina neden olacagi öne sürülürken, aylardir kaldirilmayan yol yapiminda kullanilan hafriyat nedeniyle sürücülere zor anlar yasattigi gözlemlendi. Ardahan Devlet hastanesine gitmek isteyen hastalar, hastanenin oldukça dik olan rampanin ortasinda bulunan çukurlar ve sularin akmasi için birakilan su kanallarinin yarattigi tehlikeye dikkat çeken araç sürücüleri bir an önce önlem alinmasa her an kazalarin yasanabilecegini dile getirdiler. Haberi ekleme saati: 14,38-18 Nisan 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Hizli Tren’e Çin Freni!

    Ardahan Haberleri İnsasi devam eden Kars-Bakü-Tiflis Demiryolunun yapimi sürerken simdi bu demiryolunun üzerinde gezecek olan trenlerin yapimina gelindi. Alinan bilgilere göre; Edirne’den Ardahan’a uzanan hizli tren hatti için Çin ile masaya oturuldu. 35 milyar dolarlik finansman Uzakdoglu ortak tarafindan karsilanacak. Türkiye bu kez hizli tren aglariyla örülecek. En büyük pürüz su an Çin’in parça parça yapalim israri, Bakan Yildirim, siki pazarlik ediyorlar dedigi Çinliler tek hat müzakeresinde Ulastirma Bakani Binali Yildirim, Edirne’den Ardahan’a tek bir hizli tren hakki planladiklarini, projede bunu diklemesine kesecek hatlarin da bulunacagini belirterek, Çin’e hattin birlikte insa edilmesi teklifini götürdüklerini söyledi. Aksam gazetesinde yer alan habere göre Yildirim önceliklerinin hizli tren oldugunu belirterek, “Çinlilerle ortak yapmak üzere görüsüyoruz. Bu hatti diklemesine kesen hizli tren hatlarini daTrabzon, Adana, Erzincan gibi noktalara yayalim Çinlilerle tamamini beraber insa edelim. Finansmani siz saglayin” ifadelerini kullandi. Haberi ekleme saati: 14.33-18 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Serinçayir Kültür Dernegi Köyüne misafir hane yaptiracak‏..

    Ardahan Haberleri Ardahan’in Göle İlçesine bagli bulunan ve Merkezi İstanbul/Esenyurt’ta bulunan Serinçayir Kültür Dernegi Serinçayir köyüne misafir hane yaptirmak için çalismalarina basladi. Bilindigi gibi köye gidecek cenazeler ve köydeki cenazelerin taziyeleri için köyde büyük sikinti yasaniyor, daha önce İstanbul’da yer alma konusunda arastirma yapan dernek, maliyetin yüksek olmasi nedeniyle iptal edip köyde acil misafirhaneye ihtiyaç oldugu için misafir hane yaptirmayi kararlastirdi. 8 Nisan günü dernek merkezinde yapilan halk toplantisinda köyde misafir haneye ihtiyaç oldugu vurgulandi, Mayis ayinda insaatina baslanacak misafir hane 150 metre kare üzerine insa edilecek ve iki katli olacak, giris katina taziyeler, yemekler, dügünler için çok amaçli kullanilacak, üst katina ise cenazeyle giden kisilerin konaklanmasi ve ayrica köye gitmek isteyen köyde evleri olmayan kisilerin konaklanmasi için kullanilacak, hayirsever kisilerin yardimiyla yapilacak olan misafir hane dernek tarafindan organize edilecek. Misafir hane yapimi için benimde bir tuglam olsun diyen, demir kum çimento gibi malzemelerde yardim saglayabilirsiniz, kimin gönlünde ne koparsa herkes yardim edebilir, yardimda bulunmak isteyen hayirseverler Serinçayir kültür dernegine irtibata geçebilir. Dernek adres. İnönü Mahallesi 364 sokak no 6 ESENYURT / İSTANBUL İrt telefon. o535 786 82 10 nolu numaradan irtibata geçebilirsiniz Haberi ekleme saati: 13.30-18 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com




















  • AK PARTİ’DE ADAY ÇOK CHP’DE KİMSE YOK!






    GAZETELERİMİZ VE MANŞETLERİMİZ ULUSAL BASINDA



    GAZETEMİZ ve MAŞETİMİZ ULUSAL TV HALK TV’DE







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?









    GAZETECİLERLE GÜNDEM TEMPO TV’DE



    Şenel Ardahan’ı Şenlendireceğiz..


    Başta gelişi güzel kentleşme sorunu olmak üzere binbir sorunla baş başa bulunan Ardahan’ın Şeh-ri eminliğine talip olan İnşaat Mühendisi Hasan Şenel partisi ve Ardahanlıların onay vermesi halinde birlikte yaşadığımız Ardahan’ı şenlendireceğiz dedi.


    Önümüzdeki yılın Mart ayında yapılacak olan Mahalli İdareler, Yerel seçimleri için hazırlıklarına başlayan adayların içinde bulunan Ardahanlı genç Mühendis Hasan Şenel partisi Adalet ve Kalkınma Partisine giderek Ardahan Belediye Başkanlığı için aday adaylık resmi başvurusunu yaptı.AK Parti Ardahan İl Başkanı Ersin Yılmaz, AK Parti Merkez İlçe Bşkanı Aytaş Ulutaş’a adaylık dilekçesini veren İnşaat Mühendisi Hasan Şenel partisinin onayı ile aday olması halinde başta Ardahan kent merkezinde yaşayan ve binin üzerinde oyları olan köylüleri Bağdeşen (Kinzodamal) olmak üzere tüm Ardahan’dan en çok oyu alarak  seçileceğine inandığını açıklarken aday gösterilip, seçildiği takdirde ülkemin biri demiryolu olmak üzere iki gümrük kapısına sahip Ardahan’ın gerçek anlamda Kafkasya’nın başkenti olması için kolları sıvayacağını belirtti.


    Yerel ve ulusal basının yanı sıra sivil toplum örgütleri ile birlikte ve en önemlisi iktidar olan bir partinin belediye başkanı olarak kenti yeniden ayağa kaldırmaya talip olduğunu belirten AK Parti Ardahan Belediye Başkan Aday Adayı İnşaat Mühendisi Hasan Şenel Ardahan için herkesten destek istedi.





    BENİ SİZİN ÇALACAĞINIZ SAZLA GÖMÜN!..

    Merhaba..

    Ben, Fakir Yılmaz/Gazeteci 

    Ardahan Gazeteciler Cemiyeti  Başkanı

    35 yıla yaklaşan gazetecilik mesleğimde bugüne kadar kimseye yani sokak ağzıyla belden aşağı dedikleri şekilde haber anlayışından hep uzak durdum. Yeri geldi kendi özel hayatımı yazdım ama alçaklık yapıp kimsenin özel hayatına girmedim. Ve kimseye “Sen Alevisin, sen Kürt’sün, sen Şafisin..Vb.” diyerek ayrımcılık yapmadım. İnsanların inançlarını, gelenek, göreneklerine hiç ama hiç saygısızlık göstermedim. 




    Tam tersi Alevi veya Türk’se ya da benim gibi Kürtse dinine, diline sahip çıkmış yaşatılmasına, hak ettiği yere varması için mücadele etmiş, bununla yetinmeyerek siyasallaştırılsa da başörtüsü tartışmaları dahil insanların inançlarını hak hukukları için verdikleri mücadelelerinde yanlarında yer almışım. Yani kısacası haksızlığa karşı bir şiir için tutuklandığını unutup, seçimle gelenlerin yerine kayyumlar atayan idarenin başındaki Erdoğan dahil her mağdurun yanında yer almış, gücü elinde tutanlara karşı durmuş, ‘bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’  dememiş, haksızlığa uğrayan her insan için vicdanen mücadelemi vermişimdir.   

    Bunların yanı sıra hak yememiş tüm inançların reddettiği hırsızlığı, namussuzluğu yapmamış bunları yapanlarla da savaşmışım. En önemlisi bana yapılan ihaneti, alçaklığı, kalleşliği Allah’a havale etmiş, gerek gazeteciliğimle, gerek ailemin gücüyle kimseye diş göstermemiş bana  yanlış yapanın vicdanına,  varsa namusuna bırakmışım. 

    Gelelim saz meselesine; yukarıda anlattıklarımı da aşağıda anlatacaklarıma ekleyip, buna göre yorum yapmanızı ve kim haklı kim haksız diyerek vicdanen karar vermenizi rica ediyorum. 




    Evet, ben gazeteciyim, insanım ve 54 yaşındayım… 35 yıllık gazetecilik hayatımda sadece yerel değil,  uluslararası bir haberim dolayısıyla Başbakanlık döneminde bugünkü İletişim Başkanlığının yerinde olan Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün Jüri Özel Ödülünü ve dövülerek öldürülen gazeteci meslektaşım Metin Göktepe adına verilen ödülün yanı sıra ulusal ve uluslararası bir çok habere imza atmış, ödül almış biri olarak hiç görmediğim, duymadığım bir görüntü önüme düşüyor “al sana haber” diyerek şaşkınlığımın nedeni olan haberin geldiği yer ise suyunu, havasını birlikte paylaştığımız yaşam kültürlerini kendi yaşamım ve kültürümmüş gibi sahiplenmekten onur duyduğum Ardahan’ın Damal ilçesinde ilk kez şahit oluşumdandı.




    Ve bir gece yarısı  önüme düşen bu habere değer görüntü ve fotoğraflarla birlikte gelen bilgi notunu habere çevirmeden önce  tanıdığım, tanımadığım Alevi kültürüyle yoğrulmuş insanları, onların kanaat önderleri olan Dedeleri yetmedi Pirleri ve  ileri gelenlerini gece yarısı arayıp, metinini de yolladığım haberimin içeriğini sorarak bilgi edindikten sonra “ÖLÜYÜ SAZ EŞLİĞİNDE GÖMDÜLER!” başlığıyla haberimi uzatmadan, yorum katmadan, aşağılamayan, incitmeyen bir dille sadece ve sadece ilk  haber olarak gerek gazetelerimizde, gerek sitemizde kamuoyuna duyurdum. Birlikte çalıştığım Ajanslara servis  ettim.

    Buraya kadar anlatmak istediğimi anlatabildim mi  bilmem ama bu haberin ardından başta benden kalem acısı olanlar olmak üzere,  sahtekarlıklarını yüzlerine vurduklarım, siyasi hesaplarını bozduklarım ile haberin başlığına bakıp, haberi okumadan, algılamadan adice, alçakça, şerefsizce bana yönelik yorumlarla karşılaştım. Ve bu alçak yorumları gördüğümde ‘acaba bir hata mı yaptım?’ diyerek yine de kızmayıp, önce aradıklarımı tekrar arayarak haberimin neresinin yanlış olduğunu, hangi inanca saygısızlık yaptığımı sorguladım, sorgulattım.

    Ve aldığım cevaplarda haberimde yanlış olan bir durum, bir satır olmadığı gibi bir inancın varlığını art niyet olmadan duyurmaya çalışmışız. Ama gelin görün ki birilerinin bana her zamanki ön yargılarıyla “öküz altında buzağı ararcasına” adice saldırıya geçtiklerine şahit oluyordum. 

    Ve haberin ardından gelen tepkilerin kökünü araştırınca yine yukarıdaki duygularımla safça bir bakışla benim de içinde olduğum kamuoyumuzun merak ettiği bir sorunun cevaplanması için “Sen önce hesap ver” diyerek, “ÖLÜYÜ SAZ EŞLİĞİNDE GÖMDÜLER!”  haberimin ardından yani haksız ve herkes okusun, kim haklı, kim haksız diye kimseyi engelleyip, silmediğim alçak eleştirilerin, yorumların özüre döneceğini bekleyerek ikinci gün ikinci haberimi yaptım. 

    “Sen önce hesap ver” başlıklı bu  habere verilecek tek bir cevap vardı o da; 




    “Ey kamuoyu.. Gazeteci Fakir Yılmaz’ın kardeşinin de katkısının olduğu ve İstanbul Avcılar’da yapmış olduğumuz etkinlikte 100 TL. toplanmıştır. Bu yüz liranın 55 lirası şuraya gitti, 25 lirası buraya gitti 30 lirası da şurada” denmesi gerekirken yine aynı alçakça iftiralarla dolu suçluluk psikolojisi içindeymişçesine sanalda savunmalar ve adice suçlama dolu satırlar gelmeye devam etti, ediyor.




    Ki; Benim Ardahan adına tarih yazdığıma inandığım İstanbul’daki stk başkalığım dönemim sürecinde de  aynı sorulara muhatap biri olarak kimseye şerefsizce iftiralar atarak bir şey dememiş, sorulan sorulara aklıselimle cevap vermiş, yaptığım en önemlisi o etkinliklerin hemen ardından harcamalarımı makbuzlar eşliğinde gerek sanalda, gerek yerel ve ulusal basında haberlere konu olan açıklamalarımla çalışmalarımızı hemen kamuoyu ile paylaşmış bu yetmezmiş gibi devrettiğim kurumun kongresinde divana hesap vermiş aynı divan kurulunun onayıyla görevimi devrettiğimi bilmelerine rağmen halen alçakça kendi suçları varmışçasına  kamuoyunun bu yönde sorduğu sorulara cevap vermektense, çeşitli oyunlar ve suçlamalarla adeta ‘çamur at tutmasa da izi kalır’ yöntemine başvurulmuştur.

    Şimdi bir soru daha soralım ‘kim haklı kim haksız?’ diye..

    Eyyy benden daha çok Alevi yetmedi Kürt, Türk olanlar ben haksızsam lütfen bir idam sehpası kurun ve hemen orada asın ardından sizin çalacağınız sazla beni ya da bana haksızca saldırdıkları alenen görünen alçaklık yapanları orada gömün..




    arşiv haber/yorumlar 01.05.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ARŞİV HABERLERİMİZ








    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz? **ARDAHAN’DAN GÖRÜNTÜLÜ HABERLER ÜSTTE ARDAHAN TV’DE İZLENEBİLİR..
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz


    Baydar’in Basarisi Nereden Geliyor?

    Fakir Yilmaz Ardahan Kars Garaji diye bilinen alanda kendi halinde bir veteriner klinigi isletirken önce yeni kurulan Ardahan Damizlik Yetistiricileri Birlik baskanligini, sonra İl Genel Meclis Üyeligi, ardindan basbakanin tercih ile Ardahan AK Parti İl Baskanligina tasinan ve bu görevleri bugüne kadar aksatmadan götüren Yunus Baydar’in önlenemez yükselisi sürüyor. Geçtigimiz gün yapilan ve aralarinda MHP Ardahan İl Baskaninin da bulundugu 3 rakibini ezici çogunlukla geçip, İl baskanliginda oldugu gibi 2. kez Ardahan Damizlik Sigir Yetistiricileri Birligi Baskanligina yeniden seçilmeyi basaran Yunus Baydar’in bu basarisinin nereden geldigini merak edenler var sanirim.. Basta kendisine ve partisine rakip olanlarin önünü kesemedigi ve basarisina engel olamadigi Baydar’in bu basarisinin nereden geldigini kendisine yakin biri olan bana sorulursa öncelikle mütevaziligi derim.. Ardinda Ardahan’in siyasi bir ailesi olan Cevri ve Cemal Baydar gibi iki önemli isimin takipçisi oldugunu hatirlatirim.. Ama bunlardan önce kendisinin sonradan bulmalardan olmayip, burnunu kaldirmayan bir insan oldugunu rahatlikla söyle bilirim.. **Hoç/Fed Çikip Özür Dilemelidir.. Geçtigimiz günlerde yaptiklari bol baronlu gecenin hesabini vermeyip, durup, durduklari yerde biz basin mensuplarina saldiran bir basin açiklamasi yapan Hoç/Fed Çikip acilen özür dilemilidir. Çünkü Hoç/Fed basta olmak üzere bölge derneklerinin öyle yada böyle ayakta kalmalari için biz gazetecilerino olmayan imkanlariyla nasil mücadele verdigini basta Hoç/Fed’in o ZORBA yöneticileri olmak üzere herkes iyi bilmelidir. 21 Köyün ancak 8-9 unu bir araya getirebilen ve yillardir ne yaptigi dogru dürüst bilinmeyen, maddi gelir, giderlerinin hesabini kamuoyuna açiklamayan bu kurum son yaptigi açiklama ile bizlere yönelik yaptigi açiklamaya açiklik getirmeli ve özür dilemelidir.. Hoç/Fed’i bir kaç kartvizitçinin kumpasa getirdigini anlayip, özüre davet ettigimiz Hoç/Fed’in bu yil yapacagi festival öncesi gerginlige degil, birlik, beraberlige ihtiyaç duyuldugunu ve bunuda ilk önce Hoç/Fed’in kendisinin yapmasi gerektigini her Hoçvanli gibi bende diyorum.. Ve çagirmi yeniliyorum; Hoç/Fed ortaya çikip, o geceden sonra yapilan açiklamayi geri çekip, bizlerden özür dilemilidir..



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KADINCA/Selmi Yilmaz Ne olacak bu CHP’nin hali?

    Selmi Yilmaz Dikkat ediyor musunuz bilmem ama yillardir ne genelde, ne yerelde iktidar olabilen CHP’de parti içi çekismeler hiç mi hiç durmuyor, duraksamiyor.. Genel merkezinden tutun, beldelere kadar bir türlü durulmayan CHP’nin bu halini gören seçmenin niye bu partiye oy vermedigini buradan da anlamak mümkün degil mi? Çünkü iç barisi bir türlü saglamayan bir parti görünümünde bir türlü kurtulamayan bu partinin yaklasan yerel seçimlere de kafasi, göz kirilmis, kulagi kopmus halde gidecegini görüyor gibiyiz.. Birbirlerinden daha çok devrimci olanlarin bir türlü bitiremedikleri kavgalar dolaysiyla halkin sorunlarina egilen, onlarin sikintilarina ortak olan bir parti olmayi bir türlü basaramayan CHP’nin bu halinin önümüzde ki cuma günü yapilacak olan il baskanligi seçiminin ardindan da sürecek gibi.. Çünkü dün karsi karsiya olanlarin bugün yan yana oldugu bu partiyi gören seçmen bu partiye olan inancini her geçen gün biraz daha kayip ederken, onunla dalga geçen basbakani daha da güçlendiriyor.. Evet 6 Mayis Cuma günü Bosna’da camiye giden liderleri gibi camiye gidip, cuma namazlarini kilip, sandik basina gidecek olan CHP’liler parti içinde yasanan bu kavga ve tartismalara son verip vermeyeceklerini seçmen gibi bende çok merak ediyorum.. **Orman bulak derken, meralari kayip etmeyin.. Yeni bir baharin gelmesiyle birlikte Ardahanr’da agaçlandirma çalismalari da basladi. Basta Ormanci Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy olmak üzere birçok yöneticileri gibi hepimizin o çok sevdigi agaçlari ekerken dikkat etmemiz gereken önemli bir noktayi gözden kaçirmamakta gerek.. Ardahan’in hayvan yetistiriciligi için sahip oldugu meralari dolaysiyla ayakta oldugunu unutmadan, var olan her yere gelisi güzel agaç dikmenin de çok anlami olmadigini bilmek gerekir. Çünkü gördügümüz kadariyla basta köy muhtarlari olmak üzere birçok kisinin her önüne gelen yere agaç ekme sevdasinda.. Ancak bunu yaparken bize degil, gidip İl ve İlçe Tarim Müdürlüklerine danisilmali deriz.. Çünkü il ve ilçe tarim müdürlükleri bu yönde danisilmasi halinde Ardahan’in meralariyla can buldugunun unutulmamasinin ve öyle her yere agaç dikmekle sevap degil, günah islendiginin bilinmesini isteriz.. Bunun nedeni ise binlerce hayvanin yemlendigi, bir o kadar insanin geçimini sagladigi Ardahan’in ana gelir kaynaginin meralar oldugunu tarim yetkilileri resmi rakamlarla söylerler.. ‘-Efendim bize köyede agaç ekin’ demekle bu isin olmayacagini belirten tarim yetkilileri bölgenin ormanlik alani degil, tarima uygun meralara sahip oldugunu herkes bilmeli ve buna göre adimini atip, agaç ekme sevdalarini gözden geçirmelidir diyorlar.. Onca taslik, sulak yerler dururken, meralarin en verimli alanlarinin agaçlandirilmaya açilmasinin çok mantikli olmadigini belirten Ardahan İl ve İlçe Tarim yetkililerinin Orman Müdürlügünün, Valiligin ve diger kurumlar basta olmak üzere köy muhtarlarinin, cami imamlarinin, okul yöneticilerinin bu konuda dikkatli ve duyarli olmasinin yararina dikkat çekmekteler. Bu nedenle yazimizin orman düsmanligina yorumlamadan iyice okunmasi ve bu dikkat çektigimiz konunun bize degil, gidip il ve ilçe tanim müdürlüklerine sorulmasi gerektigini düsünüyoruz. Düsünüyoruz.. Çünkü bu gidisle Ardahan’in gelecek 50 yilli ormanla kapanacak gibi .. Çünkü bizim toplum olarak aliskanligimizdir, göz yaparken, kas çikartmak..



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ÇILDIR GAZETESİ’NDEN Ekin yaparken../Hilal Demirkaya

    Hilal Demirkaya Agir geçen bir kisi daha geride birakan Çildirli çiftçinin su günlerde yogun bir sekilde tarlalarini sürüp, ektigini görü yoruz.. Tüm zorluklara karsin ülkemin bu sirin, sinir ilçesinde kalmaya direnen ve yok imkanlarla disinden, etinden ayirdigiyla karnini doyurmaya çalisan çiftçilerimizin ektigi tarlalari izlerken aklima her kis oldugu gibi geride kalan kis günlerinde yasanan hayvan yemi sikintisi aklima geldi.. Çünkü ‘bu kadar tarlanin ekildigi Çildir’da nasil olur kislari ot ve saman sikintisi çekilir? diye düsündüm.. Bunu soruma cevap ararken verilen desteklere karsin yeterince ekimin yapilmadigi da aklima geldi.. Çünkü yeterli olsaydi yem sikintisi çekilir mi? **DSYS Seçimi.. Gölelilrin, ‘En çok bizim oyumuz var’ diyerek kendi baslarina aday gösterdikleri Damizlik Sigir Yetistiricileri Birligi seçimi 5 aday ile yapiliyor. Yunus Baydar’in halen baskanligini yaptigi bu kurumun diger adaylarinin hiç sansinin olmadigi ileri sürüldügü için onlarin isimlerinin üzerinde durmaya gerek görmüyorum. Ama benim asil üzerinde durmak istedigim Gölelilerin, ‘En çok bizim oyumuz övar’ di yerek vekillikte, meclis üyeliginde, ve DSYB’de öne çikip, Ardahan’a gelen yatirimlari kendi ilçelerine götürme baskisidir.. Bunu hep basaran Gölelilerin bu tutumuna dur demenin tek yolunun Çildir ve diger ilçelerin ortaya koyacagi tavirdir.. Oda oylarimizdir ..



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    GÖLE GÖZLEM GAZETESİ’NİN BAŞ YAZILARI


    Göle’nin oyu çok demekle olmuyor../Selahattin SAKİNOGLU

    Göle'nin Tek Günlük Gazetesi Göle Yeni Gözlemin Gözlemleri .. Günlerdir üzerinden haber ve yorumlar yaptigimiz Ardahan Damizlik Sigir Yetistiricileri Birligi seçimi geçtigimiz hafta sonu yapilan ve 2 bin 10 kisinin katildigi seçimle son buldu. Kisa adi DSYB olan bu kurulusa üye olanlar arasinda 900’e yakin Göleli delegenin olmasi Göleli bazilarinin istahini kabartip, aday etse de bu sayi Göleli birisinin DSYB’ne baskan olmasina yetmemistir.. Ancak bunun tek nedeni bumudur diye baktiginizda kayip etmenin tek nedeninin bu olmadigini görmek mümkün olacaktir.. Çünkü; ‘Gölelinin oyu daha çok, Göleli biri aday olur’ denilerek çikilan bu yolun sonunda basta Ardahan kent merkezi olmak üzere kuzey kazalari olarak adlandirilan Hanak, Çildir, Posof, Damal oldugu hep unutulmustur.. Bu sadece DSYB’nin seçimindemi ki yasaniyor? Bakin özelikle BDP’lilerin yaptigi bir hata var, o da gerek seçilmek için sadece Göle’nin oy çokluguna güvenmektir.. En büyük hata burada basliyor ve Göleliye oldugu gibi Göle’ye hep kayip ettiriyor.. Adam ‘Göleliyim, Göle7de daha çok aday var benim seçilmem gerek’ diyor ama kuzey kazalarinin nerede oldugunu dogru dürüst bilmiyor.. Ve buda ona seçimi kayip ettiriyor.. Yani Ardahan merkezde taninmayacaksin, diger ilçelerde adin olmayacak, çikip, ‘En çok oy Göle’de var, benim seçilmem gerek’ diyorsun iste bak kaç kez denesen de buda olmuyor.. **Göle’den DYSB Seçimine Giderken.. Evet, neydi o atasözü ‘yüzdük yüzdük kuyruguna getirdik’ miydi? Sanirim bu sözdü hafta sonu yapacagimiz Ardahan Damizlik yetistiriciler birligi seçimi öncesi.. Göle’li bir adayinda yarisacagi Ardahan DYSB seçimi kimin kazanacagini artik sekiz yüzü Göle’den olmak üzere üç bine yakin delege verecek. Mevcut baskan Yunus Baydar’in bu seçim öncesi çok rahat oldugu dikkatlerden kaçmazken Göle’li adayin Gölelilerden ve Ardahan ile diger ilçelerde bulunan DSYB delegesinden ne kadar oy alacagi merak konusudur Çünkü Ardahan’in ve diger ilçelerin delegesinden de oy almak lazim Göleli birinin DSYB’ YE baskan seçilmesi için.. En güçlü adayin Yunus Baydar oldugu belirtilen bu seçim öncesi Göleli adayinda kazanabilecegi ancak bunun açik farkla degil yasanabilecek büyük bir süprizle olacagi söylenmektedir. Bu hafta sonu yapilacak olan yani 28 Nisanda sigir yetistiricilerin basina gidip oy kullanacagi sandikta Göleli adayin çikmasi için Göleli delegelerinin bir oy disari kaçmadan Göleliye vermesi halinde Göleli adayin kazanacagini düsünenler bu ihtimalin %50 oldugunun da Gölelinin de kazanmasina yetmeyecegini de söylüyorlar.. Her ne olursa olsun bizim de bu seçim öncesi söyleyecegimiz son söz bu seçimin kimin lehine veya aleyhine olursa olsun adaylar kaybetse de Göle kaybetmesin deriz.



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    CHP’de Kafalar Karisik!..

    Ardahan Gundem Haberleri **BU HABERİ ARDAHAN TV’DE İZLEYEBİLİRSİNİZ.. **İlimdar Senem: Bu yolda dönüs yok.. Ardahan merkez’de, Göle’de, ve Hanak’ta 20 Yila askindir belediye baskanligi kazanamayan, yerel parlamento olarak bilinen il genel meclisinde iktidar olamayan Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Örgütü yaklasan yerel seçimler öncesi yapacagi İl Baskanligi seçimine kafasi karisik olarak gidiyor. Mevcut İl Baskani Yalçin Tastan’in önce ‘Yeniden adayim’ deyip, ardindan 6 ilçe baskaninin ‘tek adayimiz’ dedigi İlimdar Senem’in adayliginin açiklandigi toplantiya katilmasi ve halen ‘ben aday degilim’ diye bir açiklamama yapmamasi dikkat çektigi CHP Ardahan’da, Yener Irmak ve Birsen Okyay’in da il baskanligina adayliklarini açiklamalari, basta 6 Mayis’ta oy kullanacak olan 94 CHP’li delegenin olmak üzere herkesin kafasini karistirmis durumda. **Senem: Yasananlar CHP’nin demokratligini ortaya koymaktadir’ 6 İlçe Baskaninin, ‘Tek Adayimizdir’ dedigi İlimdar Senem CHP’de yasananlarin demokrasinin yasatilmasi ve geregi oldugunu belirtti. Yogun bir tartisma ve merakla gidilen seçim de 6 ilçe baskani tarafindan tek aday olarak ilan edilen CHP Çildir İl Genel Meclis Üyesi İlimdar Senem konu hakkinda yaptigi açiklmada, kafa karistiran bir durumun olmadaigini, partisinin kendisinin tek aday olarak ilan ettigi CHP İl Baskanilgi konusunda dönüsün söz konusu olmadigini belirtirken, rakibi olarak delegeyi gezen Irmak’in verdigi mücadelenin demokrasi geregi oldugunu söyledi. **1 Mayis’i Kutlayan Yener Irmak: Delegasyonun Hür İradesine İnaniyorum.. 6 İlçe Basykanina bas kaldiran Yener Irmak 6 Mayis seçimini kendisinin kazanacaginidan çok emin.. 6 Mayis’ta yapilacak olan Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Baskanligina aday olan Yener Irmak 1 Mayis İsçi Bayrami dolaysiyla bir mesaj yayinladi. 1 Mayis’in emegin, alin terinin bayrami oldugunu, bu nedenle basta isçilerimizin olmak üzere alin teriyle, emekleriyle, tirnaklariyla mücadele veren herkesi candan kutluyorum. Bugün 1 Mayis Dünya İsçi Bayrami Ki; Bu bayramin önemi tüm dünyada oldugu gibi ülkemde ve Ardahan’da da çok büyük bir anlam tasimaktadir. Bu anlamda ezen tarafa, hak vermeyene, sadece ben, biz variz diyene karsi baskaldiri anlamidir. İste 1 Mayis’in önemi bu nedenle çok büyüktür.’ dedi. 1 Mayis İsçi Bayraminin kutlandigi su günlerde partimin 6 Mayis’ta yapacagi İl Baskanligi seçiminde de ortaya koyacagi tavir haklarini, hukuklarini kimseye birakmayan isçiler gibi ortaya koyacaktir. 94 Delegenin bu önemli günde ortaya koyacagi tavra inanarak çiktigim bu yolda dönüs yoktur. İsçinin yaninda olan CHP’nin delegasyonuna inancim tamdir.’ dedi. **Delege susuyor, oyu olmayanlar konusuyor! Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Örgütünde yasanan kafa karisikliginin tek nedeninin delgenin susup, oyu olmayanlarin konusmasinin oldugunu belirten Yener Irmak, ‘CHP’li delegenin kendi hür iradesine konulmak istenen ambargoyu 6 Mayis’ta basina gidecegi seçimle ortaya koyacaktir.’ diyerek yasananlara farklibir açidan baktigi görüldü. Haberi ekleme saati:08.51-01 Mayis 2012 Hbare/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    SAYIN BAKANIM AGAÇ EKİYORUZ!

    Ardahan Gundem Haberleri **BU HABERİ ARDAHAN TV’DE İZLEYEBİLİRSİNİZ.. **Vali Agaç Diktigini Bakan’a Telefonla Bildirdi.. Ardahan İl Orman Müdürlügünün Ardahan’in çildir İlçesi sinirlari içinde bulunan Çildir Gölünün etrafini yesillendirme projesine katilan Ardahan Valisi Mustafa Tekmen agaç dikimini cep telefonu ile Orman bakanina bildirdi. Fidan dikimi töreni baslamadan önce kampanya hakkinda Orman Bakanini cep telefonu ile bilgilendiren Vali Tekmen bakan ile yaptigi telefon görüsmesini törene katilanlara da dinlettirdi. Ardahan’da “Çildir Gölü Yesil Kusak Agaçlandirma Projesi” kapsaminda Çildir Gölü kiyisinda fidan dikimi yapildi. Sancar Öztürk’ün Ardahan İl Orman müdürlügüne atanmasi ardindan düzenlenen ilk törende konusan Vali Mustafa Tekmen, projenin hedefinin, Çildir Gölü’nün ekoturizme kazandirilmasi, mevcut çalismayla erozyonun önlenmesi oldugunu belirtti. Projenin yaklasik maliyetinin 1.5 milyon TL oldugunu ve 5 yillik süre içerisinde 2 bin 500 kisinin istihdam edilecegini ifade eden Tekmen, sunlari kaydetti: “5 yil içinde Ardahan’da il genelinde 5 milyon fidan dikmeyi hedefliyoruz. Hem Çildir Gölü hemde Ardahan’i yesillendirecegiz. Bu yil dikecegimiz 1.5 milyon fidandan sadece 250 binini bu bölgeye dikecegiz. Ardahan’daki orman alanini yüzde 8’den yüzde 10’a çikacagiz.” Bu arada tören sirasinda Vali Tekmen’i cep telefonundan arayan, Orman ve Su İsleri Bakani Veysel Eroglu, yapilan çalismalarda emegi geçenleri tebrik etti. Konusmalarin ardindan Çildir Gölü kiyisinda fidan dikimi yapildi ve katilimcilarin halay çekilmesiyle tören sona erdi. Haberi ekleme saati: 06.48-01 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan’da Günün En Son İlk Haberleri

    Ardahan Gundem Haberleri **Baharin ortasinda soba zehirlenmesi.. Baharin gelmesine karsin soguklarin devam ettigi Ardahan’da halen yanan sobalar biri agir olmak üzere iki kisinin zehirlenmesine neden oldu. Alinan bilgilere göre Ardahan yeni Mahallede bulunan bir evde gece sobayi yakarak birakan Hazal ve Hidir Nuh isimli kisilerin sabah evlerinin kapisini çalan komsulari taraf indan zehirlendikleri ögrenildi. Acil 112’yi arayan komsularinin zehirlenen kisileri evden disari çikardiklari ancak Hidir Nuh isimli sahisin durumunun ciddi oldugu ögrenildi. **2. İl Koordinasyon Toplantisi yapiliyor.. Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’in baskanlik edecegi 2. İl Koordinasyon Toplantisi bugün Ardahan Valiligi Toplanti Salonunda yapilacak. Ardahan’da bulunan resmi kurum amirlerinin bir araya gelerek, önümüzde ki aylarda yapilacak çalismalar hakkinda bilgi vermesi beklenen koordinasyon toplantisinda kurumlar arasinda ki iliskilerde gözden geçirilecegi ögrenildi. **Meclis yarin toplaniyor .. Yeniden seçim istenen Ardahan İl Genel Meclisi yarin toplaniyor. Mayis ayinin toplantilarini yapacak olan 14 üyeli Ardahan İl Genel Meclisi’nin baskanlik seçimini yayip, yapmayacagi merakla bekleniyor. Bilindigi gibi geçen yil yapilan baskanlik seçimi yapilan itiraz üzerine Erzurum İdari Mahkemesince iptal edilmis, valide meclisin seçimini yenilenmesi için yazi yazmisti. **Naif Çoban’in Babasi Vefat Etti.. Ardahan Halk Bankasi emeklilerinden Naif Çoban’in babasi Avukat Baran Çoban’in dedesi, AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Suat Hancioglunu dayisi vefat etti. İstanbul’da bulundugu ve burada topraga verilecegi ögrenilen 83 yasindaki Haci Şevket Çoban’in uzun sredir rahatsiz oldugu ögrenildi. Haberleri ekleme saati: 09.13-30 Nisan2012 Haber/Fotko: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan Spor Şampiyon Oldu..

    Ardahan Gundem Haberleri Ardahan’da yil boyu devam eden ve 8 futbol takiminin yaristigi 2011-2012 Ardahan Amatör Futbol Ligi sona erdi. Sekiz takimla baslayip,4 takimla devam eden Ardahan 1. Amatör Futbol Ligi bugün yapilan Ardahan Spor-23 Şubat Spor Futbol takimlarinin karsilasmasiyla sona erdi. Güçlü rakibini 2-1 yenerek 2011-2012 Yili Ardahan Şampiyonu olan Ardahan Spor gelecek dönem Ardahan’i Bölgesel Amatör Futbol Liginde temsil etmeyi de hak kazandi. Ardahan Şehir Stadyumunda yapilan karsilasmayi basta İl Emniyet Müdürü olmak üzere birçok futbol severin izledigi dikkat çekerken, karsilasmayi 2-1 yenerek 2011-2012 yili sampiyonu olan Ardahan sporlu futbolcular maç boyunca kendilerini yalniz birakmayan taraftarlariyla kent merkezinde sampiyonluk turu attilar. ****ARDAHAN KÜLTÜREVİ SPOR FARK ATTI.. Dün oynanan Ardahan Spor ve 23 Şubat Spor karsilasmasiyla Ardahan’da ki sampiyonunu belirleyen Ardahan futbolu İstanbul’da da basari sagladi. Merkezi İstanbul’da bulunan ve içlerinde Ardahan İli Kültür Evi Dernegi’nin de bulundugu Dernekler Birligince düzenlenen ve bu yil ikincisi yapilan İller Arasi Futbol Turnuvasinda İstanbul Ardahan Kültürevi Spor rakibi Rumeli Spora 13-0 lik fark atarak turnuvanin ilk maçlarinda farkini ortaya koydu. İstanbul Esenyurt’da bu yil ikincisi düzenlenen İller Arasi Futbol Turnuvasi 29.04.2012 Pazar günü saat 11.00 yapilan törenle basladi. İller Arasi Futbol Turnuvasinin açilis konusmasini yapan İl Dernekler Birligi Baskani Tuncer Dag “Bu yil ikincisi yapilacak olan turnuvada geçtigimiz yil oldugu gibi yine bir ahenk içerisinde geçecektir. Amacimiz spordaki centilmenligi ortaya koymak kadar gençlerimizin kaynasmasini da saglamaktir” dedi. Törende Esenyurt Belediyesi Derneklerden Sorumlu Baskan Danismani Abdullah Yilmaz ve İl Dernekler Birligi Spor Komitesi Baskani Hasan Akdemir de birer konusma yaptiktan sonra açilis maçi il dernek baskanlari tarafinda yapildi. Bu yil 26 İl Derneginin katildigi 2. İl Dernekler Birligi Turnuva maçlari saat 12.00 – 18.00 arasinda oynandi. Bu yil geçen yila oranla tüm takimlarin daha güçlü ekiplerle çiktiklari sahada geçen yilin sampiyonu Kars rakibi Çankiri ile 6-6 berabere kalirken geçen yilin ikincisi Gümüshane de rakibi Bingöl karsisinda 0-0 lik bir sonuç ile maçi tamamladilar. Turnuvanin en hareketli ve heyecanli maçi ise iddiali bir sekilde sahaya çikan Ardahan Kültürevi rakibi Rumeli yi 13-0 lik skorla yenerek ilk turnuva maçinin en fazla gol atan takimi oldu. **Köprülüspor Çeyrek Finalde.. İstanbul Göle Kültür Yardimlasma ve Dayanisma Dernegi, Organizasyonunu yaptigi Futbol Turnuvasi’nda bu hafta Köprülüspor ile Yeniköy maçi vardi.Köprülü hemserilerimizin yogun ilgisi ve destegi ile Köprülüspor sov yapti.Köprülü Belediye Baskani Yildirim SARIKAYA,Köprülü Dernek Baskani Orhan ÖZYILDIRIM, Göle Dernek Baskani Bülent SARITAÇ Futbol Turnuvasinda izleyiciler arasindaydilar.İstanbul Esenyurt ilçesinde Pilatin Kapali Hali sahada yapilan Göle köyler arasi Futbol Turnuvasinda,KÖPRÜLÜ 12-YENİKÖY 4 skorla maç bitti. Haberi ekleme saati: 17.43-29 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    CHP İl CHP İlçe Baskanlarina Baskaldirdi!

    Ardahan Gundem Haberleri **Millitvekiline de isyan mi? Geçtigimiz günlerde bir araya gelerek 6 Mayis’ta yapilacak olan Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Baskanligina CHP Çildir İl Genel Meclis Üyesi İlimdar Senem’i tek aday gösterdiklerini ve bu ismi Milletvekili Ögüt’ün de onayladigini ilan eden CHP’li 6 İlçe Baskanlarina Yener Irmak’dan sonra bir isyanda da CHP İl Yönetim Kurulu ve İl Disiplin Kurulundan geldi. Yalçin Tastan’in halen baskanligini yaptigi CHP İl Yönetimi ve İl Disiplin Kurulu’nun bu beklenmedik isyani karsisinda İlçe Baskanlarive tek aday olarak ilan ettikleri İlimdar Senem’in nasil karsilik verecegi merakla beklenirken, İlçe Baskanlarina karsin aday oldugunu ilan eden ve seçim çalismalarina baslayan Yener Irmak’in sansinin artabilecegi ileri sürülmektedir. **Irmak adayim derken, Tastan halen Aday degilim demedi! CHP’li 6 İlçe Baskaninin tek aday olarak İlimdar Senem’i 6 Mayis’ta yapilacak olan İl Baskanligina aday gösterdiklerini açiklamalari ardindan iyiden iyiye kaynayan CHP Ardahan İl Örgütü halen İl Baskani olan Yalçin Tastan yönetiminde ki İl ve Disiplin kurulunun 6 ilçe baskanina karsin yaptiklari basin açiklamasi dikkat çekerken, ilçe baskanlarinin adayini bizzat açiklayan ve Ensar Ögüt’ü Ankara’ya yolcu etmek için Kars’a kadar yolcu eden Yalçin Tastan’in halen ‘ben aday degilim dememesi dikkat çekiyor. Çünkü bugün ilçe baskanlarinin, tek aday açiklamasina karsi koyup, isyan bayragi kaldiran ekip, daha önce yeniden aday olacagini açiklayan Yalçin Tastan’in ekibi oldugunu her CHP’li iyi biliyor. **İste CHP’de akillari karistiran o açiklama; BASIN AÇIKLAMASIDIR 28.04.2012 günü saat:12.30’da İl Yönetim Kurulu ve İl Disiplin Kurulu üyeleri kendi aramizda toplanarak son günlerde partimizde yasanan gelismeleri degerlendirerek asagida belirtilen yol ve yöntemlerin hayata geçirilmesi noktasinda ortak basin açiklamasi düzenlemis bulunmaktayiz. 1- 6 Tane ilçe baskaninin ve İl baskaninin il baskan adayi olarak almis olduklari karar Partililerimizi ve örgütümüzü baglamamaktadir. Kaldi ki 6 ilçe baskaninin Yönetim Kurullari ve seçilen delegelerin ortak karari degildir ve yönetim kurulu üyeleri ve delegeleriyle toplanti yapilmadan alinmis bir karardir. 2- Cumhuriyet Halk Partisi Sosyal Demokrat bir partidir. Bu partinin üyeleri ve delegeleri hiç kimseye biat etmez ve biat kültürümüz yoktur. İlçe baskaninin almis oldugu karar anti demokratik bir karardir. Partiye gönül vermis partililere, mevcut yönetim kurullarini ve mevcut delegeleri hiçe saymaktir ve dayatmaci bir anlayistir. 3- Yine İlçe baskanlarinin almis oldugu bu talihsiz karar Ardahan’da Cumhuriyet Halk Partisini büyütmeye degil, aksine küçülterek yaklasan yerel seçimlerde belediye baskanliklari, İl genel meclis üyelikleri kazandirmamaya yönelik bir olusumdur. 4- İlçe baskanlarinin görevi, kendi örgütü ve kendi yönetim kurulu üyeleri ile kendi delegelerinin yetkisi disinda İl Yönetim Kurulu ve Disiplin Kurulu Üyeleri ile mevcut delegelerinin ortak görüsü ve karari alinmadan Sözde Ortak İl Baskani deklere etme ve bu baglamda basin açiklamasi yapmak gibi bir yetkisi ve sorumlulugu yoktur. Kaldi ki bu durum Parti içi disiplin suçu baglaminda degerlendirilmektedir. 5- Bizler il baskani adayinin bütün delegelerle, yönetim ve disiplin kurulu üyeleriyle ve ayrica partili arkadaslarimizla toplanarak en kisa zamanda açiklayacagiz. Bu dayatmaci zihniyetin dogru olmadigini tüm Ardahan kamuoyuyla paylasacagiz. 6- Sonuç olarak Cumhuriyet Halk Partisinin İlimizde bu kongreden bütün örgüt yönetim kurulu üyeleri, delegeleri ve tüm partili arkadaslarimizin ortak karariyla daha da güçlenerek çikacagini, Bunun devaminda ise yaklasan yerel seçimlerde basariyi yakalayacagimiza inancimiz tamdir. Saygilarimizla İl Yönetim ve Disiplin Kurulu Üyeleri Haberi ekleme saati: 17.13-29 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    DSYB’nin Seçimini Yunus Baydar Açik Farkla Kazandi!..

    Ardahan Gundem Haberleri Ardahan Damizlik Sigircilar Birligi’nin 3. Olagan Kongresi mevcut baskan Yunus Baydar’in ezici zaferiyle sonuçlandi. 2010 Delegenin oy kullandigi seçim sonucu açilan sandiklarda ayni zamanda AK Parti Ardahan İl Baskani olan DSYB’nin mevcut baskani Yunus Baydar açik fark ile seçimi kazandi. Göleli Orhan Palavan’in Baydar’i takip ettigi seçimin sonucuna göre oylar adaylar arasinda söyle paylasildi. Oy sayiminin devam ettigi DSYB’nin açilan 11 sandiginin sonucu söyle; Yunus Baydar: Bin 141 Orhan Palavan: 491 Hikmet Yildiz: 326 Taskin Polat: 61 **Adaylar Hangi İsimlerle Seçime Gitti.. Yogun bir ilgi ile yapilan Ardahan Damizlik Sigir Yetistiricileri Birligi Seçimine 4 aday katildi. Bir adayin son anda çekildigi Ardahan Damizlik Yetistiricileri Birligi seçimine girip, yarisan adaylarin listeleri su isimlerde olustu. **Yunus Baydar’in beyaz liste ile katildigi seçimde Baydar’in yönetimi su isimlerden olustu. Yunus Baydar, Akan Yilmaz, Mitat Çoban, Şerafettin Aydin, Ercan Özer, Dogan Yildirim, Özkan Kuruçam Yönetim Kurulu Yedek: Turgay Güzel, Hikmet Uygar, Osman Ada, Mehmet Nuri Düz, Selçuk Ugurlu Denetim Kurulu Asil Üyeler: Adil Çiftçi, Hakan Korkmaz, Resat Sanatçi Denetim Kurulu Yedek Üyeler: Taner Sariçam, Onurhan Cantürk, Tuncer Demir Merkez Birligi Asil Üyeler: Burhan İlbeyoglu, Erol Kalkan, Tarkan Taçyildiz, Yaver Metin Yilmaz, Savas Terekeme, Metin Yilmaz, Gökhan Uygur, Zafer Dasçi Merkez Birligi Yedek Üyeler: Yalçin Kavak, Kemal Şeker, Muhammet Kursun ve İlimdar Aksu **DSYB’nin en çok oyu bulunan ilçe olan Göle’nin tek adayi olan Orhan Palavan’in listesi ise su isimlerden olustu. Orhan Palavan, Saim Karakoç, Taksim Sarikaya, Memed Das, Özcan Yilmaz, Yildirim Karakoç, Murat Öztürk, Yönetim Kurulu (Yedek) Mehmet Ahçi, Şener Uzanmaz, Efendi Keskin, Hasan Ates, Atilla Yunusoglu Denetim Kurulu (Asil) Ümit Avsar, İsmet Kursun, Temel Özcan Denetim Kurulu (Yedek) Mehmet Bedir, Mikail Genç, Musa Musaoglu Bakanlik Temsilcisi (Asil) Hakan Çapan, Ömer Küpeli, Yüksel Gündogdu, Güner Yilmaz, Cengiz Kanmaz, Gencay Taçyildiz, Cemil Öztürk, Hamza Toprak Bakanlik Temcilcisi (Yedek) Ayhan Demirci, Bülent Ates ve Akin Aydin **Ayni zamanda Hoçvan/Tunçoluk (Panik) Köyü Muhtari olan Hikmet Yildiz’in listesi ise su isimlerden olustu. Yönetim Kurulu (Asil) Hikmet Yildiz, Adem Akçay, Kaya Kaçar, Gürbüz Çelik, Cevdet Temel, Mecit Tan, Yönetim Kurulu (Yedek) Muhittin Korkmaz, Ali Avsar, Hüseyin Gökdemir, Musa Yildiz, Ayhan Yildiz Denetim Kurulu (Asil) Cengiz Toker Aktas, Ercan Yildirim, Bahattin Aktürk Denetim Kurulu (Yedek) Serhat Bilgin, Süleyman Saridede, Sinan Kaya Merkez Birligi Delege (Asil) Begali Karatay, Ali Özdemir, Kadir bahadir, İdris Öztürk, Ali Aslantas, Cemil Aktürk, Gülahmet Kalkanci, Hikmet Yildiz Merkez Birligi Delegesi (Yedek) Nusret Yilmaz, Dündar Gökçe, Cevdet Yildiz, Adem Şit, Deniz Akçam, İsmail Karademir, Gültekin Hos, Resul Basdmir **Ayni zaman da MHP Ardahan İl Baskani da olan Taskin Polat’in listesi ise su isimlerden olustu; Taskin Polat, Hidir Aydin, Salih Orhan, Ali Gürbüz Ögel, Burhan Baykan, Vural Karabag, Ercan Şahin Yedek Üyeler: Vedat Aktemur, Savas Sarikaya, Hakan Polat, Vilayet Yigen, Mehmet Deniz Denetim Kurul (Asil) Çetin Topkaya, Cengiz Ablan, Özkan Dursun Denetim Kurulu (Yedek) Ercan Kemerci, İsmet Kay, Yolcu Durak Merkez Birligi Delegeleri (Asil) Taskin Polat, Müslüm Kayabasi, Vural Senem, Ersoy Çilingir, Olgun Özgür, Ulas Karatas, Eren Karadag Yedek Üyeler: Sezai Karatas, Engin Pullu, Atanur Şeker, Önder Bilgin, Isik Şamil Şanal, Zeki Aktas, Cemal Ergün **DYSB Seçiminde Hakan Çapan’a Pet Şise Yagmuru! 2 Bin 800’e yakin delegesi bulunan damizlik Sigir yetistiricileri Birligi seçimine olagan üstü bir ilgi gösteren Ardahanli Sigir Yetistiricileri Birligi üyeleri çok hizli bir sekilde oylarini kullandilar. CHP Çildir İl Genel Meclis Üyesi İlimdar Senem’in Divan baskanligini, Ardahan İl Kütüphane Müdüresi Bakanlik Temsilcisi baskanligi yaptigi Ardahan Damizlik Sigir Yetistiricileri Birligi seçimleri yogun bir katilim ile sabah saat:10.00’da basladi. Yunus Baydar, Hikmet Yildiz, Orhan Palavan ve Taskin Polat’in yaristigi seçim oy sayimi Ardahan Kapali Spor Salonunda devam ediyor. 3 Olagan Genel Kurulunu yapan DSYB’nin seçimleri öncesi konusma yapan adaylar birbirlerini agir sekilde suçladiklari dikkat çekerken, konusmacilar arasinda bulunan Göleli Hakan Çapan’a üyelerin tepki gösterdikleri ve ellerinde bulunan pet su siselerini attiklari görüldü. Geçtigimiz haftasonu yapilan Ardahan DSYB’nin seçimini Ardahan TV’de izleyebilirsiniz. Haberi ekleme saati: 21.52-28 Nisan 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Çildir gölü çevresi agaçlandirilacak..

    Ardahan Gundem Haberleri Daha önce birçok kez agaçlandirilan ancak bugüne kadar etrafindan yesillenmis bir çam agacinin yetistirilemedigi Çildir Gölünün çevresi yeniden agaçlandirilacak. Göle’den Ardahan’a tasinan Orman İl Müdürlügü Sancar Öztürk’ün Ardahan İl Orman Müdürlügüne atanmasiyla bahar çalismalarina basladi. ‘Çildir Gölü Yesil Kusak Agaçlandirma Projesi’ kapsaminda yapilacak çalisma ile Çildir Gölü çevresinde fidan dikimi gerçeklestirecek olan Ardahan Orman Müdürlügü 30 Nisan 2012 Pazartesi günü saat: 10.00’da düzenleyecegi bir tören ile yillardin agaçlandirilmayi bekleyen Çildir Gölünün etrafi agaçlandirilacak. **Vali: Cami ve Okul etraflarinda agaçlandirilacak.. Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, ilde 330 cami ve okul bahçesinde fidan dikme çalismasi yapilacagini bildirdi. Tekmen, konu hakkinda yaptigi açiklamada, Orman ve Su İsleri Bakanligi, Milli Egitim Bakanligi ve Diyanet İsleri Baskanligi arasinda düzenlenen “Okullar Hayat Bulsun” protokolü kapsaminda Ardahan’da çalisma baslattiklarini söyledi. Mevcut çalismayla okul ve camilerin daha yesil bir ortama kavusacagini ifade eden Tekmen, “Bu protokol kapsaminda ilimizde yaklasik 165 okul ile 165 cami tespit edildi. Bunlarin bahçelerinde, yani belirlenen yerlerde agaçlandirma çalismalari yapilacak. Binlerce fidan dikilmis olacak. Artik okul ve camilerimiz eskisi gibi çiplak olmayacak. Daha yesil ve daha güzel bir ortama kavusmus olacak” dedi. Haberik ekleme saati: 15.48-28 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Köy Dernekleri Ayriliyor HOÇ/FED ÇATIRDIYOR!

    Ardahan Gundem Haberleri Merkezi İstanbul’da bulunan ve gün geçtikçe kurulus amacinda çikmaya basladigi ileri sürülen Hoçvan Federasyonu’nun dagilma asamasina geldigi ileri sürülüyor. Kuruldugundan bu yana bünyesine 8-9 köy dernegi disinda dernegi tasiyamayan, bölge ve halkta kopuk isler, geceler, kahvaltilar düzenlemekten öteye gidemedigi ileri sürülen federasyonun çatisi altinda bulunan Hoçvan Derneklerinin de HOÇ/FED’de çekilme karari almak üzere dernek yönetimi içinde tartismaya basladiklari bilgisi alindi. **21 köyün kaç dernegini bir araya getirebildiniz? Ardahan Merkeze bagli bulunan Hoçvan bölgesinde bulunan 21 köyün dernegini bir çati altinda toplamak için yillar önce kurulan, ancak bunu bugüne kadar bir türlü basaramayan Hoç/Fed’in çatisi altinda kaç dernegin oldugunun bile dogru dürüs ilan edilemedigini belirten Hoçvanlilar, kendi köy derneklerinin adini kullanip, derneklerinin çalismalarini gölgeleyen bu kurumun degil bölgeye, kendilerine bile bile hayrinin olmadigina dikkat çekmekteler. **Bu gidisle federasyon dagilir.. Konu hakkinda görüslerini belirten birçok Hoçvanli çok iyi amaçlarla kurulan ve bugüne kadar bu niyetle desteklenen Hoç/Fed’in kendisini gözden geçirip, halkla, Hoçvanli ile birlikte hareket etmesi gerektigini, özelikle de dernekleri gölgede birakan tavirlardan vazgeçmelidir. Aksine bu gidisin, iyi bir gidis olmadigini belirten Hoçvanlilar Osman Avsar yönetiminin degismesi ardindan yasanan iki süreçte Hoç/Fed’in içine sizmis, bu önemli kurumu dagitmak için ellerinden gelenlerin görülmesi gerektigine de dikkat çekmekteler. Haberi ekleme saati: 13.15-28 Nisan 2012 Hayir/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Damal’li ögretmen İstanbul’da biçaklandi!..

    Ardahan Gundem Haberleri Ardahan’in Damal ilçesi dogumlu oldugu ve İstanbul’da ögretmenlik yaptigi ögrenilen Ögretmen Narife Çekcen ögrencisi tarafindan biçaklanarak, hastanelik edildi. Alinan bilgilere göre geçtigimiz gün son derste ögrencisi S.A tarafindan biçaklanan Edebiyat Ögretmeni Narife Çekcen’in agir yarali olarak İstanbul/Esenyurt Hastanesine kaldirildi. Çekcen’in bizaklanmasi kinandi.. Geçtigimiz gün derste ögrencisi S.A tarafindan biçaklanan Damali Edebiyat Ögretmeni Narife Çekcen için Esenyurt Kiraç Lisesi önünde basin açiklamasi yapilara,k devlet hastanesine kadar sloganlar esliginde yürüyüse geçildi. Konu hakkinda yapilan basin açiklamasinda özetle: Bu tür saldirilarin ögretmenligin kutsal meslegini etkilemeyecegini sadece önlem alinmasinin istenildigini belirten ögretmenler Milli Egitim Bakani Ömer Dinçer’ i göreve çagirdi. Daha sonra yürüyüs halinde Kiraç’ta bulunan Kiraç Lisesi’nin önünden Esenyurt devlet hastanesinin önüne kadar yürüyen ögretmenler halk tarafindan büyük destek gördü. “Ögretmen burada bakan nerede’’ ‘’ Vatandas Ögretmenine sahip çik ‘’ ‘’Susma sustukça sira sana gelecek ‘’seklinde sloganlar atan ögretmenler ögretmenlerin caninin serseri ögrencilere teslim edilmemesi gerektigini belirten ögretmenler bu saldirilarin tekrar yasanmamasi için duyarlilik çagrisinda bulundular. Bunun ilk olmadigini ve son da olmayacagini belirten ögretmen sendika temsilcileri katilimda bulunan herkese ayrica tesekkür ettiler. Eyleme çesitli sendikalar, siyasi parti temsilcileri katildi. Haberi ekleme saati: 10.43-28 Nisan 2012 Haber/Foto: http://www.alternatifdogus.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Mahkeme’den Sonra Vali’den


    Meclis’e BAŞKANLIK SEÇİMİNİ YENİDEN YAPIN UYARISI!

    Ardahan Gundem Haberleri Geçtigimiz yilin Nisan ayinda yapila ve birçok tartismaya neden olan Ardahan İl Genel Meclisi Bakanlik seçimi Mayis ayinin ilk haftasin da yeniden seçime gidip, yenilmesi istenen İdari Mahkeme’nin karari vali tarafinda meclis baskanligina teblig edildi. 6’si AK Partili, 6’si CHP’li, biri DSP’li, biri ise BDP’li olmak üzere toplam 14 üyesi bulunan Ardahan İl Genel Meclisini geçtigimiz yil yapilan seçimi, DSP’li Çildir İl Genel Meclis Üyesi Necdet Kanbir’in itirazi üzerine İdari’nin Mahkemece iptal edildigi ve bu nedenle meclisin AK Parti Posof İl Genel Meclis Üyesi Bedrettin Çakici bakanliginda ki seçimi iptal ederek yeniden bir karar alarak, seçim yapmasi gerektigini belirten Ardahan Valisi Mustafa Tekmen Meclise gönderdigi yazi ile baskanlik seçiminin önümüzde ki Mayis ayini ilk haftasin da yapilacak toplanti da meclisin alacagi, ‘Baskanlik Seçimi’ gündemi ile 3 gün için de yenilenmesini istedi. **Meclis Baskani Çakici: Yapabiliriz de, yapmaya biliriz de.. DSP’li Kanbir’in itirazi sonucu Erzurum İdari Mahkemesince iptal edilen Bedrettin Çakici yönetiminde ki baskanlik seçiminin yenilenmesi gerektigi yönünde ki kararin vali tarafinda kendisine gönderildigini dogrulayan su anki İl Genel Meclis Baskani AK Parti Posof İl Genel Meclis Üyesi Bedrettin Çakici, valinin kendisine gönderdigi İdari Mahkeme kararinin uygulanmasi için 30 günlük bir sürenin oldugunu, ama bundan önce kendisinin meclisi seçime götürüp, götürmeme gibi bir yetkisinin olup, olmadigini arastirdiklarini söyledi. ‘Mayis ayi toplantisin da bu konuyu mecliste ki arkadaslarimla görüsecem’ diyen Çakici, ‘bu karar üzerine seçime gideriz de, gitmeye biliriz de. Çünkü vali tarafinda bize gönderilen yazi İdari Mahkemenin aldigi kararin tebligin de öte bir sey degildir. Yani Danistay’in kesin karari degildir. Ama gerek basinin, gerek bazi meclis üyesi arkadaslarinin ve bazi bürokratlarin yerel parlamento olarak bilinen ve saygi duyulmasi gereken meclisi daha çok itibarsizlastirmasina da üzülmüyor degilim. Bu nedenle belki Mayis ayinin ilk haftasin da, beklide olaganüstü bir toplanti ile baskanlik seçiminin yeniden yapilmasina arkadaslarimi davet eder ve bu olumsuz tartismalara, meclisin daha çok yipratilmasina son veririz.’ dedi. **Kanbir: Meclis karar verecektir.. Geçtigimiz yilin Nisan ayin da yapilan ve çekilen kura sonucu ile Bederttin Çakici’nin Meclis Baskanligina getirildigi seçimin yasal olmadigini ve iptali için dava açan ve bu davayi kazanan DSP’li İl Genel Meclis Üyesi Necdet Kanbir konu hakkinda gazetemize yaptigi açiklamada, valinin meclise gönderdigi yazi da, ‘seçim yapin’ gibi bir iaresini olmadigini, olsa da bununda yasal olmadigini, ancak İdari Mahkeme’nin kararinin uygulanmasi için meclise yazilmis bir yazidir. Buna da meclis karar verecektir.’ dedi. **Senem: Şu anki baskanlik yok hükmündedir.. Kendisinin baskanlik döneminde yapilan kura çekimi sonucu bu makami AK Partili Üyeye kaptiran CHP’li Çildir İl Genel Meclis Üyesi İlimdar Senem ise konu hakkinda yaptigi açiklama da, İdari Mahkemenin kararin da görülecek olan tek seyin su anki Çakici ile devam eden baskanlik yok hükmündedir. Bu nedenle zaman geçmeden 14 Üyeli meclisin kendi baskanligi dönemin de ki yönetime devir edilmesidir. Çünkü alinan karar bu yöndedir. Bu kararin uygulanmasi ve yeniden seçime gidilmesine 2011 yilindaki kendi döneminde ki baskanliga ve meclis yönetimi karar vermesi gerekir.’ dedi. Haber ekleme saati: 10.28-28 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Bugün yapilacak olan DSYB’nin Seçimni


    Yunus Baydar Kazanacak!..

    Ardahan Gundem Haberleri Bugün yapilacak olan Ardahan Damizlik Sigir Yetistiricileri Birligi seçimi için Çildir’i ziyaret eden Ardahan Meclis Baskani Bedrettin Çakici gazetemizi ziyaret etti. Bugün yapilacak olan DSYB’nin seçimini Yunus Baydar’in kazanacagina inandigini belirten Ardahan İl Genel Meclis Baskani Çakici, Baydar’in bu görevde bulundugu süre içinde basta Çildirlilara olmak üzere tüm hayvan yetistiricilerine faydasi oldugunu herkes iyi biliyor. Ayni zamanda veteriner olan Yunus Baydar’in sigir yetistiricileri birliginin sorunlarini en iyi anlayan ve bilen biri oldugunu da belirten Çakici yarin yapilacak olan DSYB seçimini yeniden Yunus Baydar’in kazanacagina inandigini söyledi. **BEN MECLİSE ÖZGÜRLÜGÜ GETİRDİM.. Gazetemizi ziyaret ederek kendi çalismalari hakkindada bilgi veren Çakici söyle dedi. Ardahan İl Genel Meclis Baskani Bedrettin Çakicii Çildir gazetesini ziyaret etti ve sunlari söyledi. Bir yillik süreçte yapmis oldugum meclis baskanliginda özel idaremizin kurumlastirma yönünde ciddi cabalarmiz ve bu yönde mesafe kat ettigimizi zannediyorum dedi. Çakici, ‘Meclisimizin hür iradesiyle kendisine gelen teklif ve önerileri tartisip olgunlastirarak karsilikli saygi temelinde çalisarak huzur artisinda faaliyetlerini icra ettim dedi. Bugüne kadar yapilmayan gerçeklestirilmeyen uygulamalar benimle beraber hayat kazandi. Bu gönde birçok yönetmelik hazirlandi icra ediliyor karsilikli is ortami sagladik halkimizin arzu ile beklentilerini dikkate alarak ugulayicalar la görüserek calsmalarimizin etkin süreçli bir sekilde yürütülmesi adina diyalogu ön planda tutugumuza inaniyorum beraber hareket etmegi istisare yöntemiyle kendimize ilke edinerek çalismalarimizi huzur ortaminda sürdürmekteyiz’ dedi. Haberi ekleme saati: 10.19-28 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? I


    RMAK İl Baskanligina Aday Oldu, İse SEL Gibi Basladi..

    Ardahan Gundem Haberleri 6 Mayis’ta yapilacak olan Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Baskanligina aday oldugunu açiklayan Yener Irmak seçim çalismalarina hizli basladi. 6 Merkez İlçe Baskaninin 6 Mayis’ta yapilacak olan CHP Ardahan İl Baskanligina CHP Çildir İl Genel Meclis Üyesi İlimdar Senem’i aday gösterdiklerini açiklamasina tepki gösteren ve ‘Kimsi delegenin oyuna ipotek koyamaz diyen Yener Irmak 94 Delegenin karar verecegi İl Baskanligi seçimini 6 ilçe baskaninin açiklamasiyla delegenin iradesinin ipotek altina alinmayacagi ortaya koymak için aday oldugun söyledi. Adayligini açikladiktan hemen sonra Hanak ve Göle’ye giderek buradaki CHP’li delegelerle görüsen CHP İl Baskan Adayi Yener Irmak seçim çalismalarina Çildir, Damal ve Hanak’ta sürdürdügü ögrenildi. Yapilmak istenenin CHP’li 94 delegenin seçme hakkina ipotekten öte bir sey olmadigini anlatmak için bu yola çiktigini belirten Yener Irmak yaptigi açiklamada, ‘6 Mayis’ta herke görecektir ki CHP’li delege öyle 6-7 kisinin demesiyle degil, kendi hür iradesiyle İl Baskaninin seçecektir. Bende o delegenin hür iradesine adayim:’ dedi. **CHP’li Baskanlar Yalçin Tastan’i Aday göstermediklerini kendisine teyit ettirdiler! Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ardahan İl Baskani Yalçin Tastan, 6 Mayista yapilacak olan il kongresine tek adayla gidilecegini teyit etti. CHP’li İlçe Baskanlarinin kendisini degil, baskasini aday olarak gösterdiklerini Yalçin Tastan’in agzinda verdirmeleri dikkatlerden kaçmazken, Yalçin Tastan alinan bu karari bizzat okudu. Tastan, parti il banasinda gazetecilere yaptigi açiklamada, parti teskilati olarak tek bir adayla 6 Mayistaki kongreye girme karari aldiklarini söyledi. Çildir CHP İl Genel Meclis Üyesi İlimder Senem’le kongreye girme kararinin parti yönetimince alindigini ifade eden Tastan, “Partimin kazanmasi için elimden ne geliyorsa onu yapacagim. Bugün de öyle karar kildik. Elbetteki parti içindeki yarista bir demokrasi geregidir. Ama, bu dönem o yarisi bir sonraki döneme niyetlendik. Tek aday tek vucut olarak niyetlendik” dedi.Tastan, Senem’e tam destek olacagini da söyledi. Haberi ekleme saati: 10.02-28 Nisan 2012 Hber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Esnaf’a Belge vermeyen ATSO Savciliga sikayet edildi..

    Ardahan Gundem Haberleri Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi kurumuna üye olan esnafa bin bir zorluk çikardigini ileri süren bir esnaf ATSO’yu Ardahan Cumhuriyet Savciligina sikâyet etti. Alinan bilgilere göre kendisinin de odaya üye oldugunu belgeleyen evraki ‘Aidat Borcun Var’ diyerek vermeyen Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi’nin bu uygulamasinin kanun ve yönetmenliklere uygun olmadigini ileri süren Ardahanli esnaf odanin kendisine oldugu gibi diger esnaflara da sikinti ve zorluk çikardigi gerekçesiyle savciliga suç duyurusunda bulundu. Bir is için kendisinden her hangi bir esnaf odasina üye oldugunu gösterir belge istendigini, bunun üzerine 15 yildir üyesi oldugu Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi’na gittigini belirten Bozkurt Agaç Dograma, Akaryakit Limitet Şirketi Müdürü Fehmi Bozkurt ATSO yetkililerinin kendisine, ‘Üyelik borcunuz var, onu yatirin sonra size odamiza kayitli oldugunuza dair belge verelim’ dedigini, kendisinin de o an parasinin olmadigini, acil olarak odaya kayitli oldugunu gösterir belgeyi vermelerini, daha sonra gelip, aidat borcumu ödeyecegimi belirtmeme karsin maalesef bana odaya kayitli oldugumu gösteren belgeyi vermediler. ATSO’nun Benim gibi birçok kisiye ayni zorlugun çikarildigini bildigim için bende önce Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi’nin da üyesi oldugu Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi’ni arayip, böyle bir mevzuat olup, olmadigin sordum. TOBB Yetkiliyeri ise baan böyle bir mevzuatin olmadigini, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi’nin üyelik borcu ile üye oldugunu gösterir belgeyi karistirmamsini ve esnafin istedigi belgeyi vermesi gerektigini belirtmesine ragmen ATSO bana yine üye oldugumu gösterir belgemi vermedi. Bende gidip, konuyu cumhuriyet savciligina bildirdim. Ve ATSO’yu sikâyet ettim. Burada ki amacim esnafin haklarini savunmasi gerekirken, aidat toplamaktan öteye gitmeyen ve esnafin sorunlari ile ilgilenmeyen bu odanin ne is yaptigini, esnafa niye zorluk çikardigini savcilik eliyle ortaya çikarmaktir.’ dedi. Haberi ekleme saati: 10.00-28Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Bin 600 Bebek Asilandi..

    Ardahan Gundem Haberleri Ardahan Halk Sagligi Müdürü Dr. Ulas Şentürk, asida yüzde 99’luk bir basari sagladiklarini söyledi. Dr. Şentürk, makaminda gazetecilere yaptigi açiklamada, Ardahan’da yapilmasi gereken özellikle bebekler için asi çalismasinda son derece önemli bir basari elde ettiklerini kaydetti. Yaklasik 1600 bebege yönelik yapilan 11 çesit asiyi basarili bir sekilde yerine getirdiklerini ifade eden Şentürk, “bu konda üzerimize düseni fazlasiyla yaptik. Amacimiz yüzde yüz bir basari saglamak. Vatandasimizdan aldigimiz destekle bunu daha da ilerlere götürmeyi planliyoruz” Haberi ekleme saati: 09.40-28 Nisan 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com























  • Yaşıyor..




    GAZETECİLERLE GÜNDEM


    BUGÜN TEMPO TV’DE


    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin



    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    **SİZDE BİR REKLAM VERİN BİNLERCE İNSANA ULAŞIN ..


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?















    TÜRKSOY’UN ÇILDIR GÖLÜ ÇÖP TEPKİSİ!..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


    TEMPO TV’de


    canlı olarak sunduğu


    ‘Gazetecilerle Gündem’


    sizde konuksunuz..



    En Büyük Atatürk Davalık!


    Ölümünün 85 Yılı ardından birçok etkinliklerle anılan Atatürk’ün davalık olduğu öğrenildi.

    Alınan bilgilere göre 2006 yılında Kars eski belediye başkanı Naif Alibeyoğlu tarafından heykeltıraş Mehmet Aksoy’a yaptırılan İnsanlık Anıtının “ucube” denip yıkılması ardından şimdi de Artvin’de de heykel krizi yaşanıyor.

    Artvin, Atatepe’de yer alan ve Dünyada ki en büyük Atatürk heykeli olan yapının bulunduğu alan için orman bakanlığının “benimdir” diyerek dava açtığı ortaya çıktı.




    22 metre uzunluğunda, 50 ton ağırlığında olan ve 2011- 2012 yılları arasında Sıtkı Kahvecioğlu Vakfı tarafından yaptırılan yapının bulunduğu alanın Orman Bakanlığına ait olduğunu ileri süren Orman Bakanlığı Sıtkı Kahvecioğlu Vakfı tarafından yaptırılan ve 2016 yılında Artvin Belediyesine devredilen heykelin bulunduğu alanın belediyeden alınıp Orman Bakanlığına verilmesini istediği öğrenildi.


     









    Ardahan ve Bölge de bir yaz boyu kaz yetiştirilen kazlar kar yağmadan kesilmeye başlandı.


    **Çöpe atılan hiçbir organı yok…

     Tüyü, ayağı, boynu, kafası, kanadı, ciğerini de değerli olan ancak beklendiği gibi ülke ekonomisinee katkı sağlamaktansa bugüne kadar sadece ferdi kar amaçlı ve yerelde kalan kazlar beklenen karlarınyağmamasıüzerine erkendenden kesilmeye başlandı. 


    **Tanesi 1200 TL

    Batı kentlerin debulunan derneklerin kış gecelerinin meşhur kazlarının kesimi erkekler, bakımı, beslenmesi vetemizlenmesi ise kadınlar tarafından yapılıyor. 

    Bu yıl havaların güneşli geçmesi nedeniyle kazların kesimi gecikti. Sabaha karşı oluşan kırağı ve dere kenarlarında buzlardan yiyen kazlar kesilmeye başlandı. 

    Bölge halkının bir yaz boyunca otlattığı kazların fiyatının bu yıl bir hayli pahalı olması dikkat çekiyor.








    ASIL HİZMET, ASIL ANMA, ASIL SAMİMİYET..


    Bu ülkenin kurucu lideri Atatürk’ün aramızda ayrılışının 85. Yıl dönümü etkinliklerinin yapıldığı bir günde anı Atatürk’ün kurduğu partinin lideri ve yöneticilerine zora ki el uzatıp, merhabalaşan ve aynı partiyi Anıtkabir’de halka şikâyet ettikten sonra yine halkın seçtiği, oy verdiği bir partinin liderini makamında kabul edip, çekyata oturtan cumhurbaşkanın olduğu Ankara’ya gidemeyen Ardahanlılar, bir taraftan da tüm yurtta anılan atalarının ölüm yıl dönümü üzüntüsü yaşarken, diğer yandan da bugünden bir gün önce yaşananları hala tartışmaları dikkatimi çekiyordu.

    O tartışmayı özetlemek ve günün yaşananlarının, yazısını bitirme telaşı içinde ele aldığımız bu yazıyı yazarken Avrupa Birliğine uyum için yapılanların raporun açıklandığı ve başta basın özgürlüğü, stk’lar olmak üzere AB 2023 Genişleme Raporu: ‘Türkiye’nin birlikten uzaklaşmaya devam ettiği açıklanıyordu.

    Yargıtay’ın darbeye kalkıştığı ileri sürülen Anayasa mahkemesinin yanı sır Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin serbest bırakılması gerekir dediği Demirtaş başta olmak üzere HDP’li vekillerin tutuklandığı, tutuklu olanların yanına yenilerinin göndermek için yeni adıyla HEDEP olan HDP’li eski Kars Milletvekili Mahmut Alınak’ında aralarında olduğu bir çok kişiye yeni soruşturmalar, davalar yada gözaltılar devem ettiği gibi cezaevinde bulunan TİP Milletvekilin içeriden çıkması gerektiğini belirten Anayasa Mahkemesi Üyelerinin suç işlediğini hakların da işlem yapılmasını isteyen Yargıtay’ın Hatay Milletvekilinin milletvekilliğinin de hemen düşürülmesi isteniyordu.

    Ülkenin kurucusu Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 85. yıl dönümünde 100 Yıl önce kurulan ve ‘siyasi gücün halk ve temsilcileri tarafından paylaşıldığı bir devlet taktıkları kravatlarla mozolesinin karşısına geçildiği bir lideri anlatmak isterdim.

    Ama başında olduğu ve 5 türkü için 500 bin TL.’yi bir sanatçıya veren CHP’li belediyenin CHP’li meclis üyesine 500 milyonluk işi ihale etmesine takılıp, Atatürk’ün gelmekten son anda vazgeçip, İl yapılması için emir verdiği memleketime tünelleri hala açılamayan Ardahan’a götürmek, ilçe merkezine gaz pompalamayan pompa merkezinin olduğu Türkgözü (Badele) Kapısına, oradan da üzerine bir tülü kurulamayan Doğu Expresi Durağı bekleyen Kars-Tiflis-Bakü  Demiryolu’nun geçmesine rağmen ama gümrük müdürlüğünün olmadığı iki ülkeye sınır kentte, ‘neden en az ithalat/ihracatın yapıldığı İl Ardahan’dır?’ sorusun sorduran güzergahında yapılmak istenen Tır Parkı’na, GES Enerji tarlalarının kurulmasına karşı çıkma saçmalığıyla sözde eylem yapanları görürken bunların aslında yani özde yıllardır terk ettikleri atadan, deden ve hazineden kalma arazileri devlete, özel sektöre pahalıya satmak için çabaladığını gördüğümüz  Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı gidiyorum.




    Bugün vefatının 85. yıl dönümünü andığımız Atatürk’ün vilayet ettiği ama daha sonra yeniden kasabaya çevrilen bir kenti 1992 yılında yeniden vilayet olup, il sınırları çizilirken sınırları içinde kalması gereken9 köyün son anda çalınıp, pardon Ardahan merkezindekilerin haberi olmadan al acele yapılan referandumla Ardahan sınırları içine alınmayan, Ardahanlı siyasetçi ve de sivil toplum kuruluşlarının duyarsızlığı sonucu son anda projesi değiştirilen Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu için ASO’num başlattığı Antrepo ve havaalanı için imza kampanyasından haber olan var mı diye sormak istedim.

    Bilmem ama ilki 2007 yılında Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası tarafından organize edilen toplantıda Çıldır Gölünün batı yakasından geçmesi beklenirken son anda projesi değiştirilen Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesinin yeniden eski doğu projesine ya da bu yol güzergâhında kurulması sağlanamadığı gibi Ardahan’a kurulması istenen havaalanından da bir haber alınamıyor.

    Ve bu tren yolu üzerinde planlanan Antrepo İstasyonunun Ardahan’ın Çıldır ilçesine kurulması için kamuoyu oluşturulması ve başının, sonucunun ne olduğu bilinmeyen havaalanı imza kampanyası başlatan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası’nın, Ardahan Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin, Ardahan Ziraat Odası’nın, Ardahan Otomobilciler ve Şoförler Odası Başkanı’nın başını çektiği siyasi partilerin, stk temsilcilerinin de bir heyetin uzun yıllardır birlikte Ankara yapamadıklarını da biliyoruz.

    Ve başta Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu olmak üzere birçok sorun masaya yatırılırken, bu toplantının önümüzdeki günler içinde yapılacak olan büyük bir toplantıya ön ayak olması istenirken ‘Ben önderlik yapacağım ve yıllardır yapılmayanı yapacağım’ diyen ve bunu yapmanın yolunun AK Partili vekil karşısında hazır ola durmak olduğunu sanan CHP’li belediye başkanı da 5 yılı geride bırakmak üzere olduğunda..

    Doğu Expresi treninin sınırları içinde durması ve havaalanı için tartışılan konuların gündeme gelmesi gereken konuların dışında başka alakasız konulara dikkat çekilirken, oluşturulacak güçlü bir heyet ile durumun Ankara’ya götürülmesi gerekliliğinin yeniden gündeme gelip, gelmeyeceği de merak edilmektedir.

    Bunun için en güzel örneğin ise başta basınla kurulacak diyalogla tüm sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcilerinin bir araya getirilip, tek bilek tek yürek halinde hareket etmesi ama çantacıların vekil, belediye başkanı seçildiği Ardahan’ın yeniden vilayet yapılması için oluşturulan o güçlü kamuoyu gibi bir kamuoyu oluşturulması istenmektedir.




    Ve bu ziyaretin yani bugün aramızdan ayrılışının 85. yıl dönümünde Anıtkabir’deki mozolesine de gitmek için başkent Ankara’ya yapılacak toplu bir çıkışla çek yatta yada çeper dibinde  yatmaya gitmek için değil, Ata’nın işaret ettiği güzel bir ülkenin sınır kentinin beklentilerini, istemlerini dile getirmektir asıl hizmet derim.arşiv haber/yorumlar 28.05.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin



    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    **SİZDE BİR REKLAM VERİN BİNLERCE İNSANA ULAŞIN ..


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?











    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    **ARDAHAN’DAN GÖRÜNTÜLÜ HABERLER ÜSTTE ARDAHAN TV’DE İZLENEBİLİR..
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz


    İpin Kopmamasi İçin Asil Çözüm Genel Aftir..

    Fakir Yilmaz Dünya’nin neresine giderse gitsin karsisina Kürt Sorunu ve PKK’nin çiktigi Basbakan’in en son olarak Pakistan’da yaptigi İP’li açiklama yogun bir sekilde tartisilmaya basladi. Daha dün BDP üzerinde bu partiye oy verenlere demedigini birakmayan basbakan’in ramazan ayindan bu yana yasanan iç çatismalarin gittikçe büyüdügü ve gerek insani, gerek ise ekonomik kayiplara neden oldugu bir sira da böyle bir açiklamayi yapma zorunda kalmasinin tek nedenin, Kürt sorunu ve PKK’nin bitmesi için 30 yildan fazladir ortaya konulan silahli, baskili, tutuklamali uygulamalarinin çözüm olmadigini anladigindandir.. Ve bir de en son partisinin ilçe baskanin da içinde bulundugu bir çok kisinin o güvende denilen yolarin kesilmesi ile PKK tarafindan kaçirilmasindandir.. Bir taraftan Cumhurbaskanini silahli insansiz hava araçlari almasi için Amerika’ya gönderen, diger tarafta demedigini birakmadigi BDP’ye mesaj gönderen basbakan’in önemli bir dönemeçte oldugunu da görmek mümkün. Çünkü istifa eden general arkadaslarini yalniz birakip, beklenmedik anda genelkurmay baskani olan kisinin ‘saldirirsak bitiririz’ akliyla baslattigi askeri operasyonlarin sonuç vermedigi gibi, geri telafi edilmeyen kayiplara da neden oldugunu da görmüs gibi.. Öcalan ile kimseyi görüstürmemekle, KCK adi altinda birçogu seçilmis olan insanlari toplayip içeri atmakla, seçilmis olan milletvekilleri birakmamakla daglara taslara komandolar, özel timler indirmekle bu sorunun çözülmedigini anladigina inanmak istedigim ayni basbakan’in yapacagi tek sey o çok cesur denilen yüregine dayanip, ülke genelin de genis çapli genel af ilan etmektir. Basbakan’in, baskanlik sistemi gibi genel af’i da tartismaya açmasi ve sulandirmadan gerçeklestirmesi halinde hem ABD ve Ortadogu’da ince hesaplar yapan batili ülkelerin , hatta PKK’nin, hem de BDP’nin elinde ki ipleri de almis olmaz mi?.. Bana sorarsaniz o kopmak üzere denilen ipin kopmamasi için basbakan’in bizzat kendisinin bir an önce genel affi düsünmeli ve uygulamalidir.. Ortamda buna hazirdir.. Ve bu yapildiginda o cumhurbaskanini omzuna elini koyup, Malatya’da ki radarlari da eline alan Obama’nin ve diger sömürgeci ülkelerin elindeki ipler de alinir ve bugün bir dönemeçte olan basbakan’in 2023’te görmek istedigi güçlü Türkiye ekonomisiyle, insan haklariyla donatilmis olan anayasasiyla dünya’yi kiskandiran iç barisini saglamis bir ülke olur.. Ve yakalasan yerel seçimlerde istedigi güneydoguda ki ileri de almis olmaz mi?.. Aksine 30 yildan fazladir süren ve bir adim geri, iki adim ileri derken ekonomiye, sagliga, egitime, alt yapiya, kisacasi daha iyi bir yasama harcanmasi gerek milyon dolarlar silah tüccarlarinin cebine akmaya devam eder, annelerin agit yaktigi o pamuk ipliginden daha çok incelmis olan ip kopmaz mi, İp koptugunda ise komsu ülkelere de yasananlardan daha beteri yasanmaz mi? Bu nedenle bence asil tartisilmasi ve acilen uygulanmasi gerekenin dagdakileri indirecek, hapishanelerdekileri birakacak, toplumsal barisa firsat verecek ve ipin kopmamasi için genis kapsamli bir genel aftir.. **Obama’nin eli Gül’ün omuzun da ne geziyordu?!. Yeni insansiz uçan silahli araçlar almak için ABD’ye giden Cumhurbaskanini izliyorum. Gerçi daha yeni ABD’ye giden cumhurbaskaninda önce ayni ülkeye giden Genelkurmay baskanini da merak ettim.. Çünkü Genelkurmay baskani ABD’de den bin bir nazla alinacak yeni silahlarin alt yapisi için cumhurbaskanindan önce bu ülkeye gitmis, gidisi kadar orada ki görüsmeleri, geri dönüsü tartisilmamis, adeta ABD’de de oldugu unutulmustu.. Bir taraftan cemaatin gazetelerinin ‘kendi silahlarimizi yapacagiz’ gazina gelip, yerli silah tüccarlarina milyon dolarlara varan krediler açan, diger taraftan ABD basta olmak üzere bati ülkelerinde silah almak için bin bir tavizler veren, topraklarini NATO’nun füzelerine açan anlayisin Uludrere de oldugu gibi biraz daha insan öldürmek için insansiz hava araci için ugrastigi su günlerde dikkatimi bir sey çekti.. Hasta yatagimda elimde kumanda ile, o haber kanali senin, bu beni diye dolasirken Türkiye Cumhurbaskani Abdullah Gül’ün Amerika Birlesik Devletlerinin Baskani Obama ile görüsmesi dikkatimi çekiyor. Gerçi ilk etapta normal bir haber olarak degerlendirip geçmek isterken haberi yayinlayan televizyonlarin haberin için de haber oldugunu anlatmak istercesine ayni kareyi tekrar tekrar verdigini görüyor, anliyor ve izliyorum. Neydi o kare sizce? Anonsla çagrilan cumhurbaskani adeta kosa kosa Obama’ya dogru geliyor ve heycanla Obama’nin elini tutup sikarken, Obama’da diger eliyle boydan kendisinden kisa olan Gül’ün omuzuna elini koyup, bir çocugu severcesine omuzuna vurup duruyor.. Beni de sinir eden bu hareketin anlaminin ne oldugunu anlamak için kalkip, internet bakiyorum. Ve bu hareketin “Senden daha üstünüm” anlamina geldigini ögreniyorum.. Vay be adamlarin her hareketi anlamli ve mesajli demek.. Gerisini siz anlayin..



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KADINCA/Selmi Yilmaz Haydi Devrimciler Grev Var..

    Selmi Yilmaz Gazeteci Fakir Yilmaz geçtigimiz ay yapilan Ardahan Damizlik Sigir Yetistiricileri Birligi seçimi öncesi ele aldigi bir yazisini okuyor ve kendisine dönüp soruyorum, ‘Bu yazinin üzerine bahsettigin isimler, kurulus temsilcileri ne yaptilar, Ardahan Şehir Stadyumunu yaninda gerçeklesen ve BDP’nin organize ettigi bu yil ki Nevroz’a katildilar mi?’ diye.. Çünkü o yazinin yazildigi sira da birileri ASYB’nin baskani ve yönetimini almak için gittikleri delegasyondan kendilerinin birer devrimci oldugunu ve ayni zaman da AK Parti İl Baskani olan Yunus Baydar’a rakip olduklarini belirtip, oy istediklerini biliyordu Fakir Yilmaz.. Bu durumun hemen her seçimde yasandigini da belirten Fakir Yilmaz’in o yazisinda hitap ettigi sahislarin tavirlarini bugün tüm yurtta oldugu gibi Ardahan’da da gerçeklesecek olan toplu grev içinde geçerli oldugunu rahatlikla söyleyebiliriz.. Çünkü basta memurlarin olmak üzere devlete çalisan emekçilerin hakli hak arayisi için basta KESK olmak üzere birçok sendika bugün greve gidiyor. Ve bu grevin tüm duyarli, devrimci, demokratlarca desteklenmesi gerekli olduguna dikkat çekiliyor. İste basta CHP, DSP, BDP olmak üzere tüm siyasi parti temsilcilerinin, aydinlarin, duyarli insanlarin bu greve destek vermesi istenmektedir. Seçimden seçime devrimci olup, sonradan sistemin ve hükümetin çarkina uyanlarin bu greve destek verip, vermeyecegini de merak ederken yukari da adlari ve kurumlari geçenlerin son Nevroz’da ortalikta olmadiklarini da üzülerek ögreniyorum.. Bunlarin, birakin Nevroz’a, Ardahan’in, Ülkenin, Dünyanin sorunlarina bile duyarsiz oldugunu bile bile böyle bir çagri yapmak ne kadar mantikli olur bilinmez ama yine de umutlu olmak istedigimi belirtmek isterim.. Buna neden ise futbol’a bile el attigi ileri sürülen cemaat ve sari sendikalarin kirmaya çalistigi bugün kü grevin daha çok desteklenmesi gerektigini düsünen biri olarak Ardahanli devrimcilerin bugün SES’in hastane de, diger sendikalarin kendi kurumlarinda gerçeklestirecekleri toplumu yakindan ilgilendiren greve desteginin acil bir durum olduguna inaniyorum.. **MOBESALARIMIZ NEDEN MEDYALIK OLAMIYOR,YOKSA ÇALIŞMIYOLAR MI?! Birçok vilayeti gözetleyen Mobesa kameralarinin yakaladigi görüntüleri sik sik yayinlayan televizyonlar Ardahan’in da için de bulundugu bazi illerden neden bu yönde görüntüler gelmedigini merak ediyor. Bilindigi gibi geçen yillarda eski Maliye Bakanlarindan Kemal Unakitan’in kizinin basinda bulundugu sirkete bir milyondan fazla para ile yaptirilan Ardahan’da ki Mobesalardan yakalanan görüntüler bugüne kadar hiçbir tv kanalinda yayinlanmadigi gibi Ardahan’da ki Mobesa merkezinin basina da açilmamis oldugunu biliyoruz. Son aldigimiz bir bilgide bir vatandasin aldigi esyalari Merkez Cami’nin önünde bulunan duraga koyup, karsida bulunan markete gidip bir sigara almak istedigi ve gidip geldikten sonra içler gida malzemelerinin bulundugu paketlerin kayip oldugunu görmüs. Tüm aramalara karsin evine aldigi gida malzemeleri bulamayan ayni vatandas konuyu Polis 155’e bildirdigi ve Mobesa kameralarinda esyalarina ne oldugunu görmek istedigi, ama ne hikmetse vatandasin istedigi bu görüntülerin kendisine verilmedigi gibi bu yönde bir arastirmaya da gerek görülmedigini ögreniyoruz. Bu durum üzerine bizlere gelen ayni vatandas, içinde et dâhil birçok gida maddesinin bulundugu paketlerinin akibetini degil nasil kas ile göz arasinda kayip oldugunu polise sorup, Mobesalara bakilmasini istedigini, ancak her ne hikmetse kendisine yardimci olmadigini belirtirken, birde önemli bir soru soruyodu. O soru da aynen söyleydi; ‘MOBESALARIMIZ NEDEN MEYALIK OLAMIYOR, YOKSA ÇALIŞMIYOLR MI?!.’ Sanirim bu soruya İl Emniyet Müdürümüzün bu yönde düzenleyecegi bir basin toplantisiyla cevap verecegi gibi bir milyondan fazla paraya mal olan Mobesalarin bugüne kadar kayit ettigi ilginç seyleri de birer CD yaptiri, biz basin mensuplari araciligiyla medyada da yayinlatir..



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    CHP’li Ögüt’ten sütlü çay tavsiyesi..

    Ardahan Gündem Haberleri Okullara süt dagitimi fikrini il osarak ortaya atan ve bu yönde TBMM’sine bir kanun teklifi veren CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt bu kez parlamentoda Türkiye’de süt dagitimi ile ilgili bir basin toplantisi düzenledi. On yildan beri süt tüketiminin saglanmasi, hayvanciligin gelismesi için proje ürettiklerini belirten Ensar Ögüt, “CHP 2011 seçim bildirgesinin 65. sayfasinda çocuklara okullarda süt verilmesini programina koymus olmasina ragmen AKP bunu kendi projesiymis gibi vatandaslara ben süt veriyorum dedi. Hâlbuki bu proje bizim projemizdir, CHP’nin projesidir” seklinde konustu. 10 Şubat 2011 tarihli bazi gazete haberlerinde CHP’nin süt kampanyasi baslattigina dair haberleri basina gösteren Ögüt, 11 Temmuz 2011 tarihinde ilkögretim çocuklarina süt verilmesi için bir kanun teklifi verdigini belirtti. Ögüt, “Bu kanun teklifim resmi TBMM sitesinde var ve 45 gün görüsülmedigi için İç Tüzük 37. Maddeye göre Genel Kurul’a getirilmis. Genel Kurul’da görüsmeye açmisiz ve oylama yapilmis. Burada 28 Şubat 2011 tarihinde benim vermis oldugum kanun teklifi AKP oylariyla reddedilmis. Şimdi AKP sahip çikiyor” dedi. CHP olarak süt kampanyasini desteklediklerini ancak eksik bulduklarini ifade eden Ensar Ögüt, “Bakanlik çok iyi organizasyon yaparak saglikli bir sütün dagitilmasini saglamalidir. Bizim bir önerimiz daha vardi, Türk Silahli Kuvvetleri’nde görev yapan Mehmetçiklerimize, polis teskilatinda görev yapan polislerimize de süt verilmesini istiyoruz. Ayrica bundan sonra kahvelerde sütlü çay ikram edilmesini, sütlü kahve ikram edilmesini istiyoruz. Süt tüketimi olursa o zaman herkes inek saklar, inek saklandigi zaman buzagi dogurur, hayvancilik gelisir. Disaridan gelen ithal et bizim köylümüzü bitirmis, köylü zarar ediyor. Türkiye disaridan tarim ürünleri almak için 100 milyar dolara yakin harcama yapmis. Bu 100 milyarin 25 dolarini bizim kendi köylümüze, çiftçimize versek sütümüz de yeter, etimiz de yeter, hayvanciligimiz da gelisir” seklinde konustu. Daha sonra basina sütlü çay ikram eden Ensar Ögüt, sütlü çayin İngilizlerden önce Osmanli zamaninda, Anadolu’da içildigini belirtti. Haberi ekleme saati: 00.33-24 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Akpinar’i protokol yolcu etti..

    Ardahan Gündem Haberleri Geçtigimiz gün geçirdigi kalp krizi sonucu beklenmedik bir anda hayata göz yuman Emekli Ormanci Fahrettin Akpinar Ardahan protokolünün de katildigi cenaze töreni ile sonsuza yolcu edildi. Ardahan Aras A.Ş. Ardahan İl Müdiresi Meryem Akpinar’in da babasi olan Fahrettin Akpinar’in cenaze törenine Ardahan Valisi, Ardahan Belediye Baskani, Ardahan Cumhuriyet Bassavcisi, Ardahan Vali Yardimcisi, Kars Belediye Baskani, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi Baskani, İlçe Belediye Baskanlari, Ardahan İl Milli Egitim Müdürü ve birçok bürokrat ile vatandasin katildigi görüldü. Yogun bir katilimla topraga verilen Fahrettin Akpinar’in ikisi kiz olmak üzere 4 çocuk babasi oldugu ögrenildi Ayni zaman da Karagöl Spor Kulüp Baskani Özkan Akpinar’in da babasi olan ve yillarca Ardahan Orman Müdürlügünde görev yapan Fahrettin Akpinar’in 66 yasina oldugu bilgisi de alindi. Haberi ekleme saati: 00.28-24 Mayis 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Dikkat Bugün Grev Var

    Ardahan Gündem Haberleri Saglik Emekçileri Sendikasi (SES) Ardahan İl Temsilcisi Yavuz Düz, “Tüm kamu emekçilerini toplu sözlesme taleplerine sahip çikmaya, kendileri ile dalga geçen hükümete en güçlü yaniti vermek için, 23 Mayis 2012 tarihinde (bugün) grev hakkimizi kullanmaya davet ediyoruz” dedi. SES ArdahaN İl Temsilcisi Yavuz Düz konuyla ilgiliaçiklamasi su sekilde: “AKP Hükümeti, 4 milyonu askin kamu emekçisinin ve emeklinin bekledigi maas zammi teklifini nihayet açikladi. Geçtigimiz pazartesi günü açiklanan teklife göre AKP hükümeti, kamu emekçilerine ve emeklilerine 2012 için yüzde 3+3, 2013 için ise yüzde 2+3 maas zammini reva görmüstür. Hükümetin teklifi sadece komik bile sayilamayacak yüzdelik artislardan ibarettir. Hükümet, günlerdir komisyon toplantilarinda gündeme getirdigimiz ekonomik, sosyal ve özlük sorunlara iliskin olarak hiçbir teklif sunmamistir. Sendikalarin sundugu yüzlerce talep görmezden gelindi. **GREVE DAVET.. Bu nedenle 23 Mayis’ta, bir iki saatlik is birakma eylemleriyle, basin açiklamalariyla ya da mitinglerle bizimle dalga geçen teklifleri geri püskürtmemiz mümkün degildir. Bugün aileleri ile birlikte sayisi 20 milyonu bulan kamu emekçilerinin ve emeklilerin insanca bir yasam özlemine cevap vermek için mücadeleyi yükseltme günüdür. Bütün konfederasyonlari, sendika üyesi olsun olmasin tüm kamu emekçilerini toplu sözlesme taleplerine sahip çikmaya, kendileri ile dalga geçen hükümete en güçlü yaniti vermek için, 23 Mayis 2012 tarihinde grev hakkimizi kullanmaya davet ediyoruz.” Haberi ekleme saati: 10.09-23 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    BAKAN VAR, YATIRIM YAPAN YOK!

    Ardahan Gündem Haberleri Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakani Nihat Ergün’ün temelini atip, Ardahan’a yapilacak yatirimlarin hem Türkiye’ye, hem Gürcistan’a ve hem de Azerbaycan’a hitap edecegini vurguladigi Ardahan Organize Sanayi Bölgesi’ne halen bir kazma vurulmadigi görülüyor. Eski Hanak yolu üzerinde yapilan ve yatirimcilar bekleyen Ardahan Organize Sanayi’ne beklenen ilginin olmadigi görülüyor. Temeli, Sanayi Bakanini ile Ardahan Valisinin de katildigi bir törenle atilan Ardahan Organize Sanayi Bölgesine bugüne kadar ciddi bir girisimcinin gelip, yatirim yapamadigi dikkat çekerken, son çikan tesvik yasasi ardindan bölgeye gelip, inceleyenlerinde bakmakla yetindikleri görülüyor. Buna nedenin, Ardahan Organize Sanayinin yapildigi alanin yanlisligina dikkat çekilirken, bölgeye giden yolun köy yolundan farksiz olmasi ve kentin en ölü bölgesi olarak degerlendirilen yerde olmasi gösteriliyor. **Eski Hanak yolu açilirsa bölge hareketlenir.. Ardahan’in basini çektigi son tesvik yasasina karsin bugüne kadar 8 kisinin gelip bakmaktan öteye gitmedigi Ardahan Organize Sanayi’nin kentin en ölü bölgesinde yapilmasinin bu olumsuzluga neden oldugunu belirten Ardahanlilar ve bölgeye yatirim yapmak isteyen is adamlari öncelikle bölgeye giden yolu yapilmasi gerektigini, bunun yaninda sanayi bölgesinin önünde geçen eski Hanak yolunun yeniden trafige açilmasi gerektigine dikkat çekmekteler. **Çevre yolu köprüsü yapilmali.. Bugüne kadar bir yatirimcinin kazma vurmadigi görülen Ardahan Organize Sanayinin gerçek anlamda yatirimci çekmesi için bölgenin alt yapisinin biran önce yapilmasi gerektigine dikkat çekilirken Ardahan-Kars yolunun üzerinden gelip, askeri bölgeden geçecek olan ve Ardahan’i yeni çevre yoluyla Şavsat’ta baglayacak olan yeni çevre yolunun Kura nehri üzerinde ki yeni çevre yolunun köprüsünün bir an önce yapilmasi gerekliligine dikkat çekilmelidir. **Sanayi Müdürlügünün isi organize olmali.. Ardahan’da yapilan Organize Sanayi’nin yatirimcilari çekmesi için yeni bir çalisama yapilmasi gerekliligine dikkat çekilen bir süreci yasayan Organize Sanayi ile alakali kurumlarin oturarak yatirimci beklememesi gerekmektedir. Basta Ardahan İl Sanayi Müdürlügü olmak üzere Ardahan Valiligi Genel Sekreterligi olmak üzere konuyla ilgili kurumlarin Organize Sanayinin canlanmasi için harekete geçmesi gerkliligine de dikkat çekilmektedir. **Bölge SERKA’nin gündeminde niye degil.. Yatirimcilar bekleyen Ardahan Organize Sanayi Sitesi’nin tanitilmaya ihtiyaç duyulduguna da dikkat çekilen bir süreci yasadigini belirten Ardahanlilar, yatirimcilari Ardahan’a degil Gürcistan’a davet eden SERKA’nin bu yönde neden bir girisimde bulunmadigina da dikkat çekmekteler. SERKA’nin bugüne kadar bu yönde ciddi bir girisimde bulunmadigina dikkat çekilirken bu yönde genis çapli bir tanitim atagina geçilmesini gerektigine de isaret edilmektedir. Haberi ekeleme saati: 09.52-23 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetes.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Unutulan gelir kaynagi kazcilik..

    Ardahan Gündem Haberleri SERKA, SODES, SYDV gibi birçok kaynagi elinde barindiran ve toplumun ana sorunlarindan uzak, uçuk projeler hazirlayanlar gibi Ardahanli is adamI ve yatirimcilarda kazciliga ilgi göstermedigi dikkat çekiyor. Basta Ardahan’i kurtarma iddiasiyla kurulan onca dernegin sadece kis aylarinda hatirlayip, bol rakili gecelerde tükettigi kazlarin nasil olur bölge ekonomisine katki sunabilirin tartisip, gündeme getirmedigi kazcilik gün geçtikçe önemini kayip ettigi görülüyor. Ardahan’da kazciligin gelisip, ekonomiye katki sunmasi için hiçbir girisim ve proje hazirlanip uygulamaya koymadigi dikkat çekerken bu önemli hayvanciligin fertlerin kendi çaplarinda verdigi çaba ile ancak ayakta kalabiliyor. Ardahanli kadinlarin bahar ayilarinda baslayip, yaz aylari boyunca adeta birer çocuklari gibi yetistirdikleri kazlarin bölge insanin ekonomisine gerçek anlamda katki sunmasi için basta devletin olmak üzere sivil toplum örgütlerinin bu yönde projeler hazirlamasi gerektigine dikkat çekilirken, kazciliga gerekli ilginin gösterilmesi halinde büyükbas hayvancilik gibi önemli bir gelir kaynagi olabilecegine dikkat çekilmektedir. Haberi ekleme saati: 09.48-23 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ekmek’te Çalinan Gramaj Kimin Cebine Giriyor?

    Ardahan Gündem Haberleri Ardahan’da ki ekmek üreten firincilarin ürettikleri ekmekte eksilttikleri gramajla karlarina kar katmaya devam ediyorlar. Tüketicinin cebinde çalindigi ileri sürülen gramajin günlük binlerce ekmek üreten firincilarin cebine girdigine dikkat çekilirken yasanan bu duruma ilgili ve yetkili kisilerin duyarsizliklari dikkat çekiyor. Bir TL.’ye satilan ekmekten 100 gram eskiten firincilarin bu karari alirken hangi kurumadan izin aldiklarini soran Ardahanli tüketiciler, bir çok konuda oldugu gibi ekmekte de olmayan denetimin dolaysiyla birilerinin tüketicinin sirtina kazançlarina kazanç katmaya devam ettiginden yakidiklari görülmektedir. Haberi ekem saati: 09.43-23 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan Üniversitesi’nde 3. Skandal!

    Ardahan Gündem Haberleri **Rektör bey biraz da basinda bulundugun üniversite ile ilgilensen bunlar yasanir mi? Rektörünün sik sik İl ve Ülke disina çiktigi Ardahan Ünivesitesinde yeni bie skandaL ile çalkalaniyor. Kuruldugu ilk yillarda üst düzey bir yetkilisini yaptigi iser dolaysila al acele emekli eden Ardahan Üniversitesin de sahte ögretim üyesi olayindan sonra simdi de zimmetine para geçiren bir görevlisin skandali ile çalkalaniyor. Ardahan Üniversitesi’nde (ARÜ) görevli bir memur, zimmete para geçirdigi iddiasiyla görevinden uzaklastirildi. Alinan bilgiye göre, Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi muhasebe bölümünde görevli memur Z.G., çalisanlarin ek ders ücretlerini hesabina aktardigi iddiasiyla görevinden geçici olarak uzaklastirildi. Olayla ilgili idari ve adli sorusturma baslatildigi ögrenildi. **Kampus Kaplumbaga Hizin da! Kampus Kaplumbaga Hizin da! Kuruldugu ilk yil üst düzey bir yetkilisinin al acele emekliye sevk edildigi ardindan bir kisinin sahte diploma ile bir süre ögretim üyeligi yaptigi Ardahan Üniversitesi son olarak bir kisinin zimmetine para geçirdigi Ardahan Üniversitesi’nin Ardahan-Kars yolu üzerinde yaptirdigi kampus ve lojmanlarin insaatinin da çok agir devam ettigi görülüyor. İnsaat firmasinin beklenen tempodan agir bir sekilde çalistigi görülen üniversitenin yeni kurdugu Sanat Fakültesi konusun da nasil bir çalisma yaptigi da bilinmiyor. 2012-2013 Egitim ve Ögretim Sezonun da ögrenci almasi beklenen yeni fakülte için halen binada bulunmadigi dikkat çekerken üniversitenin ilçelere açacagi yeni MYO’lardan da bir haber alinamiyor. Haberleri ekleme saati: 09.35-23 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Kongre Binasi Bu Yil Açilacak mi?

    Ardahan Gündem Haberleri **Ardahan Valisi’nin onarima aldirdigi, Basbakan’in 600 Bin TL. gönderip, destek verdigi Konger Binasi’nin bu yil Ardahan Evi Olarak Açilmasi bekleniyor. Ardahan’in tarihi simgelerinden olan Kongre Binasi’nin tadilati sürüyor. İsmini verdigi ana cadde üzerin de bulunan Tarihi Kongre Binasinin bir yila yakindir süren tadilatinin bu yilin sonunda bitirilmesi bekleniyor. Bilindigi gibi Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’in hazirlattigi proje ile geçen yilin son aylarinda onarima alinan Ardahan Kongre Binasi’nin bir an önce bitmesi için gereken kaynaga basbakan da 600 bin TL. destek vermisti. Ardahan Gündem Haberleri **SIRA AKKOŞ’UN BİNASIN DA.. Ardahan’a özgü birçok tarih binanin gelisi güzel yapilasmanin kurbani oldugu Ardahan’da simge binalardan biri olan ve su an Şehir Kulübü olarak kullanilan binanin da Valilik Bünyesine alinip, özüne uygun onarilip, Ardahanlilarin hizmetine sunulacagi, bu yönde süren çalismalarinin son asamaya geldigi ögrenildi. Haberi ekleme saati: 09.25-23 Mayi 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Saffet Kaya kurbanlarla karsilandi, Milletvekili gibi ugurlandi..

    Ardahan Gündem Haberleri **Ardahan ziyareti sirasin de Posof AK Parti Ardahan İlçe Teskilatini da ziyaret eden Ardahan eski Milletvekli Saffet Kaya burada da büyük bir ilgi ile karsilandigi görüldü. Son genel seçimler de üç dönem milletvekilligi yaptigi için partisinin tüzügü geregi son anda liste disi kalan ve 4. kez milletvekili olmayan Saffet Kaya seçimlerden sonra geldigi Ardahan’da kaldigi 10 gün boyunca büyük bir sevgiye karsilanmanin mutluluguyla Anakara’ya döndü. Aralarin da AK Parti’nin su anki Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’in kiz kardesinin esinin de bulundugu birçok kisinin kurbanlar keserek karsiladigi Ardahan’in eski Milletvekili Saffet Kaya basta Ardahan merkez de olmak üzere il genelinde bir kez daha bas taci edilmenin mutluluguyla Ankara’ya döndü. On günlük ziyareti boyunca sevenleri tarafindan bir an bile birakilmadigi görülen Kaya’ya bu süre içinde 35-40 adet kurban kesildigi ögrenildi. Her gittigi yerde kurbanlar kesilerek karsilanan ve büyük bir sevgi ile kucaklandigi görülen Ardahan’in eski milletvekili Saffet Kaya gördügü ilgi üzerine Ardahan’dan mutlu ayrildigi görüldü. **Saffet Kaya: Ardahanlilarin kadirsinasligidir.. 1992 Yilinda yeniden vilayet olan Ardahan’in ilk milletvekili olan ve bu görevi üç dönem yapan Saffet Kaya’yi ilk günkü gibi büyük bir sevgi ile karsilanmasi basta kendisinin karsisinda olanlari olmak üzere, su an üyesi oldugu partisinin yöneticilerin, diger siyasi partileri bir hayli kiskandirdigi görülürken Kaya’ya karsi ortaya konulan bu kayip olmayan sevginin nedenin de tartisildigi dikkat çekti. Ardahan’da oldugu gibi Göle’de, Posof’ta, Çildir’da, Hanak’ta, Damal’da ve Göle/Köprülüde kurbanlar kesilerek karsilanan ve ayni sekilde Ankara’ya yolcu edilen Saffet Kaya Ardahan’a gelisinde gördügü olaganüstü ilgiden bir hayli memnun oldugu da ögrenilirken Saffet Kaya’nin bu durumu Ardahanlilarin kendilerine hizmetkâr olanlara karsi gösterdigi kadirsinaslik oldugunu belirttigi ögrenildi. **Yaninda görünmeyenler de gizli görüstüler.. Kaya’nin Ardahan’a gelisin de yaninda görünmeyen bir çok kisinin de geceleri Kaya’nin kaldigi evi gizlice ziyaret edip, kendisiyle görüsüp, sevgilerini ilettikleri, bunlarin için de bir çok bürokratinda oldugu da Kaya’nin Ardahan ziyaretin de geriye kalan önemli bir not oldu. Haberi ekleme saati: 01.31-23 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Taskin Polat: Yeniden adayim..

    Ardahan Gündem Haberleri Geçtigimiz günlerde yapilan, ancak yapilan itiraz üzerine iptal edilen Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan İl Kongresi ardindan bir açiklama yapan MHP Ardahan İl Baskani Taskin Polat önümüzde ki 1 Temmuz’da yenilecek olan kongre de baskanliga yeniden aday oldugunu açikladi. Geçtigimiz günlerde yapilan ve Levent Pehlivan ile Mustafa Bozkir’in yarisip, Levent Pehlivan’in baskan seçildigi kongrenin Pehlivan’in rakibi Bozkir’in itirazi üzerine iptal edilmesi üzerine 1 Temmuz’ a kadar yeniden MHP İl Baskanligi görevini üstlenen Taskin Polat daha önce aday olmayacagini açikladigi MHP İl Baskanligina yeniden aday olacagini açikladi. Yasanan durumun kendisini oldugu gibi MHP Genel Merkezini de üzdügünü belirten Polat bir daha bu tür sonuçlara izin vermeyeceklerini de belirttigi açiklamasinda MHP’nin 1 Temmuz’da gerçeklestirecegi Li Kongresinde yeniden aday olaya karar verdigini belirtti. Bilindigi gibi geçtigimi günlerde yapilan kongrede oy kullanan birçok delegenin MHP’li olmayan, diger partiler de üye olanlar oldugu tespit edilmis ve yapilan itiraz sonuca Levent Pehlivan’in kazandigi kongre iptal edilmisti. Haberi ekleme saati: 01.20-23 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    TEDAŞ Müdiresinin Aci Günü MERYEM AKPINAR’IN BABASI VEFAT ETTİ!

    Ardahan Gündem Haberleri Ardahan Aras Elektrik A.Ş.’nin Müdiresi Meryem Akpinar’in babasi, emekli ormanci Fahri Akpinar vefat etti. Ayni zaman da Karagöl Spor Kulüp Baskani Özkan Akpiar’in babasi da olan Akpinar’in beklenmedik bir anda rahatsizlanip, kaldirildigi hastane de hayata göz yumdugu ögrenildi. Büyük bir üzüntüye neden olan Fahri Akpinar yillarca emek verdigi Orman İsletmesinde emekli olduktan sonra kömür saticiligi yapmis, bir dönem de Ardahan Ziraat Odasinin baskanli seçiminde baskanliga aday olmustu. Haberi ekleme saati: 01.15-23 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    SES ARDAHAN TEMSİLCİLİGİ BASINA VE KAMUOYUNA!..

    Ardahan Gündem Haberleri AKP Hükümeti, 4 milyonu askin kamu emekçisinin ve emeklinin bekledigi maas zammi teklifi nihayet açikladi. Geçtigimiz pazartesi günü açiklanan teklife göre AKP hükümeti kamu emekçilerine ve emeklilerine 2012 için yüzde 3+3, 2013 yili için ise yüzde 2+3 maas zammi reva görmüstür. Hükümetin teklifi sadece komik bile sayilamayacak yüzdelik artislardan ibarettir. Hükümet günlerdir komisyon toplantilarinda gündeme getirdigimiz ekonomik, sosyal ve özlük sorunlara iliskin olarak hiçbir teklif sunulmamistir. Sendikalarin sundugu yüzlerce talep görmezden gelinmistir. Hükümetin teklif diye sundugu rakamlar her seyden önce yillardir ülkenin dört bir yaninda fedakârca çalisan kamu emekçilerine karsi yapilmis büyük bir saygisizliktir. Devletin resmi rakamlari bile 2012 yilinin sadece ilk üç ayinin enflasyonunun %3.9 oldugunu gösterirken, bu teklifle kamu emekçileri ve emekliler ile açikça alay edilmistir. Daha geçen ay sermeye kesimine bir kalemde milyarlarca liralik tesvik paketi sunan AKP hükümeti sira kamu emekçilerine gelince teklif diye “sadaka” gibi maas zamlari önermistir. Ciddiyetten yoksun bu teklif sermayeye karsi bonkör olan hükümetin kamu emekçilerine ne kadar cimri oldugunu bir kez daha göstermistir. Nisan ayinda yapilan zamlarla devletin resmi rakamlarina göre enflasyon son 3,5 yilin rekorunu kirarak % 11’in üzerine çikmistir. Dogalgaza, elektrige, akaryakita bir yil içerisinde toplamda % 30’u asan zamlar yapilirken sadece gida ürünlerine bir yil içerisinde %13’ü asan zamlar yapilmistir. Bu rakamlar devletin resmi rakamlaridir. Sokakta, pazarda, hayatin her alaninda karsilastigimiz gerçek enflasyonun devletin bu resmi rakamlarinin çok üzerinde oldugu açiktir. İçinde bulundugumuz ay ile birlikte 5 aydir maas zammi almayan kamu emekçilerinin ve emeklilerinin kendileriyle açikça dalga geçen, emeklerini asagilayan bu teklifi kabul etmesi mümkün degildir. Bilindigi üzere KESK olarak bir süredir toplu sözlesme sürecine iliskin kamu emekçilerinin asgari taleplerini içeren bir imza kampanyasi çalismasi yürütüyoruz. Bugün burada toplu sözlesme masasina götürülmek üzere ilimizdeki isyerlerinden topladigimiz kamu emekçisinin imzasini Ankara’ya göndermek için toplanmis bulunuyoruz. Topladigimiz her imza kamu emekçilerinin gerçek iradesini yansitmaktadir. Altinda imzamiz olan bu metinlerle hükümeti ciddiyetten yoksun teklifini derhal geri çekmeye çagiriyoruz. Biz; Çalisma yasamini ilgilendiren bütün konularin görüsülecegi, her sendikanin kendi üyeleri adina toplu sözlesme imzalayacagi ve anayasal hakkimiz olan grevi teminat altina alan bir düzenleme istiyoruz. 2012 yili için en düsük kamu emekçisi maasinin 2.145 TL’ye yükseltilmesini, bu çerçevede tüm kamu emekçilerinin maaslarina %30 zam yapilmasini istiyoruz. Kamuda sözlesmeli, taseron v.b. isimler altinda, farkli statülerdeki güvencesiz çalismaya son verilmesini ve tüm çalisanlarin is güvencesine kavusturulmasini talep ediyoruz. Her ne ad altinda olursa olsun kamu çalisanlarinin aldigi tüm ek ödemelerin emekli ayligina yansitilmasini, maaslarinin vergi dilimi artisindan etkilenmemesini istiyoruz. Ek ödemeleri düzenleyen 666 Sayili KHK ile yaratilan ücret adaletsizligi ve magduriyetlerin giderilerek gerçekten esit ise esit ücretin ödenmesini, kadin kamu emekçilerine; basta görevde yükselme ve ünvan degisikliklerinde olmak üzere çalisma yasaminda uygulanan negatif ayrimciliga, baski ve siddete son verilmesini talep ediyoruz. Hükümetin sendikalar ve üyeleri üzerinde çesitli yöntemlerle uyguladigi baskilarin son bulmasini, özgür örgütlenme ortaminin saglanmasini istiyoruz. Bu talepler sadece KESK’in degil tüm kamu emekçilerinin talepleridir. Sendikalarin, asgari bu taleplerimizi içermeyen herhangi bir toplu sözlesmeyi bizim adimiza imzalamasini kabul etmeyecegimizi buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Biz Kamu emekçileri olarak bugüne kadar fazlasiyla fedakârlikta bulunduk. Ancak karsiliginda açlik sinirinda yasam mücadelesini sürdürmeye terk edildik. Her firsatta ekonomik büyüme rakamlari ile övünen hükümetten fedakârlik istemiyoruz. Bu büyümeye en çok katkisi olan kamu emekçileri olarak alin terimizin, emegimizin karsiligini istiyoruz. Diger taraftan biz kamu emekçileri ve sendikalar olarak ortak bir tutum gelistirmedigimiz sürece hükümetin daha önceki dönemlerde oldugu gibi bizlere sefalet ücreti dayatmaktan, her seyi “tek tarafli belirleyen” olmaktan vazgeçmeyecegi açiktir. Bu nedenle bugün, bir iki saatlik is birakma eylemleriyle, basin açiklamalariyla ya da mitinglerle bizimle dalga geçen teklifleri geri püskürtmemiz mümkün degildir. Bugün aileleri ile birlikte sayisi 20 milyonu bulan kamu emekçilerinin ve emeklilerin insanca bir yasam özlemine cevap vermek için mücadeleyi yükseltme günüdür. Bütün konfederasyonlari, sendika üyesi olsun olmasin tüm kamu emekçilerini toplusözlesme taleplerine sahip çikmaya, kendileri ile dalga geçen hükümete en güçlü yaniti vermek için, 23 Mayis 2012 tarihinde grev hakkimizi kullanmaya davet ediyoruz. ARDAHAN SES TEMSİLCİLİGİ Haberi ekleme saati: 15.26-22 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan’da AB Proje Ofisi Açildi..

    Ardahan Gündem Haberleri Ardahan Valiligi bünyesinde olusturulan, Avrupa Birligi Proje Ofisi’nin açilisi yapildi. Açilisa katilan Kültür Üniversitesi Uluslararasi İliskiler Bölümü Ögretim Görevlisi Dr. Can Baydaroglu, Türkiye’nin AB ile iliskisinin 1959’dan buyana devam ettigini belirterek, o dönemlerde kurulan iliskinin bugün ayni sekilde devam etmesinin mümkün olmadigini söyleyerek sunlari kaydetti: “AB özellikle 90’li yillarda Türkiye yerine tercihini eski merkez ve dogu Avrupa ülkelerinden yana koyarken, büyük bir stratejik hata yapti. AB kendi dertlerini arttiracak ülkelere öncelik verirken, esas dertlerini çözecek olan Türkiye’yi bu süreçten disladi. Şimdi bu görüntü altinda hala geçmis takintilari görüyoruz” dedi. Baydaroglu, Türkiye’nin önemi idrak edildikçe, Türkiye’nin AB’ye katilmasi söz konusu olmayacaktir. Aksine, acaba Türkiye AB’ye katilmak istiyor mu tartismalarinin yer alacagi bir gündemle karsi karsiya gelecegimizi düsünüyorum. Baydaroglu, Fransa’daki siyasi degisime fazla iyimser bakilmamasi gerektigini söyleyerek söyle devam etti: “Önemli olan Fransa’nin hükümet baskanlarinin degismesi degil, devlet politikalarinin degismesidir. İste o devlet politikalarinin degismesi için de Türkiye’nin stratejik ve daha incelikle anlatimlara ihtiyaci olabilecegi kanaatindeyim.” Konusmalarin ardindan, Vali Mustafa Tekmen ile Baydaroglu, Avrupa Birligi Proje Ofisi açilisini yapti. Haberi ekleme saati: 15.13-22 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Baskan Kaçar, destek arayislarini sürdürüyor..

    Ardahan Gündem Haberleri Ardahanspor Kulubü Baskani Ugur Kaçar Erzurum Anadalu Spor Akademisi menajeri Özcan Şimsek’i ziyaret etti. Ziyarette konusan Şimsek, “Ardahanspor bizim takimimizdir. Buna destek olmakta tüm hemsehrilerimize düser. Göstermis oldugu basari takdir edilmelidir. Ardahanspor Baskani Ugur Kaçar Beyi tebrik ediyorum. Bizleri ziyaret etmeside mutlu etmistir. Ben kulübümüze gerekli olan malzemeyi saglayacagim. Ligler baslamadan önce takimin forma, esofman, krampon gibi malzemelerini karsilayarak destek olacagim. Buradanda tüm hemsehirlerimize Ardahan Spor’a destek olamaya davet ediyorum” dedi. Ardahanspor Kulübü Baskani Ugur Kaçar ise yaptigi açiklamada, “Özcan beyin ASA da yaptiklari basarilari yakindan takip ediyor ve gurur duyuyoruz. Bizlere de destek olacagindan dolayi çok mutluyuz.Kendisine basarilar dilerken bizlere verecegi destekten dolayida tesekkür ediyoruz dedi. Kaçar, Umarim diger hemsehrilerimizde kulübümüze destek olarak daha iyi bir yere gelmesine katki sunarlar” dedi. Haberi ekleme saati: 15.04-22 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Yagmurla Beraber Ev, Ahir ve Yol Çöktü!..

    Ardahan Gündem Haberleri Şehir merkezinde etkili olan yagmur yagisiyla birlikte, cadde ve sokaklar sular altinda kaldi. Yagmurla beraber dolu yagisi da vatandaslara zor anlar yasatti. Kanalizasyonlarin yetersiz kaldigi Mayis yagmurlariyla beraber Hanak İlçesinde bir evin çökmesi ve köylerdeki birkaç ev ve ahirlarin çöktügü bilgisi alindi. Ardahan merkezde yollarin su göledine döndügü bu nedenle yayalarin ve sürücülerin zor anlar yasadigi görüldü. Ardahan ilinin Halilefendi Mahallesi Aricilik mevkisindeki ana yol çöktü. Alinan bilgilere göre, dün aksam saat 20,40 sularinda Ozan Livaneli Bulga isimli sahis özel araciyla Ardahan-Şavsat karayolunda seyir halindeyken, aracinin ana yolda yolun çökmesi sonucu aracinin saptandigi görüldü. Yardima kosan halk tarafindan kurtarilan Ozan Livaneli Bulga’nin yara almadan kurtarildigi ögrenilirken, aracinin maddi hasar gördügü bilgisi alindi. **Belediye, Yol Bize Ait Degil… Bulga, aracinin seyir halindeyken yolun çökmesi sonucu hasar gören aracinin yapimini üstlenmesi için, Ardahan Belediyesine yazili yaptigi basvuruya, Belediyeden söyle ilginç cevap geldi. Ardahan Belediyesinin yaptigi açiklamaya göre, Ardahan Halilefendi Mahallesi Aricilik Mevkiinde bulunan yol belediyemizin görev sinirlari içinde degildir, karayollarina aittir dendi. Ancak ayini belediye ‘benim degil’ dedigi yolu etrafinda bulunan kaldirimlari sehir çikisina kadar yapmis, camdan dudaklar kurmustu. **Karayollari ne zaman ise koyulacak… Ozan Livaneli Bulga, Ardahan Halilefendi Mahallesi Aricilik Mevkiinde yol çökmesi sonucu arabasinin hasar gördügünü. Bu yolun neden yapilmadigini ve yillardir bakimsizliktan köstebek yuvasina dönen yollari, karayollari ne zaman yapacak diye sordu ve yetkilileri göreve çagirdi. Haberi ekleme saati: 14.58-22 Mayis 2012 Haber/Foto: Baris Bilgin



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Telefon tamircileri de dertli!

    Ardahan Gündem Haberleri Ardahanli gençlerin telefon tutkunu ve hizla gelisen teknolojiyi yakalamak istegi telefon tamircilerin moralini epey bir bozdugu görülüyor. Dünyada oldugu gibi Ardahanli gençlerin de ellerinden düsürmedigi cep telefonu çig gibi büyümeye devam ederken, cep telefonu sektörü de her geçen gün kendini yeniliyor. Gençlerin de o sektörü yakalaya bilmek için neredeyse, ay da bir telefon degistirdikleri gözlemleniyor. Cep telefonlarini hemen hemen her kesin kullandigi bu çagda, küçük bir çocugun elinde de çok pahali bir telefon görmek mümkün. Öte yandan telefon tamircileri ise yeni çikan ve ucuz telefonlardan dert yandiklari görüldü. Telefon tamiri ile ugrasan Ardahanli esnaflarin, “vatandaslarin artik eskisi gibi telefon tamirine gelmedigini” söylemeleri ise dikkat çekti. Ardahan’in ilk Telefon tamircilerinden olan tamirci Ali İhsan Kayatürk, “eskiden vatandasin telefonu bozuldugunda getirip tamir yaptiriyordular, ama simdi ise telefon getirip tamir ettirdikten sonra ücreti duyan vatandas telefonu da bize birakip gidiyor. Yeni teknolojiyle donatilmis olan cep telefonlarin hem ucuz ve Çin mali olmasi nedeniyle vatandaslar daha çok yeni telefon almaya çalisirken, ancak bu telefonlarin ucuz ve yan sanayi parça kullanmasindan dolayi çabuk bozulmaktadir. Bozulan bu telefonlarin tamir edilmesi pahaliya neden oldugu için is yerimiz adeta telefon mezarligina dönüsmüstür. Tamir ettigimiz telefonlarin sahibi makinelerini almak yerine telefon almayi tercih etmektedirler, bu durumda ise ülke ekonomisi bagimli hale gelip paramiz disari gitmektedir” diyerek dert yanmasi ise hakliligini ortaya koymaktadir. Haberi ekleme saati: 13.27-22 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Yazik Günahtir!..

    Ardahan Gündem Haberleri Ardahan Halilefendi Mahallesi kayabasi mevkii ve Ardahan üniversitesi binasinin alt tarafinda bulunan tarihi kilise yok olmaya yüz tutmaya devam ediyor. Ardahanli idarecilerin gözden çikardigi ve ilgisi kaldigi ileri sürülen tarihi kilise definecilerin elinde delik desik edildigi gibi bir de ilgisiz ve sahipsiz kalmasi tepkilere neden olmaktadir. Kilisenin içi ve dis tarafinin defineciler tarafindan acimasizca kazilip, her hangi bir önlem alinmadigi için gelen gidenin ugrak yeri olarak hayvanlara da otlak yeri olmasi tarihe gösterilen saygisizligin en açik ifadesidir. Tarihi ve turistik yerleri ziyarete giden vatandaslarin sikayeti üzerine yaptigimiz arastirmada bu kilisede kime ait oldugu belli olmayan insan mezarlarinin tarumar edildigi, insan kemiklerinin disari çikartilip öyle birakilmasi çirkin görüntülere sahne olurken, kaleler ve kuleler sehri olarak adlandirilan Ardahan’in bu ayiptan biran önce kurtarilmasi gerekmektedir. Haberi ekleme saati: 13.04-22 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Üniversiteliler Mangalda!..

    Ardahan Gündem Haberleri Ardahan Üniversitesi ögrencileri zamanlarini mangalla degerlendirdikleri görüldü. Ardahan Üniversitesi ögrencilerinin bos ders ve okul çikislarinda zamanlarini degerlendirecekleri bir faaliyettin olmadigini belirten ögrenciler, sicak havayla beraber mangal keyfi düzenledikleri söylediler. Ardahanli ögrencilerin mangal partilerinde bir araya gelip gönüllerince eglendikleri görülürken, sinav öncesi stres attiklarini ve moral bulduklarini da dile getirdiler. Haberi ekelem saati: 12.58-22 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Saglik Barakaya Girdi!..

    Ardahan Gündem Haberleri Ardahan’da temel gida ürünleri basta olmak üzere, saglikla ilgili denetimlerin yapilmamasi dikkat çekiyor. Ardahan Devlet Hastanesinin yeni yerine tasinmasiyla ve henüz tamamlanmayan imar alanlarina her gün yeni bir derme çatma sagliksiz yapilarin ortaya çikmasi ve insan sagligini yakindan ilgilendiren malzemelerin uygunsuz bir vaziyette, her hangi bir resmiyete tabi tutulmadan, gelisi güzel mesken edinmesi kamu oyunda büyük tepkilere neden olurken, yanda gördügünüz seyyar kulübe Ardahan’daki saglik durumunu en iyi sekilde özetliyor. Haberi ekleme saati: 12.53-22 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Altay Araplardan Ardahan’a 5 Yildizli Otel İstedi!

    Ardahan Gündem Haberleri Geçtigimiz günlerde Kuveyt-Türkiye Parlamentolar Arasi Dostluk Grubu Yönetim Kurulu’ndan üç milletvekili ile birlikte gittikleri Kuveyt’te resmi-sivil yogun bir takim görüsmeler yaptiklarini belirten Atalay, iki ülke arasinda egitim basta olmak üzere birçok alanda karsilikli neler yapilabilecegine dair bir takim girisimlerde bulunduklarini söyledi. Özellikle yabancilara mülk satisini kolaylastiran son yasal degisiklikten sonra Kuveyt basta olmak üzere Körfez ülkelerinin Türkiye’ye artan ilgisinden Ardahan’in da yararlanmasi gerektigini belirten Atalay, serinlik, dinginlik, yesillik ve dogallik açisindan en cazip bölgelerin basinda gelen Ardahan’imizla ilgili Kuveytlilere bir tanitim yaptigini söyledi. Ardahan’da bes yildizli bir otelimizin olmayisi seyahat acenteleri karsisinda bizi zora soktugunu, yatirimcilarin özellikle son tesvik paketinden yararlanarak bu alandaki boslugu doldurmalari gerektigini, ama konuklamaya iliskin sikintimizi mutlaka gidermemiz gerektigini, hiç olmazsa Uzungölü’n basardigini basarmak zorunda oldugumuzu ifade eden Atalay, fotografta yer alan Kuveyt Evkaf Bakan Vekili’nden Ardahan için egitim alaninda bir de söz aldiklari bilgisini verdi. Haberi eklem saati: 11.55-22 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com





























  • Refah Partisi yeniden Göle’de..

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin



    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    **SİZDE BİR REKLAM VERİN BİNLERCE İNSANA ULAŞIN ..


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?














    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN.. TempoTV



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


    TEMPO TV’de


    canlı olarak sunduğu


    ‘Gazetecilerle Gündem’


    sizde konuksunuz..



    SİZDE KONUĞUMUZ OLUN bultenTV



    Yeniden Refah Partisi Genel Merkez nezdinde Göle’de seçim startını verdi.

    Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Altınöz, Genel Sekreter Başkan Yardımcısı Bülent Osman Osmanagaoğlu, Milli Gençlik Derneği Genel Başkanı Ahmet Özvatan, Bölge Başkanı Ali Seyyar MKYK üyesi Abdullah Şek Ardahan İl Sorumlusu Yusuf Gülmüş ve Ardahan İl Başkanı Caner Çoban’ın katılımları ile Göle ilçesinde esnafı ziyaret ettiler.

    Heyet Genel Başkan Dr. Fatih Erbakan’ın selamını iletip halkla istişarelerde bulundular.





    Kaftancıoğlu ve Kılıçdaroğlu Gönderildi,


    Sıra İmamoğlu’nda..


    Kazanması halinde İmamoğlu’nu aday göstermeyeceğini iddia ettiğim Kılıçdaroğlu’nun dünkü kurultayda yaptığı konuşma  bu tezimi doğrularken bunu yapmaya fırsat bulamadan sonucunu beklemediği kurultayda kaybetti.

    Ve bir dönemi de kendisiyle birlikte kapatan aynı Kılıçdaroğlu’nun dün yaşadıklarını yine benim bir yıl önce ele aldığım yazılarım doğruluyordu.


    Genel başkan makam arabasına son defa binip, evine giderken geriye baktığı kurultayda yediği bıçak yaralarıyla..

    Evet, en son bir yıl önce ele aldığım ‘SIRA İMAMOĞLU’NDA, KILIÇDAROĞLU SONRA…’ başlıklı yazım ile bu yazımdan önceki yazılarımda İstanbul’u iktidarın elinden alan ekibin başını çeken Kaftancıoğlu’nun önce gideceğini ya da gönderileceğini ve ardından siyaset yasaklı İmamoğlu’ndan sonra sıranın Kılıçdaroğlu’na geleceğini anlatmış ve bugün yaşananları en son bir yıl önce aşağıda ki yazımda anlatmaya çalışmıştım. 

    Ve öyle de oldu, bir dönem sona erdi…

    Haydi bir kez daha bakalım, okuyalım ve dinleyelim  bugün yaşanacakları anlatan o yazımı… 


     ‘SIRA İMAMOĞLU’NDA, KILIÇDAROĞLU SONRA…’


    Adalet yürüyüşü ardından İstanbul Maltepe’de yapılan miting ile adeta evden çıkan gelin misali nazikçe kenara itilen Canan Kaftancıoğlu’nun aslında CHP’nin kozmik odasınca gönderileceği iddiamın ne kadar yerinde olduğunu anlamak için, İmamoğlu ile ilgili yapılan eleştirilere bakmak yeter artar bile.

    Başta CHP’nin adıyla kaymaklananlar, Baykalcı, Kozmik oda temsilcileri olmak üzere parti içi kliklerin yeniden harekete geçtiğini gördüğümüzde ‘Diaspora güdük kalınca, Kaftancıoğlu gitti, kaptan kim olacak?’  ‘Ağacın Kurdu İçinde Olur’ ve diğer başlıklı birçok yazımı, yorumumu yeniden gözden geçirmeme neden olan Barış Yarkadaş’ın İmamoğlu’na yönelik çıkışı oldu.

    Meslektaşım olan, CHP’nin eski Milletvekili Yarkadaş’ın bu çıkışından önce İmamoğlu’nun Karadeniz gezisi ardından başlayan ve hala devam eden tartışmalara baktığımızda adeta parti dışına itilmeye çalışılan hemşerim, Gürsel Tekin ardından Öztürk Yılmaz sonra Muharrem İnce, Sarıgül ve Bolu Belediye Başkanı gibi daha nicelerinin partiden uzaklaştırılması ya da bu yönde çabaları ile CHP’nin içindeki kozmik odanın bir hayli başarılı olduğunu ortaya koymakta.


    Çünkü 60 yıldan fazladır ‘küçük olsun, benim olsun’ anlayışı ile yoluna devam eden ve %27.5 bile olamayan bir CHP anlayışının ağır bastığı ve parti içi kozmik odada bir araya geldiğini görürken aynı oda ve kişilerin hedefinin, pardon kıskançlığının 30 yıldan sonra sosyalist, HDP ile cesurca yan yana gelip, konuşabilen Kaftancıoğlu’yla kol kola girip, İstanbul’u muhafazakarlardan, AK Parti’den alma başarısını ortaya koyanın İmamoğlu olduğu gayet net anlaşılıyor..

    Evet, bir gurbetçinin gurbette kazandıklarıyla ata-dede yurduna geri dönüp, başta doğduğu evi yenilemesi olmak üzere köyüne, kentine bir şeyler katma çabasını ‘Ula, falanın oğlu geri geldi, bu gidişle terk ettikleri köydeki tarlalarını, çayırlarını yiyemeyeceğiz. Belki de köyde muhtar olur, ata dedesinin adını yeniden yaşatır…’ korkusunu taşıyıp, yüzlerini köylerine, memleketlerine çevirenlerin yaptırdığı tatil evlerinin kapı bacalarını, camlarını kırdırmalarına ve ‘yahu çocuklar, çobanlar yapmış’ demelerine benziyor bugün CHP’de yaşananlar.

    İşte İstanbul’u alan iktidarı da alır denilen bu ülkede Kaftancıoğlu’nu mevcut iktidarla arka kapılarda yaptıkları ortaklıkla gönderenlerin şimdiki hedefi ‘Başarılı olup, Cumhurbaşkanı adayı olursa’ diye korkulan İmamoğlu’dur.

    Aynı durum daha öncede ‘Bu gidişle solun lideri olacak, Atatürk’ün gölgesinde siyaset yapan bizlerin solcu değil, ulusalcı olduğu ortaya çıkacak’ korkusunu yaşayıp durduk hem de bu kliklerden, kozmikçilerden biraz daha solcu olduğuna inandığım Kılıçdaroğlu’nu yanıltıp, hata yaptırarak, bizzat onun ağzıyla ‘Dokunulmazlıklar kaldırılmalı’ dedirtip Demirtaş’ın hapse girmesini sağlamasını da görebiliriz…




    Evet, ne derseniz deyin iktidarın baş edemediği ama ‘Atatürk’ün askeriyiz demiyorsun’ diye eleştirilen Canan gibi sıra İmamoğlu’nda diyenin AK Parti ya da ortağı MHP değil, CHP’nin klik kozmik odası ve meclise gelemeyecek halde olan ama maaşını almak için tekerlekli sandalye ile getirilen Baykalcılardır..

    Çünkü morali kalmadığı ya da bırakılmadığı için memleketim Ardahan’ında içinde bulunduğu kuzey Doğu’ya hala gidemeyen ama Karadeniz gezisi ardından yaptığı son etkinlikle 15 Temmuz anmalarını iktidara kaptırmayan ama havuz medyaya ‘Saraçhane’deki 15 Temmuz etkinliğinde beklenen kalabalığın sağlanamaması İmamoğlu’nu şaşırttı..’ başlığı attıran foto ve görüntüleri içeriden sızdırılan İmamoğlu sırada…

    Yarkadaş’ın çıkışının tam da bugünün ve etkinliğin arkasında yapılması da bir o kadar manidar ve gölgelemek için değil mi? (!)

    Yani son bir heyecan ile aynı iktidarın 15 Temmuz heyecanını kıran İmamoğlu’ndan başkası değil, CHP’nin içindeki muhalefetten başka bir şey yapmayan ama her iktidarla arka kapılarda kaymaklanan kozmik odanın kendisi bitirecek haberiniz ola.

    Siz önceki yazılarımda olduğu gibi bu yazımdaki felsefeme yine de inanmayın ama bu yazımı not edin ve bir kenara koyun, o gün geldiğinde yeniden okuyup, ‘vay be!’ demek için.




    He, unutmadan.. Asıl hedefin Kılıçdaroğlu olduğunu ama aynı kliklerin, kozmikçilerin, Baykal’cıların şimdilik sarı öküz oyunu oynadığını ‘Kazanacağız ama Kılıçdaroğlu aday olmamalı…’ yaygarasını çeper dibindeki dedikodularıyla yayanların bunlar olduğunu da not etmeyi unutmayın..


    arşiv haber/yorumlar 20.06.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar





    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin



    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    **SİZDE BİR REKLAM VERİN BİNLERCE İNSANA ULAŞIN ..


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?










    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz? **ARDAHAN’DAN GÖRÜNTÜLÜ HABERLER ÜSTTE ARDAHAN TV’DE İZLENEBİLİR..
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz


    Baskasindan medet ummak..

    Fakir Yilmaz Dilenci kültürünün yogunlukla yasandigi toplumumuzda küçügünden büyügüne herkesin birilerinden medet bekledigini görüyoruz, diger kentlerden getirilen belediye baskanlarina etmedigimiz yagciligi elimizden birakmadigimiz su Ardahan’da.. Kimi Bursa, kimi İstanbul, kimi Kayseri belediyesinde kirik, dökük bir makine almak için yada bir kitapçik bastirmak için ellerini önlerine koyup, emir komuta beklerler sanki karsilarinda ki kerizmis gibicesine.. Bu yetmez ballar, halilar hediye edilir, baliklar yedirilir, karsi görüslü belediyeyiymis, yok dün seçimde demedigim partinin baskaniymis unuturuz.. Biri Çelikbilek, digeri Demirbilek olur.. Ve dilenci kültürümüzün etkisiyle kendimizi acindirarak, biraz para,bir iki kirik arabaya isteriz.. Geçende yine biri gelmis ve krallar gbi karsilanmis, Ardahan’da Kars’ta, Susuzda, Çildir’da.. Ve ne istemislerse evet demis.. Hiçbir sey esirgememis, bir isteyene 15 vermis.. Ve balini, halisini alip gitmis.. Hem de tek o degil bir otobüs dolusu yanindakileriyle birlikte.. Peki sorarim size cumhuriyet kuruldugundan bugüne kadar bu dilenci kültüründen vazgeçmedikte ne kazandik dersiniz?.. Bir kirik itfaiye, iki cenaze arabasi disinda.. Ya o gelenler size hiç sormuyorlar mi beyler sizde bizim gibi bir idareci,bir baskan, bir yöneticisiniz, nedir bo yollarin hali, kentlerin içi, kaldirimlarin hali.. Demisti aslinda geçen yil Ardahan’a gelen Bursa Büyüksehir Belediye Baskani, geçen gün Ardahan’a gelen Milli Egitim Bakaninin valinin makaminda eliyle gösterip, ‘nedir burasi çöp merkezimi?’ dedigi iki yildir bir türlü bitmeyen yesilden betona dönen adi kent parki olarak degistirilen Milli Egemenlik Parkini.. Peki ya siyaseten demedigimizi birakmadigimiz ve bunlar gerici, irticaci dedigimizlerle flört yapan demokrat, devrimci, pala biyikli yöneticilerimize ne demek gerek? Bilmem ama onu baskalarindan medet umarak, el açip, dilencilik yaparak bir seyler kazandigini sananlar onu düsünsün, ben veya siz degil… **Hoca efendi nasil gelecek? Baris çagrilarinin yogunlastigi, yeni Kürt raporlarinin hazirlandigi bir süreçte basta Gülen Cemaatini kuran Fettuhlah Gülen olmak üzere vatan hasretini çeken herkesi ülkeye davet eden basbakan’in bu çagrisi ulusal basin ve medyada büyük yanki buldu. Hele ki cemmaat basini ve medyasi bu çagriyi Gülen gibi göz yaslariyla karsilayip, kalin puntolarla çok acikli bir sekilde mansetlere çekti.. Basbakan’in TT Arena’da yapitgi son konusmasinda, 28 Şubat süreci öncesinde Amerika’ya yerlesen ve yillardir Amerika’da memleket hasreti yasayan Fettuhlah Gülen Hoca’yi ülkesine çagirdigini ima eden ve bu çagriya cevap verilmesi gerektigini belirten medya ve basinin simdi ki merak’i eger dönerse Gülen’in Türkiye’ye dönüsünün nasil olacagidir.. Ben ise basbakan’in anlindan öpüp, ülkelerine davet ettiklerine seslenisini ve bu seslenisten çok etkilenenlerin bu tartismalarini izlerken gözlerimin önüne İran devriminin yasandigi sirada İran’in ruhani lideri Ayetullah Humeyni’nin ülkesine dönüsü geldi.. Ve o Humeyni’nin getirdigi Molla yönetiminin idare ettigi İran’da her isteyenin giremedigi internete hemen girip simdi hayatta olmayan ama Şah dönemini öldürüp, sistemin hala yasatan İran’in ruhani lideri Ayetullah Humeyni’nin sürgünde iken İran’a dönüs macerasini yeniden okudum.. Şimdi basbakan’in bu çagrisisi ile Humeyni’nin İran’a gelisini nasil birbirine baglarsin diyenleriniz olacak ama her nedense benim gözlerimin önüne o dönemin fotografi geldi.. Ha unutmadan yine ayni basbakanin buna benzer bir çagrisi üzerine otobüsler üzerinde Irak’tan ülkelerine dönenlerde aklima gelmedi degil.. Hatirladiniz mi bugün yeni Kürt raporlari ile barisilmak istenen o gerçek bir genel af ile vatanlarina dönmek isteyenlerin daha sonra kurulan mahkemelerle terorist ilan edilip, nasil da hapislere atildigini.. Bilmiyorum ama tüm olumsuz bakislara ragmen basbakanin bu çagrisina bende katiliyor ve diyorum ki; eger basta basbakanin arasinin açildigi ileri sürülen Gülen veya digerleri ile gerçek bir baris isteniyorsa öncelikle samimiyet ortaya konulmali, bunun samimi bir sekilde istendigini gösteren adimlar atilmalidir.. Bu çagriya Gülen’de eklenebilir Habur’dan girenlerde, hatta Kandil’de olanlarda.. Çünkü bu ülkenin bu tür çagrilara çok ihtiyaç duydugunu ve herkesin birbirinin düsüncçesine samimi bir sekilde saygili olmasi halinde bu çagrilarin barisla sonuçlanip, yerini bulacagi unutulmamalidir.. İste bu nedenle merak ediyorum, Hoca Efendi eger basbakanin çagrisini duyup, vatanina dönmek üzere yola çikarsa nasil bir sekilde bu ülkeye girecek diye.. **Atatürk Öldürülmüs!.. Dikkat ediyor musunuz bilmiyorum ama birileri sanki bu ülkede degistirmek istediklerini alistira alistira topluma yutturdugunu.. İnanmiyorsaniz sakin iste son 10 yil içinde degisenlere de görün.. Saymakla bitiremeyecegimiz onca degisikligin son ayagi da sanirim Anitkabir’de ki Atatürk’ün mozolesi olacak gibi.. Çünkü 89 yasina gelmis ülkenin kurucusu Atatürk’ün ölümünden bu yana ortaya yeni yeni fotograflar çikiyor ve önemli, bir o kadar da ciddi iddialar ortaya atiliyor.. Hem de cemaat basinin televizyon ekranlarinda, ‘Şok sok, sok’ mansetleriyle.. Genelkurmay’in elinde bile olmadigi ileri sürülen o fotograflari gösterip, ardindan Atatürk öldürüldü mü diyenlerin burada ki amaci sizce ne olabilir.. Bilmiyorum ama bana sorarsaniz yeni bir alistira alistira filmini izleyecegiz gibi.. Bu filimin adi da ‘Atatürk öldürülmüs’ olacak.. Ve ardindan haydi bakalim, bu iddia dogrumu bakalim denilecek.. Peki bunu yapmak için ne yapilacak? Tebi ki bu iddianin dogru olup, olmadigini tespit etmek için Anitkabir’de bulunan Atatürk’ün mozolesi açilacak ve Atatürk’ün kemikleri tek tek alinip, incelemeye gönderilecek.. Sizce abartiyor muyum? Bilmiyorum ama ben o fotograflarin ortaya çikarildigi ve tartisilmaya baslandigi programi izler, izlemez ilk etapta bunu düsündüm.. Peki de yok ya sende manyakça düsünüyorsun diyenleriniz olacak, ama iste demokrasi diyorlar ya bende o demokrasideki düsünce hakkimi kullaniyorum!.. Bana sorarsaniz bugün ortaya çikan o Atarük’ün otopsi fotograflari ve ardindan ortaya atilan ‘Atatürk öldürülmüs’ iddialari benim bu o düsüncemin ürünü degil, Atatürk’ü yerinde oynatma oyunudur.. İste en son Urfa’da mi baska yerdemiydi çevre düzeni adi altinda kent ortasinda kaldirilip, askeri kislaya gönderilen nice Atatürk heykeli gibi.. Ardahan’da iki yildir düzeltiyoruz denilip, düzeltilmeyen Milli Egemenlik Parki olan ismi AKP’li belediyece Kent Parki olarak degistirilen parkin içinde bulunan Atatürk heykeline baktiginizda da ayni fotografi zaten görüyoruz, hem de alistira,alistira demi.. 0.535.418 32 58-fakiryilmaz323@hotmail.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KADINCA/Selmi Yilmaz Yanan canlar genel af bekler..

    Selmi Yilmaz Ecevit Hükümeti döneminde disaridan yapilan saldiri sonucu onca insanin yandigi cezaevleri yine canlar ile gündeme geldi.. Hemde o büyük devletin güvencesi altinda, daracik odalarda insanlar gecenin bir saatinde cayir cayir yanarken.. Yanginin çiktigi saatte Yunanistan basta olmak üzere Avrupa’da ki krizi anlatan belgeseli izliyordum.. NTV’nin son dakikada verdigi haberi izlerken hükümet ve cezaevi yetkililerinin en büyük korkusu, halkin milletvekili olarak seçtigi, ama hükümetin ve de sistemin içeriden birakmadigi BDP’li vekilinde içinde bulundugu cezaevinde yananlarin siyasiler oldugunu düsünüp, bir kaç saat içinde adeta ölüp, ölüp, dirildiler.. Çünkü onlar için normal insanlarin ölümü önemli degildi, siyasiler olsaydi zorda kalacaktilar!.. Ve gelen haberlerle rahat bir nefes aldilar, o dar koguslarda nefes alamayip, çogu oyillardir yenilenmeyen pis döseklerden çikan döseklerde bogularak ölürlerken.. İste insan hayatinin ne kadar ucuz, onlar ölürken, cayir cayir yanarken yetkililerin ‘Siyasiler mi, Adi Suçlular mi?’ diyerek onlara bakisi.. ‘Ne diyecen burasi Türkiye’ demekten öte.. Şimdi bugünkü manset haberimize bakip, ‘gerçekten bizimkisi ne alem de’ deyip, su kayalikta bulunan ama kimsenin yangin çikmayana kadar ilgilenmedigi Ardahan Kapali Cezaevine mi baksak acaba? Baksak ve insanlar içinde ölmeden eksikliklerini tespit etsek ve SODES basta olmak üzere bir çok kaynaktan basta Urfa’dakilerin ölümüne neden olan bir kaç klimadan alsak, mahkumlarin sorun ve sikintilarini ögrensek ve gecikmeden bunlara çözüm bulsam iyi olmaz mi.. Ve en önemlisi o cezaevinin dolup, tasmasi için, insanlarin üst üste yatmamasi için toplumu bilinçlendirip, cezaevinin ne kadar zor bir yer oldugunu anlatsak olmaz mi? Bun yapmak içinde su SODES Projesinde yer alanlari bir alip, cezaevine götürsek, onlari orada bir gezdirsek, görseler Ardahan Cezaevinin ve digerlerinin ne kadar zor bir yer oldugunu daha iyi olmaz mi? Birileri çikip,’ bizlere akil mi veriyorsun’ deyip, dava-mava açar diyerek burayi geçerken bu ülkede asil sorunun o dolup, tasmis cezaevlerinin genis kapsamli bir genel af’a ihtiyaç duydugunu söylesek daha iyi olmaz mi? Evet asal yanan, dumani yavas yavas büyüyerek ülke genelini saran bu sorundur.. Gerçek ve tam anlamli bir genel af ihtiyacidir, cezaevlerinin bosaltilmasidir.. **Balik tutmayi degil.. İssizligin diz boyu oldugu israrla belirtilmesine karsin bunun AKP hükümetinin buldugu taktiklerle istatistiklere yansimamasi hiç dikkatinizi çekiyor mu? Bu ülkede onca issizin oldugu belirtilmesine karsin issizlik oranlarinin istastiklerde geriye nasil düstügünü hiç düsündünüz mü, bilmiyorum ama AKP hükümeti bunu çok iyi basariyor ve saklamayi beceriyor.. Nasil mi diyenleriniz olacak, ama bunu demeden önce söyle bir etrafiniza bakin İs-Kur ile resmi kurumlarin yaptigi anlasmalarla sözde ise aldigi onca güvenlikçi, temizlikçiyi.. Belki de biri, iks ide akrabanizdir.. İste onlarin nasil is buldugunu düsünün ve bu ülkede onca issizin olmasina karsin nasil oluyor da issizligin düstügünü görün.. Kendisine yakin temizlik sirketleri kurup, gerçek anlamda degil geçici is bulmalarla issizligi çözen AKP’nin ise aldirip, birkaç ayligini yatirdigi insanlar gerçek anlamda is bulmus sayilirlar mi sizce?.. ‘Ne alaka is iste, sigortada var daha ne istersin’ diyenlerinizin oldugunu duyar gibiyim.. Peki, o issizlerin is hakki, sendika hakki, garantileri var mi? 3 bilemediniz 8 aylik geçici islerle mesgul olmak onlarin gelecegine nasil yansiyacak.. Her an isten rahatlikla atilacak korkusu onlari nasil etkiler.. Var mi bir garanti.. İste size issizlige çare.. Ardahan valiliginin hazirlamaya çalistigi bir proje ile onca sigortasiz çobani da sigortali ettiniz mi bu ülkede issiz diye bir sey kalir mi?!.. Ama adi ne Çoban.. Adi ne Güvenlikçi.. Adi ne temizlikçi.. Peki bunlarin is bulma süresi ne 3 bilemediniz 8 ay.. Var mi bir garantisi?.. YOK.. Yarin baska hükümet gelse, bu kez o hükümetin issizleri onlarin yerine girmez mi? Yani kisacasi bu ülke de insanlara balik tutmayi degil, balik yemeyi ögretiyoruz.. Ve issizligi çözüyoruz.. İste AKP Hükümetinin buldugu formül budur.. Biz, ‘Buna da sükür’ diyen toplum olarakta yutar, issizlik çözülüyor deriz.. Asil issizligi çözecek, isler kuracak, o kurulan islerin issizleri gerçek anlamda çalistiracagi SERKA, SODES’lerin proje bulmaktan, üretmekten aciz oldugu su memlekette, geçici islerle issizlik çözülmüs sayilir mi demeden.. **Kapatin gitsin.. Sorunlari çözemediginizde en sonunda ne olacaksa olsun deriz ya iste bu Ardahan’da ayni durumu yasiyoruz.. İste size unutulan, ban ne, ne olacaksa olsun dedigimiz ve 20 yildir niye bitmiyor diye sormadigimiz Ardahan-Ardanuç yolu.. Peki ya iki gümrük kapisi olmasina karsin sinir ticaretinin niye yapilmadigini.. Geçin bunlari hala hizla devam eden her geçen gün bosalan köyleri, kapanan beldeleri.. Yok canim bugün Adliyeleri bile kapanan Posof ve Çildir’da yetisen meyvelere sulanmayin, onlar ilgisizlikten ve bakimsizliktan daha yetismeden kurudular bile.. Hayvancilik mi? Oda ne demeye az kaldi, her geçen gün biraz daha azalan sayisiyla.. Burnumuzun dibinde geçen dogalgaz boru hatinin niyebizi isitmadigini, tezegin neden halen revaçta oldugunu.. Köy yollarimiz gibi kentler arasi yollarin yillardir niye bir türlü asfalt yüzü görmedigini.. Hangisizi saysak ki.. Belediyelerin bir iki caddeyi İs-Kur’un verdigi onca isçiye ragmen silip, süpüremedigi, bizleri kisin buzdan, yazin tozdan kurtaramadigini mi sayalim.. Yok canim hala tahtadan yapilmis tuvaletlerin baglanmasi gereken kanalizasyonun niye basta Kura’ya olmak üzere derelere akitildigini mi desek.. Yok yok en iyisi karistirmamak, muhalefetsizlikten, issizlikten, sorumsuzluktan yan gel yatin yasandigi Ardahan’da degil Adliyeleri en iyi vilayeti kapatalim gitsin.. Çünkü sorunlari çözmektense, arayislar içine grip, çözüm üretmektense en iyisi kapatalim gitsin diyenlerdeniz.. İnanmiyorsaniz bakin Damal’da ki Adliye’ye, Göle’de banka subelerine, ilçelerdeki cezaevlerine, TİGEM’e, Ardahan-Et’e..



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Şehitlerin biri Ardahanli!..

    Ardahandan Günlük Haberler Hakkari’nin Irak sinirindaki ilçesi Şemdinli’nin Daglica kesimindeki birliklere bu sabah agir silahlarla saldiran PKK’lilarçikan çatismada 8 asker sehit oldu, 16 asker yaralandi. Öte yandan Hatay’da bir askerin daha sehit oldugu ve bu sehidin Ardahanli Dogukan Şit oldugu ögrenildi. Daglica’da ki, 8 askerin sehit oldugu gün Hatay’da sehit olan Hoçvan Çaglayik (Erdemel) köylü Dogukan Şit’in oldugu ögrenildi. Şehit olan Dogukan Şit ailesinin oturdugu İstanbul/Esenyurt’ta topraga verildi. Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ARDAHAN JANDARMA’DA KUTLAMA

    Ardahandan Günlük Haberler **JANDARMA 173 YAŞINDA.. Köklü bir tarihe sahip olan, ülkemizin büyük bir bölümünün emniyetini, asayisini, halkin huzur ve güvenligini temin eden Jandarma Teskilati’nin 173. Kurulus yil dönümü Ardahan’da törenle kutlandi. Hazirlanan törene Vali Mustafa TEKMEN, Cumhuriyet Bassavcisi Zafer YILDIZ, Adalet Komisyonu Baskani Emir Erdem ŞİMŞEK, İl Jandarma Komutani J. Kd. Alb.Samit TOKMAK, İl Emniyet Müdürü Abdurrahman YILMAZ’in yani sira Kamu Kurum Kurulus yöneticileri de katildi. Düzenlenen törende kutlama mesajlarinin okunmasi ve İl Jandarma Komutani J. Kd. Alb.Samit TOKMAK’in konusmasinin ardindan Ardahan Valisi Mustafa TEKMEN, birlik ve beraberlik içinde yapilan kutlamalardan dolayi duydugu mutlulugu dile getirdi. Kurulusu 173 yil önceye dayanan köklü bir iç güvenlik birimi olan Jandarma Teskilati’nin sagladigi güvenli yasami vurgulayan Vali, tüm güvenlik birimlerimizin aldigimiz nefes kadar hayati oldugunu dile getirdi. Ardahan Valisi Mustafa TEKMEN birlikte çalistiklari zaman süresince basarilarindan ve verdigi özverili hizmetlerinden dolayi İl Jandarma Komutani J. Kd. Alb.Samit TOKMAK’i ayrica tebrik ederken tüm Jandarma Teskilat’inin da 173. kurulus yil dönümünü kutlayan Valimiz, basarili çalismalarinin devamini diledi. Konusmalarin ardindan Jandarma Teskilati tarafindan hazirlanan tüfekli tüfeksiz gösteri sergilendi. Narkotik ekip tarafindan egitilmis bir kurt köpegi gösterisi ilgiyle izlenirken resmi geçitin ardindan törenin sona ermesiyle Sayin Valimiz ve protokol üyeleri tarafindan Jandarma Komutanligi’nca kullanilan malzemelerden olusan stantlar incelendi. Askeri Gazino’da hazirlanan kokteylin ardindan kutlamalar sona erdi. Haberi ekleme saati: 21.55-17 Hazuran2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Göle Köprülü (Goreveng) Beldesi’nden Haberler

    Ardahandan Günlük Haberler **KAIDER Arnavutköyü Salladi Baskanligini hemserimiz Milli Sporcu Özcan ÇAKMAKÇI’nin yaptigi Arnavutköy KAIDER (Kars Ardahan Igdir Dernegi) Dernegi, Arnavutköy Belediyesinin bu yil ikincisini düzenledigi Uluslararasi Kültür ve Sanat Festivali Etkinlikleri çerçevesinde persembe aksami KAI’nin söleni adeta yer yerinde oynadi. Şenlik alanini dolduran KAI’lilar yöresel sanatçilar, halk oyunlari ve ozanlar esliginde doyasiyla eglendiler. Saat 19:00’da baslayan etkinlik 24:00’de sona erdi. Geceye, Arnavutköy Belediye Baskani A.Hasim Baltaci, Belediye Baskan Yardimcilari, İlçe Emniyet Müdürü, Belediye Meclis Üyeleri, Mahalle Muhtarlari ve çok sayida vatandas katildi. Belediye Baskani Ahmet Hasim BALTACI ve KAI Dernek Baskani Özcan ÇAKMAKÇI birer konusma yaparak katilimcilara tesekkür ettiler. Belediye baskani BALTACI, Dernek baskni Özcan ÇAKMAKÇI’ya bir pano hediye ederken Dernek baskani bu jestine karsilik Belediye Baskani ve yardimcilarina Göle Kasari hediye etti. Ardahandan Günlük Haberler **CANİBEG ŞENLİGİ 5 TEMMUZ’DA Ardahan Göle Köprülü Beldesi Canibeg Yaylasinda 1998’den beri yapilan CANİBEG YAYLA ŞENLİKLERİ için İstanbul’da bulunan Köprülü Dernegi hazirliklarina hizla basladi. 05 Temmuz 2012 günü yapilacak senlik için Dernek yönetimi 30 Haziran 2012 günü Köprülüye gidecek Otobus içinde Firma ile anlastiklarini bildirdiler. Biletlerin 100 Tl’den satildigi Şenlik Otobusune binmek için Dernek Yöneticileri ile irtibata geçmek gerektigini talep artarsa otobus sayisininda artacagini belirttiler. Ardahandan Günlük Haberler **GOREVENGLİLER TAŞDELEN’DE BULUŞTULAR.. Merkezi İstanbulda bulunan Ardahan ili Göle ilçesi Köprülü Beldesi Dernegi, Köprülü Dernegi Anadolu Şübesi ve Köprülü Dernegi Gençlik Kollarinin ortaklasa düzenledikleri 5. Tasdelen Piknigi Günesli bir günde adeta Canibeg Yayla Şenliklerini animsatircasina güzel geçti. Saat 10:00’da baslanmasi programlanan piknik alanina sabah saat 06:00’dan itibaren Köprülüler akin etmeye basladilar. Köprülü Dernegi için tahsis edilen Tasdelen 5. Bölege mesire alani Köprülülere dar geldi. Ardahandan Günlük Haberler **BELEDİYE İLGLENMEYİNCE MEZARLIKLARI BİZMEK İÇİN TIRPAN ALDILAR.. Ardahan’in Göle ilçesine bagli Köprülü Beldesi’nde bulunan mezarliklarin otlarinin temizlenip, biçilmesi için İstanbul’da oturan bir vatandas iki adet otomotik biçer aldi. Köprülü sitesince yapilan çagri üzerine Köprülü Beldesindeki Mezarliklarin bakimsizligi ve yetisen otlarin biçilmemesi gündeme gelmisti. Konu hakinda su açiklama yapildi. Yillardir yetisen otlarin kesilmeyip her yil kuruyup üst üste yigilip birikmesi özellikle yazim gurbetden gelip yakinlarin mezarlarini ziyaret edenlerin yatisen otlerden kaybolan mezarlari bulmakta zorlaniyorlardi. Sitemizdede defalarca yaptigimiz çagriya İstanbuldaki Köprülülerdan isimlerini açiklanmasini istemeyen Köprülüler aldiklari iki adet benzinli tirpani Köprülüye götürmek için aldilar. Bu duyarliklari için Köprülü Rehberi olarak katkida bulunan arkadaslara çok tesekkür ederiz. Ardahandan Günlük Haberler **Hoçvan Hasköylüler piknikte bir araya geldi.. Merkezi İstanbul’da bulunan Hoçvan Hasköy Dernegi Üyeleri dernek tarafindan düzenlenen piknikte bir araya geldiler. Geçtigimiz günlerde yapilan kongre sonrasinda ilk etkinligini yapan Hoçvan Hasköy Kültür Evi’nin yeni yönetimi Pazar Günü Çatalca’da düzenledigi geleneksel piknik söleninde Hasköylülerle bir araya getirdi. Haberleri ekleme saati: 21.35-17 Haziran 2012 Haber/Foto: www.köprolurehberi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ARDAHAN HATIRASI KALE!

    Ardahandan Günlük Haberler **Gurbetçiler Mekani Ardahan Kalesi!.. busene Ardahan’in en büyük tarihi degerlerinin basinda yer alan Ardahan Kalesi yerli ve yabanci turistlerin ilgisini çekiyor. Ardahan’a tatile gelen gurbetçilerimiz ilk basta Ardahan kalesini ziyaret ettikleri görülüyor. Ardahan hasretiyle dolan gurbetçilerimiz, Ardahan’i internette ararken ilk basta resimlerde Ardahan Kalesini gördüklerini ve hatira fotografi çektirmek için kaleyi ziyaret ettiklerini söyleyen gurbetçiler, tarihimizi de görme firsati bulduklarini dile getirdiler. Çildir Gölünü de ziyaret edeceklerini bildiren pek çok gurbetçi; geldigimize degdi dediler. Haberi ekleme saati: 21.20-17 Haziran 2012 Haber/Foto: Baris Bilgin



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ARICILAR OGUL’DAN MEMNEN

    Ardahandan Günlük Haberler **Evliyaoglu, ogul ari en verimli bir dönemi yasadi!.. Ardahan İli Ari Yetistiricileri Birligi Baskani İlhan Evliyaoglu, havanin iyi gitmesi halinde bal veriminin yüksek olacagini söyledi. Evliyaoglu yaptigi açiklamada, yaklasik 10 gündür havanin sicak geçtigini belirterek, havanin böyle devam etmesi halinde bal veriminde rekor olacagini ifade etti. Havanin iyi gitmesiyle birlikte bu yil yaklasik 800 ton bal aliminin beklendigini vurgulayan Evliyaoglu, “10 gündür iklim iyi gidiyor. Havanin 40 gün daha devam etmesi halinde balin verimi, 2010 yili gibi olacak. Yani, 800 ton bal elde etmis olacagiz. Çünkü 2010 yilinda bal veriminde rekor kirmistik” dedi. Mevsimin iyi gitmesinin ana ariyi da etkiledigini kaydeden Evliyaoglu, “Biz bu yilki kislatmada, yaklasik yüzde 35 kayip verdik. Şuan bu gidisat aridaki kaybimizi kapatti. Çünkü ogul ari en verimli bir dönemi yasadi” diye konustu. Haberi ekleme saati: 21.16-17 Haziran 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    POLİS POSOF’TA TOPRAGA VERİLDİ..

    Ardahandan Günlük Haberler **POLİS MEMURUBURSA’DA OLDU, POSOF’TA TOPRAGA VERİLDİ.. Ardahanli polis memuru intihar mi etti?.. Bursa’da evinde ölü bulunan polis memuru Çetin Taskiran Ardahan’in Posof İlçesinde topraga verildi. Edinilen bilgiye göre, dün Bursa’da evinde ölü bulunan polis memuru Çetin Taskiran’in (40) cenazesi, Posof ilçesindeki Merkez Cami’de, İlçe Müftüsü Şükür Küçük’ün kildirdigi cenaze namazinin ardindan Posof Merkez Mezarliginda topraga verildi. Taskiran, yakinlari ve 14 yasindaki kizi Buse’nin gözyaslari arasinda topraga verildi. Bursa’da, Zümrütevler Mahallesi Çukur Sokak’ta oturan ve yalniz yasayan polis memuru Çetin Taskiran (40) önceki gece arkadaslariyla hali saha maçi yaptiktan sonra evine dönmüs ve Ertugrulgazi Polis Merkezi’ndeki aksam nöbetine gitmemesi üzerine çalisma arkadaslari Taskiran’in evine gitmis, burada Taskiran’i cansiz halde bulmuslardi. Haberi ekleme saati: 21.05-17 Haziran 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    AKP’DE KÜRT RAPORU HAZIRLIYOR..

    Ardahandan Günlük Haberler **Daha önce birçok raporun hazirlandigi Krüt Sorunun çözümü için ugrasan partilerinbasinda gelen AKP Ardahan AK Parti Milletvekiline yeni bir Kürt Raporu hazirlatiyor.. 30 Yildan fazladir süren iç çatismalarin bitmesi için partilerce baslatilan çalismalara bir yenisi ekleniyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nin hazirlayip, Genel Baskan Kiliçdaroglu araciligi ile basbakana sundugu Kürt Raporu ardindan AK Parti’nin de bu yönde bir rapor hazirladigi ögrenildi. Konu hakkinda bir açiklama yapan Adalet ve Kalkinma Partisi Ardahan Milletvekili Prof Dr. Orhan Atalay partisinin de bu yönde genis detayli bir rapor hazirladigini ve bu raporun hazirlanmasinda kendisinin görevlendirildigini söyledi. Ülke’de ki iç çatismalara son verecek her türlü girisimin içine olduklarini belirten AK parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay partisinin bu yöndeki raporunun hazirlandiktan sonra basta muhalefete olmak üzere kamuoyu ile paylasilacagini da belirttigi açiklamasinda bu sorunun artik sona erip, analarin aglamamasi için her kesin bu yöndeki çalismalara destek vermesi gerektigini de dikkat çekti. **İl Baskani da Raporla Ankara’ya Gitti.. CHP’den sonra AK Parti’nin de Kürt Raporu hazirladigi ögrenilen su günlerde Ardahan AK parti İl Baskani da Ardahan’da ki sorunlar hakkinda hazirladigi bir raporla Ankara’ya gittigi ögrenildi. Dün AK parti Ardahan İl yönetimi ile parti binasinda bir raya gelen AK Parti Ardahan İl Baskani Yunus Baydar’in hazirladigi raporda bazi il yöneticilerinin degistirilmesi ve yapilmasi gereken islere parasal kaynak saglanmasi gibi önemli bilgiler oldugu ileri sürüldü. Haberi ekleme saati: 06.38-17 Haziran 2012 Haber/Foto.www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Morkoç: Siz önce kapatilan Adliyeleri kapattirmayin..

    Ardahandan Günlük Haberler Ardahan’da yasanan sorunlar karsisinda duyarliligiyla taninin Demokratik Sol Parti Ardahan İl Baskani Mustafa Morkoç Ardahan’da onca sorun olmasina karsin vekillerin bos islerle ugrastigini ileri sürdü. DSP Ardahan İl Baskani Mustafa Morkoç yaptigi yazili açiklama ile Ardahan’in iki Milletvekili olan Prof. Dr. Orhan Atalay ile Ensar Ögüt’e sert çikti. İste Morkoç’un Ardahan’in sorunlariyla ilgilenmediklerini ileri sürdügü Atalay ve Ögüt hakkinda yaptigi basin açiklamasi.. **DSP İL BAŞKANLIGINDA BASIN AÇIKLAMASI Saygideger Ardahanli kardeslerim bugün bir yerel gazeteye bakiyorum Posof ve Çildir adliyeleri kapatiliyor. Üzülüyorum bu tür yazilari okurken ama elimizde bir sey gelmiyor içimiz kan agliyor. Bunlarin kapanmasi demek o ilçenin küçülmesi nüfusun azligi demektir. Peki ne oldu bu ilçelerin vatandaslarina bu vatandaslarimiz sayin BAŞBAKANIMIZA inat çocuk mu yapmiyorlar acaba?!. Hayir, tabii ki buralarda is sahasi yok, ekmek yok, vatandaslarimizda mecburi olarak Büyük sehirlere göç edip çalisip ailelerini geçindirmeye çalisiyorlardir. Peki bu göçü önlemeye çalisan siyasilerimiz ne yapiyor? AKP iktidarin Milletvekili Sayin ATALAY gitmis mecliste 1926 da suikasti ugramis Halit PAŞA ve o dönem asilmis Hilmi BEY ‘yin dosyalarini arastiriyormus.. İyi de arastir sayin vekilim.. Ama önce sen Ardahan’in simdiki sorunlarina parmak bassan daha iyi olmaz mi? Bak Ardahan’da ilçelerde nüfus kalmamis resmi daireler tek tek kapaniyor. Hem de senin de içinde bulundugun AKP iktidarin döneminde.. Bunlara bir çözüm bul, is alanlari açmaya çalis, sen iktidar milletvekilisin.. Sen yapacan bunlari, ben degil .. Sonra neyi arastiracaksan git arastir. CHP ‘li sayin Ensar ÖGÜT ‘de gitmis meclise basin açiklamasi yapiyor.. Yok, ‘çaya süt katip için sütün degeri artsin’ diye.. ALLAH askina dünyanin neresinde görülmüs çay süt katip içmek Sayin ÖGÜT sen her seferinde geliyon ben Ardahanliyim, Ardahan çocuguyum Ardahan gelismesi için çalisiyorum diyorsun ama Ardahan için ne yaptin Allah askina.. Çikta açikla.. 1- Sayin Ögüt bildigim kadariyla is adamisin Ardahan da bir is yeri açip 20 kisiye is imkani saglayamazsisin? 2 – Senin vakfin adini tasiyan Gebze’de Saglik Ocagi var mi? Varsa da Gebze Ardahan’da daha mi geri kalmis.. Orda saglik ocagi yaptirdiginiz söyleniyor 3- O saglik ocagi Ardahan a yaptiramaziydin? Evet sayin Ardahanli kardeslerim lafa gelince herkes Ardahan sevdalisi oluyor.. Biri gitmis 1926 altinin olaylarini arastiriyor, biri gitmis çaya süt katin diyor.. Ardahan’da issizlik hat safhada, millet perisan, resmi daireler kapaniyor.. Bunlarin umurunda mi?. Sanirim Ardahan’in kaderi böyle ne diyecegimi bilmiyorum hepinize saygilarimi sevgilerimi sunarim. Mustafa MORKOÇ/DSP Ardahan İl Baskani Haberi ekleme saati: 06.35-17 Haziran 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Su kesintileri biktirdi..

    Ardahandan Günlük Haberler Havalariniyiden iyiye isindigi su günlerde sikça yasanan su kesintileri vatandaslari biktirdi. Belediyenin su sebekesini onarma adi altinda sikça sularini kestigini belirten Ardahanlilar sicak yaz günü kendilerine iskence edildigini ilri sürmekteler.. **Akan da çamurlu akiyor.. Ardahan Belediyesi’nin sikça su kesintileri yaptigini belirtip, yasanan bu duruma tepki koyan Ardahanlilar bu yetmez gibi sular geldiginde ise çamurlu aktigini belirtmekteler.



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Vali: Proje Üretin..

    Ardahandan Günlük Haberler Dün Ardahan’da görev yapan yerel ve ulusal basin temsilcileri ile bir araya gelen Ardahan Valisi Mustafa Tekmen kaynak olmasina karsin, is yapacak,yaratacak yatirimcilar bulamamaktan yakindi. Ardahan’in hizla toparlandigini ve Petrol, Dogalgaz, Tren Yolu, Bölünmüs Yollar, Gelisen hayvancilik, Sorunlari en aza inmis egitim, saglik gibi önemli atilimlarla gün geçtikçe bölgenin yildizi haline gelmeye basladigini belirten Vali Mustafa Tekmen basta SERKA, SODES gibi önemli kaynaklari olan Ardahan’da proje üreten is adamlari aradigini söyledi. **Her sey var, yapacak yok.. Dün Ardahan Ögretmen Evi’nde bir araya geldigi gazetecilere yaptiklari çalismalar hakkinda bilgi veren Ardahan Valisi Mustafa Tekmen devletin ve hükümetin temsilcisi olarak Ardahan’a gelen kaynaklari en iyi sekilde halkin hizmetine sunmaya ve paylastirmaya çalistigini belirttigi açiklamasin da en büyük sikintisinin her sey olmasina karsin, bunlari yapacak adam, kurum bulamamaktan sikâyetçiyim dedi. **Belediyelere tam destek.. Yerel yöneticilerin var olan sorun ve sikintilarinin çözümü için gerekli destekleri vermelerine karsin basta kent merkezlerinde olmak üzere birçok alanda is yapan kimseyi bulamamaktan yakindigi görülen Vali Tekmen Ardahan’da ki belediyelere de tam destek verdigini söyledi. Ardahandan Günlük Haberler **Vali O ögretmeni ariyor.. Geçtigimiz günlerde Ardahan’a gelen Milli Egitim Bakani Prof. Dr. Ömer Dinçer’in konusmasini keserek, bakani protesto eden ögretmen adayini aradigini belirten Vali Mustafa Tekmen bakan Dinçer’i çok güzel bir ses tonu ve üslupla protesto eden Aysegül Namligezoglu ile görüsmek istedigini söyledi. İnsanlarin haksizliga ugradiklarini düsündükleri anda haklarini aramasi kadar dogal bir durumun olmadigina dikkat çeken Vali Mustafa Tekmen, Aysegül Naligezoglu isimli Ardahanli ögreten adayinin da bu hakkini kullandigini söyledi. Eger gelirse makaminda Namigezoglu ile görüsmek istedigini belirten Ardahan Valisi Mustafa Tekmen Namligezoglu’nun hakkini ararken güzel bir uslüp ve ses tonu ile derdini bakana anlatmasi beni derinden etkiledi. Eger çikip, makamima gelirse kendisiyle görüsmek isterim. Bu ve buna benzer birçok insanimiza is imkâni saglamak için devlet olarak bizlerin isidir. Bunun içinde bütün imkânlar seferber edilmistir. Ancak yasanan sikintilar yok mu, tabiî ki var. Ama onu da çözmek için devletin ugrastigini herkes iyi bilmeli ve buna göre davranmali. Namligezoglu güzel ögretmenimizin ve onun gibilerinin devlete olan hakli sitemlerini mütevazi bir sekilde dile getirmesi en dogal seydir’ dedi. Haberleri ekleme saati: 06.23-17 Haziran 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Radikal’den Alinak’a Mansetten Babalara Günü!

    Ardahandan Günlük Haberler Ardahan Göleli Avukat Yasar Kaya’nin da aralarinda bulundugu Avukatlarla birlikte KCK Üyesi oldugu iddiasiyla tutuklanan ve Kocaeli Kandira Cezaevin de tutulan Şirnak ve Kars eski, Milletvekili Av. Mahmut Alinak’a babalar günü hediyesini ulusal gazete Radikal verdi. Alinak gibi Avukat olan oglu Bisar Abdi Alinak’in 11 yasindayken bugünkü gibi hapiste olan babasi Mahmut Alinak’a 18 yil önce ve sanki bugün yazilmis olan mektubunu masetten yayinlayan Radikal Avukat baba oglun duygularini okurlariyla mansetten paylasti. **İste o manset ve o mektup.. Baba, sana hiç “senin için” avukat oldugumu söylemis miydim ben? Gri bir ses Üzgünüm, Mahmut bey birakilmadi dedi. Kalbim yandi sanki. Bir yumru oldu bogazimda yine hasretin, gözlerim doldu, ama aglamadim. Ya da herkes öyle sandi… 8 yil önce yine, bir babalar gününde sen demir parmakliklar ardindayken kutlayamamistim seni. O zamanlar 11 yasinda küçük bir çocuktum. Televizyonlarda idamla yargilandigini izlerken aglamistim. 1994’ün Haziran ayinda rahmetli İlyas amcamiz, yoklugunu aramayalim diye piknige götürmüstü bizi. Annemi, ikizim Cabbar’i ve beni. Her sey çok güzeldi. Derken közde pisen etler mangaldan alindi ve uzaktan bir ses koptu: “Çocuklar yemege…” İstahla sofraya kurulduk. Cabbar, İlyas amcamin kizi Begüm ve ben. Annem içi et dolu kocaman bir dürüm yapmisti bana. Sanki o güne kadar hiç et yememisim gibi aç kurtlar gibi saldirdim ekmege. Her sey harikaydi o ana kadar. Nerden bilebilirdim ki o güzelim yemegin kursagimda kalacagini. Nerden bilebilirdim ki, Begüm’ün babasina sarilip baba “Babalar günün kutlu olsun, seni çok seviyorum” diyecegini. Kocaman bir yumru bogazima çöreklenmisti. **Baba neredesin? Hatirladikça simdi bile yutkunamadigim, simdi bile yedigim yemegi yarida biraktigim… Gözlerim seni aramisti çilginca. Geyiklerle askim o zaman baslamisti seni ararken. Onlarin da mahpus oldugunu fark etmistim o anda. O çitlerin disinda bir yerlerde geyik yavrularinin baba geyiklere hasret oldugunu düsünmüstüm. Kocaman bir çiglik atmistim “Baba nerdesin?” diye ama sesimi karincalar bile duymamisti. İçin için aglamak neymis o gün ögrenmistim. Piknik dönüsünde tüm keyfim kaçmis, arabanin içinde babasini hayal eden, serde erkeklik oldugundan aglamamak için kendini zor tutan o küçük oglan çocugunu hâlâ hatirlarim. Yolda, hiçkiriklarimi içime hapsederek geçirdigim o bir buçuk saat, 18 yildir sürüyor. Eve geldigimizde kosarak kendime aglayacak issiz bir köse bulmus, agladikça büyümüs ve aglamam bittiginde kocaman bir adam olmustum sanki. Koca bir adam gibi hissetsem de, biliyorum ki, hep senin küçük çocugunum. Hani sen kizarsin ya bazen bana, “Oglum, neden bu kadar çabuk sinirleniyorsun” diye… İlkokulu bitirirken cezaevinden gönderdigin, bizi sevdigini ve mezuniyetimizi kutladigini söyleyen mektubu TBMM İlkokulu müdürü okumamisti ya hani… Baska çocuklarin seyahatte olan babalari vardi, çok iyi hatirliyorum. Şehir disindaki babalarin çocuklarini kutlama mesajlari okunmus, ama seninki “bölücü” oldugun gerekçesiyle okunmamisti. O gün o müdüre saldirmak, vurmak geçmisti içimden. Sonra Ayranci Lisesi’nin bahçesine gelip senin bölücü oldugunu söyleyerek beni döven o koca koca adamlar… Sonra Meclis kürsüsünde dayak yediginde, televizyondan görüp çiglik çigliga aglayisimizi hatirliyorum Biz, “Babamiz çok güçlü herkesi döver” diye düsünürken, sen bir tane bile vurmamistin o adamlara. İtiraf etmeliyim ki, biz Cabbar’la dayak yemenden çok, o adamlara bir tane bile vurmamana üzülmüstük. İtiraf etmeliyim ki, dayak yiyen adamin çocuklari olarak utançla gitmistik okula. Sana “Baba sen niye vurmadin, korktun mu?” dedigimizde, “Vurmak istemedim. Vurmak kötüdür, vursaydim ben de onlar gibi olurdum. Ben konusmak istedim” demistin. Babam, biliyorum sen siddeti sevmezsin. **Babalari asilacak! Ama itiraf etmeliyim ki, ben içimdeki öfkeyi dizginleyemiyorum senin gibi. O küçük oglani döven koca adamlar, okul müdürü, okuldaki arkadaslarimizin kizdiklarinda bagirarak, diger zamanlarda arkamizdan fisildayarak “Babalari asilacak” deyisleri ve anlatirsam sayfalar sürecek daha bir sürü travma… Ben simdi sinirlendigim zaman, içimde o küçük oglan çocugunun yasadigi travmalar bir volkan gibi patliyor. Tahliye oldugun 8 Aralik 1994 gününün de her ayrintisini hatirliyorum. Arkadasimdan ödünç aldigim telefon kartiyla sekreterin Gülsen ablayi aramistim: “Abla babamin durusmasi ne oldu” diye sormustum. Kulagima bir ses geldi: “Bisar, baban birakildi.” O güne kadar duydugum en güzel sesti. Konusmak istiyordum ama sesim çikmiyordu. Gülsen ablayla konusamadan kapattim telefonu. Sadece sen vardin aklimda, senle gidemedigim o piknik vardi hayalimde. “Begüm babam geliyor!” dedim içimden. Tarih Nisan 2012, tahliye olamadigin gün. Tam 18 yil sonra. Çaglayan Adliyesi’nde avukat arkadaslarla tahliye olacagini ümit ederek saat besi bekliyorduk. Saat besi altiya, altiyi yediye baglarken hâlâ haber çikmamisti mahkemeden. Stresimi atmak için disarda sigara içerken telefonum çaldi. Gri bir ses “Üzgünüm, Mahmut bey birakilmadi” dedi. Kalbim yandi sanki. Bir yumru oldu bogazimda yine hasretin, gözlerim doldu, ama aglamadim. Ya da herkes öyle sandi. Ayni 18 yil önce yaptigim gibi yine içime agladim. Baba, sana hiç “senin için” avukat oldugumu söylemis miydim ben? Yasi genç, ama çocuk yüregi babasinin hasreti ile yaslanmis bir avukat. Kendi disarida, ama yüregi Kandira F Tipi Cezaevi’nde hapis bir avukat. Şimdi Kandira F tipi cezaevi önünde içim burkula burkula hiç bitmeyen o sigarayi içmeye devam ediyorum. Baba 18 yil geçti ve biz hâlâ seni bekliyoruz. Seninle olamadigimiz her anin çetelesini tutuyoruz. Tüm mahpuslarin babalar günü kutlu olsun. Babalar günün kutlu olsun. Sizi, seni çok seviyorum. * Mahmut Alinak’in avukat oglu Haberi ekleme saati: 21.56-17 Haziran 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Yakalanmasaydi Bizlere Yedirilecekti


    Peki ya yakalanmayanlar!

    Ardahandan Günlük Haberler Ardahan Belediyesine bagli Zabita ekipleri kasaplara satilmak üzere telef olmus 12 koyunu ele geçirdi. Alinan bilgilere göre geçtigimiz gün yasanan ve 12 koyunun telef oldugu olay ardindan kent merkezindeki kasaplara telef olmus hayvanlarin satilmaya çalisildigi ihbar edildi. İhbar ardindan harekete geçen Belediye zabitasi kasaplara satilmak üzere kent merkezine getirilen koyunlari satilmadan ele geçirdi. **Tarim Müdürü telef ettik demisti, AA’da görmeden yazmisti! Ele geçirilen koyunlarin Merkeze bagli Sulakyurt köyünde göçerlere ait 12 küçükbas hayvanin oldugu yedikleri taze yoncadan dolayi telef oldugunu ögrenilirken, bu koyunlar hakkinda bir açiklama yapmis ve telef edildigini açiklamisti. AA Muhabirinin de görmeden telef oldugunu yazdigi koyunlarin kasaplara satilmak istenen koyunlar oldugunu yazmisti. **İste AA’nin o haberi.. Ardahan’da ot zehirlenmesi nedeniyle 12 koyun telef oldu. Ardahan merkeze bagli Sulakyurt köyünde göçerlere ait 12 küçükbas hayvanin, yedikleri taze otlardan dolayi telef oldugunu ögrenildi. Söz konusu hayvanlarin imha edildigini açiklayan Gida, Tarim ve Hayvancilik İl Müdürülügü yetkilileri, “10 koyun ve 2 kuzu, yedikleri taze yoncadan dolayi olusan azot gazi nedeniyle telef oluyorlar. Veteriner arkadaslarimizin yaptigi çalisma sonucu imha edilmelerine karar verildini” belirttiler. Yetkililer, bu dönemde böyle vakalarin görülebilecegini belirterek, besicilerin dikkatli olmalari konusunda uyarida bulundular. Haberlri ekleme saati: 19.30-16 Haziran 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Vali Tekmen, “bu is imkânlarinin istismar edilmemesi gerekir”!..

    Ardahandan Günlük Haberler Ardahan Valisi Mustafa Tekmen dün Toplum Yararina Çalisma Programi kapsaminda vatandaslara is imkâni sunulmasi nedeniyle Orman İsletme Müdürlügü bahçesinde kendilerine is imkâni sunulan vatandaslarimizla bir araya geldi. Orman İsletme Müdürlügü bahçesinde ise baslayan çalisanlara hitap eden Vali Tekmen, Ardahan’da saglanan is istihdamina degindi. Millet olabilmenin bilincine varilmasi halinde güçlü bir devlete sahip olacagimizi vurgulayan Vali Mustafa Tekmen, TYÇP kapsaminda kurumlarda ise alinanlarla ilgili bilgi verdi. Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, bu yil 762 kisiye is imkâni sunan Toplum Yararina Çalisma Programi faaliyetleri kapsaminda bugün ise baslayan 145 kisiyle toplam sayinin 907’ye çiktigini açikladi. Dün Orman İsletme Müdürlügü’nde ise baslayanlarin yani sira Ardahan Devlet Hastanesi’nde 40 kisinin, Çildir Belediyesi’nde ise 15 kisinin ise baslatildigini açiklayan Vali Tekmen, sunulan bu imkânlarin istismar edilmemesi gerektigine dikkat çekti. Bu vatanin hepimizin vatani oldugunu vurgulayan Vali, ise baslayan tüm çalisanlara basarilar diledi. Haberi ekleme saati: 19.20-16 Haziran 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    B TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU MÜDÜRÜNDEN İADEYİ ZİYARET

    Ardahandan Günlük Haberler Ardahan B Tipi Kapali Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Şerafettin KIZILCA, İl Müftüsü Galip AKIN’i makaminda ziyaret etti. Müdür KIZILCA, İl Müftülügünün cezaevinde yatan tutuklu ve hükümlüler için haftanin belirli günlerinde din dersi verdiklerini, ayrica yapilan kitap yardimlarinin tutuklu ve hükümlüler tarafindan da memnuniyetle karsilandigini söyledi. İl Müftüsü Galip AKIN, “B Tipi Kapali Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Şerafettin KIZILCA’nin kendilerini makamlarinda ziyaretinden dolayi memnun oldugunu söyledi. Müftü AKIN, Baskanligimiz ile Adalet Bakanligi arasinda Tutuklu ve Hükümlülerin Dini ve Ahlaki Gelisimlerini Saglamaya yönelik 15 Mayis 2001 tarihinde yürürlüge girmek üzere 30 Mart 2001 tarihinde bir isbirligi protokolü imzalanmistir. Bu protokol geregi 2001 yilindan beri ülke genelinde fahri veya kadrolu olarak Cezaevi vaizlerimiz görev yaptiklarini, cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin rehabilite edilebilmesi, cezaevine düsmelerine sebep olan bazi kötü aliskanliklarinin giderilebilmesi önem arz etmektedir. Baskanligimizin koordinesi altinda olmak üzere bu vesileyle İlimiz Müftülügünde de bir Cezaevi Vaizinin görev yapmakta oldugunu” söyledi. Ardahandan Günlük Haberler **YAZ KUR’AN KURS KAYITLARI 11 HAZİRAN’DA BAŞLADI.. Yaz Kur’an Kurslariyla alakali olarak İl Müftüsü Galip AKIN, “Okullarin yaz tatiline girmesiyle birlikte bütün cami ve Kur’an Kurslarinda çocuklarin yasina bakilmaksizin Kur’an ve Dini Egitim dersleri verilecektir. Sadece ögrenci velisince imzalanacak bir form ve TC. Kimlik numarasiyla kurslarimiza kayit yapilacaktir. Kurslarimiz sevgi, hosgörü ve gönüllülük esasina göre egitim verecektir. Anne-babalar çocuklarin ellerinden tutarak emanetlerine sahip çikip gelecegimize hazirlikli ve donanimli hale getirmelidirler” dedi. Müftü AKIN, “Yaz Kur’an kurslari, 18 Haziran’da basliyor. Her yastan ögrencinin katilabilecegi kurslarda, günde 3 saat Kur’an-i Kerim, ibadet, siyer ve ahlak gibi dinî içerikli egitim verilirken ayni zamanda sosyal ve kültürel etkinlikler de gerçeklestirilecek” dedi. İl Müftüsü Galip AKIN, “Diyanet İsleri Baskanligi tarafindan yaz kurslarina katilacak ögrencilere dagitilmak üzere çesitli kitaplar da hazirlandi. Bu yil ücretsiz olarak ögrencilere ulastirilacak kitaplar arasinda “Elif-Bâ”, “Dinimizi Ögreniyorum” serisi ve “İnteraktif CD Destekli Tecvidli Kur’an-i Kerim Elif-Bâ”si kitaplarinin da yer aldigini, kursa katilan bütün ögrencilerimizin kitaplari hazirdir. Velilerin bu konuda desteklerini bekliyorum. Ayrica, Diyanet İsleri Baskanligi, yaz kurslarina katilan çocuklarin çesitli eglencelerle, güzel vakit geçirerek tatil havasinda Kur’an ögrenmelerini saglamak, sporu sevdirmek ve bos vakitlerini spor yaparak degerlendirmelerini saglamak amaciyla Gençlik ve Spor Bakanligi ile bir de protokol imzaladi. İmzalanan bu protokol geregi Gençlik ve Spor İl Müdürlügümüzce Kur’an Kurslarina devam eden 7-18 yas araligindaki ögrencileri kapsayacak etkinliklerde çocuklara basketbol, güres, masa tenisi, badminton, tekvando, judo, wushu, karate gibi spor dallari imkânlar ölçüsünde ögretilecek” dedi. Haberi ekleme saat: 19.11-16 Haziran 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Isikara’nin deprem haritasinda Ardahan’da risk altinda!..

    Ardahandan Günlük Haberler Deprem dede, herkesin merak ettigi o sorunun cevabini barindiran özel haritasini açikladi. Türk Kizilayi Genel Baskan Bas danismanligi görevini de yürüten deprem uzmani Prof. Ahmet Mete Isikara, Türkiye’de deprem olasiligi en yüksek yerleri gösteren haritasini ortaya çikardi. Zonguldak’ta katildigi bir programin ardindan basin toplantisi düzenleyen Isikara, geçen yil subat ayinda hazirladigi harita için sunlari söyledi: “Van depreminde bu haritadan hiç bahsetmedim ama Fethiye depreminden sonra paylasmak istedim. Haritada hem Türkiye’nin Güneybatisi’ni, yani Fethiye depremini isaret etmisim, hem de Van depremini. Burada gördükleriniz, su anda Türkiye’de deprem olma potansiyeli en yüksek olan yerler. Prof. Dr. Isikara, haritada isaretli olan Kuzey Anadolu Fay zonu üzerinde bulunan Tokat, Erzincan, Bingöl ve Elazig’da 7’nin üzerinde, Hatay’da 7, İzmir ve civarinda 6’nin üzerinde, Marmara’da 6.5-7 arasinda, Gemlik’te de 7’nin üzerinde deprem olma olasiliginin yüksek oldugunu vurguladi. **”KURTULUŞ YOK; Marmara ER GEÇ SALLANACAK” Isikara, beklenen Marmara depremi ile ilgili de “Kurtulus yok. Er veya geç Marmara sallanacak” dedi, İstanbul depremiyle ilgili verdigi 2014 tarihine de açiklik getirdi: “Bilim, bir depremin nerede ve ne büyüklükte olabilecegini söylüyor. Ama zamanini söylemiyor. Farkli olasilik yöntemleriyle sismik tehlike analizi yapabiliyorsunuz ve tahmin ediyorsunuz. Olma olasiligini söyleyebiliyorsunuz. İstanbul depremiyle ilgili tarih vermedim. Bu bir tahmin. Olma olasiligi da var, olmama olasiligi da var. Eger 2014’te olmazsa Marmara’da beklenen deprem potansiyelinin olma olasiligi gittikçe artar. Yani kurtulus yok. Er veya geç Marmara sallanacak. ve Türkiye’nin kalbi sallanacak” Haberi ekleme saati: 19.10-16 Haziran 2012 Haber/Foot: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Son çikan Hâkim ve Savcilar kararnamesiyle


    ÇILDIR VE POSOF ADLİYELERİNİN KAPATILACAGI KESİNLEŞTİ!..

    Ardahandan Günlük Haberler Damal’dan sonra Posof ve Çildir Adliyesi’nin kapatilacagi yönünde ortaya atilan haber ve iddialar son çikan Hâkimler ve Savcilar Kararnamesi ile gerçeklik kazandi. Daha önce 9 köyü koparilip, Kars’a baglanan, ardindan Cezaevi ve Askerlik Şubesi kapatilan ve buna benzer olumsuzluklar dolaysiyla gün geçtikçe hizlanan göç dolaysiyla bugün nüfusu 3 binlere inen Çildir merkezde bulunan Adliye ile Türkiye’nin Kafkaslara açilan Türkgözü Gümrük kapisi olmasina karsin sinir ticaretinin yapilmadigi, petrol ve dogalgaz boru hatlarinin burnunun dibinde geçmesine karsin halen odun ve kömür ile isinan, meyve veren agaçlari, göllerle dolu güzelim dogaya sahip olan Posof’ta bulunun Adliyelerin kapatilacagini kesinlestiren son Hâkimler ve Savcilar Kararnamesi’nde Posof ve Çildir Adliyesi’ne yeni Hâkim ve Savci atanmadigi görülürken, mevcut hâkim ve savcilarin da Adliye’nin kapatilmasiyla Ardahan Adliyesi’nde görev yapacaklari ögrenildi. **1,5 yil önce gündeme getirmistik.. Posof ve Çildir Adliyesi’nin kapatilacagi yönünde 1,5 yil haber yapan ve basta siyasileri olmak üzere tüm Çildirlilari duyarli olmaya davet eden gazetemizin haberine karsin kimse kilini kipirdatmamisti. **Neredesiniz Kaymakamlar için imza toplayanlar?!. Çildir’dan koparilan 9 köyün gidisini seyreden, Cezaevi ve Askerlik subesinin kapatilmasina ses çikarmayan ve en önemlisi Gürcistan ile Ermenistan’a komsu olan, Türkiye’nin Kafkaslara açilan kapisi Aktas Gümrük Kapisinin neden 50 yildan fazladir sorgulamayan, ancak emrindeki doktor ile iliskisi ortaya çikan Kaymakamin ilçede kalmasi için kendilerini paralayip, imza kampanyalari düzenleyenler, onlari fotograflayip haber yapanlar simdi de Adliyelerin kapatilacagi yönünde ki ciddi gelismeler karisinda sus-pus olmuslar. **Posoflu, Çildirli agir adamlar ne is yapanlar? Basta, 4 dönemdir Posof Belediye baskanligi yapan, sikça Avrupa’ya gittigi için belediyeyi vekil yöneticiler ile idare eden CHP’li Posof Belediye Baskani Şükrü Bozyigit, AK Partili Posof İl Genel meclis Üyesi ve Ardahan Meclisinin Baskani Bedrettin çakici, iktidar partisi AK Parti İlçe Baskani Erol Özer, CHP; MHP Posof İlçe Teskilatlari, Avrupa’da ve Türkiye’de kislari kapli spor salonlarinda düzenledikleri etkinliklerle, yazlari senlik ve seyranlarda Posof’u hatirlayip, Posof’u kurtaran Posof Dernekleri , Ahiskalilarin yurtlarini dönmesi için mücadele eden ancak Posof’ta göç edenlerle çokta ilgilenmeyen Gazeteci Burhan Özkosar gibi İHA gibi öneli Ajansin basinda bulunan Posoflu Gazeteci, konusmalarinda sikça eylemleriyle bir döneme damgasini vuran Deniz Gezmis’in arkadasi oldugunu söyleyen CHP’li Posof İl Genel Meclis Üyesi Zakir Özyilmaz, Posof’ta ki meslektaslarimiz, Muhalefet partisi CHP’nin Çildirli Ardahan İl Baskani ve Çildir İl Genel Meclis Üyesi İlimdar Senem, Çildirli CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, Çildirli Ardahan ticaret ve Sanayi Odasi Baskani Latif Tosunoglu, Çildirli Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, yarinda beldesinin belediyesinin kapatilmasi düsünülen Asik Şenligin Belediye Baskani Mülazzim Karaçay her konuda duyarligi ile taninan DSP’li Necdet Kabir, Çildir’a Yüksek Okul Yurdu yapacaklarini televizyonlarda ilan edip, bes kurus vermeyen Çildirli İsadamlari, Çildir’i kurtaracaklarini söyleyen, ancak kisin kaz yemekten, yazin festivallerde dans edip göbek eritmekten öteye gitmedikleri ile elestirilen Çildir Dernekleri, Köylere Hizmet Götürme Birligi Üyeligi için kendilerini paralayan ünlü, ünsüz köy Muhtarlari, Çildir’in küçülmesi ile isleri düstügünü anlamayan esnaflar, Çildir’da ve ülke de yasananlara duyarsiz kalmayip, birilerine sak sakçilik yapmadigimiz için bizleri bölücülükle suçlayan yorumlara izin veren ve bizlerden daha ag


























  • Esenyurt iyi yönetilmiyor diyen Karatay: Gelecek partisi belediyeleri alamaz!


    GAZETECİLERLE GÜNDEM


    ANKARA VE İSTANBUL’DA KNUKLARIYLA  ANKARA’DA bultentv de, İSTANBUL’da TEMPO TV’de  


    CANLI YAYINDA OLACAK..



    BU HABERİMİZ VE GAZETELERİMİZ BUGÜN İKİ TV KANALINDA


    AYNI GÜN ULUSALIN GÜNDEMİNE TAŞINDI..


    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin










    BİR REKLAM VERİN BİNLERCE İNSANA ULAŞIN ..


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?















    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..


    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..


    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..


    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    GAZETECİLERLE GÜNDEM PAZAR GÜNÜ TEMPO TV’DE







    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


    TEMPO TV’de


    canlı olarak sunduğu


    ‘Gazetecilerle Gündem’


    sizde konuksunuz..


    YERELDEN ULUSALAGAZETECİLİK



    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..



    Esenyurt iyi yönetilmiyor diyen Karatay:


    Gelecek partisi belediyeleri alamaz! 


    TAY Sürücü Kursları Yönetim Kurulu Başkanı, Gelecek Partisi Esenyurt Kurucu İlçe Başkanı ve Gelecek Partisi Genel Başkan Danışmanı Veysel Karatay, gündeme ilişkin açıklamalarda kendisi gibi Ardahan Göleli olan CHP’li Belediye Başkanının belediye başkanlığını yaptığı İstanbul Esenyurt ilçesiyle ilgili önemli ifadeler kullandı. Esenyurt’un iyi yönetilmediğini kaydeden Karatay, gelecek seçimde de aday olmayı düşünmediğini ifade etti. Gelecek Partisi’nin İstanbul’da hiçbir belediye kazanamayacağını da belirtti.





    Ruslar KTB’ye Sahip Çıkmış.. 


    Özellikle de sağ görüşlü ve masa başında manşet atmayı seven gazetelerin başında gelen Türkiye Gazetesi gibi gazetelerin zaman zaman attıkları manşetler sizin de dikkatinizi çekti mi, bilmem ama bana göre önce Uzanlar, ardından  F tipi cemaatler gibi şirketleri ve mağdurların gözden geçirilmesi gereken İhlas Grubunun bünyesindeki Türkiye Gazetesi ve diğer bir çok gazete manşetler atarlar, ‘İsrailliler Güney’de Büyük Arsalar Aldı’, ‘Yahudiler GAP’ın Etrafındaki Arsaları Aldılar’ diye..

    Bu manşetler atılırken, haber diye atılmaz, ülkeler, insanlar arasında düşmanlık tohumları atılsın diye, ‘Aha Kürtlere yer alıyorlar’ anlamına gelen imalı manşetlerdir.

    Çünkü Güney Doğu Projesinin bölgeye can getirdiğini, rant getirdiğini görürler ama Kürtlerin korkusundan gidip oralara yatırım yapmaz ama yapanlara da çeşitli kulplar takarlar..

    Asıl amaçları ‘siz değil, biz yiyelim’ olan bu tür manşetlerin bir yenisini de Ardahan’ın Çıldır İlçesi sınırlarından geçen ama bir tren istasyonu ve bir Antreponun hala yapılmadığı Kars Tiflis Bakü Demir Yolu için atıldığını görürüz..

    Neymiş, ‘Ruslar KTB’nin Etrafındaki Arsaları Hep Aldılar!’ yok ‘Yahudiler Iğdır ovasının da içinde olduğu ovaları aldılar’ başlıkları atarlar..

    Vağ vağ hele bakın şimdi de Ruslar, Yahudiler arazi alıyor, güneyi İsrailliler, Kuzey’i Ruslar aldığına göre yarında sınır çeker, ülkeyi böler, Kürtlere de gelin size ülke aldık derler..

    Evet aynen böyle düşünüyor, bugüne kadar ne güneye, ne de doğuya yatırım yapan sözüm ona vatan sever Türk şirketlerinin gazete ve televizyonları..

    Yani kendileri gelmez, GAP’la, DAP’la, KTB ile, Bakü-Tiflis-Ceyhan ile, Tanap ile bölgenin geleceğini gören ve bölgeye gelip, önce arsalar alan, ardından yarın yatırımlar yapacak olan para babası güçlerin önünü kesmeye çalışırlar..



    Çünkü onlar da görüyor ki; bölgenin önemi her geçen gün değerlenir, Ardahanlı, Karslı, Iğdırlı, Diyarbakırlı iş adamının görmediğini, aklının kesmediği bu bölgelerde şimdiden bugün arsalar alıp, yarın yatırım yapmaya hazırlanırlar.. 

    Halbuki her İstanbul’a, Ankara’ya gittiğimde, günlük olarak çıkardığımız onca gazetede bugün yaşananları yazıp, durmuş, ‘El gelmeden, siz gelin’ diye kendimi yırtmıştım.. Hala da yırtıyorum.. 


    Gelin, bittiğinde Türkiye’nin 3. Büyük Gümrük Kapısı olacak olan Çıldır Aktaş Gümrük Kapısına yakın şu an para etmeyen o yılda bir ekilip, biçilen ama ne insana, ne de hayvana hayrı olmayan tarlaları alın diye ne kadar yazdım, sözlü ne kadar anlattım..




    Şimdi, ‘Ruslar geldi , KTB’nin etrafındaki arsaları aldı’ diyeceğinize bölge iş adamları bölgeye sahip çıktı mı dedirttiniz de Ruslara manşetler atıp, ‘aman ülke toprakları elden gidiyor’ diye bağırırsınız.. Kısacası sen yemesen el yer sözünü hatırlatalım da belki bu yazımız, anlatmak istediğimizi anlatır..


    arşiv haber/yorumlar 03.07.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar





    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin



    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    **SİZDE BİR REKLAM VERİN BİNLERCE İNSANA ULAŞIN ..
     

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?










    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz? **ARDAHAN’DAN GÖRÜNTÜLÜ HABERLER ÜSTTE ARDAHAN TV’DE İZLENEBİLİR..
    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Operasyon meragi..

     


    Fakir Yilmaz Dün yürekleri bir kez daha yakan çatismalar ardindan bulundugu Meksika’da bir açiklama yapan Basbakan’in son saldirilariyla ilgili sorulari cevaplarken, ‘Terörle mücadelede bir zamanlamanin söz konusu olmadigini, bu sorunun çözümü için sadece askeri yöntemler kullanmadiklarina ve en önemlisi “Güvenlik güçleri operasyon meraklisi degil” demesi çok önemli ve bir o kadar alti çizilecek satirlardir.. Bana göre bu bir mesajdir ve PKK’nin bunu görmesi gerektigine bir isarettir.. Ahmet Altan’in, ‘Bizim idarecilerin generallere oldugu gibi PKK’nin da kendi generallerine söz geçiremiyor’ dedigi ve iç çatismalarin bunlarin yüzünden barisla sonuçlanmadigina isaret ettigi yazisini hatirlatan basbakan’in bu açiklamasi bana göre dikkate alinmali ve buna göre adim atilmalidir. Ve barisa yönelik samimi adimlarin önü kesilmemelidir. Çünkü 30 yildan fazladir süren bu çatismalarin her iki tarafi bir hayli üzüp, yordugu bir gerçektir. Basbakan’in, ‘Güvenlik güçleri operasyon meraklisi degildir’ açiklamasi öncesi BDP Es Baskani Selehattin Demirtas’in, ‘PKK silahlari susturmali, devlet operasyonlari durdurmali’ açiklamasi da basbakanin açiklamasi kadar önemlidir. Her iki lideri bu önemli açiklamalarina baktiginizda toplumun barisa yönelik baskilarini da görmek mümkündür.. Ve bu baskiyi devletin silahli güçleri kadar PKK’nin da his etmesi ve buna göre adim atmasi gerekmektedir.. Hemen her gün yasanan çatismalar ile barisin gelmeyecegini her iki tarafindan algilamasi gerektigine dikkat çekildigi bir zamanda, PKK’ca yapilan bu saldirinin barisa izin vermek üzere olan toplumu yeniden germesi bir talihsizliktir.. Suriye’yi tartistigimiz bir sirada biri Ardahanli 9 asker, onca PKK’linin öldügü bir ülkede acil olarak barisin gerektigini herkes ama herkes anlamali ve buna göre adim atmalidir.. Taraflarin insan ölümleri üzerinde birbirlerini suçlamasi ve temiz çikarma çabalarinin artik gerçekçiligini kayip ettigi bir sirada basbakanin Meksika’da yaptigi “Güvenlik güçleri operasyon meraklisi degil” açiklamasi iyi okunmalidir.. Ardahanli Dogukan Şit’in amcasi, ANAP eski İl Genel Meclis Üyesi Hoçvanli Kürt Zeki Şit’in sehit olan yegeni Dogukan’in cenaze töreninde yaptigi, ‘sehitler üzerinde siyaset yapilmamalidir’ açiklamasi da basbakanin, BDP Genel Baskaninin açiklamasi kadar önemlidir.. Ve bunu taraflar hemen görmelidir.. **Yeni cezaevleri yapacagiz!.. Urfa’dan sonra diger bir kaç il’de bulunan cezaevlerinde yasanan yanginlar ardindan hükümetin yetkililerini dinliyorum.. Gazetecilerin ülkenin kanayan bu önemli yarasi konusunda soru sorduklari Adalet Bakanligi yetkilileri ve AK Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik’in sorunu çözmek için yeni cezaevleri yapacaklarini belirtmeleri beni aci aci güldürdü.. Evet tipik bir Türkiye açiklamasi olan bu açiklamalari dinlerken, benimde içinde bulundugu onca aydinin, bir o kadar basin ve medyanin, istatistikçinin, baronun, ülkede ve dünyada ki insan haklari örgütlerinin dediklerinin bu hükümetin bir kulagindan girip, digrin de çiktigini da his ediyordum.. Çünkü bu ülkenin en akillilari bunlar.. Zaten öyle olmaz ise on yildir tek baslarina iktidar olurlar mi?!. Evet maalesef Urfa’da 13 cana mal olan ceza evi yangini ile yeniden gündeme gelen bu kanayan yarayi sarmak için basta genis kapsamli bir genel af olmak üzere hükümete sunulan onca öneri ve görüs adeta fasa fiso.. Çünkü hükümet insancil, sorunun çözümüne yardimci olacak görüs ve önerilerden ziyade yeni cezaevleri yaparak bu sorunu çözmeye bir hayli iddiali.. Basta KCK olmak üzere çesitli adlar altinda toplanip, içeri tikilan insanlarin üst üste yatirildigi ve çikan bir küçük olayda boguldugu cezaevlerinin bir yenisinin de, devletten fabrika, issizlere is istihdami saglayacak yatirimlar bekleyen Ardahan’a da yapilacak.. Hem de 20 yildan fazladir açilmayan Ardahan-Ardanuç Yolu., 50 yildir açilacak denilen kapili Çildir Aktas gibi, kurtarilacak denilen Ardahan-Et ve Göle’de ki TİGEM, Şanlitürk Süt ve Süt Entegre Tesisleri gibi oda halen yapilacak, açilacak.. Diyarbakir’a gidip, göz yaslari döken sayin basbakanin duvarlarinda 12 Eylül’ün iskence izlerinin bulundugu cezaevini yikip, yerine fabrika degil, yenisini yapacagini belirttigi günden itibaren bu hükümetin bu yöndeki anlayisini anlamayan biz saflar, hala yazar dururuz, bu sorunun birinci çözümü genis kapsamli bir genel af ardindan insan haklarina, yasamina uygun cezaevleri yapilsin diye.. Yok canim ne alaka bu memlekete yatirim yapiyoruz, TOKİ’den sonra yeni insaat alanlari için yeri cezaevi yapacagiz diyen hükümet bizden akili iken bu yazdiklarimiz bos ve havada kalir bu her halisi kaldirildiginda alti toz tutmus ülkede.. 0.535.418 32 58-fakiryilmaz323@hotmail.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? KADINCA/Selmi Yilmaz Leyla Zana’nin Dedikleri..

     


    Selmi Yilmaz Geçtigimiz günlerde Hürriyet Gazetesi’ne konusan Leyla Zana’nin açiklamalari bir anda ülkenin gündeminin ilk siralarina firladi. Ne demisti ki o sürekli hapis cezalari almasiyla, yillarca hapislerde yatmasiyla taninan Leyla Zana öyle birden bire mansetlere çekilmisti.. Bakalim.. Basbakan Tayyip Erdogan için, “Ben onun bu isi çözecegine inaniyorum. Buna dair umudumu da, inancimi da asla yitirmedim. Yitirmek de istemiyorum” ifadesini kullanan Zana.. Ve devam ediyor uzun bir röportajla Zana’nin dedikleri.. Aslinda bunlari sadece Zana demiyor, tüm aydin,yazar, gazeteci herkes diyor.. Ama ulusal basinin cimbizla alip, mansetlere çektigi, ‘Bu isi Erdogan çözer’ sözünün altina bende imza atiyorum.. Çünkü biliyorum ki Leyla Zana bu kelimeyi söylerken bu ülkenin basbakaninin, hatta tek adamanin Erdogan oldugunu biliyor.. Gazete ve Medya’nin sanki yeni bir seymis gibi Zana’nin dediklerini biraz da, ‘partisi içinde bölünmeler saglamak amaçli’ olarak mansetlere tasidigi bu sözün çokta bulunmaz bir Hint kumasi olmadigini hemen söyleyebilirim.. Çünkü bu ülkenin yönetiminin basinda bulunan kisinin basta 30 yildan fazladir süren ve basinda bulunanlarin bir türlü çözüm bulmadigi Kürt sorunu ve diger sorunlarini bu ülkenin basinda bulunanin çözmesi gerekmektedir.. İste Leyla Zan’nin dedigi de budur.. Çünkü Leyla Zana’nin o uzun röportajini okumaya erinenlerin bir satirini mansetleyip, vermek istedigi mesaji algilamamak istenmemesidir, bu ülke de adina Kürt Sorunu konulan sorunun bir türlü çözülmemesi.. Evet bende diyorum, bu sorunu çözecekse su an bu ülkenin basinda bulunan basbakan çözer.. Adi da Recep Tayyip Erdogan’dir.. Çözmek derken öyle dagi tasi bombalamakla, özel hareket birliklerini helikopterlerle o daglara indirmekle degil, basta Anayasa olmak üzere insana yönelik yeni yasalarla olacaktir.. PKK’nin da buna yardimci olmasi ve basta genel af olmak üzere barisa yönelik her konuda atilan adimlarin önünü kesmemelidir. Çünkü bu ülkede Leyla Zana gibi baris isteyenlerin sayisinin bir hayli çok oldugunu herkes iyi bilmelidir.. **Traktör festivali de düzenlenmeli!.. Bölgemizde yapilan hayvanciligin omuzlarina yüklenen kadinlarin sagip, çocuklarina bir elbise alacak kadar para kazanamadiklari sütleri bir bardak çay parasindan daha ucuz alan kasarcilarin düzenlenen kasar festivaline destek vermediklerini ögreniyoruz. :u yil 17. düzenlenecek olan festivalin komite toplantisina katilan Göle Gözlem Gazetemizin acar muhabiri Selahattin Sakinoglu’nun yorumunu okudugumda bu kentte birileri mali götürürken, biz basta olmak üzere birilerinin de onlara hizmetkârlik yaptigini daha iyi anladim. Çünkü adamlarin kasarlari daha çok taninsin, daha çok para etsin diye düzenlenen festivalle bes kurus vermemek için ön toplantilarina bile katilma zahmetinde bulunmadiklarini ögreniyorum, Göle Gözlem isimli gazetemizi okurken.. Bu haberi ve Selahattin’in yorumunu okurken aklima bizim Ardahan’da düzenlenen Bal Festivali aklima geldi.. Kendisi de arici olan ve Kayatürk’ün dönemde yapilmadigi için bizim ile derneklerin ortaklasa gerçeklestirdigi, ilçe belediyelerin tam destek verdigi festivali saymayan Faruk Köksoy’un bile ‘Tüm yük belediyenin ve valiligin üzerinde’ diyerek dert yandigi Ardahanli aricilar da göleli kasarcilar gibi sahada kaçtigini biliyoruz. Arilarinin sahasina giren yabanci aricilari geri püskürtmekten bile aciz olan, topladiklari ballari halen vita yagi tenekelilerine dolduran Ardahanli aricilarin bir kilo bal verip desteklemedigi ve bal festivalinden ziyade tavuk eti pisirilen piknikten öteye gitmeyen Ardahan bal Festivali’ni Ardahan Aricilar Birligi niye ev sahipligi yapmaz ki.. Bilmiyorum ama tesvike gelince siraya giren bu aricilara, kasarcilara birileri bir ders vermelidir.. Bunu da önce her yil milyonlar kazanmalarina karsin niye bes kurus vergi vermediklerini soracak olan Maliye sormalidir.. Çünkü 50 kurusa aldiklari sütlerle milyonlarina milyon katan kasarcilarin, bir güne bir gün dogasina sahip çikmadiklari Ardahan’in bin bir çiçeginden bedavadan bal toplayip, köse olanlar bu festivallerden önce söyle bir masaya yatirilmalidirlar diye düsünüyorum.. Evet simdi asil konumuza, köylüyü banka kredilerine baglayip, milyonlar kazanan, b.u yetmez gibi caddeleri köse olduklari traktörleri satanlara gelelim.. Ve bunlara diyelim ki.. Ya bu kadar traktör sattiniz, ne kadar vergi verdiniz bilmiyoruz ama gelsenize sizde bir festival düzenleseniz olmaz mi?..



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz? ARDAHAN’DAN EN SON HABERLER

     


    Ardahandan Günlük Haberler **Vali: Kayip edecek bir saatimiz yok!.. Sicak ve günesli yaz günlerinin yasandigi bu günlerde gerek kamu gerek özel sektör insaat yatirimlarinin hiz kazandigini belirten Ardahan Valisi Mustafa altyapisi tamamlanmak üzere olan Organize Sanayi Bölgesi asfalt plenti ve Özel İdare santiyelerinde yaptigi inceleme ve denetlemelerinden sonra, insaat sezonunun kisa oldugu ilimizde, tamamlanmasi gereken çok yatirim oldugunu, günün hatta saatin degerlendirilmesi gerektigini vurguladi. Kamu ve özel sektör yatirimlarinin adeta yaristigi, göçün durdugu, geriye dönüsün basladigi ilimizde, üç yildir bütün TV kanallari, basin yayin kuruluslari araciligiyla ve yurtiçi-yurtdisi toplantilarda yaptigi tanitim ve yatirim çagrilarinin sonuç vermeye basladigini; Ardahan denildiginde Kafkaslara ve Asya’ya açilan Türkiye’nin bir sinir ili olarak , Cumhuriyetimizin kurulusunun 100. yilinda olmasi gereken konuma ve hedefe yürüyen degil kosan konuma geldigini; tarihi ve stratejik konumu nedeniyle de kendisine biçilen bu rolü oynamak zorunda oldugunu, ildeki bütün kaynaklarin ve yatirimlarin bu hedefe yöneltildigini belirten Vali, bundan dolayi kaybedecek bir saatlerinin bile olmadigini söyledi. Bu kapsamda, özel sektör olsun kamu sektörü olsun bütün yatirimlari hizla tamamlanmasi için hiçbir engel tanimadiklarini; bunlar için bir taraftan mevzuatin gerekleri yerine getirilirken bir taraftan da buna uygun yatirim çalismalarinin sürdürülmesi gerektiginin altini çizdigini söyleyen Vali Tekmen, önce Özel İdare’nin merkez santiyelerindeki düzenleme ve çalismalari denetledi. Daha sonra OSB’nin bulundugu Kartalpinar köyündeki süt toplama faaliyetlerini inceleyen Vali Mustafa, bu geleneksel yapidan en kisa sürede modern yapiya, entegre ve hijyenik tesislerin olusturdugu yapiya geçmek için gayret gösterdiklerini söyledi. OSB’deki parselleri sektör bazinda ayirdiklarini ve yatirimcilarin müracaatlarini almaya basladiklarini söyleyen Vali, yatirimcilara arsa tahsislerine hemen baslayacaklarini açikladi. Özel İdare’ye ait yeni kurulan asfalt plentinde de incelemelerde bulunan Valimiz; buranin çevre ihata duvari ve ek tesislerinin ihale edildigini ve müteahhidin çalismaya basladigini; asfalt plenti için de yakinda deneme üretimine baslatilmasi için son hazirliklarin hizlandirildigini sözlerine ekledi. Yeni hizmete giren 150 yatakli modern devlet hastanesini yakinda Saglik Bakanimizin ilimize tesrifleriyle resmi açilisin yapmayi planladiklarini söyleyen Valimiz, hastane üzerindeki düzenlemeler ve eksikliklerin giderilmesi için gerek kamu görevlilerinin gerekse TOKİ müteahhitlerinin çabalarini sürdürdüklerini; bunun için gerekli talimatlari verdigini ve sonucunu takip ettigini belirtti. Bir soru üzerine de Vali, bu sene il genelinde gerçeklestirilecek festival tarihlerinin il komisyonunca ilgililerin görüs ve istekleri dikkate alinarak belirlenerek tarafindan onaylandigini ve de Ardahan Valiligi web sayfasindan (www.ardahan.gov.tr) duyuruldugu belirtti. ARDAHAN TELEVZİYONU **SODES Piknige Çikti.. Ardahan Cumhuriyet Bassavciligi Koruma Kurulu Baskanligi tarafindan yürütülmekte olan ve Kalkinma Bakanligi tarafindan finansa edilen SODES projesi ile çocuklarin topluma kazandirilmasi, gençlerin gelisimleri ve yeni seyler ögrenmeleri hedefleniyor. Proje kapsaminda Baglama, gitar, seminer ve rehberlik çalismalari yapiliyor. Çamliçatak ormanlarinda düzenlenen etkinlige; Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, Cumhuriyet Bassavcisi Zafer Yildiz, Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, Ardahan İl Müftüsü Galip Akin, Beykoz Belediye Baskani Yücel Tunçbilek ve ekibi katildilar. İstanbul’un Beykoz Belediyesi Baskani Yücel Çelikbilek, Ardahan Belediyesi’ni ziyaret etti. Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy’u makaminda ziyaret eden Baskan Çelikbilek, Ardahan’in kendi memleketi oldugunu belirterek, Ardahan ile farkli iliskiler kurmak istediklerini söyledi. İki belediye olarak güzel iliskiler kurmak için kente geldigini belirten Çelikbilek, Belediye Baskani Faruk Köksoy ile bu konuyu görüstüklerini ifade etti. ARDAHAN TELEVZİYONU **Belediyeyi Belediye Baskani Ziyaret Etti.. İstanbul’un Beykoz Belediyesi Baskani Yücel Çelikbilek, Ardahan Belediyesi’ni ziyaret etti. Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy’u makaminda ziyaret eden Baskan Çelikbilek, Ardahan’in kendi memleketi oldugunu belirterek, Ardahan ile farkli iliskiler kurmak istediklerini söyledi. İki belediye olarak güzel iliskiler kurmak için kente geldigini belirten Çelikbilek, Belediye Baskani Faruk Köksoy ile bu konuyu görüstüklerini ifade etti. ARDAHAN TELEVZİYONU **YIKIP, YENİDEN YAPACAKLAR!.. Ardahan İnönü Caddesi üzerinde bulunan ve geçtigimiz günlerde Göleli isadamlari Çapanlara satilan Ardahan Belediyesine ait binanin yikilip, yeniden yapilacagi ögrenildi. Alinan bilgilere göre Ardahan Belediyesi tarafindan yaptirilan, ancak daha sonra da yapilan denetimlerde depreme dayanikli olmadigi ortaya çiktiktan sonra satilip, kullanilamayan binanin yikilip, yeniden yapacak. Konu hakkinda bilgi veren Çapanlar mevcut binanin bugünkü haliyle kullanilamayacagini, bu nedenle basta ayni bina içinde dükkân sahibi olanlarla anlasip, mevcut yapiyi yikarak, ayna proje ile yeniden yapacaklarini belirttiler. ARDAHAN TELEVZİYONU **ARDAHAN BİÇİNE HAZIRLANIYOR.. Hayvancilik ve tarimcilik yaparak geçimlerni saglayan Ardahanillar uzun kis günlerin de hayvanlarinda yedirdikleri otlari sagladiklari çayirlarini biçmeye hazirlaniyorlar. **Ardahan tarim ihracatindan da SIFIR ekti.. Bayraktar’in yaptigi yazili açiklamaya göre, ihracatçi firmalarin kanuni merkezleri bazinda, ihracatta İstanbul’u 952,3 milyon dolarla İzmir, 874,3 milyon dolarla Gaziantep, 444,5 milyon dolarla Trabzon, 363,2 milyon dolarla Mersin, 317,8 milyon dolarla Hatay, 250 milyon dolarla Antalya, 229 milyon dolarla Adana, 203,7 milyon dolarla Bursa, 198,7 milyon dolarla Ankara ve 186,6 milyon dolarla Manisa izledi. **TARIMDA YÜZDE 24 İHRACAT.. İstanbul’un toplam tarim ihracati içindeki payinin yüzde 27,04’ü buldugunu, bu ili yüzde 12,22 payla İzmir, yüzde 11,22 payla Gaziantep’in takip ettigini belirten Bayraktar, tarim ihracatinda Trabzon’un yüzde 5,71, Mersin’in yüzde 4,66, Hatay’in yüzde 4,08, Antalya’nin yüzde 3,21, Adana’nin yüzde 2,94, Bursa’nin yüzde 2,61, Ankara’nin yüzde 2,55, Manisa’nin yüzde 2,4 pay aldigini vurguladi. **100 MİLYON DOLARIN ÜZERİNDE İHRACAT YAPAN İLLER.. Bu illerin disinda 142 milyon dolarla Kayseri, 138,4 milyon dolarla Konya, 132,9 milyon dolarla Mardin ve 104,9 milyon dolarla Karaman’in 100 milyon dolarin üzerinde ihracat yaptigina isaret eden Bayraktar, Şirnak, Malatya, Balikesir, Kocaeli, Mugla, Ordu, Giresun, Afyonkarahisar ve Aydin’in ihracatinin 50 milyon dolarla 100 milyon dolari ihracat yapan iller oldugunu kaydetti. Samsun, Denizli, Sakarya, Diyarbakir, Bolu, Eskisehir, Şanliurfa, Çanakkale, Isparta, Tekirdag, Hakkari, Rize, Çankiri, Kirklareli, Edirne, Igdir ve Kahramanmaras’in 10 milyon dolarla 50 milyon dolar arasinda ihracati olan iller konumunda bulundugunu bildiren Bayraktar, söyle devam etti: **41 İLDE TARIM İHRACATI.. ”İlk 5 aylik verilerle sadece İstanbul 2 milyar dolarin üzerinde ihracat yapiyor. İhracatta 1 milyar dolari geçen baska ilimiz yok. 100 milyon dolarin üzerinde tarim ihracati yapan il sayimiz sadece 15, 10 milyon dolarin üzerinde tarim ihracati yapan il sayimiz ise 41. Ardahan ve Tunceli’de tarim ihracati yok. Erzincan, Mus, Bilecik, Agri, Aksaray, Bingöl, Kars, Karabük, Bayburt, Kastamonu, Siirt, Bitlis ve Gümüshane’de tarim ihracati 1 milyon dolarin altinda. Oysa bu illerimizde rahatlikla tarim ihracati yapilabilir. İlk 5 ayda tarimda ihracat yüzde 12,6 artti. Bu rakam çiftçimizin bir basarisidir. Egilimin devami halinde, tarim ihracati yillik bazda 20 milyar dolari asacak. Türkiye, 2023 yilinda rahatlikla 50 milyar dolarlik tarim ihracati yapabilir. Bütün illerimiz tarimda ihracata yönelmeli, çiftçimize dünya piyasalarinda rekabet olanagi saglanmalidir.” **DEVLET TARIM İHRACATINI DESTEKLEMELİ.. Çiftçinin basta mazot, gübre olmak üzere yüksek girdi maliyetleriyle bas etmeye çalistigini, bunun yaninda tabii afetlerle mücadele ettigine isaret eden Bayraktar, yine de çiftçinin büyük gayretiyle Türk tariminin 2011’de, balikçilikla beraber 105,1 milyar liralik, dolar bazinda ise 62,7 milyar dolarlik hasilaya ulasabildigini, tarim ve balikçilikta, 2011 yilinda yüzde 5,25’lik büyüme gerçeklestirilebildigini belirtti. Devletin tarimda ihracatin artirilmasi için gereken her türlü destegi yapmasi gerektigini, Türkiye’nin tarim ihracatinda çok büyük bir potansiyeli barindirdigini vurgulayan Bayraktar, sunlari kaydetti: **REKABET ŞARTLARI HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR “Halen sulanabilir 8,5 milyon hektarlik arazinin 5,4 milyonu sulamaya açilmis durumda. Kalan 3,1 milyon hektar alan da bir an önce sulamaya açilirsa, ülkemizde tarimda bir üretim patlamasi yasanacaktir. Basta meyve, sebze olmak üzere Türkiye’nin üretim açigi bulunmuyor. Yagli tohumlarin üretiminde bir sikinti var. Sulamayla gelecek üretim patlamasinin ihracata yönlendirilmesi kaçinilmaz. Türkiye, sadece kendisinin degil, bölgenin de bir üretim adasi olacaktir. Bu durumda on milyarlarca dolarlik tarim ürünü fazlasi meydana gelecek. Şimdiden bu ürün fazlasinin ihracata yönlendirilmesi, bunun için gerekli önlemlerin alinmasi, çiftçimizin üzerindeki yükün hafifletilmesi, ihracata yönlendirilmesi gerekiyor. Çiftçimizin rekabet sartlarinin düzeltilmesi bu açidan hayati önem tasiyor.” ARDAHAN TELEVZİYONU **GÖLE HEM’DE SERGİ.. Göle Halk Egitim Müdürlügü tarafindan 2011-2012 Egitim Ögretim Yilinda Göle İlçe Merkezi ve köylerinde açilan kurslarin yil sonu el emegi göz nuru ürünlerinin sergisinin açilisini ilçe yöneticileri yapti. www.golegozlem.com **FESTİVAL ANA SPONSOR SÖZLEŞMESİ.. 6-7-8 Temmuz’da yapilacak 3 gün sürecek 17. Uluslararasi Göle Kültür ve Kasar Festival (Ana sponsor logolu) sözlesmesidir. Ana sponsor olan kurum /kurulus logosu asagida çesitleri, içerikleri ve adetleri belirtilen festival tanitim materyallerinde kullanilacaktir. *Festival uluslararasi oldugu için büyük sehirlerdeki 500 Adet 2×3 Bilbort (Ana sponsor logolu)olacak *3 Bin adet 50 x70 ofset Afis; İzmir Bursa İstanbul Ankara Büyüksehir Belediye otobüslerinin arkasina asilacak (Ana sponsor logolu) * 3 Bin adet 35×50 ofset afis İstanbul Ankara, Aydin, İzmir illerindeki dolmus ve taksilerin arkasina asilacak (Ana sponsor logolu) *2 Bin adet ofset Afis Göle festival alanina ve komsu iller Kars, Erzurum, Ardahan, Artvin ve ilçelerinde 50 x70 Afis (Ana sponsor logolu)*3 Bin adet ofset Afis *35×50 ve 50 x70 Göle ve Komsu iller olan Kars Erzurum Ardahan Artvin ve ilçelerinde (Ana sponsor logolu) Bez afisler *500 adet 4×1-5×1-3×1 Bez afis, İzmir Konak Meydanina, Ankara Güven Parka, Bursa Kent Meydan’ina ve İstanbul Taksim Meydanina festival açilis konserlerinde ana cedde ve meydanlarina asilacak (Ana sponsor logolu) * 100 adet bez afis 4×1-5×1-3-1 Festival alaninda ve Göle ilçe giris çikisinda ve Erzurum Kars Ardahan Artvin ileri ve komsu ilçelerde giris çikislarinda, otogarlarda ve sehrin meydanlarina asilacak (Ana sponsor logolu) *10 bin adet davetiye (Ana sponsor logolu) *10 bin adet el ilani (Ana sponsor logolu) *10 bin adet brosür (Ana sponsor logolu) *81 İl Vali ve belediye baskanlarina davetiye (Anasponsor logolu) *922 Kaymakam ve İlçe belediye Baskanina davetiye (Anasponsor logolu) *60 Ülkeden canli olarak yayinlanacak KİGX Boks Dünya sampiyonluk kemer maçinin Ringde çapraz iki kösesine (Anasponsor logolu) konulacak. *Televizyonlar da festival duyurulari yaparken, Ana sponsor firma logosunu ekrana yansitilacak. *www.goleuluslararasifestivali.com adli internet sitesinde Sponsor Reklami bir sonraki festival Ana sponsoru belirlenene kadar yayinda kalacak. *Festival basin bültenlerinin tamamina (Ana sponsor logolu) konulacak. *Festival alaninda Ana sponsor kurum yetkilisine konusma verilecek ve bir plaketle ödüllendirilecek. *Ankara İzmir Bursa İstanbul’da yapilacak festival tanitim konserlerinde Ana sponsor kurum yetkilisine konusma verilecek. *İstanbul’dan Festival gidecek En Az 40 Tane Ulusal ve yerel Basin temsilcisin anasponsora ait tanitici bilgiler verilecektir.*Festival alaninda açilacak Kizilay Kan bagis çadirinin bir tarafina Anasponsor afisi asilacak. *Festivalin ikinci günü Sarikamis Tiyatrosu ödül töreninden Ana sponsora söz hakki verilecek. *Festivalin 3. Günü Hasret Emmi tiyatrosu sergilenecek, Ana sponsor’a söz hakki verilecek. *TRT Erzurum Radyosu’nun 3 gün canli yayini da aralikli Ana sponsor konuk edilecek. Göle Festivalinde yazarlarin kitap imza törenin yapilacagi çadira Ana sponsor afisi asilacak. *Prof. Dr. Abdul Kerim Dogru ve Göleli hemsehrimiz Ferda Kara’nin birlikte açacagi Fotograf Sergisi çadirina Ana sponsor afisi asilacak. *1 Mayis’tan bu güne kadar Gazete, internet sitelerinde ve yerel gazetelerde özellikle İstanbul’daki yerel gazetelerde toplam 322 haber çikmis bundan sonra 600 haber hedeflenmis, bütün haberlerin basin açiklamasinda Ana sponsor ve festivalin logosu konulacak. *Festival alaninin girisine “Festivale hos gediniz” giris kapisi yapilacak. ARDAHAN TELEVZİYONU **Asa’dan Ardahanspor’a Malzeme Destegi.. Anadolu Spor Akademisi (ASA) Projesi ile Hakkari, Mus, Agri, Erzurum ve son olarak Van’da depremzede çocuklardan kurdugu futbol takimlari ile uluslar arasi turnuvalarda büyük basarilar elde eden ASA Teknik Koordinatörü Özcan Şimsek, memleketi Ardahan’i unutmadi. Ardahan 1. Amatör Futbol Ligi 2011-2012 sezonunu Şampiyonlukla tamamlayip Bölgesel Amatör Lig’de (BAL) mücadele etmeye hak kazanan Ardahan spor’a Anadolu Spor Akademisi Teknik Koordinatörü Özcan Şimsek’ten malzeme destegi geldi. Bölgesel Amatör liginde mücadele etme hakkini kazanan Ardahanspor’un maddi sorununa bir nebzede olsun katki saglamak için kollari sivayan ASA Teknik Koordinatörü Özcan Şimsek, memleketine olan vefasini Ardahanspor’a malzeme destegi yaparak gösterdi. **ŞİMŞEK; HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI.. Şimsek, Bölgesel Amatör Lig’de (BAL) mücadele edecek olan Ardahan spor kulübüne forma, istasyon malzemesi, sirt çantasi, malzeme çantasi, esofman ve spor ayakkabisindan olusan takim hediye etti. Sporun desteklenmesi gerektigini belirten Şimsek, Ardahanli is adamlarini, Ardahanli hemserilerimizi katkiya bekliyorum ve çok küçük katki demesinler. Bir top bile bir katkidir. En uzun yollar bir adimla baslar diyerek sunlari kaydetti: “Bugün Ardahan spor ile birlikteyiz. Sayin Baskanimiz Ugur Kaçar kardesimizi ziyaret ettik ve elimizden geldigi kadariyla malzeme yardiminda bulunduk. Ben aslen Çildir’in Sabah oldu köyündenim. Ardahanliyim, Ardahanli hemserilerimizi, sayin valimizi, Sayin Belediye Baskanimizi ve Milletvekillerimizi Ardahan sporumuza destek olmalari için buradan çagrida bulunuyorum. Birlik ve beraberlik ile futbol kolektifligini ortaya koyup Ardahan sporumuzun bizim turizmimize katacagi katkilari düsünerekten basarisi için elimizden gelen bütün destekleri beraberce siyaseten bütün siyaseten her seyin üzerinde olan Ardahan sporumuza destek vermemiz gerekir” dedi. **”GURBETÇİLERİN DESTEGİNİ BEKLİYORUZ” Ardahanspor’un BAL ligine çikmasi süresinde en nemli katkinin Baskan Ugur Kaçar’in verdigini hatirlatan ASA Teknik Koordinatörü Özcan Şimsek, basarilarin ancak çalismakla ve vizyonun genis tutulmasi ile alakali oldugunu söyledi. Şimsek, “Ugur kardesimizin genç ve aktif birisi olmasi, genç kardesimizin moral motivasyonunu yükselterek ona bir agabeylik yapip destek vermek istedik. Önümüzdeki sene düzenleyecegimiz Erzurum Anadolu Cup organizasyonu için hazirlik içindeyiz. Bizler spor adamlari olarak bu tarz turnuvalari ülkemize kazandirmak azminde ve kararliligindayiz. Bu turnuva sayesinde dogu illerinde futbol alt yapisina da dolayli katki saglayacagimizi düsünüyoruz. Sayin Anadolu Spor Hukuk Danismanim avukat Selim Mesut Atilgan beyefendi gönüllü olarak her zaman bizim bu çalismalarimizda yanimizda oldu. Bu anlamda gurbetteki Ardahanli is adamlarini, hemserilerimizi katkiya bekliyorum ve çok küçük katki demesinler. Bir top bile bir katkidir. En uzun yollar bir adimla baslar. Bir top bir adimdir” diye konustu. Öte yandan yardimlarindan dolayi Sayin Özcan Şimsek ve Sayin Selim Mesut Atilgana tesekkür eden Ardahan spor Kulüp Baskani Ugur Kaçar, ayni duyarliligi il disinda yasayan Ardahanli is adamlarindan da beklediklerini kaydetti. www.kuzeyanadolugazetesi.com ARDAHAN TELEVZİYONU **O bir zamanlar garsonmus! GARSONLUKTAN, GENELBAŞKAN YARDIMCILIGINA.. CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, İstanbul Kadiköyde 1981da garsonluk yaptigi yillarin ardindan tam 31 yil sonra bu kez İstanbul Milletvekili olarak garsonlarin sosyal haklarinin genisletilmesi için vekil arkadasi Mahmut Tanal ile birlikte bir kanun teklifi hazirlayarak garson, komi ve servis elemanlarina yipranma hakki talep etti. Tekin, Sosyal Sigortalar ve Genel Saglik Sigortasi Kanununda degisiklik yapilmasina dair kanun teklifini TBMM Baskanligina sundu. Teklifin kabul edilip yasalasmasi durumunda, yipranma payi göz önünde bulundurularak toplam çalisma sürelerinin her 360 günü için, 180 gün fiili hizmet süresi zammi olarak eklenecek. **BARDAK DA YIKADIM SERVİS DE AÇTIM Tekin, kanun teklifine iliskin sunlari söyledi: 1981de Karstan İstanbula çalismak için geldim. Garsonluk yaptim. Baktim olacak gibi degil. İki arkadasimla birlikte Kendimiz bir is yeri açalim dedik. Kadiköy Egitim Mahallesinde gazete ilanlarindan satilik bir cafe bulduk. Daha çocuguz aslinda. Üç ortak garsonluk dahil her isi kendimiz yaptik. Bardak da yikadim, servis de açtim. Garsonlugun ne kadar zor bir is oldugunu gördüm ve o günlerimi hiç unutmadim. Yillar sonra bir milletvekili olarak da üzerime düseni yaptim ve bu kanun teklifini hazirladik. ARDAHAN TELEVZİYONU **İs-Kur İs Buluyor!.. Bu sene Ardahan ilimizde Toplum Yararina Çalisma Programi kapsaminda İskur İl Müdürlügü 907 kisiye is basi yaptirdi. En son 145 kisinin daha is basi yapmasi nedeniyle Orman İsletme Müdürlügü’nde düzenlenen toplantida konusan Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, bu yil içerisinde 762 kisinin yani sira bugün 90 issizin Orman İsletme Müdürlügü’ne, 40 issizin Ardahan Devlet Hastanesi’ne, 15 issizin de Çildir Belediyesi’nde ise yerlestirdiklerini ve kamu adina çalismaya baslatildigini söyledi. Vali Tekmen konu hakkinda açiklamasina söyle devam etti. Bu proje çerçeceve içinde bugüne kadar İl Milli Egitim Müdürlügü’ne 350, İl Kültür Müdürlügü’ne 15, Hanak Belediye Baskanligi’na 45, Posof Belediye Baskanligi’na 21, Çildir Belediye Baskanligi’na 17, Göle Belediye Baskanligi’na 40, Damal Kaymakamligi’na 35, Ardahan Belediye Baskanligi’na 40, İl Özel İdaresi’ne 119, Damal Belediye Baskanligi’na 40, Orman İsletme Müdürlügü’ne 40 olmak üzere toplam 762 kisiye sunulan is imkaninin yani sira bugün Orman İsletme Müdürlügü’ne 90, Ardahan Devlet Hastanesine 40, Çildir Belediye Baskaniligi’na 15 vatandasimizin ise baslatilmasiyla genel toplam 907 olmustur. Dünya’nin gelismis ülkelerinde bile issizligin ve ekonomik krizin arttigi günümüzde, iyi bir yönetim sayesinde, hem ekonomik yapimizin istikrarli bir sekilde bütünlügünü ve güçlendigini hem de issizligin azaldigini vurgulayan Vali Mustafa Tekmen, yeni ise baslayacak issizlere bu vatana ve bu milletin malina herkesin sahip çikmasi gerektigini, bu kaynaklarla vatanimizi cennet vatan yapmanin mümkün olacagini söyleyerek; herkesin aldigi ücreti hak ettirmek için çalismasini isteyerek islerinin hayirli, ücretlerinin de bereketli olmasini diledi. ARDAHAN TELEVZİYONU **Camiler Miraç Kandili’nde doldu tasti.. Camileri dolduran Ardahanli vatandaslar, dün aksam namazindan itibaren Miraç Kandili’ni husu içinde idrak etti. Ardahan Merkez Camileri basta olmak üzere bütün köy camilerinde Din Görevlilerimiz tarafindan aksam namazini müteakip program tertiplendi. Babalari ile camiye gelen küçük çocuklar da minik eleri ile dua etti. Ardahan Müftüsü Galip AKIN, Merkez Camii’nde yaptigi konusmada, ” Sevgili Peygamberimizin güzel ahlaki ile, Kur’an ve Sünnetin enfes hayatina ulasmak hepimizin Miraci olacaktir. Manevi atmosferimizi güzellestirmek Miracimiz olacaktir. Kandillerde camiler dolup tasiyor. Kandillerimiz hep böyle dolu dolu geçiyor. Cenab-i Haktan bütün İslam âleminin ve hasleten Ardahan halkimizin Miraç Kandil’ini tebrik ediyorum, Cenab-i Hakk’in nice kandillere bizleri kavusturmasini temenni ve niyaz ediyorum” dedi. ARDAHAN TELEVZİYONU **Ardahan’dan Tirla Kan Bagisi.. 3 günlügüne kan bagisi için Ardahan Kan Bagis Merkezi’ne tahsis edilen ‘Kan Bagis TIR’i, postahane önünde 1 doktor olmak üzere 5 kisilik ekiple çalismalarina basladi. Gönüllü kan bagisçiliginin önemine dikkat çeken kan bagisçisi kazanim uzmani Fatma Özkan, yaptigi açiklamada, ’’Kan bagisi aslinda organ bagisi kadar önemlidir. Çünkü kan bagisi hayat kurtarir’’ dedi. Türkiye’nin çesitli il ve ilçelerine kan toplamaya giden Kizilay’in kan toplama araci bilindigi gibi Ardahan’a da her 3 ayda bir geliyor. Kizilay’in kan toplama aracina kan vermek için gelenlerin sayisinin az olmasi ise Kizilay görevlilerini üzüyor. Cumartesi ve pazar günü yapilan kan bagisinin sponsorlugunu Ardahan, Göle ve Kars’ta petrol istasyonlarini isleten Toprak Petrol üstlendi. Koç Holding A.Ş. nin 2010 ve 2011 yilinda “ülkem için kan veriyorum” slogani ile baslatmis oldugu kan bagisi kampanyasini her alanda destekleyen Ardahan Toprak Petrol Opet bayisi bu yilda sponsorluk üslenerek Kizilay’i yanliz birakmadi. 15 ve 16 Haziran’da yapilan kan bagisi kampanyasi Ardahan’da ilgiyle karsilanirken, Kizilay’in kanmerkezi çalisanlariyla beraber yapilan bu çalisma büyük taktir topladi. Kan bagisi sponsorlugunu üstlenen Toprak Petrol’ün sahibi Orhangazi Toprak yaptigi açiklamada önce bu kanpanyaya teknik açidan zemin hazirlayan Kizilaya, Ardahan Kan Merkezi çalisanlarina 2010 yilinda bayilerine fikir önderligi yapan Koç Holding Yönetim Kurulu Baskani Mustafa Koç’a ve ülkem için kan veriyorum elçisi olan Akin Firinci’ya insanliga yapmis olduklari hizmetten dolayi tesekür ediyoruz dedi. ARDAHAN TELEVZİYONU **Yaylacilar Hazirlaniyor!.. Sicak havalarla beraber, yaylalardaki karlarin erimesiyle köylüler yaylalara çikmaya hazirlaniyor. Hayvanlarinin verimini artirmak amaciyla yaylaya çikmaya hazirlanan Ardahanli köylüler ve disaridan gelen gurbetçilerle birlikte yaylaya çikmaya hazirlandiklari ögrenilirken baz köylerin çoktan yaylaya çiktiklri görüldü. Son yillarin en çetin kisinin yasandigi Ardahan’da havalarin yavas yavas mevsim normallerine dönmesiyle yaylacilar yaylalara çikma hazirliklari da basladi. Yaylalardaki karin erimesiyle çevre illerden birçok yaylaci, hayvanlarinin verimini artirmak amaciyla Ardahan’a akin etti. Ardahan’in birçok yaylalarina yerlesen yaylacilar, “Her sene havalar isinmaya basladi mi yaylalara çikiyoruz. Buradaki hava ve otlaklar hayvancilik için daha verimli oluyor. Kaldigimiz köyler çok sicak. Yaz dönemlerinde yaylalarin havasi serin oldugu için hem büyükbas hem de küçükbas hayvanlarin verimi için çok daha iyi.” dedi. Yaylacilar; “Yaylacilik, çok eski yillardan günümüze kadar devam ede gelen bir gelenek ve yasam biçimidir. Arazinin konumu hayvanlar için yeterli beslenmeye elverisli olmamasi ve asiri sicaklar, yaylaya çikis sebebidir. Yaylalara çikmakla, hem hayvanlarin daha iyi beslenmesi hem de yag, peynir ve çökelek elde etmek amaci tasinir. Ancak bugün yaklasik 8 yil öncesine kadar bütün canliligi ile devam eden yayla yasami kaybolmaya yüz tutmaktadir. Büyük sehirlere göçle birlikte tarim ve hayvanciliktan kaçis, yaylaciligin sonunu getirmektedir. Her ne kadar yaylalara çikiyorsak da, o eski canliligi bulmak mümkün degil.” diye konustular. Yaylaya çikma hazirliklari yapan yaylacilar, yaylalara 10-12 yil önce 30 hane 40 hane olarak geldiklerini, bugün ise sadece 3-5 haneye düstüklerini sözlerine eklediler. İlimizde son yillarda gurbette yasayip da memleketiyle baglarini koparmayan yöre insaninin, biraz da eski yillarin özlemiyle tatillerini geçirmek, büyük sehirlerin gürültüsünden kurtulmak ve dogayla bas basa kalmak için yaylalara çikmaya basladilar. Köylerimizde yasayan yaylacilar yayla hazirliklarini tamamlamanin heyecanini yasayarak kimisi yaylalara çikarken kimisi de yakin günlerde çikacaklarini belirttiler. Haber/Foto: Baris Bilgin ARDAHAN TELEVZİYONU **Dügünler tam hiz sürüyor.. Ardahan Vali Yardimcilarindan, Damal eski Kaymkami Kadir Taner Eser’in de evlendigi yaz dügünleri bölgede tüm hiziyla dvam ediyor. Havalariniyiden iyiye isindigi su günlerde araliksiz devam eden dügünlere sünnet dügünleride eklenince hafta en az 5-6, zaman zaman 10’u geçen dügünler yapildigi görülüyor. Yeterli bir dügün salonunun halen olmadigi Ardahan’da dügünlerini evlerin bahçelerinde yapan Ardahanlilar, dügünlerde davul/zurna eslginde basta bölgesel halk oyunlari olmak üzere çesitli oyunlar esliginde çektikleri halaylarla bu mutlu günlerine renk katmaktalar. **Kuaförler tika basa dolu.. Hemen her gün bir, iki dügünün yapildigi görülen Ardahan’da bay ve bayan kuaförlerinde damak ve gelinlerle doldugu görülüyor. Gelin basinin 150 ila 300 TL. arasinda yapildigi, Damat’in 50 ila 10 TL. arasinda tiras edildigi ögrenilen Ardahan’da gelinliklerin bin lira ila 3 bin lira arasinda müsteri buldugu görülüyor. Kiralik gelinliklerinde revaçta oldugu dikkat çeken bölgede ki dügünlerin bir digeri de sünnetler oluyor. Dost ve akrabalarin yardimlasma günü olarak ta degerlendirilen bu güzel günlerde bir araya gelen Ardahanlilar gerek geride biraktiklari uzun bir kisin stresini, gerek ise yayla ve çayirlar baslamadan önce gönüllerince bolca eglendikleri dikkat çekmektedir. Yillik milyonlarca kazançlarina karsin toplumsal olaylara katki yapmayan kasarcilar ile aricilar bu yilki festivallerde destek vermiyorlar. **YERLİ TURİSTLER GELMEYE BAŞLADI.. Havalarin iyiden iyiye isindigi, okullarin tatile girdigi su günlerde yaz tatillerini geçirmek için Ardahan’a gelenlerin sayisinin da bir hayli arttigi gurbetçiler üniversite ögrencilerinin bosalttigi Ardahan’a canlilik getirdiler. Basta İstanbul’dan olmak üzere birçok bati kentinde hayatlarini idame eden Ardahanli gurbetçilerin son yillarda büyük ilgi gösterdikleri yaz festivalleri öncesi geldikleri memleketlerinde büyük kentlerin stresini atmanin mutlulugunu yasadiklari gözlerden kaçmiyor. Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com ARDAHAN TELEVZİYONU **Vali Tekmen, “Sicak Havalari Dikkate alin” Sicak ve günesli yaz günlerinin yasandigi bu günlerde gerek kamu gerek özel sektör insaat yatirimlarinin hiz kazandigini belirten Vali Mustafa Tekmen, altyapisi tamamlanmak üzere olan Organize Sanayi Bölgesi asfalt plenti ve Özel İdare santiyelerinde yaptigi inceleme ve denetlemelerinden sonra, insaat sezonunun kisa oldugu ilimizde, tamamlanmasi gereken çok yatirim oldugunu, günün hatta saatin degerlendirilmesi gerektigini vurguladi. Kamu ve özel sektör yatirimlarinin adeta yaristigi, göçün durdugu, geriye dönüsün basladigi ilimizde, üç yildir bütün TV kanallari, basin yayin kuruluslari araciligiyla ve yurtiçi-yurtdisi toplantilarda yaptigi tanitim ve yatirim çagrilarinin sonuç vermeye basladigini; Ardahan denildiginde Kafkaslara ve Asya’ya açilan Türkiye’nin bir sinir ili olarak , Cumhuriyetimizin kurulusunun 100. yilinda olmasi gereken konuma ve hedefe yürüyen degil kosan konuma geldigini; tarihi ve stratejik konumu nedeniyle de kendisine biçilen bu rolü oynamak zorunda oldugunu, ildeki bütün kaynaklarin ve yatirimlarin bu hedefe yöneltildigini belirten Vali Mustafa Tekmen, bundan dolayi kaybedecek bir saatlerinin bile olmadigini söyledi. Bu kapsamda, özel sektör olsun kamu sektörü olsun bütün yatirimlarin hizla tamamlanmasi için hiçbir engel tanimadiklarini; bunlar için bir taraftan mevzuatin gerekleri yerine getirilirken bir taraftan da buna uygun yatirim çalismalarinin sürdürülmesi gerektiginin altini çizdigini söyleyen Vali Tekmen, önce Özel İdare’nin merkez santiyelerindeki düzenleme ve çalismalari denetledi. Daha sonra OSB’nin bulundugu Kartalpinar köyündeki süt toplama faaliyetlerini inceleyen Vali Tekmen, bu geleneksel yapidan en kisa sürede modern yapiya, entegre ve hijyenik tesislerin olusturdugu yapiya geçmek için gayret gösterdiklerini söyledi. OSB’deki parselleri sektör bazinda ayirdiklarini ve yatirimcilarin müracaatlarini almaya basladiklarini söyleyen Vali Tekmen, yatirimcilara arsa tahsislerine hemen baslayacaklarini açikladi. Özel İdare’ye ait yeni kurulan asfalt plentinde de incelemelerde bulunan Ardahan Valisi Mustafa Tekmen; buranin çevre ihata duvari ve ek tesislerinin ihale edildigini ve müteahhidin çalismaya basladigini; asfalt plenti için de yakinda deneme üretimine baslanmasi için son hazirliklarin hizlandirildigini sözlerine ekledi. Yeni hizmete giren 150 yatakli modern devlet hastanesinin yakinda Saglik Bakanimizin ilimize tesrifleriyle resmi açilisini yapmayi planladiklarini söyleyen Vali Tekmen, hastane üzerindeki düzenlemeler ve eksikliklerin giderilmesi için gerek kamu görevlilerinin gerekse TOKİ müteahhitlerinin çabalarini sürdürdüklerini; bunun için gerekli talimatlari verdigini ve sonucunu takip ettigini belirtti. Bir soru üzerine de Vali Tekmen, bu sene il genelinde gerçeklestirilecek festival tarihlerinin il komisyonunca ilgililerin görüs ve istekleri dikkate alinarak belirlenerek tarafindan onaylandigini ve de Ardahan Valiligi web sayfasindan (www.ardahan.gov.tr) duyuruldugu belirtti. **Soguk Hava Soba Yaktirdi!.. Yurdun bati bölgelerinde asiri hava sicakligi yüzünden bunaltici günler yasanirken, Dogu Anadolu Bölgesi’nin bazi yerlerinde özellikle son iki gün içerisinde sabah ve aksam saatlerinde etkili olan soguk hava herkesi sasirtti. Ardahan ve çevre illerde hava isisinin 6-7 dereceye kadar düsmesi üzerine bazi kahvehanelerde ve evlerde sobalar tekrar yakilmaya baslandi. vatandaslar, hava isisinin son birkaç gün içinde düstügünü belirterek,”İzmir’de, İstanbul’da, Mersin’de asiri sicaklar olduga halde Doguda gerçegi de budur. Şu anda Haziran ayinda sobanin basinda çay içiyoruz soguktan donuyoruz” dediler. ARDAHAN TELEVZİYONU **ARÜGEM’DEN BABALAR GÜNÜ.. Ardahan Üniversitesi Gençlik Egitim Merkezi Dernegi (ARÜGEM) 17 Haziran 2012 Pazar günü Çildir Meslek Yüksekokulu Sosyal Tesisleri’nde Babalar Günü’ne özel bir program düzenledi. Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, Çildir Kaymakami Cevat Çelik basta olmak üzere birçok kurum ve kurulus çalisanlari ile Ardahanlilar ARÜGEM’in Babalar Günü’ne özel verdigi yemekte bir araya geldi. Babalar Günü özel programda, Asik Faruk Erdogan’in seslendirdigi türküler ve okunan siirler katilimcilari hem eglendirdi hem de duygulandirdi. Babalar Günü’nün anlam ve önemine dair bir konusma yapan ARÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, babaliginda analik kadar kutsal bir görev oldugunun altini çizdi. Haberleri ekleme saati: 08.05-18 Haziran 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Kur’an Kursu Ögreticilerine Egitim Kursu

     


    Ardahan Günlük Haberleri Ardahan Merkeze yeni atanan 11 (on bir) Kur’an Kursu Ögreticisi Temel Egitim kursuna alindi. Açiktan atanan Kur’an Kursu Ögreticilerine Diyanet İsleri Baskanligi, Egitim Hizmetleri Genel Müdürlügü’nün programlari çerçevesinde Temel Egitim Kursu verilecek. İl Müftüsü Galip AKIN, “11 kursiyerimize Ardahan Valiligi Defterdarlik Toplanti Salonunda, 657 Sayili Devlet Memurlari Kanunu, Milli Güvenlik Bilgileri, İnsan Haklari, Atatürk İlkeleri İnkilap Tarihi, Haberlesme, Halkla İliskiler, Türkçe Dilbilgisi Kurallari ve T.C Anayasasi vb. konular hakkinda egitim verildigini” söyledi. İlimize yeni atanan Kur’an Kursu ögreticilerine yönelik 11-22 Haziran 2012 tarihleri arasinda düzenlenen ve 2 Hafta süreyle devam edecek Temel Egitim Kursu, Ardahan İl Müftüsü Galip AKIN, İl Müftü Yardimcisi Nusret DEDE, Vaiz Faruk SÖYLER ve Vaiz Emine GÜNDÜZ rehber ögretici olarak derslere katilmaktadir. Haberi ekleme saati: 18.07-18 Haziran 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Ardahanli Güresçiler Kampa Gitti!..

     


    Ardahan Günlük Haberleri Ardahanli güresçiler Kars ilinde yapilacak olan güres egitim seminerine katilacaklar. Ardahan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Feyzullah Dereci, yaptigi açiklamada 14-17 Haziran günleri arasinda Kars ilinde yapilacak olan Güres Egitim Merkezi seçmelerine 14 sporcunun, İl Müdürlügü antrenörü Adem Altuntas idaresinde katilim saglayacagini söyledi. İl Müdürü Feyzullah Dereci Sporculara basarilarinin devamini dileyerek sporculari Güres Egitim Merkezi seçmelerine ugurladi. Haberi ekleme saati: 17.42-17 Haziran 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? ARDAHAN AKTÜEL’DEN

     


    Ardahan Haberleri Ardahan Yerel Medyasi/Erkan SARIKAYA Ardahan’da son yillarda ilginç bir sekilde gazete sayisi oldukça artti.Ardahan’in 107 Bin nüfusu var. Ardahan’in nüfusuna göre 12’si günlük toplam 17 gazete çikiyor. Bu sayi oldukça fazla,sebebi ise Ardahan yerel gazete sahiplerin Resmi kurumlarda aldigi reklamlar istahlarini kabartmasidir. Gazetelerin künyesinde günlük gazete diye yazar ama (Bir kaçi disinda) bir çogunu hergün kimse göremez. Ayrica dagitilan gazetelerin sadece Ardahan’da siyasi parti temsilcilkleri ve Valilik, Belediye gibi resmi kurumlara birakiliyor. Ardahan’da yerel medyada isini dogru dürüst yapan ve son olarak ödedigi 9 bin 280 lira 73 kurus ile Ardahan’da en çok vergi veren ilk 100 kisi arasinda 8. olup ilk 10 giren Ardahan’li kadin gazete yöneticisi Selmi Yilmaz, 4 matbaasinda 5 gazete çikariyor ve 17 kisiye de sigortali is imkâni sagliyor. Dünya’da ve Türkiye genelinde ise ulusal ve yerel gazeteler traj sayisindaki düsüs nedeniyle kapaniyorlar. Geçen yil Birlesmis Milletler yayinladigi bir raporda 2032 yillina kadar Yerel Medya (gazeteler) yerini internet medyasi olacak. Devlet Bakani Bülent Arinç’in yaptigi açiklamaya göre, Meclise sunulacak yeni bir yasa ile İnternet üzerinden haber yayinlayan internet siteleri artik yerel basin gibi resmi kurumlardan ilan alabilecek. Ayrica haber sitelerin sahipleri ve çalisanlarida sari basin karti alabilecekler. Buna karsin haber siteleri denetim altina alinacak ve bu internet sitelerin sorumlulari paylastiklari haberleri 2 yil arsivde tutmasi yükümlülügünü getiriyor.Bilindigi gibi mevcut mevzuata göre internet haber siteleri resmi kurumlardan ilan alamiyordu.Yerel gazetelerin sayisida bu yüzden fazla,ayrica sari basin karti olmak içinde yerel veya ulusal bir gazetede tahsil durumuna göre 18 ay veya 24 ay sigortali çalisma sarti araniyordu. Ardahan Haberleri **Göle Futbol Turnuvasinda Yari Final Müsabaka Sonuçlari.. İstanbul-Göle Yardimlasma ve Dayanisma Dernegi’nin 3.defa Organizasyonunu yaptigi Futbol Turnuvasi, Yari Final Müsabaka Sonuçlari açiklandi. Ardahan-Göle ilçesinden çok sayida köy ve Dernek takimlarinin mücadele etigi Futbol Turnuvasi, Esenyurt ilçesinde Platin Hali Saha’da oynandi. Göle Dernegi Futbol Turnuvasi Yari Final Müsabaka Sonuçlari söyle: KÖPRÜLÜ:6 BELLİTEPE:1 GÖLE GENÇLİK:3 ARPAŞEN:4 Haftanin en iyi kalecisi:BELLİTEPE Haftanin en iyi oyuncusu:APEŞEN SPOR-SELİM =KÖPRÜLÜ SPOR-ATAMAN Haftanin celtilmen oyuncusu:GÖLE GENÇLİK-MEHMET Haftanin teknik sorumlusu:KÖPRÜLÜ SPOR HOCASI-ZAFER ARAS GOL KRALIGI DEDEŞEN SPOR – EMRE ÇAGLAR : 29 KÖPRÜLÜ SPOR -ATAMAN : 29 Haftanin centilmen takimi:TAHTAKIRAN SPOR Turnuvanin en iyi kalecisi:DEDEŞEN SPOR VE BELLİTEPE SPOR KALECİLERİ Ardahan Haberleri **4.Geleneksel Köprülüler Tasdelen Piknigi Merkezi İstanbul Esenyurt İlçesinde bulunan Göle-Köprülü Yardimlasma ve Dayanisma Dernegi bu yil 27 Mayis 2012 Pazar günü 4.Tasdelen Piknigi Programini duyurdu. Köprülü Dernegi Gençlik Kolari Organizasyonunu yapacagi geleneksel piknik, İstanbul/Çekmeköy Tasdelen Ormani’nda yapilacak. Katilacak sanatçilar ise Ozan Kemal Yildiz, Kismet Yildiz, Naim Çelik ve Davul Zurna Ekibi olacagi duyurusu yapildi. Geleneksel Piknik sabah 08.00 ve 18.00 saatleri arasi olacagi belirtildi. Haberleri ekleme saati: 17.18-15 Haziran 2012 Haber/Fotlar: www.ardahanaktuel.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Ardahan Öyküleri/Yilmaz Yalçiner Küresel standartlar vb. vb. vb..

     


    Yalçiner Yilmaz Avrupa standartlari , Küresel standartlar, Evrensel standartlar. Bu isiklar altinda: Egitim standartlari var. Yani ögretmen standarti Ögrenci standarti Okul standartlari artik mevcut. Ögretmen standartlardan haberdar. Bir yol ile kavrayabiliyor. Ögrenci haberdar olmadigi gibi bimiyorda. Nedir bu standartlar: Egitim ve ögretim’e hazirlik seyleri. Dinlemek. Yoklama vermek. Kendini hazirlamak. Kendini kontrol etmek. İzin alarak konusmak. Ögretmenine hitapta sosyal dil kullanmak. Ögrencilerimizin standartlardan haberdar olmalari ve ögrenmeleri. Bu standartlara sahip ülkelerle kiyasta, rekabette avantaj mi, dezavantaj mi olacak? Sakin ders dinleme. Kendini sevk ve idare etmede ögrenciye standart davranislarin kazandirilmasi. Temel davranislari kazanmis ögrenci, hayatini kazanacaktir. Alvin Toffler, Amerikali Tarih filozofudur. Esi Heidi Toffler yazdiklari kiaplari sen yazdin ben yazdim dememe tevazu ve digergamlik ile yazip- çizen iyi iki filozofturlar. Alvin Toffler’in görüsü: Küresellesmenin basladigidir. tarihsel kategori Küresellesme somuttur ve gerçektir. Üçüncü dalga dedigi. Bilgi çagi sanayi çaginin bitisiyle baslamistir ve sanayi çagini bitirense bilgi olmustur. Toffler’in dünya görüsü su modelle daha iyi anlasilacaktir. Günes Tanriçasi: Ameratsu, Omi- kami… Güç tanrisidir. Omi- Kami teslistir ve olusturan seylerse: KILIÇ- MÜCEVHER- AYNA’dir. Kiliç, mücevher ve hepsinden degerlisi bilgiyi simgeleyen AYNAdir. Bilgi artik Hümanist Uygarligin siaridir. Ekonomi ve ticarette bu siardan ayri tutamaz kendini. marketler, sirketler, ürünler, sanat, eglence, metafizik hersey ama hersey bu tesirat dairesi içindedir. İyisimi biz bu olguya; KÜRESELLEŞME diye bir kavramla hitap edelim çiksin gitsin gündemimizden. Küresellesme mülkiyetlerden tutunda, Yeni mülkiyetlere degin sembolik ekonomik deger olup çikiyor. Bilgi data-base’den, eski kocakari bilgilerinden, metafizik bilgiye veya astro-fizik bilgiye degin genis spekturumda herseyle bilgi ayna simgesinde ki bilgi oluyor. “Sag elimde elma var; sol elimim avucunda olmayan meyve ne?” Bakir telleri tasidiklari enerjiyi büyük oranda telef ediyormus. Bunu bilmek bir bilgi. Bunu gidermek yine bir bilgi. Ham bilgi teknolojisize oluncaya degin her vechesiyle bir bilgi. Alimi satimi yine bilgi. Standart olusturma ilkesi iki ayri anlayisla anlasilmaktadir. Tekil biçimde anlamak gelismemis ülkelerde tipkisi gibi yapmaktir. Standartlastirmak teklestirmek gibi anlasilmamali. Milli Egitim Okullari eskiden tabela kaosu yasardi. Bir standartla ilkelestirildi. Dikkatle anlamamiz gerkir. Tekillestirilmedi. Standartlar kriterler üzerinden yorum, yön, renk, büyük, küçük, dayaniklilik ve malzemede serbestiyette yorumlamakla serbest birakildi. Standartlari ve standartin kendisini tekil ve tek dogmatik birsey gibi anlamamliyiz. Standart sonuçta amaç degil araçtir. Standartlarda AİM’i ve İNDUSTRAMENT’i iyi ayirmamiz gerekir. Egitimde amaçlari ve araçlari karistirmis bir mesel üzerinden konusalim. Norveçli felsefe ögretmeniyle Misirli felsefe ögretmeni karsilasir. Hosbes’ten sonra. Misirli araçsal ne varsa anlatir. Oglani everdim der. Babama dükkan açtim. dsavarim var. Celebe mal-davar sürdüm vs.vs. vs. Tek bir egitim kelami agzindan çikmaz. Norveçli felsefe ögretmeniyse: Habire felsefe ekollerinden anlatir. Wittengstein’i çok sevdigini söyler. Onun iki evresini açar, anlatir. Oyun evresini resim evresinden iyi buldugunu söyler vs.vs.vs. Misirli felsefe ögretmeni en sonu dayanamaz patlar: – Ya sen ne biçim adamsin der. Sabah beri ne söylüyorsun bana hemserimmmm! Ey! Acindan ölcen ölcen!.. Norveçli buna hayatin boyunca ne kazandin? der. Madem araçsali hep önledin ( Önceledin), ne kazandin, ne? der. Misirli sisine sisine: – 30 bin dolar gibi bisey der. Norveçliyse, sen araçsali önledin 30 bin dolar kazandin. Ben amaçsali önledim: SOPHİA’NIN DÜNYASI felsefi romani, siniflarda ögrencilerimle yillar içinde çalis, çabala yazdim. Ögrenci yetistirdim. Hem aydinlandim, hem sevap aldim, hem de 100 milyon dolar kazandim; bu çocuklara ögrettiklerimden, der. ” Daha ne diyem baba!” demis Norweian man!
















  • Erdoğan’ın ‘Hamas Terör Örgütü değil’ diyerek tepkisini aldığı Avrupa’dan Ardahan için Hibe İstedi




    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..


    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..


    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    GAZETECİLERLE GÜNDEM PAZAR GÜNÜ TEMPO TV’DE





    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


    TEMPO TV’de


    canlı olarak sunduğu


    ‘Gazetecilerle Gündem’


    sizde konuksunuz..


     


    YERELDEN ULUSALAGAZETECİLİK



    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..



    CHP Ardahan Milletvekili ve TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu üyesi Özgür Erdem İncesu, Dış İşleri Bakanlığının Türkiye-AB ilişkileri toplantısına katıldı.




    14 Mayıs genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisinden Ardahan Milletvekili seçilerek ilimizi TBMM’de temsil eden Özgür Erdem İncesu, mecliste düzenlenen Türkiye-AB ilişkileri konulu toplantıda istişarelerde bulundu.

    Toplantı hakkında sosyal medya hesabından konuyla ilgili bir açıklama yapan CHP’li milletvekili Özgür Erdem İncesu;


    “Avrupa Birliği Uyum Komisyonu toplantımızda; Dışişleri Bakan Yardımcısı AB Başkanı Mehmet Kemal Bozay ve Dışişleri Bakanlığı temsilcilerinin Türkiye-AB ilişkileri hakkındaki sunumunu dinledik. Türkiye-AB İlişkileri ve Güncel Dış Politika konuları hakkında konuştuktan sonra ülkemiz ve Ardahan için alabileceğimiz hibeler; vizelerin kolaylaştırılması hakkında fikir alışverişinde bulunduk” dedi. 





    ANKARA PATLAMIŞ!.. 


    Masa başında oturup, gazetecilik yarışmasında bir haberimle Jüri Özel Ödülünü aldığım eski adı ‘Basın  Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’ olan bugün havuz medyanın vanası haline gelen Cumhur Başkanlığı İletişim Başkanlığı olan kurumun kontrolündeki ajansların haberleriyle beslenen ve ülke gündemini tuttuklarını sanan gazetecilerin burunlarının dibinde olmasa da Bolu dağının dibindeki tünelin bir gözünün neden aylardır kapalı olduğunu kimse sormaz..

    Ve aynı gazeteciler yani ünlü, ünsüz basın ve yayıncılarının ‘deprem paraları nerede?’ diye sorulduğunda “yol, köprü, tünel yaptık” diyen hükümetin ulaştırma bakanlığını sorgulamaya bile çekindiği ülkenin başkenti Ankara’nın arka mahallelerinin patladığından da bi haber.

    Gerçi aynı basın yayın, ‘Ankara’nın merkezinde hem de meclisin yanı başındaki güvenlikten sorumlu İçişleri bakanlığının önünde nasıl olur da bomba patlar?’ diye soramadı bile. 

    Çünkü ana vanadan akan reklam kaynakları, resmi ilanları kesilir, küçük bir eleştiri haber hemen ‘dezenformasyon’ denerek fırçalanmanın korkusunu yaşar ondan..

    Evet aynı zamanda Jandarma Genel Komutanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Genel Kurmay başta olmak üzere bir çok resmi kurumun bulunduğu başkent Ankara’nın orta yerinde patlayan ve insansız hava araçlarının okyanus ötesinden gelen çuvalcılarca düşürülmesine neden olan uçakları Suriye ile Irak’a gönderen bombadan ziyade terörist yaftası yememek adına ben de o bomba ve patlamadan bahsetmeyeceğim..  

    Çünkü benim anlatacağım bombalar beton sığınak yaptıkları söylenen çimento fabrikalarını yıkan bombalar değil.. Yani benim bahsedeceğim bomba doğaya dikilen, birilerine bolca rant getiren beton bombalar olacak. 

    Ve benim anlatacağım bu beton bombalar 22 yıldır ülke ekonomisini betona bağladığı söylenen sadece iktidarın değil, aynı iktidarı İstanbul’u betona çevirmekle suçlayan muhalefet belediyelerinin elinde patlamış olan betoncuk bombalarıdır. 

    Aralarında aylardır onarıma alınıp ta bir türlü  açılamayan Bolu dağı tünelinin bir gözü gibi Ulgar, Mozoret ve Sahara tünellerini bekleyen, Ardahanlı hemşerim Ertan Çelik’in de bulunduğu müteahhitlerin dadandığı  Başkent Ankara’nın arka mahalleleri olarak bilinen tarım alanlarının yanı sıra dağ, tepenin özür dilenen İstanbul gibi hızla betonlaştığını görüyordum.. 

    Hem de Ardahan’daki kuyumcu dükkanlarını kapatıp çuvallara doldurdukları altınlarla geldikleri başkentte müteahhit olanlarca ve bu müteahhitlerin hemşerimin soy ismi gibi çelik konstrüksiyon ağırlıklı devasa binalar diktiklerini çok yakından gördüğümde CHP’li büyükşehir belediyenin yönetiminde olan o mahallelerde şehir planına da rastlayamadım.




    Çünkü adeta kapkaç misali yapanın yaptırana rant kazandırdığı tarım arazilerinin üstüne dikilen betonların, şehirden çok bombaların patlatarak sağa sola savurduğu molozlar misali sözde yeni yerleşim alanları açılmış başkent Ankara’nın arka mahallelerinde. 

    Ve bu mahallelerinde alt yapıdan yoksun, gelişi güzel açılan sinyalizasyonuz patlak yollarında trafik allak bullak olurken sokak lambaları olmayan aynı sırat köprüsü gibi bu yollardan geçen araçların birbirine sürtünmemek için çabaladıklarını görüyordum bahtı kara denen başkent Ankara’nın arka mahallerinde.. 

    Kapkaççı müteahhitlerin gelişi güzel oluşturduğu ama satış reklamlarında ‘Otoban yanından geçiyor’ diyerek rantlarına rant attıklarını da anladığım başkentin arka mahallerini sizde gördünüz mü? Yoksa orada yaşamanız var mı?




    Bilmem ama Ankara’dan İstanbul’a dönmek için  navigasyonu dinleyip, buralara düşen benim gibilerinin buralara düşüp, bir an önce çıkmak isteyenlerin çevre yoluna değil, daha yeni zamlanan ama yerel seçim geliyor korkusuyla geri alınan ama bir kaç aya geri dönecek olan zamları bekleyen otobana ancak can atılabiliyor,  ‘Gelişen, büyüyen Ankara’nın yeni şehirleri, mahalleleri’ diye yutturulan ama beton bombalarla darma dağın edilmiş olan başkentin tarım alanlarının betonlaştığı arka mahalleleri..


    arşiv haber/yorumlar 23.08.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlarArdahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin







    Yazarlarimizi okuyor musunuz?






    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..


    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin










    BİR REKLAM VERİN BİNLERCE İNSANA ULAŞIN ..


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?









    KADINCA/Selmi Yilmaz Bakkal ruhsati ile müteahhitlik..

    Selmi Yilmaz Ardahan’da en çok vergiyi veren ilk 100 arasinda 8. olan biri olarak dikkatimi çeken önemli bir nokta var. O da bu kentte zengin diye görünenlerin son bes yildir bir tasin üzerine tas koymazken yeni zenginlerin ortaya çikmasidir.. Ki bu zenginlerin basinda gelenler de Yap/Sat modeli ile yapilan binalarin sahipleridir.. Kent İmar Plani’na uyulmadan gelisi güzel yapildigi ileri sürülen onca binadan elde ettikleri paralarla bir hayli zenginlestikleri bu kisilerin basarisini kiskanmak degil amacimiz, aksine yillardir özlemini çektigimiz önemli bir sey oldugunu bastan belirtelim.. Çünkü kamuoyun da var/yemezler olarak bilinen bu kisilerin yastik altinda biriktirdikleri paralari Ardahan’da yatirima çevirmeleri en çok bizi sevindirdigi de bilinmelidir.. Ancak bunca binayi yapip, Yap/Sat modeli ile satanlarin kazançlarinin da seffaf olmasi ve ne kadar vergi verdiklerini de bilmek benim ve herkesin hakki olmalidir.. Çünkü bu ülkede ve inandigimiz dinin emri geregi bir insanin kazancinin bir bölümünü vergi olarak vermesinin sart oldugu belirtilir.. Ki o vergi verilirken de bakkal ruhsati ile degil müteahhitlik ruhsati ile vermesidir.. İste bizimde merakimiz bundandir.. Konuya bakacak olan da Defterdarlik ve Vergi Dairesidir..



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Valiye raporlar verilmis..

    Fakir Yilmaz Bugüne kadar gelip geçen valilerden fark bir yöntem izleyecegini dün düzenledigi ‘Halk Toplantisi’ ile ortaya koyan Ardahan’in 11. Valisi Seyfettin Azizoglu ile valilik toplanti salonunda ilk kez karsilastim.. Samimi tavirlari halkla bir araya gelen ve onlari sakin ve sabirlica dinleyen, sorunlarini not aldiran valiyi izlerken yaptigi konusmalarinin satir aralarinda okumaya çalistim.. Benimde söz alip kisa bir Ardahan raporu verdigim Ardahan’in yeni valisi Azizoglu’nun benim konusmam ardindan yaptigi açiklamada göreve geldiginin üzerinde kisa bir süre geçmesine karsin mevcut yöneticilerden Ardahan ve Ardahanlilarin raporunu aldiginin izlemini de aldim.. Çünkü Ardahan esnafinin pahali oldugunu, Ardahan’da yazilanlarin sert oldugunu konusmalari arasinda his ettiren yeni valinin bu kisa sürede bu kadar Ardahan’i tanimasi biraz zordu.. Evet her gelen vali basta en yakinlarindan olmak üzere emrinde ki kurum amirlerinden brifingler alir, sorunlar hakkinda bilgilendirilir bunu biliyorum.. Ancakbir valiye verilecek raporlarin ilin genel sorunlari olmasi gerektigini de.. Ancak dün katildigim toplantida yeni valimizin de eski valiler ve idareciler gibi kisiler üzerinden bilgilendirildigini hissettim.. Çünkü valilerin, idarecilerin birilerine yaklasmasi halinde o bilgileri verenlerin açiklarinin ortaya çikacagini bilen birileri Ardahan’in genelinin sorunlarinin yani sira kisiler hakkinda da bilgilendirildigini bilen, bu konuda bir hayli tecrübeli biriyim.. Evet dün ilk kez karsilastigim ve kendisine basarilar diledigim Ardahan’in yeni Valisi Seyfettin Azizoglu’na birilerinin birileri hakkinda iyi raporlar vermis.. Ama yeni valinin bu raporlari verenlerin kendileri hakkinda da tutulan raporlara da bakmasini ve sadece bir tarafi degil, halki, basini da dinleyecegini, onlardan da rapor alacagini gördüm, dünkü Vali/Halk’in bir araya gelmesiyle.. **Medyamiz yine cephede.. Suriye ordusuna kursun sikanlara, ‘Özgür Suriye Ordusu’ deyip, komsunun karismasi için milyon dolarlari gözden çikaranlari görmezden gelen medyamiz yine cephe de büyük bir mücadele veriyor.. Türkiye’nin neden İran ile, Irak ile, Ermenistan ile,Yunanistan ile, Güney Kibris ile, İsrail ile küs oldugunu, Tunus, Misir ve Libya’nin sömürgeci güçlere teslim edilmesine neden katki sundugunu sorgulamayan medyanin cephede verdigi mücadele gözleri yasartiyor.. Irak’ta oldugu gibi Suriye savasinda ölen, öldürülen onca insani sorgulamaktan kaçip, Suriye yönetiminin terörist olarak ilan ettiklerine Suriye Özgür Ordusu demesi ve hep ayni tarafta durup, haberlerini sadece bir yönde vermesi ne kadar dogru, ne kadar medya yayin ahlaklarina uygun oldugunu kendisine sormayan medyamiz bugünlerde yaman mansetler atiyor.. Kurtulus savasinda bile isgalci güçlerin yandasi olmakla elestirilen medyamizin kendi ülkesinin iç çatismalariyla ilgili ise attigi mansetler daha acikli, daha timsah gözyasli olmasi ise isin diger ilginç bir yönü.. Devletin zirvesini bir tabutun üzerine toplayip, halklari tahrik eden, karsi karsiya getiren gözyasi selleri ile bizleri bogan medyamizin cephe mansetleri bu ülkenin daha çok aglayacagina da isaret ediyor.. Çünkü barisi unutup, savasi tetikleyen o büyük puntolu mansetlerin hiçte hayra alamet olmadigini surada, ülkemizin güneyinde ve her geçen gün ülkenin her yerine siçrayan çatismalarda görmek mümkün.. Senin Suriye’de ne isin var, senin İran’la ne derdin var, senin İsrail ile ne alip verecegi var demesi ve sorgulamasi gereken medyanin BOP plancilarinin Ortadogu hesaplarina katki sunanlari es geçip, herkesi terorist ilan etmesi gerçekten de aci verici oldugu kadar, tehlikelide.. Çünkü güneyde yasananlarin sebebinin bu mansetler oldugunu 30 yildir bir türlü anlamiyor ünlü, ünsüz medyamiz..



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Askeri araç devrildi, 5 asker yarali!


    5 Yasindaki çocuk traktörün altinda kaldi..

    Ardahan Haberleri Ardahan-Göle yolunda meydana gelen trafik kazasinda 5 askerin yaralandigi ögrenildi. Alinan bilgilere göre sik sik kazalara neden olan Göle yolu üzerinde ki Sarme virajini alamayan Askeri araç sarampole yuvarlandi. Agri’dan Ardahan’a geldikleri ögrenilen askerlerin 5’nin yaralandigi kaza ile ilgili sorusturma baslatildigi ögrenildi. **Traktör çocugu ezdi.. Ardahan’in göle ilçesi yolu üzerinde meydana gelen trafik kazasi öncesi Hoçvan bölgesinde bulunan Çobanli köyünde de bir tarfik kazasi meydana geldi. Alinan bilgilere göre bir çocugun kullandigi ögrenilen traktörün üzerinde ki 5 yasindaki Nur Özer isimli çocuk düserek traktörün altinda kalarak can verdi. Haberi ekleme saati: 10.25-25 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    CHP’li Ögüt: Komsumuz Kürtler olsa daha iyi!

    Ardahan Haberleri Suriye’de yasanan gelismelerin AK Parti’nin izledigi dis politikanin çöküsü olduguna dikkat çeken Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt ilginç bir öneride bulundu. AKP’nin uygulamaya koydugu dis politika dolaysiyla bugün ülkede huzursuzlugun had safhaya ulastigina dikkat çeken CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, Ortadogu’da kurulmasi olasi bir Kürt Devleti’nin Türkiye’ye zarar vermeyecegini ima etti. Irak’tan sonra Suriye’de yasanan gelismelerin Ortadogu’nun birileri tarafindan yeniden dizayn edilmek istendigini ortaya koydugunu ve bu dizaynin amacin, Türkiye’nin komsusu Suriye’yi bölüp, Türkiye’ye olan sinirina ABD ve İsrail’i yerlestirmek olduguna dikkat çeken CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt ‘Türkiye’nin komsusu ABD veya İsrail olacagina Kürtler olsa daha iyi’ dedi. Irak’tan sonra Suriye’de olusturulan Kürt bölgelerinin yarin bir devlet olarak karsimiza çikmasinin çokta zarari olmayacagina inandigini belirten CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt Türkiye’nin güney sinirinda böyle bir gelisme olmasi halinde ABD veya İsrail ile komsu olmaktansa Kürtlerle komsu olmanin daha iyi oldugunu, çünkü Türklerin Kürtlerle olan kardeslik baginin her iki tarafa da zarar vermeyecegini bildigini belirtti. Kürtlerle komsulum iliskilerimizin sinirda da devam edecegine inandigini belirten Ögüt, bunun aksisi ABD veya İsrail’in Türkiye’ye komsu olmasi halinde Türkiye’nin Güneyinin huzur bulmayacagina dikkat çekti. Haberi ekleme saati: 08.44-25 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    AK Parti Ardahan Miletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay:


    Birlik Beralerligimizin Önemini Bilelim..

    Ardahan Haberleri Ardahan Bal Festivali öncesi düzenlenen ‘Hedef Ardahan 2023’ isimli panele katilan ve burada bir konusma yapan Adalet ve Kalkinma Partisi Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Suriye’de yasanan olaylara dikkat çekti. Sinir ülke Suriye’de yasanan olaylarin ülkemizde de yasanmamasi için gerek devlet, gerek hükümet olarak elerinden geleni yaptiklarina dikkat çeken Atalay, toplumun da bu yönde hareket etmesiyle Türkiye üzerinde oynanan oyunlari bozduguna dikkat çekti. ‘Birlik beraberligimizin önemini bilelim’ diyen AK parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Ardahan’in bu birliktelikte örnek bir kent oldugunu söyledi. Haberi ekleme saati: 08.41-25 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Gazeteciler yeni valiyi ziyaret ettiler..

    Ardahan Haberleri Vali Azizoglu: Basinda bulundugum kentin basinin öneminin farkindayim.. İstanbul/Güngören kaymakamiyken son çikan valiler kararnamesiyle vali olup, Ardahan Valiligine atan Seyfettin Azizoglu’nu ziyaret eden gazeteciler yeni valiye görevinden basarilar dilediler. Ardahan Gazeteciler Cemyeti Baskani ve Kuzey Dogu Anadolu Gazetesi Yaziisleri Müdürü Fakir Yilmaz, Kuzey Dogu Anadolu, Son Vilayet, Göle Yeni Gözlem, Çildir Gazetesi ve Hanak/Damal Gazetelerinin Yayin Kurulu Baskani Selmi Yilmaz, Son Vilayet Gazetesi Yazi İsleri Müdürü Baris Bilgin’in ziyaret edip, hos geldin dedigi yeni vali basinin Ardahan’in gelisimi ve gelecegi için çok önemli bir kurum oldugu bilinci ile hareket edeceklerini söyledi. Haberi ekleme saati: 08.39-25 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Hedef 2023 Ardahan Paneli Yapildi..

    Ardahan Haberleri Ardahan Belediyesi tarafindan organize edilen ‘Hedef 2023 Ardahan’ isimli panelde bir araya gelen Ardahanlilar Ardahan’in gelecegini masaya yatirip, çözüm arayisinda bulundular. Ardahan Milletvekilleri Prof. Dr. Orhan Atalay ve Ensar Ögüt’ün de katildigi panele ev sahipligi yapan Ardahan Belediye baskani Faruk Köksoy Ardahan’in 2023 yilina giderken belediye olarak ortaya koyduklari hedefleri açikladi. Ardahan valisi Seyfettin Azizoglu’nun da katildigi panelde Ardahan’in 2023 yilinda sorunlarini en aza indirmis, iki gümrük kapisinin haril haril çalistigi, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun bitirilip, tren yolunun Ardahan’a kadar ulastigi, üniversitesinin bölgesel bir egitim kampusunun yani sira uluslararasi bir üniversite olmus, organize sanayisi bitmis, çevre yollari bitmis bir kent olmasinin hedeflendigi belirtildi. Hayvancilik, Aricilik, Sanayi gibi ekonominin bel kemi olan faktörlerin kentin sosyal refahini arttiran bir hedef çizdiklerini belirten panelist ve konusmacilar var olan sorunlarin çözümü içinde el ele vermenin önemine dikkat çektiler. Şair ve Ozanlarin sazlari ile destek verdigi panele Ardahan Esnaf ve Sanatkârlar Odalar Birligi, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi, Ardahan Damizlik Sigir Yetistiricileri Birligi, Ardahan Esnaf Odasi temsilcileri panelist olarak katildilar. Ardahan Üniversitesi Rektör Yardimcisinin yönettigi panelde birer konusma yapan Ardahan Milletvekilleri, Ardahan Valisi var olan sorunlarin çözümü için öncelikle bunlari çözebilecek gücün kendimizde olduguna olan inançla hareket edilmesine ve 2023 yilina dogru giderken yol haritasinin belirlenmesine bagli olduguna dikkat çektiler. Üç saat süren panel verilen yemekle sona erdi. Haberi ekleme saati: 22.10-24 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Belediye logosunu sessizce degistirdi ..

    Ardahan Haberleri Daha önce Milli Egemenlik Parkinin ismini degistiren belediye simdi de belediyenin logosunu degistirdi. İslam’i simgeleyen yesil bir ay ile süslenen yeni logo da Ardahan balinin ilham kaynagi olan Kafkas Arisi’nin Ardahan’in simgesi olan tarihi Kale’nin surlari üzerine konduruldugu görüldü. Eski logonun neden degistirildigi bu degisimde meclis ve Ardahan kamuoyunun onayinin alinip, alinmadigi bilinmezken, yeni logonun hangi grafik ve tasarimciya yaptirildiginda ögrenilemedi. HEDEF 2023 ARDAHAN PANELİ Ardahan Belediyesi bugün baslayan bal festivali öncesi ‘Hedef 2023 Ardahan isimli bir panel düzenliyor. Bugün sat 14.00’da Ardahan Halk egitim Toplanti Salonunda gerçeklesecek olan toplantiya tüm Ardahanlilar davet edildi. Haberleri ekleme saati:09.18-24 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Sütlü çay için sütünüz para etsin..

    Ardahan Haberleri CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt kilosu bir bardak çay fiyatina satilan sütün deger bulmasi için basta süt üreticileri olmak üzere her Ardahanlinin süt içmesini önerdi. Çay seven Ardahanlilarin sütlü çay içmesi gerektigine dikkat çeken CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, ‘hükümetin hayvanciligi bitirdigi gibi süt fiyatlarini da kasitli olarak asagida tuttuguna dikkat çekerek, basta havayn yetistiricileri ve süt üreticileri kendi ürünlerini tüketmelidir.’ dedi. **Müslüman mahallesinde insanlara domuz eti yediriliyor! Türkiye’de 80 adet domuz çiftligi oldugunu ve bu çiftliklerde 1 milyon domuzun kesildigini belirten Ögüt ülkede 6 milyon kilo kirmizi et tüketimi gerçeklesirken bunun yaninda 3 Milyon ton domuz eti tüketildigini belirten CHP Ardahan Miletvekili bu domuz etini kimlere tüketildiginin açiklanmasini istedi. Ardahan’in Sulakyurt (Sarzep) köyünde köylülerle birlikte düzenledigi basin toplantisinda AK Parti Hükümetinin hayvancilik politikasini elestiren CHP’li Ardahan Miletvekili Ögüt müslüman mahalesinde domuz satiliyor, buna da müslümanim diyen AKP izin veriyor.’ dedi. **Göle’de Hayvanlar Kuduz Oldu!.. Hayvan hastaliklarinin yeniden hortladigi ve onca hayvanin telef oldugu Ardahan’in Göle ilçesine bagli Ugurtasi köyünde bazi ineklerde görülen kuduz vakasi dolaysiyla köyün genelin karantinaya alindigi ögrenildi. Haberleri ekleme saati: 09.07-24 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Vali halkin sorunlarini direk dinledi..

    Ardahan Haberleri Geçtigimiz haftasonu Ardahan’a gelerek valilik görevine baslayan Ardahan’in yeni Valisi Seyfettin Azizoglu her hafta persembe günleri düzenlenecek olan halk günleri ile halkla bir araya gelecek.. Görevi baslar baslamaz halkla iç içe olmaya karar veren Ardahan’in yeni Valisi Seyfetin Azizoglu valilik toplanti salonunda düzenlenen ‘Halk Günü’ nün de Ardahanlilarla bir arya geldi. Halkin sorunlarini dinleyen ve bu sorunlarin çözümü çin not alan Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu toplantida yaptigi açiklamada valilik olarak halkin yaninda olacaklarini belirtti. ‘Ardahan’in var olan sorunlarinin çözülemeyecek sorunlar olmadigini, yeter ki bui sorunlarin bilinmesi ve çözülür gözü ile bakilmali’ diyen Vali Azizoglu sorunlari bilerek hareket edeceklerini belirtti. Kendisi ve emrindeki kurum amirlerinin bürolarda, koltukta degil, halkin içinde, yolda, insaatta, santiyede olacagina dikkat çeken Ardahan valisi Seyfettin Azizoglu 110 bin nüfuslu bir kentte var olan sorunlarin çözülmesinin de kolay oldugunu, ancak bu sorunlarin çözülemeyecek gözüyle degil, çözülecek gözüyle bakilmasiyla son bulacagina inandigini belirttigi açiklamasinda halki dinleyerek, onlarin sorun ve sikintilarini bilerek hareket edeceklerini sözlerine ekledi. Hesabi er geç verilecek olan geçmise takilmaktansa gelecege bakip, buna göre adim atmanin gerektigini de belirten Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu ilk hedeflerinin Türkiye’nin Kafkaslara açilan iki gümrük kapisini daha iyi gündeme getirip, harekete geçirmek, hayvanciligin modern halde yapilmasini saglamak, alt yapisinin büyük bölümü biten egitimi daha iyi bir seviyeye tasimaktir. Bunun içinde halkla birlikte hareketle valilik yapacagini belirterek, her persembe günü yapilacak olan halk gününe herkesin katilip, duyarli olmasini istedigini belirtti. Haberi eklemesaati: 07.43-24 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Bu binalari yapanlar ne kadar vergi veriyorlar?

    Ardahan Haberleri Son iki yildir patlama noktasina ulasan insaat sektörünün getirdigi kazançla rantlarina rant katanlarin sayisinin her geçen gün arttigi Ardahan’da yapilan onca yeni binaya karsin kiralarin düsmemesi dikkat çekerken, yeni binalari yapanlarin Yap/Sat yoluyla elde ettikleri kazançlarinin ne kadarini vergi verdikleri olarak merak konusu olmakta. Basta, Karagöl Mahallesinde ve Ardahan Şehir Stadyumunun karsisinda ki bu dev binalari yapanlar olmak üzere kentin birçok alaninda devasa binalar yapip, konut ve is yeri olarak satanlarin devlete ödedikleri vergileri merak edilirken Defterdarlik ve Vergi Dairelerinin bu yönde ki çalismalarinin da merak edildigi görülüyor **Tanesi 110 ila 170 Bin TL. arasinda satiliyor! Yap/Sat Modeli ile yapilip, satilan binalarin yükseldigi Ardahan’da yasanan gelisi güzel yapilasmanin yani sira bu yapilarda elde edilen vergilerde merak konusu olmaktadir. Tanesi 110 ila 170 Bin TL arasinda satildigi ögrenilen, bazilarinin ise 500 ila 700 TL. arasinda kiraya verildigi bilinen bu binalardan elde edilen vergi kazancinin ne oldugu, belediyenin ne kazandigi merak edilen Ardahan’da bu yönde yetkililerden bir açiklama beklenmektedir. **AYAKTA EKMEK/PEYNİR GİBİ SATILIYOR!.. Şehir İmar Planina uyulmadan, çevre önlemi alinmadan, insaat ruhsati levhasi bile asilmadan ard arda yapilan devasa binalarin yükseldigi Ardahan’da YAP/SAT modeli ile satisa sunulan binalar ayakta satiliyor. İnsaat firmalarinin büro bile açmadan elden ele sattigi görülen bu binalarin kimlere ait oldugu bile dogru dürüst bilinmezken, maliye ve belediyenin kontrolsüzlügünden birilerinin rantlarina rant kattigi dikkat çekerken, bu bina ve konutlardan elde edilen satis ve kira vergilerinin ne oldugu merak edilmektedir. Haberleri ekleme saati: 07.03-24 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Siluetin davetiyede çikarilmasina bir tepki de ADD’den!

    Ardahan Haberleri Bugün baslayan ve Pazar gününe kadar sürecek olan Ulusal Kültür ve Bal Festivali’nin davetiyelerinde Atatürk’ün siluetinin kaldirilmasina bir tepkide Ardahan Atatürkçü Düsünce Derneginden geldi. Daha önce CHP tarafindan gelen tepkinin bir benzerini ortaya koyup bu yönde bir basin açiklamasi yapan Ardahan Atatürkçü Düsünce Dernegi’nin konuyla ilgili yazili açiklamasi söyle; BASIN AÇIKLAMASIDIR. 25-25-26 Agustos 2012 tarihinde yapilacak olan bal festivali ile ilgili olarak basilan davetiyelerde Ulu Önder Atatürk’ün Damal daglarina düsen siluetinin kaldirilarak yerine baska amblemler kullanilmasi, Bu ülkenin bagimsizligi için hayatini vermis ulu önderimizi yok saymaktir. Bunu bir hata olarak görüyor ve sayin yetkililerden düzeltilmesini talep ediyoruz. Kamuoyuna bilgi verilmesini arz ediyor, saygilar sunuyoruz. ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNDE DERNEGİ ARDAHAN ŞUBESİ Haberi ekleme saati: 06.41-24 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ÇILDIR’DAN HABERLER..

    Ardahan Haberleri **BİR KÖYE DEGİL 6 KÖYE VERİLSİN!.. Ardahan’in Çildir ilçesi sinirlari içinde bulunan Yildirimtepe (Rabat), Kuzukaya (Sabadur), Kotanli (Skrip), Semiha Şakir (Yerliçayis) ve Meryem köy muhtarlari Güvenocak (Saymanli) köyüne verilecek olan içme suyundan kendilerinin de faydalanmasini istiyorlar. Köy muhtarli Ahmet Bektemur, Henis baliklaya, Yolcu Karakaya, Ramazan Karakaya ve Celal Karatas’nin yazip imzaladiklari dilekçe ile Saymanli köyüne çekilen su sebekesinden kendilerine de su verilmesini isteyen muhtarlar İl Genel Sekreterligin suyu bir köye degil 6 köye vermesi gerektigine dikkat çektiler. ‘Köylerimizin içme sularinin yetersiz olmasi dolaysiyla Güvenocak (Saymanli) köyünün yaylasinda ki su fazlaliginin bizlerin bes köyün magduriyetini giderecek derece de oldugundan dolayi bes köye grup olarak verilmesi ve bu su sebekesinin hazir olan köy su depolarina baglanmasini saygilarimizla arz ederiz’ diyen muhtarlar yeni vali ve kaymakamdan da bu yönde destek beklediklerini söylediler. Haber/Foto: www.cildirgazetesi.net Ardahan Haberleri **AŞIKLARDA BAL FESTİVALİ KOMİTESİ’NE TEPKİ Hafta sonu düzenlenecek olan Ardahan Bal Festivaline Çildirli ozanlarin davet edilmemesi tepkilere neden oldu. Çildirli Ozan İsrafil Uzunkaya yaptigi açiklamada, ‘bölgenin asigini, ozanini davet etmeyecek, programa almayacaksin, sonrada kalkip ben festival, senlik yapiyorum, Ardahan’in kültürünü tanitiyorum diyeceksin var mi böyle saçmalik’ diyerek kendilerini bal festivali etkinliginin programina almayanlara tepki gösterdi. Ardahan Haberleri **BAŞKANLAR DÖNDÜLER.. Bir davet üzerine Dagistan’in Derbent Eyaletine giden Çildir ve Asiksenlik Belediye baskanlari Çildir’a döndüler. CHP’li Belediye Baskanlari Nürettin Aygün ve Asiksenlik Belediye Baskani Mülazim Karaçay’in birlikte gittiklrei Derbent’te yapila festivallere Çildirli ozan ve foilklör ekiplerinin de katilmasi içirn davet çikarildigi ögrenildi. Ardahan Haberleri **YOKLUK YAYLA BİÇTİRDİ!.. Köylü bir birine düstü.. Çildir ilçe genelinde yasanan kuraklik ve ardindan g elen dolu hayvan yetistiricilerini kara kara düsündüre dursun, kaba yem (ot) bulamayan Asiksenlik (Sugara) Beldesi’nde ki hayvan yetistiricileri belgeye ait yaylayi otlatmaktansa, biçmeyi tercih edince belde ikiye ayrildi. Tartismalara neden olan yaylanin biçilmesine karsi çikan bazi belde sakinleri belediyenin herkesin olan yaylayi bazi kisilerin biçmesine izin verdigini ileri sürerek, Belediye Baskani ‘na tepki gösterdiler. Alinan bilgilere göre ot sikintisi yasanan bazi köylüler en son çare olarak belde halkina ait yayladaki arazilerin otlarini biçmeye koyuldular. Kuraklik, yagmur v e dolu ardindan sel felaketinden sonra otsuz kalan Asiksenlik (Sugara) Beldesi vatandaslari en son çare i yayladaki bos arazideki otlari biçmede buldular. Ancak bu duruma beldede ki bazi köylüler itiraz etiler ve suçlu olarakta CHP’li Asik Şenlik Belediye Baskani Mülazim Karaçay’in sebep gösterdiler daha önce arazi konusunda çiftçi koruma baskanini istifasi üzeri arazi islerine belediyenin baktigini söyleyen vatandaslar oradaki yaylarin hepsinin bütün köylüye ait oldugunu kafaya göre gidip ot biçtiklerini ve haksiz olduklarini söylediler belediyeden anons edilmedigi için köylüler sikayette bulunarak yayladan gelen otlari durdurdular. Ardahan Haberleri **RASTGELE, AMA BİTİRMEYİN! Çildir Gölü’nde balik avlama yasagi sona erdi. Çildir İlçe Gida, Tarim ve Hayvancilik Müdürü Abdülkadir Şimsek, yaptigi açiklamada, Çildir Gölü’nde 3 ay önce baslayan balik avlama yasaginin sona erdigini belirtti. Şimsek, müdürlüklerinin avlanma yasagi süresince İlçe Jandarma Komutanligi ile koordineli çalistigini, bölgedeki balikçilari yasak konusunda sürekli olarak bilinçlendirdiklerini söyledi. Bu süre içerisinde kayda deger kaçak avlanmanin yasanmadigini anlatan Şimsek, yasak konusunda kendilerine yardimci olan balikçilara tesekkür etti. Haberleri ekleme saati: 06.20-24 Agustos 2012 Haber/Fotolar: www.cildirgazetesi.net



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


     


    AK Parti İl Baskani Baydar’dan İddialara Cevap..

    Ardahan Haberleri Hakkinda ortaya atilan iddialar hakkinda yazili bir açiklama yapan Adalet ve Kalkinma Partisi Ardahan İl Baskani Yunus Baydar yazili bir açiklama yapti. Baydar’in açiklamasi söyle; *BASIN AÇIKLAMASI Ak Parti Genel Merkez Kadin Kollari baskanliginca uygulanan illerde de İl Kadin Kollari Baskanliginca yürütülen ve İl Baskanlarinin koordinasyonuyla fakir ve yoksul ailelere gida yardimi yapilmaktadir. İlimizce 5 ilçe ve merkez ilçe olmak üzere tüm teskilat mensuplarinin hassas ve gayretli çalismalari neticesinde 2500 den fazla aileye ulastirilmistir. Ulastirilmaktadir. 20 Agustos günü bir internet sitesi ve yerel bir gazetede yapilan bir haberde; ‘Ak Parti İl Baskaninin evinde yardim paketlerinin ne isi var?’ baslikli haberindeki müspetsiz ve alakasiz bir habere İl Baskani olarak gülmekten baska bir izahatin olmadigini düsünüyorum. Çünkü yardim kolileri dogal olarak İl Baskaninin emanetinde olmayip kimin emanetinde olacaktir. İhtiyaca binaen saglam ve güvenli, 1 degil 3-4 deponun ve isyerinin bu iste kullanildigindan bihaberdir. Sonra resimde de görüldügü gibi 90-100 civari yardim kolileri saklanmamis aleni bir sekilde cam kenari ve seffaf bir yerdedir. Ayrica buranin ev degil depo oldugu görüntülerden sabittir. Hâlbuki yardim paketlerine tenezzül eden bir İl Baskani görüntüsü verilmesi amaci çok ayip ve abartidir. Allaha hamdolsun sahsimin fakir fukaraya verilen yardim paketlerine hiç mi hiç ihtiyacim yoktur. Kimlere dagitildigi konusunda ise açik cevap olarak teskilatlarimizdan köy ve mahalle temsilcilerimizin belirledigi özelliklede Kadin Kollari ve ilçelerde ki teskilatlarimizin belirledigi ihtiyaç sahiplerine isim TC. Kimlik numaralari ve telefon numaralarina göre belirlenmistir. Ak Parti Genel Merkez ve Sayin Basbakanimizin takdirleriyle göreve geldigimiz Mayis 2010 dan beri özellikle bahsi geçen internet sitesinde ve gazetede basta sahsim, Milletvekilimiz ve partimizin Ardahan Teskilati ve Ak Parti Türkiye politikalari hakkinda sürekli karalama ve iftira mahiyetinde haberler yapmaktadir. Ancak son gelinen noktada İl Baskani olarak cevap vermek hâsil olmustur. Daha önceden de özellikle de İl Baskanligim döneminde yasanan parti içinde uyumlu ve samimi ortamdan rahatsizlik duyan, teskilatimizin 2010 referandumunda ki basarisi 2011 Genel seçimlerde ki oylarini artirarak çikmasi seçim sonrasinda da Milletvekilimiz Sayin Orhan ATALAY la uyumlu çalisilmasi Basta İl Belediye Baskani ve İlçe Belediye Baskanlari, İl Genel Meclis Baskaninin seçilmesi, İlçe Teskilatlarinin seçilmesi ve İl Kongresinin basariyla yürütülmesi gibi birçok süreci ve basariyi hazmedemeyen bir kisim insanlara bu site ve gazete sözcü ve masalari olmustur. Ayrica bir iki sefer kaleme alinan adaylarin ikisi de Kürt oy vermeyin iddiasinda da İnsan onuruna yakismayan, Ahlaki boyutlari asan adice iftirayi tarafima yapistirmaya çalisan bu gazeteyi de Allaha havale ediyorum.Ardahan toplumu özellikle 2011 genel seçimlerinde basta sahsim ve Ak Parti Ardahan İl-İlçe teskilatlarimin nasil bir canhiras çalisma yaptigini görmüstür.Bunu bölgesel olarak da oy dagilimi da ispat etmistir. Sonuçta 3 yildir özellikle hakkimda kirli ve hazimsiz bir kampanya yürütülen bu gazeteyi ve siteyi kiniyorum. Ardahan Kamuoyu bu gazetenin imtiyaz sahibini de gayet iyi tanir. Nasil ve kimlerin yönlendirilmeleriyle haber yaptigini çok iyi bilir. Şahsim Yunus BAYDAR’in 15 yillik veteriner hekim olarak mesleki alanda hizmetinde 5 yildir Sivil Toplum örgütü yöneticiligi ve 3 yildir da Adalet ve Kalkinma Partisi İl Baskanligindan, Ahlakimiz, kisiligimiz ve Milletimizin her türlü derdiyle dertlenmemizden gayet iyi tanirlar. Bu gazeteyi bundan sonra basin ahlaki, insan onuruna yakisir kisilik haklarina saygili, milletimizin baris ve kardesligine katki saglayacak haberler yapmaya davet ediyorum. Bizim amacimiz bos seyler üzerinden rant saglamak degil alnimizin akiyla, milletimize layikiyla hizmet etmektir. 23.08.2012 Tüm Kamuoyuna Saygilarimla Vet.Hekim.Yunus BAYDAR AK PARTİ ARDAHAN İL BAŞKANI Haberi eklme saati: 05.36-24 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Vali halkla halk günlerinde bulusacak..

    Ardahan Haberleri Geçtigimiz günlerde çikan kararname ile Ardahan Valiligine atanan Vali Seyfettin Azizoglu halkin sorunlarini her hafta düzenlenecek olan halk günlerinde dinleyecek. Ardahan Valiliginden yalpan açiklamaya göre yeni valinin her Persembe günlere düzenlenecek olan Halk Günleri’nde halkla bir araya gelerek var olan sorunlarini dinleyecek. Persembe günleri saat 11.30’da yapilacak olan halk gününe tüm Ardahanlilar davet edilirken, valiye direk ulasmak isteyip, sorunlarini aktaracaklarin bugünden itibaren baslayacak olan halk günlerine katilmalari istendi. Haberi ekleme saati: 11.15-23 Austos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Mars gezegenin degil, Ardahan’in köy yolu delikleri!

    Ardahan Haberleri 20 Yil önce Kars’tan ayrilip, yeniden vilayet olan ve o günden bugüne kent merkezini diger il ve ilçelere baglayan yollari hiç asfaltlanmayan ve sürekli yamalanarak onarilan Ardahan’in sehirlerarasi yollari gibi köy yollari da adeta delik desik olmus durumda.. Köylüler, sehirlerarasi yollari yamalayarak göz boyayan Karayollari gibi Özel İdare’nin de ‘yol yamalama’ ekibi kurmasini istedikleri görülüyor.. Özel İdare ve Köy/Des kapsaminda asfaltlanan köy yollarinin kisa sürede bozuldugu ve uzun süredir yenilenip, onarilmadigi görülüyor. Basta Ardahan merkeze bagli köylerin olmak üzere birçok köyün yolunun delik desik oldugu, araçlarin geçmekten zorlandigi görülürken yetkililerin birer mars gezegeni deliginde olan çukurlari görüp, gerekli çalismayi yapmamasi köylülerin tepkisini aliyor. **Yamalama ekibi kurulsun!.. Bozulan yollardan köylerine gidip, gelmekten biktiklarina dikkat çeken Ardahanli köylüler uzun süredir elden geçirilmeyen köy yollarinin bir an önce onarilmasini isterlerken yollarini asfaltlamayan Özel İdarenin Karayollari gibi köy yollarinin çukurlarini dolduracak bir yamalama ekibinin kurulmasini istedikleri görülüyor. Haberi ekleme saati: 11.10-23 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Baskan’dan herkese festival daveti..

    Ardahan Haberleri Ardahan’da yapilan yaz etkinliklerin sonuncusu ve en büyügü olan Ardahan Bal Festivali’ne tüm Ardahanlilari davet ettigini açiklayan Ardahan Belediye baskani Faruk Köksoy tüm hemserilerini yarin baslayacak olan ve pazar gününe kadar sürecek olan bal festivaline herkesi davet etti. Yarin düzenlenecek olan panel ile baslayacak ve Çamliçatak Ormanlik alanda devam edecek olan Ardahan Bal Festivali’nin Ardahan’in tanitimi için çok önemli olduguna dikkat çeken Belediye Baskani Faruk Köksoy amaçlarinin bölgesel ürünleri tanitmanin yani sira halki bir araya getirip, dostluk ve kardesligi bir kez daha perçinlemek oldugunu söyledi. Ardahan Haberleri **CHP Sordu: Atatürk’ün silueti nerede? Hafta sonu gerçeklesecek olan Ardahan Bal Festivali’nin davetiyelerinden Atatürk Silueti’nin neden çikarildigini soran Cumhuriyet halk Partisi Ardahan İl Örgütü bir basin açiklamasi yapti. İste CHP’nin konuyla ilgili basin açiklamasi; BASIN AÇIKLAMASIDIR 24-25-26 Agustos 2012 tarihlerinde yapilacak olan Ardahan Bal festivalinde basilan afis ve davetiyelerdeki resimlerde Ardahan’in sembolü olan Damal daglarinda çikan Atatürk’ün siluetinin kaldirilmis olmasi ve yine Ardahan’la özdeslesen kasar peyniri resminin kendi siyasi görüsüne yakin olan bir firmanin ismiyle resmedilmesi Ardahan kamuoyunda büyük bir rahatsizlik yaratmis ve diger kasar peyniri üreticilerine de büyük haksizlik yapilmistir. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Damal daglarina yansiyan siluetinin afis ve davetiyedeki resminin kaldirilmasi bal festivaline siyasi bir gölge düsürmüs olup, bu olay Ardahan halkinin kabul edemeyecegi bir durumdur. Ardahan’daki diger kasar üreticilerine haksizlik yapilmamasi için sayin vali ve belediye baskaninin bu yanli ve siyasi davranisi düzeltecegine inaniyor ve en kisa zamanda yetkililerden kamuoyunu tatmin edecek bir açiklama bekliyor, Saygilar Sunuyoruz. İlimdar SENEM/CHP Ardahan İl Baskani Haberleri ekleme saati:11.01-23 Agustos 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Vali Bayram Resepsiyonunda Protokolle Tanisti

    Ardahan Haberleri Geçtigimiz üç gün içinde huzur içinde kutlanan Ramazan Bayrami Ardahan protokolünü bir araya getirdi. Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu’nun da katilimlariyla Ardahan Ögretmenevinde düzenlenen bayramlasma resepsiyonuna Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay 25.Mekanize Piyade Tugay Komutani Tuggeneral Albay Yüksel Durak, Belediye Baskani Faruk Köksoy’un yani sira Kamu Kurum Kuruluslari ile Siyasi Parti ve Sivil Toplum Kuruluslarinin temsilcileri katildi. Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu bayramlasma resepsiyonunda yaptigi konusmada Ardahan’da bulundugundan dolayi mutlulugu dile getirirken, daha güzel günlerde birlik ve beraberlik içinde yasayacaklarini ifade etti. Ögretmenevinde düzenlenen resepsiyonun ardindan Ardahan Belediye Baskanligi’nda düzenlenen bayramlasma programina katilan Vali baskanliginda ki protokol, burada tüm belediye personeliyle bayramlasti. Ardahan Belediye Baskanligi’nin ardindan Ardahan Emniyet Müdürlügü’nde bulunan Ardahan Polisevinde düzenlenen bayramlasma programina katilan Vali ve beraberindeki heyet, tüm polis teskilatiyla bayramlastiktan sonra Ardahan İl Jandarma Komutanligi’nda düzenlenen bayramlasma programina katildi. Bayramlasma programlarinin ardindan Ardahan Devlet Hastanesine giden Vali Seyfettin Azizoglu, hastalari ziyaret ederek durumlari hakkinda bilgi aldi. Hastalarin hatirlarini soran Vali, onlara çesitli hediyeler verdi. Hastane ziyareti sonrasinda basina açiklamada bulunan Ardahan Valisi, Ardahan’da çok güzel hizmetler oldugunu, bu hizmetleri daha da gelistirip gelecek günlerde Ardahan’in hak ettigi gibi daha güzel hizmetler olacagini dile getirdi. Bu güzel hizmetlerde emegi geçen herkese tesekkür ettigini ifade etti. Haberi ekleme saati: 10.52-23 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    İmamin Sporculari Camide Kupalarini Aldilar..

    Ardahan Haberleri Yaz Spor Okullari Camiiler Arasi Turnuvalar Ödül Töreni İle Sona Erdi Yaz Spor Okullari bünyesinde İl Müftülügü ve Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlügünün ortaklasa hazirladiklari protokol kapsaminda, Camiye giden ögrencilere Yaz Spor Kurslari açilmistir. Açilan Spor kurslari sonucunda, Camiiler arasi futbol, Basketbol, Voleybol, Masa Tenisi Turnuvasi düzenlenmistir.Turunuvada Derecege giren Ögrencilere ve sportif faaliyetlere katilim saglayan ögrencilere ve sporculara çesitli hediyeler sunulmustur. Merkez Camisinde yapilan ödül törenine İl Müftüsü Galip AKIN, İl Milli Egitim Müdürü T.Fikret ETEKER ve İl Müdürümüz Feyzullah DERECİ Camii İmamlari, Camii talebeleri ve yakinlari istirak etmistir Dereceye Giren Camiiler I. Dönem Futbol Turnuvasi I. Haci Mikail Efendi Camii, II. Merkez Camii, III. Ordu Camii II. Dönem Yildiz Erkekler Futbol Turnuvasi I. Merkez Camii, II. Haci Mikail Efendi Camii, III.Site Camii Minikler Futbol Turnuvasi I. Merkez Camii, II. Ordu Camii, III. Site Camii Basketbol Erkekler Turnuvasi I. Haci Mikail Efendi Camii, II. Merkez Camii, III. Ordu Camii Basketbol Kizlar Turnuvasi I. Karagöl Camii, II. Merkez Camii, III. Ordu Camii Voleybol Turnuvasi I. Haci Mikail Efendi Camii, II.Karagöl Camii, III. Merkez Camii Ardahan Haberleri **YAZ KUR’AN KURSLARI CAMİDE SONA ERDİ!.. Ardahan Merkez’de Yaz Kur’an Kursunu tamamlayan ögrenciler, camiler arasi düzenlenen futbol, basketbol ve voleybol turnuvalarinda basarili olan ögrencilere kupa, esofman, forma ve bisiklet basta olmak üzere çesitli hediyelerle ödüllendirildi. Ödül törenine katilan çocuklara İl Müftülügü tarafindan çesitli hediyeler verildi. Ardahan Merkez Camiinde düzenlenen ödül töreninde bir konusma yapan İl Müftüsü Galip AKIN, “Bu yil Yaz Kur’an Kurslarini baslatirken kullandigimiz parola “Camilerimiz ve Kur’an Kurslarimiz çocuk açacak” olmustu. Kurslarin son haftasinda bir degerlendirme yapacak olursak gerçekten de camilerimiz ve Kur’an Kurslarimiz çocuk açti. Ardahan Merkez de kayit yaptigimiz 1712 ögrencimiz var, bu sayiya ilçelerde dahil edilirse toplam 4482 ögrencimiz Yaz Kurslarina devam etti. Kursa katilan tüm ögrencilerimizin yaz döneminde Kur’an Kurslari ve camilerimizde egitim aldigini düsünüyoruz” dedi. Yaz Kur’an Kurslarinin hedefinin yaz dönemini çocuklarin hem eglenerek, hem ögrenerek geçirmesini saglamak oldugunu ifade eden Müftü AKIN, “Çocuklarimiz okullarinin tatile girdigi dönemde, yaklasik 2,5-3 aylik dönemde bos kalmasinlar, tamamen okumadan ögrenmeden siyrilmasinlar, hem de bu zamani degerlendirirken dini bilgilerini de alsinlar, Kur’an-i Kerimi ögrensinler, bunun yani sira oyunlarini da oynasinlar istiyoruz. Birazda bunu egitim stratejisini çocuklarin psikolojisine uygun hale getirerek, oyunlu, eglenceli, sohbetli sekilde bilgiler almalarini saglayarak gerçeklestiriyoruz” diye konustu. Müftü AKIN, konusmasinda basta Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürümüz Feyzullah DERECİ’ye, İl Milli Egitim Müdürü Tevfik Fikret ETEKER ve İl Emniyet Müdürü Abdurrahman YILMAZ’a katkilarindan dolayi, ayrica Yaz Kur’an Kurslarina devam eden çocuklarimiza ve ebeveynlerine, onlari kurs süresince egiten din görevlileri ve bayan Kur’an Kursu Ögreticilerine tesekkür etti. En güzel rütbeyi de Peygamber efendimizin ( SAS), “sizin en hayirlilariniz Kur’an-i ögrenen ve ögretenlerinizdir” sözleriyle aldiklarini hatirlatti. Ardahan İl Müftülügü ile İl Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlügünün ortaklasa protokol çerçevesinde Kurslar arasi düzenlenen basketbol, voleybol ve futbol turnuvalarinda basarili olan kurs ögrencilerine formalar, esofman takimi ve kupalar verildi. Kupa ve hediyeleri İl Müftüsü Galip AKIN, İl Milli Egitim Müdürü Tevfik Fikret ETEKER ve Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Feyzullah DERECİ verdi. Kupa ve esofman ve formalar ögrencilere verilirken basarilarinin devam dileginde bulunuldu. Ayrica Yaz Kur’an Kursunun verildigi Camilerde birinci olan ögrencilere kupa, esofman, forma ve ikinci ve üçüncülere de kol saati, çanta, mp3 çalar, zarf içerisinde para ve çesitli hediyelerin yaninda 8 adette bisiklet verildi. Haberleri ekleme saati: 10.44-23 Agustos 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Hoçvan’in silahlandirilmasina tepki var!

    Ardahan Haberleri Bayramin 3.günü bayramlasmak için bir araya gelen Hoç-Fed yönetimi bayramlasmanin ardindan Hoçvan’daki sorun ve sikintilarla ilgili görüs alis verisinde bulundular. Hoçvan’da hirsizlik olaylarinin giderek yükselmesi, Hoçvan’a dayatilan koruculuk sistemi ile baglantili oldugunu belirten Federasyon yönetimi, Hoçvanin, Hoçvanlilarin gelismesinden rahatsiz olan güçler bos durmadilar. Bir taraftan hirsizlik, yolsuzluk gelistirilirken, diger taraftan koruculuk sistemi devreye konularak, güven ve istikrarin olmadigi bir ortam olusturulmaya çalisilyor dediler. Köylerimizde bir aile veya sülaleye silah verilmesi, diger aile ve sülalelerin kendilerini huzursuz histmelerini de beraberinde getirmektedir. Köylü filan aile yada sülalede silah varsa bizde neden olmasin diyerek Hoçvan’da silahlanma yarisi basladi. Güven ve istikrara bitiriliyor. Koruculuk sisteminin Hoçvan’da silahlanmayi, özünde birbirine akraba olan Hoçvanlilar arasinda güven ve istikrari ortadan kaldirmayi, kan davasi vb. gerici adetlerin bölgede yerlesmesini amaçlamaktadir… Silah’in oldugu yerde mantik ve güven kalkar. Sistem halk arasinda güven ve istikrari bozmak, halk arasinda kaos ve terörü tirmandirmak için Hoçvan’a hirsizlik ve Koruculuk sistemini bilinçli olarak dayatmaktadir dediler… Bayramlasmanin ardindan H.Hasköy’de intihar eden Orhan Avci’nin taziyesi için federasyon bu dernegimize taziye ziyaretinde bulundu. Haberi ekleme saati: 10.38-23 Austos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Rektör Korkmaz Ardahan Üniversitesini


    Tercih Edecek Gençlere Seslendi

    Ardahan Haberleri Bilgi, kendisine deger veren ve sahip olan insanlari ve toplumlari, diger insan ve toplumlardan üstün kilan yüce bir degerdir. Üniversiteler ise, bilginin ögretildigi ama daha çok üretildigi yerlerdir. Ülkemizin tarihsel süreç içinde yasadigi büyük yikimlarin, genellikle bilim ve fenden uzaklasmanin yogun olarak yasandigi zamanlara denk gelmesi tesadüfî degildir. Bu nedenle, Ulu Önder Atatürk “Hayatta en hakiki mürsit ilimdir, fendir.” diyerek genç Cumhuriyet’e yeni bir perspektif çizmistir. Bilgi, kendisine deger veren ve sahip olan insanlari ve toplumlari, diger insan ve toplumlardan üstün kilan yüce bir degerdir. Üniversiteler ise, bilginin ögretildigi ama daha çok üretildigi yerlerdir. Ülkemizin tarihsel süreç içinde yasadigi büyük yikimlarin, genellikle bilim ve fenden uzaklasmanin yogun olarak yasandigi zamanlara denk gelmesi tesadüfî degildir. Bu nedenle, Ulu Önder Atatürk “Hayatta en hakiki mürsit ilimdir, fendir.” diyerek genç Cumhuriyet’e yeni bir perspektif çizmistir. Ardahan Üniversitesi’ni, bölgemizin tarih içinde yakaladigi en büyük sans olarak görmekteyim. Üniversitemiz, “çagdas medeniyet seviyesini yakalamak ve asmak” ilkesi dogrultusunda kurumsallasacaktir. Bölgemiz ve ülkemiz yani sira; insanligimizin temel sorunlarina da çözümler arayacak bilim insanlarinin yetisecegi Ardahan Üniversitesi, öyle ümit ediyorum ki, kisa sürede uluslararasi sayginligi olan büyük bir üniversite olmayi basaracaktir. **Bu ülkü, bizim temel varlik nedenimiz olacaktir… Ancak unutulmamalidir ki; bilgi, ancak iltifat gördügü, korundugu ve bas taci edildigi yerlerde yasar, gelisir ve kendini bas taci eden insanlari/toplumlari da gelistirir ve yüceltir. Ardahan halkinin üniversitesine sahip çikacagina, onu yeni dogmus bir bebek gibi koruyup kollayacagina inancim tamdir. Sevgili ögrencilerimizin, gelecegin dünyasini biçimlendirecek nitelikte bir egitim almalari, ana hedeflerimiz arasindadir. Zira nitelikli insan gücü, ülkemizin ve insanligin en degerli servetidir. Gücümüzü ve enerjimizi; insan sevgisiyle dolu, bilimsel referanslari temel düstur edinen, ülkemize/bölgemize ve dünyamiza isik saçacak insanlar yetistirmeye adadik. Siz degerli gençleri aydinlik bir Türkiye için isiga karismaya davet ediyoruz. Haberi ekleme saati: 10.36-23 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    YİBO Mezunlari Dernegi Ardahan’in


    Egitim’de sonuncu olmasina tepki gösterdi

    Ardahan Haberleri Merkezi İstanbul’da bulunan Ardahan Yatili Bölge Okulu Mezunlari Dernegi 4 yildir egitim ve ögretimde Türkiye sonuncusu olan Ardahan’daki egitime destek sunacagini açikladi. YİBO Mezunlari Dernek yönetimi YİBO ögrencilerinin Türkiye’deki basarisi Ardahan’in gögsünü kabartirken son yillarda sonuncu olmasina tepki gösterdi. Toplantinin açilis konusmasini yapan Ardahan Yatili Bölge Okulu Mezunlari Dernek Baskani Celil Ünlü; Ardahan Bu sunucu hak etmemistir dedi. ###7 Bin kisilik egitim ordusu duyarli olacaktir.. Baskan Celil Ünlü; ‘1968 yilinda kurulan ve halen faaliyetlerini sürdüren okulumuz simdiye kadar yaklasik yedi bin ögrenci mezun etmistir. Biz sinif arkadaslari bir dilim ekmegi paylasarak okulumuzu bitirdik. YİBO’yu bitiren ögrencilerin çogu Türkiye’nin ve Avrupa’nin birçok noktasinda üst düzey görevlerde yer almaktadirlar. İs sahibi olmusuz. Eger Ardahan’da egitim de bir kanayan yara varsa Biz 7 bin kisilik egitim ordusu olarak mutlaka bu yaraya mehlem olmak için gereken duyarliligi gösterecegiz.’ dedi. Haberi ekleme saati: 10.33-23 Agustos2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan’dan Bursa’ya Yavru Karaca!…

    Ardahan Haberleri Ardahan’in Hanak ilçesinde, köylülerin köpeklerden kurtardigi 3 aylik yavru karaca koruma altina alindi. Ardahan Orman ve Su İsleri ekipleri tarafindan koruma altina alinan yavru karaca, veteriner kontrolü ardindan müdürlük bahçesinde koruma altina alindi. Orman ve Su İsleri Ardahan Şube Müdür Vekili Mehmet Özsoy, yavru karacayi korumaya aldiklarini ve gerekli veteriner kontrolünün yapildigini ifade etti. Karacanin, Bursa’daki Yaban Hayati Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’ne gönderilmesi için gerekli yazismalara basladiklarini bildiren Özsoy, “Bu sevimli karacanin saglikli olmasi bizi sevindirdi. Bundan sonra karacanin, Bursa’daki Yaban Hayati Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’nde olmasi gerekiyor. Biz veterinerlik olarak gerekli tüm islemleri yaptik. Karacamizi, Bursa’ya gönderene kadar bakimini en iyi sekilde yapacagiz.” dedi. Öte yandan, bahçede otlayan yavru karaca, yoldan gelip geçenlerin de ilgi odagi oluyor. Karacayi görmek isteyenler fotograf çekmeyi ihmal etmiyor. Yavru karaca çocuklarin da nese kaynagi oldu. Haberi ekleme saati: 10.30-23 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    CHP’li baskandan iftar yemegi..

    Ardahan Haberleri Mus’un Varto ilçesine atanan Posof Kaymakami Tahir Şahin’in ilçede ayrilmasi dlaysiyla CHP’li Posof Belediye Baskani tarafndan bir iftar yemegi verildi. Posof Kaymakami Tahir Şahin, kendisi adina verilen veda iftar yemeginde ardindan ilçede yapilacak yatirimlarin projelerini açikladi. Posof Belediye Baskani tarafindan verilen ramazan ayinin son iftar yemeginde ilçenin tüm birim müdürleri de hazir bulundular. Yemek sonunda ilçe Müftüsü Şükür Küçük, tarafindan yapilan sofra duasinin ardindan sohbetler basladi. Posof tan çok mutlu bir sekilde ayrildigini belirten Şahin, “Posoflu gülmesini biliyor. İnsanlarin gülmesi de beni mutlu ediyor Bu nedenle Posof tan mutlu bir sekilde ayriliyorum.” dedi. Vatandasi mutlu etmenin kendisini de mutlu ettigini belirten Tahir Şahin kabul edilen alti projeyi de söyle açikladi. “İlçe Milli Egitim Müdürlügünün okul projesi. İlçe Milli Egitim Müdürlügünün is makineleri operatör kursu. Kütüphane. Kültür evleri. Belediyenin çocuk ve kadin evleri. Sinavlara hazirlik kurslari” Kaymakam Şahin, 6 projenin kabul edilerek 606 bin liranin da geldigini belirtti Haberi ekleme saati: 10.27-23 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Bayram berber ve tatlicilara yaradi..

    Ardahan Haberleri Bir aylik orucun bitisini müjdeleyen Ramazan Bayrami en çok berber v etatlicilara yaradi. Vatandaslar Bayram tirasi için berberlere akin ederken, kimi berberler gece geç saatlere kadar çalistigi görüldü.. Bayramla islerin yogunlastigini kaydeden kuaförler, yogunluk yasadiklarini dile getirdi. Tatlicilarda da durum farksiz degil. Pastane isletmecileri, tatli siparislerini yetistirmek için gece geç saatlere kadar mesai yaptiklarini dile getirdiler. Haberleri ekleme saati: 10.25-23 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com




























  • Esenyurt Belediye Başkanlığına yakıştırılan Togay Çoban:‘Esenyurt yönetilemediği gibi kayıp bir dönem yaşamıştır.’




    GAZETECİLERLE GÜNDEM 





    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


    TEMPO TV’de


    canlı olarak sunduğu


    ‘Gazetecilerle Gündem’


    sizde konuksunuz..




    Bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul Esenyurt Belediye AK Parti Meclis Üyesi Plan Bütçe Komisyon Başkanı, Mali Müşavir Togay Çoban CHP’li Başkan’ın yönetimde olan Esenyurt’un kayıp bir dönem yaşadığını belirtti.

    Uzun süredir Esenyurt Belediyesinde Meclis Üyeliğinin yanı sıra Mali Müşavirlik mesleği ve stk’larla olan yakın ilişkileriyle tanınan ve sevilen bir sim olan ve önümüzde ki yerel seçimlerde Esenyurt Belediye Başkanlığına Aday olması iiçin baskı yapılan A Partili İstanbul Esenyurt Belediye Meclis Üyesi Togay Çoban İstanbul Esenyurt Belediyesi Meclisinde yaptığı konuşmalar da CHP’li Belediye Başkanın döneminin Esenyurt için kayıp bir dönem olduğunu belirtti.

    Çoban; ‘Son beş yıl da hesap ve

    remeyen, hiç bir yatırım yapamayan, yarım kalmışları tamamlamaktan aciz olan bir belediyecilik dönemi yaşayan

    CHP’li Esenyurt Belediyesinin başarısızlığı İstanbul’un en büyük ilçesi, en büyük bütçeli kentine kayıp bir dönem yaşatmıştır.’ dedi.

    Müvevazi kişiliğiyle tanınan, AK Parti’nin önemli isimlerinden olan Mali Müşvavir, Esenyurt Belediyesi Meclis Üyesi ve Esenyurt Belediyesi Plan Bütçe Komisyon Başkanı olan Ardahanlı siyasetçi Togay Çoban başta Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan olmak üzere ekip olarak önümüzde ki yerel seçimlerde geri almayı

    hedefledikleri İstanbul Büyükşehir ve Esenyurt’un kayıp beş yılını telafi etmek ve hizmet için kolları şimdiden sıvadıklarını da belirtti.


    Çoban; Sanada Bay Bay Bozkurt Kemal..!

    AK Parti Meclis Üyesi, Esenyurt Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Togay Çoban, Esenyurt Belediyesi’nin plan ve bütçesine ilişkin flaş iddialarda bulundu. Çoban; Sana da Bay Bay Bozkurt Kemal..!

    AK Parti Meclis Üyesi, Esenyurt Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Togay Çoban, Esenyurt Belediyesi’nin plan ve bütçesine ilişkin flaş iddialarda bulundu.

    Belediye başkanının 4 yıldır verdiği hiçbir sözü tutmadığını belirten Togay Çoban, ‘onu 8 ay sonra davul zurna ile uğurlayacağız’ açıklaması yaptı.

    Esenyurt Belediye meclisinde engellerle karşılaşan AK Parti Esenyurt teşkilatı seslerini her ay düzenledikleri basın toplantıları ile dile getirmeye başladı. AK Parti Meclis Üyesi, Esenyurt Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Togay Çoban, Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Duygu Koç Şimdi ve ilçe teşkilatı medya tanıtım başkanı Recep Gökmen Esenyurt Belediyesi’ndeki bütçelerle ilgili eleştirilerde bulundu.


    TOGAY ÇOBAN: BİR ÇİVİ BİLE ÇAKMADILAR

    AK Parti Meclis Üyesi, Esenyurt Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Togay Çoban, Esenyurt Belediyesi’nde bütçe ile ilişkin neler yapıldı? Neler vaat edildi gibi sorularına Çoban, açıklık getirdi. 4,5 yılda bir çivi bile çakılmadığını ifade eden Çoban, “4 yıl boyunca Esenyurt Belediyesi gözle görülür bir çalışma yapılmadığını görüyoruz. Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt’u ya il dışında ya da yurt dışında görüyoruz. Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt ‘AK Parti mecliste çoğunlukta olduğu için bizi çalıştırmıyor?’ iddiasında bulunuyor. Külliyen yalan. Bizim hiçbir şekilde belediye başkanını çalıştırmama durumumuz söz konusu değil. Biz bütçeyi onayladıktan sonra belediye başkanı istediğini yapabilir. Hangi projeyi meclise getirdiyse evet dedik. Bunların hepsinin kaydı meclis toplantılarında var.”


    LİSELER NEREDE?

    Milli Eğitim Bakanlığımız Avrupa’nın en modern, donanımlı ve en büyük Eğitim Kampüsünü hayta geçiriyor. Yaklaşık 6 ay önce başlayan projenin bitmesine çok az bir süre kaldı. Yaklaşık 70 dönüm arazi üzerinde yapılan EĞİTİM KAMPÜSÜ içerisinde Anadolu Liseleri, Fen Lisesi, Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Anadolu İmam Hatip Lisesi, Planetaryum, Bilim Sanat Merkezi, Erkek ve Kız Öğrenci Yurdu, Kütüphaneler, Konferans Salonu, Açık ve Kapalı Spor Salonları, İbadethane, Atölyeler yer almakta. Böyle bir projeyi bakanlığımız 1 senede hayata geçirilebiliyorken Esenyurt belediye başkanı Kemal Deniz Bozkurt 4 yıldır verdiği OKUL sözlerini neden tutmadı?


    4 DEFA İHALESİNİ YAPTI!

    Kendisinin de ‘kampüs lise’ projesi vardı. 4 yıldır kendisine devasa bir bütçe teslim edilmişken neden bu projeyi hayata geçirmedi. Derdi eğitim yada gençler olsaydı 2019 yılında verdiği kampüs lise projesini 4 yıl içerisinde hayata geçirirdi. 4 defa ihalesini yaptı ve bu ihaleler hep iptal edildi. Neden? Hani Cumhuriyetin yüzüncü yılında bu projeyi hayata geçirecektiniz? Yalancı biri olduğu için bu projeyi de diğer verdiği sözler gibi tutmasını beklemekte ahmaklık olur’


    İŞÇİLERİN TAZMİNATINI VERİN

    EYT’li personelimiz çalışma hakkı olmasına rağmen emeklilikten yararlanmak istedi. Müracaat ettiler. Tazminatları hesaplandı. Belediye başkanı sürekli farklı bahanelerle işçi kardeşlerimize ödeme yapmıyor, tazminatlarını vermiyor. Yaklaşık 3-4 aydır personellerimiz tazminatlarını alamıyorlar. Seçimden sonra mobing uygulamaya başladı. Personeli sağa sola sürme, yer değiştirme, soruşturma açmalar söz konusu Kaybetmişlik duygusu Kemal Deniz Bozkurt’u saldırgan bir hale dönüştürdü. Zaten şurada gitmesine az kaldı. Sanada BAY BAY Bozkurt Kemal…


    MÜSLÜMAN MAHALLESİNDE SALYANGOZ SATTIRMAYIZ

    Biz 4 tane konuya mecliste ‘hayır’ dedik. Bunlardan biri Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt daha önce tahsisini gerçekleştirdiğimiz derneklerden yerlerini almak istedi. Buna hayır dedik. Dernekleri, üyelerinin ve hemşerilerimizin mağdur edilmesine karşı çıktık.

    Yine Kadın Aile Birliği içinde LGBT ile alakalı çalışmalar yapmak istedi. Buna da hayır dedik. Yüzde 99 Müslüman olan bir ülkeyiz. Esenyurt gibi muhafazakar bir ilçede LGBT ile alakalı çalışma yapılmasına izin veremezdik.

    Uganda’lı vatandaşlarımızla ‘Güzellik Yarışması’ tertipledi. Allah aşkına bunun neresine onay verelim. Uganda güzellik yarışması bizim ilçemize ne katacaktı?


    PARALAR NEREDE?

    Çatalca, Silivri ve Avcılar ilçesinin bütçesinde daha fazla bir bütçeye sahip belediyemiz. Yılsonuna kadar belediye kasasına 7 milyar lira para girecek. Çoğu büyükşehir belediyelerinde böyle bir bütçe yok. Ama orta da ne bir yatırım ne de bir çalışma söz konusu. Kardeşlik merkezi, lise kampüsü, spor salonu, Esenyurt Belediye kültür kongre merkezi, mahalle konakları ve kapalı pazar yeri sözü verdiler ama yapmadılar. Peki, siz neyin hesabını yaptınız? Siz bu bütçe ile 4 yıl boyunca Esenyurt’u farklı noktalara getirebilirdiniz. 3,5 milyar parayı personele harcadınız. Geri kalan 4 milyar Lirayı ne yaptınız? Kimlere ne ihaleler verildi. Geçen yıl 900 milyon liraya yakın ihale yaptınız. Esenyurt’un parasını çarçur ettiler” diyerek Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt’a adeta ekonomi dersi verdi.


    KOÇ: BELEDİYEYLE MÜCADELE VERİYORUZ

    AK Parti Esenyurt Belediyesi Meclis Üyesi ve Plan ve Bütçe Komisyonu yöneticisi Duygu Koç Şimdi, “Esenyurt Belediyesi meclisine basın mensubu arkadaşlarımız alınmadığından dolayı bu toplantıları yapıyoruz. Esenyurt’taki vatandaşlarımızın menfaatlerine gelecek her çalışmanın altına imzamızı atıyoruz. Bunun için de ayrı mücadele veriyoruz” açıklamasında bulundu.





    arşiv haber/yorumlar 14.11.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar




    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?






    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz? **YAZILI HABERLERİMİZİ ARDAHAN TV’DE İZLEYEBİLİRSİNİZ..
    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz


    Basbakan mi, Kürtler mi Çizdi?

    Fakir Yilmaz 10 yildan fazladir iktidar olan ve bu iktidar gücünü iki dönem Askeri vesayetten bikan ve adeta ‘Ben bu vesayetin bilegini bükemedim, belki dinciler büker’ diyen Kürtlerden aldigi büyük oranda ki oylara borçlu olan basbakan son yerel seçimler ardindan bilinen nedenler dolaysiyla Kürtlere karsi olaganüstü bir sekilde gerildigini görüyoruz. Bu bilinenlerin basinda, ‘Benim dönemimde Dogu ve Güneydoguya onca yatirim yapilmasina karsin Kürtlerin kendi partileri olarak kabul ettigi BDP’ye 3,5 milyondan çok oy vermesi ve meclise 30’a yakin milletvekili göndermesi, bu yetmez gibi son yerel seçimlerde su an hemen hepsi tutuklu olan 110 belediye baskanini seçmesi ve en önemlisi Kürtlerin PKK ile aralarina mesafe koymamasidir’ diyen basbakani aslinda anlamak mümkün.. Çünkü basbakan kendisi karsisinda tek diz çökmeyenlerin Kürtler oldugunu son yerel seçimler de anladi.. Son olarak kendi partisinin Kürt Milletvekili olan Ardahan Milletvekili’nin bile ‘Sayin basbakan su tek millet, tek devlet, tek bayrak’ lügatini biraksan iyi olur, çünkü bölge halki bu argümanlar dolaysiyla AKP’ye karsi tavir ve tepki koyuyor’ demesi de bunun açik örnegidir.. Kimilerinin, Atalay’in bana göre bu dik ve onurlu durusu karsisinda ellerini sivazlayip, ‘Oh oldu, basbakan Atalay’in üzerini kesin çizdi ve gelecek seçimde beni aday eder’ dediklerini de görürken bu tür el sivayanlarin söyle geriye, ‘Kürtlere hak verdi, zaten kendisi de Kürt bir aileden geliyor’ denilen, ama Kürtlere bol vaat ve sözden baska bir sey vermeyen Özal’a, ardindan ‘Bir oya bir kursun’ deyip Agarlarla Kürtlerin üzerine acimasizca giden Tansu Çiller dönemine bakmalarini tavsiye ederim.. Bunlara bakildiginda Kürtlerin bos sözlere ve vaatlere karinlarinin tok oldugunu ve AKP’nin de kendilerini kandirdigini anladigini ve bu nedenle basbakanin Kürtlere çok kizdigini görmek mümkün.. Bu nedenle bana sorarsaniz basbakan degil, Kürtler basbakanin basinda bulundugu AKP’nin üzerini çizmise benziyor.. **CHP’nin Gündemi Baska.. Dün 20 yil sonra yeniden Ardahan’a gelen CHP Genel Baskani Adnan Keskin’i bizzat ben takip ettim.. CHP’ye giderken bana telefon açip, CHP Yöneticisi olmasina karsin Genel Baskan Yardimcisini takip etmeyen Sinan Onay ‘Konvoy su an Susuz’un orada Hoçvan’a girmek üzere’ diyordu.. Bu uyari telefonunu alirken, CHP’nin konvoyunun ayni zamanda geçtigimiz genel seçimlerde AKP’den Milletvekili Adayi olan Orhan Gökdemir’in köyü olan Hoçvan Haciali köyünde topraga verilen HPG’li İnan Kanmaz’in taziye çadirina gidebilecegini düsünmedim degil.. İnsanlik adina olmazsada oy için hos görüneceklerini düsünürken, bu yönde haberi de kaçiracagimdanda korktum.. Ama daha CHP İl Binasina girmemistim ki Adnan Keskin’i getiren konvoy’un parti binasina yaklastigini görüyordum.. Ve hep birlikte İlimdar Senem’in İl Baskanligina gelmesiyle yenilenen ve muz yeninerek açilisi yapilan İl Binasina girdik.. Yenilenen kadrosuyla birlikte hareketlenen ve her geçen gün biraz daha kalabaliklasan CHP’lilerin doldurdugu toplanti salonuna geçerken Adnan Keskin ve kendisiyle gelen misafirler için bol muzlu meyve tabaklariyla donatilmis masalardan bizlerde birer dilim alarak yerimizi aldik.. Ve 20 yil sonra Ardahan’a gelen Adnan Keskin’i dinlemeye basladik.. Hiç kesmeden ve adeta nefes almadan 37 dakika kesintisiz konusan Keskin’i dinlerken CHP’nin gündeminin ülkenin gerçek gündeminden uzak ve baska oldugunu bir kez daha görüyordum.. Çünkü gerek geçtigimiz gün açlik grevleri ile ilgili basin açiklamasi yapmak isterlerken tutuklanan ögrencilerin ailelerinin sikayeti, gerek ise benim ‘TBMM’sine sunulan Kürtçe savunma yasasi’ konusunda ki sorumu, ‘Hele meclise gelsin bakariz’ diyerek geçistiriyordu CHP’nin 2 numarali adami.. Yani CHP bildik CHP idi.. Çünkü CHP Ülkenin birinci gündem maddesi olan Kürt sorunundan uzak bir gündemde yasiyordu, yaklasmiyordu bile.. **Gözünüz aydin, yüzünüz ak olsun.. Son çikan büyüksehir yasasi ile üç beldesi olan Ardahan artik beldesiz.. Çünkü nüfuslari ikinin altina düsen Çildir Asiksenlik ile Göle Köprülü beldelerin kapatilacagini aylardir yazmamiza karsin kimsenin bu yönde parmak oynatmadigina bir kez daha sahit olduk.. Ve geçtigimiz gün çikan yeni Büyüksehir yasasi ile Hanak/Ortakent Beldesi Belediyesi’nden sonra Sugara ile Groveng’te kapatildi.. Halbu ki her seçimde Sarzep’i, Hoçvan Hasköy’ü’de belde yapacaklarini söylemis, oy almisti bizim ünlü, ünsüz ama oy aldiktan sonra Ardahan’i unutan, sorunlariyla ilgilenmeyen siyasetçilerimiz.. Hele hele ki Ardahan’i kurtarma adina kurulan derneklerden olan Ardahan Kültür Evi’in basindakilere ne demek gerek? Bilmem ama Ardahan’i kurtariyorum derken, köyünün burnu dibindeki beldesin belediyesinin kapatilmasina göz yuman birinin Ardahan Dernegine halen baskanlik yapiyorsa ona da sasarim.. Sadece o mu ki Büyüksehir yasasinin çiktigi Ankara’da bulunan Ardahan Vakfi, İstanbul’da, İzmir’de, Bursa gibi illerde bulunan kazci Ardahan Derneklerine ne demek gerekir?.. Ya buradakiler? Onlari hiç sormayin.. Çünkü adam belediye baskani oldugu beldesinin nüfusunun 2 binin altina düstügünden bi haber baskan.. Ardahan kent merkezinde bulunanlara bir sey diyemiyorum.. Çünkü onlarin siyaseti sadece oturduklari koltuklari altlarinda tutma derdidir.. Umurlarinda degil, patta Asiksenlik nerde, Köprülü nerededir onu bile dogru dürüst bilmeyen yöneticilerdir.. Kisacasi; Bu yilda açilmayan Aktas Gümrük kapisinin bu kente getirisini bilmeyenlerin, Posof Türkgözü Gümrük Kapisinin degerini anlamayanlar, burunlarinin dibinde geçen dogalgazin sicakligini hissetmeyenler Asiksenlik ve Köprülü’de kapandi..Gözünüz aydin olsun.. fakiryilmaz323fhotmail.com-0.535.418 32 58



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KADINCA/Selmi Yilmaz Ardahan’in Vilayetligi Geri Alinir mi?

    Selmi Yilmaz 20 Yil önce 170 bin nüfus ile yeniden vilayet olan Hanak’in Ortakent Beldesi Belediyesi’nin kapatilmasi ardindan Çildir’in Asiksenlik (Sugara) Beldesi Belediyesi ile Göle Köprülü (Goreveng) Beldesi Belediyesinin kapatilmasini uzaktan seyrettigimiz su günlerde bir haber aliyoruz. Ki bu haber hiçte hayirli haber olmadigini bir önceki, ‘İtalya’da ne olmustu?’ baslikli yazimda aslinda azda olsa anlatmaya çalismistim. Ve o yazimda anlattigim gibi sanirim korktugum Ardahan’in basina gelecek gibi. Evet simdi o hayirli olmayan habere gelelim.. Aldigimiz bilgilere göre İtalya’nin bir anda 30 vilayeti kapatip, bu yönde tasarrufa gitmesi ardindan basbakanin kurmaylarina ‘Şu İtalya’nin yaptigini bir inceleyin. Bizded e 81 vilayet var, orda da. Bakin onlar bir kalemde 31’nin vilayetligini kapattilar. Bir inceleyin’ dedigini duyuyoruz. Evet iste size hayirli olmayan haber.. Basbakan eger böyle bir sey demisse korkun derim.. Çünkü bu basbakanin bir dediginin iki olmadigini bu memlekette herkes, ama Ardahanlilar daha iyi bilsin.. Ve Ardahan’in küçülmesini, Göle TİGEM’in, Barka Şubelerinin, Cezaevi, Askeri Şubesinin, Orman İsletmesinin ve son olarak Köprülü Beldesi’nin, Damal Adliyesi’nin, Hanak Askeri Şube, Cezaevi ve Ortakent Beldesi’nin kapatilmasini, Posof Askeri Şube ve Cezaevi’nin, Çildir Askeri Şube ve Adliyesi’nin ardindan Asiksenlik beldesinin kapatilmasini seyirdenler unutmasin ki yarinda Ardahan’in vilayetligi alinabilir, kapatilabilir.. Çünkü bu duyarsizlik karsisinda her geçen gün göç eden, iki gümrük kapisi olmasina karsin sinir ticareti yapilmayan, hayvanciligi halen atadan, dededen yapildigini, dernekçiligin kaz yemekten öteye gitmedigini herkes ama herkes iyi bilmeli ve unutmalari.. Çünkü yarin oldugunda geç oldugunu anladigimizda diz dövmenin fayda getirmeyecegini her Ardahanli iyi bilmelidir.. **Rektör Hava’da İnmeli!.. Son olarak 16 ögrencisi tutuklanan, kampusunun alt yapi ihalesi daha yeni ihale edilen, kis gelirken onca ögrencisi disarida olan Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’i yerinde ve yerde bulmak kadar zor bir is yok.. Çünkü sayin rektör basbakanla yarisiyorcasina sikça yurt disi gezileri yaptigi için hava da yani uçakta bir türlü inmiyor.. Ardahanli olan Rektörün kurucu baskanligini yaptigi üniversitesinin sorunlarinin çömüzü için sikça il disina gittigini sandigimiz Prof. Dr. Ramazan Korkmaz beyin sinirlari asan çalismalarinin ürünlerinin ne kadar Ardahan’a yansidigini da bilmesekte, en azinda Ardahan’in ismi Oxford dahil dünyanin çesitli ülkelerinde anildigini tahmin ediyorum.. Evet sayin rektör uçakta inmez, Ardahan’a gelmez olsa da, onca ögrencisi hapise atilsada isler yürüyor gibi.. Çünkü Rektör beyin var olan isleri için kadrosunu kurdugunu Çildir’da ki bitmeyen ögrenci yurdundan, 2 yildir bitmeyen üniversitenin kampusunde, hatta Halilefeni de bulunan Fakulte ve Yüksek Okulun girisinde ki giris-çikis koruklugunun bozulmasinda sikinti yok gibi.. Neyse biz yerde, rektör bey havada ne yazsakta bos diyerek.. **Posof Kaymakaminin Gecesi.. Ardahan’in sinir ilçesi, kafkaslara açilan Türkgözü Gümrük Kapisinin bulundugu, yaslilardan baska kimsenin kalmadigi Posof’un yeni kaymakami yarin Ankara’da blunan polsoflulari bir araya getirecek. Posoflularin bu gecede bir araya gelirken halen diyaliz makinasi çalismayan ve saglik Evi’ne çevrilen hastaneden haberdarlar mi acaba? Bilmiyorum ama kesin Türkgözü Gümrük kapisindan sinir ticaretinin yapilmadigini, HES’lerin o güzelim dogasini kaltettigini biliyorlardir.. **O çocuklar sizin olsaydi? İki ayi geçen ve her an insanlarin öldügü haberlerinin geleceginden korkulan cezaevlerinde ki açlik grevleri sürerken, hükümetin toplumu geren, karsi karsiya getiren milliyetçi söylemlerle gündemi degistirme çabalari da devam ediyor. Özelikle basbakanin eline aldigi idam ipi ile ülke ülke, vilayet vilayet gezdigi su günlerde ki konusmalari zaten gergin olan, zaten her an çatismaya hazir olan toplumu iyiden iyiye gereken bu yanlis siyasetin etkileri de ülkenin her yerinde kendisini olumsuz sekilde göstermeye devam ediyor. İç çatismalarin yani sira Suriye sinirinda yasanan ölümlerin de ardi arkasinin kesilmedigi su günlerde toplumu geren ve caddelere döken açlik grevlerinin nasil bir sonuçla bitecegini benim gibi tüm dünya da yakindan takip ediyor. Her an ölümlerin yasanabilecegi korkusunun herkesi sardigi su günlerde Ardahan’da da bu konuya dikkat çekmek için Ardahan Üniversitesi ögrencilerince yapilmak istenen basin açiklamasi istenmeyen olaylara neden olmus ve akabinde birçok ögrenci ve bazi siviller gözaltina alinarak, tutuklanmistilar. Dagda degil, ovada siyaset yapilmali çagrilarina karsin ovada siyaset yapmaya çalisan, basit bir basin açiklamasi ile yasananlara dikkat çekmek isteyenlerin yaka paça içeri atildigi bir zamanda okumak isterlerken kendilerini hapislerde bulan ögrencilerin yarin bu sisteme, bu anlayisa nasil bakacaklarini düsünmüyor degilim.. Evet okurken birer ropobt ögrenci, cafelerde çikmayan, basini cep telefonu mesajlarinda kaldirmayan duyarsiz birer fert degil, toplumsal olaylara da duyarli olmak, yasananlarin kendilerini de etkiledigini anlatmak isteyenlerin hapislere tikilmasi ne kadar dogrudur bilmiyorum ama ben bu çocuklari, bu ögrencileri içeri tikatanlar, hapise attiranlar ve tutuklayanlara bir soru sormak istiyorum.. Ki onlarin da çocuklari ya burada, yada ülkemin çesitli okullarinda, üniversitelerin de okuyor olduklarini da biliyorum.. Kaldi ki kendileri de daha dün ayni okul ve üniversitelerde birer ögrenciydiler.. Evet soruyorum o çocuklar, o ögrenciler sizlerin çocugu olsaydi bugünkü ruh haliniz nasil olurdu?.. Okurken hapise düsen çocuklarinizin yarininin ne olacagini hiç düsünürmüydünüz?.. Bilmiyorum ama bir an kendinizi o çocuklarin, o ögrencilerin yerine, onlarin aileleri olmanizi isterim.. Ve birakinda bu çocuklar okusun, cezaevlerinde iyiden iyiye bu devlete karsi keskinlesmesinler desem nasil olur..



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    7 Kisinin ölümüne neden olan ölü topraga verildi..

    Ardahan Haberleri **İstanul’da hayatini kayip eden Bellitepeli Kasim Bastug’un cenazesine gelirken hayatlarini kayip edenlerin ikisi Belitepe (Urut) köyünde digerleri İstanbul’da topraga verildiler. Erzurum’un Tortum ilçesi yakinlarinda meydana gelen trafik kazasinda otobüste bulunan ve İstanbul’da hayatini kaybeden Kasim Bastug’un cenazesi dün Ardahan’in Göle ilçesine bagli Bellitepe köyünde topraga verildi. Gözelyayla mevkiinde meydana gelen 7 kisinin hayatini kaybettigi, 24 kisinin de yaralandigi otobüs kazasinda İstanbul’dan getirilen Kasim Bastug’un cenazesi ikindi namazina müteakip kilinan cenaze namazinin ardindan dün ayni köyün mezarliginda topraga verildi. Öte yandan kazada hayatini kaybeden ayni köyden Polat Bahadir cenazesinin ise bugün köyünde topraga verildi. Diger cenazelerin İstanbul’a götürüldügü ögrenildi. Göle Belediye Baskani Sabri Muratoglu’nunda katildigi cenaze namazinin ardindan ayni otobüste bulunan ve yaralanan Yavuz Bastug evlerinde taziyeleri kabul etti. Haberi ekleme saati: 18.50-14 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    GÖLE DALLAS OLAMADI!

    Ardahan Haberleri **Petrol’e İlgisizlik ve Kaya Engeli!.. Türkiye Petrol Arama (TPAO) tarafindan Ardahan’in Göle ilçesinde yapilan petrol arama çalismasina son verildi. Yillardir petrol var denilerek, çalismalarin yapildigi bölgede bu yil Serhat-1 isimli Petrol kuyusu kuran TPAO’nun yerin 5 bin metre altinda oldugu belirlenen petrole ulasmadan kuyu kapatarak, arama islemine son verdigi ögrenildi. Alinan bilgilere göre 3 bin 500 metreye kadar inan kuyunun bu metreden sonra olaganüstü bir sert kaya rastladigi ve tüm ugraslara karsin kayanin delinip, altindaki Petrolun yer yüzüne çikarilmadigi ögrenildi. **Kimse ilgilenmeyince.. Ardahan’in Göle ilçesine bagli Kuzupinar (Komuk) köyü yakininda kurulan ve bölge için umut olan kuyunun petrol bulmadan kapatilip, top yükün tasinmasi umutlari söndürüken, bunun diger bir nedenini ise yerel idareciler ve siyasetçilerin petrol arama ekibiyle yeterince ilgilenmedigi, TPOA ekibinin de isi bastan savma yaparak, ‘kaya var’ raporu tutup, kuyuyu söktükleri de ileri sürüldü. Haberi ekleme saati: 17.29-14 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ÇMYO’nun Yurdu Yarida Kaldi!..

    Ardahan Haberleri **Çildirli Milletvekili Dahil Söz Verenler Sözlerini Tutmayinca.. Çildir’da bulunan Meslek Yüksek Okulunun Ögrenci Yurdu da bitirilemedi.. Ardahan’in Çildir ilçesinde Çildir Meslek Yüksek Okuluna tahsil edilmek üzere yapimi devam eden yüz kisilik ögrenci yurdu için vaadini yerine getirmedigi öne sürülen Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt’e tepkiler artiyor. Çildir Yüksek Ögrenimi Gelistirme Dernegi tarafindan Çildir Meslek Yüksek Okulu ögrencilerin barinma ihtiyacini karsilamak yüz kisilik ögrenci yurdu yapimina baslandi. Yurt yapimi için yardim desteginde bulunacagini vaat eden is adamlari sözlerini yerine getiremeyince yurt yönetimi sikintiya düstü. Konuyla ilgili açiklama yapan ÇYÖGD Baskani Yusuf Yilmaz, “Ögrencilerimize sicak bir yuva kazandirmak için bu yola girdik fakat destek sözü veren is adamlarimiz vaatlerini yerine getirmeyince bizde sikintiya düstük. Bagis toplamak için İstanbul’da bir gece düzenleyerek tv programina konuk olduk. Bu arada halkin karsisinda yurdun iki odasi kendi yaptiracagini beyan eden CHP Ardahan Milletvekilimiz Ensar Ögüt sözünü yerine getirmedi. Konuyla ilgili olarak görüstügümüz Ögüt’ün bize CHP tabani yardim yapmami istemiyor bu yüzden destek veremem demesi bizleri daha çok üzmüstür” dedi. Haberi ekleme saati: 12.15-13 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Hoçvanli HPG’li Topraga Verildi..

    Ardahan Haberleri 9 Kasim’da Agri’da çikan çatismada yasamini yitiren Baran Serhat kod adli HPG’li İnan Kanmaz, sloganlar esliginde, Ardahan Merkeze bagli Hoçvan/Haciali köyünde yüzlerce kisi tarafindan topraga verildi. Agri’da 9 Kasim’da çikan çatismada yasamini yitiren HPG’li İnan Kanmaz’in (Baran Serhat) cenazesi, Ardahan’in Göle ilçesine bagli Haciali Köyü’nde kitlesel sekilde topraga verildi. BDP Agri Milletvekili ve çevre ilerden ve ilçelerden cenazeye katilmak için köye gelen vatandaslar, askerler tarafindan ablukaya alinan köy girisinde kimlik kontrolü yapildiktan sonra köye girmelerine izin verildi. HPG’li Kanmaz’in cenazesine BDP Agri Milletvekilinin yani sira MEYA-DER üyeleri, BDP Kars İl Es Baskanlari Nuriye Erkmen ve Şerafettin İldirim, BDP’li yöneticiler, BDP PM Üyesi Alper Budak ve çok sayida yurttas katildi. Kanmaz’in tabutu, evi önünden köy mezarligina kadar omuzlarda tasindi. Cenazenin mezarligi götürüldügü sirada sloganlar atan kitle, mezarlikta, devrim ve demokrasi mücadelesinde yasamlarini yitirenlerin anisina bir dakikalik saygi durusunda bulundu. Daha sonra konusma yapan BDP PM Üyesi Alper Budak, ” Kürt halkinin temel hak ve özgürlükleri kisitlanmis olmasaydi, bu genç bedenleri topraga vermeyecektik.” dedi. 63. gününe giren açlik grevlerine dikkat çeken Budak, tutsaklarin direnisini selamladiklarini söyledi. Cenazenin topraga verilmesinin ardindan Kanmaz için köyünde taziye kuruldu. **4 Kisi daha tutuklandi.. Öte yanda geçtigimiz gün yalpan basin açiklamasi ardindan çikan olaylar ardindan gözalti ve tutuklamalarda devam ediyor. Alinan bilgilere göre tutuklanip, Erzurum’a gönderilen 14 Üniversite ögrencisi ardindan geçtigimiz gün ve dün de biri ögrenci olmak üzere 4 kisinin daha tutuklandigi bilgisi alindi. Haberi ekleme saati: 08.15-13 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Basin Açiklamasi Yapmak İsterlerken,


    Tutuklanip, Erzurum’a Gönderilen Ögrenciler


    TBMM’sinin Gündemine tasinacak!..

    Ardahan Haberleri **CHP’NİN 2. ADAMI 20 YIL SONRA ARDAHAN’DAYDI.. 63. Gününe giren cezaevlerinde ki açlik grevleri dolaysiyla Ardahan’da basin açiklamasi yapmak isterlerken polisin müdahalesi sonucu çikan olaylar ardindan önce gözaltina alinan, ardindan tutuklanip, önce Ardahan Cezaevi’ne, dün de Erzurum Cezaevi’ne gönderilen Ardahan Üniversitesi ögrencilerinin durumu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne tasinacak. Ardahan’a gelerek İl baskanligini ziyaret ettikten sonra Damal ilçesine geçen ve burada Cev Evi ile Cami Açilislari yapan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Baskan Yardimcisi Denizli Milletvekili Adnan Keskin’e tutuklanan ögrencilerin durumunu aktaran Ardahan Üniversitesi Ögrencilerinin ailelere CHP’lilerden yardim istediler. Vali, Rektör ve hiçbir yetkilinin kendileriyle görüsüp, yardimci olmadiklarindan yakinan ögrenci velileri CHP Genel Baskanindan yardim istediler. Durumu ögrenen CHP Genel Baskan Yardimcisi AKP’nin hak arayan herkesi tutuklattigini belirterek Ardahan Üniversitesi Ögrenci Derneginin Üyesi 16 Ögrencinin durumunu TBMM’sine tasiyacaklarini belirtti. **Damal’da Cem Evi ve Cami Açti.. Ardahan’in Damal İlçesi’nde yeni yapilan 6 Cem Evi ile eksikleri tamamlanan caminin açilislarini yapan CHP Genel Baskan Yardimcisi Adnan Keskin, “Bütün Türkiye’ye ve özellikle Basbakanimiza örnek olmasini diliyoruz. İnsallah Basbakanimiz bu mesaji dogru düzgün algilar” dedi. Beraberinde Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt ile birlikte kente gelen CHP Genel Baskani Yardimcisi Adnan Keskin, CHP İl Baskanliginda partililere seslendi. Ak Parti’nin hem iç hem de dis polikatada basarisiz oldugunu öne süren Adnan Keskin, “İktidar ne yazik ki beceriksizligin ve vizyonsuzlugun temsilcisi haline geldi. Bulundugumuz yerde stratejik derinlik adi altinda bir politika yürütmeye çalistilar. Güya sinir komsularimizla sifir sorunlu bir dis politika getireceklerdi. Bütün komsularimizla baris içerisinde yasayacaktik. 2012’de geldigimiz süreç tartisma içerisinde olmadigimiz ve kirgin olmadigimiz hiçbir komsumuz kalmadi” diye konustu. Konusmasi sirasinda bir kadin ayaga kalkarak oglunun Ardahan Üniversitesi’nde okudugunu, geçtigimiz günlerde bir izinsiz gösteriye (Bdp’lilerin) katildigi için tutuklanarak Erzurum Yetkili Mahkemeye gönderildigini belirterek, Keskin’den yardim istedi. Keskin de konuyu Meclis’e götürecegini söyledi. Adnan Keskin daha sonra milletvekili Ensar Ögüt ile birlikte Ardahan’dan Damal İlçesi’ne geçerek bir dizi açilisa katildi. Damal Belediye Baskani Gülcemal Fidan (CHP) tarafindan İkizdere köyü camisinin eksikliklerini gideren ve yanina yaptirilan morg ve ölü yikama evinin açilisini gerçeklestiren Keskin, Atatürk slüeti’nin göründügü Ata (Yukari Gündes), Çaybasi, Serhat, Mustafa Kemal, İnönü, Cumhuriyet mahallelerine yine belediye olanaklari ile yaptirilan cemevlerini açti. Adnan Keskin, burada yaptigi konusmada, “Buradan Sayin Tayyip Erdogan’a sesleniyorum. Kendisi diyor ki, ‘dindar ve kindar gençlik istiyorum.’ Zaman zaman da CHP Genel Baskanina nüfus müdürü gibi, ‘Senin irkin ne? Senin inancin ne?’ diye soruyor. Bir basbakanin kendi yurttasina böyle bir soru sormasi, demokrasi ayibidir. Şimdi Basbakanimiz halen daha bu anlayisi sürdürüyor. Bizde basbakanimiza kötü ve kem söz söylemeden, buradan farkli iki islam’i yoruma sahip insanlar olarak, beraberce bu kurdelayi kesiyoruz. Bütün Türkiye’ye ve özellikle Basbakanimiza örnek olmasini diliyoruz. İnsallah Basbakanimiz bu mesaji dogru düzgün algilar” diye konustu. Haberi ekleme saati: 07.43-13 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Yeni Büyüksehirler Yasasi Ardindan


    AŞIKŞENLİK BELEDİYESİ KAPATILDI, KÖPRÜLÜ BIÇAK SIRTINDA!

    Ardahan Haberleri 1992 yilinda 175 binin üzerinde bir nüfus ile yeniden vilayet olan ve bugüne kadar basa sinir ticareti olmak üzere beklenen yatirim ve girisimlerin olmamasi dolaysiyla hizla devam eden göç dolaysiyla 170 bine kadar inen nüfusu ile Ardahan’da bir belde daha köye dönüstü. Geçtigimiz gün çikan ve Cumhurbaskaninin onayina sunulan yeni Büyüksehirler Yasasi ardindan nüfusu 2 binin altina düsen Ardahan’in Çildir ilçesine bagli Asiksenlik (Sugara) Beldesi Belediyesi’de Hanak Ortakent Beldesi Belediye gibi kapatildi. Asiksenlik gibi Göle Köprülü Beldesinin de kapatilabilecegi, ancak bu belde belediyesi tarafindan atilan son bir adimla bu beldenin kapatilmayabilecegi belirtilirken, bunun da tam olarak net olmadigi yani Göle Köprülü Beldesi Belediyesi’nin cumhurbaskaninin yeni Büyüksehirler yasasinin onayinin ardindan belli olacagi belirtilmektedir. **Beldesi olmayan vilayet Ardahan!.. İki Gümrük kapisi olmasina karsin sinir ticaretinin yapilmadigi, dogalgaz boru hatlarinin sinirlari içinde geçmesine karsin halen tezekle, kömürle insanlarinin isindigi, atadan, dededen kalma hayvanciligin ŞAP basta olmak üzere çesitli hastalik ve nedenlerle dünya standartlarinda yapilmadigi, issizligin di boyu oldugu, egitim de 81 vilayet içinde sonuncu oldugu, saglikta sevk merkezi haleni geldigi ve bu nedenlerle göçün hizla devam ettigi, köylerinde yasli nüfustan baska kimsenin kalmadigi Ardahan’in son kapatilan beldeleriyle belde belediyesi olmayan il olarak tarihe geçti. Haberi ekleme saati: 07.30-13 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan’da İsler Tersinde Yapiliyor!


    KAMPUS İNŞAAT NEREDEYSE BİTECEK ALT YAPISI YENİ İHALE EDİLDİ..

    Ardahan Haberleri **Üniversitenin alt yapisida ERMİT İnsaatin.. Yapimina bir yil gecikmeli baslayan Ardahan Üniversitesinin kampuslerinin bulundugu alanin alt yapi isi ihalesi de gecikmeli olarak yapildi. Ana bina dahil bir çok binanin bitme asamasina geldigi bir sirada daha yeni ihale edilen Ardahan Üniversitesi’nin alt yapi, yani kanalizasyon insaatinin ihalesini de Üniversitenin kampusunun yani sira Ardahan’in genisletilen yollarinin ihalesini alan Ermit İnsaat’in aldigi ögrenildi. 9 Firmanin yaristigi ihaleye alan Ermit İnsaatin binalarinin büyük bölümü biten kampüs alaninin kanalizasyon ve çevre düzeni isinide yapacagi ögrenildi. HANİ ZARARINA İŞ ALMIŞTI! Ardahan Kars Yolu üzerinde yapilan ve bitme asamasina gelen Ardahan Üniversitesinin insaatini alan Vanli Ermit İnsaatin bu isi alirken ihalede gözden kaçan bir ayrinti dolaysiyla zarar ettigi ve bu nedenle insaati bir süre geciktirdigi ve üniversite ile mahkemelik oldugu ileri sürülmüstü. Ancak ayni firma Üniversitenin kampus insaati ardindan Ardahan’i diger kentlere baglayan yollarin genisletme insaatinida almisti. Üniversite kampusunun alt yapi insaatinin ihalesinide alan ayni firmanin olmasi dikkat çekerken bu firmanin Ardahan’da motorin dahil, isçi alimi gibi masraflari Ardahan’da degil kent disinda yapmalariyla suçlandigida dikkatlerden kaçmiyor. Haberi ekleme saati: 07.25-13 Kasim2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Genel Sekreter’den Ardahanli Doktorlara Çagri


    GELİN BİRAZ DA MEMLEKETİNEZE HİZMET VERİN!

    Ardahan Haberleri **Yeni Genel Sekreter’den Ardahanli Doktorlara: Gelin biraz da siz elinizi tasin altna koyun.. Ardahan’da bulunan Devlet Hastanelerinin Genel sekreterligine atanan Dr. Gökhan Demiral’dan Ardahan disinda bulunan Ardahanli doktorlara önemli çagri. Ardahan ve Ardahan gibi dogu illerinde dogup, bugün doktorluk basta olmak üzere çesitli önemli görevlerde bulunun hemserilerin kendi memleketlerine dönmesi ve hizmet etmesi gerektigine dikkat çeken Ardahan Kamu Hastaneleri Birligi Genel Sekreteri Operatör Dr. Genel Cerrahi Uzmani Gökhan Demiral bu bölgelerin kalkinmasi ve sorunlarinin en aza inmesi için öncelikle bu bölgelerde dogup, büyüyen ve bugün ülkenin çesitli kentlerinde önemli görevlerde bulunan doktor, salik çalisani, ögretmen, is adamlarinin ellerini tasin altina sokmasi gerektigine inandigini belirtti. Ardahanli doktorlara seslenen Demiral, ‘Gelin bir sürede atanizin, dedenizin bulundugu Ardahan’a hizmet edin’ dedi. Saglik Bakanligi tarafindan Ardahan’a Kamu Hastaneleri Birligi Genel Sekreteri olarak atanan Operatör Dr. Genel Cerrahi Uzmani Gökhan Demiral görevine basladi. Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Baskani Fakir Yilmaz ile Baskan Yardimcisi Özkan Karakaya, Ardahan Kamu Hastaneleri Birligi Genel Sekreterligine atanan Operatör Dr. Genel Cerrahi Gökhan Demiral’i makaminda ziyaret ederek hayirli olsun dileklerinde bulundular. 663 sayili Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun tasra teskilatlanmasina bagli Kamu Hastaneleri Birligi Ardahan Genel Sekreterligi görevine atanan Demiral yaptigi açiklamada, genel sekreterliklerin kurulus amacinin, bir ildeki devlet hastaneleriyle agiz ve dis sagligi merkezlerini tek çati altinda toplayip profesyonelce yönetilmelerine zemin hazirlamak oldugunu söyledi. Demiral, “Önceden Saglik Bakanligi’nin tasra teskilati yapilanmasi saglik müdürlükleri bünyesinde olusturulmustu. Yeni yapilanmayla bu üçe çikarildi. İllerde Saglik İl Müdürlükleri, Halk Sagligi İl Müdürlükleri ve Kamu Hastaneleri Birlikleri Genel Sekreterlikleri kuruldu” diye konustu. İldeki devlet hastaneleri ile agiz dis ve dis sagligi merkezlerinin genel sekreterliklere baglandigini ifade eden Ardahan Kamu Hastaneleri Birligi Genel Sekreteri Operatör Dr. Genel Cerrahi Uzmani Gökhan Demiral, yapilan degisiklik hakkinda su bilgileri verdi: “Yeni sistemde Saglik Bakanligi 6 ayda bir bize performans degerlendirmesi yapacak. Bu performans degerlendirmesine göre, yöneticiler iki defa arka arkaya kötü puan aldiklarinda gerekirse Kamu Hastaneleri Birligi sözlesmelerine son verilebiliyor. Dolayisiyla herkes iyi çalismak zorunda, vatandasa daha iyi hizmet verebilmek için yapilan bir çalisma diye düsünüyorum” dedi. Ardahan’a atanmaktan büyük mutluluk duydugunu, Şavsatli olmasi nedeniyle bölgeye yabanci olmadigini, çocuklugunun Ardahan’da geçtigini açiklayan Ardahan Kamu Hastaneleri Birligi Genel Sekreteri Operatör Dr. Genel Cerrahi Uzmani Gökhan Demiral, “Bu yapilanmayla saglik hizmetlerinde her alanda daha profesyonel yönetim anlayisinin yerlesecektir. En son kurulan Kamu Hastaneleri Birligi’nde sözlesmeli yönetici anlayisiyla hastanelerin hizmet kalitesinin arttirilmasi hedeflenmistir. Tüm bunlarda temel hedefimiz halkimizin en iyi saglik hizmeti almasini saglamaktir. Ardahan’in bölgede kaliteli saglik hizmeti sunan bir yapiya kavusmasi çok ciddi çalismalar gerçeklestirecegiz” Ardahan Kamu Hastaneleri Birligi’nin, ilgili mevzuat çerçevesinde, birlikte görevli her derece ve unvandaki personelin, yetkileri dahilindeki is ve islemlerin yürütülmesinde ve hizmet sunumunda bakanlikça belirlenen ilgili mevzuata uygun olarak, kaynak israfi ve atil kapasiteye yol açmadan, performans hedeflerine uygun etkin, verimli ve kaliteli saglik hizmeti sunmakla görevli olduklarini belirten Demiral, sunlari kaydetti: “Birlik teskilatimiz genel sekreterlik, baskanlar ve hastane yöneticilerinden olusmaktadir. Genel sekreterlik birligin en üst karar ve yönetim organi olup, bünyesinde genel sekreterlige bagli tibbi, idari ve mali baskanlardan olusur. Birlige bagli saglik tesisleri ise hastane yöneticisi ve ona bagli bashekimlik, idari ve mali müdür ile saglik bakim hizmetleri müdürlüklerinden olusur. Ardahan’da bulunan genel sekreterligimize bagli hastaneler, Ardahan Devlet Hastanesi, Ardahan Agiz ve Dis Hastanesi ile Göle Devlet Hastanesi bünyemiz altinda olup, bu hastaneler Kamu Hastaneler Birligi’ne bagli saglik tesisi olacak. Genel itibariyla saglik tesislerimiz iyi bir noktada, uzman kadromuz da çok iyi, Ardahanli olup da disarida görevleri olan doktorlarin kendi memleketlerinde en az iki yil çalismasini beklediklerini” dile getirdi. Haberi ekleme saati: 7.21-13 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Posoflular ceviz için izdiham yapti!..

    Ardahan Haberleri Ardahan Orman İsletme Müdürlügü tarafindan Posof’ta ücretsiz dagitilan ceviz fidanindan almak isteyenler izdiham yaratti. Posof Kaykakamligi önüne getirilen kamyonda bulunan 2 bin adet ceviz fidaninin parasiz dagitalacagini duyan vatandaslar hücum etti. Fidan almak isteyenlerin yarattigi izdiham üzerine görevliler çaresiz kaldi. Uyarilara kulak asmayanlar kamyona çikarak 20 dakika içinde tüm fidanlari aldi. Orman İsletme Müdürü Ethem Kara, agaçlandirma çalismasi yapmak için ilçelere fidan dagitildigini söyledi. Kara, “Posof’a 2 bin ceviz fidani az geldi. Vatandaslar büyük ilgi gösterdi. Sanki ilk defa ceviz fidani görmüs gibiler. Demek ki ceviz fidanina karsi Posof’ta büyük bir talep var. Bunu tespit ettigimiz iyi oldu. Fidan dikimininin de nasil olmasi gerektigini anlatacagiz” diye konustu. Haberi ekleme saati: 07.16-13 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Vali Azizoglu: Gidin çobanlik yapin!..

    Ardahan Haberleri Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu, İl Özel İdaresi, Çalisma ve İs Kur İl Müdürlügü ve Halk Egitimi Merkezi Müdürlügü is birligi halinde İl Özel İdaresi Destek Hizmetleri Müdürlügü Şantiyesinde açilan Kazima ve Yükleme İs Makinasi Operatörlügü kursunu ziyaret etti. Burada yetkililerle görüserek bilgi alan Vali Azizoglu, devam eden ve önümüzdeki ay bitecek olan kursiyerlerin çalismasini yerinde inceledi ve denetledi. **KURSİYERLER: “İŞSİZ KALACAGIZ!” Ardahan valisi Seyfettin Azizoglu’nun ziyaret ettigi İl Özel İdaresi Destek Hizmetleri Müdürlügü Şantiyesinde bir gurup kursiyerlerin; “Sayin Valim zamanimiz doluyor yakinda issiz kalacagiz ne yapacagiz” söylemi üzerine Vali Azizoglu: “Türkiye’nin önemli hayvancilik merkezlerinden Ardahan’da 360 bin hayvani otlatmak için disaridan getirilen çobanlara yil da 28 milyon lira ödeniyor. Bu para disariya gidiyor, alin size is, Ardahan’da is mi yok, burada kurs gören, egitim alan kursiyerlerimiz gidip sanayide çalissinlar. Ne güzel devletimiz size kurs imkani tanidi, simdi bunu degerlendirin, ögrendiklerinizi pratige dökün para kazanin” dedigi ögrenildi. Haberi ekleme saati: 07.14-13 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KURBANLIK SAHİPLERİNE ET VE BALIK KURUMU’NDAN ÖNCELİK

    Ardahan Haberleri Ardahan’dan il disina giden ve satilamayan kurbanliklarin Et ve Balik Kurumu tarafindan öncelik verilerek kesimi yapilacagi bildirildi. Gida, Tarim ve Hayvancilik İl Müdürlügü’nden yapilan yazili açiklamada, Kurban Bayrami sonrasinda satilamayan, elde kalan ve geri dönen kurbanliklarin Et ve Balik Kurumu tarafindan öncelik verilerek kesiminin yapilacagi belirtildi. Açiklamada, kesim yaptirmak isteyen yetistiricilerin satmak için götürdükleri hayvanlar için almis olduklari “Yurtiçi Hayvan Sevklerine Mahsus Veteriner Saglik Raporu” ile Gida, Tarim ve Hayvancilik İl Müdürlügü’ne müracaat ederek sira almalari gerektigi kaydedildi. Haberi ekleme saati: 07.10-13 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ögretmenlerden Gönüllü Temizlik

    Ardahan Haberleri **Çevreye Duyarli Ögretmenler.. Ardahan’in Göle ilçesinde ögretmenler, Salimbey mahallesinde bulunan oyun parkini temizledi. Ögretmenler, ilçe merkezinde bulunan Salimbey parkindaki çöpleri topladi. Çevrenin insanlar için çok önemli oldugunu hatirlatan ögretmenler, “Çöpleri, çekirdek kabuklarini çöp kutularina atalim. Özellikle kati yaglari, pilleri geri dönüsüm kutularina atarak bunlari da degerlendirelim. Çevreyi koruyalim. Çevreyi hor gören, gelecegi zor görür. Bu çevre bilincini, çocuklara ve gelecek nesillere, yerlestirmek ve ögretmek istiyoruz” dediler. Haberi ekleme saati: 07.06-13 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Aygün: Aktas için yeterince destek bulamyioruz..

    Ardahan Haberleri Ardahan Çildir Belediye Baskani Nurettin Aygün “Çildir’in gelecegini insaa etmek için çalismalarimizi tek basimiza sürdürüyoruz. Siyasilerden ve sivil toplum kuruluslarindan yeterince destek bulamiyoruz” dedi. Aktas Sinir kapisi, Çildir Adliyesi, Yildirimtepe Köyü’nün baglanmasi ve İçme suyu konularinda degerlendirmelerde bulunan Aygün “Aktas Sinir kapisinin çogu islemi bitmis durumdadir. Konuyla İlgili TOBB Baskani Rifat Hisarciklioglu,ile görüstük Kasim ayinin sonuna kadar gümrük binalarinin ihalesinin bitecegi ve temelin atilacagini bilginse ulasmis bulunmaktayiz. Adliye ile ilgili olarak Adalet Bakanligiyla görüsmelerimiz devam ediyor. Aktas sinir kapisinin açilmasiyla beraber Adliyemizin tekrar açilacagini ümit ediyoruz. Çabalarimiz Çildir’i geri kalmisliktan kurtarmak ve ileri dogru atilim yapmak için mücadele veriyoruz bu süreçte tikandigimiz noktalar oluyor. Güzel ilçemiz için kamuoyu olusturmakta güçlük çekiyoruz. Bu yapilanma için görüstügümüz siyasi parti temsilcileri ve Sivil toplum kuruluslari ilk toplantiya katiliyor ikincisin de kimseyi bulamiyoruz. İlçemiz için en büyük eksik budur. Artik siyasi görüsleri ve sülaleciligi bir tarafa birakmaliyiz. Çildir’in gelecegi için herkesin elini tasin altina koymasini bekliyoruz. Su sorunu ile ilgili olarak İller bankasina proje gönderdik kabul edilirse Şebeke hattimizi degistirip yeni su kaynaklariyla ilçemizin suyunu yenileyecegiz bu konudaki en büyük sikintimiz nüfusumuzun az olmasi nedeniyle Belediyemizin ödeneginin düsük olmasi, bu yüzden projelerimizin onaylanmasinda güçlük çekilmesidir. Yildirimtepe Köyü Belediye meclisimizin aldigi karar artik mahallemiz olmustur. Sira gerekli prosedürlerin yerine gelmesine kalmistir. İçisleri bakanliginin onaylamasiyla 2013 yili itibariyle köy tüzel kisilikleri sona erecektir. Yildirimtepe köyünün baglanmasi ilçemize güç katmistir. Bütün otlak ve yaylarini kendi istedikleri gibi kullanmaya devam edeceklerdir. Esmepinar ve Sazlisu köylerinin de ilçemize baglanmasi gelecegimiz için büyük bir adim olacaktir” dedi. Haberi ekleme saati: 07.01-13 Kasim 2012 Haber/FUoto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KAZ İZ’İNDEN..

    Ardahan Haberleri **Mutfaktaki yerinden Asik Kültürü’ne yansiyan bütün boyutlariyla Kaz, ekranlara tasiniyor.. Serhat Kalkinma Ajansi (SERKA) tarafindan bir yillik çalismanin ardindan hazirlanan Kazin İzinde belgeseli 15 gün boyunca İZ TV’de yayinlanacak. Dogu’nun bakir topraklarinda binlerce yildir sessiz sedasiz sürdürülen bir gelenegin son izleri. Kazin İzinde, Kaz simgesi üzerinden Serhat’a Kafkaslara uzanan bir yolculugun öyküsü. Mitolojisinden çobanligina, mutfaktaki yerinden Asik Kültürü’ne yansiyan bütün boyutlariyla Kaz, ekranlara tasiniyor. Kazin İzinde, geleneksel aliskanliklarla, modern çagin gereklerini uzlastirmaya çalisan bir kültürün geçmisini ve bugününü anlatiyor. Çekimleri Kars, Ardahan, Igdir ve Agri’da yapilan belgesel için dört mevsim, tam bir yil çalisildi. 12 Kasim 2012 tarihinden saat 23.40’ta baslayacak olan ilk gösterimin ardindan belgesel 27 Kasim’a kadar yayinlanmaya devam edecek. Belgelesin yayin tarihi ve saatleri söyle: YAYIN SAATLERİ: 12.11.2012 – 23:40, 13.11.2012 – 11:10, 15.11.2012 – 16:10, 17.11.2012 – 11:10, 18.11.2012 – 00:30, 18.11.2012 – 20:30 , 22.11.2012 – 19:10, 27.11.2012 – 07:30 Haberi ekleme saati: 06.56-13 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    YİBO Dernegi’nden 600.000 TL Dev Proje

    Ardahan Haberleri Ardahan Merkez Yatili İlkögretim Bölge Okulu Mezunlari Yardimlasma ve Dayanisma Dernegi İstanbul Esenyurt İlçesinde Göle Derneginde, 1.Genel Kurulunu 10 .11.2012 Tarihinde yapti. Genel Kurulda yeniden baskan seçilen, YİBO Dernek Baskani Celil Ünlü bir konusma yapti.Celil Ünlü açiklamasi söyle: Degerli dostlarim Hepimizin bildigi gibi bizleri bu hayatta özel kilan ve yasama baglayan bazi degerler vardir. Bizler ancak bu degerlere sahip çiktigimiz sürece variz ve gelecek hakkinda da söz sahibi olabiliriz. Ardahan’ dan büyük sehirlere göç ederken, bir gün mutlaka geri dönecegimiz düsüncesi ile bu topraklara veda ettik. Ve hep bu düsünce ile yasadik. Her ne kadar su an bu topraklarda yasamiyorsak da çocuklugumuzun geçtigi Ardahan’in her zaman kalbimizde yeri olmustur.Degerli misafirlerimiz, 1966 yilinda kurulan okulumuzun simdiyekadar yaklasik 6.800 ögrenci mezun etmistir. Ve bu ögrencilerimiz bugün Türkiye’nin hemen hemen her noktasinda görev yapmaktadirlar.Hepinizin bildigi gibi yaklasik iki yildir dagilan Yibo ailesini tekrar bir çati altindatoplamak ve bir sivil toplum kurulus örgütü, yani Yibo dernegini kurmak içinçalismalar baslatmistik. Uzun ve zor bir yoldu, bizimle beraberyola çikan birçok arkadasimiz aramizdan ayrilsa da bizler yilmadan usanmadan inandigimiz bu yola devam ettik. Çünkü yolun sonunda ortak geçmisimiz vardi, Yolun sonunda çocuklugumuz vardi, yolun sonunda sizleri tekrar bir çati altinda toplamak vardi ve bizler bugün bunu basardik. Hepimizin bildigi gibi İstanbul’da kurulan derneklerimizin çogu genellikle tanitim gecelerini İstanbul’ da yapmaktadirlar. Bizler Öncelikle bu ezberi bozduk ve ilk tanitim gecemizi Ardahan’da yaptik. Kayabas Restaurant’ta verilen davete Gazeteciler Cemiyeti Baskani Fakir Yilmaz, Alternatif Dogus Gazetesi Sahibi Sn.Çetin Yilmaz, Dost Eli Dernek Baskani, Yibo Müdürü, Sayin Burak Çoban, Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, İl Milli Egitim Müdürü, Göle Belediye Baskani, İl Gençlik ve Spor Müdürü, Ardahan Ptt Bas Müdürü, Ardahan Sosyal Hizmetler Müdürü, Ardahan Milli Egitim Şube Müdürleri, 50? ye yakin ögretmen ve idareciler, çesitli STK’lar Ardahan YerelBasin, Ardahan Baro Baskanli tanitim gecemize katilmislardir. Degerli dostlarimiz, hepimizin bildigi gibi maalesef Ardahan son 10 yildir kurum sinavlarinda son siralarda yer almaktadir. Her ne kadar bizler bireysel olarak sesimizi çikartmaya çalissak da maalesef çok basarili olamadik. Ve yine hepimizin bildigi gibi bundan sadece 15 yil önce degerli bireyler yetistiren okulumuz.Ardahan Üniversitesi görevini yürütürken maalesef suan itilmis ve unutulmus bir okul halinegelmistir. Biliyoruz ki önce bizleri yetistiren ve bugünlere gelmemize ön ayak olan okulumuza ,sonra Ardahan’a bir vefa borcumuz vardir. Ve bizler bu vefa borcumuzu birnebze de olsa ödemek istiyoruz. Bu sebepten hem dagilan yibo ailesini tekrar bir çatialtinda toplamak, hem de Ardahan’in bu egitim sorununa çesitli katkilar sunma adinadernegimizi kurmus bulunmaktayiz. Degerli dostlarim, son sekiz yildir bagli oldugum kurum adina hemen hemen Türkiye’nin her noktasinda egitimler veren biri olarak “Savaslar masa basinda pembe tablolar çizerek kazanilmaz, savaslar sahada kazanilir”ilkesini benimsedim ve benimsettim. Bizler bundan sonraki süreçte hep sahada olacagiz. Bizim tüm etkinliklerimiz ve projelerimiz Ardahan’da olacaktir. Şimdi size daha üç aylik bir dernek olmamiza ragmen üzerinde çalismis oldugumuz ve tüm Ardahan’i kapsayacak bir kaç sosyal sorumluluk projemizden bahsetmek istiyorum; 1- Tanitim Gecemizi Ardahan’da yaptik. 2- Dost Eli Dernegi sayesinde 100 ihtiyaç sahibi Yibo Ögrencisini bastan sonra kadar giydirdik ve kirtasiye malzemelerini karsiladik. Şimdi de üzerinde çalismis oldugumuz ve yaklasik 600.000 TL’lik egitime yatirimadi altindaki 7 ayri projemizden bahsetmek istiyorum. 1-24 Kasim Ögretmenler gününde tüm yönetim kadromuz Ardahan’a giderek okulumuzun spor salonunda bir ögretmenler günü etkinligi hazirlayacaktir. Bu etkinlige Sayin Valimiz – Milli Egitim Müdürümüz Belediye Baskanimiz – Tüm Yibo Ögretim üyeleri – Ardahan merkezdeki tüm okul müdürleri – çesitli sivil toplum kurulus örgütleri ve basin katilacaktir. Ayrica bu gecemizde tüm ögretmenlerimize çesitli hediyeler verilecektir. 2- 480.000 TL’lik tüm Ardahan’daki lise son siniflarinin ve orta okul son siniflarinin sinavlara hazirlanmasi için sinav hazirlik kitaplari projesi gelistirilmis ve proje İzmir’den alinmistir. Burada toplamda 26 ton kitap alinmistir. Bu proje Ardahan Milli Egitim Müdürü’nün de taktirini almistir. 3- Okulumuzda kütüphane bulunmadigindan bir adet kütüphane 24 Kasim’da okulumuza götürülecektir. Bu projemizin maliyeti 5.000 TL 4- Spor salonumuzun alt zemini yillaridir degismedigi için neredeyse spor yapilamaz haldedir. Tüm alt zeminin degistirilmesi projesini dernegimiz üstlenmis ve 24 Kasim ögretmenler gününe kadar tamamlayacagiz. Bu projemizin maliyeti 15.000 TL dir. 5- Okulumuzda spor malzemesi yok denecek kadar az durumda. Dernek olarak tüm malzemelerin karsilanmasini üstlendik ve önümüzdeki hafta malzemeler gönderilecektir. Toplam maliyeti 5.000 TL dir. 6-Altinci projemiz bir sosyal sorumluluk projesi olup, yine Ardahan’i kapsayacak sekilde planlanmistir. Bölgede bulunan 20 engelli vatandasimizin tekerlekli sandalye ihtiyacini 24 kasim gününe kadar ihtiyaç sahiplerine teslim edecegiz. 7- Okulumuzda Laboratuvar malzemeleri olmadigi için sinifimiz kapali. 24 kasim gününe kadar okulumuza bir adet Laboratuvar sinifi olusturulacaktir. 8- Okulumuzda maalesef varolan bilgisayar siniflarimizdaki bilgisayarlar çok eski oldugundan kullanilmamaktadir. Okulumuza toplamda 30 adet bilgisayar yani iki bilgisayar sinif sözü verilmistir. Bu projenin çalismalari ise bitmek üzere. Bu projemizin bunlarla sinirli kalmayacagini ve ileriki zamanlarda köy okullarimizin faydalanabilmesi için her okula en az bir bilgisayar kazandirmayi hedefliyoruz. Hatira ormani adi altinda Her ögrenci bir fidan , her okul bir orman adiyla planladigimiz projemizde özellikle önümüzdeki yil Ardahan Merkez olmak üzere 5.000 bin fidan dikmeyi planliyoruz. Bu projemiz ile okulumuzun adini ölümsüzlestirmeyi hedefliyoruz. Ve projenin devami olarak da ormani olmayan kasaba ve köylerde ayni sekilde yesillendirmeyi hedefliyoruz. Güzel temenni ve dileklerle çiktigimiz bu yolda bizleri yalniz birakmayan tüm dostlarimiza tesekkür ediyoruz. Dernegimizin daha güzel yarinlar için çocuklarimiza kisa vadede sunmak istedigi imkanlardan bahsettik. Uzun soluklu olmasini temenni ettigimiz bu yolumuzda siz degerli misafirlerimizin de destegi daha nice kongrelere diyoruz. Bizleri yalniz birakmadiginiz için tesekkür ederiz. Sevgi ve Saygilarimla/Celil ÜNLÜ Ardahan Merkez Yibo Mezunlari Egitim ve Kültür Dernegi Baskani Haberi ekleme saati: 06.53-13 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Voleybol Maçinda İlk Galibiyetimiz..

    Ardahan Haberleri Ardahan’i ilk defa bir profesyonel ligde temsil eden Voleybol takimimiz Ardahan Gençlik Spor Kulübü hafta sonu aldigi galibiyetle büyük bir avandaj elde etti. Rakibini ezici bir üstünlükle 3-0 yenmeyi basardi. 3. Lig D Grubunda mücadele eden Ardahan Gençlik Spor Voleybol takimi haftasonu Silvan Spor ile yaptigi maçini 3-0 kazandi. Maçta etkili olan ev sahibi Ardahan Gençlikspor ilk seti 25-21, ikinci seti 25-21, üçüncü seti de 25-21 alarak durumu 3-0 yaparak Silvan Gençlikspor puansiz gönderdi. Voleybol takiminin basarisi hakkinda konusan takim Antrenörü Sinan Aktas, İlimiz voleybol takimi büyük emeklerle 3.lige çikma basarisi göstermistir” dedi. Ardahan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl müdürü Feyzullah Dereci Ardahan’i 3. Ligde temsil eden ilk takim olduklarini söyledi ve çalismalarin istikrarli bir sekilde devam edecegini belirtti. İl Müdürü Dereci “Tüm maçlari kazanip ilimizin isminin çok daha iyi yerlerde anilmasini saglayacagiz. Antrenörümüz ve Oyuncularimiz bunun için ellerinden geleni yapiyorlar. Çabalarindan dolayi sporcularimiza çok tesekkür ediyor ve kutluyorum” dedi. Takimimiz 18 Kasim 2012 Pazar günü ise Kiziltepe Voleybol takimi ile karsilasacak. Mardin Kiziltepe Kapali Spor Salonunda oynanacak maç, saat 13.00’da baslayacak. Haberi ekleme saati: 06.50-13 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Üniversite Para ile Ders Verecek..

    Ardahan Haberleri Kuruldugundan bugüne kadar Ardahan sorunlari ile ilgi bir panel, bir toplanti yapmayan üniversite Çildir’da düzenleyeccegi, Dis Ticaret Bilgilendirmesi adi altinda düzenleyecegi toplanti ile Ardahanli is adamlarina dis ticaret ile bilgi verecek. Ancak; 150 Tl. karsiliginda.. **ARÜ’den Halka “Dis Ticaret” isimli bilgilendirme toplantisi.. Ardahan Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile Çildir Meslek Yüksekokulu tarafindan “Dis Ticaret” isimli bilgilendirme toplantilari düzenlenecektir. 19-20-21 Kasim 2012 tarihlerinde düzenlenecek olan toplantilarda; e-ticaret, ihracat pazarlari, ihracat tesvikleri, dis ticaret mevzuati, il kotalari, dis ticarette kullanilan belgeler, muhtemel pazarlar baglaminda Gürcistan pazari, markalasma ve kurumsallasma konulari ele alinacaktir. Toplantida ele alinacak konular; Ögr. Gör. Niyazi İpek, Ögr. Gör. Elif Çaliskan Polat, Ögr. Gör. Zuhal Çalik, Ögr. Gör. Ömer Cenap Özdemir, Ögr. Gör. Onur Çelik, Türkgözü Gümrük Müdürlügü’nden ve Dogu Anadolu İhracatçilar Birligi’nden gelecek uzmanlar ile Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi Genel Sekreteri İbrahim Tirpanci tarafindan sunulacaktir. ARÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ögr. Gör. Cihan Yilmaz, toplantilari; dis ticarete yeni baslayan, dis ticarete ilgi duyan, dis ticaret konusunda bilgi almak, uluslararasi ticaret yapmak, ihracat tesviklerinden yararlanmak isteyen tüm Ardahanli isadamlari ve esnaflarina yönelik gerçeklestireceklerini söyledi. Ögr. Gör. Yilmaz, üç gün sürecek dis ticaret toplantilarina katilim ücretinin 150 TL oldugunu ve toplantilar sonrasinda tüm katilimcilara katilim belgesi verilecegini de sözlerine ekledi. Ögr. Gör. Yilmaz: “basarili bulunan dört katilimcimiz Rektörümüz Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ile birlikte Asya pazari ile ilgili dis ticaret gezisine katilip görüsmelerde bulunma imkânina sahip olacaklardir” dedi. Dis ticaret toplantilari için ön kayit 06 – 15 Kasim 2012 tarihleri arasinda ARÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde gerçeklestirilecektir. Haberi ekleme saati: 06.47-13 Kasim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com






























  • HDP'NİN OYLARINI PAZARLAYANLAR KİMLER?, TAŞTAN'IN ADAYI KİM?


    Foça Restoran


    İzmir 

    0 536 480 00 33

    Eski Foça’da Balık Restorandı arayanların;


    Müdavimi olacağı, doğru adresiyiz..



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin









    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


    TEMPO TV’de


    canlı olarak sunduğu


    ‘Gazetecilerle Gündem’


    sizde konuksunuz..



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin






    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    HDP’NİN OYLARINI PAZARLAYANLAR KİMLER?


    İl Başkanının, ‘Biz kendi adayımızı çıkaracağız’ dediği yerel seçimler öncesi seçim hazırlıklarını sürdüren Halkların Demokrasi Partisi’nin oylarını pazarlıklar karşılığında pazarlayan çete yine sahnede.

    Geçtiğimiz seçimlerde yakınlarını işe koyma adına ve Şişli Belediyesi başta olmak üzere birçok CHP’li Belediye de HDP’lilerin oyları karşılığında işe koyduran çetenin yeniden sahneye çıkıp, bir süre önce ‘Bizim ittifakımız hazır..’ diye Cumhuriyet Gazetesine demeç veren CHP’li mevcut Belediye Başkanını yeniden cesaretlendiren bu çetenin HDP Ardahan İl ve İlçe yönetimlerinde gizli görüşmelere yeniden başladığı ileri sürülürken mevcut başkanla arası olmayan CHP Ardahan İl başkanının kimi aday olarak göstereceği merak edilmekte.


    TAŞTAN: SENİN ADAYIN KİM VE NİYE SUSUYORSUN?

    Ardahan Kamuoyunda HDP’nin gizli çetesi hatta parti içi ajanları olarak bilinenlerin yakınlarını CHP’li belediyelerde işe koydurmak karşılığında yeniden sahneye çıktıklarının ileri sürüldüğü şu günlerde seçildiğinden bu yana partisinin Ardahan Belediye Başkanı ile arası olmadığı ve son kongrede yeni isimlerle halkın karşısına çıkacağız’ diyen CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan’ın yaklaşan yerel seçimlerde kimi veya kimleri aday göstereceği ve ‘Başkanla arası yok iddiaları karşılığında neden susup, ‘Evet’ yada ‘Hayır’ diye açıklama yapmadığı da merak konusu olmakta. 


    ŞİRKET’İN KAYIP PARALARI BULUNAMIYOR!..

    Öte yandan yeniden aday gösterilmeyeceği ileri sürülen CHP’li Belediye Başkanının başında olduğu Ardahan Belediyesinin şirketinin hesaplarında  büyük miktarda bir paranın kaybolduğu ve bu paranın nasıl olup kayolduğu veya nerde olduğunun araştırıldığı da öne sürülmekte.


    Bilindiği gibi Ardahan Belediyesinin Müdürü öne sürülen onca iddialarardından bir süre önce istifa etmiş ve boş kalan bu makama hala kimse atanmamıştı.



    BÖYLE DURMADIK DİYE Mİ ADIMIZ FAKİR KALDI?!.



    ‘Beraber yürüdük biz bu yollarda Beraber ıslandık yağan yağmurda Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda ‘bana her şey seni hatırlatıyor.’ şarkısı değil, SİZİ hatırlatan köşe yazısıdır…

    Dün ulusal gazetelerde yer alan bu fotoğrafa bakınca  ‘Biz niye zengin olamadık?’ diye düşünmedim değil.

    Ve sanırım Evet..

    Çünkü 35 yıldır yaptığımız iş Gazetecilik.  Bu fotoğrafta yer alan iktidarlara ve her dönem onların yanında olan, ıslanmalarına rağmen hazırolda duran bunu kendilerine meslek edinenlerle bizim mesleğimiz hiç mi, hiç uyuşmuyor… Evet, halkın sesi, kulağı, gözü olmayı ve yaşadıklarını iktidarlara anlatma mücadelesi veren biz GAZETECİLER yağmurlarda ıslanma pahasına hazırola geçenlerin haklarını da savunduğumuzdan adımızla kalmayı tercih ettik.

    Ha bu arada Posof, Hanak, Damal ve Çıldır’ın beklediği Doğalgaz ve Ardahan’ın beklediği Doğu Expresi yönünün Nahçıvan’a doğu döndüğü şu günlerde bu fotoğraftaki gibi her gelenin karşısında hazırola geçen HDP’nin içindeki ajan ve HDP’li seçmenin oyunu cepte keklik gören pazarlamacıların kazancından da bahsetmek gerekir.


    Fakir Yilmaz


     


    Çünkü onlar dışarıda cırttık atarken onlar gibi bu partide görünenlerin de aralarında olduğu bu partinin, HDP’nin eş başkanları, milletvekillerinin tutuklu olması, yerlerine kayyum atanan onca belediye başkanlarını dert etmeyip, yakınlarını İstanbul Şişli Belediyesindeki gibi devletin kurumlarına işe koyduranlar da bu fotoğrafta görünenlerden farklı değil. Çıkarcı hatta iş birlikçiler olduklarını ben değil, tüm Ardahan iyi biliyor.

    Evet, önceki seçimlerde olduğu gibi önümüzdeki yılın başlarında yapılacak olan yerel seçimler öncesi yine pazarlık kuran bunları da sorup, sorgulamak ve deşifre etmek benim gibi fakir gazetecilerin diğer önemli görevidir.

    Ve aynı durum, İstanbul’daki Hoçvan lobisini kendi siyasi ve maddi çıkarları uğruna ulusalcıların oluşturduğu, T.C.’yi törenle geri asan CHP’ye satma hesaplarını yapanların olduğunu da unutmadan…




    arşiv haber/yorumlar 10.01.2023 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar




    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?






    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin  Facebook'ta Paylas


     


    YÜRÜYÜŞ VE GÖSTERİ ALANLARI GÜNCELLENDİ!


    Muhaleftin hala adayını açıklamadığı, erken mi, zamanıda mı diye tartışılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilleri seçimler önces hazırlıklarının sürdüğünün belirtildiği şu günlerde Ardahan’da da seçim hazırlığı olarak algılanan bir çalışma kamuoyuna duyuruldu. Ardahan Valiliğince yapılan açıklamada toplantı, yürüyüş ive pankart, afiş yerleri olarak belirlenen 3 yer belirlendiği bildirildi.


    Ardahan’da ki Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Güzergahlarının güncelendiği belirten Ardahan Valiliğinin yaptığı açıklamaya göre; ARDAHAN’DA TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ YAPILACAK YER VE GÜZERGAHLARI şöyle;


    1.1 Yürüyüşe Geçmek Üzere Toplanılacak Yer: Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi ile İnönü Caddesi Kesişim Yeri Başlangıcından (Hancıoğlu Medikal Önü),Atatürk Caddesi Kesişim Noktasına (Aktaş Et Önü) kadar olan alan.

    1.2 Yürüyüş Güzergahı: Toplanma yerinden hareket edilerek, Aktaş Et Önünden sola dönülerek, İnönü Caddesini takiben Belediye Başkanlığı önünden toplantı yerine intikal,

    1.3 Toplantı Yeri: Ardahan Kılıçoğlu Pastanesi ile İş Bankası Kavşağı Arasındaki Alan,

    1.4 Pankart Ve Afiş Asılacak Yerler: Yürüyüş güzergahında bulunan aydınlatma direkleri,

    1.5 Dağılma Yerleri: Toplantı ve Gösteri Yürüyüşünün Yasallığını kaybetmesi durumunda;

                    a) Ordu Caddesinden Kubilay Sokak ve Dereboyu Sokak,

                    b) İnönü Caddesinden Adliye Sokak ve Kubilay Sokak İstikametine.



    2. TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ YAPILACAK YER VE GÜZERGAH

    2.1 Yürüyüşe Geçmek Üzere Toplanılacak Yer: Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi üzeri Valilik yanındaki parkın köşesi ile Kongre Binası arkasına kadar olan alan,

    2.2 Yürüyüş Güzergahı: Toplanma yerinden hareket edilerek, Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi üzerinden istikametle Ardahan Polis Merkezi Amirliği Kavşağından Sağa dönülerek stadyum önünden toplantı yerine intikal,

    2.3 Toplantı Yeri: Kura Caddesi ile Kongre Caddesinin Kesiştiği yerden Eski Ardahan Şehirlerarası Otobüs Terminali Girişine kadar Olan Alan,

    2.4 Pankart Ve Afiş Asılacak Yerler: Yürüyüş güzergahında bulunan aydınlatma direkleri,

    2.5 Dağılma Yerleri: Toplantı ve Gösteri Yürüyüşünün Yasallığını kaybetmesi durumunda;

                    a) Eski Otogar İstikametine,

                    b) Kongre Caddesinden Erzurum Caddesi istikametine,

                    c) Sağlık Sokak istikametine,

                    d) Kongre Caddesi üzerinden şehir merkezi istikametine,

                    e) Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi istikametine.



    3. TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ YAPILACAK YER VE GÜZERGAH  

    3.1 Yürüyüşe Geçmek Üzere Toplanılacak Yer: Kura Caddesi ile Hal Caddesi kesişim yeri başlangıcından, Kura Caddesi ile Hamam Caddesi kesişim yeri noktasına kadar olan alan,

    3.2 Yürüyüş Güzergahı: Toplanma yerinden hareket edilerek, Kura Caddesi üzerinden toplantı yerine intikal,

    3.3 Toplantı Yeri: Kapalı Semt Pazarı arkasındaki alan,

    3.4 Pankart Ve Afiş Asılacak Yerler: Yürüyüş güzergahında bulunan aydınlatma direkleri,

    3.5 Dağılma Yerleri: Toplantı ve Gösteri Yürüyüşünün Yasallığını kaybetmesi durumunda;

                    a) Meydan Caddesinden Terminal Sokak istikametine,

                    b) Kura Caddesinden Hal Caddesi ve Hamam Caddesi istikametine.   



    ERDOĞAN’IN ENFLASYON, 155’LİLER KOALİSYONU!


    “Seni başkan yaptırmayacağız” diyen Demirtaş’ın 6 yıldır hapishanede olduğu ülke solcu diye geçinen ama “içimizdeki ülkücülerle gurur duyuyoruz” diyen büyük muhalefetin “göndereceğiz” dediği 21 yıllık iktidar ile birlikte yeni bir seçime doğru gidiyor.

    7 Haziran’dan sonra Gezi, 17-25 Aralık, 15 Temmuz’dan bu yana birçok taktikle iktidarda kalmayı başaran mevcut iktidar partisi AK Parti son seçimi de MHP, BBP ve Doğu Periçek’in başında olduğu Vatan Partisi ile bitirmek üzere.

    Ülkenin kuruluşundan bu yana “vatanı kurtaracağız” diye kurulan partilerin bir türlü beklentilerini yerine getiremedikleri için sandık başına giden seçmen tarafından tarihe gömülen ANAP, DYP gibi 20’ye yakın partinin hatalarının yanı sıra askeri vesayet, beceriksiz hantal bürokrasi, 12 Eylül cuntasının ezip, dağıttığı muhalefetin beceriksizliği dolaysıyla 21 yıldır iktidarda olan AK Partiyi iktidara taşımıştı.

    İnsan hakları, hak, hukuk, adalet başta olmak üzere verilen ödevleri yerine getirmediğimiz için 60 yıla yakındır kapısında bekletildiğimiz Avrupa Birliği’ne gireceğiz denip yanına aldığı sonrasında nerdeyse  bedelini ödeyeceği cemaati kullanıp iktidara gelen, ardından Balyoz, Ergenekon gibi davalar başta olmak üzere asker, polis ve yargıya hücum ederek, “Halkın yanında” izlenimini verip, generalleri birer birer içeri attırıp iktidarını iyiden iyiye sağlamlaştıran AK Parti şimdi yeni taktikler peşinde.

    Çünkü aynı AK Parti Ermenistan’a sonrasından Amerika ve Avrupa’ya kaçan hakim ve savcılarca yürütülen soruşturmalarla dolarların içinde çıktığı ayakkabı kutucuklarını hatırlatan 17-25 Aralık operasyonları ile karşılaşınca telaş içinde kalıp, “kandırılmışız, Allah af ettin” diyen sonra da 5 yetmedi 11 çocuklu oldukları söylenen seçmenden oy almak için bugün terör örgütü uzantısı diye suçlanan parti ve o partiye yön verenlerle masa kurup, sonrada onu yıkan aynı parti AK Parti bir 5 yıl daha iktidarda kalmak için Karadeniz gazı dahil, tam gaz yol almaya devam ediyor.




    Ve yeniden iktidar olmak için “Kürt sorunu, barışta ne?” deyip, ulusalcı tayfasıyla yol almaya devam eden aynı AK Parti bu kez de bir dönemde CHP ile üç ay boyunca iktidarda kalmayı başarmış şimdi de biraz daha iktidarda kalmak için erken seçim tartışmalarını başlatarak gündemi değiştirmeye çalışmakta.

    Beceriksiz ve harekete geçen topluma “seçimleri bekleyin, evden çıkmayın, tahrik olmayın” diyen muhalefet dolaysıyla 21 yıldır adeta beleşten iktidarda kalmayı başaran, beceren hükümetinin süresini biraz daha uzatmayı hedeflediği de görülmekte…

    Çünkü en az 2 yıldır erken seçim diyen mevcut muhalefet gerek adayını belirmemekle, gerekse “Aaa şaka, maka derken gerçekten ve cidden seçim olacak gibi…” korkusu taşıyor intibası içinde olması seçmen üzerinde olumsuz etki yapmakta ve aynı seçmene “seçim olsa da çokta değişim olmaz” şeklinde düşünmesine ve AK Partinin bir iki yeni partiyi de yanına alarak 26 yılını iktidarda geçirecek gibi… 

    Bunun içinde başta iç ve dış çatışmaların şiddetlendirilmesi olmak üzere, bol maaşlı trollerin yeni dalavereleriyle oluşturulacak sahte ve sanal gündemlere de hazır olun…

    Bunun en son örneği de daha dün iktidara demediklerini bırakmayan 3 harflilerin bir CEO’sunu kurban verip, seçime kadar fiyatlar sabitlediklerini açıklayıp, teslim olduktan hemen sonra 5’li çete diye anılan 15’li değil, 155’lilerin yani al/yap/işlet dolarlar hazineden denen müteahhitlerin işlettiği Dolara zam yapmayacaklarını müjdeleyen AK Partinin dinamosu Erdoğan tarafından bizzat açıklanırken, generallerden bile alkış almasından anlamak mümkün diye düşünüyorum.

    Çünkü bu konuyu daha önceki bir yazımda yani “ERDOĞAN’IN ENFLASYON CANAVARIYLA İŞ BİRLİĞİ…” yazımda da anlatmıştım.

    Çünkü o yazıda enflasyon Nisan’da %20’lere düşecek diyen seçim ve seçilme uzmanı Erdoğan’ın yaklaşan seçimde ki ince hesabını ve Cumhur ittifakının yanından yeni ve gizli diğer bir koalisyon ortağını anlatmaya çalışmıştım.



    arşiv haber/yorumlar 17.01.2019 tarihli haber/yorum/reklamlar




    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?
    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR GÜRSEL TEKİN NAZ ETMEMELİ..

    Fakir Yilmaz Hemsehrilerim İsadami Hamza Şayir’in AK Parti’den Kocael Dilovasi’nda, Kocaeli eski Baro Baskani Avukat Sertif Gökçe’nin CHP’den Derinc’de, Nesim Pakir’in İstanbul Ümraniye’de DPS’den Belediye Baskan adayi, bir çok hemsehrimin İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara basta olmak üzere bir çok ilde belediye ve il genel meclis üyesi adayi oldugu ama federasyon, derneklerin basini çektigi lobilerini unutup, kendilerince mücadele ettigi su süreçte İstanbul’un Esenyurt ilçesinin CHP adayi hala belli degil. Ve burada aday olanlarla birlikte bir isim daha konusulmakta.. Bu isim iki dönemdir İstanbul Büyüksehir Belediye Baskan Adayi olmak isteyen ancak birincisinde su an genel baskan olana destek amaciyla çekilip, onu İstanbul’a ardindan Türkiye’nin tanidigi insana yani su an genel baskani olan Kemal Kiliçdaroglu’na büyük katki sunam Gürsel Tekindir.. Ayni isim ikince kez aday oldugu İBB’de bir kez daha hayal kirikligina ugrasa da suçlunun içinde oldugu partinin bakis açisinin yaninda kendisinin de suçu var. Çünkü Gürsel Tekin kendi lobisini olusturmamis, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ diyenleri anlamamis ve basta hemsehri olmak üzere 20 milyonluk İstanbul’da ve bati illerinde kendi ekibini kurma liderligini göstermemistir.. Geceleri, etkinlikler ziyaret edip, bir iki bilemedin on, on bes kisi ile merhabalasmayi lobicilik sanan Gürsel Tekin’in bundan sonra yapacagi tek sey onun aday olmasi halinde seçimleri zorlayacagiz diyen Esenyurtlulari ve bizleri dinlemeli ve de kendisine bu yönde geldigi ileri sürülen teklifi kabul edip, nazi kenara birakmali.. İl Baskanligi, Genel Baskanligi ve Milletvekilligi yaptigi partisinin dünya kenti olan ve temelini hemsehrilerinin attigi Esenyurt’ta aday olmasi halinde kendisinin oldugu gibi kendisinin yaninda olanlarin önünü açacagina inanilan Gürsel Tekin’in eger öyle bir teklif yani ‘Esenyurt’ta aday ol’ seklinde kendisine gelmisse ret etmeye, düsünmeye hakki da yoktur. İstanbul’un oldugu gibi ülkenin en büyük bütçesine sahip ve gün geçtikçe metropol haline gelen Esenyurt’u küçümsemek, naz etmek hem Gürsel Tekin’e hemde hemsehrilerine, Esenyiurt halkina ihanet olur.. Ve bu vebalin altinda kalinir.. Benim, bir seçmen, bir gazeteci ve federasyon baskani olarak gördügümü göremeyecek kadar kör olamayacagina inandigim Gürsel Tekin’in Esenyurt’ta aday olmasi hallinde CHP’nin yani sira HDP’lilerin de oyuna alarak, İBB’ye aday olan İmamoglu’na da büyük katki sunacagini bilmesi gerekir.. Bu nedenle bura da Gürsel Tekin’e sesleniyorum.. 1- Önce hemen herkeste olan telefonunu aç, kapatma.. 2- Partin önerisini, Esenyurtlularin emri olarak algila.. 3- Gecelerine, etkinliklerine gittigin Federasyon ve derneklerin harekete geçip lobi olusturmalarini sagla.. 4- Ve bende herkes gibi diyorum HAYDİ NAZLANMA ESENYURT’A ADAY OLDUGUNU açikla ve İzmir Büyüksehir Belediye Baskani gibi kendini parti içinde tartismaya aç.. 5- Kadiköyü ve Nazi birak, Esenyurt’ta adayim de.. ** **İnsan Memleketini Niye Sever? Yahu Siz Burada Nasil Yasiyorsunuz? Buraya gelen yabancilar bize hep sunu sordular: Yahu siz burada nasil yasiyorsunuz? Buranin nesini seviyorsunuz? Çok zor buna cevap vermek. İnsan memleketini niye sever? Baska çaresi yoktur da ondan. Ama biz biliriz ki bir yerde mutlu mesut olmanin ilk sarti orayi sevmektir. Burayi seversen, burasi dünyanin en güzel yeridir. Ama dünyanin en güzel yerini sevmezsen orasi dünyanin en güzel yeri degildir. Vizontele-Altan ERKEKLİ İste böyle diyor sair.. Tam da bizi diyor, Ardahan’i anlatiyor.. Evet Ardahan’in diger bir sikintisi Ardahan’a gelen yabancilarin Ardahan’i sevmemeleridir ve ‘Yahu siz burada nasil yasiyorsunuz?’ sorusunu sikça sormalaridir.. Halbuki Ardahan’da onun memleketi oldugunu unutur, anlamaz, bilmez ki Ardahan’in da ayni vatanin topragi oldugunu.. Ve hep sorar, ‘Yahu siz bu memleketin neyini seversiniz?’ diye.. Gerçekten insan memleketini niye sever? Hiç düsündünüz mü insan memleketini niye sever? Ve neden birileri hep bu soruyu sorar? Ve niye onlarda bu memleketi sevmezler? Ama bu sorularin cevabi yine o sair verir.. O da; Baska çaresi yokta ondan olmasin mi?



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    Hangi Belediye Baskan Adayi Siros Hastasi?!..

    Yaklasan yerel seçimler öncesi adayliklari netlesen ve çalismalarina baslayan siyasi partilerin adaylari seçmeni ikna etme çalismalarina devam ettigi su günlerde adayin birinin Siroz hastasi oldugu ve bunu saklamak ve de dengelemek için sikça alkol aldigi iddia edildi. **SİROS HASTALIGI VE NEDENİ NEDİR? Siroz, bir karaciger rahatsizligidir. Karaciger dokusunun normal hücrelerinin yok olarak bunlarin yerine nedbe dokusunun almasi, bazi hücrelerde düzensiz artan karaciger hücrelerinin organda nodül ismi verilen anormal sisliklere neden olmasi sonucunda, karaciger yetmezligine neden olan bir rahatsizliktir. Karaciger vücudun kimyasini düzenlemeye yarayan bir organdir. Siroz geçiren kisinin karacigeri yapmasi gerekenleri gerçeklestiremez. Siroz hastaliginin gelistigi süreçte ise önce karacigerin yapisinda bozulmalar meydana gelir. Daha sonra da hücreler zarar görmeye baslar. **Sirozun nedenleri.. Siroz hastaligina sebep olan etkenler arasinda ilk basta alkol tüketimi olmak üzere hepatit virüsleri de bulunmaktadir. Hepatit B, C ve Delta hepatit B hastaliklarinin sonucunda siroz görülebilmektedir. Dogustan meydana gelen karaciger rahatsizlari ve kalp yetmezligi de siroz hastaligina sebep olabilir. Beslenme bozukluklari ve asiri alkol tüketimi de sirozun baslica nedenleri arasinda yer alir. **Sirozun belirtileri.. Siroz hastaliginin baslangicinda sikayetleri çok azdir. Hastaligin belirtileri sadece bu hastaliga özgü bir durum degildir. İstahsizlik , normalinden daha çabuk yorulma , sindirim bozukluklari , kabizlik , asiri gaz , ödem olusumu , hafif ates gibi normal hastalik belirtileri gösterebilir. Sirozun asil nedeni olan alkol tüketimi safra yollari rahatsizliklariyla es zamanli olarak ortaya çikan bir mide iltihabindan da meydana gelebilir. Hastaligin ilerleyen evrelerinde belirtileri çok siddetlidir. Kisi gözle görülür derecede kilo kaybeder. Dokularda su tutulmaz. Yemek borusunda bulunan damarlarda patlama meydana gelerek iç kanama yasanabilir. Aç karnina dahi kusma sikayetleri yasanabilir.












    Fakir Yilmaz

  • AK PARTİ'YE DESTEK İÇİN CEZAYİR'DEN GELDİ..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    TOOG’U ARDAHAN’DA KARŞILADI..


    AK Parti Ardahan Milletvekili adaylarına destek için Cezayir’den memleketine gelen ve günlerdir Adalet ve Kalkınma Partisi adaylarıyla birlikte seçim çalışmalarına katılan Ardahan merkeze bağlı Akyaka (Kotorkara) köylü Cezayir’in önemli firmalarından olan Doruk Construction – Taahhüt İşleri, Doruk Promotionel- Yapsat İşleri, INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi adlı şirketlerin sahipliğini yapan Burak Oktem bir çok kentte dolaştırılan yerli otomobil TOGG’u da memleketinde ailesiyle birlikte karşıladı.



    KÜRT MEMED NÖBETE!..


    2008 Yılında Ardahan’da yaşanan olayın aynısının yaşandığı Erzurum’daki sadece İBB Başkanı, Cumhurbaşkanı Adayı İmamoğlu’na değil, CHP’ye, İYİ Parti’ye, DEVA’ya, Gelecek Partisine, Demokrat Parti’ye ve onu destekleyeceğini açıklayan DTP/Yeşil/Sol’a, TİP’e, HKP ve onca siyasi oluşum ve stk ya , aydına, basına karşı olan çirkin saldırıyı değerlendirmeden önce, üç gün önce geldiğim memleketimdeki seçim nabzının nasıl attığına bakalım.



    Baharın halen gelmediği, karların dağlarda erimediği gerek doğal gerek siyasi çok da büyük değişimin olmadığı memleketim Ardahan’da, gündemin ülkeden farksız olmadığını görürken, herkesin birbirine aynı soruyu sorup cevap aradığını da görüyordum.

    Ardahan merkez kadar oyu bulunan Göle’nin de ne yapacağı merakı içinde olan Ardahan merkezin, mevcut iktidar AK Parti ve muhalefetin başını çeken CHP olduğunu gördüğüm ama ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da terazinin ortasında HDP/Yeşil Sol’un olduğunu aynı terazinin yanı başında da İYİ Parti geldiğini gözlemledim.

    Yani Göle’nin denildiği gibi oy kullanması halinde kaybedenin AK Parti, Kazanmayacak olanın ise CHP’nin olacağı görünen Ardahan’da, İYİ Partinin alacağı oyların Göle’nin yönelmesi kadar önemli olduğunu da not ediyordum.

    Çünkü İYİ Partinin adayı partinin teşkilatlarından daha yoğun ve istekli çalışıp, başta kendisi gibi Hanaklı olan Ak Parti adayının alacağı oyları kestiği gibi CHP’nin Hanak’ta beklediği oyları da büyük oranda biçtiğinin haberini alıyordum. 


    Yani Göle’de AK Partinin aldığı oyların büyük bölümünü alacağı söylenen HDP kadar olmasa da AK Parti ve CHP’nin, Hanak’ta hatta Posof, Çıldır’da ve kent merkezinde beklediği oyları alacağı da konuşulmaktadır.

    Bu konuşmalar ve tahminler İYİ Partinin sürpriz yapıp, milletvekili çıkarıp çıkarmayacağı da tartışılırken bu tartışmanın en çok HDP’ye yaradığını da düşünüyorum. Çünkü İYİ Parti nin milletvekili çıkaracak kadar oy alması halinde, başta AK Parti olmak üzere CHP oylarının eriyip, 2008’de otobüsüne atılan taşlar ardından 2015’te yapılan seçimlerde Ardahan ve Erzurum’da milletvekili çıkaran HDP’nin önünü açacağı konuşulmaktadır.

    Evet, genelde vatani görev yapanlar arasında şaka yoluyla söylenen ‘Kürt Memed Nöbete’ sözünün bu kez hem de bir kez daha gerçek anlamda gerçekleşeceği yani Ardahan’ın 2 milletvekilinden birini alacağı söylenen Ardahan’da bunlar yaşanırken , geçtiğimiz gün Erzurum’da yaşananlar Ardahan’da bu anlattıklarıma, anlatmaya çalıştıklarıma adeta tuz/biber olmuştur.




    Ha bu arada benimde arkadaşlarımla birlikte federasyon başkanlığı yaptığım sırada Ardahan adına ilk ve son devasa bir etkinlik yaptığım ve karış karış bildiğim İstanbul Maltepe’de bulunan miting alanını tıklım, tıklım dolduran Millet ittifakından aşağı kalmayan Cumhur ittifakının havaalanı mitinginde terör örgütü dedikleri ve adını ağzına alanın içeri atıldığı örgütün üst düzey yöneticilerinin reklamvari görüntülerini mitinge katılan binlere yetmedi tv’ler, sanal ortam aracılığıyla sunanlar hakkında bir baro, bir avukat yada bir savcı bir şikayet dilekçesi verecek mi diye beklendiğini de belirtmek isterim.



        arşiv haber 24/07/2022 tarihli haber/yorum



    İki Ardahanlı Kardeş Akdeniz’in ve Afrika kıtasının


    en büyük ülkesinde 2 Ardahanlı Kardeşin başarısı…


    arşiv haber 11/07/2022 tarihi haber/yorumlar


    Kafkaslara komşu Ardahan’a 5000 km uzaklıkta bulunan ve Akdeniz ile Afrika kıtasının en büyük yüzölçümüne sahip olan Cezayir’e gidip, burada kurdukları işlerle bugün önemli markalar oluşturan Ardahanlı iki kardeş Kubilay Öktem ile Burak Öktem uzakları Ardahanlılara yakın eden haber sitemiz ve gazetelerimiz aracılığı ile hemşerilerinin bayramlarını kutladılar.



    Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

    Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

    INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


    Kubilay ve Burak Oktem



    Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

    Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

    INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


    Kubilay ve Burak Oktem



    Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

    Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

    INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


    Kubilay ve Burak Oktem



    Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

    Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

    INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


    Kubilay ve Burak Oktem


    Ardahan’dan giderek kurdukları Doruk Construction – Taahhüt İşleri, Doruk Promotionel- Yapsat İşleri ve

    INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi ile Cezayir’in önemli firmaları arasında yer alan Kubilay ve Burak Öktem kardeşlerin bu önemli başarıları memleketleri Ardahan’a da hayvancılıkla yansıyor.




    Geçtiğimiz günlerde Ardahan’a gelerek Ardahan Valisi, belediye başkanı ve Ardahan Akparti milletvekili ile görüşen firma yetkilileri Ardahan’da Öktem Hayvancılık ile de birçok kişiye de iş istihdamı sağlamalarıyla tanınıyorlar.

    Ardahanlı köklü bir aile olan Öktem ailesinin önemli simalarından olan rahmetli Şefik Öktem’in çocukları olan ve yayınlarım aracılığı ile hemşerilerinin Kurban Bayramını kutlayan Kubilay ve Burak Öktem ülkemizden Cezayir’e gidenlerin ilk uğradığı merkez durumundalar.




    Son olarak İslam İş Birliği Teşkilatı Parlamentolar Birliği Türk Grubu Başkanı , AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan ATALAY bir toplantı için gittiği Cezayir’de hemşerilerini ziyaret edip, çalışmalarını yerinde gördü ve bir Ardahanlı olarak gurur duyduğunu söyledi.


    GAZETECİ MİLLETVEKİLİ


    GAZETECİLERİ ÇEKTİ!..


    Ardahanlı, Gazeteci kökenli AK Parti İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca ’24 Temmuz Basın Bayramı ve basında sansürün kaldırılışının 114. yıldönümü’ vesilesiyle gazetecilerle beraberdi.



    Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın da bulunduğu toplantıya konuk olan ve yine Ardahan Posof kökenli olan AK Parti Kadın Kolları Başkanı Meryem Küçük’ün de bulunduğu toplantıya katılan gazetecilerle soru cevap şeklinde sohbet eden Ardahanlı, İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca, ‘


    Türkiye, yalan haber dezenformasyonun en yoğun olduğu ülke konumunda’ dedi.


    İstanbul Avcılar İlçe Başkanı Abdullah Küçükoğlu ve Avcılar Belediye Meclisi AK Partili üyeler ile birlikte Avcılar Öğretmenevinde gazetecilerle bir araya gelerek, “Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı kutladı.


    Eski gazetecilik günlerini hatırlayan ve eline aldığı fotoğraf makinasıyla gazetecilerin toplu fotoğrafını çeken AK Parti Genel Merkez Medya Tanıtım Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca, “Türkiye, yalan haber dezenformasyonun en yoğun olduğu ülke konumunda. Başkasının özgürlüğü söz konusu olunca sınırsız basın özgürlüğü olamaz. Bir bıçak katilin elinde can yakar, hekimin elinde can kurtarır. Bu nedenle mecliste olan son yasayı hazırlarken bunları dikkate alarak hareket ediyoruz. ” dedi.



    Kaynarca, iktidara geldikleri ilk dönemde basını güçlendirecek birçok yasal düzenlemeler yaptıklarını, her boşluk görüldüğünde yeni tercih ve beklentilerin ortaya çıktığını, bu kapsamda ‘İnternet yasası’ düzenlemesine gidileceğini söyledi.


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın gazetecilerin gerçek bayramının daha özgür bir basınla olacağını belirttiği konuşması ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gazeteci kökenli Milletvekili Tülay Kaynarca, hazırlıkları süren yasal düzenleme ile internette habercilik yapanların gazetecilik mesleğini kapsayan 212 sayılı yasa kapsamına alınacağını ve Basın İlan Kurumu’ndan maddi destek alabileceklerini anlattı.


    AK Parti İstanbul Milletvekili, Ardahan/Posoflu Tülay Kaynarca, sosyal medya şirketlerine sosyal medyada hakarete uğrayan kişinin hakkını hukuki olarak savunabileceği sorumluluklar getirileceğini vurgularken şöyle dedi:


    “Türkiye, yalan haber dezenformasyonun en yoğun olduğu ülke konumunda. Bu düzenlemede göz önüne alınan en önemli konu. Bunu bilerek yapmış olmak ve bunu sahte hesaplarla yayma gayreti. Yasal düzenleme ile yalan habere bir cezai müeyyide arttırılıyorsa da bunun altyapısı önemli. Kamu menfaatini etkileyecek, terör ile bağlantılı olanlara cezai müeyyideler getiriliyor.”


    AK Partili Tülay Kaynarca, günümüzde sosyal medya mecralarının büyük değişkenlik gösterdiğini ortaya çıkan ‘Vatandaş gazeteciliğinin’ bitirilemeyeceğini vurgularken, “Bir bakıyorsunuz yangın çıkıyor vatandaş cep telefonu ile yayın yapıyor onu izliyorsunuz. Günümüzde sosyal mecra ve sosyal medya değişti, insanların bakış açısı değişti. Belki eline gazete almayan onun kokusunu hiç koklamayan bir gençlik var. Komisyon içerisinde meslek örgütleri ve muhalefetin önerileri bile değişiklikler öngörüldü. Başkasının özgürlüğü söz konusu olduğunda sınırsız olamaz. Bir bıçak katilin elinde can yakar, hekimin elinde can kurtarır.   yapılabilecek çok şey var” diye ekledi.


    AGC Başkanı/Gazeteci


    Fakir Yılmaz Basın Bayramını Yazdı..


    Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz, 24 Temmuz Basın Bayramı ve basında sansürün kaldırılışının 114’üncü yıldönümü dolaysıyla yazdığı yazıyı..



    Başkan Yüksel’in Basın Bayram Mesajı…


     


    35 yıldır kesintisiz yazdığım günlük yazılarımdan birini daha yazmaya hazırlanırken, dizlerimin üzerinde bulunan bilgisayarımın ekranının sağ alt köşesine gelen sinyale bakıyordum.

    Ve kendisiyle bir kez mi iki kez mi bilmem ama sanırım bir görüşmede cep telefonunu aldığımdan olacak ki numarası telefon rehberimde bulunan İstanbul Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’den bir mail geldiğini görüyorum.

    Yazımı bir an bırakıp, gelen maili açıp okumaya başlarken, ben dahil bir çoğumuzun yaşanan ekonomik sıkıntılar dolayısıyla zor şartlar altında geride bıraktığı Kurban Bayramının ardından yeni bir bayramın hatırlandığını anlıyordum.

    Ve gelen mesajın bu ülkede ve dünya genelinde yaşananların tatsızlaştırdığı bayramların en zoru, yani biz gazetecilerin bayram günü olarak ilan edilen ’24 Temmuz Basın Bayramı ve basında sansürün kaldırılışının 114’üncü yıldönümü’ dolayısıyla bayramımı kutladığını görüyor, ‘Gazetecinin, basının önemini ve biz gazetecilerin değerini bilen idarecilerimiz de hala varmış’ diyerek kendimce gülümsüyordum.

    Başkan Gökhan Yüksel’in Şehr-i eminliğini yaptığı ve bu gidişle seçmeni olacağımız görülen Kartal’da bulunan evimin balkonunda, açıp okuduğum mesaja baktığım esnada aynı bilgisayarımın arka kısmında açık olan ve yine bir gazeteci yazar, fikirlerini sansürlemeden, cesurca yazılar yazan bir lider olan Lenin’in belgeselini anlatan YouTube videosunun bittiğini, bu videonun hemen ardından sırada olan diğer videonun geldiğini de görüyordum.

    Yeni YouTube videosunun ‘Mustafa Kemal Atatürk hayatının belirli dönemlerinde gizli isimler kullanmıştır’ sesiyle bir anda durup, ‘bu kadar da tesadüf olmaz’ diyerek, gelen mail ile belgesele bir göz atıp, yeniden yazıma devam ediyordum.

    Ve Başkan Gökhan Yüksel’in biz gazetecilere yönelik ele aldığı mesajını okurken aynı anda izlediğim Lenin belgeseli ardından gelen videoda bu ülkenin kurucusu Atatürk’ün de bir gazeteci olduğunu ve benimde bir süre önce bu yönde ‘Gazeteci Atatürk’ başlıklı bir de yazı yazdığımı hatırlıyordum.

    Geçtiğimiz Mayıs ayının 9’unda ele aldığım yazımı bana hatırlatan bu videoyu dinlerken aynı Atatürk’ün milli mücadele esnasında verdiği mücadelesinde kendisine birçok gizli isimler verip, gazetecilik yaptığını okuduğum kitaplardaki satırları yeniden okumuşcasına bu kez daha sesli dinliyor, öğreniyordum.

    Çünkü aynı Atatürk’ün 1911 yılında gizli görevle gittiği Libya’da İtalyanlara yakalanmamak için Trablusgarp’a giderken ‘Gazeteci Şerif bey’ takma adıyla kendisine pasaport çıkardığı ve Millî Mücadele esnasında ise yine adını değiştirip, ‘Nuh’ takma adıyla toplumu ve idarecileri yönlendiren önemli yazışmalar, yazılar yazdığını daha önce okuduğumu da hatırlıyordum.

    Yıllar önce sararmış kitap sayfalarında okuduklarımı bu kez sesli anlatan aynı videoda Atatürk’ün 1937 yılında Hatay konusunda yavaş hareket ettiklerini düşündüğü mücadele arkadaşlarına yönelik olarak ‘Asım Us’ adıyla yine gazetecilik yaparak ağır mı, ağır yazılar yazarak, İsmet İnönü ve Celal Bayar’ı uyardığını ve ellerini çabuk tutmaları konusunda teşvik etmiş olduğunu anlatıyordu.

    Kısacası basının ve onun taşıyıcıları olan gazetecilerin, gazeteciliğin ne kadar önemli olduğunu anlamanız adına sizin de Lenin, Atatürk ve daha nice liderin başarılarının altında bu mesleğin yani gazeteciliğin olmazsa olmaz olduğunu anlamanız içindi üstteki duygu ve düşüncelerim.

    Çünkü, ‘Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel Basın Bayramını Kutladı’ başlığı ile yani gazeteciliğin ‘Al/Yapıştır’ şekline döndüğü bir haber ile bu gelen mesajı da haber diye verip geçmezdim.

    Ve bir gün yerel parlamento olarak adlandırdığım, önemsediğim meclisine gitmedikleri, belediye çalışmaları konusunda kendi özel haber ya da yorumlarını yapmadan iktidarların oto/kontrolü altında olan birkaç ajans ya da belediyeler başta olmak üzere valilik, kaymakamlık gibi resmi kurum ve siyasi kişilerden gelen hazır haberlerle gazetecilik, habercilik yaparak, abone ücretini bankamatikten çeken sözüm ona gazeteci arkadaşların da gittiğini de düşünüyordum.


    Ha unutmadan birbirimize demediğimiz bırakmayıp, ardından ‘Biz 84 milyon kardeşiz’ denen ama 1 milyonu spor, bir milyonu bulmaca, 1 milyonu magazin, at yarışı olmak üzere 4 milyondan az gazete satılan ülkede okuruda günlük bir gazete almaz, okumaz, içeriğini ve anlatmak istediklerini anlamadığından mı yoksa ‘biri görür sen falanı niye beğeniyorsun’ diyecek diye sanalda bile beğenme zahmetinde bulunmayan gazete okumayan bir toplumuda unutmayalım..

    Ama yine de başkan Yüksel’in aşağıdaki bu mesaja baktığımda, bu ülkede onlarcasının tutuklu olduğu ya da sansür ve maddi imkânsızlıklardan bu işi bıraktığı bir zaman da gerçek gazetecilerin bayramının son yıllarda bir hayli karardığını da hatırlıyor, anlıyor, üzülüyor ama toplumun sesi, soluğu olan sözde demokrasinin sözde dördüncü gücü olan gazetecilik kalmışsa birkaç o da gerçek gazeteci ve idarecinin sayesinde ayakta kaldığını da anlıyor, kendi kendimi teselli ediyordum.

    Ve E-5 üzerinde bulunan köprüden Kartal’a yönelen ve bu yolun üzerinde etrafı beton bariyerlerle çevrilmiş olan Kaymakamlık, Emniyet gibi önemli kurumlar olmasına karşın karanlıkta olduğunu ve ışıklandırılması gerektiğini anlatmak için aradığım ama telefona çıkan bayanın ‘not aldık’ demesine karşın aynı yolun aylardır hala karanlıkta olduğunu gördüğüm Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in Basın özgürlüğü, kalkınmanın ve demokrasinin olmazsa olmazıdır’ başlıklı mesajına yazımı bırakıp, bir gazeteci, bir gazeteciler cemiyeti başkanı olarak ‘kutlu olsun bayramınız arkadaşlar’ diyerek başkanın ve bizlerin özlediği sansürsüz basın bayramlarına diyorum.




    İşte o hazır haber ve verdiği anlamlı mesaj:

    ‘Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, 24 Temmuz Basın Bayramı ve basında sansürün kaldırılışının 114’üncü yıldönümü vesilesiyle bir kutlama mesajı yayınladı.’ Bütün baskılara rağmen vatandaşın haber alma hakkını savunan gazetecilere şükran duyduğunu söyleyen, Yüksel, ‘’Basın özgürlüğü ekonomik kalkınmanın ve demokrasinin olmazsa olmazıdır.’’ dedi.

    Belediye Başkanı Yüksel, mesajında şu ifadelere yer verdi:

    Basın demokrasinin vazgeçilmez bir unsurudur. Demokrasinin sağlıklı bir şekilde işlemesi için basın özgür olmak zorundadır. Zira tartışma ortamından kaçınan ve halka hesap vermeyen bir siyasetin hâkim olduğu yerde, demokrasiden söz etmek mümkün değildir.

    Ayrıca, şunu da unutmamak gerekir ki özgür tartışma ortamı aynı zamanda siyasetçileri de doğru kararlar almaya iter. Halka hesap vermek zorunda olan siyasetçiler, halkın çıkarlarını savunmakla yükümlüdür. Tam da bu yüzden basın özgürlüğü, demokrasinin olduğu gibi, ekonomik kalkınmanın da olmazsa olmazıdır.

    Bu yüzden de 24 Temmuz, ülkemizin kalkınma ve demokrasi tarihi için önemli bir tarihtir. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki bugün basının üzerinde kurulan baskı ortamı, ülkemizde basın özgürlüğünün yeniden garanti altına alınmaya ihtiyaç olduğunun kanıtıdır. Bu sebeple, bütün baskılara rağmen vatandaşın haber alma hakkını savunan gazetecilere şükran duyuyorum.


    Biliyorum ki ülkemizin müreffeh ve demokratik geleceği, özgürlükte direnen basın emekçilerimizle beraber inşa edilecek.


    Gökhan Yüksel

    Kartal Belediye Başkanı


    Yeniden yükselişte olan


    Covid-19 Ardahan’da bir kadının hayatını aldı!


    Avrupa İlaç Kurumu Avrupa’da Omicron’un alt varyantlarının etkisiyle yeni bir Covid-19 dalgasının yaşandığını açıkladığı şu günlerde Ardahan’da Covit-19 teşhisi  konulan bir kadın hayata göz yumdu.

    Alınan bilgilere göre Ardahan merkeze bağlı Küçük Sütlüce (Şişka) köylü Gülistan Yıldız adlı kadının geçtiğimiz günlerde hayata göz yumduğu ve Corona tedbirleri kapsamında  aynı köyde topağa verildiği öğrenildi.

    Öte yandan Covid-19 vakalarıyla ilgili bir açıklama yapan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), vaka sayısının dünya genelinde son iki haftada yüzde 30 oranında arttığını açıkladı.

    DSÖ’nün Covid19’e dair son güncellemesine göre, mart ayında düşüşe geçen vaka sayıları son 4 hafta boyunca artma eğilimi gösterdi. 27 Haziran – 30 Temmuz tarihleri arasında 4 milyon 600 bin yeni vaka bildirildi.



    KURBAN, KAN ve KAVALA…


    Yaşanan ekonomik sıkıntılar dolayısıyla birçoğunun kesemediği ya da benim gibi bütçesini zorlayıp kestiği Kurban etlerini aileleriyle oturup, yemeden bayram tatili günleri içinde Suriye’ye yeniden girme sinyallerinin verildiği şu günlerde, yerine önce kayyum atanan sonradan ne hikmetse, yani yapılan itirazlarla yeniden görevine geri dönen, ardından da aldıkları maaşları, yakınlarının başında oldukları kurum aracılığıyla yurt dışı gezileri düzenledikleri iddia edilen Kızılay Başkanı açıklama yapıyor, “ Kan lazım” diyerek…

    Ne tesadüf ki aynı günlerde ülkenin birçok yerinde çocuk fotoğrafları ile süslü ilan, duyuru, görsellerde “ilik aranıyor…” denilerek art arda kampanyalar düzenlenirken, devletin sahiplenmesi gereken sma hastaları için yasal yada yasa dışı kampanyalarla para toplamaya çalışıldığını da görüp, izlerken “kan aranıyor” kampanyalarının yeniden başlatılmış olduğunu duyuyoruz..

    Kabul etsede etmesede her gün biraz daha yaklaşan seçim sürecine giren ve seçimi kazanmak için taze kana ihtiyaç var diyerek kampanya yürüttüğü şu günlerde Kızılay ve ülkedeki Kızılay şubeleri aracılığı ile ve “İlik aranıyor” başlıklı haberler ile kan toplanıyor.

    Halkın oyları ile seçilmemiş, bakanlar gibi atanmış memurlarıymış gibi belediye başkanlarının büyükelçi yada yabancı biri ile görüşmesini izne bağlayan iktidarın 4 dönemdir Ardahan milletvekilliğini yapan Atalay’ın tayfasını yanına alıp, yeniden açılan kan kampanyasına destek verdiğini de gördüğümüz, durup, dururken “Kan neye lazımdır, neden sanki bir yerde düğmeye basılmış gibi kan toplama kampanyaları başlatılır?” sorusunu da akıllara getirmekte.

    Buna baktığımızda kanın, ben dahil, her an yaralanacak birine lazım olabilir veya yaşanacak bir savaşta, çatışmada ya da büyük bir depremde veya toplumsal olaylarda hastanelerin acil servislerinin dolmasında lazım olacağını anlarız. Veya ben öyle art niyetli düşünüp, kan vermenin sağlıklı olduğu tezine karşı çıkıyor ya da kan lazımsa “anlaşılmalı ki kanlı bir mücadele, savaş, çatışmada lazım olur…” diyenlerden.

    Cemaatler gibi bir taraftan Kurban, diğer yandan Kan arayan Kızılay’ın gerçek kan aradığı, siyasilerin ise yeni isim ve kampanyalar ile taze kan yani yeni bir enerji arandığı esnada  “kanın çok konuşulması da, dillendirilmesi de hayra alamet değildir, hem de Suriye’ye yeni askeri birliklerin kaydırıldığı ve karşı taraf, yani Suriye’nin yasal ordusunun topraklarında olan yabancı güçlere karşı yeni bir askeri hareket başlattığı için kan çok mu lazım olacak?” diyenlerdenim…


    **Gergin siyaset…

    Kan depolarının doldurulmaya çalışıldığı, siyasilerin taze kan aradığı,  HDP adaylarının çeşitli bahaneler ile gözaltına alınması, CHP’nin açıklamalarının haber değeri olarak görülmemesi, İYİ Partiye ve diğer irili ufaklı partilerin havuz medyasınca yok sayılması ve AK Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere, siyasilerin seçime doğru giderken toplumu geren çıkışlar yaptıklarına şahit oluyoruz.

    Sonuç olarak yeni bir seçime doğru gidiyoruz ama genel seçimlerde bir mücadele varmış gibi kavgacı, toplumu geren açıklamalar izliyoruz. Suriye sınırında askeri toplantılar yaparak zaten gergin olan toplumu yeni gerginliklere sürüyoruz…

    Nedir bu bakış, nedir bu adeta bir savaş?…

    Anlayamıyoruz, Türkiye’nin sınırları ile oynanan haritalara çok kızan ama Ülkü ocaklarına yaptığı ziyarette eline sıkıştırılan haritayı büyük bir keyifle gösterip, fotoğraf çektiren iktidarın küçük ama etkili ortağı Bahçeli’nin yasal ve anlaşmalar gereği Yunanistan’a bırakılan ada ve adacıkların Türkiye’nin sınırları içinde gösterdiği demlerde…

    Demirtaş’ın hemen bırakılması gerektiğine karar veren ama hala bırakılmadığı AİHM Büyük Dairesi’nin Demirtaş gibi serbest bırakılması için hakkında karar verilen “Bırakın” dediği ancak bırakılmayan Osman Kavala için 2019’da verilen tahliye kararının uygulanmaması nedeniyle Türkiye’nin AİHS’nin 49’uncu maddesini ihlal ettiğine hükmedip, kendisine 7 bin 500 Euro yani tamda şu ekonomik sıkıntıların yaşandığı günlerde 130.223,25 TL ödenmesine karar verdiği haberini de alıyoruz.

    Kısacası bayram tatili boyunca uzak kalmaya çalıştığım gündemi takip etmeyip, moralimi bozmayarak, enerji toplayayım derken 3 Y yani Yolsuzlukla, Yoksullukla, Yasaklarla mücadele edeceğini belirtip, 3 K ile bir hayli sıkıştığını gördüğümüz bir yorgun, şaşkın süreci götüremeyen metal yorgunu bir iktidarın her an alacağı bir seçim kararı ile ya herro ya da merro demeyi, düşünmekten bir hayli yorulduğunu da görmekteyiz.



        arşiv haber 04/03/2020 tarihli haber/yorum


    ANAP ARDAHAN’DA


    YENİDEN ÖRGÜTLENİYOR..


    Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın yeni bir parti kurmaya çalıştığı, Gelecek Partisini kuran eski başbakanlardan olan Davutoğlu’nda sonra eski bakanlardan Ali Babacan eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile kurmayı düşündüğü partinin ne zaman kurulacağı beklenirken rahmetli Turgut Özal’ın kurduğu ve bir zamanlar en popüler partisi olan Anavatan Partisi Ardahan’da yeniden örgütleniyor.


    Erbay Emen’in İl Başkanlığına atandığı Anavatan Partisi Ardahan İl Başkanlığı da yeni kuruluşunu yapan Gelecek Partisi Ardahan İl Teşkilatı gibi örgütlenmeye başladı.


    ANAP’ın kurulması ile Ardahan’da parti sayısı da 11 oldu.


    Ardahan’da bulunan partiler sırasıyla şöyle; AK Pati, Cumhuriyet Halk Partisi, Halkların Demokrasi Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Genç Partisi, Yeniden Refah Partisi, İYİ Parti, Gelecek Partisi, Vatan Partisi, Saadet Partisi, Komünist Partisi ve Anavatan Partisi.



    İYİ Parti Ardahan’da


    Adayını Geri mi Çekecek?


    arşiv haber 14/01/2019 tarihli haber/yorum


    31 Mart yerel seçimleri öncesi çalışmalarına devam eden siyasi partilerin arasında bulunan Cumhuriyet Halk Partisi seçimler öncesi ittifak yaptığı İYİ Parti’nin kendisini zorda bırakan eski adayı olan Mete Özdemir’i aday göstermesine tepkili.


    Alınan bilgilere göre yarın Ardahan’a gelecek olan İYİ Parti Belediye Bakan Adayı Mete Özdemir’in Ardahan’da aday gösterilmesinin ittifaka uyan bir davranış olmadığını ve bu etik olmayan durumu yeniden gözden geçirmesi için İYİ Parti Genel Merkezi ile görüşeceği ileri sürüldü.


     


    **Özdemir yarın start vermeye geliyor..


    CHP’nin geri çekmesi için İY Parti’ye baskı yaptığı ileri sürülen Ardahan eski Köy Hizmetleri Müdürü Mete Özfdemir’in yarın Ardahan’a gelerek, çalışmalarına başlayacağı da alınan bilgiler arasında oldu.



    **KAN LAZIM!..


    Suriye’ye girme sinyallerinin verildiği şü günlerde yerine önce kayyum atanan sonradan ne hikmetse yani yapılan itirazlarla yeniden görevine geri dönen Kızılay Başkanı açıklama yapıyor, “ Kan lazım” diyerek..

    Ne tesadüf ki aynı günlerde ülkenin birçok yerinde ilik aranıyor denilerek art arda kampa

    nyalar düzenleniyor. Yani kan aranıyor..

    Seçim sürecine giren ve birçoğu mevcutların yerine aday gösteren iktidarın seçimi kazanmak için taze kana ihtiyaç var diyerek kampanya yürüttüğü şu günlerde Kızılay ve ülkedeki Kızılay şubeleri aracılığı ile ve “İlik aranıyor” başlıklı haberler ile kan toplanıyor..

    Kan neye lazımdır, neden sanki bir yerde düğmeye basılmış gibi kan toplama kampanyaları başlatılır? 

    Buna baktığımızda kanın yaşanacak savaşta yada büyük bir depremde veya toplumsal olaylarda hastanelerin acil servislerinin dolmasında lazım olacağını anlarız. Yani kan lazımsa anlaşılmalı ki kanlı bir mücadele, savaş, çatışmada lazım olur kan..

    Kızılay’ın gerçek kan aradığı siyasilerin ise yeni isim ve kampanyalar ile taze kan yani yeni bir enerji aradığı şu günlerde kanın çok konuşulması da dillendirilmesi de hayra alamet değildir.


    **Gergin siyaset..


    Kan depolarının doldurulmaya çalışıldığı, siyasilerin taze kan aradığı şu günlerde HDP adaylarının çeşitli bahaneler ile gözaltına alınması, CHP’nin açıklamalarının haber değeri olarak görülmemesi, İYİ Partiye ve diğer irili ufaklı partilerin havuz medyasınca yok sayılması ve Başkan Erdoğan başta olmak üzere siyasilerin seçime doğru giderken toplumu geren çıkışlar yaptıklarına şahit oluyoruz.

    Sonuç olarak yerel bir seçime doğru gidiyoruz ama genel seçimlerde öte bir mücadele varmış gibi kavgacı, toplumu geren açıklamalar izliyoruz. Suriye sınırında askeri toplantılar yaparak zaten gergin olan toplumu yeni gerginliklere sürüyoruz..

    Nedir bu bakış, nedir bu adeta bir savaş..

    Anlayamıyoruz, Fransa’dan sonra İngiltere’ye sıçrayan sarı yeleklilere mi özeniyor siyasilerimiz..


     




















    İki Ardahanlı Kardeş Akdeniz’in ve Afrika kıtasının


    en büyük ülkesinde 2 Ardahanlı Kardeşin başarısı…


    arşiv haber 11/07/2022 tarihi haber/yorumlar


    Kafkaslara komşu Ardahan’a 5000 km uzaklıkta bulunan ve Akdeniz ile Afrika kıtasının en büyük yüzölçümüne sahip olan Cezayir’e gidip, burada kurdukları işlerle bugün önemli markalar oluşturan Ardahanlı iki kardeş Kubilay Öktem ile Burak Öktem uzakları Ardahanlılara yakın eden haber sitemiz ve gazetelerimiz aracılığı ile hemşerilerinin bayramlarını kutladılar.



    Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

    Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

    INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


    Kubilay ve Burak Oktem


    BAYRAMNIZI KUTLAR..



    Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

    Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

    INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


    Kubilay ve Burak Oktem


    BAYRAMNIZI KUTLAR..



    Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

    Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

    INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


    Kubilay ve Burak Oktem


    BAYRAMNIZI KUTLAR..



    Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

    Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

    INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


    Kubilay ve Burak Oktem


    BAYRAMNIZI KUTLAR..


    Ardahan’dan giderek kurdukları Doruk Construction – Taahhüt İşleri, Doruk Promotionel- Yapsat İşleri ve

    INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi ile Cezayir’in önemli firmaları arasında yer alan Kubilay ve Burak Öktem kardeşlerin bu önemli başarıları memleketleri Ardahan’a da hayvancılıkla yansıyor.




    Geçtiğimiz günlerde Ardahan’a gelerek Ardahan Valisi, belediye başkanı ve Ardahan Akparti milletvekili ile görüşen firma yetkilileri Ardahan’da Öktem Hayvancılık ile de birçok kişiye de iş istihdamı sağlamalarıyla tanınıyorlar.

    Ardahanlı köklü bir aile olan Öktem ailesinin önemli simalarından olan rahmetli Şefik Öktem’in çocukları olan ve yayınlarım aracılığı ile hemşerilerinin Kurban Bayramını kutlayan Kubilay ve Burak Öktem ülkemizden Cezayir’e gidenlerin ilk uğradığı merkez durumundalar.




    Son olarak İslam İş Birliği Teşkilatı Parlamentolar Birliği Türk Grubu Başkanı , AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan ATALAY bir toplantı için gittiği Cezayir’de hemşerilerini ziyaret edip, çalışmalarını yerinde gördü ve bir Ardahanlı olarak gurur duyduğunu söyledi.

  • DEMİRTAŞ BUGÜN ARDAHAN'DA…


    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam EdinArdahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


    Her Cumartesi günü saat:15.45’de 


    Sizde Tempo TV Davetlisiniz..



    Ardahan’ın 2 milletvekilinden birini kazanması muhtemel denen parti HDP/Yeşil Sol Parti’yi ziyaret edecek olan Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş bugün Ardahan’a gelerek partinin milletvekillerinin seçim çalışmalarına destek verecek.


    Parti binasında partililerle bayramlaşma etkinliğine de katılacak olan bayan Demirtaş aynı gün Ardahan’da ayrılacak.





    Soğana pardon, Laptop’a  Muhtaç kalan Gazeteci..


    İyi bayramlar diyerek 14 Mayıs’ta seçimlere doğru giden ülke havuz medyanın içinde bulunan spor gazetesi olan Fotomaç adlı gazete dahil iktidarın tüm gazete manşetlerinin de aralarında olduğu 7 sütunluk aynı başlıklarla doğal değil, sanal olarak GAZ’lanırken, iyiden iyiye ısınan havaların vanalarını kapattırdığı “doğalgaz bedava” denilerek gazlanan iktidarı , yakması gereken iddialarla ortaya çıkıp videolar yayınlayan Sedat  Peker’den sonra, şimdi de Muhammed Yakut ortaya çıktı.

    Bu yazı yazılırken 7. Videosunu yayınlayan ama Peker gibi onun videolarına da engel konulup kaldırtılan, hatta Peker gibi adam gönderilip, susturulmaya çalışıldığı ileri sürülen Muhammed Yakut’un bol küfürlü iddialarına baktığımızda , seçim öncesi daha çok iddiaların ortaya atılacağı da görünmekte. 

    Zira Sedat Peker gibi ‘Sayın Erdoğan’ diye başlayan ‘Emine hanım’ diye devam eden Yakut’un iddiaları bir hayli ciddi olsa da, öncekiler misali gerekli kurum ve görevliler tarafından dikkate alınıp, hukuki işleme tabi tutulmazsa da  14 Mayıs’ta sandık başına gidecek olan ve ya ‘tamam’ yada ‘devam’ diyecek olan toplum nezdinde kabul gören onca iddiayı yazmak da görüntülemek de bir o kadar sakıncalı.

    Bunun nedeni ise önceki birçokları gibi sözde muhalif gazeteci Sedat Akinan gibi sabah saat beş sıralarında gözaltına alınıp, karakolluk yetmedi savcılık olup, laptopunuza el konulur, hatta tutuklanabilirsiniz… 


    Bunlar olmasa da önceki gazeteci, siyasetçi göz altına, hapishaneye alındıktan sonra aldığı alenan görünen direktifler ışığında tam bir U dönüşüyle 90 değil, 180 derece dönüş yapmak zorunda kalırsınız. 

    Evet bu ülkede siyaset, ticaret Arap saçına dönmüş kimin eli kimin cebinde olduğu anlaşılmaz bir hale gelmiş, yani dün nezaretten çıktıktan sonra başka diyen ve namusuyla, onuruyla gazetecilik yapan marka isim Doğan Şentürk’ü ve FOX TV’yi aba altında hedefe veren Akinan misali ak denene, karakola alındıktan sonra kara denilebilir hale gelmiş.

    Bunun en son örneği solcu, sosyalist geçinen hatta devrimci olarak bilinen birçok siyasetçi, gazetecinin Balyoz, Feto operasyonları ardından suçlanarak içeri alınıp, bırakılmalarından sonra 180 derece değişip, dün söylediklerini bugün unutmaları gibi…

    Son olarakta Yakut’la görüştüğü ve bu yönde haber yaptığı için gözaltına alınan ve bir soğana pardon bir laptopa muhtaç kalan gazetecinin, 180 derecelik dönüşüyle görülebilir. 

    Kısacası Peker’den sonra Yakut’un iddiaları da karşı hamleyle yumuşatılıp, sulandırılsa da Peker’le Yakut’tun dillendirdiği gibi bundan sonra ortaya atılan, atılacak onca ve bu kadar ağır iddialar Pentagon’un sızan son bilgileri gibi tartışılmaya devam edilecek, gündemi sarsacak gibi..



    arşiv haber/yorumlar 14.10.2013 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar




    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?






    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin  Facebook'ta Paylas





    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin **YAZARARLARIMIZIN GÜNLÜK/GÜNCEL YORUMLARINI SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN ‘en yeni makale’ LİNKİNDE OKUYABİLİRSİNİZ..
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?
    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz UGRAŞ..

     


    Fakir Yilmaz Yil 1999.. Marmarayi sallayan deprem beni ve hayallerimi de yikiyor.. Kocaeli’ni terk ediyorum.. Halbuki nüfusunun büyük bölümünün dogulu olan bir kentte iki gazete disinda gazete çikarilamazken, ben ve ekibim üçüncü gazeteyi çikarmis, ve kimse halen yayinda olan iki gazete disinda gazete çikaramaz dedigi bir anda bizler aramizda erken ayrilan rahmetli is adami İsamettin Akkurt’un destegiyle, cep harçliklarimizla yeni bir günlük gazete çikarmis, bu kentte olmaz denileni gerçeklestirmistik. Ve 2 Yila yakinda gazete bayilerinde Siyah-Beyaz isimli gazetemizi satmistik.. Evet 14 yil önce ‘zorunlu’ ve de istemeyerek terk ettigim kentte, yeniden Kocaeli’n deyim. Yine o çok sevdigim, saygisini ayakta tutmaya çalistigim gazetecilikle ugrasiyorum.. Ve o yillar da çok ugras verdigim kentte Makina Mühendisi Ugras Çiftçi ile karsilasiyorum.. Belki de benim yapmak istedigimi, yani 14 yil önce yakalamak istedigim ilmeyi benim Ardahan Haber gazetecilik alaninda olamaz ise de, kendi is alninda yakalamis, genç yasta olmasina karsin agir ama emin adimlarla yol aldigina gururla sahit oluyorum.. Şimarmadan, onurlu geçmisi ile taninan babasinin oglu olma sorumluluguyla karsiliyor, agirliyor beni, babasinin dostu Fevzi Yilmaz’in oglu, gazeteci abisini.. ‘Gel abi, bak babalarimiz ve sen yapamazsan da bu kentte bizler bir seyler yapabildik ve buradayiz, variz’ dercesine, yüregi gibi sicak elini uzatiyor.. Ve adeta, nüfusunun büyük bölümü dogudan göç etmis, bugün 1,5 Milyon, gelecek 5 yilda 3 milyon olmasi beklenen bu kentte, Kocaeli’nde, İstanbul’da, Ankara’da, Bursa’da ugras yeter, çünkü sen olmasan da UGRAŞ lar var diyor.. Evet dün var olmak için mücadele ettigim ve 14 yil sonra yeniden geldigim Kocaeli’nde gerçekten ugrasilirsa, nice Ugras Çiftçi gibi inanlarimizin bu kentte söz ve yer sahibi oldugunu, olacagini görmenin mutlulugunu yasadim.. Çünkü babamin siyasi yoldasi, aile dostu, Ardahanli hemsehrim babasi Ahmet Yücel Çiftçi, anne Türkan Çiftçi’lerin bize, toplumumuza bir hediyesi oldugunu görmenin onuruyla, büyük bedeller ödense de verilen ugraslarin bosa gitmediginin Ardahanli Mühendis Ugras’i 14 yil sonra yeniden geldigim Kocaeli’n de ayri bir haz, ayri bir zevk ile dinlerken.. Ve bu kentte bizlerin yapamadiklarini er yada geç siz Ugraslar yapacak diyerek.. **BORSA AÇILIYOR! ‘Bayram geliyor’ heyecani ve stresi ardindan simdide seçim heyecani ve stresi basliyor. Yani borsa açiliyor! İstanbul’da bulundugum süreç içinde edindigim gözlemlerde basta dernek yöneticileri olmak üzere birçok hemsehrimin siyasi arena da aktif rol almaya hazirlandiklari ve bu yönde kollarini sivayip partilerin kendilerine göz kirpmasini bekledigini görüyorum. Yani borsanin gonk çalmasini bekliyorlar. Kurbani soyup, kuyruguna getirdigimiz bu süreçte simdide siyasete soyunmaya hazirlaniyoruz. Hem de birbirimizin paçasina asilarak! Her gittigim ziyarette ayni dertler ayni yakinmalar ayni sikayetler. -Ne olacak bu derneklerin hâli? -Hani birlik beraberligimiz? -Ondan bisey olur mu? Şeklinde devam eden tartismalar içinde borsaya, pardon yerel seçimlere dogru gidiyoruz. Hem de birbirimize çelme takarak! Ardahan Haber BORSA’NIN SEANS YAPMASINI BEKLİYORUZ!.. ‘ Çapan Eseyurtta aday olmali’ diye bekleyip Çapan’in aday olmasi halinde degerlerinin artmasini hesap edenleri mi, belediye baskan aday adayi oldugunu ilan edip afis ve bürosürleri basip belediye meclis üyeligine fit olanlarimi, kiytiriktan dernekler kurup hiç bir sey yapmadan toplum adina kendisine yer arayanlari mi yoksa arada gezip kim kazanir da seçimin ardindan ben kazanirim hesabini yapip partileri ve adaylarina göz kirpan is adamlarini mi yazsak? Yoksa bayram bitti, seçim borsasinin açilmasini mi beklesek! En iyisi izlemeye, gözlemlemeye ya da yazmaya devam etmek. Çünkü bu borsa birilerini batiracak, bizden olmayan birilerinin bizleri birbirine vurdurup, bize degil, yabancilara kazandiracak bir borsa.. Tabi anlayana.. 0.535.418 32 58-fakiryilmaz323@hotmail.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    KADINCA/Selmi Yilmaz DEMOGOJİ DEVRİMCİLERİ..

     


    Selmi Yilmaz Yerel seçimlerin start almaya basladigi su günlerde piyasa da bolca seçim uzmanlarinin dolastigini da görmek mümkün. Kamuoyunda ‘seçim cambazlari’ olarak da adlandirilan bu tiplerin bolca demogoji yaparak devrimcilik tasladiklarini da rastlariz. Aslinda köpegin olmadigi köyde degneksiz gezenler olarak da adlandirilan bu tiplemelerin 12 Eylül ihtilalinden bu yana basta sol cerraha olmak üzere ülkedeki siyasetin kan emici birer keneleri oldugu da bilinmektedir. Benim de demogojci devrimcileri olarak adlandirdigim bunlar her seçimde ortaya çikar, adaylar bulur, gruplar kurar, hatta iktidara talip olurlar.. Genellikle de raki masalarinda devrim yaparlar.. Buna aksamlari cemaat toplantilarinin yapildigi gizli evlerini de eklemekte gerek.. Evet, bugünlerde bir hayli rastladigimiz bu demagoji devrimcileri yine sahnedeler yine atip tutuyorlar, kritikler yaparak siyaseti yönlendiriyorlar. Kimi adayini bulmus, bürosunu kurmus seçimi bile almis, kimi ise gelisebilecek yeni bir konjektör karsisinda pusuya yatmis, yanlis hata oynamamak için. İktidar Partisi AK Partinin aday adaylarinin gözleri Basbakan da CHP’nin adaylari hemen her kösede BDP’nin adaylari ise HDK olarak bilinen yeni parti HDP yani, “Solcu Sosyalist Türklerin de oy verecegi ileri sürülen” Halkin Demokrasi Partisi ile BDP arasinda gidip geldigi bu süreçte demogoji devrimcileri de hemen her siyasi tartismanin içinde bas rol oynamaya devam ediyorlar. Aslinda birilerinin piyonu olduklarini fark etmeden. Buna kiralik asker desek daha dogru olur. Ücreti de bir kadeh raki, yada bir ihale oldugunu bilerek.. Ardahan Haber MHP’li demogojicilerini ortada çokta görünmedigi, AKP’li demogojcilerin amacinin, raki degil, ihale-rant oldugu CHP’li demogojcilerin derdi ise “filanin adami” yaftasi almak ve ismarlansa bi kadeh raki içmek!, BDP’li demogojcilerin ise daga çikmadan, hapis yatmadan gerillanin sirtinda pazarda adam oldugunu kabul ettirmek için oldugunu da söylemekten zarar gelmez.. Asil düsündürücü olan ise bu demogojcilerin bol demogojcilerine inanan siyasetçilerin aday adayliklari netlesmesi ardindan düsecekleri durumdur. Çünkü bu demogojcilere inananlarin basinda onlar gelmektedirler..



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Gürsel Tekin’den Sarigül’e Azeri atasözü ile cevap : “Eye vuramayacagi için yeke tasa sariliyor..!”

     


    Ardahan Haberleri İstanbul Büyüksehir Belediye Baskani aday adayi Gürsel Tekin yaptigi açiklamada CHP’den İBB Baskani adayi oldugunu bir kez daha kesin bir dille açikladi. CHP Genel Baskan Yardimcisi ve İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Baskani Fakir Yilmaz ile İstanbul’daki ofisinde özel olarak görüstü. Gazeteci Fakir Yilmaz ile bas basa yaklasik 2 saat süren bu özel görüsmede Gürsel Tekin, ulusal basindan önce ilk defa gazeteci Fakir Yilmaz’a Türkiye gündemi ve İ.B.B.Baskanligi adayligina dair çok önemli açiklamalar ve belirlemelerde bulundu. Tekin; global dünya ekonomisinin baskenti olan İstanbul’a dair projelerini açikladi.Aday olmasi ve seçilmesi halinde “Depreme hazirlikli ve dayanikli, alt yapisi ile milyonlara cevap veren yeni bir İstanbul insaa ederken yoksullari magdur etmeyecegiz, kazançli çikmalarini saglayacagiz.” dedi. ***Tekin : “Ben ev sahibiyim, Sarigül kiraci bile degil!” Sarigül veya bir baskasinin aday olmasi halinde nasil bir tavir sergileyeceksiniz sorusuna çok kizdigini belirten Tekin,”Sarigül daha partili bile degil, ev sahibi benim, o kiraci bile olmayan birinin söz hakki yoktur! Beni kimse ilgilendirmiyor, ben, partimin benimle beraber İstanbul Büyüksehir Belediye Baskanligini alacagima inaniyorum.” dedi. Sarigül’ün yaptigi açiklamalari ve basina yansiyan söylemleri konusunda gülerek bir Azeri atasözü ile örnek veren Tekin : ”Azeri’nin dedigi gibi ,kavgada vurma gücü olmayan kaldiramayacagi tasa sarilir!” dedi. ***”Ben beton lobisinin adayi olmayacagim! Samimi bir sekilde yaptigimiz görüsmede Tekin Türkiye gündemine dairde önemli açiklamalarda bulundu. Kendisinin İstanbullu betonlastiran rant lobisinin adayi olmayacagini halkin adayi olacagini vurgulayan Tekin :”Düsünebiliyor musunuz adam belediye baskani oluyor çocuklari ve etrafi inanilmayacak bir sekilde zenginlesiyor. Recidance’lara ortak oluyorlar,onlar ha bire zenginlesirken bu halk ha bire yoksullasiyor!Beton lobisi için kentsel dönüsüm adi altinda sürekli alan açiyorlar.Yoksula gelince insaat yapma imar emsali yeterli degil denirken en olmadik yerlere yandaslarina çirkin gökdelenler yaptiriyorlar. İstanbul’da ve Türkiye’de nefes almamizi saglayacak yesil alan birakmadilar talan ettiler. İstanbul’u AVM çöplügü yaptilar. Sokakta karsilastigimiz insanlar :”Lütfen bizi bunlardan kurtarin !” diye sitem ediyorlar. Otuz yillik siyaset hayatimda iktidarin istenmedigini çok yogun elestirildigini gördüm ancak ilk defa bir iktidardan halkimiz nefret ediyor.. evet üzülerek belirtiyorum ki halkimiz bu iktidarin talanci, baskici, zorba yaklasimlarindan dolayi, iki yüzlü tüccar yaklasimlarindan dolayi güvenmiyor ve nefret ediyor!” ***”Sirri’nin söyledikleri degil partisinin söyleyecekleri önemlidir!” Aslinda yogun biçimde seçim startini vermis görünen Tekin BDP’nin yeni yapilanmasi HDP’den İBB.Baskanligi adayliginda adi geçen Sirri Sürreya Önder’e dair de ilginç tespitlerde bulundu. “Sirri benim arkadasimdir. Bana sözü var. Aday ol ben sana oy verecegim demisti.” diyen Tekin, Sirri Sürreya Önder’in basina yansiyan açiklamalarini kendisinin de yakinen takip ettigini ancak “benim asil baktigim Sirri’nin dedigi degil partisinin ne diyecegi önemlidir” dedi. ***”Zaten BDP’nin İstanbul’da iki yüz bin oyu var!” Sirri Sürreya Önder’in İstanbul Büyüksehir Belediye Baskani adayi olmasinin kendisine ve partisine zarar vermeyecegini aksine yarari olacagini vurgulayan Tekin :” Her ne kadar HDP adi altinda olsa da böyle bir adaylikta Sayin Önder BDP’nin İstanbul Büyüksehir Belediye Baskani adayidir. BDP’nin zaten İstanbul’da aldigi oy iki yüz bindir. BDP Dogu ve Güneydogu kökenli vatandaslarimizin oylarini topladigini iddia etse de bu dogru degildir. Dogu ve Güneydogu kökenli vatandaslarimizin İstanbul’da yaklasik iki milyon bes yüz bin oyu var ve bunlarin çogunu BDP degil , AKP topluyor. BDP bu konuda kendini kandiriyor. Ben AKP’ye giden bu yaklasik iki milyon bes yüz bin oyun hepsini ve bütün İstanbul seçmeninin oyunu hedefliyorum. ***”Benim bu güne kadar kimseye sözüm olmadi!” Basta Dogu kökenli partilileri olmak üzere birçok siyasi kisiligin çesitli ortamlarda “Ben CHP’den adayim Gürsel Tekin’de beni destekliyor!” açiklamalarinin kesinlikle dogru olmadigini özellikle vurgulayan Tekin, 30 yillik CHP geçmisinde kesinlikle böyle bir yaklasiminin olmadigini kisilerin degil CHP’nin ve bu halkin adami oldugunu belirtti. Verdigi mesajda bu sekilde bireysel rant ve küçük hesaplar pesinde olanlara karsi vatandaslarimizin duyarli olmasini bu tür yaklasimlara prim verilmemesi itibar gösterilmemesini özellikle vurguladi. Haberi ekleme saati: 10.36-20 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? SEZAİ ALTUN’DAN 4. YATIRIM

     


    Ardahan Haberleri Ardahanli is adami Sezai Altun, yatirimlarina devam ediyor! Karagöl Mahallesi gençlik Caddesi Karagöl Camii karsisinda 3 yilda üç ayri konut projesi gerçeklestiren ALTUN KONUT ürettigi markali ve nitelikli, konutlarla Gençlik Caddesini bir cazibe ve çekim merkezi haline gelmesinde; dolayisiyla Ardahan’da konut sektörünün en önemli lokomotif görevini sürdüren yatirimcilardan biri, hatta önde geleni oldugu, yine Gençlik Caddesi üzerinde gerçeklestirecegi ALTUN KONUT-4 ile bir kez daha göstermis oldu. Ardahan’in kamu-özel sektör- yerel yönetimler baglaminda önünde daha kat etmesi gereken çok yol oldugunu belirten Seza Altun; “TOKİ uygulamalarinin ve sehirde faaliyet gösteren sayisi 10’a bile ulasmayan konut üreticilerinin Ardahan’in sehircilik anlayisina yetersiz bile olsa çok önemli katki sunduklarini, Ardahan ilinin ancak bu sekilde kentlesme görünümü kazanabilecektir” dedi. Ardahan siyasetinin de yakinda tanidigi 2004-2009 yillari arasinda AK Parti Ardahan Merkez İl Genel Meclis Üyeligi görevini basariyla yapan ve halen AK Parti Ardahan İl Yönetim Kurulu üyesi olarak siyaset alaninda aktif ve etkili yer alan Sezai Altun; “Kamu yönetiminin özellikle yerel yönetimlerin Ardahan iline yatirim yapan ya da yapmak isteyen yatirimcilari tesvik edecek uygulamalar gelistirmesinin ilin ekonomik ve sosyal hayatina çok büyük yansimalarinin olacagini” sözlerine ekledi. Altun Konut olarak Gelir Vergisinde ilk siralarda yer aldiklarini belirten Sezai Altun; “Kazandigimizi ödemenin onurunu yasadiklarini, Ardahan’in gelismesine ve kalkinmasina hizmet etmeye bir Ardahanli olarak devam edeceklerini, bu sehirden elde ettigimiz kazanimlarimizi aldigimiz akademik egitimle gerek siyasette gerek sosyal hayatta; is tecrübelerimizle ticari hayatta sunmak bir Ardahanli olarak bizim boynumuzun borcudur” ifadelerine yer verdi.



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? ŞANCI: HOÇ/FED MOZAİKTİR..

     


    Ardahan Haberleri Ardahanli is adami Metin Şanci gazetemize yaptigi açiklamada, Hoçvan Federasyonu (Hoç/Fed) hakkinda görüslerini açikladi. Hoç/Fed ve diger bölge derneklerinin gelisimi, büyümesi için ellerinden geleni yaptiklarini belirten Ardahan Hoçvan Otbiçen (Kimili) köylü Metin Şanci, ‘bu tür önemli kuruluslarin desteklenmesi taraftari olan bir kisi olarak, bu kurumlarin da atacaklari adimlari da çok önemlidir.’ dedi. Özelikle Hoç/Fed’in daha çok büyümesi ve gelismesi gerektigine inanan bir is adami olarak bölgenin kültürel, sosyal ve siyasal durumunu göze alip, buna göre hareket edilmesine, insanlari o görüste, bu görüste diyerek ayirmadan içine alan bir anlayisla hareket edilmesi gerektigine inandigini söyledi. Ardahanlilarin yogun olarak yasadigi İstanbul metropolünde ciddi kurumlara ihtiyaç duyulduguna da dikkat çeken İsadami Metin Şanci bu nedenle Hoç/Fed, Ardahan Dernekleri, Ardahan Federasyonu gibi kurumlarim kimliklerini unutmadan, bölge sorunlarinin çözümünde köprü olmasinin çok önemli oldugunu da belirtti. Haberi ekleme saati: 12.01-19 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Göleliler ile Igdirlilar İstanbul’da Birbirine Girdi..

     


    Ardahan Haberleri **Bir kisini kolu koptu, bir çok kisi tutuklandi, onca yarali.. Kurban Bayraminin 2. Günü İstanbul Avcilarda meydana gelen kavga da bir kisinin kolu koparken, birçok kiside yaralandi. Alinan Bilgilere göre Ardahan’in Göle ilçesinde İstanbul’a kurbanlik getiren ve İstanbul Avcilar Stadyumunun yakinlarinda yer kiralayan Göle ilçesine bagli Çobanköylüler ile ayni yerde kurban satmak isteyen Igdirli bir grupla karsi karsiya geldi. Yer tartismasinin kisa sürede kavgaya dönüsmesi ve olaya taraflarin yakinlarini karismasiyla büyüdügü ve çikan silahli, biçakli ve satirli kavgada biri agir olmak üzere birçok kisinin yaralandigi ögrenildi. Polisin ayirmaktan zorlandigi olay ardindan Levent Kiziltas isimli bir kisini yedigi satir darbesi yüzünden kolu koptugu, birçok kisinin yaralandigi ve aralarinda Göle Çobanköy İstanbul Dernek Baskani Şerif Kiziltas’in de bulundugu 10 kisinin tutuklandigi bilgisi alindi. Gerginligin sürdügü ve olayin yatismamasi üzerine BDP Avcilar ve Esenyurt İlçe Teskilatlarindan da yardim istendigi de alinan diger bilgiler arasinda oldu. Haberi ekleme saati: 10.11-19 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? KAR GELİYOR..

     


    Ardahan Haberleri Meteoroloji 12. Bölge Müdürlügü’nden yapilan yazili açiklamada, bölgede etkili olan sicak hava kütlesi sebebiyle baslamasi beklenen hafif yagmurun, yarin ögle saatlerine kadar devam edecegi ve ögle saatlerinden itibaren hava sicakliginin düsmesi ile yagisin sehir merkezinde karla karisik yagmur ve kar, yüksek kesimlerde ise kar seklinde olacagi belirtildi. Pazartesi gününe kadar yagislarin etkili olacagi bildirilen açiklamada, bu süre içerisinde rüzgarin önce güney ve bati yönlerden daha sonra ise kuzey ve dogu yönlerinden orta siddetli esmesinin beklendigi kaydedildi. **4 İLE UYARI Erzurum, Kars, Ardahan ve Agri’da etkili olacak karla karisik yagmur ve kar yagisi nedeniyle buzlanmalarin yasanabilecegi ifade edilen açiklamada, rüzgar yüzünden de karbonmonoksit zehirlenmelerine dikkat edilmesi istendi. **YURTTA HAVA DURUMU Meteoroloji Genel Müdürlügü’nden alinan tahminlere göre, hava sicakliginin kuzey ve dogu bölgelerde 4 ila 8 derece azalacagi tahmin ediliyor. Rüzgar, genellikle güney ve güneybati yönlerden, Marmara, Karadeniz ve Kiyi Ege’de kuzey ve kuzeybati yönlerden hafif ara sira orta kuvvette, İç Anadolu’nun dogusu ve Dogu Anadolu’nun batisinda kuvvetli (30-60 km/saat), Karadeniz kiyilari ile Dogu Anadolu’nun dogusunda kisa süreli firtina (50-70 km/saat) seklinde esmesi bekleniyor. B Haberi ekleme saati: 10.07-19 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Gökçe: KASISİAD Küçümsenmeyecek İslere İmza Atti..

     


    Ardahan Haberleri Karsli, Ardahanli ve Igdirli is adamlarinin İstanbul’da kurdugu Kars-Ardahan-Igdirli İsadamlari ve Sanayicileri Derneginin 2.Baskani Ardahan Hoçvanli İsadami Orhan Gökçe KAISİAD’n kisa süre önemli islere imza attigini belirtti. Bölge is adamlarinin bir araya toplama ve bunlarin ekonomik potansiyelini dogup, büyüdükleri topraklar aktarmak ve o topraklara yatirimi tesvik etmek için büyük çaba harcadiklarini belirten Gökçe, bugün bölgenin önemli sivil toplum kuruluslarinin basinda gelen KAISİAD’in asil hedefinin bölgenin adini tasiyan stk’çiliga kalite getirmek oldugunun altini çizdi. KAISİAD’i kuran arkadaslarinin hepsi birer memleket sevdalisi oldugunu da belirten KASISİAD 2. Baskani İsadami Orhan Gökçe KAISİAD olarak bölgenin tanitim içinde çabaladiklarini da söyledi. Gökçe yaptigi açiklamada, bugün gerek İstanbul’da, gerek ise bölgede önemli yatirimlara imza atan ve is istihdami saglayarak ülke ekonomisine büyük katki sunan Karsli, Ardahanli ve Igdirli İsadamlarinin çatisi altinda birlestigi KAISİAD’in yaptigi etkinliklere bölge ile bati illerinde yasayan is adamlari arasinda köprü görevi üstlendigini ve bunu kisa sürede basardiklarini da sözlerine ekledi. KAISİAD’in içine bulunan is adamlarinin gerek kendi bölgelerinin dernekleriyle, gerek ise ülke de önemli yer tutan diger sivil toplum örgütleri ile iç içe oldugunu da belirten Gökçe, hiçte küçümsenmeyecek islerle yaptiklari çalismalar ile bu önemli gücü bölgeye yatirim olarak hissettirmek oldugunu söyledi. Basta KAI Vakfi olmak üzere diger birçok kurumun KAISİAD’i önce anlamadiklarini ancak kendilerince ortaya konan ciddi proje ve çalismalarla bu intibahi yiktiklarini belirten KAISİAD 2. Baskani Orhan Gökçe baskanimiz Süreyya Cinik ve diger yönetim kurulu üyeleri ile Kars’a, Ardahan’a ve Igdir’a yönelik çalismalarina devam edeceklerini de söyledi. Haberi ekleme saati: 21.37-18 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Göle’den Kisa Kisa..

     


    Ardahan Haberleri Ardahan’in Göle ilçesinde bir kisi, bir gün önce kendisini dövenleri protesto etmek için üzerine benzin dökerek yakti. Alinan bilgilere göre Dogan Spor isimli kisi bir gün önce tartistigi kisilerin kendisini haksiz yere dövdügünü belirtip, bu durumu protesto etmek için cadde ortasinda üzerine benzi dökerek kendisini atese verdi. Kendisini yakan sahis çevrede yetisenlerce yanmaktan son anda kurtulurken, yanmis haliyle Göle Devlet Hastanesine kaldirildi. Ardahan Haberleri **Disaridan bir aday daha.. İstanbul’da oturan Göleli Gazeteci Murat Abdullahoglu’nun CHP’den Göle Belediye Baskan Aday Adayi oldugunu açikladiktan sonra Korkmaz Akifoglu’da ayni partiden aday adayi oldugunu açikladi. Bayram tatili için İstanbul’dan Göle’ye gelen Akifoglu adayligi hakkina yaptigi açiklamada İstanbul’da ki Gölelilerin kendisine bu yönde baski yaptiklarini, bu nedenle aday oldugunu açikladi. Ardahan Haberleri **Dükkani yandi, araci kazada pert oldu.. Kardesinin önce Ardahan İl Genel Sekreteri, ardindan AK Parti’den Göle Belediye Baskan Aday Adayi olacagi ileri sürülen Göleli İs adami Ayhan İsamilogu bu kez de trafik kazasi geçirdi. Bir süre önce TİGEM yolu üzerinde bulunan Hizar Atölyesi yanan İsmailoglu’nun Oltu caddesin de karsidan gelen araçla çarpismasi üzerine araci kullanilmaz hale gelirken, İsmailoglu ile kazaya karisan diger araç sürücüsünün olayi hafif yaralarla atlattigi ögrenildi. Ardahan Haberleri **Kis geldi, parke basladi.. Ardahan’in Göle ilçesinde Ekim ayi sonuna kadar bitirilmesi planlanan Çobanköy, Mollahasan, Yagmuroglu, B.Altunbulak, K.Altunbulak ve Senemoglu köylerinide içine alan 16.000 m2 kilit parke yapimi isine Mollahasan köyünde baslandi. Göreve geldigi günden beri Göle köylerinin sorunlariyla yakindan ilgilenen Göle Kaymakami Fatih ÖZDEMİR, köylerin çehresini degistirecek ve köylerin daha modern bir görünüme kavusturacak olan kilit parke yapimina start verdi. Yapilan çalismalari her zaman yerinde görmek isteyen Göle Kaymakami Fatih ÖZDEMİR yapimina Mollahasan köyünden baslanan kilit parke isini yerinde inceledi. Köylülerden alinan tepkilerin olumlu oldugunu belirten Kaymakam Fatih ÖZDEMİR bayramdan önce Mollahasan köyünde ki kilit parke isinin bitirilerek köyümüze bayram hediyesi olmasi temennisinde bulunarak köyden ayrildi. Ardahan Haberleri **Hirsizlar bu kez lokanta soydu.. Son iki ay içinde bir çok is yeri ve evin soyuldugu Göle’de bu kez bir lokantaya hirsiz veya hirsizlarca soyuldu. Alinan bilgilere göre Göle Kars Caddesi üzerin de bunan lokantaya giren hirsi ya da hirsizlar lokantada bulunan 2 bin TL.’yi alip, daha önce ki hirsizliklar gibi ortalikta kayip oldular. Olayla ilgili sorustura baslatildi. Kaynak: Kurban Demir Haberi ekleme saati: 21.34-18 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? ARDAHANLI SULTANGAZİ’YE DE ADAY!..

     


    Ardahan Haberleri Önümüzde ki yilin Mart ayinda yapilacak olan yerel seçimlerinde yerele talip olan Ardahanlilar arasina Çildirli Yucak’ta katildi. Göleli Gürsel Tekin’in İstanbul Büyüksehir’e, Çildirli CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt’ün Kocaeli’ne, Hanakli Ardahan esik Milletvekili Faruk Demir’in Ankara Çankaya’ya ya, Göleli Gazeteci Mustafa Küpeli’nin İstanbul Avcilar’a, Göleli Kemal Bozkurt’un Esenyurt’a talip oldugu bir süreçte İstanbul’un Sultangazi ilçesine talip oldugunu açiklayan Ardahan Çildirli, CHP Sultangazi eski İlçe Baskan Yardimcisi Evsal İsa Yucak çalismalarini yogunlastirdi. **Çapan hafta içinde Esenyurt’ta adayligini açiklayacak.. Evsal İsa Yucak’in İstanbul/Sultangazi’de CHP’den belediye baskan aday adayi oldugunu açikladigi bir süreçte Esenyurt’ta aday olup olmayacagi belirsiz olana Çapan’in önümüzde ki hafta CHP’den Esenyurt İlçesinde aday adayligini açiklayacagi ileri sürülüyor. İstanbul Kagithane’de de Fevzi Şit (CHP’den) ve Ekrem Şit (Bagimsiz) isimli iki Ardahan Hoçvanli kardesin Belediye Baskan Adayligi yaristigi bir süreçte İstanbul Büyüksehir’e aday adayi olacagi belirtilen Göleli Gürsel Tekin’in de resmi adayligini önümüzde ki hafta İstanbul Tuzla’da açiklayacagi ögrenildi. **AK Parti Esenyurt’ta Karsli Bir İsimle mi Seçime Gidecek? Öte yandan iktidar partisi AK Parti’nin aday adaylarinin önümüzde ki haftadan itibaren ortaya çikacaklari belirtilirken, Ardahan ve Karslilarin yogun yasadigi Esenyurt’ta Karsli bir isimin her an AK Parti Esenyurt Belediye Baskan Adayi olarak ilan edilebilecegi de ileri sürülmektedir. **Togay Çoban’da Aday Olacak.. İstanbul/Esenyurt Belediyesinde Belediye Meclis Üyesi olmak için adayliga hazirlananlar arasina bir dernek baskani da katilacak. Merkezi İstanbul/Esenyurt’ta bulunan Hanaklilar Dernek Baskani Togay Çoban’in da önümüzde ki günlerde AK Parti’den Esenyurt Belediye Meclis yeligi için bir basin toplantisi düzenleyecegi ve burada adayligini açiklayacagi alinan diger biligiler arasinda oldu. **Enver Yildirim Kahvaltida amacini açiklayacak.. Göleli İs adami Enver Yildirim’nda CHP Beylikdüzü’nden Belediye Meclis Üyeligi için için yaptigi basvurusunu 20 Ekim’de yeni kurulan KAI Beylikdüzü Dernegine verecegi kahvalti da, stk ve siyasi parti yöneticilerinin katilacagi basin toplantisinda açiklayacagi ögrenildi. Ankara Çankaya’dan CHP’den Belediye Meclis Üyeligine basvuran Egitimci Sirri Arpaç gibi bir çok Ardahanlinin da gerek Ankara’da , gerek ise İstanbul’da çesitli partilerde belediye meclis üyeligi için aday aday olduklarini açikladiklari su günlerde Ardahan kent merkezinde ve Gazetesi Murat Abdullahoglu’nun da aday oldugu ilçelerinde siyaset arenasinda ‘simdilik’ sessizligin yasandigi dikkat çekiyor. **Damal’da Belediyeye ve İl Genel’e Bayan Aday Adaylari.. Diger taraftan Ardahan’in Damal İlçesin de su an Belediye Meclis Üyesi olan Nurcan Yilmaz’in CHP’den Belediye Baskani Aday Adayligina, emekli SYDV Müdiresi Kezban Ünal’in Damal İl Genel Meclis Üyeligi için CHP’ye basvuruda bulunduklari ögrenildi. 5’i erkek olmak üzere 6 adayin İl Genel Meclis Üyeligi için basvurdugu ögrenilen Damal’da bir bayanin da CHP’den Belediye Baskan Aday adayi oldugu ögrenildi. Damal’da geçen yil DSP’den Belediye Baskan Adayi olan Ali Ekber Erdogmus’un da bu dönem CHP’den Belediye Baskan Aday adayligi için basvuruda bulundugu alinan diger bilgiler arasinda oldu. Haber/Analiz: Fakir Yilmaz/İstanbul Haberi ekleme saati: 20.33-18 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? ARDAHANLI HATAY’DA EVİN ALTINDA KALDI!..

     


    Ardahan Haberleri Hatay’in Payas ilçesi Karbeyaz Mahallesi’nde, harabe bir evde yasayan Dogan Güngör(18), evin çökmesi sonucu hayatini kaybetti. Olay yerinde incelemede bulunan Payas Kaymakami İrfan Demiröz, “1995 dogumlu Ardahan nüfusuna kayitli Dogan Güngör, ilçemiz Karbeyaz Mahallesi Manolya Sokak’ta kullanilmayan harabe vaziyetteki bir evin içinde iken, nedeni belirlenemeyen bir sebeple tavanin çökmesi nedeniyle altinda kalarak hayatini kaybetmistir. Ailesine sabir ve bassagligi diliyoruz.” dedi. Bir dönem de Göle’da kaymakamlik yapan simdiki Payas Kaymakami Demiröz, bu türlü beklenmeyen olaylarin bir daha yasanmamasi için belediye ekiplerince ilçedeki tüm sokak ve caddelerdeki kullanilmayan ve harabe vaziyette bulunan evlerin tespitlerinin yapildigini hatirlatarak, “Kullanilmayan evlerin ilgili sahiplerine Çevre ve Şehircilik Bakanligimiz ve Belediye mevzuati dogrultusunda can ve mal kaybinin olmamasi için kullanilmayan harabe evlerin bizzat sahiplerince yiktirilmasi, yikmadiklari taktirde belediye ekipleri tarafindan yiktirilacagi ve masraflarin 2 kati olarak tahsil yoluna gidilecegi belirtilmektedir. Bu konuda vatandaslarimizi belirtilen yapi özelliklerine sahip yerler hakkinda herhangi bir cezai sorumlulukla karsilasmamalari için ivedilikle gerekli tedbirleri almaya davet ediyoruz.” açiklamasinda bulundu. Haberi ekleme saati: 19.45-18 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Cemaat Damal’a Dayandi!..

     


    Ardahan Haberleri **ALEVİ DEDELER CEMAATÇILARLA BULUŞTU.. Çesitli adlar ve yardimlar altinda vatandasa ulasip, amaçlarini yayan cemaat üyeleri simdide Ardahan’in Alevi ilçesine çalismalarini yogunlastirdilar. Kurban Bayramini firsat bilen Fethullah Gülen Cemaatine bagli ‘Kimse Yok mu?’ isimli dernek üyeleri Damal’da kurban eti dagitip, Alevi Dedeler ile bir araya geldiler. Ardahan ve ilçelerinde ihtiyaç sahibi ailelere kurban Eti dagitan Kimse Yok mu Dernegi gönüllüleri ve Damalli Alevi kanaat önderleri bayramlasma yemeginde bir araya geldi. Bayramlasma yemegine katilan kanaat önderleri bu tür sohbet ve muhabbet ortamlarinin insanlarin birbirlerini daha iyi ifade edip kaynasma zemini olusturacagina dikkati çekti. Yemege katilan Alevi kanaat önderi Dursun Kayabasi, “Güzel Kur’animiz’da iki cihan serveri Muhammed Efendimiz de ‘açlari doyurun lokmalar verin’ der. Sohbetler, muhabbetler ve lokmalar bir araya geldigi zaman insanlar birbirleriyle bagdasir ve kaynasirlar. Hayvanlar koklasa koklasa, insanlar ise muhabbet etmekle, konusmakla engelleri asar. İnaniyorum ki sizler var oldugunuz müddetçe birlik, beraberlik, çagdas ve kardeslik zeminlerini olusturacagiz. Allah her zaman sizleri büyük saklasin. Siz neredeyseniz bizler de oradayiz. İyi ki varsiniz.” dedi. Ali Ekber Gögtekin isimli kanaat önderi ise bu bayram gününde bir araya gelmenin gelecekte güzel seylere vesile olacagini belirterek, sunlari dile getirdi: “Bugünkü göstermis oldugunuz iltifata çok saygilar ve hürmetler ederiz. Öyle ki bu bayram gününde bir araya gelmemiz, tanismamiz ve konusmamiz insallah gelecekte büyük seylere vesile olacaktir. Kurban sözü ‘kurb’dan gelir. Arapça bir kelimedir. Fakat bu Allah’a yakin olma anlamindadir. Allahu Teala ‘kesilen kurbanlarin ne Eti ne de kani bize ulasmaz, ancak sizin takvaniz ve inanciniz bize ulasir’ diyor. Kurban yoksulla paylasmaktir. İnsanligi birbirine yaklastirmaktir. Tabi ki bayramlar kardeslige barisa bir vesiledir. Olur ya, aradaki ufak kirginliklarin giderilmesi için birbirlerini ziyaret etmeleri için türbeleri ziyaret etmeleri için toplumu kaynastirmak için bayramlar bir vesiledir. Allah cümlemizi birlik ve beraberlikten ayirmasin.” Ayni ekipten diger bir grupta Göle’de de kurbanlik et dagitti. Haberi ekleme saati: 11.44-17 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? KURBANLAR KÖPRÜNÜN ALTINDA KALDILAR..

     


    Ardahan Haberleri Basta Ardahan’inda için de bulundugu dogu ve güneydoguda olmak üzere ülkenin çesitli kentlerinden İstanbul’a getirilen birçok kurbanligin satilmadigi, yetistiricinin elinde kaldigi görüldü. Kurban Bayrami dolaysiyla büyük kentlere getirilip, satilamayan hayvan yetistiricileri satilamayan, elde kalan kurbanliklariyla bas basa kalmanin sikintisini yasiyorlar. Bir çok hayvan yetistiricisinin, bayram öncesi satilmayan ve ellerinde kalan hayvanlari ne yapacaklarini kara kara düsünürlerken, konu hakkinda açiklamalarda bulunan Ardahanli kurbanlik yetistiricisi Alican Çelik basin ve medyanin olayin magazine yönüyle ilgilendigi kurbanliklarin büyük bölümünün öyle sisirildigi gibi satilamadigi ve ellerinde kaldigindan yakindi. **Kasap mafyasinin eline düstük.. Birçogu borç alinarak basta İstanbul’a olmak üzere bati illerine getirilen kurbanliklarin vatandasin alim gücü olmamasi dolaysiyla ellerinden kaldigini belirten Ardahanli hayvan yetistiricisi Alican Çelik birçok kurbancinin bu bayramda satilamayan kurbanlari dolaysiyla adeta kurbanlik oldugunu ve kasaplarin vicdanina teslim oldugunu belirtirken, basin ve medyanin olayin bu gerçek yüzünü gündeme getirmemesinden yakindi. Haberi ekleme saati: 22.41-16 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? SU YAYINLARI GAZETEMİZİ ZİYARET ETTİ..

     


    Ardahan Haberleri Ardahanli Yazar ve Yayinci Recep S. Tatar Gazetemizi ziyaret etti. Ardahan Hanak/Koyunpinar (Saskara) köylü Su Yayinlari Sahibi Recep S. Tatar ogluyla birlikte gazetelerimizin basildigi matbaamizi ziyaret ederek, gazetelerimizin Sahibi Selmi Yilmaz ve Gazeteci Fakir Yilmaz’la görüstüler. Basta Ümit Kaftancioglu’nun olmak üzere birçok yazarin kitaplarini yayinlayan Su Yayin Evi’nin Sahibi/Yazar Tatar, ‘Bu Topragin Efsaneleri, Efsaneler Söylenceler, Bilgenin Ayak Sesleri, Bu Topragin Masallari gibi Halk Edebiyati Kitaplarinin yazari. Haberi ekleme saati: 22.37-16 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Abdullahoglu: Göle siyasetini hizlandirdim..

     


    Ardahan Haberleri İstanbul’da bulunan Göle Arpesen Köyü Dernegini ziyaret eden CHP Göle Belediye Baskan Aday Adayi Gazeteci Murat Abdullahoglu adayligi ardindan yasananlari bir makale ile anlatti. Yaklasan yerel seçimlerde Ardahan’in Göle İlçesinde CHP’den Belediye Baskan Aday Adayi oldugunu açiklayan Gazeteci Murat Abdullahoglu’ndan sitem dolu makale.. Abdullahoglu, 20 Yildan fazladir Göle’de iktidar olamayan CHP’de belediye baskan aday adayi olduktan sonra basta emekli ögretmenler olmak üzere, bugüne kadar partiye seçimden seçime gelen, sonrada ortadan kayip olanlara yönelik ele aldigi ve ‘Göle siyasetini hizlandirdim’ basligiyla ele aldigi makalesi söyle; CHP’den Göle Belediye Baskan Adayligimi açikladiktan sonra Göle’de aday enflasyonu yasaniyor. Cumhuriyet ile yasit ve dogdugum ilçe olan Göle, tarihinde bu kadar gündem olmamisti. Yillardir Türkiye siyasetine birçok önemli isim yetistiren Göle, Mart ayinda yapilacak yerel seçimlerde Türkiye gündemini ilgilendiren bir hale geldi. Bu güne kadar kapali kapilar arkasinda belirlenen ve son 20 yildir CHP ve solun kazanamadigi Göle, benim aday adayligimdan sonra birden degere bindi. Babam gibi, Ögretmenlik meslegini icra edip emekli olan büyüklerim hayatlarindaki finallerini Göle Belediye Baskan aday adayi olarak yapmak istemekteler ve bu finalleri Göle siyasetinin önünü tikamaya basladi. Yaklasik üç ay önce Belediye aday adayligimi açikladigimda, ‘CHP Göle için aday bulamiyor’ deniyordu. Ama simdi emekli olan bütün ögretmen büyüklerim Göle’den aday olabilmek için kiyasiya bir yaris içine girdiler. Yaklasik üç aydir benim yaptigim seçim çalismalari sonucunda CHP’nin Göle’de seçim alacagi kanisina varan emekli büyüklerim simdi adaylik kuyruguna girmisler. Sizden ricam, amaç seçim almak ise bunu beraber yapalim. Haberi ekleme saati: 22.34-16 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? ÇELİKBİLEK: BARIŞ EN GÜZELİ..

     


    Ardahan Haberleri Karsli hemserimiz olan İstanbul Beykoz Belediye Baskani Yücel Çelik Bilek’ten baris dolu bayram mesaji. AK Partili Belediye Baskani Yücel Çelik Bilek’ten Beykoz Kars-Ardahan-Igdir Dernegine bayram ziyareti. Beykoz Merkez de bulunan KAI Derneginin Meclis Üyeleriyle birlikte ziyaret eden Çelik Bilek burada yaptigi konusmada geçtigimiz günlerde basina yansiyan ve BDP’li Hasip Kaplan’i askerlere çikolata dagitan görüntülerin ülkede özlenen görüntüler oldugunu bu görüntülerin devami için herkese görev düstügünü söyledi. KAI Beykoz Dernek Baskani Metin Yildiz, BDP Beykoz İlçe Baskani Menderes Kaya, CHP Genel Baskan Yardimcisi, İstanbul Milletvekili ve CHP İstanbul Büyüksehir Baskan Aday Adayi Gürsel Tekin’in kardesi Tuncer Tekin, Ardahanli AK Partili Belediye Meclis Üyesi Yusuf Koç, AK Beykoz İlçe Baskani Adem Sefer, Yardimcisi Tuncer Dede ve bir çok KAI’lilerin kendisine sundugu kurban etli bulgur pilavini yiyen Çelik Bilek dernegi ziyareti sirasinda kendisiyle görüsen Ardahan Gazeteciler Cemiyet Baskani Fakir Yilmaz ile de bir süre sohbet etti. Haberi ekleme saati: 22.31-16 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? 18 Bin nüfuslu vilayette 18. gazete!

     


    Ardahan Haberleri 5 İlçesi bulunan, toplam nüfusu 108 bin olan ve 18 Bin merkez nüfuslu olan ancak 4 ilçesinde ve merkez de olmak üzere 17 yerel gazetenin yayinlandigi sinir vilayeti Ardahan’da yeni bir gazete daha yayin hayatina basladi. Ardahan’da günlük olarak yayinlanan yerel gazete Son Vilayet Gazetesinde yillardir Yaziisleri Müdürü olarak gazetecilik yapan Baris Bilgin’in çikarmaya basladigi Ardahan SES isimli yeni yerel gazete ile birlikte kentte yayinlanan yerel gazete sayisi 18 oldu. İlde yayinlanan üç yerel gazetede bir süre önce yayin hayatlarina son vermisti. **Gazeteciler çogalinca 2 cemiyet kuruldu! Yillik bir milyonluk resmi ilan bütçesi olan Ardahan’da ard arda yayinlanan gazeteler de çalisanlari da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve Serhat Gazeteciler Cemiyeti adi altinda ayri cemiyetlerde birlestiler. Kuzey Dogu Anadolu Gazetesi, Son Vilayet Gazetesi, Hudut Gazetesi, İstiklal Gazetesi, 23 Şubat, Ardahan Haber Gazetesi, Göle Yeni Gözlem Gazetesi , Göle Haber Gazetesi, Serhat Gazetesi, Hanak Gazetesi, Posof Sinir Gazetesi, Çildir Manset Gazetesi, Süreç Gazetesi, Alsancak Gazetesi, Dogu Günesi Gazetesi, Ardahan Gündem Gazetesi, Haber 75 ve son olarak’ta Ardahan Ses Gazetesi isimli 18 yerel gazetenin çiktigi Ardahan’da yasanan bu enflasyon gerçek anlamda gazetecilik yapanlari ‘Resmi ilanlar’ bölündügünden dolayi bir hayli sikintiya sokmus durumda. **YEREL GAZETELER DE TATİLE ÇIKTI!.. 9 Günlük Kurban Bayrami dolaysiyla tatile giren birçok devlet ve özel kurumun yani sira Ardahan’da ki yerel gazeteler de tatile girip, çikmadi. 10’u günlük olmak üzere 18 Yerel gazetenin yayinlandigi Ardahan’da tatil dolaysiyla gazeteler bayram tatili dolaysiyla yayinlanmiyorlar. Haberi ekleme saati: 18.52-15 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? ÇEVRE YOLU KARANLIKTA!

     


    Ardahan Haberleri Özellestirildikten sonra tüketicinin devlet dönemin de biriken borçlari dolaysiyla elektriklerini kesmekle sik sik sikistiran ve Ardahanlilardan her ay 3 milyona yakin elektrik parasi topladigi ögrenilen Aras Elektrik Kurumunun arizalara basta olmak üzere yasanan sorunlara karsi duyarsiz kaldigi ileri sürülüyor. Ardahan Çevre yolunda bulunan gece lambalarinin yanmadigi gibi kent içinde ki birçok mahalle ve sokagin karanlikta kaldigini belirten Ardahanlilara geceleri kente renk katan aydinlatmalarin birçogunun yanmadigini belirtmekteler. Konu hakkinda sikayetlerini dile getiren Ardahanlilardan olan Konfeksiyoncu Bayram Selimoglu çevre yolunun isiklandirilmalarinin aylardir yanmadigini ve kentin geceleri adeta karanliga mahkum edildigini belirtti. **Sebebi yol genisletme çalismalari.. Konu hakkinda görüslerine basvurdugumuz Aras Elektrik Kurumu yetkililer ise gelen sikayetlerin kabul ederken, bununun sebebinin kendilerini degil, bölgede süren yol genisletme, dogalgaz ve alt yapi çalismalari oldugunu belirttiler. Ardahan’da devam eden yol genisletme, dogalgaz ve kanalizasyon çalismalari dolaysiyla yer altinda bulunan enerji kablolarinin sik sik arizalandigini ve bu nedenle sorunlar yasandigini belirten Aras Elektrik yetkilileri, tüm bunlara karsin Ardahan ve Ardahanlilarin karanlikta kalmamasi için çabaladiklarini belirttiler. Haberi ekleme saati: 18.43-15 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Gökçe: Dernekler ve STK’lar Birilerinin Arka Bahçesi Degildir!..

     


    Ardahan Haberleri Ardahan adina kurulmus olan ancak toplumun beklentilerinin veremedikleriyle elestirilen STK’lara bir elestiride Hoçvanli is adami Ayhan Gökçe’dan geldi. Bölge Derneklerinin ve Sivil Toplum Örgütlerinin kendilerini birlerinin arka bahçesi olmaktan alamadiklarindan yakinan Esenyurt Belediyesi eski Belediye Meclis Üyelerinden Hoçvanli İs adami Ayhan Gökçe egitim basta olmak üzere birçok sorunla bas basa bulunan bölgenin kalkinmasinda rol oynamasi gereken stk ve derneklerin birilerinin ‘Benim olsun, küçük olsun’ anlayisi nedeniyle topluma isteneni vermedigine dikkat çekti. Bölge is adamlarinin bu tür zihniyetle dolaysiyla derneklerden uzak durdugunu da belirten Ayhan Gökçe bu anlayis dolaysiyla her kurulan dernegin kisa bir süre içinde ya kapandigini ya da toplum nezlin de kayda alinmadigini da belirtti. Haberi ekleme saati: 18.37-15 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? 5 YIL SONRA BELEDİYE BAŞKANIYIM!

     


    Ardahan Haberleri Yerel seçimlerin yaklastigi bir süreçte siyasetçilerin yogun bir gündem içinde kimin nerede hangi partide aday olacagini tartisirken bir kisi bu seçimleri degil 5 yil sonraki seçimleri düsünüyor. Kars Arpaçayli olan ve İstanbul Esenyurt Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifi Baskani Gürsel Dogan 5 yil sonra Esenyurttan Belediye Baskan adayi olmayi düsünüyor. Bölge derneklerinin toplumun istedikleri birlik beraberligi saglayamadigindan Gürsel Dogan bu anlayisla derneklerin bu seçimde de hiçbir etki olmayacagini ve yine kaybedenin, Kars , Ardahan ve Igdir kamuoyunun olacagini belirtti. Güresel Dogan iddiali bir iddiada da bulunarak, ‘5 yil sonra çikacagi siyaset arenasinda dernekler ile degil yaptigim hizmetlerle Esenyurtta Belediye Baskaniyim.’ dedi. Haberi ekleme saati: 18.34-15 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? İstanbul’dan Ardahan BDP’ye makam araci alindi..

     


    Ardahan Haberleri Yerel seçimlerin start almasina kisa bir süre kala çalismalarini hizlandiran partiler arasinda bulunan Baris ve Demokrasi Partisi’ne araba alindi. BDP Ardahan İl Baskani Akif Avsar’in çalismalari ardindan çogu Hoçvan’li olan is adamlarindan yapilan maddi destekler alinan araç Ardahan’a gönderildi. **Hoçvan’in Tarihi İçin Para Toplandi mi? Ardahan BDP’ye bir araç alan is adamlarinin daha öncede Hoçvan’in tarihini yazacagiz diyenler tarafindan para toplandigi da ileri sürüldü. Haberi ekleme saati: 18.19-14 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? ERMENİLER ARDAHAN’I İNCELEMİŞ!..

     


    Ardahan Haberleri **MEGER ASKERİ KIŞLALAR BU ARAŞTIRMA ÖNCESİ ÇEKİLMİŞ.. Ardahan ve Göle’de bulunan askeri kislalarin neden küçültüldügü ortaya çikti. Gazetelerimiz ve sitelerimizin yillardir israrla üzerinde durdugu ve gündeme getirdigi ‘Kislalar küçütülecek’ haberlerini dogrulayan haber Ermenistan Savunma Bakanligi tarafindan duyuruldu. Alinan bilgilere göre Ermenistan Savunma Bakanligi tarafindan yayinlanan açiklamaya göre, sivil ve askerlerden olusan bir Ermeni heyeti, Avrupa Güvenlik Ve İsbirligi Teskilati (AGİT) bünyesinde imzalanan Viyana Belgesi çerçevesinde geçen hafta Ardahan’a gizli incelemelerde bulundugu ve Ardahan’da ki Askeri Birliklerin küçültülüp, küçülmedigini arastirdigi ortaya çikti. Heyet bu çerçevede Ardahan, Igdir ve Kars’ta incelemeler yapti. VB-99 olarak da adlandirilan Viyana Belgesi, ülkelerin sahip olduklari konvansiyonel askeri gücün ve icra ettikleri askeri faaliyetlerin diger ülkelerce askeri tehdit olarak algilanmasini önlenmesini amaçliyor. Bu çerçevede sinirdas ülkeler birbirlerinin askeri tesislerinde incelemeler yapabiliyor. Bilindigi gibi gazetelerimiz ve sitelerimiz tarafindan üzerinde israrla durulan bu haberler sirasinda önce Ermenistan’a yakin olan bölgelerde bulunan Çildir sinirinda ki gözetleme kuleleri bosaltilmis, ardindan Damal’da ki birlikler ve daha sonra Göle’de ki tank birligi geri çekilmisti. Ardahan merkez de bulunana birliklerin büyük bölümde ‘Profesyonel Ordu’ adi altinda küçültülmüs, Ardahana Kalesinde ki birlikler ardinda kent merkezine ki kislalari da bosaltilmisti. Haberi ekleme saati: 16.01-13 Ekim 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com

















































     





    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam EdinArdahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


    Her Cumartesi günü saat:15.45’de 


    Sizde Tempo TV Davetlisiniz..


    Alınan bilgilere göre kaza, saat 12.00 sıralarında Ankara-Konya kara yolu Karaoğlan Mahallesi yakınında gerçekleşti. İstanbul’dan Konya yönünde giden 2 çocuk babası 34 yaşında ki Osman Nalbant yönetimindeki otomobilinin bagajında birşey almak isteyen Nalbant, içinde eşi ve çocuğunun olduğu otomobili emniyet şeridine park edip, patlayan aracının arkasına geçti. Bu sırada arkadan gelen Emre Aydoğan’ın kullandığı kamyonet, otomobile çarptı.

    Kamyonetin altında kalan sürücü Nalbant hayatını kaybetti. Nalbant’ın eşi, çocuğu ve kamyonetin sürücüsü yaralandı. 2 yaralı ambulanslarla hastaneye kaldırılırken, ayakta tedavi edilen Emre Aydoğan gözaltına alındı. Kazaya ilişkin soruşturma sürüyor.





    Soğana pardon, Laptop’a  Muhtaç kalan Gazeteci..


    İyi bayramlar diyerek 14 Mayıs’ta seçimlere doğru giden ülke havuz medyanın içinde bulunan spor gazetesi olan Fotomaç adlı gazete dahil iktidarın tüm gazete manşetlerinin de aralarında olduğu 7 sütunluk aynı başlıklarla doğal değil, sanal olarak GAZ’lanırken, iyiden iyiye ısınan havaların vanalarını kapattırdığı “doğalgaz bedava” denilerek gazlanan iktidarı , yakması gereken iddialarla ortaya çıkıp videolar yayınlayan Sedat  Peker’den sonra, şimdi de Muhammed Yakut ortaya çıktı.

    Bu yazı yazılırken 7. Videosunu yayınlayan ama Peker gibi onun videolarına da engel konulup kaldırtılan, hatta Peker gibi adam gönderilip, susturulmaya çalışıldığı ileri sürülen Muhammed Yakut’un bol küfürlü iddialarına baktığımızda , seçim öncesi daha çok iddiaların ortaya atılacağı da görünmekte. 

    Zira Sedat Peker gibi ‘Sayın Erdoğan’ diye başlayan ‘Emine hanım’ diye devam eden Yakut’un iddiaları bir hayli ciddi olsa da, öncekiler misali gerekli kurum ve görevliler tarafından dikkate alınıp, hukuki işleme tabi tutulmazsa da  14 Mayıs’ta sandık başına gidecek olan ve ya ‘tamam’ yada ‘devam’ diyecek olan toplum nezdinde kabul gören onca iddiayı yazmak da görüntülemek de bir o kadar sakıncalı.

    Bunun nedeni ise önceki birçokları gibi sözde muhalif gazeteci Sedat Akinan gibi sabah saat beş sıralarında gözaltına alınıp, karakolluk yetmedi savcılık olup, laptopunuza el konulur, hatta tutuklanabilirsiniz… 


    Bunlar olmasa da önceki gazeteci, siyasetçi göz altına, hapishaneye alındıktan sonra aldığı alenan görünen direktifler ışığında tam bir U dönüşüyle 90 değil, 180 derece dönüş yapmak zorunda kalırsınız. 

    Evet bu ülkede siyaset, ticaret Arap saçına dönmüş kimin eli kimin cebinde olduğu anlaşılmaz bir hale gelmiş, yani dün nezaretten çıktıktan sonra başka diyen ve namusuyla, onuruyla gazetecilik yapan marka isim Doğan Şentürk’ü ve FOX TV’yi aba altında hedefe veren Akinan misali ak denene, karakola alındıktan sonra kara denilebilir hale gelmiş.

    Bunun en son örneği solcu, sosyalist geçinen hatta devrimci olarak bilinen birçok siyasetçi, gazetecinin Balyoz, Feto operasyonları ardından suçlanarak içeri alınıp, bırakılmalarından sonra 180 derece değişip, dün söylediklerini bugün unutmaları gibi…

    Son olarakta Yakut’la görüştüğü ve bu yönde haber yaptığı için gözaltına alınan ve bir soğana pardon bir laptopa muhtaç kalan gazetecinin, 180 derecelik dönüşüyle görülebilir. 

    Kısacası Peker’den sonra Yakut’un iddiaları da karşı hamleyle yumuşatılıp, sulandırılsa da Peker’le Yakut’tun dillendirdiği gibi bundan sonra ortaya atılan, atılacak onca ve bu kadar ağır iddialar Pentagon’un sızan son bilgileri gibi tartışılmaya devam edilecek, gündemi sarsacak gibi..



    arşiv haber/yorumlar 21.10.2013 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar




    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?






    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin  Facebook'ta Paylas




  • DÜNYA’DA UNUTULAN İKİ HALK KAFKASYA’DA AHISKALILAR, ASYA’DA UYGURLAR!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    Ardahan’a sınır olan Gürcistan’ın Ahıska kentinden Sibirya’ya ve dünyanın bir çok kentine zorunlu sürgün ve göçle karşı karşıya kalan ve yurtlarına dönmek için yüz yıla yakındır mücadele veren Ahıskalı Türkler, ile Çin’in sınırları içinde kalan Uygur Türklerinin yaşadıkları sıkıntıların, dünya gündeminde göz ardı edilmesi, Ahıska Sürgününün 78’inci yıldönümü dolayısıyla düzenlenen panelde bir kez daha seslendirildi.




    Ermeni olayları, Maraş katliamı..


    Gazın yaktığı ateş sönmeden mutlu şekilde sona eren EYT ile ısınan ve az da olsa rahatlayan ülke şimdi de Esed denen Suriye ile yeni bir ilişki kurmaya ve ülkesine yeni bir genel af ilan edene Esad demeye hazırlanıyor.


    Her ne kadar MİT Başkanı eli cebinde uçaktan inerken bu hareketle nasıl br mesaj vermek istediği anlaşılmasa da bu görüşmelerin bile topluma rahat bir hava verdiği ve olması gereken bu denileni kabul etmek gerek.


    Evet, evlerindeki mutfak tüplerinin Fransız malı, izledikleri televizyonların Japonya’nın, giydikleri elbiselerin İtalya’nın, bindikleri uçak ve arabaların İngiliz ve Amerika’nın, Suriye’ye çevirdikleri tankların Alman’lara ait olduğunu unutanlar bugünlerde yine atıp tutuyorlar..


    Daha dün kurulan İsrail teknolojisini en hassas bölgelerde kullandıklarını unutanların son olarak Fransa Meclis’inin, ‘bana göre kendi demokrasisine verdiği zararı’ üzerlerine çekip, atıp tutarlarken, aradan bir hafta geçmeden, ‘akılları başlarına geldiği için’ hemen uyanıp, ‘biz ne yapıyoruz’ deyip, ‘sakin olalım’ derlerken acaba dün dediklerini bugün nasıl unutuyorlar?



    Bilmiyorum ama bana sorarsanız bu tür olaylar fitili ateşlenmek istenen birer dinamit deposunun alev almasından öteye bir şey olmadığıdır..


    Örnek mi?


    Bu tür kabadayılıkların tarihimize yazdığı Ermeni olayları, Maraş katliamı da böyle kabadayılıkların yüzünden bir anda tüm toplumu sardığını, dün söylediğimizi, bugün unuttuğumuz için olduğunu hatırlayalım..


    işte.. Aha size en son örnek geçmişte de olduğu gibi bugünde bir sevgili meselesi ile başladığı ileri sürülen ve her geçen gün biraz daha gerginleşen Milletvekilinin ayağının kırılması, İl Başkanının tokatlanması, hastane önünde İl Başkanının dövülmeye kalkışılması ve son son olarak bir parti genel başkanının bıçaklanması olayları..


    Birilerinin sayıları her geçen gün artan Kürt öğrenciler dolayısıyla ideolojilerini yerleştiremedikleri üniversitelerde sahte, bedelli adı altında askerlikten kaçanlara yaptırdıkları kabadayılıkların yarın Ermeni olayları, Maraş katliamı gibi büyük olaylara neden olmayacağının garantisini kim verebilir?


    Bu nedenle bırakın tüpünü yaktığın Fransa’yı, teknolıjisini kullandığın ve kopyaladığın İsrail’i de içinizde homurdanan Kürt sorununa el atın artık ..


    Bunu Anayasa ile mi, yeni geniş kapsamlı genel afla mı bilmem ama yanı başımızdaki komşu Irak, Suriye ve şimdi de İran’da yaşananların başka yerde yaşanmaması için eller çabuk tutulmalı diye düşünüyorum..


    Buda toplumun tüm kesimlerini bir araya çağırmakla olur ..


    Bunu da yapacak olan ülke yöneticileri bir araya gelip, acil olarak birliktelik mesajları dolu toplantılar yapmalıdırlar..



    arşiv haber 04/04/2017 tarihli haber/yorum/reklamlar


    Öğüt: “TBMM devredışı, yetkiler bir kişi de bu mu milli irade?”


    CHP Ardahan 22.23.24 dönem milletvekili Ensar Öğüt, Kocaeli bölgesinde referandum ile ilgili çalışmalarını sürdürüyor. İl ve ilçe örgütlerinin bilgisi ve koordinasyonu ile ilçelerde vatandaşlarla buluşan ve özellikle derneklerde 18 maddelik anayasa değişikliğini anlatıyor.


    Dün gece yine iki ayrı dernekte vatandaşlarla buluşan Ensar Öğüt’e, CHP il yöneticisi Hikmet Koçoğlu, Avukat Recep Dursun ile yönetim kurulu üyeleri de eşlik etti. Öğüt önce Çayırova Serhat illeri Derneği’ni ardından da Gebze Akkiraz Derneği’nde vatandaşlarla biraraya geldi.


    Çayırova CHP ilçe Başkanı Selahattin Kaya ve meclis üyeleri ile Serhat İlleri Derneği’ni ziyaret eden Öğüt, vatandaşlara referandum konusu olan 18 madddeyi tek tek anlatırken, bu oylamanın bir parti oylaması olmadığını, bir seçim olmadığını, bu yüzden siyasi partisi ne olursa olsun her vatandaşın ülke geleceği açısından bu maddeleri ve sonuçlarını iyi anlaması gerektiğini vurguladı. Öğüt, vatandaşlardan demokrasi, hukuk ve ülkenin birliği için hayır demelerini istedi.


    Çayırova ziyaretinden sonra Gebze Çıldır Akkiraz Köyü derneğinde Avukat Recep Dursun’un ardından vatandaşlara seslenen Ensar Öğüt, “Milli irade diyorsak, milli iradenin en büyük temsilcisi TBMM’ye sahip çıkacağız. Oysa TBMM tamamen işlevsiz hale getiriliyor. Ne Cumhurbaşkanı nede  bakanlar meclise hesap vermiyor. Bakanlar meclise bile gelmiyor. Yemin yok, denetim yok. Yargılama imkansız hale getiliyor.  Sözlü soru önergesi ve bir denetim mekanızması olan gensoru ortadan kaldırılıyor. Ülkenin ekonomisi, bütçesi bir kişiye bırakılıyor. Milletvekilini de , bakanı da, yargıyı da, Vali’yi de, kaymakamı da, belediye başkanını da, parti il ve ilçe başkanını da atama bir kişiye bırakılıyor. Kararname yetkisi ile pekiştiriliyor. Burada ne demokrasi, ne hukuk ne de başkalarına söz hakkı kalıyor. Oysa, ülkemize uyan parlamenter demokratik sistemdir”dedi.


    **YAŞAM TV’NİN EKRANLARINA DAVETLİSİNİz..

    **
    Gazeteci Ensar Öğüt İle Referandum Gündemini Tartışacak..


    *27/03/2017 Tarihli Haber


    Aynı zaman da Ardahan Gazetciler ve Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olan Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi’nin Yazı İşleri Müdürü Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, Yaşam TV’de canlı yayınlanan ‘Hayata Dair’ adlı programın bu haftaki konuğu Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt olacak.

    Salı günü saat 19.30 ila 21.30 arasında yayınlanacak olan ‘Referandum Özel’ adlı programa konuk olacak olan Ensar Öğüt’ü izlemek için Uydu, Digiturk ve D-Smart yeterli..


    **Ardahanlı İşadamı İbrahim Bozkurt’ta Konuk..


    CHP Ardaha seki Mİlletvekilin  katılacağı ve Refarandumla ilgili görüşlerini açıkalayacağı programda Ardahanlı İşadamı İbarahim Bozkurt’ta konuk olacak.


    Yılrca İstanbul’un önemli ticaret merkezlerinden olan Karaköy’de Ardahan Merkeze bağlı Bağdeşen (Kinzodamal) Köylü İşadamı Halil İbrahim Bozkurt kendisine ait tasarım ve patentleri olan tiranziyen  koruma ve sıfır akımının duayeni.


    İspanya ve İngiltere de firmaları bulunan 4 çocuk bbası Ardahanlı işadamı H. İbrahim Bozkurt’ta Anayasa değişikliğini tartışacak. 



    **Ensar Öğüt’ten Gebze çıkartması..


    Ardahan kamuoyunun yakından tanıdığı ve üç dönem CHP Ardahan milletvekilliği yapan işadamı Ensar Öğüt, Gebze’de dernek, kahve ve ev ziyaretleri ile vatandaşlara yeni anayasa değişikliğini anlatıyor.


    Önceki gün bir çok cemiyete katılan Ensar Öğüt, Gebze İnönü Mahallesi Taşdeğirmen Köyü Derneğinde vatandaşları ziyaret etti. Öğüt’e  İl yöneticisi Hikmet Koçoğlu  ve CHP İlçe Başkanı Avukat Recep Dursun ile Yönetim Kurulu üyeleri de eşlik etti.


    İlçe Başkanı Recep Dursun’un açılış konuşmasının ardından vatandaşlara hitap eden Öğüt, referandumun bir siyasi parti, iktidar ve kişi meselesi olmadığını ifade ederek, vatandaşların milli iradeyi temsil eden meclisine ve demokrasiye sahip çıkmasını istedi.


    18 MADDEYİ ANLATTI


     Siyasi parti ve kişileri hedef almadan konuşmasında sadece değiştirilmek istenen 18 maddenin ne anlama geldiğini madde madde anlatan Ensar Öğüt,” Bu bir siyasi parti ya da iktidar seçimi değildir. Bu ülkenin yönetilme biçimine ilişkin milli bir olaydır. Bu yüzden hangi partiden olursa olsun, tüm vatandaşlar parlamenter sisteme ve demokrasiye sahip çıkmalıdır. Ülkemizin geleceğine sahip çıkmalıdır” dedi.


    MİLLİ İRADE Mİ YOKSA ORTADAN KALDIRILMASI MI?


    Değiştirilmek istenen 18 madde ile yasama, yargı ve yürütmenin bir kişinin elinde toplandığını ve meclisin tamamen etkisizleştirildiğini ifade eden Öğüt,” Milletvekili sayısı artırılarak bütçeye eni bir yük bindiriliyor.18 yaşındaki gençlere seçilme hakkı verilmesine elbette karı değiliz ama burada yapılmak istenen kendi çocuklarına gelecek garantisidir. Yoksa, hangi vatandaşın 18 yaşındaki çocuğunu milletvekili yapacaklar. Milletvekillerinin sözlü soru önerge hakkı, yanı vatandaşın derdini dile getirme ve bakanları denetleme hakkı ve gensoru ortadan kaldırılıyor. Milletvekili ne iş yapacak? Bakanlar dışarıdan atanarak, meclise yani halkın seçtiği milli iradeye hesap vermesi önleniyor. Bakanlar meclise bile gelmeyecek. Vatandaş ne bakanlara ulaşacak ne de milletvekiline ulaşmasının anlamı olacak.”dedi.


    HERŞEY TEK KİŞİDE TOPLANIYOR, DEMOKRASİ NERESİNDE?


    Yargı yürütme ve yasamanın tek elde toplanmasının demokrasi açısından tehlikelerine dikkat çeken Öğüt, “ Düşünün, Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir partinin genel başkanı oluyor. Hem milletvekilini, hem  Bakanları, Vali’yi hem belediye başkanını hem de partisinin il ve ilçe başkanlarını atıyor. Demokrasi, hak hukuk bunun neresinde? Böylesi bir Cumhurbaşkanı devletin ve halkın bütünlüğünü nasıl temsil edecek, nasıl tarafsız davranacak?. Bununla da sınırlı değil. Anayasa mahkemesi üyelerini,  yüksek yargıç kurum üyelerini ve rektörleri, Genel Kurmay Cumhurbaşkanı atıyor. Atamadığı ve kendisine bağlamadığı tek bir kurum kalmıyor. Bu ülkede, bir kişinin iki dudağına bırakılabilir mi? “diye konuştu.


    KARARNAMELER DEĞİL, YASALAR VE HUKUK  ÜLKESİ


    Cumhurbaşkanına adeta yasama yetkisi verildiğini, kararnameler ile akşamdan sabaha değiştireceği kararnameler ile ülkeyi yönetme yetkisi verildiğini, kendisini denetleyecek kurumların zaten kendisine bağlandığını ifade eden Ensar Öğüt, “Tüm vatandaşlara sesleniyorum. Bu sorun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan sorunu da değildir. Bugün var yarın yok. Böyle bir rejim ülkeyi felakete sürükler”dedi.


    Yetkilerin tek elde toplanmasının hem demokrasiye hem siyaset bilimine hem de hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Öğüt, ekonomi açısından da tehlikeli olduğunu söyledi.


    Öğüt konuşmasının sonunda, “hangi siyasi partiye oy verirseniz verin ama en güzel güzel sistem demokrasiyi, çoğulculuğu, ortak akılı, her kurumun kendi işini yaptığı ve birbirini denetlediği bir yönetim için, parlamenter sistem için birleşmeliyiz” diye çağrıda bulundu.


    Öğüt vatandaşların anayasa değişikliğine ilişkin çeşitli sorularını da yanıtladı.



    **Kar, Yağmur’da Öğüt’ü Durduramadı..


    **20/04/2015 Tarihli Haber


    7 Haziran’da yapılacak olan genel seçimler öncesi Ardahan’a gelerek seçim startını veren partilerin arasına CHP’de katıldı..


    **KARLI YAĞMU’A RAĞMEN İLGİ BÜYÜKTÜ..


    HDP, MHP, AK Parti ve Saffet Kaya’dan sonra CHP konvoyuda Ardahan’a girdi.


    CHP’nin mevcut Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ile 2. sırada bulunan Av. Sezgin Kaya’yı taşıyan konvoy yoğun karlı yağmura raşmen dağılmdan kent genelinde tur attıktan sonra Dursun Akçam Kültür Merkezin de partililer il bir araya geldi.



    **Merkez yoktu, İlçeler heyecanlıydı..


    CHP’nin Ardahan Milletekili Adaylarını taşıyan konoy saat 12.30 sıralarında Ardahan’a girdi. Diğer adayların konvolarından aşağı kalmayan CHP’nin konvoyunda dikkat çeken en önemli nokta konvoyda yer alan araç e sürücülerinin ve karşılama törenine gelenlerin büyük bölümü ilçelerden olduğu görülürken, Öğüt ve Kaya’yı karşılamaya gelenler arasında Ardahan merkezden ilgini bir hayi az olduğu görüldü.


    Mihriban Hanım..








      Selmi Yılmaz Kadınca

    selminazo@hotmai.com



    Azerbaycan’da 26 Eylül 2016’da yapılan referandumla anayasada bazı değişiklikler yapılan kardeş ülke Azerbaycan’da yapılan bir atama tamda referanduma giden diğer kardeş ülke yani Türkiye’de cuk diye gündeme oturdu.

    Çünkü Nisan ayında referanduma gidecek olan Türkiye’de tek adam döneminin yaşanacağı tartışmaları sürerken Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, eşi Mihriban Aliyeva’yı cumhurbaşkanı birinci yardımcılığı görevine getirmişti.

    Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Aliyev’in, Mihriban Aliyeva’yı anayasanın ilgili maddeleri gereği “cumhurbaşkanı birinci yardımcısı” görevine atadığı bildirildi.

    Seçmenlerin yüzde 86,6’sının “evet” oyu kullandığı referandumla, “cumhurbaşkanı birinci yardımcılığı” ve “cumhurbaşkanı yardımcıları” makamlarının oluşturulmasını karar verilmişti.

    Azerbaycan’da yaşanan bu duruma baktığımız da Nisan ayında yapılacak olan Anayasa Referandumun da ‘Evet’ çıkması halinde nelerin yaşanabileceğini de ortaya koyduğunu belirten kesimi haklı çıkmakta.

    Çünkü adam babasından sonra kendisinin cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasıyla yetinmiyor güzel eşinide kendisine vekil olarak atıyor.. 

    Yarın bu durumun ülkemizde de yaşanmayacağına kim garanti verebilir ki?

    Gerçi yarını beklemeye gerek var mı bilinmez ama 96 yıldır siyasete, kamuda ki memurluğun babadan oğula, kıza kaldığı bir ülkede yaşadığımızı da ununtmadan Azerbaycan’da yaşanan bu duruma çokta kızamıyoruz..

    Çünkü kan kardeşliği olan iki ülkenin siyaseti ve kamu yönetiminin çokta farklı olmasını beklemekte doğru değil..

    Sonuçta Osmanlı torunlarıyız..

     
     

  • HES'TEN SONRA ŞİMDİ DE GES!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    Almanya, ABD ve İngiltere üniversitelerinde yapılan bilimsel araştırmalarda güneşten elektrik enerjisi üretilirken, her panelin çevre dostu olmadığını, içinde kanser yapabilen ağır metaller, az ya da olmayanların seçimine özen gösterilmesi gerektiğini gösterirken yok olma ile baş başa bulunan Kafkas Arısının Gen Merkezi’nin yanı başında bulunduğu Ardahan ovasının ortasına, panellerinin içinde kansere neden olan ve zehirli tetra klorürün kullanıldığı, kristal olan GES’in etkisi de tartışılmaya açıldı.




    Ardahan’ın simgesi konumunda olan Kura Nehri’nin yanı sıra Posof Çayı üzerine yapılan HES’lerin başta balık türlerinin yok olmasına, bu nehrin sularıyla hayat bulan binbir çiçeğin solmasına neden olduğu Ardahan’da, Ardahan Ovasının ortasına yapılan içinde kanser yapabilen ağır metaller içerdiği ve panellerinde kullanılan kristal silikonun içindeki silikon tetra klorürün çok zehirli olduğu, bitki ve hayvanları öldürdüğü, insan sağlığını tehdit ettiği belirtilen bölgedeki iş istihdamına hiç bir katkısı olmayan GES,özel sektöre para kazandırmaktan öte bir şey yapmazken, ovada hayat bulan Kafkas Arısının yok olmasına ve başta kanser olmak üzere insanlar üzerinde olduğu gibi ovadaki meralarda yem ihtiyaçlarını karşılayan hayvanların hastalanmasına neden olduğu öne sürülmektedir.Panellerde kullanılan kristal silikonun içindeki silikon tetra klorürün çok zehirli olduğunu, bitki ve hayvanları öldürdüğünü, insan sağlığını tehdit ettiğini araştırmacılar açıklıyorlar. 

    Temiz enerji olarak bilinen güneş enerjisinin bu kirli yanıyla ilgili yönetmelikler olmadığından özellikle Çin’de güneş panellerinin üretildiği yerlerde, zehirli kimyasalların toprak ve havadaki tanecikleri, insanların sağlığını tehdit ettiğini araştırmacılar bildiriyorlar. 

    Kadmiyum telüridli ve kurşunlu güneş panelleri ise başlı başına bir sorun. Bunlar, böbrek ve kemiklerde hasar hatta kanser bile yapabiliyorlar.  Araştırmacılar, panellerdeki kimyasallar, parçalanan, kırılan, eskiyen panellerden 5-6 ay içinde yağmurla akıp çevreye ve insana ulaşabileceği gibi, milyonlarca panelin ileride (20 yıl kadar sonra) sökülüp çöpe atıldığında, özellikle çöp ayrımı ve işlemi yapılmayan az gelişmiş ülkelerde büyük sorunlar yaratacağını  vurguluyorlar. 

    Başta kurşun ve kadmiyum olmak üzere panellerindeki zehirli ağır metallerin önlenmesi gerektiğine verilen önemi gösteren Stuttgart Üniversitesi’nde 800.000.- Avro devlet desteğiyle, 2014’ten beri yapılmakta olan bilimsel bir araştırmayla ABD ve İngiltere’deki başka araştırmaların sonuçları da bu yazıda özetle yer alıyor. 

    Türkiye’de pek bilinmeyen bu konunun ilgililerin dikkatini çekeceğini ve gereken önemin gösterilerek ilgili önlemlerin alınacağını ve yurdumuzun bir de ‘Güneş Panelleri Kimyasalları Çöplüğüne’ dönüşmeyeceğini umuyoruz.

    Bu önemli konuula ilgili yazı ve seminerlerde Almanya ve Türkiye’de elektrik üretiminde güneş enerjisinin önemini ve Türkiye’de de arıtımın gerektiğini vurgulamış, Türkiye yüz ölçümünde metrekareye düşen ortalama kWh (kilowattsaat) güneş enerjisi miktarının yılda Almanya’dakinin iki katı kadar olmasına rağmen, Türkiye’de, Almanya’dakinin sadece 40’ta biri kadar (2017 değeri) güneşten elektrik üretilebildiğini belirtmişti.




    Ermeni olayları, Maraş katliamı..


    Gazın yaktığı ateş sönmeden mutlu şekilde sona eren EYT ile ısınan ve az da olsa rahatlayan ülke şimdi de Esed denen Suriye ile yeni bir ilişki kurmaya ve ülkesine yeni bir genel af ilan edene Esad demeye hazırlanıyor.


    Her ne kadar MİT Başkanı eli cebinde uçaktan inerken bu hareketle nasıl br mesaj vermek istediği anlaşılmasa da bu görüşmelerin bile topluma rahat bir hava verdiği ve olması gereken bu denileni kabul etmek gerek.


    Evet, evlerindeki mutfak tüplerinin Fransız malı, izledikleri televizyonların Japonya’nın, giydikleri elbiselerin İtalya’nın, bindikleri uçak ve arabaların İngiliz ve Amerika’nın, Suriye’ye çevirdikleri tankların Alman’lara ait olduğunu unutanlar bugünlerde yine atıp tutuyorlar..


    Daha dün kurulan İsrail teknolojisini en hassas bölgelerde kullandıklarını unutanların son olarak Fransa Meclis’inin, ‘bana göre kendi demokrasisine verdiği zararı’ üzerlerine çekip, atıp tutarlarken, aradan bir hafta geçmeden, ‘akılları başlarına geldiği için’ hemen uyanıp, ‘biz ne yapıyoruz’ deyip, ‘sakin olalım’ derlerken acaba dün dediklerini bugün nasıl unutuyorlar?



    Bilmiyorum ama bana sorarsanız bu tür olaylar fitili ateşlenmek istenen birer dinamit deposunun alev almasından öteye bir şey olmadığıdır..


    Örnek mi?


    Bu tür kabadayılıkların tarihimize yazdığı Ermeni olayları, Maraş katliamı da böyle kabadayılıkların yüzünden bir anda tüm toplumu sardığını, dün söylediğimizi, bugün unuttuğumuz için olduğunu hatırlayalım..


    işte.. Aha size en son örnek geçmişte de olduğu gibi bugünde bir sevgili meselesi ile başladığı ileri sürülen ve her geçen gün biraz daha gerginleşen Milletvekilinin ayağının kırılması, İl Başkanının tokatlanması, hastane önünde İl Başkanının dövülmeye kalkışılması ve son son olarak bir parti genel başkanının bıçaklanması olayları..


    Birilerinin sayıları her geçen gün artan Kürt öğrenciler dolayısıyla ideolojilerini yerleştiremedikleri üniversitelerde sahte, bedelli adı altında askerlikten kaçanlara yaptırdıkları kabadayılıkların yarın Ermeni olayları, Maraş katliamı gibi büyük olaylara neden olmayacağının garantisini kim verebilir?


    Bu nedenle bırakın tüpünü yaktığın Fransa’yı, teknolıjisini kullandığın ve kopyaladığın İsrail’i de içinizde homurdanan Kürt sorununa el atın artık ..


    Bunu Anayasa ile mi, yeni geniş kapsamlı genel afla mı bilmem ama yanı başımızdaki komşu Irak, Suriye ve şimdi de İran’da yaşananların başka yerde yaşanmaması için eller çabuk tutulmalı diye düşünüyorum..


    Buda toplumun tüm kesimlerini bir araya çağırmakla olur ..


    Bunu da yapacak olan ülke yöneticileri bir araya gelip, acil olarak birliktelik mesajları dolu toplantılar yapmalıdırlar..



    arşiv haber 29/07/2017 tarihli haber/yorum/reklamlar


    Ensar Öğüt’ün Acı Günü..


    Annesini kayıp etti..


    Üç dönem Ardahan Milletvekilliği yapan eski Ardahan Milletvekil Ensar Öğüt annesini kayıp etti. Alınan bilgilere göre uzun süredir rahatsız olan 93 yaşında ki Gülüzar Öğüt dün gece sabaha doğru hayata göz yumdu. 7 Çocuk annesi Öğüt’ün İstanbul Kartal Merkez camisinde kılınacak olan namaz ardından toprağa verileceği öğrenildi.



    **KURAKLIK SAMANI SEYRAN YAPTI..


    ARDAHAN‘da bu yıl yaşanan gzili kuraklığa bağlı olarak ot ve saman veriminde önceki yıla oranla düşüş kaydedildi. Ot ve tahıl hasadının başladığı kentte verim az olunca, ŞanlıurfaDiyarbakır gibi Güneydoğu illerinden samancılar Ardahan‘a akın etti.

    Çok sayıda kamyon dolusu samanı Ardahan‘a getiren samancılar, bunların kilosunu 60 kuruştan satışa çıkardı. Saman ihtiyacı olan üreticilerin büyük rağbet gösterdiği Güneydoğu samanı için alıcılar ile satıcılar arasında sıkı pazarlıklar oldu. Saman pazarlığı zorlaştığında ise çevredekiler pazarlığa dahil oldu ve ve alıcı ile satıcı arasında uzlaşma sağlandı. Saman pazarlığından galip gelen genelde sıkı pazarlık yapan alıcılar oldu ve kilo fiyatında 5- 10 kuruş arasında indirim yapıldı. Şanlıurfa‘dan getirdiği samanları Ardahanlı üreticilere sattığını belirten Gürhan Uzun, şöyle dedi: 

    “Samanları çok zor şartlar altında buraya getiriyoruz. Alıcılar zannediyor ki çok ucuza alıp burada pahalı satıyoruz. Halbuki saman buraya kadar getirilince kilosu 55- 60 kuruşa maloluyor. Bu arpa samanıdır. Büyükbaş hayvanlar için bu saman çok faydalı. Bu samanı yiyen sığırlar ikiz doğuruyor. Bunda yüzde 100 eminim.”

    Alıcı İlhan Topçu da samanın 20 gün önce kilosunun 65 kuruş olduğunu, Güneydoğu’dan gelen samanların bu fiyatı 60 kuruşa kadar düşürdüğünü söyledi.



    ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’


    7 Haziran’dan bu yana karşılaştığı onca haksızlık, hukuksuzluğa karşın, genel başkanı dahil bir çok vekili ve 10 bine yakın partilisinin tutuklanmasına karşın halen neden Sine-i Millete dönmeyip, polis bariyerleri etrafı kapatılmış genel merkezine giderek siyaset yapmaya çalışan HDP’de CHP’den sonra sokağa çıktı.

    HDP’nin ‘Durmayalım Dur Diyelim Faşizmi Durduralım’ sloganıyla başlattığı ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’ nin 6. gününde gördüğüm tek şey bir taraftan, muhalefete nefes verilmediği ileri sürülen mecliste durup, maaşları alıp, diğer taraftan da sokakta hak arama siyaseti artık tutmuyor ve inandırıcı gelmiyor gibi..

    Çünkü toplumun büyük kesiminin kendilerine iğne batınca eyleme geçenlere artık onay vermiyor.

    Başta Kürt seçmeni olmak üzere toplumun kavgadan, çatışmadan yorulduğunu, oy verdiği partinin kendi sorunlarını dile getiren parti olmasını istiyor.

    Yani kısacası 7 Haziran ile 1 Kasım’a kadar Erzurum-Erzincan yoluna inen ve HDP’nin aldığı 80 vekilin 40’ını yedikten sonra ortada gözükmeyenlere sözcülük yapmaktansa halkın, milletin sözcüsü olmasını istiyor.

    Yani HDP’nin de içinde bulunduğu muhalefetin ortaya koyacağı halk destekli eylemlerle iktidarın önünü mecliste kesen yani gerçek anlamda muhalefet beklediğini bir türlü algılamayan muhalefetin zig zaglı siyaseti artık yemiyor..

    Peki ne yapılmalı?

    Öncelikle ortaya çıkıp, başta kendi seçmeninden olmak üzere beklenen muhalefeti yapamadıklarından dolayı halktan özür dilenmeli..

    Ve; partinin de eleştirilebileceğine kapı açarak, ‘Bizde de metal yorgunluğu var’ denilip, partiyi, yeni kadrolara teslim edip, yeni bir yol haritası çizilmeli..

    HDP dışında diğer tüm oluşumlar yani DBP, Kongragel, Mongragel denenler kapatılmalı ve bütün enerjinin HDP çatısı altında toplanması sağlanmalı..

    Çünkü Cumartesi anneleri heyeti, Munzur derneği, yasada, resmiyette yeri olmayan Hoçvan’ın adını kullanıp, falan, filan federasyonlar denen kurumlardan akıl almanın en büyük hata olduğu, kafaları karıştırdığı da artık anlaşılmalıdır..

    Ha unutmadan benden yaşlıların gözünü açtığından bu yana gördüğü aynı isimlerin her seçimde vekil, belediye başkanı, meclis üyesi, yönetici olması da tartışılmalı, hatta bu bulunmaz Hint kumaşı olanlara, ‘Hele siz kenara geçin’ denilmeli ve önce parti içinde vicdan ve adalet sağlanmalıdır..

    Ve en önemli diğer bir politikada; Ardahan’ın hayvancılık sorunu başta olmak üzere havaalanı sorununun da içinde olduğu 81 vilayetin sıkıntılarını dile getiren bir siyaset yolu izlenip, halkın, milletin sıkıntılarına ortak olmayı denemeli..

    Genel Merkezin sesi ve politikası dışında dış etkenlere karşı dik durulmalı yani Fransa, Almanya yada daha yüksek yerler de gelen tüm öneriler partinin politikasının önüne geçmesine izin verilmemelidir..

    En önemlisi üstü başı militan görünümünde ki kişilerin yarattığı örgüt imajlı bir parti gibi değil, yasal zeminde siyaset yapan, her gün tıraş olan, düzgün giyinen, saçını, başını taramışlarla ciddi bir parti kurumu olduğunu ortaya koymalıdır..

    Buda yeni bir ekiple, yeni bir anlayışla yeni bir duruşla yapılabilinir..

    Ve 2019 Seçimleri öncesi bugünden itibaren kollar sıvanmalı..

    Aksine mi dün 81 olan ve bugün 11’e inen parti 2019 genel seçimleri sonrası bitmiş olur..


     



    ÖĞÜT’ÜN SEÇİM BİLDİRGESİ


    *21/04/2015 Tarihli Haber


    Öğüt çalışmalarını anlatıp, yeniden oy istedi..


    Ensar Öğüt çalışmalarını kitaplaştırdı..


    **İLK SORU ÖNERGEM KARS-TİFLİS DEMİRYOLU PROJESİ..


    2011 yılında Milletvekili seçildiğinde ilk olarak Kars- Tiflis Demiryolu projesi için soru önergesi verdiğini anlatan Öğüt, “Demiryolunun Ardahan’a gelmesi için çok uğraş verdim. Çünkü bu proje sayesinde Ardahan ticaret yönünde önemi artacaktı. Neticede Kars-Tiflis Demiryolu projesi hayata geçti. Şuan Ardahan’dan demiryolu geçecek. Ancak antrepo kurulmayacak. Çıldır ilçesine antrepo kurulması için çok çaba sarf ettim. Ancak başta Kars lobisi olmak üzere çeşitli güçlerin baskın çıkmasıyla antreponun Kars’a verilmesi kararlaştırdı. Bu beni çok üzdü” diye konuştu.  


    **AKTAŞ SINIR KAPISI İÇİN 10 YIL ÇALIŞTIM..

    Aktaş Sınır Kapısının açılması için 10 yıl mücadele verdiğini kaydeden Öğüt, “Önümüzdeki ay Çıldır Aktaş Sınır Kapısı hizmete açılacak. Ardahan’da ticaret artacak. Aktaş kapısının açılması için yoğun uğraş verdim. Geçmişte benim de içinde bir heyetle birlikte Azerbaycan Devlet Başkanı Sayın İlham Aliyev’i ziyaret ettik. Burada iki ülke arasında karşılıklı alışverişinde bulunduk. Aktaş Sınır Kapısı’nın açılması için Sayın Aliyev’e Gürcistan tarafındaki yolun yapılması için ricada bulundum ve şu öneri kendisine sundum. Sunduğum öneride Gürcistan’ın ekonomik sıkıntısının bulunması sebebiyle Gürcistan’a gaz veren Azerbaycan hükümetinin Zagalata şehri ile Aktaş Sınır Kapısı arasında 186 kilometrelik yolun Azerbaycan tarafından gaz ücretine karşılık yapılıp, Türkiye ile Azerbaycan arasında karayolunun kurulması gerektiğini Sayın Aliyev’e aktardım. Sayın Aliyev de bu öneriyi çok beğendi ve talimat vererek proje çalışmasını başlattı. Bu fikir benden çıktı. Sayın Aliyev kendi lisanıyla Sayın Öğüt kardeşim gelenay (Azebaycan lisanıyla önümüzdeki ay) bu projeye başlayacağız diyerek hem bize hem Türkiye’ye hem de kendi ilçem olan Çıldır’a Azerbaycan’la karayolunun kurulması fikrine önderlik ettim. Aktaş Sınır Kapısının geç açılmasının tek sebebi Karadeniz lobisinin yoğun baskısından kaynaklandı. Ben bu sorunu TBMM’de o dönemin Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’ya ilettim. Sürekli ısrarda bulundum. Bakanı bıktırdım. Bakan’da konuyu TOBB’ a katardı. Hiç unutmuyorum Bir gece Sayın Rıfat Hisarcıkoğlu beni arayarak, Sayın Öğüt, sana söz veriyorum Bakan’ı rahat bırak. Bu kapıyı açacağız bu inşaatı başlatacağız deyip bana müjde verdi.


    **ULUSLARARASI TİCARET GELİŞECEK..

    Benim için çok anlamlı ve hayatım boyunca unutamayacağım bir mutluluk yaşattı. Çıldır Aktaş Sınır Kapısının önemi çok büyüktür. Önümüzdeki mayıs ayında açılışı gerçekleşecektir. Bu kapı dört ülkeye açılacak Türkiye’nin en büyük 3. Sınır Kapısıdır. Doğu kapısının kapalı olması nedeniyle zengin Ermeni iş adamları bu kapıyı kullanarak ticaretin gelişmesine Çıldır’ın kalkınmasına Ardahan’ın gelişmesine katkı sağlayacaktır. Ben üzerime düşeni yaptım. Ardahanlılara söz vermiştim bu kapıyı açmadan siyaseti bırakmayacağım demiştim. Şimdi kapı açılıyor. “ açıklamasında bulundu


    **İTHAL HAYVAN GELMEMESİ İÇİN MÜCADELE VERDİM..

    İthal hayvancılığın durdurulması için her türlü eylemi yaptığını kaydeden Öğüt sözlerinin devamında şunları söyledi: “ Durumu protesto etmek meclise tosun götürdüm. Çünkü ithal hayvancılık köylüyü bitirecekti. Bunun önüne geçtim. Gerçekleştirdiğim eylemlerin ardından ithal hayvancılık durdu. Köylünün hayvanı para etmeye başladı. Meclis Başkanına eğer ithal hayvancılığı durduramazsanız meclise 10 tosun getireceğim dedim. Sütün değer kazanması için yine meclise hem soru önergesi verdim hem de süt eylemi gerçekleştirdim. Ilgar Dağı tüneli ve Sahara tüneli için yüzlerce soru önergesi verdim. En nihayetinde gelecek yıl bu iki tünelin yapımı bitecek. Posof Türkgözü Sınır kapısı canlanacak,, Şavşat Ardahan’a bağlanacak. “ 


    **SON KEZ ADAY OLDUM.. 

    “ Bir dönem daha milletvekili olup siyasi kariyerimi Ardahan sorunları adına zirvede bırakmak istiyorum” diyen Öğüt, “ Bundan sonra aday olmayacağım. Son kez aday oluyorum. 4 yıl sonra aday olacak arkadaşla Ardahan’a gelip seçim çalışmalarına destekte bulunacağım. Bu parti için çalışan aday için her zaman referans olacağım. Ben Ardahanlılar mecliste hep onurlu bir şekilde temsil ettim. Hiçbir zaman kimsenin başını önüne eğdirmedim. Hiçbirinizin tasvip etmediği bir olayın içinde yer almadım. Meclise şuan kadar 12 bin 500 kez soru önergesi verdim. Meclis kürsüsünde 714 defa Ardahan dedim. Her şeyi Ardahan için yaptım. CHP İktidarında her şey daha güzel olacak.”


    **HAVAALANI İÇİN 50 KEZ SORU ÖNERGESİ VERDİM.. 

    Ardahan’a havaalanı yapılmasının şart olduğunu ve bunun için 50 kez soru önergesi verdiğini hatırlatan Öğüt, “ Ardahan’a havaalanı yapılması için varımı yoğumu ortaya koydum. Ardahan’da yapılan kampanyayı Türkiye’ye duyurmak için Ankara’da eylem yaptık. Her türlü desteği verdim. Ancak Ardahan-Artvin havaalanı projesi Rize’ye verildi. Bu bizler için çok üzücü bir durum. Görevini yerine getirmeyenler sorumludur. “dedi. 


    **150 YILLIK EVLER YIKILACAK.. 

    CHP iktidarında 150 yıllık eski evlerin yıkılıp yerine modern ev ve ahırların yapılacağının altını çizen Öğüt sözlerini şöyle tamamladı : “ CHP iktidarında herkes modern evlerde yaşayacak. Köylerimiz yapı olarak değişecek. Modern ahırlar yapılması için çiftçiye destek verilecek. Modern hayvancılık sayesinde çiftçi daha fazla et ve süt elde edecek. Köylünün hayvanı para edecek. CHP iktidarında yine mazot 1,5 TL’ye inecek. Aile sigortası uygulamasına geçilecek. Taşeronlara kadro tahsisi yapılacak. Emeklilere yılda 2 defa maaş ikramiyesi verilecek. Asgari ücret bin 500 TL olacak. Her aileye 720 TL ev kadınlara para verilecek. 400 TL Kreş desteği ile esnafa vergi reformu gerçekleştirip, kredi kartlarının faizlerinin yüzde 80’ni silinecek. Engellilere 400-600 lira arası yardımda bulunulacak. “ 


    **ARDAHAN HALKINA SELAM OLSUN..

    Bir Ardahan sevdalısı olduğunu, buna karşılık Ardahan halının da kendisine her zaman vefa gösterdiğini ifade eden Öğüt, “halkımla gurur duyuyorum. Artık, Ardahan’dan Edirne’ye kadar herkes Ardahan ilinin mertliğini, özelliklerini biliyor. Ardahan bir markadır. Şimdi CHP iktidarında Ardahan’ın şahlanışına tüm Türkiye tanık olacaktır. Tüm Ardahanlılardan desteklerinin artarak devam etmesini istiyor, tüm halkımı saygıyla selamlıyorum”

  • ÜLKEMİZİN 100. KURULUŞ YILINI MARŞLA ESSEN'DE 10 KORUYLA KUTLAYACAKLAR!.


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Cumhuriyet’in 100. Yılı dolaysıyla Almanya’da bir kutlama gerçekleştirmeyi hedefleyen gurbetçiler Ardahanlı şair ile Ankaralı koru şefinin birlikte hazırladıkları 100. Yıl marşı eşliğin de Almanya’nın Essen şehrinde bir araya gelecekler.

    “Birlikten güç doğar” düşüncesinden yola çıkarak KRV eyaletinde aktif olan koroların ortak organizasyonu olarak toplantısının ikinci buluşmasında, Ardahanlı şair Orhan Bahçıvan’ın yazdığı , Ankaralı koro şefi Kazım Birlik’in seslendirdiği marş 10 Koru eşliğinde Almanya’nın Eseen şehrinde düzenlenecek bir etkinlikle seslendirilecek.

    Alınan bilgilere göre Birlik Korosu, Bir Telden Bir Dilden THM Korosu,  THM Korosu, İnce Saz Korosu, Türk Alman Dostluk Korosu, Türk Sanat Müziği Korosu, İntev Bottrop Selcem THM Korosu, Anadolu’dan Esintiler Korosu, INIMB THM Korosu ve Folklor hocası Sinan Koçak önerileri ve alınan karalar doğrultusunda Cumhuriyetin 100. Yılı Kutlamaları için Almayan’da etkinlik düzenlenecek.


    Toplam 10 koro, 5 koro şefi ve bir folklor ekibiyle Cumhuriyet’in 100. yılı için yola çıkıyoruz’ diyen Ardahanlı şair Orhan Bahçıvan ‘Bu yolumuzda bizimle birlikte yürümek isteyen, maddi manevi destek olmak isteyen STK’ları ve iş insanlarımızla birlikte yürümek bizi onurlandıracak bize güç katacaktır.’ dedi.

    ‘Bu Marş Nasıl Yazıldı’ sorusuna şöyşle cevap veren Ardahanlı şair Orhan Bahçıvan, ‘Bu güzel ülkemizin bir ozanı olarak, ülkemin kuruluşunun yüzüncü yılını kutlama mutluluğunu yaşarken, T.C. Yüzüncü Yıl Marşı başlığıyla bir marş yazmayı düşündüm. Düşüncemi belli bir süre olgunlaştırdıktan sonra, yavaş yavaş dizeleri kâğıda yazmaya başladım.

    Daha sonra 40 yıllık arkadaşım, Kazım Birlik ile bu düşüncemi paylaştım, şiir yazımı bitince hemen Kazım Birlik arkadaşa ilettim, benim görevim bitmişti.


    Şimdi sıra Kazım kardeşteydi. Birkaç gün bekledikten sonra, Kazım Birlik telefonla seslendi. “Beste Hazır” istersen şimdi telefonla dinletebilirim. Ben T.C. Yüzüncü Yıl Marşı’nı telefonda dinlediğimde sevinç çığlıkları attım. İki dost iki yürek olarak başarmıştık.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana yüz yıl geçti. Bu yüz yıl içinde çok önemli olaylar yaşandı. Bunları uygarlığın getirisi olarak görüyorum. Her şeyin bir bedeli vardır. Biz bu yurdun genç beyinleri, düşünce öncüleri olan değerli yürekleri saygıyla anarak dizelere aktarmayı başardık.

    İki beyin bir olunca ortaya böylesi bir eser çıktı. Bu eserin sahibi koca bir ülkenin halkıdır. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk adına gücümüz oranında bir eser oluşturduk. Bu halk her şeyin sahibidir, Taktir yüce Türk halkınındır.’ dedi.

    Orhan Bahçıvan’uın yazdığı Kazım Birlik’in seslendirdiği ve Almanya’nın Essen kentinde 10 korunun birlikte seslendireceği etkinlikle seslendirlecek olan 100. Yıl marşının dizeleri şöyle; 


    TC Yüzüncü Yıl Marşı


    Atam zafer bizimdir yüz yılda her savaşta 

    Bilgi ağıyla ördük bu yurdu baştan başa 

    Güneş gibi doğuyor yurda mavi gözlerin Türk eline ışıktır Atam senin sözlerin 

    Biz Kuvâ-yi Milliye biz Atatürk genciyiz Türk’üz Oğuz boyları bu toprağın özüyüz

    Kurtuluş savaşıdır bu ülkenin mayası Ayla yıldız yan yana al bayrağın oyası 


    MANŞETİMİZ BİR GÜN DE 2 ÖNEMLİ ULUSAL TV’DE!


    Yayın ekibimizin her gün hazırlayıp, gerek www.kuzeyanadolugazetesi.com, gerek www.sonvilayet.com, gerekse www.anadoluhaber.gen.tr YouTube ArdahanTV’de yayınladığı haber ve yorumlarımız yerelde olduğu gibi ülke gündeminde de ses getirmeye devam ediyor.



    Ardahan merkezde günlük olarak yayınlanan Anadolu Haber, e-GAZETELERİMİZ Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi ve Dergisi, Son Vilayet, Çıldır, Hanak/Damal ve Posof Gazetelerinin yanı sıra TEMPO TV’de ülke genelinde yaşananları gazetecilik ilkeleri doğrultusunda gündeme taşıyan ekibimizin hazırlayıp, yayınladığı Kuzey Doğu Anadolu, Anadolu Haber ve Son Vilayet Gazetelerinin yanı sıra diğer yayınlarımız sık sık ülkenin önemli kanallarının ekranlarında yer alıyor.




    Son olarak Kuzey Doğu Anadolu Gazetesinin, ‘Ardahan’da yerli arabaya zorunlu dönüş!’ başlıklı manşet haberinin Halk TV ve FOX TV’de sabah haberlerinde, televizyon ekranlarında ülke gündemine aynı günde taşınırken bir önceki günlerde Son Vilayet Gazetemizin ‘Yoksulluğun resmi ispatı!’ yine aynı kanallarda geniş yankı bulmuş ve ülke gündemine sunulmuştu.




    10 Kasım günü de Anadolu Haber Gazetemizin attığı ilginç manşet aynı kanallarda  yer bulurken daha önce birlikte çalıştığımız ekibin başında olduğu kardeş gazetemiz Ardahan Medya isimli gazetemizde, ‘kar yağdı, yollar kapandı, tipi esti, sis bastı, tilki aç kaldı, karganın kanadı kırıldı, sayın vali böyle dedi, müdür bey şunu söyledi’ şeklinde haberlerle ülkenin oluğu gibi Ardahan’ın gerçek gündemini görmeyen haber ajanslarına gazetecilik ve habercilik dersi vermeye devam ediyor.


    işte YERELDEN ULUSALA parolası ile haberciliğimizin ürünü aynı gün FOX ve HALK TV’de yayınlanan  manşetimiz..



    Ardahan’da yerli arabaya zorunlu dönüş!


    GAJKA TAKSİLER DAHA UCUZ!


    AK Partili Belediye döneminde şehir içi kirlenmeye neden olduğu gerekçesiyle kent içinde kullanımı yasaklanan Atlı Arabalar ‘GAJKA TAKSİ’ yaşanan ekonomik sıkıntılarla art arda zamlanan Akaryakıt dolayısıyla yeniden kullanılmaya başlandı.


    Yerli Otomobil TOGG ile ilgili tartışmaların devam ettiği ülkede yaşanan yüksek enflasyon ve sürekli olarak zamlanan akaryakıt nedeniyle Ardahan’da şehir içinde kullanımı yasaklanan  taşımacılığı yapan ve yerel ağızla GAJKA denen At Arabalarına zorunlu dönüşe geçildi. 



    Annemin maaşı..


    Gece yarısı haber göndererek, sabah TV’de yayına günlük haber gönderdiğimiz Halk TV ve aynı zamanda havuza düşmeden önce Akşam Gazetesinde benim eski Genel Yayın Yönetmenim, Gazeteci Ismail Küçükkaya’yı dinlemek için tv açtım.


    İsmail Küçükkaya’nın bu sabahki konuğu,İyi Partili Avukat olan hanımefendiyi dinlerken, ben de bir yandan randevuma gitmek için hazırlanıyordum ki Halk TV’deki sabah programını sunan Anne sever Ismail Küçükkaya’nın sorusu geldi.


    -Siz ne iş yapıyorsunuz?


    -Avukatım..


    Partideki göreviniz ne?


    -Benim mesleğim olan avukatlığın  yanı sıra partideki görevim şu andaki iktidarın mevcut bakanları karşısında, ‘İYİ Partinin Gölge Bakanları’ ekibi içerisinde bulunan ‘Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın karşıtı olan İYİ Parti Sosyal İşler Başkanlığı denilen bir kurum kurduk, bende o ekibin yönetimindeyim!” diyor ve devam ediyor.


    Başta çocuklar olmak üzere insan hakları, kentte, köyde yaşanan sorunlar, ekonomik sıkıntıları ve kadınlar için kısaca her konuda duyarlı ve iş bilen yani liyakatli olduğunu anlatıyordu.


    Kısacası tv’ye çıkacak kadar önemli bir yerde olduğunu ve zaman zaman da Küçükkaya’nın işine müdahale edip, bir Avukat edasıyla partisini, kendi bilmişliklerini savunuyordu.


    Sohbet ve sorular devam ederken tecrübeli gazeteci Küçükkaya bir anda sordu:


    ‘Anneniz yaşıyor mu, emeklimi?’ diye..


    “Hayır annem emekli değil.. Ama rahmetli babamdan kalan emekli maaşı alıyor!” seklinde cevap verdi.


    Tabi bu soru üzerine şok olup kem kümleyen hanımefendinin paniklerken


    Küçükkaya’dan sorular gelmeye devam ediyor.


    -Anneniz kaç TL maaş alıyor?


    Memleketi kurtarmaya aday bir partinin liyakatli gölge bakanı beni ve Küçükakaya’yı şok eden bir cevap olan yanıtında,


    “Bilmiyorum annemin dul maaşının ne kadar olduğunu!” diyor.. Ve devam ediyor :


    ” Annemle Avukat olan kardeşim ilgileniyor, bakımı ile de kardeşim ilgileniyor. Ne kadar maaş aldığını bilmiyorum!..” deyiveriyor…


    Bu arada beni düşündüren konu, olur ya iktidar değişimi gerçekleşirse, 6’lı masanın kazanma şansı olurda yeni bir iktidar, yeni bir Cumhurbaşkanı ve bu Avukat hanımında aralarında olduğu yeni milletvekilleri ortaya çıktığında bu ekiple mi?..



    Yani ülkeyi yeniden toparlamak, düzenlemek için başta; İnsan hakları, çocuk hakları, kadın hakları v.s.” gibi sorunları anasının maaşının ne kadar olduğunu bilmeyenler mi ülkeyi yönetecek?!.


    Tamam herşey güzel ama birde ekonomi başta olmak üzere evinin olduğu Kartal meydanında toplanan emeklilerin sorunlarını bunlar, anasının ne kadar maaş aldığını bilmeyenler mi çözecek?


    Çünkü Küçükkaya’nın konuğu olan Avukat hanımefendi olur ya iktidar olurlarsa başta çocuk hakları olmak üzere ekonomiyi düzelteceklerini başta emekliler olmak üzere var olan sorunları çözeceklerini anlatıyordu. Maalesef kendi Annesinin rahmetli babasından kalma dul emekli maaşının ne kadar olduğunu bile bilmediğini itiraf ediyordu.


    Şimdi benim de bir sorum var.: “Bu Ülkede Liyakat’ dan hayatı, dünyayı, insanları bilen, hak hukuklu olduğunu, mevcut iktidarın bir değil, üç, beş hatta on bir maaşla görevlendirdiğinin Liyakatsiz olduğunu söyleyen Avukat hanımefendiye…


    Hanımefendi sizin söylediğinizden benim anladığım şu:


    Sayın İYİ Parti Kurucusu Av. Seren Yıldız Öztürk hanımefendinin;


    Annesinin ne kadar maaş aldığından bi haber ve benden beter annesiyle bir hayli ilgisiz olduğunu, annesinin bakımını kendisi gibi Avukat kardeşine bırakarak, sorumluluklarından uzak durarak mı bu ülkenin sorunlarını çözeceksiniz?!.



    arşiv haber 08/04/2016 tarihli haber/yorum/reklamlar



    Bir Manşet, Bir Arka Kapak Attık


    ÇAKICI DÖNEMİNİ KAPATTIK!


    SEÇİM İPTAL OLABİLİR.. Bir haftadır süren Ardahan İl Genel Meclisi Toplantıları dün yapılan seçim ile sona ererken, Meclis Başkanlığı yine tartışma konusu oldu.


    Daha önce ki seçimlerde de çok tartışılan kararlar ile başkanı belli olan Ardahan İl Genel Meclisinin bu seçiminde de HDP Göle İl Genel Meclis Üyesi Yalçın Altay’a, ‘Davan var’ denilerek hala sonuçlanmayan ve devam eden davası dolaysıyla oy kullandırılmadı.

    Ancak aynı meclis üyesi aynı seçimde komisyon üyeliği için seçilince CHP’lı başkan adayı seçimi mahkemeye götürme kararı aldı.

    Daha önce de Çıldır eski İl Genel Meclisi Nejdet Kambir tarafından dava edilen ancak AK Parti yönetiminde ki ülkede bir türlü çıkmayan kararlar dolaysıyla soncu değişmeyen Ardahan İl Genel Meclis Başkanlığı yine AK Partili bir üyeye verildi.

    AK Partili Taviddin Coşkun’un 7 oy alarak başkanlığına seçildiği seçimin yasal olmadığını ve iptali için dava edeceklerini belirten CHP’liler AK Partinin daha önceki seçimlerde olduğu gibi u seçimde de  halkın iradesine el koyduğunu öne sürdüler. 


    İki dönem meclisi adeta halktan ve kamuoyunda kaçıran bir yönetim anlayışı sergileyen AK Parti İl Genel Meclis Başkanı Bedrettin Çakıcı kendi partililerince de istenmeyince başkanlıktan oldu.


    **MANŞET ATMASAK!


    İl Genel Meclisini 3 dönemdir adeta kapalı kutuya çeviren ve son seçimi de gizlice yapmak isteyip, yeniden seçilme planları yapan Bedrettin  Çakıcı’nın oyununu gazetemizin manşet haberleri bozdu.

    Meclisi sessiz sedasız seçime götürüp, yeniden başkan olma hesapları yapan Posoflu İl Genel Meclis Üyesi haberlerimiz üzerine hareketlenen diğer meclis üyelerince başkanlıktan al aşağı edildi.


    **YENİ BAŞKAN ESKİ BAŞKAN..


    Gazetemizin dünden duyurduğu gibi AK Parti Ardahan İl Genel Meclis Üyesi Taviddin Coşkun’un seçildiği Ardahan İl Genel Meclisi Başkanlık seçimin de MHP’li meclis üyeleri AKP’ye oy verdiler.

    Uzun süre AK Parti Ardahan Merkez İlçe Başkanlığı da yapan Tavidddin Coşkun’un 7 oy ile seçildiği 14 İl Genel Meclisinde CHP’nin adayı 6 oyda kaldı.


    **HDP’Lİ OY KULLANDIRILMADI


    Dün yapılan ve Taviddin Çoşkun’un başkan olduğu Ardahan İl Genel Meclisinde ilginç bir durumda yaşandı.

    Meclisin İmar Bayındırlık Komisyon Üyesi olan HDP’li Meclis Üyesine devam eden bir davası dolaysıyla başkanlık için oy kullandırılmadı.

    Bunun üzerine seçimin iptalinin istendiği de öğrenildi.


     

  • Buz değil, Ayaz bedduası tuttu!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    Resmi kayıtlarda Ardahan’ın olan ancak hayatlarına bölgeye gelmemiş, 

    ülkeyi tanımayanların masa başında yaptıkları haberlerle Kars’ın olduğu söylediği ama Ardahan’ın olan gölü Çıldır Gölü doğanın yeterli korunanaması dolaysıyla geçmiş yıllara nazaran her geçen gün biraz daha geç buz tutuyor.


    Geçmiş yıllarda kışların en az 8 ay sürdüğünü söyleyen Ardahanlı vatandaşlar başta HES Barajları ve Orman kesimleri olmak üzere doğaya yönelik acımasızlık dolaysıyla eski kışların yaşanmadığı bölgede dondu denen Çıldır gölü ve Kura Nehri ile Ardahan’a Meşe, Göle’ye Yeşil adını veren Sarıçamların Ayaz bedduası dolaysıyla bereket olan eski karların ve kışların olmadığından yakındılar.

    Soğuklarının etkili olduğu Ardahan’da gece hava sıcaklığı sıfırın altında 10 derecelere çıkmaya başladığı Ardaha’da Ardahan’ın olan Çıldır Gölü’nün yüzeyide eskisi gibi olmazsa da şimdiden camlanmaya başladı.

    Ardahan’da kendisini iyiden iyiye his ettirmeye başlayan kar yağışının ardından gelen soğuk hava etkisini sürdürüyor. 

    Hava sıcaklığının gece eksi 10 ila 14 dereceye düştüğü kent gün geçtikçe adeta buz kesiyor.

    Soğuktan Çıldır Gölü’nün yüzeyi geçmiş yıllara nazaran hala donmazken kent merkezinden geçen Kura Nehri’de buzla kaplandı. Kent genelinde bulunan kayalıklarda oluşan buz sarkıtı da dikkat çekti.

            Haber: Özlem Şeyma Yılmaz


    Koalisyon Kaybederse


    Belediyeler Yüzünden Kaybeder!.


    Adı, sanı duyulmayanlar diye adlandırılan partilerden bir grubun daha bir araya gelip, ‘Türkiye İttifakı’ masası adı verilen yeni bir masa kurdukları  günümüzde bunlar ve başta Kürt HDP ile fotoğraf çektirmekten korkup, çekinen, Türk BTP’yi masaya almayan 6’lı masa olmak üzere diğer masaların nasıl olup seçim kazanacakları da merak edilip, ‘Adayınız kim?’  diye tartışılmaya devam ediyor.




    Fotoğraflarda görüldüği gibi ‘Açılış’ adı altında devlet imkanlarıyla mitingler düzenleyen, ülkenin 3. partisine çok gördükleri ve savcı tarafından el konulsun denen hazine parasıyla seçim bürolarını da açmaya başlayan AK  Partili Erdoğan ile Avukatı pardon ortağı Bahçeli ve diğerlerinin oluşturduğu Cumhur İttifakının en büyük rakibi olan CHP’nin başını çektiği Millet İttifakı ile HDP’nin başı çektiği ‘Emek İttifakı’nın bir araya gelmesi halinde seçimi kesin kazanacakları konuşula dursun bana göre kaybederse belediyeler yüzünden yani ulusalcı, milliyetçiden öte milliyetçi,faşist denilebilecek kişilerin Millet İttifakını temsil ettikleri belediyeler yüzünden kaybedecek gibi..

    Çünkü 4 yıldır taş üstüne taş koymadıkları gibi başta 6’lı masa ittifakın içindeki partililere olmak üzere iktidar karşıtı siyasilere, iş insanlarına ve mahalleliye bir eser bırakmadıklarından dolayı Millet İttifakına en büyük zararı verecek gibiye benziyorlar. 




    Seçim tarihinin belirlenmesi, muhalefet adayının kim olacağının netleşmesi ile birlikte başta iktidar yakası medya olmak üzere hala netleşmediğini gördüğüm toplumun yerel yöneticilere ‘Geride kalmak üzere olan 4 yıldır dost, akrabaları yanınıza alıp, müdür, amir, çaycı yapıp, eşlerinizi de kurduğunuz kooperatiflerin başına getirmekten öte ne yaptınız?’ manşetleri atacakları da bir gerçektir. 

    Buna örnek olarak benimde hemşerim olan ve ‘Ardahanlı olmanın farkını ortaya koy Erzincanlıdan aldığın Şişli’ye deniz getir..’ dediğim Ağ saçlı CHP’li Belediye Başkanı başta olmak üzere il başkanı dahil hemşerilerine, seçmenlerine makam kapılarını kapatan adeta ortadan kaybolan Belediye başkanları, ‘herşeyi bilirim’ diyen tipler, Bolu’daki yerel yönetici gibi isimler toplum nezdinde sizce ne kadar puan aldılar?..

    4 yıldır yaptıkları çalışmalarla partilerine olduğu gibi ‘Millet İttifakına kaç oy kazandırdılar?’ diye sorulduğunda bir oyun üzerine değil bir oy eklemek yerine, aldıklarını da  erittiklerini görüyoruz




    Üniversitesine raylı sistem götüreceğini belirtip bu vaadini   hayır için yapılan tahta bir köprüden öteye geçilemediği memleketim Ardahan’dan tutun, rakısı meşhur Tekirdağ’a gidin oradan Anadolu Arslan ve Kaplanları denen bir çok iş insanının feto yüzünden mal varlığından edildiği Anadolu’ya açılın ve CHP’li teşkilatlar gibi bol rakılı tatil için değil tahmin için Ege’ye inin hele..

    Ve bir bakın hangi muhalefet partisi belediye başkanı taş üzerine taş koymuş?!..

    Bırakın taş üstüne taş koymayı da bunların hangisinin altına imza atacak bir eser yaptığını söyleyin ve ondan dolayı yeniden çok oy alacaklar’ deyin..

    İşte bu nedenle benim bir korkumda aday kim olursa olsun iktidar ne kadar yıpranırsa yıpransın muhalefet bu seçimi de kazanamazsa kendi belediye başkanları yüzünden kazanamaz diye düşünüyorum.

    NOKTA…



    arşiv haber 21/07/2017 tarihli haber/yorum/reklamlar


    4 Kişiyi Dolu Öldürmüş!


    Geçtiğimiz gün meydana gelen ve aynı aileden 4 kişinin ölümüne neden olan kazanın nedeni belli oldu.


    Alınan bilgilere göre İstanbul’dan hava yolu ile Kars’a gelen yakınlarını almak için Kars’a giden ve buradan Şavşat’a geri dönmek için yola çıkan İsameddin Demir Ardahan merkezden geçtikten sonra Ardahan ile Artvin’in Şavşat ilçesi sınırında bulunan Sahara Dağı yayla mevkiinde doluya tutuldu.


    Yoğun bir şekilde yağan dolunun görüş güzergahını daralması üzerine yolun yanı başında ki uçurumu göremeyen Demir aracın içinde ki Sultan Demir, gelini Şenay Demir ve torunu Kuzey Demir ile birlikte 300 metre yükselikten uçuruma yuvarlandı.


    Kars’tan gelip, Ardahan’dan Artvin’in Şavşat ilçesi istikametine doğru gitmekte olan İsameddin Demir yönetimindeki 08 HD 289 plakalı otomobil dolunun yerleri kayganlaştırpı, görüş açısını daraltmasından dolayı Sahara Dağı yayla mevkisinde yaklaşık 300 metrelik uçuruma yuvarlandı.


    Yaşanan kaza sonucu araç içerisinde bulunan sürücü İsameddin Demir’in yanı sıra eşi Sultan Demir ve torunu Kuzey Demir, kaza yerinde hayatını kaybetti. Kazadan ağır yaralı kurtulan gelin Şenay Demir ise olay yerine çağrılan 112 Acil Servis ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hayatını kayıp etmişti.



    **Meclis Üyesinin Öldürülmesi Hala Aydınlatılamadı..


    Doluya tutulup, uçuruma yumarlanan 4 Şavşatlı hemşehrimizin ölümüne neden olan kaza ardından toprağa verilen Demir ailesi Şavşat’ı olduğu gibi Ardahan’ı da yasa boğarken, geçtiğimiz günlerde yaşanan ve AK Parti eski İl Genel Meclis Üyesi Dilaver hçı’nın ölümüne neden olan olay ise hala aydınlatımadı. Haber: Fakir Yılmaz/Özel


    **Saffet Kaya Şavşat’ta..


    *05/07/2017 Tarihli Haber


    Ardahan’a yapılan tüm yatırımları kendisi döneminde yapıldığını sık sık dile getiren Ardahan-Et’i alıp, kapalı tutan ve son olarak Ardahan’ın Sebze ve Meyve Halini alarak Ardahanlı bir iş adamı ile birlikte AVM yapan Saffet Kaya yaz tatilini Ardahan Milletvekili olduğu dönemde akrabalarıyla birlikte Şavşat’ta yaptırdığı villasında geçiriyor.


    **Ardahan Geri Kalmıştır..



    Son olarak bağımsız milletvekili adayı olan ancak seçilemeyen Kaya’nın yaz tatilini geçirdiği Şavşat Villalarında kabul ettiği sevenlerine yaptığı açıklamada Ardahan’a yapılan yatırımların büyük bir bölümünün kendisi döneminde projelendirilmiş olduğunu ve bugün birilerini çıkıp sahiplendiğini belirttiği açıklamasında kendisinden sonra Ardahan’ın geri kaldığına da işaret etti.


    **ATALAY YÜKSELİŞTE, SAFFET İNİŞTE!


    HDP ve MHP DURUŞTA, CHP TOPLAYIŞTA..


    *21/02/2015 Tarihli Haber


    Haziran Genel Seçimleri Öncesi Konvoylar İle Ardahan’a Giriş Yapan Partiler ve Adayları Seçim Çalışmalarına Başlarlarken Seçmen ve Vatandaşın Oralı Olmadığı Dikkat Çekiyor..



    **ARDAHAN SİYASETİNDE SON DURUM..


    Yaklaşan genel seçimler öncesi Ardahan’da sahaya inen siyasi partiler ver adayları kar, yağmur demeden çalışmalarını sürdürürken, konvoylu gövde gösterileri ardından yaşanan hareketliliğin son iki gündür yerini olağanüstü sakinliğe bıraktığı dikkat çekiyor.


    **ATALAY YÜKSELİŞTE, SAFFET KAYA DÜŞÜŞTE, MHP ORTALIKTA YOK..


    Geçtiğimiz hafta sonuna kadar çoğu kiralık olan araç konvoyu ile ard arda Ardahan’a gelen milletvekili adaylarından AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın gerek yanına aldığı Veteriner Hekim Yunus Baydar ile gerek ise partilisi olan Ardahan, Göle, Çıldır ve Posof Belediye Başkanları ile seçmeni dolaşmaya çıktığı ve en önemlisi iktidarın gücünü arkasına aldığı ve kendisine yönelik tepkileri kabullenerek, yaptığı ziyaretler de yaptığı konuşmalarda seçmenden adeta özür dileyerek yeniden bir toparlamaya girdiği dikkat çekerken, saflarını belirlemeye başlayan seçmen de Saffet Kaya’nın seçilemeyeceğine inanmaya başlayıp yanında çekilmeye başladığı dikkatlerden kaçmıyor.

    MHP’nin ortalıkta gözükmediği Ardahan’da DSP Adayı Mali Müşavir Ömer Türkoğlu’nun İnönü caddesinde açtığı seçim bürosuyla MHP’den daha heyecanlı ve hareketli olduğu görülen Ardahan’da Ensar Öğüt’ün gelmesiyle HDP’de bir duraganlığı yaşandığı, özellikle HDP seçim bürosuna sık sık gelen Alevi kesiminin adeta geri çekildiği dikkatlerden kaçmazken, Öğüt’ün gelir gelmez Kürt kesimi olarak bilinen Hoçvan ve Göle üzerinde çalışmaya başladığı görülen Ardahan’da gün geçtikçe safların netleşmeye başladığı da Ardahan Siyasetin de dikkat çeken diğer bir önemli gelişme olarak Ardahan seçmeninin karşısında duruyor.



    **Kürtlerle de barışın..


    Selmi Yılmaz/Gazeteci İsrail ve Rusya ile yeniden görüşmelere başlanacağı anlaşılan son günlerde ki gelişmeleri gölgeleyen İstanbul’da ki Havaalanı saldrısı tüm ülke de olduğu gibi Ardahan’da da şok etkisi yarattı..

    Çünkü Ardahan’ın olmasa da dünyanın uçaklarının inip/kalktığı Atatürk Havalanı ülkenin olduğu gibi dünyanın en önemli havaalanı..

    Bombalı saldırıların aralıksız devam ettiği ülke de komşularla olan ilişkilerini yeniden gözden geçirmeye kalkan idarecilerin ilk etapta İsrail ve Rusya ile temasa geçerken asıl konuyu yani iç çatışmaları unutuyor gibi..

    Atatürk Havaalnının bombalanmasıyla devam eden olayların önüne geçmek için verilen çabanın ülkenin güneyinden başlayıp, tüm ülkeyi olumsuz yönde etkileyen Kürt sorunu olduğunu gözardı etmenin hiç bir fayda sağlamayacağını, dün İsrail’e ardından Rusya ya kafa tutup, akabinde işi özüre kadar götürenler dahil herkes asıl barışın Kürtlerle olması gerektiğini bilmelidirler..

  • Yoksulluğun resmi ispatı!


    % 80’lerde bulunan enflasyon dolayısıyla ülke genelinde yaşanan ekonomik sıkıntılar  başta üniversitelerde olmak üzere ülke genelinde bulunan okullarda okuyan öğrencilerin yemek yiyemediklerinin tartışıldığı bir zamanda Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü bütçesinin büyük bölümünü taşımalı sistemle eğitim gören öğrencilere yemek sağlamaya ayırdı.

    İzmir Katip Çelebi Üniversitesi yönetimi, CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesi üniversite öğrencilerine ücretsiz yemek hizmetine kapıları kapatırken, Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü bütçesinin büyük bölümünü orta öğretimde eğitim gören öğrencilere yemek için ayırıp, 17 bin 169 öğrencinin bulunduğu Ardahan’da büyük bölümü taşımalı öğrenci olan yaklaşık 10 bin 60 öğrenciye her gün sıcak yemek dağıtıyor.




    Gazetemizin edindiği resmi bilgilere göre Ardahan’ın Çıldır ilçesinde 365, Damal’da 316, Göle’de 917, Hanak’ta 562, Merkez’de Bin 999, Posof’ta 267 taşımalı öğrencinin bulunduğu Ardahan’da örgün eğitimdeki 17 bin 169 öğrencinin 4 bin 297 tanesi (temel eğitimde 2849, ortaöğretimde Bin 110, okul öncesinde 144, özel eğitimde 194) öğrenci olmak üzere eğitime sosyal destekler kapsamında yemek hizmetlerinden yararlanmakta.

    Ardahan Merkez Öğretmenevi, il merkezinde bulunan 19 okulda ve bu okullara taşımayla gelerek öğrenim gören Bin 466 öğrenciye sıcak ve lezzetli öğle yemeklerini ulaştırıldığı öğrenildi. Yine il merkezinde bulunan Şehit Türkmen Tekin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, ilçeler arası çalışarak Damal, Hanak ve Çıldır’daki okullarımızda öğrenim gören taşımalı öğrencilerimize de öğle yemeği hizmeti sağlamaktadır. 

    Haber: Özlem Şeyma Yılmaz



    BOLU BEYİNİN BEYİN ÖLÜMÜ!..


    İktidar olacağını ve başta demokrasi olmak üzere yaşanan sorunları çözeceğini iddia eden CHP’liler ve onlarla baş edemeyen Kılıçdaroğlu’nun son gurup toplantısında 6 milyon oy almış bir partinin eş genel başkanını ‘nasıl olur da kendi partisinin ilçe binasına sokmazsınız’ derken, sözde HDP’ye sıcak mesaj gönderirken bir insana tokat atan polise ve polislere de ‘onların suçu yok onlara  emir veren iktidar suçludur’ deme şirinliğini de ihmal etmiyordu.

    Halbuki aynı Kılıçdaroğlu söz konusu kendi İl Başkanı olunca Bursa mitingini iptal edip İstanbul Maltepe’ye gelmesini, İl Başkanı gibi getirilen siyaset yasağıyla sahadan atılmak istenen İBB Belediye Başkanı içinde programını iptal edip, Almanya’dan geri dönmesini biliyordu.

    Ama bilmediği bir şey vardı O da; Kendisinin de rahatsız olduğu, partisinin içindeki faşistlerden daha faşist ulusalcı, Kemalist ve o polisten daha çok polisiye romanları okuyan sahte ve adeta beyin ölümü yaşayan Bolu Beylerini görememesiydi…

    Bolu Beyi demişken Kürtoğlu pardon Köroğlu’nun beyliğini yerle bir ettiği ‘bu Bolu Beyi denen kimdir?’ diye bir araştırmada yaptım.

    Ve çocukken bir çok hikayesini dinlediğim, okulda basma kalıp, resmi ders kitaplarında okurken birçokları gibi bizlere kahraman diye yutturulanlardan olduğunu gördüğüm bu bey deneni bu kez de googelde araştırdım.

    İktidarın etkilediği ileri sürülen mahkemeden önce karar verip, İmamoğlu’na ‘eski İBB Başkanı’ diyen googelde ki araştırmanın başında ilk gördüğüm şey ‘Bey’ kelimesine hakaret olan, bu kelimeyi hak etmeyen birini yani bir bölgenin sömürgecisini, halkın malında gözü olan, hakkı olmayana göz koyan bir zulümkâr olduğunu görmemdi.

    Yani bey denen Bolulu bu günkü adıyla faşist, baskıcı, kapitalist, sömürgeci ve kendisinden başkasına hayat hakkı tanımayan, insanların dinine, diline düşman biri olduğunu görürken erinmeyip, bunların devrine son veren Kürtoğu yine pardon babasına ve halka yapılanlara isyan edip, dağlara çıkıp, bu faşist beye karşı mücadele eden Köroğlu’na da baktım.

    Köroğlu’na bakarken de Yeldeğirmenlerine kafa tutan Donkişot’u, ardından Romalıları dize getiren Spartaküs’ü ve devlere başkaldıran masal kahramanlarından biri olan Güliver’leri de hatırladım.

    Yani bugünkü adıyla Deniz Gezmişleri, Hüseyin İnanları andıran Köroğlu’nun babası Koca Yusuf’a yapılan zulme karşı ‘Bendem ona selam söyleyin’ dediği Bey denen ama beyliği hak etmeyen Bolulunun nasıl olup öldüğünü değil, geberdiğini de öğrendim.

    Ve geldik; Kılıçdaroğlu’nun partisi olan CHP’nin içindeki sahte beyleri, o muhteşem dik duruşlarıyla başı göklere değen dağlardan adını alan sahte Boluluyu gördüm.

    Ve bu tipin daha önce de yabancı göçmenlere su bile vermek istemediğini, en son marifetinin de HDP İl Başkanına atılan tokadı az bulduğunu söylemesi oldu.




    Yani Maltepe, Saraçhane’ye koşarak giden ama konu HDP ve Kürt sorunu olunca bizim Saraçhaneye yakın gökdelenler ilçesi olarak bilinen ve Sarıgül’ün hala konuşulup, arandığı CHP’li, HDP’li seçilmiş yardımcısının görevden alınmasına timsah göz yaşı döken ak saçlı belediye başkanı ve diğerleri gibi işi bir twitle geçiştiren Kılıçdaroğlu’nun son grup toplantısında ‘arkadaşlarımız, birlikte seçim kazanacağız’ diyerek mavi boncuk uzattığı HDP ile seçimi kazanıp, ülkeye demokrasiyi getireceğini söylerken partisinin içindeki faşoları, ulusalcıları, Kemalist geçinen bu tipler ‘onun askeriyiz’ diyerek darbeci yönlerini saklamaya çalışıyorlardı.

    Aynı KIlıçdaroğlu kendisi gibi eski milletvekili olan 6 milyon oy alan partinin İl başkanının İstanbul Kadıköy’de yaşadıkları ardından faşistçe bir açıklamada bulunan ve “Adam az bile yapmış” diyen partilisi Bolu’nun Belediye Başkanı olduğunu ve Suriyeli göçmenler üzerinden Kürt düşmanı olduğunu saklayanı göremezken bu ve bunun gibi tiplerin ‘beyin ölümü’ yaşadığını nasıl anlayacak ve bunları ne yapacağını, nereye koyacağını da bilemiyordu..

    Ha unutmadan Demirtaş’ın dokunulmazlığını kaldırtan, Kaftancıoğlu’nun İmamoğlu gibi siyasette saha dışına itilmek istenmesinde bu tiplerin baskısı ve oluşturdukları kamuoyu sonucu olduğunu da iyi biliyoruz.

    Bunların ‘Kürttür anlamaz’ dedikleri halkın bunların gerçek yüzlerini çok iyi tanıdığını ve bu nedenle ‘Bolu beyine benden selam söyleyin’ demediği gibi ‘beni zaten döven sizi de dövsün’ diyerek onları değil, başkalarını severek değil, bunların yüzünden yıllardır iktidara taşıdığını söylemekte fayda var biline..



    arşiv haber 13/10/2019 tarihli haber/yorum/reklamlar


    Bırakın Ardahan’ın göç vermesini,


    burası göç alır!


    Kamu Denetçiliği Kurumu Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç Ardahan’ı denetledi.. Malkoç, “Ardahan İmkanları çok geniş olan bir ilimiz. Üniversitenin burada kurulmuş olması çok önemli. Valimizin anlattığı projeler çok önemli. Tecrübeleriyle Ardahan’ın ufkunu genişletiyorlar.’ dedi.


    Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Ardahan’a gelen Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Vali Mustafa Masatlı’yı ziyaret etti. Vali Mustafa Masatlı ve Vali Yardımcıları tarafından karşılanan Başdenetçi Malkoç, şeref defterini imzaladı ve ardından makama geçerek Valimizle bir süre görüşme gerçekleştirdi.


    Ziyarette Vali Mustafa Masatlı, Başdenetçi Sayın Şeref Malkoç’a Ardahan ile ilgili genel bilgiler aktararak, kendisini Malkoç’u Ardahan’da misafir etmekten dolayı memnuniyetini ifade etti.


    Vali Masatlı’nın aktardığı bilgilerden sonra gazetecilere açıklamada bulunarak, Ardahan’ın önemli medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir kent olduğunu ifade eden Malkoç, göç veren bir il olan Ardahan’da bir çok projenin hayata geçmesi sonucu göçün tersine döneceğine inandığını söyledi.


    Malkoç, “Ardahan İmkanları çok geniş olan bir ilimiz. Üniversitenin burada kurulmuş olması çok önemli. Valimizin anlattığı projeler çok önemli. Tecrübeleriyle Ardahan’ın ufkunu genişletiyorlar. Tünel çalışmaları olan, Gürcistan’a kapısı olan Türkiye’nin serhat şehri Ardahan’da projelerin hayata geçmesiyle Türkiye artık dışarıdan hayvan ithal etmeyecek. Ardahan’daki bu gelişmelerden sonra dışarıya hayvan ihraç edilecek. Benim kanaatim bu. Bu çok uzak bir ihtimal değil. Buraların olağan üstü bir turizm potansiyeli var. Örneğin Çıldır Gölü, Yalnızçam Kayak Merkezi ve tarihi yerleri ile bunların reklamı kendileri. Ben ümit ediyorum ki bırakın Ardahan’ın göç vermesini, burası göç alır” diye konuştu. Sayın Şeref Malkoç, konuşmasının sonunda iyi dileklerde bulundu.


    VALİ'DEN' PROJE SUNUN' ÇAĞRISI!..


    VALİ’DEN’ PROJE SUNUN’ ÇAĞRISI!..


    *Arşiv Haber 22/09/2109 Tarihli haber


    Vali Mustafa Masatlı Başkanlığında, Serhat Kalkınma Ajansı’na (SERKA) ve Sosyal Destek Programı’na (SODES) sunulması planlanan projelerle ilgili çalışma ve değerlendirme toplantısı düzenlendi.


    11.5 MİLYON TL MALİ DESTEK 


    Valilik Toplantı Salonunda Ardahan Valisi Mustafa Masatlı  başkanlığında, ilgili kurum yetkilileri ve proje birimlerinin katılımı ile gerçekleştirilen toplantıda, SERKA’nın faaliyet yürüttüğü illere ayırdığı 11.5 milyon TL Mali Destek Programına ve Sosyal Destek Programına(SODES) 166 milyon TL’lik destek programına sunulması öngörülen projeler hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.



    VALİ MASATLI TALİMAT VERDİ


    Toplantıda, SERKA ve SODES’e sunulacak projelerin yerele uygun, isabetli, sonuç alınabilir ve sürdürülebilirliği olan projeler olmasının önemine dikkat çeken Vali Masatlı, sunulacak olan projeler üzerinde iyi çalışılması yönünde proje birimlerine talimatlar vererek, titiz bir çalışma yürütülmesini kaynak israfına yol açacak ve ihtiyaç dışı projelerden kaçınılmasını istedi. Ayrıca, sunulacak projelerin konuları ve hedef kitleleri belirlendi.



    Ticaret birliği kurdular,


     


    ilk iş Vali’yi ziyaret ettiler


    *aRŞİV HABER 19/08/2019 TARİHLİ HABER


    Aralarında, inşaat, matbaa, gazete, lokanta, reklamcı ve nalbur işletmecilerinin bulunduğu firma sahipleri, iş piyasasına hakim olmak, kentte ekonomik dengeyi sağlamak, kalkınmaya yönelik faaliyetlerde bulunmak ve iş insanları arasında birlik sağlamak amacıyla örgütlendiler. Birlik yönetim kurulu, kuruluşun ardından ilk iş olarak Vali Mustafa Masatlı’yı ziyaret ederekbirliğin amacı, çalışma düzeni ve diğer faaliyetleri hakkında bilgi paylaştılar. Haber: Dinçer AKTEMUR



    Bugün HDP’ye, Yarın CHP’ye Hatta AK Parti’ye!


    Haftanın ilk saatlerinde siyasi arenayı olduğu gibi kamuoyunu şok eden gelişme ardından gözlerin döndüğü partilerin başında gelen HDP’den ziyade 31 Mart, 23 Haziran’da HDP’den en büyük desteği alan CHP’dir.


    Çünkü, demokrasi denen ama çokta uygulandığı söylenemeyecek olan seçimler de halkın oyları ile seçilen Van, Diyarbakır, Mardin’in HDP’li Belediye Başkanlarının görevlerinden el çektirilip, yerlerine aralarında Ardahan’ın eski Valisi Mehmet Emin Bilmez’in de bulunduğu o bölgelerin valilerinin kayyum olarak atandığını hepimiz öğrendik..


    17 Ağustos depreminin sarsıntılarını yeniden his ettiğimiz şu günlerde yaşanan bu siyasi deprem ardından gözler ülkenin en büyük muhalefet partisi ve önceki seçimlerde olduğu gibi son seçimlerde demokrasiye hiç de uygun olmayan yöntemler ile  görevden el çektirilen belediye başkanlarının partisi HDP’den en büyük desteğini alan ve demokrasi, hak, hukuk, eşitlik diyen solcu olduğunu iddia eden Cumhuriyet Halk Partisine dönmesi en doğal şeydir.


    Evet, beklenen bir gelişme olarak beklenenin yapıldığı ve halkın oyları ile seçilenlerin içeri atılmasıyla yetinmeyip, siyaset arenasında da devre dışı bırakma operasyonu öncesi bir çok kişinin de gece ve sabah saatlerinde gözaltına alındığını da öğrendiğimiz pazar gecesi ardından başlayan pazartesi ve sonra ki günlerde CHP’nin bu konuda diyeceklerini ben ve herkes büyük bir merakla beklemektedir.


    MHP’nin ‘Ya bu nasıl iş kardeşim hani dağda değil, ovada siyaset yapın diyorduk. Ve hani demokrasi var diyorduk’ demesini beklemediğimiz bu sürecin önemli tarafı olan CHP’nin yapacağı açıklama ve bundan sonra ki atacağı adımı bekliyoruz..


    Çünkü bahsedilen parti hem bu ülkenin en büyük muhalefet partisidir, hem bu ülkenin demokrat ve sol partisi olduğunu iddia eder, hemde en son seçimde en büyük desteğini aldığı partiye sahip çıkıp, çıkmayacağını merak etmekteyiz..


    Ama ondan önce HDP’ye de bir soru sormak gerekir..


    Ve başta şu an bulunduğu mecliste maaşları almak, imkanları yararlanmak için durup, yaşananları yaptığı açıklamalarla mı geçirecek?


    Bilmem ama bu ülkede kayyum sopası ile iktidarına devam etmek isteyen bir anlayışın bugün HDP’ye yarın bu gelişmeden sonra atacağı adımı merak edilen CHP’li belediyelere dönebileceğini her iki partide masaya yatırmalı ve atacakları adımı birlikte kararlaştırmalı diye düşünürken bu adımın ülkenin iç huzurunu bozan adımlar  olmamasına dikkat etmelerini bekleyen tedirgin bir kamuoyunun olduğunu da söylemek ve dikkat çekmekte gerekir..


    Çünkü yapılanın antidemokratik bir uygulama olduğu kadar, bu antidemokratik gelişmeye karşı gösterilecek tepkinin de demokrasi dışı hareketler olmaması için toplumun büyük kesiminin duacı olduğunu da unutmamak lazım..


    Ha bu arada başta CHP’liyim, solcuyum, demokratım diyen ve ülkede ki tüm demokrasi yanlısı insanların da işi ve yükü sadece HDP’ye ve HDP’li seçmene bırakıp, başta sanal ortamda olmak üzere masa başında demokrasi havarisi kesilmeden demokrasiye, hak, hukuka, seçme, seçilme hakkına sahip çıkması da önce kendisi için sonra tüm insanlığa düşen en büyük görevdir..


    Aksine, ‘bugün bana, yarın sana’ Atasözünü değiştirip, bugün HDP’ye yarın CHP’ye hatta İYİ Parti’ye, hatta dün aynı durumları yaşayan AK Parti’ye veya HDP’li başkanların görevden alınıp, yerlerine kayyumlar atanmasına zil çalan MHP’ye diye değiştirebiliriz..


    Saffet Kaya: Halk Ne Derse, Onu Yapacağım..


    Yazılan çizilenlere bakmayın..


    Üç dönem Ardahan Milletvekilliğini yapan Saffet Kaya sanal ortam da yaptığı açıklamada, birilerinin Ardahan siyasetini yönlendirmeye çalıştığını, ancak bu yönlendirmeyi birilerinin değil, halkın yapacağını açıkladı.


    *Arşiv Haber : 20/03/2015 Tarihli Habr


    Yakalaşn genel seçimler öncesi yeniden AK Parti’den mi, yoksa bağımsız milletvekili aday adayı olacağı tartışılmaya devam eden Saffet Kaya kendi facebook sayfasında yaptığı yazılı açıklamada, başta gazeteciler olmak üzere Ardahan siyasetine yön vermeye çalışanlara tepki gösterdi.


    ‘Ardahan da Herkes kendi bakış açısıyla siyaseti şekillendirmeye çalışıyor, bu doğru bir duruş değildir. Ardahan siyasetini birileri değil, Ardahan Halkı şekillendirir. Bunu herkes böyle bilmelidir biz halkımızla yola çıktık, Ardahan halkı ne derse Saffet Kaya o yönde siyaset yapar. Birilerinin yazması çizmesiyle veya düşünmesiyle siyaset yapmaz .! SAFFET KAYA’ diyerek son günlerde gerek kendisiyle, gerek ise Ardahan siyaseti ile iligili görüş ve haberlere tepki gösteren Kaya’nın CHP ile de diresek temasın da olmaya devam ettiği de ileri sürülen iddialar arasında yer almaya deam etmekte.

  • ARDAHAN'DA KAVŞAK EYLEMİ..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    İnönü Mahallesi ile Sugöze köyünün kesiştiği noktada toplanan bir grup vatandaş, Ardahan-Göle kara yolundaki çalışmalar sırasında hastane kavşağının 2 km ileri yapılmasına tepki gösterdi. Vatandaşlar, TOKİ konutları, Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) ve hastaneye gitmek için yolun uzadığını ileri sürerek, mağduriyetlerinin giderilmesini talep etti.


    Sugöze Köyü Muhtarı Yüksel Şentürk, “Burada yaya geçidi yok. Hastane yolunu kullanarak hastaneye gitmek isteyen vatandaşlar şimdi 3,5 km ileriden dönmek zorunda. Yol yapım çalışmaları yapılırken buraya kavşak konulması için karayolları bölge müdürlüğüne dilekçe verdik ama karşılık vermediler. Şimdi yaklaşık 3,5 km yol uzadı” dedi.

    TOKİ Yönetimi Başkanı Sebahattin Hanoğlu ise, “Burada trafik kazaları kaçınılmazdır. Köylerden gelip marketlere giden insanlar ölümle burun buruna. Bu nedenle yan yol ve sinyalizasyon yapılmasını istiyoruz. Kazaya meyilli bu yolda trafik kazası ölümle sonuçlandıktan sonra çare aranmasın. Bu sorunu çözmek için uğraşmamız lazım” dedi.


    İNÖNÜ MAHALLESİNDE VATANDAŞIN SESİNE KULAK VERİN


    Ardahan Merkeze bağlı İnönü Mahallesi ile Sugöze köyünde yaşayan vatandaşlar, Ardahan-Göle kara yolunda kavşak ve üst geçit olmamasına tepki gösterdi. İnönü Mahallesi ile Sugöze köyünün kesiştiği noktada toplanan vatandaşlar, hastane ve TOKİ bölgesindeki okula gidebilmek için yollarını uzatmak zorunda kaldıklarını ileri sürdü.

    Sugöze Köyü sakinlerinden Yücel Turgut, grup adına yaptığı konuşmada, Ardahan Devlet Hastanesi ile TOKİ bölgesindeki okula gitmelerinin zorlaştığını söyledi.


    Turgut: “Ben Sugöze Köyü sakinlerinden Turgay Yücel, 155 kişinin yaşadığı köyde hastaneye, alış verişe ve çocuğumuzu okula gönderdiğimizde bu yol nedeniyle ciddi tehlike yaşıyoruz. İnsan hayatının bu kadar ucuz olmaması lazım, buraya biz ivedilikle ya üst geçit ya da yaya geçidi yapılmasını ve bu yolunda kısa sürede açılmasını istiyoruz. Çünkü Ambulanslar buradan gelirken 3 km yol gidiyor. Acil bir durumda 3 km yoldan dolaşıyor sirenleri çalarak ancak hastaneye ulaşıyor. Madem insan hayatı çok önemli o zaman bizi mağdur etmesinler. Buraya bir an önce yaya geçidinin yapılmasını istiyoruz ve buradan bize yol hakkı verilmesini talep ediyoruz” dedi.


    Ardahan Devlet Hastanesi için ciddi paralar ödenerek yapılan levhaların sağa sola savrulduğunu da belirten duyarlı vatandaş Deva Partisi yöneticisi Yücel Turgut, vatandaşın vergisiyle alınan levhaların hastane yönünü belirtmesi için yeniden belirlenen alanlara dikilmesi için yetkilileri göreve davet etti.


    Sugöze Köyü Muhtarı Yüksel Şentürk ise Ardahan Devlet Hastanesi ile TOKİ bölgesindeki okula gitmelerinin zorlaştığını söyledi.

    Yolun yaklaşık 3 km uzadığını öne süren Şentürk, şunları kaydetti: “Eskiden bu kavşak bize bitişikti. Köyden hastaneye ve okula çok rahat gidiyorduk. Ancak şu an hastanenin mevcut kavşağı daha uzak bir noktaya gitti. Dolayısıyla bu da bizim için yaklaşık 3 km bir mesafe demektir. Hastaneye veya okula gitmek için bu noktadan DSİ kavşağına gidip bir daha dönüyoruz. Bu noktada, yani hastanenin eski kavşağında yeni kavşak ve üst geçit istiyoruz. Başka türlü burada kazalar yaşanacak. Çünkü insanlar yürüyerek burayı kullanıyorlar. Bu kazaların yaşanmaması için burada toplandık.”



    75 bin kişiye iş, 75 Euro’luk Kredi ve 75 Plaka..

    Ardahan’lı siyasiler ve teneke levhaları bile olmayan stk’ların bir dönem gazetecilere seslenip, Posof Ulgar tüneli gibi uzun yıllar açılmayan ama kağıt üzerinde açık olduğunu ortaya çıkardıktan sonra verdiğim mücadele ile oluşan kamuoyu sonucu ancak açılan ancak hala beklenen ticari geliri veremeyen Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı’nı çok gündeme getirdiğimizi belirtip, biz basın mensuplarının Aktaş’a gösterdiği ilgiyi biraz da ‘Haydarpaşa-Ardahan Demiryolu’ projesinden de göstermesini istemekteler.

    Yani rayların, trenin gelip geçmesine karşın Doğu Expresinin yanı sıra yük trenlerinin duracağı  bir antrepo durağının yapılamadığı ama ‘kılçık’ denen hat ile Ardahan’a kadar uzaması istenen demiryolu..

    Sanaldan Ardahan sevdalısı geçinip, kozalak ve tezekle yeniden yanan teneke sobalarda pişirilen ekmeği ve kazı bol bol paylaşanların yanı sıra sesi, sedası çıkmayan muhalefet ve iktidar yanlıları, temsilcilerinin  bu yöndeki isteğinin öncelikle bizlerce emir olduğunun bilinmesini, çünkü bizim bu kentte gelecek olan hizmetlerin yanı sıra demiryoluna onlardan daha çok sevineceğimizi bilinmesini isterim..


    Çünkü burnunun dibinden doğalgaz boru hattı geçmesine karşın halen kömür, kozalak ve tezekle ısınan Ardahan’a değil demiryolu, bir çivi çakana anlımızla birlikte yüreğimizi açtığımızı sanırım sayın Ardahan severler ve onlardan daha duyarlı yabancı bir çok kişi daha iyi bilmektedir..

    Evet gün geçtikçe ‘Kendiliğinden’ yani son olarak 75 milyon Euro kredi alan İBB’nin meclisinde bulunan ama seçimlerden sonra kapattıkları makam kapılarıyla Ardahan kamuoyunda adları unutulan üç belediye başkanı başta olmak üzere batı kentlerinde bulunan Ardahanlı siyasilerin, stk’ların uğraşları dolayısıyla değil, dünyanın süper ve sömürgeci güçlerinin istemi ile isteyerek veya bilmeyerek stratejik bir bölge haline gelen Ardahan’ın demiryolu ağı ile örülmesinin yanında havaalanı tabi ki hepimizin dileğidir..

    Ancak bunu isterken sadece gazetecilerden değil, top yekün bir hareketle istemenin daha etkili ve gerçekçi olacağını sayın seçimden seçime ortaya çıkan çok bilmiş ama hiç bir şey bilmiyor gibi davranan siyasiler, kışları kazcı, yazları sazcı olan lobisiz, darmadağın, herkesin ayrı telden çaldığı stk’lar dahil herkes iyi bilmelidir..

    Çünkü 21 yıldır iktidar da olan bu hükümeti ziyaret eden geniş çaplı bir Ardahan heyetinin Ankara’ya gitmediğini de biz gazeteciler sık sık yazar, buna da siyasiler ve Ardahan’ın ileri gelenlerinin ön ayak olması gerektiğine işaret etmiş olduğumuzu da hatırlatırım..

    Çıldır’da bulunan ve zar zor açılan ancak ithalat, ihracatın sıfır derecede olduğu Çıldır Aktaş ve önündeki Ulgar dağının tünelinin hala açılmadığı Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapılarının yanı başından geçen Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu Tren Hattına bir güne bir gün gitmeyenlerin, sözde açık olan ama şimdide onarımda diye yarım yamalak açık olan Posof Türkgözü Gümrük Kapısı’ndan neden o istenen ithalat, ihracatın yapılmadığını sormayanların, Büyük Nakala’dan sonra Suğara’nın nasıl olup kapatıldığını, Gorveng’in de kapanma ile karşı karşıya olduğunu sorgulamayanların bu kente tren yolu gelmesi için gazetecilerden bir şey istemeye hakkı var mı bilmem ama bizim kadar iyi niyetli olduğuna inandığımız sayın Ardahan sevdalıları bu kışı bu yönde kullanıp, başta Ardahan’da olmak üzere ilçelerde art arda düzenleyeceği toplantılarla bu yönde geniş çaplı bir kamuoyu oluşturmasını beklemekteler..

    Ve sanırım bizim olduğu kadar treni, doğalgazı, havaalanı, gümrük kapıları, sınır ticaretini, hayvancılığın gelişmesini ve devam eden göçün durmasını bekleyen Ardahan’ın da hakkı biz gazeteciler kadar gündeme, dile, getirilmesi için bir adım değil, İBB’nin istihdam ofisinin iş bulduğunu ilan ettiği Ardahan plakası gibi 75 adım atmalılar..


    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber 21.07.2016 tarihli haber


    **Muhalefet yine sınıfta kalmıştır..


    Pazar günü İstanbul Taksim’de toplanacaklarını belirten CHP başta olmak üzere dokunulmazlıkların kaldırılmasından bu yana Diyarbakır’dan bu yana gelemeyen HDP ve ‘idam olsun yeter ki biz varız’ diyerek toplumu germeye kendisine alışkanlık haline getiren MHP, 15 Temmuz’da yaşandığı ileri sürülen darbe kalkışması ardından yine sınıfta kalmıştır.

    Çünkü, ‘darbe gelecek, sıkıyönetim ilan edilecek, hayat duracak’ korkusuyla ilk günde sokaklara dökülen muhalefet değil, halk olurken MGK, Bakanlar Kurulunu ve Basın sözcülüğünü de üstlenen Başkan Erdoğan’da darbenin yaşandığı ilk dakikalarda cep telefonu ile yaptığı açıklama ile yine 1 numara olduğunu ortaya koymuştur..

    Evet bugüne kadar hatta bu yazı yazılırken hala ortada gözükmeyen muhalefetin sınıfta kaldığı bir süreçte getirilen 3 aylık olağanüstü hal ile birilerinin yine Üsküdar’ı geçtiğini muhalefet tarafından yine görülememiştir..

    Sınıfta kalan muhalefetin tüm ipleri Başkanın eline verdiğini de ortaya koyan olağanüstü kararının nasıl uygulanacağını bile hala anlayamayan ve bu karar karşı hala bir açıklama yapamayanların Başkan Erdoğan ve ekibiyle nasıl mücadele edeceği de bilinmiyor.

    Çünkü hala uykuda olduğunu gördüğüm muhalefetin bu ülkede yaşanan olağan gelişmeler karşısında ortaya koyamadığı refleksi olağanüstü halin uygulamaya geçtiği bir süreçte nasıl bir politika ortaya koyacağı da şimdiden belli gibi..

    Oda sonucu şimdiden belli..

    Yani muhalefetin basiretsizliği, beceriksizliği..

    Kısacası muhalefetin sınıfta kaldığını rahatlıkla söyleyeceğimiz bir döneme daha giren ülkede bir adamın yani 1 Kasım’dan bu yana Başkan olarak ilan ettiğim Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığı da bir kez daha netleşmiştir..

    Çünkü dün Milli Güvenlik Kuruluna ve bakanlar Kuruluna başkanlık eden, basın sözcülüğünü bile kendisi yapan, darbe haberini kendisinin elinin altında ki olduğu söylenen MİT’in değil, eniştesinin haber verdiğini açıklayan Erdoğan 3 ay ile başlayıp, devam edeceği görülen olağanüstü hal uygulaması ile TBMM’sini olduğu gibi muhalefeti de öteleyip, bugünden itibaren çıkarmaya başlayacağı  kararnamelerle zaten 14 yıldır yönettiği ülkeyi bundan sonra tek başına yöneteceğini resmen ilan etmiştir..

    Çünkü muhalefet gibi ekibinin de kendisine zaman kayıp ettirdiğini anlamış, 15 Temmuz darbe girişimin kısa sürede kendi lehine çevirmiş bu işi benden başkası kimse yapamaz diyerek, gerektiğinde Ordunun da, Polisinde hatta Diyanetin de işini ben yaparım diyerek kolları bir kez daha sıvarken, benim muhalefetim Yalova’da üç kişiyle gemide tek başına kalmıştır..

    Haydi hayırlısı diyerek, çokta sert olacağına inanmadığım, bir süreci atlatmak için hayata geçirildiğini his ettiğim, Güneydoğu’da zaten hayatta olan ve bir çoğumuzun alışkın olduğu ama yine de demokrasi için mücadele devam diyerek 3 aylıkla kalmasını umduğum olağanüstünün, anti uygulamalara neden olmamasına, ülkenin güzel geleceğine hayırlı olmasını dilerim.. 

  • Ardahanlı bir kadının başarısı Bursa’ya Nefes Veriyor!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw




    Bursa’da Dağyenice bölgesinde 327 dönüm bir alanda turizm yatırımı yapan ve İsmi ‘Nefes Dağyenice’ olan bu yatırımla bu kez, konaklama, restoran, oyun parkurlarının olduğu komplike bir turizm tesisi işletmeye başlayan Ardahanlı iş kadını Nurcan Özdemir Uludağ dağ turizmine rakip olacağı söylenen yeni iş sahaları olan ‘Nefes Dağyenice de müşterilerinin bu doğa harikası yerde birkaç gün konaklayıp gönüllerince eğlenebilecekler.’ dedi.

    7 kardeşli bir ailenin 3. çocuğu olarak Ardahan’ın Ardıçdere (Yukarı Toroshevi) köyünde doğan ve 15 yaşına kadar burada yaşadıktan sonra Bursa’ya göç eden kalabalık bir ailenin çocuğu ülkenin en büyük 4. kenti bir şehirde ayakta kalabilmek için verdiği hayat mücadelesini kentin en önemli iş kadını olmakla taçlandırdı.

    Lise öğrenimini yarıda bırakıp iş hayatına atılmak zorunda kalan ve sonradan dışarıdan liseyi bitirip, lise diplomalısında alan Ardahanlı iş kadını bununla yetinmeyip, iş hayatına atladı.

    Bursa’nın yanı sıra ülkenin önemli markalarından olan EPSA Yalıtım A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Özdemir Türkiye’nin en başarılı kadın girişimcilerinden biri olma unvanını da taşıyor.


    Yeni açtıkları ve Bursa’ya nefes vermekte iddialı yeni iş yeri Nefes Dağyenice’da Gazeteci Fakir Yılmaz ile görüşen Ardahanlı iş insanı Nurcan Özdemir başarı hikâyesini anlatırken iş hayatında girişimci adaylarına tecrübeleri ile

    İnşaat ve imalat gibi zor bir sektörlerde güzel işlere imza atan Özdemir ilk işe atıldığında erkek egemenliğinin olduğu bir sektörde başarısına başarı kattı.

    “Başarısızlık hayatın her alanında ve her zaman var. Önemli olan o başarısızlıkla karşılaştığında onu başarıya giden bir yol olarak görmek ve pes etmemek” diyen Özdemir, “Merdivenleri tek tek, her tarafın ağrıya ağrıya çıkmak zorundasın. Hiçbir şey bir anda olmuyor” dedi.

    Şu anda 20 bin metrekarelik bir alanda, 15 bin metrekaresi kapalı bölümde üretim yapıyoruz. 250’ye yakın ürün ürettiğimiz fabrikamızda, inşat sektörüne yapı kimyasalları dışında diğer 5 bin m2’de de farklı bir şey yapmak istedik ve beyaz eşya ile otomotive ambalaj malzemesi üretiyoruz. İhracatımızın en çok olduğu ve

    Ar-Ge çalışmalarımıza ağırlık verdiğimiz bölüm yapı kimyasalları. 380 bin ton gibi büyük bir kapasiteye sahibiz.” diyen iş kadını Nurcan Özdemir Gelecek dönemdeki yatırımlarından da bahseden Özdemir, “TEKNOSAB’ da 15 bin metrekarelik bir alanda yatırımımız olacak. Orada tamamen beyaz eşya ve otomotiv ile ilgili ürünlerimizi geliştirmek ve büyütmek istiyoruz. İstanbul’da merkez ofis düşünüyoruz, global marka olmamızın zamanı geldi bunla ilgili de çalışmalarımız var. EPSA her geçen gün büyüyecek. Ayrıca bizim sektörümüzde lider olan bir yabancı ortakla da önümüzdeki günlerde bir şirket evliliği planlıyoruz ” diye konuştu.




    KONU KÜRT OLUNCA…


    Zafer Partisi Genel Başkanının Peker ile görüşmek için Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) gitmek istediğini ve bu konuda girişim de bulunacağını belirttikten sonra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu feto darbecisi olarak suçladıkları arasında bulunan BAE’de görüyoruz.


    AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sisi ile verdiği poz ardından Soylu’nun BAE’de verdiği fotoğraflara bakıp, kendimize göre yorumlayıp, anlamak isterken bir haber de İYİ Parti’den geliyor.


    Ve Amerika sonrası İngiltere gezisini bitirip, ülkeye dönen ve Almanya ziyaretini erteleyen 6’lı masanın baş aktörü Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olması halinde seçimi kazanamayacaklarını belirten partinin başındaki Meral Akşener’in Suriye’ye gidip, Esed denen Esad ile görüşmek için ilgili yerlere başvuruda bulunacağı haberini alıyoruz.



    Yani Sisi ile görüştükten sonra “Esad ile görüşme olabilir siyasette küslük dargınlık olmaz. Eninde sonunda uygun şartlarda adımları atarız” diyen Erdoğan’ın bu açıklamasının hemen ardından onun rakibi olarak görünen Meral Hanım da hemde kara harekâtı yapılıp, yapılmayacak mı tartışmalarının sürdüğü bir esnada beklenmedik bir çıkış yapıyor ve Esad ile kendisinin görüşeceğini belirtip, bu yönde başvuruda bulunacağını belirtiyor.


    Evet, oynanan bu satranca baktığımızda ve uzun uzun düşünüp bundan sonraki hamlenin ne olacağını düşünmekten kafalar karışsa da oynanan satrançta hedefin Kürt Meselesi denen sorun olduğunu görmek mümkün.


    Çünkü dünya rekoru kıran enflasyon, iç ve dışta yaşanan toplumsal sorunlar, ABD ya da Rusya’nın veya başka ülke ile yaşanan sıkıntılar, hatta Karadeniz’de gaz çıkarma, Ay’a gitme projesi dahil, her konuyu öteleyen tek ama tek sorun, hatta en büyük sorundan daha büyük bir sorun olan sorunun Kürt Sorunu olduğunun sadece bizler tarafından değil ülkenin kozmik odasınca da kabul gördüğü ve bu sorun gündeme geldiğinde sağın, solun, muhafazakarın hatta pala bıyıklı devrimcinin bir araya gelip, dün denilenleri bir kenara itip, Dolmabahçe’deki yada 6’lı masadaki gibi değil, Yenikapı’dakinden öte bir araya gelindiğini biliyoruz.


    Yani konu Kürt ve onun adının verildiği sorun gündeme gelince akan sular durur ve tüm sular bir barajda birikir, o barajın kapağı birlikte açılıp,soruna topluca eğilmek birinci görev olur. Bunun en açık ve bariz örneği de sınır ötesi operasyonlarda tüm meclisin bir araya gelip, en kısa sürede el kaldırmasıyla çok iyi bilmekteyiz.


    Çünkü namaz kılmaya gitmek istediğimiz Suriye Emevi Camisine olmazsa da Esed denen Esad ile “sen değil biz görüşürüz“ diyeceğini düşündüğüm mevcut iktidardan önce bu çıkışı yapan Akşener’in asıl demek istediği tek bir şey var oda: Eyy iktidar bak senin ortaya koyduğun sınır ötesi politikan başarılı olmadı ve yıllardır var olan sorunu bitirmektense daha da büyüttü bırak biz gidip, o işi Esad’a bırakalım demek istemektedir.


    Ama şunu söylemeden geçemeyeceğim.


    Hatırlar mısınız bilmem, Özal döneminde de o iş, yani Kürt sorunu Saddam’a bırakılmış, Saddam’da Halpçe’de bu işi topluca çözmeye kalkmıştı. Ancak bir çukurda bulunup, kalın bir urgan ile asılan Saddam gitmiş, bir iki güzel barış, kardeşlik adımıyla çözülecek olan sorun yani “Ne Dolmabahçe masası ya..” denip, tekmelenen Kürt Sorununun da ülkede, Ortadoğu’da sorun olmaya hala devam ettiğini hatırlarım.


    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber 23.03.2016 tarihli haber


    MUHATABINIZ ARDA/FED’DİR


    ARDA/FED SANCAKTEPEDEYDİ..


    20 Milyonluk İstanbul’da yaşayan 600 bine yakın Ardahanlıyı en iyi şekilde temsil etme mücadelesi veren Ardahan Dernekler Federasyonu çatısı altında bulunan derneklerle birlikte Ardahan ve Ardahanlıları İstanbul’a anlatmaya devam ediyor.


    Son olarak kurucusu olduğu ve 17 İl Federasyonun bir araya gelip, kurduğu Anadolu Konfederasyonu yöneticileri ile birlikte ulusal gazete Yurt Gazetesinde tam sayfa verilen haber/röportaj’da Ardahan ve Ardahanlının son aylarda yaşananlara bakışını anlatan Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz ve ARDA/FED yöneticileri ile Ardahan Dernekleri Sancaktepe ilçesinde bulunan siyasi partileri ziyaret ederek, Ardahan ve ARDA/FED’i bölge siyasilerine anlattılar.




    Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ve çatısı altında 49 Ardahan İl Derneğinin bir araya geldiği Ardahan Dernekler Federasyonu yönetimi ve bağlı dernek yöneticileri ile İstanbul’un önemli semtlerinden olan Sancaktepe’de ki siyasi parti başkanlarını ziyaret ederek, hazırladıkları dosyayı bölge siyasilerine teslim ettiler.

    Esenyurt’tan sonra en çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul’un önemli ilçelerinden olan Sancaktepe’de ki AK Parti, CHP, HDP ve MHP İlçe Teşkilatlarını ziyaret eden Ardahan Dernekleri Federasyonu TBMM’sin de grupları bulunan 4 partiye Ardahan’ın ve İstanbul’da Ardahan’ı ve Ardahanlıları temsil etme iddiasında ki kısa adı ARDA/FED olan federasyonu tanıtıp, çalışmaları hakkında bilgi verdiler.




    Ziyaretleri hakkında bir açıklamada bulunan Ardahan Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz daha önce Esenyurt, Beykoz ve Sarıyer’de gerçekleştirdikleri ziyaretlerinde olduğu gibi Sancaktepe’de ki siyasi parti İlçe Başkanları ve yöneticileri ile tanışmak, bu güzelim ilçemizde yaşayan Ardahanlıların istem ve sorunları aktardık. Birçok Ardahanlının yaşadığı Sancaktepe Belediye Meclis Başkan Vekili Turgay Akpınar’ın da yanı sıra birçok Ardahanlı siyasetçi, iş adamının, akademisyen, bürokratın bulunduğu bu önemli ilçede yaşayan Ardahanlıların bir arada olması ve güçlü bir lobi olmak için verilen çabaya katkı sunması için bu tür ziyaretlere devam edeceklerini belirtti.

    20 Milyonluk İstanbul’da resmi olarak 360 binin üzerinde gayri resmi olarak 600 bin Ardahanlının yaşadığını belirten ARDA/FED’in Gazeteci Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz güzel ülkemizin sınır kenti Serhat Ardahan’da doğup, doymak için geldikleri İstanbul’da yaşam mücadelesi veren Ardahanlıları bir araya getirmek, kurudukları dernekler ile onları temsil etmek ve bu derneklerin çatı örgütü olan Ardahan Dernekler Federasyonu kanalı ile güçlü bir lobi oluşturmak olduğunu belirtti.

  • Karatay Davutoğlu’nun danışmanı oldu..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    Veysel Karatay mazbatasını Genel Başkanı Prof. Dr.  Ahmet Davutoğlu’nun elinden alarak resmen Genel Başkan Danışmanı oldu.


    Gelecek Partisi Esenyurt Kurucu İlçe Başkanı Veysel Karatay, mazbatasını alarak Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun resmen danışmanı oldu.


    Danışman olmaktan dolayı büyük bir onur duyduğunu belirten Karatay, “Bugün burada, genel başkanımızın elinden mazbata almanın mutluluğunu yaşıyorum. Genel başkanımızla birlikte Türkiye’ye hizmet edecek olmanın haklı gururunu yaşıyorum. Gelecek Partisi olarak Türkiye için her şeyin en iyisi olması adına canla, başla çalışacağımızı belirtmek istiyorum” dedi. Karatay’ın danışmanlık görevine gelmesi nedeniyle mutlu olduğunu belirten Davutoğlu ise “Kendisine hayırlı olsun, partimize ve ülkemize hayırlı olsun diyorum. Karatay, değerli bir insan. Ve kendisiyle beraber Gelecek Partisi’nde ülkemiz için çalışacağız” ifadelerini kullandı.


    İlçeleri Doğalgaz bekleyen

    ARDAHAN’DA SOBALAR YANDI..


    Yağan karla birlikte kışın iyiden iyiye kendisini his ettrdiği Ardahan’da bir köyde içme suyu çalışmalarına katılan protokol üşüyünce köy odasının sobasının etrafını sardılar. 


    Geçmiş yıllarda ‘Yanmıyor’ diye çöpe atılmıştı..


    4 ilçesi doğalgaz bekleyen Ardahan İlçe merkezi ve bağlı mahallelerde 

    yardım kömürü dağıtımı yapıldı. 

    Her yıl olduğu gibi bu yılda ihtiyaç sahibi olan ailelere kömür yardımının yapıldığı 

    Ardahan’da sobalar yanmaya başladı.

    Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Müdürlüklerinin yanı sıra CHP’li Ardahan Belediyesince de dağıtılmaya başlanan kömürler öncesi sobalar da yandı.

    Yeniden dağıtılmaya başlanan yardım kömürleri geçtiğimiz yıllarda bazı vatandaşlarca yanmıyor denerek çöpe atmaları dikkat çekmişti. 


    Ayağına çağırmadı, Ayaklarına gitti!


    Yağmaya başlayan karla yüzünü iyiden iyiye gösteren kış öncesi yoğun iş temposu ve il dışında bulunan Ardahan Valisi  Hüseyin Öner, unutmadığı öğretmenleri ayağına çağırmadan, kendi ayakları ile gittiği evlerinden ziyaret edip, hediyelerini kendisi verdi.

    Vali Öner Ardahan merkezinde emekli öğretmenler Gülay Demiral ve Celal Avşar’ı evlerinde ziyaret ederek gün dolaysula hazırlana  hediyelerini elden teslim etti.



    TAPU VE KADASTRO ÇÖKÜNCE!


    Yazıma başlamadan önce  size bir haber vereyim.


    ‘Tapu kadastroda sistem çöktü… Tapu kadastro Genel Müdürlüğünün bilgi işlem sisteminde çökme meydana geldiği için Türkiye çapında işlemler aksadı. Bu durumdan Diyarbakır dahi etkilendi, vatandaşlar tapuda işlemlerini yapamadı.’

    Ve beni arayan bir dostum aynı durumun Ardahan’ın, İstanbul’un da içinde bulunduğu birçok kentte hatta tüm ülkede yaklaşık bir haftadır durumun vahim derecede olduğunu ve bu konuyu acil olarak dile getirmemi,  ülke genelinde yapılamayan işlemler yüzünden zararlarının çok büyük olduğunu söylüyordu.

    Geçtiğimiz Perşembe gününden bu yana yaşanan bu sorunu gecikmeli olarak bana bildiren dostuma, ‘Ya bu toplum niye  kendi başı  sıkışınca bağırıyor. Sen bu  sorunu bilmene rağmen niye bekledin, aynı dakikada haber vermedin..’ diye sitem ettikten sonra bir de teşekkür ettim.

    Teşekkürümün nedeni yazmayı düşündüğüm bir konuyu yani bu önemli konuyu, tapu ile köylerdeki arazileri atadan dededen kalma arazileri çeper dibindeki sözde bilir kişilerce verilen bilgilere dayayıp, başkalarının üzerine yazan, bunu da ‘askıya çıkardım, gelip baksaydınız’ diyerek suçu üzerinden atan, yıllarca süren ve bitmeyen davalar nedeniyle mahkeme dosyalarını arttıran Tapu ve Kadastroyu bana hatırlattığı içindi.


    Çünkü geçtiğimiz günlerde ele aldığım ‘Bürokrasi, bürokrat duruyor, biz gidiyoruz gibi..’ başlıklı yorumum ve o yorumda geçen ‘Tapu da olduğu gibi 1960 lı yıllardan kalan sararmış dosyaların raflarda toz içinde olduğunu, Adliyelerin alt katlarındaki arşivlerin üstten akan kanalizasyon suları yüzünden harap olduğunu, müdür ve idarecilerinin çoğunun da emekli olmamak için direnen birer yorgun demokrat olduğunu görmeye devam ettiğimiz ülkedeki asıl iktidar olan bürokrasinin, Recep Tayyip Erdoğan’lı güçlü siyasi iktidara rağmen 20 yıldır bir adım ileri 3 adım geriye gitmekten öte bir değişiklik yaşamadığını da anlarız.’ satırları üzerine beni arayan 312 ile başlayan bir telefon görüşmemi gazetemizde ve köşemde anlatma sözümü bana hatırlatmıştı.

    Evet, ‘Bürokrasi, bürokrat duruyor, biz gidiyoruz gibi..’ başlıklı yorumum ve o yorumda geçen ‘ başlıklı yazımın ardından beni Ankara’da bulunan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne ait 0312 nolu telefonun bağlandığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Yardımcılarından, Daire Başkanı Hasan Çelik isimli bürokrat yazımda geçen ve bu ülkede asıl iktidarın bürokrasi olduğu iddialarıma kendince cevap verip, kendisinin de içinde bulunduğu bürokrasinin derdinin iktidarlık değil, devletine hizmet etmek olduğunu anlattıktan sonra içinde bulunduğu kurumun çok iyi çalıştığını hatta kuruma çağ atlatan birçok önemli işlere imza attığını anlatarak benim tapu müdürlüğü ile ilgili satırların kendilerini ilgilendirdiği için ve varsa bir sorun çözülmesi için kendilerine anlatılmasını istiyordu.




    Konuşmasından gayet mütevazi bir kişiliğe sahip olduğu imajını bana bırakan ve ‘Bürokrasi, bürokrat duruyor, biz gidiyoruz gibi..’ başlıklı yazımı aralarında Genel Müdüründe bulunduğu Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün üst idarecileri ile birlikte okuduklarını belirten Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Hasan Çelik’i dinleyip kendisine teşekkür ettikten sonra anlatmak istediğimin, MEGRİ, MEGRİ türküsü eşliğinde hallerine ağlayan siyasiler olduğu gibi hizmet bekleyen halkı yoran hantal bürokrasiden bahsetmeye çalıştığını ve bu bürokrasinin içinde Tapu ve Kadastronun da olduğunu söyledikten sonra bu konuyu ve bu telefon görüşmesini yeniden ele alacağımın sözünü verdikten sonra hassasiyetlerine kendisine ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürüne teşekkür edip telefonu kapatmıştım.

    Ve mecliste halkın vekili olarak seçilmiş milletvekillerine demediğini bırakmayan İçişleri Bakanı Soylu gibi bürokrat olan yardımcısının kıs kıs gülüp, önünde ki simide peynir sürüp yemesini hatırlatan ülke de ki bürokrasinin ne kadar güzel çalıştığını hatırlatan bu telefon görüşmesi bana bir başka konuyu da hatırlattı.

    O da bu ülkenin ayakta kalması için beni arayacak, bilgilendirecek kadar mütevazi olan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ekibi gibi duyarlı bürokratlarında olduğu ve bu ülke ayaktaysa onlar gibi bürokratların sayesinde ayakta kaldığıydı.

    Evet, iktidar olmaları halinde ülkeye çağ atlatacaklarını bunu da yanında uyuyan eşi ile Amerika’da, Almanya’da yerlerinde oturup, ‘Ayağa kalkın’ diyen CHP Genel başkanının başkanlık ettiği ve İstanbul’da düzenlenen 2.Yüz yıla çağrı’ toplantısına bizzat gelmeden uzaktan katılan bürokratları gibi bürokratlarını kurtarıcı olarak bekleyen bu ülkenin ayakta kalması için çabalayan onca bürokratın da var olduğunu biliyorum.

    Bunun yanında beni arayıp, bilgilendirecek kadar mütevazi olan ve ‘tapu ve kadastroda çağ atlattık’ diyen ama çağın en önemli sistemi olan bilgi işlem merkezinde yaşanan sorunu günlerdir çözemeyen bürokratların da bu kurumlarda olduğu anlaşılmayan ve bir mafya liderinin yaşanan ekonomik sıkıntıların kendileriyle ilgili olmadığını belirten ama bunu belirttiği için sahipsiz kalıp, istifa yetmedi özür dilemek zorunda kaldığı üç harfli market sahiplerini tehdit ettiği bir ülkedeyiz.

    Ve suçlu olanın o bürokrasiyi çalıştıramayan idareciler ile siyasilerin beklenmedik bir anda gittiği ama onların yani bugünkü iktidara puan kaybettirip, gidebileceğine vesile olan bürokrasinin asıl önemli sorun ve gizli iktidar olduğunu anlatmıştım o ve onca yazımda…




    Ha unutmadan yazımın ortasında ki resimde gördüğünüz gibi bu ülkede nice böyle adı, sanı çok bilinmeyen ama başta siyasilerin ‘yakınım’ dedikleri olmak üzere ne yaptıkları çokta bilinmeyen, anlaşılmayan onca değil yüzlerce kurumun olduğunu da görüyor, gecenin karanlığında fotoğraflıyordum…


    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber 24.03.2016 tarihli haber


    Ardahan Siyasi Haberler CHP, AKP’yi Savcılığa İhbar Etti!


    Cumhurbaşkanı ve Başbakan hakkında suç duyurusunda bulundu.


     


    CHP Ardahan İl Başkanlığı, Çözüm sürecinin son dönemde yaşanan terör olaylarına zemin hazırladığı gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu, eski Başbakan Yardımcısı ve Ak Parti Van Milletvekili Beşir Atalay, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, İçişleri Bakanı Efkan Ala, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, bazı İl Valileri, MİT ve bazı kamu görevlileri hakkında “Terör örgütüne yardım ve yataklık” suçundan suç duyurusunda bulundu. 

    CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan, ilçe başkanları ve partililerle birlikte suç duyurusu dilekçesini Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığına teslim etti. 

    “GÖZ YUMULDU” 

    Ardahan Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yapan CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan, “Ülkemizde yoğunlaşan terör eylemleri hepimizde derin bir üzüntüye neden olmaktadır. “Çözüm Süreci” adı altında, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emir ve talimatıyla, AKP hükümeti üyeleri ve bürokratlarınca terör örgütünün lideri ve üyeleri ile bir dizi görüşmeler yapıldığı kamuoyunun malumudur. Buna karşın Genel Başkanımız ve Partimizin tüm kademelerince yapılan, sürecin parlamento temelinde yürütülmesi ve şeffaf olması uyarıları ise göz ardı edilmiştir” dedi. 

    Bu dönemde, terör örgütünün şehir yapılanmasını kuvvetlendirmesine ve örgütün şehir ve ilçe merkezlerine silah ve mühimmat depolamasına dönemin AKP hükümetinin Başbakanı, üyeleri ve bürokratlarınca göz yumulduğu, fırsat verildiği bilinmektedir diyen taştan, sözlerini şöyle sürdürdü:

     “Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan, Valilere, Kaymakamlara ve güvenlik güçlerine müdahale etmemeleri konusunda talimat verdiklerini bizzat ikrar etmiştir. Gelinen süreçte AKP hükümetinin bu yardımları sayesinde güçlenen terör örgütü yeniden silahlı ve bombalı eylemlerine başlamıştır. 

    Terörün bu denli yoğunlaşmasında terör örgütünün tahkimat yapmasına göz yuman ve bürokratlara bu konuda emir, talimat veren dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, dönemin AKP’li hükümet üyeleri ve bürokratlarının bu eylemleri “Terör Örgütüne Yardım ve Yataklık” suçunu oluşturmaktadır. bu nedenle Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu, Beşir Atalay, Yalçın Akdoğan, Efkan Ala, Hakan Fidan, İl Valileri, MİT ve ilgili kamu görevlileri hakkında “Terör Örgütüne Yardım ve Yataklık” suçundan bugün suç duyurusunda bulunduk.”

  • Tezek bulmak bile zorlaştı!..





    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Doğu Anadolu Bölgesi’nde özellikle köylerde yaygın olarak kullanılan tezek yoksul aileler için altın değerinde.


    Doğalgazın yaygınlaşmasıyla gündelik hayattan çıkan tezek bugünlerde yeniden rağbet görmeye başladı.


    Ancak, tezek üreten ve satan çiftçiler talepleri karşılayamıyor. Bu aylarda geceleri çoğu zaman hava sıcaklığının eksi 20-30 derecelere düştüğü Erzurum, Sivas, Ardahan, Kars, Iğdır, Ağrı, Muş, Bingöl, Bitlis, Van ve Hakkari gibi illerde tezek kullanımı yeniden gündeme geldi.


    Bu şehirlerde geçmiş yıllara kıyasla artan hava kirliliği ve kömür kokusu doğalgaz kullanıcılarının kömüre geçtiğini gösteriyor.


    Özellikle ilçeler ve şehirlerin kenar semtlerinde ise insanlar tezek yakıyor. Ancak hayvancılığın merkezi olan Doğu Anadolu’da artık tezek bulmak da zor.


    BİR RÖMORK TEZEK 500- 700 TL


    Erzurum Aziziye ilçesinde besicilik yapan İmdat Yıldırım, “İnsanların tezeğe muhtaç kalacağını bilseydik vaktiyle daha çok yapar, bahardan hazırlardık” diye konuştu. Doğu Anadolu Bölgesi’nde traktör römorkları ile satışı yapılan 1.5-2 ton aralığındaki tezeğin fiyatı 500 ile 700 lira arasında değişiyor.


    Iğdır’ın Kavaklı ve Söğütlü Mahallesi’nde pek çok ailenin tezek yaktığını anlatan aile hekimi Mehmet Kum, kendi imkanları ile yoksul ailelere tezek yardımında bulunuyor. Doğubayazıt Caddesi Karakuyu Sokak’ta yerlerini alan tezek satıcıları, müşteri bulmakta zorluk çekmiyor ancak tezek bulmak da zorlandıklarını belirtiyorlar.


    Tezek satarak geçimini sağlayan Abdulsellam Galitekin de, “Biz köylerden bu tezekleri getiriyoruz. Hayırseverler de bizden bu tezekleri alarak ihtiyaç sahiplerine veriyorlar ancak artık köylerde de tezek bulamıyoruz” diye konuştu.




    Sendelemek…


    Sabahın üçünde gazetelerimizin manşetlerini hazırlamaya çalıştığım bir sırada aniden sislerin sardığı gözlerimi açık tutma gayretim başımın arka kısmından başlayan şiddetli ağrı ile beni teslim almasına rağmen verdiğim mücadeleden yenik düşüp, kendimi zor eve attığım saatlerde Ankara merkezli siyasetinde benden beter bir halde olduğunu cep telefonuna gelen son dakika bir kara haberle öğreniyordum.

    53 yaşıma girdiğim şu günlerde bu zamana gelene kadar solumdan yediğim kurşun, aynı yerden aldığım bıçak darbesinden daha ağır bir acı ile beni kıvrandıran baş ağrımın nedenini merak ederken, Ankara’nın da hastalanıp, hastanelik olduğunu kendisine kendim kadar acıyarak öğreniyordum.


    Tesadüf mü bilmem ama kendisini zaman zaman acımasız eleştiren biri olarak ikimizin de aynı anda, hatta aynı saatlerde rahatsızlanmamızın nedeninin olağanüstü bir çalışma temposu içinde kendimizi kaybetmemizin bu sendelemelere neden olduğunu da iki elimin arasına aldığım başımın ağrıysıyla düşünüyor, o saatte uyandırdığım eşime yaktırdığım elektrik ocağının önünde salonda halsizce yere düşüyordum.

    Yılda ortalama 8 kez doktora koşan bir toplumun ferdi olarak önünden geçtiğim hastaneye değil de, niye kendimi eve atıyordum onu da anlayamıyordum…

    Acaba doktor olmaz, muayene edecek kimseyi bulamaz diye mi onu da anlamamıştım…

    Ancak Belediye başkanımızın kulvar yapacağım deyip, 3 yıldır yapamadığı çok şey gibi bozuk yolda zor bela attığım evden yeniden çıkıp, gittiğim hastanede yediğim iki iğne ile ancak kendime gelirken, yoğun temponun getirdiği yorgunlukla sendelemeye başlayan vücudu gazeteci, başkan ya da Ankara olsanız çokta yormamak gerek şu bir türlü düzelmeyen dünya da…


    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber 21.02.2016 tarihli haber


    MHP İL BAŞKANINDAN BAHÇELİYE TEPKİ


    Muhalif kanadı susturmak için parti teşkilatlarını fes etmeye başlayan MHP Genel Merkezi ve Genel Başkanına bir tepki de MHP Ardahan İl Başkanından geldi.


    MHP ARDAHAN İl Başkanı Taşkın Polat Olağanüstü Kongre çağrısından sonra görevden alınan il başkanları ve teşkilatları ile gelinen sürece ilişkin basın açıklaması yaptı. 


    Milli Devlet, Güçlü İktidarla bezenmiş Milliyetçi Türkiye’ nin kurulması için besmele çekip zora talip olan, mücadelenin iman, sabır ve çileyle yoğrulması gerektiğine inanan, “zaferle değil seferle yükümlü olduklarını” bilen, “Tanrı Dağı kadar Türk, Hıra Dağı kadar Müslümanız” diyen Anadolunun mahsun ve mazlum ülkücüleri olarak, tabutluklardan başlayıp idam sehpalarına kadar uzanan bir hayata tâlip olan, gençliklerini yaşamadan en güzel yıllarını zindanlarda, hücrelerde geçiren Başta Rahmetli Başbuğumuz ALPARSLAN TÜRKEŞ olmak üzere ülkü devlerinin bize bıraktığı emaneti dünya döndükçe güneş doğdukça koruma yüceltme ve yükselteme karar ve azmi ile göreve talip olduk. Allah nasip etti. Bizler, birilerinin müsaade ettiği kadar milliyetçilik yapmayı, Egemen güçlerin izin verdikleri oranda inançlı olmayı kabul etmeyen; kalemi, kelâmı ve selâmı Kıble’ye dönük olan, gönlü Türk Dünyası’nı kucaklayan, kalbi Türkiye için çarpan Önce Ülkem sonra partim sonra ben diyen, inandıkları yolda dimdik yürüyen, kırılmayı göze alan, fakat hiç bir zaman bükülmeyen bu ülkeyi karşılıksız seven davasına ölümüne bağlı İl başkanlarıyız. Bu güne kadar inandığımız ve kutsal saydığımız davamızın emrinde gece gündüz demeden her türlü maddi ve manevi fedakarlıkla tüm siyasi baskılara rağmen yılmadan yıkılmadan kimseye eyvallah etmeden görevimizi yapmaya çalıştık. Eksikliklerimiz olmuştur, Lakin kesinlikle bilerek yanlışımız olmamıştır. Olmayacaktır. Türkiye’nin içinde bulunduğu bu arzu edilmeyen durumdan kurtulması ancak güçlü ve İktidar alternatifi olacak bir MHP ile mümkündür. 1 Kasım genel seçimleri sonrasında mensubu olmaktan gurur duyduğumuz Partimiz, çok büyük bir oranda oy kaybederek eli kanlı pkk’nın siyasi temsilcisi olan bir partinin gerisine düşmesi, bu davaya gönül vermiş, partimizin her kademesinde görev yapmış ve halen yapan gönüldaşlarımızı derinden yaralamıştır. Çok Muhterem Genel Başkanımız, Hareketin lideri Türkmen Beyimiz Devlet Bahçeli 18 yılı aşkın sürede sağlığı dahil maddi ve manevi fedakarlıklarla partimize zeval vermeden devlet adamlığı ciddiyeti ile bu güne kadar özveri ile görev yapmıştır. Bu özellikleri ile tarihe mal olmuş bir devlet adamıdır. Ancak 47 yıllık bir şerefli bir maziye sahip ömrümüzü verdiğimiz partimiz bu günkü oy oranına layık değildir. Bu gidişatın nedenlerinin araştırılması aksi halde ömründe MHP dışında hiçbir partiye oy vermemiş olan bu güzel insanların sandığa dahi gitmeme düşüncelerini seslendirmeleri ve teşkilatlarımıza bir kurultay’da bu sorunlar tartışılsın, baskıları üzerine bizlerde demokratik hakkımızı kullanarak bir “Olağanüstü kongre “ toplanması yönünde talebimiz olmuştur. Partimizin ufkunu açacak, iktidara taşıyacak bu talebimiz karşısında 4 il Teşkilatının fesih edilmesini demokrasimiz ve partimiz adına uygun bulmadığımızı, bu tür tasarrufun partimizi büyütmeyeceğini aksine küçülteceğini partililerimiz ve kamuoyu saygı ile paylaşırız.


    MHP ARDAHAN İL TEŞKİLATLARI ADINA İL BAŞKANI Taşkın POLAT

  • DEPREM DÜN MESAJLARLA HATIRLATILDI.. **RAY'DA VAR, TREN DE GEÇİYOR AMA TRENİN DURACAĞI BİR DURAK YOK!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Başta Ardahan’ı tanıtıyoruz deyip, Ardahan kaşarı, balı olmayan ürünlerle stand açanlar ve nerede doğduğunu bilmedikleri Kura Nehri gibi kentin simgesinin ne olduğunu bilmeyen organizatörlerden aldıkları paralar uğruna tanıtım günlerini semt pazarlarına kadar düşürenler olmak üzere oturdukları masa başında klavye kahramanlığı yaparak, ‘Doğu Expresinin son durağı olsun, Ardahan’a tren gelsin’ diyerek kampanyalar açan, mesajlar atanların görüp, bilmediği tren rayları da var, üzerinden trenlerde gelip, geçiyor.


    Orta Asya’dan kalkıp, Kafkaslara kadar uzanan Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun geçtiği Ardahan’ın Çıldır İlçesinin sınırları içinde bulunan Çıldır Gölünün yanı başına kadar gelen tren rayları ve üzerinden trenlerin gelip, geçtiğinden bihaber sözüm ona Ardahan sevdalıları ve Ardahanlıların sınırları içine kadar uzamasını istedikleri Doğu Expresi’nin durması için istedikleri istasyonda da hala bir haber yok.



    DİKKAT!!! ‘Deprem mi, savaş mı çıktı?!’


    demeyin tatbikat olacak!


    Başta kentsel dönüşüm olmak üzere depremden depreme gündeme gelen ama kısa sürede unutulan depremi hatırlatacak olan sirenlere dikkat.

    Bugün 12 Kasım saat 18.57’de ülkece tatbikat yapacağız. Radyo ve televizyonlar anons geçecek, telefonlarınıza uyarı gelecek.

    Düzce Depremi’nin yıldönümü olan 12 Kasım’da ülke genelinde yapılacak tatbikat sırasında ‘Çök-kapan-tutun’ denilerek çalacak olan sirenlere dikkat.

    Bu çerçevede Ardahan AFAD’da Ardahan Öğretmen Evi ile boşaltılan Tugay’ın bulunduğu sahada açtığı sergi ile deprem esnasında kullanılan malzemeleri ve yapılacakları anlatacaklar.




    Memleket Güllük, Gülistanlık..


    Başkanı 657’ye tabi memurlara hakaret ettiği gerekçesiyle siyaset yasağı dahil cezalandırılması istenen İstanbul belediye seçimleri gibi ‘seni başkan yaptırmayacağız’ diyen HDP kazandı diye İki seçimin üst üste getirildiği 2015 seçimlerinden bugüne baktığımızda yani yarısının seçim tartışmaları yarısının pandemiyle, tümü ise ekonomik krizle geçen 2022 yılını da geride bırakmaya az kaldığını görmekteyiz.

    Ve Türkiye’nin Kafkasya’ya açılan iki gümrük kapısına sahip Ardahan’da hastanenin her gün şikayet edilmesi, hayvan hastalıklarının her geçen gün yayılmasına karşın meydanların açık tutulması, başta yüksek kesimlere olmak üzere kar yağışının başlamasına rağmen, 20 yıldır bir türlü bitirelemeyen Göle yolu gibi Çıldır ve diğer yolların soğukların başladığı şu günlerde asfaltlamaya devam edilmesi bunca boş geçen yıllar gibi çok önemli şeyler değil sanki..

    Zira başta Ardahan ve Hanak Belediye Başkanları olmak üzere yerel yöneticilerinin makamlarında bulunmadığı memleketimde sorun yokmuş gibi sanalda ve yalaka takımları aracılığıyla herşeyi güllük, gülistanlık göstermek isteyenlerin derdi bu yılda yapılmayan Ardahan kent içindeki yollar, kaldırımlar, parklar, bahçeler değil, yapılmaya başlanıp 5 yılda ancak 478 metre kazılan ve bu gidişle 50 yılda bitmeyecği  söylenen Posof/Ulgar, tünelinin yanında Şavşat/Sahara, Çıldır/Mozoret Tünelleri ise hiç değil onların derdi ‘Ben kazandım, sen kaybettin’ diyerek bu dert ve sorunları hatırlatanları susturmaktır..




    İl Başkanı ile Îlçe Başkanı ve yönetiminin aralarının olmadığı HDP eş Başkanı Pervin Buldan’ın seçim öncesi geldiği, MHP’nin yeni İl Başkanını görevden aldırdığı İlçe Başkanlarının yerine yenilerini bulamadığı bu yetmezmiş gibi komşu kent Kars’ta MHP İl Teşkilatının toplu istifa ettiği memleketimde sus pus olmuş bir muhalefetin yokluğu yetmezmiş gibi elektrik, su, tabela, vergi borçlarını toplama derdine düşen belediyelerin siftah yapmadan kepenk kapatanları umursamadığı bir kentte gazeteciler de, ajanslar da bugün hala devam eden göç dolayısıyla nüfusun 95 binin altına düşmesine rağmen gözlerine taktıkları pembe gözlüklerle her şeyi güllük, gülistanlık göstermeye devam ederler..

    ‘Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ düşüncesiyle yaşananları görmezden gelenlerin birikmesine neden olduğu onca sorunun altında ezildiklerinin farkına varmadan oluşturulan güllük, gülüstanlık algısıyla yaşar giderler. Akşam saat 19.00’da  cadde ve sokaklarda kimsenin  kalmadığı Ardahan’da..

    Üniversitenin kendi kampında, diğer kurumların kendi havasında günü kurtarma hesapları ile resmi daireleri açıp kapattığı Ardahan’da var olan ama görülmek istemeyenlerle bir yılı daha geri de bırakıyoruz..

    Kısacası; her şeyin güllük, gülistanlık olduğunu sanıp, hiç bir şeyin güllük, gülistanlık olmadığını anlamadan..


    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber 26/01/2016 tarihli haber


    Atalay Irak’ta Endonezya Ödülü Aldı


    İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamentolar Birliği Başkanı ve Uluslararası Siyasi ve Hukuki İşler Komisyonu üyesi olarak ülkeyi temsilen gittiği Irak’ta; çeşitli ülke heyetleri ile toplantılar yaparak görüşmelerde bulundu.


    İslam dünyasın da ki savaşların durdurulması ve bölgeye Barışın gelmesi için yoğun çaba harcayan Atalay;”Ilim, düşünce, sanat, ilahiyat, felsefe, edebiyat ve hukuk gibi temel alanlarda 9 yy’dan 13 yy’la kadar Dünyanın ”Işık ve Kültür Başkent’i” ünvanına layık görülmüş,güzelim Bağdat şimdi Güvenlik Duvarlarıyla örülü korkunun işgalinde kalmışlığın hüznünü yaşıyor. İmam Azam, Musa Kazım, Abdülkadir Geylâni, Rabıatü’l Adevi, Cüneydi Bağdâdi gibi büyük zatların türbelerini ziyaret etmek istedik ama güvenlik sebebiyle üç gündür izin alamıyoruz.”diyerek savaşın insanın yaşama hakkının üzerindeki vahşet ile geçmişte insan oğlunun emek ederek Tarıhe bıraktıkları kültür mirasının savaşlarla nasıl yok edilerek duvarlarla çevrili yasak alanlar olmasına tepki gösterdi.

    Üç gün süren Uluslararası Siyasi ve Hukuki İşler Komisyonu süren yorucu bir programı tamamlayan Atalay; Endonezya Meclis Başkan Vekili ve Heyeti ile bir toplantı yaptı.

    Endonezya Meclis Başkan Vekili ve Heyeti Barışa sunduğu katkı ve çabalarından dolayı ülkesi adına Atalay’a bir de plaket verdiler.


  • Ardahanlı Kurultay'a Gidiyor! SİZ DE DAVETLİSİNİZ..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Yenilik Partisi Genel Başkanı, Büyükelçi Ardahanlı Milletvekili Öztürk Yılmaz başta Ankara’da bulunan Ardahanlıları olmak üzere tüm Türkiye’yi 13 Kasım Pazar günü Ankara Ulus’ta bulunan Atatürk Kapalı Spor Salonu ve Sergi Sarayı’nda yapılacak olan kurultaya davet etti.


    Seçime katılma hakkı kazanacak olan Büyük Kurultaylarına herkesi davet ettiğini belirten Ardahanlı, Ardahan Milletvekili, Yenilik Partisi Genel Başkanı, Büyükelçi Öztürk Yılmaz kurultay öncesi gazetemize yaptığı açıklamada, “Millet yenilik istiyor! Yenilik Partimiz halkla iktidar olacak.” İfadelerini kullandı.


    HALKIMIZDAN DESTEK BEKLİYORUZ


    Yenilik Partisi olarak geliştirdikleri projeleri anlatan Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz, “Türkiye’yi yeni bir döneme götürecek olan bizleriz. Halkımızla birlikte Türkiye’de yeni bir dönemi başlatacağız. Yenilik Partisi’ne halkımızdan destek bekliyoruz.” dedi.


    MUHALEFET DE İKTİDAR DA BİRBİRİNİN AYNISI OLDU


    Muhalefetinde iktidardan farkının kalmadığını açıklayan Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz, “20 yıldır iktidarı başımızda tutanlar aslında iktidarın eliyle yönetilen muhalefettir. Türkiye’de muhalefet kukladır ve hatta iktidarın aynısıdır. Bu muhalefet ve iktidardan kurtulabilirsek ülkemize yeniliği getireceğiz” şeklinde konuştu.


    13 KASIM’DA KURULTAYA GİDİYORUZ, DAVETLİMSİNİZ


    Vatandaşları 13 Kasım tarihinde yani bu pazar bugün yapılacak kurultaya davet eden Yılmaz, “13 Kasım tarihinde Yenilik Partimiz kurultaya gidiyor. Tüm vatandaşlarımızı ve esnafımızı kurultayımıza, Ankara Ulus’ta bulunan Atatürk Kapalı Spor Salonu ve Sergi Sarayı’nda yapılacak olan büyük kurultayımıza bekliyoruz.” dedi.




    Memleket Güllük, Gülistanlık..


    Başkanı 657’ye tabi memurlara hakaret ettiği gerekçesiyle siyaset yasağı dahil cezalandırılması istenen İstanbul belediye seçimleri gibi ‘seni başkan yaptırmayacağız’ diyen HDP kazandı diye İki seçimin üst üste getirildiği 2015 seçimlerinden bugüne baktığımızda yani yarısının seçim tartışmaları yarısının pandemiyle, tümü ise ekonomik krizle geçen 2022 yılını da geride bırakmaya az kaldığını görmekteyiz.

    Ve Türkiye’nin Kafkasya’ya açılan iki gümrük kapısına sahip Ardahan’da hastanenin her gün şikayet edilmesi, hayvan hastalıklarının her geçen gün yayılmasına karşın meydanların açık tutulması, başta yüksek kesimlere olmak üzere kar yağışının başlamasına rağmen, 20 yıldır bir türlü bitirelemeyen Göle yolu gibi Çıldır ve diğer yolların soğukların başladığı şu günlerde asfaltlamaya devam edilmesi bunca boş geçen yıllar gibi çok önemli şeyler değil sanki..

    Zira başta Ardahan ve Hanak Belediye Başkanları olmak üzere yerel yöneticilerinin makamlarında bulunmadığı memleketimde sorun yokmuş gibi sanalda ve yalaka takımları aracılığıyla herşeyi güllük, gülistanlık göstermek isteyenlerin derdi bu yılda yapılmayan Ardahan kent içindeki yollar, kaldırımlar, parklar, bahçeler değil, yapılmaya başlanıp 5 yılda ancak 478 metre kazılan ve bu gidişle 50 yılda bitmeyecği  söylenen Posof/Ulgar, tünelinin yanında Şavşat/Sahara, Çıldır/Mozoret Tünelleri ise hiç değil onların derdi ‘Ben kazandım, sen kaybettin’ diyerek bu dert ve sorunları hatırlatanları susturmaktır..




    İl Başkanı ile Îlçe Başkanı ve yönetiminin aralarının olmadığı HDP eş Başkanı Pervin Buldan’ın seçim öncesi geldiği, MHP’nin yeni İl Başkanını görevden aldırdığı İlçe Başkanlarının yerine yenilerini bulamadığı bu yetmezmiş gibi komşu kent Kars’ta MHP İl Teşkilatının toplu istifa ettiği memleketimde sus pus olmuş bir muhalefetin yokluğu yetmezmiş gibi elektrik, su, tabela, vergi borçlarını toplama derdine düşen belediyelerin siftah yapmadan kepenk kapatanları umursamadığı bir kentte gazeteciler de, ajanslar da bugün hala devam eden göç dolayısıyla nüfusun 95 binin altına düşmesine rağmen gözlerine taktıkları pembe gözlüklerle her şeyi güllük, gülistanlık göstermeye devam ederler..

    ‘Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ düşüncesiyle yaşananları görmezden gelenlerin birikmesine neden olduğu onca sorunun altında ezildiklerinin farkına varmadan oluşturulan güllük, gülüstanlık algısıyla yaşar giderler. Akşam saat 19.00’da  cadde ve sokaklarda kimsenin  kalmadığı Ardahan’da..

    Üniversitenin kendi kampında, diğer kurumların kendi havasında günü kurtarma hesapları ile resmi daireleri açıp kapattığı Ardahan’da var olan ama görülmek istemeyenlerle bir yılı daha geri de bırakıyoruz..

    Kısacası; her şeyin güllük, gülistanlık olduğunu sanıp, hiç bir şeyin güllük, gülistanlık olmadığını anlamadan..


    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber 27/01/2016 tarihli haber


    Ardahanlı Kurultay'a Gidiyor! SİZE DAVETLİSİNİZ..ARDAHAN SARIYER’E ANLATILDI..


    ARDAHAN FEDERASYONU HABERLERİ


    Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan Ve çatısı altında 50’ye yakın Ardahan Derneğinin bir araya geldiği Ardahan Dernekler Federasyonu dünyanın önemli metropollerinden olan İstanbul’da Ardahanlıların varlığını hissettirmeye devam ediyor.


    Resmi kayıtlara göre 280 bin, gayri resmi söylemlere göre 600 bin Ardahanlının yaşadığı İstanbul’da güçlü bir lobi oluşturmak için çabalayan ve ‘Ardahanlıların Buluştuğu Merkez’ sloganı ile yola çıkan Ardahan Dernekler Federasyonu 39 İlçesinde 39 Ardahan İl Derneği kurmaya çalıştığı İstanbul’un ilçe ziyaretlerine Sarıyer’de devam etti.



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın genel başkanlığına gelmesinden sonra hareketli günler yaşayan ve yönetimi ile çatısı altında bulunan dernek yöneticileri ile birlikte önce bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul Esenyurt ve Beykoz’da ki siyasi parti teşkilatlarını ziyaret edip, Ardahanlıların siyasetçilerden beklentilerini birer dosya ile TBMM’sin de grubu bulunan partilerin temsilcilerine sunan ARDA/FED geçtiğimiz günlerde de yine bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul’un sahil ilçelerinden olan Sarıyer’de CHP; HDP; MHP ve AK Parti İlçe Teşkilat e Örgütlerini ziyaret ederek bölgede ki Ardahanlıların siyasetteki beklentilerini partilerin ilçe yöneticilerine aktardı.



    İstanbul Sarıyer Ardahanlılar Derneğinin ev sahipliğini yaptığı ziyarette önce büyük kurultay’dan sonra 150 partili ile Diyarbakır’a giden CHP Sarıyer İlçe Başkanlığını ziyaret eden Ardahan Dernekler Federasyonu Yöneticileri Sarıyer yerelinde iktidar olan CHP’nin oy potansiyelinde bölgede 3. sırada olan Ardahanlıların Sarıyer Belediyesinde ki beklentilerini CHP Sarıyer İlçe Başkanı Mehmet Deniz’e aktardı.


    Sarıyer Ardahanlılar Derneği Başkanı Orhan Topçu Başkanlığında Sarıyer Ardahanlılar Derneğinde bir araya gelen ve ARDA/FED KUrucu Başkanı Güven Doğruyol, Cemil Şit, Nejdet Atbaş, Ömer Dündar, Hikmet Gökdemir, Hacı Halil Yılmaz ile birlikte Sarıyer’de ki parti temsilcilerini ziyaret eden ARDA/FED Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz daha sonra HDP Sarıyer İlçe Örgütünü ziyaret etti.


    Burada, HDP İlçe Başkanı Tekin Yıldoko ve HDP’li yöneticileriyle Güneydoğu’da yaşanan çatışmalar ve kentlerde ki sokağa çıkma yasaklarını HDP’liler ile masaya yatıran ARDA/FED bir an önce barış sürecine geri dönülmesi gerektiğine dikkat çekti.


    CHP ve HDP’den sonra MHP’yi ziyaret eden ve Ardahanlı MHP İlçe Başkan Yardımcısı Atakan Çelik ile birlikte MHP Sarıyer İlçe Başkanı Ünal Bilgiç ile bir süre görüşen ARDA/FED Heyeti Sarıyer’de ki imar sorununu konuştular. MHP’nin bu yöndeki çabalarını anlatan MHP İlçe Başkanı Bilgiç yerel e genelde iktidar olmadıkları halde Sarıyer’in sorunlarının çözümünde ellerinde geleni yaptıklarını belirtti.



    Esenyurt e Beykoz’dan sonra Sarıyer’de ki siyasi parti teşkilat ve örgütlerini ziyaret edip, bu bölgelerde ki Ardahanlıların siyasette ve siyasilerden beklentilerini belirten birer dosya sunan Ardahan dernekler Federasyonu Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılma ve Beraberinde ki heyet son olarak Sarıyer AK Parti İlçe Teşkilatını ziyaret ettiler.


    AK Parti İlçe Başkanı Salih Bayraktar ve yönetici arkadaşları ile sıcak bir atmosferde sohbet eden , başta Doğu ve Güneydoğu’da olmak üzere ülke yaşanan sorunların üzerinde uzun uzun tartışan Ardahan heyeti, var olan sorunların çözümünde birinci görevin ülke genelinde 13 yıldır iktidar olan AK Parti’nin görevi olduğuna işaret ettiler.

  • Bu Kadından O Kadına; “Seni Susurluk'tan, 28 Şubatta tanıyoruz”


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    Bir hayli yoğun olan mitingde konuşan HDP eş Başkanı Buldan, kendisi gibi Kadın olan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in adını vermeden “O kadın varya o kadın Mecliste ve her yerde bize saldıran o kadın, 6’lı masada bulunan o kadın şunu bilmelidir ki, Kürt ve Türk halkı seni Susurluk’tan çok iyi tanıyor, seni 28 Şubat’tan tanıyor bu nedenle her fırsatta bize saldıran sen şunu bilki; bu kafayla kazanamayacaksınız, kaybetmeye mahkumsunuz ”dedi.

    HDP eş Başkanı Pervin Buldan adını vermeden o kadın diyerek sert çıktığı Akşener’e  “Ama şimdilik bu kadar diyerek” adını vermeden 6’lı masaya da kapıyı tam kapatmamaya da özen gösterdi.

    Buldan konuşmasında adını vermeden yüklendiği Meral Akşener’i eleştirdikten sonra “Şimdilik bu kadar” diyerek 6’lı masa ile köprüleri tamamen atmamaya da dikkat ettiği görülürken iktidar partisi ve ortaklarına da yüklenmeyi unutmadı.

    Ardahan’da yapmış olduğu mitinge katılımın fazla olması dikkatlerden kaçmadı. Geniş bir kitleye hitap eden HDP eş Başkanı Buldan , geçen hafta Ardahan Damal dernekler federasyonu ve bizleri ziyaret ettiler. Bizde iadeyi ziyaret yapıyoruz sizin için geldik, iyiki varsınız iyi ki buradasınız ”dedi.

    Ardahan İnönü caddesinde bulunan HDP il başkanlığının önünde yoğun bir kitleye seslenen Buldan, daha sonra şehir merkezinde esnaf ziyaretleri yaptıktan sonra Erzurum Karayazıya hareket etti.




    Memleket Güllük, Gülistanlık..


    Başkanı 657’ye tabi memurlara hakaret ettiği gerekçesiyle siyaset yasağı dahil cezalandırılması istenen İstanbul belediye seçimleri gibi ‘seni başkan yaptırmayacağız’ diyen HDP kazandı diye İki seçimin üst üste getirildiği 2015 seçimlerinden bugüne baktığımızda yani yarısının seçim tartışmaları yarısının pandemiyle, tümü ise ekonomik krizle geçen 2022 yılını da geride bırakmaya az kaldığını görmekteyiz.

    Ve Türkiye’nin Kafkasya’ya açılan iki gümrük kapısına sahip Ardahan’da hastanenin her gün şikayet edilmesi, hayvan hastalıklarının her geçen gün yayılmasına karşın meydanların açık tutulması, başta yüksek kesimlere olmak üzere kar yağışının başlamasına rağmen, 20 yıldır bir türlü bitirelemeyen Göle yolu gibi Çıldır ve diğer yolların soğukların başladığı şu günlerde asfaltlamaya devam edilmesi bunca boş geçen yıllar gibi çok önemli şeyler değil sanki..

    Zira başta Ardahan ve Hanak Belediye Başkanları olmak üzere yerel yöneticilerinin makamlarında bulunmadığı memleketimde sorun yokmuş gibi sanalda ve yalaka takımları aracılığıyla herşeyi güllük, gülistanlık göstermek isteyenlerin derdi bu yılda yapılmayan Ardahan kent içindeki yollar, kaldırımlar, parklar, bahçeler değil, yapılmaya başlanıp 5 yılda ancak 478 metre kazılan ve bu gidişle 50 yılda bitmeyecği  söylenen Posof/Ulgar, tünelinin yanında Şavşat/Sahara, Çıldır/Mozoret Tünelleri ise hiç değil onların derdi ‘Ben kazandım, sen kaybettin’ diyerek bu dert ve sorunları hatırlatanları susturmaktır..




    İl Başkanı ile Îlçe Başkanı ve yönetiminin aralarının olmadığı HDP eş Başkanı Pervin Buldan’ın seçim öncesi geldiği, MHP’nin yeni İl Başkanını görevden aldırdığı İlçe Başkanlarının yerine yenilerini bulamadığı bu yetmezmiş gibi komşu kent Kars’ta MHP İl Teşkilatının toplu istifa ettiği memleketimde sus pus olmuş bir muhalefetin yokluğu yetmezmiş gibi elektrik, su, tabela, vergi borçlarını toplama derdine düşen belediyelerin siftah yapmadan kepenk kapatanları umursamadığı bir kentte gazeteciler de, ajanslar da bugün hala devam eden göç dolayısıyla nüfusun 95 binin altına düşmesine rağmen gözlerine taktıkları pembe gözlüklerle her şeyi güllük, gülistanlık göstermeye devam ederler..

    ‘Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ düşüncesiyle yaşananları görmezden gelenlerin birikmesine neden olduğu onca sorunun altında ezildiklerinin farkına varmadan oluşturulan güllük, gülüstanlık algısıyla yaşar giderler. Akşam saat 19.00’da  cadde ve sokaklarda kimsenin  kalmadığı Ardahan’da..

    Üniversitenin kendi kampında, diğer kurumların kendi havasında günü kurtarma hesapları ile resmi daireleri açıp kapattığı Ardahan’da var olan ama görülmek istemeyenlerle bir yılı daha geri de bırakıyoruz..

    Kısacası; her şeyin güllük, gülistanlık olduğunu sanıp, hiç bir şeyin güllük, gülistanlık olmadığını anlamadan..


    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber 16/01/2017 tarihli haber


    VEKİLİ SATMIŞLAR!..VEKİLİ SATMIŞLAR!..


    IŞID tarafından kaçırılmanın arka perdesini bir türlü açıklamayan ve ilk kez ‘Beni konuşturmayın’ diyerek, AK Parti İktidarına aba altında sopa gösteren eski konsolos, yeni vekil IŞID tarafından kaçırılmasının arka perdesini açıklamakla tehdit ettiği AKP’lilere ‘Beni sattınız’ dedi.. İşte o açıklama;


    IŞİD’in kaçırdığı CHP’li vekilden AKP’lilere: Sattınız beni


    Musul Başkonsolosluğu görevindeyken IŞİD tarafından kaçırılan CHP milletvekili Öztürk Yılmaz, meclisteki tartışmada AKP’lilere “Sen sattın beni, ne kurtardın? Teslim ettin. Konuşturma beni. Terbiyesiz” tepkisi verdi.


    3 yıl önceki Musul Başkonsolosluğu görevi sırasında 43 personeliyle birlikte konsolosluğu basan IŞİD tarafından kaçırıldıktan sonra serbest kalan CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz’ın, Cenevre görüşmelerine yönelik, “basbayağı Kıbrıs’ı satıyorsunuz” çıkışı Meclis’te ilginç bir tartışmaya yol açtı.


    Hürriyet‘in haberine göre, CHP’li vekil Yılmaz, “Seni elçiliğinden alan devlet yine vermeyecek. Seni vermedik Kıbrıs’ı verir miyiz be” diye laf atan AKP’lilere, “Sen sattın beni, ne kurtardın, teslim ettin” tepkisini verdi.


    Tartışma tutanaklara şöyle yansıdı:


    CHP’li Öztürk Yılmaz: Sayın Cumhurbaşkanı kamuoyunda söylüyor ama Cenevre’de verilen harita var, yüzde 29,2 ve hala bunu da Rumlar kabul etmemiş, ‘daha ineceksiniz’ diyor. Bu verilen yerlere 100 bin Rum’un yerleştirileceğini sağır sultan bile duydu. Bunun dışında KKTC’de kalacak topraklara da mülkiyet çerçevesinde 50-60 bin Rum’un geleceğini de herkes biliyor. Ya neyi saklıyorsunuz? Çıkın deyin ki, ‘biz vermiyoruz’, dağıtın masayı.


    AKP İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı: Vermiyoruz, vermiyoruz.


    Yılmaz: Veriyorsunuz işte. Basbayağı Kıbrıs’ı satıyorsunuz.


    Çamlı: Biz aldık, vermiyoruz. Hadi bakalım.


    AKP Muğla Milletvekili Nihat Öztürk: Seni kurtardığımız gibi işte. Rahat ol, rahat.


    Çamlı: Seni elçiliğinden alan devlet yine vermeyecek.


    Yılmaz: Sen sattın beni, ne kurtardın? Teslim ettin. Konuşturma beni.


    Öztürk: Sen kendi kendine mi kurtuldun?


    Yılmaz: Teslim ettin. Konuşturma burada. Terbiyesiz.


    Öztürk: Vermeyiz biz Kıbrıs’ı, sen rahat ol. Seni vermedik Kıbrıs’ı verir miyiz be.


    **Atalay İŞID’i Büyüteni Buldu!


    *28/01/2016 Tarihli Haber


    İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) Türk Grubu Başkanı, AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, DAEŞ’in 2010’a kadar sınırlı sayıda militanı olan, çok da korku salmayan bir örgüt iken, bu tarihten sonra çoğaldığını belirterek, “Ne zaman Maliki Irak’ta iktidar oldu; bütün Sünnileri dışlayan, onları umutsuz yolculuğa mahkum eden politikalar güttü, işte o zaman DAEŞ’in insan kaynağı 2 binlerden 50 binlere kadar çıktı” dedi.


    Atalay, “Irak’ın başkenti Bağdat’ta düzenlenen 11. İSİPAB Konferansı’nda alınan kararlar, bölge sorunları ve DAEŞ’in nasıl ortaya çıktığı” konularında açıklamalarda bulundu.


    Orhan Atalay, konferansın bu yılki ana başlığının, “hep birlikte, terörizme ve aşırıcılığa karşı mücadele etmek” olduğunu belirterek, “Bu terör ve aşırıcılık ne yazık ki İslam dünyasına büyük zararlar veriyor. Terör, tarihi, medeniyeti, kültürü yok ediyor, birlikte yaşam iradesini ve geleceği ortadan kaldırıyor; böyle bir illet terör. Osmanlı’yı 1915-1920’li yıllarda bu coğrafyadan küresel aktör olarak devreden çıkartıp, bu bölgeyi kendi amaçları ve menfaatleri için yeniden dizayn eden güçlerin 100 yıl önce tohumlarını ektiği ağaçtan şimdi acı yemişler devşiriliyor. Bu terör o yemişlerin ete, kemiğe bürünmüş halidir” ifadesini kullandı.


    Atalay, bu bölgelerde demokrasinin gelişmesine izin verilmediğini, diktatörlerin desteklendiğini söyledi.


    AK Parti’li Atalay, terörle mücadele etmenin, sadece teröristi biyolojik olarak ortadan kaldırmakla mümkün olmadığına, terörün beslendiği, kendisine gerekçe kıldığı yapının düzeltilmesi gerektiğine dikkati çekti.


    “Sistani’nin ‘DAEŞ’e karşı cihat farzdır’ fetvasından sonra…”


    Maliki’nin Irak’ta iktidar olmasının DAEŞ’e etkisine işaret eden Atalay, şöyle devam etti:


    “DAEŞ 2010’dan sonra azdı, bu tarihe kadar sınırlı sayıda militanı olan, çok da korku salmayan bir örgüttü, El-Kaide’den kopmuş bir yapısı vardı. Ama ne zaman Maliki Irak’ta iktidar oldu; bütün Sünnileri dışlayan, onların hak ve özgürlüklerini ellerinden alan, onları umutsuz yolculuğa doğru mahkum ve mecbur eden politikalar güttü, işte o zaman birden bire DAEŞ’in insan kaynağı 2 binlerden 50 binlere kadar çıktı.


    Irak işgalinden bu yana, oradaki kanaat önderleri Sünni-Şii mezhep çatışmasını engellemek için ciddi çabalar sarf etseler de bu tehlike halen atlatılmış değil. Ne yazık ki Maliki iktidarı bu soruna tuz biber ekti, bunu kurumsal hale getirdi. DAEŞ’in Musul’u ele geçirmesinden sonra Şii lider Sistani’nin ‘DAEŞ’e karşı cihat farzdır’ fetvasından sonra, 100 bin sivilden oluşan gönüllü halk birlikleri oluştu, bunlar çeşitli isimler altında tugaylar oluşturdu ama bir süre sonra kontrolden çıktı. Irak’ta devletten asker olarak maaş alan insanların yarısı gerçekten asker, diğer yarısı ise değil. Dikkatlerimiz Suriye’de ama Irak daha riskli bir bölge. Bağdat’ta Maliki’den önce Sünni nüfus daha fazla iken, şimdi tam tersi söz konusu, bu durum Sünnilerde korku ve endişeye neden olmuş. Bu da 10-20 yıl sonra o coğrafyada çıkacak mezhepler arası çatışmanın duygusal zeminini hazırlayan, hatta rasyonel zeminini hazırlayan bir tehlike.”

  • Devlet Ayırdı ONLAR AYRILMADI!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    1992 yılında Kars’tan ayrılıp, 75 ve 76 plakalarla ayrı, ayrı vilayet yapılanArdahan ve Iğdır Kars’tan ayrılmıyor.Ayrılmalarına ve her biri ayrı ayrı kentler olmalarına rağmen tüm etkinlikleri birlikte yapan Kars, Ardahan ve Iğdır’lılar bir kez daha İstanbul Maltepe etkinlik alanında İBB’nin MEMLEKET GÜNLERİ adlı etkinliğiyle bir araya geldiler.




    HDP İLE GÖRÜŞMEK..

    “Yetkiyi verirseniz bürokratik imparatorluğu yıkacağız” deyip 20 yıl önce göreve gelen ancak bugün eski siyasiler gibi bürokrasiye teslim olduğunu gördüğümüz iktidarın, 657’ye tabi bir memurun atanmış bakanın eleştirilmesi halinde suç işlendiğini belirtip davalar açtırması, komik olduğu kadar iktidarın yeniden bürokrasiye kaptırıldığını ortaya koyan acı bir durumdur. 

    Bir memur gibi atanmış, 657’ye tabi bir devlet çalışanı olan İçişleri Bakanı hakkında eleştiri yaptı diye hapse atılan polis memurunun yanı sıra belediye başkanlarının da mahkemelere düşüren anlayış bugünler de bir hayli hükümdar, yani iktidar. 

    Seçime doğru giden iktidarın puan kaybetmesine neden olan sebeplerin başında bulunan hatta “bu iktidardan bıktık” diyemeyip iş yapmamakla hükümeti vatandaşın karşısında zorda bırakan hantal bürokrasinin bu kadar şımartılması ve 657’ye tabi bir memurun yargılanması için üç değil, beş yerden izin istenmesi ne kadar doğru bilmem ama halkın oylarıyla seçilenlerin hapislerde olmasına o kadar yanlış..

    Ve seçilen vekilin dokunulmazlığını kaldıranların bürokrasiye getirdikleri katmerli dokunulmazlıktan başka bir şey olmadığı gibi yıkılan komünist sistemde hatta Kuzey Kore’nin de içinde olduğu demokratik olmayan ülkelerin hiç birinde yoktur. 




    Yani kısacası; bakanı değil, 657’ye tabi birer devlet memuru olan YSK’yı, Yüksek Seçim Kurulu hakimlerini eleştirdiği iddiasıyla  yargılayıp, Demirtaş başta olmak üzere onca milletvekilini, belediye başkanını son olarak ta Kaftancıoğlu gibi cezalandırıp, siyaset yapma yasağı getirecekleri iddia edilip tartışılırken başkanlık sistemi gereği yine bir bürokrat olan adalet bakanının nasıl olup HDP ile görüşmeye gittiği de eleştirilir. 

    Halbuki demokrasi gereği halkın seçtiği siyasilerin görevlerinden alınıp yerlerine kayyum atayanların dün aynı yöntemlerle , “muhtar olamaz” denerek kendilerinin de bu durumlarla karşılaştıklarını unutmuş olsalar da meclisin üçüncü büyük partisi olan, 6 milyon oy alan ve gerek şu anda gerekse yaklaşan seçimlerde asıl oyuncu olan HDP ile bırakın görüşmeyi selamlaşmanın şeytanlaştırıldığı bir zamanda Adalet Bakanını anayasa için HDP’yi ziyaret etmesini sanki ülkenin bekası gitmişçesine kıyamet koparılması ne kadar doğrudur. 

    Bu kıyameti koparanların başını da yine ulusalcıların çektiğini ben cahil görürken barış sürecini bozan bu ulusalcı çeteyi ve asıl iktidarı elinden kaçırmak istemeyen bürokrasiyi mevcut iktidar görmüyor.

    Kısacası iki seçimde yenemedikleri İmamoğlu’nu 1 Kasım 2015’de yapılan ve HDP’nin büyük başarı sağladığı seçimleri misali devre dışı bırakma adına hakimlere hakaret etti denilerek yargılatılmaya, saha dışına itilmeye çalışılması bu ülkede ki istenen huzuru getiremeyeceği gibi HDP ile görüşmenin bile bu ülkeyi ne kadar rahatlattığını görmek gerekir. 

    Aksini hep bana hep bana denirse ve bunu saklamak adına da hukuku ve hukukçuları öne sürüp adına da adalet demekle adaletsizliğin en büyüğünü yapmış olur, yarın o adaleti de bulacak ne bir ortam bulabiliriz ne bir yönetim diyor HDP ile görüşmenin en doğrusu olduğunu, HDP’nin de Dolmabahçe masasını hatırlayarak bu masanın da yıkılmaması ve üzerinde oynanacak olan satrançta hemen şah=mat demektense uzun uzun düşünülmelidir derim.
    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber 28/01/2016 tarihli haber


    Devlet Ayırdı ONLAR AYRILMADI!Ardahan Üzerinden MHP’ye


    KKTC’den isim vermeden MHP’ye tepki

    KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs sorunu hakkında bilgi almak için kendisini ziyaret eden Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz Başkanlığındaki CHP Dışişleri Komisyonu Heyeti ile görüştü.


    Akıncı, geçtiğimiz haftalarda adaya gelip endişe ile döndüklerini açıklayan MHP Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ’ı da isim vermeden eleştirdi.

    Mustafa Akıncı, Kıbrıs konusunda bilgi edinmek ve bazı temaslarda bulunmak için adaya gelen Öztürk Yılmaz ve beraberindeki heyet ile bir araya geldi. Yılmaz Akıncı’yı ziyaretinde yaptığı açıklamada, CHP olarak özellikle Kıbrıs’taki kapsamlı çözüm ile ilgili hangi aşamada bulunulduğunu öğrenmek için KKTC’de temaslarda bulunduklarını kaydetti. 


    “Kıbrıs konusu bizim partimiz için de milli bir dava dolayısıyla sizin çalışmalarınızı destekliyoruz.” diyen Yılmaz, “Buradaki kapsamlı çözümün de olması konusunda sizin büyük bir gayretinizin olduğunuzu görüyoruz. Biz de bu çerçevede nasıl bir çözüm süreci devam ediyor gibi genel olarak bilgi almak hassasiyetlerinizi partimizin üst yönetimlerine aktarmak ve elimizden geldiği kadar katkı sağlamak istiyoruz.” şeklinde konuştu. 


    Akıncı da kabulde yaptığı konuşmada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile daha önce Ankara’da görüştüklerini hatırlattı. Kılıçdaroğlu’nun gönderdiği mektupta CHP’nin bir bütün olarak öteden beri Kıbrıs sorununa duyduğu ilgi çerçevesinde bir anlaşma desteğini teyit ettiğini kaydeden Akıncı, “Kendisine teşekkürlerimi iletiniz.” dedi. 


    “BAZI SİYASİLERİN AKSİNE KAYNAĞA MÜRACAATINIZ TAKDİRE ŞAYAN”


    CHP heyetinin kendisini ziyaret etmesinin oldukça önemli olduğuna dikkat çeken Akıncı, “Sizin ziyaretiniz şu açıdan da önemli: Hem CHP’nin geleneksel ilgisini göstermesi bakımından hem de buraya kaynağına hiç uğramadan esas görüşmesi gereken mercilerle görüşmeden bilgi almadan fikir oluşturup bunu Türkiye’ye aktaran bazı başka siyasi kuruluşların aksine sizin doğrudan kaynağına müracaat etmeniz takdire şayandır. Doğru olandır. Yapılması gerekendir.” diyerek isim vermeden geçtiğimiz günlerde MHP’li Ümit Özdağ başkanlığında adaya gelen heyeti de eleştirdi. 


    TBMM’deki ve onun dışında da Türkiye’deki bütün bu konuya ilgi duyan parti ve ya oluşumlar bu çerçevede hareket etmesini temenni ettiklerini aktaran Akıncı, “Bu bağlamda sizi bu konuda bilgilendirmek bizim için büyük bir memnuniyet kaynağı olacaktır. Anladığım kadar müzakerecimizle de görüşme talebiniz var. Onunla da daha detaylı bilgi alırsınız.” diye konuştu. 



    ÜMİT ÖZDAĞ NE DEMİŞTİ ?


    Geçtiğimiz haftalarda adaya gelerek bazı parti başkanları ile görüşerek Cumhurbaşkanı Akıncı’yı da ziyaret etmeyen MHP’li Özdağ, adaya gelirken görüşme süreci ile ilgili belirli endişeleri taşıyarak gelmiştik. Bu aşamada söyleyebileceğimiz temel tespit Türkiye’ye dönerken adaya döndüğümüzden daha büyük endişelerle döndüğümüz hususudur.” diye konuşmuştu.

  • ÇILDIR ESKİ KAYMAKAMINDAN İNTİHAR GİRİŞİMİ!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Alınan bilgiye göre, geçtiğimiz yıl eylül ayında Armutlu ilçesinde göreve başlayan evli ve 2 çocuk babası Alparslan Kılıç (45), evinde beylik tabancasıyla kafasına ateş ederek intihar girişiminde bulundu. Ağır yaralanan Kılıç, evine gelen 112 acil servis ekipleri tarafından ambulansla Yalova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yoğun bakımda tedavi altına alındı.


    ALPARSLAN KILIÇ KİMDİR?


    Kaymakamlığın sitesindeki bilgilere göre Kılıç’ın biyografisi şöyle:


    1977 yılında Hollanda’da doğan Kılıç, ilk-orta ve lise eğitimini Yozgat’ta tamamladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun olduktan sonra Kaymakamlık mesleğine intisap etti. Evli ve 2 çocuk babası olan Alparslan Kılıç iyi derecede İngilizce bilmektedir.


    Sinop-Gerze, Aksaray-Gülağaç ve Giresun-Doğankent’te kaymakam vekilliği görevinde bulundu. 1 yıl süre ile İngiltere’de dil eğitimi ve kamu yönetimi alanında çalışmalar yaptı. Kaymakamlık kursunu başarı ile bitiren Kılıç, Kayseri – Akkışla, Ardahan – Çıldır, Edirne – Havsa , Diyarbakır -Dicle, Eskişehir -Sivrihisar Kaymakamlığı görevlerinde bulundu ve 14 Şubat 2017 tarihinde Dicle Belediye Başkan Vekili olarak da görevlendirildi. 19 Ağustos 2021 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Armutlu’ya atanan Kılıç, 8 Eylül 2021 tarihinde görevine başladı.


    İLK 3 PUANI EVİNDE ALDI..


    Bölgesel Amatör Lig 3.Grup’da mücadele veren temsilcimiz Serhat Ardahanspor, ligin 6. haftasında kendi evinde konuk ettiği ligin birinci sırasında yer alan 1985 Derecikspor’u 2-1 mağlup ederek ilk galibiyetini aldı.


    Geçtiğimiz hafta oynanan Iğdır Esspor karşılaşmasında aldığı yenilginin ardından teknik direktör ile yollarını ayıran Serhat Ardahanspor, ligin 6. haftasında 1985 Derecikspor’u kendi evinde konuk etti.


    İLK MAÇINDA İLK GALİBİYET


    Yeni teknik hoca Bayram Yıldız direktörlüğünde sahaya çıkan Ayazın Çocukları, karşılaşmanın 34. Dakikasında Mertcan Burukçu’nun golü ile güçlü rakibi karşısında 1-0 öne geçti. İlk yarıyı üstün tamamlayan Serhat Ardahanspor, ikinci yarının 95. dakikasında kendi kalesine attığı golle durumu 1-1 yaptı. Karşılaşmanın 98. Dakikasında bu kez Mehmet Lök’ün golü ile Serhat Ardahanspor rakibi karşısında 2-1 öne geçti. Golün ardından hakem karşılaşmayı bitirdi. Serhat Ardahanspor, kendi evinde konuk ettiği, aynı zamanda 14 puan ile ligin birinciliğini paylaşan 1985 Derecikspor karşılaşmasından 3 puan elde etti.


    Karşılaşmayı galibiyetle tamamlayan Serhat Ardahanspor taraftarları karşılaşmanın ardından halaylar eşliğinde galibiyeti kutladı.



    Gazeteci Markalı Arabam..


    Rahmetli babamın ünlü söz ve yönlendirmeleri arasında bulunan miras denecek değerde söylemlerinin başını çekiyordu “ Bir ev, bir araba, birde irili ufaklı işin olsun yeter” deyip ardından da “Bunların olabilmesi için erken kalkacaksın, işine sarılacaksın” dedikten sonra aklı kesenin bu büyük olmayan ama mutlu eden hedefine kitleniyordu.. 

    Babamın gösterdiği bu hedefe yönelen birisi olarak, erken evliliğimden sonra rahmetli Amcam Abdulkadir’in şimdi kendisi olmayan ama adını verdiği derenin yanında, alabalık deresini kura nehrine bağlayan noktada bulunan toprak örtülü eve taşındım..

    Bugün bana torunlar veren çocuklarımın ikisini kışları üzeri buz tabakasıyla kaplanan, bahar ayı itibariyle coşan derenin sularına kaptırmama adına demirden yapılmış bir ayağın anca sığdığı derme çatma köprüden götürüp getirirken nasıl araba alacağımın düşüncesi içinde önce ehliyetimin olması gerektiğini ama onuda beklemeden eşimin gelinlik bileziklerini katarak taksi renkli o zamanın ünlü arabalarından birisi olan serçe markalı arabayı alıp kapıma getirmiştim…

    Evimden sonra arabamında olması gururuyla kapıya çektiğim arabamın taksitlerini ödeyemediğim arabamı geri iade etmek zorunda kalsamda araba hedefimden vazgeçmemiş bu kez yıllarca bana arkadaşlık eden ve adını GAZETECİ koyduğum 92 model kırmızı renkli Şahin’e sahip olmuştum..

    Evet artık eşimde, işimde, evimde, arabamda olmuştu..

    Hemde eşimi kaçırarak, evimi kiralayarak, arabamıda babamın parasıyla değil emeğimle alarak..

    Şimdi sıra uyumamak çok çalışmak ve yaptığım işin karşılığını verip hakkımı almaktaydı..

    Adını Gazeteci koyduğum ve üzerine büyük harflerle yazdığım arabamı durduran polisin Gazeteci yazısının polis araçlarının üzerine yazılan polis kelimesinden büyüktür diyerek ceza kesmeye kalkması ilk reklam yani tabela vergimide ruhsatıma eklettiğim Gazeteci ismiyle ödemiş oldum..

    Ve bugün yasak getirilen sansürlenen sanal ortamın olmadığı bir dönemde elime aldığım kameramla, fotoğraf makinemi sırtlayıp memleketim Ardahan’ın ilçe ve köylerinin tümünü birkaç kez kentler arası hatta Ermenistan’a kadar Gazeteci’yle gezip 35 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda 20 yıl benimle olan Gazeteci markalı Ardahan’ın simgesi konumuna gelen arabamla maddi manevi çok yollar aldım…

    Hayatımın belli bir kısmını anlattığım bu yaşıma kadar hayat mücadelesi verirken araba sahibi olmanın ne kadar önemli olduğunuda geçtiğimiz gün teşvik ettiği arabayı banttan indirdiği sırada program sunucusuna “Esra senin karın mı?” Sorusuyla gündeme bir kez daha gelen Erdoğan’ı izlerken o haklı gururu yıllar önce hissettiğim gibi hissediyordu..

    Çünkü bana toprak örtülü eve girmişsin, derme toplama araba almışsın, diyerek sözüm ona şakayla dalga geçenlerin aynısının muhtar olamaz denilen, şimdiyse sarayı olan Erdoğan’ın lastiği başkasının, aküsü başkasının dedikleri arabası TOGG elindeydi, hemde Cumhurbaşkanı olarak…
    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber tarihli 17.02.2017 tarihi haber/yorum


    CHP HAYIR'LIYSIYLA ÇALIŞMAYA BAŞLADICHP HAYIR’LIYSIYLA ÇALIŞMAYA BAŞLADI


    CHP Ardahan Hayır için Ardahan ve yurt genelinde yola düştü.. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, Türkiye’nin kuruluşundan bu yana tarihinin en büyük krizi ile karşı karşıya olduğunu savunarak, “Biz hayırın Türkiye için hayırlı olacağına inanıyoruz” dedi.


    CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı Meclis Salonu’nda partililerle bir araya geldi. Öztürk, Türkiye‘de son dönemde özellikle anayasa değişikliğinin gündeme gelmesiyle birlikte hayır cephesinde bir coşku olduğunu kaydederek, “Hatay’a hayırlı bir iş için geldik. Umuyorum bu referandum da Hatayımız da hayır der. Türkiye‘de son dönemde özellikle bu anayasa değişikliğinin gündeme gelmesiyle birlikte hayır destekleyen kesimde bir coşku var. Şimdi büyük bir coşku ile devam ediyor. Gittiğimiz her yerde biz bu coşkuyu görüyoruz. Şahit oluyoruz. Doğrusu bizim en önemli yapmamız gereken konu Türkiye‘de bilmeyenlere bu konuyu anlatmak. Çünkü evet kampanyasını yapan birkaç unsur var ve bunlar niçin evet kampanyasını yaptıklarını hayır kampanyasını suçlayarak, onları terör örgütlerine yakın göstererek yapmaya çalışıyorlar. Türkiye kuruluşundan bu yana tarihinin en büyük krizi ile karşı karşıyadır. Eğer evet yönünde bir şey gündeme dayatılırsa Türkiye gerçekten bundan sonraki süreci toparlamayacaktır. Biz hayırın Türkiye için hayırlı olacağına inanıyoruz. Bugün Suriye‘deki yanlışlığın bütün maliyetini Hatay çekiyor. Hatay halkı çekiyor. Türkiyehalkı çekiyor. Türkiye‘de bugün Suriye krizinden etkilenmeyen kalmadı. Dolayısıyla daHatay‘ın da hükümetin Suriye politikası yanlışlığından dolayı Gaziantep‘in, Kilis‘in,Urfa‘nın, diğer kentlerimizin bu konuda esasen büyük bir fırsat geçmiştir. Hem Türkiye‘de kurulan rejimi koruyacaklardır, ona sahip çıkacaklardır. Hem de bu Suriye politikasındaki yanlışlığı tescil edeceklerdir. Bu önemli bir fırsattır, şanstır bütün halkımız için” dedi.

    Programa CHP Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı, CHP Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu, CHPHatay Milletvekili Serkan Topal, CHP Hatay Milletvekili Birol Ertem, CHP Hatay İl Başkanı Mehmet Güzelmansur, parti yöneticileri ve partililer katıldı. 



    **CHP Ardahan Teşkilatı da


    Referandum Kampanyasına Start Verdi..


    16 Nisan’da yapılacak olan referandum a doğru yaklaştıkça partiler de çalışmalarına start vermeye başladı. Referandumda ‘hayır’ oyu için mücadele edecek olan Cumhuriyet Halk Partisinin Ardahan İl Teşkilatı da seçim için resmen start verdi. CHP İl Başkanı Yalçın Taştan başkanlığında parti binasında bir araya gelen il yönetimi, ilçe başkanları, kadın kolları ve gençlik kolları ile partililer seçim çalışma programını belirledi.

    İl Başkanı Taştan, getirilen bu sistemin bir başkanlık sistemi olmadığını söyleyerek, “Getirilen bu sistem bir başkanlık sistemi değildir, açıkça diktatörlük ve tek adam rejimidir. Yapılan değişiklik bir hükümet sistemi değişikliği değildir, rejim değişikliğidir. Egemenliğin halktan alınıp tek bir kişinin eline vermek otoriter bir rejim oluşturmak amaçlanmaktadır. Yapılmak istenilen değişiklikle egemenlik artık millete ait değildir, şahsa aittir. Yapılmak istenen güçler ayrılığı rejimi değildir, Güçleri bir kişinin Cumhurbaşkanının elinde toplayan bir rejimdir. Cumhurbaşkanı hem yürütmeyi hem yasamayı hem de yargıyı ele geçirdiği bir dikta rejimidir. Önerilen rejimde denge ve denetleme mekanizmaları yoktur. Getirilmek istenilen rejimde Cumhurbaşkanı hem parti üyesi hem de isterse Genel başkan olabilecek parti genel başkanı olarak milletvekili listelerini yapabilecek, partisinin grup başkan olacak, parti başkanı olarak yüksek yargıçları atayacak yargı siyasetin emrine verilecekCumhurbaşkanı partili olduğu için tarafsız olması mümkün olmayacak, parti devletine dönüşmesine anayasayla verilmiş olacak.” diye konuştu.

    Taştan, Mustafa Kemal Atatürk‘ün Amasya Tamiminde ifade ettiği, ‘Milletin Bağımsızlığını Yine Milletin Azim ve Kararlılığı Kurtaracaktır’ sözünü hatırlatarak, “Değerli arkadaşlar getirilmek istenilen değişiklik denildiği gibi bir hükümet etme değişikliği değildir, bir rejim değişikliğidir. Bundan dolayı bizler CHP‘liler yapılmak istenilen değişikliğe hayır diyoruz. 16 Nisan’da halkımızla birlikte getirilmek istenilen bu dikta rejimine sandıkta gerekli cevabı hayır oylarıyla vereceğimize inancımız tamdır.” dedi.


    **Yerel sorunlardan bir kelime etmediler.. 


    CHP Hayır Diyecek..


    **05/01/2017 Tarihli Haber


    Parti binasında bir araya gelen Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl ve İlçe Başkanları, Belediye Başkanları ve CHP’liler Yalçın Taştan başkanlığında geride kalan bir yılı değerlendirdiler.


    Yerel sorunlar ile ilgili bir satır açıklamanın yapılmadığı, iktidar partisi milletvekili, belediye başkanlarının yaptıkları, yapacaklarını belirttip, yapamadıklarıyla ilgili bir satırın olmadığı toplantıda bir konuşma yapan ve bu konuşmasını yazılı olarak basınla paylaşan CHP İl Başkanı Yalçın Taştan referanduma sunulması beklenen Anayasa değişikliğine CHP olarak hayır diyeceklerini belirtti.


    İşte o açıklama;




    BASIN AÇIKLAMASI


        Değerli arkadaşlarım 24 Aralık 2015 tarihinde gerçekleştirilen CHP Ardahan İl Kongresinin üzerinden tam bir yıl geçti, yani görevde 1. Yılımızı tamamladık. İl örgütü olarak bu süre içerisinde üyesi olmaktan onur duyduğumuz partimizi yerelde ve genelde iktidara taşımak için yönetim kurulumuzla Milletvekilimizle, Belediye Başkanlarımızla, İlçe Başkanlarımızla, İl Genel Meclis, Belediye Meclis üyelerimizle, Kadın ve Gençlik Kollarımızla ve partililerimizle birlikte uyumlu bir şekilde çalışmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

             Ardahan’ın her yerinde partili ayrımı yapmaksızın tüm yurttaşlarımızın acılarına ortak olup, mutluluklarını paylaştık. Onların sorunlarını çözebilmek için elimizden geleni yapmaya çalıştık bu bir yıllık sürede bize inanıp desteklerin esirgemeyen tüm yoldaşlarıma teşekkür ederim.

            Bu yıl yani 2017’de en önemlisi hedefimiz tek adamlık rejimini getirecek olan Anayasa değişikliğine Ardahan ilimizde yüksek oranda hayır çıkmasını sağlamak, yani Laik, Demokratik, Cumhuriyetimizi koruma kararlılığımızı ortaya koymak 2019 yapılacak olan Yerel ve Genel seçimlerde CHP’yi iktidara taşımak il belediyesini CHP’li yapmak, iki olan ilçe belediyesini 4’e çıkarmak Ardahan’da birinci parti olmaktır. Başaracağımızdan hiç şüphem yoktur.

            Terör olaylarının meydana gelmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını bekliyoruz. Ekonomideki kötü gidişatın durdurulması için ekonomide yapısal reformların ivedilikle hayata geçirilmelidir. Çalışanların asgari ücrete yapılan ücret artırımlarının daha verilmeden zamlarla geri alınmıştır, yani kaşıkla verilmiş, kepçeyle geri alınmıştır.

           Son olarak İstanbul Ortaköy’de ki gece kulübünde yapılan hain saldırıyı kınıyoruz, lanetliyoruz. Şehitlerimize Allahtan rahmet, yaralılara şifa diliyoruz.

          Mücadelemiz Laik, Demokratik Cumhuriyeti Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi İlelebet yaşatmaktır.                                                                                          


    Yalçın TAŞTAN

    CHP ARDAHAN İL BAŞKANI    


    *CHP’de Devir Teslim..


    *01/01/2016 Tarihli Haber


    Geçtiğimiz gün yapılan ve Yalçın Taştan’ın yeniden İl Başkanlığına getirildiği Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığında devir/teslim töreni yapıldı.


    Aylardır CHP İl Başkanlığına Vekillik ettiği ve geçtiğimiz gün yapılan kongrede  İl Başkanlığı yarışına katılıp, aday olan ancak kazanamayan Yaşar Daşdemir vekaleten yürüttüğü İl Başkanlık makamını Yalçın Taştan’a teslim etti.

    CHP’li yöneticilerin hazır bulunduğu devir teslim töreninde CHP’nin yeni hedefinin önümüzde ki yerel seçimler olması gerektiğinin altı çizildi.

    YALÇIN TAŞTAN

                     CHP ARDAHAN İL YÖNETİMİ..

        İL YÖNETİM KURULU ASİL  :            DİSİPLİN K. ÜYELERİ ASİL:

    1-    Hakan ALTINARIK                    1- Mehmet AVŞAR

    2-    Hilal Çoban ANT                    2- Veysal ÇELİK

    3-    Gülseren ARSLAN                    3-Yasin GEDİKOĞLU

    4-    Soner AŞIK                        4- Arif KANPOLAT

    5-    Aynur BULĞA                        5- Atıf KARASU

    6-    Kurtuluş BÜYÜKKAYA                6- Gökhan KILIÇ

    7-    Olgun EKMEKÇİ                    7- Durmuş OCAK

    8-    Nuriye GEDİKOĞLU                    8- Şentürk ÖZTÜRK

    9-    Berkant HANCİ                        9- Mithat TOPÇU

    10-    Yaşar HOŞ

    11-    Kamuran IŞIK                                  DİSİPLİN K. ÜYELERİ YEDEK:


    12-    Uğur KAÇAR                        1- Enis TAŞTAN

    13-    Kemal KALENDER                    2- Uğur Cem ARABUL

    14-    İbrahim KAYA                        3- Celalettin KOÇ

    15-    Çetin MARANCI                        4- Kurtuluş KARTAL

    16-    İsmail SARIÇAM                    5- Halis AKTÜRK

    17-    Zeynep ŞİMŞEK

    18-    Dursun ŞİRİN                        KURULTAY DELEGELERİ:

    19-    Alpay YILMAZ                        1- Şükrü BOZYİĞİT

    20-    Zafer YILMAZ                        2- Abdul Baki ÇETİN

    3- M. Mülazim KARAÇAY

    İL YÖNETİM KURULU YEDEK:            4- Mutlu KERİMOĞLU

    1-    Engin DURSUN

    2-    Beysafa AYDIN

    3-    Atilla ŞENEL

    4-    Vedat KEÇECİ

    5-    Mesut YILMAZ

    6-    Yalçın ÖZTÜRK

    7-    Onurhan CANTÜRK

    8-    İrfan TAŞCİ

    9-    Kasım Zeki ALTUN

    10-    Kemal TURBANCI 



    *Neyin mücadelesini veriyoruz?


    Ülkenin bütünlüğünden bahsedip, aynı iki köylünün bir araya gelemeyip, bir birini yediği bir İstanbul’da ne yapıyorum?

    Evet, başında bulunduğum Ardahan Dernekler Federasyonunu ülkenin en güçlü lobileri arasına sokmak ve 33. kez muhtarlarla bir araya gelen başkanının yani cumhurbaşkanının ‘Karadenizliyim’ dediği gibi bizimde ‘Ardahanlıyım’ diyen güçlü bir lobi haline getirmek ,için İstanbul ve ülkenin her yerinde olmaya çalışıyorum.

    Ve şimdi de bu yönde ki çabamızın devamını sağlamak bir çok Ardahanlının yaşadığı Gebze’de adım atmaya çalışıyoruz.

    Bir dönem gazetecilik yaptığım, bir dönemde Kocaeli’nin ilk 3. gazetesini çıkaran biri olarak Ardahanlıların İstanbul’da olduğu gibi Kocaeli ve ilçelerinde de gücününün bir hayli olduğunu biliyorum.. 

    Ve Ardahanlıların bu gücü ekonomik, sosyal hatta siyasal olarak ortaya koymalarının zamanının gelip, geçtiğini anlatma çabası içinde olduğumuz bir süreçte neyin mücadelesini verdiğimiz de anlatmaya çalışıyoruz..

    Kentler arasında dokuduğumuz bu mekik zaman zaman takoslara rastlasa da örgü örer gibi her geçen gün Ardahan’ı üşüten karların bir araya gelip, kar topu olduğu gibi büyümekte, gelişmekte ve güven vermekte..

    Bu yolda bir arabayı kayıp etsem de, ailemle, evimde olmasam da en güzelini yaparak devam etme çabamıza destek veren onca iş adamımızın Gebze’de de olduğunu görmekteyim..

    Çünkü onlarda biliyor ki tüm engellemelere, çelme takmalara rağmen bizim tüm samimiyetimizle doğru bildiğimiz yoldan yolumuza devam etmekteyiz..

    Evet..

    Soruyorlar neyin mücadelesini veriyorsun diye?

    Hemen diyeyim.. 

    Güçlü bir Ardahan mücadelesi veriyoruz ey Ardahanlılar el vermiyor, omuz atmıyorsanız en engel olmayın diyerek..



    **Başkan Cumhurbaşkanı..


    Dün 33’cü kez muhtarlarla bir araya gelen Başkan Cumhurbaşkanı Erdoğan partisi olan AK parti ve partisinin koltuk  değeneyi olmaya başladığıyla suçlanan MHP’nin 3’cü kez çıkardığı OHAL uygulamasının da gücüyle yine güçlü ve sert bir konuşma yaptı.

    Başda ABD olmak üzere Avrupa’ya parmak sallamaya devam eden Başkan Cumhurbaşkanı Erdoğan bir tarafdan da Esnaf ve Bankalara sesleniyordu.

    Esnaf ve bankaların bu dar dönemde elini değil başını hatta gövdesini taşın altına koymasını isteyen Başkan Cumhurbaşkanı Erdoğan Merkez Bankası ve bankaların da faiz indirimini yapmasını istiyordu.

    Irak hükümeti ile görüşmeye gidecek olan Başbakanın yeni dış politikasına da yol gösteren Başkan Erdoğan bir tarafdan da ‘’Aman ALLAH’’  diyerek ülkenin zor bir süreçden geçdiğini de kabul ediyordu

    Yani Başkan Cumhurbaşkanı bir tarafdan ‘’Güçlüyüz , Biriz, Yenilmeyiz’’ derken diğer tarafdan da ekonamik daralma başda olmak üzere Türkiyenin içinde bulunduğu darboğazı teyet geçmeyip yaşanan sıkıntıyı kabu ediyordu.

    Çoğuna katıldığım bu konuşmayı yapan Başkan Cumhurbaşkanı Erdoğan suçun hiç kendisinde olmadığını ama suçluların her kes olduğunu da söylemesi dünkü konuşmasını en açık veren yönüydü..

  • BAKAN DOĞALGAZ BEKLEYEN HANAK'TA ÜŞÜDÜ!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Ardahan’da bazı ziyaretlerde bulundu.


    Bakan Dönmez, Hanak ilçesinde BOTAŞ’a ait Hanak Kompresör İstasyonu’nda incelemelerde bulunduktan sonra Valiliği ziyaret etti.


    Şeref Defteri’ni imzalayan Dönmez, Vali Hüseyin Öner ile bir süre görüşerek kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.


    Kongre Caddesi’nde esnaf ziyareti yapıp vatandaşlarla bir süre sohbet eden Dönmez, Ardahan Üniversitesi Aşık Şenlik Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Ardahan Enerji Koordinasyon Toplantısı”na da katıldı.


    BAŞKANIN DOSYASINI GERİ Mİ VERDİ?


    Basına kapalı gerçekleşen toplantıya, Vali Öner, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, AK Parti Ardahan İl Başkanı Kaan Koç ve ilgililer katıldı.


    BAKAN VE AK PARTİLİ VEKİLLER ERDOĞAN’IN FOTOĞRAFININ GÖLGESİNDE ARDAHAN’I ZİYARET


    EDECEKLER!..


    DOĞALGAZ ENERJİSİNİN İLÇELERİNİ ISITAMADIĞI ARDAHAN’A ENERJİ BAKANI GELECEK! Kafkaslardan gelip, Ardahan’dan Türkiye’ye girdikten sonra ülkenin geneline ve Avrupa’ya kadar uzanan Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Tanap Boru Hatlarının geçtiği ama bu boru hatlarının ilk giriş yaptığı Posof, ardından Damal ve Doğalgaz pompa merkezinin bulunduğu Hanak’ın yanı sra Çıldır’ın doğalgaz beklediği Ardahan’a Enerji Bakanı geliyor.


    Yaklaşan seçimler öncesi seçim startını veren ve aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafının süslediği davetle Ardahanlılara ziyaretlerini duyuran AK Parti Ardahan İl Başkanlığı, Enerji ve Tabi Bakanı Fatih Dönmez ve birçok AK Partili milletvekilinin “2023’e Doğru Şehir Buluşmaları” adlı program çerçevesinde Ardahan ve İlçelerini ziyaret edip, vatandaşların yanı sıra esnafları ziyaret edeceklerini duyurdu.


    Enerji Bakanı ve Tabi Bakanı Fatih Dönmez’in yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, AK Parti Ardahan, Kars, Artvin, Gümüşhane, İstanbul Milletvekilleri ile AK Parti MKYK Üyesi ile AK Parti İl Koordinatörünün bulunduğu heyete AK Parti Ardahan İl Başkanı Kaan Koç ev sahipliği yapacak.


    Ankara’da düzenlenen Türkiye Yüzyılı adlı toplantıda döner dönmez programı belli olan ziyaret öncesi bir açıklama yapan Adalet ve Kalkınma Partisi Ardahan İl Başkanı, İnşaat Mühendisi Kaan Koç Ardahan2023’eDoğru programı çerçevesinden Ardahan’ı ziyaret edecek olan Bakan ve Genel Başkan Yardımcısının da bulunduğu AK Parti Heyetinin İl Başkanlığında ki toplantı ardından kent merkezinde ve ilçelerde vatandaşların yanı sıra esnafın ziyaret edileceğini belirtti.


    Bakan ve milletvekillerinin Ardahan ziyareti öncesi AK Parti Bölge Koordinatörü Muhammet Esat Nuhoğlu, AK parti Ardahan İl Yönetim Kurulu Üyeleriyle birlikte bir araya gelen ve Şehir Buluşması Programı Öncesi İstişare Toplantısı gerçekleştirdiklerini belirten AK Parti İl Başkanı Kaan Koç Ankara’da makamında ziyaret etiği Ak Parti Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Ali İhsan Yavuz’un da bulunduğu heyetin Ardahan ziyaretinde kendilerinin de kentte yapılan ve süren yatırımlar konunsun da bir rapor sunacaklarını da söyledi.




    Başkan Erdoğan Konuşuyor..

    Başlattığı barış süreci bugün birlikte hareket ettiği ileri sürülen Ergenekonların ve Paralelcilerin yüzünden tamamlayamadığına inandığımız ama her seçim öncesi ortaya attığı iddialarla yeni gerginlikler yaratan ve bu gerginlikler üzerinde yürüttüğü politikalarla 21 yıl boyunca iktidar da kalmayı başaran Recep Tayyip Erdoğan halen cumhurbaşkanı olduğunu farkına varmamış gibi..

    Son olarak İstanbul’da benim gibi sigara içen gençlere çıkışan ve ‘Zabıta nerede?’ diyerek gençleri oradayken cezalandırmak isteyen Cumhurbaşkanı yaptığı konuşmalarından da ise sanki hala bir partinin genel başkanı gibi konuşuyor.

    Ve sanki bunu bilerek yapıyor.


    Çünkü cumhurbaşkanı da benim, başbakan da benim hatta muhalefet mi oda benim demek istiyor sanki…

    Aslında başkanım, tekim benden başkası beka demek istiyor.

    Ve öyle de davranıyor, davranmaya da devam ediyor ve edecek gibide..

    Çünkü bugünkü aynı Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adayı ve yetmedi AK Parti’ni de Genel Başkanı ve başkanda…

    Yani başkanlık sistemine geçilmeden yazdığım gibi Erdoğan artık başkandır ve Türkiye’de başkanlık sistemi başlatmıştır diye yazdığım gün gibi bugün aynılarını da yapıyor.

    Barış sürecin de aracı olan HDP’ye Hain çetesi diyen ve adeta, ‘ne barışı, ne barış süreci’ deyip, adına barış süreci denen sürece nokta koyan aynı Erdoğan daha önceki seçimlerde olduğu gibi ve ‘eski demeye gerek olmayan’ partisini yeniden iktidar yapmanın peşinde…

    Çünkü geri dönülemez dediği artık başkanlık sürecinin devamı peşinde ve partisinin 2023 seçimlerinde alacağı oylarla.

    Peki Erdoğan’ın tüm engellemelere rağmen başkanlık sistemini beş yıldır yerleştirmeye çalışırken dün terörist dediği, vizyonlu 100 yıl Türkiye hayaline davet etmediği ama TRT’ye çıkardığı rahmetli gibi bugün de Adalet Bakanını gönderdiği bulunan ve onca söz verdiği onca beklenti içinde olanlar ne yapacak?

    Bilmem ama onların olmadığı oyun da tek taraflı hele hele bunca ulusalcı faşistler, ergenekoncu ve değiştireceğim deyip, ama sanki teslim olduğu bürokrasi iktidarı oldukça tek başına başkanlık tat vermez,, 

    Ve şimdiye kadar vermediği de belli derim, diyorum.
    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber 01.01.2016 tarihli haber/yorum


    AK PARTİLİ BAKAN VE VEKİLLER ERDOĞAN'IN FOTOĞRAFININ GÖLGESİNDE ARDAHAN'I ZİYARET EDECEKELR!..Atalay Diyabakır’ı İnceleyecek..


    6 yıl içinde 3. kez Ardahan Milletvekili olan Prof. Dr. Orhan Atalay’a yeni bir görev daha görevler verildi.

    AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay  “12 Eylül Askeri Darbesinden Sonra Oluşturulan Diyarbakır Beş No’lu Cezaevi İnceleme Alt Komisyonu” ve “Hükümlü ve Tutuklu Hakları Alt Komisyonu” üyesi oldu.


    TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu tarafından yapılan yazılı açıklamada, 17 Aralık günü yapılan komisyonun ikinci toplantısında 3 alt komisyon kurulmasına karar verildiği hatırlatıldı. Açıklamada, kurulan komisyonların “Mülteci Hakları Alt Komisyonu”, “12 Eylül Askeri Darbesinden Sonra Oluşturulan Diyarbakır Beş No’lu Cezaevi İnceleme Alt Komisyonu” ve “Hükümlü ve Tutuklu Hakları Alt Komisyonu” olduğu belirtildi.

    Açıklamada, “Mülteci Hakları Alt Komisyonu” üyeliklerinin AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, Ak Parti Isparta Milletvekili Sait Yüce, AK Parti Konya Milletvekili Leyla Şahin Usta, AK Parti Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz, CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen ve MHP Osmaniye Milletvekili Ruhi Ersoy’dan oluştuğu kaydedildi.



    “12 Eylül Askeri Darbesinden Sonra Oluşturulan Diyarbakır Beş No’lu Cezaevi İnceleme Alt Komisyonu” üyeleri ise AK Parti Ankara Milletvekili Aydın Ünal, AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar ve HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran oldu.

    “Hükümlü ve Tutuklu Hakları Alt Komisyonu” üyeliklerinde ise AK Parti Ankara Milletvekili Aydın Ünal, AK Parti İstanbul Milletvekili Fatma Benli, AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner, AK Parti Malatya Milletvekili Nurettin Yaşar, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, HDP Muş Milletvekili Burcu Çelik Özkan, MHP İstanbul Milletvekili Atilla Kaya isimleri yer aldı.

    Açıklamada, alt komisyonun önümüzdeki günlerde bir araya gelerek başkanları ve çalışma takvimleri ile yöntemini belirleyeceği vurgulanarak, yapılan alt komisyon çalışmalarının ardından hazırlanan raporların İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna sunulacağı kaydedildi.

    Açıklamada şöyle devam edildi:

    “İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde daha önce de mülteciler ile hükümlü ve tutuklularla ilgili incelemeler yapılmış, yasal altyapıya ve uygulamalara ilişkin tespit ve önerileri içeren raporlar yayınlanmıştır. Ancak her iki konunun da güncelliğini koruması ve acil çözüm bekleyen sorun alanları içermesi sebebiyle Komisyon önceliği bu konulara vermiştir. 12 Eylül askeri darbesinden sonra Diyarbakır Beş No’lu Cezaevinde gerçekleşen bütün uygulamaların ve siyasi sonuçlarının incelenmesinin ise, ülkemizin geçmişle yüzleşme politikalarına ve bugün en çok arzu edilen siyasi normalleşmeye katkı sağlaması ve insan hakları mücadelesini zenginleştirmesi beklenmektedir. Komisyonumuza sunulan diğer alt komisyon önergeleri gelecek toplantılarda görüşülecek ve karara bağlanacaktır.”


    Bilindiğimiz gibi geçtiğimi dönemler de aldığı görevleri bu dönemde üstlenen AK Parti Ardahan Milletvekili  Prof.Dr.Orhan Atalay Yeniden TBMM İslam Ülkeleri Parlamenterler Meclisi Başkanı, TBMM Milli Eğitim Komisyonu Üyeliği ve AK Parti Meclis Divan Kurulu Üyeliğine seçilmişti.

  • HERKESİN ATATÜRK’Ü’DE ÇELENGİDE KENDİSİNE!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Tüm yurtta olduğu gibi Ardahan’da da Cumhuriyet Bayramı’nın 99’uncu yılı törenlerle kutlandı.

    Bir gün öncesinde başlayan cumhuriyet etkinlikleri Atatürk Anıtına çelenklerin sunumuyla başlayan kutlamalar valilik makamında tebriklerin kabul edilmesiyle devam etti.



    Gazeteci Markalı Arabam..


    Rahmetli babamın ünlü söz ve yönlendirmeleri arasında bulunan miras denecek değerde söylemlerinin başını çekiyordu “ Bir ev, bir araba, birde irili ufaklı işin olsun yeter” deyip ardından da “Bunların olabilmesi için erken kalkacaksın, işine sarılacaksın” dedikten sonra aklı kesenin bu büyük olmayan ama mutlu eden hedefine kitleniyordu.. 

    Babamın gösterdiği bu hedefe yönelen birisi olarak, erken evliliğimden sonra rahmetli Amcam Abdulkadir’in şimdi kendisi olmayan ama adını verdiği derenin yanında, alabalık deresini kura nehrine bağlayan noktada bulunan toprak örtülü eve taşındım..

    Bugün bana torunlar veren çocuklarımın ikisini kışları üzeri buz tabakasıyla kaplanan, bahar ayı itibariyle coşan derenin sularına kaptırmama adına demirden yapılmış bir ayağın anca sığdığı derme çatma köprüden götürüp getirirken nasıl araba alacağımın düşüncesi içinde önce ehliyetimin olması gerektiğini ama onuda beklemeden eşimin gelinlik bileziklerini katarak taksi renkli o zamanın ünlü arabalarından birisi olan serçe markalı arabayı alıp kapıma getirmiştim…

    Evimden sonra arabamında olması gururuyla kapıya çektiğim arabamın taksitlerini ödeyemediğim arabamı geri iade etmek zorunda kalsamda araba hedefimden vazgeçmemiş bu kez yıllarca bana arkadaşlık eden ve adını GAZETECİ koyduğum 92 model kırmızı renkli Şahin’e sahip olmuştum..

    Evet artık eşimde, işimde, evimde, arabamda olmuştu..

    Hemde eşimi kaçırarak, evimi kiralayarak, arabamıda babamın parasıyla değil emeğimle alarak..

    Şimdi sıra uyumamak çok çalışmak ve yaptığım işin karşılığını verip hakkımı almaktaydı..

    Adını Gazeteci koyduğum ve üzerine büyük harflerle yazdığım arabamı durduran polisin Gazeteci yazısının polis araçlarının üzerine yazılan polis kelimesinden büyüktür diyerek ceza kesmeye kalkması ilk reklam yani tabela vergimide ruhsatıma eklettiğim Gazeteci ismiyle ödemiş oldum..

    Ve bugün yasak getirilen sansürlenen sanal ortamın olmadığı bir dönemde elime aldığım kameramla, fotoğraf makinemi sırtlayıp memleketim Ardahan’ın ilçe ve köylerinin tümünü birkaç kez kentler arası hatta Ermenistan’a kadar Gazeteci’yle gezip 35 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda 20 yıl benimle olan Gazeteci markalı Ardahan’ın simgesi konumuna gelen arabamla maddi manevi çok yollar aldım…

    Hayatımın belli bir kısmını anlattığım bu yaşıma kadar hayat mücadelesi verirken araba sahibi olmanın ne kadar önemli olduğunuda geçtiğimiz gün teşvik ettiği arabayı banttan indirdiği sırada program sunucusuna “Esra senin karın mı?” Sorusuyla gündeme bir kez daha gelen Erdoğan’ı izlerken o haklı gururu yıllar önce hissettiğim gibi hissediyordu..

    Çünkü bana toprak örtülü eve girmişsin, derme toplama araba almışsın, diyerek sözüm ona şakayla dalga geçenlerin aynısının muhtar olamaz denilen, şimdiyse sarayı olan Erdoğan’ın lastiği başkasının, aküsü başkasının dedikleri arabası TOGG elindeydi, hemde Cumhurbaşkanı olarak…
    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber 22/12/2016 tarihli haber/yorum


    *İŞID'IN SALDIRISINDA BİR ARDAHANLI BİNBAŞI DA YARALANDI!..İŞID’IN SALDIRISINDA BİR ARDAHANLI


    BİNBAŞI DA YARALANDI!..


    Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve 16 askerin şehir olduğu çatışmada Ardahanlı olan Kurmay Binbaşı’da yaralandı. Gata’da tedavi altına alındığı öğrenilen Ardahanlı Kurmay Binbaşının Ardahan Merkez köylerine bağlı Yalanızçam Köyli Merdin Kışkan olduğu öğrenildi.


    Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve 16 askerin şehir olduğu çatışmada Ardahanlı olan Kurmay Binbaşı’da yaralandı.


    Gata’da tedavi altına alındığı öğrenilen Arahanlı Kurmay Binbaşının Ardahan Merkez köylerine bağlı Yalanızçam Köyli Merdin Kışkan olduğu öğrenildi.


     


    *BALYOZ’DAN İKİ YIL HAPİS YATMIŞTI!..


     


    Ardahanlı olan ve IŞİD’in saldırısı üzerine yaralanarak Ankara’da bulunan Gazete’da tedavi altına alınan Kurmay Binbaşı Merdin Kışkan’ın daha önce Balyoz Davası sonucu tutuklanıp, iki yıl hapis yattığı da öğrenildi.


    Arkadaşı Twitterde Geçmiş Olsun Dedi..


    “Hikayesini Casusluk Kumpası kitabımda ‘Hem Alevi hem Sünni; hem Süryani hem Türk’ diye aktardığım ve Mamak Cezaevinde 1 yıl birlikte kaldığım Binbaşı. Merdin Kışkan da El Bab’ta yaralanmış. Acil şifalar diliyorum mert asker. Dün FETÖ’cüler pusu kurdu cezaevine düştün. Bugün IŞİD pusu kurdu hastaneye düştün. Türk milleti sana minnettardır”


    Fırat Kalkanı Harekatı’nda şehit sayısı 16 oldu


    Öte yandan Milli Savunma Bakanı Işık, Fırat Kalkanı Harekatı’nda şehit sayısının 16 olduğunu açıkladı ve “Bugüne kadar 1005 terörist etkisiz hale getirilmiştir” dedi.


    Milli Savunma Bakanı Işık, TBMM Genel Kurulunda Fırat Kalkanı Harekatı’na ilişkin bilgilendirme yaptı.


    Işık, Fırat Kalkanı Harekatı’nda son çatışmalarda şehit sayısının 16 olduğunu açıkladı ve “Bugüne kadar 1005 terörist etkisiz hale getirilmiştir” dedi. 


    Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, “Cerablus, Er Rai ve DEAŞ açısından büyük sembolik önem taşıyan Dabık’ın kurtarılmış olması mühimdir. Böylece, 2 bin kilometrekare civarında bir alan teröristlerden temizlenmiş, 225 meskun mahal özgürleştirilmiştir.” dedi.


    1005 terörist etkisiz hale getirildi 


    Işık harekatla DEAŞ terör örgütüne ağır kayıplar verdirildiğinin de altını çizdi. 


    Işik sözlerini şöyle sürdürdü; 


    “Bugüne kadar Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında DEAŞ terör örgütünden 1005 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Ayrıca DEAŞ’a ait 4 tank, 29 havan, 41’i silahlı 97 araç, 621 bina ve 61 savunma mevzii, 28 komuta merkezi, 17 cephanelik imha edilmiş, 11 bombalı araç tesirsiz hale getirilmiştir. PKK/PYD/YPG teröristlerinin 299’u etkisiz hale getirilmiştir. Bu operasyonlar sırasında PKK/PYD/YPG’ye ait 14 bina, 4 savunma mevzii, 5 araç ve 1 Drone da imha edilmiştir.”


    “Terör örgütlerine karşı en büyük mücadeleyi veren ülke Türkiye’


    Milli Savunma Bakanı Işık, “Aynı anda hem DEAŞ’a hem de PKK/PYD/YPG ve DHKP-C gibi bölgedeki bütün terör örgütlerinin tamamına karşı en büyük mücadeleyi veren tek ülke, Türkiye’dir.” dedi.


    Işık, “Bu arada, FETÖ de boş durmamakta, Ankara’daki Rus Büyükelçisine hain bir suikast düzenleyerek, Rusya ile büyük çabalarla yeniden onarılan ilişkilerimizi ve Halep’teki sivillerin tahliye edilmesini de sağlayan işbirliğimizi bozmanın hesaplarını yapmaktadır. Türkiye, bu oyunların hiç birisine gelmeyecek ve teröre asla teslim olmayacaktır.” diye konuştu. 


    ‘Rusya ılımlı muhalefetle terör grupları arasına set çekmeyi kabul etmiştir’


    Milli Savunma Bakanı Işık, “Türkiye, baştan beri Suriye’deki ılımlı muhalefetin kendi topraklarında zalim Esed’e karşı sürdürdüğü mücadeleyi meşru bir müdafaa olarak görmektedir. Bugün Rusya da ılımlı muhalefetle terör grupları arasına set çekmeyi, bunlar arasında ayrım yapmayı kesinlikle kabul etmiştir.”



    **Başkonsolos’un Işid’le İlişkisi Var


    *03/01/2016 Tarihli Haber


    Musul Başkonsolosuyken Işıd tarafından kaçırılıp, 101 gün esir kaldıktan sonra Türkiye’ye dönen ve CHP’den Ardahan Milletvekili olan CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz hakkında yeni iddialar ortaya atıldı.

    Ulusal gazete ve intrnet sitelerinin işlemeye devam ettiği konu hakkında bir açıklama yapıp, yapmayacağı belirtilen CHP Ardahan Milletvekili Yılmaz’ın bu iddialar hakkında ne diyeceği merakla beklenmektedir.


    İşte o iddialardan biri..


    **Irak Meclisi’nden ilginç Musul raporu


    2014 yılında kaybettiği Musul’u geri alamayan Irak Hükümeti, Musul’un kaybedilmesiyle ilgili raporunu ancak tamamlayabildi. Raporda ise IŞİD’e esir düşen Türkiye’nin eski Musul Başkonsolosu ile ilgili kaynağı belirsiz iddialar yer alıyor.


    ABNA’da yer alan habere göre; Irak Parlamentosu, 2014 yılının Haziran ayında IŞİD tarafından ele geçirilmesi hakkındaki raporunu tamamladı.


    Irak Parlamentosu’nun IŞİD’in Musul’u ele geçirmesine ilişkin hazırladığı raporda sona gelindi. Rapor, Musul Valisi Adil el-Nuceyfi, eski Savunma Bakanı Sadun el-Duleymi, eski Genelkurmay Başkanı General Babakir Zebari’yi suçlu bulurken, dönemin Türk Başkonsolosu Öztürk Yılmaz’ın IŞİD’le ilişkide olduğunu ileri sürdü.


    Reuters’in haberine göre, Raporun suçladığı isimler arasında Musul Valisi Adil el-Nuceyfi, eski Savunma Bakanı Sadun el-Duleymi, eski Genelkurmay Başkanı General Babakir Zebari de yer alıyor.


    ‘Başkonsolos’un Işid’le İlişkisi Var’


    Raporun dikkat çekici ve Türkiye’yi ilgilendiren kısmında, IŞİD’in Musul’daki Türkiye Başkonsolosluğu’nu ele geçirerek diplomatları rehin almasına ilişkin araştırma sonuçları da yer alıyor.


    All Iraq News Agency’nin haberine göre, rapor, dönemin Başkonsolos’u Öztürk Yılmaz’ı, Musul’un düşüşü sırasında IŞİD’le ilişkide olmakla suçluyor.


    İddiaya göre, Nineva Valisi Usame el-Nuceyfi ve Nineva istihbarat şefi Naci Hamid, Başkonsolos’un bölgedeki rolünü gizledi.


    Başkonsolos Yılmaz, geçen Nisan ayında yayımlanan Dışişleri kararnamesi ile birlikte Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’ye büyükelçi olarak atandı.


    http://www.timeturk.com/irak-meclisi-nden-ilginc-musul-raporu/haber-44641







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Savaş Hali Durumu


     


    Son olarak Fırat Kalkanı harekatında şehit düşen askerlerin ateşi ile yanan ülkenin içinde bulunduğu ‘Ne olacak, Nereye gidiyoruz?’ soruları ve de çıkmazı için herkes bir birine sorular sormaya devam ede dursun ben bu durumun savaşlar da yaşanan hal olarak algılamaktayız..

    Çünkü bir ülkenin diğer bir ülkenin topraklarında asker barındırması resmi olmazsa da gizli savaşın diğer bir versiyonu olarak bilenlerdenim..

    Yani durum savaş hali durumundan öte bir şey değil..

    Yani siz bir başkasının toprağında girmişseniz, tankınızı, topunuzu oraya doğru yöneltmişsiniz ise bu yaşananlarda bu durumun yaşatacağı halden öte bir şey değil..

    Evet ülkemiz ve askerimiz şu an Suriye topraklarında hala İŞID denilemeyen canilerle savaşmak için orada olduğunu ben değil, başkan olmak isteyen Erdoğan ve onun emrinde ki hükumet diyor.. 

    Yani savaştayız, bunun hiçte kolay bir şey olmadığını anlayın diyorlar..

    Ever, öylede..

    Biz yani rejimi değiştirilmek istenen, başkanlık getirilmek istenen Türkiye’nin ordusu işu an Ortadoğu’da bulunan ve her geçen gün daha da büyüyen bataklığın içinde resmiyette IŞID gayri resmi olarak ta PYD ile karşı karşıya..

    Yani askerin namlusu Ortadoğu’da ki ateşin ülkenin içine sıçramaması için başkalarına ait topraklarda başkalarına yani düşman ilan edilenlere yönelmiş halde..

    Bunun bedeli de ‘Hoş Geldin’ olacak değil, şehitlik başta olmak üzere bir çok bedelle karşı karşıya kalacağımız demektir..

    Olanlar, yaşananlar da budur..

    Peki doğrumu bunlar?

    Bilmem ama benim gördüğüm yönetim  burada büyük yanlışlar yapsa da orada olmakla doğru yapıyor..

    Çünkü asker oraya gitmeseydi IŞID ve başka unsurların yaratacağı tehlike çoktan ülkenin Gaziantep’ine ve diğer kentlerine sıçramıştı diye düşünenlerdenim..

    Yani ülke sınırlarını korumak için önleyici bir kalkan olduğunu düşündüğüm bu durumu bir savaş hali olarak algılamaktan öte şansımız yoktur desem, ölümleri istiyor, hükumeti destekliyor diye kızmayın.. Çünkü bu bir savaş hali durumu..

  • BELEDİYE MECLİ ÜYESİNİN ÜYELİĞİ DÜŞÜRÜLEN HDP'NİN MİLLETVEKİLİ ADAYI ÖZTÜRK POLAT HAYATA ERKEN VEDA ETTİ..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Samandöken (Sinot) köyü sakinlerinden, İşçi, Siyasetçi ve Göle İMC Dergisi Yazarı Öztürk Polat, Erzincan’da geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti.




    Ardahan’ın sorunlarına duyarlılığıyla tanınan, 25’inci dönem HDP Ardahan 2. Sıra Milletvekili adayı olan Öztürk Polat’ın bu ani ölümü Ardahan’da da derin üzüntü ile karşılandı. Merhum Öztürk Polat’ın cenazesi Erzincan’dan Samandöken köyüne götürülerek Salı günü toprağa verileceği öğrenildi,


    HDP’İ BELEDİYE MECLİS ÜYESİNİN ÜYELİĞİ HDP KADROSUNDAN SEÇİLEN 2 ÜYENİN DE ONAYI İLE DÜŞÜRÜLDÜ!


    Fakir Yılmaz’ın ÖZEL HABERİ

    Öte yandan Halkların Demokratik Partisi Ardahan Belediye Meclis Üyesi İlker Senem’in Belediye Meclis Üyeliğinin AK Partililerin ret etmesine karşın 2’si HDP Kadrosundan olan 8 CHP Meclis ÜyeSsince kabul edilip, Senem’şn Belediye Meclis Üyeliğinin düşürüldüğü ortaya çıktı. CHP’li Başkanın önerisi üzerine meclis getirildiği önergeye AK Partili Meclis Üyelerinin karşı çıktığı ancak  HDP’nin kadrosundan Belediye Meclis Üyesi seçilen CHP’li Volkan Ünver ile Onur Yılmaz’ında aralarında bulunduğu 8 meclis üyesinin onayı ile HDP’li Senem’in Ardahan Meclis Üyeliğinin toplantılara katılmıyor’ denerek düşürüldüğü ortaya çıktı.

    Konu hakkında gerek Senem’den gerse HDP’nin desteği ile seçilen CHP’li Belediye Başkanından ve kongre yapılıp, yapılmamasını tartışan, İl başkanı ile İlçe başkanının bir araya gelmekten kaçındığı Ardahan HDP İl, İlçe Yönetiminde Senem’in meclis üyeliğinin düşürülmesi konusundan açıklama beklenirken bu düşürülme olayının aylardır gerçekleştiği de ortaya çıktı.


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ortaya çıkardığı bu önemli gelişmenin nedense hem HDP tarafından hem de CHP’li Belediye tarafından kamuoyundan adeta saklandığı da dikkatlerden kaçmadı.



    DÜNDE AYNI BUGÜNDE..


    Demirel’in “Kürt realitesini tanıyoruz”, Mesut Yılmaz’ın, “AB yolu Diyarbakır’dan geçer” demelerinin üzerinden kaç yıl geçti bilmem ama bu kez kayyumla belediyesi yönetilen Diyarbakır’a bir kez daha giden Erdoğan’da yıllar önce “Kürt sorunu benim sorunumdur.’ demiş olduğunu hatırlarken 5 çocuğu, 6 torunu olan bir Kürt gazeteci olarak son günlerde yaşanan tartışmalara bakmak istesem de ‘son umut, mahkemesi kapatılmak istenen Anayasa’da’ denen bilgi çarpıtma yani yeni sansür yasasını hatırlıyorum.

    Ve geriye dönüp, şu an bu dünyada olmayan Evren, Demirel, Mesut Yılmaz, Erbakan, Türkeş ve adına Kürt Sorunu denen sorunu yok sayıp, ‘Bu olsa olsa terör olaydır’ deyip, ‘Zaten kökünden çözdük, aha bitti, bitirildi’ diyen kaç içişleri, savunma bakanı, ölümü şüpheli denen Eşref Bitlis gibi onca komutanların bu yöndeki demeçlerine bakmak istiyorum.

    Ve onca demeç, açıklamayı tek tek arayıp bulmak istesem de, bir anda vazgeçiyor 5 yetmedi 10 ve 15 maaş alan değil, ‘çocuk yapan PKK’lılar kim acaba?’ diye sorulan sorulara cevap arayan, ararlarken de biz Kürtlere ‘Erdoğan size terörist dedi..’ diyen ulusalcıların yani sözde solcuların tutum, söylem ve hal, hareketlerine bakıyorum.

    Ve bunların yani Erdoğan’ı çürütmeye kalkanların karşı deyişlerine bakarken aynı Erdoğan’ın Kültür Bakanlığına bağlamaya çalıştığı Alevilerden biri olan eski komutan, demediğini bırakmadığı AK Parti’ye geçen vekilin eşine dediklerinden daha ağır ve incitici anlam, adlandırma yani kısacası faşo oluklarını duyup, işitip, okuyoruz.




    Efendim Erdoğan bunu PKK’lılara derken üstü kapalı olarak Kürtlere dediğini yani Kürt olanların hepsini PKK’lı ilan ettiğini belirten ulusalcı faşist kafaların küçük beyinciklerinde hep duran Kürt düşmanlığının en açık ve bariz örneği ‘Efendim Erdoğan azınlıklara böyle diyemez, ayıp etmiştir’ diyordular.

    Derlerken bu ülkenin nüfusunun büyük bölümünü olduğu gibi özünü taşıyan onca Kürde ‘azınlık’ demekle aslında kendilerinin politikaları yüzünden bugüne kadar gelen ve hala çözüm aranan sorunun başrollüleri bunların olduklarını da görmekteyiz.

    Ha unutmadan kimyasal silah konusunda da bir tartışmanın devam ettiği bir sırada Deniz Gezmişlerin asılması için el kaldıran CHP’liler arasında dedesi bulunan aynı CHP’nin sözcüsü Öztırak’ın son sözleri bu ulusalcı faşist kafaları anlatan ve ‘tencere dibin kara benimki seninkinden kara’ dedirtiyor gibiydi…

    Neyse dedim ya bilgi çarpıtma yani 3 yılla başlayan son sansür yasası ve onca ‘Sakın düşünme’ diyen yasa, anlayış, bakış varken ben 10 yıl önceye yani Erdoğan’ın Diyarbakır’a yapacağı ziyaretle yeniden gündemin ilk sıralarına çıkacağa benzer olan Kürt sorunu gibi hiçte güncelliğini kayıp etmeyen iki yazımıza bakıp, adeta bugünü anlatan o yazılarımı okumayanlarda okusun diyerek yeniden yayınlamayı daha uygun buldum.

    Çünkü en iyisi bu tartışmalarda uzak durmak, durup, durduk yere kendi başımıza da yeni bir sorun açmayalım, en iyisi kendi kendimizi otosansürleyip yıllardır içinde çıkılamaz hal alan ve aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık olan konuyu onlara bırakmak en iyisi.

     Ve şimdi çoğu çoban olan Afganlarla ilgili yazıma ve yeşil sahada kalmak için mücadele eden Amatör takımlardan biri olan ama şimdi adı olsa da kendisi olmayan Aktaş gibi Türkgözü (BadeLE) Gümrüğü olmasına karşın ithalat/ihracatın sıfır derecede olduğu Ardahan’a bakalım.


    **Afgan takımı..

    Dün çıktı, maçta 9 gol yiyen Adanaspor’un Kulüp başkanının maç sonrası yaptığı açıklamaya baktığınızda neredeyse delireceğini görmek mümkün.

    Çünkü Ardahan’ı temsil eden bir futbol takımının Ardahan’ın ileri gelenlerince desteklenmediği gibi var olan imkânlardan da yararlandırılmadığını görürsünüz.

    Buna örnek olaraktan Afganlara tahsis edilen İl Spor Müdürlüğüne ait kapalı spor salonu gibi tesissilerinin bile Ardahan Spora verilmediğidir.

    Adanaspor’un Başkanı Uğur Kaçar’ın bu ağır sitemine baktığınızda Ardahan’ı temsil eden ve onun ileri gelenleri olanlar olarak tanınanların Ardahan’a olduğu gibi Ardahan Spora ve diğer sportif etkinliklere da sahip çıkmadığını da görmek mümkün…


    **Badele/Türkgözü..

    Çıldır Aktaş’ı açmaya hazırlanan Ardahanlıların yıllardır açık olan Posof Türkgözü’ne ne kadar sahip çıktıklarını soracak olursak, önünüze koskoca bir sıfırın çıkacağından emin olan.

    Çünkü sınır kapısı, dış ticaret, ithalat ve ihracat nediri merak etmeyen ve bu yönde ‘ne yapabilirim’ i hiç akıl edemeyen Ardahanlının kendini değiştirmeme inadı dolaysıyla Kafkaslara açılan önemli bir kapı olan Posof Türkgözü (Badele) maalesef hakkettiği katkıyı ne Posof’a nede Ardahan’a sunamamıştır…

    Bundan etkili olan diğer bir neden ise Posof’un değişmezi olan, Ankara’da, Avrupa’da gelmeyen belediye başkanıdır…


    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.phparşiv haber 12/10/2016 tarihli haber/yorum


    HDP ARDAHAN KONGREYE GİTTİ..


    Halkların Demokratik Partisi Ardahan İl Örgütü Kongreye gitti.


    Eski İl Başkanı Ergün Koç ve yönetiminin görevden el çektirilmesi ardından tutuklanması ile uzun süredir İl başkanı ve yönetimi olayan Ardahan HDP’nin yeni yönetimi Özcan Yılmaz başkanlığında ki liste ile gittiği kongrede yeni İl Başkanını ve yönetimini belirledi.


    HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen’in de katıldığı kongrede Ardahan HDP Yönetim Kurulu listesi şu isimleren oluştu.


    1-Özcan Yılmaz (Eş Başkan), 2-Gülçehre Yılmaz (Eş Başkan), 3-Çetin Demir , 4-Hasan Hüseyin Yardımcı , 5-Erbaş Gözcü, 6-Erkan Yılmaz , 7-İsa Aktaş, 8-Baran Kılıç, 9-Şaban Gözcü, 10-Erdal Gökdemir, 11-Naci Lale  ve 12-Akif Kanmaz          


    Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com**HDP İl ve İlçe Yönetimi Görevden El Çektirildi..


    **03/08/2016 Tarihili Haberler


    Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan İl Örgütünün fes edilip, aylardır başkan ve yöneticisiz bırakıldığı Ardahan’da Halkların Demokrasi Partisi HDP’nin İl ve İlçe Örgütü de görevden el çektirildi.


    Alınan bilgilere göre HDP Genel merkezinin istemi üzerine Ergün Koç başkanlığında ki HDP Ardahan İl ve İlçe Yönetimine el çektirildiği HDP Ardahan’ın yeniden örgütlenmesinin önünün açılması için böyle bir karar alındığı belirtilirken, yeni yönetimin başına kim ve kimlerin getirileceği öğrenilemedi.


    **ARDAHAN’DA Kİ SİYASİ PARTİLERDE GENELE BENZİYOR..


    MHP’den sonra HDP il ve İlçe Örgütlerinin de görevden el çektirildiği şu günlerde Ardahan’da bulunan siyasi partilerinde ortaya koydukları eylem ve politikalar ile genel merkezlerine benzediği dikkatlerden kaçmıyor.


    AKP Ardahan’ın 15 Temmuz’dan bu yana ortaya çıkıp, AK Partili Ardahan Belediye Başkanının önderliği ve ev sahipliğinde adına ‘Demokrasi Nöbeti’ denilen eylemler de geceleri ortaya çıkarken, bu partiye ve hizmet beklenen iktidara muhalefet edecek olan CHP, HDP, MHP ve diğerlerinin ortalıkta gözükmedikleri dikkatlerden kaçmıyor.


    Zaman zaman partilerine yapılan ziyaretlerle adından bahsettiren CHP Ardahan İl ve İlçe Örgütlerinin Ardahan’ın ana sorunlarından uzak politikaları ile diğer muhalefet partileri gibi etkisiz ve cılız bire siyasi yol izlediği dikat çekerken bu partinin İl ve İlçe Örgütlerinin mevcut milletvekili ile aralarının iyi olmaması da bu cılız siyasetin diğer bir nedeni olduğu da tahmin edilmektedir.


    **Gülen’e bir küfürde ben mi etsem?


    28 Yıla yaklaşan gazetecilik hayatımdan ele aldığım yazıları toparlama fırsatı bulsam bu yazılarımın birçoğunda bugünlerde bir hayli tartışılan Fethullah Gülen ve cemaatiyle ilgili yazılara rastlanacağını biliyorum.


    Çünkü onca yazımda dikkat çektiğim bu cemaatin gün gelecek İran’da ki Humeyni devrimi gerçekleştirmek için adım atacağıydı..


    Ve bu iddialarımı Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü günlerde ve AKP’nin ilk yıllarında daha da çok dillendirmiş, adeta bugün yaşananlara dikkat çekmiştim.


    Çünkü biliyordum ki, biliyorum ki; Fettuhlah Gülen ve benzerlerinin dini kullanıp, iktidarı ele geçirmek, İran misali bir yönetimle ülke idare etme hayallerinin olduğunu..


    Neyse geriye gidip, başınızı ağrıtmadan ve en önemlisi bunların amacının ve çalışma şekillerini Ardahan’da Gülen’in gazetesinin ilk muhabirlerinden olan ve bugün hala bir ajanlık yapanlara sorun deyip geçerken asıl konuya, Gülen’in bugün bizleri nasıl olup birilerine mahkum ettirip, ‘Yönetim de Asker olmaktansan yine bunlar..’ dedirtmeye zorda bıraktığına gelmek istiyorum..


    Çünkü dün demokrasi nediri bilmeyenlerin bizlerden daha çok demokrasici kesilip, demokrasi adına asıl amaçlarına yol açılmasını sağlayan yine Gülen ve cemaatinin ülkeyi ele geçirme hevesleridir.


    Ve bizi iki arada bir derede bırakan Cuntaya kalkışmalarıdır..


    Bu ülkede amaçlarını açıkça değil, dini amaçlarına perdeleyip ülke yönetimini ele geçirme hesapları yapanların asıl amaçlarından bir diğerinin de ülkenin parasal kaynaklarını ele geçirme olduğunu, herkesin bilmesini, anlamasını isterken Gülen ve cemaatin bu amaçlarına ulaşmak için bugün olduğu gibi dünde gerçek demokratları, gerçek demokrasi mücadelesi verenleri de bu tür yollar la zorda bırakıp, kötünün iyisi dedirterek kullandığını da bilmek gerekir..


    Evet bugün yaşananlar dolaysıyla bende Gülen’e hokkalı bir küfür edeceğim gelse de yinede kendimi tutup, her iki tarafın oyununa gelmek istemiyorum..


    Çünkü dün önünde diz çökenlerin bugün Gülen’e ve cemaatine  al açık küfür edenlere benzemekten korkarım..

  • TKKB Başkanı bir haftada Türkiye'yi dolaştı..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Aynı zamanda Türkiye Kent Konseyleri Birliği Başkanı olan Ardahan Kent Konseyi Başkanı olan Burak Taştan bşr hafta içinde bir çok kentte ziyaretlerde bulunup, toplantılara katıldı.


    Bir hafta önce Ardahan’dan Kocaeli’nde gerçekleştirilen Kent Konseyleri Bölge toplantısına katılmak için ayrılan ardıdan İsanbul’da bir dizi ziyaretlerde bulunan Türkiye Kent Konseyleri Birlik Başkanı Burak Taştan daha sonra ziyaret turunu Söke ile sürdürdü.


    Başkan Taştan, Söke Kent Konseyi Başkanı Saliha Ondört ile birlikte Söke Belediyesi’ni ziyaret etti. Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyeleri Ahmet Tokmakoğlu ve Nejla Baştuğ, Kadın Meclisi Başkanı Seringül Bulu’nun da bulunduğu Kent Konseyi heyetini, Söke Belediye Başkan Yardımcıları Dr. Mustafa İberya Arıkan ve Veli Devrim Yerli karşıladı.


    Kent Konseyleri Birliği’nin çalışmaları ve yapısı ile ilgili bilgiler veren Türkiye Kent Konseyleri Birliği Başkanı Burak Taştan, Birlik üyesi Söke Kent Konseyi ile güzel çalışmalar ortaya koyduklarını ifade etti. Söke Kent Konseyi’nin Söke Belediyesi ile yaptığı işbirliğini de takip ettiklerini dile getiren Başkan Taştan, Söke Belediye Başkanı Levent Tuncel başta olmak üzere belediye yönetimine teşekkür etti. Burak Taştan kendisine gösterilen sıcak ilgiden dolayı da ayrıca Söke Belediyesi’ne teşekkür etti.


    Söke Kent Konseyi Başkanı Saliha Ondört, Birlik Başkanı Burak Taştan’ı Söke’de ağırlamaktan dolayı mutlu olduklarını ifade etti.


    Türkiye Kent Konseyleri Birliği Başkanı Burak Taştan’ın kendilerini ziyareti ile onurlandırdığını ifade eden Söke Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Mustafa İberya Arıkan, “Söke Kent Konseyi ile uyumlu bir çalışma içerisindeyiz. Bir araya geldiğimiz Birlik Başkanı ve Söke Kent Konseyi Başkanımız ile daha ne türlü güzel çalışmalar yapabiliriz bunları da paylaşacağız. Ziyaretlerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz” dedi.



    TİK-TOK ve MÜRTED


    Balık hafızalı toplumun bir ferdi olarak kendisine ve iktidarına muhalefet edenleri sıkça ‘Hain, Terörist, Haşhaşi, Mürdet’ olarak suçlamasıyla eleştirilen AKParti Genel Başkanı, sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2016 yılında düzenlenen 15 Temmuz Şehitlerini Anma Gecesi’nde dile getirdiği Mürted’i sabah, sabah tesadüfen izlediğim  ve yıllar öncesini bugüne bağlatan Tik-Tok ve ona benzer sanal ortamların çıkarılan yeni sansür yasasıyla nasıl önleneceğini de merak etmedim değil.


    Çünkü son günlerin en çok izlenen Yellah klibi başta olmak üzere birçok videolu paylaşımın Erdoğan’ın ve iktidarının hoşuna gidecek şeyler olmadığını da onların yerine düşünüp, kendime dert ediyordum.


    Neyse Ardahan MHP İl Başkanının görevden alınan ilçe başkanlarının yerine yeni İlçe başkanları ve yönetim bulmadığı, MHP İstanbul İl Başkanının ülkücüleri dolandırıcı olmakla suçladığı iddialarının gündeme düştüğü ve bu nedenle ülkücülerin İl Başkanlığını bastığı haberleri eşliğinde sabah yazmaya başladığım yazımın başlığını oluşturan tik tok’ta izlediğim videonun mürtedlerin Osmanlı’ya yaptığını bir kez daha hatırlayınca Erdoğan’ı haklı çıkarıyor gibiydi.


    Çünkü, devletine, kendi ordusuna ihanet edenlere verilen Mürted adının geçtiği bölgeye baktığımızda yeni bir sarayın yapıldığı Ahlat’a yani Malazgirt savaşının yaşandığı Muş aklıma geliyor. Evet, Mürted isminin geçtiği alana baktığımızda Konya ve bu bölgede bulunan diğer illerin oluşturduğu o dönemin Anadolu beyliklerinin ihaneti karşımıza çıkar.




    Yani 1402 yılında bu bölgede gerçekleşen Ankara Savaşında Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid ile Timur Han arasında Ankara Çubuk Ovası’nda yaşanan savaş öncesinde Timur, Anadolu’daki Osmanlı beylerine haber gönderip onlara beylik topraklarını geri vereceğini, eğer Bayezid’in yanında savaşmazlarsa ya da kendi tarafında savaşılarsa bu hakdan yararlanacakları vaadinde bulunur. 


    Ve 1402 yılında, Çubuk Ovası’nda iki ordu karşı karşıya geldiğinde Bayezid’in Timur’un ordusuna taarruza geçtiği sırada, sadece Osmanlı güçlerinin taarruz kollarından birini oluşturan Kara Tatarlar’ın ve komutasındaki bazı askerlerin Timur’un bu vaadine karşılık verdiği, bugün suçlanan Sırpların sonuna kadar yanında kalmaya çalıştığı ve bu savaşta esir düşen, ailesi aşağılanan Bayezid’e ihanet etmesi olayına bakınca Anadolu Beyliklerinin olduğu ovadan Kürtlerin Ardahan’daki kalenin adını taşıdığı Sultan Alparslan’a “Din kardeşlerimizin yanında cihat etmeye geldik.” dediği ve önemli destekle Anadolu’ya kapı açan Malazgirt ovasına gidiyoruz.


    Tarihte ve günümüzde maalesef birçok kişi Kürtlerin, o dönem, hatta bugün batılı emperyalistlere karşı Türklere verdiği desteği yok saysa da ve hatta İstanbul İl Başkanının dolandırıcılıkla suçladığı iddia edilen ülkücüyüm diyen bazıları başta olmak üzere kimileri tarafından Kürtlerin varlığı inkâr edilse  Mürdet diye suçlananların yaşadığı ova ile Malazgirt’in de içinde bulunduğu ovalarda yaşayanların bu ülkenin birlikteliği için ne kadar samimi olduklarını da ortaya koyarken Erdoğan’ın gündeme getirdiği Mürted olayının yaşandığı ileri sürülen Akıncı Üssü adını alan Üssü’nden önce oranın adı Mürtedmiş diyordu. Ve aynı Erdoğan’ın kendi devletine, kendi ordusuna ihanet edenlerin, Timur’un tarafına geçenler sebebiyle oraya bu ad konmuş: Dönekler. İşte şimdi de dönekler” demesinin de ne anlama geldiğini adeta sorgulatıyordu çıkan yeni sansür yasasına rağmen bunları anlatmaya devam den tik toklar ne olacak dedirtirken…Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber 14/10/2015 tarihli haber/yorum


    Altun’dan sonra Aktaş’ta MHP’de


    16 Gün kalan 1 Kasım Genel Seçimleri öncesi kimin nerede yer alacağı, kime oy vereceği de netleşmeye başlıyor.


    CHP’nin büyük bir toparlama yaşadığı, MHP’nin iki genç avukat adayla önemli bir çıkış yakaladığı, HDP’nin oylarını koruduğu görülen Ardahan’da 7 Haziran seçimlerinde iktidarı kayıp etmesine karşın ‘Geçici Hükümet’ ile iktidarı elinde tutmaya çalışan AKP ise büyük bir moral bozukluğu yaşandığı dikkatlerden kaçmıyor.


    Partinin kurucularının büyük bölümünün önümüzde ki seçimler öncesi ortalıkta görünmedikleri görülen AKP Ardahan’da kopuşlarda başladı.


    Bir dönem AK Parti İl Genel Meclis Üyeliği yapan ve bir dönem de AKP’den Belediye Başkan Aday Adayı olan, 7 Haziran seçimlerinde de Milletvekili aday aday olan Sezai Altun’dan sonra bir dönem Yunus Baydar ile aynı yönetimde olan meslektaşı Kürşat Aktaş’da MHP Adaylarını destekleme kararı aldığı ileri sürüldü.


    Orhan Atalay’ın ardından ikinci kez 2. sırada yer alan Yunus Baydar’ın ekibi olarak bilinen AKP’lilerin 1 Kasım’da MHP ve CHP’nin yanı sıra HDP’yi destekleyecekleri de iddia edilmektedir.


    Yaklaşan genel seçimler öncesi dağılmaya yüz tutan AKP’nin ise bu dağılım durdurmak için eski bakanları Ardahan’a getirdiği görülüyor.


    **SAFFET KAYA ARDAHAN’DA..


    AKP’li Sezai Altun’dan sonra Kürşat Aktaş’ın da MHP’yi destekleme kararı aldığı ileri sürülen Ardahan’da diğer önemli bir gelişme ise 7 Haziran Genel Seçimlerinde Arahan Bağımsız Milletvekili Adayı olan ve yaklaşık 5 bin oy alan Ardahan eski milletvekillerinden Saffet Kaya’nın da seçimlere 16 gün kala Ardahan’a gelip, bir dizi görüşmeler yaptığı öğrenildi.Kaya’nın 1 Kasım Genel Seçimleri öncesi gerek 7 Haziran’da aldığı 5 bin oyu gerek ise 1 Kasım’da nasıl bir tavır alacağı büyük bir merakla beklenirken, 3 Dönem Ardahan Milletvekilliğini yapan Saffet Kaya’nın seçim öncesi işaret edeceği parti ve adayın büyük bir avantaj kazanacağı da ileri sürülüyor.    Haber: Fakir Yılmaz


    Sezai Altun ve Baydar’ın Yönetimi MHP Adayına Tam Destek verdiler..


    3 Haftadan az bir süre kalan 1 Kasım Genel Seçimleri öncesi seçim çalışmalarına devam eden Ardahan’da ki siyasi partiler ve adayları seçmeni ikna çabaları devam ediyor.


    *Sağ oylar MHP’de toplanıyor..


    1 Kasım’da yenilecek olan genel seçimler öncesi başta Ankara’da olmak üzere yurdun çeşitli kesimlerinde meydana gelen olayların seçimin ertelenebileceği yönündeki tartışmaları da gündeme getirirken, Ardahan’da ki parti ve adayları ara vermeden çalışmalarına ara vermeden devam ediyorlar.


    Başta Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan Milletvekili Adayları Av. Osman Nuri Yıldız ile Av. Gökhan Ağdemir’e ilginin gün geçtikçe arttığı görülürken, Ardahan’da ki sağ oyların 1 Kasım seçimlerinde MHP’de toplanabileceği yönünde ki kanı gün geçtükçe kabul görüyor gibi.


    AKP’nin ülkede olduğu gibi Ardahan’da da kan kaybı yaşadığı ileri sürülen Ardahan’da en iddialı parti, Cumhuriyet Halk Partisi ve Milletvekili Adayları olduğu da tartışılan siyasi konuların başında geliyor.


    Büyükelçi Öztürk Yılmaz’ın 7 Haziran seçimleri öncesi dağılan CHP kadrolarını br araya topladığı ve bunlar ile ekip halinde çalıştığı görülen Ardahan’da CHP’nin oylarının yanı sıra MHP’nin oylarında büyük bir yükseliş olacağıda yaşanan siyasi tartışmaların başında geliyor.


    HDP’nin 1 Kasim’da yine 1. parti olmak için çalışmalarını yoğunlaştırdığı görülen Ardahan’da DSP başta olmak üzere diğer irili, ufaklı partilerin sahaya inmedikleri görülüyor.


    **Sezai Altun ve Baydar’ın Yönetimi


    MHP Adayına Tam Destek verdiler..


    MHP’nin Arahanlı Avukat Osman Nuri Yıldız ile büyük bir hareketlilik yaşadığı görülen Ardahan’ın yanı sıra aynı partinin 2. sıra adayı Çıldırlı Av. Gökhan Ağdemir’in gerek Ardahan’da ki gerek ise ilçeler de ki sağ oyları MHP’ye yönlendirdiğini tartışan Ardahanlılar bu iki isime bir destekte AK Partili eski İl Genel Meclis Üyesi Sezai Altun’unda MHP 1. Sıra Adayı Av. Osman Nuri Yıldız’a açık destek verdiği Yıldız ile birlikte seçim çalışmalarına katıldığı görüldü.


    Altun’un yanı sıra AKP’nin 2. sıra adayı Yunus Baydar’ın İl başkanı olduğu dönemde AK Parti yöneticisi olan bir çok kişinin de MHP’nin adaylarına destek verdikleri dikkatlerden kaçmıyor.

  • Süt üretimi azalıyor


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı, Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,9; Ocak-Ağustos döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 azaldı.


    Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, içme sütü üretimi yüzde 15,7, tereyağı üretimi yüzde 5,5 ve yoğurt üretimi yüzde 1,9 artarken; ayran üretimi yüzde 5,9, inek peyniri üretimi yüzde 4,1 azaldı.

    Ocak-Ağustos döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre, tereyağı üretimi yüzde 26,9, ayran üretimi yüzde 13,9, yoğurt üretimi yüzde 3,6 artarken; inek peyniri üretimi yüzde 5,5 ve içme sütü üretimi yüzde 1 azaldı.


    TİK-TOK ve MÜRTED


    Balık hafızalı toplumun bir ferdi olarak kendisine ve iktidarına muhalefet edenleri sıkça ‘Hain, Terörist, Haşhaşi, Mürdet’ olarak suçlamasıyla eleştirilen AKParti Genel Başkanı, sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2016 yılında düzenlenen 15 Temmuz Şehitlerini Anma Gecesi’nde dile getirdiği Mürted’i sabah, sabah tesadüfen izlediğim  ve yıllar öncesini bugüne bağlatan Tik-Tok ve ona benzer sanal ortamların çıkarılan yeni sansür yasasıyla nasıl önleneceğini de merak etmedim değil.


    Çünkü son günlerin en çok izlenen Yellah klibi başta olmak üzere birçok videolu paylaşımın Erdoğan’ın ve iktidarının hoşuna gidecek şeyler olmadığını da onların yerine düşünüp, kendime dert ediyordum.


    Neyse Ardahan MHP İl Başkanının görevden alınan ilçe başkanlarının yerine yeni İlçe başkanları ve yönetim bulmadığı, MHP İstanbul İl Başkanının ülkücüleri dolandırıcı olmakla suçladığı iddialarının gündeme düştüğü ve bu nedenle ülkücülerin İl Başkanlığını bastığı haberleri eşliğinde sabah yazmaya başladığım yazımın başlığını oluşturan tik tok’ta izlediğim videonun mürtedlerin Osmanlı’ya yaptığını bir kez daha hatırlayınca Erdoğan’ı haklı çıkarıyor gibiydi.


    Çünkü, devletine, kendi ordusuna ihanet edenlere verilen Mürted adının geçtiği bölgeye baktığımızda yeni bir sarayın yapıldığı Ahlat’a yani Malazgirt savaşının yaşandığı Muş aklıma geliyor. Evet, Mürted isminin geçtiği alana baktığımızda Konya ve bu bölgede bulunan diğer illerin oluşturduğu o dönemin Anadolu beyliklerinin ihaneti karşımıza çıkar.




    Yani 1402 yılında bu bölgede gerçekleşen Ankara Savaşında Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid ile Timur Han arasında Ankara Çubuk Ovası’nda yaşanan savaş öncesinde Timur, Anadolu’daki Osmanlı beylerine haber gönderip onlara beylik topraklarını geri vereceğini, eğer Bayezid’in yanında savaşmazlarsa ya da kendi tarafında savaşılarsa bu hakdan yararlanacakları vaadinde bulunur. 


    Ve 1402 yılında, Çubuk Ovası’nda iki ordu karşı karşıya geldiğinde Bayezid’in Timur’un ordusuna taarruza geçtiği sırada, sadece Osmanlı güçlerinin taarruz kollarından birini oluşturan Kara Tatarlar’ın ve komutasındaki bazı askerlerin Timur’un bu vaadine karşılık verdiği, bugün suçlanan Sırpların sonuna kadar yanında kalmaya çalıştığı ve bu savaşta esir düşen, ailesi aşağılanan Bayezid’e ihanet etmesi olayına bakınca Anadolu Beyliklerinin olduğu ovadan Kürtlerin Ardahan’daki kalenin adını taşıdığı Sultan Alparslan’a “Din kardeşlerimizin yanında cihat etmeye geldik.” dediği ve önemli destekle Anadolu’ya kapı açan Malazgirt ovasına gidiyoruz.


    Tarihte ve günümüzde maalesef birçok kişi Kürtlerin, o dönem, hatta bugün batılı emperyalistlere karşı Türklere verdiği desteği yok saysa da ve hatta İstanbul İl Başkanının dolandırıcılıkla suçladığı iddia edilen ülkücüyüm diyen bazıları başta olmak üzere kimileri tarafından Kürtlerin varlığı inkâr edilse  Mürdet diye suçlananların yaşadığı ova ile Malazgirt’in de içinde bulunduğu ovalarda yaşayanların bu ülkenin birlikteliği için ne kadar samimi olduklarını da ortaya koyarken Erdoğan’ın gündeme getirdiği Mürted olayının yaşandığı ileri sürülen Akıncı Üssü adını alan Üssü’nden önce oranın adı Mürtedmiş diyordu. Ve aynı Erdoğan’ın kendi devletine, kendi ordusuna ihanet edenlerin, Timur’un tarafına geçenler sebebiyle oraya bu ad konmuş: Dönekler. İşte şimdi de dönekler” demesinin de ne anlama geldiğini adeta sorgulatıyordu çıkan yeni sansür yasasına rağmen bunları anlatmaya devam den tik toklar ne olacak dedirtirken… Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.phparşiv haber 29/11/2015 tarihli haber/yorum


    ATALAY’A 3 GÖREV BİRDEN..


    6 yıl içinde 3. kez Ardahan Milletvekili olan Prof. Dr. Orhan Atalay’a hükumet ve parti içinde yeni görevler verildi.


    Geçtiğimi dönemler aldığı görevleri bu dönemde üstlenen AK Parti Ardahan Milletvekili  Prof.Dr.Orhan Atalay Yeniden TBMM İslam Ülkeleri Parlamenterler Meclisi Başkanı,TBMM Milli Eğitim Komisyonu Üyeliği ve AK Parti Meclis Divan Kurulu Üyeliğine seçildi.


    **Esenyurt Ardahan Diasporasının Fakir Yılmaz Korkusu!


    Ardahan Federasyonunun yeni Başkanı Fakir Yılmaz: Ardahanlıların İstanbul’da daha güçlü olması için çalışacağız. Ardahan’ı arkasına alarak sadece belli bir zümrenin güçlendiği isimlerin korkulu rüyası olacağı iddia edilen Yılmaz, başkanlığa gelir gelmez kolları sıvadı.


    Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ve çatısı altında 30’a yakın Ardahan derneğinin bulunduğu Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığına aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Ardahanlı Gazeteci Fakir Yılmaz getirildi.


    Son kongrede Yaşar Geler, Mahmut Şenel ve Fakir Yılmaz ortak listesi ile ARDAFED’e Başkan olan ve bu görevi 1,5 yıldır yapan Yaşar Geler’in istifasıya boşalan ARDAFED Başkanlığı için bugün bir araya gelen ARDAFED Yönetim Kurulu kendi arasında yeni bir isime, Gazeteci Fakir Yılmaz’a ARDAFED Başkanlığını verdi.


    Çıldır Esenyurt Dernek Başkanı, Ardahan/Çıldırlı İşadamı Kemal Şimşir ile yarışan Gazeteci Fakir Yılmaz ARDAFED Yönetim Kurulu Üyeleri olan Mahmut Şenel, Ayhan Aydemir, Sıtkı Dursun, Terlan Kaya, Hafız Öztürk, Ferihan Kaya, Özkan Mavzer, Yüksel Kılıç, Yusuf Kalkan, Gazi Aydoğdu, Yener Bayakçı, Bayram Bozkurt, Tuncer Çelik’in oy kullandığı yarışta 16 kişinin 10’nun da oy alarak, ARDAFED’in yeni Başkanı oldu.


    ARDAFED Yönetim Kurulu Üyesi olan ancak toplantıya katılmayan Ramazan Tan ile Emirhan Yıldırım’ın oy kullanmadığı seçimde Gazeteci Fakir Yılmaz’ın rakibi olan Kemal Şimşir ise 6 oy aldı.


    Özel işleri dolaysıyla istifa eden Yaşar Geler’in de katıldığı toplantıya Ardahan Hanak Baştoklu (Yukarı Dikkan) Dernek Başkanı Yıldıray Köksoy, Bağdeşen (Kinzodamal) Derneğinin eski başkanlarından Şemsettin Şenel, İbrahim Şenel gibi bir çok dernek başkanının yanı sıra aynı zamanda Ardahan Beykoz Dernek Başkanı olan Gazeteci Yusuf Şit, Gazeteci Erkan Sarıkaya ve Gazeteci Suat İncedere’de ve Ardahanlı iş adamları katıldılar.


    Ardahan Federasyonunun Yönetim Kurulunun Başkanlığa seçtiği Gazeteci Fakir Yılmaz kendisine oy veren, vermeyen herkese teşekkür ederek, başkanlık görevini teslim alırken, ARDAFED Başkanı olarak yaptığı ilk açıklamasında, federasyona üye olan, olmayan tüm derneklerden hiç bir aidatın almayacağını, bu aidatların yerine federasyonun yaşaması ve daha çok güçlenmesi için tamamen gönüllerine bırakacağını belirttiği açıklamasında, ‘Ardahanlıların ARDAFED ve diğer Ardahan Dernekleri çatısı altında daha çok bir araya gelerek, güçlü bir lobicilik yaparak güçlü bir Ardahanlılar topluluğu oluşturmaya çalışmaktır.’ dedi.


    Ramazan TAN


    **KAI’de Festivaller..


    Türkiye kültür turizmi potansiyeli bakımından oldukça zengin çeşitliliğe sahiptir. Turizmin tüm yıla yayılmasında etkili olan kültür turizminin, ziyaretçilerin kalış sürelerini belirleyen turistik ürün çeşitlerinden biri olarak Türkiye’de ayrı bir önemi vardır.


    Kültür turizmi kapsamında destekleyici ve yöreye özgü çekiciliklerin sunulduğu festivaller de özellikle az gelişmiş yörelerde önemli bir ekonomik kaynak ve turizm faaliyetidir. Zira festivaller, özellikle az gelişmiş yörelerde doğru yönetildiği sürece yerel kalkınmaya ciddi manada ve doğrudan bir katkı sağlayabilmektedir.


    Festivallere katılım sürecinde yerel esnafa öncelik ve ağırlık verilmesi ve yerel ürünlerin ön plana çıkarılması önerilmektedir.


    Festival ve şenlikler, şehirlerin ve ilçelerin kültürel yaşamına canlılık kattığı kadar yöreler ve ülkeler arasında da iletişimin artmasını sağlıyor.


    Ülkemizin çeşitli yerlerinde düzenlenen festivaller, yerel kültürlere dair önemli bilgiler veriyor. Yöreye ait tarımsal üretime bağlı olarak ya da kültürel ve sanatsal faaliyetlerin gerçekleştirildiği etkinlikler kültürel canlılığı da temsil ediyor.


    Festivaller yörelere dair fikir edinmemizi de sağlıyor. Bitkilerden sebze meyvelere, içeceklerden yemeklere, sanattan kültür unsurlarına kadar pek çok alanda festival düzenlenmektedir.


    Kars,  Ardahan Ve Iğdır’da düzenlenen Festivaller bu yörelerimizin ulusal ve uluslararası alanda tanıtımlarını sağlamaktadır.


    Ardahan Ülkemizin Kafkaslara açılan kapısıdır. Özellikle yaz aylarında Ardahan’da ve ilçelerinde bir  çok festival olmaktadır.


    Ülkemizde başka hiç bir şehirde bu kadar çok festival yoktur. Yöresel ürünlerden Kültürel öğelerin tanıtıldığı onlarca festival yapılmaktadır. Bize düşen görev bu festivalleri her zaman diri tutmak ve hakkını vererek yapmaktır.


    Ardahan merkezde her yıl düzenlenen bal festivalinin amacı yörenin arıcılığını geliştirmek ve festival yoluyla Ardahan’ın tanıtımını yapmaktır. Festival Ağustos ayının ilk haftası düzenlenir. Festival boyunca düzenlenen konserler ve bal güzeli yarışmaları gibi etkinliklerle ilin sosyal yaşamının canlanmasına katkıda bulunulur. Festival alanında yöre esnafı tarafından kurulan stantlarda Ardahan iline özgü ürünlerin satışı yapılmakta, böylece ticari yaşamda da bir canlılık oluşmaktadır. Geleneksel olarak düzenlenen bu festivale ilde yaşayan halkın yanında il dışında yaşayan Ardahanlılar tarafından da oldukça geniş bir katılım sağlanır.


    Çıldır Göl Festivali sadece ülkemiz sınırları içerisinde yaşayan Kars ve Ardahan’lıların katılımıyla değil, aynı zamanda yakın coğrafyada yaşayan komşu ve akraba ülkelerden gelenlerin de katılımıyla büyük ve bölgesel bir şenliğe dönüşmektedir. Aşık Şenlik kültür şenlikleri de Çıldır göl festivali ile birlikte yapılmaktadır. Kültürel, folklörük ve sosyal temalar barındıran festival unutulmaz görüntülere sahne olmaktadır, Ardahan’ın geleneksel festivallerden biri de Uluslararası Göle Kültür ve Kaşar Festivali’dir.Göle’nin dışında yaşayan hemşerilerinin de katkılarıyla ve Göle Belediyesi’nin organizatörlüğünde  her yıl yaz aylarında düzenlenmektedir. Üç gün süren etkinliklerde esas olarak kaşar peynirinin tanıtımı yapılan festival çok renkli ve hoş görüntülere sahne olmaktadır.


    Ardahan’da; Uluslararası Kar ve Buz Festivali , Hoçvan Yayla Şenlikleri , Atatürk’ün İzinde Damal Şenlikleri, Göle Aşıklar Bayramı  , Canıbek Yayla Şenlikleri gibi birçok festival ve şenlikler yapılmaktadır.

    Iğdır Karakoyunlu İlçesi’nde kaymakamlık ile belediye tarafından ortaklaşa düzenlenen Kayısı Festivali Yöresel ürünlerin tanıtımını sağlayan bir festival olarak dikkati çekmektedir..

    Kars Sarıkamış’ta ise kış aylarında düzenlenen Kar Festivali Sarıkamış’ın Turistik değerlerini ön plana çıkarmakta ve Sarıkamış’ın Kış Turizminde hak ettiği yeri almasını sağlama amaçlı bir festivaldir.

    Kars ve Iğdır’ın özellikle Festivalleri tanıtımda etkin bir şekilde kullanmaları nedeniyle Ardahan’ı Örnek almalarını tavsiye ediyoruz, Yöresel Ürünlerin, Tarihsel ve Kültürel öğelerin tanıtımı açısından Festivalleri olumlu bir şekilde kullanmaları nedeniyle Ardahan’ı  kutlamak  gerekir.


     

  • 'Benim şehirlerim üşüyor..! Ardahan- Göle Üşüyor..' diyen AK Partili Ardahan Milletvekili Sayın Prof. Dr. Orhan Atalay POSOF, DAMAL, HANAK ve ÇILDIR ÜŞÜMÜYOR MU?!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Kafkasya’dan getirilip, ülkenin bir çok yerine olduğu gibi dünya gaz pyasasına akıtılan doğalgazın ilk giriş teri olan Posof’un yanı sıra Damal, Hanak ve Çıldır için bir şey dememesi ve sadece  ”Benim şehirlerim üşüyor..! Ardahan- Göle Üşüyor..” demesi dikkat çekerken Ardahan ve Göle’ye doğalgaz hizmeti veren Kar-Gaz’ın yüksek faturaları ve ilgisizliği tepkilere neden olmakta.



    KAR GAZ, ABONELERDEN


    HAKSIZ KAZANÇ Mİ TALEP EDİYOR..?


    Kars-Ardahan-Göle yerleşim bölgelerine KAR GAZ ‘Kars Doğal Gaz’ Dağıtım adlı kuruluş, verdiği Doğal Gaz hizmetleri ile bölgede haksız kazanç mi elde ediyor sorusu gündeme düşüyor..?


    GÖLE ÜŞÜYOR..!


    Metin Kasımoğlu imzasıyla Göle Gündem Haberin gündeme taşıdığı  bu haberler de Göle üşüyor. 


    Dün Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın ”Benim şehirlerim üşüyor..! Ardahan- Göle Üşüyor..” dediği ve bakanlıkların kapısını çaldığı Doğal Gaz; bu gün bir haksız kazanca mi dönüşmüş demekten kendimizi alamıyoruz.


    Şehrimizin yeraltını yeniden kazıp sabırla beklediğimiz Doğal Gaz sevincimiz bir haksız hazanca mi dönüşmüş..? Başta Belediye olmak üzere Kar Gaz yetkilileri bir açıklama yapmak zorundadır. Hem sonra hiç kimse kendini yasaların üstünde tutamaz. 


    Göle, tarihinden aldığı mirasıyla kimselere öyle at oynatma olanağı vermez.. Göle de sahipsiz değildir..!


    Göle Gündem’in yazısını olduğu gibi yayınlıyoruz. 


    ”KAR GAZ, Abonelerinden Haksız Para mı Talep Ediyor?


    İlk başlarda bütün iş ve işlemlerini Türkiye standartlarına göre yapmaya çalışan KAR GAZ, son dönemlerde özellikle iş yerlerine ait hizmet götürme hususunda bölge halkına çok büyük haksızlıklar yapıldığına dair çok sayıda şikayet duyulmaktadır. KAR Gazın, 20-25 metre kare bir alana 15 bin TL den 100 bin TL ye kadar haksız bağlantı ücretlerini talep ettiği belirtilmektedir. Zaten ekonomik çöküntü içinde olan bölge halkı ve esnafı talep edilen fahiş bağlantı ücretlerini ödeyememekte, bundan dolayı da ısınma amaçlı olsa dahi en küçük bir bakkal dükkanına bile gaz bağlantısı yapamamaktadır. Göle Belediyesinin yapmış olduğu tesislere gaz çekmek için 100 binlerce lira KAR GAZ tarafında talep edildiği bundan dolayı da Göle Belediyesinin dahi işlerinin yapılmadığı ifade edilmektedir. Bu durum her haliyle bölge insanına eziyet vermektedir. KAR Gazın 0850 486 21 87 numaralı resmi hattıyla yaptığımız görüşmede de durum teyit edilmiş itirazlar dile getirildiğinde ise “ Bildiğiniz yere şikayet edin, biz özel bir kuruluşuz, Devlete bağlı değiliz” gibi hukuk dışı cevaplar alınmıştır.


    Bölge halkı ve esnafı zaten zor durumdadır. Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi bu bölgenin esnafı da esasen Devlet imkanlarıyla bölgeye sunulan bu hizmet ve haktan hakkaniyetli bir şekilde yararlanmak istemektedir.


    Haber: Göle Gündem Metin Kasımoğlu



    DÜŞÜNEN ADAM NE YAZMALI?..


    İktidarın “dezenformasyon yasası” dediği yasa yani birinin de başında benim olduğum gazetecilerden oluşan basın meslek örgütleri tarafından “sansür yasası” dünkü yazımda belirttiğim ve ‘umarım imzalamaz’dediğim yasa Erdoğan’ın imzasıyla resmen yürüklükte.

    Yasadaki 29. maddeyi, muğlak ifadeleri içermesi nedeniyle hem gazetecilerin haber yapması hem de halkın haber alma özgürlüğü önündeki engellerden biri olarak görünüyor.

    3 yıla kadar hapis cezası istenen maddede şöyle deniyor: “Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse…”

    Yani mevcut ya da gelecek iktidarın keyfine göre haber ya da paylaşım yapmamış denilebilecek kimse yani ben gazeteci veya sen okur..

    29. maddedeki “kamu düzenini bozmak ve halk arasında korku yaratmak” gibi ifadelerin tamamen belirsiz olduğunu, bir gazetecinin iktidarın uygulamalarına yönelik eleştirilere yer verdiği ya da kamu yararı olan haberin, bu maddeye göre kolayca cezalandırılabileceğini ifade etsekte yasa imzalanarak resmen yürüklükte.

    Peki şimdi ben veya sen ne yazalım?!

    Bilmem ama senin de artık öyle aklın estikçe yazamayacağının ilanı aynen aşağıda…

    Okurken bile kendi, kendimizi oto sansürleten aşağıdaki satırları okurken bir suçlu sayılabilirsiniz..

    Ve haydi okuyalım…

    AKP ve MHP’nin “dezenformasyonla mücadele” adı altında hazırladığı ve basın meslek örgütlerinin “sansür yasası” diyerek başından beri karşı çıktığı “Basın Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından onaylanarak Resmi Gazete’de yayımlandı.  Kanun geçen hafta perşembe günü TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerde AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla kabul edilmişti.

    Kanunun 20., 21., 22., 25., 26. ve 27. maddeleri 1 Nisan 2023 tarihinde yürürlüğe girecek. Yine 28. maddesinin a ve b bentleri hariç diğer bentleri de 1 Nisan 2023’te yürürlüğe girecek. Kanunun “halkı yanıltıcı bilgi yayma suçu” ve bu “suça” 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası getiren en tartışmalı 29. maddesi dahil diğer maddeleri bugünden itibaren yürürlükte.

    Yasayla birlikte “halkı yanıltıcı bilgi yayma suçu” nedeniyle gazeteciler ve sosyal medya kullanıcılarının 3 yıla kadar hapis cezası almasının önü açıldı. Ayrıca haklarında dava açılacak kişiler tutuklu yargılanabilecek.


    ERİŞİM SAĞLAYICILARI BİRLİĞİNE SANSÜR YETKİSİ

    Kanunun 31’inci maddesiyle, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 6. maddesinin, a bendine ekleme yapıldı. Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne internet sitelerindeki tüm içeriğin çıkarılması ve,veya erişimin engellenmesine yönelik karar alma yetkisi verildi. Birlik kararını, ilgili içerik veya yer sağlayıcının internet sayfalarından tespit edilebilen elektronik posta adreslerine bildirebilecek.


    “HALKI YANILTICI BİLGİYİ ALENEN YAYMA” SUÇU

    Sosyal ağ sağlayıcıları, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) istediği bilgileri vermekle yükümlü olacak.

    Yeni getirilen “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunun da olduğu İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesı Hakkında Kanun kapsamındaki suçlara ilişkin içerikler ile başlık etiketlerinin yayınlanmamasına ilişkin kendi sistem, mekanizma ve algoritmasında BTK’yla iş birliği halinde gerekli “tedbirleri” alacak.

    Sosyal ağ sağlayıcıları, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunun da içinde olduğu suçlara konu, internet içeriklerini oluşturan veya yayanlara ulaşmak için gerekli olan bilgileri soruşturma aşamasında cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında yargılamanın yürütüldüğü mahkemeye vermek zorunda olacak. Bu bilgilerin verilmemesi durumunda yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcısının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 90’ı oranında daraltılabilecek. Bu daraltma işlemi için Ankara Sulh Ceza Hakimliğine başvurulacak ve daraltma kararı verilmesi halinde BTK harekete geçecek, dört saat içinde bant genişliği daraltılacak.


    REKLAM YASAĞI

    İçeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararlarını yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcılarına altı aya kadar reklam verilmesi yasaklanabilecek. Reklam yasağı kararı, Resmi Gazete’de yayımlanacak. Reklam yasağının yanı sıra içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararının yerine getirilmesine kadar sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50’si oranında daraltılacak. Sosyal ağ sağlayıcısı 30 gün içinde içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararını yerine getirmezse, bant genişliği daraltma oranı yüzde 90’a çıkarılacak.

    Ayrıca reklam yasağı kararına aykırı davranan Türkiye’de oturan vergi mükellefi gerçek ve tüzel kişilere, 10 bin Türk lirasından 100 bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilebilecek. Sosyal ağ sağlayıcı, kişilerin can ve mal güvenliğini tehlikeye sokan içerikleri öğrenmesi ve gecikmesinde sakınca bulunması halinde, bu içeriği ve içeriği oluşturana ilişkin bilgileri yetkili kolluk birimiyle paylaşacak.

    6 ay içinde bildirmeyene 30 milyon TL para cezası ve bant daraltma cezası verilebilecek

    Kanunun 35’inci maddesiyle, henüz temsilci belirlememiş olan sosyal ağ sağlayıcıları 6 ay içinde temsilci belirlemek zorunda olacak. 6 ay içinde bildirmemesi halinde 30 milyon Türk lirası daha idari para cezası, reklam yasağı ve yüzde 90 oranında bant daraltma cezası verilebilecek.

    Kanunun 38’inci maddesiyle, Elektronik Haberleşme Kanunu’ndaki “Yetkilendirme usulü” başlığı altında düzenlenen 9’uncu maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmeyen veya yetkilendirilmeksizin hizmet sunan şebekeler üstü hizmet sağlayıcılara 1 milyon Türk Lirasından 30 milyon Türk Lirasına kadar idari para cezası verilebilecek. Para cezasını ödemeyen ve kanundaki yükümlülüklerini 6 ay içinde yerine getirmeyen hizmet sağlayıcılarının internet bant genişliği trafiği yüzde 95’e kadar daraltılabilecek.

    Evet, onca sorun ve sıkıntıyı dile getirmenin veya millet aç iken senin keyif yaptığını ortaya koyan bir fotoğraf karesini ya da satırın her an “Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse…” olarak değerlendirilebilecek olan kimse yani sen veya ben haydi yüreğin yetiyorsa yaz bakalım…




    arşiv haber 20/03/2017 tarihli haber/yorum


    Öğüt Serhat’ı Topladı!..


    16 Nisan’da yapılacak olan Anayasa Referandumu öncesi halkla buluşmaya devam eden liderler arasında bulunan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul’da ki Ardahan, Kars ve Iğdırlılar ile bir araya geldi.


    Serhat İller ile bir araya gelen ve 16 Nisan’da neden ‘Hayır’ denmesi gerektiğini madde madde anlatan Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’da ki programını CHP Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt’ün başkanlığını yaptığı heyet organize etti.


    **Öğüt’e Özel Teşekkür..

    Aralarında Ardahan Dernekler Federasyonuna bağlı derneklerinde bulunduğu Serhat Blgesi İlletinin İstanbul’da ki federasyon ve dernekleri ile bir araya gelen CHP lideri Öğüt’ün başkanlık ettiği heyetin düzenlediği ve salonun tıka basa dolu olduğu toplantıda ayrılırken Öğüt’e teşekkür etti.

    Toplantı sonrası Ensar Öğüt’ü makam aracına alan Kemal Kılıçdaroğlu Öğüt ile toplantı sonrası da kritik yaparak, durum değerlendirmesi yaptığı öğrenildi.


    **Biz Iman Kuvvetiyle Yoldayız”


    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, referandum kampanyasında devletin hiçbir imkanını kullanmadıklarını belirterek, “Biz iman kuvvetiyle yoldayız” dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kars, Ardahan, Iğdır Dernekleri Federasyonu ve Vakıflarının Bostancı’da bir otelde gerçekleşen toplantısına katıldı. 


    Toplantıya Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç ve çok sayıda davetli katıldı. 

    Toplantıda konuşan CHP Lideri, kendi istiklalini belirlemek için sandığa gidileceğini belirterek, “Kendi istiklalimizi belirleyecek, oturup karar vereceğiz. Bu bir parti tercihi değildir. Bunun üzerinde bir görüş birliği sağlamamız lazım. Seçilecek olan başkan tarafsız mı olmalı, partizan mı olmalı? Tarafsız olmalı deniyorsa ‘hayır’, partizan olmalı diyorsanız ‘evet’ oyu kullanacaksınız. Başkan tarafsız olursa devletin sigortası olur, 80 milyonu temsil eder. Taraflı olursa 80 milyonu temsil etmez. Bir partinin genel başkanı mahkemelere hakim tayin edebilmeli düşüncesindeyseniz ‘evet’ oyu kullanın, bu doğru olmaz diyorsanız gidip ‘hayır’ oyu kullanacaksınız. 550 milletvekilini meclise seçip gönderen biziz ama bir kişi milli iradeyi tanımam meclisi feshettim demesini kabul ediyor, demokrasiye gerek yoktur diyorsanız ‘evet’ oyu kullanacaksınız. Demokrasiye ihtiyaç var diyorsanız ‘hayır’ oyu kullanacaksınız. ‘Başkanı seçtik boşver milli iradeyi istediği zaman meclisi feshetsin’ diyorsanız ‘evet’ oyu kullanacaksınız. Olay bu kadar basit. Olay demokrasi olayıdır.


     ‘Evet’ çıkarsa devletin yapısı ile işleyişi ile kararname çıkarma yetkisi veriyoruz sayın cumhurbaşkanına. Bu ne demek? Devlette kim vali olacak, kim müsteşar olacak bunu TBMM belirliyordu. Şimdi deniyor ki meclis bunları belirlemesin başkan belirlesin. Kuralları başkan belirler. Bu devlette liyakat sisteminin çökmesi demektir. Yeni modelde başkan isterse herhangi bir arkadaşını eğitim durumu ne olursa olsun bakanlıklara atayabilir. Bütün yetkileri ona verelim diyorsanız ‘evet’, devlette liyakat önemli diyorsanız ‘hayır’ oyu kullanacaksınız” diye konuştu.


    “BİR TEK BEN TEPKİ GÖSTERDİM”


    Hollanda’da yaşanan diplomatik skandal ile ilgili de konuşan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Hollanda konusunda dış politikada milli olmak zorundayız. Bizim ülkemizin bir bakanı bir başka ülkeye alınmıyorsa bir başka ülkede sınır dışı ediliyorsa hep beraber hareket edeceğiz. Bu memleket bizim. Bu olayın referandum a gerekçe oluşturmasını doğru bulmuyoruz. Referandum olmasaydı biz tepki göstermeyecek miydik? Dönemin Enerji Bakanı Irak’a gitmek istedi. Ama Irak bunu kabul etmedi. Kimseden ses çıkmadı. Bir tek ben tepki gösterdim. Neden kıyameti koparmadılar? Çünkü referandum yoktu. Şu anda Hollanda ile ilişkiler yumuşatılmaya çalışılıyor. Hollanda bu ülkenin bakanı kabul etmiyorsa bizden özür dilemesi lazım” şeklinde konuştu. Seçim kampanyasıyla ilgili de konuşan CHP Lideri, “Devletin forsunu, arabasını kullanıyorlar. Biz iman kuvvetiyle yoldayız” ifadelerini kullandı.


    *ENSAR ÖĞÜT: YARGI, YÜRÜTME VE YASAMA BİR KİŞİNİN ELİNDE TOPLANIYOR..

    *15/01/2017 Tarihli Haber


    CHP Ardahan eski milletvekili Ensar Öğüt, Milli Seferberlik ve Anayasa adıyla yapılacak olan panel’de anayasa değişikliklerin ne getireceğini ve nasıl bir anayasa istediklerini anlattı.


    Pendik’te düzenlenen Ulusal Kanal Genel yayın yönetmeni Adnan Türkkan’ın yönettiği panelde, CHP eski Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Eski MHP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Cengiz ve Saadet Partisi İstanbul yöneticisi Ahmet Türkcan konuşmacı olarak katıldı.


    Konuşmacılar tarafından Anayasa değişikliklerinin Türkiye’nin ihtiyacı olmadığını vurguladığını vurgulayıp, meclisten geri çekilmesi çağrısı yapılırken, CHP Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt, Meclis gündemine getirilen 18 maddeyi tek tek yorumlayarak açıklamalarda bulundu.


    NE 12 EYLÜL ANAYASASI NE YENİ DEĞİŞİKLİKLER


    12 Eylül’ün 1982 cunta Anayasasına da karşı olduğunu, ülkenin gerçek ihtiyacı olan demokratik, laik, insan hak ve özgürlüklerine dayalı bir anayasadan yana olduğunu dile getiren Öğüt, getirilen yeni değişikliklerin 12 Eylül Anayasasından daha geri, gerici ve anti demokratik olduğunu vurguladı.


    Hem yapılış şekli, hem içeriği bakımından doğru olmadığını anlatan CHP Ardahan eski milletvekili Ensar Öğüt,  Anayasa değişikliğinin eninde sonunda  anayasa eliyle bir diktatörlük yaratacağını,   yönetim erkini eline alan Cumhurbaşkanının denetlemez bir konuma kavuşturulduğunu, yetkisiz, aciz ve sembolik bir Meclisin oluşacağını dile getirerek şu noktalara dikkat çekti: Önerilen sistem başkanlık sistemi bile değil ve adına Türk tipi dedikleri şey yetkinin bir kişi elinde toplanmasıdır”dedi.


    Temsil sisteminde de sakatlılara yol açacağını dile getiren Öğüt, Cumhurbaşkanın partili sıfatı taşıması, yürütme organın başı olmasından ötürü halkın tamamını değil, belli bir siyasi görüşü temsil edecektir. Bu ise hem demokrasiye hem de ülke bütünlüğü açısından zararlı bir yol olduğunu vurguladı.


    YARGILANAMAZ VE DENETLENEMEZ BİR CUMHURBAŞKANI


    Herkes anayasada eşit kabul edildiğine göre, herhangi bir suç işlemesi halinde yargılanması gerektiğini ifade eden Ensar Öğüt,  “yeni getirilen sistemle, Cumhurbaşkanı, yardımcıları ve Bakanlar suç işlemeleri durumunda  önce Meclis’in 301 milletvekilinin soruşturma açılmasını istemesi, sonra Meclis’in 360 milletvekilinin soruşturma açılmasına karar vermesi gerekecek. Bu da yetmiyor ve başka  bir engel daha konuluyor. O da daha sonra da Yüce Divana sevk için Meclis’in 400 milletvekilinin oyu gerekiyor. Bunun dışında yargılanmaları mümkün olmayacak. Milletvekillerini bizzat Cumhurbaşkanı seçtiğine göre, Cumhurbaşkanını Yüce Divan’a sevk için gereken oyları bulmakta imkansız gibi bir şey”dedi. Kaldı ki,  301 imzayla hakkında soruşturma açılması istenen cumhurbaşkanı henüz soruşturma açılmadan önce Meclis’i feshedip soruşturma açılmasını engelleyebilir.


    MİLLETVEKİLİ ADAYLARI BELİRLEYİP MECLİSİ FESH EDEBİLECEK


    Yapılan Anayasa değişikliklerine göre, dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş bir şekilde ve Meclisin iradesini de yok sayacak tarzda bir yetkiye sahip olacak olan Cumhurbaşkanın, Bakanlıkları, devlet dairelerini ve kurumları kuracak ve  kaldıracağını, görevlerini belirleyeceğini, atamalarını yapacağını, azledebileceğini  vurgulayan Öğüt, “ Milletvekili adaylarını belirleyecek, Meclis’i feshedebilecek.”diye konuştu.


    Öğüt, Cumhurbaşkanın Meclis’in çıkardığı kanunu Cumhurbaşkanı veto edebildiğini, Veto ettiğinde Meclis bunu ancak salt çoğunlukla tekrar kabul ederse, Partili bir Cumhurbaşkanı olduğu ve mecliste partisinin milletvekillerinin başı olduğundan aynı  kanunun salt çoğunlukla geçmemesini sağlayıp kararname yolunu açabileceğini vurguladı.


    GENSORU MEKANIZMASI YOK EDİLİYOR


    Yeni sistemle TBMM’de milletvekillerinin gerek hükümeti gerekse bakanları denetim mekanizmalarından olan gensoru’nun ve sözlü soru önergelerinin de ortadan kaldırıldığını, zaten Meclis dışından atanacak ve Meclise gelme zorunluluğu bile olmayan bakanların hesap vermekten kaçacağını vurgulayan Öğüt, muhalefetin bu yolla da tamamen engellendiğini söyledi. Öğüt, “Denetim olmazsa yolsuzluk ve usülsüzlükler ayyuka çıkar”dedi.


    KARARNAMELER DEMOKRASİ İLE BAĞDAŞMAZ


    Yapılan değişiklikle, Cumhurbaşkanı, temel haklar hariç ki onunda ucunun açık, yürütmeye ilişkin her konuda kanun gibi işleve sahip kararname çıkarabildiğini de dile getiren Öğüt,” bunun demokrasi ile bağdaşır yanı yok dedi.


    YARGIYA DOĞRUDAN MÜDAHALE


    Yargıda yapılan değişiklikle yargı tamamen siyasetin emrine gireceğini,  tümüyle Cumhurbaşkanının emrindeki bir organ olacağını da vurgulayan Öğüt, “Yargı, yürütme ve yasama bir kişinin elinde toplandığında, ne demokrasi ne evrensel hukuka sığar. Bu ise ne ülkeye ne de halka ne de halka bir yarar sağlayacak” dedi.


    **ARDAHAN GİBİ


    TÜRKİYE’DE ÖĞÜT MUHALEFETİNİ ARIYOR..


    *21/12/2016 Tarihi Haber


    Son olarak Işıd tarafından şehit edilen 16 askerin cenazelerinin toprağa verildiği şu günlerde başta hükumetin olmak üzere yönetimdekilerin yanlışlarının yeterince gündeme getirilmediğinde yakınan Ardahanlılar ülkenin olduğu gibi Ardahan ve Ardahanlıların sorunlarının da dilet getirilmemesine yakınan Ardahanlılar ülkenin Öğüt muhalefetine ihtiyaç olduğuna dikkat çektiler.


    **ENSAR ÖĞÜT GİTTİ, MECLİSTE ARDAHAN’IN UNUTULDU..


    Tek geçim kaynakları olan hayvancılığın bitme noktasına geldiği şu günlerde yetiştirdikleri hayvanlarının başka İllere sevkinin önüne getirilmek istenen tahlil sınırı gibi bir çok sorunla baş başa bulundukları bir süreçte -40’larla mücadelede de yalnıız kaldıklarını belirten Ardahanlılar milletvekiliyken her sorunlarını TBMM’sine taşıyan, ülke gündemine sokan CHP’nin eski Ardahan Milletvekillini arıyoruz diyerek sorunlarının gündeme getirilmemesinden yakındıkları görülmekte.


    **BAĞIMSIZ GİRSİN SEÇECEĞİZ..


    Ülkenin diğer önemli bir sorununun muhalefetsizlik olduğunu belirten Ardahanlılar sorunları dile getirecek, meclise taşıyacak, basın ve medya kanalıyla duyuracak eylem ve yöntemlere ihtiyaç duyulduğu bir zaman yaşayan ülkenin Ensar Öğür Muhalefeti gibi bir muhalefete ihtiyaç duyduğunu belirttikleri görülürken yapılacak bir seçimde Öğüt’ün yenden siyasette sahne almasını isteyeceklerini de dile getirdikleri de görülmekte.


    **Ensar Öğüt’ün hayali gerçek oldu: Cemevi ibadethane 


    *17/08/2015 TARİHLİ HABER


    CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi ve Ardahan 22.23.  24.Dönem milletvekili Ensar Öğüt, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) dayanarak, Cemevi yaptırmak üzere dernek kurulabileceğine karar vermesinin ardından Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararına dayanarak, “Cemevi ibadethanedir. Aydınlatma giderleri ödenmelidir” kararı vermesini, geç kalmış ama doğru karar olarak yorumladı. Öğüt, “Hem bir haksızlık giderildi hem de yıllardır mücadelesini verdiğim bir hayalim gerçekleşti”dedi.


    ONLARCA ÖNERGE VERMİŞTİ


    TBMM’de onlarca soru önergesi vererek ve kürsüde her fırsatta konuyu gündeme getirerek Alevilere yapılan haksızlığa karşı mücadele veren Ensar Öğüt, “Cemevleri zaten bir ibadethanedir. Ancak, bu kabul edilmeyerek hem Alevilere haksızlık ve baskı yapılıyordu hem de vergi alınmasına rağmen Alevilerin ibadethanelerine destek olunmuyordu. Bu haksızlık bir nebze giderildi. Onlarca soru önersi verdim, olayı tüm makamlara anlattım. Bu aynı zamanda hukuk mücadelesi veren Cemevlerinin zaferidir.


    CEMEVLERİNİN MÜCADELE ZAFERİ


    Bu karar üzerine Cemevlerinin, Cami, Sinagog, Havra gibi “ibadethane” statüsüne girdiğini, bu uğurda Cemevlerinin çok acı çektiğini ancak dimdik durarak mücadele verdiklerini,  bu karara isnaden artık Cemevlerinin aydınlatma giderlerinin  Diyanet bütçesinden ödenmesi gerektiğini, yıllardır tartışma konusu yapılan  belediyelerin Cemevelerine arsa tahsisi yapmasının önündeki engelin kalktığını ifade eden Ensar Öğüt, bu karar doğrultusunda yasal düzenleme yapılmasını istedi.


    İŞTE KARAR: CEMEVİ İBADET MEKANI


    Dört sayfalık Yargıtay kararında, AİHM’in Cemevelerini ibadethane sayan kararına ve Anayasa’nın uluslararası anlaşmaların iç hukuk normu sayıldığına ilişkin düzenlemesi ile eşitlik ve din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin maddelerine atıf yapıldı. Kararda özetle şöyle denildi:

    “Cemevi, Alevi-îslam inanışına sahip yurttaşlarımızın öteden beri cem ibadetini yaptıkları mekanın adıdır. Cem kelimesi, Arapça’da ‘toplanma’ anlamına gelmekte ve dini, törensel ve ritüel uygulamalarının tümünü kapsamaktadır. Tüm Alevi toplumunca kabul gören Cemevleri, Alevi-İslam inancına sahip yurttaşların ibadet mekanıdır. Bu ibadet şekli Anadolu’da yüzyıllardan beri böyle süre gelmiştir. Öncelikle, bir mekanın ibadet yeri sayılıp sayılmamasının münhasıran o inanca tabi insanların taktirinde bulunmalıdır. Alevi inancına mensup insanlarının inanç ve ibadet merkezlerinin Cemevleri olduğu, Alevilerle birlikte tüm toplum kesimleri tarafından kabul edilmiş bir olgu ve gerçekliktir.


    AYDINLATMA GİDERİ TESPİT EDİLMELİ VE HÜKÜM KURULMALI


    Alevilik ve Alevilerle ilgili sorunlar ülkemizde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde yargılama konusu olmuştur. Nitekim, Cem Vakfı/Türkiye davası, somut olayla bire bir örtüşmektedir. Her iki davanın tarafları aynı olup, konuları benzerdir. Bu davada ülkemizin, İnsan Haklan ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin 9 ve 14. maddelerini ihlal ettiğine hükmedilmiştir. Tüm bu maddeler ve özellikle Uluslararası Sözleşme hükümleri ile birlikte normatif düzenlemeler kapsamında hukuki olgulara göre; Cemevlerinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9 ve 14. maddelerine aykırı olduğunu bildirir AİHM’in Cem Vakfı kararı da dikkate alınarak, davalı vakıfta, alanında uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak; söz konusu vakfın ibadethane kapsamında değerlendirilecek bu bölüme ait aydınlatma giderleri tespit edilmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.”


    HÜKÜMET YASAL DÜZENLEME YAPMALI


    Ensar Öğüt,  Hükümet’in yasal düzenleme yaparak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları ve son Yargıtay kararı ışığında Cemevlerine ibadethane statüsü vermesinin yasal güvence altına alması, tartışmaların önüne geçilmesi  gerektiğini vurguladı. 


    GAZETECİ’DEN EN SON YORUMLAR..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

     


    **Birleştikçe bölünenler..


    Ardahan Dernekler Federasyonu üzerinden ülke genelinde oluşturmaya çalıştığımız ‘Güçlü bir Ardahan Birlikteliği’ nden korkanlar ve bu yönde yaptığımız çalışmaları içlerine sindiremeyen İstanbul’da ki Ardahan Diaspoarası kolları sıvayıp, bu birlikteliği nasıl bölüp, parçalayacağı konusun da hiç boş durmadı, durmuyor da..


    Evet önce benim başarılı olamayacağımı bekleyen, ancak bizim ekip olarak yaptığımız çalışmalar ile oluşturduğu güzel hava üzerine harekete geçip önce federasyonu bölüp, bölmeye bunu başaramayınca federasyona gelen derneklerin ve iş adamların önünü kesmeye bundan da başarılı çıkamayacaklarını anlayınca gidip, yeni federasyoncuklar kurmak için kendilerin piyon buldular..

    Ve birleşiyoruz diyerek heyecanlanan Ardahanlıları yeniden bölüp, parçalamak için yeni oyunlar ortaya koymaya devam etmekteler..

    İstanbul gibi devasa bir kentte kendi mahallelerinden dışarı çıkma yürekliliği gösteremeyen ve en önemlisi köyden getirdikleri fesatlık ve kurnazlıklarıyla Ardahanlıların bir araya gelip, bunların gerçek yüzlerini görmesini perdelemeyi çok iyi başaranların bizi yıldırma çabaları sürmekte..

    Evet bu çabalar süre dursun, bunu başaramayacaklarını bir taraftan çalışmalarımıza devam ederken diğer taraftan bunların pis yüzlerini ve amaçlarını tüm topluma anlatmaya devam edeceğiz.

    Bunun içinde tüm Ardahanlılardan kimin samimi, kimlerin samimiyetiz ve Ardahan’ı değil kendi siyasi ve ekonomik öz çıkarları için çabaladılarını iyi bilip, bu yönde davranmalıdır..



    **İnanın barış zor değil..


    Kolombiya hükumetinin solcu Farc örgütü ile 52 yıldır devam eden iç savaşı resmen sona erdirmesi başta havuz medya da olmak üzere savaşta, çatışmada, kan ve göz yaşından beslenen taraflarca görülmezlikten geldi.

    Halbuki Kolimbiya gibi yıllardır bir kör çatışma içinde olan ülkenin kendisinden çok uzaklarda olan Kolimbiya’da olanları önemsemeliydi..

    Çünkü kan ve göz yaşının gün geçtikçe toplumlar arasında ki uçurumu açtıkça ülkenin içte ve dışta sıkıntılara girdiğini son günlerde yaşanan ekonomik kriz tartışmaları ve yeni bir darbe kalkışması iddiaları ile devam ettiğini bu ülkede yaşayan herkes anlamalı ve bu yönde yani barıştan yana haykırmalıdır..

    Öcalan’ın bile adına kör bir savaş, kazananı olmayacak bir inat dediği ülkemde ki iç çatışmaların Kolimbiya’da ki gibi el ele verip, barışla sonuçlanabileceğini konuşmak, yazmak ve söylemek bu ülkeye ihanet değil, tam aksine bu ülkenin güçlenmesine, kardeşlik hukukunun yenide yeşermesine neden olacağı kesindir..

    Evet Kolimbiya’da olduğu gibi Türkiyede barışın zor bir iş olmadığını daha bir kaç yıl önce başlatılan ancak 7 Haziran ve 1 Kasım Genel seçimleri ardından masasının ayakları kırılan Barış Sürecinde de gördük, yaşadık, mutlu olduk..

    Gelin bir kez daha hep birlikte düşünelim ve birlikte bu ülkeye barışı getirelim..

    Gelin bir birimize düşman gibi değil, hak ve hukuku verilen fertler, toplumlar olarak kavga etmeden, tartışmadan, çatışmadan konuşarak, görüşerek hatta sevişerek bir kez daha barışı zorlayalım..


    Çünkü inanın barış zor değil..



    **Paranın şımarttığı çocuklar..


    Yıllardır gerek yerel de gerekse ulusalda dile getirdiğimiz onca sorunu kişiselleştirip, iftiralar atanların aslında kendi suçlarını saklamak ve gölgelemek için çabaladığını ve bizlere çamur atarak güneşi karalamaya çalışması şu günlerde yeniden gündem de olan Serhat Ardahan Spor ile bir kez daha karşımıza geldi..


    Çünkü yoksul bir Ardahan Mahallesinin çocuklarının kurup, cep harçlıkları ile oluşturdukları takımı alıp, HES’ine perde eden birinin tutum ve davranışlarını anlatırken ona avukatlığa soyunan savunucularının namussuzca suçlamalarıyla karşılaşıyoruz..

    Amacımızın Ardahan ve Ardahan’ı ilgilendiren her şey olduğunu anlamayan, algılamayan bir başka grupta başkanlığını yaptığım ARDA/FED yani Ardahan Dernekler Federasyonunun çalışmaları gündeme geldiğinde ortaya çıkar..

    Evet, her yazdığımızla eski kuyruk acılarını hatırlayıp, bize saldıranlar bugünlerde gündemde olan Serhat Ardahan Spor üzerinde yaman saldırıya geçmiş durumdalar..

    Çünkü yazıp, dikkat çektiğimiz Serhat Ardahan Spor’un şimdi ki HES’ci sahibine hizmet yarışı ve yaranma içinde olanlar bunu ortaya koymak ve kendilerini kanıtlamak için en iyi yolun gerçekleri yazan ve babasının oğlu da olsa kıvırtmadan olanları kamuoyuna aktaran Fakir Yılmaz’a yüklenmek olduğunu da iyi biliyorlar..

    Çünkü Fakir Yılmaz’a sürtünüp, çok parlayanların olduğunu iyi biliyorlar..

    Evet paranın şımarttığı çocuklardan harçlık almak ve ona yaranmak için bir Ardahanlı çocuğun içinde olmadığı Serhat Ardahan Spor’un içinde bulunduğu durum şimdilik kısaca böyle..



    **Bende Kürtçe Bilmiyorum..


    Kuzey Irak’taki Kürt Bölgesel Yönetimi ve siyasi partiler ile görüşmeleri kapsayan 4 günlük temasları dün gece tamamlayan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Kürtçe bilmediği eleştirilerine, “Evet, bu bizim için bir eksiklik olabilir. Kürtçe konuşamamam bir ayıptır, ama bu benim değil, Türk devletinin ayıbıdır” diye konuştu.


    Demirtaş’ın bu açıklamasını okurken bu ülkede Kürtlerin varlığını kabul edip, onların dillerini başta olmak üzere kendilerine has insani gelenek, kültürlerini yaşanması için bir şey yapmayanlar aklıma geldi.

    Kürtçe’yi kabul edip, dili ve diğer hakları ile ilgili yasal hiç bir şeyi kabul etmeyenlerin Demirtaş’ın Kürtçe bilmediğini söylemesi, hatta dalga geçmesi ne kadar etiktir?

    Bilemem ama Türkçe gibi Kürtçe’nin de bir çok şivesinin olduğunu bilip, bunların hepsini ‘Bu ülkeyi birlikte kurduk, bu gemi batarsa hepimiz batarız’ deyip, ama Kürtçe dili olduğu gibi dğer insanı hakları başta milli eğitim sistemine olmak üzere Anayasasına koymayıp, ‘Ne var işte Kürtçe konuşuyorsunuz ya’ diyerek işi geçiştirmekle devletin bu yöndeki anlayışını kapabilirmisiniz?

    Tabi ki hayır.

    Çünkü, ‘İnsanım, insanlarım, 78 Milyonum’ deyip bu insanların dilini, gelenek ve kültürünü yani hak ve haklarını vermekte zorlanan bir anlayış oldukça Demirtaş’ta, bende Kürtçenin tümünü nasıl öğreneceğiz?

    Bunun cevabını vermeden önce kendinizi Demirtaş ve benim yerime koyup, empati yaparak ona göre bir cevap verin..

    Verin ki utanan sizin değil, bu ülkenin yöneticilerinin olduğunu anlayın kardeş..



    **Barajda Fasulye Yiyenler


    Gazı Çıkaramadılar mı?


    Benim inadıma yapılan en son işlerden birine daha şahit olurken çok güldüm kendi kendime..


    Çünkü benim yazdığım, benim yaptığım, benim dediğim kabul olmasın diye değil Ardahan’ı memleketi batırmaya çalışanların ne kadar olduğunu bir kez daha anladım..

    Evet, Çıldır Dernekler Federasyonu da kurulmuş..

    Hayırlı olsun..

    Adam benimle yarıştı, çoğu Çıldırlı olan delegeden oy alıp, Ardahan Dernekler Federasyonuna başkan olamadı..

    Önce kahrından 2-3 ay ortalarda gözükmeyen, sonra yine başkanlığı bana bırakan hocanın da gazı ve sekretaryası ile oluşturulmaya çalışılan Çıldır Federasyonuna kendisini attı ve dünde alındı belgesi ile karne almış ilkokul öğrencisi gibi sanal ortamda seviniyordu..

    Dedim ya hayırlı olsun…

    İstemeyen, kıskanan bu mübarek Cuma günü Çıldır gölünde boğulsun..

    Neyse ‘Göle Federasyonun da gördük’ deyip bu konuyu geçerken yazımıza başlık olan asıl konuya gelmek isterim..

    Geçtiğimiz gün yapılan Serhat Ardahan Spor-Trabzonspor karşılaşması ardından birilerinin ağ vağlar çektiğini, hatta saç baş yonduğunu görürken Hanak Sevimli Barajında birilerine verilen kuru fasulye yemeği aklıma geldi..

    Çünkü o zaman da yani Serhat Ardahan Spor Kongresi öncesi de ben demiştim ki; Gelin bu takımı sahipsiz bırakmayın, sizde yönetimde yer alın dediğimde birileri bana inat gidip, barajda kuru fasulye yediler..

    Ve benim dediğim olmasın diye takımı bir kap yemeğe pazarladılar..

    Ve fasulyenin gazı ile kala kaldılar..

    Şimi de fasulyenin oluşturduğu gazı çıkaramamanın sancısını çeker duruyorlar..

  • Göle’de Petrol, Posof’ta Kömür Var Ama Birtürlü Yeryüzüne Çıkarılamadı!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ardahan’ın Göle ilçesin sınırlarından başlayıp, Erzurum Şenkaya’ya kadar uzanan bir alanda olduğu söylenen ve bir dönem arama çalışmalarıda yapılan petrol’den haber alınamazken doğalgaz bekleyen Posoflular’da ilçe sınırları iin de bulunan ama yer yüzüne çıkarılmayan kömürü sormaktalar.

    201 yılında yapılan aramada Ardahan’ın Gürcistan’a sınır ilçesi Posof ilçesinde bulunduğu açıklanan ama o günden bugüne kadar bir arama yapılmayan Linyit madeninin kalori bakımından dünyadaki en kaliteli madenler arasında olduğu belirtilmişti.

    Köylülerin yıllardır çıkarıp, yaktığı ve ilgililerin de iki yıldır yaptıkları çalışmalar ve montajlar sonucunda Ardahan’ın Posof ilçesinde bulunan Linyit madeninin iki çeşit olduğu, bunlardan bir ocağın 5 bin 500 kaloride diğer ocağın ise 6 bin 700 kaloride olduğu açıklanmıştı.

    Gürcistan sınırında olan Posof ilçesinin Kafkasya’ya açılan gümrük kapısının da sınırları içinde bulunduğu sınıra sıfır köyü Türkgözü (Badele) köyünden başlayan maden damarının 50 milyon ton rezervinde olduğu ve hatta uydudan alınan verilere göre de 70 milyon ton olduğunun tespit edildiğini söyleyen o döenmdeki yöneticiler, 6 bin 700 kalorili olan madende nem ve kükürt oranının sıfır olduğunu belirttirken yer yüzüne çıkarılmayı bekleyen kömürün 50 milyon ton olsa bile işletmenin 150 yıl süreceğini söyledi.

    Bir dönem yapılan çalışma ile vurulan sondajla kesin rezerv sonucunun alınması ve çevre ile ilgili hukuki işlemler çabuk tamamlanması halinde bu kömür rezevinin 2010 yılının Kasım ayında üretime başlanacağı müjdesini vermiştiler.

    Bölgedeki köylüler ise bu kömürün Hacı Şahbender adındaki komşularının yıllar önce açtığı ocaktan çıkardığını söyledi. Köylü vatandaşlar, “Oysaki bu çalışmalar zamanında yapılsaydı 49 köyü olan Posof bu kadar göç vererek kayıtlı 120 bin nüfustan sadece 8 bin kişi kalmamış olacaktı. Yani bu anda 49 köyü ile beraber Posof’ta kalan nüfus sadece 8 bin” dediler.


    Göle’de ki Petrol’de unutuldu..

    Öte yandan Kura nehrinin doğduğu Allahuekber dağlarının eteğindeki Göle ovasında başlayıp, kömür yataklarının bulunduğu Göle’ye komşu Şenkaya’ya kadar uzanan petrol yatağının bulunduğu ama neden yer yüzüne çıkarılamadığını Ardahan’lılar gibi Göleliler de bilmiyor.

    Ovası, ormanlarıyla, yaylalarıyla, kaşarı ve hayvancılığıyla ön plana çıkan Küçük batman, Göle İlçesinin yer yüzüne çıkarılmaya hazır yer altı kaynağı olan Petrol gün yüzüne çıkarılacağı günü bekliyor. 

    Göleli olan Ardahan’ın mevcut Milletvekili Orhan Atalay’ın dönemin TPAO Daire Başkan Yardımcısı olan Ardahanlı Murat Yılmaz’dan aldığı bilgiler ışığında petrol arama çalışmalarının başlatmış ve buradaki petrolün Güneydoğu’da çıkarılan petrolden daha kaliteli  olduğunu belirtmişti.

    Ancak Göle’den başlayıp, Erzurum/Şenkaya oradan da Tortum kadar uzanan yer altındaki petrol yatakları teknolojiden yoksun olunduğundan dolayı yer yüzüne çıkarılamadığı ileri sürülmüştü.



    SAYIŞTAY KAPATILABİLİR Mİ?


    Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve başkanı olarak altına imza attığım PEN’in yani Türkiye Yazarlar Derneğinin son sansür yasasıyla düşünce ve ifade özgürlüğüne bir darbe daha vurulduğunu belirterek hakikatin gizlenmesi için kılıf icat edildiğini söylediği yasanın turban, pardon başörtüsü ve kader denen Bartın faciasının gölgesinde kaldığı şu günlerde gazeteci olarak benim de derdim yeni sansür yasası desem ‘hele buna bak, koyun can derdin de..’ demeyin…


    Çünkü bu yasanın ilk keseceği koyun sürüleri olmazsa da biz gazeteciler olacağı bir gerçektir.


    Ama Umut Fakirin Ekmeği diyerek AK Parti Genel Başkanı Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 21 yıllık iktidarının ilk yıllarındaki devrimciliğini hatırlayıp, önüne sunulan hapis cezalı yeni sansürlü yetmedi hapisli basın yasanını imzalamayıp, geri gönderir mi? diye düşünmüyor da değilim.


    Ve ne yapacağı çokta belli olmayan ve çevresinin ve Anayasanın yetmedi çoğu siyasetçisinin hapiste olduğu HDP’nin kapatılmasını isteyen MHP’nin dayatmaları ile oy kaybına uğradığını düşündüğüm ama bunu her seferinde bu sıkıntı ve de daralmaları aşmayı bilen Erdoğan’ın bunu bu süreçte yapması bana göre biz gazetecilere değil, kendisine puan hatta ‘yaparsa yine Erdoğan yapar’ dedirtip adım adım yaklaşan seçimler öncesi kaybettiği oylarını geri bile getirir diyorum.


    Bilmem ama Erdoğan’ın yapması gereken diğer bir şey daha var o da 21 yıllık iktidarı boyunca durmak yok yola devam sözünü hatırlayıp, bir değil 5 değil, 11 maaşlı bürokratlarının eksikliklerini gözler önüne seren Sayıştayı da kapatmayı düşünür mü dersiniz.



    Çünkü son olarak Bartın’da meydana gelen ve birçok insanın hayatını kaybettiği ocak faciası ardından ortaya çıkan Sayıştay raporunda, üretim derinliği -300 metreye ulaştığı için çalışılan damarlarda gaz içeriklerinin yüksek olduğu, ani gaz degajı ve grizu patlama riskinin arttığı uyarısı yapıldığını ve bunu alan muhalefetin bu raporları ayırttığı bir gerçek.


    Evet, baş ağrıtan ve kadere inanamadığı görünen Sayıştay “2019 yılında müessesenin dengelenmiş üretim derinliği -300 metre olmuştur. Bu derinleşme, ani gaz degajı ve grizu patlaması gibi ciddi kaza risklerinin artmasına neden olmaktadır. Çalışılan damarların tamamında gaz içeriklerinin yüksek olduğu, dolayısıyla degaj kapasitelerinin de yüksek olduğu, arıza zonlarında riskin daha da arttığı bilinmektedir. Bu neden müessese ocaklarında ilgili mevzuat hükümlerinin yanı sıra ‘Kurum Degaj Yönergesi’ hükümlerinin titizlikle uygulanması gerekmektedir.” demiş.


    Yani tam teknolojik, en güzel ocak denilen ama 41 kişinin ölümüne birçok insanın yanarak yaralanmasına neden olan Bartın’daki kömür ocağındaki gibi çok liyakatli ve bol maaşlılarca idare edilen diğer kurum ve kuruluşların eksikliklerini gözler önüne seren Sayıştay TC. harflerinin başında olduğu stk’lar, Anayasa ve HDP hatta AİHM gibi toplumun ağrımayan başını ağrıtıyor.


    Hükümetin, iktidarın yani biz gidersek ülkenin bekası tartışılır diyen ve benden, senden daha çok bu ülkeyi seven, sahip olanların başında bulunan Erdoğan önüne gelen ve “dezenformasyonla mücadele yasası” diye propaganda edilen ama kamuoyunda ve demokrasinin 4. Kuvveti, özgür basındır biz gazetecilerce “sansür yasası” dediği yasayı meclise geri göndermesini umut ederken aynı Erdoğan’ın ‘şu Sayıştay’a bir bakın hele’ dediğini de düşünerek yine iş bozanlık yapan baş belası sizi gazeteciler dedirtiyor gibiyim..




    arşiv haber 24/05/2019 tarihli haber/yorum


    Ardahan’da ki Bu Kuyruk Yokluk mu, Bereket Kuyruğu mu?


    Başkan Erdoğan’ın ‘- Bunların işi 3Y; yolsuzluk, yasak, yokluk. Diyorlar ki ‘AK Parti kuyruk getirdi.’ İki kuyruk var, bir kuyruk yokluklar kuyruğudur. Bu, CHP’nin dönemlerine rastlar. Şimdiki kuyruk yokluk kuyruğu değil, bereket kuyruğu, varlık kuyruğu. Nedir? Fırsatçılara ders verme kuyruğu.’ dediği bir süreçte Ardahan’da Kızılay önünde bir parça gıda paketi almak için onca insan kuyruğa girdi. Yoksuluğun diz boyu olduğu Ardahan’da nüfusun yarısı yardımlarla geçiniyor.


    ‘AK PARTİ KUYRUK GETİRDİ’ DİYORLAR: BEREKET KUYRUĞU, VARLIK KUYRUĞU’


    – Bunların işi 3Y; yolsuzluk, yasak, yokluk. Diyorlar ki ‘AK Parti kuyruk getirdi.’ İki kuyruk var, bir kuyruk yokluklar kuyruğudur. Bu, CHP’nin dönemlerine rastlar. Şimdiki kuyruk yokluk kuyruğu değil, bereket kuyruğu, varlık kuyruğu. Nedir? Fırsatçılara ders verme kuyruğu.


    Recep Tayyi Erdoğan/Başkan



    **Tehdit ve Şantajla Kimse Kar Etmez!


     


    31 Mart seçimleri ve öncesi yapılan her muhalif açıklamayı ‘Not ettik’ diyerek karşı görüşlerin, düşüncelerin açıklamasına bile izin vermeyen bir anlayışın her geçen gün kendisini daha ağır bir şekilde his ettirmesine rağmen not edilenler dahil milyonlarca insanın da bu tür tehdit ve şantajlara karşı direnip tırsmadığını da görmek güzel.


    Bunun en açık örneği 31 Mart seçim sonuçları ve ‘Türkiye İttifakı’ denilerek yapılan 19 Mayıs etkinlikleridir..


    Evet, gerek ülkemiz de gerekse dünya da hüküm sahiplerinin ellerinde tuttukları devlet, ekonomik ve teknolojik gücü kendilerine karşı olanlara karşı tehdit ve şantaj olarak kullanmaya devam ettiği bu süreçte, ‘Arap Baharı’ adı altında Arap ve Ortadoğu’ya erk olma ve kara kan olan petrol için kana bulayanlar şimdi de sıranın İran’a geldiğine işaret verip, bu ülkeye karşı yaptıkları tehdit ve şantajlar doruk noktasına ulaşmış halde..


    Bu yetmez kendilerini geçme başarısı gösteren Komünist Çin’in Huawei Technologiesi firmasına karşı aba altında sopa gösterip, ülkemizi olduğu gibi dünya üzerinde ki diğer ülkeleri de ekonomik baskı altına almak adına tehdit ve şantaj yoluyla baskı altına almak istedikleri gibi fertlerde gerek ellerinde bulundurdukları geçici yada devlet makamları gücü ile veya ellerinde ki imkanlar ile başkalarını baskı altında tutma yöntemini sıkça kullanırlar.


    Bu durum zaman için de karşı direnci arttırır ve çeşitli imkanlar ile bir insanı, yada bir toplumu ve ülkeyi baskı altına almak isteyenler karşısında bir araya getirmeyi teşvik eder ve Başkanlık veya 31 Mart seçimlerinde olduğu gibi karşı da güçlü bir blokun başarısını getirir..


    Tabi bunlar olurken gerek tehdit ve şantajla insanları, ülkeleri baskı altına aşmak isteyenlerin gerekse bu baskı ve şantajlara karşı direnenlerin enerjileri de azalır.. Yani, ‘kar ettim, oh olsun’ diye sevinen taraf olmaz.


    Yasalarda da suç olan bu tür davranışlar içine girenlerin er geç yanlış yaptıklarını anladıklarında ise iş işten geçmiş olur ve iki tarafında bir hayli yorulduğu ve birlikte daha güzel işler yapmak varken yapılması gereken normal işlerinde olmadığını fark ederler..


    İşte bu nedenle devlet dahil iki gündür ele alıp, anlatmaya çalıştığım yazılarımda ki gibi herkesin hizmet anlayışının  olduğu şu dünyada bir anlık kızgınlık ve korku ile hemen tehdit ve şantaj yoluna gitmektense oturup, uzlaşma ve birlikte bir yol bulma yolunun daha sağlıklı bir yol olduğu unutulmamalıdır.


    Son bir tavsiye de yerele..


    Rahmetli babamın hayatı boyunca ayakta kalmasının yolu da, ‘Yaşadığın bir yanlışlığa yada yasal olmayan davranışa karşı hemen paniklemeyecek, yaşadığın haksızlığa karşı sabırlı ve sağlıklı düşünerek önce bürokratik yolları, sonra yasal kanalları olmazsa varsa tüm gücünle direneceksin’ diyerek sık sık biz çocuklarını uyarması da sanırım ondandı..


     


    *Ama Hoçvan Diye Bir Yer Var!


     


    32 yıla adım atan evlilik yıl dönümü unutturup, hanım tarafında beni fırçalatan gündemin yoğunluğuna yeni bir konu daha oturdu.


    Ve bu yeni gündem yeniden hala tartışılan seçimleri bir kez daha hemde bir başka yönüyle tartışır hale getirdi..


    Yani 31 Mart Mahalli İdareler seçimlerini tartışmalı hale getiren KHK’lı manası veya başka nedenlerle başta İmamoğlu’nun olmak üzere onca siyasinin, seçilmişin seçilmelerine karşın mazbatası geri alınan Ardahanlı olan Candan Badem’in de seçildiği Tunceli Belediye Meclisi, belediye girişindeki Tunceli isminin yazılı olduğu tabelanın ‘Dersim’ diye değiştirilmesi kararı almış.


    Gerçi bu konu daha çok bugün yani bir zarfta kullanılan 4 oyun 3’ünü kabul edip, birinin kabul görmemesi ardından YSK tarafından 23 Haziran’da yapılmasına yeniden karar kılınan İstanbul Büyük Belediye Başkanlığı seçimi öncesi yeniden ısıtıldığı ileri sürülen ama hala buzdolabının buzluğunda olan Barış Sürecinin de sıkça gündeme gelmişti..


    Ve tekmelenmesi ardından Akil adamlarının da aralarında olduğu, AK Partili bir çok önde gelen siyasetçinin, hatta bakanın geri itilmesine vesile olan, hala hapiste olan Demirtaş’ı ve onca seçilmiş vekil ve belediye başkanının yanı sıra siyasetçiyi tutuklama furyası başlatan o süreci yeniden hatırlatan gelişme yeniden karşımızda..


    Ama adına Barış Süreci denen ve AK Partili bakanların, milletvekillerinin yanı sıra HDP’li siyasilerin etrafında bir araya geldiği o süreç gibi Tunceli’de gündeme gelen onca konu gibi bu konu da devrilen masanın altında kalmıştı.


    Evet Türkiye Komünist Partili başkanın başkanı olduğu Tunceli Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, Belediye Meclisinin olağan ve olağanüstü gerçekleştirdiği toplantılarda, belediye hizmet binasında bulunan tabelada yazılan Tunceli ibaresinin değiştirilerek Dersim yazılmasına karar verildiği belirtilerek, şunlar kaydedilmişti:


    “Kentimizin kültürü, tarihi ve inanç biçimini yaşatmak adına belediyemiz hizmet binasında bulunan tabelada yazılı ‘Tunceli’ ibaresinin değiştirilerek yerine ‘Dersim’ ibaresinin yazılması oy çokluğuyla kabul edildi. Ayrıca ilimizde yaşayanların Türkçenin yanı sıra Zazaca ve Kürtçe konuştuğu göz önünde bulundurularak belediye hizmetlerinin ilde yaşayanların ihtiyaçları doğrultusunda Zazaca ve Kürtçe dillerinde de yürütülmesi oy çokluğuyla kabul edildi.”


    Ve tam unutuldu denen ama 40 yıla yaklaşan ve başta ekonomi olmak üzere bir çok konuda ülkenin önünde ki en büyük sorunların başında durmaya devam eden ve hala kanayan sorun eski adı Dersim olan Tunceli’de alınan bu karar ile yeniden hemde gündemi sallayarak geri dönmüş oldu.


    Başta Bahçeli olmak üzere T.C. levhalarını astıranların kızılca kıyamet kopardıklarını görüğümüz şu günlerde benim de aklıma bir anda eski adları unutulmasın diye her haber ve yorumumda mutlaka parantez için de hatırlattığım Ardahan’ın köylerini içinde barındıran bölgeyi bize anlatan Hoçvan geldi.


    21 Köyü içinde barındıran ve Ardahan ile Kars arasında bulunan ve hepsinde Kürt insanlarımızın yaşadığı Belde olmak isteyen ancak hala merkez köyler olarak adlandıran bu bölgenin çocuklarının kurduğu ve adı ‘Hoçvanspor’ olan bir de futbol takımını hatırladım.


    Evet, adı Yukarı Kürt mü, Kurt mu diye tartışılan ama şu anki resmi adı iki Kurdoğlu olan köylerinin de aralarında olduğu 21 köyün adı da rastgele verilen soy isimler gibi değiştirilmiş ama hala eski adları ile anılmalarına karşın levhalarını değiştirme cesareti ortaya konulmadığı da bir gerçek.


    Bazı köylerin 2 bazılarının ise 3 isminin olduğu Hoçvan bölgesinde yeni ve eski adlı köyler şunlar;


    ‘1 KÖPRÜCÜK+XESKAR, 2 BAYRAMOĞLU+KORA, 3 DAĞCI+TİKOŞ, 4 HACIALİ+HECİALİ , 5 ÇOBANLI+KÊLİK, 6 ÇALABAŞ+ÇELEBAŞİ, 7 OTBİÇEN+QIMILİ, 8 NEBİOĞLU+NEBİOĞLİ, 9 ÖMERAĞA+OMERAGA, 10 TUNCOLUK+PANİG, 11 BİNBAŞAR+MURKAN, 12 TAZEKÖY+BEBEREG+DÖŞELİ, 13 LEHEMLİ+LÊHÊNİYA, 14 AŞAĞIKURDOĞLU+QURDOĞLİYAJERİN, 15 YUKARIKURDOĞLU+QURDOĞLİYAJORİN, 16 TAŞLIDERE+PANGİS, 17 BEŞİKTAŞ+MICUC, 18 ÇAĞLAYIK+ERDEMEL, 19 SAMANBEYLİ+SIXIRPET, 20 GÖLGELİ+KORGELİ, 21 HASKÖY+XAS’ dır.


    Ve 2019-2020 Futbol sezonunda Ardahan’ı Bölgesel Amatör Futbol Liginde temsil etme hakkını kazanan ve Ardahan’ın genelini olduğu gibi bu köylerin tümünü temsil eden Hoçvanspor diye de resmi bir spor kulübü var.


    Peki, Tunceli’nin eski adıyla anılması için vaatler veren ve bu vaatlerle oy isteyenlerce ve de halkın seçtiklerince alınan en doğal hakkın bile bu kadar tepki aldığı bir sıra da Hoçvan ve Hoçvanspor’u nereye koyacağız?


    Var olmasına rağmen Bahçeli’nin dediği gibi ‘yok hükmündedir’ mi diyeceğiz, yoksa resmi kayıtlarda kabul gören Hoçvanspor’a gerekli desteği sunup, bu takımın ortaya koyacağı başarı ile bölgeye beldelik unvanını verip, Dersim gibi belediye hizmetinde mi faydalandıracağız?!


    Bilmem ama bana soracak olursanız Kürt olduğu gerek genlerinde gerekte yaşam biçimi ile gerçek olan bir insanın soy ismi kanunu ile adının ardına Öztürk dendiği gibi bölgede yaşamış, yaşamlarını hala idame eden Türk, Kürt, Ahıska, Malakan, Gürcü, Ermeni ve Rus adıyla kurulan köylere Türkçe isimler vermekle geçmişi saklayamayacağımız gibi onca kale, kule, kilisenin yıkıp, çeper taşı yapılmasına izin verildiği gibi kültürü de yok edip, tarihe olduğu gibi insanlara saygısızlıktan öteye geçemeyiz.



    Pakır: Zengin İl Fakir Olmamalı..


    17/10/2015 Tarihli Haberler


    1 Kasım’da yapılacak olan genel seçimlerde Demokratik Sol Parti Aradhan Milletvekili Adayı olan Akademisyen Nesim Pakır Kafkaslara açılan Ardahan’ın fakir İL olarak anılmasının bugüne kadar ortaya konulan yanlış politikalar neden olduğunu ileri sürdü.


    **PAZARTESİ GÜNÜ SAAT 19.00 İLA 20.00’DE SEYMEN TV EKRANLARINDA OLACAK


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Seymen TV’de hazırlayıp, sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programa konuk olan DSP Ardahan 1. Sıra Milletvekili Adayı İşadamı/Akademiyen Nesim Pakır ülke de olduğu gibi Ardahan’da yaşanan sorunların altında yatan ana sorunun bugüne kadar bu ülkenin yönetiminde bulunanların uygulamaya koyduğu yanlış politikalar olduğunu ieliri sürdü.


    Bu ülkede, bu ülkenin refahını düşünen liderlerin Atatürk, Ecevit ve şu an DSP’nin başında Mahsum Türker’in olduğunu belirten DSP Ardahan 1. Sıra Milletvekil Adayı Nesim Pakır DSP’nin seçim beyannamesi okunduğuna bu ülkenin fakirlikten kurtulup, zenginleşebileceğini görüleceğini söyledi.

    Göleli olan DSP 1. Sıra rdahan Milletvekili Adayı Nesim Pakır 1 Kasım’da kazanacak olan partinin DSP olacağını belirttiği açıklamasında Ardahan’ın Gölesiyle, Çıldırıyla, Damallıyla, Hanaklıyla, Posofluyla DSP’li olduğunu unutulmamasını istediği açıklamasında birilerinin 4 parti organizesini DSP’nin bozacağınıda belirtti.


    **PAZARTESİ SEYMEN TV EKRAN’INDA OLACAK..


    Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, sunduğu, ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programın konuğu olan DSP Ardahan 1. Sıra Adayı Nesim Pakir’in gündemle ilgili önemi açıkalamaların pazartesi akşamı saat 19.0’da başlayacak olan ve Seymen TV ekranlarında yayınlanacak olan programda izleyebilirsiniz.


    **Hele durun bir ısınayayım..



    *CHP Adayı Üşüdü..


    Havaların iyiden iyiye soğuduğu şu günlerde seçim çalışmalarına ara vermeden devam eden siyasi partiler ve adayları da üşümeye başladılar.


    Başta CHP Ardahan 1. Sıra Milletvekili Adayı Büyükelçi Öztürk Yılmaz olmak üzere bir çok siyasinin iyiden iyiye soğuyan havalara rağmen kapı kapı dolaşarak oy istedi seçmenden büyük ilgi toplarlarken, adayların gittikleri yerlerde yemek yiyip, ısınmayı da unutmadıkları dikkatlerden 

    kaçmıyor.


    **İŞ-KUR NOTER DE İŞ VERMELİ..


    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ardahan Milletvekili adayı Öztürk Yılmaz, İş-Kur işçi alımlarının noter huzurunda kura ile yapılmasını istedi.

    Parti binasında düzenlediği basın açıklamasında İş Kur alımlarıyla ilgili açıklama yapan CHP Ardahan Milletvekili adayı Öztürk Yılmaz, Siyasi düşüncelerinden dolayı bazı insanların muhtaç olması dolayısıyla iş ihtiyaçları olmasına rağmen ayrıştırıldığını bu kapsamda müracaatların bazılarına cevap verilmediğini söyledi.

    Yılmaz, ’’Ben şahsen Ardahan’ın işsizliğini biliyorum. Burada herkesin fakir olduğunu, insanların muhtaç olduğunu, iş konusunda ne kadar çaba içerisinde olduklarını biliyoruz. Burada iş alanının yaratılması, istihdamın yaratılması, bizim en büyük önceliğimizdir. 

    Bununla ilgili kapsamlı projeler hazırlıyoruz. İş konusunda buradaki işsizliğin çözümünü destekleyen her projeyi bizde destekliyoruz. Ancak bu alımların maalesef keyfi bir şekilde yapıldığını görüyoruz. Siyasi düşüncelerinden dolayı bazı insanların muhtaç olması dolayısıyla iş ihtiyaçları olmasına rağmen ayrıştırıldığını, müracaatların bazılarına cevap verilmediğini ve bu konuda ciddi bazı iddiaların olduğunu görüyoruz. Bu iddialar biz-zati vatandaşların kendisinden geliyor. Biz her şeyden önce Ardahanlıyız. Kim olursak olalım düşüncemiz ne olursa olsun, fakirin dili olmaz, fakirin ideolojisi olmaz, fakir fakirdir. Biz bu konuda kimseye ayrım yapılmamasını istiyoruz, hiç kimsenin budan dolayı gönlünün kırılmamasını istiyoruz. Biz bu olaya 3000 kişi geldiyse bir Ardahan olarak bakmak istiyoruz. Şu veya bu parti olarak bakmak istemiyoruz. İhtiyaç olan insanların müracaatlarının mümkün mertebe ivedilikle sonuçlandırılmasını ve eşit bir şekilde yaklaşılmasını istiyoruz.’’ dedi.


    **İŞKUR ALIMLARI NOTER HUZURUNDA KURA İLE YAPILMALI


    Yılmaz, İnsanların yoksulluğu üzerinden oya çevirme politikası takip edildiğini iddia ederek, ’’Seçim atmosferinde bu zamana kadar açılmayan İş Kur’la ilgili istihdam paketi açıklanıyor. Böyle bir ortamda her şeyden önce bunları seçimin ruhuna, devletin eşit duruşu açısından sorguluyoruz. Elbette insanlar işe alınmalı ama bunun için bir yol olması gerekiyor. Çözümü de söylüyorum? Hiçbir şaibe olmaması için, insanlar arasında ayrımcılık yapılmaması için, insanların en azından çıkan sonuca gönül refahlığıyla onay vermeleri için biz bunu önceden olduğu gibi noter huzurunda kurayla yapılmasını istiyoruz. Ancak böyle bu şaibeler ortadan kalkabilir.’’ şeklinde konuştu.


    **MHP Salona Sığmadı..



    1 Kasım Genel Seçimleri öncesi seçim çalışmalarına ara vermeden devam eden siyasi partilerin başında gelen Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan Milletvekili Adayları partililer ile yemekte bir araya geldi.


    Yoğun ilgi gören MHP Adayları Av. Osman Yıldız ile A. Gökan Ağdemir’e tam destek eren partililer salonu tıka basa doldurdukları görüldü.

  • CHP’li Başkan Defalarca Mühürlediği AK Partili Binanın Açılışına Katıldı!, Yol Ortasına Yapılan Binaya Kurumsal Kiracı!



    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Meclis başkanı Sebahattin Gündoğdu Karagöl mahallesinde faaliyete geçirdiği işyerini kurumsal bir firmaya kiraya verdi. 

    Yapımı aşamasında yol ortasınayapıldığı iddiaları ile çokça tartışmalara konu olan Gündoğdu’nun binası inşaat sürecinde Karagöl mahallesinin ana arteri olan yolun ortasına yapması sebebiyle tartışmalara yol açmıştı.


    Başkan Mühürlediği Binanın Önünde Poz Verdi!

    Bu süreçte CHP’li Belediye Başkanı tarafından birkaç defa mühürlenen inşaat tamamladı. 

    Binanın yapımı sürecinde Ardahan esnafından bir çivi dahi almadığı ve inşaat için kullanılan malzemenin büyük bölümünü Ardahan dışında getirttiği öne sürülen  Gündoğdu bundan dolayı ağır eleştiriler ile ve sert tepkiler ile karşılaşmıştı. 




    Söylenenleri ve yazılanları hiç dikkate almayan Gündoğdu son olarak işyerini kurumsal bir firmaya kiraya vererek tepkileri toplamaya devam ediyor.

    Bu süreçte mağaza açılış müjdesini, inşaatını yol ortasına yaptığı için birçok kez mühürleyen Ardahan belediye başkanı Faruk Demir verdi.

    Demir’e amcasının oğlu MHP İl Başkan Yardımcısı Sebahattin Demir ve İmar Müdürü eşlik etti.



    YERLİ MALI, MİLLİ MİLLETVEKİLİ!..


    Kapatılan onca köy okulunun da aralarında olduğu okullar da kalan Yerli Malı Haftasını hatırlayan var mı bilmem ama yerli üretimin ne kadar önemli olduğu bir sürecin ekonomik sorununu anketlerde hissedenler 21 yılda tek haneye indiremedikleri gibi inanılmayan TUİK’in % 80, piyasaların %180 dediği enflasyonun ha bugün, ha yarın yok canım Karadeniz’de çıkacak gazla 2023’te ortadan kalkacağını iddia ede dursunlar yerli milletvekili arayışlarının da 2015 yılından bu yana hala sürdüğünü gözlemliyoruz.

    Evet, cumhurbaşkanı olmasına karşın bununla yetinmeyip yanına aldığı AK Parti Genel Başkanı ile birlikte devletin tam takır olmuş denen hazinesinde kalan kaynakları ile çıktığı açılış, buluşma mitinglerinin en sonuncusu olan Sakarya’da gençlere marşını okutan Recep Tayyip Erdoğan yine çok tartışılacak bir açıklamada bulundu.

    Putin’in savaş için Erdoğan’ın ise ‘”Seçime kadar kesintisiz devam edecek bir kampanya ile 81 vilayetimizin tamamındaki gençlerimize yönelik büyük bir gönül seferberliğine çıkıyoruz.”‘ diyerek seçim için gençleri seferberliğe çağırdığı geçtiğimiz hafta sonu AK Parti tişörtleri giymiş AK Partili gençlerle Sakarya’da buluşuyordu.

    Bu ‘yok yapmayabilir’ denen seçim mitingi olduğu alenen belli olan toplantıya bayrağını alıp, miting alanına gelen ama giderken de bayrakları çöpe atan, üzerine oturan, yere serip üzerinde şimişka kıran atan severleri bile şaşırtan Erdoğan’ın sözleri aynen şöyleydi.

    “Benim bugün buradan, milletimden, ekranları başında bizi izleyenlerden ve özellikle gençlerden bir ricam olacak. Yaklaşan seçimlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne hangi partiden olursa olsun fark etmez,  O vereceğiniz parti, aday hangisi olursa olsun ama yerli, milli, bedeni ve kalbiyle bu ülke için çalışacak milletvekili göndermenizi istiyorum. Şu anda Türkiye’nin tek ihtiyacı budur”




    Yani işin kısacası 21 yıl yetmedi 5 yıl daha diyen AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan yeniden seçime doğru giden ülkedeki seçmenden bu kez hem en çok milletvekili istiyor hem de bununla yetinmeyip, bunların mutlaka yerli olmasını istiyordu.

    Yani Türkçesi milletvekillileri de kendisi gibi Türk olmalıydı…

    Çünkü herkesin bu yönde anladığı Erdoğan’ın yerli dediklerinden Ardahan’da da var..

    Ve benim gibi Kürtlerin direk Türk demeyip, yerli dediği Türklerden milletvekilleri seçilmesini istiyor sayın Erdoğan..

    Gerçi sonradan toparlamaya çalışsa da, gün geçtikçe yerlinin hası olmaya başlayan Erdoğan’ı başta saf kan yerli olduğunu ileri süren ortağı MHP Genel Başkanı Bahçeli olmak üzere anlayan anlamıştı.

    Peki sormazlar mı?

    Senin 4 dönemdir aday yaptığın ve senin adınla adeta beleşten seçilen Ardahan’ın Profesör vekili, AK Partililerden çok CHP’li Belediye Başkanı ile kurdeleler kesen, CHP’li senato başkan yardımcısı akrabası adına ağaçlar diken, mevcut demir Rus köprüsü çürükken AK Partili Köksoy döneminde yapılan ayakları hurdaya gönderip yeni köprü temelleri atan CHP’li Başkanla kanka olan Orhan Atalay’da yerli midir?

    Benim bildiğim değil..

    Bilmem ama HDP’nin yada 6’lı masanın yerli olmayan adayı ile yeniden yarışmayı düşünen ve Peker’in ifşa edip, sarayda nazik adıyla sağlık sorunları nedeniyle ayrılmak zorunda kalan Korkmaz Karaca’nın gidişiyle bir hayli rahatlayan 3 dönem kuralını aşıp, 4 dönemdir vekil olmasına karşın ilçesini Ardahan’a bağlayan bölünmüş yolu bitirip, birleştiremeyen, Ulgar, Sahara, Mozoret tünellerini deldiremeyen, Petrol çıkacağı söylenen bölgede yapılacak denen Durançam sulama barajını havaalanı gibi öteleyen, valisi, savcısı, hakiminin depreme dayanıklı olmadığı tespit edilen binada oturduğu Ardahan merkezde olmasına karşın ilçesine sgs ve yeni hükümet binası, kayak merkezi, yüzme havuzu yaptıran ama TOKİ’leri yaptıramayan, Orman İşletmesini açtıramayan Atalay yerli değil, benim gibi Kürttür bilesin sayın yerli arabasına hala binemediğimiz Erdoğan..




    arşiv haber 16/05/2015 tarihl haber/yorum


    BU HALK SİZİ REZİL EDECEK


    SAFFET KAYA’YA GÖLE’DE BÜYÜK İLGİ


    Ekibiyle birlikte Göle’ye giden Ardahan Bağımsız Milletvekili Adayı Saffet Kaya Göle Merkez Camide cuma namazını kıldıktan sonra seçim bürosuna geçerek burada kendisini bekleyen sevenlerine bir konuşma yaptı.

    Göle de ciddi bir seçim çalışmasının içine girdiğinin sinyallerini verdi . 

    Çok sert bir şekilde konuşan Kaya halkın telefonlarına cevap vermeyenleri bu halk vezir etmesini de bilir rezil etmesini de bilir dedi.


    Cuma namazından çıktıktan sonra seçim bürosuna doğru yürürken kendisini görenlerin ilgi odağı haline gelen 20.21.ve 23 dönem milletvekili Saffet Kaya seçim bürosunda beraberinde gelen eski Ak Parti il başkanı Nusret Koyuncu ile Göle Eski Belediye Başkanı Mahmut Toprak ile beraber birer konuşma yaparak kendisini bekleyen sevenlerine ciddi açıklamalarda bulundu.


    **Koyuncu Hakkım varsa  helal etmiyorum.

    İlk olarak seçim bürosuna gelen ve dışarda beklayen Saffet Kaya destekçilerine bir konuşma yapan Nusret Koyuncu Orhan Atalay’ı ve Danışmanı ile Ankarada ki makam şoförünü sert bir dille eleştirdi.


    Katılımcıların Miraç kandilini kutlayan Koyuncu seçim çalışmalarına yeni katılan ekibi tanıttı. Kimseyle bir sıkıntıları olmadığını hiç bir siyasi partiyle sıkıntıları olmadığını belirten Koyuncu halkın telefonlarına çıkmayan kendini yüksek görenlerle bize yıpranmış diyenlerle sorunları olduğunu belirtti.Yunus Baydar’la ilgili de konuşan Koyuncu Yunus baydar önce basına kendisi hakkındaki iddialara çıkıp cevap vermesi gerektiğini ve kendisini temize çıkartıktan sonra halkın karşısına çıksın dedi.


    Saffet Kaya’nın mazlumun yanında yer alan ekmeğini halkla paylaşan biri olduğu için halkın içinden biri olduğu için onun yanından yer aldığını belirten Koyuncu Geçmiş dönemde Mahmut Toprak’la beraber gece gündüz Orhan Atalay’ın seçilmesi için çalıştıklarını belirtip Atalay çıkıp bizim için onlar yıpranmış dedi benim hakkım sende varsa helal etmiyorum dedi.


    **Ben yalancı ve müfteri değilim..


    Atalayın ismini başbakana ben ve Cengiz Çapan verdik dedim gazete yanlış yazdı hatta ben çıkıp açıklamada yaptım ben öyle söylemedim  ama o bana yalancı ve müfteri dedi ben yalancı ve müfteride değilim bir ilahiyatcı profösöre böyle laflar yakışmaz diyen Koyuncu 

    Atalay’ın danışmanı ve yeğeni şoförü halka küfür edip tehtit ediyor bir arkadaşımızı arayıp ağza alınmayacak küfürler etmiş diyerek tepki gösterdi .


    **Halk nezdinde Atalay ve Baydar yok..


    Muhtarları toplayıp tehtit etmekle yardım gelmez diyerek olmaz diyen Koyuncu Profösör olabilirsin ama halka eğilmek çok önemlidir dedi. Kimin kazanacağını sandıkta göreceğiz diyen Koyuncu 2-0 yapacağız diyenler yok yok sıfır elde var sıfır dedi.Atalaya yok hele Yunus Baydar ise hiç yok dedi.

    Bütün adaylara ve siyasi partilere başarı dileyen Koyuncu Kim kazanırsa kazansın dürüst yalansız hilesiz ve tehtitisiz bir seçim olsun her kes özgür idradesini kullansın sandıkta ve özgür iradesini kullanan oy veren kardeşlerimiz halkın adayı olan Saffet beyin yanında dedi.


    **Ardahan’da Saffet Kaya ve HDP Var..


    CHP ‘nin de Ensar Öğüt’ünde olmadığını belirten Koyuncu Saffet Kaya’ nın ve HDP’nin kazanacağını belirtti.


    **Mahmut Toprak’ta Saffet Kaya’nın Yanın da..


    Mahmut Toprak Saffet Kaya gerçekten bu halka faydalı olduğu için bugün  ben burdayım


    Daha sonra konuşan Göle Eski Belediye Başkanı Mahmut Toprak herkesin Kandilini kutladıktan sonra Kendisinin Belediye başkanı olduğu dönemde Saffet kaya’nın kendisine destek verdiği için ve gerçekten Saffet Kaya’nın bu memlekete gerçekten faydalı bir şahsiyet olduğu için bu gün ben burdayım dedi.


    **7 Hazirandan sonra her kes dünyanın kaç bucak olduğunu görecek..


    Orhan Atalay bizim kardeşimizdir, arkadaşımızdır gönüldaşımızdır ,dedi. Geçen seçimde köy köy gece gündüz komşumuz olması ,arkadaşımız olması,ilahiyatcı olması, belki akrabamız olması münasebetiyel gecemizi gündüzümüze katarak 23 bin oy aldı Orhan Atalay .Niye ?bizim cefakar ve fedakar arkadaşlarımızın desteği sayesinde .


    O günden sonra sorarmısınız Mahmut Toprak diye biri varmı yok mu desteği varmıydı yokmuydu diye bir sorarmısınız bırakın Mahmut Toprağı dava arkadaşlarının hepsi öyle sanki yokmuş gibi hiç bir destekleri olmamış gibi davrandı dedi. 7 hazirandan sonra Atalayın kaç oy alacağını hep birlikte göreceğiz .

    Bu halk Saffet Kaya’yı Bağımsız aday olarak parlemantoya gönderecek ve onu aday etmeyenler dünyanın kaç bucak olduğunu görecekler dedi.


    Kaya  kimsenin haddi değildir ki Göle’mizin yetiştirdiği bu müstesna değerlere yıpranmıştır demek.


    Daha sonra konuşan Bağımsız aday Saffet Kaya her zaman onurlu bir duruş sergiliyen birlikte çalışmaktan onur ve şeref duyduğum Mahmut Toprak kardeşimize teşekkür ediyorum. Hiç kimsenin haddi değildir ki Göle’mizin yetiştirdiği bu müstesna değerlere yıpranmıştır demek .


    **Önemli olan gönülleri kazanmak..


    Seçime gidersin kazanırsın kaybedersin hiç önemli değildir. Önemli olan itibarınızı gönüllerde ki yerinizi kaybetmemenizdir. seçim kazansanız bile gönüllerde ki yerinizi kaybettiğiniz anda işde ozaman kaybetmişsinizdir.


    Mahmut Toprak kazansada kaybettsede Göle halkının gönlünde şereflice hizmet etmiştir Allah kendisini var etsin .Ne bizim ona ne de onun bize vefasızlığı asla olmamıştır.Vefasızlık imansızlıkdır diyen Kaya vefasız insan gitsin imanını sorgulasın altını çizerek söylüyorum vefasız insan ihanetçidir dedi.


    **Ben Saffet Kaya olarak Kaya ailesinin milletvekili olmadım mazlumun garibanın yoksulun vekili oldum.. 


    45 kmlik Ardahan Göle arası Duble yol 4 yıldan beridir bitmemiştir millet dağa asfalt çıkarıyor 45 km lik yol 4 yıldan beridir bitmemiştir.Hastane eserimiz 4 yıldır bitirilememiştir. Ben Saffet Kaya olarak kaya ailesinin milletvekili olmadım mazlumun garibanın yoksulun vekili oldum .Kendi ailemden kimseye iş vermedim utanırım hicap duyarım kesinlikle halkımın yüzüne bakamam diyen Kaya siz kendi ailenizi işe koyacaksının mazlumun,garibanın geleceğiyle oynayacaksınız. Böyle bir şey kabul edilemez .


    Millete tepeden bakacaksınız telefonlara bakmayacaksınız . Kızı kaçan beni arıyor diyeceksiniz bu halkın onuruyla oynayacaksınız. Danışmanınız millete hakaret edecek havaalanı gelecek istemeyeceksiniz ,antropol gidecek .Göle ilçemizden alay gidecek Orman işletmesi gidecek ,cezaevi gidecek ortada yoksun.Ben adayım diyeceksin Posofa gideceksin Göle bana oy vermiyor bana sahip çıkın diyeceksin Göle sana oy vermiyorsa hiç bir ilçe sana oy vermeyecektir önce kendi ilçenin gönlünü kazanda ondan sonra git diğer taraftan oy iste. Benim kimseyle işim yok ben hizmet neden gelmedi diye soruyorum bunun hesabınıda soracağım .


    %10 barajı kesinlikle kalkmalıdır..


    Bu memlekette %1O barajı demokratik bir baraj değildir asla kabul etmiyorum Türkiyede umuyorum ki çoğulcu demokrasi adına bu baraj illetinden kurtuluruz ve HDP de umarım ki barajı aşar ve meclise girer . Ardahan halkı hem Orhan Atalay’a hemde Ensar Öğüt ‘e gerekli vercektir diyen Kaya’nın konuşması sık sık alkışlarla kesilirken Vekil olmadığımız zamanda bu halka hizmet ettik telefonumuz 24 saat açıktı eğer ben inansaydım Orhan Atalay’a,Ensar Öğüt’e kesinlikle aday olmazdım dedi.


    **Bu halk sizi vezir ettiği gibi rezil etmesinide bilir..


    Her iki aday da partileriyle işim yok ama  kesinlikle büyük bir hezeyanla çıkacaklar. Bu halk sizi vezir ettiği gibi rezil etmesinide bilir dedi. Bizim başkaldırımız istenmeyenlerin bu halkın önüne getirilmesinedir bizim isyanımız bu halkın iradesine ve onuruyla oynanmasınadır. Biz elbetteki Ak Parti hükümeti döneminde bu halka hizmet ettik her ay bir bakan getirdik at binenin kılıç kuşananındır.


    Daha sonra konuşmasına son veren Kaya ekibiyle beraber seçim çalışmaları için köylere gitmek üzere ilçeden ayrıldı. Kaynak: Ömer Turan

  • Saldırıya uğrayan İYİ Parti İl Başkanı KİM VURDUYA MI GİTTİ!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    DEVLET BAHÇELİNİN


    SÖZLERİNİ PAYLAŞMA UYARISI..

    Kendisine saldıaranların kim veya kimler olacağı yönünde ki sorulara, ‘bilmiyorum ama ben sanal ortamlarda sıkça Devlet Bahçeli’nin Erdoğanla ortak olmadan önce söylediklerini paylaştığım için eski partilim MHP’liler tarafından sıkça uyarılıyordum. Beni arayan eski partim MHP’li arkadaşlar ‘yapma bizi de zorda bırakıyorsun’ diyor ve paylaşımlarıma son vermemi istiyordular.


    Diyaliz hastası olan ve içide ve tedavi için gittiği Ardahan Devlet Hastanesinin önünde 3 kişi tarafından saldırıya uğradığını öne süren İYİ Parti Ardahan İl Başkanını kimler dövdüğü hala belirlenmedi.


    Etrafı kameralarla dolu olan Ardahan Devlet Hastanesinin hemen önünde kimliği belirsiz kişilerin saldırısına uğradığını iddia eden İYİ Parti Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat’a saldıranlar ne görüntülenebildi nede yakalandı.


    BİR KİŞİ YAKALANDI..


    Geçtiğimiz gün Diyaliz’e girmek için gittiği Devlet Hastanesin de çıkarken saldırıya uğrayan İYİ Parti Ardahan İl Başkanına saldıran 3 kişiden biri Iğdır’da yakalanırken diğer 2 kişinin yakalanması için çalışmalar devam ediyor.


    İYİ Parti Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat’a yönelik yumruklu saldırının güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, üç saldırganın Polat’ı beklediği, arabasına yaklaştığı sırada iki saldırganın Polat’a yumruk attığı ve daha sonra kendilerini bekleyen bir araçla olay yerinden uzaklaştıkları görülüyor.


    İYİ Parti Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat’a yönelik yumruklu saldırının güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, üç saldırganın Polat’ı beklediği, arabasına yaklaştığı sırada iki saldırganın Polat’a yumruk attığı ve daha sonra kendilerini bekleyen bir araçla olay yerinden uzaklaştıkları görülüyor.


    Taşkın Polat, 10 Eylül Cumartesi günü, diyaliz tedavisi için gittiği Ardahan Devlet Hastanesi’nin önünde üç kişinin yumruklu saldırısına uğramıştı. Polat, saldırının ardından yaptığı açıklamada, şunları kaydetmişti:


    “Az önce diyalizden çıkarken kimliği belirsiz 3 kişi tarafından saldırıya uğradım. Benim kimse ile şahsi bir hesabım, kimseyle herhangi bir kavgam, alacak-verecek davam yok. Bu saldırının siyasi olduğunu düşünüyorum. Er ya da geç bu alçakça saldırıyı yapanlarla elbette ki yüz yüze geleceğiz. Erkekçe karşımıza çıkamayan alçaklar, en savunmasız olduğum anda saldırıya geçtiler. Elbette ki her şeyin bir bedeli olur. Devletimiz ve polislerimiz araştırmayı yapıyor, inşallah en kısa zamanda failler yakalanacak ve biz de kendilerini tanımış olacağız.”


    Taşkın Polat’a yönelik saldırının güvenlik kamerası kayıtları ortaya çıktı. Görüntülerde, hastaneden çıkan Polat’ı üç saldırganın beklediği görülüyor. Saldırganlardan biri, arabasına yaklaştığı sırada Polat’a yumruk atıyor. Diğer bir saldırgan da yere düştükten sonra Polat’ı yumrukluyor. Üç saldırgan, çevredekilerin yardım koşması üzerine koşarak olay yerinden kaçıyor ve biraz ilerde kendilerini bekleyen otomobile binerek olay yerinden uzaklaşıyor.


    Saldırganlar hakkında şikayette bulunan Taşkın Polat, kendisini darp edenlerden A.Ç.’nin Iğdır’da yakalandığını, diğer zanlıların yakalanması için emniyet güçlerinin araştırmasının devam ettiğini söyledi.


    İYİ PARTİ İL BAŞKANINA KÖTÜ SALDIRI!..


    Ardahanlı CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in “HDP’ye bakanlık verilebilir” açıklamasına, “Bizim olduğumuz masada olamazlar” ifadesiyle cevap veren İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile bir süre önce bir araya gelen İYİ Parti Ardahan İl Başkanına saldırı.


    MHP eski İl Başkanlarından şu anki İYİ Parti Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat, diyaliz tedavisi için gittiği Ardahan Devlet Hastanesinin önünde üç kişinin kendisine saldırdığın söyledi. Polat, “Kimseyle herhangi bir kavgam, alacak verecek davam yok. Bu saldırının siyasi olduğunu düşünüyorum” dedi.


    İYİ Parti Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat, Ardahan Devlet Hastanesi’nde bugün kimliği belirsiz ve Ardahanlı olmadıkları öğrenilen 3 kişi tarafından saldırıya uğradığını açıkladı. Taşkın Polat şöyle konuştu:


    “Az önce diyalizden çıkarken kimliği belirsiz 3 kişi tarafından saldırıya uğradım. Benim kimse ile şahsi bir hesabım, kimseyle herhangi bir kavgam, alacak verecek davam yok. Bu saldırının siyasi olduğunu düşünüyorum. Er ya da geç bu alçakça saldırıyı yapanlarla elbette ki yüz yüze geleceğiz. Erkekçe karşımıza çıkamayan alçaklar, en savunmasız olduğum anda saldırıya geçtiler. Ebetteki her şeyin bir bedeli olur. Devletimiz ve polislerimiz araştırmayı yapıyor inşallah en kısa zamanda failler yakalanacak ve biz de kendilerini tanımış olacağız.”


     



    Cumhurbaşkanı Adayı Tarkan!

    Nemli havalar etkisini sürdürüp, soğuk ve yağmura dönüşmediği şu günlerde kuraklığın yine kapıda olduğu haberlerini de okuyoruz.

    Bu olumsuz durumu dört gözle bekleyen ve “İmamoğlu geldi İstanbul susuz kaldı” demek için dua edenlerin onarıma alınıp, genişletilmeye çalışılan metrobüs hattında meydana gelen bir kaza ardından neredeyse zil takıp oynadıklarını  görüyorum, Tarkan İzmir’de şıkıdım şıkıdımı söylerken..

    Hızlı tren yolları yapıp uzaya gideceklerini iddia edenlerin bu tren   yolunda meydana gelen kazada ölen kişilerle ilgili süren davayı daha sonuçlandırmazlarken ‘128 milyar dolar dahil, deprem paraları, göçmenlere gelen paraları ne yaptınız?’ sorusuna ‘yol yaptık, otoban yaptık, köprü yaptık’ derlerken, bu otobanların ikisinde meydana gelen ve 40 kişinin ölümüne neden olan trafik kazasının haberine bile yayın yasağı getirdiklerini unutmuşlardı.

    Kaybettikleri İstanbul’un acısıyla her yaşanan olumsuz olaya sevinip ‘İmamoğlu tatilde’ diye eleştirenler Tarkanlı İzmir’in kurtuluşuna da şok oldular.

    Çünkü HDP’liler ve Kürt sanatçılar katılacak diye memleketim Ardahan’daki festivallerinde içinde olduğu bir çok yaz etkinliğini iptal ettirenler bu etkinliğinde çok ses getirmeyeceğini düşünüyorlardı.

    Ancak başta CHP olmak üzere muhalif medyanın adeta Tarkan’ın reklam ekibi gibi çalışmasıyla binlerce insan toplanmış hem İzmir’in kurtuluşunu kutlamış hem de iktidara olan hırslarını Tarkan’ın şarkıları eşliğinde hissettirmeye çalışmışlardı.


    Attığı bir tweetle adeta beleşten Hatay’dan, HDP’den milletvekili olan ancak meclise girdikten sonra Kürt sorununa bulaşmama adına mı yoksa başka bir nedenle mi bilmem ama bu partiden istifa edip, Türkiye İşçi Partisini kuran ekiple yol alan Barış Atay gibi okuduğu son şarkısı ‘Geçcek,  geççek’ ile bir anda muhalif kanadın sesi olan Tarkanın da başına muhalefet kuşu konmuştu.

    Çünkü pandemi süreci dahil yaşanan bu ekonomik sıkıntı içinde işsiz kaldığı dönemi nasıl atlatacağını kara kara düşündüğü bir sırada bu konserle yeniden reyting yaparken, ulusalcı ağırlıklı CHP’lilerin desteğiyle de yıl bitmeden doldurduğu cebini kârla kapatmış oldu. 

    Evet İmamoğlu ve Yavaş isimlerinin geçtiği 2023 seçimleri öncesi bu yarışta adı öne çıkmayan İzmir Büyük Şehir Belediye Başkanının Atatürk’ün 100 yıl önce söylediği sözleriyle başladığı konuşmasını kendilerine söylemiş olarak kabul eden iktidar ve yanlılarının fark ettiği ama CHP ve altılı masanın görmediği önemli bir şeyi ben söylersem acaba dikkate alınır mı bilmem ama bu fikrimin en bariz örneği Ukrayna’dır derim. 

    Çünkü en az 1 milyon insanı bir araya getiren Tarkan’da Ukrayna başkanı gibi sanat dünyasından gelen bir isimdir. Yani aday arayan muhalefet Tarkan’ı aday göstersin, 2023 sahnesine çıkarsın derim.

    Sonuçta o da Erdoğan gibi hem Rizeli, hem de bizim çantalı vekiller ve onca siyasetçi gibi yurt dışı menşeli olsa da en azından üniversite diploması da var..




    arşiv haber 21/12/2018 tarihli haberler/yorum



    İYİ PARTİMİ KÖTÜ PARTİ Mİ?


    Yeni bir seçimin tartışıldığı şu günler de Ardahan da ki bazı siyasi partilerin teşkilatlarından haber alınamıyor.


    Yeni bir seçimin tartışıldığı şu günler de Ardahan da ki bazı siyasi partilerin teşkilatlarından haber alınamıyor.


    Başta İYİ Parti olmak üzere Genç Parti İşçi Parti Saadet Partisi gibi partilerin yanı sıra yerel basına yaptığı açıklama da ‘Beş tane başkan adayımız var’ diyen HDP’den ses çıkmıyor.


    Türkiye’de sağ kesimin yeni umudu olarak lanse edilen ve Meral Akşener’in genel başkanlığını yaptığı İYİ Parti Ardahan teşkilatının geçtiğimiz milletvekili seçimlerinde kendi millet vekili adayını bile desteklemediği ve hiçbir seçim çalışması yaptığı gibi yaklaşan yerel seçimlerde de ortada gözükmediği dikkatlerden kaçmıyor.


    İl başkanı ve ilçe başkanlarının kimler olduğu ilçeleri teşkilatlamayan İYİ Partinin Ardahan versiyonu kötü yönetildiği iddaları da gün geçtikçe iyiden iyiye anlaşılıyor.


    İYİ Parti genel merkezinin Ardahan’da ki kötü yönetime el atması gerektiğini belirten seçmen parti teşkilatını aşmayan, geçtiğimiz seçimler de kendi millet vekili adayını desteklemeyen yaklaşan yerel seçimler öncesi ortada gözükmeyen bu teşkilatı görmesi gerektiğine dikkat çeken Ardahan’lı İYİ Partililer İYİ partinin Ardahan’da ki kötü gidişine dur demesini istemektedir.


     



    Biraz da onlar savaşssın!


    Dünyanın jandarması olan ABD’nin beklenmedik anda Suriye’den çekileceğini belirtmesi ile adeta şoka giren ve bunun altında buzağı arayanları izlediğimiz şu günlerde ABD Başkanının ‘Suriye’den çekiliyoruz’ twitti ardından konuyla ilgili attığı ikinci twiti ise kimsenin tartışmadığını görmekteyiz.


    Başta, ‘YPG’yi bırak ben senin istediğinin yaparım’ deyip bir taraftan Amerika’yı diğer taraftan ‘Bak Amerikayı oradan çıkarttım, sizle dostum’ deyip Rusya ve İran’ı kandırdıklarını sananlar diğer taraftan Suriye’nin resmi bir ülke ve resmi bir iktidar ile yönetildiğini unutup, desteklediği Aşiretlerle ile orada ki Kürtleri de baskı altına alamaya çalıştıkları şu günler de  Trump’un attığı kinci mesajı masaya yatırmak gerekir.


    ‘Yeter bölgede Jandarmalık yapmanın ABD’ye yükü ağır, biz buralarda çekilelim, birazda onlar savaşsın’ diyen Trump’un bu mesajın ‘Kim o biraz da onlar savaşsın denilenler?’ i iyi okumak gerekir.


    Evet, son olarak Savunma Bakanının değişeceğini de bir twitle duyuran ve gün geçtikçe demokrasi, meclis, parlamenter, senato ve diğer demokrasinin kuralları ile yönetildiği ileri sürülen Amerika’da tek adam rolünü kabul ettirmeye başlayan Trump’un bir çok ülkede olduğu gibi tek adam olmaya başladığını başardığını da gördüğümüz şu günlerde ABD’nin çekilmesi ile bölgede kimleri karşın karşıya geleceğin ide merak etmek gerekir.


    Yani Trump’un ‘Birazda onlar savaşsın’ dediği taraflar kimler olacak?


    YPG’yi öne sürüp 3. kez bir başka ülkenin topraklarına giren Türkiye ile Rusya ve İran’ın desteği ile ayakta kalan v gün geçtikçe yeniden Suriye’nin geneline hüküm etmeye başlayan Suriye’nin ordusu ile mi karşı karşıya gelecek?


    Yoksa, ‘terörü önleyeceğim’ diyerek ABD tarafından silahlandırıldığı, eğitim verildiği ileri sürülen Kürtlere yönelik yapılacak olan bir karşı atağı iki hatta İran’ın da belkide İsrail’in de karışacağı ülkeler arası bir savaşa mı işaret etti Trump?!.


    Bilmem ama Irak’ta Kürdistan denen ve Peşmegerler ile resmi ordusu kurdurlanları da unutmadan Trump’un attığı ve ‘Birazda onlar savaşşsın’ dediği twittin ‘Suriye’ye yani YPG’ye saldıralım’ demekten daha çok cevap bulması gereken bir konudur.


    Ve buna göre dikkatli hareket etmek gerekir..


    Yani bir iki aşireti silahlandırmakla adına ‘Özgür Suriye Ordusu’ demekle bölgede yönelik atılacak olan yanlış bir adımın yarın karşımıza büyük sorun olarak çıkacağını da hesaba katmak hem ülkenin hem bölgenin geleceği için çok ama çok önemlidir.

  • Esnaf, Sanayici Çalışacak İşçi Devletse Müteahhit Bulamıyor!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Esnaf ve sanayicinin yetişmiş, uzman elaman bulamama sıkıntısı yaşadığını belirttiği kentte aralarında okul onarımlarında bulunduğu 17 iş defalarca ilan edilmesine kaşın bu işleri yapacak ola kimsenin başvurmadığı, başvurup, iş alaları ise işi yaparken gerek kamu da gerekse piyasalarda önlerine çıkan sorunlar dolaysıyla kısa süre sonra sözleşmeyi iptal edip, işi bıraktığı ileri sürüldü.

    Ardahan’da ihale edilip, yapılamadığı öğrenilen bir çok iş ya hiç başlanmadığı yada yarım bırakıldığını belirten müteahhitler Ardahan İl genelinde 2022 yılında EKAP ve Köylere Hizmet Götürme birliklerince ihaleye çıkılan ihalelere hiçbir müteahhittin iştirak etmediği görülmektedir. 

    Kurumlara ait ihalelerin tamamına yakınına teklif veren müteahhitlerin olmaması dikkatlerden kaçmadı. 

    Bu nedenle 2021 yılanda bitirilmesi gereken işlerin halen bitmemiş olması, bazı müteahhitlerin sözleşmelerini fesh etmeleri ve kamu yatırımlarına gerçekleşme amacına ulaşmadığı görülmektedir. 

    Öte yandan Müteahhitlerin idarelerle ihtilaflara düşmelerinden dolayı işlerin yapımı da gecikmektedir. 

    Konu hakkında görüştüğüm bazı müteahhitler ise genellikle “ ihale aşamasında yaklaşık maliyetlerin eksik hazırlandığı, projelerle, mahal listesi ve yaklaşık maliyetlerin birbirini tutmadığı, kontrol teşkilatının ödemelerde ve hak edişlerde keyfi davranarak zamanında ödeme yapmadıkları, idarecilerin egosu ve keyfi istekleri, kontrol mühendislerinin acemi ve İlk kez burada görev yapıyor olmaları nedeniyle projeden, hesaplardan anlamadıkları, imalatların, projelerin yerinde uygulamasının imkânsız olduğu halde bu durumları çözmedikleri, keyfi davrandıkları müteahhitleri batırmak için ellerinden geleni yapıtlarını, yabancı müteahhitleri her ortamda kayırdıkları “bu davranışlar nedeniyle müteahhitlerin tamamının iflas ettikleri veya iş yapamaz hale getirildiklerinden dolayı ihalelere iştirak etmediklerini beyan etmektedirler. 

    Belediyelerden ise yapılan işler karşılığında hakkediş almaları nerde ise imkânsız olduğu yapılan işlerin karşılıklarını zamanında almadıkları. 

    Yaşanan bu problemlerde ise dertlerini anlatacak makam bulamadıklarını anlattıkları halde kimsenin çözüm üretmeye yanaşmadığı güvensizlik ve belirsizlik ortamından dolayı ihalelere iştirak etmediklerini ve bu nedenle mücahitliği bırakmak zorunda kaldıklarını söylediler.



    12 Eylül Faşizminin Dizaynı…


    ABD’nin 11 Eylül’de uğradığı saldırı ardından Ortadoğu’yu, Kafkasları, Afrika’yı yeniden dizayn için önce Afganistan’ı, Irak’ı, ardından Mısır ve Libya’yı şimdi de Suriye ve İran’ı sarstığı, Rusya’yı kendi soydaşlarıyla karşı karşıya getirtip, yeniden savaşa soktuğu, Çin’in bulunduğu bölgeye savaş gemileri gönderip gerdiği dünya da bulunan Türkiye’yi 1980 yılının 12 Eylül’ünün 12’sinde yaptırdığı ihtilalden bugüne kadar yeniden dizayn ettiğini bilir misiniz?

    11 Eylül 1980 günün akşamına kadar kanın gövdeyi götürdüğü bir ülkede, cuntacı askerlere demokrasiye ara verdirip, ihtilal yaptıran ve 12 Eylül sabahı sanki onca insan ölmemiş, onca olay yaşanmamış gibi hayatın bugüne kadar devam ettiği Türkiye’de o günden bugüne kadar dizayn devam ediyor.

    AK Parti iktidarı tarafından yargılanacağı söylenen ve dünyada örneği, benzeri görülmeyen ama birilerinin Türk usulü adını taktığı başkanlık için yapılan Anayasa Referandumunun sloganının üzerine kurulan Evren’in başını çektiği cuntacılar önce solcuların omurga kemiğini kırdılar.




    Toplumun büyük bölümünü de susturan cuntacılar bunun hemen ardından yine cuntacıların aracılığı ile önce ANAP sonrasında iktidara getirdikleriyle  Türkiye’yi ABD’nin ve dünyayı sömüren kapitalistlere açık pazar yapmak için önce babam gibi onca insanı hapislere tıkıp, sürgün ettiler, kimini işkence ile kimini Göleli Cemil Kırbayır gibi ortadan kaldırdılar.

    Büyük bölümü solcu olan insanları susturanlar sonra da ülkenin fabrikalarına saldırdılar, kimini kapattırıp, kimini özelleştirme yoluyla ele geçirdiler.

    Sendikaları sağlaştırıp, sağırlaştırdıktan sonra  solcu, sağcı, dinci, ilerici, gerici isimi taktıkları herkesi ele geçirdikleri basın aracılığıyla devlet düşmanı ilan ettirip, muhalefeti bitirdiler. 

    Ve bugünkü iktidar gibi 10 yıllarca bize demokrasi oyunu oynayıp, hepimizi dizayn ettirdiler.

    Ama 400 yıl iktidar olan Nemrut, evlenmeyip 70 yıl koltuğu yakınları dahil kimseye bırakmayan yani 70 yıl 214 günlük saltanatı ile Kraliçe Victoria’nın saltanatını geride bırakarak Birleşik Krallık’ın en uzun süre tahtta kalan hükümdarı, Fransa Kralı XIV. Louis’den sonra dünyanın en uzun süre tahtta kalan hükümdarı ve tarihte en uzun süre hüküm süren  kraliçe II. Elizabeth’e  olduğu gibi bu dünya cuntacılara da kalmazken dizayn edildi denen insanlık hep hak, adalet, hukuk ve özgür bir dünya için yaşadı, yaşattı, yaşayacak..




    arşiv haber 27011/2018 tarihli haberler/yorum


    Çıldır Gölü Buz Tutmuyor!


    Bu yıl yapılması düşünülen ‘Çıldır Kristal Göl Festivali Çıldır Gölünün yüzeyinin beklendiği kalınlıkta buz tutmadığı için tehlike sinyali veriyor.


    Son olarak bölgeye giden fotoğrafçıların üzerine çıkmak isterken kırılan bu yüzünden bir kez daha gündeme gelen ve yapılıp, yapılmayacağı konusunda yeniden tartışma konusu olan Çıldır Gölü Buz Festivalinin iptal edilip, edilmeyeceği sorusunu da gündeme getirmiş oldu.


    **Belediye Hazırlıklarını Sürdürüyor..


    Öte yandan Erzurum Kış Olimpiyatlarının programına alınması için yapılan çağrıların dikkate alınmadığı Çıldır Gölü üzerinde ki etkinliklerin 10 Şubat’ta yapılması için başlatılan çalışmaların da devam ettiği gözleniyor.


    Gölün üzerinde ki buz tabakasının yeterli kalınlığa ulaşmaması dolaysıyla yapılıp, yapılmayacağı hala merak konusu olan Çıldır Gölünün üzerinde ki kış festivalinin 10 Şubat’ta yapılması için çalışmalarına devam eden Çıldır Belediyesi bu yönde ki çağrı ve tanıtım çalışmalarını sürdürdüğü gözlendi.


    **Çıldırlı Asker Kaza Sonucu Şehit Oldu..


    *14/01/2018 Tarihli Haber


    İstanbul Pendik’ta oturan ve kısa bir süre önce askere giden Burak Beşdaş nöbet tuttuğu belirtilen mevzide kaza sonucu şehit oldu.

    Ardahan’ın Çıldır İlçesine bağlı Gölbelen (Urta) köylü olduğu öğrenilen askerimizin ailesinin yaşadığı, Pendik’te ikindi namazına müteakip Pendik 15 Temmuz Şehitler Cami’nden kaldırılacak ve Yen’i Şeyhli mezarlığında toprağa verildiği öğrenildi.



     


     


     


     


     


     


     


     


    **Mehmedimiz El Bab’da Şehit Olurken,  


    Suriyeliler Türk Kızlarıyla Geziyor..


    *01/02/2017 Tarihli Haber


    CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, ‘Türk askerleri Suriye El Bab’da şehit olurken, Türkiye’de askere alınabilecek yaşta Suriyelilerin Türk kızlarıyla gezdiğini’ söyledi.


    CHP’nin Dış Politikadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, ‘Türk askerleri Suriye El Bab’da şehit olurkan, Türkiye’de askere alınabilecek yaşta Suriyelilerin Türk kızlarıyla gezdiğini’ ifade etti.


    819 BİN 350 SURİYELİ ASKERE ALINABİLECEK ERKEK


    Yılmaz, dün TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’de yaklaşık 3 milyon Suriyeli’nin bulunduğunu da hatırlatarak, ülkeye kontrolsüz girişin yarattığı güvenlik sorunlarını dile getirdi. Yılmaz, “Bizim Mehmetimiz El Bab’da, Suriye’de şehit oluyor. Ama Türkiye’ye gelen Suriyeli erkeklerin yaş aralığına baktığımızda, 15 ila 44 arasında 819 bin 350 askere alınabilecek erkek, Türkiye’de kafelerde, pub’larda Türk kızlarıyla geziyor. Bizim Mehmetimiz Suriye’de şehit oluyor” dedi.



    **ATALAY MALİ’DEYDİ..





    Türkiye Delegasyonu Başkanlığını AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın yaptığı 12’nci İslam İşbirliği Parlamento Birliği (İSİPAB) tarafından, 27-28 Ocak tarihleri arasında Mali’de konferans düzenledi.


    Türkiye Delegasyonu Başkanlığını AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın yaptığı 12’nci İslam İşbirliği Parlamento Birliği (İSİPAB) tarafından, 27-28 Ocak tarihleri arasında Mali’de konferans düzenledi.


    Sonuç bildirgesi yayınlanan konferansta Cumhuriyeti Devleti tarafından sunulan ve kabul edilen karar tasarıları arasında bulunan Fethullahçı Terör Örgütüyle mücadele, Kıbrıs, Batı Trakya’da ki Müslüman Türk azınlığı ile Oniki Ada’da ve Kırım’da ki Müslüman Tatarların durumu, Terörle mücadele, İİT Polis İşbirliği ve Koordinasyon Merkezi ile ihtilafların çözümüne ilişkin görüş ve çözüm önerilerinin masaya yatırıldığı bildirildi. Ayrıca Türkiye’nin, konferansta görüşülen diğer karar tasarılarına da katkı sağladığı kaydedildi.


    Öte yandan, 18-19 Ekim tarihlerinde Taşkent’te düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları 43. Toplantısı’nda FETÖ Terör Örgüt ile uluslararası mücadelede dönüm noktası sayılabilecek tarihi bir karar alındı. Bamako Konferansında ise bu karara istinaden İİT üyesi ülkeler parlamenterleri tarafından, FETÖ, Türkiye’nin, İslam ülkelerinin ve diğerlerinin kamu düzenlerine, meşru kamu kurumlarına, güvenlik ve istikrarlarına yönelik tehdit ve risk teşkil eden, yasadışı ve gizli yöntemleri ve emelleri olan bir uluslararası terör örgütü olarak nitelendirildi. FETÖ’nün Türkiye’de de giriştiği kanlı darbe girişimi de şiddetle kınanarak, Türkiye’nin bu terör örgütüne karşı aldığı önlemler büyük destek aldı.


    İslam ülkeleri arasında başta terörle mücadele alanında olmak üzere birlik ve beraberliğin önemi, polis ve savunma işbirliği konuları da konferansta gündeme getirildi.


    **FIRILDAK GÖLELİ İŞBAŞINDA! 


    CHP Olmadı, HDP Sonra SP!


    *12/04/2015 Tarihli Haber


    Paralelci denen grubun savuncusu olan şahıs şimdi de başka partide aday..

    Ne yaptığı anlaşılmayan önce CHP, sonra HDP’den adayım diye bu şahıs şimdi de Saadet Partisinin adayım diyor..


    BU ŞAHIS NEYİN PEŞİNDE?..


    7 Haziran’da yapılacak olan Genel seçimler öncesi fırıldak adaylar da ortaya çıkmaya başladı.


    Ülke genelin de olduğu gibi Ardahan’da da görülmeye başlayab fırıldak tipli millevekili adayları aday oldukları partileri açıklamaktan bile utanmaları ise iş en ilginç diğer yönü olması dikkatlerden kaçmıyor.


    Ailelerinin bile desteklemediği bu fırıldak adayların asıl amacının ne olduğunu anlaşılamzken Ardahan’d aki adayın daha önce CHP’ye gittiği, burada yüz görmeyince HDP’den aday olduğunu açıklamış ama 5 bin TL. adaylık parasından kaçtığı için gidip seçimlerde hiç bir iddiası bulunmayan ve aday bulmadığı için aboş adamlar arayan MHP’den daha milliyetçi Büyük Birlik Partisiyle ittifak yapan Saadet Partisine başvurduğu ortaya çıktı.


    **Ardahan’ı Vekiller İdare Etsin..


    Asılların değil, vekillerin idare ettiği bir Ardahan’da işlerin nasıl gittiğini yazmaya kalkarsanız gazete sayfalarının yetmediğini ancak buna rağmen yıllardır yayınlanan gazete sayfalarında büyük bölümünün vekilin vekili ile idare edilen Ardahan’ın sorunlarının azaltmaktansa çoğaldığını da görebilirsiniz.

    Bunu görmek içinde son nüfus sayımına bakmakta yeterli olacaktır..

    1992 Yılında 178 binin üzerinde bir nüfus ile yeniden vilayet olan ve o günden bugüne kadar beklenen yatırımların bir türlü gerçekleşmemesi nedeniyle hala devam eden göçün getirdiği sonuçla her yıl bin kişinin eksildiği bir Ardahan’ı görmekte mümkün..

    Vilayet olduğundan bu yana yolları bir türlü bitiremeyen bir şefle idare edilen kara yolları, solcu, hatta ulusalcı biline ama sağ iktidarlarda sağlığın başında durmayı başaran ancak nöbetçi doktor ve hemşirelere bile sözü geçmeyen bir idareci ile idare edilen Ardahan’ın asıl milli eğitim müdürü de yok zaten..

    Gözden ırak köy okullarına geç saatte, hatta hiç gitmeden, cafelerde yani uzaktan eğitim veren eğitimciler ile 81 vilayet içinde hala sonlarda dolaşan Ardahan’ı idare etmek kadar kolay ne var ki?!..

    Kent genelinin nüfusu azalırken, beldesinin bir anda 2 bini geçtiği ama belediye başkanının hala seçilmediği bir Ardahan’da vekil olmak kadar kolay ne olabilir ki?

    Bakın işte bugün iki asıl vekil, onlarca vekilin vekili olduğu Ardahan’da bin kişi daha azalmış..

    Hem de 2023 yılında daha büyümüş bir ülkede 80 bine kadar düşeceği görünen bir nüfusla Ardahan hala vilayet..

  • İYİ PARTİ İL BAŞKANINA KÖTÜ SALDIRI!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    MHP eski İl Başkanlarından şu anki İYİ Parti Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat, diyaliz tedavisi için gittiği Ardahan Devlet Hastanesinin önünde üç kişinin kendisine saldırdığın söyledi. Polat, “Kimseyle herhangi bir kavgam, alacak verecek davam yok. Bu saldırının siyasi olduğunu düşünüyorum” dedi.


    İYİ Parti Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat, Ardahan Devlet Hastanesi’nde bugün kimliği belirsiz ve Ardahanlı olmadıkları öğrenilen 3 kişi tarafından saldırıya uğradığını açıkladı. Taşkın Polat şöyle konuştu:


    “Az önce diyalizden çıkarken kimliği belirsiz 3 kişi tarafından saldırıya uğradım. Benim kimse ile şahsi bir hesabım, kimseyle herhangi bir kavgam, alacak verecek davam yok. Bu saldırının siyasi olduğunu düşünüyorum. Er ya da geç bu alçakça saldırıyı yapanlarla elbette ki yüz yüze geleceğiz. Erkekçe karşımıza çıkamayan alçaklar, en savunmasız olduğum anda saldırıya geçtiler. Ebetteki her şeyin bir bedeli olur. Devletimiz ve polislerimiz araştırmayı yapıyor inşallah en kısa zamanda failler yakalanacak ve biz de kendilerini tanımış olacağız.”



    Cumhurbaşkanı Adayı Tarkan!

    Nemli havalar etkisini sürdürüp, soğuk ve yağmura dönüşmediği şu günlerde kuraklığın yine kapıda olduğu haberlerini de okuyoruz.

    Bu olumsuz durumu dört gözle bekleyen ve “İmamoğlu geldi İstanbul susuz kaldı” demek için dua edenlerin onarıma alınıp, genişletilmeye çalışılan metrobüs hattında meydana gelen bir kaza ardından neredeyse zil takıp oynadıklarını  görüyorum, Tarkan İzmir’de şıkıdım şıkıdımı söylerken..

    Hızlı tren yolları yapıp uzaya gideceklerini iddia edenlerin bu tren   yolunda meydana gelen kazada ölen kişilerle ilgili süren davayı daha sonuçlandırmazlarken ‘128 milyar dolar dahil, deprem paraları, göçmenlere gelen paraları ne yaptınız?’ sorusuna ‘yol yaptık, otoban yaptık, köprü yaptık’ derlerken, bu otobanların ikisinde meydana gelen ve 40 kişinin ölümüne neden olan trafik kazasının haberine bile yayın yasağı getirdiklerini unutmuşlardı.

    Kaybettikleri İstanbul’un acısıyla her yaşanan olumsuz olaya sevinip ‘İmamoğlu tatilde’ diye eleştirenler Tarkanlı İzmir’in kurtuluşuna da şok oldular.

    Çünkü HDP’liler ve Kürt sanatçılar katılacak diye memleketim Ardahan’daki festivallerinde içinde olduğu bir çok yaz etkinliğini iptal ettirenler bu etkinliğinde çok ses getirmeyeceğini düşünüyorlardı.

    Ancak başta CHP olmak üzere muhalif medyanın adeta Tarkan’ın reklam ekibi gibi çalışmasıyla binlerce insan toplanmış hem İzmir’in kurtuluşunu kutlamış hem de iktidara olan hırslarını Tarkan’ın şarkıları eşliğinde hissettirmeye çalışmışlardı.


    Attığı bir tweetle adeta beleşten Hatay’dan, HDP’den milletvekili olan ancak meclise girdikten sonra Kürt sorununa bulaşmama adına mı yoksa başka bir nedenle mi bilmem ama bu partiden istifa edip, Türkiye İşçi Partisini kuran ekiple yol alan Barış Atay gibi okuduğu son şarkısı ‘Geçcek,  geççek’ ile bir anda muhalif kanadın sesi olan Tarkanın da başına muhalefet kuşu konmuştu.

    Çünkü pandemi süreci dahil yaşanan bu ekonomik sıkıntı içinde işsiz kaldığı dönemi nasıl atlatacağını kara kara düşündüğü bir sırada bu konserle yeniden reyting yaparken, ulusalcı ağırlıklı CHP’lilerin desteğiyle de yıl bitmeden doldurduğu cebini kârla kapatmış oldu. 

    Evet İmamoğlu ve Yavaş isimlerinin geçtiği 2023 seçimleri öncesi bu yarışta adı öne çıkmayan İzmir Büyük Şehir Belediye Başkanının Atatürk’ün 100 yıl önce söylediği sözleriyle başladığı konuşmasını kendilerine söylemiş olarak kabul eden iktidar ve yanlılarının fark ettiği ama CHP ve altılı masanın görmediği önemli bir şeyi ben söylersem acaba dikkate alınır mı bilmem ama bu fikrimin en bariz örneği Ukrayna’dır derim. 

    Çünkü en az 1 milyon insanı bir araya getiren Tarkan’da Ukrayna başkanı gibi sanat dünyasından gelen bir isimdir. Yani aday arayan muhalefet Tarkan’ı aday göstersin, 2023 sahnesine çıkarsın derim.

    Sonuçta o da Erdoğan gibi hem Rizeli, hem de bizim çantalı vekiller ve onca siyasetçi gibi yurt dışı menşeli olsa da en azından üniversite diploması da var..




    arşiv haber 06/09/2015 tarihli haberler/yorum


    Av. Osman Nuri Yılmaz MHP’den Aday Oluyor.


    1 Kasım’da yapılacak olan seçimler öncesi aday adaylarını belirlemeye çalışan partiler arasında bulunan Milliyetçi Hareket Partisi’ne ikinci Avukat aday adayı oluyor. Ardahanlı Avukatlardan olan Osman Nuri Yıldız’ın bugün MHP Genel Merkezine giderek Milletvekili Aday Adayı olacağı öğrenildi. Av. Osman Nuri Yıldız’ın MHP’de karar kılması Ardahan siyasetinde yeni bir dalgalanma ve hareketlenme getireceği de görülürken, siyasetinde temiz politikacılarla yapılacağını ortaya koymaktadır.


    **twitter’in en az kullanıldığı Ardahan’dan


    Aday Oldular, Sanal’a Koştular..


    7 Haziran Genel Seçimlerinin sonucundan memnun olmayan bazı çevrelerin zorlamasıyla yeniden seçime giden siyasiler sanal ortamı en iyi şekilde kullanmaya başladılar.


    **twitter kullanımında sonuncu, facebookta iyi..


    Siyasilerin aday adayı olması ardından hemen koştukları sanal ortam aracılığıyla siyasi propagandaya başladıkları görülen Ardahan’da ki siyasiler en çok kullandıkları alan facebook olurken Ardahanlı siyasilerinde Ardahanlılar gibi twitter’i çok kulanmadıkları görülmekte.


    **Öztürk ve Yıldız Facebook’ta Özel Sayfa Açtılar..



    1 Kasım Genel Seçimleri öncesi dünya görüşlerine yakın siyasi partiler de aday adayı olan ve ardından sanal ortamda sayfa açanların arasına supriz şekilde CHP’den aday aday edilen Büyükelçi Öztürk Yılmaz ve MHP’de Ardahan Milletvekili Adayı olan Ardahan’ın sevilen avukatlarından Osman Nuri Yıldız kendi özel sayfalarını açtılar.

    CHP’nin Aday Adayı Özttük Yılmaz’ın, ‘Öztürk Yılmaz/Politikacı’ başlığıyla, Av. Osman Yıldız’ın, ‘Ardahan İçin Osman Nuri Yildız’la MHP’de Buluşalım’ başlığıyla açtığı facebok sayfasına kısa sürede yoğun bir beğeni geldiği dikkatlerden kaçmadı.

    *Ardahanlı twitter kullanmıyor..


    Siyasilerin aday olur olmaz koştukları sanal ortamın en etkili kullanıldığı dünya da en etkin sanal ortamlardan olan twitter’i çok kullanamadıkları görülen Ardahanlıların paylaşımlarını twitter sayfasından ziyade facebook’ta paylaştıkları görülüyor.                     



    1 Kasım’a yenilenecek olan genel seçimler öncesi hazırlıklarını sürdüren partilerin başında gelen AK Parti, CHP, HDP ve MHP Ardahan Adaylarını belirlemek için yoğun bir şekilde çalışıyor.


    **ADAY ADAYI SAYISI DÜŞTÜ..


    7 Haziran’da yapılan genel seçimlere nazaran heyecansız geçeceği şimdiden belli olan 1 Kasım seçimlerine hazırlanan partilere seçmenin olduğu gibi adat adaylarının da ilgisiz olduğu dikkat çekiyor.




    AK Parti’de şu an hala milletvekili olan Prof. Dr. Orhan Atalay’ın yeniden milletvekili olmak için başvuruda bulunduğu görülen Ardahan’da geçtiğimiz seçimlerde yine aday aday olan isimlerin büyük bölümünün başvuruda bulunmadıkları dikkat çekti.

    AK Parti eski İl başkanlarından olan ve geçtiğimiz 7 Haziran Genel Seçimlerinde 2. sıra milletvekili adayı olan Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın 1 Kasım Genel Seçimlerinde de aday olduğu öğrenilirken

    CHP’de de ise partiye büyük bir heyecan getiren bir ismi yani IŞİT tarafından kaçırılıp, 101 gün esir tuttuğu eski Konsolos, yeni Büyükelçi Öztürk Yılmaz’ı partiye davet edip, liste 1 olarak aday göstereceği haberleri ardından milletvekilliğine başvuranların bir çoğu adaylık baş vurusundan vazgeçtiği dikkat çekerken Ecz. Yunus Dündar, Ardahan Ankara Vakfı Başkanı Sabri Arpaç, İstanbul’da Maili Müşavirlik yapan Deniz Aydemir’in aday adaylığına başvuruda bulundukları öğrenildi.

    MHP’de ise Çıldırlı Avukat Gökhan Ağdemir’in yanı sıra 4 aday adayın başvuruda bulunduğu Ardahan’da HDP’de bir heyecan kaybı yaşandığı dikkatlerden kaçmıyor.

    Ertan Hamitoğlu ile Güner Kokart’ın yeniden başvuruda bulunduğu öğrenilen 1 Kasım Genel Seçimleri öncesi yarışa hazırlanan partiler ve adayları Ardahan’ın iki milletvekili için yarışacaklar.


    **BİRLER BELLİ GİBİ, İKİLER KİM OLACAK?


    69 Bin oyun 65 binin sandığa gitmesi beklenen Ardahan’da en azında bir milletvekili kazanmak için yarışan AK Parti, CHP, MHP ve HDP’nin birleri şimdiden belli gibi görünürken bu partilerin ikinci sıra aday sıkıntısı yaşadığı da dikkat çeken diğer önemli bir sorun olarak partilerin önünde duruyor gibi.

    Buna neden ise gerek seçimlere kısa bir süre oluşu, gerek ise aday olanların hemen hepsinin liste biri istemesi neden olurken özellikle liste bir net gibi olan CHP’nin 2. sıra adayının kim olacağı en çok merak edilen konuların başında geliyor.

    AK Parti de ise başta yeniden aday adayı olan Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın liste bir olmaması halinde liste iki sıkıntısı yaşayacağı şimdiden belli olurken, aynı durumun parti siyaseti ve seçmeni ile kan uyuşmazlığı yaşadığı öne sürülen HDP’nin şu an milletvekili olan kişiyi yine aday etmesi halinde bu partide gerek ikinci sıra aday konusunda gerek ise alacağı oylar konusun da sıkıntı yaşayacağı ileri sürülmektedir.

    MHP’nin liste bir gibi liste ikide de sıkıntıda olan partilerin başında geldiği Ardahan’da bir adayın milletvekili olabilmesi için en az 15 bin oy alması gerekiyor.

    4 Partinin yarışması beklenen Ardahan’nın iki milletvekilinin yarışacak olan iki parti arasında paylaşılması beklenmektedir.


    **Arpaç Hala Ümitli..


    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İŞİT tarafından kaçırlan Ardahanlı Büyükelçi’yi partiye davet edip, Ardahan’da 1. sıra adayı edeceği yönünde ki güçlü kanılara karşın diğer 1. sıra aday adaylarda umudunu yitirmiyor.

    Bunlardan biri olan Göleli Yeminli Mali Müşavir Sabri Arpaç yaptığı son açıklamasında, ‘CHP işe Ardahan’da Göleli Aday İle İşe Başlamalıdır’ dedi.

    Kendisi de Göleli olan Sabri Arpaç’ın bu açıklamasını umudunu kestiği Ardahan yerel basınından ziyade Ege Bölgesi haberlerini yapan bir internet sitesine yapması da dikkatlerden kaçmadı.

    İşte Sabri Arpaç’ın Ardahan basınından umudunu kesip, Ege Bölgesinde medet bekleyip, yaptığı açıklama; 


    Sabri Arpaç Ardahan için iddialı


    *Sabri Arpaç Ardahan için iddialı..


    1 Kasım’da yapılacak olan genel seçimler öncesi özellikle Aradahan’da hareketlenen siyasi arenada ismi hep ön sıralarda olan ve bu dönemde aday gösterilecek isimlerin başında gelen Ardahan Ankara Vakıf Başkanı ve Yeminli Mali Müşavir Sabri Arpaç CHP’nin Ardahan’da yeniden nasıl toparlanıp, yeniden nasıl milletvekili çıkaracağı hakkındaki görüşlerini Egemedyası Genel Yayın Yönetmeni Özgür Tuğrul’a anlattı.


     


    CHP’nin işe Göle’den, Göleli bir aday ile işe başlaması halinde rakip partileri zorlayacağı gibi diğer ilçelerede güven getireceğine dikkat çekiyor Arpaç.


    ‘Bilindiği üzere, Ardahan öteden beri aydınlık fikirlerin ve sol sosyal demokrat düşüncenin hakim olduğu bir ilimizdir. Son zamanlarda Ülke genelinde ve Ardahan özelinde siyaset üreten insanların evrensel sol ve sosyal demokrat düşünceyi hakim kılma yerine sağ siyaset yöntemlerini kullandıkları ve AKP taklitçiliğine özenmeleri ve aynı yöntemleri uygulamaları partimizi sıradanlaştırmış ve halktan kopuk, bölge siyasetçilerinin bilinen taşra zihniyeti halkta güven sorunu yaratmıştır.’ diyen Yeminli Mali Müşavir Sarbi Arpaç açıklamalarına şu sözler ile devam etti.


    ‘Son seçimde sağda ve solda siyaset üreten aynı kişileri gören halk siyasetten soğumuştur. Heyecansız ve kerhen oy kullanan bir seçmen tipi oluşmuştur.Bu genel ve hakim görüş elbette ki seçim sonuçları üzerinde etkili olmuş ama, sonuç üzerinde en önemli etken değildir.Partimizin yıllardan sonra son seçimde ileri sürdüğü sosyal politikalar halka anlatılamamıştır. Ardahan Genel Merkeze ekonomik ve sosyal proje ve politikaları yeterince anlatılamamış,küskün ve biri biri ile kavgalı yönetici ve adaylar enerjilerini bir birleriyle mücadele ederek kavgalı, küskün bir şekilde geçirmiştir.Geçen dönem tam seçim arifesinde bir İl Başkanlığı ve İl Yönetimi sorunu yaratılmış ve halka güven noktasında büyük bir zafiyet oluşmuştur. Bu ortamı burada tekrar anlatmanın bir yararı yoktur. Çünkü olay bütün tazeliği ile Ardahan Halkının, Partililerimizin ve kamu oyunun hafızasındadır.


     


    NEDEN ADAYIM?

    Az önce size açıkladığım bu durum seçimin kaybedilmesinin önemlice bir nedenidir. Çünkü bu durumda parçalı, biri birinin aleyhine laf, söz, dedikodu yaratan partililer bu yetmezmiş gibi başka partilere oy vermek, parti aleyhine çalışmak gibi parti suçları işlemek gibi suçlamaları gibi suçlama ve yorumlara da neden olmuştur.


    Parçalı, kavgalı, biri biri ile uğraşan, rakip partililere bile malzeme üreten bir yapının oluşumu partiye seçim kaybetmiştir.

    1. sıra adayı tarafından seçimin kaybedilmesinde bir etken olarak ileri sürdüğü HDP’nin dolayısiyle PKK’nın baskı ve korku ile oy kullandırdığı ise tamamen gerçek dışı olup, seçim kaybetmenin ve başarısızlığın perdelenmesinden başka bir şey değildir.


    Seçim kampanyası, abartılı, medyatik, turbine oynama şeklinde oluşmuş ve güven yaratıcı ve etkili olmamıştır.

    Böylece; 2011 genel seçimlerinde CHP’nin oy oranı yüzde 30 olup, Ardahan’da 2. Parti durumundaydı. 2015 seçimlerinde ise bu oran İl Genelinde % 22’ye inmiş ve parti İl düzeyinde 3. Parti olmuştur.


    CHP KAN KAYBETTİ


    Ardahan’ın yaklaşık seçmen sayısı yaklaşık 70 bin’e yakındır.


    Göle’nin seçmen sayısı ise yaklaşık 19.000 dir. Göle son zamanlarda partimize aday tespiti noktasında ilkesel olarak  tepki duymaktadır.


    En büyük ilçe olmasına rağmen göle’li aday gösterilmemesine ilçe halkı oy tercihi ile tepki vermektedir. Ardahan’ın merkez hariç 5 ilçesi bulunmaktadır. Göle’nin seçmen sayısı diğer 4 ilçenin seçmen sayısı kadardır. Merkez’e de yakın mertebededır.Özellikle küçük ilçelerde aday çıkartılıp, göle gibi büyük nüfus ve seçmene sahip olan bir yerde göle’li aday gösterilmemesi çok tartışılan ve halkta algı yaratan bir unsurdur.


    Ayrıca, Ardahan’ın en büyük ilçesi olmasına rağmen 4 dönemdir CHP’de Göle’li adaya yer verilmemesi psikolojik olumsuz bir etki yaratmıştır.


    Göle seçmeni halen büyük ölçüde HDP’ye yönelmemiştir. AKP’den duyduğu rahatsızlığı ndeniyle, HDP’ye yönelmesi çok kuvvetli bir argümandır. Göle’li ve Kürt oylarını alabilecek bir aday AKP yılgınlarını CHP’ye yönlendirebilir.


    Damal hariç diğer ilçe ve merkezde oy oranları %20 dolaylarındadır.  Damal %80 posof ile merkezin ilçe ortalaması %15’dir.

    Göle’nin il toplam seçmen sayısı içindeki oranı % 27’dir.


    ORTAK ADAY


    Ve tabiki bütün ilçe Başkanlarımız ve halk ile iç içe oluşumuz nedeniyle Ardahan’da ortak bir görüş olarak bu seçimde partimize bir milletvekili daha bu bölgeden çıkartmak amacımız.


    Sonuç olarak, bütün değerlerimizi alt üst eden AKP zulmüne karşı onurlu, kararlı ve dirençli mücadele etmek için adayım.

    Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olma şerefine erişmiş, yöneticisi, delegesi ve aday adayı olma şerefine nail olmuş bütün aday adayı arkadaşlarıma başarılar dilerim. Hepsi de değerli, hepside her göreve laiktirler. Elbette ki hepimiz aynı göreve seçilemeyeceğiz, ama devam eden siyasal yaşamda hepimizin ülkemizin esenliği için görevlerimiz olacaktır.


    Bir Kasım’da yapılacak olan seçimde ben de aday adayıyım. Çalışmalarımı yaptım, tabanla da iletişim halindeyim. İlçelerle de aynı şekilde görüşmeler gerçekleştirdim. Göle ilçemizle ilgili iddiamı da belirtmek istiyortum.

     

    Kendimin de Göle’li olmam nedeniyle Göle’den birinci parti olarak çıkacağımıza inanıyorum.  Partimiz de eğer benden yana bir tercihde bulunur ise bu seçimi kazanacağıma olan inancım tamdır. Bu konuda finansmanla ilgili de her türlü imkanı hazırlamış ve Sayın Genel Başkanımdan emir beklemekteyim.


     


    Sabri Arpaç Kimdir


    1954 yılında Ardahan İli Göle İlçesi Kayaaltı Köyü’nde doğdu.İlkokulu Köyünde, oratokul ve lise öğrenimini Ardahan’da tamamladı.Balikesir Necatibey Eğitim Enstitüsü ve  Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdi.Trabzon, İskenderun ve Ankara Vergi Dairelerinde Vergi Dairesi Müdürü olarak; görev yaptı.


    Halen Yeminli Mali Müşavir ve Bağımsız Denetçi olarak görev  yapmaktadır. SA Yeminli Mali Müşavirlik Denetim Ve Danışmanlık Limitet Şirketi’nin  % 99.5 ortağıdır.


    Prof. Dr. Yüksel Koç Yalkı’ın kurucusu olduğu YKY Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş’nin de ortağıdır. SPK lisanslı Kurucu Ortak Baş Denetçidir. 


    Bölgede canlı hayvan ticareti yapan Mustafa ARPAÇ’ın oğludur. Mustafa Arpaç, Kars ve Ardahan çevresinde tanınan ve sevilen bir iş adamıdır. Aile, yörede tanınan, itibar sahibi ve güvenilir oluşu, potansiyel olarak da bölgede bir saygınlığı olan bir ailedir.


    Kardeşleri Kars, Ardahan, Iğdır ve Erzurum’da ticaret yapmaktadırlar. Yaygın olarak bölgede halk tarafından sevilen ve itibarlı tüccardırlar.


    Özlem ve Özge adlı iki kızı var.


     


    **AK Parti’ye Bir Prof. Daha Aday Oldu..



    1 Kasım’da yenilenecek olan Genel Seçimler öncesi adaylık başvurularına devam edenler arasına bir profesör de katırldı.

    Ardahan merkeze bağlı Küçüksütlüce (Harziyan) köylü Prof. Dr. İlhan Yıldız AK Parti Ardahan Milletvekili Aday Adaylığı için resmi başvurusunu yaptı.


    *PROF.DR. İLHAN YILDIZKİMDİR?

    Karatekin Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde Öğretim Üyesiyim.  

    Milli Eğitim Bakanlığı, Uludağ Üniversitesi ve Yüzüncü Yıl Üniversitesinde çalıştım. TÜBİTAK bursuyla Amerika’ya gittim. Utah Üniversitesi ve Brigham Young Üniversitesi’nde 4 yıl misafir öğretim üyesi olarak çalıştım. 2006 yılında Katar Vakfının desteği ile Katar’da 3 ay misafir öğretim üyesi olarak çalıştım. 2013 yılında YÖK bursuyla Almanya Bremen Üniversitesi’nde 3 ay misafir öğretim üyesi olarak çalışma hakkı kazandım.

    Malezya, Fransa, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya ve Çin’de kısa süreli akademik çalışmalar yaptım.

    Çok iyi derecede İngilizce, Arapça ve Osmanlıca biliyorum. İngilizce olarak Amerika’da yayınlattığım bir kitabım, Arapça çevirilerim, İngilizce onlarca makale ve bildirilerim bulunmaktadır. Ayrıca Türkçe olarak yayınlanan 4 kitabım ve onlarca makale ve bildirilerim bulunmaktadır.   

    Aile ile ilgili üç uluslararası konferans düzenledim.

    –          “Bosna Uluslararası Aile Konferansı”, 11-15 Temmuz 2012, Bosna, Saraybosna.

    –          Başbakanımızın eşi Dr. Sare Davutoğlu ile birlikte düzenlediğimiz “Tıbb-ı Nebevi Kongresi”, 24-25 Haziran 2014, Ankara.

    –          “II. Tıbb-ı Nebevi Kongresi”, 14-16 Nisan 2015, Cidde, Suudi Arabistan.

    Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunda 4 yıl çalıştım.

    Vakıflar Genel Müdürlüğünde Bosna-Hersek ile ilgili arşiv belgelerinin transkripsiyonunun yapıldığı bir projenin koordinatör ve yürütücüsü olarak çalıştım. Vakıflar Dergisinin editörü olarak çalışıyorum. Birçok derginin hakem kurulunda görev yapıyorum.

    TV6’da Prof.Dr. İlhan Yıldız ile Gül Damlası Programının yapımcı ve sunucusuyum. Bugüne kadar 50 program yayınlandı. Her Cuma saat 21.00’de bu program yayınlanmaya devam ediyor.

    MUHDER ve TİSGEV Vakfının genel başkanlığını yapıyorum.

  • İş İnsanları Bölgeye Çıkarma Yapacak..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

    Ardahanlı iş insanı Göld Gümrükleme Yönetim Kurulu Üyesi İmadat Tatar’ında yönetiminde bulunduğu Kars-Ardahan-Iğdır Vakfı adını taşıdığı üç ile çıkarma yapacak.

    Alınan bilgilere göre Kars, Ardahan ve Iğdır’da var olan sorunların yerinde görmek, yerel idareci ve yerel siyasilerle görüşüp, çözüm üretmek için önümüzde ki günlerde bölgeye gidecek olan KAI Vakfı bölge üniversitelerinide ziyaret edecek.




    Konu hakkında gazetemize bir açıklama yapan Ardahanlı İş İnsanı İmdat Tatar yönetiminde yer aldığı KAI olarak bölgenin sorunlarını bölgede yaşayanlarla görüşmek, tartışmak ve çözüm üretmek için bir heyet olarak Kars, Ardahan ve Iğdır’a bir gezi yapacağız.’ dedi.


    Bakkal ruhsatı ile müteahhitlik.


    Ardahan Valiliği, Ardahan Savcılığı ve Defterdarının olduğu binanın yanı başından geçen ana yolun ortasına binalar dikilen Ardahan’da en çok vergiyi veren ilk 100 arasında 8. olan biri olarak dikkatimi çeken önemli bir nokta var. O da bu kentte zengin diye görünenlerin son beş yıldır bir taşın üzerine taş koymazken yeni zenginlerin ortaya çıkmasıdır. Ki bu zenginlerin başında gelenler de Yap Sat modeli ile yapılan binaların sahipleridir.

    Kent İmar Planı’na uyulmadan gelişi güzel yapıldığı ileri sürülen onca binadan elde ettikleri paralarla bir hayli zenginleştikleri bu kişilerin başarısını kıskanmak değil amacımız, aksine yıllardır özlemini çektiğimiz önemli bir şey olduğunu baştan belirtelim.

    Çünkü kamuoyun da varyemezler olarak bilinen bu kişilerin yastık altında biriktirdikleri paraları Ardahan’da yatırıma çevirmelerinin en çok bizi sevindirdiği de bilinmelidir.

    Ancak bunca binayı yapıp, Yapsat modeli ile satanların kazançlarının da şeffaf olması ve ne kadar vergi verdiklerini de bilmek benim ve herkesin hakkı olmalıdır.

    Çünkü bu ülkede ve inandığımız dinin emri gereği bir insanın kazancının bir bölümünü vergi olarak vermesinin şart olduğu belirtilir.

    Ki o vergi verilirken de bakkal ruhsatı ile değil müteahhitlik ruhsatı ile vermesidir. İşte bizim de merakımız bundandır.

    Konuya bakacak olan da Defterdarlık ve Vergi Dairesidir..


    **Vergi Denetmeni Yokmuş..


    Bu yazıyı ele aldığım ve ‘Bakkal ruhsatı ile müteahhitlik’ başlıklı yazımın ardından gelen tebriklerin ardı sıra burun kıvırtıp, kızanlarda olmadı değil..

    Ardahan’da en çok vergi verenler sıralamasında ilk 100’de ilk 10’da olan biri olarak ele aldığım bu yazım ardından vergi dairesinin tepkisini de merak ettim. Ve kendim bizzat gidip, yazdıklarımın bu kurumda nasıl bir etki yaptığına da baktım.

    Çünkü son 5 yıl içinde mantar gibi art arda biten ve en az 280 ila 350 bin TL. arasında peynir ekmek gibi satılan konutları yapanların vergilerle ayakta kaldığı ileri sürülen bu devlete ne kadar vergi verdiğini bilmek istemek, şu yoksul Ardahan’da 17 sigortalı çalıştıran ve en çok vergi veren biri olarak merak etmek en tabi hakkımdı.

    Ancak birçok yazımız gibi ‘Bakkal ruhsatı ile müteahhitlik’ başlıklı yazımında konuyla ilgili kurumca sadece okunduğu ve ‘Evet haklı yazmışsın, güzel yazmışsın’ denilip, kenara konulduğunu görmenin üzüntüsünü yaşadım.

    Bu durumun yaşanmasına neden olan ise benim gibi bu durumu merak edip, araştırması gereken Vergi Dairesi’nde vergi denetmelerinin olmadığı yönünde bir cevap almamdı.

    Ve bu ülke’ de bir şeylerin ters gittiğinin açık bir örneği olan bu durum karşısında bana sadece şaşmak kalırken, seçim öncesi yine ortaya atılan ‘müjde’ twitleri yeni yaptırılacak denen TOKİ konutlarının da daha önce olduğu gibi yine bu bakkal müteahhitlerce alındığını duyuyordum.




    arşiv haber 17/01/2018 tarihli haberler/yorum


    2018 Ardahanlılara İyi gelmedi!


    Geçtiğimiz gün Amerika’dan Türkiye’ye gelirken havalananında hayatını kayıp eden Göleli Yıldırm Samancı’nın ölümü ardından Ardahan’da yaşanan ve Selçuk Yılmaz’ın hunharca bıçaklanarak öldürülmesi ile sarsılan Ardahanlılar bugün de Cabbar Demirpehlivan’ın ölümü ile bir kez daha sarsıldılar.


    **Demrpehlivan Kalp Krizi Sonucu Hayata Göz Yumdu..


    Ardahanlı hemşehrimiz Anavatan Partisi eski Ankara İl BaşkanYardımcısıve Ardahan İl Başkanı Cabbar Demirpehlivan kalp krizi sonucu izmirde vefat etti. 


    Demirpehlivan’ıun cenazesi yarın (18.01.2018) öğlen Ankara Gölbaşı mezarlığından kaldırılacağı alınan bilgiler arasında oldu.**Selçuk Yılmaz Küçük Sütlüce Köyünde Toprağa Verilecek..


    Geçtiğimiz gün yaşanan kavgada bıçaklanarak hayata göz yuman Selçuk Yılmaz bugün Ardahan Merkez Küçük Sütlüce köyünde toprağa verilecek.


    Aynı zamanda Gazeteci Fakir Yılmaz’ın kuzeni olan Yılmaz’ın öldürülmesi ile ilgili bir çok kişinin göz altına alındığı öğrenildi.


     


    **Havaalanında fenalaştı hastanede vefat etti..


    Ardahan’ lı bir kişi Amerika’dan Türkiye’ye gelmek için bindiği uçakta hayatını kaybetti.


    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Serinçayır köylü Samancı ailesinin ferdi olduğu öğrenilen Yıldırım Samancı bulunduğu Amerika’dan Türkiye’ye dönmek üzere geldiği havaalanında uçağa bindiği sırada rahatsızlanıp hastaneye kaldırıldığı kurtarılamayarak hayatını kaybettiği öğrenildi.


    Göleli işadamlarından olan Turgut Samancı’nın yeğeni olduğu öğrenilen Yıldırım Samancı’nın cenazesinin Cuma günü İstanbul’a getirileceği alınan bilgiler arasında oldu.


    **Göleli Pusuya mı Düşürüldü!..


    Geçtiğimiz günlerde yemek yediği restorantta çıkarken vale ile girdiği tartışma ardından öldürüldüğü ileri sürülen Göleli gencin pusuya düşürüldüğü ileri sürüldü.

    Aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu karanlık cinayet ardından bir çok kişinin göz altında olduğu ve pusu sonucu öldürüldüğü ileri sürüklen Murat Oğuz Orhan’ın öldürülmesi için kimlerin azmettiriciler olduğunun araştırıldığı da alınan bilgiler arasında oldu.



    **Süt Kurtarılamadı!..


    Geçtiğimiz günlerde sigara içmek için çıktığı evinin balkonunda dengesini kayıp ederek düşen Ardahanlı genç hastanede verdiği hayat mücadelesini kayıp etti.


    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Köprülü (Gorveng) Beldeli Tuncay Süt balkondan düşüp ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede kurtarılamayarak hayata göz yumdu.


    **Avşar Ailesi de Yasta..


    Öte yandan Ardahan Merkeze bağlı H. Hasköylü Türker Avşar (62) kanser hastalığı dolaysıyla tedavi gördüğü hastanede hayata göz yumdu.


    Avşar’ın İstanbul Esenyurt’ta toprağa verileceği öğrenildi.



    **Çıldırlı Beyin Kanaması Sonucu Hayata Göz Yumdu..


    Diğer yandan Ardahan’ın Çıldır İlçesine bağlı Eski Byerahatun Köylü Fatih Çiftçi Bursa’da geçirdiği beyin kanaması sonucu hayata göz yumdu.


    Bekar Olduğu öğrenilen Çiftçi’nin bekar ve 27 yaşında olduğu öğrenilirken cenazesinin Bursa’da toprağa verileceği alınan bilgiler arasında oldu.


    **Gazetecinin köylüsü köyünde toprağa verilecek..


    Gorveng ve H. Hasköylülerin yaşadıkları kayıpların acısını yaşayan Ardahanlılar aynı günlerde gelen diğer bir ölüm haberiyle yeniden sarsıldılar.


    Aynı zamanda Gazeteci Fakir Yılmaz’ın da köylüsü olan ve İstanbul da yaşayan Gülçin Özdemir hayata göz yumdu.


    Cenazesi İstanbul’dan getirilen ve ArdahanMerkeze bağlı Küçük Sütlüce (Şişka) da toprağa verilen Özdemir’in uzun süredir rahatsız olduğu alınan bilgiler arasında oldu.



    CHP İl Başkanı Anju Oldu..


    *02/01/2018 Tarihli Haberler


    Bir dönem de Ardahan İl Genel Meclis Üyeliğide yapan CHP Ardahan eski İl Başkanı İlimdar Senem kalp rahatsızlığı dolaysıyla bir operasyon geçirdi.


    Alınan bilgilere göre İstanbul’da kalp damarlarında anju olduğu öğrenilen İlimdar Senem’in durumunu iyi olduğu öğrenildi.



    **Yakup Süt’ün Oğlu Balkondan Düştü..


    Öte yandan Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Köprülü (Gorevng) Beldesi sakinlerinden Yakub SÜT’ün oğlu Tuncay SÜT (27) yoğun bakımda.


    Alınan bilgiler göre İstanbul Fındıklı Mahallesinde ikamet eden SÜT sabah işe gitmek için hazırlanmış balkonda sigarasını içerken dengesini kaybedip, 5.kattan yere düştü. Fatih Sultan Mehmet Hastahanesinde yoğun bakımda müşahide altında tutulan Tuncay Süt’ün durumu ciddiyetini koruduğu öğrenildi.


    Dış Mihraklar İran’da!..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    AK Partili Ardahan Milletvekilinin sık sık ziyaret ettiği İran günlerdir yaşanan ve her geçen gün büyüyen protestolarla sarsılırken başta kirli havuzda beslenen medya olmak üzere iktidar karşısında hazır-kıta olan basın da tık yok..

    Gerçi tık yok desek yanlış olur..

    Çünkü başta 10 milyon oyu alan patinin lider ve milletvekillerini içeri atılmasını görmezden gelen ve kendi iç sorunlarını değilde komşu ülkelere hatta dünyanın en büyük ekonomisine sahip Amerika’ya akıl vermekle meşgul olan havuz medyası İran’da yaşananların nedenini de çoktan manşetledi bile..

    Yani içte olduğu gibi İran’da da yaşananlar o ülkenin iktidarlarının hataları değil, başta ABD olmak üzere dış mihrakların işiymiş miş..

    Ve buna çanak tutan bir muhalefetin milletvekili olan CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’da aynı anlama gelen bir açıklama yaparak Mollaların yıllardır baskıyla yönettiği İran’da yaşanan protesto, ayaklanmaların içteki antidemokratik uygulamalardan dolayı değil, dış mihrakların işi olduğunu ima ediyor..

    Sanki ülkemizde olduğu gibi İran’da da siyasetin, sivil toplum örgütlerin, muhalefetin önünde ki tüm engeller kaldırılmış ve demokrasinin tam bir şekilde uygulandığı bir yönetimle yönetiliyormuş gibi de nankör (!) İran halkı ayaklanmış gibi bir izlenim iç kamuoyuna pompalanıyor..

    Peki her antidemokratik uygulamaya hemen bir kulp uydurup adına da, ‘Dış Mihraklar’ diyenler Mollaların yönetim şeklinde memnunlar mı, Molla Hummeni’yden bu yana son KHK ile ülkemizde de önleri açıldığı ileri sürülen Saldatlar aracılığı ile baskı altında tutulan İran halkı cadde ve sokaklara dökülmesi yanlış mı?

    Yani Dünya Bankası 2013 istatistiklerine göre ekonomik büyüklük açısından (GDP) dünyada kendisine ancak 32. sırada yer bulabilen doğalgaz ve petrol yatakları ile dolu İran’da kişi başına düşen gayrisafi milli hasıla açısından da, 2013 IMF verilerine göre dünya ülkeleri arasında 98 nci sıra ile oldukça aşağıda bir konumdadır İran..

    Yetmedi; UNDP’nin hazırladığı insani gelişmişlik endeksi açısından da, İran’ın durumu 75.lik gibi son derece kötü bir durumdadır.

    Yani bir depremle yerle bir olan kerpiç evlerin ülkenin yarısından çoğunu sardığı İran’da bugün yaşananlar sadece ekonomik mi?

    Anayasası seçimini sınırlandıran otoriter bir görünümdedir. Nitekim, her ne kadar Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilse de, adayların bu noktaya halkın iradesiyle gelmesi mümkün değildir. Dahası Cumhurbaşkanı’nın yetkilerinin üzerinde her zaman Dini Lider’in otoritesi bulunur.

    İran’da “devrim mahkemeleri” de vardır. Devrim mahkemelerinin kararları kesindir ve temyiz edilemez. Özel Din Adamları Yargılama Mahkemesi, dinle ilgili konulara baktığı gibi, din adamları tarafından işlendiği öne sürülen suçlara da bakar. Normal yargı işleyişinin dışında çalışır ve yalnızca Dini Lider’e karşı sorumludur. Mahkemelerinin kararları kesindir ve temyiz edilemez. 

    Yani anladığımız Demokrasiden çok uzak bir sistemdir Molla İran’da ki yönetim anlayışı..

    Sadece bunlar mı İran’ı karıştıran, Irak ve Suriye’den sonra Arap Baharı denen antidemokratik yönetim ve yöneticilerle yıllarca halklarını ezen dikta yöneticileri günü geldiğinde yolcu edilmesinin nedeni?..

    ve bunun en ucuz yolu olan ‘Dış Mihraklar’ savunması..

    Vallahi bilmem ama bana soracak olursanız eğer; Bölgede uygulama konulan ve kendilerime ‘Ben BOP”un eş başkanıyım’ diyenler kanalıyla adım adım işleyen BOP’a dış mihrak denebilir..

    Ama BOP başta olmak üzere tüm dış mihrakların ve icteki antidemokratik uygulamaların tek ilacının gerçek anlamds demokrasi, eşitlik, barış, dil, din özgürlüğü ve kardeşlik hakkı olduğunu unutanlardır, kendilerinin yarattığı kötü gidişatlar ardından başında oldukları ülkelerinde yaşanan her gelişmeye ‘dış mihrak’ deyip, pisliklerinin üzerini kapatmaya çalışanlar dış mihraklardan daha tehlikeli değil mi?

     
     


    *AK Parti Milletvekili Aday Adayı Topçu: Ardahan’ı Kucaklamalıyız..


    *06/04/2015 Tarihli haber


    Ak Parti Milletvekili Aday Adayı Abdullah Topçu, ’’Ben Ardahan halkına hizmet için yola çıktım. Ezelde ve ebedde rızıklarımızı tayin eden yüce rabbimiz bu hizmeti bize nasip etmişse bilin ki size tepeden bakan bir efendi değil. Size 24 saat hizmet edecek bir fani olacağım.’’


    Ak Parti Milletvekili aday adayı Topçu, Ardahan’daki en büyük sorunun işsizlik olduğunu söyleyerek,’’ İş yok, fabrika yok, sosyal güvence yok, biz niye kaçtık oralardan? Mecburduk, yoktu, yokluk vardı, okumak istiyorduk. Bizde devlet kapısında adam yerine konulmak istiyorduk. Hep askerde şehit olunca hatırlanmak istemiyorduk. Peki kendimizi kurtardık diye arkamıza bakmayacak mıydık, bugün yine aynı sıkıntılar yaşanmıyor mu, gençlerimiz geliyor büyük şehirlere bizim yaşadığımız sıkıntıların daha fazlasını yaşıyor. Ardahan mağdur kalmış, Ardahanlı ilgisiz kalmış. Ardahanda bir tane dahi gencimizin çalışacağı fabrikamız yok. Üniversite mezunu çocuklarımızı ne zamana kadar temizlik firmalarının güvenlik şirketlerinin kapılarına mahkum edeceğiz. Bizler tırnaklarımızla kaza kaza buralara geldik. Çalmadık, çırpmadık, eşkiya olmadık, vatanımıza milletimize düşman olmadık. Ben bütün bu sıkıntıları yaşamış birisi olarak istiyorum ki benim Ardahan’da ki gençlerim de yaşamasın bunları. Zordur. Yüzlerce, binlerce gencimizin, büyük şehirlerde çok ciddi sıkıntılar yaşadıklarını hatta intihar edebilecek noktalara geldiklerini biliyorum. İşte bütün bunları yaşamış ve görmüş birisi olarak Ardahan’a sırtımızı dönemezdik. Bu sıkıntılara duyarsız kalamazdık. Elbette ki dönmedik, dönmeyeceğiz. Bİz tırpan çekmesini de, çobanlık yapmasını da, ata binmesini de,kotan tutmasını da biliriz. Allahın izniyle Mecliste Ardahan’ımızı, Ardahan’ımızın insanını adam gibi temsil etmesini de biliriz. Ardahan’da hizmete talip olacak kişi, 24 saat herkese açık olmalı. Dağdaki çobana da, ahırdaki çiftçiye de. Ahırada gireceksiniz, kahveye de, camiye de, sağcısı, solcusu, Alevisi, Sunnisi, Kürdü, Türkmeni bütün Ardahanlıyı kucaklayacaksınız. Hizmete talip olmak çileye talip olmaktır.’’

    Topçu, ben bu çileye talibim diyerek, ’’Ne koltuk, ne makam; ne mal, ne mülk hiç bir şey de gözüm yok. Ölümün gerçek olduğu bir dünyada bilen için bunların hiçbir kıymeti yoktur. Ben Ardahan halkına hizmet için yola çıktım. Ezelde ve ebedde rızıklarımızı tayin eden yüce rabbimiz bu hizmeti bize nasip etmişse bilin ki size tepeden bakan bir efendi değil. Size 24 saat hizmet edecek bir fani olacağım. Ardahan’da bu çileye talip olan tüm değerli aday adaylarımıza başarılar diliyorum.’’

  • Sarıgül Cezaevi’nde!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Türkiye Değişim Partisi (TDP) Genel Başkanı Mustafa Sarıgül, partisinin il kongresi için geldiği Ardahan’da, cezaevi önünden genel af çağrısında bulundu. Sarıgül, “Af çağrımız, siyasi bir çağrı değildir. Çağrımız, vicdanı bir çağrıdır” dedi.

    TDP Genel Başkanı Sarıgül, Ardahan Dursun Akçam Kültür Merkezi’nde yapılan partisinin il kongresine katıldı.

    Burada partililer tarafından karşılanan Sarıgül, daha sonra Ardahan Kapalı Cezaevi önüne giderek açıklama yaptı. 9 Nisan’da af çağrısında bulunduğunu hatırlatan TDP Sarıgül, “Af talebimiz siyasi bir talep değil, vicdani bir taleptir. Pandemi koşulları nedeniyle online yargılamalar ve gözden kaçan bazı konular oldu. Yine pandemi koşulları nedeniyle esnafımız büyük bir ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya kaldı. Çeklerini ve senetlerini ödeyemediler. Maalesef bir grup adeta gençlere dokundu ve binlerce gencimiz, uyuşturucu kullandığı için uyuşturucuya bulaştığı için binlerce gencimiz şu anda kader mahkumu durumunda. Vicdanlı devletimiz, merhametli devletimiz, şefkatlidir bizim devletimiz. Şu anda içeride 5 binin üzerinde çocuk var, daha yaşamla tanışamadılar, doğumlarını orada yaptılar. Binlerce çocuk babalarına kavuşamadı. Pandemi nedeniyle cezaevlerinin fiziki koşulları da yeterince uygun bir ortamda değil. Çocuklar için affet Türkiye’m, anneler için affet Türkiye’m, babalar için affet Türkiye’m. Yüce devletimiz 280 binin üzerindeki kader mahkumlarına inşallah kucak açacak, onları toplumla barıştıracağına inanıyorum” diye konuştu. 



    YAYLADAN İNDİM DÜZE…


    Aşırı sıcakların yaşandığı ve köylünün emeğinin, yeterli itfaiyelerin olmadığı sınır, serhat kent memleketim Ardahan’da çıkan ot yangınları ardından alevlere teslim olduğu haberlerini alıyor, yazıyorum.

    Bunun yanında şu an bulunduğum ve bir türlü dönüştürülemeyen metropolde sahnelere erotik kıyafetlerle çıkan şarkıcının bununla yetinmeyip, üzeri gibi açtığı bayrak eşliğinde İmam Hatiplilere yönelik söylediği 3 saniyelik bir sözün ardından tutuklanıp, 300 bin insanın bulunduğu ve acil bir genel affın şart olduğunun tartışılıp, konuşulduğu cezaevlerinden birine konulduğu haberi geliyor.

    “Havaalanına gerek yok, önce yollar.’ Diyen iki ülkeye sınır bir kentin milletvekilinin değil yayla yollarını şehirlerarası ve kent içi yolları dahi yaptıramazken merdiven altı gazinolardan bol paralı açık alan sahnelerde gündeme gelme uğruna siyaset yapıyorum derken kendisini hapiste bulan kadın sanatçının, bu ülkede yaşanan onca soruna karşı olumlu-olumsuz bir tiwiti var mı diye baktığınızda bu dünyanın sadece kendi reklamı etrafında döndüğünü anlatan bir kaç kıytırık mesajlarına rastlarız.




    Halbuki yaylaların olduğu dağlarda değil, düzde bulunan ovalarda siyaset yapın diyenlerin ovada siyaset yaparken tutuklandığını, yerlerine kayyumlar atandığını insanların kendisi gibi para kazanmak için değil açlıktan çıplak gezdiklerini bilmeyen, beyine, görmeyen göze, duymayan kulağa da sahip olduğunu anlıyoruz.

    Bunlar yetmezmiş gibi henüz bir yılını doldurmayan toy bir savcının İstanbul gibi büyük bir kente başsavcı olarak atanması ve bunlara reklam olan davalar açması da adaletin olmadığını söylenen ülkemde acınacak ilginç bir durum olduğu gibi mevcut iktidara yarardan çok derin yaralar vermesidir…

    Kısacası hizmet, hak-hukuk arayan vatandaşın, bozuk yolları aşıp, düze indiği yaylalardan bihaber bu ülkede yaşanan gerçek  gündem gibi hemşehrimin başkanı olduğu Esenyurt’u basan sel suları gibi gündemi sulandırmaktan öte bir işe yaramadığı ve bodrum katlarını basan çamurlar gibi gerçek açlık gündemimizi de kirletmektedir…



     arşiv haber/yorum 12.05.2018 tarihli haberler/yorum


    AF Genel Af Olsun!


    Toplumsal barışı yeniden yeşertecek olan Genel Affın çıkması konusunda gündeme getirilen önerilere Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Baçeli’de katıldı.

     MHP lideri Bahçeli, af önerisinde bulunarak “Kader mahkumlarının talihini değiştirebilir, onların elinden tutabilir, zincirlerinden ve zindanlardan onları çekip çıkarabiliriz.” dedi.


    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabı Twitter’dan yaptığı paylaşımda Bahçeli, Demirtaş’ın cezaevinden çıkarılması için yapılan çalışmalara tepki göstererek “Peki, ülkü ve ülke sevdalısı olan, davalarının gözü kara yiğitleri olarak bilinen mesela Alaattin Çakıcı, mesela Kürşat Yılmaz, 100 bin ülkücünün imzasıyla aday gösterilseydi, bu kahramanlarımız için de cezaevinden çıkarılmaları için bir kampanya yapılacak mıydı? Bu kardeşlerimizi taş duvarların ardında çürümeye terk etmek ne kadar adil ve adaletlidir? PKK’lı alçaklar, FETÖ’cü caniler, vatan ve millet düşmanları demokrasi ve özgürlük adına sahiplenilirken, kaderlerinin kurbanı olmuş mağdurlarla ilgili lehlerinde hukuki ve ahlaki bir düzenleme yapılması, onların aydınlığa kavuşturulmaları tez elden sağlanmalıdır. Kader mahkumlarının talihini değiştirebilir, onların elinden tutabilir, zincirlerinden ve zindanlardan onları çekip çıkarabiliriz. Tartışma ve konuşmaya değmez mi?” dedi.


    “CUMHUR İTTİFAKI’NIN ADAYI ERDOĞAN’DIR”


    Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı herkesin bildiği ve gördüğü gibi Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ismarlama ve icazetli Cumhurbaşkanı adayları belli olmaya başladı. Muhtemel adayların kesin listesi 13 Mayıs’ta netleşecektir. CHP’nin hem milletvekili pazarı kurup hem de imza kampanyasında aktif rol oynaması uzun süre hafızalardan çıkmayacak bir çarpıklık olarak anılacaktır.


    “KAYIŞ TAM KOPTU, ANA MUHALEFET BİLYE DAĞITTI”


    İP’inden Perinçekgillere kadar imzayı toplayan topladı,parsayı kapan kaptı. CHP hışımla, hınçla, hırsla hem vekillerini hem de imzalarını kullanıma açtı. Kayış tam koptu. Ana muhalefet bilye dağıttı. Şemsiyesi altına topladıklarıyla dağılmanın, dağınıklığın markası oldu. Yazık etti!


    “CEZAEVİNDEKİ ŞAHSI CUMHURBAŞKANI ADAYI GÖSTERDİ”


    PKK’nın siyasi acentesi de cezaevindeki şahsı Cumhurbaşkanı adayı gösterdi. Vatan hainlerinin, Ülkücü katillerinin Cumhurbaşkanı adayı olması bile demokrasi tarihimize, milli ruh ve ahlaka kategorik bir darbe olarak akıllara kazındı. Millet bu gelişmeleri elbette kaydına aldı. FETÖ ve PKK faaldir! Öyle ki, tescilli ve sabıkalı PKK’lı Demirtaş’ın serbest kalması için yoğun bir kampanya söz konusudur.Yusuf Has Hacib der ki: “Ev almak istersen komşusunu sor, yer almak istersen suyunu sor.” Cumhurbaşkanı adayı çıkarmak için kimlere sorulduğu ise ortadadır. HDP imza toplamaya gerek duymadı, çünkü TBMM’de grubu vardır. Diğerleri ise CHP ve FETÖ’nün çağrı ve çabalarıyla imzalarına kavuştu. Yani 100 bin imzayı toplayan adayım diye sahneye çıktı. Millet ittifakıymış, bunlardan çıksa çıksa ihtilaf ve ihanet çıkacaktır.


    “ÇAKICI VE YILMAZ GİBİ KAHRAMANLARIMIZ”


    Peki, ülkü ve ülke sevdalısı olan, davalarının gözü kara yiğitleri olarak bilinen mesela Alaattin Çakıcı, mesela Kürşat Yılmaz, 100 bin ülkücünün imzasıyla aday gösterilseydi, bu kahramanlarımız için de cezaevinden çıkarılmaları için bir kampanya yapılacak mıydı? Bu kardeşlerimizi taş duvarların ardında çürümeye terk etmek ne kadar adil ve adaletlidir?


    Hain el üstünde, vatan ve millete sadakat duyanlar geri planda! Böyle bir yanlış sürdürülebilir mi? Peki, teröristler için methiye düzenler, PKK/FETÖ müdafaası yapanlar kader kurbanlarına ne diyecekler? Onların yüzlerine nasıl bakacaklar?


    AF ÇIKIŞI


    Çocuk istismarcıları, tecavüzcüler, kadın katilleri, PKK’lılar, FETÖ’cüler hariç olmak üzere, demir parmaklıkların gerisinde özgürlük düşü kuran,zindanda gün sayan, dama düşüp sevdiklerinin ve sevenlerinin hasretini çeken kader kurbanlarını afla taltif etmek niye akıllara gelmez?


    PKK’lı alçaklar, FETÖ’cü caniler, vatan ve millet düşmanları demokrasi ve özgürlük adına sahiplenilirken, kaderlerinin kurbanı olmuş mağdurlarla ilgili lehlerinde hukuki ve ahlaki bir düzenleme yapılması, onların aydınlığa kavuşturulmaları tez elden sağlanmalıdır.


    “KADER KURBANLARINI SAHİPSİZ Mİ SANIYORLAR”


    PKK’lı Cumhurbaşkanı adayının serbest bırakılmasını canla, başla destekleyen karanlık ittifak tarafları ve holigan taraftarları, sesi çıkmıyor diye kader kurbanlarının sahipsiz olduğunu falan mı düşünüyorlar? Eğer böyleyse halt ediyorlar, kesinlikle yanlışa düşüyorlar.


    Kader çizgimiz bellidir. Bunun değiştirmek harcımız değildir. Ancak kader mahkumlarının talihini değiştirebilir, onların elinden tutabilir, zincirlerinden ve zindanlardan onları çekip çıkarabiliriz. Tartışma ve konuşmaya değmez mi? Hadi buyurun…


    Yusuf Has Hacib isabetle söylemiş: “Sözünü düşünerek söyleyen üzülmez, gününü boşa geçirmeyen pişman olmaz.” Sabahlara kadar düşündük, sonunda söyledik, sabırla duruş gösterip sonuç itibariyle dileğimizi paylaştık…”



    Genel Af Ülkeyi ve Başkan’ı Rahatlatır..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    İktidarın gücü ile devletin tüm imkanlarını seferber edip, kirli paralarla oluşturulduğu ileri sürülen medya ve basının havuzun da çıkan manşetlere, ‘2 Milyon toplandı’ başlıkları attıranların yanılttığı Başkan Erdoğan’ın tüm baskılara karşın kendiliğinden ve de gönüllülerin oluşturduğu CHP’nin yürüyüşü ardından iki elini başının arasına alıp, ‘Nerede yanlış yaptım, kimlerin, hangi danışmanların yüzünden neden bu kadar büyük bir kitleyi karşıma aldım’ demesinin tam zamanı..

    Ve hemen, bir kılıç gibi elinde tuttuğu OHAL’ı fırsat bilip, elinde bulundurduğu onca gücün yanında Kanun Hükümünde Kararnameyi de devreye sokarak ulusu rahatlatacak bir genel af ilan etmelidir..

    Çünkü dün tüm baskılara ve olmayan imkanlara karşın Diyarbakır meydanında toplanan milyonlar gibi bugünde Ankara’dan yürüyüp, İstanbul’da bir araya gelen milyonların tek bir isteği var oda Adalet olmadığına inandığı için tutuklananların olduğunu, demokrasinin önüne bir çok engelin getirildiğine inanmaya, homurdamaya başladı..

    Her geçen gün biraz daha daraldığı ileri sürülen ekonomininde katkısıyla nefes almaktan zorlandığını ve 15 yıllık iktidarın metal yorgunluğu vede yıpranmışlığını da gördüğüne inandığım Başkan Erdoğan’ın önünü görmesi ve kendisinin başında bulunduğu yönetime gelen eleştirileri ötelemek için geniş değil tam bir genel af ilan ederek kendisini olduğu gibi 2023 hedeflerini yakalama arzusu içinde ki ülkeyi de rahatlatmalı, bir hayli gerilmiş olan toplumu rahatlatmalıdır..

    Bunu yaparsa yani milyonları arkasına takan Kılıçdaroğlu’nın 2019 genel seçimlerinde yerine oturmasını itemiyorsa acil olarak bir karar alıp, Başkanlığını bir kez daha ortaya koyup, dünyayı da şaşırtan bir genel af ilan etmelidir..

    Bunu da yapacak olan tek bir isim var onun adı da Başkan Erdoğan’dır..

    Haydi Başkan..

    Sana yönelen ve her geçen gün biraz daha artan tepkileri kökünden silecek bir karar al ve çıkaracağın bir genel af ile ülkeye rahatlat..

    Not: Bu öneri benim CHP’nin Ankara’dan sonra İstanbul’da noktaladığı ve 10 Maddelik istemlerine ek olarak 11. isteğimdir..


    İşte 10 maddelik Adalet Çağrısı:

                             Devamı sayfa 5’te

    1- Darbe girişimini lanetliyoruz. 15 Temmuz gecesi TBMM’nin onurlu duruşu ve halkımızın direnmesi ülkemizin demokratik kazanımı olmuştur. Biz buna sokağın 15 Temmuz’u diyoruz. Siyasi ayağın ortaya çıkarılması engellenmektedir. FETÖ’nün siyasi ayağı ortaya çıkarılmalı.


    2- 20 Temmuz darbesi yapılmıştır. OHAL ilan edilmiş ve TBMM yetkileri gaspedilmiştir. Biz buna sarayın 15 Temmuz’u diyoruz. OHAL derhal kaldırılmalı.


    3- Yargıyı siyasetin emrine vermek demokrasiye ihanettir. Kollektif suç gibi uygulamalardan vazgeçilmelidir.


    4- OHAL ile mağdurların yargıya erişim hakları ellerinden alınmıştır. Tüm uygulamalara son verilmelidir.


    5- 20 Temmuz sivil darbesinden sonra, 15 Temmuz darbe girişimi ile ilişkisi bulunmayan ama muhalif göründüğü için haklarından yoksun bırakılan akademisyen ve kamu görevlileri görevlerine iade, tutuklu milletvekilleri serbest bırakılmalıdır.


    6- Sadece mesleklerini yaptıkları için tutuklanan gazeteciler derhal serbeset bırakılmalı.


    7- OHAL koşullarında serbest tartışmanın yapılmadığı bir ortamda gerçekleştirilen anayasa değişikliği gayri meşrudur. Bu bir mühürsüz seçimdir. Türkiye gayri meşru anayasa ile yönetilemez.


    8- Demokratik parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayet kaldırılmalıdır. Liyakat yasası görevde yükselmede esas alınmalıdır.


    9- Sadece hukuk alanında değil, toplumsal yaşamın bütün alanlarında yaygın adaletsiz düzen devam etmektedir. İşsizlik, örgütsüzlük, yaygın şiddet, terör gibi geniş yelpazede yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi için ortak irade geliştirilmelidir.


    10- Adalet sadece iç politikaya değil, uluslararası ilişkilere de hakim olmalıdır.


     



     

  • AK PARTİ AŞURE, PTT YAŞILARI PİŞİRDİ!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    ARDAHAN AK PARTİ AŞURE ETKİNLİĞİ DÜZENLEDİ..


    Birlik, Beraberlik, Dayanışma ve Paylaşmanın Simgesi olan Aşure Günü nedeniyle Ak Parti Ardahan il teşkilatı Aşure günü düzenleyerek günün önemini simgeleyen halka Aşure dağıttı.


    Ak Parti İl Teşkilatının Hazırlamış Olduğu Aşure Etkinliğine İl Başkanı Kaan Koç, Kadın Kolları Başkanı Selda Kılıç, Gençlik Kolları Başkanı Emre Karakoyun, Merkez İlçe Başkanı Özgür Açıkyıldız, Göle İl Genel Meclis üyesi İsmail Oğuzorhan ve parti Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımı ile Parti Binası Önünde halka Aşure İkramında Bulundular.


    Ardahan AK Parti kadınlarının yoğun katıldılar.



    GÖLE VE ARDAHAN PTT’SİNDE YAŞLI ÇİLESİ..


    Bal festivali nedeni ile Ardahan’dan haftanın ilk günü dönerken gördüğüm manzara içimi yaktı. Tabi ki aklımda ”Göle Nasıldır?” sorusuyla döndüm. Aynı yoğunluğun Göle’de olduğunu bir çok duyarlı vatandaşın telefonla beni aramasından öğrendim. Üç kez beni arayan aile dostumuz İskender Bey; Gazeteci güneşin altında kavrulduk yazar mısın? Bir çözüm bulsunlar hiç değilse ATM’lerin sayısını çoğalsınlar.


    Biliyorum PTT Müdürü Kemal bey her yaşlının elinden tutarak onlarla ilgilendiğine tanıklık etmişim. Var olan olanaklarıyla banka işlemlerinden, fatura ve iletişim işlemlerine uzanan bir çok hizmeti hayata geçirmiş olsalar da 6 bin nüfuslu bir ilçenin komşu ilçelerin günlük ziyaretleriyle hafta başı pazartesi hafta sonu cuma günü 20 bine yakın bir yoğunluğu taşıması emekli ve köylülerimizin mağdur olmasını beraberinde getiriyor.


    Yetkilerimizin bu konuda girişimlerde bulunması önerisini dikkate alarak çözüm bulmaları gerekmektedir.


    VE ARDAHAN..!


    Kendimin de tanık olduğum Ardahan PTT’sini gündeme taşıyan Ardahan Güncel, Sekan Hanoğlu haklı olarak halkın taleplerini haber yapmış.


    Ardahan’da haftanın ilk gününde oluşan yoğunluğu görenler ve bu yoğunluğun ise her dakika daha da artması, işlem yaptırmak isteyenlerin sabrını hat safhaya çıkmasına neden oluyor. Personelin yetersizliği ve kurum idarecilerinin vurdum duymazlığı görenleri, bu ne pervasızlık dedirtiyor.


    Personelin yetersiz olması ve sorulan sorulara taştan ses çıktığı ama personelden ses çıkmadığı ise orda bulunan müşterilerin ister istemez tartışmaya neden olduğu da görülmektedir.


    Yanı sıra merkezde bulunan iki adat ATM bulunmakta ve bu ATM’lerin içerisin de para olmaması bu ATM’ler önünde bekleyen yaşlı insanların güneşin altında ala bilecekleri üç kuruşu beklemeleri ve ne zaman para yatırılacak sorularına yine cevap alamamaları içler acısı bir durumdur.


    Kurum baş müdürünün bu oluşanları odasından üst kattan izlemesi ise bir başka konudur. Haber/Foto: Şanlıbey Alabay


    SIRA ESKİ GARAJIN YERİNİ SATMADA MI?!


    Kent merkezinde bulunan Meyve ve Sebze Pazarı HAL’i kapatıp, yerine AVM diken anlayışın devamı olan Hayvan Pazarının çevre yoluna taşınması ardından yerine belediyenin otelini yapacağız deyip, son dakikada alınan imar değişikliği ile beton müttehidine satıldığı Ardahan’da sıranın İBB’nin desteği ile İl dışına taşınan şehir stadyumunu yanında bulunan, Kura Nehri manzaralı eski garajın yerinin satılmasında olduğu ileri sürülmekte.


    Öte yandan büyük şaşata ile açıldığı söylenen Ardahan Çevre Yolu üzerinde ki yeni garaja kent merkezinde kalan Hoçvan ve Çıldır’ın ortaklaşa kullandığı ve içinde yapılan köylü pazarının işlevsiz kaldığı Kars Garajı olarak bilinen garajını Ardahan’ın en canlı ve kalabalık caddesi üzerinde bulunan Göle Garajı, Kura nehrinin başında bulunan ve köhne binalarda hizmet veren Ardahan-Posof, Ardahan-Şavşat garajının yeni garaja ne zaman taşınacakları da merak edilmekte.




    AÇILDI.. Bu yıl 20’inci düzenlenen Ardahan Ulusal Kültür ve Bal Festivali kapsamında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ordu Milletvekili Seyit Torun, kente geldi. Şehirler arası otobüs terminalinin açılış öncesi Ardahan Belediyesini ve kent merkezindeki esnafı ziyaret eden İmamoğlu ve Torun halk ile sohbet etti.


    ARDAHAN’DAN ÇALINAN


    HAVAALANINDAN GELDİ!


    İBB’nin katkıları ile çevre yolu üzerinde yapılan yeni otogarının açılığın yapmak için Ardahan’a gelen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu adı Artvin-Ardahan Havaalanı Projesi olan ancak alınan karar ile bir anda, hem de deniz doldurularak yapılan Rize-Artvin Havaalanı olan havaalanı üzerinden Ardahan’a geldi. Ardahan’a geçmeden önce bir gece kalacağı Çıldır’da konaklayan İmamoğlu buradan geçtiği Damal’da çok az bir kişi tarafından karşılanması dikkat çekti.



    Doğu Expresi Durağı Gibi

    Ardahan Havaalanı da Unutuldu..


    Bu haberi görüğntülü izlemek için TIKla.. ARDAHAN MİLLETVEKİLİNİN ZOR ANLARI.. https://youtube.com/shorts/wBC7Ioji_eI?feature=share @YouTube aracılığıyla Türkiye’nin denize dolgu yöntemiyle yapılan ikinci havalimanı olan Artvin-Rize havalimanı bir süre önce hizmete girmişti.


    Ardahanlı siyasilerin duruma kayıtsız kalması sebebiyle havalimanı projesinin Karadeniz’e kaydırıldığını ileri süren Ardahanlılar, havalimanının kendilerinin hakkı olduğunu belirterek üzüntülerini dile getirmelerine rağmen Doğu Expresi Durağı gibi Ardahan’a havaalanı projesi de unutulmasına da tepki göstermekteler.




    Artvin ile Rize arasında Karadeniz’e dolgu yapılarak kurulan havalimanına açılışın ardından uçuşlar başlarken, Yap-İşlet-Devir Et modeli ile özel sektöre yaptırılan bu havaalanının hareketlenmesi için Kars ve Iğdır havaalanına kaldırılan uçak sayısının düşürüldüğü ve yolcuların Rize havaalanına sevk edildiği iddia edilmekte.

    Bilindiği gibi dönemin Ardahan Valisi Seyfettin Azizioğlu’nun girişimleri sonucu bakanlıkça görevlendirilen teknik heyet tarafından yeri belirlenerek fizibilite raporu hazırlanan Ardahan Havalimanı projesinin iptal edilerek Artvin-Rize Havalimanı’na çevrildiğini söyleyen Ardahanlılar, üzüntülerini dile getirdi.

    Ardahanlı siyasileri bu konuda duruma sessiz kalmakla suçlayan Ardahanlılar, Ardahan’a yapılacak havalimanının Ardahan’ın yanı sıra Gürcistan’dan ve Erzurum ile Artvin’in komşu ilçelerinden de yolculara hizmet verebileceğini dile getirdiler.



    ÇILDIRLI DÜZCE ÜNİVERSİTESİNE REKTÖR OLDU..

    Dün Cumhurbaşkanlığı tarafından 3 üniversiteye yeni rektör ataması yapıldı. Bu atamalardan biri de Düzce Üniversitesi Rektörlüğü..

    Düzce Üniversitesi Rektörlüğüne uzun yıllardır Sakarya Üniversitesinde görev yapan Çıldırlı hemşehrimiz Prof.Dr.Nedim SÖZBİR atandı.


    PROF.DR.NEDİM SÖZBİR KİMDİR?

    Nedim Sözbir Çıldır Akkiraz (Kertene) doğumlu… 1986’da Yıldız Teknik Üniversitesi KMF’den Makine Mühendisliği (Enerji) ve 1991 yılında ise Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nden Mak.Y.Müh. (Enerji) olarak mezun oldu.

    1986-1987 ve 1989-1990 yılları arasında Türkiye Gemi Sanayi A.Ş. Pendik-Sulzer Motor Fabrikası’nda Mak. Müh. olarak çalıştı.

    1988-1989 tarihleri arasında Dz.K.K. Gemi Onarım Şubesi’nde Mak. Asteğmen olarak askerlik görevini yaptı. 1990-1995 yılları arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Kocaeli Müh. Fak. Mak. Müh. bölümünde Ar. Gör. olarak çalıştı.

    1994-1995 yılları arası Miami Üniversitesi Mak. Müh. Böl. FL, ABD’de misafir araştırmacı olarak Prof. Dr. Sadık Kakaç ile doktora tez çalışmasını yaptı. 1995 yılında İstanbul Üniversitesi’nden FBE Mak. Müh. EABD’dan Dr. Müh. ünvanını aldı. 2000-2004 yılları arasında Carnegie Mellon Üniversitesi, Mak.Müh. Böl., PA, ABD’de doktora sonrası araştırmacı (Research Associate) olarak Prof. Dr. Shi-Chune Yao ile çalıştı. 2006-2007 yılları arasında Thales Alenia Space, Cannes, Fransa’da, Uydu Isıl kontrolü konularında ve Türksat 3A uydusu çalışmalarında görev aldı. 2015-2016 yılları arasında Tübitak Uzay Teknolojileri Enstitüsü’de Başuzman Araştırmacı, 2018-2020 yılları arasında Tübitak MAM’da Yönetim Kurulu Üyesi, 2018-2020 yılları arasında BMC Power Motor ve Kontrol Teknolojileri A.Ş’de araştırmacı/danışman ve 2017-2021 yılları arası Tübitak MAM’da Başkan danışmanı olarak görev yaptı.

    2006 yılından itibaren Türksat A.Ş.’de araştırmacı/danışman ve 1995 yılından itibaren SAÜ Müh. Fak. Mak. Müh. Böl.’de Öğretim Üyesi olarak çalışmaktadır. 2019 yılından itibaren de SAÜ Teknik Eğitim Fakültesi Dekanı olarak görev yapmaktaydı.


    ARDAHAN MİLLETVEKİLİNİN ZOR ANLARI..


    Aynı zamanda Yenilik Partisi Genel Başkanı olan ve kurduğu partisinin seçimlere girebilmesini sağlamak için yoğun bir mücadele veren Ardahan Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın zor anları.


    Partisi Yenilik Partisinin İl ve İlçe Teşkilatlarını hızla kuran ve büyük kurultaya doğru giden Ardahan Milletvekili gittiği Güneydoğu’da bir kentte karşılaştığı bir Kürt gencinin , ‘Sen Kürtçe biliyor musun?’ sorusuyla karşılaştı.


    Daha önce de aynı bölgede yaşlı bir insandan gördüğü tepkinin aynısını yine bir cadde gezileri esnasında karşılaşan Öztürk Yılmaz bu kezde bir gencin şikayetiyle karşılaştı.


    Esnafı ziyaret edip, partisini anlatan, sorunları dinleyen Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz ile karşılaşan Kürt gencin önce Öztürk Yılmaz’ı dinleyip, ardından ‘Sen Kürtçe biliyor musun. Bilemezsin abi niye benden değilsin abi, değilsin abi.. Değilsin abi.. Ben ciddi söylüyorum. Ama sana sorsam ‘Do You Speak English?’ biliyorsun.. Niye!.. Yahudilerin dilini biliyorsun.. Ama kendi öz ve Müslüman olan Kürt dilini, Mezopotamya zamanında doğmuş bir Kürt dilini bilemiyorsan, senin burada bir eksiklik var..’ diyerek haykırması dikkat çekti. Kürt gencin ateşli bir hitapla Yenilik Partisi Genel Başkanı, Ardahan Milletvekili, Büyükelçi Öztürk Yılmaz’ın Kürtçe diline bakışını ve Kürtçe bilmemesine tepki koysa da Ardahan Bağımsız Milletvekilinin Güneydoğulu Kürt genci sakince, anlatarak ve severek dinlemesi tartışmayı büyütmeden dostça bitirdiği görüldü.


    Hanaklı Mihail Kalaşnikov ŞENOL ÖZCAN!..


    Dünya’nın en popüler silahı kabul edilen tüfek, Mihail Kalaşnikov tarafından tasarlanıp, yapılan Kalaşnikov silahını sollayan bir çok silahın yapımına imza atan Ardahan Hanaklı iş insanı son yaptığı silah ile ülkeye konulan ambargoyu delerek, son model teknoloji milli silah pazarında bir kez daha adından bahs ettirdi.


    30 YILLIK AMBARGOYU DELEN SİLAH 

    MMG556 SAW KULLANIMDA!..


    Türkiye üzerinde oynana onca oyun ve açık/kapalı ambargolar Türk işadamlarının yeni üretimleriyle tek tek delinmeye devam ediyor.

    30 Yıldan fazladır Belçika ve Amerika’nın ambargo koyduğu silahın aynısı yapan Türk İş adamı ve mühendisler Asker ve Polise yeni silahı teslim ettiler.

    Sahasına son yılların parlayan yıldızı MERSTAV Savunma Sistemleri A.Ş. Belçika ve Amerika’nın uyguladığı silah tipinden daha iyisini yaparak güvenlik güçlerimizin hizmetine sundu.

    Alınan bilgilere göre iki yıl boyunca ortaya konan emeklerle yapımı gerçekleştirilen ve rakiplerini kıskandıran MMG556 SA W adlı silahın ilk postası düzenlenen mini bir törenle Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edildi.

    İlk üretim arından bin adet silahın teslimin gerçekleştiren MERTSAV Savunma Sanayi haklı gurur yaşarken ‘Bundan sonraki hedeflerinin dünya pazarı’ olduğunu belirten MERTSAV Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Özcan silahlı güçlerimize gereke silahları Türk üretimi olarak yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını belertti.

    Birçok mühendisin kontrolünde 5,56 mm x 45 Nato MMG556  SAW adlı silahı yapıp, güvenlik güçlerine teslim ettiklerini belirten MERTSAV Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Özcan MERTSAV Savunma Sistemleri 20 yılı aşan deneyimi, güçlü AR-Ge, tasarım ve mühendislik yeteneği son teknoloji makina parkuru ve kalite ölçüm ekipmanları ile savunma sanayinde söz sahibi bir kuruluş olduğunu belirtti.




    Özcan, geçtiğimiz günlerde güvenlik güçlerine 100 adetinin teslim edildiği MMG556 SAW isimli silahı üretmek için iki yıl boyunca gecelerini gündüzlerine kattıklarını belirtti.

    800 Menzili vurabilen gaz piston tahrikli, döner başlı kilitlemeli ve uzun darbeli MMG556 SAW’ın uzunluğu 1020, ağırlığının ise 7900 gram olduğunu söyledi.

    5,56mm x 45 Nato kalibreli silahın namlu çıkış hızının 925+25 m/s olduğunu, atım sayısının 700 ila 100 rpm olduğunu belirtti.

    MERTSAV Yönetim Kurulu Başkanı İş insanı Şenol Özcan 800 m etkili menzil alanına sahip MMG556 SAW adlı yeni silahın Belçika ve ABD tarafından ülkemize verilmeyen ve ambargo konan silahtan çok çok daha kullanımlı olduğunu belirttiği açıklamasına tam otomotik&emniyet sistemli son model silahın atış modunun dağılımında 50 metre mesafede 10 cm çapında daire çizdiğini söyledi.

    Özcan, MM556 SAW’ın soğuk dövme/Quick Change Namlusunun ömrünün 15 bin atım olan MMG556 SAW silahın hidrolik tamponlu 3 kademe ayarlı, sol taraftan M’/ Mayonlu Şerit ve STANG Şarjöre sahip olduğunu belitti. 

    MERTSAV Yönetim Kurulu Başkanı Özcan, İkinci yedek namlu, şerit kutusu, STANAG Şarjör donamının yanı sıra üst kapağa ve el kundağının altına enterge pikatini ray, 1 adet yedek namlu, namlu ısı koruyucu kapak, el kundağı altına takılabilir el tutanağı, pikatini ray kılıfları, temizlik kiti, ayarlı askı kayışı ve kullanım kılavuzu ile piyasaya sürdüklerini belirtti.


    Kalite ve müşteri memnuniyeti odaklı olarak; İstanbul Üretim Merkezi, İstanbul Ar-Ge Merkezi ve Kırıkkale Üretim Merkezi tesislerinde konusunda uzman çalışanları ile yaklaşık 8.00 m2 kapalı alanda askeri ve sivil kullanıma yönelik hafif silahların imalatını yaparak yurt içi ve yurtdışı pazara sundukları ürünlerinin en son modeli olan MMG556 SAW’ın başta bu ülkeye 30 yıldır bu silah tipini vermeyenler olmak üzere tüm silah pazarında en gözde silah olacağına inandıklarını belirten MERTSAV Yönetim Kurulu Başkanı başta güvenlik güçlerimize olmak üzere ülkeye katkı sunacak olan ürünleri üretmeye devan edip, mevcut mühendislerimiz, çalışanlarımız, tedarikçilerimiz yanı sıra yeni iş alanları açacağımız bir çok insana iş imkanı sağlamayı sürdüreceklerini sözlerine ekledi.


    Göle yolu gibi bitmeyen Hanak yolunda kaza!


    Geçtiğimiz yıl içerisinde meydana gelen 136 kazada 2 kişi hayatını kaybettiği, 261 kişinin yaralandığı Ardahan’da yıllardır bir türlü bölünmeyen Ardahan yollarından yeni bir kaza daha yaşandı.

    Ardahan’ın Posof ilçesinde bulunan Türkgözü (Badele) giden yabancı plakalı bir tır devrildi.

    Ölen yada yaralananın olmadığı kazada bir tülü bitmeyen ve bir türlü bölünemeyen yollarda yaşanan kazalar devan ederken yıllardır bitmeyen Göle yolu gibi doalgaz bekleyen Hanak, Damal ve Posof güzergahına giden yolda Çıldır yoluda aynı durumda.
     


    BRANDALI HASTANE AÇILDI!..


    6 YLDA ANCAK YAPILAN HASTAHANE


    BRANDA LEVHA İLE AÇILDI!..

    Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a sınır ilçesi Çıldır’da yapılan 10 yataklı hastane nihayet bitti. 

    Yaklaşık 6 yıldır inşaatı devam eden 10 Yataklı Çıldır (Entegre) Devlet Hastanesi’nin Merkez dahil 37 Köyü bulunan Çıldır’a hizmet vermeye başlarken bir kaç müteahhittin batmasına da neden olan ve devlete milyonlara mal olan hastaneye doğru dürüst bir levha yerine branda levha ile açılması dikkatlerden kaçmadı.


    Mozoret Fidanları Kıtır, Kıtır Kesiliyor..


    Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan sınırında bulunan Çıldır ilçesi sınırları içine bulunan altında tünel açma çalışmalarının devam ettiği Soğara/Mozoret tepesinde bulunan ve daha genç olan ormanda ‘Genişletme, bakım’ adı altında acımasızca doğranırken, ilçede halkının yaşanan ağaç katliamını uzaktan sesizce izlemesi dikkatlerden kaçmıyor.GÜNLERDİR BULUNAMIYOR!


    arşiv haber 02/0872022 tarihli haber/yorum


    Ardahan’ın Hanak İlçesine bağlı Sazlıçayır (Ahalşeni) köyünde çobanlık yapan bir kişi günlerdir kayıp olan çobanın hala bulunmadığı öğrenildi.


    Alına bilgilere göre yaklaşık 10 gün önce 3 arkadaşı ile birlikte hayvanları otlatmaya çıktığı öğrenilen Erhan Uslusu isimi şahsın ‘başım ağırıyor’ diyerek arkadaşlarından ayrıldıktan sonra başında olduğu sürünün başına ve evine dönmemişti.


    Tüm aramalara karşın günlerdir bulunamayan şahsın akıbetinin ne olduğu bilinmezken son olarak Erzurum tarafından telefon sinyallerine rastlanıldığı ileri sürülen şahsın bulunması için aramaların devam ettiği bilgisi alındı.


    Yakınlarının yanı sıra AFAD ekiplerini aradığı şahsın başına ne geldiği bilinemezken Hanak ile Çıldır İlçeleri arasında bulunan Bin 800 rakımlı Kasret dağında ve eteklerinde aramaların alan genişletilmesi yapılarak devam ettiği bilgisi alındı. 


    **KASİRET DAĞI VE YAYLASI..


    12.7.1948, Kertene Kertene, Gürcüce’de arpalı demektir. Köyün ortasında yekpâre kaya vardır. Diğer kayalığın üzerinde kilise ve hisar izleri var. Eskiden Kürtler Gaçiyan’da (aşağı ve yukarı) ve Cocorta’da (çermikten yukarıda bulunan bostan yerinde) oturur, bu köylülere çok eziyet verirlermiş. Senede yedi yerde çadır kurarak, Zığaristav’dan Uğuz’a kadar yer değiştirirlermiş. “Akar-bakar” diye dereye başını uzatan sığır, koyun ve atları yakalar, sahibinden ağır cerimeler aldıktan sonra bırakırlarmış. Sonradan Ruslar bunları toplayıp Hamaş’a yerleştirmişdir. Kür’ün aşağısında Hariş’ten yukarı Tümük’te de Kürtler varmış. Aydın ağagil, Xırtız’daki Panaket’ten gelen Baduroğullarındandır. Eski bir isimdir. Mânasını bilmezler, bahadır demektir. Halk arasında bu nahiyeye Niyalasxor derler. 13 köydür. On köy, suyun solunda, üç köy sağındadır. Solda Hamaş (çoğu Kürt, azı Yerli), Zerebük (Yerli), Okşit (Ampur muhtarlığına bağlı, Yerli), Kertene (Yerli, kertenkelesi çoktur), Kurtkale (Yerli), Kôdas (İmir), Tatalet (Yerli), Colit (İmir), Ampur (Yerli), Vaşlop (Yerli), Çamurda (Yerli). Suyun sağında, Zığaristav (Yerli), Yerli Çayis (Yerli), Kenarbel (Terekeme, İmir değil), Meşe Ardahan’da Hoşiret, Axaşen, Örüşet, hep Kürt’tür. Bunlar Kürt’müş fakat evlerinde de Kürtçe konuşmazlar, köyün çocukları bilmezler. Hamaş’ta hemen hemen Kürtçe bilen çocuk yoktur. Bunlar hudut boyundadır. Bundan yüz veya 150 sene evvel Gürcistan’dan Borçalı’dan gelmedirler (1801). İmirdirler. Babaları da burada doğmuştur. Haritanın Doğrusu Kertene köyü köprüsünden (Demirköprü), Kertene ve Kurtkale, Zığaristav’dan gelen araba yolları, bu demir Kertene köprüsünden geçer. Zığaristav’ın sinorunda köprüden itibaren Ardahan suyu hudut oluyor. Sağdan Aloda suyu, sağdan Xıngir suyu, soldan Ardahan suyuna karışır. Hudut, Xıngir suyuyla başlar. Karzak’la Kür arasında Ermeni köyü (Müslüman azmış) Moraguval’dır. Xıngir suyunun solunda Panaket köyü (Müslüman), altında da Varnet, Karzamet, şimalde Gavet İncedere tepesi, Gavet’ten aşağı aynı dere üzerinde Niyala köyü vardır. Huduttan öteye Ardak, ötede kalıyor. Agara’dan yukarı Lebis köyü vardır. Hasta Hasan’ın köyüdür. Bizde kalan 14 köyden âşık yetişmemiş fakat Niyalasxor’dan, Lebis’ten yetişmiştir. Vaktiyle Niyala’ya bağlı olduğundan buraya Niyala=taş axor mânasına Niyalasxor demişlerdir. Keldağ bizdedir. Kasret’ten hudut geçer. Uğuz mıntıkası Meşe Ardahan’la Niyalasxor arasındadır. Hangi bölgeye ait olduğu sabit değildir. Prof. Dr. M. Fahrettin KIRZIOĞLU Çıldır Köyleri Seyahat Notları – II* * Yunus Zeyrek tarafından yayına hazırlanan bu yazının birinci bölümü, dergimizin 10. sayısında çıkmıştır. Bizim Ahıska 23 Bu dere köylüleri Çıldır’ı Niyalasxor’dan ayrı sayarlar. Oralar Çıldır’dır derler. Ardahan suyunun sağında Zığarıstav solundan Kertene, Kurtkale arazisi bir çukur gibidir. İsmi Niyalasxor. Ufukta şark cenubundaki büyük sırtın tepesi Tavşan tepesi üzerinden hudut geçer ve köprüye hakim tepe Yumru tepedir. Zığarıstav deresinden Kenarbel gölünün ayağı olan ve bir değirmen çeviren su gelip sağdan Kür’e karışır. Kurtkale’nin şimalindeki kayalık sırtlara Koduşet, şarkında Kurtkale kayalığı, daha şarkında Çamurda tepesi. Kertene’nin şimalinde yumru Büyükdağ, Babaseyit (Halk ağzında Babazet) dağı Kurtkale ile Kertene sinorunda şimal garbinde uzanan sırtlara Kolliçegil tepesi (kollu olduğuna), Keldağ (yarıdan yukarısı taşlık ve otsuz olduğundan), Zerebük sinorunda yumru dağ da Gökdağ. Köyün garbinde üst kenarında Ziyaret tepesi derler. Ayrıca köyde bir kayalığa Kayabaşı, yukarısındaki bir kayalığa da Kilise kayası derler. Büyük kayalıkta bazan kemik çıkar. Kale yoktur. Keklik öten, yavşan biten, tavşan yatan, yerden ırak ol ki keklik kıraçta, yavşan kıraçta, tavşan kışlakta yatar da ondan. Çamurda’da Bedeloğulları, Gödekoğulları var. Badıroğulları, Panaket’ten Kertene’ye gelmedir. Zerebük altında Zeg kiliselidir. Yukarıda Radasin (kiliseliydi), Gumlet (kiliseliydi). Bu üç köyün harabesi Kertene hududundadır. Dikkat: Niyalasxor Çıldır’ın diğer köylerinde hiç şalvar ve gazeki kalmamış. Erkekler ceket, pantolon, şalvar veya zığva kilot giyiyorlar. Bazan da Yerli şalından bunları dokuyorlar. İhtiyar kadınlar kurşak bağlanıyor. Kale bağçası, Kurtkale’den yarım saate inilen derede biçiminde bir yarımadadaki kayalığın üzerinde ufak bir kale vardır. Batı yanı bahçelidir. Ceviz, elma, armut olur. Bu bağlar, Meredisli Senemoğullarınınmış. 9/12 hissesini Kurtkaleliler satın almıştır. Eskiden Çıldırlılar buraya gelip tahıl, yağ, dükkân eşyası getirirdiler. Burası panayır gibi olurdu. Meyveyle değiştirirlerdi. Şark ilerisinde Küçükkilise derler bir harabe var. Vaşlop hududunda çayın kenarında düzlük ve Hasbahça vardır, Başlop’tadır. Yanında Ardahan suyu göllenir; Xino’nun gölü derler. Bu kalenin kayalığı üzerinde hisar (duvar) vardır. Üstünde kayalıktaki duvarlar da içkale oluyor. Kapısı şimale açılır. Kilise, içkaleden kalenin şark cenubu eteğinde, çayın tabanında Hamam denilen kaynatma bir harabe var. İçkalede kesme taştan içi 14 ayak eninde, 22 ayak uzununda ufak bir kilisedir. Kemerli kubbeli, tonos. Kapısı kıbledendir. Ortodoks kilisesidir. Resimler şark tarafındadır. Alçı üzerine boyalı, dinî resimler vardır. Kemer kubbesi ortadan delinmiştir. Dışkalenin iki kapısı var. İçkalede bina harabeleri var, bazısı kaynatmadır. Kilisenin cenup yanında bir üstüvani kale harabesi vardır. 13.7.1948, Zığarıstav Köyün orta ve çukur mahallerinde etrafı kaba kara taşla (yontma değil) çevrili kilise kısmı, kırmızı ve içi kara kevek taştan imiş. Kilise çok yüksektir (10 m. kadar). 14 ayak kutrunda bir yarım daireli iç kısmı vardır, şarka taraf. Derenin kenarında yapılan ve bir bedenle çevrilen bu beden kilise, kalecik vazifesi görürmüş. Kale gibi bir kiliseydi. Yanında çok kemik çıkar. Battal Gazi, Ağtaş ile Zığarıstav arasındaki Tikmetaşa gelerek, hârikle gelerek harbedip fethediyor. Sonra kale bahçesini de zaptediyor. Sonra kale beğinin kızı taş atıyor. Battal, şehit düşüyor. Kız da hançerle gelip orada âşıkının yanında düşüyor. Kür Irmağı – Kertene 24 Bizim Ahıska Karzak gölünde bir ada var. Burada köy var. Taştan koç, at heykeli var. Çayis’te koç ve at resmi vardır. Bu köyde, kazılınca güveç çok çıktı. Tıkka toprağı bu köyde vardır. Cavaxet, merkezi Ahılkelek olan bölgeye denilir. Xırtız da sayılır. Karapapaklar, Yerlilere Çinçavat derler. Yerliler de Karapapaklara İmir derler. Van çukurunda Buzmaret, Van, Uzundere İmirdirler. Evleri kötü kokar. Van, Buzmaret, Koyundere ahalisi İmir’dir. Colit, Kôdas, Ardak, Panaket İmir’dir. İmirler, ge’yi ga şeklinde söyler. Götürme/gotuma diyenler İmir’dir. Bizim Niyalasxor’da eskiden Gürcice bilen yoktu. Yalnız Persalılar (Ahıska’da Persa köyünden gelenler) Kenarbel’de Gürcice bilirlerdi. Gagavan: Malı, koyunu olmayan, rençberliği olmayan ve yalnız bağ ve meyveyle geçinen ahali Gagavandır, Zığarıstav da. Dere yerlerde Şavşet, Posxov Gagavandır, rençber değillerdir. Ardanuç, Yusufeli, Xırtız, Azgur da Gagavan’dır. Tümük’te kale vardır. Ardahan çayının solundadır. Terekemeler, Ardahan Kür’ü derler. Yerliler Ardahan çayı derler. Tümük’ün Kürd’ü, mutruptur, dilenirler. Bunların dilencisi yamandır. Tek bulursa adamı öldürür ve bir kapıdan bir şey almadan gitmezler. Xızan, mal yemez, xabis, pislik içerisinde yaşayana derler. Karzak’tan Xırtız’a kadar Cavaxet’tir. Eskiden ihtiyarlar burmalı çit sarardı. Delikanlılar sarık sarardı, çocuklar dal fesi örterdi. Orta yaşlılar da papak örterdi. Yerliler de papak örterdi, kabalak bağlardı. Zığva hiç giymezlerdi. Arkalık giyerlerdi. Şuba, arkalığın üstüne giyilen kaytanla bağlanır bir pelerin gibidir. Kırım papağı giyerlerdi. Çok zenginler, şubanın üzerine de yamçı giyerlerdi. Çok zenginlerin elbisesi şöyleydi: Bedene döngümlük, üzerine bir zubun (işlik), üzerine arkalux, üzerine çuxa, üzerine şuba, üzerine yamçı (ata binende), son zamanlarda Hüseyin Paşa böyle giyinirdi. 13.7.1948, Yerli Çayis Köyde halen cami olarak kullanılan, haricen 29.5 ayak eni, 54 ayak uzunudur. Dar cephesi Karasu’yun sağında, Şeytankale’nin karşısındaki türbelik Çatxev harabesinde taş koçlar çok vardır. 15-20 tane var… Eyerli koç, kırmızı damarlı taş. Şimal yanındaki duvara dayalıdır. Ocak, mum dolabı var. Kilisenin yan bahçesi, harçsız taştan bir çevirme. Temelden yukarı büyük taşlar kullanılmıştır. İki metre uzunu, bir metre boyunda taşlar vardır. Yedi karış bir süem1 kuyruktan başa kadar uzunu, beş karış yüksekliğinde büyük koç eyerli. Kızıl taş. Arkasında çil gök taş koç daha küçüktür, uzunu altı karış. Kilisenin içerisi tonozlu kemerdir. Kapısı cenuptan ve şimalden olmak üzere iki tanedir. Köylüler icabında cami, icabında kilise olarak kullanılsın diye üstadının böyle yaptığını rivayet ediyorlar. Cenup kapısı ortadandır. Şimdi mihrap yapılmıştır. Şimaldeki kapısı cami kapısı olarak kullanılmaktadır. Zemini tahtasız, döşemesizdir. İçeriden çıkıntılı iki kemer ve tonozla tavanı örtülüdür. Şimal kapısında içeriki sol sövede oyma şu yazı var: (Bir papaz 1912’de gelip okumuş. 975 sene önce yapıldığını söylemiştir). Çatxev, Ardahan çayı ile Çıldır suyunun kavuştuğu yerdedir. Çayis, 93’ten sonra bir tarafa muhacir olmamıştır. 120 hanedir. Çatxev köy harabesi, buranın kıblesine düşer. Şimaldeki sırtlara Zadén, Kür’ün solunda, şimali ormanlı sivri tepeye -ki Cocorta’nın yanında- Loru tepesi derler. Kıbledeki sırtlara Mozurét derler. Gündoğandaki sırtlara Dambazxura derler. Çayis’te ay adları: Döldöken/mart, abril, mayıs, kirazayi, orağayi, meyramayi, bögrümayi, şarabayi, koçayi, karakış, zemheri, gücük. 12 hayvanlı seneler usulünü bilirler. Hocalardan, eskilerden duymuşlardır. Zığarıstav ve Çayis’te hocalar Yerlidir. Diğer köylerde (hoca) yoktur ve Şavşet köylerinden gelirler. Kenarbel gölünün garp ucunda Zurzuna-Karzak şosesi solunda köyün şimal yanında iri taşların bulunduğu Tikmetaş denilen mezarlıkta 8 karış uzunluğunda 4 karış yüksekliğinde 2 karış da toprağa girmiş iki tane yüksek haç taşı var. Kırmızı, kara taştan at heykeli var. Bir koçu da Zurzuna’ya götürmüşler. 13.7.1948, Suxara Âşık Şenlik’in, Yukarı Mahalle mezarlığında, dağ yolunda, köyden çıkarken sağ kolda (köyün şark şiRabat – Şeytankale (İblis Hisarı). Bizim Ahıska 25 mali köşesinde) yekpare taştan fesli baş taşı, kabartma 11 satır: halinde “Halk Aşıkı Şenliği Baba – 1913” ile bir şiirinden dörtlük yazılmış. 2 Tekerleme: “Suxara/Suyu kara/Otu yok/Güni kara” Kakacın 250 m. garp şimalindeki tepe üzerinde gök taştan koç taşı, yedi karış uzunu, yere gömülü. Köylüler ziyaret ederler. Bu tepe hep mezarlıktır. 15 adım garbında da kafası kırmızı bir koç veya at heykeli var ● Yazıda geçen köy ve kasabalar, bağlı olduğu ilçe ve yeni adlarıyla şöyledir: Acara : Merkezi Batum şehri olan ve bugün Gürcistan sınırları içinde bulunan özerk bölge. Agara : Ahıska-Asmiza’nın köyü. Ahılkelek : Cavaxet bölgesinin merkezi. Ampur : Çıldır-Kenardere Ardax : Ahıska-Asmiza Ardanuç : Artvin’in ilçesi. Axaşen : Hanak-Sazlıçayır Azgur : Ahıska’nın doğusunda eski bir Türk kasabası. Babaseyit : Babazet dağı Borçalı : Tiflis’in güneyinre Terekeme Türkleriyle meskûn bölge. Börk : Hanak’ın köyü. Buzmaret : Ahıska-Asmiza Cavaxet : Ahıska’nın güneyinde merkezi Ahılkelek olan bölge. Colit : Çıldır-Akçıl Cuvantel : Posof-İncedere Çamurda : Çıldır-Akdarı Çıldır : Ardahan’ın ilçesi. Eski Beğrexatun: Çıldır’ın köyü. Gavet : Ahıska-Asmiza Gügübe : Hanak-Binbaşak Hamamlı : Borçalı Hamaş : Çıldır-Ağıllı Hoçuvan : Ardahan’ın nahiyesi. Hoşiret : Hanak-Dilekdere İmir Hasan : Borçalı Karzak : Ahılkelek Karzamet : Ahıska-Asmiza Kenarbel : Çıldır’ın nahiyesi. Kertene : Çıldır-Akkiraz Koblıyan : Ahıska’nın kuzeybatısında merkezi Adigön olan bölge. Kôdas : Çıldır-Sabaholdu Koravel : Çıldır-Sazlısu Koyundere : Ahıska-Asmiza Könk : Hanak-Arıkonak Kumris : Ahılkelek Kunduzxev : Çıldır’ın eski bir köyü olup bugün harabedir. Kurtkale : Çıldır’ın nahiyesi. Kür : Bugün yanlışlıkla Kura denilen Ardahan suyunun tarihî adı. Lebis : Ahıska-Asmiza Meredis : Çıldır-Gölebakan Meşe Ardahan : Ardahan’ın Hanak ve Damal ilçelerini içine alan bölgenin eski adı. Meyram : Çıldır-Meryem Moraguval : Ahılkelek-Mirakval Niyala : Ahıska-Asmiza Niyalasxor : Bir kısmı Çıldır bir kısmı Ahılkelek’te coğrafî bölgenin adı. Oğuzlu : Arpaçay’ın köyü. Okşit : Çıldır-Horozöten Ölçek : Ardahan’ın köyü Örüşet : Hanak-Oğuzyolu Panaket : Ahıska-Asmiza Pasin : Erzurum’un Hasankale ilçesi, Pasinler. Persa : Ahıska’nın köyü. Posxov : Ardahan’ın Ahıska sınırındaki ilçesi. Rabat : Çıldır-Yıldırımtepe Sabadur : Çıldır-Kuzukaya Samavat : Kars-Yücelen Sikerep : Çıldır-Kotanlı Suxara : Çıldır-Yakınsu Şavşet : Artvin’in ilçesi. Tatalet : Çıldır-Baltalı Tezeköy : Ahıska-Asmiza Tümük : Ahıska-Asmiza Urta : Çıldır-Gölbelen Van : Ahıska-Asmiza Varnet : Ahıska-Asmiza Vartmana : Çıldır-Kaşlıkaya Vaşlop : Çıldır-Övündü Vel : Hanak-Sevimli Xevat (Xavet) : Ahılkelek Xırtız : Ahıska-Asmiza Xilevan : Çıldır-Doğankaya Yeni Beğrexatun: Çıldır’ın köyü. Yerli Çayis : Çıldır-Kayabeyi Yusufeli : Artvin’in ilçesi. Zerebük : Çıldır-Dirsekkaya Zığaristav : Çıldır-Öncül Zurzuna : Çıldır ilçe merkezinin eski adı. 1 Süem: Sonuna kadar açık haldeki başparmakla işaret parmağı arasındaki mesafe. 2 Bu şiirin tamamı şöyledir: İster ihtiyar ol ister nevcivan Bu dünyada bâki kalan öğünsün Meraksız fikirsiz gamsız her zaman Başatan şâd olup gülen öğünsün. Müddet-i Hazreti Âdım’dan beri Okunmaz defteri bilinmez sırrı Bu dünyadan gitti nice bin biri Ahretten dünyaya gelen öğünsün. Şenlik der bu dünya fanidir fani, İskender Ürüstem Süleyman hanı Ecel pazarından kurtarıp canı Azrail’den mühlet alan öğünsün.


     



    Adım da Fakir Yılmaz…


    Ben 1992 yılında yeniden vilayet olan ve her yıl ortalama bin kişinin göç ettiği ülkenin 75 plakalı Ardahanlısıyım.

    Yani ülkemin Çıldır Aktaş ve Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapıları ile Kafkaslara açılan kenti Serhat Ardahanlıyım…

    Geleceğin Davos’u, Ahıska kültürü ile yoğrulan Posoflu,

    Kışları yüzeyleri tamamen donan, yazları içilesi suyu olan gölleriyle Terekeme, Çıldırlı, ülkenin kurucusu Atatürk’ün siluetinin dağlarına yansıdığı Alevi Damallı, doğanın yeşil çamlarla donattığı Kürt Göleli, bin bir çiçekle donanmış yaylaları ile Hanaklı, Dadaşlara komşu Köprülü, yani Gorvengli, 3 bin 197 rakımlı, altı su kaynayan, bölgenin en büyük dağı Kısır dağı eteğindeki Hoçvanlı, balı, kazı, kışı, kaşarı, yaylası, kırmızı etiyle meşhur Türk, Kürt, Alevi, Sünninin kardeşçe yaşadığı 300’e yakın köyü olan kentliyim.

    Gürcistan ve Emenistan’a yetmedi, Acara Özerk Cumhuriyeti sınır, Kafkasya’dan getirilip, dünya pazarlarına sevk edilen doğalgaz ve petrol boru hatlarını taşıyan Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Tanap boru hatlarının geçtiği kentli, bir Serhatlı’yım…

    Adım, Burdurlu yazar Fakir Baykurt’tan, rahmetli babamın teksir makinası ile çıkardığı “Fakir Dostu” adlı gazeteden isim hediyesi olmuş…

    Ve 33 yıldır başta aşkım dediğim Ardahan’ımı olmak üzere, ülkemi ve dünyayı yazan bir gazeteciyim.

    Evli, 6 Torunu, 5 çocuğu olan 1969’lu kent merkezine 13 km. uzaklıkta olan Şişka köyü doğumluyum…

    53 yaşına adım atan bir gazeteci olarak ekmeğimi taştan olmasa da, gazetecilikte çıkarmış biriyim.

    Tabi 7 yaşından beri ailemle birlikte ticarette yapmış, çekin, senedin, borcun, harcın ne olduğunu sizin kadar iyi bilen biriyim…

    Ülkemin hemen her yerini gezmiş, ticaret ve gezmeye Gürcistan’a, Galatasaray maçını bir gazeteci olarak izlemek için Ermenistan’a giderken mesleğimde olduğu gibi ülke sınırları gibi bin bir zorluğu aşmaya çalışmış halada çalışan bir gazeteciyim…




    Ve bu süre zarfında hep yollarda, gurbette, sıla özlemi ile yanan birisiyim.

    Ve bu özlemimi, aşklarımı, sevdalarımı, şiirlerimi hep yazarak dile getiren bir gazeteciyim…

    Kurşun harfleri dizerek adım attığım gazetecilik mesleğime Ardahan’da başladıktan sonra önce İstanbul Cağaloğlu’nda Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi renkli olarak çıkardıktan sonra 99 depremiyle sarsılan ve hala yaralı olan Kocaeli’nde cep harçlığımla günlük olarak çıkarıp, üç yıl boyunca yayınladığım Siyah Beyaz adlı gazete ile yerelden metropolde gazete çıkarmışım…

    Ardından 99’da yaşanan Marmara depremi ile Kocaeli gibi bende sarsılmış olarak ve doğduğum yerde yeniden doğup, yaralarımı sarmak, sarsıntıyı atıp, bir kez daha başlamak için o çok sevdiğim Ardahan’a mecburen geri dönmüş, sonra ara sıra yeniden metropol denen İstanbul ve diğer birçok kentte yeniden tutunabilir miyim diyerek direnmeye gayret eden biriyim.

    Ülkemin en büyük metroplünden en zengin illerinden olan Kocaeli’nden yine ülkemin en yoksul memleketim Ardahan’a geri dönmek zorunda kaldıktan sonra, memleketime ilk ofset makinesini getiren, bununla yetinmeyip, şirin Ardahan’a ilk renkli tabloid boy gazeteyi kazandırdıktan sonra aynı kentte hala yayınlanan 1980 yılında yayın hayatına başlayan aile gazetemizde Anadolu Gazetesinde aktif gazeteciliğe başlamış Fakir Yılmaz’ım.

    Ve daha sonra sahipliğin sonrasında Yazışleri Müdürlüğünü üstlendiğim Kuzey Doğu Anadolu adından ilk günlük, sonra Son Vilayet adında ikinci günlük gazeteler çıkaran, ardından ilçelerine de matbaalar kurup, Ermenistan ve Gürcistan’a sıfır sınır Çıldır ilçesinin ilk gazetesi Çıldır Gazetesi, Ardahan’ın ekonomik olarak Kocaeli ile İstanbul arasında sıkışmış ve büyükşehirli İl olmak isteyen Marmara bölgesinin sanayide en güçlü ilçelerinden  biri olan Gebze gibi baş harfi G ile başlayan ve bir dönem gazetecilik yaptığım Gebze’ye benzettiğim Göle’de Yeni Gözlem adlı ilk günlük gazeteyi çıkardım.

    Devamında, ülkeyi ve dünyayı ısıtan doğalgaz boru hatlarının geçmesine rağmen hala doğalgazsız olan dakar, toprak, alan büyüklüğü anlamında Ardahan’ın en büyük ilçesi olan ve %38 i Alevi, geri kalanın Sünni olduğu Hanak ilçesinde Hanak/Damal Gazetesi gazeteler çıkaran, yaşım kadar gazeteci yetiştirmiş bir gazeteciyim.

    Bugün hala kendi haber sitelerim ve gazetelerimin yanı sıra haber ve yorum yazdığım gibi birçok ulusal gazete de muhabirlik yaptım, manşet haberlerine imza attım. 

    Ve onca ödülün, plaketin yanında Başbakanlık Basın yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Jüri Özel Ödülü, Gazeteci Metin Göktepe Ödülü gibi bir o kadar da değerli ödül, plaket almış biriyim.

    Ve hala gazetecilik yaparken toplum aydını, önderi denenlerin “Gazetecilerin” de sadece gazeteci olarak kalmaması gerektiğine inanan biri olarak Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığının yanı sıra “Güçlü Bir Ardahan Lobisi”  oluşturma iddiası ile kurulan ve bu yolda yol alamaya devam eden ve kısa adı ARDAFED olan Ardahan Dernekler Federasyonunda, gençliğe ve spora karınca, kararınca el atma arzusuyla Serhat Ardahan Spor Kulübünde görev alan ve bu üç önemli kuruma beş kuruş almadan tamamen gönüllü ve de kendimden vererek başkanlık yapan bir vatandaşım.

    Yani kısacası son günlerde yazılarımla siz sayın okurlarının karşısına gelen ve onca badire atlatmış, köyünde yaşanan kan davası sonucu kurşunlanmış, trafik kazaları geçirmiş, delikanlı denen dönemde top oynarken bıçaklanmış, yoran özel hayatıyla zaman zaman sızlayan yaraları kabuklaşmış ve 35 yıl her gün onca davalık, tazminatlı olan ama her yazdığımın altındaki imzamı geri çekmediğim yeniden aynı imzayı atacak haberinin yanı sıra ülke, dünya, özel, tüzel yaşamla ilgili günlük yorum yazısını yazan bir gazeteciyim…

    Ha unutmadan Tempo TV, YouTube ArdahanTV’de tv programcılığının yanısıra diğer sanal ortamlarda  canlı yayın yaparak yazan bir gazeteci olmakla Türkçe, Kürtçe’yi karıştırıp, konuşan gazetecilik boyunca sakallı birde sunucuyum…

    Bilmem tanışabildik mi?

    Neyse..

    Kısacası; Bir gazeteci olarak, dayanışma adına bir zamanlar yazdığım ama şimdi ayrıldığım onca gazete, tv kanalı ve ajansın yanında şimdi, şu an siz Marmara’nın Sesi, kuzeynadolugazetesi.com, kocaelibakis.com, sonvilayet.com, butentv, sakinca.com, kuzeyteve, gazeteemek, doğubeyazıtgazetesine yazılar yazan, bölgenin ilk E-Gazetelerini çıkaran okurlarına yeniden merhaba diyerek bundan sonra da günlük yazılarımla ve zaman zaman haberlerimle hayatının son noktasına kadar sizlerle olmaya devam etmek isteyen bir insan, bir gazeteci ve dostum ben…

    Adımda Fakir Yılmaz..



        arşiv haber 05/05/2022 tarihli haber/yorum


     



    KENDİSİNİ VURDUĞU İDDİA EDİLEN


    GENÇ KIZ KURTARILAMADI! 


    Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Mollahasan köyünde 18 yaşındaki bir kız çocuğu babasına ait bir silahla oynarken kendisini yaraladığı iddia edilen genç kız kurtarılamadı.


    Silah sesini duyan komşu ve yakınları ambulansı aradılar. Olay yerine intikal eden ambulans yaralı kızı göle devlet hastanesine kaldırdı. Yapılan tüm müdahalelere rağmen Mollohasan köyü muhtarı B.F’nın kızı hayatını kaybetti.  Yaşanan olayla ilgili soruşturma başlatıldı.


    KAR YAĞDI, YAŞLI KADIN KAYIP OLDU..


    Mayos ayının içinde olunmasına rağmen kar yağışının devam ettiği Ardahan’da hayvanlarını otlatmak için merada bulunan yaşlı kadın köyünün yolunu bulmayonca jandarma devreye girdi.


    Ardahan’ın Damal ilçesinde, yakınlarının haber alamadığı 65 yaşındaki kadın için arama çalışması başlatıldı.

    Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Tepeköy köyünde dün hayvan otlatırken kaybolan 65 yaşındaki N.M.’in yakınları, durumu yetkililere bildirdi. Bölgede çalışma başlatan Jandarma ve AFAD ekipleri, aşırı kar yağışı nedeniyle arazide mahsur kalan ve kaybolan N.M. isimli yaşlı kadının 20 büyükbaş hayvanı ile birlikte 4 saatlik aramanın sonucunda bulunarak güvenli bir şekilde köyüne dönmesi sağlandı. 



    Camileri Kapatın!..


    Kardeşim Deniz’in bizi derinden üzerek bir anda yanlarına gittiği Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ın idam edilmelerinin 50. yıl dönümünün hatırlandığı, anıldıkları bir zaman da Ramazan ayını bitirdiğimiz şu günlerde hala tartışılan genel seçimlerin yanı sıra Başkan Erdoğan ile Saadet Partisi Lideri arasında siyaset konusu olan İstanbul’daki 60 bin kişilik Çamlıca camisi ve Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın ‘Ezan Türkçe okunsun’ demeci ardından partisi CHP’den ihraca kadar giden yolda yeni yapılan camilerde en çok konuşulan ama mahalle baskısından korkulup, alenen tartışılmaktan çekinilmektedir.

    Evet, dinimizin emrettiği ve Ramazan ayının da etkisiyle ‘pandemi de bitti…’ denilerek yeniden doldurmaya çalıştığımız camilerin çokluğu, dolamaması gibi konuların tartışma konusu olduğu ülkem de benimde bu yönde bir önerim olacak.




    Umarım bu önerime kızıp, ‘Ezan Türkçe Okunsun’ dedi diye ve diğer birçok anlamsız çıkışı dolayısıyla partisinden olup, yeni bir parti kuran Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz ya da ’60 Bin kişilik cami yapmaya ne gerek var?’ diyen Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu gibi hedef tahtasına bende oturtulmam inşallah.

    Ardahan’dan İstanbul’a doğru yol aldığım Karadeniz sahil yolu boyunca gördüğüm manzaraların başında Ardahan’da olduğu gibi diğer illerdeki yeni ve inşaat halinde olan camilerin yanı sıra bu bölgede de deniz manzaralı birçok yeni caminin yapıldığı ve o yoldan geçenin inşaat halindeki bu camileri görüp, yanındaki ile tartışmasının gündemime girmesine neden olduğu camiler konusunda benim de bir önerim olacak.

    Bu önerimde; İstanbul Çamlıca’da ki 60 Bin Kişilik yeni camilerin art arda yapılması ile bu nedenle mevcut ve eski camilerin cemaat bulamadığı yönünde görüş belirtenlere ve Diyanet Başkanlığına olacak.

    Ama bu önerime destek olsun diye öncelikle 18 yıl önce iktidara gelen ve cami yapımının hızlandığı bir süreci yaşatan mevcut iktidar tarafından uygulamaya konulan ve benimde destek verdiğim bir projenin camiler konusunda da hayata geçirilmesidir.


    Nedir o plan, proje ve önerim?

    Örnek olarak Ardahan’ı ele alalım..

    Bu hükumet döneminde Ardahan’ın iki beldesi, nüfusu iki binin altına düştü diye ülkedeki diğer birçok değil, yüzlerce belde kapatıldı ve bu beldelere verilen hizmetler tepki çekse de bir noktaya çekildi mi?

    Evet..

    Peki bu beldelerin yanı sıra Ardahan’ın ilçelerinde olduğu gibi diğer kentlerde ki cezaevleri, PTT şubeleri hatta hastaneler ve en önemlisi köylerdeki birçok okul ‘Toplu Taşıma’ adı altında kapatıldı mı?

    Evet..

    Başta İstanbul’un Anadolu ve Avrupa yakasına yapılan devasa Adliyeler ardından birçok adliye kapatılıp, buralara toplatıldı mı?

    Evet..


    Ve bunlar üzerinde birçok hizmet tek noktada sunulmaya başladı mı? Ve bu proje ardından hizmet maliyetleri de düştü mü?

    Buna evet demek için belki başka bir tartışma açacak ama mevcut hükumete ve bana göre doğru olan ne kadar küçük, eski cemaatin gitmediği camilerin gerek var olan camilere gerekse yeni yapılan 60 bin kişilik Çamlıca camisi gibi büyük camilere toplanmasıdır.

    Yani, belde, adliye, cezaevi, askeri şube, okullar, hastaneler ve sağlık ocakları nasıl kapatılıp, bir merkeze toplatılıp, yenileri yapılmaya devam eden cami çokluğundan dolayı cemaat bulamayan camiler de bir merkeze, büyük Camilere toplansın derim…

    Olmaz mı?,

    Camiler de bir araya toplanılmaz mı?

    Vallahi olur hem dinimiz gereği insanların toplanıp, dini vazifelerini yerine getirmesini sağlar hem de insanların birbirleri ile tanışması, kaynaşması sağlanır…

    Zaten Allah’ın evi olan camilerde Allah’a karşı olan vazifelerini yerine getirmek için gittikleri o camilerde, toplu alanlarda bir birileriyle kaynaşması, fikir-alışverişinde bulunulması bu amaçlı değil mi?

    Dahası açık olarak söyleyecek olursak ‘Gelin küçük, eski ve cemaati az olan tüm camileri, sağlık ocakları, okullara, beldeler, askeri şubeler, adliyeler ve aklıma gelmeyen onca kurum ve kuruluşu hizmet merkezi gibi kapatalım.

    İstanbul adliyeleri gibi büyük yerlere, resmi açılışta bile 60 bin kişinin, cemaatin toplatılamadığı Çamlıca Camisi, kültür kokan ve bizlere miras olan tarihi camiler gibi yerlere cemaati toplayalım.

    Hem, ‘Bu kadar çok camiye ne gerek var’ ve yeni cami yapılması tartışmasını önleriz, hem de büyük maliyetlerle inşaatı devam eden, imam, müezzin, camilerde çalışanların yükünü azaltır, her cuma günü veya başka zamanlarda nereye gittiği çokta belli olmayan (!) yardım adı altında toplanan paraların önüne geçeriz’ diye düşünüyorum.

    Ne dersiniz?

    -Vah seni Din Düşmanı, Cami karşıtı mı?

    Yoksa, ‘Ya neden olmasın mantıklı’ mı dersiniz?..

    Neyse çok uzatmadan ve din düşmanı ilan edilmeden ‘Hayırlısı sizlere kalmış..’ deyip, önerimin olumlu ya da olumsuz olarak  değerlendirilmesi için dua etmek en güzeli..



    Özgürce yazmak..


    Ulusal gazetelerin ve televizyonların bile özgürce yazmak ve yayınlamak istediği ancak gerek hükumet gerekse mahalle baskısı sonucu onca haberi yazamadığı bir ülke de yazılması gerekeni bedelini ödeyerek, çekinmeden yazan, yazdığının altına cesurca imzasını koyan ve yazdıktan sonra ‘ele oldu, bele oldu’ demeden, haberi ya da yorumu kaldırmadan, silmeden haberlerinin arkasında duran bir ekibin başında olan bir gazeteci olarak bu gazetemizde, bu köşemizde yazmaya devam edeceğim…

    Günlük bir gazete almadan gazete ve gazetecileri ‘Satılık Basın’ suçlamasıyla suçlayan bir topluma rağmen 34 yılı aşkındır kesintisiz gazete çıkaran, yazan bir gazeteci olarak yazmaya, yazdıklarımızı yayınlamaya devam edeceğimiz bir süreçte birleşime, bir olmaya ve birlikte diri olmaya da istenen katkıyı sunmayı sürdüreceğim…

    ‘Benim olsun, tek olsun, bir gözüm olsun, ama onun olmasın’ diyenlere inat ‘hepimizin olsun, birlikte olsun’ anlayışıyla bugüne kadar birçok insanı gazeteci yapan, gazete çıkarmasına destek olan biri olarak bugün yaşanan birlikteliğe de ‘evet’ diyerek destek olmanın hazzıyla ‘Haydi Hayırlısı’ deyip, yazmaya, gazete çıkarmaya devam ederken, bugüne kadar, bundan sonra da daha özgürce yazacağımızdan kimsenin şüphesi ve korkusu olmasın sakın..



    arşiv haber 30/12/2017 tarihli haber/yorum


    Eski Başkanlar Yeniden Seçildiler..


    Yaklaşan Yerel ve Genel Seçimler öncesi İlçe ve İl Kongrelerini tamamlayan partiler eski başkanları yeniden seçtikleri görüldü. Son olarak Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Örgütü’nün ilçe kongreleri sonra İl kongresini yaparken partilerin tümünün eski başkanları yeniden seçtikleri dikkatlerden kaçmadı.


    Uzun süre İl başkanı olmayan MHP’nin arıdan İYİ Parti’nin de atama ile eski başkanları il başkanı olarak seçtiği görülen Ardahan’da HDP’de eskiyi yeniden İl Başkanı yapan partiler arasında yer aldı


    İktidar partisi AK Partinin eski başkan Yunus Baydar’ı tek aday olarak yenilediği görülen Ardahan’da Oktay İlbasmış ile yarışan CHP’nin eski başkanı Yalçın Taştan 88 delegenin oy kullandığı kongrede aldığı 58 oy ile yeniden CHP Ardahan İl Başkanı oldu.


    Yılın son gününde gerçekleşen CHP Milletvekilinin Divan Başkanı olduğu İl Kongresinde yeniden İl başkanlığına getirdiği görülen Ardahan’da 2017‘de tüm partilerin il başkanlıklarının atamaları ve de seçimleri oldu


    İktidar partisi AKP eski başkan Yunus Baydar’ı tek aday olarak yeni başkan olarak seçerken HDP’e eski başkan Ergün Koç’u yeniden İl Başkanlığına getirdi.


    ,MHP’nin eski başkanlarından Hülya Davutoğlu’nu yeni başkan olarak seçerken Mearl Akşener’in genel başkanlığını yaptığı İYİ Parti’de eski MHP İl Başkanı Taşkın Polat’ı İl Başkanlığına getirdiği dikkatlerden kaçmadı.



    **Büyükaya’nın üzeri çizildi..


    Bugün Dursun Akçam Kültür Merkezinde gerçekleşen ve mevcut Başkan Yalçın Taştan ve Başkan Adayı aynı zamanda Belediye Meclis Üyesi olan İlhan İlbasmış başkan olmak için yarıştığı CHP Ardahan İl Kongresi beklenen sonuçla bitti.


    Divan Başkanlığını CHP Genel Başkan Yardımcısı, Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın yaptığı kongrede kâtip üyeliklerini Kurtuluş Büyükkaya ve Engin Sarıkaya yaptı.


    **Delegeden çok misafir vardı..


    Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan 12. İl Kongresine Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı İskender Yılan, Arcılar Birliği Başkanı İlhan Evliyaoğlu, Hanak Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya, Damal Belediye Başkanı Ergin Önal, Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Fakir Yılmaz, Ardahan Gazeteciler ve Fotoğrafçılar Derneği Başkanı Özkan Karakaya, Kent Konseyi Başkanı Serhat Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Burak Taştan, CHP eski İl Başkanı Fevzi Uygur, CHP eski Merkez İlçe Başkanları Kadir Sinan Onay ve Nehir Ziya Alpaslan’ın yanı sıra bir çok partili kongrede hazır bulundu.


    Kongrede Divan teşekkülünden sonra açılış konuşmasını yapan CHP İl Başkanı Yalçın Taştan, partinin mali ve idari durumuyla ilgili partililere bilgi verdi.


    Taştan’ın açılış konuşması ardından CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, kongrede yaptığı konuşmada barış ve kardeşlik vurgusu yaptı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve diğer partililerin gönderdiği telgraflar okundu.


    Daha sonra CHP İl Başkan Adayı İlhan İlbasmış partilileri hitaben seçilmesi halinde yapacağı çalışmalarla ilgili bilgi verdi. Birçok önemli konuya değinen İlbasmış, kongrenin barış kardeşlik içerisinde geçmesi temennisinde bulundu. Konuşmaların ardından seçime geçildi.


    93 delegeden 88 delegenin oy kullandığı seçimde mevcut Başkan Yalçın Taştan 58 oy alırken, Başkan Adayı İlhan İlbasmış 28 oyda kaldı. 2 oyda geçersiz sayıldı.


    Oylama sonucu Yalçın Taştan tekrar İl Başkanlığını kazanırken, sonuçların ardından her iki aday bir araya gelerek önemli olanın parti menfaatleri olduğunun altını çizdiler.


    Hanak Belediye Başkanı Ayhan Büyükaya’nın isminin bazı oy pusularından üzeri çizildiği görünen CHP İl Başkanlığı kongresinde dikkat çeken en önemli konuların başında gelenin Milletvekili ile Milletvekilen karşı olan Hanak ve Damal Belediy başkanlarının sonuçları beklemeden salondan ayrılmaları oldu.


    YALÇIN TAŞTAN’IN LİSTESİ


    YÖNETİM KURULU ÜYELERİ ( ASIL )


    Hakan Altınarık, Hilal Çoban Ant, Serhat Arslangörür, Soner Aşık, Beysafa Aydın, Aynur Bulga, Kurtuluş Büyükkaya, Olgun Ekmekçi, Berkant Hancı, Kamuran Işık, Kemal Kalender, İbrahim Kaya, Çetin Marancı, İsmail Sarıçam, Engin Sarıkaya, Dursun Şirin, İbrahim Uygur, Şenyurt Üneri, Zafer Yılmaz, Alpay Yılmaz


    YÖNETİM KURULU ÜYELERİ ( YEDEK )


    Bedrettin Karaçoban, Vedat Keçeci, Yalçın Öztürk, Barış Daşdemir, Mehmet Çelik, Mesut Yılmaz, Şakir Dursu, Kemal Aydın, Cemil Temel, Galip Kartal, Aliyar Aktaş, Binali Biçer


    DİSİPLİN KURULU ( ASIL )


    Tahsin Bulut, Engin Dursun, Arif Kanpolat, Metin Kasımoğlu, Gökan Kılıç,Durmuş Ocak, Salih Orhan, Şentürk Öztürk, Mikdat Topcu


    DİSİPLİN KURULU ( YEDEK )


    Veysel Çelik, Enis Taştan, Metin Sarıçam, Kılıç Gültekin


    KURULTAY DELEGELERİ


    Ayhan Büyükkaya, Ergin Önal, Nevzat Şirin, Engin Turan


    İLHAN İLBASMIŞ’IN LİSTESİ


    YÖNETİM KURULU (ASIL)


    Celal Avşar, Günay Akkoç, Nuriye Gedikoğlu, Sedat Bay, Özkan Çimen, Fikret Çiftçi, Günay Çoban, Metin Ekmekçi, Yaşar Ekmekçi, Yasin Gedikoğlu, Kaya Güngör, Gülsen Tosunoğlu, Murat Morkoç, Mustafa Oğurlu, Kemalettin Öztürk, Tüncer Polat, Saim Süt, Mevlüt Taşdemir, Ayhan Yolcu, Ayten Yılmaz


    YÖNETİM KURULU (YEDEK)


    Deniz Akçam, Edan Dündar, Demirali Çağlayan, Ercan Şahin, Aslan Şenel, İsmail Sural, Galip Karaçelik, Cevahir Ocak, Macide Üşenmez, Yolcu Durak


    İL DİSİPLİN KURULU (ASIL)


    Fuat Altun, Barış Bilgin, Hülya Dündar, Üstüner Çiftçi, Cengiz Dursun, Yener Kirman, Ufuk Öztürk, Cemil Çakmak, Ercan Gök


    İL DİSİPLİN KURULU (YEDEK)


    Özgür Akçam, Fikret Ocak, Mülazim Özer, Celalettin Koç


    CHP KURULTAY DELEGELERİ


    Gül Çal, Nihat Gökçe, Önder Sayın, Gürkan Uğurlu


    BAYDAR YENİDEN İL BAŞKANI!


    *19/01/2017 Tarihli Haber


    İki dönem AK parti İl Başkanlığı, iki kez de AK Parti Ardahan Milletvekili Adayı olan Veteriner Hekim Yunus Baydar yeniden AK Parti Ardahan İl Başkanı oldu.

    Başbakanın bizzat görevlendirdiği Baydar uzun süre İl Başkanı koltuğuna yeniden oturacak.

    AK Parti İl Başkanlığına yeniden atanan Yunus Baydar’ın hemen kolları sıvayıp, kendi kadrosunu oluşturmaya başladığı öğrenilirken Baydar’ın ilçe başkanları dahil bir çok değişime gideceği de alınan bilgiler arasında oldu.


    ARDAHAN NEDEN GERİ KALDI?








      Selmi Yılmaz Kadınca

    selminazo@hotmai.com


    100 Yıllık ilk eyaletlerinden olan daha sonra önce vilayet ardından ilçe ve daha sonra ortaya konulan birlik, beraberlikle 92 yılında yeniden vilayet edilen Ardahan’ın bugün neden hak ettiği yerde olmadığı yönünde sık sık görüş belirten bir Ardahanlı olarak Ardahan’ın hak ettiği yere ulaşamamasının asıl diğer bir nedeninin mevcut yöneticilerinin yönetim anlayışından geldiğini de bilirim.. 

    Çünkü ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da devletin makamlarını meşgul edip, devlete olduğu gibi o devleti oluşturan halka bir şey veremeyenlerin çokluğundan hep yakınsakta bunlara yönelik hiç bir adım da atılmayan bir ülkenin güzelim Ardahan..

    İşte bunların en son örneği proje hazırlamada Ardahan’ı 81 Vilayet içinde sonuncu eden büronun başında olan birinin getirilip, daha üst bir mevkiye koyma çabaları ortada..

    Şahsen kendisiyle özel bir sorunum olmayan, karşılaştığımızda bir birimizden saygıyı esirgemediğimiz ama Ardahan’a hizmet konusunda yetersiz olan ekibin içinde olduğuna inandığım birini, ‘Ya mutfakta yaptığını şeflere sunduramadı, ondan getirip şef yapalım’ dendiği bir Ardahan’ın diğer illerden geri kalmasının nedenlerinden biri değil mi?

    Bilmem ama başta iktidar vekili Atalay olmak üzere valimizin, belediye başkanımızın da en azında bu sefer bu konulara dikkat edecek ve bu kez anılmayacak diye umutlu olmak isterim..

     


    **Yunus Baydar İstifa mı Edecek?


    AK PARTİ’DE KRİTİK ANLAR..


    *08/04/2015 Tarihli Haber


    Ardahan AK Parti’nin ağır topları olarak bilinen simalarla bir seçim süreci yürüten AK Parti Milletvekili Adayı Yunus Baydar’ın 2. sıraya konulmasının şokunu yaşıyor..

    Uzun yıllar İl başkanlığı yaptığı partisinin kendisini 1. sıradan aday etmemesi karşısın da şok olan Baydar’ın adayların açıklanması ardından Atalay’dan sonra  2. sıradan aday olarak gösterilmesinin şokunu yaşadığı e her an bu sıralama da istifa edip, siyasetten çekilebileceği ileri sürülüyor..


    Uzun yıllar AK Parti İl Genel Meclis Üyeliği ve AK Parti Ardahan İl Başkanlığı yapan AK Parti’nin en güçlü Milletvekili Aday Adaylarından olan ve liste biri bekleyen Yunus Baydar ikinci sırada aday gösterilmesi karşısında şok olduğu ve karar aşamasında olduğu ileri sürüldü.

    Aynı zaman da Ardahan Damızlık Yetiştircileri Birliği Başkanlığını da sürdüren ve Milletvekili Adayı olduktan sonra Hanak, Damal, Posof ve Çıldır’a karşın Göle ilçesine çok gitmediği görülen Baydar’ın adayların açıklanması ardından mecut milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın 2. sırada yer verilmesi karşısında karar aşamasında olduğu ve her an istifa edebileceğiileri sürüldü.


    Rektör, Milli Eğitim Müdürü, İl Kültür ve Turizm Müdüründe Önce Müftü!


    Rektör, Milli Eğitim Müdürü, İl Kültür ve Turizm Müdüründe Önce Müftü!


    Yarın ikinci yarı yıl tatiline İl Milli Eğitim Müdürü ve Rektörü olmaksızın girilen Ardahan’da uzun süredir boş bulunan İl Müftülüğüne atama yapıldı. 22 Yıldan fazladır İl Kültür ve Turizm Müdürü olmayan, son oalrak iktidar partisi İl Başkanı koltuğu da boş kalan, Genel Sekreteri gibi bir çok kurum müdürlüğünün vekilin vekili ile idare edildiği Ardahan’a atanan Gaziantep İl Müftü Yardımcısı Şaban Kondi Ardahan’a gelerek görevine başladı.


     

     


    Gaziantep İl Müftü yardımcısı Şaban Kondi, Ardahan İl Müftülüğüne atandı.


    Ardahan İl Müftülüğüne atanan Gaziantep İl Müftü yardımcısı Şaban Kondi, yeni görevine başladı.


    Ardahan İl Müftüsü olarak atanan Şaban Kondi, “15 Temmuz darbe girişiminden sonra insanların dine ve dindarlara bakışı ciddi anlamda yara almıştır. Bu algıyı değiştirebilmek için doğru bilgiyi doğru kaynaktan insanlarımıza ulaştırmanın gayretinde olacağız.” dedi.



    Kondi, “Birlikte, istişare ederek faydalı hizmetler yürüteceğimize inanıyorum. Burada işi doğru yapmayı değil, doğru işi birlikte yapmayı esas alıyoruz. Asıl olan, öncelikle bu toplumu yanlış din algısından, doğru bir din algısı oluşturma noktasında gayret içerisinde olacağız. Özellikle 15 Temmuz’dan sonra insanların dine ve dindarlara bakışı ciddi anlamda yara almıştır. Bu algıyı değiştirebilmek için doğru bilgiyi doğru kaynaktan insanlarımıza ulaştırmanın gayretinde olacağız. İnsanlarımıza bidat ve hurafelerden arındırılmış şeklide ulaştırabilmek için çalışacağız. Bunun için personelimizle, görevli arkadaşlarımızla gece gündüz çalışıp gayret göstereceğiz. Buda bizim asli görevimizdir.” diye konuştu.



    Kondi, gençlere büyük önem verdiklerini söyleyerek, “Camilerimizi namaz kılınan ve cuma günleri bir saat cuma vaazı yapılan yerlerden ziyade gençlerimizin geldiği, bir araya toplandığı problemlerin konuşulabildiği, camiyi adeta severek gelecek insanlarımızın oluşturabileceği merkez haline getirmeyi amaçlıyoruz. Camiden öğrencilere, camiden gençliğe yönelik bir gönül bağı kurmayı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu. 


    **Abamüslüm İstanbul’da Anıldı..


    Prof. Dr. Abamüslüm Güven’in ölümünün 5. yıldönümünde Avcılar Barış Manço Kültür Merkezi’nde dikkat çeken bir panel düzenlendi.

    Kars Kafkas Üniversitesi’nde Rektörlük yapan Prof. Dr. Abamüslüm Güven, üniversite için önemli yatırımların altına imzasını atmış ve KAÜ’yü bölgenin hatta Kafkasların en iyi üniversitelerinden biri haline getirmeyi amaçlamıştı.

    Güven 14 Ocak’ta kabrinin başında gerçekleştirilen tören ile anıldıktan sonra Avcılar Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen panel ile de yad edildi. CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin ve CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz Anayasa çalışmaları nedeniyle programlarını iptal ederek panele katılmadılar.  Kars eski Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu ve İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Özgüç Güven’in katılımıyla gerçekleşen “Üniversitelerin Bulundukları Kente Katkıları “paneline bilim, sanat ve Güven’in yakın çevresi katıldı.

    Anma etkinliği Abamüslüm Güven’in hayatının anlatıldığı kısa film  gösterisiyle başladı.

    Prof Dr. Abamüslüm Güven’in 5. yıl anma töreni nedeniyle Üniversitelerin Bulundukları Kente katkıları adlı panelde  katılımcılar’dan; Esenyurt Kurucu Belediye Başkanı DR.Gürbüz Çapan,Bakırköy Belediye Başkanı Dr.Bülent Kerimoğlu, Avcılar Belediye Başkanı Dr. Handan Toprak Benli, Kars eski Belediye Başkanı  Naif Alibeyoğlu,İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Özgüç Güven,Yusuf Günerhan  ile Abamüslüm Güven’in mesai arkadaşları yanı sıra, Aile, eş dost ve sevenleri katıldı.

    Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Abamüslüm Güven’in eşi Aysel Güven, anma programında kendilerini yalnız bırakmayan tüm katılımcılara teşekkür etti.

    Kars eski Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bana göre Kars’ta üniversitenin tarihinde çok önemli bir rolü olan ve hepimizin yüreğinde, gönlünde, beyninde çok derin izler bırakan çok değerli bir kardeşimin 5. ölüm yıldönümü nedeniyle burada bulunmaktan ve onu yad ediyor olmaktan onur duyuyorum. Burada en büyük teşekkürü, onu aşkla, sevgiyle, ölümsüz bir aşkla, sadakatini de çocuklarına göstererek, büyük bir adanmışlık örneği gösteren ve bugünü gece gündüz uğraşarak ortaya koyan eşi Aysel Güven hanımefendiye çok teşekkür ediyorum. Günümüzde böyle bir sadakat örneğinin sergilenmesi çok zor maalesef. İnsanın insana yabancılaştığı, insansızlaşan bir toplumda insan unsuru maalesef giderek çözülmeye başlıyor. Böylesi bir düzende hocamız çocuklarını okuttu ve yetiştirdi. Bu çabasıyla bize de güç katıyor ve heyecan veriyor” dedi.


    **Ardahan’da Bin 897 Cip Kimlik..


    Vali İbrahim Özefe, İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne giderek, yeni kimlik kartı için başvuru yaptı. Vali Özefe’nin, yeni kimlik için gerekli olan parmak izi sisteme yüklendi ve diğer işlemleri yapıldı. Vali Özefe, yeni kimlik kartlarıyla ilgili çalışmalar konusunda da bilgi aldı.

    İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürü Yusuf Mercan, 02.01.2017 tarihinde verilmeye başlanan yeni kimlik kartlarını alan vatandaş sayısının Ardahan genelinde 17.01.1017 tarihi itibariyle 1897 olduğunu söyledi.


    **Ülkücülerden Rektöre Ödül..


    Ardahan Üniversitesi (ARÜ) kurucu Rektörü, Kafkasya Üniversiteleri Birliği (KUNİB) Başkanı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Türk Dünyası Hizmet Ödülleri” töreninde ödüle laik görüldü.

    Bengü Türk Tv’de canlı olarak yayınlanan ödül töreninde, Türk Dünyası’na ilim, kültür ve sanat konularında katkı sunan, Türk Dünyası halklarının kaynaşması ve birbirleriyle buluşması anlamında ön ayak olanlar ödüllendirildi. Ardahan Üniversitesi’nin kurucu Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz da Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanlığı’nın düzenlediği törende ödül aldı.

    Bengü Türk Tv canlı yayınında ödülünü almak üzere sahneye çıkan Korkmaz, Türk Dünyasının kaynaşması ve bir olması için çaba harcayan, bu uğurda gönlünü ortaya koyan herkese teşekkür etti.


    **Çıldır’a ŞOK!


    Küçük esnafı bitirme aşamasına getiren tekelci sermaye, Ardahan’dan sonra ilçelerde de market açmaya başlamıştır. Çıldır ilçesinde ŞOK´tan sonra A101´de mağaza açmak için hazırlık içerisine girmiştir.

    Hemşerileri küçük esnafı yok edecek tekelci sermaye uzantısına binasını kiraya veren Zafer Aktemur´a halk arasında tepkiler var. MT Yapının Çıldır´da hastane karşısındaki iş yerini kiralayan A101, ateşten mal kaçırırcasına kısa sürede faaliyete girmek için yoğun bir hazırlık içerisine girmiştir.

    A101´in de Çıldır´da mağaza açma çalışmalarını tamamlamasının ardından BİM´ marketlerininde Çıldır´da yer arayışları içerisinde olması, ilçede küçük esnafın tükenmesine neden olacak ve göç etmelerine vesile olacaktır.                       www.kuzeyanadolugazetesi.com


    CHP İLE HDP’NİN ANAYASA TİYATROSU!..



    ARDAHANLI MECLİS ÜYESİNDEN ARDAHANLI BELEDİYE BAŞKANINA: YALAN SÖYLEMEYİ BIRAKIN DA 3.5 YILDIR 3 YATIRIM YAPAMADIĞINIZ HİZMETLERİ YAPIN!..


    KENT MERKEZLERİNİ OLDUĞU GİBİ KÖYLERİDE ÇÖP GÖTÜRÜYOR..


    .







    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     








  • CHP'LİLER ÇİFTÇİLERLE BİRLİKTE TIRPAN ÇEKTİLER!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Geçimleri için besledikleri hayvanlara ot ve saman hazırlığı yapan çiftçiler, sabahın erken saatlerinde, tarım aletlerinin giremediği bölgede yardımlaşarak gruplar halinde ot biçimi yapıyor. 


    Mazot fiyatının yüksek olmasının da baba mesleğine dönmeye zorladığını belirten Ardahanlılar, “Geçen yıl kuraklıkla mücadele ettik. Bu yıl Allah’a şükür bol ve bereketli geçiyor. Çiftçinin yüzü gülüyor ama mazot fiyatının yüksek oluşundan dolayı tırpanla biçime devam ediyoruz. Mazot fiyatının yüksek olmasından dolayı asırlık tırpan usulüyle, yani baba mesleğinden devam ediyoruz. Mazottansa bu bizim için daha iyi” dedi.


    CHP Ardahan İl Başkanı ve İlçe Başkanlarının ziyaret edip, birlikte tırpan çektikleri Ardahanlı çiftçiler biçtikleri otları balyalayıp kışın hayvanlarına vermek için taşıyıp depoluyor.



    Uluslararası Umudu Yitirmek..


    20 yıldan fazladır iktidarda bulunan parti ve ortağını ya da yeni bir masa ile oluşacak ortaklarıyla yeniden iktidar olabileceği tezimi güçlendiren en son gelişme, İspanya Madrid’de yapılan ve Rusya”nın yeniden düşman ilan edildiği Birleşmiş Milletler toplantısında yapılan görüşmelerden anlıyoruz.

    Ve bu görüşmelerde görülen diğer önemli bir konu da halkın, seçmenin hatta taraftarlarının olduğu gibi dünyaya yön verenlerin ülkenin mevcut muhalefetinden iç seçmen gibi umudunu yitirmesidir. 

    Çünkü mevcut iktidarı yenip, yerine geçecek diye umut bağlanan muhalefetin orataya koyduğu siyasetle kamuoyunda yarattığı olumsuzluk,  umutsuzluğudur, uluslararası umudu yitirmek..


    Bunun diğer bir açık örneği de seçilmeden önce gözden çıkardığı mevcut iktidarla seçildikten sonra da selamlaşmayan mevcut Amerika başkanını iktidarın başıyla oturduğu masada zorunlu gülümsemesinden  anlayabiliriz..

    Çünkü o da 2023’e hazırlanan Türkiye muhalefetinden umudunu kesip, şartlarını İsveç ile Finlandya”yı BM’ye üyeliğe kabul ettirdiği mevcutla yol alınabileceğini kendi ülkesi ve çevresi hayrına yani Üsküdar’ı olmazsa da Rusya’yı, Suriye’yi geçene kadar katlanılmak zorunda olduğunu ima etmiştir.




    arşiv haber 09/09/2015 tarihli haberler/yorum


    CHP/MHP/ÜLKÜCÜLER KOL KOLA!


    Yaşanan çatışmalar ardından yurt genelinde organize edilen ve HDP Binalarının saldırıya uğradığı yürüyüşlerden biri de Ardahan’da da yapıldı. Ardahan Ülkü Ocakları Başkanı Ercan Ulker’in sağduyulu davranışı, HDP İl Binasının bulunduğu binanın sahiplerinin binayı korumaya alması ve polisin duyarlılığı sonucu olaysız biten yürüyüşte CHP Gençlik Kolları Başkanı Tanju Bozkurt’un MHP ve CHP’liler ile kol kola yürümesi dikkat çekti.


    **GÖREVDEN ALINACAK MI?



    **HDP İSTANBUL ATAŞEHİR İLÇE BİNASI YAKILDI..


    En son HDP Ataşehir İlçe Binasının yakılmasıyla sonuçlanan olaylar ile devam eden yürüyüşlerden biri de Ardahan’da yapıldı.


     Ardahanlı CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, CHP İl ve İlçe Başkanlıklarına genelge göndererek sağduyulu davranılması gerektiğini hatırlatmasına karşın HDP’ye yönelen yürüyüşlerden birine katılan ve MHP’liler ve Ülkücüler ile en önde yürüyen CHP Ardahan Gençlik Kolları Başkanı Tanju Bozkurt MHP ve Ülkücüler ile aynı sloganları atttığı görülürken partisinin bu konu da bir açıklama yapıp, yapmayacağı merak edilmekte.


    Öte yandan yapılan yürüyüşe Ardahan Üniversitesinde görevli olan bir çok idareci ve çalışanında katıldığı dikkatlerden kaçmadı.


    **AK PARTİ’NİN BAYDAR’LA KAZANMA ŞANSI VAR MI?..



    Dağlıca çatışması ardından yeniden gündeme gelen 400 milletvekili tartışmalarının yoğun bir şekilde devam ettiği şu günlerde Ardahan’da da kimin, hangi partiden aday olacağı ve kimler aday edilirse kazanır tartışmaları devam ediyor.


    7 Haziran’da yapılan genel seçimlerde CHP’nin Ardahan’ın iki milletvekilinin birini HDP’ye kaptırdığı yetmez gibi AKP’nin de aynı isimle ısrar edişi, Ardahan’ın iki milletvekillinden birini de az daha kayıp ediyordu.


    Az daha dememizin nedeni 7 Haziran’da bağımsız aday olan Saffet Kaya beklendiği gibi AK Parti’den değil, CHP’den oy aldığını ve bu nedenle seçimi CHP’nin kayıp edip, AK Parti’nin kıl payı kazandığını her kes iyi biliyor.


    Çünkü 7 Haziran seçimlerin de CHP’nin adayı ısrarla hem 4. kez milletvekili olmak istiyor, hem de yorulup, yıpranmış, bu yetmez gibi ikinci sırasına da Ardahan’ı tanımayan ve birinci sıra adayını taşıyacak bir adayı da seçememiş, AK Parti’de vatandaşın telefonuna bile çıkmamakla eleştirilen, kendi ilçesi Göle’de bile oy alamayan, olanları da yarı yarıya indiren İlahiyat profesörün de ısrar ederek, kurulduğundan bu yana Ardahan’da en az oyu alarak zoraki bir milletvekili seçebilmiş, seçilmesine de 2. Sıra adayı neden olmuştu.


    Kaldı ki CHP’de hala devam eden darma dağınıklığın önümüzde ki genel seçimlerde liste bire konulacağı ileri sürülen ve 2. Sıra adayının kim olduğu hala belli olmayan Ardahanlı Büyükelçinin bir hayli zorlanacağı da diğer bir gerçek olarak karşımızda dururken, 7 Haziran seçimlerini zor bela alan AK Parti’nin 1 Kasım seçimlerinde kimleri aday göstereceği de büyük bir merakla beklenmektedir.


    400 Milletvekillini almak için seçimi yenilettiği AK Parti’nin 1 Kasım’da Ardahan’da en azında bir milletvekili almak için 7 Haziran Genel Seçimlerini zor bela alan ve onca yatırıma karşın AK Parti’nn Göle’de aldığı oyu yarı yarıya kayıp ettiren aynı adayla mı yoksa bu adayın seçimi almasına neden olduğu ileri sürülen isimle mi yani 7 Haziran’da Atalay’ı adeta zor bela potaya sokan Baydar’la mı yada farklı isimlerle mi seçimlere gideceği merak edilen en önemli konudur.


    Çünkü CHP’nin medyaca önemsenen bir isimle, MHP’nin ise net olmamakla birlikte iki genç avukat adayla, HDP’nin ise parti tabanıyla uyuşmadığı ileri sürülen bir isimle gideceği ileri sürülen 1 Kasım seçimleri AK Parti için adeta var olma yada bitme seçimi olduğunu ben değil başkan olmak isteyen Cumhurbaşkanı bile biliyor..


    Açıkçası CHP’nin güçlü bir isimle çıktığı bu yolda MHP’nin de Ardahan kamuoyunun tanıdığı bir isim olan Av. Osman Nuri Yıldız ve Çıldırlı Avukat Gökhan Ağdemir ile, HDP’nin parti tabanı ile kan uyuşmazlığı yaşadığı ileri sürülen ancak herşeye karşın artık Ardahan’da da 10 bin oyu aşabilen bir seçmeni ile mevcut isimle seçime gitsede seçimi zorlayacağı belirtilen Ardahan’da seçimi almak isteyen AK Parti’nin ‘mutlaka 1. Sıra adayını değişmeli ve bu değişimi de Veteriner Hekim Yunus Baydar ile gerçekleştirmelidir’ denmektedir.


    Yani ‘Efendim Göleli olmazsa alamaz’ dönemi bitmiş, bitirilmiş ve oylarının büyük bölümü HDP’ye kayan e 1 Kasım’da öyle olacak denen Göle’de olduğu gibi Ardahan merkezde ve diğer ilçeleri Posof, Hanak, Damal ve Çıldır’da hatta Hoçvan’da oy alabilecek bir isim olarak adı geçen Baydar AK Parti’ye yeter, hatta artar denmektedir.


    Buna neden ise; Ardahan merkez ve ilçelerinde en çok konuşulan isim olan Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın geçen seçimde topladığı 10 bin oyun üzerine ikinci sırasına alacağı güçlü bir isimle, Ki o isimde hazır gibi yani son anda aday adayı olan Porf. Dr. İlhan Yıldız yada İşadamı Hamza Bektemürl’a birlikte 10 bin  oyun üzerine 7-8 bin oy getireceği tahmin edilirken, AK Parti Genel Merkezinin bu yazıyı, dikkate alıp, almayacağı da merakla beklenen diğer önemli bir nokta oarak Ardahan AK Partinin önünde duruyor..


  • HDP ARDAHAN DELEGE VE İLÇELER: KONGRE HAZIRLIĞIMIZ VAR.. KONGREDE KAÇAN HDP İL BAŞKANI: YOK!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    **ADAY, ADAYLAR SAHADA, TEŞKİLATLAR KALEDE..


    HDP Ardahan’da İSTENMEYEN İl Başkanı sancısı var. 


    Başta bölgede yapılan şenlik ve festivalleri fırsat bilip, sanal ortamlarda bolca paylaştıkları fotoğraflarıyla isimlerini ortaya koymaya çalışan milletvekili aday, adayları olmak üzere birçok milletvekili aday adayının sahaya çıktığı görüldüğü şu günlerde son yerel seçimlerde destek verdikleri CHP’lileri kabul eden HDP Ardahan parti teşkilatları da toplumun onayladığı en iyi milletvekili adayları  bulmak için uğraşıyorlar. 


    **İSTENMEYEN İL BAŞKANI: AV. YAŞAR KAYA 

    Parti disiplini başta olmak üzere gereken çalışmaları yapmamakla eleştirilen Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ardahan İl Başkanı Av. Yaşar Kaya’nın seçim öncesi görevi bırakması gerektiğine işaret edilince partide tıkanma ve tartışmalar başladı.

    Alınan bilgilere göre başarısız bir İl Başkanı denilen ve değişmesi gerektiği düşünülen HDP Ardahan ilçe yöneticileri ile kongre üyeleri bir süre önce sözlü olarak kongre kararı alıp, bu kararlarını kayda geçirip, genel merkeze bildirmeye çalıştıklarını belirttiler.


    **SEÇMEN DE KONGRE İSTİYOR!..

    HDP İl ve İlçe Yöneticileri ile Kongre üyeleri partili ve seçmenlerinin de değişmesini istediği mevcut İl başkanının alınan kararı hayata geçirmemek için toplantılardan kaçtığını belirten HDP’liler, seçimler öncesi İl Başkanlığı kongresini yapacaklarını herkesin bilmesini istediler.


    **KAYA ÇOĞUNLUĞUN  KARARINA VE PARTİ KURALLARINA SAYGISIZLIK YAPIYOR..

    HDP’liler, parti teşkilatları, delegeleri, yöneticileri olarak bir süre önce alınan sözlü kongre kararının resmi olarak kayda geçmesi için toplantı çağrısı yaptıklarını ancak başarısızlığını örtbas edip, site ve gazetelerimiz tarafından bu yönde yapılan bir haber ardından panikleyip, alelacele bir açıklama yaparak ‘öyle bir şey yok’ diyen Yaşar Kaya’nın örgütün aldığı kongre kararına saygısızlık yaptığını ileri sürdüler.


    **KARARI KAYDA GEÇİR..

    Genel seçimler öncesi parti içi seçim isteyen ve başarısız İl Başkanının bir an önce değişmesi için Kongre isteyen HDP Ardahan İl ve İlçe Örgütleri ile Kongre Üyeleri, istenmeyen İl Başkanının bu yönde örgütçe istenen toplantıyı bir an önce yapıp, parti örgütleri ve delegelerinin sözlü olarak aldıkları kongre kararını kayda geçirmesi gerektiğine dikkat çektiler.


    **YOK DENEN KONGRE VAR VE OLACAK..

    HDP’liler ‘şimdilik’ sözlü olarak topluca aldıkları kongre kararının istenmeyen İl Başkanı Yaşar Kaya’nın toplantıdan kaçtığı için ve genel merkeze bildirmemek için ayak direttiğini belirterek, Kaya’nın parti disiplinine uymadığını bir kez daha ortaya koysa da Kaya’nın ‘yok öyle bir şey’ dese de HDP Ardahan İl Örgütü önümüzde ki günlerde kongreye gidip, yeni başkanı seçmek için sandık başına gideceklerini belirttiler.


    HDP KONGRYE GİDİYOR, YENİ BAŞKAN ADAYI KİM?


    arşiv haber 17.07.2022 tarihi haber/yorum


    Mevcut İl Başkanı Avukat Yaşar Kaya’nın yeniden aday olup, olmayacağı konusunda bilgi alınamazken, HDP Ardahan, Damal ve Göle İlçe teşkilatlarının önümüzdeki günlerde tarihi belirlenecek olan İl Kongresi için çalışmalar yürüttüğü öğrenildi.


    Yaklaşan 2023 seçimleri öncesi il, ilçe ve belde kongrelerinin ardından büyük kurultaylarını yapmaya devam eden partiler arasında bulunan ve Genel Başkanlığını Ardahanlı, Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın başında bulunduğu partisi Yenilik Partisinin Büyük Kurultay’ını seçimler öncesine yetiştirmeye çalıştığı şu günlerde büyük kurultayını yapan HDP Ardahan’da da İL Başkanlığı kongresi hazırlığı başladı.




    Mevcut İl Başkanı Avukat Yaşar Kaya’nın yeniden aday olup, olmayacağı konusunda bilgi alınamazken, İstanbul başta olmak üzere batıda bulunanların yaz tatili için geldikleri memleketlerinde ziyaret ettikleri HDP Ardahan, Damal ve Göle İlçe teşkilatlarının önümüzdeki günlerde tarihi belirlenecek olan İl Kongresi için çalışmalar yürüttüğü öğrenildi.


    KURBAN, KAN ve KAVALA…


    Yaşanan ekonomik sıkıntılar dolayısıyla birçoğunun kesemediği ya da benim gibi bütçesini zorlayıp kestiği Kurban etlerini aileleriyle oturup, yemeden bayram tatili günleri içinde Suriye’ye yeniden girme sinyallerinin verildiği şu günlerde, yerine önce kayyum atanan sonradan ne hikmetse, yani yapılan itirazlarla yeniden görevine geri dönen, ardından da aldıkları maaşları, yakınlarının başında oldukları kurum aracılığıyla yurt dışı gezileri düzenledikleri iddia edilen Kızılay Başkanı açıklama yapıyor, “ Kan lazım” diyerek…

    Ne tesadüf ki aynı günlerde ülkenin birçok yerinde çocuk fotoğrafları ile süslü ilan, duyuru, görsellerde “ilik aranıyor…” denilerek art arda kampanyalar düzenlenirken, devletin sahiplenmesi gereken sma hastaları için yasal yada yasa dışı kampanyalarla para toplamaya çalışıldığını da görüp, izlerken “kan aranıyor” kampanyalarının yeniden başlatılmış olduğunu duyuyoruz..

    Kabul etsede etmesede her gün biraz daha yaklaşan seçim sürecine giren ve seçimi kazanmak için taze kana ihtiyaç var diyerek kampanya yürüttüğü şu günlerde Kızılay ve ülkedeki Kızılay şubeleri aracılığı ile ve “İlik aranıyor” başlıklı haberler ile kan toplanıyor.

    Halkın oyları ile seçilmemiş, bakanlar gibi atanmış memurlarıymış gibi belediye başkanlarının büyükelçi yada yabancı biri ile görüşmesini izne bağlayan iktidarın 4 dönemdir Ardahan milletvekilliğini yapan Atalay’ın tayfasını yanına alıp, yeniden açılan kan kampanyasına destek verdiğini de gördüğümüz, durup, dururken “Kan neye lazımdır, neden sanki bir yerde düğmeye basılmış gibi kan toplama kampanyaları başlatılır?” sorusunu da akıllara getirmekte.

    Buna baktığımızda kanın, ben dahil, her an yaralanacak birine lazım olabilir veya yaşanacak bir savaşta, çatışmada ya da büyük bir depremde veya toplumsal olaylarda hastanelerin acil servislerinin dolmasında lazım olacağını anlarız. Veya ben öyle art niyetli düşünüp, kan vermenin sağlıklı olduğu tezine karşı çıkıyor ya da kan lazımsa “anlaşılmalı ki kanlı bir mücadele, savaş, çatışmada lazım olur…” diyenlerden.

    Cemaatler gibi bir taraftan Kurban, diğer yandan Kan arayan Kızılay’ın gerçek kan aradığı, siyasilerin ise yeni isim ve kampanyalar ile taze kan yani yeni bir enerji arandığı esnada  “kanın çok konuşulması da, dillendirilmesi de hayra alamet değildir, hem de Suriye’ye yeni askeri birliklerin kaydırıldığı ve karşı taraf, yani Suriye’nin yasal ordusunun topraklarında olan yabancı güçlere karşı yeni bir askeri hareket başlattığı için kan çok mu lazım olacak?” diyenlerdenim…


    **Gergin siyaset…

    Kan depolarının doldurulmaya çalışıldığı, siyasilerin taze kan aradığı,  HDP adaylarının çeşitli bahaneler ile gözaltına alınması, CHP’nin açıklamalarının haber değeri olarak görülmemesi, İYİ Partiye ve diğer irili ufaklı partilerin havuz medyasınca yok sayılması ve AK Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere, siyasilerin seçime doğru giderken toplumu geren çıkışlar yaptıklarına şahit oluyoruz.

    Sonuç olarak yeni bir seçime doğru gidiyoruz ama genel seçimlerde bir mücadele varmış gibi kavgacı, toplumu geren açıklamalar izliyoruz. Suriye sınırında askeri toplantılar yaparak zaten gergin olan toplumu yeni gerginliklere sürüyoruz…

    Nedir bu bakış, nedir bu adeta bir savaş?…

    Anlayamıyoruz, Türkiye’nin sınırları ile oynanan haritalara çok kızan ama Ülkü ocaklarına yaptığı ziyarette eline sıkıştırılan haritayı büyük bir keyifle gösterip, fotoğraf çektiren iktidarın küçük ama etkili ortağı Bahçeli’nin yasal ve anlaşmalar gereği Yunanistan’a bırakılan ada ve adacıkların Türkiye’nin sınırları içinde gösterdiği demlerde…

    Demirtaş’ın hemen bırakılması gerektiğine karar veren ama hala bırakılmadığı AİHM Büyük Dairesi’nin Demirtaş gibi serbest bırakılması için hakkında karar verilen “Bırakın” dediği ancak bırakılmayan Osman Kavala için 2019’da verilen tahliye kararının uygulanmaması nedeniyle Türkiye’nin AİHS’nin 49’uncu maddesini ihlal ettiğine hükmedip, kendisine 7 bin 500 Euro yani tamda şu ekonomik sıkıntıların yaşandığı günlerde 130.223,25 TL ödenmesine karar verdiği haberini de alıyoruz.

    Kısacası bayram tatili boyunca uzak kalmaya çalıştığım gündemi takip etmeyip, moralimi bozmayarak, enerji toplayayım derken 3 Y yani Yolsuzlukla, Yoksullukla, Yasaklarla mücadele edeceğini belirtip, 3 K ile bir hayli sıkıştığını gördüğümüz bir yorgun, şaşkın süreci götüremeyen metal yorgunu bir iktidarın her an alacağı bir seçim kararı ile ya herro ya da merro demeyi, düşünmekten bir hayli yorulduğunu da görmekteyiz.




















        arşiv haber 04/11/201g tarihli haber/yorum


    TUTUKLAMALARA HDP/DBP


    ARDAHAN’DAN TEPKİ


    Meclisin 3. Büyük partisi konumunda ki HDP’ye yönelik operasyon ardından HDP eş başkanlarınında aralarında bulunduğu milletvekillerinin tutuklanmasına Ardahan HDP ve DTP’den tepki geldi. Konuyla ilgili yapılan yazılı açıklama şöyle;


    Basına ve kamuoyuna 04.11.2016 tarihinde Eş Genel Başkanlarımız ve Milletvekillerimiz evrensel hukuk ilkeleri ayaklar altına alınarak gece yarısı yapılan baskında gözaltına alınmışlardır.


    Genel siyasi irade ” Milli irade” lafını ağzından düşürmemektedir.


    Söz konusu Kürtler ve iradesini temsil eden Milletvekillerimiz olunca, “Milli irade” ayaklar altına alınmaktadır.


    Bu çifte standardı kabul etmiyoruz. Ülkede k kardeşlik hukukuna zarar veren her türlü uygulamayı şiddetle kınıyoruz. AKP’nin halkların kardeşliğine zarar veren uygulamalarını kabul etmiyoruz.


    İrademiz olan HDP Eşbaşkanları ve Milletvekillerimizin derhal serbest bırakılması gerekmektedir.


    HDP-DBP Ardahan ve Göle İlçe Örgüt


    **POLİSİN ALANINDA JANDARMA OPERASYONU TUTUKLATTI..


    ‘Demokrasinin önünde ki engelleri kaldırıyoruz’ deyip, bir dönem mağdur olduklarını ileri sürdükleri telefon dinlemeleri ile cadı avını sürdüren iktidar kimseye siyaset yaptırmamaya kararlı.

    Yurt genelinde olduğu gibi bir taraftan adına cemaat, diğer taraftan terör örgütüne üye adları altında toplayıp, tutuklatmaya devam eden anlayış Ardahan’da da boş durmuyor.


    Geçtiğimiz günlerde polisin görev alanı olarak bilinen Ardahan kent merkezin de Jandarma tarafından yapılan ve 9 kişinin gözaltına alınması ile sonuçlanan operasyon sonucu biri bayan olmak üzere toplam 4 kişi daha tutuklanarak cezaevine gönderildi.


    Telefon dinlemelerine takıldıkları ileri sürülen şahısların kendi aile fertlerinin yanı sıra çevresinde ki insanların konuşmalarının suç unsuru olduğu gerekçesiyle tutuklandıkları alınan bilgiler arasında oldu. Bu haber: 21/06/2016 Tarihli Haberdir


    **DUYGUSAL OLMAYACAĞIM, DİRENECEĞİZ..


    Ülkenin gerçek gündeminin havuz medya tarafından MHP’nin artık komediye dönen kongresine, onca ölüme, gözyaşına duyarsız ve sanki hipnotize edilmiş toplumca reytingler kırdırılan Survivor gibi saçma sapan tv programlarına çevrildiği ülkemde yalandan kardeş denen bir toplumun fertleri saçma sapan suçlamalar ile tek tek toplanıp, içeri atılmaya devam ediliyor.


    Ajan takımının sızdırıldığı bir partinin yine bu ajanların yardımıyla çökertildiği bir sürecin adeta yeniden yaşandığı bugünlerde bir Kürt olarak duygusal davranıp, yaşananlara kızmayacağım, hatta şimdi ki gibi dişlerim gıcırtarakta olsa gülümseyip, daha çok direnilmesi gereken bir zaman diyeceğim..


    Evet, CHP’yi kendisine benzeten, MHP’yi tar mur ettiren, hatta benim gibilerine MHP’yi bile arattıran bir anlayışın önünde ki tek engelin HDP’nin olduğunu anlayıp, bu partiye sızdırdıkları ajanları ile DEP ve diğerleri gibi HDP’yi de bitirme planlarını adım, adım hayata geçirenler daha önce bir çok kez izlediğimiz ve bayatlaşan oyunları yeniden vizyona koysa da her filimin bir sonu olduğunu Menderes, Demirel, Özal ve Çillerlerin reyting yaptığı dönemlere bakarak anladıklarında trenin Kars-Tiflis-Bakü Demir yolundan çoktan gelip, geçtiğini anlayacaklar..


    Ha unutmadan bugün iktidarım diyenler sanmasın ki bunları kendilerinin yaptığını..


    Çünkü iktidarı elinde tuttuğunu sananlar, ömür uzatma hayali ile ellerinde olduklarını sandıkları iktidar iplerini her gün ve yeniden ulusalcılara, 90 yıllık rejimde nemalanan ve kendilerinden başka bir düşünceye izin vermeyenlere kaptırdıklarını ve bugün HDP, yarın sıranın kendisine geleceğini anlamıyorlar..


    Anlasalar daha dün ‘barış masası’ adı verilen masayı yıkmaz, ‘süreç buzdolabında demez’, diz çöktüklerine paralel demez, demokrasinin düşmanı olan birilerinin korkutmasıyla herkesi kendisine düşman ilan etmezdiler..


    Ama dediğim gibi toplumları ayrıştırarak, seçilenlere dokunarak, onlara oy vermeyenleri ajanlarının yardımı ile tutuklatanlar ve rejimi değiştireceklerini sananların son bir kaç yıldır attıkları geri adımla aslında kendilerinin değişmeye, eskilere benzemeye başladığını anladıklarında kendilerine de nefes veren demokrasi deliğinin kapandığını ve onlarında nefesiz kaldığını anlayacaklar..


    Ve direnenlerin, diz çökmeyenlerin yine bizlerin olduğunu ve bu ülkenin güzel geleceği için gerçekleri yazmaya, söylemeye devam ettiğimizi duyup, görüp, konuşacaklar..


    Tabi bugün ki gibi sağır, kör ve dilsiz kalmamışlarsa..

  • AĞRI SERKA'YI ARDAHAN'DAN ALDI!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    VALİ KOŞUYUCULARI OTURDUĞU YERDE DÜRBÜNLE İZLEDİ..


    Ardahan Valiliğinden dönem başkanlığını alan Ağrı İli Valilik Toplantı Salonunda gerçekleştirilen toplantıya; Geçtiğimiz günlerde Ağrı’da yapılan At koşuları yarışmalarını oturduğu yerden dürbünle izleyen Ağrı Valisi ve SERKA Dönem Başkanı Vali Dr. Osman Varol, Ardahan Valisi Hüseyin Öner’in yanı sıra ellerinde uzun namlulu silahlarla Ağrı caddelerinde gezmesi ve bir caddede bulunan Ayçiçekleri koparmasıyla yeniden ülke gündemine düşen eski CHP’li yeni AK Partili Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, SERKA Genel Sekreter V. Nurullah Karaca ve Yönetim Kurulunun diğer üyeleri katılırken, kurulunda olan Kars ve Iğdır Valilerinin yanı sıra Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı, İl Genel Meclis Üyesi Başkanının toplantıya katılmadığı görüldü.

    Toplantı ardından yapılan açıklamada, ‘katılımcılık ilkesi doğrultusunda, bölgenin sosyo-ekonomik yapısının gelişmesi için gerekli plan, program ve faaliyetleri uygulayan SERKA’nın dört ilde yürütülen fizibilite projeleri, küçük ölçekli altyapı projelerinin durumları ile Ajansın diğer faaliyetleri değerlendirildi.’ denilirken, Ardahan ya da diğer üç ilde neler yapılacağı konusunda bilgi verilmedi.




    SERKA’nın Kuruluş amacı; ‘Özel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasında koordinasyon ve iş birliğini geliştirerek kalkınmaya yön veren, yerel sorunlara yine yerel odaklı çözümler sunan, kaynakların yerinde ve etkin kullanımıyla sürdürülebilir kalkınmaya hizmet eden bir kurumdur ve temel amacı kamu kesimi, özel sektör, sivil toplum ve üniversiteler arasındaki koordinasyon ve iş birliğini sağlayarak bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak’ olan SERKA’da değişim.

    Ardahan, Ağrı, Kars ve Iğdır İllerinin bir araya geldiği ve adı Serhat Kalkınma Ajansı olan bölgedeki kuruluşun şu anki Genel Sekreteri Ardahanlı bir isim olurken, dönem başkanlığını da yapan Ardahan Valiliği sürecini tamamlayarak, başkanlığı Ağrı Valiliğine bıraktı.

    Kalkınma Kurulu, Yönetim Kurulu ve Genel Sekreterlikten oluşan Kalkınma Kurulu danışma organı, Yönetim Kurulu karar organı, Genel Sekreterlik ise icra organından oluşan SERKA, bölgedeki illerin valileri, belediye başkanları, il genel meclisi başkanları ve sanayi & ticaret odası başkanları’ndan oluşan yönetim kuruluyla bölgesel olarak en üst düzeyde temsili; bölgedeki üniversite, kamu kurumu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle geniş bir iş birliği, katılım ve danışma ağını; alanında yetkin ve deneyimli uzman personeliyle güçlü bir icra organını bünyesinde barındıran etkin bir yönetim yapısı sağlama amacıyla kurulmuş bir kurumdur.


    Genel Af Ülkeyi ve Siyasileri Rahatlatır…


    Daha önce defalarca yazdığım gibi bugünde dün yazdıklarımı bir kez daha yazıp, altına kalın kalemle imzamı atıyorum.

    Başta 15 Temmuz Darbe Kalkışması olmak üzere birçok sorunu bu ülkenin başına saranları şok edecek, ülkeye en az 30 yıl nefes aldıracak olan tek çare genel Af’tır.

    Evet, yarım, yamalak değil kısmı af değil, 15 Temmuzcular da, Dağda değil, Bağda siyaset yapın denenler de, yeniden hortladığı söylenen ve Ardahanlı hemşerim Mecit Avşar’ın ölümüne de neden olduğu söylenen Corona önlemlerinde takılmayan maskeler için verilen para cezaları olmak üzere bu ülkeye genel AF gerek.

    Çünkü eğer varsa başta BOP’cuların olmak üzere ülke üzerinde ince hesaplar yapan düşmanın elindeki kozu almanın ve bu ülkeye en az 30 yıllık bir nefes aldırmanın tek yolu budur.

    Düşünün bir genel affın getireceği rahatlığı.

    Giden, gelen siyasilerin ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatıyla bitmesini istemediği, adına barış süreci denen süreçte umutlanan ama her zamanki gibi kimin kazdığı bilinmeyen çukura geri itilen, seçtikleri siyasilerinin yerlerine kayyum atanan Kürtler memnun olacak.

    Devletin en üst makamlarına gelmelerine, rantlarına el koymalarına rağmen ve ‘ne istedilerse verdik’ denen ama bunlarla yetinmeyen darbeye kalkıştığı ileri sürülen Cemaat utanacak.

     Sağ, sol, Muhafazakâr hatta daha ilerisi Din Orijinli örgütlerin elindeki elamanları ve kozları kaybedecek.

    Devlet’in bir iki çalışanı yani ‘Ben devletim’ deyip, devletin değil temsil ettikleri devleti kullananlar yüzünden devlet düşmanı olanlar devletin analığını, babalığını kısacası şeffaflığını hissedecek.




    Bir kez daha tekrarlıyorum.

    Onca insanın tıka, basa içinde olduğu cezaevleri boşaltılmalı…

    Ekonomiye de büyük rahatlık getirecek olan bir genel affın bu ülkenin insanları ile devletin barışmasını da sağlayacak.

    Ve bunu yapacak olanın yine Erdoğan olması onun güçlü olan ama yaralı elini de daha güçlendirip, iyileştirecek.

    Birileri uçuk bir fikir, hatta kaçık bir düşüncede diyebilir.

    Ama gerçek barış sürecinin de 2015 yılının 1 Kasım’ın da başkanlığı, 15 Temmuz’da Başkomutanlığını teyit ettiren Recep Tayyip Erdoğan’ın iki dudağı arasından çıkacak olan bir Genel AF ile mümkündür derim..

    Çünkü bu ülkeyi olduğu gibi yaşananlar dolayısıyla adeta yaka paça olmuş, Muharrem ayının ilk günü Alevilerin dini inançlarını, sosyal faaliyetlerini yerine getirdiği alanlara saldırı yaptıranların oyununu bozar, sınır ötesinde mazot karası dolu kuyuya çekilmek istenen askeri, ova özlemi çeken dağlarda ve ülke dışındaki çocuklarımızı, beyinlerimizi aramıza katacak, askeri ve güvenliğe giden paranın kasada kalmasını sağlayacak, ülkeyi olduğu gibi ekonomiyi bir Genel Af rahatlatır.

    Ve diğer önemli bir şey daha yapar.. 

    Örneğin ne kadar ciddi olduğundan şühpeli olduğum ama bana özel (!) bir duyumla ‘Ülke Nisan ayında bir erken seçime gidecek..’ diye duyduğum şu seçime gidilen günlerde siyasiler bir Genel Af ile rahatlar derim..

    Yani son olarak fındığa verdiği fiyatla kaybettiği oyları geri alacağını sanan Erdoğan’ı en çok, diğer siyasileri de az çok rahatlatır, siyasilerin, gazetecilerin de içinde olduğu tıka basa dolu cezaevlerini boşaltacak, vergi, sgk, trafik cezası gibi konularında içinde olduğu tümünü içinde barındıran bir af olan geniş kapsamlı  Genel Affın yaratacağı atmosferi düşünün..

    Haydi lütfen bunu, ‘birileri bir şey der, karşı çıkar, oy kaybederim’ düşüncesinin yarattığı korkuyla ‘Helallaşacağız, Barışacağız, Özür Dileyeceğiz’ diyerek değil yüreklice gerçek kardeşlik, barış ve bu ülkenin hepimizin olduğunu ortaya koyacak bir anlayışla Genel Af ilan edilmeli, ettim demenin tam zamanı..



      arşiv haber 09/07/2020 tarihli haber/yorumSERKA VALİLERİ, BAŞKANLARI


    ARDAHAN’DA TOPLAYACAK..


    Dönem Başkanlığını Ardahan’ın yaptığı Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) bugün Ardahan’da toplanacak. Ardahan’ın yeni Valisi Hüseyin Öner’in Başkanlığını yapacak olan SERKA’nın Ardahan Toplantısına Ağrı, Kars, Iğdır Valilerinin yanı sıra aynı illerin Belediye Başkanları, İl Genel Meclis Başkanları, Ticaret ve Sanayi Oda Başkanları ve SERKA yetkililerinin katılmaları bekleniyor.


    SERKA VALİLLERİ, BAŞKANLARI ARDAHAN’DA TOPLAYACAK..


    Dönem Başkanlığını Ardahan’ın yaptığı Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) bugün Ardahan’da toplanacak.


    “Kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel Potansiyeli harekete geçirmek suretiyle, ulusal kalkınma planı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak, bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, Sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak” amacıyla kurulan ancak bugüne dek başta bölgede devam eden göç olgusuna dur diyecek bir çalışma ortaya koyamamakla sıkça eleştirilen ve gezi yaptırmaktan öte çokta etkili yatırımları görünmeyen SERKA proje çağrısı yaptıktan sonra ilk toplantısını Ardahan’da yapacak.


    Ardahan’ın yeni Valisi Hüseyin Öner’in Başkanlığını yapacak olan SERKA’nın Ardahan Toplantısına Ağrı, Kars, Iğdır Valilerinin yanı sıra aynı illerin Belediye Başkanları, İl Genel Meclis Başkanları, Ticaret ve Sanayi Oda Başkanları ve SERKA yetkililerinin katılmaları bekleniyor.


    Serhat Kalkına Ajansı (SERKA), 17 Milyon TL toplam bütçe tahsis edilen mali destek programına ilişkin 2020 yılı proje teklif çağrısına çıktı


    SERKA, Küçük Ölçekli Altyapı Mali Destek Programı-06 kapsamında proje başvurularının sunulması için 7 Temmuz 2020 tarihi itibari ile 2020 yılı teklif çağrısını başlattı.


    Kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, organize sanayi bölge müdürlükleri, mahalli idareler ile 5355 sayılı kanun kapsamındaki mahalli idare birliklerine yönelik ilan edilen Küçük Ölçekli Altyapı Mali Destek Programı-06’nın amacı; Bölge kış, doğa, kültür turizmi, yöresel ürün üretim altyapısını ve kadın ve gençlerin sosyal donatılara erişim imkanlarını geliştirerek bölgedeki sosyal ve ekonomik refahı artırmaktır. Programın toplam bütçesi 17 Milyon TL’dir.


    Destek programı için elektronik ortamda (KAYS-Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi) son başvuru tarihi 28 Ağustos 2020, saat 23:59, başvurunun e-imza ile imzalanması ya da üretilen taahhütnamenin ıslak imza ile imzalanarak SERKA’ya matbu olarak teslim edilmesi için son tarih ise 4 Eylül 2020, saat 17:00’dir.


    Programlar hakkında detaylı bilgi ve başvuru rehberleri Ajans (www.serka.gov.tr) ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (www.sanayi.gov.tr) internet sitelerinden temin edilebilir.














    PROGRAMIN KÜNYESİ

    Programın Adı

    KÜÇÜK ÖLÇEKLİ ALTYAPI MALİ DESTEK PROGRAMI-06

    Program Referans No

    TRA2/20/KÖA06

    Program Genel Amacı

    Bölge kış, doğa, kültür turizmi, yöresel ürün üretim altyapısını ve kadın ve gençlerin sosyal donatılara erişim imkânlarını geliştirerek bölgedeki sosyal ve ekonomik refahı artırmak

    Program Öncelikleri

    Öncelik 1: Kadın ve gençlerin sosyal hayata katılımlarını teşvik edecek donatıların geliştirilmesine/iyileştirilmesine, yaşam standartlarının artırılmasına ve istihdam edilebilirliklerini artıracak mekanizmaların oluşturulmasına yönelik projeler


    Öncelik 2: Bölgenin kış, doğa ve kültür turizmi değerleri bilinirliliğinin artırılmasına ve markalaşmasına katkı sağlayacak ve/veya bu değerlere yönelik kaynakların etkin ve sürdürülebilir kullanılmasına dayanan fiziki ve teknik altyapı projeleri


    Öncelik 3: Yöresel ürünlerin katma değerinin artırılması için üretim, tanıtım ve pazarlama altyapılarının iyileştirilmesini ve kaynak verimliliğini sağlayan projeler

    Programın Toplam Bütçesi

    17.000.000 TL

    Asgari ve Azami Destek Miktarı / Oranı

                  Asgari tutar: 200.000 TL Azami tutar: 2.000.000 TL


    Asgari Destek Oranı %25 – Azami Destek Oranı %75

    Azami Proje Süresi

    24 Ay

    Uygun Başvuru Sahipleri

    • Valilikler
    • Kaymakamlıklar
    • Bölge, İl ve İlçe Müdürlükleri
    • Bakanlıklara Bağlı Kurum, Kuruluş ve Enstitüler
    • Üniversiteler
    • Yerel Yönetimler (İl Özel İdaresi, Belediyeler, Köyler)
    • 5355 Sayılı Kanun kapsamında kurulmuş Mahalli İdare Birlikleri  (Köylere Hizmet Götürme Birlikleri, Turizm Altyapı Birlikleri vb.) 
    • Organize Sanayi Bölge Müdürlükleri
    • Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşları

    Son Başvuru Tarihi

    KAYS üzerinden son başvuru tarihi: 28/08/2020   , Saat: 23:59


    Taahhütname için son teslim tarihi:   04/09/2020   , Saat: 17:00



    İki Gözü Kör Olanlar..


    Bugünkü yazıma, ”Bu yaşıma kadar gözlerimin gördüklerini, kulaklarımın duyduklarını anlatmayla başlayacağım” desem de bana göre bir mahalle baskısı olan ama ”dinin emri” denerek yasaklanan ve ”Hatasız dost arayan dostsuz” kalır diyen ataların freni ile benim gibi bir çoğumuzun anlatacaklarından vazgeçip, yaşamı boyunca gördüklerini, duyduklarını anlatmaktansa içine atmayı, dert edinmeyi yani üç maymunu oynamayı tercih ederiz..

    Ve en önemlisi açık olduğunu sanıp, gerçekte ise aşkın ana merkezi olan kalp gözü gibi, takıntılarla sulanmış, körlenmiş beyni gibi güzel kaşlarla süslenen iki gözünün de kör olduğunu anlamayanlara sıkça anlatılan ve son olarak meslektaşım Okay Gönensin’in de köşesine aldığı bir hikâyeyi ben de buradan köşeme alıp, işleyeceğim belki kalp gözü dahil kör gözler, sağır kulaklar açılır diyerek…

    Hikâyede iki fakir adam vardır. Bunlar komşu. Birkaç davarı, tavukları, küçük arazileri var. Ve ikisi sürekli kavga hâlindeler. Tavuk yüzünden, tarla yüzünden, küçük büyük her mesele yüzünden kavga ediyorlar.

    Hızır iki adamı izliyor ve müdahale etmeye karar veriyor.

    Bir gün ikisinden birisinin kapısını rastgele çalıyor. Adamı alıyor karşısına, “dile benden ne dilersen” diyor, “ne istersen yapacağım, ama sana yaptığımın iki katını komşuna da yapacağım.”




    Adam uzun uzun düşünüyor, sonra Hızır’ın karşısına geçiyor: “Hızır Aleyhisselam, senden dileğim şudur: Benim bir gözümü kör et.”

    Bu hikâyenin devamı birçok farklı şekilde yazılmıştır. Hızır ikisine birden gitseydi, ikisinin de ikişer gözü mü çıkmış olurdu? 

    Ve hikâyeye farklı devamlar yazılır, ama bu arada iki fukaraya çok yüz de takılır.

    Hep birlikte körleşme denebilecek bu duruma baktığımızda da karşımıza;

    Aydın düşüncenin, insana bakışın ve en önemlisi demokrasi anlayışının henüz ulaşmadığı bir evreyi yaşayan köylerdeki çeperlerin diplerinden çıkıp, şehirlere götürdükleri sosyal hayat, siyasal yaşam hatta siyasette de bu iki fukaranın yaşadığı “benim bir gözüm çıksın, yeter ki onun iki gözü de kör olsun” ruhuyla yapılıyor.

    Çatışma alanları arttıkça da bu ruh hâli için bazen “iki göze iki göz” bile bir tür “galibiyet” sayılıyor…

    Toplumun “gerçek” çatışma alanları var. Bu alanları, hiç kimse gözünden olmadan daraltmanın ve yok etmenin yolları da var. Bu yolları açmak yerine, yeni çatışma alanları üretmek, karşıdakinin iki gözüne karşılık bir gözünü feda eden köylünün ruh hâlinin egemenliğinde söz konusu oluyor.

    Şu anda herkesin içini karartan çatışmaları, inatlaşmaları, “el mi yaman bey mi yaman?” vuruşmalarını madde madde sıralamak da mümkün. Her maddenin iki ya da üç, dört tarafında da pozisyon almış olanların hepsinin “bir göze iki göz” hesabıyla hareket ettiklerini de görmekse hiç zor değil.

    Kısaca başta, ‘Güçlü bir lobi’ denerek yapılan ve benim de başında bulunduğum sivil toplum örgütcülüğünde yani dernekçilikte daha net gördüğüm, “Bir göze iki göz” ruhuyla yapılan savaşların sonuçları her zaman biraz daha fazla ve hep birlikte “körleşme”dir.

    “Körleşme”de savaşın nasıl çıktığını hatırlayan kalmaz, sadece savaşın kendisi kalır.


    “Körleşme”nin insanlara ne vaat ettiğini bilmek için de fazla uzağa gitmeye gerek yok, çevremizdeki dramlar başarabilmişse tek gözünü koruyabilmiş olan herkese yeter.




    SEÇİM DE MHP’Lİ, TOPLANTIDA AKP’Lİ!


    arşiv haber 16/04/2016 tarihli haberler


    Geçtiğimiz günlerde yapılan Ardahan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçimleri öncesi seçildiği partisi Adalet ve Kalkınma Partisinden istifa ederek, MHP’ye geçen ve yerel meclis olarak bilinen İl Genel’de MHP’nin grup kurmasını sağlayan Çıldır İl Genel Meclis Üyesi Etem Özcan bugün yapılan AK Parti İl İstişare Toplantısına katıldığı görüldü.


    MHP’ye geçtiğini belirten Etem Özcan’ın, AK Parti Ardahan Milletvekili, İl Başkanı ve Belediye Başkanının da katıldığı toplantıya MHP’li bir üye olarak katılması şaşkınlığa neden olurken, siyasetin ne derece çürüdüğünü de ortaya koyar gibiydi.


    **Ardahan Ak Parti İl Başkanlığı’nca il istişare toplantısı yapıldı..




    AK Parti İl Başkanlığında düzenlenen toplantıya Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, AK Parti İl Başkanı Yusuf Demirci, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, İlçe Belediye Başkanları ile parti teşkilat kademeleri ve daha önce partide görev almış yöneticiler katıldılar.


    **DSİ VE KARAYOLLARI YATIRIMLARI İÇİN DEĞERLENDİRME TOPLANTISI YAPILDI..


    Ardahan’da, il sınırları içerisinde Devlet Su İşleri ve Karayolları tarafından yapılan yatırımlar için değerlendirme toplantısı yapıldı.

    Kongre Binası’nda yapılan toplantıya Vali Ahmet Deniz, Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, Belediye Başkanımız Faruk Köksoy, AK Parti Ardahan İl Başkanı Yusuf Demirci, Karayolları 18’nci Bölge Müdürü Yener Birliker, DSİ 24’ncü Bölge Müdürü Nesip Özden, Karayolları Ardahan Şube Şefi Ümit Yıldırım, DSİ Ardahan Şube Müdürü Doğan Koçak ve ilgili müteahhitler katıldı.

    Toplantıda, il sınırları içerisinde Karayolları tarafından ihale edilerek çalışmaları başlayan yatırımların durumu detaylı olarak ele alındı. Müteahhit firmalardan kaynaklanan aksaklıklarında konuşulduğu toplantıda, firma yetkililerine uyarılarda bulunuldu.

    Toplantıda ayrıca, DSİ’nin Ardahan il genelinde yapacağı çalışmalar için de fikir alışverişinde bulunuldu.


    **İL BAŞKANI İLE İLÇE BAŞKANI HAC YOLUNDA..


    AK Parti Ardahan İl Başkanı Avukat Yusuf Demirci hacı oluyor.


    Alınan bilgilere göre hacca gitmek için yaptığı başvurusu kabul edilen AK Parti Ardahan İl Başkanı Av. Yusuf Demirci ile birlikte AK Parti Posof İlçe Başkanı Songül Öner’in de hac başvurusunun kabul edildiği ve iki başkanında önümüzdeki aylarda hacca gidecek olan kafile ile birlikte kutsal topraklara gidecekleri öğrenildi.


    ARDAHANLI MECLİS ÜYESİNDEN ARDAHANLI BELEDİYE BAŞKANINA: YALAN SÖYLEMEYİ BIRAKIN DA 3.5 YILDIR 3 YATIRIM YAPAMADIĞINIZ HİZMETLERİ YAPIN!..


    KENT MERKEZLERİNİ OLDUĞU GİBİ KÖYLERİDE ÇÖP GÖTÜRÜYOR..


    .







    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     








  • İLÇE BAŞKANSIZ KALAN ARDAHAN MHP KARIŞTI!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle..  https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Kadın İl Başkanı Hülya Davutoğluları’nın görevden alınıp yerine Turgay Mert’in atandığı Ardahan Milliyetçi Hareket Partisinin Ardahan Merkez, Çıldır, Posof ve Hanak İlçe Başkanları görevden alındılar.

    MHP’nin etkili olduğu iki ilçede ilçe başkanlarının görevden alınması ile başlayan tartışmalar görevden alınan iki ilçe başkanı kendilerinin görevden alındığını kendine ait sanal sayfada duyuran İl Başkanı Mert’i mertsizlikle suçladılar.

    MHP Ardahan İl Başkanlığının MHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı Akın Şimşek, Çıldır İlçe Başkanı Volkan Topkaya ve Hanak İlçe Başkanı Yücel Çelik’in görevden alındığının duyurulması ardından Hanak ve Çıldır İlçe Başkanlarından karşı açıklama yapılarak Turgay Mert’in atanmış kendilerinin ise seçilmiş başkanlar olduğunu belirtip, Mert’in mertsizlik ve haksızlık yaptığı anlamında açıklamalarda bulundular.

    Konu hakkında aşağıdaki açıklamaları yapan Hanak ve Çıldır İlçe Başkanlarının suçladıkları MHP Ardahan İl Başkanı Turgay Mert ise “Göreve gelmemizle birlikte bir kan değişimine ihtiyaç duyduk. Bu bir nöbet değişimidir, görevden aldığımız ilçe başkanlarımızın partimize ciddi emekleri olmuştur kendilerine teşekkür ediyorum. Kan değişimi yapıyoruz, değişim ve yenileme iyidir. Amacımız önümüzdeki seçimlerde partinin daha çok başarılı olması için çalışıyoruz.” derken görevden alınan MHP Posof ve Hanak İlçe Başkanları MHP İl Başkanı Turgay Mert’i suçlayarak; “atanmışlar, seçilmişleri görevden alamaz” çıkışı yaptılar.

    İşte o açıklamalar; 


    Çıldır Kamuoyuna;

                Çocukluk çağlarımdan bu yana gönüllü bir neferi olduğum Milliyetçi-Ülkücü davanın Çıldır’daki resmi misyonu olan Çıldır Ülkü Ocakları’nın kurucu başkanlığını yaptığım ‪2013-2019‬ yıllarından sonra Liderimiz Sn. Dr. Devlet Bahçeli’nin takdirleri ile 2019 yılında Milliyetçi Hareket Partisi Çıldır İlçe Başkanlığına atandım. O tarihten şimdiki zamana değin Milliyetçi-Ülkücü davanın çizgisinden, mensubu olmakla şeref duyduğum partimin politikalarından, milli ve manevi değerlerimize olan bağlılığımdan asla taviz vermedim. Ne sancılı kongre süreçlerinde ne de yedi göbekten ülkücü olanların partimizi ve liderimizi terk ettiği, hakaretler savurduğu, başka limanlarda yer aradığı, imza listeleri gezdirdiği günlerde bir an olsun doğru bildiğimden şaşmadım. Daha açık bir ifadeyle ne Sinancı, ne Meralci ne de hayalci oldum. Dik durdum, siyasi anlamda bütün kapılar yüzümüze kapansa da kendi kapımızdan başka bir yere gitmedim. Ama gelinen noktada görüyorum ki o günlerde sayın genel başkanımıza ağır hakaretler edip partimize sırt dönenler bugün ucuz hesaplar peşine düştüler.

    Son il kongresinde MHP Çıldır ilçe teşkilatı olarak sergilediğimiz tavır Genel Merkezimizin talimatları ve takdirleri doğrultusunda olmuştur. Bugün ilçe teşkilatımızı gülünç bir şekilde facebook üzerinden görevden aldığını ilan eden irade o gün Genel Merkezimizin kararına karşı harekette bulunan iradedir. İlçe teşkilatımız olarak hem kongre sürecinde hem de yeni il teşkilatının göreve gelmesinde Genel Merkezimizin talimatları gereğince hareket ettik. İlan edilen görevden alma kararının kişisel hesaplaşmalar odaklı olduğu açıktır.


    Ülkücü Hareketin ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin en zor günlerinde olduğu gibi bundan sonra da hesapsız ve menfaat gözetmeden hizmetinde olduğumu ifade eder, facebook üzerinden öğrendiğim kararı da değerli kamuoyunun takdirlerine sunarım.

                                                                                                  Saygılarımla Volkan TOPKAYA/Çıldır


    Çelik: “Görevden alınmamız kan değişimi değil tam bir fiyaskodur. 


    Öte yandan Çıldır MHP İlçe Başkanı gibi görevden alınan MHP Hanak İlçe Başkanı Yücel Çelik ise “Görevden alınmamız kan değişimi değil tam bir fiyaskodur. Görevden alınmamız başka partilerin ekmeğine yağ sürmekten başka bir şey değildir. Bizler zan altında kaldık, Sayın Mert, kamuoyuna doyurucu bir açıklama yapmak zorundadır. 27. Dönem MHP Ardahan Milletvekili adayı Sevim Köseliören’nin seçim döneminde ve 2019’da partinin kapısını açamayanlar,  oyunu arttıran başarılı ilçe başkanlarının görevden almasını anlamış değiliz. Partimin başarısı için cebimden para harcadım, seçim döneminde eşimi hastanede bıraktım çalışmalara katıldım ve bugün bu günleri gördük..’ dedi.  

     


    Akyüz: Bu bir ihanettir!..

    4 İlçe başkanının görevden alınmasının perde arkasında kimlerin olduğunu araştırdıklarını açıklayan MHP Posof eski İlçe Başkanı Turgay Akyüz ise şunları söyledi; 


    “2014 yerel seçimlerinde partimizin oyu yok denecekken, Ak Partinin ve CHP’nin almış olduğu oy belli iken, 2019 yerel seçimlerinde öz verili çalışmamız neticesinde İl genel Meclis seçimlerinde az bir oyla kaybetmemiz verdiğimiz emeğin bir göstergesidir. 2014 yerel seçimlerinde partimiz 618 oy almıştır,  gayretlerimiz sonucunda 2019 yerel seçimlerinde 1087 oy alarak bölgemizde oyunu %70 oranında yükselten tek ilçe olmuştur. Ak Parti İl encümeninden birisini CHP’ye kaptırılmış, ben bunları konuşurken AK Parti yanlışlarını benden ve partimden sormaya kalkışmıştır. Yanlışı yapan Ak Parti yönetimi başkanından belediye başkanına varıncaya kadar seçim meydanlarında cumhur ittifakına sadık kalmayıp, MHP’ye verilen oy CHP ve HDP’ye verilen oydan bir farkı yoktur diyen Ak Parti yönetimidir. Mevcut MHP il yönetimi bunları bildiği halde, kendi çıkarları doğrultusunda, Ak Parti yönetimiyle ve Posof Belediye başkanıyla aralarını iyi tutabilmek için bizimle hesaplaşmıştır. Bu öylesine bir ihanettir ki bizleri arayıp emeklerimizden dolayı bir teşekkürü bile çok görmüş, adeta itibarsızlaştırma gayreti içinde olmuşlardır. Daha düne kadar partimize kimlerin sövdüğünü, kimlerin liderimize ağır hakaretler ettiklerini vatandaşlarımız ve partililerimiz bilmektedir. Kendi yanlışlarını bizim doğrularımızla kapatmak isteyen MHP il yönetiminin gayesinin dava olmadığı herkes tarafından bilinmektedir.” diyerek şöyle devam etti.

    Akyüz, Hanak, Posof, Ardahan Merkez ve Çıldır ilçe başkanlarının görevden alınmasının MHP Genel Merkezinin bilgisi dışında alınan bir karar olduğunu, önümüzdeki günlerde Ankara’ya çıkarma yapıp gerçekleri Genel Merkeze anlatacaklarını sözlerine ekledi.

    **Mert: Alınmalar kan değişimidir…

    Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan İl Başkanı Turgay Mert, şunları söyledi: “Göreve gelmemizle birlikte bir kan değişimine ihtiyaç duyduk. Bu bir nöbet değişimidir, görevden aldığımız ilçe başkanlarımız partimize ciddi emekleri olmuştur kendilerine teşekkür ediyorum. Kan değişimi yapıyoruz, değişim ve yenileme iyidir. Amacımız önümüzdeki seçimlerde partinin daha çok başarılı olması için çalışıyoruz.” dedi.


    Nerede O Eylemci Ruhlu Köylü?!.


    Geçtiğim gün telefonla görüştüğüm, aynı zamanda Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkan yardımcısı olan Ardahan DSYB Başkanı, Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın dikkat çektiği ve bizim, “Baydar: Avans Almayın” başlığı ile verdiğimiz haberi yaparken,  Baydar ve 35 yılı geçmeye başlayan gazetecilik hayatım boyunca O haber gibi yüzlerce haber, yorum yazan benim kime seslendiğimi düşündüm.


    Çünkü aslında bana göre dron satmak için “çekirge istilasına uğradı” denen ama aslında çevresini saran beton siteler blokların istilasına uğrayan Ayçiçeklerin yetiştiği tarlaları satanın aynı köylü olduğunu da düşünüyordum.

    Evet, sarılaşan sendikaların, yazın saz, kışın kaz etkinlikleri dışında STK’cılık yapmayanların tabela dernekçilik denen sivil toplum örgütçülüğünün yapıldığı, Barolar Birliği başta olmak üzere, onca aydını temsil ettiklerini iddia eden kurum ve kuruluşların bile suspus olup üç maymunu oynadığı ülkede köylünün su parasına satılan süt için değil,  eylem yapmasını aldığı erken avansı almamasını istemek ne kadar etkili olur bilmem.




    Çünkü yolu olmayan yaylaya çıkmaya hazırlanan köylü ve çiftçinin, yani hayvanının bakım yükünü eşinin üzerine yıkan, çocuğuna çobanlık yaptıran, kentte kahve köşelerinde pinekleyen, köyde ya çeper dibinde, ya da küf kokan köy bakkalında dedikodu yapan, kirli şapkasıyla oynayarak zaman geçiren köylünün devrimci değil, eylemci köylü olmasını bekler misiz?…

    Bilmem ama benim bildiğim köylü o sizin bildiğiniz köylü değil, atadan dededen kalma, üzeri metrelerce toprakla örtülü ahırlarda yaptığı hayvancılıkla, kilosunu bir bardak çaya bir yıl öncesinde mandıracıya teslim eden köylüdür.

    Ve benim bildiğim, “köylü eylem nedir, nasıl yapılır?…” bilmediği gibi kendi hakkını bile aramaktan aciz, meydanlara getirdiği bir ineğini oradaki kimsenin “Siz burada ne iş yaparsınız?” diye sormadığı ve havadan para kazanan cambazlara kaptıran köylü olduğunu iyi biliyorum.

    Bu nedenle şaptan hayvanları telef olan, kaba yem bulmakta zorlanan ve memurlarımız, esnaflarımız gibi bankalarca haczedilen köylü de ben bir eylem, bir hak arama hareketi ya da litresi su parasına alınmasına neden olan sütün gerçek değerini bulması için avans almayın demenin çokta fayda sağlamayacağını biliyorum.

    Ve “Yok sen yanılıyorsun?” diyenleriniz varsa o zaman sorumu yeniliyorum;

    Hani nerede o eylemci ruhlu köylü?

    Hele gösterin bana bir fotoğrafını çekip, haber yapayım…



        arşiv haber 30/05/2015 tarihli haber/yorum


    Ulutaş, MHP Dengeleri Değiştirdi


    MHP’Lİ MHP’YE OY VERMELİ..


    Genel seçimler öncesi çalışmalarına devam eden partilerin başında gelen Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekili Adayı Bülent Ulutaş MHP’lileri MHP’ye oy vermeye davet etti..


     


    Milliyetçi Harekât Partisi Ardahan Milletvekili adayı Bülent Ulutaş, MHP’nin Ardahan‘da siyasi dengeleri değiştirdiğini söyledi.


    MHP Ardahan Milletvekili adayı Bülent Ulutaş, seçim süreciyle ilgili açıklamalarda bulundu. Ulutaş, 7 Haziran seçimlerine 10 Gün kaldı, Ardahan’da dengeler değişti ve MHP Ardahan’da dengeleri değiştirdi dedi.


    Ulutaş, Milliyetçi Hareket Partisinin Ardahan’da şu anda başa güreştiğini iddia ederek, ”Yaptığımız çalışmalarda esnafından köylüsüne gördüğümüz ilgi gerçekten çok iyi ve olumlu tepkiler alıyoruz. MHP şu anda başa güreşiyor ve hiç ummadığımız yerlerden oy alacağız. Biz seçim sürecinde seçmenlerimize kendimizi anlatıyoruz ve bugüne kadar seçilen Saffet Kaya, Ensar Öğüt ve Orhan Atalay’ın ne yaptıkları belli. CHP Milletvekili Ensar Öğüt ve AKP Milletvekili Orhan Atalay’a seçmenden büyük tepki var ve bu tepkinin çoğunluğu MHP’ye yönelmiş durumda. İnsanlar yalnızca seçimi düşünmüyorlar, ayrıca ülkenin geleceğini de düşünüyorlar. Ülkenin geleceği için halkımızın Milliyetçi Hareket Partisine oy vereceğini düşünüyorum. MHP’ye büyük bir kayma var? Posof’da, Çıldır‘da ve Ardahan‘ın içinden alacağımız oy herkesi şaşırtacak.” Şeklinde konuştu.


    Ardahan’da paraya dayalı siyasetin terk edilmesi gerektiğini söyleyen Ulutaş, ”Ardahan’da çirkin siyaseti bırakalım, para’ya dayalı siyaseti bırakalım. İnsanları satın almaya çalışıyorlar, insanımıza para teklif ediyorlar. AKP’nin burada yaptığı siyasette şudur, memurları ve muhtarları tehdit ediyorlar. Muhtarlara hizmet vermeyiz diye tehdit ediyorlar? Bugüne kadar Ardahan’da hangi köye hizmet gitmiş ki bundan sonra bu hizmeti verecekler.” dedi.


    Ardahan’da CHP, AKP ve bağımsız adayın MHP’ye saldırdığını söyleyen Ulutaş, ”Ardahan’da CHP, AKP ve bağımsız aday da MHP’ye saldırmaya başladı. Sebebi ise, Milliyetçi Hareket Partisinin yükselişini gördüler. Biz Ardahan’da birinci parti olacağız, onun içinde Ardahan’dan ve Ardahanlıdan oy istiyorum. Çocukların geleceği için, gençlerin geleceği için, huzurlu bir kent için, huzurlu ilçeler için ben Ardahan’dan oy istiyorum Biz teröre de karşıyız, huzursuzluğa da karşıyız ve onun için Ardahan’dan oy istiyoruz. ” şeklinde konuştu.


    ***AK PARTİ KURMAYI ARDAHAN’ DAYDI..


    Genel seçim çalışmaları kapsamında Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayatı Yazıcı, Eski İçişleri Bakanı ve Erzurum AK Parti Milletvekili adayı Efkan Ala, Ardahan milletvekili Adayları Orhan Atalay, Yunus Baydar, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, İl Başkanı Yusuf  Demirci ve çok sayıda Partililer,  Seçim çalışmaları kapsamında Ardahan Şehir merkezinde esnafları ziyaret ettiler.

    Ziyaret sonrası Basına açıklama yapan,Eski İçişleri Bakanı ve Erzurum AK Parti Milletvekili adayı Efkan Ala: Vatandaşlarımızla seçim değerlendirmesi yaptık ve onları ziyaret ettik, bir arada olduk. Hem Ülkemizin geldiği noktayı hem de hedeflerimizi bir araya getirip tartıştık, konuştuk. Seçim atmosferi, gayet güzel bir ortam var. İnsanlar önümüzdeki dönemin daha iyi olacağına inançlarını yinelediler. Bunu istikrara olan güvenini ortaya koyuyorlar. İstikrarın Türkiye’ye kazandırdıklarını çok iyi biliyoruz, yaşıyoruz. Şimdi burada Üniversitemiz var, 5 bine yakın öğrencimiz var, bölünmüş yollarımız, potansiyel hayvancılık bunu daha da geliştireceğiz, geliştirmek için bütünleşmiş bir sistem oluşturacağız, havza bazında çalışmalar yapıyoruz. Türkiye’nin hedefleriyle Ardahan’ın hedeflerini buluşturup yolumuza devam ediyoruz,dedi.


















  • REKTÖR VE ARÜ 15 TEMMUZ ETKİNLİKLERİNE KATILMADI!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    15 Temmuz Hain Darbe Kalkışmasının 6’ncı yıldönümü etkinlikleri bayraklı yürüyüş ile başladı. Milli Egemenlik Meydanındaki tören alanında başlayan programda Kuran-ı Kerim tilavetinin ardından Şehitler için dua edildi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halka seslenişi canlı olarak katılımcılara izletildi, ardından Vali Hüseyin Öner tarafından 15 Temmuz Şehitleri Sancak Koşusunun startı verilirken Ardahan’da olmasına rağmen ARÜ Üniversitesi Rektörünün ve ARÜ’yü temsilen kimsenin programa katılmadığı görüldü.


    Tatilde olduğu öğrenilen CHP’li Ardahan Belediye Başkanının da katılmadığı programa Vali Hüseyin Öner ve eşi Zehra Mine Öner, Ardahan AK Parti Milletvekili Porf. Dr. Orhan Atalay, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Berat Acar, Belediye Başkan Vekili Tahsin Bulut, Ardahan Cumhuriyet Başsavcı Vekili Abdulkadir Bakır, Vali Yardımcıları Şahin Demir, Mehmet Fatih Kılıç, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal, İl Jandarma Komutanı Ali Naci Aldemir, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu ve AK Parti Ardahan İl Başkanı gibi siyasi parti temsilcileri, şehit yakınları, gaziler, sporcular ve vatandaşlar katıldı.


    15 Temmuz Gecesi 17 Dakika Önce ve Sonrası…


    Günlerde 15 Temmuz 2018


    Evdeydim…


    Salondayım, dizlerimde yine bilgisayarım, haberlerimi ve yorumumu yazmaya başlamış, kulağım ise açık olan tv kanalında.


    Ama bilgisayarda olan gözlerimin kaydığı ve aniden bir hareketlenme olduğunu gördüğü tv ekranına kilitlenip, pür dikkat kesiliyordum…


    Çünkü sevgilim, sevdam dediğim memleketim Ardahan kadar çok sevdiğim ama birçoğumuz gibi benim de iyiden iyiye trafiğinden bıktığı İstanbul ve onun ilk ve 5’lilerce değil, devlet tarafından yapılan en ucuz geçilen ve şimdi adı değiştirilmesine rağmen hala Boğaz Köprüsü denen köprünün Üsküdar yakasında bir şeyler oluyordu.


    Önce birçoğumuzun hala anlayamadığı tankları, ardından askerleri ve karışıklığı gördüm, sonra bunun bir darbe olduğunu anlıyorum ve 12 Eylül faşist darbeyi en acı şekilde yaşamış bir ailenin ferdi olarak dışarı fırlıyorum.


    Oğlum, annesini arıyor, ‘babamı dışarı bırakma’ diye. Annesi ise titrek bir sesle beni arıyor ‘Fakir lütfen gel buraya…’


    Ben ise onları dinlemeyip, bindiğim kırmızı renkli Gazeteci isimli aracımla önce İl Jandarmanın sonra kent dışına adeta zorla taşınmasında büyük katkım olan ama hala şehir içindeki kışlaları hala sivile teslim etmeyen sanayinin oradaki Tugayın önüne geçip, bakıyorum ‘olağanüstü bir hareketlenme var mı?’ diye.


    Sonra çevre yolundan Emniyete doğru gidip, orada da bir hareketin olmadığını tam aksine adeta karartma varmış gibi bir sessizliğin olduğunu görüp, oradan   vali konağının önünden kongre caddesinden çarşıya doğru çıkıyorum.


    İnsanlar koşarak evlerine gidiyor, ben ise tam tersi çer çöpten ve kanalizasyondan bugün içinde değil alabalık, canlı bile olmayan Ardahan Alabalık deresindeki alabalıklar gibi ters akan suya dalmış, korkulan alana, çarşıya doğru hem de telefonumu açıp, darbeye direnmemiz gerektiğini facebooktan canlı yayın yaparak, yüksek sesle ‘Darbeye hayır!’ diyerek gidiyorum..


    Olayın darbe kalkışması olduğunu, darbenin, darbecilerin bu ülkeye bir şey katmadığını söyleye söyleye herkesi darbeye direnişe davet ediyorum.


    Ve tüm bunları sosyal medya hesabım (facebook) canlı olarak kaydediyor.


    Ve benim çarşıya çıkışımdan 17 dakika sonra yüz şekli değişmiş, beyaza bürünmüş olan Erdoğan’da aynı benim yöntemimle yani bir cep telefonu kamerasıyla bir tv kanalında canlı yayında olduğunu öğreniyorum.


    Ve aynı Erdoğan’ın bugün ortaya attığı iddiaları ile gündemi sarsan ve ‘Ben el koydum!’ diyen Peker’in kullanıldığı çete kanalıyla Aydın Doğan’dan alınıp, pardon birçok iş insanın işine aşına olduğu gibi kanunsuz, hükümsüz adeta el konulan bir pazarlıkla sahip değiştiren kanalında haber sunan kadının cep telefonu ile benin facebookta yaptığım gibi O’nun da halkı alanlara davet ettiğini öğreniyorum.



    Yani dün başkan dediğim ama başkanlık sisteminin sadece O’na ve ekibine yaradığını anlayınca bugün uzun süredir başkan demeyeceğimi ilan ettikten sonra AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı dediğim Erdoğan’ın ülkenin en çok izlenen ve darbecilerin kapısına dayanmasına rağmen demokrasi adına karşı yayını kesmeyip, direnen bir tv kanalına, CNN Türk’e bağlanıp, halkı alanlara davet ediyor.


    Darbeye direnmeliyiz diyor..


    Hâlbuki aynı Sn. Erdoğan’ın havuza attırdığı onca basın, yayın kanalına rağmen 15 Temmuz akşamı gibi bir gün kendisine de lazım olacak olan basın ve yayın kuruluşlarını daha da susturmak için yeni yasalar, kararnameler hazırlattığını görüyorum.


    Neyse 2016, 15 Temmuz’a geri dönecek olursak dün olduğu gibi bugün kimin darbe ve darbecilere karşı olduğunu ama darbeleri bahane ederek baskıyı yasallaştıranlara karşı kimin direndiğini siz okurlara bırakıp, o güne bakmaya devam edelim diyorum.


    Ve ben ilk önce Ardahan Belediye Başkanını arıyorum.. ‘Başkan neredesin? Gelin çıkalım çarşıya..’ diyorum…


    -Yoldayım, köydeyim Fakir geliyorum diyor Hanak’ta köyünde Yukarı Dikkan’da olan o dönemin ve şimdi aranan Belediye Başkanı Faruk Köksoy..


    Sonra o dönemin, bugünde İl Başkanı, hatta milletvekili olması gereken İl Başkanı Yunus Baydar’ı, ardından ulaşabildiğim herkesi arıyorum ikinci telefonumda.


    Sonra tüm yurtta olduğu gibi Ardahan’da da alanlar doluyor…


    Az önce evlere kaçanlar dahil herkes geliyor kongre caddesine kol kola girip, o az önce karartılmış olarak gördüğüm olan Emniyete doğru yürüyor…


    Caddeyi saran askerler arasında sloganlar eşliğinde yaşananları geç fark eden ve ne olduğunu bile anlamayan vali, emniyet müdürüne cesaret veriyoruz…


    Sonra bugünmüş gibi sanki darbeye sadece onlar karşıymış gibi sadece AK Parti ve o partiden kaynaklanan bir grup kahraman onlarmış gibi biz darbe mağdurları olan birkaç dirençli, solcunun, demokrasi yanlısı olanların verdiği cesaretiyle bir anda kahraman oluyorlar.


    Hatta kahraman diye maaşa bağlanıp, işe alınıyorlar…


    Ve ‘TBMM’ince araştırılsın’ denen ama AK Parti ve ortağı MHP tarafından araştırılmasına izin verilemeyen bir 15 Temmuz’u, bir darbe kalkışmasını adı, sanı bilinmeyen kahramanlarca durdurulması unutuluveriyor, bir anda kâğıttan Aslanlar ortaya çıkıyor…


    Kimi, siyasi görüşüne ve yönetim anlayışına katılmasam da bir lider olarak hayran olduğum direnciyle bulunduğu yeri hak eden Sn. Erdoğan’ın gölgesine sığınıyor, kimi biz darbe mağdurlarının yürekliği üzerinden pirim yapıp, kâğıttan kaplan oluveriyorlar.


    Ve 15 Temmuz’un birinci yıl dönümü gibi her yılını resmi bayram edasıyla ülkeyi kurtaran kahramanlar gibi kutluyu veriyorlar.


    Yani, dün biz dediğimiz için bizi komünistlikle, hainlikle suçlayanlar bugün kahrolsun emperyalistler diye haykırıyor…


    Neyse biz onlara bırakalım kutlamaları da asıl bundan sonra uyuyan hücrelerin hareketlenmesi halinde ne yapılacağını konuşalım.


    Çünkü Asya Bank’ın önünden geçenleri hapishaneye, ‘Allah beni af etsin’ diyen ancak bir genel af bile çıkarmayan ama ‘ABD, Batı oralardaysa bizde oralarda olmalıyız’ deyip, ülke içindeki askeri sürekli meşgul etmek istercesine ekonomiye çok ağır yük yükleyen kararlarla sınır dışına, Suriye, yetmedi Libya’ya, hatta Afrika ve Kafkasya’ya gönderen, kendisi gibi yaşları geçen generalleri emekli etmeyip, görev sürelerini uzatan Sn. Erdoğan gibi benim de hala darbecilerin işlerini bitirmediklerini ve bu ülkeme yeni bir 15 Temmuz daha yaşatmayı düşünenlerin olduğundan şüphe edip, düşünenlerdenim.


     



        arşiv haber 15/07/2020 tarihli haber/yorum



    15 TEMMUZ’DA ARDAHAN’DA ÖLEN OLMADI!


    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’nin Günlük Koronavirüs Tablosu’nu Twitter hesabından paylaştı. 15 Temmuz’da açıklanan 24 saatlik verilere göre; 42 bin 320 test yapıldı ve 947 yeni vaka tespit edildi. 17 kişi ise hayatını kaybetti. Böylelikle, Türkiye’de koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 5 bin 419’a, toplam vaka sayısı ise 215 bin 940’a yükseldi.


    İYİLEŞEN HASTA SAYISI 198 BİNE YAKLAŞTI


    Son 24 saatte tedavisi tamamlanan bin 13 hastanın daha taburcu olmasıyla, toplam iyileşen hasta sayısı 197 bin 733’e yükselmiş oldu. Toplam test sayısı 4 milyon 107 bin 498, entübe (solunum cihazına bağlı) hasta sayısı 401, yoğun bakımdaki hasta sayısı ise bin 206 oldu.


    6 İLİMİZE DİKKAT ÇEKTİ


    Öte yandan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “1.000’in altındaki ikinci günümüz. Yeni iyileşen hasta sayımız, yeni vaka sayısından fazla. Malatya, Trabzon, Kilis, Yalova, Bayburt ve Ardahan’da 3 gündür pnömoniye hiç rastlanmadı. Yeni vaka verileri yakın günlerde ciddiyetimizin arttığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.



    ASKERİ DARBE’NİN GETİRİP, KALDIRDIĞI


    “27 Mayıs Hürriyet ve Anayasa Bayramı”


    Hiç yaşanmamış, anımsanmaması için sanki hiç yaşanmamış gibi davranılıp, unutulmasını sağlamaktansa adeta özentileştirlen resmi bir törene çevrilip, Atatürk’ü gölgeleyen protokol çadırları ve kahramanlık türküleri eşliğinde anılan, ısrarla gündemde tutulan 15 Temmuz Darbe Girişiminin 4. Yıl dönümü etkinliklerine baktığımızda şu an bir çoğumuzun bilmediği, bilenlerin de unuttuğu bir konu, sözde bir bayram hem de adına hürriyet yetmedi anayasa adı verilen ama adı dışında anlamı ve ilan edilenlerin bile unutulduğu sözde bir bayram akla gelmekte.


    Aslında adına bayram denilen ama bana göre dini kendi düşünceleri ve iktidarlarının devamı için toplumu yönlendirmek için fetvalar çıkaranların bir benzeri olan eli kanlı, demokrasi düşmanlarınca adlandırılan bir bayram değil, işkenceleri hatırlatma günüdür adına sözde Hürriyet ve kendilerine göre uygulanan Anayasa Bayramı..




    Ama bir gerçek var ki o da toplumların hayatlarında önem verdikleri günleri kutlama, anma ve tören gibi etkinliklerle hatırlamaları çok eski çağlardan beri süregelen bir davranış şeklidir. Devletler açısından bakılırsa da bu günler hem hatırlama hem gelecek nesillere aktarma hem de meşrutiyetlerini sağlama olarak değerlendirilmektedir. 

    Eski çağlardan itibaren bu etkinlikler zamanın şartlarına göre şekillenmişlerdir. Milli devletlerin kurulmasından itibaren de daha çok yeni devletin meşruiyetini ortaya koyma, devletin kurulması için yapılan mücadelelerin unutulmaması ve gelecek nesillere bu bilincin aktarılması gibi amaçlarla, çok sayıda bayram veya anma günleri tertip edilmiştir. Türkiye’de de II. meşrutiyet
      Döneminden başlamak üzere, çok sayıda milli gün belirlenmiş ve bu günler çeşitli etkinlikler yapılarak anılmış ve kimileri günümüze kadar gelmiştir. 

    Bu çalışmanın konusunu, 1963-1980 dönemi arasında 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi sonrası kutlanan 27 Mayıs Hürriyet ve Anayasa Bayramı oluşturmaktadır.

    Bir askeri müdahalenin ve ardından yapılan yeni bir anayasanın kutlanması olarak özetlenebilecek bu bayram, her ne kadar halkın bayramı, özgürlüklerin kutlanması ve ülkenin demokrasiye kavuştuğu bir devrim günü olarak lanse edilse de, söz konusu bayram ülkenin tüm kesimleri tarafından benimsenmemiş, kutlamaları daha çok resmi düzeyde kalmış, halk katılımının olmadığı bir bayram niteliğinde olmuştur.

    Peki bugün adına bayram değil anma denilen 15 Temmuz’a nasıl bir anlam ve ad vermek gerekir?!.

    Bilmem ama ‘ülkenin tüm kesimleri tarafından benimsenmemiş, kutlamaları daha çok resmi düzeyde kalmış, halkın katılımının olmadığı’ sade ama birilerinin ısrarla ‘halkın bayramı, özgürlüklerin kutlanması ve ülkenin demokrasiye kavuştuğu bir devrim günü..’ olarak ilan ettiği sade bir gün desek olur mu yoksa birileri kızar mı?

    Çalışmada ağırlıklı olarak basın ve medya kullanılmış, konu ile ilgili farklı siyasi görüşleri yansıtmasına dikkat edilmiştir. Buralardan elde edilen bilgilerden anlaşıldığı kadarıyla, 27 Mayıs Bayramı, ilk kutlandığı günden, günümüze kadar hep tartışmalara konu olmuştur. Söz konusu tartışmalar genellikle konuya ideolojik temelli bakılmasından kaynaklanmıştır. 

    Ayrıca 1963-1980 dönemi ülkenin içinde bulunduğu çalkantılı durum, farklı siyasi görüşlerin çatışmaları, bayram haberlerine yansımış ve diğer bir askeri müdahaleye 80 cuntasına kadar devam eden ama bir gerçek var ki cuntacıların getirdiği, başka cuntacıların kaldırdığı bu bayram üzerine günümüzde dahi, 1963-1980 arası dönemde olduğu türden tartışmalar yapılmaktadır.

    Yani bugün birilerinin adına bayram değil, anma dediği ve tartışmaya devam ettiği 15 Temmuz gibi..


    KÜLTÜR EVİ CORONA VİRÜSÜ OLDU!


    ARŞİV HABER 02/04/2020 TARİHLİ HABER


    BATIDAKİ ARDAHAN’LILAR ZORDA!.. Ardahan’da 5 kişi olmak üzere yurt genelinde vaka sayısının artmaya devam ettiği Corona Virüsünün batıda yaşayan bir Ardahan’lıya daha bulaştığı öğrenildi. Geçtiğimiz gün yine batıda olmak üzere bir Ardahan’lının öldüğü, virüsün İstanbul Esenyurt’ta bulunan Kültür Evi yetkililerinden olan Güven Avşar’a da bulaştığı ve Avşar’ın karantinaya alındığı bilgisi alındı.


    Geçtiğimi gün yine batıda olmak üzere bir Ardahanlının öldüğü virüse Virüs vakasının ilk çıktığı günlerde kongresini yapmaya hazırlanan Kültür Evi’nin yöneticiliğini de yapan Avşar’ın tedavi altında olduğu öğrenilirken başta Kültür Evi Başkanı olmak üzere Avşar ile yakın temasta olan Kültür Evi’ndeki derneklerin ve diğer yöneticilerin durumu da merak konusu oldu.


    Tıbbi Destek bekleyen Corona’ya Bin TL. Destek..


    Dün yağan karların hızla eridiği Ardahan’da tüm ev de kal çağrılarına karşın hareketli bir gün yaşandığı dikkatlerden kaçmazken virüse bilimsel yatırımlar yapacağına, seçimler öncesi yapıldığı gibi vatandaşa Bin TL. destek verdiğini açıklaması üzerine bugün Ardahan PTT’sinin önünde yoğun bir kalabalığın  olduğu dikkatlerden kaçmadı.



    **Üniversite ve EML Ortada yokken


    Spor Müdürlüğü Maske Üretimine Başladı..


    Başta devletten aldıkları destekler ile Ardahan’da tekstil merkezleri kurduklarını belirtip, belediye de ve diğer alanlarda şow yapan özel kuruluşlar olmak üzere Ardahan Üniversitesi, Ardahan Meslek Lisesi gibi kurumlar ortada görünmezken Ardahan İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü maske üretimi, için adım attı.


    Alınan bilgilere göre Ardahan’da, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün Gençlik Merkezi gönüllüleri, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında sağlıkçılara destek olmak için maske üretmeye başladı.


    Gençlik ve Spor Bakanlığı, koronavirüs salgınına karşı büyük çaba sarf eden sağlık personeli için 81 ildeki gençlik merkezlerinde hayata geçirilen yüz korumalı maske üretimini Ardahan’da da gerçekleştiriyor.Gençlik ve Spor İl Müdürü Bilent Akar, yaptığı açıklamada, sağlık çalışanlarına bu süreçte destek olmanın önemine değinerek, 8 kişilik personelin yoğun bir çalışma sergilediğini söyledi.Günlük ortalama 500 maske ürettiklerini ifade eden Akar, “Şu an biz günlük üretim yapacağız. Sağlıkçıların talebine göre kendilerine bu maskeler teslim edilecek.” dedi.Ardahan Valiliğinden yapılan açıklamada da üretim, tedarik ve tüketim zinciri kapsamındaki iş kollarında faaliyet yapanlar için valilik bünyesinde “Tedarik Zinciri Hattı”nın kurulduğu bildirildi.İlgili vatandaşların 0 478 2113234 numaralı telefonla bilgi alıp işlemlerini yapabilecekleri belirtildi.Ev’de kalanlara psikolojik destek..Öte yandan Ardahan’da, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı alınan tedbirler kapsamında “evde kal” çağrısına uyanlara destek olmak için psikososyal destek hattı kuruldu.Valilikten yapılan açıklamaya göre, Ardahan İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki Ruh Sağlığı Biriminde, koronavirüs nedeniyle “evde kal” çağrısına uyup evlerinden çıkmayan vatandaşlar için kurulan “Koronavirüs Psikososyal Destek Hattı” hizmete başladı.Koronavirüs salgını süresince psikolojik sağlamlığı korumak amacıyla oluşturulan birimdeki sosyal çalışmacı ve psikologlar, hattı arayan vatandaşlara, salgın hastalık sürecinde ortaya çıkabilecek olası psikolojik tepkiler, insanların kendilerini iyi hissetmesi ve sorunlar ile baş etmelerine ilişkin konularda yardımcı olup önerilerde bulunacak.Vatandaşlar ihtiyaç halinde İl Sağlık Müdürlüğüne ait 0478 2114000, Ardahan Devlet Hastanesine ait 0 478 2113044-3208 numaralı telefonları arayıp söz konusu hatta hizmet veren psikolog ve görevlilerden destek alabilecek.



    Ölüm seni almaya gelene kadar..


    Bugünkü karanlık atmosferden çıkmak, o karanlığa takılıp, kalan sevdiklerimi oradan alıp, yaşamın diğer bir nedeni olan güzel duygulara taşımak için düşünüp, yazıma başlamadan önce Yılmaz Güney’in, ‘Selimiye Mektuplar’ını tekrar okumak istiyorum..


    Çünkü;


    Artık herkes, hepimiz, sen yada ben..


    ‘Seviyorum dediği insanı aramaz, onun özlemini giderecek bir ses vermez, hasretini giderecek bir resim yada eskiden daha kolay olan ve kapıyı çalmasını beklenen postacının getirmesini beklenen sevgi dolu bir o artık mazide kaldı denen aşk dolu bir mektup bile yazmayı düşünmez, eve kapatıldığı için hatırlayıp, sanaldan arayıp, yalandan da olsa seni eviyorum dediğine.. 


    Yılmaz Güney, Nazım Hikmet hata ama gözlerine rağmen dünyanın yaşanması gereken bir alan olduğunu çaldığı, söylediği türkülerle anlatıp, etrafına ışık saçan Aşık Veysel’i düşünürken Galip Apaydın’ın ‘Toz Duman İçinde’ adlı kitabın da ele aldığı konunun ne anlam taşıdığını bugün yaşananlarla daha iyi anlıyordum..


    Ve o sevgiliden kalanlarla hasretini gideren, onun anıları ile umudunu yitirmeyen ve onu dinlediği müziklerde aşık olan ve dinledikçe şair olup yazılar yazan ve okurlarının, ‘Kim o güzel, gülen yüzlü?’ diye sorarken o sevgili onca yazı onca müzik ve onca hasreti anlamaz, oralı olmaz ve açtığın kalbinde ki aynada gör beni bile demez.. 


    Ve o seven hala ona sevgili diye hitap edip, onsuz aşkı yaşar, kendisini kandırırcasına.. 


    Ve terör denilip, düşünceleri dolaysıyla hala hapiste olan ve virüsü Çin işkencesine çevirip, aşı, ilaç değil para derdine düşenlere inat ele aldığı son kitabı ‘Seher” i kime yazdığını sorup, kendilerinin nice Seherle sema çektiğini sorgulamayanlara inat düşündüklerini, duygularını aktarma cesareti ile ‘Ne diyecekler, kim nereye çekecek?’ diye düşünmeden, ‘duygularına gem vurmadan anlatacaksın, dün olduğu gibi bugün yazdıklarını’ diyerek devam ediyorum, Fakir Baykurt ve daha nicelerinin bugün unutulan ama bugün ölümün Corona adıyla geldi diye korkup, tırsıp şiirleri, sözlerine sarılınan onca aydın, yazar, düşünce insanına saygı diyerek..


    Üzülerek düşünmeye başlar, Ve; ‘bunca yazılan kitapların,  o hırsla tellerine dokunulan sazlarla, gitarlar, piyano ve daha niceleriyle söylenen türkü ve şarkların boşuna mı yazıldığını, söylendiğini kendi kendisine sorar..


    Ve o sevgiliden gelecek bir ses ile pasları silineceğini umduğu kulaktan girip, kalbi sızlatan müziklerin boşuna mı çalındığını düşündürür.. 


    Ama sevgili denen, ama taştan, buzdan daha soğuk daha duymaz, his etmez denene aşık olduğunu fark etmez aşkı kendisine Çin virüsünden daha işkence eden seven..


    Ve başlar kendisini teselli, kandırmaya yeni bir müzik parçasıyla..



    ‘Sevmek, sevmek ne dokunmaktır, nede öpüp koklamak..


    Saatlerce bir kare fotoğrafına bakıp, 


    her bir zerresini en ayrıntısına kadar ezber etmektir..


    Olur ya ,olur ya kavuşuruz umudu taşımaktır..


    Uykuya dalarken bile sarılabilmenin hayali ile uymak


    Avucunda tutuğun resmiyle sabahlamak,


    Uyanınca ilk onu görmek için elini sol yanında ayırmamaktır..


    His etmektir her dem mesafeler inat, uzaklıklara inat


    Sevmektir, seve bilmektir aşk..’ derken sevilen, sevdiği sanılan ne yapar, ne eder, umurun damı ki dünya..


    Vallahi bilmem o düşünür mü, umurunda mı ama ben kararlıyım ve hala ret ettiğim virüs deyip, para derdine düşenlerin saçmalığına karşı duygularımla yaşamaya devam ölüm denenin sevdiğini, beni almaya gelene kadar..


    CHP’nin Mali Müşavir Aday Adayı Sabri Arpaç:


    AK Parti ve HDP’liler bana oy verir..


    arşiv haber 23/03/2015 tarihli haber


    7 Haziran Genel seçimlerinin önemine vurgu yapan Arpaç, Cumhuriyet Halk Partisi var olduğu sürece AK Parti politikalarına karşı mücadelelerini sürdüreceklerini, başta başkanlık sistemi olmak üzere demokrasiden ödün vermeyeceklerini söyledi


    Partisi CHP İl Başkanlığına bir basın toplantısı yaparak partililerinden ve Ardahanlılardan destek isteyen CHP’nin Yeminli Mali Müşavir Milletvekili Aday dayı Sabri Arpaç yaptığı açıklamada, ‘partim izin verir, liste birer girersem AK Partililer de, HDP’liler de bana oy verir.’ dedi.


    Yoğun bir katılımla düzenlediği basın açıklamasın da gündemle ilgili açıklamalar da bulunan CHP Ardahan Milletvekili Aday Adayı Yeminli Mali Müşavir Sabri Arpaç,  kesinlikle liste sıralamasında 2. sırayı kabul etmeyeceğini böyle bir durumun olması halinde ise, partisi için çalışacağını, ancak seçimlere girmeyeceğini söyledi.


    Adaylığını kuvvetlendiren sebepler olduğuna dikkat çeken Arpaç,  “Birleştirici ve bütünleştirici bir vizyonla parti içi birlik ve beraberliği sağlamlaştıracağız.


    Geçmişte her zaman Ensar Öğüt’e destek verdim. Ancak bu dönemde Ensar Öğüt ve oluşturduğu oluşumun tabanda yarattığı sıkıntı nedeniyle aday oldum. Genel merkeze ön seçim istemediklerini söyleyen Ensar Öğüt ve çevresi Ardahan CHP’deki bu durumun başlıca aktörleridir. 1972’den beri CHP’ye hizmet eden biri olarak krizin çözülmesi için mevcut vekilin ya da aday adaylarının dışında tüm CHP’lilerin kabulleneceği bir isimle seçim sürecini atlattıktan sonra İl Örgütü olarak yeniden seçim yapılabilir” ifadelerini kullandı.   


    GÖLE FAKTÖRÜ 


    Mevcut aday adayları içerisinde Göleli birkaç adaydan biri olan Arpaç,  CHP’nin seçimlerde başarılı olması için Göle faktörüne dikkat çekerek, “Merkez seçmen sayısı kadar oyu olan Göle’deki oy oranımızı mutlaka artırmalıyız. Göleli olmam ve ikili ilişkilerimle diyaloglarım sayesinde Göle’de AK Parti ve HDP’ye oy verecek seçmenlerin yüzde doksanı beni tercih edecektir. Ayrıca Göleli olup AK Parti mevcut Milletvekili Sayın Orhan Atalay, kişilik olarak çok düzgün bir insandır. Siyasi bakımımdan eksikleri olabilir“  dedi. 


    AK Parti ve HDP’liler bana oy verir..


    ÇÖZÜM SÜRECİ 


    Çözüm süreciyle ilgili “ Her yurttaş gibi ülkemde kan ve gözyaşı dökülmesini istemiyorum” diyen Arpaç, “ Anneler elbette ağlamasın. Bu söylemim asker annesi içinde dağdakinin annesi için de geçerlidir. İnşallah bu iktidar çözüm sürecinde samimi olur ve nihaiyi hedefe ulaşır. Ancak iktidar partisinin Kürt sorununu tek muhatabı olarak gördüğü HDP ile gizli pazarlıklar neticesinde başarıya ulaşabileceği endişelerini taşıyorum.


    Bin yıldır Kürt kimliğini yok sayan bölgedeki süreç son yıllarda atılmış adımlarla iyiye doğru gitmekte. Sorunun çözümü gizli kapılar ardında MİT ve bürokratla çözülemez. Çözümün tek yeri meclistir. Çözüm deyip kapalı kapılar ardından hangi pazarlıkların yapıldığını da bilmiyoruz. Partimizin 1989 Kürt raporunun yüzde 30’nu AK Parti şuan gerçekleştirdi. İktidarımız döneminde bu sorun bizimle birlikte tamamen ortadan kalkacaktır“ 


    YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK SİTEMİ


    Türkiye Cumhuriyeti yapısı gereğiyle üniter bir sistemle yönetilmesi gerektiğine değinen Arpaç, “CHP var olduğu sürece başkanlık sistemi hayata geçmeyecek. Anayasa eğer değişecekse bu değişim bir kişinin başkan olması için değil, ülkemizin özgürlüklerinin daha da gelişmesi Avrupa birliği standartlarına ulaşması için olacaktır. Laiklik bizim olmazsa olmazımızdır. Demokrasinin özüdür. Laiklik sayesinde demokrasi gelişir. Özgürlüklerin önü açıldığı gibi insanlar arasında da tahammül sınırları belirlenmiş olur “  


    TARIM VE HAYVANCILIK POLİTİKALARI 


    AK Parti’nin tarım hayvancılık politikalarının yetersizliğine değinen Arpaç, “TUİK verilerine göre geçmiş yıllarda Türkiye nüfusu 44 milyon iken, büyükbaş hayvan sayımız 16 milyondu. Günümüzde ise 78 milyon Türkiye nüfusuna karşılık 14 milyon büyükbaş hayvanımız bulunmakta. Bu da tarım ve hayvancılık politikalarının doğru yönetilmediğinin göstergesi.


    İlimiz genelinde nüfusumuzun büyük oranının geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılıktan sağlaması nedeniyle Ardahan’ımızın da dolaylı olarak etkilemiştir. CHP iktidarı döneminde Türkiye genelinde ve Ardahan bazında tarım ve hayvancılık politikalarına önem vererek sektörde canlılık meydana getirerek, halkın ekonomik gücünü arttıracağız. Üretimin artırılması için modern hayvancılık, çayır ve mera alanlarımızın verimli kullanacağız. Bölgemizde her yıl kuraklık nedeniyle baş gösteren yem sıkıntısı dolayısıyla üreticilerimizin hayvanlarını yok pahasına satmasının önüne geçeceğiz. Devlet teşviklerini ve kalkınma ofislerince yapılacak projeler ile bu sıkıntıları çözeceğimize inanıyoruz. “ dedi.


    BÖLGENİN YÜKSELEN DEĞERİ


    Bölgenin ve özellikle Ardahan’ın yükselen değerleri arasında tarım-hayvancılık ve doğa turizmi ile sınır kapılarının aktif kullanılması neticesinde çok kısa bir sürede ekonomik gelişmenin ilk ayaklarını oluşturacağını vurgulayan Arpaç, “ Kars ve Ardahan’ı Türkiye’nin üretim üstü haline getirerek, bölgeyi cazibe merkezi yapmayı düşünüyoruz. 2011 ve 2012 yıllarında bölgemizde yaşanan kuraklık sıkıntısı neticesinde ilimizde çok büyük hayvan kayıpları yaşandı. Yetkililerin zamanında tedbir almaması nedeniyle de hayvan sayımızda büyük oranda düşüş yaşandı.


    Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için tedbirlerimizi önceden alıp Avrupa tarzı tarım ve hayvancılık modeline geçmemiz gerekiyor. Bu model ilimizde geniş alanlara sahip olan çayır ve meralardaki otların çürümeden toplatılabilmesi için teknolojik alt yapıyı kazandırmamız lazım. Ayrıca ilimizde görünen dişi hayvan satışını engellemeliyiz.


    Keşfedilmeyi bekleyen doğal güzelliklerimizi turizme kazandırmalıyız. Ayrıca 2 sınır kapısı olan ilimizdeki ticareti çeşitlendirip komşu ülkelerle ticaret yapabilme kapasitesine ulaşmalıyız. “ şeklinde konuştu. 


    YOL SORUNU


    Ardahan merkez ve karayollarındaki sıkıntılara da değinen Arpaç, “ Stratejik önemi nedeniyle Ardahan’ın yol sıkıntısı yaşamaması gerekir. Bunun için özellikle ana yollardaki yapım çalışmaları bir an önce bitilerek hizmete açılmalı. Şehir merkezindeki bozuk yollar ise tamamen belediye hizmeti olup belediye tarafından çözüm üretilerek çözülmesi gerekmektedir “ açıklamasında bulundu. 


     



    Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

    Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

    INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


    Kubilay ve Burak Oktem


    BAYRAMNIZI KUTLAR..



    Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

    Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

    INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


    Kubilay ve Burak Oktem


    BAYRAMNIZI KUTLAR..



    Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

    Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

    INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


    Kubilay ve Burak Oktem


    BAYRAMNIZI KUTLAR..



    Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

    Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

    INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


    Kubilay ve Burak Oktem


    BAYRAMNIZI KUTLAR..


     


    z.




    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



















  • BAYRAMI MEMLEKETİNDE, BABA EVİNDE AİLECE GEÇİREN BOZKIR YEŞİL KIRLARI GEZİYOR..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    Bir dönemde Ardahan’dan Milletvekili Adayı olan MHP İstanbul İl Örgütü yöneticilerinden olan aynı zamanda iş alanında önemli işlere imza atan İstanbul Otomer Galericiler Sitesi Başkanı Kurtuluş Bozkır yoğun bir iş temposunun yanı sıra siyaset alanında verdiği mücadelenin yoğunluğunu baba ocağında, dost ve hemşeriler arasında  geçirmek ve onlarla birlikte mübarek bayramımızı kutlamak için memlekette olmanın huzuru içindeyim’ dedi.



    AK PARTİ VE ASİYE NASIL KURTULUR?


    Dün, şu an bulunduğum İstanbul’da yerel parlamento diye saygı gösterdiğim Kartal Belediyesi meclis toplantısına gelmem konusunda aldığım davete gitmeye hazırlandığım bir sırada çalan telefonumu açıyordum.

    Karşımdaki nazik bayan sesi, “Ak Partinin gidişatı nasıl olmalı, bu konu hakkında fikirlerinizi alabilir miyiz diye sizi aramıştım. Müsaitseniz AK Parti ne yapmalı, bu konuda görüşleriniz alabilir miyim? şeklinde soru soran bayanı dinlerken aynı bayanın yalnız olmadığını ve adeta bir çağrı merkezinden arıyormuşçasına yanındaki arkadaşlarının da  bir çok kişi ile görüşmeler yaptığını da anlıyordum.

    Bu duygu ve hislerle dalga geçilmediği ve arayanların ciddi olduğunu anlayıp, “Evet, niye olmasın.. Bu ülkede en kötü siyasetçinin askeri botttan, hazır ol diyen komutanlı yönetimden daha iyidir..’ dedikten sonra,  Fikirlerimi not edecek misin ya da kaydediyor musun, öncelikle orda anlaşalım” dedikten sonra Ak Partinin bundan sonra izleyeceği yol konusunda birkaç maddelik fikirlerimi tek tek suya yazdırırcasına sıraladım, gerisi partim ve benimle aynı görüşte olmayan Ak Parti’ye kalmış diyerek.

    Ve başladım, ASİYE PARDON AK PARTİ NASIL KURTULUR REÇETESİDİR?..’ fikirlerimi anlatmaya…

    Raporun sahibi: Fakir Yılmaz/Gazeteci

    ‘Yaparsa AK Parti Yapar’ sloganlı AK Partinin barış süreci gibi önemli bir karara imza atan ve bugün teslim olduğu Ulusalcılar ve karanlık güçler yüzünden bozulan barış sürecini başlatan Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan yapar diyerek Türkiye’nin ve Ak Partinin, af sözü olan ortağı MHP’nin acil tam donanımlı bir genel affa ihtiyacı var. Yani  vergi, bağkur, ssk, hatta ölümün adını değiştiren korona yüzünden verilen maske cezalarının içinde olduğu geniş kapsamlı bir genel af hemen çıkarılmalı.

    İktidara talip olan 6 Masa baş aktörü Kılıçdaroğlu açıkça ve yanına alamadığı ama ‘Arkadaşlar, Dostlar bize katılın’ dediği HDP’yi yanına alıp, fotoğraf çektirmediği gibi cesurca söylemese de “Helalleşmemiz gerek “diye seslendiriyor genel affı.

    Öte yandan Ak Parti bütün teşkilat mensuplarını adeta asker etmiş. Bu yanlıştan hızla dönmeli ve öncelikle ülkenin ardından parti içi demokrasiye izin vermelidir..

     Yani, ‘Ben bilmem komutan bilir’ anlayışıyla partiyi temsil eden mahalle başkanından tutun İl başkanına hatta milletvekiline, bakana kadar hemen hemen bütün parti temsilcilerinin susturulması, iletişim başkanı ya da kalın, ince sözcü gibi bol maaşlı bir iki memura işin bırakılması partiyi halktan koparan durumların başında gelmektedir.

    Halbuki o Ak Parti değil miydi ki ‘askeri vesayeti kıracağım’ deyip, onca operasyonla adeta yok eden.

    Hiçbir masraf yapmadan, adını diyemediğimiz onca yiyeceğin yenildiği saraydan çıkıp, 8 uçakla gezip, yanan ormanları izleyerek 110 milyar maaş alan Erdoğan başta olmak üzere 5 yetmedi 11 maaş alanların acilen sorgulanıp, bu tür haksızlıkların önüne geçmek için maaşlarını kesmeli, kilometrelerce uzunluktaki konvoyları oluşturan araçlardan vazgeçilip, açık ve şeffaf hesap verir bir anlayışla hareket etmelidir.

    Zira aynı Ak Parti yolsuzlukların yanı sıra usulsüzlüklere de son vereceğini söyleyen parti değil miydi?

    Erdoğan dahil üst yetkililer belediyeler, parti teşkilatlarınca bir araya zar/zor topladıkları insanlara promter veya havuz medya aracılığıyla konuştuklarında 20 yıllık icraatlarını uzun uzun anlattıktan sonra partilileri dahil kimseyi dinlemeden salonları terk etme alışkanlığından vazgeçmeliler, halkı dinlemeliler. 

    Ve aldıkları notları çok sevmedikleri sigara kâğıdı gibi kenara atmamalılar. Hele hele ki fetonun değil dense de badem bıyıklı burunlarından kıl aldırmayan, beş maaşlı iş takipçisi sekretaryaya işi bırakmamalıdırlar.

    Ve en önemlisi Adalet, hak, hukuk, özgürlük, Avrupa Birliği ve Türk-Kürt, Alevi-Suni kardeşliği kriterlerini unutmadan Asiye’nin pardon AK Partinin asıl kurtuluşunun ve aynı AK Parti’nin yeniden seçimi kazanması için Kürtler başta olmak üzere bu ülkeyi oluşturan bin bir çiçekli topluma güven vermeli, 5’li çetelere aktardığını kesip, en azında 50 milyon kaynak sağlamalı.

    Sağlamalı ki; ‘Hem 84 milyonu oluşturan Asiye hem de AK Parti kurtulur..’ diye bir rapor sundum, fikirlerimi, dediklerimi önemli not diyerek alıp üste götürüp, götürmeyeceğini,  bana geri dönüp, teşekkür ederek hele gel birde yüz yüze konuşalım deyip, demeyeceğini merak ederken…




    arşiv haber 29/09/2020 tarihli haber/yorum


    BOZKIR OTOMER’İN 


    SORUNUNU ÇÖZMEKDE İDDİALI!..


    Aynı zamanda Ardahanlı Belediye Başkan yardımcısı Ahmet Yılmaz’ın yönetiminde bulunan İstanbul’un en önemli semtlerinden olan Sancaktepe ilçesi sınırları içinde bulunan ve yıllardır imar  gibi önemli sorunlar nedeniyle adeta kapısına kilit vurulmak istenen İstanbul’un önemli sanayi ve iş merkezlerinden oluşan 626 iş yerine sahip OTOMER Sancaktepe oto galericiler sitesinin yönetim kurulu Başkanlığını yapıyor. 


    Ardahan’lı Kurtuluş Bozkır OTOMER’in olduğu gibi bu sektörde mücadele verenlerin sorunlarını da çözmekde iddialı.


    Ardahanlı Bozkır ailesinin bir ferdi olan ve Ardahan’da bulunan ve bir çok insanın oluyup, meslek ve ekmek sahibi olduğu Sağlık Meslek Lisesinin açılmasında büyük emeği olan Kurtuluş Bozkır iki yıldır Başkanlığını sürdürdüğü OTOMER Sancaktepe Oto Galericiler Sitesi Başkanlığının yanı sıra MHP İstanbul İl Yönetimi ve Üst Kurul Üyeliğinde yer almaktadır.



    Sağlık camiasından ayrılıp iş dünyası ve siyasette başarılı bir yol çizerek kendisi gibi Ardahan’lı olan MHP İstanbul eski İl Başkanı, şu anki İstanbul Milletvekili Mehmet Karataş’ın yol arkadaşı Bozkır, başında bulunduğu ve yıllardır çözüm bekleyen birçok sorunla başbaşa olan OTOMER’in bu sorunlarını en aza indirgemek için çalıştıklarını belirttiği açıklamasında bu siteyi İstanbul’un Anadolu yakasındaki oto galerilerinin ana merkezi haline getirmek  olduğunu da belirtti.



    Genç yaşına rağmen bir dönem MHP Ardahan Milletvekili adayı da olan OTOMER Başkanı Kurtuluş Bozkır son yapılan MHP İstanbul İl Kongresinde hem yönetime hem de üst kurul üyeliğine seçilme başarısını bir kez daha göstermekle gündeme gelmiştir. İş dünyasında olduğu gibi siyaset arenasında kendisinden çok hemşerilerine yardım ve katkılarıyla da tanınan güler yüzlü bir hemşehrimiz olmakla da biliniyor.



    FASULYE de KENDİNİ NİMETTEN SAYARMIŞ!


    Elbette ki bu yazının muradı fasulyenin faydalarını sayıp dökmek değil. O eskidendi. Şimdi olsa olsa, bünyeye ve cebe zararları anlatılır kendini nimetten sayan fasulyenin…’ diye yazısına başlayan Neşe Doster’in 2019 yılının 10 Mart’ında ele aldığı yorumunu okurken bende bu konuya yani kendini nimetten sayanları farklı bir yönden kendi iç dünyamla ilgili bir şeyler anlatmak istedim.


    Çünkü basın ve medyanın havuzuna düşmeden önce fikir ve kalemleri ile mesleğimin önemli kalemi olan ama şu an iktidara yaranma kulaçları içinde yüzen havuzun dalgaları arasında kaybolup, gündemde olmayan birçok önemli kalemlerinden olan Doster’in kendisini, beni, seni, onu, onların yaşadıklarını farklı bir şekilde anlatıyordu.


    Ve Doster’in ‘fasulye de kendini nimetten sayarmış’ başlıklı yazısının son yıllarda yaşadıklarımı bir kez daha anlatmaya çalışacak olan yaşadıklarımı bana yazdıran bugünkü yazıma ilham oluverdi.


    Ve yine benim de arada bir ele aldığım ve çoğunlukla kendi özel hayatımı anlattığım cumartesi günleri yazılarım hariç 35 yıla yaklaşan ve “Her Gün Yazıyorsam Sebebi Var” başlıklı köşemde ele aldığım yazılarıma zaman zaman konuk olan konuların başında yine bu kendilerini fasulye sananlar ve özel hayatım gelir.


    Evet, bir gazeteci sayılırsam benim de aralarında olmasam da kenarında, kıyısında olan bir aydın, toplum önderi, lideri olanların özel hayatlarının yine o toplum, kamuoyu denilenlerce çok merak edildiği ama ben dahil o aydın, toplum önderi, lideri diye bilinenler de baskıcı toplumun etkisinden kendilerini kurtaramayıp, sakladıkları, öteledikleri ve bunu yaparken de daha da gizemli hale getirdikleri özel hayatları ile savaşır, dururlar.


    Şimdi  siyaset ve ekonomi ilgili esaslı yazılar yazmaya çalışan biri olarak tanınan benim durup, durduk yerde buna neden ihtiyaç duyduğumı soranlar da olacak biliyorum.


     Ve “Bu nerden çıktı, ekonomi çok kırılgan durumda, ne ilgisi var özel yaşananları sık sık dile getirmenin?” diyebilirsiniz? Çok ilgisi var anlatayım! Ancak benimde  aralarında olduğum birçoklarının hataları, günahları sebebi  ile işlemek isteyişleri dolayısıyla fasulyeyi doların değerine kadar liraya çıkarıp onore edenleri kutlayarak başlayayım…


    Ve tam da burada; Onca fabrika, iş yeri kapanıp, kiracı arandığı bir zamanda bir günde bir ilde 300 fabrika açma törenleri yapanların ülkeyi üçe katlayan, görmediğimiz bolluğu yaşatan, varlık kuyruklarıyla tanıştıran, çevreyi- yeşili- ağacı- ormanı koruyan, çiftçiyi abad eden, ülkemize topyekun çağ atlatan, bizi sarayla, köprüyle, alt geçitle, duble yolla, AVM’yle, gökdelenle tanıştıran yönetime değil de özel hayata dokunmak geldi içimde kaynayan ve her an patlayıp beni ve patlatanları da yakacak olan volkanı az da olsa soğutmak için..


    Aslında benim yaşadıklarımı yaşayan ama ”sus ya, dur kız, etme oğul”baskılarının etkisiyle özelleriyle, iç dünyaları ile hep savaşanların sayısı da pek fazladır, benim gibi bu konuya da cesaret edip, dem vuranlardan..


    Yani, ”Özel hayatın özgürlüğü var” deyip, başka ülkelerin özgürlüklerine müdahale etmekle geçinen sözde medeni batı dünyasının gazına gelip, kardeşi, kardeşe kırdırmaktan çekinmeyen ülkelerin başında gelen Irak’tan, Suriye’den ve Ermenistan’dan daha şiddetli bir şekilde iç dünyalarında savaşanlar hakkında bazı bilgiler vermeye çalışalım!


    Söz buraya gelmişken; İktidarın nimetleri ile televizyon ekranlarına sıkça çıkan, mitinglerde konuşan, bilboardlara yerleşen, reklam afişlerinden, otobüs duraklarından, bina cephelerinden, üst geçitlerden, köprülerden dev posterleriyle el sallayan, seçim kampanyasını tek adaymış gibi götüren, bağıra çağıra yaptığı tüm konuşmalarında; yüzüne gergin bir ifade, çatık kaşlar, sert ifadeler yerleştirenler gibi bende bizlere gerçekleri hatırlatmayı görev saydığımın da bilinmesini isterim.



    Yeri gelmişken; “Ekonomik krizden güçlenerek çıktık!” diyen damat bakanın esip gürlemesini, Ortadoğu, Arap Baharı, Akdeniz ve Ege’den sonra Kafkaslara uzanıp, kapısını kapatarak, dünya ile ilişkisini kestiğimiz Ermenistan’ın bir kez daha saldırdığı “Azerbaycan kardaşımızın arkasında dağ gibiyiz” sözlerini bir kez daha düşünelim!


    Çünkü bu şekilde gürlediğimizde olayın üzerinden kısa bir süre geçmeden bir anda sus-pus olan ardından en önce masaya oturan yine biz oluruz ama iktidarımızın da ömrü uzar her ne hikmetse..


    Neyse gülmeyen, kahkaha atmayan, neşesiz insanlar artmışsa, insanımız hep tedirgin, hep sert, hep somurtkan hale gelmiş, ya da getirilmişse orda durup derin derin düşüneceğiz. Bunun nedeni nedir, ya da niye böyle oldu sorusuna özelimizde yaşananlara kafa yormalı, hatta cami imanına olmazsa da günah çıkarma kafesi olarak bildiğim Kilise’ye gidip papaza pardon medeni adıyla psikoloğa gidip içimizdeki yanan volkanın nedenini anlatmalıyız diye düşünürüm.


    Tabi, dün tesadüfen rastladığım o psikoloğa yaşadıklarımı ayak üstü anlatmaya çalışıp, merhem isterken yaşadıklarımla, anlattıklarımla bir anda onunda benden beter kendi iç dünyasında yaşadıklarıyla savaştığını ve anlattığım özellerimle onun yaşadıklarıyla kendisini baş başa bıraktığımı ve ”Sen sadece kendin mi sanır sın?” dercesine ”topuğa kuvvet” bir anda yanımdan kaybolup gideceğini de hesaba katarak…


    Ha unutmadan kendi hata ve günahlarım yüzünden tanışıp, değer verdiğim ve birçokları gibi onunda kendisini dev aynasında görerek, akıllı, sadık diye kendisini yutturan ve beni, çevresini, sanalda bol bol paylaştıklarını sözde beğenip, gaz verenleri kandıran fasulyenin faydalarını, zararlarını ve nasıl olup bir anda kendisini nimet saymasını bir dahaki yazıma bıraktığımı da bilmenizi isterim.


    Çünkü güneşe doğru uzanırken yanındakinin omuzuna bastığını fark edemeyen Ayçiçeği gibi kendisini nimetten sayan ama sadece ilkokul öğrencilerinin aldıkları ödevin ardından pansuman pamuğun içinde yetiştirdikleri bir Fasulye olan ve yaşamı boyunca görmediği, tatmadığı ve senin gibi birilerini benzettiği, yüzü parlak, sıcak ama içi karanlık ve kor dolu güneşe uzanmak için avını yemek, yutmak için ağaç dallarında gezen Yılan misali sana sevgiyle, saygıyla sarıldığını hisseder gibi yaparken, aslında seni boğduğunu bilen biri olarak…






    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    MHP İSTANBUL’DA İKİ ARDAHANLI VAR!


    Ardahan’dan sonra MHP İstanbul’da kongreye gitti. İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşen kongre de yarışan listede iki Ardahanlı yer aldı. Alınan bilgilere göre MHP İstanbul İl Başkanı Birol Gür’ün tek aday olduğu kongrede Ardahanlı Kurtuluş Bozkır MHP İstanbul İl Yönetiminin ana kademesinde yer alırken yine Ardahanlı olan Kazım Yusufalp Yılmaz’da MHP’nin İstanbul Teşkilatının Üst Kurul Delegesi oldu.



    İktidar partisi AK Parti’nin ittifak ortağı olan MHP’nin İstanbul İl Kongresine MHP Genel Başkan Yardımcıları Edip Semih Yalçın, İzzet Ulvi Yöner, İsmail Faruk Aksu ile Merkez Disiplin Kurulu’ndan Niyazi Paksoy katıldılar. İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başlayan kongrede, Bahçeli’nin mesajını İzzet Ulvi Yöner okudu.


    Yapılan kongre ardından MHP İstanbul il Yönetiminde yer alan iki hemşerimiz Kurtuluş Bozkır ile Kazım Yusufalp Yılmaz’ın yanı sıra MHP’nin İstanbul Milletvekillerinden olan eski il başkanı Mehmet Karataş’da bir Ardahanlı olarak MHP’nin İstanbul Milletvekilidir.



    BİR ARDAHANLIDA AK PARTİ İSTANBUL YÖNETİMİNDE!


    Öte yandan Ardahanlı Aksoy ailesinin bir ferdi olduğu öğrenilen Ardahanlı Derviş Gökbörü Aksoy’unda Ak Parti İstanbul İl Yönetiminde yer aldığı öğrenildi.



    ARDAHAN MİLLETVEKİLİ NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?!. 


    Evet,  Ardahanlı olduğumdan mı, Ardahan’ı ve Ardahanlıyı iyi tanıdığımdan mı, Ardahan’ın, Ardahanlının öz güveninin farkında olduğu anda önündeki tüm engelleri aşıp, inadına doğruya, inandığına, yanlışa karşı çıkışına ve en önemlisi tüm çakallıklara ve ölümlere rağmen bildiğimden mi bilmem ama ben Ardahan’ın, Ardahanlının, Ardahan’ın doğasında doğup, suyundan, ekmeğinden yetişenlerin bu ülkenin gidişatına yön verenlerin olduğunu iddia etmemden mi bilmem ama öldürülüp, adı da Ardahan’ın bir caddesine verilen Ardahan’ın ilk milletvekilinin neden, nasıl öldürüldüğünü daha iyi anlıyorum niye bu kadar Ardahan dediğimi.. 

    Ama kendi ağaç kurdunun kendisini kemirmesi yani büyüdükçe iğnelerini yanındaki arkadaşına batırıp, öldüren kobuğ olduğunuda sık sık belirttiğim Ardahanlının kendi ağacının içindeki kurdu kendilerinin olmaya devam etmeleri halinde Deli Halit Paşa’nın sonu gibi sonlarla karşılaşacaklarını anlatmaya çalışsam da buna ne gücüm, ne imkânım ne de fesatların, hainlerin benim gibi düşünenlerden daha fazla oluşlarından dolayı etkim olmuyor bir türlü..


    Evet, bu ülkede ilk Kongreyi yapan, İlk Hükümeti kuran, İlk Mavi/beyaz renkteki bayrağı göndere çeken, Cumhuriyet kelimesini dillendiren, ordu olmadan oluşturdukları çetelerle  Komünist Rus sistemine direnen, işgalleri, zulümleri, kara kışı aşan Ardahanlıların en son yerel seçimlerde güçlerini ortaya koyduklarının farkında olmazlarsa da mecliste öldürülen ilk milletvekillerinin neden öldürüldüğünü okuyup, düşünmeleri gerekmez mi?


    Bilmem ama bugün ülke genelinde bir parti bile kurup, genel başkanlık denen önemli bir görevi bile yapabilen Ardahanlıların ‘Güçlü Bir Lobi’ kelimesinin anlatmak istediğini er ya da geç de olsa anlamalarını beklerken birçoğunun bunu anlamayıp, yalnız kaldıklarını ve yolun sonuna gelip, treni kaçırdıklarında suçu kendilerine değil, ”Ah hemşo, ah Ardahan” dediklerinde asıl suçlunun kendileri olduklarını da anlamazlar.

    Örnek mi İstanbul’da 3, Kocaeli ve Çanakkale’de 1’er , Ardahan ve 5 ilçe 1 beldede 7 toplamda  12 Belediye Başkanı, Mecliste 7 milletvekili, saray da 2 danışman, onca siyasi, iş insanı, gazeteci, bürokrat, 3 gümrük kapısı, balı, kaşarı eti, doğası, tarihi, 2 ülkeye komşuluğuna karşın hala neden göç vermesi yetmez mi ve bu güce, lobiye, insana sahip olan Ardahan niye bu durumda diye düşünmekte gerekmez mi?

    Bilmem ama Ardahan’ın ilk Milletvekili olan Deli Halit Paşa’nın mücadelesini ve öldürülmesine kadar giden hayatının kısa bir bölümünü anlatan aşağıdaki metni okuyalım mı? Suyunu içenin çelikleştiği, toprağı kadar can veren bir yanı Kafkaslarda, diğer yanı Karadenizde olan Ardahan’ı, Türk, Ahıskalı, Kürt, Alevi, Terekeme ve kirvesi Şavşatlı Ardahanlıyı bir kez daha anlamak için..

    Evet o işte yazı..



    DELİ HALİT PAŞA

    ALLAH MEKANINI CENNET-İ ALÂ EYLESİN…


    Meclisten cenazesi çıkan kahraman…

    Rusların elinden Kars’ı alan adamdı…

    Soyadı kanunu çıktığında bu yüzden “Karsıalan” ismini aldı…

    Sadece Kars değil, Sarıkamış, Erzurum,

    Nenehatun, Erzincan, Ardahan’ı da almıştı…

    Savaş meydanlarının kahramanıydı…

    Cepheden cepheye koştu…

    Trablusgarp savaşı,

    Balkan savaşı,

    Kafkasya cephesi,

    Kurtuluş savaşı…

    İki tabancası vardı…

    Birine “Namuslu” adını vermişti…

    Onunla düşmana ateş ederdi…

    Diğerine “Namussuz” der onunla savaştan kaçana ateş ederdi…

    Savaş meydanındaki cesaretinden dolayı “Deli Halid Paşa” derlerdi ona…

    1923’te Ardahan mebusu seçildi…

    Halid Paşa, savaş meydanlarında olduğu gibi kürsüde de kükrüyordu…

    Mecliste dönen dolapları ve entrikaları, yolsuzlukları deşifre ediyordu…

    M.Kemal’in çevresindekiler ondan rahatsızdı…

    Kel Ali ve Kılıç Ali başta olmak üzere…

    Mecliste yaptığı bir konuşmada Gazilerin maaşlarının arttırılmasını isteyen Halid Paşa,

    “Bütçede para yok” itirazlarına, mecliste dönen dolapları ifade eden şu cevabı verdi :

    “Ben Kars’ta, Ermeni çetecilerden 70 araba mücevher ve altın alıp Ankara’ya gönderdim, Ne oldu bunlar..?”

    Halid Paşa’nın bu sözleri önce derin bir sessizlik yarattı, Ardından masalara vurmalar ve sonra çıkan tartışma, gürültü, karışıklık ve kavga esnasında vuruldu Halid Paşa…

    Enteresandır Halid Paşa, soğuk meclis odalarından birine yatırılmış, 5 gün tedavi edilir gibi yapılmış ve kurşun yaralarından değil ama zatürree etkisiyle ölmüştü…

    Meclisten cenazesi çıktı Halid Paşa’nın…

    Bu süre zarfında ifadesi bile alınmadı…

    Doktor raporu yayınlanmadı…

    Meclise gelen ama Halid Paşa’yı görmeyen savcı uygun bir zabıt tuttu…

    Olay böylece kapandı gitti…

    9 Şubat 1925’te TBMM’de vurulup, 14 Şubat’ta cenazesi çıkan Halid Paşa, M.Kemal’in yakın çevresindeki adamlar tarafından işlenen böyle bir cinayetin kurbanı oldu…

    Mekânı cennet olsun…


    Not: Bugünkü yazıma kaynak olan eski Ardahan İl Spor Müdürü olan ve şu an Kocaeli’nde İl Spor Müdürlüğünde Şube Müdürlüğü görevini yapan hemşehrim, arkadaşım Metin Çimli’nin Ardahan’ın eski milletvekili Deli Halit Paşa hakkında yazılan bir yazıyı bana göndermesi ve bu durum ardından Sabah Gazetesi Haber Müdürlüğüne atanan meslektaşım Erhan Öztürk’ün yeni görevi etkili oldu..








    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!









    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.phpMHP’nin Adayı Hümmet Tatar mı?


    arşiv haber 28/05/2015 tarihli haber


    1 Kasım’da yeniden yapılacak olan genel seçimler öncesi çalışmalara yeniden başlayan partiler arasında bulunan Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat Ankara’da sonra İstanbul’a geçti.


    Partisinin 1 Kasım’da yapılacak olan seçim için startı verdiğini açıkladı.

    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın telefonla ulaştığı ve adaylarının kimler olduğunu sorduğu Taşkın Aktaş AKP’nin 1 Kasım’da geçici iktidarı da bırakmak zorunda kalacağını belirttiği açıklamada Ardahan MHP’den aday olmak için bir çok siyasetçinin nabız yokladığını söyledi.

    MHP Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat, Ardahan’ın iki milletvekillinden birini alacaklarına olan inancıyla sık eleyip, ince dokuduklarını ve bu yönde çalışmalarını yürüttüklerini belirtti.


    **MHP Üzerinde Kimseye Şov Yaptırmayacağız..


    Seçimlerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte yaşanan hareketliliğin ilk göstergesinin patisine yönelik olağanüstü ilgi olduğunu belirten Polat geçen seçimler gibi bu seçimde de MHP üzerinde kimseye şov yaptırmayacaklarını söyledi.

    MHP İl Teşkilatı ve İlçe Teşkilatları olarak Ardahan’da olduğu gibi ülke genelinde başarıyla çıkmak için çalışacaklarını belirten MHP Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat yaptığı açıklama da, ‘birilerinin yine ortaya çıkıp, tlorları aracılığıyla MHP’de aday olmam için baskı var’ şeklinde yaygaralar yaydığını gördüklerini ama kendilerinin buna izin vermeyeceklerini söyledi.


    **Tatar İle Yemekte Buluştu..


    Ankara’dan sonra İstanbul’a geçen ve burada geçtiğimiz dönem MHP İstanbul’da Milletvekili Aday Adayı olan Ardahanlı İşadamı Hümmet Tatar ile yemekte buluşan MHP Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat’a köylüsü İşadamı Gürsoy Karataş, Serhat Ardahan Spor’un destekçisi e yen yöneticisi İmdat Tatar ve Taşkın Karakoç’ta eşlik ettiler.

    Polat’ın genç siyasetçi Hümmet Tatatr ile bir araya gelmesi ‘MHP’nin adayı Tatar mı?’ sorusunu gündeme getiriken, Tatar ile Poalt’ın yemekten sonra bir süre baş başa görüştükleride alınan diper bilgiler arasında oldu.

    MHP Ardahan İl Başkanın Taşkın Polat Ankara’dan sora geldiği İstanbul’da Ardahanlı olan MHP İstanbul İl Başkanın Mehmet Bülent Karataş ile MHP İstanbul Başkan Yardımcısı Kurtuluş Bozkır’ı da ziyaret ettiği de alınan bilgiler arasında oldu.


    **Orhan Gökdemir: Aday Adayı Olmayacağım..


    MHP’nin seçim stratını verdiği şu günlerde gözlerin çevrildiği diğer bir parti de geçtiğimiz seçimlerde Ardahan’da zar zor bir milletvekili çıkarabilen AK Parti’ye çevrilmiş durumda.

    İki dönemdir Milletvekili olan ve kurulacak olan geçici hükümette yer alıp almayacağı büyük bir merak ile beklenen AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın bu hükümmette bakan olmaması halinde 1 Kasım seçimlerinde yeniden aday olmayacağı ileri sürülürken, mevcut İl başkanı ile eski İl Başkanı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın pazartesiden sonra aday adaylıklarını açıklayacakları öne sürülüyor.

    İki kes aday adayı olan Ardahan Hoçvanlı İşadamı Orhan Gökdemir’in aday aday olmayacağını açıkladığı AK Parti Ardahan’da en şanslı aday geçtiğimiz seçimlerde liste 2’de yer alan Baydar’ın olduğu da belirtilmektedir.


    **CHP’nin bölgeden sorumlu milletvekilleri Ardahan’daydılar..


    Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) bölgeden sorumlu İstanbul, Amasya ve Çanakkale milletvekilleri, birtakım ziyaretlerde bulunmak üzere Ardahan’a geldiler.

    CHP Genel Merkezince bölgeye gönderilen milletvekillerinin nabız yokladığı bilgisi alınırken, CHP tabanın Ardahan’a gelen milletvekillerinden ön seçim istedikleri öğrenildi.

    CHP’lilelrin ön seçim yapılmazsa da milletvekilli adaylarının mutlaka yenilenmesi gerektiğine de dikkat çektikleri alınan diğer haberler arasında oldu.

    Eczacı Yunus Dündar, Mutlu Kerimoğlu gibi isimlerin ön plana çıktığı CHP’de 3 dönem milletvekilliği yağpan ve 7 Haziran Genel Seçimlerin de seçimi kayıp eden Enar Öğüt’ün aday olmayacağı kimlerin aday gösterileceği önümüzde ki hafta netleşmesi bekleniyor.

    Haber/Analiz: www.kuzeyanadolugazetesi.com


     










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     




  • KILIÇDAROĞLU'NA ARDAHAN RAPORU SUNAN KARA ARDAHANLI HEMŞEHRİLERİNİN BAYRAMINI KUTLADI..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    MİLLETVEKİLİ ADAYI


    CANİP KARA’DAN ARDAHAN RAPORU


    Cumhuriyet Halk Partisi Ankara İl Örgütü Disiplin Kurulu Başkan Yardımcısı ve SDD Yönetim Kurulu üyesi, Ardahan Milletvekili Aday Adayı Canip Kara, bölgenin sorunları üzerine önemli bir rapor hazırladı. Kara’nın raporunda Ardahan Merkez, Hanak, Göle, Damal, Çıldır, Posof ilçeleri ile Köprülü Beldesi yer aldı.


    CANİP KARA:


    “SORUNLARI BİLİYORUZ, ÇÖZÜM İÇİN GELİYORUZ”

     Mevcut hükümetlerin Ardahan ve bölgeye yeterli hizmeti ve yatırımları yapmadığı için sürekli bir göç verdiğini açıklayan CHP’li Kara, “Bundan dolayı insanlarımız mağdur olmuş ve bu mağduriyetimiz devam etmektedir. İlimizin ve ilçelerimizin temel geçim kaynakları başlıca hayvancılık ve tarımdır. Ülkemiz, Gürcistan Cumhuriyeti ile sınırdaş olan Posof Türkgözü ve Çıldır Aktaş sınır kapıları ile Kafkasya ve uzak doğuya erişmektedir. Dünyanın doğusu ile batısını birbirine bağlayan Bakü, Tiflis, Kars demir yolunun Türkiye topraklarındaki büyük kesimi 5661 km2 yüzölçümüne sahip olan Ardahan illinden geçmesine rağmen bu demir yolunun ilimize hiçbir ekonomik ya da istihdam eksenli katkısı bulunmamaktadır. istihdam eksenli üretim merkezi olamayan Ardahan’da ki işsizlik oranı Türkiye ortalamasının çok üstündedir. Son yıllarda tarım ve hayvancılığa devlet tarafından verilen desteğin neredeyse sıfır noktasına gelmesi ile Ardahan halkının temel geçim kaynağı olan hayvancılık ve arıcılığı bitirme noktasına getirmiştir” dedi.



    ARDAHAN VE BÖLGEDE ET ÜRETİMİ YÜZDE 60 AZALMIŞTIR

     Son 30 yılda Ardahan tarım ve hayvancılığın yanlış politikalar yüzünden yüzde 60 düştüğüne dikkat çeken Başkan Kara, “1990’lı yılların sonuna kadar Türkiye’nin et ve deri ihtiyacının yaklaşık %40 kadarını Kars ile birlikte karşılayan Ardahan’da bu günkü toplam küçük ve büyükbaş hayvan sayısı 1990’lı yıllarla mukayese edildiğinde neredeyse %60 oranında azalmıştır. Sosyo ekonomik darboğazdaki Ardahan halkı özellikle Ankara, İstanbul, Bursa ve İzmir gibi bir çok ile göç etmişlerdir. Bu haliyle Ardahan nüfusu azalan il statüsündedir” ifadesini kullandı.

    ‘Türkiye’de olduğu gibi serhat Ardahan’ın bütün sorunlarını ve çözümlerini bildiğini ve bu kötü gidişata artık dur demenin zamanın geldiğini’ açıklayan Cumhuriyet Halk Partisi Ankara İl Örgütü Disiplin Kurulu Başkan Yardımcısı ve SDD Yönetim Kurulu üyesi Canip Kara, Ardahan geneli için özetlediği raporunda şunları söyledi:



    KORUMALI TARIMA GEÇİLMELİ, TEŞVİKLER ÜRETİMDE KULLANILMALI

    “Bölgemizde bilinçli besicilik ve organik üretim teşvik edilmelidir. Bir an önce korumalı tarıma geçilmeli, toprak üstü tarıma önem verilmelidir. Devlet teşvikleri üretimde kullanılmalı, tohum, gübre, ilaç, sulama, elektrik vb. giderleri doğrudan ve bir plan çerçevesinde karşılamalıdır. Ziraat mühendisleri görevlendirilmeli ve hangi zamanda ürünlerin ekileceği üreticilerle birlikte kararlaştırılmalıdır.

    Elde edilecek ürünün ise, o gününün değerinden alımının garantisi verilmelidir.

    İşsizler ordusuna katılan üniversite öğrencilerinin geldikleri nokta ortadadır. Oysa illerin potansiyeli yoğun olan sektöre göre uygulamalı eğitim okulları açılıp okulundan mezun olan öğrencilere uzun vadeli düşük faizli kredi desteği verilerek üretim sürecine dahil olmaları sağlanabilir. Böylelikle kalifiye işgücü sağlanacak, üretim yoğunlaşacak işsizlik büyük bir sorun olmaktan çıkacaktır.



    MESLEK DALLARINDA UYGULAMAYA ÖNEM VERİLMELİDİR

    İlçelerimizde uygulamalı, hayvancılık ve uygulamalı tarım liseleri açılmalıdır. Örneğin, hayvancılık okullarında ahır nasıl olmalı, hayvana hangi yem verilmeli, hayvanını tımarı, sütün sağımı, peynirin ve yağın yapılması gibi, Kaz yetiştiriciliği ve arıcılık uygulamalı bir şekilde görülmelidir. Örneğin Göle ilçemizde eski adı inekhane olan tarım işletme müdürlüğünün tekrar devletleştirilmeli ve eski işlevsel haline getirilmelidir.



    SINIR TİCARETİ VE TURİZME ÖNEM VERİLMELİ

    Türki komşularımızla sınır ticaretinin yenilenerek daha işlevsel hale getirilmeli, Bakü Tiflis demir yolu tekrar çalıştırılmalıdır. İlimizde kayak turizmini daha etkin hale getirilip bölgeye gelir sağlanmalıdır. Çıldır gölü turizminin gelişmesi için yazın burada su sporları, kışın kızak ve buz sporları geliştirilmeli, Gölün etrafı ağaçlandırılarak milli park ilan edilmeli ve Çıldır gölünde balıkçılık bir ticaret merkezi haline getirilmelidir.



    KAVILCANIN EKİMİNE BÜYÜK ÖNEM VERMELİYİZ

    Hanak ve Damal ilçelerimizde yetiştirilen kavlıca direk organik olmakla birçok hastalığa iyi gelmektedir. Bunların üretimini daha da artırılmalıdır.



    ORGANİK ÜRÜNLERİN ÜRETİMİ ARTTIRILMALI

    Posof ilçemizde Badele bölgesi elması ve Posof kuru fasulyesi birinci sınıftır. Bütün bu organik ürünleri pazarları için ilimizdeki tarım, hayvancılık, arıcılık, gül turizmi, kayak turizmini kapsayacak Kafkasya serbest bölge oluşturulmalıdır.



    SORUNLARI, YÜREKLİ VE DONANIMLI İNSANLAR ÇÖZER

    Bölgemizin ve ilimizin sorunların çözümlerini iyi bilmekteyiz. Yapılacak ilk seçimde CHP’nin ve Millet İttifakı’nın iktidarında gücendirilmiş parlamenter sistemde, ülkemizi tekrar güzel günlere götüreceğimize kimsenin kuşkusu olmasın. Bütün bunları gerçekleştirecek donanımlı ve yürekli insanlara ihtiyaç vardır. Güçlerimizi birleştirmeli ve örgütlü bir güce dönüştürmeliyiz.”



    SAVULUN MALKOÇOĞLU GELİYOR!..


    Sade vatandaşın ölümü ardından yakınlarının torpil arayıp, cenazelerini gömecekleri bir parça toprak bulamadıkları ülkenin metropolünde yaşanan iki ölüm olayı ardından geçtiğimiz günlerde yazdığım ve taşı toprağı altın denen İstanbul’da cenazelerin gömüleceği toprağın kalmadığını anlatan bir yazı yazdığımı hatırlıyorum.


    İnsanların ölülerine yer bulamadığı ama beton tabutların, pardon binaların yükselmeye devam ettiği bu kent ve diğerlerinde sade vatandaşın iş, aş başta olmak üzere her konuda sıkıntı yaşadığı bu ülkede ölüsüne yer bulunamazken hayatları boyunca o insanların omuzlarından hiç inmeyenlerin öldükten sonra da aynı omuzlarda toprağa verildiğini görüyor, izliyoruz..

    Bunun en son örneğini hazret denen bir cemaat lideri ile bir artistin ölümlerinde görmekteyiz, ‘sade vatandaşın ölüsüne yer yok denilen İstanbul’da’ en lüks mezarlıklara protokol eşliğinde defnedilirler.




    LGBT’lilerin, 3’lü, dörtlü yakın temasların tartışıldığı aynı ülkede Bülent Ersoy’unda milyonluk bir mezar hazırlattığını da unutmadan..

    Laik bir ülke görüntüsünden uzak cenazeyi gömdükten hemen sonra uzun süredir selamını beklediğimiz Amerika başkanıyla görüşme heyecanıyla alelacele oturduğumuz Birleşmiş Milletler masasında “Dünya 5’ten büyüktür” dediğini unutup ve aslında o beşin içinde olduğunuda atlayıp, BM’ye girmek isteyen iki ülke için altına imza attığımız 10 maddelik sözleşmeyi başarı diye lanse ederken ilkelerimizi de gömüyorduk hem de havuz medya aracılığıyla manşetlerle artistlik yaparak.. Hemde Kılıçdaroğlu’nu davet eden, Kılıçdaroğlu’nun da tayfasıyla katıldığı Türk Ocaklarını gömen Devlet Bahçeli gibi..

    Neyse ‘hele savulun malkoçoğlu geliyor’ denen sürecin ‘bir gece ansızın geliriz’ denip, gömülmeden bir türlü gitmeyenleri de bir sonraki yazımıza bırakalım..




    arşiv haber 12/12/2019 tarihli haber/yorumYENİ ÇAYLAR KARACA’DAN!..


    AK Parti Ardahan Milletvekilinin ve Ardahanlıların ‘Ardahanlıları küçültüyor, insan onuruyla oynanıyor’ diyerek ret ettikleri ve insanları dilenciliğe teşvik eden sözde yardımların devam ettiği şu günlerde Ardahan’da ki STK Başkanları, CHP’li Belediye Meclis Üyesi Mustafa badem bir süre önce bir konu ardından Ardahan Belediye Başkanına ‘Haddini bİl’ diyerek kızan Korkmaz Karaca ile çayda buluştular.


    Amcasının ölüm yıl dönümü dolaysıyla uzun yıllar sonra Ardahan’a gelen ve amcasının hayrına yoksul öğrencilere giyecek getiren Karaca ile bir otelde bir araya gelen ve ‘Bugün ki çaylar cumhurbaşkani ekonomi politikaları kurulu üyesi sayın Korkmaz Karaca bey den’ diye paylaşımda bulunan STK Başkanları ile CHP’li Belediye Meclis Üyesi Mustafa Badem’e Çıldır AK Parti Başkanı Yusuf Yılmaz, Ardahan-Gürcistan İş Adamları Dernek Başkanı Vural Badem de eşlik etti.


    Yapılan görüşmede Ardahan Organize Sanayinin durumu ve Ardahan Üniversitende yaşananların da gündeme geldiği ve Kara vasıtasıyla durumun Sanayi Bakanına ve Milli Eğitim Bakanına aktarıldığı da alınan bilgiler arasında oldu.


    KARACA’DAN CHP’YE: Şu hale bak.


    Şu paçozluğa bak. Çok acı.. Atatürk’ün


    partisi bir sığıntının elinde.


    *03/02/2017 Tarihl Haber/Yorum


    Türkiye’ye gelen ve başta iktidar partisi olmak üzere muhalefet partileri CHP ve HDP ile degörüşen Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Ardahan Milletvekili, CHP’nin Dışilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz’ın da bulunduğu CHP ile görüşmesi Ardahanlı Korkmaz Karaca tarafından eleştirildi. Kendisine ait sanal sayfada, CHP’nin Merkel ile görüşmesini, ‘Şu hale bak. Şu paçozluğa bak. Çok acı. Atatürk’ün partisi bir sığıntının elinde.’ dedi.


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ileAlmanya Başbakanı Angela MerkelAlmanyaBüyükelçiliği Rezidansı’nda yaklaşık 50 dakikalık görüşme gerçekleştirdi.


    Soru-cevap şeklinde gerçekleşen görüşmedeMerkel Kılıçdaroğlu‘nu soru yağmuruna tuttu.


    “DARBE GİRİŞİMİNDEN SONRA NE YAŞANDI?”


    Merkel‘in, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında neler yaşandığını sorması üzerine Kılıçdaroğlu, süreçle ilgili detaylı bilgi verdi.


    OHAL uygulamalarının olduğu bir ortamda sağlıklı bir referandumun yapılıp yapılamayacağının sorulduğu Kılıçdaroğlu, OHAL’e karşı olduklarını, bu ortamda referandumun zor olacağını ifade etti.


    “REFERANDUMDAN NE SONUÇ ÇIKAR?”


    Kılıçdaroğlu‘nun, “Referandumdan hangi sonucun çıkmasını bekliyorsunuz?” sorusuna, “Hayır çıkması için uğraşıyoruz, bu konuda kararlıyız, hayır çıkacak.” yanıtını verdiği belirtildi. Kılıçdaroğlu, referandumda oylanacak olanın bir parti meselesi değil, ülkenin geleceği ve rejimle alakalı olduğunu kaydetti.


    **CHP’de ihraç şoku.. 


    Çapanlara bu seçimde de CHP’den darbe geldi!


    **23/05/2015 Tarihli Haber


    2014’deki yerel seçimlerinde son anda aday olması engellenen Gürbüz Çapan’ın kardeşi olan ve geçtiğimiz yerel seçimlerin de Esenyurt CHP Belediye Başkan adayı olan Çetin Çapan, parti üyeliğinden çıkarıldı.


    Haziran ayında yapılacak seçimler öncesi CHP İstanbul’da flaş bir gelişme yaşandı. Geçtiğimiz yıl yapılan yerel seçimlerde Esenyurt’da CHP Belediye Başkan adayı olan Çetin Çapan parti üyeliğinden çıkarıldı.


    Konuyla ilgili parti genel merkeziyle görüştüğünü ancak üyelikten çıkarılma sebebinin henüz kendisine açıklanmadığını belirten Çapan, “Biz ailece partiye gönül vermiş biriyiz. Bu uygulama beni çok üzdü. Aday gösterilmemin ardından seçime sadece 20 gün kalmıştı. Bu süreçte partim için çok yol aldım. Bu da sandığa yansıdı. Kazanamasam da partime iyi oy kazandırdım. Yeni üyeler kattım. Ama beni üyelikten çıkardılar. Sadece bunu söyleyebilirim” diye konuştu.






     
     




    KENDİ IRKINA İHANET EDENİN SONU BUDUR!..


     


    ARDAHAN’IN KEKLİKLERİ KİMLERE ÇALIŞIR?..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Bir çoğumuzun İstanbul’da ki Ardahanlıların bir çoğunun Esenyurt’ta yaşadığını bildiği bir İstanbul’da dolaşırken Ardahanlıların Esenyurt’un yanı sıra en çok yaşadığı ilçelerinin başında Sancaktepe’nin de geldiğini görmek mümkün..

    Hatta Esenyurt’ta Kars ve Iğdırlıları yanına koyup, ‘Biz Esenyurt’ta birinciyiz’ diye hava atıp, başta siyasal olmak üzere hayatın her alanında sonuncu olan Esenyurt’ta ki Ardahanlılar da bilmeli ki İstanbul’da ki Ardahanlıların en çok olduğu yer ve bir birleriyle en iç içe olduğu yer İstanbul’un Sancaktepe ilçesidir..

    Yani sadece Ardahanlılar olarak nüfus çoğunluğun da 1. oldukları yer Esenyurt değil, tam tersi Sancaktepe ilçesidir..

    Peki, ’39 İlçesi bulunan İstanbul’un diğer ilçelerinde durum nedir?’ diye soracak olursanız eğer ‘vallahi hemen her ilçede varız ama gelin görün ki bu İstanbul’da onca Ardahanlının varlığı, çokluğu gibi keklikleri de çok’ derim..

    Ve bu kekliklerin Ardahanlılar dağıtmak, bir araya gelmemeleri için nüfuslar Ardahanlılardan kat kat az olanlarca kullanılıp. beslendiğini de iyi bilirim derim..

    Bunun en açık örneği de bugünden itibaren biraz daha yoğunlaşacağım Sancaktepe ilçesinde yaşandığını da söyleyebilirim..

    Çünkü Ardahanlıların yoğun yaşadığı İstanbul’un bu ilçesinde Ardahanlıların bir araya gelmemesi için görevlendirilen kekliğin neler yaptığını, Ardahanlıları bölüp, parçalayıp, yenecek bir lokma haline getirmek için çabalayan kekliği Ardahanlılara bizzat anlatılmalı derken sizinde aşağıda ki keklik masalını okumasını rica edeceğim..


    **YAVUZ SULTAN SELİM HAN’IN İHANETE CEVABI


    Bir Gün Padişah Yavuz Sultan Selim pazarda gezerken keklik satılan bir tezgah görür ve keklik satılan tezgaha yönelir. Bütün keklikler 1 altındır fakat bir tanesi ayrı bir kafes içinde ve 100 altındır.


    Yavuz Sultan Selim sorar:


    -Bunlar 1 altın da bu neden 100 altın?


    Satıcı:

    -Hünkarım 100 altınlık olan ötüşüyle diğer keklikleri kendine çeker ve yakalanmalarını sağlar.


    Yavuz Sultan Selim 100 altını çıkarıp adama verir ve

    -Ver o kekliği bana! der.


    Herkes şaşkınlık içinde napacak acaba koca Padişah bir kekliği diye düşünürken Yavuz Sultan Selim kekliğin kafasını tuttuğu gibi gövdesinden ayırıverir ve der ki:


    -KENDİ IRKINA İHANET EDENİN SONU BUDUR!!!

  • iyi bayramlar Mevlüt Bozkurt BOZKURT BESİCİLİK


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ardahan CHP’de Yaşanan


    Delege Kavgası Kılıçdaroğlu’na Kadar Gitti..


    arşiv haber 02!10/2017 tarihli haber/yorum


    En güçlü rakibi AK Parti’nin metal yorgunluğu olduğunu düşündüğü ve aralarında İstanbul ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlarınında bulunduğu partililer arasında büyük bir yenilemeye gide dursun CHP’liler de İl ve İlçe Başkanlıkları için hazırlıklarını sürdürmeye devam ediyorlar.


    Alınan bilgilere göre görevinden bir süre önce istifa eden Sinan Onay’ın yerine gelen yeni İlçe Teşkilatı ve bu teşkilatla yarışan bir grupCHP’li geçtiğimiz günlerde Ankara’ya giderek Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştüler.


    **Merkez İl’den Daha Çok Kaldı..


    Kılıçdaroğlu ile ayrı ayrı görüştükleri öğrenilen CHP’lilerin Ankara ziyaretinde en dikkat çekici durum olarak Kılıçdaroğlu’nun yeni Merkez İlçe Teşkilatı ile 50 dakikaya kadar görüşürken, aralarında İl yöneticilerininde bulunduğu diğer grupla 15 dakikalık görüşmeyi gerçekleştirmesi oldu.


    Yapılan görüşmede her iki grubun bir birleri hakkın da Kılıçdaroğlu’na şikayetlerde bulundukları da alınan diğer haberler arasında oldu.


    Mevcut merkez ilçe başkanının delege seçiminde parti tüzüğüne uymadığı, merkez ilçeninde yapılan seçimlerin tüzüğe uygun olduğunu delege seçimi esnasında çekilen fotoğraf ve görüntülerle Kılçdaroğlu’na belgelemeye çalıştığını bir dosya ile anlatarak Ardahan’a döndükleri öğrenildi.


    ONAY ONANDI!


    *09/02/2015 Tarihli Haber


    Geçtiğimiz günlerde istifa eden Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Merkez İlçe Örgütü Sinan Onay Başkanlığında Yenilendi..


    Ardahan Merkez İlçe Yönetim Listesi aşağıdaki gibidir:


    1-      Kadir Sinan ONAY   (BAŞKAN)                                                                                                         , 2-      Gülhan ÇAKMAK                                                                                                                          , 3-      Uğur KAÇAR                                                                                                                                           , 4-      Turan SURAL                                                                                                                                , 5-      Mustafa UĞURLU                                                                                                                        , 6-      Nihat GÖKÇE, 7-      Sefer ARABUL, 8-      Atanur ŞEKER, 9-      Recep ŞENEL, 10-  Galip KARTAL, 11-  Aşkın AYDIN, 12-  İrfan TAŞÇI, 13-  Yılmaz ÖZTÜRK, 14-  Ayhan ÇINAR, 15-  Can KARA, 16-  Bülent TAŞÇI, 17-  Danış DURSUN


    18-  Sezai KARATAŞ



    ARDAFED Ne Diyor?..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Ardahan’ın kendi başına bir vilayet olduğunu, kendi adını taşıyan federasyon ve dernekleri olduğunu ve bunlarla birlikte yurt genelinde güçlü bir Ardahan Lobisi oluşumu için mücadele verdiğini, bunu gerçekleştimek için Ardahan ve Ardahanlıların o çok istenen birlikteliği sağlaması için KAI, KAISİAD denen oluşumları ret ettiğini belirten Ardahan Dernekler Federasyonun siyasetten ne dediği, nerede olduğunu merak edenler var.

    Bunların başında gelen Rodi Baz abimiz geçende beni aramış başta 25 Eylül’de yapılacağı ileri sürülen Kuzey Irak’ta referandum olmak üzere ARDAFED’in ülke ve dünya gündemi ile ilgili ne düşündüğünü soruyordu.

    Öncelikle ARDAFED’in birinci hedefinin Rodi Baz’ın da dokunmak istemediği İstanbul’da ki Ardahan Diaspoarasının kendi ellerinin altında tutup, izole ettiği ve kendilerinden başkalarının Ardahan dernekçiliğini yapamayacağını düşünenlerle mücadele ettiğini ve başta resmi olarak olmayan ama birilerinin keyfi doğrultusunda inadına ayakta tutulmak istenen tabela, çanta ve facebook anlayışı ile yapılan dernekçiliğin eyleme dökülmesi için çaba içinde olduğunu kendisine anlattım..

    Ve yaklaşan 2019 seçimleri öncesi sosyal hayatta, ticarette ve siyasette güçlü bir Ardahan oluşumu için mücadele verirken dernekçilikte olduğu gibi siyasette de geniş bir diaspora oluşturanlarla adeta başa baş, dişe diş mücadeleye hazırlandığını anlattım.

    Tabi bunları yaparken başta Kuzey Irak’ta ki referandum konusu olmak üzere başarıda 81 Vilayet içinde en sonlarda olan Ardahan’da ki eğitiminde içide olduğu eğitim sistemi dahil dünyada ve ülke yaşanan olaylara karşı duyarsız kalmadığında belirttim..

    Başta benim günlük yazılarımda ele aldığım gündemi yakından takip eden bir kadroya sahip olan ARDAFED’in yaşanan gelişmelere karşı duyarsız kaldığı yönünde ki eleştirilere katılmadığı gibi güçlü bir Ardahan Birlikteliği için barışın, kardeşliğin, dostluğun pekiştiği, komşuları ile barışık güçlü bir Türkiye için elinde geleni ortaya koymaya hazır olduğunu anlattım..

    Ve bunları daha cesurca yapmak, güçlü bir lobi çatısı altında toplanmak için başta kendisine üye olan dernek başka federasyona üye olamaz deyip, derneklerin ARDAFED’e de üye olmasını engeleyen HOÇFED olmak üzere ARDAFED’e inat kurulup, kuruldukarı ile kalan diğer federasyon, derneklerin ARDAFED’in bu çabalarına ayak diretip, adeta bir birileirni yok etmeye çalıştığını anlatırken, Rodi abi ve bu yaşananları uzaktan seyre dalanların da ARDAFED’in bu samimi çalışmalarıan katkı sunmasını istediim..

    Çünkü başta Kuzey Irak’ta ki referandum olmak üzere İl Milli Eğitim Müdürü olmaksızın 2017/2018 Eğitim/Öğretim sezonuna başlayan, İl Tarım Müdürü başta olmak üzere bir çok müdürlüğü vekilin vekili ile idare edilen ve en önemlisi başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde KAI ve KAISİAD denen Ardahanlılarla alakalı olmayan kurumlarla mücadele etmek sadece şu an mevcut ARDAFED’in yönetiminin işi olmadığı, ‘Ben Ardahanlıyım’ diyen herkesin görevi olduğunu dile getirerek, Rodi abi ve diğer toplum liderlerinden katkı sunmalarını beklediğimiz anlattım..

    Ve bu hafta sonu Ardahan adını taşıyan derneklere başkanlık edenlerle bir araya gelmeyi ve son günlerde yaşanan gelişmelerin de içinde olduğu geniş çaplı bir toplantı ve bu toplantının ardından kamuoyuna bir açıklama yapmayı hedefleyen ARDAFED’in benim babamın değil, tüm Ardahan’ın olduğunun altını bir kez daha çizdim..

    Bu anlattıklarım yeterli gelmez ise lütfen ARDFED’in intenetteki sayfasına bakıp, ARDAFED’in neler yaptığını, ne dediğine bakın derim..



    **Erdoğan Barzani’ye Kızmıyor, Küsüyor..


    22 Eylül’de yapacağını ileri sürdüğü referandumla ‘Kürdistan Kurulsun mu?’ diye soracak olan Barzani’nin bu referandumu yapamayacağına inananlardan biri olarak dikkat ettiğim diğer önemli bir nokta da Trump dahil neredeyse kızmadığı kimsenin kalmadığı Başkan Erdoğan’ın fatkedilmeyen tavrıdır..

    Bu da milliyetçi tayfası başta olmak üzere herkesin şu günlerde bir hayli yüklendiği Barzani’ye Erdoğan kızmıyor ama küsüyor gibi bir tavrın içinde olmasıdır..

    İran üzerinde ki ambargoyu delen ve Cari Milli Açığı bir hayli kapatan (!) Rıza Saraf ve 15 Temmuz’dan sonra el konulan Cemaat’in yeşil dolarların tükenmek üzere olduğu ve yeşil dolarların geldiği tek kapının Barzani Kürdistanın yönetimi olduğu şu günlerde Irak’tan ayrı bir ülkenin temelini atmaya hazırlandığı ileri sürülen Barzani’ye çokta kızmayan ama küsen Erdoğan’da biliyor ki; Birilerinin burada ki asıl hedefinin önce 15 yıldır AKP iktidarını ayakta tutan dolarların önünü kesmektir..

    Ama asıl ve en önemli hedefin bölgede ki Türkler ile Kürtleri karşı karşıya getirmek, Türkiye’yi Ortadoğu bataklığına iyice çekmek, hatta parçalamaktır..

    Bu nedenle benim bu gelişmeler arasında gördüğüm diğer önemli bir konu da Erdoğan’ın, ABD koruması da bir hayli sağlam olan Barzani üzerinden bölgede ki Barzani’nin kontrolünde ki Kürtlerle kavga etmektense zaten yıllardır var olan beraberliğe devam ettirmektir..

    Ve bunun içinde yarısı Kürt olan Ardahan’ın CHP’li Milletvekili Öztürk Yılmaz gibi tez canlı davranmayıp, kırıp, dökmeden bu saate kadar dostu olan Barzani’ye nazikçe masajlarını verip, Barzani ile ortak olan bir çok diğer lider gibi ertelenmesini istediği referandum için çokta kızmadığını ama küstüğünü ima ediyor..

    Ve bu işte yine karlı çıkacak olan Erdoğan’ın olduğunu da şimdiden söyleyeyim..

    Nasıl mı?

    Barzani son anda referandumdan vazgeçip, ertelerse sen gör o zaman Erdoğan’ın dünya lideri (!) olduğunu..

    Çünkü gelişmeleri ve ertelenmesi muhtemel referandumu 8 sütun manşetlerle kamuoyuna pompalayacak olan Sarraf’ın, Feto’nun artıklarından kalan dolarcıklardan oluşturulan havuz medyasının manşetlerini görür gibiyim..

    Ve bu manşetlerden etkilenip 2019 seçimlerinden %51’i %52 yapan benim milliyetçi seçmenimi..

  • İyi Bayramlar.. Tarık Işık.. Işık Makina


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ardahanlı MHP’liler Hayır Diyor..


    arşiv haber 12/04/20217 tarihli haber/yorum


    Anayasa Referandumu için 16 Nisan’da sandık başına gitmeye hazırlanan Ardahanlıların sandık başına gitmeden önce kararlarını etkilemeye çalışan siyasilerin Ardahan ziyaretleri devam ediyor. MHP’nin ‘Hayır’ cı milletvekili Sinan Ogan bugün Ardahan’a gelerek MHP’nin Ardahan’da ki önderleri ile buluştu.



    **AK Parti İlçe Başkanı da Oradaydı..


     


    Aralarında AK Parti eski İlçe Başkanı Hikmet Görmüş’ün de bulunduğu bir çok kişinin karşıladığı Sinan Oğan ile birlikte MHP’nin kurucusu Alparslan Türkeş’in kızı da Ardahan’a gelerek ‘Hayır’ cı MHP’lilerle bir araya geldi.


    MHP Göle İlçe Başkanı, MHP’li Çıldır İl Genel Meclis Üyesi, CHP Ardahan İl ve İlçe Başkanları, CHP’li Bakırköy Belediye Başkanının Kardeşi Mutlu Kerimoğlu, MHP Milletvekili Av. Gökhan Ağdemir, MHP eski İl başkanlarından Oktay Aktaş gibi bir çok kişinin de aralarında bulunduğu Ogan’ı karşılayan ekip Ardahan’ın Hayır dediğini belirttiler.


    Dursun Akçam Kültür Merkezinde kendisini karşılayanlara hitap eden MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan tek adam yönetimine karşı her vatandaşın mutlaka hayır demesi gerektiğini belirtti.



    Ardahan’da Hayır Çıkıyor, Suçlu Kim?








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

     

    Oyumu kullanmak için aylardır uzak olduğum asıl aşkım, sevdam, toprağım Ardahan’a doğru yol almaya başladığım andan itibaren her uğradığım yerde Evet mi, Hayır mı diyerek sorular yönelttiğim gördüklerimin çoğunun benim gibi hala kararsız olduğunu ama bu kararsızların çoğunun da karar verdiklerinde 16 Nisan’da başına gidecekleri sandıkta hayır diyecekleri yönlü olmaları dikkatimden kaçmadı..

    İstanbul’dan çıkıp, Kocaeli’ne oradan da Adapazarı’ndan Amasya’ya kadar geldiğim yol boyunca kararsızların sayısı kadar Recep Tayyip Erdoğan’ın taraftarlarıyla karşılaşırken 21 bakanın 17 sine yakınının neden aktif olmadıkları da bana soruluyordu..

    Sivas’a doğru yol almaya devam edip, doğuya girdiğimi bana hatırlatan bozuk yollardan Ardahan’a kadar ise Hayır’ın bir hayli yüksek ve bir o kadar da net olduğunu görürken beni en çok şaşırtan Erzincan ve Erzurum oluyordu..

    Çünkü 16 Nisan’da evet çıkarsa başbakanlıktan olacak olan başbakanın memleketi Erzincan gibi Erzurum’da da hayırcıların evetçileri iknaya çalıştığını görüyor, izliyor zaman zaman da sohbetlerine katılıyordum..

    Sarıkamış’a, oradan da Kars’a geldiğimde ise hayırın bir hayli yüksek olduğunu Ardahan’a girdiğimde ise hayırın rekor düzeyde yol aldığını görünce inanın şaşırdım..

    Çünkü ‘Oy verin hizmet gelsin’, ‘Bir kezde biz Erzurum gibi olup, iktidarların yanında yer alalım’ denilerek alınan oyların bile hayırcı olduğunu görüyor, öğreniyor, nedenini araştırıyordum..

    Ve karşıma çıkan ilk tespit Ardahan’da hayır çıkarsa birinci suçlunun 3 dönemdir milletvekili olmasına karşın tabanla gereken diyaloğu kuramayan AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’dı..

    CHP’lilerin adeta zoraki bir barış içinde el birliği yaparak çalıştıklarını ve hayırın artmasında en büyük rolü oynadıklarını da gördüğüm Ardahan’da Evet’e samimice asılanın yeniden il başkanlığına atanan Yunus Baydar’ın olduğunu ancak Baydar’ın belediye başkanları ve ilçe başkanları tarafından yalanız bırakıldığını da gömüyor değildim..

    HDP’nin onca tutuklanan yetkililerine rağmen gençler üzerinde dik durduğu ve hayır için AKP’lilerden daha çok çalıştığını da gördüğüm Ardahan’da ki MHP’nin İl ve İlçe Teşkilatlarının içinin boşaltıldığını ve adeta bitik olduğunu, bir çok MHP’linin hayır saflarından yer aldığını da Ardahan’a iner inmez görüyordum..

    Kısacası; Aylardır uzak kaldığım, özlediğim, özlendiğimi his ettiğim memleketimde ki ilk iki günümde beni gören, benim gördüğüm hemen herkesin hayırda yana olduğunu gördüğüm Ardahan’da buna nedenin Recep Tayyip Erdoğan değil, onun ısrarla milletvekili ettiği Orhan Atalay olduğuna şahit oluyordum..



    **Evet desek Atalay Bakan, Baydar vekil olacak mı?


    Değiştirilmek istenen ama demokrasi adına içinde bir satır bir kelime hatta harf bulunmayan yeni Anayasanın tek adam için olduğu yönünde ki şühpelerin her geçen gün biraz daha kabul gördüğü bir zaman da aklıma bir şey takıldı..

    O da mevcut belediye başkanı Faruk Köksoy’un da milletvekili olmak istediği Ardahan’da ki siyasi tablonun 16 Nisan’dan sonra ne olacağıdır..

    Evet gerçekten 16 Nisan’da ülkenin siyasi hayatını baştan aşağı değiştireceği ileri sürülen değişiklik referandumda onay alırsa Ardahan’ın şu an ki millevekili Orhan Atalay’ın bakan olma şansı olacak mı?

    Yada Atalay’ın milletvekili olmasında büyük katkısı olan ve Atalay’ın ardından iki kez ikinci sırada yer alan AK Parti Ardahan İl Başkanı Yunus Baydar sistem değiştiğinde milletvekili olacak mı?

    Bana sorarsanız biraz zor..

    Çünkü yeni sistemde milletvekili belirlemek için tabana değil tavanada değil tek adamın iki dudağına ihtiyaç olacak..

    Çünkü bugün evet için kendisini parçalayanlar başta olmak üzere 88 Milyon 999 kişi değil 1 kişinin dediği olacak..

    Yani o kişi ya sizi vekil eder, bakan eder yada iç bir şey etmez..

    Çünkü getirilmek istenen sistemde bugüne kadar yapılan ve yalandan da olsa parti içine sormak yok, delegeye oy kullandırmak yok, ön seçim yok, Ankara’da ki genel merkezin yoklaması yok 1 adam, tek adam olacak..

    Seçilmiş Başbakan yok, Bakan yok, bir kişinin imzasıyla listeye girecek 600 vekilin hiç bir şey demeye hakkı yok..

    Ve miletvekili olmak isteyen Köksoy’un olduğu gibi Atalay’ın, Baydar’ın da benimde sen bu yazıyı okuyan okurunda yeni sistemde bir şey demeye hakkı yok..

    Peki şimdiki sistemde var mı?

    Vallahi ondanda yok ama en azından yalandan da olsa demokrasi filmi izliyoruz..

    Ama yeni sistemde bu filimde den de olacağız diye korkarım..

  • İyi Bayramlar.. Gürsoy Karataş – Bym Fashion Tesettür Giyim, Abiye, Ferace, Tunik, Takım, Triko



    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Meslektaş Dayanışması Ajansı…


    Her iktidara yarayan bir cemaate ait ajansın üst düzey yöneticilerinin 3’lü, 4’lü haber (!) oldukları bir ülkede basın özgürlüğünün 180 ülke arasında ilkte değil, sonlarda 3. ya da 4. olduğunu ve onca çalışanın ya hapiste ya da yapılan siyasi ve ekonomik baskılar dolayısıyla mesleklerini yapmakta zorlandığı bir süreçte gazetecilerin birbirleriyle dayanışma önemi de bir o kadar önemli bir durum.


    Çünkü, “Bal tutan parmağını yalar, Minareyi çalan kılıfı hazırlar” ataların yanında “Bir elin nesi var iki elin sesi var” sözünü söyleyen atalarında olduğu bu ülkede bu sözü söylerlerken neyi anlatmaya çalıştıklarını, amaçladıklarını düşündüğümüzde karşınıza karşılıklı dayanışma çıkıyor.


    Gerçi o ellerde bulunan parmaklar eşit olmasa da, yani siyasi düşünceleri ayrı olsa da, bu dayanışmaya  asıl gazeteciyim  diyenlerin  ihtiyacı var…


    Unutmayalım ki; İlkokulda başlayan eğitim üniversiteye kadar devam ederken de hep bu yönde ders alır birlik beraberliğin önemini kavramaya çalışırız…


    İşte, “Bir elin nesi iki elin sesi var” ata sözümüz ve buna benzer mesajları dikkate alıp, dayanışmanın mutlak olduğu düşüncesiyle yol aldığımızda başarının geleceğini, geldiğini çevremizde, etrafımızda ve dünyaya baktığımızda görürüz. 


    Bir gazeteci olarak dayanışma kültürünün ne kadar önemli olduğunu yazılarımda, düşüncelerimizde sık sık anlatırız. Buradaki anlatım ve söylemin amacı da zaten odur…


    Benim 35 yıldır şerefle, onurla yapmaya çalıştığım, düşüncelerimle, düşündüklerimi yazıya dökerek, alın terimle ekmeğimi kazandığım tek geçim kapım olan bu meslekte de darmadağınıklığın olduğu birlik, beraberliğin sağlanamadığı diğer bir gerçektir. 


    İşte bunu önlemek gazetecileri bir araya toplamak ve onların hak hukuklarına sahip çıkmak, haklarını savunmak için kurduğumuz ve kurulan onca dernek, cemiyet bu birlikteliği sağlamaya çalışan ama istendiği kadar sağlayamayan kurumlar olduğunu da üzülerek not etmek gerek.


    Bu durumu bilen bir gazeteci, ülkenin en kuzey sınırında bulunan kentin ismini onurla taşıyan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Derneğince gerekse arayıp, bulduğum, görüştüğüm ve ya da hiç görmesem de telefonla arayarak görüştüğüm meslektaşlarımla bir araya gelme, birbirimize gazetelerimiz, sitelerimiz aracılığı ile alan açıp, hep birlikte güç olmamız gerektiğini anlatır, yazdığım haber ve yorumlarımı onlara da, onların okurlarının da okumasını ve onlarında haber ve yorumlarını bana göndermesini onların yazdıklarını, görüntülediklerini benim okurlarımın da okuyup, izlemesi yorumlamasını öneririm.


    Yani gazeteci dayanışması denen güç birliğinin sağlanması halinde hepimizin her birimize ait bağımsız, özgür, olgun, tecrübeli bir ajans olabileceğimizi anlatıp, bugüne kadar mevcut haber sitem www.kuzeyanadolugazetesi.com , E-Gazetemiz www.sonvilayet.net in yanı sıra www.anadoluhaber.gen.tr adlı sitesi olan 4 arkadaşın bir araya gelip, birlikte çıkardığı 23 Şubat Gazetesi, İl olmak isteyen Gebze’nin en güçlü gazetelerinden Hedef Gazetesi ve haber sitesinde, aynı zamanda mesleğimizde öğretim görevlisi olan Selma Kara hanımın yönetiminde ki www.bultentv de, zaman zaman sesli şiirlerinden ilhan aldığım meslektaşım Yüksel Ercan abimin idaresinde ki www.kocaelibakis.com adlı haber sitesinde, Ağrı dağının eteğinde kapısı kayıp sarayın sınırları içinde olduğu Doğubeyazıt ilçesinde yerel ve sanal ortam da yayın yapan www.dogubayazitgazetesi.com da sezona yeni arkadaşlarla, meslektaşlarla tanışmaya, projemi anlatmaya devam ediyorum.


    Ve yazdıklarımı en kısa sürede yayına soktuktan sonra güzel mesajı ile benimle sitesinin linkini paylaşan www.sakinca.com , Rize’nin ve Karadeniz’in duyarlı sesi https://kuzeyteve.com da ve daha nicelerin de “şimdilik” güçlü bir ekip kurmuş durumdayız.


    Umarım bu dayanışma her gün biraz daha artar ve gerçek gazetecilerin kendileri dışında kendilerine bir patronları olmaksızın daha özgür, daha bağımsız ve daha geniş bir kitleye ulaşan haber ve yorumlarla gerek ülkenin gerekse demokrasinin olmazsa olmazı olan gazeteciliği yaparken birbirlerine olduğu gibi arkalarına aldıkları okurlarıyla daha cesur haber ve yorumlara imza atarlar, dayanışmanın her alanda olduğu gibi gazetecilikte de olabileceğini ortaya koyarak.




    arşiv haber 12/04/2015 tarihli haber/yorum


    Sahaya İniyorlar.. Seçim geldi, Telefon açıldı..


    Genel seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte yeniden kolları sıvayıp, memleketi kurtarmaya çalışan siyasiler bugünlerde her çalan telefona anında cevap vermeye başladıkları görülüyor.


    Seçildikten sonra vatandaşlarla ilgilenmedikleriyle eleştirilen siyasiler bugünler de her çalan telefona anında cevap verdikleri görülüyor..


    Milletvekili olduktan sonra ‘Kazı çalınan beni arıyor’ deyip vatandaşı telefonların çıkmayanlar başta olmak üzere tüm adayların seçmeni ve vatandaşı çok sevdiğini ortaya koyan ilgisi gözleri yaşartıyor.


    **SAHAYA İNİYORLAR..

    Prof. Dr. Orhan Atalay’ın Veteriner Hekim Yunus Baydar ile AK Parti’den, Ensar Öğüt’ün Yunus Sezgin Kaya ile CHP’den, Dr. Taşkın Aktaş’ın Arzu Moco ile HDP’den, Ömer Türkoğlu DSP’den, Kutluhan Akçay Demokrat Parti’den, Erdal Uygur’un Vatan Partisinden milletvekili adayı olkdukları Ardahan’da seçim startı yarın Göle’den Ardahan’a gelecek olan HDP’nin Adaylarının karşılaşmasıyla start alacak.  

    Saffet Kaya’nın da bağımsız milletvekili adayı olduğu Ardahan’da yarından itibaren start alacak genel seçimleri kazanmak için büyük bir mücadele verecekleri görülürken, bazı fırıldak adayların da paralelci alışkanlıklarından kalma yöntemlerle twittir ve facebookla propaganda yaptıkları görülüyor. 

  • ARÜ ÖĞRETİM ÜYESİ DİGOR'DA AİLECE KAZA GEÇİRDİ..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Feci kazada her iki otomobilde bulunan 1i çocuk 5 kişi yaralandı. Kazayı gören vatandaşlar durumu jandarma ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen jandarma, bölgede güvenlik önlemleri alırken, sağlık ekipleri ise araçlarda bulunan yaralılara müdahale etti. İlk müdahaleleri olay yerinde yapılan yaralılar, daha sonra ambulanslarla alınarak Kars’ta hastanelere sevk edildi.

    Hastanelere sevk edilen yaralılardan durumları ağır olan Ardahan Üniversitesinden Fatih Volkan Ayıldız Kars’a, ağır yaralı olduğu öğrenilen Akyıldız’ın eşi Fazilet Ayıldız ve 3,5 yaşındaki çocuğu Erzurum’a sevk edildi. Diğer yaralıların durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Öte yandan 2 otomobilin kafa kafaya çarpıştığı ve 5 kişinin yaralandığı kaza ile ilgili jandarma tahkikat başlattı.



    HEPİMİZ AYKUT ERDOĞDU DEĞİLMİYİZ?!.


    Yeni bir cumartesi yazımı yazmaya hazırlanırken geçtiğimiz günlerde CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Avukat Tuba Torun ile dünya evine giren Aydoğdu’nun 3 ay önce ayrıldığı eşi, açtığı Twitter hesabından yaptığı bir paylaşımının gündeme bomba gibi düştüğünü okuyup izledim.


    Eski eşinin, Tuba Torun ile ilişkisini öğrendikten hemen sonra alınan ses kaydını Özge Erdoğdu, “Bu kaydı 3,5 ay önce aldım. Eski eşim Aykut Erdoğdu’nun Tuba Torun’la ilişkisini öğrendikten hemen sonra Aykut Erdoğdu beni Tuba ile ilişkisi olmadığına ikna etmeye çalışırken, ‘50 kişi ile yatmış’ dedi. Daha sonra 50 kişi ile yattı dediği Tuba Torun ile evlendi!” şeklindeki paylaşımıyla oluşan gündeme bakınca Baykal’ın başına gelenleri hatırlıyor ve Baykal’dan önce okyanus ötesi denen Amerika’nın eski başkanı Clinton aklıma geldi.


    Çünkü bana göre benden, senden, yani erkek ve kadından daha çapkın belki de ayran gönüllü, aç gözlü dediğimiz insan tipi olarak değerlendirdiğim Nazım Hikmet’in yaşadıklarını kaleme dökmesini şiirlerini okumakla, anmakla ABD’nin çapkınlık hikayeleriyle ünlü eski başkanı Bill Clinton’un da ünlü aktris Elizabeth Hurley ile ilişkisi de ortaya çıkmıştı..


    Bu tartışmaları izlerken aklıma gelen diğer bir konuda hemşerim olan Gürsel Tekin’in boşanıp, evlenmesi üzerine yaptığım bir sohbet aklıma geldi. Ve o sohbette evlenme kadar boşanmanın normal mi, boşanma nedeninin sadece evlendiğin kişiyle kalmak mı olduğunu masaya yatırıp, o atmosferin içinde yaşadıkları duyguların esiri olduğunu ve sadece onlar değil, aslında hepimizin zaman zaman bu atmosfere kendimizi kaptırdığımızı ama kendimizin yaptıklarını kapatmak için gözleri başka yönlere çevirmeye çalışarak saklamak istediğini bugünkü yeni magazine konu olan Aykut Erdoğdu’yu konuşuyorduk.



    Kısacası 2023’te Karadeniz gazı yetmez uzaya insan götürmeye çalışan iktidarın göz diktiği Ay’da bile görülen Çin Settinin neden aşıldığına baktığımızda o setlerin ardında bulunan Çin prensesine göz diken Moğol’un derdinin Çin’i işgal değil, o prensese ulaşmak isteyen ve Kale gibi 4 harfli olan Kalbi olduğunu ve o kalenin işgale hazır olan kalp gibi hep bir açık kapısı olduğunu unutuyor gibiyiz bir siyasetçi, toplumun gözü önünde bulunan bir fert olarak hemen istifa etmesi gerektiğini düşündüğüm hepimiz Aykut Erdoğdu yada Özge Erdoğdu, Tuba Torun değilmiyiz diyerek..




    arşiv haber 10/08/2019 tarihli haber/yorum


    Aday Edilirsem, Ardahan Hizmet Alacak, Avukat Aday Ardahan’ı Savunacam


    *Arşiv Haber 15/03/2015 tarihli Haber


    Gün geçtikçe biraz daha yaklaşan genel seçimler öncesi iktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisi Ardahan Millletvekili Aday Adayı Fatih Rüştü Yılmaz’dan gazetemize açıklamalarda bulundu.


    Ailesinin yıllardrı yaşadığı Ardahan’ın sorun ve sıkıntılarını en iyi bilen bir Ardahanlı olarak var  olan sorunların çözümü için elinden geleni yapacağına inandığını belirten AK Parti Ardahan Milletvekili Aday Adayı Fatih Rüştü Yılmaz yaptığı açıklamada; ‘Eğer aday gösterilsem partimin Ardahan’da 2, ülke genelinde 400 milletekili alması için tüm gücümle çalışacağım.’ dedi.


    TBMM’sin de Ardahan’ı savunmak için çıktığım bu yolda diğer arkadaşlarıma başarılar dilediğini belirten AK Parti Ardahan Milletvekili Aday Adayı Fatih Rüştü Yılmaz, 7 Nisan’da seçim kuruluna verilecek olan aday isimlerin Ardahan’a hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Umarım en hayırlısı olur. diyerek sözlerine son verdi.



    Kaz Dağları ve Kazlar..


     


    Öncelikle bölgenin milletvekili olan AK Parti Grup Başkanı Kaz Dağlarında olduğu ileri sürülen altın madeni için yapılan ağaç kesiminin , neden onca ağaç kesildikten sonra görüldüğünü sorduğu gibi bende bir gazeteci olarak aynı sorunun cevabını merak etmedim değil..


    Çünkü vekilin  üstü kapalı olsa da  bu durumdan şikayetçi olduğunu gördüğüm ve bu yönde yaptığı  savunmasına baktığımızda kendi bölgemde olduğu gibi yurdun bir çok yerinde gazeteci geçinip, yaşananları görmeyen, yazmayan, görüntülemeyen ve Anayasa gereği demokrasinin, insan haklarının 4. savunucusu oldukları iddia edilen ama vali, vekil, başkan kızar diyerek haber yapmayan gazeteci tiplerinin o bölgede de  olduğunu  hepimiz biliyoruz.


    Yani ‘Nerem düz ki’ diyen deve misali ağaçların bir gram altın  için kesilmesini değil, bu vahşetin neden geç görüldüğünü soran vekilin sorusunu ben de  bölgedeki gazeteciler, muhabirler, ajan pardon ajans muhabirlerine sormak isterim..


    Vekil ve benim soruma cevap verecekleri beklerken şimdi de ağaçların neden kesildiğini konuşmuyor, kaç tane ağacın kesildiğini tartışıyoruz.


    Ve ‘çıkarsa bize yani ülkeye kaç gram altın kalacak?’diye tartışmalar yaparken ağaçlar kesilmeye devam ediyor..


    Kaz Dağlarını tartıştığımız şu sıralarda İmamoğlu’nun adının hiç geçmediği günlerde CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmak için çok uğraşan ama lobisi olmadığı için bir gündem adı gündemde düşen Göleli hemşehrim İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin hükumetin S-400’leri aldığı Rusya’dan kaz ithalatı yapacağını ileri sürüyordu.


    Kaz dağlarında yaşananlara üzülen bizler bu kez kazlarımızı düşünmeye başladık.


    Evet, Başkan Erdoğan’ın eniştenin başında bulunduğu Ekonomi Bakanlığının bir kişi veya şirket gibi açılacak bakkal pardon şirket yoksa holding veya gruba ortak olabileceği, hatta kuracağı şirkete ortak alabileceği yetkisini imzaladığı verdiğini de duyuyoruz. 


    Yani kısacası kaz gelecek yerde tavuk vermeye devam eden,  asıl kazların kim olduğunu da acaba zamlı sigaraları yakan bizler  veya ben miyim diye de düşünmedim değil..


    Çünkü gerek Kaz dağları, gerek Rus kazlar , gerekse ekonomi bakanlığını şirket yönetimi gibi idare edeceğimiz bir ülkede gerçek kazların kim olduğunu da sormak, sorgulamak gerekir. Yine  aynı bölgenin kadın milletvekilinin de  sevgililerinin de  dahil , her yere lazım kağıt üretimi için orada kesilen ağaçların gerektiğini de üzülerek farkediyorum , SEKA’nın da kapatıldığı ülkemde… 

  • MEMLEKETE GİDERLERKEN ÖLDÜLER!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Erzurum’un Oltu ilçesinde şarampole devrilen otomobildeki Ardahan Gölelli oldukları öğrenilen 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı.


    Alınan bilgilere göre İstanbul’dan Ardahan’a gitmekte olan ailenin geçtiğimiz gün sabah satlerinde Erzurum/Oltu ilçesine 18 kilometre uzaklıktaki Oltu Başaklı köyü mevkisinde araç sürücüsünün uyuduğu ihtimali ile şarampole yuvarlandı.


    Erzurum’dan Ardahan’ın Göle ilçesine giden Şahmettin Ziyaoğlu’nun (57) kullandığı 34 PL 9571 plakalı otomobil, kontrolden çıkarak şarampole yuvarlandı.


    OTOMOBİL TAKLA ATTI


    Taklalar atan otomobil hurdaya dönerken, içindeki 5 kişiden kimlikleri belirlenemeyen 2’si hayatını kaybetti. Yaralanan sürücü Şahmettin Ziyaoğlu ile Leyla Ziyaoğlu (50) ve Didem Kozanoğlu (12) da ihbarla gelen sağlık görevlilerince ambulansla Oltu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.


    YARALILAR HASTANEYE KALDIRILDI


    Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından Erzurum’a Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Kazada ölen 2 kişinin cansız bedenleri, Oltu Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.



    FASULYE DE KENDİNİ NİMETTEN SAYARMIŞ!

    Elbette ki bu yazının muradı fasulyenin faydalarını sayıp dökmek değil. O eskidendi. Şimdi olsa olsa, bünyeye ve cebe zararları anlatılır kendini nimetten sayan fasulyenin…’ diye yazısına başlayan Neşe Doster’in 2019 yılının 10 Mart’ında ele aldığı yorumunu okurken bende bu konuya yani kendini nimetten sayanları farklı bir yönden kendi iç dünyamla ilgili bir şeyler anlatmak istedim.


    Çünkü basın ve medyanın havuzuna düşmeden önce fikir ve kalemleri ile mesleğimin önemli kalemi olan ama şu an iktidara yaranma kulaçları içinde yüzen havuzun dalgaları arasında kaybolup, gündemde olmayan birçok önemli kalemlerinden olan Doster’in kendisini, beni, seni, onu, onların yaşadıklarını farklı bir şekilde anlatıyordu.


    Ve Doster’in ‘fasulye de kendini nimetten sayarmış’ başlıklı yazısının son yıllarda bir kez daha anlatmaya çalışacak olan yaşadıklarımı bana yazdıran bugünkü yazıma ilham oluverdi.


    Ve yine benim de arada bir ele aldığım ve çoğunlukla kendi özel hayatımı anlattığım cumartesi günleri yazılarım hariç 35 yıla yaklaşan ve “Her Gün Yazıyorsam Sebebi Var” başlıklı köşemde ele aldığım yazılarıma zaman zaman konuk olan konuların başında yine bu kendilerini fasulye sananlar ve özel hayatım gelir.



    Evet, bir gazeteci sayılırsam benim de aralarında olmasam da kenarında, kıyısında olan bir aydın, toplum önderi, lideri olanların özel hayatlarının yine o toplum, kamuoyu denilenlerce çok merak edildiği ama ben dahil o aydın, toplum önderi, lideri diye bilinenler de baskıcı toplumun etkisinden kendilerini kurtaramayıp, sakladıkları, öteledikleri ve bunu yaparken de daha da gizemli hale getirdikleri özel hayatları ile savaşır, dururlar.


    Şimdi siyaset ve ekonomi ilgili esaslı yazılar yazmaya çalışan biri olarak tanınan benim durup durduk yerde buna neden ihtiyaç duyduğum soranlar da olacak biliyorum.


     Ve “Bu nerden çıktı, ekonomi çok kırılgan durumda, ne ilgisi var özel yaşananları sık sık dile getirmenin?” diyebilirsiniz? Çok ilgisi var anlatayım! Ancak benimde aralarında olduğum birçoklarının hataları, günahları sebebi ile işlemek isteyişleri dolayısıyla fasulyeyi doların değerine kadar çıkarıp onore edenleri kutlayarak başlayayım…


    Ve tam da burada; Onca fabrika, iş yeri kapanıp, kiracı arandığı bir zamanda bir günde bir ilde 300 fabrika açma törenleri yapanların ülkeyi üçe katlayan, görmediğimiz bolluğu yaşatan, varlık kuyruklarıyla tanıştıran, çevreyi- yeşili- ağacı- ormanı koruyan, çiftçiyi abad eden, ülkemize topyekûn çağ atlatan, bizi sarayla, köprüyle, alt geçitle, duble yolla, AVM’yle, gökdelenle tanıştıran yönetime değil de özel hayata dokunmak geldi. İçimde kaynayan ve her an patlayıp beni ve patlatanları da yakacak olan volkanı az da olsa soğutmak için.


    Aslında benim yaşadıklarımı yaşayan ama ”sus ya, dur kız, etme oğul” baskılarının etkisiyle özelleriyle, iç dünyaları ile hep savaşanların sayısı da pek fazladır, benim gibi bu konuya da cesaret edip, dem vuranlardan…


    Yani, ”Özel hayatın özgürlüğü var” deyip, başka ülkelerin özgürlüklerine müdahale etmekle geçinen sözde medeni batı dünyasının gazına gelip, kardeşi, kardeşe kırdırmaktan çekinmeyen ülkelerin başında gelen Irak’tan, Suriye’den ve Ermenistan’dan daha şiddetli bir şekilde iç dünyalarında savaşanlar hakkında bazı bilgiler vermeye çalışalım!


    Söz buraya gelmişken; İktidarın nimetleri ile televizyon ekranlarına sıkça çıkan, mitinglerde konuşan, billboardlara yerleşen, reklam afişlerinden, otobüs duraklarından, bina cephelerinden, üst geçitlerden, köprülerden dev posterleriyle el sallayan, seçim kampanyasını tek adaymış gibi götüren, bağıra çağıra yaptığı tüm konuşmalarında; yüzüne gergin bir ifade, çatık kaşlar, sert ifadeler yerleştirenler gibi bende bizlere gerçekleri hatırlatmayı görev saydığımın da bilinmesini isterim.


    Yeri gelmişken; “Ekonomik krizden paramızın değeri dibe vurmuş zaten güçlenerek çıkacağız!” diyen ekonomi bakanın ‘gözlerime bakın’ diyerek esip gürlemesini, Ortadoğu, Arap Baharı, Akdeniz ve Ege’den sonra Kafkaslara uzanıp, kapısını kapatarak, dünya ile ilişkisini kestiğimiz Ermenistan’la başlayacağı söylenen yeni ve iyi olacak denen ilişkilerdendi de haber alınamıyor.


    Çünkü bu şekilde gürlediğimizde olayın üzerinden kısa bir süre geçmeden bir anda sus-pus olan ardından en önce masaya oturan yine biz oluruz ama iktidarımızın da ömrü uzar her ne hikmetse..


    Neyse gülmeyen, kahkaha atmayan, neşesiz insanlar artmışsa, insanımız hep tedirgin, hep sert, hep somurtkan hale gelmiş, ya da getirilmişse orda durup derin derin düşüneceğiz. Bunun nedeni nedir, ya da niye böyle oldu sorusuna özelimizde yaşananlara kafa yormalı, hatta cami imamına olmazsa da günah çıkarma kafesi olarak bildiğim Kilise’ye gidip papaza pardon medeni adıyla psikoloğa gidip içimizdeki yanan volkanın nedenini anlatmalıyız diye düşünürüm.


    Tabi, dün tesadüfen rastladığım o psikoloğa yaşadıklarımı ayak üstü anlatmaya çalışıp, merhem isterken yaşadıklarımla, anlattıklarımla bir anda onunda benden beter kendi iç dünyasında yaşadıklarıyla savaştığını ve anlattığım özellerimle onun yaşadıklarıyla kendisini baş başa bıraktığımı ve ”Sen sadece kendin mi sanırsın?” dercesine ”topuğa kuvvet” bir anda yanımdan kaybolup gideceğini de hesaba katarak…




    arşiv haber 313/01/2018 tarihli haber/yorum


    Ardahanlı Gelin İstanbul’u Kazandı!


    Ardahan Hanaklı Yazar Ümit Katancıoğlu’nun oğlu Naki Katancıoğlu’nun eşi Canan Katancıoğlu Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı oldu.


    Büyük bir heyecana sahne olan CHP 36. Olağan İstanbul İl Kongresi sona erdi.


    Cemal Canpolat ile Canan Kaftancıoğlu’nun yarıştığı, ara ara tansiyonun yükseldiği, ufak çaplı gerginliğin yaşandığı kongrede CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve başkan adayları birer konuşma yaptı. Tamamlanan konuşmaların ardından il yönetimi, il yedek il disiplin kurulu, il disiplin kurulu yedek ve kurultay üyeliği için oluşturulan listeler açıklandı. İtirazların ardından kesin liste belirlendi ve seçim başladı. Kurulan 6 sandıkta doğal delegelerle birlikte 654 delege oy kullandı. Oy kullanma işleminin tamamlanmasının ardından sandıklar kapatıldı. Oy sayımının ardından 325 delegenin oyunu alan Canan Kaftancıoğlu CHP İstanbul İl Başkanı seçilirken, Cemal Canpolat 318 oyda kaldı.**Gelinimiz CHP İstanbul’a Aday Oldu


    *31/12/2017 Tarihli Haber


    Ardahan Hanaklı Yazar Ümit Katancıoğlu’nun oğlu Naki Katancıoğlu’nun eşi Canan Katancıoğlu Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığına Aday oldu.


    CHP’de düzenlenen ilçe kongrelerinin ardından Eski PM üyesi, Ardahan Hanaklı Yazar Ümit Katancıoğlu’nun gelini Yazar Canan Kaftancıoğlu 13 Ocak 2018’de gerçekleşecek olan İl Kongresi için “Görevden kaçmak yok. İl Başkanlığına adayım” sözleriyle adaylığını açıkladı.


    CHP’nin son günlerdeki tartışmalı ismi İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat’a bir rakip daha çıktı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun desteğini alarak sahaya çıkan eski PM üyesi Canan Kaftancıoğlu, Damga Gazetesi ortaklarından Mehmet Mert’e konuştu. Kaftancıoğlu, kısa açıklamasında, “Görevden kaçmak olmaz, böyle olması gerekiyormuş” şeklinde açıklamada bulundu.


    Gazeteci Mehmet Mert’in birkaç gün önce adını gündeme düşürdüğü Canan Kaftancıoğlu, İstanbul İl Başkanlığı adaylığı hakkında bir yalanlamada bulunmuş, aday olmayacağını, ancak mevcut yönetimle de birlikte yol yürümeyeceğini belirtmişti. Kaftancıoğlu, CHP İstanbul İl Başkanlığı için partiyi önce İstanbul’da sonra Türkiye’de iktidara taşıyacak bir ekip oluşturmak gerektiğini. Mevcut yönetim ile değil, daha aktif çalışan, söylemleri ile, çalışmaları ile, örgütü harekete geçirecek, yeni bir ekibe ihtiyaç olduğunu söylemişti. 


    Kaftancıoğlu’nun bu açıklamasının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile başabaş bir görüşme gerçekleştirmesi, siyasi yol haritasını da değiştirmesine neden oldu. Kılıçdaroğlu’nun, “Yaptığımız nabız yoklamaları ve görüşmelerde sizin isminizi öneren çok arkadaşımız oldu. Aday olmanızdan memnuniyet duyarız. Demokratik yarışa katılırsanız partimize güç katarsınız” şeklindeki sözlerine sıcak bakan CHP İstanbul İl Başkanlığı kadın adaylarından Canan Kaftancıoğlu, “Madem siz de uygun görüyorsunuz, o zaman aday olacağım. Partimizi İstanbul’da iktidara getirmek için elimden geleni yapmaya hazırım. ” yanıtını verdi.


    Canan Katancıoğlu Kimdir?


    1972 Ordu doğumlu. İlk, orta ve lise eğitimini Ordu’da tamamladı. 1995 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Sivas Suşehri Devlet Hastahanesi acil biriminde hekim olarak çalıştı. 1997 yılında İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nda Adli Tıp ihtisasına başladı. TiHV(Türkiye İnsan Hakları Vakfı) ‘de vaka taraması yaparak “İşkence Olgularının Adli Tıbbi Değerlendirilmesi” isimli teziyle ihtisasını tamamladı. Öğrencilik yıllarından itibaren çeşitli dernek ve demokratik kitle örgütlerinde görev aldı. Toplumsal Bellek Platformu’nun kurulmasında önayak oldu. Yakın tarihimizde yaşanan faili meçhul bırakılmış cinayetlere dikkat çeken Yalın Ses yayınlarından “Benim Babam Bir Kahramandı” isimli derleme kitabı bulunmaktadır. İletişim yayınlarından Müge Tuzcuoğlu derlemesi “Roboski İstenmeyen Çocuklar” ve Um:Ag yayınlarından Eren Aysan derlemesi “Bir Eflatun Ölüm” isimli kitaplara yazı katkısı sunmuştur. Bilimsel ve sosyal alanlarda yayınlanmış yüzü aşkın makalesi vardır. Birleşik Haziran Hareketi geçici yürütmesinde görev almıştır. Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülleri düzenleme komitesindedir. 2011-2012 yılları arasında CHP İstanbul Basın, Kültür ve İletişimden sorumlu il başkan yardımcılığı, 2012-2014 yılları arasında İl başkan vekilliği, basından sorumlu il başkan yardımcılığı görevini sürdürmüştür. Motorsiklet kullanmak ve seyahat etmekten hoşlanır. Halen kurucu ortağı olduğu özel bir sağlık kuruluşunda genel koordinatör olarak çalışmaktadır. Dr. Ali Naki Kaftancıoğlu ile evli olup Çağım Işık isminde bir kızı, Rocky isminde sahiplenilmiş dört ayaklı bir oğlu bulunmaktadır.


     


    İnternet yasaklanırsa AKP ve Erdoğan kayıp eder!..







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Tepki almaya devam eden KHK ile demokrasiye darbe vuran kararlar aldığı ileri sürülen ve bunları eleştirenleri dövmeye devam eden Cumhurbaşkanı/Başkan Recep Tayyip Erdoğan son yurt dışı gezisinde dönüşünde İnternetin çok tehlikeli bir hale girdiğini ve bunun için gerekli tedbirlerin alınacağını işaret etti..

    Yani Erdoğan’ın internetten bir hayli rahatsız olduğunu ve bu yönde gerekli tedbirlerin alınması için emir verdiğini anladığımız bu açıklamalara baktığımızda; 2019 Yerel ve Genel Seçimleri öncesi internetinde içinde olduğu bir çok özgürlüğün ve antidemokratik uygulamalara devam edilecek gibi..

    Peki bu tür uygulamalarla 15 Yıldan fazladır iktidar da bulunan Erdoğan ve başında bulunduğu yönetim anlayışı puan mı alıyor yoksa puan mı kayıp ediyor?

    Bu duruma baktığımıza da yıllardır o çok istenen ve karşılığında bir çok bedel ödenen tam bir demokrasinin uygulanmadığını zaten biliyoıruz diyenlerimiz olabilir..

    Ancak demokrasinin kör/topal uygulanmasına karşın bundan faydalanıp, iktidara gelenlerin başında gelen Erdoğan’ın başında bulunduğu AK Parti’nin ilk yıllarına baktığımızda demokrasiyi olmazsada demokratlıktan yana göründüğü için iktidara geldiğini görüyoruz..

    Ardından her iktidar döneminde hafta 50-60 terorist öldürüldüğü haberleriyle hala devam eden >Kürt sorununa barışcıl olmazsa da uzlaşıcı gibi baktığını ima edip, Kürtlerin ve demokratların desteğini arkasına alıp, tam yerleşik iktidar için yoluna devam eden bir AKP görülüyor..

    Sonra bir zamanlar ortak oldukları Feto’nun darbe kalkışması ile şoke olan ama yine demokrasi yanlıları ve darbelerden en çok çeken biz Kürtlerin tanklara karşı duruşunu kirli havuzun paraları ile beslenen medyanın imkanlarıyla da kendilerine mal edip,bir dönemi daha kurtaran ve iktidarlarının ömrünü uzatan Cumhurbaşkanı/Başkan Erdoğan bu yaşananlarla güçlendikçe o baştan savunduğu demokratlığı unutup, her şeyden kıl kapan bir bakışla demokrasiye yeni engeller getirme hevesine düştü..

    Ve çocukları mana edip, internetin önüne yeni engeller getirme içine girdiğini görmekteyiz..

    Çünkü 7 Haziran’da iktidar olan HDP’nin çok oy almasını hazmedemeyip, 1 Kasım’da yeniletdiği seçimlerinde ve sonrasında bir çok defa engellediği internetin ve özgür medyanın hatalarının görülmesini hesapladığını düşünüyor..

    Ancak bunun yanlış olduğunu internet ve basın özgürlüğünün AKP’nin de zaman zaman arzuladığı muhalefetin oluşmasına engel olduğunu göremiyor AKP ve onun başında bulunan Cumhurbaşkanı/Başkan Erdoğan..

    Evet iddia ediyorum..

    İnternet İran’da ki gibi, Çin’de yada Kuzey Kore’de engellenmesi halinde o çok aranan ama bir türlü bir araya gelmeyi beceremeyen muhalefen cadde ve sokaklara dökülür derim..

    Nasıl yani diye soracak olanlara da cevabı vermek gerekirse eğer; Bugüne bakmak yeter ve artar bile..

    Yani Cumhurbaşkanı/Başkan Erdoğan’ın iktidarlarının ömrünün uzatanın aslında internet özgürlüğü olduğunu anlatmak istediğimi anlayın artık..

    Çünkü internette iktidara iki laf söyleyip, iktidar karşısı gazlarını gideren bir muhalefetin olduğu, internette başını kaldırıp, yaşananlara, gerçeklere bakılmayan ülkede interneti kapatmak, engellemek en büyük zararı iktidara vereceği bilinmelidir..

    Bu nedenle ben Erdoğan’ın yerinde olsam değil engellemeyi düşündüğüm internetin önünde ki tüm engelleri kaldırır ve yasaklanan imkanları da sunarım..

    Çünkü aslında muhalefeti afyonlayan, esrar gibi kafa yaptıran internet oldukça AKP iktidarı devam eder, Erdoğan’da o zaman tüm yetkilerle donatılmış başkan olduğu bir ülkenin başkanı olmaya devam eder..

    Ya sizce?..

     


    Çıldırlı CHP’de Öğüt 1. Sırada, Göleli Sezgin Kaya 2. Sırada..


    *06/04/2015 Tarihli Haber


    Bugün toplanan Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi Ardahan’da 1. Sıra Milletvekili Adayını Belirledi.

    Üç Dönemdir Ardahan Milletvekilliğini yapan CHP’nin Mevcut Milletvekili Ensar Öğüt CHP’nin Ardahan Liste Birincisi Oldu. Öğüt’ün 2. Sıra Adayı İçin Kulislere Başladığı Bilgisi Alındı.


     


    .


     










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     




  • AKP'li vekil tercihini yaptı… Erdoğan değil CHP… Bugün o koltuk boş kaldı


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    Bu haber aşağıda ki linki kopyalayarak izleyebilirsiniz..


    https://www.youtube.com/watch?v=x_54lQa4WaQ&ab_channel=ArdahanTV


    CHP’li Ardahan Belediyesi Ardahan’ın Kura Nehri kıyısında kurulan ormana merhum siyasetçi Sırrı Atalay’ın ismini verdi.


    Sırrı Atalay Hatıra Ormanı’nın açılışına Ardahan Belediyre Başkanı Faruk Demir’in yanı sıra Ardahan Valisi Hüseyin Öner, Erzurum Bölge Müdürü Oktay Ayatay, Ardahan AKP il Başkanı Kaan Koç katıldı.


    AKP Ardahan Milletvekili Orhan Atalay da dedesi Sırrı Atalay da partisinin grup toplantısına katılmak yerine dedesi Sırrı Atalay’ın adının verildiği ormanın açılışına katıldı.


    Orhan Atalay burada yaptığı konuşmada CHP’li belediyeye övgüler dizdi.  


    Başkan Faruk Demir’e teşekkür eden Orhan Atalay, “Belediye başkanımıza özel bir teşekkür de bulunmak istiyorum bu bir ahde vefadır. Merhum Sırrı Atalay akrabam olmasaydı belki bugüne kadar isminin yaşatılması için girişimlerde bulunurdum ancak insanların bunu başka yerlere çekeceğini bildiğinden geri durdum. Türk siyasi tarihinde yeri büyük olan sırrı Atalay’ın isminin Kura Nehri kıyısında böyle güzel bir ormana verilmesinden dolayı belediye başkanı Sayın Faruk Demir beye özellikle tekrar teşekkür ediyorum. Şairin dediği gibi ‘Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak uğurunda ölen varsa vatandır’ bu minvalde baktığımızda Ardahan bir vatandır. Ardahan’ın nüfusu az, hacmi küçük olabilir ancak bununla ters orantılı olarak tarihi son derece şanlıdır.” dedi.


    Ardahan’ın tarih boyunca işgalci güçlere savaştığını ifade eden Orhan Atalay “80 öncesi sağ sol çatışmalarında, 80 sonrası PKK’nın vahşi saldırılarında çok zarar görmüştür, bizim bundan sonra siyasi çatışmalarla kaybedecek zamanımız yok. El ele vererek şehrimizi çağdaş şehirler arasına tanışmamız lazımdır. Her zaman söylemişimdir İlimiz için ne yapabiliriz hep birlikte bu konuda yardımlaşmak, dayanışmak ve de birbirimize omuz vererek bir olmamız gerekiyor bu bizim ahlaki görevimizdir.” diye konuştu.


    Odatv.com



    Yasaklar nereye kadar?..


    Diyarbakır ve bölgede 16 gazetecinin daha tutuklandığı ülkede çıkarılmaya hazırlanılan yeni internet yasasının da düşünceye gem vuracağını söylenen ülkede festival yapmak da artık bu kadar kolay değil. ‘Kürtçe türkü söyleyebilirdi, Şarap içecektiler…’ denilerek iptal edilen ülkenin Batısındaki birçok festival ve etkinliğin iptaline karar verenler şimdi de Doğu’ya yasak anlayışla bakmaya başladı. 


    Gerçi yıllardır yasak ve baskıcı bir bakışla özgürlüğü çok da tadamayan Doğu’da bölgenin huzursuz olduğunu ima ve teyit edercesine olan veya olmayan askeri operasyonları öne sürerek, birçok gurbetçinin katılıp, bölgeye ekonomik, sosyal katkı sunduğu yayla şenlik ve festivallerini güvenlik gerekçesiyle iptal ediyorlar, ettiriyorlar… 


    ‘Bir kez delinmekten bir şey olmaz’ denilen ve ‘cuntanındır’ denilip 30 yıldır bir türlü özgürleştirilip, demokratlaştırılamayan mevcut Anayasa gereği yeniden başkan adaylığı tartışılan Erdoğan’ın başında olduğu ülkenin her geçen gün biraz daha gerildiği ve gerginleştiği şu günlerde sanatçıların sahneye çıkacağı etkinlik ve konserlerin iptali ardından şimdide şenlik ve festivallerin son anda iptali tartışılacak gibi.. 



    Ve geri göçün teşvik edildiği ama kimsenin gitmediği ve boşalmaya devam eden huzur kenti memleketim Ardahan’da da olmayan operasyonlar öne sürülerek bölgedeki festival ve şenliklere üstü kapalı engelleme ve yasak getirilmesi bu ülkenin yöneticilerinin ne kadar özgür demokrasi canlısı olduklarını da ortaya koyar gibi. 


    Tesadüf mü bilinmez ama ‘operasyon var’ denilerek son anda hem de etkinliklere günler kala getirilen yasağın, soldan bakanların düzenlemeyi düşündüğü etkinlik, festival ve şenliklere gelmesi de dikkatlerden kaçmadı.. 


    Kürtlerin yoğun olduğu bölge olarak bilinen Hoçvan’da ki Yayla Şenliği, CHP’nin sürekli kazandığı Ardahan’ın Alevi kültürüyle yoğrulmuş ilçesi Damal’da ki ‘Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde’ adlı festival, Gazeteci-Yazar-Sanatçı Ümit Kaftancıoğlu’nun adına düzenlenen ve siyaset yapmasına 4 hukuk aracılığıyla yasak getirilen Dr. Canan Kaftancıoğlu ile Köy Enstitüleri mezunu Yazar Dursun Akçam’ın adına düzenlenen Hanak’ta ki etkinliğin iptali ister istemez insana “Yasaklar nereye kadar?” diye sorduruyor. 


    Bu soruya, memleket kurtarıcılarının, STK’ların, siyasi başkanların, sanal kahramanların, vekillerin bir yanıtı var mıdır, onu da zaman gösterecek.



    arşiv haber 13/04/2017 Tarihli Haber/Yorum


    Atalay 18 Maddenin Anlaşılmamasından Yakındı..


    Pazar günü sandık başına giderek onaylanıp, onaylanmayacağına karar verilen 18 maddelik Anayasa değişikliğinin yeterince anlaşılmadığından yakınan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay yaptığı açıklamada referandum çalışmaları boyunca yaptığı saha çalışmalarımızda mevcut yazılı/görsel/sosyal medya imkanlarına rağmen durumun yeterince anlaşılmadığını belirtti.


    **Uzun, uzadıya açıklamasında bir satır EVET demedi..


    Geçmiş Anayasaları anlatan uzun açıklamasında evet kelimesini bir kez olsun kullanmadığı da görünen Atalay açıklamasını, ’16 Nisan 2017 tarihinde yapılacak seçimin gerek ülkemizde ve gerekse dünyamızda hiç kimsenin bir başkası için ne efendi ne de köle olmadığı, tüm insanların tarağın dişleri gibi eşit kardeşler olarak barış ve refah içinde yaşadıkları YENİ BİR HAYAT’A mini bir adım olacak OLUMLU BİR CEVAP olmasını temenni ediyorum.’ diyerek bitirdi.


    **Tokat ağır geldi açıklama yaptı!..


    ATALAY YİNE HAVAALANINI İSTEMEDİ!


    *01/01/2017 Tarihli Haber


    Gazetemizin sürekli gündemde tutmaya çalıştığı havaalanı konusu AK Parti Ardahan Milletvekili Prof Dr. Orhan Atalay’ın şekerini bozmaya başladı.


    Bir kentin milletvekilinin o kentin havaalanı istemine karşı çıkması dünya siyasi tarihinde ender bir durum olarak değerlendirilmeye başlandığı bir zamanda Ardahan’a havaalanı konusunda yaptığımız son haber üzerine yeniden ‘Ardahan’a havalanına gerek yok’ diyen AK Parti Milletvekillini Mutlu Kerimoğlu imzalı KOSGEB haberimize de bir hayli sinirlendirmiş.


    Başbakan’ın, 2016 yılnın son kararnamesiyle Tokat’a havalanı yapılacağını duyurmasını gazetelerimiz ve sitelerimizce, ‘Atalay’a ‘Tokat’ gibi Hava-Alanı’ başlığı ile haber yapmasına bir hayli sinirlenen ve bu yönde bir açıklama yapan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Ardahan’ın nüfusu küçük ve Kars’a yakın olduğunu belirterek, ‘Ardahan’a havalanı gerekmez’ diyerek Ardahanlıların havaalanı istemine bir kez daha karşı çıktı.


    **YAPTIĞIMIZ HABERLER ULGAR’I DELER SAYIN ATALAY!..


    Ulgar’a tünel haberini, Ardahan’a havalanı haberleri gibi sürekli gündemde tutan ve bu yönde yıllardır belki 150 kezden fazla haber, yorum yapan bir haber ekibi olarak Ulgar Tüneli ile ilgili son gelişmeyi haberleştirmediğimizden de yakınan Atalay bu yönde yaptığımız ‘Ulgar’a yapılacak olan tünelin ihalesi yapıldı’ haberini göremezden gelirken, kendisinin yaptıklarınıda haber yapan bizleri suçlayan Atalay’ı Ardahan’a havalanı istemine neden karşı çıktığı da son açıklamasıyla bir kez daha görüldü.


    **ÜSTÜ KAPALI TEHDİT SAVURDU!..


    Aynı Atalay’ın 1992 yılından 178 binlik bir nüfusla yeniden vilayet olan Ardahan’ın 3 dönemdir milletvekilliği yaptığı Ardahan’ın nüfusunun bugün neden 98 bine kadar düştüğünü açıklama gereği duymadan aşağıda ki haberimiz ve 2binden fazla esnafın başvuruda bulunup, 9’u Göleli toplam 13 kişinin kredi aldığı KOSGEB haberimiz ardından yaptığı ve üstü kapalı tehdit dolu açıklaması şöyle; 


    **ATALAY, ‘TOKAT’TAN BETERİ DE VAR.


    “Bu kalemden ekmek yiyenlere de ‘gün’ doğdu”


    Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan basınında maksatlı ve yıpratmak için yer alan havaalanı ve KOSGEB haberleri üzerine Atalay’dan tokat’tan beteri de var’ i cevabi geldi


    İşte Atalay’ın kendi hesabından verdiği cevap,

    “TOKAT’TAN BETERİ DE VAR

    Başbakanımız, içinde birisi yenileme olan, üç havaalanının da yer aldığı 2017 yatırım programını açıklayınca bu kalemden ekmek yiyenlere de ‘gün’ doğdu. 

    Daha geçen hafta ihalesi yapılan Ilgar Tüneli gibi asırların özlemini bitirecek ve yaklaşık yarım milyarlık, eski ifadeyle yarım katrilyonluk büyük bir yatırımı haber konusu yapmaya değer görmeyenler, her ne hikmet ise, havaalanlarına ilişkin açıklamaya balıklama atladılar.

    Maksatları üzüm yemek olmayan bu ‘gazetecilerin’ en azından dürüstlük adına Yozgat, Tokat ve Karaman illerinin nüfus ve en yakın havalimanlarına olan mesafeleri açıklayan rakkamları da vermeleri gerekmez miydi?

    Maliyeti charter seferleri için yapılacak 2 havaalanına denk ama ekonomik getirisi onunla asla ölçülemeyecek kadar büyük olan Ilgar Tüneli’ne bir yalan kadar değer vermeyenler, KOSGEB ile ilgili iftiraları da deşifre olunca bu sefer yalan okyanusundan başka bir köpüğe sarıldılar.

    Aşağıdaki bilgileri gördüğünüzde hangi yüzlerin TOKAT’tan da beter bir cezayı hak ettiğini siz değerli Ardahanlıların takdirine bırakıyorum. 

    Yozgat: Nüfus 420 Bin. En yakın havaaalanı mesafesi 220 km.

    Tokat : Nüfus 500 Bin. İş olsun diye yapıldıktan sonra yıllarca kapalı kalmış havaalanı sadece yenileniyor.

    Karaman: Nüfus 220 Bin. En yakın havaalanı 120 km.

    Ardahan: Nüfus 98.500. Kars Havaalanı mesafesi 90 km.”


    **Atalay’ın şekerini bozan haberimiz de şöyle;


    **ATALAY’A ‘TOKAT’ GİBİ HAVA-ALANI!


    *31/12/2016 Tarihli Haber


    Ardahanlıları havaalanı istemine, ‘Önce yollar, sonra havaalanı’ deyip, karşı çıkan ancak yolları da yaptıramayıp, hırsını genel sekreterden çıkarmaya çalışan sayın Atalay milletin vekilleri memleketlerine son anda havaalanı projesi ekletiyorlar..


    Son olarak KOSGEB aracılığı ile yandaşlarına kredi çıkarmakla suçlanan AK Parti Ardahan Milletvekili her ne kadar karşı çıksa, hükümet iş Ardahan’a gelinde ‘Masraflı, Kars yakın’ diyerek ‘Ardahan’a Havaalanı’ isteğini ret ettiği şu günlerde başbakan Tokat’a da havalanı müjdesi verdi.


    İşte Ardahan’ı üzen, 4 ili sevindiren yılın 2016’nın son haberi..


    **Dört Kente Büyük Müjde! Başbakan Yıldırım Projeleri Onayladı

    Başbakan Binali Yıldırım, Dağkapı-Hastane Raylı Sistem Hattı, Yozgat Havalimanı, Karaman Havalimanı ve Tokat Yeni Havalimanı Yapımı projelerini onayladı. Onaylanan bu projeler Diyarbakır, Yozgat, Karaman ve Tokat’ta sevinle karşılandı.


    YATIRIM PROGRAMINA DAHİL EDİLDİLER

    Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgilere göre, Başbakan Binali Yıldırım, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığının Dağkapı-Hastane Raylı Sistem Hattı projesi, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Yozgat Havalimanı ve Karaman Havalimanı projeleri ile DHMİ Genel Müdürlüğü Tokat Yeni Havalimanı Yapımı projelerini onaylayarak 2016 yılı yatırım programına ekledi.


    YOZGAT’TA BÜYÜK SEVİNÇ

    Yozgat’ın, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının, her 100 kilometrede bir havalimanı projesi kapsamına alınması kentte sevinçle karşılandı.


    4-5 YILDIR GÜNDEMDEYDİ

    Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, havalimanı konusunun yaklaşık 4-5 yıldır Yozgat’ın ve Ankara’nın gündeminde olduğunu söyledi.


    **NEDEN ARDAHAN HAVAALANI?


    **ARDAHAN MİLLET VEKİLİ ADAYLARININ DİKATİNE…


    Haziran genel seçimler öncesi bir açıklama yapan Ardahan Dernekler Federasyonu, Milletvekillerin bu konuya hassasiyetle ilgilenmesi gerektiğine dikkat çekti.

    Hiç bir adayın seçildiğinde ne yapacağı konusunda vaatte bulunmadığı bir sırada adaylara seslenen ARDA/FED’in açıklaması şöyle;


    ARDAHAN MİLLET VEKİLİ ADAYLARININ DİKATİNE…

    NEDEN ARDAHAN HAVAALANI?


    1-Ardahan bilindiği üzere ülkemizin kuzeydoğudan en uç noktasında bulunmaktadır. Ülkemizin batı noktalarına uzaklığı yaklaşık 1700 km. Karayoluyla düşündüğümüzde yaklaşık 20-25 saatlik bir zaman dilimini içermektedir. Bu da insanlarımızın hem zaman kaybına hem de ekonomik kaybına neden olmaktadır. Normalde iki saatte ulaşması gereken mesafeye bir-bir buçuk günde ulaşabilmektedirler.

    Şu anda Kars üzerinden uçakla İstanbul’a gidip gelmekte olan yurttaşlarımız uçakla yapmış oldukları iki saatlik bir yolcuğun ardından Kars’a indikten sonra yaklaşık ta iki saatte ancak Ardahan’a varabilmektedirler. Bu durum kabul edilebilir bir durum değildir. Bunun için Ardahan’a havaalanı gerekmektedir. 

    2-Toplu taşımacılığın avantajı düşünüldüğünde, binlerce lastik, milyonlarca litre yakıt, yüzlerce araca ihtiyaca kalmayacaktır. Bu hem ülke ekonomisine zarar hem vatandaşlarımıza ek bir külfet getirmektedir. İşte bunun için havaalanı gerekmektedir.

    3-Karayoluyla yapılan ulaşımda, bölgemizin ağır kış koşulları düşünüldüğünde; hem insan can güvenliği hem araç riskleri hem de yol riski dikkate alındığında havaalanı bu riskleri de ortadan kaldıracağından Ardahan’a havaalanı gerekmektedir.

    4-Ülkemizin son noktasında bulunması dikkate alındığında; Asya’ya açılan kapı konumunda olması ve Uzak doğu ülkelerine kolay ulaşılabilirliği dikkate alınmalıdır. Ülke sınır ticaretlerinin yaygınlaştığı bir dönemde olduğumuzdan hem bölgenin kalkınmasına, hem de ticaret hacminin genişlemesine olanak sağlayacağını düşündüğümden Ardahan’a havaalanı gerekmektedir diye düşünüyorum.

    5-Zaten son zamanlarda bölge insanımızın kara yolu yerine hava yolunu tercih etmesi, hava yolu yolcu kapasitesinin artması ancak İlimizde bir hava alanının olmaması insanlarımızı hem ekonomik hem de psikolojik yönden olumsuz etkilemektedir. İşte bun nedenle Ardahan’a havaalanı gerekmektedir.

    6-Bilindiği üzere İlimizin şu anki yerleşik nüfusunun yaklaşık üç katı kadar bir nüfusunun Ardahan dışında ikamet etmektedir. Ancak ,özellikle yaz aylarında karşılıklı turizm faaliyeti olarak ta algılanması gereken bir durumdur. 

    Ardahan dışında yaşayan insanlarımızın birçoğu, özellikle kışlık ihtiyaçları olan doğal beslenme ürünlerini Ardahanımızdan temin etmektedirler. Ancak bu durumda, uzun yolculuklar sırasında getirmekte oldukları ürünlerin büyük bir bölümü mevsimsel koşullardan dolayı bozulmakta ve kullanılmaz hale gelmektedir. Bu nedenle de ekonomik zarara uğramaktadırlar. İşte bu kayıpların önlenmesi için de Ardahan’a havaalanı gerekmektedir.

    7-Karayolu taşımacılığı dikkate alındığında, geçmiş zamanlarda uzun yolculuklardan dolayı hem insan faktörü, hem de yol koşullarından dolayı sürekli trafik kazaları meydana gelmekte ve bu nedenle hem can kayıpları, hem de mal kayıpları yaşanmaktadır. Bilgi çağında, artık bu tür kazaları çok görmeme adına, riski en aza indirme adına Ardahan’a havaalanı gerekmektedir.

    8-İlimizde zaman zaman yaşanan sağlık sorunlarında hastalarımızın bir bölümünün büyük kent hastanelerine sevk edildiklerini bildiğimden, kara yolunda geçen zaman diliminde de hastalarımızın tedavilerinde gecikmelerine neden olmasından, hatta hayatlarını kaybetmelerinden dolayı bu tür mağduriyetlerin de önlenmesi adına Ardahan’a havaalanı gerekmektedir.

    9-Ardahan, aynı zamanda henüz tam olarak keşfedilmeyen önemli bir turizm merkezi potansiyeline sahip bir ildir. Çıldır Gölü, Damal Atatürk Silüeti, Şeytan kalesi, doğal kayak tesisleri şelaleleri, mağaraları, meyve bahçeleri, festivalleri ve sayamadığım yaz-kış turizmine açık onlarca turizm etkinliğinin yapılabildiği düşünüldüğünde; yerli ve yabancı turistlerin taşınmasına kolaylık sağlayacağından, sadece yol mesafesinin uzak olmasından dolayı cazibe merkezi olmaktan çıkmış olduğunu düşündüğümden, ilimize gitmek isteyip de sadece yol uzaklığını gözünde büyüten insanların gitmekten vazgeçtiklerinin varlığını bildiğimden ve bu turizm merkezinin çekiciliğini artırabilmek için Ardahan’a havaalanı gerekmektedir.

    Sayın Ulaştırma Bakanımızın dikkatine önemle sunulur derken, çok yakında yapılabileceği umudumu da taşırken ARDAHAN HAVAALANI’ NIN tüm Ardahan’a ve Ardahanlı hemşehrilerime hayırlı uğurlu olmasını diler,okuyucularıma saygı ve sevgilerimi sunarım…



     


    *BİR YIL ÖNCE VE SONRA..


     


    ‘Bir yıl daha bitiyor’ dediğimiz şu günlerde o yılın nasıl olup bu kadar hızlı bittiğini hiç düşünmez, gelecek yeni yılın heyecanına kendimizi kaptırırız..

    Evet, bir yıl yani 365 gün daha bitiyor..

    Ve bu bir yılın ömrümüzden giden yılların üzerine eklendiğini ve o istediğini alan büyük paraları olanlar, siyasetin tüm imkanları ile ‘güç bende’ diyenlerin bile geri alamadığı kos koca bir yıl daha bitti diyeceğimize, ömrümüzden bir yıl daha gitti desek daha doğru olacak..

    Göz kapatıp, açana kadar hızla akan saniyelerin doldurduğu ve bitirdiği 2016 yılını terk edip, 2017 yılına merhaba diyeceğimiz bir yılı daha geride bırakmaya hazırlandığımız yarın geriye baktığımızda bir yılı yine elimizden, avucumuzdan çekip giderken bize ne kattığını, kazandırdığını hesap etmeye kalkarsak 2017 yılını da elimizde kaçırırız..

    Bu nedenle giden yıldan ders alıp, gelecek yıla yeniden umutla bakıp, kayıp ettiğimiz yılları belki bir yeni yıla sığdıralım demeli..

    Çünkü giden her yılın yaşanması gereken ama bir çok neden ve sebeb yüzünde doyasıya yaşayamadığımız yıllar olduğunu hatırlamak ve buna göre yeni yılı karşılamak en iyisi..

    Yeni Yılınız Kutlu ve Mutlu Olsun


    Fakir Yılmaz

  • ARDAHAN KIMILI'DA DEPREM!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    Bu haber aşağıda ki linki kopyalayarak izleyebilirsiniz..


    https://www.youtube.com/watch?v=x_54lQa4WaQ&ab_channel=ArdahanTV



    MUHATAP OLMADIKLARIM!..


    Bugünki yazıma başlamadan önce her pazar günü saat 14.00-16.00 arasında Tempo TV’de canlı olarak yayınlanan “Gazetecilerle Gündem” adlı programımıza konuk olacak olan Memleket Partisi Esenyurt İlçe Başkanı ve Teşkilatına neler soracağımızı sorduğum Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz, teşkilatını konuk edeceğimiz Memleket Partisi’nin Genel Başkanı Muharrem İnce’nin bir süre önce Ardahan Milletvekilini de öldürttüğü hatta Atatürk’ü de ele geçirme hesapları yaptığı iddia edilen ve yine Ardahanlı olan Beyaz Beg ile Abdullah-i Gülizeri çete reisleriyle hareket ettiği söylenen Karadenizde ise Rum Temizliği yaptığı iddia edilen Topal Osman’a iade-i itibar isteyen Devlet Bahçeli ile görüştüğünü söylüyordu.


    Kılıçdaroğlu’nun “Gel bakalım Muharrem” diyerek başkan adayı yaptığı aynı İnce’nin, yaşanan tüm olumsuzlukların yanında,başkanlık seçiminin ardından saraya çıktığıda iddia edilmişti.


    İşte tam burada yazımızın başlığı olan “Muhatap olmadıklarım” başlığının muhalefetçe ve altılı masa tarafından muhataba alınmayanlar tehlikesi olması gerektiğini düşünüyordum..


    Çünkü anayasa gereği yeniden başkan adayı olup olamayacağı tartışılan Başkan Erdoğan’ın bu tartışmaları bitirme adına her an erken bir seçim ilan edeceği ve bunu yapmadan önce İnce’nin de içinde bulunduğu muhalefetçe muhatap alınmayanları saraya çağırıp altılı masa karşısına 16 yada 26’lı bir masa kuracağını ve ilan edeceğini düşünüyorum..



    Aynı Erdoğan’ın bakanlarını gönderip yolunu açtığı Fox TV’nin de içinde bulunduğu televizyon kanallarına giderek “Siz altılı masa diyorsunuz, bende yaklaşık 130 partinin olduğu ülkede, 16 hatta 36 partiyle ittifak yaptım” deyip hodri meydan seçim çağrısı yapması an meselesidir.


    Aynı Erdoğan’ın muhalefetin ciddiye alıp muhatap almadığı partilerle oluşturacağı yeni ittifak masasıyla hem altıya karşı daha güçlü imajını verecek, algı oluşturacak hem de toplumunda istediği ve ilan edilmediği için eleştirdiği “aha diyordunuz erken seçimde ilan ettim” diyerek bir taşla bir kaç kuş vurabileceğini hesaba katmak gerek.


    Ve ulusalcılardan bir hayli rahatsız olan benim gibi kürt seçmenlerden de hatta son altı aydır terörist demeyi bıraktığı HDP’den de destek alıp 2023 hedefini gerçekleştirebileceği hesaba katılmalıdır..


    Gelelim başlığımıza ve benim muhatap almadıklarıma..


    Bu aralar gazeteci kızımla birlikte yaptığımız televizyon programı dolayısıyla uzağında ama hep içinde olduğum Ardahan’da yaşananlarla ilgili yazdığım haberlere sinirlenip kuyruk acısıyla vekaletçi olan avukatları aracılığıyla bana saldıran, saldırtanları anlasamda vekaletçilerini yani avukatlarını muhatap almayışımın onları daha da delirttiğini biliyorum..


    35 yıldır altına imza attığım ve Ardahanlılarca onay alan ama kuyruğu acıyanları civaklatan haber ve yorumlarımdan gelen acıyı saklama adına alçakça, şerefsizce iftiralarla hakkımda algı oluşturmaya çalıştıklarını da tek tek not alarak izliyorum..


    Bu, Adam saymadığım taşeronları benim gibi Ardahanlılar iyi tanıdığı için isimlerini burada verip sayemde prim yapmalarına da gerek görmüyorum.


    Çünkü onlarda gerek gazetecilik hayatımda gerek İstanbul ve Türkiye’de ortaya koyduğum STK hayatım sürecinde, sahipleri gibi muhatap almadığım yavşak takımıdır..


    Ha bu arada muhalefete söylediğim muhataplarla benim muhataplarımı karıştırmayın, ben onların hiç bir halt edemeyeceklerini iyi bilirim.



    arşiv haber 15/07/2017 tarihli haber/yorum


    CHP’de İkinci Deprem Yolda!


    Adalet yürüyüşü öncesi parti içi kavganın durulduğu Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Örgütün de 2. Depremin sarsıntıları yeniden his edilmeye başlandı.


    Gazetemizin edindiği bilgilere göre geçtiğimiz gün Ardahan’a gelerek, yeni merkez ilçe başkanının organize ettiği davulu/zurnalı karşılama ile CHP İl Başkanlığına gelen CHP Ardahan Milletvekilinin yakın çevresine ‘Sabırlı olun İl Başkanı ve yönetiminde de değişiklik olacak’ dediği ileri sürüldü.


    İl Başkanının Ardahan’da olmadığı sırada yeni Merkez İlçe Başkanın İl Başkanı Yalçın Taştan’a ve kendi yönetimine danışmadan davul/zurna ile karşıladığı CHP Milletvekilinin Genel merkeze baskı yaparak, bir süre önce istifaya zorladığı eski ilçe başkanı gibi İl Başkanını da görevden el çektirmek istediğini ciddi eden partiler bu değişimin yakında olabileceğine dikkat çekmekteler.


    **Yeni İl Başkanı Kim Olacak?


    CHP’li Damal ve Hanak Belediye Başkanları ile de arası olmadığı ileri sürülen CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın Sinan Onay’ın ardından Yalçın Taştan’ı da bir şekil İl başkanlığı görevinden uzaklaştırılmak istediğinin yeniden alevlendiği şu günlerde bu değişimin yaşanacağını duyan bir çok partilinin aynı zaman da CHP Genel başkan yardımcısı olan Milletvekilinin safına geçtiği, görevden el çektirilmek istenen Taştan’ın yanında ise vekille araları çokta hoş olmayan iki belediye başkanının kaldığı belirtilmekte.


    **AK Parti’de Hareket Var..


    Ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da mevcut iktidar partisinin en güçlü rakibi olan CHP’de yaşanacağı ileri sürülen yeni depremin yanında AK Parti’de de büyük bir hareketlenme yaşanıyor.


    Başkan Erdoğan’ın yeniden AK Partinin başına geçip, teşkilatlarda metal yorgunluğunun yaşandığını belirtmesi üzerine önümüzde ki günlerde gerçekleşecek olan ilçe kongrelerinde bir çok değişimin yaşanacağı beklentisi gün geçtikçe kabul görmeye başladı.


    Mevcut AK Parti Merkez İlçe Başkanının kesin değişeceği iddialarının yanı sıra İlçe Başkanlarının da yerinin garanti olmadığı belirtilen AK Parti’de 2019 seçimlerin yaklaşması telaşını yaşayan mevcut belediye başkanları ile İl Teşkilatı ve Milletvekili arasında büyük bir adam kapma yarışı başladığı da gözle görünmeye başladı.


    AK Parti Gençlik Kolları, Kadın Kollarının yanı sıra diğer teşkilatlarının yönetimlerinde de büyük bir değişimin yaşanması beklentisinin gün geçtikçe kabul görmeye başlarken bu durumun partinin İl ve Belediye Başkanları arasında ayrışıma ve gerginliğe de neden olduğu da ileri sürülmekte.


    **DBP Ardahan’da Kapatıldı..


    CHP ve AK Parti’de yaşanan hareketlenmenin diğer bir örneği de Demokratik Bölgeler Partisinde yaşanmakta. Bir kaç İl dışında tüm illerde kapatılma kararı alınan DBP Ardahan İl ve İlçe Örgütleri fes edildi.


    İl Başkanları tutuklu olan DBP ve HDP’nin bundan sonra HDP çatısı altında siyaset yapacağı da alınan diğer bilgiler arasında oldu.


    **KGB’den Güçlü Bürokrasimiz..


    Son olarak; adını taşıyan beldenin başkan adaylarının oy uğruna bir birlerini şikayet ettikleri için, nüfusu 2 binin altına düştüğü anlaşılan ve bu nedenle belediyelikten çıkarılıp, mahalle edildiği Halk Ozanı Aşıkşenlik’ten sonra halka seslenen ‘Çıldır’ isimli gazetemizi çıkardığım Çıldır’daydım..

    Ve Çıldırın tarihinde bir ilk olan, yıllar önce sahipsizlikten kapatılan Çıldır Adliyesi için yürüyüş eylemi yaptıran ve çıktığı süre boyunca sürmanşetinde, ‘Aktaş Artık Açılsın’ deyip, adeta unutulan Aktaş Gümrük Kapısının açılmasını tetikleyen ilçenin ilk gazetesini çıkardığım Çıldır’da yaşanan olağanüstü değişime şahit oldum.

    Çünkü ilçeye girmeden ilk görüştüğüm, Çıldır’a bir şeyler yapmak istediğine şahit olduğum Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu’nu yanı başında bir sahilin yapılması gerektiğini sıkça belirttiğim Çıldır Gölünün yanı başında yakaladım.

    Başkanla ilk görüşmemizde daha önce spor müdürlüğünün sonra üniversitenin olan ama yine bizim daha önce yazdığımız gibi Kemal Yakup Azizoğlu’nun da çabaları ile Çıldır Belediyesine verilen Çıldır Gölünün yanı başında ki Çürümeye terk edilmiş olan tesisin artık resmen belediyenin olduğunu ve Çıldrı Gölünün yömetiminin de Çıldır Belediyesine geçtiğini aldığım ilk haberler oldu.

    Bir çok yatırımın yanında belediyenin yönetimine aldığı tesisin bakımını hızla tamamlayan ve önümüzdeki haftalarda halka yönelik olarak hizmete gireceğini belirten DSP’den seçilip, AK Partiye geçen Başkan Azizoğlu’nun açıklamalarını dinlerken kendisi döneminde bir hayli hızlandığını gördüğüm bir çok yatırımın neden bu kadar geciktiğini sorduğumda oda şu an üyesi olduğu partinin Ardahan Milletvekili gibi bürokrasiden yakınıyordu.

    Aynı tesisin yanında bulunan ve DAP tarafından yaptırılan yeni tesisleri gösterip, ‘Bu tesis 3 vali eksiltti. Yerinin tahsisi yıllar çekti. Buda bu ülkede bulunan bürokrasinin Rusya’da ki KGB’den daha güçlü olduğudur.. Bakın seninde sık sık dile getirip eleştirdiğin Şeytan Kalesinin ışıklandırılması projemiz Anıtlar Kurulunca ret edildi. Bu bürokrasi ile çalışmak KGB’den bilgi almaktan daha zor’ diyen Çıldır Belediye Başkanını dinlerken Ardahan Vilayet olduktan sonra birilerinin krallığı aklıma geldi.

    Yani Ardahan Vilayet olamasaydı rüyasında bile göremeyeceği makamların sahibi olanların ülkeyi 15 yıldır idare ettiğini ancak Azizoğlu gibi Başkan Erdoğan, başbakan Yıldırım ve Milletvekili Atalay’ında şikayetçi olduğu bürokrasinin Ardahan’da ki olağan üstü gücünü ve şımarıklığını ve bunun sorumlusu iktidar, iktidarın yetkileri değile de sanki ben yada başkası olduğumu hissediyordum..

    Bunu en son örneği; Aynayı, Konya’yı hesaplarken bir telefonla olağanüstü yetki ve keyfiyet yönetimin olduğu makama gelenin Ardahan’a geldiği günden beri Ardahanlıyı kabul etmemesi, herkese üstten bakması ve en önemlisi başında bulunduğu kurumu halkla buluşturamayan en üst, hatta en alttaki bürokratlardır..

    Yani bu ülkede olduğu gibi Ardahan’da da bir birine düşmüş, iktidar yada muhalefette ki beceriksiz siyasetçilerin olduğunu anlayıp, kraldan daha çok kral kesilen bürokratlardır..

    Evet bu ülkede çözüm bekleyen diğer önemli bir sorun da yine bürokratlarca hazırlanan 657 zırhına bürünmüş olan ve masa başına hazırladıkları plan ve projelerle bu ülkeyi asıl yöneten bürokratlardır..

    Bunu diğer birileri de hala Aktaş Gümrüğünün Free Şhop’unu bile açtırmayanlar ve ülkenin dövizlerinin sınırın ötesin de bulunan Gürcü petrolünde ki büfeye kaptıranlar, bunu dile getirmeyenlerdir..

    Kim mi onlar?

    Hele şöyle bakın etrafınıza saymakla bitirebilirseniz, bravo size!

    Peki bunun suçlusu kimler?

    Sizlerinde bildiği onuda bir daha ki yazımıza bırakalım..



    **ONAY UYARDI.. ‘Dipte köşede, arkadan dolanarak değil!


    *29/08/2017 Tarihli Haber


    1 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak olan erken genel seçimleri için partiler harekete geçti. Seçim süreçlerini başlatan partilere aday adaylıklarını açıklayan siyaetçilerde seçim çalışmalarına başladılar.


    Eczacı Yunuz Dündar’ın Anakara’da, Deniz Aydemir’in Ardahan’da seçin startı verdiği görülen CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanın Sinan Onay’dan da uyarı geldi.


    CHP’de aday aday olmayı düşünenlerin dipte, köşede, arkadan dolanarak değil, direk gelip teşkilatlarla iletişime girerek aday olmasını isteyen CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı Sinan Onay CHP’den aday olmak isteyenlerin teşkilatların görüş ve fikirlerini alması ve gelip, partide adaylıklarını açılamalarını kendileri için en güzel davranış olacağını söyledi.


    Ardahan’da ilk aday adaylığını açıklayan isim CHP’den Deniz Aydemir oldu.



    CHP parti binasında partililer ve teşkilat üyelerinin katılımı ile basın açıklaması yapan Aydemir, CHP’nin Ardahan’da içinde bulunduğu süreçten çıkarılması için aday adayı olma kararı aldığını ve partisine güç katmak istediğini söyledi. CHP il başkan yardımcısı Yener Çakmak ve Merkez ilçe başkanı Kadir Sinan Onay’ında hazır bulunduğu basın açıklaması, Çakmak’ın konuşması ile başladı. Çakmak konuşmasına CHP’nin erken seçim sürecine hazır olduğunu ve seçimlerden başarı ile çakacaklarını dile getirdi. Daha sonra söz alan CHP Ardahan Milletvekili Aday adayı Deniz Aydemir ise, konuşmasına partilileri selamlayarak başladı.


    Aydemir konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi; “7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan tablo ülkemiz açısından iki önemli fırsat taşıyordu. Bunlardan ilki ve en önemlisi, iktidar partisinin yaşadığı güç zehirlenmesi ile rayından çıkan demokrasimizin yeniden rayına oturtulması, ortadan kaldırılan kuvvetler ayrılığı ilkesinin yeniden tesis edilmesi, muhalefetin kuracağı bir koalisyon ile etnik milliyetçiler arasındaki ayrılıkların giderilmesi, ülkemizin doğu ve güneydoğu illerinde kanayan terör belasının ortadan kaldırılması mümkün olacaktı. Ama maalesef gelinen noktada bu mümkün olmadı ve bu iki önemli fırsat kaçmış oldu’ dedi.


    Ülkenin çok zor süreçten geçtiğinin altınçizen Aydemir “Bir yıldan fazla bir süredir sıcak parayla ötelenen ekonomik kriz, yaşanan terör olayları, tarımda uygulanan yanlış politikalar sonucu oluşan yüksek dışa bağımlılık, Ortadoğu bataklığına “yeni Osmanlı” adını verdikleri uyduruk hayalleri Türkiye hak etmiyor. Türkiye’nin yeniden muasır medeniyete hedefine yönelmesi, çağdaş demokrasinin bütün kurumlarıyla işler hale getirilmesi, güçler ayrılığı ilkesinin tesis edilmesi, şeffaf hesap verebilen bir yönetim anlayışının benimsenmesi, başta eğitim ve sağlık olmak üzere bütün alanlarda toplumun her bireyine fırsat eşitliği sunulması, tarımda milli politikaların benimsenmesi, dışa bağımlılığın ortadan kaldırılması ve terör sorunun barışçıl yönlerle çözülmesi için Cumhuriyet Halk Partisi iktidarına ihtiyaç vardır. Çünkü bu ülkede gerçekleştirilen bütün devrimler önce Cumhuriyet Halk Partisinin kurultaylarında konuşulmuş orada karara bağlanmış ve daha sonra Millet Meclisine getirilip orada hayata geçirilmiştir” açıklamasında bulundu.


    7 Haziran Genel seçimlerinde CHP’nin Ardahan’daki başarısızlığın nedenlerine de değinen Deniz Aydemir sözlerini şöyle sürdürdü; “Memleketim olan Ardahan öteden beri sol siyasi anlayışın kalesi olarak bilinmektedir. Ama gelin görün ki son seçimde Ardahan’da cumhuriyet tarihinde ilk defa vekil çıkaramadık. Bu benim siyasi hayatımda en çok üzüldüğüm olaydır. Ben aslında ilk seçimde Ardahan’a gelip bu durumu değiştirmeye daha seçim gecesi karar vermiştim. Tabi ki bu seçimin bu kadar kısa sürede gelip çatacağını öngörmek zordu” dedi.


    CHP MERKEZ İLÇE BAŞKANI ONAY’DAN ADAY ADAYLARINA UYARI!


    CHP Ardahan Milletvekili aday adayı Deniz Aydemir’in basın açıklaması ardından CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı Kadir Sinan Onay, partisinin ilk adayı adayı Aydemir’i tebrik ederek, “tüm aday adaylarının dipte köşede, arkadan dolanarak değilde, CHP Ardahan İl Binasında İl ve Merkez İlçe Örgütünü yok saymayarak gelip aday adaylığını açıklamalarını bekliyoruz. Aksi takdirde bu eylem ve hareket içerisinde olanlara partimiz ve tabanımız destek vermeyeceği gibi yokta sayacaktır” dedi. 


    Deniz Aydemir Kimdir?


    1977 yılında Hanak Avcılar Mahallesinde dünyaya gelen Aydemir, Ortaokul 1. Sınıfa kadar Hanak’ta okudu.1989 yılında Ailesiyle birlikte İstanbula göç eden Aydemir. Ortaöğretimini Fen ağırlık bir Lisede tamamladı daha sonra, Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümünü bitirdi. 2008 yılından beri de Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Ruhsatı Sahibi olan Aydemir, İstanbul Pendik’te 10 çalışanı olan bir Mali Müşavirlik ofisi işletmekte.


  • AK PARTİ OY DEPOSU POSOFTAYDI..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    Bu haber aşağıda ki linki kopyalayarak izleyebilirsiniz..


    https://www.youtube.com/watch?v=x_54lQa4WaQ&ab_channel=ArdahanTV


    Son yerel seçimlerde Ardahan’ı kayıp eden ekibi değişen AK Parti Ardahan yeni ekibiyle başta kayıp ettiği oyları olmak üzere yeni oylar için gecesini gündüzüne katmış durumda çalışmalarına devan ediyor.

    Son olarak Türkiye’nin Kafkaslara açılan 2. gümrük kapısı olan Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısının sınırları içinde olduğu Gürcistan’a sınır olan Posof ilçesini ziyaret eden AK Parti Ardahan İl Başkanı Kaan Koç AK Partili Posof İlçe Başkanı Cahit Ulgar ile birlikte ilçesindeki çalışmalar hakkında bilgi aldı.

    Partisinin en çok oy aldığı ilçelerin başında gelen Posof ilçesinin ziyareti ardından konu hakkında bir açıklama yapan AK Parti Ardahan İl Başkanı Kaan Koç kendisine ait sanal sayfada şunları paylaştı.

    Posof Teşkilatımız başarılı çalışmalarına devam ederken, Posof belediyemizde hizmetlerine devam ediyor.

    Posof’umuzun uzun yıllardır beklediği bir sorunu daha Ak Parti hükümetimiz tarafından çözülüyor.

    Yağmur suyu, temiz su, kanalizasyon ve doğalgaz hattı ilçemizin tamamında yeniden yapılmaya başlandı.

    Posof’umuza hayırlı olsun.

    Emeğinize sağlık Başkanım Cahit Ulgar

    yaparsaAkPartiyapar



    KAYA TOZ OLDU!…, KAYA’YI BAĞRINA


    BASMIŞ YALANI!, NAME YILMAZ’IN ACI GÜNÜ..


    arşiv haber 29/05/2022 tarihli haber


    Vilayet olmadan önce hiç ortada olmayan ve Ardahan’da kazandıkları ile batı kentlerine gidenlerin içinde olan Kaya ailesinin ferdi Saffet Kaya eski günleri arıyor. Ardahan’a her geldiğinde hazır kıta konvoylarla karşılanan Kaya bu kez yalnız kaldı.



    Uzun bir konvoy ile karşılanan Saffet Kaya’nın kalabalığının kısa sürede dağılması dikkatlerden kaçmazken o konvoyu oluşturanların başını her siyasiye gaz verip, sonra da ortada olmayan samimiyetsizler olmasının bu duruma  “KAYA TOZ OLDU” söylemine neden olduğu belirtildi.


    **MİLLET SAFFET KAYA’YI BAĞRINA BASMIŞ YALANI!


    Öte yandan birçok Ardahanlının dediği gibi Ardahanlı esnaflardan ve eski İl Genel Meclis Üyesi Suat Hancıoğlu, 22 Mayıs’ta Ardahan’a gelip, eskileri cilalayıp açan Saffet Kaya’yı anlattı.

    Saffet Kaya’yı yaylım ateşine tutan Hancıoğlu, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı;

    “Yeter be kardeşim bu toplumu bu kadar rezilliğe gömme? Kimsenin seni bağrına falan bastığı yok, hiç ders almıyor musun? Bağımsız aday oldun o kadar para harcadın 2 bin 800 oy aldın, o sonuçtan sonra senin bu memlekete gelmemen lazımdı ama nerde o erdemlik, neymiş seviyormuş bırak kardeşim sen git çoluk çocuğunu sev, bu memleket senin sevgine mi kalmış, yalandan parayla araçlar kiralayıp kendini karşılattırmak gerçekten çok ilkelce bir organizasyon.

    Bak Sayın Kaya gerçekten bu işlerin tamamının senin paranla yapıldığını toplum da biliyor herkes de biliyor. Sen hala bu işin bir sonuç vereceğini zannediyorsan çok yanılıyorsun, çünkü bu işin tecrübesini bağımsız aday olarak en iyi siz yaşadınız. Biri size gerçekten bu işlerin boş ve sizin bundan sonra bu memlekette vekil olmanız mümkün değildir demesi lazım, çünkü sizin gayenizin hizmet falan değil, egonuzu tatmin etmek olduğunu sağır sultan da biliyor Ardahanlı da biliyor.

    Allah aşkına insan bir sormaz mı açılışını yaptığın yılların kangreni olan Ar Et 20 yıldır sizde ve ailenizde değil miydi? Şimdi seçim yaklaşmış gelmişsin açılış yapıyorsun yatırım yaptım diye ahkam kesiyorsun, Allah aşkına yatırım nerede tosunu alıp ahıra koyup besi yapıp kestirip para kazanmak ne zamandan beri memlekete yatırım oldu. Üç beş hayvan bakıcısı çalıştırmak ne zamandan beri yatırım veya istihdam oldu. Lütfen bu toplumla alay etmeyelim, arkadaşım senin hiçbir şeyin doğru değil, geçmişte de söylediğin gibi maaşımı muhtarlara veriyorum diye hala yalan söylüyorsun. Yahu bir tane maaş verdiğin muhtar gösteremezsin insanları bu kadar zan altında bırakma yazıktır günahtır.




    Dizdiğin araç konvoyunu birazcık şöyle seyrettim inanın bütün samimiyetimle söylüyorum sürücülerin yüzde doksanı benimle göz göze gelmemek için elinden geleni yaptılar. Çünkü onlarda yaptıklarının yanlış olduğunu biliyorlar, yahu bu insanlar seni neden karşılarlar bunun bir açıklaması var mı lütfen var mı söyleyebilir misin?

    Sonuç olarak bu yaptığın iş yanlıştır diyorum ve bir Ardahanlı olarak rahatsız oluyorum. Ama siz Suat Hancıoğlu sizi neden ilgilendiriyor diye soruyorsanız, hemen söyleyeyim çünkü ben sizi çok iyi tanıyorum sizden bu memlekete hiçbir fayda gelmez siz misyonunuzu tamamlamışsınız bu saatten sonra sizden bu memlekete ne de kimseye hayır gelmez geride temiz bir sayfa bırakmamışsınız, bu tür şovlara devam edersen bildiğim bazı şeyleri bir dahaki yazımda anlatmaya çalışırım, Ardahan kamuoyunu saygıyla selamlıyorum.”



    NAME YILMAZ’IN ACI GÜNÜ..


     


    CHP Kocaeli Darıca İlçe Saymanı, ARDAFED eski Başkan Yardımcısı Ardahan Hanaklı Name Yılmaz Fidan, babası emekli öğretmen Halil Yılmaz hayata göz yumdu.


    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz günlere rahatsızlanıp, Erzurum’a götülren ve kalp operasyonu geçiren Yılmaz’ın tüm müdahalelelre rağmen kurtarılamadığı öğrenildi.


    Bölgenin sosyalist öğretmenlerden olan ve bir süre de cezaevi hayatı olan Halil Yılmaz’ın cenazesi 30 Mayıs Pazartesi (bugün) günü ikindi namazına müteakip Hanak/ Baştoklu Köyü (Yukarı Digan) mezarlığına defnedileceği öğrenildi.



    Amaç etkinlik mi, siyasi mi yoksa para mı?


    Pandemi denen saçmalığın Erdoğan’ın büyük bir doktor, bilim adamı edasıyla “Bitti, maskeleri indirin” demesiyle bittiği, baharın ardından gelen sıcaklarla birlikte yeniden hareketlenen sosyal hayatın alan ve salonları doldurduğu şu günlerde sanatçılara yönelik yasaklar da art arda gelince, yeni bir suni tartışma, gündem fırsatı da yakalanmış oldu.

     Ülkede, dünyada yaşanan onca ciddi sorun ve sıkıntılar esnasında küçük bir açıklama ya da twit mesajı dahil hiç sahada göremediğimiz o sanatçılardan ziyade, bu tür etkinlikler yapan organizatörler de işi fırsata çevirip, “Sen iptal edersen bende timsah güz yaşları döküp, diğerine gider hem de daha çok paraya organizasyonumu yaptırırdım” der gibi… Öylede oldu bile….

    Evet, getirilen saçma yasaklarla yöresel derneklerimiz gibi bu derneklere, belediyelere, siyasilere yaptıkları organizasyonların gündeme taşınması ve bunu fırsata çevirip hem reklam, hem de daha çok para kazanma fırsatı verildiği şu günlerde AK Partili Belediyeler ile CHP’li belediyelerin yanı sıra stk’ların da şu günlerde bir hayli sanat sever, kültür merkezi  kesildiklerini izlerken asıl derdin kültür, sanat veya sanatçılara sahip çıkma değil, Özel Kalem Bütçeleri gibi bu organizasyonlar üzerinde faturaların kabartılması olup, olmadığına da bakmak gerekmez mi?..

    Bilmem ama benim bunları izlerken yaşananlara acı acı gülüp geçtiğimi bilmenizi ve asıl derdin siyaset ve para olduğunu düşündüğümü bilmenizi isterim. Ve bu düşüncenin sadece benim değil saf ve temiz kalpli toplumun asıl gündemini değiştirip, vatan-millet-sakarya edebiyatlarına benzer çıkışlarla insanları siyaseten bölündürüp, karşı, karşıya getirilirken asıl amacın malı götürme olduğunu ve öylede olduğunu görmekteyim…




    “Öyle değil, sen yanlış düşünüyorsun’ diyenlere bende bir sorumla değil, aşağıdaki düşüncelerimle cevap vermek isterim. Çünkü aşağıdaki yazımın, derdin biz değil, siyasi rant ve para olduğunu daha iyi anlamak için Kültür Bakanlığı dahil ülkemin tanıtılması, kültür, sanata, sanatçıya sahip çıkması gerekenleri daha iyi anlatıyor diye düşünüyorum.

    Dünya üzerine bulunan güzellikler ve o güzellikleri anlatma çabalarının ne kadar sonuç verdiği ve bu sonucun başta bölge ekonomisine olmak üzere yörelerin, kentlerin, ülkelerin tanıtılmasına, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelebiliyor mu?

    Bilmem ama Tansu Çiller’in başbakanlık yaptığı dönemlerde bir başbakan olarak “Ya kardeşim sanki komünist bir yönetim anlayışı taşıyan bürokrasimizi aşamıyoruz” deyip, bugünkü “her şeyi ben bilirim, ben yaparım” diyen yönetimin bile çözemediği bürokrasiye takılmadan yapılması gerekenlerin yapılamadığı ülkede başta Turizm Bakanlığı olmak üzere ona bağlı onca kurumun bu eksiklikteki eksik payı ne kadardır onuda masaya yatırmak gerekir diye düşünenlerdenim.

    Örneğin her geçtiğimde Hopa’dan Samsun’a kadar bir geminin üzerinde yüzmediği Karadeniz’in çırpınışı gibi hayvancılık merkezinin olduğu söylenen iki gümrük kapılı Serhat Ardahan’da değil de bir sütçünün bile dükkanın önüne koyduğu Hayvan heykelini yaptırmayı düşünmeyenlerin bana göre dünyanın 8.. harikası olan doğa üstü bir görüntüyü nasıl olup, bu ülkenin kurucusu Atatürk’ün her yıl Ardahan’ın Damal ilçesi sınırları içinde bulunan Karadağlara siluetinin yansıdığını bölgede ki en yakın ilçeyi bırakın da ülke ve dünyaya anlatabiliyorlar mı ki?..

    Bilmem ama Van Gölü gibi tanıtılmaya muhtaç Çıldır Gölü gibi nice doğal, Ermenistan’a açılan kapıya konulan ambargonun Kars’ı ezdiği, göçü tetiklediğini düşünmeyenlerin Ani Harabeleri gibi onca kale, kuleyi anlatabiliyorlar mı?

    Ülkenin turizm merkezinin başkenti olan Antalya’nın deniz turizminden öteye gidemediği, Ardahan gibi yaşanacak onca muhteşem ve binbir çiçekle süslü yaylalara sahip, Erzurum, Uludağ’ı da kar yağışının yoğun olduğu kış aylarında hatırladığımızda diğer bir gerçek…

    Şu an bulunduğum Kocaeli’nin Kartepesi ile komşu Kartepe’nin denizine girerken Kartepe’deki dağlarda karları izleme imkanı bulabildiğimizi anlatamayanlar Darıca başta olmak üzere, sanayi kenti Kocaeli’nin Marmara denizine açılmasına rağmen kimsenin bu bölgelerde yaşayan insanların bırakın denize girmesini, sanayi fabrikalarının kokusundan sahilde bir çay içemediğini de akıl edemezken, bu ve buna bezer etrafı 3 denizle çevrili ülkemin genelinde düzenlenen onca etkinlik, tanıtımın vali, kaymakam, belediye başkanlarına hazırlanan protokolün ötesine gitmediği de diğer bir gerçek.

    Kısacası yerelde olduğu gibi ulusal basın ve medya da ya hiç yer bulmayan ya da küçük habercikler ile tatmin olunan asıl amacına yani Çin’de ki bir pandanın yavrulaması kadar ilgi toplamayan etkinliklerle bölgemizi, ülkemizi ve de güzelim dünyamızı nasıl olur tanıtır, anlatırız ki?!..

    Bilmem ama yakıcı sıcakların yaşandığı şu günlerde Karpuzu ile serinlediğimiz Diyarbakır’ın da içinde bulunduğu bölgelerin hala çatışma, terörü akıllara getirdiği bir anlayışı kırmak için Kayseri’nin pastırması, Rize’nin kavurması, Ege’nin Gavur denen İzmir’i, yeni bir boğaz köprüsünün yapımına devam edildiği Çanakkale Boğazını, güneşe bakıp, Avrupa sınırlarına kadar uzanan ay çiçekli Trakya’yı, Kahraman adından çok artık makinalarla başka yerlerde üretilen dondurması ile akıllara gelen Maraş’ı tanıtmak, anlatmak için ulusal bir anlayışın şart olduğu da diğer bir gerçek olarak Ağrı Dağı gibi karşımızda durur, amacına ulaşmayan onca etkinlik, şenlik, festivalin vur patlasın çal oynasın yönetimiyle devam ettiği ülkem de..



    arşiv haber 29/03/2017 tarihli haber/yorum



    Saffet Kaya:


    Beni protokolde başbakan ayırdı..


    Geçtiğimiz günler de Ardahan’a gelen başbakan için hazırlanan protokol de çıkarıldığı iddialarını yanıtlayan Ardahan eski Milletvekillerinden Saffet Kaya birilerinin kendisi üzerinde siyaset yapmaya çalıştıkça battığını belirtti.


    Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’a telefonla demeç veren Saffet Kaya o gün yaşananları anlattı.


    Kaya; ‘Ben yıllarca Ardahan Milletvekilliğini yapmış biriyim, hizmetlerim, yaptıklarım ortadadır. Halkın gözünde ki Saffet Kaya isminin birilerini kıskandırdığı gibi Saffet Kaya’nın ortaya koyduğu politikaları ve hizmetleri yapamayanlar çamur at izi kalsın siyasetinden öteye gidemediğini ortaya koyan bu asılsız iddia kendisini olduğu gibi başbakanı da gülümsetmiştir.


    Çünkü ben o gün protokolde beklerken sayın başbakanın kendisini çağırmadı üzerine protokolden ayrılıp valiliğe gittiğini ve başbakan ile valilikte görüştüm’ dedi.


    Ardahan’da yapıldığı sanılan politika ve hizmetler ortadır. Yıllardır Saffet Kaya’nın yaptıklarının üzerine bir taş koyamamanın sıkıntısını çeken sözde politika ve siyasetçiler olduğu bir süreci yaşayan Ardahan’a ve Ardahanlılar milletvekili olsam yada olmasam da hizmete devam etme hazzını yaşayan biri olarak bu tür saçma sapan iddiaların basın tarafından da sorulup, öğrenilmeden yazılması da beni üzmekte. Ama ben Ardahan ve Ardahanlının sevdalısı olarak bu tür asılsız iddialara güler geçerken, Ardahan ve Ardahanlılar da Saffet Kaya’ya yönelik bü tür asılsız ve çamur at izi kalsın iddialarına inanmayacak kadar Saffet Kaya sevdalısı olduğunu da biliyorum’ diyen Ardahan eski Milletvekili Saffet Kaya Ardahanlıların gönlünde taht kurmuş olan Saffet Kaya onlara ölene kadar hizmetkar olacaktır diyerek sözlerine son verdi.www.kuzeyanadolugazetesi.com


    **Kaya’dan Başbakan’a Teşekkür..


    23.DÖNEM ARDAHAN MİLLETVEKİLİ SAFFET KAYA’DAN SN.BAŞBAKAN VE BAKANA TEŞEKKÜR

    Ardahan 23 Dönem Milletvekili Saffet Kaya Ardahan’da görüştüğü Başbakan Binali Yıldırım’a ve Ulaştırma Bakanı Sn. Ahmet Arslan’a teşekkür etti.

    Halk Oylaması çalışmaları kapsamında Ardahan’a gelen Başbakan Binali Yıldırım, Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan ve Bakanlar Valilik önünde yapılan karşılama töreninde Ardahan 23.Dönem Milletvekili Sayın Saffet Kaya da hazır bulundu. Törenden sonra Valilik Makamına geçen Başbakan ve Bakanlar ile Saffet Kaya burada samimi bir görüşme gerçekleştirdiler.

    Bu görüşmede Başbakan Binali Yıldırım Saffet Kaya dan Halk Oylaması sürecinde desteklerini isterken, Kaya’da Başbakan Binali Yıldırım’ın Ulaştırma Bakanı olduğu dönem, Kaya’nın kendisinin de Ardahan Milletvekili olarak görev yaptığı dönem, Projeye aldıkları Mozeret, Ilgar Dağı ve Sahara Dağı Tünellerinin yapımının gerçekleşmesinde ve takip etmelerinden dolayı Başbakan Binali Yıldırım, Bakan Arslan ve emeği geçen herkese Teşekkür etti.


    **Saffet Kaya Sahada..


    *18/04/2015 Tarihli Haber


    3 Dönem milletvekilliği yaptığı Ardahan’da yeniden milletvekili seçilmek için son dakikaya kadar AK Parti’yi bekleyip, ikinci kez kapıdan çevrilen Saffet Kaya Ardahan’a gelerek seçim startını verdi.

    Kaya’nın karşılanması esnasın da çoğu için boş araç konvoyunun çokluğu dikkat çekilirken bunun oya dönüp, dönmeyeceği 8 haziran’da görülecek.


    **AK PARTİ ADAYLARI PAZAR GÜNÜ ARDAHAN’DA..


    Yaklaşan genel seçimler öcesi iyiden iyiye hareketlenen Ardahan siyaset sahnesi HDP ve MHP adaylarının ardında Ardahan’a gelen Saffet Kaya ile hız kazanırken, AK Parti Adaylarının da yarın Ardahan’da olacakları öğrenildi.


    CHP Adaylarının da pazartesi günü Ardahan’da olacakları öğrenilirken vatandaşlar ve seçmenin de seçimi kimin kazanacağı yönünde sık sık hesaplar yaptığı görülüyor.


    **MHP’de Sesiz Aday Tanıtımı..


    Öte yandan MHP’nin de adaylarının Ardahan’a gelerek seçim çalışmalarına başladıkları görüldü.



    GAMBİYA DİKTATÖRÜ GİTMEK İSTEMEYİNCE..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Aslında bugün size nereden estiyse gece yarısı uyanıp, internetten arayıp, vikipedi de bulduğum ve uzun uzun okuyup, incelediğim 24 Milyonluk Kuzey Kore’nin Diktatörünü anlatacaktım..


    Babadan kalma bir ülkeyi yöneten bir oğulun devam ettirdiği dikta rejimi ile idare edilen 24 Milyon insanın nasıl, hangi şartlar altında yaşadığını ve bu insanların nasıl olup babadan oğula geçen bir diktanın önüne geçemediğini inceledim.

    Ve aslında bir dikta rejimi altında nasıl yaşana bildiğini merak edip, uykudan aniden fırlayıp, dikta bir rejim ile idare edilen ülkeler arasında ilk aklıma gelen Kuzey Kore’yi ve orada yaşananları inceleme, kendimce bir kez daha tanımlama imkanı yakaladım, ülkemde yaşanan diktatör, ‘dikta rejimine gidiyoruz’ tartışmalarını düşünürken..

    Anayasa değişimi için gecesini gündüzüne katan bir iktidarın ve ‘Bizde bakan olacağız’ hayalleri kurup, ülkeyi dikta rejime doğru götürdükleri ileri sürülenlere koltuk değeneği olanların da benim gibi bir gece yarısı kabus görmüşcesine uyanıp, böyle bir araştırma yapıp, yapmadıklarını da merak ederken halkında yaşananlardan bi haber olduğunu ve benim gibi ekmek derdine düşüp, kendisinin olmazsa da çocuklarının geleceği ile hiçte ilgilenemediğini anlıyordum bir adamın her an her yerde nefesini hissettirdiği Kuzey Kore halkının durumunu bir kez daha görüp, okurken..

    Ve birinin diktatör olmak için çabalarken birilerinin nasıl olup ta vatan-millet-sakarya edebiyatları ile uyutulup, ‘Böyle olmazsa ülke bölünür’ kandırmacısını yuttuğunu da anlıyordum babadan oğula kalan bir dikta ile yönetilmeye devam eden, herkesi düşman ilan edip, milli gelirinin büyük bölümünü silaha yatıran Kuzey Kore’yi incelerken..

    Evet bugün Kuzey Kore’yi ve orada ki dikta rejimi anlatmak isterken radyoda dinlediğim bir haber dikkati mi çekti ve dünyayı yine diktatörlerce idare edilen ve bugün darmadağın olan Suriye, Irak ve Ortadoğu da ki dikta rejimi ile yönetildikleri için bugün kan, revan içinde olan çadır ülkelerle farz sayan bizim basının nasıl olupta dünyanın diğer ucunda bulunan ve bölgesinin en küçük ülkesi olan Gambiya ile ilgilendiğini de merak ettim.

    Ve gün boyu aklımda kalan bu haberi unutmayıp, bu kez sabah erkenden uykudan uyanır uyanmaz Kuzey Kore gibi Gambiya’yı da inceleme fırsatı buldum..

    Ve karşıma çıkan ilk şey yönetim şekli oldu..

    Diktatörlük..

    Peki ne olmuştu bir çoğumuzun hangi kıta da, ne yiyip, ne içtiğini bilmediğimiz Gambiya’da..

    Evet orada da bir diktatör varmış ve yapılan seçimler de yenilmesine karşın iktidar da gitmek istemiyormuş.

    Ve çok ilginçtir onunda yönetim rejimi cumhuriyetmiş..

    2 Milyonluk nüfus, 2 bin 500 kişilik bir orduya sahip bu ülkede yaşananlarda Kuzey Kore’de yaşananlardan farklı değilmiş..

    Yani 12 Mart, 12 Eylül, 15 Temmuz gibi ihtilaller yapılan bizde olduğu gibi 30 yıl önce yapılan ihtilal başa gelip, 30 yıl gitmeyen, gidince de anayasaları başta olmak üzere yönetim anlayışları ile yeni diktalar halka hediye edenlerin ülkesi konumunda ki Gambiya’da er geç yapılan bir gerçek seçim ile yenilen diktatörün gitmek istememesi üzerine komşu ülkelerin müdahalesiyle karşı karşıya gelmiş..

    Ve bu yazıyı bitirirken Gambiya diktatörü olan ve sandıktaki yenilgiyi kabul etmeyerek koltuğunu bırakmayan Diktatör Jammeh’e karşı Afrika ülkeleri düğmeye basmış, Gambiya topraklarına girmiştiler..

    Yalnızca 2 bin 500 askeri bulunan Gambiya’nın bir dış müdahaleye direnmesi imkansız görünürken burada da ABD’nin elinin olduğunu görüyordum, ‘ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan kritik bir son dakika açıklaması geldi. Bakanlık, Gambiya’daki krizle ilgili olarak ‘Senegal’in askeri müdahalesini destekliyoruz’ dedi.’ haberini okurken..

    Yani işin kısa öyküsüne dönecek olursak, artık; ‘Siz kim oluyorsunuz, ben istediğimi yaparım’ demekle işlerin yürümediği bir dünyanın olduğunu ama olan da halka oluyordu şu, ‘Ben iktidarda kalayım da ne olursa olsun’ deyip, her şeyi kendisine göre ayarlamaya çalışanlara da kalmayan dünyada..


     

     


     
     

  • Kaftancıoğlu Hapiste!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    Bu haber aşağıda ki linki kopyalayarak izleyebilirsiniz..


    https://www.youtube.com/watch?v=x_54lQa4WaQ&ab_channel=ArdahanTV


    Kaftancıoğlu, 5 yıldan az ceza aldığı için denetimli serbestlik hükümleri uygulandı, cezaevinde yaklaşık 5 saat kaldıktan sonra serbest bırakıldı.

    CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Yargıtay’da 4 yıl 11 aylık hapis cezasının onanmasının ardından kesinleşen cezasının infazı için teslim olmak üzere İstanbul Adalet Sarayı’na gitti.


    İnfaz Savcılığınca işlemleri tamamlanan Kaftancıoğlu, Silivri Cezaevi’ne gönderildi.


    5 yıldan az ceza alan Kaftancıoğlu’nun denetimli serbestlik hükümleri gereğince cezaevine giriş-çıkış yapması gerekiyordu. 


    Kaftancıoğlu, Silivri Cezaevi’ndeki işlemlerin ardından denetimli serbestlik kapsamında tahliye edildi. Kaftancıoğlu, dışarda kendisini bekleyen partililere seslendi.


    Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Kaftancıoğlu’nun mahkumiyetine karar verilen davanın temyiz incelemesini 12 Mayıs’ta tamamlamıştı.


    Yüksek mahkeme, Kaftancıoğlu hakkında, sosyal medya paylaşımları nedeniyle “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret”, “Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılamak” ve “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlarından verilen 4 yıl 11 ay 20 günlük hapis cezasını onamıştı.


    Kaftancıoğlu’nun, ”Terör örgütü propagandası yapmak”, ”Halkı kin ve düşmanlığı tahrik etmek” suçlarından ise beraatine karar verilmişti.


    Canan Kaftancıoğlu kimdir?

    Kaftancıoğlu, 3 Şubat 1972 tarihinde Ordu ili, Mesudiye ilçesi, Çiftlik Sarıca köyünde ailesinin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası ilkokul öğretmeni, annesi ev hanımıdır. 1979 yılında Ordu Atatürk İlkokulu’nda başladı. Ordu’da bulunan Hamdullah Suphi Tanrıöver Ortaokulu’ndan sonra 1986 yılında Ordu Lisesi’ne başladı ve 1989 yılında mezun oldu. Üniversite yıllarına kadar tüm eğitimim boyunca okul voleybol takımında yer aldı. 1989 yılı ÖYS sınavında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandı. 1995 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Doktor olarak mezun olduktan sonra Sivas Suşehri Devlet Hastanesi acil biriminde hekim olarak çalışmaya başladı. Burada sonradan eşi olacak Ardahan Hanak Koyunpınar (Saskara) köylü Ümit Kaftancıoğlu’nun yakını Dr. Ali Naki Kaftancıoğlu ile tanıştı.


    1997 yılında İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nda Adli Tıp ihtisasına başladı. 2000 yılında TiHV (Türkiye İnsan Hakları Vakfı)’da vaka taraması yaparak “İşkence Olgularının Adli Tıbbi Değerlendirilmesi” isimli teziyle ihtisasını tamamladı.


    2000 yılı nisan ayında Bağcılar’da Özel Işık Tıp Merkezi’nin kurucu hekimlerinden biri olarak yer aldı ve Genel Koordinatör olarak görev aldı.


    Öğrencilik yıllarından itibaren çeşitli dernek ve demokratik kitle örgütlerinde görev aldı. Toplumsal Bellek Platformu’nun kurulmasında önayak oldu.


    Ardahan ili Koyunpınarı köyüne Ümit Kaftancıoğlu Kütüphanesi yaptırarak MEB’na bağışladı. Yine Esenyurt Erenler Cemevi ve Kültür Vakfı ile Ardahan Dernekler Federasyonun kütüphanelerini kurarak insanlarımızın kitap okumalarına katkıda bulunmaya çalıştı.


    2009 yılında yakınları siyasi cinayetlerde kaybetmiş aileleri bir araya getirerek Türkiye’de bu cinayetlerin yeniden tartışılmasına önayak olan Toplumsal Bellek Platformunu kurdu.


    Yakın tarihimizde yaşanan faili meçhul bırakılmış cinayetlere dikkat çeken Yalın Ses yayınlarından 2009 yılında yazdığı “Benim Babam Bir Kahramandı” isimli derleme kitabı bulunmaktadır. İletişim yayınlarından Müge Tuzcuoğlu derlemesi “Roboski İstenmeyen Çocuklar” ve Um:Ag yayınlarından Eren Aysan derlemesi “Bir Eflatun Ölüm” isimli kitaplara yazı katkısı sunmuştur.


    Bilimsel ve sosyal alanlarda yayınlanmış yüzü aşkın makalesi vardır. Birleşik Haziran Hareketi geçici yürütmesinde görev almıştır. Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülleri düzenleme komitesindedir.


    22 Mayıs 2010 tarihinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı olmasıyla birlikte CHP’de ki değişime katkı sunmak amacıyla 2011 yılı Ekim ayında CHPİstanbul İl yönetiminde görev yaptı.


    2011-2012 seneleri arasında CHP İstanbul Basın, Kültür ve İletişimden sorumlu il başkan yardımcılığı, 2012-2014 yılları arasında İl başkan vekilliği, basından sorumlu il başkan yardımcılığı görevini sürdürmüştür.


    30 Mart 2014 yarihinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde İstanbul Maltepe belediye başkan adayı oldu


    Canan Kaftancıoğlu, toplumsal etkinliklerde sorumluluk almak, motorsiklet kullanmak ve seyahat etmekten hoşlanır. Halen kurucu ortağı olduğu özel bir sağlık kuruluşunda genel koordinatör olarak çalışmaktadır.


    Canan Kaftancıoğlu, Dr. Ali Naki Kaftancıoğlu ile evli olup Çağım Işık isminde bir kızı vardır.


    Canan Kaftancıoğlu’nun eşi Ali Naki Kaftancıoğlu, 11 Nisan 1980 günü solcu olduğu için 5 kurşun ile Ahmet Mustafa Kıvılcım tarafından öldürülen yazar, derlemeci ve radyo programcısı Ümit Kaftancıoğlu’nun oğludur.


    Ülkücü kimliğiyle bilinen Ahmet Mustafa Kıvılcım, “Onu solcu olduğu için öldürdüm” diye ifade verdikten sonra aldığı ömür boyu hapis cezası Askeri Yargıtay tarafından bozuldu, ardından 4 yıl tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldı.


    13 Ocak 2018 tarihinde yapılan CHP İstanbul 36. Olağan İl Kongresi’nde CHP İstanbul İl Başkanlığı’na seçildi.


    Kitapları : 

    2014 – Roboski İstenmeyen Çocuklar (Müge Tuzcuoğlu derlemesi) katkıda bulundu

    2013 – Bir Eflatun Ölüm (Eren Aysan) katkıda bulundu 

    2009 – Benim Babam Bir Kahramandı



    GAMBİYA DİKTATÖRÜ GİTMEK İSTEMEYİNCE..

    Aslında bugün size nereden estiyse gece yarısı uyanıp, internetten arayıp, vikipedi de bulduğum ve uzun uzun okuyarak, incelediğim 24 Milyonluk Kuzey Kore’nin Diktatörünü anlatacaktım..

    Babadan çocuğa, yakına, akrabaya kalma bir ülkeyi yöneten bir oğulun devam ettirdiği dikta rejimi ile idare edilen 24 Milyon insanın nasıl, hangi şartlar altında yaşadığını ve bu insanların nasıl olup babadan oğula geçen bir diktanın önüne geçemediğini inceledim.

    Ve aslında bir dikta rejimi altında nasıl yaşanabildiğini merak edip, uykudan aniden fırlayıp, dikta bir rejim ile idare edilen ülkeler arasında ilk aklıma gelen Kuzey Kore’yi ve orada yaşananları inceleme, kendimce bir kez daha tanıma imkânı yakaladım, ülkemde yaşanan diktatör, ‘dikta rejimine gidiyoruz’ tartışmalarını düşünürken…

    Darbecilerden kalma Anayasanın değişmesi için gecesini gündüzüne katan ama 20 yıldır hala bunu başaramayan bir iktidarın ve ‘Bizde bakan olacağız’ hayalleri kurup, ülkeyi dikta rejime doğru götürdükleri ileri sürülenlere koltuk değneği olanların da benim gibi bir gece yarısı kabus görmüşcesine uyanıp, böyle bir araştırma yapıp, yapmadıklarını da merak ederken halkında yaşananlardan bi haber olduğunu ve benim gibi ekmek derdine düşüp, kendisinin olmazsa da çocuklarının geleceği ile hiçte ilgilenemediğini anlıyordum bir adamın her an her yerde nefesini hissettirdiği Kuzey Kore halkının durumunu bir kez daha görüp, okurken..

    Ve birinin diktatör olmak için çabalarken birilerinin nasıl olup ta vatan-millet-sakarya edebiyatları ile uyutulup, ‘Biz olmasak ülke bölünür’ kandırmacısını yuttuğunu da anlıyordum babadan oğula kalan bir dikta ile yönetilmeye devam eden, herkesi düşman ilan edip, milli gelirinin büyük bölümünü silaha yatıran Kuzey Kore’yi incelerken..




    Evet bugün Kuzey Kore’yi ve oradaki dikta rejimi anlatmak isterken radyoda dinlediğim bir haber dikkati mi çekti ve dünyayı yine diktatörlerce idare edilen ve bugün darmadağın olan Suriye, Irak ve Ortadoğudaki dikta rejimi ile yönetildikleri için bugün kan, revan içinde olan çadır ülkelerle farz sayan bizim basının nasıl olupta dünyanın diğer ucunda bulunan ve bölgesinin en küçük ülkesi olan Gambiya ile ilgilendiğini de merak ettim.

    Ve gün boyu aklımda kalan bu haberi unutmayıp, bu kez sabah erkenden uykudan uyanır uyanmaz 7-8 uçakla birçok ülkeyi dolaşan Erdoğan’ın da gitmediği ülke olarak bildiğim Kuzey Kore gibi Gambiya’yı da inceleme fırsatı buldum.

    Ve karşıma çıkan ilk şey yönetim şekli oldu.

    Diktatörlük..

    Peki ne olmuştu bir çoğumuzun hangi kıtada, ne yiyip, ne içtiğini bilmediğimiz Gambiya’da..

    Evet orada da bir diktatör varmış ve yapılan seçimler de yenilmesine karşın iktidarı bırakmak istemiyormuş.

    Ve çok ilginçtir onunda yönetim rejimi cumhuriyetmiş…

    2 Milyonluk nüfus, 2 bin 500 kişilik bir orduya sahip bu ülkede yaşananlarda Kuzey Kore’de yaşananlardan farklı değilmiş..

    Yani 12 Mart, 12 Eylül, 15 Temmuz gibi ihtilaller yapılan bizde olduğu gibi 30 yıl önce yapılan ihtilal başa gelip, 30 yıl gitmeyen, gidince de anayasaları başta olmak üzere yönetim anlayışları ile yeni diktalar halka hediye edenlerin ülkesi konumundaki Gambiya’da er geç yapılan bir gerçek seçim ile yenilen diktatörün gitmek istememesi üzerine komşu ülkelerin müdahalesiyle karşı karşıya gelmiş..

    Ve bu yazıyı bitirirken Gambiya diktatörü olan ve sandıktaki yenilgiyi kabul etmeyerek koltuğunu bırakmayan Diktatör Jammeh’e karşı Afrika ülkeleri düğmeye basmış, Gambiya topraklarına girmişlerdi.

    Yalnızca 2 bin 500 askeri bulunan Gambiya’nın bir dış müdahaleye direnmesi imkânsız görünürken burada da ABD’nin elinin olduğunu görüyordum, ‘ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan kritik bir son dakika açıklaması geldi.


    Bakanlık, Gambiya’daki krizle ilgili olarak ‘Senegal’in askeri müdahalesini destekliyoruz’ dedi.’ haberini okurken.

    Yani işin kısa öyküsüne dönecek olursak, artık; ‘Siz kim oluyorsunuz, ben istediğimi yaparım’ demekle işlerin yürümediği bir dünyanın olduğunu ama olan da halka oluyordu şu, ‘Bu ülkenin bekası benim ondan ben iktidarda kalayım da ne olursa olsun’ deyip, her şeyi kendisine göre ayarlamaya çalışanlara da kalmayan dünyada…



    arşiv haber 22/07/2019 tarihli haber/yorumArdahan’ın Gelini Kaftancıoğlu:


    Kürt sorunu kısa sürede çözülebilir


    Yerel seçimlerdeki işbirliğini ‘Demokrasi İttifakı’ diye niteleyen Ardahanlı gelin, CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu, “Bu yan yana durabilme hali, elbette Kürt sorunu gibi birçok sorunun çözümüne de vesile olacaktır” dedi. Kaftancıoğlu şöyle devam etti: “Parlamentoda kurulacak heyet, komisyon, adına ne dersek diyelim, dışarıda vatandaşlarla, sivil toplum örgütleriyle, ‘akil’ ya da farklı yapılarla bir araya gelip, orada bir irade konulduğunda rahatlıkla çözülebilecek bir sorundur.”


    Ardahna Hanaklı Kaftancıoğlu ailesinin gelini olan CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu, katıldığı televizyon programında Kürt meselesinin çözümüne dair mesajlar verdi.


    CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Kürt sorununun Meclis’te kurulacak bir heyet, sivil toplum örgütleri ve ‘akil’lerin olduğu yapıların yer aldığı bir süreçle rahatlıkla çözülebileceğini söyledi. Kaftancıoğlu yeni bir anayasanın da tesis edilmesi gerektiğini ifade etti.


    Halk Tv’de yayınlanan ‘Medya Mahallesi’ programında Ayşenur Arslan’ın konuğu olan Kaftancıoğlu, “İstanbul İttifakı için bir araya gelen bileşenler, Demokrasi İttifakı adı altında bir yere birlikte gidebilir mi?” sorusu üzerine “Demokrasi İttifakı, İstanbul’da da Türkiye’nin bir çok yerinde de hukuk çatısı altında, adalet çatısı altında bir araya gelen ve ortak hak arayışında yan yana durabilen insanların ortaya çıkardığı bir sonuç. Bu yan yana durabilme hali, elbette gelecekte de Kürt sorunu gibi birçok sorunun çözümüne de vesile olacaktır” diye yanıt verdi. Kaftancıoğlu şöyle devam etti:


    ‘DEMOKRASİ İTTİFAKI BUNUN OLABİLECEĞİNİ GÖSTERDİ’


    “‘Çözüm Süreci’ başladığı dönem Genel Başkanımız (Kemal Kılıçdaroğlu) iki ana şey söylemişti. Birincisi; “Kürt sorununun çözümü için ben Genel Başkan olarak riski alıyorum ve siyasi hayatıma mal olsa bile her şeyi yapmaya hazırım” demişti. Cumhurbaşkanı çıkıp “Senin bir şeyine ihtiyacımız yok” demişti. İkinci ve daha önemli cümlesi şuydu: Kürt sorunu Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında çözülmeli. Bunun anlamı neydi: TBMM halkın iradesinin temsil edildiği yer. Parlamentoda kurulacak heyet, komisyon adına ne dersek diyelim, dışarıda vatandaşlarla, sivil toplum örgütleriyle, ‘akil’ ya da farklı yapılarla bir araya gelip, orada bir irade konulduğunda rahatlıkla çözülebilecek bir sorundur. Bu seçimlerde ortaya çıkan tablo, Demokrasi İttifakı diye tarif edilen tablo, tam da bunun olabileceğini göstermesi açısından çok kıymetlidir. Eğer siz yeni bir anayasayı tesis ederseniz, eğer Kürt sorunu başta olmak üzere sorunları ortaya koyar ve millet iradesiyle bunu çözmek için araçlar yaratırsanız emin olun çok kısa sürede çözülecektir.”


    ‘BİRLİKTELİK PARLAMENTOYA DA YANSIYACAKTIR’


    CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu, “Millet İttifakı, sadece Millet İttifakı’yla kalmadı. Onun için Demokrasi İttifakı diyorum. HDP çok net destekledi. Sol kesimden destek aldı. Saadet Partisi bile aslında kadroları itibarıyla destekledi. Bunun parlamentoya yansıması hiç kolay olmaz. Bunu peki tabandan gelerek yükseltmek mümkün mü?” sorusu üzerine de şöyle dedi:

    “Elbette mümkün. Eğer siz tabanda bir uzlaşı sağladıysanız, insanları adalet şemsiyesi altında bir araya getirdiğinizde bu ister istemez parlamentoya yansıyacaktır. Yerel seçimlerde bu bir araya gelen isimler arasında bir pazarlık söz konusu değildi. Bu birliktelik, bir süre sonra bazı yasal düzenlemelere de, parlamentoya da yansıyacaktır.”



    Gazetelerin Kanlı 3. Sayfası..


    Ülkenin sınır kenti, Kafkaslara komşu kentinden aynı gün içinde iki intihar haberini yaptıktan, tıklanıp, içeriği okunmadan ya yalandan beğenenilmeden yada başlığa bakıp kendince yorumlar yapılan ve okunupta, ‘falanda Fakir Yılmaz’ı okuyor, sitesini takip ediyor’ demesinler diye beğeni ya da yorum yapmadan geçilen haberlerimin linklerini paylaşıp, okurlarıma duyurduktan sonra , başta bir çok Ardahanlı hemşehrimin de yaşadığı ve Ardahanlı olan Belediye Başkanının yönettiği İstanbul Esenyurt’ta olmak üzere bir çok intihar ve cinayet haberleri akıyordu, bilgisayarımın sağ at köşesinde gelen son dakika haberleri ile..


    34 yıldır her gün ülke ve dünya gündemi ile ilgili köşe yazarlığı da yapan bir gazeteci olarak sık sık yaptığımız ve en çok okunan ama ‘neden’ denilmeyen haberleri başında gelen intihar haberlerini yaparken biz gazetecilerin hazırlayıp, çıkardığı gazetelerin 3. sayfalarının neden Ortadoğu gibi kanlı olduğu da aklıma geldi.


    Ortadoğu deyince de insanların yaşamına, dünyaya yön veren siyasetin ne durumda olduğuna bakmak için bu kez de son dakika haberlerinin siyasi haberler kısmına bir göz attım.


    İlk bakışta gördüğüm başta dışişleri  bakanının, ‘S-400’ler ve İran, Suriye konusunda aramızın limoni olduğu dolarcı ABD’ye yönelik olarak; ‘Münbiç’te tehdit devam ederse  bizde Doğu Fırat’a gireriz’ şeklinde yorumunu görünce , siyasison dakika haberlerinin de ,  3. sayfa cinayet haberlerine benzer şekilde,  kan gölüne çeviren, sonrasında da çatışma veya savaş getiren bir çok tehditlerle dolu haberler olduğunu üzülerek ve endişe ile gözlemledim . 


    Ve insanların özel hayatlarında olduğu gibi kentler arasında, ülkeler hatta AY gibi uzayda bulunan varlıklar için hep bir kavga ve birbirini anlamaz durumda olduğunu düşünerek yeniden biz gazetecilerin haberi ile dolu, kanlı 3. sayfalı gazete sayfalarını hatırlayıp, bugünkü yazımın ana konusunda çok uzaklaşmadan bunun nedenini kendimiz ile, size, her sabah gidipte bir gazete bayisinde günlük bir gazete almaktan aciz olan bizlere sorduğum soruyu yeniden sormayı hatırladım.


    Evet, gerçekten okuduğumuz yada gördüğümüz 


    de göz attığımız gazetelerin 3. sayfaları neden hep intihar, cinayet haberleri ile dolar?


    Ve bu haberlerin başını neden erkeklerin intihar da, kadınların ise cinayet haberlerinde adeta yarıştığı dikkatinizi çekti mi bilmem…


    Öncelikle asıl gazeteci olan, intihar ettiği için gazeteciliği bana bırakan kardeşimin sırrı, nedeni hala çözülememiş olan intiharlara bakalım diyerek son iki intihar haberimin nedenini ve intihar etmeye, ettirmeye gelinen noktayı araştırıp, uzun uzun düşündüm..


    Düşünmekle yetinmeyip, bu konuyu yazmaktan boğulmak üzere olan gırtlağımı, sıkışan kalbimi rahatlatmak için yazıyı bilgisayarda bırakıp, kendimi dışarı atıp yandaki kahvehanede bir çay içmeye gittim..


    Sonrasında yazımı 3. sayfaları kanlı olan gazetelere yetiştirmek için geri döndüğümde eğitimde, hizmette, sağlıkta, ekonomide, 3 gümrük kapısı olmasına karşın, kırmızı et deposu olmasına rağmen yapılan bir araştırmada 81 vilayet arasında sonlarda olan yoksul, kendisi küçük, cürümü büyük denen memleketim Ardahan’ın intihar vakalarında ilk sıralarda olduğunu öğreniyor, daha da şaşırıyordum.


    Ve burayı biraz da hızlıca geçip, bu kez de cinayetlere kurban giden ve gazetelerin 3. sayfalarını dolduran kadın cinayetlerinin nedenini kendimce az, çok araştırma cabası içine girdim..


    Gerçi aynı kadınların aynı gazetelerin 1. sayfalarını da kendileri ile aynı cins olan yarı çıplak yada erotik giyimli, kadınlarca süslediğini de bilen bir gazeteci olarak açık yada erotik giyimli olmazsa da aynı güzellikte fotoğraflarla süslü ama cinayete kurban gitmiş bir çok kadın cinayeti haberine neyin neden olduğunu düşünüyor ve yazımı yazdığım sırada yanıma gelen kadınlara da bu soruyu sorup, cevabını arıyordum.


    Bir erkek arkadaşımızın ‘Abi erkekler de ölüyor ama haberleri dikkat çekmediği için sayfalarda yer bulmuyor ondandır’ diyerek gazetelerin 3. sayfalarını kana çeviren kadın cinayetlerinin çokluğuna kendince cevap verirken gelen, giden, konuşup, bu yönde soru sorduğum kadın ve kızlarında bir taraftan gülümseyerek, diğer taraftan da biz başta çapkınlık denen suçlamalarla erkekleri suçlayıp, yaşadıklarını hatırlarcasına benimde bir erkek olduğumu ima ederek yani biz erkeklere kızdıklarını ortaya koyan yüz hatlarını sertleştirerek ‘biz erkeklerin kadınlardan daha güçlü olması ve kadınları anlayamak istememelerinin bunun nedeni..’ diye kurulan cümleler ile aradığım cevabı bulmaya çalışıyordum.


     


    Peki yazımın sonuna gelmeme karşın hala cevabını bulamadığım intihar ve kadın cinayetlerinin nedeni nedir sizce?


     


    Benim cevabını bulmadığım ama hala cevabını merak ettiğim soruma, merakıma bir cevap verebilir misiniz?


    Ya da  birlikte düşünüp, cevabını arayalım intihar ve kadın cinayetlerinin nedenini.. 

  • ARDAHAN'DA MAYIS AYNDA KARLI BAYRAM..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    Bu haber aşağıda ki linki kopyalayarak izleyebilirsiniz..


    https://www.youtube.com/watch?v=x_54lQa4WaQ&ab_channel=ArdahanTV


    KAR ÇİLESİ DEVAM EDİYOR…


    Ardahan’da hava sıcaklığının mevsim normallerinin altına düşmesiyle birlikte yüksek kesimlere kar yağdı.


    Ardahan’ı Artvin’e bağlayan Sahara Geçidi ile Posof ve Gürcistan’a açılan Türkgözü Sınır Kapısı arasında bulunan deniz seviyesinden 2 bin 550 metre yükseklikteki Ilgar Dağı’nda akşam saatlerinde etkili olan yağmur sabah saatlerinde yerini Kar yağışına bıraktı. Bayramın ilk gününde yağan kar vatandaşları şaşırtırken karayolları ekipleri karla mücadele çalışması yaptı.


    Bölgede etkili olmaya devam eden kar fırtına ve tipi, başta dağ köyleri olmak üzere birçok yerde etkisini sürdürmeye devam ediyor.

    Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı köylerin yanında birçok köyde hayatı olumsuz yönde etkileyen metrelerce yükseklikteki kar, insanlar gibi su ihtiyacı için ahırlardan dışarı çıkarılıp, dere yataklarına götürülen hayvanlara zor anlar yaşatıyor.


    SUYU ARDAHANLILARDAN ÇALINMAK


    İSTENEN KURA’DA KANO!


    Üzerine yapılması planlanan Beşikkaya HES Barajı ile önü kesilip, suyunun büyük bölümünün Bilbilan dağına vurulacak tünel ile Karadeniz’e, Çoruh Nehrine akıtılması hedeflenen Ardahan’ın simgesi konumunda ki Kura Nehri’nin coşan sularını fırsat bilen bir sporcu nehirim üzerinde Kano yüzdürdü.



    ARDAHAN YALNIZÇAM ve Allahuekber dağlarından doğan, Ardahan’ın içinden geçip Gürcistan ve Azerbaycan üzerinden Hazar Denizi’ne dökülen Kura Nehri karların erimesi ile taştı ve ovayı göle çevirdi. Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde golf ve okçuluk antrenörü Hakan Fırıncı, yaz aylarında öğrencilerine antrenman yaptırdığı ovada bu kez kano ile gezintiye çıktı. Vatandaşların ilginç bakışları arasında ovada kürek çeken Fırıncı, Muhteşem bir duygu. Kanosunu alan gelsin bu zevke ortak olsun dedi.




    Özellikle mart ve nisan aylarında yağan yoğun kar yağışı ile dağlarda kar kalınlığı 5 metreye kadar ulaştı. Ani bastıran sıcak hava ile eriyen kar suları Ardahan kent merkezinde geçerek, Gürcistan ve Azerbaycan üzerinden Hazar Denizi’ne dökülen Kura Nehri’ni taşırdı ve Ardahan Ovası’nı göle çevirdi. 



    **Yeni Bir Sezer Vakası Yaşatılmasın..


    Toplumun büyük kesimi tarafından içeriği ve anlamı iyice anlaşılmadan kullanılan, “Sende mi Brutus” sözü bana, baskın seçime ya da 2023 yakalanması muhtemel muhalefetin durumunu anlatıyor.


    Gerçi bir Brutus hikâyesinin çok yakında yine bu ülkenin siyaset sahnesinde yaşandığını hatırlayanlar çıkacaktır.


    Yani, Rahmetli Karaoğlan Ecevit’in çok arayıp, bulduğu ve Anayasa kitapçığını yüzüne yemesi olayına benzer bir durum 2023 sonrası yaşanabilir mi bilmem ama CHP’nin başını, İYİ Partinin omurgasını diğerlerinin eli, kolu ve gözü olmaya çalıştığı muhalefetin, “Başkan”! arayışı sanki bu duruma doğru gidiyor gibi…



    Kendi içinde bir türlü bir aday çıkaramayan ve gün geçtikçe sanki dağılacağa benzeyen muhalefet partilerinin koalisyonla başkan arayışı, yazımıza başlık olan “Brutus” meselesine dönme ihtimali ile ilerlemiyor, tam tersi geriliyor.


    Çünkü CHP’nin 15 Milletvekilini verip hem seçimlere hem de meclise soktuğu İYİ Parti ve diğerlerinin kendi adayını çıkarma ısrarı ve HDP’ye yaklaşamaması sanki buna işaret gibi…


    Kısacası ilk günlerde kapalı kapılar ardından devam eden ve yarım günden 1 saate, ardından 20 dakikaya düşen görüşmeler bize yeni bir Brutus olayının yaşandığını hissettiriyor gibi.


    Ve bu his 2023 seçimlerinde en az %40 net oyun olduğuna hala inandığım Erdoğan’a karşı gösterilecek olan Başkan adayının seçilmesi halinde başka Brutus olaylarının yaşanabileceğini söylemekte…


    Buna neden ise Sezer’i bulup, aday yapan ve en büyük darbeleri ondan alan Ecevit’i bana hatırlatmasıdır…Ve yine umarım ki öyle olmaz, umarım Brutus olayından önce bir Ekmeleddin vakası yaşanmaz, umarım toplumun en az %51’in onay vereceği bir isim bulunup, aday yapılır…



    **Sahtekarlığın Diğer Bir Adı


    Dernek, Federasyon yetmedi Platform…


    Seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte yeniden sahaya çıkan sahtekârların kendilerini pahalıya satmak için buldukları diğer bir isim olmaya başlayan “platform” kelimesi, bugünlerde bir hayli revaçta ve toplumun adam saymadığı kişilerce yeniden sıkça kullanılmaya başlandı.


    Amaçlarının başta seçimden seçime siyasileri etkilemek, ardından pazarlamak ve kazanan o siyasinin bir yere gelmesi halinde “Biz yaptık, bizim adamımız” demek olan bu sahtekâr, sözde dernekçi, federasyoncu, platformcular bugünlerde yine sahne almaya ve her zamanki tiyatrolarını oynamaya başlamışlar bile.


    Başta memleketim Ardahan’ın olmak üzere, diğer kentlerin adlarını da kullanan bu sahtekârların bunu yapmasının nedeni de mevcut resmi kurumlar olan STK, dernek ve federasyonlarca ciddiye alınmaması ve kapıya konulmamasıdır.


    Yani benim de bir dönem başında olduğum ve Ardahan Dernekçiliğinin en üst çatı kurumu haline getirip, bıraktıktan sonra adı unutulan ama birilerinin seçim içinde logosunu cebinde taşıdığı bir zamanların Ardahan Dernekler Federasyonu gibi toplumdan ve siyaset arenasında kabul gören kurumların onaylamadığı pis işleri yapmak ve kendilerini pazarlamak için sözde platformlar kuranların yaptıkları diğer bir eylem de partilerin genel merkezlerini baskı altına alma çabasıdır.


    Neymiş efendim, “Biz derneğiz, federasyon yetmedi platformuz falan adamı, filan şahsiyeti destekliyoruz,” diye partilerin genel merkezlerini artık kimsenin kullanmadığı fakslar aracılığı ile baskı altına almaya çalışan bu sahtekârların ciddiye alınmaması gerekir.


    Çünkü bu “platform sahtekârlarının yıllardır hep aynı ayak oyunları ile toplumu olduğu gibi, siyasileri kandırdıkları için bu memleketin bu halde olduğu da bilinmeli, unutulmamalıdır.


    Ve bunların amacının Ardahan ya da diğer 80 vilayet yani ülke değil, kendi öz çıkar ve menfaatleri söz konusudur. Bunu yaparken de her seçim döneminde olduğu gibi bu seçimde de kendilerine birer oyuncak bulup, bugünlerdeki gibi “Dernek, federasyon ve platform” tiyatrolarına devam ederler…



    arşiv haber 11/02/2018 tarihli haber/yorum


    Ardahanlı İTO’ya Aday..


    Bir çok Ardahanlı esnafın üyesi olduğu İstanbul Ticaret Odası seçimleri öncesi aday olduğunu açıklayan Ardahanlı İşadamı Tarkan Kaya 65 nci grupta yarışa katıldı.


    Nisan ayında gerçekleecek olan İstanbul Ticaret Odasını 0’e yakın kişinin oluşturduğu üst yönetim grubuna aday olduğunu açıklayan Ardahan/Göleli İşadamı Tarkan Kaya başta Ardahanlıların olmak üzere grubunda bulunan Bin 272 delegeden oy istediğini açıkladı.


    **Bu Yaşananları Ancak Barış Dili Çözer..


    Cumhurbaşkanı/Başkan Erdoğan’ın da savaş dediği Arfin Operasyonunda devam eden ölümlerin durması ve bölgede oynan oyunların bozulmasının tek ama tek bir yolu var.

    O da yıllardır ortaya konulan yanlış politikalar dolaysıyla gün geçtikçe iyiden iyiye bir birinden ayrılan Türk/Kürt Kardeşliği makasının yeniden ele alınması ve makasın açılan ağzının daha çok kan akıtmadan kapatılmasıdır.

    Bunun içinde Afrin Operasyonu başta olmak üzere ülke içinde ve dışında çatışmalara neden olan adımların geri atılması gerekir.

    Çünkü bu her iki tarafı da yaralayan ve kardeşlik makasını iyiden iyiye geren adımlar atıldıkça başta Amerika olmak üzere bölgede ve ülke üzerinde hesapları olanların oyunlarına geldiğimiz bir gerçektir.

    Sesi sedası çıkmayan ama Türkiye’ye yeni silahlar satan İngiltere’nin ve diğer Avrupa ülkelerinin bu ülke ve bu bölge üzerinde ki hesaplarını bozmanın zamanıdır.

    Bunun içinde barış sürecinde olduğu gibi bu konuda da cesaretle adım atacak olan ve oylarının büyük bölümü Kürtlerde alan Cumhurbaşkanı/Başkan Erdoğan’dır..

    Erdoğan’ın atacağı adımın yanı sıra yaşanan çatışma ve ard arda gelen şehit haberleri ile gün geçtikçe daha çok sarsılan ve yıllardır birlikte yaşadığı, kız alıp verdiği komşusu Kürde diş bileyen Türklerde büyük iş düşmektedir.

    Türklerin kan kanla değil, su ve sulh ile yıkanır diyerek atacakları barış adımı ile ABD, AB ve Rusya’nın oyunlarını bozacak, ülke ve bölge üzerinde ki oyunlarını bozacak, ortadan kaldıramazsa da en azından 30-40 bilemediniz 100 yıl öteleyecektir.

    Bu nedenle Türkler, Kürtler ile barışmalı, onlara başkaları değil kendilerinin kardeş olduğunu anlatacak yeni adımlar atmalı, bu yönde kardeşlik tohumları atmalıdırlar.

    Aksine ölende, ağlayan da, ve gün geçtikçe bir birinden ayrılanda Türk ve Kürt kardeşliği olacak, bir taraftan Kürtlerin yanında olduğunu diğer yandan Türklerle müttefik olduklarını belirtip, her iki halkın göz yaşları ile mutlu olanlar yani biz solcuların yıllardır dost olmadığını belirttiğimiz Amerika başta olmak üzere silahları ile dünyayı kana bulayanlar mutlu olacak, kız kıs gülmeye devam edecekler..

    Bunun önüne geçmek içinde başta sanal ortamda Kürtlere, onuların seçtiklerine, partilerine ve yeddi sülalelerine küfür eden dost, kardeş bildiğimiz Türkler klaviye kahramanlığını bir an önce bir kenara bırakıp, barışa yönelik mesajlar vermekle başlamalı..

    Türk siyasiler Astena yada başka yerlerde değil, Ankara’da, Ardahan’da Kürt siyasiler ile bir araya gelmeli ve kardeşliği yeniden yeşertecek söylemler içine girmeli..

    Televizyon başlarında ellerine aldıkları çubuklarla kaç Kürdün daha öldürüldüğünü anlatanlar bu ülkenin hepimizin olduğunu, komşularımızla savaşı değil, barışı konuşmalıyız demeli ve gündemi germekten kaçmaları gerekli..

    Kürtler de Barzani gibi birilerinin gazına gelmemeli, kardeşliğe yara veren adım ve söylemlerden kaçmalı..

    Yaşananların kendilerinde yaraladığını, zarar verdiğini yüksek sesle söylemeli, dile getirmeli..

    Evet bu anlattıklarımız için zaman geçti mi?

    Hayır..

    Peki bunları yapmak zor mu?

    Hayır..

    Para, pul lazım mı?

    Hayır..

    Sadece barış dilini kullanmak yeter ve artar..

    Haydi bugün yeni haftaya başlarken bu dediklerimiz bir yapalım..

    Yapalım da Cuma gününe kadar bir bakalım, kapalı hava da bulunan bulutların nası olup dağıldığı ve her iki toplum üzerinde güzel günler, güneşlerin doğduğunu hep birlikte görelim..



    **ER MEYDANINA ÇIKMAK YÜREK İSTER..


    **Saffet Kaya Seçime Girmiyor..


    *07/04/2015 Tarihli Haber


    Üç dönem Adahan’da Milletvekilliği yapan Saffet Kaya’nın 4. kez milletvekili olma hayalleri suya mı düşüyor?


    AK Parti’de yer bulmayan Saffet Kaya’nın bağımsız aday olmayacağı ve siyasetten çekilme hazırlığı yaptığı ileri sürüldü.



    CHP, HDP, DSP ve DP’nin adaylarını açıklayıp, seçim startını verdiği şu dakikalarda ‘AK Parti Olmazsa, Bağımsız Adayım’ diyen Saffet Kaya’nın AK Parti’de yer bulamadığı, Bağımsız Aday olmaktan da vazgeçtiği alınan bilgiler arasında oldu.


    Alınan son bilgilere göre AK Parti’nin Kaya’ya beklediği cevabı vermediği, Kaya’nın da Ardahan’a gönderdiği ekibiyle son kez kamuoyu araştırması yaptırdığı ve Ardahan Kamuoyunda ‘AK parti olmadıysa, bağımsız girme’ telkinini alıp, bağımsız aday olmaktan vaz geçtiği alınan bilgiler arasında oldu.


    Sesizliğini koruyan Saffet Kaya’nın bugün mesai bitimi ardından telefonunu kapatıp, tatile çıkacağı alınan diğer bilgiler arasında oldu.

  • YAYLALARDAN SONRA ŞİMDİ DE ARAZİLER SATILACAK…


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    Bu haber aşağıda ki linki kopyalayarak izleyebilirsiniz..


    https://www.youtube.com/watch?v=x_54lQa4WaQ&ab_channel=ArdahanTV


    Daha önce Ardahan’a içme suyu kaynağının bulunduğu Gunzut su yatağına kurulan taş ve kum ocağı gibi birçok tarım alanını taş, altın ocaklarına açan anlayışın devamı olduğu ve son olarak İstanbul’daki değerli arazilerin satışa çıkarıldığı bir zamanda bölge çiftçisinin, hayvan yetiştiricilerinin köy arazisi, yayla olarak kullandığı arazilerin tespit edilip, satılması için çalışma başlatıldı.




    Ardahan il Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Tarımsal Alt Yapı ve Arazi Değerlendirme Şube Müdürlüğü teknik personelleri tarafından 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 13. ve 14. maddeleri kapsamında tarım arazilerine yönelik tarımsal veya tarım dışı amaçlı yapı başvurularını değerlendirmek amacıyla arazi sınıf tespiti ve arazi etüt çalışmaları devam ediyor.


    İnşaat sezonunun kısa sürdüğü Ardahan’da vatandaşların mağduriyet yaşamaması için iklim koşullarının müsaade ettiği her fırsatta il Tarım ve Orman Müdürlüğü tarımsal Alt yapı ve Arazi değerlendirme Şube Müdürlüğü teknik personelleri tarafından arazi sınıf tespiti ve arazi etüt çalışmaları yapılıyor.


    Yaylalar Iğdır’lılara yine satılacak…


    Öte yandan geçtiğimiz gün yapılan toplantıda bu yıl satışa sunulacak yaylalarda belirlendi.


    Başta Posof’ta olmak üzere bölgede bulunan ihtiyaca fazla arazilerin küçükbaş (koyun) hayvancılığı ile bilinen Iğdır’ında aralarında bulunduğu çevre illerdeki hayvan yetiştiricilerine satılmasına karar verilerek, duyuru ardından ihaleye çıkarılmasına karar alındığı öğrenildi.


    MUHTARLAR FIRSATÇI


    OT VE SAMAN SATICILARINI ŞİKAYET ETTİ


    arşiv haber 20/03/2022 tarihli haber/yorum


    Ot ve saman satıcıları Mart ayının soğuk ve yağışlı geçmesini fırsata çevirdi.


    İl dışından Ardahan’a gelen ot ve saman satıcıları Mart ayının soğuk ve kar yağışlı geçmesini fırsata çevirdi. Fırsatçılar ot ve saman fiyatlarına yaklaşık yüzde 250 oranında zam yaptı.


    Bu duruma sessiz kalmayan Kaptanpaşa Mahallesi Muhtarı Efrail Yıldız, Yenimahalle Muhtarı Murat Atacan ve İnönü Mahalle Muhtarı Müjdat Bölük, fırsatçılık yapan ot ve saman satıcıları hakkında Ardahan Defterdarlığına şikayette bulundular.


    Üç muhtarın imzasıyla Defterdarlığa sunulan dilekçede şu ifadelere yer verildi;


    “Güneydoğu bölgesi şehirlerinden Ardahan’a saman ve ot getiren kişiler hiçbir şekilde işgaliye, fatura bedeli ödemeden yüksek fiyatlar üzerinden samanı 2 bin 600 TL’ye otun tonunu da 4 bin TL’ye satarak haksız kazanç elde etmektedirler. Bu kişiler yüksek fiyatlarla saman ve otu satması nedeniyle şehrimizde hayvancılık yapan kişileri mağdur ederek hayvancılığı bitirme noktasına getirmektedirler. Şehrimize ot ve saman getiren şahıslar neye göre fiyat belirlediklerini anlamış değiliz. Bu kişiler sattıkları ot ve saman karşılığında her hangi bir fiş, fatura, irsaliye düzenledikleri de görülmemektedir.


    Bu nedenle şehrimize (Çevre Yolu) ot ve saman getiren kişilerin tespit edilerek yüksek fiyatlar üzerinden ot ve saman sattıklarından haklarında işlem yapılmasını talep ediyoruz”.


    FIRSATÇILAR SAMANADA EL ATTI..


    Memlekete kar yağınca saman fiyatları altın fiyatını geçti.


    Kış mevsiminin uzadığı bölgemizde kuraklık nedeniyle yaşanan hayvan yemi sıkıntısı çiftçiyi zora sokmuştu. İl dışından gelen saman satıcıları 1000 TL ile başladıkları fiyatları 15 gün öncesinde 1700 TL çıkardılar.


    Son yağan kar ve soğuk havayı fırsata çeviren il dışından gelen saman satıcılarından çiftçiye büyük bir darbe daha geldi. Yağan karla birlikte saman fiyatları altın fiyatını geçerek 2500 TL oldu. Bu duruma seyirci kalmanın ötesinde elinden bir şey gelmeyen yaptırım gücü olmayan çiftçi zor durumda.


    Yetkililerden bu konuda duyarlılık bekleyen bölge çiftçisi bu artan fiyatlara devletin yetkili kurumlarının müdahale edip dur demesini bekliyor. Zaten artan üretim maliyetlerinden dolayı tarlasını ekmekte zorlanacak olan çiftçiye hayvanını da beslemekten aciz durumda kalma ile karşı karşıya.


    Çiftçinin gözü kulağı soğuk ve yağışlı havayı fırsata çevirip samana haksız yapılan zamlara dur diyecek yetkililerde.


    HAMİLE KADIN İÇİN SEFERBER OLDULAR..


    Ardahan’ın Göle ilçesinde yolu kar ve tipi dolayısıyla ulaşıma kapanan Kalecik köyünde doğum sancısı başlayan hamile kadın, 112 Acil Sağlık ekibi tarafından hastaneye ulaştırıldı.


    Kapalı köy yollarının ulaşıma açılması için İl Özel İdaresi ekipleri tarafından çalışmalar sürdürülürken, gelen ihbarlar doğrultusunda zor şartlarda ulaşılan hastalar da hastanelere götürülüyor. Ekipler gelen ihbar üzerine yoğun kar ve tipiden dolayı yolu ulaşıma kapanan Göle ilçesine bağlı Kalecik köyünde yaşayan ve doğum sancısı çeken Fadime Aslanoğlu’na ulaşmak için yola çıktı.


    Kar ve tipi nedeniyle yolu kapanan köyün yolu açılarak sağlık ekiplerinin köye ulaşılması sağlandı. Çalışmalar sonucunda köye ulaşan ekipler Aslanoğlu’nu Ardahan Devlet Hastanesine kaldırdı.


    Yollarda mahsur kalanların imdadına ekipler yetişti.


    Ardahan il genelinde etkili olan şiddetli rüzgar, kar yağışı ve tipi nedeniyle bazı yollarda vatandaşlar mahsur kaldı, imdatlarına ekipler yetişti. Araçların bulunduğu yerlerde karla mücadele çalışması yapan ekipler, kar ve tipi nedeniyle yolda mahsur kalan 33 aracı iş makineleri yardımıyla kurtardı.


    İNTERNET İÇİN GÜNEŞİ BEKLEYİN!


    TELEFONUNUZ VE İNTERNETİNİZ ÇALIŞMIYORSA MERAK ETMEYİN GÜNEŞİN ÇIKMASINI BEKLEYİN!


    Damal ilçesine bağlı Otağlı köyünde yaşayan vatandaşlar telefon ve internet kesintileri nedeniyle başvurduğu Telekom’dan aldıkları cevap karşısında şaşkına döndü. Yetkililer “İnternet ve telefon kesintileriniz köyünüzde güneşin çok fazla olmamasından kaynaklı” dediler.


    Ardahan’ın kuzey ilçelerinden Damal’a bağlı 7 köyden biri olan Otağlı köyünde yaşayan vatandaşlar telefon ve internetlerini kullanamadıklarından dert yanıyor. Konu hakkında gazetemizi arayan Otağlı’lar, yaşadıkları sorunları gazetemiz aracılığı ile yetkilere duyurmak istediler. Devlete ait telefon ve internet hizmeti sunan Türk Telekom Şirketinin Otağlı köyünde hizmetlerini aksattığını söyleyen köy halkı, 120 hanelik köylerinde telefon ve internetlerinin haftada bir iki saat çalıştığını iddia ettiler.


    Telefon ve internetin olmadığı köyde en büyük sıkıntı ise köyde hastalarının olması durumunda yaşandığını söyleyen köy halkı; “Köyümüz 100-120 haneden oluşuyor. Bu hanelerin çoğunda yaşlı insanlar yaşıyor. Dolayısıyla birçok sağlık sorunları var. Acil bir durum olduğunda ambulansa yada devletin bir yetkilisine telefon ve internetimiz olmadığı için ulaşamıyoruz. Büyük sıkıntı çekiyoruz. 21. Yüzyılda telefon ve internet kullanamıyoruz. Defalarca durumu Telekom’a bildirmemize rağmen bir sonuç alamadık” dediler.


    Damal’a bağlı Otağlı Köyünde yaşayanların kâbusu haline gelen telefon ve internet kesintisi nedeniyle Ardahan Telekom Müdürlüğüne başvuran köylüler aldıkları cevap karşısında ise şoke oldular.


    Köy sakinleri yaşadıkları sorunun giderilmesi için Telekom’a gittiklerini, yetkililerin “Sizin köyünüzde güneş çok fazla yok. O nedenle telefonlarınız ve internetinizde sorun yaşıyorsunuz. Yazın bir sorununuz kalmaz” cevabı karşısında şaşkına döndüklerini söylediler.


    TRARİHİ TURŞU!


    Ardahan’da yapılan kaçakçılık pes artık dedirtti. Yolcu otobüsünde, turşu bidonuna gizlenmiş sasani ve grek dönemine ait olduğu değerlendirilen 63 sikke ele geçirildi.


    Bir ihbarı değerlendiren Ardahan İl Jandarma Komutanlığı KOM. Şube Müdürlüğü ekipleri, Elazığ’dan şüpheli bir şahsın otobüs ile Ardahan’a tarihi eser getireceği bilgisini aldı.


    Ekipler, kimlik bilgileri tespit edilen şüphelinin içerisinde bulunduğu otobüsü Çamlıçatak Köyü Jandarma kontrol noktasında durdurdu. Otobüsün bagaj kısmında yapılan aramada, şüpheli şahsa ait turşu bidonu içerisine zulalanmış vaziyette sasani ve grek dönemine ait olduğu değerlendirilen 63 adet sikke ele geçirildi.


    Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile ele geçirilen tarihi eserler muhafaza altına alınarak, yakalanan şüpheli hakkında soruşturma devam ediyor.


    FUTBOLCULAR İDMANLARA ÇIKMAMA KARARI ALDI!


    Bölgesel Amatör Lig’de (BAL) mücadele eden Serhat Ardahansporlu futbolcular idmanlara çıkmama kararı aldı. Ödemeler gerçekleşmezse gerekirse kalan maçlara da çıkmayacaklar.


    Serhat Ardahanspor yönetimi vermiş olduğu sözleri yerine getiremeyince futbolculardan boykot geldi. Yaklaşık 2 aydan bu yana ödemelerde sıkıntı yaşayan futbolcular idmanlara çıkmama kararı aldı. Futbolcular eğer hafta sonuna kadar paralarını alamazsa kalan 3 maça da çıkmayacaklar.


    Piyasa değerinin altında asgari ücrete yakın bedellerle takıma katılan futbolcuların sezon başından beri maç başı ve primlerini alamadıkları gibi 2 aydır da hiçbir ödeme alamadıkları öğrenildi.


    2. Bölge 3. Grupta bu sezon 15 maçta 3 galibiyet, 3 beraberlik ve 9 mağlubiyet ile 9 puan toplayan Serhat Ardahanspor 9. sırada bulunuyor. Serhat Ardahanspor sezonun ilk yarısında ilk maça çıkmadığı için 3 puan silme cezası almıştı.


    BAŞKAN KOÇ: “ARDAHAN ÜNİVERSİTESİNİN ŞEHİRDEN KOPUK OLMASI ÜZÜCÜ BİR DURUM”


    Ardahan Üniversitesinin şehirden kopuk olması ve Rektör Prof. Dr. Mehmet Biber’in Ardahanlılara karşı olan tutumu AK Parti Ardahan İl Başkanı Kaan Koç’un da tepkilerine neden oldu.


    AK Parti Ardahan İl Başkanı Kaan Koç, Ardahanlıların Ardahan Üniversitesine yönelik serzenişlerine destek niteliğinde açıklamada bulundu.


    AK Parti Ardahan İl Başkanı Kaan Koç, gazetecilere yaptığı açıklamada; “Cumhurbaşkanımızın her türlü yatırımı yapıp desteği verdiği ve misyon yüklediği, şehrimizin beklentileri olan Ardahan Üniversitesinin içine kapanması, şehirden kopuk olması, yerel unsurlarımızın ( idareci, personel, esnaf vb.) hiçbirini desteklememesi üzücü bir durumdur. Her isteğini gerçekleştirdiğimiz bir kurumdan şehrimizi desteklemesini beklemek en doğal hakkımızdır. Bilinmelidir ki bu konunun takipçisiyiz. Gerekli tedbirleri de alacağız” dedi.


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 81 ilde de üniversite olmalı ve şehirlerimiz kalkınmalı sözü üzerine çok ciddi bir yatırımla Ardahan Üniversitesinin kurulduğunu hatırlatan AK Parti Ardahan İl Başkanı Kaan Koç, “Hükümetimizce bu üniversiteye istedikleri tüm binalar yapılmış sosyal inşaatlar yapılmış tesisler yapılmış istedikleri tüm akademik kadrolar verilmiş idari kadrolar verilmiş işçi kadroları verilmiş ve Türkiye’nin en güzel kampüslerinden birisi Ardahan’a kazandırılmıştır. Üniversiteden ise genel ve yerel olmak üzere beklentiler oluşmuştur. Genel konulara baktığımızda üniversite makale sayıları, Tezler ve akademik çalışmalarla Her yıl bu anlamda ileri sıralara doğru gitmektedir. Bu konuda başarılı olunmuştur. Ancak Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yereli kalkındırma Misyonunu da yüklediği bu kurum İle şehrimiz arasında köprü vazifesi görmesi gereken kişiler ne yazık ki bunu yeterli ölçüde gerçekleştirememiştir. Üniversite sadece bir kampüsten ibaret değildir. Şehrin sembolüdür, Ardahan’ın gözbebeğidir. Cumhurbaşkanımızın her türlü yatırımı yapıp desteği verdiği ve misyon yüklediği, Şehrimizin beklentileri olan bu kurumun içine kapanması, şehirden kopuk olması, yerel unsurlarımızın ( idareci, personel, esnaf vb.) hiçbirini desteklememesi üzücü bir durumdur. Her isteğini gerçekleştirdiğimiz bir kurumdan şehrimizi desteklemesini beklemek en doğal hakkımızdır. Bilinmelidir ki bu konunun takipçisiyiz. Gerekli tedbirleri de alacağız” diye konuştu.



    SU SAMURU NEHİRDE BALIK YERKEN GÖRÜNTÜLENDİ.


    Ardahan’da nesli tükenmekte olan su samuru, Kür Nehrinin buzla kaplı yüzeyinde balıkla beslenirken görüntülendi.


    Yüzeyi buzla kaplı Kür Nehri kenarında yürüyüş yapan vatandaşlar, ülkemizde nesli tükenen veya sayıları hızla azalan yaban hayvanları arasında yer alan su samuruyla karşılaştı. Avladığı balığı yemek için buzu kırıp yüzeye çıkan su samurunu görenler, samurun beslendiği anları cep telefonu kamerasıyla görüntüledi. Su samurunu canlı olarak ilk kez gören vatandaşların şaşkınlığı da kameraya yansıdı.


    ARDAHAN KAZ ETİ TESCİLLENDİ


    Ardahan’ın tescilli lezzetlerine bir yenisi daha eklendi. Ardahan yöresine özgü Ardahan Kaz Eti’ne coğrafi işaret tescil belgesi alındı.


    Ardahan’ın olmazsa olmaz mutfak kültüründe önemli bir yeri olan Kaz eti resmen Ardahan’ın oldu.


    TÜRKGÖZÜ 2 MAYIS’TA AÇILACAK..


    Ardahan Valisi Hüseyin Öner ve yetkililer, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğince (TOBB) Türkgözü Sınır Kapısı’nın modernize çalışmaları nedeniyle kapının yaya geçişlerine uygunluğuyla ilgili inşaat alanında incelemede bulundu.


    Yapılan incelemenin ardından Ardahan Valisi Hüseyin Öner konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Türkgözü Sınır Kapısı’nın, Ülkemizin ve ilimizin Gürcistan üzerinden Orta Asya ve Kafkaslara açılan önemli bir kapısı olduğunu belirterek, “Bu açıdan geçtiğimiz yıllarda yapılan proje ve ihale aşamasının ardından kapının yenilenmesi için yaklaşık 100 milyon liralık ödenekle inşaat çalışmaları başladı ve şuan devam ediyor. Tamamlandığında hem vatandaşlarımıza, hem dışarıdan ülkemize gelecek olan turistlere daha iyi ve daha kaliteli hizmet verecektir. Aynı zamanda Ülkemizin ticari faaliyetlerden elde ettiği katma değerini arttıracaktır. ”dedi.


    Aktaş Sınır Kapısı’nın 5 Mart 2022’de yeniden yolcu geçişine açıldığı hatırlatılan Vali Öner, “Posof Türkgözü Sınır Kapısı ise TOBB, Gümrük ve Turizm İşletmeleri Genel Müdürlüğü (GTİ) tarafından sınır kapısının yeniden modernizasyonu çerçevesinde devam eden inşaat çalışmaları nedeniyle vatandaşlarımız ve ülkemize gelecek olan turistlerin can güvenliği açısından sorun teşkil etmemesi için 2 Mayıs 2022’de yolcu geçişine açılacaktır” ifadeleri kullanıldı.



    İnat Newrozu, Nevroz’u..


    Sabah işe gelmek için çıktığım binada yan yana kalıyor, aynı binaya girerken selamlaşıyor, çıkarken gülümsüyoruz. 


    Bizden çok eşlerimiz daha yakın, daha samimi, çocuklarımız birlikte parkta oynuyorlar.


    Aynı çatı altında, aynı binada huzur içinde yaşarız, hepimiz bir birimizin güvencesi olarak gece rahat uyur, sabah huzur içinde çıkarız evlerimizden.


    Ben, benim gibi yorulan artık kullanmadığım ama satmayıp, hala evimin önünde tuttuğum GAZETECİ isimli arabamı çalıştırırken, onlar selam verip, işlerine giderler.


    Bugünde aynı oldu ama bir fark ile..


    Ben Nevroz için kameramı, fotoğraf makinemi hazırlamış, onlar çelik yeleklerini, coplarını.


    Yine aynı gülümseme, yine selamlaşma.


    Sanki iki tarafta meydan muharebesine gidiyor gibi hazırlıklı, birazda şüpheli.


    Ben gazeteci, onlar polis.


    Yani her zamanki gibi iki tarafta stresli…


    Her iki tarafta aynı binada, aynı evlerde kalmış, aynı suyu içmiş, aynı havayı koklamış olsa da.. Bahar bayramı Newroz’a gidiyoruz, gülüp, halay çekeceğimizi düşündüğümüz ama günlerdir yaşanan gerginlikler dolayısıyla neler olacağını, karşı karşıya gelip gelmeyeceğimizi kara kara düşünürken…


    Evet her yıl tekrarlanan, halaylarla değil, ölümlerle, yaralanmalarla sona eren bir Newroz’a daha giderken bu yaşadıklarım gerçek.



    Aynı çatı altında oturur, aynı suyu birlikte içeriz ama gerek gazetecilikte gerek dünya düşüncesinde hep karşı karşıya gelir, çatışır, birimiz hak ararken, birimiz cop atarız.


    Çünkü biz birbirimize düşmanca bakanlar, aynı ülkede olduğu gibi aynı binada oturmayı bilir, birlikte yaşamayı seçer, eşlerimizin, çocuklarımızın kaynaşmasına müsaade ederiz…


    Birimiz penceremize bayrak asarken, diğerimizin siyasi görüşüne de saygı gösteririz…


    Ama her nedense alanlarda, çarşıda, resmi işlerde hep karşı karşıya gelir, o binadaki barışı unutur, kardeş olmayı değil, düşman olmayı seçeriz…


    Düşünsenize benim gibi aynı binada olmasanız da, yan komşunuz, aynı dolmuşa bindiğiniz, aynı cafe de çay içtiğiniz, aynı lokantanın tabağından yemek yediğinizin biri polis, biri siz değil misiniz?


    Polis olmasa da savcı, hâkim, asker, jandarma, istihbaratçı veya devletin bir memuru değil mi o birlikte yaşamayı seçmiş, aynı evde, aynı binada, aynı ülkede yaşarken yıllardır süren inatlar nedeniyle karşı karşıya geldiğiniz..


    İşte size son inat.. 


    Biri, ‘ben Newroz’u kutlayacağım’ dedi, diğeri, ‘Hayır kutlayamazsın’ dedi..


    Dünde aynı değil miydi, erken olmazsa da, aynı güne bile izin vermiyorlardı… Ve sonuç meydan muhaberesinde karşı karşıya gelip, kan revan içinde kalıp, yaralanıp, ölüp aynı binaya, aynı eve gelip, aynı suyu içtiğimizi hep unuttuk…


    Kim kazanıyor bu yıllardır süren ama çare bulunamayan inatlaşmada, kim kaybediyor bu anlamsız ve de anlaşılmaz inatlaşmada kim?..


    Her iki tarafta kayıp etmiyor mu?


          arşiv haber 17/03/2015 tarihli haberARDAHAN’I ARDAHAN’DA YAŞAYANLAR TEMSİL ETSİN


    CHP Ardahan Adayı Aslangörür’den açıklama..


    2014 yılında yapılan Yerel Seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisinden Belediye Başkan aday adayı da olan Ardahanlı Jeoloji Mühendisi Serhat Aslangörür bu kez de yine aynı partiden Milletvekili aday adayı oldu.


    Uzun yıllardır mesleğini Ardahan’da icra ettiğinin altını çizen Arslangörür “Ardahan’ı Ardahan’da yaşayan, Ardahan’ı bilen, soğuğunu kemiklerinde hissedip, sıcak insanlarıyla iç içe olan insanların temsil etmesinden yanayım. Mesleğimi elime aldığım günden bu yana her şeyimle Ardahan’la, Ardahanlı’larla oldum. Ardahan ve ilçelerindeki hemen hemen bütün esnafı tek tek tanırım. Acaba Ardahan’ı temsil etmeye aday kaç kişi bırakın ilçeleri, merkezdeki kaç tane esnafı tanıyor. Ben seçimden seçime memleketini hatırlayanlardan değilim. Ardahan’da yaşayan biri olarak, aday adaylığımın partimizin genel merkezi tarafından dikkate alınacağını umut ediyorum. Bu doğrultuda da Genel Merkezimizin en doğru kararı vereceğine gönülden inanıyorum” dedi.

    “Bu Adama Güvenin’ sloganı ile yola çıkan Jeoloji Mühendisi Serhat Aslangörür, milletvekilliği adaylığı konusunda da çok umutlu olduğunu sözlerine ekledi.


          arşiv haber 11/12/01/2007 Günlerinin Haberleri 


    www.sonvilayet.net adlı sitemizde günün en son haberlerini okudunuz mu?!..


    www.sonvilayet.net


     




     


     


     



    Aktör mü, Figüran mı?..



     


     



    MİT’in kuruluş yıl dönümü ardından alevlenen yeni tartışmanın ardından düşen uçağın kara kutusuna el koyduğu öne sürülen Amerika’nın Ortadoğu’da gerçekleştirmek istediği Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adım adım uygulanıyor olması başta Türkiye’de olmak üzere bölge ülkelerde paniğe neden olmaya başladı.



     


     



    Gerçi, biz solcuların yıllar önce anlatmaya çalıştığı bu durum dolaysıyla komünist ilan edilip, cezaevlerine, işkence hanelerde süründüğünü de biliyoruz ya neyse burayı bugün sıkışanlar anlasın diyerek geçelim diyorum.



     


     



    Amerika’nın bölgede bulunan ülkelerin başına çektiği çuvallarla göz dağı verdiği bir süreci yaşayan Türkiye’nin MİT aracılığıyla vermek istediği mesajın altında yatan diğer bir gerçek ise yine gelip, Kürt meselesine, akabinde PKK’ye takıldığını yakından izliyoruz.



     


     



    Türkiye’nin her kızdığında sınır operas



    yonu konusunu gündeme getirip, PKK’yi vurma adı altında Kerkük’e sıçrama hesapları, dün yine Bush’un açıklamasıyla engellendi gibi.



     


     



    Ancak, o yaka da gelişenler karşısında bir hayli tedirginleşen ve de bir o kadar da paniklenen Türkiye’nin atacağı adımları ön plana çıkmaktadır. 



    Çünkü, atılacak adımla birlikte uzun süredir huzurlu olan iç politikayı da yeniden alevlendireceği gibi, yeni çatışmaları da kendisiyle beraber getireceği unutulmamalıdır. Bu nedenle Amerika’nın bölgede oynadığı oyunlara gelinmeden ve en önemlisi kardeşi kardeşe kırdırmanın hesabını bozacak politikalar ortaya konulmalıdır.



     


     



    Aksine, Amerika’nın oynamak istediği oyuna ancak ve ancak birer figüran olur kalırız.



    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58



     


     



    İki Çılgın Çıldırlı sınırdan AB’ye girdiler ..



     


     



     




     


     



    Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu olan ve Aktaş sınır kapısının bulunduğu bölgeye komşu olan Çıldır’ın Aşık Şenlik  beldeli iki kafadar, Türkiye’nin yıllardır beklediği AB’ye kendi hazırladıkları iki projeyle girmeyi başardılar.



    Ardahan’ın sınır ilçesi olan Çıldır ilçesine bağlı Aşıkşenlik Beldesinde yıllar önce iş kurmak amacıyla batıya göç eden Necdet Kanbir ve Ufuk Karaçay, bu gün beldelerine iki önemli proje geliştirerek Avrupa Birliğine girdiler.Necdet Kanbir ve Ufuk Karaçay adlı iki Çıldırlı hemşerilerimiz, hayallerini geçekleştirmek için yıllar önce Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı Aşıkşenlik Beldesi’nden  İstanbul’a göç ettiler. İş yapma umuduyla gittikleri metropolde umduklarını bulamayan iki kafadar, doğdukları yere geri döndüler. Necdet Kanbir, baba mesleği olan Un ve Yem fabrikasının başına geçerken, Ufuk Karaçay ise Askeroğlu Süt Sanayi fabrikasını kurdu.İki kafadar kurmuş oldukları iş alanlarını daha iyi geliştirip istihdamı artırmak ve yöremizin geleneksel olarak üretilen ürünlerin endüstriyel boyuta taşımak için Avrupa Birliği hibe fonlarından yararlanmak için proje hazırladılar.İki Çılgın Çıldırlının hazırlamış olduğu projeler Avrupa Birliği Hibe Fonlarından kabul görünce iki Çıldırlı çılgınlar gibi sevindi. Projelerin kabul edilmesiyle Ardahan adına mutlu olduklarını dile getiren Necdet Kanbir ve Ufuk Karaçay, konu hakkında yapmış olduğu açıklamada şöyle konuştular. Un ve Yem fabrikası sahibi Necdet Kanbir, “Ben Gazi Üniversitesi İşletmecilik bölümünü bitirdim. Fabrikamı daha üst düzeye ve Avrupa standartlarına göre hazırlamak, Kafkaslara ve Avrupa ülkelerine daha kaliteli un ve yem satmak amacıyla  Avrupa Birliği Hibe Fonuna, Un ve Yem Fabrikası Modernizasyon ve Kapasite Geliştirme Projemiz 173 Avro tuttu.Bu projenin yarısını biz karşılarken diğer yarısını da Avrupa Birliği hibe fonlarından karşılanacaktır” dedi. 



    Askeroğlu Süt Sanayi fabrikası sahibi Ufuk Karaçay ise yapmış olduğu açıklamada, “Aşıkşenlik Beldemizde 360 metrekare alan üzerinde kapalı, 124 Bin Avro’nun %50’sini ve alt yapısını biz karşılayacağız. Fabrikamı daha üst düzeye ve Avrupa standartlarına göre hazırlamak ve geliştirmek için, Askeroğlu Süt Kapasitesini Geliştirme ve İyileştirme projemiz Avrupa Birliği tarafından kabul edildi. Bizim buradaki amacımız Aşıkşenlik Beldesinde 20/30 aileye iş imkanı sağlamaktır” dedi.   



    Haber ekelme saati: 14.59 – 12/01/2007



    Haber/Foto: Özkan Karakaya/Ardahan



     



    Jandarma karışınca eylem komediye döndü!..



     


     



     




     



    Ardahan’da yaşanan ilginç bir olay gazeteciler ile jandarmanın arasında yarışa dönüştü.



    Alınan bilgilere göre dün gazetecileri arayarak, üretimini yaptıkları sütün ucuza alınmasını ve stopaj paralarının verilmediğini öne sürüp süt dökme eylemi yapacaklarını belirten bir grup Bayramoğlu (Kora) köylünün eylemi jandarma tarafından duyulunca köy resmi ve sivil jandarma ekiplerince ablukaya alındı.



    ***Eylem yapılmadan sonuç verdi!



    Eylemin yapılacağı ve gazetecilerin köye geleceğini duyan jandarmanın köy merkezine giderek kamp kurması ve yapılacak eylemin yasal olmayacağını köylülere bildirmesi üzerine eylemden vazgeçen köylüler yeniden gazetecilere arayarak, ‘Köy’de jandarma var gelmeyin, eylemden vazgeçtik’ demeleri üzerine gazeteciler de, eylem haberini engellenmesine içerlenip, jandarmaya inat olarak köylülere, ‘Biz yola çıktık geliyoruz, jandarma olsun daha iyi haber olur’ diyerek köylülerin gelmeyin çağrısına geliyoruz deyip, ısrar edince köylüler bir birine girdi.



    Eylemin yapılmadan il genelinde günün konusu olması ve köylülerin köy kahvesinde bulunan jandarmanın yanında bir birleriyle , ‘Eylem fikri seninde, Gazetecileri sen çağırdın, o  çağırdı’ tartışmasına girip tartışan köylüleri, eylemi duyup, köye giden jandarmalar tarafından kavgaya dönüşmeden sona erdirildi.



    Haber ekleme saati: 14.15 – 15/01/2007



    Haber: Fakir Yılmaz/Ardahan



    TURBOLU HİZMET ULUSALDA!



     




     



    Bir çok köyünün yol ve suyu olmayan ve bir o kadar da sorunu olan Ardahan’da kaymakamların 4×4 Turbolu lüks, milyarlık araç sevdaları ulusal gazete sayfalarında geniş yer buldu.



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yaptığı ve gazetelerimiz ile sitelerimizde de yayınlanan haberi geniş şekilde veren ulusal gazete BİRGÜN bugünkü sayısında haberi, ‘Ardahan’ın köylerine 4×4’le turbo hizmet!’ başlığıyla ülke gündemine taşıdı.



    Gazetenin altıncı sayfasına manşet olan haberimiz diğer ulusal basının dikkatinde de kaçmazken, Ardahan valisinin Köylere Hizmet Götürme Birliklerine gelir olsun diye makamının emrine olan iki aracı satışa çıkarması, ardından Gümüşpala Kortağ’ın yaptığı haber ardından bu kentte de gündemin birinci sırasına yerleşen, yöneticilerin 4×4 sevdası tartışılmaya devam ediyor.



    Kars İl Genel Meclisi’nin Kars valisinin kendisine almak istediği araca karşı çıkması ve de Kars Eğitim Türk-Eğitim Sen’in Kars Milli Eğitim Müdürünün öğretmenlerin parasıyla aldığı aracı davalık edip, kazanmasıyla yeniden gündeme gelen devletin imkanlarını kendi babalarının imkanı gibi kullanan yöneticilerin yüzünü kızartır mı bilinmez ama kamuoyunda tepkinin ölçüsü ölçülemeyecek derecede yüksek olduğu kesin. 



     


     



    ***TASARUF EDİYORUZ diyen hükümet temsilcileri su-pus!



     


     



    Yaşanan her türlü gelişme karşısında sus-pus olan iktidar temsilcilerinin bu gelişme karşısında da suskunluklarına devam ettiği gözlenirken, hükümetin tasarruf genelgelerinin de devletin yetkilerince hiçe sayıldığı görülmektedir.



     


     



    ***VALİYE RED!..



     


     



    Kars İl Genel Meclisi, Vali Mehmet Ufuk Erden’in araç istemini kabul etmedi.



    İl Genel Meclisi, Vali Mehmet Ufuk Erden’in, Özel İdare’nin bankadaki parasına karşılık promosyon olarak alacağı iki binek otomobilin kendi korumalarına tahsis edilmesini görüşmek üzere toplandı.



    Muzaffer Yağcı Başkanlığı’nda yapılan toplantıda, Vali mehmet Ufuk Erden’in, araçların korumalarına tahsisi konusundaki yazılı talebi okundu. Talep yazısı üzerine söz alan İl Genel Meclisi Üyeleri, araçlara kendilerinin daha fazla gereksinmesi olduğunu belirterek, Vali’nin talebinin reddedilmesini istedi.



    Daha sonra yapılan oylamada, Vali Mehmet Ufuk Erden’in, bankadan promosyon karşılığı olarak Özel İdare bünyesine alınacak olan iki binek otomobilin korumalarına tahsisi talebi oybirliğiyle reddedildi.


     



    Toplantıda, araçların İl Genel Meclisi Üyeleri’ne tahsis edilmesi ve bunun hizmet amaçlı kullanılması kararlaştırıldı. Böylece, Kars tarihinde ilk kez bir Vali’nin talebi reddedilmiş oldu.



     


     



    ***4X4 TEHLİKEDE



     


     



    Türk Eğitim-Sen’in açtığı, personelin maaşı karşılığında bankalardan alınan veya alınacak olan promosyon paralarının en az yüzde 70’inin personele dağıtılması yönündeki dava sonuçlandı. Mahkemenin, sendikanın talebini haklı bulması üzerine, Kars’ta günlerden beridir tartışılan Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 4×4 makam aracının satılması gündeme geldi. Bu arada, Kars’ta önceki yıldan devirle birlikte bulunan 380 milyar liralık promosyon parasının 210 milyarının harcandığı öğrenildi.



    Türk Eğitim-Sen’in açtığı, promosyon paralarının en az yüzde 70’inin çalışanlara dağıtılması, yüzde 30’unun da eğitim gereksinmesi için harcanması yönündeki davanın, sendika lehine sonuçlanması üzerine, Türk Eğitim-Sen Kars Şube Yönetimi, başta 4×4 makam aracı olmak üzere alınan iki aracın durumunu ve kalan paranın ne kadar olduğunu öğrenmek üzere İl Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın’la görüştü. Toplam 380 milyar olan promosyon parasının 210 milyarının harcandığını öğrenen sendika yönetimi şok oldu. 210 milyarın nereye ve hangi amaçla harcandığının listesini isteyen sendika yönetimi, başta 4×4 olmak üzere alınan iki aracın durumunun ne olacağını sordu. Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın ise, söz konusu araçların mahkeme kararından önce alındığını belirterek, bunların satılıp veya satılmaması konusunda Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazacaklarını, buradan gelecek yanıta göre hareket edeceklerini bildirdi. 



    Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, “satılması” konusunda yanıt gelirse, araçlar satılacak ve bekleyen para üzerine eklenerek, yüzde 70’i öğretmenlere ve diğer personele dağıtılacak. 



    Bakanlıktan “satılmasın” yanıtı gelmesi durumunda ise şu anda bankada bekleyen 170 milyarın yüzde 70’ine tekabül eden 117 milyarı öğretmenler ve personele dağıtılacak. Kalanı ise okulların ve milli eğitimin zorunlu harcamaları için kullanılacak.Haber: Gümüşpala Kortağ/Fakir Yilmaz



    **Seçimler öncesi Dernek ve Vakıflarda büyük değişik yaşanıyor ..



    **DERNEK VE VAKIFLAR YİNE SATIŞTA!



    Genel seçimler öncesi bir hayli hareketlenen Ardahan-Kars ve Iğdır dernek ve vakınfların son günlerde hızla yönetim değişikliği yaşaması dikkatlerden kaçmıyor.



    Her seçim bitiminde, başta İstanbul ve Ankara’da olmak üzere bir çok metropolde bulunan dernekleri ve de vakıfları terk eden siyasilerin yeniden dernek ve vakıflara ilgi gösterdiği gözlenirken, bir çok dernek ve vakfın başına aynı isimlerin getirilmesi ise akıllara,  ‘siyaset kurnazları yine devrede, kendilerine başkan dedirtip, aday olma yolunu açma heseplarını getiriyorlar’ fikrini getiriyor.



    **SEÇİMDEN SEÇİME HEMŞEHRİ SEVDALISI OLUYORLAR!



    Seçimden seçime hemşeri sevdalısı kesilip, seçimlerin ardından dernek ve vakıfların kapılarını açmayanların bu tavrı tabandan büyük tepki gelirken, seçimlerin yaklaştığı her süreçte yerlerini bu siyaset kurnazlarına bırakanların, dernek ve vakıfları menfaat karşılığında sattıkları önü sürülmektedir.



    Haber: Fakir Yılmaz/Gazeteci



     



    ARSİAD BAŞKANI GÖKMEN ÇAPAN:



    ‘Bölge özel teşviklerle desteklenmelidir’



     




     



    Gazeteciler günü dolaysıyla matbaamızı ziyaret eden Ardahanlı İş Adamları ve Sanayiciler Derneği Başkanı Gökmen Çapan’dan ilginç açıklamalar geldi. Gazetecilerin zor bir görev üstlendiklerine dikkat çeken ARSİAD Başkan Çapan, bu zorluğun Ardahan gibi yerlerde daha da zor olduğunu iyi bildiklerini, bu nedenle büyük özverilerle gazetecilik yapan tüm basın mensuplarının Gazeteciler Gününü kutladığını söyledi.



    Çapan, bölgede yaşamın gün geçtikçe zorlandığını, bu nedenle bölgenin kalkınmasında büyük rol oynayan basının hükümetler ve kamuoyu üzerinde baskı kurup, bölgeye özel teşvikler sağlanmasını istemelidirler dedi.



    Ardahan’ın her geçen gün hızla boşaldığına dikkat çeken ARSİAD Başkan Gökmen Çapan kendilerinin her plâtformumda buna dikkat çektiklerini belirtirken, hükümetlerin bölgeye özel teşvikler sağlayıp, yaşanan hızlı göçü durdurmamaları halinde nüfusu her geçen gün azalan Ardahan’ın boşaldığını ve göç edenlerin başında bölgede irili ufaklı yatırımları olan işadamlarının olduğunu söyledi. Açılacağı söylenen fakültenin bir an önce açılması gerektiğine de dikkat çeken Çapan, bölgede uygulanacak olan teşviklerle kış ve yayla turizmine destek verilmesi gerektiğine belirtirken, sınır ticareti, doğal gaz, köylerin yol ve su sorunun çözümü gibi bir çok önemli soruna bir an önce el atılması gerektiğini söyledi.



    Yaklaşık bir yıldır başında bulunduğu ARSİAD’ın bunların gerçekleşmesi için sürekli olarak kamuoyu oluşturmaya ve hükümetler üzerinde baskı kurmaya çalıştığına da dikkat çeken Gökmen Çapan, bu yönde hazırladıkları projeleri bağlı bulundukları diğer işadamı dernekleriyle birlikte siyasilere ve de kamuoyuna sunduklarını ve gerçekleşmesine uğraş verdiklerini sözlerine ekledi.



    Haber ekleme saati: 11.54 – 12/01/2007-Haber: www.sonvilayet.net



     


     



    ARDAHAN GÖÇE TEŞVİK EDİLİYOR!



     


     



     




     


     



    Ardahan piyasalarında yaşanan ekonomik durgunluk Kurban Bayramı sonrası da devam etti.



    Aylardır piyasalarda yaşanan durgunluk kurban bayramı sonrası atlatılır hesapları yapılırken beklenen olmadı. 



    Ardahan esnafı çoğu gün siftah yapamadan kepenk kapatırken işyeri masraflarının zor çıkardığını belertiyorlar. 



    ***Durgunluğun sebebi esnafın küçük olması



    Ardahan’da her dönem yaşanan durgunluğun başında esnafın ve iş adamların küçük sermayelerle iş yapmasından kaynaklanıyor.



    Ardahan’da en büyük yatırımlar kamu tarafından yapılırken bu işleri genelde il dışından gelen müteahhit firmalar alıyor.  Yabancı firmalar yaptıkları çalışmalarda kullandıkları malzemelerin büyük bölümünü de il dışından temin edince  Ardahan piyasalarına yansıması gereken para şehirden çıkıyor. 



    Yakın zamanda yapılan KÖY-DES ihaleleri ise bu durumu daha açık bir şekilde gösteriliyor. 19 Trilyonun üzerinde ki ihalenin yapıldığı Ardahan’da, işleri alan firmalar akaryakıtlarını bile il dışından getirdiler. Ardahan’da bıraktıkları tek para ise bakkallardan yaptıkları alışveriş oldu. Onun da bir çoğunu ödemediklerini duyuyoruz..



    ***Ardahan Memur maaşı ile geçiniyor. 



    Türkiye’nin en küçük ili olan Ardahan’da ekonomik sorunlar hat safhaya ulaşırken  esnaf ise memur maaşlarıyla ayakta duruyor.



     Ardahan’da faaliyet gösteren esnafların geneli işlerinin sadece maaş günlerinde iyi oldukları belirtiyorlar. Ocak-Şubat ayları işlerin en durgun olduğu zaman olduğunu belirten esnaflar bu aylarda havanın soğuk olmasının insanları evlerine kapattığını bu yüzden de kimsenin harcama yapmadığını belirttiler.



    ***Sorunu hükümet çözer..



    Ardahanlının sürekli sıkıntı yaşaması insanları zoraki bir göçe zorluyor. Ekonomik durumu iyi olanlar daha fazla büyümek, iyi olmayanlar ise iş bulmak umudu ile  başka şehirlere göç ediyorlar. 50 yılı aşkın bir zamandır devam eden bu göç Ardahan’da telafisi mümkün olmayan zararlar verdi.



    Ardahan’ın  gelişmesi ve kendi iş gücüyle ayakta durması için hükümet bazında bölgesel bir ekonomi programı uygulanması uzun yıllardan beri dile getirilerken bu yönde bir çalışma yapılamaması Ardahan’ı her gün sefalete sürüklüyor.



     Ak Parti Hükümeti tarafından çıkarılan ve 11 ili kapsayan teşvik yasası ilk başta sorunları çözer gibi görünse de daha sonra bu illerin sayısı 35 in üzerine çıkması yatırımcıları daha avantajlı illere çekti. 11 geri kalmış ilin karşısında Düzce, Aydın, Afyan, Adıyaman, Burdur gibi büyük şehirlere yakın illerin teşvik kapsamına girmesi bir anda yatırımcıları bu bölgelere çekerek bu şehirleri sanayi bölgesi haline getirdi. Ardahan gibi -30 derece soğuk altında yaşayan iller ise bu teşviklerden yararlanamadı.



    Ardahan ve Ardahan gibi illerin  gelişmesi için hükümet bazında ciddi bir çalışma yapılması gerektiğini belirten ekonomistler  Ardahan ile Düzce’ye aynı ekonomik programı uygulamanın Ardahan’daki insanları o bölgelere göç etmeye zorlamak olduğu dile getiriyorlar.



    Haber/Yorum: Bülent Kılıç



     


     



    Kurtkale bölgesi muhtarlarından cevap geldi..



     


     



    Bize kimse onu söyleyemez, söylememiştir de ..



     



     


     



     




     


     



    Geçtiğimiz günler içinde Ardahan’a gelerek Çıldır’ın Kurtkale bölgesi köylerini gezen CHP Ardahan Milletvekili ile köy muhtarlarının Kurtkale’de seçim pazarlığı yaptıkları haberine bölge muhtarlarından açıklama geldi.



    Toplantının olduğunu, tartışmanın yaşandığını belirten bölge köyleri muhtarları, yaşanan tartışma da gazete haberinde geçtiği gibi bir söz söylenmediğini, söylenemeyeceğini belirtirlerken,kendilerinin bu yönde ki haklı talebinin CHP’lilere olduğu gibi her partiye olduğuna da dikkat çektiler.



    Biz onlar gibi siyasetçi olsaydık bugün Ensar’ın, yarında başkalarının arabasına biner, her seçim döneminde başka partili olurduk diyen Kurtkale bölgesi köylerinin muhtarları, bizler bölgenin sorunlarını dile getirecek, sorunlarını merkeze taşıyacak bir adayın da bölge köylerinde olmasını istedik. İstiyoruz da. Bu bizim en doğal hakkımız. Çünkü bölge yıllardır göz ardı edildiği gibi bu gibi kişilerin bölgeyi ve bölge insanlarını aşağılamış ve hakaret etmiştir. Biz onlar gibi dönek olsaydık bugün sınırını beklediğimiz ülkenin en popüler siyasetçisi olurduk. Ki buna benzer bir çok isim bugün meclislerdedir. Ama biz dik durup, onurlu bir şekilde sınırımızı koruduğumuz gibi fikrimizi, görüşümüzü, seçim dönemlerinde  öyle bir arabadan inip, diğerine binmeden bugüne kadar taşıdık dediler.



    Konu hakkında bir açıklama yapan Sabaholdu (Gotas) köyü Muhtarı Binali Kaya, gazetede haber konusun olan olay günü kendisi ve muhtar arkadaşları bu konuyu açıklarını ve halkında bu yönde ki talebimize büyük destek verdiğini, ancak öyle gazete bahs edildiği gibi kimsenin bir şey söylemediği gibi, söyleyemeyeceğini belirtti.



    Biz gazeteye gelip, bu açıklamayı yapanın kim olduğunu ortaya çıkıp kendisini açıklasın. Kaldı ki böyle bir söz ve kelime kullanılmadı. Kullanılamazda.



     Bunu söyleyenleri kınıyor, yapılacak ilk seçimde buna gereken cevabın oylarımızla verileceğinin bilinmesini, çünkü biz bu haklı talebimizi yaparken onurumuz ve şerefimizle temiz siyaset yapması gerekenlerin aday olmasını istedik. Bu talep sadece CHP’ye değil tüm partilere yapılmakta. Bunu yapanların da sadece biz muhtarlar değil, bölge halkı olduğunu sözlerine ekledi.



    Öte yandan gazetemizi telefonla arayan Kurtkale köyü muhtarı Yaşar Bingöl,’o toplantıda ağızlarını açıp, fikir söyleyemeyenlerin gazetelere gidip, hava atmalarına şaşırdım. Halbuki orada böyle bir söz söylenmemiş, aksine bölgenin talebi karşısında başta vekil olmak üzere tüm CHP’liler susup, yutkunmuşturlar. Çünkü, bölgeye her seçim döneminde gelerek, bugüne kadar talepsiz oy alıp gidiyordular, buna alışmıştılar. Bundan sonra yok öyle gel oyu al git ve bölgeyi unut. Bizim talebimiz bölgeyi temsil edecek bir isimin bölgeden seçilmesidir.’ dedi.



    Sabaholdu ve Kurtkale köylerinin muhtarları gibi Baltalı (Tatlet) köy muhtarı Başar Vural’da iki muhtarın açıklamalarına katıldığını, CHP’lilerin böyle bir açıklama yapmasını kınadıklarını ve üzüldüklerini dile getirirken, bunun kendilerinin değil CHP’nin kaybı olduğunu sözlerine ekledi.



    Haber ekleme saati: 10.01-12/01/2007



    Haber: www.sonvilayet.net Foto: www.kurtkale.com



    Bir iğne sonucu Hayatı kararan Filiz yeniden yeşermek isityor!



     


     



     




     


     



    Ardahan’ın Göle ilçesinde bebekken yanlış iğne yapılan Filiz Gültekin (21) zor şartlar altında hayatını sürdürmeye çalışıyor.



    Göle’nin Salimbey mahallesinde yıkık bir evde hayatını sürdüren Filiz Gültekin, bebekken aşırı şekilde ağlaması üzerine annesi tarafından doktora götürülmesiyle birlikte zor bir yaşama adım atmış oldu. Yanlış iğne vurulması sonucu belinden aşağı felç olan Filiz’in beyin fonksiyonları da zayıflamış.



    Doktorların fizik tedavi ile tekrar yürütülebileceğini söyledikleri Filiz Gültekin maddi imkansızlıklar dolaysıyla 21 yaşına gelmesine rağmen tedavi edilememenin sıkıntısını yaşıyor.



    Çocukluğundan beri elleri üzerinde yürümeye çalışan Gültekin ailesinin sekiz kardeşinden biri olan Filiz kendisine uzatılacak ve hayata yeniden bağlayacak bir yardım elini bekliyor.



    Şu anda babası ve abisi ile birlikte kalan Filiz babasının emekli maaşiyle geçinmeye çalışan aileye kaymakamlık ve komşuları yardımcı oluyor.



    Annasi ölünde Filiz’e bakması için iki kez evlenen baba Cemil Gültekin eşlerinin ailesini terk edip gitmesi üzerine ailenin bakımını kendisinin yaptığını söylerken, 21 yaşında ki Filiz kızının yeniden filizlenmesi için yardım severlerden destek beklediğini söyledi.



    Haber ekleme saati: 09.28 – 12/01/2007



    Haber/Foto: Tuğba Yılmaz/Göle



    EVLER KAR ALTINDA KALDI!..



     


     



     




     


     



    Ardahan’a komşu olan Artvin iline bağlı Şavşat ilçesinin Sahara dağında bulunan yayla evleri kar altında kaldı.



    Ağır kış şartlarının yaşandığı bölgede yağan kar ardından gelen tipinin yayla evlerini adeta teslim aldığı gözlenirken, aynı bölgede bulunan ve Ardahan’ı Karadeniz’e bağlayan Sahara karayolunda Karayolları ekiplerinin karla büyük mücadelesi dikkat çekiyor.



    ***KAR SAVAŞÇILARI GÖREV BAŞINDA!



    Kış aylarında karayollarında yaşanan sorunlardan sürücüler büyük ölçüde etkilenirken yolları açık tutmak için karayolları ekipleri gece gündüz demeden çalışıyorlar.



    Yazın yol yapım ve bakım  işlerinde kışın ise karla mücadele de karayolları ekipleri   gece gündüz demeden  24 saat bakım evlerinde yolda kalan vatandaşların yardımına koşuyorlar. 



    Ardahan merkezde bulunan Karayolları 126. Şube Şefliği ekipleri kışın gelmesi ile birlikte, zorlu bir çalışma maratonunun startını günler öncesinde verdiler. 



    Karayolları 126. Şube Şefliği kendi sınırlarındaki yollarda karla mücadelesini, 50 kişilik çalışma ekibi, 10 kamyon, 5 greyder, 3 rotatif ve 2 yükleyici araçla gece gündüz demeden etkili kar yağışları, fırtına ve tipiye karşı veriyor. 



    126. Şube Şefliği sınırlarında en yüksek rakıma sahip Ardahan-Şavşat Karayolu’nun Sahara Mevkii bu yıl 6 kez ulaşıma kapandı. Karayollarının en yüksek kesimini oluşturan Ardahan-Şavşat Karayolu’nun Sahara Bakım Evi sorumlusu Katip Ayık, Ardahan-Şavşat Karayolunun Karadeniz’den gelen fırtınalardan etkilendiğini belirterek, her fırtına sonrası yol birkaç saat içerisinde ulaşıma kapanıyor. Görüş açısı olduğu zaman yol açma çalışması hemen başlar ve yol ulaşıma açık tutulmak için sürekli çalışılır. 



    ***En büyük sorun dikkatsiz sürücüler ..



    Uyarılara uymayan sürücülerin çok sorun yarattığını belirten Ayık; Kış aylarında yola çıkanlar bu yolun sürekli riskli olduğunu biliyorlar, ama çoğu zaman fırtınaya aldırış etmeden yola çıkan vatandaşlar Sahara Mevkiinde yolda kalıyorlar, buda bizim işimizi zorlaştırıyor. Görüş açısı hiç olmadığı günlerde yolda kalan vatandaşları kurtarmak için çalışma yapıyoruz. Bu çalışmalar bizim açımızdan da çok zor oluyor her an yoldan düşme tehlikemiz var. Bunun için havanın kötü olduğu günlerde sürücülerin yol durumunu öğrenmeden yola çıkmamasını tavsiye ediyoruz. Kötü havlarda yola çıkanlar hem kendilerini hem de kurtarma ekiplerinin hayatlarını riske atıyorlar. dedi.



    Haber ekleme saati: 09.09-12/01/2007



    Haber: Fakr Yilmaz Foto: GünayNuh



    Taktıkları milyarlık kameralarda işe yaramadı!



     


     



    KİMİ İZLİYORSUNUZ?



     



     


     



     


     



     




     


     



    Hırsızlıkları önleyeceğiz deyilerek Ardahan’ın Göle ilçesinin caddelerine takılan milyarlık kameralara rağmen ilçede hırsızlıklar devam ediyor.



     


     



    Bir çok tartışmaya nedens olan kameraları aşan hırsızlar son günlerde yine kolları sıvarlarken, vatandaşlar, ilçe merkezine takılan milyarlık kameralarla kimin izlediğini soruyor.



     


     



    Hırsızlıkların önüne geçeceğiz denilerek alınan kameraların bile işe yaramadığı Göle’de son olarak iki hırsızlık olayı daha yaşandı.



     


     



    Göle Salimbey mahallesinde bulunan Hasan Eryıldırım’ın evine giren hırsızlar evin uydu cihazını çalarlarken,. Geçen günde yine aynı mahallede bulunan Selim Karakula(ın odunluğuna giren hırsız yada hırsızlar 13 torba kömü çaldıkarı öğrenildi.



    Göle’de kalaycılık yapan Hasan Eryılıdırım “önceki günlerde komşumun odunluğuna giren hırsızlar, bugün de benim evime girdiler.



     


     



    Bu nasıl iş, Halbu ki kaymakam beg hırsızlıkları önleyeceğiz diyerek ilçenin her tarafına kamera taktırmıştı. Peki bu memlekette polis ne iş yapar?’ diye sormadan edemedi.Haber ekleme saati: 11.37 -11/01/2007



     


     



    Haber: www.sonvilayet.net



     


     



    Haber/Foto: www.sonvilayet.net



     


     



    Öğüt’den Vekillere makam aracı talebi



     


     



     


     



     




     


     



    CHP Milletvekili Öğüt hem seçmenle konuşup hem araç kullanan vekillerin risk altında olduğunu belirterek özelleştirmeyle açığa çıkan araç ve şoförlerin vekillere tahsisini istedi.



     


     



    CHP’li Nezir Büyükcengiz’in ölümü milletvekillerine makam aracı ve şoför tahsisini yeniden gündeme taşıdı. Bir süre önce kaza geçirerek aylarca omuzluk askısıyla dolaşan CHP Ardahan Milletvekili Esnar Öğüt, Büyükcengiz’in ölümünün ardından şoför ve araba isteğini tekrarladı. Öğüt vekillerin hem cep telefonuyla seçmenle görüşüp iş takibi yaptığı, hem de araba kullanmak zorunda kaldığı için büyük risk altına girdiğini söyledi.



     


     



    Milletvekillerine özelleştirmeden açığa çıkan şoför ve makam arabalarının tahsis edilmesi önerisini getiren Öğüt ‘Meclis Başkanı Sayın Bülent Arınç bu durumu göz önünde bulundurarak milletvekillerine araba ve şoför tahsisi yapmalı’ dedi.



     


     



    Ardahan’da geçirdiği kazada aracıyla dört takla atan ve bir kaç kırıkla ucuz kurtulan Ensar Öğüt milletvekillerinin can güvenliği için bunun gerekli olduğunu vurguladı.



     


     



    Öğüt, şöyle konuştu: ‘Özelleştirmeden açığa çıkan birçok şoför var. Bunlar maaş alıp oturuyorlar. Yine özelleştirmeden dolayı açığa çıkan ve çürümeye terk edilmiş yüzlerce araba var. Bunlar milletvekillerine tahsis edilebilir. Hem de hiçbir bir para gerekmeden. Ayrıca tasarruf da sağlanmış olur. Çoğu kez arabayı kendimiz kullanıyoruz, bir yandan da seçmenin istekleriyle uğraşıyoruz. Bir hastane işi için 4-5 yeri aramak gerekiyor. Meclis Başkanı’yla görüşerek bunu gündeme getireceğim. Bütçeden ekstra paraya da gerek yok. Tadilat ve tamiratlara o kadar para veriliyor. Milletvekillerinin can güvenliği konusunu da önemsemek gerekli.’Haber ekleme saati: 11.29-11/01/2007



     


     



    Haber/Foto: www.sonvilayet.net



     


     



    KARSTAN HABERLER..



     


     



    ***AKP BORAZANCISI BÜROKRAT



     


     



    Milli Eğitim Bakanlığı’nın ARGE çalışmaları kapsamında okul idarecilerine yönelik bilgilendirme ve değerlendirme Toplantısı için Kars’a gelen Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğrenim Burs ve Yurtlar Dairesi Başkanı Halis Koyuncuoğlu, AKP  borazancılığı yapıyor. 



    Dün Kültür Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen ve okul idarecilerinin katıldığı toplantıda konuşan Koyuncuoğlu’nun AKP mitingindeymiş gibi konuşması dikkat çekti.



    Konuşmasında AKP’nin iktidar olduğu zamana kadar Milli Eğitim’de bir şey yapılmadığını ve her şeyin 4 yıllık bu iktidar döneminde yapıldığını söylemesi, toplantıya katılanlar arasında şaşkınlık yarattı.



    Koyuncuoğlu’nun konuşmasıyla kendilerini adeta AKP mitingindeymiş gibi hissettiklerini ifade eden eğitimciler, “Son dört yılda bu iktidarın yaptıklarının, Cumhuriyet tarihi boyunca yapılmadığını söylemek, bir bürokrata düşmez. Eğer bu bürokrat AKP’den milletvekili adayı olmayı düşünüyorsa, o zaman görevinden istifa edip, siyasete girsin.” dediler.



    Eğitimciler, “Bizler, Milli Eğitimle ilgili bir toplantı için çağrılmıştık. Ama, kendimizi bir anda AKP’nin toplantısında bulduk. Toplantıya Ankara’dan gelip katılan Daire Başkanı Koyuncuoğlu, toplantının amacıyla ilgili bilgi vereceğine AKP iktidarının icraatlarını anlattı. Adeta AKP’nin reklamını yaptı.” diye konuştular.



    Daire Başkanı Koyuncuoğlu’nun konuşması karşısında şaşırdıklarını ifade eden çok sayıda eğitimci, önce toplantıyı terk etmeyi düşündüklerini belirterek, “Ancak, hakkımızda işlem yapılacağı endişesiyle mecburen sonuna kadar dinlemek zorunda kaldık. Çünkü biliyoruz ki, bu iktidar döneminde iktidarın propagandasını yapmak serbest, ama propagandayı dinlememek suçtur.” dediler.



     


     



    ***KAŞININ ÜZERİNDE KARA VAR’ CEZASI



     


     



    Kars’ta trafiğin plakaya ceza kesmesi sürücüleri çileden çıkardı. Sürücüler, plakaya ceza kesme uygulamasından vazgeçilmesini istediler.



    Kars’ta tarihin en yoğun trafik cezasının kesildiği bildirildi. Sürücüler, hemen her gün trafik cezası kesilen araç olduğunu kaydederek, “Kavşağa 5 metre kala park edildiği için bile ceza kesiliyor. Kars’ın cadde genişliği ve uzunluğu kapasitesi belli değil mi?” diye sordular.



    Daha çok plakaya ceza kesilmesi uygulamasından yakınan sürücüler, “Önceki yıllarda trafik polisi, sürücünün yüzüne karşı ceza keserdi. Şimdi artık o uygulama kalkmış. Bir bakıyoruz ki, aracımıza ceza kesilmiş. Nerde ne yapmışız, hangi hatayı işlemişiz bilmiyoruz.” dediler.



    Yeni bütçede trafik cezalarına ağırlıklı yer ayrıldığını, bunun için yoğun bir cezai işleme gidildiğini ileri süren sürücüler, “Belli ki talimatla ceza kesiliyor. Eğer böyle olmazsa plakaya ceza kesilir mi? Artık öyle bir durumdayız ki, neredeyse ‘kaşının üzerinde kara var’ denilip ceza kesilecek. Bu resmen soygun.” diye konuştular.



    İllerdeki araba sayısına göre, en fazla trafik cezasının Kars’ta uygulandığını da idda eden sürücüler, “Yetkililerden biraz daha esnek davranmalarını ve plakaya ceza kesme uygulamasının kaldırılmasını istiyoruz. Bu isterken de Kars’ın ekonomik yapısının gözönünde bulundurulmasını bekliyoruz. Çünkü, geri kalmış Kars’ta yaşam şartları oldukça ağırdır. Buna bir de trafik cezaları işlendiğinde altından kalkılmaz bir yük altına girmiş oluyoruz.” dediler.



     


     



    ***BORÇLUYA SON UYARI



     


     



    AKP Kars Milletvekili Selahaddin Beyribey, Tarım Kredi Kooperatif borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik çıkartılan aftan en az Kars’ın yararlandığını bildirdi. Kars’ta 3 bin 500 çiftçinin Tarım Kredi Kooperatifleri’ne borcu bulunduğunu ifade eden Beyribey, bunlardan ancak 500’ünün borçlarının yeniden yapılandırılması için başvuruda bulunduğunu belirtti. 



    Yeniden yapılandırma için verilen sürenin 31 Aralık 2006 günü dolduğunu, ancak yapılan girişimler sonucu bu sürenin bu hafta sonuna kadar uzatıldığını vurgulayan Beyribey, “Yeniden yapılandırma, ödeme güçlüğü içinde bulunan özellikle Kars için önemli bir fırsattı. Çünkü, yeniden yapılandırma için başvuruda bulunanların borçlarından yüzde 45 indirim uygulanacağı gibi, kalanı da taksitlendiriliyor.” dedi.



    Yeniden yapılandırmadan yararlanmayanların Doğrudan Gelir Desteği gibi teşviklerden yararlanamayacağını ve borçlarının katlanarak artacağını dile getiren Beyribey, “Hemşehrilerimiz eğer bu hafta sonuna kadar yeniden yapılandırma için Tarım Kredi Kooperatifleri’ne başvurmazsa, borçları katlanarak artacağı gibi, hem icralık olacaklar, hem de hiç bir teşvikten yararlanamayacaklar. Bunun için bu haftayı iyi değerlendirmeleri gerekmektedir.” diye konuştu.



    Hemen hemen bütün illerde borçlu olan çiftçinin ağırlıklı olarak Tarım Kredi Kooperatifleri’ne başvuruda bulunarak yeniden yapılandırmadan yararlandıklarını altını çizen AKP Kars Milletvekili Selahaddin Beyribey, şunları söyledi:



    “En çok borçlu Kars’tan olduğu halde, en az başvuru da Kars’tan olmuş. Bu üzücü bir olaydır. Hemşehrilerimiz bu fırsatı neden değerlendirmiyorlar? Halbuki borçlarını, yeniden yapılandırmadan yararlanarak, Doğrudan Gelir Desteği gibi teşviklerle rahat ödeyebilecekler.  Eğer yeniden yapılandırmadan yararlanmazlarsa sıkıntı çekerler. Bunun için borçlu hemşehrilerimiz ellerini çabuk tutup, bu hafta sonuna kadar bu haktan yararlansınlar. Yeniden yapılandırmadan yararlananların borçları yüzde 45 indirileceği gibi, kalan kısmı da taksitlendirilecek.”



     


     



    ***Eğitim-iş Kars Şube Başkanı Ersin Özbey ;



    ŞİDDETE DUR DENİLMELİ VE AYDINLIK YARINLARA SAHİP ÇIKILMALIDIR



     


     



    Son dönemlerde artan şiddet olaylarına tepkiler büyürken bir tepkide Eğitim-İş Kars Şube Başkanı Ersin Özbey’den geldi.Özbey, okullarımızda ve sokaklarda şiddetin hızla arttığı, çocuklarımızın ve insanlarımızın sokağa çıkma korkusu yaşadığı, can güvenliğimizin kalmadığı, töre cinayetlerinin olağan hale geldiğini vurğulayan Özbey, Emeği ile geçinmeye çalışan memur, işçi, köylü, esnaf ve emekli gibi toplumun geniş kesimlerinin aleyhine her gün yeni yasal düzenlemelerin yapıldığını söyledi.Özbey açıklamasında ayrıca, Yoksulluğun, yolsuzluğun ve gelir dağılımı adaletsizliğinin en üst düzeye çıktığı, ülkemiz yer altı ve yer üstü kaynaklarının bir avuç mutlu azınlığa peşkeş çekildiği; içinde bulunduğu sıkıntılardan dolayı demokratik tepkisini dile getiren insanlarımıza hakaret edildiği, azarlandığını, Ülkemizi yöneten AKP iktidarının kendi siyasal yandaşlarını yasa ve kural dışı yöntemlerle bütün kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirdiği, bu kadrolaşmaları yaparken İmam Hatip Lisesi, İlahiyat Fakültesi mezunları ve din kültürü öğretmenlerinin tercih edildiği, tarikat ve cemaat liderlerinin referans alındığı ve belirleyici olduğu; sadece son bir yılda 650 Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin kurum değişikliği ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın önemli kademelerine getirildiğini belirterek,Kendi varlıklarının temeli olan hukuk sistemini bin yıllar öncesine döndürmeye çalışan zihniyetin temsilcilerinin, yargıyı siyasallaştırmaya çalıştığı,Cumhuriyetimizle özdeşleşmiş kurumlarımızın ve sanayi kuruluşlarımızın özelleştirme adı altında yabancı ve onların yerli iş birlikçilerine pazarlandığı ve yağmalandığı;Ulusal sınırlarımızın, bağımsızlığımızın ve cumhuriyetimizin tapusu olan Lozan Antlaşmasının tartışılır hale geldiği, değişik platformlarda ülkemiz ile ilgili yeni haritaların gösterildiğini söyleyen Özbey açıklamasına şöyle devam ett. Kuruluşuna, onurlu ve şerefli bir duruşu dayanak etmiş olan Türkiye Cumhuriyetini bugün yönetmekte olan siyasal iktidarın, ekonomik anlamda Dünya Bankası ve IMF’nin, siyasal anlamda AB ve ABD’nin tüm dayatmalarına sessiz kaldığı bir süreçten geçmekteyiz. Ulusumuzun, çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için kaygıları, umutları, hedefleri, coşkuları ve sevinçleri aynı veya yakın olan; bu tehdit ve tehlikelere karşı bir arada, omuz omuza, daha güçlü durabilme ve kararlılığımızı ortaya koyabilme bilincinde davranan ve “TEHLİKENİN FARKINDA OLANLARI”, emeğimize, demokrasimize, cumhuriyetimize, ulusal bağımsızlığımıza ve ulusal bütünlüğümüze sahip çıkmak için birlikte davranmaya ve güçlerimizi birleştirmeye çağırıyoruz dedi.



    HABER / SERHAT ERYOLCU / KARS



     


     



    Ardahan’lı Saddam 



    ulusal gezetelerde..



     


     



     


     



     




     


     



    Bir süre önce idam edilen ve idamı tartışmalara neden olan eski Irak lideri Saddam Hüseyin’in isim adaşı Ardahan’lı Saddam bugün kü ulusal gazetelerde geniş yer buldu.



     


     



    Gazetemiz Muhabiri Barış Yıldırım’ın kendisiyle yaptığı röportajdan sonra bir kez daha gündeme gelen Ardahan’lı Saddam’la görüşen Anadolu Ajansı  Ardahan Muhaberi Günay Nuh’un haberi bugünkü bir çok ulusal gazetede yer aldı.



     


     



    “Bu da Ardahan’lı Saddam” başlığıyla bir çok ulusal gazetede yer alan Ardahanlı Saddam Doğu Yılmaz ile çıkan haber şöyle; ‘Ardahan’da Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin’in ismini taşıyan lise öğrencisi Saddam Doğu Yılmaz, isminden memnun olduğunu söyledi.



     


     



    Ardahan Lisesi 11. sınıfta öğrenim gören 16 yaşındaki Saddam Doğu Yılmaz’ın ismi, birinci Körfez Savaşı sırasında dedesi tarafından konulmuş. Arkadaşlarının, ismini değiştirmesi için mahkemeye başvurması yönünde telkinleri olduğunu ifade eden Saddam Doğu Yılmaz, “İsmim eskiden de ilgi çekiyordu ama Saddam Hüseyin’in asılmasından sonra daha fazla ilgi çekmeye başladı. 2004 yılında da yurtdışına çıkışımda ismim hava limanındaki güvenlik elemanlarının dikkatini çekmişti. Ama tüm telkinlere rağmen ben ismimden memnunum ve değiştirmeyi düşünmüyorum” dedi.



    Haber ekleme saati: 10.30 – 11/01/2007



     


         Haber: www.sonvilayet.net-Foto: Günay Nuh



     


     



    Göleli Sadrettin Özen 



    İstanbul’da vefat etti



     



     


     



     


     



     




     


     



    Ardahan’ın Göle ilçeli genç hemşerimiz Sadrettin Özen (40) geçtiğimiz günlerde İstanbul’da geçirdiği tarfik kazası sonucu ağır yaralanıp, koma halinde kaldırıldığı hastenede vefat etti.



    Alınan bilgilere göre, İstanbul’da çalıştığı işyerinde geri geri gelen yük kamyonun duvara sıkıştırdığı Sadrettin Özen ağır yaralı olarak yattığı hastanede 22 gündür koma halinde yaşatılmaya çalışılıyordu.



     


     



    Tüm çabalara karşın komadan çıkarılıp, kurtarılamayan  Özen geçtiğimiz gün vefat etti.



    Dün, İstanbul/Esenyurt Beldesi Sonevler camisinde kılınan ikindi namazından sonra toprağa verilen Özen’in cenasesine bir çok yakını ve Göleli hemşerisikatıldılar.



     


     



    ***Gölspor’lu Gökan’da Gölespor gibi yardım bekliyor!



     


     



    Bir süre önce bitin Ardahan 1. Amatör Lig Şampiyonu Göle Belediyespor futbol takımı Ardaühan’ı temsil edeceği 3. Lig Amatör Maçları öncesi maddi ve manevi sıkıntı yaşadığı bir saüreçte, geçtiğimiz yılın sonlarında geçirmiş olduğu trafikkazası sonucu felç olan ve tedavi için Ankara’ya giden Gölesporlu Gökan Daş maddi imkansızlık dolaysıyla tedavi olmaktan bir hayli zorluk yaşadığı öğrenildi.



     


     



    Genç yaşında geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu hayatı kararan ve tedavi olmak için Ankara’da kendisine uzanacak yardım elibekleyen Gökan Daş’ın yoksul ailesi bir hayliyüksek olan tedavi ücretlerini karşılamaktan bir hayli zorda olduğu öğrenilirken, kendilerine el atacak yardım severlerin yanı sıra Ardahan valiliği, Göle kaymakamlığı ve belediyeden destek bekliyorlar.



     


     



    ***Köprülülü Polat vefat etti



     


     



    Ardahan’ın Göle ilçesi sakinlerinden Kazım POLAT tedavi için geldiği İstanbul’da vefat etti…



    Teoavi gördüğü İstanbul/Bakırköy Devlet Hastanesinden vefat eden POLAT’ın cenazesi Köprülü’ye getirilerek geçtiğimiz gün defin edildi.



    Haberleri ekleme saati: 10.30 – 11/01/2007



     


     



    Haberler: www.sonvilayet.net



     


     



    İKİ SINIR KAPISI OLAN ARDAHAN 1 MİLYON DOLARLIK İHRACAAT BİLEYAPAMADI!



     


     



     


     



     




     


     



    Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın verilerine göre, Karadeniz’deki her bir firma yaklaşık 2 milyon 23 bin dolar ihracat gerçekleştirirken , Marmara Bölgesi’ndeki firmaların ortalama ihracatı 1 milyon 903 bin dolar oldu.



     


     



    Türkiye’de bu yıl ekim sonu itibarıyle 40 bin 936 ihracatçı firma, 49 bin 903 ithalatçı firma bulunuyor. Firmaların ortalama ihracatı 1 milyon 656,7 bin dolar olurken, ortalama ithalatları 2 milyon 250,8 bin dolar. Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın ocakekim verilerinden yapılan hesaplamalara göre, İstanbul Türkiye ihracatının yüzde 54,7’sini, ithalatının da yüzde 57,8’ini gerçekleştiriyor. Türkiye’nin 7 ilinin ihracatı 1 milyon doların altında kalırken, Tunceli’den hiç ihracat yapılmıyor. Türkiye’deki illerin ihracatı incelendiğinde, İstanbul’un liderliğini koruduğu görülüyor. İstanbul’da 22 bin 291 ihracatçı firma, 37 milyar 82 milyon 48 bin dolarlık ihracat gerçekleştiriyor. İstanbul’u 5 milyar 784 milyon 59 bin dolarlık ihracatla Bursa izlerken, bu ilde 2 bin 403 firma bulunuyor.



     


     



    ***Ardahan sondan birinci!..



     


     



    İhracatı 1 milyon doların altındaki iller arasında Ardahan, Bayburt, Bingöl, Erzincan, Gümüşhane, Osmaniye ve Siirt bulunuyor. İthalat rakamları incelendiğinde de 29 bin 780 ithalatçı firmanın bulunduğu İstanbul’un 64 milyar 882 milyon 71 bin dolarlık ithalat gerçekleştirdiği görülüyor.



     


     



    ***DOĞU ANADOLU SONUNCU



     


     



    Bölgeler itibariyle ihracat rakamlarına bakıldığında, Marmara Bölgesi’ndeki 26 bin 271 firma 50 milyar 11 milyon 698 bin dolarlık ihracat gerçekleştirirken, Ege’deki 5 bin 212 firma 6 milyar 850 milyon 734 bin dolar, İç Anadolu’daki 4 bin 256 firma 4 milyar 319 milyon 117 bin dolar, Akdeniz’deki 2 bin 714 firma 2 milyar 818 milyon 484 bin dolar, Güneydoğu Anadolu’daki bin 112 firma 1 milyar 760 milyon 903 bin dolar, Karadeniz’deki 782 firma 1 milyar 582 milyon 736 bin dolar, Doğu Anadolu’daki 589 firma da 475 milyon 367 bin dolarlık ihracat yaptı. Firma başına yapılan ihracatta ise Karadenizli firmalar ilk sırada yer alırken, Karadenizli her bir firma ortalama 2 milyon 23,9 bin dolarlık ihracat yaptı. Marmaralı firmalar 1 milyon 903,7 bin dolarlık, Güneydoğulu firmalar 1 milyon 583,5 bin dolarlık, Egeli firmalar 1 milyon 314,4 bin dolarlık, Akdenizli firmalar 1 milyon 38,5 bin dolarlık, Doğu Anadolulu firmalar ise 807,1 bin dolarlık ihracat yaptı.Haber ekleme saati:09.54 – 11/01/2007



    DİĞER HABERLERİMİZ www.sonvilayet.net adlı sitemizde okunabilir ..















  • ISINMAK İSTERLERKEN YANDILAR!..YANGINI SÖNDÜRMEYE GİDEN İTFAİYE YOLDA KALDI..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    Bu haber aşağıda ki linki kopyalayarak izleyebilirsiniz..


    https://www.youtube.com/watch?v=x_54lQa4WaQ&ab_channel=ArdahanTV



    Gelen ihbarı değerlendirip, harekete geçen Ardahan itfaiye ekiplerinin araçlarına kar ve tipi nedeniyle kapalı olan yollar geçit vermedi.


    Kardan kapanan yol edeiyleyangın yerine zamanındaulaşamayan yangın çıkan ev kulanılmaz hale geldikten sonra ancak olay yerine ulaştılar. Kapalı yol dolaysıyla olay yerine geç gelen Ardahan Belediyesi İtfaiyesi ve köylülerin yoğun çabalar sonucu su dolu kovalar yardımıyla taşıdıkları sularla yangını büyümeden ancak söndürülebilindi.


    OKULLARI YIKILAN ÖĞRENCİLER ZEHİRLENDİ! 


    arşiv haber 10/03/2022 tarihli haber


    Bir süre önce okulları yıkılıp başka okul binasına taşınan Ardahan Lisesinin yurt öğrencileri yedikleri yemekten zehirlendiler. İlk olarak gazetemizin duyurduğu olayla ilgili İl Milli Eğitim Müdürlüğü bu ve diğer öğrencilere yemek veren şirketleri yeterince incelemediği ileri sürüldü.



    Ardahan‘da lisede öğrenim gören 42 öğrenci, zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldı.


    Edinilen bilgiye göre, Ardahan Merkez Yunus Emre Anadolu Lisesi’nde öğrenim gören öğrencilerde mide bulantısı, ishal ve kusma şikayeti ortaya çıktı. Bunun üzerine 42 öğrenci, zehirlenme şüphesiyle Ardahan Devlet Hastanesi Acil Servisine başvurdu. Tetkiklerin ardından bazı öğrenciler tedavi altına alındı.


    Ardahan Valisi Hüseyin Öner, 42 öğrencinin ishal, kusma ve mide bulantısı şikayeti üzerine ambulansla Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldığını söyledi. Öğrencilerden 30’nun tedavilerinin ardından taburcu edildiğini belirten Öner, “Bizim için önemli olan şu anda çocuklarımızın sağlık durumu ile ilgili korkulacak bir durumun olmaması. 9 öğrencinin tedavisi sürüyor, 3 öğrenci ise müşahede altında. Çocuklarımızın sağlık durumları çok iyi ve ciddi bir durum yok. Doktorlarımız ilgileniyor” dedi.


    Öner, okullarda dağıtılan yiyecek ve içeceklerden numune alarak inceleme yapılacağını sözlerine ekledi.


    DİASPORAYA RAĞMAN


    ARDAHAN KONFEDERSYONU KURULDU!


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın döneminde ‘Güçlü BirArdahan Lobisi’ parolası ile yol alan ve başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde ses getiren ama yeniden aday olmayıp, görevi bırakan Gazeteci Yılmaz’ın ‘KAI Gölgesinde ki Ardahan Diasporası’ dediği çetenin eline geçtikten sonra adeta unutulan ARDFED’in bir dönem önderlik ettiği ve kurma çalışmalarını başladığı Ardahan Konfederasyonu nihayet hemde diasporaya rağmen kuruldu.


    Güçlü bir Sivil Toplum Kuruluşu olarak Ardahan’a ve de Türkiye’ye hizmet etmeyi hedefleyen Dünya Ardahanlılar Birliği Ardahan Konfederasyonu (ARDA-KON) resmen kuruldu.


    Ardahan Konfederasyonu Şişli Grand Cevahir Otel’de 23 Şubat Ardahan’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 101. yıldönümünde, Ardahan’ın plakası olan 75’i çağrıştıran 75 kişilik kurucular kurulu toplantısına Akademisyenler, İş İnsanları, Sanatçılar, Gazeteciler, Sivil Toplum Kuruluşu Başkanları ile geniş katılımlı yemekli bir gece düzenlendi.



    75 kurucu üyenin katılımıyla 19 Şubat’ta gerçekleşen tanıtım yemeğine Ardahanlı birçok önemli isim katılım sağladı.  Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan Ardahan Konfederasyonu’nun tanıtım yemeği, covid-19 dolayısıyla katılım gerçekleştiremeyen kurucu üyelerin video-mesajlarından oluşan sinevizyon gösterisi ile devam etti.



    ARDA-KON, SİYASETTEN UZAK TUTULDU



    Dünya Ardahanlılar Birliği Ardahan Konfederasyonu’nun açılış konuşmasını yapan Kurucu Başkan Sami Atıcı, ‘İlk Cumhuriyet Hükümetini kuran Serhat Ardahan şehrinin yiğit evlatları ve Türkiye’nin aydınlık yüzleri’ mesajı salondakileri coşturdu.



    AMAÇ, ARDAHAN’I TANITMAK VE SORUNLARINI DİLE GETİRMEKTİR



    Genel Başkan Atıcı: “Ardahan’ın düşman işgalinden kurtuluşu ve Ardahan Konfederasyonu kuruluş gecesine hoş geldiniz. Ardahan Konfederasyonu büyük çaba ve emekler ile kuruluşunu gerçekleştirdi. Amacımız Ulusal ve Uluslararası arenada Ardahan’ı en iyi şekilde tanıtmak ve Ardahan geleceğini yazmaktır. Ardahan Doğu ve Kafkaslara olan kapısıdır. Bizler Ardahan sevdalıları olarak farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak görüp Siyasalaştırmadan, Partizanlaştırmadan Ardahan çatısı altında toplanmaktayız. Tek amacımız Ardahan’ı öne çıkarmaktır ve sıkıntılarını gündeme getirmektir. Ardahan Konfederasyonu tüm Ardahanlıları bir çatı altında toplamayı başarmış birleştirici güçtür. Sizlerin desteği ile hedeflerimizi tek tek gerçekleştirmeyi başaracağız” dedi.



    BAŞKAN ATICI, ARDA-KON’UN MİSYONUNU DA AÇIKLADI



    Ardahan Konfederasyonu (ARDA-KON)’NUN kuruluş amacı hakkında değerlendirmelerde bulunan Kurucu Başkan Sami Atıcı: “Arda-Kon, Ardahan için bir lobi çalışmasıdır ve benzeri yoktur. Proje kuruluştur. Konfederasyonun 11 kişilik tüzüğünü, bütçesini ve faaliyetini belirleyen uzman ve hocaların olduğu genel kurulu bulunmaktadır. Ayrıca 20 kişiden oluşan yönetim kurulu da Dünya Ardahanlılar Birliğinin temel mekanizmasını oluşturacaktır. Denetleme kurulu ve disiplin kurulu olarak resmi birimleri mevcuttur. Kitle hareketlerini sessiz ve başıboş sloganlarla değil projelerle vücut bulduracak bir harekettir. Genel amaç budur.



    GECEDE ARDAHAN’IN ENLERİ ÖNEMLİ MESAJLAR VERDİ



    ARDA-KON Genel başkanı Sami Atıcı’nın konuşmasının ardından Ardahan Üniversitesi Kurucu Rektörü ve KÜNİB Başkanı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Hacer Karabağ, Türkiye Kent Konseyleri Birliği Başkanı Burak Taştan, Bezmialem Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gülaçtı Bilican Topçu, Eskişehir Vali Yardımcısı Salih Altun ve İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halim Kazan, Ardahan’ın Kurtuluşu’nun 101. Yılı ve Arda-Kon’un kuruluşuna istinaden birer konuşma gerçekleştirdiler.  



    GECEDE ÜNLÜLER GECİDİ



    Dünya Ardahanlılar Birliği Ardahan Konfederasyonu (ARDA-KON)’un kuruluş gecesine, Sabah Gazetesi Haber Müdürü Erhan Öztürk, Yıldız EN TV sahibi Üzeyir Engin, Eskişehir Vali Yardımcısı Salih Altun, İstanbul Sahne Perde Film Eğlence Yerleri Esnaf ve Sanatkârları Odası Başkanı Terlan Kaya, Avrupa Karete Şampiyonu Eray Şamdan, Beşiktaş 13. Noteri Baş Katibi Derya Aydın, Ankara Ticaret Sicil Müdürü İbrahim Tırpancı, Bursa Ardahan İli Sanat ve Spor Destekleme Federasyonu Başkanı Ali Sait Karaca SGK Baş Müfettişi Saffet Temel, Serhat Yaşam Dergisi sahibi Erkan Sarıkaya, TBMM Milletvekili Danışmanı İbrahim Tansel Hancı, Girişimci Meryem Demirci, Akademisyenler Prof.Dr. Kemal Çelik, Prof. Dr. Erhan Arıklı, Prof. Dr. Ayşe Karadağ, Prof. Dr.Dede Şit, Prof. Dr. Gülaçtı Bilican Topçu, Prof. Dr, Halim Kazan, Prof. Dr. İlhan Yıldız, Prof. Dr. Mehmet Fatih Avşar, Prof Dr. Metin Toprak, Prof. Dr, Sertaç Çiçek, Prof. Dr. Şeref Kılıç, Prof. Dr. Uğur Bilgili, Prof. Dr. Yusuf Bayraktar, Dç. Alptürk Akçatekin, Doç. Dr. Hacer Karabağ, Doç. Dr. Levent Küçük, Doç Dr Mehtap Demir, Doç. Dr. Tayfun Yıldız, Doç.Dr. Veda Bilican, Dr. Binali Kılıç, Dr. Selçuk Avşar, Dr. Volkan Sinan, Dr. Yunus Çelik, İş İnsanları Nihat Aktürk, Murat Gökdemir, Alaattin Çoban, Levent Karadağ, Veysel Çukurçayır, Adnan Köroğlu, Muharrem Bilgin, Nizam Kara, Serdar Nalbant, Suat Korkmaz, Güven Yıldız, Hakan Gürbulak, Ali Sait Karaca, Metin Akdemir, Serhat Tekin geceye katıldılar.



    GECEDE YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ DİKKAT ÇEKTİ



    Pandemi koşulları doğrultusunda titizlikle hazırlanan geceye, Ardahan’ın plaka numarasına atıf yapılarak 75 kişilik alanında isim yapmış bilim insanları, bürokratlar ve iş insanları davet edildi. Misafirlerin güvenlik kodu ile iştirak ettikleri geceye katılım pandemi koşullarına rağmen %95 gibi çok yüksek bir oranda gerçekleşti.



    SANATÇILAR GECEYE RENK KATTI



    Gece, Kafkas Yıldızları Dans Topluluğunun dans gösterisi ve değerli sanatçılar Doç. Dr. Mehtap Demir, Cansu Yolcu ve Metin Akbulut’un seslendirdikleri türküler ile sonlandı.



    ERDOĞAN ONLAR İÇİN DE ARAYACAK MI? 


    arşiv haber 08/03/2022 tarihli haber


    Muhalefetçe Adaletin olmadığı, adalet çalışanlarının siyasi müdahalenin baskısı altında olduğu iddia edilen ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Özlem Ağ isimli kadını 23 yerinden bıçaklayan eşinin serbest kalmasın tepki gösterince serbest bırakılan şahıs yeniden yakalanıp, tutuklandı, şahsi serbest bırakan hâkim ve savcılar hakkında inceleme için izin verildi.



    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolaysıyla kadın muhtarlarla bir araya gelen ve burada bir konuşma yapan Erdoğan’ın “3 ay sonra serbest bırakmışlar adamı. Hemen aradık, araştırdık. Tekrar bu adi herifi içeri almışlar. Ey hâkim, sen nasıl oluyor böyle birisini serbest bırakıyorsun?” demesi ile yeniden yakalanıp, tutuklanan Samet Ağ’ olayı Ardahan’ın Damal ilçesinde bir kinin ölümüne neden olayı hatırlattı.


    Çünkü Ardahan’ın Damal ilçesinde bulunan tekstil atölyeleri gibi ruhsatsız, kamerasız, polis/jandarma kontrol noktası olmayan hayvan pazarında çıkan kavga ardından öldürülen şahsın ölümüne neden oldukları ileri sürülen kişilerin de kısasürede serbest kalmış iddiası daha cevap bulmuş değil.


    Öte yandan Cumhurbaşkanının ‘Ey hâkim, sen nasıl oluyor böyle birisini serbest bırakıyorsun?’ demesi ile Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, karısını bıçaklayan Samet Ağ’ın tahliyesini isteyen savcı ile tahliye eden hâkim hakkında HSK’ya inceleme yapılması izni verdi.



    MEYDAN KAVGASI ÖLDÜRDÜ!


    arşiv haber 04/09/2021 tarihi haber/yorum/reklamlar


    BU HABER YouTube ArdahanTV’de İzleyebilirsiniz.. Ardahan’ın Damal ilçesinde hayvan pazarında meydana gelen kavgada ağı yaralanan bir kişi tedavi gördüğü hastanede kurtarılamayarak hayata göz yumdu.


    Alınan bilgilere göre 1 ay kadar önce Kars/ Digor’dan gelen bir grup hayvan cambazları kişiler tarafından Damal hayvan meydanında hayvan alışverişi yaptıkları bir sıra da çıkan kavga da Damal Eski Dedekılıç (Çifteşen) köylü Özkan Birkal ağır yaralamıştı.


    Geçtiğimiz gün hayata göz yumduğu öğrenilen olay ardından birçok kişinin tutuklu olduğu ve olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği alınan bilgiler arasında oldu.



    HAKİM CIRCIR OLMUŞ!.


    Adaletin ‘Tuz koktu’ denerek ​tartışma konusu olduğu ülke de 61, 62, 64 ve 65. Hükümetlerde ve son olarak yeniden Adalet Bakanlığına getirilen Bekir Bozdağ’ın bu göreve gelir gelmez ilk uygulamalarından birisi milletin vekili olan milletvekillerine başta olmak üzere milletle ilgilenmeyen tüm çalışanlarını hemen görevden alacağını söylemesiydi.


    Evet bu çıkış doğru ve olması gereken bir hareketti. Onaylıyorum eski ve yeni Adalet bakanımızı.


    Ama yeniden başına geçtiği tartışmalı sistemin ana sorununun sadece bu olmadığını da belirtmek isterim.


    Çünkü saray adı verilen devasa adliyeler ile diğer irili, ufaklı adliyelerde çalışanlarının çalışıp, çalışmadığına da bakacak mı bilmem ama asıl diğer bir sorunun hantal ve yürümeyen sistemin başını çeken Adliye çalışanlarında olduğunu da kabul etmemiz gerekir.



    Bunun en son örneğini bizzat yaşamış yani bir davası için koşturmaca içinde gittiğim kemerime kadar soyunup, güvenlikten geçtiğim adliyede doğru dürüst gelmeyen asansörler yüzünden 7 katı merdivenle çıkıp son dakikada kapısına dayandığım mahkeme salonunun giriş kapısına asılan ‘Mazeret var, hâkim raporlu’ yani ‘saat 09.40’da ve şu saatte adliyeye, mahkemeye, davaya gelin, gelmezseniz ya polis zoru ile ya da hakkınızdaki dava aleyhinize sonuçlanır’ denen davanın hâkim hastalandığı için ertelendiği duyurusu gibi..


    Evet, bu durumu yıllar önce yine yaşamış ve herkese yapılan mahkeme davetinde, ‘Saat 10.00’da Adliyeye Gelin’ denen ama saat 10.00’da davet edilenin, saat 16.55’te mahkeme salonuna ancak alabilen anlayışla mücadele etmiş, yazmış şikayetçi olmuş, hakimle tartışıp, reddi hâkimde bulunmuş ve bunu bir nebze olsun değiştirtmiş biri olarak bugün beni şok eden diğer bir sorunla karşılaştım o devasa, içine girilmekten, kaybolmaktan korkulan Adliye Saraylarından birinde.


    Ama o günkü mücadelemde sadece bana özel değil, tüm ülkede bir anlayışı değiştirtmiş yani herkese saat 10.00 gelin deyip, hem adliyeyi boğan hem de insanların saatlerce wc’leri kapalı ya da ‘Burası Hâkim, Savcı ve Adliye çalışanlarına aittir’ denen adliye salonunda saatlerce bekletilmenin önüne geçen ve o tartışmam, mücadelem sonucu artık 09.40, 11.55, 14.15, gibi davetler çıkarttıran biri olarak bu durum karşısında da bir kez daha şok olmuştum.



    Bu şokla sıraya girmiş ve katibin kendisinin bozuk el yazısıyla yazıp, emrinde çalıştığı için hakimin hasta olduğunu belirtip, Sayınla başlayan bir dilekçeyi yani ‘Mahkeme Hakiminin raporlu olması sebebiyle mazeretli sayılmasına karar verilmesini arz ederim…’ diye yazılan, okunmayan dilekçeyi imzalamak için sıraya girmiş Avukatların bu duruma itiraz etmemeleri ve katibin benim gibi bozuk kelimelerle yazdığı dilekçeyi imzalama sırasına girmeleri diğer bir şoktu…


    Evet bu durum karşısında şok olmuş biri olarak adalet sistemindeki asıl önemli diğer bir sorun ise yaşanan bir olay ardından olay yerinde bizzat olması gereken, beklenen savcının kanunen kendisinin görevi olan bu görevi kolluk görevlerine yani asıl işi güvenlik olan polise yaptırmasıdır. Bu yetmezmiş gibi olaya muhatap olanları saatlerce, hatta bazen de günlerce karakollarda bekletip, kendisinin müsait olduğu zaman kadar tutturmasıdır..


    Burayı da es geçtik, ‘haydi canım o kadar yoğunlukta bunlar olur..’ derken bu kez çokta eleştirilmeye gelemeyen ve bulundukları makamın hassasiyeti ile dokunulmayan hakimlerin onca dosya arasında sıkışıp, kalmaları yetmezmiş gibi ‘reddi hâkim’ e kadar giden tutum/davranışları ile ortaya koydukları tavırlarıdır.


    Ve bu sorunun, adalet sisteminin diğer en önemli bir konusu da gelişen teknolojiye rağmen milyonlar harcanan bu sistemin kurulan ve onca çalışanı olan bilişim odası, sistemine rağmen yeterli hızda, zamanda çalıştırılamamasıdır.


    Yani hakim bey ya da hakime hanım rahatsızlanmış, ishal olmuş olabilir. Sonuçta oda insan…


    Ama benim gibi onca insanın bir o kadar hengamenin içinde olması yetmez, İstanbul trafiği ya da Ardahan’ın Posof ilçesinin ve Gebze’nin dağ köyünden gelip, kemerini çıkarıp, güç bela içine girdiği yani davasına yetiştiği devasa adliye sarayının mahkeme salonunun kapısına asılmış ‘Mazeret var’ levhasını okumak zorunda bırakılmazsa da ve hakimin mazeretli sayılması için kendisinden hazır dilekçeyi imzalatmazsa da parasını vergimizle ödediğimiz bir iki kontörün gideceği ‘Gelmeyin mazeret var’ diye mesaj atılsa olmaz mı?


    Veya muhalefetin merdiven altı diye eleştirdiği ama bana göre olması gereken dediğim onca Hukuk Fakültesinde yetişmiş hakimlerimizden birini ‘yedek, acil durumlarda nöbetçi hakim’ olarak görevlendirmek çok mu zor?!.


    Bilmem ama benim bugün yaşadığımı her gün yaşadıklarını belirtip, bu durumu ve diğer onca sorunu baroları aracılığıyla bakanlığa bildirmeyen avukatlar mı suçlu yoksa sistemin başında olan Adalet Bakanı mı diye sormaktansa benim gibi onca toplumsal sorunlarda olduğu gibi bu durumları bizzat yaşayan Avukatların sessizliği, baroların itirazı ve de şikayetçi olmamaları veya biz, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyenlerin ‘böyle gelmiş, böyle gider’ diyerek kulak ardı etmeleridir bizi olduğu gibi sistemi cırcır eden asıl sorun..



    arşiv haber arşiv haber 02/09/2020 tarihli haberler



    FAKİR YILMAZ: BAŞIMIN ÜZERİNDE


    TAŞIDIM, TAŞIMA DA DEVAM EDECEĞİM…


    GAZETECİ ARDAFED’E YENİDEN ADAY…Aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz başarılı bir dönem yaşattığı Ardahan Dernekler Federasyonu ARDAFED’in başkanlığına yeniden aday olduğunu açıkladı.


    Pazar günü TEMPO TV’de yeni konukları ile ekranlarda olacağını belirten, Dernek Başkanları ve delegelerle görüşmeye devam eden ve oluşturulacak birliktelikle yeni bir kadro ile yaptıklarına yapacaklarını eklemek istediğini belirten ARDAFED Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz birilerinin ısmarlama adaylarının hiç bir vaat ve sözlerini yapmadan, Ardahan adını gölgeleyen KAI’lerle oturdukları yerde ‘beni seçin, oyları cebime koyun’ diyerek aday oldukları ve seçildikleri takdirde Ardahanlılar kucaklayacaklarını okudukları şu günlerde yeniden aday olduğunu açıkladı.


    Yılmaz 12 Eylül’de Şişli’de bulunan Şişli Nazım Hikmet Kültür merkezinde yapılacak kongrede yeniden aday olduğunu ve başında taşıdığı Ardahanlıları  yine baş tacı edip başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde gündeme taşıyıp, güçlü bir birliktelik sağlayacaklarını belirterek yeniden aday olduğunu ve tüm Ardahanlardan destek beklediğini söyledi.


    ÇILDIR GÖLÜ TEMİZLEDİLER.. .


    arşiv haber 02/089/2021 tarihli haber


    üyükbaş hayvancılık, arıcılık gibi hayvan ve hayvansal ürünler ile tanınan ama bunlara yöenli plan, porje ve destekler verilmesi gerekirken Adana, Antep, Aydın’mış gibi tekstile dönüş çabalarının devam ettiği Ardahan’da Posof ve Ardahan’dan sonra Çıldır’da da tekstili atölyesi açılacak.


    Fotolar Suat İncedere/Çıldır


    Su Ürünleri av sezonunun açılmasının ardından “Vira Bismillah” diyerek denize açılan balıkçıların ava çıktığı şu günlerde Çıldır Gölü her geçen gün kirletilmeye devam ederken çocuklar gölün etrafındaki çöpleri toplayarak mesaj verdiler.


    Son iki yıldır yaşanan corona yüzünden Göl festivali başta olmak üzere birçok etkinliğin yapılamadığı Ardahan’da çevreci çocuklar Çıldır Gölünü kirletenlerin çöplerini topladılar.



    Kışları tüm yüzeyi donan ve buzlarla kaplanan Çıldır Gölünün yanı başına gidip, gölü ve çevreyi kirletenlere adeta ders veren çocuklar bahar ve  yaz ayları boyunca  kendisini ziyaret edenlere olağanüstü bir doğal güzellik sunan göl bu süre içinde başta çevrede bulunan ve köy içlerinden geçen derelere gelişi güzel çöp, ağbun atan köylülerce ve piknik yapanlarca olmak üzere doğal düşmanlarınca kirletilip, çevresinde ki yeşillikleriyle birlikte  çöplerle doldurulmakta.


    Ardahan’ın en yüksek dağı olan Kısır Dağının eteklerinden doğup, çevredeki derelerin beslemesi ile göl haline dönen ve Doğu Anadolu Bölgesinin 2. büyük tatlı su gölü olan, içinde Sazan, Karabalık, Şafak balığı, Alabalık, Kerevit olmak üzere 9 çeşitten fazla balığın yaşadığı Çıldır Gölünün suyu Arpaçay tarafında bulunan Zorlu HES Barajına akıtılırken bu uygulama dolayısıyla göl suyu her geçen yıl azalıp, çevresinde bulunan balık yavruları büyümeden telef olmaktadırlar. 


    Çıldır’da 200 kişiye iş imkânı


    Büyükbaş hayvancılık, arıcılık gibi hayvan ve hayvansal ürünler ile tanınan ama bunlara yönelik plan, porje ve destekler verilmesi gerekirken Adana, Antep, Aydın gibi tekstile dönüş çabalarının devam ettiği Ardahan’da Posof ve Ardahan’dan sonra Çıldır’da da tekstil atölyesi açılacak.


    **Çıldır Belediyesi “Tekstil Fabrikası Projemiz” onaylandı.


    Çıldır Belediye Başkanı K.Yakup Azizoğlu Çıldır’da çok önemli bir projeye imza attıklarını ve 200 kişiye iş imkânı sağlayacaklarını belirtti. 


    Başkan Azizoğlu ‘Projenin 2022 yılında hayata geçeceğini bölgenin kalkınması için bu tür projelere ihtiyaç olduğunu belirtti. Eski Lise binasının tahsisi konusunda çalışma yaptıklarını ve sürecin tamamlanmasının ardından proje hayata geçeceğini’ söyledi.



    CORONA SGK’YI KAPATTI!


    Dünyanın başına bela olan pandemi, günlük yaşamı ve halk sağlığını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Salgın şimdi de bir devlet kurumunu iş yapamaz hale getirdi.


    Ardahan Sosyal Güvenlik Kurumunda (SGK) Covid-19 şoku yaşanıyor. Yapılan koronavirüs test sonucunda çalışanlarından 6’sının pozitif, 9’unun ise temaslı olabileceği kuşkusuyla toplamda 15 personeli karantinaya alınan ilgili kurum bir süre geçici olarak hizmet veremeyecek.


    Samanbeylikte samanlıkta define ararken yakalandılar..


    Ardahan´da tarihi eser bulmak amacıyla izinsiz kazı yapan 3 defineci jandarma tarafından suçüstü yakalandı. Define kazısında kullanılan çok sayıda malzeme ele geçirildi.


    Ardahan İl Jandarma Komutanlığı KOM. Şube Müdürlüğü ekipleri, 1 Eylül tarihinde Ardahan´ın Samanbeyli köyünde define aramak için izinsiz kazı yapıldığına dair aldığı duyum üzerine harekete geçti


    Ekipler, bölgeye gittiklerinde ev sahibi ile birlikte 3 şüpheli şahsın evin bahçe kısmında define aramak amacıyla 10 metre derinlikte 5 metre genişlikte 2 katlı çukur açtıkları ve define aradıkları esnada şahısları suçüstü yakaladı.


    Şüphelilerin kaçak kazıda kullandıkları belirlenen. hilti, kazma, kürek, levye murç, halat ve çok sayıda kazı malzemesine el konuldu. Gözaltına alınan 3 şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.



    SARI AYÇİÇEĞİ ASLINDA KAPKARADIR!


    Renk almak için uzandığı güneşe bir türlü ulaşamayıp önce boynunu büken ve güneşin dalaverelerini anlayıp beklenmedik bir anda, yalnız başına kaldığı sırada kendisine verdiği enerjiye karşı yaptığı yüzsüzlük ten utanırcasına boyun büken ayçiçeklerini hepimiz biliriz.


    Son olarak ziyaret için gittiğim ve toprağım Ardahan gibi kuraklıktan beklenen ürünü veremediğini görüp, haber olarak yerel ve ulusal gündeme taşıdığım Trakya bölgesinin simgesi haline gelen ayçiçeklerinin sarışın güzelliğine dayanamayıp içine dalanların el uzattıkları sapındaki yapışkanlı dikenleri hissettiklerinde acı veren kırmızı gülün dikenlerinden daha kötü olduğunu anlarlar.


    Ve içine daldıkları sarı renkli ayçiçeklerinin uzaktan göründüğü kadar aslında çokta albenili olmadığı ve kırmızı gül gibi güzel kokmadıklarını anladıklarında kararmış yüzleriyle yere baktıklarını da görürler. Ateşin rengi de sarıdır, kendisine uzanan eli yakarken ancak anlaşılır ve Ayçiçek gibi rengiyle yanıltır, acı verdiğini ve kararttığını sanır.


    Oysa karşı tarafı değil üzmek, aslında bir kez daha üzerine böcek kondurup tat aldırttığını da anlamaz bile..


    Çünkü benim gibi yol kenarından geçenlerin inip içine dalarak ellediği gibi elden ele gezmeye alışkandır.


    Ve sarı renginin diğer bir özelliği daha var.. Bu özelliğiyle yani Ayçiçek canlıyken kokusuyla, güzelliğiyle dikkat çeker ama kuruduğunda çöpe atılan dikenli kırmızı gülün rengine bürünen insanlar gibi çıtırdayarak tat verirken yine çöpe atılır..


    e bu özelliğiyle sarı rengine kırmızı satenler bürüyüp orospu kırmızı kitabındaki baş kadın kahraman misali esen her rüzgara eğilip, kendini kaptıran ve sallandıkça cilası dökülen, gerçek yüzü meydana çıkan insanları andıran Ayçiçek tarlalarının kendilerine bir çok böceği kondurdukları da anlaşılır..


    Ve bu yazılara ayırdığım bir cumartesi günü veya diğer birgün heran kafaları koparılmış tarlada çürümeye terkedilen sapları da bacaklar gibi kırılıp, yakılarak ayaklar altında çiğnenirken görülür, kan kırmızısı misali moraran sarışın Ayyy çiçekleri..


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…








    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…








     


    Ardahan’ın 5 ilçesi var. Bunlar Göle, Çıldır, Hanak, Posof ve Damal ilçelerine bağlı köylerin yeni ve eski isimleri birarada


    Açıkyazı (Alabala)

    Ağzıpek (Cincirop)

    Akyaka (Kodushara) 

    Alagöz

    Altaş (Ur) 

    Ardıçdere(Y.Torashev)

    Aşağı Kurtoğlu 

    B.Sütlüce (B.Harziyan)

    Bağdeşan (Kinzodamal) 

    Balıkçılar (Duduna)

    Bayramoğlu (Mehmetaliarslan(Kora)

    Beşiktaş (Mıcuc)

    Binbaşar (Murka) 

    Çağlayık (Erdemel)

    Çalabaş çelebaşi

    Çamlıçatak (Gölebert)

    Çataldere (Kunzut) 

    Çatalköprü (Şadıvan)

    Çetinsu (Beberek) 

    Çeyilli (Revas)

    Çimenkaya (A.Torashev) 

    Çobanlı (kellik)

    Dağcı (Tikoş) 

    Dağevi (Dıbat)

    Dedegül 

    Değirmenli (Değirmenköy)

    Derindere (Heva) 

    Edegül

    Gölgeli korgeli

    Gürçayır (Sapkara)

    Güzçimeni (Kirman) 

    Hacıali Hecelya

    Hasköy xas

    Kartalpınar (Fahğrel)

    Kazlıköy (Pişhasğom) 

    Kıraç (Danızğom)

    Kocaköy 

    Köprücük (Xeskar)

    Kuşuçmaz – hopal – güzelyurt

    Küçüksütlüce (K.Harziyan)

    Lehimli 

    Nebioğlu

    Ortageçit (Sazara) 

    Otbiçen (Kımıli)

    Ovapınar (Bağdat) 

    Ölçek

    Ömerağa omerxa

    Samanbeyli sıxerpet

    Sarıyamaç (Sırazgom) 

    Sugöze

    Sulakyurt /Sarzep) 

    Taşlıdere (Pangis)

    Tazeköy (Döşeli) Beberek

    Tepeler (Konk)

    Tepesuyu (Gürcübey)

    Tunçoluk (Panik)

    Uzunova (Maniyok) 

    Yalnızçam (Sindisgom)

    Yaylacık 

    Y.Ç.Hasköy

    Yokuşdibi (Lori) 

    Y. Kurtoğlu

    Yayla karakolu Köyü


    GÖLE___________

    Ağılyolu (Arpaşen)

    B. Altunbulak (Haraba)

    Balçeşme (Lelevarginis)

    Bellitepe (Urut)

    Budaklı (Cicor)

    Çakıldere (Orakilise)

    Çakırüzüm (Mızarat)

    Çalıdere (Mıhgerek)

    Çardaklı

    Çayırbaşı (Hokam)

    Çobanköy

    Çullu

    Damlasu (Sasader)

    Dedekılıç (Keşer)

    Dedeşen (Gümüşparmak)

    Dengeli (Abur)

    Dereyolu (Salut)

    Gölekçayır (Pilimur)

    Durançam (Hımısker)

    Durucasu (Gırdımal)

    E. Demirkapı

    Esenboğaz (Kelpikor)

    Filizli (Sivin)

    Gedik (Lağustan)

    Gülistan

    Günorta (Kızılkilise)

    Hoştülbent

    K. Altunbulak

    Kalecik

    Karatavuk

    Karlıyazı (Kirziyan)

    Kayaaltı (Poladik)

    Kuytuca (Şeki)

    Koyunlu (Gundik)

    Köprülü (Korevenk)

    Kuzupınar (Konk)

    K. Boğatepe

    Meşedibi (Morufka)

    Mollahasan

    Okçu

    Samandöken (Sinot)

    Senemoğlu

    Serinçayır (Çölpenek)

    Sürügüden (Hive)

    Tahtakıran

    Tellioğlu

    Toptaş

    Uğurtaşı (Dörtkilise)

    Y. Demirkapı

    Yağmuroğlu

    Yanatlı (Varginis)

    Yavuzlar (Üçkilise)

    Yeleçli (Samzelek)

    Yeniköy

    Yiğitkonağı (Türkeşen)

    HANAK____________/_//___________________ Geç köyü

    Alaçam (Aşağı Dikan)

    Altınemek (Konduravul)

    Arıkonak (Konk)

    Aydere (Aşağıki Surma)

    Avcılar (Kışla Hanak)

    Baştoklu (Yukarı Dikan)

    Binbaşak (Gügübe)

    Börk

    Çatköy

    Çavdarlı (Verannakalaköy)

    Çayağzı (Orağaz)

    Çiçeklidağ (Fayatlı)

    Çimliçayır

    Dilekdere (Hoşuret)

    Güneşgören (Kerkeden)

    İncedere (Piklop)

    Karakale

    Koyunpınarı (Saskara)

    Oğuzyolu (Örüşet)

    Ortakent (Büyük Nakala)

    Sazlıçayır (Ağaşen)

    Serinkuyu (Daniden)

    Sevimli (Vel)

    Sulakçayır

    Y. Aydere (Yukarıki Surma)

    Yamaçyolu (Vardosan)

    Yamçılı (Macivet)

    Yünbüken (Cırget)

    DAMAL__________/////_____

    Aşağıgündeş

    Burmadere (Sors)

    Çaybaşı Mah.

    Dereköy

    Eskikılıç (Çifteşen)

    İkizdere (Nunus)

    Kalenderdere

    Konuksever Mah.

    Obrucak (Çükora)

    Otağlı (Arzede)

    Serhat Mah.

    Seyitören

    Tepeköy

    Üçdere (Samütka)

    Yukarıgündeş

    ÇILDIR

    Ağıllı (Hamaş)

    Akçakale

    Akçil (Cölit)

    Akdarı (Çamora)

    Akkiraz (Kertene)

    Aşağıcanbaz

    Aşıkşenlik (Suhara)

    Baltalı (Tatalet)

    Başköy

    Damlıca(Godamığ)

    Dirsekkaya (Zerebük)

    Doğankaya (Helevan)

    E.Beyrahatun

    Eşmepınar (Prut)

    Gölebakan (Meredis)

    Gölbelen (Urta)

    Güvenocak (Zinzal)

    Karakale

    Kaşlıkaya (Vartmana)

    Kayabeyi (Yerli Çayıs)

    Kenarbel

    Kenardere (Anpur)

    Kotanlı (Sikerip)

    Kurtkale

    Kuzukaya (Sabadur)

    Meryemköy 

    Öncül(Garostav)

    Övündü (Vaşlop)

    Sabaholdu (Godas)

    Saymalı (Köyhas)

    Sazlısu (Goravel)

    Semiha Şakir (Terekemeçayıs) 

    Taşdeğirmen (Çamdura)

    Y. Behrahatun (Tazeköy)

    Yıldırımtepe (Rabat)

    Yukarıcambaz

    POSOF______________//////____

    Akbal (Obol)

    Alabalık (Sayho)

    Alköy

    Arılı (Zedezümde)

    Armutveren (Papola)

    Asmakonak (Sanhulye)

    Aşık Üzeyir (Boşdere-Hevat)

    Aşık Zülali (Suskap)

    B. Eminbey (Cilvala)

    Balgöze (Çıldıret)

    Baykent (Vahla)

    Çakırkoç (Mere)

    Çambeli (Sağre)

    Çamyazı (Ohtel)

    Çayırçimen (Lamiyon)

    Demirdöven (Varzna)

    Derindere

    Doğrular (Aşağıcacun)

    Erim

    Gönülaçan (Şuvaskal)

    Gümüşkavak (Zendar)

    Günbatan (Banarhev)

    Günlüce (Caborya)

    Gürarmut (Koliskal)

    İncedere (Cuvantel)

    Kaleönü (Agara)

    Kalkankaya (Petoban)

    Kayınlı (Şulgavur)

    Kırköy (Kırdamala)

    Kolköy

    Kopuzlu (Çorçovan)

    Kumlukoz (Göme)

    Kurşunçavuş (Sece)

    Özbaşı (Gıniye)

    Sarıçiçek (Hertüz)

    Sarıdarı (Tepezümde)

    Savaşır (Cancak)

    Söğütlükaya (Hümemis)

    Süngülü (Arile)

    Sütoluk (Satkabel)

    Taşkıran (Gurgusuban)

    Türkgözü (Badele)

    Uğurça (Yukarıcacun)

    Uluçam (Varhana)

    Yaylaaltı (Satlel)

    Yeniköy

    Yolağzı (Sinsetip)

    Yurtbaşı (Sakabol)

    Yurtbekler (Çaksuyu)


    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolaysıyla kadın muhtarlarla bir araya gelen ve burada bir konuşma yapan Erdoğan’ın “3 ay sonra serbest bırakmışlar adamı. Hemen aradık, araştırdık. Tekrar bu adi herifi içeri almışlar. Ey hâkim, sen nasıl oluyor böyle birisini serbest bırakıyorsun?” demesi ile yeniden yakalanıp, tutuklanan Samet Ağ’ olayı Ardahan’ın Damal ilçesinde bir kinin ölümüne neden olayı hatırlattı.


    Çünkü Ardahan’ın Damal ilçesinde bulunan tekstil atölyeleri gibi ruhsatsız, kamerasız, polis/jandarma kontrol noktası olmayan hayvan pazarında çıkan kavga ardından öldürülen şahsın ölümüne neden oldukları ileri sürülen kişilerin de kısasürede serbest kalmış iddiası daha cevap bulmuş değil.


    Öte yandan Cumhurbaşkanının Ey hâkim, sen nasıl oluyor böyle birisini serbest bırakıyorsun?” demesi ile Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, karısını bıçaklayan Samet Ağ’ın tahliyesini isteyen savcı ile tahliye eden hâkim hakkında HSK’ya inceleme yapılması izni verdi.

  • BAŞKAN SARHOŞMUYDU!

     



    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    İBB Başkanının mobesa kayıtları ardından CHP Genel Başkanının gecesi 100 Bin TL. olduğu ileri sürülen otel odasındaki fotoğrafı ardından bu kez de Ardahan CHP Belediye Başkanının görüntüleri ülke gündeminin ilk sıralarına yerleşti.


    CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demirin katıldığı bir programda sarhoş olduğu ileri sürüldü.



    Samsun’da, Millî Mücadele’nin simge eserlerinden, Atatürk Parkı’ndaki Onur Anıtı’na yapılan saldırı ardından yapılan eylemlerin bir benzerinin yapıldığı Ardahan’daki eyleme katılan CHP’li Belediye Başkanının zilzurna sarhoş katıldığını ve aldığı alkol nedeniyle konuşurken saçmaladığını iddia eden yerel ve ulusal basının haberleri geniş yankı buldu.


    Başta Sabah Gazetesi ve A Haber olmak üzere birçok gazetenin ‘CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’den skandal! Atatürk anıtına sarhoş geldi!’ başlığı ile verdiği gelişme ardından başkanın sarhoş olup olmadığı tartışılmaya başlandı.Bu habere neden olan görüntülerin kim tarafından çekildiği ve kim tarafından belediyenin resmî sitesine eklendiği ve ardından kim tarafından silindiği ve kim tarafından yerel ve ulusal basına servis edildiğinin de tartışıldığı Ardahan’da gerek başkan Demir tarafından gerekse belediye tarafından hiçbir açıklamanın yapılmayışı da dikkatlerden kaçmadı.


    Yukarıda ki resimde görülen ve facebook’ta Hamza Saykan adlı kişinin kurduğu ve ‘Faruk Demir: Ardahan Belediye Başkanı’ adını verdiği sanal sayfada hala duran görüntülerden alındığı tahmin edilen habere konu olan görüntülerin özellikle iktidara yakın olarak bilinen ulusal medya ve basında geniş yankı bulduğu görülürken bu etkinliği düzenleyen görevden el çektirildiği ileri sürülen CHP Kadın Kolları Başkanından veya CHP’li kadınlardan da hiç bir açıklama yapılmadığı da görüldü.



    biz haberi böyle vermiştik..


    CHP’Lİ ARDAHAN BELEDİYE BAŞKANI


    SOĞUKTA KONUŞAMADI!.. 


    ARŞİV HABER 05/02/2022 TARİHLİ HABER


    VİDEO, BELEDİYENİN SOSYAL MEDYA HESABINDAN KALDIRILDI. Bu haberi görüntüsünü YouTube ArdahanTV’de izlenebilir.. Mustafa Kemal Atatürk’e Samsun’da yapılan saldırıyı kınayan Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir soğuktan konuşamadı. Samsun’da, Milli Mücadele’nin simge eserlerinden, Atatürk Parkı’ndaki Onur Anıtı’na yapılan saldırı tüm Türkiye’de olduğu gibi Ardahan’da tepkiyle karşılandı.


    Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün milli mücadele yolunda ilk adımı attığı Samsun’da yaşanan çirkin saldırı için Ardahan’da düzenlenen kınanma etkinliğine katılan CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in konuşmaktan zorlanması dikkat çekerken, başkanın bu durumunu görenler soğukların etkili olduğu son nüfus sayımın da 4 bin kişinin daha göç ettiği ortaya çıkan kentte konuşmanın bile zor olduğunu belirtmeden geçemedikleri görüldü. CHP Ardahan Kadın Kolları tarafından düzenlendiği ileri sürülen ancak görevden el çektirildiği söylenen CHP Ardahan Kadın Kolları Başkanı Menekşe Pekmez’in yer almadığı kınamada, Faruk Demir ve çoğunluğu belediye çalışanların olduğu kınama dondurucu soğuk dolaysıyla kısa sürede sona erdi.


    VİDEO, BELEDİYENİN


    SOSYAL MEDYA HESABINDAN KALDIRILDI..


    Samsun’da yaşanan çirkin saldırı için Ardahan’da Faruk Demir’in başkanlığında düzenlenen kınama görüntülerinin Ardahan Belediyesi Sosyal Medya hesabında paylaşmasının ardından anlaşılmayan bir nedenle kısa sürede Belediyenin sosyal medya hesabından kaldırılması da dikkatlerden kaçmadı.



    Ardahan’ın Gürcistan’a sınır olanPosof İlçesine bağlı Tepesunde (Hemin) köylü genç Fransa’da ölüm ile kalım arasında kaldı.


    Ailesinin cumhurbaşkanına seslenip, Türkiyeye getirilmesini istedii genç için şöyle bir çağrıyapıldı.




    84 Milyon Hasan Sabbah!.


    Bugünkü cumartesi yazımı aşkları, gizliliği hala tartışılan Hasan Sabbah’a ve hala var olan denilen haşhaşilerine ayıracaktım…


    Cünkü Sultan Melikşah ve birçok hükümdarın, padişahın ele geçiremediği ama bugün artan nüfusları kılıçlarıyla kesip, doğrayan ve yok eden Moğolların zor bela ele geçirip, yerle bir ettiği 8 bin 200 metre yükseklikteki tepede bulunan Alamut kalesini anlatacaktım..


    Ve o kalede esrar, eroinin ham maddesi olan haşhaş ile beyinleri yıkanan bugünkü maaşlı troller diyebileceğimiz sahte cennete inanan Haşhaşiler ile dost (!) Amerika’nın bize yasaklattığı haşhaş ekimini bir de ben anlatacaktım sizlere fakat randevu kültürümüzün geliştiğini düşünerek gece geç saatlerde uyumama karşın erkenden uyanıp, günler öncesi görüşmeyi umduğum dostuma doğru yol almak zorundaydım…


    Sonra farkettim ki bu yaşıma kadar aldığım ve bir türlü bitmeyen yolların bir yenisine daha çıkarken, 8 bin 200 metrelik yolla gidilebilecek ama ulaşılmayan o tepenin üzerindeki, Alamut kalesine belki 50 bin kez ulaşacağım kadar uzunlukta olan bu hayatımdaki yolların artık beni de yormaya başladığını düşünüyordum.


    Çünkü her geçen yıla inat daha yeni doğmuş bir bebek gibi heyecanla kestiğimiz ve tadını birlikte tatmayı düşünüp ama yiyemedigimiz pastalar gibi dizlerimizin de artık bir hayli kesilip, yorulduğunu ve bir kenara çekilip, kalbimiz gibi durmak istediğini her geçen saat, gün, aylar ve yıllarda daha iyi anlıyordum, uyumak isteyen gözlerimi dinlemezken…


    Tam bu düşünceler içinde , randevuya yetişmek için yeniden çıktığım yolda aldığım diğer bir haber ile ülkenin nüfusunun arttığıni öğreniyorum fakat memleketim Ardahan’ın hala göç verdiğini tekrar farkedip, derin bir nefes alıyorum .


    Tam zamanında yetiştiğim randevuya dostumun memleketimin beklediği yatırımlar gibi randevusuna gelmediğini de görüyor, beni yoran yolun ne kadar haklı olduğunu da birkez daha anlıyordum..


    Neyse olsun mevcut iktidarın dediği gibi olmazsa da “yolun sonuna kadar durmak yok” diyerek yeniden yol almaya başlayarak, cumartesi yazısını bu hafta da bir kenara bırakıp, yeniden iç ve dış etkenlere, artan, eksilen nüfusa ve onun tetiklediği göç konusuna daldım.


    Ve başta Iş-İd olmak üzere maşalar aracılığıyla yakıp, yıktıktan sonra “insanlık” diyerek briket evler yapılan İdlib’den, Afganistan’dan yetmedi Ukranya’dan gelen göçü engellemeye çalışan ve son olarak Samsun ile Edirne’de heykellere yönelik çirkin saldırılarla 28 Şubat sürecine benzeyen tahriklerle bugünlerde bir hayli sıkışan ve benden beter gerilen anlayışın idare ettiği ülkemizdeki iç göçün hala ve daha da hızlanarak devam ediyormuş.



    Son olarak istatistik kurumu tarafından yapılan açıklamada, başta benim memleketim Ardahan’da olmak üzere, bir çok kentin boşalıp, göç verdiği bir kez daha ortaya çıkarken, bu göçün kanal yapılmak istenen İstanbul ve diğer batı kentlerine doğru devam ettiği de görülüyor.


    Afrika ve Arap yarımadasının da içinde olduğu dünyanın batıya yönelip, hala durmayan göçün devam ettiği bu süreçte iç göçün nasıl durdurulacağı konusunda bu güne kadar ortaya konan onca plan ve projenin ya raflarda bekletildiği ya da hayata geçirilemediği ülkemde fabrika açmaktansa kanal açmak arazilerini memlekete göç eden Katarlılara satmak daha kolay…


    Evet, şu an benimde içinde olduğum İstanbul’u şişiren batı kentlerini çarpıklaştıran, bir iş umuduyla yerini, yuvasını geride bırakıp, ailesinin parçalanmasına, gelenek ve göreneklerinin yozlaşmasına neden olan göçün devam ettiği doğuya baktığımızda, doğuda doğar denen güneşin de hep batı özlemiyle yanıp, tutuştuğunu ve bir çok ocak gibi batı da battığına da (!) şahit oluyoruz.


    Ve bu yetmez gibi göçü durduracak olanların kendilerinin, yani iktidar olanların değil, “Ben ne yapabilirim?”diye düşünmeyenler anlattığı hayali cennetinde yaşarız. Zira “Ben nasılsa batıya geldim, kendimi kurtardım” zihniyetiyle devam eden göçü izlerken “yok efendim trafik niye böyle, bir depremle yerle bir olacak bu çarpık kentleşme niye yapılır, kapkaç, eroin, esrar kullanan insan sayısı niye artıyor, deniz dahil çevre niye böyle kirli, kadın cinayetleri, vahşi biçimde insan ölümleri, ani toplumsal olaylar neden oluyor, kar niye yolları kapattı, mobeseler özel hayata girer mi vb..’”gibi teranelere başlarız.


    Sonra da, “Maaşlı trolleri buldum” diye sevinen ama kendisinin de kendi içindeki Hasan Sabbah ekibinden kalma trollerden bi haber muhalefet liderinin yanında da modern Haşhaşilerin olduğunu anlıyor, gecesi 100 bin TL olduğu ileri sürülen bir otel odasında çekilmiş olan fotoğraflarını, kar görüntülü mobese kayıtları gibi A haberin başını çektiği havuzda yüzdüğünü görüyoruz. Bizler de bu yol yorgunlukları yetmez gibi sinirden, gerginlikten çekirdek değil, dudaklarımızı yeriz.


    Sonra önce pandemi ardından kar/kış yetmedi, ekonomik sıkıntidan dışarı çıkamayıp, evde baş başa kalan erkek-kadınlı 84 milyon olduğumuzu anlamadan bol kovboylu batı filmlerini izleriz.


    Modern Hassan Sabbahlar gibi, ruhlarımizi kesip doğrayarak, kimseler görmeden …



    ARDAHANLI MİLLETVEKİLİ KEMALBAY’DAN


    TARIM BAKANINA SORULAR..


    Ardahanlı HDP İzmir Milletvekili Kemalbay Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nın cevaplamasını istediği soru önergesi ile ülkede ki çiftçilerin yanı sıra tarım sektöründe yaşanan sıkıntıları özetledi.


    Ardahanlı HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözege’den Ardahan ve tüm ülkede ki çiftçilerin yaşadıkları sorunları bir araya topladığı soru önergesini meclis başkanına sundu.


    Bir dönemde HDP Eş Başkanlığı da yapan Ardahanlı, İzmir Milletvekili Kemalbay başta, Fuat Avşar olmak üzere çiftçilerin yaşadıkları soranları sorduğu önergesinin TBMM aracılığı ile HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemal Pekgözegü’ün ülkede ki çiftçilerin yaşadıkları sorunları dile getirdiği önergesi şöyle;


    TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 

    Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  

    Serpil KEMALBAY PEKGÖZEGÜ/İzmir Milletvekili 

    Siyasi iktidarın tarımı ve hayvancılığı bitirme noktasına getiren dışa bağımlı tarım politikaları, ekonomide yaşanan krizler, pandemi, döviz kurlarındaki artış ve doğal afetlerle çiftçiler, tarım sektörü üretim yapamaz hale gelirken bir yandan da borç batağına sürüklenmişlerdir.


    Bu durum Türkiye’de 81 il arasında gelişmişlik sıralamasında son sıralarda yer alan, devlet yatırımlarına ve teşviklerine olan ihtiyaçları karşılanmayan, bölgesel eşitsizlikler nedeniyle tarım sektörünün küçüldüğü, işsizliğin ve güvencesizliğin daha da büyüdüğü, yoksulluğun derinleştiği Ardahan ili ve bölgedeki diğer illerde çok daha bariz bir şekilde yaşanmaktadır.   

    Çiftçiler, bir yandan girdilerle birlikte çok uluslu şirketlere bağımlı hale getirilirken bu bağımlılıkla birlikte artan gübre, ilaç, mazot, elektrik, tarımsal sulama ve diğer maliyetler yüzünden üretim yapamayacak hale gelmişler, tarım alanlarında kalabilmek için Tarım kooperatiflerine, bankalara ve tefecilere borçlanmışlar diğer yandan ise binlerce çiftçi toprağını bırakmak zorunda kalmışdır. 


    Nitekim, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne göre 2002 yılında 2.8 milyon olan çiftçi sayısı günümüzde sayıları 1.8 milyona kadar düşmüştür.  

    TÜİK verilerine göre dahi, 2021 yılında üretim maliyetleri ortalamada yüzde 36 artan, 2021’de bazı ürünleri yüzde 120’lere varan maliyet artışları ile ekmek zorunda kalan çiftçilerin borçları da aydan aya katlanmıştır. 


    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre 2021 yılı Ocak ayına 130.4 milyar TL ile başlayan tarım sektörünün toplam kredi borçları Kasım 2021 itibarıyla 161.8 milyar TL’ye kadar çıkmıştır.   

    Çiftçilerin, Tarım Kredi Kooperatifine olan 10 milyar ile birlikte resmi borçları da 172 milyarı aşmıştır. Tarım sektörünün sadece bankalara olan takipteki kredi borcu ise Kasım 2021 itibarıyla 4.3 milyar TL seviyesine ulaşmıştır.   

    Çiftçinin, Tarım Kredi Kooperatifi borçlarına 15 Nisan 2021’de yürürlüğe giren yasa ile belli koşullara bağlı olarak yapılandırma olanağı getiren iktidar ise üç yıl içinde geri ödemeli yapılandırma adı altında borcun yüzde 30’unu peşin ödemek şartıyla, faizinde hiçbir indirim olmadan, çiftçiye yüzde 12-18 arası faiz yükünü dayatmıştır.   

    Borçlarını ödeyemeyen, tarlaları, traktörleri haczedilmeye başlayan, Türkiye’nin farklı illerinden Ankara’ya gelip Tarım ve Orman Bakanı ile görüşme talepleri kabul edilmeyen çiftçiler, Ziraat Bankası’na, Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği’ne ve özel bankalara borçları nedeniyle üretim yapamaz hale geldiklerini, zamlar böylesine fazla iken tarım yapılabilir, sürdürülebilir mi? Buradan Tarım Bakanı’na (Bekir Pakdemirli) sesleniyoruz, ‘Çiftçi moralini bozmasın, ekmeye devam etsin’ demişti.


    Borç harç içindeyken, gerçek enflasyon yüzde 80’lerin üzerindeyken, traktör ve tarlamıza haciz konulmuşken nasıl moralimiz düzgün olabilir. Dün çiftçiler için kara gün dostu olan Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankası bugün çiftçileri mağdur eden bir tefeci durumuna gelmiştir. On binlerce çiftçi mağdur edilmiştir.


    Çiftçi dostu Ziraat Bankası büyük bir toprak ağası konumuna geldi diyerek tepkilerini dile getirmişlerdir.


    Halkların Demokratik Partisi milletvekilleri olarak bizlerde, çiftçilerin bankalara olan borçlarının silinmesi, haciz işlemlerinin durdurulması ve gerekli desteklerin verilmesi yönünde bir çok Kanun Teklifi, Araştırma ve Soru Önergeleri vermiş olmamıza rağmen Bakanlığınızca çiftçilerimizi rahatlatacak kapsamlı bir üretim desteği sunulması yönünde hiçbir adım atılmamıştır.  

    Artan borç yükü nedeniyle çiftçinin tarlasına, bağına, bahçesine, evine, traktörüne, hayvanına haciz geliyor veya yüksek faizlerle yeniden yapılandırılırken, borç yükü altında ezilen çiftçilerimizden bazıları bunalıma sürüklenerek yaşamlarına son veriyorlar. 


    2021 yılının Nisan ayında İzmir Torbalı’da 46 yaşında 3 çocuk babası çiftçi Basri Yıldırım, elinde avucunda ne varsa sattığı halde borçlarını bitiremeyince, canına kıymış, yine aynı yıl Mayıs ayında Muğla Milas ilçesine bağlı Yaşyer Köyü’nde yaşayan 50 yaşındaki iki çocuk babası çiftçi Fahrettin Aktaş “Traktörüm  olmak üzere borcum çok, traktörümü de satın borçlarımı ödeyin, bu onursuzluğa dayanamam” diyerek yaşamına son vermiştir.  

    Son olarak da 2022 yılı Ocak ayında Ardahan Merkeze bağlı Ömerağa köyünde yaşayan ve başta Tarım Kredi Kooperatifleri olmak üzere faizleri ile birlikte 770 bin lirayı bulan borcu bulunan, otomobilini sattığı halde borcunun faizini dahi ödemekte güçlük çektiği ifade edilen çiftçi Fuat Avşar kapısına gelen haciz işlemi ardından yaşamına son vermiştir.


    Fuat Avşar gibi birçok çiftçinin borç haczi altında olduğu öğrenilen Ardahan’da özelikle Deniz Bank’a olan borçların köylüleri olduğu gibi esnafı da bunalttığı bilgileri basında yer almıştır.  

    Bu bağlamda;  

    Ardahan’da çiftçi Fuat Avşar’ın banka ve Tarım Kooperatifi’ne olan borçları yüzünden intihar ettiğine dair bilginiz var mıdır? 

    2019-2022 yılları arasında kaç çiftçi Tarım Kredi Kooperatiflerine, bankalara veya tefecilere olan borcu yüzünden yaşamına son vermiştir? 

    Ocak 2022 yılı itibarı ile Tarım Kredi Kooperatiflerine, özel ve devlet bankalarına borcu olan çiftçi sayısı kaçtır? Bu çiftçilerin toplamda borç tutarı ne kadardır? 

    Ocak 2022 yılı itibarı ile Tarım Kredi Kooperatiflerine, devlet ve özel bankalara olan kredi borçları sebebiyle icra ve haciz işlemi uygulanan çiftçi sayısı kaçtır?  

    Tarım Kredi Kooperatiflerinden çiftçiye verilen 50 bin liralık kredinin 180 bin lira olarak geri ödeneceği iddiaları doğru mudur?  

    5 yıldır Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürlüğü yapan ve 10 yerden toplamda 180 bin lira maaş aldığı ve paravan şirketler üzerinden çiftçilere verilen krediler üzerinden büyük gelir elde ettiği iddiaları ile gündemde olan ve birkaç güne kadar önce görevden alınan eski genel Müdür Fahrettin Poyraz hakkında ortaya atılan iddialara ilişkin herhangi bir soruşturma açılmış mıdır? Açılmamışsa nedeni nedir?  




    Çiftçiler almış oldukları kredi borçlarını ödeyemeyip mallarına, topraklarına gelen hacizlerle bir çıkmazda iken veya ödeyemedikleri borçları nedeniyle yaşamlarına son verirlerken Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürlüğü’ne atanan Ziraat Katılım Bankası ve Turkcell’de Yönetim Kurulu Üyesi olan Hüseyin Aydın’ın üç yerden aylık toplamda 136 bin 500 TL ücret aldığı iddiaları doğru mudur? Doğru değil ise Hüseyin Aydın’ın toplamda aylık geliri ne kadardır?  

    Çiftçilerin borçlarının koşulsuz olarak devlet tarafından karşılanması için bir planınız mevcut mudur? 

    Bakanlığınızın, çiftçilerin mazot, gübre ilaç, tohum, elektrik ve tüm tarım giderlerinde Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi’nin (KDV) kaldırılması taleplerinin yerine getirilmesine yönelik bir çalışması var mıdır?  

    Bakanlığınızca, çiftçilerin, mazot ve gübrenin yüzde elli hibe verilmesi ve sicil affı taleplerine yönelik yapılan bir çalışma var mıdır?  

    Elektrik faturalarına gelen fahiş zamlarda düşünüldüğünde, elektrik faturasını ödeyemeyen çiftçilerin elektrik borçlarının faizsiz olarak hasat sonuna bırakılması yönünde bir çalışmanız olacak mıdır?  

    Çiftçinin ve köylünün borç yükü altında, ekonomik sıkıntı içinde olduğu ve yaşamlarını sonlandırma noktasına geldiği bir ortamda tarım sektörüne yönelik kapsamlı bir üretim desteği planlaması yapılması düşünülmekte midir?  

    Türkiye’de 81 il arasında gelişmişlik sıralamasında son sıralarda yer alan Ardahan ilinin sosyo-ekonomik yapısını iyileştirme, devlet yatırımlarına ve teşviklerine olan ihtiyacı karşılama amacıyla Bakanlığınızca yapılan herhangi bir çalışma bulunmakta mıdır?


    MHP İL BAŞKANLIĞINA MERT BAŞKAN!


    Alınan bilgilere göre Ardahan Kongre Turgay Mert’in Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan İl Başkanlığına atandı.arşiv haber 04/05/2018 tarihli haberler


    Ozan Yüksek MHP’de Milletvekili Aday Adayı Oldu..


    ‘Vatanımıza ve milletimize hizmet etmek için çıktığımız bu yolda Genel Başkanımız Sn. Devlet Bahçeli’nin de onayını, desteğini ve her şeyden önemlisi duâsını aldık. Allah’ın da izniyle davamızın sonuna kadar savaşçısı olacağız. Her şey daha büyük, daha güçlü Türkiye için. Seçimlerin ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.’diyen Ardahanlı İş adamı, Yüksek Gümrükleme Müşavirliği Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Yüksek siyasete atıldı.


    Genç yaşına karşın iş hayatında başarılı bir çizgide bulunan Ardahanlı İşadamı Ozan Yüksek 24 Haziran’da yapılacak olan milletvekili seçimlerinde İstanbul 3. Bölgede Milletvekili olmak için Milliyetçi Hareket Partisinden Milletvekili Aday Adayı oldu.


    MHP Genel Başkanı ile görüştükten sonra İstanbul 3. Bölgeden Milletvekili Aday Adayı olan Ardahanlı İşadamı Ozan Yüksek milletvekilliği için aday adaylık dilekçesini verdikten sonra şu açıklamayı yaptı.


    **Kamuoyuna


    25/12/1985 ylıında Ardahan’ın Çimenkaya köyünde dünya’ya geldim. İlköğretimimi Ardahan Çimenkaya İlkokulunda, Orta öğretimimi ise Ardahan Çetinsu İlköğretim okulunda tamamladım. Daha sonra açık lise üzerinden lise eğitimimi de tamamlamış oldum.


    Ardahan’dan aile olarak 1999 yılında İstanbul’a göç ettik ve bu tarih itibariyle, yaklaşık 14 yaşında bir çocuk iken İstanbul’da bir teksil firmasında işçi olarak çalışmaya başladım. Bu zorlu şartlarda yaklaşık 4 sene boyunca çalıştım ve her daim patron ve yöneticilerim tarafından örnek bir işçi olarak gösterildim. Sorumluluktan kaçmayan yapım, hırsım, dürüstlüğüm ve edindiğim iş ahlakı yaptığım her işte başarımın en önemli etkenlerinden bir tanesi oldu.  İstanbul’a geldiğim tarih olan 1999 yılında İstanbul / Altınşehir Kayabaşı Milliyetçi Hareket Partisi lokaline kaydımı yaptırarak, çocukluğumdan beri hayallerimi süsleyen partimiz çatısı altına genç bir çaycı olarak adım atma fırsatı yakaladım.


    Tekstil sektöründe çalıştıktan sonra bir büyüğüm aracılığı ile Gümrük müşavirliği firmasına evrak takipçisi olarak başladım. Yaklaşık 2 sene boyunca burada çalışmamım akabinde kendi firmamız olan Yunus Lojistik Hizmetleri LTD ŞTİ firmasını ağabeyimle kurduk.


    2005 yılında Vatani görevimi tamamlamak amacıyla iş hayatıma 15 aylık bir ara verdim.  Acemi birliği için Isparta / Eğridir Piyade Tugayında, Usta birliği için ise Ankara 4. Kolordu’da hareket ve eğitim şubesinde görevimi tamamladım.


    Askeri görevim devam ederken kurduğumuz şirket iflas etti ve askerlik dönüşünde her şeye yeniden başlamak zorunda kaldım. Hatalarım ve başarısızlıklarımdan doğru dersleri çıkarak ve çok çalışarak yeniden “Yüksek Mümessillik Tekstil Ve Gıda LTD ŞTİ” firmasını daha sağlam temeller üzerine kurdum.  Şirket olarak genel yapımız ithalat ve ihracat işlemleri üzerine kurulmuştur. Şirketimizin 2017 yılı cirosu 17.300.000 TL olarak kayıtlara geçmiştir. Vergisini zamanında ödeyerek, bununla birlikte istihdam yaratarak ülkeme bir nebze de olsa fayda sağlayabildiğim ve ülke siyasetinde de yer almaya talip olduğum için son derece gururluyum.


    2016 Yılında “Yüksek Gümrük Müşavirliği” firmasını hayata geçirdik. Firmamızın kuruluş amacı kurumsal firmalara profesyonel gümrük müşavirliği hizmeti vermektir.


    Yaptığım uluslararası ticaret sebebiyle birden fazla ülkede yaşama ve farklı kültürleri tanıma fırsatı buldum. Etrafında yaşanan her şeyi dikkatlice gözlemleyen ve öğrenmeye çalışan bir insan olarak ziyaret ettiğim 15 ülke ve yaptığım sayısız seyahat ile kendimi geliştirip, ufkumu genişletebilme imkanına kavuştum.


    Ardahan’da bir köyde yokluk içerisinde büyüyen bir çocuk olarak, etrafa fayda sağlamanın ne kadar önemli bir husus olduğunun farkındayım. Bu sebeple hayalim olan “Kimsesiz Çocuklar Yurdu” projem için İzmit / Kandıra mevkiinde bir arsa satın aldım.  En büyük hayallerimden bir tanesi bu yurdu hayata geçirebilmektir.


    İyi bir sporsever ve Galatasaray taraftarı olarak Galatasaray Spor Kulubü üyesi, Galatasaray’lı İş Adamları Derneği üyesi ve Ardahan’lı İş Adamları Derneği Üyesi oldum. Katıldığım derneklerde görevlerim aktif olarak devam etmektedir.


    Başbuğumuz Sayın Alpaslan Türkeş’in açtığı ve Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin yürüttüğü Milliyetçi Hareket Yolunda, ülkeme olan borcumu ödemek, genç, dinamik ve kararlı yapımla ülkeme fayda sağlamak istemekteyim. Milletvekilliği Aday Adaylığımın detaylıca değerlendirilmesini arz ederim.


    Sevgi ve saygılarımla,


    Ozan Yüksek




    **Kılıçdaroğlu’nu Kutluyorum..


    Rayında çıktığı ileri sürülen ‘Demokrasi, Adalet, Hukuk, İnsan Hakları ve Ekonominin bundan sonra yani 24 Haziran’da nasıl bir yola gireceğini merak ettiğimiz bir süreçte ülkenin en büyük muhalefet partisi ve liderinin son süreçte art arda attığı adımlara baktığımızda, CHP’nin Genel Başkanını kutlamamız gerekiyor.


    Çünkü Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı olduktan sonra başta CHP’nin içinde olmak üzere ülke siyaset tarihinde önemli bir o kadar da yürekli adımlar attığı gibi 24 Haziran seçim sürecine girdiğimizden bu yana attığı önemli adımlarla da daha net göründü ve kutlamayı hak etti.


    Genel Başkan olduktan sonra başta HDP’lilere özel olarak kaldırılan dokunulmazlıklar konusu olmak üzere, yaptığı onca hatalarını da sık sık eleştiren bir gazeteci olarak bu kutlamayı neden yaptığımı soracaklara vereceğim tek cevap, ‘Kılıçdaroğlu gerçek anlam da bir solcu olmaya, başında olduğu partiyi başta olmak üzere yurt genelinde ki siyaseti demokratça yapmaya çalıştığı içindir.’ derim.


    Bunun en son örneği; CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak adı ilk olarak, Ulusal da Ardahanlı Gazeteci Doğan Şentürk’ün başında FOX TV’de, yerelde ise benimde yazı yazmaktan mutluluk duyduğum Gazete Damga’nın yöneticilerinden Karslı hemşerim, gazeteci arkadaşım Mehmet Mert tarafından kamuoyuna duyurulan Muharrem İnce’yi ‘Rakibimdir’ demeden aday etmesidir.


    Evet, önce sağ orjinli olan İYİ Parti’nin mecliste grup kurmasına akabinde seçimlere girmesine büyük katkı sunarak demokrasiye bir kez daha katkı sunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun parti içinde kendisine rakip olan güçlü adayı olan Muharrem İnce’yi CHP’nin Cumhurbaşkanı aday etmesi kendisinin bir kez daha kutlanması gerektiğini ortaya koymuştur.


    Bunu yaparken de ‘ileride beni yer, yine karşıma çıka, başıma bela olur’ dememiş, bir taraftan da kendisini de risk sokmuştur.


    Yani bugün aday ettiği İnce 24 Haziran’da başkan olarak seçilemeyip, ama az bir oy ile Erdoğan’a yenilirse parti içi tartışmalar ve yeni kurultaylarda Kılıçdaroğlu’nun karşısına yine çıkacaktır. Belki de Erdoğan’dan Başkanlığı alamayacak olan İnce Kılıçdaroğlu’ndan CHP Genel Başkanlığı kesin alacaktır.


    Ama Kılıçdaroğlu bunu ve buna benzer kaygıları taşımadan ve birileri gibi ‘Kardeşim’ demektense, ‘Gel Bakalım Muharrem İnce’ demiş ve partisi içinde ki kendisine karşı en güçlü adayı 24 Haziran’da Cumhurbaşkanı adayı etmiştir.


    Aynı Kemal Kılıçdaroğlu Muharrem İnce’yi CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı göstermesi dışında bir başka şeyi daha yapmıştır.


    Oda çok önemli ve ince bir siyasi taktikle yeniden ve tam başkan olarak seçilmek için devletin tüm imkânlarını seferber eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ile onun adına yine aynı imkânlarla ve havuz medyanın katkıları ile saha da olacak olan Başbakan Binali Yıldırım’a karşı önlemini almıştır.


    O da;


    1. ‘Anayasa değiştikten sonra Genel Başkandan, Parti Üyesinden Cumhurbaşkanı adayı olamaz..’ sözünü yerine getirmiş,
    2. Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdiği Muharrem İnce’nin Erdoğan ile kendisinin de CHP Genel Başkanı olarak, hem Erdoğan ile hem Başbakan Binali Yıldırım ile mücadele etme sahasını kazanmıştır.
    3. Kurduğu ittifakla da İyi Partinin Genel Başkanı Meral Akşener ile aynı oylara hitap edecek olan Devlet Bahçeli’yi baş başa bırakmıştır.
    4. Saadet Partisi ile AK Partiyi karşı karşıya getirme başarısını ortaya koymuştur..


    Bunu yapan bir Kılıçdaroğlu’nu kutlanması da bize düşmüştür.


    ***


    **Demek oluyormuş..


    Ardahan Dernekler Federasyonun İstanbul’da sonra Ardahan’da da hafta sonu yaptığı ve bir çok Ardahanlının katıldığı toplantıya baktığımızda bu memleketin diğer önemli bir sorununu da sık sık bir araya gelememek olduğunu görüyordum..

    Ve en önemlisi Ardahanlıların da bu memleketin gidişatından memnun olmadığını da anladığımız bu önemli toplantı öncesi Ardahan Belediye Başkanı tarafından düzenlenen ve ‘Ardahan Yerel İrade Platformu’ nunun oluşması bu kentte ki bir araya gelememe sorununu ortaya alenen ortaya koyuyordu..

    İnsana demek oluyormuş dedirten bu tür toplantıların yapılması demek bu kentin susmayıp, konuştuğunu da ortaya koyuyordu..

    Evet geçtiğimiz son günlerde ard arda gerçekleşen toplantıların daha sık yapılması umuduyla yıllardır bir araya gelmeyen insanları bir araya getirenlere teşekkür ediyorum..

    Çünkü bu tür toplantılar ardından ortaya çıkan bir çok fikrin bu kentin önünü açacağı gibi gelişmesini de sağlayacağını her kes iyi anlamalıdır..

  • TOPLANTI, GÖSTERİ VE YÜRÜYÜŞLERİN YAPILAMADIĞI ARDAHAN'A 3 YÜRÜYÜŞ VE TOPLANTI GÜZERGAHI!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    Yaklaşan 2023 seçimlerine hazırlık olarak değerlendirilen valiliğin Ardahan kent merkezinde olabilecek toplantı ve yürüyüşler için kent merkezinde 3 bölge belirlendiği belirtildi. T.C.

    Ardahan Valiliği Hukuk İşleri Şube Müdürlüğü tarafından yapılan yazılı açıklamada;

    Ardahan kent merkezinde 2022 yılı toplantı ve gösteri yürüyüş yer ve güzergahları şöyle;

    1. TOPLANTI, GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ YAPILACAK YER VE GÜZERGÂH:

    1.1 Yürüyüşe Geçmek Üzere Toplanılacak Yer: Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi ile İnönü Caddesi Kesişim Yeri Başlangıcından (Hancıoğlu Medikal Önü),Atatürk Caddesi Kesişim Noktasına (Aktaş Et Önü) kadar olan alan.

    1.2 Yürüyüş Güzergâhı: Toplanma yerinden hareket edilerek, Aktaş Et Önünden sola dönülerek, İnönü Caddesini takiben Belediye Başkanlığı önünden toplantı yerine intikal,

    1.3 Toplantı Yeri: Şehir Kulübü ile İş Bankası Kavşağı Arasındaki Alan,

    1.4 Pankart Ve Afiş Asılacak Yerler: Yürüyüş güzergâhında bulunan aydınlatma direkleri,

    1.5 Dağılma Yerleri: Toplantı ve Gösteri Yürüyüşünün Yasallığını kaybetmesi durumunda;

    a) Ordu Caddesinden Kubilay Sokak ve Dereboyu Sokak,

    b) İnönü Caddesinden Adliye Sokak ve Kubilay Sokak İstikametine.




    2. TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ YAPILACAK YER VE GÜZERGÂH

    2.1 Yürüyüşe Geçmek Üzere Toplanılacak Yer: Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi üzeri Valilik yanındaki parkın köşesi ile Kongre Binası arkasına kadar olan alan,

    2.2 Yürüyüş Güzergâhı: Toplanma yerinden hareket edilerek, Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi üzerinden istikametle Ardahan Polis Merkezi Amirliği Kavşağından Sağa dönülerek stadyum önünden toplantı yerine intikal,

    2.3 Toplantı Yeri: Kura Caddesi ile Kongre Caddesinin Kesiştiği yerden Ardahan Şehirlerarası Otobüs Terminali Girişine kadar Olan Alan,

    2.4 Pankart Ve Afiş Asılacak Yerler: Yürüyüş güzergâhında bulunan aydınlatma direkleri,

    2.5 Dağılma Yerleri: Toplantı ve Gösteri Yürüyüşünün Yasallığını kaybetmesi durumunda;

    a) Otogar İstikametine,

    b) Kongre Caddesinden Erzurum Caddesi istikametine,

    c) Sağlık Sokak istikametine,

    d) Kongre Caddesi üzerinden şehir merkezi istikametine,

    e) Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi istikametine.

    3. TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ YAPILACAK YER VE GÜZERGÂH

    3.1 Yürüyüşe Geçmek Üzere Toplanılacak Yer: Kura Caddesi ile Hal Caddesi kesişim yeri başlangıcından, Kura Caddesi ile Hamam Caddesi kesişim yeri noktasına kadar olan alan,

    3.2 Yürüyüş Güzergâhı: Toplanma yerinden hareket edilerek, Kura Caddesi üzerinden toplantı yerine intikal,

    3.3 Toplantı Yeri: Kapalı Semt Pazarı arkasındaki alan,

    3.4 Pankart Ve Afiş Asılacak Yerler: Yürüyüş güzergâhında bulunan aydınlatma direkleri,

    3.5 Dağılma Yerleri: Toplantı ve Gösteri Yürüyüşünün Yasallığını kaybetmesi durumunda;

    a) Meydan Caddesinden Terminal Sokak CDistikametine,

    b) Kura Caddesinden Hal Caddesi ve Hamam Caddesi istikametine.



    arşiv haber 15/05/2019 tarihli haber/yorum/reklamlar


    TYSD’den Yoksullara Ramazan Yardımı!


    Başta Ardahan Üniversitesine bir kız öğrenci yurdu yaptırma olmak üzere bir çok yardımda bulunan Türkiye Yardım Severler Derneği Ardahan İl Temsilciğinden yeni bir yardım daha. Nevin Turan’ın başkanlığını yaptığı TYSD Ardahan İl Temsilciliği Mübarek ramazan ayının yaşandığı şu günlerde başta gıda olmak üzere bir çok yoksul ve fakire çeşitli yardımlarda bulundu.



    **Postun içinde ki dostlar, Ulusalcılar!..


     


    HDP’nin Genel Merkezinin 81 Vilayet Örgütlerine, tabana sormadan aldığı karar ile yeniden CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun aday olduğu İstanbul seçimleri öncesi açıklanan işsizlik rakamlarına baktığımıza da seçim sonuçlarınında büyük etkisi olan ekonominin içinde olduğu durumu daha iyi anlamaktayız.


    Ve işsizliği asıl tetikleyen ekonomininde içinde olduğu onca sıkıntının altında yatanın da o çok istenen demokrasiye yönelik adımların ileriye atılmaktansa, bu yönde niyeti olanların üzerinde oluşturulan korku çemberi ile geri çekilmesidir..


    Örnek mi? 


    Demokrasi ile başa gelen ve demokrasiyi geliştireceği umut edilenlerin iktidarın verdiği şımarıklıkla demokrasiyi kısa sürede unutmasıdır.


    Ve demokrasiden, beklenenlerden uzaklaşan aynı iktidar toplumun kendilerine karşı 7 Haziran’da ortaya koyduğu tepkiyi anlamayıp, 1 Kasım’ı yapınca aynı toplum bu kez de 31 Mart seçimleri ile mevcut iktidarı uyarmıştır.


    Yani demokrasi dahil bu ülkede ki iktidar yöneticilerinden isteneni alamayanların tepkisini fırsat bilip, demokrasi gereği olan seçim veya başka yolla iktidarı alt etmek isteyenlere yani bana göre ‘Bu ülkenin asıl sahipleri bizleriz’ diyen ulusalcılara fırsatlar verilmektedir.


    Evet, bu ülke de yıllardır iktidar olan ve her eleştirini anti-demokratik bir bakış ile ‘Not ettik’ diyerek tehdit eden ama bu tür hareketleri ile güç kayıp ettiğini anlamayan parti ve başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başta demokrasi olmak üzere bir çok konu da yaptıkları yanlışları kabullenmeyip, ısrarla bildiklerini yapmaya kalkmaları, HDP’nin de içinde olduğu toplumun yeniden ulusalcılara yönelmelerine sebep olduğu da bir gerçektir.


    Çünkü 31 Mart seçimlerinin asıl kazananları olan ulusalcılardır.


    Yani İstanbul İBB’nin de içinde olduğu 31 Mart seçimlerini Kemal Kılıçdaroğlu’nun da içinde olduğu solcular değil, geride kalan seçimleri asıl kazanan ulusalcıların 23 Haziran’da da zaferle çıkacaklarını şimdiden ortaya koyar gibi..


    ‘Nereden bu tahmini yaparsın?’ diye soracaklara CHP’nin gizli destekçisi, Barış Sürecinde T.C levhalarını AK Parti’ye indirten ama sürecin tekmelenip, buzluğun dondurucusuna kaldırılması ardından 31 Mart’ta CHP’nin içinde ki kazanan ulusalcılara astıran HDP’nin yanı sıra İYİ ve Saadet Partililer olsa da AK Parti’nin yaptıkları karşısında ‘Düşmanının düşmanı dostumdur’ demek zorunda kalanlardır..


    Ve bu durumu 31 Mart seçimlerinin hemen ardından ortaya konan hal, hareket ve uygulamalarla bu partilerin tabanının anladığını da görmek mümkün.


    Ve 23 Haziran’a ertelenen seçimi yeniden kazanmak için ‘Solcu, demokrat’ postuyla pusuya giren aynı ulusalcıların hiçte memnun olmadıkları ve 28 Mart seçimlerinin hemen ardından oklarını Kılıçdaroğlu’na çevirecek olanlar olacağını da burada yazıp, not ediyorum.


    Ve yine bence bu durumu fark etse de önüne geçmeyen Kılıçdaroğlu gibi Erdoğan’ın da yeni bir plan içine girip, Bahçeli’nin de arasında olduğu BOB yada diğer nazik adı olan 2023 hedefine birlikte gitmek için görünmeyen bir birliktelikle ulusalcıların etrafında biriktiği İnce gibi İmamoğlu’nu da oyun dışına itecekler..


    Yani güzel olacak denen 23 Haziran’ın daha güzel olması için ilk adımının İstanbul seçimlerini sadece İmamoğlu yakasını iptal eden YSK hakimlerini Kızılay’da gezemeyeceklerini, hatta yüzlerine tükürülecek hale geleceklerini ileri süren ve yaptıkları anlamsız çıkışları ile adeta ve bana göre seçimi iptal ettiren asıl faaller olan CHP’nin Genel Merkezi attığı adımıdır..


    Bu ve buna benzer adımlar 23 Haziran’a yetişir mi bilmem ama yenilenen seçimlerin birilerine yeni bir fırsat daha doğurduğu da bir gerçektir.


    İşte burada anlatmak istediğimde bu ülkenin asıl sahipleri olduklarını ileri sürüp, kendiler dışında kimsenin iktidar olmasına, karar vermesine izin vermeyen tabakalar yani diğer bir adıyla ulusalcılardır.


    Ve bu ulusalcıların girdikleri solcu, demokrat postu içinde bugünlerde bir hayli hareket içinde oldukları da bir diğer gerçektir.


    Ha bu arada diğer her seçimde hemen her gün çeşitli ad ve toplantılarda ortalıkta adı sıkça geçen kısa adı MİT olan Milli İstihbarat Teşkilatı da uzun süredir gündemde yok.


    Neden bilmem ama bu ülkenin ulusalcıları kadar MİT’in de sistemin yani Başkanlığa geçen rejimin değişmesinden yana olmayanlardan oluştuğunu biliniyor da ondan mı?



    arşiv haber 02/01/06/2007 ve 31/05/2007 tarihli haber


    SİTEMİZE VERECEĞİNİZ BİR REKLAMLA DESTEK VEREBİLİRSİNİZ!!



    SİTEMİZE VERECEĞİNİZ BİR REKLAMLA DESTEK VEREBİLİRSİNİZ!!

    Foto: Hakan-Kımılı, Y. Kurdoğlu, Erdemel yolu/Hoçuvan

    RESİM GALERİSİNE 150 yeni fotoğraf eklendi…

    35-36 ve 37 sayfalarda…

    SİTEMİZE VERECEĞİNİZ BİR REKLAMLA DESTEK VEREBİLİRSİNİZ!!





    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ, BAKIN BAKALIM HER TARAFA BEĞENECEKMİSİNİZ SİTEMİZİ. YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.



    30/29-05/2007 Tarihli Günlerinin Haberleri için DEVAMI tıklayın..

    Geçmiş günlerin haberleri için DEVAMLARI tıklayın..




    SİTEMİZE VERECEĞİNİZ BİR REKLAMLA DESTEK VEREBİLİRSİNİZ!!

    Ardahan merkez-Foto: Fakir Yılmaz

    RESİM GALERİSİNE 150 yeni fotoğraf eklendi…

    35-36 ve 37 sayfalarda…



    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ, BAKIN BAKALIM HER TARAFA BEĞENECEKMİSİNİZ SİTEMİZİ. YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.

    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Alişan ölmek istemiyor!..

    Fakir Yılmaz Yoksulluğun iliklerine kadar işlediği bir ailenin çocuğu 

    3 yaşındaki Alişan…

    O, köyde değil Ardahan kent merkezinde yaşıyor, her an çökecek olan toprak damlı bir evin çocuğu..

    Kardeşleri, Uğurcan, Ebru ve 1. sınıf’a giden ve oraya gittiğimde okulda olan İncilay ile birlikte 6 kişilik yoksul bir ailenin çocuğu..

    Aralıksız yağan yağmurların sel olup, coştuğu şu günlerde babasının 6 aydır kirasını ödeyemediği toprak damlı, köhne bir mahalle evinde oturan Alişan her an çökecek bir evin altında yaşamak için hayata bakıyor o güzel gözleriyle, ‘Ölmek istemiyoruz, beni ve ailemi kurtarın’ dercesine..Alişan her an yıkılacak evde ölmek istemiyor.. 

    Aylardır işsiz olan babası M. Ali Arslan’ın iş bulurum umuduyla çıkıp geldiği şeher de, girişinde ahır kapısı olan bir evde geleceğe bakıyor, bir gün aç, bir gün yarım yamalak doyan midesiyle..

    Annesi Filiz Arslan’ın kendisine ve de kardeşlerine sarılıp, ısıtmaya çalıştığı o her an yıkılacak olan toprak damlı evde babasına bir iş verecek işadamı, hayırsever ve de ‘Ardahan’ı kurtarmaya talip siyasetçileri’ bekler, yağan yağmurlar dolaysıyla tavanının bir ağacı kırılmış olan yıkık, dökük, kırık camlı evin penceresinden bakarken, ‘Ölmek istemiyorum’ derken..


    **Bu anlattığım hikaye değil, gerçek bir haberdir..

    Önce haberi yazalım, sonra yazacaklarımızı..


    ***“İŞSİZ BABANIN 6 KİŞİLİK AİLESİNİN DRAMI YÜREK YAKIYOR!


    Ardahan merkez’de bulunan Atatürk Mahallesi’nde bulunan 6 kişilik ailenin dramı görenlerin yüreğini yakıyor.

    Ardahan’ın Bayramoğlu köylü Mehmet Ali Arslan eşi ve 4 küçük çocuğuyla geldiği kentte işsiz kalınca, çocuklarıyla birlikte her an yıkılacak olan ve 6 aydır kirasını ödemediği toprak damlı bir evde adeta ölümü bekliyorlar.

    Ev sahibinin ahırının girişinde oturan ve hayvanların bulunduğu ahır kokusuyla birlikte yaşadıkları evin her an çökeceğinden korkan Arslan ailesi, bir merteği kırılmış tavanı çökmüş evde yaşamlarını idame etmeye çalışırlarken, işsiz babanın her gün eli boş eve gelişi dolaysıyla yoksulluğu iliklerine kadar yaşıyorlar.

    Alişan her an yıkılacak evde ölmek istemiyor.. 

    Aylardır işsiz olduğunu belirten baba M. Ali Arslan aylardır kira ödemediği için ev sahibinin kendilerini çıkarmak istediğini ve ne yapacağını şaşırdığını belirtirken, bakkalların artık kendisine borç vermediği için bir ekmek bile alamadığını belirterek, kendisine uzanacak sıcak bir yardım eli beklediğinin altını çizdi. Valinin ve yetkililerin çocuklarına sahip çıkmasını isteyen işsiz baba M. Ali Arslan, ‘Gazeteci abi yardım değil, iş istiyorum. Çocuklarıma emeğimle ekmek yedirmek istiyorum. Kalorifercilikten anlarım, bahçe bakarım, yük taşırım. Ama bir iş versinler yeter ki. 4 çocuğum ve eşimin rahat oturacakları bir ev istiyorum.’ diyerek, ailesini geçindirecek bir iş istediğini belirtti.

    Tavanı çökmüş bir evin tek odasında yaşam mücadelesi veren Arslan ailesinin içler acısı halini görenler, ‘İnsanca yaşam bu mu, sosyal devlet bumu, insanlar her an çökecek bir evde yaşamaya mecbur edilen bir ülke’de, bir Ardahan’da birileri milyarlar harcayıp, vekil olmak istiyor’ bumu insanlık demeden edemiyorlar.”


    **Evet, 

    Sayın Valim ..

    Sayın Belediye Başkanım ..

    Sayın Cumhuriyetimin Başsavcısı ..

    Sayın Tugay Komutanım ..

    Sayın Alay Komutanım ..

    Sayın Emniyet Müdürüm ..

    Ve ne kadar sayın diyebileceğim insanlar!..

    Ardahan’ı kurtarmaya talip milletvekili aday adayları..

    Ben bugün şoktayım ve de ağlamaklıyım, ki ağladım da, kuruyan boğamızın beni boğduğu bir anda yazarken bunları..

    Neden mi?

    Evet, yukarıda küçük Alişan’ın bir çağrısını dile getirmeye çalıştığım habere giderken gerçekten bu kadar beklemiyordum.

    Çünkü ben alışkındım, yoksul, fakir ve de imkansız insanları görmeye, fotoğraflamaya ve de haber olarak yazmaya..

    O gittiğim başta Damal ilçesi köylerine, Göle’nin, Hanak’ın, Posof’un ve de Çıldır ilçesinin köylerinde gördüklerimle, fotoğrafladıklarımla alışkındım adım gibi fakirliğe…

    Ama, bugün saat 16.00 sıralarında şiddetli yağan yağmurla birlikte GAZETECİ isimli aracımı kapısına çektiğim evde gördüklerimle bir kez daha yıkıldım ve de öldüm..

    ‘Olamaz bu kadar’ diyerek…

    Şaşırmıştım, şok olmuş, ‘Allah’ım sen insanların bu kadar imkansız ve de aciz kalmasını istermiydin?’ derken..

    İşsiz bir babanın, ‘Gel Gazeteci bizi de yaz’ derken utanması gerekenlerin yerine anlın da dökülen terleri silmeye çalıştığını daha çok utanmasın diyerek görmemeye çalışırken, kırık bir pencerede benim gelişime meraklanan Alişan’a rastladım, ard arda çektiğim resimlerlerin eşliğinde patlayan flaşım gökyüzünden insanı korkutan şimşeklere inat daha çok parladığını hissederken..

    Yağan yağmurlar dolaysıyla her an çökmeye yüz tutan eve girerken karşıma 6 yaşında ki o güzel Ebru çıktı, yoksulluğun ve de fakirliğin getirdiği evinin perişanlığın da utanan annesi Filiz’in bacaklarının arasına sığınırken.. 

    Ya o matbaamdaki kırık çekyatım gibi bir çekyatta üzerine çökecek evde uyuyan Uğurcan’ı görürken..

    Gerçekten bu kadar olmaz dedirten bir manzara vardı karşımda hem de kentin tam ortasında ve de lüks araçların gelip geçtiği yolun kenarında yeni ismiyle ülkemin kurucusunun ismini alan ve Atatürk mahallesi olan Ardahan/Yenimahalle’de..

    Baba diyordu, ‘Abi işsizim, çocuklarım aç, bakkal artık borç vermiyor’

    Alişan her an yıkılacak evde ölmek istemiyor.. 

    Anne ekliyordu, ‘Çocuklarıma mezar olacak bu ev’

    ‘Ne yapabilirim, yazmaktan öte’ diye düşünüp, resimlerimi ard arda çekerken, bir taraftan da daha çok ezilip, utanmazsınlar diye moral vermeye çalışıyordum, o yağmaya devam eden yağmurla her an çökecek ve Alişan ile ailesinin başına bir şey gelecek Arslan ailesini terk ederken..

    Yazdım…

    Yazmanın yeterli olmayacağını düşünüp, çarşıya gelerek kendimce bir iki poşetle birlikte eşim ve Alişan’la aynı yaşıt olan kızım Nazlıcan’la birlikte yeniden ziyaret ettiğim o ailenin, ‘bu gece ve ya yarın, o her an yıkılacak olan evde nasıl rahat uyuyacağını..’ düşünürken..

    Ben veya siz nasıl uyursunuz, (beklide bu gece o toprak damlı evin çöküp, altında kalacak olan) Alişan’ın  dramını anlatmaya çalıştığım bu yazıyı okuduktan sonra..

    fakiryilmaz323@hotmail.com-0535.418 32 58

    SEÇİME DOĞRU GİDERKEN ARDAHAN

    Haydi seçime .. ***AKP’nin ilk 14’ü elendi!..


    Geçtiğimiz Cumartesi günü sona eren aday adaylarına yönelik mülakatların ardından, orta seviyedeki kurul da çalışmalarını tamamladığı öğrenildi.

    Bu çalışmada yapılan bazı elemelerin ardından da, bugün AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Subayevleri semtinde bulunan özel konutunda aday adaylarına yönelik gün boyu süren bir çalışma yaptığı öğrenildi. AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ile Grup Başkanvekili Faruk Çelik, öğle saatlerinde ayrı ayrı özel konuta gelerek Başbakan Erdoğan ile yaklaşık yarım saat süren bir görüşme yaptılar.


    AKP'nin ilk 8'i 4'e düşücek ***7 kişi 8 kişiyi 4’e düşürecek!..


    Edinilen bilgilere göre, Genel Sekreter İdris Naim Şahin, Genel Başkan Yardımcıları Hayati Yazıcı, Dengir Mir Mehmet Fırat, Necati Çetinkaya ile Grup Başkanvekilleri Salih Kapusuz, Faruk Çelik ve Sadullah Ergin’den oluşan 7 kişilik ekip de ayrı bir mekanda aday adaylarını değerlendirmeye başladı. Milletvekili adaylarını belirlemek için Başbakan Erdoğan ve 7 kişiden oluşan ekibin 2 Haziran Cumartesi ve 3 Haziran Pazar günü bir araya geleceği ve oluşturulacak milletvekili aday listesinin 4 Haziran Pazartesi günü Yüksek Seçim Kurulu’na verileceği bildirildi.

    Ardahan’dan 26 Aday adayı bulunan AKP’nin ilk elemelerde 14’ünü eleyip, içlerinde Saffet Kaya, Cavit Çetin, İlhan Yıldız, Önder Avşar, Gürbüz Ayaz’ın bulunduğu 8 isimi bir üst kurula sunduğu bilgisi alındı.

    Bir üst kurula sunulan 8 isim için son kararı Başbakan Erdoğan ve 7 kişiden oluşan ekibin 2 Haziran Cumartesi ve 3 Haziran Pazar günü bir araya gelerek verecekleri alınan diğer bilgiler arasında oldu. En son kararı AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın vereceği belirtiliyor.

    Haber ekleme saati: 19.57-30/05/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


    ***Recep Aydemir CHP’den Ardahan Milletvekili adayları arasında yoğun bir yarış


    Seçim atmosferine girilmesiyle birlikte, ülkemiz genelinde olduğu gibi, Ardahan’da da adaylar ve seçmenler Ankara’ya kilitlenmiş durumdalar. Herkes ilimize en iyi hizmeti verecek olan adayların belirlenmesi için görüşlerini açıklamakta,  parti Genel Merkez’lerine telefon ve telgrafla ulaşarak, aktif buldukları adayların gösterilmesini istemekte-ler. 

    Dün Ankara’dan dönen Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural’dan aldığımız bilgiye göre, CHP’den Ardahan Milletvekili adayları arasında yoğun bir yarış olduğunu, binlerce adayın listenin seçilebilir yerini kapmak için büyük gayret gösterdiklerini bildirmiştir.

    Adayların lis-tede yer alma gayret ve heyecanları kadar, seçmenlerde ilimiz için faydalı gördükleri adayların gelmesi için burada kulisler yapmakta, ortaya çıkan tabloya göre desteklenecek adaylar üzerinde görüş birliğine varmaktalar. AK Parti, DP ve MHP taraftarları şu anda suskun durup, Genel Merkezlerinin kararını beklerken, oldukça duyarlı ve seçici olan CHP’li seçmenler, partileri adayının belirlenmesine destek vermek üzere, sürekli olarak Ankara ile temas halinde bulunmaktalar. Ardahan’da her seçimde birinci parti konumunda olan CHP’nin seçmenler, Milletvekili Ensar Öğüt, eğitimci-işadamı Sadrettin Atalay ile işadamı ve Ardahan bal festivali ağası Recep Aydemir’in aday olmasını beklemekteler. Bu üç adayın en çok destek gördüğü Ardahan’da, taraftarları da Ankara’da âdete mesken kurmuşlardır. 

    Sadrettin Atalay Özellikle Sadrettin Atalay’ın adaylığını desteklemek üzere Göle’den 52 Muhtarın imzalarını taşıyan bir liste 7 Muhtar tarafından CHP Genel Merkezine verilmiştir.  

    Ardahanlı seçmenler, adayların isabetli tespit edilmesi halinde, CHP, AK Parti, MHP ve Bağımsız adaylar arasında tercih yapmanın zorluğunu yaşayacaklarını, bu partilerden her hangi birinin yanlış aday göstermeleri halinde seçimi kaybedeceklerini, bundan dolayı parti Genel Merkez’lerinin isabetli adaylar belirlemeye özen göstermeleri gerektiğini söylemekteler. Geçmişteki gibi, “Fanatik partici ve robot oy olmayacaklarını” ifade eden seçmenler, “Parti ayrımı yapma gibi bir lükse sahip değiliz. Ardahan tükenme noktasına gelmiş, Ardahan’da yaşayanlar olarak buraya hizmet vereceğine güvendiğimiz adaylar hangi partiden olursa  olsun yanında yer alacağız” demişlerdir.

    Haber ekleme saati: 19.56-30/05/2007

    Haber: Şerif Alkan/Yunus Akçay Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    MHP Aday adayı Abdullah Gürbulak: 

    ‘İnsanlar ideolojiye değil, hizmete ve ekmeğe bakıyor!”

    Abudllah Gürbulak Ardahan’dan Milletvekili adayı olmak için MHP’yden milletvekili aday adayı olan Abdullah Gürbulak Ardahan’a gelerek partilileri ve seçmeniyle buluştu.

    Ardahan merkeze bağlı Yanlızçam köylü olan Gürbulak, kendisinin ülkücü camiada gelen bir isim olduğunu ve yıllardır MHP’nin içinde siyasi mücadele veren biri olduğunu belirtti. Ardahan’dan aday adayı olma kararının vermesinin halkına, Ardahanlıya hizmet için verdiğini söyleyen MHP Ardahan Milletvekili Aday Adayı Abdullah Gürbulak, eğer partim ve teşkilatlarım izin verirseler ve listeye girersem partimin Ardahan’dan en az bir milletvekili kazanması için geceyi gündüze katarak mücadele edeceğini söyledi.

    Ardahan’a gelerek, MHP İl ve İlçe Teşkilatlarını ziyaret eden ve daha sonra ilçeleri gezerek seçmenin içine giren Abdullah Gürbulak, bu gezisinde halkın öyle denildiği gibi ideolojik falan bir durumu düşünmediğini, kendisine hizmet getirecek ekmek yiyecek iş sahaları yaratacak siyasilere ve de politikacılara ihtiyaç duyduğunu belirtti.

    Kendisinin de halk gibi düşündüğünü belirten Abdullah Gürbulak, amacının yıllardır mağdur olan Ardahan halkının hizmet kölesi olmak olduğunu ve bunun için gönüllü olarak buna talip olduğunu söyledi.

    MHP Ardahan İl Binasında bir açıklama yapan MHP Ardahan Aday Adaylarından Abdullah Gürbulak, kendisinin ülkücü bir ahlaktan gelen biri olduğunu, vatanını, milletini seven ve bu vatandanda yaşayan insanların refahı için mücadele ettiğini belirtirken, MHP’nin kendisi ve ya diğer aday aday arkadaşlarının ismiyle Ardahan’da olduğu gibi Türkiye’de oy patlaması yapacağını da sözlerine ekledi.

    Haber ekleme saati: 19.56-30/05/2007

    Haber/Foto. Fakir Yılmaz/Ardahan

    ÇANTACILAR GİDİNCE, ESNAF ÜZÜLDÜ!

    AKP'li bir aday adayı olan Kanmaz isimli Çantacıyı fotoğrafladığımız anda, kendisine rastladığımız meslektaşımız Ümit Kılıç, gülerek 'Vallah ben çantacı değilim' diyordu.. Yaklaşan seçimler öncesi piyasalarda ekonomik canlılık bekleyen esnaf umduğunu bulamazken sıkıntılı günler yaşamaya başladı.

    Bir süre önce Ardahan AKP’nin ön teamül seçimi dolaysıyla hareketli günler yaşayan esnaflar, aday adayların hemen hepsinin Ankara’ya çekilmesinin yaşanan bu olumsuzluktan bir hayli etkili olduğuna da dikkat çekiyorlar.

    Son yılların en ağır kışını yaşayan Ardahanlı kış aylarındaki doğal şartlardan olumsuz etkilenirken ekonomik yönden de büyük harcamalar yapmak zorunda kaldı. Isıtma masraflarını iki katına çıktığı Ardahan’da buna ek olarak köylerde yaşanan yem sıkıntısı da eklenince vatandaşlar varını yoğunu yeme ve kömüre yatırdı. Ekonomik açıdan büyük zorluklar çeken Ardahanlı gelen ilkbahar ile birlikte çiftçiye yapılacak desteklerin piyasalara yansımasını bekledi. 6 ay boyunca yem almak için mücadele veren Ardahan köylüsü destek olarak aldığı paraları da ekin giderine kullanınca Ardahan esnafının veresiye defterleri alacaklarla şişti. Ardahan çiftçisinin ve esnafının ekonomik sıkıntısının hat safhada olduğu bir dönemde hükümetin erken seçim startı vermesi bir anda piyasalar canlanacak sinyali verirken beklenen olmadı. 

    Geçmiş yıllarda seçim öncesi hükümetler piyasalara sıcak para aktarırken bu dönemde beklenenin aksine piyasalardan para çekildi. Yatırımların ve ödemelerin başlamadığı Ardahan’da piyasalarda büyük oranda durgunluk yaşanırken bu durgunluğu atlatmak için umutsuzca bekleyen Ardahan esnafı seçimlerin geçmesini bekliyor.

    Haber ekleme saati: 12.56-30/05/2007                      

    Haber: Bülent Kılıç Fotolar:  www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Eski DTP İl başkanına polislerden tazminat davası!..

    Mahmut Alınak'ın başı şimdi polislerle dertte.. Kars Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Kılavuz, Güvenlik Şube Müdürü Hasan Avcı ve polis memuru Alirıza Yıldız, eski DTP İl Başkanı Mahmut Alınak hakkında ‘basın yoluyla kişilik haklarına saldırdığı’ gerekçesiyle 5’er bin YTL’lik tazminat davası açtı. Güvenlik Şube Müdürü Avcı, yaptığı açıklamada, Alınak’ın basın yoluyla kişilik haklarını zedelediğini belirterek, “Teşkilattaki tüm personel bu şekilde suç duyurusunda bulunacak.” diye konuştu. Eski DTP İl Başkanı Mahmut Alınak ise hakkında açılan tazminat davalarının Türkiye’de düşünce özgürlüğü olmadığını bir kez daha gözler önüne serdiğini ileri sürdü.

    Haber ekleme saati: 12.17-30/05/2007

    Haber: ATAKAN Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    BAĞIMSIZLIK GÜNÜ KARS’TA KUTLANDI

    Azerilerin mutlu gününe Karslılarda katıldı Azerbaycan’ın bağımsızlığının 15. yıldönümü Kars’ta yapılan çeşitli etkinliklerle kutlandı. Bağımsızlık günü nedeniyle Azerbaycan Kars Başkonsolosluğu tarafından Azerbaycan’ın eski Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in büstüne çiçek konuldu ve saygı duruşunda bulunuldu.  Azerbaycan’ın bağımsızlık günü nedeniyle düzenlenen etkinlikler kapsamında akşam da Kafkas Üniversitesi Konukevi’nde resepsiyon verildi. Azerbaycan Kars Başkonsolosu Hasan Sultanoğlu Zeynalov’un evsahipliğini yaptığı resepsiyona, Vali Mehmet Ufuk Erden, Belediye Başkan Vekili Fevzi Kaya, Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abamüslüm Güven, İl Emniyet Müdürü İbrahim Demirvi ile çok sayıda vatandaş katıldı. Resepsiyonda konuşan Başkonsolos Zeynelov, “Halkımızın çok asırlık devletçilik tarihinde önemli yeri olan, tarihimizin parlak ve şerefli sayfasını teşkil eden Azerbaycan Halk Cumhuriyetinin yaratılmasının 89. yıldönümü münasebeti ile bu gün sizleri burada kabul etmekten şeref duyuyorum. Türkiye ve Azerbaycan arasında mevcut kardeşlik ilişkileri gücünü derin tarihi, kültürel, insani bağlardan almaktadır. Bu sağlam temel üzerine her alanda geliştirilen işbirliğiyle ikili ilişkilerimizi bugünkü seviyesine ulaştırmıştır. Bakü-Tiflis-Ceyhan enerji projelerinden sonra, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu Projesi ile tarihi İpekyolu yeniden raylar ve gönüllerde canlanarak insanlığın ihtiyaç duyduğu barış ve dostluk mesajını da tüm dünyaya vereceğine inancındayım. İki ülke arasında çok iyi düzeyde sürdürülen ikili ilişkiler yanında uluslararası platformlarda da güçlü bir dayanışma mevcuttur. Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin daha da güçlenerek ileriye taşınması için her iki tarafta da aynı irade ve arzunun bulunmasından ayrıca memnuniyet duymaktayız.” dedi. Vali Mehmet Ufuk Erden de yaptığı konuşmada, Azerbaycan ve Türkiye ilişkilerine değinerek, şunları söyledi:  “Azerbaycan Milli Günü’nün sadece Azerbaycan için değil, Türkiye için de mutlu bir gün olduğu dile getirilerek, “Bizler ayrı devletleriz ; ama aslında biz bir milletiz. Gelecek iki kardeş ülke için de çok daha iyi olacak. Türkiye-Azerbaycan kardeşliği, sonsuza kadar en kuvvetli şekilde devam edecektir. Biz Azerbaycan’ın davasına sahip çıkarız, Azerbaycan da Türkiye’nin davasına sahip çıkar. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmaması gerekir.” Konuşmaların ardından, Azerbaycan’dan gelen  ünlü sanatçılar, mugam ustası Sakine İsmayilova ve ekibi Ramin Asadov, Oktay Şerifov, Aşık Ehliman Rahimov, Ferman Saidov, Şaik Orucov, Telman Adilov, dans düetinde İlham İbrahimov, Zülfiye İbrahimova ve ünlü Şeron Gurubu Ülvi Caferov, İntizar Memmedov, Reşad Memmedov, Melikmememmed Hacıyev, yapımcı Tarlan Elekberov ve kalabalık sanatçı gurubu geceye renk kattı. Davetlilere hoş anlar yaşatan, şarkı ve türküleriyle geceye katılanları coşturan ve büyük alkış toplayan  Azerbaycan’ın ünlü sanatçıları Kars’ta Türk dünyası müzik ve kültür rüzgarı estirdi. 

    Haber ekleme saati: 12.15-30/05/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars

    GURBETÇİDEN AMBULANS

    hayırsever işadamına validen plaket.. Almanya’da yaşayan Karslı gurbetçilerin düzenledikleri dayanışma gecesinde elde edilen gelirle alınan ambulans ve tıbbi araçların törenle teslimleri yapıldı.Törende, Vali Mehmet Ufuk Erden, gurbetçileri plaketle ödüllendirdi. Kars Devlet Hastanesi toplantı salonunda düzenlenen törende konuşan İl Sağlık  Müdürü Necip Yemenci. yeni devlet hastanesinin geçtiğimiz yıl hizmete açıldığını ifade ederek, “O günden bu güne gerçekten çok büyük atılımlar yapılmıştır.  Şu anda 51 tane Uzman Hekimin toplam 324’de personeliyle 325 bin Kars halkımıza çok büyük hizmetler vermektedir. Bu hizmetleri verilirken mutlaka Kars halkından büyük destekler  aldık, geçen yıl açışı yapılan odalardan toplam 14 adedinin döşenmesi ve teşrifi  saygıdeğer Kars halkı tarafından yapılmıştır. Bu yıl daha anlamlı gelişme olmuştur. Almancada yaşayan hemşerilerimiz Kars’ı unutmamışlar Kars Devlet hastanesini unutmamışlar ve orda bir gece düzenlemişlerdir ve bu gece sonucunda ihtiyacımız olan  diyaliz Makinesi için bağışta bulunmuşlardır. 3 Diyaliz Makinesi l2  hastamıza ek  hizmet verme imkanı  sağlamıştır” dedi. Gecenin düzenlenmesinde ve ambulansların alınmasında çabası bulunan Kars Belediye Başkan Yardımcısı Dünyamalı Demir de, gurbetçileri Kars’a yatırım yapmaya çağırarak, “Almanya da şunu görmüştük o insanların memleketini ne kadar özlediğini nasıl bir özlem çektiğini biz orda görmüştük ama ne yazık ki hayat şartları bazen insanları kendi kültüründen, örfünden adetinden koparıyor. 25-30 yıldan beri Karsı görmeyen gurbetçilerimize Kars a gelsinler görsünler kendi örf ve adetlerini Avrupa da yatırım yapmasınlar kendi ülkemize yatırım yapsınlar.” diye konuştu.  Kars Vali Yardımcısı Doğan Demirtaş ta yaptığı konuşmasında şunları söyledi: “8 Nisan 2007 yılı Almanya da Kars Devlet hastanesine yardım amacıyla düzenlenen gecede 3000 gurbetçi vatandaşın katıldığını bu gecede elde edilen 30.000 ERO toplanmıştır bununla da Kars Devlet Hastanesine ambulans ve tıbbi cihaz alınmıştır. 25 yıldır 30 yıldır belki 50 yıldır yarım kalan bir türlü sağlanamayan  Kars-Almaya ve gurbetçi vatandaşlar arasındaki ilişki artık sağlanmıştır ve önümüz açıktır, aydınlıktır ve daha güzel günler bizleri bekliyor.” Valisi Mehmet Ufuk Erden ise, ambulans ve tıbbi araçların alınmasında Almanya’da yaşayan vatandaşlara teşekkür etti ve birer plaket verdi. Vali Erden, “Ben Avrupa ve Almanya da yaşayan, bu cihazların alınmasında öncü olan vatandaşlarımızın yaz tatillerinde 3 5 günü Kars ta geçirmelerini arzu ediyorum imkanları olursa Alman dostlarınızda getirsinler Kars kendisini daha çok tarizimle ifade etmeye çalışacak o nedenle yüreğiniz buradaysa o yüreği burada kaynaştırın, bütünleştirin yardımlar sağlık ve eğitim alanında olursa bizi çok mutlu eder.” dedi. Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abamüslüm Güven de, bu yardımların başlangıç olduğunu ifade ederek, “Kars ın önemli sorunlarından en önemli sorun eğitim ve sağlıktır eğitim ve sağlığa yaptırılması yatırımlarla geleceğimizi kurtaracağız çok güzel bir başlangıç yardımların miktarı önemli değil benim en çok önemsediğim şey 3000 insanın Kars için bir araya gelmiş olması, Kars ın sorunlarının Almayanın bir kentinde tartışılır olmasıdır.” diye konuştu. Konuşmaların ardından, ambulans ve diğer tıbbi cihazlar teslim alındı.

    Haber ekleme saati: 12.12-30/05/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars

    GÖLE’DE BİRŞEYLER OLUYOR!

    Göle şantiyeye dönüşmüş.. Yaklaşık iki yıldır alt yapı çalışmaları sürdürülen Ardahan’ın Göle İlçesinde AKP’li belediyenin yaptığı çalışmalar sona doğru gelirken, kentin 80 yıllık görünümünde büyük bir değişiklik yaşanması bekleniyor.

    Göle Belediye Başkanı Sabri Muratoğlu’nun önce kendi imkanlarıyla başlattığı ve kısa süre içinde bitirdiği  kanalizasyon inşaasının hemen ardından, İstanbul/Esenyurt belediyesi’nin katkılarıyla üst yapı çalışmalarını başladığı ilçede, 80 yıla yakındır el vurulmayan alt yapı sorunun Göle Festivaline kadar bitirilmesi hedefleniyor.

    Diğer belediyelere nazaran yoğun bir tempoyla çalışan Göle Belediyesi’nin kent merkezinde olduğu gibi ara sokak ve caddelerde sürdürdüğü alt yapı çalışmalarının önümüzdeki günlerde meyvesini vereceğini belirten Belediye Başkanı Sabri Muratoğlu, başta esnaf olmak üzere herkesin şikayetçi olduğu kent içi çamur sorununun çalışmaların bitimi ardından sona ereceğini ve en önemlisi yıllardır kanalizasyonu olmayan kentin 100 yıllık bir kanalizasyon şebekesine kavuşacağını belirtti. Hedeflerin çalışmaları festivale kadar bitirmek olduğunu da belirten Sabri Muratoğlu, ‘biliyoruz, Göleli hemşerilerimize bir çok sıkıntı verdik, ama bun sıkıntının onların refahı için olduğunuda belirtmek isterim:’ dedi.

    Haber ekleme saati: 12.06-30/05/2007

    Haber/Foto: Tuğba Yılmaz/Göle

    TEDAŞ YERİN ALTINA GİRMEYE DEVAM EDİYOR

    kablolar yere.. Elektrik hatlarının yer altına alınma çalışmasını aralıksız devam etiren ARAS Elektirk A.Ş. (TEDAŞ) yer altı projelerini bitirmek için yoğun bir çalışma yürütüyor. 

    Özel sektöre yaptırılan yer altı çalışmalarının yeniden başlatıldığı Ardahan’da Halilefendi Mahallesi girişinde, (Köprübaşında) devam ettiği şu günlerde işlerin kısa sürede bitirilmesine çalışıldığı bildirildi.

    Çıldır ve Hanak’ta da önümüzdeki günlerde elektriklerin yer altına alınmasına başlanacağını belirten TEDAŞ İl Müdürü Nevzat Bozkuş, Ardahan’da ve ilçelerinde yürütülen çalışmalarla, başta ağır kış şartlarının yaşandığı bölgede sık sık yaşanan elektrik kesintilerinin önüne geçileceği gibi, gözle görülen çirkinliklerde ortadan kalkacak dedi.

    Haber ekleme saati: 10.39-30/05/2007

    Haber/Foto: Barış Bilgin/Ardahan

    ÖZEL SEKTÖR TEMEL ATIYOR

    Hazır betona alıştık.. 1992 yılından yeniden vilayet olan Ardahan’da devletin  işsizliği çözme anlamında ciddi bir  yatırımı göze çarpmazken, özel sektör kıt kanat imkanlara yatırımlarına devam ediyor. Başta konut olmak üzere bir çok iş yerinin özel sektör tarafından  yapıldığı Ardahan’da inşaat sezonunun başlamasıyla birlikte kolları sıvayan özel sektör, gerek yeni evler, yeni iş yerleri için binalar yaparken, bir taraftanda kendisinin işini teknolojiye ve zamana ayak uydurarak yenilediği gözlenmektedir.

    Devlet tarafından bugüne kadar 30 devlet binasının yapıldığı Ardahan’da sonradan yapılan incelemelerde devletin yaptırdığı 30 binanın 28’inin  çürük çıktığı ve bu gerekçeyle kullanılmaz olduğu ortaya çıkarken, özel sektörün yaşanan bir olumsuzluklara rağmen gelecekte umut görüp, yatırımlarını sürdürmesi sevindirici oluyor.

    **HAZIR BETON ANLAYIŞI DA GELİŞTİ!**

    İnşaat sezonunun başlamasıyla birlikte kolları sıvayan özel sektör geçtiğimiz yıl yarım kalan inşaatlarını ve yeni inşaatlarını beton dökerken inşaatlarında kullanılan betonun hazır beton olması dikkat çekiyor.

    Hemen hergün yeni bir özel sektör inşaatın temelinin atıldığı Ardahan’da, devletin başta Hükümet Konağı’nın yıllar önce temelini attırdığı  inşaatlarda daha işe başlanmadığı da görülen diğer önemli bir gelişme..

    Haber ekleme saati: 09.58-30/05/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Ardahan

    Çantacılar ortada yoklar!..

    Çantacılar ortada yok! Seçimden seçime Ardahanlı kesilip, ellerine aldıkları çantalarla Ardahan’a gelen ve kamuoyunda ‘ÇANTACILAR’ olarak suçlanan milletvekili Aday adaylarının AKP ön teamül seçiminden sonra geldikleri gibi geri döndükleri gözlenirken, kimin nerede olduğu ve ne yaptığından haber alınamıyor.


    ***AKP’liler: ‘Bizimkiler hiç değilse geldiler!”


    CHP, MHP ve DP’nin çantacılarında da hiç bir bilgi alınmazken, bu partilerde milletvekili aday adayı olun bu isimlerin hiç birsinin bugüne kadar Ardahan’a bile gelme gereği duymamaları dikkat çekiyor.

    AKP’lilerin kamuoyunda çantacı olarak bilinen aday adaylarının ön teamül seçimi boyunca Ardahan’a geldiklerini ve kendilerini ve de projelerini az çok insanlara anlattığını belirtirlerken, rakip partilerin çantacılarının bunu bile yapma gereğini duymamasının AKP anlayışı ile diğer partiler arasında ki farkı ordaya koyduğunu belirtiyorlar.


    ***CNN Seçim otobüsü Ardahan’da durma gereği duymadı ..


    Partiler ve aday adaylarının Ankara’da kamp kurduğu şu günlerde Türkiye’nin dört bir köşesine dağılan anket şirketleri, araştırmacılar ve de gazetecilerde 22 Temmuz önce tutmak istedikleri kamuoyunu nabzını ölçüyorlar.

    Geçtiğimiz gün Ardahan bir dizi anket yapan üç anket şirketinin yanı sıra CNN Türk Televziyonu ekibide bölgedeydi. Kars’tan sonra Ardahan’a gelen CNN Sçem otubüsü Ardahan’dan durmayarak Artvin’e geçmesi dikkat çekti.

    Haber ekleme saati: 09.06-30/05/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Alper hiç değilse bunu yaz Allah aşkına!

    POSOF 3 GÜNDÜR İNTERNETSİZ, GAZETECİSİ SESSİZ!

    Telekom’un Şahinbey İstasyonunun da yıldırım dolaysıyla yaşanan arıza dolaysıyla Ardahan’ın Posof İlçesi üç gündür internetsiz kaldığı öğrenildi.

    Ardahan İl Telekom Müdürü Zafer Tahiroğlu’nun doğruladığı ve sorunun çözümü için uğraştıklarını belirtirlerken, ilçe’de gazetecilik yapan arkadaşımız Alper Turgut başta olmak üzere bir çok kişi ve kurumun mağdur olduğu öğrenildi.

    Haber ekleme saati: 00.33-30/05/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    SEÇİME DOĞRU GİDERKEN ARDAHAN

    Haydi seçime .. ***CHP üçe bölünmüş halde ..


    Ardahan’da en az bir vekil alırız’ diyen CHP’lilerin hemen hepsinin Ankara’da kamp kurduğu şu günlerde mevcut aday adayların kendi isimlerini öne çıkarmak için olağanüstü mücadele verdikleri alınan diğer bilgiler arasında.

    Mevcut milletvekili Ensar Öğüt’ü geçmek için mücadele verenlerin başında gelen recep Aydemir bizi telefonla arayarak, kendisinin ciddi bir liste 1. sıra adayı olduğunu ve bunun gerçekleşmesi halinde kimsenin şaşırmamasını isterken, Öğüt’ün çok rahat olduğu alınan diğer bir bilgi oldu.

    Birçok aday adayın ikinci sıra için mücadele ettiği öğrenilen CHP’de ikinin büyük ihtimalle aday adaylık için başvuran üç bayandan birinin olacağı ileri sürülüyor.

    CHP’lilerin, ‘Göleliler’ , Ensarcılar’ ve ‘Yerel adaycılar’ başlığıyla üçe bölündüğü de alınan diğer önemli bir haber olurken, özelikle Gölelilerin kendilerinden birinin liste bir olması için CHP Genel merkezine baskı yaptıkları öğrenildi.


    ***Saffet son taktiklerini uyguluyor 

    ALO; ‘Ben biri aldım, iki için faks çekin!’


    Önce bağımsız, ardından MHP’den aday olacağı yönünde ismi uzun süre tartışılan Şavşat kökenli hemşerimiz Saffet Kaya başvurulara 15 dakika kala AKP’li olduktan ve Ardahan’dan milletvekili adayı olmak için mücadele eden Ünsal Kılıç, Gülcan Odabaş gibi isimlerle yarışı amansız bir şekilde sürdürdüğü bilgileri alınıyor.

    Saffet’in, bir taraftan Ankara’da bulunan AKP’lileri etki altına almaya çalışırken, diğer taraftan da Ardahan’a telefonlar açarak, ‘Hayırlı olsun ben biri aldım, siz iki için AKP Genel merkezine benim ismimi de üste yazarak faks yapın’ diyerek Çıldırlı muhtarları aradığı ileri sürüldü.

    Saffet’in bu çırpınışlarına gülen Ardahanlılar, ‘Saffet, önce bağımsız adayım dedi. Sonra MHP’den birim, ardından da ön teamül seçimine girmeyecem dediği ancak,  ön teamül seçiminde en az oyu aldığı AKP’ye başvurdu. Şimdi de dün ağır ithamlarda bulunduğu partiye yaranmak için bizi kullanıyor son taktiklerini uyguluyor’ diyorlar. 


    ***AKP’de Şanlıtürk-Çapan yarışı!


    Aday adaylarıyla birlikte Ankara’da bulunan Ardahan AKP’liler kendilerine yakın isimin vekil adayı olması için mücadele ettikleri öğrenilirken, partinin Ardahan kanadının büyük bölümünün mevcut milletvekili Kenan Altun’un yanında yer aldığı bilgileri alındı.

    AKP Ardahan İl Başkanı Nusret Koyuncu ile AKP Ardahan Teşkilat başkanı Engin Şanlıtürk’ün Saffet Kaya’nın dışında diğer aday adaylara sıcak oldukları bilgisi alındığı Ankara’da parti içinde hep sorun yaratan Cengiz Çapan’ın son anda aday aday ettiği yeğeni Erdal Çapan için mücadele ettiği öğrenildi.

    Çapan’ın, özelikle ticari rakibi olan ve son İl başkanlığı seçiminde beklemediği anda AKP Ardahan İl Teşkilat Başkanı olan Engin Şanlıtürk’e karşı mücadele ettiği alınan bilgiler arasında olurken, Çapan’ın bu çıkışı Göle’de, ‘Hacı yine yanlış yapıyor’ diye değerlendirilmektedir.


    ***DSP’liler, kimseyi desteklemeye gitmemişler!


    Genel seçimlere CHP ile birlikte Ankara’ya giden Ardahanlı DSP’liler yaptıkları açıklamada, kendilerinin Ankara’ya gitmelerinin Ardahan’a yanlış yansıtıldığını, Ankara’ya kimseyi desteklemeye gelmediklerini, partilerinin kurucusu Ecevit’i anmak için Ankara’da olduklarını belirttiler.


    ***DP’lilerden ses-seda kesilmiş!..


    DYP/ANAP Birleşimi olan Demokrat Parti’den Ardahan Milletvekili Aday adayı olan isimlerin sesizliği dikkat çekerken, DYP eski İl Başkanı Cemal Baydar’ın isiminin her geçen gün öne çıktığı alınan bilgiler arasında oluyor. Bugün Ardahan’a geleceğini de belirten Cemal Baydar’ın DP’den liste bir olması halinde rakiplerini bir hayli zorlayacağı gibi, yoracağı yorumları da yapılıyor. 


    ***DTP’liler yoğun çalışıyor ..


    Rakipleri halen aday adaylarının üzerinde tartıştığı Ardahan Demokratik Toplum Partisi daha önceden ilan ettiği bağımsız milletvekili adayı Av. A. Yavuz Yılmaz ile köyleri gezerek, seçmeninden oy istiyor. Yoğun bir şekilde ve ekip olarak çalışan Ardahan DTP’liler Ardahan’a bir milletvekili çıkaracaklarına çok eminler.


    ***SP’nin adayı da belli oldu

    *Saadet Partisi Ardahan milletvekili Adayı Maarif Balıkçı;


    “Tüm ekonomik ve sosyal sorunlardan kurtulmuş, yarınlarına güvenle bakan Ardahan için hizmete hazırım” dedi


    Genel seçimlerin erkene alınmasıyla siyasi partilerde milletvekili adaylarını 4 haziranı beklemeden açıkladılar. Milletvekili Ardahan adayını erkenden açıklayan Saadet partisi genel merkezi, geçtiğimiz dönem yapılan yerel seçimlerde Ardahan Belediye başkan Adayı Maarif Bıçakçı’yı 22 Temmuzda yapılacak olan genel seçimlerde milletvekili adayı olarak ismini açıkladı. İktidar partisi Ardahan’a ne yaptı ki yapacaklarını eleştirelim diyen  Saadet Partisi Ardahan Milletvekili adayı Maarif Bıçakçı gazetemize çarpıcı açıklamalarda bulundu. Balıkçı, “aday olmamdaki temel esas, memlekete ve insanıma yararlı olmak hizmet getirmek ve sahip çıkmaktır. Ardahan ilimizi muasır medeniyet seviyesine çıkarıp, AB yaşam düzeyi üzerine çıkarıp sahiplenmektir. Mevcut İktidar partisi Ardahan’a ne yaptı ki yapacaklarını eleştirelim, ilimize hizmet geldiyse bu hizmetler 1974 yılında Erbakan hocamızın öncülüğünde, Ardahan Küçük sanayi sitesi yapımı, Nato Yolu ve Et Balık Kurumu o zaman bizim iktidar ortağı olduğumuz dönemde gelmiştir. Yine partimizin 1996 yılında büyük çıkış yaparak iktidar olduğu süre zarfında ilimizin temel sorunları olan başta hayvancılık, DGD, tarıma karşılıksız hibe destekleri, Bağ-Kur emekli maaşlarına %700 zam yapıldı. Yine aynı olay 657’ye tabi devlet memurlarına %125 oranında maaşlarına zam yapılarak insan gibi yaşama hakkı tanındı” dedi

    Yoksul ailelere maaş bağlanması ve SYDV’nin de kendi partilerinin iktidar olduğu dönemde kurulduğunu dile getiren Balıkçı, “geçmiş dönemde yaptıklarımız, seçilmemiz halinde yine fazlasıyla bu hizmetler yapılacaktır. Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır.Hemşerilerime açık çağrıda bulunuyorum , Milli Görüşe oy vermeleri neticesinde başta Türkiye ve Ardahan dünya standartları seviyesine çıkaracağımızı taahhüt ediyoruz.

    Bunun için tek sloganımız olan

    Yeniden büyük Türkiye

    Yaşanılabilir bir Türkiye 

    Yeni bir dünya için hemşerilerim bu büyük harekete katılmalarını ve destek vermelerini istiyoruz” demiştir.

    Saadet Partisi Ardahan Milletvekili adayı Maarif Balıkçı’yı  tanıyalım.

    Balıkçı, 1969 Ardahan merkeze bağlı Balıkçılar (Duduna) köyünde dünyaya geldi. Ailesinin Kocaeli iline yerleşmesiyle ilk, orta ve Lise eğitimini Gebze ilçesinde tamamladı. Yüksek öğretimini Anadolu Üniversitesi İktisat fakültesi bölümünde mezun oldu. Spora yatkınlığıyla da bilinen Balıkçı, Kickbox Dünya 1.’si, Avrupa ve Türkiye 2.’liğini kazandı. Askerlik dönüşü Gebze Belediye başkan danışmanlığı yapan Balıkçı, Gebze belediyesi Güvenlik amiri görevinden istifa ederek Saadet Partisi Ardahan Milletvekili 1. sıra adayı oldu. 

    Haber ekleme saati: 14.34-29/05/2007

    Haberler: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    SEÇİME DOĞRU GİDERKEN KARS

    Haydi seçime .. ***DP VE MHP’DE ‘ESKİ BAKAN’ SIKINTISI 


    Partilerin aday belirleme çalışması sürerken, en büyük sıkıntı DYP ve ANAP’ın birleşmesiyle ortaya çıkan Demokrat Parti ve MHP’de yaşanıyor. Her iki partide yaşanan sıkıntının nedeni de “eski bakan”lar.  DP

    DP’de birleşmenin ANAP kanadı, adaylık için DYP’ye başvuran eski bakanlardan İlhan Aküzüm’ü aşmak için mevcut milletvekili Selami Yiğit’i arenaya sürmeye hazırlanıyor. ANAP’lı bir yetkili, DYP kanadından başvuruda bulunan Aküzüm’ün adaylığı durumunda hem kendileri açısından, hem de DYP’de başvuruda bulunan diğer adaylar açısından sıkıntı yaşanacağını belirterek, “Eğer Aküzüm’ü aşamazsak, partinin mevcut milletvekili Selami Yiğit’le seçime gidebiliriz.” dediler. Aküzüm’ün adaylığının partide sıkıntı yaratacağına dikkat çeken ANAP’lıyetkili, “Milletvekilliği sona erdiğinde Aküzüm bir süre siyasete ara verdi ve bu süre içerisinde Kars’la irtibatını kesti. Ama, birleşmenin ardından yeniden sahneye çıktı. Aküzüm’den önce DYP kanadından 10 başvuru var. Bizden de üç başvuru. Şimdi İlhan Aküzüm, eski bakan ve eski ilişkilerini kullanarak kafaya oynuyor. Bu da, adaylık için başvuruda bulunanlar arasında sıkıntıya neden oluyor. Tercihinin Kars olmaması gerektiği kendisine defalarca iletildiğihalde, inat etti ve Kars’ta ısrarlı oldu. Eğer Aküzüm ağır basarsa, biz de milletvekilimiz Selami Yiğit’i süreriz. Sanırız, Yiğit’in adaylığına, hem bizim kanadımızdan, hem de DYP kanadından itiraz olmaz. Çünkü kendisi şu an partinin tek bölge milletvekilidir. Veya, parti teşkilatı, Yiğit’i aday göstermese bile, bölge milletvekili konumu nedeniyle Yiğit’in önereceği birisini listenin birinci sırasına koymalıdır.” diye konuştular. 


    ***MHP 


    Bir “eski bakan” sıkıntısı da MHP’de yaşıyor. 2002 seçimlerinde Kars’tan da bağımsız milletvekili adayı olan devlet eski bakanlarından Gürcan Dağdaş’ın adaylıkta Kars’ı tercih etmesi, MHP’de sıkıntı yarattı. MHP örgütü, gerek anketlerde, gerekse örgüt temayülünde adı öne çıkmamasına karşın, birinci sıra adaylığında adı öne çıkan Dağdaş’ın önünü kesmek için bugün Ankara’ya gidiyor. Bir MHP’li, Dağdaş’ın partiyle ve Kars’la ilişkisi olmadığına dikkat çekerek, “Gürcan Dağdaş, 2002 yılındaki seçimlerde bağımsız aday olarak en büyük darbeyi MHP’ye vurmuş ve MHP’nin oyunu bölmüştür. 2004 yılında yapılan yerel seçimlerde de partimize en küçük bir katkısı olmamıştır. Eğer aday olursa, kendisini taşıyamayız ve MHP’liliğini seçmene anlatamayız. Eski bakan da olsa -ki, partimizden değildi bakanlığı-, örgüte rağmen adaylık doğru değildir.

    Haber ekleme saati: 13.29-29/05/2007

    Haberler: Gümüşpala Kortağ/Kars

    Geç gelen bahar EKİN’DE %50 KAYIP yarattı

    Köylü yinemi sıkıntı yaşayacak?!: Bu yıl bir hayli uzun süren bir kış yaşayan Ardahanlı köylüleri şimdiden gelecek kış yaşanacak sıkıntıların derdi aldı.

    Uzun bir kış ardından nihayet gelen baharla birlikte gecikmeli olarak tarlalarını ekebilen Ardahanlı köylüler, geç gelen bahar dolaysıyla her yıl ektikleri tarlalarının ancak %50’sini ekebildiklerini bunun da gelecek kış yeniden yem sıkıntısı sorununun gündeme getireceğinden korktuklarını belirtiyorlar.


    DESTEKLER ERKEN VERİLMELİ


    Geçen yıla nazaran bu yıl buir ay gecikmeli olarak ekilen tarlaların da gerektiği gibi ürün alamayacaklarını belirten Ardahanlı köylüler, devletin ve de yetkililerin önümüzde ki kış yaşanabilecek sıkıntılar için kendilerine şimdiden yardımcı olmasını da isterlerken, özelikle AB ve Dünya Bankası destekli ödemelerin bu yıl erken ödenmesini istiyorlar.

    Başta DGD olmak üzere çeşitli ürünler için verilen desteklerin zamanında ödenmediği için bir işe yaramadığından da yakınan Ardahanlı köylüler, bu yıl bir hayli uzun süren kış ve geç gelen bahar dolaysıyla %50’sini ekebildikleri tarlalarından şimdiden ümit kestiklerini, bu nedenle gelecek kış geçen kıştan daha zor günler yaşayacaklarından korktuklarını da sözlerine eklediler.

    Haber ekleme saati: 13.06-29/05/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Sarzep

    Çıldırlı araya girdi öldürüldü ..

    Katilin adını verdi ve öldü.. Ardahan’a bağlı Çıldır İlçesi Kurtkale köylü Şinası Açay İzmir’de karıştığı bir kavgada bıçaklanarak öldürüldü.

    Alınan bilgilere göre, Ardahan’dan göç ederek ailesiyle birlikte yaşadığı İzmir/Karşıyaka’da kapıcılık yapan Şinası Akçay (41) kavga eden bir grup bu ayırmak isterken, tanımadığı bir kişi tarafından kalbinden bıçaklandı. 


    ***’Beni kahveci bıçakladı’ dedi öldü ..


    Alınan bilgilere göre, İzmir’de, sabah saat 05.00 sıralarında hastaneye ağır yaralı olarak götürülen bir kişi, kendisini bıçaklayan kişinin “Kahveci Nebi” olduğunu söyledikten kısa bir süre sonra hayatını kaybetti.  Karşıyaka Devlet Hastanesi’ne sabaha karşı bıçakla ağır yaralanmış olan Şinasi Akçay (41) getirildi. Akçay, hastanede yapılan müdahale sırasında kendisini bıçaklayan kişinin “Kahveci Nebi” adlı birisi olduğunu söyledikten hemen sonra hayatını kaybetti.

    Haber ekleme saati: 12.57-29/05/2007

    Haber: Fakir Yılmaz

    8 KİŞİ ÖLDÜKTEN SONRA UYARI

    Her yıl bahar aylarında gündeme gelen, ancak bir türlü çözüm bulunamayan toprak evlerden biri daha geçtiğimiz gün Yeni mahallede çökmüş, içinde yaşayan iki yaşlı insan son anda ölmekten kurtulmuşlar.. İki gündür devam eden aşırı yağmur yağışları öncesi hiç bir önlem almayan yetkililer Ağrı’da 8 kişinin ölümüyle sonuçlanan yağışlar sonra halkı yağışlara karşı uyarmayı akıl edebildiler.

    Yerel ve ulusal basın mensuplarının aylar öncesi dikkat çektiği bu önemli konuya kulak tıkayan yetkililer, dün Ağrı’da yağan ve 40 dakika süren yağmur ardından gerek valilikler, gerekse meteroloji yetkilileri aracılığıyla uyarı yapmayı akıl ettiler.

    Ardahan Valiliğinin’de yağmurlara karşı yaptığı uyarıda halkın her an yaşanabilecek bir sel felaketi ardından dikkatli olmasını isterken Meteroloji Genel Müdürlüğü’de Anadolu Ajansı aracılığıyla Ardahan, Kars ve Ağrı’da yaşanabilecek yağmurlar ardından meydana gelebilecek sel felaketlerine karşı bölge insanlarını uyardı.

    Halbu ki; Hava tahmininin günler öncesi yapılabildiği bir çağda yaşandığını unutan yetkililerin, Ağrı’da 8 kişinin ölümü ardından yaptıkları uyarılar şöyle:


    Ardahan'da durum.. ***T.C ARDAHAN VALİLİĞİ BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜNDEN BASIN AÇIKLAMASI


    **METEOROLOJİK UYARI

    Devlet Meteoroloji  İşleri Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahminler Şube Müdürlüğünce yapılan son metrolojik değerlendirmeler ve uydu görüntülerine göre; Bu gün akşam saatlerine kadar Kars, Ardahan ve Ağrı’nın doğu ilçelerinde kuvvetli rüzgarla birlikte etkili gök gürültülü sağnak yağış beklendiğinden oluşabilecek olumsuz şartlara (sel,su baskınları, yıldırım düşmesi, dolu yağışı, trafikte oluşan riskler v.b)olaylara  karşı vatandaşların tedbirli olması gerekmektedir.Can ve mal güvenliği açısından önemlidir. 

    Halkımıza  duyurulur. 


    **Meterolojiden Kars, Ardahan ve Ağrı için Meteorolojik Uyarı 


    Kars, Ardahan ve Ağrı’nın doğu ilçelerinde bugün akşam saatlerine kadar kuvvetli rüzgarla birlikte etkili gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. 

    Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, son meteorolojik değerlendirmeler ve uydu görüntülerine göre, bu yerlerde kuvvetli rüzgar ve etkili sağanak yağış beklendiği belirtilerek, sel, su baskını, yıldırım düşmesi, dolu yağışı ve trafik risklerine karşı tedbirli olunması istendi.


    ***TOPRAK EVLER MEZAR OLABİLİR


    Bugünde devam edeceği belirtilen yağışların en çok toprakla örtülü evlerde oturan insanları tedirgin ederken, her an yaşanabilecek acı bir olaydan korkulmaktadır. Yağan yağmurlar dolaysıyla evlerinde rahat uyuyamayan Ardahanlılar, eövlerin çatılandırılması için imkanlarının el vermediğini belirtirlerken, yetkililer, sorunun ekonomik değil, yaşam kültürüne bağlı olduğunu ve insanların atadan, dededen kalma toprak evlerde oturmayı terk etmediklerinden yakınıyorlar. 

    Haber ekleme saati: 12.50-29/05/2007

    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com Karikatur: S.Cengiz

    YAĞMUR’A NAYLONLU ÇÖZÜM

    Çatı değil naylon Ardahan’da  ilkbahar mevsiminin gelmesiyle birlikte hüküm süren kuraklık sonunda gelen yağmur, şimdi de köylerde damlayan evleri naylonla koruma sıkıntısı  yaratmış ve bu arada naylon fiyatlarında da artış olmuştur. Valimiz Murat Yıldırım, Ziraat Odasının toplantısında  evlerin üstüne çatı yapılmasını istemiş, ancak bu konuda bir gelişmenin olmadığı naylon alımlarındaki artışla görülmüştür. 

    Ardahan’da  son günlerde etkisi artıran yağmur ve karın   erimesiyle  Kura nehrinin ovaya taşmasına neden olduğu gibi, meydana gelen sel suları da tehlike yaratmaya başlamıştır.  Kış mevsimi boyunca hayvanlarına  ot, saman ve fenni yem temin etme  sıkıntısı yaşayan vatandaşlar, birde yağmur damlamasından ve eriyen karın oluşturduğu selden korunmak  için çeşitli tedbirlere başvurmak zorunda kalmışlardır.

    Maddi imkanları çatı yapmaya müsait olmayan ve bu yüzden toprak evlerde oturan vatandaşlar,  evlerini naylonlarla örterken,   poşetlerin  içerisine toprak koymak suretiyle bu naylonların üzerine koymakta, bununla da hem naylonların rüzgarın etkisiyle uçmasını  korumaya çalışıyorlar. Her ilkbahar mevsiminde bu şekilde önlemler aldıklarını belirten  vatandaşlar, maddi imkanı yetersiz olan herkesin bu yöntemi kullandığını söylemekteler. 

    Vali Murat Yıldırım uyarmıştı

    Ardahan Ziraat Odası Başkanlığının başlatmış olduğu “Çiftçi Eğitim projesi” sertifika dağıtım töreninde konuşan Vali Murat Yıldırım, yaz mevsiminin gelmesiyle yağacak yağmurun etkisiyle ev ve hayvan barınaklarının tehlikeli olacağı uyarısında bulunmuş ve 1-2 tosun satılarak çatı yapılmasını gerektiğini söylemişti. 

    Yıldırım,  bölgede yaşanan ağır kış şartları ve her gün değişen doğanın yarattığı olumsuzlukların önüne vatandaşın kendisi tarafından alınacak tedbirlerle geçilebileceğini, buna örnek olarak bölgede bulunan  toprak örtülü evlerin ve  hayvan barınaklarının çökmesi tehlikesi bulunduğunu bildirmiştir. Yıldırım,  Bölge insanının atadan, dededen kalma 60, 70 yıllık  ev ve ahırlarda barınmaya çalıştığını, ancak ağır kış şartlarının hüküm sürdüğü bölgede 4-5 ay kar altında kalan, ardından gelen yağmurlarla çökerek, insan ve hayvan kaybına neden olan barınakların   alınabilecek küçük  tedbirlerle  hem modern hale getirileceğini, hem de bu tür olumsuzlukları ortadan kaldıracağını belirtmişti.

    Köylünün, her şeyi devletten bekleme alışkanlığını kenara atıp, tedbir alması gerektiğine dikkat çeken Vali Yıldırım, toplantıya katılan çiftçilere ve de köylülere seslenerek, “Sat bir tosunu, iki koyunu evine, ahırına çatı yap” diyerek insanların ev ve ahırlarını çatılı hale getirmesini ve her canlının yaşayabilecek duruma sokulması gereğine dikkat çekti.

    Bölgede bulunan ev ve hayvan barınaklarının  sağlıklı   olmadığını belirten Valimiz Murat  Yıldırım, bu konuda tedbir alınmasını dile getirmişti. Buna rağmen köylü her hangi bir tedbir alma yoluna gitmemiş ve  çareyi naylon alarak yağmurdan korunma yoluna gitmeyi tercih etmiştir. 

    Haber ekleme saati: 12.46-27/05/2007

    Haber/Foto: Şerif Alkan/Ardahan

    ‘Arılar neden ölüyor?’ araştırması

    neden öldükleri araştırılacak Geçtiğimiz gün Ardahan Arıcılar Birliği tarafından düzenlenen bir toplantıylada masaya yatırılan Arı ölümleri tüm ülke’de tarşılmaya başladı.

    Ardahanlı arıcıların da dert yandığı arı ölümleri Tarım bakanlığını da harekete geçirdi.

    Tarım ve Köy işleri Bakanlığı, ülke çapında yaşanan arı ölümleri ile ilgili olarak tüm Türkiye’de araştırmalarını sürdürüyor. 

    Tarım ve Köy işleri Bakanlığı, Türkiye çapında yaşanan kışlatma kayıpları ve kış ölümleri ile ilgili olarak Türkiye’yi 11 bölgeye ayrıldı. Ardahan’ın da içinde yer aldığı ve Tokat, Sivas, Tunceli, Elazığ ve Malatya illerinden oluşan bölgede de kurulan bir komisyon tarafından arı ölümleri ile ilgili araştırmalara devam ediliyor. Bölgede çalışan ekip, Ardahan Arıcılık Üretme İstasyonu Müdürlüğü uzmanlarından Tekniker Ensar Toksoy, Elazığ Veteriner Kontrol Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü uzmanlarından Veteriner Hekim Hatice İçyeroğlu,  ve Erzincan Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Abdülkadir Erçelik’ten oluşuyor.

    Haber ekleme saati: 12.39-29/05/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Göle Birliği toplantısı yapıldı

    GÜNDEM SEÇİMDİ!..

    26 Mayıs saat 15.00’da İstanbul Göle derneğinde yapılan Göleliler’in birlikteliği konulu ikinci toplantı yapıldı. Divan başkanlığını Göle Dernek Başkanı Hayrettin Haveş’in yaptığı, Kent konseyi sekreteri M.Hanifi Kaya ve Göle Derneği Yöneticisi Türkan Deli’nin üye olarak bulunduğu bir divan tarafından toplantı başlatıldı. Toplantıya, ilk toplantıya nazaran katılımın az olduğu görüldü. Toplantıya katılanlar Göle birlikteliği ile ilgili düşüncelerini paylaştılar. Göle birliği komitesi adına konuşan Ergün Kayıkçı ”Göle bireysel olarak gelişmiştir ama toplumsal olarak gelişemedik, bizler dernekler vasıtasıyla kültürel olarak bir birliktelik kurduk ama siyasi olarak bir birlikteliğimiz yok, bizler hiçbir siyasi partiye bağlı kalmadan Göleli hemşehrilerimizin bir arada olmasını arzuluyoruz” dedi. Daha sonra sırasıyla söz alan katılımcıların ortak noktası komite dernek üstü değildir birliktelik Göle derneği bünyesinde olmalıydı ve bu konuda Göle derneği öncülük yapmalıdır.

    İstanbul Ardahan Dernek Başkanı Barış Yıldırım” Göle derneği komitenin altında kalarak işlevselliğini kaybetmiştir, bizler arzulardık ki Göle derneği bu tür toplantıları organize etmeliydi ama gelinen noktada Göle derneği işlevsel kalmış ve dernek dışı alternatifler ortaya çıkmıştır, birleşme Göle ekseninde olmamalıdır, bu birleşme arzuları genişletilip il bazınında yapılmalıdır. Göle derneği halka inme konusunda yetersizdir ve demokratik bir yapısı bulunmamaktadır, olaylara duyarsız bir yönetimin birlikteliği yakalaması çok uzak bir ihtimaldir.” dedi.

    Komite çalışmalarını genişletip, projeler üreterek bir sonraki toplantının yer ve zamanını ilan edeceklerini belirterek toplantıya son verdi.

    Haber ekleme saati: 12.34-29/05/2007

    Haber: Bülent Kılıç

    VALİ YARDIMCISINDAN KÜRTÇE TÜRKÜYE YASAK

    Çoban Ali 2. Ağrı Dağı Korhan Yaylası Festivalinde İstenmeyen görüntüler yaşandı.

    Çoban Ali’nin sahneye çıktığı an binlerce kişi sanatçı Çoban Aliden Kürtçe Türkü İstedi.

    Sanatçı Çoban Ali’de festivale katılan binlerce kişiyi kırmayarak ‘Halo’ isimli uzun havayı okuyunca büyük alkış topladı.

    Uzun havanın yarısına gelmeden olaya Iğdır Vali Yardımcısı Mithat Göze’nin talimatı ile Sanatçı Çoban ali sahneden indirildi. Iğdırlıların tepkisini alan Vali Yardımcısı Mitat Gözen sahne sunucusuna, ‘Hava muhalefeti nedeniyle konser iptal edilmiştir’ diye anons ettirince, Vali Yardımcısı Mithat Gözene yuhalama sesleri geldi. Konsere katılan vatandaşlar derhal İçişleri Bakanlığını göreve davet ederken, ‘bir Kürtçe şarkıya tahammül edemeyen Vali yardımcısını istemiyoruz, bu kişinin hakkında soruşturma başlatmasını ve derhal Iğdır’dan gitmesini’ istedikleri gözlendi.

    Haber ekleme saati: 12.21-29/05/2007

    Haber/Foto: Halit Öztürk/Iğdır

    NEREDEN BULDUN NİNE?!.

    İkizdereliler bizede geldiler.. Ardahan’ın Damal İlçesi İkizdere köyünde yaşayan 70 yaşında ki Tazegül nine birden bire 2 bin koyunun sahibi oldu..

    Yayla sezonunun başladığı şu günlerde her yıl tartışma konusu olan Iğdırlı göçerler sorun olmaya devam ediyorlar.

    Getirilen birçok yasağa rağmen çeşitli yollarla bu yasakları delen Iğdırlı göçerler, Ardahanlı köylünün hayvanlarının otlayacağı alanları işgal etmeye devam ediyorlar.

    Ardahan yaylalarına binlerce hayvan getiren Iğdırlı göçerlerın getirilen yayla yasaklarını delmek için bir çok yola başvurduklarını öne süren köylülerden olan Damal/İkizdere köylüleri, köylerinde yaşayan ve hiç koyunu olmayan Tazegül ninenin birden bire 2 bin koyun sahibi olması karşısında şaşırıp, kalmışlar.


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…







  • YENİ YILI CHP KUTLADI, AK PARTİ ÇALIŞTI!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz-Özlem Şeyma Yılmaz  Her Cumartesi Günlweri ve Hafta İçi Özel Programlarla Saat:17.15-19.15’te TEMPO TV’de 


    Her Cumartesi günleri saat:17.15-19.15’te ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    CHP’lilerin başını çektiği sol orijinli insanların çeşitli etkinliklerle kutladığı görülen yılbaşı gecesi dahil 2021 yılının son gününde başlayan ve yeni yılın ilk haftasına girilen şu günlerde hala devam eden ve “Teşkilat Akademisi Eğitimi” toplantılarıyla bir araya gelen AK Partililerin yeni ve eski  kurmayları üyelik dahil, her an yapılacak bir seçim öncesi herkesin hazır olmasını istediler.



    İL BAŞKANI KAAN KOÇ’UN YENİ YIL MESAJI….



    “Nedeni ve kaynağı ne olursa olsun yaşadığımız her olay, bizi birbirimize daha da kenetledi. Her zaman olduğu gibi mazlumun ve mağdurun yanındaki duruşumuzdan, ekonomik ve toplumsal istikrar hedefimizden hiç sapmadık. Siyasi, ekonomik ve sosyal politikalarımızda, yatırımlarımızda ve özellikle salgınla mücadelemizde ortaya koyduğumuz dik ve kararlı duruşumuzla, her zorluğun üstesinden gelebilen Türkiye’yi tüm dünyaya gösterdik.

    Gördük ki; başımıza salgın, deprem, terör, hangi musibet gelirse gelsin, hangi hain girişimle kuşatılmış olursak olalım, milletimiz ve devletimiz ele ele oldukça sırtımız yere gelmez. Ekonomik saldırılar içinde bulunduğumuz krizden halkımızın özverili oluşu ve farkındalığı ile her zorlukta olduğu gibi bu zorluktan da ayağa kalkmasını bildik.

    Bu duygularla, 2022 yılının birlik ve beraberliğimizin hâkim olduğu, her bir insanımızın geleceğe daha umutla baktığı, sağlıklı, huzurlu, mutlu, hayırlı ve bereketli bir yıl olması dileklerimle, hemşerilerimin yeni yılını kutluyor, güzel Ardahan’ımız ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.“


    Kaan Koç AK Parti Ardahan İl Başkanı



    KILIÇDAROĞLU ERDOĞAN’I DEĞİL,

    İMAMOĞLU’NU  YİYECEK…


    Yeni bir yıla adım attığımız şu günlerde hemen hemen herkesin iyi dileklerle kutladığı 2021’in aslında birçok yeniliğe açık olduğunu ve bu yeniliklerin başını da siyasetin çekeceğini bilse de ‘şimdilik’ ses çıkarmadığını görmekteyiz.

    Çünkü bu yılın seçim yılı olan 2023 yılına atılan ,ilk adımının olduğunu bilenler yaşanacakların başında gelenin muhalefetin kimi aday göstereceği ve kimle Erdoğan’ın karşısına çıkacağını düşünürken asıl yenliğin bu muhalefetin başını çeken CHP’de olacağını da tahmin ediyor gibi.

    Ve bu değişimin başında gelenin Erdoğan’ı yıllardır iktidar koltuğunda oturmakla eleştiren isim olan Kılıçdaroğlu’nun da kaybettiği onca seçime rağmen hala aynı koltukta oturduğu ve bunu yaparken kendisine rakip olacakları saf dışı etmekle usta olduğunu da biliyor ama ‘kötünün iyisi’ diyerek ses çıkaramadığı da diğer bir gerçek.

    Ama diğer bir gerçek daha var ki; Onu da ben söyleyeceğim ve buraya yazdığımı sizin de bir yere yazıp not etmenizi isteyeceğim.

    Ve diyeceğim o ki; Şimdilik koalisyonun etkili isimlerinden olan Meral Akşener’in ‘ben başbakan olacağım’ diyerek yolunu açmaya çalıştığı İmamoğlu ile ilgili açıklamasından bu yana CHP’de yaşanan hareketlilik ve Kılıçdaroğlu’nun ‘dereyi görmeden paçaları sıvayıp, ‘Geleceğim, yapacağım’ demesinin altında yatanın aslında İmamoğlu’nun önünü kesmek ve bunu da son olarak katıldığı bir tv programında ‘Ben genel başkanım o belediye başkanı’ diyerek parti içinde açılmak üzere olan İmamoğlu kapısını kapatmaya çalışmasıdır.




    Yani kısacası benimde kutlayıp, hayırlara vesile olmasını dilediğim 2021 yılının iktidarın değişiminden çok CHP’de yaşanacak yenilikler olacağıdır. Ve bu yeniliğin başında gelen ise İmamoğlu’nun öyle ya da böyle bir yol ile başkanlık adaylığında saf dışı bırakılması çabalarıdır.

    Ve bunun başında gelenin de koltuğunu korumaya çalışan, kendisinin genel başkanlığa kadar gelmesini sağlayan Gürsel Tekin gibilerini saf dışı etmekde bir hayli başarılı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun son birkaç aydır yaptığı çıkışlarıyla aslında İmamoğlu’na yönelik olan tutumuyla niyetini açık açık ortaya koyan tavırlarıdır.

    Çünkü onun derdi seçim falan kazanmaktansa koltuğu korumak için Ekmeleddin gibi birini bulup, ‘Ne yapayım, aday yaptım kazanamadı’ demeye hazırlandığı ve parti içinde en güçlü rakibi olarak gösterilen İnce’nin de partinden gitmesi için inceden inceye işlediği oyunu yani ‘İmamoğlu’nu yeme planı’ bu yılın asıl ve bilinen ama anlamayanlar için eski bir oyun olsa da iktidarda değişim bekleyenler için yeni bir yenilik olacağıdır şüphesinde değil, iddiasındayım…



    arşiv haber 25/11/2019 tarihli haber/yorum/reklamlar


    ÇALINDI DEDİLER,


    MERADA BULUNDULAR!


    Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Mollahasan köyünde Mehmet KARAKAŞ a ait çalındığı iddia edilen 8 büyük baş hayvan Kars’ın susuz ilçesi sınırları içinde ki merada bulundular. Hayvanların çalındığı ve jandarmanın takibi sonucu hırsızlarca bırakılmak zorunda mı kalındığı yoksa kayıp olup, kendi başlarına mı Susuz’a kadar gittikleri ise anlaşılamadı.



    Sabır isteyen geciken yazılar..


    Bir gazeteci olarak hayat denen bu yolda verdiğimiz mücadelemizin, gerek haberlerimiz gerekse düşüncelerimiz olduğunu belirten biz gazetecilerinde birer insan olduğunu ve her insan gibi sabırlarının zorlandığı da diğer bir gerçek..


    Evet, her gerildiğimiz de ya aklımızın yada yanımızda o an bulunanın, ‘Sabır et, Allah büyüktür, İyi niyetli olanın yanındadır’ diyerek yaşadığınız, yaşatılmak istenen bir sıkıtı esnasında, ‘Gırtlağıma kadar geldi’ dediğiniz bir anda sabrı zorlananın  sabra davet etmesi de ayrı bir güzelliktir..


    Aksine o an veya içine çekilmek istendiğiniz bataklıkta bir bomba kadar etkili patlamaya neden olurken hem kedinizi hem de etrafınızdakilerini de ya zora yada belaya sokabilirsiniz..


    İşte bu nedenledir ki; ‘not ettiğiniz, sonra dediğiniz’ yeri geldiğinde gücünüzü his ettireceğiniz o anların içinde olduğum şu günlerde bende bir gazeteci olarak gücüm yettiğince, karınca, kararınca denen karşı atak ya da gereken saldırı ile yapmam gereken haberleri ve yazıya dökmem gereken düşünceleri erteleyip, ‘Yaa sabır’ diyerek ‘Belki düzelir, yada adam olur’ diyerek geciktirdiğimin farkındayım..


    Hem de bu alçakça saldırı ve tahriklerin getirdiği stresin dolayısıyla kendi başımın etimi yemekle kalmayıp, yenilediğim dişlerimi sıkarak..


    Evet, ‘insan yaşamında sıkıntılar olacak ki hayatın, yaşamın tadını da alabilesin’ dediğimiz bu zorlu yolda ömür tüketmek içinde bunlarda lazım dediğimiz ama alçakça saldırı ve mobingler karşısında sabrınız zorladığınız o anları yaşarken yazılması gereken yazıları da geciktirmekte diğer bir sabır olduğunu algılamıyor değilim..


    Ve bu sabrın nereye kadar dayanacağını da son olarak Azerbaycan’da yaşanan ama Ardahan’da da hissedilmesine karşın pek de hissedilmeyen yer sarsıntısı gibi yaşadıklarınızı, yarattığı içinizde ki depremlerin tusinami olup, dağlarını yakan volkanlar gibi  patlamaması için verdiğiniz mücadelenin adıdır, sabır isteyen yazılarım..


    Ve bu yazılara konu olacak olanların başında gelenin kimler olduğuna baktığınızda, en yakınınızdakiler diye bildikleriniz, siyasetten yan yana olmazsanız da aynı düşüncelere sahip olduğunuzu sandıklarınız ve en önemlisi makam ve mevkilerden aldıkları güç ile kendilerini fil olarak görenler olduğunu görmeniz de ayrı bir sabır, sıkıntı ve de adı tamamen iyi niyet olan düşünceler ile  yapmak istediklerinizin gecikmesine neden olduğu da diğer bir gerçektir, sabırdır, gecikmedir.. 


    Eh yine de, ‘sabır diyelim’, yaşananları, yaşatılmak istenenleri yeri geldiğinde yaşatmak için diyerek..


    Ya sabır..


    Ardahan’da Kaza ve Hırsızlık!


    Arşiv Haber 20/11/2019 Tarihli Haber


    Türkiye’nin Gürcistan ve Ermenistan’a komşu kenti Ardahan’da yaşanan olayların başında gelen hayvan hırsızlıkları sürerken yeni bir trafik kazası da yaşandı.


    Alınan bilgilere göre bir çoğu meçhul kalan hayvan hırsızlıklarının sıkça yaşandığı Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Mollahasan köyünde Mehmet Karakaş’a ait 8 büyük baş hayvanı çalan hırsızlar ortadan kayboldu.



    Öte yandan hayvan hırsızlıkları gibi bir türlü tamamlanmayan Ardahan/Göle, Ardahan/Hanak, Ardahan/Posof yolunda meydana gelen kazalardan bir yenisi daha yaşanırken, yoldan çıkan taksi kullanılmaz hale geldi.


    Haber/Kaynak: Kurbani Demir/Göle


    Hayvan Hırsızlığı Devam Ediyor


    Hırsızlar Yakalanmıyor!


    ?Arşiv Haber: 05/11/2019 Tarihli Haber


    Geçimlerini hayvancılık yaparak sağlayan ve yılda ortalama dört yüz seksen bin büyük baş, yüz elli bine yakın küçük baş hayvan yetiştirildiği Ardahan’da Hayvan hırsızlığı da devam ediyor. Bir çok hırsızlığın aydınlatamadığı ve hırsızların ocak söndürmeye davam ettiği Ardahan’da son hayvan hırsızlığı Hanak’taa yaşandı.


    HEM ÇALIYORLAR HEM PARA ALIYORLAR

    Hanak’da çalınan 17 hayvanın bulunamadığı Ardahan’da ki hayvan hırsızlıklarının sürmesi ve hırsızların bir türlü yakalanamamasıtepkilere neden olurken hırsız çetesinin hayvanlarını çaldıkları köylülere aracılar göndererek “Hayvanızı bulacağız ama para vermebiz lazım” diyerek hayvanları çalınanları birde bu yoldan dolandırdıklarıda öğrenilirken hayvan hırsızlığının devam etmesi ve hırsızları ile aracılarının güvenlik güçlerine bildirilmemesinin neden olduğu da idda edilmektde.



    ÇILDIR’DA HIRSIZLIK!


    *Arşif Haber 15/10/2019 Tarihl Haber


    Semihaşakir köyünde büyükbaş hayvan hırszılığı yaşandı. Köy halkından Bedel Kızıltepeye ait 8 adet büyükbaş hayvan çalındı. Hayvan sahibi Kızıltepe, sabah hayvanlarını otlaması için ahırdan çıkarmak için gittiğinde hayvanlarının ahırda olmadığını gördü. Hemen çevreye ve ilçe Jandarma Komutanlığına haber veren Kızıltepe olayın nasıl yaşandığı hakkında bilgisi olmadığı büyük ihtimal gece çalındığı seste duymadıklarını sabah kalktığında durumu fark ettiğini beyan etti. Kayıp hayvanlar aranıyor.


    ÇALINAN ÇILDIR KÖYLERİNİN


     


    YOLLARINA SICAK ASFALT!


    1992 Yılnda yeniden vilayet olan Ardahan’a bağlanan ancak başta İstanbul’da ki Kars, KAI sevdası diaspora olmak üzere zamanın Çıldırlı siyasetçilerin ince hesapları yüzünden Kars’a bağlanan Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı eski Ardahan köylerinin yolları sıcak asfaltla asfaltlandı. Bu köylerin yenişden Ardahan’a bağlanmak isteklerinin arttığı şu günlerde Çıldır gölüne de göz koyan Karslı siyasilerin uzun süredür ilgilenmedikleri bu köylerle yeniden ilgilenmesi de dikkatlerden kaçmadı.


    Eski Ardahan köyleri olan 9 köyün yeniden Ardahan’a bağlanma isteklerinin arttığı şu günlerde Karslıların ilgisi bu köylere yeniden arttı.


    Kars’ın Arpaçay Kaymakamlığı ve İl Özel İdare tarafından KÖYDES 2019 projesi kapsamında eskiden Çıldır’a bağlı olan şuan ise resmi olarak Arpaçay’a bağlı Gülyüzü, Bozyiğit ve Taşköprü köylerinin yolları sıcak asfalt ile kaplanıyor.



    Kars’a uzak olduğu gerekçesiyle gereken ilgiyi göremediklerini ve Ardahan’a yenşden bağlanmak istediklerini belirten Ardahan’ın eski köylerinin yeniden bir referandumu dillendirmeleri ardından Kars Valiliği ve bu köylerin kağıt üzerinde bağlı olduğu Arpaçak Kaymakamlığı harekete geçti.


    Başta kış ayları ardından çamur deryasına dönenen köy yollarının sıcak asfalt ile kaplanması bölge halkı tarafından büyük bir memnuniyet ile karşılanırken bu hizmetin devamı için Ardahan’a bağlanmanın şart olduğunuda belirtmeden geçmedikleri görüldü.

    Köyleri, Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlayan bağlantı yolları başta olmak üzere köyler arasındaki yollarında sıcak asfalt ile kaplanması da Çıldır ve köylerinin en büyük beklentilerinden birisi.. Foto/Kaynak: çıldırsancağı



    DEMİR’İN DYP, ANAP ve DSP BATIĞ KOALİSYONU!


    *Arşiv Haber 31/03/2015 TARİHLİ HABER


    Odabaş, Kılıç, Avşar Demir İçin Kılışdaroğlu İle mi Görüşecekler..


    Hafta sonu belirlenecek olan CHP’nin Ardahan Milletvekili Adaylarının kim olacağı büyük bir merakla beklenirken, CHP’li Faruk Demir’in kendisinin 1. sırada aday gösterilmesi için çeşitli ilginç yollara başvurduğu dikkatlerden kaçmadı.


    **HDP’den Aday Oldu, CHP’de Faruk Demir’i Aday Edin Dedi..


    13 ADay Adayın yarıştığı Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Aday Adayları listeye girmek için büyük bir mücadele verirlerken, Öcalan’ın yakalandığı dönem de hükümete olan DSP’den beklenmedik bir anda milletvekili olan, daha sonra bu partiden ayrılıp, yaniden milletvekili adayı olup 2 binden az oy alan CHP Ardahan Milletekili Aday Adayı Faruk Demir ilginç yolLara başvurduğu görülüyor.


    Baykal’ın prensi olarak bilinen Türkücü Faruk Demir’in daha öncede şu an HDP’den Milletvekili Aday Adayı olan Hakan Çapan için Kılıçdaroğlu’ndan randevu aldırıp, KAISİAD Başkanı ile birlikte görüştürdüğü gibi şimdi de Ardahan’da parti batıranlar olarak bilinen Doğru Yol eski Başkanı Güngör Odabaş’ı, ANAP eski İl Başkanı kirvesi Sürmeli Kılıç’ı, DSP eski İl Başkanı Temel Avşar’ı ve Dursun kayabaşı isimli şahsı görüştürüp, ‘CHP Ardahan’da Farukla Kazanır’ dedirteceği iddiasında bulunulmakta.



    arşiv haber 21/20/19-05/2007 tarihli haber/yorum/reklamlar


     



    Ardahan/Kımılı (Otbiçen) köylü çocuk ve annesi.../Foto: Fakir Yılmaz
    SİTEMİZE VERECEĞİNİZ BİR REKLAMLA DESTEK VEREBİLİRSİNİZ!!

     
    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ, BAKIN BAKALIM HER TARAFA BEĞENECEKMİSİNİZ SİTEMİZİ. YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.

    Bugün kü Haberlerimiz ALTIPARMAK DEKORASYON adlı firmamızın desteğiyle yayınlanmıştır

    Sitemize REKLAM vermeyi düşünürseniz..

    Bizi arayın… 0.478.211 43 31 – fakiryilmaz323@hotmail.com

     


     





    21/20/19-05/2007 Tarihli Günlerinin Haberleri için DEVAMI tıklayın..

    Geçmiş günlerin haberleri için DEVAMLARI tıklayın..

     



     



    Ardahan/Y.Kurtoğlu köylü çocuk.../Foto: Fakir Yılmaz

    SİTEMİZE VERECEĞİNİZ BİR REKLAMLA DESTEK VEREBİLİRSİNİZ!!

     
    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ, BAKIN BAKALIM HER TARAFA BEĞENECEKMİSİNİZ SİTEMİZİ. YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.

    Bugün kü Haberlerimiz ALTIPARMAK DEKORASYON adlı firmamızın desteğiyle yayınlanmıştır

    Sitemize REKLAM vermeyi düşünürseniz..

    Bizi arayın… 0.478.211 43 31 – fakiryilmaz323@hotmail.com

     


     



    Damal Belediye Başkanı Gülcemal Fidan:

    ‘AKP’li Başkanının verdiği aracı geri vermeyi düşünüyorum’

     


    İstanbul Esenyurt Beldesinin AKP’lie Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nun Ardahan/Damal ilçesi CHP’li Belediye Başkananı bağışladığı 34 DC 5916 plakalı araç ilçede olduğu gibi CHP Ardahan’da da tartışma konusu olmaya devam ediyor.. Ardahan’ın Damal İlçesi’nin CHP’li Belediye Başkanı Gülcemal Fidan, İstanbul/Esneyurt Beldesi’nin AKP’li Belediye Başkanı Nemci Kadıoğlu’nun Belediyeye verdiği aracı iade etmeyi düşündüğünü söyledi.

    Konu hakkında görüşlerini açıklayana CHP’li Belediye Başkanı Gülcemal Fidan, aracın kendisine değil Damal Belediyesine bağışlanan bir araç olduğunu, ancak sanki kendisinin AKP’li Belediye’de aracı aldığı gibi bir imaj kamuoyuna lanse edildiğini belirtirken, gerekirse aracı iade edebileceğini söyledi.

    Kendisinin yapılan yapıcı eleştirileri dikkate aldığını belirten CHP’li Damal belediye Başkanı Gülcemal Fidan, ancak haksız eleştirilerinde insanı üzdüğünü bu nedenle kendisine haksızlıkta yapıldığını da dikkat çekti. 15 bin Damallının yaşadığı Esenyurt’a gittiğimde bir belediye başkanı olarak Esenyurt Beledilyesi’ni ziyaret etmem kadar normal bir durum olmazken bu konuda da eleştiri aldığını belirten Damal belediye Başkanı Gülcemal Fidan, bir süre önce Damal’da kutlanan Kutlu Doğum Haftası etkinliklerinde yaptığı konuşmanın da basın tarafından çarpıtıldığını söyledi.

    Haber ekleme saati: 13.49-21/05/2007

    AKP’nin seçimi bitti, sandık Ankara’ya gitti..

    SEÇİMDEN SEÇİME GELEN KUŞLARDA!..


    Geldiler ve gittiler.. AKP’ Ardahan İl ve İlçe Teşkilatlarının 22 Temmuz’da yapılacak olan genel seçimlerde Ardahan’da milletvekili adayı olarak gösterecekleri iki isim için seçim yaptılar.

    Bir çoğu, Ardahan kamuoyunda ‘ÇANTACILAR’ olarak tabir edilen 26 aday adayı için 597 AKP’linin oy kullandığı dün kimlerin seçildiği belirlenemedi. Buna neden olarak’ta ön teamül seçiminde kullanılan oyların atıldığı sandıkların AKP Genel Merkezinde açılacağı ve orada sonucun belli olacağı yönünde AKP MYK’nın aldığı karar gösterildi.

    Buna tepki gösteren AKP aday adayları ve Ardahanlılar, ‘böyle şey olurmu? Bu kararın halkla ve de partililerle ‘Demokrasi oyunu oynamaktır’ denildi.

    Haber ekleme saati: 13.46-21/05/2007

    Haber: Fakir Yılmaz Karikatür: S.Cengiz

    Partiler ile adayların YAYLA stresi!..



    Oylar yaylada!.. 22 Temmuz’da yapılacak olan genel seçimlerin bölgede tam yayla sezonuna rastalaması partiler ile adaylarını şimdiden kara kara düşündürmeye başladı.

    Seçimin tam yayla sezonuna rastladığı 22 Temmuz’de seçmenlerini oy kullanmaları için sandıklara nasıl taşıyacaklarını düşünen partiler ve de adayları bunun oy kulananlar sayısında olumsuz bir etki yaratacağına da dikkat çekiyorlar.



    ***Köylü yaylada, şehirli tatilde olacak!..



    70 bine yakın seçmenin olduğu Ardahan’da 2007 seçimlerinin, yayla ve yaz tatili dönemine gelmesi dolaysıyla düşük oranda oy kullanılmasında çekinen partiler ve de adayları şimdioen buna yönelik projeler geliştirmeye başladıkları da gözleniyor.



    Listede varmısınız?.. ***Seçmen listeleri bugün askıdan iniyor  ..



    22 Temmuz 2007 tarihinde yapılacak milletvekili genel seçimi için muhtarlıklarda askıya çıkarılan seçmen listeleri, bugün saat 17.00’de askıdan indirilecek.

    Türkiye’de ilk kez Bilgisayar Destekli Seçmen Kütük Sistemi’ne (SEÇSİS) göre oluşturulan seçmen listeleri, 9 Mayıs 2007 tarihinden beri askıda bulunuyor.

    Herhangi bir sebeple seçmen kütüğüne yazılamamış olanlar,    22 Temmuz 1989 tarihinde ve daha önce doğanlar, başka bir muhtarlık bölgesi askı listesinde yazılı olup da sürekli olarak oturmak amacıyla listenin askıya çıkarıldığı seçim bölgesine gelenler, kimlik ve adres bilgilerinde yanlışlık veya eksiklik bulunanlarla, özellikle Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası bulunmayanlar, askerlikten terhis olanlardan listede kaydı bulunmayanlar, taksirli suçlardan hükümlü veya tutuklu olduğu halde düzenlenen tutuklu seçmen listesine yazılmamış olanlar listelere yazılabilecek.

    Seçmen kütüğünde kayıtları olmayanlar, askı yerlerinde hazır bulundurulacak ya da www.ysk.gov.tr internet adresinden temin edilebilecek Seçmen Yeni Kayıt Formu’nu doldurarak, askı yeri görevlilerine teslim edecek.

    İkametgahını, diğer bir ilçeye veya aynı ilçe dahilinde bir muhtarlık bölgesinden diğer bir muhtarlık bölgesine nakleden seçmenler, yeni ikamet ettikleri muhtarlık bölgesi askı listesine kaydolacak.

    Haber ekleme saati: 13.47-21/05/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    ***19 Mayıs’ta Posof’ta kavga!***


    Geçtiğimiz gün tüm ülkede olduğu gibi Ardahan’da da yapılan 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı etkinliklerinde Posof’ta yapılan kutlamalar sırasında Damal Kaymakamı şöforü ile Jandarmaların kavga etttikleri, ayrıca Damallı oldukları öğrenilen bir grup genç ile Posoflunun arrasında tartışma yaşandığı bilgisi alındı.

    Haber ekleme saati: 11.03-21/05/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    6.5 hayvan iznine vatandaşlar şaşırdı!..


    6,5 hayvan nasıl sağlanacak?.. Ardahan Merkeze bağlı Samanbeyli (Sığırpert) ile Tazeköy köylüleri valiliğin hayvanlarına getirdiği yayla yasağına karşın ne yapacaklarını şaşırdılar.

    Alınan bilgilere göre aynı köylü olan Mühendis Süleyman Koç’un, ‘Meralar yok ediliyor’ diyerek açtığı dava sonucu valiliğin mahkeme kararı gereğince her iki köyün faydalandığı Tokuş Yaylası’na gereğinden çok hayvan çıkarılmasına yasak getirildi.

    Süleyman Koç’un açtığı davayı kazanması ve mahkemenin valilikten karırın uygulanması isteği üzerine her iki köy muhtarlığına gönderilen resmi yazıda, her iki köyün yaylaya çıkarken kendileriyle birlikte 6,5 hayvan çıkarılmasını, aksine cezai uygulama yapılacağı duyuruldu.

    Samanbeyli ve Tazeköy muhtarlıkları valiliğin kendilerine gönderdiği yazılı emri köy kahve ve bakkallarına asınca köylüler yayla sezonu öncesi ne yapacaklarını şimdiden kara kara düşünmeye başladılar.

    Gazetemize gelen Samanbeyli ve Tazeköylüleri, her iki köyde ortalama4 binin üzerinde hayvanın olduğunu ve 100 yıldır aynı yaylada faydalandıklarını belirtirlerken, valiliğin kendilerine gönderdiği yazıda yaylaya çıkarken, 6,5 hayvandan fazla hayvan çıkarılmamasını isteğinin zaten mera sıkıntısı çeken hayvan yetiştiricilerini zorda bırakacağı gibi, yazıda belirtilen 6,5 hayvanı nasıl sağlayacaklarını sordular. 

    Köylüler, 6 yada 7 hayvan deseler mantıklıda, 6,5 hayvan çıkaracaksınız demenin ne olduğunu anlayamadıklarını ve yasaklanan yaylalarınının daha çok hayvan otlatılmasına açılmasını istediler.

    Haber ekleme saati: 01.33-21/05/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Ardahan 

    Göle ve Ardahan’da tiyatro


    İlgiyle izlendi.. Ardahan’ın Göle ilçesinde Eyüp Çarmıklı Lisesi öğrencileri tarafından tiyatro gösterisi düzenlendi. Eyüp Çarmıklı Lisesi öğrencileri, 75. Yıl Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’nda bir tiyatro gecesi tertip etti. Programda tiyatroyu seyredenler bir yandan eğlenirken, oyunun konusuyla da düşündüler. Tiyatronun düzenlendiği konferans salonu yetersiz kalınca katılanların bir kısmı ayakta seyretmek zorunda kaldı.



    ***Ardahan’da da vardı!..



    Göle’de olduğu gibi Ardahan’da da bir tiyatro gösterimi vardı. Ardahan Valiliğinin desteklediği, ‘Dikkat Aile Var’ adlı tiyatro gösterimi, Ardahan Halk Eğitim Merkezinde gerçekleşirken, tiyatro gösterimine bürokratların büyük ilgi gösterdiği gözlendi.

    Haber ekleme saati: 23.37-20/05/2007

    Haber/Foto: Ajanslar

    DTP’nin adayı tek, MHP’nin de!


    Şimdiden rakiplerini sildi!.. Ardahan’da seçimi zorlayacak olan partiler arasında gösterilen ve 22 Temmuz’da yapılacak olan genel seçimlerde milletvekili adaylarını bağımsız olarak göstereceği ilan edilen Demokratik Toplum Partisi’nin Ardahan’da milletvekili adayı olarak gösterdiği Av.Ahmet Yavuz Yılmaz Ankara’ya giderek resmi başvurusunu yaptı. 

    DTP Genel Merkezi’nin onayını ve tam desteğini alan Av. A. Yavuz Yılmaz’ın en rahat aday olduğu görülürken, Yılmaz’ın isminin Ardahan kamuoyunda olumlu olarak ve her kesimde onay alması dikkat çekiyor.



    ***İnternet sitesi açtı ..



    Ardahan’da yarışacak milletvekili aday adaylarının isimleri arasında ilk sıralarda olan Av. Ahmet Yavuz Yılmaz geçtiğimiz gün resmen başvuru da bulunduğu milletvekilliği adaylığının hemen ardından çalışmalarına başladı.

    Seçmeni ziyarete başlayan ve yaptığı yapacağı çalışmaları anlatmaya başlayan Av. A. Yavuz Yılmaz, http://ahmet_yavuz_yilmaz.sitemynet.com adlı birde internet sitesi açtı.



    Kurtuluş Bozkır ***MHP’de Bozkır’ın ismi önde ..



    DTP’nin yanı sıra MHP’nin de bu seçimde iddialı oluşu Ardahan’da göstereceği adaya gözleri çevirirken, bir süre önce MHP’den aday olacağı söylenen Saffet Kaya’nın isminin partinin üzerinde gezmesi ve bunun gerçekleşmemesi olumsuz yönde etki gösterdiği gözlendi. 

    Kurtuluş Bozkır’ın isminin her geçen gün biraz daha netleşmeye başladığı MHP Ardahan’da milletvekili adayı olmak için bugüne kadar 5 kişi olduğu öğrenilirken, bunlar, Abdullah Gürbulak (Yanlızçamlı) Server Korkut (Çıldırlı) Bülent Kılıç (Yeni mah.) Kurtuluş Bozkır (Merkez)  ve Ekrem Çiftçi  (Merkez) olduğu öğrenildi.

    MHP’nin birinci sıraya koyacağı isim ile seçimi zorlamayı hedeflediği bilgisi alınırken, milliyetçi akımın etkisi ve de MHP’nin barajı aşacağı yönündeki tahminler, ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da MHP’ye olumlu yansıdığı gözleniyor.

    Haber ekleme saati: 17.33-20/05/2007

    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    DYP Adayı eski broşürlerle kolları sıvadı!


    Şimdiden rakiplerini sildi!.. ANAP ile bir araya gelerek Demokrat Parti adı altında genel seçime gidecek olan DYP Ardahan’da milletvekili aday adayları kolları sıvadılar.

    Resmi müracaatta bulunan 4 milletvekili aday adayının bulunduğu DYP/ANAP+DP teşkilatının AKP’nin ve de CHP’nin adaylarının kim olacağını yakından takip ettiği izlenirken, bağımsız belediye başkanı olarak seçildikten sonra DYP’ye geçen Ardahan Belediye Başkanı Mikail Kayatürk ile DYP’den Milletvekili Aday adayı olan Fatih Rüştü Yılmaz’ın abisi Mustafa Yılmaz’ın DYP’nin genel seçim politikasını yürüteceği görülmektedir.



    Cemal Baydar ve Sürmeli Kılıç, broşörlere tepki gösterdiler ***Eski broşürlerle kolları sıvadı ..



    Daha önce de yine aynı partiden Belediye Başkan adayı olan DYP’nin 2007 Genel Seçimleri Milletvekili Aday Adayı Fatih Rüştü Yılmaz’ın belediye başkanlığına girdiği dönemde yaptırdığı broşörleri kullanması dikkat çekiyor. Adayların kim olacağının tam olarak netleşmemesine karşın, eski broşürleri kullanana ve aynı broşürde bulunan, ‘Fatih Rüştü Yılmaz, belediye Başkan Adayı’ satırlarının ‘Belediye Başkanı Adayı’ satırlarının üzerini silerek, ‘Milletvekili Adayı’ yazarak iş yerlerine astırması dikkat çekerken, adaylık başvurusunu resmen yapan DYP eski İl Başkanlarından Cemal Baydar ile ANAP/DYP birleşimi ardından ANAP kanadından milletvekili aday adayı olan Sürmeli Kılıç, Fatih Rüştü Yılmaz’ın bu davranışına sert tepki gösterdiler.

    Ertan Çelik ile Göleli Otogalerici Fikret Küpeli’nin de adaylık için hazırlandıkları öğrenilen ANAP/DYP+DP’nin şu ana kadar toplam 4 milletvekili aday adayı görülüyor

    Haber ekleme saati: 16.52-20/05/2007

    Haber/Foto: Barış Bilgin/Ardahan

    CHP’li adaylar Ankara’da kamp kurdular ..


    AKP çalışırken, o kapalı!.. Bugün yaptığı, ‘Ardahan seçim çevresi milletvekili aday adayı teşkilat temayül yoklaması’ seçimi ile hareketli günler yaşanan AKP’ye nazaran sessizliğin hüküm sürdüğü Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili aday adaylarının hepsi Ankara’da kamp kurdular.

    Adayların hemen hepsinin Ankara’da, CHP Genel merkezinde partinin üst düzey yetkililerine ulaşıp, kendilerini anlatarak listeye girmek istedikleri bilgisi alınırken, partinin Ardahan teşkilatının diğer partilerden daha sönük olması dikkat çekiyor.

    DSP’ ile genel seçimlere gidecek olan CHP’nin Ardahan’da inisiyatif’i kendi elinde tutacağı da gözlenen diğer önemli bir nokta olması dikkat çekiyor. 



    Av. Müzeyyen Çiftçi Yolaçan'ın ismi 111'de.. ***Av. Müzeyyen Çiftçi yol açan 111 kişi arasında ..



    Ensar Öğüt, Yunus Dündar, Taşkın Aktaş, Ercan Şirin, Yunus Yılmaz, Yaşar Daşdemir gibi simlerle milletvekilliliği için yarışan Av. Müzeyyen Çiftçi yol açan ‘KİM’ isimli derginin araştırmasında, Ardahan’da birinci sırada yer aldı. Derginin, Türkiye genelinde yaptığı araştırmada ön planda olan 111 isim arasında gösterdiği Av. Müzeyyen Yolaçan Ardahan’da en çok oy alan isim oldu.



    ***Başkent Üniversitesi araştırma ekibi Ardahan’da!



    Seçikmlerin gündeme girmesiyle birlikte anket şirketleri de harekete geçti. Hemen her gün yeni bir anketör şirketinin kente gelerek, 22 Temmuz seçimleri öncesi anketler düzenlediği gözlenen Ardahan’da, Başkent Üniversitesi anket ekibi yaklaşık 10 gündür anket yapıyor.

    Ardahanlılara, sosyal ve de siyasal içerikli sorular soran Başkent Üniversitesi Anketörleri’nin anket için başvuruda bulundukları vatandaşlara, ‘hangi siyasilerin ön planda olduğu’ , ‘belediyenin çalışmasını beğeniyor musun?’ , ‘mevcut vekillerden hangisi başarılı?’ yönünde sorularda yönelttiği öğrenilirken, anketörlerde sızan bilgilere göre, en başarılı vekilin Ensar Öğüt, en öne çıkan isimlerin Saffet Kaya, Av. A. Yavuz Yılmaz, Av. Müzeyyen Çifti’nin isimleri olması dikkat çekiyor.

    Haber ekleme saati: 16.23-21/05/2007

    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    AKP’ seçim yaptı, 

    sonucu genel merkez belirleyecek!..


    AKP ön teamüle gitti, sandık genel merkezde açılacak! 22 Temmuz’da yapılacak olan genel seçimlerde Ardahan’da göstereceği iki milletvekili adayını belirlemek için bugün ön temayül seçimine giden Ardahan AK Parti İl ve İlçe teşkilatları, milletvekili adayı olmak için başvuru da bulunan 26 aday adayını partililerinin oylarına sundu.

    Güneşli bir havanın eşliğinde Ardahan İl Kültür Müdürlüğü toplantı salonun da yapılan ve saat 10.00’da başlayan ve büyük ilginin olduğu ön teamül seçimine katılan milletvekili aday adayları yaklaşık bir aydır sürdürdükleri çalışmalarının ürününü sandığa yansıtmak için büyük çaba sarf ettikleri izlendi.

    AKP delegasyonu arasında yaptığımız ön araştırmada, Doçent Dr. İlhan İlhan Yıldız, Ardahan’da iki dönem milletvekilliği yapan Saffet Kaya, AKP Posof eski İlçe Başkanı Bedrettin Çakıcı, Göleli İşadamı Lütfü Morkoç, Ardahan Vakıfbank Müdürü Önder Erdem Avşar, İşadamı Cavit Çetin’in isimlerinin ön planda olduğu gözlendi.

    İsmi, ‘Teşkilat Temayül Yoklaması’ isimli oy pusulasında olmasına karşın ön temayül seçimine gelmeyen Saffet Kaya ile yarışan 26 aday 597 AKP’li delegeye kendilerini seçimleri halinde neler yapacaklarını anlatmak için 2’şer dakikalık birer konuşma yaptılar.

    Aday adayların arasında gür sesi ile yaptığı konuşma ile en büyük alkışı alanların başında gelen Lütfü Morkoç, AKP’lilerin kendisine destek vermesi halinde başta hayvancılık, serbest ticaret, üniversite, turizm gibi 4 önemli konuyla yakından ilgileneceğini belirtti.

    Diğer aday adaylarında birçok vaatlerle oy istediği AKP’nin 597 delegasyonunun oy kullanmadan önce bir konuşma yapan AK Parti Ardahan İl Başkanı Nusret Koyuncu ise, partisinin, Şapkayı gönderip, oy isteyenlerin olmadığını ve gerek bugün yapılan seçimde gerekse genel merkezin uygun göreceği isimlerin halkın en çok isimler arasında olacağının unutulmamasını istedi.

    MKY Üyesi Orhan Yengin, AKP Gençlik Kollar Başkanlığı Yöneticisi Yunus Ayas’ın divan başkanlığı yaptığı AKP Ardahan ön temayül seçimin de oyların kullanıldığı sandıkların burada değil, mühürlenerek Ankara’ya götürülüp önümüzdeki günlerde AKP Genel Merkezinde açılacağı belirtildi.



    ***KENAN ALTUN ‘SORUN YOK’



    Ön temayül seçimi öncesi Gazeteci Fakir Yılmaz ile bir telefon görüşmesini yapan AKP Ardahan Milletvekili Kenan Altun yapılan ön temayül seçiminin partisinin demokrasiye bakış anlayışı olduğunu ve tabanla birlikte hareket etmek olduğunu söyledi

    Kendisinin çok rahat olduğunu ve sorunun olmadığını da belirten Altun vekillik için yarışan arkadaşların hepsinin partilisi olduğunu da söyledi.

    Haber ekleme saati: 15.22-21/05/2007

    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    İZMİR BİLE ÇANTACILARDAN BIKMIŞ!..


    İzmir'de bıktı, seçimden seçime Ardahanlı olanlar gibi İzmirli olanlardan!... ***BİZDE ARDAHAN’I, ARDAHANLIYI 

    TANIYAN MİLLETVEKİLLERİ İSTİYORUZ!..



    Seçimden seçime ellerine aldıkları çantalarla Ardahan’a gelerek, Ardahanlı kesilip milletvekili olmak isteyenlere tepkiler çığ gibi büyürken, Ardahan gibi 3 milyonluk İzmir’inde çantacılardan yaka silktiği gözleniyor. Hürriyet gazetesinin Ege ekinde manşet bir haberle çantacıları istemediklerini belirten İzmirliler gibi, Ardahanlılarda partilere sesleniyorlar, ‘Ardahan’ı tanımayan, bilmeyen çantacıları istemiyoruz’ diye…

    Haber ekleme saati: 02.53-20/05/2007

    Haber: Fakir Yılmaz Küpür: İrfan Akçay/İzmir

    Başbakan Saffet, Ünsal Kılıç’la yarışacak!..


    Başbakan olacam diyen Saffet, Ünsal Kılıç'la yarışacak.. AKP Ardahan İl Teşkilatı’nın dün yapacağını ilan ettiği ancak, sonda anda bugüne bırakılan ‘Ardahan Seçim Çevresi Milletvekili Aday Adayı Teşkilat Temayül Yoklaması’ bugün saat 10.00’da yapılacak.

    Ardahan Halk eğitim Merkezi Toplantı Salonun da yapılacak olan AKP, ‘Ardahan Seçim Çevresi Milletvekili Aday Adayı Teşkilat Temayül Yoklaması’ na 26 AKP’li Ardahan Milletvekili Aday Adayının katılacağı duyuruldu.



    ***TEPKİLER GERİ PÜSKÜRTÜ, ÇANTACILARIN 6’SI VAZ GEÇTİ!



    Bugün yapılacak olan ve 26 Milletvekili Aday Adayının yarışacağı AKP Ardahan temayül seçimi öncesi ilginç gelişmeler yaşandı. Daha önce 33 adayın yarışacağı ilan edilen AKP Ardahan Milletvekili ön seçimine yarım gün kala 6 aday adayın adaylıktan çekildiği duyuruldu.

    Başta Nihat Turan olmak üzere 6 AKP’li Milletvekili aday adayının Ardahan kamuoyunda gelen ‘ÇANTACILAR’ tepkisi dolaysıyla geri çekilmek zorunda kaldıkları ileri sürülürken, geriye kalan ve bugün ön temayül seçimine katılacak 26 adayın 20’sinin de Ardahan’ın dışında gelen aday adaylar olması dikkat çekti.



    ***TEMAYÜL’E GİRMEYECEM DİYEN SAFFET, ÜNSAL KILIÇ’LA YARIŞACAK!..



    Bugün yapılacak olan ve 597 AKP’linin oy kullanacağı, Ardahan AKP, ‘Seçim Çevresi Milletvekili Aday Adayı Teşkilat Temayül Yoklaması’ na katılmayacağını önceden ilan ettiği ileri sürülen ve ‘Bu tür çocuksu şeylerle meşgul olacak adam değilim’ diyen Saffet’in de adayları belirlemede kullanılacak olan listenin 21. sırasında yer aldığı görüldü.

    Her seçimde bir partiden çantasını alıp, Ardahan'a gelen Nihat Turan tepkilere dayanamayarak, kaçtı!.. Başta bir hayli iddialı olan Göleli Ünsal Kılıç olmak üzere, Ahmet Ekinci (eski AKP İl Başkanı Mehmet Ekinci’nin oğlu) ,  Ayhan Kara (Dışarıdan gelen) , Bedrettin Çakıcı (AKP Ardahan kurucularından ve AKP eski Posof İlçe Başkanı) , Behzat Emin (Damallı, eski Şavşat İlçe Milli Eğitim Müdürü) , Cavit Çetin (Hayırsever işadamı taktiğiyle Ardahan kamuoyuna kendisini tanıtan ve 29. yıl önce Ardahan’dan ayrılan ve ailesinin bile kayıp dediği biri. Yani dışarıdan gelen) , Selam Kendir (Öğretmen ve dün yapılan toplantıda, ‘çantacı değiliz’ diyerek tansiyonu yükselen) , Erdal Çapan (Göle AKP İlçe Başkanı Cengiz Çapan’ın Yeğeni ve dışarıdan gelen) , Eşref Dağ (Dışarıdan gelen) , Fatih Sinan Yılmaz (Dışarıdan gelen) , Fikret Akdemir (Dışarıdan gelen) , Gülcan Odabaş (AKP’nin tek bayan adayı, Ardahan’da oturur) , Gürbüz Ayab (Şenkayalı, sitemizde de yayınlanan ve Akşam gazetesine manşet olan, ‘HAREM SELAMLIK YOĞUN BAKIM’ haberinin başaktörü) , Hakkı Güner (Göle’de kooperatifçilik yapan ve kooperatifin batması üzerine uzun yıllar önce Göle’den göç eden dışarıdan gelen biri) , İlhan Yıldız (Eski Refah Partisi Ardahan İl Başkanı Sürmeli Yıldız’ın oğlu, uzun yıllardır dışarıda) , İsmail Oğuzorhan (AKP’nin ilk kurucularından, Göle’de muhasebeci) , Korkmaz Demir (DP’li Demir ailesinden Kıyas Demir’in oğlu. Dışarıdan gelen biri) , Lütfi Morkoç (Dışarıdan gelen bir Göleli) , Muhammet Şenel (Dışarıdan gelen biri ve geçtiğimiz gün yapılan bir toplantıda Ardahanlılar cahildir demesi üzerine tepki alan aday) , Önder Erdem Avşar (Vakıfbank Ardahan İl Müdürü) , Özcan Kanmaz (Hoçuvanlı, dışarıdan gelen biri) , Vural Öztürk (Göleli, Müteahhit) , Yasin Kargı (Ardahanlı, burada oturur Mühendis) , Yusuf Demirci (Avukat, Ardahan’da oturur) ve Yusuf Ziya Yağmur (Tanınmıyor, dışarıdan gelen biri)

    Haber ekleme saati: 02.32-20/05/2007

    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    CHP’DEN ÇAPAN’A RED


    Gürbüz Çapan Dr. Gürbüz Çapan, Karslılardan, Kars’tan bağımsız aday olup olmamasını sordu. Çapan, “aday olursam destekler misiniz?” diye sorduğu çok sayıda Karslıdan olumlu yanıt aldı. Her gittiği yerde “Neden CHP’den aday olmuyorsunuz?” sorularıyla karşılaşan Çapan, “Bırakın adaylığımı, CHP üyeliğimi bile kabul etmedi.” diye yanıtladı.

    Oğlunun kazasından sonra ilk kez geldiği Kars’ta vatandaşlarla sohbet eden Dr. Çapan, adaylığı konusunda hemşerilerinin görüşünü aldı. Daha önce sık sık Kars’a geldiğini, ancak oğlunun geçirdiği kaza nedeniyle gelme olayının biraz geciktiğini anlatan Çapan, “Belediye Başkanlığımdan sonra sürekli Kars’a gelerek, doğduğum topraklarda özlem gidermeye çalıştım. Her gelişimde hemşerilerimin siyasi sahipsizliğiyle karşılaştım. Hemşerilerimin sürekli olarak, Kars’ı parlamentoda çok iyi temsil edecek temsilci arayışında olduğunu gözlemledim. Sonra, sanırım biraz deli dolu olduğumdan olacak, benim aday olmamı ve Kars’ı mecliste temsil etmemi istediler. Anlıyorum ki, Karslı hemşerilerim, Ankara’da Kars için kavga edecek, kavga kuracak, hak arayacak birilerine ihtiyaç duyuyorlar. Bu isteye niyetlendim. Sık sık geldiğim Kars’ta hemşerilerimle bunu konuştum. Ancak, bu gelişimde hemşerilerimin, ‘neden geciktin’ sitemiyle karşılaştım. Geç gelişimin nedeni, Allah hiç kimsenin başına vermesin oğlumun geçirdiği ve gelinimi kaybettiğim kazaydı. Aday olayım, olmayayım, ama ben hep Kars’tayım ve Kars’ta olacağım.” dedi.

    Başta esnaf temsilcileri olmak üzere, görüştüğü Karslılardan, “Neden CHP’den aday olmuyorsun?” sorularıyla karşılaşan Çapan, şunları söyledi:

    “Gerek Kars’tan, gerekse İstanbul’dan bu yönde yoğun bir talep var. Bu talebi görmemezlikten gelemezdim. Kars’a gelmeden iki gün önce (Pazartesi günü) CHP İstanbul İl Başkanlığı’na giderek, üye olmak istedim. Baykal, son yaptığı açıklamada, üyelikte şart aranmadığını söyledi. Ama, benim üyeliğim kabul edilmedi. İstanbul il yönetimine, partili olduğumu ve üye olmak hakkım bulunduğunu söyledim. Ama, reddedildi. CHP, bırakın benim adaylığımı, üyeliğimi bile kabul etmedi. Üyeliğim bile kabul edilmeyen partiden nasıl aday olacağım? Sen kalkıp Yaşar Okuyan’ın, Halil Şıvgın’ın, Sümer Oral’ın aday olmasını isteyeceksin, ama bu partiyi üç dönem başarıyla temsil etmiş, bu partinin bayrağını köyden mega kente dönüştürdüğü Esenyurt’u Venedik’le, Havana’yla kardeş şehir yapmış, partinin kurucusu Atatürk’ün büstünt Latin Amerika’ya Küba’ya Gürbüz Çapan’ı kabul etmeyeceksin. CHP’yi değil, ama CHP’yi küçülten Baykal’ı Karslı hemşerilerime şikâyet ediyorum.”

    Kars gibi CHP’yi de “baba ocağım” diye tanımlayan Gürbüz Çapan, “Ama, baba ocağımıza üvey baba geldi. Öz evlatlarını evden kovdu. Evimize gitmek istiyoruz, üvey babamız sahiplenmiş, kabul etmiyor. Dövdüler beni. Dövülen nereye gider? Baba ocağına. Ben de üvey olmayan baba ocağım Kars’a geldim. Burada üvey baba olmadığını biliyorum. Şimdi öz babamın evindeyim. İnanıyorum ki, öz babamın evinde kapı dışarı edilmeyeceğim, ağırlanacağım, rahat edeceğim, kabul göreceğim. Baba evimin Ankara’da kılıcı olmak istiyorum.” diye konuştu. 

    Haber ekleme saati: 01.34-20/05/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars

    CHP’de 4 Aday daha

    Yunus Yılmaz, Yaşar Daşdemir, Ercan Şirin, Suat Aktaş


    CHP'nin yeni Ardahan milletvekili adayları, Suat Aktaş, Ercan Şirin, Yunus Yılmaz, suat Aktaş Ardahan Cumhuriyet Halk Partisi’nden milletvekili aday aday sayısı her geçen gün büyüyor.

    Yunus Yılmaz, Taşkın Aktaş, Çetin Demirci, Müzeyyen Çiftçi Yolaçan, Suat Aktaş’ın 22 Temmuz’da yapılacak olan Genel seçimlerde aday adaylığı için başvurduğu CHP Ardahan’da üç yeni aday adayı daya milletvekili adayı olmak için CHP Genel Merkezine başvurdu.

    Göle Muhtarlar Derneği Başkanı Yunus Yılmaz, Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanı Yaşar Daşdemir ve Çıldır eski Belediye Başkanı Ercan Şirin’in aday adaylığı için başvurduğu CHP Ardahan’da milletvekilliği başvurusu sayısı böylece milletvevekili sayısı 10’un üzerine çıkmış oldu.

    Dün CHP’den milletvekili aday adaylığına başvuran Göle Muhtarlar Derneği Başkanı Yunus Yılmaz, Gölelilerin ve de muhtar arkadaşlarının baskısı sonucu adaylığa başvurduğunu belirtirken, yine Göleli olan ve aynı zamanda Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanlığı yapan Yaşar Daşdemir ise adaylık karanını vermesine neden olanın çantacı adaylara tepki olarak belirtti.

    Ardahan’ın Çıldır İlçesi’nde 1984-2004 Yılları Arasında Belediye Başkanlığı Yapan Ercan Şirin, Ardahan’dan Milletvekili Adayı Olmak İçin CHP’ye Başvurdu.

    20 yıllık başkanlık deneyiminin ardından siyasete Ankara’da devam edeceğini söyleyen Şirin, “AKP, Türkiye’ye hiçbir şey vermedi. Hálá birinci parti olma hayaliyle seçime giriyorlarsa milletin aklıyla alay ediyorlar demektir. 35 yıllık siyasi birikimimi halkın hizmetine sunacağım” dedi. 

    Temel Avşar ve Seyfulluh Aydın’ında CHP’den Ardahan Milletvekilliği için adları geçen ve her an başvuradabulunacak isimler olduğu ilerisürülüyor.

    Haber ekleme saati: 01.18-20/05/2007

    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    AKP’nin tanışma yemeğinde,

    ‘ÇANTACI’ tartışması krize yol açtı


    Çantacılar bunaldı!.. Ardahan Adalet ve Kalkınma Partisi İl Teşkilatı’nın, milletvekili aday adayları için düzenlemiş olduğu yemekli toplantıda ‘Çantacı aday’ tartışması yaşanınca bir aday kalp krizi geçirdi.

    Bugün saat 19.30 sıralarında, Ardahan merkez’de bulunan Öz Bingöl Restoran’ta düzenlenen ve partinin 22 Temmuz genel seçimlerinde Ardahan’da milletvekili adayı olmak için aday aday olan milletvekili adayları ile partililerin katıldığı yemekte, AKP Posof eski İlçe Başkanı Bedrettin Çakıcı’ya söz sırası gelince olay çıktı.

    Adayların sırasıyla kendilerini tanıttığı toplantı da söz alarak, ‘Ardahan’a seçimden seçime gelen rakiplerini eleştiren ve Ardahan kamuoyunda ‘çantacı’ aday olarak lanse edildikleri için üzülüyorum’ diyen AKP Aday Adayı Bedrettin Çakıcı’nın konuşmasına sinirlenen ve İstanbul’dan gelerek Ardahan AKP’den Milletvekili Aday Adayı olan Selami Kendir Çakıcıya, ‘Siz böyle konuşamazsınız, biz çantacı değiliz, biz Ardahanlıyız, biz Türkiyeliyiz, biz Müslümanız, Ardahan’da gidip İstanbul’dan milletvekilliği adayı olana çantacı deniyormu?’ diye söyledikten sonra, aniden fenalaşarak, oturduğu sandeleyeye yığıldı.

    Kendir’in sinir kriz geçirip, kalbi sıkışınca ilk müdahaleyi yaparak, Kendir’i özel bir araç ile hastaneye kaldırdılar. 

    Selami kendir’in rahatsızlanarak Ardahan Devlet Hastanesi’ne kaldırılması ardından toplantı bitirilirken, bazı aday adaylar yemek önce masalara dağıtılan ve , ‘Çantacı, Şavşatlı, Şenkayalı, Yarın da Afrikalı mı? Ardahanlılar, AKP’li Delegelere Sesleniyor, ‘Kovun Bunları’ başlıklı ve Ardahan yerelinde yayınlanan, Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi’nin göstererek, basının bu konuda daha dikkatli olmasını isteyerek, gazetecilere tepki gösterdiler.

    Haber ekleme saati: 21.52-19/05/2007

    Haber/Fotolar: Fakir Yılmaz/Ardahan

    İlyas Öztürk: ‘Dün neredeydiniz?


    İlyas Öztürk'te çantacılara verdi veriştirdiler... Seçimlerin erkene alınmasıyla birlikte yıllardır terk ettikleri, bir küçük yatırım yapmadıkları, unutup, geri bakmadıkları Ardahan’da milletvekili aday adayı olan ve Ardahan kamuoyunda çantacılar, şavşatlılar, şenkayalılar olarak tabir edilen milletvekili aday adaylarına AKP Göle İl Genel Meclis Üyesi İlyas Öztürk’ten sert tepki.

    AKP Milletvekili aday adaylarının tanıtım toplantısına katılan adaylara seslenen AKP İl Genel meclis Üyesi İlyas Öztürk, partisinin aday adaylarının arasında da bulunan ve bir çoğu Ardahan kamuoyunda tanınmayan milletvekili aday adaylarına yönelik olarak, ‘Köylünün bir gram saman bulamadığı, göçün alıp başını gittiği, bir yatırımın olmadığı, yolu suyu olmayan köylerde insanlar perişanlık çekerken, esnaf siftah yapmadan kepenk kapatırken neredeydiniz?’ diye sordu. Öztürk’ün bu tepkisi karşısında yüzleri kızaran bir çok AKP aday adayının, kendi partililerinden biri olan Göle İl Genel Meclis Üyesi Öztürk’ün bu btepkisine cevap veremedikleri gözlendi.

    Haber ekleme saati: 19.29-19/05/2007

    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    ÇANTACILAR, ŞAVŞATÇILAR BU KAREYE BİLE GELMEDİLER, BİRDE BENİ SEÇİN DİYORLAR!


    BU KAREYE BİLE GİRMEYİ TENAZÜL ETMEDİLER!<br />
Bir çoğu kamuoyunda ÇANTACI olarak bilinen AKP Ardahan aday adaylarının tanıtım toplantısı sonrası birde hatıra fotoğrafı çekilmişti. Ardahan’dan AKP’den milletvekili olmaz için başvuran aday adaylar geçtiğimiz gün Ardahan Halk Eğitim Toplantı Salonunda bir araya gelerek, kendilerini kamuoyuna tanıtrlarken, kendilerini parti ve halkın üstünde görenbazı adayların gelmemesi tepkilere neden oldu.

    Kendilerini dev aynasında görüp, ‘başbakan olacak adamım ben’ diyenlerin bile gelme tenazüründe bulunmadığı AKP aday adaylarının tanıtım toplantısına katılan AKP’liler bu duruma tepki göstererek şöyle dediler.

    ‘Bu gün partilileri  vede delegasyonun karşısan çıkmayanlar yarın tesadüfen milletvekili seçilmeleri halinde kimseyi tanımazlar demek’ 

    Partisi DYP’den ayrıldıktan sonra bir süre hiç bir partiye kayıt olmayan, daha sonra bağımsız, sonra MHP’den milletvekili adayı olacağı söylenen ardından son dakika da AKP’ye baş vurarak milletvekili aday adayı ön tehamül seçimlerine giren Saffet Kaya ile 9 aday adayı AKP’nin Milletvekili Aday adayı tanıtımına katılmamıştılar.

    Haber ekleme saati: 19.24-19/05/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    ŞEHİR SATILMAYA DEVAM EDİYOR!..


    Şehirlerde boşalıyor!.. Göç eden iller arasında 81 il içinde ön sıralarda bulunan Ardahan’da yaşanan hızlı göç gazete ilanlarıyla devam ediyor. Hemen her gün yeni bir satılık ilanı veren yerel gazetelerin SATILILIK  duyurularındada görülen hızlı göç, köylerin büyük bölümünü boşaltırken, kent merkezlerinde de olağanüstü nüfus düşüşleri görülmektedir.

    İşsizliğin diz boyu olduğu kentte, devlet yada özel teşebbüs tarafından işsizliği çözecek hiç bir yatırımın olmayışı, sınır kapılarının kapalı oluşu, hayvancılığın her geçen gün cazibesini kayıp etmesi göçü tetikleyen en önemli faktörler arasında görülürken, her gün yeni bir SATILIK ilanı yayınlayan yerel gazetelerin sayfalarında haberden çok SATILIK EV, SATILIK İŞ YERİ ilanları göz çarpamaya devam ediyor.

    Haber ekleme saati: 19.15-19/05/2007

    Haber: Fakir Yılmaz Foto: Tuğba Yılmaz

    “GAZİ”LİĞİNİ ARIYOR


    Karslı er Mehmet İnce 1995 yılında Şırnak’ın Beste Vadisi’nde PKK’lılarla girilen çatışma sonucu çöken mevzinin altında kalan ve yaralanan Mehmet İnce, “gazi”liğini kanıtlayamıyor. İnce, “Çatışma sırasında aldığım darbeden dolayı sağlığımı kaybettim. Sürekli olarak ilaçla yaşılyorum.” dedi. Terhisine üç ay kala çıkan çatışma sırasında çöken mevzinin altında kalan ve baygın olarak komutanı tarafından hastaneye kaldırılan Karslı er Mehmet İnce, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Terhisime üç ay kala, Şırnak’ın Besta Vadisi’nde teröristlerle aramızda çatışma çıktı. Teröristlerin açtığı ateş sonucu bulunduğumuz mevzi çöktü. Arkadaşlarım kendini mevzi dışına atarak kurtuldular, ancak ben çöken mevzinin altında kaldım. Daha sonra komutanım ve arkadaşlarım tarafından mevziden çıkarılarak baygın bir biçimde tabur revirine götürüldüm ve burada tedavim yapıldı. Ancak, bu olaydan sonra ciddi anlamda sağlığım bozuldu. O olayın tesiriyle şu anda sürekli olarak burnumdan ve ağzımdan sarı su geliyor. Müthiş bir unutkanlık başladı. İlaç alarak yaşıyorum. İlacın etkisi geçtikten sonra fenalaşıyorum, ağzımdan ve burnumdan yine o sarı su geliyor, unutkan oluyorum.” Gazi olduğunu, ancak şu ana kadar ilgili kurumlara bunu anlatamadığını ve kendine gazilik unvanının verilmediğini dile getiren Mehmet İnce, “Hastalık başlayınca ilgili kurumlara başvuruda bulunup, gazi olduğumu anlatmaya çalıştım. Ancak bana, ‘başında niye kırık yok’ gibi umursamaz sorular yöneltildi. Oysa, sözünü ettiğim çatışmada yaralandığım ve baygın bir biçimde tabur revirine kaldırıldığıma dair komutanımın Genelkurmay Başkanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na yazdığı yazı ve tutanak var. Ayrıca, aynı devreden asker arkadaşlarım var tanık olarak. Buna rağmen askerlikte yaralandığımı, terhisten sonra ilgili kurumlara kanıtlayamıyorum.” dedi. Maddi durumu yanı sıra sağlık durumunun da iyi olmadığını ifade eden İnce, “Aldığım darbe kalıcı oldu. İlaçla yaşıyorum. Durumumu, komutanımın tutanağıyla ilgili kurumlara bildirdim. Ancak bana verilen cevapta, söz konusu evrakların ve tutanakların kaybolduğu yönünde oldu. Oysa komutanımın tutanağı elimde. Çatışma sırasında yaralandığıma dair tanıklarım da var. Bütün bunlara rağmen, derdimi anlatamıyorum. Gazi olduğumu kimseye kabullendiremiyorum. Durumumla ilgilenecek ilgililere sesleniyorum: Benim sesimi duyun. Ben gaziyim. Bunu kabul edin.” diye konuştu.

    Haber ekleme saati: 19.05-19/05/2007

    Haber/Fotolar: Gümüşpala Kortağ/Kars

    Karayolu Futbol!..


    Futbol yol.. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Yukarı Gündeş köyünde, çocukların tehlikeye aldırmadan karayolu üzerinde futbol oynaması görenleri hayrete düşürdü. 

    Haber ekleme saati: 18.53-19/05/2007

    Haber/Foto: Alper turgut/Damal yolu

    Trafik Kazası: 1 Yaralı


    Güzel bir hava eşliğinden kutlandı.. Ardahan’da meydana gelen trafik kazasında 1 kişi yaralandı. Edinilen bilgiye göre, Posof istikametinden Ardahan’a gitmekte olan Selahattin Gündoğdu yönetimindeki 75 AD 958 plakalı kamyon, Ilgar Dağı 13. kilometresinde ön lastiğin patlaması sonucu şarampole yuvarlardı. Kazada yaralanan Selahattin Gündoğdu, Jandarma trafik ekipleri tarafından kaldırıldığı Posof Devlet Hastanesi’ne tedavi altına alındı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

    Haber ekleme saati: 18.03-17/05/2007

    Haber/Foto: Alper Turgut/Posof

    19 Mayıs Kutlamaları Renkli Geçti


    Güzel bir hava eşliğinden kutlandı.. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor bayramının 88. yıldönümü dolayısıyla, Ardahan 80.yıl stadyumunda düzenlenen Tören, renkli görüntülere sahne oldu. 



    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından başlayan program, öğrencilerin birbirinden güzel yaptıkları gösterilerle devam etti. Törende konuşma yapan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yıldırım, “Mustafa Kemal Atatürk’ün bize bıraktığı bu cumhuriyete ve gençlerine her zaman sahip çıkmamız gerekir” dedi. Atatürk’ün ilke ve inkilapları doğrultusunda yaşamamız gerektiğine değinen Yıldırım, onun bize bıraktığı gençliği daha ileri noktalara götürmek için çaba sarfetmemiz gerektiğine de vurgu yaptı. Programa öğrencilerin birbirinden güzel yaptıkları hareketler damgasını vurdu.



    Göle'de de renkli etkinliklerle geçti.. ***İLÇELERDE DE KUTLANDI



    Ardahan’ın Göle ilçesinde de 19 Mayıs Gençlik Bayramı büyük bir coşkuyla kutlandı. 88. yıl dönümü kutlamaları, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı İstiklal Marşı’yla başladı. Kaymakam Şaban Akça, Belediye Başkanı Sabri Muratoğlu, Garnizon Komutanı Yüksel Durak ve Cumhuriyet Başsavcısı Ozan Kaya, öğrenciler ve halkı selamladı. Açılış konuşmasını İlçe Milli Eğitim Müdürü Gürsel Düz yaptı.



    Posof'ta da renkli etkinliklerle geçti.. ***Posof’ta seyran…



    19 Mayıs etkinliklerin bir seyran görünümü içinde kutlandığı Posof ilçesinde ise, komşu ülkeden gelen Gürcü misafirler etkinliklere renk kattılar.

    19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı, Ardahan’ın Posof İlçesinde farklı etkinliklerle kutlandı. 

    Gürcistan’tan 87 kişilik ekibin de katıldığı kutlamalarda, buzağı teşvik yarışması düzenlendi. Atatürk Anıtı’na çelenk konulmasıyla başlayan tören, Orman Deposu mevkiinde devam etti. Törende günün önemini belirten konuşmaların ardından şiirler okundu. Kutlamalar çerçevesinde düzenlenen buzağı teşvik yarışmasına 6 buzağı katıldı. Çambeli köyünden yarışmaya katılan Durmuş Şentürk’ün buzağısı birinci, Armutveren köyünden Yaşar Kılıçkaya’nın buzağısı ikinci ve Taşkıran köyünden Zikri Canpolat’ın buzağısı üçüncü oldu. Buzağı teşvik yarışmasında birinci olan buzağı için 1 tam altın, 5 çuval yem ve ilaç seti, ikinciye yarım altın, 3 çuval yem ve ilaç seti, üçüncüye ise çeyrek altın, 2 çuval yem ile ilaç seti hediye olarak verildi.   

    Gürcistan’dan 87 kişilik bir ekibin de kaldığı tören, gösterilerle devam etti. Posof Lisesi halk oyunları ekibi, çevre il ve ilçelerden katılan güreşçilerinin güreş gösterileri ve Gürcistan Ahıska Folklor ekibinin gösterileri ilgiyle izlendi. 



    Törene Ardahan Valisi Murat Yıldırım, Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Cemil Akdeniz, daire amirleri katıldı. Etkinlikleri ise yaklaşık 3 bin kişi, panayır havasında piknik yaparak izledi. 

    19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı, Ardahan’ın Posof İlçesinde farklı etkinliklerle kutlandı. 



    Gürcistan’tan 87 kişilik ekibin de katıldığı kutlamalarda, buzağı teşvik yarışması düzenlendi. 

    Atatürk Anıtı’na çelenk konulmasıyla başlayan tören, Orman Deposu mevkiinde devam etti. Törende günün önemini belirten konuşmaların ardından şiirler okundu. Kutlamalar çerçevesinde düzenlenen buzağı teşvik yarışmasına 6 buzağı katıldı. Çambeli köyünden yarışmaya katılan Durmuş Şentürk’ün buzağısı birinci, Armutveren köyünden Yaşar Kılıçkaya’nın buzağısı ikinci ve Taşkıran köyünden Zikri Canpolat’ın buzağısı üçüncü oldu. Buzağı teşvik yarışmasında birinci olan buzağı için 1 tam altın, 5 çuval yem ve ilaç seti, ikinciye yarım altın, 3 çuval yem ve ilaç seti, üçüncüye ise çeyrek altın, 2 çuval yem ile ilaç seti hediye olarak verildi.   Gürcistan’dan 87 kişilik bir ekibin de kaldığı tören, gösterilerle devam etti. Posof Lisesi halk oyunları ekibi, çevre il ve ilçelerden katılan güreşçilerinin güreş gösterileri ve Gürcistan Ahıska Folklor ekibinin gösterileri ilgiyle izlendi. 

    Törene Ardahan Valisi Murat Yıldırım, Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Cemil Akdeniz, daire amirleri katıldı. Etkinlikleri ise yaklaşık 3 bin kişi, panayır havasında piknik yaparak izledi. 

    Haber ekleme saati: 17.19-19/05/2007

    Haber: Sezgin Uygar Fotolar: Fakir Yılmaz/

    Ardahan’a 500 fidan daha..


    Onlar ekti, ya siz?!.. Ağaç Bayramı dolayısıyla İl Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından başlatılan ağaç dikim kampanyasına İl Genel Sekreterliği de katıldı. 

    Halilefendi Mahallesi’nde bulunan İl Özel İdarisi Hizmet binası çevresinde dün Özel idare personeli tarafından  bin 500 fidan dikildi.  İl Genel Sekreteri Hasan Dal, yaptığı açıklamada, amaçlarının yeşil bir çevre oluşturmak olduğunu belirterek, “Amacımız kurumumuzun geniş bahçesini ve alanını ağaçlandırmak. Bu nedenle daha önceki yıllarda 3 bin fidan dikildi, şuan ise  bin 500 fidan diktik” dedi.                 

    Haber ekleme saati: 17.01-19/05/2007

    Haber/Foto: Günay Nuh/Ardahan

    HAVALAR ISINDI KENELERE DİKKAT!


    Kenelere dikkat Ardahan Tarım İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına neden olan öldürücü virüse karşı vatandaşlar uyarıldı.

    Kenelerin, küçük kemiriciler ve yaban hayvanlarından, evcil memeli hayvanlara, özellikle kuşlara kadar geniş bir konakçı listesine sahip olduğu vurgulanan açıklamada, “Kenelerin tümü, kanla beslenebilecekleri hayvan ve bazen de insan arayışı içerisindedir. Türlerine göre keneler, farklı alanlarda ve özellikle ormanlık alanların yakınlarında bulunur. Bulaşık alanlardan yürürken veya çalılıklar gibi bulaşık bitkilere sürtünürken keneler ile karşı karşıya kalınabilir. Bu nedenle mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçının” denildi.

    Açıklamada, kenelerin yoğun olabileceği çalı, çırpı ve gür ot bulunan alanlarda çıplak ayak ya da kısa giysiler ile dolaşılmaması gerektiğine dikkat çekilerek şu önerilerde bulunuldu: “Bu alanlara piknik, av ya da görev gereği gidenlerin lastik çizme giymeleri, pantolonlarının paçalarını çorap içine almaları, görevi nedeni ile risk grubunda yer alan kişilerin hayvan ve hasta insanların kan ve vücut sıvılarından korunmak için mutlaka eldiven, önlük, gözlük, maske giymeleri gerekmektedir”.

    Açıklamada, vücuda yapışmış kenelerin uygun bir şekilde ezilmeden, ağızdan veya başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla sağa sola oynatarak alınması gerektiği anlatılarak, ısırılan yerin alkolle temizlenmesi gerektiği kaydedildi. 

    Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının genellikle meslek hastalığı olarak ortaya çıktığının vurgulandığı açıklamada, “Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, veteriner hekimler ve diğer yardımcı sağlık personeli, kasaplar ile mezbaha çalışanları özellikle risk grubudur. Kamp ve piknik yapanlar, askerler ve korunmasız olarak yeşil alanlarda bulunanlar da risk altındadır” uyarısı yapıldı.

    Keneyi yapıştığı yerden çıkarma ve temizlik işlemi ile ilgili ayrıntılı bilgi verilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Uzaklaştırma işlemi için ince uçlu cımbız kullanın ve kenenin vücut sıvılarıyla olası temasını önlemek için eldiven giyin. Keneyi, deriye yakın olduğu bölgeden kavrayın. Ağız parçalarının kopmasına ve deri içerisinde kalmasına neden olabileceğinden, keneyi bükmeyin ve sarsmayın. Yavaşça ve nazik bir şekilde, keneyi, tüm vücut parçaları vücuttan uzaklaştırılıncaya dek, düz olarak çekin. Kenenin uzaklaştırılmasından sonra, ellerinizi su ve sabunla yıkayın. Kenenin ısırdığı bölgeyi, iyot çözeltisi gibi bir antiseptikle, alkolle veya deterjanlı su ile temizleyin. Kızarıklık ve ateş gibi hastalık bulguları yönünden temkinli olun; böylesi bulgular gözlenmesi halinde hekime başvurun”.

    Haber ekleme saati: 16.58-19/05/2007

    Haber: Alper Turgut/Posof

    DAMAL’DAN ATA İÇİN ANLAMLI KAMPANYA


    Damal dağlarına yansıyan Atatürk siluet Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi, Damal Belediye Başkanlığı ve Ensar Öğüt Vakfı, Ardahan’ın Damal İlçesi’nin Ata Mahallesinde bulunan Karadağ’ın eteğine düşen Silueti’ni korumak, buraya gelen yerli ve yabancı Turistlerin konaklamalarını sağlamak, Silueti seyretmek için gelen binlerce  vatandaşın, Silueti rahatça seyretmeleri için, Ata Mahallesinde bulunan Seyir Sahasına Anfi Tiyatro, 30 yataklı konaklama tesisi ve Seyitveren Köyü yakınlarında bulunan  80 yataklı oteli de alarak, gençliğin hizmetine sunmak için 4 Trilyon liralık proje hazırlandı. Hazırlanan Proje için Türkiye genelinde Kampanya başlatıldı. Kampanyaya ilk destek Damal İlçesinden geldi. Kampanyaya katkı sağlamak için Damal Ziraat Bankası önünde vatandaşlar ve öğrencilerden oluşan uzun kuyruklar oluştu. Öğrenciler, Ata’nın  Silueti  için  açılan hesaba okul harçlıklarını  yatırırlarken, CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve Damal Belediye Başkanı Gülcemal Fidan’da 500 er YTL. Yatırdılar. İlk gün  2 Bin YTL toplandı.

             

    Damal Belediyesi önündeki Atatürk silüeti ***PROJE YÜRÜTME KURULU OLUŞTURULDU



    Atatürk Silueti’nin korunması ve 4 Trilyonluk Sosyal tesislerin yapılması için,  Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Şener Eruygur, Prof, Dr. Ali Ercan Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkan Yardımcısı, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Saymanı Celal Akpınarlı, Damal Belediye Başkanı Gülcemal Fidan, CHP İstanbul Milletvekili Dr. Ersin Arıoğlu, CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’den oluşan bir Proje Yürütme Kurulu oluşturuldu.

                    

    ***PROJE TANITIM TOPLANTISI 

       

    Gündüz Ata’nın Silueti’nin çıktığı sahada incelemelerde bulunan ekip, Akşamda Ardahan’da bulunan Dursun Akçam Kültür Merkezi’nde Projeyi tanıtmak için toplantı düzenledi. Toplantıya Ardahan Valisi Murat Yıldırım, 25. Mekanize Tugay Komutanı Tuğ General Paşa Özen, Baş Savcı Cemil Akdeniz, İl Jandarma Komutanı Lütfi Cive, Mit Bölge Müdürü Fatih Dündar ve vatandaşlar katıldı. Toplantıda Mimar Mehmet Danışman Proje hakkında bilgi verirken, CHP Ardahan Milletvekili Öğüt yaptığı konuşmada, Atatürk Silueti için uygulanacak olan 4 Trilyonluk Projeyi başta İş Bankası olmak üzere bazı kurumlarca desteklendiğini ve 3 Trilyon 400 Bin YTL sinin hazır olduğunu, 600 Bin YTL’nin de halktan toplanacağını belirterek, “Güneş batarken, Damal Dağlarından doğan Atamızın Siluetini korumak, dünyada hiçbir lidere nasip olmayan  bu doğa harikasını dünyaya tanıtmaktır. Gayemiz, Atatürk ve Cumhuriyet için yürüyen milyonları bu projeye sahip çıkmasını sağlayıp, bu Doğa Harikasını seyretmek için, Ardahan’a yılda 20 Bin kişinin gelmesini sağlayarak, Ardahan ve ilçelerine büyük bir ekonomik canlılık getirmektir. Bu amaçla Ankara Valiliğinden yardım toplama izni alındı. Bu Projeye destek vermek isteyen kişi veya kurumlar, İş Bankası, Ziraat Bankası ve Vakıf Bankta Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi adına açılan hesaplara para yatırabilirler ” dedi. 

    Damal Belediye Başkanı Gülcemal Fidan’da, Ziraat Bankasında açılan hesaba para yatırırken yaptığı konuşmada, bu projeyle başta Damal olmak üzere, bölgenin hayat bulacağını belirterek,” Damal Dağlarında çıkan Atatürk’ün Siluetini korumak, geliştirmek, buraya gelen yerli ve yabancı misafirlerin Silueti daha iyi izlemesi, Kampanyayı CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ile Damal Belediye Başkanı Gülcema Fidan birlikte başlattı ***konunun anlam ve öneminin daha iyi anlatılması, bu proje çerçevesinde bölgeye gelen insanları daha rahat konaklamalarını sağlamak için, Bu kampanyayı Atatürk’ün doğduğu İlçe olan Damal’dan başlatmış bulunuyoruz. Damal halkının da ne kadar duyarlı olduğunu görüyorsunuz. Atatürk’ün izinde, Atatürk devrimlerine ve Çağdaş Cumhuriyete sahip olanlar, Atatürk’ün gölgesine de sahip çıkmaları için herkesi davet ediyoruz” diye konuştu.



    ***VALİDEN UYARI



    Proje Tanıtım Toplantısında Siluetin tanıtımı için sunulan Slayt gösterisinin bitiminde Öğüt’e, Vali Murat Yıldırım ve Tugay Komutanı  Tuğ General Paşa Özen, hazırlanan projeyi çok  beğendiklerini ifade ederek teşekkür ettiler. Ancak Yıldırım, “Siluetle ilgili sunumun başında yer alan CHP Ambleminin yerine, Atatürkçü Düşünce Derneğinin Ambleminin olması halinde, toplumun her kesiminden daha geniş destek bulur. Bunu düşünün” uyarısında bulunması üzerine Öğüt, Amblemin Vali Murat Yıldırım’ın isteği doğrultusunda değiştirileceğini söyledi. 



    ***KAMPANYA HESAP NUMARASI



    ADD Siluetini Koruma ve İzleme Projesi Hesabı:

    Ziraat Bankası Siteler Ankara Şubesi/Hesap no: 46760824-5001

    İşbankası Ankara Maltepe Şubesi/Hesap no: 4212-304400-854082

    Vakıf Bank Ankara Maltepe Şubesi Hesap no: 2037685

    Daha geniş bilgi için: 0532. 590 69 69 

    Haber ekleme saati: 15.14-19/05/2007

    Haber/Fotolar: Ümit Kılıç/Damal

    19 Mayıs bayılttı!


    Kahvaltı etmeden törene katılınca.. 19 Mayıs törenleri dolayısıyla Ardahan Milli Egemenlik Parkındaki Atatürk Anıtına çelenk koyma töreni sırasında, Okul Flamasını taşıyan 16 yaşındaki Fen Lisesi 1. Sınıf Öğrencisi Diyarbakır doğumlu Serdar Çelik bayılarak yere düştü. Düşen öğrenciye, ilk müdahaleyi tören sahasında bulunan Askeri Doktorlar yaptı. Doktorların tüm çabasına rağmen ayılmayan öğrenci, 112 Acil Ambulansıyla Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi müşahede altına alındı. Askeri Doktorlar, bayılan öğrencinin büyük ihtimalle kahvaltı yapmadığı için Kan Şekerinin düşmüş olabileceğini söylediler. 

    Haber ekleme saati: 14.57-19/05/2007

    Haber: Ümit Kılıç Foto: Saddam Doğu Yılmaz



     



    ..



    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…















  • LİSTESİNE ALMADIĞINI İLK O KUTLADI!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Son yerel seçimler öncesi İstanbul’un Sancaktepe ilçesinin AK Partili Belediye Meclis Üyesi ve Sancaktepe Meclis Başkanı olan Ardahanlı Turgay Akpınar Adalet ve Kalkınma Partisi Sancaktepe İlçe Başkanlığına getirildi.


    Birçok Ardahanlının da hayatlarını idame ettiği İstanbul’un  Sancaktepe ilçesinde o dönemim yönetimince yeniden aday gösterilmeyen ilçenin başına getirilen Mühendis Turgay Akpınar’ı ilk kutlayanlar başında kendisini listesine alıp, yeniden meclis üyesi adayı göstermeyen ilçenin belediye başkanı Şeyma Döğcü ziyaret edip, kutladı.


    Saray ve AK Parti İl Başkanlığın tarafından beklenmedik biranda sürpriz şekilde aranıp, ilçe başkanlığına getirilen Turgay Akpınar’ı dün yok sayanların bugün tek tek ayağına gidip, kutladıkları görülmesi, siyasetin diğer bir yüzünü de ortaya koydu.


     


    **BATIDA GÜÇLENMEYE DEVAM EDİYOR..


    Bilindiği gibi, İstanbul’un Esenyurt, Şişli, Bakırköy ilçelerinin yanı sıra Kocaeli’nin Dilovası ilçesi ve Çanakkale/Geyikli İlçesi Belediye başkanlıklarının başında olan Ardahanlılar batı kentlerinde ki siyasi parti temsilciliklerinde de etkili yerlere gelmeye başladılar.


    Turgay Akpınar’ın iktidar partisi AK Parti’nin İstanbul/Sancaktepe İlçe Başkanlığına getirilmesi ile İstanbul, Bursa ve Erzurum’da İl ve İlçe Başkanı olan Ardahanlı siyasiler arasına bir Ardahanlı eklenmiş oldu.


    İzmir’in Konak İlçesi MHP İlçe Başkanı Yusuf Çoban’ın da Ardahanlı olduğu batı kentlerinin arasında bulunan ve belediye başkanı da Ardahanlı olan İstanbul/Esenyurt İlçesinin Gelecek Partisi, Memleket Partisi ve Yeniden Refah Partisi İlçe Başkanı da Ardahanlı.


    İstanbul İl Başkanının Ardahan’ın gelini olan Canan Kaftancıoğlu’nun olduğu CHP’nin Erzurum İl Başkanının da Ardahanlı bir isim.


    İstanbul’da 4, İzmir’de bir olmak üzere batı kentlerinde seçilmiş 5 milletvekillinin de Ardahanlı olduğu ülke siyaset arenasında birçok Ardahanlının meclis üyesi, muhtar ve Gelecek Partisinin Bursa İl Başkanı da Ardahanlı.



    GAZETECİ GAZETESİ ÇIKARMAK..


    Birbirini hızla kovalayan yılların aynı hızla bittiği şu dünyada gitmeden önce bir eser bırakma peşinde olan insanoğlu kendisi yok olduktan sonra kendisinden sonrakilere bırakmak istediği eserlerin en güzelinin yazılar olduğunu, yazının bulunduğundan bu yana yazılanları okuyarak, kendisine  bunu düstur edinerek sürdüren insan oğlunun bir ferdi olarak 35 yıla yaklaşan gazetecilik hayatım boyunca hem her gün yorum yazan hem de haber yapan bir gazeteci olarak yeni bir gazete ile karşınızdayım.

    Gerek kendi gazetelerimde gerekse birçok ulusal ve yerel gazetede yazan, bununla yetinmeyip yaşadığı kentin her ilçesine gazete çıkaran, bunu yapmak için doğu Anadolu Bölgesine ilk ofset matbaalar götüren, gazeteciler yetiştiren bir gazeteci olarak yeni bir gazete ile yeniden karşınızdayım.

    Bölgenin sorunlarının yanı sıra aynı bölgenin insanları ile yaptığım görüşmelerden edindiğim izlenimlerle yaptığım haberlerimle elinizde olan bu gazetenin yanı sıra dergilerimizin, internet haber sitelerimizle 35 yıla yakındır Ardahan’ı, bölgeyi ve ülkeyi yetmedi dünyayı yazan bir gazeteci olarak diyorum ki;

    Ben bunları yaparken yani bu eserleri bu dünyaya hediyeye ederken sizlerden aldığım desteklerle bunları yaptım.




    Ve bu nedenle;

    Gazetecinin işi olan bu gazeteyi, onca eseri ortaya çıkarırken hepinizin eseri olan ve bu eserlerde az, çok tuzu olan siz okurlarıma, dost, eş, arkadaşlarıma yeniden tek, tek teşekkür ediyorum. 

    Fakir Yılmaz/Gazeteci



    arşiv haber 31/102020 tarihli haber/yorumlar



    MHP KONAK İLÇE BAŞKANI ARDAHANLI..


    6.9 Şiddetli depremle gündeme gelen Türkiye’nin 3. büyük metropolü İzmir’in Konak İlçesinin Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanı bir Ardahanlı. Ardahan Hanaklı olan Yusuf Çoban yapılan son kongrede İzmir Konak İlçe Başkanı seçildi.


    Göreve gelir gelmez İzmir’de yaşanan büyük deprem ardından başında bulunduğu MHP Konak ilçe yönetimi olarak Bayraklı Manavkuyu deprem bölgesinde vatandaşları ziyaret eden Ardahanlı İlçe Başkanı Yusuf Çoban depremde hayatlarını kaybedenlere Allahtan rahmet, yaralı kurtulanlara geçmiş olsun dileklerinde bulunurken, MHP olarak bu büyük yarayı milletimizle birlikte kısa sürede çözeceklerine inandığını belirtti.



    Hanak Avcılar Mahalleli Yusuf Çoban’ı İzmir’de ki derneklerimizn yanı sıra bir çok kişinin ziyaret edip, kutlamaya devam etmekte.


    .MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    DEPREM VE TIRMANLANIP, ISIRILMAK


    Sanki belediyesi, belediyeleri yokmuşcasına İzmir Büyükşehir Belediyesi ve diğer belediyelerin görmezden gelindiği ama mevcut iktidardan önce İzmir Büyükşehir Belediyesinin çadır görüntüleri ile izlediğimiz İzmir depremi tüm Ege bölgesini sallamamış gibi sadece iki ilçe de yani Seferihisar ve Bayraklı ilçelerinde yıkılan iki bina üzerinden tartışılırken ben bugünkü yazımı insanlarla, hayvanlara ayırmak istedim..


    Çünkü daha önce bizzat yaşadığım 99 Marmara depremi ve öncekiler gibi bu deprem gerçeğini de ‘elde tutulan basın ve medya’ aracılığı ile bir kez daha göz ardı etme çabası devam ediyordu..

    Ve onca beton yığınının altında kalan Buse’nin yönlendirmesi ile hayvan deyip değeri bilinmeyen canlıların, hayvan değil insan bile sayılmayacakların yani ‘Ben de insanım’ diyenler için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyoruz bir deprem gerçeği ardından daha..

    Sıkça “Isıracak köpek dişini göstermez” deyip es geçilen ve ‘nankör’ diye önemsemediğimiz kedi ve köpek, insan olan Buse’yle birlikte bu depremin simgesi olurlarken, dişini göstermez dediğimiz köpeğin, nankör denen kedi ile birlikte hareketinin önemini de bir kez daha gördük..

    Ve bugün, “o ısırmaz” denen köpeğin, beton dedikleri kum ve paslı, tel inceliğindeki demir yığınlarının altında kalan insan Buse’nin önerip kedi sesi çıkarmasıyla sonuçlanan sevincin devamı için ‘hoşt’ denip itilen köpek, nankör denen kedi yani insandan daha insani hayvanların kendisini adam, bulunmaz Hint kumaşı pardon insan sananları ısırması, tırnaklaması da bir o kadar acıtır.

    Acıtır… Çünkü insanı unutup dünyanın sadece kendileri için var olduğunu sanıp ellerindeki paranın, iktidarın gücüyle köpek ve kediyi olduğu gibi diğer canlıları yani kendileri gibi insan olanları görmezden gelip işleri düştüğünde kullandıktan sonra hain, terörist, bizden değil denilip, kenara attıklarını sansalarda, yeri geldiğinde görülen dişin, çizen tırnağın acısını hissettiklerinde hatalarını anlarlar ama çoktan iş işten geçmiş olur…




    Ve bu yazının anlatmak istediklerinin kime yönelik olduğunu düşünenler ve yaptıkları hatayı anlayanlar şunu bilsinler ki; Kendilerinden daha insani duygulara sahip olan canlılara köpek ve kedi, hain, terörist, gavur diyerek önemsemedikleri, hayvana olduğu gibi kendilerinden daha insan olanlara karşı olan sorumluluklarını yerine getirmediklerinden dolayı, yeri geldiğinde ısırılarak, tırnaklanarak acı duymaları, adı aslında Ege olan İzmir depremi öncesi Marmara depremini unutanlar değil mi?

    Bilmem ama bugün İzmir ile bir kez daha sarsılan ve köpek, kedi denenlerin kendilerinden daha insani duygulara sahip olduğunu anlamayan insan oğlunun Marmara depremi gibi unuttuğu insanı duygularıdır insanım diyenleri acıtan, tırmalayıp, kanatan hatta öldüren asıl durum..





    MHP CHP İLE İTTİFAK MI KURDU?!.


     MHP Adayından İlginç İddia..


    arşliv haber 22/04/2015 tarhli haber


    MHP Ardahan Milletvekili Adayı Bülent Ulutaş: Birileri Vatandaşlara, “CHP ve MHP’nin Ardahan’da, CHP adayı üzerinde ittifak yaptığı” söylentisini yaymaya başladı.


    MHP Ardahan Birinci sıra Milletvekili Adayı Sağlık Eğitim eski Genel Müdürü Bülent Ulutaş ve ikinci sıra adayı Gümrük eski Muhafaza Amiri Ömer Tekoğulları, il Başkanı Taşkın Polat ile teşkilat yöneticileri, Ülkü Ocakları Başkanları Ardahan’da büyük bir gövde gösterisi yaptılar.


    Ardahanlıların, MHP’ye bu büyük ilgisinden sonra Kentte ilginç bir dedikodunun yayılması dikkat çekti.


    Birileri Vatandaşlara, “CHP ve MHP’nin Ardahan’da, CHP adayı üzerinde ittifak yaptığı” söylentisini yaymaya başladı.


    Amaç, dağılan oyları MHP’ye karşı birleştirmek ve MHP adaylarını seçtirmemek.


    Oysaki silah aniden geri tepti ve Ardahanlıların bu söylenti  ittifaka karşı sert tepki gösterdiği gözlendi.


    Bu söylentilerin bir oyun olduğunu halka anlatan MHP yöneticileri, Ardahanlıların artık şov yapan siyasilere değil de gerçekten icraat yapacak siyasileri tercih edeceğini vurguladılar.


    Halktan da büyük ilgi gören gövde gösterisinden sonra vatandaşlara hitap eden MHP Milletvekili Adayı Bülent Ulutaş, AKP iktidarının 12 yıldır ülkeyi yoksullaştırıp, insanları ayrıştırdığını ve toplumun birliğini bozduğunu vurgulayarak,


    “AKP seçim beyannamesinde ‘3 Y’ ile mücadele edeceğini belirtiyor. Bu 3 Y’leri, ‘Yolsuzluk, Yasaklar ve Yoksulluk’.


    Yüzyılın en büyük yolsuzluğunu yapan iktidar mensupları, yolsuzluklarının ve usulsüzlüklerinin üstünü kapatmak ve delilleri yok etmek için işleve sokmadıkları intikam planı kalmadı. 60 kadar kendi milletvekilleri de bu hırsızlığı oyları ile Mecliste onayladı.


    ‘Yasaklar’ diyorlar. Yasak koymadıkları alan mı kaldı?


    Kendilerine muhalif olan herkesi, devletin gücü ile kurdukları korku imparatorluğu ile cezaevleri ile cezalarla, çeşitli baskılarla tehdit ettiler. İlköğretim öğrencilerimizi bile cezaevlerine attırdılar.


    Yoksulluğu ise resmileştirip, yoksullara karşı tehdit unsuru olarak kullandılar.


    Çalışanlar, emekliler, işçiler yoksulluk sınırının altında feryat ediyorlar.


    Bakın zaten, ‘Mücadele ettik’ diyemiyorlar.. ‘Edeceğiz’ diyerek işin formalitesini ortaya koyuyorlar.


    İnsanlarımızı ötekileştiren bu iktidar, şehitlerimizin baş katili ile de işbirliğine giderek, seçimlerde İmralı canisinden medet ummuştur.


    Kürt kökenli vatandaşlarımızın gerçek tek dostu MHP’dir.


    AKP’de, HDP’de Kürt kökenli vatandaşlarımızı, küs olmadığı devleti ile zorla küs ilan etmişlerdir.


    Biz, Kürt kardeşlerimiz ile küs değiliz ki sözde barış masasına oturalım.


    Eşkıya ile bir olan AKP iktidarı, sıkıntıda olan Kürt kardeşlerimizi resmen rehin aldırmıştır.


    Bizim iktidarımızda bu ihanet oyunu bozulacaktır.


    Ülkenin tüm kaynaklarını yandaşlarına peşkeş çeken bu haramilerden hesap sormak için, 7 Haziran’da MHP’yi seçin. Çünkü tek çare MHP kaldı.


    Bunun içindir ki; hepsini geçin, sandıkta MHP’yi seçin” dedi.


     



    arşiv haber 03/02/01-30-2007 tarihli haber/yorumlar


     



    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ, BAKIN BAKALIM HER TARAFA BEĞENECEKMİSİNİZ SİTEMİZİ. YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.

    SİZİN SİTEMİZE NE GİBİ BİR KATKINIZ OLDU? 

    BUGÜNE KADAR BİR REKLAM MI VERDİNİZ?!..


    Kura nehri coşuyor/05/05/2007../Foto: Barış Bilgin/Ardahan 

    Sitemiz Yazarlarının Gündemle ilgili yorumlarını 

    sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKALE köşesinde okuyabilirsiniz.


    RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ Yöre türküleriyle dopdolu RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ?!.



     
    SİTEMİZE VERECEĞİNİZ BİR REKLAMLA DESTEK VEREBİLİRSİNİZ!!



    03/02/01-31 Tarihli Günlerinin Haberleri için DEVAMI tıklayın..

    Geçmiş günlerin haberleri için DEVAMLARI tıklayın..

     



     



    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ, BAKIN BAKALIM HER TARAFA BEĞENECEKMİSİNİZ SİTEMİZİ. YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.

    Memleketime Bahar Gelmiş, koyunlar otlamaya çıkmış/Foto. Fakir Yılmaz/Sulakyurt köyü önü.. 

    Sitemiz Yazarlarının Gündemle ilgili yorumlarını 

    sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKALE köşesinde okuyabilirsiniz.


    RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ Yöre türküleriyle dopdolu RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ?!.



    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/

    Kim Aday?.

     


    Fakir Yılmaz Cumhurbaşkanlığı konusunda yaşanan tartışmalar ardından gündeme giren seçimlerin hemen sonrası maillerimiz, telefonlarımız, MSN’elerimiz kırılmaya başladı, ‘Kim aday, kimler geldi, çantacılar orada mı?’ sorularıyla dolup taştı. Benimde her an adaylığımı açıklayabileceğimi bilen bir çok okurumun bizden ilk haberi almak için uğraştığı şu günlerde bizim de bütün ekibi alarıma geçirdiğimizi ve kimin hangi partide aday olabileceğini takip ettiğimizi bilmenizi istiyoruz, ‘Durun bakalım, panik yaratmayın’ diyerek …

    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58





    Müdür, ‘Bakan gelecek’ diye tuvalet kapattırdı!

     


    GÜNDEM TUVALET!<br />
Mili Eğitim Müdürlüğünün birinci gündemi okullarda ki eğitimin durumu değil, Müdür tarafından kapatılan tuvaletler.. Ardahan İl Milli Eğititm Müdürlüğünün üst katında bulunan tuvaletler, ‘Bakan gelecek, o kullanabilir’ denilerek İl Müdürü Mehmet Yıldırım’ın emriyle kapatıldı. Olayı doğrulayan İl Milli Eğitim Müdürü Yıldırım, ‘Tuvaletleri onarttım. Bir kaç gün kapalı kalacak. Ancak bu tuvaletleri artık çalışanlar kullanmayacak. Bakan falan gelirse kullanacağız, çalışanlarda aşağıda bulunan tuvaletleri kullanacaklar’ dedi.

    45 kişiye yakın çalışanı bulunan Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğünde ki bu ilginç durum karşısında şaşıran eğitim camiası, İl Müdürünün bu kararı karşısında ne yapacaklarını bilmezlerken, müdürlüğün alt kattında bulunan tuvallette sıraya girmek zorunda kaldıklarını dile getirdiler.

    Bu durumun, ünlü Sanatçı Kemal Sunal ile Şener Şen’in sinema filiminde ki durumun tah kendisi bir durum olduğunu belirten milli eğitim çalışanları, İl Müdürünün bu kararı alırken, bakanı mana ettiğini, tuvaleti kendisi kullanmak için böyle bir yola başvurduğunu öne sürdüler.

    Konu hakkında görüştüğümüz Ardahan İl Milli Müdürü, tuvaletleri kapattırdığını doğrularken, kapatma sebebi olarak tuvaletleri onarıma aldığını ve misafirlerin kullanabileceği bir hale getirdiğini söyledi.

    Haber ekleme saati: 06.59-03/05/2007

    Haber/Foto: www.kuzeayanadolugazetesi.com

    Hayvanlar da sakat doğumlar ve hastalıklar sürüyor..

    Şimdi de 3 ayaklı buzağı doğdu


    Hayvanlar arasında ilginç doğumlar ve hastalıklar devam ederken tarım yetkilileri durumu normal sayıyorlar Ardahan’da dünyaya gelen üç ayaklı buzağı görenleri hayrete düşürdü. 

    Ardahan Halil Efendi Mahallesi’nde 10 gün önce ineğinin dünyaya getirdiği buzağının, bir ayağının bulunamamasına şaşırdıklarını ifade eden Muhammet Altun, “Üç ayaklı bir buzağımız oldu. Sağlıklı görünüyor. Allah’ın takdiri. Bu yıl ağır kış şartları nedeniyle ekonomik kaybımız büyük olduğu, bir de ayağı eksik bir buzağımız oldu” diye konuştu. Sultan Altun ise, “Allah’ın takdiri. Normal bir doğumla üç ayaklı bir şekilde dünyaya gelen buzağıyı kesmeye kıyamadık. Bir kolu eksik olan buzağımıza kolsuz ismini koyduk” dedi. 

    Buzağının normal 4 bacağının yanı sıra sırt bölgesinden çıkan iki bacağı olduğunu söyleyen sahibi 60 yaşındaki Sadullah Aybal, “Hayatımda ilk kez böyle bir şey görüyorum” dedi. **Göle’de de 6 bacaklı dana dünyaya gelmişti!



    Bilindiği gibi daha önce ki günlerde Ardahan’ın Göle İlçesi’ne bağlı Bellitepe Köyü’nde dünyaya gelen 6 bacaklı buzağı görenleri şaşırtmış, konu hakkında görüşlerine başvurulan İl ve İlçe Tarım Müdürlüğü yetkilileri durumun normal olduğunu belirtmiştiler. Bir çok hayvan hastalığının yaşandığı bölgede bu duruma da normal deyip, ardından da köy ve ilçeleri karantina altına alan Tarım yetkililerine karşın hayvan üreticileri yaşanan bu ilginç gelişmelerle bir hayli tedirgin olduklarını dile getiriyorlar.

    Haber ekleme saati: 04.19-03/05/2007

    Haber: Alper Turgut/Fakir Yılmaz Foto: Alper Turgut/Tuğba Yılmaz

    Gençlik haftası Çanakaleye götürdü


    KOÇ ARDAHAN’LA YOLA ÇIKTILAR<br />
45 gencin dün yola çıktığı dünkü gençlik gezisi öncesi bir hatıra resmi çekildi Ardahan Gençlik ve Spor İl müdürlüğünün organize ettiği Çanakkale ve Bilecik illerine gezi için 45 öğrenci dün Ardahan’dan hareket ettiler.

    Osmanlının ilk yerleşim yerlerinden  olan Bilecik’deki,  ve Çanakkaledeki tüm şehitlikleri rehber eşliğinde gezecek olan öğrenciler   Türk milletinin bütün yokluklara rağmen destan yazdığı yarımadadaki, tarihi yerleri yakından görmenin mutluluğunu yaşayacaklar.

    Çanakkale Destanının önemini kavramaları amacıyla düzenlenen geziye öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Yakın tarihimizin en önemli savaşlarından biri olan Çanakkale Savaşı”nın yapıldığı yerleri gezmek ve tarihi mekanları tanımak amacıyla düzenlenen  geziye 1 otobüs dolusu kafile Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü önünden hareket etti.

    Yaklaşık1 hafta boyunca sürecek olan  geziye to olan  geziye toplam 45 öğrenci katılırken, Gençlerin yakın tarihi görmeleri gerektiğini belirten Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürü Metin Çimli  “ İlimizdeki  45  öğrenciyi Çanakkale”ye ve Bilecik’e götürerek gençlerle tarihi buluşturacağız. Çanakkale Türk”’ün yeniden diriliş destanını yazdığı yerdir.Tüm gençliğin gidip görmesi gerekir. “ dedi.

    Haber ekleme saati: 17.41-03/05/2007

    Haber/Foto: Deniz Başlı/Ardahan

    AB’li çiftçiler sertifika alacaklar


    AZO'nun kursiyerleri topluca görülüyorlar Ardahan Ziraat Odası ile AB ve DPT’nin birlikte ortaklaşa düzenledikleri, ‘ARDAHAN İLİ VE  KÖYLERİ ÇİFTÇİ EĞİTİMİ VE DANIŞMANLIK MERKEZİ PROJESİ’nin ilk adımı yarın Ardahan Halk Eğitim Toplantı Solunun da, Ardahan Valisinin de katılacağı bir seminerle sonuçlanıyor.

    26/02/2007-30/04/2007 arasında uygulamaya konulan ve finansörlüğü, %90’ı nın AB ve DPT’nin, %10’unun da AZO tarafından yapılan proje uygulaması sırasın da 30’u bayan toplam 100 Ardahanlı çiftçi eğitim gördü.

    Proje kapsamı içinde, Tarım, Hayvancılık, Arıcılık gibi birçok konuda eğitim gören çiftçilere sertifikalarının dağıtımı esnasında başarılı olan ilk 10 çiftçiye de yonca tohumu da hediye edilecek. Proje Hoçuvan da en başarılı üç çiftçiye de ödül verileceği bildirildi.

    Yarın Saat 10.00’da, HEM’de düzenlenecek olan AZO’nun ikinci seminerine Vali Murat Yıldırım, İlçe Kaymakamları, Daire Amirleri ve Sivil Toplum kuruluş temsilcileri de davet edildiler.

    Haber ekleme saati: 16.16-02/05/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Yanlızçam ocağı da yalınız


    Yanlızçam Sağlık Ocağı'da doktorsuz Bölgede bulunan Devlet Hastanelerinin yeterli uzman doktor bulamadığı gerekçesiyle adeta birer sevk merkezi haline gelirken, Ardahan Merkez’e bağlı bulunan ve 9 çevre köye hizmet veren Ardahan Yanlızçam Sağlık Ocağı da doktorsuz.

    Çıldır Kurtkale, Posof Aşık Zülali köylerinde bulunan sağlık ocakları gibi aylardır doktor bekleyen Yanlızçam sağlık Ocağı’nda iki hemşire görev yapıyor.

    Konu hakkında şikâyetlerde bulunan Yanlızçam ve çevre köylerde oturan köylüler, yetkililerinin köylerine atanan doktorlarını, ‘Geçici görevlendirme’ adı altında kent merkezine çektiğini, bunun da kendilerinin ölüme terk edilmek olduğunu illeri sürdüler.

    Haber ekleme saati: 15.04-02/05/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Ardahan

    ‘Yolun sonuna geldik’ gazetesiyle solu birleşmeye çağırdı..


    SHP Ardahan İl Başkanı Erkan (Tomi) Şahmar Türkiye’de yaşanan siyasi gerginlikler ve tartışmalar toplumun her kesimini harekete geçirirken, muhalefette bulunan irili ufaklı sol siyasi partilerde adım attırdı.

    Uzun süredir sesi soluğu çıkmayan Ardahan’da ki diğer parti temsilciliklerinin erken seçimin gündeme gelmesiyle birlikte, 4.5 yıla yakındır uğramadıkları parti binalarında toz/toprak temizliğine başladıkları gözlenirken, Sosyal Demokrat Parti Ardahan İl başkanı Erkan Şahmar’da partisi, SHP’nin Genel Merkezi tarafından bastırılan, ‘Sol Şerit’ gazetesinin son yasını kendi eliyle dağıtıp, okunmasını sağladı.

    ‘Yolun sonuna geldi’ manşetli SHP Genel Merkezi’nin gazetesi olan, ‘Sol şerit’ isimli gazeteyi bizzat dağıtmasının sebebinin Türkiye’de gelinen süreç nedeniyle olduğunu belirten SHP Ardahan İl Başkanı Erkan Şahmar, ‘solun çok acil olarak bir çatı altında toplanması gerektiği fikrine parti olarak hazır olduklarını söyledi.

    Haber ekleme saati: 14.51-02/05/2007

    Haber/Foto: Aliş Kaya/Ardahan

    GENÇ ÇAPAN İNCE HESAPLARIN KURBANI MI?


    Genç Çapan amcasınında içinde bulunduğu siyasi kurnazların ayak çelmesine mi takıldı? Amerika’da aldığı eğitim ardından Ardahan’a dönerek iş hayatına giren Göleli Gökmen Çapan kısa süre içinde atıldığı siyasi hayatan tez çekilmesi akıllara sorular getirdi.

    Ailesinin de kurucusu olduğu iktidar partisin de siyasete başlayan ve kurduğu Ardahanlı İşadamı ve Sanayiciler Derneği (ARSİAD) isimli dernekle  dikkatleri üzerine çeken Çapan son günlerde yaşanan yaşanan olumsuzlukarla ilgili ard arda yaptığı açıklamalarla yeniden gündeme gelmişti.

    Ancak, Çapan’ın genç olması ve yüksek okul mezunu, toplumsal sorunlara duyarlı olması, başta AKP’ içinde ki bazı kurt ve de sisaset canbazı siyasetçilerin olmak üzere birilerini de bir hayli rahatsız ettiği ve bu nedenle istifaya zorlandığı ileri sürülmektedir. 

    Gökmen Çapan, aynı zaman da Göle ilçesin kaymakamının görevden alınmasını isteyen AKP Göle İlçe Başkanı olan Cengiz Çapan’la da kaymakama destek yönünde ki açıklamasıyla ters düşmüştü.

    Tüm bunların bir araya getirilmesi ve Çapan’ın kısa süre önce içinde aktif olarak yer aldığı AKP’den kısa süre içinde istifa etmesi, ‘Genç Çapan ince hesapların kurbanı mı oldu? sorusunu akıllara getirmiştir.

    Haber ekleme saati: 14.08-02/05/2007

    Haber/Analiz: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    HAPİS’TE KURTULDULAR!


    Onlar şimdi özlürler... Geçen yıllara oranla bu yıl bir hayli uzun süren kış dolaysıyla bir hayle zor günler yaşayan bölde ki büyük baş vede küçükbaş hayvanlar havaların ısınmasıyla birlikte kendilerini meraya attılar. Ova ve çayırlara yayılan hayvanlar bir taraftan yem ararken, bir taraftan da 5 aydır adeta hapiste kaldıkları ahırlarda dışarı çıkmanın zevkiyle bolca gezdikleri görülmektedir.

    Haber ekleme saati: 13.53-02/05/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Sulakyurt (Sarzep) köyü

    Samancılara yer ve para cezası


    Onlar şimdi çevre yolunda müşteri bekler... Nisan ayı içinde geri gelen kar yağışını fırsat bilerek 27 kuruşa sattıkları samanı 60 kuruşa kadar çıkaran samancılara bir ceza da Göle Belediyesinden.

    Köylünün hayvanlarına yem bulma sıkıntısı yaşadığı bir dönemde, Nisan ayının ortasında beklenmeyen şekilde yağan kar dolaysıyla işi fırsatçılığa döken samancıların kent merkezinde dışarı çıkaran Göle Belediyesi, bununla yetinmeyip, ‘Çevreyi’ kirlettikleri için ilçeye gelen tüm saman yüklü kamyon sahiplerine çeşitli miktarlarda ceza kesti.    

    Haber ekleme saati: 13.46-02/05/2007

    Haber/Foto: Tuğba Yılmaz/Göle/www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    GAZETE VE DE KİTAP KÖŞESİ OLMASI ZORUNLULUK


    Valilik kitap ve gazete okutacak Ardahan Valiliği başlatmış olduğu, ‘24 Bin Öğrenciye 24 Bin Kitap’ kampanyasının yanı sıra toıplumun her kesiminin kitap ve gazete okuması için çalışma başlatıyor.

    Başta, kent merkezlerinde bulunun kahvehane, cafe, pastane gibi halka açık yerlerde olmak üzere gazete masaları, Kkitap köşelerinin olması gerektiğin edikkat çeken valilik bunun kanuni zorunluluk olduğunuda hatırlattı.



    Valiliğin bu konuda yaptığı yazılı açıklama aynen şöyle;



    İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 16.04.2007 tarih ve 9863-45544 sayılı  yazısında belirtilen İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin amir hükümleri gereğince ruhsata bağlanmış iş yerlerinden; 

    1- Birinci sınıf kahvehaneler, çay bahçesi ve kır kahvesinde en az 100 kitabın yer aldığı kitaplık bulunacak ve bu yerlerde ayrıca ikisi bölgesel veya yerel olmak üzere en az beş farklı günlük gazetenin, 

    2- İkinci sınıf kahvehanelerde en az 50 farklı kitabın yer aldığı kitaplık ve biri bölgesel veya yerel olmak üzere en az üç farklı günlük gazetenin, 

    3- Üçüncü sınıf kahvehanelerde en az 25 farklı kitabın yer aldığı kitaplık ve birisi bölgesel veya yerel olmak üzere en az iki adet günlük gazetenin, 

    Bulundurulması ve buraya gelen vatandaşlarımızın hizmetine sunulması gerekmektedir.

    Konu ile ilgili olarak ruhsata bağlanan işyerlerinde yapılacak denetimlerde bu hususlara uyup uyulmadığı da kontrol edilecektir.  Kamu Oyuna Duyurulur. 

    BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

    Haber ekleme saati: 13.36-02/05/2007

    Haber/Foto: Aliş Kaya/Ardahan

    AKP İL BAŞKANI’NDAN “GÖZDAĞI” KARARI


    Kars AKP'de huzursuzluk var.. AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras, yine yasaları ve teamülleri aştı ve diğer bürokratlar üzerinde baskı kurmak için, her istediğini yaptıramadığı İl Genel Sekreteri Ali Salgar ile Milli Eğitim İl Müdürü Cevdet Aydın’ın görevden alınması için parti kararı çıkarttı. Aras, Salgar ve Aydın’ın görevden alınması için aldığı parti kararını, Belediye Başkanları’na, İl Genel Meclisi Üyelerine ve ilçe başkanlarına da imzalattırdı. Yalnızca İl Genel Meclis Üyeleri’nden Çiğdem Perihan Aksoy, Ahmet Cengiz ve Rüstem Bozkurt ile Gökhan Turan imzalamadı. AKP İl Başkanı Aras’ın, bürokratların görevden alınmasına dönük parti kararı almasının bir benzeri ilk kez, Cumhuriyet tarihi boyunca Demokrat Parti iktidarı döneminde gerçekleşmişti.

    AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’ın, bu göreve seçildiğinden beri sürdürdüğü komiklikleri bitmek bilmiyor. 

    Bürokrat atamaları ve görevden alınmalar konusunda Ankara’da hiçbir yaptırım gücü olmayan Aras, denize düşen yılana sarılır örneği, herkesi güldüren uygulamalar icat ediyor. Ankara’da hiçbir gücü ve yaptırım etkinliği olmayan AKP Kars İl Başkanı Aras, daha önce kurumların denetimi kararı gibi herkesi güldüren ve diğer bürokratlar üzerinde baskı kurmak, bürokratlara göz dağı vermek için şimdi de “görevden alma kararları” çıkarttırdı.

    4 İL GENEL MECLİSİ ÜYESİ İMZALAMADI

    Edinilen bilgilere göre, Aras, her istediğini yaptıramadığı için diğer bürokratlara örnek olmasından korktuğu İl Genel Sekreteri Ali Salgar ile İl Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın’ın görevden alınması için kafasına göre parti kararı aldı. Aras, AKP teşkilatından yalnızca İl Genel Meclisi Üyeleri Çiğdem Perihan Aksoy, Ahmet Cengiz, Rüstem Bozkurt ve Gökhan Turan’ın, “yasalara ve teamüllere aykırı olduğu” gerekçesiyle imzalamadığı parti kararını, adeta “şantaj” aracı olarak kullanmaya başladı. Ankara’da güçsüz olan Aras’ın, Kars’ta kendini güçlü hissettirmek ve  bürokratlar üzerinde “aldırırım ha” tehdidinde bulunmak için iki bürokratın görevden alınmasına yönelik olarak aldığı kararı, yukarıda adları yazılı dört il genel meclisi üyeleri dışındaki il genel meclisi üyeleri, merkez ve diğer ilçe başkanları, il yönetimi, AKP’li Kars, Kağızman, Akyaka, Sarıkamış, Digor,  Arpaçay ve Koçköyü Belediye Başkanları ile partinin kadın ve gençlik kolları başkanları imzaladı.

    MİLLETVEKİLLERİNİN HABERİ YOK

    Ankara’da gücü olmayan AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’ın, diğer parti yöneticileri ve belediye başkanları ile il genel meclisi üyelerine imzalattırmasının, Kars’ta kendini güçlü hissettirmek, bürokratların gözünü korkutmak ve bu baskıyla her istediğini yaptırmak amacıyla, yasal olmayan ve teamüllere aykırı bulunan karar aldığı ifade edilerek, “Tam Demokrat Parti dönemini hatırlatan bu karardan eğer Başbakan ve partinin diğer yetkili organları haberdar olursa, Remzi Aras’ı görevden alma nedeni sayılır. Çünkü bürokrat atamalarında ve görevden alınmalarda, daha çok bölge milletvekillerinin görüşü alınır. Kars’tan da bu partinin iki milletvekili olduğuna göre, Remzi Aras’ı kimsenin dinleyeceği yok. Zaten, bu sıkıntıdan dolayı böyle komik durumlara düşüyor. Kaldı ki, o da biliyor ki, ne kadar karar alırsa alsın, hangi partiliye imzalatırsa imzalatsın, Aras’ın bu bürokratları görevden aldırması mümkün görünmüyor. Remzi Aras, bunu çok iyi bildiği halde, cebinde taşıdığı bu kararı, gerek görevden alınmasını istediği, gerekse diğer bürokratlar üzerinde şantaj ve tehdit unsuru olarak taşımaktadır.” denildi. 

    Bu arada, AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’ın, sırf kendini kanıtlamak ve bürokratlar üzerinde kişisel baskı kurmak için aldığı karardan AKP Kars Milletvekilleri’nin haberi olmadığı ileri sürüldü.

    Haber ekleme saati: 13.21-02/05/2007

    Haber: Gümüşpala Kortağ Logo: Bülent Kılıç

    Ardahan CEM TV’de olacak..


    Yaşar Daşdemir Ulusal televziyon kanallarından olan Cem TV önümüzdeki cumartesi günü Saat: 17.00’da Ardahanlı esnafları konuk edecek.Alınan bilgilere göre her hafta cumartesi günü saat 17.00’da yayınlanan, ‘MEMLEKEK SOHBETLERİ’ adlı programa katılacak olan, Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanı Yaşar Daşdemir, Ardahan Esnaf ve sanatkarlar Odası temsilen İskender Yılan, Göle Esnaf ve Sanatkarlar Odasını temsilen ise Enver Demir’in ilin sorun ve sıkıntılarını tartışacakları öğrenildi. Ayını zaman’da Ardahan’ın tanıtımına yapacak olan ve başta bay, kaşar olmak üzere yemek kültürü, giyim kültürü gibi tanıtımlarında yapılacağı program önümüzdeki cumartesi günü saat 17.00’de başlayacak

    Haber ekleme saati: 13.02-02/05/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    1 Mayıs’ı biri sanayide, diğerleri ise çeperin içinde kutlarken

    Ardahan’da Meydanlar Boş Kaldı ..


    1 Mayıs Tüm Dünya ve Ülkemizde kutlanan 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı Ardahan’da da iki etkinlikle kutlandı.

    Ardahan Köy Hizmetleri Biriminde çalışan ve Türk-İş ile Yol-İş Sendikalarının Ardahan İl Temsilciliğine bağlı işçiler 1 Mayıs’ı kent dışında bulunan Ardahan köy Hizmetleri Hizmet binasının bahçesinde kutlarlarken, Sosyal Demokrat Halkçı Partisi (SHP) Ardahan İl Başkanı Erkan Şahmar 1 Mayıs’ı, yine Ardahan dışında bulunan Küçük Sanayi Sitesi’nde bir bildiri okuyarak kutladı.

    Kent içinde ki meydanların boş kahvehanelerin dolup taştığı bir gün ile 1 Mayıs’ı geçiren Ardahan’da polisin aldığı olağanüstü tedbire karşın hiçbir olay olmazken, CHP, DTP ve diğer parti ve sivil toplum kuruluşlarında günün anlam ve önemini anlatan bir açıklama bile yapılmadığı gözlenirken, aynı sesizlik ilçelerde de vardı.

    Haberi ekleme saati: 23.12-01/05/2007

    Haber: Fakir Yılmaz Fotolar: Barış Bilgin/Günay Nuh/Deniz Başlı

    Nihayet bahar geldi, Herg başladı!..


    Ekin başladı.. Baharın yavaştan da olsa gelmeye başladığı Ardahan’da, ekin dönemide başlamış oldu. 

    Bölge lisansıyla, HERG’te olarak bilinen tarla sürümüne çıkan bölge köylüsü Nisan ayının ortasında geri gelen kış döneminde geç kaldığı ekin döneminin ara boşluğunu kapatmak için yoğun bir şekilde çalıştığı gözleniyor.



    SIKINTILARDA BERABERİNDE GELDİ..



    Karların eriyip, tarlaların ekilmeye başlandığı Ardahan’da yaşananbir çok olumsuzluğa AKP hükümetinin tarım ve hayvancılığa verilen desteği çiftçi bilinçsiz bir şekilde kullanınca ekonomik sıkıntı çekmeye başladı. 

    İki yılı aşkındır traktör kredilerinin düşük faizle verilmesi köylüyü bir anda sıfır traktör alma yarışına sokarken, gelişi güzel olarak alınan kredilerin geri ödemesi gelince çiftçi, yeni traktör almak için sattığı eski traktörden de olup, sıfır model traktörünü de saltığa çıkarmaya başladığı gözleniyor.



    DESİNLER, ‘YENİ TRAKTÖRÜ VAR’ YARIŞI PAHALIYA MAL OLDU!



    Traktör kredilerinde yaşanan düşük faiz ve uzun vadeli imkânlara kanan Ardahan köylüsü traktör almak için sıraya girerken son iki yılda Ardahan’da yaklaşık 100 adet traktör satıldığı tahmin ediliyor. Sıfır fiyatları 50 Bin YTL’den başlayan traktörler kapış kapış satılırken son günlerde fiyatların düşmesi köylüye büyük bir darbe vurdu. 50 Bin YTL’lik traktörler banka faizi ile birlikte 60 bin YTL’ye mal olurken, bugün 2006 model bir traktörü ikinci el satış fiyatı 30-35 bin YTL orasında değişmekte. Traktör almak için sıraya giren çiftçiler aldıkları traktörlere plaka taktıktan sonra ortalama 25 Bin YTL zarar ederken bu zararı karşılaması ise 5 yılına bedel oluyor. 



    İş değil gösteriş için alındı!



    Ardahan’da tarım ayları kısıtlı olması Traktörler sadece ilkbahar ve sonbahar aylarında kullanılmakta. Ortalama iki ay çalıştıktan sonra garajlarda yatan traktörler çiftçinin üretimin arttırmaktan ziyade ürettiğini yok eder duruma geldi. Ardahan çiftçisi birbiri ile yarışırcasına traktör alırken alınan bu traktörler tarımdan çok özel işlerde otomobil olarak kullanılmakta.



    Üç bin YTL’lik ekini 100 Bin YTL’lik traktör ekiyor!



    Ekin aylarının başlamasıyla birlikte tarlalarda lüks traktörler iş başı yaparken bir tarlaya 2 traktör düşmeye başladı. 

    Bir köyün arazisini iki traktör 20 gün içerisinde rahatlıkla ekmesine rağmen her köyde traktör sayısı 15-20 yi bulunca bir tarlaya iki traktör düşmeye başladı. 

    Ardahan köylüsü tarlasına ekeceği 3 bin YTL lik arpayı 100 YTL değerindeki traktörlerle ekerken, tarlasında alacağı en yüksel mahsul olan 1/10 oranı ise sadece traktörün bir taklidini ödeyemiyor.

    Haber ekleme saati: 22.28-01/05/2007

    Haber: Fakir Yılmaz Analiz Bülent kılıç Fotolar: Fakir Yılmaz/Sarzep köyü

    Aktaş Sınır Kapımız Artık Açılsın!


    Çıldır Aktaş Kapısı Yapımına 1995 yılında başlanan, Ardahan’ın Çıldır ilçesinin Kenarbel Köyündeki Aktaş Sınır Kapısı artık açılsın diyoruz..! Bölge için hayati önem taşıyan sınır kapımız inşaatına başlandığından bir kaç sene sonra bitirilmesine rağmen (2000) hala açılmış değil. Kantarlarıyla, gümrük binalarıyla, çalışacak memurların lojmanlarına varana kadar yapılmış olan, şimdi ise çürümeye terk edilen Aktaş Sınır Kapımız neden bir türlü açılmıyor hala anlamış değiliz..! 

    Bir söylentiye göre; bizi Gürcistan’a bağlayacak olan bu kapının karşı tarafında 50 km’lik yol yapımı engelmiş. Yani karşı taraf Gürcistan 50 km’lik asfalt yapımını ekonomik sebepler öne sürerek yapmıyormuş. Peki bu sebep doğruysa neden bizler ülke olarak yapmıyoruz. 50 km veya 100 km yol nedir ki..? Kaldı ki bu maliyet, getirisi göz önüne alındığında il bütçesiyle dahi karşılanabilir. Aktaş Sınır Kapımızın açılmamasının bir diğer sebebi ise, ülkenin dış politikasından kaynaklanıyormuş… Yani Azerbaycan diyormuş ki, eğer bu kapı açılırsa sınır ticareti ve turist giriş çıkışı Gürcistan üzerinden olurmuş, bu da Azerbaycan ekonomisi için pek iyi bir şey sayılmazmış.  Diğer bir söylenti ise, Laz lobisinin,  Hopa-Sarp  gibi sınır kapılarının önemini azaltacağı ileri sürülerek engel olunması…

    İleri sürülen ya da söylenen bu üç sebepte aslında mazeret değil… İleri sürülen ilk sebebe bakarsak pek inandırıcı değil, ki bunu çözmemek bizce  bir bahanedir. İkinci ileri sürülen sebebe bakarsak, Azerbaycan ekonomisine katkıda bulunacağız diye, Türkiye’de illerimiz arasında birinci öncelikle kalkınmasını sağlamamız gereken Ardahan’ı niye tercih etmiyoruz, bunu da anlamış değiliz… Elbette komşularımız önemli ama evimizde kendimize yetecek yiyeceğimiz yokken, komşumuza bunu nasıl verebiliriz ki..! Kaldı ki Ardahan’ın ekonomik düzeyi,  Gayri Safi milli Hasıla (GSMH)’dan aldığı pay, iller arasında en düşük seviyelerde yer alıyor.  Ekonomik gelir olarak sadece hayvancılık yapılan bölgede, hayvancılık bile sübvanse (destekleme) edilmiyor. Sorarım size o zaman, peki bu durumda bölgemiz nasıl kalkınacak..!

    Geçmişe bakıldığı zaman, gerek Ardahan gerekse  Kars’ın ülkesini seven, aydın, demokrat ve Kuvay-i Milliye ruhuna sahip iller arasında en ön sırada olduğu görülecektir. Hatta biraz araştırılsa Kanada’nın Doğu Wellington kasabasının, 1855 Kırım Savaşı sırasında Kars-Ardahan halkının topraklarını savunurken gösterdiği anlamlı direniş sebebiyle, Osmanlı İmparatorluğunun Müttefiki olarak katılan İngiltere’nin, Kanadalı Generali Williams’ın teklifi üzerine, kasabanın adının “Kars” olarak değiştirildiğini ve hatta belediye meclisinde “Kars Şeref Köşesi”nin olduğunu göreceklerdir. Fakat ne vahim ki dışarıdan bakıldığında görünenleri, bizler içinde olduğumuz halde görememekte, anlayamamaktayız..! 

    1980 darbesi zihniyeti ile başlayan ve 1980 darbesi ile iyice hız kazanan, Kars ve Ardahan’ın  aydınlık yüzüne, geleceğine  yönelik, gerek siyasi gerekse bugünde olduğu gibi ekonomik baskılar hala devam etmektedir. Oysa geçmişte henüz Cumhuriyetimiz kurulmamışken ülkeyi toparlama çabasında olan Kars ve Ardahan halkı pek bilinmediği gibi önce Kars, sonra Ardahan kongresini, Erzurum ve Sivas kongresinden önce yaparak, ilk ismi ile İslâm Şurası Hükümetini daha sonrada Cenub-i Garbi Kafkas Hükümeti’ni kurmuştur.                

    Bizlere öğretilmeyen bu çok önemli tarih dersini öğrenmeye çalışmalı, kendimizi bilmeli ve başkalarına da nefesimiz yettiğince bunları anlatarak, bu mirasın sahibi kişiler olarak bizlere nasıl davranılması gerektiğini hatırlatmalıyız.. Çünkü bunu insanlara hatırlatmazsak onlar bizi görmezden geleceklerdir. Bizler haklı olarak bunları talep etmezsek, kimse hakkımızı vermeyecektir. Bizler artık hakkımızı istemeliyiz hatta almalıyız da…

    Liseyi Çıldır’da bitiren biri olarak şu dikkati nazarımdan kaçmamıştı. Televizyonlarda görüyoruz… gazetelerde okuyoruz… İşçiler mitingde, memurlar eylemde, öğrenciler protesto yürüyüşünde, Bergama Köylüleri ayaklandı, Hayvan Severler Derneği Kınadı, Domates üreticileri traktörlerle yolları kesti…  Bu tür eylemler önemli sivil toplum hareketleri ve demokratik ülkelerde olması gereken medeni davranışlar. Şimdi düşünüyorum da peki ya; Kars’ta, Ardahan’da her şey süt liman mı? Kars’ın Ardahan’ın hiç mi sorunu yok ? Hiç mi çiftçisi-üreticisi yok ?  Hiç mi öğrencisi yok, yada köylüsü..? Elbette ki var… Hem de hayatta cefanın en ağırını çekenlerden… Lakin arada şu fark var. Kars halkı Ardahan halkı kanaatkar, ezilmiş halk, tenezzül etmeyen onurlu, vatanperver bir halk… Zaten böyle olmasaydı, bugün Kanada’nın Doğu Wellington  eyaletinin ismi hiç “Kars” olur muydu..? 

    Tabi ki bunlar güzel şeyler… fakat artık Kars’ın, Ardahan’ın, kelime anlamı “ses getiren yer”  olan ÇILDIR’ın sesini çıkma zamanı gelmiştir. Gerekirse Çıldır’dan Aktaş sınırı kapısına yürümeli ve daha gerekirse Gürcistan sınırına geçerek sesimizi duyurmalıyız. Yoksa Ardahan’la ilgilenen yok. Kimsenin umurunda değiliz. Bu arada en çarpıcı olan husus ise; Aktaş Sınır Kapısı’nın resmi olarak açık görülmesi..! Evet çok ilginç değil mi ? Biz kapı ne zaman açılacak diye beklerken, o sessiz sedasız açılmışta haberimiz yok..! Allah bilir,  kimse kapıyı kullanmıyor diye kapatırlarda!…  

    Milletvekillerimiz var ama yeterince seçildikleri milletin vekili olamıyorlar. Hangi millet vekilimiz TBMM kürsüsünden bu konuyu şiddetli bir şekilde ve kaç defa gündeme getirmiştir. Şayet ben, 2005 bütçe görüşmeleri sırasında, Ardahan CHP Milletvekili Ensar Öğüt’ün kısaca değindiğine  bir kez tanık oldum. Ötesi yok… Peki ya Ardahan AKP Milletvekili Kenan Altun ne yapıyor..? Ya CHP Kars Milletvekili Selami Yiğit..? Selahattin Beyribey (AKP-Kars), Zeki Karabayır (AKP-Kars)…

    Sizlere sesleniyorum bölge milletvekillerimiz! Artık vekilliğimizi yapın ve milletinizin sesi olun, sizleri hangi konu olursa olsun TBMM kürsüsünden seslenirken görmek istiyoruz. Sesiniz soluğunuz çıksın biraz!… Kars’ın Ardahan’ın ismini duyalım… Sıkça bahsi geçsin..(!) Tosya milletvekili pirinçleri para etmiyor diye meclis bahçesinde pirinç dağıtarak bu durumu protesto ediyor. Bir diğeri Fındık alım taban fiyatlarını az bulduğu için benzer eylem yapıyor. Peki ya bizim milletvekillerimiz..! Bir ineğin kulağından tutupta meclis bahçesine götürüp, “bölgemizde hayvancılık sübvanse edilsin” diyemez mi ? Sizce de bu fena olmaz mı..? Sesimizi duyurmak adına bu  yapılamaz mı ? Ardahan Milletvekillerimiz, Aktaş Sınır Kapımız açılsın diye Ankara’dan Aktaş’a kadar yürüme eylemi yapamazlar mı ? Bence, bunu yapabilir-yapamazdan öte yapmalıdır! Çünkü bölgemizin buna şiddetle ihtiyacı vardır. Peki, eğer milletvekillerimiz bizlerin sorunlarını çözmeyecekse, bizlerin parlamentodaki sesi olmayacaksa, derdimize derman bulmayacaksa biz neden milletvekili seçiyoruz ki..! 

    Kars, Ardahan ve Iğdır halkına saygılarımzla

    Kaynak: www.karsardahanigidir.net/Objektif Ajans Gazetesi

    ARDAHAN’DA TERS-DÜZ EĞİTİME DEVAM!..


    Ardahanlı çocuklar tes/düz oturur eğitim görürler... Geçtiğimiz günler içinde yeni milli eğitim sistemini kamuoyuna açıklayan Milli Eğitim, Ardahan’da ki ters/düz eğitime bir türlü çözüm bulamıyor. 

    ‘Birleştirilmiş sınıflar’ , ‘Taşımacılık eğitim’ adı altında eğitim görmeye çalışan Ardahanlı çocukların zor şartlar altında almaya çalıştığı eğitimle bir türlü yakalayamadıkları başarı dolaysıyla Türkiye genelinde başarı sıralamasında her yıl sonlarda yer almaya devam ederken, özelikle köy okullarından eğitim verme konusunda yaşanan büyük sorunlar bu başarısızlıkların birinici nedeni olduğu gözlerden kaçmamaktadır. 1. sınıf ile diğer sınıf öğrencilerinin ters/düz oturtularak aynı sınıflar da ders gördükleri Ardahan’ın Çıldır ilçesi Yukarıcanbaz köyünde ki gibi bir çok köy okulu zamanın şartları ve de imkanlarından halen yoksun ve de yoksul olmaya devam ettiği de gözlenmektedir.

    Haber ekleme saati: 11.30-01/05/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    30 kamu binasının 28’i çürük olan Ardahan’da O da; çürük çıktı!


    30 binanın 28'i çürük birde stad eklendi! Yaşanan depremler ardından yapılan denetimlerde bir çok kamu binasının kullanılmaz olduğu tespit edilen Ardahan’da şehir stadyumunun da sağlam olmadığı ortaya çıktı.

    Kent merkezinde, Ardahan-Göle yolu üzerinde bulunan 75. Yıl Şehir Stadmunun duvarları yıkıldı.

    İl Gençlik ve Spor Müdürlüğüne ati olan stadyumun tribünlerinin yan başında ki 3 metre yükseklikte ki duvar alt zemininin iyi olmaması dolaysıyla yıkıldığı öğrenilirken, Ardahan’da yapılan incelemelerde 1992 yılından bu yana kamu için yapılan 30 binadan 28’inin çürük olduğu ortaya çıkmış ve bir çoğu boşaltılmıştı.

    Haber ekleme saati: 10.17-01/05/2007

    Haber: www.kuzey anadolugazetesi.com Foto: Deniz Başlı

    DR. GÜRBÜZ ÇAPAN’IN GÖNDERDİĞİ CEVİZ FİDANLARIYLA

    ‘NAMERDE MUHTAÇ OLMAYACAKLAR’


    Çapan'dan Kars'a fidan Kars’ta alternatif tarım politikası üzerinde yoğunlaşan Dr. Gürbüz Çapan, ayçiçeği ve mısır tohumundan sonra şimdi de  aşılı ceviz fidanı gönderdi. Çapan’ın gönderdiği aşılı olan 600 ceviz fidanı Kağızman’da köylülere dağıtıldı.

    Dr. Gürbüz Çapan, Kars’ın ekonomik etkinliğinin hayvancılık ve tarımcılığa dayandığını ifade ederek, “Ancak, bu etkinlik oldukça kara düzen ve ilkel olarak yürütülüyor. Başka illerde bu işin nasıl geliştiğini gören biri olarak ve bir Karslı olarak bu gördüklerimi Kars’a taşımak istiyorum.” dedi.

    Kars’ta ilk olarak hayvancılığın gelişimi için Karslılar’a katkı sunduğunu ve bir çok köyde simental aşısı yaptırarak, daha önce günde 3-5 kilo süt alan köylülerin, bu aşıdan sonra 35 kilo süt almaya başladıklarını, daha önce yılda bir kez kuzu doğuran koyunların da yine yeni bir aşılamayla yılda iki kuzu doğurmaya başladığını ifade eden Çapan, “Ardından, alternatif tarım üzerinde durduk. Yıllardan beridir arpa ve buğdaydan başka ekim yapmayan Karslı hemşerilerime, ayçiçeği ve mısır tohumu göndererek, pazarı olan farklı bir ekim alanına yönelttik. Şimdi de, daha iyi yetişeceği ve verim alınacağı için deneme amaçlı olarak Kağızman’a aşılanmış 600 ceviz fidanı gönderdim. Eğer, fidanların dağıtıldığı hemşerilerim ekimi iyi yaparlarsa iki yıl sonra bu fidanlar meyve vermeye başlayacak. 10 yıl sonra da her ağaçtan 40 kilo ceviz alabilecekler. Düşünebiliyor musunuz, her ağaçtan 40 kilo ceviz. 10 ağaç eken hemşerim 10 yıl sonra 400 kilo ceviz alacak. Bunun pazarı da hazır. Bunun ardından yine aynı yöremize badem fidanı göndereceğim. Bunlar hep pazarı olan ve ekonomik değer sağlayan şeylerdir.” diye konuştu.

    10 milyarlık ceviz fidanlarını hibe olarak gönderdiğini ve bu fidanların da Kağızman merkez yanı sıra Paslı, Çilehene ve Kötek’te vatandaşlara dağıtıldığını ve ekiminin yapıldığını ifade eden Dr. Gürbüz Çapan, şunları söyledi:

    “Amacım, yetişmemde çok emeği geçen bölgem insanının, tarım ve hayvancılıkta pazarı olan ve ekonomik getirisi bulunan alternatiflere yöneltmektir. Eğer hemşerilerim bunu başarabilirlerse namerde muhtaç olmadan yaşamlarını sürdürebilirler. Artık hemşerilerim tarım ve hayvancılıkta ekonomik getirisi olan ve çok daha verim elde edebilecekleri alanlarda yetiştiricilik yapmalılar. Bölgemiz, alternatif tarım ve hayvancılığa uygundur.”

    Haber ekleme saati: 10.00-01/05/2007

    Haber/Fotolar: Gümüşpala Kortağ/Kars

    KARS ADD’YE YOĞUN KATILIM


    ADD Kars Şube Başkanı Özfer Koçak 14 Nisan günü Ankara Tandoğan’da, 29 Nisan günü de İstanbul Tandoğan’da düzenlenen “Cumhuriyet Mitingi”nin ardından, gözler bu mitingleri düzenleyen Atatürkçü Düşünce Derneği’ne (ADD) çevirdi.

    ADD Kars Şube Başkanı Özfer Koçak, kendisinin de Tandoğan’dakine katıldığı Ankara ve İstanbul’daki yüz binlerin katıldığı mitinglerin ardından, üye kayıtlarının arttığını bildirdi.

    Yüz binlerin katıldığı her iki mitingden sonra Kars’ta ADD’ye üye olmak için yoğun başvuru olduğunu kaydeden Koçak, “Artık korkudan mı olsa gerek, özellikle AKP’nin iktidara gelmesinden sonra ciddi sayılacak bir üye kaydı yaşanmamıştı. Ama, son iki Cumhuriyet Miting’lerinden sonra, üye olmak için yoğun bir istekle karşı karşıya kaldık. Şu anda tahmin edemeyeceğimiz sayıda bir yönelimle karşı karşıyayız. Bu da gösteriyor ki, artık Cumhuriyet’i ve laikliği koruma konusunda vatandaşlarımız artık yeteri kadar duyarlılaşmışlardır. Bu da bizi, geleceğe dönük karamsarlıktan arındırıyor ve mutlu ve umutlu kılıyor.” diye konuştu. 

    ADD Kars Şube Başkanı Koçak, laik cumhuriyetin korunmasından yana olan herkesi Atatürkçü Düşünce Derneği’ne üye olmaya ve destek vermeye çağırdı. 

    Haber ekleme saati: 09.53-01/05/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars

    KAÜ’lüler tuz dağındaydılar..


    KAÜ Öğrencileri tuz mağalarında tuz taşı kırdılar Kafkas Üniversitesi (KAÜ) öğrencileri, Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde bulunan tuz dağını ziyaret ederek tuz kristali topladı. 



    KAÜ Devlet Konservatuarı Müdürü Prof. Dr. İsa Özaydın’ın nezaretinde gerçekleştirilen gezide Sinema Kulübü kurucuları ve öğrencileri yer aldı. Tuz Dağı’ndaki çalışmaları yerinde izleyen öğrenciler zaman zaman da çekiç ve balyozlarla tuz kırdı. Çalışmanın zorluğunu gören öğrenciler, daha sonra kristal tuz kütlelerini aksesuar olarak kullanmak için topladı. Tuz parçalarının çevreye yaydığı değişik renkteki ışık kırılmalarına hayran kalan öğrenciler, tuz dağını daha çok ziyaret edeceklerini söyledi. 

    Haber ekleme saati: 09.41-01/05/2007

    Haber/Foto: Bedir Altınok/Kars

    Futbolun adının olmadığı Ardahan’da

    Kars ve Iğdırspor imkansızlık yüzünden sahaya çıkmıyorlar!


    Iğdırspor Bölge illerinde yapılan sportif faaliyetlerin bin türlü başarılı olamaması dikkat çekerken, Gölespor’un Ardahan’ı temsil etmek için 3 Lig Ön Eleme karşılaşmalarının ilk maçında yenilerek, 2007 yılı umutlarını da suya düşürdü.

    Ardahan’ın bir türlü 3. ligde temsil edilemediği bölgede, 3. ligde olan Kars ve Iğdırspor futbol takımları da gerekli desteği göremedikleri için beklenen başarıyı elde edememeleri dikkat çekmektedir.

    Belediye’nin desteğin çekmesi üzerine morallerin alt üst olduğu Karsspor ile yine aynı sorunu yaşayan Iğdırspor bu haftaki karşılaşmalara çıkmayarak 3’er puanları rakiplerine hediye ettiler.



    ***Destekler kağıt üzerinde ve sözde kalıyor ..



    Bölgede yapılan sportif faaliyetlerin, İl Gençlik ve Spor Müdürlüklerinin resmi çalışmalarının dışına taşmadığı gözlenirken, başta atletizm ve güreş olmak üzere birçok dalda mücadele veren bölgede ki spor severlerde bir türlü verilemeyen tam destekten yoksun olduklarından gerekli başarıyı elde edemedikleri görülüyor. Futbol kulüplerinin isimlerini oluşturmalarına karşın, sporculara gerekli desteği veremeyen belediyelerin yanı sıra bölge işadamlarının spor7a ve sporcuya ilgisizliği bu başarısızlıklarda birinci etken olduğu da bildirildi.

    Haber ekleme saati: 09.31-01/05/2007

    Haber Analız: Fakir Yılmaz/Ardahan

    2006 Faaliyet raporlarını kamuoyuna açıklayamayan

    Belediyeler yolda kaldılar!..


    Bir öğretmenin bulunduğu yukarıcanmaz okulundada eğitim ters-düz!.. Resmi törenler dışında adları duyulmayan Ardahan’da ki belediye yöneticilerininbaşında bulunduğu 1 vilayet, 5 ilçe ve 3 belde belediyesinin durumları içler acısı halde..

    Vatandaşın şikayetçi olduğu, beleiye yöneticilerinin imkansızlıkları öne sürdüğü belediye çalışmalarının yok denecek kadar az olduğu Ardahan’da ki arızalı belediye araçları durumu adeta özetler gibi..

    Göreve geldiklerinden bu yana gözler görülür ciddi bir çalışma ve de yatırım yapamayan Ardahan’da ki beledilerenin durumu içler acısı halde..

    Biri merkez olmak üzere 5 ilçe 3 belde belediye başkanlığının bulunduğu Ardahan’da, belediyelerin ne gibi bir çalışma yaptıkları yönünde kamuoyuna bilgi vermedikleri gözlenirken, kent merkezleri başta olmak üzere mahale, cadda ve sokakların çamur deryası içinde bulunması dikkat çekiyor.



    ***Kendi kazıdıkları çukurlara düşüyorlar!..



    Posof ilçesi hariç geriye kalan tüm belediyelerin başta su ve kanalizasyon sorunuda yaşarken, 9 belediyenin de ekonomik sorunlarını bir türü çözemedikleri gözlenmektedir. Bu nedenle başta alt yapı olmak üzere bir çok sorunun üzerine gödemeyen Ardahan ve ilçelerinde ki belediyeler zaman zaman kendi kazıdıkları çukurlarada düşerek yaşadıkları duruma adeta fotoğraf çıkartmaları dikkat çekiyor. 

    Göle belediyesi de çukura düşmüştü.. Park, bahçe gibi çalışmalardanda yoksun Ardahan’da ki belediyelerin hemen hepsinin (makam araçları hariç) kullandıkları araçların tümü ya miadi geçmiş, yada hardaya dönmüş halde olduklarıda görülmektedir. 2006 yılında ve önceki yıllarda ne gibi çalışmalar yaptıklarını da meclislerine sundukları kağıt üzerinde ki faaliyetlerle anlatan belediyeler, hizmette adeta yolda kalmış durumda olmaları dikkat çekiyor.



    **İLÇELER’DE DE DURUM FARKLI DEĞİL..

    3’ü AKP, 3’ü CHP, 3’ü DYP’li olan beledielerden olan ve Ardahan’ın en büyük ilçesi olan Göle Belediyesi olmak üzere diğer ilçe ve de belde belediyelerinden de durum İl belediyesinden farklı değiller…

    Haber ekleme saati: 23.52-30/04/207

    Haber: Fakir Yılmaz Foto: Barış Bilgin/Ardahan-Tuğba Yılmaz/Göle

    Galatasaray’dan Yukarıcanbaz’a tam destek


    Bir öğretmenin bulunduğu yukarıcanmaz okulundada eğitim ters-düz!.. Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı Yukarıcanbaz İlköğretim okuluna İstanbul/Galatasaray eğitim kurumlarından yardım eli uzandı.

    Aynı zamanda bu köylü olan İstanbul Milli Eğitim Müdür Yardımcılarından Mustafa Göller’in girişimleriyle başlatılan çalışma sonucu, İstanbul Galatasaray Üniversitesi, Galatasaray ilköğretim okulu görevlileri ve de öğrencileri kardeş okul olarak ilan ettikleri, Ardahan’ın çıldır ilçesi Yukarıcanbaz köyünün İlköğretim Okuluna bir yardım kampanyası düzenlediler.

    28 öğrencisi bulunan Yukarıcanbaz köyü öğrencilerine yapılan giyecek, kırtasiye ve de kitap yardımı köye ulaştırılmak üzere yola çıktığı bildirildi.

    Haber ekleme saati: 22.52-30/04/2007

    Haber/Fotolar: Doğan Yücel/İstanbul

    AKKUŞ’tan Iğdır’a teşekkür..


    Yaşar Akkuş Ak Partiden aday adaylığı için ismi geçen Yaşar Akkuş, Iğdır’da yapılan bir ankette, Iğdır’da Ak Partide 1 sırayı aldı. Iğdırlıların yakından tanıdığı Akkuş, Ankarada Ak Parti İl Genel Meclis Üyesi Ak Parti Altındağ  ilçesiyerel yönetim başkanlık görevinin yanı sıra Ankara’da Iğdırlı İş adamı olarakta tanınmaktadır.Yaşar Akkuşla yaptığımız görüşmede,’ben bir Iğdırlı olarak Iğdır’a ne türlü bir faydalarım olur. Ak Partinin tek başına iktidar olacağından herkes emin olsun. Bende Ak Parti saflarındayım. Iğdırlılar yapılan ankette beni 1 sırada seçtikleri için teşekkür ediyorum. Bende yakın zamanda Iğdır’a gelip, vatandaşlarımla kucaklaşıp ne sorunları varsa çözülmesi içni gereken girişimlerde bulunacağım.’ dedi.

    Haber ekleme saati: 22.47-30/04/2007

    Haber/Foto: Halit Öztürk/Iğdır

    KAI’liler İzmir’de bir araya geldiler ..


    Yurdun her yerinde varlar, ama Kars Ardahan, Iğdır'da yoklar.. Ardahan, Kars ve Iğdır’dan göç ederek ülkenin çeşitli metropol şehirlerine yayılan hemşerilerimizin bir çatısı altında birleştiği Kars-Ardahan Iğdır Derneklerinden olan İzmir KAI düzenlemiş olduğu birlik gecesinde bu kentte bulunan hemşerilerimizi bir kez daha bir araya getirdi.

    İzmir KAI Dernek Başkanı Turan Yalçın’ın başında bulunduğu ekibin organize ettiği birlik gecesinde bir araya gelen hemşerilerimiz yerel müziklerimiz olan davul zurna eşliğinde bol bol halay çekip, stres atarlarken, Kafkas Halk Oyunları ekibi ve PEKTEMİR Orkestranın muhteşem gösterisi ve müzikleri katılımcıları coşturdu.

    Birlik gecesinde bir araya gelen hemşerilerimize hitaben bir konuşma yapan Göleli eğitimcilerden olan Öner Osmanoğlu, birlik beraberliğin önemine değinirken, KAI Dernek Başkanı Turan Yalçın ise bu tür etkinliklerle bir araya getirmeye çalışılan hemşerilerinin tanışıp, kaynaştığının söyledi.

    Ardahan ile Çıldır İlçesi ozanlarından olan Yener Yılmazoğlu’nun türküleriyle son bulan gecede tek sıkıntı yer darlığı olması katılımcıları üzerken, bir daha ki bu tür organizelerin geniş alanlarda yapılması çağrıları yaptılar.

    Haber ekleme saati: 22.44-30/04/2007

    Haber/Fotolar: Tuncer Polat-İzmir

    DERNEKLER KERVANINA AKÇAKALE’DE KATILDI


    Ağcakaleliler bir araya geldiler İstanbul’da bulunan Kars ve Ardahanlı hemşerilerimizin dernekler vasıtasıyla örgütlenmesi bütün hızıyla devam ediyor. Bu örgütlenmeye son olarak Çıldır’ın en güzel köyü olan Tarihi Akçakale’de eklendi. Akçakale Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği adıyla kurdukları derneğin seçimini yaptılar. Kurucu Başkan Yılmaz Kılıç’ın Başkanlığında Şehremin’de yapılan Genel Kurul’a, 95 kayıtlı üyeden 70 kişi katıldığı Genel Kurul,  Dernek Başkanlığına  Emekli Memur Yılmaz Kılıç, Yönetim Kurulu Üyeliklerine İş Adamı Erdal Sarıçayır, Mesut Cimşit, Ensar Sarıçayır, İdris Sarıçayır, Yücel Cimşit ve Sürmeli Çaylak getirirken, Denetim Kurulu Üyeliklerine ise Ünal Kılıç, Enver Sarıçayır ve Selahattin Cimşit seçildiler. 

    Seçim bittikten sonra bir konuşma yapan Dernek Başkan Yılmaz Kılıç, derneği kurmalarındaki amacın köylüler arasındaki birlik ve beraberliği sağlamak olduğunu belirterek,” İstanbul ve civar şehirlerde yüzlerce köylümüz yaşamlarını sürdürmektedirler. Ancak hiç birimiz, diğerini tanımıyoruz. Özellikle gençler arasında büyük kopukluk var. Yeni yetişen geçlik, bazen aynı mekân da çalışmalarına rağmen, bir birlerini tanımamaktadırlar. Amacımız, bu iletişim kopukluğunu ortadan kaldırarak, köylülerimiz arasında birlik ve beraberliği sağlamak, Sosyal ve Kültürel konularda birliktelik oluşturup, örf ve adetlerimizi yaşatmaktır.” dedi.

    Haber ekleme saati: 22.30-30/04/2007

    Haber/Foto: Ümit Kılıç/İstanbul

    ARSİAD diğer sivil toplum örgütlerinden yoksun 

    basın açıklaması yaptı


    Gökmen Çapan Ardahanlı Sanayici İşadamları Derneği son günlerde yaşanan gelişmelerle ilgili bir basın toplantısı yaptı. 

    Ardahan Kongre Caddesi üzerinde bulunan ARSİAD binasında yapılan toplantıya katılan gazetecilerle bir süre sohbet eden Başkan Gökmen Çapan, ülkenin önünü açacak olan tek çarenin demokrasiye devam olduğunu belirtti.

    Daha önce diğer sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte bir araya gelinerek yapılacağı duyurulan basın toplantısına son anda katılmaktan vazgeçen ATSO ve diğer sivil toplum örgütü yöneticilerinden yoksun yapılan toplantı da ARSİAD olarak Cumhurbaşkanlığı seçiminin tüm kesim tarafından olduğu gibi gelişmelerin yakından takip edildiği bildirildi.

    Bugün saat 15.30’da düzenlenen basın toplantısı ardından yapılan yazılı açıkla aynen şöyle;



    Basın Açıklamasıdır




    Son günlerde ülkemizde yaşanmakta olan süreci kaygıyla izlemekteyiz. Ülkemizde son 4 yılda yakalanan ekonomi, insan hakları ve ülkemizin uluslar arası arenada yakalamış olduğu çıkışın bazı siyasi ve anti demokratik uygulamalarla sekteye uğratılmak istenmesi ARSİAD (Ardahan Sanayici ve İş Adamları Derneği) olarak bizleri kaygılandırmaktadır. Ülkemizdeki refah seviyesinin artması ve milletimizin daha huzurlu, mutlu olması, gençlerimizin geleceğe daha umutlu bakması ve yabancı yatırımcıların ülkemize gelmesi için ülkemizde sivil irade ve istikrar şarttır. Ülkemizin dış dünyada tekrardan üçüncü dünya ülkesi olarak algılanması ülkemize çok şey kaybettirecektir. Bütün bu nedenlerden ötürü, ARSİAD olarak diyoruz ki bütün sorunlar milletin hür iradesiyle seçilmiş saygın meclisimizin çatısı altında sivil iradeyle çözülmelidir. Türkiye yeni bir krizi ve kutuplaşmayı yaşamamalıdır ve yeniden bir on yılını heba etmemelidir. Söz konusu olaydan sonra tüm halkımız,  medyamız, aydınlarımız, sivil toplum örgütlerimiz ve siyasi partilerimiz demokrasiden yana tavır koymuşlardır ve bu durum güzel ülkemiz adına son derece sevindiricidir. 

    Laiklik ve cumhuriyetimizin diğer temel değerleri Türkiye de değiştirilmeyecek derecede halkımız tarafında da bir yaşam tarzı ve kültür haline getirilmiş ve özümsenmiştir. Müdahaleler ülkemizi yeni krizlere, karmaşalara ve kutuplaşmalara götürdüğü ve ülkemize hiçbir faydasının olmadığı önceki örneklerinden de halkımız tarafından açıkça görülmüştür. Hepimizin asıl ihtiyacı istikrar, hoşgörü, kalkınma, insan haklarına daha çok saygı ve demokrasidir. Halkımızda, iş dünyası da bu yönde tavrını açık ve net ortaya koymuşlardır. 

    Gelin ülkemizi yeni bir maceraya sürükleyerek çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğini karartmayalım. Tekrardan onlarca yıl kaybetmeyelim. Herkesi sorumluluğunu farkında olmaya davet ediyoruz. Bu cennet ülke hepimizin sahip çıkalım.

    Gökmen ÇAPAN/ARSİAD Başkanı

    NECEDİ?/Gümüşpala Kortağ


    Gümüşpala Kortağ Herkes de biliyor ki, Cumhurbaşkanlığı seçimiyle başlayan krizi Meclis Başkanı Bülent Arınç tetiklemiştir.

    Ulusal basında okumuş, televizyonlarda izlemişsinizdir.

    23 Nisan resepsiyonunda, gazeteciler, Başbakan Erdoğan’la birlikte yakaladıkları Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a sormuşlar:

    “Paşam, Cumhurbaşkanı adayını biliyor musunuz?”

    Paşa gülmüş:

    “Biliyorum.”

    “Kim?”

    “Zamanı gelince öğrenirsiniz.”

    Gazeteciler zamanı gelmeden bombayı patlattılar:

    “Cumhurbaşkanı adayı Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül.”

    ***

    Ayıklana ayıklana ve de orduyla konuşa konuşa, son güne kadar Başbakan’ın adayının Vecdi Gönül olduğu herkesin bilgisiydi.

    Sonra…

    Başbakan, Meclis Başkanı’yla görüşüyor, durumu anlatıyor.

    Gazetelerin yazdığına ve televizyonların açıkladığına göre, daha önce ve de üstüne basa basa “Çankaya’ya dindar birini çıkaracağız” diyen Arınç, muhalefetin, sivil toplum kuruluşları ve askerin üzerinde sessiz kalacağı Vecdi Gönül ismine itiraz etmiş.

    Demiş ki:

    “Vecdi Gönül olmaz. Eğer Vecdi Gönül olursa, ben de aday olurum.”

    Başbakan sormuş:

    “Kim olsun?”

    Arınç, Başbakan’a dönmüş:

    “Ya sen, ya ben, ya da Abdullah Gül.”

    Bu üç kafadardan Abdullah Gül’ün aday gösterilmesi, açıkça meydan okumaydı.

    Çünkü, Gül, Arınç’ın tanımladığı “dindar” biriydi.

    ***

    Süreci biliyorsunuz…

    Gül’ün adaylığı açıklandığının gecesi, Genelkurmay Başkanlığı oldukça sert mesajlar içeren muhtura yayınladı. Ardından, milyonlar Çağlayan’da, “Türkiye laiktir, laik kalacak” diye haykırdı. Sonra, ilk tur oylama Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. 

    O ana kadar sessiz kalarak, Gül’ün adaylığını direttiğini kabul eden Meclis Başkanı Arınç, sonra bir açıklama yaptı.

    Dedi ki:

    “Ben böyle bir dayatmada bulunmadım.”

    Ardından ne dese bağenirsiniz:

    “Sayın Cumhurbaşkanımız Necdet Sezer iyi biridir, keşke ikinci kez seçebilsek.”

    Adam tam bir Acem İsmail canım.

    Acem İsmail kim?

    ***

    Acem İsmail, Demokrat Parti döneminin Arpaçay bölgesi sorumlusudur. O zaman bu sorumlulara “ocak başkanı” denirdi. 

    Ocak başkanı Acem İsmail’in astığı astık, kestiği kestiktir. Özellikle “İnönü” diyene düşman olur, karakollarda dövdürürmüş., Çünkü arkasında, hikmetinden sual olunmayacak kadar güçlü ve zalim Demokrat Parti iktidarı vardır. Acem İsmail, kaymakam bile dövecek kadar işi ileri götürmüştür.

    Sonra, 27 Mayıs ihtilali olur. İsmet İnönü başbakandır. 

    Acem İsmail, önceleri 27 Mayıs ihtilalini önemsemez, kendini yine ocak başkanı görür ve yaydığı korkuyu sürdürür.

    Ama, işler hiç de Acem İsmail’in devranı gibi gitmemektedir. Önce kerdeşlerini götürürler, ardından çocuklarını.

    Acam İsmail bakar ki, iş ciddi, sabah erken üzerini bile giymeden pijamalarıyla yola düşer, İncedere’ye gider. Yörenin sayılı isimlerinden ve hiç bir zaman CHP’den kopmayan rahmetli Bahçeli Taşçı’nın evinin önüne gelir:

    “Ay Bahçeli kirva, nerdesen çıh dışarı?”

    Bahçeli Taşçı dışarı çıkar ki, bir de ne görsün, memur, kaymakam döven Adalet Partisi’nin ocak başkanı Acem İsmail’in rengi kaçmış, korkudan dizleri titriyor.

    Sorar:

    “Noldu İsmail ağa.”

    Acem İsmail, içeri girmeden, bütün köylü duyacak şxekilde sorar:

    “Aya ay Bahçeli kirva, sen Allah’ını seversen söyle



     






















    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!







     
















  • KAR DESTEĞİDE VERİLSİN!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Ülke genelinde yaşanan ekonomik sıkıntıların had safhada olduğu, doların 20 lirayı bulan yükselişine devam ettiği şu günlerde bölge esnafının da destek istediği ve bu desteğin başta vergi, ssk prim ödemelerinde olmak üzere çeşitli alanlarda olması gerekliliğine dikkat çekildi.


    1904 çiftçimize toplamda 4.500.000 TL Ödenecek!


    Ardahan’da bu yıl içerisinde yaşanan kuraklık ve doğal afetlerden zarar gören çiftçilerin zararlarının karşılanması için kuraklık desteği ödemeleri yapılmaya başlandı. İldeki 4 bin 891 işletme ile bin 904 çiftçinin hesabına toplamda, 10 milyon 444 bin 868,26 TL para yatırılacak.


    Ardahan Valiliğinden yapılan açıklamada; ‘Tarımsal üretimi teşvik ve destekleme faaliyetlerimiz, 2021 yılı boyunca aralıksız devam etti.’ denildi.


    Ardahan Valisi Hüzeyin Öner’in köy, çiftçi ve hayvan besicilerini ziyaretleri esnasında çekilmiş fotoğraflarla desteklenen açıklamada Valiliği, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından ilimiz tarımsal üretim ve hayvancılığını desteklemeye yönelik yatırım, proje ve hibe desteklemeleri 2021 yılında aralıksız devam ettiği açıklandı.


    Mevcut proje, hibe ve desteklemelerin yanında kuraklık, verim kaybı ve doğal afetlerden kaynaklı zararların karşılanması içinde destek ödemeleri yapılmaya başlandığı belitilen açıklamada; 


    2021 yılı verim kaybı kuraklık desteği kapsamında, 01 Eylül 2021 tarih ve 31585 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “2021 yılında iklimsel faktörlere bağlı olarak gerçekleşen yetersiz yağış nedeniyle verim kaybı yaşayan çiftçilere destekleme ödemesi yapılmasına ilişkin” karar uyarınca Ardahan ilimiz kuraklık desteği kapsamına alınmış olup, il ve ilçe tahkim komisyonlarınca belirlenen 4.891 işletmeye ait 126.072,45 dekar alanda 5.944.868,26 TL kuraklık kaybı destekleme ödemesi 17 Aralık Cuma günü itibariyle T.C. Kimlik numaralarının son hanesine göre Ardahanlı çiftçilerimizin hesaplarına aktarılmaya başladı.


    2021 yılı Doğal Afetlerden (Sel, Dolu) zarar gören çiftçi ve yetiştiricilerimize, zararları karşılanmak üzere İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün sahada yapmış olduğu hasar tespit çalışmaları baz alınarak Valiliğimizce Cumhurbaşkanlığından İl Acil Destek ödeneği kapsamında 20.08.2021 ve 21.09.2021 tarihlerinde ödenek talep edilmiş olup, 1904 çiftçimize toplamda 4.500.000 TL ilimize tahsis edilmiştir. Önümüzdeki günlerde afetzede çiftçilerimizin hesaplarına aktarılması planlanmıştır.


    Ayrıca, Ardahan Valiliği Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nce 2021 yılında Ardahan il genelinde aşağıda belirtilen; projeler, çalışmalar ve çiftçilerimize yönelik desteklemeler yapılmıştır. Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var” projesi kapsamında 53 proje kabul görmüş olup, 4741 küçükbaş hayvan alınarak hak sahiplerine teslim edilmiştir. Çiftçilerimizin kullanımına sunulmak üzere, Katı Gübre Dağıtma Römorku, Hububat Ekim Mibzeri, Ot Slaj Makinesi, Taş Toplama Makinesi ve Rotovatör ekipmanları alınarak Ziraat Odası Başkanlığı’na teslim edilmiştir. 316 çiftçimize, 9110 dekar arazide ekimi yapılmak üzere 167.605 kg fiğ/yulaf ve 34 torba mısır tohumu dağıtılmıştır. 79 çiftçimize 1590 dekar arazide ekimi yapılmak üzere 19.875 kg sertifikalı korunga tohumu dağıtılmıştır. Ardahan/Çıldır ve Kars/Arpaçay ilçelerinde 256 çiftçimize 3854 dekar arazide ekimi yapılmak üzere 72.980 kg Ata Tohum Kavılca buğdayı tohumu dağıtılmıştır. 3500 dekar arazide ekimi yapılmak üzere 42.028 kg korunga/fiğ ve 18 torba mısır tohumu dağıtılmıştır. Arıcılık meslek eğitim kursunu tamamlayan 60 kadına 150 adet arılı kovan dağıtılmıştır. Hayvancılığı desteklemek amacıyla 50 köye 3’er adet olmak üzere toplamda 150 adet sıvat ve 10.000 metre kangal boru hibe verilmiştir. Posof Fasulyesinin üretiminin arttırılması amacıyla 8 çiftçimize 20 dekar arazide ekimi yapılmak üzere 260 kg tohum hibe edilmiştir. Ardahan il genelinde, 1 adet kaz çiftliği, 10 adet arıcılık işletmesi, 37 adet balya makinesi desteği ve 2 ahır inşaatına %50 hibe desteği sağlanmıştır” denildi.



    GAZETECİ GAZETESİ ÇIKARMAK..


    Birbirini hızla kovalayan yılların aynı hızla bittiği şu dünyada gitmeden önce bir eser bırakma peşinde olan insanoğlu kendisi yok olduktan sonra kendisinden sonrakilere bırakmak istediği eserlerin en güzelinin yazılar olduğunu, yazının bulunduğundan bu yana yazılanları okuyarak, kendisine  bunu düstur edinerek sürdüren insan oğlunun bir ferdi olarak 35 yıla yaklaşan gazetecilik hayatım boyunca hem her gün yorum yazan hem de haber yapan bir gazeteci olarak yeni bir gazete ile karşınızdayım.

    Gerek kendi gazetelerimde gerekse birçok ulusal ve yerel gazetede yazan, bununla yetinmeyip yaşadığı kentin her ilçesine gazete çıkaran, bunu yapmak için doğu Anadolu Bölgesine ilk ofset matbaalar götüren, gazeteciler yetiştiren bir gazeteci olarak yeni bir gazete ile yeniden karşınızdayım.

    Bölgenin sorunlarının yanı sıra aynı bölgenin insanları ile yaptığım görüşmelerden edindiğim izlenimlerle yaptığım haberlerimle elinizde olan bu gazetenin yanı sıra dergilerimizin, internet haber sitelerimizle 35 yıla yakındır Ardahan’ı, bölgeyi ve ülkeyi yetmedi dünyayı yazan bir gazeteci olarak diyorum ki;

    Ben bunları yaparken yani bu eserleri bu dünyaya hediyeye ederken sizlerden aldığım desteklerle bunları yaptım.




    Ve bu nedenle;

    Gazetecinin işi olan bu gazeteyi, onca eseri ortaya çıkarırken hepinizin eseri olan ve bu eserlerde az, çok tuzu olan siz okurlarıma, dost, eş, arkadaşlarıma yeniden tek, tek teşekkür ediyorum. 

    Fakir Yılmaz/Gazeteci



    arşiv haber Gazeteciden 04/08/2017 tarihli yorumlar


    Milletvekillinden CHP’li Başkanlara Gözdağı!


    Hanak ve Damal Belediye Başkanları ile arası olmadığı bilinen CHP Ardahan Milletvekili Yılmaz Öztürk’ten partilisi iki Belediye Başkanların üstü kapalı gözdağı. 


    CHP Ardahan Milletvekili ve Dışişlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz Ardahan’da düzenlediği basın toplantısında Arakan’da Müslümanlara uygulanan şiddetin ve çatışmanın bir an önce durması gerektiğini belirterek, “Orada etnik yapısı her ne olursa olsun, inancı her ne olursa olsun, dünyanın neresinde olursa olsun insanlara dönük vahşice eylemleri kınarız ve onun karşısında dururuz.” dedi.


    ‘ÖRGÜT İÇİNE BELEDİYELERİN KARIŞMASINA İZİN VERİLMEYECEK’


     


    Örgüt içine Belediye Başkanlarının karışmasına asla izin vermeyeceklerini söyleyen Yılmaz, “Örgüt içine Belediye Başkanlarının karışmasına asla izin vermeyeceğiz. Kesinlikle bu konuda kimseye izin vermeyeceğiz. Burası örgüt Belediyelerinin koşturduğu bir alan değildir. Herkes kendi işine bakacak, Belediye kendi işine bakacak, kendi encümeniyle, kendi kurumsal yapısıyla ilgilenecek. Örgüt ise kendi yapısıyla ilgilenecek ve bu konuda ters bir şey çıkması halinde müdahale edeceğimizi belirtmek istiyoruz. Genel Başkanımızın bu konuda kesin tutumu var, ben Genel Başkan Yardımcısı olarak bizzat bunu da ben kontrol edeceğim. Kimse burada işi olmayan vazifesi olmayan bir alana burnunu sokmayacak. Soktuğu zaman da müdahale edeceğiz. Herkes işini bakacak ve herkes seçime giderken kendi kentini, kendi yöresini, kendi beldesini güzelleştirmeye ve oradan daha fazla oy defşirmeye bakacak” şeklinde konuştu.


    CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz ‘ın bu çıkışı kendisini karşılamaya gelmeyen, bayramlaşmaya katılmayan Hanak ve Damal Belediye Başkanlarına yönelik olarak üstü kapalı mesajı olarak algılandı.



    **İl Başkansız Dağa Çıktı..


     


    Ardahan il merkezinin her noktasından görülebilen, adeta şehrin simgesi haline gelen ve halk arasında ‘Ay Yıldızlı Dağ’ olarak bilinen Ramazan Tabyaları’na tırmanan CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz ve CHP’liler ‘ay yıldız’ ile ‘önce vatan’ yazılarının bulunduğu alanda temizlik ve onarım yaparak boyadı. Yılmaz ve CHP’liler boya malzemelerini Ay Yıldızlı Dağ’a sırtlarında çıkardılar.


    Yılmaz’ın Ay Yıldızlı Dağa çıktığı sırada İl Başkanının yanında olmaması dikkatlerden kaçmadı.


    **CHP İlçe İstifa Etti!..


    CHP İl’den Sonra İlçede de Kriz..


    *07/02/2015 Tarihli Haber


    Ensar Öğüt’ün yenide milletvekili adayı gösterildiği CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı ve 10 İlçe Yöneticisi İstifa Etti..


    Neden istifa ettikleri anlaşılamayan ve istifa dilekçelerini CHP Genel Merkezine gönderildikleri öğrenilen CHP Merkez İlçe Yöneticilerini isimler şöyle; Nehir Ziya Alpaslan (İlçe Başkanı) Mehmet Özdemir, Vedat Temel, Günay Akkoç, Deniz Aşar, Aslan Şenel, Akın Ocak, Deniz Özer, Atanur Şeker, Ercan Yalçın, Hikmet Özdemir..


    **Onay yeni ilçe başkanı gibi..


    Nehir Ziya Alpaslan ve 10 kişinin istifası ardından CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanlığına CHP Merkez İlçe Sekteri Sinan Onay atanması bekleniyor.



    Gazetecinin Arşivinden..


    *Dün Yazdıklarım Bugün Hala Yazılması Gerekenler..


    30 Yıla aşkıdır her gün köşe yazısı yazan bir gazeteci olarak ele aldığı arşivi karıştırırken bir çok yazımın bugün hala geçerliliğinin olması en çok dikkatimi çeken yazılarım olmakta.


    Kitaplaştırmaya çalıştığım onca yazımın arasında seçtiklerimi bir kez daha yayınlamakta hiç bir mahsur görmüyorum.


    Çünkü yazılarıma konu olan isimler gelip, geçmişse de yazının omurgasını oluşturan konular aynen devam ediyor.


    Ve bu yazıların yeniden yayınlanması ve bugün geçerliliğini korumaya devam ettiğini mevcut siyasilere, idarecilere ve gündemi çok çabuk unutan biz Ardahanlılara hatırlatmak gerekir diye düşünüyorum.


    İşte o yıllar önce yazılmasına karşın bugün hala geçerliliğini koruyan yazılarımdan üçü daha..


    ****


    **Yalanızçam’a da Yol İsteriz..


    Ardahan Valiliğine atandıktan sonra yaşanan 15 Temmuz Darbesi ile sorumluluk alanının içinde bulunan ilçeleri ve köyleri gezip, tanımaya zaman bulamayan Vali İbrahim Özefe esn son olarak yarısı Sünni diğer yarısı da Alevilerden oluşan


    ve sınır anlamından Ardahan’ın en büyük ilçesi Hanak’taydı..


    CHP’li Belediye Başkanı olan Hanak’ın sınırları içinde bölgenin en büyük barajının yapıldığını ve en önemlisi Bakü-Tiflis Petrol ve Doğalgazın geçmesine ve de bu boru hattının üzerindeki bi santralinde Hanak’ta olduğunu ama o santralin lojmanlarında otururken, Hanaklının hala tezekle ısındığını kendisine anlattılar mı bilmem ama ben vali beye bi başka konuda ricada bulunup, bu yönde de çalışmasını isteyeceğim.. Gerçi daha önceki valilere Ardahan’a bağlı Hoçvan’ın 21 pare köyüne içme suyu kazandıracak olan Kısır Dağının suyu hala boşa akarken Göle’ye giderken sağa düşen Yalanızçam Kayak Tesislerine bu yol üzerinde bir yol vurulabilir ve kayak tesisine ulaşım daha kolay sağlanabilir.. Ve en önemlisi şu an o bölgede bulunan yol yapma şirketleri ile bu iş hemen çözülür diyorum..


    ****


    **Bırakın bu inadı, ağlatmayın anaları..


    Hayırlı bir günde, Cuma gününde buradan bir kez daha sesleniyoruz, Alla aşkına bırakın bu inadı, artık anaları ağlatmayın..


    Ve başta PKK olmak üzere bu ülkede savaşta, çatışmada yana olan herkesi biraz olsun sağduyuya, barışa, kardeşliğe davet ediyoruz..


    Her gün yeni bir değil onca kara haberin geldiği bu güzelim ülke bunları ve siz savaş yanlılarını istemiyor..


    Anlayın artık 40 yıldır boşa kürek çekerken can yaktığınızı, yürekleri yaraladığınızı, kalpleri kırdığınızı..


    Gelin Feto olayonda olduğu gibi ‘Ben, biz yanlış yaptık, Allah bizi afetsin’ diyerek o çok uzakta olmayan barışa el uzatın..


    Bakın o zaman kardeşliğin barışla sağlanacağını, Kürt Sorunu dahl, bu ülkenin sorunlarının hepsinin kısa sürede çözüleceğini..


    Haydi gelin bu mübarek gün barış Cuması olsun..


    Çatışmanın, savaşın bittiği, kardeşliğin yeniden yeşerdiği güzel bir an olsun..


    Evet, az düşünün yeter ki..


    Karar verin ve ‘Hata ediyoruz’ deyin..


    Bizi olduğu gibi ABD’yi, Rusya’yı, İran’ı yani dış güçler dediklerinizi şaşırtın..


    ‘Biz kardeşiz’ deyin..


    ****


    **Kürt Sorunu Yakıyor..


    ‘ABDE VE RUSYA TÜRKİYE KÜRTLERE SALDIRMASIN DEMİŞ.. DOĞRU.. BENDE DİYORUM Kİ TÜRKİYE ORTADOĞU’DA TANK DEĞİL, EKONOMİK, POLİTİK OLARAK AT KOŞTURMAK İSTİYORSA VE BİRLİKTE KURDUKLARI TÜRKİYE’Yİ KORUMAK, KOLLAMAK İÇİN KARDEŞ DEDİĞİ TÜM KÜRTLERİ YANINA ALIP, ABD’Yİ DE, RUSYA’YI DA BOŞA ÇIKARMALI..


    ÇÜNKÜ O BÖLGEDE KÜRTLERSİZ BU İKİ DALEVERCİYLE BAŞ EDİLEMEZ..’


    Bu mesajı twitter de Ardahan adına en çok takip edilen isimler arasında bulunan Gazeteci Fakir Yılmaz dün twitlemiş..


    Gazeteci’nin bu twitine baktığımız bir sıra da Barış Masasın da olup, sonra da ‘Ne masası?’ diyerek yıkanlar arasında olan Erzurumlu yıkılamaz denilen İçişleri Bakanının istifaya zorlandığı duyuyoruz..


    Ve istifa etmek zorunda kalan bu bakan ve onunla birlikte dün yazdığı bir yazı ile ortaya çıkan Akdoğan’ın da Kürt sorununu çözmektense önüne sorun çıkaranlar arasında oldukları yönünde ve bu nedenle kapı dışarı edildikleri iddiları yapıldı..


    Evet belki de Gazetecinin dediğini yapmak gerekir, onların tutmadı..



    arşiv haber Gazeteciden 29/28/2007-30/04/2007 tarihli yorumlar


     



    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ, BAKIN BAKALIM HER TARAFA BEĞENECEKMİSİNİZ SİTEMİZİ. YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.

    Memleketime Bahar Gelmiş, koyunlar otlamaya çıkmış/Foto. Fakir Yılmaz/Sulakyurt köyü önü.. 

    Sitemiz Yazarlarının Gündemle ilgili yorumlarını 

    sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKALE köşesinde okuyabilirsiniz.


    RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ Yöre türküleriyle dopdolu RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ?!.



     
    CANLI YAYINDAYIZ





    29/28-04/2007 Tarihli Günlerinin Haberleri için DEVAMI tıklayın..

    Geçmiş günlerin haberleri için DEVAMLARI tıklayın..

     



     



    SİTEMİZE VERECEĞİNİZ BİR REKLAMLA DESTEK VEREBİLİRSİNİZ!!

     
    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ, BAKIN BAKALIM HER TARAFA BEĞENECEKMİSİNİZ SİTEMİZİ. YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.

    Demokrasi mi, Cuntamı?

    BİZ DİYORUZ Kİ; DEMOKRASİ!..

     


     



    23 Nisan Kutlamaları ve Göle/Foto Tuğba Yılmaz 

    Sitemiz Yazarlarının Gündemle ilgili yorumlarını 

    sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKALE köşesinde okuyabilirsiniz.


    RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ Yöre türküleriyle dopdolu RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ?!.

     


    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/

    Cumhuriyet Şehir Kulübündeydi!.

     


    Fakir Yılmaz Yazımıza başlamadan önce aslında, ‘AKP nasıl iktidara geldi?’ başlıklı bir yazı yazmayı düşünüyordum, Genelkurmay’ın, ‘Ne Mutlu Türküm’ demeyeni düşman olarak ilan ettiği, 28 Nisan bildirisini bir kez daha okurken..

    Ancak, meslektaşım, Süreç Gazetesi Sahibi Deniz Başlı geldi, ‘Abi nasıl bakıyorsun, ne olacak sence bu gidiş?’ sorusunu sormasıyla başlayan sohbetimiz hemen yanı başımızda bulunan Şehir Kulübünde bir çay içerek devam etme isteğimle değişti.

    Çünkü içeri girer girmez gördüğüm manzara tamda Deniz’e anlatmak istediğimin fotoğrafıydı ve Deniz’in kolunda tutarak, biraz da yüksek sesle;

    ‘Bak Deniz bugün Cumhuriyet’e bir şey olmayacağının resmi buradadır. İnsanlar İstanbul’da, Ankara’da yürürken, AKP’liler her ay düzenli olarak 50 Ytl.’ye kiraladıkları İl Kültür Müdürlüğünde aylık toplantılar yaparken, cemaatler, Kutlu Doğum Haftası ve de buna benzer etkinlikleri, taa Alevi insanlarımızın yaşadığı Damal’ın köylerine kadar gidip, kutlarlarken, başta Göle’de olmak üzere ilçelerde, hatta Ardahan kent merkezinde çeşitli ad ve de etkinlik altında harıl harıl çalışırlarken başta CHP’liler olmak üzere bizim solcularımız, ileri gelen aydınlarımız, avukat, doktor ve de ileri gelen esnaflarımız burada al gülüm, ver gülüm hoşgün, okey, tavla ve de Ardahan’ın siyasetini buradan idare ederek cumhuriyeti kurtarıyorlar. Baksana sanki hiç bir şey olmamışçasına kıran kıran’a, herkes şaka şuku, taka tuku gidiyor her şey yolunda diyerek… Biraz sonra da, yenilenlerin ısmarlayacağı rakıları içmek için ya Gölebert (Çamlıçatak) ormanına yada, Karo’nun suyuna (Göle’de) , Hanak/Damal yolu üzerinde ki çamlıkta yada Şükrü başkanın elleriyle yaptığı köfteleri yemek için Posof’a veya da Çıldır’da, göl kenarında bulunan (oğlu gazeteci Ümit’in bu tür yazılar yazdığı için (!) şu an kapalıda olsa) Gül ninenin veya da Atalay’ın yerine giderek, ülkeyi olduğu gibi cumhuriyeti, laikliği ve de Ardahan’ı kurtarır gelirler, sen merak etme’ dedim..

    Biraz da sinirli şekilde yüksek sesle bağırdığımı fark etmediğim içinde, Şehir kulübünün meşhur pala bıyıklı, hanımın akrabası olduğundan kayınço değdim garson Asker’den de iyi bir fırça yedim, ‘Sus ulan ne bağırıyorsun’ diye..

    Gerçi, Asker bir bana bağırmıyor ki, kulübe gidenlerin çoğunun kendisinden hemen her gün fırça yediğini ve gerçek Askerlerin ikide bir hazırladıkları bildiri ve de açıklamalarla bu milletin meclisinde ve de dışında bulunanları bolca fırçaladığını düşünürken..

    Neyse, geçtik masaya Asker’in o kızgınlıkla getirdiği bozuk çayı içerken, CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün partinin yöneticilerinin ve de kendisinin Ardahan’a geldiğinde kullanması için, düğmeye basıldığında, 20 santim daha yerden havaya kalkan bir araç aldığını da burada öğrendim..

    Kendisini aradım,’Sayın vekil araba kapıda gıcır duruyor, seyirlik mi, yoksa teşkilat üyelerinin köy köy gezip, cumhuriyeti ve de partini mi anlatacak?’ sormak için..

    Arkasında da, GAZETECİ isimli aracımın (Duymasın! Çünkü gerçekleri söylediğimi duyduğunda o da kızıp beni yarı yolda bırakıyor) artık çok yorulduğunu hatırlayarak ekledim, ‘Keşke arabayı bana alsaydın. En azında şu an bir köyde, bir ilçe de olur, o köylerde, ilçeler de yaşanan sorunları sana olduğu gibi kamuoyuna duyurmak için işe yarardı hiç değilse’ demeyi de eklemeyi unutmadım..

    Gerçi sayın vekil daha önce de Göle ilçesine de bir araba aldığını biliyorduk, şimdi nerede kimin ne amaçla kullandığını düşünürken..

    Vekilimizin o her zaman ki heyecanlı açıklamalarını bir taraftan dinlerken, bir diğer taraftan birilerinin yan masalarda oyunlarını yarı kesip, (belki de, benim garson Asker’den fırça yememe neden olan gerçekleri söylediğimden vicdana gelerek) tek tek masaları terk ettiğini görüyordum, birazda bana bakıp, kızarak,  ‘Nereden geldi bu yine’ dercesine…

    Çünkü, bu ekiplerin gittiği restoranlara artık gidemiyorum, gidip gördüklerimi gelip anlattıktan sonra devrim masalarının kurulduğu restoranların sahipleri ve de garsonlarının, (biraz da haklı olarak) müşterilerini kaçırdığımı düşünüp, bir bahane bulup, sık sık bana saldırmaları yüzünden ..

    Bir konuşmaya başladı mı, bir saat kapatmayan Öğüt’ün konuşmasına son noktayı koyduğunu görüp, telefonu kapatıp, çayı yarım bırakıp, bizde kalkarken CHP’li vekilimizin de Ardahan’da bir cumhuriyet mitingi için hazırlık yaptığını öğreniyordum, tabi bunlarla..

    Evet, kısaca özetlediğimiz bu durumun fotoğrafına bakarken, insanın, ‘Yaşasın cumhuriyet’ demesi geliyor ‘Ne mutlu’ demeyenlerin düşman ilan edildiği ve AKP’nin nasıl iktidara geldiğini düşündüğümüz bir ülke de..

    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58

    BU DA AKP ANLAYIŞINA RED İSTİFASI!

    Gerçekleri AKP’ye tercih etti, istifayı seçti..


    Doğruların yanındayım diyen Gökmen Çapan partisinden istifa etti... Son günlerde yaptığı açıklamalarla ön plana çıkan AKP’nin Basından Sorumlu Yöneticisi ve Ardahanlı İşadamı ve Sanayiciler Derneği (ARSİAD) Başkanı Gökmen Çapan partisinden istifa ettiğini açıkladı.

    Özelikle Ardahan’a kurulması düşünülen fakülte ile köylünün yaşadığı sıkıntıları dilen getiren çarpıcı açıklamalarıyla dikkat çeken Çapan’ın bu açıklamalarla üyesi olduğu AKP’yi zorda bırakırken, gerçeklerin üzerinin örtülemeyeceğinin altını önemli çizmesiyle tanınyordu.

    Son olarak, bölgede hayvancılıkla geçinen ve uzayan kış dolaysıyla bir hayli zor durumda kalan insanların sorununu dile getiren açıklamasıyla parti içinde iyiden iyiye tepki alan Çapan’ın, geçtiğimiz gün yapılan AKP İl Danışma Meclisi toplantısında, il başkanlık heyetinin tepkisine uğradı. 

    AKP’li yöneticilerin tepkisinin anlamsız olduğunu, güneşin çamurla sıvanamayacağını, Ardahan’da AKP’nin gerektiği gibi iktidar olamadığını ve bir çok sorunun bu anlayış yüzünden kalburlaşarak büyüdüğüne dikkat çeken Gökmen Çapan söz hakkı alıp geldiği kürsü de, ‘Eğer bunları, yani doğruları söylemek istifamı gerektiriyorsa alın size istifa’ diyerek, AKP’den istifa ettiğini açıkladı. 

    Yaşanan durum karşısında son olarak yaptığı, ‘Ardahan Hayvancılğının Yarısını Kayıp Etti’ başlıklı açıklamasının ve diğerlerinin gerçeklerden ibaret görüşler olduğunu belirten Çapan, ‘Beyler kafamızı kuma demiyorum, çünkü kuma bile razı olduğumuz Ardahan’ın köy yollarında ki çamura sokarak germemezlikten gelemeyiz. Eğer bu açıklamalara neden olan konulardan rahatsızsanız ve bunları söyleyenlere baskı yapmaktansa, söylenen doğruları dikkate alıp çözümü için ne yapabilirizi tartışmalısınız. Ki; bu sorunların çözü için elimizde güçlü bir iktidar olduğunuda unutmayalım’ diyerek, partisinin İl Basın Danışmanlık Kurulu Başkanlığından istifa ettiğini açıklayıp, toplantıyı terk etti.



    ***En son açıklaması AKP’nin bardağını taşırdı!..



    Doğruların yanındayım diyen Gökmen Çapan partisinden istifa etti... AKP’den istifa ettiğini açıklamadan önce yaptığı diğer bir çok açıklamalarla, adeta bir muhalefet partisi görevinin üstlenen Göleli İşadamı Gökmen Çapan, son olarak yaptığı ve AKP’nin bardağını taşırdığı ileri sürülen yazası şöyle;



    **Ardahan Hayvancılığının Yarısını Kaybetti!..



    2006 yazını kurak geçmesi ve bu kış mevsimini bir ay erken gelmesi ve bir ay da geç çıkması bu yıl Ardahan hayvancılığına çok büyük bir darbe vurarak, hayvancılığımızı bitirme noktasına getirmiştir. Geçen yıl kuraklık nedeniyle köylümüz tarlasından ve çayırından alması gereken verimin %30’unu aldı. Kış mevsimi de uzun geçince hayvan fiyatları yarı yarıya düştü, saman ve yem fiyatları ikiye hatta üçe katlandı. ARSİAD olarak en az 100 trilyon sıcak para Ardahan köylüsünün cebinden dışarıya saman parası olarak gittiğini hesaplamaktayız. 

    Kanunlarımıza göre vatandaş malvarlığının %30’unu kaybedince doğal felakete uğradığı kabul ediliyor. Fakat Ardahan köylüsü hayvan sayısının en az yarısını bu kış kaybettiği halde her nedense felaket olarak görmüyor ve kimse köylümüzün mağduriyetini görmüyor Ankara’ya duyurmuyor. Göle de ve yüksek köylerimizde halen her taraf kar altında bulunmaktadır. En iyi ihtimale 20 gün daha hayvanlar dışarı çıkamayacaktır. Fakir vatandaşımızın hayvanları açlıktan kırılmak üzeredir. Gebe inekler gıdasızlık yüzünde karnındaki buzağıyı tam besleyememekte ve buzağılar büyük oranda ya ölü doğuyor yada çok zayıf oldukları için doğduklarında hastalıklara karşı direnemiyorlar ve ölüyorlar. Köylümüz hayvanlarına yalnızca hayatta kalacakları kadar boş saman verebilmektedirler ve bir kısmı da o boş samanı da veremeyecek duruma gelmişlerdir. Köylümüz elindeki avucundaki bütün parasını samana yeme verdiği için zorunlu yiyeceği dışında hiçbir şey alamayacak duruma gelmiş, bunu sonucu olarak ta esnafımız, iş adamımızın da işleri aylardır durma noktasına gelmiştir. Esnafımız vergisini, kirasını ödeyememekte ve işçisinin maaşını verememektedir.

    Şimdi herkese soruyorum Ardahan da bir kriz var mıdır yok mudur? Ardahan da doğal felaket var mıdır yok mudur? Batıda bu gibi bir dudum olsaydı halkımızın bu durumu derhal bakanlar kuruluna taşınır o ile derhal hayvan başına yardım çıkarılırdı. Ama maalesef bizim derdimizi anlatacak, sesimizi duyuracak kimselerden ses çıkmamakta onlarda köylümüz gibi kendi kaderlerine razı oldukları görüntüsünü vermektedirler. Çözüm siyasilerimizin elini taşın altına sokarak bu durumu Ankara ya taşıyarak afet kapsamında köylümüze hayvan başına acil yem desteği sağlanmalı, mayısta ödenecek DGD lerin hemen şimdi ödenmesini sağlamalarıdır. Uzun vadede ise bir daha bu sorunlarla karşılaşmamak için Kura nehri üzerinde yapılacak olan sulama barajlarının bir an önce yapılarak kurak geçen yıllarda arazilerin sulanması ve hayvancılığımızın iklime bağlı olmaktan kurtarılması gerekmektedir. Esnafımızın sıkıntılarının çözülmesi içinse tek yol Ardahan’ımıza fakülte kurmaktır. 

    Köylümüzün acil yardıma ihtiyacı vardır ve sorumlu olanların derhal işe el atmaları halkımıza karşı en büyük sorumluluklarıdır. Herkes artık olayın vahametini görmek zorundadır. Sorunları görmezden gelmek, kapatmaya çalışmak insanların hiçbir sıkıntısını çözmez yarın hakkın divanında hepimiz halkımıza karşı hesap vereceğimizi unutmamalıyız.       

    Haber ekleme saati: 14.00-29/04/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Ardahan

    SERKAB’I KURDULAR, GİTMEYİ UNUTTULAR!


    Ağrı-Iğdır-Ardahan-Kars İllerini kapsayan “Serhat İlleri Kalkınma Birliği’ni kuran idareciler birliği adeta unuttular.

    Merkezi Ağrı’da bulunan ve ismi geçen illerin yıllık 60 bin YTL. katkı sunduğu SERKAB kurucu il valililerinin ve meclis üyelerinin görev değişikliği yada görevi bırakma gibi nedenlerle ayrılmasından sonra adeta unutuldu.



    ***YOKSUL İLLERİN BÜTÇESİNDE ZENGİN BİRLİK!



    Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın koordinasyonunda Avrupa Birliği’ne adaylık sürecinde Ağrı, Iğdır, Ardahan ve Kars illerinde Bölgesel Kalkınma Programı uygulama çalışmalarını yürütmek amacıyla kurulan ve Ağrı, Ardahan, Kars ve Iğdır İl Valileri ile İl Genel Meclis Üyelerinin yöneticiliğini yaptığı, SERKAB’ın toplantılarına bile doğru dürüst katılmamaları dikkat çekerken, birliğin kurulduğundan bu yana ismi geçen illere yönelik ciddi bir projesi yada çalışmaması olmaması da dikkat çekiyor.

    Kimler tarafından idare edildiğinin de kamuoyu tarafından iyi bilinmediği SERKAB’ın geçtiğimiz hafta yapılan toplantısına Ardahan’da hiçbir yöneticinin katılmadığı öğrenilirken, valiler düzeyinde yapılan toplantılarına adı geçen il valilerinin katılmadığı da alınan diğer bilgiler arasında olurken, birliğin bütçesinin kurucuları olan ve Türkiye’nin en yoksul illeri arasında bulunan Ardahan, Ağrı, Kars ve Iğdır vilayetlerinin bütçesinden her yıl ayrılan 60 bin YTL: dolaysıyla kurulduğu günden bu yana adı geçen il bütçelerinden zengin hale geldiğide alınan diğer bilgiler arasında oldu.

    Haber ekleme saati: 23.1-30/04/2007

    Haber: Fakir Yılmaz

    Iğdır’da DTP ile MHP baş başa!


    Anket Iğdır’da DTP ile MHP baş başa!



    Birikim gazetesinin Iğdır’da önümüzdeki genel seçimle ilgili olarak  10.04.2007 tarihinde başlatmış olduğu yazılı anket  30.04.2007 tarihinde sona erdi,1100 kişinin katıldığı ankette 2007 yılında yapılacak olan genel seçimlerde Iğdır’da yaşayan vatandaşlara hangi siyasi partinin ve mecliste görmek istedikleri adayların isimleri soruldu, sonuçlar şöyle;

    Siyasi partilerin isimleri

    ________________________

     

    1-DTP             = %30  =   1.Ferdi TURAN            2.Mehmet Nuri GÜNEŞ

    2-MHP            = %25  =   1.Rahim AZEROĞLU   2.Nurettin ARAS

    3-AK PARTİ    = %15   =  1.Yaşar AKKUŞ           2.Ali GÜNER

    4-DYP            = %12   =  1.Hürmüz YALLI          2.Şamil AYRIM

    5-CHP            = % 8    =  1.Yücel ARTANTAŞ     2.Cafer ZOR

    6-Kararsızlar    = %10 

    Haber ekleme saati: 22.12-29/04/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    DOĞUKAPI AÇILSIN…/Gümüşpala Kortağ


    Gümüşpala Kortağ Geçenlerde elime bir gazete ulaştı. Iğdır’da yayınlanan gazetenin adı: 

    “Iğdır’ın Sesi Çağdaş”

    Adı geçen gazetede, Erhan Hacıkasımoğlu adlı arkadaş, birinci sayfanın dörtte birini kapsayan bir yazı kaleme almış.

    Yazının başlığı:

    “Azerbaycan Başkonsolosu’nun derdini anlamayanlara!”

    Diyor ki yazar yazısının ilk paragrafında:

    “Azerbaycan Başkonsolosluğu Kars’ta açıldığı günden beri bazı zümreler hep Doğu Kapıyı gündeme tutarak Azerbaycan Başkonsolosuna haksız ve yersiz ithamlarda bulunuyorlar.”

    Kim bu bazı zümreler?



    **Bu yazının DEVAMI ve diğer yazarlarımın gündemle ilgili yazılarını okumak için sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKALE linkini tıklayabilirsiniz..

    GÜNÜN EN SON HABERLERİ



    Gübre dolu araba üzerinde geçti, komalık oldu!


    Ardahan merkeze bağlı Ölçek köyünde meydana gelen bir kaza sonucu isimli Emine Şentürk gelin ağır yaralandı. Alınan bilgilere göre eşiyle birlikte tarlalarına eşiyle birlikte gübre dökmeye giden Emine Şentürk traktör ile römük’ün arasındayken yere düştü. Traktör römokönün altında kalan genç gelin kam halinde Ardahan Devlet hastanesine kaldırılarak, tedavi altına alındı.

    Haber ekleme saati: 16.58-29/04/2007

    Haber: Saddakm Doğu Yılmaz/Ardahan

    Köpek ısırdı, ameliyat oldu


    Ardahan merkeze bağlı Küçük Sütlüce (Şişka/Harziyan) köyünde meydana gelen olayda 9 yaşında ki Solmaz Korkmaz köpek ısırması sonucu ağır yaralandı.

    Alınan bilgilere göre, köy merkezinde bir akrabasına yaya giderken komşularının köpeğinin saldırısına uğrayan küçük kız bacağından ağır yaralandı. Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılan Solmaz Korkmaz ameliyat edilerek, köpeğin ısırarak parçaladığı bacak kasları yerine yeniden dikildi. 

    Haber ekleme saati: 16.57-29/04/2007

    Haber: Fakir Yılmaz/Ardahan

    Bakan düğünü bürokratları Van’a götürdü!


    Ardahan Valiliği İl Sekreteri Hasan Dal ve İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yıldırım, Kars Milli Eğitim Müdürü AKP’li Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in Bakanın yeğeninin düğününe katılmak için Van’a gittikleri ortaya çıktı.

    Alınan bilgilere bugün Van’da yapılan Milli Eğitim Bakanının yeğeninin düğününe gitmek için Van’a resmi araçlarla giden iki Ardahanlı idarecinin yanı sıra Kars İl Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın ile Ardahan’da ve de Kars’ta bulunan birçok üst düzey bürokratında Van’a gittikleri öğrenildi.

    Van Devlet Su İşleri Müdürlüğünün Salonunda gerçekleşen Bakan Yeğeni Damat Fatih Çelik’in düğününe Ardahanlı bürokratlar gibi çevre birçok İl ve İlçe Milli Eğitim bürokratının da katıldığı öğrenildi.

    Haber ekleme saati: 16.53-29/04/2007

    Haber: Fakir Yılmaz/Ardahan Kars

    Genelkurmay’ın yaptığı açıklama

    gerginliği Ardahan’a da yansıdı!..


    AKP toplansıtı Ardahan Ak Parti İl Başkanlığı 6. İl Danışma Meclisi toplantısını milletvekilsiz yaptı.

    Ardahan Ak Parti Milletvekili Kenan Altun, İstanbul Milletvekili Ekrem Erdem ve Mardin Milletvekili Nihat Eri’nin de katılacağı duyurulan, Ardahan AKP Danışma Meclis Toplantısı, AKP’li vekillerin yaşanan gerginlik üzerine Ankara’dan ayrılmamaları konusunda aldıkları karar nedeniyle toplantıya katılmadıkları belirtildi.

    İl teşkilatı yöneticilerinin vekillerin toplantıya katılmamalarını bu şekilde değerlendirirlerken, katılımcıların çoğu Genel Kurmay’ın yaptığı açıklamadan sonra oluşan gerginliğin gölgesinin toplantıya düştüğü belirttiler.

    İl Başkanı Nusret Koyuncu partisinin 6. İl Danışma Meclisi Toplantısının açılış konuşmasında, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapıldığı bir anda Genelkurmay’ın yaptığı açıklamayı kınarken, Türkiye’de demokrasiyi içlerine sindiremeyenlerin olduğunu, ancak bunların yine demokrasi yoluyla aşılacağına inandığını söylerken, gazetecilerin, ‘bu konuda bir açıklama yapacak mısınız?’ şeklinde ki sorusuna, genel merkezlerinin ve partilerinin üst kurmaylarının gereken cevabı verdiğini ve Türk siyasi hayatında ilk kez AKP’nin bunların birer hükümet emrindeki memur olduğunu söyleme gücünü bulduğunu belirtti.

    Ardahan AK Parti İl Başkanı Nusret Koyuncu, Genel Kurmay’ın yaptığı açıklamasına karşı bir yorum yapmazken, ‘Başbakanımız gerekli açıklamayı yapmıştır. Bizlerin bir şey söylemesi yanlış olur,  Nusret Koyuncu “Genel Kurmay’a memur diyen ilk hükümet biziz, şimdiye kadar hiç bir hükümet bunu yapmamıştır.” şeklinde bir açıklama yaparken,  basının ve demokrasi aşığı herkesin bu açıklamada sonra ortaya koyduğu tavıra da teşekkür etmeyi unutmadı.  

    Daha sonra basına kapalı olarak devam den toplantı’nın yapıldığı Ardahan İl Kültür Müdürlüğü çevresinde ve de içinde polisin aldığı önlemde gözden kaçmadı. 

    Haber ekleme saati: 14.58-29/04/2007

    Haber/Fotolar: Fakir Yılmaz

    Köylü imkânsızlık, devlet duyarsızlıkla borularla baktı,

    Güneş, Günemişin kanalizasyon boruluların yaktı!..


    Borular yer altına inmeyi bekler.. Ardahan’ın Posof İlçesine bağlı35 hanelik köyü Söğütlü (Günemiş) köylülerinin kendi imkânlarıyla aldıkları kanalizasyon borularını yıllardın yer altına indirememenin sıkıntısını yaşıyorlar. Günemişlilerin, kendi ve yurt dışında bulunan köylülerinin imkânlarıyla aldıkları kanalizasyon borularını köylerinin alt yapı sorununu gidermeyi hedeflerlerken, devletin bugün kadar konuya el atmaması dolaysıyla bunu yıllardır başarmış değiller.

    Konu hakkında görüşlerini açıklayan Ardahan’ın Posof İlçesine 22 Km. uzaklıkta ki Söğütlü köyü sakinleri, köyde büyük sorun haline gelen kanalizasyon sorunun çözümü için kendi imkânlarını seferber ettiklerini ve yurt dışında bulunan köylülerinin de katkısıyla kanalizasyon borularını aldıklarını, ancak devletin gerekli desteği vermediği için üç yıldır boruları yeraltına döşeyemediklerinden yakınırlarken, köyün içinin bu nedenle çamur deryasına döndüğünü belirttiler.

    Haber ekleme saati: 02.10-29/04/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Posof/Günemiş köyü

    Büyükçataklıla Kadıoğlu’na teşekkür ettiler!


    Şu sıralar söylediği bir sözden dolayı Karslı, Ardahanlı vede Iğdırlının tepki gösterdiği Kadıoğlu'na B. Çataklılar plaket verip, teşekkür ettiler.. Kars İli Susuz İlçesi Büyükçatak Köyü Derneği düzenlediği dayanışma yemeğinde Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’na köylerine yaptıkları yardımlardan dolayı teşekkür etti.

    Esenyurt Recep Tayip Erdoğan Şehir Parkı Gölet Restaurant’ta düzenlenen geceye, Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Gürbüz Süleymanoğlu, Başkan Danışmanı Mustafa Akboğa, SHP Meclis Üyesi Asım Karabacak, Yalova Belediye Meclis Üyesi Ertan Mukiyen, İş Adamı Alican Menguverdi, Dernek Başkanı Erol Menguverdi, Yönetim Kurulu Üyeleri, Dernek eski Kurucusu Başkanlarından Kamil Üci, Remzi Mengutay ve 400 Büyükçatak’lı dernek üyesi katıldı.

    Düzenlenen Dayanışma Yemeğinde Kamil Üci’nin hazırladığı “Büyükçatak’ın dünü, bugünü” konulu sinevizyon duygulu anlar yaşanmasına neden olurken, gecede bir konuşma yapan ESDER kurucularından ve Büyükçatak köyü Dernek eski Başkanlarından Gazeteci Kamil Üci, “Bizler annelerin ahıtları ile yankılanan dağların, gözyaşı ve anıl teri ile sulanan toprakların çocuklarıyız. Kardeşiz, bu kardeşliğimizi istemeyenler aramıza nifak tohumları ekiyorlar. Bu tohumları ekenleri kenara kusun.



    ***Kan davaları barışla sonlandıralım



    Büyükçatak köyümüzde insanlarımız ilkel tarım ve hayvancılık ile geçimini sağlıyor. İlkel tarım ve hayvancılık geliştirilemediği için insanlarımız gün geçtikçe yoksullaşıyor. Bu yoksulluk göçlerin yaşanmasına neden oluyor. Yeni bir Umutla büyük kentlere göç ediyoruz. Ama burada da yoksulluk yakamızı bırakmıyor. Bunun için köyümüzde öncelikle kendi aramızdaki kan davalarını barışla sonlandırmalıyız. Aramızda dolaşan sözünün altında sözü, yüzünün altında yüzü olanlara artık müsamaha göstermemeliyiz.” 

    Büyükçatak ve Küçükçatak köylerinin arasında mera sorunu yüzün yaşanan sorunlara da değinen Üci, “Büyükçatak ve Küçükçatak köyü çocukları kardeştir. Bu kardeşliği Esenyurt Belediye Başkanının daveti üzerine İstanbul’a gelen çocuklarımız tarihi ve turistlik yerleri gezerken bir kez daha gördük. Köyümüzde 30 yıldır karayolları bakım evinde okuyan çocuklarımıza bir okul yapan ve onlara eğitim araç gereç yardımlarında bulunan Esenyurt Belediye Başkanı Sayın Necmi Kadıoğlu’na bu insani yardımlarından dolayı teşekkür ediyorum. Ben seçimde kendisine oy vermedim, muhalefet yaptım. Ama bu tarz insani yardımlarını çok önemli ve değerli buldum. Derneğimizin düzenlemiş olduğu geceye ilgi göstererek burada bu güzel ortamı bizlerle paylaştığınız için teşekkür ediyorum” dedi.



    ***Dernek yönetimi Başkan Kadıoğlu’na Teşekkür plaketi verdi



    Dernek çalışmaları ve faaliyetleri hakkında bilgi veren dernek başkanı Erol Menguverdi, “Esenyurt Belediye Başkanı Sayın Necmi Kadıoğlu’nun köyümüzde yaptığı okul, öğrencilerimize verdiği eğitim desteği insanlarımızın takdirini kazanmıştır. Biz dernek yönetimi olarak sayın Esenyurt belediye başkanı Necmi Kadıoğlu’na teşekkür ediyoruz” dedi. Köylüleri birlik ve dayanışmaya da davet eden Başkan Erol Menguverdi, “Köyümüzde insanlarımız ve komşu köylerimiz arasındaki sorunların barışla sonlandırılması hepimizin arzu ve isteğidir. Bunu ancak dayanışmamızı güçlendirerek başarabiliriz. Ben Kars İli Susuz ilçesi Büyükçatak köyü Kültür ve dayanışma dernek başkanı olarak, köyümüze okul yapan, çocuklarımıza eğitim yardımlarında bulunan Esenyurt Belediye Başkanına teşekkür ediyorum” diyerek başkan Kadıoğlu’na bir teşekkür plaketi verdi.

     

    ***Kadıoğlu Barış çağrısı yaptı, “Biz kardeşiz”



    Plaketi Dernek Yönetiminden alan ve Büyükçataklılara seslenen Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, “Bizler kardeşiz, bir babanın yani hazreti Adem’in soyundan geliyoruz” dedi.  “Biz dinende kardeşiz” diyen başkan Kadıoğlu, “Aynı Allah’a inanan insanlar arasında ancak, sevgi olur, saygı olur, sosyal yardımlaşma olur. 

    Benim sizlerden hiçbir beklentim yok. Ama bizim için memleketimizin her köşesi ve her insanı değerlidir. Ben sizin köyünüze gittim, oradaki insanların içinde bulunduğu hayat şartlarını gördüm. Kardeşliğin ve insan olmamızın verdiği sorumlulukla aynı Allah’a inanan din kardeşleri olduğumuz için, sizlerin yaşadığı sorunları aşmanızı, insanlarınız arasındaki küslüklerinizi bitirmeniz çocuklarınızın geleceğine bırakacağınız miras olmalı. Sizin köyün çocuklarının bana gönderdiği mektupları okurken ağladım. Siz çocuklarınızın iç dünyasına bir girin, onların nasıl bir dünyayı, nasıl bir hayatı hayal ettiklerini mektuplarında okuyunca ben ağladım.  Sizin çocuklarınızın duaları arkanızdan gelmeli. Onlara iyi bir gelecek bırakın, tüm din kardeşlerimizin hayırla Allah katında yad edilmesini temenni ediyorum. Bu kan davalarının bitirilmesi için sizler gayret gösterin, bizim de elimizden gelecek bir yardımımız olursa bu konuda seve seve yardımcı oluruz. Yeter ki siz kardeşliğinizi pekiştirin, barışı isteyin” dedi.

    Kadıoğlu’nun duygulu konuşmasını uzun uzun coşku ile alkışlayan B.Çataklılar Belediye Başkan Yardımcısı Gürbüz Süleymanoğlu’na ve SHP Meclis Üyesi Asım Karabacak’a da birer plaket verdi.   

    Haber ekleme saati: 01.59-29/04/2007

    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Ebe’nin zor anları


    Kuş gribi yok Kars Müftülüğü’nün Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri kapsamında İl Sağlık Müdürlüğü ile ortaklaşa düzenlediği köylerde sağlık taramasında ilginç görüntüler yaşandı. 

    Doktorun köylüyü toplamak için cami minaresinden anons yaptığı taramada, 23 kilogram ağırlığındaki bir çocuğu tartmak için havaya kaldırmak isteyen ebe başarılı olamayınca zor anlar yaşadı.

    Müftü Yardımcısı Ahmet Tokgöz nezaretinde Kümbetli Köyü Sağlık Ocağı’ndan Dr. Adem Kar, vekil ebeler Ayben Bulut, Hatice Kuyumcu, Zehra Geley’den oluşan sağlık ekibi, ücretsiz sağlık taraması için merkeze bağlı Güdeli köyüne gitti. Doktor Adem Kar ilk olarak cami hoparlöründen çağrıda bulunarak, aşı yapılacaklar ile sağlık sorunu bulunanların köy ilköğretim okulunda toplanmalarını istedi. Ardından köyün çamurlu yollarında güçlükle yürüyen sağlık ekibi, okuldaki hazırlıklarını tamamlayarak taramaya

    başladılar. Çocukların ağlama sesleri arasında yapılan taramada yaşlılara öncülük verildi. İğneden korkup kaçan bir kız çocuğunu ise annesi güçlükle ikna etti. Taramanın en ilginç görüntüsü ise tartı sırasında yaşandı. Ebe Ayben Bulut, 23 kilogram ağırlığındaki çocuğu, kilosunu öğrenmek için tartıya koymak istedi. Çocuğu kaldıramayan ebenin imdadına çocuğun annesi yetişti. Anne ve ebenin yardımıyla güçlükle kaldırılan çocuğun kilosu belirlendi ve kayıtlara işlendi.

    Haber ekleme saati: 22.50-28/04/2007

    Haber/Foto: Bedir Altıok/Kars

    Kaplıca hayali suya düştü!


    Valide üzüldü MTA’dan gelen uzmanların, bahçedeki kullanma suyu pompasının ayağında yaptığı araştırmada, topraklama hatındaki kaçak nedeniyle suyun ısındığı anlaşıldı. Böylece yetkililerin kaplıca kurma hayalleri de ‘suya düştü.’

    Yeni Mahalle İlköğretim Okulu’nun bahçesindeki 2 metrelik kuyudan çekilen ve okulun ihtiyaçlarını gidermek için kullanılan su bir süre önce kesildi. Yeraltından gelen seslerin ardından, geçen hafta kuyudan sarıya yakın renkte sıcak su akmaya başladı. Okul yönetimi suyun el yakacak sıcaklıkta olması üzerine durumu hemen Valiliğe bildirdi. Kaplıca suyuna benzer sıcak suyun akmaya devam etmesi üzerine Vali Saim Saffet Karahisarlı ile Belediye Başkanı Nurettin Aras sevindi. Suyun şifalı su olduğunu düşünen Vali ve Belediye Başkanı, bölgede kurulacak kaplıcayla turist çekme hayalleri kurdu. Su kuyusunda incelemelerde bulunan Vali Saim Saffet Karahisarlı, Maden Teknik Arama Enstitüsü’nden (MTA) inceleme için teknik ekip istedi. 



    ****İNCELEME SONUNDA VALİ ÜZÜLDÜ



    Vatandaşlar arasında da büyük heyecan uyandıran su kuyusunda MTA’dan gelen Jeoloji Mühendisi İsmail Takara, TEDAŞ elemanları ile araştırma yaptı. Su kuyusunun yanında yapılan kazı çalışmasından sonra kuyuya iple derece sarkıtılarak sıcaklık ölçüldü. Yaklaşık 4 saat süren çalışmalar sonunda suyun, pompa yanındaki elektrik direğinin topraklanma yapmasın nedeniyle ısındığı ortaya çıktı. Kaplıca hayalleri suya düşen Vali Saim Saffet Karahisarlı kuyu başına gelerek, “Gerçekten çok üzüldüm. Keşke termal bir kaynak olsaydı” diye konuştu.

    Haber ekleme saati: 22.46–28/04/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    ‘Iğdır’da kuş gribi yok’


    Kuş gribi yok Iğdır’da bir vatandaşın tavuklarının ölmesi nedeniyle kuş gribi şüphesi doğarken, yapılan incelemelerde ölüm sebebinin kuş gribi değil, soğuk olduğu belirtildi. 

    Iğdır’ın Bağlar Mahallesi’nde bir vatandaşın 2 tavuğunun ölmesi sonrası kuş gribi iddiaları ortaya atıldı. Ölen tavuklardan alınan numunelerin Erzurum Hıfzıssıhha Bölge Müdürlüğü’ne gönderilmesi sonrası yapılan araştırmalarda ölüm olayının kuş gribi mikrobundan değil, soğuktan kaynaklandığı ortaya çıktı. 

    Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri, Bağlar Mahallesi’nde bir vatandaşın 2 tavuğunun ölmesi üzerine tedbir alındığını belirterek, il bazında ne kadar tavuk varsa ekiplerin evlere giderek belirlediğini, ölen tavukların kuş gribi çıkmamasıyla rahatladıklarını ve Iğdır’da kuş gribinin bulunmadığını açıkladı.

    Haber ekleme saati: 22.42-28/04/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Arıcılık’tan cevap geldi: “Arı ölümleri normal’


    Hamza Kopuz Ardahan Arıcılar Birliği Başkanı Kemal Gültekin’in “Ardahan’da arılar ölüyor, arılar ortadan kayboluyor” şeklindeki sözlerine, Ardahan Arı Yetiştiricileri Birliği ve Arıcılık Üretme İstasyonu Müdürü Hamza Kopuz, açıklık getirdi. 



    Ardahan Halk Eğitim merkezinde gerçekleşen toplantıda konuşan, Hamza Kopuz, arı ölümleri ile ilgili kayıpların normal olduğunu söyledi. Ardahan’da salgın nitelikli arı ölümlerinin bulunmadığını da dile getiren Kopuz, bu sene yaşanan kayıpların en önemli sebebinin, arıların kendi mekanizmalarını güçlendirmek adına aşırı bir biçimde propolisi kullanmalarından kaynaklanabileceğini dile getirdi. Arıların, yavru geliştirmeden genç bir nesil ile kışa girmediğine de değinen Kopuz, buna bağlı olarak da biyolojik ömürlerinin yetmemesine bağlı kış kayıplarının meydana geldiğini vurguladı.

    Haber ekleme saati: 28/04/25007

    Haber: Sezgin Uygar Foto: Fakir Yılmaz

    Kars’tan sonra Iğdır’da da basına baskı!

    GAZETECİ HALİT ÖZTÜRK’E SALDIRI


    <br />
Halit Öztürk  

    Birileri Kars ve de Iğdır’da bir şeyler çeviriyor, ama yazılmasınıda istemiyor!.. 

    Ama; BİZ KORKMAYIP, YAZACAĞIZ!..

    HEM DE GEREKİRSE ARDAHAN’DAN KARS’A VE IĞDIR’A GAZETELER YOLLAYARAK..


    Aynı zaman’da sitemizin Iğdır temsilciliğini de yapan Sabah Gazetesi ve ATV Iğdır Muhabiri Halit Öztürk dün gece evine giderken kimliği belirsiz kişilerin saldırısına uğradı.

    Gazeteci Halit Öztürk’ü saldıran şahıslar, ‘Yaz bakalım, bundan sonra yazabilecekmisin?” tehditleri savurarak ortadan kayıp oldular.

    Aldığı darbelerle yaralanan Gazeteci arkadaşımız Halit Öztürk ile konu hakkında yaptığımız görüşmede, Iğdır’da yaptığı haberler dolaysıyla sık sık tehditlerle karşılaştığını, bu durumu daha önce savcılığa da bildirdiğini söylerken, kendisine saldıranları karanlık dolaysıyla tanımadığını söyledi.

    Olayla ilgili polisin tahkikatının devam ettiği öğrenilirken, bizlerde, www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com, www.ardahanradyo.com internet siteleri ve Kuzey Doğu Anadolu, Son Vilayet Gazeteleri çalışanları olarak arkadaşımıza yapılan saldırıyı şiddetle kınıyoruz.

    Bilindiği gibi yine sitemiz yazarlarından ve Kars’ta günlük olarak yayınlanan Çağdaş Kars Haber Gazetesi’ne de bu gazetede yapılan haber ve de yorumlar dolaysıyla birileri çeşitli yollarda baskı yapmak istemiş, gazete yöneticileri bunu bugün birinci sayfalarında kamuoyuna duyurmuştular.

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    SAHTEKAR VE ŞANTAJCILARA, TEHDİTLE İŞ YAPTIRMAYA KALKANLARA KIZDILAR, GAZETEYİ SATIŞA ÇIKARDI!..


    Çağdaş Kars'tan çağdaş eylemler devam ediyor.. Kars’ta günlük olarak yayınlanan, ‘Çağdaş Kars Haber’ adlı gazetenin yöneticileri, kentte ve de ülke de yaşanan sorunlara dikkat çekmek için ilginç eylemlere devam ediyorlar.

    Gazeteci Gümüşpala Kortağ’ın Yazıişleri Müdürlağünü yaptığı, ‘Çağdaş Kars Haber’ gazetesi yaptıkları haber ve yorumlar ardından bir dizi sıkıntılar yaşadıklarını, başta Kars’ta yöneticilik yapanlar olmak üzere, bir çok idarecinin eleştiri ve de gerçeklere tahamül edemediklerini ve çeşitli yollarla kendilerine başkılar uyguladıklarını belirtirlerken, böyle bir eylem kararını alırlarken gazetelerinin üzerinde ki baskıyı kamuoyuna duyurmak ihtiyacı duydukları için yaptıklarını belirttiler.

    SEN ÇOK OLDUN!

    Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz, ‘Çağdaş Kars Haber Gazetesi’ Yazıişleri Müdürü Gümüşpala Kortağ, ‘Kars ve Kars gibi dar çevre lerde gerçek anlamda gazete ciliğin getirdiği sıkıntıları ve de ağır baskılarıyla karşı karşıyayız. 

    Ancak son aylarda ilginç gelişmelere yaşanmaya başladı. Birileri kendini Kars’ta Kral’dan daha çok kendisini Kral sanmaya başladı. Kars halkından, özgür basından çekinenler, ‘Sen çok oldun, ayakların yorganı taşmaya başladı’ gibi değişik yollardan bizi susturmaya kalkıyorlar. Ama biz halkın sesi olarak susmayıp, yaşanan baskıları da kamuoyuna duyurma ihtiyacını duyduk ve böyle bir yola başvurduk’ dedi.

    Gazetenin son sayısının birinci sayfasında, ‘ÖNCELİKLE ALDIĞIMIZ TEHDİTLERDEN DOLAYI, ‘ACEL SATILIK GAZETE’ BAZI SİYASİLERİN VE BÜROKRATLARIN BUGÜN SÖYLEDİKLERİNİ YARIN YAYINLADIKTAN SONRA İNKAR ETMELERİ VE DE HEPSİNDEN ÖNEMLİSİ HABERLERİM VE YAZILARIMIZDAN DOLAYI ALDIĞIMIZ TEHDİTLERDEN ÖTÜRÜ ‘ÇAĞDAŞ KARS HABER’ ÇOK ACELE SATILIKTIR’ ilanını veren gazete daha öncede Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığına aday olarak gösterilmesini yine gazetenin birinci sayfasında, ‘SEÇİLİRSE TEHLİKE’ başlığıyla tam sayfa siyah olarak vermişti.

    Haber ekleme saati: 15.21-28/04/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Gazeteci

    Kars’tan Haberler


    ***ÖĞRETMENLERDEN “EK DERS” PROTESTOSU



    Kars’ta, Eğitim-Sen, Eğitim-İş ve Türk Eğitim Sen Şubeleri tarafından yapılan eylemlerle ek ders ücretiyle ilgili düzenleme protesto edildi. Ek ders ücretiyle ilgili düzenlemeyi protesto eden öğretmenlerin viziteye çıkarak, okula gitmemeleri nedeniyle okullarda eğitim ve öğretim yapılamadı.

    Konu ile ilgili açıklama yapan Eğitim-İş Sendikası Kars Şube Başkanı Ersin Özbey, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ders ve ek ders saatlerini düzenleyen mevzuat ve yönetici atama yönetmeliğinde yapılan değişikliklerin sorunları çözmek bir yana daha da artırdığını öne sürdü. Yapılan düzenlemelerle eğitim emekçilerinin mağdur olduğunu savunan Özbey, “Yayınlanan ders ve ek derslere yönelik kararname ile öğretmenler herhangi bir nedenle okula gelemedikleri bir günde, örneğin mazeret izni aldıklarında, hasta sevki aldıklarında ya da raporlu olduklarında o günkü ders saati sayısının tümü ve ona karşılık gelen hazırlık ücreti de eklenerek kesilecektir. Hangi amaçla yapıldığı bizce belli olan, ancak 600 bine yakın öğretmenin ders ve ek ders hakkını açıkça ellerinden alan bu uygulama, ciddi bir haksızlık ve adaletsizliğe sebep olmuştur. Ek ders ücretlerimizde kesintiye neden olan genelgenin iptal edilmesi gerekir” dedi. 

    İlk kez üç eğitim sendikasının ortak bir karar aldığını da ifade eden Eğitim-İş Sendikası Kars Şube Başkanı Özbey,  İktidar ,alışkın olduğu hak gasplarını sırayla çeşitli konum ve branşlarda sistematik olarak uygulamaya çalışmaktadır.Önce yüksek  lisans ve doktora yapanlar,rehber öğretmenler derken çıkan ek ders kararnamesi ile sıra bütün öğretmenlerin haklarını gasp etmeye geldi. Yapılan düzenleme ile vücudun doğal reaksiyonlarından olan bir hastalanma durumunda tedavi olma hakkı, ücretlerimizle ilişkilendirilmek gibi etik olmayan ve mantıki bir açıklaması yapılamayacak hale getirilmiştir. Onlar, emeğimizin karşılığını vermediler. Aksine olan da geri aldılar. Biz emeğimizin hakkını alana kadar eylemlerimizi sürdüreceğiz.” diye konuştu.



    ***MHP İL BAŞKANI AKTAŞ: 

    “GÜL’ÜN SEÇİLMESİ KÜRESEL EMPERYALİZMİN ZAFERİ OLUR!”



    MHP Kars İl Başkanı Oktay Aktaş, Başbakan Erdoğan’ın 11. Cumhurbaşkanı olarak aday gösterdiği Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün seçilmesinin, küresel emperyalizmin zaferi olacağını kaydetti.

    Yaptığı yazılı açıklamada, Gül’ün, Türkiye Cumhuriyeti’ne değil, AKP’ye cumhurbaşkanı olacağını ifade eden KHP İl Başkanı Aktaş, şu görüşleri dile getirdi:

    “Türkiye Cumhuriyeti’nin 11. Cumhurbaşkanı adayı nihayet açıklandı ve dağ fare doğurdu. Sanki AKP’ye Cumhurbaşkanı seçiyoruz. Türkiye Cumhriyetine değil. Ve bu sonuç küresel emperyalistlerin zaferi ile sonuçlandı. Avrupa Birliğine hayırlı olsun. ABD’ye  hayırlı olsun. Barzani ve Talabani bozuntularına hayırlı olsun. Ilımlı islamı savunan küresel emperyalistlere hayırlı olsun. Çünkü Sayın Gül Milli Devletin ve Yüce Türk Milletinin adayı değil tamamen onların adayıdır. Cumhuriyetten ve milli devletten intikam almak için aday yaptılar. ABD’nin ılımlı islam projesini daha rahat hayata geçirmesi için Çankaya’yı ele geçirme projesini tamamlamış olacaklar. Cumhuriyet döneminin en başarısız Dışişleri Bakanı olarak tarihe geçen sayın Gül, tam bir teslimiyetçi milli devletin ilkelerine inanmayan ama Yorgo’ya inanan bir tutum sergiledi.

    Ermeni diyasporasını Türkiye’ye çağıran, bindiği uçakta gece yarısı expresi filmini izlettiren bakan olan Sayın Gül, bu filme tepki gösteren Türk yolculara müdahale ederek, filmin gösterilmesine tepkisiz kalmıştır. Yine askerlerimizin başına çuval geçirilmesinde gazetecilerin “Sayın Bakanıl ABD’ye nota verecekmiyiz” sorusuna Başbakanla beraber “ne notası vereceğiz müzik notası mı vereceğiz” diyerek olaylara alaycı bir bakış ve  ciddiyetten uzak bir tutum sergilemiştir. Sayın Gül acaba Cumhurun başı olarak Türk Halkının mı yoksa on Cumhurun başına getirenlerin mi haklarını koruyacak. Yaşamında tam bir takkiyeci olan Sayın Gül bu yüce maama layık değildir.”



    ***KAÜ’DEN TEZİÇ’E SUİKAST GİRİŞİMİNE KINAMA



    Kafkas Üniversitesi’nin (KAÜ) de içinde bulunduğu 9 üniversitenin senatoları, eş zamanlı yapılan toplantıda, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) BaşkanI Prof. Dr. ErdoğanTeziç’e yapılan saldırı girişimini kınadı.

    KAÜ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “Erzurum Atatürk, Sivas Cumhuriyet, Kayseri Erciyes, Elazığ Fırat, Tokat Gaziosmanpaşa, Malatya İnönü, Kars Kafkas, Trabzon Karadeniz Teknik ve Van 100. Yıl Üniversitelerinin senatoları eş zamanlı olarak toplanıp, aşağıdaki bildiriyi kamuoyuna duyurma kararı almıştır. 25 Nisan 2007 Çarşamba günü Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erdoğan Teziç’e yapılan menfur saldırı girişimini, nefretle kınıyoruz. Bu olayı, başta laiklik olmak üzere cumhuriyetimizin temel niteliklerine, hukukun üstünlüğüne, çağdaş Türkiye idealine ve Atatürkçü düşüncenin ödünsüz savunucusu olan tüm yükseköğretim kurumlarına yönelik bir saldırı olarak değerlendiriyor, sayın başkanımıza geçmiş olsun dileklerimizi ve saygılarımızı sunuyoruz.”



    ***MİTİNGE ÜCRETSİZ TAŞIMA!..



    Tandoğan’ın devamı olarak 29 Nisan günü İstanbul Çağlayan’da yapılacak olan “Cumhuriyet Mitingi”ne Kars’tan ücretsiz otobüs kaldırılacağı bildirildi.

    Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin (ÇYDD) düzenleyip, Eğitim-İş, İşçi Partisi gibi çok sayıda sendika, parti ve sivil toplum kuruluşu tarafından desteklenen miting için şu anda 2 otobüs kiralandığı belirtilerek, “Mitinge katılmak isteyenler ücretsiz olarak taşınacaktır. Eğer katılım çok olursa, yeni otobüs kiralanacaktır.” denildi. 

    Haber ekleme saati: 14.55-28/04/2007

    Haberler: Gümüşypala Kortağ/Kars

    KENAN ALTUN MUHTARLARI ALLAH’A HAVALE ETMİŞ!


    KÖY/DES’te aynı demişti..<br />
AKP Ardahan Millekvekili Kenan Altun yaşanan gelişmelere duyarsız kalmakla suçlanıyor. Son olarak yağan Nisan karlarıyla birlikte iyiden iyi perişan olan bölge köylüsü ve de çiftçisinin Ardahan’da yaşanan durumu aktardıkları AKP Ardahan Milletvekili’nden köy muhtarlarına ilginç cevap.

    Yaşanan durumu kendisine aktaran ve başta Yem Bitkileri ve DGD ödemelerinin bir an önce yapılması için hükümet nezlinde girişimlerde bulunması istenen AKP Ardahan milletvekili Kenan Altun’un Çıldır bölgesi köy muhtarlarına verdiği cevapta, ‘ Kar Allahtan yağdı, önünemi geçelim, kaldı ki bu zaman da kar yağar mı?’ dediği ileri sürüldü.

    Ardahan’ın Çıldır İlçesi Kurtkale bölgesi köy muhtarlarından, Binalı Kaya (Sabaholdu), Yaşar Bingöl (Kurtkale), Başar Vural (Baltalı-Tatalet), Rasim Durgunkaya (Aktarı-Çamurda), Şentürk Lök (Kenardere-Ampur), Adem Akçay (E. Beyrahatun), Fikret Orhan, (Ağıllı-Hamaş) ve Zafer Taşdemir (Dirsekkaya-Zerebük) köy muhtarlarının konu hakkında kendisiyle telefonla görüştüklerini ve yaşanan durumu anlatmaya çalıştıkları Milletvekillerinin kendilerine, ‘Ne yapayım, kar Allahtan yağdı, önüme geçelim’ dediğini belirterek vekillerine sitemde bulundular.

    Kendilerinin de Nisan ayı ortasında geri gelen kışın tabi ki Allah’tan geldiğini bildiklerini, ancak önlemi alacak ve de oy için kapı kapı geldikleri köylünün sorunlarında vekiller uğraşacağını bildiklerini belirten Sabaholdu (Godas) köyü muhtarı Binali Kaya AKP’li vekilin bu cevabı karşısında donup kaldıklarını da belirtti.

    Kaya, ‘halbu ki biz de biliyoruz, takdir Allah’tan, tedbir ise insandandır. Bunu düşünerek aradığımız vekilimizin böyle bir cevap vermesi gerçektende düşündürücü vede içinde bulunduğumuz halimizi ortaya koymaktadır.’ dedi.

    Haber ekleme saati: 14.40-28/04/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Bol plaket ve de takdirnameli muhtar

    ÂŞIK ZÜLALİ’NİN HEYKELİNİ YAPTIRACAK!


    Çöpler özürce uçuşur Ardahan ve de ilçelerinde.. Bölgenin ünlü ozanlarından Posoflu Âşık Zülali (Suskap) köyünün genç muhtarı Yener Şahin ödüle doymuyor. İlk kez seçildiği köy muhtarlığını kısa sürede benimseyen ve en güzel şekilde yapan başarılı genç muhtar başta Posof İlçe Kaymakamlığından olmak üzere birçok kurum ve sivil toplum kuruluşundan aldığı plaket ve takdirnamelerle köyünün ismini en iyi şekilde temsil ettiğini ortaya koyuyor. Göreve gelir gelmez köyünün alt yapı sorununun çözümünü de bulan Âşık Zülali köyü muhtarı Yener Şahin en son olarak, Posof Kaymakamlığı tarafından organize edilen, ‘Muhtarlar Yarışması’ nda birinci gelmişti.

    Köy Muhtarlığına koyduğu iki bilgisayarla da gençlere bilgisayar ve internet alışkanlığı öğütleyen 110 hanelik Âşık Zülali Köyünün genç muhtarının bundan sonra ki hedefi, köyüne adını veren Âşık Zülali’nin bir heykelini yaptırıp, köy girişine ya da meydanına koymak olduğu öğrenildi.

    Haber ekleme saati: 14.37-28/04/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Posof

    Çöplerde başıboş…


    Çöpler özürce uçuşur Ardahan ve de ilçelerinde.. Gelen baharla birlikte iyiden iyiye kendini gösteren çevre kirliliği, gerek belediyenin yetersiz kalışı, gerekse de vatandaşın gerekli çevre bilincinde olmaması dolaysıyla başıboş hayvanların katkısıyla cadde ve sokaklara yayılmış halde.

    Kent merkezine konulan çöp bidonlarının uzun süre boşaltılmaması ve bunu fırsat bilen kent merkezinde ki aç kalan başıboş hayvanlar bu çöp bidonlarını devirmesi ile çevreye yayılan birçok çöp rüzgârında yardımıyla kentin her tarafına dağıldığı gözleniyor.

    Haber ekleme saati: 14.33-28/04/2007

    Haber/Foto: Barış Bilgin/Ardahan

    SHP İl Başkanı’ndan kaldırım eylemi!..


    Erkan Şahmar Eylem'de Geçtiğimiz günlerde , Yüksek Okul  ile şehir merkezi arasındaki yolda kaldırım olmadığından, Ardahan Meslek Yüksek Okulu(MYO) Öğrencisi Sercan Çetin’e bir aracın çarpması sonucu ağır yaralanmıştı. Yaşanan olayı protesto eden SHP Ardahan İl Başkanı Erkan Şahmar olay yerinde kaldırım olmadığından bir gencin canından olacağını belirterek atanmış ve seçilmişlerin bu sorunu bir an önce halletmeleri gerektiğini belirtti.

    SHP Ardahan İl Başkanı Erkan Şahmar, Ardahan-Göle Yolu üzerindeki Kafkas Üniversitesi’ne bağlı Ardahan Meslek Yüksek Okulu’nun şehirle bağlantılı olan yolun bir buçuk kilometrelik kaldırımsız bölgesinde, açıklamada bulundu. Öğrencileri ve sürücüleri kısa süre yolda bekleten Şahmar, yolda kaldırımın olmayışı nedeniyle önceki gün bir öğrencinin trafik kazası geçirdiğini söyledi. Yolun çok acilen kaldırıma kavuşması gerektiğini, aksi taktirde daha çok kazaların kaçınılmaz olacağını ifade eden Şahmar “Şehirle okul arasında yeterli kaldırımın olmayışı sizi olduğu gibi beni de korkutuyor. Özellikle gece ders çıkışında her an bir kaza başımıza gelecek korkusu ile yaşıyoruz. Bu konuda gerek atanmışları gerekse de seçilmişleri göreve davet ediyorum” dedi.

    Sürücüler ve öğrenciler de durumdan şikayetçi olduklarını belirterek, “Biz de korkuyoruz. Yolda kaldırım olmadığı için her an bir kaza olacak korkusu ile yola çıkıyoruz” dediler.

    Kara Yolları 126. Şube Şefi Ümit Yıldırım ise, yaptığı açıklamada, söz konusu yolun yapılacağını belirterek, “Mevcut yol, yazın yapılacak. İhalesi bile yapıldı” dedi.

    Haber ekleme saati: 14.14-28/04/2007

    Haber/Foto: Bülent Kılıç/Ardahan

    Saman maliye takibin de


    Altın olunca!.. Ardahan ve çevresinde devam eden kar yağışı nedeniyle hayvanların yem sıkıntısını gidermek için il dışından kamyonlarla saman getirenler, maliye ekipleri tarafından takibe alındılar.

    Ardahan ve çevresinde kar yağışı nedeniyle otlakların açılmaması ve hayvanların içerde yem yemek zorunda kalması karşısında üreticiler, yem sıkıntısını il dışından getirilen samanlarla karşılamaya çalışıyor.

    Tokat’tan Posof ilçesine 60 TR 262 plakalı kamyonuyla 15 ton saman getirip satan Cemal Bütün ile mali kontrol yapan Posof Mal Müdürü Cenk Şenpınar arasında bir tartışma çıktı. Getirdiği samana sevk irsaliyesi ve fatura kesmemesi karşısında ceza kesileceğini anlayan şoför, Mal Müdürü Cenk Şenpınar’ın elinde bulunan kendisine ait evrakları alarak ceza kesilmemesini önlemeye çalıştı.

    Elinden evrakların alınmasına sinirlenen Mal Müdürü Cenk Şenpınar da cep telefonuyla jandarma ekiplerinden yardım istedi.

    Bunun üzerine saman alıcıları jandarma ekiplerinin gelmesini isteyen mal müdürüne tepki gösterdi.

    Cezai işlem yapılacağını anlayan şoför Cemal Bütün ile Posof Mal Müdürü Cenk Şenpınar arasında bu sefer kesilecek faturada yüzde 18 KDV pazarlığı başladı. Şoför, “Müdür bey, bu keseceğim faturanın yüzde 18 KDV’sini kimden alacağım” diye sordu. Mal Müdürü ise, “Faturayı kime kesiyorsan KDV’sini de ondan alacaksın” dedi.Jandarmanın olay yerine gelmesiyle ortam sakinleştirildi.

    Öte yandan, saman yüklü diğer araçlar da durdurularak gerekli evraklar soruldu, yetersiz evrakla saman taşımacılığı yapan sürücülere de ceza kesildi.

    Haber ekleme saati: 14.08-28/04/2007

    Haber: Alper Turgut Foto: Barış Bilgin

    NİHAYET! BİR ARAYA GELEBİLDİLER!


    Nihayet Bölgede yaşanan sorunları dile getirecek kurumların başında bulunan isimlerin, dün AKP Göle İl Genel Meclisi Üyesi ve ArdahanMeclis Başkanı Yıldırım Karakoç’un makamında bir araya gelmesi, Ardahan kamuyonuda olumlu karşılandı.

    Sorunların çözümü noktasında önemli makamların başında bulunan isimlerin dün biraraya geldiği ve sorunları tartıştığı, İl Genel Meclis binasında 

    özelikle köylünün yaşadığı sorunların nasıl aşılacağını konuştular.

    AKP’li İl Genel Meclis Üyesi Begali Demir’inde bulunduğu toplantıda bir araya gelen, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Latif Tosunoğlu, Ardahan Esnaf ve Sanatkârlar Odalar Birliği (AESOB) Başkanı Yaşar Daşdemir, Ardahan Esnaf Sanatkârlar Odası (AESO) Başkanı Bahattin Özdemir, Ardahan Ziraat Odası (AZO) Başkanı Latifşah Sural, Ardahan Şoförler Cemiyeti (AŞC) Başkanı Yılmaz Özer, Ardahanlı İş Adamları Derneği (AİAD) Başkanı İş Adamı Şefik Demirci çözümün siyasi iktidarla diyalog kurulması ve çözümün iktidarda olduğunu belirttiler.

    Var olan sorunların Ardahanlıların birlikte hareket etmesiyle çözülemeceğinede dikkat çeken sevil toplum örgüt yöneticileri ile siyasiler, Ardahan’da yaşanan olumsuz doğa koşullarının başta çiftçiyi, hayvan yetiştiricilerini ve de köylüyü olmak üzere her kesimi olumsuz etkilediğini bu nedenle bölgenin adeta afet yaşandığını söylediler.

    Hükümetin bölgeye özel kalkınma programları uygulaması ve yaşanan 

    göçü önleyici çalışmalar yapması gerekliliğinede dikkat çeken Ardahanlı sevil toplum kuruluş yönetecileri, bu tür toplantıları sık sık yapmak için söz birliğinede de vardılar.



    ***Latifşah Sural: ‘Ardahan vilayet olurken de hazır bir şey yoktu!’



    Ardahan’da kurulması düşünülen fakültenin alt yapısı yoktur denilerek yapılmamasına Ardahan Ziraat Odası Başkanı’ndan sert tepki geldi.

    Bunun fakültenin açılmaması için mana olamayacağını belirten Latifşah Sural, ‘Ardahan vilayet olurken de durum farklı değildi. Valimiz bir okulun sınıfın da oturabildiği, Bağ-Kur’un, SSK’nın bir evde hizmet verdiği günleri yaşadık, yaşıyoruz. Polislerimizin köylerde ki evlerimizde kaldığı günleri unutmayalım’ dedi.

    Bu nedenle fakültenin açılmasının ‘Alt yapı yoktur’ denilerek engellenemez diyen Sural, unutulmasın ki; 1992 yılın da vilayet olan Ardahan’da birçok kuruma yer bulunmuş, gelen kurum amirleri yeri geldiğinde evlerimizde misafir etmişiz. Fakülte içinde gereken destek ne gerekiyorsa Ardahanlının yapacağına inandığını söyledi.

    Dün kendisi gibi birçok sivil toplum örgütü yöneticisiyle bir araya gelen Ardahan Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural, açılması planlanan fakülte için ne gerekiyorsa Ardahanlılar olarak yapmaya da hazırız’ dedi.

    Haber ekleme saati: 14.02-28/04/2007

    Haber: Fakir Yılmaz Foto: Günay Nuh

    Ardahan boğası açlık kalır, Artvin boğası güreş yapar!..


    filimin avişi Artvin’in Yusufeli ilçesi Sarıgöl mevkiinde 2007 yılının ilk boğa güreşleri yapılmıştır. Hayvancılık merkezi olan Ardahan’da kar yağışı ve yem yokluğu yüzünden tüm hayvan olduğu gibi, boğalar da açıklık çekerken, Artvin boğaları gösterilerde güreş yapmaktalar.  

    Yusufeli Kaymakamı Kenan Eskin, bu tür etkinliklerin birlik beraberlik, bireyler arası ilişkilerin gelişmesi ve köyler arası kaynaşmanın sağlanmasında önemli katkı sağladığını ve yarışmalara katılan  toplam 105 boğanın kıyasıya güreştiği müsabakalarda, boğa sahipleri kadar güreşleri izlemeye gelenlerin de heyecanlandığını söylemiştir.

    Zaman-zaman boğalar arena dışına taşarak güreşe devam etmeleri, bazı tehlikeler de yaratmasına karşın,  sezonun ilk boğa güreşi olması sebebiyle büyük katılımda bulunan vatandaşlar, havanın da müsait olmasıyla, piknik yapma olanağına kavuşmuşlardır. Katılımın fazla olduğu güreşlerde birinci ve ikinci olan boğaların sahiplerine para ödülleri verilmiştir.  

    Haber ekleme saati: 13.58-28/04/2007

    Haber: Yunus Akçay/Ardahan Foto: Fakir Yılmaz/Çıldır

    Serinçayırlılar, ‘Büyük adam Küçük Aşk’ filini izleyecekler


    filimin avişi Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Serinçayırlı (Çölpenek) köyü gençleri İstanbul’da bir araya geliyorlar. Merkezi İstanbul’da bulunan Göle Derneği’nde gösterime sunulacak olan, ‘Büyük adam, küçük Aşk’ adlı filimi birlikte izleyecek olan çoğunluğu Üniversite okuyan Çölpenek’li gençeler, bir birleriyle tanışma ve yaşanan sorunları tartışma fırsatı da bulacaklar.













  • Ardahan'da -16, Çıldır'da 2021!..

    fortolar: cildirsancagi facebook sayfası


    Doğu’da soğuk hava etkisini sürdürüyor çarşamba Kar geliyor


    ERZİNCAN – Doğu Anadolu Bölgesinde soğuk hava etkisini sürdürürken çarşamba günü kar yağışı beklendiği bildirildi.


    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü ekiplerince yapılan son değerlendirmelere göre, Doğu Anadolu’nun genelinde hava parçalı ve az bulutlu, zamanla çok bulutlu geçecek. Sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis ve pus hadisesi bekleniyor. Rüzgar güneyli yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek.



    Gece en düşük hava sıcaklığı sıfırın altında olmak üzere; Ardahan’da 16, Erzurum’da 8, Ağrı’da 13, Kars’ta 12, Erzincan‘da 3, Iğdır ve Bayburt’ta 4, Tunceli’de 2 derece olarak ölçüldü.


    Özellikle gece saatlerinde soğuk havanın etkili olduğu bölgede araç camları, şadırvanlar ve yüksek kesimlerdeki derelerin yüzeyi buz tuttu. Erzincan’da Munzur dağlarının eteğinde 2 bin 970 rakımda bulunan ve yüzeyi soğuk havanın etkisiyle buz tutan Ardıçlı Gölünde güzel kış manzaraları oluştu.


    “Çarşamba günü yoğun kar yağışı bekleniyor”


    Fotoğraf: Cengiz Can Malkoç/Damal Bölgesel Haberler Sitesi


    Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 6 Aralık Pazartesi günü tarihli hava durumu raporu yayınlandı. Güncel raporda Akdeniz ve Ege Bölgeleri için aşırı yağış ve sel uyarısı yapılırken, Doğu’da ve Karadeniz’in iç kesimlerinde ise kar beklendiği duyuruldu.



    Meteoroloji, çarşamba günü ise birçok ile kar yağışı uyarısında bulundu. Buna göre; Erzincan, Gümüşhane, Bingöl, Bayburt, Erzurum, Hakkari, Muş, Bitlis, Ardahan, Van, Ağrı, Kars’ta kar yağışı bekleniyor. Perşembe günü ise kar yağışı beklenen iller şöyle; Kars, Gümüşhane, Ardahan, Erzincan, Van, Bayburt, Erzurum, Muş, Ağrı, Bitlis, Hakkari, Iğdır.


    Hava sıcaklığı, perşembe gününden sonra önce batı sonra diğer bölgelerde mevsim normallerinin üstüne çıkacak.

  • Türk dış politikası AKP döneminde fiyasko yaşıyor..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz-Özlem Şeyma Yılmaz  Her Cumartesi Günlweri ve Hafta İçi Özel Programlarla Saat:14.00-16.00 da TEMPO TV‘de 


    Her Cumartesi günleri saat:17.15-19.15’te ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Mevcut Türk dış politikasını fiyasko olarak değerlendiren Öztürk Yılmaz, ‘Suriye’de Putin’in askerlerimizi şehit ettirdikten sonra özür dilemesi gerekirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Moskova’ya giderek kapıda bekletilmesine’ değindi, devamındaysa ‘Biden’dan randevu alabilmek için girişilmiş uğraşların aslında kamuoyuna güçlü görünebilmek adına olduğunu söyleyerek, karşılığında ‘Amerika’ya ne PKK ile ilgili mücadelede bulundurabiliyor, ne FETÖ’yü iade ettirebiliyor ne de Halkbankası davasını durdurabiliyor, sözgelimi elimizden giden Papaz (Brunson) oluyor’ dedi.                     


    AKP’nin siyaseti üniter yapıya zarar veriyor.. 


    Kurum tabelalarından TC ibaresinin kaldırılmasına değinen Yılmaz, öğrenci andına da düşman olunmasından bahsetti, ayrıca Türk milleti yerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘milletim’ diye seslenişine ‘Kim, hangi millet?’ diyerek tepki gösterdi, devamında ise Türkiye’nin sonunu getirecek Cumhur ve Millet ittifaklarından vatandaşların kurtarılması gerektiğini, ülke ve halk adına yeni bir çatı oluşturma mücadelesi verdiğini ifade etti    


        


    Bu rezilliğe son vermek için Yenilik Parti’sini kurduk 


    Yenilik Partisi’nin yirmi aylık süreçte Türkiye çapında örgütlenmesini tamamlayacağını belirten Yılmaz, iktidar ve muhalefetin birbirlerinin kopyası olduğunu, böyle bir durumda Yenilik Partisi olarak değişimi üstlendiklerini, çıktıkları bu yolda vatandaşların kendilerine gösterdiği teveccühleri belirtirken şimdiden isminin cumhurbaşkanlığı adaylığına yakıştırıldığını da ifade etti  


    Türk dış politikası AKP döneminde fiyasko yaşıyor..Öztürk Yılmaz’dan Başkanlık sistemi tarifi 


    Millet İttifakı’nın ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi’ ve Cumhur İttifakı’nın ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin birbirine benzediğini belirten Öztürk Yılmaz, sistemin A’dan Z’ye düzeltilmesi gerektiğini belirtti, olması gereken Başkanlık sistemi hakkında da konuşan Yılmaz, kuvvetler ayrılığının olduğu Cumhurbaşkanının yargı ve atama yetkisinin bulunmadığı, parlamentoya siyasi baskı gücünün olmadığı ve kendisiyle beraber hükümetinin de denetlenebilir olduğu sistem başkanlık sistemidir, buna başkanlık sistemi denir, dedi.  HABER: YUNUS EMRE YÜKSEK/GAZETECİ-ADAYI



    ÇEK YATA DEĞİL, ATA’YA!..


    Bu ülkenin kurucu lideri Atatürk’ün aramızda ayrılışının 83. Yıl dönümü etkinliklerinin yapıldığı bir günde kurduğu partiyi Anıtkabir’de halka şikâyet ettikten sonra yine halkın seçtiği, oy verdiği bir partinin liderinin kabul edip, çekyata oturtan cumhurbaşkanın olduğu Ankara’ya gidemeyen Ardahanlılar, bir taraftan da tüm yurtta anılan atalarının ölüm yıl dönümü üzüntüsü yaşarken, diğer yandan da bugünden bir gün önce yaşananları hala tartışmaları dikkatimi çekiyordu.



    O tartışmayı özetlemek ve günün yaşananlarının, yazısını bitirme telaşı içinde ele aldığımız bu yazıyı yazarken HDP’li vekillerin tutuklandığı gibi İYİ Parti Milletvekilinin de vekilinin düşürülüp, hatta tutuklanmasını isteyenlerin başını çekeninde misafirini çekyata oturtan aynı isim olduğu ülkede hala boyunlarına taktıkları kravatlarla mozolesinin karşısına geçildiği bir lideri anlatmak isterdim.


    Ama  CHP’li, hatta ötesi ulusalcı olarak tanınan ATSO Başkanının bir türlü delinemeyen Posof Ulgar dağı tünelinin yapılamadığı yol sonunda bulunan ve yenileneceği belirtilen Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısına, götürmek, Türkgözü Kapısında olduğu gibi Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı ile KTB Demiryolu olmasına rağmen ama gümrük müdürlüğünün olmadığı iki ülkeye sınır kentte, ‘neden en az ithalat/ihracatın yapıldığı İl Ardahan’dır?’ sorması gereken TOBB Başkanını alıp, üniversiteye götürmesi hala birinci tartışma konusu olmasının etkisinden kaldım sanki..


    Çünkü gerek ekonomik, toplumsal, sosyal, siyasal, hukuksal, sanatsal, gerekse de temel hak ve özgürlükleri gözeten çalışmalar yapmış kişilere verilen ve bu kişilerin insan haklarını koruyan, gözetenlerden olmasına dikkat edilir. Bu noktada bilim ve liyakate önem gösterenlere verilen fahri doktora unvanının bu kuralların hangisine uyduğu için aldığı anlaşılamayan Hisarcıklıoğlu’na verilen fahri doktora unvanı için düzenlenen karşılama ve toplantı da tartışılmaya devam ediyor.


    Ve 2021 yılının bitmesine bir aydan birkaç gün kala CHP’li, Ulusalcı birçok isimle birlikte Ardahan Üniversite’nin 2021/22 yılı açılışını yapan üniversite rektörünün yanında hiçbir AK Partilinin olmaması ve gözükmemesinin yanında bu toplantıya iş insanları gibi, stk başkanları, yerel gazetecilerin arasında ne diye ayrım yapıldığı da sorgulanmakta.



    Diğer bir önemli konu ise TOBB’un yaptırdığı okulda rahmetli bir öğrenci adına açılışı yapılan sınıfın kim tarafından, kimin parası ile organize edildiğinin merak edildiği Hisarcıkoğlu’nun gençlere yönelik yaptığı konuşmanın başında olan sözlerinin yani ‘Eğer zengin olmak istiyorsanız girişimci olacaksınız. Başka yolu yok. Öbür türlü zenginliklerin hepsi gayrimeşru.’ dediği gibi bu organize, açılış meşru mu yoksa gayrimeşru muydu sorusuna aranan cevaplarla dolu gibi..


    Bilmem ama ben ATSO ve TOBB’u ilgilendiren ve yıllar önce başlatılan iki kampanya da Ardahan’a büyük fayda sağlaması beklenen ve Çıldır Gölünün batısından geçeceği söylenen, ancak başta Karslı siyasetçi ve de bürokratlarca oynanan ayak oyunları ve vilayet olup, il sınırları çizilirken 9 köyün son anda çalınıp pardon Ardahan sınırları içine alınmayan Ardahanlı siyasetçi ve de sivil toplum kuruluşlarının duyarsızlığı sonucu son anda projesi değiştirilen Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu için ATSO’nun başlattığı Antrepo ve havaalanı için imza kampanyasından haber alan oldu mu?


    Bilmem ama ilki 2007 yılında Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası tarafından organize edilen ve zamanın ATSO Başkanı Latif Tosunoğlu’nun organize ettiği o günkü toplantı da Çıldır Gölünün batı yakasından geçmesi beklenirken son anda projesi değiştirilen Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesinin yeniden eski doğu projesine ya da bu yol güzergâhında kurulması sağlanamadığı gibi Ardahan’a kurulması istenen havaalanından da bir haber alınamıyor.


    Ve bu tren yolu üzerinde planlanan Antrepo İstasyonunun Ardahan’ın Çıldır ilçesine kurulması için kamuoyu oluşturulması ve başının, sonucunun ne olduğu bilinmeyen havaalanı imza kampanyası başlatan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası’nın, Ardahan Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin, Ardahan Ziraat Odası’nın, Ardahan Otomobilciler ve Şoförler Odası Başkanı’nın başını çektiği siyasi partilerin, stk temsilcilerinin de bir heyetin uzun yıllardır birlikte Ankara yapamadıklarını da biliyoruz.


    Ve başta Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu olmak üzere birçok sorun masaya yatırılırken, bu toplantının önümüzdeki günler içinde yapılacak olan büyük bir toplantıya ön ayak olması istenirken ‘Ben önderlik yapacağım ve yıllardır yapılmayanı yapacağım’ diyen ve bunu yapmanın yolunun AK Partili vekil karşısında hazır ola durmak olduğunu sanan CHP’li belediye başkanı da 3 yılı geride bırakmak üzere olduğunu


    Tren yolu için ve havaalanı için konuların gündeme gelmesi gereken konuların dışında konulara dikkat çekilirken, oluşturulacak güçlü bir heyet ile durumun Ankara’ya götürülmesi gerekliliğinin yeniden gündeme gelip, gelmeyeceği de merak edilmektedir.


    Bunun için en güzel örneğin ise başta basınla kurulacak diyalogla tüm sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcilerinin bir araya getirilip, tek bilek tek yürek halinde hareket etmesi ama çantacıların vekil, belediye başkanı seçildiği Ardahan’ın yeniden vilayet yapılması için oluşturulan o güçlü kamuoyu gibi bir kamuoyu oluşturulması istenmektedir.


    Sonuç TOBB Başkanının jet hızıyla gelip, gittiği ziyaret, açılış ve kep giyme pardon niye, hangi hak ve çalışma ile fahri doktora edildiği töreni ardından olumlu, olumsuz görüşlerin açıklanıp, tartışılmasının yanında daha geniş çaplı bir toplantı için önümüzdeki günlerde yeni bir hazırlık yapılması gerektiği bir kez daha iyi anlaşıldı, havaalanı ve Antrepodan bahsedilmediği Hisarcıkoğlu’nun Ardahan ziyareti ardından.


    Ve bu ziyaretin yani Ankara’ya yapılacak toplu bir çıkışla çek yatta yatmaya gitmek için değil Ata’nın işaret ettiği güzel bir ülkenin sınır kentinin beklentilerini,  istemlerini dile getirmek, anlatmak için derim..



    arşiv haberler13/11/2019 tarihli haberler/yorum/reklamlar


    Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz


    Hemşehrilerini İstanbul’da ki Toplantısına Davet Ediyor..


    Yeni bir parti kurma çalışmalarını sürüdüren Ardahan Bağımsız Milletvekili Büyükeliçi Öztürk Yılmaz İstanbul’da düzenleyeceği toplantıya tüm Ardahanlı hemşehrilerini davet etti. Ardahan Bağımsız Milletvekili Yılmaz yaptığı açıklamada şöyle dedi;


    17 Kasım 2019 Pazar günü saat 18: 00’de İstanbul Çağlayan’daki Salon Figaro’da( ÇAĞLAYAN ADLİYESİ’NİN ARKASINDA) yapacağımız, Hepimiz Buradayız oluşumunu siyasi partileşmeye götürecek süreci hızlandıracak toplantımıza siz değerli vatansever dostlarımızı aramızda görmek bizi onurlandıracaktır.



    Adres: SALON FİGARO

    Hürriyet mah. Dr.Cemil Bengü Cad.No:15/5-6 Çağlayan/İstanbul

    Saat: 18:00-21:00


    Öztürk Yılmaz ARDAFED’de Ardahanlılara


    Neden Parti Kuracağını Anlatacak..


    *Arşiv Haber 11/10/2019 Tarihi Haber


    Suriye topraklarına girildiği şu günlerde yeniden gündeme giren İşid tarafından kaçırılıp, 101 gün esir tutulduktan sonra serbest kalan ardından CHP’den Ardahan Milletvekili adayı gösterilen ve iki dönem Ardahan CHP Milletvekilliği yaparken ‘Ezan Türkçe okunsun’ açıklaması ardından ihraç edilen ve bağımsız Ardahan Milletvekili olduktan sonra parti kurma çalışmaları başlatan Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz Ardahan Dernekler Federasyonu ziyaret ederek parti kurma nedenini açıklayacak


    Pazar günü ARDAFED’i ziyaret edecek olan ve Ardahanlı hemşehrilerine neden parti kurmaya çalıştığını anlatacak olan Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz tüm dernek başkanlarını merkezi Şişli’de bulunan Ardahan Dernekler Federasyonuna davet etti.


    Başkanlığını Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yaptığı ARDAFED’de Ardahan Milletvekilinin federasyonu ziyaret ederek neden parti kurduğunu anlatacak olan Ardahan Milletvekili ARDAFED’de yapacağı toplantı ile ilgili şu çağrıyı yaparaki, Ardahan İl, İlçe ve Köy dernek başkanlarını ve Ardahanlıları Pazar günü saat 15.00’de ARDAFED’e davet etti.


    İşte o davet açıklaması;



    **Ardahan Bağımsız Milletvekili/ Büyükelçi Sayın Öztürk Yılmaz , yeni parti kurma çalışmalarını Ardahanlılara , Ardahan Dernekler Federasyonunda anlatacak… 


     


    ** Sayın ARDA-FED Yönetimi , İl/İlçe ve Köy Dernek Başkanlarım , Gazeteci Arkadaşım , ARDA-FED Kadın Komisyonu , İş İnsanları , Sanatçılarımız , Saygıdeğer Ardahanlılar ; 


     Ardahan Bağımsız Milletvekili/ Büyükelçi Öztürk Yılmaz yeni parti kurma çalışmalarını biz Ardahan’lı hemşehrilerine anlatmak için **13 Ekim 2019 Pazar günü saat : 15:00 ‘da , merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ARDA-FED Genel Merkezinde sizinde katılmanızı arzuladığımız bir toplantı yapacaktır .  Belirtilen tarih ve saatte gerçekleşecek toplantıya katılmanızı önemle rica ederiz. Saygılarımla 


     


     Fakir YILMAZ 


     ARDA-FED Genel Başkanı 


    Gazeteci


     


    Öztürk Yılmaz: Cumhurbaşkanlığı


    Adaylık Sürecim Devam Ediyor..


    *Arşiv haber 26/04/2018 Tarihli Haber


    Yeniden milletvekili adayı olup, olmayacağı merakla beklenen isimlerin başında gelen CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’dan iki önemli açıklama.


    24 Kasım’da yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi ‘Genel Başkanım Aday Olmazsa Ben Cumhurbaşkanı Adayıyım’ diyere gündemi sarsan CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz Cumhurbaşkanlığı adaylık sürecinin devam ettiğini açıkladı.


    Gazetemzin ‘Yeniden Ardahan’dan Milletvekili Adaymısınız?’ sorusuna, ‘Ben şu an Cumhurbaşnaı adayıyım ve bu sğreç devam ediyor. Partimin önümüzde ki hafta yapacağı toplantıda alacağı karar ardından durumunun netleşeceğini belirten CHP Ardahan Milletvekili, CHP’nin Dışişlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz ‘Milletvekiliædaymısınız?’ sorunuzun cevabın vermek için Cumhurbaşkanlığı sürecini beklememiz gerekir’ dedi.


    **Adı googel’de en çok aranan isim oldu!


    Yeniden Milletvekili Adayı olup olmayacağı merak edilen CHP Ardahan Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Adayı Öztürk Yılmaz geçtiğimiz hafta googel’de en çok aranan isim oldu.


    Interpress’in Google Türkiye’den elde ettiği verilere göre geçtiğimiz hafta Google’da en çok aranan isimler arasında adı ilk sırada yer alan CHP Ardahan Milletvekilini Didem Engin’in adı takip etti.



    **Memleketin hepsi aday!


    Başkan Erdoğan’ın, “YSK kararını bir gün önce açıklasaydı İYİ Parti meclise veya seçime giremezdi” şeklindeki YSK’ya üstü kapalı yaptığı siteme CHP’nin İYİ Partiye son anda verdiği destekle seçim öncesi ilk golü yediği şu günlerde milletvekili olmayı düşünenlerde sıraya girmiş durumda.

    Başta her seçim döneminin aday adayları olmak üzere birçok kişinin milletvekili olmak için ardı ardına açıklamalar yaparak “Bende adayım” dediğini yeniden gördüğümüz şu günlerde adeta memleketin yarısı milletvekili olmayı hedefliyor.

    Bu durum partilerin kasasını doldurmaktan öteye gitmeyeceği aşikar ortadayken ben bugün ki yazımda her seçim döneminde ortaya çıkıp, “Bende milletvekili adayıyım” deyip listelerde bir türlü göremediklerimizdir.

    Yani her seçim döneminde adeta hastalık haline gelmiş olan “Bende milletvekili adayıyım” diyenlerin parti genel merkezlerinde kuyruğa girseler de sonuç yine hüsran olacak gibi..

    Zaten bunların asıl derdinin memleket değil, kendilerinin olduğu ve ‘seçimlerden sonra nasıl ihale alabilirim, kızımı işe koyabilirim, toplantılarda kendimi milletvekili aday adayı diye anons ettiririm’ olduğunu da bilmiyor değiliz ya neyse..

    Seçmen ve parti genel merkezleri ise artık hastalık haline gelen bu duruma ‘dur’ demektense, ‘hayırlı olsun’ demeyi tercih etmesi, “Bende milletvekili adayıyım” diyenleri cesaretlendirmektedir.

    Eşlerinin bile inanmadıkları bu kişilerse meslek haline getirdikleri “Bende milletvekili adayıyım” söyleminden öteye bir yere gitmeyeceğini de şimdiden söylemek yanlış olmaz.


    **Kılıçdaroğlu kendisi aday olmalıdır..


    İki ayağın bir pabuca sığdırılmayacağı bir sürede yapılmasına karar verilen Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri öncesi kimin başkan adayı kimin ise milletvekili adayları olacağını merakla bekleyen seçmen bir taraftan da bir araya geldikleri sanılan muhalefetin başkan adayının kim olacağını heyecanla bekliyor.

    Başkan Erdoğan’a ikinci golü atma iddiasında olan ve 15 milletvekillini İYİ Partiye göndererek ilk ciddi koalisyon mesajını veren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve diğer muhalefet partilerinin ard arda yaptıkları görüşmelerde, AK Parti-MHP’nin ittifak adayı olan Recep Tayyip Erdoğan’a karşı kimi aday edeceklerini tartışa dursunlar, özellikle CHP’nin adayının kim olacağı en çok konuşulan konuların başında gelmekte.

    CHP’den aldığı destekle meclise ve seçime girme şansını elde eden İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in koalisyonun aday olabileceği tahminlerinin bir hayli yüksek olduğu gözlenmekte..

    Ancak bu önemli süreçte daha önce ki bir yazım da belirttiğim gibi CHP’nin burada bir hata yapması özellikle sol orjinli seçmen ve muhalefetin adayına destek vermesi gerektiği baskısı altında kalan HDP’nin tepkisini alacağı da bilenmelidir.

    Bu da muhalefetin adayının Kemal Kılıçdaroğlu olması gerektiğini ortaya koymakta. Ancak Kılçdaroğlu’nun bu yönde hala ciddi bir adım atmadığı da gözleniyor. Bu durumun şu günlerde muhalefete yönelik oluşan olumlu havayı bozulmasından korkarım.

    Çünkü sağ kanatta duran AK Parti ve MHP koalisyonuna karşı Abdullah Gül, Abdüllatif Şener, İlhan Keskin gibi sağdan gelmelerle değil, soldan, sol orijinli birisi ile rakip olmak gerekir ki iki görüşün yani sağ ve solun yarışacağı gözlenen 24 Haziran seçimlerinin yarışın hak ettiği şekilde olsun.

    Kısacası; Bu duruma baktığımız da ise Erdoğan’ın rakibinin, HDP’lilerinde sıcak baktığı görülen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olması gerektiğinin söylemektir.


    **Ardahan’dan rapor…


    Ulusal anlamda yaptığımız bu iki analiz ardından birde memleketim Ardahan’da yaşanan siyasi atmosfere bakmak gerekirse, siyasetin Ardahan’da da durumun ülkede ki gibi puslu bir havanın içinde olduğunu görüyoruz.

    Ancak ilk görülen durum, her seçimde iki milletvekilinin sağ ve sol partiler arasından bölüşüldüğü gibi Gürcistan ve Ermenistan’a komşu Serhat Ardahan’da 24 Haziran’da da bu durumun değişmeyeceğini baştan söyleyelim.

    Mevcutta CHP’nin ve AK Partinin birer milletvekilinin olduğu Ardahan’da HDP’nin de 7 Haziran ve 1 Kasım’da olduğu gibi her iki partiyi zorlayacak üçüncü parti olduğunu gözlemliyoruz.

    Mevcut milletvekililer olan Öztürk Yılmaz (CHP) ve Orhan Atalay’ın(AKP) bu seçimlerde Ardahan’da aday gösterilmeyeceği ancak bunun şimdilik tahmin olduğu görülürken buna neden her iki milletvekilinin seçildiklerinden bu yana yerel kamuoyuyla bir türlü uzlaşamamalarıdır.

    Çünkü muhalefet partisinin milletvekili olan Öztürk Yılmaz’ın 1 Kasım’da sürpriz bir şekilde aday gösterildiği ve seçildiği Ardahan’ın dertlerinden çok Ortadoğu uzmanlığına soyunup, televizyon kanallarına gitmekten Ardahan’a gitmediği bununda tepkilere neden olduğu biliniyor.

    Aynı Yılmaz’ın Ardahan yereliyle olduğu gibi kendi partisinin il ve ilçe teşkilatlarıyla, Hanak ve Damal’da ki iki CHP’li Belediye Başkanıyla aralarının açık olması ve son olarakta Kılıçdaroğlu’nun bile ‘Ciddiye almıyorum’ dediği ‘Cumhurbaşkanı adayıyım’ açıklamasıyla kendisini bir hayli zora sokmuştur.

    AK Partili Milletvekili Atalay’ın ise Yılmaz gibi yerelde kuramadığı diyaloğunun yanı sıra seçildiğinden bu yana Ardahan’dan ziyade Arap Birliğiyle ve 5 ilçesi olan Ardahan’ın kendi ilçesiyle yakından ilgilenmesi ve mevcut il başkanıyla yarışması bu seçimde işinin zor olduğunu ortaya koymaktadır.

    İstanbul 3. Bölgeden aday olabileceği de konuşulan AK Parti Ardahan Milletvekilinin yanı sıra Ensar Öğüt, Mutlu Kerimoğlu, Faruk Demir, Yunus Dündar isimleri CHP’de, Orhan Atalay, Yunus Baydar’ın isimlerinin de AK Partiden, HDP’de ise iki avukat A.Yavuz Yılmaz ve Yaşar Kaya’nın isimlerinin önde durdukları da görülmekte.

    Diğer isimlerini saymaya gerek görmediklerimin hemen hepsinin de her zamanki gibi ikinci sıra heveslisi ve ‘Bende adayıyım’ demek için yarıştıklarını ben değil, tüm Ardahan bilmektedir.



    arşiv haberlerarşiv haber 25/24/03/2007 tarihli haberler/yorum/reklamlar



    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ, BAKIN BAKALIM HER TARAFA BEĞENECEKMİSİNİZ SİTEMİZİ. YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.

    BİZE HOŞ GELDİNİZ..HABERLER BİZDEN REKLAMLAR SİZDEN!..

     


     



    GAZETECİ size haber için görevde... 

    Sitemiz Yazarlarının Gündemle ilgili yorumlarını 

    sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKALE köşesinde okuyabilirsiniz.


    RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ Yöre türküleriyle dopdolu RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ?!.





    25/24/03/2007 Günlerinin Haberleri için DEVAMI tıklayın

    Geçmiş günlerin haberleri için DEVAMLARI tıklayın..






    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/

    Yine Yollardaydık ..


    Fakir Yılmaz Dün pazar olduğu için biraz olsun uyuyup, dinlenmeyi düşünüyordum ki; Zaman Gazetesi ve CİHAN Haber Ajansı Muhabiri Arkadaşım Ercan Yentek aradı.. 

    –Hazır ol yollara çıkıyoruz..

    -Ne yolu ula biliyorsun muayenesi geçti diye, fırsat bu fırsat diye GAZETECİ isimli aracımız bağlandı..

    -Sen gel, araba benden, rengi kırmızı olmasa da taksi tuttum..

    Ve çıktık yollara yine yorgun kendimizi unutarak..  

    Önce uzun süredir gitmediğim Göle yoluna daldık, sabahın 6’sında..

    Gidip, Gölelilerin kayak tesisi olabilecek alanda yapılacak çalışmayı izleyip, okurlarımıza haber olarak alıp gelecektik..

    Bir zamanlar çokça gittiğim Göle’ye her yaklaştığımda bilmediğim bir baskı ile boğulur gibi olup, sigara üzerine sigara yakarken aracımızın Göle merkeze girmemesi ve Göle/Kars yoluna dönmesiyle biraz olsun rahatladım..


    Yazımızın devamı, sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKALE linkimizde.. 

    Diğer yorumcularımızın gündemle ilgili güzel yazıları için de EN YENİ MAKELE köşemizi tıklayın..

    Yaşlı adam trafik kazası kurbanı ..


    Geçtiğimiz akşam üzeri Ardahan çevre yolunda meydana gelen trafik kazasında bir kişi öldü. Alınan ilk bilgilere göre Ardahan Ziraat Odası Başkın Latifşah Sural’ın iş ortağı olduğu Şükran restorant’a ait olan aracın çarpması sonucu ölen kişinin Büyük Sütlüce köylü, Yusuf Karataş isimli köylü yaşlı olduğu öğrenildi.

    İki kazada bir kişi ölürken, iki araç kullanılmaz hale geldi.. Karataş’ın yaşlılık dolaysıyla aklı dengesi yerinde olmadığı öne sürülürken ve sahipsizlik dolaysıyla bilinçsizce  cadde ve yollarda gezen, Ardahanlı hayırseverlerin baktığı bir kişi olduğu öğrenildi.


    ***Düğüne değil, dereye gitti!..


    Dün bir düğüne gelin arabası hazırlığı yapan son model 4×4 araç düğün için temizlendikten sonra Çevre yolunda bilinmeyen bir nedenle Alabalık deresine uçtu.

    Hurdaya dönen araç TEDAŞ’a ait çekici ile dereden çıkarılırken, olayda ölen veya yaralanan olmadığı öğrenildi.

    Haber ekleme saati: 03.51-25/03/2007

    Hbaer: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    SİTEMİZDEN YENİ BİR HİZMET DAHA!!!

    Fısıltı gazete manşetleri..


    Fısıltı Gazetesi Ardahan’da yaşanan siyasi ve bürokrasi gelişmelerin yapılan ilginç açıklama ve de girişimlerle gündemi meşgul ederken, başta köylerde olmak üzere ilçe merkezlerinde yaşanan adli ve de adi küçüklü/büyüklü olaylar gözden kaçtığı gözleniyor.

    Küçük bir vilayet olmasına karşın ilginç olaylarla dolu olan Ardahan ve ilçelerinde günlük olarak yayınlanan 8 yerel gazetenin yanı sıra fısıltı gazeteleri de kent genelinde ki gündemi değiştiriyor.

    Geçtiğimiz günler de Kars’ta yaşanan ve bir Ardahanlı imamın karıştığı öne sürülen olay gibi birçok olayın yanı sıra ulusal basın ve medyada görülen okul içlerindeki gelişmelerde dikkat çekiyor.

    Bunlara örnek olarak, fısıltı gazetelerinin manşetten düşürmediği olaylardan ikisi sınıra yakın iki Çıldır köyünde meydana geldiği ileri sürülürken, Hanak’ta telefonu olmayan okulda öğretmen ve öğrencilerin çok acil olarak dinlenilmesi gerekliliğine dikkat çekiliyor.

    Çıldır’da ki ilginç gelişmenin yani sıra Hanak lisesinde yaşandığı ileri sürülen olayların, son bir örneği de, yine Çıldır’da gelişen ve bir din görevlisinin sevgililer günü görev yaptığı köyün seçilmişinin kızını kaçırması gibi bugün yarın başta yerel gazetelerde ya da ulusal medyada yer alabileceği gibi, bunun küçük bir haber yada olay olarak değil, her an yaşanabilecek gelişmelerle Ardahan’ı ulusal medya ve de gazetelerin çıkarabileceği de ileri sürülüyor.

    Haber ekleme saati: 03.33-25/03/2007

    Kaynak: Fısıltı Gazete İstibarat Servisleri

    Göleliler kayakla tanıştı ..


    Göle Muhtarlar Derneği Başkanı Yunus Yılmaz (Küçük resim) Göle'nin kayak sporu için bir çok uygun doğal sahalara sahip olduğunu söyledi.. Son yılarda büyük ilgi toplayan kayak sporu, Ardahan’ın kış aylarında en karlı ve de soğuk ilçesi olan Göle’de de yapılmak isteniyor.

    Aynı zaman da Göle Muhtarlar Derneği Başkanı olan Büyük Altunbulak köyü muhtarı Yunus Yılmaz’ın önderlik yaparak, Göle-Kars yolunun 15. kilo metresinde bulunan Büyükaltunbulak köyü arazisinde açılan bir kayak pisti alanında ilk kez kayakla tanışan Göleliler, ilçelerinin kayak turizmi ve kış sporları için bulunmaz bir doğal ortama sahip olduğunu belirterek, bu girişimin desteklenmesini istediler.

    2011 yılında yapılacak olan Erzurum’da yapılacak olan Üniversiteler arası Kış Olimpiyatları porjesine bu ile komşu olan Göle’nin de eklenip, yapılacak olan bu devasa etkinliğe ilçelerini de katkı sağlamasını isteyen Göleliler, Ardahan Valisi başta olmak üzere İlçe Spor Müdürlüğü, Göle kaymakamlığı ile Belediyenin atılan bu ilk adıma destek vermesi gerekliliğine dikkat çektiler.

    Dün ilk kez kayakla ve kayak malzemeleriyle tanışan Göleliler, Büyük Altunbulak köyünün yakınında açılan kayak pistinde bolca kayarlarken, Gölelilerin bu etkinliklerine ve de isteklerine ilçede görev yapan bürokratlarda kendileriyle birlikte getirdikleri kayaklarla kayarak destek verdiler.

    Haber ekleme saati: 22.30-25/03/2007

    Haber/Fotolan: Tuğba Yılmaz/Göle

    Dr. Gürbüz Çapan: ‘Arabayı oğlum kullanıyordu!”


    Kazada yaralı kurtulan Ali Çapan halen hastenede .. Geçtiğimiz günlerde oğlu Mecidiyeköy’de trafik kazası geçiren CHP eski Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan, basında yer alan haberler üzerine hastanede bir basın toplantısı düzenledi. Bir hayli üzgün olduğu görülen Çapan, yaşanan kazanın ardından bir travma geçirdiğini belirterek, bir bilgi kirliliği olduğunu söyledi.

    Gürbüz Çapan, gazetede çıkan haberler üzerine oğlunun kaldığı Metropolitan Florance Nightingle Hastanesi’nde bir basın açıklaması yaptı. Sıkıntılı zamanlar yaşadığını belirten Gürbüz Çapan, “Oğlum hastanede. Ayşe kızım gibiydi. Şu an bir travma halindeyiz. Bir bilgi kirliliği söz konusu. Kazayı yapanın Gürbüz Çapan’ın oğlu olması, aracın ferrari olması olayı magazinel bir duruma getirdi. İyi insanlara teşekkür ediyorum. Kötü yazanlara da birşey demiyorum. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın” dedi.

    Dr. Gürbüz Çapan aracın oğlununs kullanmış olabileceğini söyledi.. Bir sürü sıkıntı yaşadığını ve yaşadığı sıkıntının şu anki sıkıntı gibi olmadığını dile getiren Çapan, şöyle konuştu: “Oğlumun atlas kemiği kırıldı. Aydın Menderes gibi olabilirdi. Belden aşağısı tutmayabilirdi. Ayşe’nin ailesine sabır diliyorum. Acılarını iyi taşıdılar. Ben o kadar taşıyamazdım. Babası polismiş, güç bela kızlarını yetiştirmiş. Tekrar ailesine sabır diliyorum”

    Kaza sırasında aracı kullananın kim olduğu yönünde tartışmalara da değinen Çapan, sözlerine şöyle devam etti: “Kuvvetle muhtemel arabayı Ali kullanıyordu. Hayatım boyunca Türk adaletine hesap verme zorunluluğum vardı. Bu hesabı verdim. Öteki dünyaya bir şey bırakmayı hiçbir zaman düşünmedim. Vergisiz tek kazancım yok. Alkol kullandığı yolunda haberler var. Bana alkol kullanmadım diyordu. Kanı alınmış daha o sonuçlar gelmedi. Saklayacağımız bir şey yok. Ali’yi Allah yeniden bana bağışladığı için mutluyum. Ayşe’yi kaybettiğim için üzüntülüyüm.”

    Gazetecilerin, “Neden cenaze törenine katılmadınız” şeklindeki sorusuna Çapan, “Öyle birlikte poz vermeyi düşünmedim. Yoksa ailesi ile konuştum. Baş sağlığı diledim. Ayşe yüreğimin yarısıydı. Gelinimdi. O yarısını kaybettim” diyerek üzüntüsünü dile getirdi.

    Haber ekleme saaiT 18.29-25/03/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    İki diyaliz makinesi açılışı için 500 km. yol geldiler

    90 km. uzaklıkta ki şehit törenine gidemediler!…


    Anne şehit oğlunun cenazesini camdan izledi, küçük Balkan bayrakla başında bekledi.. Diyarbakır’ın Dicle İlçesi Kurşunlu köyü yakınlarında dün meydana gelen olayda uzaktan kumandalı mayının patlatılması sonucu şehit olan jandarma Ardahanlı Komando Çavuş Tanju Çankaya düzenlenen tören ardından toprağa verildi.

    Ardahan’ın Posof İlesi Savaşır köylü şehidin cenaze töreni dolaysıyla Posof kent merkezinde bulunan tüm dükkân ve evlerin pencere ve vitrinlerine Türk bayrağının asıldığı görülürken, cenazeye katılan 25. Mekanize Tugay Komutanı Tuğgenaral Paşa Özen Şehidin babası olan Tahsin Çankaya kolunda kolunu ayırmadığı gözlendi.

    Arkadaşlarının omuzlarında son yolculuğuna giden şehit çavuşun kederli babasını Tugay Komutanı kolunda tuturarak teselli etti.. ***AKP’lilerin törene katılmaması tepkilere neden oldu..


    Geçtiğimiz gün Diyarbakır’da şehit düşen Jandarma Tim Çavuşu Tanju Çankaya’nın cenaze töreni sırasında, Ardahan’dan gelen MHP’li ve Kamu-Sen üyeli olan bir küçük grubun ‘Kahrolsun Amerika, Kahrolsun PKK’ afişleri dikkat çekerken, aylık İl Danışma Toplantısı için Ankara’dan Ardahan’a gelen AKP’lilerin bir grubu törene katılmıdılar.

    Ardahan’da olmalarına karşın cenaze törenine katılmayan AK Parti Meclis Grup Başkanı Eyüp Fatsa, AKP Mardin Milletvekili Nihat Eri ve AKP İl Başkanı Nusret Koyuncu’nun katılmaması tepkilere  neden oldu.

    Ardahan Valisi Murat Yıldırım, AK Parti Ardahan Milletvekili Kenan Altun ve birçok il bürokratı ile ilçe belediye başkanlarının da katıldığı tören sonrası şehidin cenazesi Posof kent merkezine 18 kilo metre uzaklıkta ki savaşır köyü mezarlığına defin edildi.

    İki diyaliz makinasının açılışı için Göle'ye giden AKP'liler şehit için Posof'a gitmediler.. ***Diyaliz makinesi için açılışa gittiler, şehidin cenazesine gelmediler!


    Diyarbakır’ın Dicle İlçesi Kurşunlu köyü yakınlarında dün meydana gelen olayda uzaktan kumandalı mayının patlatılması sonucu şehit olan jandarma Ardahanlı Komando Çavuş Tanju Çankaya’nın cenaze törenine katılmayıp, aylık olarak yapılan AK Parti Ardahan İl Danışma toplantısında kalmayı yeğeleyen AKP’lilerin şehidin cenazesinin Ardahan’a geldiği gün Ardahan kent merkezine 50 kilo metre uzaklıkta ki Göle ilçesi Devlet hastanesinde servise sokulan iki diyaliz makinesinin açılışına gittikleri öğrenildi.

    Şehidin törenine gitmeyen AKP'liler Göle'ye ambulansı özel götürürlerken, Ardahan'da yapılan toplantıyıda uyuyarak izlediler.. ***Paletli Ambulansı’da açılış için ilçeye götürdüler ..


    Şehidin törenine katılmayıp, Ardahan’da yapılan İl Danışma toplantısına katılmayı yeğeleyen AKP’lilerin Ardahanlı şehidin Diyarbakır’dan Ardahan’a getirildiği saatlerde Göle ilçesinde yapılan Diyaliz Merkezi açılışına katılırlarken, geçtiğimiz aylarda Ardahan’a verilen paletli Ambulansı’da açılış için Ardahan’dan Göle’ye götürdükleri öğrenildi.


    ***9 yaşındaki Balkan duygulandırdı ..


    Ardahanlı şehidin töreni esnasında 9 yaşındaki 3 sınıf öğrencisi Balkan Güngör isimli Şehidin başında bayrakla bekleyen Balkan herkesi duygulandırdı.. çocuğun, askeri kıyafet giyip, eline aldığı bayrakla şehit çavuşun tabudunun başında tören bitimine kadar durması dikkat çekti.


    ***Şehidin annesi oğlunu kaymakamlık penceresinde izledi


    Diyarbakır’da vatani görevini yaparken yola döşenen mayın sonucu şehit olan Posoflu şehidin annesi Zinnet Çankaya tören boyunca oğlunu Posof Kaymakamlık binasının ikinci katında izlerken, yakınlarının sık sık fenalık geçirdikleri gözlendi.

    Haber ekleme saati: 16.40/25/03/2007

    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Diyaliz merkezi açılışında Validen AKP’li Belediye Başkanına fırça! ‘Yollarının hali nedir böyle?’


    Merkezi açan AKP'liler Valiyle birlikte hastalarıda ziyaret ettiler.. Yarın yapılacak olan AKP İl Danışma Toplantısı için Ardahan’a gelen AKP Meclis Grup Başkanı Eyüp Fatsa, AKP Mardin Milletvekili Nihat Eri, Ardahan Milletvekili Kenan Altun Göle’de Diyaliz Merkezinin açılışına katıldılar.

    Ardahan Valisi Murat Yıldırım ile birlikte Göle Devlet Hastanesi’nde hizmete sokulan Diyaliz Merkezi’ni açan AKP’liler, AKP Hükümetinin sağlığa verdiği önemi uzun uzun anlattılar.

    Ardahan Valisi Murat Yıldırım, Diyaliz Merkezinin açılış konuşmasına başlamadan önce Göle kent merkezinde ki yolların içler acısı halini gündeme getirip, yolları onarmayan AKP’li Göle Belediye Başkanı Sabri Muradoğlu’na Gölelilere şikayet ederek, kızdı. Açılışa katılan Gölelilerin valinin bu fırçasına destek verdiler. Vali, Murat Yıldırım, ‘Kent merkezlerinde çamurdan gezilemiyor, değil yaya araçla bir gezilemiyor. Göle’nin bu durumu nedir sayın başkan’ diyerek, ‘Bunun Göle’ye yakışmadığını’ söyledi.


    **CHP’li vekile sitem..


    Göle Devlet hastanesinin Diyaliz merkezi’nin açılışında Göle Belediye Başkanına yollardan dolayı attığı fırça ardından, CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’e de sitem etti.

    Yerel ve ulusal basını yakında takip ettiğini belirten Vali Yıldırım, cebinde çıkardığı bir gazete kupürünü açılışa katılanlara göstererek, ‘Sayın CHP Milletvekili Ensar Öğüt başta Çıldır Gölü üzerinde olmak üzere çeşitli yerlerde yaptığı açıklamalarda Ardahan’ı çok kötü bir yer olduğunu, kışın yollarının sürekli kapalı olduğunu, sağlık ocaklarında ebe ve personel olmadığını, okulların tezekle ısıtıldığı şeklinde açıklamalarının talihsiz açıklamalar olduğunu, aslında Ardahan’ın ne yol, nede sağlık sorunu olmadığını belirterek, yapılan açıklamalara dikkat edilmesini istedi.


    **Yarın Ardahanlı AKP’lilerle buluşacaklar..


    AKP’nin aylık, ‘İl Danışma Toplantısı’na katılacak olan AKP’li vekiller Ardahanlı AKP’lilerle bir araya gelerek, yaptıklarını ve de yapacaklarını anlatmaları beklenirken, yaklaşan seçim öncesi partililerin hazırlıklı olmaları için çağır yapmaları beklenmektedir.

    Haber ekleme saati: 17.27-24/03/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com Foto: Deniz Başlı

    Iğdır valisi kahvaltıda basına ince ayar çekti!


    Iğdır valisi Iğdırlı gazetecilerle bir araya geldi.. Vali Saffet Karahisarlı, Iğdır için yapılması düşünülen projeleri ve Iğdır’da son birkaç haftadır gündemi meşgul eden konuları basın mensupları ile paylaşmak bir kahvaltı verdi. 

    Kahvaltıda gazetecilerle bir araya gelen Vali Karahisarlı, basın mensuplarına haberlerini yaparken, Iağdır’ın geleceğini ve imajiını ön plana almalarını önemle istediğini belirtti.

    Vali Karahisarlı önce Nahçıvan Ali Meclis Başkanı  Vasif Talibovun Iğdır’a geldiği sırada, ‘basın mensupları davetlimi değil mi, yer ayrılmış mı ayrılmamış mı?’ muammasına yanıt verdi. 

    Karahisarlı: “Bizim bilgimiz olmadan basın mensupları yetkili olmayan ağızların söylediği sözlerden hareketle, kendilerine yer ayrılmadığını söyleyip mekânı terk etmişler. Benim talimat verdiğim vali yardımcım, özel kalemim ve basın müdürüm var. Onlara sorup aslını öğrenmeden böyle bir protesto beni Nahçıvan heyetinin yanında hiç de hoş olamayan bir duruma sokmuştur. Oysa bizim bir programımız vardı. Önce tüm davetliler ve basın mensupları bir arada yemek yiyecek sonrada kısa bir açıklama ve görüntü verilecekti basın mensuplarına ve ardından basına kapalı olan toplantımıza geçecektik. Biz onlarla ilimiz adına o kadar güzel şeyler konuştuk. Bunlar hiç yansımadı ama yemek çok abartılarak yazıldı. Eğer organizasyondan kaynaklanan bir hata varsa onların sorumlusu bulunur. Ancak bu şekilde davranışlar ilimize zarar veriyor. Hiçbir zaman beni yazılarınızda övmeyin ancak ilimiz için olayları şeffaf bir şekilde aktarın’ diye konuştu. 

    Iğdır’da bir bayan öğretmenin kılık kıyafeti nedeniyle görev yerinin değiştirildiği haberi ile ilgili ise Karahisarlı: “Bu haberle öyle bir hava yaratıldı ki, sanki Iğdır’da modern giyinen öğretmenlere farklı bir muameleme yapılıyor. Peki biz bunun aslında öyle olamadığını yetmiş milyonun hafızasına nasıl kazıyacağız. Yaratıla bu kötü imajı nasıl sileceğiz” diye konuştu.  


    ***“Iğdır’a Yapılacakları Konuşalım”


    Olumsuz kötü olaylar yerine ve onları daha bir dallayıp budaklamak yerine Iğdır için yapılacak olan güzel şeylerden bahsedilmesi gerektiğini söyleyen Karahisarlı sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İlimizde çok güzel şeyler yapılıyor. Örneğin İstanbul/Üsküdar’daki okullar burada 16 derslikli bir İlköğretim Okulu yapacaklar.  Ayrıca yine İstanbul/Üsküdar’da bir kardeş okul buraya 80 tane bilgisayar gönderecek. 

    Bizim çok önemli bir nimetimiz var. Ağrı dağı ve birde üç ülkeye komşu olmak gibi özel bir yerimiz. Bunları ön plana çıkaralım. Ağrı dağına çıkan biri üç ülkeyi de görür üstelik ücretsiz. Eyfel kulesine çıkmak için bir sürü para veriliyor.  Bu ne kadar önemli Avrupa’nın en yüksel dağı. Bunları tüm dünyaya duyurmak gerek. Sonra Iğdır’a bir Anadolu öğretmen lisesi daha açılacak. Velhasıl iyi niyetle bir sürü iyi şey yapmaya çalışıyoruz. Ama olur ama olmaz. Bunların desteklenmesi gündeme gelmesi daha önemli.”

    Haber ekleme saati: 16.29-24/03/2007

    Haber/Foto: Suat Deniz/Iğdır

    Iğdır’da Seviye Tespit Sınavı Yapıldı


    Sınavda terlediler Iğdır’da ilk ve orta öğretim okullarında okuyan öğrenciler deneme sınavından geçirildi. 

    Iğdır il merkezi, merkeze bağlı köyler, ilçe merkezleri ve ilçelere bağlı köylerde bulunan tüm ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında okuyan öğrencilere yönelik Milli Eğitim Müdürlüğü’nce deneme sınavı yapıldı. Sınava ilköğretim ve ortaöğretimde bulunan 4. sınıftan 11. sınıfa kadar tüm öğrenciler katıldı. 

    İl Milli Eğitim Müdürü Recep Sezer:”Bu sınavda öğrencilerin yeni müfredat programında ne kadar başarılı olup olmadıkları tespit edilerek eksikleri belirlenmektedir. Eksiklikler belirlendikten sonra eksiklerin giderilmesine yönelik çalışmalara hız verilmektedir” dedi. 

    Haber ekleme saati: 15.56-24/03/2007

    Haber/Foto: Suat Deniz/Iğdır

    Nahçıvan Devlet Flormani Orkestrası’ndan Konser


    Hatıra resim çektiler Çeşitli incelemelerde bulunmak üzere Nahçıvan’a gelen Türk heyeti, Devlet Flormani Orkestrası’nın kendileri için verdiği muhteşem konseri izledi. 

    Gençlik Merkezi’nde verilen konserde Türk heyetinin yanı sıra Nahçıvan şehir Valisi ve Yeni Azerbaycan Partisi (YAP) Genel Başkan Yardımcısı Vugar Safarov, Nahçıvan’ın Kars Başkonsolosluğu Iğdır Şube sorumlusu Nuri Guliyev, Gençlik Merkezi Müdürü Elman Aliyev de hazır bulundu. Şef Çingiz Axundov’un yönetimindeki Elçin Nağıyev, Tural Necafov, Gülyanak Ferzaliyeva, Azer Caferli’den oluşan orkestra, seslendirdikleri birbirinden güzel eserlerle Türk konukların büyük beğenisini topladı.  Yaklaşık 1.5 saat süren konserin ardından Türk heyetindekiler, orkestra şefi ve sanatçılara teşekkür etti. 

    Haber ekleme saati: 15.48-24/03/2007

    Haber/Foto: Suat Deniz/Iğdır

    ORDU’DAN NAHCIVAN’A


    Fidan Ordu’dan Nahcıvan’a giderek Nahcıvan Ünivesitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü 3. sınıfında okuyan Fidan Gül, tiyatro grubunun değişmez elemanı oldu. 

    Grubun Iğdır’daki gösterisinde güzel sesiyle opera komedilerinde yerini alan Gül, solist olarak okuduğu Azeri mahnılarıyla dinleyicilerin dikkatini çekti. Azeri lehçesini çok iyi konuşan ve Azeri şarkılarını okuyan Fidan Gül, okulunu bitirdikten sonra Türkiye’de Azerbaycan’ın elçisi gibi çalışacağını söyledi. 

    Fidan Gül:” Okulumu bitirdikten sonra ülkeme döneceğim. Ama Azerbaycan’da benim öz vatanım. Azerbaycan Türklerini tanıdıktan sonra okulumu bitirip Nahcıvan’dan nasıl ayrılacağımı düşünüyorum. Ama ben bütün hayatım boyunca Azerbaycan ve Nahcıvan’ın elçisi gibi mücadele edeceğim. Azerbaycan ülkesi ve kültürüyle Türk’ün öz yurdudur. Ben kendimi Nahcıvanda öğrenci olduğum ve Azerbaycan Türklerini daha yakından tanıdığım için çok şanslı sayıyorum” dedi. 

    Haber ekleme saati: 15.37-24/03/2007

    Haber/Foto: Suat Deniz Iğdır

    Bebek ölümlerinde ülke birincisi olan

    Ardahan’da sorun ilginç yolla önlenmeye çalışılıyor!


    Bebeklerin  en çok öldüğü Ardahan'da bu soruna ilginç yollarla el atılıyor!.. ***Faturalarla bebek ölümlerini engelleyecekler!


    Bebek ölümlerinin en çok yaşandığı İl olma özelliğini taşıyan ve bu nedenle bebek ölümlerinin en çok yaşandığı 81 İl içinde birinci sırada olan Ardahan’da bu önemli soruna çare olması gerekenler, işi tıp ve sağlık yoluyla değil, kimsenin göremeyeceği küçük yazılarla yapılan uyarılarla yapmaya çalışıyorlar.

    Bebek ölümlerinin önüne geçmek için tıp ve diğer sağlık kurallarına yerini getirmektense bunu uyarılarla önlemeye çalışan sağlık yetkilileri, elektrik faturalarına yazdığı, ‘Anne ve bebek ölümlerini önlemek için gebelikler arası en az 2 yıl olmalıdır” uyarısıyla yetinme yoluna gittiler.

    Sağlık Müdürlüğü il Ardahan ARAS EDAŞ İl Müdürlüğü, anne ve bebek ölümlerine Faturalarla bebek ölümlerini engelleyecekler! dikkat çekmek için bu içerisinde müşterilerine gönderdiği fatura ihbarnamesinin altına “Anne ve bebek ölümlerini önlemek için gebelikler arası en az 2 yıl olmalıdır” ibaresini kullanırken, bu uygulamayı gören vatandaşlar, verilmeyen sağlık çalışmalarıyla bebek ölümlerinin yaşandığı birinci İl olan Ardahan’da yetkililerin bu yaptığının gülünçlükten öte bir şey olmadığını söylediler.


    ***Bebek ölümleriyle birinciliği kaptırmayan Ardahan’a 

    ‘BEBEK DOSTU’ ödülü verilmişti!


    CHP’li Milletvekili Ensar Öğüt’ün bir önergesiyle Sağlık Bakanlığının verilerinde en çok bebek ölen il olduğu ortaya çıkan Ardahan’a bir süre önce de ayrı bakanlık tarafından, ‘BEBEK DOSTU İL’ ödülü verilmiş, bu ödül bir plaketle Ardahan Valiliğinin ikinci katında bulunan salona asılmıştı.

    Haber ekleme saati: 15.27-24/03/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com Kaynak: Oktay Sal

    Şehit Posoflu!..


    Ardahanlı şehit Posof'lu olduğu öğrenildi.. Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde, mayın patlaması sonucu şehit olan Ardahanlı jandarma erinin, Ardahan/Posof ilçesi Savaşır köylü olduğu öğrenildi.  Tanju Çankaya isimli Ardahanlı şehit için yarın Posof ilçe merkezin de bir tören düzenleneceği öğrenildi. Posof’lu askerin aynı gün Posof şehitliğinde toprağa verileceği bilgisi alındı.

    Bilindiği gibi dün Diyarbakır’ın Dicle İlçesinin kırsal kesiminde PKK’ya karşı düzenlenen operasyona katılan ve yola döşenen mayının uzaktan kumanda ile patlatılması sonucu 3 jandarma eri şehit olmuş, Tanju Çankaya isimli Ardahanlı er ile birlikte Emrah Çetin ve Muharrem Yıldız şehit olmuştular.


    ***Göle’de ki birlikler Güney sınırına aktarılıyor!..


    Türk Askerinin Irak sınırını geçtiği yönünde ki haberlerin tartışıldığı şu günlerde Ardahan’da konuşlandırılan askeri birliklerin bir bölümünün Irak sınırında bulunan güneye aktarılmaya hazırlandığı bilgisi alındı.

    Sitemiz muhabirlerinin konu hakkında yaptığı araştırmada 25 nci Mekanize Tugay komutanlığına bağlı Göle Garnizonunda ki Tank birliklerinin bir bölümünün önümüzdeki günlerde güney sınırına aktarılacağı, bu yönde yoğun bir çalışma devam ettiği öğrenildi.

    Haber ekleme saati: 12.08-24/03/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    25 dakikada 6 gol yiyen Gölelilerin yedikleri 1 golü sakladıkları ortaya çıktı!


    Gölespor ELAZIĞ’DA DÜZENLENEN, ‘PROFESYONEL LİGLERDE TAKIMI BULUNMAYAN İLLER 3. LIGE TERFİ MAÇLARI GRUP ELEMELERINİ’N ILK GÜNÜNDE YENİ TUNCELISPOR’A YENİLEREK UMUTLARI YIKAN GÖLESPOR’UN, MAÇIN 65. DAKİKASINA KADAR 1-1 SÜRDÜRDÜĞÜ KARŞILAŞMADA, 5-1 DEĞİL 6-1 YENİLDİ ÖĞRENİLDİ.


    ***Yarım düzüne gol yemişler!


    Ardahan Amatör Lig şampiyonu olduktan sonra Ardahan’ı temsil etme hakkını kazanan Göle spor’un kayıp ettiği maçta yediği gol sayısını sakladığı ortaya çıktı. Elazığ’da yapılan karşılaşmayı telefonlar aracılığıyla takip eden gazetecilere, bir gol eksikle 5-1 yenildiklerini belirten Göle spor Başkanı’nın, yenilmenin moral bozukluğuyla ve kendilerine ‘Yarım düzine gol yediler’ demesinler diye maçın sonucunu soran gazetecilere, 6-1 değil, 5-1 yenildiklerini söylediği ve yedikleri bir golü sakladığı ortaya çıktı.


    ***Göleliler Ardahan’a tenazur etmezken, Tunceli Nijarya’da futbolcu getirdi!


    Yapılan Ardahan 1. Amatör Lig karşılaşmaları ardından Ardahan Şampiyonu olan Göle spor’un şampiyon olduktan sonra kadrosunu yenilemediği gibi Ardahan takımlarından futbolcu istemeye bile gerek görmeyip, Elazığ’a eksik bir kadro ile gittiği ortaya çıktı.

    Ardahan şampiyonu olduğunu unutup, sanki tek bir ilçenin temsilcisiymiş gibi davranan Göle spor yöneticilerinin ziyaret ettikleri birkaç ilçe bürokratı dışında Ardahan Valisine, Belediye Başkanına ve diğer Ardahan kulüplerine değil bir ziyaret, bilgi verme, yardım isteme gibi girişimlerde bile bulunmadığı ortaya çıktı.


    **Tunceli onlara, onlar ise gazetecilere gol attı!..


    Gölespor Göle spor’un yöneticilerinin Elazığ’da yapılan grup karşılaşmalarına giderlerken, ‘Kazanırsak biz yaptık, kayıp edersek destek görmedik’ parolasıyla karşısına çıktığı Yeni Tunceli spor’un ise Tunceli il genelinde bulunan tüm kulüplerden en iyi futbolcular takımına aldığı gibi Nijerya’dan 2 futbolcu getirttiği ortaya çıktı. Yeni Tunceli spor’un Kulüp Basın Sözcüsü Cihan Açıkgöz, gazetecilere yaptığı açıklamada, 3. Lig’e çıkmak için en iyi kadroyu oluşturmaya çalıştıklarını, bu doğrultuda Nijerya’dan John Eluemlem ve Rachizt Adebayo adlı 2 siyahi oyuncu getirdiklerini söylerken, bizim Göle spor’un kulüp Başkanı Göle Belediye Başkanının vaat ettiği 5 bin Ytl.yi belediyeden almadığı ve kulübün hesabına aktartamadığ, bir iki ilçe kamu yöneticisinin makamının dışında kimsenin kapısını çalmadığı gibi yediği 6 golü, gazetecilere 5 gol olarak söyledi.

    Haber ekleme saati: 10.54-24/03/2007

    Haber. www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com-Foto: Arşiv/AA

    Ardahan, Kars ve Iğdır’da ki öğrencilerin gözleri taranacak!


    Üç ilde öğrencilerin gözleri taranıp, sağlıklı olup olmadığı tespit edilecek Genel merkezi İstanbul’da bulunan Gör Sağlığı Koruma ve Görme Engellilere Hizmet Derneği tarafından, Ardahan, Kars ve Iğdır’da bulunan ilk ve orta dereceli okullarda eğitim-öğretim gören öğrencilere yönelik göz sağlığı taraması yapılacağı bildirildi.  Dernek Koordinatörü Talih Taşkın, dernek olarak Erken Teşhis ve Tedavi Projesi başlattıklarını, 2007 yılı için Ardahan, kars ve Iğdır’ın da da içinde bulunduğu 13 ili kapsayan projele ilk ve orta dereceli okullarda eğitim-öğretim gören öğrencilere yönelik göz sağlığı taraması yapacaklarını söyledi.. Bugüne kadar İstanbul, Aydın, Denizli ve Antalya illerinde göz sağlığı taraması yaptıklarını vurgulayan Taşkın, yılsonuna kadar Rize, Artvin, Ardahan, Kars, Iğdır, Ağrı ve Van illerinde tarama yapacaklarını kaydetti.

    Haber ekleme saati: 02.07-24/03/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Ardahan Tarım İl Müdürlüğünün Performansı düşük çıktı!


    Geçtimiz ay hayvancılığı karantinaya alınan Ardahan'da İl Tarım Müdürlüğü tüccarlar tarafından basılmış alınan karantina kararı öncesi neden hayvan hastalıkları konusundan önceden önlem alınmadığı sorulmuştu.. Geçtiğimiz ay 5 köyde görülen karantina dolaysıyla İl geneli karantinaya alınan Ardahan’da bulunan İl Tarım Müdürlüğünün gerektiği gibi çalışmadığı bağlı bulunduğu Tarım Bakanlığınca da onaylandı.

    Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen Türkiye’deki 81 İl Tarım Müdürlüklerinin performans değerlendirme kriterlerinde, Ardahan İl Tarım Müdürlüğü performansı en düşük müdürlük sıralamasında sonlarda yer aldı.

    Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen, Bakanlık, Strateji ve Geliştirme Daire Başkanlığı tarafından yapılan değerlendirmede İl Müdürlüklerine 20 konuda puan verildi. Türkiye’deki 81 ilin 4 gruba bölündüğü performans analizinde Gümüşhane grubunda Kilis, Bartın, Artvin, Iğdır, Siirt, Karabük, Yalova, Giresun, Bingöl, Ardahan, Bayburt, Kırıkkale, Hakkari, Tunceli, Bitlis ve Şırnak yer alırken, Ardahan’la il olan ve her konuda Ardahan’dan kat kat ileriye giden Iğdır sıralamada 5 başarılı il seçilirken, Ardahan İl Tarım Müdürlüğü gösterdiği başarıda 17 İl içinde sondan 11. oldu.

    Haber ekleme saati: 01.55-24/03/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Kaymakamların 4×4’lerinin bile çıkamadığı 

    Posof yolları onarılıp, asfaltlanacak!


    Kaymakam bey Köylere Hizmet Götürme Birliğinde alınan 4x4 araçla asfaltlı yollarda gezecek!.. Ardahan’ın Posof ilçesine bağlı köylerdeki alt yapıların iyileştirilmesi amacıyla hükümet tarafından 1 milyon 800 bin YTL kaynak aktarıldığı bildirildi. 

    Konu hakkında bir açıklama yapan Posof Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, “İlçemize bağlı köylerimizin alt yapılarının iyileştirilmesi amacıyla hükümet tarafından iki yıldır uygulanan Köy-Des Projesi kapsamında 2007 yılı içerisinde yapılacak çalışmalar için 1 milyon 800 bin YTL kaynak ayrıldı. Bu paranın yaklaşık 415 bin YTL’si ile köylerdeki içme sularının iyileştirilmesi yapılacak. 1 milyon 375 bin YTL ile de dört grup köy yolunu bakım onarımı, bir grup köy yolunun asfaltlama çalışması yapılacak” dedi

    Haber ekleme saati: 01.10-24/03/2007

    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    2 ay önce açıldı kömürsüz kaldı ..


    Posof Sağlık Ocağı ile birlikte açılan hanak Sağlık Ocağı şimdi kömürsüz.. Ardahan’ın Hanak İlçesinde bulunan yeni Hanak Sağlık Ocağı, 10 gündür kömürsüzlük dolaysıyla donuyor.

    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz aylarda açılarak hizmete sokuluna Köy Tipi Hanak Sağlık Ocağı için Ardahan İl sağlık müdürlüğü tarafından alınması gerek kömürün bir türlü alınmaması ve mevcut depoda ki kömürün bitmesi üzerine ocağın 10 gündür kömürsüz kaldığı ve kalorifer peteklerinin donmak üzere olduğu öğrenildi.

    Konu hakkında isminin açıklanmasına istemeyen bir sağlık çalışanının sorunun İl sağlık müdürlüğüne bildirilmesine karşın Sağlık İl Müdür Yardımcılarından Pakistan Çelik’in, ‘Ha bugün ha yarın diyerek’ acil olarak alınması gereken kömürü alıp, Hanak Sağlık Ocağına göndermediğini ileri sürdü.

    Haber ekleme saati: 01.01-24/03/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Biz ısrarla yazdık onlar nihayet hatırlayıp, 

    2 yıl sonrada olsa bugün hizmete sokuyorlar!..

    2 DİYALİZ İKİ YIL SONRA HİZMETTE!..


    İki yıl önce alınan Göle Dializ Makinalarının bulunduğu servis bugün hizmete gidiyor. Ardahan’ın Göle ilçesinde bulunan Devlet hastanesine iki yıl önce alınan diyaliz makineleri nihayet hizmete giriyor.

    Gerek gazetelerimiz gerekse de sitemiz aracılığıyla sürekli olarak gündemde tuttuğumuz konuya el atan Ardahan Valisi Murat Yıldırım, Gölelinin hizmetini sokulmayan diyaliz makinelerinin bir an önce devreye girmesi için İl Sağlık Müdürlüğüne emir vermişti.

    Bilindiği gibi Göle’de muhtarlarla yapılan bir toplantıda, çocukları diyaliz hastası olan bir Göle’nin konuyu dile getirip, Göle’de diyaliz hastalarına hizmet verilmediğini valiye söylemesi üzerine gündeme gelen ve Göleli İl Sağlık Müdürü Dr. Kemal Yilmaz’ın emrinde ki hastanede diyaliz makinelerinin olduğundan haberdar olmadığı ortaya çıkmış ve gazetelerim ile sitemiz bu konuyu sürekli gündemde tutmuş, yaşanan sıkıntının giderilmesini kamuoyu adına ısrarla istemişti. Yarın resmi bir törenle hizmete sokulacak olan Göle Devlet Hastanesi Diyaliz Servisi’nin açılışına Ardahan Valisi Murat Yıldırım’ın bizzat yapacağı öğrenildi.

    Haber ekleme saati: 00.24-24/03/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Köylüler ekonomik sıkıntılarının hırsını, 

    istenmeyen banka müdüründen çıkardılar


    Ardahınlı köylülerin istemeyen adam olarak ilan ettikleri Ziraat Bankası Müdürü Bahadır Sevilmiş (Çember içinde) gelen tepkilere sesiz kalarak meslektaş müdürü ile sohbet etmeyi yeğeledi.. Ardahan ve Göle Ziraat Odası  Başkanları Latifşah Sural ile Göle Ziraat Odası Başkanı Cemil Budak, Ziraat Bankası Müdürü ile çiftçiler arasında kavga ve gerginliklere neden olan yem kredileri uygulamasına açıklık getirilmesi düşüncesiyle dün Kültür Müdürlüğü salonunda “Zirai Krediler Bilgilendirme” toplantısı yapmışlardır. 

    Ziraat Bankası Erzurum Bölge Başkanı Yusuf Okutan, Ziraat Bankasının Ardahan ve ilçe Banka Şube Müdürleri, Köy Muhtarları ve çiftçilerin katıldıkları toplantıda, sık-sık vatandaşlarla kavga ettiği öne sürülen Ziraat Bankası Ardahan Şube Müdürü Bahadır Sevilmiş eleştirilmiş ve bu Müdürün ilimizde “İstenmeyen adam  konumuna geldiği” vurgulanmıştır. Gergin atmosferde geçen toplantıda Ziraat Bankası Erzurum Bölge Başkanı Yusuf Okutan’ın yapıcı hareket etmesi ve ikna edici beyanlarda bulunması gergin ortamın yumuşatılmasında etken olmuştur. 

    Toplantıda Ziraat Bankasının kredi mevzuatı hakkında bilgi veren Ziraat Bankası Erzurum Bölge Başkanı Yusuf Okutan, Ziraat Bankasının kredi açma prensibinin büyük ölçüde değiştiğini, bu Banka’nın her parası tükenenin harçlık aldığı konumdan çıktığını, kredi vermenin belli esaslara dayandığını, buna uymayan ve sözleşmeli personel olan Müdürlerin iş akitlerinin feshedilmesi riski bulunduğunu, bu yüzden aranan şartları taşımayan çiftçilerin kredi almalarının mümkün olmadığını söylemiştir. 

    Toplantıda söz alan Köy Muhtarları ve çiftçiler, Müdürden haksız yere kredi istemediklerini, görülen aksaklıklar konusunda Bankaya gittiklerinde Müdürün hakaretlerine maruz kaldıklarını, bu yüzden şikayetlerde bulunma zorunluluğu doğduğunu belirtmiş ve pek idarecilik tecrübesi olmayan Müdürün görevden alınmasını, inceleme için Müfettiş gönderilmesini istemişlerdir. 

    Gergin ortamın meydana geldiği toplantıda bazı basın mensupları da söz almış, Ziraat Bankası Müdürü hakkında kendilerine de birçok şikâyetlerin geldiğini, Müdürün çiftçiye karşı sert tavırlarına şahit olduklarını, Köy Muhtarları ile kavgaya varan yakışıksız olayların meydana geldiğini, mevcut Müdürün tutumu yüzünden ülkemizin en saygın kurumu olan Ziraat Bankasına olan güveni sarstığını belirtmişlerdir. 

    Haber ekleme saati: 00.11-24/03/2007

    Haber/Foto: Fakir Yilmaz/Ardahan

    13 milyon YTL destek bekleyen

    Ardahan çiftçisi 16 milyon YTL’lik saman aldı


    Köylü borç saman alıyor, tek atıyla taşıyor Ardahan’da tarım ve hayvancılığın durma noktasına geldiği bir dönemde devletin  verdiği destekler tarım ve hayvancılığı canlandırmaya yetmiyor. 

    Ardahan çiftçisi yem bitkisi desteğini almak için beklerken bu yıl Ardahan’da yaşanan yem sıkıntısı bir çarpıklığı ortaya çıkardı. 

    Dönüm başına 10 YTL yem bitkisi desteği alan Ardahan çiftçisi bu kapsamda yaklaşık 13 milyon YTL alacak. Çiftçinin bu kadar arazi ektiğini ve paranın verilmesini isterken diğer taraftan da ot ve saman sıkıntısından dolayı yine aynı çiftçi Diyarbakır ve Çorum’dan 40 bin ton saman aldı. 

    Ekildiyse Nerede?

    Dönüm başına 10 YTL destek alan Ardahan çiftçisi “bu kadar arazi ektik paramızı alamıyoruz”  derken bu arazilerin mahsulü nereye gitti de 40 bin ton saman aldınız sorusu ortaya çıktı. 

    Ardahan’da bu yıl yaşanan ot ve saman sıkıntısı başka illerden getirilen düşük kalitedeki samanlarla giderilirken bu ithal samanın Ardahan çiftçisine maliyeti ise 16 milyon YTL civarında olduğu tahmin edilmekte. 

    Meralar yeterli, üretim düşük 

    Ardahan’da yaklaşık 250 bin büyük baş hayvan bulunduğu, hayvan sayısına göre meraların durumunun yeterli olduğu fakat kış aylarında yem sıkıntısının sürekli yaşandığı belirtiliyor. Yem sıkıntısının çiftçinin çalışmasına bağlı olduğunu belirten uzmanlar bir çok çiftçi çayır ve tarlasını işlemiyor son bahar aylarında ot ve saman fiyatının düşük olması hayvan fiyatlarının geçmiş yıllara göre alt seviyede seyretmesi çiftçide bir yılgınlık yarattı. Üretim oranında yaşanan azalma otomatik olarak kış aylarında sıkıntı yaratıyor. Sonbahar aylarında 25 kuruştan ot satan çiftçi kış ortasında 40 kuruşa saman alıyor. Buda çiftçiyi olumsuz yönde etkilediği belirtiliyor.

    Haber ekleme saati: 00.05-24/03/2007

    Haber: Bülent Kılıç Foto: Fakir Yılmaz





    Geçmiş günlerin haberleri için DEVAMLARI tıklayın..

     


  • HİNDİSTAN'DA MAYMUNLAR, İSTANBUL'DA KEDİLER!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Kutsal ve İnek gibi dokunulmaz olan maymunların sık, sık şehir merkezlerini, evlerin önünü istila ettiği Hindistan’daki manzaralara benzer manzaraların yaşandığı görülen İstanbul’da maymunlar olmazsa da onlardan aşağı kalmayan kedilerin yoğunluğu dikkat çekiyor.


    Belediyelerin mahalle sakinleri gibi baş edemediği kedilerin çokluğunun dikkat çektiği İstanbul’da evlerin önü, boş alanları ve park eden araçların altları gibi üstleri de birçok kedinin istilasına uğramış gibi.



    Hayvan hakları ile ilgili yasaların etkisini gösterdiği bu durumun yanında hayvan severlerin bu sevgilerini abartması ve aç kalmasınlar diye hazır mamalar dahil, birçok gıda ile besledikleri kedilerin sıkça ve bolca doğurganlıkları eklenince, cadde ve sokakların bu hayvanlarla dolup, taşmasına neden olduğu görülmekte.


    Özellikle yeniden yaklaşan kışları barınma sorunu çeken sokak kedileri için “kedi evi” gibi çabalarında her geçen gün sayıları artan kedilere yeterli gelmediği görülürken bu durum karşısında ne yapacaklarını şaşıran belediyeler hayvan barınağı veterinerlik hizmetleri gibi önlemlerle her geçen gün sayıları artan kedilere bakmaktan zorlandığı da alınan bilgiler arasında.


    **BATI DA KEDİ, DOĞU DA KÖPEK VE ATLAR DIŞARIDA!


    Yakıcı sıcakların yaşandığı yaz günlerinde mamalarının yanında su ihtiyaçlarının karşılanmaya çalışıldığı kedi ve diğer sokak hayvanlarının, bir o kadarının da evlerde bakıldığı dikkat çekilen batı kentlerindeki gibi Doğu’da da sokak hayvan sayısının bir hayli arttığı görülmekte.


    Özellikle kış aylarında bakılamadığı için köylerden getirilip, şehir merkezlerine bırakılan köpeklerin yanı sıra Kurtların cirit attığı boş meralara bırakılan Atlar da bir parça yem için gün boyu kent ve köy etraflarında dolaşıp, durmaktalar.


     


    BOZUK, MICIRLI KÖY YOLUNDA KAFA, KAFAYA ÇARPIŞAN 2 MOTOSİKLET İKİ KİŞİYİ ÖLDÜRDÜ!


    arşiv haber 06/11/2020 tarihli haber/yorum/reklamlar


    Dün gece saatlerinde Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı grup köy yolunda meydana gelen kazada iki genç hayatlarını kaybettiler.


    Dün gece saatlerinde Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı grup köy yolunda meydana gelen kazada iki genç hayatlarını kaybettiler. 


    Alınan bilgilere göre Hüseyin Tan idaresindeki motosiklet, Hanak ilçesine bağlı ve yıllardır yapılmayan ancak geçtiğimiz aylarda rast gele düzeltilip, üzerine dökülen azıcık mıcırın yine çok az denecek bir asfalt malzemesiyle kaplanan yolun üzerinde bulunan Koyunpınar (Saskara) köyü girişinde karşı yönden gelen Özalp Yılmaz’ın kullandığı motosiklet ile çarpıştı. Ardahan’da iki motosikletin çarpıştığı trafik kazasında 2 kişi öldü, 1 kişi ağır yaralandı.

    Hüseyin Tan idaresindeki motosiklet, Hanak ilçesine bağlı Alevi kültürü ile yoğrulan Koyunpınar (saskara) köyü girişinde karşı yönden gelen Özalp Yılmaz’ın kullandığı motosiklet ile çarpıştı.


    Kazada, Hüseyin Tan (35) olay yerinde hayatını kaybetti.


    Diğer sürücü Özalp Yılmaz ile aynı motosiklette bulunan Gökhan Yılmaz yaralandı.


    Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan Gökhan Yılmaz (30) müdahalelere rağmen kurtarılamadı.


    Özalp Yılmaz’ın sağlık durumunun ağır olduğu belirtildi.


    MOTORBİSİKLET ÇOK, EHLİYET YOK!


    Son olarak 2 kişinin ölmesine bir kişinin yaralanmasına neden olan Hanak’ta ki kazaya neden olan Motor bisiklet sayısının son yıllarda bir hayli arttığı dikkat çekerken, bu araçların sürücülerinin birçoğunun ehliyetsiz oldukları da bilinmekte.


    PANDEMİ HALA CAMİYE SOKTURMUYOR..


    arşiv haber 29/10/2020 tarihli haber


    2 Yıl önce Çin’de ortaya çıkıp, tüm dünyayı kasıp, kavuran ve sosyal hayatı bitirip, insanları sanal dünyaya kapatan Corona korkusu ile bir araya gelmekten korkan insanlar dini vecibelerinide açık alanlarda yerine getirmeye devam ediyorlar.



    Son aylarda başta AK Partili siyasiler olmak üzere bir çoklarının kurdelelerle protokol yolları yapıp, toplantı salonlarına çevirdikleri camilere bile gitmekten çekinen vatandaşlar Cuma namazlarını da içerisine girmekten korktukları camilerin önlerinde bulunan açık alanlarda ve meydanlarda kılmaya devam etmekteler.

    Camiler gibi toplantı salonları, cafeler ve toplu alanların eski günlerini aradığı şu günlerde bugün kılınan Cuma Namazının da İstanbul Esenyurt’ta olduğu gibi bir çok yerde açık alanlarda mesafeli kılındığı görüldü.



    Cumhuriyet bugün de yarın da lazım..


    Ülkenin en büyük millet bahçesini açacaklarını ilan edip, bu yönde havuz medyasına çarşaf çarşaf reklamlar veren anlayış bahçe yapma işinin yerel yönetimler olduğunu bilmesine rağmen belediye kendilerinde değil diye paralel denilen bir anlayışla hareket edip, cumhuriyetin ilan edildiği başkentte açılışa hazırlanırlarken başta ulusalcılar olmak üzere ülke genelinde birileri de ‘biz daha cumhuriyetçiyiz’ deyip, her tarafı doğayı kirletip, katleden afişler, pankartlar asa dursun ben de cumhuriyetin anladığım halini anlatayım…

    Öncelikle kafaların giyotinle kesildiği Fransız İhtilali öncesi bugünkü burnumuzun dibinde adaları olan deniz ve kara komşumuz Yunanistan ve Hitlerin, Musolininin faşist yönetimlerinden arınıp, bugün demokrasinin beşiği denilen Avrupa’yı oluşturan ülkelerin hemen hepsinin cemresinden geçtiği baskıcı faşist yönetimleri değil, halkın yönetimi olan cumhuriyeti bizlere armağan eden Atatürk’ü saygıyla anarak yazıma başlamak isterim.

    Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Ajansı, fosil yakıtların insanlar ve çevreye yönelik etkilerine dikkati çekmek için “Yok Oluşu Seçme” kampanyasını başlattığı kampanya kapsamında yayınlanan videoda, uzaydan geldiği öne sürülen bir göktaşını yok ettiği dinozorun insanlığa seslendiği gibi Cumhuriyetinde aynı insanlığa ‘Bir yanınınız zengin, diğer büyük bir yanınızın yoksul’ dediği tüm dünyaya haykırıyor önemimi bilin diyerek…

    Nesli tükenen “Frankie The Dino”, adlı dinozor’un Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yapıp, iklim felaketine doğru gidildiğini belirterek, “yok oluşu seçmeyin” çağrısı yaptığı bir sırada cumhuriyeti bahane edip, rantlarına rant katma uğruna matbaalara, afişçilere ödedikleri milyonları yoksul halka çok gören sözde cumhuriyetçilerin yanından cumhuriyet düşmanlarının da değerini bilmediği bir anlayıştır cumhuriyet..

    BM Kürsüsünden tüm dünyaya seslenen Dinozor’un yaptığı çağrıda, “İklim felaketine doğru gidiyoruz. Buna rağmen hükümetler her yıl halkın parasından yüz milyarlarca doları fosil yakıtları desteklemek için harcıyor” ifadeleri kullanılırken ulusalcılar başta olmak üzere sözde cumhuriyetçilerin milyonlar ödedikleri afiş ve pankartlarla donattıkları doğayı katleden bir anlayış içinde olan insanlardan ne farkı var sorusunu da sordururken cumhuriyetin sözde değil özde yaşatılmadığı da gözler önüne serilmektedir.




    Çünkü İngiltere’nin demokrasi adına Amerika dahil birçok ülkede hala devam ettirdiği sömürgeciliğin adına takılan insan haklarını, eşitliği, özgürlüğü içinde barındıran yani kısa adı demokrasi olan cumhuriyetin öneminin her geçen gün biraz daha anlaşıldığı Afganistanlı, İranlı, Kuzey Kore ve darbe yapılan Sudanlı bir dünyada tek adam, diktatörlük özleminin kimseye yaramadığı daha iyi anlaşılmakta.

    Ulusun, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimi olan Cumhuriyetin getirilen başkanlık sistemi ile allak-bullak olmasının ana nedenlerinden olan milletin seçtiği vekillerinin değil de, atanmış bakanların, vekillere ”sus konuşma” diyen seçilmiş olan başkanın atadığı başkan yardımcıları olsa da Cumhurbaşkanı olanın tüm cumhuru eşitçe, ötelemeden, terörist demeden temsil etmesini emreder.

    Ülkemiz için daha genç olan ve olgunlaşan bir insanın yaşına ulaşan Cumhuriyeti, cumhuru oluşturan milleti, yani insan gibi hayatı bir yaşa gelmiş ve sona ermeyecek, geleceğe ışık tutacak ve kendisini tamamlayan demokrasinin tam yerleşmesine en büyük katkıyı sunacak olan tek ama tek rejim ve de faktördür.

    Bu nedenle; 2023’te 100 yaşına girecek olan Cumhuriyet Rejiminin kendilerine sağladığı imkanlar ile ülke yönetiminde bulunan, birkaç kişiye ya da şirkete, cemaate, canana, havuza değil, halka gerçek cumhura hizmet etmek zorunluluğu bulunan herkesin ama herkesin başlıca görevidir.

    Bu nedenle herkese bugünkü gibi yarında lazım olacak olan nice Cumhuriyetlere..



    arşiv haber 20/02/2016 tarihli haber/yorum/reklamlar


    ARDAHANLILARLA İŞİM YOK DİYEN


    KERİMOĞLU CUMA’DA


    Ardahan Damallı CHP’li İstanbul Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu cuma namazı için gittiği cami de Ardahan’ın da içinde bulunduğu tüm İslam camiası için dua etti.


    **ARDAHANLILARLA İŞİM OLMAZ DEMİŞTİ..


    Cuma için gittiği cami de fotoğraf çekip, paylaşan Ardahan Damallı Doktor, CHP’li Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu’nun, ARDAFED önderliğinde İstanbul’da birliktelik oluşturmak isteyen Ardahanlıların da içinde bulunduğu tüm İnsan ve İslam camiasına dua ederken, bu fotoğraf ile kime nasıl bir mesaj vermek istediği anlaşılmadı.


    Aynı Kerimoğlu daha önce yaptığı bir açıklamasında Ardahanlılar ile işim olmaz demişti.



    arşiv haber 09/07/06/05//02/2017 tarihli haber/yorum/reklamlar


     



    Ardahan kent içinden bir görünüm 

    Sitemiz Yazarlarının Gündemle ilgili yorumlarını 

    sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKALE köşesinde okuyabilirsiniz.


    Radyomuzu dinliyormusunuz? 

    YÖRE TÜRKÜLERİYLE DOP DOLU RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ?




    09/08/07/06/-02/2007 Günlerinin haberleri için DEVAMI tıklayın

    ve Diğer Haberler için DEVAMLARI tıklayın

     



     



    Ardahan kent içinden bir görünüm 

    Radyomuzu dinliyormusunuz? 

    KUŞ GRİBİ POSOF’TA MI?

     


    Kuş gribi tehlikesi şimdi Posof'ta mı? **Geçen yıl Çıldır’da görülen kuş gribinin yeniden ortaya çıktığı şu günlerde Posof’ta yaşanan kanatlı hayvan ölümleri tedirginliğe neden oldu.

    Ardahan’ın Posof İlçesi’nin bazı köylerinde meydana gelen tavuk ölümleri vatandaşları tedirgin etti ..  

    Kuş gribinin yeniden tartışlmaya başlandığı şu günlerde Ardahan’ın Posof ilçesinde meydana gelen kümes hayvanlarının ölümü heycana neden olurken, İl Tarım Müdürlüğü yetkilileri haberimiz yok diyorlar.

    Geçen yıl Çıldır ilçesinde görülen ve ardından bir çok kanatlı hayvanın telef edildiği kuş gribinin şu günlerde Ardahan’ın Posof ilçesinde görüldüğü öne sürülürken, Posof’un Al ve Çambeli köylerinde aralıklarla tavuk ölümlerinin yaşandığını ifade eden Salih Aydın, “Köyümüzde son zamanlarda hane başı 2 ila 3’er tavuk olmak üzere yaklaşık 40 tavuk ölümü meydana geldi. Neden dolayı telef olduğunu bilemiyoruz. Yetkililerin biran önce bu konu üzerinde durmalarını istiyoruz. Ölüm nedeni hastalık insanlara bulaşır mı? Veya kuş gribi nedeniyle mi olduğunu öğrenmek istiyoruz” dedi. Öte yandan, İlçe Tarım Müdürlüğü yetkilileri, konudan haberdar edilmediklerini söylediler. 

    Haber ekleme saati: 12.06-09/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com



    Günün Karikatürü 

    Tren gitti, Türkgözü bitti AKTAŞ İçin kollar sıvanmalıdır!..

     


    İmza töreni Bakü-Tiflis-Kars Demiryolunun güzergâhının değiştirilmesiyle bir kez daha baypas edilerek, kenara itilen Ardahan ve Ardahanlının Çıldır Aktaş sınır kapısı için kolları sıvaması gerektiğine dikkat çekildi.

    Ardahan’ın geleceği ve hızla devam eden göç sorununun önüne geçilmesi için Aktaş Sınır Kapsının mutlaka açılmasına dikkat çeken Ardahanlılar,  bu sınır kapısının sürekli gündemde tutulması için başta sivil toplum örgütleri olmak üzere herkese büyük görevler düştüğünü belirtirlerken, kulağımızın dibinde olanve 200 milyonluk Kafkasya’ya açılan bu yolun mutlaka açılması ve bu yönde gerekirse ciddi eylemler yapılmasına işaret etmekteler.



    ***Yanlızçam-Ardanuç Yolu bitirilmeli ..



    Ardahan’a büyük fayda sağlayacağı beklentisiyle Çıldır Gölü’nün batı yakasında geçmesi için hazırlanan projenin son anda değiştirilerek, Ardahan ve Çıldır’a hiçbir fayda getirmeyecek olan gölün doğu yakasına kaydırılmasıyla bu umudunu kayıp eden Ardahanlılar, Ardahan’ın Kafkaslar da rahat ticaret yapması için Çıldır Aktaş sınır kapısının açılmasını sağlayıp, Ardahan’ı olduğu gibi Kafkasları karayolu ile Karadeniz’e bağlayacak olan Yanlızçam-Ardanuç yolunun bitirilmesi için hükümete baskı kurulması gerektiğine de dikkat çekerlerken, herkesin bu iki önemli gündeme kilitlenip, yıllardır açılmayan Aktaş sınır kapısının açılmasını, Yanlızçam-Ardanuç yolunun bitirilmesini sağlamalıdır diyorlar.



    ***Boş nutuklar değil, gerçek eylemler istiyoruz ..



    Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi’nin imza töreni ardından yapılan açıklamaların kamuoyu nezlinde ciddiye alınmadığının bilinmesini belirten Ardahanlılar, asıl bu çıkışları ve bundan daha ötesi girişimleri yerel gazetelerin aylar önce tren yolu projesinin değiştiğini ve Ardahanlı siyasi ve de sivil toplum kuruluşlarının nerede olduğunu sorduğu zaman ve ardından yapılmalıydı.

    Şimdi olan oldu diyerek, bunu unutup, istenen eylemlerin Aktaş için, Yanlızçam-Ardanuç yolu için, PosoF/Türkgözü sınır kapısı için, bitmeye yüz tutan hayvancılık için, hızla yaşanan göç için, açılması planlanan fakülte için ve diğer sorunlar için yapılması gerekliliğine dikkat çekildi.



    ***Türkgözü’ne formalite ithal izni!



    İlk açıldığı yıllarda başta akaryakıt ithali olmak üzere bir çok malın giriş ve çıkışına izin verilen, ancak her geçen gün bu iznin kısıtlamasıyla önemini kayıp eden Ardahan’ın Posof ilçesinde bulunan Türkgözü sınır kapısın da 2007 yılı içinde ithal edilecek mal sayısı yine 5 maddeyle sınırlı tutuldu.

    Bu sınır kapısında ithalat yapacakların sadece bin 500 ton demir, 2 bin ton suni gübre, bin 500 m2 kereste, 10 bin ton kömür (Petro-kok hariç) ve 20 bin ton ağaç (Yakmaya mahsus) ithal edilebileceğinin duyuran Ardahan Valiliği Sınır Ticaret Bürosu ithalatçı firmaların uygunluk belgesi almaları için çağrıda bulundu.

    Türkgözü’nde izin verilen ithal mal sayısının bölge esnafının yapamadığı işler olduğu gibi, tüketici piyasasında çokta lazım olmayan mallar olduğuna dikkat çeken Ardahanlı esnaflar, ‘bu sınırlı ithalat izninin sınır ticaretine getirilmiş sınırdan öte bir şey değildir.’ diyerek, ‘Posof Türkgözü sınır kapısında başta akaryakıt olmak üzere daha çok malın ithal ve ihracına izin verilmelidir.’ diyerek tepkilerini ortaya koymaktalar.

    Haber ekleme saati: 09.53-09/02/2007

    Haber/Analiz: Fakir Yılmaz/Ardahan

    Arazi davasında tutuklu bulunan muhtar serbest kaldı


    Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı K. Altunbulak ve Çullu köyü arasında geçtiğimiz yıl yaşanan olay ardından tutuklanan 6 kişi serbest bırakıldılar.

    Çullu köyü muhtarı Musa Musaoğlu’nun da tutuklu olduğu olay geçtiğimiz yıl bölge de yapılan Kadastro çalışmaları esnasında iki köyün sınır ve arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkmış, olayların büyümesi üzerine bir kişi öldürülmüştü.



    Barıştırılsınlar!



    İki köyün arasında yaşanan tatsız olayların yeniden yaşanmaması ve istenmeyen olayların yeniden çıkmaması için iki köy halkının bir araya getirilip, barıştırılması gerektiğine dikkat çeken Göleliler, sivil toplum kuruluşlarının, siyasilerin, kaymakamlığın ve de belediyenin bu yönde adım atmasını istemekteler.

    Haber ekleme saati: 00.06-09/02/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Boşanmak için Kocasını arıyor


    Eşine arıyor, boşanmak için 14 yıl önce görücü usulü ile evlendirildiği kocasından boşanmak isteyen Ardahan’ın Göle ilçesi Kayaaltı (Poladik) köylü Saray Bakar (30) kendisini 11 yıl önce terk eden kocasını arıyor.

    Kocasının kendisini 11 yıl önce terk edip kayıplara karıştığını belirten Saray Bakar, eğer kocasının bulabilirse boşanıp, kendi hayatını kuracak. Ancak bugüne kadar bundan başarılı olmadığı gibi, açtığı boşanma davasını da kocasının adresini tespit ettiremediği için kayıp etti.

    Perişan ve sahipsiz olduğunu belirten Saray bakar, 14 yıl önce İstanbul’da görücü usulü ile evlendirildiği Kastamonu ili Kozköylü eşinin kendisini terk edip, kayıplara karıştığını, babasının evine sığınıp, Ardahan’a döndüğünü belirtirken, şimdi boşanmak istediği kocasının tüm aramalara karşın bulamadığından yakındı.

    Bakar, evli göründüğü için başta Yeşil kart olmak üzere birçok imkândan yararlanamadığını da belirtirken, eşinden boşanmak için Göle Adliyesinde açtığı davayı da kocasının adresini tespit ettiremediği için kayıp ettiğini sözlerine ekledi.

    Haber ekleme saati: 14.03-08/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    İl Genel Meclis Üyeleri, 

    Belediye Başkanı ve Gazeteciler Kaymakamlarla davalık oldular,

    Müteahitler paralarını alıp gittiler!


    Kar eridi, gerçekler ortaya çıktı Ardahan’da uygulamaya konulan KÖY/DES Projesi ardından yaşanan tartışma ve iddialar üzerine İl Genel Meclis Üyeleri ile Hanak Belediye Başkanı ve Gazeteciler Kaymakamlarla davalık olurlarken, işi yapamadıkları ileri sürülen müteahitler yarım yamalak yaptıkları yolların paralarının büyük bölümünü alıp gittiler.

    Kaymakamların İl Genel meclis Üyelerini ve Gazetecileri, İl Genel ve Gazetecilerin Kaymakamları dava ettiği gelişme Hanak Belediye Başkanı Harun tankoç ile kaymakamın davasıyla ayrı bir seyir kazanırken, valilik ve bakanlıklarında olayı diğer yandan araştırdıkları biliniyor.

    Haber ekleme saati: 12.49-08/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    KEŞKE HİÇ ERİMİZSE!..


    Kar eridi, gerçekler ortaya çıktı Ardahan’da iki gündür etkili olan sıcak havalar karların erimesine neden olurken eriyen karın altından şehrin eksikleri ortaya çıkmaya başladı. Yollardaki karların erimesiyle birlikte kasis ve çukurların yüzeye çıkması araç sahiplerinin tepkilerine neden olurken yollarda biriken kar suları da yayaların korkusu olmaya başladı. 

    İki yıl önce yapılan ve belediye valilik arasında biz yaptık tartışmasına neden olan kilit parke yol kullanılmaz hale gelmesine rağmen onarım ve tadilat yapılmazken şehrin alt yapısı eksik olduğundan eriyen kar suları da yol artasında birikiyor.

    Sürücüler yaz gelmeden kışı arar oldu.

    Kışın, dondurucu soğuklara rağmen, soğukları arar olduklarını ifade eden sürücüler, yollardaki çukurların onarılmasını istediler. Sürücüler, “Kışın dondurucu soğuk ve karla mücadele ediyoruz. İki gündür soğuklar yerini sıcak havaya bıraktı. Ancak, bu durum bizim için daha kötü oldu. Çünkü çukurlar ortaya çıktı. Araçlar bundan dolayı zarar görüyorlar. Bu çukurlar ortaya çıktıktan sonra, soğuk ve karları arar olduk” dediler. Merkez Karagöl Mahallesi ile Atatürk Mahallesi’nin birleştiği Kars Köprüsü mevkiinde, kış boyunca buzların geçit vermediğini hatırlatan sürücüler, yolda şimdi ise çukurların geçit verdiğini söylediler. Sürücüler söz konusu yolda gerekli çalışma yapılmaması halinde kazaların kaçınılmaz olacağını söylediler. 

    Haber ekleme saati: 12.45-08/02/2007

    Haber: Bülent kılıç Fotolar: Barış Bilgin

    Belediye Başkanının İşsizlik İsyanı


    Ailbeyoğlu Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, Kentte İşsizlik Oranının Yüzde 50’nin Üzerinde Olduğunu ve Her Gün İş İçin Belediyeye Yüzlerce Kişinin Geldiğini Belirterek, “Geceleri Sabaha Kadar Kıvranmaktan Yatamıyorum” dedi. 

    Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, kentte işsizlik oranının yüzde 50’nin üzerinde olduğunu ve her gün iş için belediyeye yüzlerce kişinin geldiğini belirterek, “Geceleri sabaha kadar kıvranmaktan yatamıyorum” dedi. 

    Başkan Alibeyoğlu, Türkiye’de işsizliğin yoğun olduğu illerden birinin Kars olduğunu ve her gün iş için kapısını çalanlara imkan sağlayamadığı için üzüldüğünü ifade etti. Alibeyoğlu, “Günde yüzlerce hemşehrimiz oğluna, kızına iş bulmak için kapımızı aşındırıyor. Hal böyle olunca da bizler iş veremediğimiz için çaresizliği yaşıyoruz. Kars’ta işsizlik oranı yüzde 50’den fazla. Çünkü bunu en acı şekilde yaşayanlardan birisiyim. Bırakın Kars kent merkezini artık köylerden ve ilçelerden bile insanlarımız belediyemize bir umutla geliyorlar. Bizim bu çalışmalarımızı ve çabalarımızı görüp belki de, ‘Bu her şeyin üstesinden gelir, bunu da çözer’ umuduyla geliyor. Ama biz bu çaresizliği yaşıyoruz ve sıkıntılarımız gün geçtikte artıyor. İşsizlikten dolayı bu talepler gün geçtikçe de katmerli bir şekilde çoğalıyor. Ankara ve İstanbul’dan bile iş için arayanlar var. Hatta oralardan iş umuduyla Kars’a gelenler bile var. Gerçekten belediyemizde işe alım yok. Zaten belediyemizin belli bir kapasitesi var. 8 yıldır görevdeyiz ve alacaklar da alınmıştır. Lütfen bizi anlayışla karşılasınlar çok zor durumdayız” diye konuştu. 

    Başkan Alibeyoğlu, belediye başkanı olmadan önce kendisine ait 12 işyerinin olduğunu fakat başkan olduktan sonra işlerle ilgilenemediği için bu işyerlerinin bir çocuğunu kaybettiğini de vurguladı. Alibeyoğlu, daha sonra şunları söyledi: 

    “Son derece zor durumdayız. Başka belediyelerde doğal olarak bu kıyaslama yapıldığı için bizden de aynı beklenti içine giriyor olabilirler. Ama nihayetinde 8 yıl içinde herkes bizim ne olduğumuzu öğrendi. Gönlümüzü ve umutlarımızı Kars’a bağlamışız. Belediye, işimiz, aşımız, aşkımız, ailemiz her şeyimiz olmuş. Yaptığımız eserler bize gerçekten mutluluk veriyor. Halkımızla dayanışma, paylaşım ama acz içinde kalmak da üzüntü ve kedere boğmakta. Geceleri sabaha kadar kıvranmaktan yatamıyorum. Gerçekten sıkıntılarla dolu problemli bir kent. Maalesef bunu acı bir şekilde yaşıyoruz”. 

    Haber ekleme saati: 12.38/08/02/2007

    Haber/Foto: O bir kral

    TÜRK EĞİTİM-SEN, MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ CEVDET AYDIN’IN TAVRINA SERT ÇIKTI:NEZAKETSİZLİK!


    O şimdi zorda .. Türk Eğitim-Sen Kars Şubesi, Kars İl Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın’dan, personelin maaşı karşılığında bankadan alınan promosyon paralarının nerelere harcandığını kamuoyuna açıklamasını istedi.

    Türk Eğitim-Sen Kars Şubesi Yönetim Kurulu adına Şube Başkanı Fahrettin Şimşekler imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, “Sayın Cevdet Aydın’a 370 bin YTL (370 milyar) promosyonun bizlere verilmesini istediğimizde nerelere harcandığını gösteren bir belge ile karşımıza çıktı. Biz şimdi o belgelerin, bilgi edinme yasasına da dayanarak, harcama listesini ve nerelere harcandığını kalem kalem ve faturalarıyla birlikte bilgi vererek, tüm eğitiml çalışanlarının ‘370 bin YTL nereye gitti?’ sorusunun cevabını vermesini istiyoruz. Bu açıklama, üyelerimizi de bizleri de rahatlatacaktır.” denildi.

    İl Milli Eğitim Müdürü için “nezaketsizlik” ifadesinin de kullanıldığı açıklamada, “Biz Türk Eğitim-Sen olarak kendilerinden promosyonun  dağıtılması hakkında yazılı cevap istediğimizde, Türkiye’nin en büyük eğitim çalışanlarının sendikasını gözünün görmediğini, bu yüzden yazılı cevap hakkını da Türk Eğitim-Sen’e değil, tüm il, ilçedeki okullara ve tüm sendika okullara ve tüm sendika şubelerine diye sanki soruyu soran onlarmış gibi cevaplayarak, sendikamızı muhatap almama nezaketsizliğini de göstermiştir.” görüşü yer aldı.

    Sağlık Müdürlüğü’nün bir çok sorunu olduğunu, buna karşın, Vali Mehmet Ufuk Erden’in daire müdürleriyle yaptığı konuşmada alınan “promosyon paralarının yüzde 70’inin çalışanlara dağıtılması” kararına uyarak, her çalışanına 400 ile 600 YTL civarında ödeme yaptığına dikkat çekilen açıklamada, daha sonra şu görüşlere yer verildi:

    “Milli Eğitim Müdürü’yle yaptığımız son görüşmede, 370 bin YTL’den geriye 103 bin YTL kaldığı, bunun 30 bin YTL’sinin de yine harcamalara ayrıldığını, geriye 70 bin YTL kaldığını öğrendik. Sayın Valimizin tüm kurum müdürleriyle yaptığı toplantı sonucunda alınan karar üzerine üyelere dağıtılacağını, bu paranın da her üyeye düşen payın kendi ifadesiyle 40-50 YTL civarında olduğu söylenmiştir. Oysa, Sağlık Müdürlüğü’nün kendi personeline dağıtmış olduğu pay 400 ile 600 YTL civarındadır. 

    Demek ki, Sağlık Müdürlüğü’nün, sağlık ocaklarının boyanması, fotokopi makinası alınması, ambulans veya köylerdeki sağlık ocaklarını dolaşması için pikap alınması gibi sorunu yok. Şimdi bizler, eğitim çalışanları olarak o paranın da harcanmasını istiyoruz.”

    Haber ekleme saati: 12.29-08/02/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ

    ALINAK’A “SİVİL DEVRİM” DAVASI


    Mahmut Alınak AKP Adana Milletvekili Abdullah Çalışkan’ın “yeşil devrimden yanayım” şeklindeki sözleri kamuoyunda tartışılırken, DTP Kars İl Başkanı Mahmut Alınak’a “sivil devrim” istemekten dava açıldı. 

    Kars Cumhuriyet Savcısı Hikmet Gürbüz, Alınak hakkında “Suçu ve suçluyu övme, kanunlara uymamaya tahrik” suçlamasıyla hazırladığı iddianameyi, Kars Sulh Ceza Mahkemesi’ne sundu.   

    İddianamede, Alınak’ın 4 Haziran 2006’da Kafkas Öğrenci Derneği’nin düzenlediği “Demokrasi” konulu konferansta dile getirdiği sözleri nedeniyle cezalandırılması istendi. Alınak’ın adı geçen konferansta dile getirdiği sözleri şöyle: 

    “Kabul edilen sivil itaatsizlik, düzenin kapısına kilit vuracak, düzeni teslim alacak. İran Şahı’nı gördük. Biz o koca imparatorluğun nasıl tuzla buz olduğunu gördük, bunlar bu kadar güçlü falan da değiller. Biz halkı yüklersek ve güçlü bir sivil itaatsizlik gerçekleştirirsek, bunlar dayanamazlar bize, 2 yıl fazla değil, çocuklarımızı; doğan çocuklarımızı nüfusa kaydetmezseniz, ben kaydettirmiyorum, torunum oldu diyelim kaydetmiyorum, çocuklarınızı nüfusa kaydettirmeyin, nüfus sayımı yapılıyor, nüfus sayımını kabul etmiyorlar ve kimlik taşımıyorlar, düşünün ki Amed’den İstanbul’a, oradan Dersim’e Kars’a, Iğdır’a, Ardahan’a binlerce onbinlerce yüzbinlerce milyonlarca insan, kimliksiz bir şekilde sokağa akmışsa… Yargıya gitmiyorum, okula göndermiyorum, nüfusa gitmiyorum, tapuya gitmiyorum. Ne oldu, iflas etti orada. Çark; bu sistemin çarkı kendiliğinden felç oldu. Hiç kimse bundan çıkmadan, kendini tehlikeye atmadan, hiç aslında kendi çocuğu var şimdi kullanılmakta olan, polisle vuruşmadan, askerle vuruşmadan, sivil devrimse… İşte o günlere hazırlıklı olun.”

    Haber/ ekleme saati: 12.17-08/02/2007

    Haber: Gümüşpala Kortağ/Kars

    DTP’li Alınak: Şeker Komasındaki Annem Solunum Cihazı Olmadığı için öldÜ


    Alınak'ın annesi.. DEP eski Milletvekili ve DTP Kars İl Başkanı Mahmut Alınak, annesi Emine Alınak’ın şeker komasına girdikten sonra kaldırıldığı Kars Devlet Hastanesi’nde solunum cihazı olmadığı için öldüğünü ileri sürdü. 

    Mahmut Alınak yaptığı açıklamada, annesi Emine Alınak’ın (87) dün yürüyerek gittiği Kars Devlet Hastanesi’nde şeker komasına girdiğini belirtti. Annesinin nefes alma güçlüğü çekince solunum cihazına bağlanması gerektiğini kaydeden Alınak, ”Ancak Kars Devlet Hastanesi’nde solunum cihazı yoktu. Doktorlar büyük bir gayretle annemi kurtarmaya çalıştı ancak çaresiz kaldılar. Bunun üzerine 200 kilometre yol katederek annemi Erzurum’a götürdük. Ama canım annemi kurtaramadık. İnsan hayatı için bu kadar önemli bir cihazın Kars Devlet Hastanesi’nde olmayışı acıdır. Bundan, ülkeyi güllük gülistanlık gösteren Başbakan utansın. Biz annemizi kaybettik. Bu tıbbi imkansızlıklar yüzünden hiç değilse başkaları ölmesin” diye konuştu. 8 çocuk ve 60 torun sahibi Emine Alınak’ın, Kars’ın Digor ilçesinde yarın toprağa verileceği bildirildi.

    Haber ekleme saati: 12.15-08/02/2007

    Haber/Foto: Mukadder Yardımcıel Gönderen: O bir kral 

    BARİ ASAYDINIZ!


    O şimdi zorda .. Türbanlı öğretmeni, “okul lojmanına erkek arkadaşını alma” diye uyardığı için, görevden alınarak Erzurum’a öğretmen olarak atanan, ardından da birikmiş izninin kullanılmasına izin verilmeyen Atatürkçü ve laik düşünceli İlköğretim Müfettişi Hayrullah Armağan’ı bir asmadıkları kaldı.  Armağan’ın bu kez Öğretmen evi’ne girmesi de yasaklanmak istendi.

    İddiaya göre, dün Kars Öğretmen evi’nde görevden alınan İlköğretim Müfettişi Hayrullah Armağan’ı gören İl Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın’ın morali bozuldu. Öğretmen evi Müdürü’nü çağıran İl Milli Eğitim Müdürü Aydın, önce, Armağan’ı kastederek, “Onun ne işi var burda?” diye sordu. Ardından da, “Onu bir daha burada görmeyeceğim” diye uyardı.

    Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın’ın uyarısı iletilen Hayrullah Armağan’ın ise, uyarıya tepki göstererek, “Ne demek buraya gelmesin! Ben sonuçta Milli Eğitim Bakanlığı personeliyim ve Türkiye’nin bütün illerindeki öğretmen evine girmek hakkım var. Kaldı ki, buraya öğretmenden çok öğretmen olmayanlar giriyor. Ayrıca, Benim buraya girmeme yasak koymaya çalışan Milli Eğitim Müdürü önce 15 Eylül’den beri kaldığı 303 nolu odanın hesabını versin. Kaç lira ödemiş şu ana kadar kaldığı suit oda için. Yediği yemekler için para ödemiş mi? Bu konuda Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacağım.” dediği ileri sürüldü.  

    Haber ekleme saati: 12.14-08/02/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ Kars

    1 YTL ödeyerek tapularını alıyorlar..


    Tapularını alan Ardahanlılar Tapu Kadastro Genel müdürlüğü tarafından Ardahan ili, ilçe ve köylerde mevcut hazine arazilerin belirlenmesi, sınır anlaşmazlıklarının ortadan kaldırması için başlatmış olduğu çalışmalar sonuç vermeye başlamıştır. 

    Özellikle köylerde yaşanan sınır anlaşmazlıklarının ortadan kaldırılması konusunda belirleyici bir çalışma programı izleyen Tapu Kadastro Ardahan İl Müdürlüğü yetkilileri, sınır ve statü belirleme konusunda ihtilafa düşerken, bireysel alanda yapmış olduğu çalışmalar sonucunda vatandaşlara tapularını 1 YTL karşılığında vermeye başlamıştır.

    Yapılan çalışma sonucunda tapularına kavuşan vatandaşlar, büyük mücadeleler sonucu haklarını elde etmekten de memnunluk duyduklarını belirtmişlerdir.   

    Haber ekleme saati: 12.07-08/02/2007

    Haber/Foto: Özkan Karakaya

    Ardahanlı İş Adamı Cavit Çetin:“Çıldır ilçesinde bir istasyonun kurulmasıyla Ardahan’lının trene arkadan bakan değil, treninin nimetlerinden faydalanan bir il olmasını istiyoruz” dedi.


    Cavit Çetin Avrupa ile Asya arasında ulaşım problemini en ekonomik düzeye indirilmesi gerektiğine değinen Ardahanlı iş adamı Cavit Çetin, “Ardahan ve Serhat bölgesi için son derece önemli olan bu proje, bölgenin geri kalmışlığını da ber taraf edecektir. Kars-Tiflis Demiryolu Projesi’nin hayata geçmesiyle Türki Cumhuriyetler ve Gürcistan üzerinden trenle gelen yolcuların Ardahan’a girişi ekonomide canlılık yaratacağı, bir nebzede olsa istihdam artırılacaktır. Bölgemizde turist yoğunluğu söz konusu olacağı gibi, gerçek anlamda ipek yolu dediğimiz ithalat ve ihracat söz konusu olacaktır. Bu da mağdur olan Serhat bölgesine yansıyacaktır. Çıldır ilçesinde bir istasyonun kurulmasıyla Ardahanlı trene arkadan bakmadan,  trene arkadan bakan değil, treninin nimetlerinden faydalanan bir il olmasını istiyoruz” dedi.

    Kars-Bakü-Tiflis demiryolu projesi yöremizin temel sorunlarından biri olan ulaşım problemi olduğuna değinen iş adamı Cavit Çetin, “Kars-Bakü-Tiflis demiryoluyla ilgili olarak nihayetinde bir gelişme yaşanmakta ve 07.02.07 tarihi itibariyle, projenin başlaması için antlaşma imzalanacaktır. Bu antlaşma yöre halkı ve bölgemiz için tarihi bir olay ve uzun zamandan beri heyecanla beklediğimiz bir gelişmedir. Allah emeği geçen herkesten razı olsun diyerek iyi niyet duygularımızı belirtelim ve olayı daha ayrıntılı incelemeye, eksik yanlarını demiyelim de, beklentilerimizi sırayalım ve ilgililere duyuralım.

    Öncelikle bir önceki yazımda neler belirtmiştim onu hatırlayalım. Şöyle demişiz:

    Diğer önemli konu ise İlimizin komşu ülkelere ve yurtiçi ulaşımını ilgilendiren, bölgemize hem ekonomik hem de turizm açısından canlılık getireceğine inandığımız Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu bağlantılarından birisinin de ilimiz sınırları içersinde olmasıdır. Bu istek bölge halkımızın şimdiye kadarki kötü talihini bir nebze olsun değiştirecek bir istektir. ‘’ 

    Değerli hemşehrilerim, okuduğunuz gibi ve benim de üstüne basa basa söylediğim, bu proje elbetteki bölgemiz için çok önemlidir ve uzun zamandan beri beklediğimiz, talihimizi değiştirecek bir olaydır. Ama bizim Ardahan’ lılar olarak isteğimiz, duraklardan birisinin de Ardahan sınırları içersinde olmasıdır. Şu an için projenin detaylarını bilemiyorum belki de, belirttiğim gibi yakınlarımızda bir durak olacaktır ama bunu yetkililerden duymak istiyoruz. Acaba il sınırlarımız içersinde herhangi bir durak olacak mı olmayacak mı? Özellikle buradan Ardahan milletvekillerine sesleniyorum; Bu proje için sayısız soru önergeleri vermiş ve bu işin takibini yapan siz değerli vekillerim, bu projenin Ardahan’ a katkısı net olarak ne olacaktır. Yol güzergâhı Ardahan’ a yakın bir ilçe veya Ardahan sınırları içinde herhangi bir yerden geçecek mi? Sorum net ve çok açık. Ben ve yöre halkımız bu sorunun cevabını merak etmekteyiz. Çıkın ve açık yüreklilikle bu projenin Ardahan’ a katkısı şunlardır diye sıralayın ve hepimizin takdirini kazanın. 

    Umarım bu proje Ardahan’ ı komşularından soyutlamaz ve sınır kapılarının önemi azalmaz. Değerli dostlarım açıkcası benim bu konuyla ilgili bazı çekincelerim mevcuttur. Sanki bu projede Ardahan devre dışı bırakılmış gibi hissetmekteyim. İnşallah bu hissiyatımda yanılırım. Bunu anlamanın tek yolu da vekillerimizin vereceği cevapların içimize sinmesi ve Ardahan’ ımızın çok şey kazanacağı müjdesidir. Bekleyip hep birlikte göreceğiz değerli dostlarım, şimdilik sağlıcakla kalın” dedi. 

    Haber ekleme saati: 11.47-08/02/2007

    Haber/Foto: Özkan Karakaya

    Herkesin kurtuluşu kendisine!…


    Ardahan kalesi 23 Şubat Cuma günü, düşmandan kurtuluşunun 84. yıl dönümünü kutlayacak olan Ardahan’ın Metropollerde ve de diğer illerde bulunan dernekleri kurtuluşu ayrı ayrı kutlamaya hazırlanıyorlar.

    Başta İstanbul’da olmak üzere birçok kentte birden fazla bulunan Ardahan Dernekleri Ardahan’ın Düşmandan Kurtuluşunun gününü aynı günde ayrı yerlerde kutlayacaklarını ilan etmeye başladılar.

     İstanbul’un hemen her ilçesinde, hatta beldesinde bulunan derneklerin bir birleriyle olduğu gibi vakıflarla kurtuluş günü dolaysıyla yarışıp, düzenleyecekleri KAZLI/RAKILI Geceleri için bilet satışına başladıkları gözlenirken, sitemiz okurlarından bu durumun birlik beraberliği değil, dağılmayı sağladığını ileri sürdüler.

    Derneklerin bir araya gelerek ses getirecek bir yerde ve de etkinlikle kurtuluş gününü kutlaması gerektiğini belirten Ardahan’ın dışında bulunan hemşerilerimiz, böyle bölük-pörçük etkinliklerin kimseye hayrı olmadığı gibi, kendilerinde zorda bıraktığını belirttiler.



    ***ARDAHAN’A FAYDASI NE OLUYOR?



    Derneklerin kurtuluş gününde olduğu gibi birçok konuda söz birliği yapamadığını da belirten Ardahanlı hemşerilerimiz, birçoğunun ÇANTA DERNEK olarak isimlendirilen Ardahan Derneklerinin gurbette bulunan Ardahanlılara olduğu gibi Ardahan’a da hiçbir katkısının olmadığını en son olarak Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolunun değiştirilen projesinde görüldüğünü dile getiren Ardahanlılar, lobi gücü olmayan, ancak Ardahan ismini kullanıp hiçbir iş yapmayan derneklerin yılda bir bilet satmak ve rakılı/kazlı gece yapmalarından öte bir iş yapmadığını da öne sürdüler.

    Haber ekleme saati: 01.20-08/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com



    Atatürk doğu gezisinde 

    Orhan Pamuk Türkiye’yi terk mi etti?!…

     


    Gazetenin sitesi Fransa’da yayınlanan LE FIGARO.fr isimli gazete Nobel Ödüllü Türk yazar Orhan Pamuk’un Türkiye’ye terk ettiğini yazdı.

    Fransa’nın ciddi ve büyük trajlı gazetelerinden olan  LE FIGARO gazetesinin bugünkü sayısında, “Edebiyat ödülü alan Pamuk sürgünde” başlığıyla verdiği haberde, Orhan Pamuk’un Türkiye’yi gizlice terk ettiğini öne sürdü.

    Gazete’nin bu haberinin ne kadar ciddi ve doğru olduğu bilgisi tam olarak alınmazken, haberin içeriğinde Pamuk’un Türkiye’de yaşadıklarını düşünceli bir fotoğrafıyla vererek,  uzun uzun anlatılmış.

    Haber ekleme saati: 01.10-08/02/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Musul ve Kerkük sorunu

    Atatürk’ün Ardahan’a gelişini engellemiş ..


    Atatürk doğu gezisinde Bugün yeniden gündeme gelen ve Irak Kürtleri, Amerika ve Türk Hükümeti arasında tartışma konusu olan Musul ve Kerkük olayının bir örneği de 1923 yılında yaşanmış.

    Ardahan’ın düşmandan kurtuluşunun ardından bir yıl sonra bölgeye gelen ve bölgede yaptığı gezi programına Ardahan’ı da ekleyen Atatürk’ün, bu sırada çıkan Musul-Kerkük hadiseleri nedeniyle programını tamamlamadan ve son anda bu kararından vazgeçip, Ankara’ya dönmek zorunda kaldığı, Ardahan’ın 2001 yılında hazırlanan yıllığında kayıtlar altına alınmış.

    Haber ekleme saati: 23.01-07/02/2007

    Haber/Araştırma: Fakir Yılmaz

    ARVAK Başkanı Faruk Demir soyuldu …


    Faruk Demir Ardahan Eski Milletvekillerinden Faruk Demir’in aracının arka camının geçtiğimiz gün arkadan kırılıp, içinde ki eşyalar çalındığı öğrenildi. Alınan bilgilere göre geçtiğimiz gece hırsız yada hırsızların demir’e ait aracın arka camını kırarak içinde ki lap top bilgisayarı, bir çok önemli eşyasını alıp kayıplara karıştığı bilgisi alınırken, konuyu sorduğumuz Faruk Demir olayı doğrularken, bu durum karşısında şaşırıp kaldığını, çalınan eşyalarına değil, bir çok manevi değer taşıyan eşyalarına üzüldüğünü söyledi.

    Haber ekleme saati: 22.22-07/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Ardahan baypas edildi, İmzalar atıldı!..


    Tran Ardahan'ı ti geçti Ardahan’a komşu olan ve Aktaş sınır kapısıyla kapalı bir gümrüğü bulunan Gürcistan’da bir araya gelen Gürcistan, Azerbaycan ve Türkiye liderleri Kars-Bakü-Tiflis Demiryolu için imzaları attılar. Önce Çıldır Gölünün doğusunda geçeceği ve bu yönde hazırlanan bir projesi olan Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun projesi, Ardahan’ın sahipsizliği, Karslı politikacıların uyanıklığı ardından değiştirilmiş, son anda gölün Ardahan’la alakası olmayan yönü olan batısında geçirilmişti.



    ***Aktaş’ın lafı edilmedi, Ardahan’ın ismi ağza alınmadı



    Üç liderin imza töreni için bir araya geldiği Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu imza töreni sırasında ilginç bir durum daha yaşandı. 

    Gerek gezi sırasında, gerekse de imza töreni boyunca Aktaş sınır kapısından bahsedilmezken, imza töreni sonrası üç liderin açacağı havaalanıyla Gürcistan’dan Karadeniz’e direk ulaşım sağlanacağı belirtilerek, Ardahan’ın adeta baypas edildiği ima edildi.

    Karadenizli Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, açılacak olan havaalanı ile Artvin’in daha da canlanacağını belirtirken, konuşması boyunca Ardahanlının yılardır açılmasını beklediği Çıldır Aktaş Sınır Kapısından ve de Ardahan’ın ismiyle ilgili bir kelime bile etmedi. 



    ***Karslı vekiller gülüyordu, Ardahan vekiller poz veriyordu ..



    Dünya medyasının canlı olarak yayınladığı bu önemli gelişme sırasında Ardahan ve Ardahan’ın sınırlarından bahsedilmezken Karslı politikacıların yüzleri ve de gözleri gülüyordu. Gürcistan’a sınırı olmamasına rağmen yapılacak olan demiryolunda en iyi faydalanacak olan il olma konumunun zevkini yaşayan Karslı politikacılar imza törenini ayakta alkışladılar.

    Gazetelerimiz ve de sitelerimizin, ‘Başbakan komşuda, vekiller uykuda’ haberinde sonra uyanıp, son anda gezi programına kendilerini aldırmaları hiçbir fayda sağlamazken, her iki vekilimizde sanki büyük iş yapıyorlarmış gibi fotoğraf ve tv görüntülerine girmek için büyük çaba sarf ettikleri gözlendi.

    Haber ekleme saati: 19.13-07/02/2007

    Haber: Fakir Yılmaz

    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Biz yazarken ..



    Fakir Yılmaz Yukarıda ki manşeti okuyorum da kendi kendime gülüyorum.. Aslında ağlıyorum desem daha yerinde olur…

    Çünkü; Dün Başbakan Erdoğan’ın da imzaladığı Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu Projesi’ni TV’de canlı izlerken gözlerim doldu.

    Ardahan’ın baypas edileceğini aylar önce yazarken, birilerinin bizi dava edip, mahkeme kapılarına düşürdüğüne mi, yoksa üç liderin konuşmalarında Gürcistan’a komşu olan Ardahan’ın isminin geçmemesindenmiydi bilemiyorum.

    Belki’de yukarıda ki ve de aşağıda ki manşet haberlerimize konu olanlaraydı ..

    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58

    ATSO, Ardahan Milletvekilleri

    ile Karslıları Ardahan’a ihanetlikle suçladı ..


    Latif Tosunoğlu Bugün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törenle yapımı için anlaşması imzalanacak olan Kars-Tiflis Demiryolu Projesi’nin, Çıldır Ardahan güzergâhının iptal edilmesi ve Kars sınırları içinde olan Çıldır Gölünün batısında geçmesine Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığından çok sert tepki geldi.

    Ardahanlı Milletvekilleri Kenan Alun’a ile Esnan Öğüt’e   ve Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğulu’nu  Ardahan’a ihanetlikle suçlayan ATSO’nun konuyla ilgili açıklaması şöyle;



    **BASIN YAYIN KURULUŞLARINA



     1999 yılında ihalesi yapılan Kars-Tiflis demiryolu projesinin Ardahan güzergâhının iptal edilmesi Sınır ili olan biz Ardahanlıları çok üzmüştür. Ardahan güzergahının iptal edilmesi 80 yıllık göç veren ve sınır ilini beklemekte olan Ardahan halkının tamamen devre dışı bırakılması sebebiyle ülke ekonomisine ve metropol şehirlerde nüfus patlamasına sebep olacaktır.

    Cumhuriyet döneminden bu güne kadar göç veren bir ilin kalkınması için ilk ve son şans olan Kars – Tiflis Demir yolu projesi Karsta ki art niyetli üç beş bürokratın ve bunlara alet olan Kars Belediye Başkanının kurbanı olmuştur.

    Ne acı ki bu vahim ve o kadar da üzücü olayın sonuçlarını düşünmeden ve tutarsız davranışlar içerisinde bulunan Ardahan milletvekilleri sayın Kenan ALTUN ve Ensar ÖĞÜT de isteyerek veya istemeyerek bu ihanettin içine girerek bu projenin baş mimarları olmuşlardır.

    Bugün Sayın Başbakanımızla birlikte bu proje için Tifliste bulunan sayın millet vekillerimize Basın yayın aracılığı ile sesleniyorum;

     Ardahanlıların tamamının göç etme niyetinde olduğunu  ve vekillerinin Ardahan a döndüğünde bunun bedelini ve cezasını çok ağır bir şekilde ödeyeceklerini ve bu seslenişten sonra geri adım atmaması durumunda milletsiz bir ilin millet vekilleri olacaklarını ve Ardahan tarihinde iline ihanet etmiş millet vekilleri olarak tarihe gececiklerini hatırlatır.Vekili oldukları ilin yok edilmesine  katkıda bulunan sayın millet vekillerimize şahsım , temsilcisi olduğum Tacir ve Sanayiciler ile Ardahan halkı adına kınıyorum.

    Saygılarımla;

    Latif TOSUNOĞLU/Yön Kur Başkanı 

    Kaçak elektrik kullandı öğretmen olamadı ..


    Kaçak elektrik kullanımı yaptı hayatı karardı Örenğincilinde kaçak elektrik kullanmaktan ceza alınca öğretmenliğe kabul edilmedi. Kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle 6 ay hapis cezasına çarptırılan öğretmen meslekten men edildi.

    Son yapılan öğretmen atamalarında Ağrıya tayini çıkan öğretmen E. C. Göreve başlayacağı sırada atamasının iptal olduğunu öğrendi. Bu durumun sebebini soran öğretmen adayına kaçak elektrik kullandığına dair 3 yıl önce aldığı ceza hatırlatıldı.

    Milli Eğitim Bakanlığı, elektrik hırsızlığı yapan bir kişinin devlet memurluğu kanun gereği memur olamayacağı kaydetti.

    Ağrı doğumlu E.C 2001 yılında Kars ili Sarıkamış Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Yüksek Okurken Sarıkamış ilçesinde kiralık olarak oturduğu evde kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla mahkemeye çıkarılmış, elektrik hırsızlığı suçundan 6 ay hapis cezası almış. Para cezasına çevrilen ceza ertelenmişti. Bu cezanın sabıkasına işlendiğinden haberi olmayan E.C. 2006 yılı öğretmen atamalarına başvurdu. Ve Ağrıya Beden Eğitimi Öğretmeni olarak atandı. Ancak 6 ay hapis cezası aldığı için göreve başlatılmadı.

    Haber ekleme saati: 15.40-07/02/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz

    Gök yüzü değil, GÖL yüzü ..


    Çıldır gölü Birçok doğa harikasına sahip olmasına karşın gerektiği gibi tanıtılıp, turizme kazandırılmayan Ardahan ve ilçelerinde ki güzelliklerden olan Çıldır Gölü’nün donmuş yüzüyle ortaya koyduğu olağanüstü güzel manzara, görenleri şaşırtıyor.

    Her yıl kış ayları boyunca donan ve tüm gölün üzerine kaplayan buz tabakasının ortaya koyduğu bu muhteşem görünümle adeta devası doğal bir buz patent sahası halini alan Çıldır Gölü’nde balık tutmak için mücadele eden bölge balıkçıları da bu güzelliği ayrı bir güzellik katıyorlar.

    Buz tabakasının 70 santime kadar kalınlaştığı ve çevresinde bulunan köylerin yaz aylarında etrafını dolaşarak gittikleri Çıldır ilçesine kışın üzerinde yaya geçip geldikleri Çıldır Gölünün buz tutmuş tabakasını delerek balık tutmaya çalışan Çıldırlı balıkçılar hem gölün doğal güzelliğini, hem de ekmek parası kazanmanın zevkini yaşıyorlar.

    Haber ekleme saati: 14.45/07/02/2007

    Haber: Fakir Yılmaz Foto: Ümit Kılıç

    Sarıkamışlılar, kaymak için Norveç’e gidiyorlar!


    Fır fır ve çocuklarıda modaya uydu Norveç’in Kirkenes kenti ile Kars Belediyesi arasındaki kardeşlik ilişkisi çerçevesinde Kirkenes Belediyesi’nin daveti ile Sarıkamış Belediye Başkanı İlhan ÖZBİLEN, Sarıkamış Kaymakamı Rahmi KÖSE, Kars Belediye Başkan Yardımcısı Dünyamalı DEMİR ve Kars Belediyesi Özel Kalem Mensubu İhsan KARAYAZI  Kirkenes Kış Festivali’ne katılmak üzere Norveç’e gidiyorlar. 

    Başlangıçta  söz konusu programa Kars Belediye Başkanı Naif ALİBEYOĞLU ve Başkan Yardımcısı Saffet ÖZDEMİR davet edilmişlerdi. Ancak, Kirkenes’in kış turizmi açısından son derece gelişmiş olması ve Kars ile Sarıkamış’ın da Kirkenes benzeri bir turizm kenti olmaları özlemi nedeniyle, Naif ALİBEYOĞLU söz konusu davetten sarf-ı nazar etmiş ve yukarıda adı verilen heyetin Kirkenes’in turizm deneyimlerinden faydalanmak üzere adı geçen kente gitmeleri hususuna karar vermiştir. Tüm yol ve konaklama masrafları Kirkenes kentince karşılanan heyetin edineceği deneyimlerin Sarıkamış ve Kars’ın turizm merkezli kalkınmasına ışık tutması temenni edilmektedir. 

    Haber ekleme saati: 14.43/07/02/2007

    Haber: O bir kral

    Kartvizitine lakabını yazdı


    Fır fır ve çocuklarıda modaya uydu Ardahan’da davul ve zurna çalarak geçimlerini kazanan Şemsettin Şimşek ve oğullarının kartvizit bastırırken isim yerine fırfır lakabını kullanmaları dikkat çekti. 

    Ardahan’da düğün ve törenlerde davul ve zurna çalarak geçimlerini sağlayan Şimşek ailesinin çocukları, babalarının lakabı olan fırfır’ı kar vizite de yahsıttılar. 

    Ardahan Halk Eğitim Müdürlüğü’nde davul ustası olarak görev yapan Ender Şimşek, “Ardahan’da herkes babamın fırfır olarak tanıdığı ve gerçek isminin kimsenin bilmediği için kartvizit bastırırken babamın lakabını kullandık. Babam kartvizitteki lakabını görünce kızmadı aksine çok sevindi” dedi. 

    Haber ekleme saati: 14.36-07/02/2007

    Haber: O bir kral

    Yol açma çalışmaları sürüyor


    Yollar açılmaya çalışılıyor Ardahan’ın yüksek kesimlerinde etkili olar kar yağışı sonrası ulaşıma kapanan Damal-Posof Karayolu ulaşıma açıldı. 

    Ardahan’ın Posof İlçesi sınırları içerisindeki 2 bin 540 rakımlı Ilgar Dağı’nda gece etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle kapanan yolda Karayolları ekipleri tarafından yapılan çalışma sonrasında ulaşım tekrar açıldı. 

    Ilgar Dağı Geçidi’nde zaman zaman etkili olan sis nedeniyle görüş mesafesi bazı bölgelerde 1 metrenin altına düşmesiyle sürücüler zor anlar yaşıyor.

    Haber ekleme saati: 14.36-07/02/2007

    Haber: O bir kral

    2006 yılında Ardahan, Kars ve Iğdır’da neler yapıldı, neler yaşandı kısaca hatırlayalım


    *3. Kafkas Festivali yapıldı 

    *1. Altın Kaz Festivali yapıldı 

    *Kafkas Üniversitesi Rektörü Necati Kaya’nın rektörlük süresi dolunca İzmir’e göç etti 

    *Kafkas üniversitesine yeni Rektör olarak Abamüslüm Güven atandı. 

    *Vatan Gazetesi “Ardahanlılar Türkiye’nin en geniş ili” dedi. 

    *Göle Kaşar Festivali yapıldı 

    *Atatürk’ün Gölgesinde Damal Müzik Festivali yapıldı 

    *Ardahan Bal Festivali yapıldı 

    *Çıldır Festivali yapıldı. 

    *Posof Aşıklar Şenliği yapıldı. 

    *Kars’ta Ermenilerle tartışan Azeriler festivali terk etti 

    *Yapılan Operasyonlarda Ardahan, Kars ve Iğdır’da 45 otel kapandı 

    *Iğdır Kayısı Festivali yapıldı 

    *1.Tuzluca Kayısı festivali yapıldı 

    *Sarıkamış Harekâtı’nın 93. yılı devlet töreniyle anıldı. 

    *Tiflis Demiryolunun ihalesi için verilecek krediyi Ermeni lobisi engelleyince demiryolunun yapımı durduruldu. 

    *Esenyurt’ta Kars Ardahan Iğdır Derneği kuruldu. 

    *Anadolu Yakası Kars Ardahan Iğdır Derneği kuruldu 

    *Ardahan’da Kar ve Buz Festivali yapıldı 

    *Kars Ardahan Iğdır Vakfı Kongre yaptı. 

    *Yıldız Laçinel başkan seçildi. 

    *Köprülü Derneği Anadolu Yakasında şube açtı 

    *Kars’ın Merkez Ölçülü Köy Derneği kuruldu 

    *Sarıkamış’ta Toprak Otel hizmete başladı 

    *Siyaset Meydanı Sarıkamış’tan canlı yayınladı 

    *Kars’ta Yunus Emre gecesi yapıldı. 

    *Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, Anadolu’da  yılın belediye başkanı seçildi. 

    *Türkiye’de Yılın İşadamı IAğdırlı Celal Aras (Aras Holding) seçildi 

    *2.Murat Çobanoğlu Aşıklar Şenliği yapıldı 

    *AB heyeti Kars’ı ziyaret etti 

    *Kars Kalesi çevresinde bulunan gecekondular kentsel düzenlemeler kapsamında yıkıldı 

    *İbrahim Tatlıses 26 yıl sonra Kars’a geldi ve Kars kalesinde konser verdi 

    *Oktay Ekinci “Kars” kitabını çıkardı 

    *Kars’ta 8 yıl süren kan davası barışla sona erdi 

    *Kars’ta özürlülere tekerlekli sandalye dağıtıldı 

    *AB’den Kars’a hibe olarak Gezici Hastane verilecek. 

    *Naif Alibeyoğlu “Doğa tarih ve kültürel  çalışmalar” dalında yılın belediye başkanı seçildi 

    Haber ekleme saati: 14.30/07/02/2007

    Araştırma: O bir kral

    Bir damla su nöbeti


    Su bekliyorlar Kars’ın merkeze bağlı Karacaören köyü sakinleri, 50 yıldır bir damla su için çeşme başında nöbet tutuyor. Isınmak için çeşme başında ateş yakan köylüler, komşu köyler tarafından sularının kesildiğini ileri sürdü. 

    Kent merkezine 12 kilometre mesafedeki 300 nüfuslu Karacaören köyünde susuzluk çilesi yaşanıyor. İki çeşmeden birinin tamamen kuruduğu, diğerinin ise sızıntı şeklinde aktığı köyde, Karacaören’e 7 kilometre mesafedeki Azat köyünden gelen suların yaz-kış Azatlılar tarafından kesildiğini ileri süren ve bu çileyi 50 yıldır çektiklerini söyleyen köylüler, bir damla su alabilmek için çeşmeyi mesken tuttu. Zaman zaman su almak için aralarında tartışmaların ve hatta kavgaların yaşandığını ifade eden köylüler, “Korkuyoruz ki su yüzünden dostlukların arasına küskünlükler girecek” dedi. 

    Her gün bir ailenin odun ve tezek getirmesiyle çeşme başında ateş yakarak gece-gündüz tutulan bir damla su nöbetinin yıllardır devam ettiğini belirten köylüler, susuzluklarına çare bulunmasını istedi. 

    Karacaören köyü muhtarı Rıza Yiğit, sularının Azat köyünden geldiğini fakat o köyde suların aşırı kullanılmasıyla kendilerine suyun yetmediğini ve bir de bazı köylülerin suları kestiklerini ileri sürdü. Muhtar Yiğit, “Bundan 15 yıl önce su bize örtülü şebeke halinde getirilmiş görülüyor. 15 yıl önceki Köy Hizmetleri ile müteahhidin arasında örtülü şebeke olarak kayıtlara geçilmiş şimdi ise evlerimizde sularımız olmadığı için çok sıkıntılar çekiyoruz. Ben bunun üzerine hangi daireye dilekçemle gittiysem köyümüzün örtülü şebeke olarak görüldüğünü söylüyorlar. Fakat ne gariptir ki benim köyümde örtülü şebeke şeklinde su gelmiyor” diye konuştu.

    Ardahan’da da aynı sorun!


    Ardahan'da susuz Ardahan’ın Atatürk Mahallesi’nde şehir şebeke suyu olmayan kadınlar su ihtiyaçlarını yakınlardaki şehir su deposunun tahliye borusundan akan suyla karşılıyor. Şehir şebeke suyunun olmaması sebebiyle kadınlar evlerinde kullanacakları su ihtiyaçlarını ya eşek sırtında, yada omuzluk kullanarak taşıdıkları sularla gidermeye çalışıyorlar. Hediye Avcı, “Bize su vermiyorlar, bizde suyumuzu eşekle taşıyoruz. Perişan olduk. Bize kimse su vermiyor” dedi. 

    Evlerinde su olmadığı için çamaşırları eksi 15 derece soğukta hayvan sulağında yıkayan bayanlar, “Evimizde su olsaydı, bizimi derdimiz neydi bu soğukta hasta olalım.”şeklinde konuştu. 

    Haber ekleme saati: 14.28/07/02/2007

    Haber: O bir kral

    Tuncer Dağ bu kez büyük oynayacak


    Tuncer Dağ ***Belde başkanlığında alınan Dağ İlçe Başkanlığı için kolları sıvadı ..



    Uzun yıllardır İstanbul ili Büyükçekmece İlçesinde siyaset sahnesinde etkili roller oynayan Ardahan/Göleli Muhasebeci hemşerimiz Tuncer Dağ tabandan geldiği siyasetin tavanına aday olduğunu açıkladı.

    Uzun yıllar CHP’de politika yapan hemşerimiz bir süre önce başında bulunduğu İstanbul/Kıraç CHP Belde Başkanlığı görevinde alınması üzerine çalışmalarına hız vererek, yeni bir girişim başlattı.

    Kıraç Beldesi’nin bağlı bulunduğu İstanbul Büyükçekmece İlçesi CHP İlçe Başkanlığına aday olacağını belirten Dağ yaptığı açıklamada arkadaşlarının vereceği destekle bir süre önce alındığı belde başkanlığından ilçe başkanlığına aday olduğunu belirtti.

    Haber ekleme saati: 14.25/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Damlıcalılar kaz yiyecek!..


    Merkezi İstanbul’da bulunan Ardahan ili Çıldır İlçesi Damlıca (Kodamıh) Derneği önümüzdeki günlerde bir gece düzenliyor.

    Merkezi İstanbul Üsküdar/Yavuztürk Mahallesinde bulunan ve başkanlığını Muhtesim Sarıkaya’nın yaptığı Damlıcalı köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 11/02/2007 günü saat 18.00-23.00 saatlerinde, İstanbul/Ümraniye İlçesinde bulunan Şark Düğün Salonunda Dayanışma ve kaynaşma adı altında bir gece hazırlığına başladı.

    Kaz gecesine tüm köylülerini davet eden dernek yöneticileri, birlik beraberliğin pekişmesi için verilen çabaya bu tür organizasyonlar yaptıklarını belirttiler.

    Haber ekleme saati: 14.21/07/02/2007

    Haber: Namık Avcı/İstanbul

    Atalarının kan akıtarak, kazandıkları topraklarının kurtuluşunu kan vererek kutlayacaklar!


    Ardahanlılar kan verecek 40 yılın üzerinde Rus işgalinde kalıp, bir çok kanlı olayların yaşandığı Ardahan’ın, 23 Şubat 1923 yılanda yeniden vatan topraklarına katılması üzerine yapılan kurtuluş törenlerinin 84. yıl dönümü dolaysıyla bir araya gelen Ardahan dernekleri kurtuluş günü Kızılay(a kan verme kararı aldılar.

    Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa’ya bağlı Doğu ordusu 30 Ekim 1920’de Kars’a girip, TBMM.22 Şubat’ta yaptığı toplantı’da Artvin ve Ardahan’ın yeniden vatan topraklarına katılması için SSBC’ye ve Ardahan Topraklarında bulunan Gürcü ile Ermeni çetelerine nota çekmesi üzerine boşaltılma kararı alınan kentten çekilen Ermeni ve Gürcü çetelerinin giderken şehri yıkıp, yakarak kan döktüğü günü kan vererek can kurtarma kararı alan Ardahan’ın İstanbul’da bulunan dernekleri 23 Şubat Günü Bakırköy Özgürlük Meydanında başlatacakları kampanya ile topluca Kızılay’a kan bağışında bulunacaklarını ilan ettiler.

    Konu hakkında yapılan yazılı açıklama aynen şöyle;

    İstanbul’da Kurulu bulunan Ardahan Derneklerinin birlik ve beraberlik bağlamında üçüncü kez toplandı. Ev sahipliğini Kağıthane Ardahanlılar Derneğinin yaptığı toplantıya Beykoz, Kartal, Kıraç Ardahan İl dernekleri, Hanak, Göle, Posof, Çıldır ilçe Derneklerinin yanı sıra varlığından haberdar olduğumuz Merkeze bağlı köy Derneklerinden Bağdeşen, Açıkyazı, Çataldere, Çeğilli, Çetinsu, Değirmenliköy, Yalnızçam Hasköy, Kazlıköy, Sulakyurt, Yokuşdibi, Nebioğlu, Hoçvan Hasköy, Kartalpınar, Binbaşarköyü, Çıldır Köy Derneklerinden Akçilköyü, Aşağıcanbaz, Aşıkşenlik, Damlıca, Eşmepınar, Gölebakan, Güvenocak, Meredis, Meryemköy, Övündü, Semihaşakir, Taşköprü, Yukarıcanbaz, Bayrahatun, Damal İkizdere, Göle Köprülüköyü, Hanak Çayağzı ve Geçköyü Dernek yöneticileri aranmıştır. Kâğıthane Ardahanlılar Derneği Y.K.Başkanı Güven DOĞRUYOL ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Beykoz Ardahanlılar Derneği Y.K.Başkanı Alaattin KILIÇ, Kartal Ardahanlılar Derneği Y.K.Başkanı Salih KÜÇÜK,  Göle Dernek Başkanı Hayrettin HEVEŞ, Çataldere Köyü D.Başkanı Selahattin BİLGİN, Çeğilli Dernek Başkanı Turgut DURSUN, Değirmenliköy Dernek Başkanı Reis ŞİMŞEK, Y.Hasköy Dernek Başkanı Hafız ÖZTÜRK, Kazlıköy Dernek Başkanı Ekrem TAŞDEMİR, Sulakyurt Dernek Başkanı Mustafa POLAT, Yokuşdibi Derneği 2. Başkanı İlkay ÇİMEN, Hoçvan Hasköy D.Başkanı Osman AVŞAR, Binbaşar köyü D.Başkanı Önder AKTÜRK ve Meredis Köyü D.Başkanı Ülfet AKTAŞ ve Burhan ÇİMEN bizzat katılım göstermişlerdir. Kıraç Ardahanlılar D.Bşk. Nihat TOYCİ, Bağdeşen D.Bşk. Şemsettin ŞENEL, Akçilköyü D.Bşk. Günay TAŞTEKİN, Çayağzı D.Bşk. Ensar KAMACI, Aşıkşenlik D.Bşk. Özdal GÜNDÜZ ve Geçköyü D.Bşk. Öztürk DEMİRTAŞ telefon ile katılım sağlayarak bu toplantıda çıkacak bütün kararlara riayet edeceklerini belirtmişlerdir.  Toplantı da Derneklerin Birlik ve beraber hareket etmeleri ve Ardahan’ın kurtuluş yıldönümü münasebetiyle yapılacak faaliyetler tartışılmıştır.Ardahanlılar toplantıda Gündem maddeleri hakkında yapılan görüşmelerde ağırlık olarak Derneklerin birlik içinde olması bakımından çok geç kalındığı ve bunun biran evvel faaliyete geçirilmesi üzerinde durulmuştur. Bunun için iki seçenek etrafında görüşler belirtilmiştir. Dernekler birliği veya federasyon çatısı altında görüş belirten dernek başkanları son kararın birlik ve federasyonun gereklerinin neler olduğunun bilgilerinin derlenerek bir sonraki toplantı gündeminde açıklanması ve buna göre karar alınması konusunda hemfikir olunmuştur. 

    Gündemin ikinci maddesinde Ardahan’ın kurtuluş yıldönümü nedeniyle yapılacak faaliyetler tartışılmış olup, 25 ŞUBAT 2007 PAZAR GÜNÜ SAAT 09:00 da başlayarak BAKIRKÖY ÖZGÜRLÜK MEYDANIN DA Kızılay’a Kan Kampanyası düzenlenmesine karar verilmiştir. Kızılay içinde kurulacak Ardahan Kan Bankası ile kampanyanın bütünleşmesine ve kan ihtiyacı olan hemşerilerimize bu konuda gerekli kolaylığın sağlanmasının toplumsal bir hizmet olduğu konusunda bileşilmiştir. Kampanya ile ilgili katılımcı derneklerin isimlerinin yer alacağı afiş ve pankartların basımı yapılarak gerekli yerlere ve derneklere dağıtımı yapılacaktır. 

    Basın ve Ardahan kamuoyuna duyurulur. 

    İstanbul Ardahan Dernekler Birliği 

    Not: Kampanya ile ilgili slogan olarak;

    1-              “Kanımızla CAN verelim, Ardahan’a HAZ verelim”

    2-              “İklimi soğuk Ardahanlılardan, sıcak KAN kampanyası”

    3-              “Ardahan-Kızılay KAN bağışında el ele”

    4-              “Kan vermek bir hayattır. Ardahanlılar hayat kurtarıyor”

    5-              “Ardahan için bir saat ayırın, kan bağışında bulunun”

    Sloganlarından bir veya bir kaçını kullanabiliriz. 

    Haber ekleme saati: 03.22-07/02/2007

    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Kar mücadelesi çatıda da devam ediyor ..


    Göleli esnaf çatıda Kar yağışının en çok hissedildiği Ardahan’ın Göle ilçesinde esnaf boş zamanını iş yerlerinin üzerinde karları temizlemekle meşgul olmaya başladı.

    Bir çok köy yolunun kar dolaysıyla kapalı olduğu bölgede iki gündür yaşanan sıcak havalar dolaysıyla erimeye başlayan karların çatı ve damlarının akmasına neden olduğunu belirten vatandaşlar, kendi imkânlarıyla yaptıkları kar temizliğiyle kendilerinde önlem almaya çalıştıklarını dile getirirlerken, belediyelerde kent içinde ki kar ve buzları toplamaya çalıştığı gözlendi.

    Haber ekleme saati: 00.40-07/02/2007

    Haber/Foto: Tuğba Yılmaz/Göle



    Öğretmeni uyaran müfettiş görevden alındı!

    O, ŞİMDİ ÖĞRETMEN!


    Hayrullah Armağan 3 yıldır Kars’ta ilköğretim müfettişi olarak görev yapan Hayrullah Armağan, babası imam olan türbanlı öğretmenin şikâyeti üzerine görevden alındı. Müfettişlikten alınarak Erzurum’a öğretmen olarak atanan Armağan, yapılanın hukuki olmadığını ileri sürerek, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi’ne dava açtı.

    Edinilen bilgilere göre, Selim’in bir köyünde görev yapan F.A. adlı türbanlı bayan öğretmenin, akşamları lojmanına erkek arkadaşını aldığı yönünde Kars Valiliği’ne yazılı ihbarda bulunuldu. Gelen ihbar yazısı, Vali Yardımcısı Doğan Demirdaş imzasıyla, gereğinin yapılması üzerine Selim Kaymakamlığı’na gönderildi. Aynı şikâyet kendisine ulaşan İlköğretim Müfettişi Hayrullah Aslan, Kars Öğretmen evi’nde Müdür Yardımcısı Osman Şebiman’ın yanından önce, adı geçen öğretmenin görev yaptığı okul müdürünü aradı. 



     



    r..



    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ



     



    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..









    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..

























    ki…






















     

  • ARDAHAN HABERLERİ.. Süt Ailesinde Teşekkür..


    Gazeteciler yarın saat: 14.0’da TEMPO TV’de olacaklar..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..


    VEFAT VE TEŞEKKÜR

    Ardahan Esnaflarından, yeri doldurulmayacak bambaşka bir insan sevgili büyüğümüz;

    RAŞİT SÜT’ün 

    Vefatı ardından bu acı günümüzü bizimle paylaşan,cenaze törenimize bizzat gelen telefonla arayıp başsağlığı dileyen, çelenk gönderen, sanal ortamda acımızı paylaşarak tüm eş dost akrabaya teşekkürleri bir borç biliriz.

    Süt Ailesi adına 

    YAKUP SÜT 

    ve

    BEKİR SÜT


    Geçtiğimz gün İstanbul’da toprağa verlimişti..


    Bölgemizin önde gelen kanaat önderlerinden Ardahanlı iş insanalrınan olan Yakup Süt ile Bekir Süt’ün amcaları olan Raşit Sütü akrabaları, hemşeri ve sevenlerinin katılımıyla son yolculuğuna uğurlandı.

    Son iki yıldır ağır hastalıklarla mücadele eden Süt

    ağır bir hastalık süreci geçirmesi ardından vefatı hemşeri camiamızı derinden üzdü.


     Geçtiğimiz günlerde akşam saatlerinde vefat eden Süt’ün cenazesi Salı günü öğle namazını müteakiben Sarıyer Çayırbaşı-Kazım Karabekir Paşa Mahallesi Kozdere de bulunan Garip Hasan Paşa Camıınde kılınan öğle namazının ardından Sarıyer bölgesinde defin edildi.




    Cenaze törenine bölge il, ilçe. köy dernekleri başta olmak üzere onlarca STK ve STK temsilcisinin yanı sıra iş-siyaset dünyasından da bşr çok kişi hemşerimiz Süt ailesinin acısını paylaştılar.




    Cenazede Süt’ün çocukları Şenol-Öner Süt, amcaları Bekir Süt ve geçen hafta tahliye haberi ile sevinilen Volkan Süt, Yusuf Süt, Raif Süt gibi ailenin önde gelen bireyleri taziyeleri cenaze namazının kılındığı cami önünde kabul ettiler..

    Cenaze törenine katılanlara yemek ikramı yapılıp, dua ve kuran okundu. 




    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Adı Çöpe Atılan Ardahan Yolunda 7 Kasım..


    İsmini öne çıkarmak, diğer 80 vilayet gibi vilayet olduğunu anlatmak için mücadele verip, adına günler düzenlediğimiz ülkenin en büyük metropolünün her tarafına adını yazdırdığımız Ardahan’ın 350 Bin TL.’ye satıldığını duyduğumda yaşadığım üzüntüyü anlatamam…


    Çünkü birilerinin Ardahan’ın adını gölgeleyen diğer kentlerin bir araya getirildiği ama beş kuruş etmediği bir türlü anlaşılmayan KAI diasporasına teslim olduğu ve organizasyon firmasından aldıkları 350 binin karşılığını vermek için Ardahan’ın adını yeniden çöpe attıklarını öğreniyordum.

    Ve bu acı durumu, ‘ARDAFED DEĞİL, KAI-DER YAPACAK! Sözleşmede Logo ARDAFED, İmza Kaı-Der, İsim KAI’ başlığı ile gündeme getirip, Ardahanlıyım diyen kamuoyunun vicdanına sunduğum bu konuyu vicdanlara bırakıp, 350 Bin TL. için adı çöpe atılan memleketime giderken yaşadığım bir trafik kazasının 4. Yıl dönümünü hatırlatan bir facebook anısıyla karşılaşıyorum.

    Başvurusu ARDAFED, sözleşmesi KAI-DER, İmzası farklı, logosu farklı yani mahkemelik olan kongresi gibi oyun, sahtekarlık olduğu baştan belli olan bu konu ve ülke genelinde yaşanan birçok faili meçhul olay gibi hala aydınlatılamayan ve ölümünün basit bir helikopter kazası olmadığı ileri sürülen Muhsin Yazıcıoğlu’nun memleketi Sivas yakınlarında 4 yıl önce bugün ağır bir kaza geçirmiştim.




    Bugünler de adı yine paraya, kariyere hırsa satılan memleketim Ardahan’a giderken Erzincan yollarında 4 yıl önce yaşadığım ve birilerinin ‘Yine ölmedi’ diye mesajlar yazacak kadar adiliklerini ortaya koyduğu o günü yeniden yaşar gibi oldum.

    35 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda yorum ve haberlerimle kuyruklarına bastıklarımın bana karşı duydukları nefreti, alçaklıklarını, adiliklerini sanal ortamda ortaya döktüğü o ağır trafik kazası ardından adeta morgdan geri dönüşümü anımsatan facebook’un hatırlatmaları arasında olan ağıtlı ‘Beni gardaşıma götürün’ türküsü eşliğinde ki klibi dinlerken gözüm karşımdaki tv’de yayınlanan bir reklama takılıyor.

    Ve Yazıcıoğlu’nun helikopter kazası denen olay ardından beklenmedik ölümü ardından kız kardeşinin ağıtı ile derlenmiş kazamın ardından hazırlanan sanal klibi göz yaşları ile dinleyerek, bu ülkeyi kurarken gerek etrafındakilerin nazı, cızı ile gerekse onlar gibi düşman olanlarla verdiği mücadele ardından 57 yaşında hayata göz yuman Atatürk’ün ölüm yıl dönümüne bir gün kala izlediğim reklamın sonucunu da merak ediyor, reklamın nasıl biteceğini bekliyordum.


    Sabah bir reklam izliyorum bir çocuğun elinde içi dolu topraklı şişe kavanoz.. Sarılıyor, arada bir pencereyi açıyor tüm sıcaklığı ile elinde tuttuğu toprak dolu kavanozu yağan yağmurun damlalarına doğru uzatıyor.

    Babası kamyoncu, yük alıyor ülkenin çeşitli yerlerine taşıyor ve her kapıyı açtığında eşine sesleniyor, şu memlekete gidiyorum dedikçe çocuk ‘Baba ya Ankara.. ‘ diyor.

    Anlamıyor ve bu reklamın  vereceği mesajı anlamak için   sabırla beklerken, babasının gelip yatağında uyandırdığı çocuğuna ‘Haydi Ankara’ya’ diyor.. Bir hayli heyecanlanan çocuk ‘Ankara’mı, Ankara’mı’ diyerek fırlıyor yatağından.




    Ve çocuğun Al/Yazmalım filminde ki aşk misali bindiği kamyonla gittiği Ankara’da gördüğü Anıtkabir’in önünde kendisini kamyondan atıp, toprak dolu kavanozla bu yazımın hemen bir gün sonrası yani 10 Kasım’da birçoklarının timsah göz yaşları ile şov yapacağı Anıtkabir’e koşuyordu.

    Karşısına çıkan askere ‘Düzce o zaman İL değildi, ondan dolayı Ata’ya Düzce’den de toprak getirdim’ diyen çok anlamlı o reklamdaki çocuğun bu sözleri ile bir kez daha yutkunuyor ve 92 yılından bu yana Anıtkabir’e toprağı götürülüp, götürülmediğini merakla sorgulatan reklamla bu kez şok oluyordum…

    Çünkü 350 bin TL. için adı adeta çöpe atılan memleketim Ardahan’ın da 92 yılından bu yana vilayet, İl olduğunu KAI’ler, KAIFED diasporası yüzünden bir türlü vilayet olduğunu anlatamadığımızı üzülerek düşünüyordum.

    Neyse burayı da ‘Ardahanlıyım’ diyenlerin varsa vicdanlarına bırakıp, geçerken o kaza ardından hazırlanan klibi yapan ve bugün amca oğlu denizin erkenden hayata göz yumması ile hala ağıt yakan Ayşe’ye ve samimi dostların kalben yaptığı, yazdıkları mesajlara aşağıda ki cevabı yazdım 4 yıl sonra bir kez daha o anı yaşayıp, yaşamam için dua eden, geçmiş olsun dileklerinde bulunanlara ve benim gibi o klibi yeni görüp, kazayı şimdi yaşadığımı düşünüp, panik içinde arayan, soran, sorduran tüm samimi dostlara, insanlara sanal ortamda paylaştığım aşağıdaki iki mesajlımla buradan da bir kez daha tek tek teşekkür ediyorum.


    Sevgili Ayşe

    4 yıl önce bugün sevgilim, sevdiklerimin yaşadığı Ardahan’a giderken yaşadığım ölümden dönüş olan trafik kazası ardından yaptığın bu klibi yine bugün acısını yaşadığımız yeğenimiz Deniz’e ve sevdiklerimizin sevdiklerine döktüğümüz ağıtla dinlemek ne kadar acı.!

    Sana ve o kaza ardından ve daha dün hayata göz yuman Deniz için arayıp, soran herkese tek tek teşekkür ediyorum.. Allah tüm geçmişlerinize rahmet, kalanlara selamet versin.. Fakir Yılmaz/Gazeteci

    facebokk’ta yayınlanan klibin linki kopyalanarak izlenebilir..

     https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=2195708250462471&id=100000699516691


    **ÖLMEDİM ANNE MUTLUYUM.. 


    4 yıl önce yaşadığım trafik kazasının bıraktığı izler değil beni üzen asıl mutlu eden bu kaza ardından 4 bini net üzülüp, ağlayan, 4 bini samimi, 4 bini kardeşçe, 4 bini arkadaşça, 4 bini akrabaca, 4 bini içten, 4 bini babacan, 4 bini ana yürekli, 4 bini seven, 4 bini sevmeyen olmak üzere toplam 44 yıl daha yaşayıp 96 yılı bulacağım değil, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da insan olarak bu insanların yaşamım boyunca bana verdiği yaşam gücü ile güçlenip, bundan sonra Allah’ın takdiri, çizgisi çerçevesinde hep birlikte güzel  bir dünya mücadelesi vereceğim için mutluyum.. 

    Bu güzel paylaşımın altına not bırakan güzel yürekli her samimi, ana/baba yürekli dosta, candan akrabaya, içten arkadaşa, ağlayan, ağlamayana tek tek teşekkür ederim. Not: ‘Ölmedim anne ama yaşadıklarım, yaşatılanlar seni, sizi ve insanım diyenleri olduğu gibi beni de sağken öldürdü anne..’

     Fakir Yılmaz/Gazeteci



    arşiv haber 01/12/2017 tarihli haber/yorum/reklamlar


    Kış Yüzünü Ulgar’da Gösterdi..


    Ardahan’ın Posof ilçesinde yüksek kesimlere kar yağdı.


    Ardahan’ın yüksek kesimlerinde bugün sabah saatlerinde kar yağışı etkili oldu. Posof‘u çeviren Ilgar Dağı, deniz seviyesinden 2 bin 750 metre yükseklikteki Ariyan Dağı, Türkiye ile Gürcistan sınırındaki Kafkas Dağları beyaza büründü. Ardahan-Şavşat ile Ardahan-Posof karayolu çevresindeki dağlar karla kaplandı. Ardahan-Posof karayolunun Ilgar Dağı mevkiinde kar yağışının yanı sıra sis de etkili oldu. Karayolları yetkilileri, ulaşımda herhangi bir aksamanın yaşanmadığını belirtti.Kar yeniden Ardahan’da..


    *11/0/2017 Tarihli Haber


    Kış bitti, yaz geldi denilen günlerin yaşandığı Ardahan’da kr yağışı yenden başladı.

    Dün geceden itibaren yeniden yağmaya başlayan kar kısa sürede kent genelini beyaza bürürken, erimeye başlayan kar ve buzlarında yeniden donduğu görüldü.



    Göle yine en soğuk..


    Doğu Anadolu Bölgesinde geceleri soğuk hava etkisini sürdürürken Ardahan’ın Göle ilçesinde kırağı tutan ağaçların oluşturduğu manzara görsel şöleni andırdı.


    Erzurum Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden alınan bilgiye göre bölgede gece en düşük hava sıcaklığı Ardahan’ın Göle ilçesinde 15 derece olarak ölçüldü.


    Bölgedeki diğer illerde ise en düşük hava sıcaklığı Erzurum’un Karayazı ilçesinde 14, Ağrı’nın Patnos ilçesinde 12, Kars’ta 11, Iğdır’da 2 ve Erzincan’da 1 derece olarak ölçüldü.


    Türkiye’nin en soğuk yerleşim yeri olan Göle’de soğuk havayla birleşerek kırağı tutan ağaçlar, kartpostallık görüntü oluşturdu.


    Meteoroloji yetkilileri hava sıcaklıklarının mevsim normallerinde seyredeceğini belirterek, hafta sonu bölgede kar yağışının yeniden etkili olacağını kaydettiler.



    **HDP barajı yıkarsa Padişahlık hayali de altında kalır..


    06/04/2015 Tarihli Haber


    DP’den İstanbul 3. Bölge Milletvekili Aday Adayı olan İsmet Koç, düzenlediği basın toplantısı ile aday olmasının gerekçelerini ve amaçlarını anlattı. Esenyurt Euro Park Hotel’de gerçekleşen toplantıda gazetecilere kendisini tanıtan İsmet Koç, daha sonra hem adaylığına hem de güncel konulara ilişkin değerlendirmeler yaptı.


    Partisi HDP’nin Türkiye halklarına siyasal, sivil ve sosyal hakların tüm toplumsal unsurları kapsayacak bir biçimde ve eşitlikçi bir anlayışla hayata geçirileceği yeni bir yaşam modeli sunduğunu vurgulayan Koç, bu büyük uğraşının ve mücadelenin içinde bulunmak ve katkı sunabilmek için aday adayı olduğunu söyledi.

     


    **“ONURLU MÜCADELE YÜREKLİ ÇIKIŞLARIN ESERİDİR”

    Öğrencilik yıllarından itibaren aktif olarak siyasi hayatın içinde yer aldığını belirten ve “Onurlu mücadele, yürekli çıkışların eseridir” diyen Koç, “Küçük yaştan itibaren bu güne kadar devletin baskısına ve kimlik inkârına karşı demokrasi güçlerince geliştirilmiş olan mücadelenin içinde oldum. Coğrafyamızın gerçeklerine aykırı olan mezhepçi, ulus devlet anlayışının ısrarlı imha ve inkâr politikasına karşılık ezilen, yok sayılan ve dışlananların mücadelesi devam etmektedir. Geriye dönüp baktığımızda bu inkâr ve ısrarın ne Türklerin ne Kürtlerin ne de Türkiye’de yaşayan diğer halkların yararına olmadığı gün gibi ortadadır” dedi.


     


    **“ERDOĞAN’IN PADİŞAHLIK SEVDASI VAR”

    Türkiye’nin yıllardır gerçek dışı gündemlerle ve algı operasyonları ile yönetildiğini ifade eden Koç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın padişahlık sevdasına kapıldığını söyledi. Ortadoğu’daki gelişmelere de dikkat çeken Koç, Türkiye’nin bu gelişmelerden olumlu etkilendiğini ve demokratik çözüm yollarının da yakınlaştığını belirtti. Koç, “Türkiye’deki tüm devrimci, demokrat, aydın ve ilerici güçler ise, 40 yıldır onurlu bir mücadeleyi sürdürmekteler. Ortadoğu’da değişen dengelerle birlikte Türkiye’de eşitlik, özgürlük ve kardeşlik temelinde bir demokratik çözüme gidebilme imkanı daha da yakınlaştı. Diğer taraftan ise Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk tipi başkanlık yani padişahlık sevdası ile ülkeyi götürmek istediği nokta aşikârdır” diye konuştu.


     


    **“BARAJ YIKILIRSA PADİŞAHLIK HAYALİ DE ALTINDA KALIR”


    Genel seçimlere ilişkin yapılan tartışmaların HDP’nin yüzde 10’luk ülke barajını geçip geçemeyeceği üzerine yoğunlaştığını belirten Koç, “Ülke siyasetinin çok önemli bir eşikten geçeceği 7 Haziran seçimlerine yönelik tartışmalar HDP’nin barajı geçip geçmemesiyle başkanlık sistemi arasında gidip gelmekte. Aslında barajın yıkılması “Türk tipi başkanlık yani padişahlık” hayalinin baraj yıkıntılarının altında kalması anlamına gelmektedir. Türkiye halkları giderek otoriterleşen bir rejimin nereye doğru evrildiğini son “İç Güvenlik Paketi” tartışmalarında çok yakından izlemekte ve bu gidişatın sonunu da tahmin edebilmektedir” ifadelerini kullandı.

     


    **“HDP TÜRKİYE’YE YENİ BİR YAŞAM MODELİ SUNUYOR”

    “Bu gidişatı demokrasi zemininde tersine çevirebilecek yegâne hamleyi yapacak olan parti HDP’dir” diyen Koç, daha sonra şunları söyledi: “HDP, sadece seçim barajına odaklanmış bir seçim stratejisiyle 7 Haziran seçimlerine hazırlanmıyor. Aynı zamanda eşit yurttaşlık temelinde yeni bir anayasayı yapabilmekten, müzakere sürecinin demokratik cumhuriyet, ortak vatan anlayışıyla kalıcı barışa evirilmesine kadar büyük bir değişim sürecinin öncüsü olma iddiasını taşımaktadır. Ve Türkiye halklarına adeta yeni bir yaşam modeli sunmaktadır. Siyasal, sivil ve sosyal hakların tüm toplumsal unsurları kapsayacak bir biçimde ve eşitlikçi bir anlayışla hayata geçirilme mücadelesi de önümüzdeki dönemin yine önemli bir belirleyeni olmak zorundadır. HDP bu hak taleplerini kimlik sınıf ekseninde ortaklaştırmayı radikal demokrasi söylemiyle ortaya koyuyor. Tüm bunlar bugün siyasetin estetiğini de yeniden yorumlamakta. Bir parçası olduğum hareket içinde bir adım daha öne çıkarak, bu büyük uğraşının ve mücadelenin içinde bulunmak ve katkı sunabilmek için aday adayıyım.”


    Mücadele bizim, şov onların ..







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

     



    Başta Çıldırlılar olmak üzere Ardahan kamuoyunun unuttuğu bir sırada gidip Çıldır’a Çıldır’ın ilk gazetesini kuran ve Gürcistan ile Ermenistan’a komşu Çıldırlıyı yerel gazete ile tanıştıran, bununla yetinmeyip, Çıldır için olduğu gibi bölge ve ülke için çok ama çok önemli olan Çıldır Aktaş Kapısı Artık Açılsın’ sloganını Çıldır Gazetesi’nin logosuna koyan ve 3 yıl bıkmadan, usanmadan Aktaş diyen bir ekibin başında ki isim olarak bugün temeli atılacak olan Posof Ulgar Dağı Tünelinin de Posoflulara hayırlı olsun derim..

    Evet bundan önce çoğu Ardahanlının adını bile bilmediği Mozoret tepesin de açılmaya başlanan tünelden önce Demir İpekyolu olarak bilinen Bakü-Tiflis-Kars Demir yolunun üzerinde ki Çıldır-Gürcistan tüneli de bitmek üzere..

    Türkgözü Gümrük Kapısı açılsın diye feryat ettiğimiz sırada Posofluların ‘Baba ne yazıp duruyorsunuz, kapı açulursa tırlar mısır tarlalarımız yok eder’ dediği günleri de bilen bir gazeteci olarak bölgede atılan temellere, yapılan yatırımlara en çok sevinen Ardahanlıların başında gelen bir insanım diyebilirim..

    Çünkü Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol ve Doğalgaz Boru hattının temeli atıldığı sırada Ardahan’a da doğalgaz isteriz dediğimizde de birileri başımıza gülüyordu..

    Çünkü Ardahan’a da üniversite açılsın derken birileri haydi orada diyordu..

    Gerçi aynı kişiler ve de anlayış Ardahan Vilayet Olsun dediğimizde de aynı diyordu..

    Ama gelin görün ki; başta Vilayet kaymağını olmak üzere Ardahan’a yapılan her yatırım için mücadele edenler değil, ‘Ardahan’a Havaalanı’ gibi istem ve bu yatırımlarım olacağına inanmayanların işin kaymağını yeyip, şov yaptılar hep bugün Posof Ulgar Dağı Tüneli’nin temelinde şov yapacaklar gibi..



    **Sıra size de gelecek…


    Tuttuğunu içeri atan bir anlayışın hüküm sürdüğü ülkede devam eden operasyonların başını fetoculara yönelik operasyonlar devam ederken önemli bir ayrıntı hep dikkatimi çekiyor..

    O da Güneydoğu’yu boşaltmış olan ve Suriye’ye geçmiş YPG’ye destek veren PKK’lıları boş arazilerde arayan hükumet ve sarayın 17/25 Aralık Yolsuzluk Operasyonlarından bu yana ayrıldığı, 15 Temmuz’da düşman ilan ettiği Fetocuların onca baskı ve tutuklmalarına karşın hala dimdik ayakta duruşu ve dışarıda olanların kendilerine düşmanlık edenlere parmak sallayıp, ‘Sıra size de gelecek’ demeye devam ettiğidir..

    Evet, yeniliyorum..

    Fetocular hala parmak sallamaya devam ettiği bir sürecin referanduma doğru yol aldığı ülkede çokta değişen bir şey yok gibi..

    Çünkü PKK’nın Barış sürecinde yapmadığını yani ülke sınırları içinde çekilmeyip, HDP’nin zayıflamasına neden olduğu ama 1 Kasım seçimleri ardından ve Suriye’de ki gelişmeler sonrası sınır ötesine çekildiğini de görmeyen hükumet ve saray bitti, bitirdik dediği fetocular tarafından hala tehdit edildiği bir gerçektir..

    ‘Yok canım’ demeyin çünkü sizde gittiğiniz, ziyaret ettiğiniz ve fetocu diye bildikleriniz yaptıkları sohbette bana dedikleri gibi sizde demiyorlar mı, ‘Durun hele daha süreç tamamlanmadı, sıra sizde gelecek’ demiyorlar mı?



    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..





    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…












    ariv haber14/13/02/2007 tarihli haber&yorumlar 


     



     


     


    alt=”Posof’tan genel görünüm”> 

    Sitemiz Yazarlarının Gündemle ilgili yorumlarını 

    sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKALE köşesinde okuyabilirsiniz.



    Radyomuzu dinliyormusunuz? 

    YÖRE TÜRKÜLERİYLE DOP DOLU RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ?






    14/13/02/2007 Gününün Haberleri için DEVAMI tıklayın

     



     



    Dammalı çouklar kayak öğreniyorlar 

    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/

    İki mektup, bir cevap ..

     


    Fakir Yılmaz> Bugün işe gelip maillerime baktığımda birisinin tanımadığım bir öğretim üyesinden, diğerinin ise aynı zaman da İstanbul/Kağıthane’de bulunan Ardahanlılar Dernek Başkanı Güven Doğruyol’dan olmak üzere iki yeni mailin olduğunu gördüm

    Açıp okudum. Ve okuduktan sonra da her gelen maillerime verdiğim cevap nezaketemi göstererek, bu iki mailide cevalandırdım.

    Bakın bakalım bana ve bir çok kişye gönderilen bu iki mektuba. ‘Bir okuyun’ diyerek. Önce satırına, virgülüne dokunmadan bu maillleri köşeme aldım. Sonrada benim cevabımı da ardına ekledim. 

    Yorumu siz sevgili okurlara bırakarak ..



    ***



    Bu ülkenin ilelebet var olmasını istiyormusun?



    Oku o zaman.



    Yahudiler Hitlerin elinden kurtulduklarında hiçbirşeyleri kalmamıştı.

    Bırakın devlet kurmayı yiyecek ekmekleri dahi yoktu. Ancak uluslararası camia Almanya’nın soykırım yaptığını kabul ettiğinde yahudilere tazminat yolu açılmış oldu. Yahudiler açtıkları davalarla neredeyse tüm alman şirketlerini ve alman bankalarını tazminata mahkûm ettirdi.

    Bugün satılan bir Mercedesten bile belli oranda İsrail hükümetine 

    pay gidiyor ve bu durum gizli değil, zaman zaman gündeme geliyor. 

    İsrail bugün düyanın en zengin ülkelerinden biri. Ülkelerinde nükleer reaktörlerden tutun en son teknolojiye sahip uçak fabrikaları bile var. 

    Ancak Hitler döneminde dünyanın en zengin ve en gelişmiş 

    ülkesi olan Almanya bir dönem toparlanmış gibi görünse de belini 

    doğrultamadı. Ekonomisi son 10 yıldır gittikçe kötüleşiyor.



    Ermenistan çok fakir bir ülke.   

     

    Sanayileri, markaları hiçbir şeyleri yok. Avrupa’nın lider ülkesi Fransanın bu soykırımı tanıyıp bize tazminat davası açılması yolunu açması bir anda tüm diğer ülkelere sıçrayacak. Şu an ciğerci kapısında bekleyen kediler gibi ellerinde dosya bekleyen ermenistan hükümeti açacağı binlerce tazminat davası ile Türkiyeyi 

    çok zor duruma düşürecek.

    Zaten belimiz kurulduğumuz günden beri bükük duruyor, bu tazminatlar Osmanlıyı çökerten kapitülasyonlar gibi bizi de çökertecektir. 

    Siyasi görüşün ne olursa olsun, bu memleketin insanıysan bu maili yayabildiğin kadar yay, şu bilinçsiz halkını uyarmaya çalış.

    Fransız markalarından alışveriş yapma, 3 kuruş fazla ver, 2 adım fazla yürü başka marka kullan. 

    Cebin haysiyetinin önüne geçmesin.

    Güven Doğruyol/gdogruyol@iski.gov.tr



    ***



    Sevgili Ileti Sahibi ..



    bana yolladginiz  bu mail dolaysiyla sanirim bir cogunuz Karslisinizdir. Türklerin

    Erminilere soy kirim yaptigini idda eden cevrelerin bu iddalarini zamana yayarak

    Türkiye´ye kabül ettirme cabalarinin basinda ise Dogu Kapinin acilmasi talebi

    gelmektedir. Bir iki iyi niyetlinin disinda, Dogu Kapinin acilmasini Ermenistan´in

    kullandigi söylemle dillendiren, bu talepleri icin günde en az iki defa demec veren

    ve sanki Ermenistan´in Kars Baskonsoloslugu ya da Büyükelciligi gibi calisan siyasi,

    akademik ve esnav gibi bazi cevrelere karsi bizzat Karslilar tarafindan etkin tavir

    alinmadikca, sözde soy kirim iddalarina karsi gelmenin pratikte hic bir manaasi

    olmayacaktir. Dolaysiyla Karslilarin, “Türkler Ermenilere Soykirim” yapti

    suclamalarina karsin etkin olmak istiyorlarsa, ilk önce bir Ermenistan

    Baskonsoloslugu/Büyükelciligi gibi calismasi cevrelereikarsi demokratik yollarla

    tavir gelistirmek zorundadirlar. Demókratik yol ne demek diye soranlara isi bir iki

    kücük örnek vermekle yetineyim: DOgu Kapinin acilisi Kars´in kurtulusutur

    savsatasini yayan, Dogu Kapi acilmalidir diye ahkam kesenlere oy vermeyerek, bunlari yönetici secmeyerek, bunlardan alis veris yapmayarak ve bunlarla selami sabahi keserek hem demokratik bir üslüpla tavir kosmus olacaklardir hem de yürt severlik görevlerini yerine getirmis olacaklardir. Zaten asil has Karslilara da bu yakisir. 

    Hepinize selam ve sevgilerimi sunuyorum



    D. Aydin Findikci

    Ludwig Maximilians Üniversitesi Ögretim ÜYesi

    aydinfindikci@arcor.de



    ***



    Öncelikle merhaba..



    Göndermiş olduğunuz mailinizi okudum, okudukçada sinirlendim. Sinirlendikçede size ve sizin gibilere kızdım..

    Nedeni ise de bu ülkenin 80 yıldır önünde engel olarak tutulan Ermeni sorunu ve Kıbrıs gibi savsatalara sizlerinde inanıp, gaza gelerek, Amerika’nın, İngiltere’nin, Fransa ve diğer batı ve de sömürgeci ülkelerin Türkiye ve Ermenistan arasında oluştumak istediği düşmanlığa katkı sunmanızdır.

    Ki; Bu oyun Türkiye ile tüm komşuları arasında Amerake ve batı ülkelerince oynanıyor.

    Bakın şimdi de Amerika senatosunda bizi yine aynı söylem ve iddilarla sıkıştırıyorlar. Bizde büyüklerimizi gönderip, rica minnete bulunuyoruz. Ki; bu senaryoları her yıl izliyoruz.

    Asıl amacın, Amerika’nın bizim İsrailden 700 milyonluk Tank sözleşmesini yapmamız için bu ayak oynunu oynadığını, bunuda bizlerin bir türlü anlayamamasıdır.

    Dün, Fransa çıktı ortaya yine aynı iddia ile .. (Gerçi her yıl çıkıyor ya)

    Türkiye hemen korkar helikopter alır, hemde sizi ve beni borç altına sokarak.. (Bu yılda bu iddilar üzerine 70 helikopter sözleşmesi imzalandı.)

    Öbür gün Almanya çıkar aynı safsata ile panzer satar, İngiltere çıkar uçak satar, diğerleri çıkar başka şey satar..

    80 yıldır bunların, Amerika ve batı ülkelerinin Ermeni tehdidine inanıp, silah pazarlarına milyon dolarlar akıttığımızı hesaplayamıyormusunuz. 

    Ya bu çok kötü ve anlaşılamaz bir durum.

    En son kuş gribi konusunu duyan o çok böbörlenerek kardeş dediğimiz ve Ermenilerle aramızın bozulmasına neden olan Azerbaycan’ın bile dünyada ilk et ithalatını Türkiye’den girişini daha dün engellemedi mi?

    Daha önce yapılan petrol ve doğalgaz anlaşmaların da Türkiye’nin adının olmaması için Azerbaycan, Türkmenistan lideleri bakanlarımızı masadan ellerinin tersiyle itmediler mi?

    Bırakın bu ayak oyunlarına ayak olmayı, yol olmayı..

    Bunları yapacağınıza, açın doğu kapısını, kabul edin Almanya gibi, Fransa gibi ortaya atılan iddiları daha karlı olursunuz.

    Merak etmeyin, ‘bu ülkenin bir çakıl taşını kimseye vermeyiz’ diyenler değil, yine bizler, sizler ortaya çıkar, atalarımız gibi doğu cehpelerinde, Çanakalelerde kendimizi feda ederiz, kaldı ki öyle bir şeyde yok. Buda bir hikaye.. (Tabi sizler söyleye söyleye, ‘korkan göze çöp batar’ misalı bunu başarmazsanız!)

    Yani kısacası yazmış olduğunuz mektuplarınıza katılmadığımı ve tam tersi düşündüğümü bilmenizi ve başta Kıbrıs kanburu olmak üzere Ermeni sorunu gibi sorunların üzerine cesurca gidip, Asıl düşmanın, yani Amerika’nın, batı ülkelerin elinde ki bu kozların alınmasının tek yolunun komşu olan bu ülkelerle dost olup, kardeş olup çözmek gerektiğine inayorum.

    Aksine mi, 37 yaşıma kadar dinlediğim mektubunuzda ki hikayeyi sizin çocuğunuzda baba olduğunda dinleyecek ve hep kayıp eden taraf Türkiye ve bizler olacağız.

    Bu nedenle diyorum ki; Doğu kapı açılmalı,

    Ermenilerle, ‘hele gelin kardeşim ne var aramızda denmeli, gerekirse suçlar kabul edilmeli, günahlar-sevaplar ortaya çıkarılıp, her şey a ma her şey masaya yatırılmalı.

    Kıbrıs’ın bir iki kişinin villalık evi, arazisi, kumarhanesi olduğunu bilerek gerçek sorunun ne olduğunu ciddi anlamda tartışıp, masaya yatırmalıyız.

    Ki; Son Akdeniz petrol krizinde anlaşılımalıdır, İngiltere’nin burada ki ince oynunu.. Ve yine hesabın batı ülkelerinin Akdeniz petrolleri üzerinde ki amaçlarının ..

    Bunu kırmak için Rumlarla gerekirse, ‘gelin, Akdeniz bizim ikimizin, ülkelerimizin petrol arama ekipleri bu işi yapsın’ denmelidir.

    Soruyorum; Yunanıstan düşman, Irak düşman, İran düşman, Ermenistan düşman,

    Bulgar düşman (Ki; Bulgaristan bile ortaya çıkıp Özal döneminde yaptığı hataları kabul edip, Türkiye’den özür diledi. Ödülünüde AB’ye girmekle, insanları arasında ki bölücülüğü önlemekle aldı. Dün demirperdedeyken, perişanken, bugün gelişen büyüyen bir ülke, bir komşu oldu.)

    Suriye düşman derken biz ne kadar temiziz ve kardeşçe bir komşuyuz?..

    Sizden ricam, bu tür söylemlere inanmaktansa gelin burada ki insanların halini görün, her kes bu politikaların kurbanı olurken, fakirliğe , yoksulluğa mahkum edildiğini görün.

    Altı petrol kaynayan Kerkük’ün üzerinde yaşayanların perişanlığında burdaki insanların daha da perişan olduğunu görün. Göçle zaten bölgenin hızla boşaldığını görün.

    Görün ki; Burada ki insanların sınırların açılmasını, ülkeler arasında, komşular arasında dostluklar kurulmasını istiyor olduğunu hisedin..

    Edin ki; Yıllardır bu ülkenin önündeki engellerin mektubunuzda ki yanlış plan ve porjeler, hatta stratijilerle bir yere varılmadığını görün.

    Ve en acısı Kars kadar büyük olan İsviçre’ye ye, Norveç’e bile bu ülkenin başta silah olmak üzere bir çok konuda bağlı olduğunu görün. Yanı başımızda ki gerici dediğimiz Pakistan’ın, Hindistan’ın sahibi olduğu gibi İran’ın atom bombası bile yaptığını görün. Kore’nin dünyaya kafa tuttuğunu görün.

    Neden; Ya kardeşlikle yürütülen politikarla zenginleşmişler, yada silah güçleriyle ülkeleri üzerinde oynanmak isteyen oyunlara gelmiyorlar ve bu nedenlede Türkiye’den daha çok zengin ve de silah gücüne, hatta insan refahına sahiptirler.

    Benim söyleyeceğim bu kadar, gerisi size kalmış..

    Fakir Yılmaz/Gazeteci

    fakiryilmaz323@hotmail.com

    Haber/Fotolar: Barış Bilgin/www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Ardahan sayılacak ..


    Vali yapılacak çalışmaları anlattı.. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Projesi kapsamında devam eden çalıymaların Ardahan bölümünün, köylerde tamamlandığı bildirilirken, bugünden itibaren Ardahan kent merkezi ve ilçelerinde devam edeceği duyuruldu.

    Vali Yıldırım konu hakkında bugün makamında, Cali Yardımcısı Halil Karbuz, Türkiye İstatistik Kurumu Kars Bölge Müdürü ile aynı kurumun Ardahan Koordinatörü ve mahalle muhtarları ile bir toplantı yaptı.

    Konu hakkında basını bilgilendiren Ardahan Valisi Murat Yıldırım, köylere başarıyla biten projenin kentlerde de en iyi şekilde yapılması için gerek valilik, gerek İl Özel İdare gerekirse de İl Nüfus Müdürlüğü olarak tüm imkânları seferber edeceklerini belirtti.



    ***Görevlilere yardımcı olun, tam nüfusu verin ..



    Yapılan çalışmanın gerek Ardahan gerekse ülke için büyük bir proje olduğunu ve bir o kadar önemsenmeli diyen Vali Yıldırım, görevlendiren anketörlere herkesin yardım etmesini isterken, haneleri tek tek ziyaret eden görevlilere mutlaka tam bilgi verilmesi gerektiğine de önemle işaret etti.

    Ardahan’ın nüfusunun tam olarak belirlenmesi için titiz bir çalışma yapacaklarını dile getiren Ardahan Valisi Murat Yıldırım, başta mahalle muhtarları olmak üzere herkesin konuya duyarlı olmasını da istedi.

    Bunun nedeninin Ardahan’ın geleceği ve hazinede alacağı milli payın öneminden olduğunu unutmaması gerektiğini dile getirinken, sayım sırasında geçici olarak il dışında bulunanların, kayıtlarını Ardahan’da uzun süre olmamak kaydıyla aldırmayanların da yazdırılması gerektiğini belirtti.

    Haber ekleme saati: 21.19-14/02/2007

    Haber/Fotolar: Fakir Yılmaz/Ardahan

    Tüccarlar tarımı bastılar ..


    Ardahanlı tüccarlar Tarım İl müdürlüğünü bastılar.. Ardahan merkeze bağlı iki köyde şap hastalığının görülmesi üzerine tüm il genelinde alınan karar karantina kararı hayvan tüccarlarını ve meydan esnafını kızdırdı.

    Ardahan’ın Beşiktaş (Mucuc) ve Yaylacık köylerinde görülen Şap hastalığı ve bu nedenle iki hayvanın ölmesi ardından alınan karara tepki gösteren hayvan tüccarlar Ardahan’da bir ilke gerçekleştirip, eylem yaptılar.

     Alınan karantina kararını duyar duymaz Ardahan İl Tarım Müdürlüğünü basarak, uygulamaya konulan kararın acele alınmış ve Ardahan hayvancılığına darbe vuran bir karar olduğunu dile getiren tüccarlar, İl Tarım Müdürü Fevzi Karakoç’un makamına çıkarak konu hakkında kendisiyle bir süre görüştüler.

    Alınan kararın bir küçük olayla kendi ekmeklerine darbe vurulması olarak algılayan hayvan tüccarları, iki köyde görülen karantinanın tüm il geneline uygulanmasının anlamsızlığına değindiler.

    Hayvan tüccarları,  zaten uzun süren kış dolaysıyla perişan olduklarını, aylardır içeride bulunan hayvanlarına yem bulmadan zorluk çektiklerini, bu kararın zaten perişan olan hayvan üreticilerini iyiden iyiye perişan edeceğini belirtmiştirler.

    İl Müdürü ile görüşüp, kararın düzeltilmesini ve hemen kaldırılması gerektiğini isteyen tüccarlar Ardahan İl Tarım Müdürü Karakoç’un en kısa sürede karantinayı kaldıracaklarını sözünü vermesiyle, müdürlükten olaysız ayrılmıştırlar.

    Haber ekleme saati: 20.50-12/02/2007

    Haber/Fotolar: Fakir Yılmaz/Ardahan

    2. Otel davasında berat yok ..


    Büyük oteli operasyon ardından mühürlenmişti Geçtiğimiz aylarda yapılan operasyon ardından tutuklanan büyük Ardahan Oteli Sahibi Özcan Uygur ile 3’ü yabancı uyruklu bayan ve bir polisin davası bugün Ardahan İl Kültür Müdürlüğü toplantı salonunda yapıldı.

    İlk davada berat çıkmazken, sanıkları 7 Avukat savundu. Bir çok şahidin de dinlenildiği dava yaklaşık 8 saat sürdü.

    Bilindiği gibi aynı operasyonlar sonucu Posof yolu üzerinde bulunan Damal Türkgözü Oteli ile Ardahan Merkez’de bulunan Kura Oteli davasında tutuklu kalmamıştı.

    Haber ekleme saati: 20.20-14/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    ‘Ata’dan/Dededen kalma yöntemlerle hayvancılık yapılmamalı’ diyen ARSİAD Başkanından ilginç benzetme

    Hülya Avşar’ı bu ahıra getiremezsiniz!


    İnekleri Hülya'ya mı benzetti? Bölge’de yapılan hayvancılığın mevcut şartlarda iyileşip, gelişmeyeceğini belirten Ardahanlı İşadamları ve Sanayiciler derneği Başkanı Gökmen Çapan’dan ilginç benzetme.

    Mevcut hayvancılık yapanlar Atadan, dededen kalma yöntemlerle taş ve toprakta oluşan sağlıksız ahırlarda hayvancılık yaptığını, bununda bir türlü rantabl olmadığını  dile getiren Çapan, bölge de yapılan hayvancılığın Hülya Avşar’ı getirip, burada ki toprak evlerde yaşatmaya benzetiyorum dedi.

    Çapan, ‘Düşünebiliyor musunuz, Hülya Avşar’ı getiri burada ki bakımsız, üstü toprakla örtülü evlerde yaşayacaksın, yaşar mı? İşte hayvancılıkta böyledir. Siz Hollanda, Amerika’da, İngiltere’de yetiştirilen hayvanları yetiştirmek için önce ahırları düzeltmek gerek, köylere su getirmek gerek. Yani hayvanın sağlıklı bir ahırda yaşamasını sağlamak gerek. Bu olmazsa mevcut hayvancılığı geliştiremez, yaşatamazsınız.’ dedi.

    Hükümetin, KÖY/DES gibi projelerle susuz köy bırakmayacağını iddia ederken çok önemli bir konuyu, hayvanları unuttuğunu da belirten ARSİAD Başkanı Gökmen Çapan, köylere  getirilen suların hane sayısı hesaplanarak getirildiğini, ancak getirilen suyun kısa süre içinde yeterli olmadığını, bunun nedeninin de hane başı hesaplanarak yapılan su projeleri olduğunu belirtirken bunun o köyde, yani su getirilen köyün hayvan sayısının da hesaplanarak getirilmelidir. Çünkü insanların yanı sıra o köylerde hayvanlarda yaşadığını unutmamak gerek.

    Bu böyle olunca hane sayısı hesaplanarak getirilen suyun büyük bölümün tüketen hayvanların susuz kaldığını söyledi.

    Haber ekleme saati: 19.30-14/02/2007

    Haber/Foto: www.kuzeyanadolugatesi.com

    Emniyet’ten ilginç okul çetelerini çözme projesi!

    ÖĞRENCİLER POLİSLİK YAPACAK


    Trafik'ten sonra diğer polislik görevlerinide yapacaklar Polis okullarda yaşanan tatsız olayların önün geçilmesi için ilginç bir yol deneyecek.

    Alınan bilgilere göre, okullarda artarak devam eden başta çete olayları ve diğer bir çok olumsuz olayın önüne geçilmek için İl Emniyet Müdürlükleri ile İl Milli Eğitim müdürlükleri arasında bir anlaşma düzenlenecek.

    Bu anlaşmanın içeriğinde, öğrencilere polislik, polis olma özelliği, istihbaratçılık gibi polisin yaptığı görevler anlatılacak. Bunun akabinde seçilen öğrencilere, “Bende bir polisim” yazılı bir kimlik kartı verilecek. Bu kartı hak eden öğrenciler ile polis sürekli diyalog içinde olup, okullarda yaşanan her hangi bir olaya anında ve zamanın da müdahale edilebilecek.

    Ardahanlı İşadamları ve Sanayiciler Derneğinin yönetimini ziyaretin de bu konu hakkında bir açıklama yapan ve “ bu projenin ülke de genelinde olduğu gibi önümüzde ki günlerde İl Milli eğitimle yapılacak olan anlaşma ile Ardahan’da da uygulamasına geçilecek’ diyen Ardahan İl Emniyet Müdürü Mehmet Gürtekin’i doğrulayan Ardahan İl Emniyet Müdürü Mehmet Yıldırım, İl Emniyet müdürünün konuyu kendisine de sözlü olarak açtığını ve önümüzdeki günlerde kendisini ziyaret edip, projeyi anlatacağını, kendisini de bakanlık görüşünü aldıktan sonra cevap verebileceğini söyledi

    Haber ekleme saati: 19.27-14/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Kuş Gribi söylentisi sonrası şimdi de şap karantinası!..


    Şap ilanı... Batman’da başlayan, Ardahan’ın Posof İlçesinde de görüldüğü öne sürülen Kuş gribi kâbusundan sonra şimdi de Şap hastalığı dolaysıyla Ardahan süresiz olarak karantinaya alındı.

    İl Tarım Müdürlüğü yetkililerinin il genelinde şap hastalığının görülmesi dolaysıyla böyle bir kararın alındığını belirtirlerken, karantinanın ne zaman kalkacağı konusunda bilgi vermekten kaçındılar.

    Aşı çalışmalarının başlatıldığını belirten İl Tarım Müdürü Fevzi Karakoç, il genelinde görülen hastalığın diğer bölgelere sıçramaması için böyle bir kararın aldığını, karantina kararının ne zaman kaldırılacağını kendisinin de şimdilik tahmin edemediğini, ancak yapılacak çalışmalarla Mart ayının ilk haftasına kadar buna son vermek istediklerini belirtti.

    Haber ekleme saati: 12.26-14/02/2007

    Haber/Foto: Özkan Karakaya/Ardahan

    Allah’tan ümit kesilmez diyen Ardahanlı iş adamı Cavit Çetin,“Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesini ilimizin lehine çevireceğiz” dedi.


    Cevit Çetin'de tren tartışmasına katıldı Ardahan ilinde son günlerde büyük çıkış yapan iş adamı Cavit Çetin, “Türkiye- Ermenistan arasındaki demiryolu hattı olan Doğukapı’nın kapalı olması nedeniyle Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu (KTB) projesinin daha da önem kazandığını, bu projenin ilimiz Ardahan lehine çevirmemiz için henüz çok geç kalınmış değildir, bundan sonra Ardahan olarak, sayın valimiz, kaymakamımız, belediye başkanımız ve sivil toplum örgütlerimizle el ele verip sayın millet vekillerimizin yapamadığını yapıp, geniş bir kampanya ile ilimiz sınırları içerisine  daha önce etüt edilip karar verilen ve her nedense vazgeçilen Çıldır ilçesinde bir metropol istasyonu- istasyon yapılmasını için çalışmalıyız” diyerek Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu hakkında şu açıklamalara yer verdi. 

    Sevgili dostlarım, 07.02.2007 tarihini aklınızın bir kenarında hep tutalım çünkü bu tarih Ardahan’ımız için önemli bir tarih, Kars-Tiflis-Bakü (KTB) Demiryolu Hattı Projesi için ilk önemli adım bu tarihte atıldı. KTB Demiryolu Projesi’nin çerçeve anlaşması bu tarihte Tiflis’te Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından imzalandı. Dolayısı ile hattın hayat geçmesi için en önemli aşama geçilmiş oldu. Bundan sonrası teknik hizmetler olup projenin kesinleşip hattın inşası aşamasıdır.  

    Söz konusu hat, uluslar arası ulaştırma altyapısını sağlamakta olup ipek yolu gibi milletleri birbirine bağlayan önemli bir misyonu da üstlenmektedir. İlimizin bu kadar yakınında geçmekte iken es geçilmesi belkide bir daha sahip olamayacağımız şansları da elimizden kaçırmıştır. Gürcüstan ve Azerbeycan söz konusu projeye çok önem vermekte mal ve hizmetlerinin Avrupa’ya kadar taşınabileceği ekonomik ve güvenli bir ulaştırma altyapısına sahip olacaklarından bir an önce tamamlanmasını istemektedirler.. Böylece söz konusu ülkelerden ilimize sürekli girişler olacak ve bölgesel ve lokal ekonomiye düşünülemeyecek oranda ivmeler kazandıracaktır. 

    Bir kent için en önemli avantaj geniş ulaştırma olanaklarına sahip olmasıdır hele ki Çinden- başlayıp Marmararay projesi ile birlikte Avrupa’nın en ücra köşesine kadar uzanacak böylesi devasa bir projenin bulunduğu ülkelere dolayısı ile illere yapabileceği hizmetleri ve etkilerini siz düşünün. Hattın 2008 yılında tamamlanacağı söylenmekte olup 1.5 milyar dolara maliyeti olacağı belirtilmiştir. Çalışmalara başlanılmıştır. Dolayısı henüz çok geç kalınmış değildir, bundan sonra Ardahan olarak, sayın valimiz, kaymakamımız, belediye başkanımız ve sivil toplum örgütlerimizle el ele verip sayın millet vekillerimizin yapamadığını yapıp, geniş bir kampanya ile ilimiz sınırları içerisine – daha önce etüt edilip karar verilen ve her nedense vazgeçilen Çıldır ilçesinde bir metropol istasyonu- istasyon yapılmasını sağlamalıyız.

    Sayın bakanımız Binali Yıldırımın 2006 Ağustos ayında ilimizi ziyaretinde verdiği sözün “Söz konusu demiryolu ile ilgili Çıldır ilçesinde bir metropol istasyonu kurulması önerisinin değerlendirilebileceğini ifade eden bakanımız, şunları kaydetti:”Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi, tekniğine uygun bir şekilde uygulanacak. Bu iş gereğinden fazla konuşuldu. Yani bu projede teknik usuller ne diyorsa olacak. Biz proje uzmanı değiliz. Çıldır ilçesinde istasyon kurulmasını talep etmek, bir tercihtir. Ancak biz bu bölge demiryolundan ne kadar istifade edebilir, bunun yollarını arayabiliriz.”takipçisi olmalıyız. İlgili sözünü geliştirip her türlü baskımızı bu yönde kurmalıyız

    Kentimizin gelişebilmesi ve yüzyıllardır kentleri geliştiren mal ve hizmetlerin pazara iletimini ham maddenin üretim mekanizmalarına taşınımını sağlayan ulaştırma alt yapılarıdır. Bunun en önemli ayağıda demir yolu ağlarıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nun ve genç Cumhuriyetin pazara bağlanması, mal ve hizmetlerinin iletimi de ilk dönemlerde demiryolu ile sağlanmış ve ivmelenmiştir. Karayolu ağı 1950’lilerde yaygınlaşmaya başlamış ve yatırımların belli bölgelerde sınırlı kalmasına neden olmuştur. Özellikle Cumhuriyetin ilk yıllarına bakıldığında planlı gelişmenin önemli ayağının ülkeyi saran demir yolu ağları ile yaygınlaştırıldığı görülecektir. Şu an kullanılan demiryolu ağları bile o zamanın yatırımlarıdır. Şu anki hükümetimiz demir yolunun önemine varmıştır ve bu yönde önemli ve hızlı adımlar atılmaktadır. Kars-Tiflis-Bakü (KTB) Demiryolu Hattının da hayata geçmesinde en önemli görevi üstlenmiş ve bunu başarıyla da sağlamıştır. Bundan sonra kentimizin gelişmesini yatırımların artması ve yıllardır göç veren illerin en başında olma durumundan kurtulmasının en önemli adımı söz konusu hattın ilimize bir istasyon doğurmasını sağlamaktır. Doğu komşularımızın sıcak denizlere ve Avrupa’ya yani geniş pazarlara açılmasının en önemli ve güvenli kapısı söz konusu hattır. 

    Türkiye- Ermenistan arasındaki demiryolu hattı olan Doğukapı’nın kapalı olması nedeniyle KTB demiryolu projesinin daha da önem kazanacaktır  Hattın tamamlanması ile birlikte yatırımcılar transfer noktalarına yakın alanlarda yatırımlarını hızlandıracak, sanayi, ticari, kültürel ve turizm hayatı gelişecek istihdam artacaktır. 

    Söz konusu proje bölgesel ölçekte düşünüldüğünde doğu illerini özellikle istasyon noktalarına sahip illeri eski SSCB ülke topraklarının ve hatta Orta Aysa coğrafyasının ticari ve kültürel başkentleri haline getirecektir. Her orta Asyalının Avrupa ve sıcak denizlere olan özlemi bu hat ile daha da somutlaşıp kültürel ve ticari zenginliklerin taşınmasında önemli bir vesile olacaktır.  Kafkasya’da ve Orta Asya’da 140 milyon kişiye hitap eden 250 milyar dolarlık büyük bir pazarın merkezlere bağlanması  bu proje ile sağlanacaktır. Dolayısı ile ilimiz proje kapsamında transfer noktası haline gelmek zorundadır. 

    Sevgili hemşerililerim ilimize istasyon yapılması teknik olarak imkansız değildir, sayın millet vekillerimizin yapamadığını biz, valimiz olarak, kaymakamımız olarak, belediye başkanımız olarak ve her şeyden önemlisi siz halkımız ile birlikte en başta ben bütün gücümle çalışıp bunu sağlamaya çalışacağız henüz hiçbir şey bitmiş değildir, hükümetimizin bizi dinleyip söz konusu projenin sağlayacağı avantajların ilimizin de faydalanmasına bizden çok isteyeceklerine eminiz yeter ki biz kentimize ve projeye sahip çıkıp hakkımızı arayalım ve Ardahan’ımızın yılardır kötü giden bahtını değiştirip doğunun cazibe ve ticari merkezi haline getirelim. Üstümüzdeki ölü toprağını atıp Ardahanlı bilinciyle silkelenip yola çıkalım muhakkak ki güneşi göreceğiz… 

    Haber ekleme saati: 20.00-14/02/2007

    Haber/Foto: Özkan Karakaya

    Uzun kışın mektubu..


    Ardahan'da kış... Yılın yaklaşık 6 ayını kış olarak geçiren Ardahan halkı, kömür ve odun fiyatlarından bir hayli şikâyetçi. Özellikle Ardahan’da ki apartman sakinlerinin ödedikleri aidatların yakacak fiyatları yüzünden artması ve geçen yıllara oranla bu yıl daha fazla yakacağın kullanılması vatandaşları maddi açıdan zora sokuyor. Bunun en açık örneği ise elimize geçen ve bir apartman yöneticisinin, apartman sakinine gönderdiği bildirgede görülmektedir. Bildirge aynen şöyle:

    “Bloğumuz kışlık yakacak kömürü daire başı 2 ton alınmış olup havaların soğuk gitmesi nedeniyle ekim ayanın 12 nci gün yakılmasına bir ay erken başlanmıştır.

    2004-2005 yıllarında da 2 ton 350 kg kömür kullanılmıştır. Ardahan’ın kışının uzun olması ve yakıt alımlarında kömür tekelinin bazı fırsatçıların elinde olması sebebiyle fiyatlar çok pahalıya gelmektedir. Bazı blok sakinleri kömürlerini zamanında aldıklarından dolayı yüksek fiyat ödemediler. Şu anda Ardahan’ da 1 ton kalorifer kömürü 450.00 YTL den satılmaktadır. O da peşin para olmadan almanız mümkün değildir. İsteyen komşularımız daire başı 400 kg kömür alarak blok yönetimine teslim edebilir. İsteyen 2 taksitte blok yönetimine ödeyebilir. 6 ton kömür alımı için 6 x 450 =2700.00 YTL gerekmektedir.

    Şubat ve mart ayında 2×84=168.00 YTL olarak taksitle ödeyebilirler.

    Bu ödemeleri kiracılar ev sahiplerinin kirasından keserek yönetime ödeyeceklerdir.

    BLOK YÖNETİMİ”

    Yusuf Temirak-Bayram Yıldırım

    KARS’IN “BALLI” MÜDÜRLERİ


    Arşiv foto. Kars’ta en fazla personeli bulunan ve “önemli” olan Milli Eğitim, Sağlık ve Bayındırlık İl Müdürlükleri “geçici görev”le yürütülüyor. AKP iktidarı, “tasarruf” olsun diye resmi kurumların gazete almalarına bile yasak getirirken, Kars’taki üç kurumun müdürü, geçici görevlendirme ücretiyle birlikte adeta çift maaş alıyor.

    AKP Hükümeti tarafından Kars’a atanan Bayındırlık, Sağlık ve Milli Eğitim İl Müdürleri’nin asıl kadroları başka illerde. Ancak, sözde tasarrufçu AKP Hükümeti, söz konusu kurumların müdürlerini, asıl görevlerinde bulundurmayıp, bunların asıl görev yerlerini başkalarına “vekaleten” yürütürken, asılları Kars’a “geçici görev”le gönderip, maaşları yanı sıra, maaşlarına denk düşen “geçici görev” ücreti ödeyerek, devleti zarara sokuyor.Kars Milli Eğitim Müdürü 



    ***MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ



    Milli Eğitim İl Müdürlüğü’ne atanan Cevdet Aydın’ın asıl kadrosu ve görev yeri Bakanlıkta daire başkanlığı. Aydın, maaşını Milli Eğitim’deki Daire Başkanlığı’ndan alıyor. Kars Milli Eğitim Müdürlüğü’nü de “geçici görevlendirme”yle yürütüyor ve ayrıca, maaşı kadar da “geçici görevlendirme” ücreti alıyor. Cevdet Aydın’ın Kars Milli Eğitim Müdürlüğü’ne geçici görevlendirmeyle gönderilmesiyle boşalan daire başkanlığı görevini de bir başkası vekâleten yürütüyor ve o kişi de daire başkanlığına baktığı için daire başkanının aldığı düzeyde maaş alıyor.Kars Sağlık Müdürü 



    ***SAĞLIK MÜDÜRÜ



    Dr. Türker Bahçeli’nin Afyon’a tayiniyle boşalan Sağlık Müdürlüğü’ne atanan Necip Yemenici, daha sonra asaleten Konya Sağlık Müdürlüğü’ne atandı. Bir süre Konya Sağlık Müdürlüğü görevini yürüten Yemenici, daha sonra, “geçici görevlendirme”yle Kars Sağlık Müdürlüğü’ne getirildi. Yemenici, maaşını asıl kadrosu olan Konya Sağlık İl Müdürlüğü’nden alıyor. Ancak, Kars’ta “geçici görevlendirme”de bulunduğu için,maaşı yanı sıra ayrıca geçici görevlendirme ücreti alıyor.

    Kars Sağlık İl Müdürlüğü’nü “geçici görevlendirme”yle yürüten Necip Yemenici’nin asıl kadrosunun bulunduğu Konya Sağlık İl Müdürlüğü ise vekâleten yürütülüyor. Bu görevi vekâleten yürüten görevli de, ayrıca “vekâlet ücreti”yle, müdürlük maaşı alıyor.Osman Demir 



    ***BAYINDIRLIK MÜDÜRLERİ



    Geçici görevlendirmenin en ilginci Bayındırlık İl Müdürlüğü’nde yaşanıyor.

    Osman Demir’in müdürlüğünü yürüttüğü Kars Bayındırlık İl Müdürlüğü’nde, diğer bir çok kurumda olduğu gibi AKP iktidarıyla birlikte değişiklik yaşandı. 

    AKP iktidara gelince, birçok kurumda olduğu gibi Bayındırlık Müdürlüğü’nü asaleten yürüten Hüsamettin Boy’u görevden aldı ve “geçici görevlendirme”yle Ardahan Bayındırlık Müdürlüğü’ne gönderdi. Ardahan Bayındırlık Müdürlüğü’nü asaleten yürüten Osman Demir ise Kars’a getirildi. Yani, şu anda Kars Bayındırlık Müdürlüğü görevini “geçici görevlendirme”yle yürüten Osman Demir, halen asaleten Ardahan Bayındırlık Müdürü. Osman Demir’in “geçici görevlendirme”yle Kars’ta bulunması nedeniyle, Ardahan Bayındırlık Müdürlüğü görevini de, asaleten Kars Bayındırlık İl Müdürü olan Hüsamettin Boy “geçici görevlendirme”yle yürütüyor.

    Bu duruma göre, Kars Bayındırlık Müdürlüğü’nü “geçici görevlendirme”yle yürüten Osman Demir asıl maaşını Ardahan Bayındırlık Müdürlüğü’nden alırken, Kars’ta görev yaptığı için de “geçici görevlendirme” ücreti alıyor. Aynı şekilde, Ardahan Bayındırlık Müdürlüğü’nü “geçici görevlendirme”yle yürüten Hüsamettin Boy da, maaşını Kars’tan alırken, o da Ardahan’da maaşı yanı sıra “geçici görevlendirme” ücreti alıyor.

    Haber ekleme saati: 11.34/02/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars

    -20 Operasyonu fos mu çıkıyor!


    Arşiv foto. Geçtiğimiz aylarda yapılan ve sabahın erken saatlerinde yapılan baskınlar dolaysıyla Ardahan’da, ‘-20 Operasyonu’ diye adlandırılan operasyon sonucu göz altına alınıp, önce tutuklanan ve de ardından açığa alınan bürokratlar görevlerine geri döndüler.

    Bilindiği gibi Ardahan ve Kars’ta bir süre önce yapılan “-20 Operasyonu” kapsamında açığa alınan bürokratlar göreve başladı.

    Şafak Operasyonu kapsamında, gözaltına alınan İl Kültür Müdürü Kenan Bekis, Kültür Müdürlüğü’nde Şube Müdürü olarak görev yapan Turgay Kızılören, Sağlık Müdür Yardımcısı Yılmaz Aydar, Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görevli Sivil Savunma Uzmanı Aslan Yılmaz, Arpaçay YİBO Müdürü Mustafa Aramaz ve Akyaka’dan Zarif Terzi, diğer sanıklarla birlikte çıkarıldıkları mahkemede, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmışlardı.Kenan Bakış 

    Mahkeme tarafından serbest bırakılan bürokratlar, daha sonra Valilik tarafından açığa alınmışlardı.

    Başta İl Kültür Müdürü Kenan Bekis olmak üzere, “Şafak Operasyonu” kapsamında açığa alınan bürokratlar, Valilik tarafından dün görevlerine başlatıldılar.

    Haber ekleme saati: 10.39-14/02/2007

    Haber: Gümüşpala Kortağ Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com Arşiv

    Çataklı çocuklar istanbul’u tanıdı ..


    İstanbul'u tanıdılar .. Kars’ın Susuz ilçesi’nin Büyük ve Küçük Çatak Köylerinin ilk okul öğrencileri  Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nun davetlisi olarak İstanbul’a geldiler. 

    Soğuk iklimin çocukları hayatlarında ilk defa denizi, vapuru, oteli muzeleri,tarihi ve türistlik yerleri  gören çocuklar, köylerine geri dönerken yanlarında sevgiyi ve birlikte yaşamayı götürdüler.

    Mera sorunu yüzünden yıllardır kavgalı olan Kars’ın Büyükçatak ve Küçükçatak Köyleri yıllardır bitmek tükenmez bilmeyen kan davası nedeniyle adeta birbirlerine düşman iki ayrı ülke insanı gibi yaşıyorlar. Büyükler inat yüzünden  barışma zeminini bir türlü yakalayamazlarken yıllarca birbirleri ile  acımazsızca kavga eden   manasız ve inat yüzünden 21.yy da kendilerini köhneliğe itmişler. Bu duruma sessiz kalmayan Devletin üst düzey yöneticileri, her iki köy arasında barışın sağlanması için yaptıkları girişimler sürüyor. 

    Köyündeki bu durumdan rahatsızlık duyan ve çözüm yolları arayan gazeteci Kamil Uci, Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nun Çatak köyleri arasında barış elçisi olmasını istedi. Üci 21yüz yılda halen ilkeliğin izlerine rastlamak türkiyeye yakışan bir dürüm değil.

     Dünya ile yarışacak olan bir ülkenin köylerinde halen kan davalarının olmasının çok acı olduğuna değinen Kadıoğlu, hiç olmazsa gelecek olan nesillerin birbirlerini boğazlamayan, ortak değerlerine sahip çıkan, aydın ve ülkesin seven gençler olması için gönüllü olarak bu görevi kabul etti.

    Başkan Kadıoğlu, görevi geldiği 2004 yılının baharında köyümüze bir fidan dikin kampanyasını başlatan kamil ücinin bu girişimine destek veren Başkan Necmi Kadıoğlu  Çatak Köylerine çok sayıda fidan göndererek, köylülerin barış için bir fidan dikmelerini sağladı. Daha sonra her iki köyde de kullanılamaz halde olan okullara el attan Başkan Kadıoğlu . Büyükçatak Köyüne, son derece modern yeni bir ilköğretim okulu yaptırırken, Küçükçatak Köyünün ilköğretim Okulunu ise tüm tadilatını yaparak eğitim ve öğretime hazır hale getirirken Köylerde okuyan öğrencilere kırtasiye malzemeleri, önlükçanta, kışlık mont yardımı yaptı ayrıca yıllardır işçe suyu sıkıntısı çeken Büyükçatak  Köyüne İçme suyunu getirme sözü de verdi. 

    Haber eklemesaati: 10.16-14/02/2007

    Haber/Fotolar: Murat Abdullahoğlu

    MHP T.C.’nin Tapusunu Dağıttı


    MHP Kars İl Başkanlığı Tarafından, “Satılamaz” Şerhi Bulunan 10 Bin Adet Türkiye Cumhuriyeti Tapu Senedi Sokak Sokak Gezilerek Vatandaşlara Dağıtıldı. 

    MHP Kars İl Başkanlığı tarafından, “Satılamaz” şerhi bulunan 10 bin adet Türkiye Cumhuriyeti tapu senedi sokak sokak gezilerek vatandaşlara dağıtıldı. 

    Tapu senetlerinin dağıtımından önce MHP İl Başkanı Oktaş Aktaş, bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda dağıtılacak olan tapu senetleriyle ilgili olarak bilgi verildi ve yabancılara toprak satışını eleştirildi. Ardından il binası önünde toplanan partililer sokak ve caddelere yayılarak 10 bin adet Türkiye Cumhuriyeti tapu senedini dağıtmaya başladılar. Dükkanlar birer birer gezildi ve kaldırımda yürüyen herkese tapular dağıtıldı. Tapuları alıp inceleyen vatandaş da bu tür uygulamadan memnun olduklarını ve destek verdiklerini söylediler. Özellikle de Ermenilere gönderme yapan Karslılar, Ermenilerin Türkiye topraklarında gözü olduğunu fakat buna asla fırsat vermeyeceklerini belirttiler. 

    “Satılamaz” şerhi bulunan, “Türkiye Cumhuriyeti Tapu Senedi’nde şu ibareler yer aldı: 

    “İli: Türkiye  İlçesi: Cumhuriyeti, Mahallesi: Türkiye, Köyü: Cumhuriyeti. Sokağı: Türkiye, Mevkii: Cumhuriyeti, Satış Bedeli: Satılamaz, Ada No: 1923, Parsel No: 1, Yüzölçümü: 780 bin 576 kilometrekare, Niteliği: Vatan, Sınırı: Misak-ı Milli, Edinme Sebebi: İstiklal Savaşı 

    Şerhler: Bu parsel bir bütündür. Bölünemez, parçalanamaz, satılamaz 

    Sahibi: 70 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı”. 

    Haber ekleme saati: 09.31-14/02/2007

    Haber: O bir kral

    Alınak: “Kars Sömürge Mi”


    Kars’ın Devlet Hastanesi’nde Yoğun Bakım Ünitesi Bulunmadığı İçin Hastaların Sürekli Olarak 200 Km’lik Erzurum’a Sevk Edilmesini Eleştiren DTP Kars İl Başkanı Mahmut Alınak, “2 Dönemdir İktidar Partilerine Oy Veren Kars, Sömürge Toprağı Mıdır? Karslılar Neden Böyle Bir Zulme Uğratılmaktadır” Diyerek Tepki Gösterdi. 

    Kars’ın Devlet Hastanesi’nde yoğun bakım ünitesi bulunmadığı için hastaların sürekli olarak 200 km’lik Erzurum’a sevk edilmesini eleştiren DTP Kars İl Başkanı Mahmut Alınak, “2 dönemdir iktidar partilerine oy veren Kars, sömürge toprağımıdır. Karslılar neden böyle bir zulme uğratılmaktadır”diyerek tepki gösterdi. 

    Konuyla ilgili bir yazılı açıklama yapan Alınak, şahit olduğu iki ayrı hastane olayını anlatarak şöyle dedi: 

    “Şayet Kars sömürge toprağı ise, iktidar partilerini ve yandaşlarını hayatlarında hiç değilse bir defalık dürüst olmaya ve bunu açıklamaya çağırıyoruz. Seçim zamanları nutuk çeken siyasetçiler şimdi nerede? Kars halkının verdiği oylar sizlere haram olsun. Halkın sorunları söz konusu olduğunda tüm işbirlikçiler gibi Kars’lı işbirlikçiler de ölüm sessizliğine gömülürler. Ama seçim yaklaştığında karanlıkta boy atan zehirli mantarlar gibi ortaya çıkarlar” Kars halkına köle muamelesi gördüğünü iddia eden Alınak, “DTP olarak biz senin yanındayız. Senin haklarını korumaya, senin için her türlü çileyi çekmeye ve ölmeye hazırız. Ama korkuyorsan bizim yapabileceğimiz birşey yok. Ya korkuyu yenip insanca yaşama kavuşacaksın, yada bir lokma ekmeğin esiri olup bu zavallı hayatı yaşamaya devam edeceksin” dedi 

    Haber ekleme saati: 09.06-14/02/2007

    Haber: O Bir Kral

    Minibüsler köy yolunda çarpıştılar


    Köy yolunda çarpıştılar Ardahan’ın Göle ilçesinde meydana gelen trafik kazasında iki köy minibüsü çarpışarak bir çok kişinin yaralanmasına neden oldu.

    Bu sabah saat 7.30 sıralarında sis nedeniyle meydana gelen kazada Karlıyazı (Kirziyan) ve Sürügüden (Heyve )köylerine ait iki minibüs çarpıştı kazada Hikmet Yıldız,Cemil Taştan, Aslı Yıldız ve Letif Demirkuş yaralnandı. Yaralılar Göle Devlet Hastanesine kaldırıldı son alınan bilgilere göre yaralıların durumunun iyi olduğu öğrenildi.

    Haber ekleme saati: 14.05-13/02/2007

    Haber/Fotolar: Tuğba Yılmaz/Göle

    Vali’nin eşinden duyarlı davranış


    eşi Fatma Karahisarlı ve özürlü Iğdır Valisi Saim Saffet Karahisarlının  eşi Fatma Karahisarlı, daha önce ziyaret ettiği Mehmet Çavuş İlköğretim Okuluna tekrar ziyaret ederek okul yöneticilerinden bilgi aldı. Bayan Karahisarlı, önceki ziyaretinde kemik erimesi rahatsızlığından dolayı okula devam edemeyen ve maddi durumu iyi olmayan Gökhan Sinay adlı öğrencinin durumunu sordu. Gökhan Sinay’ın evinde yattığını öğrenen Bayan Karahisarlı hasta çocuğun evine giderek, ailesinden sağlık durumu hakkında bilgi aldıktan sonra, ailesine geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Gökhan Sinay’ın günlerinin sıkıcı geçmemesi için ona bir takım hediyeler getireceğini söyleyen Fatma Karahisarlı, Gökhan’ın kendisinden özel bir isteği olup olmadığını sordu. Gökhan maç seyretmeyi çok sevdiğini, ancak Digitürk olmadığından seyredemediğini söyledi.

    Haber ekleme saati: 13.50-13/02/2007

    Haber/Foto: Suat Deniz/Iğdır

    Ardahan’ın da içinde bulunduğu 7 ilde sinema yok


    Hakim Avcı Türkiye’de, sinema seyircisi sayısı her geçen gün artarken Ardahan, Bayburt, Bitlis, Gümüşhane, Iğdır, Kilis ve Şırnak’ta sinema salonu bulunmuyor. Karabük, 135 kişiyle nüfusa göre sinema koltuğuna düşen kişi sayısı açısından en şanslı il olurken, Ağrı’da 5 bin 637 kişiye bir sinema koltuğu düşüyor.Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Genel Sekreteri Deniz Yavuz’un “Türkiye Sinemaları Genel Görünümü” başlıklı araştırmasından derlediği bilgiye göre, 2000 yılında 284 sinema kompleksi, 651 sinema salonu, 156 bin 240 sinema koltuğu bulunan Türkiye’de, günümüzde, 411 sinema kompleksi, bin 299 sinema salonu ve 198 bin 489 sinema koltuğuna ulaşıldı. Buna göre bir vilayete 5 sinema kompleksi, 16 sinema perdesi ve 2 bin 450 sinema koltuğunun düştüğü Türkiye’de, sinema salonlarının koltuk ortalaması ise 152 oldu.Türkiye çapında sinema salonlarında 4 bin personelin çalıştığı, 2 binin üzerinde sinema projeksiyon makinesinin ise faal durumda olduğu tahmin ediliyor.

         

    **“DİĞER” SİNEMA SALONLARI

         

    Türkiye’de düzenli olarak vizyon filmleri gösteren sinemalar dışında, askeri tesislerde hizmet verenler, erotik filmler gösteren salonlar, yazlık-açıkhava sinemaları, üniversite-okul salonları ile üç boyutlu film gösterimleri yapan işletmeler de bulunuyor.Erotik film gösterimi yapan 125 sinema salonunun 17 bin 33 koltuk kapasitesi bulunurken, 27 askeri sinema salonunun 7 bin 755, 27 üniversite-okul sineması salonunun 7 bin 564, 18 yazlık-açıkhava sinema salonunun 10 bin 205, 8 üç boyutlu film gösterimleri yapılan sinema salonunda bin 376,  1 arabalı sinemada ise 301 koltuk kapasitesi bulunuyor.

         

    **SİNEMA ZİNCİRLERİNİN KAPASİTESİ

         

    Araştırmada, Anadolu’da ve İstanbul’da uzun yıllar hizmet veren köklü sinemaların yerlerini, sinema zincirlerine bağlı modern sinema salonlarının aldığına dikkat çekiliyor.AFM, 11 farklı ilde 31 sinema kompleksi, 157 salon ve 25 bin 226 koltuk sayısıyla sinema zincirlerinin başını çekerken, Mars’ın 7 ilde yer alan 13 sinema kompleksinde 13 bin 425 kapasiteli 84 salonu, Tüze’nin ise 9 ilde yer alan 17 sinema kompleksinde 12 bin 500 kapasiteli 79 salonu bulunuyor.Zincir sinemaların toplam koltuk kapasitesi ise Türkiye genelinde mevcut koltuk kapasitesinin yüzde 44’ünü oluşturuyor.



    **İLLERE GÖRE SİNEMA SAYILARI

         

    Her hafta yaklaşık 500 bin kişinin sinema bileti alması, yıllık seyirci ortalamasının 30 milyona yaklaşması ve gösterime giren yerli filmlerin sayısının artması gibi olumlu gelişmelere rağmen Ardahan, Bayburt, Bitlis, Gümüşhane, Iğdır, Kilis ve Şırnak’ta halen sinema salonu bulunmuyor.Türkiye’deki 198 bin 489 sinema koltuğunun yüzde 50’sini İstanbul, Ankara ve İzmir’deki sinema koltukları oluşturuyor.

    Haber ekleme saati: 13.44-13/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜ ZORUNLU


    Hakim Avcı Kars Ticaret Borsası Başkanı İsmet Çelik, Kars-Tiflis Demiryolu Projesi’nin Kars için bir şans olduğunu belirterek, sanayicilerin bu fırsatı değerlendirmeleri gerektiğini kaydetti.

    Yaptığı yazılı açıklamada, projenin tamamlanmasından önce yerel yönetimlerin altyapı çalışmalarını tamamlamaları gerektiğini ifade eden Çelik,  “İpek yolu projesi dediğimiz, Bakü-Tiflis-Kars arası Devlet Demir Yollarının yapımı iki sene içerisinde gerçekleşmesi Kars halkını şahlandırdı. Şimdi diyoruz ki, Kars’ı cazibe merkezi yapalım. Seksenler öncesi gibi doğunun ticaret merkezi olması için Kars yerel yönetiminin bu hususta alt yapı çalışmaları, Kafkasları Asya’ya, Kars’a bağlayan demiryolunun Kars için ne getireceğini, ne yapılacağım yerel yönetim olarak bir arge çalışması yapmanın zamanıdır diye düşünüyorum.” dedi.

    Kars-Tiflis Demiryolu Projesi’yle birlikte Kars’a tam donanımlı bir Gümrük Müdürlüğü kurulması gerektiğinin altını çizen Kars Ticaret Borsası Başkanı Çelik, şu görüşleri dile getirdi:

    “Tam donanımlı bir Gümrük Müdürlüğünün istenmesi, serbest bölge ve yer seçiminin yapılması sanayici ve kobilerimizin Ortaasya, Kafkasya Afganistan, Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Moğolistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan gibi ülkelere ihracat ve ithalat yapanların bu arada depoculuk sistemine gidilmesi, bu ülkelere ithalat ve ihracat yapmak isteyen sanayicilerimizin bu ülkelerden alacakları hammadde yakınlığı demiryolu ucuz, taşımacılığının güvenli oluşu nazara alındığında, ilimizde yapmış oldukları sanayinin yan kuruluşunu veya kobilerin ilimizin sanayisinde yer almaları menfaatleri icabıdır. Teşvik yasasından ve yeni çıkan Anadolu yaklaşımı yasalarından yararlanmaları da bilinmektedir. Kars halkının da yerel yönetimlerle durumu gözden geçirerek hazırlanması birlik ve beraberlik, güç birliği yaratarak , ufak esnaf ve hizmet sektörümüzün de eğitilerek iyi bir duruş sergilemesi gerekir. Bu ülkelerden gelecek gerek yolcu, gerek turist, gerek ticaretçi günü birlik ticaret esnafın yüzünü güldürecek. Baku Kars arası uçak seferlerinin de başlaması için girişimler yapılmalıdır.”

    Haber ekleme saati: 13.33-13/02/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars

    Kars Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Gültekin Avcı:“YENİ CİNAYETLER BEKLİYORUM”


    Hakim Avcı Kars Ağır Ceza hakimi Gültekin Avcı, İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği (Mazlum-der) İstanbul Şubesi’nde düzenlenen panelde çarpıcı açılamalarda bulundu.

    MİT’teki askeri kadroların MİT’i yozlaştırdığını, kurumu askeri bir istihbarat servisine çevirdiğini, MİT’te kendi kamu bürokratlarını fişleyen, halkını bölen bir istihbarat yapısının ortaya çıktığını söyleyen Avcı, profesyonel istihbaratçılığın bu olmadığını ifade etti. 

    Devlet yapısının her yere yerleşmediğinden bahseden Avcı, boşlukları derin devletin doldurduğunu vurguladı. 

    İstihbaratın karışık bir hale gelmesi durumunda halkın paranoyak bir yapı içersine gireceğini ifade eden Avcı, “Bu durumda halk ayrı bir türkü söyler, bürokratik mekanizma çok daha farklı bir türkü” dedi.



    ***’TEHDİT ALIYORUM’



    Avcı, “Karanlık İlişkiler adlı kitabımı yazdıktan sonra tehditler hat safaya ulaştı. Ben de korumalarımın artırılmasını istedim. Gazetelerde çıkan haberlerle ilgili savcılar artık seyrediyorlar diyorlar. Savcılar artık seyredecek. Çünkü ailesini düşünüyor. Niye savcı ateşin içine girsin. Siz savcılara görev verin, yetki verin, teminat verin ondan sonra görev bekleyin savcıdan” diye konuştu.



    ***’DİNK’İ İSTİHBARAT ÖLDÜRDÜ’



    Dink cinayetine de değinen Avcı, olayın seçilmiş bir terör eylemi olduğunu, bu tarzdaki terör eylemlerinin toplumda ilgi uyar-dıracak, ölümle mesaj verilecek nitelikte durumların söz konusu olduğunu söyledi. Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok cinayetlerinin de bu tarzda eylemler olduğunu belirten Avcı, “Hrant Dink cinayeti faili meçhul bir cinayettir. Savcıların, polisin önüne iki azmettirici, tetikçi koyarsınız, olay biter. Failleri yakaladık derler, örgüt bağlantısı yokmuş derler. Sonuçta tetikçilerle yetinmek zorunda kalırsınız. Bu tür siyasi ve seçilmiş terör eylemleri aynı zamanda bir propagandayı, bir psikolojik harekatı bünyesinde barındırır. Bu tarzdaki propagandalar çoğunlukla istihbarat servisleri tarafından yapılır. Ben bu cinayeti istihbarat servislerinin yaptığını düşünüyorum” açıklamasını yaptı.

    Cinayetin işlendiği zamanla ilgili de açıklama yapan Avcı, “Türkiyenin AB’de kontrol sürecinde olması, Kuzey Irak, Kerkük meselesine yoğunlaştığı, müdahaleyi düşündüğü bir zamanda ortaya çıkıyor. Türkiye farklı düşünen bir insana hayat hakkı tanımadı, farklı unsurları bünyesinde barındıramadı. Mesaj verildi bu cinayetle. Cinayeti yaptıran istihbarat servisi ve arkasındaki aktörler amacına ulaştı. Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlere denk gelen dönemde bir ya da bir kaç daha özel eylem olabileceğini sanıyorum” iddiasında bulundu.

    Haber ekleme saati: 13.32-13/02/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars






  • ARDAHAN AK PARTİ'YE ÜYE OLMAKTA 3'ÜNCÜ OLDU!.., CORONA ASAYİŞİ!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Ardahan AK Parti’ye En Çok Üye Sıralamasında


    51 Kent Arasında 3. Oldu!..


    Göreve yeni atanan AK Parti Ardahan İl Başkanı, İnşaat Mühendisi Kaan Koç ile AK Parti Gençlik Kolları Ardahan İl Başkanı Emre Karakoyun’un özverili çalışmaları sonucunda il ve ilçe teşkilatlarıyla beraber Türkiye geneli önemli bir başarıya imza atıldı.


    AK Parti’de Eylül ayı genç üye çalışmasında 6’ıncı olan Ardahan teşkilatı, üye sayısını arttırarak Ekim ayında 3’üncü şehir olma başarısını gösterdi.


    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde başlatılan ve Genel Merkezin Koordinasyonu tarafından yapılan genç üye çalışmaları kapsamında 51 şehir arasında Ardahan en çok genç üye kayıt eden kentler arasında 3. şehir oldu.


    AK Parti Ardahan Gençlik Kolları İl Başkanı Emre Karakoyun yaptığı açıklamada;


    “Ekim ayı üye çalışmasında 81 il arasından en başarılı 3’üncü il olarak Ardahan ilimiz yer almaktadır. Kıymetli Ardahan AK Gençlik Teşkilatımızı canı gönülden kutluyorum. Çalışmalarımıza, özellikle istikrarlı olmaya devam edeceğimize inanıyorum Ardahan başarının, cesaretin ve davanın şehridir” dedi.


    AKP’de üyelik aidatı geliyor..


    Öte yandan AK Parti’ye yeni bir üyelik yapısı getiriliyor. Parti üyelerine çok küçük bir aidat ücreti getirilecek


    AK Parti yönetimi, yeni partilerin kurulmasıyla parti üyeliklerinden istifalar olabileceğini de hesaplayarak yeni bir üyelik yapısı kurulması üzerinde duruyor. Partiden kopmaları önlemek ve mensubiyet hissini arttırmak amacıyla sembolik aidat getirilecek.


    290 BİN ÜYE EKSİLDİ


    Cumhuriyet’ten Emine Kaplan’ın haberine göre, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir süre önce üye listelerinin güncellendiğini, ölümler ve diğer nedenlerle üye sayılarında 290 bin kişilik bir eksilme olduğunu belirterek “İl, ilçe ve belde başkanlarımızın yeni üye kayıt işlemlerini aksatmadan sürdürmeleri önemlidir. Partimizin 10 milyonun üzerinde üyesi var” demişti. Yargıtay’ın 1 Temmuz 2019 tarihli kayıtlarına göre AK Parti’nin son 1 yılda üye sayısı 10 milyon 719 bin 234’ten 9 milyon 931 bin 103’e düştü.


    İLETİŞİME GEÇİLECEK


    AK Partili bir yetkili şöyle konuştu: “Şu anda üyelerden aidat alınmıyor. Çok cüzi bir miktar, örneğin 1 TL gibi bir miktar aidat getirilebilir. Eğer böyle bir miktar getirilirse, üyeler aidat ödemesi için teşkilata gelerek akdini tazeleyecek. Eğer aidatını ödemezse o zaman orada bir sorun olduğunu görerek hemen müdahale etme şansı olacak. Teşkilatlarımız aidat ödemesi yapmayan üyelerle iletişime geçecek. Böylece üyelerin aidiyet hisleri kuvvetlendirilerek kopmalar önlenecek.”


    ARDAHAN’DA CORONA ASAYİŞİ!


    Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayılarının arttığı Ardahan’da, polis, jandarma ve sağlık ekiplerince denetimlere ağırlık verildi.

    İl Sağlık Müdürlüğü personelinin yanı sıra polis ve jandarma ekiplerince Kaptanpaşa Mahallesi’nde gerçekleştirilen denetimlere katılan Ardahan Vali Yardımcısı Haluk Koç, esnaf ve vatandaşlara sosyal mesafe ve hijyen konusunda uyarılarda bulundu.

    Son günlerde kentte vaka sayılarının arttığına dikkati çeken Koç, salgınla mücadelede aşının çok önemli olduğunu belirterek vatandaşlardan aşı olmayı ihmal etmemelerini istedi.

    Vaka sayılarının artmasıyla denetimlerin sıklaştırıldığı kentte polis ekipleri de tedbirler konusunda vatandaşları ekip araçlarından yapılan anonslarla uyardı.



    Hepsi Gidecek, Erdoğan Kalacak!


    Bugünkü yazımla sol demektense faşistliğin diğer bir anlamı olan ulusalcılıktan dem vuran medyanın oluşturduğu algıyla oy değil, iktidarın elindeki algı kozunu alan muhafeletin moralini bozacağız kesin..

    Çünkü pandemi ardından yaşanan ekonomik krizin de katkısıyla bu algıyı alan muhalefetin, ‘Az kaldı, gidecek..’ dediği Erdoğan, gitti ama denildiği gibi değil, ‘Yaparım bilirsin

    Deliyim gözü kara deliyim

    Yakarım Romayı da yakarım ben

    Bulurum seni yine bulurum

    Olurum yine senin olurum

    Deliyim gözü karayım

    Senide, kendimide

    Romayı da yakarım ben..

    Bulurum seni yine bulurum

    Olurum yine senin olurum’ satırları ile aşkı anlamayanlara bir çok mesajı veren şarkının ‘yakarım’ dediği Roma’ya..

    Erdoğan’a demediğini bırakmayan Bahçeli’nin bugün iktidar ortağı olduğunu unutanların, ‘Kürdistan’da yaşattıklarına ne diyeceksin?’ sorusuyla karşılaşan İYİ Parti yada AKM’nin açılışına davet alan Davutoğlu’nun yarın veya her an alacağı ‘İktidar ortaklığı’ teklifiyle ‘yanına gitmeyeceğini nereden garantileyeceğiz?’ sorusuna cevap ararken ben de bu yazımı yazdığım sırada Roma’da olan Erdoğan’ın, G-20 Liderler Zirvesindeki görüntülerinin ne anlattığına cevap vermek istiyorum..




    Birinci cevabım; Erdoğan hala G-20’de.

    İkinci cevabım; Karşı oldukları söylenen dünya liderlerinin Erdoğan’a bakışını ortaya koyan tutum ve davranışları hatta kendisine saygı gösteren yüz ifaderi..

    Aynı Erdoğan’ın “yaşlandı, ayakta duramıyor“ denen Erdoğan’ın yıkıldı yıkılacak diye beklenen ama hala milyonları kendine çeken ve İtalya’nın ekonomisine katkı sunan Pissa Kulesi gibi eğilse de yıllardır ayakta durduğu..

    Birbirlerine demediklerini bırakmayan ama iş iktidar, çıkar, menfaat olunca bir araya gelen ve perde arkasında “sen bakma, iç politika için sana demediğimi bırakmadım” diyen dünyaya yön veren Erdoğan’lı G-20 liderlerinin birlik ve güç gösterisini..

    Ve birlikte hareket ettiklerini ima ettikleri ama birlikte bir fotoğraf bile vermekten korkan arkadaşlar, dostlar denen muhalif oluşumun samimiyetsizliği ve güven vermeyişi..

    Kısacası yakarım Roma’yı da yakarım denen Roma’da benim gördüğüm ayakta duramayacak kadar yaşlı oldukları halde ve torunlarına bakması gerektiğini söylediğim, altı bezli dernek başkanlarından beter, Biden dahil orada bulunan 18 liderin birçoğunun gidecek olduğu toplantıyı izlerken sanaldan katılan Putin ve Erdoğan kalacak gibi..



    arşiv 10/07/2016 tarihl haber/yorum/haberler


    CHP’NİN KONFERANSINA


    AK PARTİLİLER KATILMAYACAK..


    Yazmıştık.. Daha önce bir çok davetlinin daveti geri çevirdiğini yazıp, kamuoyuna duyurduğumuz konferans krize döndü.


    CHP Ardahan Milletvekili tarafından organize edilen, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasının desteklediği konferansa katılmayacaklarını belirten AK Parti Ardahan İl Başkanı yaptığı açıklamada düzenlenen konferansın CHP’lilerin bir etkinliği olduğunu ileri sürdü.


    CHP’li Dernek Başkanları ile CHP’ye ait anons aracının konuk topladığı konferans öncesi AK Parti Ardahan İl Başkanı Av. Yusuf Demirci’nin konuyla ilgili açıklaması şöyle;


    Eski büyükelçi ve Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın sosyal paylaşım sitesi ile basın üzerinden yaptığı açıklamalara Başkan Av. Yusuf Demirci imzasıyla açıklama yapıldı.


    Ardahan’a Yatırım Konferansıyla ilgili basında yer alan açıklamasında CHP Ardahan Milletvekili Sayın Öztürk Yılmaz dün basına yansıyan konuşması esnasında; ’23 yıldır bir çivi bile çakılmamış bu memlekette…’ şeklinde talihsiz bir beyanda bulunmuştur diyen Demirci, “Oysa zerre kadar diri bir vicdana sahip olup da Ardahan’ın yakın tarih bilgisine sahip olan herkesin ama özellikle her Ardahanlının iyi bildiği üzere, birer yıl arayla biri Şubat 1925’te Meclis Çatısı altında katledilen, diğeri bir yıl sonra sudan bahane ile idam edilen iki mebusundan sonra CHP iktidarı tarafından cezalandırılarak İL KİMLİĞİ elinden alınmakla başlayan ve Kasın 2002’ye kadar gittikçe derinleşen Ardahan’ın Kötü Talihi o günden bugüne hızla değişip iyileşmeye başlamıştır” dedi. 


    2015 yılı TÜIK verilerine göre kişi başına kamu yatırımı alan iller sıralamasında Ardahan’ın 2.Sıraya kadar yükseldiğini aktaran AK Parti Ardahan İl Başkanı Av. Yusuf Demirci, sözlerini şöyle sürdürdü: 


    “Türkiye’nin en az nüfusuna sahip olmasına rağmen Ardahan, bugün mevcut açık iki kara hudut kapısı, üniversitesi, onlarca projeyi hayata geçirmiş kalkınma ajansları, doğalgazı, modern hayvan pazarları, eğitimden sağlığa, hayvancılıktan turizme kadar geniş bir skalada yer alan yatırımları, şehirde ve köyde insan onuruna layık bir yaşamı mümkün kılan her türlü alt yapısı, duble yolları veya kazması henüz vurulmuş bulunan tüneller gibi tarihinde eşi benzerine rastlanmamış ‘yüzlerce hem de koca çivilerle’ Kas Kafkasya’nın ve Orta Asya’nın en önemli merkezlerinden birisi olma yolunda hızla ilerliyor ve ilgili konferans başlığında belirttiği üzere ‘Yatırım Zamanı’na hazır hale getirilmiş ise şayet, bu başarı Ak Parti’nindir.


    ‘Ayinesi İştir Kişinin, Lafa Bakmaz’ sözüne nispetle, Konferans’ın yapılacağı yerin hangi iktidarın iradesi eseri olduğunu da Kamuoyunun takdirine bekliyoruz. Sayın Yılmaz’ın: ‘Bunun siyasetle, bir partiyle alakası yoktur’ şeklindeki beyanına karşın Konferans’ın bütünüyle CHP’nin bir etkinliği olduğu aşikar olduğu halde, ‘Memleketin faydasına olan her yerde varız’ ilkemiz gereğince daha önce davete katılma kararı aldığımız bu çalışmaya mezkur talihsiz beyandan dolayı katılmayacağımızı Ardahan Kamuoyu’na saygıyla bildiririz.”


    ****Kıskanmayın, siz de el atın..


    27 Yıllık gazetecilik hayatımda Ardahan’ın gelişmesin de, tanıtımın da ve o çok arzuladığımız güzel alanda olması için verdiğimiz mücadele ortada dururken birilerinin yaptıklarımızı gölgelemek uğraşı içinde olduklarını da görmekteyiz..

    Gerçi bu süre içinde hep aşıp, kenara attığımız bunların benim Ardahan Federasyonu Başkanı olmamla birlikte bayatlayan yol ve taktiklerle yeniden çeper diplerinde aleyhime dedikodular ürettiklerine de şahit olmaktayım..

    Evet defalarca bu tür yazılar yazarak, bu gölgeciler karşın doğru bildiğim yerde durup, hep bir adım daha ileriye diyerek işime bakarken bunların beni kendilerine benzetme çabalarının da artık tutmadığı ve benim değil, toplumun onların yüzlerine tükürdüğünü de görmüyor değilim..

    Tek dişi kalmış canavar misali son bir kaç çırpınışla sözüm ona önümü kesmeye, benim ve ARDA/FED’in yönetiminin yaptıklarını karalamaya çalışanların beyhude çabaları sonuç vermezse de mide bulandırmıyor değil..

    Çünkü Ardahanlıların yakından tanıdığı bu dinazörlerin defterini kapatan bir çok çalışmaya imza atmaya başladığımız şu süreçte önce ‘Bizde federasyon kuruyoruz’ deyip, kaz pişirip, şenlik ve festivallerde göbek eriten dernekçiliklerinden öteye geçememeleri, ardından ‘Birlik başkanları’ atayarak, kendilerini ARDA/FED’den üstün görme çabaları, yetmedi kirasını, özel ilişkilerimi kullanıp, bir kaç duyarlı iş adamının desteği ve çelim, çocuğumun hakkı olan cebim de ödediğim ARDA/FED merkezini özel kullandığım yönünde dedikodula üreterek, yerini bilmedikleri ARDA/FED’i karalamaya çalıştıklarını da görmekteyiz. 

    Şerefsizliğin daniskasına başvuran bunların kendi sözde derneklerini ceplerinde taşıdıklarını unutup, sözüm ona bana yönelik çamur atma çabalarının da boşa ve beyhude olduğunu yakında ARDA/FED’e bir yer alarak ortaya koyacağımı da bura da üzülerek (!) belirtmek isterim..

    Bunların yanı sıra yalandan yanımda görünüp, arkadan kuyu kazıyanların da olduğunu iyi bilen biri olarak buradan bir kez daha diyorum ki;

    Sizin boşa çabalarınıza karşın, bizim Ardahan ve Ardahanlı sevdamız her geçen gün daha da büyümektedir..

    Siz ne kadar dedikodu üretirseniz biz o kadar çalışacağız..

    Siz ne kadar dedikodu üretseniz de biz daha çok çalışacağız ve toplumun o çok arzuladığı ama bu soyları tükenmek üzere olan diasporalar yüzünden bugüne kadar gerçekleşmeyen, ‘Güçlü Ardahan Lobisi’ ni gerçekleştirmeye çabalayacağız.

    Bugün ortaya konan çaba da budur..

    O ele demiş, bu bele demişe bakmadan gücümüzün yettiği, ömrümüzün izin verdiği sürenin en son saniyesine kadar doğru bildiğimizi yapmaya devam edeceğizimizden kimsenin şüphesi olmasın..



    arşiv 28/27/26/02/2007  tarihl haber/yorum/haberler


    Çıldırlı nine ekmek pişirirken 



    26/25/24/02/2007 Günlerinin Haberleri için DEVAMI tıklayın


    Kurtuluş törenlerinden bir görünüm 

    Görevden alınması istenen kaymakamdan 

    AKP’li siyasileri aşağılıyan açıklama!

    BAKALIM KARGALAR GÜLECEK Mİ?!.

    Kaymakam AKP'lilere meydan okudu.. Göle Kaymakam Şaban Akça yaptığı açıklama ile kendisinin Göle Kaymakamlığı görevinden alınmasını istediği AKP’lilere adeta dalga geçip, meydan okudu.

    Çok sevdiği (!) bu nedenle gazetecileri de dava eden kaymakam bey yaptığı açıklamasın da gazetecilere de, ‘Saygın medya” demesi dikkat çekti.

    Göle Ak Parti İl Genel Meclis Üyeleri ve muhtarlar tarafından İçişleri Bakanlığı’na şikâyet edilen Göle Kaymakamı Şaban Akça kendisini şikâyet edenlere karşı bir basın açıklaması yaparak kendisini savundu. Akça, yaptığı yazılı açıklama ile meclis üyelerini suçladı. Meclis üyelerinin Göle Kaymakamı hakkında yaptıkları açıklamaları dalga geçercesine cevaplayan Akça, kendisinin tüm gücü ile hizmet ettiğini savundu.

    İçişleri Bakanlığı’na şikâyet edilen Akça, hazırladığı 4 sayfalık basın açıklaması ile kendisinin suçlu olmadığını yapılan her işte birlik üyelerinin haberdar olduğu evrakların altında imzalarının olduğunu hatırlattı. 

    Kaymakam Şaban Akça imzasıyla yapılan açıklamada Meclis üyelerinin iddiaları Kaymakam tarafından  “kargaları güldürecek cinste açıklamalar” olduğu vurgulandı.


    ***Buna Kargalar da güler. 


    Akça yaptığı açıklamada, halkın önderleri olarak tabir ettiği İl Genel Meclisi Üyelerinin makamına alınmadığı iddiasına “Bu iddiaya Kargalar da güler güldürecek cinstendir. Zira tüm kamuoyu tarafından yakından bilinen bir gerçektir ki AKÇA, hiçbir kimseyi, randevulu olsun-olmasın, geri çevirmemektedir. Meğerki mazereti olsun. Hal böyle iken halkı ve halkın önderlerini makamına almadığı, açıkça gerçek dışı bir söylemdir. Kaldı ki haberlerde geçen halk önderlerinden kast edilen Yıldırım Karakoç, Abdullah Aydın ve İlyas Öztürk olsa gerek. Zira kendilerini halkın ileri geleni olarak tanıtıp her fırsatta ilçe kaymakamı ile görüşen muhterem zevat, her ne olmuşsa randevusuz da geldikleri halde ve makamdaki iş yoğunluğunu bilmelerine rağmen ve de Kaymakamın kendilerinin geldiğinin iş yoğunluğundan dolayı, kendisine iletilememesine sebep, bilememesinden ötürü kendileriyle görüşmelerine fırsat bırakılmadan; 10-15 dakika arası sekreter odasında bekleyerek, bir anlık İlyas Öztürk’ün, ‘hadi gidelim, bakın kaymakam sizi kabul etmiyor’ gibi kendilerine yakışmayacak tavırlar sergileyerek oradan ayrılmaları ve bir iki muhtarın ilgili zevata, ‘arkadaş bak kaymakam sizi adam yerine koymadı” söylemlerinden de etkilenerek kamuoyuna yanlış ve yanıltıcı bilgi vermeye çalışarak saygın medyamızı kullandıkları konusundan ibaret bir durum izhar edilmiştir.


    ***KÖY-DES’te raporlar geçerlidir. 


    Encümenlerin köy yolların eksik yapıldığı iddialarına kaymakam Akça raporlara göre hareket ettik cevabını verdi. 

    “Köy/Des projesi kapsamındaki işler zamanında ihale edilmiş, hak ediş ödemeleri .Kaymakam AKP'lilere meydan okudu.. Ardahan Valiliği komisyonunun kararlarına göre ve birlik encümeni kararlarına bağlanarak gerçekleştirilmiştir. Proje kapsamındaki işlerin denetimi teknik bir iş olduğu için teknik ekiplerce her daim ifa edilmiştir. Köy/Des kapsamındaki işlerin eksik olup-olmadığına Ardahan Valiliği teknik elemanları ve komisyonları karar verebilir. Şu ana kadar geçici kabulü yapılmamış sadece Gedik Köprüsü kalmıştır. Bunun sebebi, zamanında ilgili teslim alma komisyonuna başvurulmuş olmasına rağmen komisyonun çalışmalarını tamamlayamamış olmasıdır. Ayrıca yüklenici firmanın, komisyonun çoğunluğunu oluşturan mühendislerin makine mühendisi olması münasebetiyle, komisyona olan itirazıdır.

    2.  Gedik köprüsünün iki metre kısa yapıldığı iddiasını destekler bir komisyon raporu elimize ulaşmamıştır. Elinde rapor olan varsa biz de görelim.


    ***Encümenler Avansı İmzaladı


    İhaleyi alan firma ile işi yapan firmanın (taşeron) aynı olmadığı doğrudur. İşin, encümen tarafından hazırlanan şartnamelerine göre hareket edilmiş ve taşerona devir yapılabildiği için gerekli araştırma ve incelemeler yapıldıktan sonra bu yol tercih edilmiştir. Bilinen bir gerçektir ki bu tür inşa işlerinde yüklenici firmalara avans ödenmesi tabiidir. Hal böyle olunca dilekçede ismi geçen encümenlerin de dahil olduğu kurul tarafından hazırlanan şartnamelere göre ve kendilerinin de imzası kararda olduğu halde ödeme yapılmıştır.


    ***Avansta Mahsumum 


    Köy yollarını inşa işlerinde ilgili yüklenici firmaya ödenen 525,000.00 YTL avans konusu ile ilgili AKP Göle İlçesi Başkanı Cengiz Çapan tarafından bakanlığa şikâyet dilekçesi gönderildiği gazete metinlerinden anlaşılmaktadır. Bilinmelidir ki bu avans meselesi ile ilgili tüm inceleme ve soruşturmalar yapılmış ve Kaymakam Akça’nın masumiyeti anlaşılmıştır. Bu arada ilgili zâtlar hızlarını alamayarak Sayın Valimize de suç atmayı ihmâl etmemişlerdir.” olduğu vurgulandı.

    Haber ekleme saati: 19.56-26/02/2007

    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    IĞDIR’DAN HABERLER



    IĞDIR’DA HALK OYUNLARI YARIŞMASI YAPILDI

    Dereceye girenlere ödülleri verildi.. Milli Eğitim Bakanlığı, Okul içi Beden Eğitim Spor ve İzcilk Dairesi Başkanlığının emirleri doğrultusunda, 2006-2007 öğretim yılı okullar arası halk oyunları yarışması yapıldı. İskender Iğdır Kapalı spor salonunda yapılan yarışmaya ilköğretimlerde küçüklerde 5 yıldızlarda 11 ortaöğretim liselerde 9 yaygın eğitimdede 3 halkeğitm merkezi katıldı. Sahnelemli(sitilize) ve geleneksel  dalda yapılan yarışma sonucunda Küçüklerde karakoyun ilköğretim 1. Z.Gökalp İÖ, 2.Kurtuluş İ.Ö, 3. yıldızlarda Melekli Atatürk İÖ,1. , Ziya Gökalp İ.Ö, 2., Liselerde 1.Melekli Çok Programlı Lisesi 2.-80. Yıl Cumhuryet Lisesi 3-Iğdır Lisesi , Halk Eğitimlerde ise   1- Iğdır Halk Eğitim Merkezi oldu. Geleneksel dalda küçüklerde 1.-Mareşal Fevzi Çakmak İ.Ö 2-Mehmetçik İ.Ö,Yıldızlarda 1. Mehmetçik İ.Ö,2.Tuzluca Atatürk İ.Ö,3.Cumhuriyet İ.Ö ,Liselerde Kız meslek lisesi 1.,Endüstri Meslek lisesi 2., Tuzluca 100. Yıl lisesi 3. ,Halk Eğitim Kerkezlerinde  Tuzluca halk eğitim 1.Iğdır Halk Eğitim 2. oldular.Açılışta Konuşan Milli Eğitim Müdürü Recep Sezer yarışmaya katılanları, ‘Bu yarışmaya katılan bütün okullar benim gözümde birincidir.’ Diyerek etkinliğe katılan okulların yöneticileri ile öğrencilerini kutladı. 

    Ödül töreninde konuşan Vali S.Saffet Karahisarlı’da, ‘Halk oyunları bizlerin kültürel zenginliklerimizdir. Çok güzel bir yarışma oldu. Sizleri seyrederken heyecanlandım. Bu yarışmada gösterdiğiniz başarıyı derslerinizde de göstererek okumanızı istiyorum”’ dedi.

    Daha sonra dereceye girenlere ödülleri Vali Karahisarlı ve AKP Van Milletvekili Cüneyt Karabıyık ve Şanlıurfa Milletvekili Sabahattin Cevheri ile protokol tarafından verildi. Dereceğe giren birinciler 10 Mart tarihinde Erzincan da gurup birinciliği için yarışacak.

    Lahey’de Hocalı Katliamı Konferansı..

    Mitingte yapıldı .. Iğdır Belediyesi, Hollanda’nın Lahey kentinde “Hocalı Soykımı ve Yakın Tarihte Türklere Yapılan Katliamlar” adı altında konferans düzenledi.

    Iğdır Belediyesi, 26 Şubat 1992 yılında Ermenilerin Azerbaycan’ın Hocalı bölgesinde yaptıkları katliama ilişkin konferans düzenleyecek. Lahey’de düzenlenecek olan konferansa çok önemli isimler katılacak Emekli Büyükelçi Bilal Şimşir, emekli Orgeneral Necati Özgen, Prof. Dr. Yakup Mahmudov, Doç Dr, Kerim Şükürov, Araştırma Görevlisi Yalçın Sarıkaya, Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, Prof. Dr. Havva Mehmedova, Öğretim Görevlisi Aslantürk Akyıldız ve Sefa Yörükel konferansta konuşma yapacak. Konferansa ilişkin açıklamada bulunan Iğdur Belediye Başkanı Nurettin Araz, “Uluslararası Adalet Divanı Lahey’de bulunduğu için sesimizi buradan duyurmak istiyoruz. Bu soykırımı, bu katliamı tüm dünyaya duyuracağız” dedi. Konferansın Lahey’de düzenlenmesinin bir başka gerekçesinin Lahey’de 2 bine yakın Iğdırlı olmasına bağlayan Araz, Ermenilerin, konferansın Lahey’de yapılmasına karşı çıktığını iddia etti. Araz, “26 Şubat 1996 tarihinde Ermeni askeri birlikleri tarafından Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı şehrinde yaşayan Azerbaycan Türklerine karşı yapılmış, 613 insan hunharca katledilmişti. Olaylar sırasında 478 insan yaralandı. Bin 275 Azeri Türkü de esir alındı. 150 kişi ortadan kayboldu. Katledilenlerden 63’ü çocuk, 106’sı kadın, 70’i ise yaşlı insanlardı. 8 aile tamamen katledildi. 25 çocuk, hem anne, hem de babasını kaybetti. Esir olan çocuklar tecavüze uğradı. Bir çok savunmasız insan uzuvları diri diri kesilmek üzere akıl almaz işkencelere maruz bırakıldı. Esir alınmış 68 kadından ve 26 çocuktan bugüne kadar haber alınamadı. Her yıl Şubat ayının 26’sı Azerbaycan Türkleri’nin soykırım günü olarak anılıyor” dedi. 

    Öte yandan konferansa Azerbaycan’dan 4 milletvekilinin katıldığı açıklandı. 


    ***BALIKCIL KUŞLAR IĞDIRA GELDİ


       İlimizde Tarihi kara ağaçları mesken tutan balıkcıl kuşlar mekanlarına gelerek yerleştiler. Yazın ilimize gelen yabancı turislerin dikkatini çeken Balıkçıl kuşlar kemara ve fotoğraf mlakinelarına poz verdikleri görülmektedir. Avrupadan gelen turisler bu kuşların şehir merkezinde yaşamaları bizleri şaşkına çevirmektedir. Çünkü bunlar şehir dışında yaşamaya alışkın yaban hayvanlarıdır diye açıklamada bulunmaktadırlar.


    ***BELEDİYE İRFAN CADDESİNİ İNŞAAT ALANINA ÇEVİRDİ


    Geçen yıl stanrdart yol ve kaldırım yapımı başlatan Iğdır belediyesi  kaldığı yerden yol yapımına devam dedi. Belediye çalışanları Önce yolun Alt yapısı eksiklerini gidererek onarım yapmaktadırlar. Bir yandan onarım işi devam ederken bir yandan kum ve parke taşı malzamesi istiflenmesi yapılmaktadır. Zaman zaman trafiğe kapatılan İrfan caddesi Parke döşenerek hizmete açılacaktır. Belediye başkan vekili Mehmet AYDIN, Trafiğin en yoğun ve işlek caddelerinden biri olan bu yola önem verilmekteyiz, çünkü şehirde trafiğin arttığı ulaşım zonrluğu yaşanmaması için belediye olarak bu tür çalışmalara önem vereceğiz dedi. 

     

    ***ÇÖPÇÜ ÇOCUKLAR ÇALIŞIYOR

         

    Arkadaşları okulda okurken, bu çocuklar çöplüklerden atıkları toplayarak harçlık çıkarmaya çalışmaktadırlar. Aile bütçesine katkı sağlamak için Şehirde çöplükleri gezerek Yanmamış kömür, hurda atıkları toplayıp para kazanmak amacı ile çaba sarf etikleri görülmektedir. Küçük M.K. S.T Arkadaşları ile ekip çalışması yapmaktayız diyen küçükler abi biz hırsız değiliz, bizi yanlış yazarsan davacı oluruz. Bizler topladığımız atık demir parçalarını hurdacıya, Bira şişelerini tekel bayilerine, Kaloriferlerden çıkan yanmamış kömürleri topluyarak çuvalını üç bin liradan ihtiyaç sahiplerine satıp harçlıklarımızı çıkarmaktayız dediler. 


    ***IĞDIRDA OKULLAR ARASI FOLKLOR YARIŞMASI DÜZENLENDİ

       

    Iğdır ve ilçelerinde folklor yarışması düzenlendi. Iğdır İl Spor ve gençlik salonunda Yarışmacılar heyacanlı dakikalar geçirdi. Kos koca bir ilde basına önem verilmediği yarışmada Foğraf çekmemize bile müsaade edilmedi. Saha içerisine girip yakın plan resim almak istedim Görevli Jüri üyeliri içeri giri girmenize izin vermiyor dedi. Seyircilerin arasından çeke bilirsiniz. Böylesine katı kurallı yarışmada bulunmamız uygun olmaz diye ayrıldık. Dünyanın en yüksek mevkisinde bulunan insanlar basına yer verip hak tanırken, jüri üyeleri kendilerini hangi makamda görüp bizlere yer vermediler diye düşünüyorum. Gençlere başarılar dilerken organizasyon yapan ve böylesine görülmemiş karar bir dahaki yarışmada olmaz ve bizlere kolaylık sağlanır ve bizde görevimizi yaparız. Ya kısmet ya ömür dileğimli. 


    ***DSİ İŞÇİLERİ ONURLANDIRMA YEMEĞİ VERDİ

       

    Iğdır Devlmet Su işlerinde çalışan 54 kişilik işçi gurubu kars bölge müdürlüğü bünyesine alınmıştı. Yıllardan beri Iğdır DSİ Çalışanları 4 yıl boyunca Iğdır Kars arası mekik dokudulan ve en sonunda Iğdırda,ki görev yerlerine yeniden dönme sevinci içinde Onurlandırma yemeği verdiler. Iğdır,da özel Bir yemek salonunda verilen yemeğe Iğdır Valisi Saim Saffet KARA,HİSARLI, ak Parti Millet Vekili Van Cüneyt KARABIYIK, Kahraman Maraş Avni DOĞAN, Urfa  Sabahattin CEVHERİ, Konya Özkan ÖKSÜZ, İl BSaşkanı Ömer ARMAĞAN, DSİ, Bölge müdür vekili Mehmet KARADENİZ, şube müdürü Sülheddin KUAZ, partililer ile DSİ çalışanları katıldı. İl başkanı Ömer ARMAĞAN, bu gün burada bu yemekte olmanın mutluluğunu bize yaşatan eski mesai arkadaşlarıma teşekkür ederim. Başkan Ömer ARMAĞAN, DSİ Genel müdürü ve Bölge müdürümüzün Duyarlılık göstererek Arkadaşlarımızı Iğdır DSİ şubesine gönderdikleri için teşekkür ederim. DSİ genel müdürü ve bölge müdürümüzden isteğimiz Ünlendi Barajının hayata geçirilmesini istiyoruz dedi.


    ***IĞDIRDA İLK DEFA BAYAN MİLLET VEKİLİ ADAY ADAYI 

        

    Iğdır Ak Parti İl başakan yardımcısı ve sosyal işlerden sorumlu Hülya YAKUT, AK partiden bu yıl Millet Vekili aday adayıyım. Evli Dönrt çocuk annesi Hülya YAKUT, Iğdırdan millet vekili seçilirsem Kadın haklarına öncelik vereceğim. Gazeteci yazar Hülya YAKUT, Aday adaylığı için düşünen insanlarımız var ama bir türlü İsimlerini açıklama cesareti bulamıyorlar. Ama ben Açık açık adayım Kamu oyuna duyarabilirsiniz dedi.

    Haberleri ekleme saati: 11.21-26/02/2007

    Haberler/Fotolar: Suat Deniz/Iğdır

    Ardahan Buz pateninde pilot bölge ..

    Potadan patende.... Buz Pateni Federasyonu Başkanı Fahrettin Kandemir, Türkiye’de buz patenine karşı ilginin giderek arttığını belirterek, birçok yerden pist açılmasıyla ilgili talep aldıklarını, bunun son derece sevindirici olduğunu söyledi. Kandemir, buz pisti üzerinde düzenlenen bir yarışmanın özel bir televizyon kanalında yayınlanmaya başlamasıyla birlikte bu spora karşı ilginin artış gösterdiğini bildirdi.

    Türkiye’de olimpik ölçülerde Ankara ve Kocaeli’nde olmak üzere sadece iki buz pisti olduğunu dile getiren Kandemir, bu ilgiyi iyi değerlendirip birçok ilde olimpik ölçülerde buz pateni pisti yapılması için gerekli girişimde bulunacaklarını kaydetti.

    Kandemir, buna karşın, “Buz pateni bu yarışmayla sevilmeye başlandı” söyleminin yanlış olduğunu, TRT’nin bu anlamda yıllardır üstlendiği misyonu başarıyla yürüttüğünü vurgulayarak, “Buz pateninin sevilmesi görevini TRT üstlenmiştir ve hala üstleniyor” dedi.

    2011 yılında Erzurum’da yapılacak olan “UNIVERSIAD Kış Oyunları”nda kullanılmak üzere bu kente 2 buz pateni pisti kurulması için gerekli çalışmanın başlatıldığını dile getiren Kandemir, ayrıca İzmir, Bursa ve Adapazarı’na da olimpik ölçülerde birer pist yapımı için girişimlerinin olduğunu anlattı. Kandemir, yerleri belli olan pistlerin 2008 yılı içinde bitirilmesini planladıklarını belirterek, “Amacımız, oyunlar öncesi bu pistlerde uluslararası yarışmalar düzenlemek. Bu sayede hem sporcularımızın performansını artıralım hem de tesislerin durumunu net olarak görebilelim” diye konuştu.Önce kendileri öğrnediler.. Buz patenine olan ilginin sadece batı bölgelerinde olmadığının altını çizen Kandemir, örneğin Şanlıurfa’dan buz pateni pisti yapımı konusunda talep geldiğini kaydetti.

    Kandemir, Şanlıurfa Belediye Başkanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba’nın danışmanının konuyla ilgili kendisiyle görüştüğünü anlatarak, şunları söyledi: “Gelen talepler bizi çok mutlu ediyor. Pist sayısı arttıkça sporcu altyapımız oluşacak. Bu da uzun vadede bize bu sporda başarı getirecektir. Türkiye’de olimpik ölçülerde sadece 2 pist var. Ancak, örneğin Tuğba Karademir’in, Kanada’da yaşadığı 100 bin nüfuslu şehrindeki buz pateni pisti sayısı 11.”

    Federasyon olarak Kocaeli’nde “Haydi Çocuklar Buz Pistine” sloganıyla bir kampanya başlattıklarına değinen Kandemir, bu çerçevede 20 bin minik sporcuya buz pateni yaptırdıklarını belirtti.

    Kandemir, geçtiğimiz günlerde donmuş Çıldır Gölü üzerinde bir organizasyon düzenlediklerini belirterek, şöyle konuştu: “Federasyon olarak Ardahan’a eğitmenler gönderdik. Orada okulların bahçelerinde düz yerlerde beden eğitimi öğretmenlerine temel kayma teknikleri öğretilecek. Öğretmenler de bu öğrendiklerini öğrencilere iletecek. Ardahan’a paten desteğinde de bulunduk. Uluslararası Buz Pateni Federasyonu da bu projemizi destekliyor.”

    Haber ekleme saati: 10.44-02/2006

    Haber: S. Doğu Yılmaz Fotolar: Ercan Yentek

    Tipi hafta sonu yolları kapattı ..

    Araçlar yolda kaldı.. Hafta sonunu tipili geçiren Ardahan’da iki gün boyunca bu yana devam eden ve şiddetini giderek arttıran karla karışık  tipi bir çok köyün yolunu kapattı.

    Rüzgârın hızının saatte 50’km’yi bulduğu il genelinde, 30 ‘a yakın köyün yolunun kapandığı bildirildi. Daha çok Hoçuvan bölgesi olarak tarif edilen kısımda köy yollarının kapandığını bildiren Köy Hizmetleri Birim Müdürlüğü yetkilileri yolların açılması için tipinin durmasının beklemek zorunda kaldılar.

    Kayak yapmak için Yanlızçam kayak tesislerine giden bir çok kişinin de mahsur kaldığı hafta sonu Ardahan Posof Karayolunda bulunan 2540 rakımlı Ilgar geçidi ve yine Ardahan Şavşat karayolunda bulunan2640 rakımlı  Sahara geçidinin de  aşırı tipiden dolayı kapalı kaldı.

    Haber ekleme saati: 10.29-26/02/2007

    Haber/Foto: Ercan Yentek

    Barajlar işsizlerin umudu oldu! Ama;

    Hayaller gerçekleşiyor, <br />
<br />
umutlar yeniden yeşeriyor”<font> <font face=Geçtiğimiz gün ihaleleri yapılan yapım çalışmalarının bu yıl başlanacağı ilan edilen Kayabeyi/Akıncılar ve Köroğlu/Sevimli barajları bölgede diz boyu olan işsizliğin içinde boğulan Ardahanlılar için yeni bir umut kapısı oldu.

    Barajlarını ihalelerinin yapıldığını duyan Ardahanlılar, bu iki dev yatırımın gerçekleşmesi süresince birçok Ardahanlının iş bulma imkânı bulacağını tartışıyor.

    Ardahanlı işsizlerin en büyük korkusu daha önce bölgede yapılan ve BTC ile BOTAŞ müteahhitleri gibi Ardahan’da dev işler alan diğer birçok müteahhit gibi bu işleri de alan müteahhitlerin aldıkları işlerde kendilerinin çalıştırmamalarından korkuyorlar.

    Büyük umutlara neden olan baraj ihaleleri ardından yeni iş alanları bulacaklarına umutlanan Ardahanlılar, birisinin de Ardahanlı olan baraj müteahhitlerinden kendilerine iş sağlayacak bu iki projede kendilerini unutmamalarını beklediklerine işaret ediyorlar.

    Haber ekleme saati: 09.47-26/02/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Ardahan

    Muhtarlar sorunlar için bir araya geliyorlar

    Ardahan’ın Göle ilçesinde yaşanan sorunlar muhtarlarca masaya yatırılacak. Alınan bilgilere göre başta aylardır ödenmesi beklenen yem bitkisi desteklerinin ödenmememsi olmak üzere, birçok sorunla baş başa bulunan köy muhtarları bu sorunların çözümünü istemek için yarın saat 13.00’da Göle Muhtarlar Derneğinde bir araya gelme kararı aldılar.

    Birçok köy yolunun günlerce kapalı kalması, şap hastalığı dolaysıyla hayvan üreticilerinin yaşadığı sıkıntı, uzun süren kış nedeniyle yaşanan yem sıkıntısı ve son olarak bazı siyasiler ile Muhtarlar Derneğinin göle kaymakamı Şaban Akça’nın görevden alınması konularının görüşülmesi beklenen toplantı ardından yapılacak açıklama merakla beklenmektedir.

    Haber ekleme saati: 09.01-26/02/2007

    Haber: Aysun Yılmaz/Göle

    IĞDIR’DA EHLİBEYİT SEVGİSİ ANLATILDI

    Konferanasa ilgi büyüktü.... İnci düğün salonunda yapılan konferansta konuşan Iğdır ehlibeyit alimler derneğüi başkanı Veli Beder” Bugun İslam alemi ayrılıklar içersindedir. Hâlbuki Alalhımız bir dinimiz kitabımız peygamberimiz birdir. Alahah inanan bizler hiç kimsenin oyununa gelmeyecek birlik ve beraberliğimizi bozmaycağız nasıl burada sünnisi de caferisi de bir aradaysak hep bir arada olacağız”dedi

    İl muftüsü Mehmet Sönmezoğlu, da “Bu konferansta Ehlibeyit sevgisi analtılacaktır. Allaha inanan herkes Ehlibeyt sevgisi içinde olmalıdır. Ehlibeyiti sevmek Allahı, peygamberi sevmektir.”dedi.

    Daha sonra Konferansı sunan İslam araştırma Enstitüsü öğretim görevlisi Doç.Dr. İlyas Üzüm”Allah insanı yaratmış ve kendi başlarına bırakmış peygamberleri de göndererek onları aydınlatmalarını istemiştir. İslam dini ve Kuran-ı kerim hiçbir değişikliğe uğramdan günümüze kadar gelmiştir. İslamiyet zülmden terörden uzak Allahın gönderdiği bir dindir.”dedi.

    Kuran-ı kerim de 3 yerde Ehlibeytten bahseden ayetler var diyen Üzüm,”Ehlibeyt Peygamber efendimizin yakınları demektir. Peygamber efendimizin yakınlarına saygı duymak Allahın bir emridir. Çünkü Kuran da Allah bunu emretmiştir. Allaha inanalar Ehlibeyte sevgi göstermelidir. Ehlibeyt Hz. Ali, Fatma, Hasan ve Hüseyin demektir. Onların soyundan gelen demektir. Hz.Bir iman abidesidir. Çükü Allah’ı görür gibi ibadet ederdi. Emevi Devrinde Ehlibeyte haksızlık, eziyet edilmiştir. Bunu yapanlar gereken cezayı bu dunyada da ahrette de hesabını vereceklerdir. Tasavuff dünyası Ehlibeyte sahip çıkmıştır. Ufak tefek farklılıklar olabilir..Allah adına birbirimizi seveceğiz kin nefretten uzak duracağız şeytana uymayacak birbirimizi seveceğiz.Yaratanın hatrı için”dedi.

    Haber ekleme saati: 08.59-29/02/2007

    Haber/Fotolar: Suat Deniz/Iğdır

    ARDAHANLILARDAN KAN ÇIKMADI!

    Kan Bankasına bir gram kan bile vermeyi çok gördük!.. Günlerdir duyuruları yapılan ‘KANIMIZLA CAN VERELİM, ARDAHAN’A HAZ VERELİM’ Kampanyasına beklenen ilginin altında bir katılımla sona erdi. 

    Rakılı/Kazlı geceleri tıklım tıklım dolduran ve kendilerine iş adamı, dernek başkanı, siyasetçi dedirtmek için hava atanların, seçimlerde Ardahanlı kesilip, kara paralarını kara çantalarına doldurup, kiraladıkları 4×4’lerle Ardahan’a gelenler, Ardahan ismi altında düzenlenen kan kampanyasına katılmayı düşünüp,  İstanbul’da Bakırköy semtine kadar gidip bir gram kan vermeyi çok gördüler.

    Şu anda bu haberi bile okuyanların (yani sen Ardahanlı!) bile gitmediğini kan kampanyasına, çoğu kan verme gönüllüsü olan yabancılar olmak üzere toplam 277 kişinin katılması, kampanyayı düzenleyenler için büyük bir hayal kırıklığı oldu.

    Ardahan Dernekleri adına Kağıthane Ardahan Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Güven DOĞRUYOL’un yaptığımız görüşmede iki günde toplam 277 kişi kan vermiş olduğunu belirtti.

    Ardahan’da Kan bankasının kurulması için günlerdir reklam çalışmalarını yapan Kağıthane Ardahan Kültür ve Yardımlaşma Derneği haricinde diğer yöre derneklerinin konuya duyarsız kaldıkları görüldü.  

    Kampanyayı düzenleyenlerin, ‘Derneklerin asıl amacının bu tür etkinliklerde birlik olması gerekirken İstanbul’da bulunan dernek yöneticilerinin bile böyle önemli bir kampanyaya katılmadığı gözlenmiş oldu. İstanbul’da Ardahan yöresine ait en az 50 dernek olduğunu ve her dernekte de en az üyeler hariç  25 yöneticisinin olduğu bununda 1.250 kişi olduğunu fakat kampanya ya  sadece 277 kişinin kişinin katılmış olması, birlik olmamız için neyi beklediğimizi yada asıl dernekçiliğin ne olduğunu araştırmamızda yarar vardır…’ demiştirler.

    Haber ekleme saati: 23.53-25/02/2007

    Haber: Fakir Yılmaz Fotolar: Erkan Özçelik/http://www.koprulubeldesi.com

    Ardahan’da şirketler açılıp, kapandı!

    Ardahan her yönde düşüşte !.. TOBB’un verilerine 2006 yılında Türkiye’de 104 bin 740 şirket açılırken, 34 bin 777 şirket de kapandı. Açılan şirket sayısında İstanbul ilk sırada, Ardahan ise son sırada yer aldı.

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 2006 yılında açılan ve kapanan şirket verilerini açıkladı. 2006 yılında açılan şirket sayısında yüzde 9.9’luk, aynı dönemde, kapanan şirket sayısında yüzde 21.07’lik bir artış oldu. 82 ildeki 2005 ve 2006 yıllarında açılan ve kapanan şirket istatistiklerine göre, 2005 yılında 95 bin 306 şirket, 2006 yılında 104 bin 740 şirket açılarak şirket sayısında yüzde 9.9’luk bir artış meydana geldi. 2005 yılında 28 bin 724 şirket kapanırken, 2006’da 34 bin 777 şirket kapanarak 2005 yılını yüzde 21.07’lik bir artışla geride bıraktı.

    Ardahan son sırada

    2005-2006 Aralık ayları arasında yapılan karşılaştırmalı verilere göre açılan şirket sayısında yüzde 0.98’lik azalma, kapanan şirketlerde ise yüzde 4.07’lik bir artış kaydedildi. İstanbul’da 2005’te 30 bin 837, 2006 yılında 34 bin 523 şirket açılırken, 2005 yıllında kapanan 9 bin 568 şirkete karşılık, 11 bin 673 şirket kapandı. Bu rakamlarla İstanbul açılan ve kapan şirketler araştırmasında birinci sırayı aldı. 2006 yıllı boyunca Ardahan’da açılan 50 şirkete karşılık 63 şirket kapandı. Ardahan hem açılan hem de kapanan şirket sıralamasından en son sırayı aldı. 2005 yılı verilerine göre de Ardahan’da 63 şirket açılırken, 33 şirket kapandı. 

    Haber ekleme saati: 23.05-25/02/2007

    Haber/Araştırma: Saddam Doğu Yılmaz

    Donmuş göl üzerinde namaz

    Buz üzerinde de olsan namazı kaçırmayacaksın!.. Çıldır İlçesi Gölebakan Köyü’nde balıkçılık yapan bir balıkçı, okunan öğle ezanının ardından vakit namazını buz tutmuş göl üzerinde kıldı. 

    Çıldırlı balıkçılar, buz tutmuş Çıldır Gölü’nde ağlarını buzun altından toplarken okunan öğle ezanı ardından, bir balıkçı namazını kıldı. 

    Göl yüzeyine serdiği kabanının üzerinde namaz kılıp dua eden balıkçı ile balık ağlarını toplamaya devam diğer balıkçıların çalışmaları ilginç görüntü oluşturdu. 

    Buz tutmuş Çıldır Gölü’nün hiçbir tehlike arz etmediğini ifade eden Çıldırlı balıkçı İlhan Arpaçay, “Bu buzun kalınlığı çoktur. Bunun üzerinde namazımızı da kılarız. Bunun üzerinde gezeriz de, balıkta tutarız ve yeri geldiğinde hayvanlarımızla bile üzerine çıkarız. Bu buz kırılmaz, hiç korkmayız. Hiç bir sakıncası yok. Ezan okundu, abdestim vardı, ben de namazımı kıldım. Nerede denk gelirse orda ibadetimizi yaparız” dedi. 

    Haber ekleme saati: 22.15-25/02/2007

    Haber/Foto: Alper Turgut/Çıldır

    Çıldır, Mehter ve Azeri etkinlikleriyle kurtardılar!…

    Çıldır'ın kurtuluşu donmuş göl üzerinde gerçekleşti.. Çıldır İlçesi’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 86. yıldönümü düzenlenen etkinliklerle kutlandı. 

    Sabah saat 09.00’da kaymakamlık önünde çelenklerin konulması ile başlanan kutlamalara, Çıldır Gölü kıyısındaki Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bağlı dinlenme tesisleri önünde devam edildi. Buradaki kutlamalara Ardahan Valisi Murat Yıldırım, Çıldır Kaymakamı Hüseyin Yılmaz, Çıldır Belediye Başkanı Nizameddin Coşkun ve çok sayıda vatandaş katıldı. 

    Burada günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Çıldır Belediye Başkanı Nizameddin Coşkun yaptı. Coşkun, ‘Çıldır’ın kurtuluşunda başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, emeği geçen herkese minnettarız. Amacımız elimizde bulunan Çıldır Gölü’nü değerlendirmek. Bu yönde çalışmalar yapıyoruz” dedi. 

    Çok sayıda vatandaşın katıldığı kutlamalar, Kültür Bakanlığı Mehteran Bölüğü konseri ile devam etti. 

    Daha sonra yöre halk ozanları Yavuz Timur,Tuncer Gündoğan ve Emrah Naroğlu’nun dinletisi ilgiyle izlendi. Azeri halk şairleri Saadet Buta, Ayde Gülzar’ın konserinin ardından Kafkas Halk Dansları ekibi de programda bir gösteri sundu. Kültür Bakanlığının ses sanatçılarının konserleri ile kutlamalara devam edildi. Azerbaycan’dan gelen sanatçılarda kutlamalara renk kattı.

    Haber ekleme saati: 21.42-25/02/2007

    Haber/Fotolar: Alper Turgut

    AKP’liler çalışmaktan yorgun düştüler!..

    Ardahan AKP'liller çok çalışmaktan olacak ki, Burunlarını karıştırıp, ayakkabılarını çıkardılar.... Genel seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte diğer partilerden ses-seda çıkmazken iktidar partisi AKP Ardahan İl Teşkilatı aylık toplantılarını sıklaştırarak sürdürmeye devam ediyor.

    Aylık istişare toplantıları adı altında bir araya gelen AKP’liler dünde Ardahan Halk Eğitim merkezi’nde bir araya gelerek İl ve İlçe Teşkilatlarının çalışmalarını anlattılar.

    Toplantıya, AKP Ardahan Milletvekili Kenan Altun ile AKP Mardin Milletvekili Nihat Erim ve İstanbul Milletvekilli Mehmet Sekmen’de katıldılar.

    AKP Genel Merkez’in direktifleri ile yapılan çalışmalar doğrultusunda dün Halk Eğitim Merkezi’nde bir araya gelen Ardahan AKP’liler genel seçimlerin yaklaştığını, bu nedenle çalışmalara hız verilmesi gerektiğine dikkat çektiler.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan Ak Parti Ardahan Milletvekili Kenan Altun Ak Parti Hükümetinin yapmış olduğu çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi verdi. 

    Altun’un ardından kürsüye gelen İstanbul milletvekili Mehmet Sekmen ise bu toplantıların zorunlu olduğunu belirterek, seçimler öncesi Ak Partinin üye sayısını arttırmak için her kesimin gece gündüz demeden çalışması gerektiğini belirtti. Ak Parti hükümetinin 5 yıl içerisinde büyük başarılara imza attığını bu başarıların devamının gelmesi için il ve ilçe teşkilatlarının büyük gayretler göstererek bu çalışmaları vatandaşlara anlatması gerektiğini belirten AKP İstanbul Milletvekili Sekmen, Ak Partinin yapılacak seçimlerde Ardahan’dan iki milletvekili istediğini söyledi.  Sekmen, ‘bunun yolu da teşkilattan geçiyor, eğer sizler daha fazla çalışır insanlara hizmetleri doğru götürürseniz Ardahan’ın gelir seviyesi yükselir istihdam alanları genişler. Bundan da hem Ardahan, hem de partimiz karlı çıkar.’ dedi.


    ***Ardahan’da Belediye yok 


    Ardahan’da belediye hizmetlerinin olmadığın belirten AKP İstanbul Milletvekili Mehmet Sekmen , ‘Ben 10 yıl belediye başkanlığı yaptım. Batık belediyeler bizim dönemimizde ayağa kalktı ve hizmet vermeye başladı. Ardahan’ın kalkınması için seçimlerde sizden hem iki milletvekili, hem de belediye başkanlığını istiyoruz. Bunu yapın şehriniz gelişsin. Bunu başarmak yine teşkilattan geçiyor insanlara kapı kapı ulaşacaksınız ve onlara hizmetleri anlatacaksınız üye sayısını artırmanız gerekiyor. Teşkilata aldığınız insanların dürüst ve şaibesiz olmasına dikkat edilmeli.’ dedi. 


    ***Teşkilat seçim gelmeden şimdiden yorgun düştü!..


    Ardahan Halk Eğitim Toplantı Salonu’nda bir araya gelen AKP’lilerin bir hayli yorgun olduğu dikkat çekerken, bazı partililerin ‘çok çalışmaktan olacak ki (!)” konuşmacıları dinlerlerken, uyumaları ve ayaklarını sıkan ayakkabılarında ayaklarını çıkarmaları dikkat çekti.

    5 yıldır Ardahan için gecesini gündüzüne katarak çalışan (!) Ak Parti Ardahan il teşkilatı üyelerinin dün Halk Eğitim Toplantı Salonu’nda yaklaşık 2 saat süren toplantı boyunca konuşmacıları dinlerlerken, yorgunluktan dolayı ayakkabıları çıkarıp kotlulara yayılırken bazıları da yorgunluğa dayanamayıp, Sekmen’in, ‘Her konuşmasının bitiminde, Çalışmak çalışmak’ diye bitirdiği konuşması sırasında uyudukları dikkat çekti.  

    Haber ekleme saati: 14.03-25/02/2007

    Haber/Foto: Bülent Kılıç/Ardahan

    Ardahan Valilik sitesi 90 dolar için kapatıldı!

    81 vilayetin tek kapalı sitesi... Ardahan Valiliğinin Web sitesi olan Hosting firmasına olan borcu dolaysıyla yayını durduruldu.

    İnternet üzerinde yayımlanan www.ardahan.gov.tr adlı resmi internet sitesi, sitenin internet üzerinde yayımını sağlayan hosting firması olan SADECE HOSTİNG adlı şirket tarafından 90 dolar borcu olduğu gerekçesiyle sitenin yayınını durdurdu.

    www.ardahan.gov.tr adlı Ardahan Valiliğine ait siteyi tıklayanların karşısına, ‘Alan adınıza ait hosting hizmeti durdurulmuştur.’ Metni çıkarken, konuyu sorduğumuz şirket yetkilileri valiliğin şirkete 90 dolar borcunun olduğunu, bu nedenle sitenin yayınının durdurulduğunu belirtti.

    Haber ekleme saati: 25/02/2007

    Haber: Fakir Yılmaz/Ardahan

    Göle’de kuyumcu soyuldu!

    Bilezikleri çalanlar kayıp... Ardahan’ın Göle ilçesinde yaşanan hırsızlıklara bir yenisidaha eklendi. Bugün yaşanan hırsızlık güpe gündüz olurken, soyulan kuyumcunun Belediye Meclis Üyesi Yaşar Taş’a ait olduğu öğrenildi. Alınan bilgilere göre kuyumcuya gelen ve kadın oldukları kimlikleri belirlenemeyen iki kişi kuyumcunun eşinin iş yerine baktığı sırada vitrinde bulunan 7 adet bileziği alma bahanesiyle bakarken çalıp kayıplara karştıkları ileri sürüldü. Olayla ilgili tahkikatın devam ettiği öğrenildi.

    Haber ekleme saati: 22.45-24/02/2007

    Haber: Aysun Yılmaz/Göle

    Kan kampanyası başladı, siz de kan verdiniz mi?

    Kampanyayı düzenleyen dernek başkanları bir arada görülüyorlar.. İstanbul’da bulunan Ardahan Derneklerinin bir araya gelerek başlattıkları kan kampanyası hazırlıkları tamamlandı.

    Bakırköy Özgürlük meydanında Kızılay ile birlikte düzenlenen, ‘KANIMIZLA CAN VERELİM, ARDAHAN’A HAZ VERELİM’ kampanyasına İstanbul’da bulunan Ardahanlılar ve kan vermeyi seven insanlarca büyük ilgiyle karşılandı.

    Bugün başlayan kan kapmayası yarın akşama kadar devam edecek.


    ***LÜTFEN SİZDE DESTEK VERİN!..


    Ardahanlıların bu örnek davranışını İstanbul/Bakırköy Özgürlük Meydanında görenler kampanaya destek vererek başlatılan kampanyaya destek verdikleri de gözlenirken, özelikle yarın tüm hemşerilerimizin buraya giderek bu güzel çalışmaya destek vermeleri bekleniyor.

    Haber ekleme saati: 18.34-24/02/2007

    Haber/Foto: Namık Avcı/www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/İst.

    Yeniden göreve seçilen Ziraat Oda Başkanları Ankara yolcusu..

    Ziraat Odaları Başkanları gazeteciye demeç verirlerken Ardahan ve Ziraat Odaları Başkanlık ve de yönetim seçimleri yenilendi. Geçtiğimiz gün Göle’de yapılan Göle Ziraat Odası seçimini yeniden kazanan Cemil Budak’ın ardından bugünde Ardahan Ziraat Odası Başkanlığı ve yönetiminin seçimi yapıldı.

    Dursun Akçam Kültür evi’nde yapılan Ardahan AZO seçimini ardından Latif Sural ve yönetimi yeniden başkanlığa seçildiler.

    5’ir binin üzerinde üyesi bulunan Ardahan ve göle Ziraat Odaları Başkanları yapılan seçimde yaptıkları konuşmalarda, çiftçinin dört gözle beklediği Yem Bitkileri ödemelerinin bir an önce yapılması için önümüzdeki günlerde Ankara’ya giderek girişimlerde bulunacaklarını belirttiler.

    Ardahan köylüsünün aylardın ödemesini beklediği Yem Bitkisi ödemelerinin yapılan bir iki şikâyet yüzünden ödenmediğine dikkat çeken Sural ve Budak, böyle bir anlayışın köylüyü, çiftçiyi ezmekten öte bir şey olmadığına da dikkat çekerlerken, hükümetin zaten perişan olan köylüye adeta kış zulmümü yaptığını belirttiler.

    Haber ekleme saati: 15.52-24/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    TİPİ İLGAR’DA GEÇİT VERMİYOR!

    Tipi yine yol kapattı Ardahan-Posof karayolunun, kar yağışı ve tipi nedeniyle ulaşıma kapandığı bildirildi. Karayolları 126. Şube Şefi Ümit Yıldırım, kar yağışı ve tipi nedeniyle Ardahan-Posof kara yolunun Ilgar Dağı mevkisinde ulaşımın sağlanamadığını söyledi. Yolun ulaşıma açılması için tipinin etkisini kaybetmesini beklediklerini bildiren Yıldırım, “Zorunlu olmadıkça yola çıkılmamalıdır. Kara yolunu kullanacak olan sürücüler dikkatli olmalı. Yanlarında zincir, takoz ve çekme halatı bulundurmalıdır” dedi.

    Öte yandan başta Düz Ardahan olarak bilinen blögede ki köylerin olmak üzere bir çok köyün yolunun kapalı olduğu öğrenildi.

    Haber ekleme saati: 15.47-24/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Karatavuk ihalesinde kara işler mi dönüyor?!.

    Göle'de neler oluyor, kimler var altında Geçtiğimiz yıl yapılan ve birçok sorunlara neden olan Göle KÖY/DES ihalesi ardından şimdi’de Esenyayla (Karatavuk) köyünün su işi tartışılıyor.

    Alınan bilgilere ve ileri sürülen iddialara göre geçtiğimiz gün yapılan köyün su ihalesi kaymakamın karşı olmasına karşın ikinci müteahhit firmaya verilmek isteniyor.


    ***Evrakları faksla hazırlandı!


    Gazetemiz muhabirlerinin konu hakkında yaptığı araştırma da geçtiğimiz gün yapılan ve 6 müteahhit firmanın katıldığı Göle/Esenyayla (Karatavuk) köyünün su ihalesi işinde 6 dosyanın 4’ünün kenara itildiği, birisinin geçen yıl aldığı su işlerini doğru dürüst bitirmediği öne sürülen birisinin AKERGO isimli firma olmak üzere iki firmanın değerlendirmeye alındığı öğrenilirken, AKERGO adlı firmanın bu ihalede hem yüksek fiyat verdiği, hem de evraklarında bir çok eksik olduğunu tespit edildiği öne sürülürken, bunu bilen ve buna karşı çıkan Göle Kaymakamı Şaban Akça’nın ihaleyi onaylamadığını da öğrendi.


    ***Her taşın altında AKERGO!


    Gazetemizin yaptığı araştırma da ilginç bir konu daha ortaya çıkarken, geçtiğimiz yıl yapılan ve bugün Kaymakamın görevden alınması isteğine kadar gelen olayların altında da Karatavuk köyünün su ihalesini eksik evraklarla ve yüksek fiyatla almak isteyen AKERGO isimli firmanın olduğunu da tespit etti.


    ***Belgeleri AKERGO’mu sızdırdı!..


    Araştırmamız da, geçtiğimiz yıl KÖY/DES kapsamında Göle’de yapılan yol ihalelerini almak için AKERGO adlı firmanın yoğun bir girişim yaptığıda, ancak bundan başarılı olmadığı da tespit edildi.

    AKERGO adlı firmanın Göle’de ki trilyonluk işleri almak için çeşitli girişimlerde bulunduğu, bunu başaramayınca İl Genel Meclis Üyeleri ile Kaymakamı ve de gazetecileri kullanıp işi alan müteahhidin kamuoyun da puan kayıp etmesi için büyük uğraşlar verdiği ve kaymakamın, yol işini alan ÖDF (Kaya İnşaat) önceden ödediği 525 milyarın bilgisini gazetecilere sızdırdığı da ileri sürüldü.


    ***Yine aynı oyunu mu oynuyor!


    Göle’de uygulamaya konulan KÖY/DES işlerini, ‘ben Göleliliyim’ diyerek oluşturduğu kamuoyu baskısıyla almaya çalışan ve geçen yıl birçok köyün su işini alarak bunu başaran, ancak aldığı işlerinin  büyük bölümünün yarım/yamalak yapan bu nedenle bazı köylerde halen suyu akıtamadığı öne sürülen AKERGO isimli firmanın, ikinci işi yani Karatavuk köyünün su işi ihalesini verdiği yüksek fiyat ve eksik dosyaya rağmen almak için yine kolları sıvadığı görülürken, tam da bu sırada bazı siyasilerin Kaymakamın alınması için dilekçe yazmaları dikkat çekiyor.


    ***Kaz gelen yerde tavuk esirgemiyor!


    Göle kaymakamının görevden alınması olayının tartışıldığı ve bu nedenle Göle kamuoyunun ikiye bölündüğü bir döneme rastlayan Karatavuk köyü su işinin ihalesi ilçenin birinci gündem maddesi olurken, ihaleyi almak için ‘Çift taraflı’ çalıştığı öne sürülen AKERGO adlı firmanın kaz gelen yerde tavuğu esirgemediği de ortaya çıktı.


    ***Yaptığı lojman derme çatma çıktı!


    Göle’de ki trilyonluk işleri  verdiği eksik ve yüksek dosyalarla almak isteyen AGERGO adlı firmanın iş alınken bürokrasiye yaranma hesabıyla bir çok girişimde bulunduğu da ortaya çıkarken, bu firmanın Balçeşme (Lelevarginis) köyü okulun da yaptırdığı sözde öğretmen lojmanının tek katlı tuğla ile yaptığı için kullanılamadığı ve okul müdürünün bu nedenle okulun bir sınıfında kaldığı da öğrenildi.

    Haber ekleme saati: 15.08-24/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Ardahan’ın kurtuluşunu kutlayan İşadamı Cavit Çetin:

    “Ardahan’ın sıkıntıları ve sorunları birer birer aşılacaktır’

    Cavit Çetin Düşman İşgalinden kurtuluşunun 86. yıl dönümünü kutlayan Ardahanlılara Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, Milletvekilleri ve de bir çok işadamı ile bürokrattan kutlama mesajları gelmeye devam ediyor.

    Ardahan’dan Dernekler Müdürlüğünün yapan Şakir Kürk ile İl Emniyet Müdürlüğü eski TİM Komiseri, bugün kü Osmaniye İli Asayiş Şube Müdürü Metin Alper’in de kutladığı Ardahan’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 86. yıldönümünde yazılı bir açıklama yapan Ardahanlı İşadamı Cavit Çetin, ‘23 Şubat Ardahan’ın Düşman işgalinden kurtuluşunun 86. Yıl dönümünü en içten duygularımla kutlarım. Bu gün, 86 yıl önce atalarımızın yeniden şahlanıp, canıyla, kanıyla yeniden yarattığı bu vatan topraklarının, düşman İşgalinden kurtuluşunun coşkusunu, sevincini yaşıyoruz hepimize kutlu olsun.’ dedi.

    Şehrimizi işgal eden düşmana ve işbirlikçilerin mezalimine dayanamayan Ardahan halkının, Büyük Türk Milletinin top yekun verdiği varoluş mücadelesinde, kadını ve erkeği ile, genci ve ihtiyarı ile, varı ile yoğu ile, her şeyi ile canını dişine takıp 23 Şubat 1923′ de başlattığı ve 21 Şubat’ a kadar 22 gün gibi kısa bir sürede, kendi şehirlerini kurtarma mücadelesi, tarihimize altın harflerle yazılan bir destandır. Bugün de olduğu gibi, kurtuluş törenlerin de yaşadığımız coşku hem geçmişte yapılan fedakârlıkları ve kahramanlıkları anmak, hem de aydınlık geleceği olan ve tarihi ile övünen halkımızın coşkusudur. Bu anlamlı günün heyecan ve mutluluğunu tüm Ardahanlılarla birlikte bir kez daha yaşıyor olmaktan büyük bir onur duymaktayım. Hiç kimse şu veya bu şekilde tereddüde düşmesin. Bu güzel vatanı canından daha aziz bilen milletimiz ve gençlerimiz, Büyük Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyet yolunda ilerlemeye devam edecektir. Önümüze konulan zorluklar birer birer aşılacaktır. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimize daha güzel bir Türkiye, daha güzel bir Ardahan için çalışmalarımız aralıksız devam edecektir. Bu çalışmalar kapsamında ilimize ihale edilerek yapılacak barajlar, Doğal gaz ve Bakü-Tiflis demiryolu projelerinde lehimize olacak adımlar atılması konusunda yaptırımlarımız olacaktır. 

    Başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarını vatan toprağını bedelini canlarıyla ödeyen şehitlerimizi, ebediyete intikal eden gazilerimizi rahmetle anıyor, hayatta olan kahraman gazilerimize sağlık ve mutluluklar diliyorum.

    Bu duygularla Ardahanlı Hemşerilerimin 23 Şubat Kurtuluş Bayramını kutlar, sevgi ve saygılarımı sunar, esenlikler dilerim.

    Cavit Çetin /Ardahanlı iş adamı

    Haber ekleme saati: 14.59-24/02/2007

    Haber/Foto: Özkan Karakaya

    Öğüt kurtuluşta Ardahan’ı meclise taşıdı

    Kurtuluş dolaysıyla sorunları bir kez daha TBMM'sine taşıdı.. Öğüt  “Ardahan’ın düşman işgalinin 86’ncı yıl dönümü, 

    ama Ardahan bugün de işgal altındaArdahan CHP Milletvekili Ensar Öğüt, Mecliste ilimizin kurtuluşu dolayısıyla gündem dışı söz alarak Bakü-Tiflis-Kars demir yolu, köylünün sorunlarını, sınır kapılarını  ve yaşanan göçe ilişkin sıkıntıları dile getirdi.

    Ardahan CHP Milletvekili Ensar Öğüt  “Ardahan’ın düşman işgalinin 86’ncı yıl dönümü, ama Ardahan bugün de işgal altında. Çünkü, her sene sekiz ay karlar altında.  1877-1878 Osmanlı-Rus savaşında, Ardahan’a, kırk üç yıl işgal altında kaldı, böyle bir zulüm görülmedi. Bir defa daha, Ardahan, Osmanlının topraklarını garanti etmek için tazminat olarak verildi, ama Ardahanlı, özgürlüğe ve bağımsızlığına kavuşmak için, 3 Ocak 1919’da Halit Paşa Başkanlığında Millî Şûra Hükümetini kurdu. Erzurum’da Atatürk’e destek verdi, Cumhuriyeti kurdu. Ama, Cumhuriyet hükümetleri Ardahan’a hiçbir yatırım yapmadı, Ardahanlıya hiçbir şeklide katkı sunmadı, Ardahan göç etti, Ardahan boşaldı, Kalan insanlar da, orada şu anda, mağdur, perişan bir durumda yaşıyorlar.  Ardahan’ın yüzde 95’i tarım ve hayvancılıkla geçinen toplum, Bu yüzden % 95 insan, şu ana kadar, yem bitkilerinin ödenmesini bekliyor, 2006 yılında ödenecek yem bitkileri hâlen ödenmedi, “25 Şubattan sonra ödenecek” dendi, ödenmedi.Yem bitkilerinin Doğu ve Güneydoğu’daki illere ödenmemesi için 10 tane müfettiş gönderiliyor. 10 tane müfettiş, yem bitkilerinin ekilip ekilmediği soracak, kontrol edecek, 1 metre kar altında yem bitkilerini kontrol edecek.  Ben dün müfettişlerle görüştüm: “Erzurum’da ne yapıyorsunuz?’ ‘Efendim, Bakanlıktan verilen talimata göre, geldik, burada, yem bitkileri ekildi mi, ekilmedi mi ona bakacağız, dediler. Yem bitkileri mayısta ekildi. Niye o zaman kontrol etmediniz? İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine güven duymuyor musunuz? Şu anda 1 metre kar var; karın altında nasıl bakacaksınız yem bitkilerine? . “Efendim, ekibimiz var, 10 kişi geldik. Karı temizleyeceğiz, bakacağız, yem bitkileri ekilmişse o çiftçiye parasını ödeyeceğiz, yoksa ödemeyeceğiz” dediler. Böyle bir mantık olabilir mi değerli arkadaşlar? Bizim orada, kışın, şu anda, tilkiler, kar eşeleyip, fare bulmaya çalışıp, kendisini geçindirmeye çalışıyor. Böyle bir şey olabilir mi ?

    Hükümetten şunu istiyorum, Doğu ve Güneydoğu’daki müfettişleri derhal geri çekilsin ve derhal oradaki çiftçilerimizin yem parası ödensin. Bu ayıptır! Şu anda çiftçi saman  derdine düşmüş. Aralık ayında saman 150 bin liraydı, şu anda 400 bin lira olmuş. Yüzde 200, Yüzde 300 artan bir yem bitkisi altında maalesef, Ardahanlı hâlen daha eziliyor. Zaten insanlar göç etti, köylerde genç kalmadı. Yaşlı insanlar da perişan bir durumda. Bırakırsak bu hem Hükümetimiz ayıbıdır, hem de Büyük Millet Meclisinin ayıbıdır” şeklinde konuştu.

    Ardahan CHP Milletvekili Ensar Öğüt “Ardahan’ımızın kurtuluşu olan Kars-Tiflis-Baku demir yolu Ardahan’dan geçmesi gerekirken, maalesef, Ermenistan’ın sınırına paralel bir şekilde, Gürcistan’dan geçip gidiyor. Yani, Ardahan’a hiçbir faydası yok, Bunu, çeşitli defalarca ben kürsülerden izah ettim, soru önergeleri verdim, Sayın Başbakanla birlikte Gürcistan’a gittim, izah ettim ama “Uluslararası bir proje: yolun kısa olması nedeniyle oradan geçirdik” dediler. Peki buna da eyvallah olabilir, ama gümrükleme istasyonun Ardahan İl sınırına kurulmasını istirham ediyoruz. Sayın Bakan söz verdi ama, ben projeye baktım “Ardahan’da Cambaz istasyonu” adı altında kurulacak istasyon gümrükleme istasyonu değil, Küçük bir istasyon projede, bu projenin Kars-Tiflis-Bakû demir yolunun, geçen, Ardahan’da kurulacak istasyonun büyük istasyon olmasını, gümrükleme istasyonu olmasını ve antreponun kurulmasını ben İstiyorum ve Ardahanlılar istiyor. Şu anda, bütün Ardahanlılar ayakta.Sınır ticaretinden faydalanamıyoruz, Posof-Türkgözü Kapısı şu anda kapalı durumda neredeyse. ‘Bir iç gümrükleme Posof’un içine kurulsun” diye ben soru önergesi verdim,  Posof Kapısı kapanmak üzere , Aktaş Kapısının zaten yolu açılmadı, Gürcistan tarafından yapılması lazım, onun çalışmaları yapılıyor, ama Kars-Tiflis demiryolu bizim hayat damarımızdır. Bu tarihi ipek yolu madem bizden geçiyor, riskini taşıyoruz, gümrükleme sınırının da Ardahan    sınırlarında kurulması lazımdır” dedi.

    Haber ekleme saati: 12.31-24/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Hanaklılar Ankara’da buluşmaya gittiler ..

    Aynı zamanda 20 Ardahan derneğinin destekleyeceği, ‘Serhat Ardahan Kurtuluş Şöleni’ adlı şölene katılmak için Ardahan’dan da bir grup Ankara’ya gitti.Hanak Belediye Başkanı ve bir çok Hanaklının katılacağı Ankara’da ki şölen yarın yapılacak.

    Ardahan İli Kalkınma Vakfı, Ardahan İli Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Posof Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Çıldır Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Göle Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Etimesgut Kars Ardahan Iğdır Derneği, Sincan kars Ardahan Iğdır Derneği, Güngören Köyü Derneği, Hanak İncedere, Koyunpınar, Güneş Gören Derneği, Göle Koyunlu Köyü Derneği, Ardahan Yanlızçam Derneği, Ardahan Ovapınar Köyü Derneği, Göle Yeniköy Derneği, Göle Büyük Altunbulak Derneği, Ardahan Çamlıçatak Köyü Derneği, Göle Çayırbaşı Köyü Derneği, Göle Hoşdulbent Köyü Derneği, Göle Durançam Köyü Derneği, Ankara Kazan Kafkas Derneği, Hoçuvanlılar Külküt ve Yardımlaşma Derneği’nin birlikte organize edecekleri şöleni Ankara Çankaya Belediyesi’de destekleyecek.

    Sosyal-Kültürel-Tarihsel-Sanatsal ve Ekonomik Yönleriyle Ardahan adlı birde panelin yapılacağı  şölende Ardaha’ı tanıtan bir film izlenecek.Musa Eroğlu’nun tarafından birde konsein verileceği Ankara’da ki Ardahan’ın Düşmandan Kurtuluşunun yıldönümü dolaysıyla düzenlenen şölen saat 09.00-18.00 arasında, Çankaya Belediyesi Gösteri Merkezinde yapılacak.

    Haber ekeleme saati: 12.19-24/02/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    ÇILDIR YARIN KURTARILACAK!..

    Gazeteci Fakir Yılmaz donmuş Çıldır gölünün üzerinde.... Ardahan’ın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun ardından yarında Çıldır’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 86. yıl dönümü kutlanacak.

    Çıldır Gölü üzerinde yapılacak olan kurtuluş törenleri Çıldır Adliyesi önünde bulunan Atatürk büstüne konulacak çelenklerle başlayacak.

    Donmuş Çıldır gölü üzerinde yarın yapılacak olan kurtuluş törenlerine herkesi davet eden Çıldır Belediye Başkanı Nizamettin Coşkun, Aşıkşenliğin torunları olan Çıldırlılara güzel bir kurtuluş töreni yapacaklarını belirtti.

    Haber ekleme saati: 02.41-24/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

  • ÇILDIR'DA AHIR SOYGUNU! GÖLELİ ASKER GÖZ YAŞLARIYLA KARŞILADI…, ÇILDIRLI SPORCU BEYİN KANAMASI GEÇİRDİ..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    GÖLELİ ASKER GÖZ YAŞLARIYLA KARŞILADI…


    Vatani görevini yaptığı Hakkari/Şemdinli’de nöbet esnasında geçirdiği belirtilen ve ağır yaralı olarak kaldırıldığı Ankara yaşamını yitiren Ardahan Göleli Enes Yıldız’ın cenazesi baba ocağı Göle’ye getirildi.


    Annelerin çığlıkları içinde Göle Devlet Hasta hanesi önünde karşılanan Şehit Enes Yıldız’ın Naaş’ı asker arkadaşlarının omuzunda hastahane morguna kaldırıldı.


    Göle kadınlarının ağıtları herkesin gözlerini yaşartan duygulu anların yaşandığı o anlar de yürekler ağlarken yavrusunu kaybeden bir ceylan gibi annenin feryatları herkesi ağlattı.


    Askeri Tören birliğinin omuzlarında taşınan Göle Şehidini; Göle Kaymakamı Haluk Koç, Cumhuriyet Savcısı, Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin, Emniyet Müdürü Mehmet Yüksel, Göle Müftüsü Gökhan Kıdak, Askeri Komutanlar, Ak Parti İlçe Başkanı Sinan Karatay, Baba Resül Yıldız, Göle Gazi Ve Şehit Aileleri Başkanı Adnan Tatlı, Göle Zabıta Birimi, Hastane yetkilileri, Komşuları ile çok sayıda Göle halkı karşıladı.


    Göleli Asker Enes Yıldız, düzenlenecek resmî tören ile Göle Merkez Camide Cuma Namazı sonrası kılınacak Cenaze Namazının ardından kendi köy mezarlığında topağa verilecek.


    ÇILDIRLI SPORCU BEYİN KANAMASI GEÇİRDİ..


     


    Ardahan Çıldırlı İstanbul/Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü sporcusu Bengi Ceren Akılı geçirdiği Beyin kanaması sonucu hayatını kaybetti.


    Alınan bilgilere göre hayatının baharına dünyaya veda eden Bengi Ceren Akılı‘nın  İstanbul’da Ataşehir İnönü Mahallesi, Ebubekir Camisin de kılınacak cenaze namazından sonra toprağa verilecek.


     


    SAĞDA ATALAY,


    SOLDA ATALAY!


    CHP İLÇE BAŞKANLARINDAN ATALAY AİLESİNE TAM DESTEK!.. Yıllarca Ardahan siyasetinin iki yakasında yer almayı başaran ve uzun yıllardır sağ yakada bulunan Atalay ailesi bu kez sola oynuyor. Sırrı Atalay ile başlayan Atalay ailesinin siyaset sahnesindeki sol veya sağ rüzgâra göre hareketine bazı CHP’liler rüzgâr tuttukları görülmekte.


     


    Orhan Atalay’ın 4 dönemdir AK Parti Ardahan Milletvekili olduğu Ardahan’da muhalefetin başını çeken ve ‘yapılırsa seçimi alabilir’ denen CHP’yi de ‘yan cebime koy’ dercesine sanalda ve Atalay ailesine yakın kişilerce siyasete ısıtılan yine bir Atalay olması dikkatlerden kaçmıyor.



    Atalay’dan sonra sol yakadan uzun yıllardır ortalıkta görünmeyen Atalay ailesinin eski milletvekillerinden Avukat İsmet Atalay’ın ilçesi Göle’de ve Ardahan’da görünmeye başladığı dikkatlerden kaçmazken şu an sağ yakada milletvekili temsilcisi olan Atalay ailesinin anketlerde önde çıkmaya başladığı ileri sürülen CHP içinde bu kez bir doktor Atalay’ı kamuoyuna sunmaya, ısındırmaya başladığı görülürken bu ateşe CHP Göle İlçe Başkanı ile CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanının sanalda beğeni ve paylaşımlar yaparak üfürdükleri dikkat çekti.



    GÖLELİ ASKER KAZA SONUCU HAYATINI KAYBETTİ!


    Ardahan- Göle Dölekçayır (Pilemor) köylü asker Enes Yıldız, Şemdinli de nöbet tuttuğu nöbetçi kulübesinde düşme sonucu hayatını kaybetti.


    Alınan bilgilere 15 gün önce meydana gelen kaza sonucu Ankara GATA’ya kaldırılan Resul Yıldız’ın oğlu Enes Yıldız tüm müdahalelere rağmen kurtarılmayarak hayatını kaybetti.


    Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın köylüsü olan Şehit Asker Enes Yıldız’ın Ankara’dan yola çıkan Cenazesini Ardahan/Göle ilçesi Dölekçayır köyünde toprağa verileceği öğrenildi.



    Bacağı kopan Ardahan’lı şoför öldü…


    Afyon’un Sandıklı ilçesinde yolcu otobüsünün TIR’a arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada, bacağı kopan Ardahanlı ikinci şoför Nurbay Irmak (44), kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.


    Kaza, dün saat 19.00 sıralarında Sandıklı Organize Sanayi Bölgesi yakınlarında meydana geldi. İstanbul- Alanya seferini yapan Sakaryalı bir firmaya ait Salih Çan’ın kullandığı 34 VIB XXX plakalı yolcu otobüsü, aynı yönde ilerleyen Ahmet Erbaş idaresindeki 03 ACI XXX plakalı TIR’a arkadan çarptı.


    Kazada otobüsteki 10 yolcu ile birlikte şoför Salih Çan ve ikinci şoför Ardahan’lı Nurbay Irmak yaralandı. Yaralılardan Ardahanlı Nurbay Irmak’ın sağ bacağı koptu. Yaralılar ambulanslarla çevredeki hastanelere götürüldü. TIR şoförü Ahmet Erbaş ise ifadesine başvurulmak üzere jandarma karakoluna götürüldü.


    7 yolcu taburcu oldu


    İkinci şoför Ardahan”‘lı Nurbay Irmak, Sandıklı Devlet Hastanesi’nden Afyon Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Burada doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamayan Irmak’ın cenazesi, morga kaldırıldı. Kazada yaralanan yolculardan 7’sinin taburcu olduğu, diğerlerinin ise tedavisinin devam ettiği belirtildi.



    KENTLERİ GÖRMEYEN OTOYOL!..


    ‘Deprem paralarını ne yaptınız?. Ya 128 milyon doları?.. Hatta daha ileriye de gidilip, ‘kırmızı, mavi yeşil kategoride aranan ve başına 5 milyon, 3 milyon, 1 milyon ödül konan “etkisiz hale getirildi” denilerek 40 yıldır bitmeyen ama hep biten, terörü bitiriyoruz’ denilip, buraya ayrılan paraların hesabı  sorulduğunda “yol yaptık, köprü yaptık, siz bir kurşunun kaç lira olduğunu biliyor musunuz?’ savunması yapan 20 yıllık iktidarın hakkını yememek gerek..


    Her ne kadar yapılanların 5 müteahhit aracılığıyla hem de torunumun torunu borçlanırken Marmaris’e giden yollara köprülere bakmak yeter artar bile.

    ‘Ne demokrasisi, insan hakları, adalet onlar bahane siz bilmiyorsunuz terör bölecek’ dediği ama kimsenin bölmediği, bölmek istemediği ülkenin bölünmüş denilen yollarının bir türlü bitmediğini yazarken kendimi yoldan çıkmış olarak paralı otobanda bulu veriyorum.

    Kafkasya’ya açılan yolun üzerinde bulunan Ulgar gibi tünellerinin açılmadığı bir zamanda ve bir tren istasyonu kurulamayan, havaalanı yapılmayan, Gürcistan ve Ermenistan’a komşu, iki ülkeye sınır kentinden kalkıp  düştüğümüz yollarda yaşanacak bir depremle %70 inin yerle bir olacağı iddia edilen gecekondu metropolu İstanbul’a geldik o yollardan.

    Yetmedi her geçişi bir uçak bileti parası olan Osmangazi köprüsüne ulaşmak için ya bedava denen ama onların da paralı olduğu marmara boğaz köprülerinden, olmadı, deniz altından geçip  tatil kenti Marmaris’e, yani deniz sezonunun kapandığı bir zamanda Ege’ye doğru yol almaya başladık kesintisiz ama çok paralı otoyoldan.




    Bir türlü yapılamayan yerli araba gibi  yaşanan orman yangınlarından önemini anlayıp, aradığımız, kiraladığımız uçakların pist olarak kullanabileceği genişliği ve güzelliğindeki yolların kep batıya yapıldığını gördüğüm İstanbul-İzmir yolu boyunca isimleri oksijen olan tesisler dışında ne bir şehir, ne bir kasaba nede bir belde ya da köyle karşılaşmamanın üzüntüsünü yaşıyorum, ’80 yıl boyunca yoktu, 20 yıldır yani bugün var.. Nankörler şükredin’ diyerek..

    En çok üzüldüğüm de Çıldır gölü gibi batı yakasını özlediğim körfezi saran Gölcüğü, babamın son yıllarını geçirdiği Yalova’yı  yetmedi 4. metropol Uludağ’ı Bursa’yı, siyasi cinayetlerin işlenebileceği söylenen bir zamanda hala karanlıkta kalan kamyon cinayetinin yaşandığı Çatlarcasına ayranını içemediğim Susurluğu göremedim..

    Kentleri, kasabaları öteleyen Balıkesir’i es geçen  kömürü ile ünlü Soma’yı, ihtiyacını hissettiğim bir yaşta Osmanlı padişahlarını ayakta tutan mesir macununu tatmadan geçtiğim Manisa’yı, ‘gavur var’ diyerek adı ağızlara alınmak istenmeyen İzmir’e “ileri marş marş” şarkısıyla el sallattıran paralı otobanda delik cebimin içine incir ağacı dikilmiş halde Aydın’a yaklaşmıştım. Ve adının başında Türkiye olmasına karşın üye sayısı bir elin beş parmağını geçmeyen Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Gazeteciler Federasyonu, Basın Konseyi, başında bulunduğum Ardahan Gazeteciler Cemiyeti gibi İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Basın İş Sendikası Ekonomi Muhabirleri Derneği gibi kuruluşların ve CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun da katılacağı ve fikir teatisinde bulunacağını düşündüğüm toplantıya katılmak için kentleri görmeyen yollara düştüğümü anladım. Ambulansların bile durdurulup, para alındığına da şahit olurken..




    Aynı manzaranın birisini de kominist denen terzi Fikri’nin memleketi olan Fatsa’da, sahil yolunda el sallayarak, hızla geçen araçları durdurmaya çalışanların 50 TL. karşılığında gemileri limana olmasa da, yangınla gündemde olan orman içlerine çektiklerini görmüştüm…

    Yani kısacası; Ekonomik krizden mi, çok gelişmişlikten mi, 60 yıldır kapısına dayanıp, içine giremediğimiz Avrupa kültüründen mi bilmem ama, bu memlekette güzel kadınların, hatta onları sollayan erkek / kadınlar ada manzaralı kaldırımda gelen, geçeni durdurmaya çalışırken, belediyelerinde o kaldırımlarda park yeri arayanlara yer satma derdinde olduğunu görüyordum, ekonomik sorun yok, enflasyon gelecek ay düşecek denen ülkenin en büyük metropolünde…



    HDP, AK Parti ve CHP’yi Solladı..


    arşiv haber 22/05/2015 tarhli haber


    TÜRK BAYRAKLI HDP MİTİNGİ!


    **7 Haziran’da AKP değil yeni yaşam iradesi konuşacak.. CHP ve AK Parti Mitingleri ardından Ardahan’da miting düzenleyen halkların Demokrasi Partisinin mitingine 4 bin kişiye yakın insan katılırken, bu mitingin CHP ve AKP mitinglerini gölgede bıraktığı değerlendirmeleri yapıldı. Partisinin Ardahan mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, halkların yeni yaşama kavuşmasının önündeki tek engelin AKP olduğunu söyledi.


    **TÜRK BAYRAĞI DA VARDI..



    Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından Ardahan Kongre Caddesi’nde düzenlenen mitinge HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Artvin, Rize, Kars HDP milletvekili adayları, HDP, DBP il ve ilçe yöneticileri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve Alevi, Terekeme, Azeri, Türk ve Kürt halkından oluşan binlerce kişi katıldı. Miting alanına, “Ekoloji doğa katliamına hayır”, “Kadının özgürlüğü toplumun özgürlüğüdür”, “Din istismarına son” “Taşeron sistemine son” pankartları ve PKK’nin öncü kadrolarından Kemal Pir, Hayri Durmuş, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek’in posterleri asıldı.


    HDP’nin Ardahan’da ki mitinginde Türk Bayrağının yanı sıra ‘Orman Katilamına Son’, ‘Din Tüccarlığına Son’ şekilnde pankartların açıldığı dikkat çekerken, aynı mitingte Posof, Hanak, Damal, Çıldır ve Göle İlçe Teşkilatarı olarak ‘Hepimiz Meclise’ döizlerinin açıldı.


    Saygı duruşunun ardından konuşan HDP Ardahan Milletvekili adayı Arzu Moco, 12 Eylül karanlığında direnen Akif Yılmaz’ı ve 105 yaşında Kenan Evren’e “Bana oğlumu verin” diyen Berfo Ana’yı selamlayarak konuşmasına başladı. HDP’nin kadın partisi olduğunu dile getiren Moco, Eşbaşkanlık sisteminin sadece HDP’de olduğunu belirterek, “Ben Ardahan’ın tek kadın adayıyım. Ardahan kadınlarını temsil etmekten onur duyuyorum. İktidarları yıkacak olan kadınlardır. Kadınlar onların sultanlıklarını başlarına yıkacaktır ve 8 Haziran’da Ardahan’a güneş doğacak” dedi.


    Adaylardan Taşkın Aktaş da Ardahan halkının samimiyetine duyduğu güveni dile getirerek, “Kardeşlik ve demokrasi inancı olan HDP, meclise sizlerin destekleriyle gidecektir. Biz bu topraklarda gökkuşağı misali, ortak kültürel değerlerle ayrım gözetmeden huzur içinde yaşadık. HDP çatısı altına tüm Ardahan halkını davet ediyoruz” diye konuştu.


    ‘Ardahanlılar artık sırtını HDP’ye yaslayacak’


    Adayların ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, 13 yıl boyunca “Edirne’den Ardahan’a kadar bizimdir” diyen AKP Hükümeti’nin Ankara’dan öteye geçemediğini dile getirerek, “Ardahan’a yüzyıldan beri yol yapamadılar. Ardahan’ı arka bahçe olarak gördüler. Türkiye’nin bir uç sınırdan başka bir uç sınıra dayayıp iktidar olanlar, gücüne güç katanlar, bunu sınır halkıyla paylaşmadılar. Ardahan’a sahip çıkmadılar. Size sırtını dayayanlar sizin sırtınızdan iktidar olanlar artık olmayacak. Artık yeni bir siyasete, HDP’ye sırtınızı dayayacaksınız” ifadesinde bulundu.


    ‘Edirne’den Ardahan’a tüm halklar HDP’de kucaklaştı’


    HDP’nin insanlık kucaklaşmasının ne demek olduğunu herkese gösterdiğini ifade eden Yüksekdağ, “Bizleri Edirne’den Ardahan’a kadar bölmeye çalışan çetelere karşı, özgürlük ve demokrasinin gelişmesine engel olmaya çalışanlara karşı, siz direnenler, en güzel cevabı verdiniz. Şunu çok iyi bilsinler ki biz daha bu yola yeni başladık. HDP iki ay boyunca nasıl da Türkiye’nin coşkusu, umudu oldu. Geleceğine güven duymayan umudunu yitirmiş Türkiye insanlığı yeni bir heyecanla buluştu. Seçeneksizliğe mahkum olduğunu düşünen halklar artık kazanacağını çok iyi biliyor” dedi.



    Rojava ve Kobanê kahramanları sayesinde bizim için kaybetme bitti’


    Rojava ve Kobanê direnişlerinin sayesinde HDP projesinin yaşam bulduğunu söyleyen Yüksekdağ, “Bizler bütün karanlık güçlere DAİŞ ‘e karşı direnmeye başladık ya, işte Kobanê’deki o kahramanlarımız Rojava’da büyük bir zafer armağan etti ya, bizim için kaybetme dönemi bitti. Kobanê ve büyük insanlığın kazanma dönemi başladı. Onurlu ve direniş yolumuzun peşinde yaşamını yitiren bütün şehitlerimiz ve değerlerimizi saygıyla ve minnetle anıyorum. Davasından ve halklarımızdan vazgeçmeyen kahramanlar olmasaydı biz bu günlere gelemezdik. Onlara söz olarak 7 Haziran’da zafer kazanacağız ve hiçbir barbarlık asla ve asla bizi zaferden uzaklaştıramayacak” ifadelerinde bulundu.


    ‘Yeni yaşamın önündeki tek engel AKP’


    AKP Hükümeti’nin Türkiye halklarının ve halkların yeni yaşama kavuşmasının önünde tek engel olduğunu söyleyen Yüksekdağ, “7 Haziran’da AKP’nin değil, halklarımızın istediği yeni yaşam iradesi konuşacak. Zafere gürül gürül ilerlediğimizi çok iyi görüyorlar. Bu yüzden saldırı, provokasyon, kirli savaş hileleri ve oyunlarıyla karşımıza çıkıyorlar. Türkiye halklarına vaatte bulunamıyorlar. Tarihe ibret ve utanç örneği olacak saldırılardan medet umuyorlar. Bu halka ettiğinizi yarın karşınızda bulacaksınız. Hala her yerde partimizin barajı aşmaması için Cumhurbaşkanı ve Başbakan çok uğraşıyor. Bu oyun başlarına patlayacak. Keskin sirke küpüne zarar. Partimizi hedef göstererek, kurduğunuz iktidar asla sizin olamayacak. Savaş politikasıyla kurdukları saraylarda nasıl oturamadılarsa bu kirli siyasetleriyle asla ve asla iktidar kuramayacaklar” diye konuştu.


    ‘HDP’ye yapılan saldırıların sorumlusu AKP’dir’


    HDP’ye yönelik Adana ve Mersin’de gerçekleşen saldırıları kınayan Yüksekdağ, bir buçuk ay boyunca HDP’nin 114 binasına ve yüzlerce çalışanına saldırıldığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlık ilkesine aykırı davranarak, HDP’yi hedef gösterdiğini söyleyen Yüksekdağ, “Cumhurbaşkanı sorumsuz söylemler sarf ediyor. Eğer Cumhurbaşkanı ve Başbakan iseniz çıkın seçim güvenliğini sağlamak için bu saldırıları kınayın dedik. Ancak her gün meydanlarda bizi hedef gösterdiler. Adana ve Mersin’de bir katliam ile karşı karşıya kaldık. Bu katliam girişimlerinde bulunan sorumlularının bulunması için halka verecek cevapları kalmamış. HDP’nin barajı geçmemesi için A ve B planları var. Kürt sorununu çözemeyen Erdoğan B planını yani HDP’nin barajı geçmemesi üzerine B planını devreye koydu. C planı ise saldırı ve provokasyon, yani savaş planıdır. Bizler 7 Haziran’da en güçlü bir şekilde çıktığımızda devlet hükmüyle yönetimi ele almaya çalışanlar yenilecekler ve başkan olamayacaklar. HDP’ye yönelik saldırıları AKP ve Cumhurbaşkanı azmettirdi dedik. Bir buçuk ay boyunca 114 seçim büromuzu yaktılar, yüzlerce arkadaşımız yaralandı. Seçim mitinglerimiz yasaklandı. Sağduyuya davet ettik” diye konuşturdu.


    ‘AKP kontra çeteleriyle yeni anlaşmalar yaptı’


    Bingöl, Tendürek gibi provokasyonlarını gerçekleştirenlerin Türkiye halklarını zehirlediğini söyleyen Yüksekdağ, ” 8 Ay önce Bingöl’de yine yalanla Türkiye halklarını zehirlediler ve buna benzer yalanlarla kanlı saldırılar gerçekleştiriyorlar. Saldırının sorumlusunun PKK olmadığın çok iyi biliniyordu. Bu saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen kişiler değildir denildi. Mersin, Adana saldırılarının failine ilişkin yapılan açıklamaların büyük bir yalan olduğunu söyleyen Yüksekdağ, “Aradan zaman geçmesine izin vermeden failleri bulacağız. Başbakan yalan söylüyor. Mersin ve Adana saldırılarının arkasında çok net bir şekilde AKP vardır. AKP kontra ve ergenekon çeteleriyle işbirliği içerisindedir. AKP hükümetinin kontra gerilla çeteleriyle yeni anlaşmalar yaptığını biliyoruz ve bu çeteleri açığa çıkaracağız. Özel saldırı birimlerinin derhal açığa çıkarılmasını istiyoruz. 7 Haziran seçimlerinden önce iktidarı güvence altına almak için her türlü saldırıyı devreye koyabilirler. Savaş kışkırtıcılığına ve provokasyonlara izin vermeyeceğiz. Bunlara demokratik siyaset dersi vereceğiz” ifadesinde bulundu. AKP Hükümeti’nin Türkiye’yi bir kaosa sürüklediğini ve PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın teminatıyla yürüttüğü çözüm sürecini kendi hırsı için harcadığını sözlerine ekleyen Yüksekdağ, şöyle devam etti: “Demokrasinin, barışın ve çözümün güvencesi bizleriz. İşte bütün Türkiye halklarının barışını ve demokratik geleceğini hep birlikte savunacağız. Sayın Öcalan nasıl ki tecritle ve savaşla tehdit edilirken savaşın değil barışın güvencesi olarak dimdik ayakta duruyorsa, biz de onların provokasyonlarını, savaşa, çözümsüzlüğe ve faşizmine karşı sandıktan demokrasiyle çıkacağız. Ardahan’a uygulanan ayrımcılığa hep birlikte 7 Haziran’da en güzel cevabı vereceğiz.”


    Miting, “Bizler HDP, Bizler Meclise”, ” Yaşasın halkları kardeşliği” sloganları ve çekilen halaylarla sona erdi.


     


     


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..





    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…









    11/12/01/2007 tarihli Günlerinin Haberleri


    www.sonvilayet.net


    adlı sitemizde günün en son haberlerini okudunuz mu?!.. www.sonvilayet.net


     


    Aktör mü, Figüran mı?..

    MİT’in kuruluş yıl dönümü ardından alevlenen yeni tartışmanın ardından düşen uçağın kara kutusuna el koyduğu öne sürülen Amerika’nın Ortadoğu’da gerçekleştirmek istediği Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adım adım uygulanıyor olması başta Türkiye’de olmak üzere bölge ülkelerde paniğe neden olmaya başladı.


    Gerçi, biz solcuların yıllar önce anlatmaya çalıştığı bu durum dolaysıyla komünist ilan edilip, cezaevlerine, işkence hanelerde süründüğünü de biliyoruz ya neyse burayı bugün sıkışanlar anlasın diyerek geçelim diyorum.


    Amerika’nın bölgede bulunan ülkelerin başına çektiği çuvallarla göz dağı verdiği bir süreci yaşayan Türkiye’nin MİT aracılığıyla vermek istediği mesajın altında yatan diğer bir gerçek ise yine gelip, Kürt meselesine, akabinde PKK’ye takıldığını yakından izliyoruz.


    Türkiye’nin her kızdığında sınır operas yonu konusunu gündeme getirip, PKK’yi vurma adı altında Kerkük’e sıçrama hesapları, dün yine Bush’un açıklamasıyla engellendi gibi.


    Ancak, o yaka da gelişenler karşısında bir hayli tedirginleşen ve de bir o kadar da paniklenen Türkiye’nin atacağı adımları ön plana çıkmaktadır. Çünkü, atılacak adımla birlikte uzun süredir huzurlu olan iç politikayı da yeniden alevlendireceği gibi, yeni çatışmaları da kendisiyle beraber getireceği unutulmamalıdır. Bu nedenle Amerika’nın bölgede oynadığı oyunlara gelinmeden ve en önemlisi kardeşi kardeşe kırdırmanın hesabını bozacak politikalar ortaya konulmalıdır.


    Aksine, Amerika’nın oynamak istediği oyuna ancak ve ancak birer figüran olur kalırız. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58


    İki Çılgın Çıldırlı sınırdan AB’ye girdiler ..





     


    Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu olan ve Aktaş sınır kapısının bulunduğu bölgeye komşu olan Çıldır’ın Aşık Şenlik beldeli iki kafadar, Türkiye’nin yıllardır beklediği AB’ye kendi hazırladıkları iki projeyle girmeyi başardılar. Ardahan’ın sınır ilçesi olan Çıldır ilçesine bağlı Aşıkşenlik Beldesinde yıllar önce iş kurmak amacıyla batıya göç eden Necdet Kanbir ve Ufuk Karaçay, bu gün beldelerine iki önemli proje geliştirerek Avrupa Birliğine girdiler.Necdet Kanbir ve Ufuk Karaçay adlı iki Çıldırlı hemşerilerimiz, hayallerini geçekleştirmek için yıllar önce Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı Aşıkşenlik Beldesi’nden İstanbul’a göç ettiler. İş yapma umuduyla gittikleri metropolde umduklarını bulamayan iki kafadar, doğdukları yere geri döndüler. Necdet Kanbir, baba mesleği olan Un ve Yem fabrikasının başına geçerken, Ufuk Karaçay ise Askeroğlu Süt Sanayi fabrikasını kurdu.İki kafadar kurmuş oldukları iş alanlarını daha iyi geliştirip istihdamı artırmak ve yöremizin geleneksel olarak üretilen ürünlerin endüstriyel boyuta taşımak için Avrupa Birliği hibe fonlarından yararlanmak için proje hazırladılar.İki Çılgın Çıldırlının hazırlamış olduğu projeler Avrupa Birliği Hibe Fonlarından kabul görünce iki Çıldırlı çılgınlar gibi sevindi. Projelerin kabul edilmesiyle Ardahan adına mutlu olduklarını dile getiren Necdet Kanbir ve Ufuk Karaçay, konu hakkında yapmış olduğu açıklamada şöyle konuştular. Un ve Yem fabrikası sahibi Necdet Kanbir, “Ben Gazi Üniversitesi İşletmecilik bölümünü bitirdim. Fabrikamı daha üst düzeye ve Avrupa standartlarına göre hazırlamak, Kafkaslara ve Avrupa ülkelerine daha kaliteli un ve yem satmak amacıyla Avrupa Birliği Hibe Fonuna, Un ve Yem Fabrikası Modernizasyon ve Kapasite Geliştirme Projemiz 173 Avro tuttu.Bu projenin yarısını biz karşılarken diğer yarısını da Avrupa Birliği hibe fonlarından karşılanacaktır” dedi. Askeroğlu Süt Sanayi fabrikası sahibi Ufuk Karaçay ise yapmış olduğu açıklamada, “Aşıkşenlik Beldemizde 360 metrekare alan üzerinde kapalı, 124 Bin Avro’nun %50’sini ve alt yapısını biz karşılayacağız. Fabrikamı daha üst düzeye ve Avrupa standartlarına göre hazırlamak ve geliştirmek için, Askeroğlu Süt Kapasitesini Geliştirme ve İyileştirme projemiz Avrupa Birliği tarafından kabul edildi. Bizim buradaki amacımız Aşıkşenlik Beldesinde 20/30 aileye iş imkanı sağlamaktır” dedi. Haber ekelme saati: 14.59 – 12/01/2007 Haber/Foto: Özkan Karakaya/Ardahan Jandarma karışınca eylem komediye döndü!..

     




    Ardahan’da yaşanan ilginç bir olay gazeteciler ile jandarmanın arasında yarışa dönüştü. Alınan bilgilere göre dün gazetecileri arayarak, üretimini yaptıkları sütün ucuza alınmasını ve stopaj paralarının verilmediğini öne sürüp süt dökme eylemi yapacaklarını belirten bir grup Bayramoğlu (Kora) köylünün eylemi jandarma tarafından duyulunca köy resmi ve sivil jandarma ekiplerince ablukaya alındı. ***Eylem yapılmadan sonuç verdi! Eylemin yapılacağı ve gazetecilerin köye geleceğini duyan jandarmanın köy merkezine giderek kamp kurması ve yapılacak eylemin yasal olmayacağını köylülere bildirmesi üzerine eylemden vazgeçen köylüler yeniden gazetecilere arayarak, ‘Köy’de jandarma var gelmeyin, eylemden vazgeçtik’ demeleri üzerine gazeteciler de, eylem haberini engellenmesine içerlenip, jandarmaya inat olarak köylülere, ‘Biz yola çıktık geliyoruz, jandarma olsun daha iyi haber olur’ diyerek köylülerin gelmeyin çağrısına geliyoruz deyip, ısrar edince köylüler bir birine girdi. Eylemin yapılmadan il genelinde günün konusu olması ve köylülerin köy kahvesinde bulunan jandarmanın yanında bir birleriyle , ‘Eylem fikri seninde, Gazetecileri sen çağırdın, o çağırdı’ tartışmasına girip tartışan köylüleri, eylemi duyup, köye giden jandarmalar tarafından kavgaya dönüşmeden sona erdirildi. Haber ekleme saati: 14.15 – 15/01/2007 Haber: Fakir Yılmaz/Ardahan TURBOLU HİZMET ULUSALDA!

    Bir çok köyünün yol ve suyu olmayan ve bir o kadar da sorunu olan Ardahan’da kaymakamların 4×4 Turbolu lüks, milyarlık araç sevdaları ulusal gazete sayfalarında geniş yer buldu. Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yaptığı ve gazetelerimiz ile sitelerimizde de yayınlanan haberi geniş şekilde veren ulusal gazete BİRGÜN bugünkü sayısında haberi, ‘Ardahan’ın köylerine 4×4’le turbo hizmet!’ başlığıyla ülke gündemine taşıdı. Gazetenin altıncı sayfasına manşet olan haberimiz diğer ulusal basının dikkatinde de kaçmazken, Ardahan valisinin Köylere Hizmet Götürme Birliklerine gelir olsun diye makamının emrine olan iki aracı satışa çıkarması, ardından Gümüşpala Kortağ’ın yaptığı haber ardından bu kentte de gündemin birinci sırasına yerleşen, yöneticilerin 4×4 sevdası tartışılmaya devam ediyor. Kars İl Genel Meclisi’nin Kars valisinin kendisine almak istediği araca karşı çıkması ve de Kars Eğitim Türk-Eğitim Sen’in Kars Milli Eğitim Müdürünün öğretmenlerin parasıyla aldığı aracı davalık edip, kazanmasıyla yeniden gündeme gelen devletin imkanlarını kendi babalarının imkanı gibi kullanan yöneticilerin yüzünü kızartır mı bilinmez ama kamuoyunda tepkinin ölçüsü ölçülemeyecek derecede yüksek olduğu kesin.

    ***TASARUF EDİYORUZ diyen hükümet temsilcileri su-pus!


    Yaşanan her türlü gelişme karşısında sus-pus olan iktidar temsilcilerinin bu gelişme karşısında da suskunluklarına devam ettiği gözlenirken, hükümetin tasarruf genelgelerinin de devletin yetkilerince hiçe sayıldığı görülmektedir.


    ***VALİYE RED!..


    Kars İl Genel Meclisi, Vali Mehmet Ufuk Erden’in araç istemini kabul etmedi. İl Genel Meclisi, Vali Mehmet Ufuk Erden’in, Özel İdare’nin bankadaki parasına karşılık promosyon olarak alacağı iki binek otomobilin kendi korumalarına tahsis edilmesini görüşmek üzere toplandı. Muzaffer Yağcı Başkanlığı’nda yapılan toplantıda, Vali mehmet Ufuk Erden’in, araçların korumalarına tahsisi konusundaki yazılı talebi okundu. Talep yazısı üzerine söz alan İl Genel Meclisi Üyeleri, araçlara kendilerinin daha fazla gereksinmesi olduğunu belirterek, Vali’nin talebinin reddedilmesini istedi. Daha sonra yapılan oylamada, Vali Mehmet Ufuk Erden’in, bankadan promosyon karşılığı olarak Özel İdare bünyesine alınacak olan iki binek otomobilin korumalarına tahsisi talebi oybirliğiyle reddedildi.


    Toplantıda, araçların İl Genel Meclisi Üyeleri’ne tahsis edilmesi ve bunun hizmet amaçlı kullanılması kararlaştırıldı. Böylece, Kars tarihinde ilk kez bir Vali’nin talebi reddedilmiş oldu.


    ***4X4 TEHLİKEDE


    Türk Eğitim-Sen’in açtığı, personelin maaşı karşılığında bankalardan alınan veya alınacak olan promosyon paralarının en az yüzde 70’inin personele dağıtılması yönündeki dava sonuçlandı. Mahkemenin, sendikanın talebini haklı bulması üzerine, Kars’ta günlerden beridir tartışılan Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 4×4 makam aracının satılması gündeme geldi. Bu arada, Kars’ta önceki yıldan devirle birlikte bulunan 380 milyar liralık promosyon parasının 210 milyarının harcandığı öğrenildi. Türk Eğitim-Sen’in açtığı, promosyon paralarının en az yüzde 70’inin çalışanlara dağıtılması, yüzde 30’unun da eğitim gereksinmesi için harcanması yönündeki davanın, sendika lehine sonuçlanması üzerine, Türk Eğitim-Sen Kars Şube Yönetimi, başta 4×4 makam aracı olmak üzere alınan iki aracın durumunu ve kalan paranın ne kadar olduğunu öğrenmek üzere İl Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın’la görüştü. Toplam 380 milyar olan promosyon parasının 210 milyarının harcandığını öğrenen sendika yönetimi şok oldu. 210 milyarın nereye ve hangi amaçla harcandığının listesini isteyen sendika yönetimi, başta 4×4 olmak üzere alınan iki aracın durumunun ne olacağını sordu. Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın ise, söz konusu araçların mahkeme kararından önce alındığını belirterek, bunların satılıp veya satılmaması konusunda Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazacaklarını, buradan gelecek yanıta göre hareket edeceklerini bildirdi. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, “satılması” konusunda yanıt gelirse, araçlar satılacak ve bekleyen para üzerine eklenerek, yüzde 70’i öğretmenlere ve diğer personele dağıtılacak. Bakanlıktan “satılmasın” yanıtı gelmesi durumunda ise şu anda bankada bekleyen 170 milyarın yüzde 70’ine tekabül eden 117 milyarı öğretmenler ve personele dağıtılacak. Kalanı ise okulların ve milli eğitimin zorunlu harcamaları için kullanılacak.Haber: Gümüşpala Kortağ/Fakir Yilmaz **Seçimler öncesi Dernek ve Vakıflarda büyük değişik yaşanıyor .. **DERNEK VE VAKIFLAR YİNE SATIŞTA! Genel seçimler öncesi bir hayli hareketlenen Ardahan-Kars ve Iğdır dernek ve vakınfların son günlerde hızla yönetim değişikliği yaşaması dikkatlerden kaçmıyor. Her seçim bitiminde, başta İstanbul ve Ankara’da olmak üzere bir çok metropolde bulunan dernekleri ve de vakıfları terk eden siyasilerin yeniden dernek ve vakıflara ilgi gösterdiği gözlenirken, bir çok dernek ve vakfın başına aynı isimlerin getirilmesi ise akıllara, ‘siyaset kurnazları yine devrede, kendilerine başkan dedirtip, aday olma yolunu açma heseplarını getiriyorlar’ fikrini getiriyor. **SEÇİMDEN SEÇİME HEMŞEHRİ SEVDALISI OLUYORLAR! Seçimden seçime hemşeri sevdalısı kesilip, seçimlerin ardından dernek ve vakıfların kapılarını açmayanların bu tavrı tabandan büyük tepki gelirken, seçimlerin yaklaştığı her süreçte yerlerini bu siyaset kurnazlarına bırakanların, dernek ve vakıfları menfaat karşılığında sattıkları önü sürülmektedir. Haber: Fakir Yılmaz/Gazeteci ARSİAD BAŞKANI GÖKMEN ÇAPAN: ‘Bölge özel teşviklerle desteklenmelidir’



    Gazeteciler günü dolaysıyla matbaamızı ziyaret eden Ardahanlı İş Adamları ve Sanayiciler Derneği Başkanı Gökmen Çapan’dan ilginç açıklamalar geldi. Gazetecilerin zor bir görev üstlendiklerine dikkat çeken ARSİAD Başkan Çapan, bu zorluğun Ardahan gibi yerlerde daha da zor olduğunu iyi bildiklerini, bu nedenle büyük özverilerle gazetecilik yapan tüm basın mensuplarının Gazeteciler Gününü kutladığını söyledi. Çapan, bölgede yaşamın gün geçtikçe zorlandığını, bu nedenle bölgenin kalkınmasında büyük rol oynayan basının hükümetler ve kamuoyu üzerinde baskı kurup, bölgeye özel teşvikler sağlanmasını istemelidirler dedi. Ardahan’ın her geçen gün hızla boşaldığına dikkat çeken ARSİAD Başkan Gökmen Çapan kendilerinin her plâtformumda buna dikkat çektiklerini belirtirken, hükümetlerin bölgeye özel teşvikler sağlayıp, yaşanan hızlı göçü durdurmamaları halinde nüfusu her geçen gün azalan Ardahan’ın boşaldığını ve göç edenlerin başında bölgede irili ufaklı yatırımları olan işadamlarının olduğunu söyledi. Açılacağı söylenen fakültenin bir an önce açılması gerektiğine de dikkat çeken Çapan, bölgede uygulanacak olan teşviklerle kış ve yayla turizmine destek verilmesi gerektiğine belirtirken, sınır ticareti, doğal gaz, köylerin yol ve su sorunun çözümü gibi bir çok önemli soruna bir an önce el atılması gerektiğini söyledi. Yaklaşık bir yıldır başında bulunduğu ARSİAD’ın bunların gerçekleşmesi için sürekli olarak kamuoyu oluşturmaya ve hükümetler üzerinde baskı kurmaya çalıştığına da dikkat çeken Gökmen Çapan, bu yönde hazırladıkları projeleri bağlı bulundukları diğer işadamı dernekleriyle birlikte siyasilere ve de kamuoyuna sunduklarını ve gerçekleşmesine uğraş verdiklerini sözlerine ekledi. Haber ekleme saati: 11.54 – 12/01/2007-Haber: www.sonvilayet.net

    ARDAHAN GÖÇE TEŞVİK EDİLİYOR!





     


    Ardahan piyasalarında yaşanan ekonomik durgunluk Kurban Bayramı sonrası da devam etti. Aylardır piyasalarda yaşanan durgunluk kurban bayramı sonrası atlatılır hesapları yapılırken beklenen olmadı. Ardahan esnafı çoğu gün siftah yapamadan kepenk kapatırken işyeri masraflarının zor çıkardığını belertiyorlar. ***Durgunluğun sebebi esnafın küçük olması Ardahan’da her dönem yaşanan durgunluğun başında esnafın ve iş adamların küçük sermayelerle iş yapmasından kaynaklanıyor. Ardahan’da en büyük yatırımlar kamu tarafından yapılırken bu işleri genelde il dışından gelen müteahhit firmalar alıyor. Yabancı firmalar yaptıkları çalışmalarda kullandıkları malzemelerin büyük bölümünü de il dışından temin edince Ardahan piyasalarına yansıması gereken para şehirden çıkıyor. Yakın zamanda yapılan KÖY-DES ihaleleri ise bu durumu daha açık bir şekilde gösteriliyor. 19 Trilyonun üzerinde ki ihalenin yapıldığı Ardahan’da, işleri alan firmalar akaryakıtlarını bile il dışından getirdiler. Ardahan’da bıraktıkları tek para ise bakkallardan yaptıkları alışveriş oldu. Onun da bir çoğunu ödemediklerini duyuyoruz.. ***Ardahan Memur maaşı ile geçiniyor. Türkiye’nin en küçük ili olan Ardahan’da ekonomik sorunlar hat safhaya ulaşırken esnaf ise memur maaşlarıyla ayakta duruyor. Ardahan’da faaliyet gösteren esnafların geneli işlerinin sadece maaş günlerinde iyi oldukları belirtiyorlar. Ocak-Şubat ayları işlerin en durgun olduğu zaman olduğunu belirten esnaflar bu aylarda havanın soğuk olmasının insanları evlerine kapattığını bu yüzden de kimsenin harcama yapmadığını belirttiler. ***Sorunu hükümet çözer.. Ardahanlının sürekli sıkıntı yaşaması insanları zoraki bir göçe zorluyor. Ekonomik durumu iyi olanlar daha fazla büyümek, iyi olmayanlar ise iş bulmak umudu ile başka şehirlere göç ediyorlar. 50 yılı aşkın bir zamandır devam eden bu göç Ardahan’da telafisi mümkün olmayan zararlar verdi. Ardahan’ın gelişmesi ve kendi iş gücüyle ayakta durması için hükümet bazında bölgesel bir ekonomi programı uygulanması uzun yıllardan beri dile getirilerken bu yönde bir çalışma yapılamaması Ardahan’ı her gün sefalete sürüklüyor. Ak Parti Hükümeti tarafından çıkarılan ve 11 ili kapsayan teşvik yasası ilk başta sorunları çözer gibi görünse de daha sonra bu illerin sayısı 35 in üzerine çıkması yatırımcıları daha avantajlı illere çekti. 11 geri kalmış ilin karşısında Düzce, Aydın, Afyan, Adıyaman, Burdur gibi büyük şehirlere yakın illerin teşvik kapsamına girmesi bir anda yatırımcıları bu bölgelere çekerek bu şehirleri sanayi bölgesi haline getirdi. Ardahan gibi -30 derece soğuk altında yaşayan iller ise bu teşviklerden yararlanamadı. Ardahan ve Ardahan gibi illerin gelişmesi için hükümet bazında ciddi bir çalışma yapılması gerektiğini belirten ekonomistler Ardahan ile Düzce’ye aynı ekonomik programı uygulamanın Ardahan’daki insanları o bölgelere göç etmeye zorlamak olduğu dile getiriyorlar. Haber/Yorum: Bülent Kılıç

    Kurtkale bölgesi muhtarlarından cevap geldi..


    Bize kimse onu söyleyemez, söylememiştir de ..





     


    Geçtiğimiz günler içinde Ardahan’a gelerek Çıldır’ın Kurtkale bölgesi köylerini gezen CHP Ardahan Milletvekili ile köy muhtarlarının Kurtkale’de seçim pazarlığı yaptıkları haberine bölge muhtarlarından açıklama geldi. Toplantının olduğunu, tartışmanın yaşandığını belirten bölge köyleri muhtarları, yaşanan tartışma da gazete haberinde geçtiği gibi bir söz söylenmediğini, söylenemeyeceğini belirtirlerken,kendilerinin bu yönde ki haklı talebinin CHP’lilere olduğu gibi her partiye olduğuna da dikkat çektiler. Biz onlar gibi siyasetçi olsaydık bugün Ensar’ın, yarında başkalarının arabasına biner, her seçim döneminde başka partili olurduk diyen Kurtkale bölgesi köylerinin muhtarları, bizler bölgenin sorunlarını dile getirecek, sorunlarını merkeze taşıyacak bir adayın da bölge köylerinde olmasını istedik. İstiyoruz da. Bu bizim en doğal hakkımız. Çünkü bölge yıllardır göz ardı edildiği gibi bu gibi kişilerin bölgeyi ve bölge insanlarını aşağılamış ve hakaret etmiştir. Biz onlar gibi dönek olsaydık bugün sınırını beklediğimiz ülkenin en popüler siyasetçisi olurduk. Ki buna benzer bir çok isim bugün meclislerdedir. Ama biz dik durup, onurlu bir şekilde sınırımızı koruduğumuz gibi fikrimizi, görüşümüzü, seçim dönemlerinde öyle bir arabadan inip, diğerine binmeden bugüne kadar taşıdık dediler. Konu hakkında bir açıklama yapan Sabaholdu (Gotas) köyü Muhtarı Binali Kaya, gazetede haber konusun olan olay günü kendisi ve muhtar arkadaşları bu konuyu açıklarını ve halkında bu yönde ki talebimize büyük destek verdiğini, ancak öyle gazete bahs edildiği gibi kimsenin bir şey söylemediği gibi, söyleyemeyeceğini belirtti. Biz gazeteye gelip, bu açıklamayı yapanın kim olduğunu ortaya çıkıp kendisini açıklasın. Kaldı ki böyle bir söz ve kelime kullanılmadı. Kullanılamazda. Bunu söyleyenleri kınıyor, yapılacak ilk seçimde buna gereken cevabın oylarımızla verileceğinin bilinmesini, çünkü biz bu haklı talebimizi yaparken onurumuz ve şerefimizle temiz siyaset yapması gerekenlerin aday olmasını istedik. Bu talep sadece CHP’ye değil tüm partilere yapılmakta. Bunu yapanların da sadece biz muhtarlar değil, bölge halkı olduğunu sözlerine ekledi. Öte yandan gazetemizi telefonla arayan Kurtkale köyü muhtarı Yaşar Bingöl,’o toplantıda ağızlarını açıp, fikir söyleyemeyenlerin gazetelere gidip, hava atmalarına şaşırdım. Halbuki orada böyle bir söz söylenmemiş, aksine bölgenin talebi karşısında başta vekil olmak üzere tüm CHP’liler susup, yutkunmuşturlar. Çünkü, bölgeye her seçim döneminde gelerek, bugüne kadar talepsiz oy alıp gidiyordular, buna alışmıştılar. Bundan sonra yok öyle gel oyu al git ve bölgeyi unut. Bizim talebimiz bölgeyi temsil edecek bir isimin bölgeden seçilmesidir.’ dedi. Sabaholdu ve Kurtkale köylerinin muhtarları gibi Baltalı (Tatlet) köy muhtarı Başar Vural’da iki muhtarın açıklamalarına katıldığını, CHP’lilerin böyle bir açıklama yapmasını kınadıklarını ve üzüldüklerini dile getirirken, bunun kendilerinin değil CHP’nin kaybı olduğunu sözlerine ekledi. Haber ekleme saati: 10.01-12/01/2007 Haber: www.sonvilayet.net Foto: www.kurtkale.com Bir iğne sonucu Hayatı kararan Filiz yeniden yeşermek isityor!

     





     


    Ardahan’ın Göle ilçesinde bebekken yanlış iğne yapılan Filiz Gültekin (21) zor şartlar altında hayatını sürdürmeye çalışıyor. Göle’nin Salimbey mahallesinde yıkık bir evde hayatını sürdüren Filiz Gültekin, bebekken aşırı şekilde ağlaması üzerine annesi tarafından doktora götürülmesiyle birlikte zor bir yaşama adım atmış oldu. Yanlış iğne vurulması sonucu belinden aşağı felç olan Filiz’in beyin fonksiyonları da zayıflamış. Doktorların fizik tedavi ile tekrar yürütülebileceğini söyledikleri Filiz Gültekin maddi imkansızlıklar dolaysıyla 21 yaşına gelmesine rağmen tedavi edilememenin sıkıntısını yaşıyor. Çocukluğundan beri elleri üzerinde yürümeye çalışan Gültekin ailesinin sekiz kardeşinden biri olan Filiz kendisine uzatılacak ve hayata yeniden bağlayacak bir yardım elini bekliyor. Şu anda babası ve abisi ile birlikte kalan Filiz babasının emekli maaşiyle geçinmeye çalışan aileye kaymakamlık ve komşuları yardımcı oluyor. Annasi ölünde Filiz’e bakması için iki kez evlenen baba Cemil Gültekin eşlerinin ailesini terk edip gitmesi üzerine ailenin bakımını kendisinin yaptığını söylerken, 21 yaşında ki Filiz kızının yeniden filizlenmesi için yardım severlerden destek beklediğini söyledi. Haber ekleme saati: 09.28 – 12/01/2007 Haber/Foto: Tuğba Yılmaz/Göle EVLER KAR ALTINDA KALDI!..

     





     


    Ardahan’a komşu olan Artvin iline bağlı Şavşat ilçesinin Sahara dağında bulunan yayla evleri kar altında kaldı. Ağır kış şartlarının yaşandığı bölgede yağan kar ardından gelen tipinin yayla evlerini adeta teslim aldığı gözlenirken, aynı bölgede bulunan ve Ardahan’ı Karadeniz’e bağlayan Sahara karayolunda Karayolları ekiplerinin karla büyük mücadelesi dikkat çekiyor. ***KAR SAVAŞÇILARI GÖREV BAŞINDA! Kış aylarında karayollarında yaşanan sorunlardan sürücüler büyük ölçüde etkilenirken yolları açık tutmak için karayolları ekipleri gece gündüz demeden çalışıyorlar. Yazın yol yapım ve bakım işlerinde kışın ise karla mücadele de karayolları ekipleri gece gündüz demeden 24 saat bakım evlerinde yolda kalan vatandaşların yardımına koşuyorlar. Ardahan merkezde bulunan Karayolları 126. Şube Şefliği ekipleri kışın gelmesi ile birlikte, zorlu bir çalışma maratonunun startını günler öncesinde verdiler. Karayolları 126. Şube Şefliği kendi sınırlarındaki yollarda karla mücadelesini, 50 kişilik çalışma ekibi, 10 kamyon, 5 greyder, 3 rotatif ve 2 yükleyici araçla gece gündüz demeden etkili kar yağışları, fırtına ve tipiye karşı veriyor. 126. Şube Şefliği sınırlarında en yüksek rakıma sahip Ardahan-Şavşat Karayolu’nun Sahara Mevkii bu yıl 6 kez ulaşıma kapandı. Karayollarının en yüksek kesimini oluşturan Ardahan-Şavşat Karayolu’nun Sahara Bakım Evi sorumlusu Katip Ayık, Ardahan-Şavşat Karayolunun Karadeniz’den gelen fırtınalardan etkilendiğini belirterek, her fırtına sonrası yol birkaç saat içerisinde ulaşıma kapanıyor. Görüş açısı olduğu zaman yol açma çalışması hemen başlar ve yol ulaşıma açık tutulmak için sürekli çalışılır. ***En büyük sorun dikkatsiz sürücüler .. Uyarılara uymayan sürücülerin çok sorun yarattığını belirten Ayık; Kış aylarında yola çıkanlar bu yolun sürekli riskli olduğunu biliyorlar, ama çoğu zaman fırtınaya aldırış etmeden yola çıkan vatandaşlar Sahara Mevkiinde yolda kalıyorlar, buda bizim işimizi zorlaştırıyor. Görüş açısı hiç olmadığı günlerde yolda kalan vatandaşları kurtarmak için çalışma yapıyoruz. Bu çalışmalar bizim açımızdan da çok zor oluyor her an yoldan düşme tehlikemiz var. Bunun için havanın kötü olduğu günlerde sürücülerin yol durumunu öğrenmeden yola çıkmamasını tavsiye ediyoruz. Kötü havlarda yola çıkanlar hem kendilerini hem de kurtarma ekiplerinin hayatlarını riske atıyorlar. dedi. Haber ekleme saati: 09.09-12/01/2007 Haber: Fakr Yilmaz Foto: GünayNuh Taktıkları milyarlık kameralarda işe yaramadı!

    KİMİ İZLİYORSUNUZ?



     





     


    Hırsızlıkları önleyeceğiz deyilerek Ardahan’ın Göle ilçesinin caddelerine takılan milyarlık kameralara rağmen ilçede hırsızlıklar devam ediyor.

    Bir çok tartışmaya nedens olan kameraları aşan hırsızlar son günlerde yine kolları sıvarlarken, vatandaşlar, ilçe merkezine takılan milyarlık kameralarla kimin izlediğini soruyor.


    Hırsızlıkların önüne geçeceğiz denilerek alınan kameraların bile işe yaramadığı Göle’de son olarak iki hırsızlık olayı daha yaşandı.


    Göle Salimbey mahallesinde bulunan Hasan Eryıldırım’ın evine giren hırsızlar evin uydu cihazını çalarlarken,. Geçen günde yine aynı mahallede bulunan Selim Karakula(ın odunluğuna giren hırsız yada hırsızlar 13 torba kömü çaldıkarı öğrenildi. Göle’de kalaycılık yapan Hasan Eryılıdırım “önceki günlerde komşumun odunluğuna giren hırsızlar, bugün de benim evime girdiler.


    Bu nasıl iş, Halbu ki kaymakam beg hırsızlıkları önleyeceğiz diyerek ilçenin her tarafına kamera taktırmıştı. Peki bu memlekette polis ne iş yapar?’ diye sormadan edemedi.Haber ekleme saati: 11.37 -11/01/2007


    Haber: www.sonvilayet.net


    Haber/Foto: www.sonvilayet.net


    Öğüt’den Vekillere makam aracı talebi



     





     


    CHP Milletvekili Öğüt hem seçmenle konuşup hem araç kullanan vekillerin risk altında olduğunu belirterek özelleştirmeyle açığa çıkan araç ve şoförlerin vekillere tahsisini istedi.

    CHP’li Nezir Büyükcengiz’in ölümü milletvekillerine makam aracı ve şoför tahsisini yeniden gündeme taşıdı. Bir süre önce kaza geçirerek aylarca omuzluk askısıyla dolaşan CHP Ardahan Milletvekili Esnar Öğüt, Büyükcengiz’in ölümünün ardından şoför ve araba isteğini tekrarladı. Öğüt vekillerin hem cep telefonuyla seçmenle görüşüp iş takibi yaptığı, hem de araba kullanmak zorunda kaldığı için büyük risk altına girdiğini söyledi.


    Milletvekillerine özelleştirmeden açığa çıkan şoför ve makam arabalarının tahsis edilmesi önerisini getiren Öğüt ‘Meclis Başkanı Sayın Bülent Arınç bu durumu göz önünde bulundurarak milletvekillerine araba ve şoför tahsisi yapmalı’ dedi.


    Ardahan’da geçirdiği kazada aracıyla dört takla atan ve bir kaç kırıkla ucuz kurtulan Ensar Öğüt milletvekillerinin can güvenliği için bunun gerekli olduğunu vurguladı.


    Öğüt, şöyle konuştu: ‘Özelleştirmeden açığa çıkan birçok şoför var. Bunlar maaş alıp oturuyorlar. Yine özelleştirmeden dolayı açığa çıkan ve çürümeye terk edilmiş yüzlerce araba var. Bunlar milletvekillerine tahsis edilebilir. Hem de hiçbir bir para gerekmeden. Ayrıca tasarruf da sağlanmış olur. Çoğu kez arabayı kendimiz kullanıyoruz, bir yandan da seçmenin istekleriyle uğraşıyoruz. Bir hastane işi için 4-5 yeri aramak gerekiyor. Meclis Başkanı’yla görüşerek bunu gündeme getireceğim. Bütçeden ekstra paraya da gerek yok. Tadilat ve tamiratlara o kadar para veriliyor. Milletvekillerinin can güvenliği konusunu da önemsemek gerekli.’Haber ekleme saati: 11.29-11/01/2007


    Haber/Foto: www.sonvilayet.net


    KARSTAN HABERLER..


    ***AKP BORAZANCISI BÜROKRAT


    Milli Eğitim Bakanlığı’nın ARGE çalışmaları kapsamında okul idarecilerine yönelik bilgilendirme ve değerlendirme Toplantısı için Kars’a gelen Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğrenim Burs ve Yurtlar Dairesi Başkanı Halis Koyuncuoğlu, AKP borazancılığı yapıyor. Dün Kültür Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen ve okul idarecilerinin katıldığı toplantıda konuşan Koyuncuoğlu’nun AKP mitingindeymiş gibi konuşması dikkat çekti. Konuşmasında AKP’nin iktidar olduğu zamana kadar Milli Eğitim’de bir şey yapılmadığını ve her şeyin 4 yıllık bu iktidar döneminde yapıldığını söylemesi, toplantıya katılanlar arasında şaşkınlık yarattı. Koyuncuoğlu’nun konuşmasıyla kendilerini adeta AKP mitingindeymiş gibi hissettiklerini ifade eden eğitimciler, “Son dört yılda bu iktidarın yaptıklarının, Cumhuriyet tarihi boyunca yapılmadığını söylemek, bir bürokrata düşmez. Eğer bu bürokrat AKP’den milletvekili adayı olmayı düşünüyorsa, o zaman görevinden istifa edip, siyasete girsin.” dediler. Eğitimciler, “Bizler, Milli Eğitimle ilgili bir toplantı için çağrılmıştık. Ama, kendimizi bir anda AKP’nin toplantısında bulduk. Toplantıya Ankara’dan gelip katılan Daire Başkanı Koyuncuoğlu, toplantının amacıyla ilgili bilgi vereceğine AKP iktidarının icraatlarını anlattı. Adeta AKP’nin reklamını yaptı.” diye konuştular. Daire Başkanı Koyuncuoğlu’nun konuşması karşısında şaşırdıklarını ifade eden çok sayıda eğitimci, önce toplantıyı terk etmeyi düşündüklerini belirterek, “Ancak, hakkımızda işlem yapılacağı endişesiyle mecburen sonuna kadar dinlemek zorunda kaldık. Çünkü biliyoruz ki, bu iktidar döneminde iktidarın propagandasını yapmak serbest, ama propagandayı dinlememek suçtur.” dediler.


    ***KAŞININ ÜZERİNDE KARA VAR’ CEZASI


    Kars’ta trafiğin plakaya ceza kesmesi sürücüleri çileden çıkardı. Sürücüler, plakaya ceza kesme uygulamasından vazgeçilmesini istediler. Kars’ta tarihin en yoğun trafik cezasının kesildiği bildirildi. Sürücüler, hemen her gün trafik cezası kesilen araç olduğunu kaydederek, “Kavşağa 5 metre kala park edildiği için bile ceza kesiliyor. Kars’ın cadde genişliği ve uzunluğu kapasitesi belli değil mi?” diye sordular. Daha çok plakaya ceza kesilmesi uygulamasından yakınan sürücüler, “Önceki yıllarda trafik polisi, sürücünün yüzüne karşı ceza keserdi. Şimdi artık o uygulama kalkmış. Bir bakıyoruz ki, aracımıza ceza kesilmiş. Nerde ne yapmışız, hangi hatayı işlemişiz bilmiyoruz.” dediler. Yeni bütçede trafik cezalarına ağırlıklı yer ayrıldığını, bunun için yoğun bir cezai işleme gidildiğini ileri süren sürücüler, “Belli ki talimatla ceza kesiliyor. Eğer böyle olmazsa plakaya ceza kesilir mi? Artık öyle bir durumdayız ki, neredeyse ‘kaşının üzerinde kara var’ denilip ceza kesilecek. Bu resmen soygun.” diye konuştular. İllerdeki araba sayısına göre, en fazla trafik cezasının Kars’ta uygulandığını da idda eden sürücüler, “Yetkililerden biraz daha esnek davranmalarını ve plakaya ceza kesme uygulamasının kaldırılmasını istiyoruz. Bu isterken de Kars’ın ekonomik yapısının gözönünde bulundurulmasını bekliyoruz. Çünkü, geri kalmış Kars’ta yaşam şartları oldukça ağırdır. Buna bir de trafik cezaları işlendiğinde altından kalkılmaz bir yük altına girmiş oluyoruz.” dediler.


    ***BORÇLUYA SON UYARI


    AKP Kars Milletvekili Selahaddin Beyribey, Tarım Kredi Kooperatif borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik çıkartılan aftan en az Kars’ın yararlandığını bildirdi. Kars’ta 3 bin 500 çiftçinin Tarım Kredi Kooperatifleri’ne borcu bulunduğunu ifade eden Beyribey, bunlardan ancak 500’ünün borçlarının yeniden yapılandırılması için başvuruda bulunduğunu belirtti. Yeniden yapılandırma için verilen sürenin 31 Aralık 2006 günü dolduğunu, ancak yapılan girişimler sonucu bu sürenin bu hafta sonuna kadar uzatıldığını vurgulayan Beyribey, “Yeniden yapılandırma, ödeme güçlüğü içinde bulunan özellikle Kars için önemli bir fırsattı. Çünkü, yeniden yapılandırma için başvuruda bulunanların borçlarından yüzde 45 indirim uygulanacağı gibi, kalanı da taksitlendiriliyor.” dedi. Yeniden yapılandırmadan yararlanmayanların Doğrudan Gelir Desteği gibi teşviklerden yararlanamayacağını ve borçlarının katlanarak artacağını dile getiren Beyribey, “Hemşehrilerimiz eğer bu hafta sonuna kadar yeniden yapılandırma için Tarım Kredi Kooperatifleri’ne başvurmazsa, borçları katlanarak artacağı gibi, hem icralık olacaklar, hem de hiç bir teşvikten yararlanamayacaklar. Bunun için bu haftayı iyi değerlendirmeleri gerekmektedir.” diye konuştu. Hemen hemen bütün illerde borçlu olan çiftçinin ağırlıklı olarak Tarım Kredi Kooperatifleri’ne başvuruda bulunarak yeniden yapılandırmadan yararlandıklarını altını çizen AKP Kars Milletvekili Selahaddin Beyribey, şunları söyledi: “En çok borçlu Kars’tan olduğu halde, en az başvuru da Kars’tan olmuş. Bu üzücü bir olaydır. Hemşehrilerimiz bu fırsatı neden değerlendirmiyorlar? Halbuki borçlarını, yeniden yapılandırmadan yararlanarak, Doğrudan Gelir Desteği gibi teşviklerle rahat ödeyebilecekler. Eğer yeniden yapılandırmadan yararlanmazlarsa sıkıntı çekerler. Bunun için borçlu hemşehrilerimiz ellerini çabuk tutup, bu hafta sonuna kadar bu haktan yararlansınlar. Yeniden yapılandırmadan yararlananların borçları yüzde 45 indirileceği gibi, kalan kısmı da taksitlendirilecek.”


    ***Eğitim-iş Kars Şube Başkanı Ersin Özbey ; ŞİDDETE DUR DENİLMELİ VE AYDINLIK YARINLARA SAHİP ÇIKILMALIDIR


    Son dönemlerde artan şiddet olaylarına tepkiler büyürken bir tepkide Eğitim-İş Kars Şube Başkanı Ersin Özbey’den geldi.Özbey, okullarımızda ve sokaklarda şiddetin hızla arttığı, çocuklarımızın ve insanlarımızın sokağa çıkma korkusu yaşadığı, can güvenliğimizin kalmadığı, töre cinayetlerinin olağan hale geldiğini vurğulayan Özbey, Emeği ile geçinmeye çalışan memur, işçi, köylü, esnaf ve emekli gibi toplumun geniş kesimlerinin aleyhine her gün yeni yasal düzenlemelerin yapıldığını söyledi.Özbey açıklamasında ayrıca, Yoksulluğun, yolsuzluğun ve gelir dağılımı adaletsizliğinin en üst düzeye çıktığı, ülkemiz yer altı ve yer üstü kaynaklarının bir avuç mutlu azınlığa peşkeş çekildiği; içinde bulunduğu sıkıntılardan dolayı demokratik tepkisini dile getiren insanlarımıza hakaret edildiği, azarlandığını, Ülkemizi yöneten AKP iktidarının kendi siyasal yandaşlarını yasa ve kural dışı yöntemlerle bütün kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirdiği, bu kadrolaşmaları yaparken İmam Hatip Lisesi, İlahiyat Fakültesi mezunları ve din kültürü öğretmenlerinin tercih edildiği, tarikat ve cemaat liderlerinin referans alındığı ve belirleyici olduğu; sadece son bir yılda 650 Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin kurum değişikliği ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın önemli kademelerine getirildiğini belirterek,Kendi varlıklarının temeli olan hukuk sistemini bin yıllar öncesine döndürmeye çalışan zihniyetin temsilcilerinin, yargıyı siyasallaştırmaya çalıştığı,Cumhuriyetimizle özdeşleşmiş kurumlarımızın ve sanayi kuruluşlarımızın özelleştirme adı altında yabancı ve onların yerli iş birlikçilerine pazarlandığı ve yağmalandığı;Ulusal sınırlarımızın, bağımsızlığımızın ve cumhuriyetimizin tapusu olan Lozan Antlaşmasının tartışılır hale geldiği, değişik platformlarda ülkemiz ile ilgili yeni haritaların gösterildiğini söyleyen Özbey açıklamasına şöyle devam ett. Kuruluşuna, onurlu ve şerefli bir duruşu dayanak etmiş olan Türkiye Cumhuriyetini bugün yönetmekte olan siyasal iktidarın, ekonomik anlamda Dünya Bankası ve IMF’nin, siyasal anlamda AB ve ABD’nin tüm dayatmalarına sessiz kaldığı bir süreçten geçmekteyiz. Ulusumuzun, çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için kaygıları, umutları, hedefleri, coşkuları ve sevinçleri aynı veya yakın olan; bu tehdit ve tehlikelere karşı bir arada, omuz omuza, daha güçlü durabilme ve kararlılığımızı ortaya koyabilme bilincinde davranan ve “TEHLİKENİN FARKINDA OLANLARI”, emeğimize, demokrasimize, cumhuriyetimize, ulusal bağımsızlığımıza ve ulusal bütünlüğümüze sahip çıkmak için birlikte davranmaya ve güçlerimizi birleştirmeye çağırıyoruz dedi. HABER / SERHAT ERYOLCU / KARS


    Ardahan’lı Saddam ulusal gezetelerde..



     





     


    Bir süre önce idam edilen ve idamı tartışmalara neden olan eski Irak lideri Saddam Hüseyin’in isim adaşı Ardahan’lı Saddam bugün kü ulusal gazetelerde geniş yer buldu.

    Gazetemiz Muhabiri Barış Yıldırım’ın kendisiyle yaptığı röportajdan sonra bir kez daha gündeme gelen Ardahan’lı Saddam’la görüşen Anadolu Ajansı Ardahan Muhaberi Günay Nuh’un haberi bugünkü bir çok ulusal gazetede yer aldı.


    “Bu da Ardahan’lı Saddam” başlığıyla bir çok ulusal gazetede yer alan Ardahanlı Saddam Doğu Yılmaz ile çıkan haber şöyle; ‘Ardahan’da Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin’in ismini taşıyan lise öğrencisi Saddam Doğu Yılmaz, isminden memnun olduğunu söyledi.


    Ardahan Lisesi 11. sınıfta öğrenim gören 16 yaşındaki Saddam Doğu Yılmaz’ın ismi, birinci Körfez Savaşı sırasında dedesi tarafından konulmuş. Arkadaşlarının, ismini değiştirmesi için mahkemeye başvurması yönünde telkinleri olduğunu ifade eden Saddam Doğu Yılmaz, “İsmim eskiden de ilgi çekiyordu ama Saddam Hüseyin’in asılmasından sonra daha fazla ilgi çekmeye başladı. 2004 yılında da yurtdışına çıkışımda ismim hava limanındaki güvenlik elemanlarının dikkatini çekmişti. Ama tüm telkinlere rağmen ben ismimden memnunum ve değiştirmeyi düşünmüyorum” dedi. Haber ekleme saati: 10.30 – 11/01/2007


    Haber: www.sonvilayet.net-Foto: Günay Nuh


    Göleli Sadrettin Özen İstanbul’da vefat etti



     





     


    Ardahan’ın Göle ilçeli genç hemşerimiz Sadrettin Özen (40) geçtiğimiz günlerde İstanbul’da geçirdiği tarfik kazası sonucu ağır yaralanıp, koma halinde kaldırıldığı hastenede vefat etti. Alınan bilgilere göre, İstanbul’da çalıştığı işyerinde geri geri gelen yük kamyonun duvara sıkıştırdığı Sadrettin Özen ağır yaralı olarak yattığı hastanede 22 gündür koma halinde yaşatılmaya çalışılıyordu.

    Tüm çabalara karşın komadan çıkarılıp, kurtarılamayan Özen geçtiğimiz gün vefat etti. Dün, İstanbul/Esenyurt Beldesi Sonevler camisinde kılınan ikindi namazından sonra toprağa verilen Özen’in cenasesine bir çok yakını ve Göleli hemşerisikatıldılar.


    ***Gölspor’lu Gökan’da Gölespor gibi yardım bekliyor!


    Bir süre önce bitin Ardahan 1. Amatör Lig Şampiyonu Göle Belediyespor futbol takımı Ardaühan’ı temsil edeceği 3. Lig Amatör Maçları öncesi maddi ve manevi sıkıntı yaşadığı bir saüreçte, geçtiğimiz yılın sonlarında geçirmiş olduğu trafikkazası sonucu felç olan ve tedavi için Ankara’ya giden Gölesporlu Gökan Daş maddi imkansızlık dolaysıyla tedavi olmaktan bir hayli zorluk yaşadığı öğrenildi.


    Genç yaşında geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu hayatı kararan ve tedavi olmak için Ankara’da kendisine uzanacak yardım elibekleyen Gökan Daş’ın yoksul ailesi bir hayliyüksek olan tedavi ücretlerini karşılamaktan bir hayli zorda olduğu öğrenilirken, kendilerine el atacak yardım severlerin yanı sıra Ardahan valiliği, Göle kaymakamlığı ve belediyeden destek bekliyorlar.


    ***Köprülülü Polat vefat etti


    Ardahan’ın Göle ilçesi sakinlerinden Kazım POLAT tedavi için geldiği İstanbul’da vefat etti… Teoavi gördüğü İstanbul/Bakırköy Devlet Hastanesinden vefat eden POLAT’ın cenazesi Köprülü’ye getirilerek geçtiğimiz gün defin edildi. Haberleri ekleme saati: 10.30 – 11/01/2007


    Haberler: www.sonvilayet.net


    İKİ SINIR KAPISI OLAN ARDAHAN 1 MİLYON DOLARLIK İHRACAAT BİLEYAPAMADI!



     





     


    Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın verilerine göre, Karadeniz’deki her bir firma yaklaşık 2 milyon 23 bin dolar ihracat gerçekleştirirken , Marmara Bölgesi’ndeki firmaların ortalama ihracatı 1 milyon 903 bin dolar oldu.

    Türkiye’de bu yıl ekim sonu itibarıyle 40 bin 936 ihracatçı firma, 49 bin 903 ithalatçı firma bulunuyor. Firmaların ortalama ihracatı 1 milyon 656,7 bin dolar olurken, ortalama ithalatları 2 milyon 250,8 bin dolar. Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın ocakekim verilerinden yapılan hesaplamalara göre, İstanbul Türkiye ihracatının yüzde 54,7’sini, ithalatının da yüzde 57,8’ini gerçekleştiriyor. Türkiye’nin 7 ilinin ihracatı 1 milyon doların altında kalırken, Tunceli’den hiç ihracat yapılmıyor. Türkiye’deki illerin ihracatı incelendiğinde, İstanbul’un liderliğini koruduğu görülüyor. İstanbul’da 22 bin 291 ihracatçı firma, 37 milyar 82 milyon 48 bin dolarlık ihracat gerçekleştiriyor. İstanbul’u 5 milyar 784 milyon 59 bin dolarlık ihracatla Bursa izlerken, bu ilde 2 bin 403 firma bulunuyor.


    ***Ardahan sondan birinci!..


    İhracatı 1 milyon doların altındaki iller arasında Ardahan, Bayburt, Bingöl, Erzincan, Gümüşhane, Osmaniye ve Siirt bulunuyor. İthalat rakamları incelendiğinde de 29 bin 780 ithalatçı firmanın bulunduğu İstanbul’un 64 milyar 882 milyon 71 bin dolarlık ithalat gerçekleştirdiği görülüyor.


    ***DOĞU ANADOLU SONUNCU


    Bölgeler itibariyle ihracat rakamlarına bakıldığında, Marmara Bölgesi’ndeki 26 bin 271 firma 50 milyar 11 milyon 698 bin dolarlık ihracat gerçekleştirirken, Ege’deki 5 bin 212 firma 6 milyar 850 milyon 734 bin dolar, İç Anadolu’daki 4 bin 256 firma 4 milyar 319 milyon 117 bin dolar, Akdeniz’deki 2 bin 714 firma 2 milyar 818 milyon 484 bin dolar, Güneydoğu Anadolu’daki bin 112 firma 1 milyar 760 milyon 903 bin dolar, Karadeniz’deki 782 firma 1 milyar 582 milyon 736 bin dolar, Doğu Anadolu’daki 589 firma da 475 milyon 367 bin dolarlık ihracat yaptı. Firma başına yapılan ihracatta ise Karadenizli firmalar ilk sırada yer alırken, Karadenizli her bir firma ortalama 2 milyon 23,9 bin dolarlık ihracat yaptı. Marmaralı firmalar 1 milyon 903,7 bin dolarlık, Güneydoğulu firmalar 1 milyon 583,5 bin dolarlık, Egeli firmalar 1 milyon 314,4 bin dolarlık, Akdenizli firmalar 1 milyon 38,5 bin dolarlık, Doğu Anadolulu firmalar ise 807,1 bin dolarlık ihracat yaptı.Haber ekleme saati:09.54 – 11/01/2007 DİĞER HABERLERİMİZ www.sonvilayet.net adlı sitemizde okunabilir ..

















  • VALİLİĞİN MUTLU GÜNÜ


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla Sunduğu ‘Gazetecilerle Gündem’ TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    UNUTULAN HAVAALANI RAPORU..


    Bugün ben yazmayacağım, 9 yıl önce yazılmış ve tarafımızca yayınlanmış bir raporu yeniden yayınlayacağım. Hem de birçok sorunun gibi oda unutulmuşken…

    İşte ‘Beni unutma’ diyen o rapor..


    NEDEN ARDAHAN HAVA ALANI?

    Konu: Hava Alanı İhtiyacı

    Tarihten günümüze bölgelerin gelişmişlik düzeyleri, coğrafi konumlarına ve buna bağlı olarak o bölgeden geçen ulaşım yolları ve türüne göre belirlenmiştir. Liman kentleri ile bunlara ulaşım sağlayan kara ve demir yolları üzerinde bulunan yerleşim yerlerinin gelişmesinde, üzerinde bulundukları yollar başlıca etken durumundadır. 

    Örneğin İstanbul’un liman kenti olarak önemli bir konumda olmasının yanı sıra, Anadolu’ya bağlanan kara, demir ve havayolları varlığıyla da bu önemi çok daha artmaktadır. 

    Esasen kara ve demir yolu oluşumunu, konumu ve liman varlığı belirlemektedir. Gelişmiş birçok yerleşim biriminde aynı durum rahatlıkla görülebilmektedir. 

    1990 öncesi henüz dağılmayan Sovyetler Birliği döneminde Ülkemizin adeta kör noktasını oluşturan bu ülkeye bitişik sınır kentlerimiz, sırf konumları nedeniyle yeterince gelişememiş, dolayısıyla kendi ihtiyacı olan ulaşım ağı yatırımlarından yeterli miktarda yararlanamamıştır. 

    O dönemde Ülkemizin doğusunda, en kör ve sapa noktasında bulunan İlimiz, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla, doğu ve batının tam ortasında adeta merkez konumunda kalmıştır. Avrupa’nın ve dolayısıyla Anadolu’nun Kafkasya’ya açılan kapısı konumuna ilaveten, aynı zamanda Karadeniz Bölgesiyle Doğu Anadolu Bölgesinin geçiş noktasını da oluşturmaktadır.

    Ülkemizin Kafkasya ülkeleriyle çeşitli alanlarda her geçen gün artan münasebetlerine paralel olarak, ülkemizi ilimiz üzerinden Kafkasya’ya bağlayan kara ve demiryolu inşaatları da hızla yapılmakta, bu anlamda yıllarca yatırım alamamış ilimize, Kars-Tiflis Demiryolu, Şavşat-Ardahan Sahara Tüneli, Ardahan-Posof Ulgar Tüneli ve bunlarla birlikte bölünmüş yol yapımı çalışmaları gibi büyük projeler hızla uygulanmaktadır. Konum itibarı ile kuzey ve doğusunda Gürcistan ve Ermenistan, kuzey batısında Artvin, Batısında Erzurum ve güney doğusunda da Kars illeri yer almaktadır. Erzurum’a bağlı Şenkaya, Oltu ve Olur İlçeleriyle, Artvin’e bağlı Şavşat ve Ardanuç ilçeleri, bağlı oldukları illerden ise Ardahan’a daha yakın konumda yer almaktadırlar. Bu yüzden buralarla sosyal, ekonomik ve kültürel ilişkiler oldukça yoğundur.

    Yerleşim Yeri Mesafe(km)

    Artvin- Trabzon 234

    Artvin- Yusufeli 73

    Artvin- Şavşat 72

    Ardahan- Şavşat 49

    Ardahan- Yusufeli 159

    Ardahan- Artvin 120

    Ardahan- Şenkaya 90

    Erzurum – Şenkaya 169

    Ardahan-Oltu 112

    Erzurum- Oltu 118

    Ardahan -Olur 122

    Erzurum- Olur 174

    Komşu ülke Gürcistan’a açılan Posof Türkgözü ve Çıldır Aktaş olmak üzere iki sınır kapısı bulunmakta, bunlardan Posof Türkgözü sınır kapısı Gürcistan’ın Ahıska vilayetine, Çıldır Aktaş sınır kapısı ise Ahılkelek vilayetine bağlanmaktadır.

    Sınır Kapısı Yerleşim Yeri Mesafe(km) Yerleşim Yeri Mesafe(km)

    Posof Türkgözü Ahıska 34,2 Ahıska- Tiflis 208

    Çıldır Aktaş Ahılkelek 40 Ahılkelek- Tiflis 164

    Hopa Sarp Batum 19,1 Batum-Tiflis 370

    Posof Türkgözü sınır kapısıyla Tiflis arasındaki mesafe (242 km.) ve Çıldır Aktaş sınır kapısıyla Tiflis arasındaki mesafe (204 km.) tabloda da görüldüğü gibi Ülkemizi Kafkasya’ya bağlayan diğer kara sınır kapılarındaki mesafelerden daha kısadır. Bu durum Ardahan için ciddi bir avantaj oluşturmaktadır.

    2013 yılı itibariyle 106.643 kişilik yerleşik nüfusa sahip olan Ardahan’ın, 497.874 kayıtlı nüfusu da büyük batı illerinde yaşamaktadır. 

    Çeşitli nedenlerle Ardahan dışında yaşayan yöre insanının büyük bir bölümü yöreyle bağlantılarını devam ettirerek düzenli olarak gidip gelmektedirler. 




    Yine başka bir il nüfusuna kayıtlı olup Ardahan’da ikamet eden 13.756 kişi iş ve eğitim amaçlı olarak ilde yaşamaktadır. Özellikle yaz aylarında gelen ziyaretçilerle ek olarak bölgede yapılan çeşitli festival ve şenliklerle il nüfusu bu mevsimde yükseliş göstermektedir.

    Yapımına 2010 yılında başlanan Ardahan Organize Sanayi Bölgesi 2012 yılı sonu itibarı ile tamamlanmış ve 12 girişimciye yer tahsisi yapılarak üst yapı çalışmalarına başlanmıştır. 

    Kalkınmada öncelikli iller kapsamında 6. Bölgede bulunması, yatırımcılar açısından cazip bir konum oluşturmaktadır. Bununla birlikte Ardahan, Türkiye 2023 Turizm Strateji Planında Erzincan, Erzurum, Ağrı ve Kars ile birlikte kış turizmi gelişim koridoruna dahil edilmiştir. 

    26.07.2010 tarihinde turizm alanı olarak ilan edilen Yalnızçam Uğurludağ Kış Sporları ve Yayla Turizm Merkezinde, 2013 yılında telesky, telesiyej, yol, su ve kanalizasyon gibi altyapı çalışmalarının yanı sıra, İl Özel İdaresince 75 yataklı otel inşaatına da başlanmıştır. 

    Bölgedeki turizmi yaz ve kış aylarında ciddi anlamda canlandıracak olan turizm bölgesindeki inşaatların 2014 yılı sonuna kadar tamamlanması planlanmıştır. İlimiz özellikle büyük baş hayvancılık alanında da ülke çapında ön sıralardadır. Büyükbaş hayvan üretiminin %4-5 lik kısmı Ardahan’da gerçekleşmektedir. 

    Ciddi mera varlığına sahip olan ilimiz, doğal et ve süt ürünleri konusunda büyüme sürecine girmiştir. Doğasının zengin bitki örtüsü, flora ve kendine özgü endemik bitki çeşitliliği arıcılık sektörüne de olumlu etki yaparak yüksek kaliteli bal üretimini desteklemektedir.

    Bakü-Tiflis-Ceyhan , Tanap ve Şahdeniz petrol ve doğalgaz iletim hatları gibi büyük uluslararası enerji hatları Ardahan üzerinden Anadolu’ya giriş yapmasıyla ilimiz enerji koridoru haline gelmiş, bu durum stratejik anlamda bölgeyi önemli kılmıştır. 

    İl sınırları içinden doğup, Gürcistan’ın Başkentini ikiye bölerek Azerbaycan’dan Hazar Denizine dökülen Kür (Kura) Nehri, aktığı yatak boyunca bir kültür birliği oluşturmasıyla birlikte, üzerinde yapılacak ve yapılmakta olan baraj ve enerji santrallarıyla da yoğun bir çalışma alanı halindedir.

    2009 yılında eğitim-öğretime başlayan Ardahan Üniversitesi günümüzün modern ve teknolojik üniversite yapısına kavuşmak amacıyla fiziki ve akademik yapılanmasını hızla devam ettirmekte olup 2009 yılında 1087 öğrenci ve 155 akademik ve idari personelle eğitim-öğretim hayatına başlamıştır. 

    Üniversitemiz her geçen yıl artan kapasitesiyle 2013 yılı için 5200 öğrenci (154 yabancı uyruklu öğrenci) hedeflemekte olup birçoğu diğer illerden gelen toplam 360 akademik ve idari personelle gelişimine devam etmektedir. 

    Ayrıca 2009 yılında kurulan Kafkasya Üniversiteler Birliğine üniversitemiz ve ilimiz merkez seçilmiş olup Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan, İran, Kırgızistan, KKTC gibi farklı ülkelerden katılımlarla düzenli olarak şehrimizde çeşitli uluslararası sempozyum ve seminerler düzenlenmektedir.

    Kısaca ve özetle sayılan özellik ve potansiyeliyle gelişmekte olan ilimizin ulaşım sorunları, karayolları ve tünel inşaatları tamamlandıktan sonra ortadan kalkacak, planlama aşamasındaki Ardahan-Kars demiryoluyla da Kars-Tiflis Demiryoluna bağlanma şansı elde edecektir. 

    Böylelikle kara ve demiryolu ulaşımı sorunsuz hale gelmektedir. Ardahan’a hava yolu ulaşımı ise, 100 km. uzaklıktaki Kars Havaalanı üzerinden sağlanmaktadır. Bu durum hem mesafe hem de kış aylarında yaşanan ulaşım güçlüğüyle birlikte, Ardahan’ı Kars’a bağlı kılarak tercih edilmeme sorunu oluşturmaktadır.

    Bilindiği gibi yolcu taşımacılığında son yıllarda hava yolları, güvenliği, çabukluğu , rahatlığı ve konforu nedeniyle en çok tercih edilen ulaşım türü halindedir. Havaalanı varlığı yörenin yatırım, turizm, sanayi, nitelikli personel varlığı ve diğer hareketler konusunda da belirleyici unsurları arasındadır. Turizm, sanayi, eğitim, tarım, dış ticaret konularında yukarıda belirtilen yönleriyle ön plana çıkan Ardahan’ın, rahatlıkla ulaşılabilir bir konuma gelebilmesi ve gelişen sektörlerin bu anlamdaki engellerinin ortadan kaldırılması için, Ardahan’a komşu Artvin ve ilçeleri ile Erzurum’un Oltu, Şenkaya ve Olur gibi yerleşim yerlerine de hizmet edecek, ayrıca gerektiğinde Gürcistan Ahıska ve Ahılkelek bölgelerinin de rahatlıkla kullanabilecekleri Ardahan merkezinde bir Havaalanına acilen ihtiyaç duyulmaktadır. 

    Yazıda gösterilen mesafe cetvelleri incelendiğinde durumun gerçekliği ve gerekliliği bir kez daha görülecektir.

    Bu anlamda Ulaştırma Bakanlığı ve İl Özel İdaresince 1997 yılında bir çalışma yapılarak yer tespiti tamamlanmış, Ardahan merkeze bağlı Sulakyurt , Edegül, Kazlıköy köyleri ve Halilefendi mahallesi bölgelerinde toplam 1200 hektar’ lık alan belirlenerek kamulaştırma planları hazırlanmıştır.

    Arz ederim. 01.07.2013

    Mete ÖZDEMİR/Ardahan eski İl Özel İdare Genel Sekreteri



    Arşiv Haber: 02/07/2020 tarihli haberler/yorumlar


    Devletin Zirvesi Saffet Kaya’nın Düğünündeydi..


    arşiv haber 27/08/2017 tarihli haber/yorum/reklmlar


    3 Dönem Ardahan Milletvekilliği yapan Ardahan eski Milletvekili Saffet Kaya devletin zirvesinde buluna birçok tanınan isimin şahitliği ile kızını evlendirdi.



    Kızı Demet Kaya’yı İbrahim Günay ile evlendiren Ardahan eski Milletvekili Saffet Kaya’nın düğününe devletin üst zirvesinde bulunan Hayati Yazıcı, Cevdet Yılmaz, Bülent Arınç, Faruk Çelik, eski İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu ve Anayasa eski başkanı Haşim Klıç gibi önemli isimler katıldı.


    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in nikâhlarını kıldığı, Bakan ve Milletvekillerinden oluşan 16 Nikâh şahidinin bulunduğu düğün Ankara’da Çınar kasrında binin üzerinde elit konuğun katılımı ile gerçekleşti.




    **Saffet Kaya: Kazanacak olan Ardahandır..


    04/06/2015 Tarihli Haber


    Seçime bir gün kala Ardahan’a gelecek olan Cumhurbaşkanının Ardahan ziyaretinin siyasi olmadığına inandığını belirten Ardahan Bağımsız Milletvekili Adayı Saffet Kaya Cumhurbaşkanı AK Parti için geliyorsa onunda AKP’yi kurtaramayacağını belirtti.


    Düzenlediği toplantıda 8 Haziran’da kazanacak olan birisinin kendisinin olacağını belierten Ardahan Bağımsız Milletvekili Adayı Saffet Kaya Ardahan’ın iki milletvekilinin birini kendisi, diğerninin ise HDP olacağını da söyledi.

    İktidar partisinin devletin tüm imkanları ile oy devşirmeye çalıştığınıda belirten Ardahan bağımsız Milletvekili Adayı Saffet Kaya Ardahanlınım ön teahamülde istemediği biriyle yani vekilliği boyunca Ardahan’a hizmet etmeyen, 4 yıl boyunca vatandaşın telefonuna çıkmayan Orhan Atalay’a yeniden oy vereceğine inanmadığınıda belirtti.



    **Üniversitelileri karşılamaya hazır mıyız?


    Kızım Şeyma’nın mesleğimizi seçip, Sivas Cumhuriyet Üniversitesinin İletişim Fakültesinin Gazetecilik Bölümünü kazandığı şu günlerde bizim gibi bir çok ailenin çocuklarını Üniversiteye yerleştirme heyecanı taşıdığı şu günlerde Ardahan’ın yeni ve bir önceki dönemler de ARÜ’de okuyan öğrencilere hazırlar mı?


    Bilmem ama başta öğrenci yurdu sorunu olmak üzere bir çok sorunu hala aşamayan ama Kafkasya’lara aday olduğu söylenen rektörsüz Ardahan Üniversitesi ve Ardahanlıların geçen yıllarda olduğu gibi bu yılda sanki 2016-2017 Eğitim/Öğretim sezonuna hazırlıksız yakalanacak gibi..


    Çünkü okulların başlamasına kısa bir süre kaldığı şu günlerde gerek, hala Rektörsüz olan üniversite, Müdürsüz olan Ardahan İl Milli Eğitim’den yaklaşan eğitim/öğretim dönemine yönelik hiç bir ses seda çıkmıyor..


    Evet bizim Şeyman’nın kayıt işlemleri heyecanı içinde Sivas’a gitme hesapları yaptığı bu günlerde, onlarca ailenin Ardahan’a gelmeye hazırlanırken Ardahan Üniversitesi, Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve diğer kurumlar kente gelecek olan öğrencilere, öğretmenlere ne kadar hazır..


    Ardahan’ın yeni valisi başta olmak üzere yerelde ki tüm yetkili ve ilgilileri şu günlerde yapacakları toplantılar ile eksiklikleri gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatırken üniversite kazanan tüm adaylara da başarılar diliyorum..


     


    **Adayım demekle olunuyor mu?


     


    Dün cep telefonuma gelen mesajda yaklaşan yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nden Ardahan Belediye Başkan Aday Adayı olduğunu ve bu yönde parti binasonda bir basın toplantısı yapacağını belirten Mühendis Serhat Aslangörür biz gazetecileri CHP İl’e davet ediyordu.


    Evet seçim yaklaşıyor ve Aslangörür gibi bir çok insanın gönlünde yatan, ‘Bende adayım’ Aslan’ı kükremeye başlamıştı..


    ‘Hayırlı olsun’ demekten başka ne yapabi liriz ki diye düşünürken, ‘Ardahan’ı idare etmeye aday olan Aslangörür’ün bu gazetenin basıldığı İnönü caddesinde ki matbaaya, yada ‘Askeri kışla boşansın, kışla Güzel Sanatlar Fakültesi olsun’ diye imza kampanyası düzenleyen, ama lider olamadığı için bir sonuç alınamayan Atatürk caddesin de ki bakkala kaç kez uğramış acaba?’ diye kendi kendime sormadım değil..


    Evet sayın Aslangörür, sayın gönlünde ‘Bende adayım’ Aslanı yatan beyler, son 4 yıldır bir çivinin çakılmasına izin verilmeyen, belediyece de çivi çakılmayan ‘Yenimahalenin, Kaptanpaşa olan sınırı nereden ayrılıyor?’ acaba biliyormusunuz?


    Belkide mahalle olur olmaz Yatılı İmam Hatip Öğrenci yurdu yaptırılan, belediyenin çöp arabasının yolunu bilmediği Sapkara gibi Karagöl mahallesinin 2 mahalleye bölündüğünü, Yenimahalle gibi kanali zasyonsuz Halilefendi Kayabaşı’na neden halen Kentsel Dönüşüm uygulanmadığını da soruyor ve biliyorsunuzdur demi?!.


    Bilmiyorum ama benim tek bildiğim Serhat Aslangörü’ün benmim matbaamını yeri gibi bu kentte kaç yerel gazetenin çıktığını da bildiğini sanmıyorum..


    Ki bu yerel basının sağından, solundan, köşesinden dile getirdiği onca sorunuda bildiğini tahmin etmiyorum..


    Yada biliyor da, ama ‘işlerim yolunda, başkanla, iktidarla aramı bozmayayım’ diyenler gibi oda susmayı tercih etmiş, benim gibi başına işler açmamıştır..


    Ve aday olup, ‘bu görüp, seçimlere kadar dillendirmediğiz sorunları bizaat ben ve partim çözer’ der, halktan oy isterim demiştir..


    Evet hayırlı olsun dediğimiz Serhat Aslangörür’e başarılar diler, kendisiyle birlikte yarışacaklarada artık ortaya çıkın ortaya derim..


    ***Her şeyi Feto’ya Bağlamak..


     


    En son daha kimlerin yaptığı belli olmayan Diyarbakır, Van, Şırnak, Elazığ’da ki patlatılan bombalar ile eylemleri yeniden tartışılmaya başlanan PKK’nın nasıl olup, durdurulacağını ve bunun yolunun neler olduğu konusunda ki fikir ve önerilerin tartışmaya bile cesaret edilemediği bir süreci yaşamaktayız..


    Hükümetin ‘PKK’yı durduracak’ diye Hakkari ve Şırnak’ı İl rütbesini söküp, İlçe yapma gibi saçma, sapan yöntemlere başvurduğunu da izlediğimz şu günlerde asıl diğer bir konunun da PKK’nın eleştirelemez olduğuna kendilerini inandırıp, yaşananlara at gözlüğü ile bakan aydın, taraf ve kamuoyu olduğunu da belirtmekte fayda var..


    ‘PKK Ne yapsın, kardeşim’ diyerek bir taraftan barış isteyip, diğer taraftan da çatışmaları durduracak olan adımlara destek vermeyenlerin bu bakış ve anlayışını da hükümetin, ‘10 Bin Tim daha alacağız’ diyerek yaşananlara barışla değil, daha çok adam öldürecek yeni silahlı güçlerle bakmasından farklı değil..


    Ve birde 15 Temmuz’dan bu yana artık gına getiren FETO kelimesine sığınıp, her yaşananı ona ve cemaatine bağlanmasıdır..


    PKK ile Feto’nun yıllarca çatıştığını ve Doğu ve Güneydoğu’ya yerleşmeye çalışan Feto’un dershanelerinin PKK’ tarafından yakılıp, yıkıldığını sanki aynı hükümet aynı basın ve medya demedi gibi davranılan şu günlerde her yeni çatışmayı getirip, FETO Terör Örgütü denenlere bağlamakla ülke içinde yaşanan çatışma, kan ve göz yaşını durduracaklarını sananların asıl sorunun Kürt sorunu olduğunu saklamak istediği de diğer bir gerçektir..


    Çünkü barışın, kardeşliğin Başkan Erdoğan’ın da ondan öncekilerinin de iktidarlarını devam etmek için zaman zaman kabul edip, zaman zamanda geri adım attıkları Kürt Sorunundan geçtiği de saklanmak istenen diğer bir gerçektir..


    Bu nedenle bizlerin yıllarca dikkat çektiğimiz cemaatlerin ülke içinde ülke kurmaya çalışmasının ürünü olan 15 Temmuz’dan sonra FETO-PKK-YPG diyerek, İş-İT’i unutarak, unutturmak isteyerek kapatılamayacağını ve bunların hepsinin bir birinden ayrı konular olduğunu burada belirtmekte fayda var.


    Çünkü bunları ‘Sorunun diğer bir çözümü de kısmı değil, Genel Af’tır’ diyen ben değil, Başkan Erdoğan’ın seçtiği yeni Askeri Danışmanı olan diyor..


    Aynen şöyle diyor; ‘Bu sorunu, ‘Kürtlere Özerklik ve Federal Yapı’ çözer..’










    ki…







  • HDP İL BAŞKANI DEMİRTAŞ İLE GÖRÜŞTÜ!, Gecikmeli müdahale Tır'ı kül etti..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz-Özlem Şeyma Yılmaz  Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla Saat:14.00-16.00’da TEMPO TV’de 


    Her pazar günleri saat:14.00-16.00 arası ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Görülmeye devam eden davaların nasıl sonuçlanacağının merakla beklendiği şu günlerde Demirtaş ile yaptığı görüşme ardından bir açıklama yapan Halkların Demokratik Partisi Ardahan İl Başkanı Av. Yaşar Kaya çok iyi ve moralli olduğunu gördüğüm Demirtaş’ın Ardahanlılara ve teşkilatlara selamını aldığını ve ilk seçimde HDP’nin %15 olacağına olan inancını tüm partililerinin bilmesini ve bu yönde daha çok çalışması gerektiğini belirtti.


    **SORUNLARI DİLLENDİRMELİYİZ..


    HDP Ardahan İl Başkanı Av. Kaya, Demirtaş’ın ‘HDP’nin ve siyasilerin halka dokunması için tüm çabalarını ortaya koyması gerektiğini ve özellikle var olan ve gizlenmek istenen Kürt Sorunu başta olmak üzere toplumun, insanların yaşadığı her soruna eğilmeli, çözüm için çabalamalı ve dokunduğu halkın gerçek sıkıntı ve sorunlarını da dile getirmeyi kendilerine görev saymalı’ dedi.


    Köyünün Derneğini Ziyaret edip,


    yeni yönetime başarılar diledi…


    Güven Akbaba’nın başkanlığına seçildiği Ardahan İli, Göle İlçesi Senemoğlu Köyü Derneği’nin kongresi sonrası seçilen başkan ve köyünün derneğinin yöneticiliğine seçilen;  İsmail Cevahiroğlu, Bülent Karabacak, Önder Çapan, Gürbüz Karabacak, Bayram Kaya, Murat Yılmaz, Gökmen Kılıç,, Atilla Gülmez,, Fikret Külekçi, Yasin Cevahiroğlu, Aleyna Kılıç, Kübra Kaya ve Meryem Yılmaz’ı dernek merkezi ziyaretinde derneklerin, stk’ların önemine de dikkat çeken HDP Ardahan İl Başkanı Av. Yaşar Kaya ‘Stk ve stk’ları oluşturan derneklerin, federasyonların kadın-erkek eşitliğini de önemsemeli’ dedi.



    Gecikmeli müdahale Tır’ı kül etti..


    Türkiye’nin Kafkaslara açılan 2. Gümrük kapısı Türkgözü (Badele) sınır kapısına giden Azerbaycan plakalı tır yandı.

    Alınan bilgilere göre Ardahan Türkgözü (Badele) sınır kapısına giden Azerbaycan plakalı tır yandı. Tır itfaiye ekiplerince söndürüldü.




    Edinilen bilgiye göre, Gürcistan’a gitmekte olan Azerbaycan plakalı fayans yüklü tır Hanak ve Damal ilçesi arasında ormanlık alanda bilinmeyen sebeple yandı. Yangına gecikmeli müdahale yanan TIR’ı kül etti.

    Tır kullanılamaz hale gelirken yoldan geçen sürücülerde büyük panik yaşadı.


    Ardahan Milletvekili Demirtaş’ı Cezaevinde ziyaret etti..


    arşiv Haber 01/04/2018 tarihli haber/yorum


    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi’nde ziyaret etti. Öztürk Yılmaz, ‘Hapishanede hayatı boşa geçiyor. Demirtaş’ın serbest kalmasını arzu ediyorum. Umarım bir an önce ailesine kavuşur’ açıklamasında bulundu. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile görüştü.


    Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Öztürk, “Kendisiyle görüşmemiz oldu. Cezaevi şartları ne olursa olsun özgürlüğünden şu anda mahrum olmuş durumda ve henüz yargınlanması bitmedi. Bir an önce yargılanmasının tamamlanıp serbest kalmasını arzu ediyoruz. Çünkü şunu biliyoruz ki tutukluluk bir esarete dönüşüyor. İnsanın hayatı, bütün sevdikleri ve bütün enerjisi tutuklu olmasından dolayı boşa gidiyor. Biz hiçbir zaman tutuklu gazeteci ve milletvekilerinin bu şekilde cezaevlerinde olmalarını arzu etmiyoruz. Ziyaretimizin kendisine hem moral olması hem de destek verip bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını vurguladık. Umarım tahliye olur. Umuyorum bir an önce ailesine kavuşur, iki çocuğuna kavuşur ve özgürlüğüne kavuşur. İnşallah artık bu zillet biter. Umarım bu düzen değişir, bu baskı biter. Edirne’den saygılarımızı ve sevgilerimizi sunuyoruz.” ifadelerini kullandı. 



    **1 Nisan Şakasına Kim Gelecek?


    Kar ve buzları eriten havaların kardelenlere hayat vermeye başladığı şu günlerde her gün biraz daha yaklaşan seçimler dolaysıyla siyasi arena da yavaştan ısınmaya, ısıtılmaya çalışılıyor..

    Ardahan Dernekler Federasyonu ziyaret eden CHP Genel Sekreteri, İstanbul Milletvekili M. Akif Hamzaçebi gibi bir çok siyasinin sahaya inmeye başladığını gördüğümüz şu günlerde Ardahan’da da Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri bugün yapılacak.

    Hem de 1 Nisan şakalarının yapılacağı bugün yapılacak olan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri için yarışan grupların hangisinin kazanıp, hangisinin kayıp edeceğini bu akşam saat 17.00’da hemen sonra hep birlikte öğreneceğiz.

    Grubunda bir hayli zorda olduğu görülen ve çıkıp, çıkmayacağı tartışılan mevcut ATSO Adayı Çetin Demirci ile yarışan ama kamuoyunda kazanmayacak aday olarak söylenen Sevim Köseliören’in 1 Nisan’ın hiç unutmayacakları bir gerçek..

    Demirci mi, Köseliören mi?

    Bu soruta cevap vermeden önce gördüğüm en önemli şey dün Demirci’ye demediğini bırakmayanların bugün Demirci’nin yanında gibi durmaları insan oğlunun ne kadar ilginç ve değişken olduğunu ortaya koyduğunu bizlere bir kez daha gösterirken, bir başka grubunda ‘Seçilemez’ dedikleri Köseliören’in yanında dururken severek değil Demirci’ye ders vermek için bu tarafta oldukarıdır..

    Bilmem ama benim uzaktan takip ettiğim kadarıyla Demirci’nin kendi grubunda çıkamayabileceği, Köseliören’in de Demirci gibi zorda olduğu ve onunda grubunda çıkamayacağı yönün de bilgiler almaktayım.

    Yani işte tam da burada 1 Nisan şakası akıllara geliyor..

    Evet, Demirci’nin ikinci kez başkan olmak için yarıştığı, Köseliören’in bir bayan olarak kendisinde olan özgüveniyle ATSO tarihin de bir ilki başarıp, ilk bayan başkan olmak için mücadele ettiği Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri 1 Nisan şakası gibi olacağa benziyor.

    Çünkü her iki başkan adayının gruplarında çıkmaması ATSO’nun bau seçim tahminin en yüksek oranını alan taraf gibi görünüyor..

    Ve her iki grupta bulunan diğer isimlerinde bu durumu bildikler ve şimdiden ince hesaplar içinde bugün yapılacak olan seçimlerin sonuçlarını bizim kadar heyecanla beklediklerini öğreniyor, duyuyorum..

    Yani yazının kısası Demirci’de, Köseliören’de zorda gibi ve ATSO seçimleri 1 Nisan şakasına benzeyecek gibi..

    Ha unutmadan Demirci’de çıksa, Köseli örende başarsa asıl seçimin yine gruplar arasında olacağı ve bu gruplarda çıkanların ATSO’nun yeni başkanının kim olacağına karar vereceiğide diğer bir ! Nisan şakası gibi..

    Çünkü ATSO’nun her ne kadar Çetin Demirci ile Sevim Köseliören’in yarıştığı gibi görünse de 5 grubun yarıştığı seçimler ardından bu gruplarda çıkacak olanların yeni ATSO Başkanı kim olacağına karar verecek..

    Neyse bana göre bugün 1 Nisan deyip, Demirci ve Köseliören’de hayatlarında unutmayacakları bir 1 Nisan’a hazır olsunlar derim..


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..




    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…










  • VALİ: ARDAHAN BU HAFTA SONU 1. OLACAK!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz-Özlem Şeyma Yılmaz  Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla Saat:14.00-16.00’da TEMPO TV’de 


    Her pazar günleri saat:14.00-16.00 arası ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Ülke gündeminden düşürülmeye çalışılan Corona vakalarının yeniden artışa geçtiğinin belirtildiği şu günlerde Ardahan Valisinden dikkat çekici açıklama geldi. Başta eğitimde olmak üzere, birçok alanda, 81 vilayet içinde sonlarda bulunan kentin gelişmesi için büyük bir çaba gösterdiği görülen ve köy, köy gezerek vatandaşların aşı olmasını, sağlıklı bir ortamda bulunmalarını tavsiye eden Ardahan Valisi Hüseyin Öner böyle giderse Ardahan’ın artan corona vakalarında 81 vilayet içinde 1. sıraya oturacağını ve başta okullar olmak üzere iş alanlarının yeniden kapatılabileceğini belirtti.




    Ardahan Valisi Hüseyin Öner, corona virüs önlemlerine uyulmadığını, bu nedenle vaka sayısında artış yaşandığını bildirdi.

    Ardahan Valisi Hüseyin Öner, Türkiye’de hastalığın en hızlı artış gösterdiği illerden birinin Ardahan olduğunu ve yeni tip corona virüs (Covid-19) tedbirlerine uyulmaması nedeniyle kentte Kovid-19 vaka sayısının artmaya başladığını bildirdi.

    Son bir hafta içinde birçok köyü gezerek vatandaşı bizzat uyaran ve acil olarak topladığı İl Hıfzıssıhha Kurulu Toplantısında yaşanan bu duruma bir kez daha dikkat çeken Ardahan Valisi Hüseyin Öner kent merkezinin yanı sıra Hanak, Damal, Posof ve Hoçvan bölgelerine yaptığı ziyaretlerde vatandaşları corona virüs tedbirleri kapsamında alınan tedbirlere uymaya davet etti.




    Ardahan’ın Hanak ve Damal ilçelerinin eş kaymakamlarını ziyaret edip, hayırlı olsun ziyaretlerinde bulunan Ardahan Valisi Öner Hoçvan (XAS) Köprücük (XESKAR), Samanbeyli (SIXIRPET), Taşlıdere (PANGİS), Tazeköy (BEBEREG+DÖŞELİ), Gölgeli, Aşağıkurtoğlu, Yukarıkurtoğlu (KURDOĞLİYAJORİN), Çağlayık (ERDEMEL), Hasköy ,Otbiçen (KIMILİ),  #Binbaşar (MURKA), Tunçoluk (PANİK), Lehimli (LÊHÊNİYA), Nebioğlu (NEBİOĞLİ), Ömerağa (OMERAGA), Bayramoğlu (KORA), Çalabaş (ÇELEBAŞİ), Ağaçlı (ÇOBANLI), Hacıali, (HECİALİ) Dağcı (TİKOŞ) köylerini dolaşarak kurallara uyulmaması nedeniyle, son günlerde Ardahan’da Covid-19 vaka sayısının artış gösterdiğini söyledi.




     Vali Öner, “maalesef son dönemde Ardahan’da Kovid-19 salgın hastalığının en hızlı artış gösterdiği, en fazla günlük vaka ortalamaların olduğu illerden biri. Buda demek oluyor ki bir hafta içinde 81 vilayet arasında en çok coronanın yaşandığı birinci İl olacağız diye çekinirim” dedi.




    Vali Öner “Bizde ilgili müdürlerimizle birlikte sahaya inerek denetleme çalışmaları yapıyoruz. Vatandaşlarımız başta olmak üzere, esnaflarımıza, işyeri sahipleri ve çalışanlarına hastalığın hali hazırda bugünlerde Ardahan’daki seyrini anlatıyoruz. Vaka sayılarının gelmiş olduğu bu nokta itibariyle işin ehemmiyetini kurallara uyma anlamında onlara anlatıyoruz. Hem de aşılama çalışmaları ile ilgili de maalesef iyi durumdayız ancak istediğimiz düzeyde değiliz. İkinci doz aşıda bugün itibariyle Mavi kategoriye geçiyoruz. Yüzde yetmiş dört oranımız bugün büyük bir ihtimalle Mavi oluyor. Mavi olmakla birlikte aşı olmayı da hızlandırmamız lazım. Ve kurallara uyma anlamında da vatandaşımızın hassasiyetini daha yukarılara taşımamız gerekiyor. Biz bunun gayretindeyiz.” şeklinde konuştu.



    FAŞİST BEYİNCİKLERDEN SIZANLAR!…


    Bugün kaybolan Ardahan güllerinin açtığı dönemlerde, komünizmin sınırlardan girebileceği korkusuyla tutulan maaşlı ajanların torunları olanlar bir zamanlar sosyalizm adına bayrak çektikleri Kars’tan ayrılıp, geldikleri İstanbul metropolü ve diğer batı kentlerinde dişlerinin değdiği kapitalizm kanıyla besledikleri küçük ama faşist beyinleriyle ne olduklarını ortaya koymaktalar.


    Aslında birer faşist ulusalcı olan bunların en son örneğini Antalya portakalında tattık… Ve orada ne gezdiği çok da anlaşılmayan ve bu güne kadar “çocuklar duymasın” derken aslında biz büyükler duymasın demek istediğini anladığımız Karslı Tamer Karadağlıyı  gecikmeli de olsa, tanımış olduk.


    Ve bunların neden sıkıştıklarında mutfağa çağırdıklarını daha iyi anladık…


    Zira bunların gizli, karanlık beyincikleri gibi kozmik odalardır sıkıştıklarında insanları çağırdıkları mutfakları…


    Bu nedenledir ki bunların gerçek yüzlerini bilen Kürtler başta olmak üzere, demokratça, insanca, hak ve hukuk yönüyle dünyaya bakanlar, bu zihniyette olanlara oy vermektense, 20 yıldır iktidarda olan Tayyip Erdoğanlara, hatta yeri geldiğinde bunlardan daha açık yüzlü olan Türkeşlere oy vermenin daha caiz olduğunu düşünerek, yıllardır iktidar yapmaz bunları.


    Yani, “Tek millet, iki devlet” derken kardeş dedikleri Türk kamyonculara yüksek vizeler uygulayıp, tır kuyruklarını uzatarak, Kıbrıs’ı tanımadıkları gibi, sahte Karabağ kardaşlarıdır bu sahtekarlar…


    ..ARŞİV HABER 22/04/2015 TARİHLİ HABER/YORUM/REKLAMLAR


    Falan bu kadar oy alacak derken.. 


    HESAPLAR TUTMAYACAK GİBİ!


    7 Haziran’da yapılacak olan genel seçimler öncesi seçimi nasıl kazanacaklarını hesaplayan siyasi partiler ve milletvekili adaylarının hesapları tutmayacak gibi.


    Tahminen 50 ile 55 bin oyun kullanılması beklenen 2015 Genel Seçimlerinde çeşitli hesaplar yaparak, seçimi kendilerinin kazanacağını tahmin eden siyasi partilerin bu yönde ki hesaplarını tutmayacağının ilk göstergesi milletvekili adaylarının ikinci sırasında bulunanların şimdiden havlu atmalarından görülüyor.

    2. Sıra adaylarının kenara çekildiği görülen şu günlerde yapılan hesapların, ‘Evde yapılan hesap, çarşı da tutmayacak’ ata sözünü hatırlatmakta..

    MHP’nin birinci ve ikinci sıra adaylarının yaptıkları hesapları tutmayınca seçim çalışmalarını olağanüstü bir şekilde ağırlaştırdıkları ve sanki seçime girmeyecekleri izlenimi verdikleri görülen şu günlerde Haziran seçimlerine bağımsız milletvekili adayı olarak giren Saffet Kaya’nın hesabının da tutmayacağı gün geçtikçe ortaya çıkıyor.

    Bir çok siyasi parti ve adayının ‘Saffet Kaya bu kadar oy alırsa biz kazanırız’ hesapları içinde olduğu görülen Ardahan’da önemli bir çıkış yapması beklenen HDP’nin yine Ardahan merkez, Göle ve Hoçvan oyları ile kalacağı dikkatlerden kaçmıyor.

    Posof’ta AK Parti-Saffet Kaya küçük bir oy ile CHP’nin yarışacağı görülürken bu ilçe de Saffet Kaya’nın oy alamaması halinde AK Partinin en avantajı parti olacağı belirtilirken, Göleli olan AK Parti Milletvekili ve Adayının, ‘Göle’de 10 Bin oy alacağım’ hesabını da CHP ve  HDP’nin bozacağı belirtilmektedir.

    Çıldırlı olan CHP Milletvekil Ensar Öğüt’ün Damal’dan sonra en çok oyu almayı hedeflediği Çıldır’da kimin en çok oyu alacağı, bu yıl açılacak olan ve iktidar yanlısı Cumhurbaşkanı ile Başbakanın katılacağı Aktaş Gümrük Kapısının açılışı törenleri sonrası netleşmesi beklenirken CHP’nin bu seçimde yaptığı hesapların bozulacağını ortaya koyan diğer bir etken ise Çıldır’ın olduğu gibi Posof’un Belediye Başkanlarının AK Partili olmaları.

    Hanak ve Damal’dan sonra Çıldır’da da parti binasını açmaya hazırlanan HDP’nin Saffet Kaya’nın Göle’de, Ardahan Merkez de alacağı oylar ile AKP’nin oylarını aşağı çekeceği hesaplarının Kaya’nın gün geçtikçe yalanız kalması dolaysıyla bozulacağa benzerken, CHP’nin küskünlerini ve solun oylarını alma hesaplarını yapan HDP Damallı seçmenin Ardahan’a gelecek olan Kılıçdaroğlu’nun mesajları ardından alacağı tavrı hesaba katmadığı dikkatlerden kaçmıyor.

    AK Parti e CHP’nin geçtiğimiz yıllarda aldığı oyları bu seçimde alamayacağı da görülen Ardahan’da DSP, Vatan Partisi, Saadet Partisinin alacağı oylarında hesaba katılmadığı dikkat çeken diğer önemli bir gelişme olarak Ardahan siyasetinin yol haritasının bir hayli karışık olduğunu ortaya koymakta.

  • ÇİN SEDDİ DEĞİL, KARS KALESİ.., KURA İLE KALE ARASINA BERLİN DUVARI!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmazîn Birlikte Hazırlayıp/Sundukları ve Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..


     




    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Bin 300’lü yıllarda Timur imparatorluğu hükümdarı Emir Timur tarafından yerle bir edilen kale o günden bu yana kentin idaresini ele alanlarca yeniden yapılmış ve bugüne dek gelmiş tarihi bir eser olmanın cazibesiyle Kars’a ayrı bir güzellik katarken valilik ve kültür bakanlığı desteği ile yeniden elden geçirilip, ışıklandırılınca yanda görünen fotoğraftaki Ay’da bile görünen Çin seddini andırarak daha güzel bir hal aldı.


    KURA İLE KALE ARASINA BERLİN DUVARI!..


    Ardahan’ın simgelerinden olan Kura Nehrinin etrafına DSİ tarafından çekilen koruma duvarı yüksekliği ile Kale ile Kura Nehri arasına adeta Berkin Duvarı çekildi.


    Ardahan’ın Göle ilçesi dolaylarından başlayıp, Göle, Ardahan ve Çıldır Ovalarına hayat verdikten sonra Çıldır Kanyonuna can verip, Gürcistan’dan geçerek Azerbaycan’ın Sabirabad şehrinde Aras Nehri ile birleşen ve Neftçala Rayonu’nda Hazar Denizi’ne dökülen Kura Nehrinin Ardahan merkezde geçen bölümünün etrafına su taşmalarını önleme adına çekilen beton duvarlar nehri yanı başında bulunan kalede koparmış durumda.


     



    Cumartesi, Pazartesi..


    Solcuların ‘Dinciler’ dediği, Dinci denilerin ise ‘Muhafazakâr kesim’ dediği seçmenin büyük bölümünün sağ düşünceli oldukları ve sucunda çok büyük zorluk olmazsa sol görüşlülere oy vermeyecekleri, vermediklerini bilen olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun talimatı ile alınan Fatih Sultan Mehmet portesi hakkında ki düşüncelerimi soran okuruma verdiğim cevap aynen şöyle;

     ‘-Evet, müzesi olmayan, sınırları içinde çıkan, bulunan, yakalanan tarihi eserlerinin başka illerde sergilendiği bir memleketli olarak ülkemin sınırları dışında bulunan eserlerinin toplanması ve ülkeye getirilmesinden yanayım. Ve CHP’li Belediyenin bu tabloyu alması kadar normal bir şey olsa da bunun muhafazakâr kesime bir gol olarak yorumlanması veya oy devşirmesi olarak algılanmaması gerekir.. 

    Çünkü istese de zaten onların dinci dediği ama iktidarın muhafazakâr oy deposu olarak gördüğü kesim ‘İmam oğlu iyi ettin, Allah senden razı olsun’ deyip sola, hele hele CHP’ye oy vermesini beklemeyin’ dedim.

    Evet, Cumartesi’yi Pazartesi’ne bağlayan günlerin en çok tartışılan bu konunun yine bana göre çok abartıldığı ama başta iktidarın torilleri olarak bilinenlerce sanki gol yemişler, güreş minderinde sırt üstü düşmüşler misali yaşananı kabul etmeyip, olayı Tİ’ye almaları da bu tartışma kadar saçma ve abartılı bir durumdan öte bir şey değil..

    Çünkü bu ülkede ‘Dağda değil, saha da siyaset yapın’ dediklerini sahada hapislere atan, seslerini kısan zihniyetin ‘Devlet içinde devlet olmaz’ deyip, devletin birer belediyesi olan bir kentin Belediyesinin kendisinden önce davranıp, doğruyu yapması bile saçma hatta vatan hainliği bir durum olmaya başladığı gün geçtikçe daha da net bir durum halini alıyor..

    Ailesi ile birlikte Covit-19’a yakalanan Tunceli Belediye Başkanını arayıp, geçmiş olsun demeyi bile kendisine zulh gören bir anlayışın iktidarının Kültür Bakanının da çıkıp, ‘İyi ettiniz, biz akıl edemedik ama belediyeniz almış, teşekkür ederim’ demeyi düşünmediği aynı ülke de pos bıyıkları altında ‘muhafazakâr kesime gol attım’ dememesi gerekir bu çok ama çok basit bir o kadarda normal ve olması gereken tablo alımı..

    Ha bur arada cumartesi günü ele alamadığım yazımda bahsetmeyi düşündüğüm ise bu ülkede sadece İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyeler mi var ki sadece ikisi en çok tartışılan, hatta iktidarın ve Başkan Erdoğan’ın gerilmesine neden olurlar..

    Bilmem ama iktidarın da o kadar büyükşehir belediyeninden ses çıkmazken bu iki belediyenin yani İBB ve Ankara’nın tartışılması da alınan tablo kadar değerli demek..



    Ha unutmadan tablosu ardından yeniden ve çokça tartışılan İstanbul’u fetheden ve bir çağı açıp diğerini kapatan Fatih Sultan Mehmet Türk ve dünya tarihinin en iyi komutanlarından biri olarak gösterilse de kardeş katlinde acımasızlıkta sınır tanımayan padişahlardan biriydi. Hakimiyetin bölünmezliğini temin, devleti tehlikelerden korumak ve iktidarını güçlendirmek düşüncesiyle, kardeş katline sıcak bakan Fatih henüz kundaktaki 6 aylık kardeşi Şehzade Ahmed’i 1451’de Edirne’deki sarayının hamamında boğdurtarak öldürtmüştür. Daha sonraları halkın büyük tepkisini çeken Fatih, cinayeti işleyen celladı Evranoszade Ali’yi idam ettirerek tepkileri dağıtmıştır. Son olarak Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı tarihinde Fatih Kannunamesiyle kardeş katlini yasallaştıran ilk padişah olmuştur. Kaynak: https://www.mynet.com



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php

  • TARİHİ SAÇLA KORUYORUZ!

     


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    Camiye çevrilen Kilise, Sinagog gibi birçok tarihi, kültürel yapının bakımsızlıktan kaybolmaya yüz tuttuğu ülkenin sınır kentlerinden olan Artvin’in Şavşat İlçesi kalesini koruma adına tenekeden saçlarla örtülmesi dikkat çekiyor.


    Ardahan-Şavşat yolu üzerinde bulunan Şavşat Kalesinin bu durumunu görenlerin şok olduğu dikkat çekerken bu tarihi kale gibi bölgede bulunan birçok kale, kulenin yanında kilise, sinagoglar da ilgisizlikten yok olmaya yüz tutmuş  durumda.



    YOL ORTASINDA Kİ BİNA BİTMEDEN


    MİLYONLAR ETMEYE BAŞLADI!


    Daha önce Kura manzaralı turistik Hotel diye ayrılan arazisini imar değişikliği yaparak betoncu bir müteahhitte izin veren belediye ve valiliğin izlediği yol ortasına yapılmaya devam eden binada ki daireler bitmeden satışa sunulmaya başlarken bu yol ortasında daire alanların ‘Yol ortasında’ özelliği dolaysıyla binayı yapan ve bitmeden milyonlar kazanan müteahhittin bir hayli keyifli öğrenildi. Bina ise günlerdir yanlış imar izni verildiği iddiasına rağmen yolun içinde yapılmaya devam ediyor.



    AKREP VE YENGEÇLER SİZ NE KAZANDINIZ?


    Hala inanmadığım ve ne olduğu belli olmayan aşısını reddettiğim coronanın ara verdirdiği irili ufaklı stk’ların art arda yapılan kongrelerinin yanında aydın, adaletli, hukukçu yani kısacası toplum önderleri olarak sayılabilecek insanların içinde olduğu kurumlarda seçimlerini yapmaya başladığı şu günlerde bir şey sormak istiyorum.


    Ve bu sorumu gerek bu ülkenin ileri gitmesi için çabalayanların, kentlerinin istenen yere ulaşmasına çalışanların, kalben, gönülce hatta ailesini, çevresini, kazancını ikinci plana atarak cebinden yaptığı masraflarla toplumuna bir şeyler vermek isteyenlerin paçalara yapışıp, aşağı çeken zehri olduğunu sanıp, kendilerini zehirlemekten öte bir yere gidemeyen akreplere, yengeçleredir..

    Ve soruyorum..

    Sen ey zehiri bile sahte olan akrep ya da bacakları çarpık yengeç sorum sana..

    Ya paçalara yapışıp, içinde bulunduğun çukurdan daha çukur yere çektiklerine zaman kaybettirmekten öte sen kendin ne kazandın?

    Lütfen söyler misin..

    Bugüne kadar yaptıklarınla muhtar mı oldun, dernek, federasyon başkanımı, partinde boş üyelikten öte delege, vekil, bakan mı oldun?

    Ya da paçasına yapışıp, çektiğine kaybettirirken sen paramı kazandın yoksa adam mı veya insan mı oldun?

    Lütfen söyler misin paçalara yapışarak, salağanları, sarhoşları, kendine, ülkesine olduğu gibi çevresine, hatta ailesine hayrı olmayanları, etrafını görmeyenleri, anasına, babasına dahil ülkesine beş kuruş faydası olmayanları ya da kızını, çocuğunu oğlunu hatta eşini mutlu mu ettin, işe mi koydurdun, ihalemi aldın, dava mı kazandın?

    Evet ne kazandın bugüne kadar Akreplik ve Yengeçlik yapmaktan öte..




    Bilmiyorum ama böcekler sülalesinde olan Akrep ve Yengecin birbirleriyle oldukça uyum içinde olduklarına inanmayıp, onsuz da kalmadığımı fallarda söylendiğini biliyor, anlıyorum.

    Ve Yengeç ile Akrepin aynı grupta bulunduklarından dolayı da birbirleri ile bir hayli uyum içinde olan iki böcek olduğunu sanırım sen bilmiyorsun?

    Çünkü sana, size çok benzediğini düşündüğüm bu iki böceğin duygularının da aynı yoğunlukta yaşadığını da bu yaşıma kadar yaşadıklarımla çok iyi biliyorum.

    Ve bir taraftan meslek edindiğin sahtekâr tutum ve alçakça davranışlarınla arkadaş, dost, kardeş, yoldaş dediğine Akrep ve Yengeç misali hep paçasına yapışıp, içinde bulunduğu çukurdan dışarı çıkmaya çabalarken ve paçasını tuttuğuna kaybettirdiğin zamanı, mevkii, makam gitti derken senin de hep içinde bulunduğun çukurdan kendini dışarı atamadığını da niye anlamıyorsun?

    Ha çıktım diye sevindiğinde ise ışıkları ile seni tanıyan, bir damla su bile vermeyip, yakıp kavuran güneşin sıcaklığında ya yanar, kavrulursun veya kendine benzetmeye çalıştığın ama tüm engellenmelere, adice, acıtarak paçasına yapışanlara karşın özgüveni ile, insanlığı ve en önemlisi kin ve nefret taşımayan yüreği ile hep uçan Kartalın daima Kartal olduğunu niye bir türlü anlamazsın?

    Ve er geç o Kartal’ın pençelerine yakalanıp, gagasıyla param parça edilip, derme, çatma bacakları ve kuru kafası çöpe atılanların Akrep ve Yengeçlerin olduğunu ve onların toplumdan dışlanmış insan misali hep tek kalmış halde ya sahil kenarında, çöllerde veya çer, çöplerde en önemlisi karanlık çukurlarda olduğunu da unutma sakın.

    Çünkü, paçasına yapıştığın ve ‘Ona kaybettirdim’ diye sevinirken asıl kaybeden sürüngen böcek olduğunu unutup, insan olacağını sanan sen sayın Akrep, Yengeç…



    arşiv haber 21/12/2016 tatihli haberler/yorumlar/reklamlar



    Ünsal orada da görüldü..


    Son genel seçimlerde AK Parti’den Milletvekili aday adayı da olan Ünsal Kılıç son olarak 20 Aralık’ta açılışı gerçekleşen Avrasya Tünelinin açılışında yetişerek, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a olan hayranlığını bir kez daha ortaya koydu.


    Geçirmiş olduğu kalp ameliyatına karşı durmaksızın Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın ardından koşturmaya devam eden ve AK Parti’ye olan sevdasını sanal sayfasında paylaştığı fotoğraf ve yer bildirimleri ile ortaya koyan Ünal Kılıç Ardahan’ın mevcut siyasilerinden daha aktif olması da dikkatlerden kaçmıyor.


    ‘Ardahan’a Havaalanı Masraflı’ Diyen Karslı Bakan Kars Havaalanına Yeni Pist Yaptırıyor..


    **KARS’A 43 MİLYONLUK YENİ BİR PİST..


    *Önceki Haberler..


    Havalanı isteyen Ardahanlıların bu yöndeki talebini ‘Büyük paralar gerekiyor, önce protokol yolunu yapalım’ diyerek öteleyen Karslı Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Ahmet Arslan Kars havaalanının büyütüleceğini açıkladı.


    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan sahibi Karslı olan İnternethaber’e özel açıklamalarda bulundu. 


    BÖLGEYİ KALKINDIRMAK İÇİN OLAĞANÜSTÜ GAYRET GÖSTERİYORUZ..

    Bu tezhür çerçevesinde biz şimdi Kars merkezli cazibe merkezi Kars, Ardahan, Iğdır, Ağrı… Buralarla ilgili ne yapabiliriz diye olağanüstü bir gayretimiz var ve çalışmamız var. Bunu biz geçmişte de söyledik.

    Bölgenize yatırım ve yatırımcının gelebilmesi için bölgenizin erişilir ve ulaşılabilir olması lazım. Karayolları anlamında bizim bölgede dahil ciddi bir seferberlik var. Bu seferberliğin de amacı şu; Kars’ı Erzurum ve İç Anadolu’ya doğru ülkemizin Batısına doğru bölünmüş yolla birleştirmek…Ancak biz bununla yetinmiyoruz. Biz biliyoruz ki bu yolun devamı eğer Gürcistan üzerinden Azerbaycan’a, dolayısıyla Orta Asya’ya giderse işte o zaman biz merkez olacağız. Onun için mesela Aktaş sınır kapısı açılmıştı ama oranın bölmüş yolla ve tünelle yapılması projesini başlattık.


    BÖLGEMİZİN KARADENİZ’E BAĞLANMASI LAZIM

    Biz bununla yetinmiyoruz özellikle bölgemizde Kars’ın, Iğdır’ın, Ardahan’ın Karadeniz’a bağlanması lazım. Onun için gerek Türkgözü’nde Gürcistan sınırında bir tünel ihtiyacımız vardı. Ilgaz Tüneli…O tünelin ihale sürecini başlattık ve yakında bitiyor. Bu bizi hızlı bir şekilde Aktaş’ın dışında da Tükgözü’nden de Gürcistan’a, dolayısıyla da Kafkasların kuzeyine de bağlamış olacak. Aktaş ve Türközü sınır kapılarının erişimini tünellerle çok daha hızlı ve kolay yapar hale getiriyoruz. Bu çok önemli bir koridor.


    KUZEY GÜNEY KORİDORU TAMAMLANIYOR

    Yine Artvin üzerinden Karadeniz’e Rize’ye gidecek olan hem yollarımızın bölünmüş yol haline gelmesi hem orda da Sahara tüneli var. O tüneli de yapıp Karadeniz’i, Kars, Ardahan, Iğdır üzerinden Van’a, Irak’a, Suriye’ye bağlama projemiz var ki onu da çok önemsiyoruz. O yolun yani Kuzey Güney koridorunun en önemli ve eksik halkalarından biri Kars-Digor-Tuzluca yoluydu. Diğer yerler bölünmüş yol ancak burası tek yoldu. Bunun bölünmüş yol olmasıyla ilgili çalışmalarımızı yapmıştık.İhalesi yapılmıştı bu sene başlandı. Biz böylece Kuzey Güney koridorunu da tamamlamış olacağız.


    ÖDENEK SIKINTISI YAŞATMADIK

    Digor yoluyla ilgili şöyle bir söylem var; ”Ahmet Arslan bu projeyi başlattı ancak takipçisi olması gerekiyor. Orada bir ödeme sıkıntısı olursa, uzun sürerse Ahmet Bey’e tanınan avans geri tepebilir”. Orada bir ödeme sıkıntısı var mı?

    Bölgemizin hiç bir projesinde ödenek sıkıntısı yok. Bunun da sebebi şu; Bölgenin inşaat sezonu zaten kısa, ciddi anlamda 5-6 ay çalışılabiliyor. Biz o 5-6 aylık sürenin de bir kısmını ödenek yok, yüklenici işi yavaşlattı ödenek çıkarın da işi hızlandırsın diye düşünürsek bu işlere olumsuz yansır. Dolayısıyla biz bölgemizde inşaat sezonunun da kısalığını göz önüne alarak bölgede hiçbir işi yavaşlatmıyoruz tam tersine yükleniyoruz. Biz şimdiye kadar da ödenek sıkıntısı yaşatmadık bundan sonra da yaşatmayız. Aynı ifadeyi Başbakanımız da kullandı. Ödenekten kaynaklı işin aksaması söz konusu olamaz.


    KARS DİGOR TUZLUCA YOLU 2018’DE BİTECEK

    Kars-Digor-Tuzluca yolunun bitme hedefi normalde 2019’un sonuydu ancak projenin bir an önce bitmesini ve kuzey güney koridorunun tamamlanmasını çok önemsediğimiz için 2018’de bitmiş olacak. 2018’de o yolu hem bölünmüş yol haline getireceğiz sıcak asafalt haline getirmiş olacağız.


    BÖLGENİN KALKINMASI İÇİN DEMİRYOLU ÖNEMLİ

    Bölgenin kalkınması erişimi, ulaşımı aşısından için demiryolu da çok önemli. Bakü-Tiflis-Kars demir demiryolunda 24 saat çalışma var. Ben her gelişimde projeyle ilgili bilgi alıyorum hem sahaya gidiyorum. O projenin de bir an önce bitmesi lazım. Çünkü sadece bizim bölgemiz için değil ülkemiz için önemli bir proje…Avrupa’dan Asya’ya gidecek yüklerin demiryolu anlamında koridorunun tamamlayıcısı konumunda.


    DEMİRYOLU TAŞIMACILIĞININ YENİ ADRESİ TÜRKİYE OLACAK

    Bu projeyi en az bizim kadar Azerbaycan, Türkmenistan ve Kazakistan da çok önemsiyor. Çünkü Bakü-Tiflis-Kars bittiğinde onların demiryoluyla sevk etmek istedikleri yükler Bakü-Tiflis-Kars üzerinden İstanbul üzerinden Avrupa’ya gidecek. Orda çok ciddi bir yük miktarından bahsediyoruz. Bizim yılda demiryoluyla düşündüğümüz rakam yaklaşık 26 buçuk milyon ton…Sadece bu güzergahta Kazakistan’ın bu hata veririm dediği yük miktarı 10 milyon ton, Türkmenistan en az o kadar, hele Çin yılda Avrupa’ya sadece konteynır taşımacılığında 240 milyon ton yük sevkediyor. Bunu güneyden denizaaşırı ülkelerden götürdüğünüz zaman 45 ile 62 gün arasında gidiyor. Bakü-Tiflis-Kars bittiğinde 12 ile 15 gün arasında gidecek. Bu da demiryolu ticaretinin bizim üzerimizden olacağı anlamına geliyor. Biz Çin’den çok ciddi anlamda bir yük hareketi bekliyoruz. Bu da bölgemizin hem kalkınması, hem canlanması hem de demiryolu taşımacılığı nedeniyle yeni bir katma değer oluşması açısından çok önemli.


    DEMİRYOLU HATTINI KOMPLE YENİLEDİK

    Demiryolu hattını Doğu sınır kapısına kadar yeniledik. Rayları eskiden 49’luk raylardı, 60’lık raylar haline getirdik hat komple yenilenmiş durumda. Yük taşımacılığı anlamında çok önemli bir fonsiyonu yerine getiriyor. Hızlı trenin gelmesi 2023 hedefleri arasında. Kars lojistik merkezi demiryolu projesiyle birlikte istihdama büyük katkı sağlayacak bir proje. Onun da tekliflerini Ekim’de aldık.İhale sonuçlanır sonuçlanmaz kazma vurulmuş olacak. Ticaretin canlanması adına önemli bir proje.

    YENİ İSTİHDAM ALANLARI OLUŞACAK

    İsdihdama gelince özellikle cazibe merkezleri projesi kapsamında Kars’a tabi diğer illerle birlikte istihdamına katkı sağlamak amacıyla on gün önce bir çağrı merkezi açtık 300 kişiye hizmet edecek.Bölgemizin yeni yatırımlar alması, yeni istihdam alanları oluşturulması adına bölgeye has bir çok üretimin yapılması için bir çok çalışma yapıyoruz. Yatırım yapacaklara hem yatırım döneminde arsa hazırlanması gerekirse fabrikanın yapılması ya da faizsiz kredi verilmesi, işletme döneminde düşük faizli kredi verilmesi. Hem yatırım döneminde hem danışmanlık döneminde, hem işletme döneminde danışmanlık hizmetinin verilmesi.Bu da yetmiyor ürettikleri ürüne alım garantisi verilmesi hükümetimizin yaptığı çok önemli bir çalışma. Proje aynı zamanda yeni istihdam ve ekonominin canlanması için can suyu olacak.

    KARS’A 43 MİLYONLUK YENİ BİR PİST

    Kars’ta havaalanımız var ve yenileniyor. Kars havalimanının pisti yaklaşık 9 yıl önce yenilenmişti. Bir iki yıl içinde yeniden yenilenmesi gerekecek. Pist yenilendiğinde havaalanının kapanmaması için yeni bir pist yapıyoruz. 43 milyonluk, eski parayla 43 trilyonluk bir yatırım bu. İki yıl içinde bitecek.Havayolu, karayolu, demiryolu bu sektörlerin hepsi birbirini tamamlayıcı sektörler. Ne kadar kolay erişilebiliyor olursanız yatırımcı o kadar çok gelir. Onun için herkes özellikle ulaştırma projelerine bakıyor. Bunlar yatırımın, kalkınmanın olmazsa olmazlarıdır.

    BÖLGESEL KALKINMAYA ÖNEM VERİYORUZ

    Biz bu projeleri yaparken de sadece Kars’ın yollarını değil bölgenin hepsinin yollarını bitirmenin isitiyoruz ki topyekün bölge olarak kalkınalım.Türkiye’nin genelinde uguladığımız politika bu. Eğer bölgesel kalkınmayı sağlamazsanız sadece bir ili kalkındırmanız mümkün değil.

    Kars’ın altyapı sorununu bugüne kadar yerel yönetimler çözemedi. Şehir merkezindeki yollarla ilgili bir hayli sıkıntı var. İnsanlar kış aylarında çamur deryasında yüzüyor. Sizin bu konuda bir çalışmanız, herhangi bir projeniz var mı?

    Şehrin ana yollarını bakanlık olarak biz yapıyoruz. Burada projesini başlatmadığımız herhangi bir iş yok ancak şehir içindeki işler belediyenin sorumluluğunda olan işler. Biz daha önce Ulaştırma Bakanlığı olarak Kars’ın üç ana giriş yolu olan havalimanından gelen Gaffar Okan Bulvarı’nın, Yine Ardahan tarafından gelen Hüseyin Atak Bulvarı’nın, üniversite tarafından giren Paşa Çayırı yolunu şehrin kuzey batı sitematiğindeki alternatif yollarının üçünü de Karayollarının ağına almıştık onları bitirdik. Onlar şehrin çehresini değiştirdiler. Bu yollar her şeyiyle şehre değer kattı. İnsanlar bu anayolları özellikle de bu kalitedeki yolları gördükten sonra belediyenin yaptığı bazı yolları ki belediye zaten yapamıyor imkansızlıklardan, yapsa da karayollarının yaptığı kalitede ve standartta yol yapamadığı için daha çok göze batar hale geldi.

    BELEDİYE YAPMAYINCA BAKANLIK OLAYA EL KOYDU

    Biz burda da bir çalışma yaptık. Bu bahsettiğimiz yollar dışında şehrin ana girişini oluşturan dört ana yolu ve şehrin merkezinde birbiriyle bağlantılı olan yolları karoyolları ağına aldık. Şuanda arkadaşlar onun proje çalışmalarını yapıyorlar. Onu da biz yapacağız. Belediyenin belli ki yapacak hali yok. Çok iddialı bir şekilde soyundular ‘biz daha iyi belediyecilik yaparız’ dediler ama yapamadıkları, insanların mağdur ve şikayetçi oldukları da bir vaka…Belediye başkanı iyi bir arkadaş oalbilir ama iyi arkadaşlık yetmiyor, iyi iş yapabilmek gerekiyor. O konuda da biz bakanlık olarak olaya el atıyoruz. İnşallah Kars’ın çehresini değiştirip insanların memnuniyetini sağlayacağız.

    Kars’ın merkezinde restorasyona ihtiyacı olan bir çok bina var. Yapıldığında şehre belki görsel manada çok büyük katkı sağlacak binalar. Yine Kars Kalesi aynı şekilde…Işıklandırma yok yada yollarda bir sıkıntı var. Şehrin mimarisini iyileştirmeye yönelik çalışmalar yapılıyor mu?

    81 İLE HİZMET ETME TELAŞINDAYIZ

    Sadece Kars’ı konuşunca ‘acaba diğer 81 il ihmal mi ediliyor’ diye akıllara bir soru gelebilir. Öyle bir şey yok. Hükümetimizin geçmişten beri yürüttüğü politika Türkiye’nin 81 iline hizmet etmektir. 81 ile hizmet edecek bir koşuşturma içindeyiz. Kars dünyada ve Avrupa’da belki bir çok ülkenin sahip olmadığı bir şehir kimliğine sahip. Bu çok önemli bir özellik. Bir çok şehre gidersiniz bir çok modern bina olabilir, bir sürü para dökmüş olabilirsiniz ama şehir kimliği kazandıramazsınız. Kars’ın bir şehir kimliği var çok güzel bir tarihi dokusu var.Özellikle ulaştırma anlamında düşündüğünüz zaman bütün cadde ve sokakları birbirine paralel ve dik kesiyor. Buna da şehir planlama sisteminde ızgara sistemi deniyor. Şehre gelen insanlar kaybolmaz.

    BİNA SAHİPLERİNE YÜZDE 50 HİBE DESTEĞİ

    Şehrin sahip olduğu taş yapıların ve tarihi dokunun ne yazık ki kıymeti bilinmemiş ve tahrip edilmiş. Bizim uğraşımız bu tarihi dokuyu gün yüzüne çıkarmak ve tarihi binaları turizme kazandırmak için çalışmalar yürütüyoruz. Bu konuda ciddi bir destek veriyoruz. Gerek Turizm Bakanlığı gerek Maliye Bakanlığı nezdinde bu konudaki bütün girişimcilere destek oluyoruz.

    Kars’ta tarihi binaları sokak sağlıklaştırması adı altında gerek Turizm Bakanlığı ve gerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı fonları içinde gün yüzüne çıkarmaya çalışıyoruz. Bu bina sahiplerine yüzde 50 hibe desteği veriyoruz ki bina sahipleri binalarını restore edebilsin.

    OSMANLI MAHALLESİ KURULUYOR

    Kars Kalesi’nin altındaki Beylerbeyi Sarayı ve onun altındaki hamamlar ve onun altındaki 12 Havariler veya Cumhuriyet Camisi dediğimiz cami ve devamındaki Evliya Camii ki Ebu’l Hasan Harakânî’nin Türbesinin olduğu yer…Orayla ilgili şimdi hazırladığımız Osmanlı Mahallesi adında bir projemiz var…O proje çervesinde sonrada yapılmış tüm binaları yıkacağız. Şehrin tarihi dokusuna uygun iki katlı binalar yapacağız. Projesi bitiyor parası da hazır. Proje biter bitmez orayı şehrin tarihi dokusuna uygun şekilde restore edeceğiz. Bu şehrin kimliğini ortaya çıkaracak bir çalışma. Kalenin olduğu yerde ışıklandırmalar yapıldı.

    BEYLERBEYİ SARAYI YENİDEN TURİZME KAZANDIRILIYOR

    Kars Kalesi’yle Kümbet camisinin arasında kalan Beylerbeyi Sarayı’nın etrafındaki çarpık yapılaşmayı ortadan kaldırdık. Oradaki tarihi dokuyu bozan Harakani Lisesi’ni yıktık. Böylece Beylerbeyi Sarayı ortaya çıktı. Beylerbeyi Sarayını da restore edip turizme kazandıracağız. Kalenin eteğinde insanların haftasonunu geçirdiği İstihkam çay bahçesi ve Millet bahçesinde ciddi bir düzenleme yaptık. Onun da Turizm Bakanlığı’ndan parasını biz çıkardık. Ancak belediye açılışını yapınca belediye tarafından yapıldı zannedildi.

    ESNAFA BÜYÜK KATKI SAĞLAYACAK

    O bütün tarihi dokuları ortaya çıkardığımızda zaten kentin kendi kimliği, geçmişine dayalı bir kimliği var. Bu dokuyu ortaya çıkardığımızda gelen misafirleri çok daha iyi ağırlayacağımız ve şehrin bu kimliği ön plana çıkaracak bir yapıya sahip olacak.Gelen misafirlerimiz daha çok kalmak isteyecek bu da şehre sıcak para anlamında esnafımıza büyük katkı sağlayacak.

    DÜZENLEME YAPARKEN TARİHİ DOKUYA UYGUN OLMASINA DİKKAT EDİYORUZ

    Kalenin olduğu yerde bir ışıklandırma yaptık. Kalenin olduğu Osmanlı mahallesi dediğimiz yerdeki ışıklandırma ona uygun olmayınca görsellik anlamında çok doyurucu mahiyette değildi. Kümbet Camii ve Harakani Evliya Camiinin olduğu yerlerde şuanda tadilat yapılıyor. Şuanda oranın ışıklandırması iptal durumunda. Kars Kalesi’ne çıkış alternatiflerinden birini yeni yaptık. Kaleye çok zor çıkılıyordu yeni bir yol yaptık. Projeler için uzmanlarla çalışıyoruz. Yaptığımız her düzenlemenin şehrin dokusuna uygun olmasına dikkat ediyoruz.

    AK Parti Kars’ı çok kolay kaybetti. Kars’ı geri alabilecek misiniz?

    KARS’I KENDİ ELLERİMİZLE VERDİK

    Biz Kars’ı çok kolay kaybettik, basit hatalarla kaybettik. Aslında 2009’a kadar da en azından merkezi hükümet ve merkezi hükümetin temsilcisi milletvekilleri olarak ciddi bir katkı sağladık. Fakat ne yazık ki kendi elimizle belediyeyi teslim ettik. Böyle diyelim…Şuanki belediye başkanı da bir gayret ve koşturmaca içinde saygı duyulur ancak; merkezi hükümetle aynı partiden olan, Kars milletvekili olarak tecrübeli bir Ahmet Arslan’ın her söylediğini Kars’ın faydasına, belediyenin faydasına düşünüp anında uygulamaya koyan, bugün bakan hüvviyeti kazanmış bir Kars milletvekili olarak her söylediğimizi anında yapan bir belediyeyle, kendi partimizden bir belediyeyle çalışmak farklı bir şey….

    Başka bir partiden bir belediyenin yaptığı bir çalışmaya bizim elimizden geldiğince katkı koymamız başka bir şey. Ben doğrusu bunu şöyle söylüyorum ve bunu yaşadım da; Babanızın evi var elinizi kolunuzu sallarayak gidiyorsunuz. Katkı koyuyorsunuz onlar size katkı koyuyorlar. Sonra bir gün, o gün hangi gün 3 Mart veya 1 Nisan 2014…Sonra bir gidiyorsunuz evde bir üvey anne var. Üvey anne ne kadar iyi olursa olsun siz ona peşin hükümlü bakıyorsunuz, o da size öyle bakıyor.

    KARS İÇİN ÇOK HAYIFLANDIK

    Biz Kars’ta evimize geldiğimizde siyaseten ”üyey annenin olduğu bir eve mi geldik” diyoruz. Dolayısıla o gün biz çok hayıflandık. Karslılar da çok hayıflandı. Karslılar bir kişiye kızmıştı ve o kişiyi cezalandırıyorum dedi ve cezalandırdı. Ama 1 Nisan’da şapkasını önüne koydu şöyle düşündü ”ben aslında kişiyi cezalandırayı derken kendimi de cezalandırdım” diye düşündü. Ben bunu bir çok samimi Karslıdan duyuyorum. ”Bizim cezalandırdığımız belediye başkanı çekti gitti. Biz kaderimizle baş başa kaldık. Keşke belediye başkanımız iktidar partisinden, Ahmet Arslan’ın Selahattin Beyribey’in, Yunus Kılıç’ın partisinden olsaydı da beraber çok daha uyumlu çalışsalardı”diyorlar.

    BU İLİN HAKKINI VERMEMİZ LAZIM

    Bizim kesinlikle belediyeyi de iktidar partisinden olan, dolayısıyla iktidar partisiyle çok daha uyumlu ve verimli çalışan bir arkadaşla bu işi yürütüyor olmamız lazım. Bunun sorumluluğu bende olduğu kadar sorumluluk Karslılarda da…Kars hepimizin…Bu il gönül borcumuzun olduğu gelecek anlamında da çocuklarımıza ve torunlarımıza daha iyi bir Kars bırakmak adına da bir sorumluluğumuz olduğu ve vebal sorumluluğumuz olduğu olduğu bir il. Bu ilin hakkını vermemiz lazım.Kars kolay Kars olmamış bin yıl boyunca bu coğrafyada hep şehit vermiş. Bu kadar kıymetli topraklarda vatan toprağında daha iyi hizmet etmemiz lazım.

    Diyelim ki Kars Belediyesi AK Parti’nin…İktidar partisine ait bir belediye ve bakan çıkarmış bir şehir…Böyle bir çalışma ortamında Kars’ta ne gibi şeyler olabilirdi?

    DERDİMİZ BELEDİYE DEĞİL VATANDAŞA HİZMET

    Biz şuanda da mevcut belediyeye de destek veriyoruz.Çünkü bizim derdimiz başka bir partiye olan belediyeye destek vermiş olmak değil. Bizim derdimiz Karslıya hizmet etmek. Ama kendi partimden bir belediye başkanı olsaydı biz mutfak hazırlıklarını başından sonuna kadar beraber yürütür dolasıyla ben ona teknik katkı verirdim, o benim çevremdeki daha tecrübeli insanların tecrübesinden yararlanıp çok daha faydalı ve verimli işler yapardık.

    Kars’ın çevresi hep şantiye halinde…Merkezi hükümet marifetiyle gelen işlerle ilgili şantiyeler olmasa, Kars şantiye şehri değil yerinde sayan bir şehir görünümünde olurdu. Merkezi hükümet marifetiyle yapılması gereken bir çok projeyi hayata geçirdik. Kars’ı eskisiyle karşılaştırmak pek mümkün değil. AK Parti hükümetlerinde son hükümette bakan ondan önceki üç hükümette milletvekili olarak yer aldım daha önce de bürokrattım. Başından beri bu işin içinde olan biri olarak bizim şanşımız şu Sayın Cumhurbaşkanımızın da Sayın Başbakanımızın da ülkenin bölgeler arası kalkınmışlık farkını yok etmek adına olağanüstü bir gayretleri var.

    YAPMAMIZ GEREKEN ÇOK İŞ VAR

    Batı’yı kalkındırmalıyız, Türkiye’yi büyütmeliyiz ancak Doğu gibi Kars gibi geri kalmış yerleri daha hızlı kalkındırmalıyız ki aradaki farkı yok edelim. İşte bu cümleden hareketle aslında Kars’ta çok şey yapıldı ancak bizim o kadar çok eksiğimiz vardı ki…Çok şey yapılmasına rağmen hala yapmamız gereken çok işimiz var. Bu işler biribirinin tamamlayıcısı…Yüzde ellisini yaptığınız inşaatın yüzde 50’sinin yapmadığınız zaman inşaat kuru görüntüden başka bir anlam ifade etmiyor. Dolayısıyla Kars’ta kalan işleri de çok hızlı bitirmemiz lazım ki hem istihdamını arttıralım, hem ticaretine katkı sağlayalım hem sıcak para hareketini geliştirelim, hem üniversitesini çok daha tercih edilebilir bir üniversite haline getirelim bunlar bizim olmazsa olmazımız.Yüksek nüfus artış hızına rağmen Kars hala göç veriyor.

    BUNLAR OLURSA KARS BÖLGENİN BAŞKENTİ HALİNE GELİR

    Bizim tersine göçü cazip hale getirmemiz lazım ki…Kars bölgede sınırı bekleyen bir il. Kars sadece sınırı bekleyen değil sınır konumundan yararlanan bölgenin cazibe merkezi haline gelsin. Sadece Kars, Ardahan, Iğdır değil Gürcistan’ın, Nahcivan’ın Azerbaycan’ın… İnşallah temennim odur ki Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki problemler çözülür o bölge bir çıkmaz sokak olmaktan çıkar. O bölgeyi de işin içine katarsanız biz bölgenin başkenti haline geliriz. Çok daha farklı bir Kars hayal ediyorum. İnşallah o hayale hızlı adımlarla ilerlemiş oluruz.

    7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde Kars’ta kaybettiğiniz ilçelerde yaptığınız atılımlarla seçimi kazandığınız. Digor, Sarıkamış, kendi ilçeniz Kağızman…Kağızman’la Sarıkamış seçimi belirleyen iki ilçe…Bu ilçeler için ne yapmayı planlıyorsunuz?

    DİGOR’A YAPILAN YATIRIMLAR: Kars-Digor bölünmüş yolunu tamamladığımızda bölgenin bölgenin Kuzey- Güney koridorunu tamamlamış olacağız.Eminim ki bölgenin ticareti bizim bölgemiz üzerinden olacak. Kars’tan ülkemizin Güneyine kadar olan o genel bölgesel trafik gelip Iğdır, Digor- Kars üzerinden Ardahan’a, Gürcistan’a, Karadeniz’e gitmiş olacak. Bu sadece Digor’un gelişimi, ulaşımı açısından hayatının kolaylaştırmayacak.

    BÖLGEYE BÜYÜK BİR CANLILIK KAZANDIRACAK

    Bölgenin tercih ediliyor olması nedeniyle güzergahta bir canlılık getirecek. Onunla yetinmiyoruz. Biz Digor’a yeni bir hastane kazandırmış olacağız. Digor’a yaklaşık 2,5 milyonluk yeni bir kültür merkezi yapıyoruz ve bitme aşamasında…Yine 3,5 milyonluk bir Kur’an Kursu yapıyoruz. Kur’an Kursu demek de doğru değil aslında. Taziye evinin, Kur’an Kurslarının, insanların gelip kütüphanesinde dinlenebileceği, kitap okuyabileceği, sohbet edebileceği çok farklı iki mekan yapıyoruz Digor’da…Onun yanısıra bir lise yapıyoruz. Dağpınar’da hem bir lise hem de bir kapalı spor salo yapıyoruz. Bunlar sadece ilçeler bazında yaptıklarımız.

    Digor ilçesi HDP’li seçmen sayısının fazla olduğu ve AK Parti’nin büyük başarı sağladığı bir ilçe…Bu dönüşümü nasıl sağladınız. Siz bu yatırımlarla Digor’u ödüllendiriyor musunuz?

    Geçmişte aldığınız yada alamadığınız oy üzerinden cezalandırayım yada ödüllendireyim derseniz geçmişe saplanır sadece geçmişin muhasebesini yaparsınız. Halbuki tartı tam tersine. Biz hizmeti götürürüz.

    DİGOR’UN ÜZERİNE ÖZELLİKLE GİDİYORUZ

    Bize geçmişte destek vermiş ödüllendirmeyi hak etmeyi yerlere hizmet götürürüz. Ona ister ödüllendirme deyin ister verdikleri destek nedeniyle hizmet götürme deyin ama destek vermemiş yeri de benim kazanmam lazım.O zaman oraya daha çok hizmet etmem lazım ki onlar da günün sonunda şapkalarını önlerine koysunlar kurtuluşun hangi partide olduğunu anlasınlar. O yüzden biz Digor’u diğer ilçelerden ayırmadan tam tersine özellikle üzerine üzerine gidiyoruz. Eminim ki Digorlular da bu hizmetin karşılığını gelecekte destek olarak vereceklerdir. Desteklemeseler de bizim insanımız yine hizmet etmeye devam edeceğiz.

    AK PARTİ’NİN DİGOR’DAKİ OY ARTIŞININ SEBEBİ NE?

    Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve 7 Haziran seçilmleri de dahil HDP’nin çok farklı söylemleri vardı. Çok daha sistemin merkezine doğru yaklaşan siyaseti önceleyen. Siyaset üzerinden hizmeti önceleyen söylemleri vardı. Vatandaş o yüzden ilave bir destek verdi. Ancak vatandaş günün sonunda gördü ki hizmeti, siyaseti önceleyen parti belli o HDP değil, AK Parti…Dolayısıyla bizim 1 Kasım’da gelişimizle birlikte Digor ilave iki katına çıkaran bir destek vardı. HDP’nin eylemlerinin geçmişteki söylemlerle örtüşmediğini gördüler. Biz ise tam tersine yapacağımız şeyleri söylüyor, yapamayacağımız şeyler söylemiyoruz vatandaşı kandırmıyoruz. Bence vatandaş da şapkasını önüne koyacaktır ve bundan sonra destek çok farklı bir noktaya gelecektir.

    SARIKAMIŞ’A YAPILAN YATIRIMLAR: Sarıkamış şehitler diyarı bir ilçemiz. Biz Sarıkamış’ta olağanüstü yatırımlar yapıyoruz.Sarıkamışlılar bunun farkında…Sarıkamışlılar özellikle Sarıkamış’tan Mescitli’den Horosan’a giden yolun bölünmüş yol olarak çalıştığının ve şuanda hummalı bir çalışmanın olduğunun farkında. Kars’a kadar olan yolun sıcak asfalt olduğunu görüyor. Karakurt Barajı’nın hayata geçtiğini görüyor. Sarıkamış’ın içindeki bütün yolları sıcak asfalt haline getirdik hem Sarıkamış’ın girişini çok güzel ve Sarıkamış’a yakışır bir yol haline getirdik.

    SARIKAMIŞ’A BAKAN ELİ DEĞİDİĞİ BELLİ OLMAK ZORUNDA

    Sarıkamış belediyesinin yaptığı çalışmalar var. Belediye bizim partimizin belediyesi. Birlikte birçok projeyi ortaya koyuyoruz ve projeleri Ankara’da birlikte takip ediyoruz. Sarıkamış’a bakan eli değdiği belli olmak zorunda. Sarıkamışlılar fazlasını hak ediyor. Sarıkamış turizmini canlandırmak geliştirmek ve 12 aya yaymak için olağanüstü bir çabamız var. Kayak merkeziyle ilgili biz zaten ilave bir telesiyaj yaptık kızak pisti yaptık şimdi ilave bir telesiyaj daha yapacağız. Sarıkamış’ın kış turizminin çok daha gelişebilmesi için suni karalamayı da başlatıyoruz. O tesisi de yatırım programına koymak için çabalarımız var. Biz Sarıkamış’ın çehresini değiştireceğiz.

    KAĞIZMAN’A YAPILAN YATIRIMLAR: Babaocağı Kağızman bizim için çok önemli.Kağızman’a desteğimiz her zaman var. 2014 seçimlerinde doğrusu belediye HDP’deyken elbetteki biz kazanmak isterdik. Çok yüklendik ama biz oy bölerken arkadan MHP sıyrıldı çıktı. ‘Ahmet Arslan ilçesini kaybetti’ dediler ilçemi kaybetmedim. İlçem bende değildi zaten.Ama kazanamadık derlerse haklılar orda. Orda da çok iyi niyetli bir belediye başkanı var. Ama orda da iktidar partisinden olmamanın proje tecrübesinin olmamasının, büyük düşünememenin getirdiği sıkıntılar var. Ben destek veriyorum tabiri caizse itekliyorum ama taşıma suyla değirmen dönmez.

    KAĞIZMAN’A VERDİĞİM SÖZLERİ YERİNE GETİRDİM

    Kağızman’a benim bir kaç tane sözüm vardı. Biri Kesikköprü yolunun bitmesiydi, sıcak asfalt haline geldi. Muhteşem bir yol oldu. Ve yine Kağızman Barajı sözünü vermiştik onun da ihale sürecini gerçekleştirdik ihale bitti. Bugünlerde sözleşme imzalama aşamasına geliyor. Kağızman Barajı’yla ilgili ve dolayısıyla sulama suyuyla ilgili sözümüzü yerine getiriyoruz. Çünkü Kağızman meyvecilik şehri. Sulama suyu Kağızman için olmazsa olmazdır can suyudur. Kağızman meyveciliten iyi para kazanıyor. Sulama suyu olursa kazancını daha da arttırma ve ekilebilir alanları meyvecilik anlamında daha çok ekme şansı yakalayacak. Kağızman’la ilgili iki sözümüz daha vardı.

    KAĞIZMAN’A 94 MİLYONLUK YOL

    Kars’tan Kağızman’a giden yolun A1 standardı dediğimiz 12 metrelik bir yoldan traktör geçerken yanından iki arabanın birbirini sollayıp geçebileceği bir yol sözü vermiştik. Onunda sözleşmesi bağlandı, yüklenici başladı. Sadece o yol 94 milyon lira…Kars Selim’den Kağızman yol ayrımına Kötek’e olan kısmı 37 Km’dir. Orası sıcak asfaltlı A1 standardında bir yol haline geliyor. Bu sözümüzü de yerine getiriyoruz. Ayrıca şehrin ikinci girişi vardı trafiğin ordan hastanenin ordan şehre çıkan yolun da ihalesini yaptık. Şehrin içi de dahil üniversiteye kadar olan yolu herşeyiyle yapıyoruz. Kağızmanlıya sözünü verdiğimiz ve ‘biraz daha uzun vadede yapacağız’ dediğimiz çok daha önemli bir proje vardı.

    KANGREN OLMUŞ SORUNU BİZ ÇÖZDÜK

    O da şu; Ferhat Konut Barajı nedeniyle Aras Vadisindeki yol su altında kalıyor. Dolayısıyla Sarıkamış Mescitli’den başlayarak çok daha kestirme Kötek’ten, Kağızman üzerinden Iğdır’a gidecek yolun bölünmüş yol olarak yapılması. Onun da bugünlerde ihalesini yapacağız. Dolayısıyla Erzurum’dan gelip Kara Konut’tan Kağızman üzerinden Tuzluca’ya giden yol da bölünmüş yol olacak. O da Doğu-Batı eksenli önemli bir koridor. O da o bögenin ticaretine ekonomisine katlı sağlayacak bir yol o yolu da yapıyoruz. Bir yol daha yapıyoruz. Çok konuşulmuyor ama Kağızman’dan Ağrı’ya giden yol.O yolda kangren haline gelmişti. Yaklaşık 20 -25 milyon civarında onun da ihalesi bağlandı. O yol da bittiğinde Kağızman hem Erzurum’a, hem Iğdır’a, Hem Kars’a Ağrı’ya çok daha konforlu yollarla ulaşılabilir hale gelecek.

    ARTIK ÖĞRENCİLER KENDİ İLÇELERİNDE OKUYACAK

    Onun dışında Kağızman’a ileve bir 100 yataklı hastane yapıyoruz bitmek üzere…Kağızman’a bir çok okul projesi sözümüz vardı. Okulların çoğu bitti bir kısmının inşaatı devam ediyor. Fen Lisesi sözümüz vardı ki bölgemiz için çok önemli. Onun da bu yıl inşaatına başlıyoruz önümüzdeki yıl bu okulu açıp öğrenci almaya başlayacağız. Kağızman’dan bu sene 45 öğrenci Fen liselerini kazanmış başka yerlere gideceklerdi. Artık onun yerine kendi ilçelerinde okuyacaklar. İlçelerimizi birbirinden ayırmıyoruz. Kağızman ne kadar önemliyse Sarıkamış da o kadar önemli. Biz Sarıkamış’ın ilave okullarını bitirdik, yurdunu bitirdik, arıtmasını bitirdik. Sarıkamış’ı çok önemsiyorum.Sebebi de şu; Sarıkamış çok büyük bir destek veriyor. Sarıkamış’ın Kağızman’dan geri kalmaması için her şeyi yapıyorum.

    YATIRIM YAPILAN DİĞER İLÇELER

    Selim ilçemizin içinin yollarını yaptık, okul yapıyoruz, hükümet konağı yapıyoruz. Selim’de de birçok şey yapıyoruz. Selim de çehresi değişmeye çok uygun bir ilçe. Bu ilçemiz için de bir çok yatırım yapıyoruz.Hayvan pazarı yapıyoruz. Arpaçay ilçemizin içindeki yolun Karayolları’nın marifetiyle sıcak asfalt olması için çalışıyoruz.Arpaçay’a yeni okul yapıyoruz. Yeni hastanesini bitirdik. Okul projesi de dahil olmak üzere bir çok projemiz var. Akyaka, sınırda adeta kaderine terkedilmiş bir ilçeyken biz Akyaka’nın elektriğini yerin altına aldık.Akayaka’nın içini tamamen sıcak asfalt yapıyoruz. Yeni hastaneyi bitirdik. Akyaka’ya DAP kapsamında ilave ciddi katkılar sağlıyoruz. Çehresi değişen bir ilçe oldu. Demiryollarının orda arazileri vardı, yapılması gereken bir çok yapılaşma vardı onlar yapılabilsin diye arazileri Akyaka Belediyesi’ne devrettik.

    Yine Susuz ilçesine de birçok katkı sağladık. Belediyesi bizim partiden. İçinin asfaltlanması dahil, suyu dahil, projeleri dahil, okulları dahil bir çok şey yaptık.

    BÜYÜK PROJELERİ HERKES ANLATIYOR

    Şimdi tabi haklı olarak insanlar bireysel şeyler de bekliyor. Münferit dokunuşlar bekliyor. Kendi işinizi halletmenizi istiyor. Bu daha çok bireysel işler. Ama genele gelince bir tane iki tane işi yaptığınızda belki sadece o işi görenler yaşayanlar teşekkür ediyor. Ama ilin hepsini ilçeler dahil hele bölgeyi de kapsayacak büyük projeler yapınca herkes birbirine anlatıyor. Bu dönemde yapılan projeler bölgenin kalkınmasına katkı yapacak diyor. Dolayısı ile bakan olduğum günden itibaren Kars’ta gördüğüm bu. İnşallah bunun sonuçlarını da göreceğiz. Evet Kars için bir şanstır.

    YAPILAN HİZMETLER SANDIĞA YANSIYACAK

    Ak Parti hükümetlerinin Kars’a bakışı önemliydi.Başbakan’ımız Binali Yıldırım’ın Kars’a bakışı önemliydi. Ülkenin bu kadar önemli bakanlıklarından birini Kars’lı birine vermiş olmaları önemli. Ve bu önem çerçevesinde Kars cazibe merkezi yapılabilir. Kars’ın etrafındaki iller dahil kalkınma hamlesi başlamışken bunun sürmesi lazım diye bakıyorlar ve dolayısı ile bu ihtiyacı ve bu ihtiyaçtan kaynaklı beklentiyi siyaset üstü tutuyorlar. Umarım ve dilerim ki bu siyaset üstü görme beklentisi günün sonunda sandığa da yansıyacaktır. Iğdır’da en son bir milletvekili çıkardık. Biz o milletvekilimizle de gayet uyumlu çalışıyoruz. Ben Iğdır’ın da bir çok büyük projesini milletvekilimizle birlikte takip ediyorum başlatıyorum. Ardahan’da da Orhan hocayla çok güzel bir işbirliğimiz var.

    BİREYSEL KÜSKÜNLÜKLER OLABİLİYOR

    Özetle Iğdır, Ardahan, Kars, bölgesine bakan verilmiş olmasının hem hazzını yaşıyor, hem beklentisini yüksek tutuyor, bu beklentinin karşılığını biz vermeye çalışıyoruz. Ama insanlarımız da bu beklentinin karşılığının devam etmesi ve vücut bulması adına yatırımın bölgenin çehresini değiştirmesi adına eminim ki bundan sonraki süreçler de siyaset üstü bakarak bir destek verecektir. Ben onu görüyorum. Bazı bireysel beklentiler karşılanmadığı için bireysel küskünlükler, kırgınlıklar olabilir. Elbetteki bireyler tek tek önemlidir ama önemli olan topyekün illeri, bölgeleri kucaklamak topyekün destek almak. Ben şuan o desteği görüyorum ve onu insanlar her platformda bu hakkı teslim ederek söylüyorlar. İnşallah günün sonunda siyasi destek olarak da dönecektir.

    Bu umutların boşa çıkmayacağı sözünü verebiliyor musunuz?

    Karslının iki türlü umudunu boşa çıkarmamamız gerekiyor. Birincisi Bölgesel kalkınma adına umudunu boşa çıkarmamak gerekiyor. Bu konu için zaten gece gündüz çalışıyoruz. İkincisi bu kadar önemli bir bakanlığın sorumluluğu benim bölgemden birinin omuzlarına yüklenmişse Türkiye çapında başarılı olmalı biz de bununla gurur duymalıyız. İyi ki bizim bir çocuğumuza bu görev verildi, o da başarılı bir şekilde bunları yaptı demeleri gerekiyor.

    KARSLININ UMUDUNU BOŞA ÇIKARMAMAMIZ GEKEKİYOR

    Onu diyebilmeleri için de benim bu söylemi hakedecek eylemler yapmam lazım. İnanın ki ülkemizin geneli için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Ulaştırma bakanlığında birbirini tanıyan birbiriyle ahenkli çalışan çünkü 14 yıldır beraber çalıştığım arkadaşlarım var bu arkadaşların çoğu aktif görevlere geldiler ekip ruhuyla çalışan başarılı bir ekip var. İnşallah biz bu orkestrayı doğru yönetirsek Ulaştırma Bakanlığı bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülke genelinde başarılı olacaktır. Karslı, Ardahanlı, Iğdırlı diyecek ki evet benim bir evladım başarılı oldu bunun gururu da bana yeter diyecektir.


    **MOTORU ALAN AĞAÇ KESTİ!..


    Orman Müdürlüklerinin ‘Gençleştirme ‘adı altında yıl boyu kestiği Ardahan’ın çamlarını bu kez köylüler kesmeye başladı.



    Yıl boyunca acımasızca kesilen onca ağacı görmezden gelmeleri için köylülere ‘Kışlık yakacak’ adı altında izin veren Orman İşletmesi Müdürlüklerin de izin alan köylüler ellerine aldıkları ağaç kesen motorlarla ormanlara daldılar.  

    Kiminin motor bisikletle, kiminin ise el motoru ile kesip, taşıdı.

    En son Ardahan’ın Bağdeşen (Kinzodamal) köyünde orman köylülerine verilen izin ardından adeta bir ağaç kesme yarışının başladığı dikkat çekilen Ardahan’da kışlık yakacak kesimi sürüyor.

    Bir zamanlar etrafını saran çam ağaçlarından görünmeyen ve Evliya Çelebi’nin seyahatnamedesinde adına, ‘Meşe Ardahan’ denilen Ardahan’ın yangınlara dayanıklı yeşilim çamlarının tek tek devrildiği şu günlerde yaşanan orman katliamına köylülerin eklenmesi de dikkatlerden kaçmazken kendilerine verilmediğinde kıyametler koparıp, ‘Yeşil elden gidiyor’ diyen köylülerin Orman İşletmelerinden aşağı kalmayıp, hırsla kestikleri ağaçları motorbisikletler başta olmak üzere buldukları araçlarına yükleyip, koşa koşa evlerine götürüp, kışın yakmak için depoladıkları görüldü.       Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
    **KONSEYLER ARDAHAN’DA BİR ARAYA GELDİLER..


    Ardahan Kent Koseyi Kars Kent Konseyini Ardahan’da misafir etti.


    Aynı zaman da merkezi Ardahan’da bulunan Serhat Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı olan Burak Taştan’ın başkanlığını yaptığı Ardahan Kent Konseyi Kars Kent Konseyinin yönetimi ile bir araya geldiler.


    Her iki konseye yöneticilerinin yaptıkları çalışmalar konusun da fikir alış verişinde bulunduğu öğrenilen buluşma ardından her iki konsy üyeleri birlikte Ardahan Belediye Başkanını makamında ziyaret ederek, belediyelerin kent konsylerine verdikleri desteklerden dolayı teşekkürlerini ilettiler.


    **Yeni PTT Binası Estetik Kazandıracak..


    Ardahan’ın tarihi dokusuna uygun bina yükseliyor.


    Ardahan’ın tarihi dokusuna uygun olarak projelendirilen Ardahan Ptt binasının kaba inşaatı bitmek üzere. İnönü caddesinin bitip, Kongre caddesinin başladığı nokta olan şehrin göbeğinde ki bina, diğer yapılacak olan kamu binalarına da örnek teşkil edecek şekilde yapılıyor. 


    Yanında ve karşısında bulunan tarihi binalara uygun olarak projelendirilen binanın bitmesi için çevre esnafta sabırsızlanıyor. Çevresine hareket katacak olan Ptt binasının bitimi için Ptt yetkilileri titizlikle projeyi takip ediyorlar.



    **Cumartesi..


    Son kaç yıldır yüksek rakımlı yaylaların çiçeklerini koklayamamanın ezikliği ile denize sıfır denecek alanlarda asfalt ve betonla gezerken tatil günü diye bir kenara ayırmaya çalıştığım cumartesi günü yazacağım yazılar hazırlığı içinde olduğum ‘Özel Hayat Anlatılır mı? adlı ilk kitabıma ilham olacak gibi..

    Çünkü cumartesinin birçoklarınızın gibi benim de özel bir yeri olduğunu, bu özelliğinde bu günde ele aldığım yazılarımla kendi özelleri mi okurumla paylaşmaktan haz aldığımı belirtmek isterim..

    Evet her insanın için de için için yanarak kor haline dönüşen ve zamanı geldiğinde bir volkan gibi patlayarak, açığa çıkacak olan bir çok özeli gibi benimde özellerim cumartesi yazılarımda toplanır, kitabımın olgunlaşmasını bekler.. 

    Zaman zaman gergin bir atmosferde bazen de mutlu bir anda yazıya dökülen özeller arasında verilen mesajların kime, neden yazıldığını kendilerince ölçüp, biçenler meraklarını gidermeye çalışırken, bazende kendilerini bulurlar o satırlar arasında..

    İşte yeni bir cumartesi yazısı ele alırken konun ne olacağı, içinde ki patlamamak için diren korlardan birimi fışkıracak diye korkulurken bunun her hangi bir yaşanmış mı yoksa çok önemsediğin bir anı mı bilinmeden yazılır her cumartesi bir yeni yazı..


    **Ardahan adını gölgelemek..


    Son günlerde yeniden bir kıpırdamının olduğu dernekler konusunda ki çabamızın en son noktası olan İstanbul AK Parti İl Başkanını ziyaretimiz oldu. çoğunun partili geçinip, partinin İl Binasının yerinde nerede olduğunu bilmediği AK Parti İstanbul İl Başkanına ve ekibine yeniden Ardahan’ı ve Ardahan adını kimseye kullandırmayacağız dedim..

    Çünkü birilerinin KAI, KAISİAD bir diğerlerinin çal oynayanlarla Ardahan adıyla adeta dalga geçersesine kendilerine başkan desinler diye kullandırdığını yüksek sesle belirtip, bundan sonra ki muhataplarının Ardahan Dernekler Federasyonu olduğunu hazırladığımız dosya ile AK Parti İl Başkanlığına anlatıp, sunduk.. 

    Ardahan adını gölgelmek, Ardahan’ı yok saymak, kendilerini ön plana çıkarmak için yıllardır oynanan oyuna Ardahan Federasyonu olarak dur dediğimiz anlattığımız AK Parti İl Başkanı da biz Ardahanlıların çok deyip, ama bu yönde bir adım atmadığı önemli bir şey söyledi.

    Ülkenin en güçlü siyasi partisi olarak büyük önem verdikleri stk, derken ve federasyonlarda muhatap alacağımız bir çatı bulamadıklarından yakınan AK Parti İl Başkanı Selim Temurci Ardahan Federasyonun bu yönde ki çabalarını takdir ederken, birlikteliğe dikkat çekiyordu..


    **Sözleri Hayata Geçirmeliyiz..


    Geçtiğimiz günlerde Milliyet Gazetesi bol reklamlı bir Ardahan eki çıkardı..

    Ardahanlının çoğunun okumadığı o ek gazetede demeç veren Ardahanlı hemşehrilerimizin reklam destekli demeçleri 8 punto başlığı ile verilmişti.

    Ve okuyabilen ‘Tamam memleket kurtarıldı’ diyordu..

    Çoğunu yakından tanıdığım, bazılarının ise yıllardır Ardahan’a gitmediğini bildği bu hemşehrilerimiz en sonuncusu bugün gazetemizin de manşetinde yer alan Ardahanlı İş Kadını Nurcan hanımdı.. 

    Ardahanlının datasını elinde tutan bir gazeteci olarak yıllardır kapılarını çaldığım ve bir gazeteci olarak dediklerini yazdığım bu hemşehrilerimiz hemen hepsinin beni gördüklerinde yada Ardahan denildiğinde önce bir of çekip, memleket özlemi içinde olduklarını, ardından neler yapabileceklerini uzun uzun anlatmaya başlarlar ve biz gazetecilerde dediklerini yazar, çizeriz..

    İddia ediyorum çoğu benim gidip, bulduğum, kamuoyuna tanıttığım bu hemşehrilerimizin dediklerinin arkasında durmadıklarını da iyi bilenlerdenim.

    Bunun en son örneği ARDA/FED Başkanı olduktan sonra düzenlediği onca toplantılarda verilen sözlerdi..

    Para, pul istemeyen bu sözlerin hayata geçmemesi ise en üzücüsüdür..


    **Musul’da Ne Olacak?


    Türkiye’nin dışlandığı Musul operasyonu başladı..

    Kimin neyi amaçladığı tartışılan, Kürtlerin ön cehpeden yürüdüğü Musul’un akıbetinin de kestirilemediği bir sürecin yaşandığı Ortadoğu’da oynanan satrançta kimim şah diyeceğini büyük bir merakla beklerken, ülke içinde de gerek iç çatışmalar gerekse donup kalan ekonomide de belirsizlik her geçen gün artarak devam ediyor.

    Hükümet ve Saray’ın ısrarla ‘biz de Musul’da olacağız! deyip Irak’ta bile olmak üzere olduğu Ortadoğu’da ki savaşın sonucunda bölgede ki dengelerin değişeceği de konuşulan bir sürecin hızla aktığı bir bölgede Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii dengesinin nasıl olup oturtlacağıda en çok konuşulan konuların başında gelmekte.

    Evet Konsolosken kaçırılıp, 101 gün cep telefonu şarzı bitemeyen birinin kaçırılmasının arka planda ne olduğunu hala anlatmadığı Musul’da ne olacak? 

    Bilmem ama Kasım ayında bitecek olan ABD seçimleri ile sanırım Musul’unda içinde bulunduğu bölgede bunlar yaşanırken ülkede ki işsizliğinin de %10’ları geçtiği haberleri geliyordu, her gün daralan ekonomiyle..


    **Ardahanlı diyor, ben değil..


    Başta İstanbul’da olmak üzere Ardahan’ın adını kullanıp, kendi siyasi ve ticari çıkarları dışında Ardahan’a bir şey vermeyenlerin havaların soğuduğu, kazların içeri girdiği bugünlerde yine kolları sıvadığını görmekteyiz..


    Çünkü bunu biz değil Kars’ın gölgelediği, Iğdır’ın olmadığı KAI, KAISİAD’lara karşı olduklarını belirten Ardahanlılar diyor..



    **KAI Dağılmak Üzere..


    İçinde bir iki derme, çatma Karslı ve Iğdırlının olduğu sözde KAISİAD, KAI derneklerinin Ardahan’ı, Ardahanlıları gölgelediği yönünde ki sitemlerin gündemi meşgul etmeye devam ettiği şu günlerde için de çokta Ardahanlının olmadığı Kars-Ardahan-Iğdır Vakfının da dağılmak üzere olduğunu haber almaktayız..

    Çünkü derme çatma ve zorla birleşimlerin tutmadığını anlamışlar..



    **Musul’da Ne Olacak?


    Türkiye’nin dışlandığı Musul operasyonu başladı..

    Kimin neyi amaçladığı tartışılan, Kürtlerin ön cehpeden yürüdüğü Musul’un akıbetinin de kestirilemediği bir sürecin yaşandığı Ortadoğu’da oynanan satrançta kimim şah diyeceğini büyük bir merakla beklerken, ülke içinde de gerek iç çatışmalar gerekse donup kalan ekonomide de belirsizlik her geçen gün artarak devam ediyor.

    Hükümet ve Saray’ın ısrarla ‘biz de Musul’da olacağız! deyip Irak’ta bile olmak üzere olduğu Ortadoğu’da ki savaşın sonucunda bölgede ki dengelerin değişeceği de konuşulan bir sürecin hızla aktığı bir bölgede Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii dengesinin nasıl olup oturtlacağıda en çok konuşulan konuların başında gelmekte.

    Evet Konsolosken kaçırılıp, 101 gün cep telefonu şarzı bitemeyen birinin kaçırılmasının arka planda ne olduğunu hala anlatmadığı Musul’da ne olacak?

    Bilmem ama Kasım ayında bitecek olan ABD seçimleri ile sanırım Musul’unda içinde bulunduğu bölgede bunlar yaşanırken ülkede ki işsizliğinin de %10’ları geçtiği haberleri geliyordu, her gün daralan ekonomiyle..



     


    ..


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…








     





  • ARDAHAN-ET YENİ BİR SEÇİM OYUNU MU?!. ÇOBANKÖY KARANTİNAYA ALINDI! ADLİ YIL AÇILIŞI DIŞARIDA YAPILDI..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    VALİ İNCELEDİ..


    Türkiye’nin en büyük 3 Et Entegre tesisi iken dönemin yöneticilerinin hırsızlığı, başarısızlığı ve birilerinin benim olsun’ yarışı ve tutumu yüzünden kıra sürede kapananan eski Kars-Et yeni adıyla Ardahan Et ve Et Ürünleri tesisleri, yaklaşan seçimler öncesi yeniden gündemde.


    Ardahan Et ve Et Ürünleri Entegre tesisini ziyaret ederek incelemelerde bulunan Vali Hüseyin Öner, kesim hattı, barınaklar ve saklama depoları hakkında tesis sorumlusu İlkcan Kaya’dan bilgi aldı.


    1980’li yılların başında Türkiye ölçeğinde bir tesis olarak açıldığını söyleyen tesis sorumlusu İlkcan Kaya, Ardahan Et ve Et Ürünleri tesisinin bakım, onarım ve modernizasyon çalışmalarının ardından birkaç ay içerisinde yeniden hizmet vereceğini belirtti.


    “BÖLGE HAYVANCILIĞINA VE İSTİHDAMA


    KATMA DEĞER SAĞLAYACAK”



    Tesisin modern imkânlarla hizmet vermesi halinde bölge hayvancılığına ve istihdama önemli katma değer sağlayacağını söyleyen Vali Hüseyin Öner, Ardahan için oldukça önemli bir yatırım olduğunu belirtti. Tesisin kısa süre içerisinde faaliyete başlamasını beklediklerini ifade eden Öner şöyle konuştu: “İlimizde 400 bin civarında canlı hayvan varlığı bulunmaktadır.


    Bu potansiyeli yerinde değerlendirme ve işleme anlamında bu tür entegre tesisler çok önemli. Ardahan Et aynı zamanda Ardahan’ın hayvancılık alanındaki imajını da güçlendirecek kapasiteye sahip bir tesis”.


    KAYA AİLESİNİN ELİNDE!

    Ardahan Et ve Et Ürünleri Yönetim Kurulu Başkanı İlkcan Kaya konu hakkında yaptığı açıklamada, “1977’li yılların başında Kars Et olarak açılan ve daha sonra kapanan Ardahan Et, 20.21 ve 23.Dönem Ardahan Milletvekili aynı zamanda amcam olan Saffet Kaya’nın talimatıyla, Ardahan ET’in Ardahan için çalışması ve hizmet vermesi konusunda büyük rolü olmuştur” dedi.

    Ardahan’ın şu an mezbahane ihtiyacını da karşıladığını açıklayan Kaya, Ardahan Et ve Et Ürünleri tesislerinde kesim hattı, barınaklar, saklama depoları, 3 ahır yenilenmesi, 500 adet büyükbaş alımı, çevre düzenlemesi ve yeni yatırımlarla bölgenin en büyük istihdam tesisi olacağını söyledi.


    HABERİMİZDEN BİR YIL SONRA AKILLARA GELDİ!


    Saffet Kaya Sevdalısı (!) Olduğu


    Memleketin Et Entegre Tesisiler Ardahan-


    ET Çürümeye Devam Ediyor!..


    Yeniden onarma alınan Ardahan-Et konusunu 15/05/220 tarihinde dile getiren gazete ve haber sitenizin haberi şöyleydi..


    İŞTE O HABER.. Memleket Sevdalısıyım diyen 4 dönem Ardahan Milletvekililiği de yapan Saffet Kaya’nın kardeşinin sahibi olduğu ve sadece bir Şavşatlının bekçiliğini yaptığı Ardahan Et Niye Çalıştırılmıyor?


    Ardahan’ın vilayet olması ile göç ettiği İstanbul’da eline aldığı çantası ile gelip 4 dönem Ardahan Milletvekilliği yapan Saffet Kaya’nın kardeşinin yönetim kurulu başkanı olduğu eski Kars-Et yeni adıyla Ardahan-ET çürümeye devam ediyor. Şavşat kökenli bir aile olan Kaya ailesinin kendileri gibi, bir Şavşatlı bekçiyi başına koyup, işletmeye açmadıkları tesis her geçen gün perişan bir halde çürüyüp, kaderine terk edildiği Ardahan’da yıllarca milletvekillik yapan ve ‘Ben bir Ardahan sevdalısıyım’ demekte öte gözle görülür bir eseri olmayan Saffet Kaya’nın ve kardeşinin memleket sevdası bumu diye merak edilmeye başlandı.


    **Üzerinde Kredi Alındı mı?


    BU SORUYA 1 YIL VE HİÇ CEVAP VERİEMEDİ.. Yıllardır açılmayan ve içinde hiç bir hayvanın ve hayvansal ürünün olmadığı, araç ve cihazları gibi binaları çürümeye terk edilen Ardahan-ET’in el değişirken ve sonrasında teminat gösterilip, üzerinde krediler alınıp, alınmadığı iste merak edilen diğer önemli konuların başında gelirken son Koyun Küpesi Operasyonu ardından Ardahan Adleyesinde ifade veren Saffet Kaya’nın bu konuda bir açıklama yapması bekleniyor.


    ÇOBAN KÖY CORONA KARANTİNASINA ALINDI!..


    Ülkemizdeki koronavirüs vefat ve vaka sayılarının yenşden artışa geçtiği belirletilen 1 Eylül’de kaydedilen 24 saatlik verilere göre 23 bin 946 vaka tespit edilirken vefat sayısı da 290 olduğu öğrenilirken Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da sosyal medya hesabından vaka tablolarıyla ilgili yaptığı paylaşımda, “Tabloda durum tıpkı bugünkü gibi devam ederse, 2 haftada en az 335.000 yeni vakamız, 4.000 yeni can kaybımız olur” dediği bir günde Ardahan’da bir köy daha karantinaya alındı.


    Ardahan’ın Göle ilçesinde bir köy, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında karantinaya alındı.Valilikten yapılan açıklamada, Kovid-19 salgınının yayılmasının engellenmesi, sosyal izolasyonun sağlanarak vatandaşların sağlığının korunması amacıyla Göle ilçesine bağlı Çobanköy köyünde karantina kararı alındığı belirtildi.


    Açıklamada, 14 günlük karantina kararına istinaden köye giriş ve çıkışların durdurulduğu kaydedildi.


    Valimiz Hüseyin Öner, Koronavirüs ile mücadele kapsamında kent merkezinde yapılan denetim çalışmalarına eşlik etti.


    VALİ CORONA DENETİMİNDEYDİ..

    Bir köyün yenşden karantinaya alındığı Ardahan’da vali beraberindeki denetim ekipleri ile birlikte Türk Telekom bölgesi ve Gençlik Caddesi üzerinde iş yerlerini denetledi.

    Koronavirüs’ten korumanın en etkili yolunun aşı olduğuna dikkat çekerek, vatandaşlarımızdan bir kez daha muhakkak aşı olmalarını, 1. doz aşısını olan vatandaşlarımızın ise 2. doz aşılarını yaptırmalarını ve üç temel kural olan #maske #mesafe #hijyen kurallarına uymalarını istedi.


    ADLİ YIL AÇILIŞI DIŞARIDA YAPILDI..


    Ardahan’da 2021-2022 adli yıl açılışı için tören düzenlendi.


    Ardahan Valiliği ile Adliyenin ortak alanı olan sahada açık alanda yapılan Adli Yıl açılış törenine, Ardahan Valisi Hüseyin Öner, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Uygur Kaan Arısoy, Adalet Komisyonu Başkanı Sümeyye Kocaman, Ardahan Baro Başkanı Osman Nuri Yıldız ve çok sayıda avukat katıldı.


    Adli yıl açılışında konuşan Ardahan Valisi Hüseyin Öner, Tarih boyunca hak ve adaletin tesisi amacıyla devletler inşa eden milletin adaleti tüm vatandaşlarının en tabii hakkı olarak gören bir anlayışla Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurduğunu belirtti.


    Vali Öner, “Bu çerçevede, modern Türkiye Cumhuriyeti, yasama, yürütme ve yargı sacayağı üzerine kurulmuş ve bu husus anayasamızda temel bir düzenleme olarak yer almıştır. Bir ülkede toplumsal barış ve huzurun sağlanmasının en önemli araçlarından biri, adaletin hızlı ve doğru tecelli etmesidir. Ülkemiz, büyük ve güçlü ülke olma hedefine hızla ilerlerken, bu amaca ulaşmakta yargı kurumunun taşıdığı rol oldukça önemlidir. Hakimlerimiz, savcılarımız, avukatlarımız, ve yargı çalışanlarımız, bağımsız ve tarafsız bir şekilde hukukun sağlanması, adaletin tecellisi için büyük bir özveri ve gayret ile çalışmaya devam etmektedir.


    Yargı teşkilatımız, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Bağımsızlık, gelecek, özgürlük her şey adaletle vardır.” veciz ifadesini rehber edinerek, fedakarca çalışan mensuplarıyla milletimizin huzur ve refahı için son derece önemli misyonu yerine getiriyor.” dedi.


    Adli yıl açılışında konuşan Başsavcı Uygur Kaan Arısoy da, Toplumun huzuru ve refahının en önemli belirleyicilerinden olan yargı yetkisinin kullanımında terazinin ne kadar hassas olduğunu söyledi.


    Başsavcı Arısoy, “Şerefli Türk yargısının mensupları olarak bizler Anayasanın 9’uncu maddesi uyarınca her türlü egemenliğin kaynağı olan yüce Türk milletinden doğrudan aldığımız yargı yetkisini kullanıyoruz. Toplumun huzuru ve refahının en önemli belirleyicilerinden olan yargı yetkisinin kullanımında terazinin ne kadar hassas olduğu malumunuzdur. Bu hassasiyet kendisine en çok yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığında göstermektedir. Yargı organının yürütme ve yasama organlarından bağımsız olması halen önemini korumakta ise de artık günümüzde bu anlayış bağımsızlığın tek unsuru olmaktan çıkmıştır. Dolayısıyla hepimizin üzerine titrediği yargı bağımsızlığı konusu ele alınırken bu kavramın çok boyutluluğuna da dikkat etmek gerekir.


    Ardahan Adalet Komisyonu Başkanı Sümeyye Kocaman’ın da bir konuşma yaptığı törende Ardahan Baro Başkanı Osman Nuri Yıldız’da hem konuştu, hemde bir basın açıklaması yaptı.


    Töerende ki konuşmasına şöyle devam edeb Başsavcı Arısoy, Günümüzdeki gelişmeler ve toplumsal dengeler sosyal medya etkisi olarak adlandırılan durumu yargı bağımsızlığının en önemli unsurlarından biri haline getirmiştir. Sosyal medya ile bağlantılı olarak yazılı ve görsel basının da bu konuda çok ciddi bir işlevi bulunmaktadır. Kamuoyunu ilgilendiren dava veya bir adli soruşturma hakkında yapılan yanlı ve yanlış sosyal medya paylaşımları ile bunlarla bağlantılı haberler halkın yargıya güvenini sarsmakta, yargının bağımsızlık, tarafsızlık ve dürüstlüğü konusunda kuşkuya neden olmaktadır. Yargılama esnasında ve sonrasında masumiyet karinesi, yada uyuşmazlığa taraf olanların hakları ihlal edilmeksizin bilgi toplamak, yorumlar yapmak ve bilgileri halka iletmek görevi ve hakkı olan basın mensuplarının bu süreçteki doğru çalışmaları yargının sosyal medyadan bağımsızlığına önemli katkılar sağlayacaktır.” şeklinde konuştu.


    BARO BAŞKANI DA BİR KONUŞMA YAPTI..


    VE BASINA ve KAMUOYUNA AÇIKLAMA YAPTI..


    İnsan oğlunun var olduğu günden bu yana üzerine titrediği ve hep arayışı içerisinde olduğu bir mefkurenin yani adalet olgusunun tecellisi için mücadele eden, bunu bir yaşam biçimi olarak benimseyen meslek mensupları olarak Adli Yıl açılışlarının bizim için ayrı bir önemi vardır.


                  Son iki yıldır pandemi sürecinin etkisi altında toplum sağlığı açısından gereklilik arzeden kısıtlamalar sebebiyle biriken iş yoğunluğu, temennimiz odur ki önümüzdeki adli yılda azalacak ve hepimizin göstereceği duyarlılıkla sağlık açısından risk oluşturmadan üstesinden gelinecektir.


                  Malum olduğu üzere adalet sistemimizle ilgili en ciddi eleştirilerden bir tanesi uzun yargılamalardır. Son iki yıl pandemi etkisi olmakla beraber uzun yargılamalar, yargı sistemimizde kronikleşen bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. İstinaf sisteminin uygulamaya girmesiyle birlikte beklenenin aksine yargılama süreçleri daha da uzamıştır. 


                  Özellikle hukuk yargılamalarında keşif deliline başvurulan dosyalarda memleketimizin iklim koşulları sebebiyle keşif sezonu son derece sınırlı olduğundan yargılamalar uzayabilmektedir. Zira hakim-savcıların tayin dönemi olan haziran ayı ve sonrasında gelen adli tatil süreyi oldukça kısaltmakta, kış döneminde ise keşif icrası mümkün olmamaktadır.  Duruşma ve keşif planlamalarının bu takvime göre en verimli şekilde yapılması yargılamaların hızlanmasına fayda sağlayacaktır.


                  Şairin dediği gibi ;Ekmek , su , aş bulmak gecikebilir

                                                 Temele taş bulmak gecikebilir

                                                 Devlete baş bulmak gecikebilir

                                                 Adalet gecikmez tez verilmeli

    Bir diğer husus adalete erişimin pahalılığı konusudur. Yargılamaların en az maliyetle ve mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılması usul kurallarımızın gereğidir. Yargılama harç ve giderleri vatandaşların ekonomik durumuna kıyasla oldukça yüksek ve adalete erişimde ciddi bir engel olarak karşımıza çıkmaktadır. Adalete erişimin herkes için ulaşılabilir olmasını temin etmek hukuk devleti olmanın gereğidir. Bu konuda derhal iyileştirmeler yapılması gerekliliğini ifade etmek isteriz.  


                  Bir başka konu savunma mesleğinin içinde bulunduğu zorluk konusudur. Son yıllarda artan hukuk fakültesi sayısı ve kontenjanlar avukatlık mesleğinde aşırı birikmeye yol açmış, avukatlığı cazibeli bir meslek olmaktan çıkarmış ve avukatlarımız ekonomik anlamda, DARBOĞAZA sürüklenmiştir. Sıklıkla avukat intiharlarını haber olarak duymaktayız. Avukatların sayısı artmakta buna mukabil noterlere devredilen iş ve işlemler, uzlaştırmacı, arabuluculuk gibi alternatif çözüm yöntemleri faaliyet alanımızı daraltmaktadır. Şimdilik sadece avukatların sorunu gibi gözükse de aslında herkesin sorunudur. Zira nasıl ki vücudun bağışıklık sistemi çökünce insan yatağa düşer, savunma mesleğinin çöküşü de yargı sistemini yatağa düşürecektir. Zira savunma olmadan adil bir yargılamadan söz etmeye imkan yoktur.   Bu sorun muhakkak ki lokal bir sorun olmayıp çözümü konusunda ilgili kurumların derhal adım atma zorunluluğu söz konusudur.


    Ancak her şeye rağmen avukatların huzurlu bir çalışma ortamına sahip olmaları, üzerlerindeki stresi azaltacaktır. Bu bağlamda usul hükümlerinin el verdiği ölçüde, avukatı sistemden dışlanmadan sistemin bir paydaşı olarak görüp istişare kanallarını açık tutmak hem avukatın mesleğini icra etmesini kolaylaştıracak, hem de yargılamanın daha seri bir şekilde icra edilmesine imkan sağlayacaktır. Avukatlar sistemin itici gücü olarak üzerlerine düşeni yapmaya hazırdır. İlimizde geçmişten bu güne huzurlu bir çalışma ortamı vardır ve bu huzurun devamı arzumuzudur.


                  Uygulamaya yönelik düzenlemelere, mesleğe ve meslektaşa yönelik kazanımlar içeren değişikliklere ve adalet dağıtılacak fiziksel mekanlara ihtiyaç elbette vardır. Ancak hepsinden ziyade sistemin içerisinde vicdan sahibi hukukçular, iyi insanlar olduğu sürece adalet er yada geç tecelli etmektedir.


    Karşılıklı anlayış içerisinde her uyuşmazlık çözüme muhtaçtır.


                  Hak ve adalet arayışı yolunda fedakarca çalışan demokrasi ve hukuk devletinden yana avukat, hakim, savcı tüm meslektaşlarımın, adliye ve avukatlık bürosu çalışanlarımız başta olmak üzere tüm vatandaşlarımızın adli yılını kutluyor, saygılar sunuyorum.


     Av.Osman Nuri YILDIZ – ARDAHAN BAROSU BAŞKANI



    SARI AYÇİÇEĞİ ASLINDA KAPKARADIR!


    Renk almak için uzandığı güneşe bir türlü ulaşamayıp önce boynunu büken ve güneşin dalaverelerini anlayıp beklenmedik bir anda, yalnız başına kaldığı sırada kendisine verdiği enerjiye karşı yaptığı yüzsüzlük ten utanırcasına boyun büken ayçiçeklerini hepimiz biliriz.


    Son olarak ziyaret için gittiğim ve toprağım Ardahan gibi kuraklıktan beklenen ürünü veremediğini görüp, haber olarak yerel ve ulusal gündeme taşıdığım Trakya bölgesinin simgesi haline gelen ayçiçeklerinin sarışın güzelliğine dayanamayıp içine dalanların el uzattıkları sapındaki yapışkanlı dikenleri hissettiklerinde acı veren kırmızı gülün dikenlerinden daha kötü olduğunu anlarlar.


    Ve içine daldıkları sarı renkli ayçiçeklerinin uzaktan göründüğü kadar aslında çokta albenili olmadığı ve kırmızı gül gibi güzel kokmadıklarını anladıklarında kararmış yüzleriyle yere baktıklarını da görürler. Ateşin rengi de sarıdır, kendisine uzanan eli yakarken ancak anlaşılır ve Ayçiçek gibi rengiyle yanıltır, acı verdiğini ve kararttığını sanır.


    Oysa karşı tarafı değil üzmek, aslında bir kez daha üzerine böcek kondurup tat aldırttığını da anlamaz bile..


    Çünkü benim gibi yol kenarından geçenlerin inip içine dalarak ellediği gibi elden ele gezmeye alışkandır.


    Ve sarı renginin diğer bir özelliği daha var.. Bu özelliğiyle yani Ayçiçek canlıyken kokusuyla, güzelliğiyle dikkat çeker ama kuruduğunda çöpe atılan dikenli kırmızı gülün rengine bürünen insanlar gibi çıtırdayarak tat verirken yine çöpe atılır..


    e bu özelliğiyle sarı rengine kırmızı satenler bürüyüp orospu kırmızı kitabındaki baş kadın kahraman misali esen her rüzgara eğilip, kendini kaptıran ve sallandıkça cilası dökülen, gerçek yüzü meydana çıkan insanları andıran Ayçiçek tarlalarının kendilerine bir çok böceği kondurdukları da anlaşılır..


    Ve bu yazılara ayırdığım bir cumartesi günü veya diğer birgün heran kafaları koparılmış tarlada çürümeye terkedilen sapları da bacaklar gibi kırılıp, yakılarak ayaklar altında çiğnenirken görülür, kan kırmızısı misali moraran sarışın Ayyy çiçekleri..



    arşiv haber 09/05/2015 tarihli haber ve reklamlarınız..


    DİĞER TARAFTA SAFFET..


    BİR TARAFTA DEVLET,


    **ARDAHAN SİYASETİ DE EN SON DURUM.. Kısa bir zaman kalan genel seçimler öncesi aralıksız çalışan partiler ve adaylar gitmedik köy, dokunmadıkları insan bırakmıyorlar. Sol yakanın HDP, sağ tarafın Bağımsız Aday Saffet Kaya dediği Ardahan’da CHP ile AK Parti’nin işinin bir hayli zor gibi görünüyor..


    **CHP KAN KAYIP EDİYOR,


    AK PARTİ  ARDAHAN’DA SEÇİMİ KAYIP EDECEK GİBİ..


    7 Haziran’da yapılacak olan genel seçimler öncesi yoğun bir şekilde çalışan partiler ve adaylarının köy köy dolaştığı şu günlerde en çok konuşulan iki aday var.


    HDP’nin Milletvekili Adayı Dr. Taşkın Aktaş’ın 2. sıra bayan Arzu Moco adayı ile il genelinde büyük bir ilgi ile karşılandığı görülen Ardahan’da önümüzde ki seçimler de bağımsız milletvekili adayı olan Saffet Kaya’ya da büyük ilgini görüldüğü dikkatlerden kaçmıyor.


    CHP ve AK Parti’nin Milletvekili Adaylarının saha da görünmediği görülen Ardahan’da 2. sıra adaylarının hiç birisinin çalışmadığı da dikkat çekerken, bu adaylardan Yunus Baydar’ın çırpınışlarının da Orhan Atalay’ın kayıp ettiği puanları geri getirmeye yaramamıyor.


    4 yıllık başarısız bir vekkillik sergilediği ileri sürülen Atalay’ın Göle’de çıkamadığı dikkat çekiyor.


    Solda, Dr. Taşkın Akaş’ın, sağda ise Saffet Kaya’nın en çok konuşulan milletvekili adayı oldukları da dikkatleden kaçmayan Ardahan’da DSP’nin de atağa gerçtiği ve ilk seçim gezisini Posof kökenli DSP Milletvekili Adayı olan Mali Müşavir Ömer Türkoğlu’nun memlekti olan Posof’a yaptığı görüldü.


    Göle’de HDP, AK Parti, Saffet Kaya, Saadet Partisi, Ardahan merkez de Saffet Kaya, HDP, AK Parti, Çıldır’da CHP, MHP, AK Parti, HDP, Saffet Kaya, Hanak’ta CHP, HDP, Saffet Kaya, Damal’da CHP, HDP, Posof’ta AK Parti, MHP ve Saffet Kaya’nın konuşulduğu görülürken, düz Ardahan olarak bilinen alanda MHP, Saffet Kaya, AK Parti ve sepme olarakta HDP’nin adayı Dr. Taşkın Aktaş’ın konuşulduğu Ardahan’da 21 köyün bulunduğu Hoçvan’ın Göle’nin yarısı gibi tümünün HDP’ye kilitlendiği görülüyor.


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…








    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…








     

  • ATATÜRK ARDAHAN'DAN GİDİYOR!, KOMUTANLARDA GİTTİ!..



    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz-Özlem Şeyma Yılmaz  Her Cumartesi Günleeri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de..


    BUGÜN kü program Saat:13.00-15.00 TEMPO TV’de 


    Bugün saat:15.00-17.00’da ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    Dünya ile Güneşin dengelenmesi ardından her yıl 15 Haziran ila 15 Temmuz günleri arasında 15 dakikalığına, saat 18.15 sıralarında Ardahan’ın Damal İlçesine bağlı Mustafa Kemal ‘eski Yukarı Gündeş Köyü’ Mahallesi sınırları içinde bulunan Karadağ’a yansıyan ve tıpa tıp Mustafa Kemal Atatürk’e benzeyen siluetin görüldüğü günlerin sonuna gelindi.


    15 Haziran’da görülmeye başlayan, 15 Temmuz’dan sonra görülemeyen  ve basının ‘Atatürk Ardahan’da’ başlıkları ile kamuoyuna sunduğu siluetin adına yapılan festival ise yapılmadı.


    KOMUTANLARDA GİTTİ!..


    Ardahan’ın Gürcistan’a sınır olan Posof ilçesinde görev yapan Garnizon Komutanı Yüzbaşı Uğurcan Baycan ve Jandarma Komutanı Yüzbaşı Okan Çam’ın tayin olmaları nedeniyle Posof Kaymakamı Murat Mete tarafından veda yemeği verildi.


    Kaymakam Murat Mete ve Belediye Başkanı Cahit Ulgar yemekte yaptıkları konuşmalarında komutanlara hizmetlerinden dolayı teşekkür ettiler.



    Veda yemeğine Posof’a yeni atanan komutanlarla beraber Belediye Başkanı Cahit Ulgar, İlçe Müftüsü Osman Gül ve mülki idare amirleri de katıldılar.


    Yemek sonunda kaymakam Murat Mete tarafından ilçeye veda eden komutanlara başarı ve teşekkür belgeleri ile beraber Posof’a özgü Huş tavuğu maketix Belediye Başkanı Cahit Ulgar tarafından da tescilli içi dışı kırmızı elma maketi hediye edildi.Program çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.



    İŞİNE, PARTİSİNE SEVDALI BİR BAŞKAN..


    Kendi özel işinde olduğu gibi içinde bulunduğu siyasi oluşumlar da ortaya koyduğu enerjiyi kısa sürede başarıya çeviren Ardahanlı İş İnsanlarından olan Veysel Karatay bir milyonluk kent İstanbul/Esenyurt’ta başında olduğu Gelecek Partisinin ilçe genelinde en çok konuşulan parti haline getirdi. Gelecek Partisi İlçe Başkanı Veysel Karatay son olarak partisine üye kampanyası başlattı.


    MANİSA’DAN ARDAHAN’A


    TARİHİ GÖNDERİLDİ, YAKALANDI..


    ARDAHAN’da jandarmanın ihbar üzerine yolcu otobüsünde yaptığı aramada, salamura bidonuna gizlenmiş tarihi eserler ele geçirdi. Manisa’dan Ardahan’a otobüsle tarihi eser gönderildiği ihbarını değerlendiren İl Jandarma Komutanlığı KOM şube ekipleri, kent girişinde durdurduğu otobüsün bagajında arama yaptı. Aramada yaprak salamurası bidonuna gizlenen, poşet içinde 507 sikke ve tarihi eser niteliğinde objeler ele geçirildi. Yapılan ilk incelemede eserlerin Demir ve Orta Çağ dönemine ait olduğu bildirildi.



    arşiv haber 08/04/2015 tarihli haberler


    TEKOĞLULARI ÇEKİLECEM..


    MHP Başkanı ve Adayı Az Daha Ölüyordular..


    AK Parti’den 2. Sıra Adayı Olan Yunus Baydar’ın her an adaylıktan çekilebileceğinin tartışıldığı bir süreçte bir açıklamada MHP’nin 2. Sıra Adayından Geldi..


    Miliyetçi Hareket Partisi İl Başkanını Haalanına yetiştirmek için yola çıkan MHP 2. Sıra Miletekili Adayı Ömer Tekoğulları ile MHP Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat ölümden döndüler.


    Alınan bilgilere göre adayların belirlenmesi ardından birlikte Ankara’dan İstanbul’a dönen buradadan İl Başkanı Taşkın Polat’ı Ardahan’a yolcu etmek için Atatürk Havaalanına giderken Otoyolda bir araçla çarpışan Tekoğulları’nın aracı kullanılmaz hale gelirken, Polat ve Tekoğulları’nın yara almadan kazayı atlattıkları öğrenildi.


    **TEKOĞULARI: ÇEKİLECEM..


    Trafik kazasıyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz MHP 2. Sıra Milletvekili Adayı Ömer Tekoğuları birinci sırayı beklediği partisinden küs olmadığını ancak 2. sıradan istifa ederek, kenra çekileceğini açıkladı.



    Tehdit Şantaj Çakallıktır!


    Bir mafya liderinin ülke gündemine yön verdiği şu günlerde, birilerinin çakallardan çok sahte aslancılık oynaması dikkatimizden kaçmıyor. Rüyalarında göremeyecekleri makamlara gelmenin şoku ve şımarıklığı ile kendilerini birden adam sananların öte yandan devletin gücü, gölgesini kendileri gibi çamurlaştıranların sözde kahramanlıkları birilerine sökse de, bana sökmeyeceğini anlamamış olanlar da var.


    35 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda ve 52 yaşıma kadar belden aşağı başta olmak üzere, hiç bir şerefsizliğe, namussuzluğa imza atmadığıma inandığım yaşamım boyunca işimin sadece ve sadece gazetecilik ve bu meslekte harcadığım emeğin karşılığında aldığım, kendi aldıkları ayakkabı kutusu dolusu dolarlara, dolarcıklara benzetenler kendi yaptıkları pislikleri benim ve benim gibilerin de yaptığını düşünür ve kendileri gibi olduğumuzu sanar ve hareket ederler. Bunu yaparlarken de aile dostluğu, hemşericiliği, yakınlığı hepsinden ilerisi insanlığı da unuturlar.



    “Düşenin dostu olmaz” denilen bir süreçte hep düşenlerin yanında olan bir kişilikle, hem insanlığımı hem gazetecililiğimi yaparken, bazı çakalların bunu korkaklık, çekingenlik sanıp aslan kesilerek, hem de normal telefondan değil, her zaman yaptıkları gibi whatappalardan açtıkları telefonlarla sahte aslan kesilip çakallık yapanlara diyeceğimi tek şey şudur;


    Ulan! Sen değil, siz değil, sülaleniz hiç değil, tesadüfen geldiğiniz ve kısa sürede işlenip bir o kadar aynı hızla gümbürtüye gittiğiniz bu süreçte, yaşadığınız psikolojiye bağışlıyorum sizi, tehdit, şantaj, çakallık yapan sizleri.


    Ve deveden büyük filin olduğunu devlet, kimin namuslu, kimin namussuz, kimin terörist, kimin yaltakçı olduğunu iyi bilir ve sözümü bilirim. Adam olun yaptıklarınızın bedelini kanun ve kalmadığı ileri sürülen adaletin önünde veremiyorsanız, varsa vicdanınıza sorun ve kendi suçunuzu başkalarını suçlayarak affettiremeyeceğinizi bilmenizi ve günü geldiğinde hata yaptığınızı anladığında işin işten geçtiğini anlama duygusu yaşamayın.


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…







  • Ardahan'a İçme Suyu Veren Köy Coronadan Karantinaya Alındı!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz-Özlem Şeyma Yılmaz  Her Cumartesi Günlweri ve Hafta İçi Özel Programlarla Saat:17.15-19.15’te TEMPO TV’de 


    Her Cumartesi günleri saat:17.15-19.15’te ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    Baran’a Uzan, Evim’e Kastelli demiştim..


     


    Evet, ülke içinde, yani biz gazeteciler ya da muhalefet değil, okyanus ötesinden tsunamiden önce gelen dalgalarla, yani bilinen ama gizli tutulup, zamanı geldiğinde kullanılan bilgi sızdırmalarla sarsılmaya devam eden gündemin yeni balonu evim, evim diye başlayan ve mantar gibi çoğalan, benim “PANDEMİ YENİ MAFYA VE KASTELLİ Mİ?”başlığı ile bir yıl öncesi ele aldığım ve yeni kasetelliler dediğim olay, bugün havuzda olduğu söylenen ama yazmak zorunda kalan Hürriyet Gazetesinin haberi ile görüyoruz.



    Toplumun büyük kesiminin her geçen gün dozunu biraz daha arttırarak alenen, açıkça tepkisini ortaya koyduğu ama hala “Ya oyumu kime vereyim?” diyerek mevcut iktidardan memnun olmadığı halde oy vereceği oluşumu arayıp, beklediği bir süreçte “sonu bilinen, yazılan, anlatılan ama anlaşılamayan” ilginçlikler yaşanmaya devam ediyor.

    Ve “21 ‘evim” tasfiye oldu! İşte kapatılan şirketler…”başlığı ile Hürriyet Gazetesinde verilen haberi bir yıl sonra, bugün okuyunca benim 20/11/2020 tarihinde ele aldığım ”PANDEMİ YENİ MAFYA VE KASTELLİ Mİ?” yazımı hatırlayıp, Google amca aracılığı ile arşivde hemen buluyorum.

    Gerçi artık dönenleri toplayıp, yeniden sattığını anlattığı sözde vakıf gecesinde onu alkışlayanlara yönelik yazdığım o yazıya benzer yine 1 yıl önce ele alıp dikkat çekmek istediğim yeni Kastelli vakalarının yaşanabileceğini anlatmaya çalışırken de, Korkmaz’ın Uzan, Evim Evimi ise anlatmaya, ima etmeye çalışmış çabalamıştım ve yazıp arşivime eklemiştim..

    “Keşke haklı çıkmasaydım” dediğim onca olayın öncesinde anlattıklarımızı anlamayıp, ucuz yola başvurup ya bir kulp takıp, haydi oradan diyenler yada alçaklaşacak kadar adileşip reklam alamamıştır terörist diye yazmıştır diyenler oldukça, ne sizin, üne de benim sakallarımız bile yetmez, dün söylenip bugün yaşanan onca Uzan’lar ve Kastelliler…


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..












    ki…









    arşiv haber 15/05/2019 tarihli haberler



    5 Yıl Değil, 5 Günmüş!..


    Geçtiğimiz günler de yaşanan kaçak sigara operasyonu ardından tutuklanan bir kişiye geçmiş olsun demek için Ardahan Kapalı Cezaevi’ne giden ve eski bir cezası dolaysıyla arandığı ortaya çıkan Ardahanlı İşadamı Melih Aktürk serbest bırakıldı. Eski bir davadan alığı cezası dolaysıyla 5 gün Ardahan Kapalı Cezaevinde tutuklu kalan Aktürk serbest kaldı. Öte yandan Aktürk’ün ziyaret için gittiği O.B. isimli kişi ve operasyon ardından tutuklanan A.Ö. halen tutuklu bulunurken bir kişi de halen aranıyor.



    **Kral Öldü, Çok Yaşa Kral!


     


    ‘İspanya’da Kral Juan Carlos’un tahttan çekilmesinin ardından Prens Felipe taç giydi. Mecliste yemin eden 6. Felipe İspanya’nın yeni kralı oldu. Tarihi tören kuşak giyme merasimi ile başladı. Tahtı bırakan eski Kral Juan Carlos ‘fahin’ diye bilinen askeri maraşel kuşağını kendi elleriyle oğlu Felipe’ye taktı. Bu törenin ardından mecliste yemin merasimi yapıldı. Mecliste yemin eden 6. Felipe, resmi olarak İspanya’nın yeni kralı oldu. Tören, “Çok yaşa kral, çok yaşa İspanya” sloganları ve alkış…’


    Bu haberi ve hala yönetimlerde olmasalar da bir çok ülkede simge konumunda olan Krallıkları bana inceleten Kral veya Padişahlara yalakaları oldu.


    Gerçi kralla olmazsa da padişahlıkla yönetilen bir toplumun fertlerinin her yeni padişaha, ‘Çok yaşa padişahım’ dediğini bilen biri olarak bu yönde yaşananları da araştırırken bugünkü yazıma konu olan durumu en iyi şekilde anlatan meseleleri de araştırmaya başladım.


    Ve en iyi mesele aşağıda ki anlatılanın olduğunu fark edip, kopyaladım..


    İşte bugünkü yazımı daha iyi anlatması için yaptığım araştırmada dikkatimi çeken il önemli mesele;


    ‘Bir köyde eşekler Semerci’den çok şikayetçilermiş, yaptığı semerlerden sırtları yara oluyormuş. Sonra eşekler toplanıp “Semerci ölse de kurtulsak”  diyerek dua etmişler.

    Bir gün Semerci ölmüş, yerine yeni bir semerci gelmiş, ancak; onun yaptığı semerlerden de sırtları yara olmuş. Tekrar bir araya gelen eşekler “Semerci ölse de kurtulsak”  diye dualarını yenilemişler. Gel zaman git zaman bu Semercide ölmüş. Yeni Semerci gelmiş, eşeklerin sırtları yine yara oluyormuş. Eşekler dua etmek için toplandıklarında içlerinden biri çıkmış:

    – Arkadaşlar! Bu Semerci de ölünce başka bir semerci gelecek, en iyisi biz dua edelim Allah bizi eşeklikten kurtarsın.’


    Yani her ölen Kral’ın arkasında demediğini bırakmayan ama her gelen yeni Kral’a, Padişaha ‘Çok yaşa’ diyen bir toplumun dalkavuklarının yeniden sahnede olup, poz verdiklerini görürür bu durumu görmezden gelen yen Kral ve Padişahların yarında onlar öldüğünde aynı durum karşısında kalacak olanlardır.


    Ama bu durumu yani görüneni görmezden gelip, dalkavuklar ile poz veren yeni Kral ve Padişahlarında işine gelen bu eşekliğin bitmediğini de bilmek gerek.


    Çünkü eşekler oldukça iktidarları devam ettiğini bilen eski Kral ve Padişahlar gibi yenileri de bozuntuya vermeden hizmet yapmaları için kendilerini oraya taşıyanları kısa sürede unutup, dün eski Kral ve Padişahların dalkavukları olanları yanlarına alıp bolca poz vermeyi daha kolay iş sayarlar.

  • ARDAHAN YOLLARI BİTÜM OLACAK!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cuma Günü Saat: 20.00-22.00’de ‘de TEMPO TV’de 


    Her Cuma günü saat:20.00-22.00’de ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Genel Sekreteri olmayan, vali yardımcısı ile idare edilen Ardahan İl Özel İdarenin Asfalt Üretme Merkezinin olduğu belirtilen ama bu tesiste belediyeye malzeme verilmediği Ardahan’ın yolların onarılması için petrolün damıtılması sırasında arta kalan, yüksek kaynama noktalı hidrokarbonlardan oluşan, asfaltlamada, çatı ve kâğıtların su geçirmez duruma getirilmesinde kullanılan, doğal ısıda katı halde bulunan, koyu kestane renginde bir karışım olan Bitüm malzemesi için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’den talepte bulunduklarını ve Hanak ile Damal’da doğalgaz verileceğini de açıklayan AK Parti Arahan İl Başkanı Kaan Koç kendinse ait sanal sayfada yaptığı açıklamada şöyle dedi.




    ‘Milletvekilimiz Prof. Dr Orhan Atalay ile Birlikte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Fatih Dönmez’i ziyaret ettik.

     Posof İlçemizden Sonra Hanak,  Damal, Çıldır İlçelerimize Doğalgaz Verilmesi Talebimizi Yeniledik. Sayın Bakanımız Çalışmaların Başlaması İçin Gerekli Talimatları Verdi. İnşallah Önümüzdeki Yıl İçerisinde Bu İlçelerimizin de Doğalgazla Isınmasının Mutluluğunu Yaşayacağız.

     İl Özel İdaremiz Ve Belediyelerimizin Talebi Üzerine Bitüm Talebimizi Bakanımıza İlettik. Toplamda 600 Ton Bitüm Hibesi Sözü Aldık. Bitüm’ün En Kısa Zamanda İlimize Nakledilmesiyle İlgili Gerekli Talimatlar Verildi.

    Bu Vesile İle Sayın Bakanımıza Şahsım, Teşkilatım, Ve Memleketim Adına Teşekkür Ediyoruz.’



    Erdoğan’ı Dinlerken..


    Ünlü, ünsüz tüm tv kanallarının da içinde olduğu medya ve basını, kontrolünün altına aldığı ve bunları havuz denen yerde topladığı iddia edilen AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı partisinin son grup toplantısında dinliyorum.


    Yaklaşık bir saat süren ve dini kanallar, TRT ŞEŞ denen kanalında içinde olduğu TRT başta olmak üzere NTV ve diğer özel televizyonların reklam dakikalarını bile harcamak zorunda kaldığı Erdoğan’ın son konuşmasını dinlerken ‘Hodri meydan seçim var’ diyecek diye de beklemedim değil.. 

    Çünkü her konuşmasında önce 19 yıla yaklaşan çalışmalarını tek tek sıralayan ardından bay Kemal dediği CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na olmak üzere barış süreci denen süreçte ‘Negri, negri’ diye birlikte göz yaşı döktüğü ama şimdi terörist olarak ilan ettiği ve ortağı MHP’nin, ‘kapatılmalı’ dediği, Anayasa Mahkemesine ‘Seni biz kapatmadan önce HDP’yi kapat’ diye emir verdiği HDP’yi ve diğer muhalefeti yine topa tutan aynı Erdoğan’ın sanki seçim propagandası olan konuşması yetmez gibi slayt gösterileri ile partisinin, iktidarının propagandasını yapıyordu.

    ‘Neymiş millet açmış diyorlar. Açsa siz doyurun biz gerekeni yapıyoruz. Ama gelin görün ki nankörler varsa ne yapabiliriz?’ diye devam eden konuşmasında Sedat Peker’in dediklerini de götürüp teröre, dış güçlere, fetoya ve mafya yapılamalarına bağlayan aynı Erdoğan’ın, Peker’in ve muhalefetin hepsinin hain, kendilerini de bu memleketin sahibi, sevdalısı, hizmetkarı olduğunu da belirtirken ‘Biz 82 milyonla birlike bu ülkeyi seviyoruz’ demesi de ilginçti.




    Çünkü ona göre onun dışındakilerin hepsinin yapılanları görmeyecek kadar kör olduğunu belirtirken o dediği 82 milyonun içinde ben ve HDP, CHP, İYİ Parti ve diğerlerini de yok sayamayıp, bu ülkede birilerinin daha olduğunu da kendisi kabul ediyordu.

    Evet, aynı gün FOX TV’nin sabah haberlerine çıkıp, en büyük desteği aldığı ama alenen, kamuoyu önünde yan yana gelmekten hatta adını diline almaktan zorlandığı HDP’yi sunucunun zoruyla ağzına alan Kılıçdaroğlu’lu CHP’nin yerelde, Bahçeli ortaklı Erdoğanlı AK Parti’nin genelde yönettiği bu ülkenin parti kapatmakla değil, erken bir seçime ihtiyaç duyduğunu da anladığım bu son konuşmasını dinlerken Erdoğan’ın bugün demese de yarın erken seçim diyeceğini düşündüm ve bu yönde hazırlandığını da hissettim.

    Çünkü aynı Erdoğan’ın ülke içinde olduğu gibi dışında da bir hayli sıkıştığını ve bu sıkışmayı atlatmak için sürpriz denecek bir anda erken bir seçimi ilan edecek gibi görünüyordu.

    Bende öyle diyorum ve bu yıl sonu olmazsa da önümüzde ki yılın ilk aylarında bir erken seçimi göreceğiz gibi..








    ki…








    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Arşiv Haber:18/04/2015 tarihli haberler/yorumlar


    Anketimiz Sonucu Gösterir Gibi.. 


    Ardahan’ın Yeni Mlletvekilleri Kim Olur?


    Bünyesinde iki günlük yerel gazete, 4 internet sitesi bulunduran, tüm ilçelerde temsilcisi olan yayın grubumuzun amiral haber sitesi üzerinde yayınlanan ‘Ardahan’da Hangi Parti Milletvekili Çıkarır?’ başlıklı anket 7 Haziran’da yapılacak olan Genel Seçimlerin Ardahan sonuçlarını gösteriyor gibi..


    **AK Parti Önde, CHP ile HDP Kafa Kafaya..


    İnternet sitemiz üzerinde yapılan anket devem ederken, şimdiye kadar ki sonuçlar Ardahan’da yarışacak olan partilerin ilk sırasın da AK Parti, HDP, CHP ve MHP geliyor.


    İnternet Sitemizin SAĞIN da yayınlanan ve şimdiye kadar Bin 223 Kişinin oy kullandığı ‘Ardahan’da Hangi Parti Milletvekili Çıkarır?’ başlıklı anketimiz de iktidar partisi 452 oy alıp, birinci parti olurken, 375 oy alan HDP 346 oy alan CHP’nin önünde yer aldığı dikkat çekti.


    MHP’nin 260 oy alarak 4. parti olduğu anketimiz devam ederken yeni anketimiz olan ‘Ardahan’ın Yeni Mlletvekilleri Kim Olur?‘ başlığıyla okurlarımızın oylamasına sunuldu.

  • ARDAHANVE GÖLE'DEN SONRA POSOF'TA DOĞALGAZ'A KAVUŞUYOR!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.15’de de TEMPO TV’de 


    Her Cumartesi günü saat:17.15’te ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    ARDAHAN VE GÖLE’DEN SONRA


    POSOF’TA DOĞALGAZ’A KAVUŞUYOR!..


     


    Kafkasya’dan getirilip, Ardahan’ın Posof ilçesi üzerinden dünya pazarlarına sunulan doğal gazdan faydalanamayan Posof ilçesi nihayet doğalgaza kavuşuyor.


    Daha önce Youtbe ArdahanTV adlı kanalımıza açıklamalarda bulunan Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar plan ve projesi onaylanan, bütçesi ayrılan Posof Alt Yapı Projesi ile birlikte ilçeye doğalgazında verileceğini açıklaması ardından bölge ziyaretine giden AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Ardahan ve Göle’den sonra Posof’a da doğalgaz verileceğini belirtti.


    Azerbaycan’dan çıkan ve Avrupa’ya kadar uzanan doğalgaz boru hattının geçtiği Posof’a gelecek yıl doğalgaz verileceğini açıklayan milletvekili Prof. Orhan Atalay Posof Türkgözü (Badele) Sınır Kapısı’ndaki incelemeleri sırasında yaptığı açıklamada, “Batı’da ne varsa Doğu’da da o olacaktır” diyerek Posof’un da doğalgaza kavuşması için gerekli kararın alındığının müjdesini verdi. Atalay, Posof’tan gidenlerin ata dede yurtlarına tekrar kavuşmaları için gerekenlerin yapılacağını belirtti. 


    Atalay, “Ata dedelerimiz tüm zorluklara rağmen göğüs gererek buradan kaçmadılar. Biz de bu kaçanların geri gelmeleri için gerekenlerin yapılmasına çalışıyoruz” dedi.


     



    AK Parti Ardahan İl Başkanı İle birlikte Posof’u ziyaret eden  Aredahan Milletvekili talay’ın açıklaması ardından Posoflu vatandaşlar ise karardan çok memnun olduklarını belirtiyorlar. 


    Posoflular, Ulgar Dağı Tüneli’nin de tamamlanması ile serhat ilçe Posof’un yeniden eski günlerine kavuşacağını dile getirdiler. Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar ise doğalgaz kararının alındığını ancak alt yapı sistemlerinin yetersiz olduğu için biraz zaman alacağını belirtti. Su ve kanalizasyon sistemlerinin tamamen değişeceğini ve ilçe halkının en kısa sürede doğalgaz kullanmaya başlayacağını dile getirdi.



    Dünden, geride kalan yazılar..



    Ülke siyasetine bulaşan mafyanın başta derin devlet denen konu olmak üzere Uğur Mumcu cinayetinin de aralarında olduğu faili meçhul cinayetler ve nice kirli ilişkilerin ortaya serildiği şu günlerde başında bulunduğu iktidarın her gün yeni bir dosya, iddia, suçlama gibi konularla karşılaşan Erdoğan başta olmak üzere herkes ne yapacağını şaşırmış durumda desem sanırım doğru olur. 


    Ve ben başta olmak üzere aynı ülkenin ferrleri olarak bizlerde iş, aş ve aşk dahil onca ilişkiler yoğunluğu içinde ne yazacağını, ne yapacağını da  şaşırmış durumdayız.

    Çünkü her insanın kendisine has özel sorunları olması dolayısıyla yani adeta limandan uzaklaşma hüznü ile okyanusa açılan bir gemi meselesi gibi attığı demiri çekmeyi, çekemediği için de hem limanı, hem de kendisini yaralayıp, kanattığını unutmuş bir haldeyiz şu günlerde..

    Evet, ‘Sen ne yapıyorsun, şaşırdın mı?’ diye soranlara, ‘Dün ne yediğimi biliyor muyum?’ diye pişkin, pişkin cevap veren bir halde olan tüm toplumun bir ferdi olarak bu ülkede yaşananların, kapalı kapılar ardında olanlar insana dünü değil, az önceyi hatta bu yazının üst satırlarını bile unutturan, öteleyen bir haldeyim desem de yalan olmaz.

    Çünkü yaşananlarla dün düşündüğünü bugüne ertelemek zorunda kaldığım bir duygu ile yazımı yazarken Erdoğan’ın çıktığı partisinin grup toplantısından memleketine giden ve kadın olan bir partinin genel başkanının üzerinden, ‘Bu daha iyi günleriniz, siz bekleyin daha neler olacak?!.! demesiyle bir kez daha şok olup, şaşırıyorum ve dünden kalan düşüncemin ne olduğunu unutup, ne yazacağımı düşünürken yerimde dona kalıyorum.




    Ve daha çok yazamayarak, dün düşünüp, bugün yazmayı düşündüğüm yazımı hatırlamaya çalışıyorum, kül tabağını dolduran izmaritlerin yeni bir izmarit alamayacak halde olduğunu görürken…

    Ama umudumu yitirmeyip, ‘Bugünler de geçecek elbet. Çünkü biz ne fırtınalar gördük, tsunamilere çarptık, bunları, yaşananları da, geride kalıp, anlamayanları da da aşarız. ‘ diyerek…




    ki…








    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    arşiv haberler 21/11/2019 tarihli haber-yorum



    Belediye’nin hesaplarına haciz konuldu!


    Belediye Başkanı olduktan sonra geçmiş yönetimden kalan borçları dev bir afiş ile belediyenin önüne asan ve 9 aylık yönetimi boyunca bu borcun kaç TL.’sini ödediği belli olmayan CHP’ki Ardahan Belediyesinde alacaklı olan ama parasını alamayan özel bir şirket Ardahanlı bir avukat aracılığıyla haciz edildi.





    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz yıllarda belediyeye ait bir aracın bir çocuğun ölümüne sebep olduğu olayın ardından açılan tazminat davasını kaybeden Ardahan Belediyesi bu tazminat dolayısıyla sigorta şirketine borçlandı.

    Borcu karşılığı iki arsayı hipotek ettiren Ardahan Belediyesinin tazminat tutarına yetmeyeceğini yönelik açıdan ikinci davayı da kaybettiği öğrenilen Ardahan Belediyesinin tazminat sonucu istenen parayı ödemeyince aynı zaman da CHP’li olan Avukat Müzzeyen Çiftçi Yolaçan tarafından kapsamlı olarak belediyenin hesaplarına haciz konduruldu.

    CHP’li Belediyenin yaşadığı bu ilk şoku devamının daha önce açılan davalar sonucu yaşamaya devam edeceğide ileri sürülmektedir.

    Hacze neden olan borcun ne kadar olduğu ise öğrenilemedi.



    CHP’de Parti içi demokrasi isteyen Av. Yolaçan’dan açıklama..


    Müvekili olduğu şirketin Ardahan Belediyesinden alacağını tahsil etmek için CHP’li Ardahan Belediyesine haciz koydurtan CHP’li Avukat Müzzeyen Çifçi Yolaçan Ankara’ya birlikte gittiği Ardahanlı CHP’lilerle birlikte CHP Genel Merkezini ziyaret ettiği bir sırada gazetemzin konuyu kendisine iletip, yaşananlar hakkında bilgi istemesi üzerine kendisine ait özle sanal sayfasında bir açıklama yaptı.


    Av. Yolaçan’ın haberimizin hemen ardından yaptığı açıklaması aynen şöyle;


     Ardahan CHP İl ve İiçe seçimlerinde parti içi demokrasinin işletilmesi için delegelerin, parti üyelerinin oyu ile seçilmesi ahbap- çavuş-ilşkisine göre delege belirlenmemesi yönünde yaptığımız haklı talebe İl başkanı ve ilçe başkanlarının tepki göstermeleri sonucu bu haklı talepleri iletmek için bugün CHP Genel Merkezinde bir takım görüşmeler yaptık ve belgeler sunduk.

    Bu durumu haber alan yerel siyasi oligarklar ve rantçılar, meslek faaliyetlerim üzerinden sözde basın yoluyla saldırı başlatmışlar! Üzüldüm mü ? Kendi adıma hayır demek ki ben işimi doğru yapmışım!


    Ancak, müvekkillerimin acılarını tazeledikleri için onları asla affetmeyeceğim. Bir ailenin bu basit hesaplar için acılarının tazelenmesi çok iğrenç ve insanlık adına utanç verici!

    Ne mutlu bana ki tüm baskı ve tehdit ve ahlak dışı tekliflerinize rağmen davamı aksatmadım 10 YAŞINDA öldürülen o sabinin hakkını ( meslek etiği ve yasa gereği isim ve mahkeme kararı açıklayamıyorum) sonuna kadar aradım ve aramaya devam edeceğim! Tehdit ve hakaretleriniz bana sökmüyor! Ben vicdanım dışında kimseye hesap vermem ve vermek zorunda değilim !


    Ardahan’da siyaseti dizayn etmeye geldiklerini iddia iddia edenler ! size söylüyorum işiniz hiç kolay değil!

    Bu seviyesiz siyasi ve mesleki linci bahane ederek bana kin ve hakaret kusanlar sizi Allaha havale etmeyeceğim hukuki mücadelem devam edecek !!


    Av. Müzzeyen Çifçi Yolaçan



    **İMF’nin Kapısı Çalınacak mı? 


     


    Bugünlerde yine sıkıntılar yaşadığımız ekonomi ile ilgili yaşadığım bir tartışmayı yazıya dökmek isterken 2016 yılında ele aldığım ama güncelliğini kayıp etmeyen üç başlıklı bir yazıma rastladım..


    Ve hiç dokunmadan ama bir iki güncellemeye ile  sanki bugün yazmışım gibi yeniden yayınlamanın gerektiğini düşünerek, bugün kü köşeme de misafir ettim..


    İşte o sanki bugün yazılmış 3 yıl önce ele aldığım o hala güncelliğini koruyan yazılarımdan biri daha..


    Her geçen gün daha da daralan ekonomiyi düze çıkarmak için yoğun bir tempo ile mesai yapan Başkan Erdoğan ile emrindeki hükumet adeta dağa, taşa düşmüş bir dolar arıyor.. 


    Gerçi daha bir kaç ay önce ve halen 1 doları olanın fetocu diye yakasından tutulup, içeri atıldığını da unutmadık ya neyse.. 


    Evet, Başkan konuşmaları ile emrindekilerle birlikte bu günlerde harıl harıl 1 doları aradığı şu günlerde kimsenin dillendiremediği şu, ‘İMF’nin ne iş yaptığını ve nerede olduğuna da bakmak gerekmez mi?’


    Çünkü Başkan ve hükumette biliyor ki; doların bir büyük kısmını da aidatını öderken, ‘Borcunu ödedik’ diyerek hava attığımız İMF’nin verdiği akıl ve de paralar ile dünyanın bir çok ülkesinin ekonomisini ayakta tutmakta. 


    Durun, durun hemen de ‘Bak bak işte hain, güçlü ülkemizi götürüp, İMF’nin kucağına atmak istiyor’ demeyin hemen.. 


    Vallahi bende ne ayakkabı kutusunu dolduracak dolar, nede fetonun diye sağa sola atılan 1 dolarlar yok..


    Sadece bugünlerde harıl harıl aradığımız yeşilim dolarların kimde olduğunu ve bizim ülkemizin de buraya üye olduğunu, aidat ödediğini hatırlatmak istedim.. 


    Çünkü Başkan Erdoğan’ın da bu gün, yarın dün borcumuzu ödedik dediği İMF’yi nasıl dillendireceğini sizde göreceksiniz.. 


    Evet, ülkenin geçtiği şu dar boğazı geçmek için sağa, sola düşmeden, artık ekonomisiyle, siyasetiyle iç içe olunan ülkelerle ilişkileri bozmadan ve en önemlisi kendilerine hayrı olmayan Şengay, mengaylarla zaman kaybetmektense üyesi olduğumuz dünyanın dolar bankası olan bir kaç milyon doları borç almak en doğrusu bence.. 


    Nasılsa güçlü bir başkan ve hükümet var.. Borcumuzu yine öderiz de mi?.. 


     


    **Yeni bir çıkış gerekli.. 


     


    Doların alıp başını gittiği, Başkanın bu gidişatında bir darbe teşebbüsü olduğunu konuşmaya başladığı şu günlerde gezip, dolaştığım ülkenin en büyük metropolü İstanbul’da satılık fabrika, kiralık iş yeri satışında olağanüstü bir artış yaşanmakta.. Parası olanın Ardahan’ın dondurucu soğuklarından dolayı değil, şaşkınlığından ve de ne yapacağından dolayı donup kaldığı şu günlerde işsizlik de başını almış gidiyor.. 


    Yani 2019 yılının ilk yarısının sermayesinin şu beş altı ayda yenildiğine dikkat çekilen ülkede durum ve vaziyetin hiç de iyi olmadığını ben değil, tek başına ülkeyi idare etmesine karşın suçlu başkasıymış gibi sağa, sola kızan Başkan Erdoğan’ın kendisi bizzat söylemekte.. 


    Ve yeni bir çıkışın gerektiğini de söyleyen yine aynı Başkan Erdoğan.. 


    Peki bu çıkışı ben mi yapacağım yoksa KHK’lar ile saat başı karar çıkartıp, önüne geleni içeri attıran, halkın seçilmişlerinin yerine kayyum atayan, ‘dolarları bozun’ diyerek esnafa fırça atan Erdoğan’mı? 


    Tabi ki Başkan bu çıkışı yapmalı.. 


    O çıkışın de ne olacağını dünkü yazımda bir kez daha belirtmiş, barış sürecinin yanı sıra Avrupa ile, Suriye ile, Irak ile bir an önce barış sağlanmalı derim.. 


    Hatta daha ileriye giderek ısrarla üzerinde durduğum ve bu ülkenin 30-40 yıl önünü açacağına inandığım bir genel aftır bu çıkış.. Çünkü morallerin bozulup, yıkıldığı an yen çıkış yapılmalı.. 


     


    **Yeni Bir Barış Süreci Doları Düşürür.. 


     


    Hayatında doları olmamışla ile ayakkabı kutucuklarına dolarları dolduranların her geçen gün daha da yükselen doları aşağı çekmek için ortaya attıkları saçma sapan fikirleri görüp, okudukça memleketin geldiği son noktayı da görmekteyim.. 


    Dünyayı güldüren bu saçmalıkları ortaya atanların doların neden bu kadar fırladığına bakmadan ve suçlunun kim ya da kimler olduğunu sorgulamaması da ayrı bir dert.. 


    Ve düşünmezler ki; Bu ülkede 2 yıl süren bir barış sürecinde Merkez Bankasının rezervlerinin dolarlarla dolduğunu, hatta İMF’ye ödenen aidatı bile ‘borcumuzu ödedik’ diye hava attığımızı hatırlamazlar.. 


    Ve son bir kaç yıldır yine dağ taşa atılan onca bombanın dolarla alındığını da sanki bilmez ve anlamak istemezler.. 


    Evet, sorunu çözmek için saçma sapan çözümler üretme yoluna gidenler buradan bir de ben sesleniyorum.. 


    Bırakın artık dünyayı bize güldürmeyi de lütfen artık kendinize gelin.. 


    Ve çözümün iç barış kadar, dış barışta da geçerli olduğunu anlayın artık.. 


    Çünkü doların ateşinin 7 Haziran’ı beğenmeyip, barış sürecini buzdolabına kaldırıp, ülkeyi 1 Kasım’da yeniden seçime götürenlerce yakıldığını ve bu ateşin eş başkanlarınında aralarında bulunduğu HDP’lilerin içeri atılmasıyla devam ettiğini niye anlayıpta saklamak istersiniz? 


    Yoksa bilerek mi yapıyorsunuz da millet, ‘Baba ekonomi elden gitmesin’ deyip, başkanlığınızı mı onaylayacak sanırsınız? 


    Ha unutmadan bende fikrimi söyleyeyim.. 


    Yeni bir barış süreci doları olduğu gibi bu ülkenin üzerinde hesabı olanların oyununu bozar diye düşünüyorum.. Ve sadece doları ve makamları, kırmızı koltukları olanlar düşünsün derim.. 


    Not:


    Biz dolarsız yaşamayı, direnmeyi biliriz..


    CHP’de Yolaçan Dönemi mi Başlıyor..


    *Arşiv Haber 25/03/2015 Tarihli Haber


    irbirlerine demediklerini bırakmayanlar aynı karede bir araya geldi..


    74 Gün kalan Genel Seçimleri öncesi bir birleriyle yarışan Milletvekilleri aday adayları arka kapılarda bir birlerinin önünü kesmek için mücadele ederlerken, kamuoyunda bir araya gelip, birlikte fotoğraf çektirmeyi ihmal etmiyorlar.


    Son olarak gençli kollarının organize ettiği gece de bir araya gelen CHP’nin Ardahan Milletvekili aday adayları zorunlu da olsa bir araya geldiler.


    **Yeni İl Başkanı Fevzi Uygur..


    7 Haziran Genel Seçimleri öncesi yoğun bir tempo ile yarışan CHP’li Milletvekili Aday Adayları bir araya gelip, fotoğraf verirlerken, diğer taraftan ‘Kim İl Başkanı Olsun?’ sorusuna cevap bulmaya çalıştılar.

    Yoğun tartışmalar ardından Fevzi Uygur’un CHP’nin yeni İl Başkanı olmasına karar kılan CHP’liler Uygur’un listesini de oluşturup, CHP Genel Merkezine sundukları öğrenildi.


    **Öğüt Aday Edilmeyebilir..


    Öte yandan dün bazı ilerin milletvekili aday adaylarını açıklayan CHP’nin Öğüt’ü aday etmeyebileceği de ileri sürüldü.


    CHP’de Yolaçan Dönemi mi Başlıyor.. Dün Kars’ın da içinde bulunduğu bir çok yerin milletekili aday adaylarını belirleyen CHP’nin Ardahan’da kimlari aday göstereceği büyük bir merkla beklenirken, CHP’den Aday Aday olanlar arasında tek bayan aday olan Ardahanlı Av Müzeyyen Çiftçi Yolaçan’ı adı öne çıkmaya başladığı görülüyor.

  • MAYIS'TA DA ARDAHAN'DA KAR YAĞAR!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.15’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


    Her Cumartesi günü saat:17.15’te ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..





    Başta bölgenin en yüksek dağı olan Kısır’da olmak üzere yaşanan kar yağışı ve soğuk hava ekili alanları vurdu.


    Ekili alanlar dondan zarar görürken, Mayıs ayında yağan kar ise şaşırttı. Kar yağışından dolayı kentin etrafını çevreleyen dağlar adeta beyaz çiçek açtı. Saklı Cennet Posof’a Mayıs karı yağdı. İki günlük yağmurlu havadan sonra gece kar yağınca her taraf beyaza büründü.


    Ortalama rakımı 1583 metre olan serhat ilçe Posofta yüksekliği 3 bin metreyi geçen dağlarla beraber Posof vadisi değişik renkleri yansıtmaya devam ediyor. Vadi de açan çiçeklere yağan kar da karışınca adeta renk armonisi oluştu.


    Fotolar: Hoçvan Hasköy’lü Olmaktan Gurur Duyanlar


    .


    YAZMAKTAN VAZ GEÇME(me)K..


    İnsanın iç dünyası dahil tüm dünyayı yazıp, yazıya dökmek için eline kalemi değil, teknolojinin klavyesine sarılması bu duygulara acı bir fren misali basan ve dur diyen bir ses ile kendisine gelirken tek bir soruya cevap arar..


    Ki o düşünce ve duyguları frenleyen soru ‘Peki, yaz ama değiyor mu?’ olurken ‘Hayır değmez, yorma, üzme kendini cevabı ile karşı karşıya kalıp, klavyeyi kırarcasına bilgisayarı okşayan parmakların da soğuduğu ve ‘değmez’ denilerek yazmaktan vazgeçtiğini hisseder insan.

    Ve bırakır kendi dünyasını diğer onca yazılması gerekenlerle baş başa bulunan dünyaya döner, bir yandan coronadan ölenlerin, diğer yandan kim vurduya  uğramamak için yaşarken ölenleri yazmaya başlar..

    Başlar başlamaz da her geçen saatte uzaklaştığı limandan açıldığı okyanusta yeni limanları arar kimi siyasetin yoğun olduğu bir limanda, kimi zamanda kendi sorunlarından daha ağır sorunlar yaşayan insanların limanında yazmaya, gördüklerini , hissettiklerini ve düşündüklerini yazıya dökerek asıl kendi limanından uzaklaşmanın, unutmanın rahatlığı ile adeta kalkan sisten gördükleri ile yaşamaya yeniden başlar.




    Ve köşesine çekilip, kendi başıma kalıp, açtığı belgeselde izlediği heyelanın birçok güzelliği alıp, götürdüğünü görünce korkup, sığındığı sandığı limandan uzaklaşmaya karar kılmış ve durduğu yerde bir daha durmamak için geriye adım atmış yaşanan heyelan afetinin zemini alt üst ettiğini gören bir insan misali gerçeklerin aslında bir depremden farklı olmadığını anlayıp, kendisine gelir..

    Çoruh nehrinin azgın akışı gibi hırsla akan bir nehir gibi olmaktansa kardelenleri açan güneş misali yeniden doğmuşçasına yazmaktan ve hayattan vazgeçmemek gerektiğini hatırlayıp, kendine gelmesi ise en güzeli ve yaşananlara direnmenin tek şartıdır aslında yaşananları, yaşanmamışcasına umursamayıp görmezden gelenleri bir an önce yeniden yaşayacaklarını sana yazan geriye kalan hayatı yaşamak daha doğrusu diyerek..




    ki…








    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    arşiv haberler 21/12/2016 tarihli haber


     


    ARDAHANLI MERCEK YAYINDA..


    Karatay ve Yaşam’dan sonra Mercek’te yayında.. Ardahanlı Gazeteci Hasan Tık’ın hazırlayıp, yayına soktuğu ‘Mercek’ adlı yerel gazete yayında.


    Ardahan’da olduğu gibi ülke genelinde bulunan Ardahanlıların yanı sıra İstanbul başta olmak üzere yurt genelinde yaşamlarını sürdürdükleri bölgelerde Ardahanlıların sesinin daha gür çıkması için mücadele eden Ardahanlı gazeteciler kervanına katılan Ardahanlı Hasan Tik İstanbul Sultangazi Bölgesinin de sorunlarını gündeme taşıyacak olan Mercek adlı ilk gazetesini çıkardı.


    www.tempo75.com adlı haber sitesiyle gazetecilik hayatına başlayan Hasan Tik en son Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazartesi günleri Yaşam TV’de yayınlanan ‘Hayata dair programına katılmıştı.


    **Karatay ve Yaşam Gibi Oda Yeni..


    İstanbul Metropolünde bulunan Ardahanlıların güçlü bir çatı altında buluşması için verilen mücadeleye tam destek veren ekibin içinde yer alan Ardahanlı Gazetecilere çıkardıkları gazeteleri ile destek veren ve Mercek adlı gazetesinin ilk sayısını çıkaran Hasan Tik’ten önce İstanbul Avcılar da Karatay’ adlı gazeteyi yayına sokan Ardahanlı Gazeteci Gürbüz Küpeli gibi yine Ardahanlı olan Gazeteci Erkan Sarıkaya’da İstanbul Ataşehir Bölgesinde ‘Yaşam’ adlı gazeteyi yayın hayatına sokmuştu.


    **Gazetemizin Araştırması Sona Erdi..


    **25/03/2015 Tarihli Haber


    CHP Ardahan’da Öğüt’süz, AK Parti, Atalay ile Kayıp Eder!


    CHP ve AK Parti Seçmeninin Genel Merkezlere Mesajı Var..


    Kars’ta Zeki Naci Tarhan’ı liste birde gösterip adeta ayağına kurşun sıkan CHP’nin Ardahan’da kimi aday göstereceği büyük bir merakla beklenirken gazetemiz muhabirlerinin Ardahan il genelinde yaptığı araştırma da CHP’nin Ardahan’da Öğüt’süz, AK Partinin ise Atalay ile seçimi almaktan zorlanacağını tahlil etti.

    7 Haziran’da yapılacak olan Genel Seçimler öncesi adaylarını belirlemeye çalışan partilerin başına gelen iki parti CHP ve AK Parti halen adaylarını belirlemezken, kent genelinde yapılan araştırma da mevcut milletvekilleri hakkında yapılan araştırmamız sona erdi.


    Gazetemiz muhabirlerinden oluşan 8 kişilik bir kadronun Ardahan il genelinde yaptığı araştırma da CHP’nin Ensar Öğüt’süz, AK Partinin ise Orhan Atalay ile seçimde bir hayli zorlanacağının tespit ederken, her iki partinin önümüzdeki günlerde vereceği karar Ardahan ve ilçelerinden büyük bir merakla beklendiği görüldü.

    www.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    GAZETECİ’DEN EN SON YORUMLAR..







    **Birleştikçe bölünenler..


    Ardahan Dernekler Federasyonu üzerinden ülke genelinde oluşturmaya çalıştığımız ‘Güçlü bir Ardahan Birlikteliği’ nden korkanlar ve bu yönde yaptığımız çalışmaları içlerine sindiremeyen İstanbul’da ki Ardahan Diaspoarası kolları sıvayıp, bu birlikteliği nasıl bölüp, parçalayacağı konusun da hiç boş durmadı, durmuyor da..


    Evet önce benim başarılı olamayacağımı bekleyen, ancak bizim ekip olarak yaptığımız çalışmalar ile oluşturduğu güzel hava üzerine harekete geçip önce federasyonu bölüp, bölmeye bunu başaramayınca federasyona gelen derneklerin ve iş adamların önünü kesmeye bundan da başarılı çıkamayacaklarını anlayınca gidip, yeni federasyoncuklar kurmak için kendilerin piyon buldular..

    Ve birleşiyoruz diyerek heyecanlanan Ardahanlıları yeniden bölüp, parçalamak için yeni oyunlar ortaya koymaya devam etmekteler..

    İstanbul gibi devasa bir kentte kendi mahallelerinden dışarı çıkma yürekliliği gösteremeyen ve en önemlisi köyden getirdikleri fesatlık ve kurnazlıklarıyla Ardahanlıların bir araya gelip, bunların gerçek yüzlerini görmesini perdelemeyi çok iyi başaranların bizi yıldırma çabaları sürmekte..

    Evet bu çabalar süre dursun, bunu başaramayacaklarını bir taraftan çalışmalarımıza devam ederken diğer taraftan bunların pis yüzlerini ve amaçlarını tüm topluma anlatmaya devam edeceğiz.

    Bunun içinde tüm Ardahanlılardan kimin samimi, kimlerin samimiyetiz ve Ardahan’ı değil kendi siyasi ve ekonomik öz çıkarları için çabaladılarını iyi bilip, bu yönde davranmalıdır..



    **İnanın barış zor değil..


    Kolombiya hükumetinin solcu Farc örgütü ile 52 yıldır devam eden iç savaşı resmen sona erdirmesi başta havuz medya da olmak üzere savaşta, çatışmada, kan ve göz yaşından beslenen taraflarca görülmezlikten geldi.

    Halbuki Kolimbiya gibi yıllardır bir kör çatışma içinde olan ülkenin kendisinden çok uzaklarda olan Kolimbiya’da olanları önemsemeliydi..

    Çünkü kan ve göz yaşının gün geçtikçe toplumlar arasında ki uçurumu açtıkça ülkenin içte ve dışta sıkıntılara girdiğini son günlerde yaşanan ekonomik kriz tartışmaları ve yeni bir darbe kalkışması iddiaları ile devam ettiğini bu ülkede yaşayan herkes anlamalı ve bu yönde yani barıştan yana haykırmalıdır..

    Öcalan’ın bile adına kör bir savaş, kazananı olmayacak bir inat dediği ülkemde ki iç çatışmaların Kolimbiya’da ki gibi el ele verip, barışla sonuçlanabileceğini konuşmak, yazmak ve söylemek bu ülkeye ihanet değil, tam aksine bu ülkenin güçlenmesine, kardeşlik hukukunun yenide yeşermesine neden olacağı kesindir..

    Evet Kolimbiya’da olduğu gibi Türkiyede barışın zor bir iş olmadığını daha bir kaç yıl önce başlatılan ancak 7 Haziran ve 1 Kasım Genel seçimleri ardından masasının ayakları kırılan Barış Sürecinde de gördük, yaşadık, mutlu olduk..

    Gelin bir kez daha hep birlikte düşünelim ve birlikte bu ülkeye barışı getirelim..

    Gelin bir birimize düşman gibi değil, hak ve hukuku verilen fertler, toplumlar olarak kavga etmeden, tartışmadan, çatışmadan konuşarak, görüşerek hatta sevişerek bir kez daha barışı zorlayalım..


    Çünkü inanın barış zor değil..



    **Paranın şımarttığı çocuklar..


    Yıllardır gerek yerel de gerekse ulusalda dile getirdiğimiz onca sorunu kişiselleştirip, iftiralar atanların aslında kendi suçlarını saklamak ve gölgelemek için çabaladığını ve bizlere çamur atarak güneşi karalamaya çalışması şu günlerde yeniden gündem de olan Serhat Ardahan Spor ile bir kez daha karşımıza geldi..


    Çünkü yoksul bir Ardahan Mahallesinin çocuklarının kurup, cep harçlıkları ile oluşturdukları takımı alıp, HES’ine perde eden birinin tutum ve davranışlarını anlatırken ona avukatlığa soyunan savunucularının namussuzca suçlamalarıyla karşılaşıyoruz..

    Amacımızın Ardahan ve Ardahan’ı ilgilendiren her şey olduğunu anlamayan, algılamayan bir başka grupta başkanlığını yaptığım ARDA/FED yani Ardahan Dernekler Federasyonunun çalışmaları gündeme geldiğinde ortaya çıkar..

    Evet, her yazdığımızla eski kuyruk acılarını hatırlayıp, bize saldıranlar bugünlerde gündemde olan Serhat Ardahan Spor üzerinde yaman saldırıya geçmiş durumdalar..

    Çünkü yazıp, dikkat çektiğimiz Serhat Ardahan Spor’un şimdi ki HES’ci sahibine hizmet yarışı ve yaranma içinde olanlar bunu ortaya koymak ve kendilerini kanıtlamak için en iyi yolun gerçekleri yazan ve babasının oğlu da olsa kıvırtmadan olanları kamuoyuna aktaran Fakir Yılmaz’a yüklenmek olduğunu da iyi biliyorlar..

    Çünkü Fakir Yılmaz’a sürtünüp, çok parlayanların olduğunu iyi biliyorlar..

    Evet paranın şımarttığı çocuklardan harçlık almak ve ona yaranmak için bir Ardahanlı çocuğun içinde olmadığı Serhat Ardahan Spor’un içinde bulunduğu durum şimdilik kısaca böyle..



    **Bende Kürtçe Bilmiyorum..


    Kuzey Irak’taki Kürt Bölgesel Yönetimi ve siyasi partiler ile görüşmeleri kapsayan 4 günlük temasları dün gece tamamlayan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Kürtçe bilmediği eleştirilerine, “Evet, bu bizim için bir eksiklik olabilir. Kürtçe konuşamamam bir ayıptır, ama bu benim değil, Türk devletinin ayıbıdır” diye konuştu.


    Demirtaş’ın bu açıklamasını okurken bu ülkede Kürtlerin varlığını kabul edip, onların dillerini başta olmak üzere kendilerine has insani gelenek, kültürlerini yaşanması için bir şey yapmayanlar aklıma geldi.

    Kürtçe’yi kabul edip, dili ve diğer hakları ile ilgili yasal hiç bir şeyi kabul etmeyenlerin Demirtaş’ın Kürtçe bilmediğini söylemesi, hatta dalga geçmesi ne kadar etiktir?

    Bilemem ama Türkçe gibi Kürtçe’nin de bir çok şivesinin olduğunu bilip, bunların hepsini ‘Bu ülkeyi birlikte kurduk, bu gemi batarsa hepimiz batarız’ deyip, ama Kürtçe dili olduğu gibi dğer insanı hakları başta milli eğitim sistemine olmak üzere Anayasasına koymayıp, ‘Ne var işte Kürtçe konuşuyorsunuz ya’ diyerek işi geçiştirmekle devletin bu yöndeki anlayışını kapabilirmisiniz?

    Tabi ki hayır.

    Çünkü, ‘İnsanım, insanlarım, 78 Milyonum’ deyip bu insanların dilini, gelenek ve kültürünü yani hak ve haklarını vermekte zorlanan bir anlayış oldukça Demirtaş’ta, bende Kürtçenin tümünü nasıl öğreneceğiz?

    Bunun cevabını vermeden önce kendinizi Demirtaş ve benim yerime koyup, empati yaparak ona göre bir cevap verin..

    Verin ki utanan sizin değil, bu ülkenin yöneticilerinin olduğunu anlayın kardeş..



    **Barajda Fasulye Yiyenler Gazı Çıkaramadılar mı?


    Benim inadıma yapılan en son işlerden birine daha şahit olurken çok güldüm kendi kendime..


    Çünkü benim yazdığım, benim yaptığım, benim dediğim kabul olmasın diye değil Ardahan’ı memleketi batırmaya çalışanların ne kadar olduğunu bir kez daha anladım..

    Evet, Çıldır Dernekler Federasyonu da kurulmuş..

    Hayırlı olsun..

    Adam benimle yarıştı, çoğu Çıldırlı olan delegeden oy alıp, Ardahan Dernekler Federasyonuna başkan olamadı..

    Önce kahrından 2-3 ay ortalarda gözükmeyen, sonra yine başkanlığı bana bırakan hocanın da gazı ve sekretaryası ile oluşturulmaya çalışılan Çıldır Federasyonuna kendisini attı ve dünde alındı belgesi ile karne almış ilkokul öğrencisi gibi sanal ortamda seviniyordu..

    Dedim ya hayırlı olsun…

    İstemeyen, kıskanan bu mübarek Cuma günü Çıldır gölünde boğulsun..

    Neyse ‘Göle Federasyonun da gördük’ deyip bu konuyu geçerken yazımıza başlık olan asıl konuya gelmek isterim..

    Geçtiğimiz gün yapılan Serhat Ardahan Spor-Trabzonspor karşılaşması ardından birilerinin ağ vağlar çektiğini, hatta saç baş yonduğunu görürken Hanak Sevimli Barajında birilerine verilen kuru fasulye yemeği aklıma geldi..

    Çünkü o zaman da yani Serhat Ardahan Spor Kongresi öncesi de ben demiştim ki; Gelin bu takımı sahipsiz bırakmayın, sizde yönetimde yer alın dediğimde birileri bana inat gidip, barajda kuru fasulye yediler..

    Ve benim dediğim olmasın diye takımı bir kap yemeğe pazarladılar..

    Ve fasulyenin gazı ile kala kaldılar..

    Şimi de fasulyenin oluşturduğu gazı çıkaramamanın sancısını çeker duruyorlar..

  • ONLAR ARDAHANLI ÇOCUKLARIN ARKADAŞLARI..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


    Her Cumartesi günü saat:17.15’te ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    TEMPO TV KONUĞU OLAN KOÇULU:


    ASIL TEHLİKE GIDA KITLIĞI!


    Bugün saat 17.15’te yayınlanacak olan ve Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her cumartesi günü (bugün) TEMPO TV’de canlı olarak yayınladıkları ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı programa konuk olan İş insanı İlhan Koçulu tüm dünyayı durduran coronadan daha tehlikeli bir sürece girildiğine dikkat çekti.



    Kars’a bağlı olan Boğatepe köyünde açtığı peynir müzesi ve hayata geçirdiği birçok proje ile organik gıdanın önemini sürekli gündeme taşıyan ve yaşanan bu süreçte yaptıkları ve anlattıklarının ne kadar önemli olduğunu kabul gören ve dünya genelinde yaşanan corona vakasından daha tehlikeli bir sürece girildiğine dikkat çeken Karslı iş insanı İlhan Koçulu’yu ve aynı programa konuk olacak olan Uğur Akçay’ın güzel türküleri ile izlemek için bugün saat: 17.15’te tempo TV’yi izleyerek dinleyebilirsiniz.


    VALİ PAZARI DENETLEDİ..


    ARDAHAN’da, bugün açılan halk pazarını denetleyen Vali Hüseyin Öner, esnaf ve vatandaşları maske, mesafe ve temizlik konusunda uyardı.


    Halk pazarında denetimlere katılan Vali Hüseyin Öner’e vali yardımcısı Cem Gümrükçü, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal, İl Jandarma Komutanı Ali Naci Aldemir, Belediye Başkan yardımcısı Murat Zorba, ilgili kurum müdürleri, esnaf odaları temsilcileri ve muhtarlar eşlik etti.


    Pazar yerini ve kert merkezinde açık olan esnafı denetleyen Vali Hüseyin Öner, maske, mesafe ve temizlik kurallarına uyulmasını isteyerek “Hep birlikte kurallara uyarsak tam kapanma sürecinde inşallah hastalığı azaltacağız? dedi.Polis noktalarında da gezen Öner, polis memurlarından denetlemeleri sıkı tutmalarını istedi.


    KENT KONSEYİNE AVUKAT BAŞKAN..


    Ardahan Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanlığına Av. Baran Çoban seçildi. Ardahan’ın başarılı Avukatlarından biri olan aynı zamanda toplumsal olaylara gösterdiği duyarlılığı ile tanınan Avukat Baran Çoban, Kent Konseyi’nin yeni Kadın Meclisi Başkanı oldu.

    Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Kent Konseyi Başkanı ve Türkiye Kent Konseyleri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Burak Taştan, Avukat Baran Çoban’ın Kadın Meclisi Başkanı seçilmesinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek bir kutlama mesajı yayımladı.

    Başkan Taştan mesajında şu ifadelere yer verdi; “Yürütme kurulumuzun kararıyla; Ardahan Barosu Başkan Yardımcısı Av. Baran Çoban, Ardahan Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı olarak seçilmiştir. Bu göreve gelerek kent gönüllülüğünü ortaya koyduğu için Baran Hanıma teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dilerim. Yeni Kadın Meclisi Başkanımız Avukat Baran Çoban ile Kent Konseyimiz daha başarılı projelere imza atacaktır. Konseyimize fikir ve düşünceleriyle büyük katkı sunacaktır” açıklamasında bulundu.



    YAZMAKTAN VAZ GEÇME(me)K..


    İnsanın iç dünyası dahil tüm dünyayı yazıp, yazıya dökmek için eline kalemi değil, teknolojinin klavyesine sarılması bu duygulara acı bir fren misali basan ve dur diyen bir ses ile kendisine gelirken tek bir soruya cevap arar..


    Ki o düşünce ve duyguları frenleyen soru ‘Peki, yaz ama değiyor mu?’ olurken ‘Hayır değmez, yorma, üzme kendini cevabı ile karşı karşıya kalıp, klavyeyi kırarcasına bilgisayarı okşayan parmakların da soğuduğu ve ‘değmez’ denilerek yazmaktan vazgeçtiğini hisseder insan.

    Ve bırakır kendi dünyasını diğer onca yazılması gerekenlerle baş başa bulunan dünyaya döner, bir yandan coronadan ölenlerin, diğer yandan kim vurduya  uğramamak için yaşarken ölenleri yazmaya başlar..

    Başlar başlamaz da her geçen saatte uzaklaştığı limandan açıldığı okyanusta yeni limanları arar kimi siyasetin yoğun olduğu bir limanda, kimi zamanda kendi sorunlarından daha ağır sorunlar yaşayan insanların limanında yazmaya, gördüklerini , hissettiklerini ve düşündüklerini yazıya dökerek asıl kendi limanından uzaklaşmanın, unutmanın rahatlığı ile adeta kalkan sisten gördükleri ile yaşamaya yeniden başlar.




    Ve köşesine çekilip, kendi başıma kalıp, açtığı belgeselde izlediği heyelanın birçok güzelliği alıp, götürdüğünü görünce korkup, sığındığı sandığı limandan uzaklaşmaya karar kılmış ve durduğu yerde bir daha durmamak için geriye adım atmış yaşanan heyelan afetinin zemini alt üst ettiğini gören bir insan misali gerçeklerin aslında bir depremden farklı olmadığını anlayıp, kendisine gelir..

    Çoruh nehrinin azgın akışı gibi hırsla akan bir nehir gibi olmaktansa kardelenleri açan güneş misali yeniden doğmuşçasına yazmaktan ve hayattan vazgeçmemek gerektiğini hatırlayıp, kendine gelmesi ise en güzeli ve yaşananlara direnmenin tek şartıdır aslında yaşananları, yaşanmamışcasına umursamayıp görmezden gelenleri bir an önce yeniden yaşayacaklarını sana yazan geriye kalan hayatı yaşamak daha doğrusu diyerek..




    ki…








    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    arşiv haberler 23/03/2015 tarihli haber


    Salon Boş Kaldı!


    CHP’li Çetin Demirci AKP’ye oy kullandı..


    Hara-Hura Derneklerin Oy Kullandığı Seçimde Kullanılan Oylar İl Başkanının Evinde


    Başta esnaf odaları olmak üzer bir çok STK’nın ‘Sandık açılmazsa oy kullanmayz’ diyerek protesto ettği AK Parti’nin STK’lara ‘Benim adayım kim olsun?’ seçimi fos çıktı.


    Bir çok stk’nın ‘AKP Demokrasi oyun oynuyor’ diyerek katılmadığı ve oy kullanmadığı salon boş kalırken, Atalay’ın 4 yıldır milletvekili olmasına karşın bir güne bir gün ziyaret etmediği Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı STK’ların ‘Sandık açılmazsa gitmeyeceğiz’ diyerek protesto ettiği Halk Eğitim’e giderek, AK Partili Adaylar için oy kullandığı görüldü.



    CHP’li olan ve bir dönem de CHP’den Milletvekili Aday adayı olan CHP’li Demirci’nin STK’ların eylemini delerek AK Partili Aday Aday Adaylara oy kullanmasına diğer stk’lardan büyük tepki gelirken, önümüzde ki günlerde Barcelona geziye gidecek olan Çetin Demirci AKP’li aday adaylara oy kullanırken fotoğraf karelerine takıldığı görüldü.


    **OYLAR İL BAŞKANININ EİNE GÖTÜRÜLDÜ..


    Çoğu cami ve spor derneği olan adı, sanı olmayan dernek yöneticilerinin ıy kullndığı sözde stk seçimin de 450 Oyun kullanıldığı bu oylarında torbalara konularak, AK Parti İl Başkanın eine götürüldüğü öğrenildi.

  • CHP’LİLER ARDAHAN'DA KAVILCA TOHUMU EKTİLER!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


    Her Cumartesi günü saat:17.15’te ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    Konu hakkında bir açıklama yapan CHP Merkez İlçe Başkanı Sinan Onay çalışma ile ilgili şöyle dedi:

    “İl Başkanımızla birlikte Hanak Belediye Başkanımız Ayhan Büyükkaya’nın ev sahipliğinde Bursa Milletvekilimiz Orhan SARIBAL, Fındıklı Belediye Başkanımız Ercüment ÇERVATOĞLU, Borçka Belediye Başkanımız Ercan ORHAN, Şavşat Belediye Başkanımız Nihat ACAR, Hanak İlçe Başkanımız ve Kadın Kooperatifinin katılımıyla, yaklaşık 30 dönümlük araziye Kavılca Buğdayı ekimi yaptık,”dedi.



    Bir şiirin anlattıkları..


    Evet her insan gemi misali onca hafif, çalkantılı, zaman, zamanda tsunamiye dönüşen dalgalar arasında bilinmeze yol alırken, zaman, zaman da Titanik misali buzlara, kayalıklara ya da kanalı kapatıp, tüm dünyanın gidişatını olumsuz etkileyen korona virüsü ile karşılaşır…


    Ve bir umut diyerek Karadeniz’de, Akdeniz, Ege’de yer altı kaynakları arıyoruz deyip taaa Libyalara kadar uzanıp, durduk yerde uluslararası sorun ve sıkıntılara neden olan gemiler gibi yeniden yanaştığı limanlarda da karşılaşır yeni sorun ve sıkıntılarla, hatta çek git diye tepkilerle karşılaşır, sevinçle yeni attığını düşündüğü çapanın elinde kaldığını anlayıp, kala kaldığı yerde göğüste bulunan çatlağın verdiği ağrıyı hissederken.

    İşte duyguların insanı şairleştirip, şiirler yazdırdığı bir anda o büyük bir umutla yanaşıp, ama beklenmedik bir anda gelen fırtına ile yıkıldığı limana attığı çıpayı çekmeye çalışan kolların koptuğunu, şiirleri yazan parmakların ağrıdığını ve “haydi diren, kalk, yürü, git yeni bilinmeyen bir limana” demek isteyip, gidemeyen ayakların adım atamaz halde kala kaldığı bir andır basitçe, “yaşandı bitti” denen o anlar…

    Ve o dağları delip, tüm gücü ile homurdayıp, içindekileri ateşe çevirip hem kendisini hem de limanı, çevresini yakıp, yıkıp, geçtiği andır lav adını alan limanın dirençsizliği, zavallılığı oraya çıkar sarı ışıkların açtığı yoldan kendisine çektiği gemiyi param parça edip, kenara attığını düşünüp, kendisini kandırır, kanattığı yaraların nasıl kapanacağını bilmeden…

    Evetle başlayıp, hayırla biten anların insanı şairleştirip, şiirler yazdırdığını bir kez daha anlarken, en güzeli olanın limanın ve gemiyi ona çeken fenerin değil, severek çıktığın bu yolda kendi bildiğinden vazgeçmemek ve tüm tsusinamilere, hatta köpek balıklarına karşın yazmaya, yaşamaya ve şairleşmeye devam demeli insan attığı çıpanın o kadar basit olmadığını ve kopmayacağını hissettirmektir asıl yaşam ve şiirler…




    İşte, “benden de bir şiir” diyerek bugünü sakin, yarını fırtınalarla karşılamak adına mücadeleye devam duygularlada son bir yıldır koronanın bagane edilip getirilen tüm yasaklara karşın o yasakları, saçma duyguların esiri olup, “olmaz, buraya kadarmış,” denenleri, yani ufukta da ola, serapta görsen o limanı, adayı ya da volkanlar gibi yanan içini soğutacak suya ulaşmak için umut, sevgi, saygı ve arzu deyip yeniden çıktığın yolda adım atmaya devam etmeli insan…

    Hem de yelkenleri yırtılmış, kürekleri kırılmış olsa da, devam diyerek aşağıdaki şiirin yazdırdığı bu yazı gibi yazmaya, yaşamaya, yaşanılması gerekenleri görmeye kalbin bulunduğu göğsü gererek vazgeçmedim demektir, ‘limanı terk etmeyen insanın kendi kıyısında acı çekmeye mecburdur’ densede yaşamın diğer bir adıda limandır… 


    Limandan Ayrılmak…


     

    Hiç görmediği Zonguldak’ın

    hep o ısıtan kara kömürle

    anarken umudun diğer adı olan

    mavi denizin yanı başında

    bulunan limana ışık veren

    ve güneş sarılığı ile

    geniye

    -Yorgunsun yaklaş şu limana

    derken aslında zaten birçok

    yara almış, yüreği, kalbi

    çatlamış durumda olan

    gemiyi karaya oturtup, parçalamak

    ve köpek balıklarına yem yapmak

    olduğunu nereden bilecekti ki

    kendisini usta Kaptan sanan

    ve limandan ayrılmak zorunda

    bırakılan yara, bere içinde

    olan limanı çok seven GEMİ..


     




    ki…








    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    arşiv haberler 24/06/2018 tarihli haberler/yorum


    Ardahan Başkanlığı Onayladı!


    AK Parti: Prof. Dr. Orhan Atalay CHP: Öztürk Yılmaz


    Ardahan’da seçim sonuçları açıklandı. Ardahan’da AK Parti önceki döneme göre oyunu yüzde 2 arttırarak yüzde %38’e yükseltti.


    CHP Öztürk Yılmaz’la %24 alırken, HDP Taşkın Aktaş’la %22’de kaldı.


    Bu sonuçla Ardahan’da AK Parti ve CHP birer Milletvekili çıkarmış oldu.


    Ardahan’da Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise Recep Tayyip Erdoğan yüzde %43’le Ardahan’da büyük zafer elde ederken, Muharrem İnce yüzde %35’te kaldı.


    ARDAHAN İL GENEL OY DAĞILIMI


    AK PARTİ Orhan Atalay 21 Bin 350 oy 

    CHP Öztürk Yılmaz 14 Bin 282 OY 

    HDP Taşkın Aktaş 11 Bin 750 OY 


     


    2018 ARDAHAN SEÇİM SONUÇLARI


    Açılan Sandık %97,32


    CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ


    Açılan sandık %97,3


    Recep Tayyip Erdoğan


    %43,62


     Muharrem İnce


    %35,37


    Selahattin Demirtaş


    %15,49


     


    Meral Akşener


    %4,64


    Temel Karamollaoğlu


    %0,62


    Doğu Perinçek


    %0,26


    MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ


    Açılan sandık %97,3


    Cumhur İttifakı


    %44,41


    AK Parti


    %37,00


    MHP


    %6,71


    Millet İttifakı


    %30,64


    CHP


    %24,50


    İyi Parti


    %4,98


    Saadet Partisi


    %0,93


    HDP


    %21,99


    Vatan Partisi


    %0,30


    HÜDA PAR


    %0,22



    Ve Seçim Bitti, Sıra Sorunları Aşmak..


    Başta demokrasi olmak üzere birçok konuda büyük beklentileri olan ülkem hüiradenin rahatça hareket ettiğini gördüğümüzbir seçimi daha geri de bıraktı.


    Bu yazının yazıldığı sırada başta ülkenin en kuzey vilayetlerinden olan Serhat Ardahan’dan olmak üzere oy kullanımının huzur için devam ettiği ülkemin seçileceklerden beklentilerini sıralamak gerekirse Eren Doğan adlı arkadaşın yaptığı tespitlerle karşımıza şu tablo çıkmakta.


    Demokrasinin olmazsa olmazına dikkat çeken Doğan’ın beklentilerinin hemen hepsinin hepimizin olduğunu ve seçileceklerin bu beklentileri kendilerine anayasa etmesi gerektiğini düşünüyorum.


    İlk resmi Başkanın kuracağı kadrosuyla parlamento ile birlikte uyum içinde çalıştığı bir yönetim anlayışının ilk adımının atılacağı bugünden itibaren ya yeni bir seçimin yada yerel seçimlerinde tartışılacağını belirtip, Doğan’ın biz vatandaşın beklentilerine geçelim..


    İşte bir seçimi daha geride bıraktığımız ülkede seçileceklerden beklentiler, seçenlerin seçilenlerden istediği Türkiye..


    *Çalışan Milletvekili..


    Biz, milletvekillerini bu ülkeye hizmet etsinler diye seçiyoruz. Ancak pek çoğumuz biliyoruz ki görevini yerine getirmeyen, maaşı alıp keyfine bakan milletvekilleri var.


    Bu sorunun en temel nedeni, oy toplamak amacıyla alakasız kişilerin milletvekilliğine aday gösterilmesidir. Örneğin Doğu’daki bir ilden milletvekili adayı gösterilirken, oy toplamak amacıyla, o bölgede etkisi olan bir kişi veya o kişinin bir akrabası seçiliyor. Bölge halkı da bu etkili kişiye veya akrabasına oy veriyor.


    Normal şartlar altında milletvekili seçilmesine imkân olmayan bu kişi, milletvekili seçildikten sonra fazladan bir çaba sarf etmiyor. Partisi kendisine elini kaldır dediğinde kaldırıyor, indir dediğinde indiriyor.


    Bu durum nedeniyle meclisimiz oldukça yavaş çalışıyor. Özellikle, yaşanan gelişmeler üzerine yapılması gereken anayasal düzenlemelerde geç kalınıyor.


    *Çalışmayan Akademisyenler


     Ülkelerin 2014 yılındaki akademisyen sayıları.


    Soldaki iki grafiğe baktığınızda akademisyenlerin gerçekten çalışmadığını anlayabilirsiniz. Türkiye’deki akademisyen sayısı (yerli ve yabancı), 2014 verilerine göre, 181.544. Nüfusumuz diğer Avrupa ülkelerinin çoğundan fazla olduğu için en çok akademisyenin bizde olması oldukça normal gelebilir.


     Ülkelerin 2014 yılında yazdıkları bilimsel ve teknik makale sayıları.Ancak 2014 yılında yazılan bilimsel ve teknik makalelerin sayısına baktığımızda akademisyenlerimizin pek de çalışmadığını görebiliyoruz.


    2014 yılında Türkiye’de toplam 33.673 adet bilimsel ve teknik makale yazılmışken, akademisyen sayısı bizden biraz daha az olan Almanya’da, 2014yılında 109.262 bilimsel ve teknik makale yazılmış.


    Farklı ülkelerden örnekler vermek gerekirse; Fransa’da 75.017, İtalya’da 70.780, Rusya’da 44.994, İran’da 36.310, Finlandiya’da 11.220, Birleşik Krallık’ta 102.970 ve İspanya’da 57.075 bilimsel ve teknik makale yazılmış. 


    Buradan anlaşılacağı üzere Türkiye’nin akademisyen sayısı nüfusla doğru orantılı olarak yüksek ve bu durum oldukça normal. Ancak Türkiye’deki akademisyen sayısı ile yazılan bilimsel ve teknik makale sayısı kıyaslandığımızda, her 5 akademisyenden sadece 1 tanesinin makale yazdığını fark ediyoruz.


    Yetersiz Ceza Kanunu


    Cezalar, insanları suç işlemekten caydırmak için var. Ancak ülkemizdeki kanunlar artık caydırıcılığını yitirmiş durumda. Vatana ihanet eden teröristleri besleyen, tecavüzcüye iyi hal indirimi uygulayan, kısacası adaleti sağlayamayan bir ceza kanunumuz var.


     


    Son dönemde yaşadığımız olaylar, Türkiye’deki hukuk sisteminin eksiklerini daha fazla dile getirmemize neden oldu. Sanki Türkiye’nin mahkemelerinde “Adalet mülkün temelidir” yazmıyormuş gibi hakimler, görece yanlış kararlar veriyor.


    Peki, bir ülkenin adaletinde sorun olup olmadığını nasıl anlarız?


    Özgecan Aslan örneği üzerinden gidelim. Mersin’de yaşanan olayda Özgecan Aslan tecavüze uğradı ve katledildi. Özgecan’ın katili Ahmet Suphi Altındöken, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Mersin’deki hapishanedeyken silahlı saldırıya uğradı ve öldürüldü. 


    Eğer bir ülkenin mahkemelerinde adalet sağlanmıyorsa insanlar adaleti kendileri sağlamaya çalışır. Bir tecavüzcü hapishanede öldürülüyorsa bu toplumun tepkisidir ve buradan adaletin yerini bulmadığı anlaşılmalıdır.


    *Türkiye’ye Özgü Trafik Kuralları


    Hepimizin bildiği üzere Türkiye’de trafik kuralları çoğu zaman göz ardı ediliyor. Tüm ülkede diğer ülkelerden farklı bir trafik kuralı anlayışı var. Yaya geçidinde durulmaması, emniyet şeridinin izinsiz kullanılması, otobüs ve taksi şoförlerinin kuralları ihlal etmesi, seyir esnasında telefonla konuşulması, emniyet kemerinin takılmaması, üst ve alt geçitleri kullanmayarak orta refüjden geçilmesi…


    Bunların hiçbirisi normal olmamasına rağmen Türkiye’de bunlar sanki trafik kuralıymış gibi uygulanıyor. Bu davranışların yanlış olduğunu söyleyenlere ise garip gözlerle bakılıyor.


    *Eğitim Sistemindeki Belirsizlik


    Son 15 yılda eğitim sistemi sürekli değişti ve değişmeye de devam ediyor. 2007’de OKSyerine SBS geldi. Ardından 2010’da ÖSS değiştirilerek YGSve LYS uygulaması başladı. Aynı yıl 6, 7 ve 8’inci sınıflara uygulanan SBS değiştirildi ve yalnızca 8’inci sınıflara uygulanmaya başladı. 2012’de 8 yıllık İlköğretim sistemi sona erdi ve 4+4+4 modeline geçiş yapıldı. Yine 2012’de dershanelerin kapatılmasına karar verildi. 2013’te 6 yıl önce getirilen SBS kaldırıldı ve TEOG uygulanmaya başladı. 2017’de ise 4 sene önce getirilen TEOG kaldırıldı. Aynı yıl, 7 sene önce değiştirilen üniversite sınavı yeniden değiştirildi. 


    Sürekli değişen sınav sistemleri ve müfredat, velileri ve öğrencileri tedirgin ediyor. PISA sınavında ortalamanın çok altındaki sonuçlar da sistemin pek de sağlam olmadığını doğrular nitelikte.


    *İnternet Sansürleri


    Son 5–6 yıldır en çok konuşulan konulardan birisi de internetteki, sosyal medyadaki ve basındaki sansürler. İlk başlarda pek de ciddi gözükmeyen bu durumun son açıklamalarla beraber oldukça önemli olduğu ortada.


    Daha önce pek çok kez erişime kapatılan sosyal medya sitelerinin çoğunun sansürleri kısa sürmüştü. Ancak oldukça uzun süren sansürler bulunuyor. Örneğin 29 Nisan 2017‘de, Türkiye’yi terörle bağdaşlaştıran içerikleri nedeniyle Vikipedi’ye erişim endellendi.


    Oldukça mantıksız olan bu sansür, Türkiye’nin bir işine yaramadığı gibi ülkeye zararı da dokundu ve dokunmaya devam ediyor. Pek çok Batı ülkesi ve bu ülkelerdeki insanlar, Türkiye’nin giderek daha kapalı bir ülke haline geldiğini düşünüyor.


    Sonuç olarak bu sansür nedeniyle Vikipedi’nin ilgili içerikleri değişmedi. Çünkü içerikleri Vikipedi sitesi değil siteyi ziyaret eden kullanıcılar yazıyor ve düzenliyor.


    Pek çok kişi bu durumdan rahatsız, bu nedenle teknolojiden anlayan gençler VPN (Sanal Özel Ağ) kullanarak bu sitelerin engelini aşabiliyordu. Ancak BTK’nın (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) son açıklamalarına göre VPN servislerinin kullanımı da engellenecek. Böylece insanlar yasaklanan sitelere girmek için farklı yollar arayacak (tamamen engellenmesi pek mümkün değil, bypass ile erişim sağlanabilir).


    VPN kullanımının tüm dünyada bir sorun olduğunu iddi eden BTK’nın söyledikleri de pek gerçeği yansıtmıyor. Dünyanın pek çok ülkesinde VPN kullanımı serbest  çünkü VPN’ler insanların takip edilmeden internette dolaşmasına az da olsa olanak sağlıyor.

  • CHP'Lİ MİLLETVEKİLİNDEN ARDAHANLI BAŞKAN'A AĞIR SUÇLAMA!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


    Her Cumartesi günü saat:17.15’te ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    Cumhuriyet’te yer alan habere göre, Dilovası Belediyesi’ndeki yolsuzluk iddialarıyla ilgili açıklamalar yapan Tahsin Tarhan, şunları söyledi:


    “Şirket 6 ay önce kurulmuş”


    “AKP’nin belediyeler üzerinden yaptığı usulsüzlükler bitmiyor. Var oldukları her kademede kayırmacılık anlayışını sürdürmeye devam ediyorlar. Bunlardan biri de Dilovası Belediyesi’nde yaşanan liyakatsizlik ve yolsuzluk.


    2020 yılında Dilovası Belediyesi tabelalara tam 1 milyon 300 bin TL harcamış. Ancak bu tabelalara harcanan bedelin yaklaşık 500 bin TL’si Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir’in yeğeni olan E. S. Ç’ye ve 500 bin TL’si de eniştesi C. S.’nin şirketine gitmiş. Şirket kurulduğu ilk 6 ayda 500 bin TL’lik fatura kesmiş. Birinci dereceden yakınlara iş vermeyeceklerini söylemelerine rağmen kendileriyle çelişmeye devam ediyorlar.”



    75 tabelaya fatura kesilirken, Dilovası’nda sadece 67 tabela bulunduğunu belirten Tahsin Tarhan, “Aradaki 8 tabelaya dair bir bilgi yok. 51 bin nüfusu olan Dilovası ilçesine 1 milyon 300 bin TL’lik tabela harcaması yapılmasının ne gereği vardır? Yandaşlara kazandırmak uğruna belediyenin kaynaklarını böyle israf etmek ne kadar doğrudur?” şeklinde konuştu.



     KİMDİR? 1972’de Ardahan’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ardahan’da tamamladı. Kadıköy Newport Üniversitesi İşletme Bölümünden 2016 yılında mezun olan Hamza Şayir siyasete 2011 yılında  İlçe Başkanlığı yöneticisi olarak başladı.


    HAMZA ŞAYİR AK PARTİ DİLOVASI


    Hamza Şayir 2011 yılında AK Parti Dilovası İlçe Başkanlığı yöneticisi olarak siyasete adım attı. AK Parti Dilovası İlçe Teşkilatı’nda Halkla İlişkiler Birim Başkanlığı, Dış İlişkiler Birim Başkanlığı ve Sivili Toplum Kuruluşları Birim Başkanlığı görevlerini sürdürdü. Ayrıca yerel seçimler, genel seçimler ve 16 Nisan Halk oylamasında ilçe SKM Başkanlığı görevini üstlendi.


    HAMZA ŞAYİR DİLOVASI BELEDİYE BAŞKANLIĞI


    Birçok mesleki eğitim ve seminerlerin yanı sıra siyasi akademi, liderlik, siyasi eğitim ve sertifika programlarına da katılan Hamza Şayir, 31 Mart 2019 yerel seçimleri sonrasında  oldu. İngilizce bilen Şayir, evli ve 3 çocuk babasıdır.



    Bir Çöpçü Kadar Olamadılar!!

    Ardahan denilince suları duran bir gazeteci olarak, başta memleketim olan Ardahan ve ülkemin daha iyiye, daha güzele yönelmesi adına, bir karınca misali, duran sudan bir damla alıp yok imkanlara karşın taşıma gayretimizi anlamayanların, bir çöpçü kadar işe yaramadıklarını da, sanırım ben anlatamıyorum…

    Son olarak kaybolduğu ileri sürülen 128 milyon doları unutturan kişinin yani, 2 Milyar Doları çarptığı söylenen kriptocunun memleketini, tanınmaya, tanıtılmaya muhtaç olan Ardahan olduğunu ortaya çıkaran ve ülkenin gündeminin birinci sırasına oturan kripto para olayında da olsa, Ardahan ismini öne çıkarma çabamızın anlaşılamadığı gibi, bir çöpçünün Ardahan adını ulusala taşıması, başta Ardahan’daki yedi belediye başkanı ve batıdaki beş belediye başkanı ile diğer sözüm ona, Ardahan sevdalısı diye geçinenlerin yüz akı olmalıdır!

    Çünkü bölgenin tanıtılmasına, ülkenin gündemine oturmasına, Doğu Eskpresinin son durağı olmasına, havaalanı kurulmasına yönelik dilek ve çabalara büyük katkı sunan, biz gazetecilerden olan arkadaşım ve gazeteciliğe teşvik ettiğim, yaptığı haberler ile Ardahan adını ülke gündemine taşıyan, tanıtan bir gazeteci, Dinçer Aktemur’un yaptığı bir haber bir kez daha Ardahan’ı ülke gündemine taşıyıp, ulusal basında manşet yaparken, Ağustos böceği misali ortada dolaşanlar başında bulundukları kentin 30 yıla yakındır İl Kültür ve Turizm Müdürünün olmadığını bile anlatamadılar…




    Karların eriyip, kardelenlere can verdiği, dereleri coşturup yeşil alanları mavi denize çevirdiği şu günlerde, komşu olduğu Ermenistan’ı iddialarına cevap verecek bir çıkış yapma becerisi ortaya koyamayan, bunun aracılığıyla da olsa yönetiminden sorumlu oldukları kentin, kin ve nefretle değil, sınırı olan ülkeye yeni bir gümrük kapısı açarak kardeşçe kucaklayabileceğinin mesajını bile veremeyenler, takım elbiseleriyle içme suyu sorunu başta olmak üzere, çeşitli alt yapı sorunlarıyla karşı karşıya olan kentin çöplerini, takım elbiseleriyle toplayan ve güzel davranışıyla ülke gündemine giren Göle’li belediye çalışanı, temizlik işçisi, yani yerel ağızla çöpçü Ensar Kerdige kadar olamıyorlar. Ardahanlı kriptocunun ve 128 Milyar Doların ortadan kaybolduğu söylenen ülkede olumsuzda olsa Ardahan adını ülke gündemine taşırken…


    .




    ki…








    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ardahanlı Hamza Şayir Projelerini Açıkladı..


    arşiv haber 20/03/2019 tarihli haberler/yorumlar


    Ardahan’da 31 Mart Yerel Seçimlere Doğru


    İstanbul Esenyurt, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Kağıthane, Şile, Ümraniye, Kocaeli Büyükşehir, Derince, Bursa’nın ilçesinde olmak üzere 12 Ardahanlı adayın da yarıştığı 31 Mart Seçimleri öncesi Ardahanlı AK Parti Dilovası Belediye Başkan Adayı Hamza Şayir, “Dilovası bölgesinde büyüdüm yaşadım. Buraya bir vefa borcumuz var. Burada çok güzel günlerimiz geçti. Bağlık, bahçelik çok alanımız vardı. Burayı çok severdik hala da seviyoruz” dedi.


    Türkiye’nin her kesiminden insanın Dilovası’nda yaşadığını belirten Ardahanklı AK Parti Belediye Başkan Adayı/İşadamı Hamza Şayir, “İlçemiz kozmopolit bir yer. Herkesi yakından tanıdıkça birbirimize olan önyargılarımız kırıldı. Birbirimize daha çok sarıldık” dedi. “Dilovası bölgesinde büyüdüm yaşadım. Buraya bir vefa borcumuz var. Burada çok güzel günlerimiz geçti” diyen Şayır, “Bağlık, bahçelik çok alanımız vardı. Burayı çok severdik hala da seviyoruz. Zamanla hızlı sanayileşme ve çarpık yapılaşma bazı sorunlar üretti. Ve bu sorunlar önlenemez hale geldi. Bunlarla ilgili tabii mücadele edeceğiz. İnsanlar kariyerinde mesleğinin zirvesinde olmak ister ya biz de burada kendi bölgemize, yarınlarımzıa neler yapabiliriz demek için yola çıktık” açıklamasını yaptı. Millet Bahçesi yapılacak Dilovası’na Kent Meydanı inşa edeceklerini ifade eden Hamza Şayir, “Bölgemize mevcut ve zengin bir alan kazandırmış olacağız. Yine Kent Meydanı gibi Çerkesli Köyü’ne yakın bir noktada Dilovası Millet Bahçesi’ni inşa edeceğiz. Burada tenis kortlarımızdan, spor alanlarına kadar birçok etkinliği ortaya koyacağız. Projelerimizi mimari yapıya göre ölçerek, biçerek ve düşünerek hayata geçiriyoruz. Birçok alanı restorasyonla yapacağız ve mevcut alanları zenginleştirip halkımıza kazandıracağız. Haftasonları insanlarımız gidip kafeteryalarda, yeşil alanlarında ailesiyle birlikte vakit geçirebilecek” diye konuştu. Sosyal eksiklik giderilecek Vatandaşlardan projelerini incelemesini isteyen AK Parti Adayı Şayir, “Burada sosyal donatı alanlarımız eksik olduğu için bunların her birini kapatacağız. Bu açığımızı bu projelerle kapatmayı düşünüyoruz. Şimdiden hayırlı olsun diyor vatandaşlarımızın projelerini özellikle incelemesini istiyoruz. Tenis kortu diyoruz mesela çünkü sanayicilerimiz bu sporu seviyor onları buraya getirip halk ile bütünleştireceğiz. Yine amfi tiyatro, cep sineması ve ana sınıfı gibi alanları da yapacağımız Millet Bahçesi’nde açacak, insanların yararlanmasını sağlayacağız. Bunun haricinde her mahallede Çocuk Köy Projesi’ni hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı. Geçmişe özlem duyanlar var 54 maddelik seçim beyannamesini hakkında bilgi veren Şayir, “açıklayan Şayir, “2004’ten önceki Dilovası’nı çok iyi biliyoruz. Karşımızda geçmişe özlem duyanlar var. Dilovası’nı eski haline geri götürülmesine izin vermeyeceğiz. Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde 2023 yürüyüşümüze, 2051 ve 2071 hedeflerimiz doğrultusunda Dilovamız için gerekli çalışmaları planladık. Hazırlamış olduğumuz hizmet odaklı projeler, toplumumuzun tüm katmanlarına dokunacak şekilde hazırlandı.



    Bu projeler ilçemizin gelişmesi için büyük hamleler olacaktır inşallah. Gelecek 5 yılda Dilovamızı şekillendirecek olan seçim beyannamemizde çocuklarımız, gençlerimiz, hanım kardeşlerimiz, yaşlılarımız kısacası Dilovası’na değer katacak ve tüm Dilovası kendine ait bir değer bulacaktır” dedi. Geleceğe imza atsın diyoruz “Adaylığımın açıklandığı ilk günden bu yana hep şunu söylüyorum. İlçemiz hizmet alacaksa arkasında güçlü hükümetimiz, bakanlıklarımızı ve Büyükşehir belediyemizi almak zorundadır” diyen Şayir, “Bu güçlü yapıları alması lazım ki Dilovası hak ettiği hizmeti alsın. Dilovası şahlansın. Geleceğe imza atsın diyoruz. Yola çıkarken halkımızdan Dilovası’nda önemli bir değişim yaşatacak ve daha güzel Dilovası’nı ortaya çıkartacak olan 54 projemizi iyi incelemelerini istiyorum. Ve bir kez daha söylüyorum. Yapamayacağım hiçbir taahhüdüm olmayacak. Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana projelerimizin hayata geçmesi için canla başla çalışacağım” diye konuştu.


    Hamza Şayir’e büyük sürpriz Cumhur İttifakı AK Parti Dilovası Belediye Başkan Adayı Hamza Şayir, çalışmalarına da aralıksız  devam ediyor. Zaman mekan farkı gözetmeksizin Dilovası sokaklarında seçim çalışmasını yürüten Şayir,Tavşancıl’da pazar alanında sürdürdüğü seçim çalışmasında büyük bir sürprizle karşılaştı. Karşısında eşi Nurcan Şayir ve minik kızı Azra’yı görünce büyük mutluluk yaşadı. Şayir, minik kızını kucağına alarak seçim çalışmasını birlikte sürdürmeye devam etti. Minik kızı Azra ile pazarcı esnafı ve vatandaşlarla bir araya gelen Şayir, 31 Mart’ta yapılacak seçimler için hem Büyükşehir’de hem de Dilovası’nda Cumhur İttifakına destek isterken, Kocaeli’nin ve Dilovası’nın hizmetlerin devamı için Cumhur İttifakı’na ihtiyacı olduğunu belirtti. 




    Hamza Şayir kimdir? 1972 Ardahan doğumluyum. Evliyim üç çocuk babasıyım. İş verenim. 10 yıldır partinin çeşitli kademelerinde görev yaptım. 1 dönem ilçe yönetim kurulu üyeliği, 3 dönemde ilçe başkan yardımcılığı görevlerini yürüttüm. 30 yıldır da Dilovası’nda ikamet ediyorum. Gençlik yıllarında siyasete ilgim vardı. Dedemden çok şeyler duyardık. Dedem eski olayları, yaşadıklarını anlatırdı. Bu bizim içimizde bir ukte oldu. Bilinçaltımıza yerleşti ve AK Parti ile siyasi hayata döndük.


    ANKETLERDE AK PARTİ, ÇARŞI, PAZAR'DA CHP ÖNDE


    ANKETLERDE AK PARTİ, ÇARŞI, PAZAR’DA CHP ÖNDE


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi yayınlanan anketlerin yanında seçim tahminleri de yapılmaya devam ediyor. Yunus Baydar’ın AK Parti’den, Faruk Demir’in HDP destekli CHP’den, Mete Özdemir’in İYİ Parti’den önde götürdükleri seçimleri kimlerin kazanacağının merak edildiği şu günlerde yayın organlarımızın sahibi Gazeteci Selmi Yılmaz’da Ardahan ve İlçelerinde ki son durumu analiz etti. Solun, Sağ oylarından önünde olduğuna dikkat çeken Gazeteci Selmi Yılmaz Anketler’de Baydar’ın, çarşıda Demir dedi..


    31 Mart 2019 Pazar Günü erken saatlerde sandık başına gidecek olan 67 binin üzerinde ki Ardahanlı seçmenin 54 bine yakınını oy kullanacağı düşünülen Ardahan ve ilçelerin de son duruma bakıldığında Cumhur İttifakı ile Millet İttifakının merkez de başa baş bir yarış içinde olduğu dikkat çekerken aynı durum Ardahan’ın 5 İlçesi, 1 Beldesinde de durum farklı değil.



    Ardahan Merkezde 3 dönem İl Başkanlığı, 2 dönem 2. sırada Ardahan Milletvekili adayı olan Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanlığı da yapan Veteriner Hekim Yunus Baydar ile Ardahan ve Göle’de mevcut başkanları değil, yeni adaylar ile, Posof ve Çıldır’da mevcut başkanlar ile seçimlere giden AK Parti’nin umutlu olmadığı Damal’da AK Parti İlçe Başkanının kızıyla, Hanak’ta ise bir önceki seçimde aday edilmeyen Taşdemir Çoban ile 31 Mart seçimlerine giderken parti içi küskünler, ülke genelinde iktidara olan tepkiler ve mevcut başkanların biri olan Faruk Köksoy’un işi ağırdan alması, Göle’de de aday etmediği isimin Demokrat Parti’den aday olması ve Hanak’ta ise uzun süre belediye başkanlığı yapmış olan bu dönem de AK Parti’den aday adayı olan Harun Tankoç’u aday etmemesi ile oluşan ters kamuoyu ile zor durumda olduğu dikkatlerden kaçmazken AK Parti’nin mevcut İl ve İlçe yönetimlerinin yetersizliği de mevcut adayları bir hayli zorda bırakıyor gibi.



    Uzun yıllardır Ardahan yerelinde iktidar olamayan CHP’nin bir önceki yerel seçimler de Mete Özdemir ile aldığı oyları bu kez İYİ Parti’en aday olan Ardahan eski Köy Hizmetleri Müdürü, Harita Mühendisi Mete Özdemir’e kaptırmama hesapları yaparken en çok güvendiği seçmenin bu seçimlerde Belediye Başkan Adayı göstermeyen ama 3 ismi CHP listesinde seçime sokan HDP’nin oylarına güveniyor.



    AK Parti’de olduğu gibi CHP’de de parti içi sıkıntıların yaşandığı bu sıkıntının başında gelenin ise CHP’li eski kurmayların yanı sıra Başkanlık ve Meclis Üyeliğine aday aday olup aday edilmeyen isimlerden gelebilecek darbeyi önlemeye çalışmakta olduğu görülürken aynı CHP Ardahan merkez de eski Ardahan Milletvekilliği yağmış olan Faruk Demir ile seçimleri zorlayan partilerin başını çekmekte.


    Ardahan Merkez de AK Parti ile CHP’nin üst sıralarda, İYİ Parti’nin ise uzun süre Ardahan’da kamu idareciliği yapan ve 2 dönem de belediye başkan aday olan ve bu nedenle seçmenin yakından tanıdığı Mete Özdemir kendilerini takiple yarıştıkları görülürken Göle’de durum Ardahan’da farklı bir durumda.



    Buna neden ise HDP Ardahan İl Başkanı ile CHP Adayı Faruk Demir’in gizlice yaptıkları ve CHP’nin Göle’de aday çıkarmaması karşılığında HDP’nin Ardahan’da aday çıkarmayacağı anlaşmasının CHP’nin bu anlaşmaya uymayıp, Göle’de okul müdürü Özel Özden’i aday olarak çıkarmasıyla bozulması ardından Ardahan’da aday çıkarmayan HDP Göle’de çıkardığı adayı ile yarışa katılması dikkatlerden kaçmazken 3 dönemdir Göle yerelinde iktidar olan AK Parti’nin de hiç rahat olmadığı gözlenmekte. Buna neden ise AK Parti’den Belediye Başkanı seçilen Akın İsmailoğlu’nun Ardahan merkezde aday gösterilmeyen ve bu nedenle belediye hizmetlerini ağırdan alıp, AK Partiye tepkilerin artmasına neden olduğu ileri sürülen Faruk Köksoy gibi sesiz kalmayıp, Demokrat Parti’den aday olması.



    DP Adayı İsmailoğlu’nun başında bulunduğu belediyeninde imkanları ile AK Parti Adayına gidecek olan oyları böldüğü ve bu durum dolaysıyla AK Parti Göle Adayı İlhan Gültekin’i zorda bırakan bir durum olarak alınan bilgilerin başında gelmekte.


    Çıldır ve Posof’ta mevcut adaylar ile seçime giden AK Parti’nin özellikle Posof’ta da bir hayli zor günler yaşadığı, bunun başlıca nedenin CHP’nin bir Avukatı, Onur Bayraktar’ı aday etmesi ve bu avukatın kısa sürede CHP’yi toparlayarak, CHP’den gitme AK Parti’nin mevcut Belediye Başkanı ve adayına terler döktürmesi Posof’ta ki CHP’liler bir hayli umutlandırmış gibi.

    Hanak’ta ise bir dönem Belediye Başkanlığı yapan Taşdemir Çoban’ın yenden Aday edildiği Hanak AK Parti’nin aday etmediği eski Belediye Başkanı Harun Tankoç’un engeline takılacak gibi olurken bu engeli DSP’den Hanak Belediye Başkan adayı olan Necati Tuna’nın sol oylardan alacağı oylarla aşmayı planladığı dikkat çekmekte.



    AK Partili Tankoç’un diğer bir umudu da CHP’li mevcut Belediye Başkanının ve adayı Ayhan Büyükkaya’nın 5 yıllık dönemde yapamadıklarına tepki koyan Hanaklı seçmenin vereceği oylar olurken, bir taraftan başta mahallesi olan Ortakent Mahallesinden olmak üzere Hanak genelinde bir hayli ilgi toplayan DSP Adayı Necati Tuna’nın stresini yaşayan Büyükkaya’nın ise yaptıkları çalışmalar ile 31 Mart’ta yeniden başkan olma hesapları içinde olduğu gözlenmektedir.


    Çıldır’da Ercan Şirin döneminde kayıp edilen ve bir daha alınamayan Belediyeyi eski bir Belde (Suğara) Belediye Başkanlığı yağan Mehmet Mülazım Karaçay ile almayı düşünen CHP’nin DSP’den seçimi kazanıp, AK Parti’ye geçen ve çalışmalarıyla bir hayli başarılı bir süreci Çıldır’a hissettiren Çıldır AK Parti, Damal’da bir hayli rahat olan CHP gibi bu ilçede rahat gibi.


    Ardahan’ın tek Beldesi olan Göle Köprülü (Gorveng) Beldesinde ise seçimin partilerden çıkıp, sülale seçimime döndüğü dikkat çekerken CHP’nin bu belde de Ardahan Merkezde olduğu gibi bu Belde’de AK Parti ile yarıştığı dikkat çekiyor.




    Sonuç olarak; 


    Biri Bağımsız olmak üzere bir çok isiminde genel sonuçları yakından ilgilendiren köylerde İl Genel Meclisi Üyeliği için oy toplamaya çalıştığı Ardahan’da AK Parti Adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın yapılan anketlerde önde olduğu öne sürülürken bu durumun Ardahan çarşı, pazarda hiçte öyle olmadığı ve konuşulan isimin CHP ve adayının kazanacağı her sohbette ve tartışmada dillendirildiği dikkatlerden kaçmıyor.


    AK Parti’nin bir hayli zorlandığı görünen Posof’ta seçimi CHP’ye kaptırabileceği, Çıldır’da da sürpriz yaşayabileceği, Hanak’ta ise CHP’yi geçmesinin DSP’nin alacağı oylara bağlı olduğu, Damal’da ise her zaman ki gibi  umudunun olmadığı, Göle’de de umudunun Ardahan Adayının yanında çokta görünmeyen Göleli Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’a bağladığını söylemek mümkün.


    Ve asıl seçimi ve sonucunu etkileyecek olanın, 17 yıllık iktidarın son yıllarda ortaya koyduğu ve ekonomi başta olmak üzere bir çok şeyin iyi gitmemesi, Başkan Erdoğan’ın Kürt seçmeni uzaklaştıran bir dili kullanması olarak görülen Ardahan’da seçim atmosferinin rüzgarı muhalefete doğru estiği, bunu gören AK Partili adayların yanında seçim sonuçlarının kendilerini ve bulundukları makamları ilgilendirdiğini düşünen kamu görevlilerinin ortaya koyacakları tavır ve adımlar seçimin yönünü değiştireceği izleniminin de bir hayli tartışılan ve merak edilen konuların başında gelmekte.



    **Faruk Demir Ardahan Milletvekili Değil miydi?!


     


    Tutuklu HDP’li Milletvekillerinin serbest bırakılması için Avrupa Parlamentosun da yapılan oylamada ret oyu veren, mitinglerde İyi Parti ve Saadet Partisine teşekkür edip, HDP’nin adını ağzına almaktan korkan CHP’nin yerelse seçim kazanıp, kazanmayacağı merak edilmeye devam ediyor.


    Başta, Başkent Ankara’nın MHP kökenli CHP Belediye Başkan Adayı Mahsur Yavaş hakkında öne sürülen iddiaların ülkenin gündeminin birinci maddesi olarak tartışıldığı şu günlerde bende bir Ardahanlı seçmen, bir gazeteci olarak memleketimin adaylarının çalışmalarını yakından izliyorum.


    Yani, Öcalan’ın yakalanması ile oluşan havanın etkisinin de etkili olduğu ve DSP’den Ardahan eski Milletvekilliğini de yapan ve bugün ki Mete Özdemir gibi yeniden aday edilmeyince başka partiden yine milletvekili adayı olan ama 700 oy gibi komik bir oy alan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’i olmak üzere Ardahanlı olup, ülkemin en büyük metropolu  İstanbul, ekonominin başkenti kentlerinde olan Kocaeli ve Bursa’da Belediye Başkan Adaylarını yakından takip ederken, bunların seçilmeleri halinde neler yapacaklarını anlattıkları çalışmalarını da bir seçmen olarak sık eleyip, ince dokuyarak inceliyorum.


    Ve gözüme asıl işi türkücü olan CHP’nin Ardahan adayına, HDP Ardahan İl Başkanı ile gizli anlaşma yapan ve HDP’ye Ardahan’da adeta dükkan kapattıran, CHP’nin Göle adayını geri çektiremeyen Faruk Demir’in söylediklerine, vaatlerine bakıyorum.


    İlk etapta gördüğü ise; CHP’nin Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir’in sanki yaklaşan seçimleri Belediye Başkanlığı seçimi değil, bugünler de küpe konusuyla avukatı kanalıyla ilgilendiği ve dinleme tapelerine takıldığı öne sürülen Saffet Kaya gibi seçilmesi halinde Bakan olacakmış gibi vaatlerde bulunması dikkat çekici bir durum..



    Belediyecilik çalışmaları arasında olmayan demir yolunu Ardahan’a getireceğini, arazilerin toplulaştırılmış, tarıma ve hayvancılığa yönelik çalışmalar yapacağını, yetmedi kooperatifler kuracağını ileri süren ama daha bir evi Ardahan’da olmayan, memleketi Hanak’ta ki baba evinin yazdan yaza açılan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in bunları bir dönem Ardahan Milletvekilliğini yaptığı zaman hatta o zaman ki partisi iktidar ortağı olmasına rağmen neden yapmadığı, yaptırmadığını da merak etmiyor değilim.


    Çünkü haklıyım ve şu an belediye başkanı olmak için bugün bir vaat veren kişi aynı kişi ve Öcalan’ın dış güvenlik güçlerince ele geçirilip, bizim güvenik güçlerine verilmesi ile oluşan havadan milletvekilliği yapan isim aynı isim yani bugün ‘Beni seçerseniz falanları yapacağım’ diyen Faruk Demir..


    Peki bunları yani ‘bugün söylediklerini sen vekilken niye yapmadın kardeş?’ diye sormazlar mı kardeş?


    Ha bu arada hemen belirtmekte fayda var en son yerel seçimler de dayım Mehmet Sural aday iken bin oydan fazla bir oy alan HDP’nin oyları diye bilinen oylar birilerinin yada seninle girdikleri gizli pazarlık ardından dükkan kapatır gibi parti kapatan ve aday çıkarmayanların  kontrolünde değil bilesin..


    Ama sen ‘anası bizim köylü, ben onun dayısıyım’ dediğin HDP İl Başkanı ile girdiğin gizli pazarlıktan geleceğini umduğun oy hesabında tutmayacak gibi..


    Buna birinci neden ise HDP’li diye saydığın Kürt seçmen o oyları verirken. aracı taşlanırken sen hiç ortada yoktun, hatta bir konser de Kürt sanatçı sahneye çıktı diye ‘Ben Türküm Kardeşim’ deyip, protokolde ayrılan da sendin demi?..


    Ha, ‘Geç bunları şimdi konuşulacak, tartışılacak zamanı değil’ desen de benim Ardahan’da yaptığım seçim izlenimlerim de gördüklerimi seçmen de iyi biliyor Sayın Faruk Demir..


    Yine de umarım seçilir, iktidara rağmen çöp toplama işi başta olmak yerel hizmetleri yapar, işten çıkarıp, azaltacağını öne sürdüğün belediye işçilerinin maaşını ödersin..

  • DOLANDIRICI BAŞKANI DOLANDIRILMIŞ!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


    Her Cumartesi günü saat:15.45’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..


    Çünkü parasız kaldığını ileri sürüp, intihar ederek canına kıyacağın belirten ve Başkan Demir’in cebindeki 2 bin lirayı vermesiyle eyleminden vazgeçen şahsın, farklı illerde intihara kalkışarak kazanç sağlamaya çalıştığı, bu zamana kadar 80 kez girişimde bulunduğu ortaya çıktı. Suç makinesi olduğu anlaşılan şahsın, 120 suç kaydı olduğu da ortaya çıktı.



    ARDAHANLI 5 VE 7 BAŞKAN NEREDE?..


    Doymak için, doğdukları yerleri terk edip, başta taşı, toprağı altın denen İstanbul’a olmak üzere, batı kentlerine göç eden insanların o irili, ufaklı oluşumlar denen dernekler aracılığı ile bir araya gelip, gelenek, göreneklerini ve kendilerini kayıp etmeme uğraşı ardından metropollerde var olma çabasının, ürünü olan “Güçlü Lobi” parolası ile ekonomik piyasada, eğitimde, kültür sahasında olduğu gibi, siyasette de varlıklarını koydukları son yerel seçimler ardından birlikteliğin öneminin ne kadar önemli olduğunu da görmüş oldular. 


    Ve başta İstanbul’da olmak üzere, Kocaeli Dilovası’nda, Çanakkale Geyikli’de olmak üzere, 5 belediye başkanı, onca belediye meclis üyesi, mahalle muhtarı, belediye başkan yardımcısı, cumhurbaşkanı başdanışmanı, üçü, kadın olmak 5 milletvekili ve nice önemli kurum amiri ve çalışanın olduğu batıdaki gibi, Ardahan’da da biri merkez olmak üzere, toplam 7 belediye başkanı, 2 milletvekili ile temsil edilen Ardahan ve Ardahanlının bu insanlarından beklentileri beklenmeye başladı.




    Başta İstanbul’un en büyük ilçesi Esenyurt’ta olmak üzere, gartol dağıtımı değil, iş, aş bekleyen Ardahan ve Ardahanlılar ülkenin en önemli ve elit ilçesi Şişli ve Bakırköy’de olduğu gibi, bunlardan beklediğini alıyor mu bilmem ama bırakın almayı bunların bir araya gelip, bir karede bir fotoğraf bile vermediklerine yanarlarken, ülkenin önemli sanayi kentlerinden olan Kocaeli’nin olduğu gibi, ülkenin ekonomik bel kemiği Dilovası’nda hala asgari ücretle yada köylerde ki o bakkallar gibi market, bakkallarda iş insanı diyerek kendilerini avuturlar.

    Valilik ve Kaymakamlıkların Ardahan dışına çıkmayan çocukları toplayıp, gönderdiği “Çanakkale’yi bu kez ben size anlatacağım, gelin misafirim olun” demeyi bile aklına getirmeyenlerin, Ardahanlı ve Ardahanlının aklıyla geyik geçerken yarın “Seçtikleriniz size olduğu gibi bize neye yaradı ki?!”denecek ve bir daha bir Ardahanlının değil seçilmesini, Ardahan ve Ardahanlının geleceğini kendi geriyi unutturan makam, şan, şöhret ve keyifleri için harcayanlar yüzünden aday bile edilmeyeceğinden korkulan seçimlere çok kısa bir süre kaldığını da görmez, anlamazlar…







    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    AKP İl Başkanı Baydar: Yeniden adayım..


    arşiv haber 07/05/2017 tarihli habeler ve yorum


    ARDA/FED’in de kongre yapacağı tarih olan 14 Mayıs’ta kongreye giden Ardahan Damızlık Sığır Yetiştiriciler Birliği Başkanlığına yeniden aday olduğunu açıklayan Veteriner Hekim Yunus Baydar rakiplerine meydan okudu.


    BAYDAR’DAN ÖNEMLİ MESAJLAR


    14 Mayıs’ta yapılacak Ardahan Damızlık Sığır Yetiştiriciler Birliği Başkanlığına gördüğü lüzum ve yaşanan gelişmeleri dikkate alarak yeniden aday olduğunu açıklayan Baydar, “birilerinin güdümüne giren, kendisine gelecekte siyasi hesap yapan, birliği siyasi arenaya dönüştürmeye çalışanların, Ardahan’ın tarım ve hayvancılık alanında yakaladığı başarıyı bitirmeye yönelik sahaya çıkanların karşısında durmak için ve yaşanan yoğun talepler nedeniyle ADSYB’ye yeniden aday oldum” dedi.


    21 MAYIS’TA AKLA KARA BELLİ OLACAK


    Ardahan Belediye Başkanı ile ilgili son günlerde kamuoyunda ileri sürülen dedikodulara da açıklık getiren Baydar: “Evet bizim kulağımıza da bu tür konuşmalar geliyor, ancak bu iddialar gerçeği yansıtmıyor. Her şey 21 Mayıs’ta yapılacak AK Parti olağan genel kongresinden sonra netlik kazanacaktır” dedi.


    7 Mayıs 2017 Pazar günü Ahsen Pastanesinde sabah kahvaltısında gazetecilerle bir araya gelen ADSYB Başkan adayı Veteriner Yunus Baydar, yaptığı ve yapacağı çalışmalarla ilgili bilgi verdi.


    BAYDAR’DAN ÇILGIN PROJE..


    Ardahan için hayati önem taşıyan ve çılgın olarak değerlendirdiği Et Entegre Tesisinin kurulması için alt yapı hazırlıklarına başladığını açıklayan Baydar, Birlik için yapacağı projelerini şöyle sıraladı:


    “Suni tohumlamanın düşük maliyete yapılması, Damızlık Düve merkezinin kurulması, Hayvancılık işletmesi kurulması, Birlik üyeleri için Proje birimi oluşturması, Çiftçi eğitim programları oluşturması gibi önemli projeler ile Birliğin daha aktif hizmet vereceğini ve üye yetiştiricilerin sorunlarını çözeceklerini de kaydetti.


    ARDAHAN’A HİZMETTEN BAŞKA DÜŞÜNCEMİZ YOKTUR


    Baydar;  “Özellikle şunun altını çizerek söylüyorum, “Kişinin aynası İşidir lafa bakılmaz” Birlik üyelerimizin tüm ihtiyaçlarının Birlik yönetimi olarak kendimize ilk görev sayıyoruz ve üyelerimizin her bir kuruş menfaati konusunda her türlü çabayı gösteriyoruz. Göstermeye devam edeceğiz. ADSYB kurumsallığı belli noktaya gelmiş kendine ait hizmet binası ve diğer araç ekipmana sahiptir artık. Ekonomik olaraktan kendi ayakları üstünde durabilen bir kurumdur. Ardahan’daki mevcut STK’lar, Dernekler içinde saygın bir konuma taşınmıştır” dedi.


    ÜYELERİN HESAPLARINA 22 MİLYON TL AKTARILDI


    Başkanlığı döneminde ADSYB tarafından şimdiye kadar yapılan hizmetlerini de sıralayan Baydar, “ 1 kaç ay önce yapılan görüşmeler den sonra Ardahan Mera hayvancılık Bölgesine alınmıştır. Üreticimiz artık 4 ayını dolduran her danasına 550 TL, eğer tohumdansa da 150 TL fark alacaktır. 2017 yılı Nisan ayında üyelerimizin hesaplarına 22 milyon TL aktarılmıştır.


    ARDAHAN’A BİN ADET BOĞA GETİRDİK


    Bu takip, kayıt, güncelleme ve ödeme periyoduna girmesi dahi önemlidir, ciddi takip gerektirmektedir. AKAK projesinden destekte alınarak 2 adet süt toplama merkezi yapılmıştır. DAP projesi kapsamında üreticilerimizden 1000 den fazlasına Pedigrili Damızlık boğa temininde yardımcı olunmuştur. Bizzat şahsımın ayrıca ilimize uygulanması ve desteklenmesinde bizzat takipçisi olduğum bölgemizdeki barınak şartlarının iyileştirilmesi için 10-49 baş arası İşletmelerin yeniden kurulması tamamlanması için %50 hibe desteğinde bizzat emeğim ve katkım yüksektir. Birçok işletme yani ahır bu kapsamda yenilenmiştir.


    HESABIMIZDA 2 MİLYON TL VAR


    Ayrıca TKDK ve SERKA çalışmaları bölgemiz için uygulanacak en verimli projeler. Neler olmalı yönünde ve daha çok üreticimizin bu projelerden faydalanması için daha çok çaba içinde olduk. Birçok üreticimizde buna şahittir.


    ÜYE SAYIMIZI 500’DEN 5 BİN 500’YE ÇIKARDIK


    Bugün itibarıyla başında bulunduğum sürede Üye sayımız 500’lerden 5 bin 550 ulaşmış, Birliğin kendine ait hizmet binasına kavuşturulmuş 2 bölgede süt toplama merkezi kurulmuş Hizmet aracı v.s donatılar. Borçla devralınan kurum bugün itibariyle 2 milyon gibi öz sermayesi vardır. 11 çalışanı 4 şube sorumlusu ve veteriner hekimle kurumsal yapımızı oluşturmuş durumdayız.


    NE YAPACAĞIZ, NELER YAPMAYA ÇALIŞACAĞIM…


    SUNİ TOHUMLAMA İÇİN 1 MİLYON 500 BİN TL’LİK PROJE


    Ardahan ve tüm ilçelerinde Suni tohumlama hizmetini üyelerimize daha düşük maliyetlere sağlamak için (25-30 tl maliyete) TANAP’a birlik adına Sunduğumuz 1,5 milyon değerinde proje değerlendirme aşamasındadır.


    DANIŞMANLIK VE PROJE BİRİMİ OLUŞTURULACAK


    Hedefim İlimizde uygulanan DAP, TKDK, AKAK ve SERKA gibi birçok devlet destekli projeden daha fazla üyelerimizin faydalanmalarını sağlamak için bizzat Tarım Bakanımız başta olmak üzere bütün bürokratik kanalları sonuna kadar açmak, ayrıca üreticilerimizin bu alanda daha çok proje hazırlamalarını sağlamak içinde Danışmanlık ve proje birimi oluşturacağız.


    DAMIZLIK DÜVE MERKEZİ VE HAYVANCILIK İŞLETMESİ KURULACAK


     Ayrıca Genel Kurul’dan alacağımız yetkiden sonra Birlik adına Hayvancılık İşletmesi kurmak. Yine Genel kuruldan verilecek yetkiye istinaden Damızlık Düve Merkezi kurmak için çalışmaları başlattık. Ayrıca Damızlık düve için verilen yüzde 30 ile yüzde 50 hibe destekleri için Tarım Bakanlığı ile gerekli temaslara geçerek, Üyelerimizin bu destekten faydalanması için gerekli çalışmalara start verdik.


    ÇİFTÇİLERE AR-GE EĞİTİMİ VERİLECEK


    Yeni çıkan Tescil ve Küpe yönetmenliğine istinaden de üreticilerimizin hayvanlarını küpeleme ,Tarım teşkilatıyla koordine olarak aşılamaları yapacağız. Tüm ilçelerimizde Ardahan Üniversitesi, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Birliğimizin müşterekiyle Eğitim ve çiftçi geliştirme Programları düzenleyeceğiz.


    Öte yandan Çılgın Projesini açıklayan Baydar, Ardahan’da Et Entegre Tesisi kurmayı hedeflediklerini belirterek, “ Et Entegre tesis kurmak kolay değil, ancak biz yapmayacağımız hiçbir hizmet için söz vermiyoruz. Ardahan’ın olmazsa olmazı olan Et Entegre tesisini Ardahan’da kurarak besicilerimizin kendi etini kendi bölgesinde işlemesini sağlayacağız” dedi.


    Baydar, daha sonra gündeme ilişkin ve geleceğe yönelik birçok konuda gazetecilerle karşılıklı sohbet ederek, “elimizle açamadığımız kapıyı birileri ayağıyla açmaya çalışıyor” diyerek rakiplerine mesaj verdi.


    **Türkiye demokratik karakterini kaybetti..


    25/04/2017 Tarihi Haber


    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin (AKPM) Türkiye’nin siyasi denetim sürecine alınmasına tepki gösterdi. Yılmaz, “Umuyoruz Türkiye bu süreci en kısa sürede atlatır” dedi.


    Türkiye’nin 1996’da girdiği denetim sürecinden 2004’te çıktığına işaret eden Yılmaz, “Türkiye tekrar onca reformdan sonra ve özellikle darbe girişimi, akabinde yaşanan OHAL ve daha sonra gelen referandum, demokratik tartışmalar, AGİT raporu, Venedik Komisyonu raporu hep birlikte Türkiye’yi maalesef bugün kötü bir kararla yüzleştirdi” diye konuştu.


    “AKPM’nin böyle bir karar almasından elbette üzüntü duyuyoruz” ifadesini kullanan Yılmaz, herkesin aynı gemide olduğunu dile getirdi.  


    Aynı kaygıları ve duyguları yaşadıklarını vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:


    “Denetim süreci, Türkiye’nin demokratik karakterini kaybettiği yönünde bir algının sonucu olarak geliyor. Demokrasinin ve demokratik kurumların sağlıklı bir şekilde işleyişinin maalesef zedelendiği düşüncesinden dolayı böyle bir karar gündeme geldi. Umuyoruz Türkiye bu süreci en kısa sürede atlatır. OHAL bir an önce kaldırılır, Türkiye’de tekrar demokrasiye dönüş başlar. Biz Avrupa kurumlarını, bizim kurucusu olduğumuz uluslararası örgütlerin almış olduğu kararları ve eğilimleri tanımamak, onlara meydan okumak esasen bir yol değil. Türkiye uluslararası alanda iyice manevra alanını daraltmış durumda. Bizim ciddi uyarılarımız vardı, bunların dikkate alınmadığını görüyoruz.”


    Türkiye’nin yeniden 2004 öncesi sürece döndüğünü savunan Yılmaz, “Bu kötü bir süreçtir. Bu ülkenin bir yurttaşı olarak hepimiz üzüntü duyuyoruz” dedi.


    **Çıldırlıdan Kazan’a Dev AVM’e!..


    Ülke genelinde büyük işlere imza atmaya devan eden Ardahanlı İşadamlarının başarıları gurur vermeye devam ediyor.



    Doymak için doğdukları toprakları terk etmek zorunda kalan ama kurdukları işler ile doydukları toprakları da kendileriyle birlikte doyurmaya devam eden Ardahanlı İşadamlarından KOCALAR adlı firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Muhsin Koca Ankara’nın Kahraman ilçesi Kazan ilçesinde büyük yatırımlara imza atmaya devam ediyor.


    Kazan Belediyesinin yanı başında dev bir alış veriş merkezi yapan Koca’nın yeni hedefi 22 katlı bir gökdelen yapmak olduğu öğrenildi.


    Başta Ankara-İstanbul yolu üzerinde olmak üzere bir çok otobanda 6 petrol istasyonunun yanı sıra inşaat işleri ile uğraşan KOCALAR GRUP’u kurduğu işlerde çoğu Ardahan ve Karslı olmak üzer 200 kişiye iş istihdamı sağlamakla gurur duyuyor.


     


    **Ardahanlı iş adamları bir araya gelmeli..


     


    Aynı zaman da Kazan İlçesi Belediye Meclis Üyesi de olan Ardahan/Çıldırlı İşadamı Muhsin Koca gazetemize yaptığı açıklamada Ardahanlı İşadamlarının bir araya gelip, oluşturacakları işbirliği ile daha güzel işlere imza atabileceklerine dikkat çekti.


    Gazetemiz aracılığı ile takip etmeye çalıştığı hemşehrilerinin güçlü bir lobiden yoksun olduğunu görmenin üzüntüsü içinde olduğunu belirten KOCALAR GRUP’un Yönetim Kurulu Başkanı Ardahan/Çıldırlı İşadamı Muhsin Koca gazetemize yaptığı açıklama da ‘fert olarak ortaya koydukları başarılara yeni başarılar eklemenin tek yolunun Ardahan Dernekler Federasyonun da sık sık gündeme getirdiği ve bu yönde ortaya koyduğu çabaları ile anlatmaya çalıştığı ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturmaktan geçtiğini bunun için her Ardahanlı iş adamı, aydını, bürokratı bu güce omuz vermelidir’ dedi.


     


    **Sınır Koyarak Ardahan’ı Kalkındıramazsınız..


     


    Ardahan’ın kalkınmasının Ardahanlının işinde başarılı olmasına, zengin olmasına bağlı olduğunu ve bu başarı ve de zenginliğin kıskanılmaktansa takdir edilerek desteklenmesine ihtiyaç duyduğunu belirten KOCALAR GRUP’un Yönetim Kurulu Başkanı Ardahan/Çıldırlı İşadamı Muhsin Koca güzelim ülkemin serhatın da bulunan Ardahan’ın kalkınması için iş adamlarının yapmak istediği yatırımlarının önünü açmak ve başta bürokrasi engelleri olmak üzere tüm engel ve sınırları kaldırmaktan geçer’ dedi.


    Koca, ‘buna örnek olarak ilçem olan Çıldır’ın sınırları içinde bulunan Çıldır Gölünün etrafında ki kenar sınır çizgisi saçmalığıdır. Bize yatırım yapımın diyenler yatırıma teşebbüs edene bin bir engel ve sınır çiziyor. Buda yatırıma yönelik gönlü olan Ardahanlı ve diğer iş adamlarının teşvikini kırmakta, yatırım yapmasına engel olmaktadır’ dedi.


    ‘Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Sayın Ahmet Aslan’ın bölge için şans olduğuna da dikkat çeken KOCALAR GRUP’un Yönetim Kurulu Başkanı Ardahan/Çıldırlı İşadamı Muhsin Koca başta bakanımız olmak üzere siyasilerimiz, işadamlarımız, gazetecilerimiz el ele vermeli ve tüm yurtta güçlü bir lobi oluşturulmalı’ diyerek sözlerine son verdi.



    **HAYIR SEVER İŞADAMI KÖYÜNE ÇEŞMELER YAPTI..


    **21/04/2016 Tarhli Haber


    Genç yaşına karşın İstanbul gibi metropolde önemli işler yapan ve büyük yatırımlar yapan Ardahanlı İşadamı köyünü unutmuyor.


    Başta sporla ilgilenen Ardahanlı gençlerin var olan sorunlarıyla olmak üzere birçok Ardahanlıya kendi imkânları doğrultusunda katkı sunan Taner Tekin son olarak doğup, büyüdüğü Ardahan Merkeze bağlı Otbiçen (Kımılı) köyüne çeşmeler yaptırdı.


     


    Bu yılda köyünün camisinin bakımını üstleneceği öğrenilen Ardahanlı İşadamı Taner Tekin’in her mahallede ahirete göç eden köylülerinin hayrına adlarını vererek 5 çeşme yaparken, Kımılı köyünün 5 mahallesine yaptırılan çeşmelerinde yıllardır halkın hizmetine sunulmayı bekleyen Ardahan’ın en büyük dağı olan Hoçvan Kısır dağının soğuk suların gürül, gürül akması, köylülerince ve bu çeşmelerden faydalananlarca takdirle karşılanmakta.


    Başta İstanbul’un Şişli ilçesinde olmak üzere birçok yerde açtığı iş yerleri ile onca Ardahanlı hemşerisine, Ardahan derneklerine katkılarını esirgemeyen ve çalıştırdığı bir çok Ardahanlıya iş imkânı sunan, kurduğu iş yerlerine Ardahanlı hemşerilerini ortak ederek ekmek yemesini sağlayan Ardahanlı İşadamı Taner Tekin’in genç yaşına karşın, bu tür hayırsever çalışmamaları Ardahanlılarca takdirle karşılanıyor.




    **Ne olacak bu Ardahanlının hali?..


    Fakir Yılmaz


    Siyasiler bir şey yapmıyor der, ama siyasetçiyi görünce önünde ceketini ilikler, etmediği yağcılığı bırakmaz..


    Belediyenin çalışmadığını çeper diplerinde söyler dururuz, ama başkanı gördüğümüzde evin önünde ki çöplerin neden günlerdir kaldırılmadığını sormayı unutuveririz.

    ‘Gazeteci yazmıyor, satılık basın’ diye eleştirir, yerden yere vururken günlük bir gazete almayı akıl etmeyiz..

    Dernekler çalışmıyor der ama  federasyon o beklenen çalışmayı ortaya koyunca önce şaşırıp, ardından her yapılan etkinliğe elli kulp takıp, desteklemekten kaçarız..

    Ve son olarak Ardahan’ı Kalkındırma konferansı düzenlenir, birimiz kalkıp, gidip, katılmaz, bir görüş belirtemeyiz..

    Evet ne olacak bu memleketin hali diyenler sizlere soruyorum, ‘Ne olacak bu Ardahanlının hali?’

    Sizce Ardahan mı haksız yoksa Ardahanlı geçinip, Ardahan’a gerçek anlamda sahip çıkmayan ama adından, etinden, sütünden, suyundan, havasından kaymaklananlar mı?

    Bilmem ama bu işte  bir terslik olduğu kesin..

    Çünkü dediğimiz gibi Ardahan deyip, Ardahanlı olmanın gereğini yapmayanların yine biz Ardahanlılar olduğunu herkes bilmeli, anlamalı, anlatmalıdır..

    ‘Bu memleketten bir şey olmaz’ deyip, bir şeyi yapması gerekenlerin kendileri olduğunu unutanların yine Ardahanlılar olduğunu unutan biz Ardahanlılar ayağımıza kadar gelen ülkenin en önemli siyasileri, akademisyenleri, iş adamlarını görmezden gelmesi ne kadar anlamlı bir şeydir..

    İşte tamda burda bir soru sorup, Ardahanlının kendisini sorgulaması gerekmez mi?

    Yok canım sormaz..

    Çünkü o hep konuşur ama ‘Gelin konuştuklarımızı hayata geçirelim’ diyenlerin paçasına yapışmaya bayılırken, aşağıya çektiklerimizle birlikte yoksulluğun, sahipsizliğin ve de iş yapamamazlığın çukuruna birlikte düşer ve hep orda kalır, bir türlü yukarı çıkamayız..

  • AVUKATLAR 5 NİSANI KARLI ve KORNALI 2 NİSAN'DA KUTLADILAR..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


    Her Cumartesi günü saat:15.45’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    Her yıl 5 Nisan günü kutlanan Avukatlar Günü, pandemi ve haftanın ilk gününe gelmesinden dolayı Ardahan’da erkenden kutlandı. 

    3 Ocak 1934 tarihinde İzmir’de bir araya gelen Avukatlar bu toplantıda tüm baroların aynı çatı altında toplanmasına karar kıldıktan sonra, her yıl 5 Nisan’ın da Avukatlar Günü ilan etmesiyle, kutlanan Avukatlar Günü Ardahan’da karlı bir Nisan günü kutlandı. 

    Ardahan Barosunun organize ettiği etkinliğe Ardahan Barosu üyesi Avukatların yanı sıra, Ardahan Adliyesi hâkim ve savcılarda katıldılar. Yalanızçam Kayak Tesislerinde bir araya gelen Ardahanlı Avukatlar bu meslekte 20 ila 30 yılı geride bırakan avukatlara plaketlerle ödüllendirildiler.


    ARDAHAN’DA NİSAN’DA DA KAR YAĞAR!


    Ardahan’da akşam saatlerinde kar yağışı etkili oldu. Ardahan’da aralıklarla devam eden kar yağışı, kenti beyaza bürüdü. Nisanda kar sürpriziyle karşılaşan vatandaşlar, araçlarının üzerinde biriken kar yığınlarını temizledi. Kar yağışına hazırlıksız yakalanan sürücüler ise trafikte ilerlemekte zaman zaman zor anlar yaşadı. Baharı görmediklerini söyleyen Sezgin Karaçam, “Bugün 2 Nisan ve kar yağışı halen daha devam ediyor. Kış devam ediyor ve halen daha baharı görmedik” dedi. Hayvancılıkla uğraşan Afacan Çakal ise, baharın gecikmesi çiftçiyi olumsuz etkiliyor dedi. Çakal, “Ardahan’da yazı beklerken kışa geri döndük. Burada şaşırmamak lazım çünkü Ardahan’da 4 mevsim bir arada yaşanıyor. Hayvanlarımız aç ve yem de bitti. Çiftçi de perişan, esnaf da perişan ve üstelik bir de Covid-19 belası var. Durumlar çok kötü ve Allah herkese fırsat versin inşallah” şeklinde konuştu.



    ARDAHANLI 5 VE 7 BAŞKAN NEREDE?..


    Doymak için, doğdukları yerleri terk edip, başta taşı, toprağı altın denen İstanbul’a olmak üzere, batı kentlerine göç eden insanların o irili, ufaklı oluşumlar denen dernekler aracılığı ile bir araya gelip, gelenek, göreneklerini ve kendilerini kayıp etmeme uğraşı ardından metropollerde var olma çabasının, ürünü olan “Güçlü Lobi” parolası ile ekonomik piyasada, eğitimde, kültür sahasında olduğu gibi, siyasette de varlıklarını koydukları son yerel seçimler ardından birlikteliğin öneminin ne kadar önemli olduğunu da görmüş oldular. 


    Ve başta İstanbul’da olmak üzere, Kocaeli Dilovası’nda, Çanakkale Geyikli’de olmak üzere, 5 belediye başkanı, onca belediye meclis üyesi, mahalle muhtarı, belediye başkan yardımcısı, cumhurbaşkanı başdanışmanı, üçü, kadın olmak 5 milletvekili ve nice önemli kurum amiri ve çalışanın olduğu batıdaki gibi, Ardahan’da da biri merkez olmak üzere, toplam 7 belediye başkanı, 2 milletvekili ile temsil edilen Ardahan ve Ardahanlının bu insanlarından beklentileri beklenmeye başladı.




    Başta İstanbul’un en büyük ilçesi Esenyurt’ta olmak üzere, gartol dağıtımı değil, iş, aş bekleyen Ardahan ve Ardahanlılar ülkenin en önemli ve elit ilçesi Şişli ve Bakırköy’de olduğu gibi, bunlardan beklediğini alıyor mu bilmem ama bırakın almayı bunların bir araya gelip, bir karede bir fotoğraf bile vermediklerine yanarlarken, ülkenin önemli sanayi kentlerinden olan Kocaeli’nin olduğu gibi, ülkenin ekonomik bel kemiği Dilovası’nda hala asgari ücretle yada köylerde ki o bakkallar gibi market, bakkallarda iş insanı diyerek kendilerini avuturlar.

    Valilik ve Kaymakamlıkların Ardahan dışına çıkmayan çocukları toplayıp, gönderdiği “Çanakkale’yi bu kez ben size anlatacağım, gelin misafirim olun” demeyi bile aklına getirmeyenlerin, Ardahanlı ve Ardahanlının aklıyla geyik geçerken yarın “Seçtikleriniz size olduğu gibi bize neye yaradı ki?!”denecek ve bir daha bir Ardahanlının değil seçilmesini, Ardahan ve Ardahanlının geleceğini kendi geriyi unutturan makam, şan, şöhret ve keyifleri için harcayanlar yüzünden aday bile edilmeyeceğinden korkulan seçimlere çok kısa bir süre kaldığını da görmez, anlamazlar…







    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Posof CHP Avukat’ın yanına Eczacı Koydu!


    arşiv haber 19/02/2019 tarihli haber/yorum


    ARDAHANLILAR 23 ŞUBAT”TA SEFAKÖY’DE KURTULUŞ GECESİNDE BİR ARAYA GELECEK.. ‘İktidara oy ver, Hizmet al’ denmesine rağmen istenen düzeyde ithalat ve ihracaatın yapılmadığı Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısının sınırları içinde bulunduğu Ardahan’ın Gürcistan’a komşu ilçesi Posof’ta iddialı bir kadro ile seçimlere giden Cumhuriyet Halk Partisi bu ilçede bir Avukat ile Belediye Başkanlığını almak isterken Kontenjan ve Belediye Meclis Üyesi Adaylarını da iyi bir kadrodan oluşturduğu görüldü.


    CHP Posof Kontenjana Ezc Yavuz Alkış’ı koyarken, Belediye Meclis Üyesi Listesi de şi isimlerden oluştu.


    Posof CHP Beleidye Meclis Üyeleri Sıralaması şöyle; 1- Semir Özcan, 2- Fatma Şimşek, 3- Mesut Ateş, 4- Güven Bozyiğit, 5- Erdal Taşkıran, 6- Arzu Bay, 7- Erdinç nan, 8- Vahdettein Taşçı


    Posof İl Genel Meclis Üyesi Adayları 1- Necmettin Taşçı 2- Aytekin Güngör oldu.


    Posof Merkez ve Doğrular Mahallesi adılı iki mahalle de toplam Bin 511 seçmenden iyi bir kadro ile oy isteyecek olan CHP’nin Avukat Adayı Onur Bayraktar’a ilginin bir hayli yoğun olduğu gözlenmekte.



    **Başkan Erdoğan Niye Kazanıyor?


    MHP’nin ittifak yaptığı AK Partinin elini rahatlatma adına Ardahan’ın da içinde olduğu bir çok ilde aday gösterdiklerini geri çektiği şu günlerde sanal ortama düşen ve bir çok haber kanalında yayınlanan Başkan Erdoğan ile CHP’den AK Parti’ye geçen adayın konuşmaları gündemin birinci sırasına yerleşirken Başkan Erdoğan’ın 20 yıla yakındır elinde tuttuğu iktidarın sırrını da bir kez daha görüyorduk.

    Çünkü yaklaşan yerel seçimleri öncesi elinde tuttuğu develet ve iktidar gücüne karşın işini gevşetmediğini bir kez daha gördüğümüz Recep Tayyip Erdoğan’ın başarı sırrını da görüyorduk, CHP’den aday gösterilmeyip, AK Parti’ye geçip, aday olan isim ile Erdoğan arasında yapılan o sanala düşen görüntüde.

    Başta CHP’liler olmak üzere AK Parti’ye kızanların AK Parti’ye geçen aday ile dalga geçerek zaman kayıp ettiklerini düşündüğüm o görüntüde görülecek olan tek şeyin sandık görevlilerini bizzat tek tek arayıp, görevlerini yapıp, yapmadıklarını kontrol eden Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki seçimler de olduğu gibi önümüzde ki seçimleri de bizzat tek başına alacağıdır. Ve bu yönde ki çabasıdır..

    Sizde dikkat ettiniz mi bilmem ama çoğumuzun kızarak, gülerek izlediği o görüntülerde Erdoğan’ın CHP’den gelen adayı ile görüşürken işi hiç gevşek tutmadığı gibi çokta dikkatli olduğuydu.

    CHP’den aday gösterilmeyen ve yapıştığı koltuğu bırakmama adına AK Parti’ye geçen adayın gevşek ve sulu davranışlarına karşın Erdoğan’ın kendisini partisinden aday gösterdiği şahsın sitesine kadar girip, en ince detayına kadar incelediğini Erdoğan’ın CHP’li şahsa ve yeni adayına dediği, ‘Sen şu el öpme işini falan bırakta önce şu sitende ki CHP Amblemi kaldır’ sözlerinden anlıyorduk.

    Yani benim o görüntüleri FOX TV’nin haberlerinde izlerken gördüğüm Erdoğan’ın başarı sırrıydı..

    Çünkü birilerinin iddia ettiği ve dediği gibi elinde tuttuğu develet ve iktidar gücüne karşın işi gevşetmeyen ve neden ‘Muhtar olamaz’ manşetlerine karşın bugün Başkan olan bir Erdoğan vardı.

    Öyle ki; Bir yandan Ardahan’ın da içinde bulunduğu seçim bölgelerini inceleyip, sık dokuyan ve MHP’ye adaylarınızı çekin ricasında bulunan diğer yandan da sandık görevlilerinden adayların internet sitelerine kadar girip, bakan bir Erdoğan vardı karşımızda.. 

    Evet, ülkenin yeni bir seçimlere doğru gittiği şu günlerde Demirel ve Özla’ın çok isteyipte başaramadıkları yönetim sistemini HDP’lileri de yanına alarak değiştirmeyi başaran Erdoğan’ın bu kez de MHP’yi yanına alarak yeni bir yerel seçimi kazanmak için büyük mücadele verdiğini ve başarısının sırrını izliyorduk o görüntüde.

    Şimdi gelelim başında bulunduğum Ardahan dernekler Federasyonun Genel merkezinin bulunduğu Şişli’den, Bakırköy’den, Sultangazi’den, Ümraniye’den, Kağıthane’den, Derince’den, Dilvası’ndan, Esenyurt’tan Ardahan’a kadar.

    Buralar da aday olan Ardahanlı hemşehrilerim ve diğer adaylara ve de çalışmalarına..

    Onlara bakarsanız hepsi seçimleri kazanmış, yan gelip yatmanın zamanı..

    Çünkü kimine göre ada çıkarmayan HDP kendisini destekliyor, kimine göre Şişli, Bakırköy nasılsa CHP’nin kalesi, kimine göre ben Göleliyim, Ardahanlılar Esenyurt’ta nasılsa çok, kimine göre ise MHP’nin adayı çekildi nasılsa MHP’nin, İYİ Parti’nin hatta CHP’ye gidecek oylar bana gelecek havasından ve de hayalinde..

    Yani Ulusal ve Yerel gazeteye gerek yok, sandık başkanını tanımaz, sanal ile ilgilenmez ve seçimleri kazanacağım diyenler ile devletin ve iktidarın gücünü yetmedi Vali, kaymakam, Jandarma ve Polisin başında olduğu sandıklarla ilgilenecek olan partili sandık başkanlarını arayan ve partisine gelip, aday olan adayın internet sitesine kadar giren, inceleyen bir Erdoğan var..

    Evet şimdi yazımızın başlığında ki soruya gelelim..

    Başkan Erdoğan Niye Kazanıyor?

    Sizce?!:

  • Gazeteciye 'ak troller'den saldırı!..



    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


    Her Cumartesi günü saat:15.45’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    Gazeteci Cihan Güner uzun süredir, AKP döneminde İBB‘de ‘partizanca’ tutum sergileyenleri mercek altına almıştı. Güner, birçok ismi ifşa etmişti.


    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na hakeret vari ifadeler kullanan AKİT TV’nin bazı yorumcularının İBB’de müdürlük seviyesinde bulunduğunu ortaya çıkaran gazeteci Güner, tehditler aldığını açıkladı.


    “İBB’de işini yapmak yerine ona-buna hakaret eden ve halen itibar gören asalak sürüsüne işaret edince, türlü tehditlere ve beddualara maruz kalıyorum” diyen Güner; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na, İBB Sözcüsü Murat Ongun’a, ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’a seslendi.



    “UMARIM GEREĞİNİ YAPARLAR”


    Güner, “Umarım @ekrem_imamoglu, @Mrt_Ongun, @mhrpolat gibi arkadaşlar da sağır taklidini bırakıp gereğini yaparlar.” ifadelerini kullandı.


    Kendisine sosyal medyadan gelen tehdit mesajını ifşa eden Güner, gazetedogan muhabirine kısa bir açıklama yaptı.


    “HARAMZADELER RAHATSIZ”


    Güner kimseden korkmadığını, halkın gazetecisi olduğunu belirterekGerçekleri ortaya çıkarmaya devam edeceğim. Kimse beni korkutamaz. Bir adım geri atmayacağım. Daha yeni başlıyoruz. Benden kim rahatsız olur? Haram yiyenler, haramzadeler, oturdukları koltuklara liyakatla gelmeyenler rahatsız olur” dedi.


    İşte Güner’e gelen o beddualaı tehdit mesajı:



    ARDAFED KONGRYE GİDİYOR..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın 5 yıla yakındı Genel Başkanlığını yaptığı Ardahan dernekler Federasyonu kongreye gidiyor.


    5 yıla yakındır başkanlığı yaptığı ARDAFED’e yeniden aday olmayacağını daha önceden açıklayan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın 16 Nisan Cuma günü saat 11.00’de yapılacak olan kongre için şu ilan/duyuruyu yaptı.


    Ardahan Dernekler Federasyonu Kongre İlanı


    Ardahan Dernekler Federasyonu Olağan Kongresi 16 .04.2021 Cumartesi günü Saat 11.00’de İstanbul Şişli’de bulunan ARDAFED Genel Merkezinde aşağıdaki gündem ile yapılacaktır.


    Çoğunluk sağlanamadığı takdirde ikinci toplantı, 23/04/2021 çoğunluk aranmaksızın saat: 10.00’da yapılacaktır.


    Tüm üyelerimize duyurulur.


    Fakir Yılmaz


    Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı


    GÜNDEM :


    1 – Açılış ve Yoklama


    2 – Kongre Divanının Seçimi


    3 – Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı


    4 – Faaliyet ve Hesap Raporlarının Sunumu, Görüşülmesi, Onaylanması ve Aklanması


    5 – Başkan Adaylarının Konuşması


    6 – Seçim: Başkan – Yönetim Kurulu Asil ve Yedek Üyeleri


    7 – Dilek ve Temenniler


    8 – Kapanış


    *RENCİDE ETMEYELİM DERKEN , RENCİDE ETTİLER!!,,


    Ardahan’ın Çıldır İlçesi Kaymakamlığınca yapılan bir projenin haberinde görüntüleri geçen insanların yüzünün papatyayla kapatılması şaşkınlık yarattı.


    Doğal kazcılığın yapıldığı bölgede, kuluçka makinesiyle destekleme yoluna giden kaymakamlık, desteklediği vatandaşların yüzünü papatya emojisiyle kapattı.


    Açıklama yapan Çıldır Kaymakamlığı, yoksulluğa karşı yapılan projede, insanlarımızı rencide etmemek amacıyla yüzlerini kapatma gereksiniminde bulunduklarını, bu iyi amacın yanlış anlaşılmamasını istediklerini belirtti.


    İşte Çıldır Kaymakamlığının kendi sayfasında yayınladığı ve yoksulluğa karşı kaz yetiştiriciliği projesi haberi…


    YOKSULLUĞA KARŞI KAZ YETİŞTİRİCİLİĞİ PROJESİ” KAPSAMINDA KULUÇKA MAKİNELERİ TESLİM EDİLDİ


    Kaymakamlığımız Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından devam eden ‘Yoksulluğa Karşı Kaz Yetiştiriciliği Projesi’ kapsamında projenin ikinci aşamasına geçilerek temin edilen kuluçka makineleri proje faydalanıcısı olan ihtiyaç sahibi ailelere teslim edildi. Makinelerin kullanımı konusunda İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliği ile gerekli eğitimler verildi.



    Köylerimizdeki diğer kaz üreticilerinin de kendilerine kuluçka makinesi verilen proje faydalanıcısı ailelere cüzi bir ücret ya da yumurta vererek bu makinakarın kullanmaları planlanıyor. Bu yöntemle ihtiyaç sahibi ailelerimize katkı sağlanmasının yanında köylerimizdeki kaz üretiminin de geliştirilmesi hedefleniyor.



    Yürütülen proje hakkında açıklamada bulunan Kaymakamımız Alper TAŞ, “Yoksulluğa Karşı Kaz Yetiştiriciliği Projesi, Sosyal Yardımlaşma Vakfımız ve İlçe Tarım Müdürlüğümüzle birlikte hazırlayıp yürüttüğümüz önemli bir pilot proje niteliğinde. Projenin her aşaması hazırladığımız plana uygun olarak yürütüldü ve ekibimiz tarafından düzenli takip sağlandı. Biz bu proje ile ihtiyaç sahibi ailelerimizi üretim sürecine dahil ederek sürekli bir gelir imkanına sahip olmalarını hedefledik. Bu şekilde sosyolojide kırılması çok zor bir zincir olarak tabir edilen yoksulluk zincirini kırmayı hedefliyoruz. Bu bakımdan bugün elde edilen sonuçlar önemlidir. Projenin örnek alınarak önümüzdeki dönemlerde daha da yaygınlaşacağını öngörüyoruz. Projeye olan desteklerinden ötürü Sosyal Yardımlaşma Vakfı üyelerimize ve projenin yürütülmesinde gösterdikleri özveri nedeniyle Sosyal Yardımlaşma Vakfı ve İlçe Tarım Müdürlükleri personelimize, bilhassa proje paydaşı olan vatandaşlarımıza teşekkür ediyor, başarılar diliyorum.”



    HABERİMİZ ÜZERİNE YÜZLERİ AÇILDI!


    Öte yandan gazetemiz haberimiz üzerine Çıldır Kaymakamlığı yapılan yanlışın önüne geçerek papatya ile yüzleri kaparılan köylülerin papatyasız fotoğrafarını paylaştı.



    Okyanusa Dikiş Atmak..


    Bir yenisinin İstanbul’a açılması düşünülen boğazın iki yakaya gelmediği ülkede, ekonomik sıkıntıların hat safada olduğu bir süreçte, okyanus ötesinde ki boğazı kapatan devasa geminin dünya ekonomisinin de dikişlerini sökmüşe benziyor.

    Tebrik telefonunu açmayıp, online yapılacak olan İklim Zirvesi toplantısına katılacak 39 lidere olduğu gibi Erdoğan’a da mektup gönderen Biden’ın, bu mektubun içeriğinde anlatmaya çalıştığı doğanın ve dünyanın içinde bulunduğu bunalımı aşmak için başta dünya liderleri olmak üzere, herkese görev düştüğünü belirtirken asıl sorunun, suçlunun kendisininde içinde olduğu biz insanlar olduğunu, bu insanların dünyayı ve ekonomiyi ele geçirme yarışının hırsınıda okyanuslara dikiş atmakla yaptığını görebiliriz.

    En bariz örneği panama kanalını kapatan geminin sahibi Çin’in, biz insanların dünyayı ele geçirme hırsını ortaya koyan para kazanma yarışını ve tutkusunu görebiliriz.

    Çünkü teknoloji ve silah gücüyle dokunduğu yeri kana bulayan, doğayı katlederek dünyayı ele geçirmeye çalışan Amerika ve onun tayfası Avrupa’ya karşı mücadele veren Çinlilerin hırsını, biz insanların kazanma isteğinin en güzel örneğini tekstilci bir dostumdan dinlediğim hikayeden daha iyi anlıyorum.




    Hemen, hemen hepimizin elinden düşmeyen telefonlarda aşk mesajları atmakla meşgul olduğumuzu düşünmekten öteye geçemeyenlerin hesaba katmadıkları, zamanın nasıl değerlendirebileceğinin en güzel örneğini ortaya koyan Çinlilerin, bugün başta tekstilde olmak üzere telefon ve teknolojide neden dünyayı zorladığını anlamak için, o hikayeyi bende anlatmak isterim.

    Çünkü zamanın ne kadar önemli olduğunu, ayakta uyuyup gelen mektup ile de toplumu uyutanların unuttuğu, koronavirüs aşısı gibi yapılması gereken ve ekonomimize ilaç olacak olan zamanın ne kadar değerli olduğunu anlıyoruz, matbaayı bile günahtır diyerek, gecikmeli olarak getirenlerin torunları olarak..

    Çinlilerin zaman kazanmak için denizde yüzdürdükleri gemilerde tekstil atölyeleri kurup, hem malı ulaştıracak yere, hemde denizde yüzerken dikiş makinalarında üretim yaptıklarını biliyor muydunuz?

    Ben bilmiyordum. Bu hikayeyi dinleyip, şok olurken arabama binenlerin “büroyu kendinle mi taşıyorsun?” Diyeceklerine “Aaa araba ne kadar kirli!” Dediklerini hatırlıyorum. Çünkü üç tarafı denizlerle kaplı olmasına karşın deniz ticaretiyle değil, doğayı katleden beton sektörüyle ekonomisini ayakta tutmaya çalışan bir ülkede, benimde okyanuslar olmasada trafiği tıkanan yollarında zaman kazanıp hayata tutunmak için dikiş attığımı anlamazlar, Çinlileri anlamadıkları gibi…



    Eski haberlerimiz için TIK la 



    GAZETECİ GELDİ ADAY OLDU


    arşiv haber 19/11/2018 tarihli haber


    Yılmaz: ‘Ardahan’ın vereceği karara adayım’ Tüm engellemelere rağmen Ardahan Günlerini yaptıktan sonra Ardahan’a dönüşünde Erzincan yolu üzerinde geçirdiği trafik kazası sonucu ağır yaralanan gazeteci Fakir Yılmaz kendine gelir gelmez önümüzdeki yerel seçimlerde Ardahan’da Belediye Başkan adayı olduğunu açıkladı.


    İstanbul Ardahan arasında geçirdiği trafik kazası sonucu ağır yaralanan başta sağ ve sol kolları kırık olan ve birde ameliyat geçiren gazeteci Fakir Yılmaz, kendine gelir gelmez ele aldığı köşe yazısında 2019 yılında yapılacak olan yerel seçimlerde bağımsız belediye başkan adayı olduğunu açıkladı.


    Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Ardahan Dernekler Federasyonu (ARDAFED) Başkanı olan Gazeteci Yılmaz, “Bundan sonraki hedefinin Ardahan’ı bölgesel ve ulusal anlamda tanıtmak amacıyla belediye başkanı adayı olduğunu” açıkladı.


    Partisinin Ardahan seçmenin ise Ardahanlı olduğunu belirten gazeteci Fakir yılmaz, Ardahan’ı yönetecek ismin genel merkezlerin, genel başkanların değil Ardahanlının olduğunu belirterek, Ardahan’ın vereceği karara aday olduğunu açıkladı.



     


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Belediye başkanı adayı olduğunu ilan ettiği köşe yazısı şöyle;


    ARDAHAN ADAYIYIM


    Yerel seçimlerin yaklaştığı, partilerin kimi aday göstereceğinin merak edildiği şu günlerde Ardahan’lı seçmenin kendisini 5 yıl boyunca yönetecek Ardahan’ı bir adım ileri taşıyacak adayları beklediğini görmekteyiz.


    Türkiyenin Kafkasya’ya açılan kapısı olan Ardahan’nın gerçek anlam da bir kent, bir şehir olduğunu anlaması ve hissetirmesi için belediye başkanın çok önemli bir isim olması gerektiğini ve bu önemlikten öne çıkışlarla başında bulunduğu şehrin, bölgenin, ülkenin ve dünyanın gündemini taşıyacak olan bir isim olması şarttır.


    Başta iktidar partisi olan Ak partinin olmak üzere onun en güçlü rakipleri olarak sayılan CHP ve HDP ile diğer partilerin adaylarını belirlerken hangi kriterleri öne sürdüklerini bilmediğimiz Ardahan da 31 Mart 2019 öncesi ve sonrasın da aday edilecek olan seçimi kazanacak olan belediye başkanı olacak olan isimin her şeyden önce Ardahan sevdalısı olması gerektiğini inanan birisi olarak ben de, ‘Bana da görev düştüğüne inananlardanım’.


    Yani aday kim olacak, kim aday edilecek diye beklemektense bana düşen görevin ‘Ben de adayım!’ diyerek yola çıkmak ve seçilirsem yapacağım seçilemesem de anlatacağım projelerle seçileceklere yol arkadaşı olacağım demeli diye düşünenlerdenim.


    Bu nedenle; Ben, gazeteci Fakir Yılmaz Ardahan Belediye Başkanı adayıyım 2019 Mart ayında yapılacak olan yerel seçimlerde Ardahan Belediye Başkanı adayıyım.


    Partim Ardahan.


    Partilim Ardahan’lıdır.


    Hedefim başta Gürcistan olmak üzere Ermenistan, Azerbeycan, İstanbul,Paris ve New York ta Ardahanı hissetirmektir.


    Ardahan’a hava alanı yapılması için, projestik merkezin kurulması için, tren yolunun gelmesi için ve en önemlisi Ardahan’nın Kafkasyanın başkenti olduğunu anlatmak için mücadele vereceğim.


    Yerel de en az 100 dükkan yaparak göçü önlemeye çalışıcağım göç edenleri güç olduklarını hissettirip Ardahan’a dönmelerini sağlayacağım.


    Kura Nehrini nehir olduğunu ve Ardahana yaşam verdiğini hissettiriceğim.


    Hayvancılığın yanı sıra turizimin başkenti olduğunu anlatacağım.


    Hiç bir ayrım yapmadan halkın refaha ulaşması yaşanılır bir kentte hayatını geçirmesi üniversitesi ile kamu görevlisinin yaşanır bir kentte olduğunu hissettireceğim.


    Bu nedenle ben Fakir Yılmaz Mart 2019’da Ardahan Belediye Başkanı Adayıyım..


     

  • İstanbul’da Bir Ardahanlı Daha İlçe Başkanı Oldu..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yıldız En TV Programcılığına Başlıyor..


    Her perşembe saat:16.30’da


    Sizde ekrana konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Birçok Ardahanlının yaşamlarını idame ettiği illerin başında gelen 39 ilçeli İstanbul’da bir Ardahanlı daha ilçe başkanı seçildi.

    Ardahan Hanaklı iş insanı, siyasetçi Kemal Can, hemşerilerinin yoğun olarak yaşadığı ve Çıldır Gölü gibi bir göle sahip olan İstanbul Küçükçekmece ilçesinde Gelecek Partisinin ilçe başkanlığına getirildi. 

    Mütevaziliğinin yanı sıra sivil toplum örgütleriyle yakınlığıyla tanınan, kendi işinde başarısıyla bilinen Ardahanlı iş insanı Kemal Can, Profesör doktor ve eski başbakan Ahmet Davutoğlu’nun genel başkanlığını yaptığı Gelecek Partisinin Küçükçekmece İlçe Başkanlığına atanmasıyla, 39 ilçeli İstanbul da Ardahanlı ilçe başkanı sayısıda 3 oldu. 




    3 Ardahanlının da belediye başkanı olduğu İstanbul’da, Küçükçekmece’de Gelecek Partisinden Kemal Can, Esenyurt’ta yine Gelecek Partisinden Veysel Karatay, Ardahan Göleli Hayati Bozkaya’da İstanbul Sultanbeyli’de CHP ilçe başkanı olarak görev yapmakta. 

    İstanbul’un yanı sıra Kocaeli Dilovası ilçesinde de bir Ardahanlının’da Belediye Başkanlığı yaptığı ayrıca Kocaeli’nin Gebze ilçesi CHP ilçe başkanlığınıda Ardahan Çıldır’lı Gökhan Orhan yapıyor.



    Çanakkale, HDP’nin Kapatılması..


    HDP’li Belediye Başkanlarının görevlerinden alınıp, yerlerine kayyum atanması ardından, şimdi de belediye başkanları gibi halkın oyunu alan ve onu temsil eden vekillerin, millet vekillikleri elinden alınıyor. Ve ardından HDP’nin kapatılması için savcılığın harekete geçmesi…

    Bundan önce asıl dikkat çekilmesi gereken aynı partiden, yani HDP’den destek alıp, ilerde iktidar olan muhalefetin tutarsızlığına dikkat çekmek istiyorum. 

    Çünkü HDP Milletvekili Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi ve diğer geriye kalanlar hakkında meclise gönderilen dokunulmazlıkların kaldırılması  tartışıldığı bir anda, CHP’nin, iyi partinin ve son günlerde ortada görünmeyen Saadet Partisinin Milletvekillerinin yurt gezilerine, yani mecliste olmaları gerektiği bir sırada sanki seçim varmış gibi sahaya inip, meclisin bulunduğu Ankara’dan uzaklaşmaları tam bir iki yüzlülüktür.

    Gerçi aynı muhalefet Selahattin Demirtaşların dokunulmazlıklarının kaldırılmasına, hapse atılmalarına sebep olmuş, hatta el kaldırmışlardır. 

    Gelelim sahte demokrasiye.. 




    “İran’ın bile yönetim şekli cumhuriyet, diğer bir çok demokrasiden yoksun dikta ülkelerinin tek adam, kral, padişah diyerek, sözüm ona demokrasi ile yönettiklerini idda etmelerine, sahte demokratlık” denir…

    Gelelim halkın oy verdiği il genel ve belediye meclis üyeleri, kısacası karşı görüşlü olduklarından dolayı demokrasi adı altında yapılan seçimler sonucu milletvekili, belediye başkanı, meclis üyeliği yetkisini alanların hakkında ileri sürülen bir iddia ile, görevden el çektirmeleri bu ülkenin Avrupa birliğine girmeyi bırakın, dünyadan tecrit edilip ekonomik, sosyal, siyasal baskı altına alındığını anlamayanların, yeni paketler açarak hak hukuk adaletten bahsetmeleri gülünç olduğu kadar, toplum nezdinde ve dünya gözünde kendini sınırlamaktan öte bir şey değildir.


    Bir taraftan yeni reformlar yapacağını söyleyip, diğer taraftan dağda değil, ovada  siyaset yapanları da vekillik zırhından yoksun bırakıp, içeri atmak kadar saçma bir anlayış olamayacağı gibi, muhalefet denenlerinde göz göre göre yaşananlara karşı bir twit ile, mesajla, açıklamayla geçiştirmeleri de “iktidarım” deyip, kendisini devlet yerine koyanların yanında rejim savunuculuğundan öte bir şey değildir. 

    Bu arada şu anda bulunduğum Kocaeli/Gebze’de bir avukatın öldürülmesini kınayan baroların, STK’ların, sözde demokrasi yanlılarının ve kendilerine devrimci, solcu, demokrat, laik diyen iki yüzlü basın ve medyanında kendi kuyrukları dışında,  başkalarının başının ezilmesine de göz yumması, bu ülkedeki demokrasi anlayışının sadece iktidarın suçu değil, hepimizin olduğunu ortaya koymaktadır. 

    Çünkü üç maymunları oynamakla, yani bu gün bana yarın, sana olacağı kesin ve net olan anlayışa solcu, sağcı, dinci, gerici demeden bakarsak, insan hakları hak, hukuk,adalet, eşitlik, Kürt-Türk, Alevi-Sünni tartışmalarının olmadığı ve bugün 106 yaşında olan Çanakkale Zaferlerinde verilen mücadeledeki samimiyetle el ele verilmiş, sırt, sırta dayanmış, nasıl olursa olsun ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel de olsa karşıdan gelen kurşunlara göğüs geren bir ülkede hep birlikte huzur içinde yaşarız..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    CHP İlçe Kongrelerini Tamamladı


    Sıra İl Başkanından!


    arşiv haber 03/12/2015 tarihli haber


    Ardahan, Posof, Hanak, Damal ve Çıldır’dan sonra Göle İlçe Kongresinde tamamlayan CHP Ardahan’da şimdi gözler kimin il başkanı olacağında.. CHP Göle ilçe başkanlığı seçimi belediye konferans salonunda gerçekleştirildi. Vahit Atasoy, Metin Kasımoğlu ve Tekin Aydın’ın yarıştığı seçimi Tekin Aydın farklı kazanarak yeni başkan seçildi.


    **KİM İL BAŞKANI OLACAK?


    Sinan Onay’ın Merkez İlçe Başkanlığına, Nevzat Şirin’in Çıldır İlçe Başkanlığına, Erkan Ocak’ın Posof İlçe Başkanlığına, Hanak’ın İlçe Başkanlığına Katip Ayık’ın, Damal’ın ise İlçe BaşkanlığınaAli Çaylar’ın seçildiği CHP Ardahan’da İlçe Kongreleri Göle’de yapılan kongre ile son buldu.


    Tekin Aydın’ın Göle CHP İl Başkanlığına seçildiği CHP Ardahan’da gözler şimdi İl Başkanlığı Kongresine döndü.



    Mevcut İl Başkanı Fevzi Uygur’un hasta olması dolaysıyla Yaşar Daşdemir’in ekaleten baktığı CHP Ardahan’da kimlerin İl başkanlığına aday olacağı önümüzdeki günlerde netleşmesi beklenirken Göle’de dün yapılan kongre saat 10:00 da başladı.


    Kongrede açılış konuşmasını yapan eski başkan Uğraş Güvercin, birlik ve beraberlik mesajı verirken bu bir görev yarışıdır bu yarışı da bayrağı yeni arkadaşlara devredeceğiz” dedi. Ayrımız gayrımız yok diyen Güvercin: “Kazanan partimiz olacaktır diyerek divan kurulu oluşturuldu. Delegelerin oylarıyla divan kurulu başkanlığına CHP Eski İl Başkanı İlimdar Senem seçilirken, katip üyeliğine Memet Daş ve Oktay Özdemir seçildi.


    Daha sonra istiklal marşı ve saygı duruşunun ardından faaliyet raporunun okunmasının ardından başkan adayları sırasıyla konuşmalarını yaptılar. Ortak düşüncelerin belirtildiği konuşmalarda birlik ve beraberlik mesajı verilirken, partiyi gerek yerelde gerekse ulusal anlamda daha ileriye taşımak için birlik içinde çalışma mesajı verildikten sonra aday listelerinin karşılaştırılması yapılarak ilçe seçim kurulu personelinin gözetiminde seçime geçilmesine karar verildi.


    Yapılan seçimde 67 delegeden 58 delege oy kullandı. Tekin Aydın 32 oy alırken, eski Başkanlardan Metin Kasımoğlu ise 22 oyda kaldı. Sonradan CHP Göle İlçe Başkanlığına aday olan Vahit Atasoy’da 4 oy alabildi. CHP delegesinden güven veren Tekin Aydın CHP Göle ilçe başkanı seçildi.CHP Göle İlçe Kongresinde İlçe Seçim kurulu görevlisinin başarılı ve sorunsuz bir kongre yönetmesi ise tüm partilileri mutlu etti.


    KASIMOĞLU TEK BAŞINA TERLETTİ


    CHP Göle İlçe Kongresinde eski ve yeni CHP’lilerin bir araya gelerek CHP Göle İlçe Başkan adayı Metin Kasımoğlu karşısında oluşturduğu blok zorlandı. Kasımoğlu’nun adeta tek başına aldığı oylara şaşıran Tekin Aydın ve ekibi, kongrede Kasımoğlu’na 10 fark atarak CHP Göle İlçe Başkanı seçildi. CHP’liler, Metin Kasımoğlu’nu başarısından dolayı tebrik ettiler.

  • Aydın: HDP’yi PKK’ın Elinden Kurtarmalıyız!





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın kızı Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz ile birlikte hazırlayıp, Yıldız En Tv’de her perşembe günleri saat 16.30 da sunduğu Gazeteciler ile Gündem adlı programa katılan ve Gazeteci Mehmet Mert’le birlikte ülke ve dünya gündeminin tartışıldığı programda, HDP üzerinden CHP’ye yüklenmenin anlamsızlığına dikkat çeken Seyfullah Aydın, Türkiye partisi olması gereken HDP’nin daha özgür bir siyaset yapması ve gerçek anlamda Türkiye partisi olması için, yani PKK’nın baskısı altından kurtarılmasının gerektiğini ve burada herkese görev düştüğünü söyledi.


    Kim ne derse desin, demokrasilerde dördüncü kuvvet diye anılan basının Türkiye’de 1. güç olduğunu belirten Aydın, demokrasi adı altında mücadele veren gazetecileri takdir ettiğini, zor bir iş yaptıklarını bilen biri olarak “ülke gündemine yön veren yine gazetecilerdir” dedi.



    Kent konseylerinin birlikte yönetme anlayışının ana merkezi olduğunu ve başta demokrasi olmak üzere insanlığa büyük katkı sunduğunu belirten İş İnsanı, Siyasetçi Seyfullah Aydın, yabancı yatırımcı başta olmak üzere ülke ekonomisinin çarkını çeviren iş insanlarının yatırım yapmadan önce, adil vergi, güvenli ülke, adalet başta olmak üzere siyasetin tam oturmuş bir sistem istediğini, bunun içinde yöneticilerin ve devletin hak, hukuk, güvence konusunda samimi olduğunu yapacağı kanunlarla ortaya koyacağına işaret etti.



    KAAN SAKAL BIRAKMAMALI!


    Ordulu Ardahan’ın gelini Canan Kaftancıoğlu’nun “hemşerim” dediği AK Parti İstanbul’un yeni İl Başkanının, eski refahlı bir isim olduğu ve bu isimle birlikte birer memur gibi atanıp, sonra formalite kongrelerle değiştirilen İl Başkanlarının çoğunun, ya başarısız ya da Bakan Soylu’ya çok yaklaşan isimler olduğu yönünde iddia ve tartışmalar süre dursun, ben aynı gün, yani İstanbul İl Başkanı ile birlikte atanıp yine formalite kongre ile seçilmeyerek, atanan İl Başkanlarından olan AK Parti Ardahan İl Başkanı Kaan Koç’u anlatacağım bugünkü yazımda.


    Ninesi annemin arkadaşı, annesi eşimin arkadaşı, babası hem ticaret sahasında önemli bir ailenin ferdi ama memurluğu seçip, müdürlüğe kadar yükselen bir isim.

    Doğru Yol Partili bir dedenin torunu, barosu olmayan kentin barosunu kuracak kadar sayıya ulaşan avukatımız, birçok gencimiz gibi üniversite okuyup, barodan sonra kentlerinin veteriner hekimler odasını kurmaları beklenen veterinerlerin yanında mühendis olan ve bu başarısını hem de soyismini taşıyan, ailesini trafik kazasında kaybettiği ailenin bereketinin bir anda  yok olup, ekonomik olarak sönük bir dönem geçirdiği bir zaman da ..




    arşiv haber 14/03/2018 tarihli haber


    Ve bu isim, yani kendisinin de beklemediği bir anda ülkeyi her geçen gün daha da eleştirilen ve yeniden parlamenter sisteme dönülmesi istenen başkanlık sitemi ile idare eden iktidarın 81 kentli ülkenin bir kentinin, iki ülkeye komşu, 3 gümrük kapısı olan, kırımızı et deposu olmasına rağmen, işsizliğin diz boyu olduğu, göçün devam ettiği, 100 yaşına giren ama nüfusu 98 bine kadar düşen komşusu Erzurum’un sınır levhasının Göle ilçesinin ağzına kadar geldiği, 9 köyünü alan ve bir köyünü daha alma hesapları yapan Kars tarafından gölüne göz konan, havaalanı isteğini unutup, son durağı isteyen Ardahan’ın İl Başkanı oldu.

    Adı Kaan Koç olan mühendis İl Başkanının saymakla sayfaların yetmeyeceği, ilinin sorunlarını çözme çabası içindeyken yapacağı tek şey var,oda başkanlık sisteminin il başkanı olduğunu, başta iş-kur olmak üzere insanlar, ilçeler arası ayrım yapılmamasına dikkat ederken, birileri gibi sahtekarlık yapıp, sakal bırakmamalı..

    Aksine o sahte sakallar ve  okuduğu sureler ona ondan öncekiler gibi bir anda çarpar ve kenara atar..



    Eski haberlerimiz için TIKla http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    ARDAHAN’DA GAZETELER ÇIKMADI!


    arşiv haber/08/09/2016 tarihli haber/yorum


    Çıldır İlçesinde yeni bir yerel gazetenin daha yayın hayatına geçtiği Ardahan’da yerel gazeteler bayram tatili boyunca yayınlanmayacak. Yeni bir gazetenin hayata geçtiği, 3 gazetenin vasıflı konuma geçemedikleri için yayın hayatına son vermeye hazırlandığı öğrenilen Ardahan’da yayınlanan 11 yerel gazetenin bayram tatili boyunca basılmayacağı öğrenildi.


    **ARDA/FED’DEN DEV ORGANİZASYON HAZIRLIĞI!..


    Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ve çatısı altında bir çok Ardahan İl, İlçe ve Köy Derneklerinin bulunduğu Ardahan Dernekler Federasyonu yeni bir çalışmaya imza atmak için kolları sıvadı.


    Daha önce düzenlediği futbol turnuvasını başarıyla tamamlayan, İstanbul, Ardahan, Ankara’da birçok Ardahanlının bir araya geldiği ‘Ardahanlılar Buluşuyor’ adılı toplantılar düzenleyen, İstanbul’da bulunan birçok Vilayetin Federasyonlarını ARDA/FED’de bir araya getiren ve ANADOLU KONFEDERASYONU’b-nun kurucu federasyonları arasında yer alan ARDA/FED şimdi de İstanbul’da ‘Ardahan Günleri’ adlı bir dev organizasyona imza atmak için kolları sıvadı.


    *ARDAHAN’I ARDA/FED  TEMSİL EDER..


    Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz düzenlemeyi düşündükleri ‘İstanbul’da Ardahan Günleri’ adlı dev organizasyon için hazırladıkları projenin son aşamalarına geldiklerini ve bu önemli etkinliğin yer ve tarihini önümüzde ki günlerde kamuoyuna duyuracaklarını belirtti.


    ARDA/FED’in başlattığı ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmalarına ara vermeden devam ettiklerini belirten ARDA/FED Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz, ‘Ardahan adını başka illeri Ardahan’a kuyruk edenlere kullandırmamak için büyük çaba sarf ettiğimiz İstanbul’da bulunan ‘Sözde Hemşeri Diasporasının’ ARDA/FED’in önünü kesmek ve çalışmalarını gölgelemek için büyük bir çaba içinde olduğunu gördüğümüz İstanbul’da Ardahan’ı ARDA/FED’in temsil ettiğini başta bu diasporanın Ardahan’ın adını kullanıp, etkilemeye çalıştığı siyasiler olmak üzere herkese anlatmaya devam ediyoruz. Bu çalışmalarımızda da ortaya koyacağımız tek şeyin Ardahan’ı ARDA/FED’in temsil ettiğini anlatmak, kabul ettirmektir. Bu nedenle önümüzdeki günlerde tarih ve yerini belirleyip, en kısa sürede kamuoyuna duyuracağımız ‘Ardahan Günleri’ adlı çalışmamız için bugünden itibaren start vermiş bulunmaktayız.’ dedi.


    **Dernekleri Duyarlı Olmaya Çağırıyoruz..


    Ardahan’ın adını kullanıp, kendi siyasi gelecekleri için kullananlara karşı tüm Ardahan derneklerinin duyarlı olmamasını ve Ardahan’ın adını başkalarına, başka ilerliden oluşan oluşumlara kullandırılmamsı için ARDA/FED’in ortaya koyduğu çabaya destek vermeye de davet eden ARDA/FED Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz, ‘Ardahan’ın İstanbul ve diğer illerde ki asıl temsilcileri olanlar Ardahan Derneklerinde bir araya gelenler olduğunu tüm dünyaya anlatmamız gerekir.’ dedi.


    **İŞADAMLARI KONSEYİNDEN SONRA


    ARDA/FED DANIŞMAN KURULU 


    ARDA/FED Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz ARDA/FED olarak oluşturduğumuz İşadamları Konseyi çalışmamız olgunlaşmaya devam ediyor. Bu çalışmamızın yanında bir de başta dernekçilikten, örgütçülükten, iş hayatında bir çok tecrübeye sahip olan Ardahanlılardan oluşan bir de ‘Ardahan Danışma Kurulu’ adlı bir oluşum çabası içindeyiz’ diyerek açıklamalarına şöyle devam etti.


    **KAI’lere Karşı Olduklarını Bir Kez Daha Yenilerim..


    ARDA/FED Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz , ‘biz ARDA/FED olarak diyoruz ki Ardahan adına bir karar alınacaksa bunu Ardahan’ın Valisi, Belediye Başkanları, Milletvekilleri, STK’ları ve Derneklerinin bir araya geldiği Ardahan Dernekler Federasyonudur. Bu nedenle daha önce yayınladığımız ve tüm Ardahanlıları duyarlı olmasını istediğimiz çağrımızı aşağıda bir kez daha duyuruyor, tüm Ardahanlıların bu yönde duyarlı olmasını istiyoruz’ dedi.


     


     


    **Gençler Sahada Tutulmalı..


    Hala Bakan olan Cevdet Yılmaz’ın Ardahan’a geldiğinde kendisine bir öneride bulunmuş ve bu önerimin kanun haline getirilip, uygulanması halinde başta hala devam eden göç olmak üzere bir çok sorununa çözüm bulacak olan ‘Gençleri Yeşil Sahada Tutalım’ önerini buradan bir kez daha tekrarlamak isterim..

    Bölge Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın bir önerge ile TBMM’sine götürmesini de önerdiği o öneri aynen şöyle;

    1- Başta Serhat Ardahan Spor olmak üzere Göle Spor ve diğer yerel amatör futbol takımlarında yer alan, alacak tüm futbolculara en azında bir asgari ücret ödenmesi..

    2- Ülke genelinde ikinci iş olarak yapılan hakemliğin maaşlı bir hale çevrilmesi.. 

    Ve bu önerinin geliştirilip, gençleri dağlara değil, yeşil sahaya çekecek olan ‘Futbolcu Olabilir’ denilerek, sağlık raporunu alan her gencin yeşil sahalarda tutulması için maaşlı futbolcu dönemi başlatılmalı..

    Bu öneri genişletilebilir ve her sağlıklı gencin güzelim dağlara değil, yeşil sahada tutmaya çalışmak en doğrusudur..


    **Yerel sorunlar..


    Bir yılın daha bitmesine az kaldığı şu günlerde, ‘2016 yılını nasıl bitirdiniz? diye bir soru sorulursa başta gözlerinde pembe gözlüklerle dolaşan siyasiler olmak üzere yerel idarecilerden ‘Çok iyi geçti, bir çok sorunu çözdük’ derler..

    Peki aynı soruyu halka, o sorunlar ile baş başa bulunan vatandaşlara sorsanız nasıl bir cevap alırsınız?

    İşte oradan şüpheli bir olarak öncelikle biz yerel gazetecilerin olmak üzere kimsenin dertlerini gündeme getirmediğinden yakınıp, bir soruya bin derdi sıralayarak cevaplamaya çalışırlar..

    Evet adına yerel sorunlar dediğimiz onca sorunun çözüm beklediği ülkemin sını kenti Ardahan’da bu sorunların çözümü için asıl baskı gücü olacak olan halk ve vatandaşında ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ yolunu izlediğini fark eder bu sorunları çözmesi gerekenlerin yan gelip, rahat rahat siyaset yapmalarını sağladığını da görmekteyiz..


    **Bana sorulmayan paket..


    Çatışmaların yoğunlaştığı, son olarak onca şehit haberinin geldiği bölgeye giderek yeni bir yatırım paketini açıklayıp, daha önce ki hükumetler gibi bölgede 40 yıldan fazladır yaşananları sosyal değil, ekonomik olduğunu belirten Başbakan’ı dinliyorum..

    Sorunların çözümünde daha önceki başbakanlar gibi samimi olduğuna inandığım Başbakan Binali Yıldırm’ı dinlerken bugün bölgeye ilk ofset makinayı götüren, ilk günlük gazetesini çıkaran ve bugün 7-8 kişiyi çalıştıran yayın grubumuzun Ardahan ve İlçelerine yatırımlar yaparken yaşadığı bürokratik sorunları hatırladım..

    Çünkü Ardahan’ın en büyük ilçesi olan Göle’de gazete açarken, bizim burada gazete çıkarmamız için orada evimizin olup, olmadığı bizzat polise yazılan yazı ile tespiti istenmiş ve Ardahan’a olduğu gibi Göle’ye, Hanak’a ve Çıldır’a ofset makinalar götürüp, gazete çıkarmak istediğimiz günlerde yaşadığımız onca sıkıntının bugün yaşadığımız ekonomik sıkıntının baş sorumlusu olduğunu iç çekerek yeniden hatırlıyordum..

    Ve yanımızda ki SGK’lı sayısının nasıl 21 den 5-6’ya düştüğünü ve işsizler ordusuna yenilerinin katıldığını bana hatırlatan başbakanın dünkü yeni paketinin de diğer paketler gibi çokta tutmayacağını söylersem umut kırıyor demeyin..

    Buna neden ise Organize sanayinde kendini asan iş adamı, onca bildiğim ve devlete güvenip, batan iş adamı gibi çıktığı evin damından düşen Nasrettin Hoca’nın, ‘Siz gidin de damdan düşen birisi gelsin benim yanıma demesidir..

    Yinede hayırlı olsun diyelim..


     


     


    *Ardahanlılar..


    Türkiye’nın Kafkaslara açılan iki gümrük kapısına sahip Ardahan’ın gücünün farkına varmayanlar..

    Botaş/BTC’nin petrol ve doğal gaz boru hatlarının geçtiği Ardahan’ın gücünü göremeyenler..

    Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun geldiği Ardahan’ın geleceğini anlamayanlar..

    İstanbul başta olmak üzere batı da ki Ardahanlıların birlikteliğinde ortaya çıkacak olan enerjiyi his edemeyenler..

    Ve şu an harıl harıl batıya hayvan sevkiyatı yapan Kırmızı Et Deposu ve bin bir çiçekle donatılmış mera ve yaylalarında elde edilen kırmızı et ve ilaç balın üretildiği Ardahan’ın ekonomik potansiyelinin farkında olmayanlar..

    Size saymakla bitiremeyeceğimiz Ardahan’ı küçük görüp, kendilerini bile büyütmekten aciz olduğunuzun farkında mısınız?

    Evet size hatırlattığımız, sizin farkına varmanızı istediğim bu gücün enerjiye çevrilmesi için niye durur, neden Ardahanlıyım derken Ardahan’ın bu önemli adından faydalamazsınız?

    Haydi bir adım atarak bunları yapabilir, ARDA/FED başta olmak üzere bu tür Ardahan kurumları ile el ele verip, ‘Evet biz Ardahanlılar yapabiliriz.. O çok istenen beraberliği sağlayabiliriz..


    **IŞID Cehenneme mi Gitti?


    5 Yıldan fazladır gündemden düşmeyen ve başta havuz medyası olmak üzere hükumetin kontrolünde ki basın ve medyanın adlarına ‘Cehenem Zebanileri’ koyduğu IŞID’ı bugünlerde ortalıkta gören var mı?

    Bilmem ama yıllardır bölgede olan ve Türkiye, İran, Irak ve Suriye yetmedi Rusya ve ABD gibi devlerin bile baş edemedikleri hala orada olurlarken, daha dün gönderilen silahlar ile donatılan IŞID önce YPG’yı ardından bir iki Türk tankını görünce sanki yer yarıldı geldikleri cehenneme gitti!..

    Halbuki bunlar değil miydi daha düne kadar bölgede İslam Devleti kuracağını iddia edip, Türkiye’nin içinde olduğu bir çok yerde korku salan bu sürü değil miydi?

    Yüz binlerce insanın ölümüne, Irak ve Suriye’nin yıkılmasına maşa olarak kullanılan bunların nasıl olup, birden ortadan kayıp olduğunu sormayanların bölgeye giden Türk Askerinin nasıl olup, bir mermi atıp, bir IŞID’liyi öldürmeden yılardır bir türlü bitmeyen Ardahan Kars yolu kadar uzun bir alanda güvenliği sağladığını belirtirken, cehennemden geldikleri ileri sürülen IŞID sürüsünün nasıl olupta ortadan kayıp olduğunu merak etmezler?!

    En iyisi sormamak mı?



    *Ne bitmez bir durum..


    40 Yıldır devam eden ve tüm barış çağrılarına karşın aralıksız devam eden iç çatışmaların yanı sıra şimdi de tankları Suriye’ye sürmekle içine girdiğimiz Ortadoğu’da ki çatışmalar neden bitmez..

    Hemen, ‘Petrol var oldukça çatışmalarda bitmez’ deyip, cevaplayacakların çıkacağını bilerek bu çatışmaların sadece petrolden değil, bölgede ki ülke yöneticilerinin demokrasi anlayışlarının kıt oluşundan olduğunu da belirtirim..

    Çünkü; Dünya kurulduğundan bu yana, demokrasinin önünü tıkayan ve ‘Ben’ anlayışının hüküm sürdüğü bölgede yıllarca tahtlarda, iktidarlarda kendilerini tutmak için dış güçlere halklarını ezdirenler var oldukça bu bölgede kan, göz yaşı ve ölümler zor biter.

    İnanmıyorsanız açın bakın tarihin tozlu sayfalarına..

    Bir Kral, yada Padişah..

    Ve 7 değil 777 sülalesi hep o bölgede iktidar..

    Ve bu iktidarlara karşı verilen halk savaşları..

    Ve bundan yaşanan dış güçler..

    Yani Tilki kaç, Tazı tut diyenlerin petrol dahil, bölgenin yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürenler..

    Yani kısacası ‘Ne bitmez bir durum’ demek hayal..


  • Ulgar Tüneli'nin Unutulduğu Bir Zaman da Sahara'ya Kardan Tünel Yaptılar..





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    İlçedeki 2 bin 670 rakımlı Sahara Dağı’nda özellikle kış aylarında ulaşım güçlükle sağlanıyor. Sürücüler daha güvenli seyahat için bölgeye tünel istiyor. Minibüs şoförleri, 4 metreyi bulan kardan tünel yaparak üzerine ‘Sahara Tüneli’ yazdı, tünel isteklerini dile getirdi. 


    ‘TÜNELİN YAPIMI İÇİN DESTEK BEKLİYORUZ’Şavşat Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Bilgehan Koşar, “Burası kazaların çok sık olduğu, çığ tehlikesinin olduğu bir nokta. O nedenle Sahara Tüneli’ni kardan temsili olarak yapıp, dikkat çekmek istedik. Bu temsili tüneli görenler, durarak hatıra fotoğrafı çekiyor, sosyal medyada da bu paylaşımlar büyük ilgi gördü. Yetkililerimizden, Sahara Tüneli’nin yapımı için destek bekliyoruz. Proje çalışmalarının olduğunu biliyoruz. Bu çalışmaların hızlandırılmasını istiyoruz. Tünelin yapılması bizleri ve bu güzergahı kullanan herkesi büyük bir sıkıntıdan kurtaracak. Bu bölgede çok ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı kazalar oluyor. Yüklü araçlar 10-15 kilometrelik yolu 1 saate geçebiliyor” dedi.’ÇOK SIKINTI YAŞIYORUZ’Şoför esnafından Şahin Tekin de, “Oda başkanımız ile bu fikri gerçekleştirdik. Bu yolda çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Biz de dikkat çekmek için kardan ve boyalarla bu tüneli yaptık. Amacımız ses getirmekti. Bunda da başarılı olduk. Bu tünelin yapımını istiyoruz” diye konuştu.’GÜZEL DÜŞÜNÜLMÜŞ’

    Ardahan’dan Şavşat’a yolculuk yapan Tolga Köksoy ise, “Şavşatlı şoförler güzel düşünmüşler. Bu bölgede özellikle kış aylarında çok sıkıntı yaşanıyor. Dikkat çekici bir şey olmuş, biz de durup fotoğraf çektik” şeklinde konuştu.



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Sahara Tünelini de Yapıyoruz..


    arşiv haber 15/03/2017 tarihli haber/yorum


    Başbakan Yıldırım: “Ardahan’ın ekonomisinin büyümesi için büyük önem taşıyan Sahara tünelini de yapıyoruz”


    Başbakan Binali YıldırımArdahan‘da halka hitap etti.


    Başbakan Yıldırım Ardahan‘da CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu‘na yönelik eleştirileri sırasında bölgede yerel olarak kullanılan ve “Kişi oyunu bozmaya, mızıkçılık etmeye niyetliyse her türlü bahaneyi bulur” anlamına gelen “Cığıza cur bahane” deyimiyle cevap verdi. 

    Ardahan Valiliğini ziyaretinin ardından PTT kavşağında düzenlenen mitinge geçen Başbakan Binali Yıldırım, 16 Nisan’da Ardahan‘ın plakası olan yüzde 75 oranında evet beklediklerini söyledi.

    Halkın yoğun ilgi gösterdiği mitingde konuşan Başbakan Yıldırım; “Sözde sizin kararda sizin, kararımız evet. Ardahan işi bitirmiş. Allah sizden razı olsun. Artık 16 Nisanda herkes susacak siz konuşacaksınız. Millet konuşacak. Vereceğiniz her evetTürkiye‘yi daha da ileriye taşıyacak. Sevdamız millet kararımız evet.” Dedi.

    Türkiye 3 Kasım 2002’den itibaren ayağa kalkmış tarihi adımlar atmış yüzünü geleceğe kalkınmaya büyümeye çevirmiştir” diyen Başbakan Yıldırım, “Türkiye’de eğitimde fırsat eşitliği sağlandı. Ardahan‘daki okullarda öğretmen eksiği yok. Fazlası var. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı da yirminin altına düşmüştür. Ardahaneğitim alt yapısıyla geleceğe teslim edeceğimiz yavrularımız için hazırdır. Ardahan‘da 10 yılda 4 milyon kitap dağıttık ders kitabı. Artık hiçbir vatandaşımız hastane kapılarından geri gelmiyor. Sosyal güvencesi olmayana da devlet sahip oluyor, sahipsiz bırakmıyor. Sigorta hastanesi deyince Kemal Kılıçdaroğlunu hatırlıyorsunuz. Şehir Hastanesi deyince de Recep Tayyip Erdoğan‘ı hatırlıyorsunuz. Arada ki fark işte burada. Derdin devası biziz. Birileri de sadece laf üretir, dedikodu üretir. Laf üstüne laf koyan hep taş üstüne taş koyan iktidar olduk. Ardahan‘ın çok güzel bir sözü var, cığıza cur bahane. İşte bunlarda böyle. Sizin deyiminizle Ağustosta suya girseler balta kesmez buz olurlar. Diz boyu yoksulluk. Halk gaz yağı, sana yağı kuyruklarını bunların zamanında gördüler. Hayırdan hayır gelmez evet de bereket vardır. Hizmet üretenle laf üreteni birbirinden ayırır mı? Şerden beslenen hayırcılarda vatandaşa hizmet için evet diyenleri Ardahan iyi bilir. 15 yıllık kazanımın bir anda yok olup gitmesini istiyorlar. Kutuplaşmaya zemin hazırlıyorlar. Bunlar bir belediyeye bile sahip çıkamadılar. Ülkenin geleceğine mi karar verecekler. Ardahanlı bütün bunların hepsini biliyor ve farkında. 16 Nisan’da hayırcılar korosuna gereken cevabı verecekler. Leyleğin ömrü lak lak ile geçer. Evet oylarıyla Türkiye şahlanacak.” Diye konuştu.




    Almanya ve Hollanda‘yı kınayan Başbakan Yıldırım, “Milyonlarca kardeşimiz soydaşımız yıllardır o ülkelerin ekonomilerine katkı sağlıyorlar. Almanya olsunHollanda olsun orda yaşayanların büyük bir çoğunluğu Türkiye‘nin dostu. Avrupanın siyaseti artık Türkiye‘den belirleniyor. Bilsinler ki bunlar bizi kutlu yolculuğumuzdan döndüremezler. Türkiye‘nin istikametini Ardahan belirler. Bu millet oynanmak istenen kirli oyunu görüyor. Bunun cevabı 16 Nisan’da. Türkiye evet le Avrupa‘yı inletecek. 15 yılda Ardahan‘a 5 milyar yatırım yapıldı. Helal olsun. Ardahan doğuda bizim teminatımız. 2002’de 218 bin dolar ihracat yapıyordu şimdi 2 milyon dolar ihracatyapıyor. Yetmez daha da artacak. Biz göreve geldiğimizde Ardahan‘da bir kilometre bile bölünmüş yol yoktu. Yolları böldük, hayatları birleştirdik. Yolları böldüm gönülleri milleti birleştirdik. Kardeş ettik doğuyla batıyı, kuzeyde güneyi. 15 yılda plakası kadar 75 kilometre bölünmüş yol yaptık. Ardahan cumhurbaşkanı referandum unda yüzde 66 destek verdi. Plaka kadar yüzde 75. Nisan’da yüzde 75 tamam mı? anlaştık mı? Yüzde 75 Ardahan‘dan Ankara‘da gelecek haberi bekliyorum. Ardahaninanıyorum ki destan yazacak” diye konuştu.

    Ardahan Türkgözü arasına Ulgar tünelini yapacaklarını müjdeleyen Yıldırım, “Ardahan’ın ekonomisinin büyümesi için büyük önem taşıyan Sahara tünelini de yapıyoruz. 1.5 saat süren Ardahan Şavşat arası sadece 20 dakikaya inecek. Bir başka önemli proje Bakü Kars Tiflis demiryolu projesi. Bu projeye Ardahan‘ı da dahil ediyoruz. Ardahan‘ı mera hayvancılığı için merkez haline getiriyoruz. Bir Türkiye‘yi 3Türkiye yaptık. Bizden hiç desteğinizi eksik etmediniz. Her zaman istikrar güçlü iktidar için evet. Şimdi 16 nisan’da ülkemizin geleceği için sandığa gidiyoruz değil mi? 16 nisan önemli bir dönüşüm. Geleceğimiz için tertemiz bir sayfa. Aydınlık yarınların başlangıcı olacak. Daha hızlı büyüyeceğiz. Ardahan‘ı cazibe merkezi programına dahil ettik. Yeni yatırımlar gelecek. Artık Ardahan göç veren il olmayacak. Güçlü Türkiye için daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz. Türkiye‘nin sağırlaştırılmasına içine kapanmasına asla izin vermeyeceğiz.

    Terörü ülke gündeminden düşüreceğiz. Birlik içinde beraberlik içinde tek yürek halinde yürümeye devam edeceğiz. Bütün hayalleri tek tek gerçeğe dönüştüreceğiz. Nasıl Marmarayı, Avrasyayı yaptıksa nasıl hızlı trenler bölünmüş yollar ve dünyanın en büyük hava limanlarını şehir hastaneleri yaptık halkımızın emrine verdiysek hayallerin gerçekleştirecek sistemi 16 nisan’da önünüze getiriyoruz. İstikrar sürsün,Türkiye büyüsün. Güçlü Türkiye güçlü Ardahan için hazır mıyız. Büyük düşünüyoruz. ve yeni dönemde Türkiye‘yi tutabilene aşk olsun” şeklinde konuştu.


    Başbakan Hoş Gelmiş..







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com



    Bugün Ardahan’da olacak olan Başbakan Binali Yıldırm’a yönelik ne yazacağımı uzun uzun düşünürken gazetecilik hayatım boyunca Yıldırım gibi başbakan olup, Ardahan’a gelen Başbakanları hatırladım..

    Çünkü,  ‘Bugün de Ardahan’a Başbakan geliyor, sorunları tek tek sıralamak gerekir’ diyerek ele aldığımız yazılarımı arşivden çıkarıp, yeniden okuyunca bu tür yazıların çokta sonuç vermediği gibi fayda da getirmediğini görüyordum..

    En iyisi tepesinde doğal gaz santrali olmasına karşın hala tezek yakan Hanak ilçesinin olduğu gibi Ardahan ve ilçelerinin sorunlarını tek tek yazmaktansa onun anlatacaklarını yazayım..

    zaten Türkiye’nin en sakin sınırından dünyaya seslenecek olan Başbakan’ın da benim gibi Ardahan’ın bozuk yol ve alt yapısından değil de Hollanda’ya seslenip, verip, veriştireceğini herkes gibi bende biliyorum.. 

    Ve 1992 Yılında 170 binin üzerinde bir nüfus ile yeniden vilayet olan Ardahan’ın nüfusunun bugün neden 98 binlere düştüğünün de sorgulamayacağını ve Hollanda’yı bırakıp, Almayan’yayı Nazi soyu olduğunu bir kez daha hatırlatacak..

    Ve en önemlisi tüm cazibelere karşın neden Ardahan’ın gelişmediğini merak etmeyip, Türkiye’nin kendi dönemlerinde geliştiği için Avrupa’nın kendilerini kıskandığını haykıracak..

    Ovada siyaset yapan 10 Binin üzerinde HDP’linin halkın seçtiği milletvekilleriyle birlikte içeri de olduğunu, ‘Hayır’ diyenlerin hain ilan edildiğini unutup, AB’ye hatta Fetoyu vermeyen ABD’ye demokrasi düşmanları olduğunu söyleyecek..

    Ha unutmadan vekilin vekili müdür ve idareciler ile idare edilen bir Ardahan’a 14 yıl içinde gönderdikleri paraları da tek tek sıralayacak..

    Ve Ardahan’ın İl Milli Eğitim Müdürü olmamasına karşın eğitimde, alt yapıası sıfı sanayide, sınır ticaretine, toprakla örtülü ahırlarda yapılan hayvancılıkta gelişmiş iller arasında iyi yerde olduğunu ve biz gazeteciler gibi mırıldayanların gözünün kör olduğunu uzun uzun anlatacak..

    Ve sözlerinin sonunda çoğu çel çocuğunu develet dairelerine doldurmuş olanların hatrı için ‘Ey Ardahanlılar Evet’ deyin diyecek..

     



    ‘Evet’ Başbakan Ardahan’da..


    *14/03/2017 Tarihili Haber


    16 Nisan’a 31 gün kaldığı şu günlerde’Evet’ çiler ile ‘Hayır’cıların yurt gezileri de aralıksız devam ediyor.

    Başta, İl Milli Eğitim, İl Tarım Müdürü, İl Kültür ve Turizm Müdürler olmak üzere Genel Sekreteri vekilin vekili ile idare edilen Ardahan’a gidecek olan Başbakan Binali Yıldırım Kongre Caddesi ile İnönü caddesinin buluştuğu alanda Ardahanlılara hitap edecek.


    **Yıldırım Önlemler İki Caddeyi Kapattı..


    Normal zamanlarda bakanların, başbakanların ve de cumhur başkanların uğramadığı ve önüne geçilemeyen göç dolaysıyla her geçen gün nüfus kaybına uğrayan ülkenin E


    Gürcistan ve Ermenistan’a komşu Ardahan’da düzenlenecek olan mitingde Ardahanlılara hitap edecek olan Başbakanın Ardahanlılardan 16 Nisan’da önlerine konulacak olan referandum da ‘Evet’ demelerini isteyecek.


    **Başbakan Ardahan’a Geliyor..


    *03/03/2017 Tarihli Haber


    16 Nisan’da yapılacak olan Anayasa Referandumu için İller de mitingler düzenleyen Başbakan Binali Eroğan’ın bu ay için de Ardahan’a geleceği öğrenildi.

    11 Mart’ta temeli atılacak olan Posof Ulgar Dağının tüneli için Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanının  Ardahan’a geleceğini belirten Ardahan Belediye Başkanı Faruk Başkanı Faruk Köksoy Başbakanın bu ay içinde Ardahan’a geleceğini belirtti.


    **Olay olmayan Ardahan’a 50 yeni koruyucu..


    Ardahan´ın kırsal bölgelerinde görev yapmak üzere alınan 50 yeni güvenlik korucusu, İl Jandarma Komutanlığı´nda ki törende yemin ederek göreve başladı.

     

       Yemin törenine Vali İbrahim Özefe, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Tugay Komutanı Tuğgeneral Hasan Kaymaz, İl Jandarma Komutanı Albay Garip Gümüş, İl emniyet Müdürü Ayhan Taş, korucular ve korucu aileleri katıldı.

     

          İki haftalık askeri eğitimin ardından düzenlenen törende korucular, üzerinde Türk bayrağı ve silahların bulunduğu masaya ellerini koyarak yemin etti.


     


        Vali İbrahim Özefe, göreve başlayan korucuların aktif olarak Jandarmayla birlikte görev yürüteceğini belirterek, “Vazifenizde başarılar diliyorum. Cenabı Allah, askerimizin, polisimizin, güvenlik korucularımızın yardımcısı olsun. Ardahan´ımız güvenli, huzurlu bir kent fakat güvenlik birimlerimiz her şarta, her göreve hazır olmak durumundadır. Sizin, görevlerinizde göstereceğiniz titizlik; bu devletin, bu aziz milletin birliğine, beraberliğine ve geleceğine büyük katkılar sunacaktır. Ben görevlerinizde muvaffak olmanızı diliyorum” dedi.


    Çatıdan düşen kar taksiyi kullanılamaz hale getirdi


    ARDAHAN – Ardahan‘da taksi durağı önünde park halinde bulunan ticari taksinin üzerine çatıdan kar kütlesi düştü. Zarar gören araç kullanılamaz hale geldi. 

    Ardahan’da havaların ısınmasıyla birlikte çatıda eriyen kar kütleleri 7 otomobili kullanılamaz hale getirdi. İnönü Caddesi yangıncılar sokakta iş merkezinin çatısından düşen kar ve buz kütleleri taksi durağı önündeki ticari taksiyi pert etti.

    Otomobil sahibi Zafer Kaya, “Bizim ekmek teknemiz, biz bununla evimizi geçindiriyoruz. Çocuklarımızın rızkını bundan kazanıyoruz. Bizi mağdur ediyorlar ve hiç de oralı olmuyorlar. Karşı binadan durağımıza çektiğimiz halde buz düştü. Bina sahipleri hiçbir önlem almamış. Burada vatandaşlar da olabilirdi, çocukların geçiş bölgesi buralar, birisi de ölebilirdi. İş hanı sahipleri önlem almıyor, buz temizliği yapmıyor, saçak yapmamışlar, buz engelleyici gibi hiçbir şey koymamışlar. Buna rağmen olay olduktan sonra hiç ilgilenmediler. Bizim ekmek teknemiz, biz bununla evimizi geçindiriyoruz. Çocuklarımızın rızkını bundan kazanıyoruz. Bizi mağdur ediyorlar ve hiç de oralı olmuyorlar.” şeklinde konuştu.
    **BAŞBAKAN HAVAALANINDAN BAHSETMEDİ!


    Davutoğlu 4 Bin Kişiye Seslendi..


    **05/05/2015 Tarihli Haber


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan bir gün sonra Ardahan’a gelen Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu AK Parti iktidarının çalışmalarını anlattı.


    **2 BİN KİŞİ DIŞARIDAN..


    Bir saatlik gecikme ile Ardahan’a gelen Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu soğuk ve rüzgarlı bir havanın eşliğinde İnönü Caddesi ve Kongre Caddesi birleşiminde kurulan miting alanına geldi.


    Berberinde Ardahan’a komşu olan Artvinli İstanbul Büyük şehir Belediye Başkanı Kadir Toptaş ve Ardahanlı olan Başdanışmanı Prof. Dr. Ertan Aydın’ın da Ardahan’a geldiği başbakandan önce AK Parti İl Başkanı, AK Partili Ardahan Belediye Başkanı ve 4 yıl boyunca Ardahanlı seçmenin telefonuna çıkmadığıyla eleştirilen AK parti Ardahan Milletvekili ve AK Parti Ardahan 2. Sıra Milletvekili Adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar kürsüye çıkarak birer konuşma yaptıktan sonra miting alanında toplananları selamladılar.


    300 Otobüsün dışarıdan taşıdığı yaklaşık 2 bin kişinin de bulunduğu 4 bine yakın kişiye seselenen AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu Ardahan’ın hayvancılıkta bir üs haline getireileceğini belirtti.


    Konuşmasının özünde hayvancılığa değinen başbakanın konuşmasını kısa tutması dikkatlerden kaçmadı.


    **HAVAALANINI AĞZINA ALMADI..


    Yapıldı, yapılacak denilen ama hala projeleri bile hala ortada olmauan tünelerin yapılacağıbı bahsedn Başbakan’ın Ardahan Havaalanından hiç bahsetmemesi dikkat çekti.


    30 Dakikalık bir konuşma ardından mitingi bitiren başbakan adaylarını tanıttıktan sonra Ardahan’dan ayrıldı.


    **BİR MİLYONLUK HARCAMA YAPILDI..


    Ardahan’a gelmeden önce il genelinde olağanüstü bir güvenlik önleminin alındığı dikkat çekilen Ardahan’da başbakan’ın Ardahan’a gelişinden gidişine kadar 1 Milyın TL.’den fazla bir harcama yapıldığı ileri sürüldü.



    Hayır’lar 1 Adım Önde!..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Türkiye’nin birinci gündemi olan referanduma doğru hızla gittiğimiz şu günlerde Reis’in korkusu dolaysıyla anketlerini açıklamayanlar dahil herkes biliyor ki; şu ana kadar ‘Hayır’ların ‘Evet’lerden bir adım önde gidiyor..

    Yani AKP’lilerin bile ‘Hele Erdoğan sahaya inmedi’ demekle kabul ettiği bu durumun nasıl değişeceğini merak edenler ise yine Erdoğan’ın iki dudağı arasına baktığını da görmekteyiz.

    Çünkü Erdoğan’ın da Mümbiç’i ağzında düşürmediği yani Suriye’de yeni bir saldırı cephesi açmaya hazırlandığını da izlemekteyiz..

    Kürtlerin çoğunlukta olduğu ülkenin gündeminin her an değiştirebilecek bir durum olan Mümbiç ve Referandum arasına sıkışmış gibi göründüğü şu sıralar bir adım önde olan ‘Hayır’ların Evet ile arasında ki farkı nasıl açacağının da çok net olmadığı bir süreçte ‘Evet’ çilerin çok güvendiği ve sahaya inmesini istediği Erdoğn’ın Mümbiç hareketine sıcak bakmayan ABD’yi ve son aylarda sık sık soru çıkarmaya başlayan Almanya ve onun dümeninin başında olduğu Avrupa Birliğini nasıl aşacağı da diğer bir merak konusu..

    Çünkü son olarak Muş Belediye Başkanının yerine Vali atayan Edoğan’ın AKP iktidarını, Cumhurbaşkanlığını, Olağanüstü hali elinde bulundurduğu bir süreçte Hürriyet Gazetesinin attığı manşetle kafasının hiçte rahat olmadığı da diğer kesin bir vaka olarak karşımızda kendisini gösterir..

    Evet, Hayırların bir adım önde olduğu bir süreçte Evet’leri öne taşıması beklenen Erdoğan’ın bugünlerde atacağı adımları bende sizin kadar merak ediyor bekliyorum..

    Bana soracak olursanız eğer Atatürk Havalanına çekilen Kürdistan Bayrağı ile MHP’den fırça yiyen ‘Evet’çiler tayfasının gün geçtikçe erimesinin de içinde bulunduğu bir süreçte Erdoğan’ın referandumu erteleme yada iptal dahil tüm kozları masaya yatırdığı ve siyasette bir günün çok önemi olduğu ülkeyi şaşırtacak adımlarda atabilir..

  • X PANDEMİDEN GEÇİP, ABC DEDİLER!





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Eğitim, öğretimin de başladığı haberi ardından bir yıla yakındır zorunlu  ev tatilinde olan öğrencilerin arkadaşlarına kavuştuğu okullardan biri olan İstanbul Esenyurt Selma Barut İlkokulu giriş kapısına konulan ve adına Dezenfektan Kapısı konan X-Pandemi Cihazına girenler ayaklarını ortasına basar basmaz kolonya kokulu, alkol karışımlı suyun fışkırtılması ile baştan aşağıya dezenfekte edilerek içeri alınıyor.




    Bölgenin en temiz okulu olarak seçilen ve müdürlüğünü Halil Aktaş’ın yaptığı ve aralarında Suriyeli ailelerin çocuklarının da olduğu 3 bin 300’e yakın öğrencinin eğitim, öğretim gördüğü İstanbul Esenyurt Selma Barut İlköğretim Okulu da diğer okullar gibi ara verdikleri eğitim, öğretime başladılar.



    KİM ÖLDÜ EKONOMİDEN ÖTE?!.


    İlk günden bugüne hala aynı yerde, yani Kuranı-kerimde bile olan gripal bir olayı abartarak adeta ölümün adını pandemi yapanların amacına ulaşıp, dünyayı durdurmaya çalıştıkları bir süreçte, benim gibi inanmadığını ama kamuoyu baskısı yüzünden çok da çıkış yapamadığına inandığım Erdoğan’ın her konuşmasında, açıklamasında, temel atma ya da kurdele kesme töreninde veya kongresinde yaptığı gibi, 17 yıllık iktidarını icraatlarını anlattıktan sonra yaptığı açıklama ile duraklayan, sanallaşan hayat yeniden hareketlenip, sosyalleşecek gibi.

    Başkanlar dönemi yaşayan dünyanın, bu başkanların olumlu ya da olumsuz açıklamalarına göre döndüğünü bir türlü anlatamadığım dünya halklarının sanki tümünün kırılacağını ileri sürüp, Allah’ın emri olan, tüm dinlerde hak olduğu belirtilen ve hepimizin sonu olan ölümün sanki yeni ortaya çıkmışcasına basın ve medyanın ve de sanal ortamın aracılığı ile pompalanıp, öcüleştirilen virüsün daha ne olduğunu bile bilmeden, bu mikrobun ortaya çıkıp, yayıldığı ileri sürülen Çin’den faturasız getirilip, faturalatıldığı ileri sürülen aşılarla ortadan kaldırıldığına şahit olurken, 8 milyarı bulan dünyada, bu virüsten ölenlerin tek tek sayılmasına karşın trafikten, sigaradan, cinayetten bir hayli az olduğunu da görüyor asıl ölenin ekonomi olduğunu anlıyoruz.




    Evet geçen yılın Mart ayından bu yılın Mart ayına kadar süren ve adı önce Corona, ardından Covit-19 sonra da pandemi olan hayali virüsün başladığı gibi sona erdiği şu süreçte en çok ölenin ekonomi olduğu ve yerde kalan cenazeye dönüp yeni bir seçimle “belki” ayaklanacağı umudunun yeniden yeşerdiği şu günlerde haydi hep birlikte “ya Allah bismillah” diyerek ‘gerçeğe, gerçek gündeme birlikte yaşamaya’ demekten öte başka şans olmadığını anlayıp, buna göre hareket etmektir derken sırada ABD,  AB ve İsrail’in de katkısıyla oluşacak olan vatan-millet-sakarya diyenlerin yeniden hem de hedefleri olan 2023’e doğru marş marş..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    AK PARTİ DE, CHP’DE PANDEMİ DERKEN..


    arşiv haber 06/02/2021 tarihli haberler/yorumlar


    Adı önce Corona olan sonra Covit-19 sonrasında önlem adı altında sıkıyönetim yasakları getiren pandemi olan virüs korkusunun ölü sayıcılığı yapılarak devam ettiği şu günlerde Ardahan kongresini bir türlü yapmayan iktidar partisi AKParti, tüm uyarı ve sadece vatandaşa uygulanan cezalara karşın partisinin kongrelerini yan yana oturmuş insanların doldurduğu dopdolu salonlarda yaparken aynı durum muhalefetin başını çeken Cumhuriyet Halk Partisinde de ondan aşağı kalmıyor.


    Son olarak Ardahan’ın Çıldır İlçesine ziyarete giden CHP Ardahan İl ve İlçe Örgütü Yöneticileri partinin Çıldır İlçe yöneticileri ile dar bir alanda topluca görüşmeler yaparken aynı İl ve İlçe yöneticilerinin başta açık olmasına karşın ithalat, ihracatın sıfır derecede olduğu Aktaş Gümrük kapısına ya da Doğu Expresinin son durağı olması istenen demir yolunun geçtiği tren raylarının üzerinden geçip, gelen trenlerin buluştuğu Yukarıcambaz istasyonunu ziyaret etmeyi düşünmedikleri görüldü.



    AMAÇ 2. TWİTTER DARBESİDİR..


    Daha 20 gün önce “siz arka kapılarda anayasa görüşmesi yapıyor ülkeyi bölmeye hazırlanıyorsunuz” diyenler bugün “yeni bir anayasa yapalım” diyorlar. Halbuki bunu diyenler yeni bir anayasa için bir araya geldiklerini iddia ettiklerini terörle iş birliği yapmakla suçlamamışlar mıydı?


     Bilemiyorum ama ülke siyasetinde “Dün dündür bugün bugündür” politikası hala devam ediyor gibi.

     Yani jet hızıyla değişen, değiştirilen gündemi geri götürüp 20-30 gün önceki düne götürmektense en iyisi ben de “bugün bu gündür” deyip Boğaziçi Üniversitesinin istenmeyen rektörü gibi Ardahan’daki istenmeyen rektör olayına benzer Boğaziçi üniversitesine ve okyanus ötesinden gelen dolu ağırlığındaki tweetlere bakayım.

    Çünkü “Görünen köy kılavuz istemez” deyimi dün yazılsa da bugün geçerliliğini hala koruyor. Menderes’i astıran, solcu, sağcı demeden herkesi toplayıp zindanlara attıran bir o kadarını da ortadan kaybettiren zihniyet sanki yeniden hortlamış, tweet dolularıyla korkutuyor kendisinin ölmediğini hissettiriyor gibi. Çünkü okyanus ötesinden Boğaziçi’ne düşen tweetlere baktığınızda silinen tweetleri de görüyoruz.

    Yani Trump’ın başına düşüp onu yıkan aynı tweetlerle onun attığı, silinen tweetler aynı gibi. Onca baskı, önlem, bekçi alımının ardından gelen pandemi önlemlerinin korkutup pısırıklaştırarak susturduğu toplumun pandemiden dolayı sosyal hayattan    sanal ortama esir ettiği umudunu kesenler şimdi twitter aracılığı ile darbe peşindeler. 




    Aynı twitciler ulusalcıların çok güvendiği askerden de umudunu kestiği için okyanus ötesinden attıkları twitlerle doları da yükseltemeyince bu kez de twit silmekle birilerini sindirip, 1. twit darbesiyle giden Trump gibi sileceklerini umut eder gibiler. 

    Evet, Amerika attıkları twitle sarayı bastırtanların yeni hedefi ülkedeki sarayı bastırmak olsa da 15 Temmuz’da ki gibi bu kez de halkın karşılarında olduğunu görüyor ve yeni yollar arıyorlarsa da şunu dip not olarak düşmek isterim..

    Demokrasinin Adaletin, İnsan Haklarının ve Ekonominin tek adam, tek elden, 5 müteahhit ya da atanmış bakan, rektörle değil tüm halkların birlikte aldığı kararla güçlenmesi, güçlendirilmesi hainde hiç kimsenin bu ülkede yeni bir darbe yapmak için twittiri da ya da ayağında ki yırtık ayakkabılarına karşın hak, hukuk, adalet ve kendisinin de olduğunu, dinlenilmesini isteyen öğrenciyi kullanırım diyerek ülkede darbe yapacaklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar..

    Çünkü bu ülkedeki halkların ne Arap, ne Afrikalı olmadığını Avrupa’yı Asya’ya bağladığı gibi yeri geldiğinde Türk, Kürt, Alevi, Çerkez, Ahıskalı, Romen, Azeri demeden yetmişiki millet, tek millet olur ve dün dediği gibi bugünde bu ülke hepimizin der..

    Diyor da..


    Tek sorun bunu görenlerin şımarıkça davranmayıp, halkı başta olmak üzere insanları ötekileştirip, muhalefet edene ‘terörist’ diyerek başkalarının kucağına iten hal hareketlerde bulunmamasıdır ve atılan, silinen twitter darbelerine hep birlikte direnilmesini sağlamaktır..  

    Yoksa “su uyur,düşman uyumaz” hesabı Okyanus hep dalgalanmaya devam eder ve bu dalgaların  çarptığı kayaları  ergeç yorup, yıkar…



    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    AK PARTİ ADAYI YUNUS BAYDAR


    arşiv haber 24/11/2018 tarihli haberler


    31 Mart 2019 da yapılacak olan yerel seçimler öncesi adaylarını belirlemeye çalışan partilerin başına gelen Adalet Kalkınma Partisi Ardahan Belediye Başkan adayı Yunus Baydar olduğu öğrenildi.


    31 Mart 2019 da yapılacak olan yerel seçimler öncesi adaylarını belirlemeye çalışan partilerin başına gelen Adalet Kalkınma Partisi Ardahan Belediye Başkan adayı Yunus BAYDAR olduğu öğrenildi.


    Mevcut Belediye Başkanı Faruk KÖKSOY’un yeniden aday edilmediği Ardahan da 3 dönem Ak Parti İl Başkanlığı yapan veteriner hekim Yunus BAYDAR’ın aday edileceği öğrenildi.

    Konu hakkın da görüşlerine başvurduğumuz Yunus Baydar yaptığı açıklama da Ak Parti genel merkezinin kendisini belediye başkanı aday olarak ilan edilmesi için bu gün yapılacak olan ve başkan Erdoğa’nın yeni adayları belirleyeceği toplantı da adının ilan edileceğini söyledi.


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    FAKİR YILMAZ BAĞIMSIZ ADAY


    MHP’den sonra Ak Partinin de adayını belirlediği Ardahan da bir de bağımsız aday var.


    MHP’nin  Halil KAÇAR’ı Ak Partini ise Yunus BAYDAR’ı aday gösterdiği Ardahan da gazateci Fakir YILMAZ da bağımsız Ardahan Belediye Başkanı olacağını açıkladı.

    Aynı zaman da Ardahan Dernekler Fedarasyon başkanı olan gazeteci Fakir YILMAZ bir hayli iddalı.


    faruk köksoy çocuklarla ile ilgili görsel sonucu


    KÖKSOY:ADAY DEĞİLİM


    Ardahan İl Çevre ve Orman Müdürü iken Ak Parti tarafından Belediye Başkanı aday ilan edilen ve 2 dönem Ardahan Belediye Başkanlığı yapan Faruk KÖKSOY Aday olmadığını açıkladı.

    Cumhur Başkanı ERDOĞAN’nın Yunus BAYDAR’ı aday gösterdiğini belirten mevcut Ardahan Belediye Başkanı Faruk KÖKSOY partisinin kendisini yeniden aday göstemediğini ve emekliğe ayrılacağını söyledi.

    Bağımsız Belediye Başkanı adayı olan Gazteci Fakir YILMAZ’a açıklamada bulunan KÖKSOY partisinin görüşü üzerine yeniden aday göstermediğini belirterek 31 Mart 2019 yerel seçime kadar görevinin başında olacağını söyledi.


    .








    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     






  • HERKES AVUKAT SERAP ATEŞ KADAR YÜREKLİ OLURSA BU ÜLKEDE ANALAR AĞLAMAZ!





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    Ardahan Türkeşen (Yiğitkonak) köylü Avukat Serap Ateş’in aşağıdaki yürekli paylaşımı büyük yankı ve destek bulurken toplumu geren açıklamaları ile oy peşinde oldukları alenen görünen bu önemli mesajı algılamayanlar gibi bazıları da tepkiyle karşıladı.



    Ülkenin birlik, beraberliğe ihtiyaç duyduğu bir zamanda hem  Türk, hem de bir Aydının, Avukat kadının cesur ve altına bizlerinde kalınca bir imza attığı bu yürekli paylaşımını aynen yayınlıyor, bu ülkede Türk, Kürt, Çerkez, Terekeme, Laz, Romen demeden ve en önemlisi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bile ‘Dilini kaybeden bir millet her şeyini kaybetmiş demektir’ dediği ülkede herkesin kendi, dili, adeti, örfüyle kardeşçe yaşadığı ve toplumu bölen değil birleştiren mesajlarla daha nice 100 yıllarca da birlikte yaşanabileceğini Av. Serap Ateş gibi bizde bir kez daha ilan ediyoruz.


    İşte aynı zaman da Göle Kadın Komisyonun üyesi olan


    Av. Serap Ateş’in o mesajı;


    HDP’ye oy vermiyorum ama oy veren herkesin iradesine saygı duymayı yurttaşlık görevi sayıyorum.


    Kimsenin siyasi tercihi ya da inanç tercihleri ( ister deist olsun ister ateist ister Allah’a tapsın ister puta,ister şeytana) beni alakadar etmiyor. İnsani etik ve insani ilkelerine bakarak sevip sayıyorum.

    Yanlışları düzeltmenin ve insanca ilerlemenin sayısız yolu varken, siyasi partileri kapatmak, fay hatlarını hususi kırmak, siyasetçileri cezaevlerine tıkmak, milyonları aleni nefret suçu kapsamında hedefe koymak, kamplaşma ortamı yaratmak akıl almaz vebaldir.

    Av. Serap Ateş


    İSTANBUL KÖYLERİ..


    Ana arterler, E 5, Taksim, Özgürlük gibi meydanları Bebek, Beşiktaş, Üsküdar, Eminönü semtleri ve Topkapı Sarayı gibi birçok tarihi, kültürel, turistik güzellikleriyle anılan İstanbul’u semt semt, cadde cadde, sokak sokak hiç dolaştınız mı bilmem ama son birkaç yıldır benim gitmediğim, görmediğim ve başını çektiğim ekiple birlikte birçok organizasyon ile her yerine memleketim Ardahan’ın adını yazdırdığım İstanbul kalmadı gibi.

    Aşkımın adı olan Ardahan’ı 53 yaşına dayandığım  süreçte bir kez değil, en az birkaç kez karış karış gezip, dolaşırken halen yol, su sorunu yaşayan ve göçün devam ettiği Ardahan ve diğer kentlerin köyleri gibi İstanbul’unda köylerinin ve onların da muhtarı, muhtar heyetinin ve bu heyetin başını çeken kaymakamlarının olduğunu hatırlıyor, anlıyordum.

    Çünkü, geceleri 15 milyon gündüzleri 20 milyon olan İstanbul’un da köyleri var. Pandemi dolayısıyla bir yıldır zaten kapalı olduğu unutulup, yağan son kar yağışı yüzünden “İstanbul’un köylerinde okullar iki gün tatil edildi,” başlıklı haberle İstanbul’un da köylerinin olduğunu ben dahil birçok kimse akıl edememiş gibi..




    Ve merak edip kaç köyünün olduğunu sorguladığım İstanbul’un Bakırköy, Kadıköy, Alibeyköy gibi ilçelerinin yanında birçok köyünün de yani İstanbul’un 151 köyünün olduğunu öğreniyordum. Sözüm ona, İstanbul’da yaşayıp, oturduğu ilçesinin oy verdiği meclis üyelerinin, muhtarlarının, belediye binasının, kaymakamlığın nerede olduğunu bilmeyenlerin “Metropolde yaşıyoruz” dediği İstanbul’da…

    Benim bir gazeteci olarak meslektaşlarım gibi çok da önemseyip düşünmediği gibi “İstanbul’luyum” deyip, İstanbul’u dev bir köye çevirenlerin köylerinin sayısını, vali, kaymakamlarının, milletvekilleri gibi oy verip, hizmet bekledikleri belediye başkanının, muhtarının, meclis üyelerinin hatta azalarının kimler olduğunu çok da bilmemesi ve benim gibi düşünmemesi, normal bir durum mu bilmem ama bu yönde saf, saf soru soranlara verilen cevap da bir o kadar ilginç ve düşündürücü olmalıdır.

    Çünkü, ‘zaten ekmek derdinden, trafikten, gecekondudan ibaret bir köy olan İstanbul’un kaç Köyü olduğunu nereden bileceğim..” diyenlere de hak vermemek elde değil, hatta etekten dökülen bir değil, binlerce dert olarak algılanabilir…

    Ve benim gibi İstanbul’un 151 köyünün olduğunu bu yazımda öğrenenlerin aslında köyden şehre gelirken, Esenyurt’un, Kağıthane’nin, Ataşehir’in yani ülkenin en büyük metroplünün 39 ilçesinin arka mahallelerinin aslında birer köy görünümünde olduğunu bir kez daha anlıyordum. İçinde köyden beter mahalleleri olan gökdelenli Şişli’nin, vızır, vızır arabaların geçtiği Otobanlarının, ‘Kanal İstanbul’ denen kanalla kardeşi olacak olan Boğazı seyreden Beykoz’un da hatta ona komşu olan Kocaeli’nin Diloavası’nın, Gebze’sinin bir depremle yerle bir olacak betonarme binalarla gerçek köydür, “köyleri var mı?” diye merak edip, sorduğumuz İstanbul..



     




    HDP’nin Başına Ardahanlı Getirildi..


    arşiv haber 21/02/2021 tarihli haber/yorumlar


    Eş Genel Başkanı tutuklu olan ve milletvekilliği düşürülen Figen Yüksekdağ’ın yerine Ardahanlı bir bayan siyasetçi getirildi. HDP’de parti üyeliği düşürülen Eş Genel Başkan Figen Yüksekdağ’ın yerine, Eş Genel Başkan Yardımcısı ve MYK üyesi Serpil Kemalbay getirildi.


    Alınan bilgilere göre HDP MYK toplantısında parti üyeliği düşürülen Eş Genel Başkan Figen Yüksekdağ’ın yerine, Eş Genel Başkan Yardımcısı ve MYK üyesi, Ardahan merkeze bağlı Sulakyurt (Sarzep) kölü Serpil Kemalbay’ın getirildiği öğrenildi.


    Tüm milletvekillerinin ve MYK üyelerinin katılımıyla devam eden toplantıda, önemli gündem maddelerinden milletvekilliği ve parti üyeliği Yargıtay tarafından düşürülen Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın yerine kimin getirileceği tartışması yürütüldü.


    **Yeni kongreye kadar Demirtaş ve Kemalbay başkan


    Ajansların haberine göre toplantılarda, Yüksekdağ’ın parti üyeliğinin düşürülmesinin ardından yerine, HDP’nin emek alanından sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı ve MYK üyesi Serpil Kemalbay’ın getirildiği öğrenildi.


    Öte yandan Kemalbay ve tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın kongre sürecine kadar partinin eş genel başkanlığını yürüteceği kararlaştırıldığı öğrenildi.



    **HDP Ülke Sınırları İçinde Birlikte Yaşama Mücadelesi Veriyor


    *12(08/2016 Tarihli Haber


    HDP’ye yönelik baskıların, gözaltı ve tutuklamaların arttığı şu günlerde Ardahan’a gelen HDP Iğdır Milletvekili Av. Mehmet Emin Adıyaman Gazeteci Fakir Yılmaz’a açıklamalar da bulundu.


    Partisi Halkların Demokratik Partisi Iğdır Milletvekili Avukat Mehmet Emin Adıyaman bir dizi ziyaretler için geldiği Ardahan’da önemli açıklamalarda bulundu.

    HDP İl Binasını ziyaret ettikten sonra HDP MYK Üyesi Arife Çınr ile birlikte gazetelerimizin hazırlandığı büromuzu da ziyaret eden ve yaşanan süreç hakkında açıklamalar da bulunan HDP Iğdır Milletvekili Av. Mehmet Emin Adıyaman büyük bir bölümü kurma olduğuna inandığımız 15 Temmuz Darbe Kalkışması ardından yaşanan sürecin daha çok baskı, tek başına idare ve dikta heveslilerin bu heveslerinin arttırdığı bir süreç olmaya başladığını ancak bunun kimseye fayda getirmeyeceğinin bilinmesini istedi.

    Aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz ile bir süre görüşen ve süreci değerlendiren HDP Iğdır Milletvekili Av. Mehmet Emin Adıyaman HDP’nin bu ülkenin sınırları içinde birlikte yaşama mücadelesi verdiğini belirtti.

    Birilerinin HDP’yiı dışlayan tavırlarla bu ülkeyi yönetmeye hevesinin halkların birlikte yaşama iradesine engel olamayacağını belirten Adıyaman; ‘Biz HDP olarak bir kesimin, bir bölgenin değil tam tersi bölünmesinden, parçalanmasından yana olmadığımız bir Türkiye’de tüm halklara özgürce yaşama mücadelesi içindeyiz. Birilerinin bizleri ötekileştirme çabasının 90 yıldır sonuç vermediğini artık anlaşılması gerektiğini hatırlatırız.’ dedi.

    Bugünkü süreçte tekçi bir zihniyetin geçici olarak yanına aldığı milliyetçi cephe ile başta Kürtleri olmak üzere hak, hukuktan yana istemleri bastırma çabaların içine girmesini ülkeye fayda getirmeyeceğini belirten HDP Iğdır Milletvekili Av. Mehmet Emin Adıyaman HDP’nin fikri alınmadan yapılacak olan bir Anayasanın bu ülkeye barışı getirmeyeceğini aksine tüm toplum da rahatsızlıkların devamını sağlayacağını belirttiği açıklamasında Türkiye toplumun kucaklayan bir siyaset anlayışından vazgeçmeyeceklerini ve toplum tümünün gerçek anlamda bir demokrasiye kavuşmasına kavuşması için mücadeleye devam edeceklerini de belirtti.



    **AK Parti’ye Yeni Bir Fırsat Doğmuştur..


    Başta bir türlü bitmeyen Ardahan yolları olmak üzere onca sorunu gündemin arkasına öteleyen 15 Temmuz Darbe Kalkışmasının ardından yaşananların tüm dünyaca yakından takip edildiği şu günlerde 15 Temmuz Darbesinin ilk saatlerinden itibaren ‘Her şeyde bir hayır var’ diyerek, toplumun ret edip, geri ittiği  bu kalkışmanın yeni bir sürece yol açtığını ima eden Cumhurbaşkanı ve AK Parti Hükumetinin bu süreçte ne yapacağını merakla beklendiği bir gerçektir..

    İktidar’da bulunan AK Parti Hükumetinin, Cumhurbaşkanı ile birlikte ortaya koyacakları sürecin daha demokratik bir ülkemi yoksa ortaya konulacak baskı politikaları ile içine kapanan bir ülkeyi mi seçecek?..

    Bilmem ama AK Partin bu fırsatı tüm dünyayı şaşırtacak demokratik taçlandırmasını umarken bunun çokta zor olmayacağını demokratik adımlar ile atılacak olan bir iki samimi adımla ortaya konulabilir ve darbe kalkışması dolaysıyla çevresinde bir araya gelen halka, topluma, aydınlara cesaret vermelidir.

    Çünkü AK Parti bu yönde büyük bir imkan ele geçirmiş ve başta Avrupa Birliğine olmak üzere tüm dünyaya ders verebilecek bir imkanı yakalamıştır..

    Bu fırsat ve imkanın demokrasiden yana olacağını ortaya koyacak adımlara ihtiyaç duyulduğu bir süreci yaşı

    yorken bunun tam tersinin başta AK Parti’ye olmak üzere kimseye yaramayacak.. 



    **657 Neden Kaldırılmalı?


    10 Milyon insanın oy verip, kendisini temsil etmesi için gönderildiği meclisten atılmak, hatta tutuklanmak istediği ülkem de dokunulmaz olanların sadece milletvekilleri olmadığını yeniden gündeme gelen 657 Devlet Memurları Kanununun değiştirilmesi konusuyla bir kez daha hatırlatmak isterim..

    Çünkü bırakın Valiyi, Kaymakamı bir odacıya bile dokunulmadığı bir ülkede yaşadığımızı ve bu nedenle asıl iktidarın halkın oyları ile seçilmişlerin değil, bürokratların hep iktidar olduğunu en iyi bilenlerdenim.

    Evet aslında çoktan değişmesi gereken bu kanunun yeniden gündeme geldiği şu günlerde bürokrasiden yakınanlar başta olmak üzere herkesin bu kanunun çöpe atılmasından yana olması gerektiğinin altını çizmek istiyorum..

    Çünkü bu memlekete hizmet gelmemesinin diğer bir nedeni de kendisini her türlü saldırıdan, uyarıdan korumaya alan iş yapmaz sözde memurlardır.. 

    Benden yaşlı olan, 1965 doğumlu bu kanunun bu süre içinde yine memurlar tarafından hazırlanan kararnameler ile yani delinmez kalkanlar ile sürekli daha kalın bir zırha büründüğünü anlayan iktidarın bu yönde ki adımını destekleyen biri olarak siz bu yazıyı okuyanların da mutlaka 657’yi baştan aşağıya okumasını ve bu delinmesi çok zor olan kalkanın kaldırılmasına herkesin yardımcı olmasını isterim.

    Gerçi memur okurlarım bu isteğime kızacak ama onların da bu tür olağanüstü dokunulmazlıklar yüzünden hizmet alamayan bir ülke de yaşadıklarını artık anlayıp, ‘Evet, insan onurunu ayak altına alacak tutumlar’ dışında her türlü kalkana yani dokunulmazlıklara karşı olması gerektiğinin zamanı gelip, geçtiğini bilmelidirler..

    Çünkü yeri geldiğinde 657’nin dokunulmazlığına bürünen ve kendisine memur deyip, insanların onuru ile oynayan, bir küçük işe ‘bugün git bir ay sonra gel’ diyen, ben memurum ulan bana yazamaz, bana bir şey söyleyemezsin’ narası atan ve nice bu tür tutum ve davranışlar içinde olanlarla onlarında karşılaştığını bilirim.

    Evet, 14 yıl boyunca ortaya koyduğu onca baskı, haksızlık, hukuksuzluğun yanında güzel işlere de imza atan AKP hükümetnin 657’ye yönelik çıkışını destekliyor ve bu kanunun mutlaka değişmesi gerektiğini bir kez daha yineliyorum..

    Çünkü bu kanunun sivillere olduğu gibi sivillerin seçtiği siyasileri de zorda bıraktığını her dinlediğim siyasinin, ‘Bürokrasiyi aşamıyoruz ki kardeşim’ diyerek yakınmasından da bilirim..

    ‘Haydi bakalım, hep birlikte demokrasinin önünde ki engelleri hep birlikte kaldıralım’ dediğimiz şu günlerde halkın seçtiği milletvekillerini önce meclis lojmanlarından attıran, kendileri bir milyonun üzerinde ki devlet lojmanlarında hiç bir ücret ödemeden oturan memurların dokunulmazlıkları kaldırılan vekiller gibi kendilerini yıllardır dokunulmazlar olarak gören 657’yi koruma refleksini hep birlikte kırmak için iş önce bu kanundan canı yanan, bu kanun yüzünden odacıya bile iş yaptıramayan siyasilere olmak üzere herkese iş düşmekte, kamuoyunun oluşmasında yardımcı olması gerekmektedir.. Çünkü bu kanun bildiğimiz iş yapan, alın teri ile ekmeğini kazanan memurdan ziyade aynı konum da olan ama onlardan kat kat fazla maaş alan üst düzey memurları korumaktan başka işe yaramadığı da bilinmelidir..

  • Kızak Treni Geldi, Sıra İstasyona Gelecek Demir Kızakta!





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    Çıldır Gölü’nde ‘Kızak Tren’ Geldi..


    ARDAHAN’ın Çıldır ilçesinde, dondurucu soğuklar nedeniyle yüzeyi tamamen buzla kaplanan Çıldır Gölü‘nde çocuklar, kar motosikletinin arkasına vagon gibi sıralanan kızaklara binerek unutulmaz bir yolculuk yaptı.


    Denizden 1959 metre yükseklikteki Çıldır Gölü’nün yüzeyi, hava sıcaklığının geceleri sıfırın altında 25 dereceye kadar düşmesi nedeniyle buzla kaplandı. Balıkçılar, 123 bin metrekare alana sahip Çıldır Gölü’nde oluşan yaklaşık 10 santimlik buz tabakasını kırarak, Eskimo usulü balık avlarken, gölü gezmeye gelenler ise keyifli vakit geçiriyor. Muhteşem manzarası ve göz alıcı mavisi ile ziyaretçilerini büyüleyen Çıldır Gölü’nün buz tutan yüzeyinde yürüyen insanlar, kızak sürenler bu anın keyfini çıkarıyor. Çıldır Gölü’nde adrenalin dolu yürüyüşe çıkan ziyaretçiler, müzik eşliğinde halay çekip oynuyor. Atlı kızaklar veya atla gezinti yapan vatandaşlar ise gönüllerince eğlenmenin keyfini yaşıyor.



    Çıldır Gölü Turizm Kooperatifi Başkanı Zeki Bayraktar, çevre köylerde yaşayan çocuklar için gölde bir etkinlik düzenledi. Kızakları 1,5 metre mesafeyle bir trenin vagonları gibi peş peşe iple bağlayarak kar motoruyla çekti. Renkli görüntülerin yaşandığı etkinlikte, Çıldır halkı, ‘Bu da Çıldır treni’ diyerek dört gözle yolunu bekledikleri Doğu Ekspresi tren seferlerinin başlatılmasını istedi. Başkan Bayraktar, “Kars, Atatürk’e türkülerin yazıldığı ve güneşin doğduğu ilk şehirdir. Eminim ki dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir etkinliği Çıldır Gölü’nde gerçekleştirdik. Yöre halkının çocukları sahip olduğu Çıldır Gölü’nü uzaktan izliyordu. Kar motorun arkasına peş peşe bağladığımız kızaklarla onları kaydırdık ve mutlu olmalarını sağladık” diye konuştu.


    Kızak trenini çok sevdiklerini söyleyen çocuklardan Mehmet Emin Arslan, “Bugün çok mutlu olduk. Köyümüzde kızakla kayıyorduk ama bu farklı bir duygu. Kendimizi trende gibi hissettik. Çıldır Gölü’nün çevresindeki köylerde oturuyoruz ama buraya pek gelemiyoruz. Burası da çok güzelmiş. Zeki amcaya çok teşekkür ediyoruz” dedi.


    DOĞU EXPRESİNİN SON DURAĞI


    ÇILDIR’A KURULACAK BİR İSTASYONLA OLSUN..


    YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun.. Her perşembe günleri saat: 16.30’da Yıldız En TV’de ‘gazetecilerle Gündem’ adlı canlı yayın programı yapan ARDAFED/AGC Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz ‘Rayda hazır, Trende Hazır, Kaldı İstasyon, Doğu Expresinin Son Durağı Çıldır Olsun’ diyor..


    ANTROPOL ALANIDA, VİNÇLERDE HAZIR..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın haber/yorumlarıyla sıkça gündeme getirdiği ve son olarak; ‘DOĞU EXPRESİ RAYLARI ARDAHAN’DA, ARDAHANLININ HABERİ YOK.. başlığı ile haber yaptığı ve abonesi olmanızı istediğimiz bu kanalımız ArdahanTV için bizzat yerine gidip, görüntülemesi ardından Ardahan Valisi Hüseyin Öner’in, Çıldır Belediye Başkanını da yanına alarak Yılmaz’ın işaret ettiği alana bizzat gidip, raylar ve tren üzerinde fotoğraf çekip, sanalda, oturdukları yerde ‘Doğu Expresinin Son Durağı Ardahan Olsun’ diyenlere kapak yaptığı, ‘RAYLARDA HAZIR, TREN DE SADECE BİR İSTASYON GEREK dercesine ortaya koyduğu Kars-Tiflis-Bakü demiryolunun raylarının, Kafkasya’dan, Çin’e kadar uzanan trenlerin geçtiği alanda Çıldır’a kurulacak bir istasyonla Ardahan’a trende, turistte, transit yükte geleceğini neden düşünmeyiz.



    Evet, ArdahanTV olarak diyoruz ki; ARDAHAN SINIRLARI İÇİNDE GEÇEN BTK DEMİRYOLUNUN ÇILDIR’DA BULUNAN ALANINA KURULACAK BİR İSTASYONLA DOĞU TRENİDE, ULUSLARARASI TRENLERDE, TURİSTLER DE ARDAHAN’A GELİR.. O zaman haydi hep birlikte ‘Doğu Expresinin Son Durağı Çıldır Olsun’ demeye..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın konuyla ilgili işte o son haberleri..


    BİZ YAZDIK, VALİ ALIP GÖTÜRDÜ ONLARDA RAYLARI VE TRENİ GÖRDÜLER!


    Sitemiz ve gazetemizin Gazeteci Fakir Yılmaz imzalı, ‘DOĞU EXPRESİ RAYLARI ARDAHAN’DA, YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..


    Her perşembe günleri saat: 16.30’da Yıldız En TV’de ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı canlı yayın programı yapan ve yarında Ardahanlı, Kocaeli eski Baro Başkanı, Avukat Sertif Gökçe, Gazeteci Hanifi Çelik ve Sanatçı Erdal Gürbulak’ı konuk eden Gazeteci Fakir Yılmaz ‘Rayda hazır, Trende Hazır, Kaldı İstasyon, Doğu Expresinin Son Durağı Çıldır Olsun’ diyor..


    Aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın haber/yorumlarıyla sıkça gündeme getirdiği ve son olarak; ‘DOĞU EXPRESİ RAYLARI ARDAHAN’DA, ARDAHANLININ HABERİ YOK..’ başlığı ile haber yaptığı ve abonesi olmanızı istediğimiz bu kanalımız ArdahanTV için bizzat yerine gidip, görüntülemesi ardından Ardahan Valisi Hüseyin Öner’in, Çıldır Belediye Başkanını da yanına alarak Yılmaz’ın işaret ettiği alana bizzat gidip, raylar ve tren üzerinde fotoğraf çekip, sanalda, oturdukları yerde ‘Doğu Expresinin Son Durağı Ardahan Olsun’ diyenlere kapak yaptığı, ‘RAYLARDA HAZIR, TREN DE SADECE BİR İSTASYON GEREK dercesine ortaya koyduğu Kars-Tiflis-Bakü demiryolunun raylarının, Kafkasya’dan, Çin’e kadar uzanan trenlerin geçtiği alanda Çıldır’a kurulacak bir istasyonla Ardahan’a trende, turistte, transit yükte geleceğini neden düşünmeyiz.



    Evet, ArdahanTV olarak diyoruz ki; ARDAHAN SINIRLARI İÇİNDE GEÇEN BTK DEMİRYOLUNUN ÇILDIR’DA BULUNAN ALANINA KURULACAK BİR İSTASYONLA DOĞU TRENİDE, ULUSLARARASI TRENLERDE, TURİSTLER DE ARDAHAN’A GELİR.. O zaman haydi hep birlikte ‘Doğu Expresinin Son Durağı Çıldır Olsun’ demeye.. Gazeteci Fakir Yılmaz’ın konuyla ilgili işte o son haberleri.. BİZ YAZDIK, VALİ ALIP GÖTÜRDÜ ONLARDA RAYLARI VE TRENİ GÖRDÜLER! Sitemiz ve gazetemizin Gazeteci Fakir Yılmaz imzalı, ‘DOĞU EXPRESİ RAYLARI ARDAHAN’DA, ARDAHANLININ HABERİ YOK..’ haberi üzerine yanına Ardahanlıları alıp, Ardahan sınırları içinde bulunan Bakü-Tiflis-Kars (BTK) demiryoluna giden Ardahan Valisi Ardahanlılara gitmediği, görmediği rayları ve treni gösterip, Ardahan sınırları içinde bulunan demir yoluna rağmen ray ve tren yokmuş gibi sanalda ‘Doğu Expresinin Son Durağı Ardahan Olsun’ diye havanda su dövenlere bizi doğrularcasına kapak yaptı. RAY’DA VAR, TRENDE SADECE İSTASYON YOK VE SANALCI ARDAHANLININ HABERİ YOK!


    Sınırları içinde tren yolu olduğundan bihaber ‘Doğu Expresinin Son Durağı Ardahan Olsun’ diyenlere söylüyoruz raylar ve tren Ardahan’da.. Ardahan Valisi Hüseyin Öner, Çıldır ilçesinde Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Tüneli, Yukarıcambaz Tren İstasyon Alanı, Aktaş Sınır kapısı ile Çıldır ilçesi Gürcistan Sınırında bulunan Aktaş Hudut Karakolunu ziyaret etti ve incelemelerde bulundu. Bir Zamanlar Göle ile Kars Arası Atlı Tramvay Varmış! 1872 – 1915 yılları arasında Kars ve Ardahan illerinin Rus işgalinde olduğu dönemde Göle sarıçam ağaçlarından oluşan odunların Kars’a taşınması için için Ruslar tarafından Göle ile Kars arasında Atlı Tranvay kullanıldığı öğrenildi.



     


    KÜSTÜRMEYİN İNSANLARI !.. 


    Ülkelerin, ülkelerine yatırımcı getirmek için büyük mücadeleler verdiği şu dünyada başta stk’lar olmak üzere “Şehr~i emini” olarak bilinen belediye başkanları, milletvekilleri ve gazetecilerin büyük mücadeleler verdiğini de bilmekteyiz. Bunun en son örneği, son yerel seçimlerde seçilir seçilmez kapı kapı gezip başında bulunduğu memleketine yönelik ‘bir iş adamına yatırım yaptırabilir miyim?’ düşüncesiyle gezen başkanlardır.


    Bu başkanların yanı sıra gönüllülerin de bu yönde mücadele ettiğini bilen biri olarak gördüğüm bir durumdan bahsedeceğim.


    Evet l, ülkelerin büyükelçilikleri aracılığıyla, iş insanlarının organizatör firmaların girişimleriyle, derneklerin yani stK’ların bire bir çabalarıyla, gazetecilerin ise haber ve yorumlarıyla bu yöndeki çabalarını işin içindeki biri olarak bu alanda yaşanan olumsuz gelişmeleri görüyor, izliyor ve çok üzülüyorum.


    Buna neden ise; Batıda gittiğim, gördüğüm iş insanlarının yaşadıkları olumsuzluklar nedeniyle memleketlerine bir hayli üzülseler de bu üzgünlüklerini ve memleketine yönelik yapılan yatırım tekliflerinin suistimal edilmesidir.


    Ve bu suistimalleri yapanların başında gelenlerin sözüm ona memleket sevdalısı geçinip, kendilerinin gayret ve imkanlarını, kendi egolarını tatmin etmeye yönelik hal ve hareketler içine girerek şevk kırmalarıdır.



    Son olarak ziyaret ettiğim bir İşadamının da bu olumsuz durumdan bahsedip sistemlerini ortaya koyarak memleketin neden ileri gitmediğini hep gerilediğini bir kez daha anlıyor ve algılıyorum bu duruma üzülerek.


    Ülkenin olduğu gibi bölgenin, kentin kanayan yarası olan bu durumun yarattığı olumsuzluk yüzünden o çok bahsedilen birlik, beraberliğe de zarar veriliyor.


    Çünkü sarfedilen onca çaba, yönlendirme, şahsi egolar nedeniyle su olup gidiyor, geriye kalıyor bir araya gelip kaya olamayan kumlar. Bunun altında yatan neden; köye gelir “muhtar olur, yerime, koltuğuma oturur” korkusudur. Bir kez daha söylüyorum onca çaba ve çırpınışımızı ne olur heba etmeyin ve üzmeyin iş insanlarımızı..




    KTB Tren Yoluyla İlk Kez


    Gürcistan’a Geçtiler..


    arşiv haber 19/07/2017 tarihli haber/yorum


    Temeli 2008 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ve Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili tarafından Kars’ta atılan Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu (BTK) hattında ilk geçiş Çıldır’da yapıldı.



    Kars Demir Yolu (BTK) hattında ilk geçiş Çıldır’da yapıldı.


    Değişiklik yapılan Bakanlar Kurulunda yerini koruyan Karslı Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, Ardahan ve Kars Belediye Başkanlarının birlikte ilk geçişi gerçekleşitirdiler.


    2016 yılı sonunda bitirilmesi, 2017 yılı içerisinde test sürüşlerinin başlanan Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu hattında ilk geçişi çalışmalar hız kesmeden devam ederken, bir taraftan viyadükler tamamlanıyor, diğer taraftan da güzergahın rayları döşeniyor. Kars’ta asrın projesi olarak anılan Demirden İpek Yolu’nun biran evvel tamamlanması için yapılan çalışmalar ise vatandaşları heyecanlandırıyor.


    **Komşu’nun Başbakanı İstifa Etti!


    *24/12/2017 Tarihli Haberler


    Ardahan’ın Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısı ile Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı’nın açıldığı komşuda başbakan istifa etti.


    **Gürcistan Başbakanı İrakli Garibaşvili istifa etti..


    Garibaşvili istifasına gerekçe olarak herhangi bir neden belirtmezken, basına yaptığı açıklamada görevlerin millete hizmet için bir araç olduğunu ifade etti.

    Garibaşvili açıklamasında başbakanlığı döneminde yaptığı icraatlar hakkında bilgiler verdikten sonra, kendisine destek veren ailesi, çalışma arkadaşları ve partisine teşekkür etti. Garibaşvili kendisinden önceki Başbakan Bidzina İvanişvili’ye atıfta bulunarak makamlardan zamanında ayrılmanın ülkenin geleceği için daha hayırlı olduğunu vurguladı. Garibaşvili ülkesi adına hayalinin ekonomik ve siyasi anlamda güçlü, toprak bütünlüğünü sağlamış, bağımsız bir Gürcistan olduğunu ifade ettikten sonra her zaman halkı için bir asker gibi hizmet etmeye devam edeceğini bildirdi.

    Garibaşvili’den boşalan başbakanlık görevini Başbakan Birinci yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Giorgi Kvirikaşvili vekalet edecek. Giorgi Kvirikaşvili eski başbakan ve büyük işadamı Bidzina İvanişvili’ye yakınlığı ile biliniyor.



    **Elinde silah değil, kalem ve saz olanlardan olmak gerek..


    Silahların konuştuğu, kalem ve sazların susturulmaya çalışıldığı bir süreçte ARDAFED olarak bir etkinliğe imza atmaya çalışıyoruz.

    Ki bu etkinliğin başta 23 yıldan fazladır İl Kültür ve Turizm Müdürünün olmadığı Ardahan’da yaşatılması gerektiğine inandığım Aşıklık Geleneğidir.

    Çünkü benim aşıklara bakışım sazı elinde, sözü dilinde olan aşıkların gazetecilikten daha ulvi bir görevi yapmalarındandır..

    Bu tezimizin haklılığına bakmak için öncelikle bu ülkende başlatılan kurtuluş savaşı sırasında ve daha sonrasında sazları ile sözleri ile halkın dili olan aşıkları hatırlamak yeter, artar bile..

    Ever bugün radyo, televizyondan sonra internetin gelişmesiyle unutulmaya yüz tutan bir çok önemli geleneğimizin aşıklık geleneğinin yeşerdiği ve solmaya yüz tutsa da bir iki bilemediniz 5-10 aşığın tüm yokluklara karşın hala devam etmeye çalıştığı aşıklık geleneğini yaşatma anlamında bizde Ardahan Dernekler Federasyonu olarak bir etkinliğe imza atmaya çalışmaktayız.

    Yani bugün akşam saat 18.00 ila 21.00 arasında Ardahan İnönü caddesi üzerinde bulunan Fevzi Yılmaz İş Hanında bölgemizin aşıkları ile Ardahanlılar ile buluşmaya çalışacağız.

    Ki bu buluşmanın yok olmaya tutan aşıklık geleneğini yeniden yaşatma ve paslanan kulaklarımız ünlü, ünsüz aşıklarımızın çalacağı sazlarla gidermeye çalışacağız.

    Çünkü biz biliyoruz ki; elinde silah olan, iktidarın imkanları kanalıyla devletin silahı ve silahlı güçleri ile bir toplumu baskı altına alanlara karşı en büyük güç eli saz ve kalem tutanlardır..

    Bu nedenle diyoruz ki sizde gelin ARDAFED’in ücretsiz olarak düzenlediği Aşıklar Gününe..

    Yer İnönü Cadfesi, Fevzi Yılmaz İşhanı Saat: 18.00-21.00

    ARDAFED Çay Evi


    **Eski Vekiller Belediye Başkan Adayları mı?


    Hızla akan zamanın yaklaştırdığı 2019 seçimleri öncesi hareketlenmeye başladığı siyaset arenasında dolaşan bir iddia şimdiden ‘Olur mu?’ tartışmalarına neden olduğu görmekteyiz.

    Başkan, Milletvekili ve Belediye seçimlerinin birlikte yapılacağı 2019 seçimlerine yönelik hazırlıklarına başladıkları görülen siyasi partilerin Ardahan yakasında Saffet Kaya ile Ensar Öğüt’ün yeniden sahneye çıkabilecekleri de konuşulan konuların başında geldiğini görmekteyiz. 

    Mevcut iki milletvekilinin yeterince meşgul edemedikleri Ardahan siyaset alanında halan silinmedikleri görülen bu iki siyasetçinin 2019 seçimlerinde Ardahan Belediyesine talip olabilecekleri ve bu yönde kamuoyu yoklaması çektiklerini ileri sürülen siyaset arenasında Feto’nun Ardahan’da ki yapılanmasına büyük katkı sunan ilk okulunu yaptırdığı iddia edilen Saffet Kaya’nın desteklediği ileri sürülen birde gazete yayın hayatına geçti.

    Öğüt’ünde 2019 seçimleri öncesi CHP’nin İl ve İlçe teşkilatlarıyla yakın temasını arttırdığı görülmekte.. 

    Bekleyip, göreceğiz.

  • HAYVANCILIĞI UNUTAN BAŞKAN DA VEKİLE ÖZENDİ!





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    Bazı iş insanlarının 6. Bölge desteklerinden yararlanmak için Ardahan ve ilçelerinde kurduğu tekstil atölyelerinin fabrika diye kamuoyuna sunulduğu bir süreçte Posoflu olduğu öğrenilen iş insanı Yasin Selami Erdoğan tarafından, yapılıp, Ardahan’a bağışlanan tekstil atölyesini çalıştıracak tekstilciler arayan CHP’li başkan geçtiğimiz günlerde maske atölyesinde dikim yapmaya çalışan AK Partili Milletvekiline özenip, kurulan atölyeyi işletecek olan birilerini aramak için gittiği Ağrı ve Iğdır’da aynı fotoğrafı vermesi dikkatlerden kaçmadı. 


    Bölgede hayvancılık ve çiftçilik yaparak geçimlerini sağlayan çiftçilerin diğer kentler ve dünya standartlarında tarım ve hayvancılık yapması için son model makine ekipmanla donatılması sağlanarak, modern tarım ve hayvancılıkla dünya devletleriyle rekabet edebilir bir seviyeye gelmesi için verilmesi gereken mücadelenin unutulduğu ve sanki birinci geçim kaynağı olan hayvancılığın ekonomisinin dinamosu olan Ardahan’ın tekstil kentlerinden olan Gaziantep ve Denizli’ymiş gibi davranıldığı şu günlerde aynı zihniyetle Posof’a kurulan tekstil atölyesinin kısa sürede kapandığı görülürken, CHP’li Başkanın işletmeci aradığı ama bulmakta zorlandığı görünen Ardahan’daki atölyenin ne kadar yaşayacağı şimdiden merak konusu oldu. 


    **CHP’li Esenyurt’ta Çiftçiliğe Soyundu..


    Ardahan ve Posof Belediyelerinin belediyecilikle alakası olamayan  alanlara yönelip, bölgeye yatırım adı altında tekstil atölyeleri ile uğraştıkları görülen şu günlerde birçok Ardahanlının yaşadığı ve Ardahanlı birinin belediye başkanı olduğu sanayi, çikolata, inşaat, yer altı termal sulara sahip 1,5 Milyonluk metropol kent İstanbul Esenyurt Belediyesi de patatesciliğe soyundu.

    Çiftçinin elinde kalan patatesler Esenyurt Belediyesi tarafından alınarak ihtiyaç sahiplerine dağıtılmaya başlandı. 

    Başında bulunduğu kentin ana sorunlarından uzak projelerle uğraştığı görülen Esenyurt Belediyesi yetklileri konuyla ilgili, ‘üreticiden tüketiciye aracısız sağlıklı gıda’ vaadi kapsamında satın alınan patateslerle hem çiftçiye hem de ihtiyaç sahibi yurttaşlara destek sağlanmış oldu.’ dediler.


    MİLLETVEKİLİ ATALAY İPLERİ YENİDEN ELİNE ALDI!


    arşiv haber 06/02/2020 tarihli haber


    Erzurum Atatürk Üniversitesinde sade bir öğretim üyesiyken Cengiz Çapan’ın başını çektiği bir ekibin önerisiysle siyasete yönlendirilen ve o günden bugüne yanındakilerinin büyük bölümü saha dışına itilip, adlarının unutulduğu bir süreçte 25 yıldır iktidarda bulunan partide 4 dönemdir Milletvekilliği yapan Prof. Dr. Orhan Atalay son genel seçimlerde, İl Başkanı Hakan Aydın’ı da saha dışında bırakıp, istenmeyen adam ilan edilen rektörün yeniden atanmasını sağlamakla kendisini güçlendirdi.


    CHP’den seçilip, partisinden atılan ve parti kurup, Ardahan ile çok ilgilenmeyen diğer milletvekili Öztürk Yılmaz’ın da boş bıraktığı sahada bir kez daha adından söz ettiren AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay önce kendisinin göreve gelmesini sağladığı ama Aksel ardından AK Partili Köprülü Belediye Başkanıyla uğraşmaya başladığı iddia edilen ancak çıkan kararname ile Amasya’ya giden Valinin görevden aldığı Ardahan eski İl Genel Sekreterini bu kez Ardahan Üniversitesinde göreve gelmesini sağladı. 




    Yaklaşan yeni bir seçim öncesi her geçen gün elini bir hayli güçlendirdiği görünen ve bunlar ile yetinmeyen AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Atalay ardından barışık olmadığı ve Yunus Baydar, Faruk Demir başta olmak üzere parti içi muhalefetle hareket ettiğini düşündüğü şu anki AK Parti İl Başkanı Hakan Aydın’ın devre dışı kalmasını sağladı. Aynı Atalay Ardahanlıların bir bölümünün yerine yeni bir isimin atanmasını istediği mevcut rektörün ikinci dönem için görevde kalmasını sağlarken birçok il müdürünün de Atalay’ın döneminde göreve gelen isimlerle olan yakın diyaloğu ile bilinmekte.


    **KURA HAZARA AKACAĞINA KARADENİZ’E AKSA NE OLACAK Kİ?Ardahanlıların havaalanı istemine ‘önce yollar’ diyerek karşı çıkmasıyla tanınan ama kendi ilçesi Göle-Ardahan yolu başta olmak üzere Çıldır-Ardahan, Hanak, Damal-Posof bölünmüş yollarının hala bitmediği, Posof Ulgar Tünelinin çalışmalarının durduğu, Göle Durançam Sulama Barajının iptal edildiği, Kar-Tiflis Demiryolu’nun Ardahan’ın son durağı olmasını  kulak ardı eden AKParti Ardahan Milletvekili Prof Dr. Orhan Atalay Beşikkaya HES Barajı ile önü kesilip, suyunun büyük bölümünün Karadeniz Çoruh’a akıtılması hedeflenen Kura Nehrinin yönünün değişmesine de karşı çıkmayıp, tam tersi desteklediği görüldü.


    Sanal ortamda katıldığı bir yayında ‘Ne olmuş ki, Hazara akan Kura Karadeniz’e aksa bunda ne var?!’ diyerek Ardahan Ovasının susuz kalacağı söylenen Kura Nehrinin yönünün değişmesine onay veren AK Partili Ardahan Milletvekili Orhan Atalay’ın bu çıkışı ile ‘ben ne dersem o olur’ dercesine karşı karşıya kaldığı valinin devre dışı kalması, görevden alınan eski genel sekreterinin rektörünün bir dönem daha atanması, il binasında olduğu için kendi partisinin yeni binasını ziyaret etmemekle karşı olduğunu alenen ortaya koyan ve yeniden aday gösterilmemesi ile devre dışı bıraktığı il başkanının gitmesiyle güçlenen eliyle kendisinin onay verdiği yeni il başkanı ile yaklaşan seçimlerde yeniden aday olmasının rahatlığı ile yoluna devam edeceğe benzer.


    Durançam Barajı İnşaatı İptal Edildi

    Ardahan Köprülü Beldesi mahallesi olan Durançam (Hımıskar) Köyü’nde yapımı 2019 Temmuz ayında durdurulan Durançam Baraj inşaatının tamamen iptal edildiği açıkandı. AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay  ”HES barajı çalışması durdurulmuş, kesinlikle artık başlatılmayacak proje iptal edilmiştir” dedi.


    AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, Köprülü Belediye Başkanı Yücel Akkoç, Serinçayır (Çölpenek) eski Dernek Başkanı Acar Dağ ve İşadamı Bülent Samancı, Serinçayır Köyünde bir araya geldi.




    AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, Serinçayır eski Dernek Başkanı Acar Dağ’a yaptığı açıklamada, ’“HES barajını iptal ettik bölgeye gerçekten zarar verecekti. Durançam ve Günorta köyleri tamamen sular altında kalacaktı, Durançam köylülerinin tapuları yok halk gerçekten büyük zarar görecekti. HES barajı çalışması durdurulmuş, kesinlikle artık başlatılmayacak proje iptal edilmiştir müjdesini halkımızla paylaşabilirsin” dedi.


    ATALAY, MASKE DİKTİ..



    Serhat Kalkınma Ajansı’nın (SERKA) başlattığı meslek liselerinin altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında Genel Sekreter Dr. İbrahim Taşdemir’le birlikte liseleri gezen Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, maske dikip gruba dağıttı.



    SERKA Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında, faaliyet yürüttüğü Ağrı, Ardahan, Iğdır ve Kars’taki meslek liselerinin altyapısını güçlendirme çalışmalarını sürdürüyor. Çalışmalar kapsamında Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile SERKA Genel Sekreteri Dr. İbrahim Taşdemir Ardahan kent merkezi ile Göle ilçesindeki mesleki ve teknik liseleri gezerek okulların altyapısıyla ilgili okul müdürlerinden bilgi aldı. Atalay ve Taşdemir kent merkezinde Kazım Karabekir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni ziyaret ederek atölyeleri gezdi ve burada üretilen malzemelerle ilgili bilgi aldı. Atalay ve Taşdemir daha sonra Şehit Türkmen Tekin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni ziyaret etti. Lisede her türlü dezenfektan ve maske üretimi yapıldığını öğrenen Atalay ve Taşdemir, okul müdürlerine teşekkür etti. Taşdemir, mesleki eğitim altyapısının iyileştirilmesi için ihtiyaçların tespit edilerek SOGEP’e başvuruda bulunabileceğini söyledi.



    MİLLETVEKİLİ MASKE DİKİP GRUBA DAĞITTI



    Milletvekili Atalay ile SERKA Genel Sekreteri Taşdemir, lisede maske üretimi yapılan atölyeyi gezerek, çalışanlarla bir süre sohbet etti. Milletvekili Atalay daha sonra dikiş makinesinin koltuğuna oturarak maskelerin ipliklerini dikmeye başladı. Maskeleri makineden geçiren Atalay, son halini verdiği maskeleri gruba dağıttı.

    Ardahan Milletvekili Atalay ile Genel Sekreter Taşdemir, Ardahan’daki ziyaretlerinin ardından Göle ilçesine giderek buradaki mesleki ve teknik liseleri gezdi. Meslek liselerinin altyapısının güçlendirilmesi için burada yapılan toplantıya Göle Kaymakamı Haluk Koç, Belediye Başkanı İlhan Güntekin, SERKA Sanayi, Ulaştırma ve Enerji Birim Başkanı Ramazan Mutlu Doğaner, Köprülü Belde Belediye Başkanı Yücel Akkoç, Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Bulut, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Ersin Arslan, KOSGEB İl Müdürü Ramazan Sivri, İŞKUR İl Müdürü Ahmet Sonkaya, TKDK İl Koordinatörü Yusuf Güder ile Göle İlçe Milli Eğitim Müdürü Mevlüt Özalp katıldı.Toplantıda konuşan Milletvekili Atalay, ilçede teknik eleman ihtiyacının çok fazla olduğunu belirterek, mesleki ve teknik liselerin bu ihtiyaca cevap verebileceklerini söyledi. Atalay, liselerdeki mobilya bölümlerinin Türkiye’nin en kaliteli ağaçlarından biri olan Göle’nin sarıçam ağaçlarını değerlendirerek her türlü mobilya üretimi ve katma değeri yüksek ürünleri üretebileceğini vurguladı. SERKA Genel Sekreteri İbrahim Taşdemir ise, mesleki ve teknik liselere Ajans olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirterek, “Bölgemizin kalkınması için gençlerimizin hem kaliteli eğitim alarak üretime katılması hem de liselerdeki beşeri sermayenin geliştirilmesi konusunu çok önemsiyoruz. Bölgemizde beşeri sermayenin gelişmesi aynı zamanda göçün de azalmasını sağlayacaktır” diye konuştu.



    AMAÇ 2. TWİTTER DARBESİDİR..


    Daha 20 gün önce “siz arka kapılarda anayasa görüşmesi yapıyor ülkeyi bölmeye hazırlanıyorsunuz” diyenler bugün “yeni bir anayasa yapalım” diyorlar. Halbuki bunu diyenler yeni bir anayasa için bir araya geldiklerini iddia ettiklerini terörle iş birliği yapmakla suçlamamışlar mıydı?


     Bilemiyorum ama ülke siyasetinde “Dün dündür bugün bugündür” politikası hala devam ediyor gibi.

     Yani jet hızıyla değişen, değiştirilen gündemi geri götürüp 20-30 gün önceki düne götürmektense en iyisi ben de “bugün bu gündür” deyip Boğaziçi Üniversitesinin istenmeyen rektörü gibi Ardahan’daki istenmeyen rektör olayına benzer Boğaziçi üniversitesine ve okyanus ötesinden gelen dolu ağırlığındaki tweetlere bakayım.

    Çünkü “Görünen köy kılavuz istemez” deyimi dün yazılsa da bugün geçerliliğini hala koruyor. Menderes’i astıran, solcu, sağcı demeden herkesi toplayıp zindanlara attıran bir o kadarını da ortadan kaybettiren zihniyet sanki yeniden hortlamış, tweet dolularıyla korkutuyor kendisinin ölmediğini hissettiriyor gibi. Çünkü okyanus ötesinden Boğaziçi’ne düşen tweetlere baktığınızda silinen tweetleri de görüyoruz.

    Yani Trump’ın başına düşüp onu yıkan aynı tweetlerle onun attığı, silinen tweetler aynı gibi. Onca baskı, önlem, bekçi alımının ardından gelen pandemi önlemlerinin korkutup pısırıklaştırarak susturduğu toplumun pandemiden dolayı sosyal hayattan    sanal ortama esir ettiği umudunu kesenler şimdi twitter aracılığı ile darbe peşindeler. 




    Aynı twitciler ulusalcıların çok güvendiği askerden de umudunu kestiği için okyanus ötesinden attıkları twitlerle doları da yükseltemeyince bu kez de twit silmekle birilerini sindirip, 1. twit darbesiyle giden Trump gibi sileceklerini umut eder gibiler. 

    Evet, Amerika attıkları twitle sarayı bastırtanların yeni hedefi ülkedeki sarayı bastırmak olsa da 15 Temmuz’da ki gibi bu kez de halkın karşılarında olduğunu görüyor ve yeni yollar arıyorlarsa da şunu dip not olarak düşmek isterim..

    Demokrasinin Adaletin, İnsan Haklarının ve Ekonominin tek adam, tek elden, 5 müteahhit ya da atanmış bakan, rektörle değil tüm halkların birlikte aldığı kararla güçlenmesi, güçlendirilmesi hainde hiç kimsenin bu ülkede yeni bir darbe yapmak için twittiri da ya da ayağında ki yırtık ayakkabılarına karşın hak, hukuk, adalet ve kendisinin de olduğunu, dinlenilmesini isteyen öğrenciyi kullanırım diyerek ülkede darbe yapacaklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar..

    Çünkü bu ülkedeki halkların ne Arap, ne Afrikalı olmadığını Avrupa’yı Asya’ya bağladığı gibi yeri geldiğinde Türk, Kürt, Alevi, Çerkez, Ahıskalı, Romen, Azeri demeden yetmişiki millet, tek millet olur ve dün dediği gibi bugünde bu ülke hepimizin der..

    Diyor da..


    Tek sorun bunu görenlerin şımarıkça davranmayıp, halkı başta olmak üzere insanları ötekileştirip, muhalefet edene ‘terörist’ diyerek başkalarının kucağına iten hal hareketlerde bulunmamasıdır ve atılan, silinen twitter darbelerine hep birlikte direnilmesini sağlamaktır..  

    Yoksa “su uyur,düşman uyumaz” hesabı Okyanus hep dalgalanmaya devam eder ve bu dalgaların  çarptığı kayaları  ergeç yorup, yıkar…



    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    MİLLET VEKİLİ ADAYLARI ORHAN ATALAY-SAFFET KAYA VE ENSAR ÖĞÜT’ÜN SÖZLERİ HAKKINDA BİRKAÇ SÖZ


     Nejdet Kanbir 


    arşiv haber 28/05/2015 tarhi yorum


     


    “İstediğini söyleyen, istemediğini işitir”


    Saygı değer okurların izniyle önce iki kısa değerlendirme ile iki vekil adayının sözlerinin kıymetini görelim, sonra da biraz uzun olmayı icap ettiren son değerlendirmemizle,  2015 Milletvekilliği Genel Seçimi için son sözlerimizi söyleyelim.


    1-Ensar ÖĞÜT; “Ben bu kez milletvekili olmak istemiyordum sayın Genel Başkan ısrar etti” yollu bir sözünü broşürünün birine yazmış. İNANMIYORUM. Kimsenin de inandığına İNANMIYORUM. Bencilliğin getirdiği ‘kayıp’ı ayıpla örtmenin manası da faydası da yok. (nokta)


    2-Saffet KAYA; “Çıldır-Ardahan-Karadeniz Bağlantılı Demiryolu…” yatırımını 2008”de kendisinin Ardahan için aldığını ve “nerede” olduğunu sormuş bir broşüründe. Daha önce de  (http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/yazdir.php?type=A&item_id=5006 )


    11 Haziran 2013 yazdım, Orhan Atalay’a da bunu söylettiler, bu söylentinin ilk sahibi kuşkusuz Saffet Kaya’dır, ikinci kez ve farklı bir güzergâhla, “Kars-Susuz-Ardahan-Karadeniz” diyen SERKA Yönetim Kurulu doğal üyesi Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’dur. Orhan Atalay’ı da yönlendiren de sanırım O’ dur.


    Kısaca akla aykırıdır, Ardahanlı ile alay etmektir. Akılsızcadır. Çünkü. Karadeniz’e Ardahan’dan tren gitmez, coğrafya uygun değildir. Sayın Kaya’nın diğer sözlerini değerlendirmeye gerek yoktur. (nokta)


    3- Orhan ATALAY: Ha şimdi biraz uzatacağız ister istemez; şöyle ki; Orhan Atalay, AKP Ardahan mitinginde 5 Mayıs 2015 günü yaptığı konuşmada freni boşalmış kamyon gibi üzerimize geliyor. Bu hırsı anlamak mümkün ancak kabullenmek mümkün değil.


    Ne diyor Sayın Atalay; “2002 öncesi Türkiye’yi biz ‘Eski Türkiye’ diye tanımlayıp, ayaklar altına aldık, O,  Eski Türkiye’de siz değerli insanların dini yasaktı, dili yasaktı, düşüncesi yasaktı…”


    Peki kast edilen nedir? 12 Eylül rejiminin getirdiği kimi yasakların içinde bunlar da var doğru, ama Orhan Atalay bize bunu söylemiyor. Demiyor ki “12 Eylül 1980 rejiminin yasaklarını ayaklarımızın altına aldık”, 2002 öncesi tüm TÜRKİYE TARİHİNİ suçluyor.


    Mevcudu beğenmemek, kendisi iktidar olsa bile kendisini de yeterince beğenmemek ilericilerin kimyasında var. İlerlemenin doğasında var. Bu satırların yazarı da kendini ilerici-ilerlemeci saymaktadır ve toplumsal düzenle-yaşamla ilgili olarak, hiç olanla yetindiği görülmemiştir. Ancak, Orhan Atalay’ın tümüyle ayaklar altına aldığı ve dili-dini-düşüncesi yasak edilmiş saydığı ülkeye, Ardahan’ın vatan parçası diye katılması Türkiye Devleti’nin fiili kurulmasından sonra olmuştur. Öncesinde mevcut devlet-hanedanlık ise Ardahan’ı terk etmişti, Rus Çarlığı’na savaş tazminatı olarak MASADA vermişti! Bu gerçeğe rağmen, ESARETE rağmen dilini-dinini-düşüncesini terk etmemiş, Çarlık Rusyası tarafından konulmuş yasaklar varsa da bu yasağa uymamış bir topluma, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ Mİ YASAKLADI dilini, dinini, düşüncesini? Rus Çarlığına esarete rağmen benliğini koruduğunu, düşüncesinin kaybolmadığını Ocak 1919’daki Ardahan Kongresiyle göstermiş bir yöreye söylenen söze ne diyeceğiz?


    Esarete ve 12 Eylüle rağmen, Ardahan’ın Türkü Türk, Kürdü Kürt, Türkmeni Türkmen, Yerlisi Yerli, Terekemesi Terkeme olarak yaşamış ve bir biriyle dünür olmuş, kirve olmuş, bir birinin cenazesini kaldırmış, bir birinin toyunda halay çekmiş, türküsünü söylemiş. Ve hala da öyledir. Bu topluma tarihine küfürle-nefretle bakmasını öğütleyemezsiniz!


    Madem 2002 öncesi her şeyimiz yasaktı, siz bu benliğinize 40 yaşından sonra bir günde mi kavuştunuz, zembille mi geldiniz?



    Bu kadar hırs, bu kadar kendini inkâr, bu kadar toplumuna yabancı, bu kadar Cumhuriyet karşıtlığı ancak bir insan ‘dönme’, ‘devşirme’ olursa anlaşılır olabilir. Yani kraldan çok kralcılık, Ardahanlı birine hiç mi hiç yakışmıyor.


    Dün kitap yazacaksınız “Doğu Batı Kültüründe BİRLİKTE YAŞAMAK” üzerine felsefe sahibi olduğunuzu söylemiş olacaksınız, bu gün bizimle birlikte yaşamak istemediğinizi bağıracaksın!


    Ha diyeceksiniz ne kitabı? Sanırım doktora tezini genişleterek yayınlamış ve dikkat çekici bir yayıncıdan; Kurucusu ve Onursal Başkan Fetullah Gülen olan bir vakfın, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfının yayınları arasında çıkan kitabında Orhan Atalay, Müslümanların diğer dinlerden olanlarla birlikte yaşamalarının felsefi ve tarihi ve dini temelleri üzerine ciddi bir çalışma yapmış.


    Siyasete girince yavaş yavaş bozulmuş görüyoruz kendisini. Örnek mi?


    Tarihi sırasıyla yaklaşımlarının nasıl değiştiğine bakalım;


    Kitaptan iki yıl sonra;


     


    1-  Atalay; “Ardahan’da tarih yazmak için yola çıktık”


    19 Mayıs 2011





    “Tarih yazmak için çıktık bu yola. Bugüne kadar siyasetten bu millete kim hizmet etmişse Allah ondan razı olsun. Çünkü bu millete hizmet etmenin yolu siyasetten geçer. Siyasetin dışında da başka bir yol yoktur…”



    Her ne kadar siyaset dışında millete hizmeti önemsemiyorsa da gayet olumlu bir başlangıç görünüyor değil mi? Ilımlı bir dile ve tarihe olumlu anlamda katkı için geldiklerini ve tarihte kalanlara müteşekkir olduklarından bahseden yumuşak bir dil! Bu tutuma sevinen bir hemşerimiz, Hakan Çapan şöyle bir yazı yazıyor;


     


    “HAKAN ÇAPAN


    1 Haziran 2011


    Ak Parti Ardahan milletvekili adayı Prof. Dr. Orhan Atalay’ın seçim konuşmalarından birisini dinleme fırsatım oldu. Konuşmalarını can-ı gönülden dinledim ve dinledikçe Cenab-ı Hak’ka şükrettim.


    “Hiçbir bilgi derinliği olmadığı için, mecburen ‘‘Ben sizi seviyorum’’ ‘‘Ben sizin hizmetkârınızım’’ diyerek başında bulunduğu halkın 20 yılını yiyen siyasilerden sonra, Egosu olmayan, siyasi kimlik elde edip zengin olma hırsı bulunmayan, donanımlı bir akademisyeni siyaset sahnesinde görmek ve O’nun seviyeli konuşmalarını dinlemek insanı ziyadesi ile mutlu ediyor.”



    Hakan Bey, şimdi kendilerinin karşısında aday, fazla söze gerek var mı acaba, şimdi ne düşünüyor diye?!


    Ancak aradan çok geçmeden, seçimin arifesinde bir değişik ses çıkıyor Orhan Atalay’dan, sanki gerçek Orhan Atalay’ı biraz daha ele veriyor gibi; hoş görü dilinden çok nefret dili, ötekileştirmeden ötekini kabullenme dili yerine, kasıtla öteki yaratma dili;


     


    2-  Atalay: Ardahan 12 Haziran’da ‘AK Parti’ diyecek





    11 Haziran 2011


    CHP’nin yalan ve iftiralarla siyaset yaptığını, MHP ve Bağımsız adayın ırkçılık üzerine siyaset yaptığını açıklayan Atalay; “Ardahan halkı meydanları doldurarak bu şer ittifakınaprim vermediğini ortaya koymuştur” dedi.



     


    Devam edelim; İlk milletvekili seçildiğinden bir gün önce ağılı bir dil kullanan Orhan Bey, aradan yaklaşık bir buçuk yıl geçince artık kendini daha fazla ifade etme gereği duyuyor ve rüştünü, zamanın başbakanında denemek istiyor;


    3-  BAŞBAKAN FENA FIRÇALADI!


     


    5 Kasım 2012 Pazartesi Urfa Haber


    Atalay, seçim bölgesine ilişkin taleplerini ve sorunlarını sıralarken Erdoğan’a, “Sizin milliyetçi söyleminiz bölgede bizi sıkıntıya sokuyor” eleştirisinde bulundu. Atalay’a, “Benim hangi milliyetçi söylemim?” diye soran Erdoğan, milletvekilinden “milliyetçi söylem” olarak nitelendirdiği ifadelerine “örnek” vermesini istedi. Atalay’ın, “Tek devlet, tek millet, tek dil, tek bayrak, tek din” açıklamasını anımsatınca Erdoğan’ın, “İlahiyat profesörüyüm diyorsun ama sen daha benim ne dediğimi anlayamamışsın” tepkisini gösterdiği öğrenildi.


    http://www.urfahaber.net/haber/basbakan-fena-fircaladi-12185.html Haberi,  Ardahan dışı bir kaynaktan vermemin özel bir amacı var, anlaşıldığını umarım. Haber Ardahan’da da duyuldu ve genel kanaat, artık Orhan Atalay’ın Tayyip Erdoğan tarafından üstünün çizildiği yönündeydi.


    Ancaaaaaak, aradan bir yıla yakın bir zaman geçti ve bu sefer başka bir deneme yaptı, değişik bir rüşt ispatı için ve şöyle bir çıkış yaptı Orhan Atalay;


     


    4-  AK Partili Orhan Atalay dershaneleri KCK’ya benzetti


    27.11.2013


    “Nasıl ki devlet içinde KCK bir paralel yapılanmadır. Dershaneler de öyle oldu. Bir tür paralel yapılanma hâline geldi”



     


    “Paralel” nitelemesini ilk kullanan oldu kendileri. Yani isim hakkı Orhan Atalay’a ait. Merak ediyorum, bu tabir 17-25 Aralık 2013 operasyonlarından bir aya yakın bir süre önce kullanılmamış olsaydı, bu operasyonları yapanlara ne denirdi? Yani katkı küçümsenemez!


    1994’te kurulan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın Birlikte Yaşamak, Medeniyetler İttifakı gibi konuları işlediği bir dönemde, Fetullah Gülen’in Papa ile görüştüğü bir dönemde, Tayyip Erdoğan’ın İspanya Başbakanıyla birlikte Medeniyetler İttifakı toplantıları organize ettiği bir dönemde, benzer içerikte ve BİRLİKTE YAŞAMAK adında kitabını (1999),  yayınlayan guruba-cemaate karşı, Başbakan Erdoğan’dan yediği “fırça”nın izini silmek için mi, Gülen Cemaati’ne karşı,  içinden çıkmış biri olarak mı bu nitelemeyi kullandı acaba Orhan Atalay?


    Bu çıkış malum tartışmanın, bir yıl önceki “fırça”nın izini silmiş mi oldu acaba?


    O süratle harekete devamdan mı kaynaklanıyor acaba, bizi esaretten kurtaran tarihe hakaret cüreti?


    İstemememize rağmen, muhtemelen 8 Haziranda vekil olabileceklerden biri Orhan Atalay. Böyle bir zihniyetin seçilmesini istemeyiz, ama, ola ki bu gerçekleşti, biz kendisini gözden geçirmesini ve daha “mülayim” olmasını ve daha ileri bir Cumhuriyet arzulamasını dileriz, daha geri bir saltanatı değil!


    Özgür yurttaş olmak, padişahın kulu olmaktan iyidir. Yoksa Orhan Atalay Prof. ve vekil olmayı hayal bile edemezdi. Cumhuriyet değerlidir, daha da değerli hale gelmelidir. Bizim çabamız ve düşüncemiz bu yöndedir.


    Küçük bir özel not; Amcazadelerim, Çıldır’dan, yaklaşık 150 yıl önce Göle’nin bir Kürt köyüne yerleşmişler. Kim asimile etti demiyoruz… Her hangi bir Göleli kadar Türk, En az Orhan Atalay kadar Kürt. Hiçbir itirazımız olamaz. BİRLİKTE YAŞAMAK VARKEN…









    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







      

  • İMAMOĞLU'NDAN ARDAFED'E ZİYARET SÖZÜ!..





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Ülkenin en büyük metropolünün her köşesine Ardahan ismini yazdıran ve Bir milyonun üzerinde insanın ziyaret ettiği 1. Ardahan Tanıtım Günlerinin yapılmasına katkı sunan, yine İstanbul’un Avrupa ve Asya yakasında 2. ve 3. Ardahan Günleri, Ardahan Bal Festivali, bu yıl vatan toraklarına katılışının 100. yıl dönümünü kutlayacak olan Ardahan’ın Kurtuluşu, 23 Şubat Günleri ve Etkinliği, İş insanları buluşması, Ardahanlı kadınların bir araya gelmesi, Ardahanlı gençler arasında futbol turnuvalarının düzenlenmesi, Anıtkabir başta olmak üzere önemli bir çok ziyaretler ardından İstanbul, Ankara, İzmir, Ardahan’da toplantılar yapan, Üniversite öğrencilerine 2 kez burs katkısı sunan, İstanbul ve Kocaeli Dilovası’nda Ardahanlı Belediye Başkanlarının yanı sıra bir çok meclis üyesinin yerel idarelerde etkin olmasına karınca kararınca katkı sunan ekibin başında bulunan ARDAFED Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz bu kez ARDAFED’in kurucu üyesi olduğu Anadolu Konfederasyonu Başkanı Yusuf Tuncel ve ANAKON Yöneticileri ile birlikte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu makamında ziyaret etti.


    Ardahan’ı anlatan 4 kitap, dergi ve bir de rapor sunarak, 39 İlçesinin 3’ünün Ardahanlılar tarafından idare edilen İstanbul’un başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ARDAFED’e davet etti.




    Yoğunluk ve yıllardır birikmiş sorunlar dolayısıyla zaman bulmada sıkıntı yaşadıklarını belirten ama Şişli’ye geldiğinde mutlaka ARDAFED’i kesinlikle ziyaret edeceğinin sözünü veren İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ARDAFED’in yönetiminde olduğu ANAKON’un çalışmalarını yakından takip ettiklerini ve ANAKON başta olmak üzere tüm stk’lara gerekli ziyaret ve katkıları sunmak için kurdukları İBB Sivil Toplum Örgütleri Genel Koordinatörlüğü olarak gerekenleri yapmaya çalıştıklarını da belirtti.




    ARDAHAN’ DA ZİYARET EDECEK..


    Bir süre önce kendisini ziyaret eden Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir ile Ardahan’a yönelik bir projelerinin de olduğunu belirten ilk imkanda Ardahan’a da gideceğini belirten İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun misafirlerine yakın ilgisi dikkat çekti.



    DEVA EDİRNE’DEN ARDAHAN’A DERMAN OLACAK..


    arşiv haber 08/02/202 tarihli haber


    ARDAFED BAŞKANI, GAZETECİ FAKİR YILMAZ, İBB BAŞKANI İMAMOĞLU’NU DA MAKAMINDA ZİYARET EDECEK.. Yarın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile makamında görüşecek olan Ardahan Dernekler Federasyonu ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz ARDAFED’e komşu olan Demokrasi ve Atılım Partisi İstanbul İl Başkanı M. Gürol Ayan’ı İl Başkanlığında ziyaret edip hayırlı olsun dileklerinde bulundu.


    Başta İstanbul’da olmak üzere ülkenin genelinde hızla örgütlenmeye gittiklerini belirten DEVA Partisi İstanbul İl Başkanı M. Gürol Ayan yaptığı açıklamada, Atatürk Oratoryosundaki şiir gibi ve eski bir stk’cı olarak tüm Sivil Toplum Örgütlerinin de içinde olduğu 81 vilayetle birlikte yani Edirne’den Ardahan’a kadar herkesi bir çatı altında toplayıp, ülkenin kanayan yaralarına derman olmayı hedeflediklerini belirtti 

    Ardahan’ı anlatan, Ardahan Dernekler Federasyonun çalışmalarını aktaran Gazeteci Fakir Yılmaz’ı dinleyen ve tüm Ardahanlıların ezberlemesini isteyen DEVA Partisi İstanbul İl Başkanı M. Gürol Ayan, Alto Korosunun Atatürk Oratoryosunda seslendirdiği şiirin ilk kıtası olan ‘Edirne’den Ardahan’a bir toprak uzanır, Boz kanatlı üveyikler üstünden uçar,,, Ardahan’dan Edirne’ye kadar, Edirne’den Ardahan’a kadar.’ satırlarını okuyarak hedeflerinin Edirne’den, Ardahan’a derman olmak olduğunu belirtti.

    İstanbul Şişli’de bulunan Ardahan Dernekler Federasyonuna komşu olan DEVA İstanbul İl Başkanlığına yapılan ziyaret için ARDAFED Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz’a teşekkür edip, ARDAFED aracılığı ile tüm Ardahanlılara selamlarını ileten DEVA Partisi İstanbul İl Başkanı M. Gürol Ayan müsait bir zamanda kendilerinin de Ardahan Dernekler Federasyonunun da aralarında oluğu tüm stk’ları ziyaret edeceklerini belirtti.



    Fakir Yılmaz Ekerm İmamoğlu’nu Ziyaret Edecek..


    ARDAFED’in Genel Merkezininde bulunduğu Şişli’de İstanbul İl Başkanlığını açan ve ARDAFED’e komşu olan DEVA Partisi İstanbul İl Başkanlığını ziyaret edip, hayırlı olsun dileklerinde bulunan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Fakr Yılmaz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nuda makamında ziyaret edecek.


    ARDAFED’in kurucu federasyonu olan ANAKON Yönetiminin İBB Başkanına yapacağı ziyarette bulunacak olan ARDAFED/AGC Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz 3 Ardahanılın partisinde Belediye Başkanı olduğu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na Ardahan ve Ardahanlılar hakkında bir dosya sunacağı öğrenildi.



    SENARYO HAZIR..


    Üç milletvekilinin CHP’den istifası ardından İnce’nin de istifa edip, yeni bir parti kurma çalışmalarını sürdürdüğü, Şişli’den reyting yaptıktan sonra, uzun süre oturduğu koltuğunu önce İnönü’ye ardından hemşehrim Muammer Keskin’e kaptıran Sarıgül’ün ve İstanbul/Şişli’de bulunan benimde başında bulunduğum stk, ARDAFED’e komşu olan, İl Başkanını ziyaret ettiğim DEVA, Gelecek gibi diğer bir çok kişinin yeni partiler kurduğu ülkede her an ya da zamanında yapılacak bir seçimde MHP, BBP destekli iktidarı değiştireceklerini sananlar 2016 yılında ele aldığım yazımı okuduklarında acaba az da olsa bu değişimin nasıl olacağını anlatabilirler mi, bilmem ama ben hala 8 yıl önce yazdığım ve hala oynandığına inandığım filmin senaryosunun da  hazır olduğunu düşünenlerdenim..

    Çünkü 8 yıl önce yazdığım gibi bu senaryoyu muhalefet değil, iktidarın hazırladığını ve hep B planı olarak cebinde olmazsa da rafta beklettiğini görüyorum, 17 yıllık iktidarın yazımın yazıldığı yıldan bu yana nasıl olup iktidarda kaldığını düşündükçe..

    Evet, sizin de bir kez daha okumanızı ve bugüne derlemenizi istediğim ‘Yeni Senaryo gerek’ başlıklı yazımın nasıl olup, ‘Senaryo Hazır’ başlığı ile yeniden yayınlandığını düşünüp, derleyip, bugün yaşananları gözden geçirip, değerlendirmeniz umuduyla işte 8 yıl önce bugünü anlatan o yazım diyerek..



    YENİ BİR SENARYO GEREK..


    Sizlerin de dikkatini çekiyor mu bilmem ama bitmesine birkaç gün kalan şu 2016 yılında ortaya konulan senaryolar Amerika’nın filim üreten fabrikası Hollywood’da bile gerçekleşmemiş ve filme çevrilmemiştir..

    Çünkü 2016 yılı içinde ortaya konulan onca senaryo ve film hepimizi bir hayli yorup, tedirgin etse de sonuçta film ve senaryo olduğunu görüp, bir oh çekerek 2017 yılına yeni umutlar ile adım atıyor gibiyiz..

    Evet 1 Ocak 2016 yılından itibaren şöyle bir yılı değerlendirmeye gidecek olursak gerçekten senaryo ve onca filmlerin oynandığı ve en önemlisi mevcut hükumet ve de onun anlayışının iyiden iyiye yerini sağlamlaştırdığını görmek mümkün..

    Çünkü ortaya konulan senaryo ve filmler ile önündeki engelleri tek tek kaldırıp, işi Atatürk’ün heykellerini kaldırmaya kadar getiren yönetim anlayışının tek engeli kaldı oda; HDP’lilerin hapse gönderilmesine izin veren CHP’nin boş anayasa çırpınışlarını da aşıp, getirmeyi hedeflediği başkanlık sistemidir..

    Bana göre olağanüstü bir durum yaşanmazsa ve bugünlerde ortada olmayan ama dünyaya hükmeden, dünya politikasına yön veren ABD’nin gelecekteki planları konusunda Pentangon’dan ders alan Trump dokunmazsa ya da sol denilen kesimin el birliği yaparak, bir araya gelip, güçlü bir muhalefet çıkarmazsa en az bir 15 yıl daha iktidar da kalacağa benzeyen şu anki yönetim anlayışının getireceği başkanlık sitemi ile ömrünü uzatıp, 2023 hedefine ulaşacağı da diğer bir gerçektir..

    Çünkü ortaya konulan senaryo ve filmlerin havuz medyasının da katkısıyla toplumu olağanüstü bir değişime doğru götürdüğü ve bu değişimin sonucu birilerinin önü her geçen gün açılmaya, temizlenmeye devam etmekte..

    Kısacası vizyona girecek olan yeni senaryo ve oynanmaya devam edecek olan filmlerle ‘durmak yok yola devam’ denilmeye devam edecek gibi..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    BABACAN ARDAHAN’A GELİYOR..


    arşiv haber 25/11/2020 tarihli haber/yorum


    KURA KARARI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ.. Kısa bir süre önce kurulmasına karşın ciddi bir muhalefet sergileyen tutumu ile siyaset alanında aranan parti konumuna gelen Demokrasi Atılım Partisi DEVA Genel Başkanı Ali Babacan Ardahan’a geliyor.



    Candar Yılmaz’ın birçok yüksek okul mezunu Ardahanlı ile birlikte kurduğu ve Ardahan İl Başkanlığını yaptığı DEVA Partisini ziyaret eden Gazeteci Fakir Yılmaz birçoğu üniversite mezunu ve genç insanlardan oluşan DEVA Partisi Ardahan Merkez İlçe Yönetiminin bir hayli iddialı olduğu görüldü.


    Genel Başkanları Ali Babacan’ın önümüzdeki ay yani 2 Aralık’ta Ardahan’a gelerek esnafları ziyaret edeceğini belirten DEVA Partisi Ardahan İl Başkanı Candar Yılmaz genel başkanlarıyla birlikte ziyaret edecekleri Ardahan esnaflarının sorunlarını dinleyip, ulusala taşımayı hedeflediklerini belirtti.


    Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Ardahan İl Başkanı Candar Yılmaz, 2 Aralık 2020 Çarşamba günü Genel Başkan Ali Babacan’ın Ardahan’a geleceğini söyledi.


    Aralık ayının ilk haftasında Demokrasi ve Atılım Partisi Kars 1. Olağan Kongresinin yapılacağını duyuran Başkan Yılmaz: “Türkiye’de ilk kongreyi Ardahan yaptı. Genel Başkanımız Kovid-19 nedeniyle karantinada olduğu için Ardahan İl Kongremize katılamamıştı. Ancak Genel Başkanımız Ali Babacan, Türkiye’de 81 ile gitmek için programına aksatmadan devam ediyor. Genel Başkanımız Sayın Babacan, Kars İl Kongresine katıldıktan sonra Ardahan’a gelerek esnafı ziyaret edecek ve ilin kanaat önderleri ve STK temsilcileriyle ilimizin sorunlarını istişare edecek. Genel Başkanımızı karşılamak için hazırlıklarımız başladı ve heyecanlıyız” dedi.



    KURA KARARI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ..


    Demokrasi ve Atılım Partisi Ardahan İl Başkanı Candar Yılmaz, Kura Nehri’nin yönünü tünellerle Karadeniz’e aktarmak için yapılacak Beşikkaya Barajı’nın Ardahan için büyük bir ihanet olacağını ileri sürdü.


    Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Fakir Yılmaz, Küresel Gazeteciler Konseyi Ardahan İl Temsilcisi Özkan Karakaya, Gazeteci Selmi Yılmaz ve Çevre Mühendisi iş insanı Alper Öztürk, Demokrasi ve Atılım Partisi’ni ziyaret ederek Deva İl başkanı Candar Yılmaz ve Merkez İlçe Başkanı Aşkın Yıldız’a hayırlı olsun temennisinde bulundular. Ziyarette genel gündem Kura Nehri oldu.


    Ardahan üzerinden Gürcistan ve Hazar Denizi’ne dökülen Kura Nehri’nin suyu ile ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Yılmaz, Kura konusunda Ardahanlıların kenetlenmesi gerektiğini belirtti. Yılmaz: “Bu sorun hepimizin ortak sorunudur. Kura giderse Ardahan biter. Uyanmalıyız, doğa katliamıyla birlikte yapılan baraj ve HES’ler Ardahan’a ciddi zarar veriyor. Bir de Ardahan ovasından geçen Kura Nehri’nin yönünü değiştirmek kesinlikle çok yanlış bir projedir” dedi.  


    BU KARAR, ARDAHAN’IN TARIM POLİTİKASININ OLMAYACAĞI ANLAMINA GELİYOR


    Kura Nehri ile ilgili alınan kararın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çeken Başkan Yılmaz, “bu işin sorumluları her kimse mutlaka haklı bir sebep açıklamalı, ya da engel olmalıdır. Kura Nehri’nin başka taraflara yönlendirilmesi gelecekteki tarım politikalarının ilimizde olmayacağı ve bununla ilgili bir planlamanın olmadığının işaretidir. Dünyadaki ülkeler, kendi derelerinin ve nehirlerinin yapısını bozmadan daha çok güneş ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarını tartışırken, Doğu’dan Karadeniz’e nehir akıtmak akıl işi değildir. Bu karar, su kaynaklarının düzenini bozacaktır. Biz bu karara karşıyız. Kura Nehri, bölgemizin tarımı için önemli olduğu kadar, balıkçılık sektörüne de zarar verebilir. Bir ilin doğal hakkını diğer bir ile yönlendirmek ülkenin menfaatine olabilir ama o ilinde rızasını almak lazım” ifadesini kullandı.






    Arınç Davutoğlu, Babacan’a Gitmeli..


    Kürt sorunu yoktur varsa oda benimdir’ diyen Başkan Erdoğan’ın Kürtlerin neredeyse Başkan yapacağı ama sen misin ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ dediği için bedelini hapse atılma ile ödeyen Selahattin Demirtaş’ın Devran’ı okuyan Bülent Arınç’a  Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden ‘istifan yetmez indiğin trenden yani partiden uzaklaş’ dediği son konuşmasından daha iyi anlıyoruz.


    Başkan Erdoğan gibi Arınç’ın oğlunun da babasını çürüten bir çıkış ile “Bu denizde tek bir gemi, tek bir rota ve tek bir reis var” deyip, babasının partide kalmasının çok da etik olmayacağını ima etmesi ile Arınç’ın bundan sonraki atacağı adımını bekleyeceğiz.

    Çünkü bugün Arınç’a karşı konulan tepkinin daha önce alenen olmazsa da kapalı kapılar ardından eski başbakan, Arınç gibi eski bakanlar olan Davutoğlu’na, Babacan’a ve cenaze törenine giden ve hakkında soruşturma başlatılan eski Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu’na olduğu gibi daha nice AK Partili kuruculara karşı ortaya konulmuş ve bir çoklarının AK Parti’den ayrılıp, DEVA, Gelecek Partisi adlı iki partinin kurulmasına kadar gitmişti.




    Şimdi sıra Arınç’ta ve onun durumunda olanlarda diyerek Arınç’ın kendisinin de anlamadığı ve neye yaradığı çok da anlaşılmayan kurul üyeliğinden isitfa ile yetinmeyip, kurucusu olduğu AK Parti’den ayrılıp, Davutoğlu’na ya da Babacan’a veya onların ikisininde bir araya geldiği, MHP’den ayrılarak, İYİ Partiyi kurup, CHP ve diğer partilerle kurduğu diyalogla kısa sürede %13’lere çıkan Akşener’e gitmeli derim.

    Gitmeli ki, gidip, gitmeme arasında kalanları yüreklendirip, varsa gücü kendisi gibi AK Parti’den gitmek isteyen, gönderilmek istenenleri arkasından alıp götürmeli, götürdüğünü de ortaya koymalı.. Bunların arasına “Bu denizde tek bir gemi, tek bir rota ve tek bir reis var” diyen oğlunu da katabilecek mi bilmem ama ya da kenara çekilip, torunlarına bakmalı derim.

    Nasılsa reis yani başkan siz olmazsanız da ben tek başıma kalsam da Kürt sorunu denen sorununda içinde olduğu ülkedeki, Avrupa’daki, Amerika’daki gelecek sorunlarında içinde olduğu tüm sorunlarını çözecek zaman için 18 yıl yetmezse de 2023’e kadar bana Bahçeli yeter diyor..


    DEVA ARDAHAN’A DEVA OLMAYA ADAY!


    arşiv haber 19/09/2020 tarihli haber/yorum


    Eski Bakanlardan Ali Bababca’ın Genel Başkanlığını, Candar Yılmaz’ın İl Başkanlığını, Gazeteci meslektaşımız Özkan Karakaya’nın Başkan Yardımcılığını üstlendiği DEVAPartisi İlk Kongresini Ardahan’da yaptı. Ali Babacan liderliğinde kurulan ve Türkiye’de 72 ilde teşkilatlanan Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) ilk Olağan İl Kongresini Ardahan’da gerçekleştirdi. Tek listeyle kongreye giden Candar Yılmaz, delegenin tüm oylarını alarak Demokrasi ve Atılım Partisi Ardahan İl Başkanı seçildi.


    DEVA KONGRESİNE YOĞUN İLGİ



    Kuzey Yıldızı Oteli Toplantı salonunda yapılan Ardahan 1. Olağan kongresine Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkan Yardımcısı Dr. Medeni Yılmaz, İş adamı Müsiad Kurucu Başkanı Orhan Orhan Gökdemir, Deva Erzurum başkan Vekili Emre Okumuş, Deva Iğdır Kurucu İl Başkanı Yusuf Aslan, Kars kurucu il Başkanı Av. Güven Özen, Artvin Kurucu il Başkanı Hilmi Yazıcı, CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan, CHP Merkez İlçe Başkanı Kadir Sinan Onay, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birlik Başkanı Yılmaz Kaya, Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Asim Özer, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkan Vekili Deniz Özer, İleri Demokrasi ve Ufku Açıkların Sesi Lideri Cihan Çoban, Yeniden Refah Partisi Ardahan İl Başkanı Caner Çoban ve Teşkilat Başkanı Volkan Bozkurt, Deva Göle İlçe Başkanı Süleyman Demir ve Yönetim Kurulu üyeleri ile partililer ve vatandaşlar kongreye katılarak yoğun ilgi gösterdiler.






    Kongre öncesi Deva Partisi Ardahan İl ve Merkez İlçe teşkilatı yöneticileriyle esnafı ziyaret eden Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkan Yardımcısı Dr. Medeni Yılmaz, esnafa hayırlı işler diledi ve sorunları dinledi. Vatandaşlar ve esnaflar, Deva Partisi’ne yoğun ilgi göstermesi dikkatlerden kaçmadı. Ardahanlı ünlü ozan, Osman Uygur ise, Deva Lideri Ali Babacan için şiir okudu.



    Aşkın Yıldız’ın Divan Başkanı olduğu Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) 1. Olağan Kongresinde Divan Katip Üyeliklerine ise Kadir Uygur, Şermin Yılmaz ve Ebru Tekin oy birliğiyle seçildi.  Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunması ardından Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan’ın mesajını parti sekreteri Gamze Avşar tarafından okundu.



    GENEL BAŞKAN BABACAN’IN MESAJI YOĞUN ALKIŞ ALDI



    Yaşanan pandemi nedeniyle Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) 1. Olağan Kongresine katılamayan Babacan, mesajında şu ifadeleri kullandı:



    Değerli yol arkadaşlarım, sevgili kardeşlerim. Sizleri muhabbetle selamlıyorum. Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Ardahan 1. Olağan Kongremiz hayırlara vesile olmasını diliyorum. Aylarca süren hazırlık döneminden sonra partimizi kurduk. Türkiye’nin geniş kesimlerini temsil eden Kurucular Kurulumuzu, evrensel ve ahlaki normlara sahip, işini iyi yapan, ehil insanlardan oluşturduk. Ülkemizin çok farklı kesimlerinden gelen, çok sesli, geniş temsiliyeti olan ve ortak akılda buluşan bir ekip olduk. Türkiye’nin tüm sorunlarına ve yönetim alanlarına değinen parti programımız geniş bir ekibin katılımı ile hazırlandı. Parti tüzüğümüz ise siyasi partiler kanunun izin verdiği en geniş ölçüde parti içi demokrasi ve katılımcılığı esas alarak kaleme alındı. Zor bir dönemde, bizleri yeni bir siyasi hareket başlatmaya yönelten temel sebepler; ülkenin kötü yönetilmesi ve kötüye gidiş karşısında toplumun her kesiminden gelen talepler ve Aziz milletimizin açık ve ısrarlı daveti oldu.  Hepiniz çok iyi bilirsiniz ki, bir ülkede sorunlar ve kaygılar karşısında bir şey yapılmaz, susulur, sadece izlenilirse olacaklardan herkes sorumlu olur vebal altında kalır. Biz de, kötü gidişata karşı susmadık, susamadık. Karar verdik, arkadaşlarımızla Deva Partimizi kurduk. Kadrolarımız sizin gibi arkadaşlarımızın katılımı ile her gün büyüyor.  Bir ülke düşünün ki, her geçen gün sorunlar artıyor, yönetime karşı güven sarsılıyor, ehliyet ve liyakata değer verilmiyor; temel hak ve hürriyetleri yok sayılarak demokrasi ve özgürlük alanları sık boğaz edilmiş, Yargı; halka değil talimatlara hizmet eder olmuş, denge ve denetim yok olmuş ve güçler ayrılığından söz edilemiyor; tutarsız, şeffaflıktan uzak, güven vermeyen ve istikrarı sağlayamayan bir ekonomi yönetimi var, eğitim sistemi yazboz tahtasına dönüştürülmüş, bu ülke içine kapatılmış, yakın coğrafyada sözü tükenmiş, dünyada itibarsız ve yalnız bir ülkeye dönmüş, ülke güvenliği sadece katı güvenlikçi politikalarla sağlanmaya çalışılıyor.


    Böyle bir ülkenin iyi idare edildiğinden söz edilebilir mi? Bütün olumsuzluklara rağmen, Ülkemizde çözümü olmayan sorun yoktur. Sorun varsa çözüm de mutlaka vardır. Siyasi hareketimizin temel özelliklerinden biri, sadece değişik toplum kesimlerinden yükselen itirazları seslendirmek değil, beklentilere karşılık verecek, ikna edici çözümleri de ortaya koymaktır.  Türkiye toplumunun, farklılıklarını ve doğal taleplerini gözardı etmeyen; çatışmacı, ayrıştırıcı,  ötekileştirici öfke dilinden uzak duran; Kuşatıcı, uzlaştırıcı, çoğulcu, katılımcı, rasyonelliği vicdan akıl ve bilimle harmanlayan, sahici bir söylemle politika yapacağız.  Partimizin her kesim ve herkes için söyleyeceği sözü vardır, ancak en çok da kadınlarımız, gençlerimiz ve çocuklarımız için çaba göstereceğiz. Kadının siyasi ve ekonomik hayata hak ettiği seviyelerde katılımı öncelikli hedeflerimizdendir. Gençlerimize hak ettikleri şekilde özgür, müreffeh bir hayatı, adil bir gelir paylaşımını sağlayacağız.  Barış ve kardeşlik ortamını güven ve huzur ikliminde geliştireceğiz.  Ümit siyaseti yapacağız. Korku siyasetine tamah etmeyeceğiz. Kimlik ve bölge siyaseti yapmayacağız. Kutsallarımızı siyasete alet etmeyeceğiz. Sorunlarımızı daha fazla demokrasiyle çözeceğiz. Fedakarca çalışmalarınız sayesinde koronavirüs salgınına rağmen ülkemizin tamamında örgütlenmemizi tamamlamak üzereyiz. Genel seçimlere katılım şartını karşılamak üzere de kongrelerimizi yapıyoruz.  Her türlü engele rağmen, inanç, azim ve kararlılıkla yürüttüğünüz çalışmalardan dolayı hepinize gönülden teşekkür ediyorum. Pandemi döneminde, kısıtlı imkanlarla, zamanla yarışarak yürüttüğümüz bu kongre sürecinden sonra inşallah alanlara ineceğiz.Yapacağımız toplantılarla halkımızın yanında olacağız. Gönül sofralarına oturup dertleriyle dertleneceğiz. Halkımızın her bir ferdine Deva Partimizi ve Türkiye hayalimizi anlatacağız.  Kongremizin tekrar hayırlı olmasını diliyorum. Emeği geçen bütün arkadaşlarımı candan tebrik ediyorum. Görev alacak arkadaşlarımı şimdiden kutluyor, başarılar diliyorum. Kongremize katılan tüm arkadaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.”



    BAŞKAN YILMAZ, SORUNLARI DİLE GETİRDİ



    Daha sonra kürsüye gelen Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Ardahan İl başkanı Candar Yılmaz ise, Ardahan’ın temel sorunları ve pandemi süreci ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.



    Başkan Yılmaz: “Konuşmama başlamadan önce şu anda dünyanın başına bela olan virüsten dolayı şu anda hepimizden çok çalışan sağlık çalışanlarına da buradan teşekkür etmek istiyorum.  İktidardan bizim yaşamamız için ölen sağlık çalışanlarının şehit kabul edilmesini istiyoruz. Lütfen Sağlığımız için pandemi kurallarına uyalım. İlimizde Merkez İlçe ve Göle İlçemizin Kongrelerini yaparak İl kongresi yeterliliğini sağlayarak, Genel Merkezimizin bir an önce büyük kongreye gitmesini sağlamak için İl Kongresini yapıyoruz. Yaklaşık iki ay önde bize görev verilmesi ile beraber kurucu heyetteki arkadaşlarımızla yoğun bir çalışma temposu sürdürerek kongre aşamasına geldik. Bugün gelinen noktada İdeolojilerin yıkıma uğradığı söylenebilir. Geçim ve yaşam kaygısının hat safhada olduğu bir dönemde siyaset dilinin sert ve ötekileştirişi olması gelecek kaygılarını daha da arttırmaktadır. Demokrasi ve Atılım partisi tamda bu umutların tükendiği bir dönemde ortaya çıkarak Ülkemize DEVA olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Siyasette geçmişe takılıp kalmaktan sa ileride neler yapabileceğimizin çabasını sarf etmemiz düşüncesi içerisinde olanlardanım. Devamlı sorunları ve yanlışları konuşmayı değil çözüm odaklı çalışarak ileri gitmeliyiz. Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan’ın da dediği gibi,  ‘Biz siyaseti ideallerimiz için yapan insanlarız. Özgürlükler, demokrasi, insan hakları için hayat idealleri, konjonktürel tercihlerimizdir. Bugün ulusalcılık, yaratılan sert söylemler prim yapıyor diye biz bunu yapamayız.’ Ardahan özeline gelirsek mevcut iktidarın hep övündüğü sağlık sisteminin bir parçası olan devlet hastanemizde bir anjiyo bölümü bulunmamakta, giden hastalar Kars veya Erzurum’a sevk edilmektedir. Hastalarımız yolda ölmektedirler. Buna acil bir çözüm üretilmesi gerekmektedir. Genel Başkan yardımcımızın doktor olması münasebeti ile  Deva iktidarında İnşallah sağlık bakanı olarak görmek istiyoruz. Ardahan’ımıza bir anjiyo bölümü istiyoruz. Ardahan kamuoyunun yıllardır bir istemi olan hava alanı bölgede Erzurum’un ve Artvin illerinin bir kısmına ve komşumuz Gürcistan’a da hizmet verebilecek bir konumdadır. Sadece Ardahan’ın nüfusuna bakılarak yapılamaması haksızlıktır. Sadece Rize hava alanında yapılan dolgunun bir kısmı ile burada hava alanı yapılabilir. Bu kışı burada yaşayarak çeken insanlara bunu çok görmemeliyiz. İlimiz son 10 yılda göç takvimine bakıldığında göç veren iller arasında üst sıralardadır. Okumuş kesimin iş bulamaması ve Devletin bu konuda ciddi önlem alamaması göçü hızlandırmaktadır. İlimizde olan Ardahan Üniversitesinin Bölgenin geçim kaynağı olan hayvancılık olduğundan veterinerlik ve ziraat fakültelerini açarak öğrenci sayısını da arttırmalıdır. İlimiz genelinde tarımcılık hala deden atadan kalan yöntemlerde yapılmaktadır. Tarım makineleri gelişmiş son sistem köylü borçlandırılmış ama meralarında % 50 su olan bir bölgede sulama ve gübreleme yöntemleri devlet tarafından çiftçiye öğretilmemektedir. Tarım Bakanlığı bu konudaki çalışmalarını gözden geçirmeli ve üretime dayalı bir model desteklenmelidir. Ülkemizde kış aylarında tek donan göl olan Çıldır gölümüz yeterince turist ağırlayamamaktadır. Doğu ekspres treninin en azından göl etrafında dolaşacak şekilde uzatılması ciddi katkılar sağlayacağı kanaatindeyiz. Ardahan 1 Ülkeye açılan iki sınır kapısına sahip olan bir olmakla beraber bundan yeterince yararlanmayan da tek ildir. Gürcistan ile Ülkemiz arasında buradaki yerel esnafında yararlanacağı bir serbest bölge yapılması gerekmektedir. Bundan burada yaşayan Esnaf ve sanatkârlarımız yararlanmalıdır. İl Nüfusuna göre marketler, fırınlar, pastaneler, lokantalar ve diğer işletmeler açılmalı, kota sınırlaması getirilerek Esnaf ve Sanatkar korunmalıdır. Kredi Kefalet borçları, banka borçları ve çiftçilerin Tarım Kredi Kooperatiflerinden aldığı borçlar ertelenmelidir” dedi.



    DR. MEDENİ YILMAZ, ÜLKE BASKI VE KORKUYLA YÖNETİLMEZ



    Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkan Yardımcısı Dr. Medeni Yılmaz’da ülkenin sorunlarına değinerek yaşatılan baskı ve korkunun kimseye fayda vermeyeceğini belirtti.



    Deva Partisi’nin ilk kongresinin Ardahan’da yapıldığını açıklayan Yılmaz, “Deva için İlk başlangıç ve ilk kongremizi yapmanın heyecanını yaşıyoruz. Ardahan İl Teşkilatımızı tebrik ediyorum. Buraya gelmeden önce Sayın Genel Başkanımız Ali Babacan ile görüştüm hepinize selam, saygı ve sevgilerini gönderdi” dedi.



    Ülke olarak zor bir dönemden geçtiklerini açıklayan Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkan Yardımcısı Dr. Medeni Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:



    “Savaşla ilgili bir hikaye vardır, bir topçu bataryası muharebenin en kritik noktasında ateş etmeleri gerektiği halde ateş etmiyor ve muharebe kaybediliyor. O bataryanın askerleri yargılanıyorlar ve cezaları onları kurşuna dizmek fakat infaz etmeden önce mahkeme heyeti mürettebatın başındaki askere soruyor niye ateş etmediniz? Siz ateş etmediğiniz için muharebe kaybedildi. Asker diyor ki; efendim ateş etmememiz için kırk tane sebebimiz vardı. Mahkeme heyeti, neymiş kırk tane sebebiniz. Asker, barut yoktu’ diyince mahkeme heyeti dur diyor ve 39 tanesini saymana gerek kalmadı diyor. Barut yoksa elbette ateş edemezsiniz. Şimdi bizde diyoruz ki bizim ülkemizde adalet yok. Adaletin olmadığı yerde hiçbirimiz kendimizi güvende hissedemeyiz, adalet bu işin barutudur. Anayasa Başkanının verdiği bir kararı, ülkenin iç güvenliğinden sorumlu bir kişi çıkıp tanımıyor. Böyle bir düzen olmaz. Biz bu güzel ülkede kardeşçe hep beraber bir arada yaşamak istiyoruz. Özgürlük ve adalet olmazsa olmazımızdır. Bunalardan hiçbirimiz vazgeçemeyiz. Cezaevlerinde dünya kadar gazeteci var, düşünceleri ne olursa olsun hepimizin düşüncesi farklıdır ama mahkeme olmadan yargılanmadan yıllarca kalıyorlar. Bu olmaz bu sürdürülebilir değil, bu topluma nefes aldırmamız lazım. Bu sıkıntılar bizi nereye götürüyor, ekonomik sıkıntılar arkasından geliyor bunları yapamazsanız ekonominizde olmaz. Şuanda ekonomide çok kötü durumdayız, döviz kurunu her gün takip ediyoruz, bu dövizin yükselmesi değil paramızın değer kaybetmesidir. Döviz değer kazanmıyor bizim paramız değer kaybediyor niye değer kaybediyor bunu iyi düşünmek lazım. Yani her gün fakirleşiyoruz. Biz kötü yönetildiğimiz için fakirleşiyoruz.”



    ARDAHAN DEMOKRASİ VE ATILIM PARTİSİ BÜYÜK KONGRE DELEGELERİ

    Candar Yılmaz, Aşkın Yıldız, Özkan Karakaya ve Süleyman Demir



    ARDAHAN MİLLETVEKİLİ NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?!. 


    Evet,  Ardahanlı olduğumdan mı, Ardahan’ı ve Ardahanlıyı iyi tanıdığımdan mı, Ardahan’ın, Ardahanlının öz güveninin farkında olduğu anda önündeki tüm engelleri aşıp, inadına doğruya, inandığına, yanlışa karşı çıkışına ve en önemlisi tüm çakallıklara ve ölümlere rağmen bildiğimden mi bilmem ama ben Ardahan’ın, Ardahanlının, Ardahan’ın doğasında doğup, suyundan, ekmeğinden yetişenlerin bu ülkenin gidişatına yön verenlerin olduğunu iddia etmemden mi bilmem ama öldürülüp, adı da Ardahan’ın bir caddesine verilen Ardahan’ın ilk milletvekilinin neden, nasıl öldürüldüğünü daha iyi anlıyorum niye bu kadar Ardahan dediğimi.. 

    Ama kendi ağaç kurdunun kendisini kemirmesi yani büyüdükçe iğnelerini yanındaki arkadaşına batırıp, öldüren kobuğ olduğunuda sık sık belirttiğim Ardahanlının kendi ağacının içindeki kurdu kendilerinin olmaya devam etmeleri halinde Deli Halit Paşa’nın sonu gibi sonlarla karşılaşacaklarını anlatmaya çalışsam da buna ne gücüm, ne imkânım ne de fesatların, hainlerin benim gibi düşünenlerden daha fazla oluşlarından dolayı etkim olmuyor bir türlü..


    Evet, bu ülkede ilk Kongreyi yapan, İlk Hükümeti kuran, İlk Mavi/beyaz renkteki bayrağı göndere çeken, Cumhuriyet kelimesini dillendiren, ordu olmadan oluşturdukları çetelerle  Komünist Rus sistemine direnen, işgalleri, zulümleri, kara kışı aşan Ardahanlıların en son yerel seçimlerde güçlerini ortaya koyduklarının farkında olmazlarsa da mecliste öldürülen ilk milletvekillerinin neden öldürüldüğünü okuyup, düşünmeleri gerekmez mi?


    Bilmem ama bugün ülke genelinde bir parti bile kurup, genel başkanlık denen önemli bir görevi bile yapabilen Ardahanlıların ‘Güçlü Bir Lobi’ kelimesinin anlatmak istediğini er ya da geç de olsa anlamalarını beklerken birçoğunun bunu anlamayıp, yalnız kaldıklarını ve yolun sonuna gelip, treni kaçırdıklarında suçu kendilerine değil, ”Ah hemşo, ah Ardahan” dediklerinde asıl suçlunun kendileri olduklarını da anlamazlar.

    Örnek mi İstanbul’da 3, Kocaeli ve Çanakkale’de 1’er , Ardahan ve 5 ilçe 1 beldede 7 toplamda  12 Belediye Başkanı, Mecliste 7 milletvekili, saray da 2 danışman, onca siyasi, iş insanı, gazeteci, bürokrat, 3 gümrük kapısı, balı, kaşarı eti, doğası, tarihi, 2 ülkeye komşuluğuna karşın hala neden göç vermesi yetmez mi ve bu güce, lobiye, insana sahip olan Ardahan niye bu durumda diye düşünmekte gerekmez mi?

    Bilmem ama Ardahan’ın ilk Milletvekili olan Deli Halit Paşa’nın mücadelesini ve öldürülmesine kadar giden hayatının kısa bir bölümünü anlatan aşağıdaki metni okuyalım mı? Suyunu içenin çelikleştiği, toprağı kadar can veren bir yanı Kafkaslarda, diğer yanı Karadenizde olan Ardahan’ı, Türk, Ahıskalı, Kürt, Alevi, Terekeme ve kirvesi Şavşatlı Ardahanlıyı bir kez daha anlamak için..

    Evet o işte yazı..



    DELİ HALİT PAŞA

    ALLAH MEKANINI CENNET-İ ALÂ EYLESİN…


    Meclisten cenazesi çıkan kahraman…

    Rusların elinden Kars’ı alan adamdı…

    Soyadı kanunu çıktığında bu yüzden “Karsıalan” ismini aldı…

    Sadece Kars değil, Sarıkamış, Erzurum,

    Nenehatun, Erzincan, Ardahan’ı da almıştı…

    Savaş meydanlarının kahramanıydı…

    Cepheden cepheye koştu…

    Trablusgarp savaşı,

    Balkan savaşı,

    Kafkasya cephesi,

    Kurtuluş savaşı…

    İki tabancası vardı…

    Birine “Namuslu” adını vermişti…

    Onunla düşmana ateş ederdi…

    Diğerine “Namussuz” der onunla savaştan kaçana ateş ederdi…

    Savaş meydanındaki cesaretinden dolayı “Deli Halid Paşa” derlerdi ona…

    1923’te Ardahan mebusu seçildi…

    Halid Paşa, savaş meydanlarında olduğu gibi kürsüde de kükrüyordu…

    Mecliste dönen dolapları ve entrikaları, yolsuzlukları deşifre ediyordu…

    M.Kemal’in çevresindekiler ondan rahatsızdı…

    Kel Ali ve Kılıç Ali başta olmak üzere…

    Mecliste yaptığı bir konuşmada Gazilerin maaşlarının arttırılmasını isteyen Halid Paşa,

    “Bütçede para yok” itirazlarına, mecliste dönen dolapları ifade eden şu cevabı verdi :

    “Ben Kars’ta, Ermeni çetecilerden 70 araba mücevher ve altın alıp Ankara’ya gönderdim, Ne oldu bunlar..?”

    Halid Paşa’nın bu sözleri önce derin bir sessizlik yarattı, Ardından masalara vurmalar ve sonra çıkan tartışma, gürültü, karışıklık ve kavga esnasında vuruldu Halid Paşa…

    Enteresandır Halid Paşa, soğuk meclis odalarından birine yatırılmış, 5 gün tedavi edilir gibi yapılmış ve kurşun yaralarından değil ama zatürree etkisiyle ölmüştü…

    Meclisten cenazesi çıktı Halid Paşa’nın…

    Bu süre zarfında ifadesi bile alınmadı…

    Doktor raporu yayınlanmadı…

    Meclise gelen ama Halid Paşa’yı görmeyen savcı uygun bir zabıt tuttu…

    Olay böylece kapandı gitti…

    9 Şubat 1925’te TBMM’de vurulup, 14 Şubat’ta cenazesi çıkan Halid Paşa, M.Kemal’in yakın çevresindeki adamlar tarafından işlenen böyle bir cinayetin kurbanı oldu…

    Mekânı cennet olsun…


    Not: Bugünkü yazıma kaynak olan eski Ardahan İl Spor Müdürü olan ve şu an Kocaeli’nde İl Spor Müdürlüğünde Şube Müdürlüğü görevini yapan hemşehrim, arkadaşım Metin Çimli’nin Ardahan’ın eski milletvekili Deli Halit Paşa hakkında yazılan bir yazıyı bana göndermesi ve bu durum ardından Sabah Gazetesi Haber Müdürlüğüne atanan meslektaşım Erhan Öztürk’ün yeni görevi etkili oldu.


     



    Amatör ligde heyecan devam ediyor.. Serhat kayıp


    arşiv haber 20/11/2015 tarihli haberler


    Ardahan 1.Amatör futbol ligi kaldığı yerden devam ediyor. 4.haftası oynanacak olan lig, geçen hafta kar engeliyle karşılaşmıştı. Kritik maçların oynanacağı dördüncü haftada şampiyonluk mücadelesi veren takımlar kritik rakiplerle mücadele edecek. Üst sıraların güçlü takımları, orta sıraların güçlü takımlarına karşı mücadele verecek. 3 ayrı stadyumda 6 maçın oynanacağı 4.hafta da en flaş maç, Bağdeşenspor ile Arıspor maçı olarak görülüyor. Diğer karşılaşmaların programları ise şöyle, 



    Cumartesi 10:30 Halil Efendi Sentetik – Hakem : Sercan Şahan

    23 Şubatspor – Senemoğluspor


    Cumartesi 12:00 80.Yıl Stadyumu – Hakem : Doğu Yılmaz

    Ağzıpekspor – Posof Gençlikspor


    Cumartesi 12:30 Halil Efendi Sentetik – Hakem : Hasan Ural

    Kalespor – Tepelerspor


    Pazar 10:30 Halil Efendi Sentetik – Hakem : Doğu Yılmaz

    Bağdaşenspor – Ardahan Arıspor


    Pazar 12:30 Halil Efendi Sentetik Saha – Hakem : Doğu Yılmaz

    Sulakyurtspor – Ardahanspor


    Pazar 12:00 Göle Sentetik Saha – Hakem : Mevlüt Hayta

    Göle Belediye – Damalspor


    .





    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!


     







    Alto Korosu Edirne’den Ardahan’a bir toprak uzanır

    Boz kanatlı üveyikler üstünden uçar,

    Ardahan’dan Edirne’ye kadar

    Edirne’den Ardahan’a kadar.


    Soprano Korosu Kopdağı’nda akan bir çeşme var

    Serçe parmak kalınlığında suyu

    Haram etmiş gece gündüz uykuyu

    Akar da akar.


    Tüm Koro Samsun’un evleri denize bakar

    Sokaklar yosun içinde

    Çaparlar, takalar mavnalar

    Bilyalar gibi suyun içinde

    Bir iner bir kalkar.


    Solo (Alto) İstanbul’dan bir yar sevdim

    Adamı günaha sokar.


    Tüm Koro Savaştepe köprüsünden geçen trenler

    Sel olur İzmir’e akar.


    Solo (Soprano) Güneyde mis kokulu bir ağaç

    Yuvarlak yaprakları ince.

    Yaz gelip de güneş vurunca

    Dallarından bal akar.


    Tüm Koro Bu toprak bizim yurdumuzdur

    Deli gönül yücesine çıkar

    Bir üveyik olur uçar gider

    Ardahan’dan Edirne’ye

    Edirne’den Ardahan’a kadar.


    Solo (Mezzo Soprano) Bir gün kara bulutlar

    Göklerimizde konaklamıştı.


    -II-


    Solo (Soprano) Yaylalar gelip geçiyordu güneyden

    Örtük kara perdeler sallanıyordu

    Utanıyordu Anadolu’dan gelip geçenler

    Milletin yüreği kan ağlıyordu.


    Alto Korosu Askerler gelip geçiyordu güneyden,

    Yaralı, hasta, yorgun askerler.

    Akşam olmuştu, yurda toplanıyordu

    Sağ kalan yiğitler birer birer.


    Solo (Soprano) Analar haber soruyordu güneyden

    Tarlalar kadar, ırmaklar kadar durgun analar.

    Örtük kara perdeler sallanıyordu,

    Utanıyordu Anadolu’dan gelip geçenler.


    Solo (Mezzo Soprano) AMMA KALANLAR ANAYURT’TA

    TOPLANIYORDU.


    -III-


    Solo (Soprano ve Alto) Gökyüzünde kara bulutlar

    Başımıza nerden geldiniz?

    Bizler konukseveriz ama

    Düşmanları sevmeyiz.


    Solo (Alto) Gökyüzünde kara bulutlar

    Harmanlar çürüdü yüzünüzden

    Sizinle görecek işimiz yok

    Gidin üstümüzden.


    Solo (Soprano ve Alto) Mavi değil artık denizlerimiz

    Tarlalar sürülmez oldu,

    Sütü kesildi, davarların,

    Öksüz kaldı bebelerimiz.


    Solo(Soprano) Gökyüzünde kara bulutlar

    Hayın mı hayın

    Bir gün gelir hesabını sorarız

    Buralarda durmayın.


    Solo (Mezzo Soprano) NE BULUTLAR GİTTİ

    NE GÖKLERDEN BİR HABER GELDİ.

    BU SEFER DE MİLLET

    PADİŞAHLARA SESLENDİ.


    -IV-


    Tüm Koro Biz yoksul bir milletiz

    Gözlerimizde solgun ışıklar yanar.

    Nasılsa yenilmişiz bir kere

    Ama uzun sürmez o kadar.

    Biz yüce ümitleri ümid edinmişiz kendimize

    Göreve hazır kızlar, tüy gibi çocuklar,

    Yiğitler ihtiyarlar,

    Bu toprak için yaşıyoruz.

    Yol verin bize.

    Bu toprak bizim yurdumuzdur.

    Deli gönül yücesine çıkar,

    Bir üveyik olur uçar gider, Ardahan’dan Edirne’ye

    Edirne’den Ardahan’a kadar.


    Solo (Mezzo Soprano) NE BULUTLAR GİTTİ, NE PADİŞAHLARDAN BİR HABER GELDİ.

    KEMAL PAŞA DERLER BİR YİĞİT VARDI.

    BU SEFER DE MİLLET TÜRKÜLERLE

    KEMAL PAŞA’YA HABER SALDI.


    -V-


    Tüm Koro Kemal Paşa yenilmez yiğit şanlı komutan,

    Savaşa girer gibi yetiş bize

    Yetiş bize çöllerde bile olsan

    İnanç doldur, güç doldur içimize


    Bin kere yurdumuzu kurtaran görseydin ağlardın halimize.


    Solo (Mezzo Soprano) KUŞUN KANADINDA TÜRKÜLER

    KEMAL PAŞA’NIN GÖNLÜNE VARDI,

    CEVABINDAN ÖNCE KENDİ GELDİ.


    -VI-


    Solo (Soprano) Bir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı

    Selam durdu kayığı, çaparı, takası,

    Selam durdu tayfası


    Bir duman tüterdi bu geminin bacasından, bir duman

    Duman değildi bu

    Memleketin uçup giden kaygılarıydı.


    Solo (Alto) Samsun limanına bu gemiden atılan

    Demir değil

    Sarılan Anayurt’a, Kemal Paşa’nın kollarıydı.

    Selam vererek Anadolu çocuklarına

    Çıkarken yüce komutan

    Karadeniz’in halini bir görmeliydi.


    Solo (Soprano ve Alto) Kalkıp ayağa ardı sıra baktı dalgalar.

    Kalktı takalar

    İzin verseydi Kemal Paşa

    Ardından gürleyip giderdi

    Erzurum’a kadar.


    Solo (Mezzo Soprano) BU NE İNANÇTI Kİ KEMAL PAŞA

    ATININ TERİ KURUMADAN

    SÜRÜP GELDİN YENİ YENİ SAVAŞLARIN PEŞİNDE.


    -VII-


    Tüm Koro Bir selam gitti Erzurum’a

    Bir selam gibi geldi Sivas’a Erzurum’dan

    Dağlar açıldı yol vermeğe,

    Temizlendi ılkımından karından.


    Analar bacılar yola döküldü

    Cephane taşıdı arkasından

    Irmaklar suyundan faydalattı, ağaçlar duldasından.

    Yer gök inledi bir yol daha

    Kurtuluş Savaşı’ndan.


    -VIII-


    Alto Korosu Biz biliriz bizim işlerimizi

    İşimiz kimseden sorulmamıştır.

    Kılıçla, mızrakla, topla, tüfekle

    Başımız bir kere eğilmemiştir.


    Tüm Koro Kuzumuz var, yaylalarda meleşir,

    Çeşmemiz var, gece gündüz söyleşir,

    Yazımız var, pehlivanlar güreşir

    Bu toprağa kimse girememiştir.


    Davranı da deli gönül davranı,

    Kemal Paşa dinlemiyor fermanı.

    Anası, bacısı kızı, kızanı

    Bizim gibi millet görülmemiştir.


    Solo (Mezzo Soprano) İNÖNÜ’NDE İKİ KILIÇ GİBİYDİK DÜŞMANLA BİZ.


    -IX-


    Solo (Soprano) İnönü’nde iki kılıç karşı karşıya

    Selam olsun birinciye su veren bıçakçıya.


    Solo (Mezzo Soprano) İnönü’nde iki kılıç karşı karşıya

    Selam olsun birincinin yapıldığı çarşıya.


    Solo (Soprano) Birinci kılıca su veren usta

    Hakkı, yiğitliği, sevgiyi

    Bu kılıcın kabzasına işlemiş tek nakışta.


    Solo (Mezzo Soprano) Birinci kılıçla döğüşen yiğit, vur!

    Anandan emdiğin süt helal ola.


    Solo (Soprano) Birinci kılıçla döğüşen yiğit, vur!

    Gelinler, çocuklar ağlamaya.


    Solo (Mezzo Soprano) Birinci kılıçla döğüşen yiğit, vur!

    Önü al önlüklü, yüzü peçeli, hanım kızlar

    Nişanlısız kalmaya.


    Solo (Soprano) Vur, anam, babam, vur kardaşım.

    Hayın düşman yurdumuzu almaya.


    -X-


    Alto Korosu Bizim süvarimiz amma da ata biner.

    Ayağı yere değer, başa göğe değer.


    Bizim piyademiz yola yeğin gider.

    Bastığında toprağı ezer.


    Bizim topçumuzun narası hey babam hey!

    Gülleden beter.


    Solo( Soprano) Sağdıçlarım sizin gibi yiğitleri oldukça,

    Bu millet yaşar.


    Solo (Mezzo Soprano) SAKARYA’DA DÜŞMAN KOYMUŞ MEYDANLARI KAÇIYORDU.


    -XI-


    Alto Korosu Kattı Kemal Paşa’nın ordusu düşmanı uğruna

    Pişman etti anasından doğduğuna

    Çevirdi Sakarya, çevirdi süvariler,

    Veryansın etti topçu, veryansın etti piyadeler.


    Soprano Korosu Kattı Kemal Paşa’nın ordusu, sürdü gitti

    Yetiştikçe vurdu düşmana.

    Hayın düşman sarhoş gibi sallana sallana

    On beş günde İzmir’i dar buldu,

    Ölen kurtuldu, sağ kalan teslim oldu.

    Kaçtı gemiler.


    Tüm Koro Alnı sargılı, kolu sargılı, boynu sargılı

    Ahmetler, Bekirler, İbrahimler;

    Peşlerinden yettiler, diz çöküp Kordonboyu’na

    Ta yürekten çekip tetiği, gemilere yaylım ateş ettiler.


    Solo (Mezzo Soprano) BU NE İNANÇTI Kİ GAZİ PAŞA

    ATININ TERİ KURUMADAN

    SÜRÜP GİTTİN YENİ YENİ SAVAŞLARIN PEŞİNDEN.


    -XII-


    Tüm Koro Sana borçluyuz en derinden

    Yurdumuzu sen kurtardın

    Hasta yorgun düşmüştük

    Yaramızı sen sardın.


    Solo (Soprano) Yiğittin, inanç doluydun, yapıcıydın

    Sanatkardın, denizler kadar engin;

    Kimsenin görmediğini görürdü

    Sevgiyle bakan gözlerin


    Solo (Alto) Dedin ki: Bu millet, bu büyük millet,

    Yüzyıllar boyunca geri kalmış;

    Bu yurt, bu güzel yurt bizim yurdumuz

    Her yanından yaralar almış.


    Solo (Mezzo Soprano) Dedin ki: Bir güzel savaşmalı

    Kurmak için yeniden

    Bilgi ile, inançla, coşkunlukla

    “Öğün, Çalış, Güven.”


    Tüm Koro Sana borçluyuz en derinden


    Solo (Soprano) Işığısın bu yurdun

    Dilimizi, ulusallığımızı, öğrettin bize

    Cumhuriyetimizi sen kurdun.

    Solo(Alto, Mezzo, Soprano) Hürriyeti sen yaydın içimize

    Halktanız dedin, halk içinden

    İnançta hür yetiştirdin bizi

    Sana borçluyuz en derinden.


    Tüm Koro Devrimlerle yüceltti, çok yüceltti

    Bu milleti temiz ellerin.

    Sana borçluyuz en derinden

    Sen en büyükleri Mustafa Kemaller’in.


    -XIII-


    Alto Korosu Davullar, zurnaları döğende

    Biz seni hatırlarız.


    Binip trene gezende

    Biz seni hatırlarız.


    Soprano Korosu Önce adını öğrenir çocuklarımız

    Eli kalem tutup yazanda


    Solistler ve Tüm Koro Binler yaşa yurdumuza hizmeti büyük

    Kemal Paşa

    Ölümsüz insan

    Şanlı Atatürk.

    Sana borçluyuz en derinden.


    Şiir: Cahit Külebi- Oratoryo: Nevit Kodallı

  • KAR/BUZ ÇILDIRDI! İlçede Buz Şehri Kuruluyor!..





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Aynı zaman da, Ardahan Vali Yardımcılığıda yapan Gürcistan ve Ermenistan’a komşu, Aktaş Gümrük Kapısının bulunduğu, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun raylarının geçtiği, Şeytan kalesi, Çıldır ve Aktaş Göllerine sahip, Kurtkale doğasına sahip, Ardahan’ın Çıldır İlçesinin Kaymakamlığının projesi ve Çıldır Belediye Başkanlığı, İl Özel İdaresi ortaklığı, İl Orman şefliği katkıları ile çok cüzi bir bütçeyle yürütülen ‘Çıldır Buz Şehri’ çalışması aynı zamanda damlama sulama yönteminin amaçlandığı bir geri dönüşüm projesi bölgede ve Tülke de bir ilk olacak olan proje ile yöre turizmine önemli bir katkı sunulması hedefleniyor.



    PATEN VE SANDALYELİ KAYAK İÇİN BUZ PİSTİ


    Öte yandan Çıldır Kaymakamlığı ve İlçe Spor Müdürlüğü ortak çalışması ile spor parkında buz pisti oluşturuldu. Gerçekleştirilen çalışma ile spor parkının kışın da spor severlere hizmet vermesi amaçlanıyor.



    İl Spor Müdürlüğünün destekleri ile temin edilen buz patenleri ile önümüzdeki süreçte ilçemizde buz pateni sporunun geliştirilmesi hedefleniyor. Buz pistinde patenin yanısıra buz sandelyesi de kullanılabilecek.



    BÖL PARÇALA İKTİDAR OL !..


    Son olarak hemşehrilerim Yıldırım ailesinin de aile derneği kurduğu şu günlerde İnce’de parti kuranlar kervanına katıldı.MHP’den ihraç edilen ve adı unutulan DYP’yi meclise taşıyan Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt gibi CHP”den ihraç edilen Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın kurdukları partiler öncesi aynı parti ve kabinede başbakan, bakanlık yapmış Davutoğlu ve Babacan’da hala %3 ü geçmeyen partiler kurmuş, her an yapılabilecek seçim için örgütlenmeye başlamışlardı.


    Siyaset sahnesinde bunlar olurken kısa adıyla STK olan Sivil Toplum Örgütçülüğünde de sessiz bir patlama yaşanıyor var olanlar korona önlemleri çerçevesinde yok olurlarken.


    Hemşehrilerim Yıldırım ailesinin kurduğu yeni sülale derneğinin yanında kurulan yeni derneklerin omca badkı ve ötelemeye rağmen öldürülemeyen böldürülemeyen HDP’ye alternatif stk’lar oldukları ileri sürülen muhafazakar ağırlıklı derneklerden oluşması da dikkat çeken diğer önemli bir konu.



    Bölünerek %51’i yakalayacaklarını belirtenlerin dikkat çeken diğer yönüyse iktidar partisi Akpartinin slogan haline getirdiği “Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet” dercesine birlik beraberlikten bahsetmeleridir. Afganistan, Ortadoğu ve Afrika dünyasında olduğu gibi adeta kabileye dönüşen siyaset ve stk dünyamız böylece bölünerek, parçalanarak iktidar olacağını hesaplar.


    Bir zamanlar askere, bugünlerde bir hayli tweet atıp, silen Amerika’ya güvenen muhalefet iktidardaki her kopuşa avuç ovuştururken, iktidarda muhalefette yaşanan kopuşlara havuz medyası aracılığıyla gaz verip, alkış tutar. Sonra da Sarıgül gibilerini unutur, ekrandan geri çeker, manşetlerden düşürür.


    ‘Vatan, Millet, Sakarya’ ya da yeni adıyla Rabia işaretiyle ‘Tek Vatan’ denen ülkede parçalanarak iktidar olacaklarını sananların hemen hemen hepsinin yapılacak seçimde hazan yaprakları gibi dökülecekleri aşikar..


    Bilmem ama 2023 yada daha erken bir seçime az kala benden söylemesi..




    Kaymakamlık elle yazılı izin verince


    DIŞARIDAN GELEN 19 KİŞİ GÖZETİM ALTINA ALINDI!


    ARŞİV HABER 07/05/2020 TARHLİ HABER/YORUM


    BAŞKAN RANDEVULARI İPTAL ETTİ.. Ardahan Belediye Başkanının Covit-19 önlemleri kapsamında alınan önlemlerin başını çeken ‘Sosyal Mesafe’ kuralı gereği kendisiyle olan randevuları iptal edip, kimse ile görüşmeme kararı aldığı öğrenildiği şu günlerde Coronavirüs önlemleri de devam ediyor.


    Son olarak Covit-19 tartışmalarının devam ettiği ve bu yönde alınan önlemler konusunda yeni uygulamaların hayata geçirilmeye çalışıldığı şu günlerde başka kentlerde bulunup, Ardahan’a gelmek isteyenler de kontrolden geçirilmeden Ardahan’a bırakılmıyorlar.


    Bir çoğu yabancı olan yabancı pazarcıların oluşturduğu Ardahan Perşembe Pazarına başka illerden gelen pazarcılara izin vermeyen yetkililer son olarak Bursa Orhangazi’den Ardahan’a gelmek isteyen 19 Ardahanlıyı kente sokmadan önce gözetim altına alıp, öğrenci yurduna yerleştirildiler.


    Alınan bilgilere göre Bursa Orhangazi ilçesi kaymakamlığından alınan izinin bilgisayar ortamıyla değil, elle yazılması dolaysıyla evrakların sahte olduğu şüphesi ile Ardahan yolcu otobüsü ve içinde ki 19 yolcunun otobüs şoförü ile birlikte durdurulup, Covit-19 önlemleri kapsamında öğrenci yurdunda gözlem altına alındıkları ancak Sıla Ardahan adlı firma yetkililerinin yapılan hatayı düzeltmeleri ardından otobüs ve yolcularının evlerine bırakılması için çalışma başlatıldığı ve yapılan incelemeler ardından yolcuların kente girişlerine izin verileceği öğrenildi.



    **Pazar Ardahanlı Pazarcılara Kaldı..


    Ardahan’a gelmek isterlerken sahte evrak şüphesi ile durdurulup, gözlem altına alınan yolcuların bir gün boyunca yaşadıkları mağduriyetin giderilmeye çalışıldığı Ardahan’da her Perşembe Pazarına gelen yabancı pazarcılara da izin verilmediği öğrenildi.


    Yabancı pazarcıların gelemediği ama Ardahanlı pazarcıların tezgahlarını doldurduğu görünen Ardahan Belediyesi Perşembe Pazarına girişinde bir zabıtanın pazara gelenlerin sıcaklık ölçülerini aldıktan sonra pazara girişe izin verdiği de görüldü.



    3 Soldan, Bir Sağdan..


    -Mahkeme heyetinin, “Kamuoyunda bilinen şekliyle ‘adaletli olsun diye bir sağdan bir soldan astık’ cümlesi size mi ait” sorusuna ise Cuntacı, “Evet söyledim” yanıtını verdi. 


    Heyetin, “Ne amaçla söylediniz? Adam asma eylemi bu kadar basite indirgenebilir mi?” demesi üzerine ise Cuntacı, “Bitaraf olduğumuzu göstermek için yaptık. Sağ-sol demesinler diye taraf olmadığımızı göstermek için bir sağdan bir soldan, bir sağdan bir soldan, bir sağdan bir soldan.” dedi.


    Önce soldan.. Gün: 6 Mayıs Yıl: 1972


    -Üç Fidan’ı idamına tanıklık eden tek gazeteci, “Deniz Gezmiş, idam edileceği gece ambulans tipi bir arabayla getirildi. Defalarca konuştuğum, aylarca mahkemelerde takip ettiğim bir çocuktu ve göz aşinalığı da vardı. Zor bir duyguydu” diyordu..


    Ve ardından hala devam eden aynı anlayış bu kez sağdan demiş.. Gün: Haziran  Yıl: 1983


    Bu kez de bir gardiyan anlatıyor ve;


    -Koğuşta 22 tane Ülkücü var, ceplerindeki para bir kefen almaya bile yetmiyor.. Ceza evi terzisi geliyor “Bu gece Halil Esendağ ile Selçuk Duracık’ı asacaklar, haberiniz olsun!” diyordu..



    Evet, bu ülkenin daha iyi bir demokrasiye, tek adamlık yada adamlara değil, halkın kendisi ve temsilcilerinin yönetimde olduğu bir anlayışın söz ve kağıtta kalmaması ve özgürlüklere yol açan bağımsız, özgür ülkede olması gereken bir Anayasa da yer almasını istedikleri için manavda sebze alırcasına bir alçak istem ile ‘3 soldan, bir sağdan’ denilerek asıldı, gencecik insanlar..


    Aynı mahallede, aynı sokak ve caddede, aynı yürek ve göz yaşları olan ana, aynı babadan, türküleri birlikte söyledikleri ayrı dil, aynı coğrafyada aynı havayı alıp, aynı yani özgür, bağımsız, halkın yönettiği, seçilen vekillerinin hapis edilmediği, aydınlarının faili meçhul cinayetlere kurban edilmediği, komşusunun aç kalmadığı bir ülke özlemi için mücadele ettiklerinden dolayı ‘Üç soldan, bir sağdan’ denilerek, hep asıldılar..


    Ve bugün aynı zihniyete sahip olanların hala ‘İdam isteruz’ deyip, aslında beyinlerinin altında olan asıl faşistliklerini kustuklarının farkına varmaz ve hala ‘bu ülkede darbe olur’ diye kendileri gibi düşünmeyenleri tehdit, şantajla dizayn etmeye çalışırlar..


    Ama hiç ama hiç anlamadıkları bir şey var o da; Hain deyip, astıkları fidanların bitmediği tam tersi hep orman olup, daha özgür, bağımsız bir ülke için mücadeleye devam ederlerken O ‘Üç soldan, bir sağdan’ diyenlerin cehennemin dibine kadar gömülüp, adlarının bile unutulduğunu..


    HDP’li Belediye 5 Otobüs,


    AKP’li Belediye 1 İtfaiye Aldı!


    arşiv haber 30/10/2015 tarihli haberler


    Iğdır’ın HDP’li Belediyesi kent içinde hizmet verecek 5 modern otobüs alırken, Ardahan Belediyesi de köylerde çıkabilecek yangınlarda kullanılmak üzere bir adet itfaiye aldı. İki belediyenin de aynı gün yani seçimlere bir gün kala hizmete sunduğu araçlar sıfır kilometre oldukları dikkat çekerken, Ardahan Belediyesinin aldığı yeni itfaiye Belediyeler Birliği tarafından alındığı öğrenildi.



    HDP’li Iğdır Belediyesi 5 Adet Halk Otobüsü, 3 Adet Çöp Toplama Aracı Iğdırın Hizmetine Sundu.


    **CHP SON GÜN DE BOŞ DURMADI..


    Ardahanlı Büyükelçi Öztürk Yılmaz ile 1 Kasım seçimlerine giren Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Örgütleri ve adayları seçime bir kalmasına karşın çalışmaya devam ettiler.


    Eşiyle birlikte ev ev gezerek oy isteyen CHP’nin adayını Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası eski Başkanı Latif tosunoğlu gibi bir çok CHP’nin ileri gelenleri de tam destek veriyor.


    **ÖNCEKİ HABERLER..


    ADAYLAR BELLİ OLDU! CHP 2 GÖLELİ UYGUR OLDU..


    ADAYLARINI BELİRLEYEN DSP 


    SEÇİM STARTINI İSTANBUL VE İZMİR DE BAŞLATTI..

    CHP’DE 2. SIRA DÜNDAR DEĞİL, UYGUR..


    AK Parti, CHP, HDP ve MHP’nin yarışması beklenen Ardahan’da bir parti daha yarışa katıldı.



    Geçmiş seçimlerde olduğu gibi 1 Kasım Seçimlerde de tek başına seçime gidecek olan Demokratik Sol Partisi Ardahan Milletvekili Adayları Belli oldu.


    **Siyaset uzmanı Pakır..


    İstanbul Ümraniye’de bulunan İRDE SÜRÜCÜ KURSU Sahibi olan ve geçtiğimiz genel ve yerel seçimler de yine DSP’den Milletvekili Adayı olan Ardahan/Göleli Nesim Pakır’ın DSP Ardahan’da Liste 1. Sırada,İzmir’de yaşayan  Birgül Demir ise DSP Ardahan’da 2. Sıra Milletvekili Adayı oldukları öğrenildi.

    Yıllardır İstanbul’da siyaset yapan ve kendisini tanıyanların ‘Siyaset uzmanı hocası’ dediği DSP Ardahan 1. Sıra Milletvekili Adayı N
    esim Pakır aynı zamanda bir iktisatçı.



    Nejdet Kambir’in ayrılıp, CHP’ye geçmesi, Ömer Türkoğlu’nun bu dönem aktif olmayacağı öğrenilen DSP’nin yıllardır partisini ayakta tutmayı başaran ve her seçimde aday gösterme başarısını ortaya koyup, diğer partilerden aşağı kalmayan bir seçim çalışmaları yürüten DSP İl Başkanı Murtafa Morkoç ve bu iki isim ile başta CHP’ye olmak üzere rakip partilere ter döktüreceği şimdiden görülmekte.


    **CHP’nin 1. Sırası Belli 2 Kim Olacak?


    Bugün akşam saat 17.00’a kadar adaylarının adlarını Yüksek Seçim Kuruluna verecek olan partilerin adaylarının netleşmesiyle resmen startı verilecek olan 1 Kasım Genel Seçimlerine kimlerle gideceği merak edilen partilerin başında CHP ve AK Parti gelmekte.

    Irak’ta IŞİT tarafından kaçırılarak 101 gün esir kalan Ardahanlı Konsolos Öztürk Yılmaz’ın Ardahan’da liste birde aday göstereceği net gibi görünürken, 2. sıra adayının 
     Ecz. Yunus Dündar’ın yer alacağı belirtilirken Göleli olduğu öğrenilen Ekrem Uygur isimli bir kişi ‘CHP Ardahan 2. Sıra Adayı Oldum’ diye sanal ortamda paylaşımda bulunması kafaları karıştırdı.


    Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz chp 1. sıra adayı Öztürk Yılmaz haberinin olmadığını belirtirken Göleli olduğu e daha önce İstanbul 2. Bölgede milletvekili aday adayı olan Göle Kalecik köylü olduğunu öğrendiğimiz Erdem Uygur CHP Ardahan’da 2. sıra adayının kendisinin olduğunu kesinleştiğini belirtti.


    **AK PARTİ YA ATALAY’LA DEVAM EDECEK, 

    YADA BAYDAR İLE YENİDEN BAŞLAYACAK..


    DSP’nin adaylarını netleştirip, isimlerini YSK’ya verdiği öğrenilen Ardahan’da yarışacak olan partilerin başında gelen AK Parti’nin adaylarının kimler olacağı merak edilmeye devam ederken, bu partinin Çıldırlı İşadamı Hamza Bektemür’ü Atalay’ın 2. sıra adayı yaparak, aynı isimle yani iki dönemdir milletvekili olan Prof. Dr. Orhan Atalay ile devam edebileceği, bunun gerçekleşmemesi halinde Veteriner Hekim Yunus Baydar’la 1 Kasım seçimlerine gitmesi beklemekte.


    **MHP AVUKATLARLA BU SEÇİM DE İDDİALI..


    7 Haziran Genel Seçimlerinde olağanüstü bir oy kaybına uğrayan MHP’nin adayı olmak için 3 isimin başvuruda bulunduğu bunların ikisi olan Av. Osman Yıldız ve A. Gökhan Ağdemir’in birinci ve ikinci sıra için yarıştıkları öğrenilirken MHP genel Merkezinin 1 Kasım’a bu iki avukat ile seçime gitmek istediği Ankara’da alınan bilgiler oldu.


    **HDP’NİN MORALİ BOZUK..


    7 Haziran Genel Seçimlerin de Ardahan’ın da içinde bulunduğu bir çok yerde milletvekili çıkaran ve %10 Barajını yıkma psikolojisini yıkan HDP’nin Ardahan’da partinin siyaseti e tabanı ile kan uyuşmazlığı yaşadığı ileri sürülen mevcut milletvekili ile 1 Kasım seçimlerine gideceği gözlenirken, bu partinin de CHP, AK Parti e MHP gibi ikinci sıra adayı konusunda sıkıntı içinde olduğu dikkatlerden kaçmıyor.


    **PARTİ GÖREVDEN ATTI, O HALA KENDİSİNİ İL BAŞKANI SANIYOR..


    Seçimlere doğru giderken diğer irili, ufaklı partilerinde adaylarını belirlemeye çalıştığı görülen Ardahan’da 7 Haziran Genel Seçimleri sırasında başında bulunduğu partiyi Ensar Öğüt’e sattığı ileri sürülen ve bu nedenle İl Başkanlığı görevinden atılan Kutluhan Akçay gibi isimlerinde yine ortaya çıkıp, kendilerini seçimi alması muhtemel partilere satmaya çalıştıkları dikkat çekiyor.


    **SEÇİME KATILACAK PARTİLER BELLİ OLDU..


    Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından açıklanan, 1 Kasım 2015 tarihinde yapılacak olan Milletvekili Genel Seçimleri’ne katılacak partilerin yer aldığı liste, Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı.

    Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan listeye göre 1 Kasım 2015 Milletvekili Genel Seçimleri’ne katılacak olan partiler şöyle:

    Adalet ve Kalkınma Partisi, Anadolu Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Büyük birlik Patisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, Demokratik Gelişim Partisi, Demokratik Sol Parti, Doğru Yol Partisi, Emek Partisi, Genç Parti, Hak ve Adalet Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Halkın Yükselişi Partisi, Halkların Demokratik Partisi, İlk Parti, Komünist Parti, Liberal Demokrat Parti, Merkez Parti, Millet Parti, Millet ve Adalet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Muhafazakar Yükseliş Partisi, Özgürlük ve Dayanışma Partisi, Saadet Partisi, Toplumsal Uzlaşma Reform ve Kalkınma Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Vatan Partisi.


    **Büyükelçi seçim startını ARDAFED’te verdi..


    1 Kasım’da yenilenecek olan 7 Haziran Genel Seçimleri öncesi Cumhuriyet Halk Partisi’nde 1. Sıra Milletvekili Adayı olarak gösterilmesine kesin gözle bakılan Ardahanlı Büyükelçi Öztürk Yılmaz Ardahan Gazeteciler Cemiyeti’nin de üyesi olduğu ve Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Başkan Yardımcılığını yaptığı Ardahan Dernekler Federasyonunu ziyaret etti.

    İlk siyasi konuşmasını ARDAFED’de yapan Büyükelçi Öztürk Yılmaz aday gösterilip, seçildiği takdirde Ardahanlılardan oluşan bir gönüllü danışman ekibi kuracağını ve bu ekiple birlikte Ardahan’ın sorunlarının çözümü için çaba göstereceğini belirtti.

    Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ARDAFED’te büyük bir ilgi ile karşılanan Büyükelçi’ye seçilmesi için gerekli desteğin verileceği belirtildi. 


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun isteği üzerine Ardahan’dan CHP Milletvekili A.Adayı olan eski Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz,merkezi Şişli’de bulunan İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu’nu ziyaret etti.

    İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu (ARDA-FED) Başkanı Yeşer Geler Ardahan sorunlarını kısaca anlatarak, Öztürk Yılmaz’dan seçilmesi halinde bu sorunları Ankarada gündeme getirmesini talep etti.Yaşar Geler”CHP Ardahan Milletvekili A.Adayı Öztürk Yılmaz’ı siyasete girme tercihinden dolayı tebrik ediyor başarılar diliyoruz.Bizi ziyaret eden CHP Ardahan Milletvekili A.Adayı Öztürk Yılmaz’ı destekliyor ve arkasındayız.Seçilen milletvekili hemşerilerimizden isteğimiz STK’ları önemsemeleri ve seçildikten sonrada kendilerine ulaşabilmemiz için telefonların her zaman açık olmasını istiyoruz.Ardahan sorunlarını bir dosya halinde sayın Yılmaz’a vereceğim.Bu sorunları meclise taşıyıp gündeme getirmelerini bekliyoruz” dedi.

    CHP Ardahan Milletvekili A. Adayı Öztürk Yılmaz”27 yıllık devlet görevimde STK’ları her zaman önemsemişimdir.Adaylığımı genel başkanımız talep etti bende kabul ettim.Kabul etmemin sebebi Ardahanda aday olup kaybetsem bile memleketime karşı sorumluğumu yerine getirmiş olurum.Ben kazanacağımada kesin eminim.Ardahan’daki sınır kapıların açılmaması sorunu,Doğalgazın ilçelere gitmemesi ve havaalanı gibi sorunlara yerel,ulusal ve küresel olarak bakmamız lazım.Biz yerel sorunlarla uğraşırken çevremizdeki olaylar değişti.Erbil dışında gideceğimiz yer kalmadı.Bunlar sınır ticaretinide etkiliyor.Neden Ardahan Ticaret konferansı düzenlenmiyor çünkü hamaset yapılıyor.Ardahan’a gitiğimde yıllar sonra hiç bişey değişmemiş sadece dükkan isimleri değişmiş.Ben Büyükelçi görevinde dokunulmazlığım vardı milletvekilinin iki misli maaş alıyordum.Ama ben Ardahana hizmeti tercih ettim Musul’a gitme sebebim ile Ardahan’dan aday olma sebebim aynı ben yapamıyacağım şeyleri söylemem.Ben seçilirsem Ardahan dışında yaşayan emeklileri Ardahan’da ev yapmaları için teşvik edeceğim.Ben ilk defa siyasi partiye giriyorum.Ailem babam CHP’li.Benim parayla işim olmaz para siyaseti kirletiyor” dedi.









    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     





  • GAZETECİLER BUGÜN YENİ KONUKLARI İLE YENİDEN YILDIZ TV'DE





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Gazeteci Fakir Yılmaz ile gazeteci kızı Özlem Şeyma Yılmaz’ın birlikte hazırlayıp, YILDIZ EN TV’DE her perşembe günleri saat 16.30’da sunduğu, ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı programın bu haftaki konukları, MURAT HAN PUL CİVATA Yönetim Kurulu Başkanı İş insanı Halit Karahan  ve HAD Filo Araç Kiralama Yön. Kur. Bşk. Doğan Yücal ile Çello sanatçısı Zeynep ışık olacak.


    Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, Ataşehir CHP İlçe Başkan Yardımcısı, İş insanı Bayram Çağlayan, Ataşehir Belediye Başkanı Orhan Çerkez’i konuk ederek yeni yayın dönemine YILDIZ EN TV’DE başlayan Gazeteci Fakir Yılmaz ve Sivas Üniversitesi İletişim Fakiültesi Mezunu kızı Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz ile birlikte sundukları program için herkesi YILDIZ EN TV ekranlarında olan yeterli olacak.



    ARKA MAHALLE HABERİ..


    Ulusal medya başta olmak üzere basın yayın camiasını paniklendiren teknolojinin her geçen gün gelişmesiyle kağıdın, basılı yayının ortadan kalkacağı korkusu sürüp dururken, aynı durumun daha önce de yani televizyonun hayatımıza girmesiyle de yaşandığı unutulmuş gibi.

    Zira o dönemlerde de”tüfek icat oldu mertlik bozuldu” pardon ”televizyon çıktı basılı yayın bitti” deniliyordu. Hatta onun gazına gelerek Seka gibi devletin, yani halkın fabrikalarını alelacele elden çıkarmıştık.

     Ama tv icat oldu mertlik bozulduysa da basılı yayın yani Seka kağıt fabrikası gibi fabrikaların yeri park olsa da, yazılı basın ve Osmanlı’nın günahtır diyerek getirmeyi ihmal ettiği matbaa çarkları, dönmeye devam etti. Hemde ne dönüş. Nice iktidarları getirip nicelerini götürürken..

     Gazeteciliğin ve medyanın gelişen teknolojiye yani internete kurban olacağı paniği içinde olanların aslında gazete, dergi, kitap okurundan kopan yayın anlayışıyla basılı yayını öldürdüğünüde görmezden geldi.

     Çünkü arka mahallenin sorunlarını görmeyen internet üzerinden gelen”kopyala-yapıştır”anlayışıyla toplumun, okurun gerçek gündeminden kopan bir anlayıştır, aslında yazılı basını öldüren.

     Haa unutmadan havuz ve besleme medya kanalına atılan aynı manşetlerle basılıp, yayınlanan gazetecilik anlayışını unutmayalım. Zira Sümerlerden başlayıp Mısır kütüphanelerine kadar gelen yazının değil, sanalında söz gibi uçucu olduğunu da unutanların kutsal kitabımız Kuran-ı kerim ve diğer nice yazılı eser hala yaşıyor ve gerçek okuma hazzını verdiğini görüyoruz. 

    Basılı yayının da bitmeyeceğini bilerek..



    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 


     


    .









    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     




     


    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Cezaevinden çıktı önce karısını


    ardından kendisini öldürdü!


    arşiv haber 12/03/2018 tarihli haber/yorum


    Bir süre önce ceza evinde çıkan bir kişi önce tartıştığı eşini öldürüp, ardından kendisini vurarak intihar etti.


    Ardahan merkez Atatürk Mahallesinde ikamet eden Ersin Yılmaz, önce eşini daha sonra kendisini vurarak intihar etti.


    Olay, Ardahan Merkeze bağlı Atatürk Mahallesinde bugün Saat 15:00 sularında yaşandı. Eşi ile tartıştığı iddia edilen ve cinnet geçirdiği ileri sürülen Ersin Yılmaz, (40 ) silahla S.Y adlı eşini vurduktan sonra aynı silahla kendisini de vurarak intihar ettiği öğrenildi.


    Cinayetin yaşandığı yere gelen Cumhuriyet Savcısı olayla ilgili incelemelerini tamamladıktan sonra soruşturma başlattı.


    Cinnet geçirdiği için önce eşini daha sonra kendisini vuran ve bir süre önce ceza evinde çıktığı öğrenilen Ersin Yılmaz ve eşinin cansız bedenleri ön otopsi için Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yılmaz çiftinin geride 3 çocuğu yetim kaldı.


    **AK Parti Ardahan’dan


    Ankara’ya ‘Anıl’ı İstemiyoruz’ Çıkarması mı?!


    *28/02/2018 Uzun süredir Ardahan’ın vekil Genel Sekreteri ile araları olmadığı ileri sürülen AK Parti Ardahan İl ve İlçe Örgütü Ardahan’a çıkarma yaptı.


    Mevcut Vekil Genel Sekreterin asaleten atanmamasını istedikleri ve görevden el çektirilmesi için bakanlık düzeyinde temasta oldukları bilinen AK Parti Ardahan İl ve İlçe Teşkilat Başkan ve Yöneticileri bu yönde ki talepleri dolaysıyla gittikleri Ankara’da bir dizi görüşmelerde bulundular.


    **Atalay’a da Durumu Aktardılar..


    İl Başkan Yunus Baydar’ı başkanlığında heyet halinde gittikleri Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisinde AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’la da görüşen AK Parti Ardahan Heyetinin nasıl bir sonuçla Ardahan’a dönecekleri merakla bekleniyor.



    *Satışa Devam..


    Ulusal ve Yerel basının da katkıları ile gözlerin Afrin’e çevrilip, gerçek gündemi kahramanlık marşlarıyla süslediği şu günlerde sesiz, sedasız devam eden özelleştirme furyası ile başta Kars Şeker Fabrikası olmak üzere bir çok şeker fabrikasının satılacağını öğreniyoruz.

    Ve bununla birlikte Antalya Havalanın da Türkiye’ye yeni silahlar satmak için anlaşma yaptığını öğrendiğimiz Almanya firmasına özelleştirme adı altında satılmak üzere olduğunu da haber alıyoruz.

    Bugüne kadar yapılan satışlar ile çoğu dış güçler denenlerin sermayelerine devir edildiği ülkemin bu satışlarda elde ettiği 60 Milyar Dolarında ortada olamadığı iddia edilse de 15 yıldan fazladır iktidarda olanlar başta olmak üzere birileri bu iddiaları ret edip, bu paranın o çok övünülerek anlatılıp, bahsedilen yol, köprülere gittiğini söylemekte.

    Halbuki aynı iddiada bulanan ve özelleştirmeler de elde edilen 60 Milyar Dolar ile yol, köprü yaptıklarını iddia edenlerin o çok övündükleri yol, köprü, doğa düşmanı HES barajlarını da ‘Yap/İşlet’ ile yaptırdıklarını da biliyoruz. 

    Ve satışa devam eden hükumet son olarak şeker fabrikaları ile Antalya havaalnını da satış torbasına koydu..

    Peki 2019’da yeniden iktidar olmak için çabalayan ve MHP başta olmak üzere sağdaki partileri bir araya toplamaya çalışan AK Parti İktidarının döneminde yapılan özelleştirmeye bakacak olursak ve erinmeyip okursak Özal ile hızlanan özelleştirmelerde nelerin elin yani o çok dövüp, bağırdığımız dış güçlere nelerin satıldığını görürüz derim.


    İşte en son özelleştirme raporu;


    AKP hükümetlerinin iş başında olduğu son 15 yılda 125 büyük özelleştirme yapıldı. Diğer küçük özelleştirmelerle birlikte toplam 62 milyar dolar gelir elde edildi. 80 yılda elde edilen Cumhuriyet eserlerini 10 yılda satıp açıklar kapatılmaya çalışıldı ama buna rağmen Türkiye’nin iki yakası bir araya gelmedi, geçen 10 yılda 170 milyar doları aşan bütçe açığı verildi. 

    Üretim ekonomisi yerine tüketimi körükleyen politikalar sonucu, yapılan yollar, açılan köprüler, şehirlere dikilen devasa plazalar ülkemizdeki, 15 milyon asgari ücretlinin açlık sınırının altında yaşamasına çözüm olmadı. 

    Türkiye’nin son 5 sene içerisinde 400 milyar dolar borçlandığını belirten ekonomistler borçlanmaların üreterek ödenebileceğini belirtiyorlar. Ekonomide bu kötü gidişatı gören hükümet yeni kaynak arayışlarına girdi. 

    Bunun için de Türkiye Varlık Fonu kuruldu. Türkiye’nin kalan kamu kuruluşları da teminat gösterilmek üzere bu fona devredildi.


    STRATEJİK KURULUŞLAR SATILDI..


    Vatandaşın ödediği vergilerle yapılan dev kurumlar, sanayi tesisleri, limanlar, kamu binaları ve arsaları arka arkaya satışa çıkartıldı.Kamuya ait varlıkların satışından 62 milyar dolar gelir elde edildi. Bu paranın bir kısmıyla İMF’ye olan 23.5 milyar dolarlık borç kapatıldı. 

    Özelleştirme gelirleri AK Parti iktidarında ciddi artış gösterdi..1986-2002 döneminde toplam 8 Milyar dolar özelleştirme geliri elde edilirken, 2003-2015 döneminde bu tutar 61,8 Milyar Dolar’a erişti. 

    Cumhuriyet tarihi boyunca elde edilen özelleştirme gelirlerinin yüzde 90’ı AK Parti döneminde elde edildi.Özel­leş­tir­me­ler yo­luy­la Tür­ki­ye’nin en bü­yük ka­mu ku­ru­luş­la­rı sa­tıl­dı. 

    Stra­te­jik öne­me sa­hip çok sa­yı­da­ki ku­ru­luş­ta ulus­la­ra­ra­sı şir­ket­ler söz sa­hi­bi ol­du.2005’te TÜRK TE­LE­KO­M’­un yüz­de 55’i Arap ser­ma­ye­si Ojer Te­le­ko­m’­a, TÜP­RA­Ş’­ın yüz­de 51’i 4.1 mil­yar do­la­ra İn­gi­liz Shell- Koç or­tak­lı­ğı­na sa­tıl­dı. 

    2006’da PET­Kİ­M’­in yüz­de 51’i 2 mil­yar do­la­ra Azer So­ca­r’­a, TE­KE­L’­in 6 adet si­ga­ra fab­ri­ka­sı 1.7 mil­yar do­la­ra Hol­lan­da mer­kez­li Bri­tish&Ame­ri­can To­bac­co’ya sa­tıl­dı. 

    TE­KE­L’­in iç­ki bö­lü­mü­nü 2003’te alan yer­li Mey, 3 yıl son­ra al­dı­ğı fi­ya­tın 2,5 ka­tı­na his­se­le­ri AB­D’­li fon TPG’­ye dev­ret­ti. Fon 5 yıl son­ra Me­y’­i özel­leş­tir­di­ği fi­ya­tın yak­la­şık 10 ka­tı fi­ya­ta İn­gi­liz Di­age­o şir­ke­ti­ne sat­tı.


    ASLAN PAYINI ALDILAR


    TÜP­RA­Ş’­ın yüz­de 14.76’sı, THY’­nin yüz­de 26’sı, PET­Kİ­M’­in yüz­de 25’i, Halk Ban­ka­sı’nın yüz­de 17’si, Te­le­ko­m’­un yüz­de 9’u bor­sa­da ya­ban­cı ya­tı­rım­cı­la­ra sa­tıl­dı. Ay­rı­ca AKP hü­kü­me­ti dö­ne­min­de ka­mu­nun sa­hip ol­du­ğu li­man­lar, elek­trik da­ğı­tım şir­ket­le­ri, araç mu­aye­ne is­tas­yon­la­rı ve fab­ri­ka­lar özel­leş­tir­me iha­le­le­ri yo­luy­la ya­ban­cı­la­rın eli­ne geç­ti. 

    Öte yan­dan, Ta­sar­ruf Mev­du­atı Si­gor­ta Fo­nu da el ko­nu­lan ban­ka­la­rın sa­hip­le­ri­ne ait şir­ket­le­ri de ya­ban­cı ya­tı­rım­cı­la­ra sat­tı. TEL­Sİ­M’­i İn­gi­liz­ler, Di­gi­tur­k’­ü iha­le­siz Ka­tar­lı­lar alır­ken, Fo­n’­un elin­deki rad­yo­lar, fab­ri­ka­lar vb. İş­let­me­ler ya­ban­cı ya­tı­rım­cı­la­rın ol­du.


    BANKALAR YABANCILARIN KONTROLÜNDE


    Son 13 yıl­da ya­ban­cı şir­ket­ler baş­ta ka­mu ku­ru­luş­la­rı ol­mak üze­re, fi­nans­tan ener­ji­ye, sağ­lık­tan eği­ti­me, pe­ra­ken­de­den gı­da­ya ka­dar birçok sek­tör­de ağır­lı­ğı­nı ar­tır­dı. 

    Bankacılık sektörünün yüzde 50’si, sigortacılık sektörünün yüzde 70’i yabancı şirketlerin kontrolüne geçti.

    İlaç pa­za­rın­da ha­li ha­zır­da 106 ya­ban­cı şir­ket var ve pa­zar pay­la­rı yüz­de 70 dü­ze­yin­de. 

    Akar­ya­kıt sek­tö­rün­de­ki ya­ban­cı­la­rın pa­yı yüz­de 65, do­ğal­gaz­da yüz­de 15 olur­ken, 2008’de sı­fır olan elektrik pi­ya­sa­sın­da­ki ya­ban­cı ser­ma­ye pa­yı, ya­pı­lan özel­leş­tir­me­le­rin ar­dın­dan yüz­de 20 se­vi­ye­si­ne çık­tı.


    İŞTE YIL YIL SATIŞ LİSTESİ


    2003Kayseri’de­ki Tak­san, Bo­lu Ge­re­de’de­ki Ger­kon­san, SE­KA’nın Ba­lı­ke­sir, Af­yon, Kas­ta­mo­nu, Ak­su ve Çay­cu­ma iş­let­me­le­riy­le Ta­şu­cu ter­sa­ne ala­nı, TE­KE­L’­in ka­ya tu­zu te­sis­le­ri, Çeş­me, Ku­şa­da­sı, Trab­zon ve Di­ki­li li­man­la­rı, Sü­mer Hol­din­g’­in Me­ri­nos Ha­lı Mar­ka­sı ve Adı­ya­man İş­let­me­si, Tür­ki­ye Zi­ra­i Do­na­tım Ku­ru­mu’nun Sa­kar­ya iş­let­me­si, İş Ban­ka­sı C, Ar­çe­lik, To­faş, Ün­ye Çi­men­to ve Tür­ki­ye Kal­kın­ma Ban­ka­sı’na ait ka­mu­nun elin­de­ki his­se­ler­le 277 adet ta­şın­maz, 103 ar­sa ve 90 adet loj­man.2004Tekel’­in al­kol­lü iç­ki­ler bö­lü­mü, Es­ki­şe­hir Do­ğal­gaz Şir­ke­ti (Es­gaz), Art­vin Mur­gul ile Kas­ta­mo­nu Kü­re’de ba­kır ma­de­ni çı­ka­rıp iş­le­yen Eti Ba­kır, Si­vas ve Ma­lat­ya’da­ki Div­ri­ği He­kim­han Ma­den İş­let­me­le­ri, Bur­sa Do­ğal­gaz Şir­ke­ti (Bur­sa­gaz), Amas­ya Şe­ker Fab­ri­ka­sı, Kü­tah­ya Tav­şan­lı’da­ki Eti Gü­müş, Ela­zı­ğ’­da­ki Eti Krom, An­tal­ya’da­ki Eti Elek­tro­me­ta­lur­ji iş­let­me­le­ri, Ça­ye­li Ba­kır İş­let­me­le­ri, Kü­tah­ya Şe­ker Fab­ri­ka­sı, Tür­ki­ye Güb­re Sa­na­yi şir­ke­ti­ne ait Gem­lik ve İs­tan­bu­l’­da­ki fab­ri­ka­la­rı ile Kü­tah­ya Güb­re Var­lık­la­rı ve Şan­lı­ur­fa de­po­la­rı ara­zi­si, Sü­mer Hol­din­g’­in Ma­lat­ya, Ba­kır­köy ve Di­yar­ba­kır iş­let­me­leri, SE­KA’nın Ka­ra­ca­su, Ar­da­nuç ve Ak­kuş iş­let­me­le­riy­le An­ka­ra Alım Sa­tım Mü­dür­lü­ğü bi­na­sı, EBÜ­AŞ’­ın Sam­sun So­ğuk Ha­va De­po­su, Ma­ni­sa Kom­bi­na­sı ve ar­sa­sı, Sü­mer Hol­din­g’­e ait Or­ta­do­ğu Tek­no­park şir­ke­ti, Ça­nak­ka­le De­ri, Ma­lat­ya ve Tü­mo­san iş­let­me­le­ri, Tür­ki­ye De­mir Çe­lik İş­let­me­le­ri’ne ait Kal­kın­ma Ban­ka­sı his­se­le­ri, TE­KE­L’­in Tuz­lu­ca ve Se­ki­li tuz­la­la­rı, Bur­sa İnel­gö­l’­de­ki Kib­rit Fab­ri­ka­sı, Ka­da­de­niz Ba­kır İş­let­me­le­ri’nin Sam­sun İş­let­me­si, Tür­ki­ye De­niz­ci­lik İş­let­me­le­ri’ne ait An­ka­ra ve Sam­sun fe­ri­bot­la­rı, THY’­nin 126 mil­yon do­lar­lık his­se­si­ ile 375 adet ta­şın­maz ve loj­man.2005Türk Te­le­kom, TE­KE­L’­in si­ga­ra bö­lü­mü, İs­tan­bul Ata­köy Tu­rizm, Ata­köy Otel­ci­lik, Ata­köy Ma­ri­na ve Yat İş­let­me­le­ri, Kon­ya Sey­di­şe­hi­r’­de­ki Eti Alü­min­yum Fab­ri­ka­sı, Kıb­rıs Türk Ha­va Yol­la­rı şir­ke­ti, Ada­pa­za­rı Şe­ker Fab­ri­ka­sı, Tür­ki­ye De­niz İş­let­me­le­ri’nin Ka­ra­de­niz ve Tu­ran Emek­siz ge­mi­le­ri ile şe­hir hat­la­rı hiz­met­le­ri ve ge­mi­le­ri, TE­KE­L’­in Kris­tal Tuz Ra­fi­ne­ri­si ile Ka­ğız­man Tuz­la­sı, Sü­mer Hol­din­g’­in İs­tan­bul İmar Şir­ke­ti, Bey­koz İş­let­me­si, ma­ki­na ve teç­hi­zat­la­rı, Tür­ki­ye Güb­re Sa­na­yi’nin Sam­sun Güb­re Fab­ri­ka­sı ve Or­du Fat­sa ile Te­kir­dağ de­po­la­rı, DSİ, Ba­yın­dır­lık Ba­kan­lı­ğı ve Ka­ra­yol­la­rı’nın Kay­se­ri Er­ci­ye­s’­te­ki sos­yal te­sis­le­ri, Sü­mer Hol­din­g’­in Asel­sa­n’­da­ki his­se­si, Sa­rı­ka­mış ve Ter­can iş­let­me­le­ri, Ye­şi­lo­va Ha­lı ve Bat­ta­ni­ye Fab­ri­ka­sı, Emek­li San­dı­ğı’nın Ku­şa­da­sı Ta­til Kö­yü ile İs­tan­bul Hil­ton Ote­li, THY’­nin USA­Ş’­ta­ki his­se­si, TOP­RAŞ ve PET­Kİ­M’­de­ki ka­mu his­se­le­ri­nin bir bö­lü­müy­le 120 ta­şın­maz ile 41 adet ar­sa;2006TÜP­RAŞ, Er­de­mir, Ba­şak Si­gor­ta ve Ba­şak Emek­li­lik, TE­KE­L’­in Ka­ya­cık, Yav­şan ve Kal­dı­rım tuz­la­la­rı, TE­KE­L’­in ikiz ku­le­ler ola­rak bi­li­nen An­ka­ra Baş­mü­dür­lük Bi­na­sı ve Bod­rum te­sis­le­ri, Emek­li San­dı­ğı’nın baş­kent­te­ki Bü­yük An­ka­ra Ote­li ve Kı­zı­lay Emek İş­ha­nı, İz­mi­r’­de­ki Bü­yük Efes Ote­li, İs­tan­bu­l’­da­ki Bü­yük Ta­rab­ya Ote­li, Tür­ki­ye De­niz­ci­lik İş­let­me­le­ri’nin Ya­kıt-2 ge­mi­si, Ça­nak­ka­le Şe­hir Hat­la­rı Hiz­met­le­riy­le 9 ge­mi­si, THY’­ye ait ka­mu his­se­le­ri­nin bir bö­lü­müy­le 350 adet dai­re, ar­sa ve ta­şın­maz.2007TCDİ- De­ve­ci Ma­den Sa­ha­sı İş­let­me Hak­kı, TCDD Mer­sin Li­ma­nı, KGM İs­tan­bul Le­vent Ar­sa­sı, Sü­mer Hol­ding- BU­MAS, Araç Mu­aye­ne İs­tas­yo­nu­nun 1.-2. böl­ge­si, Emek­li San­dı­ğı Mül­ki­ye­ti Bur­sa Çe­lik Pa­las Otel, Tür­ki­ye Halk Ban­ka­sı, 245 adet dai­re, ar­sa ve ta­şın­maz.2008Pet­kim Pet­ro­kim­ya Hol­ding A.Ş., Sü­mer Hol­ding NİT­RO-MAK Ma­ki­ne Kim­ya Nit­ro No­bel Kim­ya Sa­na­yi A.Ş.’nin yüz­de 33.5 his­se­si, Te­kel ve Si­ga­ra Sa­na­yi­i İş­let­me­le­ri ve Ti­ca­re­ti A.Ş., An­ka­ra Do­ğal Elek­trik Üre­tim ve Ti­ca­ret A.Ş.’nin 9 san­tra­li, Te­kel ve Si­ga­ra Sa­na­yi İş­let­me­le­ri’­ne ait Pi­po ve Nar­gi­le Mar­ka­la­rı, Türk Te­le­ko­mü­ni­kas­yon ve 196 adet dai­re, ar­sa ve ta­şın­maz.2009TE­DAŞ Baş­kent Elek­trik Da­ğı­tım A.Ş., TE­DAŞ Sa­kar­ya Elek­trik Da­ğı­tım A.Ş., TE­KEL Kas­ta­mo­nu Jüt İp­li­ği Fab. Ma­ki­ne ve tec­hi­za­tı, TE­DAŞ Kon­ya Me­ram Elek­trik Da­ğı­tım A.Ş. ve 140 adet dai­re, ar­sa ve ta­şın­maz.2010TCDD’­nin Sam­sun ve Ban­dır­ma li­man­la­rı, TE­KE­L’­in Ça­mal­tı ve Ay­va­lık tuz­la­la­rı, Es­ki­şe­hir Os­man­ga­zi, Çam­lı­bel, Ulu­dağ, Ço­ruh, Ye­şi­lır­mak ve Fı­rat elek­trik da­ğı­tım şir­ket­le­ri, Sü­mer Hol­din­g’­in An­tal­ya Ba­rit ve Mer­sin Ta­şu­cu iş­let­me­le­riy­le 205 adet dai­re, ar­sa ve ta­şın­maz.2011Bay­burt, Çe­miş­ge­zek, Gir­le­vik, Bün­yan, Ça­mar­dı, Pı­nar­ba­şı, Sı­zır, İz­nik, De­re­köy, İne­göl, Cer­rah, Mus­ta­fa­ke­mal­pa­şa, Su­uç­tu, Çağ Çağ, Ot­lu­ca, Ulu­de­re, Adil­ce­vaz, Ah­lat, Ma­laz­girt, Var­to, De­ğir­men­de­re, Ka­ra­çay, Ku­zu­cu­lu, Tu­run­ço­va, Fi­ni­ke, Ka­ya­di­bi, Bes­ni, Der­ne, Er­ke­nek, Ker­nek ve Ko­va­da 1-2 akar­su san­tral­le­ri, İs­ken­de­run Li­ma­nı, Trak­ya Elek­trik Da­ğı­tım şir­ke­tiy­le 195 adet dai­re, ar­sa ve ta­şın­maz.2012Acı­sel­sa­n’­ın yüz­de 77 his­se­si, PET­Kİ­M’­in yüz­de 10 his­se­si, Kay­se­ri Elek­tri­k’­in yüz­de 20 his­se­si, Bey­ko­z’­da­ki is­ke­le ve rıh­tım, Halk Ban­ka­sı’nın yüz­de 24 his­se­siy­le 192 adet dai­re, ar­sa ve ta­şın­maz.2013Ga­la­ta­port, Ha­mi­ta­bat Elek­trik Üre­tim ve Tic. A.Ş., İs­tan­bul Ana­do­lu Elek­trik, Bo­ğa­zi­çi Elek­trik, To­ros­lar Elek­trik, Aras­lar Elek­trik, Dic­le Elek­trik, Van­gö­lü Elek­trik, Se­yi­tö­mer ve Kan­gal Elek­trik San­tral­le­ri, Ye­di­te­pe Bey­nel­mi­lel Otel­ci­lik ve Tu­rizm Tic. A.Ş.’nin yüz­de 15 D gru­bu, yüz­de 11 E gru­bu his­se­si, TE­DA­Ş’­ın Te­kir­dağ, Muğ­la, Bi­le­cik, Düz­ce, İs­tan­bul, De­niz­li, Ko­ca­eli’­de­ki çok sayıda ta­şın­maz.2014Mil­li Pi­yan­go’nun şans oyun­la­rı­nın özel­leş­ti­ril­me­si iha­le­si 2015 yı­lı­na sark­tı. Ke­mer­köy ve Ye­ni­köy Ter­mik San­tral­le­ri, Ke­mer­köy Li­man Sa­ha­sı. Ya­ta­ğan Ter­mik San­tra­li, TE­DAŞ, TDİ ve Ma­li­ye’nin çok sa­yı­da­ki ta­şın­ma­zı.


    İlgili Haberler  Kaynak: Yeniçağ: 80 yılın birikimi 15 yılda satıldı

  • HAMİTOĞLU: DİNİ SİYASETE BULAŞTIRDILAR!..





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Son genel seçimlerde de HDP den İstanbul millet vekili adayı olan Hamitoğlu dini vecibelerini en iyi şekilde yerine getiren müezzin eğitimini başarıyla bitirmiş bir insan olarak Menderesten başlayıp bugüne kadar süren dini siyasete bulaştırma politikasını üzerinden yapılan siyasetin hem inancımıza hem de insani kültürümüze aykırı bir durum olduğunu anlamayanların dini siyasallaştırıp üzerinden rant sağlamaları dine en büyük zarar veren en büyük anlayıştır dedi. 

    Aynı zamanda Halkların Demokrasi Partisi İstanbul Sultanbeyli ilçe örgütünde görev alan Ardahan Göleli iş insanı ve siyasetçi Ertan Hamitoğlu dini siyasi ideolojisine kurban edenlerin dinimize ve İslam kültürüne en büyük zararları verenleri olduğunu belirtir iken bunu görmek için onca camiye karşın cemaatsiz namaz kıldıran imamlar olduğunu ileri sürdü. 




    HDP olarak Türkiye Partisi siyasi kanunlara uygun, halkının yanında,7 milyon oy alan, gerçek muhalefet olan bir partinin üyesi olmaktan gurur duyduğunu belirten Hamitoğlu açıklamasına şöyle devam etti. ‘Bu bilinç ile demokrasinin tam yerleştiği insan haklarının eşitçe verildiği işçinin, esnafın, köylünün lehine siyaset yapan ve bunu hayata geçiren bir siyasi anlayışın dini, bayrağı, ulusalcılığı siyasete karıştırmadan hayatta geçirmesi mücadelesi veriyoruz.’ dediği açıklamasında, ‘Dün barış masasında Kürtlerle kardeş olduğunu söyleyip, bugün kendisine muhalefet edeni terörist ilan eden anlayışın sona geldiğini görüp, bir taraftan dini siyasete bulaştırarak diğer taraftan ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatına sığındığını ama başta muhafazakar kesim olmak üzere toplumun her kesiminin bu anlayışın gerçek yüzünü gördüğünü ve yapılacak olan bir seçimde yolcu edeceğini inandığını da söyledi. 

    Kürt, Türk halkı üzerinden politika yapanların sığındıkları din kisvesinin düştüğünü görmenin hırsıyla milyonların partisi olan HDP’yi kapatma gibi ince hesaplarının da yine Türk ve Kürt halkı tarafından bozulacağını da inandığını belirten Ertan Hamitoğlu, ‘bu ülke birilerinin değil, bu ülkede yaşayan herkesindir’ diyerek sözlerini tamamladı.



    BİLİYORUM, ASLINDA AMA..


    İnternet haber sitesine yazılar yazmaya başladığım sevgili meslektaşım Yüksel Ercan’ın kendi köşesinde her gün ele aldığı yazıları son günlerdeki yazıları bende de duygusal, bir o kadarda ‘ben ne yapıyorum, ne yaptım’ düşüncesini okuruna çözdürmeye çalışıyor..


    “Bir yol var ama her yerde tuzak, Bir yol daha var, dönmek de yasak, Deryaya yakın, dünyadan uzak, Gel vazgeçelim hiç zorlamadan, Sen aklı selim, ben yorgun adam, Bir yer bulalım, dünyadan uzak” diye başlayan son yazısını okurken aynı günün gecesinde bizzat yaşadığım bir olayın etkisinden hala çıkamadığımı anlıyor, olanlar, yaşananalar, gidenler, kalanalar azmış gibi bir hayli yorulan kalbimin yardımı ile omuzlarıma yeni bir yükü daha yüklediğimi fark edip, benim kendimi üzmek hatta öldürmek için Rus ruleti oynadığımı düşünüyordum. 



    Ve bu duygularla girdiğim yatakta bir an önce uyumak için kapattığım gözlerimle adeta karanlık sinema salonunda olduğumu anlıyor ve bugüne kadar yaşadığım yani çektiğim hayatım adlı filmi bir kez daha yaşamasam da geride kaldığını sandığım ama hep benimle gönlümde, kalbimde olan hatıralarını kare, kare izlemeye başlıyordum.. 


    Ve.. süt dökmüş bir kedi misali ‘biliyorum aslında ama..’ diye suçluluk duygusu içinde kendi kendime mırıldadığımı hissediyordum. Bunun nedenini düşünerek uyumaya çalışırken suçluluk psikoloji içinde kavrandığımı anlayıp, uyumak için girdiğim yataktan çıkıp, bir sigara içmek istiyorum… 


    Ama evde olduğumu, balkonunda benim yüreğime yağan göz yaşlarım misali yağmurun ıslattığını görüp yeniden ama bu kez yazılarımla, haberlerimle seviştiğim bilgisayarın başına dönüp, benim durumumda olan ve sanal ortama teslim olan sosyal hayatın da benim gibi bittiğini bir kez daha anlıyordum. 


    Ve ‘evet, biliyorum ama’ diyerek gönlüme, irademe geçiremediğim sözler dolayısıyla hep kendime, gönlüme, benim kadar yorulan kalbime kızmak isterken üzülüyordum.. 


    Kısacası, ‘benim bildiğim ama..’ diyerek teselli aradığım bu hayatın her cumartesi günleri yazdığım yazılarıma kaynak olduğunu düşünürken kendimi uyumak için girdiğim yatakta bir kez daha buluyordum..


    Çünkü bu hayatın bana verdiği diğer bir tecrübenin sıkıldığında, düşündüren olaylarla karşılaştığında başını koyduğun yastığa sarılıp, uyumanın daha iyi olduğunu hatırlıyor, sabah ola hayrola diyerek uykuya dalıyorum..



    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 



    CHP, MHP ve HDP Adayları Halkın İçinde


    AKP ve Adayları Nerede?


    arşiv haber 06/10/2015 tarihli haberler


    Yaklaşan genel seçimler öncesi yoğun bir tempo ile çalışan partilerin başında gelen CHP, MHP ve HDP’nin Milletvekili Adayları gün boyu halkın içinde oldukları görülürken, iki dönemdir Ardahan Milletvekili olmasına karşın toplumdan ve partisinin tabanında kopuk olduğuyla tartışılan AKP ve Milletvekil Adaylarını ortada gözükmediği dikkat çekiyor.


    CHP 1. Sıra Milletvekili Adayı Büyükelçi Öztürk Yılmaz, MHP 1. Sıra Adayı Avukat Osman Nuri Yıldız ve HDP 1. Sıra Adayı ve Ardahan Milletvekili Adayı Dr. Taşkın Aktaş’ın başta düğünler olmak üzere bir çok alanda görülürken, AKP’nin Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile bu kez de 2. sıra adayı olan Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın nerede oldukları bilinmiyor.


    Halkın ve seçmenin büyük ilgi gösterdiği CHP, MHP ve HDP Adaylarının sürekli olarak halkın içinde olduğu bir süreçte seçimi zorlayan partilerinde bu üç parti olduğu ileri sürülüyor.

    13 Yıldır iktidar olmasına karşın ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’a bekleneni vermemekle suçlanan ve son olarak 7 Haziran Genel Seçimlerinin sonuçlarını içine sindirmeyip, yeniden seçim yaptıran AKP’nin seçimi şimdiden kayıp ettiğinin işareti olarak algılanan bu durum iki dönemdir milletvekili olup, Ardahan ve partililerine hiç bir şey vermeyen AKP Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay olduğu da iddia edilmektedir.


    **Kendisine güvenen Atalay:


    BENİM HARA HURLARLA İŞİM OLMAZ..


    Seçimlere çok kısa bir süre kaldığı şu günlerde ortada gözükmeyen AKP Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın adeta yalnız kaldığı ileri sürüldüğü şu günlerde Atalay’a katkı sunmak isteyenlerin de yine Atalay tarafından ret edildiği de iddia edilmektedir.

    İleriye sürülen iddialara göre başta Cengiz çapan ve Mahmut Toprak olmak üzere bazı eski partililerin Göle İlçe Teşkilatını ziyaret edip, kendilerine bir görevin düşüp, düşmediğini belirttikleri ama Atalay’ın bunlara da güvenmediği ve ‘Benim Hara/*Huralarla İşim olmaz. Dün partiye zarar verenlerin bugün hayri olmaz’ diyerek daha önce partiye zarar verenlere yüz vermediği ileri sürüldü.       


    **Araları Açık mı?


    iğer parti ve adaylarının halkın içinde oldukları şu günlerde ortada gözükmemekle eleştirilen AKP Ardahan Milletvekili Orhan Atalay ile 2. Kez 2. Sırada yer verilen Veteriner Hekim Yunus Baydar arasının açık olduğu, buna neden ise Atalay’ın her zaman ki gibi çalışma arkadaşı ve parti il ve ilçe örgütleri ile olan kopukluğun neden olduğu da iddia edilmektedir.









    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     





  • PARTİSİNE GİTMEYEN MİLLETVEKİLİ!

    Yeni İl binası yaptıran Ak Parti, pandemi başta olmak üzere birçok nedenden dolayı kongresini de yapamazken iki yıla yakındır İl Başkanlığı yapan Hakan Aydın’ı da görevden el çektirdiği belirtilirken buna neden Ak Parti Milletvekilinin mevcut İl Başkanıyla olan sorunu olduğu ileri sürülmekte.



    Aylardır birbirleriyle konuşmayan ve bir araya gelmeyen Ak Parti Milletvekili ile İl Başkanının gerginliği parti teşkilatını da bölmüş durumda. İl Başkanının yeniden aday gösterilmediği ve Ak Parti Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katıldığı son İl Başkanları toplantısında görevden alındığı belirtilirken dört dönemdir Ak Parti Ardahan Milletvekilliği yapan Prof. Dr. Orhan Atalay’ın açılışına bile katılmadığı ve son olarak Ardahan Valisi Hüseyin Öner’inde özel bir büroda ziyaret edip, iadeyi ziyarette bulunduğu Hakan Aydın’ın başında bulunduğu Ak Partinin yeni İl binasına gitmediği de dikkatlerden kaçmıyor.


    Amasya’ya atanan Vali Mustafa Masalı’nın Milletvekiline yakınlığıyla tanınan Ardahan genel sekreteri hakkında başlatmış olduğu soruşturma ve görevden alınmasına kadar devam eden süreçte Milletvekilinin yanında durmakla eleştirilen İl Başkanıyla araları açılan ve Hakan Aydın’ın İl Başkanı olmasından bu yana partisinin İl Başkanlığına gitmeyen Milletvekilinin dört gözle kongreyi beklediği ve genel merkezin atayacağı yeni ismi beklediği gözden kaçmıyor.



    Dört dönemdir Ardahan milletvekilliği yapan son yerel seçimlerde partilileriyle kuramadığı diyalog sonucu Ak Partinin Ardahan’da Belediyeyi kaybetmesine neden olmasıyla da suçlanan Ak Parti Milletvekilinin bu davranışlarının parti içi huzursuzluğu doruk noktaya taşıdığı belirtilirken aylardır partisinin yeni İl Başkanlık binasına gitmeyen bir Milletvekili konumunda bulunuyor.


    Aynı milletvekili ile İl başkanının ve İl teşkilatının genel sekreter olayından sonra şimdi de Ardahan’da istenmeyen rektör olarak ilan edilen Ardahan Üniversitesi rektörünün kalıp kalmaması konusunda da karşı karşıya geldiklerinde ileri sürülmektedir.



    GAZETECİLER HABER AJANSI..


    Sarıyer Posta adlı yerel gazete ve internet haber sitesini incelerken dikkatimi çeken bir yazıda aralarında siyasi görüşümüz uyumlu olmasa da gazetesinde bir yıl boyunca baş yazarlık yaptığım Gebze Gazetesinin Sahibi abim İsmail Kahraman ile Doğu Anadolu Bölgesinde birlikte ulusal gazetelerde onca haberi manşet ve sürmanşete çektiğimiz Macit Gürbüz abimin de bulunduğu ve uzun zamandır güzel çalışmalara imza atan ve kısa adı TİMEF olan  Tüm İletişim ve Medya Federasyonunun sanalda düzenlediği çalıştayında bir araya gelen gazetecilere sunduğum önerimin haklılığını bir kez daha anladım


    Çünkü, Sarıyer Posta’da yazan meslektaşım Levent Pehlivanoğlu’nun ‘


    Yerel gazeteler ve sorunları’ başlıklı yazısında yakındığı konu ve benim gibi gazetecilerinde sıkça yazılarına taşıdığı gazetecilerin ana sorununun okur diye hizmet ettiklerimizin biz gazetecilere, ‘satılık basın’ derken kendilerinin değil, günlük bir gazete satın almak, abone olup, bir reklam vermeyi akıllarına getirmediklerini en iyi bilen gazetecilerdenim.


    Evet, meslektaşım Pehlivanoğlu’nun ‘Gazeteci arkadaşlar genelde halkın sorunlarını, yazıp çizdikleri için kendi sorunlarına çok fazla eğilemezler. Halkımızda gazetecileri hiç sorunu olmayan, para içinde yüzen bir kesim olarak görür.’ diye başlayan yazısında ‘gazetecilerin sorunlarını kim yazacak?’ anlamına gelen satırlarına bakınca buradaki eksikliğin gazetecilerin kendilerinde olduğunu anlamayan biz gazeteciler olduğunu da bir kez daha hatırlıyor ve kendimize yani gazetecilere üzülüyordum.


    ‘Oysa gerçek hiç de öyle değildir. Gazete bayisinde görüp de merak etmek için bile birçoğunuzun bakmadığı yerel gazeteler, bayiye gelinceye kadar bin türlü zorluk yaşar. Sahibinden muhabirine, köşe yazarından, dizgicisine kadar sizin sorunlarınızı, dertlerinizi anlatmak için uğraş verirler. Çoğu, para olmadığı için zamanında parasını alamaz. Çoğu matbaa parasını ödeyemez. Bazen öğlen yemekleri zeytin ekmekle geçer. Bütün bu sıkıntılara rağmen ellerinden geldiği kadar iyi bir gazete çıkartmaya çalışırlar.’ diye devam eden meslektaşımın bu satırlarında dikkat çektiği ise yeri geldiğinde kamuoyu yani halk, diğer adıyla okuru için canını ortaya koyan gazeteciyi anlamayan, derdine ortak olmayanların halk olduğunu ima eder ve onlara sitem eder gibiydi, aşağıdaki satırları ile devam ettiği yazısında..


    ‘Siz değerli halkımız ise kulaklarınızı ve gözlerinizi bu sıkıntılara kapatıp ağzınızı her açtığınızda gazetecileri eleştirirsiniz. Mahallenizde, sokağınızda, okulunuzda yaşadığınız her haberi yazıp çizmelerini istersiniz. Hem yerel gazetelerin güçlü olması için katkı koymazsınız hem de bazen satılık basın dersiniz.’


    Evet, Sarıyer Posta başta olmak üzere tüm yerel gazetelerin nasıl hazırlanıp, çıktığını anlamayan büyük halkımızın sadece yerele değil, ulusal basın ve dizilerini izlerken araya giren reklamlara kızdığı medyayı da sahiplenmediğini anlatmaya çalışan meslektaşımın ‘Satılık basın yok mudur? Elbette kalemini para ve çıkar için satanlar vardır. Ama bu mesleği aşkla, şevkle yapan birçok arkadaşımız vardır.’ satırlarının da bir o kadar anlamlı ve anlaşılması gereken sitemler olduğunu bana değil, sevgili şu an bu yazıyı okuma zahmetinde bulunan sana yani okura, halka, büyük milletimize hatırlatır gibiydi..



    ‘Ulusal basın okuma alışkınlığımız bir türlü yerelleşememiş. İşte sorun budur. Oysa mahallendeki, sokağındaki sorunları her zaman haberleştiren, bu konuda daha duyarlı olan yerel basındır.’ diyen sevgili meslektaşımın burada bir soru daha sorması gerekirdi.


    Oda halktan, siyasilerden önce biz ulusal ya da yerel diye ayırmaması gereken bu meslektaşın ana dinamoları olan gazetecilerin birbirlerinin yazılarını ne kadar okuduğu ve birbirlerine ne kadar destek olduğunu sorup, gazetecinin gazeteciye attığı köstekleri de sıralamalıydı diye düşünenlerdenim.


    ‘Kentlerde yerel basını genellikle siyasiler takip ediyor. Belediyeler toplu alım yaparak bayramlarda reklam vererek destek olmaya çalışıyorlar. Bütün bu çabalar yerel basını güçlü kılamaz. Taşıma su ile değirmen döndürmeye benziyor bu durum. Aynı zamanda yerel basının özgürlüğüne, muhalefet yapmasına da engeldir bu uygulama. Bunun örnekleri çoktur, bilenler bilir.’ diye yazısına devam eden meslektaşımın bu satırlarına bakınca da o siyasilerin, belediyelerin destek değil, aslında gazetecileri, gazeteleri esir almak için bu taktikle post içinde ki dostlar olduğunu da bildiğini düşünüyorum.


    Çünkü gazetecilikte asıl diğer bir sorunun 50 kuruşluk katkının aslında tembelliğe, al/yapıştırla haberciliğe alıştırdığı da diğer önemli bir konu..



    Birbirimizi anlamaya çalışarak bu konuda fikir üretmeye ne dersiniz? Gelin her şeyi bir kenara bırakıp Sarıyer yerelinde bu konuyu tartışalım çok orijinal fikirler ortaya çıkacaktır. Gazeteler artık arkasındaki güçlerin varlığıyla değil, kalitesiyle ve birbiriyle yarışmalıdır.’ diyen meslektaşımın bu önerisini desteklerken benim de ona ve diğer tüm yerel bir teklifim, bir teklifim, önerim olacak..


    Gelin daha özgür bir basın için kendi ajansımızı kurup, BİP’in daha çok biplemesi için önce Corona, sonra Covit-19 ardından pandemi ama aslında sadece bir gripal olay olan saçmalık gibi merkezden bir emir ile bir anda öcü ilan edilen whatsap ve diğer sanal ortamlarda bir birimizin haberlerini, yorumlarını, yazılarını bir birimizin gazetelerinde de yayınlayalım.


    Yani Sarıyer’in haberini Ardahan, Tekirdağ’ın haberini, yorumunu Antalya, Diyarbakır, Kayseri, Hatay, , Konya, Sinop, Çanakkale, İzmir, Rize’deki siyasi de, belediye de, okur da görsün, okusun ve Ankara üzerinde gerçek anlamda bir baskı ve o çok dillendirilen ama hayata geçirilemeyen 4. Kuvvet olsun, basını oluşturan biz gazetecilerin kendilerine ait Gazeteciler Haber Ajansı..



     


    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 




    AKP Adayları 1. Atalay –  2.  Baydar


    MHP: 1. Bülent Ulutaş 2. Ömer Tekoğulları


    arşiv haber 07/04/2015 tarihli haber


    Büyük bir merakla beklenen AK Parti’nin Milletvekili Adayları belli oldu.

    Orhan Atalay’ın 1. sıradan, Yunus Baydarın 2. sıradan aday olduğu AK Parti ile yarışacak olan MHP’nin adayları da belli oldu.



    **HDP’den de istifa..


    MHP’de ise Bülent Ulutaş’ın 1. Sıradan, Ömer Tekoğullarının 2. Sıradan Aday edildikleri öğrenilirken CHP Merkez İlçe Yönetiminin Başkanı ve 10 Yöneticisini istifa ettiği, öte yanda HDP Aday Adaylarından Göleli Av. Yaşar Kaya’nın bir haftadan önce başvuru dilekçesini geri çektiği, Göleli Hakan Çapan’ın ise HDP  hiç başvurmadığı öğrenildi..


    **SAFFET KAYA BAĞIMSIZ..


    Diğer yandan Saffet Kaya’nın da Ardahan’da bağımsız aday olarak 2015 Genel Seçimlerine gireceği öğrenildi.

  • ARDAHANLI ÖLÜSÜNÜ KALDIRAMIYOR!





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    297 caminin olduğu Ardahan’da birçok köy ve camide imam olmayışından yakınan Ardahanlıların ölülerini kaldıracak imam bulamamaktan yakındıkları görülürken aynı durumdan müftülüğün de yakındığı dikkat çekmekte.

    Köy muhtarlarının sıkça kapısını aşındırdığı görülen Ardahan’daki 130’a yakın camide imam olmadığı ve imam sıkıntısının imam olan camilerden giderilmeye çalışıldığı ancak cenaze namazı için cemaatin saatlerce imam gelmesini beklediği belirtilmekte.


    Kardan adamı öldürdüler, kardan imamla cenaze namazı kıldılar!


    Çocuklar cami bahçesinde ölü kardan adam ve kardan imam yapıp cenaze namazı kıldı. Çocukların kardan adam oyunu görenleri şaşırttı. Bir caminin bahçesinden musalla taşı üzerine ‘ölü kardan adam’ yapan çocuklar, imam cübbesi giydirdikleri kardan adam ile birlikte temsili cenaze namaz kıldılar.



    ARKA MAHALLE HABERİ..


    Ulusal medya başta olmak üzere basın yayın camiasını paniklendiren teknolojinin her geçen gün gelişmesiyle kağıdın, basılı yayının ortadan kalkacağı korkusu sürüp dururken, aynı durumun daha önce de yani televizyonun hayatımıza girmesiyle de yaşandığı unutulmuş gibi.

    Zira o dönemlerde de”tüfek icat oldu mertlik bozuldu” pardon ”televizyon çıktı basılı yayın bitti” deniliyordu. Hatta onun gazına gelerek Seka gibi devletin, yani halkın fabrikalarını alelacele elden çıkarmıştık.

     Ama tv icat oldu mertlik bozulduysa da basılı yayın yani Seka kağıt fabrikası gibi fabrikaların yeri park olsa da, yazılı basın ve Osmanlı’nın günahtır diyerek getirmeyi ihmal ettiği matbaa çarkları, dönmeye devam etti. Hemde ne dönüş. Nice iktidarları getirip nicelerini götürürken..

     Gazeteciliğin ve medyanın gelişen teknolojiye yani internete kurban olacağı paniği içinde olanların aslında gazete, dergi, kitap okurundan kopan yayın anlayışıyla basılı yayını öldürdüğünüde görmezden geldi.

     Çünkü arka mahallenin sorunlarını görmeyen internet üzerinden gelen”kopyala-yapıştır”anlayışıyla toplumun, okurun gerçek gündeminden kopan bir anlayıştır, aslında yazılı basını öldüren.

     Haa unutmadan havuz ve besleme medya kanalına atılan aynı manşetlerle basılıp, yayınlanan gazetecilik anlayışını unutmayalım. Zira Sümerlerden başlayıp Mısır kütüphanelerine kadar gelen yazının değil, sanalında söz gibi uçucu olduğunu da unutanların kutsal kitabımız Kuran-ı kerim ve diğer nice yazılı eser hala yaşıyor ve gerçek okuma hazzını verdiğini görüyoruz. 

    Basılı yayının da bitmeyeceğini bilerek..



    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 




    CHP Camilere İmam İstedi!..


    arşiv haber 18/11/2016 tarihli haber


    Daha önce iki rapor yayınlayarak Ardahan’ın sorunlarını gündeme taşıyan CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı Sinan Onay bu kez camilere imam istedi. ‘Ardahan’ın Sorunları başlıklı 3. raporunu yayınlayan CHP Ardahan 3. raporunda 15 Temmuz Darbe Kalkışması ardından ülke genelinde yaşananları da özetlerken Posof Kaymakamının ‘Siz iç bir imamın hayr için para yardımı yaptığını gördünüz mü?’ diye eleştirdiği imamların görev yaptığı bir çok caminin imamsız olduğunu ileri sürdü. CHP’nin 3. Rapor şöyle;



    **BASIN AÇIKLAMASI


    CHP Ardahan Merkez İlçe Örgütü olarak, kısa bir süre önce Ardahan’ımızın sorunlarını Ardahan kamuoyu ile paylaşmıştık.


    Son bir kaç aydır Ülke olarak çok hareketli süreçten geçmemizin yanı sıra ülkede cereyan eden; 15 Temmuz Darbe Girişimi, Gazetecilerin tutuklanması, Seçilmişlerin tutuklanması, Belediyelere kayyum atanması, Başkanlık   Türkiye’nin gündeminimeşgul etti.


    Bu denli yoğunluk içerisindeArdahan’ımızın sorunları kamuoyunda kendisine yer bulamadı ve fazlaca tartışılamadı.


    CHP Ardahan Merkez İlçe Örgütü olarak Ardahan ile ilgili toplumumuzun bilgisine sunduğumuz sorunlarımızın başında: Ekonomik nedenlerden ve İşsizlikten dolayı İlimizde dış göçün devam etmesidir.


    Yine kamuoyumuz bilmelidir ki; yıllardır dile getirdiğimiz gibi ilimizde bozuk yollarla ilgili Ardahan Belediyesinin sıcakasfalt çalışması yapması gerekmektedir. Vatandaşlarımızın yollara sıcakasfalt dökülürken sıcak asfaltı bir lütuf olarak gördüklerinden olsa gerek selfi çekilmeleri, sosyal hesaplarında bunları paylaşmaları bu hizmetin yıllar önce yapılması gerekliliğini gözler önüne sermiştir.


    Bülbülan Yayla Sorunu;


    Artvin ile sınırımızı belirleyen Bülbülan Yaylasındaki durumu aydınlatmamız gerekmektedir.  Merkeze bağlı Bağdeşen köylülerimizin Bülbülan Yaylasında ki arazilerinin, meralarının sınırlarının değiştiğini söyleyen köylülerle görüştük. 1961 yasası olmasına rağmen Hopa-Kemalpaşalılar tarafından bu meralara Villalar yapıldığını, hayvanlarını nerede otlatacaklarını, hiçbir yetkili veya kurumun kendilerine yeterince yardımcı olmadığını söylüyorlar. Burayla ilgili İl Genel Meclis Üyelerinin çalışma başlattıklarını biliyorum CHP li İl Genel Meclis Üyelerimizle bu konunun takipçisi olacağız.



    Hayvan Hırsızlığı;


    Yöre halkımızın tek geçim kaynağı olan hayvancılık. Son aylarda Ardahan merkez köylerde ve İlçelerde artan hayvan hırsızlıkları insanlarımızın gece ahırlarında nöbet tutmasına ve huzursuz olmalarına neden olmaktadır. Güvenlik Güçlerinin belirli bir hırsızlık yapan grubu yakaladığını diğerlerini de en kısa zamanda yakalayarak adalet önüne çıkarmalarını bekliyoruz.


    Ayrıca buradan yetkililere bir sorumuz olacak 15 Temmuz dan sonra Ardahan genelinde kaç imam görevden uzaklaştırılmıştır. Bu İmamların yerine yeni atamalar yapılmışmıdır? Çamlıçatak Köyümüzün Yukarı Mahalle Yeni Camisine neden uzun zamandır İmam ataması yapmıyorsunuz orada kiC aminin ve cemaatin suçu ne?


    Son olarak Merkez İlçe Örgütü olarak hazırlayıp İl Başkanımıza sunmuş olduğumuz rapor da “NE DARBE NE DİKTA” mitinglerinin devam etmesi gerekliliğini söylemiştik. Gelinen durumda Genel Merkezimizin aldığı Mitinglerin yapılması kararını yerinde bulduğumuzu, umutla desteklediğimizi kamuoyunun bilgilerine sunuyoruz.


     Kadir Sinan ONAY


    CUMHURİYET HALK PARTİSİ ARDAHAN MERKEZ İLÇE BAŞKANI


    **CHP MERKEZ’DEN 1. ARDAHAN RAPORU!..


    Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Merkez İlçe Başkanlığı Ardahan’ın sorunları hakkında bir rapor hazırladı.

    CHP Merkez İlçe Başkanı Sinan Onay’ın başında bulunduğu ekip tarafından ARDAHAN RAPORU’nun ilk bölümü şöyle;


    **ARDAHAN IN SORUNLARI


    *25/03/2016 Tarihli Haberler..


    Cumhuriyet Halk Partisi  Merkez İlçe Yönetimi olarak Ardahan’ın sorunları ve çözümleri üzerine çalışmalar yapıyoruz. Bunları yeri geldiği sürece Kamuoyu ile paylaşacağız. Biz CHP olarak hem yerel de hem genel de iktidar olmak istiyoruz bunun için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.


          Tespit ettiğimiz bazı sorunları aşağıda sıraladık;


      Ardahan da Nüfus ve Ekonomi;


          Ardahan ın nüfusu 2004 yılında 133.756 den 2015 yılı verilerine göre 99.265 e düşmüştür. TÜİK in verilerine göre 2023 yılında Ardahan da nüfusun 77 bine gerileyeceği belirtiliyor.


         Savaş, deprem, büyük afet yok. Peki, bir kentin nüfusu neden azalır?


           Bir kentin nüfusunun azalmasının nedeni doğumun az olması veya ekonomik nedenlerden dolayıdır. Ardahan’ın nüfusunun azalmasının en önemli nedeni ekonomiktir.

         Ardahan’ın bugün göç veren bir şehir haline gelmesinde hem yerel, hem de merkezi yönetim suçludur. Ardahan a layık hizmet vermemiştirler.

         Diğer taraftan Ardahan da açılan büyük mağazaların (A101,ŞOK ve BİM) yüzlerce esnafın işini azalttığı gibi dükkân kiralarının da artmasına neden olmuştur.


           Ardahan esnafının gelirleri düşmüş giderleri artmıştır. Esnafın gelirleri giderlerini karşılamamaktadır. Esnaflar iş yerlerini ofis, büro olarak kullanmaya başlanış kredilerle, borçlarla iş hayatlarını sürdürmeye çalışmaktadırlar.


       Ardahan İcra Dairesinde icra dosya sayısı Beş bini (5.000) geçmiştir. Bu sayıya Ardahan dışında ki icra dosyalarını da eklersek Ardahan da ekonominin durumunu daha iyi anlamış oluruz. Ardahan da esnaf moralsiz, mutsuz ve gelecekten umutsuzdur.



    Ardahan da Eğitim;


         Yıllardır Ardahan YGS sınavında sonlarda Ardahan Üniversitesi ilk açıldığında Sayın Rektör beyin tepkisi olmuştu. Rektör Bey geldi gidiyor Ardahan eğitimde YGS sınavında yine aynı yerde.


        Yandaş sendikaya göre Müdür atamaları yapılırsa, dağıtılan ders kitapları yeteri olmasa, Ardahan a atanan öğretmenleri uzun zaman burada tutamazsan, Öğretmenlerin özlük haklarını vermezsen, Açtığın kurslarda sabah akşam aynı sınıfta aynı öğretmenlerle ders verdirirsen öğrencilerin konsantrasyonunu nasıl sağlayacaksın? TEOG sınavların da iyi puan alanlar Öğrenci ve Aileleri neden Ardahan daki Liseleri tercih etmiyorlar bunları iyi  analiz etmek ve sorunları çözmek gerekiyor.


        Bunları analiz eden çözümü bilen kadrolar bizdedir Ardahan CHP iktidarında eğitimde istediği noktaya gelecektir.


     Ardahan da Vakıf Yurtları;   


            Ardahan da vakıf ve diğer yurtlar iyi denetleniyorlar mı? Karaman Ensar Vakfında meydana gelen çocukları taciz olayının başka illerde ve ilimiz Ardahan da yaşanmaması için görevlilerin bu konuda duyarlı olmalarını bekliyoruz.


    Ardahan da Sağlık;


        Ardahan sağlıkta da birçok sorun yaşanmaktadır. Birçok dal da yeteri Doktor olmadığı için sıkıntı çekiliyor.


     Kadın Doğum Uzmanı, Çocuk Cerrahisi , Plastik Cerrahisi Ardahan Devlet Hastanesinde bulunmamaktadır. Hastalar başka illere sevk edilmektedir. AKP sağlıkta sınıfta kalmıştır.


    Taşeron İşçi ;


    Taşeron İşçilere verilecek haklar önemlidir seçim meydanlarında bu sorunu ve çözümü dile getiren CHP Genel Başkanı Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU dur. Yalnız tüm hakları verilmelidir Taşeron İşçilerine.


        Birde yıllardır çalışan emek veren ama onlardan bahsedilmeyen Halk Eğitim Merkezlerinde ders ücreti karşılığın da çalışan usta öğreticiler için de çalışma yapılmalıdır. Bu konuyla ilgili sorunları çalışanların sıkıntılarını Genel Merkezimize de bildireceğiz.


    Ardahan da 18. Madde uygulaması;


             Ardahan Belediyesi tarafından yapılan 18.madde uygulaması tapuları olmalarına rağmen birçok vatandaşımızı mağdur etmiştir. Ardahan Belediyesi en kısa zamanda bu hatasından vazgeçer vatandaşlarımızın mağduriyeti giderilmiş olur.


    Ardahan a Suriye lilerin gelmesi,


        AKP nin dış politikada izlediği başarısız politika Türkiye de göçmen sorununu yaratmıştır. Suriyelilerin Ardahan a gelmeleri konusunda yapılan çalışmalar kulağımıza gelmektedir. Ardahan ın nüfusu göç ederken Suriyelileri getirmek Ardahan için handikaptır. Kaç Suriyeli aile gelecek? Nere de kalacaklar? gelen bu aileler burada kalırlar mı? Gibi soruların cevabını öğrenmek kamuoyunun hakkıdır.



    Ardahan da yolların durumu ;


          Ardahan şehir merkezinde bulunan yolların ve köy yollarının bozuk olması yıllardır bu yolların yapılmaması hem yerel yönetimin hem de Merkezi yönetimin Ardahan a bakış açılarını göstermektedir.


      Ardahan – Ardanuç yolunun yıllardır bitirilememesi de beceriksizliktir.


        Diğer çalışmalarımızla ilgili açıklamalarımızı ilerleyen günlerde yapacağız.


    **CHP’den Ardahan Sorunları-2


    Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Merkez İlçe Başkanlığı tarafından hazırlanan ve bir süre önce 1. kamuoyuna sunulan ‘Ardahan Raporu’nun 2. bölümü de yayınlandı.

    CHP Merkez İlçe Başkanı Sinan Onay ve arkadaşları tarafından hazırlanan ve yazılı olarak kamuoyuna sunula ‘Ardahan’ın Sorunları-2’ adlı dosyada sorunlar şöyle aktarıldı. 


      ARDAHAN IN SORUNLARI

           Ardahan sorunları üzerine kurduğumuz başında Merkez İlçe Başkanı Kadir Sinan Onay ve İlçe Yönetiminde ki arkadaşlarımızla çalışmaları tamamlayarak Ardahan ın sorunlarını rapor haline getirdik.

         Bundan sonra ki çalışmamız Partimizin Ardahan Merkez de az oy aldığı (köy-mahalle) yerlerde yapacağımız çalışma yer almaktadır.

       Ardahan ın sorunlarını tespit ederken bunların sadece kağıt üzerinde kalmaması halkımıza anlatılması ve sert muhalefet yaparak kamuoyu oluşmasının sağlanması amaçlanmıştır.

     BEŞİKKAYA BARAJI:

         * Beşikkaya Barajının gövde uzunluğu 70 ile 120 metre arası olması planlanıyor.

         * Ardahan Ovası Sulama Projesi ama? Can suyu bırakılacak buda Düz Ardahan Ovasının mağdur olmasına ve kuraklığa neden olacak.

        * 1 metreye 2 metre uzunlukta olacak borularla tüm düz Ardahan Ovasına sulama kanalı inşa edilmesi planlanıyor.

        * Beşikkaya Barajında elektrik üretilmeyecek, SET BARAJI olarak yapılacağı iddia ediliyor.

        * Büyük basınçlı borular ve Deribasyon Tüneliyle Ardanuç üzerinden BORÇKA BARAJINA  Ardahan ımızın suyu çalınacak. Çünkü BORÇKA BARAJI silis çamuruyla dolduğu için elektrik üretimi düşmeye başlamıştır.

       * Ancak Gürcistan bu projeye karşı çünkü içme suyunu Kura dan karşılıyor ve Gürcistan ile Türkiye nin birlikte yapmak istediği GÜR -TÜRK Baraj Projesini Aktaş sınırına yakın Kurtkale tarafında düşünülüyor.

      * Ayrıca Kura Nehri üzerinde 2 adet elektrik üreten Baraj bulunmaktadır. Bu barajlara su taşıyan Kura da Beşikkaya Barajı yapılırsa su eksilecek Devlet bu 2 barajı yapan firmalardan 49 yıl boyunca elektrik almayı taahhüt etmiş , peki elektrik üretemezse bu barajlarda oluşacak zararı karşılamayı da anlaşmaya bağlamışlar.

      * Beşikkaya Barajının yapılacağı planlanan (YENİKÖY-KALECİK-BUDAKLI-TÜRKEŞEN-UĞURTAŞI) bu alanlarda Orman ve Doğa katliamı yaşanacağı gibi Arıcılık-Hayvancılık-Balıkçılık-Otlak Meralar zarar görecek ve yeni göç dalgası da başlayabilir.

      * Beşikkaya Barajının yapılması planlanan yerde YENİKÖY-KALECİK-BUDAKLI-TÜRKEŞEN-UĞURTAŞI köylerinin yerleşim alanlarının bir kısmı meralar ve tarlaları sular altında kalacak.

        *BAĞDEŞEN KÖYÜ – YANLIZÇAM HASKÖY de taş ocağı kurulup ve stoklama yapılması planlanan alanda bir çok ağaç ve orman katliamı yaşanacaktır. 

         * Artvin için CERATTEPE ne kadar önemliyse bizim Ardahan için de hem KURA NEHRİMİZİN SUYU hemde barajın yapılacak yerde ki doğa katliamın oluşturacağı alan Meralar, Ormanlık alan o kadar önemlidir.

                TARIM – HAYVANCILIK VE SÜT ÜRETİCİLERİN TEMEL SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİ ;

            * 25000 hayvancılık işletmesinin olduğu Ardahan’da 100 bin nüfusa sahip olduğunu düşünürsek ve her aile dört kişiden oluştuğuna göre, ilimizde neredeyse her aile ayrıca birde işletme sahibidir. Buda gösteriyor ki Ardahan da geçim kaynağı hayvancılıktır.

             * Bölgemizde hayvancılık ta son 70 yılda tam uygulanamayan ıslah çalışmaları yüzünden ne kendi yerli hayvanlarımız ıslah edilip yüksek süt ve et verimi alınabilecek seviyeye getirilebildi nede mevcut olan ithal edilen ve bizim yerli hayvanlarla melezleştirilen hayvanlardan aynı kalitede ve oranda et ve süt alınabilecek düzeye getirildi.

            *    Tarım bakanlığının son iki yılda %80 hibe kapsamında dağıttığı boğalar, zaten çok yaygın olan zoonoz(hayvanlardan insana bulaşan) hastalıları daha da artıracaktır. Belki kısa dönemde olumlu gözüken boğa dağıtma işlemi uzun vadede hayvancılığın temeline konulmuş bir dinamitten farksız olmayacaktır.

             * Bölgemizde üretilen sütün pazarlamasında, damızlık ve süt birliklerin etkin bir çalışma ve kooperatifleşme çabaları, eksiklikleri yüzünden süt fiyatları mandıracıların insafına ve tekeline kalmış durumdadır.

              * Binlerce besi danası, entekre et işleme tesisi veya modern özel yada resmi (Et Balık kurumu gibi) kesimhanelerin olmamasından kaynaklı başka illere zorunlu sevk olmaktadır. Bu zorunlu sevk yüzünden insanlarımız parasını alamamakta, batı ile rekabet şansı azalmakta, maliyetler yükselmekte ve sonuçta üretimden vazgeçmektedir.

        *  Hayvancılıkta maliyetlerin %70’ni oluşturan kaba yem giderlerinin düşürülmesi için çalışma yapılmalıdır. Yem bitkilerine ve mazota verilen desteğin artırılması ya da vergilerin bu kalemlerde düşürülmesi gerekmektedir.

           * Hem Ülke hem de Bölge ekonomisine çok önemli ölçüde zarar veren hayvan hastalıklarıyla etkin mücadele için, Tarım Bakanlığının uygulamış olduğu zorunlu aşılamalar daha yoğun ve etkin bir şekilde uygulanmalıdır.                            

          *  Hayvan kaçakçılığı ve sınırlarda kaçak hayvan geçişleri kontrol altına alınmalıdır.

      HESLER – RESLER ;

           Posof ilçemizde yapılan HES ler bir tanesi heyelanlı yere yapıldığından dolayı tehlike altında diğeri de can suyu  bırakılmamasından dolayı  dere kurumuştur. Alternatif enerji üretimi olan ve Doğa ya zarar vermeyen Ardahan da yapılması planlanan RES ler (rüzgar enerji sistemleri) daha kullanılabilir enerji kaynağıdır.


    HAVAALANI ;

          Ardahan (Merkez Derindere köyü) ile Şavşat arasında yapımına başlanacak 14 km gidiş 14 km lik geliş Tünel Ardahan ı Karadenize bağlayacaktır.

          Çıldır daki tünel yapımı ihale aşamasında olduğu, Posof ta ki tünelde yapılırsa Ardahan merkeze ulaşım kolaylaşacaktır.

         İki sınır kapısı olan, 

        Uğurlu Dağı mevkii Yanlızçam kayak tesisi , Çıldır Gölü, Eski Kaleleri ile gezilebilecek turistik yerleri bulunan Ardahan da;

        Tüneller bitirildiği zaman ulaşımda stratejik konuma gelecek Ardahan a havaalanı yapılırsa gelen Turist sayısında da artış olacağı gibi kalkınmasına da faydalı olacaktır. Ardahan a mutlaka havaalanı yapılması gerekmektedir.                        www.kuzeyanadolugazetesi.com



    **Dolar niye yükseliyor?


    **KADINCA/Selmi Yılmaz/Gazeteci


    Son olarak Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına kayyum atayıp, ülkede istikrarı sağlamaya çalışan iktidar her saat başı rekor kıran doların yükselişinin önüne geçemiyor..

    Ve bunun nedeninin ne olduğunuda anlamak istemeyip, sorunun dış gelişmelerde dolayı olduğunu öne sürüp, iç sorunların üzerini kapatmaya çalışması toplumun olduğu gibi dolarında ateşini arttırmakta..

    Ülkenin etrafında bulunan komşularıyla yaşadığı sorunları barışçıl değil, savaşcıl ve baskı yöntemleri ile çözmye kalkan bu yetmez gibi dünyanın ekonomisinin %75’ini elinde tutan ABD ve AB’ye kafa tutan bir anlayışın nasıl olup, doların yükselişi gibi onca sorunu çözeceği de merak eden piyasalar bu meraklarını gidermek için yatırımı durdurup, bekleme girmesiyle adeta felç olan ekonomi piyasasının dolara ateş verdiği de diğer bir gerçektir.

    Toplumun büyük kesiminin ‘Dolarım mı var ki merak edeyim’ diyerek işi geçiştirmeye çalıştığı ülkemde doların neden yükseldiğini araştırıldığında bu artışın HDP’ye yönelik operasyonların hiç etkisi olmadığını söylemek en doğrusu değil mi?

    Bilmem ama sana karşı olanı, senin gibi düşünmeyeni, senin uygulamalarından memnun olmayanı tut yakasından at içeri yaparsan ne alakası var dediğin doları da yakar, bunun yaparken de ülkenin ekonomisini de duman edersiniz deriz..


    **Evet Türkiye Yol Ayrımında..


    ‘11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, son dönemde AB üyelik müzakereleri sürecinde yaşananları sağlıklı bulmadığını belirtti. 

    TÜSİAD Başkan Yardımcısı Sedat Şükrü Ünlütürk de, Türkiye’nin çok ciddi yol ayrımında olduğunu belirterek “Türkiye için yeni normal, kavga ve kaos mu, yoksa hukukun üstünlüğü ve demokratik değerler mi olacak” diye sordu.

    Bu satırları okurken korktum..

    Çünkü önce başkan olmak isteyen ardından MHPnin dediği olsun diye cumhurbaşkanlığına da razı olabileceğini belirten Erdaoğan ve ekibinin Gül’ü de suçlayıp, PKK hatta Feto/PKK/PYD üyesi olmazsa da seveni diye içeri attırabilir korkusu yaşadım..

    Ve bu memlekette doğru söyleyenin artık 9 köyden değil yakasından tutulup ya yerine kayyum atandığını yada hapise attırıldığını hatırladım..

    Evet Gül ve TUSİAD bir şeyler söylüyor..

    Ve doğru söylüyorlar..

    Çünkü benimde altına imza attığım; 

    ‘Gül AB üyelik müzakereleri sürecinde yaşananları sağlıklı bulmadığını belirtti. 

    TÜSİAD Başkan Yardımcısı Sedat Şükrü Ünlütürk de, Türkiye’nin çok ciddi yol ayrımında olduğunu belirterek “Türkiye için yeni normal, kavga ve kaos mu, yoksa hukukun üstünlüğü ve demokratik değerler mi olacak”

    Evet Türkiye yol ayrımında ve bu ayrım iyi bir ayrım değil..


    **Ne olacak bu iş?


    Ardahan’da yaşanan hayvan hırsızlıklarına bir türlü çare bulunamıyor.

    Onca güvenlik görevlisinin bulunduğu Ardahan’da kos koca hayvanalrın nasıl olup bir anda ortada kayıp olduğunu merak eden Ardahanlılar bu önemli sorunun sadece bir iki hırsızın işi değil geniş çaplı bir çete tarafından yapıldığına inanmakta..

    Çünkü onca hayvanın çalınmasına karşı bulunamaması bu çetenin varlığını da açık açık ortaya koymakta.

    Şu an Erzurum Valisi olan Seyfettin Azizoğlu’nun ilk kez Ardahan’da başlattığı, hükümetin yeni bir uyarı ile ülke geneline yaydığı ‘Valilerin Halk Günü’ toplantılarına başkanlık edecek olan Ardahanımızın mütevazi ve saygın Valisi Sayın  İbrahim Öz efe’nin  bu konuda halkı dinleyip, bir ekip kuracağına olan inancımızla deriz ki bu çetenin kuyruğu kimdeyse hemen ve mutlaka koparılmalıdır..

    Çünkü her çalınan ve her hırsızlık olayı vatandaşın güvenliğinden sorumlu olan güvenlik güçlerine eksi puan olarak yazılmaktadır.. 

    Şimdi buradan bir kez daha sesleniyor ve soruyorum Jandarmaya, Polise ve de İstihbarata..

    Nerede bugüne kadar çalınan hayvanlar?..

    Ardahan’da yaşanan onca hırsızlığın kaçı çözüldü?..

    Bundan sonra ne gibi önlemler alınacak..

    Bu konuda kamuoyuna kimse bilgi verecek mi?


    **Ardahan Öyle Tanıtılmaz..


    ‘Bende KAI ve KAISİAD’lara karşıyım’ deyip, bu adla kurulu içi boş ve Ardahan’ı gölgeleyen oluşumların gölgesinde kurtulamayanların başında olduğu Ardahan’ın nasıl tanıtılıp, bu ülkenin Kafskaslara ve Karadeniz’e komşu stratejik bir vilayeti olduğunu anlatacağız?..

    Bu vilayetin plakasının 75 olduğunu daha bilmeyen diğer illerde yaşayan insanların ‘75 Nerenin?’ diye sorduğu bir Ardahan’ı tanıtmakta ve en önemlisi Iğdır gibi Kars’ın vede Karslının gölgesinde kurtamak için hiç bir çabayı ortaya koymaktan aciz olanlar Çıldır Gölü, Aktaş ve Posof höllerine sahip bir Ardahan’ı nasıl tek başına bir vilayet olduğunu, Gürcistan’ın yanı sıra Ermenistan’a komşu sınır, serhat bir kent olduğunu kendine hasa gelenek, görenekleri olduğunu anlatacağız diye niye düşünmezler?

    Bilemiyor anlayamıyor, Ardahan ve Şeytan Kalesini unutup, Kars’ın kalesini logo yapanların çatısı altında ne diye gezer dolaşırız..

    İşte son örneği dün gazeteci Fakir Yılmaz’ın öğrendiği ve Ardahan Belediye Başkanının ‘Bende KAI ve KAISİAD’lara karşıyım’ dediğini öğrenirken aynı başkanın geçtiğimiz günlerde KAISİAD çadırında bizde varız çabası içinde olduğunu görüyor, izliyor, üzülüyorduk..

    Çünkü onca Karslının ve diğer kentlerin arasında Ardahan’ın tanıtmakta bir hayli zorlandığını anlamıyordu..

  • GAZETECİ, GAZETECİ KIZIYLA REKTÖRÜ KONUK ETTİ..






    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Yıldız En TV’de yeni yayın dönemine başlayan Ardahanlı Gazeteci Fakir Yılmaz ile Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Gazetecilik Bölümünü bitiren kızı Özlem Şeyma Yılmaz ile birlikte hazırlayıp, canlı sundukları ‘Gazeteciler ile gündem’ adlı programa Ardahan Üniversitesi Kurucu Rektörü, İstanbul Maltepe Üniversitesi Öğretim Üyesi, Kafkasya Üniversiteler Birliği KUNİB’in Başkanı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ı konuk ettiler. 



    Sanatçı Uğur Akçay’ın türküleri ile renk kattığı programda bilim, ilim ve gündemle ilgili sorunlar masaya yatırıldı. Her perşembe günü, saat 16.30’da yayınlanan ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı program iki saat sürdü.


    Önümüzdeki hafta da İstanbul Ataşehir Belediye Başkan yardımcısı Orhan Çerkez’i konuk edeceği öğrenilen Yıldız En TV’deki ‘Gazeteciler ile gündem’ adlı program her hafta perşembe günü canlı yayında seyircileri ile buluşmaya devam etmeyi hedefliyor.


    Prof. Ramazan Korkmaz’ın Konuğu Olacak


    Olan Gazeteci Yıldız En TV’de..


    ARŞİV HABER 18/01/2021 TARİHLİ HABER


    Seymen Tv, Yaşam Tv, Gala Tv’den sonra Yıldız En TV’de yeniden televizyonculuk yapacak olan Gazeteci Fakir Yılmaz sizin de davetli olduğunuz Perşembe gününden itibaren YILDIZ EN TV’de olacak. Ardahan Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz Perşembe günü, saat 16.30’da YILDIZ EN TV’de Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın konuğu olacak.


    Ardahan Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz Perşembe günü, saat 16.30’da YILDIZ EN TV’de Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın konuğu olacak.

    Uydudan yayın yapan Yıldız EN TV’de yayınlanacak olan ‘Gazeteci ile gündem’ adlı programda gazetecilerin konuğu olacak olan ARÜ Kurucu Rektörü ve KUNİB, Kafkasya Üniversiteler Birliği Başkanı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ile gündem masaya yatırılıp, konuşulacak.


    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın Perşembe gününden itibaren birlikte hazırlayıp, her hafta aynı gün sunacakları, “Gazetecilerle Gündem” adlı programın ilk konuğu Ardahan Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz olacak. 


    Sizin de konuk olacağınız ve ekranlarına davet edildiği YILDIZ EN TV ekranına sizde davetlisiniz. Programın Konuk Sanatçısı Sanatçı Uğur Akçay olacak.



    **HAFTAYADA ATAŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI KONUK..


    Ardahan Üniversitesinin de aralarında bulunduğu üniversitelere yapılan rektör atamalarının tartışıldığı bir süreçte Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın yanı sıra Ardahanlı Sanatçı Uğur Akçay’ın konuğu olacak olan Ardahan Üniversitesi Kurucu Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ile gündemi tartışacak olan gazeteciler önümüzdeki hafta da İstanbul/Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Orhan Çerkez’i konuk edecekler.



    GAZETECİLER HABER AJANSI..


    Sarıyer Posta adlı yerel gazete ve internet haber sitesini incelerken dikkatimi çeken bir yazıda aralarında siyasi görüşümüz uyumlu olmasa da gazetesinde bir yıl boyunca baş yazarlık yaptığım Gebze Gazetesinin Sahibi abim İsmail Kahraman ile Doğu Anadolu Bölgesinde birlikte ulusal gazetelerde onca haberi manşet ve sürmanşete çektiğimiz Macit Gürbüz abimin de bulunduğu ve uzun zamandır güzel çalışmalara imza atan ve kısa adı TİMEF olan  Tüm İletişim ve Medya Federasyonunun sanalda düzenlediği çalıştayında bir araya gelen gazetecilere sunduğum önerimin haklılığını bir kez daha anladım


    Çünkü, Sarıyer Posta’da yazan meslektaşım Levent Pehlivanoğlu’nun ‘


    Yerel gazeteler ve sorunları’ başlıklı yazısında yakındığı konu ve benim gibi gazetecilerinde sıkça yazılarına taşıdığı gazetecilerin ana sorununun okur diye hizmet ettiklerimizin biz gazetecilere, ‘satılık basın’ derken kendilerinin değil, günlük bir gazete satın almak, abone olup, bir reklam vermeyi akıllarına getirmediklerini en iyi bilen gazetecilerdenim.


    Evet, meslektaşım Pehlivanoğlu’nun ‘Gazeteci arkadaşlar genelde halkın sorunlarını, yazıp çizdikleri için kendi sorunlarına çok fazla eğilemezler. Halkımızda gazetecileri hiç sorunu olmayan, para içinde yüzen bir kesim olarak görür.’ diye başlayan yazısında ‘gazetecilerin sorunlarını kim yazacak?’ anlamına gelen satırlarına bakınca buradaki eksikliğin gazetecilerin kendilerinde olduğunu anlamayan biz gazeteciler olduğunu da bir kez daha hatırlıyor ve kendimize yani gazetecilere üzülüyordum.


    ‘Oysa gerçek hiç de öyle değildir. Gazete bayisinde görüp de merak etmek için bile birçoğunuzun bakmadığı yerel gazeteler, bayiye gelinceye kadar bin türlü zorluk yaşar. Sahibinden muhabirine, köşe yazarından, dizgicisine kadar sizin sorunlarınızı, dertlerinizi anlatmak için uğraş verirler. Çoğu, para olmadığı için zamanında parasını alamaz. Çoğu matbaa parasını ödeyemez. Bazen öğlen yemekleri zeytin ekmekle geçer. Bütün bu sıkıntılara rağmen ellerinden geldiği kadar iyi bir gazete çıkartmaya çalışırlar.’ diye devam eden meslektaşımın bu satırlarında dikkat çektiği ise yeri geldiğinde kamuoyu yani halk, diğer adıyla okuru için canını ortaya koyan gazeteciyi anlamayan, derdine ortak olmayanların halk olduğunu ima eder ve onlara sitem eder gibiydi, aşağıdaki satırları ile devam ettiği yazısında..


    ‘Siz değerli halkımız ise kulaklarınızı ve gözlerinizi bu sıkıntılara kapatıp ağzınızı her açtığınızda gazetecileri eleştirirsiniz. Mahallenizde, sokağınızda, okulunuzda yaşadığınız her haberi yazıp çizmelerini istersiniz. Hem yerel gazetelerin güçlü olması için katkı koymazsınız hem de bazen satılık basın dersiniz.’


    Evet, Sarıyer Posta başta olmak üzere tüm yerel gazetelerin nasıl hazırlanıp, çıktığını anlamayan büyük halkımızın sadece yerele değil, ulusal basın ve dizilerini izlerken araya giren reklamlara kızdığı medyayı da sahiplenmediğini anlatmaya çalışan meslektaşımın ‘Satılık basın yok mudur? Elbette kalemini para ve çıkar için satanlar vardır. Ama bu mesleği aşkla, şevkle yapan birçok arkadaşımız vardır.’ satırlarının da bir o kadar anlamlı ve anlaşılması gereken sitemler olduğunu bana değil, sevgili şu an bu yazıyı okuma zahmetinde bulunan sana yani okura, halka, büyük milletimize hatırlatır gibiydi..



    ‘Ulusal basın okuma alışkınlığımız bir türlü yerelleşememiş. İşte sorun budur. Oysa mahallendeki, sokağındaki sorunları her zaman haberleştiren, bu konuda daha duyarlı olan yerel basındır.’ diyen sevgili meslektaşımın burada bir soru daha sorması gerekirdi.


    Oda halktan, siyasilerden önce biz ulusal ya da yerel diye ayırmaması gereken bu meslektaşın ana dinamoları olan gazetecilerin birbirlerinin yazılarını ne kadar okuduğu ve birbirlerine ne kadar destek olduğunu sorup, gazetecinin gazeteciye attığı köstekleri de sıralamalıydı diye düşünenlerdenim.


    ‘Kentlerde yerel basını genellikle siyasiler takip ediyor. Belediyeler toplu alım yaparak bayramlarda reklam vererek destek olmaya çalışıyorlar. Bütün bu çabalar yerel basını güçlü kılamaz. Taşıma su ile değirmen döndürmeye benziyor bu durum. Aynı zamanda yerel basının özgürlüğüne, muhalefet yapmasına da engeldir bu uygulama. Bunun örnekleri çoktur, bilenler bilir.’ diye yazısına devam eden meslektaşımın bu satırlarına bakınca da o siyasilerin, belediyelerin destek değil, aslında gazetecileri, gazeteleri esir almak için bu taktikle post içinde ki dostlar olduğunu da bildiğini düşünüyorum.


    Çünkü gazetecilikte asıl diğer bir sorunun 50 kuruşluk katkının aslında tembelliğe, al/yapıştırla haberciliğe alıştırdığı da diğer önemli bir konu..



    Birbirimizi anlamaya çalışarak bu konuda fikir üretmeye ne dersiniz? Gelin her şeyi bir kenara bırakıp Sarıyer yerelinde bu konuyu tartışalım çok orijinal fikirler ortaya çıkacaktır. Gazeteler artık arkasındaki güçlerin varlığıyla değil, kalitesiyle ve birbiriyle yarışmalıdır.’ diyen meslektaşımın bu önerisini desteklerken benim de ona ve diğer tüm yerel bir teklifim, bir teklifim, önerim olacak..


    Gelin daha özgür bir basın için kendi ajansımızı kurup, BİP’in daha çok biplemesi için önce Corona, sonra Covit-19 ardından pandemi ama aslında sadece bir gripal olay olan saçmalık gibi merkezden bir emir ile bir anda öcü ilan edilen whatsap ve diğer sanal ortamlarda bir birimizin haberlerini, yorumlarını, yazılarını bir birimizin gazetelerinde de yayınlayalım.


    Yani Sarıyer’in haberini Ardahan, Tekirdağ’ın haberini, yorumunu Antalya, Diyarbakır, Kayseri, Hatay, , Konya, Sinop, Çanakkale, İzmir, Rize’deki siyasi de, belediye de, okur da görsün, okusun ve Ankara üzerinde gerçek anlamda bir baskı ve o çok dillendirilen ama hayata geçirilemeyen 4. Kuvvet olsun, basını oluşturan biz gazetecilerin kendilerine ait Gazeteciler Haber Ajansı..



     


    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 




    arşiv haber 04/06/2019 tarihli yorum/haber



    Müzikler eşliğinde yazmak.. 


    ‘Kör olasın sebep, oy sevdalım, belalım oy oy oy yoldaşım yıkılsın sebep olan’ diye başlayıp devam eden Emre Saltuk’un, ‘sevdalım, belalım, yoldaşım’ diye devam eden türküsü eşliğinde ele aldığım bugünkü yazımın nereye varacağını ben bile kestiremesem de devam eden şarkı, türkü ve şiirler eşiliğinde yazmaya başladım bile..

    Ve en sert, en ciddi, en dertsiz olarak görüp, algıladığımız insanların da zayıf yanları olduğunu düşünmeden hayat denen girdabın akışına kendimizi kaptırdığımız şu dünyada o kadar yazılan kitap, söylenen türkü, şarkı ve şiirlerin neyi anlattıklarını da pek anlamak istemez ve sadece kulak pasını giderdi der geçeriz.

    Ama ekmek, su kadar ihtiyaç duyduğumuz bunların yani kitapların, türkülerin, şarkıların, şiirlerin de biz insanlar için olduğunu ve onların yaşamın birer parçası olduğunu anlamak için tek dişi kalmış canavara inat tek teli de kalsa tınlayan sazın tellerine dokunmak yeter, artar bile..

    Bu yetmezse yüreğimizi, kalbimizi, beynimizi yoran duyguları hafiften çalan bir müzik parçası ile dinlemek yeter artar bile..

    Öyle ki her çalan sazın, çalgının kulağınızdan girip, yüreğinizde, kalbinizdeki volkan olmuş dağa değercesine duyguları patlatır, yakar, içinizden dışarı atarak, sizi rahatlattığını anlarsınız..

    Ve kendinizi bir şiirin, ya da bir türkü, şarkının içinde bulur yaşadıklarınızı anlattığını anlar, duygulanırsınız..

    Önce dalar, kendinizi anlatan o şiirleri, türkü ve şarkıları kırık sazın eşliğinde dinlediğinizi anlasanız da içinizde volkan olup, homurdanan duyguları göz yaşları eşliğinde patlatmamak için mücadele verdiğinizi hissedip, çevrenizde, ‘kimse var mı yok mu?’ diye bakarken o yaşları içinize yüreğinize akıtırsınız..




    Ve rahatladığınızı hissedip, anlasanız da aslında bir süreliğine de olsa yaşadığınız duygulara eşlik eden şiir, şarkı ve türküler eşiliğinde geçen zamanla ve yaşadıklarınızla birlikte bir hayli yorulduğunuzu anlar, sessizce kenara çekilerek yeniden bir kaplumbağa ya da salyangoz gibi kabuğunuza sığınırsınız..

    Ama, Allahüekber dağlarında doğup, Göle, Ardahan, Hanak, Çıldır’ı geçip, uluslararası bir akışla Gürcistan üzerinden geçerek aslında göl olan ama içimizdeki duygular gibi o kadar sıkıntının doldurduğu Kura Nehri’nin de ulaştığı Hazar Denizi gibi olur, içinizdeki seller..

    Ve içinde yaşam bulan o kadar balık ve canlının yaşam merkezi halini alan Hazar (Gölü) Denizi gibi ulaşmak istediğinize doğru asice dalgalanıp, kafanızı taşa vurur gibi siz de sahile vurup, vurup geri çekilirsiniz..

    Bir çoğu şiirlerden doğup, türkü, şarkı olan onca müziğin aslında sizi anlattığını düşündüğünüzde bu şiir, şarkı, türküler sazlar ve diğer çalgılarla kulağınızın pasını, yüreğinizin ateşini söndürmeye birebir olduğunu da anlarsınız..

    Bu duygular sizin gibi birer insan olan ve yaşadıklarını şiirlere, türkü ve şarkılara döken her şairin, sanatçının kendine has bir tarzı, kalemi, konusu ve duygusu vardır.

    Örneğin; Özdemir Asaf’ın kalemi çok naiftir, Turgut Uyar’ın dizeleri hüzün kokar, Nazım Hikmet aşk, memleket, dostluk gibi her konuda yazmıştır. Nazım Hikmet’in elbette her şiiri birbirinden güzel. İçinden seçim yapıp, kıyaslamak da haliyle çok zor. Ama, ‘Hoş Geldin Kadınım’ şiirinin yeri bambaşkadır.

    Bir erkek kadınına ya da kadın erkeğe aşkını daha nasıl anlatabilir ki? Aşkı en derin duygularla, yalın ifadelerle ve teslimiyet ruhuyla anlatan harikulade bir şiir. Üstadın bu şiiri bestelenerek, birçok şarkıcı ve sanatçı tarafından da okunmuştur.

    Peki ya bunca şiiri, sözü şarkılara, türkülere dökenlere ne demek gerekir?..

    Hiç bir şey demeden hala sesiyle bir çoğundan daha star olan İbrahim Tatlıses’in ‘Yazı yazdım kararsız, derde düştüm çaresiz, ben düştüm bir ataşa, siz düşmeyin yanarsınız..’ diye başlayan ve devam eden türkü, şarkı ve şiirlerin ‘hepsi benim için’ diyerek sona eren hayat ve müzik eşliğinde sizde susun en iyisi..



    CHP’nin Listesi Belli Oldu..


    17/03/2015 Tarihli Haber


    Bu bir gazeteciliktir..


    Günlerdir tartışma konusu olan ve kimlerin yeni yönetime gireceği merak edilen Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Örgütü’nün yeni yönetimini GAZETECi ele geçirdi.


    İstanbul’dan sonra Ankara’nın gündeminide tutmaya başlayan GAZETECİ Fakir Yılmaz’ın edindiği bilgiye göre şu an CHP Genel Merkezine ulaştırılmak üzere Ankara’da bulunan Sırrı Atalay Cantürk’ün listesinde şu isimler bulunuyor.


    Başkan: Sırrı Atalay Cantürk


    İl Yönetimi: Barış Bilgin (Gazeteci), Zafer Çiftçi (Muhtar), Vedat Çiftçi (Muhtar), Attilah Şenel (Esnaf), Aynur Bulga (Ev Hanımı), Hilal Çoban (İşçi), İbrahim Kaya (Emekli Öğretmen),Şener Uslu (Şehir Kulübü Yöneticisi), Berkant Hancı (Otobüs İşletmecisi), Olgun Ekmekçi (Esnaf), Tahsin Bulut (İşçi), Yaşar Hoş (Restorantçı), Kamuran Işık (Şehir İçi Servisçisi)


    Öte yandan CHP Tüzüğüne göre bu isimlerin bazılarının, CHP Tüzüğü gereği cinsiyet kotasına uyulması kaydıyla değişebileceği alınan diğer bilgiler arasında oldu. Çünkü CHP Tüğüne %33 Kadın, %10 gençlerden olması şartı bulunmaktadır.


    5 İlçeden birer kişinin de bulunduğu CHP’nin yeni İl Başkanı Sırrı Atayal Cantürk’ün tek başına hazırladığı bu listenin önümüzdeki günlerde (belki bir iki değişiklikle yada yeni isimler ekleme ile) CHP Genel Merkezine sunulup, onaylanması beklenmektedir.








    • HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




       





    •  


  • İLÇE BAŞKANININ YOK SAYILDIĞI CHP ARDAHAN'DA SIKINTIMI VAR?!.





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Yapılan toplantı ardınsan CHP İl Başkanının cep telefonundan attığı ve fotoğraf karesinde olmasına karşın İlçe Başkanı Sinan Onay’ın adını verilmeyip, yok saydığı bilgilendirme notu şöyle;



     


    TOPLANTININ KSA ÖZETİ İSE ŞÖYLE;


    CHP Kadın Kolları Genel Merkezi MYK Üyesi Nejla Erdem CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan, İl Kadın Kolları Başkanı Menekşe Bekmez ile CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve PM Üyesi Aylin Nazlı Aka’nın YAŞAMHAK ÇAĞRI metnini Ardahan Yerel Basın mensupları ve partililerle paylaştı.


    CHP Ardahan İl Binasında düzenlenen toplantıda, ‘YAŞAMHAK ÇAĞRI METNİ’ başlıklı bildirge hakkında bilgilendirme yapılırken Kadın’a Yönelik Şiddetle ilgili Ardahan Baro Başkanı Osman Nuri Yıldız ile Protokol imzalandı.


     


    Ardahan’da kaçakçılık operasyonu..


    Ardahan’da düzenlenen kaçakçılık operasyonunda 2 kişi gözaltına alındı.


    İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Hanak ilçesinde kaçakçılığın önlenmesine yönelik çalışma kapsamında bazı adreslere operasyon düzenledi.


    Bomba Arama köpeği “Sağın”ında destek verdiği operasyonda, 2 ruhsatsız tabanca, 1 av tüfeği ve bu silahlara ait mühimmatın yanı sıra, 12 büyükbaş hayvana ait küpe ele geçirildi. Operasyonda 2 kişi gözaltına alandı.



    GAZETECİLER HABER AJANSI..


    Sarıyer Posta adlı yerel gazete ve internet haber sitesini incelerken dikkatimi çeken bir yazıda aralarında siyasi görüşümüz uyumlu olmasa da gazetesinde bir yıl boyunca baş yazarlık yaptığım Gebze Gazetesinin Sahibi abim İsmail Kahraman ile Doğu Anadolu Bölgesinde birlikte ulusal gazetelerde onca haberi manşet ve sürmanşete çektiğimiz Macit Gürbüz abimin de bulunduğu ve uzun zamandır güzel çalışmalara imza atan ve kısa adı TİMEF olan  Tüm İletişim ve Medya Federasyonunun sanalda düzenlediği çalıştayında bir araya gelen gazetecilere sunduğum önerimin haklılığını bir kez daha anladım


    Çünkü, Sarıyer Posta’da yazan meslektaşım Levent Pehlivanoğlu’nun ‘


    Yerel gazeteler ve sorunları’ başlıklı yazısında yakındığı konu ve benim gibi gazetecilerinde sıkça yazılarına taşıdığı gazetecilerin ana sorununun okur diye hizmet ettiklerimizin biz gazetecilere, ‘satılık basın’ derken kendilerinin değil, günlük bir gazete satın almak, abone olup, bir reklam vermeyi akıllarına getirmediklerini en iyi bilen gazetecilerdenim.


    Evet, meslektaşım Pehlivanoğlu’nun ‘Gazeteci arkadaşlar genelde halkın sorunlarını, yazıp çizdikleri için kendi sorunlarına çok fazla eğilemezler. Halkımızda gazetecileri hiç sorunu olmayan, para içinde yüzen bir kesim olarak görür.’ diye başlayan yazısında ‘gazetecilerin sorunlarını kim yazacak?’ anlamına gelen satırlarına bakınca buradaki eksikliğin gazetecilerin kendilerinde olduğunu anlamayan biz gazeteciler olduğunu da bir kez daha hatırlıyor ve kendimize yani gazetecilere üzülüyordum.


    ‘Oysa gerçek hiç de öyle değildir. Gazete bayisinde görüp de merak etmek için bile birçoğunuzun bakmadığı yerel gazeteler, bayiye gelinceye kadar bin türlü zorluk yaşar. Sahibinden muhabirine, köşe yazarından, dizgicisine kadar sizin sorunlarınızı, dertlerinizi anlatmak için uğraş verirler. Çoğu, para olmadığı için zamanında parasını alamaz. Çoğu matbaa parasını ödeyemez. Bazen öğlen yemekleri zeytin ekmekle geçer. Bütün bu sıkıntılara rağmen ellerinden geldiği kadar iyi bir gazete çıkartmaya çalışırlar.’ diye devam eden meslektaşımın bu satırlarında dikkat çektiği ise yeri geldiğinde kamuoyu yani halk, diğer adıyla okuru için canını ortaya koyan gazeteciyi anlamayan, derdine ortak olmayanların halk olduğunu ima eder ve onlara sitem eder gibiydi, aşağıdaki satırları ile devam ettiği yazısında..


    ‘Siz değerli halkımız ise kulaklarınızı ve gözlerinizi bu sıkıntılara kapatıp ağzınızı her açtığınızda gazetecileri eleştirirsiniz. Mahallenizde, sokağınızda, okulunuzda yaşadığınız her haberi yazıp çizmelerini istersiniz. Hem yerel gazetelerin güçlü olması için katkı koymazsınız hem de bazen satılık basın dersiniz.’


    Evet, Sarıyer Posta başta olmak üzere tüm yerel gazetelerin nasıl hazırlanıp, çıktığını anlamayan büyük halkımızın sadece yerele değil, ulusal basın ve dizilerini izlerken araya giren reklamlara kızdığı medyayı da sahiplenmediğini anlatmaya çalışan meslektaşımın ‘Satılık basın yok mudur? Elbette kalemini para ve çıkar için satanlar vardır. Ama bu mesleği aşkla, şevkle yapan birçok arkadaşımız vardır.’ satırlarının da bir o kadar anlamlı ve anlaşılması gereken sitemler olduğunu bana değil, sevgili şu an bu yazıyı okuma zahmetinde bulunan sana yani okura, halka, büyük milletimize hatırlatır gibiydi..



    ‘Ulusal basın okuma alışkınlığımız bir türlü yerelleşememiş. İşte sorun budur. Oysa mahallendeki, sokağındaki sorunları her zaman haberleştiren, bu konuda daha duyarlı olan yerel basındır.’ diyen sevgili meslektaşımın burada bir soru daha sorması gerekirdi.


    Oda halktan, siyasilerden önce biz ulusal ya da yerel diye ayırmaması gereken bu meslektaşın ana dinamoları olan gazetecilerin birbirlerinin yazılarını ne kadar okuduğu ve birbirlerine ne kadar destek olduğunu sorup, gazetecinin gazeteciye attığı köstekleri de sıralamalıydı diye düşünenlerdenim.


    ‘Kentlerde yerel basını genellikle siyasiler takip ediyor. Belediyeler toplu alım yaparak bayramlarda reklam vererek destek olmaya çalışıyorlar. Bütün bu çabalar yerel basını güçlü kılamaz. Taşıma su ile değirmen döndürmeye benziyor bu durum. Aynı zamanda yerel basının özgürlüğüne, muhalefet yapmasına da engeldir bu uygulama. Bunun örnekleri çoktur, bilenler bilir.’ diye yazısına devam eden meslektaşımın bu satırlarına bakınca da o siyasilerin, belediyelerin destek değil, aslında gazetecileri, gazeteleri esir almak için bu taktikle post içinde ki dostlar olduğunu da bildiğini düşünüyorum.


    Çünkü gazetecilikte asıl diğer bir sorunun 50 kuruşluk katkının aslında tembelliğe, al/yapıştırla haberciliğe alıştırdığı da diğer önemli bir konu..



    Birbirimizi anlamaya çalışarak bu konuda fikir üretmeye ne dersiniz? Gelin her şeyi bir kenara bırakıp Sarıyer yerelinde bu konuyu tartışalım çok orijinal fikirler ortaya çıkacaktır. Gazeteler artık arkasındaki güçlerin varlığıyla değil, kalitesiyle ve birbiriyle yarışmalıdır.’ diyen meslektaşımın bu önerisini desteklerken benim de ona ve diğer tüm yerel bir teklifim, bir teklifim, önerim olacak..


    Gelin daha özgür bir basın için kendi ajansımızı kurup, BİP’in daha çok biplemesi için önce Corona, sonra Covit-19 ardından pandemi ama aslında sadece bir gripal olay olan saçmalık gibi merkezden bir emir ile bir anda öcü ilan edilen whatsap ve diğer sanal ortamlarda bir birimizin haberlerini, yorumlarını, yazılarını bir birimizin gazetelerinde de yayınlayalım.


    Yani Sarıyer’in haberini Ardahan, Tekirdağ’ın haberini, yorumunu Antalya, Diyarbakır, Kayseri, Hatay, , Konya, Sinop, Çanakkale, İzmir, Rize’deki siyasi de, belediye de, okur da görsün, okusun ve Ankara üzerinde gerçek anlamda bir baskı ve o çok dillendirilen ama hayata geçirilemeyen 4. Kuvvet olsun, basını oluşturan biz gazetecilerin kendilerine ait Gazeteciler Haber Ajansı..



     


    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 




    arşiv haber 16/08/2015 tarihli haber/yorumEnsar Öğüt et Formülünü açıkladı


    “CHP İKTİDARINDA ETİN KİLOSU 20 LİRA OLACAK”


    CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve 22.23.24 Dönem Milletvekili , Tarım ve Hayvancılık konusunda uzmanlığı ile taınan Ensar Öğüt, partisinin iktidara gelmesi halinde, doğru planlama , politika ve formlile etin kilosunun 20 lira olacağını söyledi.


    Ardahan hayvan pazarını karı karış gezen ve yetiştiricilerin sorunlarını dinleyen CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Ensar Öğüt, “Nasıl ki kentlerde fabrikalar ve işletmeler,  Kardenizde çay ve fındık, köylüler açısından ise Hayvan, çocuklarımızın geleceğidir” dedi.


    Ensar Öğüt formülü


    Doğu Anadolu’nun ‘Et ambarı’ olarak bilinen Kars ve Ardahan’da 70 bin hayvancılık yapan aile olduğunu hatırlatan Ensar Öğüt, CHP iktidarında bu ailelerin hepsine 10’ar simental ırkı inek verileceğini söyledi. Birinci yıl 10 hayvanın 8 danası olacağını, ikinci yıl 14, üçüncü yıl 24, dördüncü yıl da hayvan sayısının 44’e ulaşacağını ifade eden Öğüt, şunları söyledi:


    Partisine önerecek


    “Bir ailenin 4 yıl içerisinde ortalama 44 simental hayvanı oluyor. Her hayvan 20 kilo süt, 400 kilo et veriyor. Hayvanın biri 10 bin TL dolayında olduğu için varlığı 440 bin TL’yi buluyor. Bu hesaba göre 70 bin ailenin hayvan sayısı 3 milyon 80 bini buluyor. Her hayvan 400 kilo et verdiğini hesabından yola çıkarsak, 1 milyon 200 bin ton et yapar. Türkiye’nin yıllık et ihtiyacı da 1 milyon 200 ton civarında. İşte o zaman ithal ete ihtiyaç kalmıyor. Sadace Kars ve Ardahan’la Türkiye’nin et ihtiyacını karşılamış oluyoruz. CHP Genel Başkanına bu formulü seçim bildirgesine alması için sunum yapacağım. CHP iktidarında bu nedenle etin kilosu 20 lira olacak.”


    Hayvan pazardaki bir boğanın sırtına 6 yaşındaki Onur Davulcuyu bindiren Ensar Öğüt, “Bu hayvanlar olmazsa, çocukların okuması mümkün değil, Bunun için hayvanların para etmesi lazım. Çocuklarımızın geleceği, hayvanlarımızdır” diye konuştu.


    İthal et, eti ucuzlatmaz


    Formülün işlemesi için ithal et ve ithal  hayvancılık politikasına son verilmesini isteyen Öğüt, “Büyük çaplı meralar, yemyeşil alanlar, tecrübeli hayvan üreticileri, bu işi meslek edinmiş vatandaşımız var iken, başka ülkelerden et arayışına çıkmak ülke yararına değildir. Birileri zengin olur ama ne et ucuzlar ne de ülkeye bir yararı olur. İthal hayvan ve ithal et ülkenin çıkmazıdır”dedi.


    Pazara hayvanlarını satmaya getiren besiciler ise Ensar Öğüt’e destek vererek, et ithalinin durdurulmasını istedi.


    **TOPRAĞA VERİLDİ..


    Marangoz Mahmut Usta olarak tanınan Mahmut Avşar’ın oğlu, Pamuk Eczanesinin sahibi Pamuk Avşar’ın kardeşi Ömer Avşar toprağa verildi.

    Yoğun bir katılımla toprağa erilen Aşar’ın cenazesine katılanların büyük bir hüzün içinde oldukları, Aşar ailesinin fertlerine teselli olmaya çalıştıkları görüldü.

    Bilindiği gibi  Elazığ’da veteriner hekimliği yapan Ardahanlı Ömer Avşar, Ramazan bayramından bir gün önce, kendi aracıyla gezerken; aracın kontrolünü kaybetmesi sonucu araç taklalar atarak uçuruma yuvarlanmış, Avşar, ağır yaralı olarak yoğun bakımda tedavisi sürüyordu.

  • DEMİRCİLİĞİE BAŞLAYAN BAŞKAN DEMİR GÖREVİ BAŞINDA!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Geçtiğimiz günlerde yakalandığı Covit-19 Virüsü ardından Ardahan’dan sonra gittiği Ankara’da bulunan hastanelerde gördüğü tedavi ardından görevi başına dönerek iş başı yapan Başkan Demir rahatsızlığı ardından geri geldiği Ardahan’da Ardahan Kalesi önünde verdiği bir fotoğrafla şu mesajı paylaştı.


    Ardahan’ımızdan herkese günaydın,  iyi bir hafta diliyorum.  


    İşimizin başındayız.


    Değerli hemşerilerim SİZ bir müddet daha kendi ve çevrenizin sağlığı için EVDE KALIN belediyemiz sizin için çalışmaya devam ediyor.  


    #MUTLU İNSANLAR ŞEHRİ ARDAHAN# nı inşa edene kadar biz çalışmamıza devam edeceğiz !!!!!!!


    Faruk Demir


    Ardahan Belediye Başkanı



    14 ARALIK TÜRKİYE CORONA VİRÜS VAKA VE ÖLÜ SAYILARI


    Öte yandan dün tespit edilen 5 bin 064 yeni hasta ile ülkede ağır hasta sayısı 6 Bin’e yaklaştığı Covit-19 virüsü dolaysıyla hayatlarını kayıp edenlerin sayısının da 229 kişi olduğu bildirildi.


    **BELEDİYE DEMİRCİLİĞE BAŞLADI..


    Öte yandan SERKA’ya sunduğu projeyle kurulan Ardahan Belediyesi Demir Üretim Teknikleri ve Tasarım Atölyesi üretime başladı.


    Belediye tarafından kurulan demir ve kaymak atölyesinde üretilen ilk kapılar, Kapalı Halk Pazarının eskiyen sağ, sol ve ön giriş kapılarına takıldı. Kurulan atölyelerde, belediyenin ihtiyaç duyduğu malzemeler üretilerek, dışa bağımlılıktan kurtulması hedeflendiği bildirildi.



    **Yağdır Mevlam Su..


     


    Bilim ve teknolojinin  sağladığı, aktığı ve daha iyi yararlanmamızın, pandemi döneminde yediden yetmişe herkesin elinde olan cep telefonlarına kadar girmiş olan hava durumunu görüp, doğaya yağmur duasına çıktığı zaman; Yağdır Mevlam Su şarkısını hatırlıyoruz.


     


    Üç  tarafı denizlerle kaplı ülkenin su sıkıntısını hislerle almayıp, onca nehir ve dereyi kirleterek  izlerken “Su Akar, Türk Bakar” Ata sözüyle övünüyoruz.


    Kendilerine yönlendirilecek can alıcı sorulardan kaçmak için zeytin yağı misali üzerine çıkan su gibi oluşturur.


    Bakan Soylu seçilmiş atanmış biri olarak hakarete varan sözlerden  savunmalarına benzer; suyun çözme taktiği gibi.



    Suya gündemlerle çare bulmaya çalışırken su sorununun yağan yağmurlarla birlikte kısa sürede bir çok  konu gibi kürsüden tıkanıp, yıkanıp gideceğiz, ne duaya ne de şarkıda çözüm olmayacağı ama  asıl çözümsüzlüğün gün geçtikçe daralan ekonomimizin ve dünyanın  baskıları olduğundan yağan yağmurla birlikte yeniden tıkanan Istanbul trafiğine benzer.


    Kısacası “Yağdır Mevlam Su” ardından meteorolojinin yağmur geliyor mesajı öncesi “topluca duaya çıkacağız” deyip SİHA’lar gibi uçmayı beklerken yağan yağmurun oluşturduğu umutlara sarılır, bekleriz sonumuz hayrola diyerek..




    Demirtaş’tan


    Ardahanlılara Islak İmzalı Mektup..


    arşiv haber 12/06/2018 tarihli haberler/yorumlar


    MHP ile ittifak yaparak baskın seçim yapılacağını duyuran Recep Tayyip Erdoğan’a ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ diyen Halkların Demokratik Partisi eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’tan 24 Haziran seçimleri öncesi Ardahanlılara ıslak imzalı mektup.


    Cezaevinde tutuklu olan HDP’nin Cumhurbaşkanı Adayı twitterden sonra kendi yazdığı mektuplarla da seçmene ulaşmaya başladı.


    MHP ile ittifak yaparak baskın seçim yapılacağını duyuran Recep Tayyip Erdoğan’a ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ diyen Halkların Demokratik Partisi eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’tan 24 Haziran seçimleri öncesi Ardahanlılara ıslak imzalı mektup.


    Ardahanlı Avukat Yaşar Kaya’nın kendisini ziyaretinde başta Göleliler olmak üzere tüm Ardahanlılara kemdi el yazısı ile yazdığı ve imzaladığı bir mektup gönderen Demirtaş Ardahanlılardan destek ve oy istedi.



    İşte o mektup;


    Göle halkının bu kritik tarihi dönemde geçmişine yakışır bir olguyla HDP’nin yanında yer alacağına olan inancımla en sıcak selam ve sevgilerimi yolluyorum. Bütün Ardahan’ın benin duygu dünyamda yei bambaşkadır. Ama Göle’nin çok özel bir yeri vardır.


    İnşallah bir gün dünya gözüyle bir kez daha Ardahan’ın ve Göle’yi görmek nasip olur. Özgür günlerde buluşmak dileğiyle bir kez daha tüm halkımıza en içten duygularımla selamlarımı, hürmetlerim, gönderiyorum.


    Selahattin Demirtaş


    İmza


    HDP’nin Başkan Adayı Selettin Demirtaş’ın kendi el yazısı ile ele aldığı ve imzaladığı bu mektubun avukatları aracılığı ile diğer 80 il ve ilçelerde de tek tek yazılıp, elden yerel basına ve seçmene ulaştırıldığı da alınan diğer bilgiler arasında oldu.



    Ardahanlı Kemalbay: Umutla zafere gidiyoruz!


    Halkların Demokratik Partisi bir önceki dönem Eş Genel Başkanı Ardahanlı hemşerimiz Serpil Kemalbay, 24 Haziran seçimleri öncesi Ardahan’a gelerek partisinin İl Örgütünü ve esnafları ziyaret etti.


    Ardahan’da HDP’nin seçim bürosu büyük bir coşkuyla açıldı. Açılışa katılan HDP İzmir milletvekili adayı Serpil Kemalbay, “Erdoğan çıkıp ‘köprü yaptık’ diyor. Biraz utanın! Onları bırakın da biraz nasıl insan olduğunuzu anlatın” dedi. 


    HDP’nin seçim çalışmalarının yoğun sürdüğü kentlerden biri olan Ardahan’da çalışmalar kapsamında seçim bürosunun açılışı gerçekleştirildi. Açılışa; HDP İzmir milletvekili adayı Serpil Kemalbay, partinin Ardahan milletvekili adayları Dr. Taşkın Aktaş, Öztürk Polat ile il ve ilçe yöneticileri katıldı. Kent merkezinde yapılan açılışta konuşan Kemalbay,  HDP’nin Türkiye halklarının biriken sorunlarını çözmek için önemli bir programa sahip olduğunu belirtti. 


    Halkların Demokratik Partisi, Türkiye haklarının bugüne kadar biriktirdiği tarihsel sorunları çözmek için biriktirdiği çok önemli programa sahiptir diyen Kemalbay:


    “Bizler Halkların Demokratik partisinin çok değerli çok mücadeleci neferleriyiz. Çünkü partimiz Türkiye haklarının bugüne kadar biriktirdiği tarihsel sorunları çözmek için biriktirdiği çok önemli programa sahip. Halkların Demokratik Partisi bir halklar bahçesi olan Türkiye Cumhuriyeti coğrafyasında toplumsal kurutuluşun halkların demokrasi içerisinde birlikte yaşayışının barışın ve demokrasinin, özgürlüğün nasıl hayata geçirilebileceğinin formülünü buldu. Bu formül halklaştı, toplumsallaştı. HDP Türkiye’nin her yerine ulaştı. Edirne’den, Ardahan’a sahiplenildi ve 7 Haziran’da biz bunu yaşadık. Türkiye’nin kadim sorunlarına çözüm olacak bir parti olarak biz 7 Haziran’da onu başkan yaptırmadık. Çünkü onun istediği başkanlık tek adam diktatörlüğüydü. Türkiye’de bugüne kadar ki iyi kötü geleneğini yok etmek. Sadece ve sadece onun çevresinde ki bir grup yandaşının hakim olduğu antidemokratik ve despotik iktidar kurmak için bir başkanlık talep etti. O yüzden sevgili Demirtaş dedi ki seni başkan yaptırmayacağız. Selahattin başkan şuanda Edirne hapishanedeyse, rehin alınmışsa işte bu nedenden dolayı alınmıştır. Selahattin Demirtaş’ın bütün fezlekeleri, yargılandığı bütün dosyaların içeriği işte benim gibi burada yapmış olduğum konuşma gibi, mecliste yapmış olduğu konuşmalar halkla buluşmalarında yapmış olduğu konuşmalarından kaynaklıdır. Demirtaş’ın suçlanması Erdoğan’ın her toplantıda, her mitingde, her röportajda Selahattin Demirtaş’a kara çalınmaya çalışılması, kriminalize edilmeye çalışılması tamamen Selahattin Demirtaş’ın bu ülkede umut olmasından kaynaklıdır. İstiyor ki bu ülkenin umudunu karartsın, istiyor ki bu ülkenin umudunu rehin alsın, bu ülkenin umudunu teslim alsın ki o tek adam sistemini kurabilsin. Bizde ona diyoruz ki bizi rehin alabilirsiniz, ama bizi asla teslim alamazsınız. 24 Haziran’da yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçiminde Selahattin Demirtaş’ın en az Erdoğan kadar eşit haklara sahip olması gerekirken hukuksuz bir şekilde hapishanede tutuluyor. Buna karşılık Demirtaş bulunduğu koğuşta kampanya yürütüyor. Öyle bir kampanya ki sesi sadece Türkiye coğrafyasında değil uluslar arası alanda bile gümbür gümbür duyuluyor” ifadesini kullandı.



    ‘ARDAHAN HEP ZALİMİN ZULMÜNE MARUZ KALDI’


    Ardahan’ın her daim zalimin zulmüne maruz kaldığını söyleyen Kemalbay, yıl içerisinde kentte 500’den fazla kişinin sadece siyaset yaptığı için tutuklandığını söyledi. Kemalbay, “Duvara ketıl resmi çizdiği için tutuklama yapmak Erdoğan-Bahçeli ittifakının tam bir iflas içerisinde olduğunu gösteriyor. Yine karne nedeniyle eylem yapan gençler yoğun işkencelerden geçirildi. Bu cinsiyetçi, ırkçı ve şoven politikaların yürütenlerin Türkiye’ye verecek hiçbir şeyleri kalmadı. Halkımız gittikçe yoksullaştı. Ne emekli memnun, ne yoksul ekmek bulabiliyor, ne işsiz iş bulabiliyor, ne çiftçi mazot alabiliyor. Bu ülke geçinemiyorum diyerek kendisini yakanların ülkesidir. Bu ülke çocuğunun cenazesini sırtına alıp taşıyanların ülkesi. Bu ülke ilacını alamadığı için tedavi olamayanların gençlerin ülkesi. Bu ülke bebeklerin açlıktan öldüğü bir ülke” diye konuştu. 


    ‘ÜLKENİN İNSANLAŞMAYA İHTİYACI VAR’


    Ülkenin katliamlar ülkesi olduğunu söyleyen Kemalbay, sokağa çıkma yasakları sırasında yaşananları hatırlattı. Kemalbay, “Dünyada cenazesi alınamadığı için sokakta 7 gün bekleyen bir durum görülmemiştir. İşte biz,16 yıllık Erdoğan iktidarında bu insanlık dışı politikalara maruz kaldık. Erdoğan çıkıp ‘köprü yaptık’ diyor. Biraz utanın! Onları bırakın da biraz nasıl insan olduğunuzu anlatın. Bu ülkenin betonlaşmaya değil, insanlaşmaya ihtiyacı var. Bu seçim tarihi bir seçimdir. Bu ülkenin ezilmişlerinin, kadınlarının, çiftçilerin, işçilerin, emekçilerin ve halkların kurtuluşu için tarihi bir seçimdir. Tüm bu sorunların çözümünün tek adresi HDP’dir. Sen istersen değişir” diye konuştu. 


    ESNAFLAR ZİYARET EDİLDİ


    Konuşmaların ardından “HDP umuttur, umut dimdik ayakta” sloganları atıldı. Konuşmaların ardından büronun açılışı gerçekleştirildi. Açılışın ardından kent merkezinde bulunan esnafları ziyaret eden Kemalbay ve beraberindekiler halktan büyük ilgi gördü. 



    YEREL BASINLA BİR ARAYA GELDİ

    Halkların Demokratik Partisi bir önceki dönem Eş Genel Başkanı Ardahanlı hemşerimiz Serpil Kemalbay, daha sonra parti binasında basın mensuplarıyla bir araya gelerek 24 Haziran seçimleri başta olmak üzere Türkiye’de yaşanan gelişmeler ve gündem konuları üzerinde önemli açıklamalarda bulundu.


    Ülke genelinde yapılan bazı anketlerde her seçimde olduğu gibi bu seçimde de HDP’yi  baraj altında bırakarak algı operasyonu yapmaya çalışıyorlar diyen Kemalbay: “Ancak biz her seçimde olduğu gibi bu seçimde de o anket şirketlerini yanıltacağımıza inanıyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bütün sorunu partimizi devletin olanaklarını kullanarak barajın altına çekmeye çalışmak ve çeşitli planlar yapıyor. Kendisi çeşitli planlar yapıyor diyor ki ‘benim A planım var B planım var böyle bir şey olabilir mi? Seçim halkın idaresidir, demokrasi budur bizler inanıyoruz ki halkımız 24 Haziran’da kendisine en güzel cevabı verecektir” dedi.


    24 Haziran’da seçimlerinde iki tane formülün olduğunu açıklayan HDP’li Kemalbay,  “Eğer biz demokrasiyi seçeceksek yeni bir demokratik parlamenter sisteme geçmek için iki şey yapmamız gerekiyor. Birincisi barajı yıkmak, diğeri demokratik parlamenter sistemi başlatacak bir süreci yaratmak. Biz bunu Selahattin Demirtaş ile yaratacağımıza inanıyoruz ve canla başla bunun için çalışıyoruz.


    Ama diyelim ki Salahattin Demirtaş ikinci tura kalamadığı zaman o zaman şuna bakacağız bizim programımıza en yakın program hangisi ve ona göre hareket edeceğiz” ifadesini kullandı.


    Ülkede yaşanan gelişmelere de değinen Kemalbay, sözlerini şöyle sürdürdü:


    “Şırnak’ın haritasına hiç baktınız mı oradaki insanlar sadece bir siyasi partiye oy verdikleri için ağır silahlarla tanklarla saldırdılar. Bodrumlarda insanlar yandı, yani çok acı yaşadık. Bizlerin acıları bu süreçte daha katlandı. Bütün bunlara bakmak gerektiğini ve bunlara bakarak bir karar vermek gerektiğini ülkenin biran önce daha barışçıl, demokratik sürece geçebilmemiz için kendimizi yenilemeliyiz ve güncellemeliyiz.”


    30 yıl sonra memleketi olan Ardahan’a geldiğini ve çok duygusal bir gün yaşadığını açıklayan Kemalbay:


    “Yaklaşık 30 yıllık bir aradan sonra memleketim olan Ardahan’a ilk defa geliyorum ve burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Çünkü biz Halkların Demokratik Partisi olarak Ardahan’da da çok güçlü bir partiyiz. Hedeflerimizin burada da çok iyi anlaşıldığını görüyorum. Çok büyük sevgiyle karşılandığımızı da görüyorum. Biz halkların umuduyuz birlikte yaşamın umuduyuz. Burası tamda HDP’nin öngördüğü gibi bir havaya sahip, halklar bahçesi çoğulcu bir yapı var. Burada ki yok edilmiş bazı şeylerde var, yani bu yapı burada yok edilmeye tek tipleşmeye çalışılmış bugüne kadar fakat buna rağmen farklı halklar kültürler burada var olabilmişler. Birlikte yaşamışlar biz daha iyi bir yaşamı birlikte kurabiliriz. Halkların Demokratik Partisi güneşli güzel günlerin işaretini veriyor. Tüm yurttaşlarımıza tüm hemşerilerimize Halkların Demokratik Partisine destek olmaya ve oylarını HDP’ye vermeye çağırıyorum” şeklinde konuştu.


    Kemalbay daha sonra ata dede toprağı olan Sulakyurt Köyünü ziyaret etti. 



    **İki delinin yaptığını, biz akıllılar niye yapmayız?


    Seçimler öncesi elinde bulundurduğu devlet gücünü de arkasına alıp, tüm kozlarını ortaya koyan iktidar partisinin Kandil’e bayrak dikme hesapları ve diğer A, B olmadı C planları devam ede dursun neden oraya gönderildiklerinde bi haber 1005 kişinin hayatını kayıp ettiği, yüzlercesinin gazi olduğu Kore Yarım Adasıyla ilgili önemli bir gelişmeye şahit olmaktayız.

    Dünya’nın birçok bölgesinde olduğu gibi Kore’yi de ikiye bölen, kendi çıkarları için kardeşi kardeşe kırdırtmaktan ünlü Amerika’nın deli denen lideri Trump’un istemi, ondan biraz daha deli hatta diktatör olan Kim Jong Un’un evet demesiyle bir araya gelmeleri dünyanın birinci gündem haline gelmiş en önemli konuların başına geçti.

    Birçok Türk Askerinin önemli katkıları ile diğer bir güç olan Çin’in tüm Kore’de etkisini kıran Amerika’nın yıllar sonra ve en önemlisi onca ambargo ve kavga ardından neden böyle bir adım attığının sorgulanmaya başladığı şu günlerde bana göre burada görülmesi gereken en önemli konu delide olsalar bir araya gelmeleridir.

    Nedeni ise; biri ekonomik ve silah gücü ile diğeri halkı açlık ve sefalet içinde ve de bir diktatörün emrinde olsa da elinde bulundurduğu atom ve füzelerle güç olan bu iki gücün arka kapılarda ki hesaplarını da hesaba katıp, hesapladığınız da dünya barışı için önemli bir gelişme olarak kayıtlara geçmiştir.




    Çünkü 24 Haziran’da yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekili seçimleri öncesi ölüm, idam tehditleri dâhil bir birlerine demediklerini bırakmayan ve adına barış süreci denen adımın yanı sıra Bahçeli’nin yüksek sesle dillendirdiği AF istemini duymazdan gelen liderlerin olduğu ülkemde, yarım ada Kore için tam ada olan Singapur’da bir araya gelen delilerin attığı adıma, ülkemizde ki akıllı bildiklerimizin de cesur adımlar atmalarına ihtiyaç duyulurken iki deli denen Trump ile Kim Jong Un’un bir araya gelmesi barı adına güzel bir adımdır.

    Yani kısacası; Elin 2 Delisi bile barışırken, Biz akıllıları kıskandırmasın.. 

    Çünkü delilerin barışı bile akıllıların savaşından daha güzeldir..



    **Yol Boyu Seçim Anketi..


    Bana göre MHP ile ittifak yaparak, bir 5 yıl daha diyen Erdoğan’ın yanı sıra ülkenin ve Erdoğan karşında en az 10 parçaya ayrılmış olan muhalefetin geleceği olan seçimler yol boyunca da gündemimizden çıkmadı.

    Ülkenin doğu illerinden en yoksulu olan, işsizliğin esiri gençlerin memlekette ve yeşil sahalarda tutunmaya çalışıldığı Serhat Ardahan Spor’un yükünü omuzlayıp, İstanbul’a doğru yol aldığım dün en geç 24 saat içinde evde olmam gerekirken, seçmen olarak hepimizi yakından ilgilendiren 24 Haziran seçim gündemi dolaysıyla 28 saate ancak Kocaeli’nde eve girebildim.

    Bunun nedeni ise her durduğum dinlenme tesisin de ilk karşılaştığım araba yıkayıcından, garsona, garsondan çaycısına, oradan işletmeciye ve benim gibi tesise gelenlerle seçim üzerine sohbet edip, yol boyunca kendimce bir anket yapmak ve bu anket sonucunu ‘Yol Boyu Seçim Anketi’ başlığı ile siz okurlarıma sunmaktı.

    Ancak onca insanla konuşup, nabız ölçmeme karşın iktidara kızanların ‘oy vermeyeceğiz’ dediğine, muhalefetin yanındayız diyenlerin ‘Kesin muhalefete oy vereceğiz’ şeklinde net bir cevap alamadım desem bana, ‘Nasıl bir gazetecisin sen, bir anket bile yapamamışsın’ diye kızmayın..

    Çünkü seçmenin bu seçimler öncesi rengini neden vermediğini, yüzlerinde ki şüphe ve korku hissi ortaya koyuyordu.

    Yani, Muhtarı saraya çağırıp, ‘köylünün her hareketini bana bildireceksiniz’, ‘komşunu takip altına alıp, gerekirse ihbar edeceksin?’ diyenlerin yarattığı korkunun etkisi vardı, karanlığı yırtıp, sabahın ilk ışıkları ile bitirdiğim Bin 600 kilo metrelik yol boyunca..

  • AYDEMİR; GÖNLÜM ARDAHAN MİLLETVEKİLLİĞİNDE!..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ardahan eski Milletvekillerinden Faruk Demir’in yanısıra iki dönemdir Ardahan/Hanak CHP’li Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya’nın aday olabileceği konuşulan CHP Ardahan’da yeni bir iddia daha ortaya çıktı.

    Bilindiği gibi geçtiğimiz günlerde kendisini makamında ziyaret eden gazeteci Fakir Yılmaz’a 2023 veya daha erken yapılacak olan Milletvekili seçimlerinde Ardahan’da kesin Milletvekili  aday adayı olacağını açıklayan CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan’ın ardından Ardahan’lı olan ve İstanbul’da oturan mali müşavir Deniz Aydemir’de aday olacağını açıkladı.


    Daha önce iki kez chp Ardahan’dan Milletvekili aday adayı olan Aydemir bu kez listeyi alacağından bir hayli iddialı olduğunu açıkladı.

    Aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın kendisini yeni bürosundaki ziyaretinde, önümüzde yapılacak olan ilk seçimde CHP Ardahan’dan yeniden Milletvekili adayı olduğunu açıklayan Aydemir “gönlüm hep Ardahan’da dedi.

      Ardahan /Hanak’lı olan,genç yaşına rağmen başta sivil toplum örgütlerinde olmak üzere partisi CHP’de, sendikalarda aktifliğiyle tanınan mali müşavir Deniz Aydemir aynı zamanda çeşitli gazete ve dergilerde yazılar yazmasıyla da tanınıyor.


    CHP İl Başkanı Yalçın Taştan:


    İlk Seçimde Milletvekili Adayıyım..


    arşiv haber 22/11/2020 tarihli haberler/yorumlar


    MHP İL BAŞKANI İYİ PARTİ İL BAŞKANI OLDU!.. Erken seçim isteyen muhalefetin başını çeken Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan’dan gündemi sarsacak açıklamalar.


    Gazeteci Fakir Yılmaz ile eşi Selmi Yılmaz’ın birlikte ziyaret ettiği ve CHP İl Genel Meclis Üyesi Sırrı Atalay Cantürk’ünde bulunduğu görüşmede ilan edilecek bir erken seçimde ya da 2023’te yapılacak olan seçimlerde CHP’nin Ardahan Milletvekili Aday Adayı olmayı düşündüğünü net bir açıklama ile yapan Taştan 36 yıldır içinde bulunduğu partisini TBMM’sinde temsil etmek için ilk seçimde partisinden kesin milletvekili aday adayı olacağını açıkladı.



    **Halka Dokunmak En Büyük Hizmettir..


    Partisinin uzun yıllar sonra da olsa yerelde iktidar olduğunu belirten CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan bunu yaparken tek tek kapılarını çalıp, dokunduğumuz halkımızın sayesinde yaptığımız unutmadan başta belediye başkanları olmak üzere tüm partililerin hep bunu hatırlattığını belirtti.

    CHP’li Belediye Başkanlarının da Milletvekili adayı olma haklarının olduğunu ama başkanken bir de milletvekili adayı olayım demenin çokta anlamlı olmayacağı gibi gerek genel merkezce gerekse kamuoyunca olumlu karşılanmayacağını düşündüğünü belirten CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan ‘Seçimlere kadar hizmet etmeye devam edeceğimiz süreci izleyeceklerini ama bunu yaparken halkımıza bire bir tek tek, ekip ve parti olarak dokunmaya devam edeceğiz.’ dedi.


    **Hayali projelere gerek yok var olanı sunmak yeterli..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ‘CHP’li Belediye Başkanlarının çalışmasından memnun musunuz?’ sorusuna başkanlarının çalışmalarını sade bir vatandaş gibi kendisinin de takip ettiğini belirten CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan başta Ardahan merkez olmak üzere Hanak ve Damal Belediye Başkanlarının tüm imkansızlıklara ve engellemelere karşın olağanüstü çabalarla hizmet etmelerini takdir ettiğini belirtirken başkanlarının hayali projelerle uğraşmaktansa var olan sorunların üzerine gitmelerinin daha mantıklı ve olması gereken olduğuna dikkat çekti.


    Öte yandan CHP’li Damal Belediye Başkanının kardeşinin İYİ Parti Damal İlçe Başkanlığı görevini aldığı öğrenildi.



    **CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANIN KARDEŞİ


    İYİ PARTİ DAMAL İLÇE BAŞKANI OLDU..


    AK Parti, Deva, MHP, Yeniden Refah, CHP ve İYİ Parti İl Başkanlarını ziyaret eden Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci eşi Selmi Yılmz’ın ziyaret ettiği  Ardahan’da ki partiler arasında bulunan İYİ Parti Ardahan İl Başkanlığına MHP eski İl Başkanlarından olan Taşkın Polat’ın getirildiğini öğrenirken bu partinin Damal İlçe Başkanlığına da CHP’li Damal Belediye Başkanı Ergin Ünal’ın abisininde İYİ Parti Damal İlçe Başkanlığına atandığı öğrendiler.


    Konu hakkında bir açıklama yapan ve Damal İlçe Başkanlığına Ercan Ünal getirildiğini CHP’li Damal İlçe Belediye Başkanın abisi olduğunu belirten İYİ Parti Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat İYİ Parti olarak Ardahan Merkez de olduğu gibi 5 ilçede de teşkilatlandıklarını belirtti.



    **Yağdır Mevlam Su..


     


    Bilim ve teknolojinin  sağladığı, aktığı ve daha iyi yararlanmamızın, pandemi döneminde yediden yetmişe herkesin elinde olan cep telefonlarına kadar girmiş olan hava durumunu görüp, doğaya yağmur duasına çıktığı zaman; Yağdır Mevlam Su şarkısını hatırlıyoruz.


     


    Üç  tarafı denizlerle kaplı ülkenin su sıkıntısını hislerle almayıp, onca nehir ve dereyi kirleterek  izlerken “Su Akar, Türk Bakar” Ata sözüyle övünüyoruz.


    Kendilerine yönlendirilecek can alıcı sorulardan kaçmak için zeytin yağı misali üzerine çıkan su gibi oluşturur.


    Bakan Soylu seçilmiş atanmış biri olarak hakarete varan sözlerden  savunmalarına benzer; suyun çözme taktiği gibi.



    Suya gündemlerle çare bulmaya çalışırken su sorununun yağan yağmurlarla birlikte kısa sürede bir çok  konu gibi kürsüden tıkanıp, yıkanıp gideceğiz, ne duaya ne de şarkıda çözüm olmayacağı ama  asıl çözümsüzlüğün gün geçtikçe daralan ekonomimizin ve dünyanın  baskıları olduğundan yağan yağmurla birlikte yeniden tıkanan Istanbul trafiğine benzer.


    Kısacası “Yağdır Mevlam Su” ardından meteorolojinin yağmur geliyor mesajı öncesi “topluca duaya çıkacağız” deyip SİHA’lar gibi uçmayı beklerken yağan yağmurun oluşturduğu umutlara sarılır, bekleriz sonumuz hayrola diyerek..






    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Hazırlayıp Sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


    İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



    Mahir Aktaş Konuğumuz Olacak, Sıra sizde..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 www.yasamtv.com.tr



    ARDAFED: MUHALEFET TOPARLANMALI..


    arşiv haber 11/09/2020 tarihli haber/yorum


    ARDAFED ARDAHAN’IN İSTANBUL MERKEZİ OLDU.. Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkan olmasından bu yana ortaya koyduğu çalışmaları ile adından sıkça bahsettiren Ardahan Dernekler Federasyonu 2. İl Başkanını genel merkezinde karşıladı.


    Tarihine ilk kez Ardahan’ı Tanıtma Günleri ile başkanlık sürecine start veren ARDAFED Başkanı Yılmaz döneminde futbol turnuvaları, bal festivali, iş adamlarının yanı sıra Ardahan’lı kadınları bir araya toplayan ve üniversite öğrencilerine burs desteği gibi birçok önemli işlere imza atan Ardahan Dernekler Federasyonu bu kez Gelecek Partisi İstanbul İl Başkanını genel merkezinde ağırladı.




    Daha önce eski başbakanlardan olan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ile birlikte Ardahan Günleri yapan, CHP Genel Sekreteri Hamza Çebi,
    Ardahan, Göle, Köprülü, Şişli, Sarıyer Belediye Başkanlarını, Fox TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk gibi önemli isimleri genel merkezinde ağırlayan ARDAFED bu kez Gelecek Partisi İstanbul İl Başkanı İsa Mesih Şahin’i evinde misafir etti.

    Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yanı sıra Ardahan’lı Gelecek Partisi İst/Esenyurt İlçe Başkanı Veysel Karatay, Başkan Yardımcısı Hakan Deli, Murat Özer’in karşıladığı Gelecek Partisi İstanbul İl Başkanı Şahin’in yanı sıra Gelecek Partisi İstanbul Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Birim Başkanı Uğur Avni Başarır, 
    Gelecek Partisi Şişli İlçe Başkanı Yeliz Turan’da ziyarete katılanlar arasında oldu.




    ARDAFED Başkanına kitap hediye eden 
    Gelecek Partisi İl Başkanı İsa Mesih Şahin amaçlarının siyasi arenada bulunan siyasi partiler kadar önemli olan stk’larla hareket etmek ve onlarında bu ülkenin önemli bir tarafı olduğunu tüm kamuoyuna hisettirme çabası olduğunu belirttiği ziyaretinde ilk stk ziyaretine Ardahan Federasyonu ile başladıklarını belirtti.



    DSP İstanbul İl Başkanından sonra 2. İl Başkanını İstanbul Şişli’de bulunan Genel Merkezinde misafir eden ARDAFED Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz eski Başbakanlardan olan Prof.Dr. Ahmet Davutoğlu’nun Genel Başkanlığını yaptığı Gelecek Partisi İl Başkanı İsa Mesih Şahin’e Ardahan’ı ve çalışmalarını anlattıktan sonra kendisi aracılığı ile kamuoyuna birde rapor sundu.


    İşte o rapor;



     İKTİDARIN DİZAYNI İÇİN MUHALEFET TOPARLANMALI..


    Öncelikle ülkenin en kuzey sınırında bulunan Serhat Ardahan’ın adını taşıyan tüm derneklerin en üst çatı örgütü olan Ardahan Dernekler Federasyonu ARDAFED’i ziyaret ettiğiniz için teşekkürler.

    Sayın Başkan, Sayın Gelecek Partisi İstanbul Teşkilatı Mensupları..

    Biz Ardahan’lılar olarak ülkedeki siyasi gelişmelerin yanında sosyo-ekonomik gelişmeleri yakından takip eden ve yaşamın her alanında olduğu gibi stk, siyaset ve iş birliğinden yanayız.




    Başta Avrupa’da olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde siyasete  yön veren, kamuoyu oluşumuna büyük katkısı olan sivil toplum örgütçülüğünün yani dernekçiliğinin ve federasyonların temsil ettikleri kentlerinin, insanlarının gelenek, göreneklerini yaşatmanın dışında içinde bulunduğu ülkenin siyaset sahnesinde de yer alması ve güçlü olması gerekliliğine inanan ARDAFED olarak Türk siyasetinde yaşanan değişimin eski sistemi aratmayacak bir yol ile ilerlemesi gerektiğine inanmakta.

    Bugün hayatta olan başkanlık sisteminin gerek sözlük anlamını taşıması gerekse diğer ülkelerde uygulanan örnekler ile güçlendirilip, toplumun tüm kesimlerini içine alan bir siyasi anlayışla hareketini sağlamalıyız diyen Ardahan Dernekler Federasyonu olarak başta partiniz olmak üzere tüm siyasi partilerin ve bunların içinde bulunan insanların dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin, insan haklarına saygılı bir yol izlemeleri ve en önemlisi iktidardan ziyade muhalefetin, stk’ların ve diğer oluşumların bir araya gelip, toparlanmasından ve en önemlisi bugünkü yada yarınki iktidarın dizaynından yana bir yol izlemesini beklemekteyiz.

    Bu yönde atılacak tüm adımları destekleyen Ardahan Dernekler Federasyonu Gelecek Partisinin ülke geleceğine güzel günler açmasını diler.

    Ardahan Dernekler Federasyonu

    Adına

    Başkan Fakir Yılmaz



    YENER, YENEMEZ!..


    Başımız her sıkıştığında Avrupa kriterleri diyerek sarıldığımız kriterlerin ne olduğunu insanlıktan bihaber olduğumuz gibi onun içeriğinden de bihaber çok bilmiş kesiliriz. Bunu özel hayatımızda iş hayatında hal ve hareketlerimizle de ortaya koyar kendimizi ele veririz. 

    Bu sorunun altında yatan ise bu eksikliği giderme adına çaba gösteremeyişimizdir. 

    Bu durum 60 yıldır katılma hesapları yaptığımız ama hala gerekli kriterleri yerine getiremeyişimizden  dolayı kapısında beklemeye devam ettiğimiz Avrupa Birliği rüyasında olduğu gibi kendi özel hayatımızda sıkça ortaya koyarız. Bunun diğer adı gelişmişlik sorunudur. Yani köyden kalma etkiden kendimizi kurtaramayışımızdır.Yerel ağızla çeperin dibinde kalan, galağın büyümesiyle kendilerinin gökdeleni olduğunu sananların isimleri Yener’de olsa kendilerinin bu ukalalıklarını yenemedikleridir. Ne anlatmak istediğimi isimleri Yener’de olsa hep yenilenlerin gol yediklerinden de haberleri yoktur. Bu durumun en bariz örneği samimi bir dostumun önerisiyle arayıp tanışmak istediğim ancak harcadığım kontüre ve zamana acıdığım aşağıdaki mesajı kendisine yazmama neden olan ve batılı olamayan doğunun karanlığında kalan şahıştır bu yazıyı bana yazdıran !… 



     Yener bey merhaba.. Öncelikle sizi aradığım için özür dilerim.. Benim adım Fakir Yılmaz..  Gazeteciyim aynı zamanda Yaşam TV de iş insanlarımızla başta olmak üzere bir çok alanda program yaparım. Ardahan merkezli günlük gazetelerimizin yanı sıra 7 yaşından beri çek-senetle uğraşan, ticaretin, ekonominin, iş hareketlerinin sıkıntılarını bilen ailemin olan ve kardeşler olarak baktığımız matbaamız, petrolümüz, iş hanımız, kapalı spor sahamız gibi bir çok işlerin yanı sıra Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve merkezi İstanbul Şişli’de bulunan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığını da yapmaktayım. İnternette www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı sitem aracılığıyla da günlük 25 ila 33 bin arasında okuru olan ve kendi gazetelerim, sitem aracılığıyla her gün yazı yazan, yorum yapan ve aynı zamanda Birgün, Akşam, Habertürk muhabirliği yapan İstanbul’da yayınlanan Gazete Damga adlı gazetede yazılar yazan 34 yıllık bir gazeteciyim. Bu mesajı yazmamın nedeni sadece ziyaret edip, tanışmak, eğer ısmarlasaydınız bir bardak çayınızı içmek için, randevu talebim ile sizinle yaptığım telefon görüşmesinde karşınızdaki insanı tanımadan takındığınız tavır oldu. Bir iş adamına yakışmayan tavrınızı kınadığımı ve insanlara karşı biraz daha nazik olmanızı bir iş adamı, iş insanı, stk başkanı, gazeteci olarak tavsiye ederim.. Çünkü bu dünya küçük bir günde siz birini ararsanız ve köyden kalma tavırla karşılaşırsanız üzülürsünüz derim.. Ha davranışınıza kızsam da küs değilim bilesiniz..  Yine de selamlar.. Fakir Yılmaz/Gazeteci 05322678015


    **ARDAFED Olarak biz bir şey yaptık..

    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yoluna devam eden ve 23 Şubat’ta Ardahan’ın Vatan Topraklarına katılışının 97 nci yıl dönümünü Bakırköy Botanikparkt’ta farklı bir gece ile gerçekleştirmeye hazırlanan ve bununla yetinmeyip, ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ sloganı ile 3 üncüsünü düzenlediği Futbol Turnuvasının kura çekimini 23 Şubat gecesin de gerçekleştirecek olan ARDAFED bir şey yaptı..

    Yıllardır olmaz denilen bir çok önemli etkinliğe imza atan ve bu etkinlikler öncesi ard arda düzenlediği toplantılar ile önce 39 İlçesi bulunan İstanbul’da her ilçede bir Ardahan Derneği diyerek örgütlenmeye gitti..

    Ardından Ardahan’ı gölgeleyen KAI; KAISİAD; KAIFED denen gölgeleri Ardahan üzerinden kenara attı.

    Ardahanlı bilinçliliğini öne çıkaran önemli çalışmalara imza attı.

    Ve en önemlisi bugün sanki ARDAFED onları ortaya çıkarmamış gibi davrananları başta olmak üzere Ardahan’ı unutmuşlara Ardahan’ı hatırlattı, Ardahan’a sahiplenmeleri için adeta yarışa soktu..

    Başka neler yaptı bu baş belası ARDAFED!..

    Kaz geceleri ile yolda bir etkinlik yaptıklarını sanan Ardahan dernekçiliğinin zirvesi olan Ardahan’ı tanıtma Günlerine hemde hiç bir resmi kurumdan destek, para almadan imza atarak 4 günde 1,5 Milyon insanın Maltepe sahiline döküp, Ardahan adını tüm İstanbul’a olduğu gibi ülkenin gündemine yerleştirdi..

    Ardahanlı Yazarlar, Çizerleri, Heykel Traşcıları buluşturdu..

    ARDAFED’e inat diye yola çıkanların ARDAFED’den daha Ardahan’a sahip çıkmalarını sağladı..

    Gazetecilerini buluşturdu, kimine gazete çıkarmasını sağladı, kimini Ardahan’a yöneltip, Ardahan’ı yazdırmaya teşvik etti.

    Sanatçılarını bir araya getirdi, milyonluk kentte bir güç olduklarını hatırlattı..

    Önümüzde ki günlerde 75 iş adamı ile kamuoyuna tanıtacak olan ARSİAD adından sanayici ve iş adamları derneğini kurdurttu..

    Ardahan’ı Avrupa’ya tanıtmak için kolları yeniden sıvadı..

    Böl, parçala taktiği ile ARDAFED’i durdurmaya çalışanların da gazı ile yeni federasyonlar kurdurdu, onlarında Ardahan’a nasıl sahip çıkılması gerektiğini ortaya koydurttu..

    Gençleri, Kadınları unutmadı, iş adamlarını buluşturdu, iş ortaklığı yapmalarını sağladı ve bir kaç tanede olsa Ardahan’a yönelik yatırım yapmalarına katkı sundu..

    Ardahanlı siyasilere parti, görüş ayrımı yapmadan sahip çıktı, onların yüzlerini Ardahan’a dönmeleri için çağrılarda bulundu.

    Ve ARDAFED Ardahan, Ardahanlı olma bilinçliliğini anlattıkça bu işi bende yaparım diye yarışa yeni yarışçılar kattı..

    Kışın ortasında onları Ardahan’a gönderdi, yazın Ardahanlı ile buluşturdu..

    Ardahan arasında İstanbul ve diğer batı kentleri ile köprü kurdu, Araha yerelini batı ile buluşturdu..

    Bir çok Ardahanlının telefon datasını oluşturdu..

    İstanbul başta olmak üzere batı kentlerinde ki dar kabuklarını kırıp, İstanbul’un ekonomisini, siyasetini ellerinden tutanların makamına çıkarttı, kendilerinden olan ama bir türlü cesaretli olup ortaya koyamadıkları öz güvenlerinin hatırlattı..

    Ve ARDAFED bu görevdir diyerek işine baktı, yolunda yol almaya devam etti. Ediyor da..

    Ve en önemlisi Ardahan Dernekler Federasyonu olarak Ardahan’ın en büyük sivil toplum kuruluşu ve derneklerin çatı örgütü olduğunu ortaya koydu.

    Bunu yaparken de bugün ARDAFED’i görmezden gelme ayakları yapanları şok etti, onlara rağmen ayakta kaldı..

    Tüm siyasi hesapları alt üst ederek derdinin Ardahan olduğunu toplumun büyük kesimine kabul ettirdi..

    Kısacası ARDAFED bir şey yaptı..

    Oda Ardahan, Ardahanlının üzerinde ki ölü toprağı denen bir çok şeyi silkeleip, birilerinin yüzüne attı..

    Ve hep Ardahan dedi..

    Şimdi daha önemli bir o kadar da etkili işler yapmaya hazırlanıyor..

    Merak ediyorsanız, bekleyin, takip edin..

    Çünkü ARDAFED’in daha yapacağı çok şey kaldı..

    Bunların birini mi desem..

    2019 Genel Seçimlerine imzasını atıp, Ardahanlının siyasetten de güçlü olduğunu ortaya koyma planı var o ‘Acaba şimdi ne yapacak?’ diye dört gözle beklenen ARDAFED..


  • VALİ YARDIMCILAR: GÜZEL BİR ARDAHAN İÇİN ÇALIŞIYORUZ…



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    3 gümrük kapısı ile ülkenin Kafkaslara açılan, 400-450 bin büyükbaş hayvanın yetiştirildiği kırmızı et deposu, dünyada en uzun iğneye sahip, Kafkas arısının yemyeşil yüksek yaylalarında bulunan binbir çiçekten aldıkları nektar ile oluşturduğu bala sahip, Çıldır’ın yanında Gürcistan ile ortak olan Aktaş Gölüne, 5 ilçe, 1 Beldesi bulunan Ardahan’ın sağlıklı ve güzel bir kent olması için çalıştıklarını belirten Ardahan Vali Yardımcıları Alper Taş ve Mustafa Gürbüz 3 vali yardımcısı olarak Vali Hüseyin Öner’in başkanlığında ekip olarak 24 saat görev başındayız.’ dediler.


    Aynı zaman da Ardahan Dernekler Federasyonu ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ziyaret edip, görüş alışverişinde bulunduğu Ardahan Vali Yardımcısı ve aynı zamanda Çıldır Kaymakamı Alper Taş ve aynı zaman da Ardahan İl Genel Sekreterliğine vekaleten bakan Ardahan Vali Yardımcısı Mustafa Gürbüz hizmete geldikleri Ardahan’a ve Ardahan’lılara en iyi hizmeti sunma gayreti içinde olan bir ekiple çalışıp, çabaladıklarını belirttiler. 



    **AKTAŞ MANZARALI GÜZEL BİR PARK YAPIYORUZ..


    Aynı zamanda Çıldır Kaymakamı olan ve vekaleten Ardahan Vali Yardımcılığını da yapan Kaymakam Alper Taş ‘başında bulunduğu Çıldır ilçesinin hem iki ülkeye Gürcistan ve Ermenistan’a komşuluğu ile hem Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolunun son durağı olmasıyla ve Aktaş Gümrük Kapısı ile stratejik bir ilçenin Çıldır ve Aktaş gölleri ile Aşıkşenlik (Suğara), Şeytan Kalesi ve Kurtkale Kalesi gibi tarihi, kültürel eserleri ile Posof gibi doğaya sahip, bölgenin çukur ovası Kurtkalesiyle, ekonomiye katkı sunan barajları ile, Çıldır gölü ortasında bulunan Ağcakale gibi yer altı şehri ile bölgenin önemli merkezlerinden olan ilçenin cazibe merkezi olması için hazırladıkları projeleri hayata geçirme çabası içinde olduklarını belirttiği açıklamasında Çıldır Gölünün gölgesinde kalan Gürcistan ile sınır olan gölümüz Aktaş’ın yanı başında bulunan parkı yeniden onardıklarını ve ailece Aktaş Gölünü izleyeceğimiz bir seyir tepesi haline getirme çabası içindeyiz’ dedi.


    “MOZERET TEPESİ CAM SEYİR TERASI” 


    Çıldır Kaymakamı ve Ardahan Vali Yardımcısı Taş açıklamasına şöyle devam etti.  ‘’Kış Harikalar Diyarı Çıldır Turizm Planı” çerçevesinde, ilçemizde bulanan Mozeret Tepesine yapılması planlanan cam seyir terası ile ilgili mali destek projesi, Valimiz Hüseyin Öner’in takdir ve destekleri ile Serhat Kalkınma Ajansı programı kapsamında değerlendirilerek kabul edilmiştir. “Tarihe ve Doğaya Tepeden Bakış” isimli mali destek projesi kapsamında seyir terasının önümüzdeki sene yapılması planlanıyor. Proje, Valiliğimiz himayelerinde İl Özel İdaresi tarafından yürütülecek ve Kaymakamlığımız ve İlçe Belediye Başkanlığımız ortaklığı ile gerçekleştirilecektir. İl ve ilçe turizmimzin geliştirilmesi için çok önemli bir aşama olan Cam Seyir Terası Projesinin hayırlı olmasını diliyoruz’ dedi.


    **ÖĞRETMENLER YEMİN ETTİ..


    Ardahan’da, göreve yeni aşlayan öğretmenler için “24 Kasım Öğretmenler Günü” dolayısıyla yemin töreni düzenlendi.


    Ardahan Gençlik Merkezi’ndeki programa, Ardahan Valisi Hüseyin Öner, Belediye Başkanı Faruk DemirCumhuriyet Başsavcısı Uygur Kaan Arısoy, Ardahan Baro Başkanı Osman Nuri Yıldız, Milli Eğitim Müdürü Erhan Bulut, öğretmenler ve diğer ilgililer katıldı.


    Vali Hüseyin Öner, burada yaptığı konuşmada, insanlığın günümüze kadar sağladığı gelişimin ve değişimin temelinde eğitim ve öğretim olduğunu söyledi.


    Eğitim ve bilginin ülkelerin dünya üzerindeki gücünü ve konumunu belirlediğine işaret eden Öner, “Eğitim insanlığın huzur, barış, kardeşlik, ahlak ve adalet ideallerine ulaşmasında da temel araçtır. Bu nedenle, millet olarak eğitimde sürekli bir gelişim ve değişimi sağlamak en temel görevimizdir. Bu değişimin ve gelişimin ana aktörü ise şüphesiz öğretmenlerimizdir.” ifadelerini kullandı.


    İlk emri “oku” olan bir dinin, tarihte çağ açıp kapatan bir medeniyetin, bilim ve teknolojiye referans olmuş bir milletin mensupları olarak kendileri için öğrenmenin önemine işaret eden Öner, bir öğrenci için öğretmenin hem öğreten hem de yerine göre bir anne ve baba konumunda olduğunu sözlerine ekledi.


    Aday öğretmenlerin yemin etmesinin ardından şehit öğretmenlerin yer aldığı resim sergisinin gezilmesiyle program sona erdi.


    Gazeteci Karakaya Babasını Kaybetti..

    Gazeteci Özkan Karakaya’nın babası Kemal Karakaya hayatını kaybetti.

    Küresel Gazeteciler Konseyi Ardahan İl Temsilcisi Karakaya’nın 81 yaşındaki babası Kemal Karakaya, geçirdiği kalp krizi nedeniyle vefat etti.

    Merhum Kemal Karakaya’nın cenazesi, Göle Balçeşme köyünde kılınacak cenaze namazının ardından, aile kabristanına defnedilecek. Taziye pandemi kurallarına göre uygulanacak.



    ŞİŞLİDE, BOĞAZDA YÜZMEK!..


    Fransa’dan sonra Almanya’nın gol atma girişimi ve ABD’nin 2021 Ocak ayından sonra çıkacağı sahada nasıl oynayacağı ve defansa kimi koyacağını düşünürken Selahattin Demirtaş’ın ‘Devran’ isimli kitabını okuyan Arınç’ın da damat gibi saha dışı kaldığı şu günlerde hemşerim olan batı kentlerindeki Belediye Başkanlarından olan İstanbul Şişli Belediye Başkanına bir önerim vardı;


    Aynı öneriyi şu anda bulunduğum ve yine pandemi yasaklarına takılıp, zoraki kaldığım ülkemin Gürcistan ve Ermenistan’ a komşu olan, Aktaş, Türkgözü (Badele) yetmedi yeni ipek yolu olarak adlandırılan Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu Gümrük Kapılarının olmasına karşın ithalatçısı, ihracatçısı ve tırcısı olmayan Ardahan’ın Çıldır ilçesinin yeni kaymakamına bulundum.

    Bu önerim açılması düşünülen ve yükü hafifleteceği söylenen İstanbul kanalının abisi olacak olan İstanbul boğazına sıfır olan Şişli ilçesinin Ardahanlı Belediye Başkanına idi.

    Ve Muharrem Başkana “Ardahanlı farkını ortaya koyup, denize sıfır komşu olan Şişli’ye bir sahil yapamaz mıyız? Bunu ve buna benzer projeler yaparsanız farklılık yaratırsınız” demiştim. 

    “Çünkü Belediye Başkanlığı, kaymakamlık, valilik, siyasetçi, bilim adamı, önder dediğin çöpçüyle poz vermek, itfaiye hortumu tutmakla, köyleri ziyaret etmek değil, ülkenin ve dünyanın dikkatini çeken projeler üretmektir. 21 yaşındaki Fatih’in gemileri karadan denize yürütmesi bunun en bariz örneğidir” demiştim.

    Yani, ‘İstanbul boğazına bir sahil yapılabilir mi? diyerek farklılığını ortaya koymasını istediğim hemşehrim CHP’li Şişli Belediye Başkanına önerdiğim bu fikrin aynısını yıllardır önerdiğim Van Gölünden sonra Doğu Anadolu’nun en büyük gölüne sahip yarısı Gürcistan’ın diğer yarısı bizim olan Aktaş Gölüne de sahip Çıldır ilçesinin yeni kaymakamına da sundum “fark yaratan bir kaymakam ol” diyerek.

    Gerçi aynı düşüncelerimin birisini de ve “sahil yapılabilir mi” dediğim İstanbul boğazına benzeyen bir köprünün yapıldığı ve bana göre dünyaca ünlü İstanbul boğazına rakip olan güzelliğiyle İzmit körfezdeki Osman Gazi köprüsünün ayaklarının altında kalan ve yine bir hemşehrimiz olan birinin Belediye Başkanlığını yaptığı Dilovası Başkanına da sunmuştum. ‘Sanayi artıklarıyla, gece kondularıyla, hava kirliliğiyle köy görünümünde olan Dilovası’nın zehirli dereleriyle değil, Belediyesinin logosuna yerleştirilmiş bu köprüyle boğaz bir kent olarak gündemde olması gerekir’ derken..

    İşte aynı teklifi ve önerilerimi yeni tanıştığım Malazgirt çocuğu olan genç kaymakama Çıldır gölüne sahip ilçenin en büyük mülki amirine de önerdim, “Çıldır gölüne bir sahil yapın” diyerek..




    Bilmem ama Arınç’ın Avrupa Birliğine yeniden göz kırpan Başkan Erdoğan’ın öncelikle Demirtaş ve Kavala gibilerini bıraktıracak reformular yapılması gerektiğini söyleyen ama ‘bir mafyacıyı neredeyse bakan yapılmalı’ diyen Bahçeli’nin söylemleri ardından Saray’daki görevinden istifa etmek zorunda kalmıştı bile..

    Yani Libya’ya giden geminin Alman deniz kuvvetlerince durdurulması ve adeta ‘buraya sahil yapamazsınız Türkiye’ demesiyle bir durumla karşılaştığımız gibi İstanbul Boğazına ve Çıldır Gölüne de bir sahil yapma cesareti, yürekliliği ortaya konulur mu mevcut yöneticilerce ve de ünlü bürokrasimiz, Anıtlar kurulu izin ve
    rir mi bilmem..


    Ardahan ve Çıldır’da Trafik Kazası!


    arşiv haber 02/08/2017 tarihi haberler/yorum


    Dün yaşanan ve 3 aracın kullanılmaz hale geldiği iki trafik kazasında ölen olmazken 3 kişi yaralandı.


    Alına bilgilere göre birinci kaza Ardahan Çevre yolunda seyir eden bir 75 AC 264 plakalı 75 AS 380 plakalı taksi köy yolunda çıkan minibüse çarptı.


    Sabah saatlerinde meydana gelen ve her iki aracında büyük hasar gördüğü kazada iki kişi yaralandı.


    Genişletme çalışmalarının yapılmasına karşı hiç bir trafik işaretinin bulunmadığı yolda meydana gelen kazanın ardından olay yerine gelen poliste tutanak tuttuktan sonra Ardahan kent merkezi girişi yol yapımı dolaysıyla kapalı oluşu ve Ardahan-Erzurum yolu, Ardahan Hastanesine gidiş yolu haline gelen alanda ki yoğun trafiğin yaşandığı kaza alanında bir önlem aldırmadan olay yerinde ayrıldığı dikkat çekti.



    **Çıldır’da da Kaza..


    Ardahan’ın Çıldır ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 1 kişi yaralandı.


    Edinilen bilgiye göre, Çıldır Gölü kenarında bulunan Çıldır Belediyesi Sosyal tesisleri güzergahında virajı alamayan 34 VT 7418 plakalı otomobil yoldan çıkarak kayalara çarptı. 6 kişinin içerisinde bulunduğu otomobildeki 1 kişi yaralandı.


    Çıldır İlçe Jandarma ekipleri tarafından kaza ile ilgili tutanak tutuldu.


    **KOMŞUMUZ IŞID DEĞİL, KÜRTLER OLSUN!


    Öğüt fikrini yeniledi..


    *25/08/2016 Tarihli Haber


    Türkiye’nin Suriye’de ki Kürtlerin önünü kesmek için Suriye toprakların girdiği şu günlerde milletvekili olduğu dönemde ki fikrini yenileyen CHP Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt ‘Cumhuriyeti birlikte kurduğumuz ve yıllardır birlikte kardeşçe yaşadığımız Kürtlerden korkmamak gerek’ dedi..


    CHP Ardahan eski milletvekili, ortadoğuda oynanan oyunlar sonrası Suriye sınırına İsrail ve ABD’nin yerleşmek istediğini belirterek, “komşumuz IŞID yada onlar olacağına Kürtler olsa daha iyi ” dedi

    Ardahan eski CHP milletvekili Ensar Öğüt, Ortadoğu’da uygulayaya konan senaryo gereği Suriye sınırına ABD ve İsrail’in yerleşme isteği olduğunu belirterek, ” komşumuz ABD ve İsrail olacağına, Kürtler olsun daha iyi” dedi


    Gazeteci Fakir Yılmaz’a son günlerde yaşanan gelişmeler ile ilgili açıklamalarda bulunan ve milletvekili olduğu dönemlerde yaptığı bir açıklamayı yenileyen CHP Ardahan eski Miletvekili Ensar Öğüt Suriye’de yaşanan gelişmelerin AK Parti’nin izlediği dış politikanın çöküşü olduğuna dikkat çekti.

    Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan eski Milletvekili Öğüt ilginç bir öneride bulunarak “Ortadoğu da kurulması olası bir Kürt Devleti’nin Türkiye’ye zarar vermeyeceğini ima etti.


    **İSRAİL OLACAĞINA KÜRTLER OLSUN..


    Irak’tan sonra Suriye’de yaşanan gelişmelerin Ortadoğu’nun birileri tarafından yeniden dizayn edilmek istendiğini ortaya koyduğunu ve bu dizaynın amacın, Türkiye’nin komşusu Suriye’yi bölüp, Türkiye’ye olan sınırına IŞID manasıyla ABD ve İsrail’i yerleştirmek olduğuna dikkat çeken CHP Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt ‘Türkiye’nin komşusu ABD veya İsrail olacağına Kürtler olsa daha iyi’ dedi.


    **KÜRTLERDEN ZARAR GELMEZ..


    Irak’tan sonra Suriye’de oluşturulan Kürt bölgelerinin yarın bir devlet olarak karşımıza çıkmasının çokta zararı olmayacağına inandığını belirten CHP Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt, ” Türkiye’nin güney sınırında böyle bir gelişme olması halinde ABD veya İsrail ile komşu olmaktansa Kürtlerle komşu olmak daha iyidir. Çünkü Türklerin Kürtlerle olan kardeşlik bağının her iki tarafa da zarar vermez.” diye konuştu Kürtlerle komşuluk ilişkilerimizin sınırda da devam edeceğine inandığını belirten Öğüt, bunun aksisi ABD veya İsrail’in Türkiye’ye komşu olması halinde Türkiye’nin Güneyinin huzur bulmayacağına dikkat çekti.                        


    Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


    **FETO’dan 2 Tutuklama Dahil..


    15 Temmuz darbe Kalkışması ardından başlatılan operasyonların aralıksız sürdüğü yurt genelinde olduğu gibi Ardahan’da da göz altı ve tutuklmalar devam ediyor.

    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz günlerde Ardahan Üniversitesinde çalışan 8 kişinin tutuklandığı Ardahan Ardahan’da, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin olarak yürütülen soruşturma başladığından beri 25 öğretmen hakkında işlem yapıldı.

    Soruşturmada iki okul idarecisi olmak üzere toplam 25 öğretmen görevinden uzaklaştırılırken, bunların 12’si adliyeye sevk edildi.

    Mahkeme, FETÖ/PDY üyesi olduğu gerekçesiyle E.G. ile A.Y’yi tutuklarken, 10’u kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.


    **ARDAHAN’DA 3 DAİRE SATILDI..


    Türkiye genelinde temmuzda 81 bin 343 konut satıldı. Geçen ay satılan konut sayısı bir önceki aya göre yüzde 23,4, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,8 azaldı.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin konut satış istatistiklerini açıkladı.

    Buna göre, ülke genelinde temmuzda satılan konut sayısı, bir önceki aya göre yüzde 23,4, geçen yılın aynı ayına göre de yüzde 15,8 azalarak 81 bin 343 oldu. İstanbul 11 bin 903 konut satışı ile en yüksek paya (yüzde 14,6) sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u, 7 bin 955 konut satışı (yüzde 9,8) ile Ankara, 4 bin 810 konut satışı (yüzde 5,9) ile İzmir izledi. Konut satış sayısının düşük olduğu iller sırasıyla 3 konut ile Ardahan, 5 konut ile Hakkari ve 21 konut ile Şırnak olarak kaydedildi.


    İpotekli satışlar


    Türkiye genelinde ipotekli konut satışları temmuzda, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,8 azalarak 23 bin 756’ya geriledi. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışın payı yüzde 29,2 olarak gerçekleşti. İpotekli satışlarda İstanbul 4 bin 73 konut satışı ve yüzde 17,1 pay ile ilk sırayı aldı. Toplam konut satışları içerisinde ipotekli satış payının en yüksek olduğu ilin yüzde 39,8 ile Bartın olduğu görüldü.

    Türkiye genelinde temmuzda diğer satış türleri sonucunda el değiştiren konut sayısı ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,5 azalarak 57 bin 587 oldu. Diğer konut satışlarında İstanbul 7 bin 830 konut satışı ve yüzde 13,6 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 65,8 oldu. Ankara 5 bin 53 diğer konut satışı ile ikinci sırada yer alırken, Ankara’yı 3 bin 161 konut satışı ile İzmir izledi. Diğer konut satışının en az olduğu il 2 konut ile Ardahan olarak belirlendi.


    37 bin 829 konut ilk defa satıldı


    Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı, temmuzda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13,3 azalarak 37 bin 829 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk satışın payı yüzde 46,5 olarak belirlendi. İlk satışlarda İstanbul 5 bin 420 konut satışı ile en yüksek paya (yüzde 14,3) sahip olurken, İstanbul’u 3 bin 72 konut satışı ile Ankara ve bin 958 konut satışı ile İzmir izledi.

    İkinci el konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17,8 azalışla 43 bin 514 olarak gerçekleşti. İkinci el konut satışlarında da İstanbul 6 bin 483 konut satışı ve yüzde 14,9 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı yüzde 54,5 oldu. Ankara’da 4 bin 883, İzmir’de 2 bin 852 ikinci el konut satıldı.


    Yabancılara konut satışı


    Yabancılara yapılan konut satışları temmuzda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 48,5 azalarak bin 44 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 300 konut ile İstanbul aldı. İstanbul’u sırasıyla 281 konut satışıyla Antalya, 72 konutla Aydın, 63 konutla Trabzon, 60 konutla Bursa ve 41 konutla Sakarya takip etti.

    Geçen ay Irak vatandaşları Türkiye’den 153 konut satın aldı. Irak’ı sırasıyla 111 konut ile Kuveyt, 92 konut ile Suudi Arabistan, 71 konut ile İngiltere ve 64 konut ile Rusya Federasyonu izledi.


    **Yollara sıcak asfalt..


    Yıllardır onarılmayı ve asfaltlanmayı bekleyen Ardahan kent içi yollara nihayet sıcak asfalt dökülmeye başlandı.

    Ardahan Belediyesinin sürdürdüğü alt yapı ve doğal gaz şebekesi dolaysıyla kışları buzdan, yazları tozdan geçilemeyen Ardahan’ın ana caddeleri sıcak asfalt ile yapılmaya başlandı.

    Kent içi yollar gibi şehirler arası ve kö yollarının da olağanüstü bozuk olduğu görülen Ardahan’da asfaltlanmaya başlayan Kongre ve İnönü caddeleri gibi İlçelerin yollarının da artık yapılıp, asfaltlanması istenmektedir.     Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


    **PYD’nin Önümü Açılıyor?


    Mehter Marşı eşliğinde olmasa da Havuz Medyasının tam tamları ile Suriye’ye giren tankların nereye doğru gittiği gün boyu merak edilip, durdu..

    Gözlerin tank, top ve panzerlerde olduğu bir sırada havadan Ankara’ya gelen dünya jandarması ABD’nin 2 numarası da Kandil’den sonra Suriye’yi bombalayan uçaklarca bombalanan Türkiye Büyük Millet Meclisini ziyaret ediyor ve yine sanki 12 Eylül Darbesi gibi 15 Eylül Darbe Kalkışmasından hiç haberi yokmuş gibi yalandan ve adeta numaradan ‘Vağ vağ’ diyordu..

     ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden Türkiye’ye asıl gelişinin altında yatanın ise YPG’yi korumak olduğunu bile bile karşılayanların sınır ötesine gönderdiği tankların, topların amacının Kürt Kooridorunu bir araya getirmemek olduğunu söylerlerken, IŞİD’in bu son kalan bölgede çekilmesiyle kimin orada yer alacağını da bilmezden gelmeleri ilginçti..

    Çünkü bu hareketin emrini verenlerin bir zamanlar ‘Ben BOP’un eş başkanıyım’ derken, ABD’nin ve diğer batı devletlerin işine yarayanı yapıyor gibiydiler..


    **Bakanlık farkı..


    Eski vilayetimiz Karslı olan yeni Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Asaln’ın göreve gelmesiyle birlikte başta yıllardır yapılmayı bekleyen Ardahan-Kars yolu olmak üzere bölgedeki yollarda gözle görülür bir hareketlenmenin yaşandığı bir gerçektir.

    Hele hele ki 8 yıldır bir türlü bitmeyen Ardahan-Göle, Ardahan-Çıldır, Ardahan-Hanak-Damal ve Posof yollarında ki hareketlilik kent merkezinde bulunan ana yollarda da görülmeye başlandı.

    Ahmet Aslan’ın Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı oluşu ardından geldiği ve adına ‘Protokol yolu’ dediği yolunda sıcak asfalt ile asfaltlandığını gördüğümüz şu günler de Ardahanlı olan ve 6 aya yakın Kültür ve Turizm Bakanlığı gibi bakanlığın koltuğuna oturan Ardahanlı Yalçın Topçu’yu getirdi.. 

    Eski partisi Büyük Birlik Partisini AKP’ye kuyruk edip, kapağı Saray’da devlet memurluğuna atan eski ve geçici bakanın Ardahan’ın 20 yıldan fazladır olmayan Kültür ve Turizm Müdürü olmadığını ve en önemlisi kendi köyünün karşısında bulunan Ardahan Yalanızçam Kayak Tesislerinin yıllardır beklediği ödeneği olmadığını fark edememiş ve o önemli koltukta geçen günleri Ardahan’ın lehine bir gram kullanamamıştı..

    Yani ne demiş ata sözlerimiz, ‘Evin danası Öküz’ olamaz sözü ile işte Karslı bakan ile Ardahanlı 657’ye tabi Bakan arasında ki fark böyle bir ata sözünü bize hatırlatmıştır..

  • HDP İl Başkanı: İktidar yetmedi birde parti içi engele takılıyoruz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla aboneol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

    Aynı zamanda eski bir öğretmen olan Avukat Yaşar Kaya’nın kentteki gelişmelerin yanı sıra ülke ve dünya da yaşananları özetlediği açıklamasında başında bulunduğu parti HDP’nin Ardahan çalışmalarını özetlediği açıklamasında 3 meclis üyesi ile takip ettikleri Ardahan Belediyesinin çabalarını takdir ettiklerini ancak başkanın biraz daha halkın içinde halka yönelik çalışmalara yönelmesini beklediklerini belirtti.



    **YEREL ÇALIŞMALARI YAPAMIYORUZ..


    Başta pandemi yasakları olmak üzere iktidarın baskılarına rağmen siyasi çalışmaları yapma gayreti içinde olan bir ekip olarak başta yerel sorunlara dikkat çekecek çalışmalar olmak üzere birçok yapılması gerekenleri yapamadıklarının farkında olduklarını belirten HDP Ardahan İl Başkanı Av. Yaşar Kaya bunun diğer bir yanı, engeli de parti içindeki bazı arkadaşların ‘Hele dur zamanı mı, onca sorunumuz karşısında yerel sorunlara bakacak vakit ve moral varmı ki’ gibi anlamsız çıkışlarla yerele yönelik çalışma ve çabalarının engellendiğinde de yakındığı dikkat çekti.

    Bunların kimler olduğunu sorduğumuz İl Başkanı isim vermekten kaçınırken parti içi toplantılar ardından alınmak istenen kararların engel gördüğünü belirtmekten öteye gidememesi dikkat çekti.

    24 Kasım Öğretmenler gününü eski bir öğretmen olarak kutlayıp, meslektaşlarının gününü kutlayan HDP İl Başkanı Av. Yaşar Kaya 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Gününü de unutmadı.

    Mevcut iktidarın ortaya koyduğu politikaların erkeklerin olduğu gibi kadınların ve tüm toplumun huzurunu bozmuş, boşanmaları evliliğin önüne geçirmiş bir durum yarattığını ve kadına olduğu gibi tüm topluma şiddet, gerginlik ve stresli bir yaşamı yaşattığını belirterek kadına şiddetin insanlığa şiddet olduğunu belirtti.



    **HDP ARDAHAN KADIN’DAN 25 KASIM AÇIKLAMASI

    ARDAHAN BİZİMLE DEĞİŞECEK, ÜLKEMİZ BİZİM MÜCADELEMİZLE DEĞİŞECEK, İNSANLIK, YAŞAM BİZİM MÜCADELEMİZLE KAZANACAK;

            

    Dominik Cumhuriyeti’nin kanlı diktatörüne karşı mücadele eden Mirabel  kız kardeşler, erkek şiddetini üreten diktatörleri, tarih önünde teşhir ederken diğer taraftan zulüm, sömürüye meydan okuyan kadın mücadelesinin, diktatörler devirdiğini bütün dünya kadınlarına ve bütün insanlığa göstermiştir. 

    Bizler HDP Ardahan Kadın Meclisi olarak Mirabel Kız kardeşleri ve kadın özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren kadınları sevgi ve saygıyla anıyoruz. Dünya bizimle değişecek ülkemiz bizim mücadelemizle değişecek insanlık, Yaşam bizim mücadelemizle kazanacak.

     Bu 25 Kasım’da da ülkemizin kadın hakları karnesi kara bir tablodan ibaret. 2013 yılında 237 kadın katledilirken 6 yıl içerisinde bu sayı ikiye katlanmış. 

    2019 yılında 474 kadın erkek şiddeti ile katledilmiştir. 2020 yılının 10 aylık zaman diliminde ise sadece medyaya yansıyan verilere göre 453 kadın, erkekler tarafından katledilmiştir. 

    Kelimenin tam anlamıyla bu bir kadın kırımıdır katliamıdır. Ülkemizde Kadına yönelik şiddet öyle yaygın bir hal aldı ki artık ne evler ne iş yerleri ne sokaklar ne de ülkemiz kadınlar için güvenli değil. 

    HDP Ardahan Kadın Meclisi olarak buradan tüm yetkili kurum ve kuruluşlara seslenerek diyoruz ki; kadınların büyük mücadelesi sonucu imzalanan İstanbul sözleşmesinin uygulanmadığı her gün kadınlar öldürülüyor, şiddet ve sömürüye maruz bırakılıyor. 

    Yine 6284 sayılı kanun etkin bir biçimde uygulanmamasıyla insanlık ölüyor, yaşam öldürülüyor. Bunun için İstanbul sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun acilen uygulanmalıdır.

    Kadın yaşamdır, kadın jiyandır.

    Kadın özgürlüktür, kadın azadidir.

    Kadınlar Erkek şiddetine, açlığa, yoksulluğa, faşizme karşı direniyor, demokratik adil eşit bir düzen için mücadele veriyor. Vicdan sahibi olan herkese seslenerek diyoruz ki; dayanışma içinde,  birbirimizi koruyarak yardımlaşmayı birbirimizden esirgemeyelim.

    Faşizme zulme korkusuzca direnen kadınların sesine ses olalım. 21. Yüzyıl kadın mücadelesinin kazandığı yüzyıl olacaktır.

    21. Yüzyıl tarihini kadınlar yazacak. Kadınlar arası bağları sıkı tutalım dayanışmayı büyütelim. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Gününde özelde Ardahan genelde tüm kadınlara çağrımızdır. Kadın dayanışması ile hareket ederek şiddetsiz bir yaşam için birlikte mücadele edelim. Hep birlikte şiddetin her türlüsüne karşı çıkalım. Bizler HDP Ardahan kadın meclisi olarak bu konuda üzerimize düşeni her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Yaşamın her alanında emeği ile yüreği ile üreten, renkleri ile herkese sığınak olan toplumu yaşatan tüm kadınları sevgi ve saygıyla selamlıyoruz.

    JIN JİYAN AZADİ

    HDP Ardahan Kadın Meclisi



    ŞİŞLİDE, BOĞAZDA YÜZMEK!..


    Fransa’dan sonra Almanya’nın gol atma girişimi ve ABD’nin 2021 Ocak ayından sonra çıkacağı sahada nasıl oynayacağı ve defansa kimi koyacağını düşünürken Selahattin Demirtaş’ın ‘Devran’ isimli kitabını okuyan Arınç’ın da damat gibi saha dışı kaldığı şu günlerde hemşerim olan batı kentlerindeki Belediye Başkanlarından olan İstanbul Şişli Belediye Başkanına bir önerim vardı;


    Aynı öneriyi şu anda bulunduğum ve yine pandemi yasaklarına takılıp, zoraki kaldığım ülkemin Gürcistan ve Ermenistan’ a komşu olan, Aktaş, Türkgözü (Badele) yetmedi yeni ipek yolu olarak adlandırılan Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu Gümrük Kapılarının olmasına karşın ithalatçısı, ihracatçısı ve tırcısı olmayan Ardahan’ın Çıldır ilçesinin yeni kaymakamına bulundum.

    Bu önerim açılması düşünülen ve yükü hafifleteceği söylenen İstanbul kanalının abisi olacak olan İstanbul boğazına sıfır olan Şişli ilçesinin Ardahanlı Belediye Başkanına idi.

    Ve Muharrem Başkana “Ardahanlı farkını ortaya koyup, denize sıfır komşu olan Şişli’ye bir sahil yapamaz mıyız? Bunu ve buna benzer projeler yaparsanız farklılık yaratırsınız” demiştim. 

    “Çünkü Belediye Başkanlığı, kaymakamlık, valilik, siyasetçi, bilim adamı, önder dediğin çöpçüyle poz vermek, itfaiye hortumu tutmakla, köyleri ziyaret etmek değil, ülkenin ve dünyanın dikkatini çeken projeler üretmektir. 21 yaşındaki Fatih’in gemileri karadan denize yürütmesi bunun en bariz örneğidir” demiştim.

    Yani, ‘İstanbul boğazına bir sahil yapılabilir mi? diyerek farklılığını ortaya koymasını istediğim hemşehrim CHP’li Şişli Belediye Başkanına önerdiğim bu fikrin aynısını yıllardır önerdiğim Van Gölünden sonra Doğu Anadolu’nun en büyük gölüne sahip yarısı Gürcistan’ın diğer yarısı bizim olan Aktaş Gölüne de sahip Çıldır ilçesinin yeni kaymakamına da sundum “fark yaratan bir kaymakam ol” diyerek.

    Gerçi aynı düşüncelerimin birisini de ve “sahil yapılabilir mi” dediğim İstanbul boğazına benzeyen bir köprünün yapıldığı ve bana göre dünyaca ünlü İstanbul boğazına rakip olan güzelliğiyle İzmit körfezdeki Osman Gazi köprüsünün ayaklarının altında kalan ve yine bir hemşehrimiz olan birinin Belediye Başkanlığını yaptığı Dilovası Başkanına da sunmuştum. ‘Sanayi artıklarıyla, gece kondularıyla, hava kirliliğiyle köy görünümünde olan Dilovası’nın zehirli dereleriyle değil, Belediyesinin logosuna yerleştirilmiş bu köprüyle boğaz bir kent olarak gündemde olması gerekir’ derken..

    İşte aynı teklifi ve önerilerimi yeni tanıştığım Malazgirt çocuğu olan genç kaymakama Çıldır gölüne sahip ilçenin en büyük mülki amirine de önerdim, “Çıldır gölüne bir sahil yapın” diyerek..




    Bilmem ama Arınç’ın Avrupa Birliğine yeniden göz kırpan Başkan Erdoğan’ın öncelikle Demirtaş ve Kavala gibilerini bıraktıracak reformular yapılması gerektiğini söyleyen ama ‘bir mafyacıyı neredeyse bakan yapılmalı’ diyen Bahçeli’nin söylemleri ardından Saray’daki görevinden istifa etmek zorunda kalmıştı bile..

    Yani Libya’ya giden geminin Alman deniz kuvvetlerince durdurulması ve adeta ‘buraya sahil yapamazsınız Türkiye’ demesiyle bir durumla karşılaştığımız gibi İstanbul Boğazına ve Çıldır Gölüne de bir sahil yapma cesareti, yürekliliği ortaya konulur mu mevcut yöneticilerce ve de ünlü bürokrasimiz, Anıtlar kurulu izin verir mi bilmem..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.phpKONDA HDP 3. PARTİ OLACAK!


    arşiv haberler 31/10/2015 tarihli habeler


    1 Kasım Genel Seçimlerine iki hafta kalırken siyasi parti e adayları da çalışmalarına devam ediyor.


    Konda ve Adil Gür seçim anketi sonuçları dikkat çeken fark!


    Vatan gazetesi yazarı Okay Gönensin, en son seçim anketi sonuçlarını bugünkü köşesinden yayınladı, 1 Kasım seçim sonuçları tek başına iktidar mı koalisyon mu sorusunun yanıtını aradı.


    Tek başına Ak Parti mi, koalisyon mu?” 1 Kasım seçim sonuçlarına ilişkin en çok sorulan bu soru bugün Vatan gazetesi yazarı Okay Gönensin’in de yazısının başlığı oldu.



    Köşesinde Konda ve A&G anket sonuçlarını analiz eden Okay Gönensin, Konya seçim anketi sonuçlarına göre ‘koalisyon’, Adil Gür seçim anketi sonuçlarına göre ise ‘tek başına iktidar’ çıktığını yazdı.


    Okay Gönensin’in bugünkü köşesinden seçim sonuçlarına ilişkin yazdığı diğer detaylar şöyle: “Sandığa gitmeye 48 saat kala bir tek soru kaldı. Son yapılan iki araştırma da bu soruya iki farklı cevap veriyor. Konda’nın son araştırması “koalisyon” diyor, A-G’nin son araştırması ise tek başına Ak Parti iktidarı. Konda’ya göre, 7 Haziran’dan bu yana oyunu değiştiren seçmen sayısı yaklaşık 1 milyon, A-G’ye göre yaklaşık 2.5 milyon. Her ikisine göre de oy kaybeden esas olarak MHP olacak.


    İki araştırmayı ortalayarak bir mantık yürütme durumunda ise Ak Parti’nin çok az bir oy farkıyla da olsa tek parti iktidarına çok yakın olduğunu söyleyebiliriz. CHP’de ortaya çıkacak oy farkları da siyasi bir ağırlık yaratacak oranda değildir, bu parti yine esas olarak yerinde saymaktadır.



    MHP’deki gerileme ise “erime” aşamasına gelmemiştir ve baraj altında kalma sorununa uzak görünmektedir. HDP de esas olarak 7 Haziran’daki oylarını korumaktadır. Bu tespitleri etkileyecek olan yine yurt dışından gelecek oylardır. 7 Haziran’a göre yurt dışı seçmenin katılımı biraz daha artmıştır. Bu oylarda ana ağırlık Ak Parti’dedir, onu HDP izlemektedir.


    Yurt dışı oyların Ak Parti’nin tek başına iktidar olmasına önemli bir katkı sağlayacağı da söylenebilir. Diğer yandan da bu oylar sayesinde HDP milletvekili sayısı olarak MHP’nin üzerine geçecektir. Bunun siyasi anlamı büyüktür, Ak Parti ile CHP’nin koalisyon kurması ihtimalinde ana muhalefet partisi HDP olacaktır. Seçime katılım da eğer Konda’nın öngördüğü gibi yüzde 90’ın üzerine çıkarsa, 7 Haziran’da olduğu gibi küçük oy farklarıyla milletvekili sayılarının etkilenmesini de hesap etmek gerekiyor.


    AKP’ye oy vermeyene iş te, aşta yok..


    ATALAY’IN İSTEMEDİĞİNE KAPILAR KAPALI..



    **DİKKAT ET BAYDAR DUYMASIN..


    Yaklaşan seçimler öncesi seçim çalışmalarını yürüten AK Parti Ardahan Milletvekili başta Göle’de olmak üzere Ardahan merkez ve diğer ilçelerde kendisine oy vermeyeceğini düşündüğü bir çok kişinin devlet yardımlarını kestirdiği ileri sürülüyor.

    Onca yaşlının ve ihtiyaç sahibin yardım maaşlarını kestirdiği ileri sürülen Ardahan’da İş-Kur’un aracılığıyla iş bulmayı bekleyenlerin listesinin de AK Parti Milletvekilinin cebinde olduğu ve kime iş verilip, kime verilmeyeceğinin AKP’li Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın karar verdiği de iddia edilmektedir.


    Öte yandan Göle’de Göle Beleidye Başkanının kenara çekip, özel konuşan Atalay’ın 2. kez 2. sırasında yer alan Baydar’dan uzak durması dikkatlerden kaçmadı.


    **Kültür Bakanı Değil General! 


    Ardahanlı Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu Aktaş Gümrük Kapısında yaptığı açıklamada açılışta bir generalden öte sert konuştu.

    Kültürden, ticaretten bahsetmesi beklenen Ardahanlı Bakan, “Bölücü terörle mücadele ediyoruz ama şunu müjdelemek istiyorum, yılanın beli kırıldı, kafa ile gövde ayrıldı. 1 Kasım’da iradenizi istikrardan yana kullanırsanız kafası ayrı, kuyruğu ayrı ezilecek. Bu kavga bir Kürt-Türk kavgası asla değildir.” dedi.


    **BAYDAR YALNIZ KALDI..




    Başta CHP olmak üzere HDP, MHP ve AKP’nin yanı sıra DSP e diğer 14 partinin yarışacağı 1 Kasım Genel Seçimleri öncesi çalışmalarına sürdüren partiler ve adayları birlik, berberlik mesajı da vermeye gayret ederken, 7 Haziran’da olduğu gibi 1 Kasım seçimlerinden de ikinci kez 2. sırada yer alan AKP’nin eski İl başkanı Yunus Baydar’ın bu seçimde adeta yalnız kaldığı dikkatlerden kaçmıyor.

    Baydar’ın yakınlarının da içinde bulunduğu taraftarlarının hiç umdu olmayan bir yerde ikinci kez yer alan Yunus Baydar’ı terk ettikleri dikkat çekerken, Baydar’dan umut kesen AKP 1. Sıra adayı Orhan Atalay’ında iş başa düştü diyerek başta kendi ilçesi Göle’de olmak üzere Ardahan merkez ve diğer ilçelerde tek başına çalıştığı görülüyor.


    **HDP BİRLİK İÇİNDE..



    7 Haziran Genel Seçimlerin de Ardahan’da 1. Parti olan Halkların Demokratik Partisi (HDP)  1 Kasım Genel Seçimlerinde de 1. olacağını e oyunu 20 bine çıkaracağını belirtiyor.

    Tüm baskı ve yıldırmalara karşı birlik berberlik içinde olduklarını ima eden HDP Ardahan’da olduğu gibi Türkiye’de de kazanacak partinin HDP olacağını ileri süren HDP’liler 1 Kasım’da başta Hanak, Damal, Posof ve Çıldır’a olmak üzere Ardahan’ın her kesiminde oy alacaklarına inandıklarını da belirtiyorlar.


    **AKTAŞ’TAN AKTAŞ’A MESAJ


    Saygıdeğer Ardahan Halkı!

    Çıldır Aktaş Gümrük Kapısının, Çıldır ilçemize, serhat şehri Ardahan’a ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. 

    Değerli hemşerilerim, hizmet, devletin asli görevi ve varoluş nedenlerinden biridir. Güçlü devletler ancak yaptığı hizmetlerle gücünü ispatlayabilirler. Hizmet halka verilen bir lütuf değildir; halkın en doğal vatandaşlık hakkıdır.

    Serhat şehri denildiğinde, kuşkusuz, herkesin aklına gümrük kapıları ve sınır ticareti geliyor. Ancak ne yazık ki, 1992’de il olan Ardahan, bu misyonuna layık hizmetler görememiştir. Pazar günü açılışı yapılan Çıldır Aktaş Gümrük kapısı umuyoruz ki, bu ihtiyacı bir nebze de olsa giderecektir. Tabi bir kapının açılması tek başına yeterli olmayacaktır. Sınır kapılarının verimliliği, biraz da sınır ülkeleriyle olan ekonomik ve siyasi ilişkilerin düzeyine bağlıdır. Maalesef bu konuda, bize umut vadeden bir diplomatik ilişki tarzı görünmüyor. Ülkemiz kendi içerisinde barışı sağlayamadığı gibi komşu ülkelerle de barışçıl ilişkiler geliştirememiştir. Gürcistan, Ermenistan ve Rusya ile barışçıl ilişkiler kurmak için, yeni bir politik aklın varlığına ihtiyacımız var. Son günlerde bölgemizde ve ülkemizde var olan savaş hali, maalesef kaygı verici bir boyuta ulaşmıştır. Hiçbir devlet dünyada kendi başına var olamaz, bir ülkenin kendi bölgesinde söz sahibi olmasının yolu, komşularıyla iyi ilişkiler geliştirmesine bağlıdır. Türkiye olarak, komşularımızla üstünlük mücadelesine dayalı bir rekabeti değil, eşitlik temeline dayanan demokratik bir ilişkiyi kurmamız gerekmektedir. Bu nedenledir ki, cumhuriyetin temel ilkesi olması gereken “YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ” söylemini yeniden gündemimize


    almamız gerekiyor. Barış olmadan, ticaret ve ekonomik ilişkiler de olmaz, çünkü barışın olmadığı yerde, insani ilişkiler yoktur. Barışı hedeflemeyen her adım, kavgaya ve yıkıma götürür. Tarih boyunca, kader birliği yapmış Kafkas halklarının arasına giren bu sınırları, bir bakıma kaldıran gümrük kapılarının birer barış kapısı olmasını diliyorum. 

    Değerli hemşerilerim, Ardahan sıradan bir serhat şehri değildir. Denilebilir ki, Asya’nın kavşak noktasıdır; bir yandan Kafkasya’ya, bir yandan Ortadoğu’ya, Mezopotamya’ya ve bir yandan da Anadolu’ya bağlı bir coğrafi halkanın merkezidir. Bu nedenle açılan gümrük kapımızın, uluslararası demiryolları ve havayoluyla güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Kars-Tiflis-Bakü demiryolunun, Aktaş Gümrük Kapısına eklemlenmesi, bu bölgeyi uluslararası ticaretin en önemli noktası haline getirecektir. Yeni yasama döneminde amacımız, Aktaş Sınır kapısını bu şekilde güçlendirmek olmalıdır. Aynı zamanda, uluslararası taşımacılık yapan lojistik şirketlerinin burada üst kurmasını da teşvik etmek önemli görevlerimizden biri olması gerekiyor. 

    Serhat Ardahan olarak anılan ilimizin, sahip olduğu konumun işlevselliği, Serhat adına layık olacak şekilde artırılmalıdır. Bölgenin kendine özgü ekonomik kaynağı olan havancılık, umarız ki, bu gelişmeyle birlikte daha ileri bir boyuta ulaşır. Bizler bu konuda üreticiden yana ekonomik örgütlenmelerin geliştirilmesi için, elimizden geleni yapacağız. Bölgenin öz ekonomik gücünü ortaya çıkarmak için, halkın kendi sermaye birikimine dayalı halk ekonomisini geliştirerek, toplumsal refahı sağlamayı hedefliyoruz. Bu konuda devletten ya da büyük sermayelerden beklenti içine girmeden, kendi ekonomik kurumsallaşmamızı geliştirmemiz gerekiyor. Bu yolda katkı sunan her adım, bizim için çok kıymetlidir. Kamuoyunun menfaatine olan her hizmet, kim tarafından yapılırsa yapılsın takdir ederiz. Ancak dediğimiz gibi kimsenin de halka, hakkı olan hizmetleri lütufmuş gibi göstermesine izin veremeyiz. Bir serhat şehrine bugün açılan sınır kapısı geç kalınmış bir hizmettir. Bu görevi çok geç yerine getirmekten dolayı, halktan ancak af dilenmesi gerekiyor. Bizler kendi payımıza halkımızdan özür diliyoruz. Öte yandan da getireceği faydalar, ne boyutta olursa olsun, katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Aynı zamanda açılış programında partimize karşı sergilenen dışlayıcı ve ötekileştirici tutumunun takdirini halkımızın adalet duygusunun takdirine bırakıyorum.

    HDP Ardahan Milletvekili 


    Dr. Taşkın Aktaş


    **CHP nin Bakırköy Belediye Başkanı da Ardahan da..



    CHP’nin üst düzey yöneticilerinin yanı sıra, İstanbul Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu, Ardahan’a gelerek CHP Milletvekili adaylarına destek açıklamasında bulundu.


    **CHP nin Bakırköy Belediye Başkanı da Ardahan da..


    CHP’nin üst düzey yöneticilerinin yanı sıra, İstanbul Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu, Ardahan’a gelerek CHP Milletvekili adaylarına destek açıklamasında bulundu. CHP Ardahan İl binasında CHP İl, Merkez İlçe ve partililer tarafından karşılanan Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu, 7 Haziran’da yaşanan yol kazasını 1 Kasım’da telefi edeceklerini söyledi.

     

    **KILIÇDAROĞLU’NUN SELAMINI GETİRDİ..

     

    Cumhuriyet tarihi boyunca Ardahan Cumhuriyet Halk Partisi’ne her daim destek vermiştir diyen Kerimoğlu: “Sayın il ve ilçe başkanlarım, örgütümüzün değerli üyeleri, eski il başkanlarım milletvekili adaylarım ve değerli hemşerilerim, hepinizi en içten saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. Her zaman olduğu gibi sizlerin o gözlerinizdeki sıcak ve samimi karşılamadan dolayı başta il başkanıma ve bütün hemşerilerime teşekkürlerimi sunuyorum. Ardahan’a gelmeden öncede görüştüğüm İstanbul’daki hemşerilerimden de sizlere selem getirdim. Dün genel başkanımız sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile bir yemekli toplantıda konuşma fırsatı bulduk, buraya geleceğimi biliyordu. Ardahan ile ilgili bol bol konuşma şansımız oldu ve Ardahanlılara kucak dolusu selamlarını iletmemi istedi” dedi.

     

    **CHP ARDAHANLIARA DEĞER VERİYOR, SIRA ARDAHANLILARDA..

     

    7 Haziran seçimlerinde bir yol kazası yaşadıklarını açıklayan Dr. Kerimoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumhuriyet tarihi boyunca Ardahan Cumhuriyet Halk Partisi’ne her daim destek vermiştir. Ardahan ve Cumhuriyet Halk Partisi et ile tırnak olmuştur ve her dönem milletvekili çıkarmıştır. Ardahan Türkiye’nin en küçük İli ama Cumhuriyet Halk Partisinin içinde çok büyük bir yere sahip olmuştur. Bu anlamda biliyorsunuz Partimizin Genel Sekreteri Gürsel Tekin Ardahanlı bir hemşerimiz bizler İstanbul’un en güzel ilçelerinde partimiz adına belediye başkalığı yapmaktayız ve oralarda hemşerilerimize hizmet etmekteyiz. CHP her seçim döneminde İstanbul’un birçok yerinde Ardahanlılar aday gösterilmektedir. Bu sebepten dolayı Ardahanlılarında Cumhuriyet Halk partisine sahip çıkması gerekliğini düşünmekteyim. Partimizin gönlünde Ardahanlıları yeri çok büyük ama aynı oranda da Ardahanlı seçmenlerin teveccühünü ilgisini ve desteğini beklemektedir. 7 Haziran’da Ardahan’da yaşanan mağlubiyet bizleri ve partilileri derinden üzmüştür. Telafisini ise 3 ay sonra tekrardan düzeltme şansımız ortaya çıktı. 1 Kasım seçimlerinde bütün Türkiye Türkiye’nin kuzeydoğusundaki Ardahan’da tekrardan Cumhuriyet Halk Partisinin bayrağıyla dalgalanacağı günü bekliyor. Ben şahsım olarak 1 Kasım seçimlerinde Ardahan’da CHP 1.Parti olacak ve inşallah 2 milletvekili adayımızı da Ankara’ya gönderme şansımız olacaktır.”

     

    **ARDAHAN İÇİN ENDİŞE VE KAYGI DUYMUYORUM

     

    Türkiye’nin içinde bulunduğu bu zor koşullarda ülkemizin milli birlik ve beraberliği için ülkemizin huzuru, kardeşliği ve barışın yeniden güçlü bir şekilde sağlanabilmesi için CHP iktidarına ihtiyaç vardır diyen Kerimoğlu: “Haziran sonrası CHP’nin tutumu ve davranışları Türkiye’nin birleştirici gücü olduğunu kanıtlamıştır. 1 Kasım seçimlerinde Ardahan ile ilgili bir kaygı ve endişe duymuyorum çok kıymetli iki tane milletvekili adayımız var, ben onları milletvekili adayı olarak değil birer milletvekili olarak görüyorum. Büyükelçi Öztürk Yılmaz’ın Ardahanlı gençler için bir rol model olması anlamında da önemli buluyorum. Her iki adayımıza da Ardahanlıların sahip çıkacağını biliyorum. Bizlerde geçmişte olduğu gibi şimdide üzerimize düşen sorumlulukları yerine getireceğiz. Ümit ediyorum ki 1 Kasım sonrası Türkiye CHP iktidarıyla birlikte huzur, güven ve mutlu bir Türkiye kapıları açılacaktır” ifadesini kullandı.


    **YILMAZ, ZENİT SEVİYESİNDEYİZ


     İstanbul Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun Ardahan’a gelerek CHP Milletvekili adaylarına destek açıklamasında bulunmasına teşekkür eden CHP Milletvekili adayı Büyükelçi Öztürk Yılmaz, 1Kasım’da Ardahan’da tarih yazacağız. Şu an itibarıyla partimizin durumu çok iyi, zenit seviyesine çıktık, durmayacağız, programımız yoğun bir şekilde devam ediyor” dedi.


    **ENSAR ÖĞÜT KENDİ ADAYMIŞ GİBİ ÇALIŞIYOR..



    CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve 22.23.24. dönem Ardahan milletvekili Ensar Öğüt, her fırsatta CHP’nin Ardahan’da yürüttüğü seçim kampanyasına destek vermek için ilçe ve köylerde çalışmalar yürütüyor. Gittiği her yerde büyük ilgi ile karşılanan  Ensar Öğüt, CHP milletvekili adayları Öztürk Yılmaz ve Erdem Uygur’un kazanması için herkesten bizzat oy istiyor.

    CHP ADAYLARINA KAPI KAPI OY İSTİYOR

    Ardahan’da ilçe ve köylerde insanlar yakından tanıyan ve çoğunu isim isim bilen  Ensar Öğüt, her fırsatta onlara ulaşıp, bir taraftan CHP iktidarında  yapacakları proje ve hizmetleri anlatırken, diğer taraftan da  CHP’nin adaylarını tanıtıp destek istiyor. Öğüt, kendisi adaymış gibi çalışmalar yürütüyor.

    Sadece bölgedeki insanları ziyaret etmekle kalmıyor, tüm kentlerdeki dernekler ve kanaat önderleri ile de görüşmeler yapıp destek istiyor. 


     



    **YUNUS SEN KONUŞ BANA ZAHMET VERME!..


    AKP Operasyonlara Güveniyor!


    **O otururken..


    Vatandaşın telefonlarına çıkmadığıyla eleştirilen ve 3. kez seçilmek için sırtını jandarma karakoluna verip, oturduğu yerde oy isteyen Atalay için devreye devlet imkanlarımı sunuldu?..


    13 Yıldır iktidar da olmasına karşın seçmene ve topluma bir şey vermediğiyle eleştirilen AKP iki dönemdir milletvekili olan Orhan Atalay’ı seçtirmek için devlet imkanlarını kullanmayı da ihmal etmiyor.

    Seçimlere çok kısa bir süre kaldığı şu günlerde AKP’ye oy vermeyecek diye düşündüğü kesimleri güvenlik güçleri aracılığıyla operasyona uğratıp, seçmeni korkutma politikasıyla sindirmeye çalıştığı görülürken, yine aynı AKP geçici olarak bulunduğu iktidarın gücünü de kendisine oy vermeyeceği düşündüğü yoksullar üzerinde kullandığı görülüyor.

    Bir çok yeşil kartın ve yaşlılık maaşını iptal ettirildiği öğrenilen Ardahan’da AKP’nin amacının baskı ve sindirme ile seçmenin telefonlarına çıkmayan Atalay’ı yeniden seçtirmek olduğu ileri sürülmekte.


    **EĞİTİMCİLER DE OPERASYON..


    Ardahan’da Operasyon Yapıldı!!. Bir çok kişi gözaltında!

    Fuat Avni’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlunun İtalya’ya kaçtığı iddialarının gölgelemek için ‘Yeni operasyonlar yapılacak’ iddiası üzerine Ardahan’da operasyon yapıldı. AKMER olarak bilinen Fethullah Gültekin Cemaatine yakın iş yerlerine yapılan operasyon özel bir dershane ve okulda devam etti. Operasyon ardından 10!a yakın bir çok iş adamı ve eğitimcinin gözaltına alındığı öğrenildi.


    **VALİLİK AÇIKLAMA YAPTI..


    Ardahan Valiliğinden, “Paralel Devlet Yapılanması”na yönelik soruşturma kapsamında adli makamların talimatı doğrultusunda, ilde bir özel okul ile daha önce dershane olarak faaliyet gösteren bir işletmede yapılan aramada, bazı belge, bilgisayar hard diski ve belleklere el konulduğu bildirildi.

    Valilikten yapılan açıklamada, “Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)”, “Paralel Devlet Yapılanması” kapsamında ildeki iki adreste arama gerçekleştirildiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

    “İlimizde bulunan özel okul ve daha önce dershane olarak faaliyet gösteren bir işletmede, adli makamların talimatları doğrultusunda emniyet müdürlüğü görevlilerince dün arama yapılmış ve bazı belge, bilgisayar hard diski ve belleklere el konulmuştur.”


    **O oturuyor, 2’ye mahkum Yunus oy istiyor..



    7 Haziran Genel seçim sonuçlarını beğenmeyip, ülkeyi yeniden seçime götüren AKP’nin Ardahan Milletvekili oturduğu yerde oy istiyor.

    Gazetemizin dün kü sayısında manşetten gündeme getirdiği ve Atalay’ın Çıldır’da oturarak oy istediği haberi ardında aynı manzara Posof’ta da görüldü.


    **KONUŞMA GEREĞİ BİLE DUYMUYOR..


    İki dönemdir ikinci sırada yer alan Yunus Baydar’ın konuşup, bir kez seçtirdiği Atalay’a oy istediği AKP’nin seçim çalışmalarına Ardahan, Posof, Çıldır ve Göle Belediyeleri de halkın olan araç ve gereçlerle hizmet etmeye  devam ediyor. Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com


    **Ensar Öğüt’ten, Katliamda 

    Ağır Yaralı Sendikacı Yunus Akıl’a Ziyaret..



    CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve 22.23.24 Dönem Ardahan Milletvekili Ensar öğüt, 10 Ankara katliamında ağır yaralanan KESK’e bağlı Birleşik taşımacılık Sendikası eski Genel Başkanı ve KESK Genel Meclis üyesi Yunus Akıl’ı hastanede ziyaret ederek geçmiş olsun dileğinde bulundu.

    CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve 22.23.24 Dönem Ardahan Milletvekili Ensar öğüt,  10 Ankara katliamında  ağır yaralanan KESK’e bağlı  Birleşik taşımacılık Sendikası eski Genel Başkanı  ve KESK Genel Meclis üyesi  Yunus Akıl’ı  hastanede ziyaret ederek geçmiş olsun dileğinde bulundu.

    Ankara Güven Hastanesi ‘inde tedavi gören  Yunus Akıl’ı Posof Belediye Başkanı  Şükrü Bozyiğit  ile birlikte ziyaret eden Öğüt’e,  Battal ve Gazi Akın da eşlik etti.

    AMAÇLARINA ULAŞAMAYACAKLAR

    Görüşme sonrası açıklamada bulunan Ensar Öğüt, “ Ülkemizin halkını birbirine düşürmek, ortadoğunun bir çok ülkesi gibi kan gölüne çevirerek parçalamak,  insanları bir birine düşman etmek için katliama başvuranlar  aslında tüm ülkemiz insanına, insanlığa ve ülkemize kıydılar. Gencecik bedenleri,  genç kızları, çocukları toprağın altına gönderdiler. Sadece demokrasi, barış demek için toplanan insanlara bu vahşeti reva görenler yine amaçlarına ulaşamadı ve ulaşamayacak. Halkımız tek vücut bu insanlara sahip çıktı ve yaralarını sarmaya çalışıyor”

    AKININ SAĞLIĞI İYİ

    Bu katliamda ağır yalananlardan birinin  Göleli sendikacı  Yunus Akıl olduğunu ifade eden Öğüt,  bilyelerin bacaklarını parçalayıp kırdığını, şans eseri ölümden döndüğünü, şu anda durumunun iyi olduğunu, bunun ise kendilerini  sevindirdiğini vurguladı.

    ÖĞÜT’E TEŞEKKÜR

    Akıl ise, hiçbir saldırının umutlarını, demokrasi ve özgürlük  mücadelesi inançlarını sarmaya yetmeyeceğini, yaşamını yitiren arkadaşları nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu ifade ederek, kendisini yalnız bırakmayan Ensar Öğüt ve beraberindekilere teşekkür etti.

  • ARDAHANLI BAŞKANLAR HAKKINDA OLUMSUZLUKLAR BASIN'A YANSIMAYA BAŞLADI!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ardahanlı olan batıdaki belediye başkanları hakkında öne sürülen olumsuz iddialar bölgelerindeki gazetelerin yanı sıra ulusal medyanın gündemine taşınmaya başlaması dikkatlerden kaçmıyor.


    Ardahanlı olan CHP’li İstanbul Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun hakkında öne sürülen iddiaları kabul edip, yaptığı savunma ile manşetlere taşınan haberi adeta doğrularken, yine Ardahanlı olan Kocaeli Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şair’in ise partisi tarafından üzeri çizildiği belirtildi. Şair’in üyesi olduğu AK Parti’nin Kocaeli İl Kongresinde dikkate alınmayıp, listeye alınmadığı görülürken Kerimoğlu ve Şair gibi Ardahanlı olan İstanbul Esenyurt İlçesinin CHP’li Belediye Başkanı hakkında da öne sürülen iddialara sessiz kalması dikkatlerden kaçmıyor.



    **İşte hemşeri belediye başkanları hakkında öne sürülen iddialar ve o iddiaları yayınlayan yayın organları..


    KERİMOĞLU HAKKINDA ÖNE SÜRÜLEN İDDİA VE AÇIKLAMASI


    **Önce mühürledi sonra ev aldı! Bülent Kerimoğlu’nun aldığı dairenin değeri ise…


    Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, eski Sümerbank arazisine yapılan ve 6 yıl önce inşaat sırasında belediye tarafından mühürlenen Pruva 34 Konutları’ndan daire satın aldı. 4 oda 1 salondan oluşan 310 m² büyüklüğündeki evlerin, şu anda 8 milyon ile 12 milyon 500 bin lira arasında satıldığı öğrenildi.


    Bakırköy Sümerbank arazisi üzerinde yapılan Pruva 34 konutları, 2014 yılında Bakırköy Belediyesi tarafından mühürlendi. İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nin kararıyla mühürlenen konutların yapıldığı arazide, Bizans döneminden kalıntılar olduğu gerekçesiyle başvuru yapılmış, mahkeme de yürütmeyi durdurma kararı vermişti. İndependent Türkçe’nin haberine göre Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu’nun, 6 yıl önce Bakırköy Belediyesi tarafından inşaat halindeyken mühürlenen, daha sonra inşaatına devam edilen Pruva 34 konutlarına taşındı.


    **Ne yapsaydım, bodrum katta mı yaşasaydım?


    2 ay önce Pruva 34’te bir daire satın alan Kerimoğlu, 2014’te mühürlenen konuta taşınmasıyla ilgili “Anıtlar Kurulu’nun başvurusu neticesinde biz yürütmeyi durdurma kararını uyguladık ve inşaatı mühürledik. Ancak daha sonra inşaatın sürmesi için gerekli şartlar yerine getirildi ve biz bu mührü kaldırdık” diye konuştu. Kerimoğlu, belediye başkanı olmadan önce hastane sahibi olduğuna değinerek, “Burada bir daire satın alabilecek kadar varlık sahibiyim, bunu da 23 yıl boyunca mesleğime borçluyum. Ne yapsaydım, bodrum katta mı yaşasaydım?” dedi. Haber: www.gazetedamga.com.tr



    **AK Partili Kocaeli Dilovası Belediye Başkanı Hakkındaki Haber


    Şair listeye yedeklerden girdi..


    AK Parti İl Teşkilatının 7’inci Olağan Kongresi’nde Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şair yedek listeye girebildi. AK Parti İl Teşkilatının 7. Olağan Kongresi Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Uluslararası Fuar Merkezinde gerçekleştirildi. Yaklaşık 1,5 yıldır atanmış olarak görevini sürdüren AK Parti İl Başkanı Mehmet Ellibeş’in tek aday olduğu kongrede seçilmiş başkan unvanını aldı.  604 delegenin oy kullanma hakkının bulunduğu kongrede 30 büyük kongre delegesi, 50 kişilik il yönetim kurulu 25 kişilik yedek il yönetimi kurulu ve 5+5 kişilik disiplin kurulu belirlendi. Kongrede 10 belediye başkanının büyük kongre asil listesinde yer aldığı görülürken iki Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şair yedek listeye girmesi dikkatlerden kaçmadı. Haber: www.hedefgazetesi.com.tr



    **Ardahanlı Esenyurt Belediye Başkanı Hakkında Ulusal Gazetede öne sürülen iddilardan biri…


    CHP’li belediyede 350 milyonluk rant!


    AK Partili belediyeler yolsuzluk, usulsüzlük mü yapıyor diyorsunuz? Ya da AK Parti yönetimi İstanbul’u betona boğdu falan gibi bir iddianız mı var?


    Hadi o zaman gelin, sizinle beraber CHP’nin yönettiği sadece ama sadece bir ilçeye beraber göz atalım.


    Bakalım CHP’li Belediye Başkanı bir buçuk yıl gibi bir sürede nasıl yolsuzluklara, nasıl usulsüzlüklere imza atmış.


    Hazırsanız başlayalım. 


    Hatta şöyle bir soruyla başlayalım:


    -Sizce CHP’li belediyenin yönettiği bir ilçede bir iş adamı 22 katlı bir binanın üzerine kaç tane kaçak kat çıkabilir?


    Hadi tahminleri alayım!


    Bir?


    Üç?


    Beş?


    I-ıh!


    Çıkın çıkın bunlar ufak rakamlar…


    Yedi?


    Dokuz?


    On bir?


    I-ıııııh?


    Çıkın kardeşim bunlar da küçük rakamlar!


    On üç?


    On beş?


    On yedi?


    Yok, yine tutturamadınız. En iyisi ben size olayı baştan itibaren anlatayım.


    Yer, İstanbul’un Esenyurt ilçesi.


    AK Partili belediye döneminde 22 kat ruhsatı verilen bir bina, CHP’li Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt işbaşına geldikten sonra aniden göğe doğru yükselmeye başlıyor. 22 katlı bina birkaç ay sonra tam 40 kata ulaşıyor. Hem de ruhsatsız bir şekilde.


    Binanın sahibi, 31 Mart seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’na destek veren, şimdi ise Ahmet Davutoğlu ile birlikte yürüyen Halis Kahraman isimli bir iş adamı…


    Yani belediye, Halis Kahraman’a bir nevi Ekrem İmamoğlu’na verdiği desteğin diyetini ödüyor. 


    Bina 40 kata ulaşınca bölgedeki AK Parti yönetimi devreye giriyor ve işi kovalamaya, Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt’a hesap sormaya başlıyor. Kemal Deniz Bozkurt gelen eleştirilere aylarca aldırış etmiyor.


    Ne zaman ki İçişleri Bakanlığı’na bağlı müfettişler gelen şikâyetler üzerine denetime başlıyor. Kemal Deniz Bozkurt ondan sonra harekete geçiyor.


    Kendini savunma şekli çok ilginç!


    Kaçak olan 18 kattan haberinin olmadığını söylüyor, “Gözümüzden kaçmış” diyor.  Ve geçen hafta Belediye Encümeni’ni topluyor, bina sahibine 17 milyon lira para cezası kesiyor!


    Bitti mi?


    Bitmedi tabii…


    Asıl bomba geliyor.


    CHP’li belediyenin, E-5 Karayolu’na sıfır şekilde kaçak kat dikilen binaya normal şartlarda 60 milyon liralık bir ceza kesmesi gerekiyor. Ama belediye başkanı binayı sanki bir ara sokakta yapılmış gibi gösterip 17 milyon TL ceza kesiyor.


    Yani fırıldak içinde fırıldak…


    Aradaki paranın kime gittiği ise bilinmiyor! Yani aslında biliniyor da bilinmiyor!


    Anladınız siz onu!..


    Ha eğer bu usulsüzlük, bu yolsuzluk sizi kesmediyse o zaman başka bir fırıldak daha anlatayım.


    2019 yılının haziran ayında kurulan Derman Limited Şirketi, yaptığı açıklamada şirketi Esenyurt Belediyesine bedelsiz ve şartsız şekilde tümden hibe etmek istediğini açıklıyor.


    Belediye de bu hibe olayını hemen kabul ediyor. Ardından, belediyenin yaptığı pek çok ihale, başka firmalara haber verilmeden doğrudan Derman Limited adlı şirkete havale ediliyor. 


    Aradan bir yıl gibi bir süre geçiyor.


    Bu bir yıllık süre içinde belediyenin yaptığı toplamda 15 trilyonluk ihalelerin tamamı bu şirkete veriliyor. Şirket belediyeye ait göründüğü için hiç kimse bu duruma itiraz etmiyor. 


    Ancak geçtiğimiz günlerde yapılan bir araştırmada duyanları dehşete düşüren bir bilgiye ulaşılıyor.


    Belediyeye bedelsiz şartsız tümden hibe edildiği söylenen şirketin aslında hibe edilmediği, şirkete verilen ihale bedellerinin tamamının da şirketin gerçek sahibi olan Bülent Zafer Polat isimli kişinin hesabına aktarıldığı görülüyor.


    Yine yapılan araştırmada bu şirkete gıda, kaşar, süt, dezenfektan ve maske alımı ihalelerinin verildiği belirleniyor. Üstelik bu mal alımlarının sözleşme dahi yapılmadan alındığı belgeleniyor.


    Nasıl, güzel iş değil mi?


    Ha bunlar da sizi kesmediyse…


    O zaman bir sonraki yazıya kadar sabretmenizi rica edeceğim. Çünkü yazdığım iki olay devede kulak. 


    İşin içinde Engin Özkoç ile Tuncay Özkan’ın da bulunduğu kılıfına uydurulmuş vurgunlar ve bunların karşılığında Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt’a hediye edilmiş milyonluk araçlar olduğu iddiası var.


    Unutmadan…


    Bahsini ettiğim bütün bu vurgunların belgeleri ve görselleri elimde. Yani belediye başkanı ya da bir CHP’li itiraz ederse o belgeleri denk ortaya koyarım.


    www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/suleyman-ozisik/615051.aspx



    PANDEMİ YENİ MAFYA VE KASTELLİ Mİ?


    Sadece bir gripal olay olduğuna inanmaya devam ettiğim ve son alınan kararlarla zaten zorda olan ekonominin iyiden iyiye zorlanacağını düşündüğüm pandemi saçmalığının iyiden iyiye zıvanadan çıktığı, niye bırakıldığı hala tartışılan bir mafya babasının Meksika’da belediye başkanlarını tek tek öldürenler gibi rahatlıkla muhalefet lideri Kılıçdaroğlu’nu tehdit ettiği şu günlerde bir şey dikkatinizi çekiyor mu bilmem ama benim hala araştırmasında olduğum bir durum önümüzdeki yıllarda yeni Kastellizedeler yaratacak diye düşünüyorum.


    Çünkü bugün olduğu gibi 1980 yılında 24 Ocak Kararları ile serbest piyasa ekonomisine geçilmesiyle finans piyasasındaki asıl patlamasını yapmış,



    Banker Kastelli, diye biri ortaya çıkmış, halka yastık altı birikimlerini yüksek faiz karşılığı kendisine yatırmaları için reklamlarla çağrıda bulunmuş, Vadeliden faiz oranları yıllık enflasyonun 4 katını vaat etmiş, ancak 1981 sonunda bankerler birer ikişer batmaya başlamış,Kastelli de bankaların “mevduat sertifikası” satmayı bırakması üzerine 1982’de batmıştı.


     


    Evet dün bunların yaşandığı ülkemde her daralma dönemlerinde ortaya çıkan bazı mafya babaları gibi bazı uyanıkların da zaten şaşkın olan ve ne yapacaklarını bilememenin paniğiyle yastık altında olan kazançlarının eriyip, gittiğini görüp yeni çare ve çözümler aradığı bir sırada Kastelli gibilerinin reklamlarının etkisiyle ellerinde ne varsa bir anda bunlara kaptırıp, kaybedip, perişan olduklarını henüz unutmadığımız şu günlerde ve en önemlisi pandemi saçmalığı ile ‘Evde kal’ denildiği bir zamanda ev alma hayali ile art arda açılan yeni firmaların  ‘Ev al ‘kampanyalarını başlattığını görmekteyiz.


    Adeta mantar gibi çoğaldıklarını ve bir cadde üzerinde en az 4-5 adet ‘Evlen’ diyerek lüks, banka dekorlu, şeffaf vitrinli yeni firmanın açıldığı şu günlerde medya aracılığı ile albenili reklamları izlerken zaten zorda olan ve alınan yeni pandemi tedbirleri ile iyiden iyiye evlere kapanıp, pandemi baskını ve bu yönde reklamları izlemek zorunda kalan vatandaşları tuzaklarına düşüren ‘Ev al’ diyenlerin hayal satışı adeta pandemi gibi pik yapmış durumda.


    Evet, gelen kışla birlikte gribin arttığı ama adının değişip, pandemi olduğu virüs gibi artan ve adı Kastelli olmazsa da ‘Evlen’, ‘Ev al’ olarak değişen bu durumun devlet garantisiz olması da ayrı bir sorun. Ve o devleti idare edip, ‘biz olmazsak, devlet de olmaz’ dedirtmeye getirenlerde izler, hem muhalefet liderini tehdit edecek kadar alan bulan mafya babasını hem de bu art arda açılan yeni Kastelli pardon ‘ev al’, ‘evlen’ diyerek Başkan Erdoğan’ın bile yastık altından çıkaramadığı vatandaşın birkaç kuruşunu ellerinden alıp, evlendirme vaadi ile yeni Kastelzedeleri yaratacakları açıkça görünen hayal satıcılarını..



    arşiv haber 27/12/2018 tarihli haber/yorum


    BİR ARDAHANLI DAHA


    İSTANBUL’DA BAŞKAN OLDU!


    arşiv haber 02/03/2016 tarhli haberler


    Ardahan Göleli İşadamı/siyasetçi Nesim Pakır Demokratik Soll Parti İstanbul İl Başkanı oldu. Geçtiğimiz genel seçimlerde Ardahan DSP’de 1. Sıra Milletvekili adayı olan ancak seçimleri kazanamayan Pakır’ın atama yolu ile DSP’nin İstanbul İl Başkanlığına getirildiği öğrenildi.


    **KARTVİZİT İL BAŞKANI OLAMAYACAĞIM..


    DSP Ardahan İl Başkanlığına atandıktan sora ilk açıklamasını Gazeteci Fakir Yılmaz’a yapan DSP İstanbul İl Başkanı Nesim Pakır Karaoğlan Ecevit’in partisi olan Demokratik Sol Parti’yi gerek yerel de gerek ise genelde iktidar yapmak için çalışacaklarını belirtti.


    Kartvizit İl Başkanlığı yapmayacağını da belirten DSP İstanbul İl Başkanı Nesim Pakır ilk iş olarak DSP’ye yakışır bir güzel İl Başkanlığı binası oluşturacaklarını, İstanbul’un merkezinde olacak olan DSP İstanbul’un gerek dünya kenti İstanbul’un gerek ise ülkenin sorunları ile yakından ilgilenecek bir siyaset izleyeceğini belirtti.



    **MHP İSTANBUL İL BAŞKANI DA ARDAHANLI..


    Ardahan Göleli Nesim Pakır’ın DSP İstanbul İl başkanlığına gelmesiyle birlikte Ardahanlılara emanet edilen İstanbul’da ki parti saysı iki oldu.


    Bilindiği gibi MHP İstanbul İl Başkanlığını da Ardahanlı Mehmet Bülent Karataş yürütüyor.


    .











    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     




  • BİK’ten Gazetemize Ziyaret..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Hazırlayıp Sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


    İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Ülkedeki diğer birçok gazete gibi geçtiğimiz günlerde Erzurum Şube Müdürlüğüne bağlanan Ardahan yerel gazetelerini ziyaret eden Basın İlan Kurumu BİK Erzurum Şube Müdürü Tahsin Şahin ve BİK Erzurum Muhasebe görevlisi Ali Aktaş, Ardahan’a gelerek kentte yayın hayatını sürdüren ve resmi ilanların yanız sıra özel sektörün verdiği ilan, reklamlarla ayakta duran gazeteleri ziyaret etti.


    Gazeteci Fakir Yılmaz, Selmi Yılmaz ve Şahin Şirin’in misafir edip, bilgiler aldıkları BİK yöneticileri daha sonra kentte bulunan diğer mahalli gazeteleri ve gazetecileri de ziyaret ettiler.


    Resmi ilanların bundan sonraki sisteminin nasıl olacağı hakkında gazetecileri bilgilendiren BİK Erzurum Şube Müdürü Tahsin Şahin, bazı resmi ilanların doğrudan temin yöntemi ile yapılması nedeniyle gazetecilerin çok ciddi sıkıntılar yaşadıklarını ve bu konu ile ilgili gerekli görüşmeler yapıldığını bu yönde bir de rapor hazırladıklarını dile getirdi.


    Şahin, daha önce Ardahan Valiliği Basın Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından yürütülen, resmi ilanlar başta olmak üzere tüm işlemlerin, kendileri tarafından yapılacağını da söyledi. Yerel basın için ellerinden geleni yaptıklarını, almaya değil vermeye geldiklerini söyleyen Şahin, 1,5- 2 yıl içerisinde daha düzgün ve sistemli bir şekilde yürütüleceğini dile getirdi.


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

    GENEL


    VE YEREL PARLAMENTOLAR DA VAR…


    Tartışılmaya devam eden başkanlık sisteminin devre dışı bıraktığı ileri sürülen Türkiye Büyük Millet Meclisi dışında ülke genelinde sadece TBMM’si olmadığını anlamayan, algılamayan seçmen ve halk milletvekilleri gibi oy verip, seçtikleri İl Genel, Belediye Meclis Üyelerinden ve Muhtarlarından bihaber tüm yükü kendisinden kilo metrelerce uzakta bulunan meclisten  20 Bin TL. Maaş alıp, erken emeklilikle yan gelip yatmakla suçladığı vekillerden, iktidardan, muhalefetten, basın ve medya da umut bekler.


    Ve aynı halk bu ülkede gerçek adı Yerel Parlamento olan ve Yerel Milletvekilleriyle İl Genel Meclisleri, Belediye Meclisleri ve Muhtarların da var olduğunu görmezden gelir, sormaz, sorgulamaz..

    Ve var olan sorunları çözme adına başkan ve milletvekilleri gibi kendilerinden oy istemiş, seçilmiş ve çalışanlarının yanında kravat takıp, ortada elesene gezen birçok seçilmiş olduğunu da görmezden gelir ya da bunun anlamını bilmez..




    Evet, bu ülkede kör-topal da olsa demokrasinin gerçek anlamda çalışması için oluşturulan onca birimin arasında bulunan başkan ve milletvekilleri gibi halkın oyu ile seçilen İl Genel ve Belediye Meclislerinin yanı sıra Muhtarlar da var.

    Ve bunların işini yapmaları halinde yaşanan onca sorunun Ankara TBMM’sine, Milletvekillerine ve Başkan Erdoğan’ın da kabul ettiği gibi üstten bakan, kibirli olmakla suçlanan, milletvekilleri ile olduğu gibi halkla diyalog kuramayan atanmış bakanlara da fazla gerek kalmayacak.

    Halkın çoğunun bilmediği, önemsemediğ ama Yerel Parlamentoyu oluşturanların da kendi varlıklarını hissettiremediği bir demokrasi anlayışının ne kadar etkili ve sonuç vereceğinin de sorgulanması gereken ülke de iktidarı, muhalefeti, milletvekillerini, basını, medyayı suçlayıp, kendisinin ne yaptığını sorgulamayan anlayışın, halkın bu yöndeki bakışının da masaya yatırılması gerekir.

    Çünkü bu ülkede bir meclis değil birçok meclis ve ulusal milletvekilleri gibi yerel parlamento olan İl Genel, Belediye Meclis Üyeleri ve Muhtarlar var..

    Ve onlar da Başkan ve Milletvekilleri gibi sorunları çözmek için kendisini sormayan, sorgulamayan halktan oy alarak seçilmişlerdir.

    Halk gibi bu yerel parlamentolarda güçlerinin farkına varıp, ‘biz de buradayız’ deyip, bir iki bürokratın üstünde olan kurum olduklarını ortaya koymaları, anlatmalı ve birçok sorunun çözümünün kendilerini beklediğini anlamalı, algılamaları halinde o çok istenen, özlenen demokraside , Ankara’da rahatlar ve refah içinde hak-hukukunu arayan halkta aradığını bulur  refaha kavuşur..












    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    arşiv haber 06/04/2015 tarihli haber



    Tek Başına Aday O da aday..


    Genel seçimler öncesi aday adayların yoğun bir şekilde çalıştığı görünen Ardahan’da bazı aday adayların yanlız kaldıkları görülüyor.

    Bunlardan bir olan CHP Ardahan Milletvekili Aday Adayı Metin Yılmaz ziyaret ettiği CHP İlçe Örgütünde tek başına görüştüğü ilçe başkanından destek istedi.



    Öte yandan CHP, AK Parti, HDP ve MHP’nin adaylarının hala belirlenmediği Ardahan’da DSP’den Ömer Türkoğlu, Demokrat Parti’den Kutluhan Akçay’ın kesin milletvekili adayı oldukları öğrenildi.


     

  • ARDAHAN İÇİN ERDOĞAN'I İSTİFAYA DAVET ETTİ!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmazîn Konuğu Gazete Patronu olacak..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Esnafın, çiftçinin ve KOBİ’lerin sorunlarını yerinde incelemek için Ardahan’da bulunan CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban, Ardahan’ın yoğun bir göç verdiğini belirterek, “AKP hükümeti Ardahan diye bir kent olduğunu unutmuş. Askıda ekmek kampanyası başlatan iktidar ortakları, burada yaşayan vatandaşı askıya almış” dedi.


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun görevlendirmesiyle 81 kentte esnafın ve KOBİ’lerin sorunlarını yerinde inceleyen milletvekillerinin çalışmaları devam ediyor. Görevlendirme sonrası Ardahan’da bulunan CHP’li Alban, esnafı ziyaret etti, sorunlarını dinledi.


     



    ‘İKİ KAPI VAR BİR BACA YOK’


    Ardahan’ın kaderine terk edilmiş bir il görünümde olduğunu, il olduğunda 190 bin nüfusunun şu anda 100 binin altına düştüğünü kaydeden Alban, “Ardahan’ın iki kapısı var ancak bir bacası yok. Ardahan’ın fabrikaları nerede? Organize sanayisi var, ama yok denecek durumda. Üretim neredeyse sıfırlanmış” dedi.


    “Sarayda oturup keyif çatanlar, 18 yıldır Ardahan’ı unutmuş. Bir emekli maaşı veya asgari ücretle geçinsinler de görelim” diyen CHP’li Alban, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı istifaya çağırdı.


    Besicilikte çok önemli bir potansiyele sahip olan Ardahan’ın, iktidar tarafından yeterli teşvik verilmediği için bu değerini üretime çeviremediğini vurgulayan Alban şunları kaydetti:


    “Ardahan’daki temaslarda gördük ki, çiftçi ve esnaf perişan halde. Esnaf, kredisini nasıl ödeyeceğini kara kara düşünüyor. Kullanılan kredileri keşke çekmeseydik diyor. Ardahan’ın geçim kaynağı hayvancılık bitmiş, besici hayvanlarına kışın nasıl bakacağının hesabını yapıyor, ancak işin içinden çıkamıyor. Yapılacak erken seçim Ardahan için bir çıkış yolu olabilir. AKP iktidarının Ardahan’a verecek bir şeyi yok.”


    .



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    VE DEPREM OLDU!..


    Son yazılarımdan birisinde “Hani deprem olacaktı?” başlığını kullanmıştım. Ve sanırım bu soruma Yunanistan’la yeniden karşı karşıya gelmemize neden olan Ege denizinden cevap geldi.


     Aynı yazıda balık hafızalı bir toplum olduğumuzu da yazdığımı okuduğunuzu düşündüğüm deprem efendi adeta “beni nasıl unutursunuz” dercesine kızıp hem de balıkların bol yaşadığı denizde yüzünü bir kez daha gösterdi.

    Başta gavur İzmir olmak üzere Egeyi sallayan depremin hiç de unutulmayacak bir şey olduğunu bir kez daha bizlere hissettiren Ege depremi “Hani deprem olacaktı?” başlıklı yazımda anlatmak istediklerimi bir kez daha bizlere anlatıyordu.

     Yıllar önce ilk kez gittiğim ve o anlatılan Egenin incisi İzmir’i inciden ziyade yüzü solmuş, güneşte kavrulmuş karnı aç bir insana benzetmiştim, sıvasız binaları, gecekondudan öte yapılaşmasıyla şok olurken.

    Çok konuşulan büyük bütçeler ayrılan ama rantsal dönüşüme dönen kentsel dönüşümün görülmediği bu kent inciden ziyade deniz kenarında çöl görünümünde olan bir kentti.

    Sadece İzmir’i mi?!. 

    Aşağıda yeniden yayınladığım, “Hani deprem olacaktı?” başlıklı yazımda geçen İstanbul ve diğer birçok kentte yani ülkede yapılması gerekenlerin yapılmadığı ve her deprem sonrası depremi unuttuğumuzu ortaya koymaktadır 6,6 şiddetindeki İzmir, Ege depremi.

    Bu yazıyı yazdığım esnada birçok binanın yıkıldığı haberleri art arda gelirken ben de “inşallah fazla can kaybı olmaz” duası eşliğinde bir önceki yazımı, “Hani deprem olacaktı?” başlıklı yazımı bulup sizin de unutmamanızı istediğim depremi ve yaşananları hatırlamanız için…



    İşte o bir hafta önce yazdığım ‘Hani Deprem Olacaktı?’ başlıklı yazım..


    **HANİ DEPREM OLACAKTI?..


    Evet en son bizzat yaşadığım, 99 Marmara Depremi ile bir kez daha gündeme gelen ve sonrasında zaman zaman yaşanan sarsıntılarla yerle bir olacağı söylenen ve bu nedenle; Başta, Kentsel dönüşüm denen projeler ve birçok çalışma ile yeniden daha sağlam bir yapılaşmaya gidileceği belirtilmiş ve bu yönde milyon dolarları inşaat sektörüne yatırılmış ama o beklenenlerin hiç birisinin olmadığı gibi gökyüzüne uzanan AVM’li gökdelenler ve bir mahallenin br araya toplandığı modern denen ama aslında toplu kamp denen bol bloklu yüksek binalardan öteye gidilememişti.

    Ve sık sık başta yeşillikler içindeki yapı kültürümüze nasıl sahip çıkacağımızın tartışıldığı bu süreçte bende, “İstanbul kazan ben kepçe” misali ülkenin en büyük metropolün de dolaşırken kendimi yıllar önce  sık sık gittiğim Sağmacılar Cezaevi’nin bulunduğu Bayrampaşa’da buldum.

    Yıllar sonra baskısını yaptırdığım Ardahan Ansiklopedisini almak için gittiğim ve aracımı park edecek yer bulmadığım bir sırada 39 ilçeli İstanbul’un bu ilçesinde gördüklerimi yani bu yazımı arabadaki arkadaşım olan cep telefonuyla konuşarak yazıya çeviriyorum.


    Gerçekten Bayrampaşa’ya daha önceki yıllarda, yani abimin yaşadığı bir olay sonucu tutuklandığı ve o nedenle benim sıkça gittiğim Sağmalcılar cezaevinin olduğu Bayrampaşa’da o dönem gecekondu olan binaların eskisinden daha beter durumda olduğunu görmenin üzüntüsünü yaşadım.

    Evet bir taraftan yeni yapılaşmalar, AVM’ler, trafik tamamen tıkanmış durumda, bir taraftan bir anda rahatlayan trafik, bir taraftan tekrar tıkanan yollar, böylesine bir keşmekeş içinde gördüklerimi not ettiğim beynimi boşaltma adına sarıldığım telefonuma söylediklerimi yazıya dökerken ‘yol, köprü, konut yaptık’ diyen yöneticiler başta olmak üzere yöneticilerinin bir kentin arka sokaklarını dolaşıp, dolaşmadığını bir kez daha merak ettim.

    Çünkü, İstanbul’da böyle yapılaşma anlatıldığı şekilde dönüşemediği gibi yaşanabilecek en küçük bir sarsıntıyla günlerce tartışılan ama sonuç veremeyen, kentsel dönüşümü tamamlanmadan, arka sokakları gerçekten Afganistan, Pakistan hatta günlerdir sanki Ermenistan bombalanmıyormuş gibi Azerbaycan’ın harabe olmuş, kerpiçten, çamurdan yapılmış büyük binalarını gösteren televizyonların bu binaların neden öyle İran’daki gibi taştan yapılmış olduğunu tartışmadan o eski binaların petrol ve doğalgaz zengini Azerbaycan’da böyle mi olmalıydı diye sormadan da edemiyorum.

    Dedik ya çok bilmişlerin sık sık tv kanallarına çıkıp ellerine aldıkları çubuklarla gereken sınırları belirlemeleri, gerekse akıl vermeleri, tv kanallarının ekranlarında dünyanın metropol kenti olan İstanbul’un arka sokaklarına girmesini, yerel gazetelerin sadece belediye başkanlarını, vali ya da kaymakamları veya birkaç tane tanıdık iş adamının haberlerini değil, arka sokaklara da bakmalarını isteriz.

    Şayet görmek isterlerse en uygun yer Bayrampaşadır. Veya bu yazıyı okuyanların kendi arka sokaklarına bakmaları yeterlidir.

    Buna istinaden İstanbul’un bir metropol değil, gecekondu kenti olduğunu söyleyenlerin doğru söylediği bir kez daha teyit edilip, onaylanacaktır…













    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    AK PARTİLİLER


    ERDOĞAN’I AĞLATTILAR!


    arşiv haber 09/06/2015 tarihli haberler/yorum


    Ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da büyük bir oy kaybına uğrayan AK Partililer yas tutmaya devam ediyorlar. Üç seçim boyunca kayıp ettikleri oylarının iyiden iyiye düştüğü ve son seçimde de neredeyse kayıp edip, milletvekili alamayacak hale düşen Ardahan AK Parti İl Başkanlığı kendi facebook sayfasında paylaştığı bir fotoğrafla Başkan olmak isterken, cumhurbaşkanlığı tehlikeye düşen Erdoğan’ı ağlattılar.


    Ardahan AK Parti İl Başkanlığı AK PARTİ ARDAHAN İL BAŞKANLIĞI na ait facebook sayfasında paylaştığı bir fotoğrafta Erdoğan’ı ağlattı.


    Yaşadıkları oy kaybı ardından seçmene isyan eden Ardahan AK Partililer kendilerine oy vermeyen seçmeni suçlayan birde yazı paylaştılar.


    İşte o fotoğraf, işte o yazı;


    Suçlusun Erdoğan asgari ücret 184 tl iken 950 tl yaptın.


    Suçlusun hızlı tren projesini başlattın.


    Suçlusun köyümüze kadar asfalt yol yaptın.

    Suçlusun yüz binlerce konut(TOKİ) yaptın herkes ev sahibi oldu.

    Suçlusun Türkiye geneli 150.000 derslik yaptın, üniversitesi olmayan şehir bırakmadın.

    Suçlusun senden önce üniversite öğrencisine 45 tl veriliyordu sen 320 tl verdin.

    Çiftçiye krediyi senden önce %59 faizle veriliyordu sen %5,2 faizle verdin suçlusun.

    Suçlusun Halk bankası sen den önce esnafa %47 faizle kredi veriyordu sen %13,%10 en son olarak %5 yaptın.

    Suçlusun senden öncekiler camiyi medreseyi ahır olarak kullandılar sen restore ettin.

    Suçlusun 18 yaşına kadar ücretsiz sağlık hizmetleri verdirdin.

    Suçlusun artık kimse hastanelerde ücret ödeyemediği için rehin kalmıyor.

    Suçlusun Erdoğan Sosyal dayanışma fonu 892 milyon tl iken 2 milyar 365 milyon tl ye yükselttin.

    Suçlusun, enflasyon canavarını boğdun attın.

    Suçlusun çiftçi eksede ekmesede tarım desteği alıyor.

    Suçlusun borçlar ötelenip faiz alınmıyor.

    Suçlusun sen gelmeden önce gece yatardık ZAM, sabah kalkardık ZAM.şimdi yok.

    Suçlusun Türkiye orta doğunun lideri oldu.

    Suçlusun Türkiye dünyanın en büyük 15. Ekonomisi oldu.

    Suçlusun Erdoğan ders kitaplarını ücretsiz verdin.

    Suçlusun Erdoğan marmaray projesinin temellerini bitirdin.

    Suçlusun Erdoğan bu ülkenin milli gelirini 800 milyar dolara çıkarttın.

    Suçlusun Erdoğan Karadeniz sahil yolunu bitirdin.

    Suçlusun Erdoğan Türkiye’yi dünyaya duyurdun.

    Suçlusun Erdoğan cumhuriyet tarihinde en fazla duble yol yaptın.

    Suçlusun başbakanım 13.000 hastaneyi 31.500’e çıkardın.

    Suçlusun artık aile doktorlarımız var.

    Suçlusun Erdoğan çiftçiye mazot desteği verdin.

    Suçlusun bankaları batırmadın rantçıları doyurmadın kepenkleri kapattırmadın enflasyonu patlatmadın.

    Suçlusun Erdoğan kişi başına milli geliri 1.300 dolardan 10.000 dolara çıkardın.

    Suçlusun Erdoğan Türkiye de enflasyonu tek haneli rakamlara indirdin.

    Suçlusun imf den alıp kodamanlara peş keş çekmedin.

    Suçlusun başbakan, piyade tüfeği yapamayan ülkeye uçak fabrikası kurdun.

    Suçlusun Erdoğan çünkü kan emici vampirlerin tekerlerine çomak soktun.

    Suçlusun Erdoğan kardeşlik projesi başlattın.

    Suçlusun Erdoğan Türkiyede ilk defa imfsiz ekonominin olmasını sağladın.

    Suçlusun Erdoğan çeteleri çökerttin, mafyayı bitirdin.

    Suçlusun Erdoğan öğretmenler eğitime hazırlık ödeneği verdin.

    Suçlusun Erdoğan çünkü bütün arap ülkelerindeki kişiler birbirlerine türk bayrağını nereden buluruz diye soruyarlar.

    Suçlusun 

    ! Çünkü sen cumhuriyetten 2002 yılına kadar yapılan gerek alt yapı gerek üst yapı her türlü şeyin kısa sürede 3 katını yaptın.

    Suçlusun erdoğan özürlülerin maaşını arttırıp onlara bakanlarada maaş bağladığın için

    Suçlusun gariban sofralarında iftar açtığın için.

    Suçlusun ücretsiz kömür dağıttığın için.

    İmkanı olmayan ailelerin kız ve erkek öğrencilerine her ay düzenli para verdin.

    Eğitim için suçlusun sen !!


    GİT REİS BU MİLLET SENİ HAKETMİYO.



    HDP Kazandı Diye Birileri Niye Yas Tutar? 


    Hani Biz Kardeştik? 


    Pazar günü yapılan ve HDP’nin birinci parti olduğu Ardahan’da bir tarafta sevinç diğer tarafta yas var.


    HDP’lilerin yıllar sonra kazandıkları olağanüstü başarılarını en medeni şekilde kutladıkları şu günlerde birilerinin adeta evlerinde cenaze varmış gibi yas içinde olduğu dikkat çekiyor.

    Başta sanal ortamlarda olmak üzere bir çok yerde kara bağladıkları görülenlerin bu davranışları ile kardeşlik hukukuna zarar verdiklerini anlamadan ortaya koydukları tavırları ile kayıp ettiklerine yeni kayıplar eklediklerini fark etmemeleri ise yaşananları diğer acı bir yönü olarak görülmekte.

    Ardahan’ın nasıl olup seçimleri HDP’ye, Kürtlere kaptırıldığını sorup, karalar bağlayanları ya bilerek, yada bilmeyerek bu toplumun kardeşliğine zarar verdikleri görülürken bunların yanında sağduyulu bir çok insanının oluşu bu anlamsız tepkiler ile kırılanlara morla verdiği de görülen diğer önemli bir etken.


    **CHP’li Meclis Üyesi HDP’ye Geçti..



    Pazar günü yapılan genel seçimler öncesi HDP’ye geçtiği ortaya çıkan CHP Ardahan İl Genel Meclis Üyesi Ercan Özer halkların kardeşiliği için buradayım dedi.


    **Leyla Zana Rozeti Taktı..


    Geçtiğimiz günler de HDP’ye gelerek, partiye katılan CHP’li Ardahan İl Genel Meclis Üyesi Ercan Özer’in HDP rozetini Leyla Zana’nın taktığı da öğrenildi.


    **CHP’de Hesaplaşma Zamanı..


    Ardahan İl Genel Meclis Üyesi Ercan Özer’in CHP’den ayrılması ile başladığı öğrenilen çözülmenin seçimin kayıp edilmesiyle birlikte devam edeceği de görülmekte.


    Alınan bilgilere göre seçimin kayıp edildiğinin anlaşılması üzerine kılıçların çekildiği CHP’de önümüzdeki günlerde büyük hesaplaşmaların yaşanacağı yönünde bilgiler alındı.


    **AK Parti’de de Hesaplaşma..


    7 Haziran Genel Seçimlerinde Göle’de 10 bin, Ardahan merkez ve diğer ilçelerde 15 bin oy alıp iki milletvekili çıkaracaklarını ileri sürüp, seçim çalışması yürüten AK Partinin zorda olsa bir milletvekilliği alması partide büyük bir huzursuzluğa neden olduğu ve başta Orhan Atalay’a olmak üzere İl ve İlçe yönetimine büyük tepkiler olduğu alınan diğer haberler arasında oldu.


    **Altınıza etmeyin..


    Pazar günü yapılan genel seçimler ardından HDP’nin Ardahan’da birinci parti olmasının şokunu yaşayan bazı kafatasçıların sanal ortam da ki yorumlarını gördükçe şaşırmıyor değilim..

    Öyle ki bazı kafatasçı, örümcek beyinlilerin Posof’u Artvin’e, bazı faşistlerin de Çıldır’ı Gürcistan’a bağlayalım kampanyaları başlattığını da görüyoruz..

    Kimilerinin ise direk bana ana avrat gittiğini ve benim bunlara neden olduğumu belirtip, beni kendileri gibi faşist, Işidçilere hedef gösteriyorlar..

    Artvin’in sol orijinli, Gürcistan’ın Komünist kökenli olduğunu bile bilmeyen bu altına eden faişst, kafatasçı, örümcek kafalıların unuttuğu tek şey ise yaşanacak tatsız bir olayda yine HDP’liler, yine benim karşı çıkacağımdır..

    Demokrasiyi faşist bir düşünce olarak algılayan bu korkak ve yavşakların bir çoğunun da kaça kaç dönemi olarak bilinen zamanlarda ki ata/dedeleri gibi bu toprakları terk edenlerin olması da ayrı bir gülünç durum..

    Neyse sıra da yerel yönetimler var diyem de iyice altlarına etsinler..

  • ET'TE MARKA KALBUR ET!..


    Bayram Çağlayan, Levent ve Nazmiye Değirmenci’nin Konuk Olduğu Programımıza


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Sizide ekranlara konuk olmaya davet ediyor.


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



    Kırmızı et deposu Ardahan’daki et lezzetini İstanbul’un göbeğine taşımayı başaran Akdemir “Kalbur Et” markasıyla birçok ünlünün damak tadına da hitap ediyor.

    Genç yaşına rağmen iş hayatında olduğu gibi Sivil Toplum örgütçülünde de adından sıklıkla bahsettirmeyi başaran İşadamı Metin Akdemir kurucusu ve gönüldaşı olduğu Ardahan Eğitim Vakfının aracılığıyla başta eğitim olmak üzere hemşerilerinin bir araya geldiği Derneklere, Federasyonlara fikir ve projeleriyle katkı sunmayı ihmal etmiyor.




    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ziyaret edip başta STK ‘lar olmak üzere bir çok konuda görüş alışverişinde bulunduğu iş adamı “Kalbur Et” firmasının yönetim kurulu başkanı İşadamı Metin Akdemir özellikle STK’ların,yöneticilerinin olduğu gibi insan ilişkilerinin  çok önemli olduğunun unutulmamasına dikkat çekti.

    Akdemir iş hayatında olduğu gibi Sivil Toplum örgütçülünde de insanın olduğu ve bu insanların damak tadına olduğu gibi hayatlarının ve beklentilerinin her alanına mutluluk veren tutum ve davranışlarda bulunmaya yönelik adımlar çok önemlidir. Bunun başarılması halinde birlikteliğin olduğu gibi iş hayatında da başarının yakalanacağını işaret etti.

    “Kalbur Et” olarak 10 yıllık mazileriyle bu yönde ortaya koydukları çaba ve gayretin markalaşmayı da kendisiyle birlikte getirdiğine dikkat çeken Akdemir gerek içinde bulunduğu “AREV” in gerekse diğer sivil toplum örgütlerinin bu yöndeki samimiyetinin de insanları bir araya getirebilen, onların sorunlarını en aza indirebilen çabalarla marka olmalarını sağlayacaktır düşüncesindeyim dedi. 

    Yönetiminde bulunduğu “Eğitim Ardahan Vakfı” olarak bu güne dek çok önemli projelere imza attıklarını da belirten Akdemir, “AREV” in ve diğer STK’ların birlikte hareket etme gereğine de dikkat çekti..


    .



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    BAŞKAN ÇOK MEŞGUL!..


    Evet son seçimden sonra birçok başkana ulaşılamadığı yönünde eleştirilerin olduğunu hepimiz biliyoruz. Tabi bu başkanların da seçilmeden önce farklı, seçildikten sonra mevcut Başkan Erdoğan başta olmak üzere diğer başkanlara ulaşamadıkları şeklinde yorumlar olduğunu da biliyoruz. Yani kendilerine ulaşamadıklarından yakınan insanlara, ’biz de bazılarına ulaşamıyoruz ‘ diyerek konuyu geçiştirmeye çalıştıkları biliniyor ve en önemlisi bu başkanlara sekreterlik, basın danışmanlığı yapanlar da başkanları arayanların derdini anlatmak isteyenlerin sıkıntılarını başkalarına aktaramadıkları için de başkanlarında kendilerinden çare bekleyenlere geri dönüş yapmadıkları tartışılmaktadır. Bilmiyorum ama başkan seçildikten sonra ulaşılamaz olan bu başkanların dün büyük umutlarla seçilip, bugün başkan olanların kendilerine ulaşılamayanların büyük bölümünün kendini oraya taşıyan ve başkan yapanların seçmenler oldukları, yakınları oldukları, dostları oldukları da diğer bir gerçek.



    Evet bu ülkede başkanlık sistemine geçildi. Seçimden sonra gerek başkana, büyük başkana yani Erdoğan’a ve onun atadığı bakanlara daha sonra da seçilen belediye başkanlarını ve onların görevlendirdiği basın danışmanlarına ulaşılamaz olduğu bir gerçek. Bunu nasıl aşacağız bunu nasıl anlatacağız bilemiyorum ama çoğu insanın dert yandığı, bu yönde şikayetçi olduğu da çok iyi biliniyor.


    Ve bunların başını da yine halkın seçtiği milletvekilleri çekiyor. Milletvekillerini tanıyanlar kendileriyle ilgili işleri olanlar onlara ulaşamadıkları için sıkıntı çekiyorlar. Başkan Erdoğan’ın Kürt seçmenler mesaj olarak algılanan Şırnak’ta katıldığı partisinin kongresi de bir derdini anlatmak isteyen ve ‘Erdoğan dede’ diye bağıran bir çocuğun o kalabalığın içinde bile sesini duyup, cevap vermesi ve kendisine ulaşmak isteyen insanların olduğunu hissedip, kendisine seslenen çocuğu yanına çağırmasına benzer bir olay yaşadı, yaşıyor Türkiye.


    Evet, başta benim hemşerilerim olmak üzere hemşeri seçilenler olmak üzere güçlü lobi diyerek seslenmiş olmak üzere “ya bizden olsun da taştan olsun” dediklerimiz de artık kendilerine ulaşılamaz olmuşlar. Bu anlamda ne olur diye düşünürsek bilmiyorum ama her iş akışa bırakıldı ve bu akışın seçime doğru hızla gittiği de bir gerçek. Benim en büyük sorunum, en büyük derdim, en büyük düşüncem yarın yine birileri için ‘ya bu da daha önceki gibi ulaşılamaz mı olacak?’ şühpesi yaşatır mı bilemiyorum.


     Ama o koltuğa bir kez oturanların, koltuğa otur oturmaz kapıları kapattığını da biliriz.


    Hatırlarsanız seçimden önce “kapılarımız herkese açık olacak” şeklinde beyanat verenler ve bazıları da balta, kazmayı eline alıp yalandan resim veriyorlardı. Seçimden sonra kapılarını bile açmıyorlar.


    Kapılarını açık bırakana insanların derdini anlatma fırsatı veriliyor gibi fakat derdini anlattığını sananları dinlemiyorlar bile.


    Görüşmeye gittiğiniz insanların kapısı açık olduğu zaman dakika başı herkesin içeri girdiği gibi bir tarafta imza attıran, bir taraftan çaycısı giriyor, memuru giriyor, bir taraftan diğer tarafa yeni gelenler oluyor ve o hengame içinde siz derdinizi anlatamıyorsunuz bile..


    Yani kısacası ‘ben başkanım’ deyipte kendilerinin ulaşılmaz olduğunu söylersek, yanılmış olmayız..


    Bu anlamda da böyle bir sorunun olduğu bir ülkede başkanlık sisteminin de nasıl yürüyeceğini, nasıl yürütüldüğünü, nasıl olacağını düşünürken Azerbaycan’daki başkana da bakmak lazım. O da tepkilerin, homurdanmaların, sıkıntıların arttığını görünce komşusuyla yeniden çatışmaya girerek birbirlerine savaş ilan ettiler.  Ama bana göre çatışma değil her zaman oynanan oyunlardan birisini yeniden oynayarak kendine yönelik eleştirileri ötelemeleri düşündüğünü görmek mümkün.


    Azerbaycan-Ermenistan savaşına ben böyle bakıyorum.. Umarım ki; bu savaş çok insanın ölümüne neden olmaz ve başkanlarının orada kalması için de sadece ve sadece yalandan bir bahane olmaz diyerek asıl diğer bir sorunun sadece ülkemizde değil, dünyada ki başkanlık sorunudur..







    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     








    Ardahanlı Emniyet Müdürü


    Ankara’dan Aday


    ARŞİV HABER 19/05/2018 TARİHLİ HABER/YORUM


    Kimim nerede hangi partide milletvekili aday olacağına ramak kaldığı şu günlerde Ankara’dan Milletvekili Aday Adayı olan Ardahanlı Emniyet Müdürü Atalay Ürker aday edilip, seçilmesi halinde yapacaklarını özetledi.


    24 Haziran 2018’de yapılacak olan 27. Dönem Milletvekili genel seçimlerinde Ankara’dan Ak Parti milletvekili aday adaylığı için müracaatta bulunan Gazi ve engelli Emekli 1’inci sınıf Emniyet Müdürü Atalay Ürker, ” Milletvekili adayı seçilirsem,  Emniyet Teşkilatının sorunlarının çözüme kavuşturulması için çalışacağım..” dedi.


    Atalay Ürker’in sosyal medya hesabından ” Saygıdeğer Milletim..” başlıklı paylaşımında şu ifadeler yer aldı : 



    ” Saygıdeğer Milletim..; 



    Malum terör saldırısı üzerinden neredeyse 4 yıl geçti. Ben halen tedavi gören gazi ve engelli biriyim.



    Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Şehit, Gazi, Engelliye sahip çıkılması konusunda ki söylem ve düşüncelerini bildiğim ve takip ettiğimden sorunlarımı arz etmek için 4 yıl boyunca kendilerine telefonla, mektupla, CİMER aracılığıyla ulaşmaya çalıştımsa da başaramadım. 



    Ben inanıyorum ki haberdar edilselerdi, olaydan dolayı eşimi aradığı gibi beni de ararlardı..



    Benim gibi nicelerinin de aynı konu veya benzeri konulardan muzdarip olduğunu biliyorum.



    Ak Parti’den Aday adayı olmamın sebebi Sayın Cumhurbaşkanım ile halk arasındaki diyalog aksaklıklarını gidermek, mensubu bulunduğum Emniyet Teşkilatının sorunlarına yardımcı olmak ve ülkem ile milletime yarım kalan hizmetkârlığımı yapmaktır.



    Aday gösterilsemde gösterilmesemde parti için çalışmam sadakatle devam eder. 40 yıllık Devlet memurundan ve Gazi’den sadakatsiz olması beklenemez.



    Atalay ÜRKER 

    Gazi 

    Ak Parti Ankara 3. Bölge 

    Milletvekili Aday Adayı  “



    **İnce’nin İncelikleri Görülmeli..


    Havuz medyasının her dediğini tersinden okuduğu CHP’nin Başkan Adayı Muharrem İnce seçilmesi halinde geri döneceğini belirttiği parlamenter sisteme göre 13. Cumhurbaşkanı, yeni siteme göre 1. Başkan olacak mı?

    Bu sorunun cevabını almak için 24 Haziran akşamını bekleyeceğiz.

    Ancak ben bugünkü yazımda Muharrem İnce’nin Ardahanlı Genel Yayın Yönetmen/Gazeteci Doğan Şentürk’ün yaptığı FOX TV’de ki performansını değerlendireceğim.

    Öncelikle Kılıçdaroğlu’nun ‘rakibimdir’ demeden aday ettiği İnce’nin yakaladığı bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştığı şu günlerde Erdoğan’a karşı en güçlü adayı olmayı başardı.

    Ve HDP’yi göz ardı edip, İYİ Parti ve SP ile ittifak kuran partisi CHP’nin alanlarda yakalayamadığı heyecanı yeniden yarattı.

    Peki, önce CHP’nin Genel Başkanı olmak isteyen ama kader denilerek bugün Başkan adayı olan Muharrem İnce bu atmosferi 24 Haziran’a kadar götürebilecek mi?

    İşte tam da burada hem de FOX Tv’ye çıktığın günden bu yana şüphem var.

    Çünkü İnce’nin FOX Tv’de ki performansı bana göre düşüktü.

    Bu miting alanlarında ki yorgunluğundan mı yoksa kendisine olan öz güveninin Başkan adayı edilmesi ile tavan yaptığından mı bilmem ama toplumun kendisinden beklediği açıklamalar gibi mütevaziliğinde yeterince ortaya koyup his ettiremedi gibi algıladım.

    Bu durumu 3 saatten fazla kendisini konuk eden gazeteci meslektaşlarımın da anlayıp, sordukları sorulara cevap alamamanın sıkıntısını yaşadıklarını gördüğüm İnce’ni FOX Tv’de ki programında biraz da şımarık hareket eden İnce var gibiydi.. 

    İşte Muharrem İnce’nin bu inceliklerini ve her çıktığı miting alanında aynı şeyleri söylemesi bir an önce görülüp, terk etmesi ve her gittiği alanda başta gittiği kentin sorunlarını olmak üzere yeni şeyler demesi gerekir.

    Akşener şu an yakaladığı reytingi her geçen gün düşüyor, düşecek gibi..

    Ha unutmadan diğer önemli bir konuda İnce’nin miting alanlarında oy istediği seçmenden birde para istemesi bana göre iyi olmadı..

    Çünkü gazeteciliğimin yanı sıra başkanlığını yaptığım 2 STK’da gördüğüm tek şey bu milletin canını iste ama sakın aidat, destek istemedir..

    Yani yeni Anayasa’da Adaylara tanınan hakkı çok samimice dillendiren İnce’nin bu toplumun hala bu işlere hazır olmadığını unutmaması ve ‘Baba oy yetmedi birde paramı vereceğiz?’ diyerek eleştireceğini de bilmeli..


    **Ardahan’da Kim Kazanırsa Ülke de O kazanır..


    Mevcut iki milletvekilin de teşkilatlarca istenmediği ama her kim aday edilirse edilsin AK Parti ve CHP’nin yarıştığı Ardahan’da ortaya çıkacak seçim sonuçları ülkenin genelinde yaşanacak sonuçları da ortaya koyacak gibi..

    Bunun geniş örneği olan yurt geneline baktığınızda durumun aynı yani AK Parti ile CHP’nin başkanlık başta olmak üzere milletvekili seçimlerinde de iktidar için yarışacak iki parti olduğunu görmekteyiz.

    Çünkü 55 Bin oyu bulunan Ardahan’ın 55 Milyon oyu bulunan ülkenin adeta bir yansıması olduğunu görmeniz için şöyle geride kalan birkaç seçime bakmakla görülecektir.

    Sadece seçimler mi? 

    Tabi ki değil..

    İki gümrük kapısı olmasına karşın ithalat gibi ihracatın da ekonomiye katkı sağlamadığı Ardahan’da olduğu gibi ülke genelinde de aynı durum yaşanmıyor mu?

    Hayvancılığın yerle bir olduğu ve tüccar bulmadığı Ardahan’da yaşanan göç ve işsizlik dolaysıyla yeterince ekin yapılmadığı için ‘Kahrolsun’ diye nara attığımız İsrail’den tohum aldığımız gibi Ardahan’da samanı ya Gürcistan’dan ya da diğer iller de almıyor mu?

    Peki, Ardahan’da yıllardır bitmeyen onca yatırıma baktığınız da ülkenin genelinde bitmesi beklenen bir o kadar yatırımının olduğunu da görmüyor muyuz?

    Evet, kendisi küçük ama cürümü büyük olan Ardahan’dan ülke geneline baktığınız da 24 Haziran’da yaşanacak olan siyasi tabloyu da görmek mümkün.

    AK Parti’nin CHP ile kafa kafaya yarışacağı görünen HDP’nin bu iki partinin yapacağı hataları takip edip, 3. Sırada olduğu MHP’nin 4-5 bin oyunu İyi Parti ile paylaşacağı Ardahan’a baktığınız da ülkenin genelinde ortaya çıkacak olan tabloyu da görüyor gibiyiz.

  • ARDAHAN VE İLÇELERİNDEN KISA KISA..

     



    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Ardahanlı Hakem 1. Lig’de..


    Türkiye Futbol Liglerini yöneten hakemler arasında olan Doğu Yılmaz bu hafta 1. Lig takımlarından olan Giresun-Adanaspor karşılaşmasında görev aldı.

    Türkiye Futbol Federasyonunun görev verdiği ve Doğu Bölgesinin tek 1. Lig hakemi olan Ardahanlı, Ardahan Dernekler Federasyonu ve Ardahan Gazeteciler Cemiyetti Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın oğlu Doğu Yılmaz geçtiğimiz hafta da yine 1. Ligde olan takımların hazırlık maçlarında orta hakem göreviyle yer almıştı.



    **Başkan Özel Yatırımı İnceledi..


    Ardahanlı rahmetli iş adamlarından olan Fevzi Yılmaz’ın kurduğu Akaryakıt İstasyonunun yanı başında bulunan arazisine diktiği 5 bin çam çevresine hayat vermeye başladı.

    Âdeta devasa ormanlık alan olan ve Ardahan’ın ünlü çamı sarıçamlardan oluşan alanda yapılmaya başlanan yatırımı yerinde inceleyen Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir yatırımcı işadamı Nihat (Deniz) Yılmaz’ı ziyaret ederek yapacağı yatırımla ilgili bilgi aldı.

    Ardahan Belediyesi Avukat Gelturan Sinan Yılmaz ile birlikte Fevzi Yılmaz Fidanlığını ziyaret eden CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Demir Ardahan’a yatırım yapan herkesin yanında olduklarını belirtti.

    Aynı zamanda Gazeteci Fakir Yılmaz’ın küçük kardeşi olan Nihat (Deniz) Yılmaz’ın babasına ait fidanlıkta yapacağı ve gelecek yılın başlarında hizmete açacağı restoran, cafe, çocuk oyun alanı, araç parkı, seyir alanı, şelale planlı Bungalov Evlerin örneğini inceleyen Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir Kura Nehrini ve Ardahan Ovasını ve güneşin batışının en güzel izlendiği Ardahan’ın bu köşesine diktiği yeşil çamlarla dünyaya ve ahirette bir eser bırakan rahmetli iş adamı Fevzi Yılmaz’a Allahtan rahmet ve babasının mirasına sahip çıkıp, yeşillenmesine, yaşanmasına katkı sunan oğlu Nihat Yılmaz’ı kutluyorum dedi.



    **Ardahan’da Tek Yön Uygulaması!


    Ardahan Belediyesi şehir içi trafikte yaşanan sorunları ortadan kaldırma ve caddelerdeki akışı normalleştirme çalışmaları kapsamında tek yön uygulamasını hayata geçirdi.


    **TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI DENETLENDİ

    Ardahan´da koronavirüs ile mücadele kapsamında şehir içi ve şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapılan bölgeler ile otobüs ve minibüslerde denetim gerçekleştirildi.

    Öte yandan Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ve Ardahan Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığının iş birliği ile Ardahan´da bulunan okul servislerine yönelik bilgilendirme toplantısı düzenlendi.


    Bekçilerden Sonra Korucular Bir araya Geldi..

    Ardahan´da Güvenlik Korucularına, korucu işlemlerinin yürütülmesi, istihbarata karşı koyma, vatanseverlik, yardımlaşma, dayanışma, milli ve ahlaki kültürel değerler konularında hizmet içi eğitim faaliyeti yapıldı.

    Öte yandan geçtiğimiz günler içinde Ardahan’da eğitimini başarılı bir şekilde tamamlayan 20 bekçi ilk görevlerine başladı.



    4 İneği bulan Jandarma 4 İneği Bulamadı..

    Ardahan´ın Hanak ilçesine bağlı Sevimli köyünde Davut Özcan´a ait 4 büyükbaş hayvanın kaybolduğu ihbarını alan jandarma, bölgede yaptığı çalışmada hayvanları bularak sahibine teslim etti. 

    Öte yandan geçtiğimiz günlerde yaşanan ve hala faili meçhul kalan ve yine Hanak ilçesine bağlı Çimliçayır köyünde 4 ineğin çalındığı hayvan hırsızlığının da aydınlatılması beklenmekte.


    Askere COVİD-19 Denetimi!

    Vali Hüseyin Öner, ‘Sağlık İçin Hepimiz İçin´ sloganıyla kafe, çay ocağı ve restoranlarda Koronavirüs denetimine katıldı.

    Denetimlerde asla taviz verilmeyeceğini belirten Vali Öner, “Kurallara uyulması halinde hep birlikte Koronavirüsü daha hızlı yeneceğimize inanıyorum. Esnafımız, vatandaşlarımız genel manada duyarlı ve kurallara uyuyor. Ancak bu tedbirleri asla elden bırakmamalıyız. Toplum sağlığı için her bireye görev düşmektedir. ‘Sağlık İçin Hepimiz İçin´ sloganıyla bugün de esnafımızı ve vatandaşlarımızı bilgilendirmek ve uyarmak için denetimler yapıyoruz.

    Diğer yandan Ardahan Belediyesi, bir taraftan koronavirüs salgınına karşı önlemlerine devam ederken bir taraftan da salgından etkilenen ailelerin yanında yer alıyor. Ardahan Belediyesi, Göle Koyunlu köyünde koronavirüs görüldüğü için karantina altına alınan ailelerin ihtiyaçlarına yardımda ettiği öğrenildi.


    **13 Okul Temiz Çıktı Ya Diğerleri?


    Eğitim kurumlarında hijyen şartlarını yerine getiren okullara verilen “Okulum Temiz” belgesini Ardahan´da 13 okul almayı başardı.


    Millî Eğitim Bakanlığı(MEB) ile Türk Standartları Enstitüsü(TSE) iş birliğinde hazırlanan “Eğitim Kurumlarında Hijyen Şartlarının Geliştirilmesi ve Enfeksiyon Önleme” kılavuzu doğrultusunda Ardahan´da eğitim öğretim veren ve uygunluk şartlarını sağlayan okullara “Okulum Temiz” belgesi verildi.


    Eğitim kurumlarında hijyen şartlarını yerine getiren okullara verilen “Okulum Temiz” belgesini 162 okulun bulunduğu Ardahan´da 13 okul temizliklerinden dolayı “Okulum Temiz” belgesini almayı başardı. İlk etap değerlendirmeler neticesinde, pandemi sürecinde özellikle gerekli olan hijyen koşullarını sağlamış bulunan 13 okula Ardahan Vali Yardımcısı Mustafa Gürbüz´ün katılımıyla düzenlenen törenle belgeleri verildi. 13 Okula temiz belgesinin verildiği Ardahan’da geriye kalan okulların durumu hakkında bir bilgi alınamadı.


    Müdür Bulut, öğrencilerle buluştu. 

    Diğer yandan Ardahan İl Millî Eğitim Müdürü Erhan Bulut, İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okul/kurum ziyaretleri kapsamında öğrencilerle buluşmalarını sürdürüyor.


    **Goreveng Köprüsü Işıklandırıldı..


    Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Köprülü (Gorveng) Beldesi ortasında yer alan ve Beldenin adını aldığı Köprü, Köprülü Belediyesi tarafından ışıklandırıldı.


    Köprülü Belediyesi ile kardeş Belediye olan, Erzurum Yakutiye Belediyesi tarafından gönderilen ve üzerinde Köprülü Belediyesi amblemi bulunan ışıklı tabelalar, Köprülü Beldesi ortasında yer alan Köprünün iki tarafına monte edilerek ışıklandırıldı.


    Köprülü Belediye Başkanı Yücel Akkoç yaptığı açıklama ”Erzurum Yakutiye Belediye Başkanımız Kardeş Belediyemiz Dr. Mahmut Uçar beye köprülü Halkı adına teşekkür ediyorum” dedi.


    ‘Daha Demokratik Bir yerel Yönetişim İçin, 

    Kamu-STK İşbirliğine Ardahan’da Eklendi..


    Ardahan Kent Konseyi Başkanı Burak Taştan’ın da yönetiminde olduğu Türkiye Kent Konseyleri Birliği Eylül Ayı Yönetim Kurulu Toplantısı, Balıkesir Buluşması programı kapsamında gerçekleştirildi. 

       Toplantıda Türkiye Kent Konseyleri Birliği’nin özellikle önümüzdeki dönemde yapılacak projeleri görüşüldü. ARGÜDEM Akademi ve Türkiye Kent Konseyleri Birliği tarafından yürütülecek ve içinde Ardahan’ın da bulunduğu Şehirlerde Sivil Toplum Örgütlerinin daha etkin ve örgütlü çalışmalarına yönelik bir dizi faaliyetler hakkında değerlendirmeler yapıldı.

    Türkiye Kent Konseyleri Birliği ile Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı (TESEV) tarafından ortak yürütülen ‘Daha Demokratik Bir yerel Yönetim için, Kamu-STK İşbirliği’ projesinin de devam ettiğini açıklayan başkan Taştan,  ‘Projenin içeriği hakkında şu ifadeleri kullandı:  “Bu projeye Ardahan’ı da dahil ederek, Kent Konseyleri ile yerel yönetimlere yönelik çalışmalara yer vereceğiz’ dedi.

    Muhtarlar Atatürk’e Çelenk Sundu..

    Muhtarlar günü  Çıldır Muhtarlar Derneği tarafından hazırlanan programla kutlandı.

    Ardahan’daki Muhtarlar Derneğinin Ardahan Valisini makamında ziyaret ettiği aynı gün Çıldır Kaymakamlığının önündeki Atatürk büstüne çelenk koyma ile başlayan törene Çıldır Muhtarlar Derneği Başkanı Arif Uzunkaya, İl Genel Meclis üyeleri Baha Yunusoğlu, Gürbüz Arpaçay, Köy ve Mahalle muhtarları katıldı.


    **İtfaiye alan Posof Doğalgaz İstiyor!


    Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Tanap Petrol ve Doğalgaz hatlarının geçmesine karşın doğalgaz verilmeyen Ardahan’ın Posof İlçesi Belediyesi  İtfaiye aracı aldı. Alınan yeni itfaiye aracı ile Posof Belediyesinin itfaiye sayısı 3’e çıktı.


    .


     


    .



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    YETERSİZ CUMARTESİ!.. 

    Bir cumartesi daha. Bugün yazacağım yazının içeriğinde aslında ülke gündemi olması gerekiyordu. Ama dedik ya cumartesi yazısı diye. Bu nedenle de yine cumartesi yazısını yazalım diyorum.



    Bu ülkede cumartesi yaşamak aslında pazardan pazara bir dinlenme günü veya kendi kendini dinleme anı olmalı diye düşünürken cumartesinin de pazartesiden bir farkı olmadığını ve hatta bu yaşadığım stresin birikimlerinin ağırlığı altında ezildiğimiz cumartesiden, kendimizi pazar gününe nasıl atarız diye düşünürken yeni bir haftanın, yeni bir stresin ve birçok sorunun bizi beklediğini anlamadan.


    Benim ara sıra başım sıkıştığında, ‘niye yalnızım, yalnız mı kaldım?’ diye düşündüğümde çevreme bakınca gerçekten çok yalnız olduğumu görüyor ve üzülüyorum. Sonra dönüyor, o sayfalar dolusu ya yılbaşı posta kartı gibi unutulan, yaprakları sararan eski kitaplar gibi dolu dolu olduğunu ama kimsenin seni anlamadığı için dinlemediğini, yaşadıkların altında seni ezen yükün ağırlığının artması ile daha iyi anlıyorsunuz.


    Dedim ya ‘neden böyle oluyor?.. 


    Yoksa etrafın mı boş, yanındaki insanlar mı boş, ben mi boşum bilmiyorum ama, eksik bir şeyler olduğunu ve bu eksikliğin nasıl giderileceğini düşünmeden bütün gücünü ortaya koyarak verdiğin mücadelede çok ama çok yorulduğunu, dinlenmek için de bir cumartesi beklediğini daha iyi anlıyorsun aklın pazar günündeyken.


    Yine yoğun bir hafta idi. Stresli bir aydı ya da hiç yaşanmaması gereken bir yıldı diye tükettiğimiz ömrümüzün, aklın, beyazlıyan saçların, dökülen dişlerin, artık bulanık gören gözlerin, dermanı kalmayan dizlerin teslimiyeti ile daha iyi anlıyorsunuz cumartesilerin çok ama çok yetersiz olduğunu.


    Ve o cumartesi günü aldığımız gazeteyi, baş ucunuzdaki kitabı ve karşıdaki televizyonu değil de en akıllı cep telefonlarını bile kendiniz gibi tükettiğimiz zamanı öldürdüğünüzü daha iyi anlıyorsunuz.


    Eğer bir cumartesi günü yazısı yazmak için, düşünüp yaşadıklarınızı aktarmak istediğiniz anda işte o cumartesilerden birisi daha geride kaldı, pazara adım atarken.










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     








    İLÇELERİ GEZDİ..


    arşiv haber 21/04/2015 tarihki haberler


     SAFFET KAYA PARTİSİ Üç dönem Ardahan Milletvekilliğini yapan, iki dönem de AK Parti’den yeniden milletvekili adayı olmak isteyen ancak iki kezde AK Parti kapısından geri çevrilen Saffet Kaya ilçeleri geziyor. Seçmeni kahvehanelerde, siyasi partileri yerlerinde ziyaret eden Kaya 7 Haziran’da yapılacak olan genel seçimlerde kendisine oy istiyor.



    **ORHAN ATALAY ÇOCUKLARLA İŞE BAŞLADI..



    İki dönemdir AK Parti’den Saffet Kaya’ya yer verdirmeyen AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay 7 Haziran Genel Seçimleri öncesi işe ilçesinde başladı.


    AK Parti Ardahan Milletekili Prof. Dr. Orhan Atalay 2. sırada bulunan Veteriner Hekim Yunus Baydar ile birlikte geldiği Ardahan’dan sonra ilçesi Göle’ye geçti.


    Beraberin de Göle Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu ile Göle okullarını gezerek okulların durumu hakkın da bilgi alarak sorunlarını dinledi,


    Atalay Göleye katkılar sunmuş eğitim emekçisi Göleli Köy okulları mezunu öğretmen Enver Avcı’nın adının verildiği 30 Eylül yerleşkesindeki ilk öğretim okuluna Enver Avcı’nın adının verildiği etkinliğe ve açılışa katıldı.

    Göle kaymakamı Zafer Oktay, Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu, İl Eğitim Müdürü T. Fikret Eteker, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mevlüt Özalp, İlçe Emniyet Müdürü, İlçe Garnizon Komutanı, Jandarma Komutanı ile okul ve ilçe müdürleri katıldı.

    Halkın ve ailelerin yoğun ilgi gösterdiği katılım; Öğretmenleri anma ve İstiklal marşının okunması ile başlayarak, Okul Müdürü Ömer Alabay’ın anlamlı konuşmasında Yetkililerin Öğretmenlerin, ailelerin ve öğrencilerin toplumsal yeri ve gelecek adına sorumlarını dile getirdiği etkili ve anlamlı konuşması sonrasında; Bölge Vekili Orhan Atalaya eğitime kazandırdiği öneni ve çalışmalarından dolayı teşekkür ederken İlçe Kaymakamı İlçe Belediye başkanı, Milli eğitim müdürlerine ve 30 Eylül müdürü Canip atalay’a ve Enver Avci’nın çoculları Yalçın Avcı. Gülegül Çetin Avcı ve Çetin Avcıya teşekür etti.

    Kısa birer konuşma yapan Millet Vekili Atalay ve Kaymakam Oktay;” Öğretmenlerimize vefa borcunu ödemeyeceklerine vurgular yaparak,Öğretmenlerimizi unutmamak adına emekçi eğitimci Enver Avcının adının Göle de bir okulla anılmasını anlamlı bulduklarını belirtikleri konuşmalardan sonra.

    Vekil Prof. Dr. Orhan Atalay, Enver hoca anısına çocuklarına plaket verirken, Göle de Eğitime yaptığı katkılar ve yatırımlar adına bir eğitimci olarak İlçe Kaymakamı Zafer Oktay Aynı zamanda eğitimci olan Vekil Atalaya Göle adına bir plaket sundu.

    Halk Eğitim müdürlüğünün sunduğu folktor gösterileri sonrasında öğrenci ve ailelrrin yoğun ilgisi üzerine hatra resimlerin çekilmesi sonrası etkinlik son buldu.

  • HAYVAN HIRSIZLARINI ARAYAN JANDARMA HAZİNE AVCILARINI YAKALADI!



    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    .


    Ardahan’da kaçak kazı yapan 6 kişi gözaltına alındı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Damal ve Göle ilçelerinde bazı kişilerin kaçak kazı yaptığı ihbarı üzerine harekete geçti.Ekipler, yaptıkları araştırma sonucu Damal ilçesine bağlı İkizdere köyü Tilki Delikleri mevkiinde A.P, M.G, B.V, C.K. ve T.T’yi, Göle ilçesine bağlı Çobanköy’de de K.A’yı kaçak kazı yaparken suçüstü yakaladı.Zanlılardan kaçak kazıda kullanılan bir elektronik define arama cihazı, bir kurusıkı tabanca, bir ruhsatsız av tüfeği ve 16 av tüfeği fişeği ile çeşitli malzemeler ele geçirildi.Gözaltına alınan 6 zanlının jandarmadaki işlemleri sürüyor.



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    YETERSİZ CUMARTESİ!.. 

    Bir cumartesi daha. Bugün yazacağım yazının içeriğinde aslında ülke gündemi olması gerekiyordu. Ama dedik ya cumartesi yazısı diye. Bu nedenle de yine cumartesi yazısını yazalım diyorum.



    Bu ülkede cumartesi yaşamak aslında pazardan pazara bir dinlenme günü veya kendi kendini dinleme anı olmalı diye düşünürken cumartesinin de pazartesiden bir farkı olmadığını ve hatta bu yaşadığım stresin birikimlerinin ağırlığı altında ezildiğimiz cumartesiden, kendimizi pazar gününe nasıl atarız diye düşünürken yeni bir haftanın, yeni bir stresin ve birçok sorunun bizi beklediğini anlamadan.


    Benim ara sıra başım sıkıştığında, ‘niye yalnızım, yalnız mı kaldım?’ diye düşündüğümde çevreme bakınca gerçekten çok yalnız olduğumu görüyor ve üzülüyorum. Sonra dönüyor, o sayfalar dolusu ya yılbaşı posta kartı gibi unutulan, yaprakları sararan eski kitaplar gibi dolu dolu olduğunu ama kimsenin seni anlamadığı için dinlemediğini, yaşadıkların altında seni ezen yükün ağırlığının artması ile daha iyi anlıyorsunuz.


    Dedim ya ‘neden böyle oluyor?.. 


    Yoksa etrafın mı boş, yanındaki insanlar mı boş, ben mi boşum bilmiyorum ama, eksik bir şeyler olduğunu ve bu eksikliğin nasıl giderileceğini düşünmeden bütün gücünü ortaya koyarak verdiğin mücadelede çok ama çok yorulduğunu, dinlenmek için de bir cumartesi beklediğini daha iyi anlıyorsun aklın pazar günündeyken.


    Yine yoğun bir hafta idi. Stresli bir aydı ya da hiç yaşanmaması gereken bir yıldı diye tükettiğimiz ömrümüzün, aklın, beyazlıyan saçların, dökülen dişlerin, artık bulanık gören gözlerin, dermanı kalmayan dizlerin teslimiyeti ile daha iyi anlıyorsunuz cumartesilerin çok ama çok yetersiz olduğunu.


    Ve o cumartesi günü aldığımız gazeteyi, baş ucunuzdaki kitabı ve karşıdaki televizyonu değil de en akıllı cep telefonlarını bile kendiniz gibi tükettiğimiz zamanı öldürdüğünüzü daha iyi anlıyorsunuz.


    Eğer bir cumartesi günü yazısı yazmak için, düşünüp yaşadıklarınızı aktarmak istediğiniz anda işte o cumartesilerden birisi daha geride kaldı, pazara adım atarken.









    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     








    Araba Çarptı, Tarihi Silahı Yakalattı!


    arşiv haber 20/06/2019 tarihi haber/yorum


    Ardahan merkez da yaşaşan bir trafik kazasında ilginç bir durum yaşandı. Alınan bilgilere göre Ardahan merkez de bulunan bir caddede karşıdan karşıya geçmek isteyen ismi öğrenilemeyen şahsa özle bir şirkete ait servis aracı çarptı.


    Çarpma sonucu yaşaşan kaza ardından olay yerine gelen polis yerde çok eski bir silah gördü. Yapılan araştırmada Kore Gazisine ait olduğu öğrenilen eski silahın aracın çarptığı şahsın üzerinden yere düştüğü ve olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.


    Açıkyıldız AK Parti İlçe Başkanı Oldu!


    AK PARTİ’DE SON DAKİKA GELİŞMESİ..


    *Arşiv Haber: 13/05/2019 Tarihli Haber


    İl Başkanının görevden alınıp, alınmayacağının tartışıldığı ve Merkez İlçe Başkanı Fırat Avşar’ın 31 Mart Mahalli İdareler seçimleri ardından istifa ettiği Adalet ve Kalkınma Partisi Ardahan Merkez İlçe Başkanlığına Göleli Özgür Açıkyıldız atandı. 5 isimin baş vurduğu Açıkyıldız’ın atamasının yapıldığı AK Parti Ardahan İl Yönetiminde de gruplaşmaların yaşandığı da ileri sürülmektedir.  İlçe Başkanlığı için Osman Yıldız, Özgür Açıkyıldız, Ercan Ürker, Doğukan Yılmaz ve Fatih Aksoy başvurmuştular.



    Baydar, Atalay, Bektemür, Altun Bir Üstte..


    *18/03/2015 Tarihli Haber


    Haziran ayında yapılacak olan genel seçimler öncesi adaylarını belirlemeye çalışan AK Parti Genel Merkezi iki aday adayı daha eledi.


    Saffet Kaya ile birlikte Fatih Rüştü Yılmaz’ı, Orhan Akdemir’i, Cavit Çetin’i, Yunus Yeni’yi Ergün Çelik’i, Abdullah Topçu’yu ve M. Akif Avşar’ı eleyen AK Parti Genel Merkezi Yunus Baydar’ı, Orhan Atalay, Hamza Bektemur ve Sali Altun’un değerlendirmeye aldı.



    GARSON VE ASKER!


    7 Haziran olmadı, 1 Kasım.. Olmadı 31 Mart.. Daha olmadı 23 Haziran seçimleri ve başkanlık dahil ekonomiye büyük hasar veren diğer bir çok seçim ile halen yüz göz olduğumuz bu süreçte iki adım ileriye gitmesi için uğrunda verilen onca ağır bedele karşın bir adım ileriye gidemeyen özlemi çekilen demokrasiyi tartışmaya devam ediyoruz.


    İktidara geldiği günden beri askeri vesayet dahil bir çok antidemokratik uygulamayı ortadan kaldıracağını, resmi devlet lojmanları dahil milyonlar yutan makam araçları gibi devletin bütçesini hortumlayan onca işi engelleyeceğini ileri sürüp ilk yıllarda bu yönde ciddi adımlar atan ardından 28 Haziran seçimleri öncesi Kürt seçmenden oy almak uğruna buzluktan çıkarıldığı ileri sürülen barış süreci dahil bir çok demokratik adımlar atan dünkü iktidar halen bugün ki iktidardır.


    Adı, Adalet ve Kalkınma olan mevcut iktidarın son olarak 31 Mart seçimleri ardından ortaya koyduğu tavırlarla Adaleti de, piyasaları ve toplumu her geçen gün daraltan ve de bunaltma noktasına getiren ekonomik politikalarıyla Kalkınmayı da yüzüne gözüne bulaştırmanın sıkıntısı içinde o ilk yıllarda ki demokratik adımlarından vazgeçen de aynı iktidardır.


    Aynı iktidarın başı olan Başkan Erdoğan’ın son açıklamalarında demokrasinin beklentileri içinde olan ”hukuk mevzuatımızı gözden geçirilmesi gerekiyor” derken bunları yapacak olanların 17 yıldır iktidar olan partisinin ve kendisinin olduğunu unutması da bu iktidarın işine geldiğinde Demokrasiyi, Adaleti, Hukuku hatırladığını ortaya koymaktadır.


    Gelelim bugün ki yazımıza başlık olan Garson ve Asker meselesine..


    Aslında ”Kürt Memet Nöbete” olması gereken başlığımızda bu ülkenin meselesi Garson ve Asker meselesi demokrasinin ana meselesidir.


    Yani son olarak CHP’li kadın milletvekili Nurhayat Altaca’nın 31 Mart seçimleri ardından mecliste yaptığı konuşmada yaşananların darbeye yol açtığını ima etmesi birilerinin kafasında halen askeri nöbetçi olarak gördüğünü ve zamanı geldiğinde nöbete çağrılacağını ima etmesidir.


    Yani demokrasin önünü açacaklarını iddia edenler, iktidara geldikten sonra bu iddialarını unutanların askeri yönetimlerdeki gibi ” Ben Bilirim” diyerek yönetim şekillerini kınarken bilinç altlarında hala askeri nöbete çağırdıkları da diğer bir gerçektir.


    İşte burada mevcut iktidarın ve muhalefetin askeri cunta veya yönetim anlayışını tetikleyen, akıllara getiren ve de söyleten antidemokratik uygulamaları işlerine geldiğinde kullanmamaları değil asıl unutulmaması gerekenin demokrasinin olduğunu bilmeleri ve işi Garson Askere bırakmamaları gerekmektedir.


    Çünkü adı üstünde, Garson!


    Yani isteneni yapan Garson da, Asker de, Sivil de, Siyasetçi de olabilir..


    Ve görevi yapacak olanın Garson, Asker değil ona işveren sivildir, halktır, halkın seçtiği siyasetçidir.


    Görevi de yapması gereken asker değil, sivildir, siyasetçidir..


    Bunun olması ve devam etmesi içinde Askeri vesayetlerden uzak, iktidarın gücünden faydalanıp antidemokratik uygulamaları demokrasiymiş diye yutturmamak, birilerinin yani solcu, aydın, demokrasi yanlısı parti olduğunu iddia eden ama kendi beceriksizliğini hep başkalarına becertmeye çalıştığı ileri sürülen CHP’li kadın vekilin işaret ettiği o anlayışı tetiklememek ve asıl ‘biz biliriz, bildiğimizde sandıkta ortaya koyarız’ diyen halkın demokrasi istemiyle başına gittiği sandığa saygı göstermektir..

  • DAMALLI KADINLAR AK PARTİDE!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Yıllardır CHP’den başka partinin belediyesin de iktidar olamadığı Damal’da çalışmalarına ara vermeden devam eden Adalet ve Kalkınma Partisi kadın İlçe Başkanı Nevriye Derdiyok kendisi gibi birçok Damallı kadını partisine üye yapmakla kalmadı bölgede ilk kez bir kadın kolları kongresi yapmayı da başardı.


    CHP’li Belediyenin başında olduğu ilçede CHP başta olmak üzere diğer partilerin esemesinin okunmamaya başladığı görülen Ardahan’ın Alevi ilçesi Damal’da gözle görülen bu gelişmenin muhafazakâr ağırlıklı AK Parti’nin bu ilçede de etkisini göstereceğine işaret olarak değerlendirilirken Damal CHP İlçe Yönetiminde hiç kadın olmadığı da iler sürüldü.



    **5 İLÇE, 1 BELDE DE 2 KADIN İLÇE BAŞKANI AK PARTİ’DE…


    Damal gibi Posof İlçe Başkanının da kadın olduğu AK Parti’nin kadınlara verdiği önemin bir kez daha görüldüğü Ardahan’ın Alevi ilçesi Damal AK Parti Kadın Kolları Kongresine AK Parti İl Başkanı Hakan Aydın’da katıldı.



    2. UZAN OLAYI SEZGİN BARAN KORKMAZ!


    Kendisini, annesinin de üyesi ve üst yönetiminde bulunduğu Türkiye Yardım Severler Derneğinde ve Ardahan Üniversitesinin kuruluşunun ilk yıllarında tanıdım.


    Kars Digorlu olduğunu öğrendiğimde ve Ardahan Üniversitesine Kız Öğrenci Yurdu yaptıracağını belirttiğinde benim de aralarında olduğum birçok gazeteci bu yönde ‘İş adamından kız üniversite öğrencilerine yurt’ başlıkları ile haberler yapmış, kendisinin ismini o dönem ilk gündeme taşımıştık.


    Daha sonra ismini sık sık basın ve medyada duyup, kendisine ulaşmakta bir hayli zorlandığımız günlerde aynı kişinin yıllar önce Ardahan Üniversitesine verdiği öğrenci yurdu sözünü de yerine getirmediğini öğreniyor, o dönemin Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın yanı sıra zamanın valisi ve biz gazetecilerin kamuoyu önünde bir hayli zorda kaldığını zaman zaman ele aldığım yazı ve haberlerle gündeme getirmiştim.



    Ve İstanbul’a geldiğimde aynı ismin yine bir Ardahanlı olan ve bana sorulduğun da mafya babası değil, iş adamı, bir yazar-çizerden daha bilgili, kendisini kendi imkanları ile yetiştirmiş olan kişiliği ve insanlığı ile başta bölge insanlarına olmak üzere herkese el atan karınca, kararınca yardım eden ve şu an hakkında öne sürülen suçlar konusunda daha hazırlanmayan iddianamesi dolayısıyla neden tutuklandığı ve niye hala hâkim karşısına çıkarılmadığını sorduğum Yakup Süt’ün adının yanında duymaya başladım.


    Ve aynı ismin Darıca’da bir pazarda, vatandaşlara bedava meyve, sebze dağıttığını bu yetmez gibi benim başında bulunduğum stk’nın üniversite öğrencilerine yönelik düzenlediği burs gecesini sulandırma, bölme, engelleme operasyonu olarak algılayıp, not ettiğim sözde vakıf gecesinde ortaya çıkan ve yine aynı konuşmalarla kendisini alkışlattıran bu isim yani mal varlığına el konulduğu son dakika haberleri ile gündeme düşen Sezgin Baran Korkmaz’ın becerilerini sadece Türkiye’de, hemşerileri arasında, sıkıştığında yanına koştuğu Yakup Süt ile değil yurt dışında hem de okyanus ötesinde ortaya koyduğunu öğreniyoruz.


    BU durumun ne kadar doğru olduğunu önümüzdeki günlerde daha net göreceğimizi beklerken Sezgin Baran Korkmaz olayının adeta 2. Cem Uzan vakası olduğunu da anlayabiliriz.


    Çünkü Yakup Süt’ün tutuklanması ve Süt ile başlayan sürecin hızla dosyalara kaydığını ve bu dosyalarda uzan örneği bir davanın karşımıza çıktığını görüyor, olayın sadece iç bir sorun olmadığını, uluslararası hatta okyanus ötesi olaylar zinciri olduğunu savcılığın ve hâkimin aldığı mal varlığına el koyulması kararı ile daha iyi anlıyor ve izliyoruz.


    Uzan’da öyle olmamış mıydı?!.


    Ha bu arada Feto gibi adı unutulan Zarraf olayı, Papaz’ın iadesi, Hlk Bank Müdürünün olayını da Korkmaz’ın 2 inci mi, 3 ün mü, 4. Uzan olayı mı onu da siz düşünün..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     









    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    AK Parti’ye Ardahanlı Bir Beyin Aday!


    arşiv haber 18/03/2015 tarihli haber


    Ardahanlı Profesör İstanbul’da Aday Aday


    Hoçvan Gölgeli (Korgeli) Köylü Albay Kerem Avşar’ın Oğlu Beyin Cerrahi Fatih Mehmet Avşar İstanbul 3. Bölgede AK Parti’den Milletvekili dayı oldu.


    Listeye girmesi halinde sağlık bakanı olacak olan Ardahanlı Prof. Dr. Fatih Mehmet Avşar Ardahanlıların yoğun olarak yaşadığı İstanbul 3. Bölgede Milletvekili Aday Adayı oldu.


    Bir dönem Kars Kafkas Ünversitesi Tıp Fakültesinde de kurucu görevini alan Beyin Cerrahi Fatih Mehmet Avşar Kimdir?


    Ardahanlı olan Prof. Dr. Fatih Mehmet AVŞAR Ak Parti’den A. Adayı Oldu Prof. Dr. Fatih Mehmet AVŞAR Ak Parti’den A. Adayı Oldu AK Parti İstanbul 3.Bölge Aday Adayı Prof. Dr. Fatih Mehmet AVŞAR; Kars, Ardahan, Iğdırlı hemşerilerinin yoğun olarak bulunan 3.bölgeden aday adayı oldu. 16 Mart 2015 17:38font boyutuküçülsünbüyüsün Bölgenin sevilen isimlerinden, Hemşehrimiz Prof. Dr. Fatih Mehmet AVŞAR, AK Partiden İstanbul 3.Bölge Milletvekili Aday Adayı oldu. En Güçlü Aday Prof. Dr. Fatih Mehmet AVŞAR AK Parti İstanbul 3.Bölge Aday Adayı Prof. Dr. Fatih Mehmet AVŞAR; Kars, Ardahan, Iğdırlı hemşerilerinin yoğun olarak bulunan 3.bölgeden aday adayı oldu. Prof. Dr. Fatih Mehmet AVŞAR İstanbul 3.Bölgede yaşayan hemşerilerinin oylarını AK Partiye kazandırmak için Aday Adayı olarak güçlü bir aday olarak görülüyor. Prof. Dr. Fatih Mehmet AVŞAR’I Tanıyalım? Prof. Dr. Fatih Mehmet AVŞAR 1959 yılında Emirdağ’da doğdu. Ankara Atatürk Lisesi’ni bitirdikten sonra, ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde okudu. 1985 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Mecburi hizmetini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde yaptıktan sonra Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji ihtisaslarını 1994 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi’nde tamamladı. S.B. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Genel Cerrahi Başasistanı, Şef Yardımcısı, Klinik Şefi ve Başhekim Yardımcısı olarak çalıştı. 1999 yılında Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı Mekke Hastanesinde Baştabip Yardımcılığı ve Hac görevlerini tamamlandı. 2004 yılında Doçentlik ünvanını kazandı. 2009 yılında Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Genel Cerrahi Profesörlük kadrosuna atandı. Aynı yıl 2547 sayılı YÖK Kanunu’nun 38-B Maddesi’ne göre kurumun ihtiyaç duyduğu zamanlarda Kafkas Üniversitesi’nde görev yapmak üzere Sağlık Bakanlığı’nda görevlendirildi. 1995–2014 yılları arasında değişik zamanlarda ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde mesleki ve akademik çalışmalar yaptı. Sağlık Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve TİKA ortak görevi olarak 50’ye yakın Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika ülkesinde mesleki çalışmalarda bulundu. 2002-2009 yılları arasında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Başhekim Yardımcılığı yaptı. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Genel Cerrahi Eğitim Görevliliği; Karaciğer, Böbrek ve Kompozit Doku Nakli Sorumlu Uzmanlık ve Mesul Müdürlük görevlerini yürüttü. 2004’ten beri Sağlık Bakanlığı Özel Hastaneler Teknik Komisyon Başkanlığı (İstanbul ilinde 168 adet hastanenin ön inceleme, ruhsat, açılış ve denetleme işlemlerini yapmıştır), 2009 yılından beri Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Bilimsel Danışma Kurulu Başkanlığı; 2011’den beri Sağlık Bakanlığı Ulusal Transplantasyon Koordinasyon Kurulu (UKK) Üyelikleri devam ederken, değişik zamanlarda Kafkas Üniversitesi’nde Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanlığı, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı, Fakülte Yönetim Kurulu Üyeliği ve Üniversite Senato Üyeliği görevlerini üstlendi. Kanser Cerrahisi, Bariatrik-Metabolik Cerrahi alanlarında çok sayıda araştırmaları bulunmaktadır. Türk Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Derneği, Uluslar arası New York Bilimler Akademisi, Dünya Robotik Cerrahi Derneği, Amerikan Gastrointestinal-Endoskopik Cerrahlar Cemiyeti, Uluslar arası Mide Kanseri Cemiyeti, Türk ve Uluslar arası Bariatrik-Metabolik Cerrahi Cemiyeti aktif asil üyeliği gibi görevleri bulunmaktadır. 130’dan fazla ulusal ve uluslararası bilimsel makalesi ve 160’dan fazla ulusal ve uluslararası bildirilerinin yanı sıra çok sayıda kitap/bölüm yazarlığı ve çevirileri vardır. 45 SCI makalesine 326 atıf almıştır. Çok sayıda doçentlik, profesörlük, şef/şef yardımcılığı, başasistanlık, uzmanlık, yüksek lisans ve doktora jüri üyelikleri, proje ve tez yöneticilikleri bulunmaktadır. Birçok ulusal ve uluslararası derneğin aktif-asil üyeliğini, yönetim kurulu üyeliklerini ve başkanlıklarını yürütmektedir. Amerikan Cerrahlar Koleji’nin aktif asil üyesidir. Çok sayıda ulusal ve uluslararası dergide yayın kurulu üyelikleri ve hakemlikleri bulunmaktadır. Birçok ulusal ve uluslararası bilimsel organizasyonu gerçekleştirmiştir. Memur-Sen Kurucu Üyeliği, Sağlık-Sen Kurucu Genel Başkan Yardımcılığı ve Genel Eğitim Sekreterliği görevlerinde bulunmuştur. 2014 yılında Kafkas Üniversitesi Rektörlük seçimlerinde Sayın Cumhurbaşkanı’nın tensiplerine sunulan 3 kişilik listede yer almıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde de okuyan Prof. Dr. Fatih Mehmet Avşar, çok iyi derece İngilizce bilmekte, evli ve iki çocuk babasıdır.

  • AV. SERTİF GÖKÇE: TABAN, TAVANA BAKAR..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    ‘Güçlü Bir Lobi’ çalışmalarını yakından takip eden bir hukukçu, bir siyasetçi ve Ardahanlı olarak bu yönde yapılan çalışmaları takdir ettiğini ve elinden geldikçe desteklediğini belirten Ardahanlı Avukat Sertif Gökçe o çok istenen birlikteliğin yani ”Güçlü Bir Ardahan Lobisi” gibi çağrıların tam anlamı ile gerçekleşmesi için tavanda bulunanların samimiyetine, birlikte hareket etmesine ve tabanın onayladığı isimler etrafında bir araya gelmesinden geçtiğini söyledi.

    Aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın makamında ziyaret edip, görüştüğü Avukat Sertif Gökçe başta ARDAFED’in olmak üzere bir çok stk’nın hedefi olan birlikteliğin, her alanda güçlü olmanın yolunun tabandan değil, tavandan geçtiğini söyledi.

    Av. Gökçe tabanın tavana yani biz aydınlara, ileri gelenlere, iş adamlarına, gazetecilere, siyasetçilere baktığını ve ona göre hareket ettiğini belirtirken tavan denenlerin hal hareketlerinin tabanı ya olumlu ya da olumsuz etkilediğini unutmamak gerekir. Çünkü tavanın attığı her adımın tavanı otomatikman etkilediğini girdiğim son seçimde daha iyi gördüm. Çünkü taban her zaman tavana bakıyor. Yani kendilerini tabanın önderi olarak görenlerin birlik, beraberliği ya da bunun tam tersi isteneni ya gerçekleştiriyor ya da olumsuz yönde etkiliyor. Herkesin başa oynadığı bir anlayışla hareket eden tavanın, tabanın isteği olmadığını ve bir araya gelmesine en büyük engel olduğunu söyledi.




    Ülkenin 10. büyük sanayi kenti Kocaeli’nde ortaya koyduğu ilgi, alaka ile tabanın gönlünde yer almış ve bu tabanın önerisi ile başvuru yapmadan belediye başkanı adayı olarak ilan edildiğini de belirten Ardahanlı Avukat Sertif Gökçe ”bu duruma baktığımızda tavanın hal hareketinin tabanı nasıl etkilediğini görmek mümkün. Bu nedenle ben iş adamıyım, siyasetçiyim aydınım demeden önce halkın, kamuoyunun, hemşerinin yani sade halkın sana nasıl baktığını ve onayını alıp almadığına bakmak gerekir.” dedi.



    ACELE GELİN, MÜDÜR YOK!..


    Fransa’nın uçak ve füze satmak için Akdeniz ve Kafkasyayı gerip, kana buladığı şu günlerde önce Suriye, ardından Libya, sonrasında Azerbaycan da insansız sihaların denendiği bölgemizde, aslında insanların üzerinde Corona aşısı denemektense kısa yoldan yok eden silahları deneme dönemi yaşanıyor desek daha doğru olur.


    Ve bu denemenin yararlarının başında gelen ise insanları yaralıyan denemelerin iç gündem üzerinden merhem olduğu da bir gerçek. Çünkü Fransa’nın olduğu gibi ülkemizinde içinde bulunduğu bölge ülkelerinin yani tüm dünya devletleri gerçek demokrasi baskısı altında iç sancılar çekiyor. Yani sarı yelekliler eylemindeki gibi bir çok ülkede iç eylemler olması ihtimalleri önce pandemi bahanesiyle durdurulmak istendi. Bunda başarılı olunmayınca silahla para kazanmak dahil yeni gündemler gerekiyordu, bozulan ekonomileri dengesizleşen insan haklarıyla daha çok demokrasi istemleriyle kaynayan iç gündemi soğutmak gerekiyordu. 


    Bunları yaparken Amerika’daki zenci hareketlenmeleri, Fransa’daki sarı yelekliler, ortadoğuda yıllardır kana sebep olan çatışmalar ve bir türlü bitmeyen ama her gün biten bizim güneydoğumuz gündemi de unutturulmuş olur. Buna demokrasiyi, insan haklarını, basın özgürlüğünü  iktidara karşı ittifakları unutturmak ve bozmayı da ekleyebiliriz. 


    Ha pardon başlığımızın konusu bu muydu ki,biz de uyduk gündem unutturmaya ve başlığımızın anlatmak istediği konuyu bir anda değiştirmiş olduk. Çünkü konumuz soğuk yüzlü resmi binaların içinde bulunan gerçek iktidar temsilcileri bürokratların”Bu gün git yarın gel” yöntemini değiştirip” Acele gelin, ama müdür yok”modeliyle pandemiyi de bahane ederek her biri müşteri olan vatandaşları azarlayıp, haşlayarak geri gönderdiği kur ve  kuralın önemsenmediği görülen çivisi çıkmış devlet anlayışı da konuşulmaz, tartışılmaz, gündeme gelmez bu ülkede..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 






     










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    GÜÇLÜ LOBİ’ DERKEN


    LOBİYE DEMİYORDUK!


    İstanbul ve Kocaeli’nden Sonra


    Bursa’da da Bir Ardahanlı


    Belediye Başkan Adayı Oldu!..


    arşiv haber 03/02/2019 tarihli haberler/yorum


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi Ardahan Dernekler Federasyonu ARDAFED önderliğinde ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yol alıp, öncelikle Ardahan’ın ve Ardahanlıların adını gölgeleyen KAI, KAISİAD ve KAIFED gibi saçmalıkları üzerinden atan ve bu öz güvenle hareket edip, yol alan Ardahanlılar bu kez başardılar gibi.


    31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde İstanbul’un 4 İlçesinde 6, Kocaeli’nin 2 ilçesinde 2 Ardahanlının Belediye Başkan Adayı olduğu şu günlerde güzel bir haber de Bursa’dan geldi.

    İstanbul Bakırköy’de Bülent Kerimoğlu 2. kez, Esenyurt’ta Kemal Deniz Bozkurt, Sultangazi’de Haluk Bozkurtt, Şişil’de Muammer Keskin CHP’den, Esenyurt DSP’den İpek Süt, Ümraniye’den Nesim Pakir Belediye Başkanı Adayı olan Ardahanlılar olurlarken Kocaeli Dilovası’ndan Hamza Şayir AK Parti’den, Derince’den Sertif Gökçe CHP’den sonrA yine CHP’den Ardahanlı Özgür Erdursun ise Bursa Yıldırım ilçesinde Belediye Başkan Adayı olan Ardahanlılar kervanına katılan isim oldu.



    ARDAFED: Biz Lobi der iken siz Lobiye sanmıştınız!


    ARDAFED: Biz Lobi der iken siz Lobiye sanmıştınız!


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi başta İstanbul olmak üzere bir çok batı kentlerinde istediklerini bulamayan siyasiler suçu federasyon ve derneklere atmaya başladılar.


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi başta İstanbul olmak üzere bir çok batı kentlerinde istediklerini bulamayan siyasiler suçu federasyon ve derneklere atmaya başladılar.


    Aday edilmemelerini federasyon ve derneklerin yetersizliğine bağladıkları görülen aynı siyasilerin federasyon ve derneklere sahip çıkmadıkları olarak bilinen kişiler olması da dikkatlerden kaçmıyor.


    Başta iktidar partisinden olmak üzere diğer partilerden siyaset yapmak isteyen ancak  ‘Güçlü bir Ardahan lobisi’ çağrılarına kulak tıkayan siyasilerin yaklaşan seçim öncesi istediklerini alamayınca suçu 5 yıl boyunca hatırlamadıkları, ilgilenmedikleri ve çağrılarına duyarsız kaldıkları federasyon ve derneklere suçu atarak sorumsuzluklarını saklamaya çalıştığı bu süreçte kurulduğundan bu yana ‘Güçlü bir Ardahan Lobisi’ şiarıyla yol alan ve bir çok etkili işler yapan Ardahan Dernekler Federasyonundan bir açıklama geldi.


    ARDAFED başkan vekili Efkan Demir’in yaptığı açıklama bugün siyaset arenasında adeta silinen Ardahanlı siyasilere ve ARDAFED’in çabalarını ve çalışmalarını algılamayan ve lobiciliği lobiye’ye benzeten bazı dernek başkanlarına verilen en güzel cevap konumun da dikkatlerden kaçmadı.


    Genel başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu Ardahan’da ki evinde tedavisini sürdürdüğü bir sırada başkanlığa vekalet eden Ardahanlı iş adamı ve ARDAFED başkan vekili Efkan Demir’i konuyla ilgili yaptığı açıklama şöyle:


    Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Efkan Demir dahil, oturan insanlar


    Biz Lobi der iken siz Lobiye sanmıştınız!


    Ardahan sivil toplum kuruluşlarının çatısı olması ve kabul görmesi gerekir Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, Efkan Demir dahil, oturan insanlar ve iç mekaniken ‘ben yok isem yıkılsın, ben yok isem yok olsun’ hizipçiliği ile etkisizleştirmeye, önemsizleştirmeye çalıştığınız federasyonun yerel seçimler öncesi bir kez daha ne kadar önem verilmesi gereken bir kurum olduğu ortaya çıkarak aşikar olmuştur.


     Fakat birilerinin bunu anlaması her zaman olduğu gibi ve yaklaşan yerel seçimler öncesi yine duvara kafalarımızın çarpması sonucu oluşmuştur. 


     İstanbul’da 39 İlçe bir Büyük Şehir belediye başkanlarının açıklandığı listelerde bir tane Ardahanlının yer bulmaması neticesinde Ardahan ve Ardahanlının yok sayılması sizlerin ilmik ilmik ördüğünüz ön görgüsüzlüğünüzün ve beceriksizliğinizin eseridir. Ardahan Dernekler Federasyonunun son iki yılda yaptığı üç tane Ardahan Tanıtım Günleri ve yaklaşık 30 tane Ardahan toplantısına katılmamanızın destek vermemenizin sonucudur,bugün yaşananlar..


     Federasyon olarak 6 kez CHP İstanbul il başkanlığına, 5 kez AK Parti İstanbul il başkanlığına yaptığımız ziyaretlerde davet etmemize yalvarmamıza ve bizimle birlikte olun dememize rağmen yanımızda olmamanız bir yana yaptıklarımıza köstek olmanızın sonucudur bu gün yaşananlar. 


     Federasyon merkezine siyasi parti il başkanlarını, belediye başkanlarını, ilçe başkanlarını hatta bir siyasi partinin genel sekreter ve genel başkan yardımcısını getirdiğimiz, bir genel başkana iki kez Ardahan raporu ve Ardahan sunumu yaptığımız halde sizin orada olmamanızın sonucudur bu gün yaşananlar.


     Bizler İstanbul’un demoğratif yapısı içerisindeki Ardahanlılar fizibilitesini yapıp ilçe belediye başkanları ziyareti sıramızda bu ilçede bu kadar Ardahanlı var iken neden bir başkan vekili Ardahanlı yok meclis üye sayısı eşit dağıtılmamış diye eleştiriler yapar iken sizin arkamızdan belediye başkanına gidip el etek öperek ‘Başkanım çokta kayla almayın’ dediğiniz içindir. 


     Biz Ardahan lobisi der iken sizin lobiyi lobiye sandığınız, kişisel ikbal, menfaat ve ilişkileriniz uğruna siyasi erkle bir resim çekilmek bize yeter dediğiniz içindir, şimdi bu gün yaşananla olan olmuş birilerinin değimi ile atı alan Üsküdar’ı geçmiş sizler kalkmış, ‘Falan oldu da filan oldu’ diyerek yalandan küçük olsun benim olsun diye sahiplendiğiniz yerlerinizi korumak için hala Ardahan ve Ardahancılık oynuyorsunuz.


    Bu tablonun müsebbibi sizlersiniz, biz bir olalım birlik olalım Ardahan tanıtımı Ardahan lobisi der iken sizlerin yanımızda olmadığınız içindir. Lütfen sorumlusu olduğunuz eksiklikleri kabul edin ve iğneyi kendinize çuvaldızı karşınızdakine batırın, Lobicilik ile lobyeyi karıştırmayın….


    ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU ARDAFED


    *Esenyurt Diasporası Kayıp Etmiştir..


    2019 Mart seçimleri öncesi yeniden Suriye’ye girmek üzere olan ama ABD’nin garantisini de isteyen Türkiye’de her seçim dönemi milliyetçiliği tetikleyen girişimlerin artık moda olduğu da söylenirken ben bugün ki konuyu İstanbul Esenyurt’a ayırıacam.

    Çünkü başta Esenyurt olmak üzere İstanbul’un 39 ilçesinin siyaseti de orta doğudan daha beter bir durumdadır!.

    Yani orta doğu da günü birlik değişen çıkar ilişkileri gibi başta Esenyurt’ta olmak üzere Ak Partinin Ardahanlı bir siyasetçiyi aday etmediği İstanbul 39 ilçesinde ki siyasete bakmak istiyorum.

    Yedi yüz bin Ardahanlının yaşadığı ileri sürülen İstanbul’da iktidar partisin de belediye başkanı olmak için başvuran kaç Ardahanlının olduğunu bile doğru dürüst bilmeyen çok akıllı(!) bazı Ardahanlıların ‘Niye Ardahanlıların aday edilmediği ve bunun suçlusunun Ardahan federasyonları ile dernekleridir’ şeklinde suçlamalarda bulunduklarına da şahit olmaktayız.

    Şimdi buradan sormak istiyorum, Nedir sizin bu Amerika gibi iki yüzlülüğünüz?

    Siz değil misiniz;’Bir Ardahanlı öne çıktığında paçasına yapışan?’

    Siz değil misiniz; ‘Dernekler nedir, federasyonlar boştur diyenler?’

    ‘Gelin birlikte güçlü bir lobi oluşturalım’ diyenlerinin çağrısına uymayıp, oralı olmayanlar bugün çok akıllı kesilip o akıllarıyla akıl vermeye çalıştıklarını görmekteyiz.

    Bu durum sadece İstanbul’da mı yoksa Ardahanlıların çok yaşadığı söylenen ama bu seçim döneminde olduğu gibi geçmiş seçimlerde de söz sahibi olunmayan Esenyurt’da mı ki yaşanıyor?

    Türkiye’nin birçok ilinde öbeklenen Ardahanlıların İzmir de, Bursa da ve Ankara gibi illerde de olduğunu ve o illerde birçok akıllı(!) Ardahanlının da olduğunu unutanlar bu gün İstanbul da yaşanan durumun diğer batı kentlerinde de yaşandığını görmezden gelirler.

    Bunun en açık örneğinin TUİK rakamlarına baktığımızda Ardahanlılar başta olmak üzere doğu illerinden göç edenlerin en çok olduğu Kocaeli’ni gösterebiliriz.

    Bu kentte de siyaset de söz sahibi olamayanların Ardahanlıların bu durumu yaşamalarının nedenin federasyonlar ve dernekler olmadığını onlara sahip çıkmayan, ‘Gelin güçlü bir Ardahan lobisi oluşturalım’ çağrısına uymayanlar olduğu gibi başta iktidar partisinde olmak üzere çeşitli partilerde siyaset yapıp federasyon ve derneklerin değerini algılayamayanlardır.

    Evet kağıt üzerinde kurulu derneklerin yanında oturdukları yerde üfürenlerin(!) suçunu da olduğu bu duruma baktığımızda Ardahan’nın ve Ardahanlının batı kentlerinde olduğu gibi Ardahan da güçlü bir lobisi olmaması ve bu yönde çaba gösterenlerin başta siyasi cambazlar olmak üzere lobiciliği yediğimiz lobiye benzetenlerdir.

    Bunu anlamak için de yani güçlü lobiciliği lobiye benzeten ve Ardahan adını gölgeleyen KAİ, KAİSİYAT ve KAİFED gibi saçmalıkları ayakta tutmaya çalışan Ardahanlılar ve Esenyurt Diasporasıdır(!)

    Geçmiş seçimlerde olduğu gibi yaklaşan seçimler öncesi de fos çıktıkları görülen Esenyurt Diasporası ve ‘Ardahanlılar neden aday gösterilmedi’ diye üfürenler şunu bilmeli ki ARRDAFED yani Ardahan Dernekler Federasyonu son iki yıldır ortaya koyduğu çalışmalarla bu gün yaşananların yaşanmaması için mücadele vermiş.

  • VEKİL İLE İL BAŞKANI KÖYDE TESEDÜFEN BİR ARAYA GELDİLER..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Uzun süredir araları olmadığı ileri sürülen iktidar partisinin iki öneki siması partilerine yen üye için bir araya geldiler. Sık sık görevden el çektirileceği ve bunu yaptıracak olan milletvekilinin olduğu belirtilen ancak bugüne kadar hala görevi başında olan AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın ile 4 dönemdir Ardahan Milletvekilliğini yapan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın bir arada görünmesi partililer arasında yaşanan gerginliği yumuşatırken, iki isimin birlikte verdikleri fotoğraf ile Ardahan kamuoyuna verilen mesajla da memnun oldukları gözlendi.



    Ardahan Milletvekili Prof. Dr Orhan Atalay, AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın, AK Parti Ardahan İl Genel Meclisi Üyesi Selami Şenel Kadın Kolları Başkanı Selda Kılıç ve AK Parti Ardahan İl Yönetimi, Gençlik Kolları Başkanı Emre Karakoyun ile yönetimce ortak hazırlanan “Gönül Seferberliği” adlı üye kayıt çalışması adına yapılan çalışmalar esnasında Ardahan Merkeze bağlı olan en büyük köylerinden Bağdeşen (Kinzodamal) köyünde tesadüfen karşılaştıkları öğrenilen ikilinin çokta konuşmadıkları ve birbirlerine resmi davrandıkları da gözlerden kaçmadı.


    VEKİL TÜNELİN UCUNDAYDI!


    AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Aşık Şenlik’in diyarı, Türkiye’yi Kafkaslara bağlayan en büyük 3. Sınır Kapısı olan Aktaş da devam eden tünel çalışmalarını denetledi.



    Çıldır Belediye Başkanı Yakup Azizoğlu ve İlçe Başkanı Yusuf Ylmaz’la inşaatı devam eden kamu yatırımını yerinde denetleyen Milletvekili Atalay, “2600 m’lik Aşık Şenlik Tüneli’nde ışığa 500 metre kaldı. Şehir Parkı bir aya hazır. Çıldır Sentetik Çim Sahamız ışıklandırma ile birlikte artık gecede gençlerimizin hizmetindedir. Çıldır Entegre Hastanesi’nde sona yaklaştık. Çıldır Merkez Cami’imiz için ise hayırsever hemşehrilerimizin katkısını bekliyoruz. Edep Erkan Yurdu Çıldır’ımıza hayırlı olsun” dedi.



    CUMARTESİ YAZISI..


    Her sabah doğan güneşle birlikte yeniden yeşeren umutların verdiği enerji ile yol aldığımız hayatın içinde yaşanan her anın dolu dolu geçmesi için çabalarken önümüze çıkan ve moralimizi bozup enerjimizi alan tüm olumsuzlukları da aşmak zorundayız.

    Güneş görevini tamamlayıp yerini bütün ihtişamıyla ufka yükselen aya bırakırken karanlığın içindeki yıldızların bile kendisine huzur verdiğini anlaması gerekir. Bu nedenle her gün geride bıraktığımız günlerin birer cumartesi olduğunu unutmadan yol almak gerekir. Yaşanması ve tat alınması gereken hayat denen bu yolda.




    Bunun içinde bu hayatı tamamlayacak ruh verecek, enerji depolayacak materyallere, güzel bakış açısına ve arkadaşa ihtiyaç vardır. O ihtiyacı da karşılayacak dost, arkadaş, eş, aşk ve güzel bir cumartesi atmosferi içinde doğaya hayat veren, çiseleyerek yağan yağmur ya da bir damla göz yaşı olabilir.

    Evet, bir cumartesi yazısını daha ele alırken yaşanan hayatımız boyunca her an yaşanan onca olumsuzluğu bir kenara bırakıp, hepimizi saran o sıkıcı atmosferden çıkıp, okyanusun ortasında bulunan ve ‘ufukta geliyor’ diye umut ettiğin geminin görünüp, sana ulaşmasını bekler gibi sabırlı olmak en güzeli..

    Çünkü, ‘bugün Pazartesi, yarın Salı.. Çarşamba’yı sel aldı, Perşembe gitti, hayırlısı Cuma, kesin dinleneceğim’ diye umut ettiğin Pazar’ı beklemeden her günü cumartesiye çevirmek mümkünken başta özel sorun ve ilişki, düşünceler olmak üzere kendimize işkence ettiğimiz hızla gelen ve bir o kadar hızlı giden haftanın aslında bir daha geri gelmeyecek hayatımızı da götürdüğünü bilerek hareket etmekten başka çare olmadığını daha iyi anlıyor insan kendisinden kopan her günü ararken..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    *Ardahan’ın 2 Milletvekili de Kürt!


    arşiv haber 07/06/2015 tarihli haber


    *Ardahan’da Kardeşlik Kazandı..


    Toplam 69 Bin 546 seçmenin bulunduğu Ardahan’da 2 Milletvekilinin birini HDP, diğerini AK Parti kazandı. Dr. Taşkın Aktaş’ın HDP’nin, Prof. Dr. Orhan Atalay’ın AK Parti’nin Milletvekilleri olarak Ardahan’ı TBMM’sinde temsil edecekler.


    *MHP ve Saffet Kaya Beklenini Alamadılar..



    Toplam 69 Bin 546 seçmenin bulunduğu Ardahan’da 2 Milletvekilinin birini HDP, diğerini AK Parti kazandı. Dr. Taşkın Aktaş’ın HDP’nin, Prof. Dr. Orhan Atalay’ın AK Parti’nin Milletvekilleri olarak Ardahan’ı TBMM’sinde temsil edecekler.


    **MHP ve Saffet Kaya Bekleneni Alamadılar..


    Yaklaşık 4 ayını seçim gündemi ile geçiren Türkiye gibi Ardahan’da da huzur için de yapılan 7 Haziran Genel Seçimlerinin sonucunda Ardahan’ın yeni milletvekilleri belli oldu.

    16 bin 416 oy alarak, Türkiye’nin sınır kenti Serhat Ardahan’dan ilk kez hemde %10 gibi barajı yıkarak bir milletvekili kazanan HDP Dr. Taşkın Aktaş’ı meclise gönderdi.

    Geçtiğimiz genel seçimlere nazaran 8 bin 500 oy kayıp eden AK Parti 14 Bin 655 oy alarak Prof. Dr. Orhan Atalay’ı ikinci kez meclise gönderdiği Ardahan’da 3. Dönemdir Ardahan Milletekilliğini yapan Ensar Öğüt ve partisi CHP 12 Bin 441 oy alarak üçüncü parti oldu.


    MHP’nin 4 Bin 620 oy alan Bağımsız Milletvekili Saffet Kaya’dan daha az oy alması AK Parti’ye yeniden seçimi kazandırırken, 4 Bin 392 oy alan Bülent Ulutaş’lı MHP Ardahan’da en çok oy kayıp eden parti oldu.


    **Türkler HDP’ye Oy Verdi..


    Ardahan Merkezde 7 Bin 500 ün üzerinde oy alan HDP’nin bu seçimlerde milletvekili kazanmasına en büyük katkıyı duyarlı Türk ve Kürt seçmenler yaptı.


    HDP’nin Türkiye’de olduğu gibi Ardahan’dan da 4 Bine yakın emanet oy aldığı görülürken, Göle’de ki oylarına yaklaşık 4 bin 500 oy eklediği görüldü.


    Göle’de 7 Bin 9 oy alan HDP kuzey kazaları olarak bilinen Posof, Hanak, Damal ve Çıldır’da da toplam Bin 500 oy aldığı dikkat çekti.


    **Biri Doktor, Diğeri Profesör..


    Ardahan’ın Kürt kökenli iki yeni milletvekili Dr. Taşkın Aktaş ve Prof. Dr. Orhan Atalay’ın Ardahan’ın sorunları konusunda daha duyarlı olması beklenirken, biz de gazete olarak bu iki milletvekillini tüm Ardahan halkı adına yakından takip edeceğiz.



    CUMARTESİ YAZISI..


    Her sabah doğan güneşle birlikte yeniden yeşeren umutların verdiği enerji ile yol aldığımız hayatın içinde yaşanan her anın dolu dolu geçmesi için çabalarken önümüze çıkan ve moralimizi bozup enerjimizi alan tüm olumsuzlukları da aşmak zorundayız.

    Güneş görevini tamamlayıp yerini bütün ihtişamıyla ufka yükselen aya bırakırken karanlığın içindeki yıldızların bile kendisine huzur verdiğini anlaması gerekir. Bu nedenle her gün geride bıraktığımız günlerin birer cumartesi olduğunu unutmadan yol almak gerekir. Yaşanması ve tat alınması gereken hayat denen bu yolda.




    Bunun içinde bu hayatı tamamlayacak ruh verecek, enerji depolayacak materyallere, güzel bakış açısına ve arkadaşa ihtiyaç vardır. O ihtiyacı da karşılayacak dost, arkadaş, eş, aşk ve güzel bir cumartesi atmosferi içinde doğaya hayat veren, çiseleyerek yağan yağmur ya da bir damla göz yaşı olabilir.

    Evet, bir cumartesi yazısını daha ele alırken yaşanan hayatımız boyunca her an yaşanan onca olumsuzluğu bir kenara bırakıp, hepimizi saran o sıkıcı atmosferden çıkıp, okyanusun ortasında bulunan ve ‘ufukta geliyor’ diye umut ettiğin geminin görünüp, sana ulaşmasını bekler gibi sabırlı olmak en güzeli..

    Çünkü, ‘bugün Pazartesi, yarın Salı.. Çarşamba’yı sel aldı, Perşembe gitti, hayırlısı Cuma, kesin dinleneceğim’ diye umut ettiğin Pazar’ı beklemeden her günü cumartesiye çevirmek mümkünken başta özel sorun ve ilişki, düşünceler olmak üzere kendimize işkence ettiğimiz hızla gelen ve bir o kadar hızlı giden haftanın aslında bir daha geri gelmeyecek hayatımızı da götürdüğünü bilerek hareket etmekten başka çare olmadığını daha iyi anlıyor insan kendisinden kopan her günü ararken..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     






  • GAZETECİ'NİN KONUĞU ÇİFTÇİ!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



    AKSAMAYAN BOP PLANI VE YAŞLILAR SEÇİMİ..


    Karısını başkan yardımcısı yapan başkanın bizimkine benzer ”el kaldır, indir” denen mecliste bir hafta önce aldığı tek ve tam yetkili savaş kararı ardından Ermenistan’ın saldırısı iddiası üzerine başlayan Ermeni-Azeri çatışmalarının yoğunlukla devam ettiği Kafkasya’da yaşananları gözlerin görmediğini bizim başkan Erdoğan görse de bir şey yapamamanın sıkıntısı içinde olduğunu bu yönde yaptığı açıklamaları ile anlatmaya çalışıyordu.


    Çünkü, Irak’ın bölünmesi ardından Bahar Bayramı adı altında devem eden Ortadoğu’daki BOP planının ikinci aşamasının da tamamlanmaya çalışıldığını ve bunu yapanların asıl amaçlarının burada yani Suriye’de yapılanları gözlerden uzak tutmak için önce Libya üzerinden Güney Kıbrıs’a, oradan Akdeniz’e sonra Ege’ye ardından da Kafkasya’ya gözleri çevirirlerken pandemi bahanesiyle hala yaya geçişlere izin verilmeyen sınırımızın güneyinde petrol araması yapacak kadar ciddi bir devlet, pardon bölge ya da Irak’taki gibi Suriye’de  kurtarılmış özerk bölge oluşturanlarla yani bizimkilerin İŞ-İT için önce işbirliği yaptığı sonra terörist ilan ettiği PYD ile diz dize, kol kola olduklarını son açıklamasında belirten Başkan Erdoğan bu bölgede sınırları, denizleri, adaları, adları, esameleri bile okunmayanların bölgede oynadıkları oyunlara dikkat çekiyordu.




    Ha bu arada bizim başta ekonomi, içteki sosyal gerginlik olmak üzere onca ciddi sıkıntıları görmezden gelip, dile getirmeyen basın ve medyamızın gözü, kulağının unutulan, unutturulan fetonun olduğu okyanus ötesindeki seçimde olduğunu görmekte, okuyup, izlemekteyiz…

    İki yaşlının yarıştığı ve bana göre %99 Trump’un yeniden başkan olacağı Amerika seçimlerinin gölgelediği onca sorun ve sıkıntının başını çekenin yine aynı ABD olduğunu da görmezden gelen aynı basın ve medyanın sınırlarımız ötesinde yani burnumuzun dibinde değil neredeyse içimizde yaşanan bu çatışmaların, savaşların, bölünmelerin er geç gelip yüzümüze, gözümüze patlayacağını da görmezden gelip, son yıllarda yapılan birkaç insansız hava araçlarına güvenip, bazı gazetecilerin ”Karabağ’a girilmeli” deyip gaz verdiği ”güçlü devlet” edaları ile caka satmaya devam ederken elin oğlunun Irak’ta başlayıp, Suriye’de son aşamaya gelen 2. planı yani BOP’un B planını bitirip, C planına doğru yol aldığını da anlamaz, dinlemez bu kez de iki yaşlının seçimiyle ülkenin önümüzdeki yıllarda yaşayacağı daha ciddi sorunları, gerçek gündemini saklar, öteler, gizler..


     




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    Vatan Partisi Milletvekillinden


    CHP’ye Tepki!


    arşiv haberleri 26/10/2017 tarihi haberler


    Pazar günü yapılacak olan genel seçimler öncesi son kozlarını ortaya koyan partiler arasında bulunan Vatan Partisi Ardahan Milletvekili Adayı Erdal Uygur yaptığı yazılı açıklamada CHP’lilerin ‘Vatan Partisi Bize Destek Verecek’ iddiasının da bulunduklarını, ancak böyle bir durumun olmadığını ve CHP’lilerin seçmeni kandırdığını belirtti.


    Konu hakkında yazılı bir açıklama yapan Erdal Uygur şöyle dedi.


    DEĞERLİ ARDAHAN HALKI

    1 KASIM SEÇİMLERİNE BİR KAÇ GÜN KALA BAZI CHP’LİLER TARAFINDAN VATAN PARTİSİ BİZİ DESTEKLİYOR VE CHP OY VERECEKLER  SÖYLEMLERİ KESİNLİKLE YALANDIR. ÖZELLİKLE CHP ESKİ MİLLETVEKİLİ UMUT ORAN  TARAFINDAN YAPILAN BASIN AÇIKLAMASI KASITLIDIR VE ART NİYETLİDİR. KESİNLİK LE UMUT ORAN VE ONUN GİBİ DAVRANARAK SEÇMENİ YÖNLENDİRMEYE ÇALIŞANLARI KINIYORUZ!.

    VATAN PARTİSİ TÜZEL BİR KİŞİLİKTİR HERHANGİ KİMSENİN, KURUM VE KURULUŞUN ÜZERİNDE VESAYET KULLANMAYA HAKKI YOKTUR 550 MİLLETVEKİLİ ADAYIYLA TÜRKİYE GENELİNDE 1 KASIM SEÇİMLERİNE KATILMAKTADIR.CHP VE ONUN DIŞINDA HERHANGİ BİR PARTİYİ DESTEKLEMEMİZ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR.

    TÜRKİYE’NİN TEK ÇÖZÜMÜ VATAN PARTİSİDİR.

    HALKIMIZDAN VATAN PARTİSİNİ DESTEKLEMELERİNİ VE OY VERMELERİNİ İSTİYORUZ.


    VATAN PARTİSİ ARDAHAN MİLLETVEKİLİ ADAYI

    ERDAL UYGUR


    SELFİE ÇEKTİ GİTTİ!



    1 Kasım Genel Seçimleri öncesi Ardahan’a gelen yağmur ve soğu hava şoku..


    Seçim mitinglerine Ardahan’da devam eden Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu beklenen ilgiyi göremeyince alandan erken ayrılmak zorunda kaldı.


    Ardahan Şehir Stdayumun yanında düzenlenen ve bin kişiye yakın bir partili gruba hitap eden CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu soğuk ve şiddetli bir hava eşliğinde yapılan mitigini 43 dakikada sona erdirip, bir grup genç CHP’li ile Selfie çekerek Ardahan’dan ayrılmak zorunda kaldı.


    **Kılıçdaroğlu ARDAHAN‘DA YAĞMUR ALTINDA KONUŞTU


    CHP Genel Başkanı Kemal KılıçdaroğluKars‘taki esnaf ziyaretlerinin ardındanArdahan‘a geçti. KılıçdaroğluArdahan‘da şehir stadının yanında Kongre Caddesi’ndeki miting alanında yağmur altında toplananlara hitap etti. Miting için havanın uygun olmadığına işaret eden Kılıçdaroğlu, katılımcıların ıslandığını, güzel ve huzurlu, refahı yüksek Türkiye için hep birlikte sıkıntılara katlanacaklarını söyledi. 


    7 Haziran seçimleri sonrası sürdürülen koalisyon çalışmalarını anlatan Kemal Kılıçdaroğlu, “Şimdi terörü azdırdılar, kan ve göz yaşını milletin önüne koydular. ‘Ya bize 400 milletvekili vereceksiniz, ya da sizi her seferinde seçime götüreceğiz’ dediler. Ben de sizden bir şey istiyorum: Madem ki size şantaj ediyorlar. Size de onları sandığa gömün, bir daha da bu lafı etmesinler” dedi.


    KILIÇDAROĞLU: 13 YILDIR SEN NE YAPIYORDUN, ARMUT MU TOPLUYORDUN?


    İşsizlik ve terör belasından Türkiye‘yi kurtaracaklarını savunan Kılıçdaroğlu, ülkeye refah ve huzuru getirmeye söz verdi. 13 yılda yapılamayanları 4 yılda çözme sözü verenKemal Kılıçdaroğlu, iktidarları döneminde kardeş kanının akmayacağını ve herkesinhuzur içinde yaşayacağını söyledi. Seçim bildirgesinde emekliye iki bayramda birer ikramiye vereceklerini, aile sigortasını getireceklerini, hiçbir ailenin gelirinin 750 liranın altında olmayacağına vurgu yapan Kılıçdaroğlu, ülke genelinde 22 milyon fakirin ayda 300 lira ile geçindiğini anımsattı. Hiç bir çocuğun yatağa aç girmeyeceğine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, 800 bin taşeron işçiye kadro vereceklerin bu sistemi kaldıracaklarını anlattı. Asgari ücreti net 1500 lira yapacaklarını, AK Parti‘nin şimdi bunu seçim bildirgesine kopyaladığını ifade eden Kılıçdaroğlu, “13 yıldır sen ne yapıyordun? Armut mu topluyordun, cebini mi dolduruyordun? Demek ki neymiş? Kaynak varmış. Demek ki neymiş? Türkiye‘nin sorunları iyi bilen Cumhuriyet Halk Partisi‘ymiş. Demek ki neymiş? Kul hakkını yemeyen parti Cumhuriyet Halk Partisi‘ymiş” diye konuştu.


    Konuşması sık sık ‘Başbakan Kemal’ sloganı ile kesilen KılıçdaroğluAK Parti iktidarı döneminde canlı et ve saman ithal edildiğine dikkati çekti. Ardahan‘dan Gürcistan‘aÇıldır‘da Aktaş sınır kapısı açıldığını bu nedenle teşekkür eden Kemal Kılıçdaroğlu, “Peki altyapısı var mı? TIR’ların kalacağı yer var mı? Gümrük kapısı var mı? Usulen açtılar. Nasıl olsa biz Ardahanlıları kandırırız dediler. ya Allah aşkına sizi kandırabilirler mi? O zaman izin vermeyeceksiniz” dedi.


    ‘AÇLIĞI, YOKSULLUĞU, SEFALETİ BİLİRİM’


    Taşımalı eğitim sistemi nedeniyle annelerin çocuklarını kilometrelerce ötelere gönderdiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, bu sistemi kaldıracaklarını nerede öğretmen varsa orada öğrenci olacağını bildirdi. Ayrıca öğrencilerin tam gün okulda olacaklarını, okulda öğretmeni ile hiçbir bedel vermeden öğle yemeği yiyeceklerini, akşam ise evlerine gideceklerinin müjdesini veren Kılıçdaroğlu, öğretmenleri toplumun lideri yapacaklarını ve geçinebilecekleri kadar maaş vereceklerini belirtti. Etnik kimlik, dil, din ve inanç üzerinden siyaset olmayacağına vurgu yapan Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:


    “Kim din üzerinden siyaset yapıyorsa, bilin ki Müslümanlığa en büyük zararı o veriyor. Benim bildiğim benim ahlakım benim inancım ibadet Allah için yapılır, siyaset için yapılmaz. Bunlar ibadeti de siyaset için yapıyorlar. Yazıktır günahtır. Buna da izin vermeyin. Benim düşüncem yine şu; insan Allah’ın yarattığı en değerli varlıktır ve benim başımın üstünde yeri vardır. Hiçbir zaman aksini düşünmedim. Sevgili Ardahanlılar ben sizden birisiyim. Siz nasıl yaşıyorsanız, ben de aynı şekilde yaşıyorum. Bir dairem var oturuyorum çoluk çocuğumla aldığımız aylıkla geçiniyoruz. Benim öyle köşeyi dönme hastalığım yok çok şükür. Benim öyle kul hakkı yeme alışkanlığım yok. Halkın derdini bilirim. Açlığı, yoksulluğu, sefaleti bilirim. Onun için mücadelem açlıkla, sefaletle, işsizlikle, benim mücadelem bu. Bu ülkeye huzuru bu ülkeye refahı getirmek zorundayız. Onun mücadelesini veriyoruz. Siyasette kavga istemiyoruz, gerginlik istemiyoruz. Bunlardan bıktık. O bunu dedi, bu bunu dedi, kim ne derse desin ben halkı dinliyorum. Tek inandığım kitle sizsiniz. Size inanıyorum size güveniyorum. Beni devlette önemli makamlara getiren beni milletvekili yapan beni CHP‘ye genel başkan yapan Cumhuriyet’tir. ve Cumhuriyet’e ve Mustafa Kemal’e borçluyum, ben Cumhuriyeti, ülkemi seviyorum.”


    Kılıçdaroğlumilletvekili adaylarını tanıttı ve ‘Ardahan seninle gurur duyuyor’ sloganı ile uğurlandı.


    **Olan yolu da koyunlar kapattı!



    Şehirler arası yolları bir türlü yapılmayan, kent içi yolları yıllardır bozuk oluşu ve trafiğin alt üst olduğu Ardahan’da sağlam yollarda hayvanların istihlasında.

    Sürü Çobanların keyfi tutumu ve hızla gelip, geçen araçları umursamamaları yollara döktükler hayvanlarla yollarda ki trafiği alt üst ettikleri görülüyor.                       www.kuzeyanadolugazetesi.com










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     






  • KONGRE HAZILIĞINA BAŞLAYAN ARDAFED'DEN TOPLANTI..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Kongre öncesi federasyonu oluşturan dernek yöneticileri ile bir araya gelecek olan ARDAFED Pazar günü Şişli’de saat: 17.00’da dernek yöneticileri ile bir araya gelecek olan ARDAFED Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz toplantı öncesi iki dönemdir yaptığı açıklamada, şöyle dedi; ‘Başkanlığını yaptığım ve yeniden aday olmadığım Ardahan 


    Dernekler Federasyonunun ilk günden bugüne ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ diyerek ilk önce Ardahan Tanıtım Günleri yaparak, İstanbul’da Bal Festivali başta olmak üzere 5 dev etkinlikle Ardahan’ın adını tüm İstanbul ve yurda yazdırdığımız, Üniversite öğrencilerine burslar, gençlerle futbol turnuvaları, iş insanları ile önemli toplantı ve ziyaretler, İstanbul, Ankara, Kocaeli İzmir, Ardahan’da toplantılar, Ardahanlı kadınların birlikteliği başta olmak üzere bir çok önemli çalışmalara imza atan, oluşturduğu kamuoyu ve Ardahanlının öz güvenini hatırlatıp, İstanbul’da, diğer batı kentlerinde ilk kez Ardahanlı 5 Belediye başkanı, 5 milletvekili onca belediye meclis üyesinin ancak seçildiği bir süreç yaşayan kongresi için tüm derneklere buradan çağrı yapıyorum. Üye olan, olmak isteyip yönetimde yer almak isteyen tüm derneklerin bu kongre öncesi sağda, solda, rakı masalarında, ormanlık alanlarda, çeper diplerinde değil yani önümüzde ki pazar günü saat 17.00’de Şişli’de bulunan ARDAFED Genel Merkezine davet ediyorum.’ dedi.


    Fakir Yilmaz şöyle devam etti;



    **ARDAFED Olarak biz bir şey yaptık..


    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yoluna devam eden ve 23 Şubat’ta Ardahan’ın Vatan Topraklarına katılışının 97-98-99 nci yıl dönümünü İstanbul’da Bakırköy Botanikparkt’ta ve diğer alanlarda kutladık. Bununla yetinmeyip, ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ sloganı ile 3 üncüsünü düzenlediği Futbol Turnuvasının kura çekimini 23 Şubat gecesin de gerçekleştirecek olan ARDAFED bir şey yaptı..


    Yıllardır olmaz denilen bir çok önemli etkinliğe imza atan ve bu etkinlikler öncesi ard arda düzenlediği toplantılar ile önce 39 İlçesi bulunan İstanbul’da her ilçede bir Ardahan Derneği diyerek örgütlenmeye gitti.. Son olarakta daha yeni İstanbul Avcılar’da ve Almanya’da iki Ardahan İl Derneğini Kurduk.


    Ardından Ardahan’ı gölgeleyen KAI; KAISİAD; KAIFED denen gölgeleri Ardahan üzerinden kenara attı. Ve öz güvenlerinş hatırlattığımız Ardahnalılara KAI; KAISİAD değil sadece Ardahan diyerek ilk kez Ardahanlı 5 Belediye Başkanı, 5 Milletvekilinin seçilmesine olan en büyük katkıyı sunduk.


    Ardahanlı bilinçliliğini öne çıkaran önemli çalışmalara imza attık.


    Ve en önemlisi bugün sanki ARDAFED onları ortaya çıkarmamış gibi davrananları başta olmak üzere Ardahan’ı unutmuşlara Ardahan’ı hatırlattı, Ardahan’a sahiplenmeleri için adeta yarışa soktu..


    Başka neler yaptı bu baş belası ARDAFED!..


    Kaz geceleri ile yılda bir etkinlik yaptıklarını sanan Ardahan dernekçiliğinin zirvesi olan Ardahan’ı tanıtma Günlerine hemde hiç bir resmi kurumdan destek, para almadan imza atarak ilikini düzenlediğimiz ve 4 günde ArdahanTanıtım Günleri adıyla düzenlenen dev organize ile 1,5 Milyon insan Maltepe sahiline döküp, Ardahan adını tüm İstanbul’a olduğu gibi ülkenin gündemine yerleştirdi..


    İl kez Ardahanlı Yazarlar, Çizerleri, Heykel Traşcıları buluşturdu..


    ARDAFED’e inat diye yola çıkanların ARDAFED’den daha Ardahan’a sahip çıkmalarını sağladı..


    Gazetecilerini buluşturdu, kimine gazete çıkarmasını sağladı, kimini Ardahan’a yöneltip, Ardahan’ı yazdırmaya teşvik etti.


    Sanatçılarını bir araya getirdi, milyonluk kentte bir güç olduklarını hatırlattı..


    Önümüzde ki günlerde 75 iş adamı ile kamuoyuna tanıtacak olan ARSİAD adından sanayici ve iş adamları derneğini kurdurttu..


    Ardahan’ı Avrupa’ya tanıtmak için kolları yeniden sıvadı..


    Böl, parçala taktiği ile ARDAFED’i durdurmaya çalışanların da gazı ile yeni federasyonlar kurdurdu, onlarında Ardahan’a nasıl sahip çıkılması gerektiğini ortaya koydurttu..



    Almanya’da yeni kurulan AL-ARDAFED, İst. Avcılar Ardahan Derneği gbi bir çok derneği kurdurdu, Gençleri, Kadınları unutmadı, iş adamlarını buluşturdu, iş ortaklığı yapmalarını sağladı ve bir kaç tanede olsa Ardahan’a yönelik yatırım yapmalarına katkı sundu..


    Ardahanlı siyasilere parti, görüş ayrımı yapmadan sahip çıktı, onların yüzlerini Ardahan’a dönmeleri için çağrılarda bulundu.


    Ve ARDAFED Ardahan, Ardahanlı olma bilinçliliğini anlattıkça bu işi bende yaparım diye yarışa yeni yarışçılar kattı..


    Kışın ortasında onları Ardahan’a gönderdi, yazın Ardahanlı ile buluşturdu..


    Ardahan arasında İstanbul ve diğer batı kentleri ile köprü kurdu, Ardahan yerelini batı ile buluşturdu..


    Bir çok Ardahanlının telefon datasını oluşturdu..


    İstanbul başta olmak üzere batı kentlerinde ki dar kabuklarını kırıp, İstanbul’un ekonomisini, siyasetini ellerinden tutanların makamına çıkarttı, kendilerinden olan ama bir türlü cesaretli olup ortaya koyamadıkları öz güvenlerinin hatırlattı..


    Ve ARDAFED bu görevdir diyerek işine baktı, yolunda yol almaya devam etti. Ediyor da..


    Ve en önemlisi Ardahan Dernekler Federasyonu olarak Ardahan’ın en büyük sivil toplum kuruluşu ve derneklerin çatı örgütü olduğunu ortaya koydu.


    Bunu yaparken de bugün ARDAFED’i görmezden gelme ayakları yapanları şok etti, onlara rağmen ayakta kaldı..


    Tüm siyasi hesapları alt üst ederek derdinin Ardahan olduğunu toplumun büyük kesimine kabul ettirdi..


    Kısacası ARDAFED bir şey yaptı..


    Oda Ardahan, Ardahanlının üzerinde ki ölü toprağı denen bir çok şeyi silkeleyip, birilerinin yüzüne attı..


    Ve hep Ardahan dedi..


    Şimdi daha önemli bir o kadar da etkili işler yapmaya hazırlanıyor..


    Merak ediyorsanız, bekleyin, takip edin..


    Çünkü ARDAFED’in daha yapacağı çok şey kaldı..


    Bunların birini mi desem..


    2023 Genel Seçimlerine imzasını atıp, 100’ün üzerinde milletvekil olan İstanbul’da, Ankara’da,İmir’de diğer batı kentlerinde Ardahanlının siyasetten de güçlü olduğunu ortaya koyma planı var o ‘Acaba şimdi ne yapacak?’ diye dört gözle beklenen ARDAFED..



    ARDAFED’İN KURUCU ÜYESİ OLDUĞU


    ANAKON’DA 25 EKİM’DE KONGREYE GİDİYOR..


    Federasyon Başkanları Bir aradaydı.. Ardahan’ın da aralarında olduğu 7 federasyonun bir araya gelip kurduğu Anadolu Konfederasyonu 2. Genel Kurulu öncesi bir araya gelip, kongre gününde belirledi. Ardahan, Amasya, Diyarbakır, Van, Adıyaman, Bingöl ve Kastamonu Federasyonlarının oluşturduğu ANAKON’UN Mevcut Başkan Yusuf Tuncil ‘in aday olmadığı, federasyon başkanlarının birlikte aldığı karar ile Bingöl Dernekler Federasyonu İbrahim Aybeg’i yeni başkan olarak önerdiği toplantıda, 25 Ekim 2020 tarihinde Saat: 10.00’da İstanbul Kartal DSİ Dıragos Tesislerinde ANAKON’un 2. Genel Kurulunu yapma kararı aldı.



    FASULYE de KENDİNİ NİMETTEN SAYARMIŞ!


    Elbette ki bu yazının muradı fasulyenin faydalarını sayıp dökmek değil. O eskidendi. Şimdi olsa olsa, bünyeye ve cebe zararları anlatılır kendini nimetten sayan fasulyenin…’ diye yazısına başlayan Neşe Doster’in 2019 yılının 10 Mart’ında ele aldığı yorumunu okurken bende bu konuya yani kendini nimetten sayanları farklı bir yönden kendi iç dünyamla ilgili bir şeyler anlatmak istedim.


    Çünkü basın ve medyanın havuzuna düşmeden önce fikir ve kalemleri ile mesleğimin önemli kalemi olan ama şu an iktidara yaranma kulaçları içinde yüzen havuzun dalgaları arasında kaybolup, gündemde olmayan birçok önemli kalemlerinden olan Doster’in kendisini, beni, seni, onu, onların yaşadıklarını farklı bir şekilde anlatıyordu.


    Ve Doster’in ‘fasulye de kendini nimetten sayarmış’ başlıklı yazısının son yıllarda yaşadıklarımı bir kez daha anlatmaya çalışacak olan yaşadıklarımı bana yazdıran bugünkü yazıma ilham oluverdi.


    Ve yine benim de arada bir ele aldığım ve çoğunlukla kendi özel hayatımı anlattığım cumartesi günleri yazılarım hariç 35 yıla yaklaşan ve “Her Gün Yazıyorsam Sebebi Var” başlıklı köşemde ele aldığım yazılarıma zaman zaman konuk olan konuların başında yine bu kendilerini fasulye sananlar ve özel hayatım gelir.


    Evet, bir gazeteci sayılırsam benim de aralarında olmasam da kenarında, kıyısında olan bir aydın, toplum önderi, lideri olanların özel hayatlarının yine o toplum, kamuoyu denilenlerce çok merak edildiği ama ben dahil o aydın, toplum önderi, lideri diye bilinenler de baskıcı toplumun etkisinden kendilerini kurtaramayıp, sakladıkları, öteledikleri ve bunu yaparken de daha da gizemli hale getirdikleri özel hayatları ile savaşır, dururlar.


    Şimdi  siyaset ve ekonomi ilgili esaslı yazılar yazmaya çalışan biri olarak tanınan benim durup, durduk yerde buna neden ihtiyaç duyduğumı soranlar da olacak biliyorum.


     Ve “Bu nerden çıktı, ekonomi çok kırılgan durumda, ne ilgisi var özel yaşananları sık sık dile getirmenin?” diyebilirsiniz? Çok ilgisi var anlatayım! Ancak benimde  aralarında olduğum birçoklarının hataları, günahları sebebi  ile işlemek isteyişleri dolayısıyla fasulyeyi doların değerine kadar liraya çıkarıp onore edenleri kutlayarak başlayayım…


    Ve tam da burada; Onca fabrika, iş yeri kapanıp, kiracı arandığı bir zamanda bir günde bir ilde 300 fabrika açma törenleri yapanların ülkeyi üçe katlayan, görmediğimiz bolluğu yaşatan, varlık kuyruklarıyla tanıştıran, çevreyi- yeşili- ağacı- ormanı koruyan, çiftçiyi abad eden, ülkemize topyekun çağ atlatan, bizi sarayla, köprüyle, alt geçitle, duble yolla, AVM’yle, gökdelenle tanıştıran yönetime değil de özel hayata dokunmak geldi içimde kaynayan ve her an patlayıp beni ve patlatanları da yakacak olan volkanı az da olsa soğutmak için..


    Aslında benim yaşadıklarımı yaşayan ama ”sus ya, dur kız, etme oğul”baskılarının etkisiyle özelleriyle, iç dünyaları ile hep savaşanların sayısı da pek fazladır, benim gibi bu konuya da cesaret edip, dem vuranlardan..


    Yani, ”Özel hayatın özgürlüğü var” deyip, başka ülkelerin özgürlüklerine müdahale etmekle geçinen sözde medeni batı dünyasının gazına gelip, kardeşi, kardeşe kırdırmaktan çekinmeyen ülkelerin başında gelen Irak’tan, Suriye’den ve Ermenistan’dan daha şiddetli bir şekilde iç dünyalarında savaşanlar hakkında bazı bilgiler vermeye çalışalım!


    Söz buraya gelmişken; İktidarın nimetleri ile televizyon ekranlarına sıkça çıkan, mitinglerde konuşan, bilboardlara yerleşen, reklam afişlerinden, otobüs duraklarından, bina cephelerinden, üst geçitlerden, köprülerden dev posterleriyle el sallayan, seçim kampanyasını tek adaymış gibi götüren, bağıra çağıra yaptığı tüm konuşmalarında; yüzüne gergin bir ifade, çatık kaşlar, sert ifadeler yerleştirenler gibi bende bizlere gerçekleri hatırlatmayı görev saydığımın da bilinmesini isterim.



    Yeri gelmişken; “Ekonomik krizden güçlenerek çıktık!” diyen damat bakanın esip gürlemesini, Ortadoğu, Arap Baharı, Akdeniz ve Ege’den sonra Kafkaslara uzanıp, kapısını kapatarak, dünya ile ilişkisini kestiğimiz Ermenistan’ın bir kez daha saldırdığı “Azerbaycan kardaşımızın arkasında dağ gibiyiz” sözlerini bir kez daha düşünelim!


    Çünkü bu şekilde gürlediğimizde olayın üzerinden kısa bir süre geçmeden bir anda sus-pus olan ardından en önce masaya oturan yine biz oluruz ama iktidarımızın da ömrü uzar her ne hikmetse..


    Neyse gülmeyen, kahkaha atmayan, neşesiz insanlar artmışsa, insanımız hep tedirgin, hep sert, hep somurtkan hale gelmiş, ya da getirilmişse orda durup derin derin düşüneceğiz. Bunun nedeni nedir, ya da niye böyle oldu sorusuna özelimizde yaşananlara kafa yormalı, hatta cami imanına olmazsa da günah çıkarma kafesi olarak bildiğim Kilise’ye gidip papaza pardon medeni adıyla psikoloğa gidip içimizdeki yanan volkanın nedenini anlatmalıyız diye düşünürüm.


    Tabi, dün tesadüfen rastladığım o psikoloğa yaşadıklarımı ayak üstü anlatmaya çalışıp, merhem isterken yaşadıklarımla, anlattıklarımla bir anda onunda benden beter kendi iç dünyasında yaşadıklarıyla savaştığını ve anlattığım özellerimle onun yaşadıklarıyla kendisini baş başa bıraktığımı ve ”Sen sadece kendin mi sanır sın?” dercesine ”topuğa kuvvet” bir anda yanımdan kaybolup gideceğini de hesaba katarak…


    Ha unutmadan kendi hata ve günahlarım yüzünden tanışıp, değer verdiğim ve birçokları gibi onunda kendisini dev aynasında görerek, akıllı, sadık diye kendisini yutturan ve beni, çevresini, sanalda bol bol paylaştıklarını sözde beğenip, gaz verenleri kandıran fasulyenin faydalarını, zararlarını ve nasıl olup bir anda kendisini nimet saymasını bir dahaki yazıma bıraktığımı da bilmenizi isterim.


    Çünkü güneşe doğru uzanırken yanındakinin omuzuna bastığını fark edemeyen Ayçiçeği gibi kendisini nimetten sayan ama sadece ilkokul öğrencilerinin aldıkları ödevin ardından pansuman pamuğun içinde yetiştirdikleri bir Fasulye olan ve yaşamı boyunca görmediği, tatmadığı ve senin gibi birilerini benzettiği, yüzü parlak, sıcak ama içi karanlık ve kor dolu güneşe uzanmak için avını yemek, yutmak için ağaç dallarında gezen Yılan misali sana sevgiyle, saygıyla sarıldığını hisseder gibi yaparken, aslında seni boğduğunu bilen biri olarak…




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 











    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    HDP KONGRESİNE


    DAMGA VURAN DAMAL PANKARTI!


    arşiv haber 24/01/2016 tarihli haberler


    HDP 2. Olağan Kongresi’nde mevcut başkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ yeniden eş genel başkan seçildiler. Kongrede açılan bi pankart dikkatlerden kaçmadı. ‘TÜRKMEN DİYARI DAMAL’dan SUR’dan, CİZRE’de, NUSAYBİN’de DİRENİŞİNE BİN SELAM OLSUN!’ yazılı pankartın açıldığı HDP Kongresine Damal ve Ardahan’dan da büyük bir katılım oldu.


    BAŞKA ADAY ÇIKMADI


    Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’ndaki kongrede konuşmaların ardından, yapılan oylamalarla faaliyet ve mali raporlar kabul edildi. Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın dışında eş genel başkan adayının çıkmadığı kongrede seçime geçildi.



    YENİDEN EŞ BAŞKAN SEÇİLDİLER


    Tek liste ile gidilen seçimde Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ yeniden eş genel başkanlığa seçildi.



    Eş genel başkanların yanı sıra Parti Meclisi (PM), Merkez Disiplin Kurulu ve Uzlaşma Kurulu’nun asil ve yedek üyeleri de belirlendi.



    Diğer yandan HDP 2. Olağan Kongresinde 25. Dönem Ardahan Milletvekili Dr. Taşkın Aktaş, HDP MYK üyesi olarak seçildi. Aktaş MYK Uzlaşma Komisyonu üyeliğine asıl listeden seçildi.


    Ardahan Damal’dan götürlen pankartın açıldığı HDP Kongresi olaysız sona erdi.


    **ARDAHAN MİLLETVEKİLİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI OLDU..


    CHP MYK ÜYELERİ BELLİ OLDU


    ÖTE YANDAN CHP’NİN 35. OLAĞAN KURULTAYINDA YENİLENEN PARTİ MECLİSİ İÇİNDEN MERKEZ YÜRÜTME KURULU ÜYELERİ BELİRLENDİ

    Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Merkez Yürütme Kurulunda(MYK) görev alacak Parti Meclisi üyelerini belirledi.

    YENİ İSİMLERE GÖREV VERİLDİ

    MYK üyeleri içinde dört ismin dışındakiler son kurultayda seçilen ve parti yönetiminde ilk kez görev alan isimlerden oluştu. Buna göre Ardahan Milletvekili Büyükelçi Öztürk Yılmaz beklendiği gibi dış ilişkilerden sorumlu genel başkan yardımcısı, Ordu eski belediye başkanı, Ordu Milletvekili Seyit Torun yerel yönetimlerden sorumlu, 24. Dönem İzmir Milletvekili Erdal Aksünger bilgi ve iletişim teknolojilerini üstlenirken Kamil Okyay Sındırise genel sekreter oldu.

    MYK 13 ÜYEDEN OLUŞTU

    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Merkez Yönetim Kurulu’nda (MYK) görev alacak Parti Meclisi üyelerini belirledi.

    12 Genel Başkan Yardımcısı ve bir Genel Sekter’den oluşan MYK’daki görev dağılımı şöyle:

    Öztürk YILMAZ (Dış İlişkiler)

    Veli AĞBABA (İşçi Sendikaları ve Sivil Toplum Kuruluşları)

    Erdal AKSÜNGER (Bilgi ve İletişim Teknolojileri)

    Zeynep ALTIOK (İnsan ve Doğa Hakları)

    Tekin BİNGÖL (Parti Örgütü, Örgüt Yönetimleri ve Yurtdışı Örgütlenme)

    Selin Sayek BÖKE (Ekonomi Politikaları – Parti Sözcüsü)

    Çetin Osman BUDAK (İşveren Sendikaları ve Meslek Birlikleri)

    Yasemin Öney CANKURTARAN (Tanıtım ve Halkla İlişkiler)

    Lale KARABIYIK (Sosyal Politikalar)

    Ahmet Haluk KOÇ (İdari ve Mali İşler)

    Bülent TEZCAN (Hukuk ve Seçim İşleri)

    Seyit TORUN (Yerel Yönetimler)

    Kamil Okyay SINDIR (Genel Sekreter)

  • DSP: Ittifakta 3.Yol İçin Çıkış Yapabilir!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlık ettiği ARDAFED’in iadeyi ziyaretinde önemli açıklamalarda bulunan Demokratik Sol Parti İstanbul İl Başkanı Çiğdem Mercan ülkedeki siyasi gelişmeleri yakından takip eden DSP’nin güçlü bir ekiple ülke siyasetine yönelik 3. bir yol için yeni bir çıkış yapacağını söyledi. 



    ARDAFED Heyetini makamında karşılayan ve yönetimi ile birlikte toplantı misafirlerini İl Başkanlığı toplantı masasında ağırlayan DSP İstanbul İl Başkanı Mercan yaptığı açıklamada, başta CHP olmak üzere muhalefet denen parti ve grupların DSP kadar samimi olmadıkları gibi uzatılan eli de tutmadıklarını belirtti. Mevcut iktidar tarafının ve karşısındaki sözde muhalefetin var olan sorunları çözme gibi niyeti olmayan bir anlayışla hareket ettiğini de belirten DSP İstanbul İl Başkanı Çiğdem Mercan iktidara talip olan DSP’nin bu sorunları en kısa sürede çözecek olan kadrolarıyla çalıştığını belirtti. 


    İl Başkanı Çiğdem Mercan şöyle devam etti..


    ‘Seçim kanunu çıktıktan sonra siyaset tekrar düzenlenmesi gerecek ve şimdi sayısı 2 olan ittifaka 3. çıkış yolu eklenerek ülkenin yönetimine talip olabilir. Biz DSP olarak ilkelerimizden taviz vermeden etkin rol üstlenmek istiyoruz. DSP ülkeyi 3 kez yönetmiş bir partidir. DSP’!nin yetkili kurulları en güzel kararı verecektir.’ belirtti.



    İstanbul İl Başkanlığında yapılan görüşmede Ardahan’ı anlatmakla söze başlayan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Gazeteci/Fakir Yılmaz ise ‘DSP ve diğer muhalefetin samimi olduklarını ortaya koymalarının tek yolunun bir araya gelip, güç birliği içinde hareket ederek gerek mevcut iktidara doğru yolu gösterme gerekse iktidara talip olması gerekir.’ dedi. 


    ARDAFED Başkan Yardımcılarından İbrahim Beşli’nin yanı sıra birçok Ardahanlının katıldığı ziyarette Ardahanlı olan DSP İstanbul Kağıthane İlçe Başkanı Ekrem Şit, DSP Milletvekili ve Belediye Başkan Adayı olmuş olan DSP yöneticilerinden İpek Süt’te bulundular.



    Çiçeklerin Suyunu Kesmeyin..


    2014 yılında düzenlenen ‘Kobani eylemleri’ne yönelik yürütülen soruşturmada gözaltına alınan ve gözaltında olduğu sırada hastaneye kaldırılan Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen, “Buradaki koşullar da aynı gıdaları almak, tedaviye imkân vermeyecektir. Bu nedenle bundan sonra, gözaltında bulunduğum süreç boyunca sadece su alacağım” açıklamasında bulunmasının diğer adı bunca yaşanan baskılara karşı ortaya konan bir açlık grevidir.


    Her ne hikmetse yıllar önce yaşanan ama bugün durduk yerde bir anda gündeme gelen ve aynı savcının sarayı ziyaret, MHK toplantısı sonrasında 2014 yılında düzenlenen ‘Kobani eylemleri’ne yönelik yürütülen soruşturma gerekçe gösterilerek gözaltına alınan eski milletvekili, şimdiki Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen’in bu duruşu ve hala gözaltında olan, yine bu tür iddialarla tutuklu bulunan ama bir türlü sonuçlanmayan davalar dolayısıyla hala mağdur edilen diğer insanların tek derdi var; oda yaşamın birinci kaynağı olan suyun bulandırılmaması ve kesilmemesidir..


    Instagram hesabından paylaşılan açıklamada, “Hem buradaki görevliler hem de hastane personeli üzerlerine düşeni yaptı. Ama buradaki koşullarda aynı gıdaları almak, tedaviye imkân vermeyecektir. Bu nedenle bundan sonra, gözaltında bulunduğum süre boyunca sadece su alacağım” ifadelerine yer veren Bilgen’in asıl işaret ettiği bu yaşananları dişlerini sıkarak izeleyen dışarıdaki insanların her şeye rağmen birlikte yaşamak ve bu ülkenin hepimizin olduğunu anlatmak, hatırlatmak olurken her biri birer çiçek olan bu insanlara, insanlığa can veren suyun kesilip, kurutulmak istenmesine olan dirençten başka bir şey değil..



     


    Ve aynı insanlar Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırmasına verdikleri tepkinin nedeninin savaş değil, barışı, komşuluğu, kardeşliği istemelerinden öte bir şey değildir.


    Ve bu soruşturmanın asıl diğer bir amacınında diğer bir çok kentte olduğu gibi Kar Romanının yazıldığı Kars Belediyesine yönelik kayyum atama düşüncesinden öte bir şey değildir..


    Ama bugün Ermenistan’a arkadan gaz veren ve yüzelli yıl önce Rusya’nın işgalinde bulunan Kars’ın o dönemdeki askeri valisinin Kars ile ilgili hatıralarının okunması halinde Rus Valisinin şehri yönetemeyince Şura kurmak zorunda kalmasına benzer bir süreç içinde olan iktidarın bunları bir kenara itip, iktidara geldiği ilk iki dönem ve bugün hala kendisine su gibi destek verenleri üzüp, kurutmaması gerekir diyorum…


    Ve bu soruşturma ve ondan öncekilerinin Feto darbe girişimi ardından bir zamanların kahramanı, bugünün kaçağı Zekeriya Öz ve ekibince hazırlanan karanlık oyunların devamı olduğuda unutulmamalıdır..


    Bir anda gündeme gelen ve HDP’li eski milletvekilleri, belediye başkanları ve MYK üyelerinin de aralarında olduğu 82 kişi hakkında gözaltı kararı verilmesi ile devam eden bu sürecin aslında birilerince iktidarın suyunu kesme hesapları olduğunu da iddia ederken, bu iktidarın başında bulunan ve Barış Süreci’nde ortaya koyduğu cesur ve olumlu tavrıyla 20 yıla yakındır iktidarda olan Başkan Erdoğan’ın bu yaşananların önüne geçmesi ve bu yaşanan ve yaşatılanların HDP’ye, Kürtlere değil kendisine yönelik ince hesapları yapanların hesabını bozmalıdır..


    Bunu yapmak içinde Kars Belediye Eş Başkanı Ayhan Bilgen, eski HDP milletvekilleri Altan Tan, Sırrı Süreyya Önder, Emine Ayna, Nazmi Gör,  Beyza Üstün, HDP’li Can Memiş, Gülfer Akkaya, HDP MYK üyesi Alp Altınörs, eski HDP Sözcüsü Günay Kubilay, Ayla Akat Aka, Toplumsal Özgürlük Partisi Sözcüler Kurulu üyesi ve Dönem Sözcüsü Perihan Koca, HDK-HDP Kadın Meclisi üyesi Dilek Yağlı, HDP’li Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyesi (RTÜK) Ali Ürküt gibi Demirtaş ve onunla birlikte içeri alınan insanların biran önce serbest kalmasını ve tüm toplumu serinleten ve can veren suyu kesmeden, Türk, Kürt, Alevi, Çerkez demeden bu ülkeyi oluşturan halklara sunmalı, ısmarlamalı ve kendi iktidarınında içinde olduğu umutları yeniden yeşertmelidir diye düşünüyorum..


    Çünkü Arap Baharı ardından Akdeniz’de başlayıp, Ege’ye buradanda memleketim Ardahan’ın sınır olduğu Kafkasya’ya uzanan karanlık oyunun içinde olduğunu düşündüğüm bu son operasyonun diğer bir amacı da soğuyan Güneyi yeniden ısıtıp, iktidar üzerinde kardeşçe yaşamaya alışkın bu ülkeyi oluşturan insanları yormak ve üzmekten başka bir şey değildir bu son yaşananlar…








    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    ÖMER TÜRKOĞLU:


    Ardahan’da seçimin kalbi DSP’de atacak


    arşiv haber 21/04/2015 tarihli haber


    7 Haziran Genel Seçimlerinde Ardahan’da büyük sürpriz yapması beklenen Demokratik Sol Parti (DSP) Ardahan’ın kalbi olarak görülen Şehir Kulübü’nün 2. katında seçim bürosunu açtı.


    Ardahan’da birçok partinin mitingini gerçekleştirdiği, şehrin en merkezi noktası olan şehir kulübünün 2. katında seçim bürosunu açan DSP, bürosunu bayrak ve flamalarla süsleyerek seçmenlerinin karşısına çıktı.


    Demokratik Sol Parti ( DSP) Ardahan 1. Sıra Milletvekili Adayı Mali Müşavir, Çalışma Ekonomisti Ömer Türkoğlu ve 2.sıra Adayı Sanayici İşadamı Bekir Dursun öncülüğünde seçim çalışmalarına hız veren DSP’nin il genelinde tarihi bir başarı yakalayacağı belirtilirken, aday tanıtım toplantısı heyecanı da yaşanıyor.


    26 Nisan’da Ankara’da gerçekleşecek olan aday tanıtım toplantısına katılmak için hazırlıklarını tamamlayan DSP Milletvekili adayı Türkoğlu ve Dursun Ankara’da DSP Genel Başkanı Masum Türker’le gövde gösterisi yapacak. DSP’nin Türkiye’de en çok oy aldığı 3 ilden biri olan Ardahan’da seçimlerle yüksek oy potansiyeli bulunan Sol Partinin, Ömer Türkoğlu ve Bekir Dursun ile oy patlaması yapması bekleniyor.


     


    **Asıl CHP Milletvekilleri AKP’ye gidiyor..


     


    Seçim çalışmalarına resmen başlayan Milletvekili Adayı Türkoğlu yaptığı açıklamada, DSP’ye verilen oyların AK Parti ”ye gittiğini yönündeki algıların yanlış olduğunu belirterek, “ Her zamanki CHP klasiği veya klasik fasıl/müzik başladı. DSP’ye verilen oylar AKP ‘ye gidiyormuş? Asıl CHP’ye verilen oylar ve CHP’den daha önce milletvekilliği yapanlar AKP’ye gidiyor. Sonuç olarak solun tek temsilcisi DSP’dir.DSP oy oranı merak eden anketçilerin anketlerine değil, Türk Milletinin nabzına ve kalbine bakması yeterlidir. Atatürk’ün yolu saltanatın sonu doğruları söyleyen parti DSP’nin iktidarında olacaktır.” dedi. 


     


    **Türkoğlu: Ardahan’ın has evladıyım..


     


    Demokratik Sol Parti’nin Ardahan’da seçimlerde büyük başarı yakalayacağını dile getiren DSP Milletvekili Adayı Mali Müşavir, Çalışma Ekonomisti Ömer Türkoğlu ve Bekir Dursun profesyonel bir ekiple yola çıktıklarını Demokratik Sol Parti’nin gücünü Ardahan’da en güzel bir şekilde yansıtacaklarını açıkladı.


    Halkla iç içe olup, halkın problemlerini dinleyip çözüme kavuşturacaklarını dile getiren DSP Ardahan 1. Sıra Milletvekili Adayı Ömer Türkoğlu, “ Bu şehirde doğmuş, büyümüş ve bu şehrin havasını teneffüs etmiş biri olarak bu onurlu göreve talip oldum. Ben bu yörenin çocuğuyum, babamın dedemin mezarı burada. Benim mezarım da burada olacak. Bütün yatırımım burada. Buranın çocuğuyum, halktan biriyim. Çantacı adaylardan değilim. Yatırımını başka yerlere yapıp da, para kazandıktan sonra Ardahan’a eline çantasını, paltosunu alıp gelen adaylardan değilim. Hele petrol ofislerine para aktarıp miting yapılması için araç kiralayanlardan hiç değilim. Şova yönelik siyaset yapan, vatandaşa çantayla para dağıtan adaylardan değilim. Ben Ardahan’ın öz çocuğuyum. Evim burada, işim burada. Yıllardır bu şehrin havasını teneffüs etmiş, bu şehrin derdiyle dertlenmiş, halkın yaşadığı sıkıntılar halkla beraber yaşamış kışın karını boranını çilesini çeken yazın ise yağmurunu çamurunu çiğneyip tozunu yutan biri olarak bu onurlu göreve talip oldum. İnsanımızın ve Ardahan’ımızın sıkıntılarını çok iyi biliyorum. Göreve geldiğim gün çok kaliteli bir ekiple Ardahan için elimden gelenin en iyisini yapacağım. ” dedi.


     


    **Ardahan çantacı adaylar def etmeli..


     


    Türkiye’nin DSP iktidarına ihtiyacı olduğunun altını çizen DSP Milletvekili Adayı Ömer Türkoğlu “ 7 Haziran’da yapılacak olan Milletvekili seçiminde DSP’nin yüzde 10 barajını geçeceğine olan inancımız tamdır. Ardahan’da ekibimizle gerekli tüm çalışmaları yapmaktayız. Ardahan’da DSP’nin gücüne güç katacağımıza inanıyorum. Çünkü Ardahan, DSP’nin gözbebeği şehirlerimizden biridir. Ardahan şehri artık dışarıdan gelen evi, işyeri olmayan adayları artık def etmeli. Çünkü bu insanlar şehrin sıkıntılarını bilmeyen, şehrin sorunlarından tamamen uzak insanlar. Tamamen tepeden inme bir anlayışla maalesef aday yapılıyorlar. Bu da şehrimize zarar veriyor. Ardahan halkı maalesef yıllardır bu tür adaylara mahkûm ediliyor. Artık Ardahanlı olup bu şehirde yaşayan insanların milletvekili olma zamanı gelmiştir. DSP’de 2. Sıra Milletvekili adayımız Sanayici İşadamı Bekir Dursun’la birlikte yüksek oy potansiyeline ulaşacağımıza inancımız tamdır. Ardahanlı olan yine evi, iş yeri bu şehirde bulunan bu halkla beraber sevinip, bu halkla beraber üzülen burada yaşayan Bekir Dursun kardeşimizle birlikte Ardahan’ı onurlu bir şekilde temsil edeceğiz. “ dedi.


     


    **Türkoğlu TBMM’ye gidecek..


     


    Ardahan’da geçtiğimiz seçimler 9 bin civarında oy alan Demokratik Sol Parti, Ardahan’da Ömer Türkoğlu ve Bekir Dursun ile birlikte oyunu yükseltmesine kesin gözüyle bakılırken DSP’nin seçim barajını aşması halinde Ardahan halkı Türkoğlu ve Dursun’u Milletvekili olarak meclise göndereceği İfade ediliyor.


    Zonguldak ve Eskişehir’le birlikte DSP’nin kalesi olarak görülen Ardahan’da Demokratik Sol Parti’nin tarihi bir başarı yakalayacağı belirtiliyor. 



    Çiçeklerin Suyunu Kesmeyin..


    2014 yılında düzenlenen ‘Kobani eylemleri’ne yönelik yürütülen soruşturmada gözaltına alınan ve gözaltında olduğu sırada hastaneye kaldırılan Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen, “Buradaki koşullar da aynı gıdaları almak, tedaviye imkân vermeyecektir. Bu nedenle bundan sonra, gözaltında bulunduğum süreç boyunca sadece su alacağım” açıklamasında bulunmasının diğer adı bunca yaşanan baskılara karşı ortaya konan bir açlık grevidir.


    Her ne hikmetse yıllar önce yaşanan ama bugün durduk yerde bir anda gündeme gelen ve aynı savcının sarayı ziyaret, MHK toplantısı sonrasında 2014 yılında düzenlenen ‘Kobani eylemleri’ne yönelik yürütülen soruşturma gerekçe gösterilerek gözaltına alınan eski milletvekili, şimdiki Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen’in bu duruşu ve hala gözaltında olan, yine bu tür iddialarla tutuklu bulunan ama bir türlü sonuçlanmayan davalar dolayısıyla hala mağdur edilen diğer insanların tek derdi var; oda yaşamın birinci kaynağı olan suyun bulandırılmaması ve kesilmemesidir..


    Instagram hesabından paylaşılan açıklamada, “Hem buradaki görevliler hem de hastane personeli üzerlerine düşeni yaptı. Ama buradaki koşullarda aynı gıdaları almak, tedaviye imkân vermeyecektir. Bu nedenle bundan sonra, gözaltında bulunduğum süre boyunca sadece su alacağım” ifadelerine yer veren Bilgen’in asıl işaret ettiği bu yaşananları dişlerini sıkarak izeleyen dışarıdaki insanların her şeye rağmen birlikte yaşamak ve bu ülkenin hepimizin olduğunu anlatmak, hatırlatmak olurken her biri birer çiçek olan bu insanlara, insanlığa can veren suyun kesilip, kurutulmak istenmesine olan dirençten başka bir şey değil..



     


    Ve aynı insanlar Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırmasına verdikleri tepkinin nedeninin savaş değil, barışı, komşuluğu, kardeşliği istemelerinden öte bir şey değildir.


    Ve bu soruşturmanın asıl diğer bir amacınında diğer bir çok kentte olduğu gibi Kar Romanının yazıldığı Kars Belediyesine yönelik kayyum atama düşüncesinden öte bir şey değildir..


    Ama bugün Ermenistan’a arkadan gaz veren ve yüzelli yıl önce Rusya’nın işgalinde bulunan Kars’ın o dönemdeki askeri valisinin Kars ile ilgili hatıralarının okunması halinde Rus Valisinin şehri yönetemeyince Şura kurmak zorunda kalmasına benzer bir süreç içinde olan iktidarın bunları bir kenara itip, iktidara geldiği ilk iki dönem ve bugün hala kendisine su gibi destek verenleri üzüp, kurutmaması gerekir diyorum…


    Ve bu soruşturma ve ondan öncekilerinin Feto darbe girişimi ardından bir zamanların kahramanı, bugünün kaçağı Zekeriya Öz ve ekibince hazırlanan karanlık oyunların devamı olduğuda unutulmamalıdır..


    Bir anda gündeme gelen ve HDP’li eski milletvekilleri, belediye başkanları ve MYK üyelerinin de aralarında olduğu 82 kişi hakkında gözaltı kararı verilmesi ile devam eden bu sürecin aslında birilerince iktidarın suyunu kesme hesapları olduğunu da iddia ederken, bu iktidarın başında bulunan ve Barış Süreci’nde ortaya koyduğu cesur ve olumlu tavrıyla 20 yıla yakındır iktidarda olan Başkan Erdoğan’ın bu yaşananların önüne geçmesi ve bu yaşanan ve yaşatılanların HDP’ye, Kürtlere değil kendisine yönelik ince hesapları yapanların hesabını bozmalıdır..


    Bunu yapmak içinde Kars Belediye Eş Başkanı Ayhan Bilgen, eski HDP milletvekilleri Altan Tan, Sırrı Süreyya Önder, Emine Ayna, Nazmi Gör,  Beyza Üstün, HDP’li Can Memiş, Gülfer Akkaya, HDP MYK üyesi Alp Altınörs, eski HDP Sözcüsü Günay Kubilay, Ayla Akat Aka, Toplumsal Özgürlük Partisi Sözcüler Kurulu üyesi ve Dönem Sözcüsü Perihan Koca, HDK-HDP Kadın Meclisi üyesi Dilek Yağlı, HDP’li Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyesi (RTÜK) Ali Ürküt gibi Demirtaş ve onunla birlikte içeri alınan insanların biran önce serbest kalmasını ve tüm toplumu serinleten ve can veren suyu kesmeden, Türk, Kürt, Alevi, Çerkez demeden bu ülkeyi oluşturan halklara sunmalı, ısmarlamalı ve kendi iktidarınında içinde olduğu umutları yeniden yeşertmelidir diye düşünüyorum..


    Çünkü Arap Baharı ardından Akdeniz’de başlayıp, Ege’ye buradanda memleketim Ardahan’ın sınır olduğu Kafkasya’ya uzanan karanlık oyunun içinde olduğunu düşündüğüm bu son operasyonun diğer bir amacı da soğuyan Güneyi yeniden ısıtıp, iktidar üzerinde kardeşçe yaşamaya alışkın bu ülkeyi oluşturan insanları yormak ve üzmekten başka bir şey değildir bu son yaşananlar…


     








    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!









  • KAYMAKAM MİNAREYİ DİKTİ!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



    Ziyaretleri sırasında köy halkı ve Bursa’daki derneklerin desteği ile imece usulüyle yenilenen cami minaresinin montajını da yerinde inceleyen Kaymakam Mete’ye, İl Genel Meclis Üyesi Nihat Ülvan, İl Genel Meclis Üyesi Necmettin Taşlı ve Birlik Encümeni/Aşık üzeyir (Boşdere-Hevat) Köyü Muhtarı Reşat Sanatçı eşlik ederken, köylülerin yenilemeye çalıştığı ama pandemi dolaysıyla cemaatleri bir hayli azalan camilerden olan köy camisinin inşaatınıda ziyaret edip, köylülerle birlikte köyün yenilenen cami minaresini taşıyıp, dikilmesine yardımcı olarak, yerine koyulmasına bizzat yardımcı oldu.



    *ARDAHAN BAŞSAVCISI


    VE AĞIR CEZA BAŞKANI POSOFTAYDILAR… 


    Öte yandan Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Uygur Kaan Arısoy ve Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Sümeyye Kocaman’dan, Kaymakamı Posof Kaymakamı Murat Mete’ye iadeyi ziyarette bulundular.


    Kaymakam Mete nazik ziyaretlerinden dolayı Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Uygur Kaan Arısoy ve Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Sümeyye Kocaman’a teşekkür etti.


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Uygur Kaan Arısoy ve Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Sümeyye Kocaman’a ziyaretleri esnasında Hâkim Ömer Erkal, Hâkim Ataç Berke Damat ve Savcı Hatice Atilla eşlik ettiler.



    KÖTÜNÜN İYİSİ PARTİSİ..


    Son istifa kararından sonra gündemden ve gözden düştüğünü kendisi de kabul eder gibi bir yüz ifadesiyle yeniden gündeme ve göze gelme çabaları içinde olan ve bunu da Anayasa Mahkemesi Başkanına yaptığı göndermeler ile ortaya koyan Soylu gibi bir zamanlar İçişleri Bakanlığı da yapan kadın Genel Başkan Meral Akşener’in başında bulunduğu İYİ Parti,  kurultayına seçimlerde destek veren iki partiyi davet etmemiş.


    Bakanlık sürecine baktığınızda da Soylu’yu geride bırakan Akşener’in özellikle Kürt seçmeni derinden yaralayan bir anlayışla yaptığı bakanlığından kalmış huyunu gölgelemek için de MHP’yi davet etmeyerek HDP’ye ”sadece seni değil senin gibi keskin olan MHP’yi de davet etmedim” demeye de çalışmış gibi.


    Evet, Türk siyasi hayatının değişmez iki yüzlülüğünün son bir örneği olan bu duruma baktığımızda aynı partinin oy ve destek aldığı iki partiye de yanlış yaptığını görmekteyiz. Çünkü MHP’nin tabanının dün demediğini bırakmadığı Erdoğan ile bir araya gelen Bahçeli’ye olan sitem ve kızgınlığını ortaya koymak için kendisine yöneldiğini görmek istemeyen Akşener’li İYİ Parti son yerel seçimler de kendisinin de içinde olduğu ittifaka en büyük desteği veren HDP’yi ve  MHP’yi de davet etmeyip, CHP’nin başını çektiği ittifakın hatırı için bunu saklamak istediği bir gerçektir…


    Gerçi aynı durumu yani HPD’ye samimi olmadıklarını ama oylarına muhtaç olduklarından zora ki ittifak oluşumunu kabul etmek zorunda olduklarını tabanına ve Türk, Milliyetçi seçmene anlatmaya çalışan CHP’de İYİ Parti’den aşağı kalmıyor ya oda başka bir eleştirilecek durum olarak karşımızda durmakta. Çünkü aynı CHP, AK Parti-MHP ittifakına karşı oluşturmaya çalıştığı ve en büyük desteği aldığı yani tüm siyasi partilerin oylarına muhtaç olduğu HDP ile alenen, açıkça yan yana gelmektense gizli, kapalı kapılar ardından HDP ile görüşür, ‘ikimizde solcu kardeşiz’ der ama bunu cesurca ortaya koyamaz.



    Evet neydi o ata sözü mü yoksa çok şey anlatan sadece bir söz müydü ”Çirkin sen hele dur güzel gelmezse sana gelirim” sözü…


    Yada Sabahattin Ali’nin kitabına adını veren ‘İçimizde ki şeytan’ ın anlattıkları.. 


    Bu samimiyetsizce davranışları HDP Genel Merkezindekiler anlıyorlar mı bilmem ama HDP’yi sevmeyen MHP’ye yaranmak için dün hem de iki dönem birlikte yol aldığı HDP ile yan yana gelenleri terörist ilan eden AK Parti kadar samimi bile olmayı beceremeyen CHP kadar İYİ Parti’de HDP için de kötünün iyisi olduğunu bilmeleri gerek…


    Çünkü HDP ve HDP tavanı, Kürt seçmen, Kürtlerin solcusu, muhafazakâr, komünisti, hacısı, hocası kısacası hepsinin bildiği tek şey sağcısı, muhafazakarı, Kemalist’inin, orta siyasetçisinin beyninin altında asıl yatanın ulusalcılık olan Türk siyasi hayatında kendilerine uzanan hiçbir adımın samimi olmadığı ve iyi olmadığını bilmekte ve kendilerini kullanıyorum diyenler aslında kullanıldıklarını yani hedefe ulaşmak için HDP’nin de onlar gibi günü yeri geldiğinde ya bu ittifakta ya da dünkü ittifakta yer alıp, yoluna devam eder.. Ve buda er geç iktidarla, zaferle sonuçlanacak biline…






    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!








    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



    Camide Elektrik Çalan AKP’nin Elektriğini Kesti..


    MHP’DE ARDAHANLI FARKI..


    arşiv haber 15/05/2015 tarihli haber


    Kısa bir süre kalan genel seçimler öncesi iyiden iyiye gerilen sinirler siyasi parti temsilcileri ile taraftarlarını karşı karşıya getirmeye başladı..

    İktidar temsilcilerinin miting ve özel açıklamalarıyla iyiden iyiye gerdiği siyasi ortam da son olay Ardahanlı MHP İstanbul İl Başkan Yardımcılarından Kurtuluş Bozkır’ında aralarında bulunduğu iki grup arasın da yaşandı.


    **AK Parti Standına Camiden Elektrik Çekildi, Sinirler Gerildi..


    Maltepe’de caminin elektriğini kullanarak propaganda yapan AK Parti’ye muhalefetten tepki geldi. MHP’liler ile AK Parti’liler kavga etti, 4 kişi göz altına alındı.


    İstanbul‘un Maltepe ilçesinde seçim propagandası yapılan AK Parti standına Merkez Camii’nden elektrik çekilmesi muhalefet partilerinin tepkisine neden oldu. MHP‘li bir grup ile AK Partililer arasında arbede yaşandı, 4 kişi gözaltına alındı.


    **CAMİ HATTINA KABLO BAĞLADI..


    Olay, akşam saatlerinde Feyzullah Mahallesi Merkez Cumhuriyet Camii’nin de bulunduğu Bağdat Caddesi üzerinde meydana geldi. İddialara göre AK PartiMHP ve CHP, seçim propagandası yapmak üzere Merkez Camii’nin önünde birbirlerine yakın şekilde tanıtım stantları açtı. Bu sırada rakiplerine karşı avantaj sağlamak isteyen AK Parti, yan taraftaki caminin elektrik hattına kablo bağladı.



    **GERGİNLİK BAŞLADI..


    Kurduğu ses sistemi sayesinde diğer partilerin propaganda araçlarını bastırmaya başladı. Durumu fark eden MHP ile CHP’liler olaya tepki gösterdi. Çevredeki vatandaşların da müdahil olması nedeniyle kısa süreli gerginlik yaşandı. Olay yerine çok sayıdapolis gönderildi.


    Olayın büyümesi üzerine Ardahanlı olan MHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Kurtuluş Bozkır ve İlçe Başkanı Ömer Lefzan olay yerine geldi. Elektriğin kesilmesini isteyenMHP‘li yöneticiler, Maltepe Müftülüğü’ne dilekçeyle başvurdu. Bu sırada MHP‘li yöneticiler ile AKParti’li bir grup arasında da kavga çıktı. Kavgaya karıştıkları iddia edilen 4 kişi polis tarafından gözaltına alındı. Tepkilerin artması üzerine AK Parti‘liler camiye bağladıkları elektrik hattını kaldırdı.


    Bilindiği gibi MHP İstanbul İl Başkanı Bülent Karataş’ta Ardahanlı.

  • GÜRSEL TEKİN OPERASYON GEÇİRDİ!

    İŞADAMI MAHİR AKTAŞ YAŞAM TV'YE KONUK OLACAK..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 www.yasamtv.com.tr


     


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Haberlerimizi ArdahanTV’dem görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Alınan bilgilere göre prostat rahatsızlığı çeken CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in İstanbul’da özel bir hastanede ameliyat edildiği öğrenildi.


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın görüşüp, geçmiş olsun dileklerinde bulunduğu CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in ameliyattan çıktığı ve durumunun iyi olduğu alınan diğer bilgiler arasında oldu.


    **TBBM’inde 7 Ardahanlı Milletvekili Var..


    Bilindiği gibi son iki yerel seçimde adı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için geçen Ardahan/Göleli Gürsel Tekin gibi Ardahan/Posof kökenli Tülay Kaynarca AK Parti’nin, Ardahan/Hanak Kökenli Züleyha Gülüm HDP İstanbul Milletvekili, Ardahan/Posoflu Mehmet Karataş MHP İstanbul Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekili  görev alırlarken Ardahan merkeze bağlı Sulakyurt (Sarzep) köylü HDP eski eş başkanlarından Serpil Kemalbay’da bir Ardahanlı  HDP İzmir Milletvekili olarak mecliste bulunan 600 milletvekili arasında yer alan Ardahanlı Milletvekilleri olarak bilinmekteler. Prof. Dr. Orhan Atalay ile Yenilk Partisi Genel Başkanı, Ardahan Milletvekili Büyükelçi Öztük Yılmaz ile birlikte 7 Ardahanlı Milletvekili Mecliste Ardahanlı milletvekilleri olarak görev yapmaktalar.


    Öte yandan Ordulu olan CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan kaftancıoğlu’da Ardahan/Hanak ilçesine bağlı Koyunpınar (Saskara) köyünün gelini olarak ülke gündeminde bir isim olurken Ardahan/Damalı, İstanbul Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu, Ardahan/Merkez Halilefendi Mahalleli İst/Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin, Ardahan/Göleli  İst./Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, Ardahan/Hoçvanlı, Kocaeli/Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şahir, Ardahan/Çıldırlı, Çanakkale/Geyikli Belediye Başkanı Mevlüt Oruçoğlu’da Ardahanlı siyasiler olarak ülke siyaset arenasında yer alan isimlerin başında gelmekteler.



    YILMAZ, İNCE, AKŞENER OLMADI DEMİRTAŞ!


    Fransa’nın uçak satmak için, Amerika’nın kısıtlamaları kaldırıp, Libya’nın içinde bulunduğu kanlı Arap Baharlı bölgede bulunan Libya için yeni bir üs kurmak adına ısıttığı Akdeniz ve Ege’de yaşanan sıcak gelişmelerin savaştan çok aslında ekonomik çatışma olduğunu anlamayan kamuoyunun görmediği diğer bir hesapta her an ilan edilecek denen bir erken seçim ya da 2023 seçimi öncesi iç siyasi hesaplardır…


    Bir taraftan dikkatleri dışarı çeken diğer taraftan iç siyaseti organize etmeye çalışan iktidarın, iktidarının devamı için yaptığı ince hesaplar olarakta bakılması gerektiğine inandığım Karadeniz, Akdeniz ve Ege Denizi, gelişmelere takılıp, ekonomik sıkıntıları, pandemiyi ve diğer gerçek sorunların üzerine çektiği perdenin altında her geçen gün güçlenen karşısındaki muhalefeti de dağıtma hesapları içinde..


    Bu hesapların içinde olan iktidarın konsolosluktan, büyükelçiliğe buradan da milletvekilliğine yetmez CHP Genel Başkan Yardımcılığına kadar yükselip bir anda yani durup dururken  Ezan’ın Türkçe okunması gibi alakasız açıklamalarda bulunarak, kendisini partiden kovduran ve mecliste Ardahan’ın adını unutturan Öztürk Yılmaz’ın kurduğu partisine bel bağlanmayacağını anlayıp, yeni stratejilerin peşine düşmüş durumda..



    Bunun en bariz örneği Yılmaz’a gaz veren havuz medyasının İnce’yi de ince ince işleyip, CHP’yi parçalama hesapları yaparken asıl önemli sorunun HDP olduğunu da unutmuyor..


    Çünkü gerek kendisini iktidara taşıyan gerekse şu an buzlukta olduğu söylenen barış sürecinde kendisini iki dönem iktidar da tutan seçmenin yoğun olduğu ve hangi tarafa ağırlığını koyuyorsa ülke siyasetine yön veren HDP’nin ‘Hain’ yaftaları ile, eş genel başkanlarını, milletvekillerini, partililerini, taraftarlarını içeri atmakla erimediği gibi her geçen gün daha da güçlenip, ‘Yıllardır yaptığınız her şeye rağmen ben buradayım’ dediğini iktidarda görmüyor değil..


    Bu nedenle çoğu asker kökenli olan ulusalcı takımın önce Feyzioğlu aracılığı ile denediği ama Feyzioğlu’nun bu yemi yutmayıp, ‘şimdilik’ TOBB Başkanı gibi iktidardan yana görünüp kenarda durması ardından Öztürk Yılmaz’a kurdurulan partinin AK Parti’den ayrılıp, hızla örgütlenen Davutoğlu kadar ilgi görmediği ve Babacan’ın da katıldığı tarafta açılan deliği ve bu deliği %11’i geçen bir oya sahip milliyetçi seçmenin desteklediği Akşener’in bizzat Bahçeli tarafından geri MHP’ye davet edilmesinin kapatamadığını gören iktidar ve borazanı havuz bu kez de Muharrem İnce üzerinden CHP’nin parçalanıp, parçalanmayacağı hesaplarını yapmaya başladı.


    Ve ” en azında kullanırım, moral bozarım” dediği İnce’yi önce ince ince sonrada tüm gücüyle destekleyip, hatta konuşmalarını canlı vermeye başladı. Ama ‘Biz İnce’yi kullanalım’ diyenler İnce’nin kendilerini kullanıp, CHP içinde güçlenmekten öte bir işe yapmadığını da kısa sürede anlayan aynı tayfa bu kez hala neden hapiste olduğu anlaşılmayan ve dünya, AHİM’in bile serbest bırakılmasını istediği Selahattin Demirtaş’a yönelip, İnce’ye yaptıkları ”parti kuracak” dedikodusunu yaymaya başladılar.


    Ve asıl hedefin HDP olduğunu çaktırmadan bir taraftan terörist diğer taraftan ”acaba” diyerek, sayın demeden ”eski eş başkanı Demirtaş parti kuracak” diyerek gündeme taşımaya başladılar..


    Tabi bunlar yapılırken önce Vatan-Millet-Sakarya edebiyatı eşliğinde önce Karadeniz’de sonrasında Akdeniz ve Ege’de çaldıkları mehter marşları ile dikkatleri dışarı çekip, eriyen dolarları, bozulan ekonomiyi ve her geçen gün büyüyen işsizliği unutturmaya çalışıyorlar.


    Ama dün neden tutuklu olduğunu iktidarın bile cevaplayamadığı Demirtaş’ı ziyaret edenler buradan dönüşlerinde bu ince hesaplar içide olanlarının umudunu kursaklarında bıraktı. Çünkü Demirtaş ne Yılmaz’dı nede İnce’ydi.. Ve milyonların ne derse o dediği HDP’liydi ve kendisi hakkında öne sürülen ”parti kuracak” dedikodularını elinin tersi ile geri itip, ” parti kur, serbest kal” diyerek kendisine üstü kapalı mesajlar gönderenlere’ ‘beni burada ne kadar tutarsanız tutun siz değil HDP büyüyor” demişti…


    Neyse biz yine Akdeniz’e, Ege’ye dönelim.. 


    Çünkü hesap tutmadı. Haydi yeni senaryo hazırlıklarına..


    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!







    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


     


    Tekin’in saha dışı kalması


    Kılıçdaroğlu’nu da üzmüş..


    arşih haber 01/02/2016 tarihi haber


    Ardahan Göleli olan Gürsel tekin’in son kurultay’da liste dışı kalması hemşehrilerini olduğu gibi CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da üzmüş.


    **KILIÇDAROĞLU’NDAN TEKİN MESAJ..


    Bir ülkenin sınırları korunması esastır. Bizim sınırlarımız ihlal ediliyorsa gereği yapılmalı. Angajman kuralları belirlenmiştir. Rus uçaklarının ihlal etmesi kabul edilemez. Hükümet gereğini yapacaksa doğal karşılarız. Sınır ihlali olduğu açıkça görülüyor.


    Devletin meşru zeminde müdahale etmesi son derece doğaldır. Biz hukuk içinde terörle mücadele edilmeli, sivil kayıplar olmamalı, Türkiye’nin haksız duruma düşmemesi gerekir. Terörle mücadele elbette yapılacaktır, bu konuda gereken desteği vereceğiz. İnsanların özgürce yaşamalarını, düşüncelerini özgürce açıklamalarını isteriz.


    Geçmişte Sayın Davutoğlu ile birkaç kez bir araya geldik. Bu konuda yine ihtiyaç çıkarsa görüşlerimizi ifade ederiz. Doğuya, güneydoğuya en çok yardım, heyete gönderen parti biziz. İnsanlarımızın burnunun kanamasını istemeyiz. PKK’nın eline silah alması, sivil kayıplarına yol açması asla kabul edilemez.


    Türkiye’de bugün neden anayasayı, darbeyi tartışıyoruz? Gelin, Türkiye’yi darbe hukukundan arındıralım. Biz buna Anayasa Uzlaşma Komisyonu demiyoruz, darbe hukukundan arındırma olursa çok önemli atmış oluruz. Darbe yasalarının da değişmesi lazım. Türkiye’de bugün basının hür olduğunu iddia eden bir Allah’ın kulu yok. Madem medya özgür olacak, o zaman bu yasaları da değiştirelim. Bizim masada söyleyeceklerimiz bunlar. Ben bunları Meclis Başkanı’na mektupla bildirdim. Bu bağlamda Türkiye’de biz özgürlükçü demokrasiyi başlatacak adımlar atacaksak, her türlü çalışmayı yapacağız.


    Sayın Davutoğlu’na darbe hukukuna karşı olduğumuzu, bu konuda pek çok örnek vermiştim. Biz darbe hukuku üzerine tarama yaptık. Arkadaşlarımız bu taramalarla komisyona gidecek. Biz herkes düşüncesini ifade etsin, medya özgür olsun, baskıcı hükümet olmasın istiyoruz. Bunları arkadaşlarımız ifade edecek.


    Çarşamba günü MYK’mız toplanacak. O gün sonucu paylaşacağız. Bilgiler bizde var. Mustafa Kemal Atatürk, sadece CHP, Türkiye açısından değil, tüm dünya açısından önder olan bir lider. Kimse onun fotoğrafını indirmeye dahi cesaret edemez. Biz onu seviyoruz, devrimlerine inanıyoruz. Çarşamba günü kararımızı vereceğiz. Biz korkmayız, çekinmeyiz, veremeyeceğimiz hiçbir hesap yoktur. Sayın Cumhurbaşkanı da söz verdiyse sözünün arkasında dursun.


    Ben inandığım yolda devam edeceğim. Ben ahlakı, namusu, şerefi, kendi ülkemin insanının değerlerini, inançları, verilen sözlerin tutulması gerektiğini savunuyorum. Veremeyeceğim hiçbir hesap yoktur. Ben geri atarım sanıyorlar, ben asla geri dönmem yolumdan. Haksızsam çıkar özür dilerim.


    Görüntü olarak değişim çıktı zaten. MYK’ya baktığınızda yeni yüzler var. Onlar gerçekten de Türkiye’nin sorunlarını çok iyi bilen, çözümler getirecek arkadaşlarımız. Geçmiş MYK’da çalışan arkadaşlarımız bunları yapmıyordu anlamı çıkmasın. Onlar da çok iyi çalıştılar. Siyaset bir dönüşüm aracıdır. Uyguladığımız bir çizgi vardır, yeni insanlar gelecektir.


    Gürsel Tekin’in PM dışında kalmasını beklemiyordum. Delegenin vereceği oya herkesin saygı duyması gerekir. O siyasetten kopmadı, CHP’den de kopmadı, vazgeçmedi, çalışıyor.

  • AK Partili Delegenin Yarısı Merkezi Dinlemedi!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 



    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!



    Genel Merkezin yanı sıra AK Parti Ardahan Milletvekili, İl Başkanının desteklediği Aday Özgür Açık Yıldız ile yarışan AK Parti eski Gençlik Kolları Başkanı Osman Yıldız kongreye katılıp, oy kullanan 256 delegenin 114 oyunu alarak, kendisini desteklemeyen ve çekilmesi için baskı yapan AK Parti Genel Merkezini, Milletvekilini ve İl Başkanını şok etti.


    Genel Merkezin, Milletvekilin ve İl Başkanının desteğine rağmen 276 delegenin katıldığı kongrede 162 delegeden ancak oy alıp, adeta zor, bela yeniden seçilen mevcut ilçe başkanı Özgür Açıkyıldız karşısında aday olan rakibi Osman Yıldız delegenin yarısına yakınının oyunu alması dikkatlerden kaçmadı.

    Bazılarının Corona virüse yakalandığı bu nedenle kongreye gelemedikleri belirtilen AK Parti Ardahan Merkez İlçenin 400 delegesi olmasına karşı yaşanan bu durumu değerlendiren Ardahan kamuoyu CHP’nin de uyduğu AK Parti’nin demokrasiye uymayan anlayışına tepki olarak değerlendirdi.


    Osman Yıldız 256 delegenin 114’nün oyunu tek başına alırken yapılan seçim ardından Ardahan kamuoyunun kongrede seçimi küçük bir oy farkı ile kaybeden Yıldız’ı kutladığı dikkatlerden kaçmadı. Bu durum gerek milletvekili, belediye başkanları, İl ve Beleidye Meclis Üyesi adaylarının tek ağızda belirlenmesi gerekse merkezyetçi anlayışın reddi olarak değerlendirildi.

    Ak Parti Ardahan Merkez İlçe 7. Olağan Kongresi Karagöl Mahallesinde bulunan Gençlik Merkezi’nde yapıldı.



    **Vekil Aday Konusunda İl Başkanı İle Bir Araya Geldi! 


    Mevcut İl Başkanı ile arası olmadığı ve önümüzdeki günlerde yapılacak olan İl Kongresinde yeniden aday gösterilmemesi ve şimdiden görevden el çektirilmesini istediği ileri sürülen ve gerek Posof kongresinde gerekse Ardahan Merkez İlçe seçiminde İl Başkanı ile yan yana gelmemeye gayret edip, selamlaşmadığı görülen ancak adaylar konusunda İl Başkanı ile aynı adaya genel merkezin adayı olduğun iler sürülen mevcut başkan Özgür Açıkyıldız’a destek veren Ak Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın yanı sıra milletvekiline karşın hala görevi başında bulunan AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın, AK Parti Bölge Koordinatörü, AK Parti Kilis Milletvekili Raşit Polat, AK Partili İlçe Başkanları, Belediye Başkanları, İl Genel Meclis üyeleri ve eski İl, İlçe başkanlarının katılımıyla Ak Parti merkez ilçe kongresi yapıldı.



    **POSOF KONGRSİ AYNI İSİMLE AÇIK HAVADA YAPILDI..


    ongresi yapıldı. Öte yandan kapalı alanda yapılan AK Parti Ardahan Merkez İlçe Başkanlığı seçimi öncesi aynı gün gerçekleşen ve mevcut başkan Songül Öner’in tek aday olduğu AK Parti Posof İlçe Kongresi pandemi dolaysıyla açık havada yapıldı.



    İYİ PARTİ’DE KONGRE YAPTI..


    Öte yandan Meral Akiener’in Genel Başkanlığını yaptığı İyi Parti Göle İlçesi 2 nci Kongresi de Göle Kızılay İş Hanında bulunan İyi Parti  Göle İlçe Binasında yapıldı.

    Yapılan kongrede İyi Parti Ardahan Göle İlçesi Teşkilatı mevcut başkan Gökhan Öztürk’le devam dedi. Delegelerin tek aday olarak gösterdikleri mevcut Başkan Gökhan Öztürk ikinci kez Göle İlçesi İyi Parti Başkanlığına seçildi.

    Başkan Öztürk Parti üyelerine ve delegelere teşekkür konuşması yaptıktan sonra tebrikleri kabül etti.  Haber/Foto: Kurbani Demir/Göle Haber



    SANALDA DİLİNE GELENE HAKARET ETTİ, TUTUKLANDI!..


    Ardahan’ın Göle ilçesinde sosyal medyadan yaptığı canlı yayında ilçede görev yapan kamu görevlilerine hakaret ve tehdit içerikli sözler sarf eden S.K., tutuklandı. Göle’de yaşayan S.K., sosyal paylaşım sitesi Facebook üzerinden yaptığı 1 saatlik canlı yayında, ilçede görev yapan üst düzey kamu görevlilerine ağır itham, hakaret ve tehditte bulundu.



    Göle ilçesinin önceki kaymakamı, mevcut emniyet müdürü, yargı, Nüfus Müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğü mensuplarına yönelik söylemleri nedeniyle, şüpheli S.K. hakkında soruşturma başlatıldı. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, S.K.’nin paylaşımlarını incelemeye aldı.



    CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ



    Hakkında yakalama kararı çıkarılan S.K., polis tarafından gözaltına alındı. Şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğince ‘sosyal medya üzerinden halkı kin, nefret ve düşmanlığa tahrik etmek, yargı ve emniyet mensuplarına, mülki idare amirlerine aleni olarak hakaret etmek’ suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.



    Bizimkiler ve İsrail lobiciliği..


    Sırbistan ve Hırvatistan Başkan ve Cumhurbaşkanlarını adeta birer çocuk gibi karşısında sandalyeye oturtup imzalattığı anlaşmayı okurken neyi imzaladıklarını bilmeyen bir duruma düşmeleri bu ülkelerin değil İsrail lobisinin başarısını ortaya koymaktadır.


    Zira bu dünyayı Amerika’nın değil, İsrail lobisinin yönlendirdiğini Sırbistan ve Hırvatistan başkanlarını zorda bırakan imzanın bulunduğu sözleşmeyi hazırlayan bu her iki ülkenin büyük elçiliklerine de gol atan, daha da ileri giderek sözleşmenin içinde bulunan büyükelçiliklerin Kudüs’e taşınması kelimesini yazdırma başarısını göstermiştir İsrail lobisi.


    Lobiciliğin nasıl yapıldığını bir kez daha, hem de başka ülkenin sarayında o lobiciliği okutan İsrail’dir. Amerika’nın yanı sıra İngiltere, Fransa, Almanya kısacası Hristiyan dünyasını kendi lehine kullanmayı çok iyi başaran Yahudi Lobisi”Kahrolsun İsrail”demekle de kahrolmayıp neyi imzaladığını sonradan anlayıp saçını düzeltme bahanesiyle elini götürdüğü başını çevirdiği lobisine kahrediyordu.


    Dünyayı kendisine güldüren Sırbistan lobisinin Yani Sırbistan dış işleri bakanlığı, büyük elçiliği kendisi kadar küçük ama dünyayı yöneten büyük bir lobiye sahip olan Amerika’daki Yahudi lobisi, lobicilik yapıyoruz diye tırşuculuktan, kazcılıktan, sazcılıktan öteye gitmeyen sözüm ona dernekçiliğine, federesyonculuğuna hatta ittifaklarla “iktidarı yıkacağız” diyerek parti kuranlara örnek olmalı.


    Dünyaya yön veren Yahudi lobisi yanında adını ne koyarsanız koyun bu dünyada ekonomik, sosyal, siyasal tüm yapılaşmaların hatta dünyanın 187 ülkesinin birçoğunda bulunan ve ülke başkanı ya da ülke ile ilgili bir konu gündeme gelmedikçe çoğunun adını bile bilmediğimiz yüksek duvarlı villalarda günlerini gün etmekten öteye gitmeyen büyük elçilikler, stk’lar, hatta futbol takımları aslında birer lobidirler.


    Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi futbol takımları, Müsiad, Tüsiad’larda bir köy derneği gibi, ya da cami dernekleri gibi statülere uygun birer dernek, birer federasyon yani STK gibiler ama İsrail lobisi gibi bunlarda büyük oynarlar, bizimkiler 10 kişiyi bir araya getiremezken…


    Zaman zaman nasıl yapılması gerektiğini anlattığım ve şu an başında bulunduğum iki stk aracılığı kanalıyla kendimce ortaya koymaya çalıştığım bu Lobiciliğin gerçek anlamda hayal edildiği gibi yapılabilmesinin diğer bir yolu da bu yolda, yola çıkanların samimiyetine idealistliklerine bağlıdır. İsrail lobisi hepimize örnek olsun diyerek…



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Saffet Kaya Partisi Geliyor..


    *Arşiv Haber 17/03/2015 Tarihli Haber


    Bağımsız giriyor.. İktidar partisi AK Partinin kinci kez listeye almadığı Ardahan’ın 20., 21. 22. Dönem Milletvekili Saffet Kaya 4. kez milletvekili olmak için Ardahan’da bağımsız milletvekili olmak için bağımsız aday olmak için kolları sıvadı.


    Yılmaz’ın tespit edip, AK Parti’den aday edilmeyeceğini, ‘Saffet Kaya AK Parti’de Yok’ başlığıyla kamuoyuna duyurduğu haber ardından kolları sıvayan Saffet Kaya’nın ailesiye bir araya gelip, yeni yol haritasını çizdiği ve 2015 Genel Seçimlerinde Ardahan’da Bağımsız Milletvekili Adayı olma kararı verdiği bilgisine ulaşıldı.


    *Ekibine ‘Hazır ol’ dedi..


    AK Partinin kendisine yaptığı bu ikinci yanlışın bedelini Ardahan’da seçim kayıp ederek ödeyeceğini çevresine anlatan Saffet Kaya bir parti kadar olan gücünü ortaya koyup, tek başına milletvekilliğini alıp, Ankara’ya döneceğine inandığını söylediği çevresine ‘Hazır olun’ emri verdiği de alınan diğer bilgiler arasın da oldu.

    Önümüzdeki günlerde Ardahan’a giderek seçim çalışmalarına start vereceği öğrenilen Saffet Kaya’nın bağımsız aday olması halinde Ardahan’da ki dengeler baştan aşağı yeniden dizayn edilmek zorunda kalacağı da görülmektedir.


    **İSTANBUL’DA ÇİZİLDİ..


    AK Parti Genel Merkezinin 6 bin 600’e yakın aday adayın bir çoğunu elediği son mülakatta Safft Kaya gibi İstanbul’da da Milletvekili Aday Adayı olmak için başvuran bir çok Ardahanlı siyasetçinin de elendiği de görüldü.


    Saffet Kaya Partisi Geliyor..

    Ünsal Kılıç başta olmak üzere diğer bir çok Ardahanlı siyasetçinin bir üst kurula giremediği ve elendiği dikkat çekerken, bu aday adayların elenmesinin altında yatan ana nedenin bu isimlerin seçimden seçime Ardahanlı kesilip, metropollerde bulunan Ardahanlılarla kuramadıkları diyaloğun yanı sıra seçime kısa bir süre kalana kadar hangi partili olduklarını kamuoyuna ve siyasi görüş olarak yakın oldukları partilere anlatamamaları ve bugün aday aday olup, elendikleri o partiler de aktif olmamalarının neden olduğu gösterildi. Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com

  • ŞİMDİ DE ŞİMDİ CORONAYA YAKALANDI!..



    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 www.yasamtv.com.tr




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Geride kalan son 24 saatte bin 117 kişi ise iyileştiğini belirten Sağlık Bakanı Fahrettin Koca açıklamasında ‘Birbirimizi korumak için sevdiklerimizi korumak zorundayız. Ancak birlikte mücadele ile bunu başarabiliriz. Virüsle etkin mücadele ancak BİRLİKTE TEDBİRle mümkün.’ derken bir süre önce Coronaya yakalanan ve evinde tedaviye çekilen Ardahanlı İstanbul Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt ile aynı ilçeli Ardahan Göleli olan ve Ankara’da bulunan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığını da yapan Ergüder Şimdi’nin de Coronaya yakalandığı alınan bilgiler arasında oldu.

    Ergüder Şimdi’nin öksürük ardından yaptırdığı Covit-19 testi Pozitif çıkması ardından yapılan ilaç tedavisi ardından evinde tedaviye alındığı alınan bilgiler arasında oldu.



    AK PARTİ’DE SEÇİM AMA CORONALI DELEGELER DE VAR!.. 


    Öte yandan bugün Posof ve Ardahan Merkez İlçe Kongrelerini yapan iktidar partisi, AK Partili birçok delegenin de Corona vakalı olduklarından dolayı kongreye gelemedikleri öğrenildi.


    Özgür Açıkyıldız ile Osman Yıldız’ın Ardahan merkez de yarıştığı AK Parti Posof’ya yine aynı isimle Songül Öner ile tek aday olarak kongreye gittiği öğrenildi.


    Osman Yıldır Delege Seslendi..


    Kıymetli Dostlar ve Değerli Delegelerimiz 12 Eylül Cumartesi günü yapılacak olan AK Parti Merkez ilçe kongresinde demokratik çerçeve de ADAY olduğumu bildirmek isterim. Ben hayatımın yarısını Dava’miza adamış ve bu düsturla 15 yıldır partimizin her kademesinde görev yapmış bir kardeşinizim. Ak parti benim için bir araç değil DAVA’dir! Dün gelmedim; bugünde burdayım yarın da gitmeyecem. Biz demek için varız biz olmak için varız, derdim gayem millete vatana hizmet etmektir. Tüm Delegelerimizden ve seven dostlarimdan destek bekliyor kongremizin hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Selam dua ile…


    AK Parti Merkez İlçe Başkan Adayı Osman Yıldız



    Annesini son yolculuğuna uğurladı..


    Ardahan Valisi Hüseyin Öner’in Ardahan’da hayata göz yuman Annesi Seher Öner, Gümüşhane Merkez Kemaliye Camiinde kılınan Cenaze Namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı.


    Cenaze merasimine; Gümüşhane Valisi Kamuran Taşbilek, Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu, Bayburt Valisi Cüneyt Epcim, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen, Trabzon Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Uğur Kaan Arısoy, Ardahan Üniversitesi Rektörü Mehmet Biber, Ardahan, Gümüşhane, çevre il ve ilçelerden belediye başkanları, hakim ve savcılar, emniyet müdürleri, jandarma komutanları, kurum müdürleri, siyasiler, bürokratlar, STK temsicileri, aile fertleri ve vatandaşlar katıldı.


    Merhumenin cenazesi, kılınan namazın ardından Özcan Mahallesi’ndeki aile kabristanlığında toprağa verildi.


    Vali Hüseyin Öner, cenaze merasiminin ardından taziyeleri kabul etti.


    Cenaze merasimine, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Bakan Yardımcısı Sayın Muhterem İnce, Valililer, Belediye Başkanları da çelenk gönderdikleri görüldü.



    Bizimkiler ve İsrail lobiciliği..


    Sırbistan ve Hırvatistan Başkan ve Cumhurbaşkanlarını adeta birer çocuk gibi karşısında sandalyeye oturtup imzalattığı anlaşmayı okurken neyi imzaladıklarını bilmeyen bir duruma düşmeleri bu ülkelerin değil İsrail lobisinin başarısını ortaya koymaktadır.


    Zira bu dünyayı Amerika’nın değil, İsrail lobisinin yönlendirdiğini Sırbistan ve Hırvatistan başkanlarını zorda bırakan imzanın bulunduğu sözleşmeyi hazırlayan bu her iki ülkenin büyük elçiliklerine de gol atan, daha da ileri giderek sözleşmenin içinde bulunan büyükelçiliklerin Kudüs’e taşınması kelimesini yazdırma başarısını göstermiştir İsrail lobisi.


    Lobiciliğin nasıl yapıldığını bir kez daha, hem de başka ülkenin sarayında o lobiciliği okutan İsrail’dir. Amerika’nın yanı sıra İngiltere, Fransa, Almanya kısacası Hristiyan dünyasını kendi lehine kullanmayı çok iyi başaran Yahudi Lobisi”Kahrolsun İsrail”demekle de kahrolmayıp neyi imzaladığını sonradan anlayıp saçını düzeltme bahanesiyle elini götürdüğü başını çevirdiği lobisine kahrediyordu.


    Dünyayı kendisine güldüren Sırbistan lobisinin Yani Sırbistan dış işleri bakanlığı, büyük elçiliği kendisi kadar küçük ama dünyayı yöneten büyük bir lobiye sahip olan Amerika’daki Yahudi lobisi, lobicilik yapıyoruz diye tırşuculuktan, kazcılıktan, sazcılıktan öteye gitmeyen sözüm ona dernekçiliğine, federesyonculuğuna hatta ittifaklarla “iktidarı yıkacağız” diyerek parti kuranlara örnek olmalı.


    Dünyaya yön veren Yahudi lobisi yanında adını ne koyarsanız koyun bu dünyada ekonomik, sosyal, siyasal tüm yapılaşmaların hatta dünyanın 187 ülkesinin birçoğunda bulunan ve ülke başkanı ya da ülke ile ilgili bir konu gündeme gelmedikçe çoğunun adını bile bilmediğimiz yüksek duvarlı villalarda günlerini gün etmekten öteye gitmeyen büyük elçilikler, stk’lar, hatta futbol takımları aslında birer lobidirler.


    Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi futbol takımları, Müsiad, Tüsiad’larda bir köy derneği gibi, ya da cami dernekleri gibi statülere uygun birer dernek, birer federasyon yani STK gibiler ama İsrail lobisi gibi bunlarda büyük oynarlar, bizimkiler 10 kişiyi bir araya getiremezken…


    Zaman zaman nasıl yapılması gerektiğini anlattığım ve şu an başında bulunduğum iki stk aracılığı kanalıyla kendimce ortaya koymaya çalıştığım bu Lobiciliğin gerçek anlamda hayal edildiği gibi yapılabilmesinin diğer bir yolu da bu yolda, yola çıkanların samimiyetine idealistliklerine bağlıdır. İsrail lobisi hepimize örnek olsun diyerek…




    AK Parti’de Hakan Aydın’ın Ekibi


    Kendisi Gibi Süprizlerle Dolu!


    arşiv haber 10/08/2018 tarihli haber


    AK Parti İl Başkan vekili Mutlu Şanlıtürk´ün istifasından sonra göreve atana Hakan Aydın yeni İl yönetimini oluşturarak Genel merkeze sundu. Yeni İl yönetiminde birçok yeni isim yer aldı.





    STK Başkanı Ne Yapar?






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumun ne olacağını kara kara düşündüğümüz şu günlerde tatillerini de aksatmayan vatandaşları kimi yaylada kimi ise deniz kenarında gelişmeleri takibe almış durumda.


    Yaprağın kıpırdamadığı belirtilen yakıcı sıcaklara eklenen döviz ateşinin şoku içinde ki iş adamlarının temsilcileri yani iş dünyasına hitap edenler başta olmak üzere muhalefetten de tık yok..


    Ekonomin yanında rutin işlerinde alt üst olduğu ve değişti diyen sistemle kimin eli kimin cebinde olduğu bir dönemde bürokrasinin yine iktidar olduğunu, dediğinin dedik, çaldığının çaldık şeklinde devam ettiği şu günlerde bir dernek başkanının kendi özel sanal sayfasında gündeme getirdiği konu ülkenin sınır kentinin gündemine oturdu.


    Konu, sağlık sektöründe devrim denen ülkede ki diğer hastanelerde yaşanan sorunların bir benzerinin gündeme getirilmesi ve Ardahan Devlet Hastanesinde yaşananlardı.


    Tırnağı kanayanın, kalp krizi geçirenin hastane hastane dolaştırıldığı ülkemin sınır kentinde bulunan hastanenin durumunu ortaya koyan ARDAFED üyesi Kartal Ardahan İl derneği Başkanı Ahmet Demirbaş’ın bu yöndeki mesajına önce bir haber sitesi konuyu haber yaparak gündeme taşıdı.


    Ardından Ardahan Esnaf Odası Başkanı Mustafa Morkoç konunun sorumlusuymuş gibi yani Sağlık Müdürünün yerine kendini koyarak karşı bir açıklama yaparak dernek başkanlarının bu işlerden anlamadığını ve kentte yaşanan sorunlara karışmamasını istedi.


    Ve karşılıklı açıklamalarla konu iyiden iyiye alevlenerek valilik, sağlık müdürlüğü başta olmak üzere hastaneden olduğu gibi diğer aksayan işlerden sorumlu olanlar karşı atağa geçip, kendilerine yakın, baskı altında tutukları ile Demirbaş’ı çürütmeye başladılar.


    Ama aynı Demirbaş’ın çalışmalarının durduğunu ileri sürdüğü Posof Ulgar Dağı Tüneli’nin inşaatının durduğu iddiasına hiç dokunmadıkları da görüldü.


    Ve başta ESOB Başkanı Morkoç olmak üzere yine aynı idareci ve onların savuncuları BEYSO sınavları için Ardahan’a gelen öğrencilerin yer bulamayıp, dışarıda, camilerde, evlerde, parklarda kaldığından da hiç bahsetmediler.


    Yani hastane başta olmak üzere Ardahan’da ki kurumların tıkır tıkır işlediğini ama Demirbaş gibi dernek başkanları ve sorunları gündeme getirmeyi kendilerine görev bilen bazı gazetecilerin rahatsızlık verdiğini, hata huzur bozduklarını belirtenler başta Göle ilçesinde ki bir türlü bitmeyen yolları olmak üzere kentteki sorunların gündeme getirilmesinden bir hayki rahatsız olduklarını ve bu rahatsızlığı verenler ki olursa olsun dışlanması gerektiğini ima ediyordular.


    Peki sormazlar mı kenti futbolda başarılı bir şekilde temsil eden kentin takımına yer vermeyenler bu kentin yurtlarının boş olmasına karşın kapılarının açılmadığı gibi hastane ve diğer kurumlar o kadar güzel çalışıyorsa nezle olanın neden başta Kars’a olmak üzere kalp krizi geçirip Erzurum’a giderken yolda ölen ya da felç olanlar dernek başkanları, konuları gündeme taşıyan gazetecilerin yüzünde mi mağdurlar.


    Bir çok konuda anlaşamadığımız ama onu da şehri olan Ardahan’ın sorununu gündeme getirdiği için neredeyse aforoz edilen Ahmet Demirbaşın gündeme taşıdığı konunun altına imza atan bir Ardahanlı olarak başta Morkoç’a olmak üzere tüm idarecilere diyorum ki;


    Yoğun bakım merkezi açtık deyip, hasta sevkine devam eden sayın idareciler Demirbaş kara gözlükleri takmışsa sizde pembe gözlüklerle geziyorsunuz..


    Ve o gözlükleri biraz çıkarında Demirbaş’ın haklı olan bir konuyu gündeme getirmesine kızacağınıza doların ateşini düşürmektense her şeyi tozpembe gösteren iktidar gibi sizde biraz gerçekleri görün derim.


    Çünkü stk, dernek başkanlığı yapmak sistemin sorunlarını görmezden gelmek değil var olan sorunları gündeme taşımak ve çözüm arayışlarına katkı sunmaktır.


    Demirbaş’ta bunu yapmıştır.


    Ya siz ne yapıyorsunuz?

  • ARDAHANLI ÖĞRETİM GÖREVLİSİ KALP KRİZİ SONCU HAYATA GÖZ YUMDU!



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Merkezi Ankara’da bulunan ve şu an Ardahanlı Mali Müşavir Sabri Arpaç’ın başkanlığını yaptığı Ardahan Vakfının Kurucu Üyesi ve Mütevelli Heyet Üyesi, onceki dönem Yönetim Kurulu Üyesi Ardahan Merkeze bağlı Edegül köylü İsa Aktaş’ın kızı, 34 yaşındaki Eda Aktas Alphaz’ın öğlen namazı ardından Ankara’da Karşıyaka mezarliğında defnedileceği öğrenildi.


    Eda Aktaş  Alphaz‘ın doktora tezi hazırladığı ve bunun stresi ile üç gündür uyumadığı ve başta enerji içeceği olmak üzere bir çok ilaç kullanıp, uyumadan doktorasını tamamlamak isterken yorgun düşüp, hayata göz yumduğu alınan bilgiler arasında oldu.


    İsa Aktaş’ın Mesajı..


    SEVGİLİ KIZIM EDA BUGÜ 34 YAŞINDA BİZE VEDA ETTİ BAŞARILI ÖYRENCİ IYİ BİR AKADEMİSYEN VE HUKUKÇU. BENDEN HİÇ TORPİL OLMAMI ISTEMEMİŞTİ HAKİMLİK SINAVINI ILK 2 NCİ SIRADA KAZANMIŞ BENİM SİCİLİM DEN DOLAYI HAKİM OLAMADI. FAKAK BEN BUGÜN KIZIMA TORPİL YAPMAK IÇİN MEZARLIKLAR MÜDÜRÜNDEN TORPİLLİ MEZAR YERİ TALEP ETTİM ÇOK GARİP VE ÇOK ACI IŞIKLAR IÇİNDE UYUSUN


    Başsağlığı irtibat: İsa Aktaş 0532 645 99 77  



    Posof’da Kaymakam ve Belediye Başkanından Covid-19 denetimi


    Posof Belediye Belediye Başkanı Cahit Ulgar, Kaymakam Murat Mete ile birlikte ilçe genelinde maske, mesafe ve hijyen denetimi yaparak salgın tedbirleri konusunda vatandaşları ve esnafı uyardı.


    İçişleri Bakanlığınca Türkiye genelinde başlatılan yeni tip korona virüs (Covid-19) tedbirleri denetimi kapsamında sahaya inen Posof Kaymakamı Murat Mete ve Belediye Başkanı Cahit Ulgar, esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelerek korona virüs salgını kapsamında alınması gereken önlemler ve uyulması gereken kurallar konusunda bilgilendirmelerde bulundu.


    Gerçekleştirilen geniş kapsamlı denetimlerde, maske takmayan vatandaşlar uyarıldı. Maskesi bulunmayan vatandaşlara Posof Belediyesi Zabıta ekipleri tarafından maske dağıtıldı.


    Posof’ta genel olarak kurallara uyulduğunu belirten Posof Kaymakamı Murat Mete, ilçede süreci sorunsuz atlatmayı umduklarını söyledi. Mete, “Amacımız kimseye ceza yazmak, kapatmak değil. Uyarıyoruz ama kurallara uymayanlara gerekirse kapatmaya varan cezalar uygulayabiliriz” diye konuştu.


    Posof’da genel anlamda duyarlılığın yüksek olduğunu ve kurallara uyulduğunu söyleyen Belediye Başkanı Cahit Ulgar’da “Sokakta ve işletmelerimizde, maske, hijyen ve sosyal mesafe kurallarına çoğunlukla düzgün bir şekilde uyulduğunu görmek sevindirici. İşletmeler de bu konuda duyarlı, müşterilerini de sürekli ikaz ediyorlar. Personel maske ve eldiven kullanıyor. Herkes, salgınla ilgili tehlikenin bilincinde. Posof’da bunu görüyoruz” dedi.



    BEN SİZİ BEĞENEMİYORUM..


    Korona belasının ölü sayıcılığna döndüğü ülkemde ve tüm dünyada daha hızlı bir şekilde akan ve bizleri de esir alan sanal  ortamda baş döndüren bir hızla yapılan paylaşımları takip etmeye kalktığımızda boşa harcanan zamanın sosyal hayatımızdan çalınan saatler olduğunu  fark ederiz.


    Gökyüzüne bakmaya hasret kaldığımız yeryüzündeyse yaşanılması gereken sosyal hayatı unutturan sanal ortamın adeta “Beni Beğen” yarışına döndüğü bir süreci yaşayan bizlerin aslında iyi birer dedikoducu olduğumuzu ve “Meraklı Melahat” diyerek suçladıklarımızın aslında kendimiz olduğunu da görmezden geliriz.

    Evet ilk başta askeri bilgileri elde etmek ve yeri geldiğinde bir silah olarak kullanılması düşüncesiyle ortaya çıkarılan İnternetin adının değiştirilerek sanal ortam denilmesinden bu yana insan oğlunun içine düştüğü ve kendisini kurtarma adına çaba göstermeyip boğulurcasına içinde çırpındığı sanal ortamın teknoloji, bilim, bilgi edinilen bir alan olmaktansa dedikodu yuvasına, kim nerede ne yapıyor ve “Beni Beğen” butonuna dönüşmesi küskünlükleri de meydana getirmeye başladı.

    Zira herkesin kendisi gibi boş ve bol zamanlı olduğunu sanıp dünya, ülke, sosyal hayat ile alakası olmayan paylaşımlar yaparak iş yaptıklarını sananların dertlerinin sosyal hayat, gerçekler değil kendilerinin beğenilmesi olduğu da diğer bir gerçek.




    Evet, internetin dünyamıza girdiği ilk günden bugüne kadar bir çok insanın benim arkadaşlık kanalımla birbirlerine ulaştığı şu zamanda binlerce takipçisi olan biri olarak dost, eş, arkadaşın beğenilerini beğenmemekle suçlandığımı anladığımda kendi kendime gülmedim değil..

    Çünkü bırakın paylaşımları durumlarına  bakmaya  bile vakit bulamadığım bir çoklarının ‘Dağ dağa küsmüş bir birinden haberi olmamış’ misali kızıp, sitem etiklerini de duyuyordum.

    ” Vay be derde bak” diyerek gülümseyip, geçtiğim bu haksız ve anlamsız sitem ve de küskünlükleri düşünecek vakti olmayan biri olarak tüm dostlarımı takip etmeye çalıştığımı, habercilik anlamında önemli fotoğraflarından faydalandığımı hatta zaman zaman da sanalda paylaşılanları görüp,kontörüm gider diye düşünmeden kendilerini bizzat aradığımı bilenlerin aynı durumda kendilerinin de olduğunu bilen biri olduğumu tüm dostlarımın, takipçilerimin, takip ettiklerimin bilmesini isterim..

    Ha bu arada özelikle toplumsal ve siyasal konular başta olmak üzere benimde bir çok önemli paylaşımlarımın olduğunu ve beğenelerin ‘elesine’ beğenip, geçtiklerini ama haberin ya da yorumun devamında kendilerini ilgilendiren düşüncelerin olduğunu bile düşünmeyip, başlık hariç gerisine bakmadıklarını ama ” iş olsun, salata dolsun” diyerek beğeniler yaptıklarını da ve benim de bu duruma düşmemek için kasten değil, bilerek beğeniler yapamadığımın bilinmesin, önemle rica eder, toplumu ilgilendiren, insanlığa katkı sunan, ülkemizin barış ve refahı için yapılan tüm paylaşımların başımın üzerinde yeri olduğunun bilnmesini rica eder sizlere bol paylaşımlı, beğeniler dilerim..




    Aktaş: Halkla siyaset yapıyoruz


    arşiv haber 06/10/2015 tarihli haber


    Aktaş: Ülke de olduğu gibi Ardahan’da da yine biz kazanacağız.. 7 Haziran Genel Seçim sonuçlarını içlerine sindiremeyenlerin HDP’nin aldığı 80 Milletvekilline ve halka uyguladığı baskıyı tüm ülke ve dünyanın gördüğünü belirten Halkların Demokrasi Partisi Ardahan Milletvekili Dr. Taşkın Aktaş 1 Kasım Genel Seçimlerinde kananın yine HDP olacağın belirtti.


    Gazetemizi ziyaret ederek gündemle ilgili açıklamalar da bulunan HDP Ardahan Milletvekili Dr. Taşkın Aktaş 7 Haziran’da aldıklar 18 bin oyu 1 Kasım’da arttırarak iki milletvekillini almaya çalışacaklarını söyledi.

    AK Partinin, CHP’nin gerçek yüzünü toplumun tüm kesiminin iyi bildiğini belirten Aktaş HDP olarak 90’lı yıllardan öteye geçen savaş politikalarına karşı barış diyerek direndiklerini söyledi.

    HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç ve HDP 2. Sıra Milletvekili Adayı Pervin Tumbul ile birlikte gazetelerimizin hazırlandığı merkezimizi ziyaret eden HDP Ardahan Milletvekili Dr. Taşkın Aktaş ülke de olduğu gibi Ardahan’da da yine biz kazanacağız. Barış yanlısı Ardahanlının 1 Kasım’da giderek başta savaş politikaları ile anaları ağlatan, halkı baskı altına alan ve onun gibi savaş yanlısı CHP ve MHP’ye gereken dersi vereceğine inandığını sözlerine ekledi.


    **Aktaş: Halkla siyaset yapıyoruz..



    Değerli Halkımız!

    Yeni bir seçim sürecinin şu an en yoğun aşamasını yaşamaktayız. Aslında seçim süreçleri bizim için, sürekli devam eden bir örgütlenme ve mücadele etkinliğidir. Kamuoyunun da yakından takip ettiği gibi, bizler sürekli halkın içinde olan bir toplumsal muhalefet hareketiyiz. Büyük bir zaferle çıkmış olduğumuz seçim süreci, aslında bizim için hiç bitmedi. Büyük insanlık hedefleri için mücadelemiz, seçimler bitse dahi devam edecektir. Bizler yine halkımızın içinde olacağız. Bu bizim en öncelikli vaatlerimizden biridir. Ancak her seçim döneminde insanlar haliyle adayların vaatlerini ve memleketin belli başlı sorunları hakkında fikir ve önerilerini bilmek isteyecektir.

    Şüphesiz yayımladığımız seçim bildirgemizde genel ilkelerimiz ve vaatlerimiz halkımız tarafından takip ediliyordu. Ancak Ardahan milletvekili ve yeniden aday olmuş biri olarak, ilimizin sorunlarını partimizin ilkeleri doğrultusunda nasıl çözülebileceğini elimden geldiği kadar aktarmaya çalışacağım.

    Öncelikle partimiz, genel ideolojik çerçevesi bakımından yerel demokrasiyi ve toplumsal katılımı öngören bir harekettir. Bizler Türkiye halklarının, demokratik eşitlikçilik zemininde bir arada bulunabileceği bir sistemi savunuyoruz. Buna demokratik özerklik diyoruz. Demokratik özerklik, özünde yerelden başlayıp ulusal boyuta kadar, tüm toplumsal katman, sınıf ve kültürlerin yönetime ve karar mekanizmalarına katılımını öngörmektedir. Bu yönetim ve karar alma mekanizmaları, kentsel yapılanma, ekolojik faaliyet, ekonomik kalkınma, eğitim, sağlık, kültürel etkinlikler gibi toplum yaşamında hayati olan tüm konuları kapsamaktadır.

    Yakın bir zamanda Kura nehrimizin sermaye odaklarına peşkeş edilmesi konusu gündemimizi meşgul etmiş ve tüm halkımızı endişelendirmiştir. Bu konudaki tavrımız nettir: Bizler HDP olarak HES’lere karşı doğayı tahrip etmeyecek alternatif enerji kaynaklarının düşünülmesinden yanayız.

    Öte taraftan bölgemizin ekonomik koşulları göz önüne alındığında, kısa vadede sonuç almamız gereken, uzun vadeli ekonomik ilkeler ortaya koymalıyız. Bizler halkımızın karşısına hiçbir zaman uçuk vaatlerle çıkma ucuzluğunu göstermedik. Bu konuda da ilkelerimiz bellidir. Ekonomik kurtuluşumuz için de yine Demokratik Özerkliği reçete olarak görüyoruz. Halkımızın başlıca geçim kaynağı olan hayvancılık ve tarımda halkın hem üretim, hem sermaye, hem de yönetim olarak katkı sunacağı yerel ekonomik örgütlenmeler kurmalıyız. Emeğimizi sermayedarlara ucuza kaptıran kurumlara alternatif olarak, üreticinin kendi emeğinin karşılığını belirleyeceği demokratik kurumları inşa etmeliyiz. Büyük sermayelerin kurallarını uygulayan devletten herhangi bir beklenti içinden olmadan, ekonomiye üreticinin yön vermesi gerekir. Ekonomik faaliyetlerde kadın emeğinin sömürüsünü engellemek için, kadınların kendi üretimlerinin tüketiciye ulaştırmasını sağlamak için uygun kurumsallaşmaları geliştirmek gerekiyor. Kısacası sermeye temelli değil, üretici temelli ekonomiyi inşa edeceğiz. Üstelik bu düşüncelerimizi iktidar olma koşuluyla sunmuyoruz. Bizler muhalefetteyken bile iktidara yön vermiş ve iktidardan daha fazla gelişmelere katkı sunmuş bir partiyiz.

    Yine kamuoyumuz tarafından sınır kapılarının açılmasına yönelik bir beklenti var. Takdir edersiniz ki, kendi komşularıyla kavgalı olan, savaş ihraç eden bir hükümetin bu konuda yapabileceği pek bir şey yoktur. Komşularımız Gürcistan ve Ermenistan ile olan siyasi ilişkiler herkesin malumudur. Şimdi bu konuda iyimser bir hava varmış gibi göstermek, açıkçası halkı kandırmaktır; ikiyüzlülüktür. Öncelikle bölgesel ve toplumsal barışı sağlamak gerekir. Bölgede kalıcı bir barışı kurmadan, ticari ilişkiler tesis etmek mümkün değildir.

    Kendi istikballerini ve çıkarlarını, ülkenin geleceği ve çıkarlarından öncelikli gören bir anlayışın getirmiş olduğu bir yıkım sürecini yaşamaktayız. İktidar güçleri sürekli gerçekleri halktan saklamak için medya organlarına saldırmakta, kendi yalanlarını yaymak için ise yandaşlarını meydanlara sürmektedir. Ülkemiz açık bir şekilde büyük bir savaşa sürüklenmek istenmiştir. PKK’nin silah bırakacağı tarihi tartıştığı bir süreçte cumhurbaşkanı bu karara engel olmak için müzakere masasını devirmiş, yeniden savaş başlatmak için, elinden geleni yapmıştır. Bu savaş sadece partimize oy veren yurttaşlara değil tüm Türkiye halklarına karşı başlatılmıştır. Bizler, halkımıza karşı oynan tüm savaş kozlarına karşı demokrasi ve barış çizgimizi ısrarla koruyacağız. Bu nedenle İnadına Barış, İnadına HDP, İnadına Demokratik Siyaset diyoruz.

    HDP Ardahan Milletvekili Dr. Taşkın Aktaş.


    **Ardahan’da seçmen azaldı..



    Seçmen sayısı 7 Haziran seçimlerine göre yaklaşık 300 bin kişi artarak, 53 milyon 749 bin 850’den 54 milyon 49 bin 936’ya yükseldi. En fazla artış ise büyükşehirlerde yaşandı. Seçmen sayısı, Ankara’da 40 bin, İstanbul’da 80 bin, İzmir’de 19 bin, Bursa’da 17 bin, Diyarbakır’da 8 bin arttı.


    Buna karşılık 26 ilde seçmen sayısı düştü. İllerdeki seçmen sayısının artışı ve azalması 1 Kasım seçimlerindeki dengeyi de değiştirecek. 7 Haziran’da bazı illerde siyasi partiler, 1500 ile 8 bin arasında oy farkı ile bir milletvekilliği kazanmıştı.


    Büyükşehirlere göç nedeniyle 7 Haziran’a göre, Ağrı, Aksaray, Ardahan, Artvin, Bayburt, Burdur, Çankırı, Çorum, Erzincan, Erzurum, Giresun, Gümüşhane, Iğdır, Isparta, Kars, Kırıkkale, Kütahya, Muş, Niğde, Rize, Siirt, Sivas, Tokat, Tunceli, Yozgat ve Zonguldak’ta seçmen azaldı.


    1500 OY ETKİLİYOR


    7 Haziran seçimlerinde bir çok ilde milletvekillikleri, bin 500 ile 8 bin arasındaki oy farkı ile başka partilere geçti. Bin 772 seçmenin azaldığı Çankırı’da MHP, bin 585 oy farkla bir milletvekilliğini AKP’ye kaptırmıştı.


    2 bin 677 seçmenin arttığı Ordu’da CHP 5 bin 475 oy farkı ile bir vekilliği MHP’den aldı. 2 bin 265 seçmenin azaldığı Ağrı’da ise HDP, 6 bin 302 oy farkı ile vekilliği AKP’den aldı.


    3 bin 895 seçmenin arttığı Kahramanmaraş’ta MHP 6 bin 853 oy farkı ile vekilliği CHP’den aldı. 2 bin 896 seçmenin arttığı Balıkesir’de MHP, 7 bin 255 oy farkı ile vekilliği AKP’den aldı.

  • YIL 2020, AMA GÖLE'DE SU SORUNU DEVAM EDİYOR..



     


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Akan suyun da kirli ve mikroplu olduğundan yakınan Göleliler AK Partili Göle Belediyesinin yıllardır yönettiği ilçede insanların yaşamı için birinci derecede gerekli olan su sorunun bir türlü çözülememesinden yakındıkları görülmekte.


    ‘İktidara Oy Ver, Hizmet Al’ sloganı ile son 35 yıldır sağ iktidarların elinde bulunan ama başta su sorunu olmak üzere alt yapısı bir tülü yapılıp, tamamlanamayan Ardahan’ın en büyük ilçesi Göle’de bu yılda içme suyu sorunu yaşanması Göle’lilerin tepkisini almaya ve başta sanal ortamda olmak üzere bir çok alanda bu yöndeki feryatların artarak devam ettği görülmekte.



    **SU SORUNU HAMAMIDA AÇTIRMIYOR!..


    Aşağıda ki arşiv haberimizde görüleceği gibi yıllardır su sorunu yaşandığı haberlerinin sürekli yapıldığı Ardahan’ın Göle ilçesinde yaşanan içme suyu sorunu bu yılda devam ederken bu sorun ilçede ki Hamamın da açılmasına engel olduğuda görülmekte. İlçe Belediyesine ait olan ve su şebekesi gibi yapımı yılan hikayesine dönen Göle Hamamının ne zaman açılacağıda akması beklenen içme suyu gibi merak konusu olmaya devam ediyor.



    BEN SİZİ BEĞENEMİYORUM..

     Korona belasının ölü sayıcılığna döndüğü ülkemde ve tüm dünyada daha hızlı bir şekilde akan ve bizleri de esir alan sanal  ortamda baş döndüren bir hızla yapılan paylaşımları takip etmeye kalktığımızda boşa harcanan zamanın sosyal hayatımızdan çalınan saatler olduğunu  fark ederiz.

    Gökyüzüne bakmaya hasret kaldığımız yeryüzündeyse yaşanılması gereken sosyal hayatı unutturan sanal ortamın adeta “Beni Beğen” yarışına döndüğü bir süreci yaşayan bizlerin aslında iyi birer dedikoducu olduğumuzu ve “Meraklı Melahat” diyerek suçladıklarımızın aslında kendimiz olduğunu da görmezden geliriz.

    Evet ilk başta askeri bilgileri elde etmek ve yeri geldiğinde bir silah olarak kullanılması düşüncesiyle ortaya çıkarılan İnternetin adının değiştirilerek sanal ortam denilmesinden bu yana insan oğlunun içine düştüğü ve kendisini kurtarma adına çaba göstermeyip boğulurcasına içinde çırpındığı sanal ortamın teknoloji, bilim, bilgi edinilen bir alan olmaktansa dedikodu yuvasına, kim nerede ne yapıyor ve “Beni Beğen” butonuna dönüşmesi küskünlükleri de meydana getirmeye başladı.

    Zira herkesin kendisi gibi boş ve bol zamanlı olduğunu sanıp dünya, ülke, sosyal hayat ile alakası olmayan paylaşımlar yaparak iş yaptıklarını sananların dertlerinin sosyal hayat, gerçekler değil kendilerinin beğenilmesi olduğu da diğer bir gerçek.




    Evet, internetin dünyamıza girdiği ilk günden bugüne kadar bir çok insanın benim arkadaşlık kanalımla birbirlerine ulaştığı şu zamanda binlerce takipçisi olan biri olarak dost, eş, arkadaşın beğenilerini beğenmemekle suçlandığımı anladığımda kendi kendime gülmedim değil..

    Çünkü bırakın paylaşımları durumlarına  bakmaya  bile vakit bulamadığım bir çoklarının ‘Dağ dağa küsmüş bir birinden haberi olmamış’ misali kızıp, sitem etiklerini de duyuyordum.

    ” Vay be derde bak” diyerek gülümseyip, geçtiğim bu haksız ve anlamsız sitem ve de küskünlükleri düşünecek vakti olmayan biri olarak tüm dostlarımı takip etmeye çalıştığımı, habercilik anlamında önemli fotoğraflarından faydalandığımı hatta zaman zaman da sanalda paylaşılanları görüp,kontörüm gider diye düşünmeden kendilerini bizzat aradığımı bilenlerin aynı durumda kendilerinin de olduğunu bilen biri olduğumu tüm dostlarımın, takipçilerimin, takip ettiklerimin bilmesini isterim..

    Ha bu arada özelikle toplumsal ve siyasal konular başta olmak üzere benimde bir çok önemli paylaşımlarımın olduğunu ve beğenelerin ‘elesine’ beğenip, geçtiklerini ama haberin ya da yorumun devamında kendilerini ilgilendiren düşüncelerin olduğunu bile düşünmeyip, başlık hariç gerisine bakmadıklarını ama ” iş olsun, salata dolsun” diyerek beğeniler yaptıklarını da ve benim de bu duruma düşmemek için kasten değil, bilerek beğeniler yapamadığımın bilinmesin, önemle rica eder, toplumu ilgilendiren, insanlığa katkı sunan, ülkemizin barış ve refahı için yapılan tüm paylaşımların başımın üzerinde yeri olduğunun bilnmesini rica eder sizlere bol paylaşımlı, beğeniler dilerim..





    Adaylar oy, Seçmen su derdinde! 


    arşiv haberler 02/06/2015 tarihli haberler


    Yıllardır başta içme suyu olmak üzere bir çok sorununun çözümünü bekleyen Ardahanlı vatandaşlar bugünlerde köylerine gelen siyasi parti ve adaylarına ateş püskürüyorlar.


    Başta iktidar partisi milletvekili Orhan Atalay’ın ilçesine bağlı köylerde olmak üzere bir çok köyde hala içme suyu sorunu yaşayan Ardahanlı köylüler su ihtiyaçlarını eşeklerin sırtında karşılıyorlar.


    2015 Yılının 6. ayına giren Türkiye’de hala 1920 manzaralarının yaşandığının göstergesi olan bu manzaranın ne zaman biteceğini soran Ardahanlı köylüler kendilerinden oy isteyen siyasilere merkeplerin sırtına attıkları su bidonlarını göstererek, ‘hani verdiğiniz sözler?’! diyerek tepkilerini ortaya koymaktalar.


    **Dilovasında ki Ardahanlıların evini açan


    Gürsel Tekin seçmeni uyardı..


    Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde, Dilovası Ardahan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği binasının açılışına katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, 7 Haziran seçimlerinin Türkiye’nin kaderini değiştireceğini belirterek, “Anahtarı teslim ettiğiniz iktidar yöneticileri evinizi soydular. Evinizin bir daha soyulmasını istemiyorsanız, yapacağınız bir tek şey var. Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy vermektir” dedi.

    Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde sanayinin çok yoğun olduğunu ve emek ağırlıklı bir ilçe olduğunu belirten Gürsel Tekin, kendisinin de Ardahanlı olduğunu, doğup büyüdüğü bir ilin dernek açılışına katılmaktan mutlu duyduğunu ifade ederek şöyle dedi:”Haftaya bugün biliyorsunuz Türkiye’nin kaderinin değişeceği gün olacak. Benim özellikle yurttaşlarımdan rica ettiğim, geçmiş dönemlerde çeşitli sebeplerle farklı siyasi partilere oy verenler AKP’ye oy vermiş olan seçmen kardeşlerime buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum. İyi niyetle oylarınızı vermiş olabilirsiniz. Bir kez anahtarınızı teslim etmiş olabilirsiniz. Evinizin anahtarını teslim ettiniz. Anahtarı teslim ettiğiniz iktidar yöneticileri evinizi soydular. Evinizin bir daha soyulmasını istemiyorsanız, yapacağınız bir tek şey var. Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy vermektir.”Tekin, Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy verildiğinde, Türkiye’nin sıkışmış uzun süredir çözülememiş, üç temel sorununu en kısa sürede çözeceklerini belirterek,

    “Yolsuzlukları tarihe gömeceğiz. Bu ülkede kirli siyaset olmayacak. Hiç kimse yolsuzluğu konuşmayacak.Yoksulluğu tarihe gömmek istiyoruz. 

    En önemlisi yasaksız bir Türkiye yaratmak istiyoruz. Herkesin kendisini özgürce ifade edebileceği, her gurubun, her siyasal düşüncenin güvencesi olmak istiyoruz. Bu duygularla inanıyorum ki 7 Haziran Pazar günü Türkiye’nin kaderini değiştireceğiz. Kesinlikle 8 Haziran’da yeni bir Türkiye, yeni bir dünya, aynı zamanda şu andaki Türkiye’nin seçimlerinin sadece bizim seçmen kitlelerimiz değil tüm dünya kaygıyla izliyor. Çok basit olabilir ama çok önemlidir. Elimdeki şu belgeyi göstermek istiyorum. Bu sadece Erzurum’da yaşanmıyor. Malesef Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde orantısız seçimle ilgili çok ciddi sıkıntıların olduğunu, ama bu sıkıntılarla ilgili Yüksek Seçim Kurulu’nun sessiz kalmasını da anlamakta zorluk çekiyorum. Elimdeki bir yargı kararını Emniyet mensuplarına uygulatamadım. Emniyet Müdürü’ne bu yargı kararını okuttuğumda aynen bunu bana şunu söyledi; ‘haklısınız’   benim haklılığım değil. Kanunlarımız haklı. ‘Bu haklı kararı uygulayacak mısınız’ dediğimde aynen şunu söyledi. ‘Amirlerimin, bir üstümün talimatları var.’ Eğer bir ülkede yargı ayaklar altına alınmış, talimatlarla yönetilir hale gelmişse bu ülkede maalesef demokrasi de olmaz, hukuk da olmaz, özgürlük de olmaz” dedi.

    Gürsel Tekin, “Emeklilerle ilgili, köylülerle ilgili, ekonomi ile ilgili hiç bir şey anlatmak istemiyorum. Çünkü bunlar rahatlıkla çözülebilir. CHP’nin çok kolay yapabileceği işlerdir. Ama saymış olduğum iki unsur yoksa, demokrasi yoksa, özgürlük yoksa, hepimizin güvencesi olabilecek hukuk sistemi yoksa mal varlığımızın ya da işimizin gücünüzün olmasını hiçbir anlamı yok” diye konuştu.  

    ‘SEÇMENE YALVARIYORUM’

    Tekin sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ortadoğu coğrafyasında özellikle AKP’ye oy veren seçmen kitlelerine yalvarıyorum. Ortadoğu coğrafyasındaki ülkelere bakın. lrak, Mısır şu anda Suriye’de yaşanan olaylarda bütün bu meseleleri bir aileyi kurtarmak için bir ülkeyi feda ettiler. Sakın ha, siz bir aileyi kurtarmak için bir ülkenin geleceğini karartmayın. Gelin 7 Haziran Pazar günü, öyle bir karar verin ki. Türkiye’de yeni bir güneş doğsun.”

    ‘TMSF SUÇ İŞLİYOR’

    Gürsel Tekin TMSF’nin Bank Asya’ya el koymasıyla ilgili olarak da, “Bu tam bir eşkiyalık sistemidir. Mesela bakan eveleyip geveliyor. Böyle bir şey olabilir mi? Hangi hukuki gerekçelerle el koyduğunuzu bilmiyorsunuz. Sadece TMSF değil, Asya Bank değil, aynı zamanda uzun zamandır kamuya ait olan mesela Show TV satılmıştı. Show TV’yi bir iş adamı satın aldı. Niye el koydunuz kardeşim? Yargı kararı olmasına rağmen malesef televizyonu rehin almışlar. Yine devletin çeşitli kurumlarına el konulmuş, şu anda çiftlik gibi kullanılıyor. TMSF suç işliyor. TMSF’deki yöneticilerin tamamı kesinlikle yargılanacaktır. Çok ağır bedeller ödeyeceklerdir. Altını çizerek söylüyorum” dedi.



     


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


  • MARS DEĞİL, HANAK YOLLARI!..

    ss



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    ATALAY, YENİ YAPILAN SENEMOĞU YAYLA YOLUNU İNCELEDİ


    Ve KONUK OLDU.


    Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Göle’in büyük köylerinden Senemoğu köyünün sürmekte olan yayla yolu yapım çalışmalarını Ak Parti İlçe Başkanı Sinan Karatay, İl Genel Meclis Üyesi Doğan Yıldırım, Özel İdare Amiri Hakan Çapan ile çalışmaları yerinde inceleyerek yetkilerden çalışmalar hakkında bilgi aldı.


    Bir Traktörün zor çiktığı Allahuekber dağlarındaki Senemoğu köy yalasında Köy halkından aile dostu Binali Çapan konukları yaylada ağırlayarak ziyaretleri için teşekkür etti.


    Ak Parti İlçe Başkanı Sinan Karatay sosyal medya aracılığı ile yaptığı açıklamada; başta Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay olmak üzere emeği geçenlere ve çalışanlara teşekkür etti.



    Karatay şu açıklamayı yaptı “Yapımı devam etmekte olan Senemoğlu yayla yolunu inceledik.

    Traktörlerin bile zor çıktığı yayla yollarımız AK Parti iktidarı sayesinde her aracın çıkabileceği sevyede yapılıyor.

    Emeği geçen başta milletvekilimiz Sn.Prof. Dr. Orhan Atalay üzere emeği geçen ve çalışanlara teşekkür ediyorum” dedi.



    POSOF ASFALTLANIYOR!


    Köylerin Altyapısının Desteklenmesi (KÖYDES) Projesi kapsamında İlçe Özel İdare Müdürlüğü, Köylere Yönelik Şantiye Şefliği Ekiplerince Ardahan’ın Posof ilçesine bağlı Türkgözü (Badele) köyü Pala Mahallesi, Armutveren (Papola) köyü ve Kumlukoz (Ğume) köyünde toplam 2,4 km.’lik Asfalt Yapım İşi tamamlandı.



    Son kararname ile Ardahan Vali Yardımcılığına atanan Ardahan Vali Yardımcısı Mustafa Gürbüz’ün ziyaret edip, asfalt çalışmalarını yerinde inceleyen İlçe Kaymakamı Murat Mete ile birlikte çalışmaları izledi, bilgi aldı.


    Gürcistan’a açılan Türkgözü Gümrük Kapısının da sınırları içinde bulunduğu Posof Kaymakamı Murat Mete, Ardahan Vali Yardımcısı Mustafa Gürbüz, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Ersoy Ürker ve Yazı İşleri Müdür V. / Birlik Müdürü Şener Taşlı ile birlikte, Ardahan Valiliği Köylerin Altyapısının Desteklenmesi (KÖYDES) Projesi kapsamında İlçe Özel İdare Köylere Yönelik Şantiye Şefliği ekiplerince Sütoluk Satkabel) köyünde yapılan 2,3 km Asfalt Yapım İşi çalışmaları ile Yurtbekler köyünde yapımı tamamlanan 1500 m2 Kilitli Parke Taşı çalışmalarını yerinde inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldılar.



    Kaymakam Mete, “Sorumluluk sahamızdaki bütün yollara azami derecede önem veriyoruz. Vatandaşlarımızın daha sağlıklı koşullarda ulaşım ihtiyaçlarını yerine getirmelerini istiyoruz. Bunun için Köylere Hizmet Götürme Birliğimiz tarafından 9,69 km. Asfalt ve 13000 m2 Kilitli Parke Taş ihalesi yapıldı. Ekiplerimiz özverili çalışmaları sonucu Kilitli Parke Taş Yapım İşinin hepsi yatırım takviminden evvel tamamlayarak vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. 9.6 km.’lik Asfalt Yapım işimizin de 4.7 km.’si tamamlanmış olup kalan 4,9 km.’lik kısmının da en kısa sürede tamamlanması için ekiplerimizin çalışmaları devam ediyor. Vatandaşlarımıza en iyi hizmeti sunmak için Kaymakamlık olarak çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Yapılan işlerin vatandaşlarımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum.” dedi.



    BAŞKAN BELEDİYELERİNDE BAŞKANI  OLUYOR!.


    Başkan Erdoğan’ın partisine bağlı belediye başkanları ile bir araya geldiği son toplantıda yeniden gündeme getirdiği imar başta olmak üzere belediyelerin yetkilerinin alınarak, bakanlıklara devredilmesini öngörüyor.

    Üzerinde çalışılan düzenleme, belediye başkanının, belediye meclisinin de başkanı olması uygulamasını da sona erdirmeyi hedeflediği öne sürülürken mevcut iktidar yani Erdoğan’ın başkanlık ettiği idare çoktan işe başladığını, HDP’li Belediyelere kayyumla, CHP’li başkanların alanlarına kararnameler ve alelacele çıkarılan yasalar ile girmiş durumda.. 

    Bu durumun en son örneğini başta İstanbul Büyükşehir’in olmak üzere birçok belediyenin yetki alanlarına giren Başkanlık sistemi Karayolları Genel Müdürlüğü ve Şubeleri kanalıyla yerelde bazı ana arterlerde yaptığı rutin asfaltlama çalışmalarını yine İBB’nin sınırları ve yetkisinde olan dev bilboardlarda afişe etmesiyle daha net görmekteyiz.

    Ve bu çalışmanın ve de reklamının basının dikkatini çekme amacıyla İstanbul’da trafiğin en yoğun olduğu yerlerden olan Basın Expres yolda olması da başka bir anlamı taşırken buradaki hedefin iktidarın elinden alınan belediyelere bir göz dağı olduğu da diğer net bir durumdur.

    Yani Başkan Erdoğan’ın yeniden gündeme getirdiği ” yerel yönetim reformu” ile milletvekili bakan dönemini olduğu gibi belediye başkanı dönemini de bitirecek veya boşa çıkaracak gibi..

    Çünkü Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu’nun 11 Ocak 2020’de yaptığı toplantıda, hazırlanan rapora göre belediye başkanı ve belediye meclislerinin imar başta olmak üzere belirli yetkilerinin ilgili bakanlıklara devredilmesi önerilmiş durumda.

    Yerel yönetim yapılanması ve mevzuatının da cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine uyumlu hale getirilmesinin (bağlanması) masaya yatırıldığını ve bu düzenleme, belediye başkanının belediye meclisinin de başkanı olması uygulamasına son verecek. Belediye meclisi başkanları, üyeleri arasından belediye meclislerince seçilecek.

    Bununla yetinmeyen Erdoğan ve başkanlık sistemi ile belediye borçları ve borçlanmaya yönelik yeni modeller üzerinde çalışmalarında kurulun gündemindeki konular arasında yer aldığını görmekteyiz.




    Kısacası ABD’nin “ekonominizi batıracağız, sizi bitireceğiz” dediği gibi ülkemde de iktidar başta muhalefet parti belediye başkanlarının olmak üzere yerel parlamenter denen belediye meclisini hatta il genel meclisini de ortadan kaldıracak gibi..

    Peki bu duruma sadece iktidarın, iktidar gücünü kullanıp, muhalif belediyelerin gücünü kırmaya çalışırken tüm belediyelerin yetkilerini kırpmaya çalıştığını mı görmek lazım?

    Tabi ki hayır.. Çünkü büyük umutlar ile yerelde iktidara gelen muhalefet belediyelerinin önce yerlerine oturdukları başkanların borçlarını afişe edip, hizmet yapamamayı, verdikleri sözleri bundan dolayı yerine getiremediklerini bu durum yetmeyince bu kez de iktidar bize izin vermiyor, imkan tanımıyor savunmasını yapmaya başladılar.. Şimdi de büyük bölümünü federasyonların yaptığı İl Günlerinin yapılmasını bile pandemi bahanesine sığınılıp, yapamaması, yaptıramaması gibi birçok beceriksizlikleri bu yaşanan, düşünülen ” yerel yönetim reformu” nu zorlayan bir durum değil mi?

    Bilmem ama dün desteklerini aldıklarını, ittifak yaptıklarını, vaatlerini kısa sürede unutanların da bu yaşanması ihtimal değil, barolar yasası gibi gerçekleşecek sanki..

    Bu durum yerel parlementerler olarak bilinen İl Genel Meclisinde de yaşanalı yıllar oldu. Çünkü başta KÖY/DES olmak üzere Köylere Hizmet Götürme Birlikleri gibi birçok yasa ve kararnameler ile İl Genel Meclis Üyeleri de devreden çıkarılmış, 600 milletvekili gibi ”el kaldır, indir” demekten başka bir yetkisi kalmamış, vali ve kaymakamlar onların alması gereken kararları kendileri alıp, uyguladıkları da gözden kaçan diğer bir durum…

    Çünkü İl Genel, Belediye Meclisi Üyeleri gibi muhtarlarda seçildikten sonra seçimle gelmiş olduklarını unutup, yakalarına taktıkları rozetler dışında işin büyük bölümünü bürokratlara bırakmış bir anlayış içindeler.

  • Ardahanlı Senatör Vefat Etti…



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Hacı Laçin Dursunoğlu’nun oğlu, Hacı Naim Sabri Dursunoğlu’nun yeğeni, AK Parti Ardahan Milletvekili Adayı Halik İbrahim Dursunoğlu’nun dedesi eski AP Kars Senatörü Halim Dursunoğlu 78 yaşındaydı.


    Balıkesir Sandıklı’da yaşadığı evinde vefat ettiği öğrenilen Ardahanlı Senatör Ardahan Kars’a bağlıyken önce amcası Salim Dursunoğlu aday gösterilmiş ama Salim Dursunoğlu’nun Göle’de yapılan saldırıda hayatını kayıp etmesi ardndan aday gösterilerek Kars senatörü seçilmişti.



    İnce, İnce Doğramak..


    Başkanlık sisteminin ilk adımından, seçimine ve sonrasından bugüne kadar tartışılan Muharem İnce’nin ne diyeceğinin merakla beklendiği sırada bugünkü yazıma hazırlanırken WhatsApp aracılığı ile gelen iki mesaj dikkatimi çekti.

    Bir taraftan İnce’yi dinlerken diğer taraftan baktığım WhatsapApp mesajların da okuduklarım İnce’nin açıklamaları arasındaki inceliklerin diğer bir örneği de hemşerimin belediye başkanı olduğu İstanbul Esenyurt’ta ve ülkenin diğer birçok yerinde yaşananların gündeme gelmediğinden, gelememesinden, getirilememesinden yakınıldığını bir kez daha görüyordum.

    Çünkü İnce’nin partisi CHP’nin Belediye Başkanlarından tutun bu ülkede başbakanlık yapmış olanlara kadar gidin değişen bir şeyin olmadığını görmekteydim.

    Seçim öncesinde “liyakat” naraları atan CHP’li belediyelerin başında bulunduğu belediyelerde yaşananların yanında başkanlık sistemi denilerek iktidarı ellerinde tutanların birbirinden farklı olmadıklarını da bir kez daha anlıyordum.

    Sağcı belediyelerin aile şirketine dönüştüğü yönünde iddiaların revaçta olduğu şu günlerde pandeminin ardına sığınıp, iktidarın ard arda yayınladığı engellemeler ile iş yapamadıklarını belirten CHP’li belediyelerinde son yerel seçimlerinden önce “Babamın oğlu olsa işe almayın” diyerek şov yaptıkları da görülüyordu, Esenyurt’tan gelen mesajda.. Ki bunların çoğunu zaten biliyordum ama dün bana sitem edenlerin bugün beni daha iyi anlamalarını beklemek adına duyduklarımı, öğrendiklerimi, bildiklerimi not edip, arşivime alırken..

    Başkan Erdoğan’ı ‘tek adam’ hatta diktatörlükle suçlayan Kılıçdaroğlu’nun son kurultay öncesi seçimsiz, ‘:dediğim dedik, öttürdüğüm düdük’ diyerek tartışmalı atamalarına dikkat çeken İnce’nin aslında CHP genel merkezi gibi belediyelerinde adeta aile çiftliğine dönüştüğünü anlatmaya çalıştığını da anlıyordum..

    Son Mahalli İdareler Seçimleri ardından “Torpil, kayırma dönemi bitti” diyen, işsizlikten dem vuran CHP’nin seçilmiş belediye başkanlarının atamalarına baktığımızda bugün Başkan Erdoğan’ı, ” Damadını bakan yaptı” diye suçlayanların kendilerinin de eş, dostu müdür, hukuk danışmanı diyerek koltuklara oturttuklarının sanki görülmediğini sansalar da görünen köy kılavuz istemiyor..

    Neyse bunları bir dahaki yazılarımızda daha net ve kimin kimi nereye oturttuğunu anlatmaya devam edeceğimizi buraya not edip, WhatsApp’tan gelen 2. mesaja bakalım..

    İnce’nin ‘parti kuracağım’ demediği ama ekibi hatta tüzüğünü hazırladığı alenen anlaşılan son basın açıklamasında ‘şimdilik oluşum’ olan ama açıkça bir parti lideri gibi konuşurken kadınlardan, gençlerden bahsettiği sırada okuduğum ikinci mesaj aynen şöyle;




    BİR KADIN VE GELİNİ…

    Bir kadın düşünün..

    Oğlu; alkol ve uyuşturucu kullandıktan sonra gelinini o gece her zamankinden fazla, kum torbasını döver gibi dövüyor ve kıyameti duyan komşuları hemen polis çağırıyor.

    Kadın olayı öğrenince hemen avukatlarını alıp oğlunun evine yetişiyor ve gelininin halini görmezden gelip,  polislerin zabıt tutmasını engellemeye çalışıyor ama zabıt tutuluyor. Bunun üzerine gelinine dönüp şikâyetçi olmamasını, eğer olursa 2 çocuğunu bir daha göremeyeceğini söylüyor.

    Gelin, olaydan sonra iki çocuğunu komşulara emanet edip, zabıt tutan polislerle birlikte hastaneye gidiyor ve neredeyse 10 ayrı başlıkta tanımlanan şiddet izi raporu alıyor.

    Sonrasında mahkeme kadının oğluna gelinin yaşadığı eve yaklaşmama ve evden uzaklaştırma kararı veriyor.

    Sonra ne mi oluyor?

    Ev, kadına ait olduğu için hemen tahliye kararı aldırarak gelinine evi boşalttırıyor ve gelin iki çocuğu ile kapı dışarı ediliyor.

    Peki;

    Oğlunun gelinine yaşattıklarına göz yuman ve torunlarının annesine eziyetten kaçınmayan bu kadının kim olduğunu biliyor musunuz?

    Maalesef ki bu kadın ;

    Evet bu kadın kim diye merak edenler mesajın kimi anlatmaya çalıştığını anlamaya çalışa dursunlar ben bu kadının kim olduğunu gazetemdeyken gelen bir yayın yasağı ile hatırladım.

    Çünkü bu ülkede şu an yöneticiyim, eski yönetici diyenlerin yaptıklarını da yazmak, söylemek yasak hem de ‘gizlilik’ adı altında savcı, hâkim kararları ile.

    Kısacası Muharrem İnce’nin ince mesajları gibi bu yazıda ince anlatımlarla anlaşılır mı bilmem ama sistemi şikâyet edip, koltuğa gelenleri ilahi bir güç değil kendi kurdukları sistemler koruyor bu ülkede..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Senatörün Torunu da Aday!.


    arşiv haberler 29/04/2018 tarihli haber


    Seçimler öncesi Ardahan’da Milletvekili olmak için aday adaylık yarışına girenlerin arasına Ardahan’ın ilk Senatörü Salim Dursunoğlu’nun torunu da var.


    Kars-Et Kurucuları, Ardahan Dedegüll köylü eşraflarından olan Mehmet ve Naim Sabri Dursunoğlu’nun da torunu olan Halil İbrahim Dursunoğlu AK Parti’den Ardahan Milletvekili olmak için aday adaylık başvurusu yapan isimler arasında yer aldı.


    Bilgisayar Mühendisi olan 29 yaşında ki Dursunoğlu AK Partinin mevcut aday adayları içinde en genç adayı oldu.


    Basın mensupları ile bir araya gelerek aday edilip, seçilmesi halinde yapacaklarını anlatan AK Parti Ardahan Milletvekili Aday Adayı Halil İbrahim Dursunoğlu başta şu açıklamalarda bulundu.



    **Üretimi olmayan şehir yok olmaya mahkûmdur!


    Aday edilip, seçilmesi halinde hayata geçirmeyi hedeflediği projeleri sıralayan AK Parti Ardahan Milletvekili Aday Adayı Halil İbrahim Dursunoğlu Ardahan’ı kalkındıracak, işsizliğe çare olacak, göçü bir nebzede olsa durduracak projelerini şöyle sıraladı.


    1. Hayvancılık


    • Et ve Süt Entegre Tesislerinin Kurulması

      • Kooperatif halinde kurulup faaliyete geçirilmesi
      • Kars Et in kurucusu biziz devredince batırdılar

    • Canlı Hayvan Borsası

      • Köylünün hayvanı değerinde satılmasını sağlamak gerekmektedir.

    • Arıcılık

      • Kafkas arı ırkının korunması için kolluk kuvvetleriyle beraber koruma önlemlerinin alınması

    • Kaz Entegre Sistemi

      • Kazın etinden, yumurtasından ve tüyünden yararlanılabileceği sistemlerin kurulması


    1. Serbest Bölge


    • Serbest bölgelerin kurulması kısa vadede Ardahan ticaretini hızlı bir şekilde canlandıracaktır
    • Serbest bölgelerin kurulması ile Ardahan’a yatırımcı daha etkili biçimde çekilecektir
    • Sınır kapılarında ticaretin açılmasına yönelik adımlar atılması elzemdir.


    1. Ağır Sanayi


    • Tüm Dünya’da ağır sanayi soğuk şehirlere kurulurken Türkiye’de tam tersi olmaktadır
    • Soğuk şehirlerde ağır sanayi soğutma masrafları düşürür
    • Ardahan’ın iklimi ve sınırlara olan konumundan dolayı sınır savunma sanayi ürünlerinin Ardahan’da üretilip sınırlarımıza dağıtılması stratejik bir konum yaratacaktır
    • Yatırımcı gelmediğin devlet iştiraklı fabrikaların kurulması yatırımı artıracaktır


    1. Madenler


    • MTA raporuna göre Ardahan’da aktif olarak bazalt, andezit ve linyit yatakları bulunmaktadır.
    • Bu madenlerin bir önce çıkartılması gerekmektedir.


    1. Kültür Projeleri


    • Tiyatro sinema vb gibi sosyal etkinlik alanların açılması gerekmektedir.
    • Bu etkinlikler ile şehir dışında kalan öğrencilerin Ardahan ticaretine katkısı büyük olacaktır


    1. Kardeş Şehir


    • Benzer iklime sahip lakin sanayi gelişmiş şehirlerle Ardahan’ın kardeş yapılması Ardahan’da yatırımların hızlanmasını sağlayacaktır.
    • Kardeş şehirler belirlendikten sonra iki şehir arasında heyetlerin gönderilmesi ile iki şehir arasında ticaret aktif olarak başlayacaktır.Adaylar, sizin değil, parti genel merkezlerini işgal edenlerindir..
    • 24 Haziran’da yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekilliği seçimleri öncesi yaşanan manzaraların, bugüne kadar yapılan ve geride kalan seçimlerinde ki manzaraları hiçte aratmıyor..

      Çünkü işe girmek için dayı arayanlar gibi siyaset yapanların da her seçimde dayı arayışı içinde olduğu ve dayısının yanı sıra parasının olduğu kişilerin aday edildiği önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde de görülmektedir.

      Yani seçmen tabanında olduğu gibi kamuoyu nezdinde adı, kariyeri, diploması ve yeri olanlar, ‘aday edilirse, seçimi biz kazanırız’ isimlerin çokta önemi yoktur.

      Çünkü sizin beklenmedik bir anda kapınızın çalınıp, ‘Yaptığımız araştırma da, kamuoyu araştırmalarında ve en önemlisi tabandan yani halktan, seçmenden adınız öne çıkıyor. Bu nedenle gelin bizim adayımız olun’ demeyi bekleyenler bir seçim daha değil, ülkedeki demokrasi anlayışının değişmesini beklemeye devam edecekler gibi.

      Yani 24 Haziran’da da partilerin genel merkezlerinde dayısı olan aday edilecek ve biz seçmenlerin önüne dayatılacak gibi..

      Bunu anlamak için de;  100’e yakın milletvekilinin olduğu ama bir çoğunun tanınmadığı İstanbul başta olmak üzere İstanbul’u takip eden diğer metropollerde ki milletvekillerine bakmak yeter artar bile..

      Çünkü şu an aktif olan ve seçimlere giren tüm partiler adeta genel merkezleri, il ve ilçe başkanlıklarında ki işgalciler tarafından ele geçirilmiş, kendiler olmazsa çocukları, çocukları olmazsa parayı veren düdüğü çalanlar aday edileceğini adım gibi biliyorum.

      Ve bunların çoğunun dedesi, ninesi ve dayısının yerlerine bıraktıkları isimlerdir..

      Yani, siyaset yapmaya heveslenip, kumarcılar gibi çel çocuğunu rızkını alıp, adaylık başvurusu parası olarak partilere yatıran ve ‘bende adayıyım, bende siyaset yapmayı düşünüyorum, beni aday göstermeler halinde iyi bir çıkış yakalanır’ diyenlerin yanında toplum nezdinde, kamuoyunda isimleri kabul görenler boşuna beklemesinler.

      Partilerin böyle bir derdi yok..

      Mesele devlet dairelerini yıllardır işgal edenler, geçen yaşlarına karşın emekli olmayı akıllarına getirmeyenler ya da yerlerine kızlarını, oğullarını oturttuktan sonra emekli olanlar gibi partileri işgal edenler meselesidir.

      Örnek mi?

      Adam valilikten alınmış ama hala merkez valisi olarak görevde olan valinin maaşını almaya devam edenlerdir..

      Bu durum siyasete de geçerlidir..

      Yoksa, kimse beklemesin, ‘He ya biz     kazanmak istiyorsak şu isimle yarışmalıyız’     denilmesini.

      Çünkü bu ülkede böyle bir demokrasi     anlayışı yok..

      Bunun en son örneği kendisine güvenip, ya kendisi ya da partilisi veya siyasi görüşüne yakın bir isimi cumhurbaşkanı adayı gösterme cesareti bulamayıp, dün demediğini bırakmadığına, ‘AK Parti lideri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan benim cumhurbaşkanı adayımdır’ diyen ve bugün ayrı birer parti olduklarını unutup, adeta AK Parti savunuculuğuna soyunan MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çıkışıdır.

      Yani MHP’li biri ya da seçmen ve kamuoyu tabanında adı onay alan bir isimden çok başka, hatta rakip isimlerle yarışa girmeyi tercih     etmiştir.

      Bunun yanı sıra geçtiğimiz seçimlerde Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday edenlerdir..

      Yani, ya kendisinin ya da ‘Genel Başkanım aday değilse, ben Cumhurbaşkanı adayıyım’ diyen CHP Ardahan Milletvekili ve Dışişlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Öztürk Yılmaz gibi partilisin güvenmeyip, ‘Ciddiye almıyorum’ diyerek, partisi için, demokrasi için kendisinin var olduğunu belirten Öztürk Yılmaz’ı es geçip, başkanlık için günlerdir aday arayışlarına devam eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

      Veya kazanmaktan çok ideolojik davranmaya devam edip, adına da ya ‘Bileşenler adayıdır, ne yapalım kardeşim’ yada ‘Ahta vefa’ koyduklarını aday eden kendi kararından çok, metropol veya ülke dışında ki diasporanın ve bildiğimiz (!) başka etkenlerin etkisinden hala kendisini kurtaramayan, kamuoyunu, halkı, tabanı dinlediği sanılan HDP’dir..

      Kimse de çıkıp, ‘Kardeşim bir dönüp, kamuoyuna sorsanıza, toplumun istemlerine baksanıza, seçmeninizin yanı sıra teşkilatlarınıza, delegelerinize, üyelerinize danışsanıza..’ demez.

      Diyemez..

      Çünkü genel merkezlerin işgal edenlerin ördüğü duvardan bu yönde beklentileri olanlarıduymaz, görmezler…

      Onların adayları ya eski bir siyasetçinin oğlu, yeğeni, yakını, yada fabrikalarına yeni fabrikalar ekleyip, rezistanslar da, villalarda, siyasetçi borsası kurup, yaşayanlardır..

      Yoksa; Komünist Partili, Tunceli Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Meçoğlu, Gazeteci Ali Tarakçı’ymış, ben zavallı Fakir Yılmaz’mış geç bunları..

      Sonuç toplum nezdinde adı olan, kabul gören isimlerden çok parti genel merkezlerinin içinde ve etrafını saran işgalcilerin dediği     olacak..

      Ve kayıp eden sadece memleket değil, her zamanki gibi kendiler olacak..


     

  • MİLLETTEN ZİYARET, VEKİLDEN SES YOK!



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Kaymakam iken Ardahan’a vali olarak atanan ve son valilier kararnamesi ile başka bir vilayete vali olarak giden Ardahan eski Valisi Mustafa Masatlı ile 2 yıla yakın limonlu olan AK Parti Ardahan Milletvekili şimdie kendi İl Başkanı ile limonlu.


    Hakkkında öne sürülen bir çok iddia ardından kısa bir süre önce görevden el çektirilen Ardahan eski Genel Sekreteri Anıl Aksel dolaysıyla eski vali ile limonlu olduğu iddia edilen ve 2 yıl süresince vali ile aynı karede gözükmeyen AK Parti Ardahan Millletvekili Prof. r. Orhan Atalay Ardahan’da olmasına karşın yeni il binasına taşınan partisinin teşkilatını oluduğı gibi İl Başkanınıda ziyaret etmememesi dikkatlerden kaçmıyor.



    Miiletin ziyaret edip kutladığı, vekilin gitmediği AK Parti Ardahan İl Başkanlığına ait yeni bina da milleti, genel sekreterin yerine bakan ismi makamında karşılayan AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın ise yeni il başkanlığına kendisine gelip, hayılı olsun dileklerinde bulunanlarla yaptığı sohbette, kendisinin kimseyle sorunu olmadığı ve birilerinin ‘Alındeı, alınacak’ demelerine, bu yönde dedikodo yaymalarına hatta basına haber yaptırmalarına karşın görevi vbaşında milletine hizmete devam ettiğini belirtmesi de dikkatlerden kaçmıyor.


     


    Dernekler Başknaları da Ziyaret Edip, Kutladılar..


     


    Ardahan Kura Nehri yanı başında yaptırılan ve AK Parti’ye ait olan yeni Ardahan Ak Parti İl Başkanlık binasını ziyaret ederek Başkan Aydın’a destek açıklamasından bulundular.


    Ardahan İl platformu çatısı altındaki Tekbir.Sen Genel Başkanı Necdet Kaya, Ensar Vakfı İl Başkanı Halil Yıldız, İlim Yayma Cemiyeti Ferman Güller, Tügva, Sağlık Birsen, Önder ve İHH Başkaın ve temsilcileri Ak Parti İl Başkanı Hakan Aydın’ı yeni binasında ki makamında ziyaret ettiler.


    Heyet yeni binayı da dolaşarak Ardahan’a böyle modern bir hizmet binası kazandırdıkları için İl Başkanı Hakan Aydın ‘a teşekkür ettiler.


    Daha sonra Aydın, heyeti makamında ağırladı. Bu sohbette STK temsilcileri özellikle Başkanlığın nicelik yanında nitelik olarak da gelişeceğine olan inançlarını dile getirdi. Ayrıca bilhassa bu kritik dönemde Hakan Aydın gibi inançlı ve azimli bir il başkanının olmasının kendilerine mutluluk verdiğini vurguladılar. Ardahan’ın özlenen il başkanı portresine kavuştuğunu önemle vurguladılar. Yeni şekillenecek yönetiminde bu değerde olacağına inandıklarını ve kendisine olan desteklerinin tam olduğunu dile getirdiler.


    Aydın ise Platform üyelerine duyarlıklarından dolayı vede partisine olan desteklerinden dolayı teşekkür etti.


    Öte yandan bir çok stk, dernek, sivil vatandaşında AK Parti Ardahan İl Başkanlığını yeni binasını ziyaret ederek, İl Başkanı Hakan Aydın’ı ve ekibini kutladıkları dikkat çekerken yerel basının bu ziyaretleri haber yapmaması da milletvekilinin kendi partisinin binasını ziyaret etmemesi kadar dikkat çekmekte.



    AK PARTİ ARDAHAN İL BAŞKANI


    HAKAN AYDIN GÖREVDEN ALINDI MI?


    arşiv haber 03/08/220 Tarihli Haber/yorum


    Yeni ve kendisine ait binaya taşınmaya başlayan Adalet ve Kalkınma Partisi, AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın’ın görevden alındığı ileri sürülürken geçtiğimiz günlerde Ardahan’a gelen ve Aydın ile arası olmadığı belirtilen AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın Aydın’ın bulunduğu AK Parti Ardahan İl Başkanlığının yeni binasını ziyaret etmemesi de dikkatlerden kaçmadı.


    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz hafta bayram öncesi Ankara’ya çağrılan ve genel merkezde bir dizi görüşmeye davet edilen AK Parti Ardahan İl Başkanının Ardahan’a dönmek üzere olduğu gün görevden el çektirildiği iddia edildi.


    Aydın’ın yeni Merkez camisinin yapıldığı, Ardahan Kapalı pazarının bulunduğu, Kura Nehrinin yanında bulunan yeni İl Binasına taşınmaya başlayan AK Parti Ardahan İl Başkanının yerine  kimin atanacağı merakla beklenirken Efsal Nalbant’ın adının öne çıktığı alınan bilgiler arasında.



    **En Son Ziyaretçisi Genç Parti İl Başkanı Oldu..


    Atama ile gelen ve önümüzdeki aylarda kongresini yapmaya hazırlanan  görevden el çektirildiği ileri sürülen AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın yeni İl Başkanlığı binasında Genç Parti Ardahan İl Başkanı Cihan Çoban’ı kabul etti.


    İki Başkanın son siyasi gelişmelerle ilgili görüş alışverişinde bulundukları ve Aydın’ın görevden el çektirilip, çektirilmediğinin de konuşulduğu alınan bilgiler arasında oldu.


    Yaklaşık bir haftadır görevden el çektirildiği ileri sürülen Hakan Aydın ve AK Parti İl Başkanlığının bir açıklama yapıp, yapmayacağı ise merakla beklenirken Aydın ile yaptığımız görüşmede ‘Bu partinin bir genel başkanı var, Oda Sayın Recep Tayyip Edoğan’dır. O ne derse o olur. Ben görevimin başındayım”.dedi Milletvekilinin partiyi ziyaret etmeyip, partiye 500 metre uzaklıkta bulunan ve CHP’den kaç kez milletvekili aday adayı olmuş başkanı olan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasını Ziyaret etmesi, Orman Bakanlığının kararlarına rağmen muhalif kesimle Göle’de bir araya gelmesi, partinin haberi olmadan toplantı yapması, Posof’u ziyaret etmesi benimde dikkatimi çekti. Siz bu dediğimi bir kenara yazın şayet görevden alınmazsa 3 ila10 gün sonra yine burada olursam o zaman da  “hani İl Başkanı görevden alınmıştı” diye bana sitem edersiniz..


     İl başkanıyla yaptığım görüşmede”Kısacası ben şu an AK Parti İl Başkanıyım ve görevimin başındayım. Partimin İl Başkanlığı Kongresine hazırlanacağız. İşimize ziyaretlerimize bakıyorum. Birilerinin bu yönde ürettiği dedikoduları bizde duyuyor ama dinlemiyor, moral bozmuyor, işimize bakıyoruz” şeklinde konuştu.


    12 Eylül de Ardahan Merkez ve Posof İlçe Teşkilatlarının Kongrelerini yapacağı öğrenilen AK Parti İl Başkanlığı İl Kongresinin ve partinin yeni İl Binasının resmi açılışı ne zaman yapılacağı da bilinmiyor.



    **Milletvekili partisini değil, ATSO, Posof’u ziyaret etti, Muhaliflerle Göle’de Orman kesimi hakkında toplantı yaptı..


    Öte yandan Ardahan’a gelerek, partisinin yeni İl Başkanlığı Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasını, Posof Belediyesini ziyaret eden AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay kapatılan ve açıldı, açılacak denilmesine rağmen hala açılmayan Göle İlçe Orman Müdürlüğü ile değil, orman kesimi ile ilgili muhalif olan ve partisinin politikalarını beğenmeyenlerle  Göle’de bir toplantı yapması dikkat çekti.CORONAYI FOX YAYDI!..


    Solun sağı bölme hesaplarının arttığı, Davutoğlu ve Ali Babacan’a güvenip, iktidarı gönderme hesapları yapanların Öztürk Yılmaz’dan sonra Muharrem İnce’nin solda yeni bir hareket başlattığı haberleri ile sarsıldığı şu günlerde bir türlü gündemden düşmeyen ama başta Erdoğan ve benim gibilerinin ısrarla ” işinize bakın” dediği korona da hala kendisinden bahsettirmeyi başarmakta ve herkesi korkutmaya devam etmekte..


    Irak’ın tarımda kendisine yeten bir ülke haline geldiği, ABD’nin Irak’tan sonra Suriye’de kurmaya devam ettiği ikinci kurtarılmış bölgede ki yönetim olan YPG ile petrol anlaşması yaptığı şu günlerde, biz ise her gün gri listeyi temizlediğimizi, 40 yıldan fazladır bitmeyen ama her gün eski görüntülerle birlikte yeni haberler yaptırıp, bellerini kırdığımızı bunlar yetmezmiş gibi Irak, Suriye, Libya’dan sonra kuzey de Ermeni’ye göz dağı vermek adına bir taraftan ” güçlü iki kardaşız” denilip, alelacele yapılan askeri tatbikatla uğraşırken corona haberlerinin de ardı arkası kesilmiyor.


    Ve 5 ayı geçen Covit-19 Virüs paniğinin devem ettiği ve bu virüse yakalananların, ölenlerin sayıları konusunda açıklanan sayıların yalan/yanlış ve kasıtlı olarak saklandığı yönünde tartışmaların devam ettiği şu günlerde yeniden artışa geçen Coronanın ikinci, hatta üçüncü  dalgasının da olabileceği konuşulmakta.


    Peki dünyayı delirme noktasına getiren ve her gün adeta zoraki ölü sayarak insanlığı sosyal hayattan koparan, sanallaştıran corona niye bu kadar gündemde tutuluyor diye baktığımızda karşımıza ilk çıkan medya oluyor.




    Evet, demokrasi denen bakışta 4. Kuvvet olarak adlandırılan ama bu kuvveti iktidar yanlısı kullanıp, gerçek gündemi saklamakla ünlü medyanın bu konuyu aylardır, her gün, her saat başı ısrarla gündemde tutmasının nedeni de iktidara yaranma veya istemedikleri iktidarları zorda bırakmaktan başka bir şey değil diye düşünüyorum.

    Ve bu oyunun başında geleninde iktidarları ekonomik olarak zorda bırakmak, tepkileri arttırmak bunu yaparken de Coronadan daha beter bir haber yaygarası ile virüs yaymak yani her gün yaptığı haberlerle beyin yıkayıp, korkutmak, insanların çalışmasını engellemek ve bu yolda biriken tepkilerle ya yanında oldukları iktidarı gerçek gündemden kurtarıp, gelen tepkilerden korumaya almak ya da sevmedikleri iktidarı zorda bırakmak olduğudur..

    Bunun en açık örneği de ABD kaynaklı FOX medyasıdır.

    Orda Trump’u göndermek, burada ise gerçek gündem olan işsizlik, ekonomik sıkıntıları unutturmak ve gündemi değiştirme çabası içinde olmasıdır. İnanmıyorsanız A Haberi sollayan bir yayın anlayışı ile  fox  gene foxluğunu yaptı zira İngilizcede anlamı  tilki olan yayın gruplarının günün 24 saati aynı teraneyi yani ölü sayıcısı gibi 7,5 milyarlık dünyada 560 bin, 82 milyonluk ülkede 5 bin 600 kişinin hayata göz yumduğunu kıyametmiş gibi haberleştirmesidir..

    Halbuki daha kaç gündür geride kalan bayram öncesi ve sonrası yaşanan trafik kazalarına baktığınızda birçok şeyin coronadan daha çok ölümlere neden olduğu ve zamanı geldiğinde ölümün ağızlara takılan maske dahil hiç bir şey tarafından engellenemediği insan hayatında hak, batıl yani olağan bir durum olduğunun unutulduğu şu dünyada…




    AK Partinin Merkez Adayı


    Fırat Avşar Olacak..


    Kongrelerini yapmaya başlayan AK Parti Ardahan İlçe Teşkilatlarının yönetimleri de yavaş yavaş belli olmaya başladı.


    *Arşiv Haber 21/09/21017


    Geçtiğimiz günlerde Posof ve Hanak İlçe Başkanlarının devamına karar kılan AK Parti Ardahan Merkez İlçe Başkanını değiştirmeye karar kıldı.


    Fırat Avşar’ın AK Parti İlçe Başkanının yeni İlçe Başkanı olmasına karar kılan AK Parti Ardahan İl Yönetiminin bu yönde ki istemi AK Parti Genel Merkezince kabul gördüğü ve önümüzde ki günlerde yapılacak olan kongre ile Avşar’ın AK Parti Ardahan Merkez İlçe Başkanı olacağı öğrenildi.


    **AK Parti Posof ve Hanak Aynıları..


    *16/09/2017 Tarihli Haber


    Aynı zamanda AK parti Genel Başkanı da olan Cumhurbaşkanı Recep TGayyip Erdoğan’ın ‘Parti de metal yorgunluğu var, bazıları değişmeli’ dediği bir süreçte Ardahan AK Parti eskiler ile yol almaya devam edecek gibi..


    Hanak’ta Beleidye alamayan, Evet, Hayır’da kayıp eden ekibin yeniden İlçe Başkanlığına getirildiği görülürken aynı durum Posof AK Parti İlçe Teşkilatında da yaşandı.


    Aynı gün yapılan kongrelerin ilki Posof ta gerçekleşti. Kongrelere, Genel Merkez´i temsilen İl Koordinatörü Alaaddin Güven katıldı.


       AK Parti Ardahan İl Başkanı Yunus Baydar, Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar, İl Genel Meclis Başkanı Taviddin Çoskun Kadın kolları İl Başkanı Leyla Kargı,Gençlik Kollari İl Başkanı Özgür Yılmaz İl genel meclis üyeleri ve belediye meclisi üyelerinin katıldığı Posof ve Hanak Kongrelerinde Songül Öner ve Tanju Kilit yeniden ilçe başkanlıklarına seçildiler.

       AK Parti Ardahan İl Başkanı Yunus Baydar kongrelerde yapmış olduğu konuşmada ” Birlik ve beraberliğe dikkat çekerek bu bir hizmet yarışıdır bu süreçlerden partimiz daha da güçlenerek çıkmalıdır. Onun içinde birlik ve beraberliğimizi bozmadan 2019 seçimlerine hazırlanmalıyız. Siyaset bir sonuç alma sanatıdır, bizimde sonuç almamız lazım.

       Daha önce de sizlerle paylaştığımız gibi 6 ilçemizde teşkilatlarımızın faaliyetleri ve performansları, tüm teşkilat kademelerimiz ve yerel yönetimlerimizle uyum ve birlikteliklerini ölçmek ve değerlendirmek üzere istişari çalışmaları yapılmış, Koordinatör Milletvekilimiz katılımları ile yüz yüze görüşmeler ve kanaatler alınmıştır. Ayrıca milletvekillerimiz ve belediye başkanlarımızın, ana kademe kadın ve gençlik kolları yönetimleri ile meclis üyelerimizin kanaatleri de alınarak değerlendirme çalışmalarına dâhil edilmiştir.

       Tüm bu çalışmalar neticesinde Genel Merkez Teşkilat Başkanlığımızın ortaya koyduğu istişari çalışma ve uzlaştırıcı anlayışla, mevcut ilçe başkanlarımızın performansları değerlendirilmiş olup, Posof ve Hanak Teşkilatlarımız 6. Olağan Kongrelerinde mevcut ilçe başkanlarımız Songül Öner ve Tanju Kilit ile yola devam edilmesi kanaati hasıl olmuştur.

    Genel Merkez Teşkilat Başkanlığımızın talimatları doğrultusunda yürütülmüş olan tüm bu istişari çalışmaların neticesini değerli teşkilat mensuplarımız, kıymetli delegasyonlarımız ve kamuoyu ile paylaşmaktayız.

        AK Parti Teşkilatı olarak 16. yılımızda tüm gayemiz, bugüne kadar aynı dava şuuru ve bilinciyle ortaya koyduğumuz başarıyı daha da kıymetlendirmek, çok daha güçlü bir şekilde bizleri 2023 lü hedeflerimize taşıyacak teşkilat bilgi ve birikimimizi geleceğe taşımaktır.

        Bu doğrultuda yapılan tüm çalışma ve fedakârlıkları daha da bereketlendirerek, teşkilat çalışmalarımızı AK Parti nin menfaatine olacak bir şekilde ortaya koyarak tüm teşkilat ve delegasyonlarımızın aynı özveri ve sağduyusunu ortaya koyacağına inanıyoruz.


        Bugüne kadar hedeflerimize güçlü bir teşkilat yapısıyla ulaşan AK Parti, bundan sonra da aynı anlayış, çalışma ahengi, uzlaşma, uyum ve aynı disiplinle yoluna devam edecektir. Her iki ilçemizdeki ilçe başkanı olan Arkadaşlarımıza başarılar diler, 6. Olağan Kongrelerimizin ülkemize milletimize ve partimize hayırlı olmasını temenni ederim ” dedi. 



    **Yörük Atalay’dan Daha Çok mu Bu Ülkenin Sevdalısı..


    *Fakir Yılmaz/Gazeteci


    Dün yoğun bir gündemin telaşında koşuştururken oğlum arıyor..

    Anasını da alıp geldiğimden beri beni aramayan oğlumun bu telaşının ne olduğunu merak edip telefonu açarken oğlum hal hatır sormadan ‘Baba Ömer Turan’ın AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay hakkında twitterda ki yazısını okudun mu?’ diye soru soruyordu..

    ‘Ula oğlum sen önce baban hatırını sor’ diyecektim ki morali bozulmasın diye bundan vazgeçerken, Göle’de ki arkadaşım Ömer Turan yine Göleli olan Milletvekili Orhan Atalay hakkında ne yazabilir?’ diye düşündüm..

    Ne yazmış Ömer Turan, aleyhine yazamaz, lehine de zaten gerekeni yazıyorlar’ derken Ömer’in o Ömer değil o başka Ömer Turan hem de gazeteci deyince ‘Ula bizim Ömer Turan’da başka gazeteci tanımam. Bu Ömer o Ömer’den meşhur mu?’ diye sorunca oğlum gülümsedi ve konumuzun muhatabı Ömer Turan’ın bir dönem diliyle olmazsa parmakları ile sarayın parlatıcısı, sonra da kapının mandalına asılınca MHP’ye, Bahçeli’ye yalakalık yarışına giren bir gazeteci olduğunu söyledi.

    Merak edip, bahsi geçen Ömer’in twitter da ki sayfasını açıp, bakınca sayfasının başlığında ‘İslam’ın ve Onun Sancaktarı Türk Devletinin Hizmetkarıyız’ sloganvari mesajını görünce bu Ömer’in bizim Ömer olmadığını tam aksine kriptocu, fetocu denenlerden birinin olduğunu iyice hatırladım..

    Evet bu Ömer’i fetocu diye kesin bilinen ama bunun tv’lerde, yazılarında onlara ısrarla ‘fetocu değiller’ demesi ardından saray’dan kapı dışı edilen Ömer olduğunu hatırladım..

    Ve Fetonun ne kadar tehlikeli olduğunu ilk kez dillendiren Atalay hakkında daha önce de buna benzer twitler attığını da..

    Yörük olan yani yurdu, yuvası olmayan, buldukları yerde çadır açan ve o çadırı açtıkları alanların sahiplerinden daha çok oranın sahibi olduklarını iddia edenlerden olan bu Ömer Turan’ın Atalay hakkında yazdıklarına bakıca İslam’ı kullanıp, beyninin altında yatan faşistliği de sayfasının başlığın koyduğu mesaj gibi görünmekte..

    Neyse Atalay’ın Kürt olmasını fırsat bilip, yıpratmak için çabalayan bu Ömer’in Göle’de ki Ömer kadar yanımda değeri olmadığını da belirttiğim oğluma rahat ol, bu ülke de kimin namuslu, kimin namussuz olduğunu Allah’ta biliyor, Halk’ta biliyor, Saray’da biliyor, ben de biliyorum diyerek telefonu kapatınca MHP’de kovulan Taşkın Polat’ın da Atalay üzerinden Kürtlere yine hakaretler yağdırdığını da öğreniyordum..

    Ama şu bilinmeli ki Türk’ten daha çok Türk kesilip, Kürtlere saldıranların hemen hepsinin bugün esamesi okunmaz olduğu bu ülkede göze girmek için Kürdün mezarına bile saldırmanın normal olduğunu da biliyoruz diyerek ‘Üzülme oğlum’ dedim, değere alınmayacak konuyu ve telefonu kapattım..



    **12 Aday Adayın Hangisi Paralelci?


    Ardahan’ın Paralelci AK Parti Milletvekili Aday Adayları..


    *15/03/2015 Tarihli Haber


    Haziran ayın da yapılacak olan genel seçimlerde milletvekili olabilmek için yarışan aday adayların hangisinin aday olacağının yoğun bir şekil de tartışıldığı şu günlerde, aday adaylar hakkında AK Parti Genel Merkezine ihbarlar da yağıyor..


    Saffet Kaya’nın ‘Beni aday etmezseniz bağımsız girerim’ diye direttiği AK Parti Genel Merkezine ardı adına yapılan ‘Falan aday aday paralelcidir’ şeklinde ki ihbarların arkası kesilmiyor.


    Kiminin muhtarlara imzalattığı, ‘Falan aday edilmezse seçimi kayıp edersiniz’, bir diğerlerinin seçimden seçime hatırladıkları derneklerden destek istediği, çoğunun basından medet beklediği şu günler de AK Parti Genel Merkezine yapılan ihbarların başında gelenin, ‘Falan paralelcidir, haberiniz olsun’ olduğunu öğreniyoruz.


    Uzun bir süre bu partinin il başkanlığını yapan Yunus Baydar ve Demokrat Parti kökenli Avukat Fatih Yılmaz dışın da hemen hepsinin önceden FT Örgütü ile uzaktan yakından diyalog için de olduğunu düşünürsek ve eğer AK Parti Genel Merkez gerçekten FT örgütünü yıkmaya kararlıysa Baydar ve Yılmaz dışındakilerin işinin bir hayli zor olduğunu da düşünebiliriz..


    Cavit Çetin’in Milli görüş kökenli, Kadri Tarikatı savunucusu ve destekçisi olduğunu bilen bizlerin Çetin, Baydar ve Yılmaz’dan geriye kalan diğer aday adayların 17 Aralık Operasyonuna kadar nerede olduğunu da sormaya gerek var mı?


    Gerçi o güne kadar AKP’nin tümünün de FT Örgütü ile birlikte olduğunu düşünürsek AK Parti Genel Merkezine yapılan, ‘Falan aday aday paralelcidir’ ihbarlarının çokta etkili olmayacağını da düşünebiliriz.


    Bilemiyorum ama taban da olmayan, tavanda kenara çekildiği ileri sürülen mevcut milletvekillinden diğerlerine tek tek baktığınız da bu aday adayların işinin hem zor, hem de kolay olduğunu da söyle biliriz..


    Zor tarafı AK Parti gerçekten FT Örgütü ile savaşıyorsa adlarını vermediğimizi aday adayların işi bir hayli zor..


    Kolay tarafı ise AK Parti’nin ‘Solcu, Kemalist olacağına yine bizden olanlar olsun’ derse bu adaylar hakkında yapılan ihbarların görülmeyeceğidir..


    Ama paralel devlet, pararlelci derken birilerinin bu seçimde aradan gidecek gibi..


  • Atatürk'ün Köyünde Şimşek Hayvanlara Çarptı!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Özellikle açık alanlarda bulunan canılıların hedefi haline geldiği şimşek çarpması sonucu Ardahan’ın Damal İlçesine bir çok hayvan telef oldu.


    Alınan bilgilere göre her yıl 15 Haziran ila 15 Temmuz günleri sınırları içinde bulunan dağlarına silüet yansıdığı için ‘Atatürk’ün köyü’ olarak adlandırılan Ardahan’ın Damal İlçesine bağlı Musfata kenal Atatürk Mahalesi (eski köy Yukarıgündeş) köyü Yayla Yolu Doruk Mevkiinde yıldırım çarpması sonucu 4 büyükbaş hayvan telef oldu.



    Yüzde 28’i geçemeyen CHP


    Son olarak Ayasofya kartını açıp, Suriye’deki Emevî Cami’sinde değil İstanbul Ayasofya’da Kuran’ı kerim okuyup iç politikaya olduğu gibi dünya siyasetine meydan okuyan Başkan Recep Tayyip Erdoğan MHP ile birlikte 2023 yılına doğru hızla giderken karşısındaki güç, muhalefetin ana gemisi olan Cumhuriyet Halk Partisi de 37. Kurultayını yapıyordu.

    Ve Kılıçdaroğlu yeniden genel başkan olmak için çıktığı kurultay sahnesinde yeniden sıralıyordu var olan tüm sorunları.. 

    Tabi Kılıçdaroğlu sahneye çıkmadan önce tv kanalları kurultaya katılanlarla röportajlar yapıyorlardı.. Ve birçok solcu konuşmacı mesajlar veriyordu…

    Yani, CHP’lilerin ve solcuların dinci, diğer kesimin muhafazakâr kesim dediği kesimden ”oy alırız” düşüncesiyle konuşmalarında dini söylemlere dikkat çeken satırlar eklemeyi unutmuyorlar…

    Yani İmam Hatiplere onay veren, Trabzon Ayasofya, İstanbul Çamlıca, Karadeniz sahilindeki deniz manzaralı cami dahil olmak üzere onca caminin yanında  sanki cami azmış  gibi İstanbul Ayasofya’ya ses çıkarmayan ince mesajlar yollayan konuşmacılardan sonra ” Edirne’den, Ardahana” adlı şarkı eşliğinde kürsüye tek aday olarak Kemal Kılıçdaroğlu geliyordu..

    Ve onca seçim ve ankette %28’i bir türlü geçemeyen bir partinin genel başkanı olarak iktidara geleceğini iddia edip, iktidar olduklarında yapacaklarını tek tek sıralamaya başlıyordular..

    Gerçi aynı Kılıçdaroğlu, yani  duruşuyla, söylemleri ile sevdiğim ve Deniz Gezmiş anlayışı ile hareket ettiğine inandığım ama onunda diğer genel başkanlar gibi CHP’nin Kozmik odasını aşamadığını ve bu nedenle o beklenen başarıyı sağlayamadığını bilsemde anlattıklarını, dediklerini, öne sürdüğü fikirlerinin Erdoğan’ın başkanlık ettiği iktidar tarafından ilk etapta çok kızsalarda zaman içinde dikkate alınıp, hayata geçirildiğini de iyi bilmekteyim..




    Çünkü bir türlü %28’i aşamayan Kılıçdaroğlu’nun anlattıkları, söyledikleri, önerdikleri fikirlerinin birçoğuna iktidarda katılıyor ve zaman içinde hayata geçirip, CHP iktidarına gerek yok dedirtmeyi başarıyor..

    Evet, Selahattin Demirtaş gibi Kemal Kılıçdaroğlu’da Başkan, Başbakanlık yapacak çok iyi birer liderler.. Ama Başkan Erdoğan gibi yeri geldiğinde kozmik odaları ellerinin tersi ile itemedikleri için bir türlü %13’ü, %28’i aşamadıkları diğer bir gerçek olarak sol muhalefetin önündeki en büyük engel olarak karşılarında durmakta.

    Bu engeli, Erdoğan ile birlikte Ayasofya’da namaza giden sağ anlayışlı siyasetçi Akşener’li İYİ Parti ile mi ya da hafta başında partisinin İl Kongresi için Ardahan’da olacak olan muhafazakâr kesime hitap eden AK Parti’den ayrılan, eski başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisiyle mi, ya da Davutoğlu ile AK Parti’den ayrılıp ama bu ayrılıktan kısa süre sonra Davutoğlu’ndan da ayrılarak, ANAP ruhlu bir parti kurduğunu iddia eden ve DEVA adlı yeni bir parti kuran eski bakan Ali Babacanla mı veya önümüzdeki günlerde CHP’ye verdiği desteği çekeceğini sanki ima eden HDP ile mi aşıp, iktidar olur mu bilmem ama CHP’nin önce %28’i aşması için kendisini aşan bir siyaset ortaya koyması gerekir..


    Yoksa solcu, alevi seçmenin oluşturduğu % 28’ide ”Allah’ın izni” ile deyip, arttıramaz tam tersi %25’lere indirip, iktidar olmak için’ ‘İktidar Kurultayı, 2. Cumhuriyet Beyannamesi” ile de olsa bir 50 yıl daha bekler CHP…





    arşiv haber 29/11/2019 tarihli haber/yorum


    Alınan  bilgilere göre Cengiz Morkoç’a ait evin yanında bulunan ahırda yeni doğmuş danasının fotoğrafını çekmek için ahıra gitti. Ahırında danasının fotoğrafını çekip, evine geçtikten sonra ışıkta çocukları ile birlikte danasını resmini nasıl çektiğine bakmak istedi.



    Ve yakından baktıkları fotoğrafta gördükleri karşısında şok oldular. Çünkü danalarının fotoğrafına yakından baktıklarında danalarının arkasında görünen karenin gözleri parlayan belli belirsiz bir insan silüeti vardı.. Ve yeniden kalkıp ahıra gittiklerinde fotoğrafını çektikleri dananın bile anlayıp hissedip, baktığı görüntüye neden olan insana benzeyen kimse yoktu yerinde.



    Gördükleri karşısında şok olan aile fotoğrafta görünen şahsın Cin mi yoksa Uzaylı mı olduğunu anlamazlarken komşularını çağırıp ışıklandırdıkları ahırda yeniden saatlerce fotoğraf karesine takılan insan mı, cin mi, uzaylı mı diye anlamadıkları şahsı arasalar da bulamadılar. Fakir Yılmaz/Özel Haber



    Atatürk silüeti O Köyde Çıkıyor..

    Cin mi, Uzaylı mı yoksa fotoğraf karesine takılan bir insan mı  diye merak edilen karnin çıktığı Damal’da bahsi geçen köyde her yıl Atatürk’ün silüet köyün karşısında ki Karadağlara silüeti yansımakta.


    Karadağlar’ın eteğine her yıl haziran ayı sonu ile temmuz ayı döneminde yandaki tepenin gölgesinin düşmesi sonucu oluşan Atatürk silüeti, ilk olarak 1954’te Yukarı Gündeş köyünde çobanlık yapan Adıgüzel Kırmızıgül tarafından fark edildi.

    Erdoğan Kumru tarafından 1975 yılında çekilen silüet fotoğrafının Genelkurmay Başkanlığına gönderilmesiyle bu doğa olayı Türkiye genelinde duyuldu.


     


     


    Güneşli günlerde 17.50 ila 18.10 saatlerinde izlenebilen Atatürk silüetinin oluşumu, 1995’ten itibaren her yıl düzenlenen “Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde Damal Şenlikleri” ile kutlanıyor.



    **Çakalların Dans!..


     


    Yaklaşan kışın getirmeye başladığı dondurucu soğuklarda dışarıda kalacak insan dostu köpeklerin bile her an saldırılarına uğrayacaklarını düşünüp aç karınlarına rağmen geceleri dahi uyuyamadıkları şu dünyada hayvan çakallardan daha tehlikeli insan bedenine girmiş iki ayaklı çakallar da insanı uyutmaz.


    Geciken karların altında kalacak olan bir parça yiyeceği bulmak için köy ve kentlere kadar inen, insanlarında aralarında bulunduğu canlılara saldırma ihtimali çok az olan hayvan çakalların bu işi aslında insan çakallara havale ettiğini de anlamayız. Zira asıl çakalın insan bedenine girdiğini hayvan çakal insandan daha iyi anlar.


    Dost bildiklerinin bu bedene girmiş olduğunu anlamayan biz iyi niyetli insanlar safiyane duygularla hayvan çakallardan kaçarken..


    Başta içinde bulunduğum gazetecilik mesleğimde ve yine içinde olduğum Sivil Toplum Örgütçülüğü sahasında bir hayli fazla olan bu çakalların diğer bir derdi de yine bir hayvan olan Kurt ve Aslan yürekli, içten, gerçek insanlara saldırmak, engellemek..



    Ve bu çakalların sürek avına çıkan hayvan çakallar gibi hep birlikte hareket ettiklerini de görürüz.


    Evet insan oğlunun adına sinir hastalığı, diyabet hastalığı ve bir çok hastalığa ismi verilen virüslerinde ana kaynağı olan bu çakalların diğer bir özelliği de kendilerinde olmayan beceriyi, sanatı ve düşünceyi yok etmek için aynı özellikte olanlarla  yani kendileri gibi çakallarla birlikte hareket etmeleridir.


    Yani dün birbirlerine demediklerini bırakmayanlar hainlik dansı için bir araya gelip birbirlerine olduğu gibi hedefledikleri insanlara da yönelik çakallıklarını sergilerler..


    Buna da filimlere konu olan Çakalların Dansı denir..


  • CHP Yönetiminde 2 Göleli Girdi, 1 Göleli Giremedi!..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Uzun süredir Kılıçdaroğlu’na danışmanlık yapan Göleli Deniz Demir’in bu kez Parti Meclsine girdiği görülen kurultay da yine Göleli olan Av. Sezgin Kaya yeniden Yüksek Disiplin Kuruluna girdiği görüldü.


    CHP’li Ardahan, Hanak, Damal Beleidye Başkanları ve CHP İl Başkanının oy kullandığı kurultayda Ardahan/Göleli olan İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’nin yeniden aday olduğu MYK üyeliğine seçilemedi.



    Yüzde 28’i geçemeyen CHP


    Son olarak Ayasofya kartını açıp, Suriye’deki Emevî Cami’sinde değil İstanbul Ayasofya’da Kuran’ı kerim okuyup iç politikaya olduğu gibi dünya siyasetine meydan okuyan Başkan Recep Tayyip Erdoğan MHP ile birlikte 2023 yılına doğru hızla giderken karşısındaki güç, muhalefetin ana gemisi olan Cumhuriyet Halk Partisi de 37. Kurultayını yapıyordu.

    Ve Kılıçdaroğlu yeniden genel başkan olmak için çıktığı kurultay sahnesinde yeniden sıralıyordu var olan tüm sorunları.. 

    Tabi Kılıçdaroğlu sahneye çıkmadan önce tv kanalları kurultaya katılanlarla röportajlar yapıyorlardı.. Ve birçok solcu konuşmacı mesajlar veriyordu…

    Yani, CHP’lilerin ve solcuların dinci, diğer kesimin muhafazakâr kesim dediği kesimden ”oy alırız” düşüncesiyle konuşmalarında dini söylemlere dikkat çeken satırlar eklemeyi unutmuyorlar…

    Yani İmam Hatiplere onay veren, Trabzon Ayasofya, İstanbul Çamlıca, Karadeniz sahilindeki deniz manzaralı cami dahil olmak üzere onca caminin yanında  sanki cami azmış  gibi İstanbul Ayasofya’ya ses çıkarmayan ince mesajlar yollayan konuşmacılardan sonra ” Edirne’den, Ardahana” adlı şarkı eşliğinde kürsüye tek aday olarak Kemal Kılıçdaroğlu geliyordu..

    Ve onca seçim ve ankette %28’i bir türlü geçemeyen bir partinin genel başkanı olarak iktidara geleceğini iddia edip, iktidar olduklarında yapacaklarını tek tek sıralamaya başlıyordular..

    Gerçi aynı Kılıçdaroğlu, yani  duruşuyla, söylemleri ile sevdiğim ve Deniz Gezmiş anlayışı ile hareket ettiğine inandığım ama onunda diğer genel başkanlar gibi CHP’nin Kozmik odasını aşamadığını ve bu nedenle o beklenen başarıyı sağlayamadığını bilsemde anlattıklarını, dediklerini, öne sürdüğü fikirlerinin Erdoğan’ın başkanlık ettiği iktidar tarafından ilk etapta çok kızsalarda zaman içinde dikkate alınıp, hayata geçirildiğini de iyi bilmekteyim..




    Çünkü bir türlü %28’i aşamayan Kılıçdaroğlu’nun anlattıkları, söyledikleri, önerdikleri fikirlerinin birçoğuna iktidarda katılıyor ve zaman içinde hayata geçirip, CHP iktidarına gerek yok dedirtmeyi başarıyor..

    Evet, Selahattin Demirtaş gibi Kemal Kılıçdaroğlu’da Başkan, Başbakanlık yapacak çok iyi birer liderler.. Ama Başkan Erdoğan gibi yeri geldiğinde kozmik odaları ellerinin tersi ile itemedikleri için bir türlü %13’ü, %28’i aşamadıkları diğer bir gerçek olarak sol muhalefetin önündeki en büyük engel olarak karşılarında durmakta.

    Bu engeli, Erdoğan ile birlikte Ayasofya’da namaza giden sağ anlayışlı siyasetçi Akşener’li İYİ Parti ile mi ya da hafta başında partisinin İl Kongresi için Ardahan’da olacak olan muhafazakâr kesime hitap eden AK Parti’den ayrılan, eski başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisiyle mi, ya da Davutoğlu ile AK Parti’den ayrılıp ama bu ayrılıktan kısa süre sonra Davutoğlu’ndan da ayrılarak, ANAP ruhlu bir parti kurduğunu iddia eden ve DEVA adlı yeni bir parti kuran eski bakan Ali Babacanla mı veya önümüzdeki günlerde CHP’ye verdiği desteği çekeceğini sanki ima eden HDP ile mi aşıp, iktidar olur mu bilmem ama CHP’nin önce %28’i aşması için kendisini aşan bir siyaset ortaya koyması gerekir..




    Yoksa solcu, alevi seçmenin oluşturduğu % 28’ide ”Allah’ın izni” ile deyip, arttıramaz tam tersi %25’lere indirip, iktidar olmak için’ ‘İktidar Kurultayı, 2. Cumhuriyet Beyannamesi” ile de olsa bir 50 yıl daha bekler CHP…




    CHP’DEN SONRA


    DSP VE DP’NİN ADAYLARI..


    arşiv haber 03/04/2015 tarihli haber


    TÜRKOĞLU, AKÇAY VE..


    7 Haziran’da yapılacak olan Genel Seçimler öncesi kimin hangi partide milletvekili adayı olacağının tartışıldığı şu günlerde CHP’nin aynı isimle, DSP’nin Ömer Türkoğlu, Demokrat Parti’nin ise Kutluhan Akçay ile 1. Seçime gidecekler..


    *İSTANBUL’DAN HDP ADAYINA 5O BİN TL!..


    64 Gün kalan Genl Seçimler öncesi merakla beklenen ‘Kimler hangi partiden milletvekili adayı olacak?’ sorsuna yavaş yavaş cevap verilmeye başlandı.


    Ardahan’da seçimi alacak partilerin başın da gelen Cumhuriyet Halk Partisi’nin Haziran 2015 Milletvekili adayının mecut milletvekili olduğu, Demokratik Sol Parti’nin Mali Müşavir Ömer Tükoğlu ve Demokrat  Parti’nin ise Ardahanlı İşadamı Kutluhan Akçay’ı aday göstereceği öğrenildi.


    Öte yandan 10 Milletvekili Aday Adayı olduğu Halkların Demokrat Partisi İl Başkanın geçtiğimiz günlerde gittiği İstanbul’da adayı adına verilen bir yemekte 50 Bin TL. yardım topladığı ileri sürüldü.


    **ATALAY İRAN’A GÖTÜRÜLSE LİSTE 1.


    CHP’nin mevcut milletvekili ile, DSP’nin Ömer Türkoğlu ile, Kutluhan Akçay ile 2015 Genel seçimlerine gideceği bilgilerinin alındığı şu günlerde İran’a gidecek olan Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisiyle birlikte mevcut milletvekilini götürmesi halinde AK Parti’nin Ardahan adayının yine şu anki milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın olacağı belirtilmektedir.



    **ATALAY ADAY EDİLİRSE HDP VE MHP’NİN ŞANSI ARTAR..


    Yeniden aday edilip, edilmeyeceği merakla beklenen Prof. Orhan Atalay’ın yeniden aday edilmesi halinde Ardahan’da HDP ve MHP’nin bir milletekili çıkarabieleceğide önde gelen tarışmaların başında gelmekte.


    **CASİM YILMAZ VE HÜSNÜ BEDİROĞLU’DA ADAY..


    Ardahan’ın yanı sıra başta İstanbul’da olmak üzere diğer iller de çeşitli partiler de milletekili adayı olan Ardahanlı siyasiler de adayların resmen açıklanacağı 7 Haziran’ı bekliyor.


    İstanbul MHP’den Hümmet Tatar’ın, AK Parti’den Dr. Fatih Mehmet Avşar Veysel Karatay, Caner Kayıkçı, Ünsal Kılıç, HDP’den İsmet Koç gibi isimlerin yanı sıra Ardahanlı Avukatlardan Casim Yılmaz’ın CHP’den Konejan Milletekili Adayı, Gazeteci Hüsnü Bediroğlu’nun ise DSP’den İstanbul Milletekili Adayı olduğu öğrenildi.

  • ARDAHAN'A YATIRIM YAPMASINA İZİN VERİLMEYEN ÖĞÜT ROTAYI İSTANBUL'A MI ÇEVİRDİ!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    ENSAR ÖĞÜT İMAMOĞLU İLE O BİLGİYİ PAYLAŞTI


    KH/CENGİZYUCAK CHP Ardahan eski milletvekili Ensar Öğüt, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilgisi dahilinde Kuruluş çalışmalarını yakından takip etmekte olduğu; Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi hakkında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile bilgi paylaştı..


    Bu görüşme hakkında kocaelihaberi.com’a özel açıklam yapan Ensar Öğüt “Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin kurulması parlamentoda tüm partilerin oy birliği ile kabul edilmişti.


    İlk yasaşaltığında TBMM’den ‘YÖK ve Sayıştay tarafından denetlenemeyecek. Üniversite kanun kapsamında kurulan TürkJapon Bilim ve Teknoloji Vakfı (TJBTV) tarafından yönetilecek’ şeklinde geçen bölüm, CHP’nin Anayasa Mahkemeesine yapılan itiraz ile “Sayıştay tarafından denetlenecek” şeklinde düzeltildi. Ben de baştan beri Genel Başkanımız sayın Kılıçdaroğlu’nun bilgisi dahilinde bu projeyi yakından takip edip gelişmeler konusunda kendisine bilgi sunuyordum. Bugün de İstanbul’da hayata geçecek bu proje hakkında Sayın İmamoğlu’na bilgi sundum. Kendisi ‘Kurucu liderimiz Mustafa Kemal Atatürk bize Bilim ve Teknolojinin izinde olun, geliştirin şeklinde bir misyon yüklemiştir. Tabi ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak her türlü katkıyı sunacağız’ şeklinde memnuniyetlerini bildirdi” dedi..


    TÜEK JAPON ÜNİVERSİTESİ KURULUYOR


    Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin kuruluşu hakkındaki kanun, 24 Haziran 2017 tarihli Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, Türkiye ile Japonya arasında Haziran 2016’da imzalanan ilgili anlaşmaya dayalı olarak faaliyet göstermek üzere kamu tüzel kişiliğine sahip TürkJapon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi kuruldu. Türkiye’nin YÖK’ten bağımsız ilk üniversitesi olan Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi için İstanbul Pendik’te Sabiha Gökçen Havalimanı bölgesinde 1600 dönüm arazi tahsis edildi. Japonya ile yapılan ikili anlaşma neticesinde “özel statülü devlet üniversitesi” olarak YÖK Yasası’ndan muaf tutulan üniversite, kendi akademik kadrolarının statüsünü belirlemek konusunda özgür olacak, İlk yasaşaltığında TBMM’den “YÖK ve Sayıştay tarafından denetlenemeyecek. Üniversite kanun kapsamında kurulan Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Vakfı (TJBTV) tarafından yönetilecek.” şeklinde geçen bölüm, CHP’nin Anayasa Mahkemeesine yapılan itiraz ile “Sayıştay tarafından denetlenecek” şeklinde düzeltildi.. Bir diğer ilk ise Mütevelli Heyeti tarafından yönetilecek ilk “devlet üniversitesi” olması. Yüksek karar ve denetim organı 11 kişilik konsey olacak. Mütevelli konseyinin 6 üyesini Türkiye Cumhurbaşkanı, 4 üyesini ise Japonya Hükümeti atayacak. Üniversite mütevelli heyetinin


    Türkiye tarafındaki 6 üyesi atandı: 1) Prof. Dr. Yekta SARAÇ (YÖK Başkanı) 2) Prof. Dr. İsmail DEMİR (Savunma Sanayii Başkanı) 3) Prof. Dr. Mehmed ÖZKAN (Boğaziçi Üniversitesi Rektörü) 4) Doç. Dr. İbrahim KALIN (Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü) 5) Dr. Yener Mehmet SONUŞEN (İş İnsanı) 6) Naci AĞBAL (Eski Maliye Bakanı) Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin Rektörü ise YÖK tarafından değil, konsey tarafından önerilecek adaylar arasından Türkiye Cumhurbaşkanı tarafından atanacak.


    Türk-Japon Üniversitesi’nin eğitim dili yüzde 100 İngilizce olacak. Anlaşmaya göre Türk-Japon Üniversitesi’nde özellikle lisans düzeyinde Nükleer Bilim, Reaktör Mühendisliği, Mimarlık, İnşaat ve Deprem Mühendisliği alanlarında eğitim verilecek. İlk etapta üniversiteye Japonya tarafından 100 Milyon dolarlık bir fon sağlanacak. Türkiye de yer ve altyapı unsurlarını temin edecek. Üniversitede Japonya tarafından görevlendirilecek profesörlerin maaşları Japonya tarafından karşılanacak. Üniversite kampusu içinde veya dışında teknopark ve işletme kurulum tesislerine sahip olabilecek. 



    Arada Gümbürtüye Gidenler..


     


    Mehmet Metiner ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu arasında yaşanan tartışma sıcaklığını korurken, kurt gibi uluması ile gündeme gelen ve atanmış tarım bakanına çıkışı ile gündemden düşeceğe benzer MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt’un geçtiğimiz günlerde yeni parti kuran Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz gibi partisi tarafından ihraç edilmek üzere disipline sevk edildiğini öğrendiğimizde, etme bulma dünyası atasözü aklıma geldi.


    Ve son günlerdeki yazılarıma konu olan bu ata sözlerinin hiç ama hiç önemlerini ve anlamlarını yitirmediği de..


    Tabi bu arada başta havuz medyası olmak üzere ”biz havuzda değiliz” deyip kendilerine merkez basın adını veren ulusal basın ve medyanın oralı olmadığı birçok şey daha gündeme taşındı..


    Birincisi hala neden hapiste olduğu bir türlü anlaşılamayan HDP eski eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın CHP ve İYİ Parti başta olmak üzere HDP’nin büyük desteğini alanların üzeri kapalı demeçlerle HDP’yi dizayn etme çabalarına karşı sert çıkışıdır. İkincisi ise “evli” eski sevgili tarafından önce dövülüp, ardından öldürülerek, yakıldıktan sonra beton dolu bir kovaya konulan cesedi ile gündeme gelen  Muğlalı 27 yaşındaki üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’in öldürülmesi ile yeniden gündeme gelen kadın cinayetleridir. 


    Ve de yeni barolara yol açan, sanal ortama da sansür getirmeye çalışan iktidarın, ‘’Toplumsal Cinsiyet’’ kavramının tanımını yapan ilk uluslararası sözleşmeden çekilmek istemesi oldu.


    Tabi bu arada sanatçıların ”Korkmayacağız” başlığı ile Fransada ki “sarı yelekliler” eylemine benzer çıkışını da unutmayalım.



    Ülkenin yanı sıra ağzına taktığı maske ile “benden milliyetçi yoktur” twitter mesajını atarak seçmenine seslenen Trump’ın ve Avrupanın yani hristiyan aleminin, cuma günü namaz kılacağımız Ayasofya adımımıza karşı, nasıl bir hamle yapacakları da diğer ve asıl bir konu olarak “şimdilik” bir kenarda durmakta. 


    Gelelim başlığımıza 10 yıl önce Ayasofya da değil Suriye de namaz kılacağını belirten başkan Erdoğan’ın oturma sancıları çeken, başkanlığını yaptığı başkanlık sisteminin geride kalan iki yılını anlattığı programında gideceği söylenen Esad’ın pardon Esed’in seçim yaptığını bizzat kendisi açıklarken, bu seçimin demokrasi ile alakası olmadığını ve “Ben yaptım oldu” demek olduğunu da söylerken kendisinin “atı alan üsküdarı geçti” sözlerini de hatırlatıyor gibiydi.


    Yani bunca yoğun gündem arasında iktidardan düşeceği söylenen Esad’ın seçim yaptığı da gümbürtüye gitmişti.


    Aynı başkan Erdoğan, Libya’da da işlerin her an gümbürtüye gideceğini de anlatıyor gibiydi. 


    Kısacası uluyan Enginyurt gibi Soylu’dan fırça yiyip “ardından biz kardeşiz” diyerek adeta tükürdüğünü yalayan Mehmet Metiner gibi birçok kişinin gümbürtüye gittiğini de görmekteyiz.


    Bu arada unutmadan Demirtaş’ın dikkat çektiği muhalefetin yani İyi Partinin ve CHP’nin de HDP’ye üstü kapalı parmak sallaması da HDP’nin yani yaşananları izleyen Kürt seçmeninin “bunlarla bu iş yürümez” diyerek ya kendi başına seçimlere gitmesi ya da Ak Parti ile yeniden kurulacak sıcak temasla tüm muhalefeti gümbürtüye götüreceği görülüyor gibi.


    Kısacası bu dünyanın etme bulma dünyası olduğunu herkes bilmeli ve görmelidir.



    Ulusal Basın:  Öğüt ve Özdemir Yarışıyor..


    Borsa Değil, Siyaset!..


    arşiv haber 06/04/2015 tarihli haber


    Aday gösterilmesi halinde CHP’nin Ardahan’da zor bir seçim geçireceği belirtilen Zeki Güngör’ün Ardahan’da aday gösterilebileceği haberleri ardından ikinci haber Radikal Gazetesinden geldi..


    CHP’den bomba hamle!


    CHP , 51 ildeki 55 seçim bölgesinde ön seçim ve eğilim yoklaması ile (kontenjan hariç) adaylarını belirledi. Bugün ise 26’sıİstanbulİzmir ve Ankara olmak üzere 37 kontenjan ve 30 ilin merkez yoklaması ile belirlenen adayları netleşecek. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu , 30 kentte denetmen olarak görev yapan milletvekili ve PM üyelerinden görüş istedi. Görüşleri alan Kılıçdaroğlu’nun aday listeleri üzerindeki çalışmasını tamamladığı ve son şeklini verdiği belirtiliyor. Ağrı,ArdahanArtvinBatmanBayburt, Bingöl, Bitlis, Çankırı, DiyarbakırElazığ,ErzurumGaziantep, Gümüşhane, HakkariHatayIğdırKarsKastamonu,KocaeliMardinMuşSakaryaSiirtŞanlıurfa, Şırnak, TokatTunceliVan,Yalova ve Eskişehir’in milletvekili aday listelerini CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu akşam toplanacak CHP Parti Meclisi’nde oylamaya sunacak ve bugün 550 milletvekili adayı ismi YSK’ya bildirilecek.



     


     


     


     


    YALOVA’YA İNCE ADAY


     


    Merkez yoklaması yapılan illerden Yalova’da CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile genel başkanlık yarışına giren ama kaybeden Muharrem İnce, Çankırı’da Murat Berat Atalay, Eskişehir’de Prof. Dr. Gaye Usluer, Ardahan’da Meclis’teki ilginç protestolarıyla bilinen Ensar Öğüt ve Mete Özdemir isimleri ön plana çıkıyor.


     


    17 İLE ÖZEL İSİMLER


     


    CHP liderinin listelerde özellikle partinin daha önceki seçimlerde yüzde 10 barajının altında kaldığı Doğu ve Güneydoğu’daki Ağrı, Batman, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Çankırı, Diyarbakır, Erzurum, Gümüşhane, Hakkâri, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Van, Şırnak ve Iğdır gibi 17 ilde barajı geçmek için daha önce DYP’den Meclis’e girmeyi başarmış, tanınmış kanaat önderleri, aşiret temsilcilerine yer vereceği dile getiriliyor. CHP’nin bu 17 ilin en az 10 tanesinde vekil çıkarmayı hedeflediği belirtiliyor.


     


    AĞRI’YA ERHAN, MUŞ’A EKER  


     


    CHP, Ağrı’da eski Devlet Bakanı ve DYP Ağrı Milletvekili Cemil Erhan’ı aday gösterecek. Yıllardır vekil çıkaramadığı Muş’ta ise eski DSP Muş Milletvekili Zeki Eker ile barajı aşmaya çalışacak. Kars’ta da eski SHP Kars Milletvekili Zeki Naci Tarhan’ın adı ön plana çıkıyor. Iğdır’da ise CHP’nin Azeri kökenli bir adayla yola çıkacağı belirtiliyor.


     


    VAN’DA BURUKAN AŞİRETİ


     


    CHP’nin Van’dan vekil çıkarma formülü ise Burukan aşireti oldu. DoğuAnadolu’nun en büyük aşiretlerinden biri olan Burukan aşiretinin önde gelen isimlerinden eski DYP Van Milletvekili Nadir Kartal’ın CHP’nin Van adayı olacağı ve listenin başında yer alacağı dile getiriliyor.


     


    ELAZIĞ’DA SEPTİOĞLU


     


    CHP, yıllardır milletvekili çıkaramadığı Elazığ’da sürpriz bir isimle, Feyzi Septioğlu ile seçime girecek. Feyzi Septioğlu’nun ismi 2011 seçimlerinde de CHP ile anılmıştı ancak Ali Özcan tercih edilmişti. Feyzi Septioğlu, AK Parti Elazığ Milletvekili Faruk Septioğlu’nun kardeşi.


     


    URFA’DA BUCAK MI OĞUL MU BİRİNCİ SIRADA OLACAK?


     


    CHP’nin iki dönemdir milletvekili çıkaramadığı Şanlıurfa’da iki önemli aday adayı var. Bu isimlerden birisi Siverek‘te oldukça etkili olan Bucak aşiretinden Ali Murat Bucak. 2007-2014 arasında Demokrat Parti‘den Siverek Belediye Başkanı olan Bucak, 2014 Mart ayındaki yerel seçimlere yine Demokrat Parti’den girmiş ve seçilememişti. CHP’nin bir diğer aday adayı ise Hasan Oğul. Büyükşehir Yasası ile ilin en büyük mahallesiyken ilçeye dönüşen Eyyubiye’nin etkili isimlerinden olan Hasan Oğul, 2014 yerel seçimlerinde AK Parti’den Eyyübiye Belediye Başkanı adayı olmak istedi ancak parti bu talebini reddetti. Oğul da seçime Saadet Partisi‘nden girdi. Ve 32 bin 218 oy ile yüzde 22,8 oranı yakaladı. Şimdi bu iki oy potansiyeli yüksek adaydan hangisinin birinci hangisinin ikinci sıradan aday gösterileceği merak konusu.


     


    DİYARBAKIR’DA 18 ADAY ADAYI VAR


     


    Diyarbakır’da, uzun yıllardır milletvekili çıkaramayan CHP’de 18 aday adayı bulunuyor. Öne çıkan isimse, 27 yıl önce SHP’den ihraç edilen daha sonra DYP Diyarbakır Milletvekili olarak Meclis’e giren ve bakanlık yapan Salih Sümer.


     


    Hakkâri’de Artuş aşireti, Şırnak’ta ise Tatar aşiretinden bir ismin aday gösterileceği dile getiriliyor.


     


    BATMAN’DA FARİS ÖZDEMİR İKİNCİ KEZ


     


    Batman’da Raman aşiretinin önde gelenlerinden Faris Özdemir’in ikinci kez aday gösterileceği belirtiliyor. Daha önce DYP’den iki dönem milletvekili seçilen Özdemir, 2011 seçimlerinde CHP’den aday olmuş CHP’nin oyunu yükseltmesine rağmen seçilememişti.


     


    Mardin’de ise eski DYP Milletvekili Muzaffer Arıkan’ın ismi CHP kulislerinde konuşuluyor. 

  • Ardahan'da Otobüsler Arası Ölümcül Rekabet!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Alınan bilgilere göre iki Ardahanlı Otobüs Firmasının arasında yaşanan rekabetin otobüs biletlerine yansıdığı ve yaşanan bu gelişme ardından son bir haftadır İstanbul’a gitmek isteyenlerin 100 ila 75 TL.’ye bilet aldıkları öğrenildi.



    Gazeteci Aranmaz, Aranır..


    Öncelikle sanaldan aldığı ile mahalle ağzıyla ”kıytırıktan” haberler yapan ve sonrasında da ”Bu toplantılara, ziyaretlere, görüşmelere neden gazeteci davet edilmiyor?”  deyip, dert yanan ve adam yerine konulmayan gazeteciler başta olmak üzere her insan davet edildiği yere gitmek için şartlarını zorlamalı, gitmeli.. Gidemezse de davetini aldığı yerin, kişinin haberini yapmalı, kamuoyuna duyurmalı diye düşünen bir gazeteci olduğumun bilinmesini isterim..

    Çünkü Atasözlerimizden olan ‘Çağrıldığın yere erinme, çağrılmadığın yere de görünme” atasözüde, dinen de  ”Davete icabet etmeyen, Allah ve Resulüne isyan etmiştir” gibi bir çok önemli söz davetin önemini anlatır..

    Gelelim asıl konumuza ve Kars Belediyesinin bölge gazetecilerini Kars’a davetine..

    Tüm dünyada olduğu gibi yerelde de hiçbir zaman değerini yitirmeyeceğini düşündüğüm gazeteciliğin, internet denen sanal ortam dolayısı ile bitmek üzere olduğu yönünde iddia ve görüşlere bir gazeteci olarak katılmıyorum. 

    Her gün değişen gündemin ana değiştiricileri olan gazetecilerin hep birlikte hareketi halinde dakika başı değişen gündemi onların yarattığını önce gazeteciyim diyenler bilmeli, algılamalı ve unutmamalı.

    Çünkü, ‘öldü, bitti..’ denen gazeteciliğin sanalda da gazetecilerin oluşturduğu gündemlerle yaşandığını anlaması gerekenler yine gazetecilerdir.

    Son yıllarda her alanda olduğu gibi gazetecilikte de yaşanan deformasyonu önleyecek olanında başta gazeteciler olmak üzere her kesin, her alanda bir araya gelip güç birliği yapmasıdır.. Bu düşüncenin önderleri de toplumun aydınları olan yine gazetecilerdir. 

    Bu nedenle toplumun önünü açan ve birer ışık olan gazeteciler kaybolmamalı, aranıyor duruma düşmemelidirler. 




    Kars Belediyesinin katkıları ile bir araya gelmeleri için yapılan davetin çok önemli bir davet olduğunu düşünüp o toplantıya katılmalarını umduğum bölge gazetecilerinin onların açtığı bu yolda yürümek isteyen yeni ve genç gazetecilere de ışık tutacağını bilmelidirler. 

    Dünya düşünceleri ne olursa olsun, gazeteciliği yaşatmak istiyorsa bir gazeteci kendi yerine yeni gazeteciler yetiştirme ve mevcutlarla bir araya gelerek biz halen yaşıyoruz, gazetecilik ayaktadır ve gerçek gündemi biz oluşturuyoruz demeliler. Bütün olumsuzluklara gözümüzü, kulağımızı kapatıp mutlulukla çalışmalarımıza devam etmeliyiz. Zira neşe ve çalışma, birbirini davet eden iki temiz şeydir. 

    Çarşamba günü Kars’ta, Kars Belediyesinin ev sahipliğindeki kahvaltılı toplantıya katılacak gazeteciler aranıyor demiyorum… 

    Çünkü gazeteci aranmaz, yaptığını kamuoyuna anlatabilen gözlerin aradığı gazeteciler olmalıyız..

    Bu nedenle;  Bir gazeteci olarak tüm meslektaşlarımı bu önemli toplantıya davet ediyorum.


    Haydi davete icabet etmek gerek. Zaten okumak kelimesinin bir anlamı da davet etmektir. 

    Son bir söz; “Biriniz bir davete çağrıldığı zaman hemen ona gitsin” Hz. Muhamned



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Ardahan’da Yolcu Otobüsü Devrildi 1 Ölü..


    arşiv haber 31/11/2017 tarihl haber/yorum


    ERZİNCAN’da buzlanma nedeniyle sürücünün direksiyon kontrolünü yitirdiği yolcu otobüsü yoldan çıkarak şarampole yuvarlandı. Kazada, yolculardan 1’i öldü, 23’ü yaralandı.


    Kaza, aat 07.00 sıralarında Erzincan-Erzurum karayolunun 56’nci kilometresinde bulunan Yollarüstü Mevkii’nde meydana geldi. İzmir‘den Ardahan‘a giden ‘Esadaş Turizm’e ait Fatih Aktaş yönetimindeki 25 EV 625 plakalı yolcu otobüsü, karayolundaki buzlanmanın etkisiyle direksiyon kontrolünü yitirince şarampole yuvarlandı. Kazanın bildirilmesi ardından bölgeye, ambulans, itfaiye, AFAD, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yan yatan otobüsün altında kalan yolculardan Havva Boynukalın öldü, 23 yolcu da yaralandı. 2 şoför ve muavin ise, kazadan yara almadan kurtuldu. Yaralılar, bölgeye sevk edilen ambulanslarla Tercan Devlet ile Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanelerine kaldırıldı. Ölen yolcuyu otobüsün altından çıkarmak için AFAD ve itfaiye ekipleri çalışmalarını sürdürüyor. Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.


    **Gazeteciliğe dönüş..


    20 Milyonluk bir kentte Ardahan adını taşıyan federasyonun Ardahan adına yakışır çalışmalar yapmasına federasyon başkanı olarak katkı sunma çabalarım dolaysıyla çok sevdiğim mesleğimi aksattığının farkındayım..

    Ve başta okurlarımdan olmak üzere haber ve yorumlarıma konu olan gelişmelerden secdam Ardahan adına özür diliyorum..

    Evet, son bir kaç haftadır iyiden iyiye koptuğum gazeteciliğe yeniden dönerken bu süreçte yaşananları da görmedim değil..

    Not aldığım bir çok konuyu zaman içinde tek tek gündeme taşımaya devam edeceğim gazetecilik mesleğimin de bir Ardahan sevdası olduğunu bilenler Ardahan’da yaşananların yazılacağından şüpheleri olmasın..

    Ülkemin serhat kenti Ardahan’da Ardahanlıdan daha çok Ardahan adına hareket edenlerin, Ardahanlının gücünü anlamayıp, kendilerini kraldan daha kral sananların rahat hareket etmeyecekleri bir Ardahan olduğunu hatırlatmaya devam edecek olan gazeteci Fakir Yılmaz’ın bu kentin gelişip, büyümesi için samimi çaba gösterenlerin yanında olmaya devam edeceği kesin olduğu gibi zaten biliniyor.

    İşte bu nedenledir ki gazeteciliğe dönüş derken Ardahan’ın yanı sıra ülkemde üzerinde yaşadığımız dünyanın sorunlarını da parmaklarımız oldukça, beynimizdeki düşünceleri aktarmaya devam edeceğiz..

    Çünkü gazeteci dediğin dünyada hatta uzayda yaşananları gündeme getirmek varsa sorunlara çözüm bulunması için haber ve fikirleri ile kamuoyu gündemine taşımakla mükellef olan insandır..

    Ben de bunu, bu görevimiz, gazeteciliğimi yapmaya devam edeceğim..

    Yeniden merhaba..


    **İstanbul ve Kocaeli Ardahan’ın Yanında..


    Ardahan Tanıtım Günleri 24-25-26 Kasım 2017 


    Ardahan Dernekler Federasyonunun bir ilke daha imza atmaya hazırlandığı şu günlerde İstanbul’un İlçe Belediyelerinin yanı sıra Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin yanı sıra Gebze, Çayırova, Darıca ve Dilovası Belediyelerinden de Ardahan’a tam destek geldi.


    23-24-25 Kasım 2017 Tarihlerinde İstanbul Maltepe Sahilinde yapılacak olan Ardahan’ı Tanıtma Günleri öncesi İstanbul Büyükşehir’in desteklerinin yanı sıra Kocaeli Belediyesinin desteklerini de


    alan Ardahan Dernekler Federasyonu bugüne kadar 39 ilçesi bulunan İstanbul’un 13 belediyesinin başkanından ve Kocaeli’nin 3 ilçesinden tanıtım günlerine destek aldı.


    ARDAFED Yöneticilerinin yanı sıra Tanıtım Günleri için kurulan Ardahan’ı Tanıtma Komisyonu Heyetinin makamlarında ziyaret ettiği İstanbul ve Kocaeli Belediye Başkanları 24-25-26 Günlerinde yapılacak


    olan Ardahan’ı Tanıtma Günlerine afişleme, araç ve mesaj konularından yardımcı oldular.



    ARDA/FED


    AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANINI ZİYARET EDECEK..


    Başta İstanbul’da olmak üzere ülke genelinde; ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolasıyla yoluna emin adımlar ile devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu bugün önemli bir ziyareti daha gerçekleştirecek.


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ARDA/FED Genel Başkanlığına atanması ardından önemli girişimlerde bulunan Ardahan Dernekler Federasyonu  İstanbul, Ardahan, Ankara’da düzenlediği birliktelik toplantıları ve etkinlikleri ardından ülkenin gidişatına yön veren siyasileri de göz ardı etmiyor.


    Bugüne kadar İstanbul’un Esenyurt, Beykoz, Sancaktepe’de ki grubu TBMM’sinde bulunan 4 siyasi partinin teşkilatlarını ziyaret edip, Ardahanlıların bu ilçelerinde ki potansiyeli ve beklentileri konusunda dosyalar sunan ARDA/FED yarın saat 17:00’da önemli bir ziyaret daha gerçekleştirecek.


    Bu önemli girişimlerinin ilk kez futbol tunuvası düzenleyen, bir çok Ardahanlı işadamını düzenlediği toplantılar ile bir araya getiren ARDA/FED İstanbul Kağıthane Belediye Başkanın, İstanbul Sanayi Odası, İstanbul Ticaret Odası ve İSTOÇ gibi İstanbul’un ekonomisne yön veren stk  ziyaretleri ardından Çorlu Ordu Komutanlığını ziyaretler gerçekleştirmişti. ARDA/FED şimdi de iktadar partisinin en önemi teşkilatlarından olan İstanbul İl Başkanlığını ziyaret edecek.


    Konu hakkına yapılan açıklama ve duyur şöyle;


    ARDA/FED AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANINI ZİYATET EDİYOR..


    Sayın Ardahanlı..


    Başta İstanbul’da olmak üzere ‘Ülke genelinde güçlü bir Ardahan Lobisi’ sloganı ile yola çıkan Ardahan Dernekler Federasyonu ülkemizin iktidar partisinin İstanbul İl Başkanı olan Sayın Selim Temurcu’yu İstanbul Sütlüce’de bulunan AK Parti İstanbul Başkanlığı makamında bugün saat: 17.00’da ziyaret ederek, Ardahanlıların İstanbul’da ki potansiyeli ve beklentileri konusunda bir dosya sunacaktır..


    Bu önemli ziyaretimize katılmanız bizi mutlu edeceği gibi Ardahanlıların birlikteliğini de ortaya koyacaktır..


    Saygılarımla..


    Fakir Yılmaz/ARDA/FED Genel Başkanı-Gazeteci


    Not: Bu önemli ziyarete katılmanız halinde bizi 05322678015 nolu telefonumuz aracılığıyla bilgilendirmenizi önemle rica ederim.. Adres: Sütlüce, İmrahor Cad. No:46, 34445 Beyoğlu/İstanbul Saat:17.00


    **TÜM ARDAHANLILARA ÇAĞRIMIZDIR..


    **ARDAHAN ADINI KULLANDIRTMAYACAĞIZ..


    Ardahan Dernekler Federasyonu son günlerde Ardahan adını kullanıp, Ardahan Dernekleri de işin içindeymiş gibi bazı etkinlik ve toplantılar yapıldığını belirterek, başta İstanbul’da olmak üzere ülke genelinde Ardahan stk’larının en üst çatısı olan ARDA/FED’in içinde olmadığı hiç bir etkinlik Ardahan ve Ardahan derneklerini ilgilendirmediğini belirterek Ardahanlıların Ardahan isminin Ardahan ile alakalı olmanlara kullandırılmamasını istedi.


    Ardahan Dernekler Federasyonu yaptığı açıklama da; Genel ve yerel seçimlerin tartışıldığı şu son günlerde birilerinin yine harekete geçip, kendi özel siyasi çıkarları doğrultusunda Ardahan adını kullanıp, başka illerin gölgesinden kendisini kurtarmaya çalışan Ardahan’ın adını kullanarak sözde toplantı ve etkinlikler yapmaya başladıkları ancak bunların Ardahan ve Ardahanlılarla alakalı olmayan asıl amaçlarının Ardahan adını kullanıp, kendilerine siyasi çevre yapmak olduğuna dikkat çekerek daha önce yaptığı açıklamasını yenileyerek Ardahanlıları Ardahan’ın adını, Ardahan Derneklerini kullandırılmaması için daha da duyarlı olmasını istedi.


    *İŞTE O AÇIKLAMA;


    **TÜM ARDAHANLILARA ÇAĞRIMIZDIR..


    KAI, KAISİAD GİBİ DERNEK VAKIFLARA 

    ARDAHAN ADINI YEM YAPTIRMAYIN, KATILMAYIN, RET EDİN..


    ARDA/FED’DEN KAI’LERE TEPKİ VE ARDAHANLILARA ÇAĞRI!.


    KAI DERNEKLERİ, VAKIF VE FEDERASYONLARI 

    adını taşıyıp, Ardahan adını kullanan sözde KAI’lere sesleniyoruz..

    Hanginiz Karslı, hanginiz Ardahanlı, Hanginiz Iğdırlısınız ve KAI dediğiniz bu oluşumda kaç Karslı, Ardahanlı, Iğdırlı var.. Ki; KAI dediğiniz bu anlamsız oluşumda ya Karslı yoktur, ya Ardahanlı, yada Iğdırlı, olsa da bir Karslı, 3 Ardahanlı, hiç Iğdırlı..

    Belki de çoğunuz ya Ardahan’ı, ya Kars’ı yada Iğdır’ı hiç gömemişsiniz..

    Bu nedenle diyoruz k; Ardahan ülkenin 75. Vilayetidir.. Ardahan ülkenin Posof Türkgözü, Çıldır Aktaş Gümrük Kapılarıyla Kafkasya’ya, Doğu Anadolu’nun Karadeniz’e açılan, Gürcistan ve Ermenistan’a sınır olan Serhat açılan kapısıdır..

    Cumhuriyet’in kuruluşundan önce ve sonra vilayet olan, ancak siyasi nedenlerle bu hakkı alınmışsa da Ardahanlılarca dikkat edin Ardahanlılarca diyoruz verilen mücadele ile elinde alınmış olan vilayetlik hakkı 64 yıl sonra geri alınarak, 1992 Yılında bir çok yeni vilayet İL olmuştur.(Ki; O vilayetler ayrıldıkları vilayetlerle hiç anılmazken) Ardahan o süreçte 9 köyünü Kars’a kaptırsa da, Erzurumluların sınırını (Ardahan’ın olan ormanlar için) Göle’nin içine kadar getirse de Kars’tan ayrılmış, yeniden vilayet olmuştur..

    Yani İstanbul gibi, Kars gibi, Hakkari gibi tek başına bir vilayet olan, Valiliği, Üniversitesi, Yüksek okulları, Kayak Tesisleri, Ticaret ve Sanayi Odası, Birlikleri olan, önemli petrol ve doğalgaz boru hatlarının geçtiği, İpek yolu olarak adlandırılan demir yolunun yapımının devam ettiği, Göle, Hanak, Posof, Çıldır ve Damal isimli 5 ilçesi, 236 köyü bir beldesi olan Erzurum, Artvin ve Kars’a komşu olan Ardahan Vilayetinin adının, KAI adı altında gölgelenmesinden rahatsız olan Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı olarak bu duruma artık son verilmeli diyor, Ardahan Dernekleri olarak KAI’leri tanımadığımızı, yani yarında Ardahan, İzmir, Hakkari hatta birde Almanya Derneği anlamına gelecek olan bu saçmalığa son verilmeli diyerek kamuoyuna duyuruyoruz..

    Fakir Yılmaz/Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı



    **AK Parti bin kişiye aşure dağıttı..


    Muharrem ayı dolayısıyla AK Parti Ardahan il Gençlik Kolları başkanlığı tarafından Kongre Meydanında yaklaşık bin kişiye aşure dağıtıldı. Aşure dağıtımına katılan Ardahan Ak Parti İl Başkanı Yusuf Demirci, Aşure tadımız bozulmasın dedi.


    AŞURE İÇERİSİNDEKİ HER BİR AYRI TATTIR


     


    Aşurenin kaynaşmanın, birleşmenin ve gönül dostluğunun bir araya geldiği gün olduğunu ifade eden Ardahan il Gençlik Kolları başkanı Özgür Yılmaz, “Aşure içerisindeki her bir ayrı tattır. Buda milletimizin zenginliğini ortaya koyar.  Önemli bir gün olarak anılır ve bu etkinlikte emeği gecen inançlarımızı sürdüren herkesi kutluyorum. Hz. Hüseyin efendimizi ve yaşadıkları acı ve 72. şehidimizi anıyoruz. Bütün şehitlerimizin mekânı cennet olsun.


     


    BEREKETLİ AY


     


    Başkan Yardımcısı, Siyasi ve Hukuki işler Başkanı Hikmet Görmüş’de “Kardeşliğimiz pekiştiği, bereketin sembolü aşurenin dağıtıldığı özel bir aydır. Ardahanlı hemşerilerimizle bir araya gelerek aşure dağıtımı yapıyoruz. Bizde AK Parti İl başkanlığımız ile birlikte aşure dağıtım yapıyoruz.”  şeklinde konuştu.


     


    BİRLİK VE BERABERLİK


     


    Muharrem ayı ve aşurenin dinimizde çok önemli bir yeri olduğunu beyan eden Ardahan il Gençlik Kolları başkanı Özgür Yılmaz ise “Muharrem ayı birliğin ve beraberliğin bereketin olduğu bir aydır.  Özelikle aşurenin içerisindeki çeşitlilik birlikteliği sağlıyor.” dedi.


     


    YOĞUN KALABALIK


     


    Ardahan il Gençlik Kollarının organize ettiği aşure programına tüm AK Parti kadrosu katıldı. Ak Parti İl Başkanı Yusuf Demirci yanı sına Başkan Yardımcısı, Siyasi ve Hukuki işler Başkanı Hikmet GÖRMÜŞ, Belediye Meclis Üyesi İbrahim Bozkurt, Kadın kolları Başkanı Leyla Kargı, il Gençlik Kolları başkanı Özgür YILMAZ, gençlik kolları yöneticilerini hazır bulunduğu görüldü.


    Sözcü Gazetesi’de Sordu: KONSOLOS AÇIKLA DEDİ!


    Daha önce Gazeteci Fakir Yılmaz’ın defalarca sorduğu soruyu bu kez Sözcü Gazetesi sordu.

    Son olarak, ‘Birileri bu adamın Ardahan Milletvekili olduğunu hatırlatmalı’ başlığı ile gündeme gelen ve Ardahan Gazeteciler Cemiyetinin tepkisini de alan eski Konsolos, şimdiki CHP Ardahan Milletvekilinin IŞİD’in kendisini kaçırmasının arka perdesini açıklaması bir kez daha istendi.

    Sözcü Gazetesinden Can Ataklı’nın bugünkü köşe yazısında sorup, cevap beklediği IŞİD’in karanlık kalan kısmını açıkla dedi.


    *İŞTE O YAZI


    **O CHP MİLLETVEKİLİ ARTIK BİLDİKLERİNİ ANLATMALI


    Öncelikle söyleyeyim, bu konuyla ilgili üçüncü yazım. Daha önce de yazdım ama ne yazık ki tek satır bile cevap alamadım. Ben alamadığım gibi kimse de alamadı. Çünkü kimse sormadı bile, belli ki medyamız “merak etme” özelliğini tamamen yitirmiş. Bu nedenle sormuyor. Ama belki de benim de bilmediğim bir şey vardır ve gazeteciler o milletvekili ile karşılaştıklarında bu konuyu asla sormayacakları konusunda tembihleniyordur. O CHP’Li milletvekili Öztürk Yılmaz. Ardahan’dan seçildi. Şu anda CHP Genel Bakan Yardımcısı. Ancak kamuoyu kendisini daha çok milletvekili olarak değil de “rehin alınan Musul Başkonsolosu” olarak tanıyor. Daha önceki iki yazımda da “Öztürk Yılmaz bildiklerini anlatmalı” demiştim. Çünkü Yılmaz “rehinlikten kurtulduğu” günden beri yaşadıkları ile ilgili hiçbir şey söylemiyor. Şurası kesin ki IŞİD terör örgütünün dünya için olduğu gibi Türkiye için de tehdit olmasının miladı Musul baskınıdır. IŞİD o tarihe kadar Irak’ta faaliyet gösteren ve kanlı eylemlerle kendini duyuran bir terör örgütüydü. Musul ‘u ele geçirmesinden ve Türkiye Konsolosluğu’nu basıp görevlileri rehin almasından sonra hızla Suriye’ye doğru yayılmaya ve terör estirmeye başladı. Şu anda IŞİD olayı, Türkiye’nin başındaki en önemli konulardan biridir. Nitekim Türk askeri de “IŞİD’i koalisyon güçleriyle yok etmek” amacıyla Suriye topraklarında artık. Bütün bunlara rağmen kamuoyu IŞİD’le ilgili çok az şey biliyor. Konuyu en iyi bilenlerden biri CHP milletvekili Öztürk Yılmaz. 100 günün üzerinde IŞİD’in elinde rehin kaldı. Rehineler içindeki en yetkili kişi olduğu için teröristler hep onunla temasta kaldılar. İsteklerini ona ilettiler. Yılmaz IŞİD’in amacını biliyor. Türkiye’deki devlet yetkilileri ile yapılan pazarlıkları biliyor, rehin alma olayının hangi koşullarda ve nasıl sona erdiğini de biliyor. Ama hiç konuşmuyor. Bugüne kadar “devlet adamı olmanın verdiği sorumlulukla” konuşmadığını varsayabiliriz. Ama artık bir siyasetçidir ve yaşadığı olay Türkiye’nin en önemli konusu haline gelmiştir. Eğer varsa iktidarın IŞİD konusundaki hatalarını, tavizlerini, yardımlarını en yakından bilen biridir. Siyasetçi kimliği ile bunların hesabını sorma makamındadır artık. Türk askeri pek çok kişiye göre Ortadoğu bataklığına sokulduysa, Suriye operasyonu Türkiye’nin başına uzun vadede büyük sorun açacaksa, bu gelişmeler Türkiye’de büyük acılara ve üzüntülere neden olacaksa, bunu önlemenin yolu tüm gerçekleri ortaya dökmekten geçer. O halde demek ki Öztürk Yılmaz’ın tanıklığı hayati önemdedir. Bu milletvekilinin IŞİD ve Musul konusundaki ketumluğu artık “devlet sırrı” bahanesiyle mazur görülemez. Söz konusu olan Türkiye’nin kaderidir ve gerçeğin ortaya çıkmaması halinde yaşanacak acı olayların sorumluluğu iktidarın olduğu kadar bu konuda bildiklerini söylemeyenlerin de omzunda olacaktır.


    **CHP’Lİ VEKİLE KIZIP, AKP’YE GEÇTİLER!..


    CHP’li Vekilin Göle’ye gittiği gün partilerinden istifa ettiklerini belirten biri eski ilçe başkanı 2 kişi AK Partiye geçme kararı aldılar.


    Göle CHP ilçe başkanlığı yapmış ve yıllarca CHP de çeşitli kademelerde hizmet etmiş olan aynı zamanda mevcut yönetimde yer alan eski başkan Uğraş Güvercin ve yine yönetim de yer alan üyelerden Kılıç Gültekin partilerinden istifa ederek AK Partiye katılma kararı aldıklarını açıkladılar.


    Alınan bilgilere göre CHP Göle eski İlçe Başkan Uğraş Güvercin istifa sebebini belirtmezken Kılıç Gültekin’in rahatsızlığı sırasında başta mevcut milletvekilinden olmak üzere partili arkadaşlarının ilgisizliğinden yakındığı için istifa kararı aldığını belirtti.


    Öte yandan bu isimler dışında bir çok CHP’linin Milletvekilinden rahatsız olduğu ve her an istifaya hazır oldukları öğreniirken, eski Konsolos vekilin parti tabanından gelmemesi ve siyaseti bilmemesinin CHP’de küskünlükler başta olmak üzere birçok soruna neden olduğuda ileri sürülmektedir.


    **VEKİL YANLIZ KALDI..


    Diğer yandan bayraö tatili için Ardahan’a gelen CHP’li vekilin gittiği Göle’de bir iki kişi tarafından karşılandığı görülürken, Vekilin bir kaç esnafı ziyaret ettikten sonra kısa süre içinde Göle’den ayrıldığı görüldü.


    **FETÖ Tasfiyelerinde At İzi İt İzine Karıştı..


    Ne yazık ki FETÖ mücadelesi ile kişisel hesap görenler büyük bir davayı batırmak üzereler.


    Millet ve memleket olarak zorluk derecesi yüksek bir dönemden geçtiğimiz şu günlerde Vatanın bekası bütün kişisel hesapların ve kavgaların üstünde olmalıyken ne yazık ki FETÖ mücadelesi ile kişisel hesap görenler büyük bir davayı batırmak üzereler.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, G-20 Zirvesi’ne katıldığı Çin’den Ankara’ya dönüş yolunda uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. “FETÖ ile mücadele çerçevesinde ihraç edilenleri kriptoların seçtiği asıl kriptoların ise halen görevde durduğu, yanlış insanların gönderildiği” konusunda gazetecilerin sorduğu sorular üzerine şu cevabı verdi; “Bunu söyleyenler kendilerine göre doğru da söyleyebilirler. Ama şu var ki at izi, it izine karışmış vaziyette. “Ben bir şey atayım da nasılsa tutar” diyenler var. Bazıları böyle yapıyor. Özellikle yazılı ve görsel medya dünyasında bu çok var. Bazen fırsat bulduğumda TV’leri izliyorum. Öyle yorumlar yapıyorlar ki suçladıkları o insanın bu işle hiç alakası yok. Ama o insana o yaftayı yapıştırıyor. Bunlar doğru şeyler değil. Bu tür yanlışlıklardan uzak durmak lazım.” 



    **BÜYÜK BİR SOSYAL YARAYA DÖNÜŞMEK ÜZERE..



    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözleri mağdurların yüreğine bir nebze olsun su serpmiş durumda. Gün geçmiyor ki basında sosyal medayada “olamaz, bu adam FETÖ’cü olamaz, yapılan büyük hatadır” şeklinde bir yazı beyan görmeyelim. 

    Bitlis Vali Yardımcısı Salih ALTUN, benim de çocukluktan beri arkadaşım, kendisini anlatmama gerek yok, dişiyle tırnağıyla çalışarak Kaymakam oldu, temelden FETÖ karşıtıdır, çıkarın TV lere konuşturun FETÖ nasıl bitirilmeli onu size en iyi Salih anlatır, farklı ve liderlik özellikleri olan bu insana Devletin ve Milletin her zaman ihtiyacı var, bu kişiyi kenara çekmek ihanetle eş değerdir. 

    15 Temmuz gecesi Salih Bitlis Vali Vekiliydi ve aslanlar gibi darbeye karşı durdu. Salih Altun 25 Kasım 2013’te Bitlis’e gitti ve burada en kritik görevlerden sorumlu Vali Yardımcısı olarak görev yaptı. Ben de defalarca Bitlis’e ve görev yaptığı her yere giderek kendisinin misafiri oldum, halkın kendisine olan ilgi ve sevgisine bizzat şahidim. Vatan sevgisine bizzat şahidim.  SalihArdahan‘dan Milletvekili aday adayı oldu, Ardahan’da da Türkiye’de değişik illerde de başkanlık sistemi konferansları verdi, “mevcut sistem hastalıklı eğer başkanlığa geçmezsek bu ülkede siyasi krizler bitmez” dediğine çok defa şahit oldum.

    Çocukluktan beri arkadaşım Salih Altun, Bitlis’te FETÖ, PKK ve diğer terör örgütleri ile mücadeleden sorumlu Vali olarak görev yapıyordu. FETÖ’ye ait ne varsa 15 Temmuz ‘dan çok önce halletmişti, SODES projeleri mi dersiniz, FETÖ’nün okulları arsaları mı dersiniz hepsini halletmişti, bunların belgeleri Valilikte, Emniyette ve Asliyede mevcut. 

    Hatta size şunu söylebilirim ki şu an Bitlis’te Yürütülen FETÖ soruşturmalarının altlığını Salih Altun’un çalışmaları oluşturmaktadır. İçişleri Bakanlığı’ndaki bazı kimselerin de Salih Altun’a özel bir gıcıklığı olduğuna yıllarca şahitlik ettim. Salih’in çizgi dışı idareciliği birilerini hep rahatsız etmiştir. Ancak “ne yapsalar boş Allah’tan gelen bir karar vardır.” Salih Altun açığa alındığında Ersoy Dede, Ömer Turan, Zihni Çakır, Abdurrahman Dilipak, Erem Şentürk gibi mahalleden bir çok yazar “nasıl olur yahu” deyip açık açık konuyu gündeme getirdiler, şaşkınlıklarını gizleyemeyip yazıp çizdiler. Yine Salih’in twitter ve facebook hesapları destek mesajları ile doldu taştı. Ben kendi arkadaşıma saatlerce ulaşamadım telefonu kilitlenmişti. İzmir’den kalkıp Ankara’ya yanına gittiğimde Salih’i son derece sakin gördüm, Salih her zamanki Salih’ti ve gözlerinde yıllardır gördüğüm o ışık cap canlı duruyordu çok şükür. 

    Zaman ilerledikçe feryat edenlerin sayısı giderek artmaya başladı, zaten Salih Altu’u FETÖ’cü ilan eden bir zihniyetin bu işi doğru yapması mümkün değildir. Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Mücahit Küçükyılmaz, Twitter’daki hesabından yaptığı açıklamada, ‘FETÖ’ operasyonları kapsamında Oktay Kılıç’ın evinin aranmasını eleştirdi. “15 yıldır tanıdığım, ‘o gece’ tankın önüne yatan, FETÖ düşmanı Oktay Kılıç’ın evi FETÖ’den aranıyorsa, bu operasyon ‘bize’ dönmüş demektir” ifadelerini kullanan Mücahit Küçükyılmaz, “Namaz kılanı Fetullahçı sanan, Meşveretçi, Yazıcı, Okuyucu, Nakşi, Kadiri arasındaki farkı bilmeyen 28 Şubatçılarla FETÖ temizliği yapılamaz” dedi. 

    Kemal Öztürk şunları yazdı; Tüm eğitim hayatı boyunca FETÖ ile kavgalı olan Prof.Dr.Nurkan Yağsız’ın ihraç edildiğini öğrendiğimizde, hepimiz şoka girdik. YÖK, akıl almaz hatayı ikince kere yaptı ve bir bilim adamının haksız yere hayatını kararttı. Nurkan Hoca bana şöyle bir mesaj attı: “Bana bile bu yapılıyorsa, gerideki diğer masumları siz düşünün. Bu süreç, AK Parti‘ye çocuklarını yedirme sürecine döndürülüyor. Allah’a havale ediyorum.” 

    Abdurrahman Dilipak şunları yazıdı; Bilerek bu kirli oyunun içinde yer alanlara Allah lanet etsin. Birileri FETÖ’cü olmadığı halde, birileri tarafından FETÖ’cü ilan ediliyorsa, Allah onların da bin belasını versin.. Böyleleri var. FETÖ’cü diye, örgüte isyan edenleri görevden alıyorlar. Bakan oluru ile alınan FETÖ’ye savaş açmış mülki idare amirleri var ya hu! Bu adamlar bu etki mekanizmasını nasıl çalıştırıyorlar. İtirazları inceleyip bu hainleri öncelikle sistemden ayıklamak gerek. Bakın kesinlikle haksız bir şekilde kasten görevden alınanlar ve suçlananlar işin peşini bırakmamalı, buna sebep olanları ortaya çıkartıp cezalandırılmasını sağlamalıdır. Hatta uğradıkları hak kaybından dolayı sorumluların şahıslarına yönelik tazminat davaları açmalıdırlar.. Eğer kasıt varsa mutlaka cezalandırılmalı. İktidar itirazların hızla çözümlenmesi için yeminli mali müşavirlik gibi, avukatlardan oluşan muhakkik kurulları oluşturulabilir ve bu tahkikat raporları da yargısal denetime ve Adalet Bakanlığı’nın denetimine açık olabilir.. 

    İbrahim Tenekeci de yanlış giden bir şeyler var diyenlerden, Tenekeci şunu söylüyor; Söylemek istediğimiz şudur: Tanıdığımız, sevip saydığımız ve evveliyatını bildiğimiz insanların birbirlerini zan altında bırakan cümlelerine şahitlik ediyoruz. Yahut temiz kimselere yapılan itibar suikastlerine. Bütün bunlar mücadeleyi hafifletmek, değişik yönlere çekip etkiyi azaltmak anlamına da geliyor. 

    Bir an önce bağımsız bir itiraz kurumu kurulmalı, aksi halde 50.000 kişi AİHM’e dava açıp 50.000 Euro tazminat kazansa 2,5 Milyar Eoru eder ve bu da ülke ekonomisine olumsuz etki yapar. Paradır bulunur ödenir ancak bu durumun ülkede açağacağı sosyal yara on yıllarca kapanmaz. Bizden söylemesi…

    Haber: Serkan Karaca


    *Ardahanlılar..


    Türkiye’nın Kafkaslara açılan iki gümrük kapısına sahip Ardahan’ın gücünün farkına varmayanlar..

    Botaş/BTC’nin petrol ve doğal gaz boru hatlarının geçtiği Ardahan’ın gücünü göremeyenler..

    Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun geldiği Ardahan’ın geleceğini anlamayanlar..

    İstanbul başta olmak üzere batı da ki Ardahanlıların birlikteliğinde ortaya çıkacak olan enerjiyi his edemeyenler..

    Ve şu an harıl harıl batıya hayvan sevkiyatı yapan Kırmızı Et Deposu ve bin bir çiçekle donatılmış mera ve yaylalarında elde edilen kırmızı et ve ilaç balın üretildiği Ardahan’ın ekonomik potansiyelinin farkında olmayanlar..

    Size saymakla bitiremeyeceğimiz Ardahan’ı küçük görüp, kendilerini bile büyütmekten aciz olduğunuzun farkında mısınız?

    Evet size hatırlattığımız, sizin farkına varmanızı istediğim bu gücün enerjiye çevrilmesi için niye durur, neden Ardahanlıyım derken Ardahan’ın bu önemli adından faydalamazsınız?

    Haydi bir adım atarak bunları yapabilir, ARDA/FED başta olmak üzere bu tür Ardahan kurumları ile el ele verip, ‘Evet biz Ardahanlılar yapabiliriz.. O çok istenen beraberliği sağlayabiliriz..


    **IŞID Cehenneme mi Gitti?


    5 Yıldan fazladır gündemden düşmeyen ve başta havuz medyası olmak üzere hükumetin kontrolünde ki basın ve medyanın adlarına ‘Cehenem Zebanileri’ koyduğu IŞID’ı bugünlerde ortalıkta gören var mı?

    Bilmem ama yıllardır bölgede olan ve Türkiye, İran, Irak ve Suriye yetmedi Rusya ve ABD gibi devlerin bile baş edemedikleri hala orada olurlarken, daha dün gönderilen silahlar ile donatılan IŞID önce YPG’yı ardından bir iki Türk tankını görünce sanki yer yarıldı geldikleri cehenneme gitti!..

    Halbuki bunlar değil miydi daha düne kadar bölgede İslam Devleti kuracağını iddia edip, Türkiye’nin içinde olduğu bir çok yerde korku salan bu sürü değil miydi?

    Yüz binlerce insanın ölümüne, Irak ve Suriye’nin yıkılmasına maşa olarak kullanılan bunların nasıl olup, birden ortadan kayıp olduğunu sormayanların bölgeye giden Türk Askerinin nasıl olup, bir mermi atıp, bir IŞID’liyi öldürmeden yılardır bir türlü bitmeyen Ardahan Kars yolu kadar uzun bir alanda güvenliği sağladığını belirtirken, cehennemden geldikleri ileri sürülen IŞID sürüsünün nasıl olupta ortadan kayıp olduğunu merak etmezler?!

    En iyisi sormamak mı?



    *Ne bitmez bir durum..


    40 Yıldır devam eden ve tüm barış çağrılarına karşın aralıksız devam eden iç çatışmaların yanı sıra şimdi de tankları Suriye’ye sürmekle içine girdiğimiz Ortadoğu’da ki çatışmalar neden bitmez..

    Hemen, ‘Petrol var oldukça çatışmalarda bitmez’ deyip, cevaplayacakların çıkacağını bilerek bu çatışmaların sadece petrolden değil, bölgede ki ülke yöneticilerinin demokrasi anlayışlarının kıt oluşundan olduğunu da belirtirim..

    Çünkü; Dünya kurulduğundan bu yana, demokrasinin önünü tıkayan ve ‘Ben’ anlayışının hüküm sürdüğü bölgede yıllarca tahtlarda, iktidarlarda kendilerini tutmak için dış güçlere halklarını ezdirenler var oldukça bu bölgede kan, göz yaşı ve ölümler zor biter.

    İnanmıyorsanız açın bakın tarihin tozlu sayfalarına..

    Bir Kral, yada Padişah..

    Ve 7 değil 777 sülalesi hep o bölgede iktidar..

    Ve bu iktidarlara karşı verilen halk savaşları..

    Ve bundan yaşanan dış güçler..

    Yani Tilki kaç, Tazı tut diyenlerin petrol dahil, bölgenin yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürenler..

    Yani kısacası ‘Ne bitmez bir durum’ demek hayal..

  • HDP, CHP'Lİ ARDAHAN BELEDİYESİNDEN ÇEKİLECEK!..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Alınan bulunduğu bilgilere göre aralarında HDP’li Milletvekillerinin de bulunduğu HDK heyeti yarın Ardahan’da olacak.


    Bölge ziyaretlerine çıkan HDP heyetine Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Yöneticilerinin de eşlik edeceği öğrenilen toplantıda son yerel seçimlerde CHP’ye verilen desteğin ve CHP’li Faruk Demir’in başkanlık sürecinin masaya yatırılacağı ve halk adına belenen ama alınamayan bu desteğin geri çekildiğinin kamuoyuna deklere edileceği alınan bilgiler arasın da oldu.



    Demirtaş’tan Millet İttifakı’na sert mesaj


    HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, CHP, İYİ PARTİ ve SP’nin adını anarak “Şimdi bize vebalı muamelesi yapmaya kalkmasınlar. HDP’yi istediğiniz kadar eleştirebilirsiniz. Ama HDP’yi aşağılamaya, HDP’ye hakaret etmeye devam ederseniz cevabınızı vermekten çekinmeyiz,” dedi.


    Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, AKP’deki gerileyişe “HDP’lilerin dik duruşu, cezaevlerindeki ve dışarıdaki direnişinin” sebep olduğunu ifade ederken “O nedenle bize parmak sallayıp söylem dayatan bazı muhalefet sözcülerinin hadlerini ve hudutlarını bilmelerinde fayda var” diye konuştu.


    Cumhuriyet gazetesinden Enver Aysever’e konuşan Demirtaş, “HDP için ‘Millet İttifakı’nın gizli ortağı ya da müttefiki deniyor. Kimsenin fotoğraf vermek istemediği, Türkiye’nin üçüncü partisinden söz ediyoruz, bu süreç sonunda ‘meşru’ ortaklık talep edilmeli mi? Eğer öyleyse CHP, İYİ PARTİ ve SP ile hangi ilkelerde bir araya gelirsiniz?” sorusuna şöyle yanıt verdi:


    “HDP, Millet İttifakı’nın gizli veya açık ortağı değildir, bu defalarca belirtildi. Ben parlamento seçimleri için HDP’nin bir ittifaka ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. HDP, tek başına rahatlıkla yüzde 15’i geçebilecek güçtedir. Cumhurbaşkanlığı seçimi içinse zaten resmi olarak ittifak mümkün değil. Fakat bu konuda demokratik ilkeler etrafında işbirlikleri yapılabilir. Yeni anayasa, demokratik parlamenter sistem, örgütlenme özgürlüğü, ifade ve basın özgürlüğü, bağımsız ve tarafsız yargı konularında ilkesel uzlaşma sağlanması yeterlidir bana göre. Bu da imkânsız değildir. Bu ilkeler etrafında HDP ile yan yana gelemeyenler ne iktidara alternatif olabilirler ne de seçilseler bile ülkenin sorunlarını çözebilirler. Kaldı ki bugün HDP’lilerin dik duruşu, cezaevlerindeki ve dışarıdaki direniş olmasaydı kimse umuttan ve AKP’nin gerilemesinden söz edemezdi.



    ARDAHANLI KADIN MİLLETVEKİLİ;


    “İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek, kadına yönelik şiddetin meşrulaştırılması anlamına gelir”


    İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi”, AKP tarafından tekrar tekrar hedef haline getiriliyor. AKP tarafından sözleşmenin hedef gösterilmesine dair konuşan Ardahan Hanaklı HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, “İktidar kadını ailenin içine hapsetmeye,sadece aile olarak tanımlamaya yönelik bir politika izliyor” dedi.


    İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi”, AKP tarafından tekrar tekrar hedef haline getiriliyor. Ancak ‘Toplumsal Cinsiyet’ kavramının tanımını yapan ilk uluslararası sözleşme olma özelliği taşıyan İstanbul Sözleşmesi, kadınların yaşam hakkının korunması için oldukça önemli. Kadınların yaşam hakkı için bu kadar önemli olan ve “ilk imzacısı olmakla gurur duyduğu” iktidarca her gün hedef gösterilen İstanbul Sözleşmesi’ne dair HDP Milletvekili Züleyha Gülüm ile konuştuk.


    Gülüm, İstanbul Sözleşmesi’ndeki imzanın geri çekilmesinin gündeme getirilmesine dair, “İktidar kadını ailenin içine hapsetmeye, sadece aile olarak tanımlamaya yönelik bir politika izliyor. Erkek yargı değil, gerçek yargı istiyoruz” ifadelerini kullandı.


    “KADINA YÖNELİK ŞİDDET MEŞRULAŞTIRILIR”


    Gülüm’ün konuşmasının tamamı şu şekilde: “Bugünlerde İstanbul Sözleşmesi’ndeki imzanın geri çekilmesi tartışmaları başladı. İmzanın geri çekilmesi aslında kadına yönelik şiddetin normalleşmesi, meşrulaştırılması daha fazla artması anlamına gelir. Çünkü İstanbul sözleşmesi gerçekten uluslararası bir sözleşme olarak,kadınların mücadele ile kazandığı önemli kazanımlardan bir tanesi,6284 sayılı yasa ona bağlı olarak çıkmıştı. Yargıda ki erkek egemenliğiyle mücadelemiz, onun üzerinden daha kolay bir yerden yürütmemizi sağladı. Bugün biz erkek yargıyı değil,gerçek yargı derken İstanbul sözleşmesinin iptal edilmesi, erkek yargıyı daha da büyütecek,kadınlar aleyhine kararlar çıkmasına yol açacak bir ortamı yaratacaktır diyoruz.”



    “HEP BİRLİKTE KARŞI DURUYORUZ”


    “Kadın örgütleri, feministler, bütün kadınlar olarak imzanın geri çekilmesine hep birlikte karşı duruyoruz. Sadece sözleşme değil, nafakanın geri çekilmesi, kaldırılması, azaltılması, çocuk tecavüzlerine evlilik adı altında af getirilmesi tartışmaları var. Daha önce müftülere nikah kıyma yetkisi verilme meselesi vardı biliyorsunuz. İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin, TCK103 ‘e ilişkin yani çocukların uğradığı cinsel saldırı sonrası faillerinin affedilmesine ait yasal düzenlemeye karşı kadın örgütleri, feministler ve biz HDP Kadın Meclisleri olarak topyekün bir karşı duruşumuz var. Sokaklarda,meydanlarda hep birlikte sözümüzü söylüyoruz, mecliste sözümüzü söylüyoruz.”


    “CEZAEVİNDEN ÇIKAN FAİLLER SUÇ İŞLEMEYE DEVAM ETTİ”


    “HDP olarak bir kadın kampanyası başlattık”Kadın mücadelesi her yerde” bu kampayada farklı gündemlerimiz oldu;bir tanesi infaz yasasında ki eşitsizlik ve kadınları nasıl mağdur ettiğine yönelikti. Cezaevindeki kadınlar arasında ayrımcılık yapıldı .Siyasi tutsaklar corona ve ölümle baş başa bırakıldı. Sadece kendilerine destek verenler, kadına şiddet uygulayan, öldüren, tecavüz eden erkekler salıverildi dedi. Biz şunu ısrarla söyledik bu failleri hiç bir yasal düzenleme olmadan bırakıyorsunuz bu kadına yönelik şiddeti, çocuğa yönelik şiddeti artıracak nitekim öyle oldu. Cezaevinden çıkan failler suç işlemeye devam etti. Bu suçlarda ciddi artışlar meydana geldi.”


    “KADINLARIN ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNE CİDDİ SALDIRI VAR”


    “Kadınlar olarak İstanbul Sözleşmesi’nin ve 6284 nolu yasanın gerekli olduğunu ısrarla söylüyoruz. Hatta OHAL süreci boyunca sokağa ilk çıkan kadınlar oldu. 8 Mart, 25 Kasım yasaklamalarına rağmen sokağa çıktı kadınlar. Kadınların özgürlük mücadelesine çok ciddi saldırı var. Şunu biliyoruz ki kadın mücadelesine saldırı ne kadar yüksek olursa olsun kadınlar meydanlardan, alanlardan, meclisten, hiç bir yerden çekilmeyecek çekilmedi.”


    “AKP KADIN DÜŞMANI BİR POLİTİKA YÜRÜTÜYOR”


    “Sadece İstanbul Sözleşmesi değil, kadın kazanımlarına yönelik çok uzun zamandır AKP iktidarının bir saldırı dalgası var. Biz buna kadın düşmanı politika diyoruz. Çok çeşitli yönlerden saldıran bir hat güdüyor iktidar. Kadın kurumlarını kapatıyor,dernekleri kapatıyor, kadın kurumlarında kadın özgürlük mücadelesi veren kadın arkadaşlarımızı gözaltına alıyor,tutukluyor. Bu yöntemle susturmaya, sessizleştirmeye çalışıyor. Vakaların üstünü örtmeye çalışıyor. Özellikle Şırnak’ta,Batman’da gerçekleşen çocuklara yönelik cinsel saldırı olayları sonrası devlet yetkililerin normalleştiren açıklamalar yaptığına dikkat çekti. Bu suçların cezasız kalmaması gerektiğini ısrarla söylüyoruz.”



    “İKTİDAR UZUN ZAMANDIR TECAVÜZCÜLERE AF YASASINI GETİRMEK İÇİN UĞRAŞIYOR”


    “Çok uzun zamandır tecavüzcülere af yasasını getirmek için uğraşıyor iktidar. Nasıl ki ülkede faşizmi kurumsallaştırmaya çalışıyorlarsa bunun bir aracı olarak kadın özgürlük mücadelesini geriletmeye,kadınları ‘makbul kadınlar’ olarak tanımlayıp o sınırlara çekmeye yani toplumu biçimlendirmeye çalışıyorlar dedi. İktidar kadını ailenin içine hapsetmeye, sadece aile olarak tanımlamaya yönelik bir politika izliyor bunu sadece son süreçte değil mesela Kadın Bakanlığı’ndan kadın adının çıkartılması, sadece Aile Bakanlığı’na çevrilmiş olması,yine toplumsal cinsiyet eşitliğini tanımlayan kelimelerin bütün devletin kurumsal yapılarından çıkartılmış olması örneklerinde görüyoruz. Mesele sadece bir sözleşmenin geri çekilmesi değil aslında, topyekün saldırı. Kadını tanımlayan, dört duvar arasına sıkıştıran, her şeye itaat etmesini, boyun eğmesini öğreten bir kadın kimliği dayatması var. Çok farklı yöntemler kullanarak algı operasyonları yaratmaya çalışıyorlar.  Toplum bunu istiyor,toplum talebi,aile düzenimiz bozuluyor gibi sanki kendi niyetleri bu değilmiş gibi açıklamalar yapan derneklerinin sözlerini öne çıkartıyorlar. Önceleri ‘Boşanmış Babalar Derneği’ diye bir şeyi dikkate alıyorlardı. Şimdi basına yansıyan ‘çocuk yaşta evliliklere karşı çıkmak Allah’ın emirlerine karşı çıkmaktır’ diyen bir dernek ortaya çıktı. ’15 yaş altı çocuğun evlendirilmesine karşı çıkılamaz’ diyen bir takım kurumlar ortaya çıkmaya başladı. Kendi direk sözünü kuramadığı zaman böyle yapılar aracılığıyla birilerinin açıklamalarını öne sürüyorlar. Bunu toplumun topyekün talebi gibi sunuyorlar. Biz bir bütün olarak bunun gerçek olmadığını,bu toplumun asla buna rızasının olmadığını biliyoruz.”


    “ASIL DERTLERİ ERKEK EGEMENLİĞİN ZAYIFLAMASI”


    “İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasını isteyenlerin sesleri çok çıksa da bu ufak bir kesim. Erkek egemenliğinin zayıfladığını söylüyorlar başka cümleler kursalar da bu kesimlerin derdi erkek egemenliğinin zayıflıyor olması, kadınların özgürlük mücadelesini ilerletiyor olması ile ilgili. İstanbul Sözleşmesi kadınların uzun yıllardır mücadele ile kazandığı uluslararası bir sözleşme ve neredeyse bu konuda kadına yönelik şiddet konusunda evli olsun olmasın, ev içerisinde ayrım yapılmaksızın, LGBTİ+’ları da içine alan, çocuğa karşı işlenen suçları da kapsayan erkek şiddetinin önlenmesine ilişkin çok önemli bir düzenleme. Şimdi bunu kaldırmak istiyorlar aslında erkek egemenliğini büyütmenin derdi bu.”


    “ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ”


    “Kadın mücadelesi kendi öz gücüyle mücadele ediyor, etmeye devam edeceğiz. Asla vazgeçmeyeceğiz.”



    AKP’nin hergün hedef gösterdiği İstanbul Sözleşmesi nedir?


    İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi”, AKP tarafından tekrar tekrar hedef haline getiriliyor. Ancak ‘Toplumsal Cinsiyet’ kavramının tanımını yapan ilk uluslararası sözleşme olma özelliği taşıyan İstanbul Sözleşmesi, kadınların yaşam hakkının korunması için oldukça önemli. Peki İstanbul Sözleşmesi nedir?


    İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadele amacıyla 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açılan bir Avrupa Konseyi sözleşmesi. Mart 2019 itibarıyla toplam 46 devlet ve Avrupa Birliği tarafından imzalandı. Türkiye ise 12 Mart 2012’de sözleşmeyi onaylayan ilk ülke oldu.


    11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da gerçekleşen Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu toplantısında imzaya açılan İstanbul Sözleşmesi’nin resmi adı, Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi. Kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetin önlenmesini amaçlayan, hukuki bağlayıcılığı bulunan ilk uluslararası belge niteliğinde. 1 Ağustos 2014 itibariyle yürürlüğe giren sözleşme bugüne kadar 34 ülkece imzalandı ve onaylandı. Sözleşmeyi imzalamasına karşın henüz onaylamamış ülkelerin sayısı 12, Avrupa Konseyi üyesi olup sözleşmeye imza atmayan ülkeler ise Rusya ile Azerbaycan.


    İLK DEFA ULUSLARARASI BİR SÖZLEŞMEDE “TOPLUMSAL CİNSİYET” KAVRAMININ TANIMI YAPILDI


    İstanbul Sözleşmesi “toplumsal cinsiyet” kavramının tanımını yapan ilk uluslararası sözleşme olma özelliği de taşıyor. Toplumun, kişilere, cinsiyete dayalı olarak biçtiği rollerin varlığına ve bu kapsamda kadınlara yönelik uygulanan şiddete dikkat çekiyor. Kadına yönelik şiddetin bir insan hakkı ihlali ve ayrımcılık türü olduğunun altını çiziyor.


    TÜRKİYE ONAYLAYAN İLK ÜLKE


    Sözleşme İstanbul’da imzaya açıldığından bu adla anılıyor. Türkiye, aynı zamanda sözleşmeyi imzalayan ve onaylayan ilk ülke. Sözleşmeyi, herhangi bir maddeye çekince koymaksızın, imzaya açıldığı 11 Mayıs 2011 tarihinde imzaladı ve 14 Mart 2012’de de onayladı.


    ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜ İLE MÜCADELE AMAÇLANIYOR


    İstanbul Sözleşmesi’nin en önemli özelliği, biyolojik veya hukuki, ailevi bağ olup olmadığına bakılmaksızın ev içi şiddetin (örneğin eski veya mevcut eşler, evlilik dışı partnerler, birlikte ikamet edilen aile fertleri, akrabalar veya birlikte ikamet edilen başkaları tarafından yöneltilen şiddetin) ve kadınlara yönelik her türlü şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin standartlar öngören ve Avrupa ülkelerini hukuki olarak bağlayan ilk belge olmasıdır.


    KADINA YÖNELİK AYRIMCILIĞI DA YASAKLIYOR


    Kadınlar ve erkekler arasında hukuki ve fiili eşitliğin gerçekleştirilmesinin kadına yönelik şiddeti önlemede anahtar bir unsur olduğunu benimseyen Sözleşme, kadınlara yönelik ayrımcılığı da yasaklamaktadır.


    EKONOMİK ŞİDDET TANIMLAMASI


    Sözleşme, yalnızca barış dönemlerindeki değil, silahlı çatışma dönemlerindeki ve silahlı çatışma sonrasında devam eden şiddeti de yasaklamaktadır. Sözleşme,“toplumsal cinsiyete dayalı” ayrımcılık ve şiddeti temel almıştır ve toplumsal cinsiyeti tanımlayan ilk uluslararası belgedir. Sözleşme’de, ekonomik zarar veya ekonomik ızdırap da kadına yönelik şid­det biçimlerinden biri (ekonomik şiddet) olarak tanımlanmıştır.


    SÖZLEŞME KAPSAMINDAKİ SUÇLAR


    İstanbul Sözleşmesi taraf devletlere aşağıda belirtilen davranışlara yönelik cezai ya da hukuki yaptırım uygulamayı zorunlu kılıyor. Sözleşme kapsamındaki suçlar şu şekilde sıralanıyor


    • Ev içi şiddet (fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik)
    • Taciz amaçlı takip;
    • Tecavüz dahil, cinsel şiddet;
    • Cinsel taciz;
    • Zorla evlendirme;
    • Kadınların sünnet edilmesi;
    • Kürtaja zorlama ve kısırlaştırmaya zorlama.


    Sözleşme bu tip şiddet olaylarına sıfır tolerans gösterilmesini, mağdur olan kimse failin eşi, hayat arkadaşı ya da ailenin bir ferdi ise, aile içinde işlenen suçların gizli kalmamasını amaçlıyor.


    KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ÖNLENMESİ İÇİN DEVLETTEN TALEPLER


    Sözleşme ayrıca, taraf devletlerden, belli koşullar nedeniyle şiddete açık hale gelmiş olan kadınların özel ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulmasını da talep ediyor. Sözleşmenin kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla devletten talepleri;


    • Kadınlara yönelik şiddetin kabullenilmesine neden olan tutumların, toplumsal cinsiyet rollerinin ve klişelerin değiştirilmesi;
    • Mağdurlar üzerinde çalışan profesyonel kadroların eğitilmesi;
    • Farklı şiddet türleri ve bunların travma yaratıcı özellikleri hakkında farkındalık yaratılması;
    • Eğitimin her kademesinde, eşitliği ele alan konuların ders müfredatına dahil edilmesi;
    • Halka ulaşabilmek için STK’larla, medyayla ve özel sektörle işbirliği yapılması.


    KADININ KORUNMASI İÇİN


    Sözleşmenin şiddete uğrayan kadının korunması için devletten talepleri;


    • Tüm tedbirler içinde, mağdurların ihtiyaçlarına ve güven içinde olmalarına en büyük önemin verilmesinin sağlanması;
    • Mağdurlara ve çocuklarına psikolojik ve hukuki danışmanlığın yanı sıra tıbbi yardım da sağlayan özelleşmiş destek hizmetlerinin düzenlenmesi;
    • Yeterli sayıda sığınma evinin tahsis edilmesi ve günün her saati kullanılabilecek ücretsiz telefon yardım hatları sağlanması.


    FAİLİN YARGILANMASI İÇİN


    Şiddet uygulayan failin yargılanmasına yönelik devletten talepler;


    • Kadınlara yönelik şiddetin suç sayılmasının ve gerekli cezaların verilmesinin sağlanması;
    • Gelenek, töre, din, yada “namus” gerekçelerinin, herhangi bir şiddet eyleminin bahanesi olarak kabul edilmemesinin sağlanması;
    • Soruşturma ve yargılama sürecinde mağdurların özel koruma tedbirlerinden yararlanmalarının sağlanması;
    • Kolluk kuvvetlerinin yardım isteyenlere anında yardıma gidebilmelerinin ve tehlikeli durumlara yetkinlikle müdahale etmelerinin sağlanması.


    6284 SAYILI KANUN


    İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmak istenmesinin nedenlerinden biri; 6284 sayılı kanun. İstanbul Sözleşmesi doğrultusunda; 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çıkarıldı. Çıkarılan bu kanuna göre; devlet, şiddetten şikâyetçi olan kadına, dilerse çocuklarıyla birlikte barınma imkânı veriyor. Süreç sona erene değin maddi yardım sağlıyor. İş ve hatta kimlik değişikliği yapmak isterse yardımcı oluyor. Şiddet uygulayan hakkında en az bir ay süreyle uzaklaştırma kararı alınıyor.


    Sözleşmenin tamamına buradan ulaşılabilir.


    Kaynak: https://listelist.com/istanbul-sozlesmesi-nedir/


    Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/2020/gundem/istanbul-sozlesmesi-nedir-istanbul-sozlesmesinin-icerigi-5907052/



    Gazeteci Aranmaz, Aranır..


    Öncelikle sanaldan aldığı ile mahalle ağzıyla ”kıytırıktan” haberler yapan ve sonrasında da ”Bu toplantılara, ziyaretlere, görüşmelere neden gazeteci davet edilmiyor?”  deyip, dert yanan ve adam yerine konulmayan gazeteciler başta olmak üzere her insan davet edildiği yere gitmek için şartlarını zorlamalı, gitmeli.. Gidemezse de davetini aldığı yerin, kişinin haberini yapmalı, kamuoyuna duyurmalı diye düşünen bir gazeteci olduğumun bilinmesini isterim..

    Çünkü Atasözlerimizden olan ‘Çağrıldığın yere erinme, çağrılmadığın yere de görünme” atasözüde, dinen de  ”Davete icabet etmeyen, Allah ve Resulüne isyan etmiştir” gibi bir çok önemli söz davetin önemini anlatır..

    Gelelim asıl konumuza ve Kars Belediyesinin bölge gazetecilerini Kars’a davetine..

    Tüm dünyada olduğu gibi yerelde de hiçbir zaman değerini yitirmeyeceğini düşündüğüm gazeteciliğin, internet denen sanal ortam dolayısı ile bitmek üzere olduğu yönünde iddia ve görüşlere bir gazeteci olarak katılmıyorum. 

    Her gün değişen gündemin ana değiştiricileri olan gazetecilerin hep birlikte hareketi halinde dakika başı değişen gündemi onların yarattığını önce gazeteciyim diyenler bilmeli, algılamalı ve unutmamalı.

    Çünkü, ‘öldü, bitti..’ denen gazeteciliğin sanalda da gazetecilerin oluşturduğu gündemlerle yaşandığını anlaması gerekenler yine gazetecilerdir.

    Son yıllarda her alanda olduğu gibi gazetecilikte de yaşanan deformasyonu önleyecek olanında başta gazeteciler olmak üzere her kesin, her alanda bir araya gelip güç birliği yapmasıdır.. Bu düşüncenin önderleri de toplumun aydınları olan yine gazetecilerdir. 

    Bu nedenle toplumun önünü açan ve birer ışık olan gazeteciler kaybolmamalı, aranıyor duruma düşmemelidirler. 




    Kars Belediyesinin katkıları ile bir araya gelmeleri için yapılan davetin çok önemli bir davet olduğunu düşünüp o toplantıya katılmalarını umduğum bölge gazetecilerinin onların açtığı bu yolda yürümek isteyen yeni ve genç gazetecilere de ışık tutacağını bilmelidirler. 

    Dünya düşünceleri ne olursa olsun, gazeteciliği yaşatmak istiyorsa bir gazeteci kendi yerine yeni gazeteciler yetiştirme ve mevcutlarla bir araya gelerek biz halen yaşıyoruz, gazetecilik ayaktadır ve gerçek gündemi biz oluşturuyoruz demeliler. Bütün olumsuzluklara gözümüzü, kulağımızı kapatıp mutlulukla çalışmalarımıza devam etmeliyiz. Zira neşe ve çalışma, birbirini davet eden iki temiz şeydir. 

    Çarşamba günü Kars’ta, Kars Belediyesinin ev sahipliğindeki kahvaltılı toplantıya katılacak gazeteciler aranıyor demiyorum… 

    Çünkü gazeteci aranmaz, yaptığını kamuoyuna anlatabilen gözlerin aradığı gazeteciler olmalıyız..

    Bu nedenle;  Bir gazeteci olarak tüm meslektaşlarımı bu önemli toplantıya davet ediyorum.


    Haydi davete icabet etmek gerek. Zaten okumak kelimesinin bir anlamı da davet etmektir. 

    Son bir söz; “Biriniz bir davete çağrıldığı zaman hemen ona gitsin” Hz. Muhamned



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    HDP Değiştirmezse Kayıp Eder!


    arşiv haber 09/09/2015 tarihli haber


    Yaklaşan 1 Kasım Genel Seçimleri öncesi Ardahan’da geniş çaplı bir araştırma yapan gazetemiz muhabirleri Ardahan’da hangi partinin seçimi kazanabileceğini analiz etti.


    Gazetemiz muhabirlerinin Hoçvan, Göle, Damal, Hanak, Çıldır, Posof ve Ardahan Merkez da yaptığı araştırma da, Ardahan’da üç partinin yarışacağıni tespit ederken bu partilerden AK Parti ve HDP’nin 1. Sıra adaylarını değişmemesi halinde oy kaybı yaşayacağını tespit etti.


    **Taşkın Aktaş’la Dibe Vurur..


    Orhan Atalay ile iki döenmidir oy kaybı yaşayan Adalet ve Kalkınma Partisi gibi aynı aday ile ısrar etiği görünen HDP Genel Merkezinin Ardahan’da aynı isimle seçime girmesi halinde seçimi kayıp edeceğini belirten Ardahanlı seçmen partinin tabanı ve görüşlerinden uzak bir isimin kısa geçen milletvekilliliği sürecini çok kötü kullandığını belittikleri görülürken, 1 Kasım Genel Seçimlerin bu isim ile gidilmesi halinde HDP’nin ilk kaybı Ardahan’da yaşayacağına işaret etmekteler.


    **Ülkücüler yürüdü, Vekl ve İl Başkanı kaçtı..


    Yaşanan gelişmeleri karşısında pasif kalmakla suçlanan, geçtiğimiz ay göz altına alınıp,  tutuklanan HDP’lilere sahip çıkmamakla eleştirlen, canlı kalkan eylemi çadırı kuramayan HDP A rdahan Milletvekilinin son olarak ülkücülerin yürüdüğü akşam parti binasını terk edip, kaçtığı bunun da en son hatası olduğunun belirten HDP’liler ‘biz bu aday ile seçime gidersek işimiz zor’ diyerek, ‘HDP Genel Merkezinin tabana daha yakın, partini görüş ve siyasetini gerektiği gibi savunan adaylar ile seçime gidilmesi gerektiğinin farkına armalıdır’ demekteler.


    **Eletktrikleri kesik parti de siyaset yapıyorlar..


    Öte yandan Milletvekili olan HDP’nin Ardahan İl Binasının elektriklerinin aylardır kesik olduğu öğrenilirken, partililerin karanlıkta kaldığı ve erkenden parti binasını terk etmek zorunda kaldıkları öğrenilirken, adeta tek adam olarak kalan İl Başkanı Ergün Koç’un nerede olduğu da bilinmiyor.

  • ARDAHANLI 'YENİLİK' PARTİSİnİ KURDU!..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    PARTİNİN ADI: YENİLİK PARTİSİ


    Arama Sonuçları


    Web sonuçları



    Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi ve Ali Babacan’ın DEVA Partisi’nin ardından yeni bir parti daha kuruluyor. CHP’den ihraç edilen Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın başkanlığındaki Yenilik Partisi’nin kuruluş dilekçesi İçişleri Bakanlığına teslim edildi.Kurucu üyeler Nazım Özer ve beraberindeki 3 kişi İçişleri Bakanlığı’na gelerek “Yenilik Partisi”nin kuruluş dilekçelerini bakanlığa sundu.ANITKABİR’E Çıkacaklar Bakanlığa girmeden önce açıklamalarda bulunan Özer, “Ülkemize hayırlı olsun” ifadelerini kullanarak, şunları aktardı:”Ülkemizin bir yeniliğe ihtiyacı vardı, bu yeniliğe talibiz. Partimizin içerisinde gençlere ve bayanlara olabildiğince fazla ağırlık vermeye çalışıyoruz. Evraklarımızı İçişleri Bakanlığı’na teslim ettikten sonra saat 16.00’da bütün kurucu ekibimiz ve ailelerimiz ile Aslanlı Yolda buluşup Ata’mızın huzuruna çıkmak gibi bir programımız var” şeklinde konuştu.Logoso ALBATROS KUŞU olan

    Partinin isminin “Yenilik Partisi” olduğunu söyleyen Özer, “Genel Başkanımız daha detaylı sorulara cevap verecektir. Yeniliğe ihtiyacımız olduğunu söylemiştim. Partimizin adı da, ‘Yenilik Partisi’ oldu. Ülkemize hayırlı olsun” dedi.


    ÖZTÜRK YILMAZ KİMDİR?1970 yılında Ardahan’da dünyaya gelen Öztürk Yılmaz, Ardahan Lisesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitirdi.1996 yılında girdiği Dışişleri Bakanlığında sırasıyla Balkanlar, AGİT, Orta Doğu, Orta Asya ve Kafkasya daireleri ile Başbakanlık Dışişleri Başdanışmanlığında Daire Başkanı olarak görev yaptı. Yurt dışında, T.C. Bişkek Büyükelçiliği, T.C. Brezilya Büyükelçiliği ve Avrupa Birliği Daimi Temsilciliğinde Müsteşar olarak görev yaptı. T.C. Musul Başkonsolosluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Tacikistan Büyükelçiliği görevlerinde bulundu. CHP Kurultayında PM Üyeliğine seçildi ve akabinde Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı oldu. AB’nin Kalkınma ve Entegrasyonu konusunda (VUB-Brüksel) yüksek lisans yaptı. İngilizce tez konusunda AB’nin Kosova ve KKTC’ye dönük farklı yaklaşımını değerlendirdi. Ayrıca Sıla Üniversitesi Rusça Bölümü sertifikalıdır.



    METİNER OLABİLİR,


    KÜRTLER ŞAMAR OĞLANI DEĞİL!..


    Dün gece yarısı günün yazısını yazmak için dizlerimin üzerine aldığım bilgisayarımın şarjının bittiğinin sinyalini almam üzerine uzandığım bilgisayarımın çantasına baktığımda enerji kablosunu tesadüfen büroda unuttuğumu anlayıp, bilgisayar kapanmadan yazımı bitirdikten sonra sesini kıstığım  televizyona döndüm.


    Bilgisayarın enerji kablosunu bulamayan elime aldığım kumanda ile zapladığım kanallardan birinde karşıma çıkan bir tartışma programının bir hayli gergin olduğunu anlayıp, izlemeye başladım..

    Tam bu esnada iki milletvekili olan memleketim den CHP’den iki dönem Milletvekili seçilip, genel başkan yardımcılığına kadar yükselen sonrasında partisinden ihraç edilen ve parti kuracağını belirtip, hafta başı da Ankara’da mecliste toplayacağı 63 kişilik kurucu, kurulu ekibiyle partisini ilan edeceğini öğrendiğimiz Öztürk Yılmaz’ın da olduğu programa bağlanan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun hiçde onaylamadığım ama fikirlerine saygı gösterip, zaman zaman izlediğim Mehmet Metiner’i azarlayıp, Metiner’e üstü kapalı olarak yüklenmesi ve her katıldığı programda adeta AK Parti Avukatlığını üstlenen Metiner’i dinlemeden   telefonu  yüzüne kapattığını görüyordum.

    Daha önce de bazı meslektaşlarıma ağır sözler söyleyen ve kendisini eleştirenleri bulunduğu koltuğun imtiyazları ile sıkıştıran, sıkışınca da istifa kozunu kullanıp, Başkan Erdoğan’ı da kendince sıkıştıran İçişleri Bakanı Soylu’nun AK Partili Metiner’in “elimizde isimler var” diyerek ‘FETÖ’ mensuplarının göreve getirildiğini iddia etmesi üzerine Metiner’e cevap vermek için programa bağlanması ve adını vermeden, konuşmasını yaptıktan sonra telefonu yüzüne kapattığı Metiner’i aşağılaması bir anda gündem oldu.

    Soylu’nun, “Televizyon kanallarında bizim arkadaşlarımızın ”elimizde isimler var” demesini de kendime hakaret kabul ediyorum,” diye konuşması ve ardından ‘Ben şamar oğlan değilim’ diyen Mehmet Metiner’in, “Müsaade eder misiniz” diyerek araya girmeye çalışırken, Soylu ise Metiner’e, “Yok ben müsaade falan etmiyorum, söyleyeceğinizi söylediniz zaten” diyerek yayından ayrılması, Metiner’in ise “Sizden müsaade istemiyorum sayın bakanım, siz müsaade merci değilsiniz” demesiyle devam eden ve reyting yapan bu tartışmaya bakınca karşıma AK Parti’nin içinde olan Kürt ve daha demokrat düşünenler ile aynı AK Partinin içinde bulunan Soylu gibileri arasında bir çatışma var gibi.

    Ve bu çatışmanın gün geçtikçe daha da büyüyecek gibi…




    Gelelim Erdoğan’ın bu son tartışmaya nasıl bakacağına..

    Öncelikle Erdoğan’ın cesaretini ve Atılganlık iradesini taktir etmek lazımdır.

    Olağanüstü üstü düzeyde, sorumluluk isteyen, Ekonomik yatırımlar ve askeri teknolojilere sahip olması, Birleşmiş milletler de, “Dünya beşten büyüktür” Açıklamaları ile aleni olarak, Emperyalist ülkelere meydan okuması, İsrail’e karşı ciddi bir şekilde cephe alması,

    2013 te kendi iradesi ve halkların demokratik iradesine dayanarak, Kürt sorunu ‘nu çözmeye çalışması ve ateşkesin ilan edilmesi, kendi güvenliğiyle ilgili, askeri olarak bir ayağının Suriye’de bir ayağının Libya’da olması, doğu Akdeniz’de petrol arama çalışmalarına hız vermesi, Emperyalist ülkeleri ciddi bir şekilde tedirgin etmektedir.

    Barış mücadelesinde daha önceki pratiği ile samimiyetine inandığım Başkan Erdoğan’ın güçlü bir lider ve inandığı yolda gittiğini bilinmesini istiyorum.

    Emperyalist sistemler öğretimde ve sermayede, yoğunlaşmayı yüksek bir seviyeye ulaştıran, dünyayı aralarında bölüştüren, uluslararası tekelci kapitalist birlikleri kuran, çıkarları gereği, Dünyanın toprak bakımından bölüştürülmesini sağlayan Ekonomik ve askeri güçleri Süper olan güçlerdir.

    Bu siyasi manzara ortadayken; bu ahtapotlara meydan okuyan bir liderin bazı ciddi stratejik ve taktiklere dayanan tedbirler alması vazgeçilmez tarihi bir görev olarak bulunmaktadır.

    Ülkelerin tarihi, geleceklerinin aynasıdır. Ortadoğu tarihten günümüze kadar Dünyanın Ekonomik ve siyasi olarak en kritik bölgesini teşkil etmektedir.

    “Kim bu coğrafya ‘ya egemen olmuşsa Dünyanın en güçlü ülkesi olmuştur” . Gerçeği ile karşı karşıya bulunmaktayız.

    Bir nehri küçücük taşlar ile durdurmak mümkün değildir.

    Nehirlerin önüne büyük Kayalar ve güçlü duvarlar örerek ancak o suyun kulvarını değiştirebilirsiniz.

    Gelelim bu yaşananlara benim bakışıma..

    Öncelikle Ortadoğu’da Emperyalist sistemlere karşı direnmek ve zafere ulaşmak için tarihe bakmakta yarar vardır.

    Kürtler; Emperyalist ülkeler tarafından,  Ortadoğu’da birinci Dünya Savaş’ında dört ülke arasında bölünmüş bir halktır.

    Irak’ta federatif bir devletleri vardır.

    Türkiye’de iç içe olan bölünmesi hiçbir Şekilde mümkün olmayan bir coğrafyada yaşıyorlar.

    Bu Emperyalist ülkeler geçmiş tarihlerde Ortadoğu’da izleri silinmeyen mağlubiyetler yaşamıştır.

    Selahaddin Eyyubi Önderliğinde, Kürtlerin, Türklerin, Arapların desteğiyle, Efsanevi zaferler kazanmıştır.

    Malazgirt’de Alpaslan önderliğinde, Türklerin ve Mervani Kürtlerinin; ortak destekleriyle bizansa karşı, unutulmayan ve Anadolu kapılarını Türkler’e açan tarihi bir zafer kazanılmıştır.

    Osmanlı döneminde Anadolu’nun tümünü ele geçirmeyi amaçlayan  İran Hükümdarı Şah İsmail’e karşı Yavuz Sultan Selim Han Önderliğinde,Çaldıran muharebesinde, Kürtlerin ve Türklerin ortak cephesiyle,

    Bu zeminin oluşmasını Sultan Selim ile beraber sağlayan, Kürt önderi Ünlü alim İdris’i Bitlisi’nin dayanışması ile, Anadolu tarihine, altın harflerle yazılan zaferi unutmamak lazımdır.Eğer Şah İsmail bu zaferi kazanmış olsaydı, bütün Anadolu boydan boya, İran’ın ayrılmaz bir parçası olacaktı.

    Ne yazık ki  Avrupalılar  halen bu mağlubiyetleri unutamamalarına rağmen biz tarihe damgasını vuran bu zaferleri unutuyoruz.

    Veya ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatları ile vatanseverlikten uzak olan bazı ırkçı tarihçilerin bu zaferlerin içini boşaltarak gerçekleri saptırmasından ileri gelmektedir.

    Bu canlı tarihler göz önünde bulundurulmadığı süre zarfında, Ortadoğu’da, Emperyalist ülkelere karşı, Kürt halkının yer almadığı Türkiye’nin siyasi ve askeri cephesinin başarıya ulaşması mümkün değildir.

    Bu nedenle; Metinerler olabilir ama Kürtlere Metiner üzerinden Şamar oğlanı gözüyle bakmaktansa onların da fikirlerini dikkatte almak ve birlikte hareket etmek gerekir diye düşünenlerdenim..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Öztürk Yılmaz HDP’ye mi Geçiyor?


    arşiv haber 15/11/2018 tarihli haber


    Başta Hanak ve Damal Belediye Başkanları olmak üzere bazı kişilerin yeniden aday edilmesini istemeyen ve bu nedenle CHP Genel Merkeziyle arası açılan, CHP Genel Başkan Yardımcılığından ve MHK üyeliğinden alınan CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz CHP’den ikinci kez ihraç edilmek üzere disiplin kuruluna sevk edildi.


    HDP’in MİLLETVEKİLİ OL!


    Öztük Yılmaz’ın gözden çıkarıldığı gözlenen CHP Genel Merkezinin bu davranışına tepki gösteren Ardahan’da sol seçmenler Öztürk Yılmaz’ın CHP’den istifa edip HDP’ye geçmesini istedikleri görüldü. 


    Öztürk Yılmaz’ın değerli bir bürokrat olduğunu ve siyasete atıldıktan sonra CHP’nin en büyük rakibi olan AKP ile adeta tek başına savaşan bir siyasetçi olduğunu ve CHP’yi uluslararası konjonktürde en iyi şekilde temsil ettiğini belirten Ardahanlı seçmenler harcanmak istenen Öztürk Yılmaz’a oy veren seçmen kitlesinin Yılmaz’dan beklediği tek şey kendisini disipline sevk eden CHP’den hemen istifa edip HDP’ye geçip Ardahan’ı temsil etmeye devam etmesidir.

  • DAVUTOĞLU ARDAHAN'A GELİYOR!..


    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Celil Toprak’ın İl Başkanlığını yaptığı Gelecek Partisi Ardahan İl Başkanlığı Kongresine katılmak için Ardahan’a geleceği öğrenilen Davutoğlu’nun Ardahan’a gelişi öncesi hazırlıklarını sürdüren Gelecek Partisi Ardahan İl ve İlçe Teşkilatları hazırlıklarını sürdürüyor.



    Gelecek Partisi İstanbul Esenyurt İlçe Başkanı Veysel Karatay’ın ziyaret ettiği Gelecek Partisi Ardahan İl Başkanı Celil Toprak ile yönetimini ziyaret etti.


    Geçtiğimi günlerde Esenyurt İlçe Teşkilatının kongresine de katılan Gelecek Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun geleceği Ardahan’da partilileri ile görüşen ve Karatay ülkenin geleceğinin Gelecek Parti’de olduğunu belirtti.



    Kağnı gölgesini kendi gölgesi sananlar..

     


    Atatürk’ün korumasının Posoflu asker olduğunu ve mezarına bir anıt yapılması gerektiğine dikkat çektiğim haberim ve ‘kitabın adını Orhan koydu’ başlığı ile şu an birçok devrimcinin sürdürdüğü açlık grevi sonucu Diyarbakır Cezaevinde hayata göz yuman bir devrimci olan Orhan Keskin ile ilgili haberlerim gibi birçok ilk haberi yapan bir gazeteci olarak sıkça kağnının gölgesini kendi sanan birçoğuna rastlamaktayım.


    Bugünlerde Ermeniler ile yeniden çatışan Azerilerin mi, yoksa Ermenilere göz dağı vermek için F-16’ları sınırlarda uçuran Türklerin mi bilmem ama bir ata sözü olan ‘İt kağnı gölgesinde yürür de kendi gölgesi sanırmış..’ sözünü bana hatırlatanın ne olduğunu merak edenlere bunu  anlatarak devam edeyim yazıma..


    Dün, ‘Bana da Komünist’ bugün, bana da ‘terörist’ ya da ‘Bize de Fetocu demesinler’ diye yani öz çıkarları için kendi dünya düşüncelerini olduğu gibi yakınlarını bile inkâr edenlerin bu ata sözünü çok hakkettikleri bir dünyada bunlarla birlikte olmak, yaşamak da bir hayli zor ve bir o kadar da çileli iş..



    Çünkü bunlar başkasının korumasıyla iş yapan akılsız kişiler olduğunu ama onların adları ile iş yapıp desteklendiğini unutarak, başkalarının, yakınlarının, dost ve akrabalarının kendilerine sağladığı gücü kendi gücü sanıp, salakça işlere kalkıştıklarını anlatır, ‘İt kağnı gölgesinde yürür de kendi gölgesi sanırmış..’ ata sözü..


    Evet, gazetecilik hayatımda olduğu gibi sivil toplum kuruluşu başkanlığım boyunca sıkça karşılaştığım bu tiplerin aslında kendilerinin birer boş insan hatta it diye dışlanan o sadık hayvan kadar bile değeri olmayanlar olduğunu tüm toplum bilse de bu itlikleri yüzlerine söylenmediği için hep o gölgede kalıp, kendilerini adam sananlar olduğu da diğer bir gerçek..


    İşte bu sorundur asıl diğer bir sorunda..


    Çünkü bu gölgeden de gerçek olmayan ama itin gölgesinde kendilerini adam sayanların yüzüne ‘Sen, siz değil it gölgesi bile olamazsınız’ denildiği an o zaman da zaten çok da samimi ve sağlam olmayan ipin koptuğunu anlıyorsunuz…


    Ve bu ipi koparan tarafta bu gölgelere, ‘İt kağnı gölgesinde yürür de kendi gölgesi sanırmış..’ diyen ben ya da siz oluyorsunuz..


    Ama yine de demek lazım, söylemek gerek başkasının gölgesini kendileri sananların yüzüne ‘İt kağnı gölgesinde yürür de kendi gölgesi sanırmış..’ sözünü..


    Söyleyeceksin ki o gölgenin kendilerine ait değil, başkalarının olduğunu anlasınlar..


    Bunları gördüğümde, anladığımda dayanamayıp ve en önemlisi ‘Agresif, küfürbaz, ağzı bozuk’ diye suçlanan ben hep öyle yapıyorum sizi bilmem..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


     


    DAVUTOĞLU İŞE


    YİNE ARDAHAN’DA BAŞLADI!


    arşiv haber 16/12/2019 tarihli haber/yorum


    Parlamenter sistemin atamış başbakanlarından olan ancak sistemin başkanlık sistemine geçmesiyle birlikte siyasete girdiği partisinden ihraç edilen Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu partisini kurar, kurmaz ilk tanıtım afişlerini başbakan olmadan önce dışişleri bakanıyken geldiği Ardahan’a astırdı.


    Gelecek Partisine Kim Gelecek?


    Yeni partisi için kuruluş başvurusunu İçişleri Bakanlığına yapan Ahmet Davutoğlu, Ankara’da Bilkent Otel’de tanıtım toplantısı düzenledi. Yeni partinin ismi “Gelecek Partisi” olarak açıklandı. Gelecek Partisi Genel Başkanı olarak ilk konuşmasını yapan Davutoğlu “Arkadaşlarımızla birlikte tarihin ve milletimizin önündeyiz. Bütün baskılara ve oluşturulmaya çalışılan korku atmosferine rağmen ülkemize müreffeh bir gelecek çizmek için bir araya geldik.” dedi. Davutoğlu’nun afişleme çalışmalarını başlattığı Ardahan’da kimi ve kimleri partisine katacağıda merak edilen diğer bir konu.


    Davutoğlu: Ardahan’da başbakan gibi karşılandı!


    *Arşiv Haberler ve Yorum 15 Ağustos 2014 Tahrili Haber


    Başbakan olup olmayacağı sorusunu yanıtsız bırakan Davutoğlu, çevresindekiler kendisine “Sayın Başbakanım” diye hitap etti. Kars programı ardından Ardahan’a gelen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ardahan Valiliği önünde Vali Ahmet Deniz ve Ardahan protokolü tarafından karşılandı.


    Başbakan Adayı Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu Ardahan Valiliği önünde karşılayan Damal bebeği giymiş 4 yaşındaki Beray Örs’e Bakan Davutoğlu, sıcak sevgi gösterdi. Protokolü selamladıktan sonra valilik binasına geçen Bakan Ahmet Davutoğlu, burada Valilik makamında dahi koltuğu Beray Örs’le paylaşarak gösterdiği sevgi seli dikkatlerden kaçmadı. Daha sonra Bakan Davutoğlu küçük Beray’ın babasını çağırarak çocuğun elini öpüp harçlığını vermeyi de ihmal etmedi.


    Ardahan Valisi Ahmet Deniz’den ilin sorunlarına yönelik kısa brifing alan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ardahan’ı çok beğendiğini, yemyeşil bir coğrafyada olmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Ardahan’da tamamlanacak projelerle Kafkasların önemli bir merkezi olacağını açıklayan Bakan Davutoğlu, Ardahan’a büyük önem verdiklerini açıkladı. 


    “Ardahan’a havayolu istiyoruz” diyen Ardahan Ticaret Ve Sanayi Odası(ATSO) Başkanı Çetin Demirci’nin talebine Bakan Davutoğlu, “Ne güzel halkın beklentisi çift yol, duble yol değil direkt havaalanı istiyoruz diyorsunuz. Iğdır’a, Kars’a gelince buraya da istiyorsunuz halkı olarak. Biz hükümet olarak bölgeye önemli yatırımlar yaptık. Duble yollarla ilgili çalışmamız var. Havayolu içinde Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanımızla görüşelim bakalım şu anki konumu nedir doğrusu da o” yanıtını verdi.


    Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar ise, Türklerin Gürcistan’da yaşadığı sıkıntıları Bakan Davutoğlu’na aktardı. Gürcistan hükümeti tarafından Türklere uygulanan baskının yanı sıra, yanlarında götürdükleri tansiyon ve aspirini gibi zorunlu ilaçları suç saydığını, bu nedenle vatandaşlarımız gözaltına alınarak ciddi sıkıntılar çekmektedir. Yaşanan bu sıkıntının giderilmesini istiyoruz yönündeki açıklamasına Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, gereken çalışmaların yapılacağını ve daha önce buna benzer birkaç olayı çözdüğünü söyledi.  


    Davutoğlu daha sonra Ak Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. AK Parti Ardahan İl Başkan Vekili Ayhan Balcı, Ardahan’ın mevcut sorunlarının büyük olduğunu, mahalli seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde halka sorunlarının çözüleceği sözünü verdiklerini ve bu konuda yardım beklediğini söyledi.


    Balcı, Bakan davutoğlu’na özellikle havaalanı projesinin mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini dile getirdi. 


    Ardahan’da belediye başkanlığını almalarının önemli olduğunu ifade eden Davutoğlu, “Ardahan’a yönelik hizmetlerimiz sürecek. Özellikle ulaşım konusunda gerekli çalışmalarımız olacak. Sahara ve Ilgar Tünelleri kesinlikle yapılacak. Hükümetimiz güzel hizmetler yapıyor, yapmaya da devam edecektir. Bu nedenle Ardahan’da hak ettiği hizmeti alacaktır. Havayolu ilgili de bakanlıkla görüşme yapacağım” diye konuştu.


    Kongre Caddesi üzerinde Ardahan Esnaflarını selamlayarak çay ocağında vatandaşlarla birlikte çay içen Bakan Davutoğlu, burada vatandaşların sorunlarını dinledi. Çay içme sırasında Ardahan’lı esnaflardan Eczacı Pamuk Avşar, Bakan Davutoğlu’na Havaalanı istiyoruz, bu bizim en temel hakkımız. Projemizin Artvin’e verilmesine şiddetle karşıyız. AK parti Hükümetinin çalışmalarını beğeniyoruz ancak havaalanımızın elden gitmesine seyirci kalamayız, bu işi mutlaka çözmenizi bekliyoruz”dedi.


    Aczacı Avşarı’ın haklı istemine olumlu baktığını belirten Bakan Davutoğlu, yetkililerle görüşmeler yapacağını ve havaalanının yapılması için her konuda yardımcı olacağını söyledi. Esnafla görüşmelere devam eden Bakan Davutoğlu; buradan Ardahan’da bulunan bir evi de ziyaret ederek daha sonra Artvin’e geçti.


    Akreditasyon Kartı Verdiler


    Son Başbakanla Görüştürmediler!


    *Arşiv Haber ve Yorum: 07/06/2018 Tarihi Haber


    MHP ile ittifak yapan ve 24 Haziran seçimleri öncesi Ardahan’a gelen son başbakan çoğu il dışından gelen polis ve Ardahan Üniversitesinden getirilen bir grup ve AK Partilerin oluşturduğu alanda yaklaşık Bin 500 kişiye hitap ederek Ardahan’dan erkenden ayrıldı.


    Başbakan gelmeden öce Ardahan’da alınan olağanüstü önlemler dikkat çekerken Giresun’dan, Iğdır’a kadar birçok ilde içi dolu sivil polisin Ardahan’a ve miting alanına getirildiği görüldü.


    Yerel ve Ulusal gazetecilerin başbakanın takip etmek için verilen Akreditasyon karlarına karşın gazetecilerin başbakan ile görüşmesine izin verilmediği son Başbakan’ın Ardahan ziyaret adeta hüsranla sona erdi.



    *Tek Soru Soracak Olan Cemiyet Başkanı Yine Veto Yedi..


    Ardahan’da gelen başbakanı takip etmek isteyen gazetecilere verilen Akreditasyon kartına başvuran Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fakir Yılmaz yine veto edildi.


    **Federasyon Başkanı olarak gel ama Gazeteci olarak gelme..


    Daha önce de Ardahan’a gelen Başbakanı takip izni verilemeyen veto edilen Gazeteci Fakir Yılmaz’a neden aktivasyon kartı verilemediği yönünde ki sorusuna, ‘Biz uygun görmedik’ diyen Başbakanlık Basın Müşavirliği yetkililerinin bu cevabı karşısında şaşırdığını belirten 31 yıllık Ardahanlı Gazeteci Yılmaz ben aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu başkanıyım. Son Anayasa değişikliğinde başbakanın stk’lar ile yaptığı toplantıda kendisiyle bizzat görüştüm, hatta birlikte fotoğraf çektirdim. Stk başkanı olarak Cumartesi günü de Cumhurbaşkanının iftarına davet edildim. Ama başbakanın sevmediği sorular soracağım korkusu ile gazeteci olarak veto yiyorum Bu nasıl demokrasi anlayışı anlamış değilim.’ diyerek gazeteci kimliğimle kendisine uygulanan vetonun insan haklarına olduğu gibi basın özgürlüğüne ne kadar yakıştığını sayın son başbakana bırakıyorum’ dedi.




    Gazeteci Meslektaşım Ahmet Şık’ın çıktığı FOX TV ekranlarında altına imza attığımı bir gazeteci olarak bende burada ilan ediyorum.


    Çünkü 24 Haziran’ın tüm ülkenin olduğu gibi HDP’nin ve demokrasi yanlılarının son ince çıkışı olduğu yönünde ki görüşlere bende katılıyorum.


    Ancak katılmadığı tek şey HDP’nin köprüden son çıkış olan turların ikincisinden değil, birinci turunda Ahmet Şık’ın dediğini yapmalı.


    Yani bu şu demektir;


    HDP aldığı 6 Milyon oyunun 500 binini sembolik olarak tutuklu bulunan Demirtaş’a, 5.5 Milyonunu 1. Turda Köprü ’den son ince çıkış olan Muharrem İnce’ye vermekle Erdoğan karşıtlığında samimiyetini ortaya koyar..


    Aksine mi 2. Turda pazarlıklar olacak şüphesi doğar ve millet ittifakı dağılır, Erdoğan’a da tam başkan denir diye düşünüyorum.



    24 Haziran’da Herkes AKP’li Olacak mı?


    24 Haziran seçimleri ardından ortaya çıkacak olan tablonun büyük bir merakla beklendiği şu günlerde MHP ile ittifak yapan ve başta Kürt seçmenden olmak üzere 55 Milyonunun üzerinde bir seçmen kitlesinden oy isteyen Adalet ve Kalkınma Partisinin yeniden kazanması halinde herkesin AKP’ye üye olma sırasına gireceği de konuşulmakta.


    Çünkü AKP’lilerin, ‘Bir gün gelecek herkes AKP’li olacak’ söylemlerini bugünlerde yeniden, hem de yüksek bir sesle seslendirdiğini görmekteyiz.


    AKP’lilerin bu iddiasının ne kadar gerçekleşeceğini göreceğimiz 24 Haziran akşamından sonra şahsen ben böyle bir tablonun oluşması halinde ülkenin başta demokrasi anlayışı olmak üzere birçok konuda da tartışılamayacağını da düşünenlerdenim.


    Çünkü 16 yıllık AK Parti’nin demokrasi anlayışında 16 yıl boyunca partili olmayanlara değil demokrasi, su bile verilmediğini  ben değil buzdolapları olup, içinde suyu bile olmayanlar daha bilir..


    Ama yine de umut var diyerek bu partiye oy vereceklerin olduğunu da gördüğümüz şu günlerde, MHP ittifakı ile seçimi 1. Turda geçme hesapları yapan AK Partililerin ‘Seçim var en azından seçime kadar demokrasi denen şeyi uygulayalım’ demediğini de ve seçimi yeniden kazanma adına başta devletin tüm imkânları başta olmak üzere tüm imkânları kendilerine yonttuğunu da izlemekteyiz.


    Kısacası; Tek parti döneminde yaşananların yeniden tekrarlandığını gördüğümüz bu ülkede 24 Haziran’ın ardından ya herkes AKP’li olacak yada AKP’ye de demokrasiyi hatırlatanlar olacak gibi görünüyor..



     


    Basın özgürlüğü böylemi olacak?


    Gazeteci kimdir?


    Soru soran, sorgulayan ve yorumlayandır..


    Peki, bunu yapana gazeteci diye bakılıyor mu?


    Tatbiki hayır..


    Çünkü özellikle son 16 yıldır soru soran, sorgulayan ve gördüklerini yorumlayan gazeteci değil, hükümet karşıtı hatta terörist, vatan haini gözüyle bakılıyor da ondan.


    Bunun için bu ülke de  ‘gazeteciyim’ diyenlerin işinin bir hayli zor olduğu ülkemin Ardahan’ına gelen başbakanı takip etmek isteyenler arasında hala ayırım yapılıyor.


    Peki başta 24 Haziran’da tam başbakan olmak isteyen ve yeniden iktidar oldukları takdirde ülkeye başta basın özgürlüğü olmak üzere demokrasiyi en iyi şekilde yaşatacaklarını belirten Erdoğan ve onun 16 yıldır başında bulunduğu iktidara sormazlar mı, ‘Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?’ diye..


    Vallahi bunun cevabını da 24 Haziran’da sandık başına gidecek olan seçmene bırakmak gerekir..


    Bakalım sayın seçmenlerimiz lahanayı mı, yoksa turşuyu mu soracaklar?

  • Ardahanlı Bu Ay Yeni Partiyi Kuruyor..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Musul Bankonsolusu iken IŞID tarafından kaçırılıp, ekibiyle birlikte 101 gün Irak’ta esir kalan ve kurtarıldıktan sonra Türkiye dönünce  Tacakistan Duşenbe’ye Büyükelçi olan ancak bu görevinden istifa ederek, CHP’den siyasete atılıp, iki dönem Ardahan Milletvekilliği yaptıktan sonra CHP’den ayrılıp, bağımsız kalan Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın önderlik yaptığı yeni partinin önümüzdeki günlerde kurulacağı öğrenildi.

    ‘Hepimiz Buradayız’ sloganı ile aylardır parti kurma çalışmalarını sürdüren Ardahan Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın katıldığı bir tv programında yaptığı açıklamada bu ayın sonuna kadar partiyi kuracaklarına dair İçişleri Bakanlığına resmi başvuruda bulunacaklarını belirtti.


    **85 NCİ PARTİYİ KURACAK..


    75 Plakalı Ardahan’lı Öztürk Yılmaz’ın kuracağı parti ile Türkiye’deki parti sayısı da 85 olacak.. Gözler Ardahan’lı Öztürk Yılmaz’ın kuracağı yeni partiye çevrilirken, Yargıtay’ın “Faaliyette olan siyasi partiler” listesine göre 2020 yılında 5 yeni parti daha kurulduğu öğrenildi. Ardahan’lı Yılmaz’ın bu ay sonunda kuracağı parti ile Türkiye’deki siyasi parti sayısı da  85 olacak.



    Şüpheli Haberler…


    Adına havuz, yandaş denen basın ve medyanın kendisinin üzerinde yarattığı güvensizliğin en açık ve bariz göstergesini tiraj ve reytinglerde görmek mümkün.


    Kimilerinin adlarına merkez basın, kimilerinin ulusal, kiminin ise yerel, bölgesel basın ve medyada dediği gazetecilik, televizyon ve ajanscılığın hangi seviyede olduğuna baktığımızda da tiraj ve reytinglerin çokta yüksek olmadığı ve tam tersine yerlerde olduğunu görürken benim de aralarında olduğum gazetecilerin yaptığı her habere de şüpheyle bakan bir okur ve izleyici kitlesinin olduğu  diğer bir gerçek olarak karşımıza çıkmakta…

    Gerçi araştıran, okuyan, yorumlayan değil de sanaldan bakıp, okumadan, yorumlamadan, görmeden bir tık ile sözüm ona beğenip, geçen ve ekmek alır gibi her sabah bir gazete bayisine gidip, günlük bir gazete almayan, yerel gazeteyi kimlik kaybı  ilanı vermek için aklına getiren, haber ve tartışma programlarından çok dizileri izleyen bir toplumun daha çok olduğu ülkede yapılan, çekilen onca haberin ne amaçla, niye, neden, niçin ve kim için yapıldığını da anlamasını beklemek anlamsız bir durum ya neyse..

    Çünkü sık sık ele aldığım ama ele alıp, yazmaktan, bir gün anlarlar diyerek arşivlediğimiz onca yazımızın satır aralarında olan bir sorunu hepimiz konuşur, tartışırız.

    Ama bu sorunun nasıl ortadan kalkacağını da düşünmez, düşünsek de 82 milyonluk ülkede 1 Milyonu Spor, 1 Milyonu Magazin, 1 Milyonu At yarışı ya da Bulmaca ve porno, seks, kalanı ise bir kaç tane ciddi, fikir gazetesi olmak üzere 4,5 milyon gazetenin sattığı ülkede her gün bir gazete bayisine gidip günlük bir gazete alarak, bir kitap okuyarak, anlayarak  bu yönde ciddi, samimi bir çabayı ortaya koymayız..




    Evet, bunun nedenlerine baktığımızda ise bu nedenlerin arasında en etkili olanların başında haberlerin şüpheli, yandaş, özel çıkar, güçten yana olmasının etkisinin bir hayli büyük bir durum olduğunu da görürüz ..

    Çünkü en son olarak okuduğum, izlediğim bir haber okumayan, ilgilenmeyen, araştırmayan hatta cahil toplum diyerek aşağılanan insanların hiç de öyle olmadığı ve aslında bu haberi yapanların şüpheli davranışları yüzünden basına güven duymadıkları, medyaya inanmadıklarını da görmüyor, anlamıyor değiliz..

    Çünkü 15 Temmuz Darbesi öncesi ve sonrası ve aslında son 20 yılda basın ve medya üzerinde kurulmak istenen baskının daralttığı alandan çekilen gerçek gazetecilerin boş bıraktığı alanın birer ürünleri olan ve kamuoyunda ‘Satılık Basın’ denerek suçlanan ve adlarına havuz, yandaş basın, medya ve haber ajansı denenlerin her yaptığı haber Ardahan Üniversitesi Rektörü aleyhinde yapılan bir Ajans haberi gerçek anlamda şüpheli. 

    Bu şüphenin nedeni de adı geçen ajansın ve çalışanlarının Kastelli, Uzanlardan daha ağır suçlara karışmış, Feto gibi cemaat kuranlar olmasına karşın patronlarının ustaca manevralarıyla her iktidara yaranmayı bilmiş olanların yönetiminde olmasıdır..

    Evet, Ardahanlı olmama karşın hala bir çayını içmediğim Ardahan Üniversitesi Rektörünün yönetim anlayışı ile üniversiteyi kent merkezinden koparması, keyfi atama, uygulama hatta yardımcılarının eş ve çocuklarının adını başında bulunduğu üniversitedeki tabelalara astırması gibi onca onay almayan davranışları olsa da kendisi hakkında bir ajansın yaptığı haber çokta inandırıcı gelmedi ve kamuoyunca şüpheyle karşılandı..

    Bunun nedeni de habere imza atan Ajansın bu tür haberi yapan, yapacak bir ajans olmadığını bir ben değil iktidar dahil tüm alem biliyor.

    Peki bu şüpheye neden olan bu haber sizce niye yapıldı?..

    Gerçekten habercilik için mi yoksa rektör abone olmadığı için mi? Belki de bu ajansın yerel muhabirinin özel bir ailece çıkarı için mi? 

    Ya da Ardahan kamuoyunun istemeyen adam ilan ettiği rektör hakkında öne sürülen onca iddiaların yarattığı kamuoyu baskısı mı?

    Bilmem ama umarım bu haber şüphe götürmeyen ve ‘Yok ya samimice yapılmış bir haberdir’ denebilseydi..

     Ve en önemlisi de okur, kamuoyu, YÖK, Ardahan, iktidar tarafından alkışlansaydı bu haber…



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    *


    Öztürk Yılmaz CHP Ardahan’dan


    Yeniden Aday Oldu!


    arşiv haber 07/05/2018 tarihli haber/yorum


    24 Haziran’da yapılacak olan Başkanlık ve Genel Seçimleri öncesi CHP Ardahan Milletvekili, CHP’nin Dıişişlleri Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz yeniden aday oldu. Yılmaz’la birlikte CHP’den Ardahan Milletvekili aday adaylığına başvuranların sayısının şimdilik 7 oldu.


    *Ensar Öğüt Hem Ardahan, Hem de Kocaeli’nden Aday..


    Göleli Metin Demir, Sabri Arpaç ve Engin Sarıkaya’nın yanı sıra Hanaklı Deniz Aydemir, Posoflu Metin Özyılmaz’ın Milletvekili olmak için CHP Ardahan’dan Milletvekili Aday Adayı olduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin mevcut Milletvekili, CHP MYK Üyesi Öztürk Yılmaz’da yeniden milletvekili olmak için Ardahan’dan aday olduğu öğrenildi.


    Bugün başvuruda bulunduğu öğrenilen CHP’nin Dışişlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Büyükelçi Öztürk Yılmaz’ın yanı sıra Damallı Mutlu Kerimoğlu’nun da 24 Haziran’da Ardahan’da yapılacak olan Milletvekilliği seçimlerinde Ardahan’da Milletvekili Aday Adayı olduğu ve resmi başvurusunu yaptığı öğrenildi.



    657’ye Tabi Seçmen ve Aydınlar Oldukça..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Yeni bir seçime doğru gittiğimiz şu günlerde başta stk ve dernek başkanları olmak üzere toplum önderleri, aydınlarına seçimlerle ilgili ne düşündüklerini sorduğunuza da herkesin sus-pus olduğunu görmekteyiz.


    Çünkü düşüncelerini almak için aradıklarımızın daha sohbet başlamadan, ‘Vallahi ben bilmem, o bilir’ veya ‘Ben değil onlar bilir, il, ilçe ve genel merkez bilir’ demeleri dikkatlerden kaçmıyor.


    Yani Tayyip bilir..


    Kılıçdaroğlu bilir..


    Akşener bilir..


    Bahçeli bilir..


    HDP Bilir..


    Saadet Bilir..


    Yani sözüm ona toplumu yönlendirenler, ileri gelenleri her zaman ki gibi 24 Haziran seçimleri öncesi de, ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ veya üç maymunu oynandığına şahit olmaktayız.


    Nasıl bir başkan, nasıl bir milletvekili istediklerini bile söyleme cesareti gösteremeyen bir seçmen kitlesi olduğu gibi toplumun aydını, önderi diye bildiklerimizin de, bugünlerde 657’ye tabi devlet memuru rolüne girip, seçimler konusun da kendilerine yöneltilen her soruya ‘Ben bilmem o, onlar bilir’ diyerek düşüncelerini açıklamaktan bile korkar olmaları, bu ülkede ki baskıyı olduğu gibi toplumun şark kurnazlığını da ortaya koymaktadır.


    Peki, bizler böyle yaptıkça, yani ‘Ben bir seçmen olarak, toplum önderi olarak, stk ve dernek başkanı olarak şu kriterler de olan adayları istiyorum’ demesek genel merkezlerin hazırlayıp, önümüze getirip,  ‘Ben sizden daha iyi bilirim’ diyerek listeye koyduğu isimlerin seçildikten sonra size hizmet etmesini neden bekliyorsunuz?


    Bilmem ama geçen seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde genel merkezlerin önümüze koyacağı isimleri seçmekten öteye bir şey yapmayacağa benzeyen seçmen böyle oldukça yani 675’ye tabi memur gibi davranıp, partilerin il, ilçe merkezlerine, genel başkan ve yönetimlerine baskı yapmazsa, ‘kamuoyu şunu, bunu, şu kıstas de birini istiyor’ dedirtmese bu ülke ve de gerçek anlamda bir demokrasi anlayışı yerleşir mi?


    Ya da yarın ‘şu başkan, bu milletvekili benim hayal ettiğimiz bir ülkede başkanlık ve vekillik yapmamalı, yapamıyor’ deme hakkımız kalıyor mu?


    Yok..


    Siz ancak sadece önünüze gelen sandıkta oy kullanmaktan başka bir şey yapmasanız eğer öyle bir hak ta olmaz, söz hakkımızda olmaz..


    Bunun en son örneği iktidar partisinin şu geçen hafta sonu yaptığı ve sandıklarını açmadığı sözde teammüllerin sonucunun ne olduğunu bile sorma cesaretinin otaya konulmaması değil mi?


    Bu tutumu ile adete bir komedi oyunun oynandığı tiyatroya rol arkadaşı olan seçmen, hatta aday adayların ‘Ya kardeşim sandık diyorsunuz, ama sadıklara atılan oyları gözümüzün önünde açamıyorsanız, bu nasıl demokrasi anlayışı?’ diye soramadığı bir seçmen, aydın, stk, dernek oldukça atı alanın Üsküdar’ı geçmesine niye kızar ve niye sözde muhalefet eder ki..


    **Teslim alınmalar daha sürüyor..


    Bizim oralarda bir söz var ki birçok söze ve manaya bedel.


    Ve o söz ki bugün hala geçerliliğini korur..


    ‘Bu ne ki sen daha neler gördün, bu hele cicim ayları’ şeklinde bu sözü bana bir kez daha hatırlatan şey sabah kalktığımda gördüğüm son dakika haberlerinden biriydi..


    Çünkü hedeflerimize adım adım ulaşıyoruz diyenlerin ha ele ha bele teslim alması hedi hedi yani yavaş yavaş ve ‘şimdilik çokta acıtmadan’ devam ediyor..


    Ve yerelde de durumun iç açıcı olmadığı ülkede ulusal medya ve basında bir elde toplanmaya ve havuza atılmaya devam ediyor..


    Neyse sabah sabah yazımıza konu olan habere dönelim..


    Haber aynen şöyle;


    *Resmi Açıklama Geldi: Doğan Grubu, Demirören’e Satılıyor! İşte Satış Fiyatı


    Doğan Medya Grubu, Hürriyet, Posta, Fanatik, DHA, Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Yaysat gibi varlıklarını Demirören Grubu’na satıyor. KAP’a açıklama yapıldı, satış fiyatı 1 milyar 100 milyon dolar.


    Resmi açıklama Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapıldı. Doğan Medya Grubu’nun, Demirören’e satışı için görüşmeler başladı.


    Anlaşmayla birlikte Doğan Medya Grubu çatısı altındaki Hürriyet, Posta, Fanatik gazeteleri ile Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Doğan Haber Ajansı (DHA) markaları Demirören Grubu’na geçecek.


    İŞTE RESMİ AÇIKLAMA


    Doğan Holding, KAP’a gönderdiği açıklamada şu ifadeleri kullandı:


    “Şirketimiz’in aralarında Doğan Dağıtım Satış Pazarlama Matbaacılık Ödeme Aracılık ve Tahsilat Sistemleri A.Ş. (“Yaysat”), Doğan Gazetecilik A.Ş. (Posta, Fanatik), Doğan Haber Ajansı A.Ş., Doğan TV Holding A.Ş., DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. (“Kanal D” TV), Doruk Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş. (“CNN Türk” TV), Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. ve Mozaik İletişim Hizmetleri A.Ş. (“D Smart”)’nin de bulunduğu, yazılı ve görsel medya bölümünde faaliyet gösteren doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklıklarımızdan önemli bir kısmının sermayelerinde sahip olduğumuz paylarımızın tamamının satışı ve devri konusunda, 1.100.000.000$ (Bir milyar yüz milyon Amerikan Doları) “işletme değeri”nden, ilgili finansal borçların indirim konusu yapılması suretiyle, 890.000.000$ (Sekiz yüz doksan milyon Amerikan Doları) “hisse değeri” üzerinden, Demirören Holding A.Ş. ile görüşmelere başlanmıştır. Konuya ilişkin gelişmeler oldukça, ilgili mevzuat kapsamında ayrıca kamuya açıklama yapılacaktır.”


    ‘Bu haberden ne çıkardınız?’ diyeceğim ama ‘vallahi bir şey anlamadım’ diyenlerin çokluğundan dolayı bu sorumu sormayıp, haberin bize anlatmak istediğini kısaca özetlemek isterim..


    Yani teslim almaya devam, bugünler hala cicim aylar siz asıl Haziran 24 seçim sonuçlarını bekleyin.


    O zaman nasıl olup Mart ayında ananızın pardon kapınızın önüne kar yağdığını hep birlikte mi yoksa tek tek tek mi hep birlikte göreceğiz..


    Ha hala; ‘Yazında bir şey anlamadık’ diyecekler varsa onlarda bir zahmet Sarı Öküz masalını yada ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ deyip geleceğini öldürenlerle ilgili sözleri bulup, okusunlar..

  • ONARILIP, ASFALTLANAMAYAN YOLLARA SU!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Biri, AKPartili olmak üzere iki milletvekilinin olduğu ancak CHP’den seçildikten sonra partiden ayrılan muhalefet milletvekilinin, ‘parti kuracağım’ diyerek, Ardahan’lılardan aldığı oyları unutup, kenara çekildiği, bu milletvekillerinin yanında 2’si İstanbul’da, biri İzmirde olmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisinde olmak üzere toplam 5 Ardahan’lı Milletvekilinin olduğu ama Ardahan’ın adının meclise taşınmadığı şu günlerde kent merkezinde bozulan yol ve kaldırımların onarımı için gerekli asfalt malzemesi olmadığından yol ve kaldırımların tozdan kurtulamadığı Ardahan’da her sabah itfaiye ile sulama yapılarak tozun önüne geçilmeye çalışılmakta.



    İktidar Vekili Ardahan’ı Görmedi..


    Malzeme yetersizliği dolayısıyla sıkıntılı günler yaşayan ve kent merkezinde yaşanan tozlanmayı itfaiye ile su serperek gidermeye çalışılan Ardahan’a gerekli olan malzeme konusunda imkân aranırken Ardahan’ın iktidar Milletvekili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından sağladığı yol inşaatları, yol bakımı ve yalıtım malzemelerinden Ardahan’ı ayırdı.


    Alınan bilgilere göre AKParti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan’a toplamda 600 ton ham petrolden elde edilen ve inşaat sektöründe özellikle yol inşaatları, yol bakımı ve yalıtım malzemesi olarak geniş yelpazelerde kullanılan yüksek viskoziteye sahip bir hidrokarbon atığı olan Termal direnç ve doğal yapıştırıcılık özelliği taşıyan Bitüm’ün Enerji Bakanlığınca hibe olarak sağlandığı belirtilirken Ardahan Belediyesinin aralarında olmadığı bu malzemenin Ardahan Özel İdaresi’ne 300, Posof Belediyesi’ne 100,Köprülü Belediyesi’ne 200 ton olmak üzere Ardahan ilimize 600 ton Bitüm hibesinin onaylandığını sosyal medya hesabından duyurdu.


    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’e ve çalışma arkadaşlarına Şahsi ve Ardahan adına teşekkür eden Atalay şu açıklamayı yaptı. ”Müjde!

    Enerji Bakanlığımız tarafından

    Ardahan Özel İdaresi’ne 300,

    Posof Belediyesi’ne 100,

    Köprülü Belediyesi’ne 200 ton olmak üzere ilimize 600 ton bütüm hibesi onaylandı.



    Anlaşılmamak, Anlatamamak..


    Yeni bir kitap yazdığını ve baskıya verdiğini duyduğum Rodi Baz abimin haber ve yorumlarımı sıkça paylaşmam karşısında duyduğum hazzı, bu enerjiyi nasıl sağladığımı, nereden aldığımı sorarken bir büyüğüm olarak takdir edişi de güzel bir şeydi.. 


    Mesleğimi yani işimi en iyi şekilde yapmaya çalıştığımı ve bu işin benim işim olduğu bilinciyle gazetecilik yaptığımı anlattığım Rodi Baz’ın nereden aldığımı sorduğu ve bu soruyla zaten asıl enerjiyi kendisi gibi benden haber bekleyenlerin verdiği moralden aldığımı da anlatmaya çalışırken aynı anda gelen yazılı bir mesajla bu morali, enerjiyi bozan, aşağıya çeken olaylarla da karşılaşmıyor değildim.. 

    Ki Rodi Baz’ın da sıkça yaşadığını gördüğüm, bildiğim bu durumun diğer bir adı da sizin yazdığınızı, söylediğinizi hatta haykırışınızı, çırpınışlarınızı anlamadan, yani kavramadan saldırıya geçilmesinin de anlaşılamamak, anlatamamak olduğu diğer bir gerçektir.. Çünkü sizin anlatmak istediğinizi anlamayıp, ön yargı ile size saldıranların diğer bir amacının da enerjinizi alıp, sıfırlatmak ve anlaşılmak için verdiğiniz mücadelenizi kırmaktan öte bir şey değildir.. 

    Bunun en son örneklerinden biri de Demirtaş’ın eşine yapılanın aynısının Albayrak ailesine yapılan alçakça saldırının aynısıdır.. 

    Evet, konumuzu fazla bölmeden ve kendisinin öğrencilerle birlikte yaptığı görüşmeden aldığı tepkileri görmezden geldiği bir süreçte hala ve neden olduğu bilinmeyen bir nedenle tutuklu olan Demirtaş’ın eşine yapılan alçak sanal saldırı ardından damadına yönelik atılan alçakça bir mesaj ardından baro yasasına benzer bir acelecilikle sosyal medya platformlarının da kontrol altına alınacağını söyleyen Başkan Erdoğan’ın devrimci olduğu yönündeki yazıma gelmek istiyorum.. 

    Evet, ‘En Büyük Devrimci Erdoğan!’ başlıklı yazım ardından ‘Erdoğan devrimci midir?’ başlıklı bir çok mesaj ve tartışma yaşadığım gün boyu anlaşılamadığımı, analatamadığımı anlasamda Rodi Baz’ın hayran kaldığı enerjimide bir hayli düşürdüğünü de hissetmedim değil.. 

    Ve devrimciliğin ne olduğuna ve benim neyi anlatmak istediğimi bir kez daha anlatmak için gün boyu uğraştım.. 
    Ve ‘devrimci ne demek?’ diyerek yaptığım araştırmamada devrimcilikle ilgili birçok görüş olduğunu gördüm…



    İşte onlardan birkaç tanesi.. 

    ‘Devrimci, devrime etkin biçimde katılan ya da onu destekleyen kişidir. Ön ad olarak kullanıldığında ise, toplum ya da insan davranışı üzerinde derin etkiler bırakan olguları belirtir. Vikipedi’, 

    ‘Devrimci;  kısa tanımla kendi dünya görüşü ve idealleri doğrultusunda toplumda  ”kökten” değişim isteyen ve değiştiren  kişidir. Engin Erkiner’  

    Evet bu iki örneğe baktığımda Erdoğan’ın devrimciliğini anlamayanların büyük bölümünün aslında ‘Devrimci Erdoğan değil biziz’ diyenler olduğunu da anlamış oldum.. Çünkü, benim o yazımda anlatmak istediğim de bu sahtekarların gerçek yüzüdür  ve Devrimcilik  gerçekten zorlu, meşakkatli bir yoldur. Devrimciliğin özünü kavrayamamış insanlar, eski düzen içi alışkanlıklarını sürdürmekte ısrarcı davranırlar. Devrimleşme sürecini yaşamak yerine, kısa süreli olarak devrimciymiş gibi davranırlar. Sonunda ise alışkanlıklarına dönerler, dostlar alışverişte görsün diye yapılan ufak tefek işler ise günü kurtarmaya yöneliktir. Oysaki devrim gerçeğin ta kendisidir. Bir gün mutlaka yüzleşilecektir bu nedenle devrimci bir tarzda ısrar etmek gerekir. Bencillikten uzak durmalı ve kendi çıkarlarımızı Devrimci hareketin gerisinde tutmalıyız.’ diye tarifi süren devrimciliğe baktığımızda bu tarife uyanların büyük bölümünün Erdoğan’ın yanında değil, devrimci birer sahtekâr olduğunu anlatmaya çalıştığım bir yazı yazdığımı anlayıp, anlaşılana kadar da tüm devrimci ruhumla bunlara direnmem gerektiğini de anlamış oldum..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    TAŞKIN AKTAŞ İDDİASINI SÜRDÜRÜYOR..


    **ARDAHAN SİYASETİNDE EN SON HABERLER..


    **ATALAY YER ALTINDAKİLERE HİZMET EDİYOR!



    arşiv haber 24/05/2015 tarhli haberler


    **ARDAHAN SİYASETİNDE EN SON HABERLER..


    Yaklaşan Genel Seçimler öncesi çalışmalarına aralıksız devam eden partiler ve milletvekili adayları kent merkezlerinden ziyade ilçe ve köylerde ki seçmene ulaşmaya çalıştıkları görülüyor.

    Çalışmalarını sanal ortamda kamuoyuna aktaran milletvekili adaylarından Ardahan bağımsız Milletvekili Saffet Kaya’nın bir parti adayından daha çok çalıştığı dikkatlerden kaçmadığı görülen seçilme yarışında CHP’nin Adayı, Ardahan’ın eski Milletvekili Ensar Öğüt’ün partisinde ki ilk günlerde ki dağınıklığı toparlamaya başladığı ve başta Ardahan merkezde olmak üzere Posof, Hanak, Damal’da yeni bir çıkış yakaladığı görülmekte.


    **HDP Adayı İddialı..



    Saffet Kaya ve Ensar Öğüt’ün 4. kez milletvekili olma çabalarının ortaya koydukları olağanüstü çalışma temposuyla ortaya koydukları görülen şu günlerde kendileri ile yarışan HDP’nin Doktor Adayı Taşkın Aktaş’ın da iddiasını sürdürdüğü görülmektedir.

    Aktaş’ın Göle, Ardahan Merkez ve Hoçvan’da alacağı oylara Hanak ve Damal’dan almayı düşündüğü oylar ile Kaya ve Öğüt kadar oy alacağının konuşulduğu Ardahan’da HDP’nin ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da alacağı oylarla AK Partinin önünü kestiği söylemlerinin desteğiyle de oyunu bir hayli arttırdığı da konuşulmaktadır.


    **AK PARTİ PANİKTE!..


    4 Yıl boyunca seçmenle ve partisinin tabanından yoksun bir siyaset yürüttüğü e bu nedenle bir hayli zorlandığı ileri sürülen AK Parti’nin profesör milletvekili adayı Orhan Atalay’ın, Saffet Kaya, HDP ve Saddet Partisinin kendisinden aldığı oyları tutmaya çalıştığı görülen şu günlerde  en zorda olan aday olduğu dikkatlerden kaçmıyor.


    Seçim çalışmaları sırasın da yaptığı konuşmalarda yer yüzünde kilerinden daha çok bu atan için hayatlarını kayıp edenler için çalıştığını belirten AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın Göle’de başka bir dilde, Posof’ta bir başka dilde konuşması ise seçmenin dikkatlerinden kaçmazken, Kaya, Öğüt, Aktaş ve Atalay ile yarışan DSP Adayı Mali Müşavir Ömer Türkoğlu’nun da yarışı bırakmadığı görülmektedir.


    **MHP NEREDE?..



    MHP ve Milletvekili Adaylarının Saadet Partisi ile Vatan Partisi Adayları gibi ortalıkta görülmedikleri de dikkat çeken Ardahan’da seçimi zorladıkları ileri sürülen milletvekili adaylarının başında gelen adayların başında gelen son günlerde yükselişte olduğu gözle görülen Ardahan Bağımsız Milletvekili Saffet Kaya, partisinde ki dağınıklığı toparlamaya başladığı dikkat çeken Ensar Öğüt, %10 Barajı geçeceği her geçen gün biraz daha netleşen HDP’nin Ardahan Adayı Dr. Taşkın Aktaş olduğu görülürken, ülke genelinde olduğu gibi Ardahan genelinde de oy kaybı yaşayacağı belirtilen AK Parti’nin adayı Prof. Dr. Orhan Atalay’ın panik içinde milletvekili olduğu süre içinde en çok yatırım yaptırdığı ileri sürülen ilçesi Göle’de dışarı çıkmadığı dikkatlerden kaçmıyor.


    **KURA YEŞİLLENDRİLMEYE DEVAM EDİYOR..



    Belediye Başkanı Faruk Köksoy, her yıl olduğu gibi bu Yılda Belediye personeli ile fidan dikti.

    Ardahan Belediyesinin tüm personelinin katıldığı fidan dikim etkinliği, Belediyemizin şehrimize kazandırmış olduğu Kür Kale Parkında gerçekleşti. Bugün saat 08.30’da başlayan fidan dikim çalışması Saat14.00’a kadar devam etti. Çalışmaları gören duyarlı vatandaşlarımız da çalışmalara katılarak fidan dikimine katıldılar.

    Başkan Köksoy, Etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada. Personellerimizle Şehir içinde oluşturduğumuz yeşil alan ve parklara, her Mayıs ayında yaptığımız gibi fidan dikim faaliyetine devam ediyoruz. Burada temel amacımız dikilen fidanların önce Belediyenin tüm personeliyle parkları sahiplenmesi.

    Aynı zamanda bir fidan dikmenin maddi manevi faydasını herkes biliyor Hadisi-i Şerifte ’de geçiyor kıyametin kopacağını bilseniz elinizdeki fidanı dikiniz.

    Bütün bu büyük sözlerin ve toprağın yeşil alanların ihtiyacı çerçevesinde Belediye personellerimizle Mayıs ayında oluşturduğumuz yeşil alanlara fidan dikimine devam ediyoruz Halkımızda iştirak ediyor, diyen Başkan Köksoy, Çocuklarımız, gençlerimiz her yaştan insanlarımız fidan dikimine yardım ediyor. Bir fidan diken asla hiçbir şeyi tahrip etmez ve hiçbir insana yan gözle bakmaz, yanlış bir yaklaşım içerisinde olmaz.  Fidanı dikip yetiştirmek ve korumak gerekir.  Bütün bu olumlu faaliyetleri gerçekleştirmek çocuklara ve gelecek nesillere  çok büyük kazanım ve  iyi bir miras bıraktığı açıktır. Bu faaliyetimize gelip destek veren Belediye Meclis üyelerimiz, personelimiz, müdürlerimiz, vatandaşlarımız herkese çok teşekkür ediyorum her sene devam edecek. Şehrimize hayırlı olsun,dedi.  

  • Yeni Vali'den, Eski Valinin Uğramadığı Belediyeye İade-i Ziyaret..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    İlk ziyaretini şehit bir ailenin evine yapan ve bugüne kadar kendisini kutlamaya gelenleri kabul eden Ardahan Valisi Hüseyin Öner İade-İ ziyarete geldiği Ardahan Belediyesinde zabıtalarca karşılandı.


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir ile kısa bir görüşme yaptıktan sonra ayrılan Vali Öner’in ziyaret ettiği belediyeyi bir önceki vali hiç ziyaret etmemiş, gelmemişti.



    Yeni valinin bu önemli adımını takdirle karşılayan Ardahanlılar, ‘Bir ülkenin, bir kentin gelişiminde önemli olanın yöneticilerinin birlik içinde barışık olması ve valisi, başkanı, basını, stk’larının hepsinin birlikte hareketle vatandaşı da yanlarına alarak yol almasından geçer’ diyerek ‘yeni valinin ilk ziyaretini belediyeye yapması ve başkanla diyalog içinde olması önemli bir adımdır’ diyerek valinin CHP’li Ardahan Belediyesini takdirle karşıladılar.


    Bilindiği gibi bir önceki vali Ardahan’da görev yaptığı  süre içinde Ardahan Belediyesini ziyart etmemişti.



    ATATÜRK ULUSAL BASIN DA!..


    Ardahan’ın Damal ilçesi Karadağ sırtlarına yansıyan Mustafa Kemal Atatürk silüeti her yıl olduğu gibi bu yıl da görülmeye başladı. Ulusal basında geniş yer bulan silüeti ziyaret edenlerin sayısında da bir haykli artış olduğu dikkat çekmekte.


    Bu haberi YouTube ArdahanTV de İleyebilirsiniz..


    TIKLA


    https://www.youtube.com/watch?v=sBjkImdNC1g&t=1s



    En Büyük Devrimci Erdoğan!


    Ve günlerdir tartışılan yasa tasarısı mecliste.. Ve bu yazının yayınlandığı ve okunduğu saatlerde çok ama çokk büyük bir olay olmazsa kabul edilmişte olabilir..


    Yani AK Parti’nin hazırladığı ve bazı illerde birden fazla baronun kurulmasına olanak  tanıyan çoklu baro düzenlemesi bugün Meclis’e sunuldu.

    Evet aylardır, günlerdir ve onca yürüyenler kervanına katılan Avukatların da yürümesine vesile olan yasa tasarısı AK Parti ve MHP ittifakının güç birliği yaptığı Mecliste.. 

    Ve daha önceki Barış Süreci, Başkanlık Sistemi, Yargıtay, Danıştay hatta Askeri gibi birçok güç endeksli kuruluşların güçlerinin kırılması gibi birçok Anayasa değişikliği gibi konu ve yasa değişikliği ardından yeni baroların kurulmasına imkân tanıyacak olan yasa tasarısı meclisten geçer mi, geçmez mi bilmem ama 24 saat önce yapılan açıklamanın ardından hem de 24 saat dolmadan meclise gelmesini sağlayan ismin Erdoğan olduğunu hepimiz biliyoruz..

    Yani dediğini yapan, zaman zaman bir adım ileri 2 adım geri atsa da dediğini er ya da geç yapan, yaptıran bir kişilik var..


    Oda En büyük Devrimci Erdoğan’ın dik duran kişiliğidir…




    Yani beğenirsiniz, beğenmessiniz ama düşüncesini hayata geçirmek için mücadele eden devrimci bir kişiliğe sahip bir Erdoğan var karşımızda..

    20 Yıldan fazladır aynı yolda direnen hapis, ihtilal girişimi, adına halk kalkışması denen Taksim, Güneydoğu olayları ve en önemlisi bugün Trump’un kırmaya çalıştığı ama Erdoğan’ın çoktan dağıtıp, darmadağın ettiği sistem koruyucularının engelleri aşması devrimci ruhu değil de nedir..

    Zaten Erbakan gibi asker karşısında terlemeyen, Ecevit gibi yüzüne Anayasa kitapçığı yemeyen, Demirel gibi ‘6 giderim 7 gelirim’ demeyen, Özal gibi kapı açıp, devamını getiremeyen, Gül gibi ‘ne şiş yansın, ne kebap yansın’ Türkeş ve devamında ki parti gibi ‘Vatan-Millet-Sakarya edebiyatı ile yanlık olayımda gerisi önemli değil’, Çin meşeli Perinçek gibi ‘Yanar-Dönerle işi götüreyim’ diyen olmadığını ve peygamberimizden, Atatürk’e kadar gelen liderlerin de inandıklarına zaman zaman yaşanan engel ve sıkıntılar nedeniyle bir adım geri atsalar da o adımı zamana bırakıp geri atarken inandıkları yoldan dönmedikleri ve ondan bugüne hala yaşadıkları devrimcilik değil mi?

    Ve asıl devrimciliğin onca engel ve direnişe karşın ve bazende daha kötü sonuçlar olabileceğini bile bile inandığından vazgeçmemek olduğunu biliyorsak bugün kü En Büyük Devrimci Erdoğandır..

    Tabi inandığını yapmak devrimcilikse..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.phpVali: Kardeşliğe zarar verdirmeyeceğiz..


    arşiv haber 07/10/2015 tarihli haber


    Makamında Gazeteci Fakir Yılmaz’ı kabul eden ve önemli açıklamalarda bulunan Ardahan Valisi Ahmet Deniz herkese yeter olan bu güzel ülkede huzuru bozmak isteyenlere izin verilmeyeceğini belirtti.


    Kasım seçimlerinin huzur içinde yapılması için gerekli önlemleri aldıklarını belirten Ardahan Valsi Ahmet Deniz terörle mücadele de geri adım atmadan mücadeleye devam edeceklerini belirttiği açıklamasında, toplumun huzurunu bozmak isteyen ve kardeş kavgası çıkarmak isteyenlere müdahale de vatandaşın huzurunu bozamadan, kardeşliğe zarar vermeden hareket edeceklerini belirtti.


    **1 KASIM İÇİN GÜVENLİK TOPLANTISI..



    Vali Ahmet Deniz başkanlığında, 01 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak olan genel seçimlerle ilgili “Seçim güvenliği” toplantısı düzenlendi.

    Valilik Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya Vali yardımcısı Muharrem Coşgun, İl Emniyet Müdürü Selami Hüner, İl Jandarma Komutanı Osman Yeşilöz, İlçe Kaymakamları, İlçe Emniyet Amirleri, İlçe Jandarma Komutanları, kolluk birimleri ve ilgili kurum müdürleri katıldı. 

     

    Seçimlerin huzur ve güven ortamında gerçekleştirilmesine yönelik alınacak olan tedbirler ile seçim süreci konusunda değerlendirmelerin yapıldığı toplantıda İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü tarafından sunumlar gerçekleştirildi.

     

    Vali Ahmet Deniz, toplantıda yaptığı konuşmada, “1 Kasım’da yapılacak olan genel seçimde bizim görevimiz, önceden alacağımız tedbirler ile huzur ve güven ortamında bir seçim geçirmektir. Seçim süresince kolluk birimlerimiz ve ilgili birimlerimiz tarafından seçim güvenliği konusunda çalışmalar yapılacak ve vatandaşlarımızın iradesini sandığa yansıtacağı güven ortamı sağlanacak. Bu anlamda vatandaşlarımızın özgür iradesinin sandığa yansıması için her türlü tedbir alınacak.  Seçim süreci boyunca üzerimize düşen görevleri eksiksiz yaptığımız takdirde, ilimiz huzurlu bir seçim geçirecektir” dedi.


    Vali Deniz başkanlığında “Okul Güvenliği” toplantısı yapıldı 

    Okullarda güvenli ortamın sağlanmasına yönelik, koruyucu tedbirlerin alınması ve taşımalı eğitimle ilgili olarak Vali Ahmet Deniz başkanlığında toplantı yapıldı.


    Valilik Toplantı Salonu’nda ki toplantıya, Vali Ahmet Deniz, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Vali Yardımcısı Muharrem Coşgun, İl Emniyet Müdürü Selami Hüner, İl Jandarma Komutanı Osman Yeşilöz ve ilgili birim müdürleri katıldı.


    Toplantıda konuşan Vali Deniz, “Çocuklarımız bizim her şeyimiz. Okul bölgelerinde bazen çok ciddi sorunlar olabiliyor. Ardahan’da bu anlamda çok büyük sıkıntılar yok ama çocuklarımızın küçük yaşta edinebilecekleri olumsuz alışkanlıkların önüne geçebilmek için, okullarımız ve okul bölgelerinde her türlü güvenlik tedbirini önceden alarak, ileride oluşabilecek olumsuzlukların önüne geçmiş olacağız” dedi.

    Taşımalı eğitim konusuna da değinen Vali Deniz, öğrencileri taşıyan araçların sürekli olarak trafik kontrollerinin yapılması ve okullarda öğrencilere verilen yemeklerin titizlikle denetlenmesi konusunda ilgili birimlere talimat verdi.

     

    Vali Deniz ayrıca, okul çevresinde okulla ilgisi olmayan kişilerin bulunması halinde, bu kişilerin tespit edilerek gerekli cezai işlemlerin uygulanması yönünde talimatlar verdi.

     

    Toplantıda, İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı şube müdürlükleri tarafından sunumlar gerçekleştirildi.                                 Ardahan Valiliği

  • CHP'LİLER POSOFLU DEDELERİNİ BULDU!..


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Oğlu’nun da bir dönem CHP Kars Milletvekilliği yapan Posoflu Molla Hasan Hoca’nın CHP’nin Ardahan’da ki ilk kurucusu olduğunu bulan ve kendi sanal sayfasında paylaşan Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Merkez İlçe Başkanı Sinan Onay’ın konuyla ilgili açıklaması şöyle;


    Ülkemizi kurtaran ve kuran partimiz CHP’nin Ardahan’da Sinan Onayteşkilatını oluşturan ve ilk başkanlığını yapan kişi, fotoğrafını paylaştığımız Posoflu Molla Altun Hoca’dır. Posof’un Kalkankaya köyünden olan Molla Altun Hoca, aynı zamanda Millî Mücadele kahramanı olup Deli Halit Paşa’nın da tabur imamıdır. Cumhuriyetin ilanından sonra kendi köyünde okul inşa ederek muallimlik de yapmıştır. 1935 yılında yakalandığı amansız bir hastalık sonrasında Erzurum’da vefat etmiş ve orada defnedilmiştir. Hece ölçüsüyle yazdığı şiirleri de vardır. Oğlu Şemsettin Ataman da 1957 seçimlerinde CHP’den Kars milletvekili seçilmiştir.



    *Sıra Esenyurt ve İBB’de!


    Milletvekillikleri düşürülen, kaç milletvekili ve belediye başkanının tutuklandığı, ne kadarının yerine kayyum atandığını artık sayamadığımız bir süreçte biri CHP’li, ikisi HDP’li olmak üzere 3 milletvekilinin vekilliklerinin düşürülmesi ardından yaşananları izlerken MHP ortaklı iktidara ve Corona’yı bitiren, gelen tepkiler ardından pandemi önlemlerini hatırlatıp, bu hafta sonu yapılacağı söylenen yasakları gelen tepkiler ardından kaldırdığını ilan eden başkan Erdoğan’a kızmak yerine HDP ve CHP’lilere ne diyeceğimi bilemiyorum..


    Tabi HDP ve CHP’ye diyeceklerimizi demeden önce yaklaşık 3 aydır süren Corona yasaklarına ses çıkarmayıp, iki günlük son yasağa homurdayan halkımın özgürlüklere karşı sessiz kalıp, cırtık atacağı hafta sonunun yasaklanmasına karşı homurdamasının bile işe yaradığını da görmek, anlamak gerekir..


    Çünkü bu homurdanmayı gören Başkan Erdoğan 2 saat sonra yasakların kaldırıldığını ilan etmesi başta kendimize olduğu gibi demokrasiye, halkın oylarına rağmen despotluk yapanlara karşı homurdanmanın bile yettiğini ortaya koyarken aynı halkın bu homurdanmayı tüm yaşananlara karşı da ortaya koyması gerekmez mi diye sormak geliyor..


    Yani halk denen toplumun iki günlük tatillerine, cırtık atmalarına getirilmek istenen tepkiyi Corona denen komedinin başından bu yana ortaya koysaydı zaten zorda olan kendimizin ve ülkenin ekonomisini iyiden iyiye zorda bırakan bugünleride yaşamazdık..


    Neyse konumuza dönecek olursak eğer mecliste yaşananlara ve CHP’lilerin, ulusalcıların son yerel seçimlerde oylarını aldıkları HDP’lileri görmezden gelip Berberoğlu üzerinden yaptıkları siyasete bakıp, attığım twiwtter, facebook mesajımı ve sıranın kimlerde olduğuna bakalım derim..



    Çünkü; ‘Bugünün yaşanacağını hesaba katmayıp, Demirtaş ile diğer HDP’lilerin tutuklanmasına neden olan CHP’nin, Milletin vekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasına oy verdiğini unutup, şow eşliğinde ayağı ile tıpış, tıpış mahkemeye giden Berberoğlu’nun ‘olur ya kısa sürede olsa serbest kalırsa’ eğer gidip, CHP Genel Merkezine kendisini atıp orada kalmalı.. Bakalım meclisi basıp, HDP’li Orhanları alan polis CHP Genel Merkezini basıp, Berberoğlu’nu da alır mı.. Ve muhalefet neye hala mecliste durur. sineyi millete gitmez.. Bunları tartışmanın demokrasi adına daha etkili olacağı düşüncesindeyim’ diye mesaj atan benim ve bir çok insanın düşündüğü ve hissettiği şey sıranın CHP Genel Başkanının dediği gibi ‘Sıranın bir ilçede ve büyükşehirde, asıl amaç bizi sokağa çekmek’ dediği olayda..


    O olayda Kılıçdaroğlu’nun dediği bir ilçe belediyesi Esenyurt’tur, büyükşehirde İstanbul İBB’dir..


    Çünkü 3 vekilin vekilliklerinin düşürülmesi bir kez daha nabız ölçümüdür ve Covid-19 dolayısıyla hafta sonu uygulanması düşünülen ama demokraside yaşananlara değil cırtık atma istemine karşı yaşanan homurdanmalar ardından kaldırılan yasaklar kadar vekillerin vekilliklerinin düşürülmesi olayı karşısında kamuoyu denen toplumun yani kimse o beklenen, istenen ve iktidarı ya da ‘vatan-millet-sakarya’ edebiyatı ile siyaset yapan ortağını korkutacak bir tepkiyi koymamıştır..


    Nokta..



    ESKİ  HABERLERİMİZ İÇİN TIKlayın.. 


    http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    CHP’li Delege Onay’a onay verdi!


    arşiv haber 22/11/2015 tarihi haber


    Büyük Kurultay’a doğru giden Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İlçe Kongrelerini tamamladı. Hanak ve Çıldır’da tek adayların yeniden seçildiği CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanlığına ise mevcut ilçe başkanı Sinan Onay seçildi.



    Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İlçe Kongereleri yapılmaya devam ediyor.


    Çıldır’da Nevzat Şirin’in, Posof’ta Erkan Ocak’ın, Hanak’ta ise Katip Ayık’ın rakipsiz gittikleri seçimlerde yeniden ilçe başkanlıklarına seçilirlerken, Ardahan Mrkez’de iki rakiple seçime giden mevcut CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı Sinan Onay rakiplerine fark attı.


    77 Delegenin oy kullandığı CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanlığı seçiminde CHP’li delegenin 56 oyunu alan Sinan Onay yeniden CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı olurken, bayan rakibi 16, diğer aday 6 oy alarak seçimi kayıp eden taraf oldular.


    Mutlu Kerimoğlu’nun da katıldığı CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanlık seçimi CHP’nin kurmaylarıncada yakından takip edildi. Mutlu Kerimoğlu ve bir çok CHP’li kurmayın izlediği seçimlere partililerinde ilgisi bir hayli büyüktü.


    Göle ve Damal İlçe Kongrelerininde önümizde ki hafta yapılacağı öğrenildi.


    **ŞİRİN TEKRAR BAŞKAN SEÇİLDİ


    ..



    Çıldır CHP İlçe Başkanlık Kongrede Nevzat şirin yine Başkan seçildi. Çıldır CHP ,ilçe binasında yapılan Kongrede Delegeler ve üyeler katıldı. tek bir aday olan kongre secimi sakin geçti.

    Divan Başkanlığını Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci yaptı.üyeliklerini ise Salih Orhan ve Erkan Aygün yaptı . 36 oyla Nevzat şirin CHP ilçe başkanı oldu.


     


    **Metin Kasımoğlu Yeniden Aday..



    Öte yandan önümüzdeki Çarşamba günü yapulacak olan CHP Göle İlçe Bşkanlığı için daha önce CHP İşlçe Başkanlığı yapan Metin Kasımoğlu’nun aday olduğu öğrenildi.


    3 Adayın yarışacağı öğrenilen Göle CHP’nin 67 delegesi bulunuyor.


    Daha öncede ilçe başkanlığı yapan Kasımoğlu başkanlık yaptığı dönemde partiye kazandırdığı üyeler ile tanınıyor.


    Görev yaptığı sırada İl Başkanlığı ve Genel Merkezin dayatma adayı göstermesine karşı çkımış, o dönem istifa etmişti.


     


    **DELEGENİN İSTEMİ ÜZERİNE ADAYIM..


     


    Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın ilgilenmediği, delege olarak gösterilen Ensar Öğüt’ün Ardahan’da olmasına karşın oy kullanmadığı CHP Ardahan Merkez İlçe Kongresi sonrası yapılacak olan Göle ve Damal CHP İlçe Başkanlıkları için yarışın sürdüğü bir sıra da yeniden aday olan CHP Göle esiki İlçe Bşkanı Metin Kasımoğlu delegenin istemi üzerine yenden aday olduğunu açıkladı.


     


    **Rus Tankları Sınır’da!



    Türk savaş uçaklarının Rus savaş uçağını düşürmesiyle birlikte yeniden gündeme gelen Rus-Osmanlı savaşları 100 yıl önce yayınlanan fotoğraflarla ortaya çıkmaya başladı.

    Sanal ortamda paylaşılan o dönemde ki fotoğraflarla anlatılmaya çalışılan o dönemlerde Rus tanklarının çatışmaların yoğun olduğu bir sürede Ardahan’a doğru geldiği, Ardahan ve Karslıların da bölgeyi terk etmek için o dönemin en önemli taşıtları olan öküzlerle çekilen kanılarla çatışmaların yaşandığı bölgelerden kaçtığını ortaya koymakta.

    60 Yıla yakın Rus sınırları içinde kalan Ardahan’ın uzun yıllar komşu olduğu Rusya’nın bugünde 100 yıl önce ki gibi güçlü silahları ile donatılan bir ülke konumunda olurken, Ardahan’ın da içinde bulunduğu bir çok bölgenin bu silahlara karşı hala korumasız olması ise her an yaşanabilecek bir Türk-Rus çatışmasında kimin galip geleceğini düşündürürken, olası bir çatışma da olan yine halklara olacağı kesin gibi görünmektedir.              


    Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com


    **Ne kadar güvendeyiz?


    İç çatışmalar ile yıllardır uğraşan ve bu yönde aldığı önlemler dışında İsrail, İran, Pakistan, Kuzey Kore gibi çokta etkili olmayan silahları olmayan ülkem ABD’nin ve AB ülkelerinin de gazıyla da attığı bir füzeyle dünyanın 2. büyük silah deposu olan Rusya’nın uçağını düşürdü.

    Yani yılardır komşu olduğumuz, bazen savaşıp, bazen de birlikte başkalarıyla savaştığımız, bazen de önemli destekler gördüğümüz Rusya bugün sınır olmadığı Ardahan’ı yıllarca kendi sınırları içinde tuttuğunu bilen bizlerin atılan bir füze ile yeniden ilişkilerimizi bozduğumuz bu ülke ile yapacağı bir savaşta ne kadar karlı çıkacağımızda tartışmak gerekme mi?

    Bugün Posof’tan başlayıp, Akdeniz’e kadar uzuanan doğalgaz boru hatları dahil bir çok konuda bağlı olduğumuz Rusya ile çıkacak bir savaşta karlı çıkmayacağımızı ard arda alınan ekonomi engellemelerle şimdiden görüyoruz..

    Ki bunun sadece ekonomik alanda kalmayacağını o füzenin atılması emrini verenlerde çok iyi birliyorlar..

    Bu nedenle açkama üzerine açıklamalar yaparak durumu toparlamaya çalışan hükümet ve saray da biliyor ki Rusya ile kafa kafaya gelmenin Suriye, Irak, Mısır, Libya , Tunus’la dansa benzemez..

    Çünkü başta Ardahan olmak üzere ülkenin bir çok yerinin bir düğme ile fırlatılacak olan Rus füzeleri karşısında korumasız ve kalkansızdır.. 

    Ve en önemlisi bu işlerin hiçte öyle Kasımpaşa kabadaylığıyla olmayacağı, zaten dost bir komşunun kalmadığı bir sırada Ruz ayısı ile güreşin çok ama çok ağır bedelleri olacağı gibi karlı tarafın biz değil, bize gaz verenlerin oynadığı oyunla Rusya olacağıdır..


    CHP’li Delege Onay’a onay verdi!


    Büyük Kurultay’a doğru giden Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İlçe Kongrelerini tamamladı. Hanak ve Çıldır’da tek adayların yeniden seçildiği CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanlığına ise mevcut ilçe başkanı Sinan Onay seçildi.

  • AK PARTİ SEÇİMİ AÇIK FARKLA KAZANDI..

    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’nın başkanlık ettiği 56 Ardahan Merkez Muhtarlarının oy kullandığı Ardahan Merkez Köylere Hizmet Götürme Birliği seçimlerinde yarışan AK Partili Meclis Üyesi Levent Bilgili CHP’li Rakibi Sırrı Atalay Cantürk ile yarıştığı seçimi 49 oyu alan AK Partili Levent Bilgili açık fark ile kazandı.




    Yine AK Partili olan ve 21 oy alan Selami Şenel’inde Ardahan İl Özel İdare Köylere Hizmet Götürme Birliği Üyelerinin seçildiği seçimde Bilgili’nin köy muhtarlarından olmak üzere açık oy ile oy alması dikkatlerden kaçmadı. 

    Meclis Başkanı CHP’li olan İl Genel Meclisinin yapılan KHB Üye Seçimlerinde CHP’li Meclis Üyesi Sırrı Cantürk ise 19 oy ile kaldı.


    Ulusalcı Yüzlerin Erken Seçim Tartışması..

    İsminin başına Adaleti koyan AK Parti ve MHP’lilerin çoğunlukta olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından biri CHP’li,ikisi HDP’li milletvekilliklerinin  düşürüldüğü ülke, siyaseti bir kış hastalığı olan basit gripal bir olay olduğunu ısrarla belirttiğim ve ısınan havalarla birlikte erken seçim tartışmalarının eşliğinde siyasette de havalar iyiden iyiye ısınıyor..


    Başkan Erdoğan’ın Soylu’lu mevcut bakanlar kurulunu değiştirerek yeni bir seçim hazırlığına start vereceği ve ondan önce Davutoğlu, Babacan ve Ardahan Milletvekili olduğunu unutup, iki dönem oy aldığı, milletvekili olduğu kentin sorunlarını, değil mecliste hiç bir yerde ağzına almayı bile gerek görmeyen Öztürk Yılmaz’ın kuracağı partilerin seçime girmesini zorlayacak hazırlıklar içinde olduğu yönündeki tartışmaların  olduğu şu günlerde erken bir seçim tartışması meşgul etmeye devam ediyor..


    Bu tartışmaların amacının gerçek gündemi saklama mı yoksa bu yöndeki niyetin yansıması mı bilmem ama bir taraftan seçim habercisi olan hukümet ortağı Bahçeli’ye diğer taraftan Bakanlara öte taraftan Anketçilerin söyledikleri üzerinde yorum yaparak bu yönde yapılan tahmin ve tartışmalara katılanların sayısı da gün geçtikçe artıyor..


    Aslında olaya bir de ters yönde bakmak ve erken seçimi hükümet mi, muhalefet mi yoksa içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılardan kurtarmanın gerginliğini yaşayan toplum genelinde yaşanan mırıldanmaların estirdiği rüzgârın yarattığı atmosferden mi diye baktığımız da toplumunda bu yöndeki tartışmalara hayır demediğini, tam aksine anket şirketlerinin sorduğu sorulara verdiği cevaplardan daha iyi anlıyoruz.


    Çünkü 20 yıldan fazladır aynı yüzleri görmekle, o yüzlerin de metal yorgunluğunun psikolojisi ile yeni bir seçimi ister gibi görünmekte ve ‘Erken Seçim Olacak’ tartışmalarına ‘şimdilik evet’ demezlerse de ‘yok yapılmasın demedikleri de diğer bir gerçek olarak ülke gündemini meşgul etmeye devam ediyor.



    Kısacası benim de kısadan katılmam gerektiğini düşündüğüm başkanlık sistemi ile iyiden iyiye devre dışı kaldığı söylenen meclis ve milletvekillerinin bu tartışmaların yani erken seçim tartışmalarının Coronadan dolayı yarısı boş geçen 2020 yılında olmazsa da 2021 yılının sonunda ya da 2022 yılının başlarına yerel yönetimlerin içinde olduğu topyekûn bir genel seçim yapılacak gibi..


    Ha bu arada biri CHP’li, ikisi HDP’li toplam 3 milletvekilinin, milletvekilliklerinin düşürülmesinin ardında başta son yerel seçimlerde HDP’lilerden aldığı destekle başta İstanbul’da olmak üzere birçok yerde belediye başkanlığı kazanan CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ‘solcuyum, adaleti, insan haklarını arıyorum’ diyen sözde solcu medya ve gazetelerin olaya sadece CHP’li Enis Berberoğlu’dan bahsedip, aynı anda, aynı akıbete uğrayan HDP’li vekillerinin isimlerini ağızlarına  almamaları da bu ülkedeki sağın, muhafazakarların, milliyetçilerin olduğu gibi solun, solcuyum diyenlerin de ulusalcı yüzlerini göstermesi, ‘erken seçim’ tartışmalarından daha çok önemli ve acı bir durumdur..



    ESKİ  HABERLERİMİZ İÇİN TIKlayın.. 


    http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Levent Pehlivan İYİ Parti


    Ardahan Adayı Oldu!


    arşiv haber 21/07/2018 24 tarihli haber


    Haziran’da yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekili seçimlerinde Ardahan’da yarışacak olan adaylar netleşti. Oryan Atalay’ın AK Parti, Öztürk Yılmaz’ın CHP, TaşkınAktaş’ın HDP’den, Hakan Çapan’ın SP’den Ardahan 1 nci Sıra Adayları Olurken İYİ Parti’nin Ardahan 1. Sıra Adayı Oldu.



    **Fakir Yılmaz Size Demiyor muydu?


    Ardahan Dernekler Federasyonunun 4-8 Temmuz Günleri İstanbul Bakırköy Botanikpartk’ta düzenleyeceği Bal Festivali’ni gölgelemek, bölmek için kendilerinin de aynı bölgede etkinlik yapacaklarını ilan edenler,

    Fakir Yılmaz federasyon başkanı olmadan önce üzerlerine mahalli gazetelerin serildiği köhne kahve ya da dernek binalarında söz de toplantılar yapanlar ve Fakir Yılmaz’ın gelişi ile 5 yıldızlı oteller de U masa kahvaltı ve yemekli toplantıları öğrenenler,

    ‘Fakir Yılmaz federasyon başkanı oldu, bizde federasyon kuralım, bana da başkan desinler’ deyip, ‘Güçlü Ardahan Lobisi’ ni anlamayıp, önüne geçenler, 

    Fakir Yılmaz’ın İstanbul’un her ilçesinde bir dernek olmalı deyip, kurdurduğu derneklerde başkan olup, sonrada Fakir Yılmaz’da kim? Onun yaptığını bende yaparım diyenler,

    Her yere birim başkanı atayıp, kendi yöneticilerinin, derneklerini ARDAFED’den uzak tutup, ‘Falan bizim adayımız’ deyip, her seçim dönemine kadar gaz verdiklerini perişan edenler diyenler,

    Fakir Yılmaz, ‘Ardahan ayrı vilayettir, gelin bir çatı altında birleşelim’ derken hala Kars, Iğdır sevdalısı olup KAI; KAISİAD, KAIFED gibi saçmalıkları ısrar ayakta tutan Ardahanlılar, 

    Fakir Yılmaz ve ARDAFED ekibi ‘Biz Ardahan’ın adını İstanbul’a yazdıracağız derken inanmayıp, ‘4 günde 1,5 Milyon insanın toplandığı ‘Ardahan’ı Tanıtma Günleri’ ne önce köstek olanlar sonra bakıp, ‘ya gerçekten oldu’ deyip, utanmadan Maltepe sahiline gelip, kara gözlüklerle poz verenler, 

    Seçimden seçime kapılarına gidip, sıraya girenler, her kulpu takıp, arkasında zil oynadığınız Fakir Yılmaz sizin yapamadığınız yapıp bugün aday olamadığınız siyasi partileri ziyaret ederken ya ‘Fakir Yılmaz ile benim ne işim olmaz’ diyenler, 

    Sonrada Fakir Yılmaz’ı utanmadan arayıp, ‘ben adayım, desteğini istiyorum’ diyenler, 

    Şimdi anladınız mı Fakir Yılmaz’ın ne demek istediğini, ne yapmak istediğini..


    **Erdoğan Başkan Olur, Meclis Parlamento Olarak Kalır..


    Adaylarını belirlemeye başlayan partilerin bu haftanın sonunda gaz verecekleri 24 Haziran’da ne olur?

    Vallahi benim şu an gördüğüm Erdoğan birinci turda kazanır, mecliste istediği 301 çoğunluğu kazanamaz..

    Parlamenter sistemden yana olanlar mecliste kazanır.

    Başkan olan Erdoğan parlamento olarak kalmak isteyen meclise dokunmaz, kendi kadrosunu kurup, yen bir erken seçim için sıvadığı kolları ile yoluna devam eder.

    Ha unutmadan yine bana sorarsanız eğer parlamentoda CHP, İyi Parti veya diğerleri değil HDP yine Erdoğan’ın başını ağrıtacak parti gibi görünüyor derim..


    **CHP’nin Listeleri 657 Kadrolular Gibi..


    Toplumun değişim istediği CHP’nin 24 Haziran Listelerinin ilk onlar belirlendiği dün gördüğümüz il şey CHP’nin adeta 657’te tabi kadrolarla dolan devlet dairelerinde ki duruma benziyor.

    Yani ne emekli oluyor, nede yerine yenisinin gelmesini istiyor bir liste yayınlayan CHP’nin şimdiden yine muhalefet olmak için çabaladığını görmüş olduk.

    Umarım İnce’nin estirdiği iktidar havasını da söndürmez CHP..

    ‘İYİ Parti ne olur?’ diye sormayın çünkü benim tahminin ile yapılan sözde anketler hiçbir birine yaklaşmıyor gibi görünüyor.

    Yani, 2. Parti olacak diye bekleyenler kızmasın ama 20 bilemediniz 35 vekile ancak parlamentoya gireceğe benzer..


    **Küçük Bilim Adamlarını Kutluyorum..


    Ardahan Eğitim Vakfının yanı sıra FOX TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk’ün desteklediği ve Ardahan Merkez 23 Şubat İlkokulu bünyesinde oluşturulan robotik kodlama sınıfı öğrencileri İstanbul’da yapılan yarışmada birinci oldular. Kodlama da Türkiye 1’ncisi olan Ardahanlı Öğrenciler Türkiyeyi Çin’de yapılacak olan yarışmada temsil etme hakkı kazandılar.

    Ardahanlı Küçük Bilim Adamlarını Kutluyorum..

  • AK PARTİ'DE FOTROĞRAF ÇATLAĞI BÜYÜYOR!



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    **İL BAŞKANI ERZURUM BÜYÜKŞEHİR


    BELEDİYE BAŞKANININ ZİYARETİNE ÇAĞRILMADI!


    Son olarak geçtiğimiz günlerde vali ile bir araya gelen ve gergin geçtiği ileri sürülen toplantı ardından Göle’de olmasına karşın milletvekilinin değil de yönetimi ile birlikte Valiyi ziyaret edip, bayramını kutlayan AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın’ı yanına almayan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atayal bu kez de Göle’yi kardeş kent ilan eden Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’n Göle ziyaretin de AK Parti İl Başkanını davet etmediği ve İl başkanı olmayan fotoğrafla poz vermedi parti içinde yaşanan çatlağı bir kez daha gün yüzüne çıkardı.



    İl Başkanının Haberi Bile Yokmuş!


    Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz ve Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanının geldiği Göle’ye ziyaret edilip, edilmediğini sorduğumuz AK Parti İl Başkanı Hakan Aydın parti içinde yaşanan gerginliği olmadığını belirtse de kendisinin Büyükşehir Belediye Başkanının ziyaretinde haber olmadığını ve bu yönde davet almadığını belirtmesi dikkatlerden kaçmadı.


    Öte yandan Bayram boyunca Ardahan’da ilçesi Göle’de kalan kdiğer ilçelere gitmeyen AK Parti Ardahan Milletvekilinin yaşadığı bu durumla birlikte Ankara’ya döndüğü alınan diğer bilgiler arasında oldu.


    AK PARTİDE FOTOĞRAF ÇATLAĞI!..


    arşiv haber 29/05/2020 tarihli haber yorum


    Bugün Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanını Göle’de ağırlamaya hazırlanan ve yarın Ankara’ya döneceği öğrenilen AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile AK Parti İl Başkanlığı arasında gözle görülür ayrım ve çatlak gün geçtikçe daha net olarak ortaya çıkmaya devam ediyor.


    Ardahan AK Parti Milletvekili ile ‘Ardahan’a geldiğinde CHP’li Belediye Başkanını ziyaret ediyor, onunla fotoğraf veriyor, biz boşa çıkarıyor’ diyerek üstü kapalı olsa da vekile tepkili olduğu ve vali ile vekilin yaşadığı sorun karşısında tarafsız kalmayı tercih etmesiyle bilinen İl Teşkilatı arasında yaşanan gerginlik her geçen gün iyiden iyiye ortaya çıkıyor.


    AK Parti Milletvekili ile İl Başkanı arasında yaşandığı ileri sürülen gerginliğin had safaya ulaştığının son fotoğrafları bayram için Ardahan’a gelen ve bayram boyunca Göle’de ki evinde kaldıktan sonra Ardahan merkeze gelip, partisinin yaptırdığı İl Binasının inşaatını İl Başkanı olmadan dolaşan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay aynı gün AK Parti İl Teşkilatı yöneticileri ile İl Binasında bir araya geldi.


    Öte yandan dikkat çeken diğer önemli bir gelişme de milletvekilinin de katıldığı toplantının fotoğraflarını gerek kendi sanal sayfasında gerekse AK Parti İl Başkanlığına ait sayfalarında yayınlamayan AK Parti İl Başkanı bir gün önce ekibiyle birlikte Ardahan Valisinin ziyaret edip, bu ziyaretin fotoğraflarını kendilerine ait sanal sayfalarda yayınlaması dikkatlerden kaçmadı.



    AK PARTİ İL TEŞKİLATINDAN VALİ MASATLI’YA TEŞEKKÜR ZİYARETİ

    AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın yönetimindeki partililer, Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’yı Bayram ziyareti gerçekleştirerek şimdiye kadar yaptığı hizmetlerden ötürü teşekkür ederek başarı dilediler. İl Başkanı Hakan Aydın, Merkez İlçe Başkanı Özgür Açıkyıldız, Kadın Kolları Başkanı Selda Kılıç, Gençlik Kolları Başkanı Fevzi Bozkurt ve teşkilat mensupları, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal ve Jandarma Komutanı Albay Selçuk Özdem’e de bayram ziyaretinde bulundular.


    KALEYE SOSYAL TESİS YAPILACAK..


    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, Ardahan Kalesi’ni Turizme Kazandırma ve Destinasyon Projesi’nin, Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) tarafından onaylandığını açıkladı.


    Vali Masatlı, valilikte düzenlenen projenin tanıtım toplantısında gazetecilere yaptığı açıklamada, kalenin bölgenin önemli tarihi mekanları arasında yer aldığını belirterek, Ardahan Kalesi’ni Turizme Kazandırma ve Destinasyon Projesi’nin SERKA tarafından onaylandığını ifade etti.


    Kentin sembolü olan kalenin değerlendirilmesinin tarih ve turizme yapılan önemli yatırım olarak gördüklerini ifade eden Masatlı, “1544 tarihinde Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan tarihi Ardahan Kalesi’nin turizme kazandırılmasıyla bu alanda az da olsa bir farkındalık oluşturma amacındayız. Sonuçta kalemiz, kentimizin tarihi ve kültürel mirasıdır. Aynı zamanda bu kale ilimizin simgesi ve sembolü haline gelmiştir.” dedi.


    Masatlı, proje ile kale içindeki binaların restorasyonunun yapılacağını belirterek, aydınlatma ve çevre düzenlemesi gibi birçok çalışmanın da gerçekleştirileceğini aktardı.


    Aynı zamanda kale dışında yerli ve yabancı turistlerin, zaruri ihtiyaçlarını gidereceği lavabo, mini kafeterya, seyir alanı gibi yerlerin de yapılacağını anlatan Masatlı, şöyle konuştu:


    “Seyir terası ile ilimizin özellikle şehir merkezinin izlenme imkanı sağlanacak. Kaleyi ziyaret edenler çay ve benzeri ikramlar da alabilecekler. Ahşap mimarisi uygulanarak yapılacak olan seyir alanı ve sosyal tesislerle turizm çeşitliliğini artırmış olacağız. Kale içinde ayrıca yöresel kültürümüzün tanıtımı, teşhiri ve ekonomiye kazandırılması gibi stantlar da oluşturulacak.”


    Maliyeti 1 milyon 134 bin lira olan projenin yıl içinde tamamlanması hedefleniyor.



    Ardahan’A Buz Pateni


    Yılın 8 ayı soğuk ve karlı geçen Ardahan İlimizde, Gençlik ve Spor Bakanlığın katkı ve destekleriyle Halilefendi Mahallesinde Gençler ve Çocuklarımız için Buz Pateni Tesisi yapılıyor. Protokolü imzalanan tesis içerisinde kafeterya, bekleme odaları ve giyinme kabinleri yer alacak.



    Konuyla ilgili olarak açıklama yapan Vali Mustafa Masatlı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı telefonla bilgilendirerek, Ardahan Halkı, Gençler ve Çocuklar adına teşekkürlerini arz etti.



    Kılıçdaroğlu’nun Deniz Gezmiş Damarı..


    AK Parti’den ayrılıp önce birlikte hareket edip, ardından 2 ayrı parti kuran eski başbakan Davutoğlu ile eski bakan Ali Babacan’ın yapılacak ilk seçimde ne yapacakları en çok tartışılan konuların başında gelmekte. 


    İki yeni partinin bir taraftan 81 Vilayette teşkilatlanma diğer taraftan da alınabilinecek bir erken seçimde nasıl harekat edeceklerinin çokça tartışıldığı bugünlerde bir önceki seçimlerde çoğu eski MHP’lilerden oluşan siyasilerle İYİ Parti’yi kuran Meral Akşener’in başını çektiği partinin seçimlere katılmasına büyük katkı sunan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun İYİ Parti için yaptıklarını Davutoğlu’lu Gelecek Partisi, Babacan’lı Deva Partisi içinde aynı şeyi yapabileceklerini açıklaması bu tartışmaları, sorunları, sıkıntıları ve gerçek onca gündemi üç aydır Coronanın gölgesinde kalan ülkenin birinci gündemi haline getirmiş bulunmakta.


    Öyle ki AK Parti avukatı, pardon ortağı olan MHP’nin kendisinin oy oranını geçen İYİ Parti’ye yapmak istediği ama KIlıçdaroğlu’nun erken davranması ile meclise ardından toplumun %10’luk kesiminden oy alacak kadar gönlüne giren İYİ Parti vakasını ortağı AK Parti’nin de yaşamaması için Gelecek Partisi ve DEVA Partisinin seçimlere girmesini engelleyecek yeni yasa tasarıları hazırlamaya başlamış bile..


    Ama benim asıl üzerinde durmak istediğim ve daha önce birkaç kez daha gündeme taşıdığım ve Deniz Gezmiş ruhlu olduğuna inandığım ama ayakları olamazsa da düşünceleri CHP’nin kozmik odasınca prangalanan Kemal Kılıçdaroğlu’nu bir kez daha anlatacağım.


    Gerçi Kılıçdaroğlu’ndan önce Demirtaş’ı ve yine CHP’nin kozmik odasınca ateşlenen fitil ile gündeme getirilip, alelacele kaldırılan dokunulmazlıkların ardından tutuklanan Demirtaş’ın neden siyaset dışına itildiğini anlatmayı da düşünüyorum..


    Çünkü Kılıçdaroğlu’nu anlatırken aslında ülkede gerçek anlamda bir sol oluşumun ötesinde güçlü bir muhalefet, güçlü bir taraf ve bu gücün ardından iktidara açılan kapıyı zorlayacak olan bir oluşumu engellemek için ‘Türkiye Partisi’ dedikten sonra gerek devletin, gerek CHP’nin  kozmik odalarını rahatsız etmiş ve devre dışı bırakılmıştı Selahattin Demirtaş..


    Evet, Demirtaş’ın bunu başaracağını düşünenlerin bu düşünceyi taşıyan ve HDP’den  yani Kürt oylarından sonra milliyetçilerin oylarına sahip İYİ Parti’yi, ardından çok oy olmazsa da başta AK Parti gibi muhafazakâr kesimi temsil eden Saadet Partisi ile girdiği ilişki ve çıkışlarıyla bunu gösteren Kılıçdaroğlu’nun son çıkışı yani İYİ Parti’ye yaptığı gibi Gelecek Partisi ve Deva Partisine de destek olabileceklerini belirten çıkışı ile Deniz Gezmiş ruhu taşıdığını anlamak gerek..


    Çünkü bu ülkede  başta ABD’ye olmak üzere sömürgeci faşistlere teslim etmemek için hayatlarını veren Deniz Gezmiş’ler de  bu birliktelik için mücadele etmiş, o zaman anlaşılmamışlar ama bugün daha iyi anlaşılmaktadırlar.


    Ve bir taraftan İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu ile uğraşan CHP’nin kozmik odasını diğer taraftan gün geçtikçe MHP’ye muhtaç hale gelip, bir dediğini iki yapmayan iktidar ve Başkanı Erdoğan ile uğraşan Kılıçdaroğlu’nun taşıdığı Deniz Gezmiş ruhunu yeşertmek için daha cesur olmalı ve Demirtaş gibi iki arada bi derede kalmasa ve atacağı bir geri adımla devre dışı bırkılmazsa bu ülkede istenen o güçlü sol, daha güçlü toplumsal birliktelik sağlanacak gibi görünüyor..



    ESKİ  HABERLERİMİZ İÇİN TIKlayın.. 


    http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php

  • Merkez CHP'den Gazetecilere Bayram Hediyesi..

    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    CHP Merkez İlçe Başkanı Sinan onay ve yönetici arkadaşlarının kentte bulunan gazetecileri ziyaret ederek, aracılıklarıyla tüm Ardahanlıların bayramını kutlayıp, bayram hediyesi verdikleri gazetecilere bundan sonra kentin sorunlarını gündeme taşıyan güzel haber hediyeleri ile geleceklerini belirterek tüm gazetecilere başarılar dilediler.



    CHP Merkez İlçe Başkanı ve yöneticilerine bu nazik davranışlarından dolayı teşekküre den Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fakir Yılmaz CHP ve diğer tüm partilerin kentin sorunlarına duyarlı olması ve biz gazetecilere bu yönde yaptıracakları haberlerin hem gazetecilere hem de tüm Ardahanlılara verilecek en güzel hediye olacağını belirtirken CHP’lilerin yanında tün Ardahanlıların ve İslam aleminin bayramını kendilerinin de kutladığını belirtti.




    Göle’de yetim ve öksüzlere bayramlık


    Ardahan Göle Kaymakamlığı himayesinde, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından “Bayramlıklar Bizden Evde Kalmak Sizden” sloganı ile ilçede bulunan yetim ve öksüz çocuklarla ihtiyaç sahibi yaşlılara, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde 162 takım bayramlık kıyafetler hediye edildi.


    Ardahan Göle Kaymakamlığı himayesinde, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından “Bayramlıklar Bizden Evde Kalmak Sizden” sloganı ile ilçede bulunan yetim ve öksüz çocuklarla ihtiyaç sahibi yaşlılara, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde 162 takım bayramlık kıyafetler hediye edildi.


    Devletimizin her daim görüp gözettiği öksüz ve yetim çocuklarla, dezavantajlı vatandaşlarımıza fırsat eşitliği tanımak ve onların bayramda mutlu olmalarını sağlamak için bu faaliyeti gerçekleştirdiklerini belirten Kaymakam Cevat Gün, “Ülkemizde Korona virüs (Covid-19) salgını tedbirleri kapsamında çocuklarımızın ve 65 yaş üstü vatandaşlarımızın sokağa çıkma yasakları devam etmektedir. Bu günlerde bu vatandaşlarımızı bir nebze mutlu etmek bizlerin görevidir. Devletimiz, her daim yetim ve öksüz çocuklarımız ile ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın her türlü ihtiyacına cevap vermektedir. Bu mübarek günlerde bizlerde devletimizin çocuklarımızın gönüllerine dokunmasına vesile olmak ve onların yüzlerini güldürmek için ‘Bayramlıklar bizden evde kalmak sizden’ sloganı ile Ramazan Bayramında bayramlık kıyafetler hediye ediyoruz. Bayramlık hediyelerimizi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımız ve Vefa Sosyal Destek Gruplarımız aracılığı ile ulaştırıyoruz. Böylece çocuklarımız sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu bu günlerde bayrama çocuk mutluluğunda, bayram sevincinde girecekler. Bu duygu ve düşüncelerle, Ramazan Bayramının tüm insanlık için barışa, sevgiye ve kardeşliğe vesile olması temennisiyle, yetim ve öksüz çocuklarımızın, ailelerinin, yaşlılarımızın, kamu kuruluşlarında ve özel kuruluşlarda çalışan mesai arkadaşlarımın ve değerli Göleli hemşehrilerimizin Ramazan Bayramını tüm içtenliğimle kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum” dedi.


    Kaymakam Mete, Al Köyünde sebze fidesi dikimine katıldı


    Ardahan Posof Kaymakamlığı bünyesinde İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürlüğü ile Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü tarafından sebze fidesi dağıtımı yapıldı.


    Ardahan Posof Kaymakamlığı bünyesinde İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürlüğü ile Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü tarafından sebze fidesi dağıtımı yapıldı.


    Al köyünde yapılan fide dikiminde Kaymakam Murat Mete’ye, İlçe Tarım ve Orman Müdür V. Güneş Tekin eşlik etti.


    İlçe ki vatandaşların hane gelirine katkı sağlamak ve ilçede sebzeciliğin teşvik edilmesi amacıyla İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü’nce ilçe merkezi ve köylerde ikamet eden, sebze yetiştirmek için uygun mekana ve bilgiye sahip 20 ayrı aileye salatalık, domates ve biber fidesi desteği verildi.



    Posof Bayrama virüssüz giriyor


    Ardahan’ın Posof ilçesi Ramazan Bayramına virüssüz giriyor.


    Aylardır ülkemizi de etkisi altına alan Korona virüs Posof’ta barınamadı. Vatandaşlar kurallara uydukları için caddeler boş kaldı, alınan tedbirler etkili oldu.


    Yaşanan bir vak’ada Kol köyünden Bursa’ya düğüne giden kişilerin Posof’a döndüklerinde testlerinin pozitif çıkması üzerine köy karantinaya alındı ve hastalar Ardahan’da tedavi edilerek ölümden ve hastalığın yayılmasından kurtarıldılar.


    Alınan bilgilere göre Ardahan’da tedavi altında olan sadece üç hasta bulunduğu belirtilerek diğer ilçelerde de herhangi bir pozitif vak’anın bulunmadığı belirtildi. 



    Sevgili miyiz, Muhabbet Kuşu mu?


    ‘Dağ dağa kavuşmaz ama İnsan insana kavuşur’ atasözleri ile kendisini teselli etmekle ünlü biz insan oğlunun canı sıkıldığında dertleşmek için baktığı çevresinde gördüğü ve güvenip, inandığı kendisi gibi bir insana zaman içinde ya aşık olur, ya sevgili ya da diğer adı ile akraba, arkadaş, dost olur..


    Diğer bir canlı olan muhabbet kuşu ise kendisi gibi can yoldaşı olduğuna karar verir..


    Bu ilişki yani dağların kavuşamayıp, insanın insana kavuştuğu öne sürülen bu dünyada bu ilişkiler bazen evlilik denen kutsal ama sona kadar zor bela götürülebilen bir sonuçla biter, bazen de ölene kadar okulda, askerde yaşanan birlikteliğin bitmesine rağmen can arkadaş, yoldaş gibi devam eder..


    Ve hiç bir zaman bu soruları kendimize sormayıp, her yaşanana ya ‘kader’ der ya da ‘gitsin gittiği yere kadar der veya ‘su akar yatağını bulur’ diyerek kendimizi teselli ederiz, ‘yanlış kayaya mı çarptım yoksa rüyada mıyım?’ demeden..


    Bilmem ama ömür denen ve dün hiç yokmuş, yeni ortaya çıkmış gibi ölüm adını alan Corona korkusu ile değerini hissedip, muhabbet kuşları gibi birileri tarafından kafese ,pardon evlere kapanarak sarıldığımız hayat denen süreçte karşılaştıklarımızın kiminin sevgili, eş, arkadaş, kiminin de sırdaş olduğu bir gerçek.. 


    Ve bu gerçeğin aslında kendisi ile baş başa kalıp, kendisiyle sorgulanmamak için hep aranan birer muhabbet kuşuyuz her birimiz..


    Muhabbet kuşu, öğrendiği bir kaç kelimeyi sürekli tekrarlayan papağan türleri içerisinde yer alan, biz insanlar gibi evcil bir canlı türü.. 


    Ülkemden çok ama çok uzaklarda olan Avustralya kıtasına özgü Melopsittacus cinsinin içinde yer alan tek türü olan küçük, uzun kuyruklu bu kuşlar yabani ortamda genel olarak yeşil, mavi, beyaz veya sarı tüy rengine ve kanatlarında siyah taralı çizgilere sahip kuş familyasında olan canlılardır..


    Onlar da biz insanlar gibi göz alıcı renklerle göze çok hoş görünseler de onlarda bizler gibi çok kapalı olan iç dünyalarında yaşadıkları karanlıkta hep arayışta olurlar..  Bunu da, bugün burada yarın dünyanın öbür ucunda çırpınan kanatlarıyla yine biz insanlar gibi hep arayıştadırlar..


    Çünkü muhabbet kuşları da ilişkiye girdikleriyle sevgili mi, dost mu, arkadaş mı, sırdaş mı olduğunu hep düşünürler..


    Ve biz insanlar da bazen aynı bu muhabbet kuşları gibi boş laklakayla zamanı öldürüp, konuştukça, öttükçe, sevgili, arkadaş sandıklarımızla yaşadığımızı sanırız..


    Evet şimdi soruyorum…


    Biz sabır eden sevgili miyiz, yoksa tesbih çeker gibi tık, tok yapan muhabbet kuşları mıyız?!..


    CHP'nin Başına İP limi geliyor?!


    CHP’nin Başına İP limi geliyor?!


    arşiv haber 23/03/2015 tarhli haber


    Onca adam içinde il başkanı bulamıyorlar!


    CHP Ardahan’da devam eden İl Başkanı krizine bir yenisi daha ekleniyor. Bir ara MHP’li de olan İşçi Partili CHP’nin başına mı getiriliyor?


    İki ay içinde iki il başkanı değişen Cumhuriyet Partisi Ardahan İl Örgütüne başkan ve yönetim arayan CHP’liler kendi içlerinde bir İl Başkanı bulamazlarken, akrabası İşçi Partili olan bir kişinin adı CHP İl Başkanlığı için geçmesi dikkat çekti.


    CHP Kulislerin de sızan bilgilere göre şimdiki adıyla Vatan Partisi olan  İşçi Parti Ardahan İl Başkanı Erdal Uygur’un akarabası Fevzi Uygur’un adının CHP Ardahan İl Başkanlığı için geçtiği ileri sürülürken, bir dönem MHP’ye de kayıt olan Büyük Sütlüce (Harziyan) köylü Fevzi Uygur’un bu görevi üstlenip, üstlenmeyeceği merakla bekleniyor.


    CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve CHP’li Milletvekili Aday Adaylarının iki gündür toplantılar yaparak, ‘CHP’nin yeni il başkanı kim olsun?’ sorusuna cevap arayıp,  tartıştıkları alınan diğer bilgiler arasında oldu.


    Konu hakkında görüşlerin başvurduğumuz CHP rdahan Milletvekili Ensar Öğüt solcu bir arkadaş olan Fevzi Uygur’un adı üzerinde bir matabakat sağlandığı, Uygur’unn adının önümüzde ki günlerde CHP MYK’sına sunulabileceğini belirtmesi, akrabası Vatan Partisi (İşçi Partisi) Ardahan İl Başkanı olan Fevzi Uygur’a CHP’nin yeni il başkanı denilebileceği izlenimi doğdu.

  • Off Road Yolunda Tır Devrildi..


    Bilgen ve İmamoğlu Kayyumu Beklememeli..


    Bir çok siyasetçisinin hapiste olduğu ülkede ne yapılıyorsa önüne geçilemeyen ve her geçen gün oy oranını arttıran ve son anketlerde oy oranının %13’leri bulduğu belirtilen partinin yani alına alına bitirilemeyen belediye başkanlarının ve ülkedeki diğer tüm belediye başkanlarının sayısını merak edip, baktığımda inanmayanlara, ‘Amma da Ne kadar HDP’li Başkan Varmış?’ dedirten bir sonuçla karşılaştığım bu sabah birilerinin derdinin Corona, morona olmadığı ve demokrasi oyunu içinde oyunlar oynamaya devam ettiğini bir kez daha görüyor, üzülsem de yazmaktan öte bir şey yapamamanın ezikliğini yaşıyordum.


    Çünkü, son yerel seçimler de hem CHP’nin başını çektiği başkanlara, hemde kendi partililerine demokrasi adı altında oy verenlerin hür denen iradelerine kayyumların atanmaya devam ettiği ülkede belediye ve başkan sayısının kaç olduğuna baktığımda bunların %25’ine yakınının HDP’li belediye ve başkanlar olduğuna rastlıyordum..


    Ve bunların bir çoğunun halkın, seçmenin, hür iradesinin yani sözüm ona demokrasinin gereği oyları ile seçilmelerine karşın çoğunun çoktan görevden el çektirilip, yerlerine kayyumlar atandığını biliyor ve yazımı yazdığım Ardahan’a komşu olan Kars ve Iğdır Belediye Başkanlarının yerlerinde kaldığını sanıyordum.


    Ama sabah işime gelip, bilgisayarımın başına geçtiğimde gelen ilk ‘son dakika’ başlıklı haberde, 5 HDP’li belediye başkanının daha görevden alınıp, aralarında bir dönem Ardahan’da Vali Yardımcılığı da yapan ve şu an Siirt’te vali olan Ali Fuat Atik’in de bulunduğu vali ve kaymakamların kayyum olarak yerlerine atandıklarını öğreniyordum.



    Yani, ‘Siirt Belediye Başkanı HDP’li Berivan Helen Işık ile Baykan Belediye Başkanı HDP’li Ramazan Sarsılmaz, Kurtalan Belediye Başkanı HDP’li Baran Akgül, Iğdır Belediye Başkanı Yaşar Akkuş ve Muş Altınova Belediye Başkanı İçişleri Bakanlığınca görevlerinden alındı. Siirt’e Vali Ali Fuat Atik, ilçelerde ise kaymakamlar, Belediye Başkanı olarak görevlendirildi.’ haberini okuyunca Iğdır’dan sonra sıranın Kars’a geldiğini anlatır gibiydi günün ilk haberi.. 


    Bu haberi okuduğumda, sıranın Kars’a geldiğini ve birilerinin işini yaptığını düşünürken rahmetli babamın, ‘Adamın işi Artistlik, başka ne beklersiniz ondan?’ dediği Sırrı Süreya Önder’in bir süredir çözüm süreci benzeri yeni bir sürece sıcak bakan ve aralarında bazı mevcut milletvekillerinin de bulunduğu AK Partili isimlerle bir araya geldiği ve ikinci çözüm süreci için nabız yokladığı öğrenildi” iddialarına rastlıyordum..


    Ve bu iddialar ardından son olarak yerlerine kayyum atanan 5 belediye başkanı haberi ile Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanıyken yerine kayyum atanan Ahmet Türk’ün, “Sırrı Süreyya Önder’in açıklamasını hayretle karşıladım. Siyasette saklı kalması gereken bazı şeyler vardır. Şahsen bu dönemlerde yerelde politika yaptığım için böyle bir ilişkinin olup olmadığı konusunda bir şey söyleyemem. Buna şahit olmadım” açıklamasına rastlıyor ve bu kafa karıştıran gelişmelerin arka perdesinde neler olduğunu da çözmeye çalışıyordum.


    Yani, başta HDP’li Kars Belediye Başkanı ve HDP’lilerin desteği ile İmamoğlu gibi seçilen CHP’li belediye başkanlarının bu gelişmeler karşısında nasıl bir tavır alacaklarını da merak etmiyor değildim.


    Ve HDP’lilerin oyları ile seçilir, seçilmez barış süreci içinde bir çoğu AK Partili olan eski Belediye Başkanları tarafından indirilen T.C’leri geri asan CHP’lilerden olmaz deyip, bu yaşanan demokrasi oyununa tepki olarak HDP’li Kars Belediye Başkanı ile İBB Başkanı İmamoğlu’nun kayyumu beklemeden görevi bırakması gerektiğini düşünüyordum.


    Ve her an kapısına kayyum bekleyen HDP’li Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen’in, Kılıçdaroğlu’nun Coronayı fırsat bilip, kapandığı evinde Çiftçilerin borçlarının ertelenmesi gerektiğini söyleyip, hükümete akıl vermeye devam ettiği bir süreçte mecliste bulunan HDP’li vekillere ve İmamoğlu’nun da içinde olduğu HDP’lilerin desteği ile seçilen CHP’li Belediye Başkanlarına örnek olacak bir davranışta bulunur mu bekleyip, görelim derim..



    7 Haziran Fırsattır..


    7 Haziran Fırsattır..


    arşiv haber 25/03/2015 tarihli haber


    MHP’li Hümmet Tatar: Ülkeme hizmet etmek istiyorum


    MHP İstanbul Milletvekili dayı Tatar kolları sıvadı..


    Ardahanlı işadamı Hümmet Tatar, MHPden istanbul 3. Bölge Milletvekili Aday Adayı oldu. Sivil toplum örgütlerine yönelik yaptığı desteklerle bilinen genç işadamı Tatar, Türkiyeye genç bir bakış açısı, yeni bir ufuk kazandırmak gerekiyor. Bir MHP gönüllüsü olarak hem ülkem hem de halkım için parlamento çatısı altında çalışmak istiyorum dedi.

    Tatkar Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve Gümrük müşavirliği yapan, Uluslararası alanda Tekstil, lojistik, gümrük müşavirliği ve dış ticaret faaliyetleri yürüten işadamı Hümmet Tatar, Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul 3. Bölge Milletvekili Aday adayı oldu.


    “TÜRKİYE’YE YENİ UFUKLAR KAZANDIRMALIYIZ”


    Tatar, “MHP’ye gönül vermiş biri olarak öne çıkıp halkım için önemli adımlar atıp, kararlar alma vaktinin geldiğine inanıyorum. Artık Türkiye’ye genç bir bakış açısı, yeni bir ufuk kazandırmak gerekiyor. Türkiye dinamik bir yapıya gençlerin sayesinde gelecektir. Bu yüzden de gençlerin önünün açılması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.


    “MHP’YE HALKIN İLGİSİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR”


    Haziran seçimleri öncesinde MHP’ye ciddi bir yönelim olduğuna dikkat çeken Tatar, MHP’nin oylarını arttıracağına inandığını söyledi. Tatar, “Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin liderliğinde Türkiye’yi bugün yaşadığı sıkıntılardan kurtarmak için yola çıktım. Partimize yönelik halkın ilgisi son dönemde ciddi şekilde artmış durumda. Bu ilginin sandığa da yansıyacağı aşikar. Bazı anket şirketleri partimizin oyunu yüzde 19 civarında gösterse de ben bu oranın şu an için çok daha yukarılarda olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.


    GENÇLİK YILLARINDAN BU YANA MHP GÖNÜLLÜSÜ


    1996 yılından beri MHP’nin birçok bünyesinde bulunduğunu belirten Tatar, “Gençlik yıllarımdan bu yana hem ülkü ocaklarında hem de partimde çalışmalarım, hizmetlerim oldu. MHP’de hiç üst kademelerde görev almadım ama partimin gönüllüsü olarak üzerime düşen ne varsa yerine getirdim. Partimin her zaman yanında oldum” dedi.


    MEMLEKETİNE SIRTINI DÖNMEDİ


    1976 yılında Ardahan’da doğan Tatar, uzun süreden beri İstanbul’da yaşamasına karşın memleketine de sırtını dönmemiş. Yöresel derneklere verdiği desteklerle bilinen Tatar, Serhat Ardahanspor’un da en büyük destekçileri arasında. Tatar, “Ardahan’daki bütün sivil toplum örgütleriyle, hemşerilerimizin olduğu tüm partilerde her zaman yanlarında durdum, destek oldum. Çok teklif gelmesine karşın sivil tolum örgütlerinde aktif görev almadım ama her zaman yanlarında oldum, bu işin mutfağında çalışan insanlara maddi ve manevi destek olmaya çalıştım” diye konuştu.


    YÖNETTİĞİ FİRMALARDA 1000 KİŞİ ÇALIŞIYOR


    Hem yurt içinde hem de yurt dışında ticari faaliyetleri olan Hümmet Tatar, sahibi olduğu şirketlerde yaklaşık bin kişiye iş istihdamı yaratmış. Bundan sonraki süreçte siyasette de aktif rol almak isteyen Tatar, ticari faaliyetlerini şöyle anlattı: “Ticari faaliyetlerimiz 1998 yılında başladı. Gümrük ile başlayıp, tekstil, depolama ve uluslararası ticaretle iş hayatımıza devam ettik ve bugünkü konumumuza ulaştık. Türkiye’de çok ciddi projelere imza attık. 2010 yılında canlı hayvan ithalatında Urugay’dan ve Estonya’dan süt ineği ve besilik dana getirdik. Şu anda gümrük müşavirliği hizmetini verdiğimiz firmamızda 45 kişilik bir grupla çalışıyoruz. 700 kişinin çalıştığı tekstil firmamızla hem Rusya’ya hem de Avrupa’ya ihracat ve dış ticaret yapıyoruz. Gümrüğe dayalı olarak farklı bir kurumda lojistik yapıyoruz. Orada da depolama ve dağıtım yapıyoruz. Dış ticaret alanında her şeye hâkimiz. Ülkemizde olabildiğince iş istihdamı yaratarak insanlarımıza faydalı olmaya çalışıyoruz.”


    HÜMMET TATAR KİMDİR?


    1976 Ardahan Merkez Akyaka (Kotoskara) köyü doğumlu olan Hümmet Tatar, ilk ve orta öğrenimini Ardahan’da, liseyi ise İstanbul’da okudu. Halen Bulgaristan Haskova Üniversitesi’nde Kamu Yönetimi 3. sınıfta öğrenimini sürdürmekte. İstanbul’da uluslararası ticaret ve gümrük müşavirliği yapmaktadır. Uluslararası alanda tekstil, lojistik, gümrük müşavirliği ve dış ticaret grup şirketlerin yönetim kurulu başkanı olan Hümmet Tatar, evli ve 2 çocuk babasıdır.

    www.kuzeyanadolugazetesi.com


     


     





    Haber – Sunday, October 26, 2003

    5 Milyar için 23 vilayet dolasti


    Kastamonu Safranbolu ilçesi nüfusuna kayitli 20 yasinda bir çocuk babasi Murat Daloglu kendisi ve çocugunun ameliyat parasi için Il il gezerek dileniyor. 7 ayda 23 vilayet dolasarak, doktorlarin verdigi raporla kapi kapi gezerek derdini anlatmaya ve yardim istemeye çalisan Daloglu son olarak Türkiye’nin sinir vilayeti Ardahan’a kadar geldi. Kendisinin beyin tümoru hastasi oldugunu (sara), 5 yasindaki Gökhan Daloglu’nun ise Menejit hastasi oldugunu belirterek kendisinin ve çocugunun tedavisi için gereken 5.5 milyari biriktirmek için yardim topladigini belirten Murat Daloglu 23 vilayet dolasmasina karsin 1.5 milyarini Kastamuno Valiligi Sosyal Yardimlasma Vakfinca olmak üzere bugüne kadar ancak 3 milyar para toplayabildi.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Sunday, October 26, 2003

    Cumhuriyetin 80. yilinda bir çok köy suya kavusabildi


    Ardahan merkeze bagli bir çok köyü, Cumhuriyetin 80. yilinda ancak suya kavusabildi.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Saturday, October 25, 2003

    Cumhuriyet bayrami kutlamalari basladi Cumhuriyetlin 80 nci yil dönümü hazirliklari tüm yurtta oldugu gibi Ardahan ve Ilçelerin de devam ediyor. Kutlama programi çerçevesinde yapilacak etkinliklerin ön provasini yapan Askeri ve Sivil kuruluslar çalismalarini devam ederlerken halkta ev isyerlerini bayraklarla donatti. (Devamını Göster)


     





    Haber – Saturday, October 25, 2003

    Ardahan’in uzayda resmi fotograflandi


    Tanitimda yoksun vilayetler arasinda olan Ardahan’in uzay da görülen resmi fotograflanarak Internet üzerinde tüm dünya ya yayinlandi.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Saturday, October 25, 2003

    Imamlarin kanini almadilar!


    Imamlar ramazan öncesi topluca kan verme istekleri Ardahan’da bulunan 3 hasta hane ve 6 Saglik ocaginda kan toplama merkezi olmadigi gerekçesiyle red edildi.


    Alinan bilgilere göre kan vermenin hem tipben, hem de dinen uygun oldugunu emrinde ki imamlara bildiren ve ramazan öncesi  verilecek yarim kilo kanin vücudun kendisini yenilemesinde faydali olacagini  söyleyen Ardahan Il Müftüsü Niyazi Ersoy emrinde ki bir çok imamla ve müftülük çalisani ile  kan vermek için basvurdugu  Ardahan Devlet Hastanesin de “Kan Merkezimiz yok, siz kan vermek istediginizi belirtip, hastaneye adres birakin kan lazim oldugunda biz sizi arariz” cevabiyla karsilastilar.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Saturday, October 25, 2003

    Ramazan Pidesi 500 bin liraya satilacak


    Pazar günü gecesi sahura kalkilarak baslayacak olan Ramazan boyunca çkacak olan Ramazan Pidesi 500 bin liraya satilacak. 500 gr. lik ramazan pidesinin 500 bin liraya satilacagi Ardahan ve ilçelerin de ekmek 250 bin liraya satiliyor.


    (Devamını Göster)


     





    Günün Haberi – Saturday, October 25, 2003

     Dursun Akçam’a köylüleri ‘Komünisttir’ diye sahip çikmadilar! Ardahan’li ünlü yazar Dursun Akçam adina köyünde açilmak istenen kültür evine köylülerinden ‘Komünisttir’ diyilerek izin verilmedi. Alinan bilgilere göre; geçtigimiz günler de Ankara’da ölen Cumhuriyet dönemi öykü ve roman yazari Ardahan’li Dursun Akçam adina köyü olan Ardahan’in Ölçek köyünde bir kültür evi açmak isteyen Akçam’in oglu Dr. Taner Akçam Ölçek köyüne geldi. Konuyu köy muhtari Nizam Tasçi’ya götüren bir süre önce ölen Dursun Akçam’in oglu Dr. Taner Akçam babasi adina köyde bir kültürevi açmak istedigini ve muhtarin bu konu da kendisine yardimci olmak istedi. Babasi adina kendi köyünde açmak istedigi kültürevi için köy muhtari Nizam Tasçi’ya ve Ölçek’li köylülere basvuran ve Yadigar Çelik’e ait olan ve köyde ziyaret olarak bilinen kullanilmayan evi isteyen Akçam’in ogluna ‘baban komünistti, onun adina köyümüz de yer falan vermeyiz’ diyen Ölçek’liler, babasi adina kendi köyün de bir kültür evi açmak isteyen Dr. Taner Akçam’a karsi çiktilar. Dr. Taner Akçam’in kendilerin de istedigi evin kutsal yer olarak bilinen ve ziyaret edildigini, Dursun Akçam’in ise dine inanmayan, atayist birisidi, kendisine burayi vermeyiz’ Iki ay önce akciger kanseri teshisi konan 73 yasinda ki Dursun Akçam, durumunun agirlasmasi üzerine geçtigimiz Sali günü Ankara Gazi hastanesine kaldirilmisti. Durumu agirlasan Akçam, ayni gün saat 18:00 siralarinda yasama veda etmisti. (Devamını Göster)


     





    Günün Yorumlari – Friday, October 24, 2003

    Yaziyorsam Sebebi Var


    CHP Kongresindeydik…


    CHP’ye 2’yi kayip ettiren kimdi?..


    Köylü milletin efendisi mi?!.


    fakiryilmaz@mynet.com


    Ceptel: 0.535. 418 32 58


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Friday, October 24, 2003

    Damal Bebegi sayesinde ilçesinin su ve kanalizasyonunu Almanlara yaptirdi!…


    Ardahan’in en fakir ilçesi olan Damal Ilçesi ögretmen Belediye Baskani Gülcemal Fidan ilçe halkinin giyim kültürünü sergileyen ve Japonya’da yapilan bir yarismada Dünya birincisi olan Damal Bebeklerini hediye götürdügü Alman-Türk Ekonomik Is Birligi Toplulugu Üyelerine 2700 nüfuslu ilçesinin kanalizasyonunu ve su sebekesini yaptirdi.


    Konu hakkinda bir açiklama yapan Damal Ilçesi’nin CHP’li Belediye Baskani Gülcemal Fidan, yillarca çözüm için ugrastigi ilçesinin kanalizasyonunu ve su sebekesinin Ankara’da tanistigi bir Alman Mühendisi araciligiyla ulastigi Alman-Türk Ekonomik Is Birligi Toplulugu Türkiye Temsilciliginin yöneticilerine yörenin kültürünü sergileyen Damal Bebegi ile Ardahan Kafkas Bali’ni götürmesiyle kurulan diyalog sonucunda ilçesinmin kanalizasyon ve su sebekesini yaptirdigini belirtti.


    (Devamını Göster)





    Haber – Sunday, October 26, 2003

    5 Milyar için 23 vilayet dolasti


    Kastamonu Safranbolu ilçesi nüfusuna kayitli 20 yasinda bir çocuk babasi Murat Daloglu kendisi ve çocugunun ameliyat parasi için Il il gezerek dileniyor. 7 ayda 23 vilayet dolasarak, doktorlarin verdigi raporla kapi kapi gezerek derdini anlatmaya ve yardim istemeye çalisan Daloglu son olarak Türkiye’nin sinir vilayeti Ardahan’a kadar geldi. Kendisinin beyin tümoru hastasi oldugunu (sara), 5 yasindaki Gökhan Daloglu’nun ise Menejit hastasi oldugunu belirterek kendisinin ve çocugunun tedavisi için gereken 5.5 milyari biriktirmek için yardim topladigini belirten Murat Daloglu 23 vilayet dolasmasina karsin 1.5 milyarini Kastamuno Valiligi Sosyal Yardimlasma Vakfinca olmak üzere bugüne kadar ancak 3 milyar para toplayabildi.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Sunday, October 26, 2003

    Cumhuriyetin 80. yilinda bir çok köy suya kavusabildi


    Ardahan merkeze bagli bir çok köyü, Cumhuriyetin 80. yilinda ancak suya kavusabildi.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Saturday, October 25, 2003

    Cumhuriyet bayrami kutlamalari basladi Cumhuriyetlin 80 nci yil dönümü hazirliklari tüm yurtta oldugu gibi Ardahan ve Ilçelerin de devam ediyor. Kutlama programi çerçevesinde yapilacak etkinliklerin ön provasini yapan Askeri ve Sivil kuruluslar çalismalarini devam ederlerken halkta ev isyerlerini bayraklarla donatti. (Devamını Göster)


     





    Haber – Saturday, October 25, 2003

    Ardahan’in uzayda resmi fotograflandi


    Tanitimda yoksun vilayetler arasinda olan Ardahan’in uzay da görülen resmi fotograflanarak Internet üzerinde tüm dünya ya yayinlandi.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Saturday, October 25, 2003

    Imamlarin kanini almadilar!


    Imamlar ramazan öncesi topluca kan verme istekleri Ardahan’da bulunan 3 hasta hane ve 6 Saglik ocaginda kan toplama merkezi olmadigi gerekçesiyle red edildi.


    Alinan bilgilere göre kan vermenin hem tipben, hem de dinen uygun oldugunu emrinde ki imamlara bildiren ve ramazan öncesi  verilecek yarim kilo kanin vücudun kendisini yenilemesinde faydali olacagini  söyleyen Ardahan Il Müftüsü Niyazi Ersoy emrinde ki bir çok imamla ve müftülük çalisani ile  kan vermek için basvurdugu  Ardahan Devlet Hastanesin de “Kan Merkezimiz yok, siz kan vermek istediginizi belirtip, hastaneye adres birakin kan lazim oldugunda biz sizi arariz” cevabiyla karsilastilar.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Saturday, October 25, 2003

    Ramazan Pidesi 500 bin liraya satilacak


    Pazar günü gecesi sahura kalkilarak baslayacak olan Ramazan boyunca çkacak olan Ramazan Pidesi 500 bin liraya satilacak. 500 gr. lik ramazan pidesinin 500 bin liraya satilacagi Ardahan ve ilçelerin de ekmek 250 bin liraya satiliyor.


    (Devamını Göster)


     





    Günün Haberi – Saturday, October 25, 2003

     Dursun Akçam’a köylüleri ‘Komünisttir’ diye sahip çikmadilar! Ardahan’li ünlü yazar Dursun Akçam adina köyünde açilmak istenen kültür evine köylülerinden ‘Komünisttir’ diyilerek izin verilmedi. Alinan bilgilere göre; geçtigimiz günler de Ankara’da ölen Cumhuriyet dönemi öykü ve roman yazari Ardahan’li Dursun Akçam adina köyü olan Ardahan’in Ölçek köyünde bir kültür evi açmak isteyen Akçam’in oglu Dr. Taner Akçam Ölçek köyüne geldi. Konuyu köy muhtari Nizam Tasçi’ya götüren bir süre önce ölen Dursun Akçam’in oglu Dr. Taner Akçam babasi adina köyde bir kültürevi açmak istedigini ve muhtarin bu konu da kendisine yardimci olmak istedi. Babasi adina kendi köyünde açmak istedigi kültürevi için köy muhtari Nizam Tasçi’ya ve Ölçek’li köylülere basvuran ve Yadigar Çelik’e ait olan ve köyde ziyaret olarak bilinen kullanilmayan evi isteyen Akçam’in ogluna ‘baban komünistti, onun adina köyümüz de yer falan vermeyiz’ diyen Ölçek’liler, babasi adina kendi köyün de bir kültür evi açmak isteyen Dr. Taner Akçam’a karsi çiktilar. Dr. Taner Akçam’in kendilerin de istedigi evin kutsal yer olarak bilinen ve ziyaret edildigini, Dursun Akçam’in ise dine inanmayan, atayist birisidi, kendisine burayi vermeyiz’ Iki ay önce akciger kanseri teshisi konan 73 yasinda ki Dursun Akçam, durumunun agirlasmasi üzerine geçtigimiz Sali günü Ankara Gazi hastanesine kaldirilmisti. Durumu agirlasan Akçam, ayni gün saat 18:00 siralarinda yasama veda etmisti. (Devamını Göster)


     





    Günün Yorumlari – Friday, October 24, 2003

    Yaziyorsam Sebebi Var


    CHP Kongresindeydik…


    CHP’ye 2’yi kayip ettiren kimdi?..


    Köylü milletin efendisi mi?!.


    fakiryilmaz@mynet.com


    Ceptel: 0.535. 418 32 58


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Friday, October 24, 2003

    Damal Bebegi sayesinde ilçesinin su ve kanalizasyonunu Almanlara yaptirdi!…


    Ardahan’in en fakir ilçesi olan Damal Ilçesi ögretmen Belediye Baskani Gülcemal Fidan ilçe halkinin giyim kültürünü sergileyen ve Japonya’da yapilan bir yarismada Dünya birincisi olan Damal Bebeklerini hediye götürdügü Alman-Türk Ekonomik Is Birligi Toplulugu Üyelerine 2700 nüfuslu ilçesinin kanalizasyonunu ve su sebekesini yaptirdi.


    Konu hakkinda bir açiklama yapan Damal Ilçesi’nin CHP’li Belediye Baskani Gülcemal Fidan, yillarca çözüm için ugrastigi ilçesinin kanalizasyonunu ve su sebekesinin Ankara’da tanistigi bir Alman Mühendisi araciligiyla ulastigi Alman-Türk Ekonomik Is Birligi Toplulugu Türkiye Temsilciliginin yöneticilerine yörenin kültürünü sergileyen Damal Bebegi ile Ardahan Kafkas Bali’ni götürmesiyle kurulan diyalog sonucunda ilçesinmin kanalizasyon ve su sebekesini yaptirdigini belirtti.


    (Devamını Göster)

  • Saffet Kaya Sevdalısı (!) Olduğu Memleketin Et Entegre Tesisiler Ardahan-ET Çürümeye Devam Ediyor!..

    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Ardahan’ın vilayet olması ile göç ettiği İstanbul’da eline aldığı çantası ile gelip 4 dönem Ardahan Milletvekilliği yapan Saffet Kaya’nın kardeşinin yönetim kurulu başkanı olduğu eski Kars-Et yeni adıyla Ardahan-ET çürümeye devam ediyor. Şavşat kökenli bir aile olan Kaya ailesinin kendileri gibi, bir Şavşatlı bekçiyi başına koyup, işletmeye açmadıkları tesis her geçen gün perişan bir halde çürüyüp, kaderine terk edildiği Ardahan’da yıllarca milletvekillik yapan ve ‘Ben bir Ardahan sevdalısıyım’ demekte öte gözle görülür bir eseri olmayan Saffet Kaya’nın ve kardeşinin memleket sevdası bumu diye merak edilmeye başlandı.



    **Üzerinde Kredi Alındı mı?


    Yıllardır açılmayan ve içinde hiç bir hayvanın ve hayvansal ürünün olmadığı, araç ve cihazları gibi binaları çürümeye terk edilen Ardahan-ET’in el değişirken ve sonrasında teminat gösterilip, üzerinde krediler alınıp, alınmadığı iste merak edilen diğer önemli konuların başında gelirken son Koyun Küpesi Operasyonu ardından Ardahan Adleyesinde ifade veren Saffet Kaya’nın bu konuda bir açıklama yapması bekleniyor.



    Bilgen ve İmamoğlu Kayyumu Beklememeli..


     


    Bir çok siyasetçisinin hapiste olduğu ülkede ne yapılıyorsa önüne geçilemeyen ve her geçen gün oy oranını arttıran ve son anketlerde oy oranının %13’leri bulduğu belirtilen partinin yani alına alına bitirilemeyen belediye başkanlarının ve ülkedeki diğer tüm belediye başkanlarının sayısını merak edip, baktığımda inanmayanlara, ‘Amma da Ne kadar HDP’li Başkan Varmış?’ dedirten bir sonuçla karşılaştığım bu sabah birilerinin derdinin Corona, morona olmadığı ve demokrasi oyunu içinde oyunlar oynamaya devam ettiğini bir kez daha görüyor, üzülsem de yazmaktan öte bir şey yapamamanın ezikliğini yaşıyordum.


    Çünkü, son yerel seçimler de hem CHP’nin başını çektiği başkanlara, hemde kendi partililerine demokrasi adı altında oy verenlerin hür denen iradelerine kayyumların atanmaya devam ettiği ülkede belediye ve başkan sayısının kaç olduğuna baktığımda bunların %25’ine yakınının HDP’li belediye ve başkanlar olduğuna rastlıyordum..


    Ve bunların bir çoğunun halkın, seçmenin, hür iradesinin yani sözüm ona demokrasinin gereği oyları ile seçilmelerine karşın çoğunun çoktan görevden el çektirilip, yerlerine kayyumlar atandığını biliyor ve yazımı yazdığım Ardahan’a komşu olan Kars ve Iğdır Belediye Başkanlarının yerlerinde kaldığını sanıyordum.


    Ama sabah işime gelip, bilgisayarımın başına geçtiğimde gelen ilk ‘son dakika’ başlıklı haberde, 5 HDP’li belediye başkanının daha görevden alınıp, aralarında bir dönem Ardahan’da Vali Yardımcılığı da yapan ve şu an Siirt’te vali olan Ali Fuat Atik’in de bulunduğu vali ve kaymakamların kayyum olarak yerlerine atandıklarını öğreniyordum.



    Yani, ‘Siirt Belediye Başkanı HDP’li Berivan Helen Işık ile Baykan Belediye Başkanı HDP’li Ramazan Sarsılmaz, Kurtalan Belediye Başkanı HDP’li Baran Akgül, Iğdır Belediye Başkanı Yaşar Akkuş ve Muş Altınova Belediye Başkanı İçişleri Bakanlığınca görevlerinden alındı. Siirt’e Vali Ali Fuat Atik, ilçelerde ise kaymakamlar, Belediye Başkanı olarak görevlendirildi.’ haberini okuyunca Iğdır’dan sonra sıranın Kars’a geldiğini anlatır gibiydi günün ilk haberi.. 


    Bu haberi okuduğumda, sıranın Kars’a geldiğini ve birilerinin işini yaptığını düşünürken rahmetli babamın, ‘Adamın işi Artistlik, başka ne beklersiniz ondan?’ dediği Sırrı Süreya Önder’in bir süredir çözüm süreci benzeri yeni bir sürece sıcak bakan ve aralarında bazı mevcut milletvekillerinin de bulunduğu AK Partili isimlerle bir araya geldiği ve ikinci çözüm süreci için nabız yokladığı öğrenildi” iddialarına rastlıyordum..


    Ve bu iddialar ardından son olarak yerlerine kayyum atanan 5 belediye başkanı haberi ile Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanıyken yerine kayyum atanan Ahmet Türk’ün, “Sırrı Süreyya Önder’in açıklamasını hayretle karşıladım. Siyasette saklı kalması gereken bazı şeyler vardır. Şahsen bu dönemlerde yerelde politika yaptığım için böyle bir ilişkinin olup olmadığı konusunda bir şey söyleyemem. Buna şahit olmadım” açıklamasına rastlıyor ve bu kafa karıştıran gelişmelerin arka perdesinde neler olduğunu da çözmeye çalışıyordum.


    Yani, başta HDP’li Kars Belediye Başkanı ve HDP’lilerin desteği ile İmamoğlu gibi seçilen CHP’li belediye başkanlarının bu gelişmeler karşısında nasıl bir tavır alacaklarını da merak etmiyor değildim.


    Ve HDP’lilerin oyları ile seçilir, seçilmez barış süreci içinde bir çoğu AK Partili olan eski Belediye Başkanları tarafından indirilen T.C’leri geri asan CHP’lilerden olmaz deyip, bu yaşanan demokrasi oyununa tepki olarak HDP’li Kars Belediye Başkanı ile İBB Başkanı İmamoğlu’nun kayyumu beklemeden görevi bırakması gerektiğini düşünüyordum.


    Ve her an kapısına kayyum bekleyen HDP’li Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen’in, Kılıçdaroğlu’nun Coronayı fırsat bilip, kapandığı evinde Çiftçilerin borçlarının ertelenmesi gerektiğini söyleyip, hükümete akıl vermeye devam ettiği bir süreçte mecliste bulunan HDP’li vekillere ve İmamoğlu’nun da içinde olduğu HDP’lilerin desteği ile seçilen CHP’li Belediye Başkanlarına örnek olacak bir davranışta bulunur mu bekleyip, görelim derim..



    Gülcemal Fidan İstanbul'dan Milletvekili Adayı Oldu!Gülcemal Fidan İstanbul’dan


    Milletvekili Adayı Oldu!


    arşiv haber 08/05/2018 tarihli haber/yorum


    Batıya gidip, seçimde seçime Ardahanlı kesilip, her seçim döneminde Ardahan’dan Milletvekili Aday olanlara karşın Ardahan’dan ayrılan Fidan İstanbul’da Milletvekili Aday Adayı Oldu. Uzun süre Damal İlçesi Belediye Başkanlığı yaptıktan sonra İstanbul Kartal Belediye Meclis Üyesi ve Kartal Belediye Başkanlığı yapan Gülcemal Fidan İstanbul’dan Milletvekili Aday Adayı oldu. Fidan’ın İstanbul’da ki hemşehrilerinin istemi üzerine aday aday olduğu da alınan bilgiler arasında oldu.


    Ardahanlı İstanbul Kartal Belediye Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden Gülcemal Fidan İstanbul’daki Ardahanlkılar TBMM’sinde temsil etmek için CHOP’den Milletvekili Aday Adayı oldu.


    HAK, HUKUK VE ADALET’ MÜCADELESİ


    CHP’den İstanbul Milletvekilliği aday adaylığını açıkladıktan sonra başvurusunu gerçekleştiren Gülcemal Fidan: “Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun adalet ve demokrasi mücadelesinde birlikte yürümek için 24 Haziran seçimlerinde CHP milletvekili aday adayı oldum. Önemli bir siyasi süreç yaşıyoruz, bu süreçte yıllardır emek verdiğim partimin iktidara gelmesi ve başarılı olması için mücadele edeceğim. 7’den 70’e tüm hemşerilerimizin sorunlarının çözümünde yanlarında olmak için adayım. Ben, kentimin insanını, kültürünü, zalimin karşısında, mazlumun yanında duruşunu biliyorum. Bir olacağız, diri olacağız; hep birlikte kazanacağız. Emek, barış ve adalet mücadelesini büyütmek için aday adayı oldum. Çocuk istismarına karşı mücadele etmek için, kadın tecavüzleri ve cinayetleriyle mücadele etmek için, çocuk işçi cinayetlerine son vermek için, emekten, barıştan, adaletten yana mücadele etmek için çalışacağım” dedi.


    GÜLCEMAL FİDAN’I TANIYALIM:


    30 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde CHP listesinden 1. Sıra meclis üyesi seçilen, sonrasında yapılan görev dağılımında belediye başkan yardımcısı ve belediye başkan vekili olan Gülcemal Fidan, başarılı çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Eğitim Fakültesi mezunu olan Gülcemal Fidan, 1994 yılında henüz 30 yaşındayken Ardahan’ın Damal ilçesinde belediye başkanı seçildi ve 2014 yılına kadar aralıksız 20 yıl bu görevi devam ettirdi. Belediye başkanı olduğu dönemde Damal’ı sadece yurt içinde değil yurt dışında da tanıtan Gülcemal Fidan, yöresel kıyafetlerle  giydirilmiş  ‘’Damal Bebekleri’’nin 1996  yılında Japonya’da yapılan bir yarışmada el emeği kategorisinde ‘’Dünya Birincisi’’ olmasında başlıca pay sahibidir.


    Belediye başkanı olduğu Damal’ın değerlerini gün ışığına çıkaran ve ilçesinin gerek yurt içinde gerekse yurt dışında tanınmasını sağlayan Gülcemal Fidan, her yıl Haziran ayının 15’den Ağustos ayının 15’ine kadar saat 18’den itibaren net olarak yaklaşık 20 dakika izlenen Karadağ’daki  Atatürk siluetinin tanıtımını ve bu sayede Damal’ın ciddi anlamda canlılık kazanmasını sağlamıştır.


    Yurt dışındaki kardeş belediyeler ve AB fonlarından yararlanan Gülcemal Fidan  bu sayede Damal’a başta içme suyu şebekesi olmak üzere pek çok yatırım kazandırmıştır.


    Yerelde olduğu gibi genel siyasette de başarılı bir isim olan Gülcemal Fidan, yıllardır CHP kurultay delegeliği yapmakta olup partinin tüzük komisyonunda görev almıştır. Bir dönem parti içi eğitmenlikte yapan Gülcemal Fidan, gerek eğitimci kişiliği gerekse Atatürk ilke ve devrimlerine bağlılığıyla parti içinde takdir edilen bir siyaset ve hizmet insanıdır. Kartal Belediye Başkan Yardımcısı olarak görev aldığı ve Belediye Başkanı Altınok Öz’e vekalet etmeye başladığı günden itibaren kapısını herkese açan ve her kesimden Kartallıya eşit yaklaşan Gülcemal Fidan, 20 yılı aşan tecrübesi, gülen yüzü ve kendinden emin duruşuyla Kartal Belediyesi’nin yönetim kadrosunda önemli başarılara imza attı. Fidan, 24 Haziran 2018 Pazar günü yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel seçimlerinde CHP’den İstanbul Milletvekili aday adayı olmak için görevinden istifa etti.



    657’ye Tabi Seçmen ve Aydınlar Oldukça..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Yeni bir seçime doğru gittiğimiz şu günlerde başta stk ve dernek başkanları olmak üzere toplum önderleri, aydınlarına seçimlerle ilgili ne düşündüklerini sorduğunuza da herkesin sus-pus olduğunu görmekteyiz.


    Çünkü düşüncelerini almak için aradıklarımızın daha sohbet başlamadan, ‘Vallahi ben bilmem, o bilir’ veya ‘Ben değil onlar bilir, il, ilçe ve genel merkez bilir’ demeleri dikkatlerden kaçmıyor.


    Yani Tayyip bilir..


    Kılıçdaroğlu bilir..


    Akşener bilir..


    Bahçeli bilir..


    HDP Bilir..


    Saadet Bilir..


    Yani sözüm ona toplumu yönlendirenler, ileri gelenleri her zaman ki gibi 24 Haziran seçimleri öncesi de, ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ veya üç maymunu oynandığına şahit olmaktayız.


    Nasıl bir başkan, nasıl bir milletvekili istediklerini bile söyleme cesareti gösteremeyen bir seçmen kitlesi olduğu gibi toplumun aydını, önderi diye bildiklerimizin de, bugünlerde 657’ye tabi devlet memuru rolüne girip, seçimler konusun da kendilerine yöneltilen her soruya ‘Ben bilmem o, onlar bilir’ diyerek düşüncelerini açıklamaktan bile korkar olmaları, bu ülkede ki baskıyı olduğu gibi toplumun şark kurnazlığını da ortaya koymaktadır.


    Peki, bizler böyle yaptıkça, yani ‘Ben bir seçmen olarak, toplum önderi olarak, stk ve dernek başkanı olarak şu kriterler de olan adayları istiyorum’ demesek genel merkezlerin hazırlayıp, önümüze getirip,  ‘Ben sizden daha iyi bilirim’ diyerek listeye koyduğu isimlerin seçildikten sonra size hizmet etmesini neden bekliyorsunuz?


    Bilmem ama geçen seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde genel merkezlerin önümüze koyacağı isimleri seçmekten öteye bir şey yapmayacağa benzeyen seçmen böyle oldukça yani 675’ye tabi memur gibi davranıp, partilerin il, ilçe merkezlerine, genel başkan ve yönetimlerine baskı yapmazsa, ‘kamuoyu şunu, bunu, şu kıstas de birini istiyor’ dedirtmese bu ülke ve de gerçek anlamda bir demokrasi anlayışı yerleşir mi?


    Ya da yarın ‘şu başkan, bu milletvekili benim hayal ettiğimiz bir ülkede başkanlık ve vekillik yapmamalı, yapamıyor’ deme hakkımız kalıyor mu?


    Yok..


    Siz ancak sadece önünüze gelen sandıkta oy kullanmaktan başka bir şey yapmasanız eğer öyle bir hak ta olmaz, söz hakkımızda olmaz..


    Bunun en son örneği iktidar partisinin şu geçen hafta sonu yaptığı ve sandıklarını açmadığı sözde teammüllerin sonucunun ne olduğunu bile sorma cesaretinin otaya konulmaması değil mi?


    Bu tutumu ile adete bir komedi oyunun oynandığı tiyatroya rol arkadaşı olan seçmen, hatta aday adayların ‘Ya kardeşim sandık diyorsunuz, ama sadıklara atılan oyları gözümüzün önünde açamıyorsanız, bu nasıl demokrasi anlayışı?’ diye soramadığı bir seçmen, aydın, stk, dernek oldukça atı alanın Üsküdar’ı geçmesine niye kızar ve niye sözde muhalefet eder ki..


    **Teslim alınmalar daha sürüyor..


    Bizim oralarda bir söz var ki birçok söze ve manaya bedel.


    Ve o söz ki bugün hala geçerliliğini korur..


    ‘Bu ne ki sen daha neler gördün, bu hele cicim ayları’ şeklinde bu sözü bana bir kez daha hatırlatan şey sabah kalktığımda gördüğüm son dakika haberlerinden biriydi..


    Çünkü hedeflerimize adım adım ulaşıyoruz diyenlerin ha ele ha bele teslim alması hedi hedi yani yavaş yavaş ve ‘şimdilik çokta acıtmadan’ devam ediyor..


    Ve yerelde de durumun iç açıcı olmadığı ülkede ulusal medya ve basında bir elde toplanmaya ve havuza atılmaya devam ediyor..


    Neyse sabah sabah yazımıza konu olan habere dönelim..


    Haber aynen şöyle;


    *Resmi Açıklama Geldi: Doğan Grubu, Demirören’e Satılıyor! İşte Satış Fiyatı


    Doğan Medya Grubu, Hürriyet, Posta, Fanatik, DHA, Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Yaysat gibi varlıklarını Demirören Grubu’na satıyor. KAP’a açıklama yapıldı, satış fiyatı 1 milyar 100 milyon dolar.


    Resmi açıklama Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapıldı. Doğan Medya Grubu’nun, Demirören’e satışı için görüşmeler başladı.


    Anlaşmayla birlikte Doğan Medya Grubu çatısı altındaki Hürriyet, Posta, Fanatik gazeteleri ile Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Doğan Haber Ajansı (DHA) markaları Demirören Grubu’na geçecek.


    İŞTE RESMİ AÇIKLAMA


    Doğan Holding, KAP’a gönderdiği açıklamada şu ifadeleri kullandı:


    “Şirketimiz’in aralarında Doğan Dağıtım Satış Pazarlama Matbaacılık Ödeme Aracılık ve Tahsilat Sistemleri A.Ş. (“Yaysat”), Doğan Gazetecilik A.Ş. (Posta, Fanatik), Doğan Haber Ajansı A.Ş., Doğan TV Holding A.Ş., DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. (“Kanal D” TV), Doruk Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş. (“CNN Türk” TV), Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. ve Mozaik İletişim Hizmetleri A.Ş. (“D Smart”)’nin de bulunduğu, yazılı ve görsel medya bölümünde faaliyet gösteren doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklıklarımızdan önemli bir kısmının sermayelerinde sahip olduğumuz paylarımızın tamamının satışı ve devri konusunda, 1.100.000.000$ (Bir milyar yüz milyon Amerikan Doları) “işletme değeri”nden, ilgili finansal borçların indirim konusu yapılması suretiyle, 890.000.000$ (Sekiz yüz doksan milyon Amerikan Doları) “hisse değeri” üzerinden, Demirören Holding A.Ş. ile görüşmelere başlanmıştır. Konuya ilişkin gelişmeler oldukça, ilgili mevzuat kapsamında ayrıca kamuya açıklama yapılacaktır.”


    ‘Bu haberden ne çıkardınız?’ diyeceğim ama ‘vallahi bir şey anlamadım’ diyenlerin çokluğundan dolayı bu sorumu sormayıp, haberin bize anlatmak istediğini kısaca özetlemek isterim..


    Yani teslim almaya devam, bugünler hala cicim aylar siz asıl Haziran 24 seçim sonuçlarını bekleyin.


    O zaman nasıl olup Mart ayında ananızın pardon kapınızın önüne kar yağdığını hep birlikte mi yoksa tek tek tek mi hep birlikte göreceğiz..


    Ha hala; ‘Yazında bir şey anlamadık’ diyecekler varsa onlarda bir zahmet Sarı Öküz masalını yada ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ deyip geleceğini öldürenlerle ilgili sözleri bulup, okusunlar..


     





    Haber – Saturday, October 25, 2003

    Ramazan Pidesi 500 bin liraya satilacak


    Pazar günü gecesi sahura kalkilarak baslayacak olan Ramazan boyunca çkacak olan Ramazan Pidesi 500 bin liraya satilacak. 500 gr. lik ramazan pidesinin 500 bin liraya satilacagi Ardahan ve ilçelerin de ekmek 250 bin liraya satiliyor.


    (Devamını Göster)


     




    Günün Haberi – Saturday, October 25, 2003

     Dursun Akçam’a köylüleri ‘Komünisttir’ diye sahip çikmadilar! Ardahan’li ünlü yazar Dursun Akçam adina köyünde açilmak istenen kültür evine köylülerinden ‘Komünisttir’ diyilerek izin verilmedi. Alinan bilgilere göre; geçtigimiz günler de Ankara’da ölen Cumhuriyet dönemi öykü ve roman yazari Ardahan’li Dursun Akçam adina köyü olan Ardahan’in Ölçek köyünde bir kültür evi açmak isteyen Akçam’in oglu Dr. Taner Akçam Ölçek köyüne geldi. Konuyu köy muhtari Nizam Tasçi’ya götüren bir süre önce ölen Dursun Akçam’in oglu Dr. Taner Akçam babasi adina köyde bir kültürevi açmak istedigini ve muhtarin bu konu da kendisine yardimci olmak istedi. Babasi adina kendi köyünde açmak istedigi kültürevi için köy muhtari Nizam Tasçi’ya ve Ölçek’li köylülere basvuran ve Yadigar Çelik’e ait olan ve köyde ziyaret olarak bilinen kullanilmayan evi isteyen Akçam’in ogluna ‘baban komünistti, onun adina köyümüz de yer falan vermeyiz’ diyen Ölçek’liler, babasi adina kendi köyün de bir kültür evi açmak isteyen Dr. Taner Akçam’a karsi çiktilar. Dr. Taner Akçam’in kendilerin de istedigi evin kutsal yer olarak bilinen ve ziyaret edildigini, Dursun Akçam’in ise dine inanmayan, atayist birisidi, kendisine burayi vermeyiz’ Iki ay önce akciger kanseri teshisi konan 73 yasinda ki Dursun Akçam, durumunun agirlasmasi üzerine geçtigimiz Sali günü Ankara Gazi hastanesine kaldirilmisti. Durumu agirlasan Akçam, ayni gün saat 18:00 siralarinda yasama veda etmisti. (Devamını Göster)


     




    Günün Yorumlari – Friday, October 24, 2003

    Yaziyorsam Sebebi Var


    CHP Kongresindeydik…


    CHP’ye 2’yi kayip ettiren kimdi?..


    Köylü milletin efendisi mi?!.


    fakiryilmaz@mynet.com


    Ceptel: 0.535. 418 32 58


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Friday, October 24, 2003

    Damal Bebegi sayesinde ilçesinin su ve kanalizasyonunu Almanlara yaptirdi!…


    Ardahan’in en fakir ilçesi olan Damal Ilçesi ögretmen Belediye Baskani Gülcemal Fidan ilçe halkinin giyim kültürünü sergileyen ve Japonya’da yapilan bir yarismada Dünya birincisi olan Damal Bebeklerini hediye götürdügü Alman-Türk Ekonomik Is Birligi Toplulugu Üyelerine 2700 nüfuslu ilçesinin kanalizasyonunu ve su sebekesini yaptirdi.


    Konu hakkinda bir açiklama yapan Damal Ilçesi’nin CHP’li Belediye Baskani Gülcemal Fidan, yillarca çözüm için ugrastigi ilçesinin kanalizasyonunu ve su sebekesinin Ankara’da tanistigi bir Alman Mühendisi araciligiyla ulastigi Alman-Türk Ekonomik Is Birligi Toplulugu Türkiye Temsilciliginin yöneticilerine yörenin kültürünü sergileyen Damal Bebegi ile Ardahan Kafkas Bali’ni götürmesiyle kurulan diyalog sonucunda ilçesinmin kanalizasyon ve su sebekesini yaptirdigini belirtti.


    (Devamını Göster)


     




    Kısa-Haber-Kısa Haber – Friday, October 24, 2003

    Göle kaymakamı Alper Faruk Güngör Ardahan Vali Yardımcılığına bakıyor


    **


    Otelciyi dövüp parasını almaya kalktılar


    **


    Polise rüşvet vermek istedi, tutuklandı


    **


    Köpek adam ısırınca sahibi savcılık oldu


    (Devamını Göster)


     




    Son Dakika!!! – Thursday, October 23, 2003

    HADEP eski Il Baskani’na ölüm tehditleri


    Halkin Demokrasi Partisi eski Il Baskanlarindan Recep Yilmaz cep telefonundan kendisini arayan kimligi belirsiz kisilerce ölümle tehdit edildigini öne sürerek Ardahan Cumhuriyet Savciligina basvurdu.


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Thursday, October 23, 2003

    Çiftçiye 10 trilyon para dağıtılacak


    Önümüzdeki Kasım ayında dağıtımı yapılacak olan Doğrudan Gelir Desteği paralarının miktarı belli oldu.


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Thursday, October 23, 2003

    Buldukları mantarları yiyen çocuklardan ikisi öldü



          Oynadıkları boş arazide buldukları mantarı yiyen 4 çocuktan, ikisi öldü.

          Edinilen bilgiye göre, önceki gün Iğdır Karaağaaç Mahallesi’nde boş arazide oynayan Bayram (7) ve Filiz Öztürk (11) ile Yağmur (6) ve Mehmet (4) Kıraç, buldukları mantarları yaktıkları ateşte pişirip yediler.


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Thursday, October 23, 2003

    Yeni lojmanlar müdürlükler arasinda sorun oldu!


     4 yil önce 140 milyara ihale edilip, 300 milyara bitirilen 6 lojmanli yeni meteoroloji binasi lojmanlari Meteoroloji Orman, Çevre ve Meteoroloji Il Müdürlügü arasinda sorun oldu. Üç Müdürlügün bir bakanliga baglanmasi ardindan yetki kargasasinin yasandigi belirtilen bu kurumlarin gerek bina, gerek, malzeme gerekse yetki konusunda uzlasamadigi, son olarak ta yeni yapilan Meteoroloji binasin da bulunan 6 daireyi paylasamadigi ögrenildi. Ardahan’in vilayet olmasi ardindan resmi dairelerin büyük bir konut sikintisi yasadigi Ardahan’da yeni yapilan devlet lojmanlarina ve konutlarina göz diken kurumlar yeni binalara kendi çalisanlarini yerlestirmek için adeta yaris halindeler.


    (Devamını Göster)

  • SORUNLARI OLDUĞU GİBİ HAFTAYI MASKEYLE KAPATTILAR..

    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Ülke’de Doların 7 TL.’yi geçtiği, Kent’in ana sorunlarının kulak ardı edildiği şu günlerde maske takan Atatürk büstüne arkasını dönüp, gündemden uzak sözde açıklamalarla iş yaparlarken, Corona dolayısıyla uygulanan yasaklara takılıp, Ardahan’a gelemeyen genç nüfusun ekemediği tarım arazilerilerinin boş kaldığı, işsizliğin diz boyu olduğu, kentten umudunu kesip, göç etmeye hazırlananların sayısının arttığını, yolların bitirilip, asfaltlanmadığı, eriyen karlarla birlikte çamur deryasına dönen köyden kentlere gelinemediğini, Ardahan’da başta muhtarlar olmak üzere maske takan ve bir merkezden hazırlanmış olan basın bildirileri ile  gündemle alakası olmayan konularla ilgili açıklamalar yapılması toplum tarafından ciddiye alınmadı.



    **Köylerin sorunlarını da açıklasanız?


    Muhtar olmayan birinin başında olduğu derneklerine sahip çıkamayan, yaşanan göç nedeniyle her geçen gün boşalan köylerinin sorunları ile ilgili bugüne kadar bir açıklama yapmayan, bir araya gelip, eriyen karlardan çamur deryasına dönen alt yapısız köylerinin içler acısı halini görmeyen, kapalı köy okulu ve sağlık ocaklarının yarattığı sorunlar gibi bir çok sorunla baş başa bulunan köy muhtarlarının bir merkezden hazırlanan bildirileri ellerine alıp, ağızlarına taktıkları maskelerle açıklamalarda bulunmaları başta köylülerince olmak üzere kimse tarafından ciddiye alınmazken aynı durum da olan Eczacılarada kentte yaşanan sağlık sorunları soruldu.



    **Siz birde olmayan doktorlar, servisler için açıklama yapsanız?


    Ardahan ve İlçelerinin yanı sıra köylerinde yaşanan onca sorun karşısında sessizliklerini koruyup, ortada görünmeyenlerin başını çeken Eczacılar Birliğinin Ardahan İl Temsilciliği ‘Eczacılar Haftası’ dolayısıyla ortaya çıkıp, var olan onca sorun karşısında açıklamalar yapmaları beklenirken kamuoyunu ilgilendirmeyen bir basın açıklaması yapmaları durduk yerde ortaya çıkıp, Atatürk büstlerinin önünde zaten yasak olan göçerler konusunda açıklama yapan derneklerine başkanlık eden kişinin muhtar olmadığını görmezden gelen muhtarlardan farklı olmadı.



    **İŞTE O MASKELİ AÇIKLAMALAR..


    Ardahan Posof’lu muhtarlar meraların yabancılara kapatılması kararından dolayı Ardahan Valisi Mustafa Masatlı ve Posof Kaymakamı Murat Mete’ye teşekkür etti.İlçe hükümet konağı önünde sosyal mesafe kurallarına uygun olarak maskeli olarak basın açıklaması yapan muhtarlar, “Valilik ve ilgili kurumlarca geçen yıl alınan kararla Posof’a ve yaylalarına asla başka yerlerden hayvanlar giremeyecek denildi. Yıllarca Iğdır ve diğer illerden gelen ve Posof yaylalarını adeta zapt eden hayvan sahipleri ve sürüleri nedeniyle hayvansal hastalıklarda da artış olduğu için Valilik bu kararı alarak Posof ta ki doğal hayatı korumuş oldular” dedi.Doğa harikası olan Posof un gerçek yaşamına dönmesine vesile olan Ardahan Valisi, ilgili kurumlar ve Posof kaymakamlığına teşekkür eden muhtarlar, bu uygulama ile hayvansal hastalıkların olmadığını, verimlerinin arttığını ve hatta arıların dahi üretimde fark gösterdiğini belirttiler. 



    Çıldır Muhtarlarda..


    Çıldır Muhtarlar Derneği, Vali Mustafa Masatlı’nın Ardahan’a atanması ile birlikte meralarla ilgili komisyon kararına tam destek verdi.


    Muhtarlardan Vali Masatlı’ya tam destek


    Çıldır Muhtarlar Derneği, Vali Mustafa Masatlı’nın Ardahan’a atanması ile birlikte meralarla ilgili komisyon kararına tam destek verdi.Bu yıl da aynı kararın uygulanması yönünde çalışmaların başlaması üzerine Çıldır Muhtarlar Derneği Başkanı Arif Uzunkaya, Vali Mustafa Masatlı ve Kaymakam Alper Taş’a teşekkür etti.Çıldır Kaymakamlığı Hükümet Konağı önünde açıklama yapan Çıldır Muhtarlar Derneği Başkanı Arif Uzunkaya, “Ardahan Valimizin geçen yıl aldığı meralarla ilgili komisyon kararı tüm Çıldır halkımızın kanayan yarası olan il dışından gelen hayvanların meralarımızı tahrip etmesinin önüne geçmiştir. Ayrıca mera kapasitemizin hayvan sayısına denk olmasından ötürü alınan kararın ne kadar isabetli olduğunu da gözler önüne sermektedir. Geçen yıl yaz ayında hayvan eti, sütü ve arı balında geçmiş yıllara nazaran artışlar tespit edilmiştir. Herkes bilmelidir ki, Çıldır muhtarları olarak vatandaşlarımızla beraber alınan kararın sonuna kadar arkasındayız. Bu sıkıntılı günlerimizde yaşamımızı bir nebzede olsa kolaylaştırmaya çalışan başta Ardahan Valimiz Mustafa Masatlı olmak üzere komisyon üyelerine ve Çıldır Kaymakamımız Alper Taş’a tüm arkadaşlarım adına teşekkür ederim” dedi. 



    Eczacılar Odası Başkanı Dündar: “Hastalıkta, sağlıkta Eczacınız yanınızda


    Türk Eczacılar Birliği Ardahan İl Temsilcisi Yunus Dündar, 14 Mayıs Eczacılar günü dolayısıyla yayımlamış olduğu mesajında hastalıkta ve sağlıkta eczacıların vatandaşların yanında olduğunu söyledi.14 Mayıs Eczacılık Günü dolayısıyla Milli Egemenlik Parkındaki Atatürk Anıtı önünde bir araya gelen Eczacılar burada, saygı duruşunda bulundu ve İstiklal Marşı’nı okudu.Daha sonra eczacılar adına konuşan, Türk Eczacılar Birliği Ardahan İl Temsilcisi Yunus Dündar, “Bizler her sene 14 Mayıs’ı belirli temalar çerçevesinde, tüm Eczacı Odalarımızla birlikte hafta olarak kutluyoruz.Fakat bu sene, içinden geçtiğimiz pandemi sürecini de göz önüne alarak salgın hastalıklarda eczacının rolüne odaklandık ve temamızı “Hastalıkta Sağlıkta Eczacınız Yanınızda” olarak belirledik” dedi.Dündar, “Tüm dünya ile birlikte çok zor günlerden geçiyoruz. Bir virüs tüm dünyayı etkisi altına aldı ve hayatımızı derinden sarstı. Her şeyden önce pandemi ile mücadelede hayatını kaybeden tüm sağlık çalışanlarını rahmetle anıyoruz. Sürecin başından bu yana ülkemizin her noktasında kendisinin ve sevdiklerinin önüne halk sağlığını koyarak canla başla çalışan eczacılarımıza ve eczane çalışanlarımıza bir kez daha teşekkür ediyoruz. Mesleğimizin gücünü, önemini bir kez daha gösterdik. Bu süreçte birinci basamak sağlık çalışanları olarak biz eczacılar çok büyük sorumluluklar üstlendik. “Halka en yakın sağlık danışmanı” tanımının ne denli doğru olduğunu bir kez daha deneyimledik. Covid-19 mücadelesinin yanı sıra kronik hastalarımızın raporlu reçetelerini sorunsuz bir biçimde ulaştırmaya devam ettik. Hekimlere ulaşamayan hastalarımızın basit rahatsızlıklarında tavsiyelerde bulunduk. Kronik hastalarımızı takip etmeye devam ettik. Sağlık sisteminin yükünü büyük ölçüde azaltmak için elimizden gelen gayreti gösterdik. Son olarak, iş yükümüzü üçe hatta dörde katlayacak şekilde, 80 milyon adedin üzerinde ücretsiz maskeyi vatandaşlarımıza dağıttık. Bu süreçte taleplerimizi de çeşitli zamanlarda ilettik. Sizler aracılığıyla bir kez daha tekrarlamak isteriz. Eczanelerde bulaş riskinin azaltılması için, hastane veya serbest, tüm eczacılarımız ve eczane çalışanlarımıza kişisel koruyucu ekipman desteğinin hayata geçirilmesini bekliyoruz. Kağıt reçetelerin tamamen kaldırılmasını ve tamamen elektronik reçeteye geçilmesini talep ediyoruz. Eczane çalışma saatlerinin bölgesel özelliklere göre mümkün olduğunca kısıtlanmasını istiyoruz. Eczanelerin dezenfeksiyonunun belediyelerce yapılmasını bekliyoruz. Hastalarımıza da sesleniyoruz. Madem hastalıkta sağlıkta, eczacınız yanınızda siz de, İlaçlarınızı düzenli kullanarak, doktorunuz ya da eczacınızın önermediği ilaçları kullanmayarak, sosyal izolasyon ve hijyen kurallarına uyarak, kendi sağlığınıza dikkat ederek, sağlığın ve eczacının yanında olun” şeklinde konuştu.


    **DERNEKTEN TATLI..


    Ardahan İli Posof İlçesi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, kentte yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadelede fedakarca görev yapan sağlık çalışanlarına birer paket tatlı ikramında bulundu.



    DAMAL MUHTARLARI VE DERNEĞİ DE..


    İlçemizin tek geçim kaynagı olan tarım ve hayvancılık


    kısır gecen işlerine bir darbe’de çevre illerden gelen hayvan otlatıcılarından geliyordu.


    kendi otlaklarımızda kendi hayvanlarımızı otlatamazken çevre illerden gelen 


    ve asıl geliş amaçlarının ne olduğu bile belli olmayan kişileri Damal’da istemiyoruz diyerek


     basın açıklaması yapan muhtarlar,


    beraberlik göstergesinin örneği oldular.


    Ardahan valisi sayın Mustafa Masatlı ‘nın desteklerini gördüklerini şükranlarını ileterek başladıkları konuşmasına


    kendilerine destek olan


    Ardahan valisi Sayın Mustafa Masatlı’ya 


    Damal Kaymakamı sayın  Ali Recai Yerlikaya’ya


    Bu süreçte kendilerine destek olan kurum lara ve vatandaşlarına teşekkür ederek 


    basın açıklamasını tamamlamışlardır.



    Atmosferi Yırtmak..


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Üç oksijen atomundan oluşan bir molekül ve güneşin zararlı mor ötesi ışınlarından yayılan radyasyonun dünyaya ulaşmasını engelleyen ozon tabakasındaki deliğin son 30 yılın en düşük seviyesinde olduğu görülmüş.


    Yani ölümcül olduğu ve aşısı için  bilim adamlarının kolları sıvadığı Coronanın gündeme girmesinden bu yana doğayı terk edip, evlere sığınan insanların içinde bulunduğu atmosferi korumakla görevli Ozon tabakasının yırtılmayı bırakıp, yine insan yüzünden açılan delik yeniden küçülmeye başlamış..


    Bu yöndeki haberi okuduğumda baştan beri korkulmaması gerektiğini ve bunun bir doğa işi, dünyanın kendini korumaya aldığı yönündeki tezimin bir kez daha doğrulandığını hissediyordum.


    Ve bizimkilerin her estiğinde uçak, tank yaptıklarını, küçük damadın yaptığı İHA’larla teknoloji devi olduğumuzu Avrupa Birliği Kopernik Atmosfer Gözlem Servisi (CAMS), ozon deliğinin Eylül ayı ölçümlerinin, normaldeki genişliğinden çok daha küçük olduğunu açıklarken yırtılanın ozon olmadığı tam tersine o yırtılan paçasını düzeltmeye çalışırken hak, hukuk, adalet, insan hakları, ekonomik sıkıntılar gibi bir çok onca sorunun yanında yaklaşık üç aydır toplumun üzerine bir kabus gibi çöken, çökertilen Coronanın yırtıldığını da anlamayız.



    Aynı haberde ozon deliğinin güney kutbu merkezinden bir miktar saptığı tespit edenlerin boş (!) işlerle uğraşmaya devam ettiği şu dünyada kimilerinin geliştirdikleri teknoloji ile ozon tabakasının da  aralarında olduğu atmosferin ötesine gitmeye çalışırken, kimilerinin bilim ve tıp için ayırdıkları devasa bütçelerle Coronaya aşı bulmaya çalıştığı şu günlerde açılan asıl atmosfer uzayın değil, bizlerin atmosferinin gün geçtikçe param parça olduğunu görmektir.


    Ha bu arada yazımı bitirmek üzereyken gelen son haber de ülkemizde ki son dakika gelişmesi oldu..


    Durun, durun hemen de heyecanlanmayın Coronaya aşı mı bulundu diye ümitlenmeyin, yada işsizliğin, adaletsizliğin önlenmesi ve her geçen gün yırtılan bizlerin atmosferine düğme olacak bir haber değil bu..


    Çünkü dün PTT, İnternet üzerinde her eve herkese bedava verileceği söylenen ama başarılmayınca ve sonradan paraya çevrilen maskeleri daha da değerlendiren bir kararın haberinden öte bir şey değil, son dakika diye okuduğum haber..


    Aha inanmıyorsanız sizde okuyun; “Kontrollü Sosyal Hayat” sürecinde pazar yerleri, marketler, AVM’ler, toplu ulaşım araçları, taksiler ile tekrar hizmet vermeye başlayan kuaförler ve berberlerde zorunlu olan maske kullanımı, bazı illerde hıfzıssıha kurulları tarafından sokağa çıkıldığında da mecburi tutuluyor. Koronavirüse karşı mücadelede sosyal mesafe kuralıyla birlikte en önemli tedbir uygulamalarından biri olarak öne çıkan maske kullanımı, Türkiye’deki 10 ilde zorunlu hale getirildi.’


    Gözün aydın Atmosferi gün geçtikçe açılan ülkem ve zaten kapalı olan ağızlara bir de maskeler takılan muhalefeti ile, aydını ile ‘Tavşanın bebeğine biberonla süt veriyor’ haberleri ile gerçek gündemi görmeyip, görmek istemeyip gazetecilik yapanların ‘sus pus’ olduğu, edildiği sayın insanım..


    Sural: Sorunların çözümü için adayım


    Sural: Sorunların çözümü için adayım


    Bir Kasım’da yapılacak olan genel seçimlerde yeniden Ardahan Milletvekili Aday Adayı olan Ardahanlı İşadamı Mahir Sural gerek yerel de gerek ise genelde yaşanan sorunların çözümü için adayım dedi.


    Ardahan Merkez Taşlıdere (Bangis) köylü Mahir Sural Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, sunduğu  e her cumartesi günleri saat 20.00’da canlı olarak yayınlanan ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programı öncesi önemli açıklamalar da bulundu.

    Gazeteci Fakir Yılmaz ile iş dünyasında yaşananlarla ilgili bir program yapan ve kendisinin de içinde bulunduğu iş dünyasının sorunlarını anlatan HDP Ardahan ve İstanbul Milletvekili Aday Adayı Hoçvanlı İşadamı Mahir Sural  var olan sorunları omuzlamak için siyaset yolunu seçtiğini belirttiği açıklamasında, yıllardır yaşanan ve çözümü için cesur adımların gerektiğine dikkat çekti.

    Son günlerde yaşanan olaylarda dikkat çeken Ardahanlı İşadamı, HDP Ardahan ve İstanbul Milletvekili Aday Adayı Mahir Sural barış için toplumun her ferdine görev düştüğünü, barışın savaştan daha iyi olduğunu, yaşanan olaylar ardından yapılmak istenen tahriklere toplumun her kesiminin dikkat etmesi gerektiğini belirttiği açıklamasın da, ‘Var olan sorunların kavga ile değil, müzakere yoluyla çözüm bulabileceğini gerek devlet, gerekse karşı taraf iyi anlamalı, iyi bilmeli. Aksine gerilen bir toplumun ayrışımına benzin dökmüş olur, kendinizle birlikte güzelim ülkeyi de ateşe verirsiniz’ dedi.





    Özel Haber – Friday, December 26, 2003

    Köy öğretmenlerinden öğretmene yakışmayan tavır


    Merkeze tayin olmak için köylüyü hırsızlıkla suçluyorlar!


    (Devamını Göster)


     




    Günün Yorumu – Thursday, December 25, 2003

    Yeşil Göle’den


    Hoş gelişler ola!..


    Halis KILIÇ


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Thursday, December 25, 2003

    Ardahanlı bayanlar HEM’le güzelleşecekler


    Ardahanlı bayanlar HEM’le güzelleşecekler Ardahan Halk Eğitim Merkezi’nin açtığı kuaför kurslarında 500 bin lira gibi saç ve yüz bakımı yapılıyor. Açılan kurslar Ardahanlı genç kızları meslek sahibi yaparken, bayanları da güzelleştiriyor. Ardahan Halk Eğitim Merkezi Müdürü Nabile Reçber başkanlığındaki ekibin oluşturduğu kuaför kurslarına büyük ilgi olduğu öğrenildi.


    (Devamını Göster)


     




    Günün Haberi – Thursday, December 25, 2003

    Piyango hayali doğuya postacı ile ulaşıyor


    Milli Piyango Teşkilatının Yılbaşında vereceği 10 trilyonlu ikramiye büyük ilgi toplamaya devam ediyor. Yeni yıla şanslarını deneyerek girmek isteyen bir çok insan gibi doğu insanı da 10 trilyonluk ikramiyeyi kazanmak için bir çok yol deniyor. Piyango talilisi olma için bilet alan doğu insanı, şansını posta ile batı metropollerinde istediği biletlerle deniyor.


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Thursday, December 25, 2003

    Polis bir faciayı önledi


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Wednesday, December 24, 2003

    İstiklal Marşını okutmadı DGM’lik oldu


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Wednesday, December 24, 2003

    Vali gelir gelmez hava durumunu sordu


    Ardahan’ın 7. Valisi Ardahan’a gelerek görevine başladı. 1992 yılında vilayet olduktan sonra sık sık vali değişikliğinin yaşandığı Ardahan’ın 7. Valisi Aydın Güçlü Ardahan İl sınırında kendisini bekleyen 100 kişilik konvoy ile Ardahan’a getirildi.


    (Devamını Göster)


     




    Günün Haberi – Wednesday, December 24, 2003

    Ardahan’ın 7’nci valisi gelirken, giden her vali geride bir ölü yatırım bıraktı…


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Tuesday, December 23, 2003

    Ardahan donuyor


    Son yılların en soğuk günlerini yaşayan Ardahan”da özelikle geceleri dışarı çıkmak mümkün değil. Dondurucu soğukların sürdüğü Ardahan”da bir çok evin suyu donarken, şehir su şebekesi sık sık arızalanıyor.


    (Devamını Göster)

  • Barolar: Baroların demokratik yapısını bozdurmayız..

    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    50 baro başkanı ortak açıklama yayınlayarak, avukatlardan ve barolardan gizlenerek baroların yapısında değişiklik öngören taslak hazırlama girişimlerine tepki gösterdi. Aydın Barosu Bakanı Gökhan Bozkurt, açıklamanın ardından Niğde Barosu’nun da imzalamasıyla sayısın 51’e yükseldiğini bildirdi. 


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın baroların seçim sisteminde değişiklik yapılacağına dair açıklamasının ardından barolara sorulmadan bir taslak hazırlandığına dair haberler üzerine 51 baro başkanı ortak bir açıklama yaparak bu girişime tepki gösterdi.


    Açıklamada “Bir FETÖ projesi olduğu bilinen söz konusu tartışmaların odağındaki baroların yapısı ve seçim usulleri üzerinden yaratılan tartışmaların hangi demokratik gerekçelere dayandırıldığı, varılmak istenen sonucun ne olduğu izaha muhtaçtır” denildi.


    Baroların Cumhuriyetin en köklü kamu kurumlarından olduğunu hatırlatan 50 baro başkanı “Baroların demokratik yapısını bozacak, Baroları işlevsiz ve atıl kılacak, bağımsız ve özgür savunmaya ket vuracak tüm girişimlerin Cumhuriyetin kuruluş felsefesine aykırılık teşkil edeceği açıktır” dedi.


    AÇIKLAMANIN TAMAMI ŞÖYLE:


    “Basına ve Kamuoyuna



     

    Sayın Cumhurbaşkanı tarafından “Baroların seçim sisteminde değişiklik yapılacağına” ilişkin beyanat üzerine, konu bazı basın ve yayın organlarınca, Barolara üyeliğin zorunlu olmaktan çıkarılacağı, her ilde birden fazla Baronun kurulmasına izin verileceği ve seçim sisteminin değiştirileceği şeklinde haberleştirilmiştir. 


    Anayasamızda açıkça yazılı olduğu üzere; Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir. Güçlü bir demokrasiye sahip olmanın ilk şartı, tüm dünyada da kabul edildiği üzere, hukuk devleti ilkesinin tüm kurumları ile işler halde olmasından geçer. Hukuk devleti; ancak güçlü, bağımsız ve tarafsız bir yargı erkinin varlığı ile hayat bulur. 


    Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesinde yer alan “yargının kurucu unsuru olan avukat, bağımsız savunmayı temsil eder” düzenlemesinin de bu amaca hizmet ettiği tartışmasızdır. Bu hükmün; avukatın müvekkili ve her türlü otoriteye karşı bağımsızlığını ve özerkliğini ifade ettiği de, kabul edilmesi gereken bir gerçektir.


    Avukatın bu bağımsız ve özgür yanının koruyucusu, milyonlarca yurttaşın temel hak ve özgürlüklerinin yılmaz savunucuları gücünü ve kamu kurumu niteliğini Anayasadan alan bir Cumhuriyet kurumu olan Barolardır. 


    Avukatlık Kanunu’nun 76. ve 95. maddeleri ile düzenlenen “Hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak” görevi barolara meslek örgütü olmasının yanı sıra, çağdaş bir hukuk devletinin tüm organlarıyla hakim kılınması için çok önemli toplumsal bir rol vermektedir. 


    Yıllardır mesleğimizi ifa ederken yaşadığımız yakıcı sorunlara bir türlü çare üretilmemişken,  meslektaşlarımız salgının neden olduğu etkiler nedeniyle iki ayı aşkın süredir ekonomik sorunlar ile boğuşurken, avukatların mesleki güvenceleri her geçen gün erozyona uğratılıp savunmanın temsilcilerini dikkate almaksızın yapılan fiili uygulamalar kural halini alırken, bir FETÖ projesi olduğu bilinen söz konusu tartışmaların odağındaki baroların yapısı ve seçim usulleri üzerinden yaratılan tartışmaların hangi demokratik gerekçelere dayandırıldığı, varılmak istenen sonucun ne olduğu izaha muhtaçtır.


    Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki; Anayasa ve Avukatlık Kanunu’nun yüklediği görev ve verdiği yetkiye dayanarak bağımsız savunmayı temsil etmekte olan baroların, kendi yasalarında yapılması planlanan söz konusu değişikliğe dair görüşü sorulmamış, sürece dair hiçbir şekilde dahil edilmemişlerdir. 


    Avukatların ve baroların kendilerini ilgilendiren kanundaki düzenleme öncelikle avukatlara ve barolara sorulmalı iken, avukatlar ve barolardan kaçırılarak taslak düzenleme yöntemi adil, hakkaniyetli ve doğru değildir.  


    Gizlenen taslak sebebiyle kamuoyuna yansıyan içerikle ilgili olarak şunu belirtmek isteriz:


    1.) Demokratik bir süreç işletilmeden ve özellikle avukatlara ve barolara görüş ve fikirleri sorulmadan, gizli kapılar ardında yürütülen tartışmalarla baroların bu yetkisinin budanacağı, kanunda yer alan “işlerlik kazandırmak” kısmının çıkarılıp başka bir maddeyle baroların dava açma hakkının tamamen elinden alınacağı anlaşılmaktadır. Bu çok tehlikeli yaklaşımın, söz konusu değişikliğin esas emellerinden birinin yurttaşların hak ve özgürlüklerinin barolar tarafından korunmasının önüne geçmek olduğu aşikardır.


    2.) Taslak bugüne kadar barolarla paylaşılmasa da; basına yansıyan ve yine yetkili ağızlarca da ifade edilenlerden öğrenebildiğimiz kadarı ile; bir ilde birden fazla baro kurulması, barolara üyeliğin zorunluluk kapsamından çıkartılması, Avukatlık Kanunundaki mevcut seçim sistemi yerine nispi temsil sisteminin getirilmesi, delege sayılarının değiştirilmesi ve avukatlar ile barolara verilen “Hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak” hak ve görevine ilişkin olan tüm bu değişiklik taleplerinin Avukatlık Kanunundaki mevcut düzenlemeyi daha ileriye değil geriye götüren bir nitelik olduğundan, bu girişimleri hiç kabul etmiyoruz. 


    3.) Bugüne kadar hiçbir baroda hayat bulmayan ve demokratik olarak birbirini kollayan avukatlar yerine örgütlerin, grupların etkin olacağı ve barolarla avukatların fiilen ve hukuken bölünmesine hizmet edecek taslaktaki değişiklikler tüm avukatların ve yurttaşlarımızın kırmızı çizgisi olmak zorundadır. 


    Unutulmamalıdır ki, Barolar Cumhuriyetimizin en köklü kamu kurumlarındandır. Bu sebeple Baroların demokratik yapısını bozacak, Baroları işlevsiz ve atıl kılacak, bağımsız ve özgür savunmaya ket vuracak tüm girişimlerin Cumhuriyetin kuruluş felsefesine aykırılık teşkil edeceği açıktır.


    Biz aşağıda imzası bulunan barolar, görüş ve düşüncelerimiz alınmadan, bizleri yok sayan oldubitti şeklinde yasa değiştirmeye yönelik hiçbir antidemokratik tavrı kabul etmiyor; savunmayı işlevsiz, iktidara bağlı ve atıl kılacak müdahalelerden vazgeçilmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz.


    Bugün esas görevi yurttaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerini korumak, bağımsız yargıyı ve hukuk devletini savunmak olan Baroları yok etmeye yönelik girişimde bulunanlar bugüne kadar başarılı olamamıştır. Avukatlar, yurttaşlarımız ve kamuoyu bu gelişmeleri yakından izlemektedir. Bu girişim, avukatlar, yurttaşlarımız ve kamuoyu nezdinde unutulmayacaktır.”


    Tüm kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.


    1. Adana Barosu Başkanı  Av. Veli KÜÇÜK 


    2. Adıyaman Barosu Başkanı  Av. Mustafa KÖROĞLU


    3. Aksaray Barosu Başkanı Av. Ramazan Erhan TOPRAK 


    4. Amasya Barosu Başkanı  Av. Ahmet Melik DERİNDERE


    5. Ankara Barosu Başkanı  Av. R.Erinç SAĞKAN


    6. Antalya Barosu Başkanı Av. Polat BALKAN


    7. Ardahan Barosu Başkanı  Av. Osman Nuri YILDIZ


    8. Artvin Barosu Başkanı  Av. Ali Uğur ÇAĞAL


    9. Aydın Barosu Başkanı Av. Gökhan BOZKURT


    10. Balıkesir Barosu Başkanı Av. Erol KAYABAY


    11. Bartın Barosu Başkanı Av. Ferhat PARLATIR


    12. Batman Barosu Başkanı Av. Abdülhamit ÇAKAN


    13. Bilecik Barosu Başkanı  Av. Halime AYNUR


    14. Bingöl Barosu Başkanı Av. Hanifi BUDANCAMANAK


    15. Bitlis Barosu Başkanı Av. Fuat ÖZGÜL


    16. Burdur Barosu Başkanı  Av. Ramazan GEDİK


    17. Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan ALTUN


    18. Çanakkale Barosu Başkanı  Av. Bülent ŞARLAN


    19. Denizli Barosu Başkanı Av. Müjdat İLHAN


    20. Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Cihan AYDIN


    21. Düzce Barosu Başkanı Av. Azade AY


    22. Erzincan Barosu Başkanı  Av. Adem AKTÜRK


    23. Eskişehir Barosu Başkanı Av. Mustafa ELAGÖZ


    24. Gaziantep Barosu Başkanı  Av. Bektaş ŞARKLI


    25. Giresun Barosu Başkanı Av. Soner KARADEMİR


    26. Hakkari Barosu Başkanı  Av. Ergün CANAN


    27. Hatay Barosu Başkanı  Av. Ekrem DÖNMEZ


    28. Isparta Barosu Başkanı Av. Ünsal ÇANKAYA


    29. İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet DURAKOĞLU


    30. İzmir Barosu Başkanı Av. Özkan YÜCEL


    31. Kars Barosu Başkanı Av. İbrahim BAŞTİMAR


    32. Kayseri Barosu Başkanı Av. Cavit DURSUN


    33. Kırıkkale Barosu Başkanı  Av. Talat APAYDIN


    34. Kırklareli Barosu Başkanı  Av. Turgay HINIZ


    35. Kocaeli Barosu Başkanı Av. Bahar GÜLTEKİN CANDEMİR


    36. Malatya Barosu Başkanı Av. Enver HAN


    37. Manisa Barosu Başkanı Av. Ali ARSLAN


    38. Mardin Barosu Başkanı Av. İsmail ELİK


    39. Mersin Barosu Başkan  Av. Bilgin YEŞİLBOĞAZ


    40. Muş Barosu Başkanı Av. Feridun TAŞ


    41. Ordu Barosu Başkanı Av. Haluk Murat POYRAZ


    42. Siirt Barosu Başkanı Av. Nizam DİLEK


    43. Şanlıurfa Barosu Başkanı  Av. Abdullah ÖNCEL


    44. Şırnak Barosu Başkanı Av. Nuşirevan ELÇİ


    45. Tekirdağ Barosu Başkanı  Av. Sedat TEKNECİ


    46. Trabzon Barosu Başkanı Av. Sibel SUİÇMEZ


    47. Tunceli Barosu Başkanı Av. Kenan ÇETİN


    48. Van Barosu Başkanı Av. Zülküf UÇAR


    49. Yalova Barosu Başkanı Av. Fedayi DOĞRUYOL


    50. Zonguldak Barosu Başkanı  Av. Özel EROĞLU



    SAĞ BİR TARAFA, SOL DİĞER YANA..


    Corona denilip, gerçek gündemin saklandığı, aşıyı bulmaları için bilim adamlarına değil, seçmenlere bin lira, esnaflara 25. 000 TL. dağıtarak, çoğu AK Partili olan kamu görevlileri aracılığı ile adeta seçim çalışmasının yapıldığı şu günlerde darbe iddiaları tutmayınca bu kez durduk yerde sonuçları ard arda yayınlanan anketlerle MHP Genel Başkanı değil, yardımcısının attığı bir twit ile erken seçimin gündeme sokulmaya çalışıldığını görmekteyiz.


    Ve daha önce iddia ettiğim ve hala aynı iddiamda yani bugün olmazsa da yıl sonunda ya da 2023’de bir genel seçimin yapılacağını ortaya koyan bu gelişmeleri izlerken, geçen yılın 7. ayında ele aldığım bir yazımı hatırladım.


    ‘Erdoğan’ı sıkıştırma partisi’ başlıklı yazımı yeniden okurken bugün yaşananları ve yaşanacakları 10 ay önce tahmin edip, düşünmüş ve yazmış oluğumu hatırlayarak, o gün yazdığım yazımı aşağıda bir kez daha yayınlarken ne kadar haklı oluğumu, anketlerde MHP’nin önüne geçmeye başlayan İYİ Parti Lideri, sağcı Meral Akşener ile AK Parti gibi muhafazakar kesimi temsil ettiğini ileri süren Saadet Partisi Lideri Temel Karamanoğlu’nun Başkan Erdoğan’a yolladıkları yumuşak mesajları ve Erdoğan’ında bu mesajları alıp, bir taraftan ortağı olduğu MHP’ye ‘şımarma’ dediğini, diğer taraftan da bu iki partiyi yani İYİ Parti ile Saadeti, ‘MHP artık tek başına iktidar olmalı’ diyen MHP’yi de küstürmeden, nasıl olup yanına alacağını hesapladığını anlıyor gibiyim.


    Ve altta bir kez daha yayınladığım 10 ay önceki yazımı yazdığım günlerde henüz kurulmamış olan  ve bugün resmen kurulan Babacan ve Davutoğlu’nun da içinde olduğu güçlü bir koalisyon hesapları yapan Başkan Erdoğan’ın başkanlığını sürdürmek için ince hesaplar yaptığını ve bu hesaplardan kendilerinin de faydalanmaya çalıştığını bir kez daha burada söylerken diğer yana itilecek olan solun nasıl bir yol izleyeceğini de bir dahaki yazıma bırakalım derim..


    Çünkü aynı Erdoğan’ın, Demirtaş’ın serbest bırakılması ile Kürtlere de bir mesaj yollayıp, her an alınacak gibi görünen bir erken seçim kararı ardından CHP’ ile hareket edeceği görülmeye devam eden HDP’yi zayıflatma hesapları yaptığını da hissediyorum.



    Evet, 10 ay önce, 02/07/2019 tarihinde ele aldığım ve adeta bugünü anlatan ‘Erdoğan’ı sıkıştırma partisi’ başlıklı o yazım şöyle;


     


    **Erdoğan’ı sıkıştırma partisi..


     


    ‘Arka planda Ali Babacan’ın, Davutoğlu’nun önde olduğu öne sürülen partinin gün geçtikçe detayları da ortaya çıkmaya devam ediyor.


    Tabi bu arada başta sağ görüşlü İYİ Parti ve AK Parti seçmenine yakın muhafazakar kesime hitap eden Saadet Partisinin son günlerdeki çıkışları ve AK Parti’ye göz kırpmalarını da es geçmemek gerekir.


    Yani benim anladığım bu yıl olmazsa da gelecek yılın sonlarına doğru iyiden iyiye gündeme girecek olan genel bir seçim öncesi sağ oylara hitap eden partiler, kişiler başta Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ı olmak üzere AK Partiyi sıkıştırma yoluna gidiyor gibiler..


    Neyse biz yine de düşündüğümüzü yazıya döküp, gerisini siyasilere, ince hesaplar yapanlara bırakalım der, kendi gündemimize dönelim derim.


    Dönelim ki birilerinin kale ve kuleleri işgal etmek için zayıf noktaları aradığını anlatalım.. 02/07/2019


    Avukatlar MHP’ye Umut Oldu..


    Avukatlar MHP’ye Umut Oldu..


    arşiv haber 22/09/2015 tarhli haberler


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Kongre Caddesi üzerinde bulunan MHP Ardahan İl başkanlığında ziyaret edip, hayırlı olsun olsun dileklerinde bulunduğu MHP Ardahan Milletvekili Adayı Av. Osman Nuri Yıldız, ‘biz hep birlikte yaşıyor, et tırnak olmuş, kardeşliği önemsemiş bir milletiz. Bu büyük millet üzerinde oynanan, oynanmak istenen oyunları hep birlikte bozmalıyız. Ben herkesten oy istiyorum. Çünkü ben Ardahan ve Ardahanlıları en iyi temsil edeceğime inanıyorum’ dedi.


    1 Kasım’da yenilenecek olan genel seçimlere, iki avukat ile giren Milliyetçi Hareket Partisinde büyük hareketlilik yaşanıyor.


    Ardahanlı Avukatlardan Osman Nuri Yılmaz’ın meslektaşı Çıldırlı Gökhan Ağdemir ile birlikte aday olduğu Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan İl ve İlçeTeşkilatların da olağanüsti büuük bir harketlilik di,kkay çekerken, bu kareketliliğin seçim sandığına yansıması da beklenmektedir.


    **MHP 1. Sıra Milletvekili Adayı Av. Osman Yıldız:

    BEN ARDAHANLIOYIM, ARDAHAN’DA YAŞIYORUM..


    Ülkede yaşanan son olayların birinci sorumlusunun milleti kamplara bölen AKP’nin olduğunu belirten MHP 1. Sıra Milletvekili Adayı Av. Osman Yıldız kardeşlik hukukunu zedeleyen AKP’ye dur demek, Ardahanlının sorunlarını Ankara’ya taşımak için adayım. Ben Ardahan’da doğdum, Ardahan’da yaşıyorum. Avukatlık mesleğim boyunca Türkün, Kürdün, Alevi’nin, Terekemenin yanında oldum. Ayrım, gayrım yapmadan, benimle aynı havayı solan, aynı çamuru çiğneyen Ardahanlılarla birlikte yaşıyorum. Ardahan’ın sorunlarını en iyi bilen benim. Bu sorunları Ankara’ya taşıyacak, sıkıntıları en aza indirecek projelerim var. Eğer halk adaylığımızı onaylarsa ve Allah fırsat verip seçilirisem bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada Ardahanlılara hizmet edeceğim’ dedi.


    İl Ardahanlı Bülent Karataş’ın İstanbul İl Başkanlığını yaptığı Milliyetçi Hareket Partisi’nin dev metropolde ki 1 Milyona yaklaşan nüfuslu Ardahanlıları temsil etmek için yola çıkan Ardahanlı İşadamı Hümmet Tatar’ı değerlendirmesi bekleniyor.


    Başkanı dahil bir çok Ardahanlının yönetiminde bulunduğu MHP İstanbul İl Başkan Yardımcılığınıda yapan ve MHP’de İstanbul Milletvekili Aday Adayı olan Ardahanlı İşadamı Hümmet Tatar’ı listede bekleyen Ardahanlılar MHP’nin başta İstanbul 3. Bölgede olmak üzere İstanbul genelinde ki Ardahanlıları gözardı etmemesini istiyorlar.


    **ARDAHANLI TEK ADAY..


    Ardahanlıların 1 Kasım’da yapılacak olan genel seçimlerde değerlendirip, listeye almasını beklediği Hümmet Tatar İstanbul’da milletvekili aday adayı olan tek Ardahanlı.

    Ardahan Kotoskara köylü olan Hümmet Tatar’ın İl Başkanı da Ardahanlı olan MHP’den İstanbul 3. Bölge Milletvekili Aday Adayı.

    Aday gösterilmesi halinde İstanbul’da MHP’ye yapacağı katkının büyük olacağı ileri sürülen Hümmet Tatar’ın başvuruda bulunduğu MHP’de listeye alınıp, alınmayacağını merakla bekleyen Ardahanlılar, İstanbul’da ki  bir milyona yakın Ardahanlıların mecliste temsilini bekliyorlar.


    **Tatar Yeniden Aday Adayı Oldu..


    Geçtiğimiz günlerde Seymen TV’de Fakir Yılmaz’ın konuğu olan Ardahanlı İşadamı MHP’den İstanbul Milletvekili olmak için adaylığa başvurdu.


    Sivil toplum örgütlerine yönelik yaptığı desteklerle bilinen genç işadamı Tatar, Türkiyeye genç bir bakış açısı, yeni bir ufuk kazandırmak gerekiyor. Bir MHP gönüllüsü olarak hem ülkem hem de halkım için parlamento çatısı altında çalışmak istiyorum dedi. Tatkar Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve Gümrük müşavirliği yapan, Uluslararası alanda Tekstil, lojistik, gümrük müşavirliği ve dış ticaret faaliyetleri yürüten işadamı Hümmet Tatar, Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul 3. Bölge Milletvekili Aday adayı oldu. 


    **“TÜRKİYE’YE YENİ UFUKLAR KAZANDIRMALIYIZ” Tatar, “MHP’ye gönül vermiş biri olarak öne çıkıp halkım için önemli adımlar atıp, kararlar alma vaktinin geldiğine inanıyorum. Artık Türkiye’ye genç bir bakış açısı, yeni bir ufuk kazandırmak gerekiyor. Türkiye dinamik bir yapıya gençlerin sayesinde gelecektir. Bu yüzden de gençlerin önünün açılması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. 


    **“MHP’YE HALKIN İLGİSİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR” 1 Kasım seçimleri öncesinde MHP’ye ciddi bir yönelim olduğuna dikkat çeken Tatar, MHP’nin oylarını arttıracağına inandığını söyledi. Tatar, “Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin liderliğinde Türkiye’yi bugün yaşadığı sıkıntılardan kurtarmak için yola çıktım. Partimize yönelik halkın ilgisi son dönemde ciddi şekilde artmış durumda. Bu ilginin sandığa da yansıyacağı aşikar’’ diye konuştu.


    **GENÇLİK YILLARINDAN BU YANA MHP GÖNÜLLÜSÜ 1996 yılından beri MHP’nin birçok bünyesinde bulunduğunu belirten Tatar, “Gençlik yıllarımdan bu yana hem ülkü ocaklarında hem de partimde çalışmalarım, hizmetlerim oldu. MHP’de hiç üst kademelerde görev almadım ama partimin gönüllüsü olarak üzerime düşen ne varsa yerine getirdim. Partimin her zaman yanında oldum” dedi. 


    **MEMLEKETİNE SIRTINI DÖNMEDİ.. 1976 yılında Ardahan’da doğan Tatar, uzun süreden beri İstanbul’da yaşamasına karşın memleketine de sırtını dönmemiş. Yöresel derneklere verdiği desteklerle bilinen Tatar, Serhat Ardahanspor’un da en büyük destekçileri arasında. Tatar, “Ardahan’daki bütün sivil toplum örgütleriyle, hemşerilerimizin olduğu tüm partilerde her zaman yanlarında durdum, destek oldum. Çok teklif gelmesine karşın sivil tolum örgütlerinde aktif görev almadım ama her zaman yanlarında oldum, bu işin mutfağında çalışan insanlara maddi ve manevi destek olmaya çalıştım” diye konuştu.


    **YÖNETTİĞİ FİRMALARDA 1000 KİŞİ ÇALIŞIYOR Hem yurt içinde hem de yurt dışında ticari faaliyetleri olan Hümmet Tatar, sahibi olduğu şirketlerde yaklaşık bin kişiye iş istihdamı yaratmış. Bundan sonraki süreçte siyasette de aktif rol almak isteyen Tatar, ticari faaliyetlerini şöyle anlattı: “Ticari faaliyetlerimiz 1998 yılında başladı. Gümrük ile başlayıp, tekstil, depolama ve uluslararası ticaretle iş hayatımıza devam ettik ve bugünkü konumumuza ulaştık. Türkiye’de çok ciddi projelere imza attık. 2010 yılında canlı hayvan ithalatında Urugay’dan ve Estonya’dan süt ineği ve besilik dana getirdik. Şu anda gümrük müşavirliği hizmetini verdiğimiz firmamızda 45 kişilik bir grupla çalışıyoruz. 700 kişinin çalıştığı tekstil firmamızla hem Rusya’ya hem de Avrupa’ya ihracat ve dış ticaret yapıyoruz. Gümrüğe dayalı olarak farklı bir kurumda lojistik yapıyoruz. Orada da depolama ve dağıtım yapıyoruz. Dış ticaret alanında her şeye hâkimiz. Ülkemizde olabildiğince iş istihdamı yaratarak insanlarımıza faydalı olmaya çalışıyoruz.” 


    **HÜMMET TATAR KİMDİR?.. 1976 Ardahan Merkez Akyaka (Kotoskara) köyü doğumlu olan Hümmet Tatar, ilk ve orta öğrenimini Ardahan’da, liseyi ise İstanbul’da okudu. Halen Bulgaristan Haskova Üniversitesi’nde Kamu Yönetimi 3. sınıfta öğrenimini sürdürmekte. İstanbul’da uluslararası ticaret ve gümrük müşavirliği yapmaktadır. Uluslararası alanda tekstil, lojistik, gümrük müşavirliği ve dış ticaret grup şirketlerin yönetim kurulu

    başkanı olan Hümmet Tatar, evli ve 2 çocuk babasıdır.

  • CHP Göle Çiftçi Oldu..

    CHP Göle İlçe Başkanı Recai Özalp yapmış olduğu açıklamada AKP’nın tarım politikaların eleştirerek, Ardahan’a 20 ton tohum dağıtılmasını çiftçiyle dalga geçildiğini belirterek İktidar Partisi Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ı eleştirdi.


    Göle CHP İlçe Örgütü Başkanı Recayi Özalp’ın konu ile ilgili yaptığı açıklaması şöyle;


    Cumhuriyet Halk Partisi Göle İlçe Örgütü Yönetim kurulu olarak 31 Mart Belediye Başkan Adayı Özel ÖZEN , İl Genel Meclis Üyesi Vahit ATASOY , Kadın Kolları Başkanı Evren ATALAY , Gençlik Kolları Başkanı İlker DEMİR , Köprülü Belde Teşkilat Başkanı Yüksel BOZKURT ve İl Yönetim Kurulu Üyesi Tekin AYDIN olmak üzere ortaklaşa hazırlanan sosyal sorumluluk projesi olarak ilçemiz Samandöken köyü pilot köy seçilmiş olup ve bu köyde bir vatandaşımızın 5 dönüm arpa tarlası 10 dönüm buğday olamak üzere toplamda 15 dönüm örnek tarla ekim işi yapılmıştır.


    Burada amaç Tarıma ve üretime dikkat çekmek, Tarım ve Üretimin önemini halkımıza anlatmak ve halkımızı üretime teşvik etmektir.Tarım ve Orman Bakanlığının Ardahan İline 20 Ton hibe tohumu vermesi kabul edilir bir durum olmadığı, adeta çiftçiyle dalga geçercesine bir miktarı göndermesi olumsuz etki yapmıştır. Burada anlaşılıyor ki Tarım ve Orman Bakanlığının vermiş olduğu hibe tohumdan Ardahan ili yeteri kadarıyla destek alamamıştır.Buda gösteriyor ki AKP Ardahan millet vekili Orhan ATALAY ile birlikte Ardahan tarımı iflas etmiş durumda gözükmektedir.


    Kaynak/Haber/Foto:  MAHİR Doğu GÖLE Sevdalısı



    Dönem farklı, Kolpacılar aynı!


    Coronanın Kolpacılara nefes beceremediği şu günlerde iyiden iyiye anlaşılan gerçek dostlukların önemini bilmediğimiz ve her dönemin değişmez kolpancılarının ayırdığı dünuyaların nasıl olup yıkıldığını anlamak için meslektaşım Ekrem Hasanoğlu’nun yaptığı ama manşet yada sürmanşet olmaktansa gazetelerin, haber sitelerinin görünmeyecek, küçük bir yerine eklenen haberinde daha net anlaşılmakta.


    ‘Dönem farklı kolpacılar aynı!’ başlıklı haberi görüp, okuduğumda nedense içimi bir hüzün sardı,  nedense sabah sabah..


    Belkide yazımı yazarken dinlediğim Ahmed Arif’in anlatmak istediklerini anlatması gibi, okuduğum haberin başlığı da ondan mı bilmem ama o çok şeyi anlatan ve habere konu olanları anlatırken aslında hepimiz anlattığını anlaşılması için 8 sütun sürmanşet olması gerektiği için miydi sabah sabah duygusallaşıp, hüzünlenmem.. Bilmemem ama dün senin yanında olup, bugün başka yerler de hemde dün sana yaptığı gibi bugün yeni krala yalakalık yapanların, Kolpancıarın gerçek yüzlerini görmeyen yeni Krallaramıydı isyanım ve hüznüm..


    Neydi o haber, beni olduğu gibi belki sizi ve Kolpancıları  yeni Krallara anlatamayan?!.




    Çoğumuzun göz ucuyla başlığına bakıp, okumuş anlamış gibi beğenip, geçmek bir çok şeyi anlatan o haber..

    **Necmi Kadıoğlu: Dönem farklı kolpacılar aynı! 

    CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt hakkında yaptığı açıklamalarla gündeme oturan Necmi Kadıoğlu, Damga’yı vurguladı. Kadıoğlu; ‘Dönem farklı kolpacılar aynı’ dedi. 

    CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt hakkında yaptığı açıklamalarla gündeme oturan Necmi Kadıoğlu Damga’yı konuştu. “Gürbüz Çapan dönemindeki kolpacılarla, benim dönemimdeki kolpacılar ve Kemal Bey’in dönemimdeki kolpacılar hep aynı” diyen Kadıoğlu, “Bir adam başarılıysa başarılıdır. Bu saldırılara Kemal Bey de prim vermedi. Süreci iyi yönettiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Açıklamasının ardından bazı tepkiler aldığını da belirten Kadıoğlu, “Yok efendim dosyaların mı var diyorlar. Devletin olduğu yerde dosya mı olur?” dedi. Artık siyaseti bıraktığını sözlerine ekleyen Kadıoğlu, “Bazıları benim adımı kullanıyorlar. Güçleri olmayanlar benim gücümü kullanmaya çalışıyor. Kemal Beyin yanında olan bana, benim yanımda olanlar Kemal Bey’e gitmişler” ifadelerini kullandı. EKREM HACIHASANOĞLU 

    Evet bu haberi bir kez daha okuyun ve dün ile bugünü bir değerlendirin ve bir şeyin değişmediğini, değerlerin nasıl Kolpancılar yüzünden anlaşılmadığı, anlatmak istenenlerin anlaşılması için nasıl engel olduklarını anlamak için..

    Neyse bugün olduğu gibi dünde anlamadığımız ve ‘dağlarına bahar gelmiş memleketim’ diye devam eden Ahmed Arifi dinleme, anlamak en mantıklısı..

    Çünkü, ‘Oturmuş yazıcılar, fermanı yazar.. Dört yanım puşt zulası, Dost yüzlü dost gülücüklü, suskun, hain, çıyansı, dört yanı puşt zulası’ satırları daha iyi anlatır, anlatmak istenenleri..


    CHP'de Bir Ayda 2 YönetimCHP’de Bir Ayda 2 Yönetim


    arşiv haber 31/03/2015 tarihli haber


    Haziran ayında yapılacak olan genel seçimler öncesi kimlerin milletvekili aday adayı olacağı tartışmaları arasında bir ay için de iki yönetim seçen CHP Ardahan’ın yeni İl Yönetimi CHP MYK’da kabul görüp, resmen görevine başladı.


    Fevzi Uygur’un İl Başkanlığına getirildiği Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Örgütünün yeni yönetimi CHP MYK’da onaylanarak resmen görevine başladı.


    İlimdar Senem’in yönetiminin istifasıyla başlayan tartışmala ardından göreden el çektirilen Senem’in yerine getirilen Sırrı Atalay Cantürk’ün de hazırladığı listesine müdahale edilmek istenmesi e Atalay’ın da kendi hazırladığı İl Yönetimi listesini deldirmemek için önce direnip, sonra da kısa sürede istifa ettiği CHP Ardahan’ın yeni İl Yönetimi şu isimlerden oluştu.


    İl Başkanı: Fevzi Uygur


    İl Yönetimi: Aynur  Bulga, Hilal Çoban Ant, Nurten Kara, Hidayet Kartal, Arzu Karabağ, Yaşar Daşdemir (Göle) , Fatih Kılıç (Göle), Şefik Çetin (Göle), Yener Çakmak, Güven Toptaş, Bedrettin  Karaçoban, Atilla Çimen, Bülent Can (Posof), Kadiri Cemil Topçu (Hanak), Barış Bilgin, Atilla Şenel, Atıf Karasu (Çıldır), Yalçın Öztürk, Atillah Çimen, Şenyurt Öneri (Damal)


    **SIRA CHP’NİN MİLLVETEKİLİ ADAYLARINI BELİRLEME DE..


    Bir ay için iki yönetim değişen  CHP Ardahan’da ‘Kimler Milletekili Adayı Olacak?’ tartışması devam ederken, ön seçimin yapıldığı bir çok yerin ardından her an Ardahan’ın da içinde bulunduğu illerin adaylarının açıklanması beklenmektedir.


    Mevcut Milletekili Ensar Öğüt’ün yanı sıra Sabri Arpaç, Mete Özdemir, Müzeyyen Çifçi Yolaçan, Metin Demir’in adlarının gelip gittiği CHP’de kimin 1. sıra, kimin 2 sıra olacağı  ya sizin bu haberi okuduğunuz sırada, yada en son önümüzde ki Cuma günü kamuoyuna açıklanabileceği de konuşulmaktadır.

  • Ardahan'da Koronavirüs Şüphelisi 23 Hasta Evlere Alındı!..

    Ardahan’da yeni tip Korona virüs (Covid-19) tedavisi tamamlanan hastalar taburcu ediliyor.


    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, yaptığı açıklamada, il genelinde Kovid-19 teşhisi konulan 23 kişinin hastalığı yenerek tedavi gördükleri Ardahan Devlet Hastanesinden şifayla taburcu edildiği söyledi.


    Taburcu edilen hastaların bir süre evlerinde kalacağını belirten Masatlı, “Sağlık çalışanlarımız da devlet hastanemizde vatandaşlarımızın iyileşebilmesi için yoğun çaba sarf etmektedirler. Sağlık çalışanlarımızın özverili çalışmasıyla hastalığa yakalanıp tedavisi tamamlanarak, tam şifa ile taburcu edilen hasta sayımız 23’e yükselmiştir. Hastalar taburcu edildikten sonra da kontrol amaçlı 14 gün evde izolasyona alınmaktadırlar.” dedi.


    Salgının yayılmasının engellenmesinde sosyal hareketliliğin ve insanlar arası temasın azaltılarak sosyal izolasyonun önemine işaret eden Vali Masatlı, “Ardahanlı hemşehrilerimizden ricamız yapılan uyarıları dikkate almaları ve mümkün olduğunca dışarıya çıkmamalarıdır.”


    Bayramı Evler de Kutladı..


    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla, hedef grubunda ki çocukları evlerinde ziyaret ederek, bayramlarını kutladı.


    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın evlerde kutlanması dolayısıyla Vali Mustafa Masatlı, Valilikçe özel olarak takip edilen hedef grubunda ki çocukların bayramını evlerinde kutladı.  Merkez Atatürk Mahallesinde Dede ailesi ve Çetinsu köyünde Karabağ ailesini ziyaret eden Vali Msatlı, çocuklar için pasta kesti ve hediyeler vererek bayramlarını kutladı.


    Corona Bir Posoflunun


    Daha Hayatını Aldı!..


    Maske Şovu Devam Ederken Sorunlar da Büyüyor!.. Uygulama ve yasaklamaların gevşediği, maske şowunun devam ettiği görülen Ardahan’da bir hafta önce 2 kişinin Coronavirüs dolaysıyla öldüğü aynı virüs şüphesiyle ile 40 kişiye yanı insanın hastanelerde sonuç almayı beklediği şu günlerde bu virüs nedeniyle yeni ölüm vakaları da yaşanmaya devam ediyor.


    Ardahanlı Güven Avşar’ın tedavi gördüğü hastanede taburu olup, evinde tedavi görmeye devam ettiği, yine Ardahanlı olan ve aynı rahatsızlık dolaysıyla halen yoğun bakımda olan ve kan aranan Şekernaz Aktürk’ün durumunun ciddiyetliğini taşıdığı şu günlerde bir Posoflu daha Covit-19 kurbanı oldu.


    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Gürcistan’a sınır ilçesi Posof Camyazi (Ohtel) köylü Mecit Doğruyol’un İstanbul’da Covid 19 sebebiyle tedavi gördüğü hastanede vefat ettiği öğrenildi.



    MASKE ŞOWU DA SÜRÜYOR.. 


    Öte yandan Coronanın varolan bir çok sorun ve sıkınıtıyı gölgede bıraktığı şu günlerde başta Ardahan ve ilçelerinde olmak üzere genelinde maske şowuda devam ediyor.


    Yaşanan Corınavirüs paniğinin ortaya çıkmasından bu yana alınması gereken önlemlerin insanları maskelemekle, evlere kapatmakla geçiştiren yetkillerin bu insanların var olan ve gün geçtikçe kamburlaşan sorunlarını yarın nasıl çözecekleride bilinmiyor.


    İnsanları evlere kapatan, iş hayatını bitiren, zaten var olan onca ekonomik sorunların biriktiren sorunun gün geçtikçe yeni sorunlara gebe olduğu görülen şu günlerde yerelinden, üniversitesine herkesin maske şowu peşine düştüğü göürlen şu günlerde bu kentin nüfusunun neden her yıl biraz daha düştüğünü, yabancı öğrenciler olmak üzere üniversitesinin öğrenci kaybına uğradığını, 3 gümrük kapısının olmasına karşın ithalat, ihracaatın niye yapılmadığını, bitme noktasına gelen tarım hayvancılığın nasıl olur eski günlerine kavuşaağını, kent içi yollar gibi şehri diğer illere bağlayan yolların ne zaman yapılıp, onarılacağını, banka borçlarının yanında doğalgaz, telefon, intenet, kredi kartı borçlarının ödenip, ödenmediğini, diz boyu olan işsizliğe yeni işsilerin eklendiği, kiraı esnafın ne yapacağı vb. şeklinde ki sorunlara hazır olunması gerektiğinin unutulması ve bu yönde hazırlıklar yapılmasının şart olduğu bir süreçte ağızları maskelerken sorunlarıda maskeleyip, görmemezlikten gelmeninde ayrı ve daha tehlikeli bir ölüm olduğuda unutulmaması gerekir.



    Ne Yazacaktım?..


    Gün geçtikçe eski güzel günlerimize dönmeye başladığımız şu günlerde insanların kapatıldığı evlerde medya işkencesi ile baş başa kalan toplumun ağızlarına kapatılan maskeler ile  mırıldadığını fark edemeyen iktidarın bir taraftan en az 10 TL. olmak üzere yardım toplarken diğer taraftan da Bin lira ve üstünü dağıtarak yaşanabilecek bir gerginliğin önüne geçmeye çalışıyor.


    Aynı iktidarın havuz medyası denen kanallar aracılığıyla fırsata çevirmeye gayret ettiği corona belası da gündemi meşgul etmeye devam ediyor.


    Tabi başta şu günlerde unuttuğumuz uluslararası, enternational (!) terör uzmanlarının yerini alan çok bilmiş, ama bilim, ilim, tıp adına bir eserleri, buluşları olmayan sözüm ona sağlık profesörleri olmak üzere ‘Corona oldum’ deyip, kendisini hatırlatmak, bir kaç mesaj almak isteyenler gibi bu fırsatı değerlendirmeyenlerde yok değil..


    Bunun en son örneği Başkan Erdoğan’a yağ çekerek memleketi Rize’de belki vekil olurum umuduyla  sanatçılığıyla değil, ‘Şu dönemde Allah’tan başımızda CHP gibi bir iktidar yok. Yoksa size yemin ediyorum bu milletin yarısı ölürdü. İsyan, kaos çıkardı. İçimde kalmasın’ diyerek unutulmuş adını gündeme taşıma adına sözde CHP’yi eleştiren sözleri ile kendilerini gündeme taşımaya çalışan dürüt, pardon Türüt oldu..


    Ve Corona tam tamları ardından adeta zorla ve Anayasal olmayan yöntemler ile mecburi olarak kapatılmış evlerimizde adeta Çin işkencesi çeker gibi zorunlu olarak bunları görüyor, izliyor, okuyor, dinliyoruz..


    Yani günün 24 saatini Coronayı duymaktan bozulan psikolojimizi yüksek tutmaya  uğraşıp, Nazım Hikmet ve onca şairin kaleme döktüğü şiirlerinin eşliğinde söylenen şarkıları, türküleri dinleyerek moral bulmaya çalışırken benim gibileri de düşüncelerinde, yüreklerinde olanları yazıya döker.


    Yazarken de köprü altı gazinolara kadar düşmüş olan Türütleri değil Mavi gözlü Nazım’ın yazdığı onun şiirlerini şarkıya çevirenleri dinleriz..


    Ona yoğun gündem içinde ve Corona ile yıkılmaya çalışılan psikolojik direnme adına Nazım’ın yazdığı şiirin şarkısında dediği gibi bakarız dünyaya..



    Ama bir zamanlar ve halen kadınlarımızın ayıp diyerek ağızlarına kapattığı leçekleri diğer adıyla peçeleri hatırlatan maskeli birinin karşınıza çıkmasıyla yeniden moral kalmaz ve daldığınız o güzel dünyadan ayrılıp, ne yapacağınızı, yazacağınızı da şaşırır kala kalırsınız..


    Ve ‘Seversin dünyayı doludizgin ama o bunun farkında değildir, ayrılmak istemezsin dünyadan ama o senden ayrılacak’ satırlarını anlamayan bir psikoloji içinde ‘Ne yazacağını’ unutan benim gibi sallanırız, içi, beyni, duyguları boşalmış birer zombi gibi..



    HANAKLI, DAMALLI, GÖLELİ, ÇILDIRLI,


    HOÇVANLIDAN SONRA POSOFLU’DA


    COVİT 19 KURBANI!..


    arşiv haber 26/04/2020 tarihli haber ve yorum


    Son olarak Ardahan merkezde 2 kişinin ölmesine, hastanenin belediyeden yeni tabutlar istediği, 9 hastanın daha olduğu ileri sürülen Corınavirüs ölümleri olduğu belirtilen devam ediyor. Çıldır Aşağı Beyrehatunlu Cemil Özhal’ın da İstanbul’da Covit-19’dan ölüp, köyüne getirilerek toprağa verildiği öğrenilen şu günlerde Posoflu Ziyaddin PALUT’ta Covit-19 kurbanı oldu.


    Ardahan Şehir Merkezinde Ambulansların sıkça trafikte olduğu ve evlerde hastalar aldığı göülen şu günlerde Covit-19 virüsü denilen rahatsızlıklar sonucu başta İstanbyul’da olmak üzere üzen ölümlerin yaşanması da sürüyor.


    Sağlık Bakanının son açıklaması ile aralarında bir çok Ardahanlının da bulunduğu ülke genelinde 2 Bin 706 kişinin Covit-19 virüsü dolaysıyla hayatını kayıp ettiği açıklandığı şu günlerde İstanbul’da oturan bir Posoflunun da Corona rahatsızlığı dolaysıyla hayata veda ettiği öğrenildi.


    Posof Türkgözü (Badele) Köyü Derneğinin konuyla ilgili yaptığı açıklama aynen şöyle;


    ‘Ķöyümüzün değerli sakinlerinden İstanbul ‘da ikamet etmekte olan kardeşimiz Ziyaddin PALUT koronovirüs nedeniyle bulunduğu yoğun bakımdan çıkamadı ve maalesef vefat etmiştir. Allah rahmet etsin. Tüm sevenlerine ve ailesine baş sağlığı ve sabırlar diliyoruz. Cenazesi yarın İstanbul’da toprağa verilecektir. Telf:A.Kaynar 05324769444 – Nurettin Palut 05388461633’



    ARDAHANLI HASTALARA KAN ARANIYOR..


    Öte yandan aynı rahatsızlıktan dolayı başta Ardahan Binbaşar (Murka) köylü Aydemir Aktürk’ün eşi Şekernaz Aktürk’e olmak üzere İstanbul’da bulunan ve şu an Covit-19 tedavisi gören Ardahanlılara kan aranıyor.



    **0.506..


    Dün yazdıklarım diyecem ama yıllar önce ele aldığım bir yazımın hala bugünü anlattığını görünce bugünde ‘Arşiv’ yazımı yayınlayacağım, ‘değişen ne ki?’ diyerek..


    İşte 2013 yılında ele aldığı ve hala ama hala geçerliliğini koruyan ‘O.506’ adlı yazım..


    Evet, 2013 ve bugün 2020 ve O yazım..


    Ankara’dan sonra metropol köy olarak adlandırılan İstanbul yollarını aşındırdığım şu günlerde burnum da tütmeye başlayan memleketimde günün ilk telefonunu alıyorum.


    Sabahın erken saatinde arayan numaranın 506 ile başlaması arayanın büyük ihtimalle bir memur olduğunu düşünerek ‘Alo’ diyorum..


    Karşıda ki sesin nazik oluşu arayanın memur olmasının yanı sıra Ardahanlı değil, memleketimin insanına hizmet eden başka memleketli bir hemşehrim olduğunu da bana hissettiriyor..


    Bu düşüncenin bende oluşmasının diğer bir nedeni de Ardahanlının kendi sorunları karşısında bile duyarsız olduğunu bildiğimden olacak.


    Ve sanırım haklı çıkıyorum..


    Çünkü ben arayanın duyarlı bir vatandaş olduğunu anlıyorum, ‘Fakir bey İstanbul’a gittiniz, gelmiyorsunuz. Bakın siz gideli senin muhabirlerin dahil kimse bozuk yollar dahil hiç bir sorunu görmüyor, gelin artık görün şu yolları ve gazeteciyim deyip, ortalıkta gezenler dahil hiç bir kimsenin görmek istemediği onca sorunu yazın’ diyor..


    Gülümseyerek cevapladığım, hatta, ‘merak etmeyin, ben olmazsam da, hatta ölsem de orada gazeteci diye bilinen muhbir, pardon muhabir arkadaşlarımız var orada’ desem de ikna edemiyorum sabah sabah arabasını yanmış kömür külleriyle doldurulan çukurlarda kıran duyarlı vatandaşı..


    Bana siteme devam eden ismini vermeden konuşmaya başlayan vatandaş benim de muhabirlerimizin olduğu Göle ilçesinin kent merkezinde geçen yolların adına vilayet denilen Ardahan’daki yollar gibi olağanüstü bozuk olduğunu ve bu durumu belediye başkanları gibi onların bile görmediğinden şikayetçi olduğunu anlatıyordu..


    Ardahan’a doğru yol almaya hazırlandığım İstanbul’un yolları ve alt yapısının da çöktüğünü anlatmama fırsat vermeyen 0506 kodlu vatandaşın ve bir çok Ardahanlının bu yöndeki şikayetine bir kez daha dikkat çekmek için Barış’tan bugünkü manşetleri bana bırakmasını isterken o özlediğim Ardahan’ın neden bir türlü yol almadığını da kendi kendime düşünüyordum, ‘ Ardahan’ın yolları, güller açar bağlarında’ isimli türküye sahip bir kentin onca sorunu gibi kent içi yolları ne zaman yapılacak diye kendi kendime sorarken..


    Bilmiyorum ama beni sabah sabah arayan telefonun ardından Ankara CHP Genel merkezinde gelen telefonla bir kez daha anladım ki bu kentin ana sorunu siyasilerdir..


    Çünkü Göle’den sonra telefonumu çaldıran Ankara’da, Ardahan’ı yıllardır görmemesine karşın bir çoğu gibi milletvekili olmayı düşünen Göleli bayan bir politikacı hemşehrimdi..  26 Nisan 2013


    HOÇVANLI ANKARA'DA ADAY..


    HOÇVANLI ANKARA’DA ADAY..


    arşiv haber 02/12/2015 tarihli haber


    Büyük Kurultay’a hazırlanan Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan’da ilçe kongrelerini tamamlamaya çalışırken, Ankara İlçe Teşkilatları da seçimlerini yapmaya devam ediyor. Sinan Onay’ın Ardahan Merkez İlçe Başkanlığına yeniden seçildiği CHP Ankara Etimesgut’ta İlçe Başkanlığına aday olduğunu açıklayan Hoçvan Hasköylü Ayhan Yılmaz bölgede bulunan hemşehrilerinden ve CHP’li üyelerden destek istedi.


    Bir dönem de Etimegut’ta Belediye Meclis Üyeliği de yapan Hoçvan Hasköylü Hemşehrimiz Ayhan Yılmaz CHP Etimesgut İlçe Başkanlığına aday olduğunu açıkladı.


    Ankara Etimesgut’ta siyaset yapan hemşehrimiz Ayhan Yılmaz önümüzdeki günlerde yapılacak olan CHP Etimesgut İlçe Başkanlığı için aday olduğunu bu nedenle bölgede bulnan hemşehrilerinden ve kongrede oy kullanacak olan 417 CHP delegasyonunundan destek istediğini açıkladı.



    Öte yandan CHP Damal İlçe Başkanlığı seçimide yapıldı.


    Mevcut Başkan Ali Çaylar’ın yeniden seçildiği CHP Ardahan’d bugünde Göle İlçe Başkanlığı seçimi yapılacak.

  • ARDAHAN'DA KADIN KAFETERYASI..

    Ardahan Nüfus Yoğunluğu


    Yüzölçümü 5.156 km2 olan Ardahan ilinde kilometrekareye 19 insan düşmektedir. Ardahan nüfus yoğunluğu 19/km2‘dir.


    Ardahan Nüfusu 2020


    Ardahan 2020 nüfusu, tahmini verilere göre 96.508.

    Bu nüfus verisi, eski yıllarıdaki nüfus artış hızlarına göre tahmini hesaplanmıştır. Ardahan 2020 resmi nüfus bilgileri 2021 yılının başında açıklanacaktır.


    Yıllara Göre Ardahan Nüfusu


















    Yıl Ardahan Nüfusu Erkek Nüfusu Kadın Nüfusu
    2019 97.319 50.697 46.622
    2018 98.907 51.593 47.314
    2017 97.096 50.317 46.779
    2016 98.335 50.884 47.451
    2015 99.265 51.141 48.124
    2014 100.809 51.939 48.870
    2013 102.782 52.937 49.845
    2012 106.643 55.824 50.819
    2011 107.455 56.467 50.988
    2010 105.454 54.023 51.431
    2009 108.169 56.093 52.076
    2008 112.242 58.673 53.569
    2007 112.721 58.095 54.626



    Bende kutlamamı geri aldım başkan..


    Bugünkü yazımı Gazeteci Cüneyt Özdemir, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu arasında yaşanan ve Can Ataklı’nın şow yapmakla eleştirip, sonrada özür mahiyetli bir toparlama yaptığı İBB Başkanı İmamoğlu’nun daha önce olduğu gibi bu yaşananları uzaktan izlemesine ayıracaktım ki bilgisayarımın sağ köşesinden gelen son dakika haberlerinden biri bu konuyu bir dahaki yazıma bırakmamı ister gibiydi..


    Çünkü haberlerimi yaparak gece sahuru beklerken aldığım bir habere bende muhatap olmuş, hata retweetlemiştim.

    Evet, bugünkü yazımı bir dahakine bırakan duruma gelecek olursak dün, Demirtaş’ın içeri girmesine vesile olan dokunulmazlıkların kaldırılmasına büyük katkısı bulunan ve halkın ‘demokrasi’ diyerek seçmelerine rağmen yerlerine kayyumların atanmasına ‘silik’ açıklamalar ile tepki gösteren, HDP’lilerin desteğini alıp, başta İstanbul’u olmak üzere bir çok kentte partilisi belediye başkanlarının seçilmesini sağlayan ama HDP’lilerin oyları ile seçilir, seçilmez belediyelerin levhalarına T.C’leri astıran CHP’nin yakındığı iktidarın önemli bir mensubu bakanlık da yapmış olan Antep’in kadın belediye başkanı Fatma Şahin’in açıklaması Coronanın gölgelediği gündeme bomba gibi düştü.

    Gündemi ve AK Parti iktidarını sarsan Fatma Şahin katıldığı bir Youtube kanalında sorulara yanıt verirken CHP’li belediyelerin hizmetlerine ‘FETÖ-PKK benzetmesi’ yapılmasıyla ilgili düşüncesi sorulduğunda ‘Böyle bir ifadeyi ben doğru bulmuyorum’ demişti.

    Ve bir çok insan gibi benimde katıldığım bu açıklamanın bir dil sürçmesi mi yoksa içten gelen ve olması gereken bir söylem mi şüphesi taşısakta bunun,AK Partinin bilerek bir toparlaması olduğunu da umutlanıp, düşünmedik değil.

    Çünkü başta başkan Erdoğan olmak üzere bir çok kurmayının kırıp, döktüğü siyasetin toparlanması için yine aynı partinin içinde birilerine görev verilip, bu tür açıklamalar ile toparlama yapıldığını da bilmiyor değildik..

    Ve CHP’li belediyelerin hizmetlerine ‘FETÖ-PKK benzetmesi’ yapılmasıyla ilgili düşüncesi sorulduğunda ‘Böyle bir ifadeyi ben doğru bulmuyorum’ diyen kadın Belediye Başkanının bu açıklamasını olması gereken diyerek beğenmiş, bu yönde yapılan paylaşımları da twitlemiş, twitlenenleri de kendi sayfamıza ‘Kutluyorum’ diyerek retweetlemiştik..


       



    Kimilerinin bu açıklamanın hemen ardından birazda ‘yanlış dedim, yanlış anlaşıldım’ der demesine rağmen bu açıklamanın ardından AK Parti’den onun dokunulmaz iktidarından, kendisini devlet gören anlayışından da aynı anlamı yani her 24 Nisanlarda kaşınan Ermeni meselesinin önüne geçip, bana göre Türkiye Cumhuriyeti adına üstü kapalı bir özür olan Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan’a yazdığı anlamlı bir mektup yazdığı gibi bu toplumu rahatsız eden ‘Parelel/PKK’ suçlamasına da bir açıklama yapılacağını düşünen, umutlanan biz saflar ise Fatma hanımın söylediğinin arkasında durarak yiğit bir kadın olduğunu düşünüyorduk..

    Ama gelin görün ki bu açıklamanın üzerinden 24 saat geçmemişti ki aynı isimden, kadın başkandan yeni bir açıklama geldi..

    Ve o açıklamayı ve haberi okuduğumda bu kez ‘Oldu mu başkan şimdi dün olması gerekeni de, bugün de sözüm yanlış anlaşıldı de.. Olmadı başkan.. Bende seni kutlamamı geri aldım’ diye bu kezde başkanın 24 saat dolmadan yaptığı U dönüşüne sitem ettim ve bu kez yine ama kutlamamı geri alarak sayfama rewetledim..

    Demirtaş’ın içeri girmesine vesile olan dokunulmazlıklarını kaldırılmasına büyük katkısı bulunan ve halkın ‘demokrasi’ diyerek seçmelerine rağmen yerlerine kayyumların atanmasına ‘silik’ açıklamalar ile tepki gösteren, HDP’lilerin desteğini alıp, başta İstanbul’u olmak üzere bir çok kentte partilisi belediye başkanlarının seçilmesini sağlayan ama HDP’lilerin oyları ile seçilip, seçilmez belediyelerin levhalarına T.C’leri astıran CHP’li belediyelerin koronavirüs salgınıyla ilgili başlattığı yardım kampanyalarının İçişleri Bakanlığı tarafından bloke edilmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan da “CHP’li belediyelerin giriştikleri bu tür faaliyetler FETÖ ve PKK tarafındaki örgütler tarafından da denenmişti” ifadesini kullanması kadar yanlış olan bu U dönüşün ne olduğuna baktığımızda ise kadın başkanın gece boyu uyuyamadığı, uyutulmadığını da anlamıyor değildik..

    Çünkü, ‘ “Bir radyo ve YouTube kanalında Sayın Cumhurbaşkanımızın adı anılmadan sorulan soruya verdiğim cevap, sanki Cumhurbaşkanımızın görüşlerine karşı ifadeler gibi yansıtıldı. Konuşmamın tamamı dinlendiğinde asla böyle bir niyetin olmadığı açıkça görülecektir.

    Cumhurbaşkanımızın, salgınla ilgili tedbirlerin belirli bir planlamayla yürütülmesi gerektiğini belirten ifadeleri bizim çalışmalarımızın da odağını oluşturmaktadır. Bir Ak Partili olarak Cumhurbaşkanımızın belirlediği politikalara aykırı beyanda bulunmamız söz konusu olamaz.” demesini okudukça benim olduğu gibi toplumun büyük bir kesimenin de uykusunun kaçtığı da görülecektir.


    Ardahanlılar İstanbul'da Kadınlı, Erkekli ARDA/FED Çatısı Altında Birleşiyorlar..


    Ardahanlılar İstanbul’da Kadınlı, Erkekli


    ARDA/FED Çatısı Altında Birleşiyorlar..


    arşiv haber 14/02/2016 tarihli haberler


    Ardahan’ın vatan topraklarına katılışının 95 inci yıl dönümü dolaysıyla, 20 Şubat’ta İstanbul Topkapı Eresin Hotel’de ‘Ardahanlılar İstanbul’a Buluşuyor’ adlı bir gece hazırlığına devam eden Ardahan Denekler Federasyon yeni bir çalışmaya imza atmak için kolları sıvadı.


    Engelli insanların ÖZEL İNSANLAR adıyla anılması için ve engellilere ‘Özel İnsan’ denilmesi için yasa teklifi hazırlatmak için kolları sıvayıp, bu yönde ‘Ardahanlı Özel İnsanlar Derneği kurma çalışmaları sürdüren İstanbul’da ki Ardahan Dernekler Federasyonu şimdi de İstanbul’da ki ARDAHANLI İŞ KADINLARI oluşumu için kolları sıvadı.



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Genel Başkanlığına gelmesinden sonra hareketli günler yaşayan ve çatısı altında 56 Ardahan Deneğinin bir araya geldiği, ‘Ardahan Dernekler Federasyonu’ mesaj yoluyla ulaşmaya çalıştığı İstanbul’da ki Ardahanlı İş Kadınları bir çatı altında toplamak için çaba göstermeye başladı.


    Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ve 2010 yılında kurulduktan sonra en hareketli günler yaşayan Ardahan Dernekler Federasyonu, 3 ay için de ayrı ayı gruplardan oluşan bugüne kadar 5 adet ‘Ardahanlı İş Adamları Buluşuyor’ adlı toplantılar ardından şimdi de, ‘Ardahanlı İş Kadınları Buluşuyor’ toplantıları ve birlikteliği için çalışma başlattı.


    **ARDAHANLI SANATÇILAR DERNEĞİ KURDU..


    Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı da olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığını yaptığı ve ‘İSTANBUL’DA GÜÇLÜ BİR ARDAHAN LOBİSİ’ sloganı ile yola çıkan, kısa sürede birçok Ardahanlı iş adamları ile bir araya gelen, Ardahanlı gençleri spora çekmek için ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ adlı bir futbol turnuvası düzenleyen, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Muhalefet Parti başkanlarından, İstanbul Ticaret ve Sanayi Odalarından randevular talep eden, TBMM’sinde grubu bulunan siyasi partilerin İstanbul Esenyurt, Sarıyer ve Beykoz ilçelerini ziyaret edip, patilerin yöneticilerine ülke ve Ardahan hakkında raporla sunan, İstanbul diğer ilçelerinde ki siyasi parti ve idarecileri de ziyaret etmek için randevular alan, ‘İstanbul’un 39 ilçesinde 39 Ardahan İl Derneği’ kurma çalışmaları başlatıp, kurulu olan ancak çantalarda, tabelalarda, sanal sayfalarda, yazın festivaller de boy göstermekten, kışları kaz gecelerinden öteye gitmeyen derneklerin yanında gerçek anlamda çalışacak ve örnek stk olacak birçok yeni dernek kurduran ARDA/FED bu süre içinde, ‘Ardahanlı ve Yöresi Sanatçılar Derneği’, ‘3. Böle Ardahanlılar Derneği’, ‘Güngören Ardahan İl Deneği’, adlı dernek gibi Ardahan İl Deneği kurduran, kurulu olup, bugüne kadar federasyona katılmayan Damal Denekleri, ‘Hoçvan Samanbeyli (Sığırpert) Derneği’  ile ‘Ardahan Gençlik Derneği’nin yanı sıra ‘Ardahan’ı Tanıtma ve Geliştirme Derneği’, ‘Ardahan Uğurlu Dağ Kayak Spor’unu Geliştirme ve Yaşatma Derneği’ ve ‘Ardahan-Gürcistan İş Adamları Derneği’ gibi bir çok Ardahan İl, İlçe, Köy derneğini de bünyesine katan ve teşvik amacıyla ‘Yılın Ardahan Deneği Yarışması’ başlatan, diğer illerinin federasyonları ile konfederasyon oluşumu için başlatılan girişimlerine destek sunan, Ardahan Dernekler Federasyonu, Ardahanlı engellilere kurdurmaya çalıştığı, ‘ÖZEL İNSANLAR DERNEĞİ’ ardından şimdide, ‘ARDAHANLI İŞ KADINLARI’ oluşumu için yola çıktı.


     **HÜLYA AVŞAR’A DA ÇAĞRI YAPILDI..


    Çalışmaları hakkında bilgi veren ve tüm Ardahanlıları kısa adı ARDA/FED olan Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, Ardahanlı İş Adamları Konseyi veya Ardahan Vakıf’ı için yaptıkları çalışmalarla esnasında bu ülkede olduğu gibi Ardahan STK’larında da kadınların arka plan itildiğini gördük. Bunun işin hep İş adamları denilip, durulan bir ülkede iş kadınlarının da olduğunu ve ülke ve Ardahan ekonomisine büyük katkısı olan kadınlarında da mutlaka bir araya gelip, ‘bizde varız’ demeleri gerektiğini düşünerek, 20 Milyonluk bir İstanbul’da yaşayan yaklaşık 600 bin Ardahanlıdan biri olan Hülya Avşar dahil, tüm Ardahanlı iş kadınları tespit edip, onlara yönelik bir çağrı mesajı hazırlayıp, ulaşabildiklerimizin telefonlarına, ‘Merhaba! ‘İstanbul’da Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma çabası içinde olan Ardahan Dernekler Federasyonu, Siz Sayın Ardahanlı İş Kadınlarının Sahaya İnip, ‘Sadece İş Adamları’ değil, ‘Biz Ardahanlı İş Kadınları da Varız’ demelerini ve ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi Ardahanlı Kadınlar Olmazsa Olmaz’ Demelerini Bekliyoruz.. Ardahanlı Kadınlar Komisyonu İçin Var mısınız?. Saygılarımla.. Fakir Yılmaz/Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı/Gazeteci 05322678015’ metni içen bir mesaj attık. Umuyorum ki bugün Yunanistan’ın ayakta tutan ve oluşturdukları ciddi stk örnekleri ile hazırladıkları projeler ile batan Yunanistan’a AB’de den fonlar koparan güçlü stk’lar Ardahan ve ülkede de oluşur, buna da Ardahanlı iş kadınları önderlik yapar. Bu nedenle burada tüm Ardahanlı iş kadınlarını ARDA/FED çatısı altında toplanıp, oluşturmak istediğimiz güçlü bir Ardahan Lobisine katkı sunarlar’ dedi.

  • CORONA- 19'A YAKALANAN ARDAHAN HOÇVANLILAR SAYISINDA ARTIŞ!

    Ardahan kent merkezinde bu virüs dolaysıyla şimdiye kadar ölenin olmadığı ama net sayıları bir Devlet Sırrı gibi saklanmaya devam ederken batı kentlerinde ki Ardahanlılar gibi Ardahan ve İlçelerinde de bir çok hastanın olduğu öne sürülen şu günlerde bir çok Hoçvanlının daha Covit-19 rahatsızlığı dolaysıyla İstanbul’da hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.


    Ardahan Hoçvanlı olan İstanbul Esentyuırt’ta ki Kültür Ev Yöneticilerinden Güven Avşar’ın durumu ciddiyetliğini korurken yine Hoçvanlı olan Kurbani Sural ile Derya Avşar’ın ardından Hoçvan Beşiktaş (Mucu) Köyü Dernek Başkanı Ersan Yılmaz ve eşi de aynı virüs dolaysıyla rahatsızlanıp, hastaneye kaldırıldığı haberinin alındığı aynı saatlerde Hoçvan Köprücük (Xeskar) köylü emekli Yücel Tahiroğlu aynı köylü Gürhan Sskeroğlu ve Hoçvan Çalabaş köylü Şahvelat Gökçe, Aydemir Aktürk, eşi ve kızı, Hoçvan Aşağı Kurtoğlu köyünden Naim Yıldız ve eşi Covit-19 teşhisi dolaysıyla hastanelere kaldırıldıkları haberi alındı.


    21 Mart – Ülke ülke koronavirüs salgınında son durum Vaka sayısı 300 bini aştı!


    Koronavirüs tehdidi sürüyor. Dünya genelinde koronavirüs vaka sayısı 2,5 milyonu geride bırakırken Türkiye’de can kaybı 2 bin 259’a yükseldi.


    Yeni tip koronavirüs (Covid-19) dünya genelinde hızla yayılmaya devam ediyor. Virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 13 bine dayandı, toplam vaka sayısı ise 300 bini aştı. İtalya’da bilanço giderek ağırlaşırken bir günde 793 ölüm yaşandı.



    YASAKLARDAN DAVACIYIM..


    Artık bıktırıcı hale gelen ve biz insanları adeta  sağken mezara olmazsa da eve kapatıp, öldüren şu ortada görünmeyen ama sanki ve her gün, her dakika Hitler Nazi Almanya’sının Avcı Uçakları ya da Japonların Pearl Harbor Saldırısında kullandıkları Kamikaze uçakları geliyormuşcasına ikide bir anons yapılıp, bizleri içeri kapatan ama ülkeyi batıran, bu gidişle dünyayı 3. büyük harbe götürecek olan Corona saçmalığından ve Anayasal hakkım olan dışarı çıkmamı, iş yapmamı, Seyehat etmemi, aşklarım olan doğa da gezmeyi, yolculuk yapmayı, sevdiklerimle olmayı, sıcacık yar gibi taze kahve çaylarını içmemi engelleyen hükumetten ve ona inanıp 80 yaşında ki anam gibi eve kapanıp, ses çıkarmayan muhalefetten davacıyım..



    Evet, dün ‘Hani kanun’ başlığı ile ele aldığım ve dilekçemin ekinde bulunan yazımın içeriğine bakıldığında ve bu yazı ardından bir hukukçu gibi gece boyunca oturup, karıştırdığım Anayasa ve onu oluşturan kanunun maddelerinin bana verdiği imkanlar ve İnsan Hakları doğrultusunda son iki aydır devam eden ve yasaklarının daha da uzayacağı söylenen ama ortada olmayan, nasıl bir şey olduğu bilinmeyen, dışarıda varmışta, evde yokmuş gibi bir komedi ile biz insanları korkutan, bunaltan, işinden, aşından, aşkından eden ne olduğu Dünya Sağlık Kuruluşları tarafından bile tam olarak bilinmeyen, tarif edilemeyen ve en önemlisi normal ölümlere bile ‘O yaptı’ denilen virüs saçmalığı dolayısıyla hükümetten ve ona uyup evde pinekleyen muhalefetten, evlere kapanan bizlere bu yönde korku salan haberleri ile bizi hayattan koparan medya ve basından davacıyım..


    Ekte bulunan yazımda anlatıldığı gibi ve Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu ile bir çok hukukçunun da belirttiği gibi kanunu alt yapısı olmayan ama hükümetin aklına geldikçe yasaklamalar çıkardığı, muhalefetin sustuğu, medya ve basının haber/yorumları ile ‘dışarıda var ama evde yok’ denilen ve bizzat benim ilk günden buna inanmadığım ve hayali bir senaryo olduğuna düşünüp, ülkemin olduğu gibi beni ve milyonları olumsuz yönde etkileyen hatta biz insanları adeta yaşayan ölülere çeviren virüs saçmalığını yayanlardan, Anayasa ve kanunlarda olmayan, İnsan haklarına aykırı bu durumu yaratanlardan şikayetçiyim sayın hakimim.. 


    Gereğinin yapılmasını arz ederim.. 


    Ek: Bu yöndeki bir önceki yazımın linkinde ki yazım ektedir..


    https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/yazarlar/fakir-yilmaz/hani-kanun/1638/


    Fakir Yılmaz/Gazeteci


    Aders: İnönü Caddesi No: 50 Ardahan


    Tel: 05322678015


    Hoçvan’a Yeni İki Dernek..


    Hoçvan’a Yeni İki Dernek..


    arşiv haber 13/09/2015 tarihli haberler


    Ardahan Merkeze bağlı ve sınırları için de 21 köyü barındıran Hoçvan bölgesinde bulunan iki köyün daha derneği kuruldu.


    Konu hakkında yapılan yazılı açıklama şöyle;


    ARDAHAN İLİ HOÇVAN (SIĞIRPET) SAMANBEYLİ KÖYÜ KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİMİZ KURULMUŞTUR. TÜM KÖYLÜLERİMİZE HAYIRLI OLSUN.KURBAN BAYRAMINDAN SONRA TANIŞMA DAYANIŞMA VE YARDIMLAŞMA ETKİNLİĞİMİZ OLACAKTIR. TÜM KÖYLÜLERİMİZİN YARDIM VE DESTEKLERİNİ BEKLİYORUZ. İLETİŞİM (05321611875) KURUCU YÖNETİCİLERİMİZ (AYHAN ÖZTÜRK) (BARIŞ KOÇ) (AYHAN AKTÜRK) (ÖSKAN YILDIZ) (GÖKHAN ÖZTÜRK) (YILMAZ KOÇ) (AYHAN ŞİT) (FUAT YILDIZ)


    Hacıali Köyü Derneğide Kuruldu..


    arşiv haber 13/09/2015 tarihli haberler


    Öte yandan yine Hoçan bölgesinde bulunan ve Yasar Gokdemir’in başkanlığına getirildiği Hoçvan Hacıali Köyü Derneği şu isimlerden oluşt

    Caner Kaya , Sunay Kaya , Reşit Karatagna , Muslum Gokce , Resul Kanmaz, Halit Ziya Karayurt, İbrahim Sönmez , Remzi Gokdemir ve Mehmet Gokdemir 


    **Konsolos  Ardahan CHP’de Aday 


    Ardahanlı Konsolos  


    Ardahan CHP’de  Milletvekili Aday Adayı Oluyor!..


    AKP’NN BAKAN KOZUNA, CHP’DEN BÜYÜKELÇİ HAMLESİ!..


    IŞİD’in kaçırdığı Ardahanlı Konsolos Büyük Elçilik görevinden istifa ederek, siyasete giriyor.

    Cumhuriyet Halk Partisinden Ardahan Milletvekili Aday Adayı olacağı öğrenilen Öztürk Yılmaz’ın Cuma günü CHP’ye katılıp, Ardahan’da Milletvekil, Aday Adayı olacağı gazetemi z tarafından bizzat kendisi tarafından teyit edildi.


    **IŞİD TARAFINDAN KAÇIRILIMIŞTI..


    Bilindiği gibi 2014 yılının Haziran ayında Irak’ta konsolos iken Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) tarafından basılan ve kaçırılan 49 kişiden biri olan Türkiye’nin Ardahnalı Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz bir o kadar önemli operasyonla kurtarılmıştı.

    Öztürk daha sonra en son kararname ile Tacikistan’a Büyükelçi olarak atanmıştı. Öztürk Yılmaz’ın CHP Genel Merkezinde aldığı çağrı üzerine yeni başladığı görevinden istifa ederek, CHP’den Ardahan Milletvekili Aday Adayı olduğu bilgisi alındı.


    **AK Parti’nin Bakan Hamlesine Karşı mı?


    Süpriz denecek bir gelişme ile CHP Genel Merkezinde aldığı teklif üzerine görevinden istifa ederek, CHP’den Ardahan Milletvekili Aday Adayı olan Ardahanlı Büyükelçi Öztürk Yılmaz’ın siyasete davet edilmesinin birinci nedeninin 1 Kasım seçimlerine giden AKP’nin Ardahanlı bir ismi Yalçın Topçu’yu Kültür ve Turizmi Bakanı olarak görevlendirmesine karşı önemli bir hamlesi olarak değerlendirildi.

  • ŞEHİRLİLER EVDE, KÖYLÜLER VE HAYVANLARI DAĞDA, OVADA!..

    Kent merkezlerin de oturan insanlar evlerde çıkmamayı tercih ettiği şu günlerde geçimlerini hayvancılık ve çiftçilik yapan Ardahanlı vatandaşlar Covit-19’u takmayıp, tarlalarını ekerken, hayvanlarda eriyen karların ardından uyanmaya başlayan doğanın onlara sağladığı imkanlardan yaralanmak için dağ ve ovaları doldurmaya başladığı görülmekte. Fotolar: Barış Kaya/Yünbuken Köyü ve Damal Sanal Sayfaları



     


    **100 Bin Tonluk Destek Hoş Olmamıştır..



    Ardahanlı Çiftçilerin tarlalarını ekmek için yoğun bir şekilde çalıştığı ve tarlalarını ekip, tohumladığı şu günlerde Ardahan Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural’da diğer oda başkanlarınında katıldığı telekonferans ile Ardahan’da yaşanan sorunları direk Tarım Bakanına İletti.


    Sural’ın konu hakkında ki yazılı açıklaması aşağıda görüldüğü gibi oldu.




    YASAKLARDAN DAVACIYIM..


    Artık bıktırıcı hale gelen ve biz insanları adeta  sağken mezara olmazsa da eve kapatıp, öldüren şu ortada görünmeyen ama sanki ve her gün, her dakika Hitler Nazi Almanya’sının Avcı Uçakları ya da Japonların Pearl Harbor Saldırısında kullandıkları Kamikaze uçakları geliyormuşcasına ikide bir anons yapılıp, bizleri içeri kapatan ama ülkeyi batıran, bu gidişle dünyayı 3. büyük harbe götürecek olan Corona saçmalığından ve Anayasal hakkım olan dışarı çıkmamı, iş yapmamı, Seyehat etmemi, aşklarım olan doğa da gezmeyi, yolculuk yapmayı, sevdiklerimle olmayı, sıcacık yar gibi taze kahve çaylarını içmemi engelleyen hükumetten ve ona inanıp 80 yaşında ki anam gibi eve kapanıp, ses çıkarmayan muhalefetten davacıyım..



    Evet, dün ‘Hani kanun’ başlığı ile ele aldığım ve dilekçemin ekinde bulunan yazımın içeriğine bakıldığında ve bu yazı ardından bir hukukçu gibi gece boyunca oturup, karıştırdığım Anayasa ve onu oluşturan kanunun maddelerinin bana verdiği imkanlar ve İnsan Hakları doğrultusunda son iki aydır devam eden ve yasaklarının daha da uzayacağı söylenen ama ortada olmayan, nasıl bir şey olduğu bilinmeyen, dışarıda varmışta, evde yokmuş gibi bir komedi ile biz insanları korkutan, bunaltan, işinden, aşından, aşkından eden ne olduğu Dünya Sağlık Kuruluşları tarafından bile tam olarak bilinmeyen, tarif edilemeyen ve en önemlisi normal ölümlere bile ‘O yaptı’ denilen virüs saçmalığı dolayısıyla hükümetten ve ona uyup evde pinekleyen muhalefetten, evlere kapanan bizlere bu yönde korku salan haberleri ile bizi hayattan koparan medya ve basından davacıyım..


    Ekte bulunan yazımda anlatıldığı gibi ve Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu ile bir çok hukukçunun da belirttiği gibi kanunu alt yapısı olmayan ama hükümetin aklına geldikçe yasaklamalar çıkardığı, muhalefetin sustuğu, medya ve basının haber/yorumları ile ‘dışarıda var ama evde yok’ denilen ve bizzat benim ilk günden buna inanmadığım ve hayali bir senaryo olduğuna düşünüp, ülkemin olduğu gibi beni ve milyonları olumsuz yönde etkileyen hatta biz insanları adeta yaşayan ölülere çeviren virüs saçmalığını yayanlardan, Anayasa ve kanunlarda olmayan, İnsan haklarına aykırı bu durumu yaratanlardan şikayetçiyim sayın hakimim.. 


    Gereğinin yapılmasını arz ederim.. 


    Ek: Bu yöndeki bir önceki yazımın linkinde ki yazım ektedir..


    https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/yazarlar/fakir-yilmaz/hani-kanun/1638/


    Fakir Yılmaz/Gazeteci


    Aders: İnönü Caddesi No: 50 Ardahan


    Tel: 05322678015


    Muhtarlar çok değerlendi!Muhtarlar çok değerlendi!


    arşiv haber 23/10/2015 tarihli haber


    1 Kasım Genel Seçimleri öncesi geçici hükümetin devlet imkanlarını zorlayıp, AK Parti’ye oy topladığı öne sürülen şu günlerde bir çok bürokrattın da köy, köy dolaşıp, bilinen sorunları yerinde öğrenmeye çalışması dikkatlerden kaçmıyor.


    Cumhurbaşkanının saraya çağırıp, yönlendirdiği ileri sürülen köy muhtarları yerelde de çok değer görüyor.


    Onca sorun karşısında ne yaptıkları çokta bilinmeyen köy muhtarlarının gözde olduğu şu günlerde Ardahan’ın Posof ilçesi kaymakamı da boş durmuyor.

    Yerel seçimlerde ortaya çıkıp, muhtar olduktan sonra sırtlarına aldıkları tabanca dışında çokta eser bıraktıkları söylenemeyen köy muhtarlarının büyük ilgi gördüğü 1 Kasım genel seçimleri öncesi Ardahan’da ki muhtarlarda sık sık toplantılara çağırılmaya başlandığı dikkatlerden kaçmıyor.

    Son olarak Ardahan’ın Gürcistan’a komşu olan ilçesi Posof Kaymakam Ufuk Özen Alibeyoğlu, Garnizon Komutanı Serkan Aktay, Emniyet Müdürü Cevdet Altun, Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdür V. Güneş Tekin’in katılımı ile muhtarlarla bir araya geldi.

    Posof Halk Eğitim Konferans Salonunda düzenlenen toplantıda söz alan Posof Kaymakamı Ufuk Özen Alibeyoğlu, “Bölgemizde hayvancılık yaygın bir geçim kaynağıdır. Muhtarlar aracılığı ile hayvan hastalıkları konusunda hayvan sahiplerine ulaşıp onları da bilinçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi. Daha sonra tek tek muhtarların sorunları dinleyen Kaymakam Alibeyoğlu, vatandaşların daha sağlıklı ve esenlik içerisinde yaşaması için yapılması gereken hususlar hatırlatıldı.


    Muhtarlar Ne Yaparlar?


    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kaçak değil dediği saraya sık sık çağırdığı köy muhtarları bugünlerde bir hayli gözde inanlar..

    Evet Ardahan’dan da muhtarın gidip, gitmediğini bilmediğimiz bir süreçte saray’da başlayıp, başbakan, bakanlar vede en son kaymakamlara kadar herkesin el üzerinde tuttuğu muhtarlar gerçekten ne iş yaparlar?

    Bir çıkıp, şu muhtar şu eseri bıraktı diyebilir mi?

    Halbuki onlarda ‘Bana oy erin köyün sorunlarını ben çözerim’ demiyorlar mı?

    Yani bizlerin sözlerini yerine getiremedikleri için acımasızca eleştirdiği vekiller gibi seçilenler değiller mi?

    Saskara köyü muhtarı, Kaptanpaşa mahallesi muhtarı gbi çırpınan bir kaç muhtarı saymasak tanımadığı, kim olduğunu bilmediği benim köyümün muhtarı dahil onca muhtar bu memlekette ne iş yaptığını bilen var mı?

    Evet gerçekten ya Cumhurbaşkanı, Başbakan, Vali ve de Kaymakamların şu günlerde baş tacı ettiği köy e mahalle muhtarlarının seçildikten sonra ortada gören var mı?

    Var diyenleriniz olacak..

    Çünkü kimisi hem muhtar, hem öğrenci servisçisi, hemde dağ satışında bir hayli ortaya çıkıp, görünürler..


    **HDP’ye oy verseler dert değil!..



    7 Haziran’da HDP’nin 17 Bin alarak Ardahan’da 1. parti olması e bir milletvekili çıkarması karşısında şok olan tarafların 1 Kasım’da yapılacak olan yenilenmiş seçimlerde adeta HDP’nin karşısında bir araya gelmiş gibiler.

    HDP’nin Ardahan’ın bir milletvekillini kazanması, ülke genelinde 80 milletvekilini çıkarması karşısında şok olup, ‘7 Haziran’ı beğenmedim, 1 Kasım’da yeniden seçi’ diyenler gibi çoğu Kürtlerin oyu olan oyları HDP’ye karşı başlatılan aleyta kampanya HDP’ye oy vermeyenlerin de katıldığı dikkat çekiyor.

    Sanki HDP’ye oy vermiş gibi yalandan ‘Bir daha o hatayı yapmayacağız’ diyerek kamuoyu oluşturmaya çalıştıkları görülen HDP karşıtlarının diğer bir sıkıntısı da oy ermeyi düşündükleri AK Parti Milletvekilinin de HDP Milletvekili gibi Kürt olması olduğu dikkatlerden kaçmıyor.


    **OYLARI BİZ VERDİK, YİNE VERECEĞİZ..

    HDP’ye oy vermedikleri halde HDP’nin gücünden tırsanların oluşturmaya çalıştığı algıyı 1 Kasım’da yeniden HDP’ye oy vererek ortaya koyacaklarını belirten HDP seçmeni ise gazetemize yaptıkları  açıklama da başta Posof, Çıldır olmak üzere bazı seçim bölgelerinde ki bazı kişilerin sanki HDP’ye oy vermiş gibi ‘Bir daha o hatayı yapmayacağız’ diyerek algı oluşturduklarını görmekteyiz. Ama  hepimiz biliyoruz ki onların HDP’ye oy vermesi mümkün değil. HDP’ye oy erenlerin kendilerinin olduğunu ve 1 Kasım Seçimlerinde yine HDP diyeceklerini belirtiler.


    **Yardımı Yol Ortasına Yapıyorlar!



    Seçimler çok kısa bir zaman kaldığı şu günlerde devlet imkanlarını seferber eden devlet yetkilileri vatandaşın üşümemesi için  büyük bir uğraş veriyorlar.

    Başta Sosyal Yardımlaşma vakfı tarafından olmak üzere bir çok kurumun ellerinde ki tüm imkanları seferber ettiği şu günlerde yapılan yardımların gelişi güzel dağıtıldığı görülmekte.

    Köylere kadar yapıldığı görülen yardımların imkansız ve yoksullara dağıtan SYDV’nın dağıttığı kömürleri gelişi güzel dağıttıkları dikkat çekerken bazı görevlilerin kömürleri yolların ortasına attığı dikkat çekiyor.

    Muhalefet partilerin AKP’nın geçici hükümet aracılığıyla seçim öncesi devlet imkanlarını kullandığını ileri sürdüğü şu günlerde vatandaşlarda yapılan yardımların baştan savma yapıldığını belirtmekteler.   


    **SAMFAD’IN 

    ARDAHAN AŞKI FOTOĞRAFLANDI..



    Ardahan Hanaklı Ufuk Seferoğlu’nun da yönetiminde bulunduğu Samsun Fotoğraf Sanatı Derneği SAMFAD’ın Ardahan özlemi bitmiyor.

    Geçen Şubat ayından bu yana Ardahan’a 3 gezisini gerçekleştiren SAMFAD’ın bir birnden değerli fotoğraf sanatıçıları bu kez Ardahan ve Posof’un sonbaharını fotoğrafladılar.

    Özellikle Gürcistan’a sınır olan Posof’ta sonbaharda ortaya çıkan ana renkler, mavi gök yüzü, sarı kırmızı ve yeşil ağaç ve bitki renkeleri SAMFAD’a üye fotoğrafçıları kendisine hayran bıraktı.

    Ardahan ile ilgili bir açıklamada bulunan SAMFAD üyeleri kendilerini Posof’a çeken en büyük nedeninin ‘Posof ve Ardahan’da ki eşisiz manzaralardır.’ dediler.


    Ardahan Anketimiz de MHP-HDP Çıkıyor..


    CHP 3. – AKP: Sonucu!


    Ardahan’ın ilk haber sitesi, en çok okunan haber portalı internet sitemiz üzerinde yayınlanan ankete katılan okurlarımız 1 Kasım’da oy vermeyi düşündükleri partilerini yansıtmaya devam ediyorlar.


    14 Partinin yarışacağı Ardahan’da önde görünen 4 partinin adaylarının isimleri üzerinde yapılan ankete katılan Bin 16 okurumuz 1 Kasım’da başına gidecekleri sandıkta Ardahan’da MHP ve HDP’nin kazanacağını düşünüyorlar.


    www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı internet haber sitemizin sağ köşesinde bulunan ve bir ay içinde Bin 16 kişinin anketimize katılıp, oy kullandığı görülen ‘11 Kasım Seçimlerinde Kim Milletvekili Olur?’ başlıklı anketimiz de bugüne kadar çıkan sonuç şöyle;


    Av. Osman Yıldız ile Gökhan Ağdemir’in Aday olduğu MHP: 418


    Dr. Taşkın Aktaş (Milletvekili) ile Pervin Tumbul’un Aday olduğu HDP 235


    Büyükelçi Öztürk Yılmaz ile Erdem Uygur’un aday olduğu CHP: 229


    Prof. Dr. Orhan Atalay (Milletvekili) ile Yunus Baydar’ın aday olduğu AKP: 134


    ANKETTİMİZN LİNKİ: 


    https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan-anketimiz-de-mhp-hdp-cikiyor/634/

  • YENİ ATATÜRK IŞIKLANDI!..

    CHP’li Belediye Başkanı Faruk Demir’in göreve gelir gelmez yaptığı ilk işlerden olan yeni Atatürk Büstü bugün yapılan çalışma ile çevresi ışıklandıdırıldı.


    Ardahan kent merkezinde biri Milli Egemenik Parkında, biri Ardahan Valiliği önünde biride Şehir Stadyununun yanında olmak üzer 3 adet Atatürk büstü bulunmakta.



    Sorunlu Parkta ki Ağaçlar Budandı..


    Ardahan Kent Merkezinde bulunan Milli Egemenlik Parkının içinde bulunan ağaçlara bahar bakımı yapıldı.


    Belediye Başkanı Faruk Demir’in içide bulunduğu ekiple birlikte bakımları yapılan ağaçların budandığı dikkat çekerken, aynı parkın alrında yapılan Kapalı Otopark’ın ve imara açılması düşünülen üzerinin ne durumda olduğu konusunda bilgi alınmıyor.



    Vali Mustafa Masatlı halk pazarını denetledi..


    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, Korona virüsle mücadele tedbirleri kapsamında kapalı halk pazarını denetledi.


    İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal ile birlikte halk pazarına giden Vali Mustafa Masatlı, pazar girişinde sağlıkçılar tarafından pazara gelen vatandaşların ateşlerinin ölçülmesi, tezgah mesafeleri, pazar içerisine alınan kişi sayılarının kontrolü, sosyal mesafe, maske ve hijyen önlemlerini denetledi.


    Pazarcı esnafına hayırlı işler dileyen Vali Mustafa Masatlı, vatandaşlara, maske takmaları ve sosyal mesafeye dikkat etmeleri yönünde uyarılarda bulundu.


    Vali Mustafa Masatlı, pazarcı esnaftan alışveriş de yaptı.



    10 bini aşkın kişiye yardım


    Kars ve Ardahan‘da, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında sokağa çıkmaları kısıtlananlar başta olmak üzere 10 bin 565 kişinin ihtiyaçları Vefa Sosyal Destek gruplarınca karşılandı.


    İçişleri Bakanlığı genelgesi doğrultusunda 65 yaş ve üzeri ile kronik rahatsızlığı olanlara yönelik sokağa çıkma kısıtlaması getirilmesi nedeniyle evinde kalan çok sayıda kişi, Kars’ta 112, 155 ve 156 numaralarını arayarak yardım talebinde bulunuyor.


    Bu kapsamda kentte Valilik koordinasyonuyla oluşturulan Vefa Sosyal Destek Grubu da yaşlı ve kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların hem günlük taleplerini hem de acil ihtiyaçlarını karşılıyor.


    Valilikçe oluşturulan 314 kişilik grup, bugüne kadar 5 bin 63 kişinin talebine cevap vererek ihtiyaçlarını giderdi.


    Ardahan


    Ardahan’da da Vefa Sosyal Destek Grubu, oluşturulduğu günden bu yana aynı gayretle çalışmasını sürdürüyor.


    Vali Mustafa Masatlı yaptığı açıklamada, her gün yeni kişilere ulaşmanın ve bu vatandaşlara hizmet götürmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.


    Bugüne kadar kentte 5 bin 502 kişiye ulaşıldığını kaydeden Masatlı, çağrılara uyup zorunlu olmadıkça evden çıkmayan Ardahanlılara teşekkür etti.


    Masatlı, Vefa Sosyal Destek Grubu mensuplarının şehir merkezinden en uzak noktaya da hizmeti aksatmadan götürdüğünü dile getirerek, şöyle konuştu:


    “Ardahanlılarla bu süreci aşacağız, buna inancım tamdır. Devlet ve millet iş birliğini bu süreçte gördük. Bu bizim için gurur verici. Tabii ki bu durumda biz de mutlu oluyoruz. Ekibimiz bugüne kadar 5 bin 502 kişiye ulaştı. Talepler doğrultusunda daha çok ihtiyaç sahibine ulaşacağız. Vatandaşımız kurallara uydukça, biz devlet olarak onların ihtiyaçlarını gidereceğiz.”



    Bugünde işe gitmedim Anne meme ver!


    Benim hala inanmadığı ve hayatın bir gerçeği dediğim virüs saçmalığı ile ülkenin olduğu gibi tüm dünyanın gündeminin toz duman olduğu şu günlerde WhatsaApp yazışmalarını da takibe almak isteyen iktidarın Fox TV,Tele-1, Halk TV ve diğer bir çok muhalif basın ve medya üzerinde ki baskısı devam ededursun ilginç durumlar da yaşanmaya devan ediyor.


    Bunun en bariz örneği son yapılan anketlerde Başkan Erdoğan’ın yerel seçimlerden önce ve sonrasında düştüğü ileri sürülen puanlarını yeniden geri almaya başladığını görülmekle daha iyi anlayabiliriz..


    Ve her an yani 2021 yılının içinde yada sonunda erken bir seçim planı yaptığı gün geçtikçe daha da netleşen Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve ekibinin harıl, harı çalışmasını da görmek yeter.. Çünkü her gün korkmayın, buda geçer deyip ele aldığım yazılarımın arasında bulunan ve bir süre önce ‘Eve kapanmamalı’ başlıklı yazımda uyardığım muhalefetin iyiden iyiye içeri kapanıp, evlerde çıkmadığı şu günlerde siyasileri değil, adi suçluları serbest bırakan zihniyetin havuz denen medyanın da katkıları ile düşen puanlarını geri toplaması kadar normal bir şey olamaz ki.. 


    Evet, ‘Bugünde işe gitmedim Anne meme ver!’ şarkılarının bolca söylendiği bu ülkeden, küsüp gitmesine ve gurbet ellerinden ölmesine neden olduğumuz sanatçı Ahmet Kaya’nın söylediği şarkılarına çeşitli eklemeler yapılarak ‘Virüs vaaaaar’ denilerek sosyal hayttan koparılıp, evlerde esir alındığımız sanal ortamda bolca paylaşılmakta.


    Gerçi, Helin Bölek adlı bir mensubunun cezaevlerinde bulunan bir çok insanın serbest bırakılması için gittiği açlık grevi sonucunda hayatını kayıp ettiği ve suçları sadece saz çalıp, türküler söylemekten öte bir şey olmayan Grup Yorum gibi güzel şarkılar, türküler seslendiren ve sadece solcu, sosyalist Kürt Ahmet Kaya’nın şarkıları değil, Komünist denenen ve Kaya gibi yaban ellerde Mavi gözlerini hayata kapatan Nazım ve nice sol orijinli, Mevlana, İbn-i Sina gibi şair ruhlu insanların yıllar önce söylediklerinin de bugünü anlattığını geçte olsa anlaşılması da güzel bir şey..


    Evet, Ahmet Kaya’nın ‘Bugünde ölmedim Anne’ şarkısını ‘Bugünde işe gitmedin Anne meme ver’ diye mırıldadığımız şu günlerde zaten çokta iyi olmayan ekonominin bir çok sevdiğimizi bizden koparan ve sosyal hayattan, sanal hayata esir eden Corona denen illet yüzünden iyiden iyiye kötüye doğru gittiğini görüp, ne yapacaklarını şaşırmakta kaldıkları yerden ölümü bekleyenlerin sayısının da bir hayli arttığı da diğer bir gerçek..


    Başkan Erdoğan’ın başında bulunuğu iktidarın bu işi adeta fırsata çevirip,yapılacak bir seçim öncesi kampanyaya çevirmesine mi, içeri kapanıp, iyiden iyiye ortadan kayıp olan muhalefete mi bilmem ama ‘Bugünde işe gitmedim meme ver Anne’ şarkısı eşliğin de ağlayanların sayısında bir hayli artışın olduğu bir gerçektir.


    Ve bu gerçeği fırsata çevirip, hafta sonu yasak kararları gibi her an alınacak bir seçim kararına çevirenlerin maskeden, bin liraya, bin liradan insanları banka kredileri verip, anketlerde puan almalarını ben değil, Demirtaş’ı, onca gazeteciyi, seçilmiş siyasileri, aynı düşünmeyenleri içeride bırakan iktidara karşı yeni bir yol çizmesi ve kapılara olmazsa da en azında pencereleri açıp haykırması gereken muhalefetin görmesi gerekmez mi bilmem ama ‘Bugünde işe gitmedim, meme ver Anne’ diyenlerin saysında ki patlama yarın aynı muhalefetin başına patlamayacağını düşünenlerdenim,


    Herkes Koronavirüs salgınına kilitlenmişken gelen ankete göre, Erdoğan’a destek son 2 ayda artış gösterdi’ haberini okurken ve ‘Bugünde işe gitmedim meme ver Anne ama boğma’ derken.. 


    Coronadan Önce ve Sonra ARDAHAN..Coronadan Önce ve Sonra ARDAHAN..


    arşiv haber 13/04/2020 tarihli haber/yorum


    *Ardahan’da Sarhoşların Sanal Savaş’ını Kim Kazanacak?!! Tüm dünyayı etkisi altına alan ve başta kamu kurum amirlerinin olmak üzere hemen herkesin boş bıraktığı sorunların dağ gibi birikmeye devam ettiği Ardahan’da ilan edilen ‘Evde kal’ çağrılarına genelde uyulduğu dikkat çekilirken sosyallikten her geçen gün uzaklaşan hayatın sanal ortamda, gece yarılarında devam ettiği de dikkatlerden kaçmıyor.


    Kent merkezi gibi ilçe ve köylerinde de ‘Evde kal’ çağrılarına uyulduğu ve zorunlu şekilde dışarı çıkmak zorunda kalanların maske taktığı görünen Ardahan’da özellikle geceleri yaşanan tartışmalar da dikkat çekiyor.



    Bu tartışmaları fitilleyenlerin başında gelenlerin başında gelenlerin bazı kent yöneticileri olması da dikkat çekerken, yaşanan tartışmaların ağır hakaretlere kadar gittiği ve aynı tartışmalara kent dışında bulunanlarında katılıp, birilerinin kendisini gündeme taşıma çabalarına katkı sunmalarına bilerek yada bilmeyerek katkı sundukları görülürken gece yarılarına kadar süren bu tartışmaları izleyenlerin büyü bölümününde bu tür tartışmalara neden olanların kalitelerini ortaya koymakta.



    **Göleli Muhtarlar Başkanlarıyla Barışık..


    Ardahan’ın Göle İlçesi Belediye Başkanı İlhan Gültekin başında bulunduğu ve kendisi gibi halk tarafından seçilen Mahalle Muhtarları ile bir araya gelerek, İlçede yaşanan sorunlar hakkında görüş alış verişinde bulundu. İlçesini seçilmiş ve kamu görevlilerinin fikirleri ile birlikte yönetmeye çalışan Gültekin Göle kent merkezinde kaldırım çalışmalarına başlarken mahalle aralarında bulunan yolları da yaptırmaya başladı.



    Soylu Gitseydi, Soylu mu Gelecekti ki?!..  


    Yaşadığım bir sorun karşısında kendimi frenlemeyi yani sakinleşip sonra o sorunla mücadele etmeyi ilke etmiş ve o bu ilkemi yerine getirme adına dün gittiğim evimde aldığım duşun ardından erkenden uyudum. 

    Evet zaman zaman ele aldığım yazılarımda da belirttiğim gibi sizinde yaşadığınız, ya da yaşayacağınız bir veya bir çok sorun karşısında vereceğiniz tepkiyi ortaya koymadan önce bu yolu yani benim izlediğim yolu izleyip sonra ne yapacaksanız yapın derim.. 

    Çünkü o sorunun gerdiği sizin de o gerginlikle hemen karşı atağa geçmeniz halinde ‘Öfkeyle kalkan, zararla oturur’ Ata sözünü size hatırlatır ve o zaman da iş işten geçmiş olur diye düşünenlerdenim.. 

    Evet dün duşumu alıp, sessize aldığım telefonlarımı kenara bırakıp, erkenden uyuduğum yatağımda geç saatlerde uyandırıldığımda evimin içinin de sanal ortamdan beter bir hayli hareketli olduğunu ve en önemlisi bir çok insan gibi Çin İşkencesine tabi tutulan yaşlı anamın bile yatağından çıkıp, pijamasıyla geldiği salonda elinde kumanda tv’de heyecan ile anlatılanları dinlediğini görüyordum.. ‘Ana, ‘ne oluyor, niye uyumamışsın?’ dememe kalmadan eşim, kızım ve  kız torunum Ezel’in de daha uymadıklarını ve yaşananların heyecanı ile uyku sersemliği içinde olan bana olanları anlatmaya çalışıyorlardı.. 

     Hemşehrim olan ve bir zamanlar BBP Genel Başkanı iken Başkan Erdoğan’a danışman olmak için partisini bırakan Yalçın Topçu gibi 2008-2009yılları arasında genel başkanlığını yaptığı Demokrat partisini bırakan ve bir zamanlar demediğini bırakmadığı AK Parti’ye katılan Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığından istifa ettiğini öğreniyordum, iyiden iyiye kendime gelirken..  

    Bakanın son yaşanan sokağa çıkma yasağı ardından yaşananların hata olduğunu ve o çok özlediğimiz ama hiçte görmediğimiz bir tavır ile ‘bu hataya neden olanın kendisinin olduğunu’ belirtir gibi yapıp bunu da ortaya koyduğu erdemlikle istifa ettiğini, sokağa çıkma yasağını ilan ettiği gibi aynı saatlerde yaptığı açıklamasıyla anlatmaya çalıştığını okurken başta AKP’li troller olmak üzere bir çok kişinin sanalda, ‘Soylu gidemez, Soylu’nun istifası kabul edilmemeli kampanyasını başlattıklarını  gördüm.. Ve iki aya yaklaşan Corona gündeminin bir anda değişip, Soylu’nun istifasının öne geçtiği  görülüyordu.. 

    Ve bende bu yaşananlara karşı bir mesaj yazıp, ev halkını da yataklarına davet ederek, yeniden sıcak yatağıma geçip, haberini yazmaya bile gerek görmediğim bu olaya heyecanlananlar arasında olduğunu gördüğüm Hayal adında bir arkadaşın sanal da yaptığı bir paylaşımının altına ‘Her evde hangi karı/koca kavga ediyor hepsini biliyoruz’ diyen Soylu’nun çıkarılmaya çalışılan yeni af tasarısı paketine sıkıştırılmak istenen ve aynı Soylu’nun, Whatsapp yazışmalarımızı da takibe almak için hazırlandığı iddia edilen tasarı imkanı ile ‘kimin, kimle seviştiğini okumadan gitti’ şeklin de sadece bir mesaj atmayı tercih etmekle yetinip, ardından cep telefonumda oynadığım oyunuma geçip, beni bekleyen arkadaşlara cevap vermeye başladım. 

    Ama daha oyunuma başlamamıştım ki Soylu’nun istifasının Başkan Erdoğan tarafından kabul edilmemiş olduğunu öğrenip, ailemin de içinde olduğu onca insanın uykusunu kaçıran bu gelişmeye gülümseyerek ‘Soylu gitseydi Soylu mu gelecekti?’ başlığıyla bugün yazacağım yazıma başlık bulup oyunu da oynamayarak   yastığıma başımı koyup uyudum.. 

    Çünkü bu ülkede Başkan’dan başkasının karar vermesinin çok önemli bir olay olmadığını ve onun vereceği karar dışında kimsenin kılını kıpırdatma gibi bir şansının olmadığını bilenlerdendim.. 

    Yani ‘İstifa ettim’ diyerek başkanı aşma teşebbüsüne Başkan Erdoğan’ın ‘Ben göreve getirmişsem, ben alırım’ diyerek kimseye istifa şansı bile vermeyen bir kişilikte Başkan olduğunu ve bugün olmazsa yarın, düşündüğü ve ilan etmeye fırsat aradığı erken seçim kararı almadan önce kendisinin bunu yapacağını iyi biliyorum.. 

    Evet, kısacası bugünkü yazımıza başlık olan satırları bir kez daha tekrarlayarak yazımızı bitirelim mi.. 

    Evet sayın seyirciler;

    ‘Soylu istifa etseydi, yerine Soylu mu gelecekti?!. 

    He!! Vallahi ele oldu..


    Coronadan Önce ve Sonra ARDAHAN..Tatar Ardahanlılarla Başladı..


    arşiv haber 29/03/2015 tarihli haber


    Yaklaşan Genel Seçimler Öncesi Ardahan’da Olduğu Gibi İstanbul ve Diğer İllerde Milletvekil Adayı Olanlar İşe Hemşehrileriyle Başlıyorlar.


    Yaklaşan Genel Seçimler Öncesi Ardahan’da Olduğu Gibi İstanbul ve Diğer İllerde Milletvekil Adayı Olanlar İşe Hemşehrileriyle Buluşuyorlar.

  • Canlı yayında muhtara hakaret eden, kapı ardından kime neler diyordur?!.

    CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Alabalık deresinin temizlik çalışmaları sırasında Atatürk Mahallesi Muhtarı İbrahim Özer’e “sahtekar” diyerek büyük bir gafa imza attı. Faruk Demir, “Atatürk Mahallesi muhtarı var habire politika yapıyor. Burada canlı yayın yapıyorum kayıtlara geçsin. Ona bundan sonra zırnık yok” dedi.


    CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Alabalık deresinin temizlik çalışmaları sırasında Atatürk Mahallesi Muhtarı İbrahim Özer’e “sahtekar” diyerek büyük bir gafa imza attı.


    Faruk Demir, Yeni Mahalle ile Kaptanpaşa Mahallesi arasında yer alan Alabalık Deresi’nin temizlik çalışmasını canlı yayınladı. Demir, Yeni Mahalle Muhtarı Murat Atacan’ı överken, kendisini bazı konularda sosyal medyada eleştiren Atatürk Mahallesi Muhtarı İbrahim Özer’i “sahtekar” olmakla itham etti ve “Bundan sonra ona zırnık yok” dedi.


    “MUHTAR İBRAHİM ÖZER’E ZIRNIK YOK”


    Faruk Demir, şunları söyledi:


    “İşte görüyorsunuz Alabalık deresini temizliyoruz. Yeni Mahalle Muhtarı yanımızda.. Ardahanlılar bu çalışmalar hep bu muhtar sayesinde oluyor. Bu muhtarın kıymetini bilin. O bir tane Atatürk Mahallesi muhtarı var habire politika yapıyor. Burada canlı yayın yapıyorum kayıtlara geçsin. Ona bundan sonra zırnık yok.


    Benim sahtekar adamlarla işim olmaz. Önce adam olacak. Politika yapacaksan şimdi yapma, seçim zamanı geldiğinde yaparsın. Şimdi seçim bitmiş artık herkes işine bakacak” dedi.



    BELEDİYE BİZİM YERİMİZDİR, O MAKAM ONUN DEĞİL


    Atatürk Mahallesi Muhtarı İbrahim Özer’in yardım taleplerini ise Ardahan Valiliği ve Vefa Sosyal Destek Grubu’nda yer alan AFAD ekipleri eksiksiz karşıladı. Atatürk Mahallesi Muhtarı İbrahim Özer Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’ya da teşekkür etti.

    Mahalleye gelen yardımları gören mahalleli ise çok sevindi. Yardım için bir mahallenin kapısına yardım paketini bırakan bir AFAD yetkilisi “Teyzecim bunlar Vefa Sosyal Destek Grubu’ndan geldi” diye konuştu. Muhtar Özer ise mahallede yaşayan bir Ardahanlıya “Bundan sonra Sayın Ardahan Valimiz Mustafa Masatlı yanımızdadır. Merak etmeyiniz” diyerek mahalleliyi sevindirdi.


    Haber/Fotolar: Sabah Gazetesi.



    Soylu Gitseydi, Soylu mu Gelecekti ki?!..  


    Yaşadığım bir sorun karşısında kendimi frenlemeyi yani sakinleşip sonra o sorunla mücadele etmeyi ilke etmiş ve o bu ilkemi yerine getirme adına dün gittiğim evimde aldığım duşun ardından erkenden uyudum. 

    Evet zaman zaman ele aldığım yazılarımda da belirttiğim gibi sizinde yaşadığınız, ya da yaşayacağınız bir veya bir çok sorun karşısında vereceğiniz tepkiyi ortaya koymadan önce bu yolu yani benim izlediğim yolu izleyip sonra ne yapacaksanız yapın derim.. 

    Çünkü o sorunun gerdiği sizin de o gerginlikle hemen karşı atağa geçmeniz halinde ‘Öfkeyle kalkan, zararla oturur’ Ata sözünü size hatırlatır ve o zaman da iş işten geçmiş olur diye düşünenlerdenim.. 

    Evet dün duşumu alıp, sessize aldığım telefonlarımı kenara bırakıp, erkenden uyuduğum yatağımda geç saatlerde uyandırıldığımda evimin içinin de sanal ortamdan beter bir hayli hareketli olduğunu ve en önemlisi bir çok insan gibi Çin İşkencesine tabi tutulan yaşlı anamın bile yatağından çıkıp, pijamasıyla geldiği salonda elinde kumanda tv’de heyecan ile anlatılanları dinlediğini görüyordum.. ‘Ana, ‘ne oluyor, niye uyumamışsın?’ dememe kalmadan eşim, kızım ve  kız torunum Ezel’in de daha uymadıklarını ve yaşananların heyecanı ile uyku sersemliği içinde olan bana olanları anlatmaya çalışıyorlardı.. 

     Hemşehrim olan ve bir zamanlar BBP Genel Başkanı iken Başkan Erdoğan’a danışman olmak için partisini bırakan Yalçın Topçu gibi 2008-2009yılları arasında genel başkanlığını yaptığı Demokrat partisini bırakan ve bir zamanlar demediğini bırakmadığı AK Parti’ye katılan Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığından istifa ettiğini öğreniyordum, iyiden iyiye kendime gelirken..  

    Bakanın son yaşanan sokağa çıkma yasağı ardından yaşananların hata olduğunu ve o çok özlediğimiz ama hiçte görmediğimiz bir tavır ile ‘bu hataya neden olanın kendisinin olduğunu’ belirtir gibi yapıp bunu da ortaya koyduğu erdemlikle istifa ettiğini, sokağa çıkma yasağını ilan ettiği gibi aynı saatlerde yaptığı açıklamasıyla anlatmaya çalıştığını okurken başta AKP’li troller olmak üzere bir çok kişinin sanalda, ‘Soylu gidemez, Soylu’nun istifası kabul edilmemeli kampanyasını başlattıklarını  gördüm.. Ve iki aya yaklaşan Corona gündeminin bir anda değişip, Soylu’nun istifasının öne geçtiği  görülüyordu.. 

    Ve bende bu yaşananlara karşı bir mesaj yazıp, ev halkını da yataklarına davet ederek, yeniden sıcak yatağıma geçip, haberini yazmaya bile gerek görmediğim bu olaya heyecanlananlar arasında olduğunu gördüğüm Hayal adında bir arkadaşın sanal da yaptığı bir paylaşımının altına ‘Her evde hangi karı/koca kavga ediyor hepsini biliyoruz’ diyen Soylu’nun çıkarılmaya çalışılan yeni af tasarısı paketine sıkıştırılmak istenen ve aynı Soylu’nun, Whatsapp yazışmalarımızı da takibe almak için hazırlandığı iddia edilen tasarı imkanı ile ‘kimin, kimle seviştiğini okumadan gitti’ şeklin de sadece bir mesaj atmayı tercih etmekle yetinip, ardından cep telefonumda oynadığım oyunuma geçip, beni bekleyen arkadaşlara cevap vermeye başladım. 

    Ama daha oyunuma başlamamıştım ki Soylu’nun istifasının Başkan Erdoğan tarafından kabul edilmemiş olduğunu öğrenip, ailemin de içinde olduğu onca insanın uykusunu kaçıran bu gelişmeye gülümseyerek ‘Soylu gitseydi Soylu mu gelecekti?’ başlığıyla bugün yazacağım yazıma başlık bulup oyunu da oynamayarak   yastığıma başımı koyup uyudum.. 

    Çünkü bu ülkede Başkan’dan başkasının karar vermesinin çok önemli bir olay olmadığını ve onun vereceği karar dışında kimsenin kılını kıpırdatma gibi bir şansının olmadığını bilenlerdendim.. 

    Yani ‘İstifa ettim’ diyerek başkanı aşma teşebbüsüne Başkan Erdoğan’ın ‘Ben göreve getirmişsem, ben alırım’ diyerek kimseye istifa şansı bile vermeyen bir kişilikte Başkan olduğunu ve bugün olmazsa yarın, düşündüğü ve ilan etmeye fırsat aradığı erken seçim kararı almadan önce kendisinin bunu yapacağını iyi biliyorum.. 

    Evet, kısacası bugünkü yazımıza başlık olan satırları bir kez daha tekrarlayarak yazımızı bitirelim mi.. 

    Evet sayın seyirciler;

    ‘Soylu istifa etseydi, yerine Soylu mu gelecekti?!. 

    He!! Vallahi ele oldu..


    Faruk’la Faruk mu Yarışacak?..Faruk’la Faruk mu Yarışacak?..


    arşiv haber 08/10/2018 Haberler/Yorum


    Yerel Seçimlere Doğru


    Yerel seçimler öncesi adaylıklarını açıklamaya başlayan isimler tek tek sahaya inmeye başladığı şu günlerde Ardahan eski Milletvekili Faruk Demir’de CHP’den Ardahan Belediye Başkan aday adayı olacağını açıkladı.


    Aynı zaman da Halk Sanatçısı da olan Faruk Demir bugün saat 13.00’da CHP Ardahan İl Binasında yapacağı basın açıklaması ile yaklaşan yerel seçimler öncesi CHP’den Ardahan Belediye Başkan Aday Adayı olduğunu resmen açıklayacağını belirtti.


    Şu an hala belediye başkanı olan Hanaklı hemşerisi Faruk Köksouy’un başında bulunduğu Ardahan Belediyesinin tüm sol bileşenler ile AK Parti’den alınacağına inandığını belirten Faruk Demir başta İstanbul olmak üzere batı kentlerinde bulunan hemşerilerinin de yerel seçimleri de zaferle çıkılması ve başta Ardahan’da olmak üzere yerel seçimin kazanılması için el birliğine davet ettiğini de açıkladı.



    Yerel seçimler, Yerel Gazeteler..


    Başkan Erdoğan’ın ‘seçilirlerse yeniden kayyum atarız’ diyerek HDP’lilerin adeta seçime girmemesini ima etmesine, CHP’li belediyelere yönelik baskıları Ataşehir’de başlatılmasına bakıldığında yaklaşan yerel seçimlerin sonuçları da şimdiden tartışılır hale geleceğe benzer.


    Çünkü demokrasinin sadece kendileri için olduğuna ve kendilerinin kazanmadığı, olmadığı yerde herkesin terörist, devlet düşmanı olduğunu ima eden bir anlayışın hüküm sürdüğü bir ülkede seçim sonuçlarını önceden tahmin edememek saflık olur.


    ‘Zaman zaman tavizler versekte adım adım hedeflerimize doğru gidiyoruz’ diyerek hedeflerine doğru giderken devletin imkânlarını ve de gücünü kullananların HDP’den önce saf dışı bıraktığı ulusal basının ardından yerel basına da yönelip, birleşme adı altında yerel havuzda toplaması da bu hedeflerden biriydi.


    Yani yerel seçimlerde çok etkili olan yerel basının artık yok olmaya yüz tuttuğu bir süreçte yereli kazanmamak gibi bir düşüncenin olamayacağına inanların sayısının hiç az olmadığını da görmekteyiz.


    ‘AF maf’ yok diyerek MHP’yi geri ittiğini ikinci kez ortaya koyan Başkan Erdoğan’ın yerel seçimler de büyük bir zaferle çıkmak için şimdiden kolları sıvadığı bir esnada yerel gazeteleri unutanların yeni yeni demeç ve fotoğraf verdiğini görürken bunların başını Erdoğan ve AK Parti ile baş başa kalacağa benzer CHP’liler olduğunu da görmekteyiz.


    Atatürk’ün kurtuluş savaşını başlattığı esnada Sivas’ta değerini anlayıp, yaşaması için resmi ilan verilmesini sağladığı yerel basının önemini unutup, seçimden seçime hatırlayanların başında gelen CHP’lilerin yaklaşan seçimler öncesi bu yönde bir program hazırlama gibi bir düşüncesinin olup olmadığını merak ederken, en büyük rakibi AK Parti’nin bunu çoktan  fark edip başta valiler kanalıyla olmak üzere Atatürk’ün vasiyeti olarak bilinen resmi ilanı demokrasinin sopası haline getirdiğini de fark etmediğini de anlayacak gibi..


    Çünkü Atatürk’ün posterlerini satarak televizyonculuk yapan Halk TV ya da diğer bir kaç tv kanalıyla ya da bizim Ardahan Milletvekilinin yaptığı gibi facede canlı yayınlar yaparak, seçmene ulaştığını sanan CHP gibi HDP’nin de yerel basının değerini bilmediğinin yerel bir gazeteci olarak en iyi bilenlerdenim.


    Sadece CHP ve HDP’mi ki?


    Tatbikî hayır..


    Mahallesinde ki yerel gazeteden bi haber havuz medyasının dizilerini izlemekten başını kaldırmayan bir toplumun olduğu ülkede başına bir şey geldi mi gazeteciyi ve yerel basını hatırlayanların ödediği bedel tek adam, tek başına iktidar ve devletin imkanlarını kullanıp, seçimleri alan bir siyasi parti ile bedel ödediklerini anlamazlar..


    İşte bunların yaşadığı bir zamanda yerel seçimlere doğru giden ülkede seçimden seçime yerel basının önemini hatırlayanlar şunu iyi bilmeli ki ulusal basından daha etkili olan yerel basında teslim alınmış bir ülke de yerel seçimi kazanmak çok zor olacağa benziyor biline..



    Aydının Görevi Önder Olmaktır!


    Gazetecilik hayatım boyunca gerek gazeteci olarak gereke toplumun ön safasın da bulunan bir kişi olarak başta yaşadığı kentimin olmak üzere tüm ülkenin sorunları ile yakından ilgilenmeye çalıştım.


    Bunu yaparken hiç bir maddi beklenti içine girmeyerek, yeri geldiğinde kendi maddi imkânlarımla var olan sorunları çözümü için mücadele ettim.


    Gazetecilikle yetinmeyip, stk’larda görev alarak sivil toplum örgütlülüğünün yani dernekçiliğin hatta siyasetin nasıl yapılması gerektiğini ortaya koymak çabamızın son örneği bir şehrin takımı olan Serhat Ardahan Spor’a sahip çıkmamızdır.


    Ardahan’da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı, İstanbul’da Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığı esnasında ortaya koyduğumuz çaba ve çalışma tüm Ardahan Kamuoyunun gözleri önündedir.


    Ve bu çabaları ortaya koyarken tek amacı kendisine aydın diyen her bireyin bu görevi en iyi şekilde yapmasıdır.


    Bende hep böyle bakarak mücadelemi verdim.


    İstanbul’un her yerine Ardahan yazdıran ARDAFED olarak, sahaya çıkamayacak durumunda olan Serhat Ardahan Spor’u sahaya taşımam bu çabaların en son örneğiydi


    49 Yaşıma gelene kadar gerek ailem gerekse bir fert olarak bu kentin tüm kurumları ile yerleşik, iş yapan, sorunlarının çözümünde el birliğine hep açık oldum


    Hiçbir siyasi partili olmadan tüm siyasilerle birlikte olmaya ve onlarla birlikte bu kentin sorunlarının çözümüne yardımcı oldum.


    Ve sahaya çıkamayacak durumda olan bir takımı yeniden kurup, sahaya sürüp, yeni bir yönetme teslim ederek bir kez daha görevimi yaptığıma inanmanın rahatlığı ile gazeteciliğime, yakında onun da kongresini yapacağım federasyonun yani ARDAFED’in başkanlığıma döndüm.


    Bundan sonra da ‘Aydının Görevi Önder Olmaktır!’ diyerek, taviz vermeyerek yaptığım gazetecilik mesleğimle, stk başkanlığımla bu kente, bu ülkeye hizmet vermeye devam edeceğim.


    Kamuoyuna


    **Bir Kez Daha Olmaz Denileni Yaptık,


    Ardahan Adına Görevimizi Yerine Getirdik..


    33 Yıllık Gazetecilik hayatımda gelişmesi, büyümesi ve adının her yere yazılması için mücadele ettiğimiz bu süreçte lige katılamayacak durumdayken İstanbul başta olmak üzere birçok kentte ortaya koyduğu çalışmaları ile tarih yazan Ardahan Dernekler Federasyonu olarak bir kaşe ile yükünü alıp, baştan aşağıa kurup, sahaya sürdüğümüz Serhat Ardahan Spor Kulübü başkanlığımı bugün yapılan kongre de Fevzi Bozkurt ve ekibine teslim etmenin gururunu yaşadım.


    Serhat Ardahan Spor Başkanlığım esnasında bizi yalnız bırakmayan, maddi, manevi destekleri ile hep yanımızda olanlara teşekkür ediyor, gerek takımın gerekse Ardahan’ın sorunları ile bana düşen göreve her zaman hazırım diyerek kamuoyuna saygılar sunuyorum.


    Fakir Yılmaz/Gazeteci

  • Barış Sürecinin Bozulmasına Vesile Olduğu İddia Edilen Şahıstan Başkan'a İftiralar!

    Başkan Gültekin’den Göleyi Batıran


    eski Başkan’a: HAYDİ ORADAN!


    Göle dışında yaşadığı bir sırada çantasını alıp gelen bir çokları gibi Göle’ye gelen ve bir dönem Göle Belediye Başkanlığı yapan şahsın ortaya attığı sözlerin, Göle’deki huzuru bozma niyeti taşıdığı iddia ediliyor.


    Mevcut iktidarın yeniden aday göstermediği ve gidip bir başka partiden bir kez daha aday olan ve seçilemeyen bu şahsın durup dururken ortaya attığı iddialara Göle Belediye Başkanından zehir zemberek cevap geldi.

    Belediye Başkanı olduğu sırada belediyenin aracını ağaç kesmek için ormana gönderen ve bu nedenle bugün buzlukta olan tarihi barış sürecinin bozulmasına vesile olan kurşunların sıkılmasına neden olduğu iddiaları ile gündeme gelen bu şahsın seçimi kaybettikten sonra yine çantasını alıp gittikten sonra sırf Göle’nin huzurunu bozmak adına bu kez sanalda saldırıya geçmesi dikkatlerden kaçmazken bu suçlamalara muhatap olan Göle’nin şu anki Belediye Başkanı İlhan Gültekin ‘Haydi Oradan’ dercesine kendisi hakkında öne sürülen iddialara sert cevap verdi.


    İşte başkanın görev yaptığı dönem bir çok yolsuzluklarla suçlanan şahsa verdiği cevap aynen şöyle;



    “Merak eden vatandaşlarımız gelip görmek ister çayımızı içerlerse resmi belgelerle herkese gösterebilirim…”

    “Gelen hibe paraları kendi çıkarın için tekrar belediye başkanı olmak için kullandın. “


    Bir süre önce eski Belediye başkanı Akın İsmailoğu kendi medya hesabından Belediye Başkanı İlhan Gültekin’i hedef alan açıklamasına karşı Başkan Gültekin açıklama yaparak yanıt verdi..


    Kıymetli Göleliler, saygıdeğer hemşehrilerim..

    Ülkemizin ve dünyanın çok ciddi bir problemle karşı karşıya olduğu bir dönemde sizlerin affına sığınarak bu yazıyı kaleme almak zorunda kaldım.

    Rabbim sizlerin ve bizlerin başını önüne eğdirmesin, sağlık sıhhat versin.

    Sizlerin teveccühü ile bir yıl önce belediye başkanı seçildim.

    Bu süre içerisinde imkanlar ölçüsünde sizlere hizmet etmeye çalıştım. İçi boşaltılmış kasasında 5 Tl olan 20 milyon borçla, iflasın eşiğinde ,karayip korsanları gibi yağmalanmış, borç batağında, enkaz bir belediye devraldım. Milletvekilimiz Prof. Dr. Orhan Atalay’ın çabalarıyla kalkınma ajansı SERKA’dan geçirilen projeler bitirilememiş, bizden önceki belediye başkanının beceriksizliği neticesinde kredimiz sıfırlanmıştı. SERKA’dan yapılan ÇATOM denilen yer tefrişatı, ısıtması, ışıklandırması, kapı penceresi takılmadan geçici kabulü yapılmış. Adama sorarlar be beceriksiz bir inşaat kullanılabilir durumdaysa geçici kabulü yapılır, eksikleri giderilir daha sonra kesin kabule gidilir. Halen daha kullanır durumda deģil

    Ayrıca yine SERKA’dan projelendirilen Hapan Mevkii projesi 540.000 Tl değerinde olup ihalesi yapılmış, 180.000 Tl si mutahitin hesabına geçmiş. Daha sonra bunların beceriksizliklerinden  34 ay sonra zaman aşımından dolayı proje iptal edilmiş, şimdi bunların basiretsizliğinin bedelini ben ve Göle Belediyesi ödüyor. SERKA mütahite ödenen bu parayı bizden geri ödememizi istiyor.para ise mutahite haklı olarak iade etmiyor iş verin yapayım diyor dört yıl önce bu parayla on bin metre kare kilit parke yapılıyordu bu gün üc bin metre kare

    Bu beceriksizliğin neticesi bu Göle Belediyesinin kalkınma ajanslarında kredisi malesef sıfırlanmış durumda. Bunuda toparlamaya çalışıyoruz .

    Arkadaş alt yapıdan bahsediyor. Adamın başına gülerler. Göle Belediyesi imkanlarıyla çaktığın bir çiviyi göster.

    Ben kahvede vatandaşla iç içeyim. Çayda içerim kahvede. Çünkü ben onlardan biriyim. Sen onlara gundi derdin ve uzak dururdun. Erzurum’dan zaman bulursan arada bir Göle’ye uğrar vatandaşla karşılaşmamak için belediyeye arka kapısından yukarı çıkardın. Kendine arka tarafta dizdiğin odada saklanırdın. Milletten kaçardın. Mesaiden sonra belediyeye gelir yedek anahtarla kapıyı açıp imza atardın. Tüm caddenin esnafı bunu en iyi bilir

    Borç ödediğin külliyen yalandır. Belediyeye gelen hibe paraları kendi çıkar menfaatlerin için tekrar belediye başkanı olmak için kullandın.

    2017’ye ait borçları halen ödüyorum. Geçen 5 yılda hangi makina hangi araç nerde çalışmış bu millet iyi biliyor. Belediyenin kepçeleri kamyonları kimin kestiği ağaçları getirsin diye yol yapmak için dağa çıkarıp çalıştırılan iki kepçenin yaklaşık 100 km yürütülmesinden dolayı ormanda hurdaya dönmüş çekiciye yüklenip Erzurum’a gönderilip Göle Belediyesi 28 milyar zarara uğratılmıştır. Ayrıca bu şahıs rahat gidip gelsin diye Göle’de kullanılması gereken binlik korger borular çıkar menfaatleriniz için götürülüp o orman yolunda kullanılmıştır.

    Ben siyaseti temiz yapmaya çalıştım. Sen yol bilmezdin iz bilmezdin. Göle’de ben Ankara’da Orhan hoca elinden tuttu. Sen bakanlıkların, genel müdürlüklerin yolunu bilmezdin. Halen daha da bilmezsin.

    Evet kıymetli hemşehrilerim,

    Göreve başladığımda 3 çöp arabasını ücüde arızalıydı üçünün kontağını önümüze bıraktılar. Kepçeler çalışmıyor, kamyonların altında lastik yok, Aras elektrik borçtan dolayı haciz başlatacağını söylüyor, İLBANK’tan gelen paramızın %40’ı kesilmeye başladı. Su çamur akıyor, para yok, nefes alamıyorduk, petrol araçlara 20 litreden fazla yakıt vermiyordu. Deniyor ya işleyen bir belediye bıraktık. Sizin döneminizde petrolden yakıt alamıyordunuz. Personel kendi kredi kartıyla belediyenin araçlarıyla yakıt alıyordu. Daha iki gün önce Tekin Tekin belediyeden 60 litre yakıt alacağım var dedi. Kepçe yakıt alamıyordu ben kartımdan çektim.

    Kadrolu işçilerin biriken ikramiyelerini ödedim

    Su arıtma tesisi takipsizlik ve beceriksizliklerinden dolayı aşırı soğuklarda klor gazı patlamasından kaynaklı yaklaşık 1.5 milyonluk hasara yol açmıştı. Gecemizi gündüzümüze katarak ekibimizle birlikte İLBANK’ında desteğiyle çöken tesisi ayağa kaldırdık. Tam sevindik derken saniyede 40 litre su gelmesi gereken kaynaktan kasım ayında saniyede 5 litre su gelmeye başladı. Şimdi de yeteneksizler siz bu tesisi burda yaparken suyun debi çalışmasını yapmadınız mı? Suyun olmadığı bir tesisin geçici kabulünü nasıl yaptınız.

    Bu ilçeyi yarın atıl durumda kalacak suyun olmadığı bir tesis için mi bu kadar borcun altına soktunuz?

    Senin döneminde su akmıyor, Göle çöpten geçilmiyordu. Vatandaşın yüzüne bakacak durumda değildin. Hamdolsun emek verdik, çalıştık, dağlarda gezdik, gece 01 de Gedik’e kadar gittik. İnce çayırdaki kaynak sularımızı toparladık. Kuyularımızı faaliyete geçirdik. Göle tarihinde ilk kez yok imkanlara 24 saat arıtılmış suyla vatandaşımızı buluşurduk. Arıtma tesisindeki bir çok işi proje dışında belediye imkanlarıyla biz yaptık ve İLBANK ekibi özellikle yaptığımız işleri bundan sonraki projelerinde kullanacaklarını söyleyip bize teşekkür ettiler. Senin buna aklın yetmez.

    Doğalgaz ticari bir projedir. Kargaz’ın her türlü bütçesini karşıladığı ve kendi kontrollerinde olan bir projedir. Sen Enerji Bakanlığının hangi semtte olduğunu bilmezsin çünkü 5 yıl Erzurum’dan çıkmadın.

    Yağmur suyu projesi tüm uyarılarımıza rağmen sizin beceriksizliğinizden bir çok baca 10 cm yoldan yüksek durumda onları da işler hale biz getireceğiz.

    Atık su projesine sadece resim çektirmeye giderdin işlevi nedir bilmezsin.

    Köprüler, taşkın su koruma belediyenin değil DSI’nin rutin işidir. Belediyeyle alakası yok.

    Elektrik hatlarının büyük bölümü 2010’da yer altına indi. Sadece Kars caddesinde 500 metrelik bir alan Aras elektrik tarafından yapıldı. Belediye ile ne alaka.

    Telekom’un hibeoptik çalışması kendi yeraltı hatları kullanılarak hiçbir yere zarar vermeden yapılan bir işti. Belediye ile ne alaka.

    Anayolun asfalt ve kaldırım çalışmasının tamamı Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılmıştır. Belediye ile ne alaka.

    Gölelilere soruyorum Kültür Merkezi nerede? Yerini bilen varsa söylesin.

    Hayvan pazarının tamamı diğer ilçelerde de olduğu gibi Göle’de de DAP tarafından hibe olarak yapılmıştır. Belediyenin bir çivisi yoktur. Ufak tefek eksiklerden dolayı niye açılmıyor diyorduk. Birde baktık ki koskoca tesisin yolu yok. Arkadaşın yüreği bu yolu yapmaya yetmemiş. Biz imar yolunu tespit edip anayolla mahalleyi buluşturup 12 metre genişliğinde 1.2 km uzunluğunda yaklaşık maliyeti tesisin maliyeti kadar olan yolu bitirdik. Eksikleri giderdik. Açılışa hazır hale getirdik. İlk hayvan satışı pazarımız açıldığında ilk satış burda yapılacaktır. Şimdi ben sana soruyorum. Hangi fatura karşılığı hangi yolu yaptın.

    Kum ocağı sizin beceriksizliğinizden, liyakatsizliğinizden dolayı 2.5 milyon ceza kesilmiş. Hangi mutahite nasıl peşkeş çektinizde bu cezayı yediniz. Çıkın millete açıklayın yoksa bunun altında ezilirsiniz. Tesisteki tüm kablolar, elekler, motorlar döneminizde hepsi çalınmıştı. Yeniledik ve hayata geçirdik. Ve geçen yıl ordan ürettiğimiz çakılı kumu kullandık sen uyuyorsun.

    Sen bu milleti ne zannediyorsun. Belediyeye bilgisayarlar aldık diyorsun. Hangi kurum kazma kürek çalışıyor.

    Otogar Beykoz Belediyesi tarafından tamamı yapıldı. Çaktığın bir çiviyi gösteremezsin.

    Tek yaptığın koskoca otogara foseptik çukur kazmıştın ben kapattım.

    Fakülte binası, kayak merkezi birleştirip kanalizasyon çektim. Senin döneminde Fakülte binasının kanalizasyonu ovaya akıyordu. 40 defa söylememize rağmen duymamazlıktan geldin.

    Gel Beykoz Belediyesine gidelim dedin gittik. Rahmetli Yücel başkandan rica ettik. Bize otogar yaptınız Belediyenin gücü yok çevre düzenlemesini yapamıyor sana 100.000 Tl para aldık. Onuda beceremedin. Oda buharlaştı. Halen daha çevre düzenlemesi yapılacak. İnşallah onu yapmakta bize nasip olacak.

    Kilit parkeden bahsediyorsun. Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın verdiği hibeyle çamur ve buz üzerine sonbaharda komşular pazarda görsün diye yaptığın göstermelik yola kargalar gülüyor. Onu söküp yeniden yapmak bize nasip olacak. Kars’tan aldığım kilit parke ile Kız Teknik Meslek Lisesi ve Müftülük önüne yaptığım yolları kendine mal edeceksin. Sana kimse yedirmez. Hele senin çöpe atarak yaptığın yolun fiyatin yarısına mal ettim.

    Kıymetli Göleliler,

    ÇATOM denen kangren olmuş yerin neresinden başlayayım. Bu bina 450.000 Tl SERKA tarafından hibe olarak yapılmıştı. Bitmeden Belediyedeki koltuklar, bilgisayarlar tefrişat diye gösterilmiş, inşaat halinde geçici kabulü yapılmıştı. İhanetin ilk boyutu buydu. Daha sonra 350.000 Tl karşılığı ihalesiz kapalı kapılar ardında görüşülerek hamam sauna bölümü başlatılmış. Nasıl büyük bir iş, nasıl bir ilişki varsa 4 yılda bitirilememiş.

    Şimdi hesabı size bırakıyorum. Hepsi resmi rakam.

    Mütahite 970.000 Tl ödenmiş.

    Muhtelif esnafa 155.000 Tl ödenmiş.

    Etti 1.125.000 Tl

    İşin en garibi 13 Mart 2019 da 315.000 Tl lik ihale yapılmış. Ne hikmetse 15 gün içinde kar yerde sıcaklık eksilerde inşaat bitmiş Göle’de helal size.

    Yine aynı mütahit mart ayında aynı binada 70.000 Tl lik çatı onarımı yapmış. Şimdi size soruyorum inşaat halinde olan teslim alınmamış çatısında kar olan daha bitmemiş binanın çatı onarımı nasıl yapılır bunu anlatacak baba yiğit var mı.

    Bitti mi bitmedi. İbrahim Budak 200.000 Tl lik ihalede İbrahim Budak’a yapılmış. Bu çok akıllı arkadaş diyor ya iki kabin iki soyunma odası koyup faaliyete geçirin. Biz eksikleri çıkardık projelendirdik bu arkadaş galiba gidip hiç ömründe oraya gitmemiş. Hamam, sauna ve binanın ısıtılması, kaloifer tesisatının çekilmesi 200.000 Tl. Çünkü binada kalorifer tesisatı da yok. Diğer eksiklerle 300.000 Tl civarı. Şimdi bu nasıl büyük bir yatırımmış. Hesabı beraber yapalım. Göle Belediyesi personelimi tebrik ediyorum. Son iki ihalede de hiçbir personelimin imzası yok sadece Akın Ismailoğlu’nun imzası var. Yani ortada bir komisyon yok. Komisyon üyeler yok hangisine soruyorsam haberim yok diyor

    Şu hesaba bi bakalım.

    970.000 Tl=Mütahite ödenen

    155.000 Tl=Esnafa

    315.000=Bir ihale

    200.000=Diğer ihale

    300.000=Bizim yapacağımız iş.

    Toplam 1.940.000

    350.000 de KDV

    Toplam 2.290.000

    Bu parayla kaç tane böyle bina yapılır.

    Merak eden vatandaşlarımız gelip görmek ister çayımızı içerlerse resmi belgelerle herkese gösterebilirim.

    DSI’nin yapmış olduğu köprüyü biz çevre yoluyla buluşturduk. Bu arkadaşın hayal edemeyeceği bir yol.

    Belediye şirketine ait Nissan Navara marka aracı hangi ihaleyle, hangi sözleşmeyle hangi akrabana verdin? Araç nerde? Karşılığında ne aldın Ahbap çavuş ilişkisiyle devlette işler ne zaman yapılmaya başlandı millete anlat.

    Göle merkezi çöplüğe çevirmiştin. Vatandaş tazminat davası açmış belediyeyi mahkemeye vermişti. Biz her iki alanı da düzenledik. Ağaçlandırdık. Osman Bağrıyanık abimiz kazandığı tazminattan ve davadan vazgeçti.

    Yeni tokiler de sizin döneminizde kokudan geçilmiyordu. Kanalizasyon problemini çözdük, ön tarafa çevre düzenlemesi yaptık, dağ tarafına tahkimat yapıp bir düzene soktuk.

    Şehir mezarlığının duvarlarını yapıp ışıklandırdık. Sizin beceriksizliğiniz döneminizde yapılan kaldırımlar da kullanılan taşların kalitesine bakacaksınız rezilliği görürsünüz.

    Birde bizim dönemimiz de yapılana bakacaksın orda kaliteyi görürsün.

    2018 de resmi rakam 560.000 Tl araç bakım onarımına harcama yapmışsınız. Borçlarınızı ben ödüyorum. Bu israfa son verdim. Kademe aştık. Araçlarımızı ve Belde Belediyesinin araçlarını kendi atölyemizde yapıyoruz.

    Sizin Çelik Petrol’ün arkasında çürümeye terk ettiğiniz Suzuki jipi, hurdaya çıkardığınız yükleyiciyi yok denecek bir parayla araç parkımıza kattık. Hurdaya çevirdiğiniz makina parkında yaptığımız bakım onarım karşılığında bugün çalışmayan bir aracımız yok. Sizin hayal edip rüyanızda göremeyeceğiniz şeyleri biz hayata geçiriyoruz ve geçirmeye devam edeceğiz.

    Evet 3 dönem İlçe Başkanlığı yaptım. Anlım açık yüzüm ak. 2014 te bana geldiğinde bu işten vazgeç senin işin değil dedim. Bir şekilde geldin. Yol bilmez iz bilmezdin elinden tuttum, hayatım pahasına yanında durdum. Çünkü bende döneklik yok. Siyasi çizgimden sapmadım. Duruşumdan taviz vermedim. Memlekete sahip çıkmazdın. Göle tarihinde senin kadar uzun süreli vekalet bırakan ikinci bir Belediye Başkanı ne geldi ne de bundan sonra gelir. Sana ulaşamazdı millet Göle’de benim telefonum, Ankara’da Millet Vekili’nin telefonu susmazdı. Sana her yanlışını söylediğimizde duymazdan geldin iraden elinde değildi.

    Millet Vekilimiz gözünü seveyim yerine kayyummu atayayım dediğinde onuda duymazdan geldin.

    Bu hizmetler yapılırken emek Prof. Dr. Orhan Atalay’ındı. Ankara’da Millet Mekili,

    sen günlerini Erzurum’ da geçirirken işlerini Orhan Hoca takip ederdi. Göle’ye geldiğinde Belediye Başkanlığı yapardı.

    Bizde senin eksiklerine rağmen ilçenin selameti için teşkilat olarak hocanın yanında dururduk.

    Bu yatırımlar Orhan Hocanın emeğidir. Bunlara sahip çıkmak emek hırsızlığıdır.

    Gölede başında durup bitirdiğin bir proje yokltur.

    O kadar Ankara vekil destekli gelen paralarla hangi projeyi belediye imkanlarıyla yaptın bu kaynak ekstra paraları nasıl buharlaştı bu becerksizliğini millete açıkla.

    Tek yaptığın makam arabasıyla Türkiye turu

    Bizim bir yilda makam arabasına aldiğimiz yakıt senin döneminde bir aya denk değil

    Kim nerelerde nasıl kulaniyordu kimsenin babasinin mali değil beytül maldır siz diğerleri gibi onuda. Koruyamadiniz.

    Göle belediyesi son beş yılını iki belediye başkanıyla geçirdi

    Sahip çıkamadın, beceremedi

    Sabah sekizde belediyeye asla gelmedin. 


    Bu feraset ,bilgi , yetenek işidir

    Kamuoyuna saygılarımla..



    Azteklerin Simgesi Orkide..


    Başta 90’lı yıllarda Cağaloğlu yokuşunu zevkle çıkıp, bugün yaşanan onca ekonomik sıkıntıda esnafı rahatlatıp, rahatlatmayacağı düşünülen Maliye Defterdarlığının bulunduğu Hamam sokağında bulunan büroma giderek çıkardığım gazetelerimi ulaştırmaya çalıştığım ve son yıllarda memleketimizin adını her tarafına yazdırdığım İstanbul’daki hemşehrilerim olmak üzere tüm ülkenin yanı sıra dünyanın pençesine takılmamak için evlere kapandığı bu saatlerde hayatımın büyük bölümünde adına mücadele verdiğim Kafkaslara  komşu ülkemin sınır kentin de açan kardelenlere dokunurken bu kentte ve ülkeye binlerce kilometre uzaklıkta bulunan bir kıtada bir zamanlar yaşayan Aztekler ne alaka diyebilirsiniz.


    Bilmem ama dün fazladan aldıkları ve yiyemedikleri için çöplere attıkları ekmek başta olmak üzere gelen sokağa çıkma yasağı ile  ‘gıdasız kalacağım’ korkusu ile caddelere dökülüp, marketlerin önünde kavga edenlerin görüntülerine bakınca biz insan oğlunun sanki hiç  ölmeyecekmiş gibi sarıldığımız şu dünyada nice çağlar içinde yaşamış, kralllıklar, zenginlikler görmüş halkların gelip geçtiğini araştırmak geldi bugünkü halimize acıyarak..


    Daha dün şurada komşu sınırlarında ülkemiz üzerinde geçip, Avrupaya ulaşmak isteyenleri konuşup, izlerken bugün bir virüsün içeri kapattığı evlerimizde taaa diğer bir kıtaya ve o kıtada bir zamanlar hüküm sürmüş, zenginliklerini bugün bir çok ilaca kaynak olan ve Corona için aranan ilacın ham maddesi olabilecek bir bitkiden, çiçekten yani Orkideyi kendilerine simge etmiş olan Aztek uygarlığına beni götürmesi ilginç değil mi?


    Yani dün kardeşime adını veren Dicle Nehri ile Fırat Nehri arasında bu bölgede yaşayanların atalarına can veren Mezopotamya’nın adına benzer olan bir alanda Mezoamerika’da bugünkü orta Meksika bölgesinde 14. ve 16. yüzyıllar arasında yaşamış bir Orta Amerika halkı olan zengin Aztekler neden gelip, bugünkü yazıma konu oldu diyecek olursanız belki de şu an bulunduğum topraklar da açan Kardelenler, güller aklıma geldi ve beni bu duygu etkiledi diyebilirsiniz..



    Çünkü bugün Mars yüzeyine benzeyen kent içi yolları ve mahalleler süsleyen o türkülere konu olan ‘Ardahan’ın yolları, Güller Açar Bağları’ satırlarını bana söyletiyordu yılın ilk açan kardelenlerine dokunup, okşarken..


    Ve Zengin bir mitoloji ve kültürel mirasa sahip Azteklerin başkenti, günümüzde Meksiko’nun bulunduğu Texcoco Gölü’nün ortasında yer alan Tenochtitlan kentini merak ederken  özlemle aranan gül gibi orada da bir çiçeğe rastlanamıyordu..


    Çünkü bugün gülleri solmuş bir Ardahan gibi Tenochtitlan kentinin ve o kentte yaşayan Azteklerin kraliyet gücünü simgeleyen Orkidelerin de artık eskisi gibi olmadığını öğreniyordum, bir anda daldığım ve okudukça biz insanların betonlaşma uğruna katlettiği dünyayı ve o dünya üzerinde yaşayan onca canlı arasında bulunan ve insan hayatına, hayat katan Gülerin ve Orkidelerin artık ya yok, ya da suni veya ilaç olamayacak kadar azalmış, tükenmiş, bitmiş bir iki tane denebilecek kadar az olduğunu daha iyi anlıyordum.



    Evet bugün içine kapandığımız ve ‘Aman virüs girer’ diye korkup, kapısını bile açmaya korktuğumuz evlerimizin balkonlarında bile olmayan o çiçekler arasında olan Orkide’nin Orkit olduğu, Güllerin ise yaşanan ölümlerle adı Göz yaşına döndüğü dünyada biz şu an panik içinde olan ve yine o bitkilerin içinde olan Arpa, Buğday ile yapılan bir ekmek için marketler önünde kavga eden bizlerin bu sonu olmayan dünyada nice insanların, kraliyetlerin, hükümdarların, zenginlerin gelip, geçtiğini düşünmeden o ‘geldi’ kelimesinin yaşam, ‘gitti’ kelimesinin değişmez olan ölüm olduğunu neden düşünmeyiz ki o ağzımıza taktığımız maskenin arkasına sığınırken..


    Bilmem ama ben bugün memleket de açan Kardelenleri incitmeden okşarken, bana kilometrelerce uzakta da olsa Orkidemle olmanın hazzını yaşayarak bugün olmazsa da her an belki yarın olabilecek ölüme kadar bu dünyanın tadını, sıkıntılarını, yaşanacakları Orkide kokusunu alarak yaşamaya hala ısrarlıyım ve şu an bu yazımı okuyan sen dahil, sizin gibi korkmuyorum, diğer adı kader olan bu hayatı kendime, aileme ve çevreme zehir etmemek için..


    Çünkü bugün unutulan ve tarihin tozlu sayfalarında yaşayan Aztekler bugün dün hiç yıkamıyormuşuz gibi saniye başı yıkadığımız ellerimizle yapışıp, gitmek istemediğimiz dünyada, büyük bir uygarlık kurmuşlardı. Ve ‘Hernan Cortes’in Meksika’yı toprağa katma sırasında yapılan ve Tenochtitlan kuşatması olarak bilinen savaş sonucunda Aztekler yenilmiş ve güçlerini kaybetmişlerdir. Ayrıca dünyanın en büyük piramidi Meksika’da Cholula de Rivadabia’da bulunur. Yapılma nedeni gök yüzüne erişmek Azteklere ait piramit 182.107 metrekare alan üzerine kurulmuştur ve yüksekliği 54 metredir’ diyerek Azetekleri anlatan tarih bugün bu korku ile biz ölecekleri de anlatacağını da biliyorum..


    Ha unutmadan bana mutluluk veren hayatımın içinde olan ‘Orkide’de kim?’ diyenler olacaksa onuda not düşüp, hayatı değil, yazımı bitireyeyim mi?..


    Evet, onca hazır binası olmasına karşın, ilansız, ihalesiz yapılacak denilen yeni hastane için bugünkü Saray’dan gelen emir ile fırsat bu fırsat diyerek dozerleri daldırdığımız Atatürk havalimanı ve Sancaktepe Askeri alandaki çoğumuzun acımasızca kopartıp, katlettiğimiz doğada bulunan can veren bitkiler arasında olan Orkide doğal güzelliği ve zarafetiyle dikkatleri üzerine çeken nadir çiçeklerden biridir. Görünüşünün yanı sıra sade, saten kokusuyla da öne çıkan Orkideler Aztekler’den bu yana kraliyetin gücünü simgelemiş bir çiçektir, bugün çoğumuzun kalbine dokundurmayı beceremediği onca gül ve çiçek gibi..


    Gültekin Zor Bela Mazbatasını Aldı!Gültekin Zor Bela Mazbatasını Aldı!


    arşiv haber 15/04/2015 tarihli haber


    HDP başta olmak üzere CHP, Demokrat Parti ve diğer partilerin itirazlarını ya hemen yada sürümcem de bıraktıktan sonra red eden ama AK Parti’nin itirazlarını jet hızıyla kabul edip, AK Parti aleyhine yapılan itirazları aynı hızla red eden YSK Demokrat Parti Göle Adayının yaptığı tüm itirazları red ederek mazbatayı çok az oy ile seçim kazandığı oyların yeniden sayılması halinde kayıp ettiği ortaya çıkacağı ileri sürülen AK Parti Göle Belediye Başkan Adayına verdi.


    Göle eski Belediye Başkanı ve AK Parti’nin yenden aday etmemesi ardından Demokrat Parti’den aday olan ve yapılan seçimeleri çok az bir oy ile kayıp eden Akın İsmailoğlu’nun 


    31 Mart Seçimleri ardından rakbiyle arasında 32 oy olan Akın İsmailoğlu önce Göle İlçe Seçim kuruluna yaptığı ve oyların tekrar sayılmasını istediği itiraz Göle İlçe Seçim kurulunca ret edildi. Göle İlçe Seçim kurulunun reddi üzerine bu kez İl Seçim Kuruluna başvuran Akın İsmailoğlu’nun Ardahan İl Seçim Kurulun yaptığı itirazı da ret edilince bu kez ve son kapı olan YSK ‘ya itirazda bulundu. Ancak, Akın İsmailoğlu’nun rakibi ile arasında ki 32 oya rağmen yaptığı tüm itirazları son olarak baş vuruda bulunduğu YSK’ca da itirazı ret edilince Göle Belediye Başkanlığı mazbatası AK Partili İlhan Gultekin’e verildi. Zaman kayıp etmeden mazbatasını alarak göreve başlayan AK Parti eski İlçe Başkanı İlhan Gültekin böylece 5 yıllığına Göle Belediye Başkanlığı unvanını resmen kazanmış oldu.



    Sosyal Belediyecilik Nedir?..


    Bir değil, kurucusu ve hala başkanı olduğum ülkemin sınır kentinin Gazeteciler Cemiyeti ile iki, hatta sahaya girememekle karşı karşıya haldeyken son anda başkanlığını üstlenip, iddia etmeden tüm kamuoyunun bildiğinden dolayı rahatça adeta baştan aşağı yeniden oluşturduğum dediğim futbol takımını yeniden sahaya koyup, 3 ay sonra başka kadroya bırakmamla birlikte ve hala başkanlığını yaptığım federasyonun kurucu üyesi olduğu konfederasyonla birlikte 4 stk ve onca sivil toplum kuruluşu içinde olan biri olarak 31 Mart Mahalli İdareler seçimleri ardından seçilen Belediye Başkanlarını da ziyaret edip, kutlarken gördüğüm ve yaşadığım duyguları anlatmak isterim.


    Öncelikle sosyal belediyecilik nedir diye baktığımız da karşımıza; Günümüzde birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkede, sosyal politikaların uygulanmasında merkezi yönetim yanında yerel yönetimler de önemli sorumluluklar üstlenmektedirler. Devlet “sosyal devlet” anlayışını sağlayabilmede vatandaşa en yakın birimlerinden destek görmektedir. Doğal olarak yerel yönetimlerin sosyal politika sistemi içerisindeki ağırlığı ülkenin siyasal, kültürel ve tarihi birikimine bağlı olarak farklılık göstermekte ve bu durum ülke mevzuatına yansımaktadır. Yerel yönetimlerin sosyal politika uygulamaları sosyal belediyecilik kapsamına girmekte ve sosyal belediyeler, sosyal devletin yereldeki temsilcileri olmaktadırlar. Türkiye’de son yıllarda belediyelerin sosyal politika uygulamalarıyla önemli bir aktör durumuna geldiği görülmektedir. Bu çalışmanın amacı belediyeler tarafından özenle yürütülen sosyal belediyecilik faaliyetlerinin, sınırlı imkanlara ve kıt kaynaklara sahip ülkemizde, gelişip yoğunlaşması yönünde akademik desteğin sağlanması ve sürekli kılınmasına yardımcı olmaktır. Çalışmada sosyal belediyeciliğin teorik temelleri verildikten sonra, başarılı örnekler üzerinden sosyal belediyecilik hizmetlerine yönelik algı ve faydalanma düzeyine dair ipuçları aranmaktadır.


    Sosyal Belediyeciliği böyle tarif eden satırlara baktığımızda bizim gördüğümüz karşımıza çıkmakta ve nasıl bir sosyal belediye bekleyip, istediğimiz bir bakalım.


    Öncelikle 17 yıllık iktidarlığın getirdiği şımarıklıkla başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde bir çok yerde seçimleri kayıp etmesine karşın başta HDP’li kazananlara olmak üzere CHP’liler mazbatalarını verdirmek istemeyen AK Partili Belediyeler ile Sosyal Demokratları temsil eden CHP’li Belediyeler arasında ki farkı anlatmak isterim.


    İktidara geldiği ilk yıllarda ki sosyal yöneticiliği kısa sürede unutan ve ‘devlet dediğin benim’ moduna giren ve Askeri vesayetin etkisini kırıp, kendisi ve kadroları Askeri vesayet gibi el kaldır, indir, hazır ol, rahat olma dedirtmeye başlan Ak Parti’nin belediyecilik anlayışına baktığımızda başta okuduğum başkent Ankara’nın nefes almayan havası olmak üzere bir çok alanda yaptığı hizmetleri inkar etmemek gerekir.


    Ve aynı belediyelerin kent ve yerele bakışlarına da baktığımız da yerelde özellikle Özel İnsanlar dediğim engellilere, yaşılara yönelik bakışlarını da inkar etmemek gerekir.


    Ancak bu olumlu onca şeyin yanında çok az sayda olanları tenzih ederek her bir belediye başkanının kendisini Albay bilemediniz Tugay Komutanı edasına girip, etrafında onlarca koruma, zabıta yetmezmiş gibi polis korumalarını etraflarına sardırmaları ve bugün yaşanan kayıp üzerine kapılarını kırıp, açtıklarını öne sürdükleri makamlarını halka kapatmalarının yanında HDP’li ve CHP’li yani Sosyal Belediyeciliği savunan anlayışa baktığımızda halkla gerçek anlamda bir olan ve  halkı kendileri gibi gören bir anlayışı görmek mümkün.


    Çünkü halkın içinde geldiklerini unutan 17 yılın şımarıklığı ile ‘Ulaşılmaz birer Hint kumaşı edası’ na girip, gün ve yıllar geçtikçe içine kapanmışlığı yaşayan AK Partili Başkanlar ile halkın içinde geldiklerini unutmayan bir HDP ve CHP anlayışıyla karşılaştığımız bir 31 Mart yerel seçim sonuçlarını görmekte ve yaşamaktayız. 


    Bunu görmek ve sosyal belediyeciliğin ne olduğuna bakmak için dün kapıları kapatmanın hata olduğunu anlayıp, bugün ellerine aldıkları keserlerle kapıları kıran AK Partili Belediye Başkanlarının yerine gelen yeni anlayış ile CHP ve seçimleri kazandıkları halde çeşitli bahaneler ile mazbataları verilmeyen HDP’li Başkanları ziyaretiniz yeter ve artar diye düşünüyorum.

  • Atalay'ın Önergesi Kabul Edildi…

    Yapılamayan eğitimlerin telafisi ve yeni düzenlemeleri içeren kanun teklifi komisyonda kabul edildi


    Koronavirüs salgını nedeniyle yapılamayan eğitimlerin telafisi ve yükseköğretimde yeni düzenlemeleri içeren kanun teklifi, TBMM Mili Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edildi.


    Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre, yılda iki kez yapılabilen doçentlik başvuru sayısı artırılarak bekleme süresi azaltılacak. Doçentlik sınavında değerlendirmeye esas alınan raporlar, jüri üyelikleri, jüri ve başvuru sonucu, elektronik ortamda ilgililerin erişimine açılacak.


    Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından belirlenen uzmanlık alanlarına başvuracak olanlar hariç, öğretim görevlisi kadrosuna başvuracak adaylarda, en az tezli yüksek lisans derecesine sahip olma ve 35 yaşından büyük olmama şartı aranacak.


    Yükseköğretim kurumlarının uygulamalı birimlerinde görev yapan ve kanunla kadroları öğretim görevlisi kadrolarına dönüştürülen uzman, çevirici, eğitim öğretim planlamacısı öğretim elemanlarına ders verme imkanı sağlanacak.


    Açıköğretim öğrencileri, katkı payı veya öğrenim ücretini ödemesi ve her dönem başında kaydını yenilemesi şartıyla öğrencilik haklarından yararlanacak. Üst üste dört dönem bu koşulları yerine getirmeyen öğrencinin ilgili programdan ilişiği kesilecek.


    Yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim elemanlarının tabi olduğu disiplin hükümleri, konu hakkındaki Anayasa Mahkemesi kararları da dikkate alınarak bilimsel özerkliğe uygun ve günün ihtiyaçları doğrultusunda yeniden düzenleniyor. Ayrıca yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim elemanı dışında iş sözleşmesiyle çalışan personel hakkında İş Kanunu, memurlar hakkında Devlet Memurları Kanunu’nun uygulanmasına yönelik düzenleme de yer alıyor.



    Teklifle, rektörlüğe bağlı birimlerde görev yapan akademik personel ve daire başkanı kadrosunun dengi ve üstü kadrolarda bulunan personel ile memurlar için yetkili disiplin kurullarının teşkili düzenleniyor.


    Rektör tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı itiraz, üniversite disiplin kuruluna yapılacak. Uyarma ve kınama disiplin cezalarına karşı itiraz başvurusunun yapılacağı disiplin kurullarının oluşumu ve yönetimi yeniden belirleniyor.


    ULUSAL VE ULUSLARARASI PROJELERE FİNANSMAN DESTEĞİ


    Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığının uygun görüşü ile YÖK tarafından çıkarılacak yönetmelik uyarınca, üniversitelerin ulusal veya uluslararası kuruluşlar tarafından desteklenen projelerine, toplam proje bedelinin yüzde 30’unu aşmamak kaydıyla kaynak aktarılabilecek, bilimsel araştırma projelerine hakem değerlendirmesi yapan alan uzmanlarına ücret ödenebilecek.


    Ayrıca rektör, rektör yardımcısı ve genel sekreterlere, döner sermaye gelirleri dışında üniversitenin; teknokent, teknopark, teknoloji transfer ofisi, iktisadi işletmeler ve iştirakleri gibi gelir getirici müesseseler ve birimleri sebebiyle ayrıca huzur hakkı, yönetici payı, koordinatörlük, danışmanlık ve benzeri ücretler ödenmeyecek.


    Vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarının mali hakları, devlet yükseköğretim kurumlarında çalışan emsalleriyle eşitlenecek.


    Vakıf yükseköğretim kurumları önlisans, lisans, tezli yüksek lisans ve doktora düzeyindeki her bir diploma programında öğrenim gören öğrencilerden; ilgili programın en yüksek merkezi yerleştirme puanına sahip en az yüzde 15’i kadar öğrenciyi, söz konusu programın öğrenim süresi boyunca ücretsiz okutmakla yükümlü olacak. Bu öğrencilerden eğitim ve öğretim süreçlerine ilişkin ücret talep edilmeyecek. Tezli yüksek lisans, doktora ve özel yetenek sınavı ile öğrenci alan programlarda en yüksek yerleştirme puanı sıralaması dikkate alınacak.


    VAKIF ÜNİVERSİTELERİNE İLİŞKİN DÜZENLEME


    Vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izninin kaldırılması, kurucu vakfın tüzel kişiliğini etkilemeyecek. Öğrenciler, bursluluk durumları gözetilmek şartıyla eğitim-öğretim ücretlerini garantör üniversiteye ödemeye devam edecek.


    Faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumu adına, mülkiyeti Hazineye ait veya devletin hüküm ve tasarrufu altında olan taşınmazlara ilişkin tesis edilen irtifak hakları, verilen kullanma izinleri iptal edilecek. Bu taşınmazlar ile fiilen kullanılan taşınmazlar aynı amaçla kullanılmak üzere garantör üniversiteye tahsis edilecek.


    Vakıf yükseköğretim kurumunun muaccel ve kısa vadeli borçlarını, toplam yıllık eğitim ve öğretim gelirleriyle veya mevcut mal varlığıyla ödeme imkanının bulunmadığının Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü ve YÖK’ün kararıyla tespit edilmesi halinde, faaliyet izni geçici olarak durdurulacak.


    Vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izninin kaldırılması halinde, kurucu vakfa atanan kayyımın görevi sona erecek.


    Faaliyet izni geçici durdurulan vakıf yükseköğretim kurumunun, eğitim-öğretim faaliyetleri için mülkiyetinde yeterli taşınmazı bulunmadığının veya mevcut mal varlığıyla eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdüremeyeceğinin garantör üniversite tarafından tespiti ve YÖK tarafından onaylanması halinde, faaliyet izni kaldırılacak.


    Yükseköğretim Kanunu’nda, vakıf yükseköğretim kurumlarına devlet yardımı yapılmasını da içeren düzenleme yürürlükten kaldırılıyor.


    VAKIF ÜNİVERSİTELERİ, GELİRLERİNİN TOPLAMININ YÜZDE 2’SİNİ TEMİNAT AYIRACAK


    Devlet yükseköğretim kurumlarında yalnızca Ar-Ge faaliyetlerinde bulunmak veya öğretim üyelerinin yürüttükleri Ar-Ge kapsamındaki projelere yardımcı olmak için istihdam edilen doktoralı araştırmacılara ödenecek ücrete esas gösterge rakamı, 40 binden 60 bine yükseltilecek.


    Araştırma görevlisi kadrolarına atanıp tezli yüksek lisans eğitimini tamamlamış olanların, alanıyla ilgili doktora veya sanatta yeterlilik eğitimlerine başlamaları için kadrolarıyla ilişikleri en fazla 6 ay daha devam edecek.


    Vakıf üniversitesi öğrencilerinin eğitimlerinin, ilgili vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ya da kaldırılması durumunda tamamlattırılmasında kullanılmak amacıyla; vakıf yükseköğretim kurumu, her yıl öğrenci gelirleri toplamının yüzde 2’sini, bir kamu bankasında kendi adına açılan hesaba teminat olarak aktaracak.



    Virüs Korkusu, Komedisi, Koması..


    Gerilmemek, yaşadığınız sıkıntıları daha fazla düşünüp, kafayı sıyırmamak ve en önemlisi gece yarılarına kadar kimin nerede ne iş yaptığını düşünmemek ve ne halt ettiğini takmamak için gripal bir durum olan bu rahatsızlığa yakalanmamak ve yakalanıldığı takdirde vücudun dinlenmesi için en iyi ilacın uyku olduğunu diyen bilim, tıp ve din adamlarını dinleyerek erken uyuyup, her sabah dağıtılan rızkımı almak için sabahları *erken uyanıp bu günlerde  pompalanan virüs korkusunun komediye dönüp, bir çoğumuzun komaya soktuğu bir gerçek..

    Bunu anlamak için gece yarılarına, hatta sabahlara kadar sanal ortam ve medya aracılığıyla yayılan ve bizleri psikolojik olarak etkisi altına alarak, korkutan virüs  vakasından etkilenmemek için erken uyuyup, erken kalktığınızda açtığınız tv kanallarındaki ‘Virüs Şov’ türü haberleri izlemek yeter, artar bile..




    ‘-Efendim size sayın Cumhurbaşkanımızın gönderdiği maskeyi getirdik, virüsten korunmak için ağaç kabuğuna girdi, evini kamyona taşıdı, belediye başkanının diktiği maskeleri ve yolladığı kolonyayı size dronla getirdik..’ türü saçma haberleri izlerken birilerinin eve kapatarak bizimle dalga geçip, Kanal aTV’den beter bir yöntemle yıkadığı beynimizi esir alıp, korkudan öldürmeye bir hayli niyetli olduğunu anlamak için biraz k beyniniz kalmışsa yapacağınız sabah jimnastiği ile iyi anlarsınız..

    Dönen dünyanızı durdurma denemesi yapanların dün yokmuş da, bugün ortaya çıkmışcasına 24 saat boyunca bizlere hatırlattıkları ölüm korkusu ile insanları içeri tıkıp, adeta bir merkezden hazırlanan haberlerle tüm toplumu esir almayı başardıkları şu günlerde onca sorun ve bu sorunların çözümü de ötelenmiş, ertelenmiş gibi birikerek, hatta Ağrı dağını, Everesti geçerek bizleri beklediğini de kimse anlamaz, algılamaz bir halde.. 

    Evet zorunlu kamusal reklamlarda sigarayı bırakmamızı isteyen ve ‘Biliyor musunuz bugün sigaradan 300 bin insan öldü’ diyenlerin sattırdıkları sigaraya yasağı niye getiremediklerini bilmediğim ama bir ay içinde 82 milyonluk ülkede, virüsten 700 insanın ölümünü, 7 milyarlık dünyada çoğu yaşlı, hayatını tamamlamış olan 100 bin, bilemediniz 399 bin insanın aramızdan ayrılışını kıyametmiş gibi lanse edenlerin bizleri eve kapatıp, sanal ortam ve medya aracılığı ile esir aldığı şu günlerde yapılan haberleri dinleyip, analiz ettiğinizde karşımıza çıkan tek şey birilerinin virüs korkusu aşıladığı, bizlerle komedi oyunu oynayıp, komaya sokmaya çalıştığını anlamanız için en iyisi benim gibi erken uyuyun, erken kalkın ve onları dinlemeyin işinize gününüze ve aşınıza bakın desem de boş..

    ‘Çünkü sakalım da var (!)’ ata sözünün bile dinlenmediği şu an bu yazıyı okuyan sen ve bir çoğunun bana deli diyeceğinden çekinsem de 51 yıldır yaptığım gibi takmadığım ve takıldığım her engeli öz güvenimle aştığım için bunu da aşacağımı biliyorum.

    ‘Siz bana ne derseniz deyin, ben hala aynı yerdeyim’ diyor, en başta olduğu gibi bugün de bu komediye gülüyor, komaya girmiyor, korkmuyor ve gidebildiğim kadar yol alacağım diyorummmm..

    Gerisi sizde..

    Siz de en iyisi dün olduğu gibi bugün de bana inanmayın kapatın kapıları, pencereleri içeri virüs girebilir..


    ATALAY'DAN ZİYARETLER..


    ATALAY’DAN ZİYARETLER..


    arşiv haber 17/03/2016 tarihli haberler


    Geçtiğimiz günlerde Ardahan’a gelerek kendi ilçesinde bazı ziyaretler de bulunan AK Partili Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’dan Ankara’da da bir dizi ziyaretler yaptık.


    Milletvekili Atalay, Başbakan Davutoğlu ile Görüştü..


    AK Parti Ardahan Milletvekili Prof.Dr. Orhan Atalay Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüşerek Ardahan’la ile ilgili yapılan çalışmalar, sorun ve sıkıntılar hakkında bilgiler verdi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yoğun genel kurul çalışmaları devam ederken, milletvekilleri ile bir araya gelen Başbakan Davutoğlu, son olarak AK Parti Ardahan Milletvekili Prof.Dr. Orhan Atalay’ında aralarında bulunduğu grubu kabul etti. Oldukça uzun süren görüşmede Başbakan Davutoğlu Ardahan iline özel ilgi gösterdi. Genel olarak Ardahan’da yürütülen yatırım ve çalışmaların değerlendirildiği görüşme esnasında Başbakan Ahmet Davutoğlu Ardahan’a özel önem, ilgi ve alaka göstererek Ardahan’ın sorunlarıyla yakinen ilgilendi.


    Başbakan Davutoğlu’nun Ardahan ile ilgili yapılan bütün çalışmaları yakinen takip ettiğini belirten AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, “Sayın Başbakanımızla oldukça verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Kendileri tüm Ardahan halkına selamlarını iletmemi istedi. Başbakan Davutoğlu inşallah en kısa zamanda ilimize gelerek halkımızla buluşacak” dedi.


    **ATALAY’DAN YOĞUN ÇALIŞMA..!



    Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay; Ardahan’nın kalkınması ve yeni yatırımların yapılması için Kalkınma Bakan Yardımcısı Yusuf Coşkun ile bir araya gelerek Ardahan’a yapılacak yatırımları ele alarak görüş alış verişine bulundu.


    Aynı günü, Parlamentolar Arası Dostluk Gurubu Başkanı olarak Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Tunus Büyükelçisi ile Meclis başkanı İsmail Kahraman’ı ziyaret ederek Tunus ve Türkiye arasındaki ilişkileri her alanda geliştirmek imkanlarını istişare etti.


    Atalay, bu günde; Çalışma ve Sosyal Bakan yardımcısı Orhan Yığın ile bir araya gelerek Ardahan’ın Kamu Personel ve çalışanların durum ve sorunlarını görüştü.


    Yakın zamanda Atalay’ın Ardahanlılara açıklama yaparak müjdeli haberler vermesi beklenmektedir.


  • Askeriye Belediyeye Müteahhitliğe Soyundu!..

    aharın gelmesi ile birlikte Alabalık Deresi atılan çöpler yüzünden çevreye kötü koku yaymaya başladı.





    Ayrıca Belediye Zabıta ekipleri alabalık dersi çevresindeki evleri araçla anons yaparak derenin kirletilmemesi için uyarı anonsu yapıyor.


    Virüs Korkusu, Komedisi, Koması..


    Gerilmemek, yaşadığınız sıkıntıları daha fazla düşünüp, kafayı sıyırmamak ve en önemlisi gece yarılarına kadar kimin nerede ne iş yaptığını düşünmemek ve ne halt ettiğini takmamak için gripal bir durum olan bu rahatsızlığa yakalanmamak ve yakalanıldığı takdirde vücudun dinlenmesi için en iyi ilacın uyku olduğunu diyen bilim, tıp ve din adamlarını dinleyerek erken uyuyup, her sabah dağıtılan rızkımı almak için sabahları *erken uyanıp bu günlerde  pompalanan virüs korkusunun komediye dönüp, bir çoğumuzun komaya soktuğu bir gerçek..

    Bunu anlamak için gece yarılarına, hatta sabahlara kadar sanal ortam ve medya aracılığıyla yayılan ve bizleri psikolojik olarak etkisi altına alarak, korkutan virüs  vakasından etkilenmemek için erken uyuyup, erken kalktığınızda açtığınız tv kanallarındaki ‘Virüs Şov’ türü haberleri izlemek yeter, artar bile..




    ‘-Efendim size sayın Cumhurbaşkanımızın gönderdiği maskeyi getirdik, virüsten korunmak için ağaç kabuğuna girdi, evini kamyona taşıdı, belediye başkanının diktiği maskeleri ve yolladığı kolonyayı size dronla getirdik..’ türü saçma haberleri izlerken birilerinin eve kapatarak bizimle dalga geçip, Kanal aTV’den beter bir yöntemle yıkadığı beynimizi esir alıp, korkudan öldürmeye bir hayli niyetli olduğunu anlamak için biraz k beyniniz kalmışsa yapacağınız sabah jimnastiği ile iyi anlarsınız..

    Dönen dünyanızı durdurma denemesi yapanların dün yokmuş da, bugün ortaya çıkmışcasına 24 saat boyunca bizlere hatırlattıkları ölüm korkusu ile insanları içeri tıkıp, adeta bir merkezden hazırlanan haberlerle tüm toplumu esir almayı başardıkları şu günlerde onca sorun ve bu sorunların çözümü de ötelenmiş, ertelenmiş gibi birikerek, hatta Ağrı dağını, Everesti geçerek bizleri beklediğini de kimse anlamaz, algılamaz bir halde.. 

    Evet zorunlu kamusal reklamlarda sigarayı bırakmamızı isteyen ve ‘Biliyor musunuz bugün sigaradan 300 bin insan öldü’ diyenlerin sattırdıkları sigaraya yasağı niye getiremediklerini bilmediğim ama bir ay içinde 82 milyonluk ülkede, virüsten 700 insanın ölümünü, 7 milyarlık dünyada çoğu yaşlı, hayatını tamamlamış olan 100 bin, bilemediniz 399 bin insanın aramızdan ayrılışını kıyametmiş gibi lanse edenlerin bizleri eve kapatıp, sanal ortam ve medya aracılığı ile esir aldığı şu günlerde yapılan haberleri dinleyip, analiz ettiğinizde karşımıza çıkan tek şey birilerinin virüs korkusu aşıladığı, bizlerle komedi oyunu oynayıp, komaya sokmaya çalıştığını anlamanız için en iyisi benim gibi erken uyuyun, erken kalkın ve onları dinlemeyin işinize gününüze ve aşınıza bakın desem de boş..

    ‘Çünkü sakalım da var (!)’ ata sözünün bile dinlenmediği şu an bu yazıyı okuyan sen ve bir çoğunun bana deli diyeceğinden çekinsem de 51 yıldır yaptığım gibi takmadığım ve takıldığım her engeli öz güvenimle aştığım için bunu da aşacağımı biliyorum.

    ‘Siz bana ne derseniz deyin, ben hala aynı yerdeyim’ diyor, en başta olduğu gibi bugün de bu komediye gülüyor, komaya girmiyor, korkmuyor ve gidebildiğim kadar yol alacağım diyorummmm..

    Gerisi sizde..

    Siz de en iyisi dün olduğu gibi bugün de bana inanmayın kapatın kapıları, pencereleri içeri virüs girebilir..


    Ankara'daki HDP delegeleri Ardahan Otobüsü İle  'Botan Yürüyüşü' için Cizre'ye hareket etti


    Ankara’daki HDP delegeleri Ardahan


    Otobüsü İle ‘Botan Yürüyüşü’ için


    Cizre’ye hareket etti..


    arşiv haber 25/01/2016 tarihi haber


    HDP’nin 2. Olağan Kongresi için Ankara’da bir araya gelen delegeler, Botan Yürüyüşü’ne katılmak üzere Cizre’ye hareket etti.


    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 2. Olağan Kongresi için çeşitli kentlerden kongreye katılan çok sayıda kişi, Botan Yürüyüşü’ne katılarak Cizre’ye doğru harekete etti. 


    Yürüyüş öncesi açıklama yapan HDP Ankara İl Eşbaşkanı Ayhan Bilici, Kürtlerin sürekli bir barış talebi olduğunu belirterek, savaşın asıl nedeninin çözümsüzlükte ısrar eden devlet olduğunu söyledi. Bilici, “Bugün Kürdistan’da devletin katlettiği çocukların, kadınların suçu nedir? Kürt halkını savaşa, açlığa mahkûm etmek isteyen devlete karşı ses çıkarıyoruz. Daha fazla Kürt kanının dökülmesinin önüne geçmek için bugün Botan’a gideceğiz ve elbette Kürt halkının bu onurlu direnişi ablukaları er geç yıkacaktır” dedi. (DİHA)

  • Corona Kazası 3 Araç Pert!..


    ATLETSİZ GEZİN, VİRÜSÜ YENİN!..


    Gün geçtikçe kafa yediren, yeni önlemler aldıran ve yine gün geçtikçe ülkeninde içinde olduğu dünyayı durdurmaya devam eden Corona Virüse çare arayan insan oğlunun aradığı hastalığın ve ilacının ne olduğu daha bilinmezken benim bu virüsün paniğiyle ölüm korkusu içinde olanlara bir önerim var..

    Ki; Bu öneri benim özel önerim değil ama şu son günlerde İbn-i Sina’nın  yüz yıllar önce anlattığı gibi yaşanmış, ya  masal olan  bir olayı anlatacağım,  bugünkü reçeteniz olacağını umarken..

    Evet, bugün yaşananlar ve gün geçtikçe insanları birbirinden koparan, ekonomiyi çökertecek, yeni olaylar yaratacak diye korktuğumuz ve  toplu camiye gitmenin de yasaklandığı şu günlerde içinde olduğumuz çoğu kimsenin adına küçük kıyamet dedikleri şu Çin İşkencesine dönen Corona Virüsü meselesi gibi bir mesele olmazsa ki o dönem bir padişahın yakalandığı hastalığın ardından yaşananlardır. 

    Ve o padişahın yakalandığı hastalığa çare bulmaya çalışan sarayın soytarıları pardon sorumluları, hekimleri yani bugünkü doktorları, sağlıkçıları, vezirleri ve askerlerinin çare arayışını anlatan bir hikayeyi buradan anlatıp, bugün yaşadıklarımızla karşılaştırın derim..

    Çünkü ben hala bir gripal olay olduğunu ama birilerinin dünyayı dizayn etmek için olağanüstü abarttığı ve medya başta olmak üzere dünyaya yön verenlerin bir dalaveresi olduğuna inandığım ve Başkan Erdoğan’ında içinde olduğu hepimizi korkutan bugünkü konunun, anlatılan hikayeden masaldan farklı olmayan bir durum olduğunu düşünüyorum. 

    Ve hala aynı yerdeyim, inanmıyorum.




    Gelelim bugünkü durumu anlatan o günkü masala..

    Padişah hastalanmış, ülkede ne kadar hekim varsa saraya getirilse de çare bulunamıyor..

    Her duyulan, her söylenen ilaç getiriliyor, Padişah’a veriliyor ama nafile..

    Çare olacağım deyip, olamayanların başı vurulur, bir padişaha en az bin hekimin başı gider..

    Vur aşağı, çık yukarı derken en sonunda ülkenin o dönemin İbn-i, Sina’sı bulunup, saraya çağrılır.

    Aslında bulunan şahsın bir ‘koca karı ilaçsısı’ olduğunu bilmeden..

    Ve, ‘biz çare olamadık, sen çare ol, Padişah’ı kurtar’  derler, koca karı ilaçcısına..

    Apar, topar saraya getirilen adam padişahın huzuruna çıkarılır.. Ve padişah ile karşı karşıya kalan adam uzaktan Padişah’ı baştan aşağı süzdükten sonra bu işin hiçte koca karı işi olmadığı sonucunda başının gitmesi olayı olduğunu anlayıp, çarenin ne olduğunu korkarak, çekinerek uydurur

    ve mırıldar..

    Bu mırıldanmayı duymayıp, ‘Ne diyorsun yüksek sesle de..’ diye bağıran Vezir çektiği kılıcını boynuna dayadığı adam padişahın zaten ağrıyan kulağını patlatırcasına bağırarak derki..

    ‘-Ey padişahım senin yakalandığın hastalığının tek bir çaresi var.. Oda yine sende ve senin ekibinde’ der..

    Gözleri faltaşı gibi açılan padişah ve huzurda  bulunanlar ‘nedir tez söyle’ derler..

    Adam devam eder..

    ‘Ey padişahım senin tek çaren derdi, hastalığı, borcu, harcı olmayan birini bulmakta ve o bulunanın makamına getirilip, üstünde atleti kalana kadar önünde soyundurulup, atletini de senin çıkarıp giymene bağlıdır’ der..

    Bu duruma şaşıran ve birbirlerine bakıp, ne diyeceklerini bilmeyenlerin içinde oldukları çaresizlikle padişahın ne diyeceğini beklemeye koyulurlar..

    Padişah da bir tarafta çektiği hastalığın verdiği acı ile bir taraftan çaresiz kalan heyetine ekşiyen ama umut veren bir bakışla emrini söyler..

    ‘De gidin dediği kişiyi bulun getirin’ diye emreder..

    Sarayı yeniden alarma geçiren bu emir üzerine atlar getirilir, biniciler tek tek hücum halinde saraydan çıkıp ülkenin dört bir yanına yayılırlar ve istenen kişiyi yani derdi, borcu, harcı olmayanı aramaya başlarlar..

    Günler geçer, yollar biter ülke yetmez dünyanın her yerine ulaşılır ama ne çare..

    Var mı ki o denen, istenen borçsuz, dertsiz biri bulunabilinir mi ki?..

    Ve tam vazgeçilir, aranan bulunamadı derken bir bakarlar ki bir dağın başında bir çoban önünde koyunları, ağzında meyi, keyfi yerinde dünya umurunda değil..

    Yani bugünkü gibi o kadar sorun, sıkıntısı, çeki, senedi, ekmek, trafik, aile derdi yetmez virüsü olmayan birini bulduk diye sevinir, ‘padişahım çok yaşa’ diye bağıran tayfanın askerleri atları sürer koyunların önünde, meyini çalan çobanın yanına..

    Ve atlardan inip, adamı sorgularlar, ‘Derdin var mı, çekin, senedin, ithalatın, ihracatın, sınır ötesi operasyonların, enflasyonun, işsizliğin, skg, vergi, elektrik, su borun var mı, teknolojisizliğin, eğitimsizliğin, harçlığın kısacası çaresizliğin vb. gibi sorular pardon o dönemdeki sorun, sıkıntıları sorarlar çobana..

    Çoban sakin ve şükür ederek, ‘Yok bir şeyim, halimden, dünyamdan memnunun’ der demez ‘Arananı bulduk’ diye sevinen padişahın adamları çobanı kaptıkları gibi ata bindirip, saraya getiriler..

    Ve padişahın huzuruna getirilen çoban şaşkın bir o kadar korku içinde çaresiz.

    Ve düşünür ‘Ula grup yorum gibi mi çaldım meyi mi, yoksa oturuş şeklim ülke düzenini bozan bir hal harekette bulundum da haberim mi yok’ diye  düşüncelere dalar..

    Ve padişah adama bakar, çare geldi diyerek sevinir ve emreder soyun çobanı diye..

    Çoban iyiden iyiye şaşkın ve korkak kendine saldıran askerlerden kurtulmaya çalışırken padişah ve ona bu ilacı pardon öneriyi söyleyen dahil, birden herkes durur, şok içinde kalırlar..

    Çünkü padişaha çare olacak denilen çoban soyulup, çırıl çıplak kaldığında ne görsünler, tahmin edip, düşünebiliyor musunuz?

    Çünkü padişaha çare olacak denilen çoban soyulup, çırılçıplak kalınca üzerinde atleti olmadığı ortaya çıkar..

    Yani borcu, harcı olmayan, dertsiz sanılan çobanın da atleti yokmuş..

    Kısacası gelin hep birlikte maskeli değil, atletsiz olup, ele gezelim..

    Anlayan anladı mı bilmem ama benim önerimde bu..


    Göle'de Trafik Kazası!Göle’de Trafik Kazası!


    arşiv haber 01/11/2015 taArdahan’ın Göle ilçesinde meydana gelen trafik kazasında iki araç kullanılmaz hale geldi. Alınan bilgilere göre saat 13.30 sıralarında meydana gelen kazada Çıldırlı olduğu öğrenilen bir araç ile Gölei bir araç çarpıştı. Yaşanan trafik kazasında iki aracın da kullanılmaz hale geldiği, yaralı yada ölünün olmadığı öğrenildi.



    Sandık Başkanlarına Oy TORBALARIYLA BİRLİKTE ak PARTİ MÜHÜRLÜ OYLAR DA TESLİM EDİLDİ İDDİASI..



    Bugün yapılacak olan seçimler öncesi bir çok iddiayı ortaya atan ve son olarak Ardahan’ın da içinde bulunduğu  illerde oyların çalınacağını iddia eden fuatavni’nin dedikleri olmaya mı başladı?

    Yarın yapılacak olan seçimler öncesi sandık başkanlarına teslim edilen oy torbaları ile birlikte bu torbaların içinde 10-15 adet hazır AKP Mühürlü oylar da teslim edildiğini ileri süren HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç tüm partileri ve sandık başkanlarını uyardı.


    gazetemizi arayarak, bir sandık görevlisinin, yarın ki seçimler öncesi seçim torbaları ile birlikte Ak parti mühürlü 10-15 oyunda erildiğini ve bu oyların sandığa atılmasını istendiğini belirttiğini söyleyen hdp ardahan il başkanı ergün koç, chp, mhp başta olmak üzere kamuoyunun bu önemli iddia karşısında duyarlı olmasını e gerekli tedbiri almasını istedi.


    FUAT AVNİ en son ne demişti!


     SEÇİMLERDE OYLAR ÇALINACAK…


    Twitter fenomeni Fuat Avni yine ilginç, ilginç olduğu kadar da korkunç iddialarda bulundu.


     


    Bu güne kadar ortaya attığı iddiaların çok büyük bir kısmı gerçekleşen Fuat Avni, 1 Kasım seçimlerinde istenilen sonucun alınabilmesi için her yolun denendiğini, bunun için bütün kumpasların tamam olduğunu iddia etti.


    İşte Fuat Avni’nin bugünkü iddiaları:


    1. Yezid, 1 Kasım’da istediği sonucu almak için her yolu deniyor. Korku doruğa çıkmış, iktidar olamazsa yargılanacağını biliyor.


    2. Yezid hazırlattığı kirli planların ‘harfiyen’ uygulanması için avanelerle sürekli görüşme halinde ve çok gergin.


    3. Seçimle ilgili çalışmaları, Yezid’in güvendiği avanelerinden Teşkilat Başkanı Mustafa Ataş yürütüyor.


    4. Mustafa Ataş, Davutoğlunu dikkate bile almıyor. Doğrudan Yezid’e bağlı çalışıyor. Gül’e yakın isimler pasifize edildi.


    5. Teşkilat içerisinde kadın kollarının ağırlığı ele alınınca Yezid, kadın kollarıyla İstanbul’da toplantı yaptı.


    6. Toplantı bilinip duyulmasın diye planlanandan iki saat geç gidildi. Yezid, partili kadınlara ‘Sokak sokak dolaşıp oy toplayın’ dedi.


    7. Kadınlara, dinden imandan bahsederken seçim toplantısı daha önemli diye ikindi namazını da ķılmadı.


    8. Kadınları tek tek sorguladı. Kim evli kim bekar, kimin eşi nerede çalışıyor, not aldırdı.


    9. Üç çocuk meselesini uzun uzun anlatan Yezid, kadınları utandıracak kadar seviyesizleşti. Muhakemesini kaybettiğinden dengesizleşebiliyor.


    10. Yezid’in parti içinde kiminle görüştüğünden, kimlerle toplantı yaptığından Davutoğlu’nun haberi olmuyor ya da çok sonra oluyor.


    11. Seçim için kadın kollarını organize eden Yezid, algı operasyonu merkezi olarak Anadolu Ajansı’nı kullanıyor.


    12. Yezid, seçimde yapılacak manipülasyonlarla ilgili talimatlarını Ataş ve Ajans’ın başındaki Şenol Kazancı’ya Varank üzerinden iletiyor.


    13. Son toplantıda teşkilatın ve Ajans’ın oy çalma oyununa hazır oldukları bildirilince Yezid biraz olsun keyiflendi.


    14. Her şeyi dikkatle takip eden Yezid, Varank’ı Ataş ve Kazancı’ya gönderdi. Birlikte planın detaylarını gözden geçirdiler.


    15. Plana göre sandık başlarında bulunan AKP müşahidleri elde ettikleri sandık sonuç raporlarını Çağrı Merkezi’ne iletecekler.


    16. Çağrı Merkezi’nde her 30 sandığa bir sorumlu atandı. Sandık başlarındaki AKP’li görevlilerin telefonları bu sorumlulara verildi.


    17. Oy sayımı biter bitmez, bu görevliler Çağrı Merkezi’ndeki kendilerinden sorumlu kişileri arayıp sonucu iletecekler.


    18. Aramakta gecikirlerse, merkezdeki kişi sorumlu olduğu sandıkların başındaki görevlileri arayıp sonuçları alacak.


    19.Sonuçlar AKP Genel Merkezi’nde toplanacak. SEÇSİS’e entegre şekilde hazırlanmış bir yazılımla da AKP lehine olacak şekilde değiştirilecek


    20. Sandık başlarında çirkeflik yapmak için çok sayıda avukat görevlendirdiler. İşi sandıklardan itibaren sıkı tutmayı planlıyorlar.


    21. Oy oranları manipüle edilmiş şekliyle Anadolu Ajansı’na aktarılacak. Ajans abone TV’lere bu sahte rakamları geçecek.


    22. Anadolu Ajansı, SEÇSİS üzerinden oynanması planlanan oyunun kamuoyu nezdinde alt yapısını hazırlamış olacak.


    23. Algı, oy oranlarına göre değil AKP’nin tek başına iktidar olacağı izlenimini verecek biçimde kurgulandı.


    24. Ne yapacağı kendilerine anlatılan Ataş ve Kazancı, AKP kaybettiğinde, yaptıkları hukuksuzlukların hesabını vereceklerini biliyorlar.


    25. Yezid ve avaneleri, seçim için mücadeleyi, hukuk karşısında hesap vermeme mücadelesi olarak görüyor. Onlar için ölüm kalım meselesi.


    26. Seçim hileleri toplantısı yapılırken, İstanbul Adliyesi’nde savcılarının birbirine düştüğü haberinin gelmesi, Yezid’i çıldırttı.


    27. Yezid, toplantı boyunca ‘Bu adamlara asla güven olmaz günü gelince hepsi bizi satar’ diye söylenip durdu.


    28. Yezid’e gelen bilgi notunda, Orhan Kapıcı, İrfan Fidan, Fuzuli Aydoğdu ve İsmail Özsoy’un kavgalı olduğu yazılıydı.


    29. Hakyolcularla, ‘ülkücü görünümlü’ ekibin birbirleri ve Yezid aleyhine dosya arşivlediği söylenince, Yezid ‘Bunları böcek gibi ezin’ dedi


    30. Toplantı sonrası, Metin Kıratlı’ya hemen İstanbul’a giderek, haddini aşan(!) savcılara mesajını iletmesi talimatını verdi.


    31. İsrafsaray’a bugün iletilen bilgiye göre Kıratlı, sadece O.Kapıcı’yı ziyaret etti. İ.Fidan, F.Aydoğdu ve İ.Özsoy’a uğramadı.


    32. Kıratlı sadece O.Kapıcıyı ziyaret ederek Yezid’in mesajını açıkça verdi, böylece İstanbul’da ilk ezilecekler(!) belli oldu.


    33. Yezid ve avaneler bir yandan, ‘biz bu işte yokuz’ diyen bürokratlarla, öte yandan seçim kumpasları ile meşguller.


    34. Partide, bürokrat ve yargı mensupları arasında bir çok aykırı ses var. Bunları bastırmak için yapılanlar artık sonuç vermiyor.


    Güzel insanlar. 1. Mutlaka oy kullanın 2. Oylarınıza son ana kadar sahip çıkın


    Katılım yüksek olur ve oylara sahip çıkılırsa AKP %40’ın altına düşecek. Yezid ve avaneler bunun farkında, siz de farkında olun.


    Güzel insanlar, asla endişe etmeyin, Taksim’de buluşmamız yakındır, yeter ki sandıklara gidip demokrasi mücadelesi verelim.


    **


     


    BOMBA İDDİA .. İsim isim liste …


    Hafta sonu yapılacak olan seçimler de oyların çalınacağını iddia eden internet fenomeni fuat avni’den bomba iddialar. Ardahan’da ki hile yapacağı iddia edilen sandık başkanları isim isim verildi.



    BOMBA İDDİA .. İsim isim liste ...


    Fuat Avni’den bomba iddia. İşte Ardahan’da sandıkta usulsüzlük yapılacağı iddia edenlerin isimleri.


    Göle yağmuroğlu köyü, Hoçvan Otbiçen Köyü, Ardahan Merkez Cemal Zekiye Okulu ve Göle’de ki bir okulda ki sandık başkanlarının usulsüzlük yapılacağı iddia edildi.


    Hafta sonu yapılacak olan seçimler için internet fenomeni fuat avni’den bomba iddialar.


    Hükümeti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eleştiren tweetlerinde seçimlerde hile yapılacağı iddiasında bulunurken, hile yapılacak iller arasında Ardahan’ı da gösterdi.


    Akparti’nin 276 milletvekilini tamamlamak için kritik illerde hileye başvuracağını iddia eden Fuat Avni, bu illerin arasında Ardahan olduğunuda tweetledi.


    Yaptığımız kamuoyu araştırmalarına göre, kazananın çok az oy farkıyla belirleneceği Ardahan’da, 1 kasım seçimleri öncesi böyle bir iddia da adının geçiyor olması, seçim güvenliği ve sandık takibi tartışmalarına önem kazandırdı.

  • ESKİ İL GENEL MECLİS ÜYESİ DÜZ HAYATA GÖZ YUMDU!..


    Ardahan İl eski il Genel Meclis üyesi görevini yaparken Ardahan’a önemli hizmetler veren Şevket DÜZ hayata veda etti.


     


    DOĞDUĞU KÖYDE TOPRAĞA VERİLDİ


    Şevket DÜZ’e Allahtan rahmet, yakınlarına ve Düz ailesine sabır ve başsağlığı diliyoruz.


    Taziye için oğlu Yavuz Düz          GSM: 0542 715 76 52


    Taziye için oğlu Yıldırım Düz         GSM: 0532 325 00 39



    Savaşla Sevişilir mi?!.


    Uğurlu günüm olan Salıyı neden Sevdiğimi düşünürken o günün baş harfinin Saygı, Sadakat, Sevgi, Sevmek kelimelerinin başlangıcı olduğu kadar insanları üzen, tüm canlıları yok eden Savaşın da, Sitemin de baş harfi olduğu  aklıma gelir.. Savaşmak derken tabi kan akıtan, insan, hayvan öldüren o vahşi duyguları anlatmıyor bana göre S ile başlayan tüm kelimeler.. 


    Çünkü S harfi ile başlayan bir çok kelimenin baş harfi olduğu Savaş’ta yaşamanın diğer bir direnç noktasıdır.. Sitem ederken Savaştığınız uğrunda öleceğinizin ise adı Savaş olur.. 


    Ve o Savaşı başlatmak için önce Sitemler başlar ardından Sevişmek için, Savaşmak için yol aranır ve o girilen yolda ya Sevişilir yada Savaşılır kazanmak, onunla olmak istediğini ortaya koymak ve Sonuca ulaşmak için.. Bu anlattıklarım belkide yine S harfi ile başlayan Suçta olabilir.. 



    Ama o Suçu kabullenmek ve yine S ile başlayan Sığınmak istediğin bir Sebebi varsa işlediğin, istediğin Suç değil, Sevilmeyi istemek, Saygıyı görmekten öte bir şey değildir Sonsuzluğu anlatmak için ilk kullandığının S harfiyle başlayan Sevgi, Saygı,Sadakat, Sevinç, Sevişme varken Sus ve en iyisi Savaşma..


    Ama bugünkü Corona Virüsü gibi yapılan saldırılara karşı da geri adım atma ve Sağlıklı kalmak için gerekiyorsa da Savaş.


    Çünkü Seni seven, Sana güvenen onca Sevdiğin var ki kendin için olmazsa da onlar için Sağlıklı bir ortam için Savaş..


    Ve bu savaşa hazırlanırken önce Sinir Sitemini kontrol altında tut, her Söze kanma..


    Sabunu ellerinle Sıkça tut..


    Suyu hiç boğazından eksiltme..


    Saatleri dinlenmeye ve uykuya harca..


    Sanal’dan kaç seni 24 Saat kara haberlerle esir alan televizyonun Sinema kanallarına zaping yap..


    Seyre dal uzakları izlerken özlediklerini ara bir kaç Söz et..


    Ve en önemlisi Sakin ol, panik yapma ve değerini sana hissettiren bu Savaş ilanı öncesi Sağlığını Sağlam tut..


    Ve hayat denen bu güzel dünyanın devamı için aynı hippiler gibi doyasıya Seviş hemde ölesiye..


    Çünkü bundan öte yoktur yaşamın diğer bir adı.


    Evet, nokta değil Son..


    Milliyetçiliği tetikleyen posterler çöpe!


    Milliyetçiliği tetikleyen posterler çöpe!


    arşiv haber 29/072019 tarihli haber/yorum


    25 Yıl sonrada solcu bir belediyeye geçen Ardahan Belediyesinde milliyetçiliği tetikleyen poster, söz ve resimler kaldırıldı. Kaldırılan Osmanlı ve milliyetçi simgelerin yerine başta Atatürk’ün posterleri olmak üzere Ardahan’ın eski fotoğraflarının süslediği resim ve posterler asılmaya başlandı. CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in başında bulunduğu belediye binası da Bal Festivaline katılacak olan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ziyaret öncesi boyanıp, temizleniyor.


    BAŞARILI MUHTAR BAĞIMSIZ İL GENEL MECLİSİ ÜYESİ ADAYI OLDU!BAŞARILI MUHTAR BAĞIMSIZ


    İL GENEL MECLİSİ ÜYESİ ADAYI OLDU!


    arşiv haber 07/03/2019 tarihli haberler


    Muhtar olduğu dönemlerde aynı zaman Göle Muhtarlar Derneğini kuran ve Süt Eylemi başta olmak üzere olağan üstü eylemler imza atan Büyükaltunbulak Köyü Eski Muhtarı Yunus Yılmaz şimdi de İl Genel Meclisine imza atmak için Göle’de Bağımsız İl Genel Meclis Üyesi Adayı oldu. Gölenin 56 köyünün yanı sıra tüm Ardahan’ın sorunların en iyi bilen bir isim olarak bilinen Yunus Yıkmaz’a seçmen tarafından büyük destek ver.


    **MUHTAR YUNUS YILMAZ İDDALI GELİYOR.. 

    31 Mart Yerel seçimlerinde bağımsız İlgenel meclis üyesi adayı olan Yunus Yılmaz adaylığını resmen açıkladı.

    Büyükaltunbulak Köyünde üç dönem muhtarlık yapan aynı zamanda iki dönem muhtarlar dernek başkanlığı yapan Yunus Yılmaz 31 Mart Yerel seçimlerinde bağımsız olarak il genel meclis üyeliğine aday oldu.

    Adaylığını resmi olarak Muhtarlar derneğinde kamuoyuna açıklayan Yunus Yılmaz muhtar arkadaşlarından destek istedi.

    Muhtarlar Derneğinde gerçekleştirilen Toplantıda Muhtarlar Dernek Başkanı Filzli(Sivin)Köyü Muhtarı Cemil Öztürk yaptığı konuşmada;Yunus Yılmaz yıllarca muhtarlık yapmış aynı zamanda iki dönemde muhtarlar derneğimizin başkanlığını yapmıştır.Kendisi sevdiğimiz bir kardeşimiz arkadaşımızdır.Bu derneğe birzamanlar omuz vermiş başarılı çalışmalar yürütmüş derneğimizin doğal üyesi olması münasebetiyle bizimle toplantı talebinde bulunmuş,adaylığını açıklamıştır.Kendisine başarılar diler hayırlı olmasını temenni ederiz.

    Daha sonra söz alan bağımsız il genel meclis üyesi adayı Yunus Yılmaz kendisini tanıtarak neden bağımsız aday olduğunu açıkladı.




    Değerli başkan değerli muhtar arkadaşlarım ben Yunus Yılmaz Üç dönem köyümde muhtarlık ve iki dönemde muhtarlar dernek başkanlığı yapmam münasebetiyle bu derneğin fahri üyesi olarak çıkmış olduğum bu hizmet yarışında bağımsız il genel meclis üyesi adaylığımı derneğimizde , siz değerli muhtarlarımızın nezninde bütün kamuoyu ile paylaşmak istedim.

    Gerek muhtarlığımda köyümün sorunlarını aşma adına gerekse dernek başkanlığı dönemimde bütün köylerimizin sorunlarını gündeme taşıma adına o dönem ki muhtar arkadaşlarımın her zaman yanında yer almış birlik ve beraberlik içerisinde başarılı çalışmalara imza atmış bulunmaktayım.Yapmış olduğumuz süt eylemiyle,göstermiş olduğumuz muhtarların özlük haklarını elde etme mücadelesiyle,köylerin su sorunu yol sorununun aşılması adına göstermiş olduğumuz azim ve kararlılıkla o dönem gerekli bakanlıklara yapmış olduğumuz yazışmalarda bütün dilekçelerde dosyalarda benim ve arkadaşlarımın imzası vardır.

    Yerel yönetimler konusunda edinmiş olduğum bilgi birikimimi tecrübemi halkımızın hizmetinde kulanma adına il genel meclis üyesi adayı oldum.

    Seçildiğim taktirde köylerin sorunlarını bilen birisi olarak muhtarların çalışa bileceği en yakın bir mesai arkadaşları olacağım.

    Neden bir partiden değilde bağımsız aday olduğuma gelincede mevcut adaylar açıklandıktan sonra halkımızın dostlarımın arkadaşlarımın yoğun istekleri doğrultusunda yaptığım analizler neticesinde bize görev düştüğü kanatine vardığım için ve bu cesareti kendimde gördüğüm için bağımsız aday olmaya karar verdim.Bağımsız adayın seçilmesi belki bazılarına çok zor görüne bilir;ben her görüşten her düşünceden oy alacağıma inanıyor her kesimin oyuna talibim bundan dolayıda aslında bağımsız aday olarak seçilmem zor değil .Yaptığım hesaplamalara göre içinde bulunduğumuz süreçte bana gör çok kolay.Her partiden insanlarımızın oyunu ve desteğini bekliyor sizleri saygıyla selamlıyorum.

    Bizlerde Bağımsız il genel meclis üyesi adayı Yunus Yılmaza Başarılar diliyoruz.

    Merdinik Göle Haber Ömer Turan

  • Vali Önlemleri Çarşıda Gezerek Bizzat Takip Ediyor..

    Maske takarak kent merkezinde ki önlemleri bizzat hemde yaya gezerek yerinde inceleyen ve zorunlu açık olan esnaflara hayırlı işler dileyen, yolda kendisine rastlayan vatandaşlarla sohbet edip, önlem almalarını, dikkat etmelerini bizzat isteyen Ardahan Valisi Mustafa Masatlı gazetemize yaptığı kısa açıklamada Ardahan genelinde ‘şimdilik’ bir sorun ve sıkıntının olmadığını ve halkın bir süre daha evlerde kalmasını istedi.



    **Vatandaş Takdir Etti, Moral Buldu..


    Alınan önlemler çerçevesinde eve kapatılan insanların medyanın da kara haberleri dolaysıyla adeta ölüm korkusu içinde yaşadığı şu günlerde Ardahan’ın en büyük mülki amiri Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’nın yayılması önlenmeye çalışılan virüs illetinden korkmadan  ve ‘önce vatandaşın sağlığı’ diyerek çokta eve sinmeden işinin başındaortaya koyduğu ve başında olduğu halka moral veren bu davranışı işleri gereği iş yerlerinde olan çarşıda ki, vatandaş tarafından takdir edilirken, valiyi gören vatandaşların moral bulduğu da dikkatlerden kaçmadı.


     


    **Diğer Yöneticiler İse Ortada Yok..


    Vatandaşın moral aradığı bir sürede toplum önderlerini aradığı şu günlerde idare tarafından alınan önlemleri yerinde inceleyen, gördüğü vatandaşlara moral veren Ardahan Valisinin tedbirli şekilde tur attığı Ardahan cadde ve sokakların da adeta kuş uçmazken toplum idarecisi, kentin en büyük mülki amiri valinin moral veren bu davranışına karşın diğer başta yaşanan durumdan bir hayli zor durumda olan esnafın temsilcileri olmak üzere bir çok idarecinin ortalıkta gözükmemesi de dikkat çeken diğer bir konu olmakta. Haber/Fotolar: Fakir Yılmaz/Gazeteci



    Yazıma başlamadan önce bir anımı sizinle paylaşmak isterim: 


    Ki ; bu anım da yine yazdığım ve mahkemelik olduğum unutmadığım ve hala güldüğüm bir yazımdır.


    Evet, o günlerde bugünkü panik gibi o gün de iç çatışmalar bir hayli yoğun ve gergindi..


    Bugün,’Ha bitti, az kaldı’ denen ama buna da inanmadığım gibi o dönem PKK, Askeri ve Kamusal alanlara  bomba yüklü araçlarla saldırılar düzenliyordu. O günlerde de bugün ki gibi kamu ve askeri alanların önleri, girişleri bariyerlerle kapatılarak, önlemler alınıyordu.


    Ve zamanın Tugay Komutanı bugünküler gibi yine de içeri kapanmamış, çarşıda gezerdi.. Ama etrafında dört, bilemediniz on tam donanımlı, silahlı askerle birlikle geziyordu..


    Yani baba rolünde olan büyüğümüz bile korktuğunu ima ederken, bizim de bugünkü gibi korkmamıza neden oluyordu..


    Ama yine o günlerde bunun tam tersi aynı komutanın eşi dikkatimi çekmiş ve  ‘Yenge senden cesur komutanım’ başlığı ile o günkü yazıma konu olmuştu..


    Yürekli, halk sever, toplum içinde olmaya özen gösteren komutanın sevgili güzel eşi sabahları kalkar, eşinin korumalarla gezdiği çarşı da aslanlar gibi tek başına hemde yaya yürür, erken açan esnaflarla selamlaşır, sabah siftahını yaparak gününe başlardı. Çarşı da gördüğü bizim mutruf dediğimiz ama bizlerden farkı olmayan arkadaşlarını alıp askeri kuaföre götürür, bakımlarını yaptırırdı. Bende bu durumu “Yenge Senden Cesur Komutanım” başlığı ile yazıya dökmüş, aşağı da bugünü anlatmaya çalıştığım dünü özetleyerek toplum liderlerinin ve ordu komutanlarının durumunu anlatmaya çalışmış ama komutanla mahkemelik olmuştum..


    Davanın konusu da, “Devlet Memurunu Aşağılamak” idi! 


    Gerçi o dönemin hakimi beni anlayıp , gülümseyerek beraat ettirmişti ya!


    Şimdi umarım davalık olmayacağım bugün ki yazıma gelelim ; 


    Olağanüstü bir durumun yaşatıldığı, yaşandığı şu  günlerde medya ve internet aracılığıyla pompalanmaya devam eden korkunun ne kadar süreceği ve bu korkunun ne getirip, ne götüreceğini düşündüğümüz şu günlerde benim hala ısrarla bu yaşatılan durumun çok önemsenmediğini ve gün geçtikçe virüsün yayılarak can kaybının büyüdüğü derecesine ulaştığı yönünde ki ısrarım sürmektedir. 


    Benim gibi bu duruma tepki gösterenlerde yok değil..


    Çünkü kuyuya atılan bir taşın bulandırdığı suyun gün geçtikçe bizleri zifiri karanlık bir atmosferin içine soktuğu şu günlerde toplum lideri, ordu komutanı olmanın sorumluluğunun ne olduğunu da masaya yatırıp, sorgulamak gerekmez mi?.


    Bilmem ama bugünkü lider, hatta komutanların evden çıkmadığı şu günler de yaşanan, yaşatılmak istenen atmosferi kırmak için ne yaptıkları tartılışılır.


    Geçmişteki liderler ve komutanların yapmış olduklarına bakarak bugünü değerlendirme şansını birlikte yakalayabiliriz.


    Geçmişe bakmadan önce kendimizi aile reisi, annesi olarak değerlendirirsek anlatmak istediğimi biraz daha iyi anlarız diye düşünüyorum..


    Çünkü bugünlerde eve kapanıp, bizi yönetmeye çalışanların bir süre ekranlarda göremediğimiz Başkan bugünlerde ekranlardan sürekli insanlara ,’evde kalın, dışarı çıkmayın’ der oldu. 


    Toplum liderleri ve ordu komutanları sizlerde birer aile üyeleri olarak kendi ailelerinizle empati yapın derim.. 


    Şimdi gelelim toplum liderliğine ve ordu komutanlığına..


    Hey sen evinde kaç kişi var ve bunlar sen oldukça ‘Dünya gelse bizi yıkamaz’ demiyor mu?!


    Bilemiyorum ama tüm ailelerde anne, baba nasıl davranırsa diğer  aile bireyleri de öyle  davranış sergileyip, o psikoloji ile hayata devam etmez mi?


    Kapısı bir tekme ile açılacak olan kapatıldığınız eve ‘virüs girmez’ derken o evde anne ve baba varsa kendinizi güvende saymıyor musunuz?


    Tabi ki evet..


    Çünkü baba evdeyse güvendesiniz, anne yanınızdaysa rahatsınız..


    Ve dünyanın en korunaklı evi sizin eviniz değil mi?



    Şimdi gelelim geçmişe Peygamberimizden başlayarak, aklınıza gelen tüm liderlere, Mustafa Kemal’e ve bugüne toplum lideri ve ordu komutanlarına..


    Bütün Orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi işgal edilmiş olabilir. Silah yok, yiyecek yok ve düşman çok güçlü..


    O zaman toplum lideri ve ordu komutanları eve mi kapanmıştılar?!.


    Sarıkamış dağlarına 90 bin askeri süren o ordu komutanına inananlar bilmiyorlar mıydı, o karlı dağlar aşılsaydı zafer gelecekti, ölüm değil, mutluluklar yaşanacaktı..


    Yunan yetmez bugünkü tüm kapitalistler bir araya gelmiş, İstanbul Boğazı, Çanakkale, İzmir, Ardahan, Samsun, Trakya, Maraş’ı sararken o günkü komutanlar eve mi kaçtılar, liderler toplumu içeri mi kapattı?!.


    Tam tersi.. 


    Ne diyordu Atatürk?!.. 


    O Atatürk Askerlere; “Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum” dememiş miydi?!.


    Peki, bugün insanlara eve kapanın diyen Başkan Recep Tayyip Erdoğan toplumun lideri olarak  15 Temmuz’da halkı sokağa çağırmasaydı kendisinin ve bizim halimiz nice olurdu bilemiyorum. 


    Bilmem ama bugün yaşananlar geçmişteki lider ve ordu komutanlarının değerini bir kez daha ortaya çıkardığını görüyoruz…


    Arap çöllerinde idealist bir lider olan Peygamberimizin onca saldırı ve yokluk, kıtlık, vebalara karşı ‘Hele durun, az evden çıkmayın mı?’ diyerek mi liderlik yapmış, Mekke ve Medineyi terk mi etmişti? ..


    Bilmem ama kazanılan tüm zafer ve savaşlara liderlik yapmış olanların hiç ama hiç birisinin inandığı davadan geri adım atmadığı ve gelen virüste olsa, bitlenme de olsa, verem, kuduz, açlık, veba, kıtlık aklınıza ne gelirse yaşanan, yaşatılan ve yaşanacak tüm güçlere karşı kurşun yiyen göğsünü germiş, dik durmuş ve direnmiş toplumunu, askerlerini korkutmadan tam tersi cesaret vererek hep bir adım ileri demişler, geçmişin tüm liderleri ve de ordu komutanları..


    Camileri kapatarak, insanları evden dışarı çıkartmayarak sanal ve medya illeti ile psikolojisini bozmaya çalışarak, ekonomiyi, sosyal hayatı bitirerek, sanal ortamda 24 saat ölümü hatırlatarak toplum liderliği, ordu komutanlığı yapılır mı?..


    Bilemiyorum ama ben yine aynı yerde, aynı alandayım..


    Şuna bir kez değinmeden geçemeyeceğim..


    Bu ülkenin yeniden doğuşuna liderlik, önderlik, komutanlık yapan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları bir çok savaş ve virüs ile hep birlikte savaşarak bu ülkeyi bize bıraktılar. Bugünleri onlara borçluyuz.. 


    Ve ben çokta ileri gidemezsem de hiç ama hiç geri çekilmediğim 51 yıl boyunca olduğu gibi bugün de coronaymış, virüsmüş demiyor, ‘Korkunun ecele faydası var mı’ diyerek herkesin er geç tadacağı ölüm günüme kadar yaşamaya devam ediyor ve diyorum ki; 


    Teslim olmak yok, tüm olumsuzluklara rağmen… 


    Kısacası Corana virüsünün aşısı bugün, belkide kardelenlerin açtığı Nisan’da yani yarın kendiliğinden hemde doğanın kendisi tarafından bulunacaktır. Kansere çare olmayan insanı beklemeden..


    Evet, her virüse inat sağlıklı olmaya, sağlıklı bir kafa ile bu illetten ve gelecek olanlara savaşmaya pardon düşünmeye yaşamaya devam..


    Vali bey biz geldik..Vali bey biz geldik..


    Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen ve Mustafa Morkoç’un yönetimiyle birlikte başkanlığını kazandığı Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odasının yeni yönetimi Valiyi ziyaret ettiler. Konu hakkında yapılan yazılı açıklama şöyle;


    **ESOB HEYETİNDEN VALİ BİLMEZ’E ZİYARET..


    Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mustafa Morkoç ve yönetim kurulu üyeleri, Vali Mehmet Emin Bilmez’i ziyaret etti.


    Bir süre önce genel kurulu yapılan ESOB’da seçimi kazanarak başkan olan Mustafa Morkoç, yeni yönetimiyle birlikte Vali Bilmez’i ziyaret etti. Valilik makamında gerçekleşen ziyarette Morkoç, yeni yönetimini Vali Bilmez’le tanıştırarak, çalışmalar hakkında bilgi verdi.


    Ziyaretten memnuniyet duyduğunu belirten Vali Bilmez ise, ESOB Başkanı Morkoç ve yönetim kurulu üyelerine görevlerinde başarılar diledi.


    Ardahan Son Başbakan’dan Ne İster?


     





      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

    Benden daha iyi Ardahan’ı tanıyan, sorunlarının tespitini yapabilen Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın yeniden İl Başkanı olacağına kesin göz ile bakılan AK Parti Ardahan İl Teşkilatının Kongresine gelecek olan Başbakan Binali Yıldırım’dan son başbakandan Ardahan ve Ardahanlı ne ister?

    Bilmem ama benimde olmayacağım o ziyaret esnasında kim, hangi gazeteci yada hangi esnaf o cesareti ve imkanı bulursa mutlaka bir şey isteyeceği kesin olsa da ben de buradan kendisinden bir kaç istekte bulanacağım..

    Öncelikle; ‘Ardahan’a hoş geldin sayın başbakanım’ diyeceğim son başbakanın 2019 seçimlerinde İstanbul’un belediye başkan adayları arasında imi ilk başlarda olduğunu da duyduğumu belirtmek isterim..

    Sayın başbakanın Erzincanlı, aynı bölgenin insanı olması biz Ardahanlıların sorunlarına yabancı olmadığını da bilen bir olarak isteklerimi uzatmayacağım ve kendisini yormayacağım..

    Ama ilk isteğimde biraz da kızarak ve sitem ederek hemen sorup, isteyeceğim..

    Sayın Başbakan sizinle en son İstanbul’da Evet, Hayır kampanyası çalışmaları sırasına bir arya gelmiş ve kısada olsa sohbet etme imkanı bulup, size bir dosya sunmuş olduğumu hatırlar mısınız bilmem ama birlikte fotoğrafta çekmiştik..

    Ve o dosyada sunduğum önerilerimin dağlara, taşlara atılan ama bugüne kadar net bir sonuç vermeyen bombalardan daha etkili olacağına inandığı dosyamın akıbeti ne oldu?

    Yani başta Ardahan ve Erzinan’da olmak üzere yurt genelinde Amatör Futbolu cep harçlıkları ile sırtlayan gençlerin kazanılması için önerdiğim, ‘Gençleri yeşil ve beyaz sahalarda tutalım, bunun içinde futbol yapmaya uygundur raporu alan her 13-14 ve 19 yaş arasında ki gençlerimizi bugün devlet memuru yapılmak istenen taşerenolar gibi maaşa en azında bağlayalım’ dediğim dosyama baktınız mı?

    Baktıysanız bu yöndeki düşüncenizi Ardahan’da açıklarsanız sevinirim..

    Sayın Başbakanım;

    1992 Yılında yeniden vilayet olan ve beklenen yatırımların gelmediği için hala devam eden göç dolaysıyla bugün nüfusu 100 binlere inen Ardahan’ın en önemli sorunlarının başında gelen konu iki gümrük kapısı olmasına karşın başta İl Sanayi Müdürlüğü olmak üzere gerekli yerlerin ilgisizliği dolaysıyla Ardahanlı bir türlü ithalat, ihracatçı olamamış ve sınır kapılarından ekmek yemeyi öğrenememiştir..

    Ve teşvik, destekler konusunda 6 ncı bölgede olmasına karşın yeterince destek ve teşvik almayı beceremeyen Ardahanlıların en büyük sıkıntısı proje hazırlamak ve hazırlanan projelerinin önüne getirilen bürokratik engellerdir..

    Sizden önce Ardahan’a gelen Tarım Bakanlığına bağlı olan İl tarım Müdürlüğü koltuğu aylardır boş olması hükümetinizin tarım ve hayvancılığa bakışını da ortaya koyarken, hala atadan/dededen kalma yöntemlerle sadece hayvan yetiştirmeyi beceren Ardahanlıların Hollanda, Almanya ve Angusların getirildiği ülke ve kentlerle yarışması sizce ne kadar kolaydır?

    İki sezondur İl Milli Eğitim Müdürü olmadan eğitim/öğretim verilen bir kentte başta üniversite sınavları olmak üzere bir türlü oturtulamayan eğitim sisteminde Ardahanlı öğrenci nasıl başarılı olur ve eğitim/öğretimde 81 Vilayet içinde nasıl sonlarda sizce nasıl kurtulur?

    En son benim başımda bulunduğum Ardahan Dernekler Federasyonun Ardahan yerelinde alamadığı desteklere karşın yok imkanlar ile tüm İstanbul’a anlatmaya, tanıtmaya çalıştığı Ardahan’ın 25 yıldır İl Turizm ve Kültür Müdürü olmadığından haberiniz var mı?

    Ardahan-Göle Yolu üzerinde bulunan ve bu yoldan kılçık bir yol yapılması halinde daha çabuk ulaşılabilecek olan Yalanızçam Kayak Tesisleri bitmeden ilçelere kayak tesisi yapmak, Ardahan’da ki fakülteleri vekilin ilçesine kaydırmak ne kadar mantıklı?

    Çıldır Aktaş Gümrük Kapısının da bulunduğu Çıldır’a yapılması planlanan ancak sona anda sizin uzun süre başında bulunduğunuz bakanlığın koltuğuna oturan Karslı bakanın kendi vilayeti sınırları içine çektiği Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu üzerinde ki Antreopl Ardahan’da olmayınca KTB demir yolunun Ardahan’a faydası ne olabilir?

    Posof Ulgar Dağına, Çıldır Mozoret Tepesine açmaya başladığınız tüneller için teşekkür ederken, aynı tünellerden birinin Ardahan’ı Karadeniz’e açacak olan Sahara dağına da yapılacak mı?

    Hala içme suyu sorunun yaşayan köyler arasında bulunan Hoçvan’ın Kısır dağının boşa akan su kaynağı ne zaman hayata geçirilip, benim köyüm Küçük Sütlüce de içinde bulunan 18 Merkez köyü ne zaman iyi bir içme suyu kaynağına kavuşturulacaktır?

    Bir bardak çayın fiyatına satılmaya devam eden sütün süt ürünlerine çevrilmesi için ne gibi bir plan ve projeniz var?

    Kafkas Arısının bin bir çiçeğinden elde ettiği Ardahan Balının gerektiği gibi bir pazar bulabilmesi için hala paketlenemediğinden haberiniz var mı?

    Göle TİGEM’i artık sormayacağım ma Ardahan Arıcılık Gen Merkezinin ne iş yaptığını neden güzelim yaylalarda yetişen çiçeklerde elde edilen Ardahan Balının değerini bulması için çalışmadığını sorgulayabilir misiniz?

    Ve yıllardır bir tülü bitmeyen bölgede ki bölünmüş yollardan sorumluların kimler olduğunu sorup, gerekli işlemi yapacak mısınız?

    Vallahi bilmem ama sayın başbakanım bölgenin gerçek anlamda kalkınması için ve saydığım sayamadığım onca sorunun çözümü için ayda yılda bir değil, her zaman Ardahan ve Erzincan gibi göçle kan kayıp den illere daha çok giip, gelmeliyiz diye düşünüyorum..

    Çünkü gitmediğin yer senin olmadığını söyleyen Atalarımızın yadigarı olan memleketlerimizin başta belediyelerin sorumluluk alanında bulunan alt yapıdan yoksun olması, eğitim, sağlıktan yeterli desteği alamaması bugünkü sorunların başın da geldiğini hatırlatır, saygılar sunarım..

    Ha unutmadan ulusal basının bölgeyle alakalı olmayan sorularına cevap olsun diye Ardahan’da ülke politikası, dünyaya sesleniş yapmanıza gerek yok..

    Çünkü Ardahanlı sizden mevcut işlerin bitirilip, bitmeyeceğini, yeni müjdeler verip, vermeyeceğiniz bekliyor haberiniz ola..

  • ARDAHAN'IN ATEŞİ ÖLÇÜLÜYOR!..

    Alınacak önlemler de valilere tanınan yeni yetkiler ardından Ardahan Valiliği güvenlik güçleri aracılığı ile alınan önlemlere yenilerini ekledi.


    Ardahan merkezden diğer ilçe, köy ve illere gitmek isteyenlerin izine tabi tutulmaya başladığı şu günlerde kent merkezinden çıkan, girmek isteyenler durdurulup, ateşleri ölçülmeye başlandığı görüldü.


    Polisin anonslarla cadde ve sokaklarda halkı sürekli uyardığı ve evlerden çıkmamasını istediği çağrıların yanında alınan yeni önlemlerle kent merkezleri gibi köy içleri de adeta terk edilmiş bir duruma dönmüş durumda.


    Virüsün etkisini ne zamandan beri gösterdiği, bugüne kadar kaç vakaya ve kaç ölüme neden olduğunun açıklanmadığı şu günlerde yaşanan her hareketin dedikodu haberleri ile yayıldığı dikkat çeken Ardahan’da her dakika yayılan asılsız haberler de yaşanan korkuya yeni korkular yarattığı dikkatlerden kaçmıyor.


    Fotolar: Suat İncedere


    YAŞLILARI ÖLDÜREN VİRÜS KORKUSU DEVAM EDERKEN SAFFET KAYA'NIN YAŞLI ANNESİ HAYATA GÖZ YUMDU!..


    YAŞLILARI ÖLDÜREN VİRÜS KORKUSU


    DEVAM EDERKEN SAFFET KAYA’NIN


    YAŞLI ANNESİ HAYATA GÖZ YUMDU!..


    İlk etapta yaşlı insanları etkilediği öne sürülen Corona Virisü Paniğinin devam ettiği ve yeni önlemlerin alınmaya devam ettiği şu günlerde Ardahan eski Milletvekillerinden Saffet Kaya’nın annesi hayata göz yumdu. Hünker Kaya’nın kalp krizi sonucu hayata göz yumduğu belirtilirken cenazesinin bugün (cumartesi) İstanbul/Bahçelievler Hafız Ali Camii’de öğlen namazı vaktinde cenaze namazı kılınıp, İstanbul Güngören de bulunan aile kabristanına defnedileceği belirtildi.


     



     

    Dünyayı saran korona virüs nedeniyle okul, cami ve iş yerlerinin 


    kapatılmasının ardından yetkililerin “evde kalın” uyarılarına rağmen insanlar sokaklara çıkmaya devam ediyor. Ardahan Emniyet Müdürlüğü, korona virüs tedbirleri kapsamında evden çıkılmaması konusunda anonsla uyarı yaptı.


    İçişleri Bakanlığınca 81 il valiliklerine gönderilen genelgeyle, 65 yaş ve üstü vatandaşlar ile kronik rahatsızlıkları olanların, ikametlerinden dışarı çıkmaları, açık alanlarda, parklarda dolaşmaları ve toplu ulaşım araçları ile seyahat etmeleri sınırlandırılıp, sokağa çıkmaları yasaklanırken, İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler uyarı anonsu yaparak evde kalmaları istendi.


    Emniyet aracından, “Korona virüs salgınının ilimizde yayılmasını ve sevdiklerimizin hayatını tehdit etmesini engellemenin tek yolu mecbur kalmadıkça evlerinizde kalmaktan geçmektedir. Yapılan bütün uyarılara rağmen gençler başta olmak üzere bazı vatandaşlarımızın işleri olmadığı halde dışarıda oldukları görülmektedir. Hem kendi hayatımızı hem de başkalarının hayatını tehlikeye atmamak için lütfen duyarlı davranıp bugünleri evimizde geçirelim. Bunu hep birlikte başaracağız” şeklinde anons yapıldı.



    Düşünce terör suçu olamaz!

     


    Dünyayı durduran Coronavirüs’ün durduramadığı iktidarın bir taraftan kendisine karşı olanları dahil herkesi ikna edip, insanları eve kapattığı, muhalefetin her zamanki gibi kuyruğuna takıldığı şu süreçte Kanal İstanbul ihalesi başta olmak üzere HDP’li belediyelerden sonra CHP’li belediye başkanlarına yönelik kulplar takılıp, devam eden Kayyum atamaları ve alımlar devam ederken, iktidar bunun gibi bir çok işine gelen işleri de yürütmeye devam ediyor.


    Bana göre zengin hastalığı olan ve yoksulların da etkileneceği korkusuyla insanların kapatıldığı medya kanalıyla baskı altına alındığı şu günlerde hazırlığı süren Af yasası ile tartışmaları da yakından takip etmekteyim.


    Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan iktidarın resmi ortağı olan ve Bahçeli hakkında twit atan bir kişinin dövülmesini yine twit ile kutlayan MHP’nin onayından sonra önce başkan Erdoğan’a sonra da Başkan’ın bir dediğini iki etmeyen meclise gidecek olan yeni yasanın hangi içerikle çıkacağını beklerken bu yeni paketin içine alınanlar ve alınmayanlar da kamuoyunda yoğun şekilde tartışılmaktadır.


    Ve şu an yaşanan virüs paniği esnasında bile iki kelimeyi sanalda paylaşımlara da takılan ‘terör’ adı altında kendileri gibi düşünmeyenleri içeride tutmaya devam etmek istedikleri şu günlerde, benim virüs saçmalığına inanmadığım gibi Af konusunun sadece cinsel istismar ve uyuşturucu affı  kabul edilemez, bir çok meslektaş gazetecilerin yanı sıra siyasi düşüncelerinden dolayı hala hapishanelerde olan, Adliyeleri de boşaltan Coronavirüs tehlikesi ile karşı karşıya olan insanların da evlerinde olması için Af konusunda halen aynı düşüncedeyim..


    Yani, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay’ın Bahçeli’ye katılmadığını belirten twitini beğenmeyenlerin Yeniçağ Gazetesi eski yazarı İsrafil Kumbasar’ı dövmelerine sevinip, bu rezilliği yine bir twitle kanlı fotoğrafını paylaşarak, “Bu yakışıklı(!)kim? Şerefsizlik testi pozitif çıkmış diyorlar” demesi gibi değil, çıkarılması gereken affın da paramparça değil, tam bir Genel Af olması gerekir diye düşünenlerdenim..


    Yani önemli  ve bir o kadar da gizemli bir süreci yaşayan dünya ve ülkemizde aranıp, bulunmayan Corona virüsü aşısı gibi toplumsal barışın, özgürlüğün, şifası, ilacı olacağına inandığım  genel  bir AF diliyorum..


    Ve bunu yapacak olan da, ‘Evden çıkmayın’ deyip ama ‘fakir, işsiz güçsüz olan insanların nasıl geçineceklerini, ne yiyip içerek evde kalacaklar?’ diyerek bunu da düşünmesi gereken Başkan Recep Tayyip Erdoğan’dır..


    Aylardır tartışılan ama hala bir türlü çıkarılmayan bu yasanın toplumsal bir barışı yaratacak olan genel bir af olması gerekirken bir an önce çıkarılması, uzadıkça diğer bir çok önemli konu gibi içinin boşaltılmasına izin verilmemesi gereken ve yaşanan virüs furyası ardından değişeceğini belirttiği bu dünyada da ‘Yeni Bir Türkiye’ var demesi gereken Başkan Erdoğan’ın silaha, cihaza, hapishaneye, ve adına ‘terör’ denen alana giden paranın, enerjinin önüne geçip, bu ülkeye yeni bir nefes vermesi gerektiğini düşünmekte ve parça, pinçik değil Genel Bir Af diyor, hatta Erdoğan’ın dahil herkesin duyması için en yüksek sesle bağırıyor, haykırıyorum..


    Bunu yaparken de ülkemde barışın, kardeşliğin yeniden yeşermesi ve bu ülkede yaşayan tüm toplumların, düşüncelerin, insanların el ele vererek, virüs belası dahil bir çok tehlikeye birlikte siper olması ve yaşanabilecek yeni belaların önüne geçeceğine inanıyorum..


    Çünkü Affın düşünce ve terörü olmaz, barışı olur..Saffet Kaya: Üzerimde Baskı Var!


    Saffet Kaya: Üzerimde Baskı Var!


    arşif haber 19/04/2018 tarihli haber/yorum


    Başkanlık seçimiyle birlikte Milletvekilliği seçimlerinin birlikte yapılacağı 24 Haziran seçimleri öncesi ortaya çıkmaya başladıkları ve nabız ölçmelerde başladı.


    Seçimler gündemde olmadıkça ortalıkta gözükmeye birçok kişinin yoğun bir şekilde nabız ölçtüğü gözlenirken bunların başında gelenlerden biride Ardahan’ın eski Milletvekillerinden Saffet Kaya olduğu görülmekte.


    Geçtiğimiz son seçimlerde bağımsız aday olan ancak kazanamayan Saffet Kaya kendisine ait sanal sayfada yaptığı açıklamada yeniden aday olması için üzerinde büyük bir baskı olduğunu ileri sürdü.


    İşte Kaya’nın kendisine ait sayfada yayınladığı mesaj şöyle;


    Sayın Saffet Kaya Ardahan’dan Milletvekili adayı olsun diye halktan büyük baskı var.


    Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından erken seçim takvimini 24 Haziran 2018 olarak açıklaması sonrası, Ardahan dan halkın yoğun telefon trafiği ile Vekilimizi arayıp Milletvekili adayı olması için baskı kuranlar, gönlü Saffet Kaya da fakat oy verememiş olanlarda büyük pişmanlığın olduğu gözlenmekte.


    Sosyal medya hesaplarından mesaj yazan halkta büyük beklenti var. “Ardahan Saffet Kaya’sız olmaz”, “Seninleyiz Vekilim” başlıklarıyla sosyal medyadan gruplardan Ardahan halkının paylaşımlar yaptığını ve kendince Saffet Kaya için Milletvekili aday olması yönünde çalışma başlattığı görülmekte. 

    Vekilimiz aday olur mu, kararı nasıl olur bilemeyiz, Allah hakkına hayırlısını nasip etsin. 



    Haydi, Bakalım Boyunuzu Bir Ölçelim mi?








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    AK Parti-MHP’nin aylar öncesi sinyalini verip, ‘adını ‘Cumhur İttifakı’ koyduğu, 

    CHP Başta olmak üzere diğer tüm muhalefet partilerin şaşkın ördek misali hala kimi aday edeceğini belirleyemediği, erkenin erkeni bir seçime gideceğimiz netleşti.

    24 Haziran’da iki seçim var.

    Yani Hodri Meydan!..

    Biri Başkanlık,

    Diğeri Milletvekili seçimi..

    ‘Yerel de araya sıkıştırılır mı?’ belli olmaz, burası Türkiye ve iki dudak arasında..

    Bize düşen;

    Hayırlı olsun demek..

    Şimdi gelelim tabloya,

    AK Parti-MHP İttifakı Hazır.

    Adayı ise;

    Başkanlığını resmen tescil etmek için yıllardır, aylardır hem miting alanlarında, hem kongre salonlarının önünde, hem kongrelerde yetmedi ne kadar tv ve gazete varsa onların ekran ve de kapaklarında hazırlıklarını devletin de imkanlarından en iyi şekilde faydalanan Cumhurbaşkanı Erdoğan..

    Rakibi kim/kimler?

    Kafası karışık ve hala adayları belli olmayan bir muhalefet!

    Sonuç ne olur?!.

    Onu siz sayın okurlarıma bırakayayım..

    Çünkü, Ülkenin kuruluşundan bu yana gelen bir sistemin kapanıp, yenisinin açılacağı aşikar olan 24 Haziran’da ki Başkanlık seçiminin sonucu şimdiden belli gibi.

    Bu duruma da bilerek yada bilmeyerek muhalefette her zamanki beceriksizliği dolaysıyla çanak tutuyor gibi..

    Neyse ben aynı anda yani yine 24 Haziran’da yapılacak olan Milletvekilliği seçimlerine ve adaylarına geçeyim..

    Asıl konumuza gelirsek yani bu seçimle birlikte yapılacak olan eskisi gibi tadı olmayacağı ileri sürülen ama yinede sana bana bırakılmayan Milletvekili seçimlerine bakalım..

    ‘Haydi Bakalım, Boyunuzun Ölçüsünü Bir Kez Daha Görelim’ deyip, milletvekili adaylıklarını açıklamalarını dört gözle beklediğimiz aday adaylarının kimler olacağına baktığımızda da başkanlıkta ki gibi ‘sonucu şimdiden belli’ olduğunu görebiliriz.

    Çünkü, ‘zaman çok dar’ denileceği 24 Haziran 2018 seçimlerinde mevcut milletvekillerin %70’nin yerini koruyacağı anlamında bir his var içimde..

    Buna neden ise her zaman ki gibi erken seçimi isteyen ve muhalefetin ‘Erken seçin tellalı’ adını koyduğu Bahçeli’nin aralarında MHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Bülent Karataş’ında bulunduğu yani kendisini dar zamanda terk etmeyenleri aday göstereceği belli gibi..

    24 Haziran’da tam Başkan olmayı kafasına koyan ve bu yönde tüm hazırlıklarını yapan Erdoğan’ında fetocu olduğunu düşünebileceği ve bana sorarsa Ardahan’ın da içinde bulunduğu bir kaç kişi dışında mevcutlarla yol alacağı belli gibi..

    ‘Mecliste olmalı’ diye düşündüğüm Gürbüz Çapan’ın da aday edilmesini beklediğim CHP’nin tüzüğü gereği bu kısa sürede ön seçim yapması mümkün değil,

    Ve Başkan Erdoğan tarafından korkutulup, yanaştırılmayan ama her iki partide cesur davransa ciddi bir çıkış olacağı kesin olan HDP ile mi yoksa başka bir parti ile mutlaka bir koalisyon kurup, şu an olanlarla yol almak zorunda gibi..

    İyi Partinin durumunu ben değil, bu işin başında ki YSK Başkanı bile ‘Benimde haberim yok’ dediği bir seçim sistemi var..

    Bu nedenle; BBP hariç diğer geri kalan ne kadar kor, topal parti varsa hepsinin de AK Parti-MHP cumhur ittifakına karşı CHP-HDP etrafında birleşmesi dışında şansları yok gibi..

    Buna seçime giremeyeceği ileri sürülen Meral Akşener dahildir..

    Ve en önemlisi HDP’nin ideolojik davranmayıp, yeniden Türkiye Partisi olduğunu, gerektiğinde eteklerde ki taşları döküp, ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ sözünü bir kez daha kanıtlama fırsatını kaçırmadan karar vermesi gerekir.

    Çünkü yarın, ‘Seni başkan ettirmeyeceğiz’ dediklerinin birinci turda resmen başkan olması halinde bunun altında kalkamayacak partilerin başında gelen parti HDP’dir..

    Yani Ardahan’ın da içinde olduğu saha da bir çok siyasetçisinden yoksun olan HDP kararını iyi vermelidir.

    Evet durum, hal böyleyken bakalım kimler başkan adayı, kimler milletvekili adayı olacak?

    Ha bu arada meslektaşım, hemşehrim Levent Gültekin’in sözünde durup, başkan aday olduğunu açıkladığında belirtirken, Gazeteci Levent Gültekin ve Saadet Partisi adayı olabilir’ denilen Abdullah Gül’ün tek başlarına seçilme şanslarının olmadıklarını da hatırlatırım.

    Yani, ‘Bende adayım’ diye ortaya çıkacak olan diğerlerinde muhalefet başta olmak üzere toplumun ‘Bu tür macera çıkışları’ onaylamayacağı bilinmelidir.

    Kısacası tablo budur.

    Şimdi soralım;

    Haydi bakalım; Siyaset, dernek sahasında resimleri hiç aşağı inmeyenler başta olmak üzere bakalım kimler, ‘Bende adayım’ diyecek..

    Seçimden seçime ortaya çıkanlar,

    ‘Yok kardeşim ben yerele adayım’ deyip, meclis üyelği, muhtarık gibi kolayı seçip, zorda kaçanlar..

    ‘Aday olayım bana aday adayımızdı’ desinler sonra da ‘makam, mevki, ihale versinler’ diyenler dahil

    Haydi, bir kezde daha sesleniyorum ve yüksek sesle ‘Buyurun Er Meydanına, Hodri Meydan’ diyorum..


     
     



     

  • Doktor ve Sağlıkçılar İzole Kamplarına Alınacak..

    Alınan bilgilere göre alınan tedbirler çerçevesinde bu yönde hazırlıkların sürdüğü ve ülke dışında gelen hacıların yerleştirildiği ve 14 günlük karantinaya alındığı alanlar gibi sağlıkçıların da ev ve çarşıda temaslarını kesmek ve hastalardan geçebilecek bir mikrobun yayılmaması adına 5 yıldızlı otel hizmeti verileceği ama kamp denen toplu yerlerde barındırılacakları ve buralardan, hastanelere ve sağlık merkezlerine gidip gelecekleri ileri sürüldü. Adının açıklanmasını isteyene bir sağlıkçının ileri sürdüğü iddiaya göre bu uygulamanın Coronavirüsü tehlikesi ile 1. derecede muhatap olan doktor ve sağlıkçıların kendilerine bulaşabilecek bir mikrop veya virüs karşısında hem kendilerinin kontrol altında tutulması, hemde aileleri ve eve gidip, gelirlerken kamuyu koruma adına ortaya konulan bir uygulama olacağı iddia edilmekte.

    Konu hakkında başvurduğumuz sağlık yetkiler ise böyle bir genelgenin daha kendilerine gelmediğini ve olmadığını bu tür iddiaların sanal ortamda yaşanan bilgi kirliliği arasında ki iddialardan öte bir şey olmadığını düşündüklerini belirttiler.
    Kılıçdaroğlu'ndan virüs için video konferans..


    Kılıçdaroğlu’ndan virüs için


    video konferans..


    arşib haber 24/03/2020 tarihli haber/yorum


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, video konferans yöntemi ile görüştüğü partisinin 9 il belediye başkanına, sokağa çıkmaları yasaklanan 65 yaş ve üstü kişilere hassasiyet gösterilmesine ilişkin talimat verdi. Kılıçdaroğlu, “Onlara bu süreçte doğrudan doğruya katkı yapmanız büyük önem taşıyor” dedi.


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Ardahan, Artvin, Bilecik, Bolu, Burdur, Çanakkale, Edirne, Kırşehir ve Sinop belediye başkanları ile koronavirüs toplantısı gerçekleştirdi. Video konferans yöntemi ile yapılan toplantıda CHP lideri Kılıçdaroğlu belediye başkanlarına, 65 yaş ve üstü vatandaşlara hassasiyet gösterilmesine ilişkin talimat verdi. Kılıçdaroğlu, “65 yaş ve üstü olan vatandaşlarımızın tümünün listeleri belediye başkanlarımıza gönderildi. Dolayısıyla 65 yaşı aşan ve beldenizde yaşayan vatandaşlarla doğrudan temas kurma imkanı var. Onların adresleri de sizlere gönderildi. Onlara en azından bu süreçte doğrudan doğruya katkı yapmanız büyük önem taşıyor” dedi.


    ‘BÜYÜK BİR MESAFEYİ KATETMİŞ OLACAĞIZ’Kılıçdaroğlu, CHP’li büyükşehir belediye başkanlarının sokağa çıkma yasağı olan 65 yaş ve üstü vatandaşlara yönelik çalışmaları olduğunu anımsatarak, belediye başkanlarına şöyle seslendi: “Sizlerde böyle bir çalışmayı yaparsanız bütün CHP’li belediyeler aynı çerçevede ve aynı hedefe yönelik olarak kendi çabalarını pekiştirmiş olacaklar. Böylece 65 yaş ve üstü vatandaşa hizmet açısından da büyük bir mesafeyi de katetmiş olacağız.  Ben hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Aslında düşündüğüm gibi bütün belediye başkanı arkadaşlarım sorumluluklarının bilincinde, daha pek çok karar açıklanmadan kararlarını kendileri aldılar ve uygulamaya koydular. Dolayısıyla salgınla mücadele konusunda bütün duyarlılıklarınızı hem kamuoyuna hem bulunduğunuz belde de vatandaşlara ilettiniz. Bu bizim açımızdan son derece değerli bir davranış. Zaten CHP’li olmak böyle davranmak anlamına gelir.”


    ‘ARKADAŞLARIM BUGÜN İÇİŞLERİ BAKANI İLE GÖRÜŞTÜLER’Kılıçdaroğlu, zaman zaman belediye başkanlarının, merkezi yönetimle sorunlar olduğu yönünde ifadeleri olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Bugün Seyit Bey ve Bülent Bey İçişleri Bakanı ile görüştüler. Bu konuda İçişleri Bakanlığı, bir genelge çıkardıklarını ve koordinasyon ve iş birliğinin önemini vurguladıklarını bu genelge de ifade ettiklerini bize söylediler. Bizim temel hedeflerimizden biri ne kadar güzel hizmet yapmaya çalışırsak çalışalım sonuçta bu bir kaynak sorunu. ve kaynak sorunun çözülmesi gerekiyordu. Bu konuda da gerek kamuoyuna yaptığımız açıklamalar gerekse özel olarak yaptığımız temaslar sonucu belediyelere gelen kaynakların en azından belli bir süre kesintiye uğramaması çok önemliydi. Çünkü sonuçta bu mücadele süreci içerisinde insanların hayatını kurtarmak, insanların daha sağlıklı bir süreç içerisinde yaşamalarını sağlamak gibi bir görev üstlendiniz.”?



    Hibe/Destek/Köstek..


    Dünya genelinde olduğu gibi ülkemiz genelinde de yaşanan Corona korkusunun devam ettiği şu günlerde yeni bir pakete konulup, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmaya hazırlanan yargı paketinin genişletilerek ve en önemlisi siyasilerin de içinde olduğu bir genel affa dönüştürülmesinin aciliyeti ve esnafın, üreticinin, sanayicinin kısacası tüm insanları rahatlatacak olan desteklerin virüs aşısı kadar acil ve önemli olduğunu unutmamak gerekir.


     


    İç çatışmaların durması, sınır ötesi askeri sevkiyatların gözden geçirilmesi, ülke dışında bulunan askerlerin, hacılar gibi acilen ülke sınırları içine çekilmesi ve bu yönde harcanacak enerji ve maliyetin ülke ekonomisine olumlu yönde yansıyacağını zaten yıllardır söyler, yazarız..


    Ki bu yaşananlarda önceliğin insanların ölmemesi ve anaların göz yaşı dökmemesi için olması en önemlisidir.


    Dün acı veren bir çok olay gibi bugünkü tüm toplumu esir alan virüsün önlenmesi için ve ülkemizin kardeşlik ve barış içinde kalkınması adına verilen bu mücadelenin daha ileriye taşınması ile şimdi sıranın ülke insanına ekonomik katkıyı sunmak ve refah düzeyinin artması için atılacak olan adımlar öne çıkmaktadır.


    Bu nedenle esnafın ve iş istihdamı yaratacak olan kuruluşların tam zamanıdır diyerek hareket etmesi, gerekmektedir..


    Bunun içinde başta bankaların kredi vermede sağlayacakları kolaylıkların yanı sıra tarım, sanayi ve turizme yönelik resmi kurumlarında hazırlayacakları projelerle bölge insanına yardımcı olması gerekmektedir..


    Serka, Sodes, AB, Dünya Bankası ve diğer bir çok adla hizmet veren devlet ve özel sektörün imkanları, Sanayi ve Ziraat Odaları, Şoförler Odası, çeşitli isimlerle kurulmuş Birlikler hatta bir türlü bir araya gelemeyen derneklere de büyük görevler düşerken bu kurum ve kuruluşları desteklemek için kurulan kuruluşlarında bürokratik engelleri en alt düzeyde tutup, yatırım için kendilerine sunulan kaynakları bir an önce yatırıma çevirip, işsizliğe, yaşanan göçe karşı harekete geçirmelidirler.


    Yani kısacası desteklenmesi gerekenlerin önlerine getirilecek engellerle kösteklenmemesi gerekmektedir.


    Çünkü bu ülkenin ana sıkıntılarından biri ve en önemlisi de yoksulluk, işsizlik, yatırımsızlık ve bunların ortadan kalkması için bugüne dek verilmeyen desteklerdir.


    Yerel de başlayacak olan bu yöndeki desteklerin genele yayılmasının yolunun ekonomik kalkınmada 6. Bölgede bulunan Ardahan ve diğer doğu illerine ve diğer bölgelere acilen yansımasının daha elzem ve şart olduğunun görülmesidir..


    Hibe/Destek derken tüm Köstekleri atlamak ve bu desteklerin umutla bakılan iç barışa, genel sağlığa katkı olmasını umuyor ve anlatmak istediklerimizin de anlaşılmasını  umut ediyoruz…KILIÇDAROĞLU ARDAHAN’DAYDI,


    MİTİNG CHP’NİN MORALİNİ BOZDU


    arşiv haber 04/05/2015 tarihli haber


    Ardahan’a gelerek seçmene seslenen Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu seçim vaatlerini yeniledi.

    Soğuk ve Yağmurlu bir hava altında CHP’li Ardahanlılara seslenen Kemal Kılıçdaroğlu seçim vaatleriyle ilgili kaynaklar için iktidara yandaş iş adamlarına verilen hortumlarını keserek sağlayacağını belirtti.


    **3 BİN KİŞİYE SESLENDİ..


    İki saatlik gecikme ile Ardahan’a gelen CHP Genel Başkanı Ardahan Kongre Caddesine düzenlenen miting alanında toplanan yaklaşık 3 bin kişiye seslendi.

    Yayın grubumuzun amiral gazetesi Kuzey Doğu Anadolu Gazetesini tutarak yoğun güvenlik önlemleri alınan alana Kılıçdaroğlu’na sevgi gösterileri vardı.

    Küskünler diye bilinenlerin de alanda olduğu dikkat çektiği CHP’nin Ardahan Mitingine CHP’nin Ardahan asları olarak bilinen İstanbul Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu, Ardahan eski milletvekili Faruk Demir, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, CHP Kars Milletvekili Adayları gibi isimler vardı.


    Ardahan Merkezden Posof’tan, Göle’den Çok Kişi Yoktu..


    Damallıların yoğun şekilde katıldığı görünen CHP’nin Ardahan mitingine Ardahan merkezden olduğu gibi Posof’tan ve Göle’den çok kişinin katılmadığı dikkat çekerken Ardahan’a geç gelen Kılıçdaroğlu’nun mitingi erken bitirerek Damal’a geçerek, burada yapılacak olan Atatürk’ün Siluetini İzleme Platformunun temelini attı.

  • Şavşat Danası Yozlarla Sahada!

    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın tüm ayak oyunlarına karşın 4,5 yıldır ayakta tuttuğu ve 4 günde 1,5 milyon insanın ziyaret ettiği ilk Ardahan’ı Tanıtma Günleri, Ardahan’da olduğu gibi İstanbul’da İlk Bal Festivali, İstanbul’da 5 Günlük Ardahan’ın Vatan Topraklarına Katılışının 99. Yıl Dönümü Etkinlikleri ve Maltepe’e, Bakırköy’de Ardahan Günleri gibi  6’sı dev organize olan bir çok önemli çalışmalara imza attığı federasyonun ülke genelinde marka olmasını sindirmeyenler şimdide Şavşat danasına sığındıkları görülüyor.


    Bir çok stk’ya örnek olan Burs Kampanyası ardından Ardahanlı 43 öğrencinin makbuzlarını kamuoyu ile paylaşma gibi şeffaf bir anlayışla’Güçlü Bir Ardahan Lobis’ diyen ve bu çalışmaları ile batıdaki Ardahanlı tarihinde ilk kez 3’ü İstanbul’da, bir Kocaeli Dilovası’nda, biri Çanakkale Geyikli’de Ardahanlı belediye başkanın seçilmesine sunduğu katkısı gibi Ardahan’a baronun kurulması, gençler arasında futbol turnuvaları düzenleyen, iş insanlarını bir araya getiren toplantılar düzenleyen, derneklerce bugüne kadar dikkate alınmayan kadınları kurduğu  kadın komisyonu ile derneklere taşıyan ARDAFED’e iştahlananların dün bu yozlara çorba dağıtarak siyaset yapan, siyaset yaptığı yıllar boyunca yalandan öte bir şey yapmayan, yapılanların kendisince yapıldığını işer süren ama Ardahan’da hala evi bile olmayan Şavşat danası olarak tanına şahısa sığınmaları dikkatlerden kaçmıyor.



    Şu an Ardahan’da olan ve Şavşat danasına sığınan Ardahanlı yozları izleyen ARDAFED Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın kendilerine vermediği tavizlerden rahatsız olup, kendisi üzerinde ARDAFED’e etmedikleri alçaklıkları kalmayanları yakın takibe aldığını ve o günün gelmesini beklediği öğrenilirken Yılmaz’ın Diaspoara, Ardahan adının yakasına yapışmış keneler olarak değerlendirdiği bunlara bakarken gülmekten öte bir şey yapmadığı da alınan bilgiler arasında oldu.


    ARDAFED Başkanı Gazeteci fakir Yılmaz’ın bu yozlara ve Şavşat danalarına birde teklifi olduğu ve bu teklifin bu yozlarla sığındıkları danalarının boş buldukları sahada poz verdikleri o kareyi daha da büyüterek ve danal ile bir araya gelen derneklerle diğerlerini getirip, federasyona üye etmeleri ardından gelip kongrede, ‘Ardahan’ı birazda biz temsil etmek istiyoruz’ diyerek Şavşat danasını bugüne kadar adım atmadığı ARDAFED’e başkan adayı etmelerini istediği de alınan diğer bilgiler arasında oldu.



    MERDİVEN ALTI KURTARICILAR..


    Ülkenin resmen savaşa girdiği şu günlerde Corona virüsü gibi bir çok konu, patlayan bombalar, yaşanan ölümler ve çekilen acıların gölgesinde kalmış durumda.


    Son olarak muhalefetin,onca şehidin olduğu Suriye’deki gelişmeler konusunda mevcut iktidarı istifaya çağırması dahil bir çok konuda baskı altına alması gerekirken, önce telefonla arayıp, geçmiş olsun deyip  ardında da adeta ‘ laf olsun, torba dolsun’ diye başkan Erdoğan’ın Trump ile görüşmesi esnasında yaşanan olayı anlatırken gülümsemesine takıldığı gibi onca sorun ve sıkıntıda bunca ekonomik sıkıntı içinde dolarla ödenip, alınan ve rastgele oraya buraya atılan füzelerin toz dumanı arasında kalmış durumda..


    Bu sorunların başında gelenler arasında diğer bir sorunda iki gümrük kapısı olmasına karşın ithalat ve ihracatın olmadığı, valisi ile vekili, rektörüyle valisi, genel sekreterinin valisi ile arasının olmadığını, belediye başkanlarının bir araya gelip, bir kare veremedikleri, derneklerin gerçek anlamda birlikten uzak olduklarını, birilerinin bana başkan, platform, federasyon desinler dediğini ve her yıl ortalama bin kişinin göç ettiği memleketin batı kentlerinde kurtarma adına kurulan derneklerin ve bu derneklerin başını çeken sözüm ona çok kültürlülerin! merdiven altı bol kahvaltılı sözde platformu, oluşum, dernek hatta federasyon adıyla toplantılarıdır..


    Bu yazımı yazdığım sırada ara verip, bir çay içmek için gittiğim kahvede Sahara çadırlarının kurulduğu serhat, sınır kenti Ardahan’ın Posof İlçesinde en az 400 insana iş istihdamı sağlayacak olan bir yatırımcının başta iktidar milletvekili olmak üzere yerel yöneticilerinin ilgisizliğinden yakındığına şahit olduğum bir kentin nasıl olup gelişip, büyüyeceğini konuşacağımıza ‘Falanı nasıl durdururuz, filanın nasıl paçasına yapışırız’ kavgası içinde olup memlekete ve kendilerine olduğu gibi, ülkeye hayrı olmayanların verdikleri pozlara bakınca bu memleketin asıl katillerinin bunlar olduğunu anlatamamanın ezikliğini de yaşamıyor değilim..


    Çünkü benim de içinde bulunduğum bizlerin bu merdiven altı kullanılmışları yeterince topluma anlatıp, gerçek yüzlerininde ne olduklarını  ortaya koyamamışlar olarak asıl suçlularız.. Ve bunların hala meydan da olup namuslu, adam, kadın diye geçinip, memleketin aydını, kültürlüsü, siyasisi oldukları yönündeki pozlarının asıl memleket düşmanı olduklarını deme cesaretini ‘ilişkiler bozulur’ diyerek ortaya koymayız..


    Ama asıl bozulanın memleket, ülke olduğunu da hep konuşur, suçlu kim diye de etrafımıza, çevremize bakarak verilmesi gereken mücadeleyi unutur, hatta ‘Of ya yoruldum’ diyerek kaçma teşebbüsünde bulunuruz..


    Yani ortaya çıkıp, ‘Sahayı boş bularak,  bize de bir kemik düşer mi diye bir araya gelen merdiven altı siz kullanılmışlar, şunu da iyi  bilin ki; benim gölgem hepinize yeter..’ demediğimizden köprü ve merdiven altı oluşumların önüne geçemeyiz, geçemiyoruz da..


    Bahçeli ve Saffet Kaya'dan MHP Adayına Tam Destek.. Bahçeli ve Saffet Kaya’dan


    MHP Adayına Tam Destek..


    arşiv haber 23/12/2018 tarihi haber/yorum


    MHP Ardahan’da İttifak Yok!..  ‘Ardahan’da AK Parti ile ittifak’ yok diyen ve Ardahan ile Posof adaylarını belirleyip, ‘Adaylarına ‘Gidin çalışın’ diyen MHP Genel Başkanı Prof. Dr. Devlet Bahçeli’yi ziyaret eden MHP Ardahan Belediye Başkan Adayı ile MHP İl Başkanı daha sora Ardahan eski Milletvekili Saffet Kaya’yı ziyaret ederek Kaya’dan destek istediler. Saffet Kaya’da kendisini ziyaret edip destek isteyen MHP adayına tam destek sözü verdi.



    31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde AK Parti ile bazı şehirlerde ittifak yapan Milliyetçi Hareket Partisi’nin Ardahan ile ilgili kesin kararı açıklandı.


    Daha önce Ardahan kamuoyunda MHP’nin Ardahan’da AK Parti’yi destekleyeceği dedikoduları yayılırken, konuyla ilgili MHP İl Teşkilatında durumu yalanlayan açıklama gelmişti.


    Ankara Balgat’ta MHP Genel Merkezi’nde Dr. Devlet Bahçeli’yi makamında ziyaret eden MHP Ardahan Belediye Başkan adayı Halil Kaçar, İl Başkanı Hülya Davutoğulları ve Ardahan’dan giden heyet ittifak ile ilgili Bahçeli’nin net açıklamasını kamuoyuna duyurdu.


    Dr. Devlet Bahçeli’yi ziyaret ile ilgili açıklamada bulunan MHP Ardahan Belediye Başkan adayı Halil Kaçar, Bahçeli’nin Ardahan’da kesinlikle  bir ittifakın olmadığını söylediğini bildirdi.


    Halil Kaçar yaptığı açıklamada, “Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli beyefendiyle ittifak ile ilgili konuştuk. Ardahan’da ittifak olmadığını söyledi. Bu yüzden bizlere gidin, çalışın ve başkanlığı alın talimatı verdi. Kanımızın son damlasına kadar milletimize hizmet etmeyi boynumuzun borcu kabul etmiş ve bizlere çalışmaktan başka yol yoktur. Allah yar ve yardımcımız olsun” dedi.


    Daha sonra Ardahan 20.21 ve 23. Dönem Milletvekili Saffet Kaya’yı da ziyaret eden MHP Belediye Başkan Adayı Halil Kaçar,  Ardahan Belediye Başkan Adaylığı sürecinde destek istediği öğrenilirken; Kaya’dan destek sözü aldığı bilgisi alındı.



    **AK Parti Kendisine Gelmeli..


    CHP’nin İmamoğlu’nu aday göstermesi ardından Binali Yıldırım’ı değil de İmamoğlu’nun dengesinde bir başkasını aday edeceği konuşulmaya başlanan Başkan Erdoğan’ın Suriye’ye girme hesapları içinde olduğu şu günlerde en çok tartışılan konuların başında gelen yerel seçimlerdir.

    Ve bu seçimlerin başta iktidar olan parti için olmak üzere CHP, HDP ve İyi Partinin geleceğine yön verecek bir seçim olduğu da konuşulup, tartışılmaktadır.

    Eş Genel başkanları dahil milletvekilleri, belediye başkanları ve de beyin takımının içeride tutulduğu HDP’nin yeniden en azında 3 parti olma kimliğini korumak için yeniden mücadele edeceği ve kayyumlara verilen belediyeleri alma hesapları yaparken İyi Parti ile açıktan, Saadet Partisi ele bele de olsa görüşen CHP’nin, HDP’den destek alacağız’ deyip ama gizliden bile görüşeme cesareti olmadığı yeni bir seçime doğru giderken MHP destekli olmak için şimdi de milliyetçiliği okşayan çabalayan AK Partinin nasıl bir oy alacağı da tartışılmakta.

    Evet, 27 yıla gelen tek başına iktidar kariyeri ile yeni bir seçime giden Adalet ve Kalkınma Partisi yine birinci partimi olacak yoksa 17 yıla gelen iktidar gücü ile her geçen gün bira daha şımaran hatta kendi kendini yani kendi çocuklarını yeme durumuna gelen AK Parti’ye ‘az dur mu’ denilecek?!.

    Bilmem ama AK Partililerin bile ‘Bu kadar şımarıklık olmaz’ diyerek eleştirmeye başladığı AK Partinin bu seçimlerde bir yada iki puan eksik oy alacağını, alması gerektiğini düşünenlerdenim.

    Çünkü ‘Güç bende’ deyip kendisine gönül veren partilileri dahil herkesi yok saymaya başlayan AK Partinin bu seçimlerde alacağı oy ile ‘Ben nerede hata yaptım’ demesi gerektiğini düşünenlerin sayısının hiçte az olmadığını görmekteyiz.

    Evet, AK Partinin önümüzde ki seçimlerde ne kadar bir oy alacağının tartışıldığı kadar, ‘AK Parti bu seçimlerde az da olsa ders alması gerekir’ diyenlerin de hiçte az olmadığını gördüğümüz şu günlerde başta CHP olmak üzere muhalefetin hata etmeden bir seçim propagandası yürütmesi de gerekir

    Buna neden ise muhalefetin ortaya koyduğu politikası ile AK Parti’ye hep puan kazandırdığı ve seçmenin sandık başına giderken muhalefetin yanlış politikaları yüzünden ‘Ya öyle böyle yinede AK Parti’ye oy vermek gerekir’ dediğini de bilmekteyiz. 

    Evet yaklaşan yeni bir seçimde kayıp ettiği puanları kayıp etmenin telaşı ile MHP ile birlikte ikinci bir seçim çalışması yürüten AK Partinin kayıp ettiği oyları milliyetçi politikaları üzerinde toplamaya çalıştığını gördüğümüz şu günlerde yaklaşan seçimlerde AK Partinin ‘Ben nerede hata ettim’ demesi gerektiği ve kendisini toplaması için ve en önemlisi, ‘demokrasiyi, adaleti hatırlaması gerekir, bu nedenle AK Parti kendisine gelmeli’ diyenleri yanıltacak bir seçime benzemiyor yaklaşan yerel seçimler..

  • Suriye'de şehit sayısı resmi açıklama!

    Hatay Valisi Rahmi Doğan tarafından gelen son dakika açıklaması ile İdlib’de şehit olan askerlerimizin isimleri de paylaşılmış oldu. Dün akşam saatlerinde askerlerimize karşı rejim güçleri tarafından yapılan hain saldırı sonucunda hayatını kaybeden Mehmetçiklerimizin ailelerine şehadet haberleri ulaştı. Tüm Türkiye’yi yasa boğan bu acı olay ile de İdlib şehitleri isimleri ajanslar tarafından da aktarıldı. İşte dün akşam saatlerinde Suriye’de düzenlenen hain hava saldırısı sonucu hayatını kaybeden askerlerimizin isimleri… Peki, İdlib şehitlerinin isimleri belli oldu mu? Şehit askerlerinin isimleri ve memleketleri neresi?


    İDLİB’DE ŞEHİT DÜŞEN KAHRAMAN ASKERLERİMİZİN İSİMLERİ BELLİ OLUYOR…


    Suriye’nin İdlib kentinde katil Esed rejiminin yaptığı hain hava saldırısı sonucu 33 Mehmetçiğimiz şehit oldu. Saldırıda şehit düşen kahraman Mehmetçiklerimizin isimleri ve memleketleri belli olmaya başladı.


    İşte gelen son dakika haberi ile İdlib’de şehit olan kahraman Mehmetçiklerimizin isimleri;


    ALİ TAŞÖZ – PİYADE UZMAN ONBAŞI – KAYSERİ


    HALİL İBRAHİM AKKAYA – PİYADE UZMAN ONBAŞI – GAZİANTEP


    CUMA BAĞATUR – TANK SÖZLEŞMELİ ER – BATMAN


     


    GÜVEN KURTULMUŞ – BİTLİS


    TURGUT BURKAY KORKMAZ – ANTALYA


    AHMET ALPASLAN – İZMİR


    EMRE BAYSAL – MANİSA


    RECEP BEKİR – HATAY


    AHMET SAYGILI – KAHRAMANMARAŞ


    İBRAHİM TÜZEL – MERSİN


    SELMAN CANKARA – ADANA


    SÜLEYMAN ŞAHİN – PİYADE YÜZBAŞI – AFYONKARAHİSAR


    TOLGA CAN YILMAZ – MUĞLA


    ADEM AKIN – TOKAT


    ALİ TURGUT – UŞAK


    BAYRAM OLGUN – PİYADE TEĞMEN – KONYA


    TAYFUN PEKEL – İSTANBUL


    AKİF AKÇADAĞ – KAHRAMANMARAŞ


    EMİN YILDIRIM – HATAY


    MEHMET ORHAN – ADIYAMAN


    MEHMET MUHAMMET AKAY – MERSİN


    BİRHAN ER – TEKİRDAĞ


    OSMAN AK – MERSİN


    MUSTAFA BAYRAKDAR – HATAY


    BATUHAN TANK – OSMANİYE


    MUHARREM ÖĞÜTCÜ – BİNGÖL


    NİHAT KARA – KIRKLARELİ


    Yakup Süt Tutuklandı..


    ARDAHANLI İŞ İNSANI SÜT TUTUKLANDI..


    arşiv haber 25/02/2020 tarihli haber


    14 Şubat günü suç örgütü çetesi olduğu iddiasıyla düzenlenen operasyonda gözaltına alınarak tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen örgüt lideri Yakup Süt’ün de aralarında bulunduğu 21 şüpheli tutuklandı.


    Sabah saatlerinde Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na getirilen 36 şüpheli, nöbetçi savcılığa çıkarılarak sorgulandı.


    21 kişi tutuklandı


    SSavcılıkta işlemleri tamamlanan şüphelilerden Yakup Süt’ün de aralarında bulunduğu 33 kişi tutuklanmaları talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilirken, 3 kişi hakkında ise adli kontrolle serbest bırakılması talep edildi.



    İstanbul Başağı, Başakşehir..


    İstanbul Büyükşehir Belediyesinin düzenlemiş olduğu ve ikibine yakın konfederasyon, federasyon ve dernek başkanları ile bir araya geldiği, “Hemşehri Dernekleri Çalıştayı”ile İstanbul’da yaşayan hemşehrileri tanımaya çalışırken kendisinin de başında bulunduğu kenti ne kadar tanıdığınıda merak etmedim değil..

    Bunun en bariz örneği Kanal İstanbul’dan önce İstanbul’u bir çok yerde birbirinden ayıran otobanların yanıbaşlarında bulunan kentlerin birbirlerine ulaşıp tanıyamamasıdır.

    Çünkü İstanbul’da yaşanan trafiğin yoğunluğu yüzünden insanlar birbirine ulaşamazken İBB’de, 39 ilçenin Belediye Başkanları da insanlara ulaşamıyor, kentleri tanıtamıyor.

    Bunun gibi turizm bakanlığına bağlı il, ilçe Turizm ve Kültür Müdürlükleride bu yönde gerekli tanıtım ve anlatımları yapamadığını görmek için İstanbul’un Tuzla ilçesinde olduğu gibi başta kap, kaç, kişisel kavgalar olmak üzere hep kötü olaylarla gündeme gelen Esenyurt’ta kaplıcaların olduğunun bilinmemesi gibi bana göre ayrı bir eyalet, ayrı bir cennet ve kentsel dönüşümü tamamlamış başağını Başakşehri ilçesini tanımıyor İstanbul’lu..

    Kısacası 39 ilçesi bulunan İstanbul’u olduğu gibi ülkemizin 81 çiçeği olan vilayetlerini de tanımıyoruz, tanıtamıyoruz..

    Bunu anlamak ve görmek için Edirne’ye kadar uzanan otobanın, E~5 gibi ana yollarını yan yollarını, yani görülmesi gereken modern bir kent olan Başakşehir’e ve diğer ilçelere gidecek olan yollar, yönlendirmeler ve bu ilçelerin yeşil alanlarını kültürel tarihsel görsellerini anlatan levha reklam, broşürler yapılmalı dağıtılmalıdır..

    Çünkü kentimizin ve ülkemizin yeterince tanıtılması ve anlatılması halinde ülke ekonomisine de katkı sunacağımızı düşünmek gerekir..



    Yakup Mavzer HDP’den,


    Aytekin Kaya MHP’den Aday Oldu..


    Ardahanlılar İstanbul’a Talip!


    arşiv haber 20/03/2015 trihli haber


    2015 Genel Seçimlerin de yaşadıkları yerlerde siyaset yapmak için siyasi partilerde milletvekili aday adayı olan Ardahanlıların sayısı gün geçtikçe artıyor..


    Hoçvan Federasyonu Başkanı Yakup Mavzer’in 3. Bölge de HDP’den Milletekili Aday Adayı olduğu İstanbul’da iki hemşehrimiz daha aktif siyasete atıldı.

    Ardahan Hanaklı Muhibi Işık’ın yeğeni Zarfsan’ın Sahibi Aytekin Kaya’da Gümrükcü Ümmet Tatar gibi  İstanbul 3. Bölge de Milliyetçi Hareket Partisinden Milletvekili Aday Adayı oldu.

    Kaya ve Tatar başvurularında ikinci tercih olarak Ardahan’ı yazdıkları alınan bilgiler arasında oldu.


    **GÖLELİ İSMET KOÇ’TA HDP’DEN ADAY ADAYI..


    Diğer yandan Ardahan Göleli İsmet Koç’ta, Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) İstanbul 3. bölge milletvekili A.Adayı olmak için başvuru yaptı.

    Ardahanlı iş adamı İsmet Koç, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul 3. Bölge Milletvekili A.Adayı için resmi başvuruda bulundu. İsmet Koç, ailesinden ve dostlarından aldığı destek ile HDP’den İstanbul 3.Bölge Milletvekili olmak için aday adaylığı başvurusunda bulundu.

  • GÖLE'DE KIŞ ŞENLİĞİ!

    Göleli olan Prof. Dr. Orhan Atalay’ın hemşireleri Göleli iki isim olan Veysel Karatay’ın Göleli Kemal Deniz Bozkurt’un CHP’den Belediye Başkanı olduğu Esenyurt İlçesinde Gelecek Partisi İlçe Başkanlığını üstlendiği, yine Göleli olan Ardahanlı iş adamlarından, son yerel seçimlerde CHP’den Belediye Başkan Aday Adayı olan Celil Toprak’ın Davutoğlu’nun Genel Başkanlığını üstlendiği partinin Ardahan İl Başkanlığı görevini aldığı şu günlerde bir çok olumsuzluğu ile gündeme gelen kışın başta turizme katkı sunması olmak üzere bir çok olumlu yönde anılması için ilçede Kış Şenliklerinin yapılması istendi.


    Konu hakkında yapıla açıklama şöyle;



     


    GÖLE’de KIŞ ŞENLİKLERİ İSTİYORUZ….


    Neden olmasın ki…


    Malumunuz Göle bir kış şehri.

    Kışı, karı ve soğuk havası ile meşhur bir şehir. Bugüne kadar kışı, karı ve soğuk havayı hep dezavantaj olarak gördük ve yaşadık.

    Neden sahip olduklarımızı avantaja dönüştürmüyoruz ki ?

    Altı ay karın altında kalıpta kardan faydalanmayan tek ilçeyizdir herhalde.


    Şöyle; kış şenliklerinin olduğu, kış spor müsabakalarının yapıldığı, konserlerin verildiği, halayların çekildiği, insanların kar üzerinde eğlenceli zamanlar geçirebileceği ve bol bol hatıra fotoğrafı çektirebileceği bir kış festivali yapılsa fenamı olurdu?


    *İnsanlara sosyal anlamda katkı sunabilecek ve etkileşimi arttırarak, kış’ın kötü bir mevsim olmadığını aksine eğlenceli bir mevsim olduğunu ortaya koyabilecek bir proje olurdu.

    *Dışarıdan gelecek olan misafir ve gurbetçilerle, Göle ekonomisine ve kültürüne katkı sağlayacak bir proje olurdu.

    *Batıya, Göle’nin havasının soğuk ama insanının sıcak olduğunu gösterecek bir proje olurdu.

    Bu Saydıklarımız hiç fena olmazdı aslında. Hatta çokta isabetli bir proje olurdu.


    Projenin en basit örneğidir ‘Çıldır Gölü buz festivali’.

    Göl üzerinde oldukça düşük maliyetlere yapılan Çıldır gölü buz festivali, son derece eğlenceli ve güzel geçmektedir.Bizim ilçemizde de buna benzer bir festival neden olmasın ki ….


    Tabi bu projenin hayata geçmesi için Göle Belediyesinin, Göle Kaymakamlığının, kurum amirlerinin, STK temsilcilerinin, Siyasi parti temsilcilerinin, Göle esnafının, Milletvekillerinin desteği ve ilgisi gerekmektedir.


    Biz üzerimize düşeni yapıp bu projeyi yazdık ve “ GÖLE’DE KIŞ ŞENLİKLERİ İSTİYORUZ “ akımını başlattık.

    Umuyoruz ki bahsi geçen ilgililer de bu çağrımıza kulak verip, projeye gereken ilgi ve alakayı duyar, hayata geçirirler…


    Memleketimizin faydasına olabilecek bir akımı başlatan, bize bu projeyi haber yapmamızı gerektiğini söyleyen, bir grup duyarlı Göle’li kardeşlerimize, bu güzel fikirlerinden dolayı teşekkür ediyoruz…

    Yorum sizin değerli dostlar.


    (Vicdanın kalemi Gölenin Sesi haber)



    GÖLE KİNZODAMAL’I,


    ARI SPOR GÖLE’Yİ GEÇTİ!..


    arşiv haber 15/02/2020 tarihli haber


    Hoçvan Spor’un bu hafta maç yapmadığı ve bay geçtiği 3. Amatör Ligi adayları Ardahan 1. Amatör Futbol Takımları karşı karşıya geldiler. AAF LİGİ 2.HAFTA SONUÇLARI Göle Bld.spor 3-1 Bağdaşenspor, Serhat Ardahanspor 5-0 Sulakyurtspor, Senemoğluspor 1-2 Posof Genslikspor. Öte yandan Ardahan Amatör Ligi Altyapı U 16 grubundaki günün oynanan maçında Arıspor rakibi Göle Bld.Spor takımını yenerek ilk devreyi lider olarak kapattı.



    BERDUŞLAR BAĞIRSA


    BU TAKIM 3. LİG DE!


    Hoçvan Spor Evin de 3 Puanı 1 Golle Aldı..


    arşiv haber 15/12/2015 tarhli haber


    Ardahan’ı 3. Lige taşıyacak takımın oluşturulduğu şu günlerde maddi sorunlarının yanında taraftar sıkıntısı yaşayan Hoçvan Sopr tüm istememezlik ve engellere rağmen başarılarına bir başarı daha ekledi.


    Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz’ın geçtiğimiz sezon lige girmeyecek durumda olan Serhat Ardahan Spor’a sahip çıkıp, Ardahan’ı BAL liginde temsil etmesini sağladığı ve kasasında35 Bin lira parasıyla birlikte berduşların başını çektiği ekibe Serhat Ardahan Spor’u teslim ettiği dönemde yaşanan ‘istemezuk’ moduna giren berduş taraftarın Yılmaz’a uyguladıkları mobingin aynısı şu ana Ardahan’ı Bölgesel Amatör’de başarıyla temsi eden Hoçvan Spor’a da uyguladıkları dikkatlerden kaçmıyor.


    Dün, yok imkanlara rağmen Serhat Ardahan’a Spor’a sahip çıkan Fakir Yılmaz’a destek vermeyenlerin bugünde yok imkanlar içinde kıvranan Hoçvan Spor’a destek vermedikleri görülürken Fakir Yılmaz’ın hala ARDAFED’e, Hoçvan Spor BAL’de başarılarına başarı katmaya devam ediyorlar.


    Rize Çayeli Spor’u evinde karşılayan ve tüm mobinglere rağmen milyonluk takımı 1-0 yenmeyi ve puanını 18’e çıkarmayı başaran Hoçvan Spor’un bu başarısına devam etmesi için berduş taraftar olarak bilinen tayfanın yanı sıra metroollerde ‘Hoçvanlıyım’ deyip ama bugüne kadar gözle görülür Hoçvan’a beş kuruş hayrı olmayan iş adamı ve hamur ekşiterek Hoçvanı kurtaracaklarını sanan Hoçvan Dernekler Federasyonun yanı sıra Ardahan ve Ardahan dışındaki sözde iş adamları, Ardahan sevenler, Ardahan Dernekleri, Vakıflarının samimiyetlerini ortaya koymaları beklenmektedir.



    TASARRUF SADECE İŞÇİ MAAŞINDAN MI?

    Son yerel seçimleri HDP’nin desteği ile alan ve bunun verdiği enerji ile iktidara talip olduğuna biraz daha inanmaya başlar gibi olan ve aynı iktidara yüklenmeye devam eden Cumhuriyet Halk Partili Belediyelerin gün geçtikçe sıkıştıkları başta işçi maaşlarında olmak üzere bir dizi yatırımlardan kısıntıya gitmesinden anlarken, yaşanan bu sıkışıklığı işçi maaşlarından yapılan kesintiler ile aşmaya çalışmanın ne kadar mantıklı olduğunu da masaya yatırmak gerekir.


    Çünkü bu yapılanın tasarruf değil işçiye borçlanma yani bu gün kesinti adı altında ödenmeyen ama er geç içeride tutulanların ödeneceği olan bir parayı tutmakla ve seçimden önce seçmene verilen sözlerin ertelenmesiyle yada geriye bırakılmasından başka bir şey değil bugün kamuoyuna tasarruf adı altında yutturulan bu uygulama..


    Mevcut iktidarın önce kaybetmek istemediği ve 2. bir 7 Haziran düşüncesi ile kabullenmediği ama daha çok fark ile kaybettiği İstanbul seçimi ardından işe başlayan CHP’li belediyelerin o günden bu güne kadar ağızlarında düşürmedikleri tasarruf olayının aslında bir erteleme ve siyaset edebiyatı olduğunu daha iyi anlamak için CHP’li o belediyelerin başkanlarının ve onların kendileriyle birlikte getirdikleri ekiplerin aldıkları maaşlarına ve harcamalarına bakmak yeter, artar bile..


    İşçinin maaşında kesintiye giden başkanların kendi ve kendileri ile birlikte getirdiklerinin maaşlarında kesintiye gitmemelerinin yanında ‘Özel Kalem Harcamaları’ adı altında ayırdıkları bütçelerini de göz ardı etmeden yaşanan bu duruma baktığımızda işin hiç de öyle olmadığı veya ” Kürt Memed Nöbete” ya da ”Vur Abalıya” sözleri aklımıza gelir..


    Yani kısacası mevcut iktidarın başta kısa adı EYT olan Emeklilikte Yaşa Takılanlara karşı olmak üzere bir çok konuda sözde tasarruflar yaptığını belirtip, 600 Milletvekilline karşın İl ve İlçe Başkanları gibi atama ile atadığı onca bakan ve onca yardımcısına ödediği paralar ve daha nice bilmediğimiz kaynakların adeta çarçur edildiği ülkemde bir taraftan tasarruf adı altında yarın öyle ya da böyle ödenecek olan maaşlardan kesintiler yapmakla işçiyi  bugün tasarruf adı altında mağdur edenler önce ”Özel Kalem” adı altında ayrılan bütçeleri kendileri gibi türkücülere, sözde içi boş aydınlara, uçak paralarına ve dışarıdan söyledikleri yemeklerin faturalarına göz atsalar tasarruf da daha samimi olduklarını anlayacağız..


    BERDUŞLAR BAĞIRSA BU TAKIM 3. LİG DE! Hoçvan Spor Evin de 3 Puanı 1 Golle Aldı..


    HDP Merkez ve Hoçvan’a Oynayacak!


    CHP’den Sonra HDP’nin Adayları da Belli Oldu..


    *Arşiv Haber 07/04/2015 Tarihli Haber/Yorum


    Geçtiğimiz genel seçimlerde CHP’den 2. Sıra Milletvekili Adayı olan Ardahanlı Doktor önümüzde ki seçimler de HDP’den liste 1. sırada bir dönem birlikte çalıştığı CHP ve AK Parti ile yarışacak..

    Merkez köylü olan Aktaş’ın 2. Sıra Adaylığına da Hoçvanlı olduğu öğrenilen Arzu Mucu’nun konulduğu öğrenildi..


    BERDUŞLAR BAĞIRSA BU TAKIM 3. LİG DE! Hoçvan Spor Evin de 3 Puanı 1 Golle Aldı..


    **HDP BU ADAYLARLA SEÇİMİ DE NE YAPABİLİR?


    CHP, HDP, DSP ve DP’nin Milletvekili Adaylarını belirleyip, seçim startı verdiği şu günlerde en çok merak edilen konuların başında HDP’nin tüm ülke de olduğu gibi Ardahan’da ne kadar oy alabileceğidir.


    En çık oyu Hoçvan’da almasına karşı Hoçanlı olan bir isimi liste 2’de gösteren HDP’nin geçtiğimiz seçimlerde seçmenin karşısına CHP’li olarak çıkan bir isim ile gerek merkez de gerek ise 8 bin oy alınmaz sa HDP’nin işi zor denilen Göle’de ne yapacağıdır.


    Bu seçimde Alevi olan Damal’da bir adayın başaurmsına rağmen değerlendirilmediği HDP’nin Hoçvan’dan sona en çok hatta daha fazlasını alması gerektiği belirtilen Göle’de onca aday adayı görmezden gelmesi dikkatlerden kaçmazken, bu partinin 7 Haziran’da yapılacak olan genel seçimler de Ardahan’ın iki olan milletvekilinin en az birini ne kadar oyla alacağıda büyük bir merakla beklenecek.


    HDP’nin Hatasının Bedeli..


    HDP’nin Hatasının Bedeli..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’dan En Son Yorumlar..


    Son olarak iki önemli belediyesine de el konulan HDP’lilerin ‘Nerede hata yaptık?’ diyeceklerine yeniden meclise dönüp, dönmeyeceklerini tartışmaya açıp, bu durumu halka soracaklarını açıklamaları, HDP’lilerin ne kadar halktan kopuk olduğunu da bir kez daha ortaya koymakta.


    Çünkü ortaya koydukları politikasızlık dolaysıyla bugün yaşananların suçlusu HDP’ye oy verenlerin değil, HDP’yi yönetenler olduğunu bir türlü anlamış değiller.. 


    Evet Mardin ve Siirt Belediyelerine de kayyum atanması ile devam eden operasyonlar ile darbe üzerine darbe alan HDP’nin nerede hata yaptığını tartışacağını ve bu hataları nasıl olup gidereceklerini düşünmesi gerekirken meclise dönüp, dönmeyeceklerini tartışmaya açacaklarını belirten HDP’lilerin eş başkanlarının da tutuklanması ardından aldıkları meclis çalışmalarına katılmama kararına karşın grup toplantılarını hala mecliste yapmaları da kararsızlığın diğer bir açık örneğidir..


    Aynı HDP’nin BDP’yi HDP yaparken hatalara başlayıp, BDP, HDP, DTP ve diğer bir çok başlılıkla siyaset yapıp, ne yaptığını karman çorman ettiği bir süreçte bugün yaşadıkları ile karşı karşıya kalmıştır..


    Ve diğer bir hata da cumhuriyetçi, laikçi, solcuların askere güvenme hatası gibi HDP’liler de tarih boyunca Kürtleri öcü gösterip, Türkleri sıkıştırma politikası yapan ABD ve AB’ye güvenme inanma hatasını hep yapmasıdır..


    Bu nedenledir yaşadıkları..



    **Bir daha sorayım..


    Son olarak İzmir’de yapılan ve halada devam eden Feto operasyonlarını ilk duyuran haber ajansı hangi ajans?

    Peki bunca kuruma, şirkete, insana yönelik yapılan operasyon bu ajansa hiç yapıldımı?

    Ben çokta duymadım, tek, tük daha önce çalışmış, ayrılmış olan bir kaçının dışında..

    Peki bu ajansın çalışanlarının %77’sinin hangi okullarda, hangi gazetede, hangi abi ve ablanın yanında yetiştiğinide mi kimse bilmez?

    Bilemiyorum ama bu Ajans’a yöneli
    k çokta ciddi bir şey yapıldığına ben şahit değilim..


    İddia etmiyorum, mesleğim ve alanım gereği bunların bulunduğu alanları ve nerede kimlerle ilişkide olduklarını iyi bilirim..

    İşte bu nedenle bir kez daha soruyorum Bylog denen gizli görüşmelere de gerek olmaksızın bunların Ardahan’da, Kars’ta da olduğunu iyi bilirim..

    Ama benden önce bizden çok bunlara inanan idareciler, onlara ilk haberi veren güvenlik güçleri de biliyorlar kimin ne olduğunu.. 

    Öyleki bunlar valilik, kaymakamlık ve diğer resmi kurumlarda baş tacı edilir, hatta sır denen ‘GİZLİ’ başlıklı dosyaları bile bilenler değiller mi?

    Bilmem ama haksızca gözaltına alınıp, tutuklananlarında içinde bulunduğu FETO başlıklı haberleri yapanlarında gözden geçirilmesini ve bunların ne kadar temiz olduklarına bakmak gerekir diye düşünür, ön
    erir ve bir kez daha sorarım..


    Kısacası; Bu haberleri yapan, yaptırılanların da şöyle bir gözden geçirilmesi gerekir derim..



    **Haber var, Haber yok..


    Sanırım sizlerinde dikkatini çekmiştir Ardahan’ın en çok tıklanıp, okunan haber sitemizin iki gündür güncellenmediğini..

    Kiminin bizleri bizzat arayarak, ‘ne oldu?’ diye sorup, bu durumu merak ettiği, kiminin ise Ardahan küçük bir yer haber mi çıkar?’ diye önemsemediği bu durumun habersizlikten değil, sitemize yapılan onca saldırının bir yenisinin siteye girişimizi geciktirmesinden meydana geldiğini emen belirtip, okurlarımızdan özür diliyoruz..

    Evet ben dahil internet sevdalılarının günde en az iki üç kez tıklayıp, günlük, güncel haberler okuduğu www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı sitemizin yapılan saldırılar dolaysıyla iki gündür haber verememesi bize yeni bir şeyi hatırlattı..

    Oda onca gazetenin, sitenin ve ajans muhabirlerinin bulunduğu Ardahan’da biz olmayınca ne kadar haber olduğunun görülmesidir..

    Yani haber üretme merkezi konumun da olan haber merkezimizde haber çıkmayınca Ardahanlı olup, Ardahan ve Ardahan dışında olanların Ardahan’da haber almaları çok zor görünüyor gibi..
    Çünkü haber merkezimizin emektarları, bugünkü gazetecileri olan Barış ve Özkan bu eksikliği gidermeye çalıştığı Ardahan’da onca gazeteci, muhabir olmasına karşın ‘Kar yağdı, kazlar kesildi, falan bürokrat filan dedi’ başlıklı haberler dışında haber alamazsınız Ardahan’da..

    Halbuki küçük denen Ardahan’da haber olduğunu ama başta gazeteci geçinip haber alamayanlarla dolu olduğunu bilirim..


    **Tacizci Trump Kazanıyorsa..



    Hatırlayanınız var mı bilmem ama balık hafızalı olan bu toplumun ferdi olarak benimde unuttuklarımın arasında olan ABD seçimleri geldi, çattı bile..


    Bu yazının yazıldığı saaterde başkanlığını yaptığım ARDA/FED’in genel merkezinin bulunduğu İstanbul Şişli’de de gökdeleni olan Trump’un önde olduğu Amerikan seçimlerinin sonucu ne olursa olsun önümüzde ki 4 yıl içinde dünyanın gideceği yönü de büyük bir oranda gösterecek..

    Çünkü dünyanın jandarması konumunda ki ABD’nin  bu seçimler dolaysıyla başta Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölge başta olmak üzere dünyanın hangi yöne gideceği az çok anlaşılacak..

    Evet ülkemizde de her an bir seçimin olacağınında tartışıldığı şu günlerde kadınları taciz etmekle suçlanan tacizci Trump’un dünyanın en medeni ülkeleri aradında olduğu ileri sürülen ABD’nin başkanı olmak üzere olduğunu görmekteyiz..

    Ve gördüğümüz diğer bir önemli konuda Türkiye’de ard arda yaşanan erkeklere yönelik taciz olayları ve sansürlenen haberleri.. 

    Aynı haberlerin 15 Temmuz öncesinde de bir hayli arttığını da gördüğümüz ülkemizi çok yakında ilgilendiren ABD’nin tacizci bir başkanı seçmeye hazırlanması da tesedüfmü bilinmez ama sanırım Trump kazanırsa taciz haberlerinin yapmanın daha zor olacağı da diğer bir gerçek..



    **Yakalamak, Yasaklamak, Kesmek..


    Nereye doğru gittiği hala anlaşılamayan, önüne gelenin yakalanıp içeri atıldığı, yasakların ard arda ilan edildiği, yaşananların görülmemesi, izlenmemesi için yayınların, internetin kesildiği bir ülkede yaşamak her geçen gün biraz daha zorlaşıyor.

    Zorlu bir süreçte geçiyoruz deyip, Kanun Hükmünde Kararname ve Olağanüstü Hal ilanları ile ülkeyi idare ettiklerini belirtip, kendilerine karşı olduklarını düşündüklerini yakalayıp hapse atan, çoğu insan haklarına aykırı olan yaptıklarının görülüp, izlenmemesi, okunmaması için yasaklamaya sık sık başvuran ve yayınları, interneti kesmekle iş yaptıklarını sananları yarattığı kaos ekonomiyi de alt üst etmiş halde..

    Çünkü ülkenin çokta iyi idare edilmediğini ortaya koyan bu davranışları ile iş yaptıklarını sananların şöyle bir çarşıya çıkmasını ve başta esnafın olmak üzere bu ülkede yaşayanların nasıl burunlarından solduklarını göreceklerdir.

    Çünkü gidiş hiçte iyi değil.. 


    **Atalay’da biz anlamalı..


    Dünkü Sözcü Gazetesi’nin manşetini görünce bizim ARDA/FED olarak anlatmaya ve oluşturmaya çalıştığımız ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çabamızın hiçte boş bir çaba olmadığını bir kez daha anladım..

    Çünkü Sözcü Gazetesinin manşetine konu olan AK Parti Ardahan Milletvekilin de içinde olduğu bazılarının anlamak istemediği lobinin olmayışı yeri ve zamanı geldiğinde hepimizi harcıyor..

    Evet, Sözcü’nün dünkü ‘Feto’den tutuklu hakimin itirafları’ başlığı ile gündemi alt üst eden haberi okuyunca Ardahanlı, Karslı veya Doğulu birinin bakan olmasının yada ülke de etkili olmasının batıdakilerini ne derece etkilediğini ve haranmaları için fırsat arandığını bir kez daha ortaya koymakaydı..

    Bunun diğer bir örneği de Diyarbakırlı Fenrbahçe Başkanına yönelik kampanyadır..

    İşte burada görülmesi gerekenin bizlerin bu ülkede siyasette, ticarette güçlü olmasının tek yolunun el le verip, güçlü bir lobi çatısı altında yan yana durmamızdır ki gelde bunu Atalay ve diğerlerine anlat..

    Dünkü manşetin altında yatan asıl meselenin bir araya gelmememiz olduğu kadar bizlerin bir yerlere gelmesidir..

    Bunu nereden anlıyorsun diye soranlara Atalay destekli birinin bakan olmasını içine sindiremeyen lobinin attırdığı manşetti o manşet derim..


    **Tahrik olmamak, sabır etmek..


    Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin gölgesinde kalan Güneydoğu’da ki gelişmelerin en son noktası Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin eş başkanlarının gözaltına alınması ile devam ediyor.

    Başkan Erdoğan’ın başkanlıktan öteye geçip, savcı ve hakimlerin görevini de üstlenmeye başladığını ‘Onları da tutuklarız’ dediği günlerin hemen akabinde yaşanan bu gelişme ardından HDP’de halkın iradesine sahip çıkmasını istedi.

    Ülkenin gergin günler yaşadığını ve bu gerginliğin başta ekonomide olmak üzere hemen her alanda yarattığı olumsuzluğun bir anda iç karışıklığa dönüşebileceğinin korkusu ise gün geçtikçe daha da ağırlaşmakta.

    Bir taraftan tahrik diğer taraftan tahrik denebilecek gelişmelerin ard arda yaşandığı şu günlerde insanların siyasilerden daha sabırlı daha sakin olması gerekir..

    Çünkü halkın bir biri ile sorunu olmadığını yine yıllardır kardeşçe yaşayan halklar biliyor..


    **Recep Aydemir..


    Ölüm döşeğinde, acı çeken insanı anlamadan ‘Hele gel bir selfie yapalım’ diyen sanal ortamın bu kadar popüler olmadığı süreçte Ardahanlı denildiğinde akla gelen ilk isimlerdendi Recep Aydemir..

    Ardahan’ın Kocaköyü’nden çıkmış, başta İstanbul’da olmak üzere Ankara ve Ardahan’da bir çok önemli işe el atmış, Ardahan’ın ilk temizlik firmasını kurmuş, onlarca insana ekmek vermiş, bal festivalinin ilk ağası olmuş renkli biri isimdi Recep Aydemir abim..

    Ankara’ya giden her Ardahanlının ilk aradığı, yediği, içtiği, bol bol güldüğü isim olan Recep Aydemir iş sahasında elde ettiği başarısını benim gibi hiç bir karşılık beklemeden, saf saf başta siyasetçilere olmak üzere birilerine akıl danışmanlığı yaparken kendisinin hiç bir beklentisinin olmadığını ve en önemlisi önüne her gelene Ardahan sevdasını aşıladığını en iyi bilenlerdenim.. 

    Her inanın olduğu gibi onunda çıktığı yerden iniş dönemi başlayınca önce kanser denen illetin verdiği acıları bile hisetmeyip, onunla selfi çekenler daha sonra dost bildiklerinin kendisini terk etmeye başlamış, yanlız kalmıştı..

    Kısacası ve üzülerek tüm ağrılarına karşın yanına gidenle yine ilgilenmek, elinde, avucunda kalanı paylaşmak isteyen adam gibi adam olan Recep Aydemir ağabeyi de yolcu ettik, bugün yarın hepimizin gideceği yere.

    Rahmetle uyu abi..



    **FETO ÇAMURU ONLARA DA BULAŞTI!


    ‘FETÖ’den tutuklu hakimin itirafları:


    Bir bakan ve iki AKP’li vekilin adını verdi..


    Dershaneler KCK’dan daha tehlikeli çıkışıyla gündeme gelen AK Partili Ardahan Milletvekili ile şu an bakan olan Kars Milletvekillerinin Feto davasında yargılanan bir hakime yardım ettikleri ileri sürüldü..


    Yargıdaki FETÖ soruşturmasında tutuklanan ve itirafçı olan hakim “Mülakatlarda Bakan Ahmet Arslan, vekiller Orhan Atalay ve Yunus Kılıç ile Danıştay üyesi Hicabi Ece referans oldu” dedi.


    Hakim-savcı sınavlarına FETÖ evlerinde hazırlandığını belirten hakim Cihangir U., 2011’de 1 ay arayla yapılan idari ve adli yargı sınav sorularının FETÖ tarafından ele geçirildiğini anlattı. 

    Sözcü gazetesinden Asuman Aranca’nın haberine göre, Ankara Başsavcılığı’nca yargıdaki FETÖ yapılanmasına ilişkin soruşturmada tutuklanan Sakarya Hakimi Cihangir U., savcıya ikinci kez ifade vererek itiraflarda bulundu. Üniversite yıllarında örgüt evlerinde kaldığını söyleyen Cihangir U. özetle şunları anlattı:



    SORULARI GETİRDİM

    2011 Ağustos’ta hakim adayı olan Bahadır benimle irtibat kurdu ve Keçiören’de bir evde hakimliğe çalışmaya başladım. Adını Burak diye bildiğim hakim adayı bu evi idare ediyordu. Bu yapıya ait evde hakimlik sınavına çalışmaktayken 25 Kasım 2011 gecesi idari hakimlik sınavından bir gün önce gece saat 04.00’te evimizle ilgilenen Burak’ın abisi olan hakim adayı Bahadır geldi, “Size soruları getirdim” dedi. Önce bunun bir şaka olduğunu düşündüm.

    YEMİN ETTİRDİLER

    Daha sonra ciddi olduğunu anlayınca ağlayarak, ben böyle bir haksızlığı yapıp adalet dağıtacağım makama haksızlık yaparak gelemeyeceğimi söyledim. Beni ikna etmeye çalıştı. Dindar insanların bu makamlara girmesi gerektiğini söyleyerek iknaya çalıştı.

    Kararımda ısrarlı olduğumu görünce bu durumun gizli kalması gerektiğini söyleyip, evde bulunan Kuran-ı Kerim’i getirterek üzerine el bastırdı. Bu yaşanılan soru verme olayının anlatılmaması üzerine yemin ettirildim.

    AKP’LİLER REFERANS:

    2012 yılında yapılan idari yargı hakimlik sınavını 82 puan, adli yargı hakimlik sınavını da 83 puan alarak kazandım. Daha sonra mülakat sürecinde bana şu anda Ulaştırma Haberleşme ve Denizcilik Bakanı ve Kars Milletvekili olan hemşehrim Ahmet Arslan, Danıştay Üyesi Hicabi Ece, (AKP) Ardahan Milletvekili Orhan Atalay ve (AKP) Kars eski Milletvekili Yunus Kılıç referans oldular. Bakan Ahmet Arslan’a babamın hayvan sattığı Karslı işadamı Metin Durmuş aracılığıyla mülakat sürecinde diğer belirttiğim kişilere de akrabalarım vasıtasıyla ulaştım.



    Ardahan’a Havaalanını Çok Görenler


    Bolu’ya bir değil, iki havalimanı birden geliyor..


    Yayın organlarımızca ısrarla gündemde tutulmaya çalışılan ama bazı yalakaların sadece biz dedik diye karşı çıktığı Ardahan’a Havaalanı isteğimizin devam ettiği bir süreçte ‘Ardahan’a Havaalanı gerekmez’ diyenler bu haberi biz değil, Bolu’lu Ulaştırma ve Denizcilik Bakan Yardımcısı yaptığı açıklama ile kamuoyuna duyururken gözleri gülüyordu..

    Çünkü Ardahanlının çok istediği. ama bazı anlamazlar yüzünden gerçekleşmeyen Havaalanından birinin değil, ikisinin birden Bolu’ya yapılacağını duyuruyordu..


    Geçtiğimiz gün Ardahan’a gelen ve Ardahanlıların ‘Bizde uçmak istiyoruz’ diyerek Havaalanı istediği ancak, ‘Size havaalanı değil, protokol yolu yapacağım’ diyen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanının Bolu’lu Bakan Yardımcısı Yüksel Coşkunyürek, Bolu merkeze stol tipi ve Abant Tabiat Parkı mevkisine ise  küçük uçakların inerek park yapabileceği 2 havalimanı projesi üzerinde  çalıştıklarını bildirdi.


    Bolu’lu Coşkunyürek, Bakanlığının bünyesinde faaliyet gösteren Karayolları  Genel Müdürlüğü’nün Boluve ilçelerinde yaptığı çalışmaları yerinde inceledi.


    Daha sonra Bolu Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Türker Ateş’i  ziyaret eden Coşkunyürek, yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldi.


    Burada yaptığı konuşmada, bakanlık olarak 14 yıldır yoğun bir şekilde  ulaştırma alanında sürdürdükleri faaliyetlerini devam ettirmeyi ve onlara  yenilerini eklemeyi planladıklarını anlatan Coşkunyürek, “Bizler ekibimiz ve  arkadaşlarımızla beraber bunun için gayret edip çalışıyoruz. Bizler işin  altyapısını, geleceği olan çalışmaları zenginleştirecek yollarımızı, ağlarımızı,  lojistik merkezlerimizi kurduğumuz zaman ticarete de sanayiye de büyük katkı  vereceğimiz inancındayız. Çünkü ulaştırma sektörünün en önemli katkısı insanları  bir yerden bir yere nakil olarak götürüyor ama asıl önemlisi ticari olarak sosyal  olarak turizm olarak kültürel olarak insanları ve toplumu kaynaştıran ve onları  birleştiren bir yol ağından oluşuyor.” diye konuştu.


    Türkiye’de son 14 yılda yol konusunda ciddi mesafeler alındığını  belirten Coşkunyürek, bunun yanı sıra hem demiryolu hem de havayolu alanlarında  Türkiye’nin beklentilerinde üzerinde büyük hedeflere doğru adım adım  ilerlediklerini ifade ederek bunun göğüs kabartan bir iş olduğunu söyledi.


    Konuşmasında Almanya’da gerçekleşen bir toplantıda 36 tane ülkenin  ulaştırma bakanlarıyla bir arada bulunduğunu anlatan Coşkunyürek, “Orada o 36  ülkenin bakanları ile yaptığımız toplantılarda bizim ulaştırma alanında  yaptığımız çalışmaların gündeme gelmiş olması konuşulması benim göğsümü kabarttı.  Bizim projelerimizi soruyorlar merakla takip ediyorlar. Bu, şunu gösteriyor.  Türkiye’de son 14 yılda ulaştırma alanında yapılamaz denilen birçok eserin ortaya  konması ve sonuçlanması hem ülke olarak bizim özgüvenimizi artırdı. Hem  çalışmalarımızı daha da zenginleştirdi. Hem yerli imalatçı olan sanayicilerimizi  iş adamlarımızı müteahhitlerimizi desteklemiş olduk bu arada hem de göğsümüzü  kabartan bir şekilde bunları dünya ile paylaşma imkanı bulduk.” ifadelerini  kullandı.


    Bakanlığının Bolu projeleri hakkında da bilgiler veren, Bolu’nun  ticaret ve sanayisine en büyük katkıyı verecek proje olarak gördükleri demiryolu  çalışmalarını anlatan Coşkunyürek, “Bolu’yu ilgilendiren en önemli konulardan bir  tanesi ticaretimizi ve geleceğimizi ilgilendirdiği için demiryolu çalışmaları.  Hem Türkiye’nin ikinci en büyük ticari liman projesi olan Filyos projesi  kapsamında lojistik merkez olarak bu hattın kullanılması hem de ilimizi demiryolu  ağı ile diğer bölgelere bağlama açısından da çalışmalarımıza start verdik.”  değerlendirmesini yaptı.


    Coşkunyrek, Arifiye-İsmetpaşa demiryolu hattının Bolu’dan geçeceğini  belirterek, şöyle devam etti:


    “Şu anda proje etüt çalışmasına doğru adım atıyoruz. İnşallah  önümüzdeki günlerde sondajlar başlayacak. Hangi güzergahtan nasıl geçeceğimiz  konusunda. Arifiye-İsmetpaşa arasında bir demiryolu hattı olacak. Yine Bolu  merkezden bir ayrımla da Zonguldak’a bağlanan bir hattımız olacak. Böylece  Bolu’yu hem Karadeniz’e, Hem de Karadeniz’den Ankara’ya doğru bağlantı noktasında  biz bir lojistik üst olmak için çalışma sergiliyoruz. Bu hayali bir proje değil.  İnşallah 2023 vizyonuna bunu biz yetiştirmeyi umut ediyoruz.”


     **Bolu ve Abant‘a havalimanı yapılacak..


     Öte yandan Bolu’da havalimanı yapımı adına bazı çalışmalar  yaptıklarını dile getiren Yüksel Coşkunyürek, “Bolu’muza düşündüğümüz stol tipi  bir havalimanını sayın başbakanımız talimat buyurmuştu. İnşallah onu da Bolu’muza  kazandırmayı düşünüyoruz. Şu anda hem Altyapı Genel Müdürlüğü, hem Sivil  Havacılık Genel Müdürlüğü, hem de Devlet Hava Meydanları Genel Müdürlüğünden  arkadaşlarımız iki defa geldiler Bolu’ya incelemelerini yaptılar. Bir iki yer  tespiti yapılmış ama biz ‘daha iyi bir şekilde çalışın’ dedik. Önümüzdeki  günlerde belediyemizle de irtibata geçecekler.” ifadelerini kullandı.


    Herkesin kullanabileceği stol tipi bir havalimanını Bolu’ya  kazandırmanın en büyük arzularından bir tanesi olduğunu vurgulayan Coşkunyürek,  şunları kaydetti:


    “Yine hava parkı olarak kullanabileceğimiz Abant üzerindeki  karayollarına ait bir yerimizi de hava trafiği için orada bir pist yapıp özelikle  küçük uçakların inip kalkabileceği veya park edilebileceği bir yer de planlarımız  dahilinde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Tabii ki bunlar şu anda ham çalışmalar  olduğu için tarih ve zaman veremiyoruz ama bunlar için önümüzdeki günlerde daha  net ifadeler kullanmış olacağız. Bakanlık olarak Bolu merkezde yapacağımız stol  tipi havalimanı ile Abant’ta yapacağımız ve küçük uçakların ineceği hava park  alanı ile Bolu’muza 2 tane havalimanı yapmayı planlıyoruz.”


    Coşkunyürek, ziyaretinin ardından Mudurnu ve Göynük ilçelerinde yapımı  devam eden yol çalışmalarını incelemek için ilden ayrıldı.



    **DUYGUSAL OLMAYACAĞIM, DİRENECEĞİZ..


    Ülkenin gerçek gündeminin havuz medya tarafından MHP’nin artık komediye dönen kongresine, onca ölüme, gözyaşına duyarsız ve sanki hipnotize edilmiş toplumca reytingler kırdırılan Survivor gibi saçma sapan tv programlarına çevrildiği ülkemde yalandan kardeş denen bir toplumun fertleri saçma sapan suçlamalar ile tek tek toplanıp, içeri atılmaya devam ediliyor.


    Ajan takımının sızdırıldığı bir partinin yine bu ajanların yardımıyla çökertildiği bir sürecin adeta yeniden yaşandığı bugünlerde bir Kürt olarak duygusal davranıp, yaşananlara kızmayacağım, hatta şimdi ki gibi dişlerim gıcırtarakta olsa gülümseyip, daha çok direnilmesi gereken bir zaman diyeceğim..


    Evet, CHP’yi kendisine benzeten, MHP’yi tar mur ettiren, hatta benim gibilerine MHP’yi bile arattıran bir anlayışın önünde ki tek engelin HDP’nin olduğunu anlayıp, bu partiye sızdırdıkları ajanları ile DEP ve diğerleri gibi HDP’yi de bitirme planlarını adım, adım hayata geçirenler daha önce bir çok kez izlediğimiz ve bayatlaşan oyunları yeniden vizyona koysa da her filimin bir sonu olduğunu Menderes, Demirel, Özal ve Çillerlerin reyting yaptığı dönemlere bakarak anladıklarında trenin Kars-Tiflis-Bakü Demir yolundan çoktan gelip, geçtiğini anlayacaklar..


    Ha unutmadan bugün iktidarım diyenler sanmasın ki bunları kendilerinin yaptığını..


    Çünkü iktidarı elinde tuttuğunu sananlar, ömür uzatma hayali ile ellerinde olduklarını sandıkları iktidar iplerini her gün ve yeniden ulusalcılara, 90 yıllık rejimde nemalanan ve kendilerinden başka bir düşünceye izin vermeyenlere kaptırdıklarını ve bugün HDP, yarın sıranın kendisine geleceğini anlamıyorlar..


    Anlasalar daha dün ‘barış masası’ adı verilen masayı yıkmaz, ‘süreç buzdolabında demez’, diz çöktüklerine paralel demez, demokrasinin düşmanı olan birilerinin korkutmasıyla herkesi kendisine düşman ilan etmezdiler..


    Ama dediğim gibi toplumları ayrıştırarak, seçilenlere dokunarak, onlara oy vermeyenleri ajanlarının yardımı ile tutuklatanlar ve rejimi değiştireceklerini sananların son bir kaç yıldır attıkları geri adımla aslında kendilerinin değişmeye, eskilere benzemeye başladığını anladıklarında kendilerine de nefes veren demokrasi deliğinin kapandığını ve onlarında nefesiz kaldığını anlayacaklar..


    Ve direnenlerin, diz çökmeyenlerin yine bizlerin olduğunu ve bu ülkenin güzel geleceği için gerçekleri yazmaya, söylemeye devam ettiğimizi duyup, görüp, konuşacaklar..


    Tabi bugün ki gibi sağır, kör ve dilsiz kalmamışlarsa..

  • TÜNEL BEKLEYEN SAHARA'YA ÇIĞ DÜŞTÜ!


    Artvin-Ardahan kara yolu, Sahara Geçidi’nde düşen çığ nedeniyle yaklaşık 2 saat ulaşıma kapalı kaldı. Artvin’in Şavşat ilçesi ile Ardahan güzergahındaki kara yolu, Sahara Geçidi mevkisinde çığ düşmesi sonucu kapandı.


    Kara yolunu kullanan vatandaşların durumu bildirmesi üzerine, jandarma, AFAD, 112 Acil Servis ve Karayolları ekipleri bölgeye sevk edildi. Karayolları ekiplerinin 2 saatlik çalışmasının ardından yol, kontrollü olarak ulaşıma açıldı. Çığda ölen ya da yaralanan olmadığı bildirildi.


    Karaca, Özel Kalem Müdürü aracığıyla mesaj gönderdi..


    Karaca, Özel Kalem Müdürü aracığıyla


    mesaj gönderdi..


    arşiv haber 03/02/2019 tarihli haber


    Başkanlık sistemi ile birlikte hayat geçen ve Başkan Tayyip Erdoğan tarafından kurulan Ekonomi Politikaları Kurulu üyeliğine seçilen 11 isimden biri olan, Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen Ardahanlı hemşehrimiz Korkmaz Karaca, Erdoğan’ın Özel Kalem Müdürü aracığıyla Ardahan AK Parti İl Teşkilatına mesaj gönderdi.


    Sosyal Medya hesabında Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’la birlikte kameraların önüne geçen Karaca, “ AK Parti aday tanıtımının yapıldığı ve seçim manifestosunun açıklandığı bu günde şuan Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı Özel Kalem Müdürü, Büyükelçi Sayın Hasan Doğan’la birlikteyiz. Kendisinin Ardahan halkına ve AK Parti Ardahan teşkilatına bir mesajı olacak. Bu mesajı sizlere iletecek. ” dedi.


    Korkmaz Karaca’nın ardından söz alan Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, “ Sevgili Korkmaz Karaca’ya teşekkür ediyorum. Ardahan’daki bütün arkadaşlara selam gönderiyorum, başarılar diliyorum. İnşallah seçimlerde muvaffak olurlar, Allah’a emanet olun.”diye konuştu.



    *YAVUZ SULTAN SELİM HAN’IN İHANETE CEVABI


    Bir Gün Padişah Yavuz Sultan Selim pazarda gezerken keklik satılan bir tezgah görür ve keklik satılan tezgaha yönelir. Bütün keklikler 1 altındır fakat bir tanesi ayrı bir kafes içinde ve 100 altındır.


    Yavuz Sultan Selim sorar:


    -Bunlar 1 altın da bu neden 100 altın?


    Satıcı:

    -Hünkarım 100 altınlık olan ötüşüyle diğer keklikleri kendine çeker ve yakalanmalarını sağlar.


    Yavuz Sultan Selim 100 altını çıkarıp adama verir ve

    -Ver o kekliği bana! der.


    Herkes şaşkınlık içinde ne yapacak acaba koca Padişah bir kekliği diye düşünürken Yavuz Sultan Selim kekliğin kafasını tuttuğu gibi gövdesinden ayırıverir ve der ki:


    -KENDİ IRKINA İHANET EDENİN SONU BUDUR!!!




    *ARDAHAN’IN KEKLİKLERİ KİMLERE ÇALIŞIR?..


    Bir çoğumuzun İstanbul’da ki Ardahanlıların bir çoğunun Esenyurt’ta yaşadığını bildiği bir İstanbul’da dolaşırken Ardahanlıların Esenyurt’un yanı sıra en çok yaşadığı ilçelerinin birininde Sancaktepe’nin de geldiğini görmek mümkün..

    Hatta Esenyurt’ta Kars ve Iğdırlıları yanına koyup, ‘Biz Esenyurt’ta birinciyiz’ diye hava atıp, başta siyasal olmak üzere hayatın her alanında sonuncu olan Esenyurt’ta ki Ardahanlılar da bilmeli ki İstanbul’da ki Ardahanlıların en çok olduğu yer ve bir birleriyle en iç içe olduğu yer İstanbul’un Sancaktepe ilçesidir..

    Yani sadece Ardahanlılar olarak nüfus çoğunluğun da 1. oldukları yer Esenyurt değil, tam tersi Sancaktepe ilçesidir..

    Peki, ’39 İlçesi bulunan İstanbul’un diğer ilçelerinde durum nedir?’ diye soracak olursanız eğer ‘vallahi hemen her ilçede varız ama gelin görün ki bu İstanbul’da onca Ardahanlının varlığı, çokluğu gibi keklikleri de çok’ derim..

    Ve bu kekliklerin Ardahanlılar dağıtmak, bir araya gelmemeleri için nüfuslar Ardahanlılardan kat kat az olanlarca kullanılıp. beslendiğini de iyi bilirim derim..

    Bunun en açık örneği de bugünden itibaren biraz daha yoğunlaşacağım Sancaktepe ilçesinde yaşandığını da söyleyebilirim..

    Çünkü Ardahanlıların yoğun yaşadığı İstanbul’un bu ilçesinde Ardahanlıların bir araya gelmemesi için görevlendirilen kekliğin neler yaptığını, Ardahanlıları bölüp, parçalayıp, yenecek bir lokma haline getirmek için çabalayan kekliği Ardahanlılara bizzat anlatılmalı derken sizinde aşağıda ki keklik masalını okumasını rica edeceğim..

  • VALİLİK VE BELEDİYE İPTAL ETTİ, BİLET ALANLAR ETMEDİ..


    Sosyal medya tanıtıyor..


    20 Yıldan fazladır İl Kültür ve Turisim Müdürü olmayan Ardahan’ın Çıldır Gölü Sosyal Medyada fenomen olamaya devam ediyor..


    Serhat Kalkınma Ajansı’nın (SERKA) davetiyle  ve ‘a gelen 8 instagram ve youtube fenomeni illerin yemek kültürü ve turistik destinasyonlarını hesaplarında takipçileriyle paylaştı.


    Son yıllarda Türkiye’nin önemli turizm destinasyonları arasına giren Kars ve Ardahan, sosyal medya fenomenlerine ev sahipliği yaptı. Sosyal medya alanında çok sayıda takipçisi olan 8 instagram ve youtube fenomeni, Serhat Kalkınma Ajansı’nın davetiyle Kars ve Ardahan’ı gezdi. Sosyal medya fenomenleri iki ilin yemek kültürünü ve turistik destinasyonlarını takipçileriyle paylaştı.


    Üç gün süren gezinin ilk durağı Ardahan oldu. Yüzeyi buzla kaplı Kars ve Ardahan illeri arasında bulunan Çıldır Gölü’nde balıkçıların Eskimo usulü balık avını izleyen fenomenler, atlı kızakla göl üzerinde tur attı. Fenomenler, araçlarıyla Çıldır Gölü’ne gelen ziyaretçilerin buzlu göl üzerinde yaptıkları drifti canlı yayında takipçileriyle paylaştı, akşam saatlerinde de kaz mantısının yapılışını yerinde izledi. Ardahan’ın yöresel kahvaltısına katılan sosyal medya fenomenleri, yöreye ait halk oyunları ekibinin oyunlarını da takip etti. SERKA Ardahan Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Nurullah Karaca, kente gelen fenomenlere, üretimi yapılan yöresel peynirlerle ilgili bilgi verdi.



    Gezinin ikinci gününde Kars’ı gezen fenomenler, kentteki tarihi ve turistik mekanları gezdikten sonra, çeşitli lokantaları ziyaret ederek aşçılar tarafından yapılan yöresel yemeklerin tariflerini takipçilerine aktardı. Programın son günü Sarıkamış Kayak Merkezi’ne geçen sosyal medya fenomenlerine ilçedeki Oteller Birliği ev sahipliği yaptı. Kayak motoru ile sarıçam ağaçlarıyla kaplı ormanda tur atan fenomenler, Cıbıltepe kayak pistlerinde çekim yaptı ve paylaşımlarda bulundu. Eşsiz doğası ve kristal karıyla Türkiye’nin en önemli kayak merkezlerinden biri olan Cıbıltepe Kayak Merkezi’nde, Oteller Birliği tarafından hazırlanan çeşitli etkinlere katılan fenomenler, yöresel ürünlerle hazırlanan kahvaltı ve yemek servislerinin videolarını çekti ve hesaplarında paylaştı.


    Yaklaşık 7 milyon takipçisi bulunan sosyal medya fenomenlerinin yaptıkları paylaşımlar kısa sürede büyük beğeni topladı. Bölgenin büyülü coğrafyasından etkilenen fenomenler, “Bölge illerinde yemek kültürü, tarihi ve turistik mekanlar adeta büyülüyor insanı. Bir çoğumuz ilk kez burayı görme imkanı bulduk. Gördüğümüz bütün bu güzellikleri takipçilerimizle paylaştık ve kısa sürede yüz binleri bulan beğeniler aldık. Ailelerimizle gelip burada tatil yapmayı düşünüyoruz. Herkesin, buranın görülmeye değer bir yer olduğunu bilmesini istiyoruz” diye konuştular. SERKA’nın davetiyle gelen 8 sosyal medya fenomeni, üç günlük programı tamamladıktan sonra kentten ayrıldı. 


    Kılıçdaroğlu Gelmiyor, Kemalbay Göle’ye Geliyor..


    Kılıçdaroğlu Gelmiyor,


    Kemalbay Göle’ye Geliyor..


    31 Mart Yerel Seçimlere Doğru


    ARŞİV HABER 23/01/2019


    Kısa bir süre kalan yerel seçimler öncesi Ardahan’a ziyaretlerini arttıran siyasiler geldikleri Ardahan’da yarına adaylarına destek olmaya devam ediyorlar. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti ile başlayan siyasilerin Ardahan ziyareti Cumhuriyet Halk Partisi 24. Dönem Milletvekilimiz ve Eski Genel Başkan Yardımcımız Umut Ora CHP Örgütünü ziyareti ile devam etti.


    Başkan Erdoğan’dan sonra HDP Eş Başkanı Sezai Temelli’nin Göle’ye gelerek düzenlediği miting ardından AK Parti Ardahan Belediye Başkan Adayına destek amaçlı Ardahan’a ziyaretlerde bulunan ve yeni yatırım müjdeleri veren Tarım ve Çevre Bakanından sonra 25 Mart’ta da Ardahan Sarzepli olan HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay’da Ardahan’ın Göle İlçesine gelerek partisinişn Göle Adayına oy isteyecek.


    23 Mart’ta Ardahan’a geleceği belirtilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ardahan ziyaretinin ertelendiği öğrenilirken Kılıçdaroğlu’nun seçimlere bir gün kala yani 29 Mart’ta Ardahan’a gelebileceği de alınan bilgiler arasında oldu.



    **CHP kazanırsa ne değişecek?

    Başta bir çok yatırma ihtiyaç duyan ve bu beklediği yatırımların bir türlü gerçekleşmemesi dolaysıyla sürekli göçün yaşandığı Ardahan’da olmak üzere yurdun 81 vilayetinde devam eden seçim çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.


    İktidarın, ‘ülkeyi bölecek’ bir seçim konumuna getirdiği 31 Mart Yerel Seçimlerin nasıl bir sonuç vereceğini merakla bekleyenlerin bir bölümü mahalli seçimlerin mevcut 17 yıllık iktidarın geleceği için önemli bir seçim olduğunu, diğer bir bölümünün de genelde iktidar imkanı vermediği muhalefetin aracılığı ile mevcut iktidara ders verme peşinde olduğunu gözlemlediğimiz yaklaşan yerel seçimler öncesi CHP’nin geleceğinin de masaya yatırılacağı da         konuşulmakta.


    Çünkü 6 Milyon oyu olan HDP dahil bu kadar bir gücü ittifak adıyla arkasına alan CHP’nin iktidara karşı olan hemen herkesten oy aldığı halde seçimlerin kazanan tarafı olmaması halinde başta genel başkanı olmak üzere CHP’nin bir çok kurmayının masaya yatırılacak olan bir seçim olduğu da belirtilmekte 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimleri.


    Ama ben CHP’nin geleceğini seçimlerden sonraya bırakıp, bir soru sorup yazıma devam edeceğim.


    Sorum ve sorularım şöyle;


    ‘CHP ve CHP’li olan Belediye Başkan Adayları Kazanırsa Ne Değişecek?’


    Ardahan’da olduğu gibi gümrük kapıları olan onca sınır ilin de ithalat, ihracat mı artacak?


    Bir türlü bitmeyen bölünmüş yollar mı bitecek?


    Diz boyu olan işsizlik mi çözülecek?


    Çeşitli adlar altında yapılan yardımlar mı artacak?,


    Ve bunların en önemli nedenlerinden olan Kürt sorununa bir çözüm mü bulunacak?


    Yani iktidarın terör dediği ama tüm dünyanın adına Kürt Sorunu dediği soruna yine Barış Süreci adıyla yeni bir yol mu  bulunacak?


    Yoksa seçilen CHP’li Belediye Başkanları al maaşı, sala başı yöntemi ile kendilerin de beklenen hizmetleri yapamamanın nedenini iktidarın olduğunu analatan hikayelerini mi dinleyeceğiz?


    Bilmem ama CHP’nin ve onu destekleyen diğer muhalefet partilerin kazanması halinde Ardahan’ın da içinde bulunduğu bir çok kentin duraklama dönemi moduna girip, 17 yıllık iktidar gücünün şımarıklığı ile hareket eden iktidarın kesintileri ile mücadele edeceği, çöpler dahil yapışması gereken bir çok hizmetin aksayacağını düşünmekte olan ve hala kararsız bir seçmen kitlesinin yaklaşan seçimlerin nasıl bir sonuçla sonuçlanacağına karar verecek olan bir sayıda olduğunu da görmekteyiz.

  • ECEVİT ÖLDÜ!

    ÇOKLU ORGAN YETMEZLİĞİNDEN HAYATINI KAYBETTİ


    AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, 26 Aralık 2019’da Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (GATA) tedavi altına alınan Rahşan Ecevit, bir gün sonra genel durumunun bozulması nedeniyle dahiliye servisi yoğun bakım kliniğine kaldırıldı. Rahşan Ecevit, çoklu organ yetmezliği nedeniyle bugün saat 21.10’da yaşamını yitirdi.



    **OSMANLI’DAN KALAN BURSA!..


    Yeri geldiğinde Ceddimiz dediğimiz yeri geldiğinde ise başta Ermeni sorunu denen meseleden kaçmak için olmak üzere bir çok konuda “bizi ilgilendirmez” dediğimiz Osmanlı’nın yeşerdiği Bursa topraklarındayım.

    “Bu topraklarda hepimizin ceddi var, bu toprakları kanımızla sulamışız” sözünü de bana hatırlatan Bursa’ da oluşuma vesile olan kuzenim ve akranım Murat’ı kaybetmenin hüznü ile geldiğim bu kentte rahmetli dayım Fevzi Kaya’nında bu topraklarda oluşu, hepimizin “Alem-i Ervah’tan Alem-i Berzah’a” göçeceğimizi hatırlatınca iyice hüzünlendim.

    Kanal açılmaya gayret edilen İstanbul’un köprüsünün ışıkları sönmüş Esenyurdundan çıkarken ve Gebze’deki çoğu İstanbullunun bilmediği ama ilk ayaklarının dikildiği Kocaeli Dilovası’nın da değerini anlamadığı Osman Gazi köprüsünü bir uçak bileti ücreti ödeyip geçerken, kendimi adını köprüye veren padişahların doğup büyüdüğü ve dünyanın yarısına hükmettikleri Osmanlı’nın ilk Başkenti yeşil denen ama sadece mezarlıkta yeşil gördüğüm Bursa’da buldum..

    Annem ve ablamla birlikte sabahın ilk ışıklarında amca oğlunun acısıyla girdiğim Bursa’ da gördüğüm ilk Bursa manzarasıyla üzerimde olan hüznün daha da arttığını hissettim.

    Zira sabahın ilk ışıklarıyla geçtiğim Bursa’nın ilçelerinden bile geri kaldığını o devasa imparatorluğa yakışmayan konutların ve şehir içi yolların durumunu gördükçe hüzünleniyordum..




    Ve yaşanabilecek bir depremle yerle bir olabileceği söylenen İstanbul’dan beter bir yapılaşma ve neredeyse Osmanlı’dan kalma daracık şehir içi yolları olan bir kente gelmiştim, acım olsa da ‘Osmanlı’nın Başkentine gidiyorum’ diye sevinirken..

    İmar planı, alt yapı hatta üst yapısıyla bir Başkente yakışmayan Bursa’ da”kim iktidar?” diye sorarken yolları özelleştirme, köprüleri adeta “Deli Dumrul’lara bırakan mevcut hükümerin yıllardır Bursa yerelinde de iktidar olduğunu öğreniyorum.

    Ve; Hani bu iktidar, bölünmüş yollar, otobanlar, köprüler ve kentsel dönüşümler yapmıştı.. Yetmez İstanbul’u ikiye, üçe bölecek olan kanalı yapacağım diyen aynı iktidar?.

    Ve aynı iktidar Bursa gibi bir çok kenti yönetirken o kentlerin arka yüzüne değil, yıllardır iktidar olduğu önüne ve kentleri es geçen çevre yollarına da önem verdiğini daha iyi anlıyorum Osmanlı’nın ilk Başkenti Bursa mahallelerini gezerken.

    Duble yol diyen aynı iktidarın Osmanlı’dan kalma Şehzadeler Şehri Bursa’nın şehir içi yollarını bölemediği gibi ortaya koyduğu şehir planlarıyla her caddeyi çıkmaz sokak haline getirdiği ve İstanbul’ da olduğu gibi Bursa’da da kentsel dönüşümde başarı sağlayamadığı gibi mirasını yediği Osmanlı’ya da anlatıldığı önemi vermediği görülüyordu.

    Halbuki çağ değiştiren İstanbul’ un fethini gerçekleştirenlerin toprağıydı Osmanlı’dan kalan Bursa..


    DSP Sormaya Devam Ediyor..


    DSP Sormaya Devam Ediyor..


    arşiv haber 16/05/2015 tarihli haber


    DSP den vekillik yapmış adaylara sorular devam ediyor.


    **Sorularımız ORHAN ATALAY’A..


    Sevgili Ardahanlı kardeşlerim bir önceki yazımızda Saffet Kaya’ya birkaç sorumuz olmuştu. Ama Saffet bey cevap vermedi..


    Bizde biliyorduk cevap vermeyeceğini, çünkü veremez..


    Biz DSP olarak her zaman halkımıza doğruları anlatmayı kendimize bir görev saymışızdır Şimdi sayın Orhan Atalay’a birkaç sorumuz olacak..


    1-Sayın Atalay bu seçim çalışmalarında köylere giderken köylerin halini görüp üzülüyor musun?


    2-Bir önceki seçim vaatlerin arasında Şavşat-Sağara, Posof-Ilgar tüneleri varmıydı? Vardıysa ne oldu? Bu tüneller ne zaman başlayacak?


    3-Ardahan –Ardanuç yolu 25 yıldır neden bitirilmiyor? Bunun özel bir nedeni varmı?


    Devamlı kaza olan Ardahan-Ardanuç yolunun Bülbülan mevkiine ne zaman bariyer takılacak? 4-Ardahan havaalanı siz istemediğiniz için Artvin/Rize’ye kaydırılmış deniliyor doğrumudur?


    5-Ardahan Çamlıçatak (Gölebert ) yolu kaç yıl önce başladı? Neden bitirilemiyor? Orhan Atalay dört yıllık vekilliğin bitti, bu yol bitmedi.. Sizin burada bir siyasi beceriksizliğiniz var mı, yok mu?


    6-Göle’deki Tigem ne oldu? Özeleştimi özelleştiyse kim aldı?


    7-Ardahan-Çıldır ve Ardahan-Göle yollarının durumu ne ne zaman bitecek? Bir dahaki seçimlere kadar sürecek mi?


    8-Siz vekil olduktan sonra kamu kurumlarına akrabalarınızı yerleştirdiniz mi, yerleştirdiyseniz kaçı idareci oldu?


    9-Sizden önce Ardahanlı kaç idareci bürokrat vardı? Şimdi ise Ardahanlı idareci bürokrat varmı?


    10-Ardahan’da işsizliği kurtaracak olan Organize Sanayin durumu ne, Organize Sanayi için bir çalışman oldumu, olduysa açıklarsanız seviniriz?


    11-Çıldır-Aktaş kapısının açıldıktan sonra Posof Türkgözü kapısı kapanacağı söyleniyor doğrumudur?


    12-Gittiğimiz köylerde sağlık ocakları kapalı.. Ebe hemşire sıkıntısı hat safhada. Bununla ilgili bir çalışma yapıyor musunuz, neden ebe hemşire yok?


    13-Sayın Başbakan Ardahana geldiğinde siz, ‘Eski Türkiye’yi ayaklar altına aldık’ dediniz mi, demediniz mi?


    14-Sayın Atalay gittiğiniz köylerde, ‘Biz Marmara rayı yaptık. Biz üçüncü Boğaz Köprüsünü yapıyoruz’ bunlarla halkı kandırabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Siz Ardahan’a ne yaptınız? Siz onları sıralayın.. Bu halk size 07 Haziran’da gereken cevabı sandıkta verecektir..


    15-Sayın Yunus Baydara tek sorumuz olacak..


    AKP eski İl Başkanı Nustet Koyuncu’nun idda ettikleri ve yerel basında hakkında çıkan haberler doğrumudur, değilmidir?


    Sayın Orhan Atalay 5 Mayıs 2015 tarihinde Sayın Başbakanın da katıldığı AKP mitinge ‘ESKİ TÜKİYE’Yİ AYAKLAR ALTINA ALDIK’ dedin. Sen Kurtuluş Savaşının ne olduğunu biliyor musun? Bu vatan bahsettiğin Eski TÜRKİYE şehit kanlarıyla sulanmıştır. Bu ülkenin bölünmez bütünlüğünü sağlayan, vatan uğruna canlarını çekinmeden feda eden aziz şehitlerimizin ruhları incinmiştir. Seni aziz şehitlerimizden özür dilemeye davet ediyoruz. Değerli Ardahanlı hemşerilerimiz biz Demokratik Sol Parti olarak bugüne kadar seçilmiş siyasilerin yaptıklarını tek tek anlatıp sizi bilgilendirmeyi kendimize görev sayıyoruz.


    Bir daha ki yazımızda HACI ENSAR ÖĞÜT..


    DSP ARDAHAN İL ÖRGÜTÜ

  • CHP'ye Aday Değil, Adam Lazım!

    Başta Merkez İlçe Başkanlığına getirilen zad olmak üzere İlçe Başkanlarının kendi yazdıkları 7 sülale delege ile yeniden seçildikleri ileri sürülen CHP Ardahan İl Kongresi öncesi mevcut İl Başkanına rakip kimsede yok gibi.


    Konu  hakkında görüşlerine baş vurduğumuz CHP Ardahan İlbaşkanı Yalçın Taştan kendisi yeniden aday olduğunu kongre öncesi şu ana kadar başka adayın olmadığını veya kendisinin duymadığını belirtti.


    Taştan CHP Ardahan olarak son yerel seçimlerde büyük bir başarı sağladıklarını ve Ardahan Belediyesini kazandıklarını belirttiği açıklamasında yıllardır kapısını açık tuttuğu partisi ve kendisi hakkında ileri geri konuşanların önce kendilerine bakıp adam olup olmadıklarını sorgulamalarını istediği açıklamasında şuana kadar aday değil adam olarak görmedikleri bazı kişilerin başta sanal ortam olmak üzere sağda solda partisi ve kendisi hakkında alçakça iddialarda bulunduğunu söyledi.


    Bu işler ben adayım demekle olmuyor, şu ana kadar ciddi bir kimseyi görmedikleri adaylık yarışında doksan delegenin onunun oyunu alamayacak birkaç şahısın kendi egolarını tatminden öteye bir şey yapmaması da particilik değil partiyi yıpratma amaçlı kötü niyetlerdir.


     


    DERNEKLERDE CHP’DEN FARKLI DEĞİL!


    Eskisi yeniden başkan oluyor..


    arşiv haber 29/12/2019 tarihli haber


    İktidar Partisi AK Partinin değişimden yana olmadığını ve hep aynı isim ve simalarla siyaset yaptığından yakınan, değişimi savunan solculuk genelinden geldiğini iddia eden ülkenin muhalefet partisi CHP’nin Ardahan’da olduğu gibi yurt genelinde yapmaya devam ettiği kongrelerinde mevcut başkanları ve yönetimleri seçmeye devam ettiği şu günlerde bölge dernekleri de CHP’den aşağı kalmıyor ve hep aynı isimlerle söz de sivil toplum örgütçülüğü yaptıkları görülmekte.


    Kaz satış gecelerinden öteye yıl boyu ortada gözükmeyen bölge derneklerinin ard arda kongreye gittiği şu günlerde eski başkanların yeniden başkan oldukları dikkatlerden kaçmıyor.

    Adeta Temcit Pilavı gibi ısıtılıp, ısıtılıp yeniden öne sürülen eski başkanların  bir eser bırakmışlarcasına yeniden aday olup, başkanlığına heveslendikleri dikkat çekerken başına geçtikleri derneklerin de kendileri gibi yani Temcit Pilavı gibi ısıtılıp, ısıtılıp yeniden öne sürülmesi gibi kaz çevirmelerinin bolca yaşandığı kaz gecelerinden öteye gidemedikleri de görülmekte.

    Çıldır Derneğinden sonra Sulakyurt (Sarzep) Derneğinin de işi eski başkanlara bıraktığı görülen Ardahan Dernekçiliğinin içinde bulunduğu bu çıkmazdan ne zaman çıkacağı da merak konusu oldu.
    Saymanı İstifa eden CHP’de


    Huzursuzluğa Onay MI?!


    arşiv haber 29/10/2019 tarihli haber


    İl Kongreleri öncesi başta Ardahanlı olan Belediye Başkanının bulunduğu İstanbul/Şişil’de olmak üzere bir çok yerde seçilmiş ilçe yönetimlerini görevden almaya başlayan Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Kongresi öncesi de kazanlar kaynamaya başladı. Merkez İlçe Örgütünün görevden alınmasına tepki gösteren CHP Ardahan İl Saymanı Berkan Hancı’nın istifa ettiği, Merkez İlçe Örgütünün görevden alınmasına 20 kişilik CHP İl Örgütünde 6 kişinin imza atmadığıda ortaya çıktı.


    Şu an bağımsız olan Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın istemi üzerine mevcut İl Başkanı Yalçın Taştan’ın görevden el çektirmek zorunda kaldığı ismi yeniden görevlendirmek için mevcut ilçe teşkilatının görevine son vermesiyle bir çok tartışmaların başladığı CHP Ardahan’da İl Başkanı ile CHP Merkez İlçe Örgütü arasında ‘Görevden aldım, görevimizdeyiz’ atışması sürüyor..


    CHP Ardahan İl Saymanı Berkant Hancı’nın bu görevinde istifa ettiği de orataya çıkan CHP Ardahan’da görevden alındığı ileri sürülen Merkez İlçe Örgütünün 29 Ekim Cumhuriyet etkşnliklerinde başı çektiği dikkatlerden kaçmadı.


    www.kuzeyanadolugazetesi.com



    **Taştan: Görevden almasam da seçilirim..


    Kendisinin önerisi, CHP İl Örgütünün onayı ile görevden aldığı teşkilatın çalışmadığı, partiye uğramadığını ve alınma nedenlerinin İl Kongresi ile uzaktan yakından ilgisi olmadığını belirten CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan bir daha seçilmek için kongre öncesi kendilerini aldığını iddia edenlerin bilmesi gereken tek bir şey var ben yeniden aday olursam yeniden seçilecek güçteyim. Bu alınmanın kendisiyle veya Şubat atında yapılacak olan kongre ile alakalı olmadığını belirtirken görevden alınan mevcut Merkez İlçe Teşkilatının görevi bırakmamasının parti disiplini suçu olduğunu da belirtti.



    **Huzursuzluğa Onay mı?!


    Mevcut Merkez İlçe teşkilatını görevden aldığını ve yerine yine kendisinin İl Başkanı olduğu dönemde görevden alınan ismin başını çektiği ekibi getireceğini de belirten CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan’ın bu adımını değerlendiren Ardahanlı CHP’liler, Taştan’ın bu adımın yaklaşan ve eski İl Başkanı İlimdar Senemoğlu ile Mustafa Uğurlu’nun aday olacaklarını açıkladığı kongre öncesi kendisini ve ekibinin zora sokmaktan öte bir şey olmadığını ve asıl hesabın her an ilan edilebilecek bir genel seçim öncesi İl Başkanlığı üzerinde hesap yapanların ekmeğine yağ sürdüğünü ve Onay adıyla yaşanacaklara onay verdiğini de  öne sürdüler.


    Öte yandan konunun CHP Ardahan tabanının yaşananlarda rahatsız olduğu ve yaşanan bu durumu CHP Genel Merkezine ilettiği ve parti genel merkezininde olaya muhatap olduğu ve her iki tarafında dinlediği kararını önümüzde ki günlerde toplanacak olan CHP Merkez Yürütme Kurulunda değerlendirecekleri de alınan diğer bilgiler arasında oldu.



    Işıd  ve Özel Hayat Bitti mi?..


     

    ‘Önce yarat sonra bitirmeye çalış’ modasının hüküm sürdüğü şu vefasız dünyada füzeden  daha ucuz ve daha hızlı bir tweetle yaşananları duyurma modasını izliyoruz.


    Çoğumuzun özel hayatında yaşadığı ve ‘Nereden başıma bela ettim’ dercesine insanın yarattığını yok etme  çabası zamana, maddiyata hatta kan dökülmesine neden olur.


    Dünyada ülkeler arasında, özel hayatta ise gazetelerin 3. sayfalarında yer alan bu durumun son örneğini ülkelerin ekonomisine attığı tweetlerle ya bomba ya da gündem olan Trump’ın son tweetidir.


    Özel hayatta ise günlük  bir gazete almadan ‘Satılık Basın diye söylendiğimiz gazetelerin 3.sayfalarında  yer alan haberlerle kararan hayatların yorumlanmaya çalışıldığı şu vefasız dünyada attığı son tweet IŞID lideri denen adam,  asıl liderleri tarafından atılan tweet ile çocuklarıyla birlikte yok edildi..


    El-Kaide lideri Usame Bin Ladin’ide bu yöntemle yolcu edenler şimdi ise adına general dedikleri ABD ve RUSYA’nın muhatap aldığı YPG’liyi konuşuyor, alıştırıyor..


    IŞID lideri Bağdadi’yi çocukları ile birlikte yok edenler bir de evlat, çocuk hakları adı altında kendilerini demokrasi yanlısı, dün yarattıklarını ise terörist ilan ederler..


    Yaratmanın Allah’a mahsus olduğu ama iktidarlar uğruna paylaşılan bu dünyada kullanılanlar diye yok edilenlerin vebalini de onlara uyanlar öder..


    Başta kullanılıp Feto’cu diye kenara atılanların, terörist ilan edilenlerin, mafya liderlerinin “Tak, Kullan, At” diye kullandığı ve çöpe attığı cep telefonu kartları gibi insanları, insanlığı kullananlar kendilerini mutlu şanslar da aslında kayıp edenlerin kendileri olduğunu da üzerlerine almazlar..


    Çünkü Bağdadi’yi ABD değil, ona yardım eden kullanıcıları da asıl kullanılanlar olduklarını er geç anladıklarında iş işten geçtiği gibi özel hayatlarıda  olayların beklenmedik bir anda açtığı kanlı gazete sayfaları gibi olur..


    Bunun başını da Ortadoğu ve bu bölgede bulunanlar çekerler..


    Kısacası Bağdadi olayı gibi özel hayat denen alanda da her şeyin her an olabileceğini ve bu olacakların gazetelerin 3.kanlı sayfalarına bir tweetle ya da bir kurşunla başlık olabileceğini hesaba katmak gerekir..

  • ARDAHAN BELEDİYE MECLİSİNDE 1 İSTİFA DAHA!

    Ardahan kamuoyunda konuşulanlara göre istifa eden Enver Güngör’ün gördüğü bazı olaylar sonucu Başkan Faruk Demir ile ağır bir tartışma yaşadığı ve bunun sonucunda istifa etmesinin perde arkası gelişmelerini duyunca herkes şok olacak.zamanı gelince bu bilgileri kamuoyu duymuş olacak.


    Ardahan’da çok kısa sürede Partili encümenlerle yaşanan bu sıkıntıların sebeplerinin kamuoyunca merak ediliyor olması herkesce dikkatlice takip edilmektedir. Kaynak: Zafer Tahiroğlu



    Nokta değil, Virgül..


    Ne yazacağımı düşünürken birden aklıma sizlerle daha  önce paylaştığım ‘Kırmızı Orospu’ adlı yazımda geçen kelimeler aklıma geliverdi. ”Her şey mide bulandırıcı, Bir sokaktan kendiminkine nasıl geçmeliyim, hangi yanlışın gururuna gitmeliyim? Bu neyin intikamı? gibi…


    Orospu kelimesini bile içine sindirenlerin “Benim saten vücudum hiç bir kadında” yok diyen Kırmızı Orospu adlı kitaptaki gibi Ardahan için çalışan Ardahan Dernekler Federasyonunun ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ adına yapılan çalışmalarını, “Ben olmadan nasıl yaparlar?!!” düşüncesiyle engellemek adına, ipliğinin pazara çıkarılacağından Bi haber küçük beyinlerinin akıl edemediğinden kendileri değil, başkalarının yani buldukları yeni danışmanlarının ağzıyla yazılmış mesajlarla kudurmuş bir köpek misali sağa sola saldırıyor.


    Hakkımda kimin ne konuştuğu pek de dert değil aslında. Neticede insan hazmedemediğini kusar.. Aynı Kırmızı Orospunun kitabına konu olan kustuğu gibi. Ama sabır da bir yere kadardır.. İnsan biraz haddini bilmeli. Bilmeyene de bildirirler zira..


    Oysa herkes benim Ardahan sevdalısı olduğumu bilir. Hatta bu uğurda neredeyse canımdan oluyordum.. Bizi engellemek  isteyenlere inat ARDAFED adıyla Ardahan adına çok önemli çalışmalara imza attık.


    Namus insana ait bir kavramdır. Neden duyunca aklımıza ‘KADIN’ gelir? Üstelik de çevremizde namusunu  kaybetmiş  onca ‘ERKEK’ varken!. Aynı,  geceleri içki şişesine sarılıp mesaj çekenler gibi..


    Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı olarak Olağanüstü Genel Kurul Kararı dahil bir çok kez toplantıya çağırmama rağmen bir, iki kişi dışında hiç kimse gelmedi. O kadar yüreksizler ki; ‘Gelin ben aday olmayacağım, toplanalım biriniz aday olup, devralın’ dememe rağmen kimse gelmedi. Bu sizce normal bir davranış mı?.


    Kırmızı Orospuya göre Ben, kişisel egomu tatmin ediyormuşum. Sizler boş işlerle uğraşıp çalışıyor görünmek için orda burda abuk subuk pozlar verirken biz ARDAFED olarak başta, 4 Ardahan Tanıtım Günleri, Bal Festivali, İstanbul, Kocaeli, İzmir, Ankara, Ardahan’da toplantılar yapma, Ardahan’a Baro kurulmasına katkı sunma, futbol turnuvaları gibi onca etkinlikler, ziyaretler, federasyona üye dernek sayısını arttırmak, Ardahanlı üniversite öğrencilerimize burs verip, diğer bir çok işimizde ki gibi bu etkinlikte de belge, bilgi ve makbuzlarını da kamuoyuna ibra ettik..


    Ve ben hala iki kongre gerçekleştirmiş ve KANUNEN ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU GENEL BAŞKANIYIM..


    Kişi karşısındakini kendisi gibi bilir. Kendileri oyuncu oldukları için herkesi  oyuncu olmakla suçluyorlar.


    Mükemmellik Vicdandadır. Çünkü vicdanı eksik olan KIRMIZI OROSPU ve diğer iki ayaklı çakallar gibi başkalarına zarar verirler.


    Yazımı değerli devlet adamı İsmet İnönü’nün konumuza uygun bir sözüyle bitirmek istiyorum.


    ‘Bir memlekette Namus erbabı en az Namussuzlar kadar cesur olmadıkça  o memleket için kurtuluş yoktur!’ 


    Nokta değil, Virgül..


    Türkücü Başkan: Türkü Söyleyeyim mi?


    Türkücü Başkan: Türkü Söyleyeyim mi?


    arşiv haber 01/08/2019 tarihli haber/yorum


    CHP’den Ardahan Belediye Başkanı seçilen, Türk Halk Müziği sanatçısı Faruk Demir, sahnelere dönmek için halktan onay istedi. Başkan Demir, “Ardahan halkı uygun görürse konserlere çıkar, kazandığım paraları da öğrencilere burs olarak dağıtırım” dedi.


    Bodrum’un CHP’li Belediye Başkanı Ahmet Aras, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’i, önümüzdeki günlerde düzenleyecekleri bir etkinlikte sahne almaya davet etti. Demir, Başkan Aras’ın teklifini sosyal medya üzerinden Ardahan halkına sordu.  Ardahan Belediyesi’nin sosyal medya hesabından, ayda bir konser davetlerine katılması konusunda anket düzenledi. Demir, anket sonuçlarına göre konserlere katılacak ve elde gedilen geliri oluşturulacak bir fonda toplayarak, öğrencilere burs olarak verecek. 

    HALKA SEÇİM ÖNCESİ SÖZ VERMİŞTİM    

    Başkan Faruk Demir, “Ardahan halkına belediye başkanlığı görevinden dolayı tek işimin Ardahan olacağı konusunda söz vermiştim. Bu teklifi ancak bu konserlerden alacağım parayı Ardahanlılara burs vermek kaydı ile kabul ederim. Bunu da Ardahan halkına danışmadan yapamam. Ardahan halkı uygun görürse konserlere çıkar, kazandığım paraları öğrencilere burs olarak dağıtırım” dedi. Başkan Demir, şunları ifade etti: 

    “Belediyemizde oluşturacağımız bir fon ile çıktığımız programlardan elde ettiğimiz paraları üniversite kazanan öğrencilerimize burs vermeyi  planlıyoruz. Eğer Ardahan halkı derse, ayda bir konsere gidip aldığım parayla ihtiyaç sahibi herkese burs  bağlayacağız. Bazı arkadaşlardan olumlu tepkiler aldık. ‘Helal olsun, kendine kar sağlayacak bir işi Ardahanlı öğrencilere armağan ediyorsun ve bunu da referandumla yapıyorsun’ diyerek, destek verdiler. Halk ‘bu adam zaten sanatçı bu işi yapsın’ derse yapacağız. Bunu kendim için asla yapmam. Ama böyle bir teklifi de geri çevirmek olmaz. 25 bin TL az para değil. Bir sezonda 4 konsere çıksak, 100 bin TL yapar. Böylelikle çok sayıda öğrencimiz burs sahibi olur.”


    **KUAFÖRLÜK KURSUNU BAŞARIYLA TAMAMLAYAN KURSİYERLERE SERTİFAKLARI DAĞITILDI..


    Ardahan Esnaf Sanatkarlar Odası ve İş Kur İl Müdürlüğünün ortaklaşa düzenlediği,’istisam garantili bayan kuaför kursu’nu başarıyla bitiren kursiyerlere belgelerini verildi.


    Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan ESOB Başkanı Mıstafa Morkoç şöyle dedi..

    ‘Bizleri yalnız bırakmayan başta sayın valimiz Mustafa MASATLI ve belediye başkanımız sayın Faruk Demir olmak üzere Oda başkanlarımız oda yönetim kurulu üyelerimiz işkur il müdürümüz ve kurs hocamız kursiyer lerimize ayri ayrı teşekkür ediyorum.’ dedi



    Solcu Belediyelerden Beklenenler..


    Yıllardır sağ ve muhafazakar siyasal yapının yönetiminde bulunan belediyelerin, özellikle HDP’li seçmenin desteğiyle solcu olduğunu iddia eden CHP’ye  geçtiği 31 Mart 2019 tarihinden bu yana yaşanan heyecanın yavaş yavaş bittiği şu günlerde, bu belediyelerden beklentileri olanlar da ; durulmaya başlayan göle bakarcasına gölün içindekileri  de görmeye başladı gibi..


    Bir çoğu zaten CHP’de olan ama iki kez yapılan seçim ardından yine HDP’nin, hatta AK Partili seçmenin de desteğiyle CHP’ye geçen başta  İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere,  bu hafta sonu CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ziyaret edeceği  solcu olarak bilinen isimlerin yönetimlerine geçen Artvin  ve Ardahan gibi belediyelerde de beklentiler gerçekleşecek mi?


    Bana soracak olursanız ikisi de sistemin rahatsız olmadığı AK Parti ve CHP’de olan belediyelerde gözle görülecek veya hissedilecek bir değişimi beklemeyen biri olarak, bu belediyelerden beklentileri olanların kısa sürede bu beklentilerinden vazgeçip, çöp toplama başta olmak üzere belediye görevleri dışındaki beklentilerin büyük bir  hayal olduğu anlaşılacaktır. 


    Ve bunu görmek için de daha dün İmamoğlu’na ve diğerlerine demediklerini bırakmayan medya kanalı kamera ve temsilcileri ile kısa sürede kurulan iyi diyaloglardan da  anlamak mümkün.


    Yani başta İmamoğlu olmak üzere “CHP’li yada AK Partili olmuş, çok da önemli değil” diyerek göreve gelen, dün sanki hiç bir şey olmamış gibi yeni başkanlarla hemen temasa geçen TV kanallarının, bu başkanlarla olan diyalog, haber ve röportajlarına bakmak yeterli..


    Evet, ‘Acaba nereden, nasıl bir şey buluruz da daha öncekilerde olduğu gibi yeni HDP’li belediyelere nasıl kayyum atarız?’ diye ince ve gizli hesapların yapıldığı , HDP’li belediyelerin dışında çalışmalarıyla da olsa hiç gündeme gelmeyen MHP’li ve İYİ Partili Belediyelerin unutulduğu bu ülkenin iktidar ve ana muhalefet partisinin belediye başkanlarının birbirlerinden çokta farklı bir iş yapmayacakları şimdiden görülmeye başladı bile.


    Bunun en son örneği de her yeni başbakan, başkan ve belediye başkanı ile ilk görüşen sağ orijinli gazeteci Yavuz Donat’ın solcuyum diyen ve göreve başlar başlamaz T.C. ibaresini belediyenin kapısına asan, ikisi yetmedi 3. Atatürk büstünü yaptıran CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir ile ilk röportajını yapmasından da anlamak mümkün.


    Ha bu arada seçilmeden önce sokaktaki, pazardaki, dernekteki gördüğü herkesle tokalaşan ve seçildikten sonra başına geçtikleri beldelerdeki ağaların rant gücü ve yalakalık yağlarında boğulup, aşağıda yaşananları, asıl kendilerini seçenleri kısa sürede unutan başkanları da unutmadan..


    Kısacası yeni seçilen başkanlardan solculuk, şeffaflık, halkla yönetim bekleyenlerin hayal kurduğunu şimdiden söylemek belki erken olsa da solcuyum deyip, kendileri gibi solcuların göreve gelmesine katkı sunan TKP’li Tunceli Belediyesi başkanının  şeffaf yönetimi çabasını,   basın ve medyanın gündemden düşürmesinden de anlamak mümkün..


    Çünkü Komünist başkanın yaptıkları çok gündeme gelirse, solcuyum diyenlerin solculuk (!) yapmadıkları, hatta  tam aksine 100 yıldır gelmiş sisteme, hizmetten öteye gitmeyen anlayışın solcu ya da  sağcı  olmasının fark etmediği  anlaşılacak ve bu da halkın gözünü açmasına sebep olacak . Bunu kim ister ki ? 

  • Onay Onay Almayınca Taştan Zorda Kaldı..

    Başta kendisi istifa etmesine rağmen”Beni görevden  aldılar”diyerek mağdur rolu oynayan kendi yakınlarını delege yazıp yeniden ilçe başkanlığını alan şahsın ve çoğu eski  olan Başkanların yeniden seçildiği CHP Ardahan’da yaşanan bu durum İl Başkanlığına mevcut İl Başkanı dışında başka adayın çıkmadığını ve tek adayla İl kongresini yapacağı görülmektedir.



    TAŞTAN: GAZETECİLER BEDEL ÖDÜYOR


    HP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle gazetemizi ziyaret ettiler.


    Türkiye’de özellikle yerel gazeteciliğin zor şartlarda yapıldığına dikkat çeken Başkan Taştan, “Gazeteciler düşük ücret, tutuklanma, haklarında açılan davalar ve işsizlik gibi birçok ciddi sorunlarla karşı karşıya gelmektedir” dedi.


    Doğru ve tarafsız gazeteci, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır.  Eğer bir yerde Basın özgür değilse o ülkede demokrasiden bahsetmek mümkün değildir diyen Taştan, sözlerini şöyle sürdürdü:


    “Basın emekçilerimize, ekonomik ve sosyal haklar sağlayan 212 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 1961 tarihinden bu yana ülkemizde ‘Çalışan Gazeteciler Günü’ olarak kabul edilen basın emekçilerimizin ve bu kutsal görevi icra eden tüm basın çalışanlarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü içtenlikle kutlarım. Maalesef ülkemiz, dünya basın özgürlüğü sıralamasında son 15’lerde. İşsizlikte ise yüzde 28 ile tüm işkolları içinde basın sektörü birinci sırada yer alıyor. Tüm bu yaşanan olumsuzluklara rağmen, doğru haber verme, tarafsızlık, özel hayata saygı ve hukukun evrenselliği ilkelerinden ödün vermeden çalışan ve kamuoyunu aydınlatmak için zamana karşı ve stres altında işlerini icra eden ve bu yolda her an haber peşinde koşan basın mensubu arkadaşlarımız düzenli bir mesaisi olmadan, doğru haberi halka ulaştırmak için büyük gayret sarf etmekte ve bu anlamda kamusal bir görevi yerine getirmektedirler. Bu sorumlulukların bilinciyle kamuoyunu aydınlatmak için her türlü olumsuzluğa rağmen büyük bir özveri ile toplumun haber alma özgürlüğü adına görevlerini yerine getiren basın çalışanlarımızın tekrar 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutlar, kendilerine ve ailelerine sağlık ve mutluluklar dilerim. Bu duygu ve düşüncelerle ülkemizde ve ilimizde görev yapan basın-yayın kuruluşlarımızda çalışan tüm basın emekçisi arkadaşlarıma çalışmalarında başarılar dilerim.”



    HDP’li Üyeler Parkı Onaylarsa Partiden Atılacaklar!


    arşiv haber 04/12/2019 Tarihli Haber/yorum


    CHP’lilerin AK Partili Belediye döneminde karşı çıktıkları ama kendileri göreve gelir gelmez betonlaşmaya açmaya çalıştıkları HDP ve AK Partinin yanı sıra Ardahan kamuoyunun karşı çıktığı Ardahan Milli Egemenlik Parkının 3 HDP’li Meclis Üyesinin de aralarında olduğu mecliste İmara açılması halinde HDP’li meclis üyeleri ihraç edilecekler.


    Filtre takılmayan Termik Santrallerinin tartışıldığı bir süreçte CHP’li Belediyenin İmara yani betonlaşmaya açmak için bugün meclise gelecek olan Ardahan Milli Egemenlik Parkının son durumunun görüşüleceği Belediye Meclis Toplantısı öncesi bir açıklama yapan Halkların Demokrasi Partisi Ardahan İl Başkanı Avukat Yaşar Kaya acil toplantıya çağırdığı Volkan Ünver, Onur Yılmaz ve İlter Senem adlı HDP’li 3 Meclis Üyelerinin gerek kendi toplantılarına katılmaması , gerekse CHP’li Belediyenin istemi doğrultusunda karar evet demeleri ve parkı imara açılmasına izin vermeleri halinde partiden ihraç edeceklerini belirtti. 



    **Tepkiler Var..


    HDP İl Başkanının ‘benim meclis üyelerimin CHP’nin istemi doğrultusunda karara evet deseler partiden ihraç edeceğim’ dediği Ardahan Milli Egemenli Parkının imara açılması istemi kamuoyunda tepkilere neden olmakta.


    Bugün toplanacak olan ve Milli Egemenlik Parkının İmara yani yapılaşmaya açılmasının oya sunulacağı Ardahan Belediye Meclisine sunula karara tepkilerini dile getiren Ardahanlılar parkı betonlaşmaya açılmamasını istemekteler.


    3’ü HDP’li, 6’sı AK Partili olmak üzere toplam 14 Meclis Üyesinin oluşturduğu Ardahan Belediye Meclisinin nasıl bir karar alacağı ise merakla beklenmektedir.



    CHP HDP’DEYDİ, HDP BELEDİYEDİYDİ..


    *Arşiv Haber 26/1/2019 Tarhli Haber ve Yorum


    Son yerel seçimlerde birlikte hareket eden ve 25 yıl sonrada olsa CHP’nin yerelde kazanmasını sağlayan Halkların Demokratik Partisi İl Başkanlığı yönetimi ve HDP’li Kars Belediye Başkanı Ardahan Belediyesini iadeyi ziyarette bulundular. Bir süre önce yapılan HDP Ardahan İl Kongresinde İl Başkanlığına getirilen Avukat Yaşar Kaya ve yönetiminin birlikte iadeyi ziyarette bulunduğu Ardahan Belediyesini HDP’li Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen’de Ardahan’a gelerek Belediye Başkanını ziyaret etti.



    Bu Fotoğrafı Saklamıştılar,


    Biz Yazınca Yayınlamak Zorunda Kalmıştılar..


    Son Mahalli Seçimlerde CHP ile gizli ittifak yaparak 25 yıl sonrada olsa seçimleri kazanan CHP Ardahan İl Örgütü daha önce HDP Ardahan İl Örgütünü ziyaret etmiş, ancak bu fotoğrafı hemen yayınlamamıştılar.


    Gazetemizn ziyareti gündeme getirip, haber olarak kamuoyuna sunması ardından geçte olsa bir kaç gün sonra hemde tarih konarak belediyenin sanal sayfasında yayınlanmak zorunda kalınmıştı.



    **HDP ‘Grup Kuracağım’ Deyince..


    CHP’li Belediye Meclisi oluşturan 14 kişilik Belediye Meclisinde 3 HDP’li Meclis Üyesi olduğu ve bunlar aracılığı ile kendi grubunu kuracağını ilan eden HDP’nin yeni yönetiminin bu çıkılı ardından paniklenen CHP’li Belediye ve İl Örgütü al acele HDP’yi ziyaret ettiği de bilinmekte. Ancak HDP’nin hala kendi grubunu kurmadığı gibi HDP’li Meclis Üyelerinin 2’sinin adeta CHP’li gibi CHP’li Başkanın arkasına takılması dikkatlerden kaçmıyor.



    Zombiler Bitmez, Kızlıklar Dikilmez!..

    Aslında yerel ağızla adı Hortlak olan yani öldükten sonra dirildiğine inanılan ve ninelerimizin elektrik, televizyon, İnternet olmadan önce uyumayan yaramaz torunları olan bizleri uyutmak için üzerine beş koyup anlattığı masalların yabancılaştırılmış ismidir Zombi denen yaratık..


    Ve yine aslında etek altı pardon merdiven altı üretilen ama piyasada, ‘müşteri bulsun’ denen mallar gibi yıpranan fantiler, diğer adıyla iskambil kağıdı ile gün boyu fanti oynayan emeklilerin ismini koyduğu kahvenin adının Cafe diye levhalaştırılması gibi Hortlağın adı da Zombiye çevrilmiştir..


    Ekonomik sıkıntıdan sıkça bahsedip, ailedeki fertlerin her birinde olan en az üç bin liralık telefonları görmezden gelenlerin o cep telefonu denip, hep elde tutulmakla cebe konulmayan el telefonlarının içindeki oyunların başını çeken film yönetmenlerinin adına, ‘korku filmi’ dediği ve artık unutulan sinemaların karanlık salonlarının beyaz perdesine yansıtılan Hortlak, pardon Zombilerin gerçek olduğunu söyleyebiliriz.


    Çünkü başta, ‘Ne olmuş ki yaşandı, bitti’ diyenlerin yer aldığı özel hayatındakiler dahil olmak üzere unutmaya çalıştığın, yok saydığın, ‘yaşanmadı’ dediklerin başta olmak üzere vurdukça öldürdüğünü sandıklarının ölmedikleri gibi çoğaldığını mücadele verdiğiniz her alanda görüp, yaşayabiliyorsunuz…


    Yani diğer bir adı olan dertlerin, ‘bitti’ dediğin bir anda yeni dertlerle çoğalması gibi..


    Bu durum ülkenin olduğu gibi yerel gündeminde başını çeker.. “Oh be bitti” dediğiniz bir anda yeni bir gündem malzemesinin ortaya atılması buna örnektir.. 


    Bunun en son örneği, “Hangi CHP’li Saraya çıktı?” tartışması gibi içi boş gündemdir..


    Bu durumun diğer bir adı da Sivil Toplum  Örgütü, stk hatta ‘özel hayat’ denen alanlarda yaşanır.  Siyasette, ticarette, adına ne derseniz deyin her alanda olduğu gibi.. Evet, dert dediğin ve birini gönderdim ‘bitti’ diye sevindiğin ya da gönderdiğini sandığın anda O bitti denen sıkıntının yerine yeni bir Zombi hep türemiştir.


    Örnek mi?


    Dün eline aldığı kıytırık kitapla kapı, kapı dolaşarak, satan ama bir anda yazar olan hatta kahvede kahvaltı verip, kültür evi yapacağım diyen, Bakırköy tımarhanesinden çıkıp; İş adamı, Dernekçi, yetmedi Eğitimci, Kültürcüyüm diyerek vali, başkan ziyareti ile kendilerini adam diye yutturur bu Zombiler..



    Veya “Yaş yetmiş iş bitmiş” deyimine rağmen yaşlılıklarının getirdiği altlarını ıslatmalarını unutup, yeniden dernek kurup, ‘bana başkan desinler’ sevdasında olan Zombiler..


    Su ve tuz isteği gibi STK’cılık alanı olmadan hayat bulamayan bu zombilerin diğer bir özelliği de dün görmezden gelip, beğenmediklerini siyasete, güce taşıyanlardır..


    Çünkü, bunların hastalığı ve virüsleri karşısında daha da direnç kazanan her alanda gerçekten samimi olanların Zombi, diğer adıyla Hortlaklar saldırısına karşı dirençleri artar güçlenirler..


    Bunu 50 kuruşluk sözde gazeteciler, Kaftancıoğlu’nun işaret ettiği sözüm ona gazetecilerin bu zombileri kendileri gibi insan sanmalarını da ekleyebilir ve yeniden baştan okuyup, her satırını anlayacağınız yazımda kimlerin hortlak yani Zombiler olduğunu anlayacaksınız..


    Ha bu arada başlığımıza konu olan ama bu yazının satırları arasında geçmeyen ‘Kızlıklar dikilmez neydi?’ diye soranlara bir daha ki yazı mı bekleyin diyeceğim.. 


    Hemde çok gecikmeden ‘Kızlık dikilir mi?’ başlılık yazımı..

  • AK PARTİ ARDAHAN'DAN AK SARAY!

    CHP Ardahan gibi İl Başkanlığı Kongresine hazırlanan AK Parti Ardahan İl Başkanlığının Ardahan Belediyesinde aldığı Kura Nehir’i manzaralı arsa üzerinde yaptırdığı binası İl Kongresinde Ardahan’a gelecek olan AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılması bekleniyor.



     


    Başkan Başkan’a Sahip Çıktı..


    AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın, adı taciz iddiasıyla karakola davet edilen ve hakkında şikayetçi olan şahsın ifadesinin klısa sürede basına servis edildiği Arahan’ın Göle İlçesi Köprülü (Goreveng) Beldesi Belediye Başkanı Yücel Akkoç´a sahip çıktı.


    Konu hakkında açıklama yapan Ak Parti İl Başkanı Hakan Aydın, “Köprülü Belediye Başkanımız Yücel Akkoç hakkında ileri sürülen mesnetsiz iftiralar ile partimize zarar vermeye çalışan birtakım çevrelere fırsat vermeden konunun gerçek olmadığı tüm netliğiyle açıklığa kavuşmuş olması bizi ve partimize gönül veren vatandaşlarımızı sevindirdi. Bu şekilde ahlak ve edepten yoksun olarak hareket eden, adaletsiz ve asılsız yakıştırma yapanları şiddetle kınıyor ve onları onurlu olmaya davet ediyorum” dedi.


     


    AK Parti İl Başkanı Hakan Aydın:


    O Arazi Benimde, Babamın da Değil..


    arşiv haber 21/052019 tarihli haber


    Sitemiz ve gazetemiz tarafından yayınlanan ‘AK Parti İl Başkanı Arsayı Almış, Babası Arsayı Satmış!’ başlıklı haberimize bir açıklama yapan ve haberin gerçeği yansıtmadığını belirten Adalet ve Kalkınma Partisi Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın Ardahan Noteri kanalıyla gönderdiği ‘Tekzip’ başlıklı açıklaması şöyle;


    Tekzip Metni


    Öncelikle Gürçayır Köyü’ndeki mezarlık arazisi belediyeye satılmamış belediye tarafından meclis kararıyla istimlak edilmiştir. Bu arazide ne benim ne de babamın bir hissesi olmayıp, istimlak sebebiyle kuruş para almışlığımız da yoktur.


    Söz konu arazinin istimlak tarihi 08.10.2014’dür. Ardahan Belediyesi tarafından istimlak bedeli hisse sahiplerine büyük oranda ödenmiştir. Parti binasının bulunduğu arsanın belediyeden satın alındığı tarih ise 2019 yılının Şubat ayıdır. Parti binası için arsanın satın alınması, mezarlık arazisinin istimlak edildiği tarihten 4 yıl sonradır. Parti binasının arsa satış bedeli mezarlık arazisinin istimlakinden çok sonra ödenmiştir. Dolayısıyla hem mezarlık arazisinin istimlak edilmesi, parti binasının bulunduğu arsanın satışından çok önce olduğundan , hem de benim ve babamın mezarlık arazisi üzerinde hiçbir hissesi ve mülkiyeti bulunmadığından, mezarlık arazisinden para almamız hiçbir şekilde mümkün değildir.


    Biraz araştırılsa bu olayın idda edildiği gibi olmadığı delilleriyle gösterilebilirdi. Profesyonel ve tarafsız bir gazetecinin de yapması gereken buydu. Öte yandan şahsımla iletişime geçilerek idda edilen iftira ve suçlamaların aslı sorulabilirdi. Ancak hiçbir şekilde benle iletişime geçilmeden iddiaların odağındaki kişi olarak hakkımda yalan haber yapılmıştır. Şahsınızın gazeteci olarak profesyonelliği ve tecrübesi göz önünde bulundurulduğunda iddia edilen suçlamaları bana sormanızı beklerdim. Çamur at izi kalsın politikası her zaman kaybetmeye mahkum bir politikadır. Bu yüzden insanların ailesi ve kişisel hakları hakkında asılsız iddialarda bulunurken ailevi itibarları ve toplum nezdinde kabul görmüş bazı örf ve adet kuralları göz önünde bulundurular yazılmalıdır.


    Açıkladığım sebeplerle ihtar konusu olan haberinizi yukarıda açıkladığımız şekilde tekzib ederek, doğrusunu kamuoyu ile paylaşmanızı, tekzip metninin hiçbir düzeltme ve ekleme yapılmasızın ihtarın tarafınıza tebliğinden itibaren en geç 3 gün içerisinde 5817 sayılı Basın Kanunu’nun 14. Maddesine istinaden aynı sayfa, sütun, aynı puntolarla ve aynı başlık altında yayımlanmasını, aksi takdirde hakkınızda hakaret ve iftira suçlarından adli makamlara müracaat edeceğimi ihtaren bildiririm.


    İhtar Eden


    Hakan AYDIN



    **Devlet olmak..


    Bir birlerine demediklerini bırakmayan ama her konuşmalarında ‘Ben bunu söylerken 82 Milyon insanıma diyorum’ diyerek, demediklerini bırakmadıkları da dahil nüfusun tümünü içine alan, güzel sözlerden bahseden siyasilerden çok bürokrasi denen iktidarın içinde olanların yönettiği devlet denen kavramın önemi ve anlamı nedire baktığımız da eskisi gibi kalın, sararmış ve bugün unutulan sözlüklere değil yine google amcaya başvuruyoruz.


    Peki o zaman devlet nedir, kimdir diye bir soralım google amcaya..


    Bu sorumuzu sorup, cevabını öğrenmeden önce, yarın ki yazımında devlet adamlarının ne olduğunu soracağımı da şimdiden belirteyim..


    Şimdi geçelim devletin ne olduğunun cevabına;


    **Devlet Nedir, Ne Demektir? 

    Devlet; tarihin ilk dönemlerinde ortaya çıkan bir kavramdır. Devlet; zaman içinde insanın kendi varlığını sürdürmesi, güçlünün güçsüze baskı kurmasını engellemesi ve varlığını sürdürebilmesi için kendi oluşturduğu bir kavramdır.

    Pek çok sosyal ve siyasal konuda olduğu gibi devlet konusunda da herkesin üzerinde ittifak ettiği kesin ve tek bir tanım bulmak mümkün değildir. Bunda muhtemelen devlet kurumunun zaman ve mekân değişkenleri açısından gösterdiği farklılıklar etkili olmaktadır. 

    Bugünkü anlamda devlet genel olarak 17. yüzyıldan bu yana yaşanan değişimler nedeniyle eski dönemlerdeki devletten oldukça farklı özellikler taşımaktadır. Devletin yapısındaki faklılaşmalar onun tanımı ve analizi ile ilgili çalışmalarda da kendini göstermiştir. Mesela, İslam dünyasında devletin siyasal bir kavram olarak kullanılmaya başlanmasından itibaren birbirini izleyen üç ayrı dönemde üç ayrı anlamda kullanıldığı gözlenmektedir. Buna göre ilk dönemde zafer, güç veya egemenliğin dönüşümlü olarak el değiştirmesi anlamında kullanılmıştır. Ardından gelen ikinci dönemde bir hanedanın egemenliği veya onun siyasal iktidarını ifade etmiştir. Devleti Âl-i Osman dendiğinde Osmanlı hanedanın egemenliği ve siyasal iktidarı anlatılmıştır. Üçüncü dönemde ise ulus temelinde en yüksek seviyede örgütlenmiş ve uluslararası sistem tarafından tanınmış siyasal yapı anlamında kullanılmıştır.

    Batıda da benzer bir durum gözlemlenmektedir. Eski Yunan’da devlet (polis), ortak “iyi hayatı” gerçekleştirmek amacıyla bir şehir düzeyinde örgütlenmiş organik bütünlüğü ifade ederken Roma İmparatorluğu’nda hukuki olarak birbirinden ayrılan bölgeleri kapsayan geniş bir coğrafi alanda siyasi düzeni sağlamaya yönelik bir örgütlenmeyi anlatıyordu. Böylece hukuk ve düzen fikri devletin temelini oluşturmaya başlamış, bu süreçte hukuk ve bürokrasiye dair düzenlemeler çeşitli kurumların ortaya çıkmasını sağlamıştır. Daha sonra imparatorlukların parçalanmasıyla birlikte ulus temelinde örgütlenmiş yeni bir devlet formu ortaya çıkmıştır.



    Siyasal iktidarın ulus temelinde örgütlenmesiyle ortaya çıkan modern ulus devlet formu 1648 Vestfalya Antlaşması’yla Avrupa’daki uluslararası sistemin temel birimi hâline gelmiş bulunmaktadır. Bu tarihten itibaren devlet kavramı ulus kavramıyla birlikte siyasal iktidarın en yüksek düzeydeki örgütlenmesi anlamında kullanılmaya başlanmıştır.

    Birinci ve klasik devlet tanımı, onu oldukça geniş ve genel bir biçimde bir toplumdaki egemen yönetim örgütü olarak tarif eder. Böyle bir genel durumda, devlet, ister Yunan kent devleti ister Roma İmparatorluğu isterse İslam cemaati veya bir Afrika kabilesi olsun, her tür yönetim biçimini veya bu yönetim formlarını hayata geçiren organizasyonu ifade eder. Söz konusu geniş devlet tanımında meşruiyet biçimleri arasında bir ayrım yapılmadığı gibi, yönetim yapısının genel doğası üzerine de herhangi bir şey söylenmez. Genel anlamıyla devlet, bu yüzden seküler ilkelere dayanabildiği gibi teokratik ilkelere de dayanabilir, geleneksel veya modern devlet de olabilir. Devletin ikinci ve daha özel bir tanımı, Orta Çağdan sonra, özellikle bireyciliğin doğuşuyla birlikte ortaya çıkmış, belli bir coğrafya üzerinde mutlak bir kontrole sahip seküler ve ulusal örgüte gönderme yapar. Nitekim Max Weber’e göre, devletin en önemli veya yegâne özelliği, güç kullanımını otorite ile bütünleştirmiş olmasıdır. Söz konusu devlet, her şeyden önce on beşinci yüzyıldan itibaren ortaya çıkmaya başlayan modern devlettir. O, dahası seküler bir devlet olmak durumun dadır. Çünkü ister Yunan kent devleti ister Yahudi cemaatinin devleti olsun,geleneksel devlet dinî diye nitelenebilecek yönetim biçimlerini ifade eder. Buna göre, söz gelimi Yunan’da her kent devletinin bir Tanrı’sı olmak durumundaydı.

    Böyle bir durumda devlete sadakat içinde olmak aslında kent devletinin Tanrı’sına sadık kalmak, Tanrı’ya itaat etmek ise devlete itaat etmek anlamına gelmekteydi.Oysa modern devlet, otorite veya işlevinin Tanrı’dan türetilememesi veya yüksek bir amaçtan çıkarılmaması anlamında seküler bir gücü temsil eder. Öte yandan modern devlet mutlak bir egemenliğe sahip olan bir güç ya da kurumlar bütününü ifade eder. Buna göre salt hükümetten ibaret olmayan, sivil topluma karşıt durumda bulunan ve insanları son tahlilde kontrol edip düzene sokan meşru roller kümesinin belirlediği sabit politik sistem olarak devlet, toplumdaki bütün topluluk ve grupların üzerinde yer alan mutlak ve sınırlanmamış iktidarı ifade eder. Gerçekten de modern devlet çok merkezli ve çoğulcu iktidar yapısından tek, bölünmemiş, merkezi bir iktidar yapısına geçişi ifade eder. Bu ise elbette, egemenliğin devletin mutlak ve sınırsız gücünü ifade eden en belirleyici unsur olduğu, devletin toplumdaki bütün diğer grup ve organizasyonların üzerinde olan en üst güç ya da otorite olduğu anlamına gelir.

    Devlet, belirli bir toprak parçası üzerinde yaşayan bireyler için bir düzen tesis eden siyasal örgüttür. Bu yüzden onun bir başka temel özelliği coğrafi alan özelliği olmak durumundadır. Yani devletin nüfuz alanı, coğrafi olarak tanımlanmış olup şemsiyesi altında yer alan herkesi kuşatır. Buna göre coğrafi alan özelliği onun otoritesinin belli bir coğrafya üzerinde yaşayan herkesi kapsadığını ortaya koyar. O, ayrıca yurttaşlarını kontrol etme araçlarına sahip olur. Bu yüzden devlet halk, ülke ve politik otorite gibi üç temel öğeyi ihtiva eden siyasi örgütlenmeyi ifade eder.

    Devlet, sosyal hayatın örgütlenmesinden sorumlu kurumlar bütününü ifade eder. O, bundan dolayı sivil toplumdan ayrılır. İşte buradan hareketle devletin bir başka temel özelliğinin kamusallık olduğu söylenebilir. Bu özellik, devletin ya da kamusal organların, sivil toplumdaki bireysel ihtiyaçları karşılamaya yönelen aile benzeri özel ya da sivil kurumların tam tersine, kolektif kararlar alıp uyguladığını ortaya koyar. Başka bir deyişle, devlet, özel ilişkiler alanından farklı olarak kamusal bir alan yaratıp burada etkili bir yönetim sağlayabilmek ve vergi toplayabilmek için bürokratik kaynaklara sahip olur.

    Devleti belirleyen bir başka temel özellik hükmetme özelliğidir. Bu özellik, devlet otoritesinin “zor”la desteklenmesini, onun yasalarına itaat edilmesini ve yasaların ihlalinin cezalandırılmasının sağlanmasını ifade eder. Devlet, buna göre hukuk alanını yaratan, yönetimi altında yaşayan herkes için yasa koyan, pozitif hukukun yaratıcısı olan güçtür. Sınırları içinde devletin hukuku evrensel olup orada yaşayan herkes onun otoritesine tabi olur. Başka bir deyişle, o zorunlu yargı gücüne sahiptir. Devletin sınırları içinde yaşayanlar onun otoritesini kabul edip etmeme konusunda tercih hakkına sahip değildir. O, dahası güç kullanımı tekeline sahip olan, otorite ve iktidarını silahlı güçle tesis eden bir üstün iradeyi temsil eder.Bu yüzden, onun bir başka özelliği meşruluktur. Meşruluk,devletin toplumun daimi çıkarlarını ve “ortak iyi”yi yansıtma özelliğini tanımlar. Gerçekten de “Devlet belli bir toprak parçasında meşru fiziki güç kullanma tekeline sahip olduğunu iddia eden örgüttür” diyen Weber, bununla devletin sadece yurttaşların itaatini sağlama yeteneğine değil, aynı zamanda böyle davranma hususunda tanınmış bir hakka da sahip olduğunu anlatmak ister.

  • VALİLİK ARDAHAN'A ARDAHAN YAZDI Ardahanlılar, 'burası neresi?' diye sordu!!..

    Belediyelerin asli görevleri arasında bulunan kentin tanıtma çalışmalarından birine imza atan Ardahan Valiliği valiliğin yanı başında bulunan ve yine Ardahan’ı tanıtmaya büyük katkı sunan Damal Bebeği’nin de üretileceği  ve adının Ardahan Millet Kıraathanesi olması beklenen kentin yapı kültürünü de temsil edecek olan binanın önüne Ardahan adını yazdırdı.


    Her kentin merkez ve tanıtımın sağlayan simgelerinden olan bir yapının tamamlanmaya çalışıldığı bir süreçte bir çok insanın şimdiden önün de hatıra fotoğraflar çektirdiği Ardahan adını taşıyan binanın resimlerinin sanal ortamda paylaşılması ardından başta merkezde ki Ardahanlılar tarafından olmak üzere bir çok Ardahanlının,  ‘Burası neresi?’ şeklinde sorular sormaları da dikkatlerden kaçmıyor.


    ARDAHAN MİLLET KIRAATHANESİ YILBAŞINDAN SONRA!..


    ARDAHAN MİLLET KIRAATHANESİ


    YILBAŞINDAN SONRA!..


    arşiv haber 11/12/2019 tarhili haber


    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son yerel seçimler öncesi düzenlediği seçim mitinglerinde açıkladığı ve AK Partili Belediyelerin olduğu kentler de başta olmak üzere Türkiye’nin birçok bölgesine yapılamaya başlanan Millet Kıraathanelerini bir örneği de Ardahan’da yapılıyor.


    Ardahanlı CHP’lileri bir birine düşüren ve Milli Egemenlik Parkının üzerinde yapılması planlanan köylü pazarının da içinde barındıracağı öğrenilen Ardahan Millet Parkı’nda Damal Bebeği gibi yöresel ürünlerinde sergilenmesi bekleniyor.


    Ardahan Valiliğinin valilik konağının hemen yanı başında yaptırdığı Ardahan Millet Kıraathanesinin yılbaşında sonra açılıp, hizmete sunulması bekleniyor.



    İstanbul’a açılacak kanal..

    Başta sürekli göç veren Doğu ve Güneydoğu olmak üzere yatırım yapmaktansa her gün göç alıp, tıkanan metropollere yeni göçlerin yaşanmasına kanal açan devlet anlayışı, AK Parti iktidarında da devam edecek gibi..



    Evet, Başkan Erdoğan tarafından bizzat açıklanan ve adına ” Çılgın proje” denilen, muhalefetinse ” gerek yok” dediği ”Kanal İstanbul” projesi ile İstanbul’a yeni bir göç kanalı da açılmış oldu.


    Belediye başkanı iken göçü engellemek adına neredeyse ”pasaport çıkarılsın” diyen başkanın böyle bir proje ile özelikle de doğu ve güneydoğu’da olmak üzere ülkenin diğer kentlerinde bulunanlara, ” Haydi çıkın gelin İstanbul’a, bakın size bir de kanal açtım” diyordu.


    Ülkenin bir çok yerinde kapatılan, kapanmak üzere olan, üretim durduran onca fabrika ve yatırımın yanında, ”köylüsünün banka borçları dolayısıyla haciz altında kıvranıp, arazilerinin haczedilerek icraya çıkarılması, yabancı ortaklı bankalar aracılığı ile satılan Gürcistan ve Ermenistan’a komşu Ardahan’daki TİGEM’i, Ardahan-Et’i, Doğu kapısı kapandığından bu yana göçün devam ettiği Ermenistan’a komşu olan Kars’taki Yem, Un, Süt fabrikalarını yeniden açıp, insanların doğduğu yerde doymasını sağlarım” diye düşünmeyen zihniyetin, ”Tasınızı, tarağınızı, yorganınızı alın trafikten, gecekondudan, kapkaçtan, cinayetlerden tıkanan İstanbul’a gelin” demesi ne kadar mantıklı acaba?..


    İstanbul’da yaşayanlara yönelik değil, İstanbul’a yeni geleceklere yatırım olarak algılanabilecek olan bu ve buna benzer projelerin başta trafiği olmak üzere hiç bir sorunu çözeceğine inanmadığım gibi büyük bir doğa katliamınına da yol açacağı da şimdiden tartışılan konuların başında gelmekte..


    Kanal İstanbul’un, İstanbul’a yeni bir göç kanalı açacağını anlamak zor bir şey değil..


    Çünkü Batman’da çıkan petrolü burada kurulacak tesislerde işlemektense, Kocaeli’ne, İzmir’e, Kırıkkale’ye kurulan tesislere taşıyan zihniyet nasıl göçü tetiklemişse, Kanal İstanbul’da buna benzer bir zihniyetten öte bir şey değil ..


    Bakın daha açıklanır, açıklanmaz bölgede ki arazi fiyatları tavan yapmış, Doğu ve Güneydoğu’ya beklenen yatırımcıların gözü bu bölgeye çevrilmiştir..


    İşte bu zihniyetle köyleri boşalan, beldeleri kapanan, şehirleri ilçeye dönen bölgeden yeni göç dalgaları tetiklenmiş ve ”Haydi Kanal açıyoruz, sizde  İstanbul’a gelin” denmiştir..


    Evet; Ardahan’ın Ilgar dağını delmek için bin bir engel getiren, kura projesini değiştirip, suyunu çalmak için Karadeniz’e kanal açan, Ardahan/Ardanuç yolunu 20 yıldan fazladır bitiremeyen, 80 km uzunluğundaki Ardahan-Kars yolunu bölemeyen, Sahara dağını delemeyen zihniyet yeni göç dalgalarının düğmesine basmıştır ‘Kanal İstanbul’ projesiyle..



    **İntiharlar Araştırılmalıdır ..


    İntihar vakalarının en çok yaşanan iller arasında olan ülkenin sınır kentinden yeni hayatlara sarılmak için göç devam ederken kalanların içinde kaldıkları bunalımlardan kendilerini kurtaramayıp hayatlarına son vermeye devam etmesi İstanbul’a yeni kanallar açmaya çalışaların olmak üzere kimsenin çok da umurunda olmadığını görmekteyiz..


    Son olarak İstanbul Esenyurt’un Belediye Başkanının memleketi de olan Ardahan’ın Göle ilçesinde bir genç kızın hayatına son vermesi ve en son olarak da Çıldır ilçesine bağlı Semihaşakir (Terekemeçayıs) köyünde meydana gelen ve bir gencin kendisini asarak hayatına son vermesiyle son bulan intihar olayı ile Ardahan’da ard arda yaşanan intihar olaylarına bir yenisi eklenmiş oldu.


    Başta Göle’de olmak üzere bölgede yaşanan bu olayların nedeninin masaya yatırılması ve tüm dinlerin reddetmesine karşın insanların niye bu yolu seçtiğine bakılması gerektiğini düşünürken, sosyal etkinliklerin yok denecek kadar az olduğu bir kentte yaşanan bu bunalımın nedenini mutlaka araştırmak gerekir.


    Kapalı bir toplumda yaşama stresi içinde bunalıma giren ve intiharı seçerek hayatına son veren insanların işsizlikten mi, yoksulluktan mı, yoksa bir başka nedenle mi intihar ederek hayatlarına son verdiğinin araştırılıp, bulunması ve bunun çözümü için çare aranması gerektiğini düşünüyorum.


    Çünkü küçük bir il olmasına karşın büyük sorunları olan Ardahan’da bu kadar intiharın yaşanması ciddi bir olaydır.


    Ortalama  son üç ayda iki insanın kendisini astığı bir durum karşısındayız.


    İnsanların bunalıma girip, kendi hayatlarına son vermesine neden olan nedenleri araştıracak olan kurumların bu önemli konuyu araştırıp, nedenlerini, sebeplerini bulması ve bu yönde ortaya konacak çalışma ile yeni intiharların engellenmesi gerekir.    


    Başta yerel yöneticiler olmak üzere tüm yetkililer bu önemli konununun üzerine  eğilmeli ve nedenlerini, sebeplerini ortaya çıkarmalıdırlar. 


    Başta gençlerin olmak üzere insanların neden intihar ettiğini bulup, gerekli önlemlerin alınması için atılacak olan adımla yeni intiharların engellenebileceğini düşünüyorum.


    Bunun içinde gerekli kurumların hemen harekete geçmesi ve bu kadar küçük bir kentte bu kadar intiharın neden yaşandığını bulmak, araştırmak gerekmektedir.


    Bu önemli konu araştırıldığı takdirde sorunun yıllardır yaşandığını ve son 10 yılda onca insanın intihar ederek hayatına son verdiği görülecektir.


     Çünkü insanların  intihar ederek yaşamına son vermesine neden olanı bulmak ve bunun önüne geçmek sosyal devletin en önemli görevlerinden biri olduğunu bilmek ve buna göre hareket etmek gerekmektedir.


    Bunu da yapacak olan intihar olaylarını normal bir adli vaka olarak görüp, rutin bir şeymiş gibi bakmamak ve bunu mutlaka araştırmak gerekiyor.


    Öğüt 2 Milletvekilliği İstedi..


    BEN GEREĞİNİ YAPTIM SIRA SEÇMENDEN..


    *Ariv haber 26/04/2015 Tarihli Haber


    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ardahan Milletvekili adayları Ensar Öğüt Sezgin Kaya, Göle ilçesinde büyük sevgi gösterisiyle karşılandı. Köprülü ve Samandöken köyünü de ziyaret eden Öğüt ve Kaya, vatandaşlardan CHP’ye destek istedi.


    Göle’ye 2.sıra Milletvekili adayı Sezgin Kaya ile birlikte kalabalık bir topluluk tarafından karşılanan Ensar Öğüt, ilçe girişinde kendisine gösterilen sevgi seline el sallayarak karşılık verdi. Göle halkının kendisine gösterdiği ilgi ve alakadan dolayı memnuniyetini ifade eden Öğüt ve Kaya esnafla tek tek tokalaşarak hal hatırını sordu. 

    Göle’ye 2.sıra Milletvekili adayı Sezgin Kaya ile birlikte kalabalık bir topluluk tarafından karşılanan Ensar Öğüt, ilçe girişinde kendisine gösterilen sevgi seline el sallayarak karşılık verdi. Göle halkının kendisine gösterdiği ilgi ve alakadan dolayı memnuniyetini ifade eden Öğüt, esnafla tek tek tokalaşarak hal hatırını sordu. Göle ilçesinde seçim bürosunun önünde halka hitap eden Ensar Öğüt ve Sezgin Kaya’ya vatandaşlar sık sık slogan atarak büyük destek verdi. 



    İKİ MİLLETVEKİLİ İSTEDİ


    Ardahan’da 2 milletvekili çıkaracaklarını tekrarlayan Milletvekili adayı Ensar Öğüt, CHP iktidarında Türkiye’ye canlılık geleceğini ve yaşanacak yeni Türkiye’nin kutuplaşmadan uzak bir ülke haline geleceğini söyledi.

    Konuşması Göle halkı tarafından sık sık sloganlarla kesilen Öğüt, “Ardahan’da 2 Milletvekili çıkaracağız. Değerli Göle halkı bu seçimde de bize desteklerini esirgemeyecektir. CHP iktidarında yeni Türkiye’nin temelleri atılacak. Mazot 1,5 TL olacak. Emeklilere yılda 14 maaş verilip, taşeron işçilere kadro tahsisi gerçekleştirilecek.Bunun gibi daha çok projelerimiz CHP İktidarında 8 Haziran sabahı uygulanmaya konulacak. Ardahan-’da ve Göle’ye yatırımların gelmesinde katkılarım oldu.


    ÇILDIR AKTAŞ SINIR KAPISI


    Çıldır Aktaş Sınır Kapısı’nın açılması için çok çaba sarf ettim. 2011 yılında Milletvekili seçildiğimde ilk soru önergemi Çıldır Aktaş Sınır Kapısının açılması için verdim. En nihayetinde önümüzdeki ay Aktaş Sınır Kapısı açılacak. Ardahan’ın 3 ülkeyle sınırı olacak ve ticaret canlanacaktır. Yine Ardahan’a havaalanı gelmesi 50 soru önergesi verdim. Havaalanı projesi Ardahan için yapıldı, ancak takipsizlik ve vurdumduymazlık yüzünden Rize’ye verildi.

    Havaalanın gelmesi için çeşitli kampanyalara yapmamıza rağmen, bu projeyi maalesef hayata geçemedi. Ilgar ve Sahara tünelleri için yüzlerce soru önergesi verdim. Tünel projeleri bu yıl bitirilip önümüzdeki yıl yatırım programına alınıp inşasına başlanacak. Değerli Göle halkı bugüne kadar gerçekleştirdiğim tüm eylemlerde asla Ardahan halkının onurunu zedeleyecek bir davranış içinde bulunmadım.


    KİMSENİN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEDİM


    Hiç kimsenin başın öne eğecek bir tutum sergilemedim. Doğu Anadolu Bölgesi’nin tek CHP’li Milletvekili olarak bugüne kadar bana verdiğiniz desteğe karşılık elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Halkın sorunlarını dile getirmek, yöremizin hayvancılık ve çiftçilerimizin yaşadığı sorunları sürekli meclise taşıdım. Bana verdiğiniz emaneti en iyi şekilde taşıdım.“dedi.


    ÖĞÜT İLE ELELE


    CHP’nin diğer milletvekili adayı Sezgin Kaya ise, Göle’li bir Ardahan evladı olarak, bölgesine hizmet için yola çıktığını, görev verildiğinde Ensar Öğüt ile birlikte Ardahan için yeni bir dönemin açılması için çalışacağını ifade ederek, “evladınıza sahip çıkmanızı istiyorum”diye konuştu.


    KAYA İLE JESTLEŞME


    Öğüt Göle sokaklarında karşılaştığı Bağımsız Milletvekili Adayı Saffet Kaya ile de bir süre sohbet edip, başarılar diledi. Kaya’da Öğüt’e başarı dileklerinde bulundu.


    KÖPRÜLÜ VE SAMANDÖKENDEN DESTEK İSTEDİ


    Ensar Öğüt ve Sezgin Kaya daha sonra Köprülü ilçesinde esnaflar ile bir dizi vatandaş ziyareti yaparak destek istedi. Köprülü 

  • KIŞIN DOĞAL GÜZELLİKLERİ ARDAHAN'DA OLUMSUZLUKLARI KAPATIYOR!


    Ardahan Merkez


    Posof Kızıl Göl


    Posof



    Ardahan Göl





    Ardahan Uanalızçam Kayak Tesisleri





    Çıldır Gölü Kenarında başlatılan rekreasyon


    projesi çalışması tamamlandı..


     Valisi Mustafa Masatlı,  Gölü kenarında Valilik tarafından başlatılan ve tamamlanan rekreasyon çalışmalarını yerinde inceledi.


    Ardahan Valiliğince Çıldır Gölü kenarında vatandaşların dinleneceği sosyal alanların yanı sıra, otopark ile festival alanını çamurdan kurtaran kilit parke taşı kaplama, aydınlatma, oturma ve sahil çalışmaları tamamlandı. Vali Mustafa Masatlı, tamamlanan çalışmaları yerinde inceledi.



    Çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi alan Vali Masatlı, yapılan çalışmaların Çıldır Gölü turizmine önemli katkılar sunacağını belirterek, “Cumhurbaşkanlığımızca da koruma altına alınan ve düzenlenmesi için özel önem gösterilen Çıldır gölü ilimizin ve bölgemizin önemli bir değeri, ülkemizin donan tek gölüdür. Bu değeri daha kullanılışlı hale getirmek, değer katmak, daha çok turist çekmek ve hak ettiği yere taşımak için Valiliğimizce başlatılan rekreasyon projesi kapsamında bir takım çalışmalar yaptık. Valiliğimizce yürütülen proje ile göl etrafında 3 bin 300 metrekare kilit parke döşeli etkinlik alanı ve 7 bin 500 metrekare otopark alanının yanı sıra, alan ışıklandırması, 8 adet atlı kızak motifli kamelya ve 8 adet mobil wc yaptık. Yapılan bu çalışmalar, Çıldır gölünü daha değerli hale getirecektir. Böylece, Çıldır gölüne daha çok turist gelecek, gelen turistlerimizin göl kenarında daha rahat harekat edecekler ve gölümüz bölgenin önemli marka değeri haline gelecektir” dedi.



    **O ÜLKENİN GÜNEYDOĞUSU DA YANIYOR!..


    Ülke olarak dünyayı sadece Ortadoğudan ibaret gördüğümüz şu günlerde hatta son aylarda yaşanan ve devam eden bir olay insanlığın sadece ülkeler arası çıkan çatışmalar ve kara altın olarak bilinen petrol için yapılan savaşlarla son bulmayacağını ortaya koyar gibi..

    Çünkü başta ülkede, bölgede, yerelde onca habere konu olan sorunları görmezden gelip, ” haber olsun” diyerek kendilerine ”İş yapıyoruz” görüntüsü verenler, yüksek kesimlere çıkıp, ”Kar yağdı, yollar kapandı” diye haber yapanlara karşın şu an bulunduğum Ardahan’da ve bölgede beklenen kar yağışının olmaması ve gelecek yılın kurak geçeceğinin şimdiden tartışılması, dünyamızın diğer ucunda aşırı sıcakların getirdiği yangınlar hala devam ediyor..

    Bir çok insanın yanı sıra bölgemizin dondurucu soğuklarında bir parça yiyecek bulmakta zorlanan, sıcak bir yuvadan yoksun yabani hayvanların eşlerinin yanarak telef olduğu Avusturalya’da aylardır süren yangınlar dünyadaki 7 kıtadan birini yok etmeye başlamış gibi..

    Çünkü biz Libya çölüne asker gönderme hesapları yaparken dünyanın diğer ucu Avusturalya’da Eylül ayı başından bu yana devam eden yangınlar ülkede hayatı olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Avusturalya’da devam eden yangınlar rüzgar nedeniyle bir türlü kontrol altına alınamazken doğal yaşamda bu durumdan olumsuz etkileniyor. Ajanslar tarafından servis edilen görüntülerde, Nasa’nın yayınladığı fotoğraf dünyanın bir taraftan petrol ve yer altı kaynakları için kanla boğulurken diğer yandan da insanlığı güneşin yakıcılığından koruyan Ozon tabakasını delecek yanlış ve doğa düşmanı davranışlar sonucu yandığını da görmemekteyiz..


    **YANGINLARIN NEDENİ NE?


    Biz de başta Kaz dağlarında olmak üzere ülkede ve bölgede onca kesilen ağaçların feryadı ile bağırırken dünyanın diğer ucunda çıkan bir orman yangınının nedeni aşırı sıcaklıklar!

    Yani yine biz balık hafızalı insanların unuttuğu Ozon tabakasının delinmesi ardından yaşanan aşırı sıcaklıklar nedeniyle 4 aya yakın süredir devam eden yangın nedeniyle 30 kişi hayatını kaybederken onlarca kanguru ve koala’da telef oldu.

    Yetkililer, Yeni Güney Galler bölgesinde koalaların 3 te birinin tamamen yok olduğunu açıklarken, ülkenin güneydoğu bölgelerinde aylardır devam eden ve tüm çabalara rağmen söndürülemeyen yangınlarda, insan hayatının yanında vahşi yaşam da tehlikeye düşmüş durumda.

    Yetkiller, Yeni Güney Galler bölgesinde bu güne kadar en az 30 kişinin öldüğü, 3,6 milyon hektar alanın ve bin 365 evin yok olduğunu belirtti. Victoria bölgesinde ise 2 kişinin öldüğü, 6 kişinin kaybolduğu, 784 bin hektar alanın yandığı ve 330 binanın yok olduğu açıklandı. Güney Avustralya’da 3 kişinin öldüğü, 100 bin hektar alanın yandığı ve 88 evin yok olduğu bilgisi paylaşılırken, bizim ülkemiz gibi Avusturalya’nın da güneyinin bir hayli sıcak ve yakıcı olduğu bu yangının gün geçtikçe iç siyaset üzerinde etkisini göstermeye başladığı da diğer bir görülmeyen, görülmek istenmeyen bir durum..


     



    Buzla kaplanan Çıldır Gölü, 2020’de de gözde


    DOĞU Anadolu Bölgesi’ndeki dondurucu soğuklar nedeniyle yüzeyi tamamen buzla kaplanan ‘ın  ilçesindeki Çıldır Gölü, 2020’de de ziyaretçi akınına uğruyor. Dünyanın dört bir yanından Çıldır Gölü’ne gelen yerli ve yabancı turistler, bölgede düzenlen atlı kızak ve jet ski turlarına katılıp, Eskimo usulü balık avlıyor.


    Denizden 1959 metre yükseklikteki Çıldır Gölü’nün yüzeyi, hava sıcaklığının geceleri sıfırın altında 20 dereceye kadar düşmesi nedeniyle buzla kaplandı. Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük ikinci gölü olan Çıldır Gölü, Doğu Ekspresi sayesinde her gün ziyaretçi akınına uğruyor. Yöre halkı göle gelen turistleri atlı kızak ve jet ski ile göl üzerinde gezdirip, Eskimo usulü balık avlamayı gösteriyor. Misafirler, göl üzerindeki sobada demlenen tavşan kanı çaylardan yudumlayarak bölgenin keyfini doyasıya çıkarıyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Çıldır Gölü’nün ziyaretçi akınına uğradığını söyleyen Orhan Göller (32), “Göl, yöre halkının ekmek teknesi oldu. Her mevsim farklı güzellikler sunan turistlere hizmet vererek para kazanıyoruz. Ben de yüzeyi buz tutan Çıldır Gölü’nde soba yakıp, üzerine demlediğim çayları satıyorum” diye konuştu.Özellikle kışın güzel manzaraların oluştuğu bölge, gün batımı sırasında farklı bir görüntüye bürünüyor. İstanbul’dan arkadaşları ile birlikte ilk kez geldiği Çıldır Gölü’ne hayran kaldığını söyleyen Meltem Uskun, “Gölün yüzeyinde yürümek, kızakla kaymak, balık tutmak ve buz üstünde ikram edilen çayı yudumlamak ayrı bir keyif yaşatıyor. Yüzeyi tamamen buz tutan gölün üzerine onlarca insanın çıkması, atlı kızakların ve jet skilerin olması, bazen otomobillerin bile gezdiği gölün kırılmaması tamamen bir mucize” dedi.


     



    Ardahan’dan En Son Haberler


    arşiv haber 26/04/2015 tarhi haber


    SÖZCÜ: AK Parti: 1 CHP: 1


    Avrasya Kamuoyu Araştırmaları Merkez, Nisan ayında 81 ilde, 5 bin 160 kişiyle seçim anketi düzenledi.


    Sözcü Gazetesinin yayınladığı Avrasya Kamuoyu Araştırmasında Ardahan’da ki 2 milletvekilinin yine AK Parti ile CHP arasında paylaşılacağını duyurdu.


    Ardahan'dan En Son Haberler

  • Buzağı Ölümlerinde 1. İl Ardahan'da Aşılanacak!

    Tarım ve Orman İl Müdürlüğü görevlileri, proje kapsamında ayrılan 400 bin lira ödenekle alınan 18 bin 500 doz aşıyı köylerdeki damızlık hayvanlara uygulayarak ölümlerin önüne geçmeye çalışıyor.


    Kent merkezine bağlı Büyük Sütlüce köyündeki aşı çalışmalarını inceleyen Vali Mustafa Masatlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ardahan’da hayvancılığı her yönüyle ele aldıklarını söyledi.


    Özellikle buzağı ölümlerinin önlenmesi çalışmalarına önem verdiklerini ifade eden Masatlı, şöyle konuştu:


    “4 bin buzağıyı kurtarmanın maliyeti, 15 milyon lira. Bu rakam gerek ülke gerekse Ardahan ekonomisi için çok önemli. Bunun için gerekeni eksiksiz yapacağız. 250 bin lirası bizden olmak üzere Ardahan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ile Ziraat Odasının desteğiyle 400 bin lira ödenek ayrıldı. İlk olarak 18 bin 500 doz aşı alındı. Aşılar Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerimiz tarafından damızlık hayvanlara yapılacak.”


    Masatlı, kentteki buzağı ölümlerinin Türkiye ortalamasının üstünde olmasını büyük bir sorun olarak gördüklerini ve ölümleri önlemek için çalışma yürüttüklerini anlatarak, söz konusu projede kendilerine destek veren Ardahan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ile Ardahan Ziraat Odası Başkanlığına teşekkür etti.



    400 Bin TL’lik bütçe ayrıldı..


     Valiliği, Ziraat Odası ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği arasında, ilde buzağı ölümleri ve hayvan hastalıklarıyla mücadele kapsamında vatandaşların bizzat yapması gereken aşıların ücretsiz yapılması için protokol imzalandı. Protokol gereği merkeze bağlı Büyük Sütlüce köyünde başlayan aşılama çalışmalarına Vali Mustafa Masatlı da katıldı.


    Valilik Toplantı Salonunda, tarım ve hayvancılık yetkililerinin katılımı ile Vali Mustafa Masatlı, Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yunus Baydar arasında imzalanan protokol kapsamında, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin ayırdığı 130 Bin TL, Ziraat Odası’nın ayırdığı 20 Bin TL ve İl Özel İdare’nin ayırdığı 250 Bin TL olmak üzere toplam 400 Bin TL’lik bütçe ile bölgedeki gebe büyükbaş hayvanlara ücretsiz olarak bakteriyel ve viral kaynaklı hastalıklarla mücadele aşısı yapılamaya başladı.


    Protokol imza töreninde konuşan Vali Mustafa Masatlı, meraların korunması, büyükbaş hayvanlarda hastalıkların önlenmesi ve buzağı kayıpların en aza indirilmesi noktasında Büyükbaş Hayvancılık Eylem Planını hayata geçirdiklerini belirterek, “Bu noktada önemli gelişmeler sağladık. Bundan sonraki aşamada buzağı kayıplarını en aza indirmek için, başta Tarım Bakanlığımızın da verdiği E.Coli aşısı olmak üzere Roto-Corola aşısı buzağı kayıplarının önüne geçmede etkilidir. Biz ilimizde ilk defa bu sene 400 bin TL tutarında bir aşıyı vatandaşlarımızın ahırlarına kadar giderek gebe büyükbaş hayvanlara yapacağız. Roto-Corola aşısı ile 30 bin buzağı ölümünün önüne geçmeyi hedefliyoruz. Buzağı kayıpları Türkiye ortalaması %5-6, ilimizde ise %16 civarındadır. Türkiye ortalamasının iki kat daha fazlasına tekabül etmektedir. Bunun önüne geçmek istediğimizi söylediğimizde, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanımız, Ziraat Odası Başkanımız buna destek olacaklarını, bu iş el birliğiyle yapıldığında daha başarılı olacağını söylediler. Bu doğrultuda, 400 Bin TL’lik aşıyı vatandaşlarımızın hayvanlarıyla buluşturtmuş olacağız. 1 ile 10 hayvan arasındaki işletmelerimiz öncelikle bu aşıdan yararlanacaklar. Bu kapsamda ilimize 10 milyon TL’nin üzerinde katkıda bulunacağımızı umut ediyoruz. Destek veren, katkı sunan ve sahada hizmet verecek personelimize şimdiden teşekkür ediyorum. Bu aşılar tamamıyla kendi personelimiz ve araçlarımız marifetiyle yapılacaktı. Bu çalışmanın, ilimiz ve ülkemiz hayvancılığına da katkı sunmasını temenni ediyorum” dedi.


    Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yunus Baydar ve Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural da bu çalışmanın Ardahan’da hayvancılığın büyümesi ve üreticilerin desteklenmesi anlamında önemli olduğunu belirterek, üreticiyi destekleyecek her projeye imza atacaklarını söylediler ve projenin hayata geçirilmesindeki özveri ve katkılarından dolayı Vali Mustafa Masatlı’ya teşekkür ettiler.


    Vali Mustafa Masatlı, toplantının akabinde program kapsamında Büyük Sütlüce köyünde başlayan aşılama çalışmalarını yerinde inceledi. Tarım Müdürlüğü yetkilileriyle birlikte köye giden Vali Masatlı, ahırlarda yapılan aşılama çalışmalarını izledi ve çalışmalar hakkında bilgi aldı.


    Üreticiler, gebe büyükbaş hayvanlar için ücretsiz olarak yapılan aşılama çalışmasından dolayı memnuniyetlerini ifade ederek, Vali Masatlı’ya ve diğer katkı sağlayanlara teşekkür ettiler. 




    YENİ YIL MESAJLARINIZ İÇİN ARAYIN


    05354183258 Reklam Ver, Milyonlara Ulaş


    Marka yaratmak için altın kurallardan biri farklı olmak. Farklı olmanın yolu da başarılı ve akılda kalıcı reklam çalışmalarından ve kampanyalarından geçiyor. Firma kimliğini ya da üretilip satılan ürün ve hizmetlerin kısa zamanda marka olması ve daha çok insana ulaşması için tanıtım desteği gerekiyor.




    • hedef kitle: hitap edilecek kişi ve toplulukları belirleme
    • tanıtım çeşidi: hangi yoldan reklam yapılacağının tespiti
    • yayın araçları: kullanılacak tanıtım organlarını belirleme
    • sonuç takibi: dönüş ve talepleri belirleme
    • analiz ve çözüm süreçleri ile takip edilen tanıtımlar başarılı bir markalaşmaya imza atmanızı sağlıyor.

    • Reklamın Önemi – Neden Reklam Vermelisiniz?


      Reklam herhangi bir ürün ve hizmetin müşterilere tanıtılması için ideal bir yöntem. Küçük ya da büyük kuruluşlar bütçelerine göre reklam çeşitlerini belirleyerek akılda kalıcı ve ikna edici tanıtımlara imza atabilirler. Eğer siz de reklam yaptırırsanız;

    • Rakiplerinizden sıyrılırsınız.
    • Marka kimliğinizi tanıtırsınız.
    • Farklı reklam yöntemlerini kullanmış olursunuz.
    • Yayılma ve genişleme hızınızı artırırsınız.
    • Güncel bilgiler verirsiniz.
    • Kampanyalarınızın satışını artırırsınız.
    • İsminizi ve logonuzu akıllara kazırsınız.
    • Güvenilirliğinizi artırırsınız.
    • Sektörünüzde tercih edilen bir marka olursunuz.

    • En Çok Tercih Edilen Reklam Verme Modelleri


      Değişen ve gelişen reklamcılık sektöründe kullanılan araçlar da her geçen gün yenilenmektedir. Klasik yöntemlerin yavaş yavaş terk edildiği tanıtım modellerinden en çok kullanılanlar:

    • Gelişen internet dünyası ile yukarıdaki klasik yöntemlerden bazıları önemini yitirse de tanıtım sektöründe her koldan saldırmak başarılı olmanın ilk anahtarıdır. Sektörünüze göre yapılan tercihler ile sağlam adımlar atabileceksiniz.


    • BAŞARILI BİR REKLAM SİZLERE:

    • güç
    • prestij
    • marka değeri
    • gelir
    • güvenilirlik
    • olumlu imaj
    • farkındalık kazandırır.

    • BAŞARISIZ BİR REKLAM SİZLERE:

    • gelir
    • kalite
    • bilinirlik
    • güç
    • değer kaybettirir.


    Valilik Ata/Dededen Kalma Evleri Yıkacak!..Valilik Ata/Dededen Kalma Evleri Yıkacak!..


    arşiv haber 26/11/2019 Tarihli Haber


    Ardahan Belediyesinin yıkılmak üzere olan binayı onaracağını belirttiği ve bu yönde harabe bir evi kiraladığı Ardahan’da yürürlükteki yasa ve yönetmelikler doğrultusunda Valiliğe bağlı İl Özel İdarenin yetki alanında bulunan köylerde emniyet ve sağlık açısından risk oluşturan, halkın can ve mal güvenliğini tehdit eden, kent estetiğine uygun olmayan ve köylerde kullanılmayan harabe olmuş binalar önce İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğünce tespiti yapılarak program dâhilinde yıkılacaklar.


    Alınan bilgilere göre devam eden göç dolaysıyla terk edilmiş, boş ve yıkılmaya yüz tutan ve ve ahıların yıkılarak ortadan kaldırılacağı öğrenildi.


    Bir çok insanın doğduğu, atadan, dededen kalma evlerin yıkılmasına karar alan ve valiliklere yazı gönderen İçişler Bakanlığında yapılan açıklama şöyle;


    İçişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, can ve mal güvenliğini tehdit eden, çevre kirliliğine yol açan ve kent estetiğine uygun olmayan metruk binalar ve enkazlarının, başta uyuşturucu olmak üzere, zararlı maddelerin kullanımı, gizlenmesi ve kaçakçılığının yapılması gibi amaçlarla kullanıldığının tespit edilmesi üzerine harekete geçildi.Bakanlık tarafından 81 il valiliğine gönderilen “Metruk Binalar Genelgesi” ile bu tür binaların tespit edilip mevzuata uygun şekilde yıkılması talimatı verildi.İçişleri Bakanlığının 81 il valiliğine gönderdiği genelge doğrultusunda, suç örgütlerinin yuvalandığı, aynı zamanda çevre kirliliğine yol açan metruk ve atıl binalar yıkılıyor.


    Genelgenin ardından il ve ilçe belediyeleri ve il özel idareleri tarafından, metruk bina tespiti ve yıkım kararı, 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca hızlandırıldı.


    Valiliklerce il ve ilçelerde boş ve atıl durumda bulunan metruk binalar tespit edildi. Bu binalara girilmemesi için önlerine engel konuldu ve çevrelerindeki güvenlik önlemleri artırıldı.


    Güvenlik tedbirleri kapsamında bu bölgelerde asayiş devriye hizmetleri yoğunlaştırıldı. Bina çevrelerinde karşılaşılan muhtaç kişilere de gerekli yardımlar yapıldı.


    Ülke genelinde son 2 ayda yürütülen çalışmalar kapsamında metruk ve atıl durumda olduğu tespit edilen 60 bin 503 binadan 19 bin 686’sı yıkıldı. Kalan 40 bin 817 binanın yıkımı için İmar Kanunu çerçevesinde hukuki süreç devam ediyor.



    Zombiler Bitmez, Kızlıklar Dikilmez!..

    Aslında yerel ağızla adı Hortlak olan yani öldükten sonra dirildiğine inanılan ve ninelerimizin elektrik, televizyon, İnternet olmadan önce uyumayan yaramaz torunları olan bizleri uyutmak için üzerine beş koyup anlattığı masalların yabancılaştırılmış ismidir Zombi denen yaratık..


    Ve yine aslında etek altı pardon merdiven altı üretilen ama piyasada, ‘müşteri bulsun’ denen mallar gibi yıpranan fantiler, diğer adıyla iskambil kağıdı ile gün boyu fanti oynayan emeklilerin ismini koyduğu kahvenin adının Cafe diye levhalaştırılması gibi Hortlağın adı da Zombiye çevrilmiştir..


    Ekonomik sıkıntıdan sıkça bahsedip, ailedeki fertlerin her birinde olan en az üç bin liralık telefonları görmezden gelenlerin o cep telefonu denip, hep elde tutulmakla cebe konulmayan el telefonlarının içindeki oyunların başını çeken film yönetmenlerinin adına, ‘korku filmi’ dediği ve artık unutulan sinemaların karanlık salonlarının beyaz perdesine yansıtılan Hortlak, pardon Zombilerin gerçek olduğunu söyleyebiliriz.


    Çünkü başta, ‘Ne olmuş ki yaşandı, bitti’ diyenlerin yer aldığı özel hayatındakiler dahil olmak üzere unutmaya çalıştığın, yok saydığın, ‘yaşanmadı’ dediklerin başta olmak üzere vurdukça öldürdüğünü sandıklarının ölmedikleri gibi çoğaldığını mücadele verdiğiniz her alanda görüp, yaşayabiliyorsunuz…


    Yani diğer bir adı olan dertlerin, ‘bitti’ dediğin bir anda yeni dertlerle çoğalması gibi..


    Bu durum ülkenin olduğu gibi yerel gündeminde başını çeker.. “Oh be bitti” dediğiniz bir anda yeni bir gündem malzemesinin ortaya atılması buna örnektir.. 


    Bunun en son örneği, “Hangi CHP’li Saraya çıktı?” tartışması gibi içi boş gündemdir..


    Bu durumun diğer bir adı da Sivil Toplum  Örgütü, stk hatta ‘özel hayat’ denen alanlarda yaşanır.  Siyasette, ticarette, adına ne derseniz deyin her alanda olduğu gibi.. Evet, dert dediğin ve birini gönderdim ‘bitti’ diye sevindiğin ya da gönderdiğini sandığın anda O bitti denen sıkıntının yerine yeni bir Zombi hep türemiştir.


    Örnek mi?


    Dün eline aldığı kıytırık kitapla kapı, kapı dolaşarak, satan ama bir anda yazar olan hatta kahvede kahvaltı verip, kültür evi yapacağım diyen, Bakırköy tımarhanesinden çıkıp; İş adamı, Dernekçi, yetmedi Eğitimci, Kültürcüyüm diyerek vali, başkan ziyareti ile kendilerini adam diye yutturur bu Zombiler..



    Veya “Yaş yetmiş iş bitmiş” deyimine rağmen yaşlılıklarının getirdiği altlarını ıslatmalarını unutup, yeniden dernek kurup, ‘bana başkan desinler’ sevdasında olan Zombiler..


    Su ve tuz isteği gibi STK’cılık alanı olmadan hayat bulamayan bu zombilerin diğer bir özelliği de dün görmezden gelip, beğenmediklerini siyasete, güce taşıyanlardır..


    Çünkü, bunların hastalığı ve virüsleri karşısında daha da direnç kazanan her alanda gerçekten samimi olanların Zombi, diğer adıyla Hortlaklar saldırısına karşı dirençleri artar güçlenirler..


    Bunu 50 kuruşluk sözde gazeteciler, Kaftancıoğlu’nun işaret ettiği sözüm ona gazetecilerin bu zombileri kendileri gibi insan sanmalarını da ekleyebilir ve yeniden baştan okuyup, her satırını anlayacağınız yazımda kimlerin hortlak yani Zombiler olduğunu anlayacaksınız..


    Ha bu arada başlığımıza konu olan ama bu yazının satırları arasında geçmeyen ‘Kızlıklar dikilmez neydi?’ diye soranlara bir daha ki yazı mı bekleyin diyeceğim.. 


    Hemde çok gecikmeden ‘Kızlık dikilir mi?’ başlılık yazımı..


    Anılarımızı Yıkmayın! ARDAHAN LİSESİ İÇİN YIKIM KARARI ALINDI!Anılarımızı Yıkmayın!


    ARDAHAN LİSESİ İÇİN YIKIM KARARI ALINDI!


    *03/02/2019 Tarihli Haber


    Vilayet olmasına rağmen halen Kars’ın gölgesinden kurtulamayan barosunu daha kuramayan ancak Türkiye’nin Kafkaslara açılan 2 gümrük kapısına sahip olan Ardahan2ın vilayet olmasından sonra kamu tarafından yaptırılan 29 binanın çürük çıkması yankıları sürerken, mevcut ve sağlam olan binalara da yıkım kararı çıkıyor.


    Ak Parti iktidarından bu yana ekonominin inşaat sektörüne yüklenmesinin getirdiği rant, tüm hızıyla devam eden ederken yıkım kararlarının bir çok Ardahanlının anılarının bulunduğu ve önce güçlendirme kararı çıkarılan ancak daha sonra alınan bir karar ile yıkılmasına karar verilen Ardahan Lisesi binasının yıkılmaya karar verilmesine tepkiler var. 

    İsmi değiştirilerek Halitpaşa Anadolu Lisesi olarak eğitim öğretime devam eden Ardahan Lisesi binasının yıkılmasına tepki gösteren Ardahanlılar ‘Birçok anılarımızın bulunduğu okulumuzu yıkmayın’ kampanyası başlattıkları görüldü.

    1950 yılında yapılan ve birçok depremi yer sarsıntısına rağmen halen ayakta olan Ardahan Lisesi’nin yıkılmadan bakıma ve güçlendirmeye alınmasının daha ucuz olacağını belirten Ardahanlılar birçok anılarının bulunduğu, anılarının okullarının yıkılmasının devlete olduğu gibi millete de zarar vereceğine dikkat çektiler.



    **POLİS EVİ’DE GÜÇLENDİRMEYİ BEKLİYOR


    Rant yaratma uğruna yıkım kararı verilen birçok binanın yerine yenisinin yapılmasının yıllardır sürdüğü belirten Ardahanlılar Ardahan Lisesi gibi güçlendirilmesi gereken Polisevinin de halen güçlendirilmediği ve harabe olup yıkılmasının beklenmesine tepki göstermekteler. 



    **Çöpçü Belediye Başkanı mı Seçilecek?


    Yaklaşan Mahalli İdareler Seçimleri öncesi hep adayları tartışan ve kimin kazanıp, kayıp edeceğini kendince yorumlayan seçmenin olduğu bir seçmen kitlesinin var bu ülke de..

    Aynı seçmenin her seçimde çokça tartıştığı, yorumladığı adayların yaşadıkları kentlere, beldelere ne kazandıracağı konusunda çokta sorgulama yapmadığını ve yapılacak olan seçimin mevcut belediyelerin başına gelecek birisinden öte bir iş, kişi olmadığını sanıyor..

    Yani, gerçek demokrasiler de büyük bir yarışa neden olan, partilerin genel merkezlerinin olduğu gibi Başkan Erdoğan başta olmak üzere liderlerin toplumu geren, kutuplaştıran seçimlerin kendisini ilgilendirmediğini sanan bir seçmen de var, seçimlere doğru giden güzelim ülkemde..

    Bunun sonucun da rutin belediyecilik dışında sanki çöpleri toplayacak bir iş ve isim ötesin de seçimin olmadığını sanarak, adaylardan ve onların kadrosundan proje, plan beklentisi içinde olmadığını sanan bir seçmeni de üzülerek görmekteyiz.

    Yani,

    –Aaaa, Evet! İşte tam adamı bulduk, yaparsa bu yapar, kentimin sorunlarının yanında şehrimi uçuracak bir aday, bir isim bu ve onların ortaya koyduğu, plan ve projeleri gerçekçi görüyorum..

    Demiyor,

    24 saat kimin kazanıp, kimin kayıp edeceğini tartışan, konuşan ve kapısına gelen her adaya, ‘Hayırlısı, evet sen kazanacaksın’ diyerek, adeta işi boş veren bir seçmen var.

    Gerçek ve özlemini çektiğimiz demokrasinin olduğu gibi ülkenin önemli, bir sorunu olan bu durumun değişmesi halinde ülkede yapılan seçimlerin daha önemli olacağını da düşünmeyen bir seçmen kitlesine sahip olmamız İstanbul gibi bir dünya kenti olan Şehir’e, 80’e dayanmış, ‘İstanbul beni adam etti, kaç kez seçti, ama bu kez bir daha seçsin’ diyen adaylara yol açan bir durumu yaratır.

    Yada Başkan Erdoğan’ın bile ‘yeter’ dediği ve 3 ay önceden yerine başka bir ismi atadığı isimlerin bir kez değil, 3, 5 kez daha belediye başkanı olmasını sağlar..

    Ama bu ülkede aslında bir şehrin babası, anası olarak bilinen Belediye Başkanlarının diğer bir adı, Şehr-i Emini olan ve her biri birer Yerel Parlamenter olan ve onu ekibinin seçildiğini anlamayan bir seçmen kitlesi var bu ülkede..

    Böyle olunca da kentlerin yeşil alanlara, çocuk parklarına, kentsel dönüşüme, devasa plan ve projelere neden kavuşmadığını da görmekteyiz..

    Çünkü, İŞ-KUR’da 9 ay çalışma derdinde olan, kamu kurumlarında ve belediye de çalışır gibi görünüp, Bankamatikten maaşını alan, yanmayan SYDV kömürleri, doğan çocukları takip edip, çeyrek altın ve makarna çuvalı daha önemlidir, kentinin başına geçecek olan Şehr-i Eminin ne yapacağını çokta umursamayan ve Belediye Başkanı denilince çöpçüler başkanı olarak sandığı bir seçmenimiz var..



    YENİ YIL MESAJLARINIZ İÇİN ARAYIN


    05354183258 Reklam Ver, Milyonlara Ulaş


    Marka yaratmak için altın kurallardan biri farklı olmak. Farklı olmanın yolu da başarılı ve akılda kalıcı reklam çalışmalarından ve kampanyalarından geçiyor. Firma kimliğini ya da üretilip satılan ürün ve hizmetlerin kısa zamanda marka olması ve daha çok insana ulaşması için tanıtım desteği gerekiyor.




    • hedef kitle: hitap edilecek kişi ve toplulukları belirleme
    • tanıtım çeşidi: hangi yoldan reklam yapılacağının tespiti
    • yayın araçları: kullanılacak tanıtım organlarını belirleme
    • sonuç takibi: dönüş ve talepleri belirleme
    • analiz ve çözüm süreçleri ile takip edilen tanıtımlar başarılı bir markalaşmaya imza atmanızı sağlıyor.

    • Reklamın Önemi – Neden Reklam Vermelisiniz?


      Reklam herhangi bir ürün ve hizmetin müşterilere tanıtılması için ideal bir yöntem. Küçük ya da büyük kuruluşlar bütçelerine göre reklam çeşitlerini belirleyerek akılda kalıcı ve ikna edici tanıtımlara imza atabilirler. Eğer siz de reklam yaptırırsanız;

    • Rakiplerinizden sıyrılırsınız.
    • Marka kimliğinizi tanıtırsınız.
    • Farklı reklam yöntemlerini kullanmış olursunuz.
    • Yayılma ve genişleme hızınızı artırırsınız.
    • Güncel bilgiler verirsiniz.
    • Kampanyalarınızın satışını artırırsınız.
    • İsminizi ve logonuzu akıllara kazırsınız.
    • Güvenilirliğinizi artırırsınız.
    • Sektörünüzde tercih edilen bir marka olursunuz.

    • En Çok Tercih Edilen Reklam Verme Modelleri


      Değişen ve gelişen reklamcılık sektöründe kullanılan araçlar da her geçen gün yenilenmektedir. Klasik yöntemlerin yavaş yavaş terk edildiği tanıtım modellerinden en çok kullanılanlar:

    • Gelişen internet dünyası ile yukarıdaki klasik yöntemlerden bazıları önemini yitirse de tanıtım sektöründe her koldan saldırmak başarılı olmanın ilk anahtarıdır. Sektörünüze göre yapılan tercihler ile sağlam adımlar atabileceksiniz.


    • BAŞARILI BİR REKLAM SİZLERE:

    • güç
    • prestij
    • marka değeri
    • gelir
    • güvenilirlik
    • olumlu imaj
    • farkındalık kazandırır.

    • BAŞARISIZ BİR REKLAM SİZLERE:

    • gelir
    • kalite
    • bilinirlik
    • güç
    • değer kaybettirir.

  • Microsoft Ardahan'da Sayfa Açacak..

    Ardahan Valiliği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Habitat Derneği işbirliğiyle gerekleştirilecek olan eğitimde iş insanı ve Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu üyesi Korkmaz Karaca ve Microsoft Türkiye Kamu Sektörü ve Yatırımlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dr. R. Erdem Erkul ve Microsoft KSS Programları Müdürü Mehmet Can İrhan da yer alacak. Projede, lise çağındaki kız öğrencinin bilişim ve teknoloji alanıdaki çalışma hayat hayatına dair soruları yanıt bulacak.


    YENİ YIL MESAJLARINIZ İÇİN ARAYIN 05354183258 Reklam Ver, Milyonlara Ulaş


    YENİ YIL MESAJLARINIZ İÇİN ARAYIN


    05354183258 Reklam Ver, Milyonlara Ulaş..


    Marka yaratmak için altın kurallardan biri farklı olmak. Farklı olmanın yolu da başarılı ve akılda kalıcı reklam çalışmalarından ve kampanyalarından geçiyor. Firma kimliğini ya da üretilip satılan ürün ve hizmetlerin kısa zamanda marka olması ve daha çok insana ulaşması için tanıtım desteği gerekiyor


    • hedef kitle: hitap edilecek kişi ve toplulukları belirleme
    • tanıtım çeşidi: hangi yoldan reklam yapılacağının tespiti
    • yayın araçları: kullanılacak tanıtım organlarını belirleme
    • sonuç takibi: dönüş ve talepleri belirleme
    • analiz ve çözüm süreçleri ile takip edilen tanıtımlar başarılı bir markalaşmaya imza atmanızı sağlıyor.

    • Reklamın Önemi – Neden Reklam Vermelisiniz?


      Reklam herhangi bir ürün ve hizmetin müşterilere tanıtılması için ideal bir yöntem. Küçük ya da büyük kuruluşlar bütçelerine göre reklam çeşitlerini belirleyerek akılda kalıcı ve ikna edici tanıtımlara imza atabilirler. Eğer siz de reklam yaptırırsanız;

    • Rakiplerinizden sıyrılırsınız.
    • Marka kimliğinizi tanıtırsınız.
    • Farklı reklam yöntemlerini kullanmış olursunuz.
    • Yayılma ve genişleme hızınızı artırırsınız.
    • Güncel bilgiler verirsiniz.
    • Kampanyalarınızın satışını artırırsınız.
    • İsminizi ve logonuzu akıllara kazırsınız.
    • Güvenilirliğinizi artırırsınız.
    • Sektörünüzde tercih edilen bir marka olursunuz.

    • En Çok Tercih Edilen Reklam Verme Modelleri


      Değişen ve gelişen reklamcılık sektöründe kullanılan araçlar da her geçen gün yenilenmektedir. Klasik yöntemlerin yavaş yavaş terk edildiği tanıtım modellerinden en çok kullanılanlar:

    • Gelişen internet dünyası ile yukarıdaki klasik yöntemlerden bazıları önemini yitirse de tanıtım sektöründe her koldan saldırmak başarılı olmanın ilk anahtarıdır. Sektörünüze göre yapılan tercihler ile sağlam adımlar atabileceksiniz.

    •  


      BAŞARILI BİR REKLAM SİZLERE:

    • güç
    • prestij
    • marka değeri
    • gelir
    • güvenilirlik
    • olumlu imaj
    • farkındalık kazandırır.

    • BAŞARISIZ BİR REKLAM SİZLERE:

    • gelir
    • kalite
    • bilinirlik
    • güç
    • değer kaybettirir.


    Demir: Vali’yi Devreden Çıkaracağım!


    Demir: Vali’yi Devreden Çıkaracağım!


    Arşiv Haber 03/02/2019 Tarihli Haber


    31 Mart 2019 yerel seçimler öncesi çalışmalarını sürdüren Belediye Başkan adayları vaatlerini de anlatmaya devam ediyorlar. AK Parti, CHP, İYİ Parti, MHP ve Saadet Partisi’nin yarışması beklenen ve HDP’nin halen aday çıkarıp çıkarmayacağı tartışılan Ardahan’da seçimi zorlayacak partiler arasında olan Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Başkan adayı Faruk Demir, “ Seçilirsem Valiyi devre dışı bırakacağım. Belediyeyi ön plana çıkaracağım.” vaadini yapması dikkatlerden kaçmadı.


    **GÜNDEMİ BELEDİYE BAŞKANI BELİRLEYECEK..


    Ardahan’da Belediyenin halkın olduğunu, halkında vereceği kararla kendisini temsil eden güçlü bir Belediye Başkan ve heyeti görmek istediğini gözlemlediğini aktaran CHP adayı Demir, “ Biz Belediye Başkanı olursak, Vali değil belediye Başkanı gündemin birinci sırasında olacak.” diyerek seçmenler oy istiyor.


    **AŞAĞI VALİ, YUKARI VALİ!..


    Hiçbir ilde ve ülkede kamu çalışanın seçilmişlerden öne çıkmadığını da hatırlatan CHP Adayı Faruk Demir, “ Ardahan’da aşağı Vali, yukarı Vali. Yani yerelde halkı temsil eden Belediye Başkanı varken bir kamu çalışanın üzerine yük yüklemiştir. Valilerimiz de kendi görevleri dışında başka sorumlulukları da üstlendiğini görürken beklenin yeterince verilmediği gibi halkın olan ve seçimle gelen belediye başkanın da unutulduğunu görme üzüntüsü yaşıyorum. Bu durum seçilmem halinde ortadan kalkacak.” ifadelerine yer verdi.



    **Çöpçü Belediye Başkanı mı Seçilecek?


    Yaklaşan Mahalli İdareler Seçimleri öncesi hep adayları tartışan ve kimin kazanıp, kayıp edeceğini kendince yorumlayan seçmenin olduğu bir seçmen kitlesinin var bu ülke de..

    Aynı seçmenin her seçimde çokça tartıştığı, yorumladığı adayların yaşadıkları kentlere, beldelere ne kazandıracağı konusunda çokta sorgulama yapmadığını ve yapılacak olan seçimin mevcut belediyelerin başına gelecek birisinden öte bir iş, kişi olmadığını sanıyor..

    Yani, gerçek demokrasiler de büyük bir yarışa neden olan, partilerin genel merkezlerinin olduğu gibi Başkan Erdoğan başta olmak üzere liderlerin toplumu geren, kutuplaştıran seçimlerin kendisini ilgilendirmediğini sanan bir seçmen de var, seçimlere doğru giden güzelim ülkemde..

    Bunun sonucun da rutin belediyecilik dışında sanki çöpleri toplayacak bir iş ve isim ötesin de seçimin olmadığını sanarak, adaylardan ve onların kadrosundan proje, plan beklentisi içinde olmadığını sanan bir seçmeni de üzülerek görmekteyiz.

    Yani,

    –Aaaa, Evet! İşte tam adamı bulduk, yaparsa bu yapar, kentimin sorunlarının yanında şehrimi uçuracak bir aday, bir isim bu ve onların ortaya koyduğu, plan ve projeleri gerçekçi görüyorum..

    Demiyor,

    24 saat kimin kazanıp, kimin kayıp edeceğini tartışan, konuşan ve kapısına gelen her adaya, ‘Hayırlısı, evet sen kazanacaksın’ diyerek, adeta işi boş veren bir seçmen var.

    Gerçek ve özlemini çektiğimiz demokrasinin olduğu gibi ülkenin önemli, bir sorunu olan bu durumun değişmesi halinde ülkede yapılan seçimlerin daha önemli olacağını da düşünmeyen bir seçmen kitlesine sahip olmamız İstanbul gibi bir dünya kenti olan Şehir’e, 80’e dayanmış, ‘İstanbul beni adam etti, kaç kez seçti, ama bu kez bir daha seçsin’ diyen adaylara yol açan bir durumu yaratır.

    Yada Başkan Erdoğan’ın bile ‘yeter’ dediği ve 3 ay önceden yerine başka bir ismi atadığı isimlerin bir kez değil, 3, 5 kez daha belediye başkanı olmasını sağlar..

    Ama bu ülkede aslında bir şehrin babası, anası olarak bilinen Belediye Başkanlarının diğer bir adı, Şehr-i Emini olan ve her biri birer Yerel Parlamenter olan ve onu ekibinin seçildiğini anlamayan bir seçmen kitlesi var bu ülkede..

    Böyle olunca da kentlerin yeşil alanlara, çocuk parklarına, kentsel dönüşüme, devasa plan ve projelere neden kavuşmadığını da görmekteyiz..

    Çünkü, İŞ-KUR’da 9 ay çalışma derdinde olan, kamu kurumlarında ve belediye de çalışır gibi görünüp, Bankamatikten maaşını alan, yanmayan SYDV kömürleri, doğan çocukları takip edip, çeyrek altın ve makarna çuvalı daha önemlidir, kentinin başına geçecek olan Şehr-i Eminin ne yapacağını çokta umursamayan ve Belediye Başkanı denilince çöpçüler başkanı olarak sandığı bir seçmenimiz var..

  • CHP ARDAHAN'DA YENİLEME VE DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK!

    İl Başkanlığı öncesi İlçe kongrelerini yapmaya devan eden Ardahan Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Örgütü İlçe kongrelerini yapmaya devam ediyor.


    Göle CHP İlçe Başkanlığı ardından Çıldır İlçe Başkanlığı için kongreye giden CHP’de eskiler yeniden seçilmeye devam ediyor.



    Lider ve Veziri..


    Bu gün Ankara’dan, dün ise İstanbul’dan gelen ve bu gün adına ‘kararname’ denilen emirlerle yönetilen ülkemde ‘Tek adam’ tartışmalarının yanında, ‘Benim adamım’ diye bilinenler de birilerinden aldıkları emirleri yerine getirme telaşı içinde olduklarından dolayı hep koştururlar..


    Gerek dün İstanbul’dan gelen Tehcir Kanunu gibi emirler, bu gün ise Ankara’dan gelen emirler, pardon bu günkü nazik adıyla kararnameler ve o kararnameleri yerine getirmesi gereken bürokratlar da vardır..  

    Bu yasal ve zorunlu bir durumdur.. 

    Ama birilerinin veya ‘Benim adamım’ denilenlerin ise gayri resmi ve yasal bir zorunluluğu olmadığı halde bunu kendilerine görev saydıklarından halk arasında böylelerine yalaka, lüzumsuz hatta yavşak bile denir..

    Yani dün İstanbul’da olanların, palyaçoların yanında padişahtan sonra ikinci adam olan Vezirler gibi bu günde ‘Benim adamım’ denilenler var.. 

    Ve bu adamların veya bazı kişilerin yani bu rolü oynayanların bu gün lider dediklerimize olduğu gibi dünkü padişahlardan daha önemli bir mevkide ve zengin olduklarını da görürüz.. 


    Çünkü bu gün lider, geçmişde padişahın Veziri diye anılan bu tipler lider veya padişah gitse de ‘Giden ağam, gelen paşam’ zihniyetinde oldukları için gidene olduğu gibi gelene de hizmete devam ediyordular.. Ediyorlar da..

    Gelelim gerçek Vezirlere..


    Yani adı gibi dost bildiklerine yol gösterenlere..


    Ve yukarıda örnek verdiğimiz şahsiyetlerden uzak gerçek dost Vezirlere.. 

    Adı Vezir,  Soyadı Aslan..


    Kendisi Göleli..


    Benim gibi doğal ve sosyal sorunlarla dolu topraklardan çıkıp, kendisi gibi ‘bir çok samimi veziri bulurum’ umuduyla  uzun yıllar önce İstanbul’a yerleşen gerçek dost denilebilecek samimi bir insan..

    Manevi olarak ihtiyaç duyduğunuzda canı gönülden yanınızda bulursunuz. Adı gibi içten Vezir, Soyadı gibi Aslan yürekli..


    Bir insana ismi ve soyadı bu kadar mı yakışır..


    Teşekkürler Vezir abi. Can dostum değerli ağabeyim.

    Atilla amcam gibi baba ruhlu, nice ablamlar gibi ana duygulusun.


    İyi ki varsınız, sizleri çok seviyorum..


    Gürsel Tekin: ‘Erken seçime gidilmeli!’


    *Arşiv Haber 04/03/2016 Tarihli Haber


    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Anayasa Mahkemesi’nin Can Dündar ve Erdem Gül için verdiği tahliye kararını eleştirerek ‘Uymuyorum, saygı duymuyorum’ sözlerini değerlendiren Tekin, “Eğer bir ülkenin Cumhurbaşkanı, Anayasa’yı tanımıyorsa 78 milyon insan neden tanısın? Anayasa Mahkemesi, Tayyip Erdoğan’ın kardeşlerinden dahi oluşsaydı bu kararı almak durumundaydı” şeklinde konuştu.


    Ülkenin içinde bulunduğu çatışma ve kaos ortamından kurtulmak için seçime gitmesi gerektiğini belirten Tekin, “7 Haziran seçimlerinin sonuçları tehditle nasıl değiştiyse, halk korku duvarını aşar ve herkese hakkettiği cevabı verir” dedi.


    Tekin Erdoğan’ın Anayasa Mahkemesine ilişkin sözleri, 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerisonrası oluşan tablo, yeni anayasa ve başkanlık sistemi, olası erken seçim, konularında sorularımızı yanıtladı.


    İşte Gürsel Tekin ile gerçekleştirdiğimiz söyleyişinin 1. bölümü:


    Can Dündar ile Erdem Gül’ün tutuklanıp, serbest bırakılması süreciyle ve Erdoğan’ın 28 Şubat’ın yıldönümünde kurduğu önemli cümleyle başlayalım: ‘AYM’nin kararını tanımıyorum, yerel mahkeme karara direnebilirdi…’ Nasıl yorumluyorsunuz siz bu cümleyi?


    Bu durum bana Temel’in fıkralarından birini hatırlatıyor. Temel’in Dursun’dan alacağı var. 40 yıllık da arkadaşlar. Davalık oluyorlar. Hakim “Kalk” diyor; “Sen Dursun’u tanıyor musun?” diye soruyor. O da “Hayır, tanımıyorum” diyor, kızmış ya arkadaşına. Dursun da“Hakim Bey, o beni tanımıyorsa ben onu hiç tanımıyorum” diyor.


    “AYM ÜYELERİ ERDOĞAN’IN KARDEŞLERİNDEN OLUŞSAYDI DA BU KARARI ALMAK ZORUNDALARDI”


    Eğer bir ülkenin Cumhurbaşkanı, Anayasa’yı tanımıyorsa 78 milyon insan neden tanısın? Böyle bir cümleyi herhangi başka bir ülkenin Cumhurbaşkanı ya da milletvekili kurabilir miydi? Kaldı ki, bu mevcut Anayasa  onların eseri. Ne Anayasa Mahkemesi’nin üyeleri  ne de herhangi bir siyasi partinin katkısıyla oluşmuş değil. Tamamen AKP nin ‘samimi’ katkılarıyla oluşmuş bir kurul.


    Anayasa Mahkemesi, Tayyip Erdoğan’ın kardeşlerinden dahi oluşsaydı bu kararı almak durumundaydı. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti olarak evrensel hukuk değerlerine ve gerekliliklerine uymak zorundayız.   Diyelim ki ulusal hukuk mekanizmalarının ellerini kollarını bağladnız, kendinizi evrensel hukuk mekanizmalarına nasıl anlatacaksınız? Unutulmamalıdır, ekomik gelişmeden, insani gelişmeye, kalkınmadan, eğitime her şeyin temeli adil bir hukuk sisteminden geçer. Eğer bu hukuk sistemini komaya sokarsanız, 2023’te sizi büyük Türkiye değil, Kayıp bir Türkiye bekliyor olacak.


    “ERDOĞAN BU ÜLKEYİ BİR PATRON GİBİ YÖNETMEK İSTİYOR”


    7 Haziran öncesi mevcut olan fiili başkanlık süreci, koalisyonun kurulamamasıyla yeniden devam ediyor. Erdoğan’ın bu çıkışlarını; “Ben Başkan olduğum zaman, benim üstümde yargı da olmayacak, yürütme de olmayacak, en tepede ben olacağım ve ben ne istersem o olacak” mesajı gibi mi algılıyorsunuz?


    Sayın Erdoğan daha önce de defalarca bu düşüncesini ifade etti. Yasama, yürütme, yargı ayak bağıdır, ‘Ben istemiyorum’ dedi. Hatta daha ileriye giderek ‘Türkiye bir şirket gibi yönetilmeli. İstediğim zaman arsalarını verebilmem, kupon arsaların imar durumunu bile görebilmem lazım, istediğim mütaahite iş veririm, istediğime vermem. Gazetelerin en yapıp yapmayacağına ben karar veririm’ diyor. Niyeti çok açık ve net değil mi?


    “SİSTEM BİR KİŞİ İÇİN KENDİSİNİ SIFIRLAMAZ”


    -Maden ruhsatları bile onun imzasıyla çıkıyordu.


    Tabii. Üstelik sadece madenlere değil, kamuya ait bir dönüm yer dahi alsanız, imza o makamdan çıkıyor, süreç o makam üzerinden devam ediyor. Lakin Sayın Erdoğan’ın sıklıkla unuttuğu bir nokta var; paraları sıfırlanabilir, arsalar sıfırlanabilir İhaleler manupule edilir, Ancak, bir sistem bir kişi için kendisini sıfırlamaz. Kimse kusuruma bakmasın.


    -Erdoğan Başkanlık meselesini referanduma götürelim ve millete soralım diyor. Sizce referandum gerçekleşir mi? Bu ihtimal karşısında CHP’nin nasıl bir tavır izleyecektir?


    Referanduma gitmenin anayasal koşulları çok açık ve net. 330 milletvekilini bulacaklarsa biz karşı çıksak bile bir şey ifade etmez. Bu sayısı nasıl bulacaklar peki? AKP’nin milletvekili sayısı belli. Referandumda ısrar etmek, biz satın alacak milletvekili buluruz demektir.  


    -Satın alacakları milletvekilleri var mı?


    Hangi parti grubuna dahil olursa olsun milletin vekili olarak seçilmiş hiç kimse onurunu, namusunu, haysiyetini satışa çıkarmaz diye düşünüyorum. Doğal olarak da 330 sayısını yakalama ve referanduma gitme ihtimalleri bence yok.  Bu tabloya rağmen, sayın Erdoğan’ın Kasım öncesinde de bugün de niyetini çok açık ifade ediyor;  dediğim olmazsa, kaos olur, terör olur, ölüm gelir.


    “ERKEN SEÇİME GİDİLMELİDİR”


    -Referanduma gidilememesi erken seçimi doğurur mu?


    Bir erken seçim ihtimali var, biliyorsunuz. Sayın Davutoğlu ‘erken seçim vatana ihanettir’dedi. Sayın Erdoğan da ‘millete gidilir’ dedi. Şimdi hangisine inanacağız?


    -Neden sizce erken seçim olmalı?


    Türkiye içeride ve dışarıda ev hapsine mahkûm edilmiş. Bu mahkûmiyetten kurtulmanın tek yolu erken seçimdir. AKP Hükümeti’nin ülkeyi yönetebilecek kabiliyette değildir. Ama altını da çizmek isterim; başkanlık sistemi dayatması ile gidilecek bir erken seçim, ülkeyi derin dehlizlere iter.


    -Peki ama bunun halka yansımasına bakarsak, yeni bir erken seçim 1 Kasım’daki sonucu değişebilir mi?


    Elbette. 7 Haziran seçimlerinin sonuçları tehditle nasıl değiştiyse, halk korku duvarını aşar ve herkese hakkettiği cevabı verir.


    -Koalisyon hükümeti kurulmadı ama.


    7 Haziran’da ne oldu? 17-25 Aralık yolsuzluklarından, haksız ihalelerden, hak ihlallerinden ve AKP’nin gidişatından rahatsız olan insanlar, farklı siyasi partileri tercih etti. Sürecin sağlıklı yürüyebilmesi için üç tane muhalefet partisine yetki verdi. Ama ne yazık ki bizim dışımızdaki partiler gerekli duyarlılık içerisinde davranamadı. Milliyetçi Hareket Partisi’nin tutumundan dolayı hükümet oluşmadı. 


    “İKTİDAR İNSANLARI KAOSLA KORKUTTU”


    Bu durumda istifade eden iktidar yöneticileri ve medyası halkı kaosla korkuttu. Tek başımıza iktidar olsaydık kaos olmazdı; şehitler gelmezdi ve insanlar ölmezdi gibi yaygın bir kara kampanya ile 1 Kasım’da tabiri caizse halkın iradesine el koydu.

  • Gürbüz Çapan Eşini Kayıp Etti..

    Bir hafta önce beyin kanaması geçirdiği öğrenilen Dr. Gürbüz Çapan’ın eşi, bir erkek evladı annesi Ayfer Çapan’ın dün akşam hayata göz yumduğu ve İstanbul Esenyurt’ta öğlen namazında, Esenyurt Yenikent Mahallesi Muhammediye Cami’nden kılınacak olan cenaze namazı ardından toprağa verileceği öğrenildi.Gürbüz Çapan: Biz şu an tartışma yapmayacağız. Kavga etmeyeceğiz..


    Gürbüz Çapan: Biz şu an tartışma


    yapmayacağız. Kavga etmeyeceğiz..


    *Arşiv Haber 18/02/2019 Tarihli Haber


    Ardahanlı olan Kemal Deniz Bozkurt’a destek amacıyla bir etkinlik düzenleyen İstanbul Esenyurt Kurucu Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan “Arkadaşlar hepimiz insanız hata ve eksik yaparız. Genel merkezimizde bize göre hata ve eksik yapmış olabilir. Ancak onlarında mutlaka her aday için söyleyecekleri olumlu gerekçeleri olabilir. Adaylar belli oldu. Enerjimizi şöyle oldu böle oldu diyerek harcarsak kaybederiz. ‘ dedi.


    Esenyurt’un kurucusu Belediye başkanı Dr. Gürbüz Çapan ve Kardeşi iş adamı Çetin Çapan Millet ittifakı Esenyurt Belediye başkan adayı Kemal Deniz Bozkurt ‘a destek olmak için Esenkent Anadolu Şark sofrasında toplantı düzenledi.


     


    Çetin Çapan Karşılıksız Başkan adayımızın yanındayız dedi


    Çetin Çapan’ın divan başkanlığı yaptığı toplantıda söyle dedi ”Hepinizin bildiği gibi CHP Küçükçekmece ilçe belediye başkan adayı idim. Adaylar açıklandı. Ben aday olmadım .Ağabeyim beni arayıp şu talimatı verdi. Aday yapılmadın diye sakın bir kenara çekilip sürece seyirci kalma dedi. 31 Mart 2019’ a kadar elinden geleni yap dedi. Ben de bu talimatın bir gereği olarak siz dostlarımı kahvaltılı toplantıda ağırlayarak buraya davet edip Esenyurt Belediye Başkan adayımız Sayın Kemal Deniz Bozkurt ‘a destek olmak adına bir araya geldik. Hep beraber 31 Mart akşamına kadar elimizden ne geliyorsa karşılıksız olarak başkana dayımız için çaba sarf edeceğiz dedi. 


    Konuşmasını yapan Dr. Gürbüz Çapani, şunları söyledi “ Arkadaşlar hepimiz insanız hata ve eksik yaparız. Genel merkezimizde bize göre hata ve eksik yapmış olabilir. Ancak onlarında mutlaka her aday için söyleyecekleri olumlu gerekçeleri olabilir. Adaylar belli oldu. Enerjimizi şöyle oldu böle oldu diyerek harcarsak kaybederiz. AKP adaylarını çok mu iyi seçti sanki ama içlerinde birlik olup adayları kötü de olsa seçimi kazanmak için çalışıyorlar. Biz şu an tartışma yapmayacağız. Kavga etmeyeceğiz. Kendi kendimizle enerjimizi heba etmeyeceğiz. Önce kendi aramızda birlik olacağız ve çalışarak Esenyurt’u yıllar sonra yine kazanacağız. Kemal Deniz Bozkurt 31 Mart 2019’ da Esenyurt’ un başkanı olacak. Şimdiden başarılar dilerim dedi.


    Kemal Deniz Bozkurt, Yaşanılabilir bir Esenyurt Oluşturacağız


    Millet ittifakı Esenyurt Belediye başkan adayı Kemal Deniz Bozkurt ise şunları söyledi “Öncelikle Dr. Gürbüz Çapan Ağabeyim ve Çetin Çapan dostumuzun bizi desteklemek için yapmış oldukları bur toplantının hayırlı olmasını dilerim. Biz değil Esenyurt halkı 31 Mart 2019’ da kazanacak. AKP 20 küsür senede Esenyurt’u ne hale getirdi hep beraber görüyoruz. O eski 2/3 katlı binaları olan organik Esenyurt gitti yerine yerine dere yataklarına bile 30 katkı binaların yapıldığı hormonlu Esenyurt geldi. Biz halkımız ile beraber yaşanabilir bir Esenyurt oluşturmak için çaba sarf edeceğiz dedi.



    Aşk’ta dahil ne yapsan olmuyor mu demek mi lazım?!.


    İnsanlığın var oluşundan bugüne kadar yani yasak olmasına rağmen Hz. Adem’den Hava’nın ilişkisinden bugüne kadar süren süreci devam ettirenin en önemli faktörü Aşkın hak ettiği yeri bulamamasına da vefasızlık denir.


    Çünkü insanların yani erkek ile kadının yakınlaşmasına sebep olan aşk sadece insanların çoğalmasına neden olmamış ve o günden bugüne çoğalan insanların bir birlerini tanımasına da büyük katkı sunmuştur.

    Ve insanların bir işi, bir ilişkiyi başlatmak için önce o işe, o ilişkiye aşık olmalıdır, olması gereklidir, olmasa başlamadan başarısızlığı tadar..

    Bu nedenle aşkı götürüp, illaki Adem ile Hava’nın meselesine yani cinselliğe bağlamayın..

    Çünkü dağları deldiren Ferhat ile Şirin’in aşkının bugün Bin 400 yıldır yaşayan Hz. Muhammed’in Allah’a ve onun emirlerine olanın da aşk olduğunu anlamak o günden bugüne yaşanan aşkların önemini anlatan en güzel şeydir diğer adı aşk denen hayatımız boyunca verdiğimiz mücadele..

    İşte bu mücadele içinde kimi ilahi için, kimi aşkı için, kimi ise toplumu için yani kısacası hayat denen yoldaki yaşamı boyunca inandığını şevkle yapması için aşkı his etmeli ve bunu his edeceklerle birlikte mücadele etmelidir.

    Bu yönde mücadele edenleri de aşkını anlayacak kadar aşkı bilmelidirler..

    İşte tam da burada karşımıza bir sitem çıkmakta.

    O da; ‘Yaaa Aşk’ta dahil ne yapsan olmuyor?’ sitemidir..

    Yani aslında isyan olan bu çıkış ile aşkla başlanıldığı sanılanın adımın gerekli değeri, hak ettiği yeri bulmadığını belirtip, sitem ve şikayetlere başvuranların aslında teslim bayrağını çektiklerinin farkında değiller..

    Çünkü aşkın diğer bir adının teslimiyet olmadığını, kazanana kadar mücadele etmek gerektiğini ve kazanamasa da kayıp etmeyenin kendisi olmadığı, tam aksine hissettirmeye çalıştığı aşkıyla geride, toplum nezlinde bir eser bırakacaklarından bi haberler..

    Bunu anlamak içinde Adem ile Hava’nın yasak aşkıyla başlayıp, hayatın tüm alanlarından yani iki insan arasında ki özel ilişki, iş hayatında ki başarı, siyasetteki önemli adımlarının başarısının bugünlere kadar gelmesinin altında yatan, onlara can veren Aşk’ın ta kendisidir.

    İşte bu alanda, bu anda her alan da verilen mücadelenin de asıl adı başarmak, hissettirmek yani diğer adıyla aşkın ta kendisidir..

    Bu nedenle aşkı küçümsemeyin, siyasette, ticarette, hatta özel hayatta anlayıp, önemseyin ki sizde hedeflediğiniz noktaya ulaşmak için başarılı olasınız..



    **ARDAFED Ardahanlıların Yanındadır..


    Başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde güçlü bir lobi oluşturma iddiasıyla çalışmalarına devam eden ve bunu yaparken bin bir engellere takılan bir kurum düşünün ve o kurumun tüm engellemelere karşın 2010 yılından bu yana bugüne kadar gelmesini hayal edin.

    Ve o hayalinizi kurarken gerçekleştiğini görün..

    Evet yıllardır ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ iddiasıyla yol alan ve son 4.5 yılda bu yolu daha da açan önemli etkinlikler gerçekleştiren bir kurumdan, Ardahan Dernekler Federasyonundan, kısa adı ARDAFED olan be ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ diyen bahsediyoruz..

    Ve bu yolda, yani son yıllara da üzerinde çok durduğu ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolasını haklı çıkaran önemli gelişmelere şahit olan yani İstanbul’da 4, Kocaeli’nde 2, Bursa’da 1, Ardahanlının Belediye Başkan Adayı olması ile yoluna devam eden Ardahan Dernekler Federasyondan bahsediyoruz.

    4 gün içinde 1.5 Milyon insanın bir araya geldiği, Ardahan adının 20 Milyonluk metropol İstanbul’un her tarafına yazdırıldığı, ardından yine İstanbul’un Avrupa yakasından bir ilki ‘Ardahan Bal Festivali’ ni gerçekleştiren ve 2. Ardahan’ı Tanıtma Günleri de gerçekleştiren Ardahan Dernekler Federasyonu bugünlerde bir hayli tartışılıyor, hatta neredeyse sanki adı Ardahan değilmiş gibi ‘Vurun Abalıya’ misali ile sert bir dille eleştiriyor.

    Buna neden ise; 

    Son yıllara düzenlediği devasa önemli toplantılarla ile Ardahanlı İş Adamlarını bir araya getirmesi, sanatçılarına, köylerine dernekler kurdurması, önemli etkinlikler imza atması yada bugün, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile tetiklediği ve KAI, KAISİAD gibi saçmalıkları tüm eleştirilere karşın geriye itip, Ardahan adını öne çıkararak, verdiği öz güven ile toplam 7 Ardahanlı Belediye Başkan Adayının oluşmasına katkı sunduğundan dolayı değil, yaptığı ziyaretler..

    ‘-Vay efendim falan yeri neden ziyaret etmediniz, filan adamı niye ziyaret ettiniz?’ denilerek eleştir yağmuruna tutulan Ardahan Dernekler Federasyonunun diğer bir amacının yurt genelinde 3 bine yakın Ardahanlının Belediye Meclis Üyesi olmasına katkı sunmak olduğunu anlamayan, anlamak istemeyen, anlamamazlıktan gelenlerin asıl hedefinin, ortaya koyduğu çalışma ve çabalar ile toplum tarafından sahiplenen ARDAFED’in başkanı ben ve kadromun olduğunu da çaktırmak istememekteler.

    Halbuki; Benim ve kadromun yani Ardahan Dernekler Federasyonunun Başkan yardımcılarını yıpratmak olduğu gibi bu kurumun tek amacının Ardahan, Ardahanlı ve Ardahan Lobisi olduğunu anlamak istememekteler.

    Kısacası; ARDAFED üzerinden, ‘Vurun Abalıya’ denildiği şu süreçte derdin Ardahan değil, ARDAFED üzerinden biz yöneticilerinin olduğu şu günlerde ki eleştirileri yapanlar ve herkesin bilmesi gereken tek şey bu kervan yoluna bakmaya, Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde çalışmalarına devam edecektir.

    Ve bu çalışmaları yaparken eleştirileri yapanların da içinde olduğu tüm Ardahanlıların yanında olduğu da artık kabul edilip, bilinmelidir.

  • VEKİL: MAÇ 90 DAKİKA!

    Kentte yapımları devan eden İl Sağlık Ocağını ve diğer yatırımları gezip, partilileri ile bir araya gelen AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Ardahan’dan ayrılmadan önce AK Partili Göle/Köprülü (Gorveng) Belediye Başkanı ve Ardahan İl Genel Meclis Üyeleri ile bir araya geldi.


    Çalışmalar hakkında bilgilendirme yapan Atalay meclis üyelerinin ‘Sayın vekilim gidişattan memnun musunuz, nasıl olacak bu gidişat?’ diye Ardahan’da yaşanan durumu sormaları karşısında ‘Merak etmeyin maç 90 dakikadır’ demesi dikkatlerden kaçmadı.


    Atalay: Bunun yolu da konuşmakla, diyalogla açılır, akıl ve vicdanla döşenir.


    Atalay: Bunun yolu da konuşmakla,


    diyalogla açılır, akıl ve vicdanla döşenir..


    *Arşiv Haber 12/10/2019 Tarihli Haber ve Yorum


    Türk Ordusunun, ‘Suriye’nin sınırında terör örgütü var’ diyerek sınır ötesi operasyon yaptığı şu günlerde AK Parti Ardahan Milletvekillinden yine dikkat çekici bir açıklama geldi. Operasyonun başladığı sırada twitter da dikkat çekici bir mesaj yayınlayan Atalay şöyle dedi.


    ABD’nin bir gün yaşadığı 11 Eylül’ü coğrafyamız her gün yaşıyor. Bu cehennemden kurtuluşun yolunu mutlaka bulmak zorundayız, başkası değil bu coğrafyanın insanları olarak biz bulmalıyız. Bunun yolu da konuşmakla, diyalogla açılır, akıl ve vicdanla döşenir.


    Orhan Atalay/AK Parti Ardahan Milletvekili



    İL GENEL MECLİS ÜYESİ BİLGİLİ ATALAY’I ZİYARET ETTİ.


    Ak Parti Ardahan İl Genel Meclis Üyesi Levent Bilgili , Milletvekili Orhan Atalay’ı TBMM’de Ziyaret etti.


    Gerçekleşen toplantıda Ardahan’da ki yapılacak ve yapılmakta olan çalışmalar

    ele alınırken, İl Özel İdaresi vasıtasıyla köylerin sorunları eksiliklerin giderilmesi noktasında Görüşlerini Atalay’a bilirdi.


    Konuyla ilgili açıklamada bulunan İl Genel Meclis Üyesi Levent Bilgili, ‘Ardahan Milletvekilimiz Prof. Dr Orhan Atalay’ı Gazı Meclisin de ziyaretinde bulunarak, İlimiz için hayata geçireceğimiz projeler hakkında fikir alışverişinde bulunduk. Sayın Milletvekilimize çalışmalarında başarılar diyorum.’ dedi.



    Bir Avuç Toprak İçin!..


    1992 yılında  yeniden vilayet olan Ardahan ve Iğdır illerinin Kars’dan ayrılıp, il olmalarına vesile olan nedenlerden birisi de Ermenistan’ın Azeri topraklarına girip işgal etmesidir. Ermenilerin Karabağ katliamını gerçekleştirmeleri ile Nahçıvan’ı Azeri topraklarından koparması ardından bölgeye askeri yığınak yapmak için Ardahan ve Iğdır’ın Vilayet olma istemlerini de dikkate alan zamanın koalisyon hükümeti Kars’dan ayırdıkları bu iki kenti il yaparlarken askeri tugayları da sınırlara yığma imkanı bulmuşlardır.


     Çünkü dünya ülkeleri arasındaki kurallara göre sınır kentlerine asker yığmak, Tugay kurmak için o bölgelerin Vilayet ya da eyalet olması gerekiyor.


     Zamanın hükümetide  zaten iki kentin istemi olan Vilayetlik unvanını Tugaylarla birlikte imzalamıştı.


    Buradaki Amaç Ardahan, Kars ve Iğdır’a sınırları bulunan Ermenistan’a Tugaylarla gözdağı vermekti. Ve öyle de oldu.. Ermenistan bu nedenle Azeri topraklarının işgalini dar tutmak zorunda kaldı. 


     Bu gün güvenli bölge adı altında girdiğimiz Suriye topraklarına ve Ermenilerin işgal ettiği Azeri topraklarına havadan bakınca insan oğlunun bir avuç toprak için neler yaptığını da düşünmedim değil.


     Allah’ın yarattığı insanın yaşamı boyunca bir avuç toprak için etmediğini bırakmadığını da düşünürken o toprağın er ya da geç altına girdiği mezarda üstüne atıldığını da düşünmez bile..


     Ailemizin büyüğü amcamın vefatı üzerine önce Ankara’dan Kars’a oradan dönüşte  tekrar Ankara’ya uçarken, Ardahan’lıların istediği Iğdır’lıların aldığı Havaalanından kalkan uçaktan aşağı bakarken insan oğlunun yaşamı boyunca kan ve gözyaşına bulandırdığı toprağın, yani dünyanın ne kadar küçük ve değersiz olduğunu da anlıyordum.


     Zira aynı insan oğlunun betona  çevirdiği toprakta diktiği binalara yaptığı Fransız balkonlardan aşağı baktığı gibi ben de Ardahan’lıların çok istediği Ardahan Havaalanından değil, Kars Hava alanında uçağın  penceresinden aşağı bakıyordum.. Uçak yükseldikçe daha da küçülen toprakların ne kadar değersiz olduğunu bir kez daha görüyordum. Çünkü bir parça toprak için insan olarak etmediğimizi bırakmadığımız dünyanın çok küçük ve değersiz olduğunu her saniye yükselen uçaktan aşağı bakarken daha iyi anlıyordum..

  • Taştan: Memleketin Arşivini çöp eden bu hanımefendi memleket sevdalısı mıdır?

    ‘20 yıllık emek birikim ve arşivini çöp eden bu hanımefendi Ardahan sevdalısı öyle mi? Sözüm ona ‘ben avukattım işimi yapıyorum’ diyen bu hanımefendinin ülkeye bile sığamamış kardeşine ve iddia edilen sahte hesaplarla insanların ailesine şahsına hakaret ettirmesi hukuk kurallarına uygun mudur?’ diye soran Taştan’ın yazılı açıklaması şöyle;


     


    Sevgili Dostlar Kıymetli Ardahanlılar

    Kentimizi meşgul eden özellikle kapalı otopark üzerinden yürüyen ülkemizde nadir görülen projesi belli olamayan bir konu üzerinden yapılan tartışmalar üzerine bende geçmişte şahit olduğum bazı konular başta olmak üzere birkaç konuya değinmek isterim.

    Birincisi bazı sebeplerden dolayı yaşadıkları doğup büyüdükleri serhat kentimizden giden hemşerilerimizin konuya olan ilgisi yani yıllardır bu kenttin hiç bir aşamasında olmayan çocuğunu torununu kendini doğup büyüdüğü topraklara yıllarca getirmeyen bu kenttin olumlu olumsuz hiçbir konusunda bulunmayan ama projesi bile olamayan bir konu üzerinden eleştiri yağdıran oda yetmedi bulundukları şehirlerde ilçelerde kentlerde mevcut belediyelerle nasıl iletişime geçer iş yer yada farklı şeyler kaparız diye sabah akşam kulis yapan hemşerilerimiz her yıl göç veren esnafının zor şartlarda ayakta kaldığı bu kentte rantta yer açılıyor diye sadece sosyal medyadan yazıp STK’ları ilgili kurumları göreve çağırmaları bu kenttin yaşayan insanlarının o sağlam yüreğine soruyorum çelişkili bir mesele değil mi?

    İkincisi en önemlisi memleket sever avukatına yıl 2012 ilimizin en köklü derneklerinden biri Ardahan’ı Tanıtma ve güzelleştirme derneğini dönemin başkanı Şefik Alpaslan abiden bu memleket için her türlü fedakarlığı yapacak olan 7 arkadaşımla teslim aldık derneğin bir ofisi olamadığı için 20 yıllık dernek birikimini bu avukat hanımefendinin ofisine emanet ettiklerini öğrendik ve arkadaşlarımla yeni tutuğumuz dernek ofisine taşımak için hanımefendinin ofisine gittik.

    Ve şok olduk 1992 de Ardahan’ı il yapma sürecine en büyük katkıyı sunmuş kurucu başkanlığını ve şuan onursal başkanı olan Emin AZERİ ve arkadaşlarının 20 yıllık arşiv ve birikimleri bu hanımefendinin balkonunda çöp olmuş kurtlanmış yok edilmiş.

    O emeğe birikime olan saygımızdan belediyeye ait traktöre 20 yıllık birikimi attık ve çöpe gönderdik yanımda olan arkadaşlarımdan biri aktif siyasette olduğu için ismini vermek istemem ama gönüllü Hakan Şirin kardeşiminde şahit olduğunu söylemek isterim .

    Şimdi siyasi ikbali için böyle köklü bir derneği araç olarak kullanan sonra olamayınca 20 yıllık emek birikim ve arşivini çöp eden bu hanımefendi Ardahan sevdalısı öyle mi? Sözüm ona ben avukattım işimi yapıyorum diyen bu hanımefendinin ülkeye bile sığamamış kardeşine ve iddia edilen sahte hesaplarla insanların ailesine şahsına hakaret ettirmesi hukuk kurallarına uygun mudur?

    Kamuoyunun takdirine bırakıyorum.


    Ardahan Kent Konseyi Başkanı


    Burak Taştan



    BEN BAŞKANIN YANINDAYIM..



    Ülkenin en büyük metropolü olan İstanbul’un İmar Komisyonu ve Anıtlar Kurulu gibi engellere takılıp, yenilenmediğini aslında dev bir gecekondu kenti olan ve yaşanabilecek bir depremle petrol zengini İran’ın kerpiç  evleri gibi yerle bir olacağı yönünde ele aldığım, ‘Yoksul Sarıyer ve İmamoğlu’nun işi zor’ adlı iki yorumum ardından geldiğim Ardahan’da bazı şovmenlerin sözde çevreci kesilip, benim de aralarında olduğum ileri sürülen bazı gazeteci ve şahıslara ambargo koyduğu iddia edilen Ardahan’ın CHP’li Belediye Başkanının kente yenilikler katmak iddiasıyla  yaptığı çalışmaları engelleme girişimleri içinde olduğuna şahit oldum.


    Aslında eski ve bayatlamış bir konu olan ama birilerinin gazı ile bir türlü ne yeşil alan ne de başka bir yöntem ile bir türlü yenilenemeyen ve harabe halinde olan şehir merkezindeki Milli Egemenlik Parkının imara açılması konusunun yeniden ısıtılıp, siyasi rant peşinde olanlara bir kez daha rastlarken seçimler öncesi benim bunlara başından beri karşı olduğumu ama verdiğimiz mücadele ardından yorucu ve geç de olsa şu an postalanan zamanın İl Başkanının gizli anlaşmaları ile CHP’nin listesine konulan ama onların da gerçek yüzü anlaşılınca kovuldukları sözde HDP’lilerin oyları ile seçilen iki kişinin de artık eskimiş olan bu filmin baş artistleri olma çabalarını görüyordum.


    Yani çoğu CHP’li olanların AK Partili Belediye zamanında karşı çıktığı, hatta mevcut İl Başkanı Yalçın Taştan’ın başını çektiği bir eylemle ağaçların kesilmesinin engellendiği ama bu gün tam tersi bu konu başta olmak üzere bir çok konuda sus-pus olan AK Partililerin sahip çıkması gerekirken yine CHP tarafından karşı çıkılan ve İmar’a açılması düşünülen Ardahan Merkezdeki Milli Egemenlik Parkının adının değiştirilmeye çalışıldığı, ağaçlar kesilip, altına kapalı otopark, içine de tuvalet yapılırken ve bu yaşananları bürosunun penceresinden izleyenlerin bu gün sözde çevreci kesilmeleri karşısında  daha fazla sessiz kalamayacağım ve  bu konuda nerede olduğumu duyuracağım..


    Zira İstanbul’daki durum gibi bir çok konuda bu tipler yüzünden çözüm bulunamadığı ve  bunların bu saçma, gereksiz, şov olsun diye yaptıklarının tek adam diktatörlüğü denen başkanlık sistemini millete kabul ettirdiğini düşünenlerdenim..


    Evet, yeşili koruyalım ama yapılmayanlar yüzünden boşalmaya devam eden kentin yenilenmeye, yeni yatırımlara muhtaç olduğunu da bilen biri olarak başta bu tür saçmalıklar, bürokratik engellemeler yüzünden bu kentin olduğu gibi İstanbul ve ülkenin İmar Komisyonları, Anıtlar Kurulu, çime basan Yeşil alancı , çöpleri dışarı atan Çevreciler gibi tipler yüzünden yenilenmediğini de kabul etmek gerekir..


    Ve kentin ortasında bulunan ve 4 tarafı duvarlar ve demir korkuluklarla kapatılan Ardahan Milli Egemenlik Parkının İnönü caddesini başta olmak üzere Atatürk caddesini, Kongre caddesinin başlangıcını  kim ve ne zaman Ardahan’da vali olduğu tam bilinmeyen ama adı caddeye verilen yani Vali Hurşit Bey caddesini ölü ve çıkılmaz konuma soktuğunu da hesaba katmak gerekir ve CHP’li belediye Başkanının bu duvarları yıkıp, etrafına Türk, Kürt, Ermeni, Gürcü, Rus yerleşim kültürüyle yeni bir imar ve mimari proje ile yapılacak nezih ve güzel dükkanlar ile bu kentte 100 insanın iş yeri sahip olması sağlanır, o kişilere ekmek kapısı açılır. Kentimizin güzelleşmesi açısından başkan Faruk Demir’in imara açmak istediği bu alana yönelik bir planı, projesi varsa yanında olduğumu burada ilan ediyorum..


    Ve bu park denilen ama bana göre şehrin ortasında adeta ölülerin olmadığı mezarlık görüntüsünde olan burayı gerçek anlamda park yapmak için etrafının yukarıda bahsettiğim gibi  güzel bir mimari projeyle iş yerlerine imara açmak, bunu yaparken de, ‘Yap/İşlet/Devret ya da Yine Kirala’ modeli ortaya konulup, belediyeye gelir sağlanmış olabilir..


    Yani belediye burayı imara açmalı ve bu imar projesini kendisi hazırlamalı  önce  yerel gazeteler ve kitapçıklarla reklamı yapılmalı,sonra büyük bir salonda bu konu halkımıza anlatılmalı,  onlardan alınacak onayla Milli Egemenlik Parkının içine edilmesi için wc değil, ortası gerçek bir yeşil alan etrafına ise 4 caddeyi olduğu gibi kenti canlandıracak olan güzel bir proje ile kadınlarımızın boynunda ve kolunda   parlayan değerli ziynetleri gibi süsleyecek ve Ardahanımız daha da güzelleşecektir. Halkın bu konuda  destek verdiğini gören bu küçük grup, sanal kalemşörler susacağı gibi şehri değiştireceğini iddia edip, bir şeyler yapma gayreti içinde olan ve A takımını arayıp, yanında olduğumu hala anlamayan beni ve onları dinleme gereği bile duymayan Faruk Demir başkan da halktan onay alacaktır derim..


    Ve B olan bir iki sahte partiliye de muhtaç kalmayacaktır..


    Ha unutmadan erinmeden yazımı ve başkanın yanında nasıl olacağımı anlatan projeyi önce beyaz bir sayfaya çizip sonra da bana göre bir mimarı bile geride bırakacak olan ve anlattığımı anında çizerek sanatını eserleri ile ortaya koyan arkadaşım grafik ustası Osman Baytöre’ye anlattım ve oda yazımı ve anlatmak istediğimi yapıp, bana attı belki başkan ve siz anlarsınız diye yazıma ekledim..


    İşte o anlatmak istediğim yazımın hayali grafiği..



    Grafik: Osman Baytöre


     


    YALÇIN TAŞTAN BANA OY VERMEDİ


    YALÇIN TAŞTAN BANA OY VERMEDİ


    *Arşiv Haber 12/02/2019 Tarihli Haber


    Geçmişte CHP’den aday olduğu dönemde şimdiki CHP İl Başkanı Yalçın Taştan ve akrabalarının kendisine oy vermediğini ileri süren İYİ Parti Belediye Başkan Adayı Mete Özdemir, “Yalçın Taştan o zaman benim aleyhime çalıştı, kendisi ve akrabaları bana oy vermedi. Şimdi kalkmış ‘CHP ile İYİ Parti arasında centilmenlik anlaşması var’ diyor’ dedi.


    İYİ Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı Mete Özdemir, basın mensuplarıyla bir araya gelerek, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, projelerini basın aracılığıyla duyurdu.  


    İl Başkanı Sebahattin Sarıçam, Kurucu Başkan Taşkın Polat ve İYİ Partili birçok ismin katıldığı toplantıda İYİ Partililer, Belediye Başkan adayları Mete Özdemir’e tam destek verdiklerini dile getirdiler. Ardahan’da Belediye Başkan adayı olan kişiler arasında proje yapabilecek tek adayın kendisinin olduğunu, bilgi birikime sahip tek adayın kendi şahsı olduğunu belirten Belediye Başkan Adayı Mete Özdemir, diğer başkan adaylarının bu vasfa sahip olmayıp, projeden anlamayan bilgi birikimden uzak adaylar olduğuna işaret etti.


    BEN MÜHENDİSİM, PROJEDEN BEN ANLARIM!


    Ardahan’da hiçbir partiye zarar vermek için gelmediğini, İYİ Parti Başkan adayı olarak herkesin oyuna talip olduğunu dile getiren Özdemir, “ Bildiğiniz gibi CHP’den aday adayı oldum. Ama parti yanlış bir seçim yaptı, beni değil, Ardahan’la alakası olmayan bir ismi aday gösterdi. Bu yüzden İyi Parti’den gelen teklifi kabul ettim. Hedefim bir mühendis gözüyle Ardahan şehrini projelerle donatmaktır. Benim gibi kaliteli bir aday daha Ardahan’da yoktur. Ben projelerimle bizzat işin başında olarak gerçekleştirebilecek güce ve kudrete sahibim. Seçim zamanı CHP benim ne yapacağımı görecektir. Ardahan’da taban beni istiyor. Bu yüzden ciddi bir oy alıp seçimi kazanacağım. Her zaman Atatürk İlke ve İnkılâplarına bağlı olarak Cumhuriyet’e inanmış biri olarak bu yoldan Mustafa Kemal’in yolundan geri dönmeyeceğim. Ardahan’da ciddi bir aday boşluğu var, bu boşluğu ben dolduruyorum. Benim dışında kimse Ardahan’a fazla bir şey yapamaz. Ardahan halkının yeni bir isme şuan ihtiyacı var, bir boşluk mevcut, o boşluğu biz dolduracağız. Halkın beklentisi de bu yönde olduğunu düşünüyorum” dedi.


    YALÇIN TAŞTAN BANA OY VERMEDİ


    Geçmişte CHP’den aday olduğu dönemde şimdiki CHP İl Başkanı Yalçın Taştan ve akrabalarının kendisine oy vermediğini söyleyen Özdemir, “Yalçın Taştan o zaman benim aleyhime çalıştı, kendisi ve akrabaları bana oy vermedi. Şimdi kalkmış ‘CHP ile İYİ Parti arasında centilmenlik anlaşması var’ deyip bizden aday olanı gösteremezsiniz diyor. Biz de diyoruz ki biz adayız kimse için çekilmeyiz. Partimizin de böyle inisiyatif alacağını düşünmüyorum. Bir de diyorlar ki Mete Özdemir 2014 yılında CHP’den aday olduğunda onun karşısına hiçbir CHP aday adayı çıkmadı. Şimdi niye Mete Bey CHP’nin adayı karşısında aday adayı oluyor? Ben de diyorum ki o zaman cesareti olsalardı onlar da benim karşıma o zaman aday olsalardı, demek ki cesaretleri yokmuş” ifadelerine yer verdi.


    PROJELERİNİ SIRALADI


    Projeleri konusuna temas eden Başkan Adayı Özdemir, “Kura Nehri’ni yapay bir göl haline getirerek yazın kano, kışın ise paten alanı oluşturacağız. Gençlere yönelik sosyal ve kültürel alanları oluşturarak kültür merkezileri oluşturacağız. İçme suyu şişeleme tesisi kurulup pazarlanmasını sağlanacak. Şehirlerarası otobüs terminali kurulacak. İhtiyaç sahibi gençlere burs imkânı sağlayacağız. 18. Madde uygulaması ile ilgili düzenleme yapıp mağduriyetleri gidereceğiz. Hasan Sabri Kışlasının yeri Atatürk Meydanı ve park yapılacak. Şehrin çeşitli yerlerine şehir tuvaletleri yapılacak. Çocuk bakım evleri, yaşam merkezleri, Gaziler ve Şehit yakınları için özel mekânlar, spor kulüplerine maddi destekler sağlanacaktır. Bunun yanında cadde ve sokak iyileştirme çalışmaları ile kaldırım ve refüj düzenlemeleri yapılacak. Kongre caddesi genişletilecek. İlin sorunlarının çözümü için vatandaşın istek ve taleplerini dinlemek için çözüm masaları oluşturup, halkı dinleyeceğiz” açıklamasında bulundu.


    TAŞKIN POLAT: METE ÖZDEMİR ARANAN ADAYDIR


    Toplantıda bir açıklamada bulunan İYİ Parti Ardahan Kurucu İl Başkanı Taşkın Polat, adayları Mete Özdemir’in Ardahan’da her partinin aradığı, takdir ettiği bir aday olduğunu, her partinin Özdemir’i kendi partisinde görmek istediğini ve Belediye Başkan adaylarının aranan bir aday olduğunu söyledi.


    Mete Özdemir’in birçok partiden aday olmasını da değerlendiren Polat, “Mete Bey’e kendi istemese bile partiler gel bizim adayımız ol demişler. Dolayısıyla Mete Özdemir de birçok partide Belediye Başkan adayı olmuştur. Çünkü Mete Bey her parti için aranan bir adaydır. Bu vasıflara sahip olmasından dolayı partiler kendilerine teveccühte bulunmuşlardır. Şu anda da bizim adayımızdır. Ardahan’da İnşallah İYİ Parti olarak bu seçimi kazanacağız” dedi.



    **Doğulular, Kürtler ve Suriyeliler..


    12 Maddelik seçim bildirgesiyle, 11 Maddelik seçim bildirgesi yayınlayan Cumhur İttifak’na cevap veren Millet İttifakının baş aktörü CHP’nin de sık sık dile getirdiği ve ülkelerine gönderilmesi gerektiğine dikkat çektiği Suriyeliler yine olay oldu.


    Tam da benim CHP’nin İBB Adayı Ekrem İmamoğlu ile görüşüp, 98. Yıl Dönümünü kutlayacağımız Ardahan’ın gecesine davet edip, döndüğüm Esenyurt’ta..


    Gece saatleriydi.. Gelen görüntülü haber ile Suriyeliler ile Esenyurrtluların karşı karşıya geldiğini ve olayın çok büyük olduğunu bana anlatan habere bakıp, izlerken aklıma Ay Çiçekleri ile süslü Esenyurt dönemleri geldi.


    Çünkü, başta 12 Eylül Cuntasını yaptıktan sonra kışın ortasında Ardahan’a gelip, düzenlediği miting’te üşüyüp, ‘Ya kardeşim burada yaşanır mı?’ dedikten hemen sonra Doğu’da yaşanamayacağına karar kılan ve hala devam eden göç olgusunu başlatıp, İstanbul’a gelip, Ay Çiçekli Esenyurt’u gece kondu kültürü ile adeta işgal eden biz doğuluların sonra da Kürt olarak dışlanmalarını hatırlıyordum..


    Yani dün Doğu’dan gelip, Kürt olarak dışlanan bizlerin durumunu ortaya koyan aynı durum bu kez Suriyelilere yaşatılıyordu..


    Evet, bugün sayıları 4 milyonu bulduğu ve seçimlerde oy kullandırılacağı iddia edilen Suriyeliler ile bazı Esenyurtluların kavgasını büyütüp, proveke etmek isteyenler dün de biz doğululara, Kürt diye dışlayanlar bu kez de Suriyelilere karşı ortaya koydukları oyunu sergili yordular..


    Ve dün doğulu ardından Kürt dediklerinin düğünlerini mana edip, kavgalar çıkaranların da aslında birer Suriyeli olduklarını unutuyordular..


    Çünkü dün Doğulu ardından Kürtler diyerek insnları dışlayanların kendileri de Esenyurt başta olmak üzere İstanbul’u göç adı altında işgal edip, talan ettiklerini ama adına da ‘Ya kardeşim ne alaka bizim ülke değil mi?’ diyerek gecekondu adı altında yaptıklarının üstünü kapatıyordurlar.


    Kısacası ‘Yapmayın’ beyler deyip, dönen dünyanın üzerinde hep hareket halinde bulunan insanların doğuştan bu yana göç olgusu ile dün Doğulu, Kürt bugün Suriyeli olarak, dolaşıp döndüğünü ve kendisine yurt aradığını unutmayın lütfen.


    Ve yaşanan onca olay ve gelişme ardından adeta birer göçmen kuşu olan insanları Doğulu, Kürt yada Suriyeli, olarak bölmeye, proveke yoluyla terörize edip dışlamayın ve onlarla yaşamayı öğrenin.. Öğrenin ki birlikte yaşamanın kültür olduğunu, geleneklerin, göreneklerin renk olduğunu anlayın..


    Şahsen benim insan olarak gördüğüm hatta canlı olarak his ettiğim herkesin dünyası olan bu dünyada çatışmadan, kavgadan bir hayrı gelmeyeceğinin hepimiz anlarsak, insanların olduğu gibi bu kışta aç kalıp, cadde ve sokakları dolduran köpekler başta olmak üzere tüm canlıların, kavimlerin dünyası olduğunu anlarız durmadan dönüp, aynı yere gelen şu fani dünyada..

  • ARDAFED ve AGC TGC'Yİ ZİYARET EDECEK, ARDAHANLI GAZETECİLERLE YEMEKTE BULUŞACAK..AYDI, ARDAHANLILARIN YANINDAYDI..

    ARDAFED ve Ardahan gazeteciler Cemiyetini temsil eden Gazeteci Fakir Yılmaz ve berberinde ki heyet Cuma günü saat 16.30’da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcaytoy’u makamında ziyaret edecek. ARDAFED Aynı gün, aynı heyet ve katılacaklar ile birlikte saat: 19.00’da gazeteciler ile gazeteciler cemiyetinde yemekli bir toplantı yapacak.



    Konuyla ilgili yapılan açıklamalar şöyle; 


    SEVGİLİ GAZETECİ MESLEKTAŞIM;


    Sayın Gazeteci;


    Bir meslektaşın olarak başında bulunduğum Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve Ardahan Dernekler Federasyonu olarak;

    YARIN; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanını Ziyaret Edeceğiz..

    Senin de katılmasını umduğumuz ve İstanbul Cağaloğlu’nda Bulunan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sayın Turgay Olcayto’yu saat 16.15’te makamın da ziyaret edeceğiz.

    Aynı günün akşamı yani Yarın Cuma akşamı saat 19.00 da da siz gazeteci arkadaşlarla beraber gazetecilere yönelik düzenleyeceğimiz yemekli toplantımıza hem bir gazeteci olarak, hem hemşehrimiz, hem kardeşimiz olarak onur konuğumuz olursan çok sevinirim..


    Olumlu dönüşünü bekliyor, saygılar sunuyorum..


    Fakir Yılmaz


    Gazeteci

    05354183258-05322678015



    **BURSU BELGESİYLE VERİYORUZ!..


    Bugüne kadar BURS GECESİ EĞİTİM KAMPANYASI, BURS GECESİ adı altında yapılan ama bugüne kadar BİR BELGESİNE çokta rastlamadığımız bu sahada mücadele veren Ardahan Dernekler Federasyonu, ARDAHAN’I TANITMA GÜNLERİ öncesi ve sonrası bu yönde düzenlediği kampanyalarını BELGELEMEYE devam ediyor.


    Ardahan’ın 75 olan plakasını kendine ilke edinen ve bugüne kadar 50 öğrenciye yakın Üniversiteli öğrenciye verdiği bursları belgeleriyle ortaya koyan ARDAFED 3. Burs dağıtımını yine BELGESİ ile yaptı.


    Devam eden kampanyamıza bugüne kadar katılan, bundan sonra katılmak isteyen herkese cani gönülden bir kez daha teşekkür ederken, birilerine kanıt olması gereken BELGESİ ile bir kez daha dağıtımını, kanıtlamasını yaptığımız ARDAFED BURS DAĞITIMI belgeleri ektedir..


    Tüm Ardahan Kamuoyuna Saygılarımızla


    ARDAFED 


    Fakir Yılmaz


    Ardahan Federasyonu Başkanı/Gazeteci


    05354183258



    Nerede Bu STK’lar?..

     


    Rahmetli Özal’ın konu ettiği yine rahmetli olan Demirel’in tüm teşebbüslerine rağmen başaramadığı, “Muhtar bile olamaz” denilen Erdoğan’ın 15 Temmuz darbe girişimininde tetiklemesiyle başardığı ve yarım yamalak da olsa hayata geçirdiği Başkanlık sistemi sonrasında  iyiden iyiye ortadan kaybolan sendikalar, siyasal dernekler, federasyonlar gibi yerel STK’ lar da sanki yok gibi.


    İşçilerin hatta emekli memurların aidatlarıyla beslenip, onların hak ve hukuklarını savunmaları gerekirken altlarına çektikleri son model lüks araçlarla dost ve akrabalarına sağladıkları imkanlarla keyif sürenler gibi yılda bir kaz gecesi düzenlemenin Sivil Toplum Örgütçülüğü olduğunu sananlar Başkanlık sistemiyle birlikte tamamen etkisiz hale gelmiş durumdalar.


    İki görüşün yaşamasına müsaade eden başkanlık sistemininde arayışında olduğu 3. güç Sivil Toplum Örgütçülüğünün demokrasinin “D” si  yani 4. kuvveti  olan Basını aradığı gibi bulamıyor, o adına STK denen oluşumu..


    Kendisine her şekilde destek veren milliyetçi partinin desteği ile yorulmuş iktidarı sürdüren, sağcı, demokrat, solcu siyasi oluşumların katkısıyla muhalefet görevini yapan partinin dışında hiç bir gücün ortada olmadığı ülkede STK aramanın bir anlamı olmasa da dünya genelindeki Sivil Toplum Örgütçülüğüyle bizim STK cılığın zaten benzeşmediği gün gibi aşikar..


    Sendikaların sesinin çıkmadığı dernek, federasyon, platform denen  oluşumların ortada  görünmediği ülkede, yerel STK larında yılda bir ortaya çıkıp kısa bir süre içinde adeta bir mum misali yanıp erimesinin  çevresine bir yararı olmuyor onlardan çok şey bekleyen topluma ve ülkeye..


    Örnek mi benim alanımda bulunan ve bana inat kurulan Göle, Çıldır federasyonları, Ardahan dışında kendisine kaftan biçen Hoçvan Federasyonu, ‘Bizde federasyon kuracağız’ derken hala bodrum katlarında kongreler yapan Hanak ve diğer sözüm ona temsilcisi, birim başkanı atamakla meşgul olan KAI, KAISİAD sevicileri..


    Hani neredeler göç vermeye devam eden memleketin çocuklarıyla dalga geçercesine burs verdik deyip, bir makbuzu yayınlamayan ama sanki Çad, Afrika çocukları gibicisine kazak, mont, sahte çizmelerle şov yapan sahtekarlık sevdalıları..


    Ya onları yönlendirdiklerini sanan ve seçimden seçime onları baş tacı eden siyasilere ne demek gerekir.. Hiç bir şey demeye gerek yok.. Çünkü bahsi geçen sözde STK’lar toplum, ülkenin değil birilerinin atlama yerleridir ondan..


     


    ARDAFED ESENYURT'AYDI, ARDAHANLILARIN YANINDAYDI..


    ARDAFED ESENYURT’AYDI


    , ARDAHANLILARIN YANINDAYDI..


    *Arşv Haber 13/02/2018 Tarihli Haber ve Yorumlar..


    23 Şubat’ta Ardahan’ın Kurtuluşunun 98. Yıl Dönümünü İstanbul Sefaköy’de düzenleyeceği ‘Kurtuluş Gecesi’ ne de kutlayacak olan Ardahan Dernekler Federasyonu yerel seçimler öncesi çalışmalarını da sürdürüyor.


    Geçirdiği trafik kazası ardından 3 ay sahalarda uzak kalan ARDAFED Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz’ın iyileşip, geldiği İstanbul’da ekibiyle birlikte yoğun bir gündemin yaşandığı yerel seçim atmosferinde ziyaretlerini de aksatmayan Ardahan Dernekler Federasyonu siyasi platformda mücadele eden Ardahanlıların yanında da yer almaya devam ediyor.


    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yoluna devam eden ARDAFED, CHP İBB Başkan Ekrem İmamoğlu’nu, Ardahanlı AK Parti Kocaeli/Dilovası Belediye Hamza Şayir’i, Ardahanlı Şişili Belediye Başkan Adayı Mummer Keskin’den sonra son olarak çoğu Göleli olmak üzere 44 Ardahanlı isimin Belediye Meclis Üyesi olmak için müracaat ettiği AK Parti Esenyurt Belediye Başkan Adayı Azmi Ekinci’yi ziyaret ederek, AK Parti de Meclis Üyesi olmak isteyen Ardahanlı siyasilerin yanında olduğunu bir kez daha açıklayıp, CHP’den Esenyurt Belediye Başkan Adayı olan Ardahanlı Kemal Deniz Bozkurt’un da yarıştığını Ekinci’ye hatırlatarak, yapılacak olan seçimin barış ve kardeşlik içinde geçmesinden yana olduğunu istediler.



    ARDFED Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlık ettiği ARDAFED Başkan Yardımcıları Yener Bayrakçı, Selvi Zengin, Hüseyin Kaya, Tuncer Çelik’in eşiliğinde AK Parti Esenyurt Belediye Başkan Adayı Azmi Ekinci’yi AK Parti Esenyurt İlçe Teşkilatın da ziyaret eden ve Esenyurt’taki Ardahanlıları temsilen AK Parti Esenyurt İlçe Teşkilatına başvuruda bulunan 44 Ardahanlı Belediye Meclis Üyelerinden en az 10’nun AK Parti Belediye Meclisi Listesinin en güzel yerinde değerlendirmesini isteyen Ardahan Dernekler Federasyonunun ziyaretine, Ardahanlı Sancaktepe Belediye Meclis Başkan Vekili  Turgay Akpınar ve AK Parti de Belediye Meclis Üyesi olmak isteyenlerinde aralarında olduğu 50’ye yakın Ardahanlı katılarak,  Ardahan Derneklerinin en üst çatısı olan destek verdiler.



    **Doğulular, Kürtler ve Suriyeliler..


    12 Maddelik seçim bildirgesiyle, 11 Maddelik seçim bildirgesi yayınlayan Cumhur İttifak’na cevap veren Millet İttifakının baş aktörü CHP’nin de sık sık dile getirdiği ve ülkelerine gönderilmesi gerektiğine dikkat çektiği Suriyeliler yine olay oldu.


    Tam da benim CHP’nin İBB Adayı Ekrem İmamoğlu ile görüşüp, 98. Yıl Dönümünü kutlayacağımız Ardahan’ın gecesine davet edip, döndüğüm Esenyurt’ta..


    Gece saatleriydi.. Gelen görüntülü haber ile Suriyeliler ile Esenyurrtluların karşı karşıya geldiğini ve olayın çok büyük olduğunu bana anlatan habere bakıp, izlerken aklıma Ay Çiçekleri ile süslü Esenyurt dönemleri geldi.


    Çünkü, başta 12 Eylül Cuntasını yaptıktan sonra kışın ortasında Ardahan’a gelip, düzenlediği miting’te üşüyüp, ‘Ya kardeşim burada yaşanır mı?’ dedikten hemen sonra Doğu’da yaşanamayacağına karar kılan ve hala devam eden göç olgusunu başlatıp, İstanbul’a gelip, Ay Çiçekli Esenyurt’u gece kondu kültürü ile adeta işgal eden biz doğuluların sonra da Kürt olarak dışlanmalarını hatırlıyordum..


    Yani dün Doğu’dan gelip, Kürt olarak dışlanan bizlerin durumunu ortaya koyan aynı durum bu kez Suriyelilere yaşatılıyordu..


    Evet, bugün sayıları 4 milyonu bulduğu ve seçimlerde oy kullandırılacağı iddia edilen Suriyeliler ile bazı Esenyurtluların kavgasını büyütüp, proveke etmek isteyenler dün de biz doğululara, Kürt diye dışlayanlar bu kez de Suriyelilere karşı ortaya koydukları oyunu sergili yordular..


    Ve dün doğulu ardından Kürt dediklerinin düğünlerini mana edip, kavgalar çıkaranların da aslında birer Suriyeli olduklarını unutuyordular..


    Çünkü dün Doğulu ardından Kürtler diyerek insnları dışlayanların kendileri de Esenyurt başta olmak üzere İstanbul’u göç adı altında işgal edip, talan ettiklerini ama adına da ‘Ya kardeşim ne alaka bizim ülke değil mi?’ diyerek gecekondu adı altında yaptıklarının üstünü kapatıyordurlar.


    Kısacası ‘Yapmayın’ beyler deyip, dönen dünyanın üzerinde hep hareket halinde bulunan insanların doğuştan bu yana göç olgusu ile dün Doğulu, Kürt bugün Suriyeli olarak, dolaşıp döndüğünü ve kendisine yurt aradığını unutmayın lütfen.


    Ve yaşanan onca olay ve gelişme ardından adeta birer göçmen kuşu olan insanları Doğulu, Kürt yada Suriyeli, olarak bölmeye, proveke yoluyla terörize edip dışlamayın ve onlarla yaşamayı öğrenin.. Öğrenin ki birlikte yaşamanın kültür olduğunu, geleneklerin, göreneklerin renk olduğunu anlayın..


    Şahsen benim insan olarak gördüğüm hatta canlı olarak his ettiğim herkesin dünyası olan bu dünyada çatışmadan, kavgadan bir hayrı gelmeyeceğinin hepimiz anlarsak, insanların olduğu gibi bu kışta aç kalıp, cadde ve sokakları dolduran köpekler başta olmak üzere tüm canlıların, kavimlerin dünyası olduğunu anlarız durmadan dönüp, aynı yere gelen şu fani dünyada..

  • AYNI YERDE YENİ KAZA!..


    Başta, Ardahan – Göle, Ardahan-Çıldır, Ardahan Çevre Yolu ve Ardahan – Kars, Hanak, Damal yollarının yıllardır bölünüp tamamlanamaması nedeniyle meydana gelen trafik kazalarına bir yenisi daha eklendi.



    Bir türlü bitirilemeyip dizayn edilemeyen Ardahan’ın girişindeki kavşakta meydana gelen trafik kazasında 2 araç kullanılamaz hale gelirken aynı yerde sıkça kazalar yaşanmasına rağmen önlem alınmadığı dikkatlerden kaçmadı.

     Son olarak Sevgi Akhisar’ adlı sürücünün  kullandığı 75 BA132 plakalı araç ile 34 AAB454 plakalı araçlar çarpıştı. Yaralı ve can kaybının yaşanmadığı kazanın araç hasarlarıyla atlatılması yüreklere su serpti.



    **Çöp Olmak!..


     

    Yeni bir seçimin tartışmaya açılmak istendiği şu günlerde mevcut hükumetten ziyade onun adeta basın sözcüsü ve savunucusu olmayı kendine düstur edinen MHP den açıklama var;”Bu süreçte seçim olmaz” diye.


    Seçilen Belediye Başkanlarının önce görevden el çektirilmesi, ardından genel başkanları, milletvekilleri gibi tutuklanan HDP’nin yeni bir seçim istemesi, büyük kurultayı öncesi için için kaynayan ama bunu saklamak ve gözleri başka yöne çevirmek için bir gazetecinin aracılığı ile ‘Hangi CHP’li Başkan Erdoğan ile Saray’da gizlice görüştü?’ tartışmasını ortaya attıran CHP’nin, ‘olabilir mi?’ dediği, İYİ Partinin kıvırtmadan, “Hadi seçime gidelim” açıklaması, MHP’nin “gerek yok” dediği, iktidarın ise adeta ortamı yokladığı ama söylenenleri anketler aracılığı ile sessizce izlediği şu günlerde asıl konu, “Parti kuracağız” diyerek ortaya çıkanların sessizliği ve çöp oluşları dikkatlerden kaçıyor..


    Öncelikle çöp olmanın sözlük anlamına baktığımızda kullanım süresi dolan, artık işe yaramayan bir eşyanın kullanılmayıp, kenara atılması ya da ‘belki ilerde lazım olur’ denilerek bir köşeye tıkılması anlamına geldiğini görüyoruz.. 


    Yani bunun açık anlamı miadı dolmuş veya daha kullanılmadan defolu mal gibi kullanımdan kaldırılan nesne için,  “ÇÖP OLDU” tabiri kullanılır. 


    Bu kelimeyi insanlar  için en çok kullanan kesim de gazeteciler, basın ve medya, diğer adıyla kamuoyudur..


    Siyasette tartışmaya açılmak istenen, muhalefetin yarım ağızla, iktidarın ise nabız yoklayarak, “İstemem yan cebime koy” gözüyle baktığı seçim tartışmalarının yanı sıra normal hayatta devam eden çöpleşme, çöp olmalar da sürer..


    Bu süreç içinde yok olanların diğerleri de birilerinin, birileri aracılığı ile öne çıkıp, ama bir anda kendilerini bir şey saymasının hatasıyla kısa sürede kaybolan aynılarının sadece siyasiler olmadığı ve siyasette olduğu gibi özel hayatta da ÇÖP olduklarını  görmekteyiz.


    Ve bunlar her ne kadar zaman zaman arada bir esen rüzgarın savurmasıyla gelip gözümüze girseler de, bir zamanlar çıktıkları üzerimize düştüklerinden dolayı bu kez çamur olarak tutunmak isteseler de ağaçtan düşen yaprak misali yerlerde sürüklenmeye mahkumdurlar.


    ‘Parti kuracağız’ deyip, iktidar ve  muhalefetten kopanlar gibi özel hayatta, “Sensiz de olur”diyerek kendilerini dev aynasında görenler ikili yaşamlarda kendilerine verilen değeri unutarak, özelden uzaklaşıp, ÇÖP olanları sıkça gördüğümüz şu hayatta tüm engellemelere rağmen yaptıklarıyla, ortaya koydukları eserleri, samimiyetleri, inançları ve idealleriyle  ömür boyu bu şekilde yaşayanlar altından öte Elmaslaşırlar. 


    Kısacası; Dün adam sanılanlar yani ÇÖP olanlar ise tarihin karanlık ve lekeli sayfalarına gömülüp giderler..


    Siyasilerin Posof Çıkarmasını MHP Kazandı!Siyasilerin Posof Çıkarmasını


     


    MHP Kazandı!


    Arşiv Haber 08/10/2015 Tarihli Haber


    **YUNUS HELE SEN KONUŞ BENİ YORMA!



    **Arkalarını karakola verdiler..

    Posof’tan önce Çıldır’a giden AKP’liler Jandarma karakolunun yakınında siyaset yaptılar.


    Bir Kasım seçimleri öncesi çalışmalarını hızlandıran siyasi partiler ve milletvekili adayları kent, kent, köy gezmeye devam ediyorlar.

    Son olarak dün Ardahan’ın sınır ilçesi Posof’a çıkarma yapan AK Parti, MHP ve CHP Milletvekili Adayları seçilirlerse neler yapacaklarını Posoflu seçmene anlatmaya çalıştılar.

    AK Parti’nin iki dönemdir milletvekili olan Prof. Dr. Orhan Atalay’ın artık bir şey konuşamadığı Posoflu seçmene ikinci kez ikinci sıradan aday olan veteriner Hekim Yunus Baydar seçmeni ikna etmeye çalışırken, geçtiğimiz seçimlerde Baydar’ın aldığı oylar ile ikinci kez milletvekili seçilen Atalay’ın oturması dikkatlerden kaçmadı.


    **Posof Çıkarmasını MHP Kazandı..



    Dün aynı saatlerde Posof’a çıkarma yapan AKP, MHP ve CHP adayları kapı kapı gezerek seçmenle görüşürken en büyük ilgiyi MHP’nin Avukat Milletvekili Adayları Av. Osman Nuri Yıldız ve A. Gökhan Ağdemir gördü.



    **CHP ADAYINA POSOF’TA OLDUĞU GİBİ


     ÇILDIR İLÇESİNDE İLGİ BÜYÜKTÜ.. 



    CHP Ardahan Milletvekili adayı Öztürk Yılmaz Posof’a gitmeden önce CHP Ardahan İl Yönetimi Çıldır İlçesinde ki esnafı ve pazarda ki vatandaşları ziyaret ettiler.


     CHP Çıldır İlçe Başkanlığının organize ettiği, esnaf gezintisi davul ve zurna ile başlandı. Esnaf gezintisine CHP milletvekili Adayı Öztürk Yılmaz eski Ardahan milletvekili Faruk Demir, eski DSP İl Genel Meclis Üyesi  Nejdet Kanbir, CHP eski il Başkanı İlimdar Senem,  Ecz. Yunus Dündar CHP ilçe Başkanı Nevzat Şirin , CHP İl Kadın Kolları heyeti ve ilçe yönetimi katıldı.


    Yılmaz konuşmasında Çıldır’da ki konuşmasında şunlara değindi. ‘Ben Ardahan’ı Ankara ya taşımaya geldim, bundan sonrada Ardahan’da olacağım. Bundan sonra hiç kimse bize dur diyemeyecek. Hiç kimseyi bir kenara park etmeyeceğiz. Hiç kimseye o budur şudur bizden değildir demeyeceğiz.’ dedi.



    CHP Adayı e heyeti daha sonra CHP Çıldır İlçe yöneticileriyle birlikte Aktaş sınır kapısında incelemelerde bulundular. Ziyaretleri gerçekleştiren milletvekili adayı vatandaşlardan gördükleri ilgi karşısında memnun olduklarını belirterek ilçeden ayrıldı.

  • KIŞ GELDİ AMA SU GELMEDİ GÖLE'YE!..

    GEDİK BAKIR DERE İÇME SUYU


    Günlerde Cumartesi yüksek yerler karla kaplı hava soğuk göle belediye başkanı ilhan GÜLTEKİN ve beraberinde belediye çalışanlarıyla birlikte gedik lavustan köyü bölgesinde bulunan bakır dereye giderek burada suyun akmasını engelleyen kum dolan boruları tespit edip su sorununu gidermeye çalışıyorlar yıllardır yapımı projesiyle tartışmalara neden olan su şebekesi sorunu ilçede başlı başına bir sıkıntı vatandaş çeşmelerinde temiz suyun akmasını istiyor biz BİM ŞOK 101 gibi alış veriş merkezlerine su parası ödemek istemiyoruz


    çeşmelerimize sağlıklı temiz suyumuz aksın bizde su parasını göle belediyesine ödeyelim ilçede tazyikli su verildiğinde patlayan su boruları göle belediyesini zor durumda bırakıyor yetersiz niteliksiz alt yapı su şebekesi sorunun aşılması için


    göle belediyesi başkanı ilhan GÜLTEKİN beraberinde göle belediye çalışanlarıyla birlikte patlayan yetersiz boruları onarmak yetersiz akan su kaynaklarını çeşmelere daha sağlıklı taşıyabilmek için çalışmaları aralıksız devam ediyor


    GÖLE HABER kurbani DEMİR



    HERKES SANAL, SAHTE GAZETECİ!..


    ‘Basın Hürdür Sansür Edilemez’ diyen Büyük lider Atatürk’ün ölüm yıl dönümünü anmaya hazırlandığımız şu günlerde günlük bir gazete almayıp, ‘Satılık Basın’ diye bağırmayı alışkanlık edinen ve ülkede, dünyada yaşanan sorunları kendi özel sanal ortamlarında kısa ve üstü kapalı , suya sabuna dokunmadan ele aldıkları anlaşılmaz sözde tepki satırlarıyla geçiştirip, rahatlayan toplumun hemen hepsi birer gazeteci kesilmiş sanki..

    Bir gazete satın alıp, her gün bir gazete okumayı kendisine ilke edinmeyen aynı toplumun başta özel fotoğraflarını olmak üzere gördükleri manzaraları cep telefonları aracılığı ile çekip, paylaştıkları sanal sayfalarında saatlerce dolaştıkları kadar bir gazetenin ya da bir kitabın sayfasında dolaşmadıkları da bilinen ülkemde insanlığın övündüğü dijital ortamı gerektiği gibi ve anlamlı konular için kullanmadığı da diğer bir gerçek olarak karşımızda durmakta..

    Ülke, insan, dünya sorunları ile ilgili paylaşımları görüp, bırakın okumayı, beğenme butonuna ‘Ne olur, ne olmaz’ diyerek bile bile basmama kurnazlığı içinde olması da diğer bir gerçek..

    Her gün kendi gazeteleri haline getirdikleri sanal sayfalarının durumunu, günün fotoğrafını paylaşarak güncellemeyi kendisine sanat hatta bilgelik olarak sayan aynı toplumun aslında bir gaz alma merkezi haline dönüşen ve toplumsal tepki ve de olayların en büyük engelleyicisi konumundaki sanal ortamı da mevcut merkez ve havuz medyasına çevirmiş durumdalar..

    Çünkü PİYASA DA GAZETECİ GEÇİNİP, YİNE SANAL OLAN RESMİ KURUMLARIN SAYFALARINDA ‘AL YAPIŞTIR’ İLE GAZETECİ OLARAK ORTALIKTA GEZİNENLER gibi sanal sayfalarında çok da ciddi konulara girmedikleri ve günü birlik küçük gülümsemeler olsuna çeviren aynı toplum derneklerimiz ile resmi kurumlar gibi kendi özel gazeteleri haline çevirdikleri sanal sayfaları cenazeler, düğünler ve de amirlerin sözde çalışmalarının yayınlandığı durumdan öteye geçemedikleri gibi günün manşetini atma becerisini de başaramamaktalar.

    Halbuki her paylaşılan fotoğrafın ya da sözde bir çok manşet çıktığı ve arşivlendiğinden de bihaber aynı toplumun yer ve konumlarını da birilerine başta CIA gibi dünyaya yön veren, her gelişmenin toplumsal bir tepkiye dönmemesi için takipte olanlara kendiliğinden yardımcı olduğunu da bilmez..

    Ve sanal ortamı onların parasıyla onlara hizmet diye sunanların asıl amacının da bu ortam aracılığı ile yaşanacak olan tepkilere karşı gaz almak, takip etmek ve asıl manşeti yani kıpırdayanı anında kontrol altına almak olduğunu da anlamadan, ‘Artık benimde bir gazetem var, bak bende seni yazarım’ diyerek aralarında gerçek gazetecilerin de olduğu insanlarla sözüm ona yarışır ama ne bir haber, ne bir yorum ne de bir manşet atamaz durumda olduklarını da anlamazlar..


    GÖLE BELEDİYESİNİ UZAYLILAR YÖNETİYOR!


    GÖLE BELEDİYESİNİ


    UZAYLILAR YÖNETİYOR!


    *Arşiv Haber 07/03/2019 Tarihli haber


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi seçmene ulaşmak için tüm yollara başvuran Belediye Başkan Adayları, Belediye ve İl Genel Meclis Üyesi Adayları ile Muhtar Adayları son viraja girmiş durumdalar. Basın mensuplarını da unutmayan Belediye Başkan Adaylarından CHP Göle Belediye Başkan Adayı Göle Belediyesini sanki uzaylılar yönetiyormuş gibi AK Parti ile Demokrat Parti Adaylarını suçladı.


    “İNTİKAM ve RANT BELEDİYECİLİĞİNE SON VERECEĞİZ”


    Değerli Göle Halkımız şunu iyi bilmeli; biz Göle Belediyesini birilerinden itikam almak, birilerinin işi, aşı ve makamı ile oynamak için kazanmaya gelmedik. 

    Biz her gencimizle, her çalışanımızla, her büyüğümüzle yönetmeye geliyoruz. Encümenlerimizin her biri Gölemiz ve bizler için kıymetlidir. Encümen Arkadaşlarımın benimle birlikte çalışmaları, vizyonları Halkımız tandıkça dahada ortaya çıkmaktadır. Artık Göle Belediyesi rant kapısı değil İSTİHDAM, İŞ kapısı olacaktır. Biz Kosor Beldesinde Çağ Kebap yiyerek Belediye yönetmiyeceğiz. Göle Belediyesi işçilerini sürekli olarak kendi çıkarları için onun suyunu aç, bunu kapısını aç diyerek düzensiz, insan onuruna yakışmayacak şekilde yönetilmesine izin vermiyeceğiz. Sabah Kalktığında Çöpe giden, başka biri geldiğinde Amir olan duruma kesinlikle müsaade etmiyeceğiz. Belediye çalışanlarımızın işide, aşıda, konumuda bizim şeref sözümüzdür, kimsenin korkarak evine gitmesine izin vermeyeceğiz. Biz Göle Belediyesini, Belediyede Çalışan Kardeşlerimle yönetmeye geliyoruz. 

    Sanki önceden Belediyeyi UZAYLILAR yönetiyormuş gibi beraber yönettikleri Belediye için rakip olanları görünce acaba hangi rant ve yolsuzluk varda bu kadar hırs ile çalıştıklarını merak ediyorum. Ben basınımız aracılığıyla onlarada sesleniyorum. Gelin hepimiz Göle Belediyesi için çalışalım. Biriniz kazansa diğerinden intikam alacak, diğeri kazansa diğerinden intikam alacak. Bu intikam ile yönetim olmaz. Biz diyoruz Gencimiz işsiz, biz diyoruz Göle Halkımız ekmeğinden korkar hale gelmiş, artık buna son vereceğiz. 

    Biz kazanınca herekesle çalışmayı vaat ediyoruz. Bizim amacımız yıkmak, ortadan kaldırmak değildir. Yapmak, onarmak, hangi görüşten olursa olsun konu memleketimizse, onunla çalışmaktır meselemiz. Bir çok projemiz var fakat öncelikli projelerimiz ile Halkımızın karşısına çıkıyoruz ve Halkımız bizi yayınladığımız projelerimiz ile takip ediyor. İlan ettiğimiz projelerimiz ile başlayacağız. 

    • Esnafımızın ekonomisini canlandıracağız, Hayvan Pazarı Gününü 3 güne çıkaracağız.


    • Gurbetçileirmizin Memlekette tatil yapmaları için, Belediye tesisi ve ev yapmaları için arsa ve proje desteği sağlayacağız.


    • İlçemizi Yaz ve Kış Doğa turizmine kazandıracağız


    • Yeni Bir Mezarlık Alanı ilçemize acilen kazandıracağız


    • Otogar Projemizle, İtfaiye ve Tır Parkı iç içe bir proje kazandıracağız


    • Belediye çalışanlarımıza ilk etapta Sosyal Denge Tazminatı ile maaşlarına 500 tl zam yapacağız, son altı ayda 850 tl olarak artış sağlayacağız


    • Festivallerimizi yaz ve kış olarak yılda iki kere yaparak Esnafımzın ekonomisini düzeltmeye çaba sarf edeceğiz.


    • Kadınlarımıza kurslar açacağız, deri işleme atölyesi kurarak ev ekonomisine katkı sağlayacağız


    • Göle Belediyesi Bünyesinde ilk etapta yöresel Kadınlarımızın çabaları ile GÖLE SUCUK markası oluşturacağız. İlk satışımızı kendi bölgemizde yapacağız.


    Bunun gibi birçok projemiz var ve Projelerimizin genel amacı insanımıza İSTİHDAM, EKONOMİ ağırlıklı olacaktır. Projelerimizi sayfamızdan takip edebilirsiniz. Göle Halkımın her yaş, düşünce ve kesiminden görüş ve talepleirne açığız, bizimle iletişime geçebilirler. Tüm Göle Halkımı canı gönülden selamlıyor ve ilgileirnden dolayı teşekkür ediyorum.


    Biz GÖLE BELEDİYESİNİ Birileri ile değil GÖLE HALKI ile yönetmeye geleceğiz. 

    “MARTIN SONU BAHAR”

    Saygılarımla.


    ÖZEL ÖZEN

    CHP GÖLE BELEDİYE BAŞKAN ADAYI



    **Rus Gazeteciler ile Biz Gazeteciler..


    Bölgeye yönelik yatırımları desteklemesi gerekirken adeta bir turizm şirketine dönüşen önce yönetiminde ki valileri, belediye başkanlarını, il genel meclis üyelerini ardından önüne gelenle dünya gezileri yapmaya devam eden Serhat Kalkınma Ajansı yani kısa adı SERKA son olarak Rus Gazetecileri bölgeye getirmiş.

    Hem de Ardahan ve ilçelerinin Ruslardan yakayı kurtarıp, Vatan Topaklarına katılışlarının 98. Yıl Dönümünde.

    Yani, ‘gelin görün sizden kurtulduktan sonra nasıl gelişip, büyüyüp göç vermeyip, aldığımızı ve SERKA’nın da içinde bulunduğu büyük kalkınma ajanlarının vede devletin kanalı ile Ruslara anlatmak için!..

    Ve aynı SERKA bölgeye getirdiği Rus Gazetecileri gezdirirken Ardahan merkezi onlardan saklayıp, valiye yada belediye başkanına getirmediği gibi Ruslardan kalma caddeleri trafikten geçilemez durumda olan, yolları geçilemez olan kentin içini de onlardan saklamış!.. 

    Bununla yetinmeyen SERKA onların geldiğinden haberi olmayan Ardahanlı Gazeteciler de haber vermeye gerek görmemiş..

    Çünkü çok sevdiği Ardahanlı Gazeteciler ile Rus Gazetecilerin bir araya gelmesine gerek görmemiş ve valilik, belediyelerin hatta siyasilerin hazırladığı ve ‘Al yapıştır’ ile gazetecilik yapanlara ‘Aha beni eleştiriyor, yatırıma değil gezilere, toplantılara para harcıyorsunuz diyorsunuz, bakın ben sizi davet etmesem de Rus Gazetecileri davet ettim’ diyerek hazır haber postalamış.. Ve bizimkiler de her zamanki gibi balık dalışı yapmış, ‘Ya bizim haberimiz ve davetimiz niye yok’ demeden ‘Rus Gazeteciler Kars’ın her yerini, Ardahan ve Iğdır’da bir parçasını gezip hayran kaldılar’ diyerek haber yapmışlar.

    Neyse SERKA bunları yapa dursun gerçek anlamda habercilik yapan ve ilk haber verme yarışı içinde gazeteciliğin en güzelini ortaya koyan bizlerin yaşadığı durumu da anlatacağım, belki tek adam denen Putin ile idare edilen Rusya’nın Gazeteciler de okur diye..

    Geçtiğimiz gün Ardahan’da yaşanan ve ilk haberi biz verip, kamuoyuna duyurunca adeta kızılca kıyamet koptu.

    Çünkü Ardahan Ceza Evi’nde yaşanan ve bir askerin bıçaklanarak hayatını kayıp ettiği olayın yaşanmasının üzerinde çok kısa bir süre içinde bizde gazeteciliğimiz ortaya koyup, Erzincan’dan Ardahan’a getirilirken elden kaçırılan ve Ermenistan’a kaçtığı ileri sürülen PKK’lının kaçması olayı gibi bu olayı da haber olarak kamuoyuna sunduk.

    Tamamen haber dilinde yazılan ve kamuoyunun bilgisine sunulan Ardahan Cezaevi haberimizden bir hayli rahatsız olan ancak haberi yapan bizleri değil, sitemizi yapan arkadaşımızı arayıp, haberi kaldırmamızı isteyenler daha sonra yaşanan gelişmelerle sitemizin bir süreliğine kapanmasına neden oldular.

    Çünkü duyulmaması gereken diye düşünülen ancak biz yazınca valinin hatta Adalet Bakanlığının bile kabul edip, art arda açıklamalar yapmak zorunda kaldığı olayın gizli kalmasından yana olanlar varmış..

    Yani Rusya’da olduğu gibi ülkemizde de tek adam sisteminin yaşandığının iddia edildiği ülkemde ya kapanan, yada yapılan baskılar ile el değiştiren basın ve medyanın haber yaparken de birilerinin keyfini kaçırmayacak haberler yapması istenmişti.

    Ama Göle’de ki uyuşturucu operasyonun hemen akabinde çok korumalı, ateşli ve kesici aletlerin olmaması gereken Ardahan Ceza Evinde olay yaşanmış, bir asker hayatını kayıp etmiş ve bu durum başta ekonomik kriz olmak üzere ülkenin gerçek gündemi gibi gizli kalmalıymış.. 

    Yani Rus Gazeteciler gibi bizlerin de her şeyi toz pembe görmeliymişiz..

    Ve öyle olmayanları baskı altına alıp ya içeri atarız yada sitelerinin kapanmasını sağlarız diye bir sitem geliştirilmiş de biz gerçek gazetecilerin bundan haberi yokmuş..

    Neyse Ardahan Ceza Evinde yaşanan ve bir askerin hayatını kayıp etmesine neden olan olay gibi suçu sadece yaşanan gerçek bir olayı haber yapıp, kamuoyuna duyuran bize de stresli bir gün yaşatan olay bir kez aha gösterdi ki gazetecilik gün geçtikçe zorlaşan bir ülkede biz hala demokrasi var inancıyla sandık başına, seçmeye ve seçilmeye çalışmaktayız..

    Hem de sonuçlarını beğenmediğimiz Anket firmalarına da cezalar vermek için kolları sıvadığımız şu günler de..

  • Bugün Ardahan'a Gelen Atalay Atatürk'e mi Hakaret Etti!

    AKP’li Atalay’dan Atatürk’e hakaret


    *Sözcü gazetesinin Bugün kü Haberi..


    Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü Stalin’e benzetti. Atalay, harf devriminin “İslam’la bağı koparmak” için yapıldığını iddia etti “Bunun aynısını Stalin yaptı” diyerek, Atatürk’ü Rus diktatör ile bir tutmaya kalktı.



    Ardahan Milletvekili Atalay, bir süre önce istifa eden Mustafa Yeneroğlu’ndan sonra AKP içinde tartışılan yeni isim oldu. Orhan Atalay, önce İstanbul’da Kars-Ardahan-Iğdır tanıtım günlerinde yaptığı konuşmada, “Tarih boyunca diktatör rejimler, tekçi yapılar bizleri kendilerine benzetmeye çalışsa da bizler onlara benzemeyeceğiz. Bunlar hep kaybetmişlerdir, kaybetmeye devam edeceklerdir” dedi. Bu sözleri, “Yeneroğlu gibi istifa mı edecek” yorumuna neden olunca kulvar değiştirip Ulu Önder Atatürk’e hakaret etmeye kalktı. Twitter hesabından dün, dil devriminin İslam’la bağı koparmak için yapıldığını iddia ederek, şunları yazdı:


    PAYLAŞIMI BÜYÜK TEPKİ ALDI


    “Dünya alem bilir ki, bu devrimin temel amacı, öyle ilkokullarda öğretildiği gibi, eski alfabenin zorluğu, bu yüzden okuma yazma oranın düşüklüğü türünden yalanlar değildir. Bin yıllık tarihimizle ama özellikle de İslam’la bağımızı koparmaktı. Bunun aynısını Stalin yaptı. İşgal ettiği Türk devletlerinin Türkiye ile irtibatını kesmek amacıyla oralarda da Latinceden Kril alfabesine geçmişti. Dolayısıyla işin aslında Garp hayranlığının aşağılık kompleksi vardır, gerisi hikayedir.”


    İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Aytun Çıray, bu densizliğe sert tepki gösterdi. Çıray, AKP’li vekile, “Bir tartışmaya tesadüfen şahit olunca Atatürk’ü Stalin’e benzetenin bir milletvekili olduğunu gördüm. Ayıp be ayıp! Kültür devrimi adı altında en az 20 milyonu kesen Stalin kim. Bir harf öğretmek için tahtanın başına geçen Atatürk kim” diye seslendi.


    Atalay aday edilmezse biz kazanırız!


    Atalay aday edilmezse biz kazanırız!


    *Arşiv Haber 19/05/2018 Tarihli Haber


    Son günlerde İstanbul 3. Bölge seçim bölgesine kaydırılacağı ileri sürülen ve yerine Yunus Baydar veya Ramazan Korkmaz’ın getirileceği iddia edilen AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın yeniden Ardahan’da aday edilip, edilmeyeceği her kesim tarafından merakla bekleniyor. AK Parti’den sonra Göle’de en çok oyu alan HDP’lilerin yakın takibe aldığı görünen Atalay’ın AK Parti’nin Ardahan’da ki diğer en güçlü siyasi partilerince de yakın takibe alındığı görülmekte.


    24 Haziran öncesi gözlerin çevrildiği parti genel merkezlerinde gelecek haberlerle birlikte seçim startını verecek olan partilerin başında gelen Ak Parti’nin Ardahan’da göstereceği aday, Ardahan kamuoyunda olduğu gibi HDP’liler tarafından da dikkatle takip ediliyor.


    Göleli Avukat Yaşar Kaya’nın da aralarında bulunduğu 6 HDP’li aday adayının Ak Parti’nin göstereceği adaya göre siyaseti takibe aldıkları görünüyor.


    HDP’lilerin rakibi olarak gördükleri en büyük parti Ak Parti’nin özellikle Kürt seçmenin ağırlıkta olduğu ve Ardahan’da ki seçim dengesini büyük oranda belirleyen Göle ilçesinde bir ismi aday edip etmeyeceğini takibe aldıkları, özellikle Ak Parti’nin mevcut milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın yeniden aday gösterilip gösterilmeyeceğini bekledikleri görülüyor.


    **ATALAY ARDAHAN’DA ADAY EDİLMEZSE HDP RAHAT ALIR..


    Geçtiğimiz günlerde Ardahan’a gelen ve bir dizi açıklamalarda bulunan HDP Şırnak Milletvekili ile yapılan toplantıda HDP’lilerin büyük çoğunluğunun Ak Parti’nin Göleli olan Orhan Atalay’ın Ardahan’da aday göstermemesi halinde kendilerinin seçimi çok rahat kazanacaklarını ve 7 Haziran’ın rövanşını Ak Parti’den geri alacaklarını belirttikleri ileri sürülürken, Ardahan kamuoyunun da HDP’liler gibi, ‘Atalay aday edilmezse Ardahan’da 1 CHP 1 HDP olur’  şeklinde yaklaşan seçimleri yorumladıkları da dikkat çekiyor.


    **MİLLİYETÇİ TEŞKİLATLAR GÖLE’Yİ KÜSTÜRDÜ!


    Orhan Atalay’ın Ak Parti’den yeniden aday gösterilmemesi halinde HDP’nin Ardahan’da CHP ile birlikte seçimi alacağı yönündeki tahminlerin her geçen gün gerçeklik kazandığı 24 Haziran öncesi, Ak Parti’nin merkez ve 4 ilçesinin yanı sıra, Göle Ak Parti teşkilatının bir bölümünün Atalay’ın yeniden aday edilmesi yönünde net durmayışları, Çıldır’la, Hanakla, Damalla ve Posof’la aynı düşünen ve Ardahan’ın vilayetliğine saygı gösteren Gölelileri küstürmüşe benziyor.


    Özellikle Ardahan kent merkezli ağırlıklı ve Baydar yanlılarının Göle düşmanlığı yaptıklarını ileri süren bir çok Göleli hemşerileri Atalay üzerinden Ak Parti’ye vuranların bilmesi gereken tek şey Göleli seçmenin ortaya koyacağı tavrın göz ardı etmemeleridir diyerek son günlerde Göleli aday ya da Atalay karşıtlığına tepki göstermekteler.


    **GÖLE OYLARIYLADA BÜYÜK..


    Ak Parti’nin yanı sıra, CHP’nin ve HDP’nin yarışmaları beklendiği Ardahan’da adayların önemi merkezin ve ilçelerin oylarına göre daha da önem kazanırken, İlçeler arasında 17 Bin oya yakın oyu bulunan Göle öne çıkmaktadır. Bu da gösteriyor ki 26 bin oyu olan Ardahan’dan sonra Göleli bir adayın gerçekliğini ortaya koymaktadır.


    Ardahan merkez ve köylerinin seçmen sayısının 17 Bin oyla takip eden Göle’den sonra CHP ağırlıklı Hanak ve Çıldır’ın 7’şer bin oya sahip olmaları ve bu oyların büyük bölümünün Ak Parti’nin CHP arasında bölünmesi Göle’nin oylarını bir kez daha öne çıkarmakta.


    CHP dışında başka partiye oy vermemekle tanınan Damal’ın her seçime CHP’li oluşu da Ak Parti’nin en çok oy aldığı Göle’nin oylarını bir kez daha değerlendiriyor. Kim aday edilirse Ak Parti’den vazgeçmeyen 5 bin oyu bulunan Posof’un da Göle’ye bakarak tavır takındığı gerek 7 Haziran gerekse 1 Kasım Genel seçimlerinde açıkça görülmektedir.



    *** Anarşistler Pasifize mi edildi?


    Erdoğan’a karşı en güçlü aday olarak kabul gören CHP’nin Başkan Adayı Muharrem İnce’nin partisi tarafından yalnız bırakıldığı yönünde haberleri yayan havuz medyasının korkusunu anladığı şu günlerde dikkatimi çeken diğer bir konu da başta Esenyurt’un Kurucu Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan olmak üzere Şişli eski Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül gibi sol orjinliler neden ortalıkta yoklar ve İnce’nin çalışmalarına neden katılmazlar?

    Yani, bir zamanların Anarşistleri olarak bilinen ve tecrübeleri ile seçimlerin nasıl alınacağını iyi bilen bu anarşistlerin neden ortalıkta görünmediklerinde sormak gerekmez mi?

    Ve bu isimler gibi 69’lular, 78’liler olarak bilinen onca anarşist kimlikliler acaba kendilerini saklıyorlar mı yoksa başta CHP tarafından olmak üzere soldan pasivize mi edildiklerini meraka etmiyor değilim.

    Hâlbuki yabana atılamayacak siyasi ve ekonomik güce sahip olan bu kimliklerin tamda bu zaman da sahada olması gerekmez mi?

    Ve 7 Haziran’da olduğu gibi 24 Haziran öncesi saha da olmaları, İnce’nin yanında görünüp, başta basın ve medyaya olmak üzere kamuoyuna ‘Bizlerde buradayız’ güven vermeleri gerekmez mi?

    Benim ilk etapta aklıma gelen bu iki isimin yanı sıra İnce’den önce adları CHP’nin hatta tüm solun ve bir bölüm sağın ittifak adayı olarak geçen isimlerinde İnce’nin adının açıklanması ile adeta köşelerine çekildiklerini his ettiğimiz şu günlerde CHP’nin yanı sıra ülkede ki sol ağırlıklı siyasiler, aydınlar, gazeteciler de sanki ‘yer yarılmışta içine düşmüşler’ gibi ortalıkta ve İnce’nin oy istediği meydanlarda yoklar.

    Bunların yanı sıra Erdoğan’ın gitmesi gerektiğini ve tek kalsam da karşısına çıkıp aday olacağım deyip, hatta adaylığını açıklayan ancak 100 bin imzayı toplayamayacağını anlayan ve adaylıktan çekilen Ardahanlı Gazeteci Levent Gültekin nerede?

    Siyasi görüşüne yakın olan Saadet Partisinin bile İnce’nin de içinde bulunduğu ittifaka açıkça destek verirken Kılıçdaroğlu’nun Adalet yürüyüşünde yanında yürüyen Gültekin niye İnce’nin yanında görünmüyor?

    Daha sayalı mı?

    İstanbul eski Belediye başkanı Sözen, Eskişehir Belediye Başkanı Büyükerşen, Hürriyet başta olmak üzere Doğan grubunda, Politika da, Gündem de kısacası demokrat basın olarak bilinen camiada ki Çandar’lar, hatta Nobel ödüllü Pamuk, ünlü piyanist Say ve Etiler, Kıyıdaki enteller ve en önemlisi AK Parti ve onun kurucu başkanı, cumhurbaşkanı ve de başkan olmak isteyen Erdoğan’a karşı oldukları bilinen (belki de sanılan) onca anarşist yani sözüm ona solcu, devrimci, ilerici, aydın bugünlerde neredeler?

    Neden bir araya gelip, İnce’nin yanı sıra Akşener’in ve de hapiste olmasına karşın ortaya koyduğu siyasi tavrıyla azda olsa toplumu kıpırdatan Demirtaş gibi 24 Haziran seçimleri öncesi bir araya gelmezler?

    Belki de suç onlarda değil onlardan aşağıya kalmayan ve bugün CHP’nin İstanbul İl Başkanı olan Kaftancıoğlu ve diğerlerince pasivize edildiler, aranmıyor, yardım istenmiyordular..

    Onlarda, ‘küstüm’ oyununu mu oynuyorlar, yoksa gizliden gizliye Erdoğan’a olan hayranlıkları dolaysıyla ortaya çıkmamakla bir dönem daha mı Erdoğan diyorlar?


    ***


    ***Anarşistler yok ama Militanlar çok!


    Yukarıda adlarını saydıklarımız ve sayamadıklarımızı gözlerimiz ararken yani Anarşistleri görmeyen gözlerimiz sahada ki militanları da görmüyor değil..

    Başta imamken müdür olan onca militanın devlet memurluğunu da unutarak sahalarda rahatça cirit attıklarına da şahit olmaktayız.

    Bunu en belirgin örneği de birçok pos bıyıklı anarşistin cafe köşelerinde devrim yaptıkları Esenyurt’ta görülmektedir.

    Ülke genelinde olduğu gibi Esenyurt’ta da eğitimin durumunun ne olduğunu anlatmaya gerek var mı bilmem ama bu ilçe de eğitimin başında olanların mevcut iktidarın militanı gibi okullarda değil, siyasi sahalarda olması benim olduğu gibi sanırım sizlerin de dikkatini çekiyordur.

    Kim mi onlar?

    Bana değil, başınızı kaldırmadığınız sanal ortama baktığınızda onu ve ona benzer militanları görebilirsiniz derim.

    Peki, ‘Yaptıkları doğru mu?’ diye bana sorarsanız diyeceğim tek şey ‘onlar bildiğimiz anarşistlerden daha samimiler..’ derim..

    Çünkü son 15 yıldır samimice davalarına sarılarak iktidarda, müdürlükte ve yerel yönetimde kalacaklarını bizim Anarşistlerden daha iyi anlamışlar ve gereğini yapıyorlar..

  • HDP BETONA KARŞI ÇIKTI! GRUP KURUYOR..

    Ardahanlı Avukat Yaşar Kaya’nın HDP Ardahan İl Başkanlığına geldiği HDP’nin geçtiğimiz gün yeni parti yönetim, ile yaptığı toplantı da aralarında CHP’li Belediye Meclis Üyelerininde bulunduğu bir çok Belediye Meclis Üyesinin de karşı çıkmasına karşın imara açılan Milli Egemenlik Parkının için de betonlaşmaya karşı çıkıp, bu yönde alınan karara izin verilmemesi kararının alındığı öğrenildi.



     


     **PANİKLENEN CHP FOTOĞRAF ÇEKTİRMEMEK ŞARTIYLA


    HDP’Yİ ZİYARET ETTİ !


    Üç Belediye meclis üyesinin HDP’li olduğu Ardahan Belediyesinin meclisin de grup kurma kararı da aldığı öğrenilen HDP’nin çarşı merkezin de bulunan Milli Egemenlik parkının imara açılmasının yanlış olduğunu ve bu yönde alınan kararın iptal ve engellenmesi için gerekli girişimler de bulunma kararı alması ve belediye meclisin de HDP Grubunun kurulmasına karar alması üzerine paniklenen CHP’li Belediye Başkanı,CHP İl Başkanı Yalçın Taştan’ı, atamayla yeniden CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı olan Başkanı, Belediye Meclis üyelerini yanına alarak HDP Ardahan İl Başkanlığına gittiler . 


    Alınan bilgilere göre,HDP İl Binası için de fotoğraf çektirmediği iddia edilen CHP’lilerin HDP’yi ziyaretlerini basından da gizli tuttukları ve HDP’nin Milli Egemenlik Parkını imara açılması ve grup kurma kararını HDP’nin İl Yönetimi ile görüşüp yapmak istedikleri çalışmayı anlattıkları öğrenildi ancak HDP’lilerin kararların da vazgeçmedikleri de alınan bilgiler arasın da oldu. 



    **CHP’lilerde Krşı Çıkmıştılar!..


    Bugün CHP’li Belediye Başkanının İmara açmak istediği Ardahan merkezde ki Milli Egemenlik Parkının İmara’a açılması ve altına Kapalı Otoparkın yapılmasına karar alan bir önceki AK Partili Belediyenin bu yöndeki tavrını eleşt,ren ve parkta eyşem yapan CHP İl Başkanı ve İl Örgütü dün karşı oldukları karara bugün sahip çıkmaları da dikkatlerden kaçmıyor.



    Betonlaştırılmak İstenen Park’ta Okuma Etkinliği..


    Ardahan Valiliği koordinesinde Rehberlik ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen “Ardahan Okuyor Projesi” kapsamında CHP’li Belediyenin İmara açtığı, HDP’lilerin de içinde bulunduğu bir çok tarafın karşı çıktığı Ardahan Milli Egemenlik Parkında kitap okuma etkinliği düzenlendi.


    Geçtiğimiz aylarda başlatılan etkinliğe Vali Mustafa Masatlı, Kurum Müdürleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.


    Vali Mustafa Masatlı, kurum müdürleri, etkinlikte öğrenciler, öğretmenler ve vatandaşlarımızla birlikte kitap okumuştular. Etkinlik sonunda Vali Masatlı, öğrencilerle birlikte Drone kamerasına poz vermişti.


    Etkinliğin başladığını ilan eden Vali Mustafa Masatlı, Ardahan’da 174 kurumdaki 19 bin 200 öğrencinin “Ardahan Okuyor Projesi”ne dahil edildiğini belirterek, “Valiliğimizin koordinesinde yürütülen proje kapsamında, ilimizdeki 19 bin 200 öğrenci her gün bir saatini kitap okumaya ayırıyor. Bu projedeki temel amacımız öğrencilerimize okuma alışkanlığını yeniden kazandırmak ve kötü alışkanlıklardan uzaklaştırmak ve teknoloji bağımlılığınında önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Gençler ve çocuklarımızında özellikle okuma alışkanlıklarını devam ettirmek istiyoruz. Bunun sürdürülebilir bir şekilde hayatlarının diğer dönemlerine de aktarmalarını hedefliyoruz. Söz konusu proje ile öğrencilerimize çok güzel bir alışkanlık kazandırmış olacağız. Ben projede bizlere katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum” demişti.



    *Hızlı Tren Durmamalı..


    Suçları sadece gazetecilik olan ve düşündüklerini habere, yoruma ve kitaba döktükleri için tutuklanıp hapis edilen ve başta AB kriterlerinin olmak üzere bir çok baskı ardından yarım/yamalakta olsa zor bela çıkarılan ve adına da ‘Genel Af’ olması gerekirken, ‘Yargı Reformu’ denen yasalar ardından serbest bırakılmak zorunda kalınan Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak, Mehmet Altan nihayet serbest kaldılar..

    Ama düşündüklerini yazmaktan öte bir suçları olmayan ama eleştiriye dayanamayan bir anlayışın “terörist” damgası vurup hapislere attığı ve halen oralarda tutuklu tutulan özgürlükten yoksun onca gazetecinin yanı sıra toplumun istediği özgürlüklerin özleminin çekildiği bir ülkede bu özlemin oyları ile 20 yıldır bulundukları iktidara gelenlerin hızlı tren hayalininde içinde olduğu bir çok vaadi yerine geldi mi bilmem ama yapılanları da inkar etmemek lazım..

    Özellikle bu iktidarın ilk yıllarındaki heyecanı başta özgürlükler olmak üzere bir çok konuda umut yaratmıştı ve bu yönde olduğu gibi başta bölünmüş yollar olmak üzere birçok konuda yol alınan ülkemde hızlı tren projesi gibi bir çok projede ya gerçekleşmedi ya da yarım kaldı..

    Bu yarımların başında gelen İnsan hakları, demokrasi, basın özgürlüğü ve gerçek anlamda çok özlenen demokrasi oldu..

    Belediye başkanlığı dönemini de katarsak başkanlığı 30 yıldan fazladır süren ve bu gidişle yani muhalefetin, stk’ların darmadağın oluşundan, aydın denenlerin sus/pus olduğu bir süreçte her an ilan edilebileceği ileri sürülen bir seçimde biri sağ ve muhafazakar partinin kendisine göz kırpması ile bir dönem daha başkanlığı devam edeceğe benzer Başkan Erdoğan ‘ın halen mücadelesini verdiğine inandığım, toplumun ve dünyanın beklediği bu yöndeki vaatlerin yani tam demokrasinin gerçekleşememesi ve adı hızlı olan ama yavaş yürüyen tren projesinin yarım kalmasına benzer bir anlayışın olmasının getirdiği sıkıntılar bu ülkenin yaşadığı ana sorunların başında gelmektedir..

    Çünkü, demokrasinin, insan haklarının gercekleşmediği bir ülkede hızlı tren projesi gibi bir çok hayal ve projede yarım kalır.

    Bunun nedeni de insan moralidir..

    Ve bu moralin yarattığı psikolojik etkinin olumsuzlukları iktidarın da içinde bulunduğu bir çok kesimi olumsuz etkiler, iktidarları da şaşırtıp yapacaklarını unutturur..

    Ve gün gelir onca yarım kalan ve bir türlü hızlanmayan hızlı tren projesi gibi bir çok amaç ve hayaller yarım kalır..

    Ve bunları yarım bırakanlara da hem demokrasi hemde o moralle sahiplenilen hızlı tren bir gün lazım olur..


    Hamitoğlu Yine HDP’nin Adayı mı?


    Hamitoğlu Yine HDP’nin Adayı mı?


    *Arşiv Hber 27/04/2018 Tarihli Haber


    Ardahan’da aktif olan siyasi partilerin başında gelen ve 24 Haziran’da 1 Kasım rövanşını almak için çalışmalarına hız veren HDP’nin geçmiş seçimlerde adayları da sahaya inme hazırlıklarını yaptıkları görülüyor.


    Partinin en zor döneminde bile yanında olan partililerin yeniden hareketlendirdiği görülen HDP’ye bir destekte geçtiğimiz seçimlerde bu partiden 25 nci Dönem Milletvekili, Aday adayı olan Ertan Hamitoğlu’dan geldi.


    ‘Partimin Ardahan’da yeniden en azında bir milletvekili adayı çıkaracağına olan inancımla görev verilsin, verilmesin yanındayım’ diyen Ertan Hamitoğlu bu açıklaması ile HDP’lilere moral verirken Hamitoğlu gibi geçmiş seçimlerde bu partiden aday adayı olan birçok isimin de partilerinin kazanması için sahaya inmeye başladıkları görülmekte.



    *Yaşar Kaya: Aday Adayıyım..


    Öte yandan 24 Haziran’da kimleri milletvekili adayı göstereceği merak edilen HDP’nin Ardahan’da ilk aday adayı da belli oldu.


    Avukat Yaşar Kaya’nın HDP Ardahan Milletvekili Aday Adaylığı için başvuru hazırlığı içinde olduğu doğrulanırken, partinin Ardahan İl ve İlçe Örgütlerinin de bu yönde gelen başvuruları incelediği ve genel merkeze ilettiği alına n bilgiler arasında oldu.


    Öte yandan HDP’nin Ardahan’ın da içinde olduğu Doğu Anadolu illerinde ki milletvekilliği başvurularının Van İl’e yapılacağı da alınan diğer haberler arasında oldu.



    Adaylar, sizin değil, parti genel merkezlerini işgal edenlerindir


     


     


     


    24 Haziran’da yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekilliği seçimleri öncesi yaşanan manzaraların, bugüne kadar yapılan ve geride kalan seçimlerinde ki manzaraları hiçte aratmıyor..


    Çünkü işe girmek için dayı arayanlar gibi siyaset yapanların da her seçimde dayı arayışı içinde olduğu ve dayısının yanı sıra parasının olduğu kişilerin aday edildiği önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde de görülmektedir.

    Yani seçmen tabanında olduğu gibi kamuoyu nezdinde adı, kariyeri, diploması ve yeri olanlar, ‘aday edilirse, seçimi biz kazanırız’ isimlerin çokta önemi yoktur.

    Çünkü sizin beklenmedik bir anda kapınızın çalınıp, ‘Yaptığımız araştırma da, kamuoyu araştırmalarında ve en önemlisi tabandan yani halktan, seçmenden adınız öne çıkıyor. Bu nedenle gelin bizim adayımız olun’ demeyi bekleyenler bir seçim daha değil, ülkedeki demokrasi anlayışının değişmesini beklemeye devam edecekler gibi.

    Yani 24 Haziran’da da partilerin genel merkezlerinde dayısı olan aday edilecek ve biz seçmenlerin önüne dayatılacak gibi..

    Bunu anlamak için de;  100’e yakın milletvekilinin olduğu ama bir çoğunun tanınmadığı İstanbul başta olmak üzere İstanbul’u takip eden diğer metropollerde ki milletvekillerine bakmak yeter artar bile..

    Çünkü şu an aktif olan ve seçimlere giren tüm partiler adeta genel merkezleri, il ve ilçe başkanlıklarında ki işgalciler tarafından ele geçirilmiş, kendiler olmazsa çocukları, çocukları olmazsa parayı veren düdüğü çalanlar aday edileceğini adım gibi biliyorum.

    Ve bunların çoğunun dedesi, ninesi ve dayısının yerlerine bıraktıkları isimlerdir..

    Yani, siyaset yapmaya heveslenip, kumarcılar gibi çel çocuğunu rızkını alıp, adaylık başvurusu parası olarak partilere yatıran ve ‘bende adayıyım, bende siyaset yapmayı düşünüyorum, beni aday göstermeler halinde iyi bir çıkış yakalanır’ diyenlerin yanında toplum nezdinde, kamuoyunda isimleri kabul görenler boşuna beklemesinler.

    Partilerin böyle bir derdi yok..

    Mesele devlet dairelerini yıllardır işgal edenler, geçen yaşlarına karşın emekli olmayı akıllarına getirmeyenler ya da yerlerine kızlarını, oğullarını oturttuktan sonra emekli olanlar gibi partileri işgal edenler meselesidir.

    Örnek mi?

    Adam valilikten alınmış ama hala merkez valisi olarak görevde olan valinin maaşını almaya devam edenlerdir..

    Bu durum siyasete de geçerlidir..

    Yoksa, kimse beklemesin, ‘He ya biz     kazanmak istiyorsak şu isimle yarışmalıyız’     denilmesini.

    Çünkü bu ülkede böyle bir demokrasi     anlayışı yok..

    Bunun en son örneği kendisine güvenip, ya kendisi ya da partilisi veya siyasi görüşüne yakın bir isimi cumhurbaşkanı adayı gösterme cesareti bulamayıp, dün demediğini bırakmadığına, ‘AK Parti lideri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan benim cumhurbaşkanı adayımdır’ diyen ve bugün ayrı birer parti olduklarını unutup, adeta AK Parti savunuculuğuna soyunan MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çıkışıdır.

    Yani MHP’li biri ya da seçmen ve kamuoyu tabanında adı onay alan bir isimden çok başka, hatta rakip isimlerle yarışa girmeyi tercih     etmiştir.

    Bunun yanı sıra geçtiğimiz seçimlerde Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday edenlerdir..

    Yani, ya kendisinin ya da ‘Genel Başkanım aday değilse, ben Cumhurbaşkanı adayıyım’ diyen CHP Ardahan Milletvekili ve Dışişlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Öztürk Yılmaz gibi partilisin güvenmeyip, ‘Ciddiye almıyorum’ diyerek, partisi için, demokrasi için kendisinin var olduğunu belirten Öztürk Yılmaz’ı es geçip, başkanlık için günlerdir aday arayışlarına devam eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

    Veya kazanmaktan çok ideolojik davranmaya devam edip, adına da ya ‘Bileşenler adayıdır, ne yapalım kardeşim’ yada ‘Ahta vefa’ koyduklarını aday eden kendi kararından çok, metropol veya ülke dışında ki diasporanın ve bildiğimiz (!) başka etkenlerin etkisinden hala kendisini kurtaramayan, kamuoyunu, halkı, tabanı dinlediği sanılan HDP’dir..

    Kimse de çıkıp, ‘Kardeşim bir dönüp, kamuoyuna sorsanıza, toplumun istemlerine baksanıza, seçmeninizin yanı sıra teşkilatlarınıza, delegelerinize, üyelerinize danışsanıza..’ demez.

    Diyemez..

    Çünkü genel merkezlerin işgal edenlerin ördüğü duvardan bu yönde beklentileri olanlarıduymaz, görmezler…

    Onların adayları ya eski bir siyasetçinin oğlu, yeğeni, yakını, yada fabrikalarına yeni fabrikalar ekleyip, rezistanslar da, villalarda, siyasetçi borsası kurup, yaşayanlardır..

    Yoksa; Komünist Partili, Tunceli Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Meçoğlu, Gazeteci Ali Tarakçı’ymış, ben zavallı Fakir Yılmaz’mış geç bunları..

    Sonuç toplum nezdinde adı olan, kabul gören isimlerden çok parti genel merkezlerinin içinde ve etrafını saran işgalcilerin dediği     olacak..

    Ve kayıp eden sadece memleket değil, her zamanki gibi kendiler olacak..

  • ATALAY AK PARTİLİLERİ İKİYE BÖLDÜ!

    Kimi AK Partilinin, Atalay’ın yaşadıkları karşısında sus/pus olan AK Parti İl ve İlçe Teşkilatlarına seslenerek neden Atalay’ın yanında yer alıp, bu yönde yapılan eleştirilerde Atalay’a sahip çıkması gerekenlerin başında İl ve İlçe Teşkilatlarının geldiğini belirtirlerken, kimi AK Partililer bu yaşananlarda Atalay’ın haksız olduğunu ve partiden istifa etmesi halinde AK Parti’nin zarar görmeyeceği gibi puan alacağını iddia ettikleri görülmekte.


    İşte sanal ortamda yaşanan tartışmalarda bazıları..



    ARDAHAN AK PARTİ TEŞKİLATI DAVA ARKADAŞLARIM

    İL İLÇE BAŞKANLIKLARI SORUYOROM SİZE NERDESİNİZ ??

    NEDEN SESİNİZ ÇIKMIYOR BU SESSİZLİĞİN SEBEBİ NE ??

    1) Fatih Altaylı diye bi zat çıkmış bi ilin iktidar milletvekili olan sayın prof.Dr Orhan Atalay’a cahil diye hitap ediyor bi düşünün bakalım bu adam sayın milletvekilimize bu kelimeyi kullanmıyor bi Ardahan’a cahil diyor oy veren binlerce vatandaşa cahil diyor kimdir Fatih Altaylı o kendini ne sanıyor sözde aydınmış . Peki siz ne yaptınız sesiz kaldınız

    Soruyorum neden sessiz kaldınız ?


    2) Yine bazı medya organları sayın milletvekilimiz Orhan Atalay hakkında istifa edecek diye haberler yayınlıyor.

    Asılsız iddalara neden sessiz kalıyorsunuz çıkıp desenizeki ilimizde 1 tane millet vekili var oda istifa ederse bu ilin hali ne olur ?

    Ülkede millet vekili olmayan tek il oluruz ya kısacası rezil oluruz rezil tekrar soruyorum …!!

    Neden sessiz kalıyorsunuz ???


    3) ülkemizin bu zorlu sürecinde ülkenin her yerinde bi birimize sahip çıkıp kenetlenmemiz gerekmezmi ??

    Biz ne yapıyoruz bi birimizin kuyusunu kazıyoruz ..!

    Teşkilat mensubu olan dava arkadaşlarımızın hakkında çıkan Olumsuz asılsız haberlerini yine teşkilat mensubu olan sizler manşetlerinize taşıyorsunuz Neden ??

    Değerli dava arkadaşlarım hepimizin birlik ve beraberlik içerisinde vatandaşı halkı kucaklamamız lazım hakkın içinde olmamız lazım hiç sordunuzmu kendinize biz Ardahan’da neden belediye seçimini kayıp ettik ??


    Soramadınız çünki içimizden teşkilatımızdan birilerinin hoşuna gitti.


    Çıkarcı olmayın koltuk sevdasına kapılmayın hiç kimse kalıcı değil o koltuklarda hakkını verin yoksa öbür dünyada hesabını verirsiniz ..!

    Bi çıkın dışarı ne oluyor bu millet ne yapıyor bu insanların sıkıntısı nedir ? yukarıya taşıyalım yardımcı olalım sadece seçimden seçime gitmeyelim o insanların kapısına hiç bunları düşündünüzmü ..! düşünmediniz çünki kendi aynanızdan bakıyorsunuz birde vatandaşın aynasından bakın değerli dava arkadaşlarım bi Akparti mensubu olarak size ricam ve tasfiyem birlik olalım bir olalım partimize teşkilatımıza tüm Ardahan’a ardahanlıya sahip çıkalım yarın geç olmadan.


    UNUTMAYIN SU GİDER KUM KALIR !

    Arkadaşlar bunları yazmaya mecbur hissetim kendimi .!

    O yüzdende yazdım ve asla pişman değilim olmayacağımda gerçi yazacak o kadar çok şey varki .!


    Ben bir Ak parti üyesi olarak sayın cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sayın millet vekilimiz Orhan Atalay’ın ve tüm belediye başkanlarımızın teşkilatlarımızın hepsinin arkasındayım ve olmayada devam edeceğim ..saygılarımla .


    BİNALİ KAYA.


    **Sebahattin Hanoglu biz o partiye kururculuk yaptiğimiz zaman bizleri taşa topa tüfeğe tutuyorlardi neredeydi şimdiki hazira konanlar ben merminin önüne geçerken araçlarimiz taşlanirken tehdit edilirken nerdeydiler şimdi sözüm onlara bunlar benden daha çok AK PARTILI hadi beeeee yüruyunde ense tıraşınızı göreyim . Biz daha ölmedik partimizi yine kaldirir şahlandiririz bizim liderimiz DÜNYA LIDERI olsun yeter biz gereken desteği ölümüne veririz buda böyle biline not: AK PARTILI GERÇEK GÜÇLER


    **Mehmet Fatih Aksoy  güzel yazmışsında bu aralar herkes birilerine bi benzetme yapıyor ben bu saçını sakalını boyatanları gerçekten çıkartamadım onlar kim?


    **Erdal Başdemir Dün ne dediyse bu gün aynı şeyi söyleyebilen ve söylevinin sonuna kadar arkasında durabilen kaç siyasetçi var günümüzde. Sanırım az, bu azlardan biride benim ağabeyim Orhan Atalay dır. Çok zamandır takip ediyorum. Şehrimizde birileri pala bıyıklı bir bürokratın arkasına tesbih boncuğu gibi dizilip, Vekilimizi öteleme çabasına girmişler. Tercih meselesi fakat bu tercihe saygı duymuyorum. Çünkü bu tercih mertçe yapılmıyor. Alçakça ve adice yapılıyor, yazıklar olsun. Dünkü düzenin yalakaları, bu günkü rüzgara açtığınız yelken sizi bilmem nereye götürür belki ! Ama şunu biliyorum vefa imandandır. Kısa süre önce tanıdığım ve tanımaktan şeref duyduğum ağabeyimle, iyi günümüzde, kötü günümüzde beraber ve bir olacağız. Çünkü o bu toprakların yetiştirdiği inandığını korkmadan söyleyen söylediğinin arkasında duran bir değer…


    Bülent Kay Sayın hocam sayın vekilimi Ardahan’da bu duruma düşürenler ak partili olmayanlardır

    Kendilerini Ardahan’da Vekil beyin danışmanın sanan iki yüzlü çapulculardır


     


    **Yaşar Topkaya Binali kardeşim çok doğru diyorsun da o saydıkların sayın vekilden istedikleri sıralamayı ve koltukları alanlar şimdide koltukları gitmesin diye sus pus olanlardı ama yinede doğruyu söyleyeni 9 köyden kovarlar misali Ardahanlıya hiç kimsenin cahil demeye hakkı yoktur hele hele fatih altaylı gibileri ne Sayın Orhan Atalayın ilimine nede tahsiline gücü yetmez ama bir yola çıktığında yola ihanetcilerle veya koltuk sevdalılarıyla çıkmayacaksın yol arkadaşlarını iyi seçeceksin .


    **Beyhan Taş Başkan kınamayı bırak kendi internet sitelerinde yayınlıyorlar. Ardahanlılar olarak bizler ne zaman kendi insanımıza sahip çıktık ki şimdi sahip çıkalım. Fatih alaylı denilen zat birilerine hoş görünmek için bu yazıyı kaleme almış, ya sitesinde yayınlayanlara ne demeli (geçmişte de aynı yolda yürüdükleri halde) selamlar


    **Ahmet Vural Ardahan niye vekilsiz kalsın, milletvekilliğinden değil partiden istifası isteniyor…


    **BOL GELEN DARALTILIR..


    Okyanus ötesinde attığı twitler ile gündemde düşmeyen ama hakkında azil süreci başlatılan Trump’a özendiğini düşünmeye başladığım AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın ‘partisinden istifa edecek’ tartışmalarına kadar giden twitinin sonuncusu, 29 harften oluşan yeni Türk alfabesinin 1928’de 1353 Sayılı Yasayla kabul edilmesinin yıl dönümüne yönelik olduğu iddia edildi . 


    AKP Ardahan Milletvekili Orhan Atalay’ın 1 Kasım 1928 tarihinde Latin alfabesine dayalı yeni Türk alfabesinin kabulünden sonra, 24 Kasım 1928’de yayımlanan Millet Mektepleri Talimatnamesi gereğince, yurdun çeşitli yerlerinde Millet Mektepleri açılarak halka yeni harflerle okuma yazma öğretilme başlamasını Cemil Meriç’in harf devrimini eleştireni “Kamus (dil) bir milletin namusudur. ‘Kamus’a dokunan el Namus’a dokundu’ mesajıyla birlikte paylaşıp, ‘Kamus bir milletin namusudur’ satırlarını eklemesi, kendisini hedefe koyanlar tarafından yine habere çevrildi ve istifası dahil bu yönde kamuoyu oluşması için sanal ortam başta olmak üzere bir çok alanda yine paylaşıldı.


    Evet bu yakada twitlerin gelmeye, tartışmaların devam edeceğine benzer bir süreçte ben de hem bölge milletvekilimin bu konuda başrol olması, hem de bu twitleri kaçırmayıp, kendilerince yorumlayan, paylaşan ve AK Parti ile Atalay’ı sıkıştırma hesapları için olanları bir gazeteci olarak bu yaşananları yorumlayan, bu tartışmaların altında yatanları kendince masaya yatırıp, ‘Karaca’nın Oyunu Atalay’ı Gönderir mi?’ başlığı ile bir önceki yazımda yorumladım.


    Haklı mıyım, haksız mıyım bilmem ama 40 yıla yaklaşan gazetecilik hayatım boyunca her gün ele aldığım haberlerimde, yorumlarımda ve yazılarımda olduğu gibi bu yazımı da okurun değerlendirmesine bıraktım.


    Ve başta tüm Ardahan’ı derinden üzen Ardahan İl Hakem Kurulu eski Başkanı ve Ardahan İli Hakemler Derneği Başkanı İbrahim Gök’ün geçirdiği trafik kazası ardından gerek haberiyle gerekse aynı gün toprağa verilen Çıldırlı siyasetçi Necdet Kanbir’in rahmetli babasının toprağa  verilmesi ilgili cenaze törenleri uğraşmanın yorgunluğu ile eve geçtim.


    Bilgisayarımın başına geçip günün yorgunluğuna rağmen haberlerini yapayım derken yanımda duran telefonumdaki WhatsApp tan gelen mesajın sesiyle cep telefonumu elime alıp, baktım.


    Ve dünkü yazımda adı geçen Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulan Ekonomi Politikaları Kurulu üyesi olan Korkmaz Karaca’nın önce beni aradığını ama cevap almayınca yazmaya başladığını gördüm.


    Yazıma konu olan bu şahsın bir hayli kızgın ve gergin olduğunu her satırından anlarken, ‘Fakir daha fazla uzatma ben sana bol gelirim’ diye devam eden kızgınlık, tehdit, şantaj dolu satırlarına gece, gece cevap vererek, benden haber bekleyen okurlarıma yönelik haberlerimi yazacağıma kendisiyle uzun süre yazıştığımı fark edip, yazmaktansa kendisini aramak istedim.


    Ama, özellikle o yazımda, ‘Bir zamanlar Baykal’ın en yakın yaveri olarak bilinen ailesi ulusalcı olan şu anki Cumhurbaşkanın ekonomiden sorumlu kurulunun içine kendisini Baykal’ın hatırına attıran Korkmaz Karacadır.’ satırlarıma takan Karaca, ‘şu an müsait değilim” deyip, telefonla konuşmaktansa, birilerinin ‘Ben memleketin horozuyum’ deyip benimde içinde bulunduğum bazılarını kara listeye aldığı ileri sürülenler gibi onun da bulunduğu mevkinin havası ile üstü kapalı tehdit ve şantajlarla WhatsApp’tan yazmaya ve benim kendisinden özür dilemem gerektiğini belirten çirkin yazışmalarına devam etti.


    Kendisininde hatırlatması ile geçmişte ve hala devam ettiğine inandığım aile dostluğumuzun da verdiği sorumlulukla gerek kendisine gerekse bulunduğu makama yakışmayan yazdıklarının altında kalmayan cevapları alan Karaca’nın aslında kendisini gündeme taşıyan ve hedefinin ne olduğunu anlatan o yazımı ve WhatsApp’tan yazdıklarını bir kez daha okurken  ‘Fakir daha fazla uzatma ben sana bol gelirim’ satırına takıldım.


    Ve bol gelmenin ne olduğunu düşünüp, google amcaya başvurmadan bol gelen elbiselerimi artık unutulan terziye uzun süredir götürmediğimi hatırlayıp, Karaca’nın da içinde bulunduğu kurulların yönettiği ülkede yaşanan ekonomik sıkıntının vatandaşlara, esnafa getirdiği daralma ile ilgili haberlerime döndüm.


     


    Ama bol gelenin daratılması gerektiğini de düşünüp, yatağıma geçerken başta Başkan Erdoğan’ın adıyla olmak üzere mevcut iktidarın sayesinde ortalıkta bolca cirit atanların şımarıklığı ve de tehdit, şantaj ima eden davranışlarının sonucunun hem iktidarı hem de  düşündüklerini, bildiklerini dile getirmeye yarayan basın özgürlüğünü bir hayli daralttığını da not edip, ‘şimdilik’ ve aile dostluğu hatırı için siyasetçi olmak isteyen ama daha başlamadan olamayacağını ortaya koyanla yaptığım yazışmalı sohbeti not edip, bir kenara bırakıp ve dün yazdığım yazının daha iyi anlaşılması ve okumayanlar için bir kez daha yayınlıyorum..


    Çünkü Atalay’ın twitleri ile başlayan ve birilerince çeşitli şekillerde yorumlanan o yazımın ardından Karaca’nın makamının verdiği kabadaylıkla bana yazdıkları ile alakası olmayan ama benim o kabadaylığı yemeyeceğimi ve aslında kendisini ve hedefini anlatan iyi bir niyetli bir bakışın düşüncesinden öte bir şey değildi..


    İşte o yazım;


     


    **Karaca’nın Oyunu Atalay’ı Gönderir mi?


    İki grup toplantısıdır milletvekillerine üstü kapalı sitemlerde bulunan Başkan Erdoğan son grup toplantısında “maaşlarınızı bile hak etmiyorsunuz” dediği milletvekillerinin içinde bulunan Ardahan milletvekilinin son bir yıldır attığı tweetlerle partisini eleştirdiği ve her an onunda Ak Partiden ayrılanlar kervanına katılacağı ileri sürülmektedir.


    Ara seçimlerle birlikte 4 dönemdir Ardahan’da 1. Sırada aday gösterilip seçilen Atalay’ın bir çok yöne çekilen tweetlerini fırsat bilenler de bu tweetler üzerinden Atalay’ı hedef göstermeye devam ediyorlar.


    Bunların asıl hedefi ise Ak Parti değil kendilerine yer bulma çabası ve derdidir.


    Atalay’ın tweetleri de bunlara fırsat doğuruyor. Başkan Erdoğan’ın adı üzerinden kendilerine yol açıp seçimlerde listelerin en iyi yerine girip bedavadan milletvekili olma hesapları içinde olanların başını çektiği bu tipler ismi üzerinden siyaset, ticaret ve kariyer yaptıkları Erdoğan’a zorlanmadıkları Atalay’da attığı üstü kapalı tweetlerle bunlara fırsat vermektedir.


    Her an edilebilecek denilen ama Suriye deki gelişmelerin geciktirdiği bir seçimde kendilerine yer açmak için ve daha öncekiler gibi ellerine alacakları çantalarla gelecekleri ve Ardahan gibi seçim alanında yine Başkan Erdoğan’ın ismiyle beleşten milletvekili olma hesapları içindekilere verilen bu fırsatı değerlendirenlerin başını da bir zamanlar Baykal’ın en yakın yaveri olarak bilinen ailesi ulusalcı olan şu anki Cumhurbaşkanın ekonomiden sorumlu kurulunun içine kendisini Baykal’ın hatırına attıran Korkmaz Karacadır.


    60’lı yılların Ardahan’daki etkili ailelerinden olan bir ailenin çocuğu olan ve doğumu dahil Ardahan’da olmayan Korkmaz Karaca’nın milletvekilli olma hesapları yaptığı ve kendisine alan açmaya çalıştığı şu günlerde istifa edeceği iddia edilen, öne sürülen Atalay’ın da buna attığı tweetlerle bu duruma çanak tuttuğu da bir gerçektir.


    Bakalım Karacanın oyunu Atalay’ı gönderecek mi?.


    AK Parti Milletvekili Duymasın!.. Demir'den Hanak'a Boru


    AK Parti Milletvekili Duymasın!..


     


    Demir’den Hanak’a Boru


    *Arşiv Haber 0/12/2018 Tarihli Haber


    Geçtiğimiz yerel seçimlerde elinde bulundurduğu Hanak Belediyesini CHP’ye kaptıran AK Parti döneminde başlatılan kanalizasyon çalışmalarını tamamlamaya çalışan CHP’li Hanak Belediye Başkanı kendisine ait sanal sayfada yaptığı açıklamada İLBAN’ta alınan boruların CHP’li eski Arahan Milletvekili sayesinde aldığını Hanaklılara müjdeledi!


  • ARDAHAN MİLLETVEKİLSİZ Mİ KALACAK?

    *Haber: Fatih ERGİN / YENİÇAĞ


    İktidar partisindeki kriz, giderek derinleşiyor. Yeni parti çalışmaları nedeniyle kopuşların yaşandığı AKP’de, yol ayrımına gelen isimlere milletvekilleri de eklenmeye başladı. İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu’nun istifasının ardından AKP’de bir milletvekili daha tartışma konusu oldu.


    AKP Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, Twitter’da hesabından, “‘De ki: Ey kafirler! Ben sizin ibadet ettiklerinize kulluk etmeyeceğim.’ (Kafirun 1-2)” ayetini paylaştı. Atalay’ın paylaşımının, İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın isteğiyle AKP’den istifa ettiğini açıklamasının ardından gelmesi dikkat çekti.



    ATALAY’A “ERDOĞAN’I HEDEF ALDIN” TEPKİSİ


    AKP’li Orhan Atalay’ın, Mustafa Yeneroğlu’nun istifasının ardından Twitter hesabından paylaştığı mesaj, “AKP’den bir istifa daha mı geliyor?” yorumlarına neden olurken, AKP’li kaynakların aktardığına göre, Atalay’ın da partiden istifası istendi. Edinilen bilgilere göre Atalay’ın paylaşımına, Erdoğan’ı hedef aldığı gerekçesiyle parti içerisinden tepki gösterildiği öne sürüldü. 


    Atalay ise, söz konusu istifa iddiaları üzerine Twitter hesabından bir mesaj daha yayınlayarak, “Aşırı arzu bazen sayıklatır. Sosyal medyada hakkımda dolaşıma sokulan iddianın aslı astarı yoktur. Selam.” dedi.


    Şükrü Bozyiğit CHP'den İstifa Etti!


    Şükrü Bozyiğit CHP’den İstifa Etti!


    *Arşiv haber: 22/10/2019 Tarihli Haber


    Yıllarca CHP Posof Beleidye Başkanlığı yapan ve uzun yıllardır aynı partiye hizmet eden Ardahan Gürcistan’a sınır ilçesi Posof eski Belediye Başkanı Şükrü Bozyiğit partisi Cumhuriyet Halk Partisinden istifa ettiğini açıkladı. Bundan sonra ‘Emekli öğretmen Şükrü Bozyiğit’ olarak anılmak istediğini belirten Bozyiğit istifa ettiğini açıkladığı CHP’den ayrıldıktan sonra yaptığı açıklamada; ‘bugünden itibaren CHP ile tüm ilişkilerimi kezmiş bulunmaktayım.’ dedi.



    Gardını indireceksin..


    21 Ekim Dünya Gazeteciler gününde hemşehrisini desteklemek için partisine yaptığı başvurusunu geri çeken Veysel Karatay’dan sonra ziyaret ettiğim Esenyurt Belediyesi Grup Başkanı, Ak Partili Meclis Üyesi Gazanfer Karakaş’ı kendisine ait iş yerin de dinlerken Esenyurt Belediyesinde yaşananların İBB meclisinden farklı olmadığını gördüm..


    Çünkü burada da Ak Partili Meclis Üyeleri çoğunlukta.. Ve 5’i benim gibi Serhat bölgesinden..


    Ve Esenyurt’ta başkanlık koltuğunda oturan Ardahanlı hemşehrim gibi bu kentte yani ülkenin en büyük metropolü ve ilçelerinde oturanların hiç de rahat olmadığını gözlemliyordum. 


    Ve özellikle CHP’Ii Belediye Başkanların seçim öncesi verdikleri vaatleri seçildiklerinden bu yana neden yerine getiremediklerini düşünüp, bunun suçlularının sadece AK Partili  Meclis Üyeleri değil, başkanların kendilerininde suçlu olduğunu anlamalarını isterim..


    Aynı durum AK Partili Başkanlar içinde geçerli.. 


    Çünkü meclisleri elinde tutan AK Partililer ÎBB’de başkanlık koltuğunda yoksunlar..


    Zira CHP’lileri olduğu gibi AK Partilileride başkanlık koltuğuna oturtanın sadece seçmenin verdiği oyların olmadığını ve meclisi  oluşturan meclis üyelerinin olduğunu anlamalılar..


    Ve bu meclis üyelerininde kendileri gibi seçmenden oy alanlar olduğunu unutmalılar. 


    Ardahan’lı hemşehrim belediye başkana, ‘7 Aydır bir çivi çakamanın stresi ile gündemi meşgul etmek için boş şeyleri mana ediyor..


    Ama önce gardını indirecek’ diyen Karslı hemşehrim, Esenyurt Belediyesi AK Parti Gurup Başkan Vekili Gazanfer Karakaş’ında bu yönde bir hayli sistemini dinlerken Ardahanlı hemşehrim Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt’un neden hem Meclis Üyelerinden hem de her geçen gün vatandaştan niye tepki aldığını da kendimce masaya yatırdım..


    Ve yaşından daha küçük davranışlar gösteren  insanlara yönelik söylenen ‘Gardını indireceksin “sözünün tamda burada söylenen doğru bir söz olduğunu anlıyordum.


    Kisacası gardı indirmenin gurur kırıcı bir durum olmadığını da anlaması gerken başkanların bunu yapmadıkları takdirde ne verdikleri sözleri, nede görevlerini yerine getiremeyecekleri yarın ki haber/yorumumda daha iyi anlaşılacaktır..


    MHP Posof Meclis Üyesi Olmadan Seçime Girecek!


    MHP Posof Meclis Üyesi Olmadan


     


    Seçime Girecek!


    *Arşiv haber 19/02/2019 Tarihli haber


    Ardahan’da ki adayını çeken ve Posof AK Parti ile ittifak kurmayan Milliyetçi Hareket Partisi Posof İlçe Teşkilatı seçimlere Belediye Meclisi Üyesi olmadan girecek.


    Alınan bilgilere göre 31 Mart’ta Bin 511’e yakın seçmenin oy kullanması beklenen Ardahan’ın Gürcistan’a komşu ilçesi Posof’ta eski Tarım İlçe çalışanı Cevdet Demir ile seçimlere gideceği öğrenilen MHP Posof İlçe Teşkilatının 9 kişilik olan Belediye Meclis Listesinin evraklarını tamamlamayarak gittiği Posof İlçe Seçim Kuruluna listesini kabul ettiremedi.


    Belediye Meclis Üyesi Adaylarının evraklarının tamamlayamadığı için Belediye Meclis Üyesi olmadan seçimlere gitme kararını aldıklarını belirten Turgay Akyüz biz kent merkezinde belediyeyi, köylerde ise İl Genel Meclis Üyeleri ile seçimde iddialı olduklarını açıkladı.


    MHP İlçe Başkanı Turgay Akyüz


    MHP Aday Cevdet Demir Belediye Başkan Adayı


    MHP Posof İl Genel Aydeniz Aydemir, Veysel Üzüm



    **Başkan Erdoğan Niye Kazanıyor?


    MHP’nin ittifak yaptığı AK Partinin elini rahatlatma adına Ardahan’ın da içinde olduğu bir çok ilde aday gösterdiklerini geri çektiği şu günlerde sanal ortama düşen ve bir çok haber kanalında yayınlanan Başkan Erdoğan ile CHP’den AK Parti’ye geçen adayın konuşmaları gündemin birinci sırasına yerleşirken Başkan Erdoğan’ın 20 yıla yakındır elinde tuttuğu iktidarın sırrını da bir kez daha görüyorduk.

    Çünkü yaklaşan yerel seçimleri öncesi elinde tuttuğu develet ve iktidar gücüne karşın işini gevşetmediğini bir kez daha gördüğümüz Recep Tayyip Erdoğan’ın başarı sırrını da görüyorduk, CHP’den aday gösterilmeyip, AK Parti’ye geçip, aday olan isim ile Erdoğan arasında yapılan o sanala düşen görüntüde.

    Başta CHP’liler olmak üzere AK Parti’ye kızanların AK Parti’ye geçen aday ile dalga geçerek zaman kayıp ettiklerini düşündüğüm o görüntüde görülecek olan tek şeyin sandık görevlilerini bizzat tek tek arayıp, görevlerini yapıp, yapmadıklarını kontrol eden Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki seçimler de olduğu gibi önümüzde ki seçimleri de bizzat tek başına alacağıdır. Ve bu yönde ki çabasıdır..

    Sizde dikkat ettiniz mi bilmem ama çoğumuzun kızarak, gülerek izlediği o görüntülerde Erdoğan’ın CHP’den gelen adayı ile görüşürken işi hiç gevşek tutmadığı gibi çokta dikkatli olduğuydu.

    CHP’den aday gösterilmeyen ve yapıştığı koltuğu bırakmama adına AK Parti’ye geçen adayın gevşek ve sulu davranışlarına karşın Erdoğan’ın kendisini partisinden aday gösterdiği şahsın sitesine kadar girip, en ince detayına kadar incelediğini Erdoğan’ın CHP’li şahsa ve yeni adayına dediği, ‘Sen şu el öpme işini falan bırakta önce şu sitende ki CHP Amblemi kaldır’ sözlerinden anlıyorduk.

    Yani benim o görüntüleri FOX TV’nin haberlerinde izlerken gördüğüm Erdoğan’ın başarı sırrıydı..

    Çünkü birilerinin iddia ettiği ve dediği gibi elinde tuttuğu develet ve iktidar gücüne karşın işi gevşetmeyen ve neden ‘Muhtar olamaz’ manşetlerine karşın bugün Başkan olan bir Erdoğan vardı.

    Öyle ki; Bir yandan Ardahan’ın da içinde bulunduğu seçim bölgelerini inceleyip, sık dokuyan ve MHP’ye adaylarınızı çekin ricasında bulunan diğer yandan da sandık görevlilerinden adayların internet sitelerine kadar girip, bakan bir Erdoğan vardı karşımızda.. 

    Evet, ülkenin yeni bir seçimlere doğru gittiği şu günlerde Demirel ve Özla’ın çok isteyipte başaramadıkları yönetim sistemini HDP’lileri de yanına alarak değiştirmeyi başaran Erdoğan’ın bu kez de MHP’yi yanına alarak yeni bir yerel seçimi kazanmak için büyük mücadele verdiğini ve başarısının sırrını izliyorduk o görüntüde.

    Şimdi gelelim başında bulunduğum Ardahan dernekler Federasyonun Genel merkezinin bulunduğu Şişli’den, Bakırköy’den, Sultangazi’den, Ümraniye’den, Kağıthane’den, Derince’den, Dilvası’ndan, Esenyurt’tan Ardahan’a kadar.

    Buralar da aday olan Ardahanlı hemşehrilerim ve diğer adaylara ve de çalışmalarına..

    Onlara bakarsanız hepsi seçimleri kazanmış, yan gelip yatmanın zamanı..

    Çünkü kimine göre ada çıkarmayan HDP kendisini destekliyor, kimine göre Şişli, Bakırköy nasılsa CHP’nin kalesi, kimine göre ben Göleliyim, Ardahanlılar Esenyurt’ta nasılsa çok, kimine göre ise MHP’nin adayı çekildi nasılsa MHP’nin, İYİ Parti’nin hatta CHP’ye gidecek oylar bana gelecek havasından ve de hayalinde..

    Yani Ulusal ve Yerel gazeteye gerek yok, sandık başkanını tanımaz, sanal ile ilgilenmez ve seçimleri kazanacağım diyenler ile devletin ve iktidarın gücünü yetmedi Vali, kaymakam, Jandarma ve Polisin başında olduğu sandıklarla ilgilenecek olan partili sandık başkanlarını arayan ve partisine gelip, aday olan adayın internet sitesine kadar giren, inceleyen bir Erdoğan var..

    Evet şimdi yazımızın başlığında ki soruya gelelim..

    Başkan Erdoğan Niye Kazanıyor?

    Sizce?!:

  • AK PARTİ İL BAŞKANI DEĞİŞİYOR MU?

    Alınan bilgilere göre partinin kuruluşundan bu yana İl Başkanlığı yapmış olanları Ankara’da toplayan AK Parti Genel Merkezinin aralarında Ardahan İl Başkanın da bulunduğu bir çok İl başkanını değişeceği iddia edilirken mevcut başkan Hakan Aydın’ın bu konuda ki iddialar üzerine yalnız bırakıldığı da belirtilmekte.



    **CHP’de Diğer Bir Adayda Dündar mı?


    HDP’nin Ardahan İl Başkanlığına getirdiği Avukat Yaşar Kaya ile kadrosunun yenilediği Ardahan’da sırada AK Parti İl Başkanlığında olduğu ve aynı durumun CHP Ardahan’da da yaşandığı iddiaları da ortalıkta dolaşmaya başladı.


    CHP Ardahan İl Örgütü tarafından görevden alınan Merkez İlçe Başkanı ve yönetiminin CHP Genel Merkezi tarafında yapılacak olan Merkez Yürütme Kuru tarafından onaylanıp, onaylanmayacağının merakla beklendiği şu günlerde bu alımla tartışmaların başladığı CHP Ardahan’da İlimdar Senem ile Mustafa Uğurlu’dan sonra Eczacı Yunus Dündar’ında aday olacağı de konuşulmaya başladı.



    Halkın Bayramı, Ulusalcıların Zaferi..


    Cumhuriyet’in 96 ncı Yıl Dönümü törenlerini ve kutlamaları izlerken dikkatimi çeken tek şey mevcut iktidarın puan kayıp etme korkusu içinde taviz üzerine taviz vermeye devam ettiğiydi..

    Gerçi 30 yılı geçen iktidarının devamı için bir adım ileri atarken 3 adım geri atmayı ve zaman kazanmayı iyi bilen bir liderinin olduğunu da bildiğim mevcut iktidarın bu kez cidden bir panik yaşadığını ortaya koyan Cumhuriyet’in 96 nci yıl dönümü bu ülkenin kuruluşunda emeği olan tüm halkların bayramı iken bu yıl sanki Ulusalcıların zaferinin kutlandığı bir bayram havasındaydı..

    Çünkü bir çok ulusalcının dün karşı oldukları Saray’a davet edilmelerinin keyfini yaşarken diğer taraftan da bu yaptıkları haber, paylaşımlarla bu bayram bizim bayramımızdan ziyade hükumete, iktidara karşı kazandığımız bir zaferdir şeklinde bol bol imalarda bulunup, son yerel seçimlerde HDP’lilerden aldıkları desteği unutmuşcasına o iki son seçim de karşında kazandıkları iktidarı eski hale yani ulusalcı raylara, kendi yollarına yeniden çevirmenin keyfini yaşıyordular..

    Bunu hem Başkan Erdoğan’ın başında bulunduğu Saray’da ki tören de hemde ondan önce gün boyu yapılan törenler de görmedik değil..

    Evet, halkın bayramlığından çıkarılıp adeta ideolojik bir bakış ile kutlanan bayramların abartıldığını iddia edip, son 20 yıldır bu duruma çeşitli adlar adı altında frenlemeye hatta yasaklamaya çalışan iktidarın başta Nevşehir de olmak üzere bu bayramda frene bastığı ayağını kaldırdığı ve alanı ulusalcıların başını çektiği kutlamaların önünü açmış, kendisi de adeta yaşanan yenilginin korkusu ve tedirginliği ile ulusalcıların arasına katılıp, ‘Biz sizden daha ulusalcıyız’ dercesine içine girdiği tavırlar sergileme yarışı içindeydi..

    Ve dün 96 ncı yıl dönümü kutlanan ve anlamına baktığımızda halkın olan bayram yine siyasallaştırılmış ve yine birilerinin yani ulusalcı takımının zafer bayramı haline döndürebildiğine bir kez daha şahit olduk..



    **Kenti Kentini Adını Öne Çıkarmak Varken..


    Cumhuriyet’in 96 nci yıl dönümü kutlanan ülkemde ilk cumhuriyet devlet fikrinin Ardahan’dan çıkıp daha sonra bu ülkenin kurucusu tarafından da benimsenip, ulusun yönetim şekli olarak ilan edildiğini biliyor musunuz?

    Bilmem ama birileri hala Ardahan’ı görmezden gelip, Ardahan Dernekler Federasyonun ve Ardahanlıların ret ettiği KAI; KAISİAD; KAIFED adı altında ki saçma sapan oluşumlar ile Ardahan’ın adını gölgelemeye devam eder durur.

    Karslıların kutlaması gereken ve başta biz Ardahanlılar başta olmak üzere 80 vilayetin de kutlaması gereken 30 Ekim Kars’ın kurtuluşunu Ardahanlı olan sözde dernek başkanları tarafından kutlanmaya çalışılması da Kars’ında, Ardahan adını gölgeleyen bir durumdur..

    İlk olarak Ardahan’da geçmesine karşın Ardahan’ın adının anılmadığı tren yolu da birileri gibi Ardahan’ı ötelediğini görmekteyiz..

    Çünkü adı Kars-Tiflis-Bakü konulan ama ilk olarak Ardahan sınırlarında temeli atılan bu tren yolu ile ilgili haberlerde de Ardahan’ın adını göremezsiniz..

    Halbuki aynı tren yolu üzerinde bulunan tünel, en önemli güzergah Ardahan sınırları içinde geçerek Gürcistan’a buradan Azerbaycan’a ulaşmakta..

    İşte bu nedenledir ki ; Ardahan’ın bu memleketin 75 plakalı Gürcistan ve Ermenistan’a komşu bir vilayet olduğunu anlatmaya çalışır, Ardahan diye bir İL’in olduğunu başta KAI, KAISİAD; KAIFİAD denen saçmalıklar içinde kendilerine başkan dedirtmeye çalışan Ardahanlılara olmak üzere herkese anlatmaya çalışır ve Ardahan’ın adını gölgelemeyin diye avazımızın çıktığı kadar bağırırız..

    Ve yine bu nedenledir ki 1 Aralık’ta ki İstanbul’u Ardahanlılara Tanıtma Günlerinde ülkenin en büyük kenti ve metropolü olan İstanbul’un dağına, taşına Ardahan’ın adını yazdırmak için kendimiz paralar ve bu yönde attığımız adımları tüm Ardahanlıların desteği ile sonuçlandırmaya çalışırız..

    Yani kısacası başta Ardahanlıyım deyip, sadece öne çıkmak, bana başkan desinler diye başkaları için kendilerini paralayanlara diyeceğimiz tek şey artık bırakın şu KAI, KAISİAD, KAIFED gibi saçmalıkların eteklerine yapışmayı da kendi memleketiniz, tanınmaya, tanıtılmaya muhtaç Ardahan’ın adını öne çıkarmak için verilen m

    mücadeleye destek olun..

    Ardahan’ın adını öne çıkarın..


    MHP: CHP HDP’yi Öcü Gösterip, MHP’liden Oy İstiyor!


    MHP: CHP HDP’yi


     


    Öcü Gösterip, MHP’liden Oy İstiyor!


    *Arşiv Haber 26/10/2015 Tarihli Haber


    1 Kasım’a çok kısa bir süre kaldığı şu günlerde seçim çalışmalarına hız veren Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan Milletvekili Adayı Av. Osman Nuri Yıldız yaptığı açıklamada, CHP’nin HDP’yi öcü göstererek MHP’li seçmeni korkutmak istediğini ileri sürdü.


    MHP’li seçmenin ve diğer tüm seçmenlerin 1 Kasım’da başına gidecekleri sandıkta MHP diyeceğini gören CHP’nin bunu engellemek için iftiralar dahil, bir çok asılsız söylemlerde bulunduğunu ileri süren MHP Ardahan Milletvekili 1. Sıra Adayı Osman Nuri Yıldız konu hakkında yaptığı yazılı açıklaması şöyle;


    CHP Adayı eski Büyükelçi Öztürk Yılmaz seçim çalışmalarında bizleri dilinden düşürmemekte, “MHP’ye oy vermeyin yoksa HDP çıkar” diyerek seviyesiz bir siyaset yapmaktadır. 

    HDP’yi 7 Haziran da Ardahan’da kimlerin 1. Parti çıkardığını herkes bilmektedir. Kendi ayıplarını örtmek için MHP’li seçmenden oy isteyenler önce gidip HDP’ye verdikleri oyları istesinler.

    MHP’yi güçsüz göstererek yine HDP’ye hizmet eden bir kısım sözde CHP’liler ve adayları Öztürk Yılmaz, size en güzel cevabı 1 Kasım’da Ardahan halkı verecektir. 

    Siz pek tanımazsınız ama Ardahanlı kadirşinasdır. Kendine değer verene, kendine hizmet edene sahip çıkar. 

    Siz kendinizi anlatın, anlatabiliyorsanız. 

    *Varsa Ardahan’a hizmetlerinizi anlatın. 

    *Işidi anlatın.

    *555 telefon görüşmenizi anlatın 

    *Şarjı bitmeyen telefonunuzu ve o telefonu nasıl Işid den sakladığınızı anlatın.

    *Musuldaki petrol kuyularını anlatın. 

    *101 günü anlatın. 

    *Tayyip beyle muhabbetinizi anlatın.Zira başka malzemeniz yok. 

    Yada susun Ardahanın sorunlarını anlatsınlar size. 7 yıl dinleyin belki kabasını öğrenirsiniz.

    Boşa beni anlatmakla zaman tüketmeyin, beni bilen bilir. En çokta yanınızdakiler bilir.Atatürk’ün dediği gibi, geldiğiniz gibi gideceksiniz. Çantanızla geldiniz, Çantanızla gideceksiniz.


    **SEYMEN TV’DE SEÇMENE SESLENECEK..


    1 Kasım’da yapılacak olan genel seçimleri öncesi Ardahan’da yarışan iddialı partilerin başında gelen MHP’nin Ardhan 1. Sıra Adayı Av. Osman Yıldız Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, Seymen TV’de sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programa kınuk oldu.

    Bugün saat 19.00 ila 20.00 arsında yayınlanacak olan ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası Ardahan Özel’ adlı program da konuşan MHP Ardahan 1. Sıra Adayı A. Osman Nuri Yıldız’ı izlemek için akşam saat 19.00’da Seymen TV’nin ekranını başına geçmeniz yeterli olacaktır.


    **ARDAHAN’DA KAR YÜZÜNÜ GÖSTERDİ..


    Havaların yağışlarla birlikte soğuması üzerine Ardahan’ın Posof İlçesi sınırları içerisinde bulunan Ilgar Dağı’na kar yağmaya başladı.


    Ardahan ile Posof ilçesi arasında bulunan denizden 2 bin 550 metre yükseklikteki Ilgar Dağı’na bugün öğle saatlerinden itibaren kar yağdı. Gürcistan‘a açılan Türkgözü Sınır Kapısı’na gitmek için ülkenin değişik yörelerinden yola çıkan kamyon ve TIR’lar Ilgar Dağı üzerinden geçerken kar yağışından etkilendi. Bazı TIR’ların sürücüleri, lastiklerine zincir sarmak zorunda kaldı. Ilgar Dağı’nın beyaza bürünmesi üzerine sürücüler, “Ekimin sonlarına doğru kar yağması normal” dedi.

    Öte yandan ani yağan kar yağışı yaban hayatı da etkiledi. Kar yağışı ardından beyaza bürünen çevrede av bulmakta zorlanan bir tilkinin karayolu üzerinde yiyecek bir şeyler araması dikkat çekti.

  • Temel Gönderildi, Sıra Taştan'dan!

    Sıra sana gelecek Sayın Taştan!..


    Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Merkez İlçe Örgütünün mevcut  CHP İl Başkanı Yalçın Taştan tarafından görevden alındığı bizzat kongresi yaklaşan CHP İl Başkanı Yalçın Taştan tarafından açıklanırken görevden alınan İlçe Başlkanı ile yönetiminin yerine yine dah önce Yalçın Taştan tarafından görevden el çektirilen ismin geri getirleceği iddiaları, ‘Yalçın Taştan kendi yeriyle oynuyor’ yorumlarını gündeme taşırken bunun asıl hedefinin milletvekili seçimleri öncesi CHP’li Belediye Başkanının ince hesapları olduğu ve bu bizzat Taştan’a yaptırılıp, Taştan’ın hedef edildiği operasyondan sonra sıranın Taştan’a geleceğide iddia edilmekte.


    Görevden el çektirilen CHP Merkez İlçe Başkanı ve yönetiminin yerşne atanacağı ileri sürülen HDP ve Kominist Parti uyumulu şahsın da kendisini görevden alan Taştan’ı göndermek için pusuda yattığını ileri süren CHP’liler bu hesapları yapamayanlar yarın bunun bedelini ağır ödediklerinden işin işten geçtiğini heç anlayacaklar diyerek Yalçın Taştan’ı uyardılar.


    Merkez İlçe: Görevimizin başındayız


    Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Merkez İlçe Örgütünün CHP İl Başkanı Yalçın Taştan tarafından görevden alındığı ileri sürülürken, Merkez İlçe Başkanı Vedat Temel konu ile ilgili açıklama yaptı.


    CHP Genel Merkezi tarafından kendilerine har hangi bir tebliğin yapılmadığını açıklayan Merkez İlçe Başkanı Vedat Temel, Genel Merkezin dışında alınan hiçbir kararın hükmün olmadığını söyledi.


    Temel: “Önümüzdeki ay yapılacak olan ilçe kongrelerinde aday olsak ta olmasak ta tüm kadromuzla partimizin tüzüğü neyi emrediyorsa her şeyi usulüne uygun bir şekilde uygulayacağız. Sandıklarımızı da koyacağız, delege seçimimizi de yapacağız. Merkez ilçe kongresinde kim aday olursa demokrasi gereği delegemiz kimi teveccüh gösterip seçerse hepimiz saygı duyacağız. Sandıkla geldik sandıkla gideriz” dedi.


    Görevde bulunduğu süre zarfından iki genel ve bir yerel seçim olmak üzere 3 seçimde büyük başarının yakalandığına dikkat çeken Temel, kamuoyunda çıkan iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve görevinin başında olduğunu söyledi.


    CHP’de isimlerin hiçbir öneminin olmadığının altını çizen CHP Merkez İlçe Başkanı Vedat Temel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu partiye atadan emek veren insanlarız. Ailece CHP’liyiz. Bu partinin dün olduğu gibi bugün ve yarında her zaman emrinde olacağız. Partimizin, Genel Başkanımızın emrinde yanında olduğumuzu herkes biliyor. Biz göreve geldikten sonra 3 seçim yaşadık. Girdiğimiz seçimlerde Merkez İlçe olarak büyük başarı yakaldık. 30 yıldır alınamayan belediyeyi bu örgüt aldı. Bu örgüt geldikten sonra kaybettiği hiçbir seçim yoktur. Üye konusunda ciddi çalışmalar yaparak üye sayımızı arttırdık. Belediyeyi almamızda hem doğru adayla hem de doğru seçim stratejisiyle seçimi kazandık. Bunların en önemli sebebi de partiyi ayrıştırmadan, kırmadan, dökmeden bir arada tutarak başarıyı getirdik. Hiç kimse hiçbir şüpheye, tereddütte kapılmasın biz görevimizin başındayız. Olsak ta olmasak ta biz partiliyiz, bizim için koltuklar gelip geçicidir Cumhuriyet Halk Partisi kalıcıdır. Partimizin her zaman yanındayız.”



    KIRMIZI OROSPU..


     


    Yazıma başlamadan önce göz gezdirdiğim bir yazıda Hz. Mevlananın sözü olan; ‘Eğer sizi üzen kişilere hala selam verebiliyorsanız, bu vicdanınızın sadakasıdır’ sözünü hatırlatmalıyım..


    Çünkü daha başlamadığım yeni yazıma başlamak üzereyken beni frenleyen bu sözün özünde yatanın, ‘Bunalımınız gittikçe dibe vurduğunda kitabı tekrar okursanız daha iyi anlıyorsunuz. Her okuduğunuz da büyüyor... Gözlerime bak, düşüyorum..’ dizeleriyle yayınlanmış kitabı elime niye bir daha aldım bilmiyorum..


    Halbuki; ‘Mit’in gizli tarihi’ adlı kitabı bitirmek üzereydim ..

    Aslında, ‘Orospu kırmızı’ adlı o kitabı elime üçüncü alışımdı..

    Hitlerin Almanya’sından tutun, İstanbul’un Lale devrindeki savaş anlarında meyhanelerde kadınlık adı altında zevki sefa yapanları anlatan bu kitabı niye bir daha elime almış ve  niye gözden geçirmiştim, bilmem ama kitabın kapağına baktığınızda bir kez daha okuyasınız geliyor..

    Çünkü kapağı hazırlayan grafikçinin o kitabı çok iyi okuduğunu belki de aynı duyguları, yaşadığı anları yani ‘Orospu kırmızı’ adlı kitapta yaşananları o da yaşamıştı sanki..

    Umay Umay’ın ele aldığı ve bu gün tükenen kitabının arka kapağında, ‘Yanlış bu sözcükler. Yanlış bu dokunuşlar. Yanlış bir anlaşılma isteği. Bütün gün boğazıma çıkıp inen sözcükler…


    Her şey mide bulandırıcı. Bir sokaktan kendiminkine nasıl geçmeliyim. Sınırlarım böyle yitirilmişken, nasıl geçmeliyim… Hangi yanlışın gururuna girmeliyim…… Sözcükler… Bunu mutlaka okumalısın!… Aşk soluyor ve bu kaşıntı hissi topuklarıma yayılıyor. Eteklerime bahçemdeki kurumuş gül yapraklarını dolduran bu açlığı anlatamamak endişesiyle daktiloya daha hızlı vuruyorum… Bu kimin intikamı.. Hadi uyuyalım… Ben çocuk ve aşıktım anne. Kendimi karanlıktan düştüm… 


    Umay Umay kaldığı yerden devam ediyor; Kırmızı.. Sana sadece kırmızı demeliyim. Ben başaramıyorum kırmızı.. Hatırlamak dışında bir mucizem yok… Kırmızı… Bir türlü tamamlanmayan hikayesiyle orospu kırmızı..‘ sözcükleri aslında yası ve de bir çocuk kitabı yapımıyla ele alınan kitabın içeriğini anlatıyordu..

    Ne demek gerek bilmiyorum, ama tükenmiş olan bir kitaptan bahsederken kimi ve neyi anlatmak istediğimi de ben bile anlamadım, orospucukların anlatılamadığı bir toplumun ve de ‘Mahalle baskısı’ denen dar çerçeveli alanda yaşamanın zorlukları içinde bulunurken ..

    Aslında gerçek adı, ‘Orospu Kırmızı’ olan ama benim sizin bu yazıyı okumanız için ters çevirdiğim başlığa bakınca orospu kelimesini bile içine sindirenlerin ve ‘bunu çeşitli adlar altında gizleyenlerin alenen, açıkça anlatılması gerekmez mi?’ diye düşünmüyor değilim, bildiğim orospuluğun sözlük anlamını araştırmaya gerek duymadan..


    Ha unutmadan ve sizin bana, ‘Kim bu orospu?’ diye sormadan o kitabı bana bir kaç kez okutan ve o kitabı okuduktan sonra kendimin 2008 yılında yazdığım, yayınladığım bu yazıyı da üçüncü kezdir bulup, okuduğumu ve gerek yazıdaki hataları gerekse kendi yaşadıklarımda ki hatalarımı (!) da bularak, ‘Orospu Kırmızı’ adlı kitabın başlığını, ‘Kırmızı orospu‘ olarak değiştirdiğimi de belirtirken ortalıkta insan diye gezenlerin aslında orospu olanların saten bir bez özelliği ile hala sahada gezip, tozduğunu da ve benim bunları sıkça gördüğümden olsa gerek…


    Evet, ‘Anlayamadım, daha da aç konuyu..’ diyecek olanlara da diyeceğim şey ‘arkası yarın’ dizilerini hatırlayın da, ‘kim bu orospular? diye düşünürken bu konuda yeni yazılarımı takip etmeyi unutmayın..


    CHP’de Aday Değişmiyor!


    CHP’de Aday Değişmiyor!


    *Arşiv haber 06/05/2018 Tarihli Haber


    24 Haziran Başkanlık ve Milletvekili seçimleri öncesi 81 Vilayet içinde en az aday adayın başvuruda bulunduğu Ardahan’da iddialı partilerin başında gelen Cumhuriyet Halk Partisinde aynı isimlerin yeniden milletvekili aday adaylığına başvurdukları görülmekte.


    CHP’nin değişmez milletvekili aday adayları olan Metin Demir, Sabri Arpaç, Deniz Aydemir, Faruk Demir’in yanı sıra Ensar Öğüt’ün 24 Haziran seçimleri öncesi yine Ardahan’ı tercih ettikleri bilgisi alınırken, bunlardan Metin Demir’in, Sabri Arpaç ve Deniz Aydemir’in şimdiye kadar resmi başvurusunu yapan aday adaylar oldukları öğrenildi.


    Posoflu Avukatlardan olan Metin Özyılmaz ile Göleli Engin Sarıkaya’nın CHP’de ilk kez Ardahan Milletvekilliği aday adayı olduğu görüldüğü şu günlerde şu an aynı zaman da CHP’nin Dışişlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı da olan Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, eski milletvekili Ensar Öğüt ile Faruk Demir’in hala resmi başvurularını yapmadıkları alınan bilgiler arasında oldu.


    İki dönemdir adı milletvekili aday geçen ancak ‘ön seçim olursa aday olurum’ diyen Mutlu Kerimoğlu ile CHP Genel Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Avukat Sezgin Kaya gibi isimlerin de şu ana kadar başvuru yapmadıkları öğrenildi.


    Ardahanlı Eczacı Yunus Dündar’ın yanı sıra her seçim öncesi CHP’nin potansiyel aday adayları olarak gösterilen isimlerin başını çeken Posof eski Belediye Başkanlarından Şükrü Bozyiğit’in yanı sıra Ardahanlı Avukat Müzeyyen Çiftçi Yolaçan’ın bu seçimde sahaya çıkmadıkları dikkatlerden kaçmadı.


    657’ye Tabi Seçmen ve Aydınlar Oldukça..







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Yeni bir seçime doğru gittiğimiz şu günlerde başta stk ve dernek başkanları olmak üzere toplum önderleri, aydınlarına seçimlerle ilgili ne düşündüklerini sorduğunuza da herkesin sus-pus olduğunu görmekteyiz.


    Çünkü düşüncelerini almak için aradıklarımızın daha sohbet başlamadan, ‘Vallahi ben bilmem, o bilir’ veya ‘Ben değil onlar bilir, il, ilçe ve genel merkez bilir’ demeleri dikkatlerden kaçmıyor.


    Yani Tayyip bilir..


    Kılıçdaroğlu bilir..


    Akşener bilir..


    Bahçeli bilir..


    HDP Bilir..


    Saadet Bilir..


    Yani sözüm ona toplumu yönlendirenler, ileri gelenleri her zaman ki gibi 24 Haziran seçimleri öncesi de, ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ veya üç maymunu oynandığına şahit olmaktayız.


    Nasıl bir başkan, nasıl bir milletvekili istediklerini bile söyleme cesareti gösteremeyen bir seçmen kitlesi olduğu gibi toplumun aydını, önderi diye bildiklerimizin de, bugünlerde 657’ye tabi devlet memuru rolüne girip, seçimler konusun da kendilerine yöneltilen her soruya ‘Ben bilmem o, onlar bilir’ diyerek düşüncelerini açıklamaktan bile korkar olmaları, bu ülkede ki baskıyı olduğu gibi toplumun şark kurnazlığını da ortaya koymaktadır.


    Peki, bizler böyle yaptıkça, yani ‘Ben bir seçmen olarak, toplum önderi olarak, stk ve dernek başkanı olarak şu kriterler de olan adayları istiyorum’ demesek genel merkezlerin hazırlayıp, önümüze getirip,  ‘Ben sizden daha iyi bilirim’ diyerek listeye koyduğu isimlerin seçildikten sonra size hizmet etmesini neden bekliyorsunuz?


    Bilmem ama geçen seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde genel merkezlerin önümüze koyacağı isimleri seçmekten öteye bir şey yapmayacağa benzeyen seçmen böyle oldukça yani 675’ye tabi memur gibi davranıp, partilerin il, ilçe merkezlerine, genel başkan ve yönetimlerine baskı yapmazsa, ‘kamuoyu şunu, bunu, şu kıstas de birini istiyor’ dedirtmese bu ülke ve de gerçek anlamda bir demokrasi anlayışı yerleşir mi?


    Ya da yarın ‘şu başkan, bu milletvekili benim hayal ettiğimiz bir ülkede başkanlık ve vekillik yapmamalı, yapamıyor’ deme hakkımız kalıyor mu?


    Yok..


    Siz ancak sadece önünüze gelen sandıkta oy kullanmaktan başka bir şey yapmasanız eğer öyle bir hak ta olmaz, söz hakkımızda olmaz..


    Bunun en son örneği iktidar partisinin şu geçen hafta sonu yaptığı ve sandıklarını açmadığı sözde teammüllerin sonucunun ne olduğunu bile sorma cesaretinin otaya konulmaması değil mi?


    Bu tutumu ile adete bir komedi oyunun oynandığı tiyatroya rol arkadaşı olan seçmen, hatta aday adayların ‘Ya kardeşim sandık diyorsunuz, ama sadıklara atılan oyları gözümüzün önünde açamıyorsanız, bu nasıl demokrasi anlayışı?’ diye soramadığı bir seçmen, aydın, stk, dernek oldukça atı alanın Üsküdar’ı geçmesine niye kızar ve niye sözde muhalefet eder ki..


    **Teslim alınmalar daha sürüyor..


    Bizim oralarda bir söz var ki birçok söze ve manaya bedel.


    Ve o söz ki bugün hala geçerliliğini korur..


    ‘Bu ne ki sen daha neler gördün, bu hele cicim ayları’ şeklinde bu sözü bana bir kez daha hatırlatan şey sabah kalktığımda gördüğüm son dakika haberlerinden biriydi..


    Çünkü hedeflerimize adım adım ulaşıyoruz diyenlerin ha ele ha bele teslim alması hedi hedi yani yavaş yavaş ve ‘şimdilik çokta acıtmadan’ devam ediyor..


    Ve yerelde de durumun iç açıcı olmadığı ülkede ulusal medya ve basında bir elde toplanmaya ve havuza atılmaya devam ediyor..


    Neyse sabah sabah yazımıza konu olan habere dönelim..


    Haber aynen şöyle;


    *Resmi Açıklama Geldi: Doğan Grubu, Demirören’e Satılıyor! İşte Satış Fiyatı


    Doğan Medya Grubu, Hürriyet, Posta, Fanatik, DHA, Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Yaysat gibi varlıklarını Demirören Grubu’na satıyor. KAP’a açıklama yapıldı, satış fiyatı 1 milyar 100 milyon dolar.


    Resmi açıklama Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapıldı. Doğan Medya Grubu’nun, Demirören’e satışı için görüşmeler başladı.


    Anlaşmayla birlikte Doğan Medya Grubu çatısı altındaki Hürriyet, Posta, Fanatik gazeteleri ile Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Doğan Haber Ajansı (DHA) markaları Demirören Grubu’na geçecek.


    İŞTE RESMİ AÇIKLAMA


    Doğan Holding, KAP’a gönderdiği açıklamada şu ifadeleri kullandı:


    “Şirketimiz’in aralarında Doğan Dağıtım Satış Pazarlama Matbaacılık Ödeme Aracılık ve Tahsilat Sistemleri A.Ş. (“Yaysat”), Doğan Gazetecilik A.Ş. (Posta, Fanatik), Doğan Haber Ajansı A.Ş., Doğan TV Holding A.Ş., DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. (“Kanal D” TV), Doruk Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş. (“CNN Türk” TV), Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. ve Mozaik İletişim Hizmetleri A.Ş. (“D Smart”)’nin de bulunduğu, yazılı ve görsel medya bölümünde faaliyet gösteren doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklıklarımızdan önemli bir kısmının sermayelerinde sahip olduğumuz paylarımızın tamamının satışı ve devri konusunda, 1.100.000.000$ (Bir milyar yüz milyon Amerikan Doları) “işletme değeri”nden, ilgili finansal borçların indirim konusu yapılması suretiyle, 890.000.000$ (Sekiz yüz doksan milyon Amerikan Doları) “hisse değeri” üzerinden, Demirören Holding A.Ş. ile görüşmelere başlanmıştır. Konuya ilişkin gelişmeler oldukça, ilgili mevzuat kapsamında ayrıca kamuya açıklama yapılacaktır.”


    ‘Bu haberden ne çıkardınız?’ diyeceğim ama ‘vallahi bir şey anlamadım’ diyenlerin çokluğundan dolayı bu sorumu sormayıp, haberin bize anlatmak istediğini kısaca özetlemek isterim..


    Yani teslim almaya devam, bugünler hala cicim aylar siz asıl Haziran 24 seçim sonuçlarını bekleyin.


    O zaman nasıl olup Mart ayında ananızın pardon kapınızın önüne kar yağdığını hep birlikte mi yoksa tek tek tek mi hep birlikte göreceğiz..


    Ha hala; ‘Yazında bir şey anlamadık’ diyecekler varsa onlarda bir zahmet Sarı Öküz masalını yada ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ deyip geleceğini öldürenlerle ilgili sözleri bulup, okusunlar..

     

  • Yeni Başkana İlk Soruşturma!..

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ardahan İl Örgütünün 2. Olağanüstü Kongresi yapıldı.


    Parti binasında yapılan kongreye HDP PM Üyesi Şerif Durmaz, HDP Iğdır Milletvekili Habip Eksik, STK Başkanları,  partililer ve vatandaşların yoğun katılımı ile gerçekleşti.


    Tek listeyle kongreye giden Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ardahan İl Örgütü, Eş Başkanlığına Göleli Avukat Yaşar Kaya ve Fatma Yılmaz seçildi.



    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ardahan İl Örgütü şu isimlerden oluştu.


    YÖNETİM KURULU ASİL


    Yaşar Kaya, Fatma Yılmaz, Kenan Koç, Güner Yılmaz, Naci Lale, İsa Aktaş, Mehmet Sural, Erkan Lale, Deniz Morkoç,


    YÖNETİM KURULU YEDEK


    Şaban Aktürk, Servet Gölali, Ergün Aktürk


    DİSİPLİN KURULU


    Av. Ahmet Yavuz Yılmaz, Akan Yılmaz, Mahir Öztürk. Yedek: Paşa Demir


    KURULTAY DELEGELERİ


    Ergün Koç, İlter Senem, Yaşar Kaya, Paşa Demir



    Kuzey Kıbrıs ve KAI’ler, KAISIAD’cılar..


     


    Kuzey Kıbrıs’ı hala devlet olarak tanımayan ülkeler arasında bulunan Azerbaycan’a giden Başkan Erdoğan’ı dinlerken bu ziyaretin 2. Bir Kuzey Kıbrıs Vakasının yaşanmaması için olduğunu da anlar gibiydim.


    Çünkü komşu devlet Suriye sınırlarının geçilip, başlatılan harekatın dünya devletlerinin büyük bölümünce eleştirildiği ve başta,  ‘Bir birleri ile savaşsınlar, ben silah satıp, seyirci olacağım’ diyen ABD’nin yen yaptırımları ile karşılandığı şu günlerde kardeş denen Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı vakıasının sanki kardeş denenlerin bile, ‘Su değil, klan akıyor’ diye baktığı hareketi zedeleyecek 2 nci bir vakıanın yaşanmasının engellendiğini bu ziyarette yapılan açıklamalarda anlıyor gibiyim..


    Neyse ben burayı çok uzatmadan diğer bir savaşa, pardon operasyona yok canım harekete konuyu getirmek istemekteyim.


    Çünkü Azerbaycan’ın da dünyaya açılan kapısı konumunda olan ülkemin Kafkaslara açılan kenti Ardahan’ın da Suriye’ye yönelik yapılan hareket gibi birileri tarafından anlaşılmadığı ve diğer illerin adı ile gölgelenmek istendiğini görmeye, izlemeye devam ediyoruz.


    Ülkede 81 Vilayetin olduğunu ve bu kentlerin birinin de Ardahan olduğunu anlatmaya çalıştığımız şu günlerde Ardahan’ın adını öne çıkarma çabalarımızı yok sayma, gölgeleme isteyen çetenin başını çekenlerin ülkeme karşı bir araya gelen BM ve Arap Birliği gibi KAI, KASIAD adı altında bir araya gelip, başta İstanbul metropolünde olmak üzere ülke genelinde kurdukları diaspora yine poz vermiş.


    Bir önceki yazımda adlarını NAL TOPLAYANLAR koyduğu bu diasporanın bana özel art niyetli çaba ve çamurlarının aslında Ardahan’a ve Ardahan adına zarar verdiğini anlamayanların da iki arada bir derede kalırlarken benim gibi net tavırlarını ortaya koymamaları dolaysıyla Ardahan adı düşmanlarının ömrünü uzatmakta..


    Ve dün Ardahan’ın yeniden vilayet olmasını bir türlü içine sindiremeyen 3. Lige çıkmasını engelleyen, Ardahan’ın 9 köyünü olduğu gibi gölünü çalmak isteyen, Kars-Tiflis-Bakü Demir yolunun güzergahını değiştiren bir kentin gölgesinde kurtarmaya çalıştığımız Ardahan adını öne çıkardığımız son yıllarda Ardahan ile birlikte vilayet olan kentin havalana bile sahip olduğunu bile görmek istemezlerken KAI; KASİAD saçmalıkları bizim yaptıklarımız örnek alıp, arkamızda nal toplamaya çalıştıklarını görürken Başkan Erdoğan’ın çaba ve çalışmalarını anlayan ve onu hala Başkan olarak orada tutan toplumun bunlara da ders vermesini bekliyoruz.


    Evet bir kez daha yayınlayarak anlamayanların anlamasını sağlamaya çalıştığımız nir önceki yazımız aynen şöyle;



     


    *Ardahan Günlerinden Sonra Nal Toplayanlar..


    Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanının ‘Akan su değil kandır’ diyerek, karşı çıktığı ülkenin diğer sınırında ki gelişmeleri izlediğimiz şu günlerde Kafkaslara açılan diğer bir sınırımız da bulunan kent için verilen mücadeleyi anlamayan nal toplayıcıların bugünlerde yine nal toplamaya çıktıklarını görüp, öğreniyorum.


    Hayırlı olsun dediğim ve yaptıklarımızla örnek olmanın haklı gururunu yaşadığım şu günlerde Kocaeli ve Maltepe -‘de birilerinin bizim yaptıklarımızı kopyalayıp, sözde iş yapmaya çalışanları da kutlarım.


    Ama başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde bir kenti tanıtma mücadelesi vermeye çalıştığımız şu günlerde tarafımızca bu yönde ortaya konan çabaları anlamayıp, engellemek, gölgelemek için çabalayanların bir araya gelip, topladıkları nalların sayısını saymaya kalkarsak ülkenin en büyük metropolü  İstanbul’dan ülkenin diğer sınırında bulunan Ardahan’a yeni bir yol çizilir..


    Başta KAI, KAISİAD saçmalıklarının yanı sıra bizi anlamayıp, bize yönelik özel kıskançlıklarından kurtulamayanların bir kentin geleceği için ortaya konan çabaları anlamayanların kurduğu koalisyon ekibi ile gölgelenmek istenen bir kenti tanıtma, anlatma çabası içinde bulunan bizlerin son 4,5 yıldır ortaya koyduğu çaba ve çalışmalar karşısında yeni bir fikir, öneri ya da etkinlik düşünemeyenlerin yaptıklarımızı, ortaya koyduklarımızı, geride bıraktıklarımızı kopyalayıp, aynısını yapmaya çalışanların nal toplayan jokeyler gibi bir duruma düştüğü şu günlerde yaptıklarımızı kopyalamaları da güzel bir şey..


    Evet son olarak ülkenin ve Avrupa’nın en yüksek gökdelenin de düzenlediğimiz ve üniversite öğrencilerine burs katkısı sağlamaya çalıştığımız geceden hemen sonra 20 milyonluk kentte, İstanbul’da adını her tarafa yazdırdığımız ve diğer 80 vilayet gibi tek başına bir vilayet olduğunu, valisi, kaymakamları, belediye başkanları, ilçeleri, köyleri olduğunun anlatmanın yanı sıra 3 gümrük kapısına sahip, iki ülkeye komşu, balı, sütü, et, petrol ve doğal gaz boru hatları ile bu ülkenin stratejik kentlerinden biri olduğunu anlatmaya çalışırken bizim yaptıklarımızı bizi kopyalayıp, yapmaya çalışanların nal toplamaktan öte bir şey yapmadıkları da bir gerçektir.


    Olsun hiç yoktan en azından örnek olduğumuz, teşvik ettiğimiz bunlarda iyidir diyerek diyeceğimiz tek şey var oda; daha dün olmaz, yapamaz denenleri olduran, yapan bir ekibin başında olan biri olarak yaptıklarımız ardından bizleri örnek alıp, nal toplasalar da iyi toplamalar derim..



    KAI’NİN BURS ADI ALTINDA TOPLADIĞI


     


    PARALAR KİMLERE GİDİYOR?.


    *ARŞİV HABER 19/12/2015 Tarihli Haber


    Ardahanlıların Ardahan adını kullanmaktan öte Ardahan’a yönelik hiç bir şey yapmadığından yakındığı KAI’lerden olan Kars-Ardahan-Iğdır Vakfı yine burs adı altında para topladı.


    Başkan ve yönetiminin Ardahan’ın kaç köyünün olduğunu bile bilmediği ve Ardahan’a yönelik ciddi bir katkısı olmamasına karşın Ardahan adını kullanıp, burs parası adı alında topladığı paraları kime nasıl, hangi yöntemler ile dağıttığı bir sır gibi saklanırken, bu öğrencilerin kim, kaçının Ardahanlı olduğu da bilinmiyor.


    23 Yıl önce kurulmasına karşın İstanbul’un lüks otellerinde düzenlediği geceler ile başta Ardahanlı işadamları olmak üzere Karslı, Iğdırlı iş adamlarından toplanan paraların nereye gittiği bilinmezken bu paraların büyük bölümünün vakfın müdürü, çalışanlarına maaş diye ödendiği de iddia edilmektedir.


    KAI Vakfı’nın bu konuda ne diyeceği ve bugüne kadar kime, hangi öğrencilere ad ad olarak ne kadar burs verdiğini açıklamasını bekleyen iş adamları burs adı altında toplanan bu paraların verildiği ileri sürülen öğrencileri kendilerinin bile tanımadığını da ileri sürmeleri dikkatlerden kaçmıyor.


     


    **ARDAHAN FEDERASYONU: ARDAHANLI İŞ ADAMLARI FEDERASYONLARINA, DERNEKLERİNE SAHİP ÇIKSIN, KENDİ TANIDIĞI ÖĞRENCİLERE BURS VERSİNLER..


     


    Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz internetteki logoları bile Kars olarak adlandırılan KAI’ler adı altında Ardahan ve Ardahanlıların sömürüldüğünü üzülerek yakından takip etmeye devam ediyoruz. Ardahan’a beş kuru faydası olmayan bu tür kurumların Ardahan adını kullanmasınıda şiddetle kınıyoruz. Ve burada bir kez daha diyoruz ki; Ardahanlı idareciler, siyasiler, iş adamları, Ardahanlılar öneclikle kendi memleketleri olan Ardahan’ın derneklerine, vakıflarına, federasyonlarına önem versinler. Ardahan’a beş kuruş faydası olmayan, kime ne bursu verdikleri doğru dürüst bilinmeyen KAI denen Ardahan adını sömürenleri çok seviyorduk o zaman niye ayrıldık, tek başımıza vilayet olduk. Kaldı ki bu KAI denen oluşumlarda Ardahanla birlikte vilayet olan Iğdırlılar yok denecek kadar azdır. Ardahanlının maraba olarak kullanıldığı ama siyasete, ticaretten, tanıtımda gölgelendiği KAI’lere gitmek, onları desteklemektense gelin siz önce Ardahan’a sahip çıkın, Ardahanlı yakından tanıdğınız akraba, köylülerinizin çocuklarına burs verin. Lüks otelse biz onuda sağlar, o toplantıların alasını yaparız’ diyerek sözlerine şöyle devam etti; ‘Ardahanlıların KAI denen sözde Ardahan sevdalılarından uzak durmasını ve Adahan ülkemin serhat kenti, 75. vilayeti, ülkemin Kafkaslara açılan kapısı, Doğunun Karadenize açılan kilidi, stratejik bir kenttin insanları olarak önce kendi aralarında birliği oluşturmalıdırlar.’ dedi.


    İYİ Parti ve Saadet'e Selam, Ya Oyları İstenen HDP'ye?!


    İYİ Parti ve Saadet’e Selam,


     


    Ya Oyları İstenen HDP’ye?!


    *Ariv haber 11/02/109 Tarihli Haber


    HDP Aday Çıkarıp, Çıkarmayacağını Demezken..


    CHP’li İl Başkanı ile Ardahan Adaylarının da katıldığı toplantı da yurt genelinde Belediye Başkan Adayı olarak gösterdiği Belediye Başkan Adaylarını tanıtma toplantısında bir konuşma yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, başını CHP’nin çektiği Millet ittifakına Ardahan’da uymayıp, Belediye Başkan Adayları çıkaran İYİ Parti ve Saadet Partisine selam gönderirken başta Ardahan ve İstanbul gibi illerde aday çıkarmayan HDP’yi ağzına almadı.


    Ardahan’da HDP İl Başkanı ile CHP Ardahan Adayı arasında yapıldığı ileri sürülen gizli pazarlıkla hala aday çıkaramayan HDP’yi yok sayan Kılıçdaroğlu’nun, Ankara’da ki Aday Tanıtım Toplantısında  yaptığı konuşması ve 12 Maddelik seçim bildirgesi şöyle;


    CHP, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere ilişkin 12 maddelik seçim bildirgesini açıkladı. Toplantıda, belediye başkan adayları da tanıtıldı.


    Bu toplantıdan sonra herkes alana çıkacak. Asla ve asla kırıcı bir kullanmadan, herkesi dinleyerek ve onun sorunlarına nasıl çözüm üreteceğimiz anlatarak ülke sathına yayılacağız. İYİ Parti ile işbirliği yaptık, Sayın Akşener’e ve tüm İYİ Partililere sevgilerimizi ve saygılarımızı gönderiyoruz. Saadet Partisi ile dirsek teması yaptık, bütün Saadet Partililere sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum.


    Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Herhangi bir soruna çözüm bulmak istiyorlarsa CHP’nin kadrolarına başvuracaklar. Bugüne kadar bu kararlılıkta, bu inançla çözüm üreterek yolumuza devam ettik. Sorunu çözmek için sağlıklı planlamalar yapmanız gerekiyor.



    12 MADDELİK SEÇİM BİLDİRGESİ


    1- Hoşgörülü ve saygılı kentler: Kimsenin kimliğine, inancına bakmadan eşit davranacağız. Belediye başkanlarımız toplumun bütün değerlerine saygılı olacak. Hiçbir ayrımcılık yapmayacak.


    2- Hakça paylaşan kentler: Rant bütün kentlerde vardır. Rantı hakça bölüştüğünüz zaman hiçbir sorun yoktur. Biz rantın hakça bölüşülmesini istiyoruz.


    3- Hesap veren ve şeffaf yönetilen kentler: Biz halktan vergi topluyoruz, harcadığımız her kuruşun hesabını vermek namus borcumuzdur.


    4- Yoksulluğu yenen kentler: Asgari ücret alan işçi kardeşlerime sesleniyorum. 1 Ocak 2019’dan itibaren asgari ücret 2 bin 200 liradır. Sen 2 bin 200 lira almak istiyorsan, oyunu CHP’ye vereceksin. Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek, açlığı yok edeceğiz.


    5- Üreten ve istihdam yaratan kentler: Bir kent her alanda üretmeli. Büyükşehirler kırsalla işbirliği yapmalı. Kenti ağaçlarla, çiçeklerle donatmak için ithal mi etmek lazım?


    6- Yenilikçi ve akıllı kentler: İstanbullular Kadıköy’de, Beşiktaş’ta, Bakırköy’de, Sarıyer’de yaşamak isterim diyor. Buralarda insan sevgisi var.


    7- Ulaşım sorunu: Bütün İstanbul’u yaşanabilir kent haline getireceğiz. Ulaşım ve altyapı sorunlarını çözeceğiz.


    8- Nefes alan kentler: Beton ormanına dönüştü kentler. Bizim dışımızdaki canlılar da yok olmaya başladı.


    9- Sosyal adaleti sağlayan kentler: Engelliler, yaşlılar için pozitif ayrımcılık yapacağız.


    10- Kültür ve sanatı geliştiren kentler: Kentin bir kültürü vardır, sanatı vardır, sporu vardır yaşayacaksınız.


    11- Doğa dostu kentler: Bizim dışımızdaki bütün canlıları korayacağız, onları besleyeceğiz. 


    12- Mutlu şehirler: Tüm yurttaşlarımızla mutlu yaşamak istiyoruz, bu sözümüzün arkasında duracağız.”



    **Doğulular, Kürtler ve Suriyeliler..


    12 Maddelik seçim bildirgesiyle, 11 Maddelik seçim bildirgesi yayınlayan Cumhur İttifak’na cevap veren Millet İttifakının baş aktörü CHP’nin de sık sık dile getirdiği ve ülkelerine gönderilmesi gerektiğine dikkat çektiği Suriyeliler yine olay oldu.


    Tam da benim CHP’nin İBB Adayı Ekrem İmamoğlu ile görüşüp, 98. Yıl Dönümünü kutlayacağımız Ardahan’ın gecesine davet edip, döndüğüm Esenyurt’ta..


    Gece saatleriydi.. Gelen görüntülü haber ile Suriyeliler ile Esenyurrtluların karşı karşıya geldiğini ve olayın çok büyük olduğunu bana anlatan habere bakıp, izlerken aklıma Ay Çiçekleri ile süslü Esenyurt dönemleri geldi.


    Çünkü, başta 12 Eylül Cuntasını yaptıktan sonra kışın ortasında Ardahan’a gelip, düzenlediği miting’te üşüyüp, ‘Ya kardeşim burada yaşanır mı?’ dedikten hemen sonra Doğu’da yaşanamayacağına karar kılan ve hala devam eden göç olgusunu başlatıp, İstanbul’a gelip, Ay Çiçekli Esenyurt’u gece kondu kültürü ile adeta işgal eden biz doğuluların sonra da Kürt olarak dışlanmalarını hatırlıyordum..


    Yani dün Doğu’dan gelip, Kürt olarak dışlanan bizlerin durumunu ortaya koyan aynı durum bu kez Suriyelilere yaşatılıyordu..


    Evet, bugün sayıları 4 milyonu bulduğu ve seçimlerde oy kullandırılacağı iddia edilen Suriyeliler ile bazı Esenyurtluların kavgasını büyütüp, proveke etmek isteyenler dün de biz doğululara, Kürt diye dışlayanlar bu kez de Suriyelilere karşı ortaya koydukları oyunu sergili yordular..


    Ve dün doğulu ardından Kürt dediklerinin düğünlerini mana edip, kavgalar çıkaranların da aslında birer Suriyeli olduklarını unutuyordular..


    Çünkü dün Doğulu ardından Kürtler diyerek insnları dışlayanların kendileri de Esenyurt başta olmak üzere İstanbul’u göç adı altında işgal edip, talan ettiklerini ama adına da ‘Ya kardeşim ne alaka bizim ülke değil mi?’ diyerek gecekondu adı altında yaptıklarının üstünü kapatıyordurlar.


    Kısacası ‘Yapmayın’ beyler deyip, dönen dünyanın üzerinde hep hareket halinde bulunan insanların doğuştan bu yana göç olgusu ile dün Doğulu, Kürt bugün Suriyeli olarak, dolaşıp döndüğünü ve kendisine yurt aradığını unutmayın lütfen.


    Ve yaşanan onca olay ve gelişme ardından adeta birer göçmen kuşu olan insanları Doğulu, Kürt yada Suriyeli, olarak bölmeye, proveke yoluyla terörize edip dışlamayın ve onlarla yaşamayı öğrenin.. Öğrenin ki birlikte yaşamanın kültür olduğunu, geleneklerin, göreneklerin renk olduğunu anlayın..


    Şahsen benim insan olarak gördüğüm hatta canlı olarak his ettiğim herkesin dünyası olan bu dünyada çatışmadan, kavgadan bir hayrı gelmeyeceğinin hepimiz anlarsak, insanların olduğu gibi bu kışta aç kalıp, cadde ve sokakları dolduran köpekler başta olmak üzere tüm canlıların, kavimlerin dünyası olduğunu anlarız durmadan dönüp, aynı yere gelen şu fani dünyada..

  • Yeni partinin ismini halk koyacak..

    Haber: Salih KAPLAN


    ANKARA (Anayurt) – CHP’den ihraç edilmesinin ardından “Hepimiz Buradayız” oluşumu ile yeni parti kurma çalışmalarını sürdüren Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, Ankara’da düzenlenen toplantıda 40 kişilik çekirdek ekip ile kapalı kapılar ardında bir araya geldi. Toplantının ardından Anayurt gazetesine konuşan Öztürk Yılmaz, amaçlarının muhalefette kalmak olmadığını ve iktidar amaçlı bir hareket olduklarını söyledi. Yılmaz, kurulacak olan partinin adı ile ilgili olarak da “Amacımız isim ya da kurucuları iletip bir parti oluşturmak değil. Önce aklımızdaki fikri topluma kabul ettirip onun üzerine bir strateji inşa edip ismi de halka koydurmak. Yani partinin ismini halk koyacak. Bu toplantılarda belki biri çıkacak bir şey söyleyecek, o alkışlanacak ve isim öyle belirlenecek” dedi.


    22 Eylül’de Ankara’da 600 kişi ile ilk toplantılarını yaparak parti kurma çalışmalarına başlayan Öztürk Yılmaz öncülüğündeki “Hepimiz Buradayız” oluşumu, ikinci toplantısını basına kapalı olarak gerçekleştirdi. 40 kişilik bir ekip ile yapılan toplantıda kurulacak partinin ilkeleri ve çizilecek yol haritası üzerine görüşmeler yapıldı. Türk milliyetçiliği çalışmalarıyla öne çıkan hukukçu Prof. Dr. Anıl Çeçen de toplantıda yer aldı. 3 Kasım’da İstanbul’da büyük bir toplantı gerçekleştirecek olan Hepimiz Buradayız hareketi, bu toplantıda yeni kurulacak olan partinin ana ilkeleri ile nasıl bir program sunacaklarını içeren bir bildiri yayımlamaya hazırlanıyor. İstanbul’un ardından partileşme sürecine hız verecek olan ekip, İzmir, Antalya ve Bursa başta olmak üzere 16 büyük şehirde düzenleyeceği toplantıların arından kurucu il başkanlarını belirleyerek partinin kuruluşunu İçişleri Bakanlığı’na bildirecek.



    “PARTİNİN İSMİNİ HALK KOYACAK”


    Partinin 2020’nin başlarında kurulması beklenirken Anayurt gazetesine konuşan Öztürk Yılmaz, parti ismi ile ilgili olarak, “3 Kasım’daki İstanbul toplantısından İzmir ve diğer illerde toplantılar sürecek. Sürece de hep birlikte karar vereceğiz. Çok fazla acele etmeden, çok da gecikmeden. Şu an aklımızda bir isim yok. Amacımız isim ya da kurucuları iletip bir parti oluşturmak değil. Önce aklımızdaki fikri topluma kabul ettirip onun üzerine bir strateji inşa edip ismi de halka koydurmak. Yani partinin ismini halk koyacak. Bu toplantılarda belki biri çıkacak bir şey söyleyecek, o alkışlanacak ve isim öyle belirlenecek” dedi.


    “ARTIK YENİ BİR ŞEY SÖYLEMEK LAZIM”


    Kurulacak partinin genel çizgisi ile ilgili sorumuzu yanıtlayan Yılmaz, “Biz mevcut sistemi beğenmiyoruz ve onun yerine koyacağımız sistemi ele alıyoruz. Devletin tarım, hayvancılık, sanayi, üretim, teknoloji, dijitalleşme, kent yönetimi, çevre ve diğer alanlarında yeni bir vizyon ortaya koyuyoruz. Bu merkezde bir oluşum. Bu vizyonu oluşturacak farklı kesimlerin hassasiyetlerini alıp bunun üzerine yeni bir şey inşa ediyoruz. Bu zamana kadar denenmemiş, zor bir çalışma yürütüyoruz. Genelde kurulan partiler ya tabela partisi olmuş ya da başka bir partinin kopyası olmuş. Biz herhangi bir partinin kopyası değiliz. Oluşumda her kesimden insanlar var. Türkiye’de artık yeni bir şey söylemek lazım. Yeni bir uyanış ve diriliş ile Türkiye’nin güçlü bir şekilde yoluna devam etmesi lazım” ifadelerini kullandı.


    Kurulacak partinin iki temel amacını olduğunu belirten Yılmaz, “Birincisi bireyin mutlak manada özgürleştirilmesi ve zenginleştirilmesi. İkincisi devletin kurumsallaştırılması ve güçlendirilmesi. Bu alt başlıklarda topluma demokrasi ve adalet üzerine oturacak, üretimi artıracak yeni bir üretim, eğitim, enerji, sağlık ve teknoloji modeli sunmak istiyoruz” şeklinde konuştu.


    Amaçlarının muhalefette kalmak olmadığını ve iktidar amaçlı bir hareket olduklarını dile getiren Yılmaz, yapılacak ola ilk seçimde partilerini iktidara taşıyarak hem Cumhurbaşkanlığını almak hem de Meclis’te çoğunluğu sağlamak istediklerini belirtti. Yılmaz kurulacak olan partinin dış politika konusundaki görüşlerini ise şu sözlerle özetledi: “Bizim amacımız dünyanın geneli ile iyi geçinmek. Ama biz kararları Ankara’da alacağız. Türkiye’nin ve Türk milletinin hassasiyetine uygun kararlar alacağız. Elbette dünyadaki konjonktürü, akılı, bilimi ve dengeleri esas alarak hep kazanan bir strateji oluşturmak istiyoruz.”


    ÖZTÜRK YILMAZ KİMDİR?


    Yılmaz, Türkiye’nin, Musul Başkonsolosu görevindeyken 11 Haziran 2014’te terör örgütü IŞİD’in düzenlediği baskında 101 gün rehin tutulan diplomat olarak tanınmıştı. Dışişleri Bakanlığı’ndan ayrılma kararıyla birlikte 1 Kasım 2015 genel seçimlerinde CHP’li olarak siyasete girdi. Yılmaz, 24 Haziran 2016 Cumhurbaşkanlığı Seçimi öncesinde CHP’de aday arayışı devam ettiğinde kendisini aday adayı ilan etmesiyle parti içinde tepkiyle karşılanmıştı. Yılmaz, Türkçe ezan okunması çağrısının ardından parti yönetimine yönelik sert açıklamaları gerekçe gösterilerek 20 Kasım 2018’de CHP’den ihraç edilmişti.


    GÖLE'YE TAŞIMA DOĞALGAZ VERİLMEYE BAŞLANDI!


    Yılmaz: Cazibe demekle kalkınma olmaz..


    *Arşiv Haber: 28/02/2017 Tarihli Haber


    Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’dan önemli açıklamalar. Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, sunduğu ve bu hafta Gala TV’de yayınlanan ‘Hayata Dair’ adlı programa katılan CHP Genel Başkanı ve Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz hükumetin havuz medyası aracılığıyla allandırıp, pullandırıp anlattığı ‘Cazibe Merkezler’ projesinin bölgede ki yatırımcıya hiç bir katkısı olmayacağı gibi bu projeye ayrılan bütçenin yandaşlara pay edileceğini ileri sürdü.


    **Ardahan’a 14 yıldır ne yapıldı?


    Her hafta canlı olarak yayınlanan ‘Hayata Dair’ adlı programa telefonla katılıp, cazibe merkezleri konusunda görüşlerini açıklayan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz sözde değil, özde projelere ihtiyaç duyulan bölge de gerçek anlamda ciddi bir yatırımın olduğunu kim söyleyebilir. 14 Yıldır Ardahan’a bir fabrika mı yapıldı da haberimiz yok? Bilemiyorum, ben göremedim. Gören varsa 1992 yılında 170 binin üzerinde vilayet olan ve bugün nüfusu 98 binlere inen Ardahan’a bir baksın lütfen’ dedi.


    Ardahanlı İşadamı Mevlüt Bozkurt, Osman Kamacı ve Ardahan Meşedibi (Morofga) Köyü Derneği Başkanı Özcan Düğmeci’nin yanı sıra Proje Uzmanı Asuman Kamile İlek’in konuk olduğu program da bölgenin kalkınmasının ilk şartının alt yapı olduğunu belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz Ardahan’a havaalanı isteyenlere karşı çıkan zihniyetin cazibe merkezi adı altında bir şey yapacağına inanmadığını da belirtti.


    **CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz:


    Hepimizin derdi Ardahan değil mi?


    Aynı zaman da CHP’nin Dışişlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Yılmaz makamında görüştüğü gazeteci Fakir Yılmaz’a çalışmaları hakkında bilgi verdi.


    ‘Hepimizin derdi Ardahan değil mi?’ diyen ve Ardahan adına atılacak her adımın yanında olduğunu belirten Yılmaz, gerek milletvekili olarak, gerek genel başkan yardımcısı olarak, gerekse bir Ardahanlı olarak Ardahan’ın da içinde bulunduğu ülkenin sorunlarının çözümü ile ilgili elinden gelen tüm çabayı sarftettiğini ve adeta gece gündüz çalıştığını belirttiği açıklamasına şöyle devam etti.


    ‘Öncelikle biz Ardahanlıların Ardahan denildiğinde mutlaka birlikte hareket etmemiz gerekir. Ve hep birlikte var olan sorunların çözümüne katkı sunmak lazım. Her kesin bir taraftan Ardahan dediği ama yalanız başına hareket ettiği bir durumun hiç bir Ardahanlıya katkı sunmadığı gibi her geçen gün boşalan, göçün devam ettiği, eğitimde bir çok vilayette geri kaldığı Ardahan’a da fayda getirmediğini her Ardahanlı anlamalı ve eteklerinde ki taşları döküp, el ele vermelidir.’ dedi.


    ‘CHP Genel Başkan Yardımcısı, Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz olarak istenen, oluşturulması istenen güçlü bir Ardahan lobisi için hazır olduğunu da belirtirken, bunu AK Parti Milletvekili, Ardahan Belediye Başkanları, STK’lar ve diğer herkesinde ortaya koyacakları samimiyetle gösterebilmelidir.’ diyen Yılmaz partisinin Ardahan İl ve İlçe Teşkilatları ile arasının olmadığı yönünde ki iddialarında kendisi üzerinde partisini yıpratma oyunları olduğunu belirtti.


    CHP Olarak genel ve yerelde ki tüm kadrolarla barışık ve iş birliği içinde olduklarını da belirten Yılmaz, CHP Ardahan İl ve İlçe Teşkilatları ile hiç bir sorununun olmadığı gibi Ardahan’ın var olan sorunlarının çözümü konusunda onlarla birlikte gece gündüz çalıştıkların ıda söyledi.


    **CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz:  ‘ZURNANIN SON DELİĞİ’ İLE İŞİM OLMAZ


    **12/07/2017 Tarihli Haber


    CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz Ardahan Yatırım Konferansında Halk TV’ye açıklamalarda bulundu. 


    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun da aralarında bulunduğu birçok üzt düzey CHP kurmayınında katıldığı konferansta bir konuşma yapan CHP Ardahan Milletevekili ve Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz konferansı engellemek isteyen ve katılmayan AKP’liler adına bir açıklama yapan AK Parti Ardahan İl Başkanına da ağır sözler sarf etti.

    Yılmaz, “Ben seçimlerde bir söz vermiştim, siyasette en önemli şey insanın söz verdiği zaman onu yapması ve tükürdüğünü yalamamasıdır. Biz sözümüzde durduk.” dedi.

    Ardahan AKP İl Başkanı’nın, “Ardahan Yatırım Konferansı”nı engellemeye yönelik yaptığı açıklamaları da eleştiren Yılmaz, “AKP İl Başkanı zurnanın son deliğidir benim için. Benim muhatabım bile değildir. O kendisi Ardahan’a hiçbir faaliyet yapmamış, Ardahan halkına düşmanlık içinde olan bir zatı- muhterem. Burada böyle bir konferans yapılıyor, neymiş efendim bunu CHP’liler yapıyormuş. Biz davet ediyoruz sizi, gelin siz de yapın, gelin sizin konferansınız olsun bu, gelin ben buradan çekileyim sizin olsun, ben sizin arkanızdan yürüyeyim.” dedi.


    **Ne olacak bu Ardahanlının hali?..


    Fakir Yılmaz


    Siyasiler bir şey yapmıyor der, ama siyasetçiyi görünce önünde ceketini ilikler, etmediği yağcılığı bırakmaz..


    Belediyenin çalışmadığını çeper diplerinde söyler dururuz, ama başkanı gördüğümüzde evin önünde ki çöplerin neden günlerdir kaldırılmadığını sormayı unutuveririz.

    ‘Gazeteci yazmıyor, satılık basın’ diye eleştirir, yerden yere vururken günlük bir gazete almayı akıl etmeyiz..

    Dernekler çalışmıyor der ama  federasyon o beklenen çalışmayı ortaya koyunca önce şaşırıp, ardından her yapılan etkinliğe elli kulp takıp, desteklemekten kaçarız..

    Ve son olarak Ardahan’ı Kalkındırma konferansı düzenlenir, birimiz kalkıp, gidip, katılmaz, bir görüş belirtemeyiz..

    Evet ne olacak bu memleketin hali diyenler sizlere soruyorum, ‘Ne olacak bu Ardahanlının hali?’

    Sizce Ardahan mı haksız yoksa Ardahanlı geçinip, Ardahan’a gerçek anlamda sahip çıkmayan ama adından, etinden, sütünden, suyundan, havasından kaymaklananlar mı?

    Bilmem ama bu işte  bir terslik olduğu kesin..

    Çünkü dediğimiz gibi Ardahan deyip, Ardahanlı olmanın gereğini yapmayanların yine biz Ardahanlılar olduğunu herkes bilmeli, anlamalı, anlatmalıdır..

    ‘Bu memleketten bir şey olmaz’ deyip, bir şeyi yapması gerekenlerin kendileri olduğunu unutanların yine Ardahanlılar olduğunu unutan biz Ardahanlılar ayağımıza kadar gelen ülkenin en önemli siyasileri, akademisyenleri, iş adamlarını görmezden gelmesi ne kadar anlamlı bir şeydir..

    İşte tamda burda bir soru sorup, Ardahanlının kendisini sorgulaması gerekmez mi?

    Yok canım sormaz..

    Çünkü o hep konuşur ama ‘Gelin konuştuklarımızı hayata geçirelim’ diyenlerin paçasına yapışmaya bayılırken, aşağıya çektiklerimizle birlikte yoksulluğun, sahipsizliğin ve de iş yapamamazlığın çukuruna birlikte düşer ve hep orda kalır, bir türlü yukarı çıkamayız..


  • İSTANBUL'DA ARDAHAN HAFTASI…

    Çatısı altında bulunan 65 Ardahan İl, İlçe ve Köy Derneklerinin bir araya geldiği ve genel merkezinin İstanbul Şişli’de bulunan Ardahan Dernekler Federasyonu, ARDAFED tarafından 1-7 Ekim Günlerinde gerçekleşecek olan yeni bir Ardahan’ı Tanıtma Günleri dolayısıyla İstanbul’un ana arterleri başta olmak üzere trenlere, vapurlara, metrolara, tramvaylara, otobüslere, minşbüslere, cadde ve sokaklara, bilboardlara Ardahan Günleri ile ilgili afişlemeler yapıldı.



    Konu hakkında bir açıklama yapan ve Ardahan’ı Tanıtma Günlerini organize eden Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz, ‘Bugüne kadar 5 dev etkinlikle Ardahan’ı tanıttıkları İstanbul’da bu kez 1-7 Ekim Günlerinde yapılacak olan Ardahan’ı Tanıtma Günlerini, ‘İstanbul’da Ardahan Haftası’ olarak ilan ediyoruz. Başta resmi rakamlarla 400 bin olan İstanbul kentindeki Ardahan doğumluları ile 700 bine yaklaşan Ardahanlı nüfusu ile İstanbul’daki Ardahanlılar olmak üzere tüm Ardahanlıların 3 Ekim’de resmi açılışı yapılacak olan, kurdelesi kesilecek olan Ardahan’ı Tanıtma Günlerinde ev sahibi olarak Maltepe sahilinde bulunan etkinlik alanında Serhat Ardahan’ı mızı tanımaya gelenlere ev sahipliği yapmaya davet ediyor, görev almaya çağırıyorum’ dedi.



    Kafkasya’nın başkenti olmaya aday, Kars-Tiflis-Bakü Demir yolunun yanı sıra Gürcistan’a açılan Posof Türkgözü ve Çıldır Aktaş Gümrük kapıları ile 3 gümrük kapısına sahip, Gürcistan’ın yanı sıra Ermenistan’a komşu Türkiye’nin 75. plakalı, 5 ilçeli, bir beldeli 234 köyü olan, Yalanızçam Uğurlu Kayak Tesislerine sahip, Coğrafi işaretli Kafkas arısının ürettiği balına sahip, süt ve süt ürünleri Göle kaşarı ile ünlenen, Japon’ya da yapılan ‘El emeği, Göz nuru’ yarışmasında dünya birincisi olan Alevi giyim kültürünü sergileyen Damal Bebeğine sahip, Ahıskalıların yanı sıra Türklerin, Kürtlerin, Terekemelerin barış içinde yaşadığı kent Serhat Ardahan’ı ülkenin en büyük metropolünde bir kez daha tanıtacaklarını belirten ARDAFED Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz, İstanbul’da Ardahan Haftası adını verdikleri Ardahan’ı Tanıtma Günleri ile ilgili çalışma ve çabalarını şu sözlerle devam etti.



    Havaalanı isteyen KTB Demir yolunun kent merkezine uzanmasını bekleyen, Azerbaycan’dan getirilerek dünya pazarlarına sunulan Bakiü-Tiflis-Ceyhan Petrol ve Doğal gaz Boru hatlarının yanı sıra TANAP Petrol ve Doğalgaz boru hattının geçmesiyle Kazım Karabeki’in ‘Boğazlar boğazımız, Kars-Ardahan Bel Kemiğimiz’ sözünün yerine geldiği stratejik bir kent olan Ardahan’ın, Cumhuriyet kelimesinin yanı sıra Mavi/Beyaz renklerle ilk Türk Bayrağının çekildiği ve Sivas, Erzurum, Amasya kongrelerinden önce olan Ardahan Kongresi ile bu ülkenin kurtuluşundan, kurulmasına olan katkısını,önüne yapılacak olan HES Barajı ile suyunun Karadeniz’de ki barajlara aktarılması düşünülen Kura Nehrinin Göle, Ardahan, Hanak ve Çıldır ovalarına hayat verdiğini ve bu barajın doğaya büyük zarar vereceğini anlatacakları, en büyük dağının 21 pare köyünün bulunduğu Hoçvan ve Çıldır sınırları içinde ki Kısır dağının olduğunu ve burada ki su kaynağının tüm Ardahan’a yetebileceğini ama 70 yıldır beklenen Küçük Sütlüceler Su Projesinin artık hayata geçirilmesini, Türkiyeyi olduğu gibi Doğu Anadolu ve Karadeniz’i Kafkaslara bağlayan yolun üzerinde ki Posof Ulgar Dağının yanı sıra Ardahan’a komşu Sahara dağının tünellerle aşılmasını anlatmaya çalışacakarı İstanbul’da ki Ardahan Haftası boyunca gelenek ve göreneklerimizde İstambul’da yaşayan 20 milyon insana anlatmaya çalışacaklarını söyledi.



    ARDAFED Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz biz bu yıl Ardahan Federasyonu Kadın Komisyonun organize ettiği ve kadın elinin değdiği İstanbul’da ki Ardahan’ı Tanıtma Günlerinde 2 bin adet klasik roman kitaplarından oluşan bir kitap sergisi de açarak, Ardahan Milletvekillerinin yanı sıra İstanbul’da ki Ardahanlının yanı sıra ülke genelinde yaşayan bir çok Ardahanlının yaşadığı Kocaeli, Adapazarı, Trakya da ki siyasiler, iş insanları, kadınları ve bir çok ünlü yazar, aydın, yayın evinin stand açacağı Ardahan’ı tanıtma Günlerinde kitap severlere bedava kitap dağıtacaklarını da belirtti.


    ARDAFED: Biz Lobi der iken siz Lobiye sanmıştınız!


    ARDAFED: Biz Lobi der iken


     


    siz Lobiye sanmıştınız!


    Arşiv haber 30/12/2018 Tarihli Haber


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi başta İstanbul olmak üzere bir çok batı kentlerinde istediklerini bulamayan siyasiler suçu federasyon ve derneklere atmaya başladılar.


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi başta İstanbul olmak üzere bir çok batı kentlerinde istediklerini bulamayan siyasiler suçu federasyon ve derneklere atmaya başladılar.


    Aday edilmemelerini federasyon ve derneklerin yetersizliğine bağladıkları görülen aynı siyasilerin federasyon ve derneklere sahip çıkmadıkları olarak bilinen kişiler olması da dikkatlerden kaçmıyor.


    Başta iktidar partisinden olmak üzere diğer partilerden siyaset yapmak isteyen ancak  ‘Güçlü bir Ardahan lobisi’ çağrılarına kulak tıkayan siyasilerin yaklaşan seçim öncesi istediklerini alamayınca suçu 5 yıl boyunca hatırlamadıkları, ilgilenmedikleri ve çağrılarına duyarsız kaldıkları federasyon ve derneklere suçu atarak sorumsuzluklarını saklamaya çalıştığı bu süreçte kurulduğundan bu yana ‘Güçlü bir Ardahan Lobisi’ şiarıyla yol alan ve bir çok etkili işler yapan Ardahan Dernekler Federasyonundan bir açıklama geldi.


    ARDAFED başkan vekili Efkan Demir’in yaptığı açıklama bugün siyaset arenasında adeta silinen Ardahanlı siyasilere ve ARDAFED’in çabalarını ve çalışmalarını algılamayan ve lobiciliği lobiye’ye benzeten bazı dernek başkanlarına verilen en güzel cevap konumun da dikkatlerden kaçmadı.


    Genel başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu Ardahan’da ki evinde tedavisini sürdürdüğü bir sırada başkanlığa vekalet eden Ardahanlı iş adamı ve ARDAFED başkan vekili Efkan Demir’i konuyla ilgili yaptığı açıklama şöyle:


     


    halkalı escort istanbul escort türk porno sex hikaye porno indir porno izle


    Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Efkan Demir dahil, oturan insanlar


    Biz Lobi der iken siz Lobiye sanmıştınız!


    Ardahan sivil toplum kuruluşlarının çatısı olması ve kabul görmesi gerekir Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, Efkan Demir dahil, oturan insanlar ve iç mekaniken ‘ben yok isem yıkılsın, ben yok isem yok olsun’ hizipçiliği ile etkisizleştirmeye, önemsizleştirmeye çalıştığınız federasyonun yerel seçimler öncesi bir kez daha ne kadar önem verilmesi gereken bir kurum olduğu ortaya çıkarak aşikar olmuştur.


     Fakat birilerinin bunu anlaması her zaman olduğu gibi ve yaklaşan yerel seçimler öncesi yine duvara kafalarımızın çarpması sonucu oluşmuştur. 


     İstanbul’da 39 İlçe bir Büyük Şehir belediye başkanlarının açıklandığı listelerde bir tane Ardahanlının yer bulmaması neticesinde Ardahan ve Ardahanlının yok sayılması sizlerin ilmik ilmik ördüğünüz ön görgüsüzlüğünüzün ve beceriksizliğinizin eseridir. Ardahan Dernekler Federasyonunun son iki yılda yaptığı üç tane Ardahan Tanıtım Günleri ve yaklaşık 30 tane Ardahan toplantısına katılmamanızın destek vermemenizin sonucudur,bugün yaşananlar..


     Federasyon olarak 6 kez CHP İstanbul il başkanlığına, 5 kez AK Parti İstanbul il başkanlığına yaptığımız ziyaretlerde davet etmemize yalvarmamıza ve bizimle birlikte olun dememize rağmen yanımızda olmamanız bir yana yaptıklarımıza köstek olmanızın sonucudur bu gün yaşananlar. 


     Federasyon merkezine siyasi parti il başkanlarını, belediye başkanlarını, ilçe başkanlarını hatta bir siyasi partinin genel sekreter ve genel başkan yardımcısını getirdiğimiz, bir genel başkana iki kez Ardahan raporu ve Ardahan sunumu yaptığımız halde sizin orada olmamanızın sonucudur bu gün yaşananlar.


     Bizler İstanbul’un demoğratif yapısı içerisindeki Ardahanlılar fizibilitesini yapıp ilçe belediye başkanları ziyareti sıramızda bu ilçede bu kadar Ardahanlı var iken neden bir başkan vekili Ardahanlı yok meclis üye sayısı eşit dağıtılmamış diye eleştiriler yapar iken sizin arkamızdan belediye başkanına gidip el etek öperek ‘Başkanım çokta kayla almayın’ dediğiniz içindir. 


     Biz Ardahan lobisi der iken sizin lobiyi lobiye sandığınız, kişisel ikbal, menfaat ve ilişkileriniz uğruna siyasi erkle bir resim çekilmek bize yeter dediğiniz içindir, şimdi bu gün yaşananla olan olmuş birilerinin değimi ile atı alan Üsküdar’ı geçmiş sizler kalkmış, ‘Falan oldu da filan oldu’ diyerek yalandan küçük olsun benim olsun diye sahiplendiğiniz yerlerinizi korumak için hala Ardahan ve Ardahancılık oynuyorsunuz.


    Bu tablonun müsebbibi sizlersiniz, biz bir olalım birlik olalım Ardahan tanıtımı Ardahan lobisi der iken sizlerin yanımızda olmadığınız içindir. Lütfen sorumlusu olduğunuz eksiklikleri kabul edin ve iğneyi kendinize çuvaldızı karşınızdakine batırın, Lobicilik ile lobyeyi karıştırmayın….


    ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU ARDAFED



    *Esenyurt Diasporası Kayıp Etmiştir..


    2019 Mart seçimleri öncesi yeniden Suriye’ye girmek üzere olan ama ABD’nin garantisini de isteyen Türkiye’de her seçim dönemi milliyetçiliği tetikleyen girişimlerin artık moda olduğu da söylenirken ben bugün ki konuyu İstanbul Esenyurt’a ayırıacam.

    Çünkü başta Esenyurt olmak üzere İstanbul’un 39 ilçesinin siyaseti de orta doğudan daha beter bir durumdadır!.

    Yani orta doğu da günü birlik değişen çıkar ilişkileri gibi başta Esenyurt’ta olmak üzere Ak Partinin Ardahanlı bir siyasetçiyi aday etmediği İstanbul 39 ilçesinde ki siyasete bakmak istiyorum.

    Yedi yüz bin Ardahanlının yaşadığı ileri sürülen İstanbul’da iktidar partisin de belediye başkanı olmak için başvuran kaç Ardahanlının olduğunu bile doğru dürüst bilmeyen çok akıllı(!) bazı Ardahanlıların ‘Niye Ardahanlıların aday edilmediği ve bunun suçlusunun Ardahan federasyonları ile dernekleridir’ şeklinde suçlamalarda bulunduklarına da şahit olmaktayız.

    Şimdi buradan sormak istiyorum, Nedir sizin bu Amerika gibi iki yüzlülüğünüz?

    Siz değil misiniz;’Bir Ardahanlı öne çıktığında paçasına yapışan?’

    Siz değil misiniz; ‘Dernekler nedir, federasyonlar boştur diyenler?’

    ‘Gelin birlikte güçlü bir lobi oluşturalım’ diyenlerinin çağrısına uymayıp, oralı olmayanlar bugün çok akıllı kesilip o akıllarıyla akıl vermeye çalıştıklarını görmekteyiz.

    Bu durum sadece İstanbul’da mı yoksa Ardahanlıların çok yaşadığı söylenen ama bu seçim döneminde olduğu gibi geçmiş seçimlerde de söz sahibi olunmayan Esenyurt’da mı ki yaşanıyor?

    Türkiye’nin birçok ilinde öbeklenen Ardahanlıların İzmir de, Bursa da ve Ankara gibi illerde de olduğunu ve o illerde birçok akıllı(!) Ardahanlının da olduğunu unutanlar bu gün İstanbul da yaşanan durumun diğer batı kentlerinde de yaşandığını görmezden gelirler.

    Bunun en açık örneğinin TUİK rakamlarına baktığımızda Ardahanlılar başta olmak üzere doğu illerinden göç edenlerin en çok olduğu Kocaeli’ni gösterebiliriz.

    Bu kentte de siyaset de söz sahibi olamayanların Ardahanlıların bu durumu yaşamalarının nedenin federasyonlar ve dernekler olmadığını onlara sahip çıkmayan, ‘Gelin güçlü bir Ardahan lobisi oluşturalım’ çağrısına uymayanlar olduğu gibi başta iktidar partisinde olmak üzere çeşitli partilerde siyaset yapıp federasyon ve derneklerin değerini algılayamayanlardır.

    Evet kağıt üzerinde kurulu derneklerin yanında oturdukları yerde üfürenlerin(!) suçunu da olduğu bu duruma baktığımızda Ardahan’nın ve Ardahanlının batı kentlerinde olduğu gibi Ardahan da güçlü bir lobisi olmaması ve bu yönde çaba gösterenlerin başta siyasi cambazlar olmak üzere lobiciliği yediğimiz lobiye benzetenlerdir.

    Bunu anlamak için de yani güçlü lobiciliği lobiye benzeten ve Ardahan adını gölgeleyen KAİ, KAİSİYAT ve KAİFED gibi saçmalıkları ayakta tutmaya çalışan Ardahanlılar ve Esenyurt Diasporasıdır(!)

    Geçmiş seçimlerde olduğu gibi yaklaşan seçimler öncesi de fos çıktıkları görülen Esenyurt Diasporası ve ‘Ardahanlılar neden aday gösterilmedi’ diye üfürenler şunu bilmeli ki ARRDAFED yani Ardahan Dernekler Federasyonu son iki yıldır ortaya koyduğu çalışmalarla bu gün yaşananların yaşanmaması için mücadele vermiş.

  • Patostan Sonra Temizlikte Yaptı..

    Askerler Valilikteydi!


    Askerler Valilikteydi!


    *22/08/2019 Tarihli Haber


    15 Temmuz Darbe Girişimine destek veren zamanın generalinin feto davası ardından tutuklu bulunduğu Ardahan’da Valiliği ziyaret eden Askeri komutanlar Ardahan Valisi ile makamında görüştüler. Erzurum Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Ahmet Hacıoğlu ile Ardahan 25’nci Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Kemal Kırış’ın ziyaret ettiler. Komutanların son Askeri Şura ardından görev değişikliği için valiye veda ziyaretinde bulundukları öğrenildi.



    Vali yağmur altında köylülerle halay çekti..


    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, Türkgözü köyünde düzenlenen şenliklerine katıldı. Vali Mustafa Masatlı, bu tür etkinliklerin dostluk ve kardeşliği geliştirdiğini, büyüklere saygı küçüklere sevgi olarak yansığını belirtti. Vali Masatlı, konuşmalar sonrası davul-zurna eşliğinde köylülerle halaya çektiği sırada yağmur başladı. Yağan yağmura aldırış etmeyen Vali Masatlı, bir süre köylülerle halaya devam etti.


    Posof İlçesine bağlı Türkgözü Köyünde ‘Dostluk, Kardeşlik, Kültür ve Sanat Şöleni’ düzenlendi. Posof Kaymakamı Enver Yılmaz, Belediye Başkanı Cahit Ulgar ile birlikte şölene katılan Vali Mustafa Masatlı, bu tür etkinliklerin arkadaşlık, akrabalık, dostluk ilişkilerini devam ettireceğini belirtti. Vatandaşların şölene gösterdiği ilgiden memnun olduğunu dile getiren Vali Masatlı, Buranın bu kadar kalabalık olacağını bilmiyordum. Ne güzel insanlarımız atalarını,köklerini, doğduğu bu yerleri unutmamışlar. Bu çok önemli. bundan aslında şöyle bir anlamda çıkarabiliriz. Yaklaşık bin yıl önce sultan Alparslan buraları fed ettikten sonra hiçbir zaman buraların hakimiyetini bırakmamıştır. Yavuz Sultan Selimden, en son Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten ve onlardan da bu bayrak sizlere teslim edildi. Buralar adı üstünde Türkgözü, Türkün gözü. Yani gözü dışarı bakıyor. Ben Ardahan valisiyim. Ardahan’ın her tarafı bizim için güzel ve önemli. Soğuğuyla, sıcağıyla, bitkisiyle bütün değerleriyle önemli. Ancak Posof’a gelenler buranın coğrafyasıyla, bitki örtüsüyle Ardahan’dan farklı olduğunu göreceklerdir diye konuştu.



    Vali Masatlı, Kaymakam Enver Yılmaz ve Belediye Başkanı Cahit Ulgar, daha sonra müzik eşliğinde vatandaşlarla birlikte halaya çekti. Halay esnasında başlayan ve giderek etkisine artıran yağmura aldırış etmeyen Vali Masatlı ve vatandaşlar, müzik bitene kadar oynamalarını sürdürdü. Vali Masatlı, halaydan sonra köylülerle vedalaşarak ayrıldı. Günboyu devam eden şölende vatandaşlar müzik eşliğinde eğlendi.



    Lobiciliğı Anlamak….


     


    Yahudi Lobisi, Ermeni Lobisi yada falan yerim diasporası diyerek bazen suçlayıp, bazende imrendiğimiz oluşumları izlerken dünyayı asıl yöneten, yönlendirenler de para babaları, ekonomi yada sanayi veya teknolojiyi elinde tutanlar deriz..


    Bu oluşumun hedefine ulaşmasının en basit adı olan spor kulübü, dernekçiliğin ardından federasyon sonrasında parti kurmak, hatta devlet olarak baktığımızda konsolosluk, büyükelçilik olduğunu da bilen bizlerin bu oluşumlara ne kadar yakın ne kadar uzak olduğumuza bakmadan, ‘Falan millet yaman bir araya gelir, filan topluluk amada birleşir’ diyerek imreniriz, örnekte gösteririz.


    Yani sendikaya üye olmadan çok ezildiğini ileri sürüp, geçinemediğini belirtip, zam isteyen memur yada işçi gibi bizlerde ne bir takıma, ne bir derneğe veya bir federasyona üye olmadan veya bu yöndeki oluşumlara destek vermeyi düşünmeden memleketi kurtarmayı hedefler bu yönde başta sanal ortam da olmak üzere bir çok alanda, kahvede ikili sohbette kahramanlık yaparız..


    Ama lobiliciğin ne olduğunu, anlamının, amacını bilmeden sallayarak birlikte, berberlikten bahsetmeyi de ihmal etmeyiz.


    Belirli bir konuda çıkarlarına uygun sonuçlar oluşması maksadı ile bir araya gelmiş, bu amaçla parlamento, medya, vb araçlar üzerinden beklenen siyasi ve/veya ticari çıkarları yaratma faaliyetleri için oluşturulan çeşitli çıkar gruplarının temsilcilerinden oluşan topluluğa lobi, bu topluluğun yaptığına da lobicilik olduğunu düşünmeden ve bu harekete destek vermeden iş yaptıklarını sanıp, bakkalcılıktan veya çeperin dibinde pardon şimdi ki moda adıyla sanal da atıp, tutarken normal bir vatandaştan öteye gitmeyenlerin hedeflerinin de bir hayli büyük olduğunu da gördüğünüzde kendi kedinize güler, bu hedeflerin hayalden öteye geçmediğini de anlarsınız..


    Ama lobicilik faaliyetlerinde günümüzde, mevcut bir ülke siyaseti üzerinde dış ülkelerin etki kurma amaçlı yürüttükleri faaliyetler çoğunluktadır. Özellikle Amerika’da bir meslek haline gelmiştir. Emekli diplomatlar, eski kongre üyeleri, senato üyeliği tecrübesi olanlar, asker emeklileri vb birçok alandan insanı barındırabilir bir lobi. Temsil ettiği grup tarafından finanse edilirler. Çıkarlarına uygun sonuçlar için finansal yatırımlar, kimi zaman gayri resmi ödemeler yani rüşvetler ve hatta yasa dışı birçok suçun da müsebbibi olabilmektedirler. Çok yönlü bir çalışmanın bir ülkedeki ayağı ya da dönemsel lobiler olabilir.


    Lobiler, bazen diğer ülkelerin çıkarlarını korumak için de kurulur ve faaliyette bulunur. Örneğin, “Rum lobisi”, “Ermeni lobisi”, “İsrail lobisi” gibi isimler alabilmektedirler. Bu lobiler belli gruplar ve devletlerin menfaatleri için faaliyet yürütürler. Söz gelimi Rum lobisi Yunanistan lehine, Amerika Kongresinden karar çıkmasını sağlamaya çalışırlar. Aynı lobi, diğer taraftan da Amerikan Kongresinde Türkiye aleyhine faaliyetlerde bulunurlar.


    Türkiye’ye yapılacak askeri ve ekonomik yardımları engellemeye ve/veya miktarını azaltmaya çalışırlar. Yüksek finansal güce ve politik etkiye sahip olan lobiler için “Üçüncü Meclis” tabiri kullanılmaktadır. Lobicilik için kullanılan başka bir isim ise, “Koridor Parlamentarizmi” ifadesidir. Bunlara “Kanun Simsarları” diyenler de vardır. İlk zamanlar suç sayılan lobicilik, artık bir meslek haline gelmiş ve sadece eski parlamenterlerin istihdam edildiği bir alan olmaktan çıkmıştır.


    Daha birçok lobicilik faaliyetleri örnekleri mevcuttur. Lobi faaliyetleri genelde çıkar grupları tarafından yapıldığı ön görülüyor fakat lobicilik yapmayan bir devlet veya istihbarat örgütünün olmadığını da belirtmek gerekir.


    İşte kısacası lobicilik ve şart olduğunu anlamak gereken bu özete baktığımız da ‘Güçlü Bir Lobi’ çalışma ve çabası içinde olanları anlamak, anlamasakta engel olmak için salakça hareketler içinde olmamalıyız.. 


    Çünkü o hayal edilen lobinin bugün olmazsa yarın mutlaka sizde lazım olacağını bilmekte fayda var..



    Sandık Açılmazsa Oy Kullanmayacaklar..


    Sandık Açılmazsa Oy Kullanmayacaklar..


    *Arşiv Haber: 21/03/2015 Tarihli Haber


    AK Parti Adaylarını STK’lara Soracak


    Haziran ayında yapılacak olan genel seçimlerde iki adayını belirlemeye çalışan iktidar partisi AK Parti kimleri aday edeceğini birde Ardahan’da ki STK’lara soracak..


    **STK’LAR ORHAN ATALAY’A TEPKİLİLER..


    Daha önce ön teamül yaparak Ardahan Milletvekili olmak için  yarışan aday adayları yarıştıran Adalet ve Kalkınma Partisi şimdi de STK Temsilcilerinin görüş ve oylarına başvuracak.


    7 Haziran’da yapılacak olan Genel Seçimlerde Ardahan’da göstereceği iki adayı belirleme çalışması yürüten AK Parti pazartesi günü Halk Eğitim Merkezin de kuracağı sandıkla Ardahan’da ki sivil toplum kurumlarına ‘Ardahan’da kimi milletvekili olarak görmek istiyorsunuz?’ sorusunu yönlendirecek.


    **STK Temsilcileri: Sandık açılmazsa oy kullanmayız..


    Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Ardahan’da ki STK yöneticileri AK Parti’nin seçimden seçime kendilerini hatırlamasının çokta anlamlı olmasa da yine de önemsiyoruz. Çünkü bu memlekette milletvekili olan Orhan Atalay 4 yıl milletvekili olmasına karşın bırakın kendilerini hatırlayıp, ziyaret etmesini bir güne bir gün STK adını ağzına almadığını iyi biliyoruz. Ardahan’ın sorun ve sıkıntılarını bir güne bir gün kendilerin sormayan, barış sürecinde çingeneleri, artistleri alıp, kuzeyde bu sorunun içinde bizzat bulunan kendilerini dahil etmeyen AK Parti ve mevcut milletvekilinin seçim geldi diye kendilerini hatırlaması ne kadar samimiyetsizlikte, ‘Ardahan’da kimi aday edelim?’ sorusunu kendilerin yönlendirmesi de o kadar önemlidir. Bu nedenle kendilerine yapılan bu çağrıyı önemsediklerini ve pazartesi günü gidip görüşlerini belirteceklerini, sandığın Ardahan’da açılması halinde de oy kullanacaklarını aksi takdirde görüş belirtip, oy kullanmayacaklarını söylediler.


    **SERHAT ARDAHAN FEDERASYONU BAŞKANI TAŞTAN: SANDIK AÇILMALI..


    Siyasi partilerin STK’ları hatırlamasının önemli bir şey olduğunu belirten Serhat Ardahan Federasyonu Başkanı Burak Taştan’da yaptığı açıklamada 4 yıldır milletvekili olanların bir güne bir gün kapılarına gelmediği STK’ların önümüzde ki seçimlerde kimin hangi partide aday olacağını yakından takip ettiğini, çünkü Ardahan’ı ülkeyi olduğu gibi kendilerinde yakından ilgilendiren milletvekili seçimlerinde en iyilerinin seçilmesi için kendilerine düzen hangi görev varsa onu yapmaya çalışacaklarını bu nedenle AK Partinin bu çağrısını çok önemsediklerini ancak eğer ‘Ardahan’da kimi milletvekili olarak görmek istiyorsunuz? şeklinde bir soru sorulacaksa ve oy kullandırılacaksa oy kullanılan sandık burada açılacaksa oy kullanırız’ dedi.

  • O Hala Ardahan Milletvekili Gibi..

    Ardahan 23.Dönem Milletvekili Saffet Kaya Ankara da yoğun gündem yaşıyor Kaya günlük olarak siyasi Brokrası görüşmeleri hız kesmeden devam ediyor.


    Kaya gerek iktidar Milletvekilleri Bakanlar gerekse devletin üstkademe Brokrasısıyla günlük görüşmeler yaparak gerek Ardahan ve Bölge gerekse Ülke gündemiyle ilgili görüş düşünce ve fikir alışverişler yapmaktadır.


    Kaya son olarak Ankara Valisi Vasip Şahin i ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ü ve Eski Bakanlar Milletvekillerini Ankara Orandaki Çalışma ofisinde ağırladı.


    Kaya bu konuda bir açıklama yaparak Ardahan ve Ardahanlılara neler yaptığını ve bu yaptıkları ile devletin imkanlarının Ardahan lehine nasıl kullanıldığını ve siyası hayatında neler yaptığını samimi bir şekilde anlattı.


    Kaya şunları kaydetti


    Ardahan bizim seçim bölgemiz, Ardahan doğduğumuz ve büyüdüğümüz yer o memlekete o serhat topraklara hizmet etmek bizim için çok kutsal çok ulvi bir görevdi talep olduğumuz talep gösterdiğimiz yer Ardahan Milletvekilliğiydi o zaman çok genç yaşta otuz yaşında Milletvekili olma şerefini Ardahan halkı bize bahşetti ve dört dönem bizi bağrına basarak bu şerefli halk parlamentoya gönderme onurunu bizimle beraber taçlandırmış oldu.


    Ardahan halkımız hiç şüphesiz ki kadirşinastır.


    Bunu hiç kimse inkarı söz konusu değil memleketimize herkes ve her kesim bilir ki ciddi anlamda emeğimiz var ve katkımız var. Cumhuriyet tarihinin en büyük hizmetlerini yaptık bu memlekete bizim memleketimize vatanımıza toprağımıza serhat ilimize Cumhuriyet tarihinin en büyük hizmetlerini yaptık Üniversitesinden, barajından, kayak merkezinden, organize sanayi sitesinden, tünellerinden, kapılarından, TOKİ’lerinden, Yollarından, Hastanelerinden ve Demiryolu projesine kadar Cumhuriyet tarihinin en büyük projesine vesile olmak için adeta her ay bir bakan götürerek memleketimizin yeniden gelişmesine büyümesine kalkınmasına vesile olmanın azmi ve gayreti içinde olduk.


    Allah’ıma hamt olsun ki olduk da Ardahan değişti gelişti büyüdü daha önemlisi Ardahan bir huzur ilidir. Huzur ili noktasında Alevisiyle, Kürdüyle, Türküyle her zaman bir bütün içinde yaşamış çok örnek ilimizdir. Biz ise siyasi hayatımızda hiçbir zaman kesinlikle ayrım yapmadan hiç kimseyi ötekileştirmeden oy veren vermeyen ayrımı yapmadan herkesi bütünleyen herkesi bağrına basan herkesi kucaklayan ve erişilmez görüşülmez olmadan herkese kapısını gönlünü açan, telefonunu yirmi dört saat açık tutan ve halkı ile her zaman derdiyle özdeş onların derdine çare bulmak için gayret eden bir siyasetçi olmaya çalıştık.


    Çünkü bu memleketi gerçekten seviyoruz; yüreğimizle seviyoruz, gönlümüzle seviyoruz ve sevdiğimiz için hayatımızı adadık. Bu memlekete ekmeğimizi böldük maşımızı almadık, otuz köyün suyunu yaptık, yüksek okul yaptık, yurt yaptık, iki yüz elli köyün iki yüz ellisinin de cem evinde, camisinde okul duvarında naçizane bizim çorbada tuzumuz var dört bine yakın insanı işe yerleştirdik; üç bin beş yüze yakın öğrencimizi de üniversitede okuttuk Ardahan’a gerçekten hayatımızı, yüreğimizi adadık yaptıklarımızla o bakımdan Ardahan her şeyin en iyisine layıktır zaten parlamentoda herkesin bildiği gibi Türkiye de 14 yıl üst üste yılın siyaset adamı yılın örnek Milletvekili seçildik.


    Bu onur benim filan değil Ardahan’ın onuru;


    Seksen milyonun onurudur. Siyaset yaparken vicdanımıza, cüzdanımıza, şerefimize ve onurumuza leke bulaşmadan o memleketin şerefli oylarını en şereflice temsil ederek parlamentoda Ardahanlının hakkını genel bütçeden arama noktasında çok kararlı olduk iddialı olduk ve Ardahan’ı Türkiye de en çok yatırım alan nüfus oranına göre il haline getirdik. Bakarsanız bağ olur bakmazsanız dağ olur çalışırsanız memlekete hizmet gelir çalışmasanız memlekete hizmet gelmez bu gün herkesin söylediği bir şey var Saffet Kaya Bu memlekete Cumhuriyet tarihinin en büyük hizmetini yaptı.


    Saffet Kaya bizi bağrına bastı;


    Saffet Kaya ekmeğini halkıyla böldü; Saffet Kaya bu memlekete canını adadı ve Saffet Kaya bize her zaman gönülden ve samimi yaklaştı ne zaman arasak telefonun diğer ucunda Vekilimiz kesinlikle bize cevap verdi, derdimize çare bulmaya çalıştı ve biçare buldu vatandaşımız doğru olan budur bu görevleri şerefiyle başlayıp şerefiyle bitirmek lazım ama şunu kısaca söylemek gerekirse keşke bizim yaptıklarımızın yüzde birini onda birini mevcutlar geçmişler yapabilseydi.


    Ardahan’da biz eserlerimizle anılıyoruz


    Onlarında eserleri olsaydı ama maalesef bizim eserlerimizin arkasından gitmeye çalışıyorlar bıraktığımız eserleri kesinlikle sahiplenmeye çalışıyorlar e bu halkın vicdanı feraseti her şeyi çok net olarak görendir bilendir iyi ki bu memlekete hizmet ettik iyi ki Ardahan’ımıza hayatımızı adadık iyi ki bu memlekete Cumhuriyet tarihinin en büyük hizmetlerini yaptık iyi ki Ardahan Milletvekili olduk hele özellikle 1992 yılında yeni il olması nedeniyle ilk Milletvekili olma şerefini yine Ardahan halkı Ardahan’ın tarihine yazmakla birlikte bizi seçilme şerefiyle tecessüm ettirdi oda ayrı bir ailemize nefsimize bırakacağımız en büyük şereftir.


    Ardahan halkımız bilir ki Saffet Kaya yaşadıkça Ardahanlıya her zaman kesinlikle her noktada sahip çıkacak gücüyle imkanıyla hiçbir fedakarlıktan çekinmeden insanına yüreğiyle gönlüyle sahiplenecektir. Bugüne kadar böyle oldu bundan sonrada böyle olacaktır bu anlamdaki görüşlerimi paylaşmaya izah etmeye çalıştım. dedi.



    Barolar ve Federasyonlar Aynı Durumda mı?


    Halen kurulamayan ama kurulacağına yönelik olan ümidimizin devam ettiği Ardahan Barosunun, ‘şimdilik’ bağlı olduğu Kars-Ardahan Barosunun da aralarında bulunduğu bir çok baronun Diyarbakır, Van ve Mardin’in HDP’li Belediye Başkanlarının görevden alınıp, yerlerine valilerin kayyum olarak atanmasına tepki gösterdikleri basın açıklamalarına baktığımda, bu baroların çoğunun buna benzer tepkiyi de Adli yıl açılışına katılan bağlı bulundukları Türkiye Barolar Birliğine de göstermişler.


    Ve Metin Feyzioğlu’nun başkanlığını yaptığı TBB’nin Başkan Erdoğan ile neden barıştığını adeta sorgulayan ve bunu üstü kapalıda olsa hissettiren barolara baktığımız da ‘Aydınlarımız bunlarsa, cahillerimiz ne olur?’ sorusunu bana sordurdu.


    Çünkü aynı durumu başında bulunduğum federasyon ile diğer federasyon ve derneklerde de durumun aynı olduğunu desem inanın.


    ‘Birlik beraberlik olsun, hepimiz el ele verelim’ diye kurulan barolar, federasyonlar, dernekler hatta sendikaların zaman içinde yaşanan irili, ufaklı tartışmalar ya da küçük, büyük şahsi çıkarlar için kendi kurdukları bu oluşumları görmezden gelip, yerle bir etmeye çalışmasının en bariz örneği olan Feyzioğlu’nun Adli Yıl açılışına katılması ve memur, işçi zamları için hükumetle masaya oturan sendikalar arasında yaşanan kavgalarda da görmek mümkün.


    Kısacası ve aşağıda ki Feyzioğlu’nun da, benimde altına imza attığım basın açıklamasının önemini kayıp etmeden yazımıza son verirken, bu darma dağınıklıktan en çok yaralananın mevcut hükumet ve baroların, sendikaların, federasyonların, derneklerin bir arada olmasından yana olmayanlara yaradığını da belirmek lazım..


    Çünkü darmadağınıklık, ‘Bir olalım, birlik olalım, hep berber güçlü bir lobi olalım’ diyenlere değil, hükumetin de araların da bulunduğu erk güçlerine yaradığını, aşağıda ki basın açıklamasına imza atanlar da, sendikaları,  federasyon ve dernekleri zayıflatan hareketler içinde olanlara yaradığını herkes iyi bilmeli derim..


    Evet bir olduklarını ve birlikte hazırladıklarını ‘umarım öyledir (!) de belirttikleri aşağıda ki açıklama ya hep birlikte bakalım..


     


    *BASINA VE KAMUOYUNA*


    Türkiye bir kez daha hukuksuz bir sabaha uyandı. Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerinin seçilmiş belediye başkanları görevden alınarak, yerlerine bu illerin valileri kayyum olarak atanmıştır. İçişleri Bakanlığının verilerine göre 418 kişi de gözaltına alınmış, aynı zamanda internete ve sosyal medyaya erişim de kısıtlanmıştır. Darbe sonrası yaşadığımız hukuksuzluklar, bir kez daha uygulamaya konulmuştur.

    Bu utanca ikinci kez tanıklık ediyoruz. 2016 yılında da yine çok sayıda belediye başkanı gözaltına alınmış, aynı şekilde seçilen 96 belediye başkanlarının yerine kayyum atanmıştı. OHAL’in hukuksuz uygulamaları, OHAL kalkmış olmasına rağmen hız kesmeden devam ediyor. Demokrasi, hukuk bir kez daha askıya alındı, yerle bir edildi. 

    31 Mart 2019 seçimleri arifesinde, “seçilirlerse kayyum atarız” tehdidi hayata geçirildi. YSK tarafından adaylıkları onaylanarak seçilen üç belediye başkanının, daha beş ay geçmeden devam eden ve henüz kesinleşmeyen soruşturma ve davalar gerekçe gösterilerek bir “idari karar” ile görevlerinden uzaklaştırılmaları, idarenin yargı üzerindeki vesayetini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu uygulama ile Türkiye’nin idari yapısının yanı sıra, yargısı da ağır bir darbe daha almıştır. 

    Seçim ve onun tezahürü olan halk iradesinin, idari bir karar ile ortadan kaldırılması en hafif deyimiyle idari bir darbedir. Halk iradesine karşı gerçekleştirilen bu darbe, Türkiye’nin demokrasisine bir yarar sağlamayacaktır. Ayrıca daha önce İstanbul, Ankara ve başka illerde AKP’li belediyelerde uygulandığı üzere; görevden alınan belediye başkanlarının yerine, belediye meclis üyelerinden birinin başkan vekili olarak seçimine olanak vermeden doğrudan kayyum atanması, açıkça bir çifte standarttır. Bu hukuka aykırılığı daha da katmerleştirmiştir. 

    Bizler; barış içinde bir arada yaşama fikrini, demokratik hukuk devleti idealine olan inancı da tümden ortadan kaldıran bu hukuk dışı uygulamayı kabul etmiyoruz. OHAL uygulamalarının devamı olan bu hukuksuz uygulamadan vazgeçilerek, görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının derhal görevlerine iadesini talep ediyoruz.


    Adana Barosu Başkanlığı, Adıyaman Barosu Başkanlığı, Ağrı Barosu Başkanlığı, Ankara Barosu Başkanlığı, Antalya Barosu Başkanlığı,  Artvin Barosu Başkanlığı, Batman Barosu Başkanlığı, Bingöl Barosu Başkanlığı,  Bitlis Barosu Başkanlığı, Bursa Barosu Başkanlığı,  Diyarbakır Barosu Başkanlığı, Denizli Barosu Başkanlığı, Düzce Barosu Başkanlığı,  Gaziantep Barosu Başkanlığı,  Hakkari Barosu Başkanlığı, Hatay Barosu Başkanlığı,  İstanbul Barosu Başkanlığı, İzmir Barosu Başkanlığı,

    Kars-Ardahan Bölge Barosu Başkanlığı, Mardin Barosu Başkanlığı, Mersin Barosu Başkanlığı,  Muş Barosu Başkanlığı, Siirt Barosu Başkanlığı, Şanlıurfa Barosu Başkanlığı, Şırnak Barosu Başkanlığı, Tunceli Barosu Başkanlığı,  Van Barosu Başkanlığı, Yalova Barosu Başkanlığı


    Baydar 1, Çetin 2


    Baydar 1, Çetin 2


    AK Parti 2’yii Alma Hesapları..


    *Arşiv Haber  18/03/2015 Tarihli Haber


    Yaklaşan genel seçimler öncesi adaylarını belirlemeye çalışan iktidar partisi AK Partinin eski İl Başkanı Yunus Baydar’ın üzerinde durduğu haberleri alınırken, Baydar!ı liste 1’e koymayı düşündüğü ileri sürülen AK Partinin Göleli Cavit Çetin’i da Yunus Baydar’la birlikte 2. sırada liste de gösterebileceği belirtilmektedir.


    Saffet Kaya ile birlikte üzeri çizildiği belirtilen Göleli iş adamı Cavit Çetin’i dün yeniden AK Parti Genel Merkezine davet ettiği öğrenilirken bu gelişmenin liste bire girmesi kesin gibi görünen AK Parti eski İl Başkanı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın 2. sıra adayının arayışı için de olduğunun izlenimini verdi.


    **3 T’yi hayata geçireceğiz.. 


    Öte yandan 81 ilin 81’inde ayrı bir rekabet içerisinde olduğunu toplumunun memleketin insanlarının hak ettiği, yaşam kalitesine ulaşması gerektiğine inandığını anlatan Baydar,  “Ardahan’ın hak ettiği ticaret ivmesini yakalaması için aday adaylığımı açıkladım. Yani 3 tane “T” dedik (Tarım-Ticaret-Turizm)…  

    Mesela bunlardan bir tanesi tarım ve hayvancılıktır. Zaten bu memleketin birinci temel dinamiği tarım ve hayvancılık. Bununla ilgili biz kendimiz gerek sivil toplum kuruluşu olarak gerek, veteriner hekim olmamız hasebi ile bölgenin özellikle Anadolu’nun bizim bölgemizin besin materyalini sağlayabilecektir. 

     

    Özellikle et ihtiyacını karşılayabilecek Erzurum, Ardahan, Kars ve Ağrı bu dört il bir potansiyeldir. Burada hem üretimi, hem üretim kalitesini, hem de Ardahan’da, Ardahan’a özgü markalar oluşturmalıyız. Tarım ve hayvancılığın katma değerini Ardahan’a dönüşüm sağlayabilmeliyiz. 

    Bunu ilk önce devlet eliyle sağlamamız lazım. Özel sektörde geçmişte yatırım yapan arkadaşlarımız oldu. Rekabete dayanamadılar. Çünkü bölgenin şartları zor, iklim şartlarımız zor. Potansiyel nüfuslara ulaşırken maliyetler yükseliyor. Bunlar için oluşturulabilecek bu dinamiklerin hepsinde biz bir şekilde daha etkin rol almalıyız. Yani temel beklentilerimiz bunlar ama birinci öncelik nedir; insandır. İçerisine insan dâhil olmadığı zaman biz insanları inandıramayız. Hayvancılığa dönük tarımla beraber projelendirme aşamasında olan projelerin hızlandırılması gerekiyor” şeklinde konuştu. 

    Tarım alanları faal kullanılmalı…

    Ardahan’ın ekonomisine büyük katkı sunacak bir başka projemizde tarım alanlarının faal bir şekilde kullanılması durumunda ilin atılım yapacağını vurgulayan Baydar, “Her sonbahar da, kamyonlar ve TIR’larla arpa ve saman Ardahan’a taşınıyor, uygulayacağımız tarım projeleri ile yapılacak olan sulama çalışmaları Ardahanlı çiftçiyi kalkındıracak önemli bir projedir.

    Ülke genelinde en çok traktör satışının olduğu illerin başında Ardahan geliyor. Traktörümüz çok ancak bu traktörlerin tarım alanlarında kullanılması lazım. Bunun içinde alternatif tarım ürünlerine yönelmeliyiz. Tarım ve hayvancılığın önemli olduğu bir yerde riskleri en aza indirgememiz lazım. Benzetmem şu ki; yumurtaların hepsi bir sepette olursa bizim riskimiz ve sıkıntımız daha yüksek olur. Bir kazaya uğradığımızda bütün yumurtalar kırılır, zararımız çok olur. 

    Burada işin içerisine Turizm giriyor, yani Ardahan’da faaliyet alanlarımızı genişleteceğiz. Turizm’de bahsettiğimiz yıllardır uğraşılan ve şuan da belli bir aşamaya getirdiğimiz. Milletvekilimiz, İl Genel Meclis Başkanımız, Belediye Başkanımız, özellikle Avrupa Birliği Heyeti ile görüşmeler sonrasında, şuan Turizm Bakanlığı ve Bilim Sanayi Teknoloji Bakanlığında ihale aşamasına getirdiği Yalnızçam Kayak Tesislerinin birinci aşamasını bitirdik. 

    Göle’de Köroğlu Dağında kurulabilecek ayrıca kayak tesisleri ile yani bu eksenle genişleterek bunu bir şekilde projelendirip, yani ete kemiğe büründürüp uygulamaya geçirdiğimiz zaman kış turizmi anlamında bu aks bizim için çok önemli yani çıldır gölü bizim için ayrı bir potansiyeldir. 

  • Yağmur/Dolu İstanbul'dan Sonra Ardahan'da!

    Ardahan’da şiddetli rüzgar..


    Ardahan‘da etkili olan şiddetli rüzgar, yaşamı olumsuz etkiledi.

    Kentte sağanak sonrası merkeze bağlı Hoçuvan Hasköy ve çeveresinde şiddetli rüzgar etkisini gösterdi.

    Yaklaşık 15 dakika süren rüzgar nedeniyle nedeniyle 5 evin çatısı zarar gördü.

    Vatandaşlardan Ahmet Avşar, yaptığı açıklamada, rüzgarın çok şiddetli estiğini belirterek, “Yarım saat sağanak sürdü. Sağanak sonrası şiddetli rüzgar oluştu. Rüzgarla ile evlerin çatıları zarar gördü.” dedi.

    Ardahan İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü ekipleri, bölgede hasar tespit çalışması başlattı



    Doğu’da 3 ilde sağanak yağış bekleniliyor..


    Hava sıcaklığının mevsim normalleri civarında seyrettiği Doğu Anadolu’da 3 ilde yer yer gök gürültülü sağanak yağış bekleniliyor.


    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü’nden yapılan son değerlendirmelere göre, bölge genelinde hava sabah saatlerinde az bulutlu ve açık, zamanla parçalı, kuzey ve kuzeydoğu kesimleri çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Erzurum‘un kuzeydoğusu ile KarsArdahan çevrelerinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.


    Sıcaklıkların mevsim normalleri civarında seyredeceği bölgede rüzgar güney ve güneybatı yönlerinden hafif, zaman, zaman orta


    Bölgede gece en düşük hava sıcaklığı Ardahan, Kars ve Ağrı’da 15, Erzurum’da 14, Erzincan’da 19, Tunceli’de 18 ve Iğdır’da 25 derece ölçüldü.


    Gün içinde beklenen en yüksek sıcaklık ise Iğdır’da 37, Tunceli, Kars ve Erzincan’da 32, Ağrı’da 33, Erzurum’da 30, Ardahan’da 26 derece olacak



    Kim Dost, Kim Düşman?..


     


    ABD’nin ağır ama planlı adımlarla,  Ortadoğu’da oynadığı satrançta yeni hamleler yaptığı ama bizimkilerin ‘Ha işte dediğimize geldi’ diyerek sevindiği, ‘Güvenli Bölge’ tartışmalarının sürdüğü şu günlerde ülkemiz siyasilerinin büyük bölümü tatilde, keyifte..


    Başta her konuşmasında, ‘Çalışın, şu bizden değil, bana oy vermedi, verdirmedi diyerek hizmetine mecbur olduklarınıza ayrımcılık yapmayın’ diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere önümüzde ki günlerde yaşanacakları görenlerin uyarılarının da göz ardı edildiği bir zamanda, ben bana düşeni en iyi şekilde yapma gayreti içinde bayram sonu yeniden çalışmalarıma start vermek için geldiğim İstanbul’da ard arda iki toplantıyı gerçekleştirmenin heyecanı ile 24 Ağustos’da ki, İş insanlarıyla bir araya gelme gibi planlarıma ve yeni çalışmalara endekslenme gayreti ile bayram tatili keyfi ve tembelliğini üzerimden atmaya çalışıyorum..


    Ve yeniden geldiğim ve kolları sıvadığım İstanbul’da bizzat yaşadığım 17 Ağustos Marmara Depreminin 20. yıl dönümünde gerçekleştirdiğimiz, Ardahanlı kadınlar toplantısı ardından WhatsAppıma gelen bir mesajla şaşırırken, bir çoğumuzun dost bildiklerinin asıl düşman, düşman bildiklerinin dost olmazsa da ya yaptıklarını ya seni ve yaptıklarını görmezden gelir, ya da sessiz kalıp, zamanı geldiğinde müdahale eder ve en azından moralini bozmaz olduğunu anlıyordum.


    Ama dost bildiklerinin senin yaptıklarını ya çekememezlikten, yada geberdiğinden küçük beyinciklerinin altında sakladıkları pis düşünceleri ile asıl düşman olduklarını ortaya koymaları da bir gerçek.


    Çünkü yakınları başta olmak üzere çevresindekilerinin iyi tanıdığı bu tipler sizin dost bildiklerinizin ve cevabını aradığınız, ‘asıl düşman kim?’ sorusuna cevap oluyorlar..


    Evet, 17 Ağustos Marmara Depreminin 20. yıl dönümünde yağan yağmur, esen fırtına, tıkanan trafiğe rağmen aynı gün düzenlediğimiz toplantıda yaşanan güzellikleri tahlil edip, toplantımızın paylaşımlarını yaptıktan sonra eve doğru yol alırken WhatsApp’ı ma gelen uyarı arından gördüğüm mesajla şaşırırken önce gülümsedim, sonra uzun uzun düşündükten sonra o olumsuz mesaja kırıcı olmasın diye nazik(!) bir düşünce ile cevap versem de dostun ve düşmanın kim olduğunu da yol boyunca terazime koyup, ağırlıklarını da eve gelene kadar ölçmeye çalıştım.


    Bulunduğunuz yer ve mevkiyi içine sindiremeyip ama bir şey de yapmayıp, bu tür alçakça mesajlarla moral bozma yoluyla şevkini kırmaya çalışanların dost olmadığını da ve asıl düşmanın içeride olduğunu anlatmaya çalışan, ‘Ağacın kurdu içindedir’ sözünü hatırlatan bu mesajın ne olduğunu merak edenlerin merakını da gidermek isterim..


    Ama o mesajı yazanın, ‘amacıma ulaştım’ diyerek sevinip, çok büyük iş yaptığını zan eder  diye ciddiye almıyorum.


    Yazıma konu edip, ciddiye aldığım yorumlansa da benim gibi bu yazıyı okuyanların da çevresinde bulunanlara bir kez daha bakıp, ‘kimin dost, kimin düşman’ olduğunu yeniden anlamaları için olduğunu da belirtmekte fayda var düşüncesidir bu konuyu ve buradan da yayınlama gereği duymadığı saçma mesajı..


    Çünkü bir çoğumuzun dost, akraba, adam, kadın, insan diye bildiklerimizin aslında içimizde ki değersiz ama sizi, sizin haberiniz olmadan yemeye çalışan sürüngen bir böcek, yani kurdunuz olduğunu unutmamamız gerekir şeklinde bir mesaj olduğunu bilmeniz yeter, artar bile..


    BÄ°Z BÄ°R AÄ°LEYÄ°Z


    BİZ BİR AİLEYİZ


    *Arşiv Haber 20/03/2015 Tercihli Haber


    HDP Milletvekili Aday Adayı Güner Kökat


    AİLECE DEVRİMCİ.. Ardahanlılar, Göleliler, Posoflular, Hanaklılar ve Çıldırlılar kadar Damallıların da bir çok sorunu olduğunu ve bu sorunları meclise taşıyıp, çözmek için HDP’den Milletvekili Aday Adayı olduğunu açıklayan Damallı İşadamı diğer aday adaylara nazaran ailesiyle birlikte verdiği pozla herkesi HDP’ye davet etti.


    Ardahan’ın siyasi tarihin de bir ilk olan Alevi birinin HDP’den Milletvekili Aday Adayı olması başta HDP tabanında olmak üzere Damal ve tüm Ardahan’da heyecan yarattı.

    Damallı İşadamı Güner Kökat HDP’den Milletvekili Aday Adayı olduktan sonra yaptığı ilk açıklamasında, ‘Biz bir aileyiz, aynı dalların birer güzel yapraklı birer koluyuz’ dedi.

    Kürtler kadar Türklerin, Alevilerin de diktatörlüğe özenenler baş kaldırması gerektiğini ve bunu HDP’nin logosunu oluşturan çınarın altında birleşerek gerçekleştirmek gerekir’ dedi.

  • Çıldırlı taksiciyi ”Hızlı gitmedi” diye öldürdüler!

    İstanbul, Sarıyer’de Ardahanlı taksiciyi bıçaklayarak öldüren iki kuzen kanlı kıyafetleriyle Eyüpsultan’da yakalandı. Çıkardıkları mahkemece tutuklanan ikilinin “Hızlı gitmesini isteyince aramızda tartışma çıktı. Biz de öldürdük” dedikleri öğrenildi.


    Alınan bilgilere göre İstanbul’da korsan taksicilik yapan 33 yaşındaki Volkan Karakaya, (Çıldır Semihaşakir köylü)geçtiğimiz günlerde akşam saatlerinde Adem A. (18) ile Y.A. (15) isimli iki kuzeni Sarıyer’e götürmek için aracına aldı. İddiaya göre; araç seyir halindeyken iki kuzen Volkan Karakaya’dan hızlı gitmesini isteyince tartışma çıktı. Çıkan tartışmanın alevlenmesi üzerine aracını kenara çeken Volkan Karakaya iki kuzene inmesini söyledi.


    ARACI GASP ETMİŞLER


    Araç içinde başlayan arbede yol kenarında kavgaya dönüştü. İki kuzen Karakaya’yı bıçaklayarak öldürdükten cebindeki paralarla birlikte aracı gasp ederek olay yerinden hızla uzaklaştı.


    KANLI KIYAFETLERİ ELE VERDİ


     


    Olaydan bir süre sonra Eyüpsultan’a gelen iki kuzen, kan lekeleri bulunan kıyafetleriyle dolaşınca durumdan şüphelenen vatandaşlar polise bildirdi. İhbar üzerine harekete geçen Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri şüphelilerin peşine düştü. Gasp ettikleri araçla kaçmaya çalışan şüpheliler durduruldu.


    KAN LEKELERİ SORULDU


    Polisler, Adem A. (18) ile Y.A.’ya (15) kıyafetlerindeki kan lekelerini sorulunca cinayet işlediklerini itiraf etmek zorunda kaldılar. İtiraf üzerine harekete geçen polis şüphelileri gözaltına alırken, öldürülen Volkan Karakaya’nın cansız bedeni, otopsi için Adli Tıp Kurumuna gönderildi.


    KAN DONDURAN İTİRAF


    Gözaltına alınan 15 yaşındaki Y.A. Çocuk Büro Amirliğine gönderilirken, Adem A. ise sorguya alındı. Yapılan sorgulamalarda, Adem A., “Kuzenin Y.A. ile korsan taksi çağırdık. Seyir halindeyken biraz daha hızlı gitmesini söyledik. Bunun üzerine çıkan tartışma sonucu olayı gerçekleştirdik” dedi. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından iki kuzen tutuklandı.


    İki Köyde Kavga, Bir Çok Kişi Yaralandı! Kazada 1 Kadın Öldü!


    *Arşiv Haber 06/06/2019 Tarihli Haber


    İki Köyde Kavga, Bir Çok Kişi Yaralandı!


    Kazada 1 Kadın Öldü!


    Ardahan merkeze bağlı iki köyde meydana gelen kavgalarda bazıları ağır olmak üzere bir çok kişi yaralandı.

    Bayram Mesajınız ve Reklamınız İçin; 05354183258


    Alınan bilgilere göre önce aynı zamanda Gazeteci Fakir Yılmaz’ın köylüleri olan Küçük Sütlüce Köyü (Şişka) da meydana gelen kavgada bir kişi başına aldığı keser ağzıyla ağır yaralanırken bir çok kişide çeşitli darbeler sonucu yaralandılar.


    Çıkan kavga da başına aldığı keser darbesi ile ağır yaralanan bir kişinin Erzurum’a sevk edildiği ve hala komada olduğu öğrenildi.


    Öte yanda yine Ardahan Merkeze bağlı Köprücük (Hıskar) köyünde meydana gelen kavgada da yine bir çok kişinin yaralandığı her iki kavganın hayvan otlatma tartışmasının büyümesi ardından meydana geldiği alınan bilgiler arasında oldu.


    Diğer yanda geçtiğimiz gün meydana gelen ve bir çok kişinin yaralandığı trafik kazasında ağır yaralanan kadının kurtarılamadığı ve hayata göz yumduğuıda alınan diğer  haberler arasında oldu.






















    Müzikler eşliğinde yazmak.. 


    ‘Kör olasın sebep, oy sevdalım, belalım oy oy oy yoldaşım yıkılsın sebep olan’ diye başlayıp devam eden Emre Saltuk’un, ‘sevdalım, belalım, yoldaşım’ diye devam eden türküsü eşliğin de ele aldığım bugünkü yazımın nereye varacağını ben bile kestiremesem de devam eden şarkı, türkü ve şiirler eşiliğinde yazmaya başladım bile..


    Ve en sert, en ciddi, en dertsiz olarak görüp, algıladığımız insanların da zayıf yanları olduğunu düşünmeden hayat denen girdabın akışına kendimizi kaptırdığımız şu dünyada o kadar yazılan kitap, söylenen türkü, şarkı ve şiirlerin neyi anlattıklarını da pek anlamak istemez ve sadece kulak pasını giderdi der geçeriz.


    Ama ekmek, su kadar ihtiyaç duyduğumuz bunların yani kitapların, türkülerin, şarkıların, şiirlerin de biz insanlar için olduğunu ve onların yaşamın birer parçası olduğunu anlamak için tek dişi kalmış canavara inat tek teli de kalsa tınlayan sazın tellerine dokunmak yeter, artar bile..


    Bu yetmezse yüreğimizi, kalbimizi, beynimizi yoran duyguları hafiften çalan bir müzik parçası ile dinlemek yeter artar bile..


    Öyle ki her çalan sazın, çalgının kulağınızdan girip, yüreğinizde, kalbinizde ki volkan olmuş dağa değercesine duyguları patlatır, yakar, içinizden dışarı atarak, sizi rahatlattığını anlarsınız..


    Ve kendinizi bir şiirin, ya da bir türkü, şarkının içinde bulur yaşadıklarınızı anlattığını anlar, duygulanırsınız..


    Önce dalar, kendinizi anlatan o şiirleri, türkü ve şarkıları kırık sazın eşliğinde dinlediğinizi anlasanız da içinizde volkan olup, homurdanan duyguları göz yaşları eşliğinde patlatmamak için mücadele verdiğinizi hissedip, çevrenizde, ‘kimse var mı yok mu?’ diye bakarken o yaşları içinize yüreğinize akıtırsınız..


    Ve rahatladığınızı hissedip, anlasanız da aslında bir süreliğine de olsa yaşadığınız duygulara eşlik eden şiir, şarkı ve türküler eşiliğinde geçen zamanla ve yaşadıklarınızla birlikte bir hayli yorulduğunuzu anlar, sessizce kenara çekilerek yeniden bir kaplumbağa ya da salyangoz gibi kabuğunuza sığınırsınız..


    Ama, Allahüekber dağlarında doğup, Göle, Ardahan, Hanak, Çıldır’ı geçip, uluslararası bir akışla Gürcistan üzerinden geçerek aslında göl olan ama içimizde ki duygular gibi o kadar sıkıntının doldurduğu Kura Nehri’nin de ulaştığı Hazar Denizi gibi olur, içinizdeki seller..


    Ve içinde yaşam bulan o kadar balık ve canlının yaşam merkezi halini alan Hazar (Gölü) Denizi gibi ulaşmak istediğinize doğru asice dalgalanıp, kafanızı taşa vurur gibi sizde sahile vurup, vurup geri çekilirsiniz..


    Bir çoğu şiirlerden doğup, türkü, şarkı olan onca müziğin aslında sizi anlattığını düşündüğünüzde bu şiir, şarkı, türküler sazlar ve diğer çalgılarla kulağınızın pasını, yüreğinizin ateşini söndürmeye bire bire olduğunu da anlarsınız..


    Bu duygular sizin gibi birer insan olan ve yaşadıklarını şiirlere, türkü ve şarkılara döken her şairin, sanatçının kendine has bir tarzı, kalemi, konusu ve duygusu vardır.


    Örneğin; Özdemir Asaf’ın kalemi çok naiftir, Turgut Uyar’ın dizeleri hüzün kokar, Nazım Hikmet aşk, memleket, dostluk gibi her konuda yazmıştır. Nazım Hikmet’in elbette her şiiri birbirinden güzel. İçinden seçim yapıp, kıyaslamak da haliyle çok zor. Ama, ‘Hoş Geldin Kadınım’ şiirinin yeri bambaşkadır.


    Bir erkek kadınına ya da kadın erkeğe aşkını daha nasıl anlatabilir ki? Aşkı en derin duygularla, yalın ifadelerle ve teslimiyet ruhuyla anlatan harikulade bir şiir. Üstadın bu şiiri bestelenerek, birçok şarkıcı ve sanatçı tarafından da okunmuştur.


    Peki ya bunca şiiri, sözü şarkılara, türkülere dökenlere ne demek gerekir?..


    Hiç bir şey demeden hala sesiyle bir çoğundan daha star olan İbrahim Tatlıses’in ‘Yazı yazdım kararsız, derde düştüm çaresiz, ben düştüm bir ataşa, siz düşmeyin yanarsınız..’ diye başlayan ve devam eden türkü, şarkı ve şiirlerin ‘hepsi benim için’ diyerek sona eren hayat ve müzik eşliğinde sizde susun en iyisi..


    HDP'ye Bileşen Adayı mı Geliyor?..


    HDP’ye Bileşen Adayı mı Geliyor?..


    16/03/2015 Tarihli Haber


    Yaklaşan genel seçimler öncesi aday adayların yarıştığı partilerin başında gelen Halkın Demokrasi Partisinin ‘Bileşenler Adayını’ Ardahan’da göstereceği ileri sürüldü.


    80 Gün kalan 2015 Genel Seçimleri öncesi 8 aday adayın yarıştığı HDP Ardahan Aday Adayları halkla bütünleşmeye çalıştığı şu günlerde HDP Genel Merkezinin geçen seçimde olduğu gibi bu seçimde de Ardahan’da kendi adayını aday olarak göstereceği ileri sürüldü.


    Konu hakkında gerek Ardahan ve Ankara’da gerek ise İstanbul’da yaptığımız araştırma da HDP’nin geçtiğimiz genel seçimlerde olduğu gibi önümüzde ki genel seçimlerde de HDP ile hareket eden parti ve stkların önereceği bir isimle Ardahan’da seçime gideceği bilgilerine ulaşırken bu isimin hala belirlenmediği ama büyük bir ihtimalle bu kişinin Alevi olabileceği yönünde intibalara varıldı.


    **Hakan Çapan HDP Genel Merkezindeydi..


    Öte yandan Göleli Çapanlardan olan Hakan Çapan’ın da Ankara’ya giderek HDP Genel Merkezinde bazı üst düzey yetkililerle görüşmeler yaptığı, bu görüşmenin büyük bölümünün Çapan’ın Ardahan’da HDP’den Adaylığı üzerinde olduğu alınan diğer bilgiler arasında oldu.

  • ÖĞÜT “EKER, BAKANLIKTAN DÜŞÜRÜLMELİ”

    ÖĞÜT “EKER, BAKANLIKTAN DÜŞÜRÜLMELİ”


    *Arşiv Haber 17/03/2015


    CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker hakkında gensoru vererek, bakanlıktan düşürülmesini istedi. CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Gıda Tarım ve Hayvancılıkta uygulanan yanlış politikalar sonucunda üreticilerimizin, girdi fiyatları, mazot, gübre ve yem fiyatlarının aşırı derecede artmasıyla büyük sıkıntı içerisine girdiğini, devletten aldığı krediyi bile ödeyemeyen üreticimizin bitme noktasına geldiğini ifade ederek, “ bütün bu sorunlar yaşanırken gerekli tedbirleri almayan ve görevinin gereklerini yerine getirmeyen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker hakkında Anayasa’nın 98’nci, 99’ncu ve TBMM İçtüzüğünün 106’ncı maddeleri uyarınca gensoru açılması için gereğini arz ve talep ederiz.”dedi.


    BU HÜKÜMET İTHAL KURBANI GETİRDİ


    Öğüt, TBMM başkanlığına sunduğu yazılı gerekçesinde, 2002 yılında bu yana iktidarda olan AKP Hükümeti tarafından izlenen yanlış politikalar sonucunda ülkemizde tarım ve hayvancılık sektörü bitme noktasına geldiğini, üreticilerimizin üretim yapamaz, aldıkları kredileri ödeyemez duruma geldiğini, bir zamanlar tarım ve hayvan ürünlerini ihraç eden ülkemizin, bu hükümet döneminde milyar dolarlar ödeyerek ithalata başladığını, özellikle 2010 yılında başlayan canlı hayvan ve et ithalatında büyük yolsuzluklar olduğunu dile getirerek, “ne yazık ki Cumhuriyet tarihinde ilk kez kurbanlık hayvan bu hükümet döneminde ithal edilmiştir.”dedi.


    HEM DEVLET HEM MİLLET ZARAR ETTİRİLDİ


    Ensar Öğüt açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “5 yıldan beri ithal edilen et ve hayvan, fiyatları ucuzlatmamış, daha da pahalandırmıştır. İthal değil yerli üretime ağırlık vererek köylümüze destek verilmeli, hayvan sayısı çoğaltılmalıdır. Et fiyatları düşürülerek, vatandaşa daha ucuza ve daha kaliteli et yedirme imkanı varken, bu hükümet döneminde dışarıya bağımlı hale gelinmiş, hem devlet hem millet zarar etmiştir.” Öğüt açıklamasında ayrıca şu görüşlere yer verdi: “Oysaki piyasaları rahatlatmak için ve geçici bir çözüm olarak düşünülen ithalat, Tarım Bakanlığının alışkanlığı haline gelmiş, bu sayede yerli üreticimiz bitmiştir. Başta Avustralya, Bulgaristan, Macaristan gibi ülkeler olmak üzere birçok ülkeden yapılan et ve canlı hayvan ithalatına milyar dolarlar harcanmış olup; harcanan bu para köylümüze ve üreticimize dağıtılsa ve mera hayvancılığı geliştirilseydi, ithalat için dışarıya para ödenmemiş olacaktı. Doğal beslenen hayvanların eti Omega 3 vitamini yönünden zengindir. Omega 3 yeşil bitkilerde olur. Yeşil bitkileri yiyerek doğal yayılan hayvanın etinin tüketilmesiyle hastalıklar azalacak, kırmızı et tüketimi nedeniyle insanlarımız sağlıklı yaşayacaktır.”


    ALMANYA’DA 82 KG’İKEN,TÜRKİYE’DE 12 KG’DIR


    Öğüt, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana alım gücünün düştüğünü, üretimin azaldığını, mazot, gübre, yem ve buğday fiyatlarının arttığını, et fiyatlarının git gide artması nedeniyle üreticinin üretemez, vatandaşlarımızın ise et alamaz duruma geldiğini vurguladı. Öğüt; “Kamu-Sen’in araştırmasına göre, Yıllık kişi başı et tüketimi; Avustralya’da 142 kg, ABD’de 125 kg, Almanya’da 82 kg’iken,Türkiye’de 12 kg’dır.”dedi.


    LÜKS YATLARDA MAZOT VERGİSİ YOK


    Ensar Öğüt, Hükümetin gemiler ve lüks yatlara verilen mazottan vergi almazken, çiftçiye verilen mazottan vergi alarak 4.TL civarında sattığını, bunun da üretimi zayıflattığını, oysaki mazotun üretici çiftçimize 1,5.-TL’den satılması durumunda hem üretimin çok olacağını hem de köylümüzün kalkınacağını, ancak hükümetin buna yanaşmadığını söyledi.


    KAYIT TUTULMUYOR


    Ensar Öğüt, “13 Aralık 2010 tarihinde, dönemin Tarım Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürü, ithal edilen kasaplık canlı büyükbaş ve küçükbaş hayvanların mezbahalarda spesifik risk materyali olarak adlandırılan beyin, göz, omurilik, bademcik ve ince bağırsağın hastalık riski dolayısıyla en kısa sürede imha edilmesini, bu risk materyallerinin insan tüketimine sunulmaması için mezbahalarda takiplerinin yapılması, gıda ve yem zincirine girmeyecek şekilde, gömülerek veya yakılarak imha edilmesini ve kayıtlarının tutulmasını, valiliklere acele ibareli bir yazıyla göndermiştir. Yani açıkça görülmektedir ki nasıl ve hangi şartlarla geldiği belli olmayan ithal hayvan ve etler hastalık saçmaktadır. Ayrıca Bakanlık tarafından gönderilen yazıda bu maddelerin imha edilmesi ve kayıtların tutulması talimatı verilmiş olup; bu kayıtların tutulup tutulmadığı, tutulduysa da kamuoyuna açıklanması gerekmektedir.”


    DELİ DANA TEHLİKESİ


    Veteriner Hekimleri Derneği tarafından yapılan açıklamada, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından gönderilen bu belgede tarif edilenlerin (BSE) yani Deli Dana Hastalığını işaret ettiğini ve büyük risk taşıdığını belirttiğini, ithal edilen hayvanlarda bu risklerin izlenmesi gerektiğini ancak ithal edilen hayvanların kesim amaçlı getirildikleri için izlemenin mümkün olmadığının dile getirildiğini vurguladı.


    TARIMSAL DESTEKLEMELER ZAMANINDA ÖDENMİYOR


    Ensar Öğüt Bakan Eker’in düşürülmesi gerektiğinin gerekçelerinden birini de şu şekilde anlattı: “Yine bu AKP Hükümeti döneminde Tarımsal desteklemeler zamanında ödenmediği gibi, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri hedefleyen Doğrudan Gelir Desteği ödemeleri her yıl azaltılmıştır. Tarımsal girdi fiyatları aşırı derecede artmış, bunun sonucunda çiftçilerimiz gübre alamaz, arazisini yeterince işleyemez ve sulayamaz hale gelmiştir. Gübre, yem ve akaryakıtta yaşanan aşırı fiyat artışlarının önlenmesi için herhangi bir tedbir alınmamıştır. Tarım Kanununun 21’ncü maddesi, “Milli Gelirin yüzde 1’i oranında çiftçiye destek verilir” demektedir. 2014 yılında bu Kanuna göre çiftçiye 17 milyar lira verilmesi gerekirken, bu hükümet 9,5 milyar lira vermiştir. Bu hükümet son 7 yılda yüzde 1’in altında çiftçiye destek vermişti.”


    9 MİLYAR VERGİ, 500 MİLYON DESTEK


    Hükümetin ÖTV ve KDV dolayısıyla çiftçinin kullandığı mazottan 9 milyar lira vergi aldığını, buna karşılık 500 milyon lira destek verdiğini, verilen desteğin 18 katının çiftçiden vergi olarak geri aldığını, 2003-2014 yılları arasında 804 bin ton soya üretildiğini, ancak 12,5 milyon ton da ithal edildiğini dile getiren Öğüt, “yani gerçekten üretici bu konuda desteklenmiş olsa idi, 12,5 milyon ton soya da çiftçimiz tarafından ülkemizde üretilirdi. Yine Mercimek, nohut ve fasulye gibi birçok üründe üretim düşmüştür. Kısacası bir yılda birkaç kere ürün alınan verimli toprakları, suyu ve havası olan ülkemizde üretim bitme noktasına geldi ve dışa bağımlı bir ülke durumuna düşürüldük.”dedi.


    ÜLKEMİZİN % 30’U ÇİFTÇİLİKLE GEÇİNİYOR


    CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, “Ülkemizin nüfusunun yaklaşık %30’nun çiftçilikle geçindiğini, Tarım ve hayvancılık ile ilgili ürünlerin yurt dışından ithal edilmesiyle çiftçimize büyük darbe vurulduğunu, çiftçimiz üretimin bitmesi nedeniyle göçe zorlandığını, bir yandan işsizlik yaşanırken, bir yandan da gıda ürünlerine milyar dolarlar ödeyen hükümet, ülkemizi dışa bağımlı hale getirdiğini, üretici çiftçimizin büyük sıkıntı ve borç batağına sokulduğunu dile getirdi.

  • KILIÇDAROĞLU'NUN KOVDUĞU ARDAHANLI PARTİ KURUYOR!

    Cumartesi günü Ardahan’a gelecek olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun lideri olduğu CHP’den ihraç edilen Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, daha merkezde, koşulsuz parti içi demokrasiyi esas alan, milli bir oluşumu hayata geçirmeyi planladıklarını söyledi.


    Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın yeni parti kurma hazırlıkları gündemdeki yerini korurken, Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz, yeni bir parti kuracağını açıkladı.


    “HERKES BİZİM FARKIMIZI ANLAYACAK”


    Yeniçağ’da yer alan habere göre; Yılmaz, yeni partiye ilişkin şunları söyledi:


    “Biz şu an yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Basında çıkan haberlerle ilgimiz yok. Biz işimize bakıyoruz. Milletin karşına çıktığımızda herkes bizim farkımızı anlayacak. Geniş bir çalışma ekibimiz var. Bütün kesimlerden insanlar var aramızda. Her türlü insanın kendini kolayca ifade edebileceği merkez bir yapı inşa ediyoruz. Partilerdeki genel başkan sultasını kıracağız. Mevcut partilerin hepsi bir birinin kopyası. Bu konudaki çalışmalarımızı görünce demokrat düşünen insanlar bize hak verecektir”


    CHP’DEN İHRACI


    Öztürk Yılmaz, ‘Ezan Türkçe okusun ben anlayayım. Kuran okunsun. Benim dilim her tarafta konuşulsun’ sözleri sonrası büyük tepki çekmiş ve CHP’den ihraç edilmişti. İhraç sonrasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sert eleştirilerde bulunan Yılmaz, Kılıçdaroğlu’nu “diktatör” olarak tanımlamıştı.



    1071-1129: 58!


    wikipedia.org  adlı sitenin yanı sıra bir çok haber sitesinin hala kapalı tutulduğu, cumhurbaşkanı, başbakan adayı olmuş, halkın oyları ile milletvekili seçilmiş, eş genel başkanlarının yanı sıra bir çok belediye başkanı ve siyasinin hala hapiste olduğu, basın özgürlüğü ve insan haklarının iyileştirildiği iddia edilen ülkemde kendilerine eğitimci diyen ama saçmalıkları ile mevcut hükumete yalakalık adına kendilerini olduğu gibi diplomalarını ayaklar altına aldıklarını görmekte ve üzülmekteyiz.


    Çünkü dün bir grup eğitimci, hükumete yaranma adına ve 3. Saray’ın inşasının yasal olmadığı yine AVM tarafından yani mahkeme kararı ile teyit edilen bölgede yaşanan Malazgirt Savaşının tarihi olan 1071 rakamıyla ortaya çıkıp, barış çağrısı yapan bildirgeye imza atan ve barış istedikleri için yargılanmaları istenen meslektaşlarının Anayasa Mahkemesine yaptıkları başvurunun lehlerine sonuçlanmasına tepki göstermişler..


    Ve Başkan Erdoğan başta olmak üzere hükumete yaranma adına adlarına da 1071 Grubu Eğitimci demişler..


    Buna neden ise Anayasa Mahkemesi, “Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi” olarak adlandırılan metne imza atan 10 akademisyenin, “terör örgütü propagandası yapma suçundan cezalandırıldıkları” gerekçesiyle yaptıkları bireysel başvuruda hak ihlali kararı vermesi, ihlalin ortadan kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması için karar örneğinin yerel mahkemelere gönderilmesine hüküm etmesine tepki gösteren bu sözde eğitimcilerin, barışı istedi diye insanların yargılanmasını, tutuklanmasını istemeleri ne kadar doğru bir mantıktır anlayamıyorum.


    Peki 1071 kişi deyip, açıklamada haberi olmayan akademisyenlerin adlarını da kullananlar tepki koydukları konu neydi bir de ona bakalım.


    ‘Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi” adıyla Ocak 2016’da hazırlanan metine Bin 128 akademisyen bu bildiriye imza atmıştı.  


    Barış Sürecinin buzluğa kaldırılmasına neden olan Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan Çukur olayları ardından yapılan operasyonlar esnasında yayınlanan bildiride, güvenlik güçlerinin, güvenlik adı altında yürüttüğü mücadele, “devlet katliamı” olarak nitelendirilmişti. 


    Akademisyenlerin bildirisinde, “Bu kasıtlı ve planlı kıyım Türkiye’nin kendi hukukunun ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların, uluslararası teamül hukukunun ve uluslararası hukukun emredici kurallarının da ağır bir ihlali niteliğindedir. Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesini, sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını, gerçekleşen insan hakları ihlalinin sorumlularının tespit edilerek cezalandırılmasını, yasağın uygulandığı yerde yaşayan vatandaşların uğradığı maddi ve manevi zararın tespit edilerek tazmin edilmesini, bu amaçla ulusal ve uluslararası bağımsız gözlemcilerin yıkım bölgelerinde giriş, gözlem ve raporlama yapmasını talep ediyoruz.” ifadelerine yer verilmişti.


    Peki bir defa değil, en az Bin 71 kez okunsa da insan kokan, hak ve adalet istenen bu bildirinin altına imza atanların cezalandırılmasını istenmesinin saçma bir durum değil mi?


     


    Ve bu yönde verilen cezanın, ‘İhlal hakkıdır’ diyerek cevaplayan Anayasa Mahkemesi verdiği bu kararla adaletin, hukukun, insan haklarının, demokrasinin istendiğine bir mesaj olarak algılamayacak kadar cahiller eğitimcilerimiz mi var?


    Bilmem ama 1071 eğitimcinin meslektaşlarının cezalandırılmasını istenen o bildiriye imza atan Bin 128 kişiye lütfen beni de ekleyin..


    Aha işte size Bin 129 olduk..


    Kaldı 58.. 


    Oda hem yakılan aydınların otelin olduğu Madımak şehri Sivas’ın plakası.. 


    Buda tesadüf mü bilmem ama ben burada tek başıma bir kez daha sesleniyorum, ‘barışı istemek suç ise ben suçluyum, üstüne üstlük birde bu ülkenin toplumsal bir barışa ihtiyacı var’ diyerek genel af istiyorum..

  • Ardahanlı Gündeme Damgasını Vurdu!..


    FOX Haber Genel Yayın Yönetmeni Ardahanlı Gazeteci Doğan Şentürk, meslekte 32 yılı devirdi. Medyanın büyük bir çöküş yaşadığı bir dönemde, işini layıkıyla yapmaya çalışırken hedef gösteriliyor, tehdit ediliyor. Şentürk, İmamoğlu- Yıldırım yayını için İsmail Küçükkaya’nın seçilmesini şöyle yorumluyor: “FOX Haber’in bağımsız ve özgür yayıncılığının göstergesidir bu. Görüyoruz ki gücümüz özgürlüğümüzde…”


    Doğan Şentürk, “Şimdi herkesin yandaş olduğu bir yerde objektif, tarafsız, özgür, bağımsız yayıncılık yaparsanız muhalif gibi algılanıyorsunuz” diyor.


    – İmamoğlu- Yıldırım karşılaşmasında FOX’un seçilmesini sorayım önce.


    Gururluyuz. Türkiye’de iki rakip adayın aynı ekranda buluşmasını genç kuşaklarımız bilmiyor. Bırakın ana karakterlerin bir araya gelmesini, milletvekilleri bile aynı ekranı paylaşmaktan imtina ediyorlar. Ve tahammül sınırlarını aşan, işi biraz hakarete götüren tartışmalar oluyordu. İlk kez atılan bu adımda İsmail Küçükkaya’nın seçilmesi FOX Haber’in bağımsız ve özgür yayıncılığının göstergesidir. Herkes talip oldu bu yayına… Evet, Hepsi birbirinden değerli gazeteci arkadaşlarımız. Şunu gördük ki ana muhalefet ve iktidar, etkili bir mecranın yüzüyle yapmak istedi bu yayını. Ufuk Güldemir, “Gücü özgürlüğünde ve etkisinde” derdi. Şimdi görüyoruz ki gücümüz özgürlüğümüzde ve etkimizde. Hem sayın Yıldırım hem sayın İmamoğlu güçlü ve etkili bir kişiyle bu işi yapmak istedi. Türkiye’de hem Fatih Portakal, hem İsmail Küçükkaya, güçleri etkisinde olan iki anchorman, ben de işin başındaki insan olarak haklı bir övünç içindeyim.



    – Bekliyor muydunuz bu sonucu?


    Biz FOX olarak hiçbir zaman ekranın dışında adayları arayarak ya da dolaylı yollardan bizi tercih edin diye mesaj göndermedik. Bunu yapanlar var biliyorum. İsimleri açıklamayacağım. Hem sayın İmamoğlu’na hem sayın Yıldırım’a aracılar kanalıyla, bu işi biz yapalım diyen isimler olduğunu biliyorum. Bizzat kendileri de arayarak söyleyenlerin olduğunu isim isim biliyorum. Biz ekrandan çağrı yaptık. Uğur abi duayenimiz. Didem (Arslan Yılmaz) de bu işi layıkıyla yapabilecek bir isim. Gazetecilik ve televizyon tecrübem şunu söylüyordu; Yıldırım ve İmamoğlu, mutlaka çok izlenen bir isimle çıkmak isteyeceklerdi.


    GAZETECİ TETİKÇİ DEĞİLDİR


    – FOX tercih edildi. Peki ne olacak diğer medyanın hali?


    Türkiye’nin pek çok kurum ve kuruluşunda ciddi bir erozyon yaşanıyor. Yargı, eğitim, güvenlik, dış politika… Buralarda ciddi repütasyon kaybı var. Medya da içinde. Gazeteci olarak diyoruz ki yargıya güven bir düşüş yaşıyor… Kendi sektörümüzü vermiyoruz. “Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler” diye bir söz vardır. Medyada da büyük bir çöküş var. Aslında iki belediye başkan adayının karşı karşıya gelmesinde bir gazeteci aranıyor. Soru soracak, adaletli davranacak. Aslında olması gerekeni yapacak. Bu erdemlilik değil, bir vasıf değil. Bu olması gerekendir. Gazeteci tarafsızdır, eşittir, vicdanlıdır. Gazetecinin toplumun vicdanından damıtılmış bir kanaati vardır. Vicdanının sesini dinler. Damıtılmış bir vicdanın sözcüsüdür gazeteci.


    HERKESİN YANDAŞ OLDUĞU BİR YERDE…


    – Ama şimdi bu tanıma uygun gazeteci mumla aranıyor…


    Gazeteciliğin tanımı net. Ggazeteci için “çok dürüst gazetecidir” deniyor. Gazeteci zaten dürüst ve bağımsız olmak zorundadır. “Çok objektif bir gazetecidir” deniyor. Gazeteci zaten objektif olmak zorundadır. İtibar linci yapmaz. Tetikçi değildir, o gazetecidir. Tetikçilik başka bir şeydir, gazetecilik başka bir şeydir. Olması gereken nitelikler sanki büyük üstün bir vasıfmış gibi davranılınca ortaya böyle bir şey çıkıyor. İki aday yarışacak, ortada bir elin beş parmağını geçmeyen isimler dışında isim zikredilmiyor. Benim çocukluğumda TRT’de açık oturumlar vardı. Rahmetli Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Turgut Özal katılırdı. Yalçın Doğan, Teoman Erel, Güneri Civaoğlu, Muammer Yaşar Bostancı, Yavuz Donat, Rauf Tamer… Ne kadar çok insan sayabiliyorum her gazeteden. Neden karşı mahallenin de itiraz etmeyeceği bir isim İsmail Küçükkaya veya Fatih Portakal? Neden Uğur Dündar, Didem Arslan Yılmaz, İsmail Küçükkaya gibi isimleri zikrediliyor? Bu isimlerde Yıldırım ve İmamoğlu uzlaşıyor? Bunu sorgulamak lazım. Şimdi herkesin yandaş olduğu bir yerde objektif, tarafsız, özgür, bağımsız yayıncılık yaparsanız muhalif gibi algılanıyorsunuz.


    – Aslında sadece işinizi yapıyorsunuz…


    Evet ama biz de tarafız. Hep söylüyorum. FOX Haber’in genel yayın yönetmeni olarak toplumdan tarafız. Atatürk değerinden, Cumhuriyet’ten, laiklikten yanayız. Bu ülkenin değerlerinden, bayrağından yanayız. Bu ülkenin geçmişinden, geleceğinden yanayız. Ana muhalefet partisi de, iktidar partisi de bize eşit mesafede. İmamoğlu yanlış yapıyorsa ekrandan bangır bangır eleştiriyoruz. Yıldırım’ı da… Buradan memnun ayrılmasalardı, burada gerçekten bir gazetecilik atölyesi olduğuna inanmasalardı bizi seçmezlerdi.


    – Binali Yıldırım’ın da yandaş medyaya güvenmediği iyice ortaya çıktı.


    Kilit nokta neresi biliyor musunuz? 31 Mart gecesi stüdyodaydım. Sabaha kadar yayın yaptık. Bütün liderlerin açıklamalarını yayınladık. Cumhurbaşkanı’nın Ankara’daki balkon konuşmasında çok önemli bir sözü vardı. “Gönüllere girememişiz” dedi. Neden? Sayın Cumhurbaşkanı bu sözü söyledikten sonra o röportaj yaptığı gazeteleri, televizyonları, radyoları, internet sitelerini sorgulamadı mı sanıyorsunuz? Neden halkın gönlüne giremedik? diye sordu. Demek ki o röportaj verdiği gazeteler, televizyonlar kendisini halkın gönlüne sokacak kadar etkili değiller. Etkisizler. İnandırıcı da değiller. Repütasyon problemleri olmasa Cumhurbaşkanı bunu söylemezdi.


    CUMHURBAŞKANI NE DEMEK İSTEDİ?


    – Sorun nerede tam olarak? Bir kez daha yinelemekte fayda var.


    Siz bir şeyi olduğu objektif kalıplarından çıkarıp zahiri bir görüntü vermeye, tetikçilik yapmaya kalkarsanız ya da gazeteciliğin sınırlarından çıkıp çamur atmaya itibar lincine kalkarsanız siz savunduğunuz fikre lidere ideolojiye zarar verirsiniz. Sayın Cumhurbaşkanı da bunu biliyor, görüyor. Kurmayları da görüyor. FOX ekranında Fatih Portakal, İsmail Küçükkaya, Gülbin Tosun, İlker Karagöz her partiye eşit mesafede duruyor. Ben 13 yıldır FOX Haber’in genel yayın yönetmenliği görevini üstleniyorum. Partilerin genel merkezine işimin dışında uğramamışımdır. Hiçbir belediye başkanıyla gazetecilik faaliyetimin dışına çıkmamışımdır. Bunu görmüyorlar mı? 13 yıldır bunları kritik yapmıyorlar mı?


    – Bu saatten sonra yaparlar belki…


    Önce yabancı sermaye dediler. Daha dün S-400 F-35 krizi oldu. Suriye’de ABD Türkiye’den ödün istiyor. Biz haberde, “bu kabul edilemez‘ dedik. Herkes dünkü (Salı günü) ana haber bültenini izleyebilir, Milliyetçilik nedir, duruş nedir, omurga nedir görebilirler.


    Şentürk: Kötü geldiğinde yapacak bir şey yok. Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Abdi İpekçi ne yapabildi? Önemli olan korkular sizi esir almasın, doğru işler yaptığınıza inanın.


    – Ya sizlere yönelik tehditler. Korkuyor musunuz?


    Elbette korkuyoruz. Fakat korkularımızın bizi esir almasına izin vermiyoruz. Her canlı korkar. Korkular sizi prensiplerinizi görüşlerinizi kişiliğinizi, omurganızı şerefinizi ve haysiyetinizi rehin alıyorsa o zaman siz insan değilsinizdir, ya da o işi yapmayın. Biz korkularımızın ne beynimizi ne irademizi ne duygularımızı ne mesleğimizi ne şerefimizi esir almasına izin vermiyoruz. Sonuna kadar bunu uygulayacağız. Hem ben, hem Fatih Portakal, hem de İsmail Küçakkaya adına söylüyorum bunu.


    – Fatih Portakal özellikle hedef seçiliyor…


    32 yıllık gazetecilik geçmişi olan biriyim. Bir anchormani kendi karakteri ve çizgisiyle ekranda özgür bırakmanın ödüllerini alıyorum. Fatih Portakal da, İsmail Küçükkaya da temelden başlamış mesleğe, tırnaklarıyla bir yere gelmiş iki isim. Onların gazetecilik namuslarına, vizyonlarına imzamı atarım, attım da. Ekranda serbest kalmaları özgür medya açısından Türkiye’nin nefes alması, daralmış oksijensiz kalmış haber alma hakkı ve demokrasi açısından son derece mühim. Bizim için reyting ne kadar önemliyse, etik değerler de o kadar önemlidir. 2007’de bu işe başladığımızdan beri dilimizi çok iyi kullandık. Kendi evimde çocuklarıma yediremeyeceğim bir yemeği başkasına pişirmem. Burada önce babayız, eşiz, evladız, amcayız, dayıyız, önce kardeşiz, abiyiz. Bülteni izleyip eve gidince kafamı yastığa koyarım yanlış bir şey yaptım mı diye vicdanımı sorgularım.


    – Sevilen bir genel yayın yönetmenisiniz. Neden?


    Sert zamanlarım da oluyor. Birincisi hiyerarşiyi bozmam negatif anlamda. Pozitif anlamda bütün ekip arkadaşlarımla bir abi gibi ilgilenirim. İkincisi kişilik haklarına özen gösteririm. İnsanların gururlarını incitmem. Olayı şahsileştirmeden çözmeye çalışırım. Bence bir yönetici gerektiğinde sert gerektiğinde yumuşak olmalı ama kin tutmamalı. İşe dair yaşadığım şeyi bir gün sonraya taşıyorsam iyi bir yönetici değilimdir. Her gün yeni bir dünya kurarım. Kinle nefretle değil, kucaklayarak. Ve takım oyuncusu olmam lazım. Haber masasında çaylak bir muhabir, sizden daha yaratıcı bir fikir ortaya atabilir.


    – Gözünüz gençlerde yani…


    Elbette. Buranın en yaşlısı benim. Gençlere güvenmek lazım. Türkiye’de siyasal partilerin de gençlere güvenmesi lazım.


    – Sahada muhabirlerinize yönelik sözlü sataşmalar oluyor, iktidar mensuplarınca… Üzülüyor musunuz?


    Ben hep arkadaşlarıma şunu söylüyorum. Bu sizin şeref payenizdir. En şerefli şekilde dolaşın. Sahada herkesin ortasında refüze edilen arkadaşlarımız en yüksek ödülleri aldılar. Bizim kriterimiz izleyici. Biz bu yola çıkarken arkadaşlarıma bir şey söyledim. Global medya kanallarında gördüğüm televizyon işi doğallıktı. Ne kadar doğal olursan o kadar kazanırsın. Biz seyirciyi star, starımızı sıradan yapacağız dedik. O yüzden Fatih Portakal, İsmail Küçükkaya seyirciyi star yapmıştır, kendileri sıradandır. Biz bunu başardık.. Sayın Erdoğan da biliyor, Fatih’in ajandasında gizli bir şey yok, Fatih gazetecilik yapıyor. İyiye iyi, kötüye kötü, doğruya doğru, yanlışa yanlış diyen bir adam. Prensipleriyle yaşar. İsmail Küçükkaya da aynı şekilde.


    UĞUR MUMCU, ÇETİN EMEÇ ÖRNEĞİ…


    – Sizi yormuyor mu bütün bu hedef göstermeler?


    Gömüyoruz içimize. Mesleğimizi seviyoruz. Bu işin gereği diyoruz. İşle yaşadığımızdan, Türkiye o kadar bereketli bir haber coğrafyası ki dün yaptığımızı unutuyoruz, bugün yeni bir şey çıkıyor. İşe daldığınızda bunları kafaya takacak zaman bile bulamıyorsunuz. Bazen annemi arayamıyorum. İki gün üç gün aramadığımda annem “bir annen olduğunu hatırladın nihayet” der. Bir annemizin olduğunu hatırlamadığımız dönemlerden geçiyoruz.


    – Suç duyurularında bulundunuz… Sonuç ne oldu?


    Her türlü yargı haklarımızı kullanıyoruz. Pek çok mahkemede de kazanıyoruz. RTÜK cezaları konusunda da dikkat ediyoruz. Allah kötüyü vermesin. Kötü geldiğinde yapacak bir şey yok. Kaderinizde varsa ne yaparsanız yapın. Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Abdi İpekçi ne yapabildi? Önemli olan korkular sizi esir almasın, doğru işler yaptığınıza inanın.


    AA TARİHE KARA LEKE OLARAK GEÇTİ


    – Son seçim gecesi yayını bırakmadınız ve yurttaşlardan tam puan aldınız…


    Özgür basın, vicdanlı gazeteci tavrı koyduk. İyi ki de koymuşuz. AA’ya her ay para veriyoruz. Beşiktaş’ta veri akışını yüzde 75’te durduruyorsun. Oradan kime oyun çıkacağını benim 11 yaşındaki çocuklarım bile bilir. Niye durduruyorsun?


    – Bu seçimde nasıl bir gece bekler bizi? Benzer bir skandalı yaşar mıyız?


    Ekranda olacağız, konuklarımız olacak. Türkiye’ye yakışır bir yayıncılık yapacağız. Eşit mesafede, bağımsız bir yayıncılık yapacağız. Kim yaparsa kendine yapar. AA 31’inde yaptığı eylemle sınıfta kaldı. Tarihe de kara lekeyle yazıldı. Bunu silemezler. 30 yıl sonra da 50 yıl sonra da bu konuşulacak.


    – Siz beklemiyorsunuz ama bir skandal daha değil mi?


    Yaparlarsa yanlış yaparlar. Top mermisi bile iki kere aynı yere düşmüyor. Biz doğru duracağız, bir milim sağa bir milim sola sapmayacağızher zamanki gibi.



    İSMAİL KÜÇÜKKAYA: İŞİM KAHRAMANLIK DEĞİL


     


    İsmail Küçükkaya: Yapamazsam beni kınarsınız. Ben her gün sınava çıktım. Bir canlı yayında hem mesleğine ihanet edeceksin, hem kendine. Böyle bir lüksün yok.


    FOX TV’nin anchormani İsmail Küçükkaya, bu akşam tarihi bir yayına çıkacak. İmamoğlu- Yıldırım karşılaşmasını yönetecek. İsmi açıklandığından bu yana çok şey söylendi. Risk alıyorsun diyenlere, “Bence risk yok” diye karşılık verdi. Küçükkaya ile bu geceyi konuştuk. Yayını adil ve tarafsız bir hakem gibi yöneteceğini söylüyor.


    -İsminiz açıklandığından beri çok şey söylendi. Şu an ne hissediyorsunuz?


    Ben mutluyum. İşimle ilgili bir olayla gündeme geldiğim için mutluyum. Bir gururum var. Çünkü iki partinin mutabakatıyla seçilmiş bir isimim. Bu güven anlamında önemli. Kendim adına, mesleğim adına, altı yıldır çalışmaktan gurur duyduğum kanalım adına, mesai arkadaşlarım adına, çok mutluyum ve gururluyum. Ülkem adına sorumluluğumun da farkındayım. Çok ağır bir yük ama en ufak bir tereddütüm yok. Şimdi olsa yaparım yayını. Henüz hiçbir soru hazır değil. Bu söyleşiyi yaptığımız gün Çarşamba öğle saatleri ama bana deseler ki biraz sonra yayın yapacaksın,yapabilirim. Öyle hissediyorum.


    RİSK YOK


    -Yayına bu duyguyla mı gideceksiniz?


    Normalde, yayınlarımda hiç yazılı soru üzerinde çalışmıyorum. Önceden hiçbir hazırlığım yoktur benim. Zaten siyasi bir gazeteci olduğum için kim gelirse gelsin, ona doğaçlama merak ettiğim soruları sorarım. 1992’den bu yana aralıksız içinde olduğum bir meslek. Her kademesinden geçtiğim bir iş, aşık olduğum bir iş, tutkuyla yaptığım bir iş. İşimin özü de soru sormak. Bazen şaşırıyorum. Meslek büyüklerim; “Aman, büyük bir yük, sorumluluk ve risk bu” diyorlar.


    – Niye bunlar söylendi sizce?


    Bilemiyorum. Ben öyle bir risk görmüyorum. Tabii ki Türkiye’nin kutuplaşmasının nereye geldiğinin ve bu seçimin ne kadar yaşamsal olduğunun farkındayım. Tekrar seçim olduğunun, 17 yıl aradan sonra beraber bir oturumun yapıldığının farkındayım. Ama herhangi bir risk yok. İşin tanımı şu: İki aday televizyonda yarışacaklar. Bir gazeteci soru soracak, Türkiye izleyecek. Bir hafta sonra da seçime gideceğiz. İş tanımı buysa beni endişelendiren hiçbir şey yok.


    YAYINDA İYİ OLAN SEÇİMİ KAZANIR


    – Seçim sonucuna etki edecek bir yayın olacak…


    Kesin eder ama seçimin kaderini ben etkilemeyeceğim. Kimin kazanacağını ben belirlemeyeceğim ama bizim yayınımızdan seçimin kazananı çıkacak. İnancım bu. Tam olarak adil bir yayın yapacağım. Adaylardan hangisi iyi ise, hangisi ikna edici ise, hangisi sakinse, hangisi daha çok hak ediyorsa bence seçimi o kazanacak.


    – Adaylar nasıl gelir sizce? Karşı karşıya olacaklar o samimiyeti yansıtabilirler mi? Gecenin havası nasıl olur?


    İki adayla da çok yayın yaptım. Tarihe geçeceklerini biliyorlar. Daha sakin ve ikna edici olan, durumu en iyi şekilde yöneten bence önde çıkacaktır. Stresli bir yayın. Sınava girerkenki gibi. Öğrencisin, panik yapmamalısın, kaygılanmamalısın, telaş içinde olmamalısın derler ya… Sınava nasıl hazırlandıysan hazırlandın. O gün artık nasıl yanıt vereceksen, vereceksin.


    – Sizin ekranda konukları da rahatlatan bir tavrınız var…


    Güzel yakalamışsınız. Bir konuk geldiği zaman ben kendime iki çerçeve çizerim. Birincisi ayrılırken konuk memnun olsun ve anlatmak istediği her şeyi anlatabilsin isterim. İkincisi, ben de memnun olayım isterim. Ben sormak istediğim bütün soruları sormuş, izleyenlerin kamuoyunun beklentilerini karşılamışsam memnun olurum. Sadece iki taraftan biri memnun olursa, işimi eksik yapmış olurum.


    – O gecenin çerçevesi de bu mu olacak?


    Binali Yıldırım da, Ekrem İmamoğlu da kendini tam olarak ifade edebilsin isterim. Ben de ikisine kendini ifade etme hakkını tanımış, halkın merak ettiği bütün soruları sormuş bir gazeteci olursam yayından memnun kalacağım.


    GÖREVİMİ YAPACAĞIM…


    – Yayınlarınızdaki yumuşak tavrınız, diliniz pozitif etki yaratır mı adaylar üzerinde?


    Ben gazeteciyim. Amacım; meslektaşlarımın ve halkımızın görevimi iyi yaptığımı düşünmesi. Kahramanlık peşinde değilim. Görevimi yapmaya gidiyorum.


    – Böyle bir beklenti mi var sizden?


    Var. Benden kahramanlık yapmamı bekliyorlar. Ben kahraman değilim. Sadece görevini yapacak bir gazeteciyim.


    – Çalar Saat’teki İsmail Küçükkaya olmayacak mı orada?


    Bu yayın. Çalar Saat yayını başka. Çünkü 17 yıldır böyle bir yayın yapılmadı. Her iki adayı beşer kere ağırladım. İkisini de çok iyi tanıyorum. Beni memnun edecek olan şey, halkın haber alma ihtiyacını karşılamak. Görevimiz bu. Halk memnun olsun.


    – Tepkiler, yorumlar, sosyal medya… O anlarda kafanızda tüm bu tartışmalar olur mu?


    Ben çok şerbetliyim bu işlere. Çok sosyal linçlere maruz kaldım. Ben etkilenmem. Ama program bitince “soru soramadı” denirse üzülürüm. Bu beni korkutur. Kendime böyle bir haksızlık yapmam. Kendimi o noktaya düşürmem. Bütün hayatım boyunca bir kariyer inşaa etmişim, genel yayın yönetmenliği yapmışım, Ankara temsilciliği yapmışım. Herkes benim nasıl iş yaptığımı biliyor.


    KAFAMDA OYNAYIP BİTİRECEĞİM


     


    Küçükkaya, “Ben hakemim. Hakemin rolü topun sahada kalması. Top oyunda kalsın, oyun adil olsun, ikisinden birini tutmasın, centilmence oynansın, iyi oynayan kazansın” diyor.


    – O an sosyal medyadan gelen soruları da soracak mısınız?


    İster istemez büyük bir soru havuzu oluşturacağım. Süreye akışa göre bir planlama yapacağım. Onun için not alacağım. Normalde not almam ama bu yayın için o riske girmeyeceğim. İki aday var, sormam gereken sorular ve yönetmem gereken bir süreç var. Tamamen spontane bırakırsam sormam gereken soruları atlayabilirim. İyi niyetliyimdir, iyi niyetimin kurbanı olmak istemem. Her şeyi kafamda oynayıp bitireceğim. İyi bir teknik direktör bir final maçına hazırlanırken zihninde oynar maçı. Ben hakemim. Hakemin rolü topun sahada kalması. Top oyunda kalsın, çok taca, kornere çıkmasın, oyun tempolu olsun, oyunun seyir zevki olsun, oyun adil olsun, hakem eyyamcı olmasın, ikisinden birini tutmasın, centilmence oynansın, iyi oynayan kazansın. Hakem sonuca müdahale etmesin. Haksız penaltı, kırmızı kart vermesin.


    – Hangi gün bitireceksiniz hazırlığınızı?


    Ben hazırlanmaya başladım ama not almadım. Bana moderatörlük yapacağımın söylenmesinin ardından düşünmeye başladım. Moderatörlüğü üstleneceğimin bana söylenmesiyle açıklanması arasında 12 saat var. Bana “Siz uygun görüldünüz” denildi. “Böyleyse beraber duyurun” dedim. Ben iki taraftan birinin adayı olmak istemem. Mutabakat istedim. Benden bir tek şey rica ettiler. 12 saat duyulmasın istendi, Duyulmadı. Nasıl olacağını hayal etmeye başladım, şu anda da çalışmaya devam ediyorum.


    – Seçim gecesinden daha çok izlenecek, tüm zamanların en çok izlenen yayını olacak…


    6 yıldır FOX’tayım. Fatih Portakal’la 10 seçim yaşadık. İkisi referandum. FOX, 31 Mart 2019 Pazar günü, seçim yayını ile TV izlenme ölçümlerinde birinci sıradaydı.


    – AA’nın veri akışını kestiği seçim gecesi gibi bir gece yaşamamışsınızdır…


    O gün tarihi bir yayın oldu. Biz olağanüstü sorumlulukla yayıncılık yaptık. Yayın yönetmenim Doğan Şentürk ve kanalımın bütün yöneticileri tarihi bir karar verdiler. Yayını kesmeyelim denildi, biz de Fatih’le “tabii ki” dedik. 5’e doğru yayını bitirdik, koltuğun üzerinde bir saat gözlerimi dinlendirdim. Takım elbisemi değiştirip, Çalar Saati de sundum. Tarihi bir yayındı.


    HALKIMIZ SANDIĞA İNANSIN İSTİYORUM


    – Bu bayramda da çalıştınız. Nasıl bir meslek aşkı bu?


    Neden biliyor musunuz? Gerçekten memleket için. Biz gönüllü çalıştık. Biz hepberaber konuştuk, Arife günü dahil çalıştık. Neden? 31 Mart yerel seçimleri siyasal tarihiminizin en önemli seçimlerinden biri. 6 Mayıs’ta YSK’nin iptal ve yeniden seçim kararı siyasi tarihiminizin hiç unutulmayacak olaylarından biri. 23 Haziran İstanbul seçimi de siyasi tarihiminizin kırılma noktalarından biri. Ben bu yaşadıklarımızı, 31 Mart, 6 Mayıs, 23 Haziran’ı üçleme olarak görüyorum, demokratik yaşantımızın en önemli dönüm noktalarından birisi olarak görüyorum. Halkımız demokrasiye inansın. Halkımızın sandığa olan güveni devam etsin ve halkımızın iktidarların seçimle değişebileceğine olan umudunu korusun. Gazeteciliği bu bilinçle yapıyorum.



    – FOX tek başına…


    Çok büyük bir şansımız var. Özgür bir platformda olduğumuz , işimizi aşkla yaptığımız ,ülkemizi de çok sevdiğimiz için sorumluluk üstleniyoruz. Türkiye’de medyanın durumu ortada, iki üç televizyon kanalı, iki üç gazete kaldı. Onun dışındakilerin tamamı hükümeti destekliyor. Biz ana akım içinde kalan tek televizyonuz. Çok izleniyoruz. Bütün kesimler bizi izliyor, herkes bize güveniyor. Burası The Post gibi: Washington Post’un hikayesi gibi, The FOX olacak. İlerde kitabı yazılır ve filmi yapılır. Bir gün halkımız demokrasi şöleninde FOX’un hakkını teslim edecek.


    YAPAMAZSAM BENİ KINARSINIZ


    – Anneniz ne dedi açık oturumu yönetecek olmanıza?


    Annem ilk “bu işe girme” dedi. Sonra aradım “beni seçtiler” dedim. O zaman da “sen en iyisini yaparsın sana güveniyorum” dedi. Önce istemedi ama bana güveniyor. Onu bunu en iyi şekilde yapabileceğime ikna ettim. Gerçekten hiçbir tereddütüm yok. Yapamazsam beni kınarsınız. Ben her gün sınava çıktım. Ben Akşam’da manşet atarken şöyle düşünürdüm, ertesi gün bütün meslektaşlarım benim puanımı verecek. Sen bu kadar biriktirdin ve bir canlı yayında hem mesleğine ihanet edeceksin, hem kendine. Böyle bir lüksün yok.


    – Soruları görmek isterler mi sizce?


    Siyasiler ne isterse istesin. Nasıl ki birinin malını çalmazsın, bir gazeteci de yayına girmeden soruları göstermez.


    – Böyle gazeteci var mı yok mu?


    Bilmiyorum ama ben ona gazeteci demem. Ben babamla yayın yapacak olsam babama söylemem. Annemi yayına aldım bir gün, ona bir şey söylemedim.


    ENDİŞE ETMEYİN…


    – Son olarak bu yayına çıkacağınız için endişe içinde olan izleyicilerinize mesajınız var mı?


    Çok güzel dilekler, dualar alıyorum. Her birine çok teşekkür ediyorum. Bizim gücümüz onların bize olan ilgisi, desteğidir. Een ufak bir şekilde endişelenmesinler, demokrasinin tadını çıkarsınlar. Hayal ettiğimiz bir ülke var o ülke için çalışıyoruz. Ben bu seçimin de, açık oturum da ülkemin demokratik kazanımları için mesleğimin geleceği için ne anlama geldiğini biliyorum. Ben buna uygun davranacağım. Hiçkimse endişe etmesin.



    Yıldırım mı, İmamoğlu mu Yoksa Hükumet mi?


     


    Bugünden itibaren bir hafta kalan ve önümüzde ki pazar günü yapılacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye seçimleri kimin kazanacağı konusunda tartışmalar pazar gününe kadar artarak sürecek gibi.


    Son 20 gün yalnız bırakılsa da Cumhur İttifakı ve Beka söyleminin adayı olan Binali Yıldırm mı yoksa tüm muhalefetin yanı sıra bana göre her zaman ki gibi  mağdurun yanında olmayı kendine görev sayan milletin birleştiğini gerek gözlerimizle gerekse anketlerde gördüğümüz İmamoğlu mu kazanacak diye 23 Haziran 2019 Pazar Günü, Sat 17 ila 19’a kadar tartışıp duracağız.


    Ve seçimi kazanması halinde mevcut hükumetin bir genel seçime gidip, gitmeyeceğini de..


    Yani önümüzde ki İBB seçimlerini Binali Yıldırım mı yoksa İmamoğlu mu kazanacak diye tahminlerimiz yapmaya devam edeceğimiz hafta sonuna kadar merak ederek konuşacağımız diğer bir konuda İBB seçim sonuçlarının mevcut hükumetin tamam m, devam mı olacak, olmaya da devam edecek..


    Çünkü 31 Mart’nan beri tartışılmaya devam eden seçimlerin İBB seçimlerinin iptal edilmesiyle birlikte adeta mevcut hükumetin milletten güven oyu alıp, almayacağı dönmüş bir durumda.


    Bunu benden daha iyi anlayan hükumetin ülke genelinde ki tüm partililer İstanbul’a toplayan ve ne mal olursa olsun denilerek alınması hedeflenen İBB seçimlerine asılmış gibi..


    Alınırsa yola devam, alınmazsa yeni ve yerel seçimlerinde içinde olduğu bir genel seçimi de B planına alan aynı hükumetin yanında muhalefette aynı planı cebinde saklıyor gibi..


    Çünkü seçimi muhalefet kazanması halinde ‘seçimi 16 Milyon İstanbul seçmenin yanından tüm milletle birlikte seçimi kazandık’ diyecek olan muhalefet mevcut hükumetin milletten  onay almadığını öne sürüp için de genel bir seçim isteyecek gibi..


    Ha bu arda Beka demişken mevcut hükumetin Trabzonlu olan İmamoğlu’na hain diyemese de beka adı altında neredeyse İstanbul’u alıp Yunanistan’a teslim edecek gibi bir duruma sokma çabası da devam etmekte.


    Tabi bu arada ABD’nin Rusya’da alınan S-400’ler dolaysıyla sıkıştırmaya devam ettiği aynı hükumetin Pençe ve diğer adlarla devam ettirdiği operasyonlarla 40 yılı geçen sorunun üstesinde gelmeye çalışırken içeride yaşanan sosyal rahatsızlığı iyiden iyice rahatsız eden ekonomik daralma ile de mücadele etmeye çalışa dururken uluslararası kredi değerlendirme kuruluşlarından gelen karne kırıklıklarını da görmezden gelmeye çalışsa da asıl morali İBB seçimlerini kazanmakla almak istemekte.


    Kısacası mevcut hükumet ve onun birinci destekçesi Bahçelili MHP’ mi yoksa İYİ Parti, Saadet Partisi, HDP’li CHP mi, milletin yanında yer aldığı alenen görünen Ekrem İmamoğlu kazanacak diye ve bu seçimlerin sonuçlarını ülkeye yeni bir seçim kapısı açacak diye 23 Haziran’a kadar tartışmaya, konuşmaya devam edeceğiz, Anneler günü kadar revaçta olmazsa da arada kaynayan Babalar gününü kutlarken..


     


    **

    Sizin Karneniz Nasıl?


     


    Ve bir eğitim-öğretim dönemini daha sonlandırdık..Ve hemen ardından YKS adı altında yeni bir sınav daha başladı..


    Kimimiz beklediğimiz karnenin nasıl olacağı heyecanı ile okullara koştuk, kimimiz eve gelecek karneyi bekledik..


    Ama kendi karnemiz hiç bakmayı düşünmez, her gün bir sıfırın eklendiği o karnenin nasıl olduğuna bakmayız.


    Ülkenin içinde bulunduğu eğitim düzeyin birer ferdi olarak başta insan hakları dersimiz olmak üzere bir çok dersin kırık olduğunu düşünmeden ya hiç gitmediğimiz, gitsekte kağıt, toner adı altında istenen katkı payı parası dışında çokta katkı sunmadığımız, öğretmenlerini tanımadığımız çocuklarımızın alacağı karneleri bekleriz. 


    Ve eve gelen karneye baktığımız da çattığımız kaşların beyazlanmasına neden olan hayat karnesi notlarına ne demek gerek bilmem ama her birimizin karnesinin bir hayli zayıf olduğu da bir gerçektir.


    Bu nedenle  eve kırık karne ile gelen çocuğunuzun karnesine kızmadan kendi karnemize bakmak ve bizim eksiğimiz nerede diye düşünmemiz gerekir diye düşünüyorum..

  • CHP'den İhracı 3 Dakikaya Kesinleşti!

    Ezanın Türkçe okunmasını isteyerek tepki çeken ve CHP’den ihraç edilen bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, “Toplumun önüne kısa bir süre sonra bir planla çıkacağız. Yeni bir şeyler yapacağız. Yaz sonuna doğru kapsamlı bir açıklama yapacağım. Bu bir partinin kopyası değil, Türkiye’yi kucaklayacak bir şey olacak” dedi.


    Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, “kulların tuzakları bulunduğunu ancak Allah’ın da hesabı olduğunu, bu hesabın nasıl döneceğini göreceklerini” söyledi.


    CHP’den yaklaşık 8 ay önce “hukuksuz, adaletsiz şekilde, sudan bahaneyle ihraç edildiğini, bunun siyasi bir kumpas olduğunu” savunan Yılmaz, “Partide benim varlığımdan, düşüncelerimden rahatsız olanlar belli ki uzun süredir bahane gözetiyorlardı.” dedi.


    Yılmaz, kendisini partiden ihraç eden anlayışın mahkemeye de yansıdığını öne sürerek, mahkemenin kararının hukuki değil siyasi olduğunu, dava dosyasındaki sağlam delillere rağmen 3 dakika içinde karar verildiğini, ihracının kesinleştiğini söyledi.  Yılmaz, mahkeme kararının hukukun çiğnenmesi olduğunu öne sürdü.


    “İhanete uğradım, içeriden bıçak yedim”


    48 yıllık hayatının her döneminin mücadeleyle geçtiğini ifade eden Yılmaz, ilke edindiği, siyasi emanet olarak üzerinde taşıdığı değerlerin bulunduğunu anlattı. Yılmaz, üzerinde Bilge Kağan, Sultan Baybars, Selahattin Eyyubi, Kanuni, Fatih Sultan Mehmet ve Atatürk’ün emaneti olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:


    “Hangi görevden ihraç edileyim, isterse öldürsünler asla bu siyasi emaneti kimseye teslim etmem. Allah’tan başka kimseye eğilmem, ikincisi de doğrunun önünde eğilirim. Bana yanlış yapıldı, ihanete uğradım, içeriden bıçak yedim. Bu kararı verenler için de onların siyasi geçmişi için bir leke olarak kalacaktır.  Benim partide duruşum farklıydı, hiçbir zaman aynı olmadı. Hak, hukuk, adalet sadece FETÖ’cülerin davalarını korumak için kullanılmamalı, haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayan pek çok insan var. Bu anlayışa onay vermem mümkün değildi. Balyoz, Ergenekon’u yapanlarla beni ihraç edenlerin kafa yapıları aynı. Ben savaşçıyım, hiç kimseye boyun eğmem, siyaseten imha ettiğini düşünenler varsa avuçlarını yalarlar. Türkiye’de yepyeni sayfa açacağız, biz yeni şeylerden konuşacağız,  bu ülkenin değerlerine hürmet eden, bayrağıyla, Atatürk ile vatanıyla sorunu olmayan insanları toparlayacağız, bunu başaracağız. Toplumun önüne kısa bir süre sonra bir planla çıkacağız. Adaletsizlik, haksızlık, vicdansızlık böyle olamaz.”


    İhraç edilmeden önce CHP milletvekili olduğuna işaret eden Yılmaz, ihraçtan sonra sokağa indiğinde vicdan taşıyan her parti seçmeninin milletvekili olduğunu anladığını söyledi. 


    Yılmaz, CHP, AK Parti, MHP, İYİ Parti, HDP ve Meclis dışında olan, kendisini her zaman belli yerde tutmaya çalışan bütün parti seçmenine teşekkür etti.


    Türkiye’de yeni bir şeyler söylemek gerektiğini ifade eden Yılmaz, insanların yorgunluğunu, bıkkınlığını, kendi değerlerinden, imkanlarından hızlı şekilde uzaklaşmasını artık görmezden gelmelerinin mümkün olmadığını belirtti. Yılmaz, yeni şeyler olacağını, kendisinin siyasi tarihinde bugünün yeni bir başlangıç olduğunu anlattı. 


    Yılmaz, “Yeni bir parti mi kurulacak?” sorusuna, “Yeni bir şeyler yapacağız. Yaz sonuna doğru kapsamlı bir açıklama yapacağım. Bu bir partinin kopyası değil, Türkiye’yi kucaklayacak bir şey olacak.” karşılığını verdi.



    Yol ve Kayıt Dışı Denetimleri..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


     


    Geçtiğim gün ziyaret ettiğim Vatan Bilgisayar’ın kurucusu Nuri Vatan ile sohbet ederken Vatan’a ekonominin durumu konusunda sorduğum sorular içinde aldığım bir cevap dikkat çekiciydi.


    4 Bine yakın çalışanı 170’e yakın mağazası olan Vatan Bilgisayar olarak işlerinin iyi olmasının kendilerine yetmediğini belirten Nuri Vatan ben rahatsam diğerleri rahatsızsa huzur yoktur demektir, bu rahatsızlıkta bu ülke de vergiye tabi 6 milyon insanın sırtında bu kadar hizmet görüyorsa büyük iş ama bunu aşmasak bugün yaşanan ekonomik sıkıntılar hep olacak’ diyordu.


    Yani kayır dışı ekonominin kayır altına alınması gerektiğini mevcut hükumete ve bugüne kadar iktidara gelen her hükumete anlattıklarını ancak bugüne kadar bu yönde ciddi adımlar atılmamasından rahatsızdı Vatan Bilgisayar’ın kurucusu Nuri Vatan..


    Vatan’ı dinledikten sonra gittiğim diğer iş adamlarının da bir hayli dertli olduğunu gördüğüm İstanbul’da yaşanan ekonomik sıkıntının yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin de her kesin olduğu gibi iş adamlarının da gündemin 1. sırasındaydı.


    Ekonomik sebeplere ek olarak, hızlı nüfus artışı, köyden kente göç ile birlikte oluşan işsizlik ve çarpık kentleşmenin, iş gücü piyasasında olumsuzluklara yol açarken kayıt dışı istihdama da zemin hazırlamakta olduğu belirtilen ülkemde yaşanan ekonomik sıkıntının diğer bir adı da gelirden çok gideri olan bir devlet yapısının olmasıdır.


    İşte burada dikkat çekmek istediğim yollara radar atıp hız yapan bir iki araca ceza kesmekle her gün onlarca cana mal olan trafiği engelleyeceğini sanan devlet anlayışı ile bu yollar da ve onca sanayide, hatta cadde ve sokakta kayıt dışı iş yapanların yanında birin yerine 10 koyan esnafı denetleyememesidir dün olduğu gibi bugünde yaşanmaya devam eden ekonomik sıkıntı..


    Bol ışıklı yol tesislerin de çalıştıran onca yabancı uyruklu insanın bu ülkenin işsizlerin işini ellerinde aldığından bir haber bir devlet anlayışının hüküm sürdüğü ülkem de otoban yada uzun yol fırsatı bulup birin yerine 10’la ürün satan ama verdi levhalarında binler değil, kuruşlar yapan onca iş yeri sahibi de iş adamı diye gezer, hatta istihdam yaratıyorlar denilerek ya vergi dairelerince ödüllendiriliyorlar yada siyasette yer verilip, milletvekili, hatta bakan bile ediliyorlar..


    Denetimsizliğinin de denetim dışı olduğu görülen ülkemde kayıt dışının 6 milyonun sırtında işler yürütülürken neden ekonomik sıkıntı yaşandığı yönünde ki anlamsız sorular sormakta saçma bir durum gibi..


    Bu nedenle bu yönde sorular sormaktansa var olan ekonomiyi de silah tüccarlarına verip, Irak’a yetmedi bir de Suriye’ye uçurmak var uçakları..


    Çünkü bu ülkenin gerçek gündemini saklamak adına hep aynı işleri yapıp, dün başka adı olan bugün de Beka adı verilen operasyonlarla Irak’a, Suriye’ye değil Pakistan’a kadar sınırımız yaklaşanı vurmak daha iyi oluyor kayıt dışı veya 40 yıldır çözüm bulamayan ve sık sık buzluklara kaldırılan çözüm süreçlerinden..


    Ha unutmadan günde onlarca insanın ölümüne, yaralanmasına ve ekonomiye büyük zarar veren kazaları önlemek için yollarda denetimleri yapan trafik polisinin radarına takılmayı beklemekten başka çare bulamayan çok akıllılar birde tenekeden yol kenarına koydukları polis aracı benzeri trafik işaretleri ile çözümü daha kolay sanıyorlar, fiyatlara bir yerine 10 koyan ama vergi ödemeyen, kayıt dışı esnaf, iş adamı, iş yeri ve kaçak işçi gibi onca ciddi işlerin reform beklediği, çözüm istediği ülkemde..

  • Ardahan'ın 2 En Genci, 1 Köyde!

    Öğretmenlikten sonra soy ismi gibi Arıcılık yaparak Ardahan balının ilk teşvikçilerinden olan Kazım Arıcı gibi aynı köyde yaşayan Terzi emeklisi Yasin Er’de 91 yaşına adım atarken, Ardahan’a 5 Km. uzaklıkta olan Ardahan’a yürüyerek gidip, gelmeye devam ediyor.



    **Kral Öldü, Çok Yaşa Kral!


     


    ‘İspanya’da Kral Juan Carlos’un tahttan çekilmesinin ardından Prens Felipe taç giydi. Mecliste yemin eden 6. Felipe İspanya’nın yeni kralı oldu. Tarihi tören kuşak giyme merasimi ile başladı. Tahtı bırakan eski Kral Juan Carlos ‘fahin’ diye bilinen askeri maraşel kuşağını kendi elleriyle oğlu Felipe’ye taktı. Bu törenin ardından mecliste yemin merasimi yapıldı. Mecliste yemin eden 6. Felipe, resmi olarak İspanya’nın yeni kralı oldu. Tören, “Çok yaşa kral, çok yaşa İspanya” sloganları ve alkış…’


    Bu haberi ve hala yönetimlerde olmasalar da bir çok ülkede simge konumunda olan Krallıkları bana inceleten Kral veya Padişahlara yalakaları oldu.


    Gerçi kralla olmazsa da padişahlıkla yönetilen bir toplumun fertlerinin her yeni padişaha, ‘Çok yaşa padişahım’ dediğini bilen biri olarak bu yönde yaşananları da araştırırken bugünkü yazıma konu olan durumu en iyi şekilde anlatan meseleleri de araştırmaya başladım.


    Ve en iyi mesele aşağıda ki anlatılanın olduğunu fark edip, kopyaladım..


    İşte bugünkü yazımı daha iyi anlatması için yaptığım araştırmada dikkatimi çeken il önemli mesele;


    ‘Bir köyde eşekler Semerci’den çok şikayetçilermiş, yaptığı semerlerden sırtları yara oluyormuş. Sonra eşekler toplanıp “Semerci ölse de kurtulsak”  diyerek dua etmişler.

    Bir gün Semerci ölmüş, yerine yeni bir semerci gelmiş, ancak; onun yaptığı semerlerden de sırtları yara olmuş. Tekrar bir araya gelen eşekler “Semerci ölse de kurtulsak”  diye dualarını yenilemişler. Gel zaman git zaman bu Semercide ölmüş. Yeni Semerci gelmiş, eşeklerin sırtları yine yara oluyormuş. Eşekler dua etmek için toplandıklarında içlerinden biri çıkmış:

    – Arkadaşlar! Bu Semerci de ölünce başka bir semerci gelecek, en iyisi biz dua edelim Allah bizi eşeklikten kurtarsın.’


    Yani her ölen Kral’ın arkasında demediğini bırakmayan ama her gelen yeni Kral’a, Padişaha ‘Çok yaşa’ diyen bir toplumun dalkavuklarının yeniden sahnede olup, poz verdiklerini görürür bu durumu görmezden gelen yen Kral ve Padişahların yarında onlar öldüğünde aynı durum karşısında kalacak olanlardır.


    Ama bu durumu yani görüneni görmezden gelip, dalkavuklar ile poz veren yeni Kral ve Padişahlarında işine gelen bu eşekliğin bitmediğini de bilmek gerek.


    Çünkü eşekler oldukça iktidarları devam ettiğini bilen eski Kral ve Padişahlar gibi yenileri de bozuntuya vermeden hizmet yapmaları için kendilerini oraya taşıyanları kısa sürede unutup, dün eski Kral ve Padişahların dalkavukları olanları yanlarına alıp bolca poz vermeyi daha kolay iş sayarlar.


    PEKÄ° BU ADAY NEYÄ°N NESÄ°?


    PEKİ BU ADAY NEYİN NESİ?


    *19/03/2015 Tarihli Haber


    Dün düzenlediği basın toplantısıyla partisinin 8 aday adayının olduğunu yeni adayların olmadığını ve bunu yazanların yalan yazdığını belirten HDP’nin seçimden seçime İl Başkanı olan Ergün Koç kendi yaptıklarını saklamak için bizi partiyi yıpratmakla suçlayıp, haberimizi yalanlamaya çalıştığı bir sıra da HDP Genel Merkezine başvuran Damallı Güner Kökat HDP’nin 9. Aday Adayı oldu.


    Gazetemizin daha önce gündeme getirdiği ve mevcut aday adayların dışıda bir başka ismi Ardahan’da aday gösterebileceğinini duyurması ardından düzenlediği basın toplantısıyla başta kendisininin bizzat söz verip, istifa ettirdiği Dr. Taşkın Aktaş’ı olmak üzere HDP’nin aday adaylarını tanıtan HDP’nin seçimden seçime İl Başkanı olan Ergün Koç’un basın açıklamasıyl ilgili haberi aynen yayınlıyor, yanda ki yeni adayın HDP Genel Merkezine yaptığı resmi başvurusunu HDP’lillere, Ardahan kamuoyuna sunuyor, kimin yalan ettiğini görmelerini istiyoruz..


    **HDP’ye Damallı Bir Aday..


    Gazetemizin daha önce gündeme getirdiği e ‘HDP’nin Adayının Bileşenlerden mi?’ diye sorduğu haberin hemen ardından HDP Genel Merkezine başvuran Damallı Güner Kökat HDP Ardahan’dan Milletvekili Aday Adayı olduğunu açıkladı. 

    Resmi başvurusunu HDP Genel merkezine yapan Kökat yakında Ardahan’a giderrek seçim startını vereceğini açıkladı.


    **BASIN TOPLANTISI..


    **İŞTE HDP’NİN 9. ADAY ADAYI ve ERGÜN KOÇ’UN ‘YALAN’ DEDİĞİ HABERİ..



    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ardahan il örgütü, milletvekili aday adaylarını kamuoyuna tanıttı.

    HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç, Kaptanpaşa Mahallesi’nde bulunan özel br lokanta da düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında yaptığı konuşmada, 2015 milletvekili genel seçimlerinin partileri için tarihi bir seçim olduğunu söyledi.

    Bu dönemde her kesimden destek istediklerini, destek alacaklarından da emin olduklarını belirten Koç, “Bizler halkların kardeşliği için seçime giriyoruz. Bizim derdimiz milletvekili kazanmak değil. Bizim derdimiz bütün halkların hak ettiği noktada olmasını sağlamaktır. Çünkü bizim demokratik mücadele derdimiz var. Bu süreç çok önemli bir süreç. HDP seçime başarılı bir şekilde girecek ve hak ettiği noktaya da ulaşacaktır. Partimizin baraj kaygısı gibi bir sorunu yoktur. Hergeçe gün artan oy oranı ile genel seçimlerin en başarılı partisi olacağımıza inanıyıorum” dedi. 

    Başkan Koç, yerel basının önemine dikkat çektikten sonra, bazı yerel basın organlarında çıkan yalan haberlere de açıklama getirdi. “Basının günümüzde dördüncü kuvvet olduğu bir süreçte doğruları kamuoyuna duyurması gerekirken, bazı yayınlarda aleyhimizde haberler çıkmaktadır. Tamamen gerçek dışı olan bu haberler partimizi yıpratma amaçlı olduğu kanısındayız. Bugün burada tüm aday adayları ve değerli partili arkadaşlarımın huzurunda bir kez daha söylüyorum. Mevzu bahis haber tamamen yalandır. Şuanda 8 milletvekili aday adayımız bulunmaktadır. Tüm aday adayımız milletvekili olmak için değil partimizi yerelde iktidara taşıyıp, mecliste barış sürecine katkı sunmak ve halkımıza hizmet etmek için adaydırlar. Bizlerde tüm aday adayımızla aynı mesafede bulunup kim olursa olsun, 8 aday adayımız ve teşkilatımızla çalışmalarımıza devam edeceğiz” ifadelerini kullanıldı.

    Başkan Ergün Koç’un konuşması ardından Aday adaylar sırasıyla söz alarak kendilerini tanıttılar.

    HDP Ardahan’dan Aday adayı olan isimler şöyle; Avukat Yaşar Kaya, müteahhit Abbas Yoldaş, Recep Yılmaz, Osman Genç, iş adamı Mahir Sural, ilahiyatçı Ertan Hamitoğlu, Dr. Taşkın Aktaş ve Yavuz Selim Özçelik 

    HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç, teşkilat olarak 8 aday adayına eşit davrandıklarını, tüm adayların partilerine katkı sunmak için bu yarışa girdiğinin de altını çizdi.

    Ardahan yerel basın ve ulusal basın temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği tanıtım toplantısı toplu halde çekilen fotoğraflar ardından sona erdi.


     

  • AK Parti İl Başkanı Arsayı Almış, Babası Arsayı Satmış!

    Alınan bilgilere göre 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri öncesi AK Parti İl Başkanlığı Kompleksi yapılması için belediyeye ait çok değerli bir arsayı 360 Bin TL’ye Belediyeden alan AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın’ın babası da boş durmamış, para etmez bir arsasını aynı parayla mezarlık diye Ardahan Belediyesine sattığı öğrenildi.


    Ardahan’ın yeni mahallesi olan Gürçayır (Sapkara) köyü yakınlarında ki arsasını AK Partili Faruk Köksoy döneminde belediyeye satan AK Parti İl Başkanı Rasim Aydın’ın parasını da peşin olarak aldığı da alınan bilgiler arasında oldu.


    Öte yandan arsaların alış verişinin aynı günlere gelmesi dikkatten kaçmazken AK Parti’nin parası olan 360 Bin TL’nin Belediyeye ödendiği ama aynı paranın belediye hesabından çekilip, AK Parti İl Başkanının babasına ödendiği de ileri sürüldü.



    **Belediye Aile Mezarlıklarında Para Alacak!


    Öte yandan CHP’li Ardahan Belediye Meclis Üyeleri aldıkları bir karar ile Ardahan’da bulunan mezarlıklarda ‘Aile Kabristanı’ adı altında yer ayıranlardan para alacak.


    Alınan bilgilere göre göreve gelir gelmez belediyeye ait bütçenin yanı sıra arsalarını, işgal edilen yerlerini araştıran Ardahan Belediyesinin CHP’li Belediye Meclisi belediyeye ait kent içinde ki mezarlıkları incelerken ilginç Bir durumla karşılaştı. Bazı vatandaşların mezarlıkların içinde ve en güzel alanlarını kafalarına göre çevrelediğini gören Meclis Üyeleri bunun yanlış olduğunu ve bu tür ‘Aile Mezarlıkları’ kuranlardan ve kurmak isteyenlerden 4 Bin TL. para alınması için karar alarak, meclis sundu.


    AK Parti İlçe Başkanı: Sol da Solculara Yer Olmadığı İçin Buralardayız!


    AK Parti İlçe Başkanı:


    Sol da Solculara Yer Olmadığı İçin Buralardayız!


    AK Parti’nin Ardahan Damal’daki adayı Özge Derdiyok’un annesi ve aynı zamanda AK Parti Damal İlçe Başkanı olan Nevriye Derdiyok, TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın Damal’da düzenlediği kahve toplantısında, “Biz de solcuyuz ama sol partiler sıra vermediği için AK Parti’den girdik” demiş.

    Bu konuşma twetter da yayınlanmış, Derdiyok 40 yıllık solcu ve CHP’li olduklarını ama Damal’da CHP’ sultasına karşı bir şey yapamadıkları için bugün bu durumda olduklarını söylemiş.


    AKP’nin Ardahan Damal’daki adayı Özge Derdiyok’un annesi ve aynı zamanda AKP Damal İlçe Başkanı Nevriye Derdiyok, TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın Damal’da düzenlediği kahve toplantısında, “Biz de solcuyuz ama sol partiler sıra vermediği için AKP’den girdik” dedi.


    İşte o görüntünün linki..,


    https://twitter.com/dokuz8haber/status/1106229954646368256/video/1?fbclid=IwAR0m6YRjzYTsY1Iwsbog6wfbQ4pQjFgy-_-8YU_f8fPWyO1UclFYQS6lGvs


    ANKETLERDE AK PARTİ, ÇARŞI, PAZAR'DA CHP ÖNDE


    ANKETLERDE AK PARTİ, ÇARŞI, PAZAR’DA CHP ÖNDE


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi yayınlanan anketlerin yanında seçim tahminleri de yapılmaya devam ediyor. Yunus Baydar’ın AK Parti’den, Faruk Demir’in HDP destekli CHP’den, Mete Özdemir’in İYİ Parti’den önde götürdükleri seçimleri kimlerin kazanacağının merak edildiği şu günlerde yayın organlarımızın sahibi Gazeteci Selmi Yılmaz’da Ardahan ve İlçelerinde ki son durumu analiz etti. Solun, Sağ oylarından önünde olduğuna dikkat çeken Gazeteci Selmi Yılmaz Anketler’de Baydar’ın, çarşıda Demir dedi..


    31 Mart 2019 Pazar Günü erken saatlerde sandık başına gidecek olan 67 binin üzerinde ki Ardahanlı seçmenin 54 bine yakınını oy kullanacağı düşünülen Ardahan ve ilçelerin de son duruma bakıldığında Cumhur İttifakı ile Millet İttifakının merkez de başa baş bir yarış içinde olduğu dikkat çekerken aynı durum Ardahan’ın 5 İlçesi, 1 Beldesinde de durum farklı değil.



    Ardahan Merkezde 3 dönem İl Başkanlığı, 2 dönem 2. sırada Ardahan Milletvekili adayı olan Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanlığı da yapan Veteriner Hekim Yunus Baydar ile Ardahan ve Göle’de mevcut başkanları değil, yeni adaylar ile, Posof ve Çıldır’da mevcut başkanlar ile seçimlere giden AK Parti’nin umutlu olmadığı Damal’da AK Parti İlçe Başkanının kızıyla, Hanak’ta ise bir önceki seçimde aday edilmeyen Taşdemir Çoban ile 31 Mart seçimlerine giderken parti içi küskünler, ülke genelinde iktidara olan tepkiler ve mevcut başkanların biri olan Faruk Köksoy’un işi ağırdan alması, Göle’de de aday etmediği isimin Demokrat Parti’den aday olması ve Hanak’ta ise uzun süre belediye başkanlığı yapmış olan bu dönem de AK Parti’den aday adayı olan Harun Tankoç’u aday etmemesi ile oluşan ters kamuoyu ile zor durumda olduğu dikkatlerden kaçmazken AK Parti’nin mevcut İl ve İlçe yönetimlerinin yetersizliği de mevcut adayları bir hayli zorda bırakıyor gibi.



    Uzun yıllardır Ardahan yerelinde iktidar olamayan CHP’nin bir önceki yerel seçimler de Mete Özdemir ile aldığı oyları bu kez İYİ Parti’en aday olan Ardahan eski Köy Hizmetleri Müdürü, Harita Mühendisi Mete Özdemir’e kaptırmama hesapları yaparken en çok güvendiği seçmenin bu seçimlerde Belediye Başkan Adayı göstermeyen ama 3 ismi CHP listesinde seçime sokan HDP’nin oylarına güveniyor.



    AK Parti’de olduğu gibi CHP’de de parti içi sıkıntıların yaşandığı bu sıkıntının başında gelenin ise CHP’li eski kurmayların yanı sıra Başkanlık ve Meclis Üyeliğine aday aday olup aday edilmeyen isimlerden gelebilecek darbeyi önlemeye çalışmakta olduğu görülürken aynı CHP Ardahan merkez de eski Ardahan Milletvekilliği yağmış olan Faruk Demir ile seçimleri zorlayan partilerin başını çekmekte.


    Ardahan Merkez de AK Parti ile CHP’nin üst sıralarda, İYİ Parti’nin ise uzun süre Ardahan’da kamu idareciliği yapan ve 2 dönem de belediye başkan aday olan ve bu nedenle seçmenin yakından tanıdığı Mete Özdemir kendilerini takiple yarıştıkları görülürken Göle’de durum Ardahan’da farklı bir durumda.



    Buna neden ise HDP Ardahan İl Başkanı ile CHP Adayı Faruk Demir’in gizlice yaptıkları ve CHP’nin Göle’de aday çıkarmaması karşılığında HDP’nin Ardahan’da aday çıkarmayacağı anlaşmasının CHP’nin bu anlaşmaya uymayıp, Göle’de okul müdürü Özel Özden’i aday olarak çıkarmasıyla bozulması ardından Ardahan’da aday çıkarmayan HDP Göle’de çıkardığı adayı ile yarışa katılması dikkatlerden kaçmazken 3 dönemdir Göle yerelinde iktidar olan AK Parti’nin de hiç rahat olmadığı gözlenmekte. Buna neden ise AK Parti’den Belediye Başkanı seçilen Akın İsmailoğlu’nun Ardahan merkezde aday gösterilmeyen ve bu nedenle belediye hizmetlerini ağırdan alıp, AK Partiye tepkilerin artmasına neden olduğu ileri sürülen Faruk Köksoy gibi sesiz kalmayıp, Demokrat Parti’den aday olması.



    DP Adayı İsmailoğlu’nun başında bulunduğu belediyeninde imkanları ile AK Parti Adayına gidecek olan oyları böldüğü ve bu durum dolaysıyla AK Parti Göle Adayı İlhan Gültekin’i zorda bırakan bir durum olarak alınan bilgilerin başında gelmekte.


    Çıldır ve Posof’ta mevcut adaylar ile seçime giden AK Parti’nin özellikle Posof’ta da bir hayli zor günler yaşadığı, bunun başlıca nedenin CHP’nin bir Avukatı, Onur Bayraktar’ı aday etmesi ve bu avukatın kısa sürede CHP’yi toparlayarak, CHP’den gitme AK Parti’nin mevcut Belediye Başkanı ve adayına terler döktürmesi Posof’ta ki CHP’liler bir hayli umutlandırmış gibi.

    Hanak’ta ise bir dönem Belediye Başkanlığı yapan Taşdemir Çoban’ın yenden Aday edildiği Hanak AK Parti’nin aday etmediği eski Belediye Başkanı Harun Tankoç’un engeline takılacak gibi olurken bu engeli DSP’den Hanak Belediye Başkan adayı olan Necati Tuna’nın sol oylardan alacağı oylarla aşmayı planladığı dikkat çekmekte.



    AK Partili Tankoç’un diğer bir umudu da CHP’li mevcut Belediye Başkanının ve adayı Ayhan Büyükkaya’nın 5 yıllık dönemde yapamadıklarına tepki koyan Hanaklı seçmenin vereceği oylar olurken, bir taraftan başta mahallesi olan Ortakent Mahallesinden olmak üzere Hanak genelinde bir hayli ilgi toplayan DSP Adayı Necati Tuna’nın stresini yaşayan Büyükkaya’nın ise yaptıkları çalışmalar ile 31 Mart’ta yeniden başkan olma hesapları içinde olduğu gözlenmektedir.


    Çıldır’da Ercan Şirin döneminde kayıp edilen ve bir daha alınamayan Belediyeyi eski bir Belde (Suğara) Belediye Başkanlığı yağan Mehmet Mülazım Karaçay ile almayı düşünen CHP’nin DSP’den seçimi kazanıp, AK Parti’ye geçen ve çalışmalarıyla bir hayli başarılı bir süreci Çıldır’a hissettiren Çıldır AK Parti, Damal’da bir hayli rahat olan CHP gibi bu ilçede rahat gibi.


    Ardahan’ın tek Beldesi olan Göle Köprülü (Gorveng) Beldesinde ise seçimin partilerden çıkıp, sülale seçimime döndüğü dikkat çekerken CHP’nin bu belde de Ardahan Merkezde olduğu gibi bu Belde’de AK Parti ile yarıştığı dikkat çekiyor.




    Sonuç olarak; 


    Biri Bağımsız olmak üzere bir çok isiminde genel sonuçları yakından ilgilendiren köylerde İl Genel Meclisi Üyeliği için oy toplamaya çalıştığı Ardahan’da AK Parti Adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın yapılan anketlerde önde olduğu öne sürülürken bu durumun Ardahan çarşı, pazarda hiçte öyle olmadığı ve konuşulan isimin CHP ve adayının kazanacağı her sohbette ve tartışmada dillendirildiği dikkatlerden kaçmıyor.


    AK Parti’nin bir hayli zorlandığı görünen Posof’ta seçimi CHP’ye kaptırabileceği, Çıldır’da da sürpriz yaşayabileceği, Hanak’ta ise CHP’yi geçmesinin DSP’nin alacağı oylara bağlı olduğu, Damal’da ise her zaman ki gibi  umudunun olmadığı, Göle’de de umudunun Ardahan Adayının yanında çokta görünmeyen Göleli Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’a bağladığını söylemek mümkün.


    Ve asıl seçimi ve sonucunu etkileyecek olanın, 17 yıllık iktidarın son yıllarda ortaya koyduğu ve ekonomi başta olmak üzere bir çok şeyin iyi gitmemesi, Başkan Erdoğan’ın Kürt seçmeni uzaklaştıran bir dili kullanması olarak görülen Ardahan’da seçim atmosferinin rüzgarı muhalefete doğru estiği, bunu gören AK Partili adayların yanında seçim sonuçlarının kendilerini ve bulundukları makamları ilgilendirdiğini düşünen kamu görevlilerinin ortaya koyacakları tavır ve adımlar seçimin yönünü değiştireceği izleniminin de bir hayli tartışılan ve merak edilen konuların başında gelmekte.



    **Faruk Demir Ardahan Milletvekili Değil miydi?!


     


    Tutuklu HDP’li Milletvekillerinin serbest bırakılması için Avrupa Parlamentosun da yapılan oylamada ret oyu veren, mitinglerde İyi Parti ve Saadet Partisine teşekkür edip, HDP’nin adını ağzına almaktan korkan CHP’nin yerelse seçim kazanıp, kazanmayacağı merak edilmeye devam ediyor.


    Başta, Başkent Ankara’nın MHP kökenli CHP Belediye Başkan Adayı Mahsur Yavaş hakkında öne sürülen iddiaların ülkenin gündeminin birinci maddesi olarak tartışıldığı şu günlerde bende bir Ardahanlı seçmen, bir gazeteci olarak memleketimin adaylarının çalışmalarını yakından izliyorum.


    Yani, Öcalan’ın yakalanması ile oluşan havanın etkisinin de etkili olduğu ve DSP’den Ardahan eski Milletvekilliğini de yapan ve bugün ki Mete Özdemir gibi yeniden aday edilmeyince başka partiden yine milletvekili adayı olan ama 700 oy gibi komik bir oy alan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’i olmak üzere Ardahanlı olup, ülkemin en büyük metropolu  İstanbul, ekonominin başkenti kentlerinde olan Kocaeli ve Bursa’da Belediye Başkan Adaylarını yakından takip ederken, bunların seçilmeleri halinde neler yapacaklarını anlattıkları çalışmalarını da bir seçmen olarak sık eleyip, ince dokuyarak inceliyorum.


    Ve gözüme asıl işi türkücü olan CHP’nin Ardahan adayına, HDP Ardahan İl Başkanı ile gizli anlaşma yapan ve HDP’ye Ardahan’da adeta dükkan kapattıran, CHP’nin Göle adayını geri çektiremeyen Faruk Demir’in söylediklerine, vaatlerine bakıyorum.


    İlk etapta gördüğü ise; CHP’nin Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir’in sanki yaklaşan seçimleri Belediye Başkanlığı seçimi değil, bugünler de küpe konusuyla avukatı kanalıyla ilgilendiği ve dinleme tapelerine takıldığı öne sürülen Saffet Kaya gibi seçilmesi halinde Bakan olacakmış gibi vaatlerde bulunması dikkat çekici bir durum..



    Belediyecilik çalışmaları arasında olmayan demir yolunu Ardahan’a getireceğini, arazilerin toplulaştırılmış, tarıma ve hayvancılığa yönelik çalışmalar yapacağını, yetmedi kooperatifler kuracağını ileri süren ama daha bir evi Ardahan’da olmayan, memleketi Hanak’ta ki baba evinin yazdan yaza açılan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in bunları bir dönem Ardahan Milletvekilliğini yaptığı zaman hatta o zaman ki partisi iktidar ortağı olmasına rağmen neden yapmadığı, yaptırmadığını da merak etmiyor değilim.


    Çünkü haklıyım ve şu an belediye başkanı olmak için bugün bir vaat veren kişi aynı kişi ve Öcalan’ın dış güvenlik güçlerince ele geçirilip, bizim güvenik güçlerine verilmesi ile oluşan havadan milletvekilliği yapan isim aynı isim yani bugün ‘Beni seçerseniz falanları yapacağım’ diyen Faruk Demir..


    Peki bunları yani ‘bugün söylediklerini sen vekilken niye yapmadın kardeş?’ diye sormazlar mı kardeş?


    Ha bu arada hemen belirtmekte fayda var en son yerel seçimler de dayım Mehmet Sural aday iken bin oydan fazla bir oy alan HDP’nin oyları diye bilinen oylar birilerinin yada seninle girdikleri gizli pazarlık ardından dükkan kapatır gibi parti kapatan ve aday çıkarmayanların  kontrolünde değil bilesin..


    Ama sen ‘anası bizim köylü, ben onun dayısıyım’ dediğin HDP İl Başkanı ile girdiğin gizli pazarlıktan geleceğini umduğun oy hesabında tutmayacak gibi..


    Buna birinci neden ise HDP’li diye saydığın Kürt seçmen o oyları verirken. aracı taşlanırken sen hiç ortada yoktun, hatta bir konser de Kürt sanatçı sahneye çıktı diye ‘Ben Türküm Kardeşim’ deyip, protokolde ayrılan da sendin demi?..


    Ha, ‘Geç bunları şimdi konuşulacak, tartışılacak zamanı değil’ desen de benim Ardahan’da yaptığım seçim izlenimlerim de gördüklerimi seçmen de iyi biliyor Sayın Faruk Demir..


    Yine de umarım seçilir, iktidara rağmen çöp toplama işi başta olmak yerel hizmetleri yapar, işten çıkarıp, azaltacağını öne sürdüğün belediye işçilerinin maaşını ödersin..

  • Ardahan'ı Alamadı, İstanbul'da Oy Toplayacak!

    **Adayını Çekmesine Rağmen Kazanamamıştı!


    MHP Genel Başkanının İstanbul’da ki Ardahanlılardan oy alması için davet ettiği ve başa oturttuğu MHP’li Kadın İl Başkanı Hülya Davıutoğlu’nun başkanlık yaptığı MHP bir çok yerde olduğu gibi Ardahan’da da ‘Cumhur İttifakı’ adı altında AK Parti ile 31 Mart seçimlerine gitmiş ancak etkili olamamıştı.


    Ardahan’ın da aralarında olduğu İstanbul’daki hemşehri nüfusu 250 bin ve daha fazla olan Sivas, Kastamonu, Ordu, Giresun, Tokat, Samsun, Erzurum, Malatya, Trabzon, Sinop, Erzincan, Rize, Kars, Ardahan ve Mardin’den il başkanlarıyla bir araya geldi. 


    Ä°STANBUL Ä°PTALÄ°NE AK PARTÄ°LÄ°LER BÄ°LE Ä°SYAN ETTÄ°!


    **İSTANBUL İPTALİNE AK PARTİLİLER BİLE İSYAN ETTİ!


    Demokrais bu mu? AK Parti 26. Dönem Ardahan Milletvekili Adayı Orhan Gökdemir’de CHP’li Ekerm İmamoğlu’nun Mazbatasının geri alınmasına isyan etti.

    ‘En çok üzüldüğüm, biz dindarların iktidarında, Hazreti Ömer’ in adaletinin hayata hakim olacağına olan hayal ve inancımın yıkılmış olmasıdır.’ diyen AK Parti 26. Dönem Milletvekili Adayı Orhan Gökdemir’in İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlık seçiminin YSK tarafından iptal edilmesi ardından kendi özel sanal sayfasında yazdığı mesaj aynen şöyle;


    ‘Dostlar hiç karışmayayım dedim,ama imanım ve vicdanım beni çok rahatsız etti. Bu nedenle İstanbul seçimleri ile ilgili birkaç cümle ile fikrimi beyan edeceğim.


    Eğer İstanbul seçimleri tümüyle iptal edilip, yenilenseydi, buna gönül rahatlığıyla destek verecektim. Ancak sandık kurulu üyelerinin memur olmaması gerekçesi ile tümü değil de sadece büyükşehir belediyesi seçimi iptal edilip,yenilenmesi vicdanımı ve adalet duygumu kanatıyor. Zira aynı zarflar içinde, aynı sandık içinde oy pusulaları, aynı sandık kurulu üyeleri. Eğer usulsüzlük varsa tümüyle iptal edilip, yenilenmeliydi. Ama sadece büyük şehir iptal ediliyor.



    Bu durum Sayın Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçimindeki 376 garabeti gibi bir durum. O zaman da vicdanım kanamıştı. Hâlâ o yaralar kanıyor.


    En çok üzüldüğüm, biz dindarların iktidarında, Hazreti Ömer’ in adaletinin hayata hakim olacağına olan hayal ve inancımın yıkılmış olmasıdır. 

    Ayrıca 28 Şubat döneminde gördüğümüz hakaret, aşağılanma, adaletsizlik ve zulümlerin henüz travmaları geçmemişken, CHP ve muhalefetin uğradığı adaletsizliği haykırmak’ ta kaderin ayrı bir cilvesi olmalı.’


    İBB Başkanı İmamoğl!


    Geçte Olsa Mazbatasını Aldı.. İBB Başkanı İmamoğl!


    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu mazbatasını aldı. Mevlüt Uysal’dan görevi devralan Ekrem İmamoğlu yaptığı açıklamada, “İlk icraat bu şehrin yönetim anlayışının, bu şehrin varlığının bu şehrin insanlarına ait olduğunu hissettirmek.” dedi.


    CHP Grup Başkanvekili Engin Altayİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun İl Seçim Kurulundan mazbatasını aldığını açıkladı. İmamoğlu, İBB Başkanlığı görevini devralmak için Saraçhane’deki İBB binasına geldi.


    İMAMOĞLU GÖREVİ DEVRALDI


    Görevi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’dan görevi devralan Ekrem İmamoğlu, “İlk icraat bu şehrin yönetim anlayışının, bu şehrin varlığının bu şehrin insanlarına ait olduğunu hissettirmek.” dedi.



    TC’yi Asan HDP’dir..


    Halen tartışılan ve başta İstanbul Büyükşehir Başkanlığı seçimi olmak üzere artık gına getiren 31 Mahalli İdareler Seçimlerini kazandıklarını ilan eden ve mazbatalarını isterlerken kendilerinin kazanmasına katkı sunan HDP’yi ağızlarına almayan CHP’lilerden olan Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in seçim zaferi ardından bol bayraklı, Mavi Gözlüm türküleri ile yaptığı teşekkür konseri ardından şimdide belediyenin önüne TC. logosunu astı.


    Hayırlı olsun..


    DSP-MHP-ANAP Hükumeti döneminde dış güçlerce yakalanıp, Türkiye’ye teslim edilen Öcalan’ın yakalanması ile oluşan olumlu havanın etkisiyle yapılan seçim esnasında beklenmedik bir anda Milletvekil seçilen ve 31 Mart seçimlerinde Kürt seçmeni öteleyen, MHP ile ittifak kuran Başkan Erdoğan ve partisinin tavırlarının CHP’ye sürüklediği HDP’li seçmenden oy alıp, bu kez de belediye başkanı olan Faruk Demir’in yaptıkları doğru mu, yanlış mı onu adeta batan bir esnaf gibi dükkan kapatan ve aday çıkarmayan HDP Ardahan İl Başkanına ve pos bıyıklı büyük devrimciler olarak ima edilen HDP’lilere bırakıyorum


    3 HDP’li Belediye Meclis Üyesinin olduğu şimdi ki CHP’li Ardahan Belediye Başkanının doğru bulduğunu yaparken HDP Ardahan İl Başkanı ve Meclis Üyelerinin katkılarına da halka ve basına açık olarak yapacağı bir toplantı da teşekkür etmesini de isterim.


    Çünkü Ardahan Belediyesine asılan TC’yi o değil, HDP Ardahan İl Başkanı ve onun aday çıkarmayıp, CHP’ye gönderdiği 3 Meclis Üyesi ile Kürt seçmeni CHP kazansın diye yönlendiren HDP İl Başkanı Ergin Koç ve Ardahan genelinde bir İl Genel Meclis Üyesi çıkarma becerisini ortaya koyamayan yönetimidir.


    Sadece Ardahan HDP’mi ki?!..


    HDP Genel Merkezi, Taşkın Aktaş gibi PM ve MYK Üyelerinin 31 Mart’ta bir çok yerde aday çıkarmayıp, seçim zaferini altın tepsi ile CHP’ye sunanlardır.


    Evet, Ardahan Belediyesine TC. levhasını Faruk Demir değil, HDP’liler astığı gibi başta İstanbul’da olmak üzere CHP’nin bir çok yerde kazanmasını sağlayan ve bir zamanlar ‘Türkiye Partisi olacağız’ deyip, bugünkü gibi oylarının yarısından çoğunu kayıp eden ve eş genel başkanları gibi bir çok milletvekili, belediye başkanının ve de siyasinin tutuklanmasına neden ve vesile olan HDP asmıştır..


    Bu arada seçimleri kazanmalarına karşın çeşitli bahaneler ile ellerinden alınan mazbataları dolaysıyla kazandıkları yerleri de AK Parti’ye hediye eden yine aynı HDP’dir..


    Çünkü Başkan Erdoğan’ın seçim mitinglerinde alenen ve açıkça demesine karşın mazbatası alınması için ve alınan yerlerin AK Parti’ye hediye edilmesine vesile olanları yani seçim sonrası eski dosyaları çıkarılacağı bilinen ve KHK gibi nedenlerle dosyaları ortaya çıkarılanları adayı eden aynı HDP’dir..


    Yani seçilse de daha önceki sabıkaları mana edilerek mazbataları verilmeyeceğini bile bile buna neden olan isimleri aday eden aynı HDP’dir..


    Çünkü HDP burada kilit parti olma iddiasıyla çıktığı yolda kilidi açılmamış ve bir çok yerde aday göstermeyerek bir taraftan CHP’ye diğer taraftan AK Parti’ye seçmeni ve seçimi hediye etmiştir..


    Kısacası bugün kaos haline gelen ve TC. levhalarının yeniden asıldığını gördüğümüz 31 Mart seçimlerinin asıl kayıp edeni ve değiştirilmesi için bir çok bedel verilen içinde sadece CHP’nin amaçları olan rejimin partisi CHP’ye altın tepsi de seçimleri hediye eden HDP’dir.


    Bu nedenle Ardahan Belediyesine yeniden asılan TC. Levhasını CHP’li Başkan değil, onu oraya getiren ve Faruk Demir’i değil HDP’ye teşekkür edilmesi gereken HDP’lilerdir nokta..

  • CHP Meclisinde İstifa!

    **HDP Belediye de Grup Kurabilecek mi?


    İlter Senem’in istfa etmesi ile Ardahan Belediye Meclis Üyesi sayısında 8 Belediye Meclis Üyesi kalan CHP aynı mecliste bulunan 6 AK Partili, 1 Bağımsız Belediye Meclis Üyesi ile kararlar almaya çalışacak.


    Öte yandan seçimlerde HDP ile ittifak kuran CHP’nin listesinden meclise giren 3 HDP’linin bir araya gelip, Ardahan Belediyesinde HDP Grubunu kurup, kurmayacakları da merak konusu oldu.


    CHP’li Belediye Başkanı Faruk Demir’in listesinde Ardahan Belediye Meclisne giren HDP’li Volkan Ünver ile Onur Yılmaz’ın da HDP’li arkadaşları İlter Senem gibi CHP’de istifa edip, partileri HDP’ye geçerek, Ardahan Belediyesinde HDP’nin Meclis Grubunu kurup, kurmayacakları konuşulduğu şu günlere HDP’li Volkan Ünver’in CHP’nin listesinde Encümenliği, Onur Yılmaz’ında Çevre Komisyonunda görev aldığıda öğrenildi.


    Başkan Faruk Demir’in elinde liste ile meclise gelip, hangi meclis üyesinin nerede görev alacağını işaret etmesine tepki gösterip, istifa eden İlter Senem’in HDP’ye geçececeği bilgisi alındı. Senem’in bu yönde ki girişiminin HDP tarafında beklemeye alındığı da alınan diğer bilgiler arasında oldu.


    Enver Göngör’ün Meclis Başkan Vekili, Erdal Kara’nın ise 2. Meclis Başkan Vekili olduğu Ardahan Belediyei Meclisi 8 üyeden oluşmakta.



    **Bir İl Başkanı Daha İstifa Etti. Siz Hala Orada mısınız?


     


    Hafta sonu geldiğim Kocaeli’nin Kartepe İlçesinin Ardahan’ın yeşil yaylalarını aratmayan bölgesinde ki evimde dinlenirken daha önce 3. günlük gazeteyi yanin Siyah Beyaz Kocaeli adlı gazeteyi çıkardığım kentteki meslektaşlarımla görüşürken bir haber alıyorum. 


    O haberi hem onaylıyor, ‘Evet, doğrusunu yapıyor’ diyorum, hem de üzülüyorum..


    Üzülmeme neden olan durum ise seçim yenilgisi alan AK Parti Kocaeli İl Başkanı ile telefon üzerinde tanışmam, bizzat tanışıp, çayını içemem oldu.


    Neyse gazeteci arkadaşımla telefon sohbetimiz sona erince ajanslarda gelecek olan Kocaeli AK Parti İl Başkanı istifa haberini beklemeye başladım.


    Ve gelen haberin girişi aynen şöyle;  ‘31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde İzmit Belediye Başkanlığı’nın Millet İttifakı adayı Fatma Kaplan Hürriyet tarafından kazanılmasının sorumluluğunun kendisine ait olduğunu söyleyen AK Parti İl Başkanı Abdullah Eryarsoy, görevinden istifa etti. İstifasını açıklayan Eryarsoy, “İzmit Belediye Başkanlığını kaybetmenin sorumlusu aranmaktaydı. Teşkilatın başı olarak bu sorumluluk bana aittir” dedi.’ diyerek Kocaeli AK Parti İl Başkanlığından istifa ettiğini açıkladı.


    Yani İzmir ile başlayan Ankara ile devam eden ve sanırım Kocaeli ile 3. yada 5. İl, İlçe veya Belde başkanının seçimleri kayıp ettikleri için istifa ettiğini öğrenirken başta İstanbul ve ona kili metrelerce uzaklıkta olan memleketim Ardahan’da ki İl Başkanlarının ve teşkilatlarının neyi beklediklerini kendimce sorguladım..


    Gerçi yaşanan hata veya başarısızlıklar ardından istifa kültürünün çok gelişmediği ülkemde bana göre alenen başarısız olan AK Parti ile Ardahan İl Başkanlarının istifaları beklenmeden görevden alınması gelen iki siyasi değil, normal vatandaş olduklarını düşünmekteyim.


    Çünkü bir gazeteci, bir seçmen, stk başkanı olarak ikisininde yakından gören, tanıyan ve puanlarını veren ve en önemlisi, ‘Ardahan’da sonuç ne olursa İstanbul’da hatta tüm Türkiye’de o olur’ iddiasında bulunan bir olarak bu yönde seçimlerden önce de düşüncelerimi yazılarıma dökmüş ve bu isim vede kadrolar ile seçim sonuçlarının bugünkü halde olacağına işaret etmiştim.


    Evet İzmir, Ankara ve ülkenin diğer önemlimetropolu ve de sanayi şehri Kocaeli İl Başkanları 31 Mart Seçim Sonuçlarının kendi hataları ve başarısızlıkları olduğunu kabul edip, istifa ederek kenar çekilirken başta İstanbul ve Ardahan İl Başkanları olmak üzere Mersin, Antalya ve diğer kentlerde ki sayın İl Başkanlarının ne düşündüğünü merak etmekteyim.


    Ha bu arada seçimlerde sonra iyileşeceği ileri sürülen ekonomi ile ilgilide bir haber verip, bugünkü yazıma son vereyim..


    ‘Fitch, Türkiye’nin kredi notunu BB olarak, not görünümünü ise negatif olarak teyit etti. Fitch, jeopolitik ve siyasi risklerin Türkiye’nin notu üzerinde baskı yarattığını kaydetti.


    Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye‘nin “BB” olan uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunun ve “negatif” not görünümünün teyit edildiği belirtildi.’ kara haberi ardından gelen 2. haberde de Merkez Bankasının toplam rezervleri, geçen hafta bir önceki haftaya kıyasla 2 milyar 230 milyon dolar azalarak 95 milyar 946 milyon dolardan 93 milyar 716 milyon dolara geriledi.’ haberiydi.


    ‘Bu iki son dakika haberinin başarısız İl Başkanlarının istifaları ile ne alaka?’ diyecekler varsa ona da hemen bir not düşüp, cevap verip, noktayı koyalım.


    Efendiler bu ülkede seçim kaybı yaşayan İl Başkanları gibi enişte Bakanlarla da ekonominin yürümediğini kabul etmesi ve kadroyu baştan aşağı gözden geçirmesi gerekenin resmi açılışa rağmen 60 bin kişilik Çamlıca Camisinindoldurtamayan Sayın Başkan Erdoğan’dır’ derim..


     Bu nedenle İl Başkanlarının istifa haber ve yorumunu her geçen gün daralan ekonomi ile bağlantılı olduğunu düşünenlerdenim.


    Neyse yazımızın başlığını birde buraya alıp, cevabını bekleyelim.


    He kardeş!.. Bir İl Başkanı Daha İstifa Etti. Siz Hala Orada mısınız?

  • Ardahanlı Başkan Yardımcısı da Oldu!

    **Ardahanlı Ahmet Yılmaz Belediye Başkan Yardıcısı Oldu..


    Türkiye siyasetinde var olma mücadeledesi veren Ardahanlı siyasilerin başarıları devam ediyor.


    Ardahan merkez de olduğu gibi yurt genelinde var olma mücadelesi veren ve ‘Güçlü Bir Ardahan Lobis’ oluşturmak için çalışmalarını sürdüren Ardahanlılardan olan Ardahan Merkez Küçüksütlüce Köylü Mali Müşavir Ahmet Yılmaz bir çok Ardahanlın da yaşadığı ve Av. Şeyma Düğücü’nün Belediye Başkanı olduğu Sancaktepe Belediye Başkan Yardımcısı oldu.


    Daha önce AK Parti Sancaktepe Belediye Meclis Üyeliği de yapan Sancaktepe Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Yılmaz aynı zaman da İstanbul Büyüşehir Belediye Meclis Üyeliği görevinide yapacak.


    Aynı zaman da ARDAFED Başkanı Fakir Yılmaz’ın köylüsü ve akrabası da olan Ahmet Yılmaz’ın da Esenyurt, Bakırköy, Şişli ve Kocaeli Dilovası’nın Ardahanlı Belediye Başkanları gibi bir ilke imza atmaları Ardahanlılar sevindirdiği gibi gurur da verdiler.



    **Sultangazi CHP Kadın Kolları Başkanı da Ardahanlı Oldu..


    Öte yandan yine iki Ardahanlının, İsa Yucak ile Haluk Bozkurt’un Belediye Başkan Adayı oldukşları ancak kazanamadıkları İstanbul’un Sultangazi İlçesi CHP Kadın Kolları Başkanı da bir Ardahanlı.


    Ardahan Damalllı Sennur Sırbudak’ın (İmamoğlu ile selfie çeken) CHP Sultangazi Kadın Kolları Başkanı olduğu İstanbul gibi Ankara, İzmir, Kocaeli ve Bursa’da da bir çok Ardahanlı siyaset alamında önemli yerlede görev almaktalar.


    Bilindiği gibi Kemal Deniz Bozkurt-Esenyurt, Bülent Kerimoğlu-Bakırköy, Muammer Keskin-Şişi, Hamza Şayir_Kocaeli Diovası’nın Ardahanlı Belediye Başkanları olurlarken İstanbul CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’da Ardahan’ın gelini.



    **Solculuğun gereği yapılmalı..


    Daha önce Ardahan-Artvin arasına şimdi de başkentin yakınlarında saldırıya uğrayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na “Lütfen şehitlerin cenaze namazına gitme” diye twitterda mesaj attığını görünce bu memlekette birileri birilerini hizaya getirmek istediği izlenimine kapıldım.


    Gerçi bu mesajı atan şahsın uzun yıllar başkanlığını yaptığı Ankara Büyüşehir Belediye Başkanlığını birinin kendisini görevden el çektirip, hizaya getirildiğini de hatırlamadım değil ya neyse..


    Ama benim de bu yönde bir bakışımın olduğunu ve bunu bu yazımda dile getirmek istediğimi belirtmek isterken bu düşünceye sahip bir insan olarak bugün yeniden yazacağım düşüncemi daha önce de bir çok yazısında gündeme getiren bir gazeteci de olduğunu da hatırlıyordum. 


    Çünkü hazır ola yada el kaldır, indire hatta fiili yada siyasi saldırılara elhamdülillah diyerek alışkın olan Melih Gökçek’ler gibi değil aklında olanı söyleyen, yazan bir kişiliğim olduğunuda hatırlıyordm.


    Ve Gökçek’lerin önce tahrik edici söylemler ile gerdiği sonrada ‘lütfen’ ile başlayan sözde uyarıları ile devam eden filime konu olan Kılıçdaroğlu’nun ne yapacağı konusun da özgür bir insan olduğu gibi kapıdan dışarı çıkarken birileri gibi bir ordu koruma ile değil siyasetçide, bir partinin lideri de olsa sade bir vatandaş gibi komşunun acısına, tatlısına katılmak istediğini de anlamıyor değilim..


    Ancak karşısında ağzına aldığı Beka sözü ile seçimler de yenilen ama bunu kabul etmeyip, hala bir umut var diyerek bir taraftan YSK’nın diğer taraftan sabrını kapısını aşındıran adımlar atanlar olduğunu unutmaması gerekenin de Kılıçdaroğlu olduğunu da unutmamak gerekir..


    Çünkü bu ülke de muhalefetin en büyük partisinin lideri olmaya gereke yok sade bir vatandaşta olsanız hayatınız çok garantili bir ülkede olduğunu bilmesi gerekenlerin başında Kılıçdaroğlu olduğunu sanıyorum.


    Bu nedenle kendisini haksız yere ve hak etmediği şekilde eleştiri yağmuruna tutan ve bu yağmurların havuz medyası aracılığı ile doluya döndüğü bir ülkede değil şehit cenazesine ‘bir anlık dinleneyeyim’ diye kahveye, parka bile gidilemediği bir hal alan bir ülkede muhalefet lideri olmak, bu görevi gereğini yerine getirme ile bisiklet ile başbakanlığa gidip gelen Avrupa ülkesi siyasilerin olduğunu da unutmaması gereken de Kılıçdaroğlu ve onun gibi düşünenlerdir.


    Ha bu arada Avrupa, medeni insanlar derken kendi insanımızın da seçtiği liderlerin ayna tutanı olduğunu yani iktidarda da olsa siyasileri onların seçtiğini de unutmamak gerekir..


    Çünkü, ‘toplum neyse önderi de o olur’ diye bir sözün olduğunu da unutmadan adım atılması gereken bir ülkedeyiz.


    Yani kendisi elektriği çalarak kullanan, bankamatikte maaş çekip, muhafazakar görünen vatandaşın, bir toplumun önderi, lideri onun yansımasıdır..


    Kısacası solcuyum deyip, İmama Hatiplerin açılmasına katkı sunan sonra bundan dert yanan siyasiler gibi söylemleri ile toplumu gerip, ardından ‘Lütfen’ diyen siyasilerin önder olduğu bir toplumun ne yapacağını bilerek atılacak olan adımlar ile siyaset yapmak daha doğru bir şey olacak..


    Yani hepimiz kardeşiz diyerek yasal olan bir parti HDP ile girilen ilişkiyi suistimal edenlere fırsat vermemek için ve birilerinin ‘lütfen’ leriyle muhatap olmamak için solcu gibi düşünüp, soldan yürümek en doğru bir şeydir.


    O da solculuğun gereği neyi gerektiriyorsa onu yapmaktır.


    ‘Peki solculuk ne gerektiriyor?’ diye soru soracaklar olabilir..


    Bende solculuğun sağ düşüncenin üzerinde beslendiği şeyler olmadığını ve ‘onlar gibi davranırsam oy alırım’ diye hal, hareketler içine girmemektir..


    Yani Alevi, Solcu, Ulusalcı diye kendisini suçlayanlara şirin görünmek adına Bosna-Hersek’te namaz kılmak, Kur’an okuduğunu göstermek adına kameralar önünde hatim indirmek değil solculuk, solculuğun ret ettiği söylemler karşısında dimdik durmaktır..


    Ha bu arada ortak olup, oyunun büyük bölümünü aldığı parti ile ittifak kurduğunu saklamakta solculuk değil, yiğitçe ortaya çıkıp, ‘Evet, ben kimle ittifak yapacağımı bir başkasına sormam, saklamam’ demekte solculuktur..


    Yoksa birileri seni madara yapacak diye onun madarasından kurtulmak için onun dediğini, suçlamalarını ötelemek için gelişi güzel, pat diye bir yerlere gideyim, katılayım demekle solcu olunmaz..

  • ARDAHAN HABERLERİ.. Bağımsız Vekil: Ermeni Soykırımı Enine, Boyuna Tartışmaya Açılmalıdır!


    Başta 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerin de olmak üzere uzun süredir ortalarda görülmeyen Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz 24 Nisan öncesi yaptığı açıklamada hükümeti uyarıd.


    Yılmaz, ABD Temsilciler Meclisi ve Senatosuna sunulan 1915 olaylarının ‘Ermeni soykırımı’ olarak tanınmasına yönelik tasarılara ilişkin, “S400 konusunu bir kriz haline dönüştüren ABD yönetimindeki bazı çevreler, 24 Nisan’daki sözde soykırımı Türkiye’nin gündemine oturtmak ve bu konuda kendilerince bir gol atmak arayışındalar. Hükümet tarafından ele alınması, bu süre içerisinde diplomatik çabalarını aktif bir şekilde ortaya koyması ve bunu ne pahasına olursa olsun engellenmesi gerekir.” dedi. 

    Yılmaz, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, sözde Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu. 

    24 Nisan’ın her yıl sözde Ermeni soykırımını anma günü olarak kutlandığını hatırlatan Yılmaz, hükümetin bu yıl söz konusu iddialara yönelik daha ciddi önlemler alması çağrısında bulundu. 

    Yılmaz, Fransa ve İtalya’da bu konuda atılan adımların akabinde ABD Kongresi’ne tasarı sunulduğunu belirterek, daha önce ABD Senatosundan geçmesi engellenen benzer nitelikteki bir tasarının bu yıl kabul edilmesi ihtimali bulunduğunu savundu. 

    Tasarıların kabul edilmesi halinde ABD yönetiminin sözde Ermeni soykırımını resmen soykırım olarak tanıyacağını, bunu reddedenlerle iş birliğinin kesileceğini ve soykırımın ABD eğitim kurumlarında öğretilmeye başlanacağını anlatan Yılmaz, şöyle devam etti: 

    “Bu yıl durum farklı ve ciddi. Zira S400, Suriye ve FETÖ ile mücadele konusunda ABD ile farklı bir eksene doğru bir dış politika ayrışması içindeyiz. Kongrede ise Türkiye’ye dönük olumsuz bir hava var. S400 konusunu bir kriz haline dönüştüren ABD yönetimindeki bazı çevreler, 24 Nisan’daki sözde soykırımı Türkiye’nin gündemine oturtmak ve bu konuda kendilerince bir gol atmak arayışındalar. Hükümet tarafından ele alınması, bu süre içerisinde diplomatik çabalarını aktif bir şekilde ortaya koyması ve ne pahasına olursa olsun engellenmesi gerekir.” 

    Türkiye açısından Ermeni halkının dost olduğunu vurgulayan Yılmaz, Ermeni diasporası ile Ermenistan yönetiminin sözde soykırımın tartışılmadan kabul edilmesini talep ettiğini, Türkiye’nin ise bu konuyu enine boyuna tartışma platformlarına taşıması gerektiğini söyledi. 

    Yılmaz, sözde Ermeni soykırım iddialarına ilişkin bir uluslararası mahkeme kararı bulunmadığına işaret ederek, buna karşılık Ermeni diasporasının birçok ülke meclisinde “soykırım” iddialarını kabul eden tasarıların kabul edilmesini sağladığını hatırlattı. 


    Bu iddiaların, Ermeni diasporası tarafından her yıl Türkiye’nin gündemine getirildiğini anımsatan Yılmaz, yeni neslin bu konuda bilgi sahibi olabilmesi için 1915 olaylarının gençlere öğretilmesi, ayrıca bu konudaki yayın sayısının artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.



    **AK Parti İl ve İlçe Bakanları İstifa Edecekler mi! 


    Fransa’nın Başkenti Paris’in her yıl milyonlarca turist tarafından ziyaret edilen en ünlü yapılarından biri olan Notre Dame Katedrali’nde çıkan yangın kadar acıtan ve hala sonuçlanmayan son Mahalli Seçimlerinin tartışıldığı ülkemde asıl tartışılması gereken bir konuda istifa kültürüdür.


    İl Başkanı olduktan sonra sakal bırakıp, konuşmalarına cami imamlarının vaizlere başlamadan önce yaptıkları besmele ile söze başlayan AK Parti’nin seçilmiş değil, atanmış onca İl ve İlçe Başkanlarının hala tartışılan seçim sonuçlarında ki paylarının ne olduğu da konuşulan konuların başında gelmektedir. 


    Bu İl Başkanlarından olan AK Parti İzmir İl Başkanı ardından AK Parti Ardahan Merkez İlçe Başkanı Fırat Avşar’da 31 Mart seçim sonuçlarının tartışmalı hale gelmesine vesile olduklarını düşünüp, istifa eden İl ve İlçe Başkanlarının kervanına katılırken, siyaset’in S’si ile ilgilenmezken kim adını verdiyse beklenmedik bir anda kendini AK Parti Ardahan İl Başkanlığı koltuğunda bulan ve oturduğu koltukta daha önce oturan İl Başkanıdır..


    Aynı İl Başkanı kendisinden önce İl Başkanı olan, bu süre içinde 3 Milletvekili, İki Belediye Başkanlığı seçimlerini kazanan ekibin başında olan AK Parti Ardahan eski İl Başkanı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın aday olduğu seçimlerini kayıp eden teşkilatın başındaki isimdir..


    Yani Ardahan Belediyesi seçimlerini büyük bir fark ile kayıp eden AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın ve diğer İl vede İlçe Başkanlarının istifa edip, etmeyecekleri de merak edilmektedir. 


    Asıl merak edilen diğer bir İl Başkanı da geçtiğimiz gün düzenlediği toplantı da 31 Mart akşamı seçimleri kazandığını ilan eden ancak kazanmadığı ortaya çıkan ve erkenden zaferini ilan ettiği için bir hayli zorda kalan AK Parti’nin İstanbul Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırm’ın yanında otururken ‘İstifa edecek mi?’ sorusuyla karşılaşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak’ın konumu ve durumudur. 


    Kendisiyle bir kez görüştüğüm ve vatandaşla kendisinden çok militan yardımcılarını görüştüren ve girdiği toplantılarda ayrı havalarda olan bu isimin istifa edip, etmeyeceğini bekleyen kamuoyunun büyük bölümü bu İl Başkanının hala o koltukta olmasına da şaşırdığını görmekteyiz..


    Halbuki; AK Parti İzmir İl Başkanı ile AK Parti Ardahan Merkez İlçe Başkanının istifa etmeleri istifa kültürünün çok gelişmediği ülkemde en doğru kararlar olarak tarihe geçmiştir.


    Çünkü başarısız yada hatalı olduğu halde istifayı düşünmeyen onca idareci anlayışının yerleşik olduğu ülkemde, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerini kayıp eden asıl kişilerin seçimleri kazanan Yavaş’ın yetkilerini aldırmaya kalkan Ankara İl Başkanı ve AK Parti kadroları olduğu alenen ortadadır. 


    İstanbul başta olmak üzere ülkenin 81 Vilayetinde, İlçe ve Beldelerinde ki tüm AK Parti Teşkilatlarının hemen hepsinin sonucu belli olan ama kabul edilmeyen ve seçimi Başkan Erdoğan’ın omuzları üzerinde kazanacaklarını sanmanın rahatlığı, kabadayılığı ve şımarıklığı ile sözde yönetmeye kalkmışlar ve beklenen sonucu alamamışlardır. 


    Ve en önemlisi kendi suçlarını, beceriksizliklerini ve Erdoğan’dan yedikleri,daha da yiyecekleri fırçaları ötelemek için YSK Hakimlerine sığınıp, ‘biz alamadık, siz alın’ demeye getirdikleri işin sonucunu kabul edip, hala istifa etmemek için ‘Az daha kalayım, bana İl, İlçe ve Belde Başkanı desinler’ yolunu seçmiştirler. 


    Halbuki adı geçenler veya adları kamuoyunda açıkça tartışılan AK Parti İl, İlçe ve Belde Başkanları Valiler ve Kaymakamlar kadar bile çalışmamış, elleri ceplerinde, bıraktıkları sakallarla, İl Başkanı oldukları partinin muhafazakar kesime hitap ettiğini hesaba katıp, normal hayatlarında çokta dillendirmedikleri kurnazlıklarla besmele ile açtıkları konuşmaları ile ‘Seçimi nasıl olsa Erdoğan ismi kazanır’ diye yan gelip yatmış ve seçimleri asıl kayıp edenler olmuşlardır. 


    Bu nedenle; Bugün ülkeyi hem içte hem de dışta gerip, kötü bir imaja sokan ve kabul edilmeyen seçim sonuçlarına sebep olanlar, AK Parti’nin ‘Memur’ gibi atanmış olan, siyasetin S’si ile alakası olmayan mevcut İl, İlçe ve Belde Başkanlarıdır. 


    Ve hepsi Erdoğan’ın kendilerini görevden almasını beklemeden istifa edip, kenara çekilmelidirler. 


    Bunu ilk yapacak olanda İstanbul ve Ardahan İl Başkanları ve AK Parti’ye asıl seçimi kayıp ettiren ve hemen istifa etmesi gereken diğer İl, İlçe ve Belde Başkanları, Teşkilatlardır…



     **Mazbatayı Verin Piyasa Rahatlasın.. 


     Damat, Ekonomi Bakanının dolar arayışına çıktığı Okyanus ötesinde Trump ile verdiği fotoğrafın etkisiyle yeniden yükselmeye başlayan ve bu fotoğrafla ateşi düşen dolar ile  diğer bir çok sıkıntının iyiden iyiye daralttığı iç piyasa ve dış ekonominin rahatlaması için birde mazbataya ihtiyaç var. 


    Oda İstanbul Büyükşehir Belediyesini kazanan alenen belli olan ama oyların durmadan sayılıp, bir türlü sayılamadığı Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasıdır. 


    Evet, 31 Mart seçimleri biteli günler geçmesine rağmen bir türlü sonuçlanmayan İstanbul seçimlerini CHP Adayı Ekrem İmamoğlu kazanmış, diğer kazananlar ise mazbataları çeşitli bahaneler uydurulup, verilemeyen ve alakasız bir oy alan 2. seçilenlere verilenlere verilen HDP’nin kazanımlarını görmezden gelen anlayış artık sonucu kabul edip, yani başarısız kalan AK Parti İl, İlçe ve Belde Başkanlarının durumlarının da içinde olduğu gerçek gündeme dönmesi gerekir diye düşünmekteyim. 


    Haydi lütfen, ülkem ve İstanbul adına rica ediyorum.. 


    Verin şu mazbatayı, sizde bende, ülkemde rahatlasın..

  • İl'i Kayıp Etti, İlçeden Gelen 2'ye Sevindi!


    **Bakırköy Botanikpark’ı Biliyor musunuz?


    10 Gündür bitmeyen seçim tartışmalarının gölgesinde kalan onca sorun gibi bir gece de başka bir hava alanına yani İstanbul’un dışına taşınan yeni İstanbul havalanana götürülen Atatürk Havalanın yerini parka çevirmeyi düşündüğünü belirten ancak Bakırköy başta olmak üzere İstanbul’u kazanamayan Başkan Erdoğan’ın kendileri döneminin de için olduğu süre içinde betonlaştığını belirttiği İstanbul’da yeşil alan denilince parmakla sayılacak kadar yer bulmak bir hayli zor.

    Ve bu alanların da gün geçtikçe kayıp olduğu İstanbul kentinde, ‘yeniden seçim yapalım’ teklifleri yapan aynı iktidarın, 25 yıldan fazladır yerelde de iktidar olduğunu ve betonlaşma başta olmak üzere var olan sorunların çözümsüz kalmasında sorumlu olduğunu unuturken var olan yeşil alanların önünü de kesmeye çalıştığında şahit olmaktayız.

    İşte bunlardan bir olan ve bana göre 20 milyonluk İstanbul kentinin nefes alacağı küçük ama muhteşem doğasıyla yaşatılmaya, tanıtılmaya çalışılan Bakırköy Botanikpark’tır.

    Çünkü, ‘İstanbul’u betonlaştırdık, bundan sonra yeşillendireceğiz’ diyen kayıp etmesine karşın bırakmak istemediği İBB’yi yöneten mevcut iktidar halkın oyları ile ret edilmesine karşın hala elinde tutmak istediği İBB kanalıyla bir çok nefes alınacak alana izin vermediği gibi var olanlarında görülmemesi, tanınmaması için çabaladığını görmek için yıllardır bitirilmeyen ve İstanbul’un gizli yeşil cennetlerinden olduğunu düşündüğüm Bakırköy Botanikpark’a açılan metro kapısını gösterebiliriz.

    Günde 1 Milyon aracın geçtiği-5’in yanı başında bulunan, Adliyenin yanı başında ve başta çevre ilçeler olmak üzere tüm İstanbul’a nefes veren Bakırköy Botanikpark’ın önünü kesen bu yolun yıllardır bir türlü açılmaması mevcut hükumetin ve onun çıkan sonuçlara rağmen kayıp ettiği alenen ortada olan İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin yeşillendirme yada yeşil sever yönünün de ne kadar samimi olduğunu da görmek mümkün..

    Çünkü kendi görüşünde olmayan bir belediyenin yaptırdığı ve yönetiminde olan bu yeşil cennet vadisinin örnek olarak görünmesinden çekinen mevcut hükumet ve yerel idareciler 19-24 Nisan Günlerinde gerçekleşecek olan 3. Ardahan’ı Tanıtma Günleri gibi bir çok etkinliğe ev sahipliği yapan parka açılan Metro kapısını onarım adı altında yılladır kapalı tutmaktadır.

    Burada ki amaç kendisinin yapamadığını başkalarının yapabildiğini gizlemek ve göstermemekten öte ne olabilir ki?..

    İçinde doğal gölet, gezi ve dinlenme, çocuk oyun alanı, botanik ve tematik bahçeler, restaurant, kafeterya, piknik alanları bulunduğu İstanbul’un en büyük botanik parkı olan Bakırköy Botanik Park’ın yeteri tanıtılması ve bir tülü bitirilmeyen Metro kapısı ile halka açılması halinde Atatürk’ün adını anmamak için taşınan havalanın bulunduğu alanı şehir parkı yapmaya da gerek kalmayacağını da anlaması gerekenlerin bu parkı örnek almaları İstanbul için hem önemli hemde nefes aldıracak bir adım olacaktır.

    Doğal gölet, gezi ve dinlenme, çocuk oyun alanı, botanik ve tematik bahçeler, restaurant, kafeterya, piknik alanları bulunan Bakırköy Botanik Kent Parkı’nda 48 bin 710 metrekare yeşil alan, 9 bin 30 metrekare tematik park, gül, lavanta, şifalı bitkiler ve renk temalı bahçeler, 1.890 metrekare çocuk oyun alanı, 1.520 metrekarelik doğal piknik alanı, 1.090 metrekarelik restaurant, 5.222 metrekare doğal göl bulunacak. Doğal göl, içerisine atılacak bakteriler yardımıyla biyolojik yollardan temizlenirken, kapalı tutulan Metro kapısı dolaysıyla adeta kapalı tutulmakta.

    Seçimlerin iptalini isteyen iktidarın yerel de yapacağı ilk işlerinden biri olan Botanik Park’ın önünü kapatan metro kapısını bitirmesi daha doğru olacaktır.



    *ARDAFED Ardahan’ı Bir Kez Daha Tanıtacak..


    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmalarına ara vermeden devam eden Ardahan Derneklerinin en üst çatısı olan Ardahan Dernekler Federasyonu ARDAFED 1-24 Nisan 2019 Günleri arasında yapacağı 3. Ardahan’ı Tanıtma Günleri için hazırlıklarına devam ediyor. Bakırköy Botanikpartk’ta 19-24 Nisan 2019 Günlerinde İstanbul’da gerçekleşecek olan 3. Ardahan Günleri için çalışmalarına devam eden ARDAFED tüm Ardahanlıların bu önemli etkinliğe davet etti.

  • 2. Kez Yeniden Mazbata Aldılar!

    CHP’li Hanak ve Damal Belediye Başkanları 2. Dönem İçin Mazbatalarını Aldılar..



    2. Kez Belediye Başkanı olan AK Partili Kemal Yakup Azizoğlu



    2. Kez Posof Belediye Başkanı olan AK Partili Cahit Ulgar 



    **Hakimler Demokrasi Adına Direniyor..


    31 Mart geçeli kaç gün oldu ama hala seçim atmosferinde bir tülü çıkamıyoruz.

    Başta Erdoğan’ı yanıltan, seçim kayıp ettiren AK Parti’nin şu anki beceriksiz ekipleri olmak üzere bu ülkenin yaşadığı gerginliği patlama noktasına getirmeye çalışanlar olmak üzere Ergenekon, Feto gibi oluşumlar pusuda beklemekteler..

    Ancak bu ülkenin yarım yamalak olsa da yönetim şekli olan demokrasiye sahip çıkma adına direndiğini de gördüğümüz şu günlerde Adalet ve Hukuk denen kanadı oluşturan ve onun kurmayları olan Hakimlerin demokrasi adına bir hayli direndiği ve demokrasiye sahip çıktıklarını da görmekteyiz.

    Mevcut iktidarın başta İstanbul’da olmak üzere ülkenin bir çok yerinde kayıp ettiği seçimleri yaptığı gereksiz itirazlarla kazanma çabasının beyhude olduğunu anlaması gerekenlere direnen hakimlerin demokrasiye sahip çıkma çabasına halkında yaşananları izlemektense destek vermesi gerektiğine inanmaktayım..

    Bu nedenle hakimlerin sahiplendiği ve yara almaması için direndiği bu süreçte hepimiz düşen görevin mevcut iktidarın taraftarları da ikna edip, ülkenin bir an önce normalleşmesine dönmesine yardımcı olmaktır.

    Bir zamanlar ‘Muhtar bile olamaz’ denilen ama bugün bu ülkenin başında olan Başkan Erdoğan’ın yurt dışına çıkarken yaptığı açıklamaya baktığımızda ise gidişatın hiçte normalleşemeyeceğimizi ve başta hakimler olmak üzere demokrasiden yana olanların baskı altına alınmak istediğini görmenin üzüntüsü ile takip etmeye devam ettiğimiz bir süreçte kazandığı halde hala mazbatası verilmeyen başkanların seçildiği kentler ve ülkenin de beklemeye alındığını da görüyoruz.

    Yani seçimler ayıp ettiğini kabul etmeyen sandıkta çıkan sonuca razı olmayan bir iktidarın kendi ayağına sıktığı kurşunun yarasının tüm toplumu acıttığını da anlayamıyoruz.

    Hakimlerin direndiği, Adalet ve Hukuk’un hala var olduğunu his ettirmeye çalıştığı bir süreci zora sokmaya çalışan iktidarın ‘Ben kazanmadıysam olmaz’ demeye getirdiği seçim sonuçlarına baktığımız da kayıp edenin demokrasi, halk, hakim, sandıklar değil iktidarın temsil ettiği parti ve onun teşkilatları olduğunu görürken bunu kabul etmeyen bir anlayışın da ülkeyi zora sokmaktan öteye bir şey kazandırmadığını da anlamaktayız..




    İşi getirip, organize sokmaya çalışan ve sonuçları kabul etmeyen aynı iktidarın devletin tüm imkanlar elinde olduğunu unutup işi götürüp, organize bir şeyler yapılmışa sokması ise yaşanan durumu iyiden iyiye çıkmaz hale getirdiği şu günlerde yapılacak tek şey kayıp ettiğini kabullenip, ülkeyi normale sokmaktır..

    Bunu yapacakların başında gelen de iktidardır.. Onu temsil eden Başka Erdoğan’dır..

    Ve demokrasi adına direnen hakimleri olduğu gibi tüm toplumu rahatlatmaktır..

  • Ardahanlı Tunceli'de TKP'den Meclis Üyesi Oldu!

    **Ardahanlı Bademlerin Akrabası..


    Bakırköy’de Ardahanlı Doktor Bülent Kerimoğlu, Esenyurt’ta Mühendis Kemal Deniz Bozkurt, Şişli’de Mali Müşavir Muammer Keskin, Kocaeli Dilovası’nda İşadamı Hamza Şayir’in Beleidye Başkanı seçildikleri 31 Mart Yerel Seçimlerinde Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat bölümünde yer alan Tunceli (Dersim) de Ardahanlı bir öğretim üyesi Türkiye Kominis Partisinden Belediye Meclis Üyesi seçildi.


    Ardahan’ın Yeni Belediye Başkanı CHP’li Faruk Demir ile birlikte Kontejandan seçilen Mustafa Bademi’in akrabası olan ve Fatih Mehmet Maçoğlu ile birlikte Tunceli Meclis Üyesi seçilen Öğretim Üyesi Candan Badem Ardahan, Hanak, Vardosan köylü, 1970 yılı doğumlu, Börk köyü nüfusuna kayıtlı. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu (1992). 1995-2000 yılları arasında Kazakistan’da çeşitli şirketlerde çalıştı. Birmingham Üniversitesi Rusya ve Doğu Avrupa Çalışmaları Merkezi’nde yüksek lisans yaptı (2001). Doktorasını Sabancı Üniversitesi tarih doktora programında tamamladı (2007). Türk-Ermeni Sorunu Bibliyografyası kitabı Aras Yayıncılık tarafından yayımlandı (2007). Ermenistan Ulusal Arşivi’ne Türkiye’den gidip araştırma yapan ilk Türk akademik tarihçi oldu (2009). Doktora tezi İngilizce (The Ottoman Crimean War (1853-1856), Brill, 2010) ve Türkçe yayımlandı (Kırım Savaşı ve Osmanlılar, Türkiye İş Bankası Yayınları, 2017). Eylül 2014’te doçent unvanını kazandı. SSCB tarihi ve Rusya üzerine çeşitli yazıları yayımlandı. Munzur Üniversitesi Tarih Bölümü’nde öğretim üyesiyken, 1 Eylül 2016 tarih ve 672 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildi. Çok iyi düzeyde Osmanlıca, Rusça ve İngilizce, orta düzeyde Ermenice, Almanca, Zazaca ve Kurmanci biliyor. Evli ve bir çocuk babası.



    **Erdoğan YSK’ya değil, AKP’ye Bakmalı!


    Son Anayasa değişikliği ile hem kendisini Cumhurbaşkanı, hem Başkan hemde Parti Genel Başkanı yetmedi 31 Mart Yerel Seçimlerinde aday olanların yerine koyan Recep Tayyip Erdoğan’ın gerek seçimlerden sonra gerekse balkon konuşmasında üstü kapalı da olsa kabul ettiği sonuçları yalandan ve korkularından kabul etmeyen AK Partili görünenler aslında işi kurtarma yoluna başvurduklarını bende Erdoğan’da anlamıyor değil.

    Çünkü çoğu bizzat Erdoğan tarafından birer memur gibi atanan ve kadrolarını kendileri kuran AK Parti İl, İlçe ve Belde Başkanlarının yanından yine Erdoğan’ın makamda olanı değil de aylar öncesinden aday olarak ilan ettiği adaylar bu işin erbabı olmadıkları ve asıl seçimlerin kaybına neden olan kişiler olduklarını dünya alem bilmekte.

    Yani seçimleri kayıp eden AK Parti olmadığını onun İl, İlçe ve Belde Başkanları ile Adaylarının kayıp ettiğini ilk kabullenecek olan Erdoğan’dır.

    Bunu göremeyip formaliteden başvurulan YSK’ya bakmakla zaman kayıp eden de Erdoğan’ın kendisidir.

    Evet seçimlerin kayıp edileceğin aylar öncesi ilan eden Anket şirketlerini hapse atmakla tehdit edenlerin başında gelen Cumhur adlı ittifakın içinde kendi partisinin iç sorunlarını atlatan ama alakasız bir Beka çıkışı yaparak, Kürt seçmeni küstüren, kızdıran ve AK Parti’ye büyük zarar verdiren Devlet Bahçeli’yi de unutmadan asıl kayıp edenlerin şu an hala görevde olan AK Parti’nin siyasetçi kimliği ile alakasız kişilerden oluşan memur gibi İl, İlçe ve Belde Başkanlarının yanı sıra yine siyasetin içinde gelmeyen bakanlarının beceriksizliğidir.

    Tabi Demokrat Parti Genel Başkanı iken Erdoğan’a demediğini bırakmayan bugün ki İçişleri Bakanı olan siyasetçiyi de unutmadan.

    Şimdi buradan bir öneride bulunacağım ve YSK’ya umut bağlayan Erdoğan’ın tuz kokutmayan Hakimlerin vereceği kararı beklemeden seçim sonuçlarını kabul edip, demokrasiye daha çok zarar verilmesini engelleyerek,gözlerini partisine çevirmesidir.

    Çünkü siyasetin S ile alakasız kişileri getirip, atama ile İl, İlçe Başkanı ve Belde Başkanı yapan, parti tabanına sormadan Saray’da kendisine önerilen isimleri aylar öncesinden ilan eden ve bugüne kadar kendisini buralara taşıyanları ‘Trenden inen, Trene Binemez’ diyerek aşağılayan aynı Erdoğan yeni bir U dönüşü yaparak, hatta özür dileyerek suçun büyük bölümünün kendisinin olduğunu ve mevcut 81 Vilayetin onca İlçenin vede Beldenin teşkilatlarını gözden geçirip, özellikle memur gibi kulağından tutulup, İl Başkanı yapılanların hepsini ve eksiği olanların çoğunu hemen almalıdır.

    Bunu da Ardahan’dan başlatıp, oyların tekrar tekrar sayıldığı İstanbul’a kadar uzatmalıdır.

    Bu benim gördüğüm durumdur, gerisi ve top Erdoğan’da dır..



    **Dün yazamadığım..


    50. Yaşımı bana meslektaşım olmak için Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde okuyan kızım Şeyma’nın yanında bana kutlatan yolculuğun getirdiği yorgunlukla geldiğim Kocaeli’nden İstanbul’a geçerken yaşadığım trafik yüzünden yazamadığım dünkü yazımı bugüne , bugünkü yazımın altına yazmaya hazırlanırken dikkatimi bir şey çekti.

    Oda yaşlanmanın getirdiği yorgunluğun omuzlarıma iyiden iyiye çöktüğünü ve artık azda kendimi düşünmem ve emekli bir vatandaş edasına girip, kenara çekilmem gerektiği idi.

    Çünkü bugün seçimleri kayıp ettiği alenen belli olan 17 yıldır iktidar da olmanın getirdiği imkanlara ve devlet desteklerinin de artık götüremediği AK Parti gibi benim de bir hayli yorulduğum hatta yıprandığımı bana his ettiriyordu, Ardahan’dan gelip, kendimi arasında bulduğum İstanbul’un bıktırıcı trafiği..

    Ve 34 yılda yaklaşan gazetecilik hayatımda her gün yazdığım köşe yazımı gazeteme yetiştirememenin üzüntüsü ve de gerginliği zaten yorulmuş olan vücudumu vede beynimi iyiden iyiye delirmişti.

    Halbuki zamanla yarışılamayacağını, istesen de bazı şeylerin olamayacağını Erdoğan gibi benim de anlamam gereken bir süreci yaşadığımız anlasak geriye kalan hayatın daha güzel olacağını anlamak hem kendimiz, vücudumuz için hem de bizleri sevenler, bizlerden beklentileri olanlar için en hayırlısı olacak..

    Ama üstteki yazım da dediğim gibi sonuçta hepimiz birer Erdoğan gibi insanız ve kayıp etmeyi kabullenmeyen insanoğlunun kendi kendisini bitirmesinin en üstteki seçim sonuçları tahmin gibi sonuçla sonuçlandığını yani sen ne kadar ısrar etsen de bir süre sonra istediğinin olmadığını hayatta günü birlik yazılarını yazamayacak kadar zamanın bile olmayacağını kabul etmek gerekir ve özür dileyerek, hataları gözden geçirmek gerekmez mi?

  • Mitingler Karlar Altın da Sürüyor..

    CHP ve DP’den Sonra Ak Parti Göle’de Seçim Mitingini Yaptı 

    31 Mart yerel seçimler kapsamında HDP’nin Eş Genel Başkan ve Milletvekilleri ile birlikte 2 kez miting gerçekleştirdiği Ardahan’ın Göle ilçesi,nde CHP ve Demokrat Parti’den somra Ak Parti’de mitingini yaptı .


    Soğuk ve kar yağışı altında gerçekleştirilen miting de AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın katılımcılara hitap ettikten sonra Göle Belediye Başkan Adayı İlhan Gültekin projelerini anlattı.  Göleli Ardahan AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın da vatandaşlara hitap ederek, Gölelilerden bir kez daha destek istediği mitimgin ardından AK Partililerkar altında birlikte Kars caddesinden Oltu caddesine yürüyerek gövde gösterisi yaptılar.



    Ensar Öğütten Sarıkaya’ya Tam Destek 

    31 Mart Yerel seçimlerine günler kala eski milletvekili Ensar Öğüt Köprülü beldesi adayı Engin Sarıkaya’ya destek olmak için secim çalışmalarına katıldı.Meclisde olduğu dönemlerde çiftçinin ve Ardahan’ın sorunlarını gündeme getiren Ensar Öğüt Köprülüde seçmeni Ziyaret ederek Engin Sarıkaya’ya destek istedi.Gittiği her yerde vatandasin yogun sevgisi ve ilgisiyle karşılaşan Öğüt Köprülü beldesinde Mardın sonu bahardir Engin Başkanımıza köprülü derman belediyeciligiyle hayat bulacak dedi .


    Haberler: Ömer Turan/Göle


    HDP Kürt Seçmeni Rahat Bırakmıştır..


    Bir seçime daha doğru gittiğimiz şu günlerde ittifak adı altında bir araya gelen partilerin mücadelesi de devam ediyor.


    Mevcut iktidar partisi AK Parti’nin MHP’nin başını çektiği BBP, Vatan Partisi ve cemaatleri yanına alıp gittiği 31 Mahalli İdareler Seçimleri öncesi muhalefet tarafını bir arada toplanma çabası içinde olan CHP’de açıkça demezse de, listelerine aldığı HDP’li Meclis Üyeleri ile, birlikte mitingler yaptığı İYİ Parti ve Muhafazakar seçmene hitap eden Saadet Partisi ile gittiği seçimde en çok merak edilen ve HDP’ye yönelik olan Kürt seçmenin alacağı tavır ve 31 Mart’ta başına gideceği sandığa atacağı oydur.


    Başta İstanbul’da olmak üzere batı kentlerinde ki Kürt seçmenin oy vereceği adaylar çıkarmayan ve CHP’ye yönelik sinyallerle seçmenini bu partiye yönlendiren HDP’nin diğer bir yaptığı da seçmeni özgür bırakmaktır.


    Yani HDP’nin kendi adayı olduğu zaman üzerinde ısrarla durduğu seçmene dokunmadan verdiği mesajları ile MHP’den ayrılma İYİ Parti ile kurduğu ittifakı saklamayan ama HDP’liler ile aynı karede olmaktan kaçınan CHP’ye yönlendirmeye çalıştığını izledik, şu geride kaşan 3-4 aydır süren seçim çalışmaların da..


    Radikal olan seçmenin aldığını gördüğümüz bu mesajın başta muhafazakar olan Kürt seçmen üzerinde ne kadar etkili olur bilmem ama bana soracak olursanız HDP’nin kendi oyu saydığı ama aday çıkarmadığı için bir hayli rahat olan HDP’li seçmenin büyük bölümünün HDP tarafından verilen sinyallere rağmen kendi bildiğini yapacağıdır.


    Ve Kürt seçmenin en az yarısından çoğunun CHP’ye değil, kendi vereceği kararın etkisiyle oyunu kullanacağıdır..


    Buna neden de dün adayı olduğu zaman mahalle baskısı altına aldığı tüm Kürt seçmenin bu seçimlerde çokta baskı altına alınmadığıdır.


    Ve Kürt seçmenin rahat bırakılmanın da etkisiyle o beklendiği kadar CHP’ye değil, yıllardır oy verdiği ve Kürt Sorunu başta olmak üzere bir çok sorunu çözeceğine hala umut bağladığı ve seçimlerin sonra MHP kamburunu üzerinde atacağına inandığı iktidar partisine bir kez daha oy vereceğe benzemekte, bu yönde tavrını ortaya koymakta gibi.


    ‘Haydi oradan bu kanata nereden varıyorsun?’ diyenlere daha dün yapılan anketlerin bugün başa baş noktasına gelmesindendir derim..


    İnanmıyorsanız 31 Mart akşamı açılacak olan sandıklar da çıkacak oylara bakalım mı?

  • Miting Yarışında Kim Önde?!

    Göle DP Adayının Alacağı Her Oy CHP’ye Yarıyor..


    AK Parti’den aday olup, hala başında bulunduğu Göle Belediyesinin imkanlarını seferber ederek Demokrat Parti’den Aday olan DP Göle Adayı Akın İsmailoğlu’nu da miting yaptı.


    Göle Köprülü (Goreveng) DP Adayını da yanına alarak, Göle’de yaptığı miting’e katılanlar İsmailoğlu’nun seçimi kazanamayabileceği gibi alacağı her oyun sağ kanattan aldığı oylar olacağı bununda AK Parti’nin oyunu azaltıp, CHP’nin kazanabileceğini belirtmeleri dikkatlerden kaçmadı.



    CHP Adaylarına Oy Vermeyin Diyenler CHP’li Oldular!


    3 Aydır tüm ülkenin gündemini meşgul eden Mahalli İdareler Seçimlerine kısa bir süre kaldığı bugünlerde dikkat çeken diğer önemli bir gelişme de CHP’de yaşanıyor.


    Adayların belirlenmesi ile yaşanan gerginliklerin etkisiyle sağı, solu arayıp, kendisinden olmadığını düşündüğü CHP Adayına oy verilmemesini isteyenlerin seçimlere bir kaç gün kala geldikleri Ardahan’da dün haklarında demediklerni bırakmadıkları adayların yanında poz verip, mitinglerine katılmaları dikkatşerden kaçmıyor.


    Damal’dan sonra Göle’de miting yapan CHP’nin ‘Mart’tan Sonra Bahar Gelecek’ sloganının tam tersi yağan karlarla birlikte yeniden kış görünümüne giren Ardahan’da pazar günü erken saatlerinde oy kullanımı başlayacak.



    **Türkler ve Kürtler Ayrılır mı?..


    100 yıl önce birlikte kurdukları ülkede bugüne dek birlikte yaşayan Türkler ile Kürtlerin oylarının tartışıldığı şu günlerde mevcut iktidar partisinin kuruluşundan bu yana oy aldığı Türkler ile Kürtlere yönelik hizmetlerini anlatıp, bir kez daha oy istediği, muhalefetin ise aynı iktidarın söylem ve çıkışları ile bu ülkeyi birlikte kuranları kamplaştırıp, bölmeye götürdüğünü iddia ettiği bir seçim sürecinde seçmenlerinde siyasiler kadar gerildiği bir gerçek.

    Başta, ‘CHP’nin benden gizli yapıyorsun deyip, ‘karşı çıktığı, başta MHP olmak üzere ‘Kürt sorunu denen sorunu çözmek için elimi değil, başımı koydum’ diyen mevcut iktidara demediğini bırakmadığı, Barış Süreci adı verilen süreçte çözülecek umuduyla bakılan ancak son dakikada gerek mevcut iktidar gerekse başını HDP’nin çektiği karşı tarafın oyun bozup, buzluğa kaldırdığı o günden bugüne oynana tüm oyunlara rağmen birlikte olduklarını, kardeş olduklarını belirten Türkler ve Kürtlerin birlikte yaşama arzusu hala devam ediyor.

    Bu seçimden önce olduğu gibi sonrasında da birlikte yaşamı seçeceklerini bile bile bir oy uğruna yaratılan gerginlikten, şu bir kaç gün kalan seçim atmosferinde olumsuz yönde etkilenseler de daha önceki gibi bu seçimler ardından da başta siyasilere olmak üzere kendi, aralarına girenleri ellerinin tersi ile geri iteceğine olan inancımla 31 Mart seçimleri ardından o çok arzulanan barış sürecinin siyasiler arasında olmazsa da toplumun üzerinde bir Güneş gibi açacağı ve Mart’ın sonu kıyafetmiş gibi yaratılan puslu havaya izin vermeyeceklerdir.

    Evet, kiminin Ulusalcı, kiminin Milliyetçi diyerek kendilerine Türk dediği, Kimini ise eşit haklarımız yok kisvesi altında Türk ve Kürt toplumları gerdiği şu süreçte Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Komünist, Muhafazakarların seçimlerden sonrada birlikte yaşayacağına olan inancımla bu seçimler öncesi de sonrasında birlikteliğin devam edeceğidir.

    Ve o ülkenin ekonomisine de büyük katkı sunan, ölümleri durduran Barış Sürecinin yeniden başlayacağının yanında bir Genel AF’ın da içinde bulunduğu bir çok demokrasi, insan hakları istemi de gündeme gelecek.

    Hatta onca yanlış, baskılara rağmen dün bir araya gelmeyen ve 30 yıldan fazladır iktidar olamayan ama bugün zorunlu, yarın gönüllü olarak bir araya gelmek zorunda olacaklarına inandığım CHP ile HDP’nin yanında seçimleri Beka sorununa çeviren AK Parti-MHP ittifakının bu seçimlerin sonunun kıyamet değil, ülkenin demokrasi adına bir adım daha atıp, ilerleyeceğini anlayacaklardır diyorum..

    Çünkü onlar yani siyasiler söylemleri ile toplumu gerseler de o gerdikleri toplum birlikte yaşamayı 7 seçimdir olduğu gibi 31 Mart’ta yapılacak olan seçimle de ve başına gideceği sandıkta verdiği oyları ile bir kez daha anlatacaklarına inananlardanım..

  • SEÇİMLERE 3 GÜN KALA ÜÇ PARTİ AT BAŞI!..

    Bu sonuçlara göre 31 mart akşamı hangi adayın ipi gögüsleyeceğini kararsız seçmen grubunun belirleyeceği anlaşılmaktadır. 13 bin civarı kayıtlı seçmenin bulunduğu Ardahan’da 11 Bin  civarı geçerli oy kullanılacağı tahmin edilmektedir.


    AK Parti, İYİ Parti ve CHP’nin yarıştığı Ardahan’da ilk 3 partininde 3 binin üzerinde oy alacağına kesin gözüyle bakılmaktadır.


    Bu itibarla 3 Aday da 4 Bin oyu alarak, seçimi  garantileme hesabı yaptığı bu günlerde her bir oyun çok değerli hale gelmesi seçim arenasının iyice ısınmasına neden olmaktadır.


    İktidar partisi Ak Parti ve CHP küskünlerinin bolca olduğu bu seçimlerde AK Parti iktidarında son dönemde ülkede yaşanan ekonomik kriz halkın güvenini sarsarak AK Partinin işini iyice zorlaştırırken HDP ile birlikte İttifak kuran CHP tarafında ise gerek Ankara’dan tepeden inme  aday gösterme seçimine partililerce rahatsılık yaratırken ve bu durum açıkca dillendirilirken diğer bşr tepki de CHP’nşin HDP  ile ittifakına gerek ulusaklcı tabakadan gerekse Kamu  kesiminde duyulan tepkilerin iyice arttığı şu günlerde 31 Mart akşamı ipi gögüslemede,


     İYİ Partinin  eski Ardahan Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü ve İl Genel Sekreterliği yapmış Harita Mühendisi, kamu ve yöneticilik deneyimli adayı Mete Özdemir’in 2 Avukat, 2 Mali Müşavirli Belediye Encümen listesiyle, Ak Parti’nin Veteriner, CHP’nin ise Türk Halk Müziği Sanatçısı adayına karşı bir adım daha önde olduğu açıkça görülmektedir.



    GÖLE’DE ÖZEL ÖZEN COŞKUSU…


    CHP, Damal’dan sonra Göle’de miting yaptı.


    Göle’de Belediye Başkan Adayı olan Özel Özen Göle Hapan mevkide düzenlediği mitingde halka hitap etti.


    Yüzlerce Gölelinin katıldığı mitinge il ve ilçe yöneticilerin yanı sıra eski CHP Milletvekili Ensar Öğüt’de katılarak halktan özene destek istedi.


    Özen yaptığı konuşmada; Göle’nin paraya pula ihtiyacı yoktur. Kendi olanakları ile bir Göle geleceğini doğru yönetim ile kuracak yapıya sahiptir. Bunca yatırım ve zorlama ile gelen yardımları inisiyatif ve yönetimden kaynaklanan ve yönetim becerisi gösteremeyen Ak Parti yönetim anlayış dan kaynaklan bir anlayışın beceriksizliğidir.


    Milletvekili Orhan Atalay’a da seslen Özen ”Vekilimiz Orhan Atalay hocamız bize oyunu versin, gitsin evinde rahat uyusun.” çağrısında bulundu.


    Göle’nin geleceği, adalet, eşitlik ve herkese iş olanakları ile mümkün olacağına vurgu yaparak bu bir anlayış ve kardeşçe yaşamdan geçmektedir.


    Özenin konuşması sorulanlarla ve alkışlarla kesilerek son buldu.



    *İl Başkanları ve Teşkilatlar Bahçeli Gibi mi?


    31 Mart Pazar Günü başına gidip, oylarımızı kullanacağımız yerel seçimlerle yeni belediye başkanı, belediye ve il genel meclis üyelerini hep birlikte seçeceğiz.

    Öncelikle bu yazımı okuyanlar olmak üzere 60 milyona yaklaşan seçmenin demokrasi adına mutlaka sandık başına gitmesini rica ediyorum.

    Çünkü demokrasilerin olmazsa olmazı olan seçimler de gerekli kararı verecek olanların oyları ile bu ülkenin yöneticileri ve yönetim şeklinin belirlemekte olduğunu unutmamak gerekir.

    Şimdi gelelim konumuza ve AK Parti ile İttifak kurduğunu belirten MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile İl, İlçe ve Belde Teşkilatlarına..

    Cumhur ittifakı adı altında AK Parti ile bir araya gelen ve bana göre AK Partililerden daha çok AK Parti’ye çalışan Devlet Bahçeli’nin ekibi çokta Devlet Bahçeli gibi AK Parti iktidarına, adaylarına çalıştığını söyleyemiyorum.

    Niye bu algının benden niye oluştuğunu da söylemek gerekirse hemen belirtmekte fayda olacağını ve MHP İl, İlçe ve Belde Teşkilatlarının ağırlıkta Bahçeli gibi düşünmediğini ortaya koyan hal ve hareketlere bakın derim..

    Siz hiç bir MHP İl Teşkilatının yada İle veya Belde Teşkilatının Bahçeli kadar AK Parti’ye yönelik ateşli olduğuna şahit oldunuz mu?

    yani benim de içinde olduğum bir gazeteci yada medya çalışanının MHP İl, İlçe ve Belde Teşkilatlarına davet edilip, ‘Biz alenen Cumhur ittifakının yanındayız. AK Partili Adayları Destekliyoruz’ dediği yönünde haber veya demeçlerini okudunuz mu, duydunuz mu, gördünüz mü?

    Ve Bahçeli kadar AK Partili olduğunun his ettiniz mi?

    Bilmem ama benim şu an bulunduğum ve geri çekilen MHP Adayının da içinde olduğu MHP Ardahan İl, İlçe ve Belde Teşkilatlarında şimdiye kadar hiç bir şey duymadım, görmedim, okumadım, bu yönde bir adıma rastlamadım..

    Ardahan merkez de adayını Cumhur ittifakı hatırına geri çekip, sesizliğe bürünen MHP Ardahan’ın, AK Parti’nin zorda olduğu Ardahan’da olduğu gibi 5 İlçesinde de Aday çıkardığını da söylersek, Bahçeli’nin başında olduğu MHP’nin İl, İlçe ve Beldelerinin Bahçeli’ye rağmen ayak direttiği yönününde ki hislerimizin ne kadar doğru olduğunu da azda olsa kabullenmek gerekmez mi?

    Bilmem ama ben kısacası MHP’li İl, İlçe ve Belde Teşkilatlarının Bahçeli kadar AK Parti iktidarının devamında yanlı olmakta çokta gönüllü olmadıklarını gözlemliyorum..

  • SEÇİMLERE 1 HAFTA KALA ARDAHAN'DA SON DURUM!.. İŞÇİ PARTİSİ DAMAL'I KAMP YAPTI!

    **YUNUS BAYDAR’A YENİMAHALLE’DEN SONRA


    HALİLEFENDİ DE DESTEK VERDİ..


    AK Parti Ardahan İl Teşkilatı, Yeni Mahalle halkından sonra Halilefendi Mahallesi halkıyla da bir araya geldi. Yeni Mahalleliler gibi Halilefendi Mahallesi sakinleri de Yunus Baydar’a tam destek verdi.


    AK Parti İl Başkanı Hakan Aydın, Belediye Başkan Adayı Yunus Baydar, AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Levent Bilgili, Merkez İlçe Başkanı Fırat Avşar, eski Ardahan Bağımsız Belediye Başkanı Mikail Kayatürk ve eski AK Parti İl Başkanı Nusret Koyuncu’nun katıldığı toplantıda, AK Parti Teşkilatı birlik ve beraberlik mesajları verdi. Seçimlerde büyük bir başarıya imza atacaklarını kaydetti.


    Toplantıda bir açıklamada bulunan AK Parti İl Başkanı Hakan Aydın, Halilefendi Mahallesi’nin AK Parti’ye her zaman destek verdiğini, bu seçimde de üzerine düşeni yapacağını dile getirdi.


    BU ŞEHRE YATIRIM ANCAK AK PARTİ’YLE GELİR  


    Ardahan’da Belediye Başkan Adayları içerisinde şehri en iyi tanıyan adayın Yunus Baydar olduğunu anlatan Başkan Aydın, “ Ardahan’ın sokağını caddesini, mahallesini bilmeyenler aday diye ortaya çıkmışlar. Bu şehri en iyi tanıyan aday Yunus Baydar’dır, bunu herkes çok iyi bilmektedir. Yunus Baydar ayrıca Ankara’da önemli noktalarda bağlantıları vardır. Şehrin sorunlarının hızlı çözülmesi noktasında önemli bir isimdir. Bizim yarın Ankara’da güçlü olmamız için, şehrimize yatırımların gelmesi için iktidara ihtiyacımız vardır” dedi.



     MESELE YUNUS BAYDAR OLAYI DEĞİLDİR!


    Ardahan’ın 2 sınır kapısı, inşa edilecek 2 tüneli ve duble yollarıyla birkaç yıla Kafkaslara açılan bir merkez haline geleceğini ifade eden AK Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı Yunus Baydar, “Halilefendi Mahallesini ilgilendiren projelerden sizlerden bahsetmek istiyorum. Belediye Başkanlığı dönemizde birçok projeyi hayata geçireceğiz. Aziziye Kışlasını Millet Bahçesine dönüştüreceğiz. İçerisinde şehir müzesi olacak, Güzel Sanatlar Fakültesi yer alacak. İlimizin yöresel ürünlerinin sergileneceği bir Ardahan Evi ve belediyeye ait bir sosyal tesis bulunacak. Yürüyüş parkları ve halkımızın sosyal imkânları rahat kullanabileceği çeşitli sosyal aktiviteler yine bu millet bahçesinde olacaktır. Yine Ardahan Kalesinin çevresindeki binalar istimlak edilecek. Kale içerisinde bir kış evi yapacağız, yazın düğünler orada olacak. Birçok kardeşimiz buradan ekmek yiyecek. Yine Halilefendi Mahallesinin yıldız dağı eteklerinde 380 dönüm yere hayvancılık için yüksek ihtisas alanları oluşturacağız.  Vatandaşlarımız hibe destekleriyle burada modern hayvancılık yapacak. Halilefendi Mahallesinde bir kentsel dönüşüm sağlayacağız. Ordu Cami ile Yanık caminin bulunduğu alanlara eğer mahalleli isterse oraya TOKİ yapacağız. Bunun onay desteği sözünü Çevre ve Şehircilik Bakanımızdan aldık. Halilefendiyi büyüteceğiz, değerini artırmak bizim görevimizdir. Mahallenin imar sorunu varsa onu da çözeceğiz. Şehrimizin kaybedeceği zamanı yoktur. Muhalefetin bu şehre yapacağını hiçbir yatırım yoktur. Kendi geleceğimiz için çocuklarımızın geleceği için iktidarın yana tercihimizi kullanmak hepimizin görevidir. Bu Yunus Baydar olayı değil, memleket meseledir” diye konuştu.



    ÖĞÜT VE YİĞİT’TEN FARUK DEMİR’E DESTEK ZİYARETİ..


    Yerel seçimlere 1 hafta kala CHP Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir’e CHP’li milletvekillerinden destek ziyareti geldi.


    Seçimlere yaklaşık 1 hafta kala Türkiye’de olduğu gibi Ardahan’da da sokak hareketli. Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir sahada halkın içinde seçim çalışmalarını ekibiyle birlikte sürdürüyor. Cumartesi günü Faruk Demir’e destek vermek için 24. dönem Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, 22. dönem Kars Milletvekili Selami Yiğit ve 26. dönem Ankara Milletvekili Necati Yılmaz Ardahan’a geldi.


    Cumhuriyet Halk Partili ekip Kongre Caddesi, Lise Caddesi, Gençlik caddesi, eski TOKİ ve Kars caddesini karış karış gezdi. Ardahan 24. dönem Milletvekili Ensar Öğüt ve Kars eski Milletvekili Selami Yiğit vatandaştan Faruk Demir için destek sözü aldı.



    **Seçmen Oltayı Yutmadı, İbre Değiştirdi!..


     


    ANKETİMİZE KATILMAK İÇİN ANKET LİNKİMİZİ TIKLA 


    https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/anket/8/ardahan-ve-ilcelerde-kim-kazanir/


    17 Yıllık iktidar döneminde Metal yorgunluğu içinde olduğunu kendisi de kabul eden mevcut iktidar AK Parti’nin aslı diğer bir hedefinin de, yaşanan toplumsal gerginliğin gazını almak olduğunu söylesem ‘haydi oradan’ demeyin ve rica etsem yazımın devamını okuyun..


    Çünkü kendisinden hizmet bekleyen ve alamadığında yakınan ve bu nedenle Fransa’da ki Sarı Yelek eylemine benzer eylemleri örnek alabileceği de tartışılan bir gerginlik için de olduğunu gördüğü seçmenin kendisine oy vermemesine çabalayan söylem ve tavırla için de olan bir iktidarın, bu seçimler de ki diğer bir hedefinin kazanmaktansa, kayıp ederek toplumun gazını almaya çalışmakta gibi..


    Yani başta, Başkan Erdoğan ve kurmayları olmak üzere AK Parti’nin 31 Mart Seçimlerinde diğer bir amacının da, patlamak üzere olduğu öne sürülen toplumsal bombayı başta CHP’nin olmak üzere muhalefetin kucağına atmak olduğunu görür gibiyim..


    Ve 17 yıldır bir hayli biriken toplumsal gazı, seçmenin 31 Mart’ta muhalefete yönelik olarak kullanacağı oyu ile ‘İktidar oyumla kayıp etti dedirtmeyi hedeflediği ve bu sonuçla gazı inecek olan seçmenin ve toplumun gazını da almış olacak gibi bir tavrı ısrarla sürdürüyor..


    Ve gazı alınmış olan toplumun rahatlaması ile hemen harekete geçerek, yerel seçimleri kazanmış olan muhalefetin yapmak istediklerini iktidarın gücü ile muhalefetçe yapılmak istenen hizmetlere de bin bir kulp bulup, engellerken 31 Mart’ta kendisine oy vermeyen ve ‘Oyumla iktidarı uyardım’ söylemi ile gazı alınan seçmene dönerek, ‘Al kardeşim HDP’den de destek alan CHP’nin ve başını çektiği muhalefet seçimleri kazandı, bakın işte iş yapamıyorlar. Biz haklıyız, haydi gelin yeni bir seçim daha yapalım’ diyerek kayıp ettiği yerel seçimlerin de içinde meclis ve başkanlığında olduğu yeni bir seçim ile  güçlü bir şekilde iktidarın devamını sağlayacak gibi görünüyor.


    Yani mevcut iktidarın kaşık ile dağıttığını, seçim öncesi  Ardahan’da dağıttığı kepçelerle yeni bir seçim ile yeni bir zafer kazanmayı da B planı olarak düşündüğünü düşünüyorum..


    Kısacası; Mevcut İktidarın 31 Mart’ta kazanan ama hizmet bekleyen toplumun beklediği hizmetlerin gelmesinin mümkün olmadığı, iktidarsız yerel bir zaferin muhalefetin kucağında patlayan bir bomba olacak ve yapılacak olan yeni bir seçim ile gazı alınmış olan toplumu yeniden yanına alarak, yeni bir seçim almak olduğundan şüphe etmeye başladım.


    Evet, beni böyle düşündürmeye başlayan Başkan Erdoğan ve ekibinin aynı sert dili kullanması da buna bağlanabilir.


    Ama diğer gördüğüm bir şey daha var ki; 


    Oda seçmenin bu oltayı yutmadığı ve benim anladığımı anlamaya başlayarak, ‘Yaparsa mevcutta iktidar da olan yapar. Canı, cehenneme kentimin, ilçemin, köyümün ve ülkemin geleceğine zaman kayıp ettiremem, son bir kez daha da olsa oyumu iktidara ve adaylarına vereceğim’ diyerek yeniden mevcut iktidara yöneldiğini de görmüyor değilm..


    Çünkü A planında seçim kazanmak olduğu ama bunun çok zor olduğunu gören iktidarın B planını harekete geçirdiğini anlamaya başlayan ve ’31 Mart’ya yapılacak olan bir yerel seçimdir. Genel seçim değil ki.. Muhalefete oy versem ekonomimi düzelecek?, Barış sürecinde olduğu gibi ve İç barış gibi dış barış mı, masaya yatırılıp, tartışılacak?, Demokrasi ve Adalet istemine cevap mı verilecek?, Devam eden ve düşünülen yatırımlar mı gerçekleşecek? Yoksa oy verdiğim muhalefetin ‘Kardeşim biz yapmak istiyoruz, ama iktidar değiliz, mevcut iktidar bırakmıyor ki’ manasıyla mı uğraşamam’ demeye başladığını ve 17 yıldır yapılan hizmetlerin devamını, vaat edilen yeni projelerin ancak iktidar da olan partinin yapacağına karar verip, oyununun ibresinin yönünü değiştirmeyi ve bi,r yol kazasına uğramamak için düşünmeye başladığı ve ‘İktidarım, Hizmeti ancak ben getiririm’ diyen iktidara verecek gibi.


    Çünkü bu durumun sadece Türkiye’de değil, ABD, Almanya hatta Afrika’da da aynı olduğunu ve ‘yaparsa iktidarda ki yapar’ düşüncesinin umut olarak ağır bastığını bilen bir seçmen var, hem Ardahan’da hem de Türkiye genelinde..


    ANKETİMİZE KATILMAK İÇİN ANKET LİNKİMİZİ TIKLA 


    https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/anket/8/ardahan-ve-ilcelerde-kim-kazanir/

  • 'HDP'den Oy Alacağım' Diyen CHP HDP'ye Oy Vermeyecek!

    **CHP HDP’YE BANA OY VER DERKEN


    HDP’Lİ MECLİS ÜYELERİNE OY VERMİYOR..


    Ardahan Merkez de tabanına sormadan adeta dükkan kapatan bir esnaf konumuna giren ve aday çıkarmayan HDP İl Başkanı ile CHP Adayının gizli anlaşması ardından Belediye Başkan Adayı çıkarmayan HDP, 31 Mart Seçimlerine Belediye ve  İl Genel Meclis Üyeleri ile seçime giderken  kendisinden oy isteyen MHP Kökenli siyasilermn oluşturduğu İYİ Parti ile açık ittifak kuran CHP’den oy alamıyor.


    Gazetemizin yaptığı araştırıma da HDP’den oy alacağını kamuoyuna ileri süren CHP’nin Belediye Başkanlığı oyları gibi Belediye ve İl Genel Meclis Üyeliklerinde de kendi adaylarına oy vereceği, gizli ittifak kurduğu HDP’li Meclis Üyelerine oy vermeyeceğini ortaya çıkardı.


    Başta Hoçvan’da olmak üzere Göle’de de kendi adaylarına oy vereceği ortaya çıkan CHP’nin, ‘Ardahan’da HDP’nin, Göle’de ise CHP’nin aday çıkarmaması’ karşılığında yaptığı gizli anlaşmaya rağmen bu anlaşmaya uymadığı görülürken aynı CHP’nin Göle’de HDP’ye verdiği söze rağmen çıkardığı kendi Belediye Başkanı adayına oy vereceği ve gerek Ardahan’da gerekse Göle’de ve Damal’da HDP adaylarına ve İl Genel Meclis Üyelerine oy verilmemesi için propaganda yaptığı gözlenmekte.



    **Seçmen Oltayı Yutmadı, İbre Değiştirdi!..


    17 Yıllık iktidar döneminde Metal yorgunluğu içinde olduğunu kendisi de kabul eden mevcut iktidar AK Parti’nin aslı diğer bir hedefinin de, yaşanan toplumsal gerginliğin gazını almak olduğunu söylesem ‘haydi oradan’ demeyin ve rica etsem yazımın devamını okuyun..


    Çünkü kendisinden hizmet bekleyen ve alamadığında yakınan ve bu nedenle Fransa’da ki Sarı Yelek eylemine benzer eylemleri örnek alabileceği de tartışılan bir gerginlik için de olduğunu gördüğü seçmenin kendisine oy vermemesine çabalayan söylem ve tavırla için de olan bir iktidarın, bu seçimler de ki diğer bir hedefinin kazanmaktansa, kayıp ederek toplumun gazını almaya çalışmakta gibi..


    Yani başta, Başkan Erdoğan ve kurmayları olmak üzere AK Parti’nin 31 Mart Seçimlerinde diğer bir amacının da, patlamak üzere olduğu öne sürülen toplumsal bombayı başta CHP’nin olmak üzere muhalefetin kucağına atmak olduğunu görür gibiyim..


    Ve 17 yıldır bir hayli biriken toplumsal gazı, seçmenin 31 Mart’ta muhalefete yönelik olarak kullanacağı oyu ile ‘İktidar oyumla kayıp etti dedirtmeyi hedeflediği ve bu sonuçla gazı inecek olan seçmenin ve toplumun gazını da almış olacak gibi bir tavrı ısrarla sürdürüyor..


    Ve gazı alınmış olan toplumun rahatlaması ile hemen harekete geçerek, yerel seçimleri kazanmış olan muhalefetin yapmak istediklerini iktidarın gücü ile muhalefetçe yapılmak istenen hizmetlere de bin bir kulp bulup, engellerken 31 Mart’ta kendisine oy vermeyen ve ‘Oyumla iktidarı uyardım’ söylemi ile gazı alınan seçmene dönerek, ‘Al kardeşim HDP’den de destek alan CHP’nin ve başını çektiği muhalefet seçimleri kazandı, bakın işte iş yapamıyorlar. Biz haklıyız, haydi gelin yeni bir seçim daha yapalım’ diyerek kayıp ettiği yerel seçimlerin de içinde meclis ve başkanlığında olduğu yeni bir seçim ile  güçlü bir şekilde iktidarın devamını sağlayacak gibi görünüyor.


    Yani mevcut iktidarın kaşık ile dağıttığını, seçim öncesi  Ardahan’da dağıttığı kepçelerle yeni bir seçim ile yeni bir zafer kazanmayı da B planı olarak düşündüğünü düşünüyorum..


    Kısacası; Mevcut İktidarın 31 Mart’ta kazanan ama hizmet bekleyen toplumun beklediği hizmetlerin gelmesinin mümkün olmadığı, iktidarsız yerel bir zaferin muhalefetin kucağında patlayan bir bomba olacak ve yapılacak olan yeni bir seçim ile gazı alınmış olan toplumu yeniden yanına alarak, yeni bir seçim almak olduğundan şüphe etmeye başladım.


    Evet, beni böyle düşündürmeye başlayan Başkan Erdoğan ve ekibinin aynı sert dili kullanması da buna bağlanabilir.


    Ama diğer gördüğüm bir şey daha var ki; 


    Oda seçmenin bu oltayı yutmadığı ve benim anladığımı anlamaya başlayarak, ‘Yaparsa mevcutta iktidar da olan yapar. Canı, cehenneme kentimin, ilçemin, köyümün ve ülkemin geleceğine zaman kayıp ettiremem, son bir kez daha da olsa oyumu iktidara ve adaylarına vereceğim’ diyerek yeniden mevcut iktidara yöneldiğini de görmüyor değilm..


    Çünkü A planında seçim kazanmak olduğu ama bunun çok zor olduğunu gören iktidarın B planını harekete geçirdiğini anlamaya başlayan ve ’31 Mart’ya yapılacak olan bir yerel seçimdir. Genel seçim değil ki.. Muhalefete oy versem ekonomimi düzelecek?, Barış sürecinde olduğu gibi ve İç barış gibi dış barış mı, masaya yatırılıp, tartışılacak?, Demokrasi ve Adalet istemine cevap mı verilecek?, Devam eden ve düşünülen yatırımlar mı gerçekleşecek? Yoksa oy verdiğim muhalefetin ‘Kardeşim biz yapmak istiyoruz, ama iktidar değiliz, mevcut iktidar bırakmıyor ki’ manasıyla mı uğraşamam’ demeye başladığını ve 17 yıldır yapılan hizmetlerin devamını, vaat edilen yeni projelerin ancak iktidar da olan partinin yapacağına karar verip, oyununun ibresinin yönünü değiştirmeyi ve bi,r yol kazasına uğramamak için düşünmeye başladığı ve ‘İktidarım, Hizmeti ancak ben getiririm’ diyen iktidara verecek gibi.


    Çünkü bu durumun sadece Türkiye’de değil, ABD, Almanya hatta Afrika’da da aynı olduğunu ve ‘yaparsa iktidarda ki yapar’ düşüncesinin umut olarak ağır bastığını bilen bir seçmen var, hem Ardahan’da hem de Türkiye genelinde..

  • Baydar: Ardahan İçin Çalışmaya Devam Edeceğim..

    **Ardahan’a Yeni Ambulanslar Getirildi..


    11Yeni Ambuansın daha İl Sağlık Müdürlüğünün emrine verildiği bir süreçte hizmetlerin gelmeye devam edeceğini belirten AK Partililer basınla bir araya geldiler.


    31 Mart Yerel seçimlerine bir hafta kala AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Belediye Başkan Adayı Yunus Baydar, Ak Parti İl Başkanı Hakan Aydın, Merkez İlçe Teşkilatı Başkanı Fırat Avşar Mevcut Belediye Başkanı Faruk Köksoy ve partililer İl Teşkilatının düzenlediği toplantıda basın mensuplarıyla bir araya geldi.


    Kahvaltılı basın toplantısında basın mensuplarının sorularına cevap veren AK Parti Ardahan Belediye Başkanı Yunus Baydar, Ardahanlıların elini vicdanına koyarak, bu şehirde yaşayan, bu şehre emek veren, bu şehrin kaldırımlarında kendileriyle birlikte yürüyen evladına sahip çıkacağına inancının tam olduğunu dile getirdi.



    İNSANLARIMIZI ZİYARET ETMEK BİZLERİ MUTLU ETTİ


    Yerel seçimlerde ev ev hane hane gezdiklerini ve daha fazla insana diyalog kurma şansı yakaladıklarını ve durumun kendilerini mutlu ettiğini anlatan Başkan Adayı Baydar, “ Bazı çevreler AK Parti’de birlik ve beraberliğin olmadığından bahsediyorlar. İşte Milletvekilimiz, mevcut Belediye Başkanımız, İl Teşkilatımız ve ilçe teşkilatımız hepsi buradalar. Hepimiz kenetlenmiş bir durumdayız. Seçime 1 hafta kala AK Parti teşkilatı olarak yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Ben başladığımdan beri şunu ifade ediyorum Ardahan zaman kaybetmemelidir. Ardahan gibi gelişime açık şehirlerimizin iktidara ihtiyacı vardır. Bizim muhalefet gibi bir lüksümüz olamaz. Ardahan’da son 10 yılda belediyenin geldiği noktayı biliyoruz. Şehrimize Üniversiteden, hastaneye, bölünmüş yol çalışmalarında, Tünellere kadar birçok hizmet aldık. Ben şunu konuda söz veriyorum, kökenimiz ne olursa olsun bu şehirde yaşayan herkesin Belediye Başkanı olacağım. Burada yaşayıp vatandaşlarımızın düğününe, cenazesine katılmış, iyi gününde, kötü gününde yanında olmuş bir kardeşiniz olarak Ardahanlıların desteğini bekliyorum” dedi.



    AK PARTİ’YLE ARDAHAN PROJELERE DOYACAK


    Newroz Bayramını Örs döverek kutlayan ve geçtiğimiz günlerde Ardahan’a gelen Tarım ve Orman Bakanı ile Çevre ve Şehircilik Bakanın Ardahan’a verdiği sözleri hatırlatan Başkan Adayı Baydar, “ Ilgar Tünelinin yanında Sahara Tünelimizde projemize başlanılacaktır. 13 kilometre gidiş, 13 kilometre dönüş olarak planlanan Sahara Tüneli ile Ardahan’ımız Karadeniz’e bağlanacaktır. Yine Aziziye Kışlası Millet Bahçesine dönüştürülecek. Doğu Ekspresi Ardahan’a gelecek. Tren yolu, Çıldır Yukarı Cambaz köyünden geçecek, gümrük işlemleri burada yapılacak. Ardahan Kalesi ve tarihi köprü restore edilecek. Posof Ilgar Tüneli ve Aşıkşenlik Tüneli kısa zamanda hizmete sunulacak. İlçelerimizin bölünmüş duble yolları kısa sürede bitirilecek. Modern kesimhane et ve süt kurumu ile entegrasyonu sağlanıp devlet alım garantisi ile işletilmesi sağlanacak. Hayvancılık ihtisas alanları ile ilgili projelerimizle ilimize özel hibe desteği verilecek. Belediye yönetimi olarak hükümetten gerekli desteği alarak Ardahan’ımızın kalkınmasını birlikte sağlayalım. Yatırımları hızlandıralım ve Ardahan’ımızı Türkiye’nin yıldızı yapalım” diye konuştu.



    HERKESİN BELEDİYE BAŞKANI


    OLACAĞIMA SÖZ VERİYORUM


    Ardahan’da 10 yıl AK Parti İl Başkanlığı yaptığını ve kendisinden yardım isteyen herkese destek verdiğini kaydeden Başkan Adayı Baydar, “ Bin yıldan fazladır bu topraklarda birlikte doğduk, birlikte yaşıyoruz. Türk-Kürt ayrımı yapmadan komşuluk yaptık, kirve olduk, akraba olduk. Et-tırnak gibi ayrılmaz bir parçayız. Barış ve kardeşlik içerisinde ortak değerlerimize sahip çıkarak birlikte yaşamaktayız ve yaşamalıyız. Farklı kültür ve inanca sahip vatandaşlarımızla omuz omuza verip Ardahan Belediye Başkanlığı seçimlerini kazanıp, ilimizi birlikte yönetip Ardahan’ımızı en iyi şekilde kalkındıracağımıza inancımız tamdır. Hiçbir siyasi ayrım yapmadan herkese eşit davranacağıma ve bütün Ardahanlıların Belediye Başkanı olacağıma söz veriyorum” ifadelerine yer verdi.



    ATALAY: ANKARA’DA ELİMİZİN GÜÇLENMESİ İÇİN


    YERELDE İKTİDAR OLMALIYIZ


    Toplantıda bir açıklamada bulunan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ise, “ Ardahan’ın muhalefet lüksü yoktur. Bu gemide hepimiz varız. Batarsa hepimiz birlikte batarız. Diğer muhalefet adaylarına hiçbir söz söyleme gibi hakkımız yoktur. Siyaset anlayışı olarak da bugüne kadar diğer muhalefet adayları hakkında herhangi kem bir söz söylemedik, söyleme hakkımızı kendimizde görmedik.  Ancak şunu söylüyoruz Ardahan’ımız için iktidar partisinin belediyeciliğinin olması gerekmektedir. Bu şehir küçük gelişime açık bir şehirdir. İktidar partisinin kazanması bizim elimizi Ankara’da güçlendirecektir. Projelerin tamamlanması, ekstra hizmetlerin getirilmesi noktasında AK Parti iktidarının Ardahan’da yerelde iktidar olması gerekmektedir. Ardahanlılar bunu görmelidir, kim ne yapabilir bunu görmelidir. Bunu aklımıza vicdanımıza sormamız gerekir. AK Parti Belediyeciliğinde önce Ardahan bir köy görünümündeydi. Bizim hayallerimiz Ardahan için devam etmektedir. Projelerin devamı için benim Ankara’da elimin güçlü olması yerelde de iktidar olmamız lazımdır. Muhalefetin inanın bu şehre katabileceği hiçbir şey yoktur. Belediye Başkan adayımız Yunus Baydar’a herkesin destek vermesi gerekmektir. Sağduyulu vicdanlı Ardahan halkı iyi düşünüp kendi şehrinin geleceği için iktidardan yana tavır almalıdır” sözlerine yer verdi.



    BAŞKAN AYDIN: SEÇİMLERDE ZAFER BİZİM OLACAK


    Toplantıda birer açıklamada bulunan AK Parti İl Başkanı Hakan Aydın ve Mevcut Belediye Başkanı Faruk Köksoy ise, seçim çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürdüklerini, AK Parti Belediyeciliğinin şehirde devam edeceğine inançlarının tam olduğunu söyledi.


    Ardahan’da seçimde zaferler çıkacaklarını söyleyen AK Parti İl Başkanı Hakan Aydın, gece-gündüz demeden sahada çalıştıklarını, bunun meyvelerini 31 Mart gecesi alacaklarını, Başkan Adayı Yunus Baydar’la Ardahan Belediyeciliğini daha iyi noktaya getireceklerinin altını çizdi. Haber: Sezgin Uygar



    **Seçmen Oltayı Yutmadı, İbre Değiştirdi!..


     


    17 Yıllık iktidar döneminde Metal yorgunluğu içinde olduğunu kendisi de kabul eden mevcut iktidar AK Parti’nin aslı diğer bir hedefinin de, yaşanan toplumsal gerginliğin gazını almak olduğunu söylesem ‘haydi oradan’ demeyin ve rica etsem yazımın devamını okuyun..


    Çünkü kendisinden hizmet bekleyen ve alamadığında yakınan ve bu nedenle Fransa’da ki Sarı Yelek eylemine benzer eylemleri örnek alabileceği de tartışılan bir gerginlik için de olduğunu gördüğü seçmenin kendisine oy vermemesine çabalayan söylem ve tavırla için de olan bir iktidarın, bu seçimler de ki diğer bir hedefinin kazanmaktansa, kayıp ederek toplumun gazını almaya çalışmakta gibi..


    Yani başta, Başkan Erdoğan ve kurmayları olmak üzere AK Parti’nin 31 Mart Seçimlerinde diğer bir amacının da, patlamak üzere olduğu öne sürülen toplumsal bombayı başta CHP’nin olmak üzere muhalefetin kucağına atmak olduğunu görür gibiyim..


    Ve 17 yıldır bir hayli biriken toplumsal gazı, seçmenin 31 Mart’ta muhalefete yönelik olarak kullanacağı oyu ile ‘İktidar oyumla kayıp etti dedirtmeyi hedeflediği ve bu sonuçla gazı inecek olan seçmenin ve toplumun gazını da almış olacak gibi bir tavrı ısrarla sürdürüyor..


    Ve gazı alınmış olan toplumun rahatlaması ile hemen harekete geçerek, yerel seçimleri kazanmış olan muhalefetin yapmak istediklerini iktidarın gücü ile muhalefetçe yapılmak istenen hizmetlere de bin bir kulp bulup, engellerken 31 Mart’ta kendisine oy vermeyen ve ‘Oyumla iktidarı uyardım’ söylemi ile gazı alınan seçmene dönerek, ‘Al kardeşim HDP’den de destek alan CHP’nin ve başını çektiği muhalefet seçimleri kazandı, bakın işte iş yapamıyorlar. Biz haklıyız, haydi gelin yeni bir seçim daha yapalım’ diyerek kayıp ettiği yerel seçimlerin de içinde meclis ve başkanlığında olduğu yeni bir seçim ile  güçlü bir şekilde iktidarın devamını sağlayacak gibi görünüyor.


    Yani mevcut iktidarın kaşık ile dağıttığını, seçim öncesi  Ardahan’da dağıttığı kepçelerle yeni bir seçim ile yeni bir zafer kazanmayı da B planı olarak düşündüğünü düşünüyorum..


    Kısacası; Mevcut İktidarın 31 Mart’ta kazanan ama hizmet bekleyen toplumun beklediği hizmetlerin gelmesinin mümkün olmadığı, iktidarsız yerel bir zaferin muhalefetin kucağında patlayan bir bomba olacak ve yapılacak olan yeni bir seçim ile gazı alınmış olan toplumu yeniden yanına alarak, yeni bir seçim almak olduğundan şüphe etmeye başladım.


    Evet, beni böyle düşündürmeye başlayan Başkan Erdoğan ve ekibinin aynı sert dili kullanması da buna bağlanabilir.


    Ama diğer gördüğüm bir şey daha var ki; 


    Oda seçmenin bu oltayı yutmadığı ve benim anladığımı anlamaya başlayarak, ‘Yaparsa mevcutta iktidar da olan yapar. Canı, cehenneme kentimin, ilçemin, köyümün ve ülkemin geleceğine zaman kayıp ettiremem, son bir kez daha da olsa oyumu iktidara ve adaylarına vereceğim’ diyerek yeniden mevcut iktidara yöneldiğini de görmüyor değilm..


    Çünkü A planında seçim kazanmak olduğu ama bunun çok zor olduğunu gören iktidarın B planını harekete geçirdiğini anlamaya başlayan ve ’31 Mart’ya yapılacak olan bir yerel seçimdir. Genel seçim değil ki.. Muhalefete oy versem ekonomimi düzelecek?, Barış sürecinde olduğu gibi ve İç barış gibi dış barış mı, masaya yatırılıp, tartışılacak?, Demokrasi ve Adalet istemine cevap mı verilecek?, Devam eden ve düşünülen yatırımlar mı gerçekleşecek? Yoksa oy verdiğim muhalefetin ‘Kardeşim biz yapmak istiyoruz, ama iktidar değiliz, mevcut iktidar bırakmıyor ki’ manasıyla mı uğraşamam’ demeye başladığını ve 17 yıldır yapılan hizmetlerin devamını, vaat edilen yeni projelerin ancak iktidar da olan partinin yapacağına karar verip, oyununun ibresinin yönünü değiştirmeyi ve bi,r yol kazasına uğramamak için düşünmeye başladığı ve ‘İktidarım, Hizmeti ancak ben getiririm’ diyen iktidara verecek gibi.


    Çünkü bu durumun sadece Türkiye’de değil, ABD, Almanya hatta Afrika’da da aynı olduğunu ve ‘yaparsa iktidarda ki yapar’ düşüncesinin umut olarak ağır bastığını bilen bir seçmen var, hem Ardahan’da hem de Türkiye genelinde..

  • Yenimahalleden Baydar'a Destek Ziyareti..

    **Ardahan Yeni Mahalleden Baydar’a Tam Destek..


    Ardahan Yeni Mahalle seçmeni Yunus Baydar’a tam destek verdi. Ak Parti Ardahan İl Başkanlığında gerçekleşen toplantıya yoğun katılım sağlayan yeni mahalle halkı “Şehrimizin evladı olan, bizlerle birlikte şehrin sorunlarını yaşayan kardeşimizin, abimiz Yunus Baydar’a desteğimiz tamdır” ifadesini kullandı.


    AK Parti Merkez İlçe Başkanı Fırat Avşar’ın organize ettiği toplantı Ak Parti Ardahan İl Başkanlığın’da Yeni Mahalle sakinleriyle gerçekleştirildi.



    Cumhur İttifakı Belediye Başkan Adayı Yunus Baydar, “Buraya iştirak ederek tarafıma sunduğunuz destekten dolayı hepinize teşekkür ederim. Birlik ve beraberlik içerisinde bir yönetim anlayışı içerisinde sorunları hep birlikte çözeceğiz. Birileri farklı hesaplar yaparak bizleri ayrıştırmaya çalışsa da, cefakar Ardahan halkı her şeyin farkındadır. Dün olduğu gibi 1 Nisan sabahı’da Yunus Baydar’ın yaşayacağı kent Ardahan’dır. Sizler ve Ardahan halkı kendi evladına sahip çıkarak hep birlikte bir yönetim anlayışı ile Ardahan’ın geleceğine yön vereceğiz. Bir çok projemizi hayata geçireceğiz, Ardahanımızı ziyaret eden Bakanlarımız projelerimizin yatırıma dönüşmesi konusunda tam destek verdiler. Fakat birlikte başaracağımız en büyük projemiz Ardahan’ın birlik beraberlik ve kardeşlik içerisinde yaşamını devam ettirmesidir. Kimseyi ötekileştirmeden her hangi bir ırk ayrımı yapmadan güneşli sabahlara uyanacağız. Yunus Baydar’ın siyasi hayatını, nasıl bir kişiliğe sahip olduğunu herkes bilir dün olduğu gibi bugünde hep birlikte hep yeni yarınlar inşa edeceğiz” diye konuştu.



    **‘Çantasını alıp, gelen Bekçi olmamalı!


    ‘Hiç bir partiye resmi olarak kayıtlı olmayan, ama gururla haykırdığı sola bakan dünya görüşü ile 34 yıla yaklaşan gazetecilik hayatında ülkesinin geleceği gibi memleketim dediği Ardahan’ı kendisine kutsallaştıran, her gün köşe yazısı yazan, gazetecilik mesleğinin verdiği duygu ile hep halkın yanında duran, geçmiş ve bugünkü iktidarlarla, idarecilerle dişe diş mücadele veren, hiç alakası olmayan gelişmeler karşısında sağcı, solcu demeden haksızlığa uğrayanın yanında olan ve bu yol da bir çok ağır bedeller ödeyen Gazeteci Fakir Yılmaz yaklaşan yerel seçimler öncesi ne yapıyor?’ sorusuyla karşılaşmam ne kadar doğru?

    Tek amacı ve doğrusunun ülkenin olduğu gibi memleketi Ardahan’ın, hemşehrisinin hak ettiği yere gelmesi olan, demokrasi başta olmak üzere insan hakları diyen ve bugün kendisini eleştirenler dahil, haksızlığa uğrayanın yanında yer alan benim bugün ne yaptığıma şaşıranlara da ben de bir kaç soru soracağım..

    İşte o sorularım;

    1- Dün olduğu gibi bugünkü iktidara ben mi oy verdim, ihale mi aldım, kızımı, çel çocuğumu mu işe koydum, ahır mı yaptım, arı kovanı mı aldım, konut kredisi mi kaptım?

    2- Bugün hapisse atılan eş genel başkanlar dahil, milletvekili, siyasiler, yerlerine kayyum atanan belediye başkanlarının bu hale gelmesine ben mi sebep oldum, durup durduk yer de dokunulmazlıklar kaldırılsın diye öneride mi bulundum, bu yönde oy mu kullandım?

    3- Bu memleketin çamurunu çiğneyen, soğundan donan, cenazesinde, düğününde bulunanlar olurken ben mi çantacıları getirip, aday ettim?

    4- Başta, bugün ittifak kurduklarını ileri sürüp, bunu da her zaman ki gibi saklayan birilerinin kutlamaktan korktuğu Newroz’un W harfinin özgür kalmasına vesile olan yazdıklarımdan dolayı, mahkemelik olup, tazminatlar öderken, gazetelerimin ilanları kesilirken ve en önemlisi Ardahan’ı tanıtma yolunda verdiğim mücadelede geçirmiş olduğum 2 ağır kaza ardından, ‘bugünkü iktidarın nimetlerinden olurum’ diye bana geçmiş olsun demek için bin kez düşünenler bugün, ‘memleket için doğru olanı yapmalıyız’ diyen beni suçlamaları ne kadar doğru?

    5- Kaldı ki ben ve ailem her zaman solcu olurken bugün beni eleştirenlerin hemen hepsinin geçmişte olduğu gibi bugünkü iktidarların asıl ortakları olduğunu aslında kendileri de biliyor..

    Neyse bugünkü yazımızın başlığına gelip, aşağıda yazdıklarımı okuyanların bana hak vereceklerine inancıyla vicdanen rahat olduğumu ve yaklaşan seçimler öncesi başında bulunduğu stk, ARDAFED ile ortaya koyduğumuz çaba ve çalışmalar ile başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde ki 12 Ardahanlı siyasinin belediye başkan adayı, 100’e yakının meclis üyeliği için mücadele etmesine azda olsa katkımın olduğunu düşünen bir gazeteci olarak yaşadığım vicdan rahatlığı ile bugün beni eleştirenlerin kendilerinin ne yaptığını masaya yatırmak isterim.

    Gelelim yazımıza; 

    1992 yılında il olan Ardahan, siyaset arenasında ne yazık ki kendi kabuğunu kıramadı. Oturmuş bir siyaset anlayışının olmadığı şehrimizde yıllarca dışarıda yaşayıp, memlekete gelmeyenler, seçim zamanlarında çantasını alıp memlekete gelip, siyaset arenasında yer almaları ve ne yazık ki, hak etmedikleri koltuklara oturmuşlardır. 

    Bunun en bariz örneği Şavşatlı kökenli Saffet Kaya olmuştur. Bu şehir de yaşamayıp seçim zamanları bir partiden liste alıp şehre gelip seçmenden oy isteyip milletvekili olan ve yıllarca Ardahan sayesinde bu kutsal görevi kazanan, 3 dönem vekil olmasına karşın şehirde halen daha bir evi olmayan eski Vekil Saffet Kaya gibi diğer çantacı adaylarda bu şehirde ne yazık ki milletvekili olmuşlardır. 

    Dün, partisi iktidardayken yakalanan Öcalan’ın tutuklanmasının yarattığı rüzgâr Milletvekili olup, ama Kürt sorunu ile bugüne dek bir açıklamasına rastlamadığımız ve bugün Kürt seçmenin de desteğini aldığını öne sürüp, bugün Belediye Başkanı olmak isteyen gibi Ensar Öğüt’ten, Öztürk Yılmaz’a kadar maalesef çantacı siyasiler oldukları öne sürülenler, bu şehirde hak etmedikleri halde Milletvekili sıfatı kazanmışlardır. 

    Kaldı ki; Bugün eleştirilen ben, dün onlarında yanında da yer almış, ‘Belki memlekete bir şeyler kazandırırlar’ diyerek Ardahanlı gibi umut etmiş biriyim.. Kaldı ki onlarda benim gibi bir şeyler katma mücadelesi vermiş olduklarını da kendilerini eleştirdiğim kadar desteklemiştim de..

    Oysa bu şehrin çamurunu çiğneyen, bu şehirde yaşayan isimler ve adaylar ne yazık ki bu şehirde hak ettikleri noktaya gelememişlerdir. Düşünün bir insan bu şehirde yıllarca emek veriyor, acılı gününüzde sizin yanınızda oluyor, düğününüzde sizi yalnız bırakmıyor. Hiçbir şey yapmasa bile telefonunuza çıkıp ‘alo’ diyebiliyor. Ailenizi tanıyor, yatırımını bu şehre yapıyor. Mütevazı, alçak gönüllüğü ile elinden geldiğince kendisinden yardım isteyenlere karınca kararınca faydalı olmaya çalışıyor. 

    Evet, 31 Mart yerel seçimlerine yaklaştığımız bu günlerde Ardahan halkının, Ardahan’da yaşayan, şehrin çamurunu çiğneyen, kendi öz evlatlarına sahip çıkma vaktidir diyorum. Sağduyulu Ardahan insanın kendisine yakın gördüğü, şehrin çamurunu birlikte çiğnediği adayı seçmesinin vakti gelmiştir. 

    Yoksa dışarıdan bir çanta alıp, gelip “Merhaba çocuklar ben geldim” diyenleri artık iş başına getirmemeliyiz diye düşündüğümdendir gazeteci olarak dün olduğu gibi bugünkü çırpınışım..

  • ANKETİMİZ SORUYOR 'ARDAHAN VE İLÇELERDE KİM KAZANIR? '



    ANKETLERDE AK PARTİ, ÇARŞI, PAZAR’DA CHP ÖNDE


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi yayınlanan anketlerin yanında seçim tahminleri de yapılmaya devam ediyor. Yunus Baydar’ın AK Parti’den, Faruk Demir’in HDP destekli CHP’den, Mete Özdemir’in İYİ Parti’den önde götürdükleri seçimleri kimlerin kazanacağının merak edildiği şu günlerde yayın organlarımızın sahibi Gazeteci Selmi Yılmaz’da Ardahan ve İlçelerinde ki son durumu analiz etti. Solun, Sağ oylarından önünde olduğuna dikkat çeken Gazeteci Selmi Yılmaz Anketler’de Baydar’ın, çarşıda Demir dedi..


    ANKETLERDE AK PARTİ, ÇARŞI, PAZAR'DA CHP ÖNDE


    31 Mart 2019 Pazar Günü erken saatlerde sandık başına gidecek olan 67 binin üzerinde ki Ardahanlı seçmenin 54 bine yakınını oy kullanacağı düşünülen Ardahan ve ilçelerin de son duruma bakıldığında Cumhur İttifakı ile Millet İttifakının merkez de başa baş bir yarış içinde olduğu dikkat çekerken aynı durum Ardahan’ın 5 İlçesi, 1 Beldesinde de durum farklı değil.



    Ardahan Merkezde 3 dönem İl Başkanlığı, 2 dönem 2. sırada Ardahan Milletvekili adayı olan Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanlığı da yapan Veteriner Hekim Yunus Baydar ile Ardahan ve Göle’de mevcut başkanları değil, yeni adaylar ile, Posof ve Çıldır’da mevcut başkanlar ile seçimlere giden AK Parti’nin umutlu olmadığı Damal’da AK Parti İlçe Başkanının kızıyla, Hanak’ta ise bir önceki seçimde aday edilmeyen Taşdemir Çoban ile 31 Mart seçimlerine giderken parti içi küskünler, ülke genelinde iktidara olan tepkiler ve mevcut başkanların biri olan Faruk Köksoy’un işi ağırdan alması, Göle’de de aday etmediği isimin Demokrat Parti’den aday olması ve Hanak’ta ise uzun süre belediye başkanlığı yapmış olan bu dönem de AK Parti’den aday adayı olan Harun Tankoç’u aday etmemesi ile oluşan ters kamuoyu ile zor durumda olduğu dikkatlerden kaçmazken AK Parti’nin mevcut İl ve İlçe yönetimlerinin yetersizliği de mevcut adayları bir hayli zorda bırakıyor gibi.



    Uzun yıllardır Ardahan yerelinde iktidar olamayan CHP’nin bir önceki yerel seçimler de Mete Özdemir ile aldığı oyları bu kez İYİ Parti’en aday olan Ardahan eski Köy Hizmetleri Müdürü, Harita Mühendisi Mete Özdemir’e kaptırmama hesapları yaparken en çok güvendiği seçmenin bu seçimlerde Belediye Başkan Adayı göstermeyen ama 3 ismi CHP listesinde seçime sokan HDP’nin oylarına güveniyor.



    AK Parti’de olduğu gibi CHP’de de parti içi sıkıntıların yaşandığı bu sıkıntının başında gelenin ise CHP’li eski kurmayların yanı sıra Başkanlık ve Meclis Üyeliğine aday aday olup aday edilmeyen isimlerden gelebilecek darbeyi önlemeye çalışmakta olduğu görülürken aynı CHP Ardahan merkez de eski Ardahan Milletvekilliği yağmış olan Faruk Demir ile seçimleri zorlayan partilerin başını çekmekte.


    Ardahan Merkez de AK Parti ile CHP’nin üst sıralarda, İYİ Parti’nin ise uzun süre Ardahan’da kamu idareciliği yapan ve 2 dönem de belediye başkan aday olan ve bu nedenle seçmenin yakından tanıdığı Mete Özdemir kendilerini takiple yarıştıkları görülürken Göle’de durum Ardahan’da farklı bir durumda.



    Buna neden ise HDP Ardahan İl Başkanı ile CHP Adayı Faruk Demir’in gizlice yaptıkları ve CHP’nin Göle’de aday çıkarmaması karşılığında HDP’nin Ardahan’da aday çıkarmayacağı anlaşmasının CHP’nin bu anlaşmaya uymayıp, Göle’de okul müdürü Özel Özden’i aday olarak çıkarmasıyla bozulması ardından Ardahan’da aday çıkarmayan HDP Göle’de çıkardığı adayı ile yarışa katılması dikkatlerden kaçmazken 3 dönemdir Göle yerelinde iktidar olan AK Parti’nin de hiç rahat olmadığı gözlenmekte. Buna neden ise AK Parti’den Belediye Başkanı seçilen Akın İsmailoğlu’nun Ardahan merkezde aday gösterilmeyen ve bu nedenle belediye hizmetlerini ağırdan alıp, AK Partiye tepkilerin artmasına neden olduğu ileri sürülen Faruk Köksoy gibi sesiz kalmayıp, Demokrat Parti’den aday olması.



    DP Adayı İsmailoğlu’nun başında bulunduğu belediyeninde imkanları ile AK Parti Adayına gidecek olan oyları böldüğü ve bu durum dolaysıyla AK Parti Göle Adayı İlhan Gültekin’i zorda bırakan bir durum olarak alınan bilgilerin başında gelmekte.


    Çıldır ve Posof’ta mevcut adaylar ile seçime giden AK Parti’nin özellikle Posof’ta da bir hayli zor günler yaşadığı, bunun başlıca nedenin CHP’nin bir Avukatı, Onur Bayraktar’ı aday etmesi ve bu avukatın kısa sürede CHP’yi toparlayarak, CHP’den gitme AK Parti’nin mevcut Belediye Başkanı ve adayına terler döktürmesi Posof’ta ki CHP’liler bir hayli umutlandırmış gibi.

    Hanak’ta ise bir dönem Belediye Başkanlığı yapan Taşdemir Çoban’ın yenden Aday edildiği Hanak AK Parti’nin aday etmediği eski Belediye Başkanı Harun Tankoç’un engeline takılacak gibi olurken bu engeli DSP’den Hanak Belediye Başkan adayı olan Necati Tuna’nın sol oylardan alacağı oylarla aşmayı planladığı dikkat çekmekte.



    AK Partili Tankoç’un diğer bir umudu da CHP’li mevcut Belediye Başkanının ve adayı Ayhan Büyükkaya’nın 5 yıllık dönemde yapamadıklarına tepki koyan Hanaklı seçmenin vereceği oylar olurken, bir taraftan başta mahallesi olan Ortakent Mahallesinden olmak üzere Hanak genelinde bir hayli ilgi toplayan DSP Adayı Necati Tuna’nın stresini yaşayan Büyükkaya’nın ise yaptıkları çalışmalar ile 31 Mart’ta yeniden başkan olma hesapları içinde olduğu gözlenmektedir.


    Çıldır’da Ercan Şirin döneminde kayıp edilen ve bir daha alınamayan Belediyeyi eski bir Belde (Suğara) Belediye Başkanlığı yağan Mehmet Mülazım Karaçay ile almayı düşünen CHP’nin DSP’den seçimi kazanıp, AK Parti’ye geçen ve çalışmalarıyla bir hayli başarılı bir süreci Çıldır’a hissettiren Çıldır AK Parti, Damal’da bir hayli rahat olan CHP gibi bu ilçede rahat gibi.


    Ardahan’ın tek Beldesi olan Göle Köprülü (Gorveng) Beldesinde ise seçimin partilerden çıkıp, sülale seçimime döndüğü dikkat çekerken CHP’nin bu belde de Ardahan Merkezde olduğu gibi bu Belde’de AK Parti ile yarıştığı dikkat çekiyor.




    Sonuç olarak; 


    Biri Bağımsız olmak üzere bir çok isiminde genel sonuçları yakından ilgilendiren köylerde İl Genel Meclisi Üyeliği için oy toplamaya çalıştığı Ardahan’da AK Parti Adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın yapılan anketlerde önde olduğu öne sürülürken bu durumun Ardahan çarşı, pazarda hiçte öyle olmadığı ve konuşulan isimin CHP ve adayının kazanacağı her sohbette ve tartışmada dillendirildiği dikkatlerden kaçmıyor.


    AK Parti’nin bir hayli zorlandığı görünen Posof’ta seçimi CHP’ye kaptırabileceği, Çıldır’da da sürpriz yaşayabileceği, Hanak’ta ise CHP’yi geçmesinin DSP’nin alacağı oylara bağlı olduğu, Damal’da ise her zaman ki gibi  umudunun olmadığı, Göle’de de umudunun Ardahan Adayının yanında çokta görünmeyen Göleli Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’a bağladığını söylemek mümkün.


    Ve asıl seçimi ve sonucunu etkileyecek olanın, 17 yıllık iktidarın son yıllarda ortaya koyduğu ve ekonomi başta olmak üzere bir çok şeyin iyi gitmemesi, Başkan Erdoğan’ın Kürt seçmeni uzaklaştıran bir dili kullanması olarak görülen Ardahan’da seçim atmosferinin rüzgarı muhalefete doğru estiği, bunu gören AK Partili adayların yanında seçim sonuçlarının kendilerini ve bulundukları makamları ilgilendirdiğini düşünen kamu görevlilerinin ortaya koyacakları tavır ve adımlar seçimin yönünü değiştireceği izleniminin de bir hayli tartışılan ve merak edilen konuların başında gelmekte.



    **Faruk Demir Ardahan Milletvekili Değil miydi?!


     


    Tutuklu HDP’li Milletvekillerinin serbest bırakılması için Avrupa Parlamentosun da yapılan oylamada ret oyu veren, mitinglerde İyi Parti ve Saadet Partisine teşekkür edip, HDP’nin adını ağzına almaktan korkan CHP’nin yerelse seçim kazanıp, kazanmayacağı merak edilmeye devam ediyor.


    Başta, Başkent Ankara’nın MHP kökenli CHP Belediye Başkan Adayı Mahsur Yavaş hakkında öne sürülen iddiaların ülkenin gündeminin birinci maddesi olarak tartışıldığı şu günlerde bende bir Ardahanlı seçmen, bir gazeteci olarak memleketimin adaylarının çalışmalarını yakından izliyorum.


    Yani, Öcalan’ın yakalanması ile oluşan havanın etkisinin de etkili olduğu ve DSP’den Ardahan eski Milletvekilliğini de yapan ve bugün ki Mete Özdemir gibi yeniden aday edilmeyince başka partiden yine milletvekili adayı olan ama 700 oy gibi komik bir oy alan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’i olmak üzere Ardahanlı olup, ülkemin en büyük metropolu  İstanbul, ekonominin başkenti kentlerinde olan Kocaeli ve Bursa’da Belediye Başkan Adaylarını yakından takip ederken, bunların seçilmeleri halinde neler yapacaklarını anlattıkları çalışmalarını da bir seçmen olarak sık eleyip, ince dokuyarak inceliyorum.


    Ve gözüme asıl işi türkücü olan CHP’nin Ardahan adayına, HDP Ardahan İl Başkanı ile gizli anlaşma yapan ve HDP’ye Ardahan’da adeta dükkan kapattıran, CHP’nin Göle adayını geri çektiremeyen Faruk Demir’in söylediklerine, vaatlerine bakıyorum.


    İlk etapta gördüğü ise; CHP’nin Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir’in sanki yaklaşan seçimleri Belediye Başkanlığı seçimi değil, bugünler de küpe konusuyla avukatı kanalıyla ilgilendiği ve dinleme tapelerine takıldığı öne sürülen Saffet Kaya gibi seçilmesi halinde Bakan olacakmış gibi vaatlerde bulunması dikkat çekici bir durum..



    Belediyecilik çalışmaları arasında olmayan demir yolunu Ardahan’a getireceğini, arazilerin toplulaştırılmış, tarıma ve hayvancılığa yönelik çalışmalar yapacağını, yetmedi kooperatifler kuracağını ileri süren ama daha bir evi Ardahan’da olmayan, memleketi Hanak’ta ki baba evinin yazdan yaza açılan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in bunları bir dönem Ardahan Milletvekilliğini yaptığı zaman hatta o zaman ki partisi iktidar ortağı olmasına rağmen neden yapmadığı, yaptırmadığını da merak etmiyor değilim.


    Çünkü haklıyım ve şu an belediye başkanı olmak için bugün bir vaat veren kişi aynı kişi ve Öcalan’ın dış güvenlik güçlerince ele geçirilip, bizim güvenik güçlerine verilmesi ile oluşan havadan milletvekilliği yapan isim aynı isim yani bugün ‘Beni seçerseniz falanları yapacağım’ diyen Faruk Demir..


    Peki bunları yani ‘bugün söylediklerini sen vekilken niye yapmadın kardeş?’ diye sormazlar mı kardeş?


    Ha bu arada hemen belirtmekte fayda var en son yerel seçimler de dayım Mehmet Sural aday iken bin oydan fazla bir oy alan HDP’nin oyları diye bilinen oylar birilerinin yada seninle girdikleri gizli pazarlık ardından dükkan kapatır gibi parti kapatan ve aday çıkarmayanların  kontrolünde değil bilesin..


    Ama sen ‘anası bizim köylü, ben onun dayısıyım’ dediğin HDP İl Başkanı ile girdiğin gizli pazarlıktan geleceğini umduğun oy hesabında tutmayacak gibi..


    Buna birinci neden ise HDP’li diye saydığın Kürt seçmen o oyları verirken. aracı taşlanırken sen hiç ortada yoktun, hatta bir konser de Kürt sanatçı sahneye çıktı diye ‘Ben Türküm Kardeşim’ deyip, protokolde ayrılan da sendin demi?..


    Ha, ‘Geç bunları şimdi konuşulacak, tartışılacak zamanı değil’ desen de benim Ardahan’da yaptığım seçim izlenimlerim de gördüklerimi seçmen de iyi biliyor Sayın Faruk Demir..


    Yine de umarım seçilir, iktidara rağmen çöp toplama işi başta olmak yerel hizmetleri yapar, işten çıkarıp, azaltacağını öne sürdüğün belediye işçilerinin maaşını ödersin..

  • Anketlerde de Öne Çıkan CHP ile AK Parti Başa Baş!..

    Kamuoyunda CHP’nin önde olduğu ileri sürülen CHP’nin son anketlerde de öne çıktığı dikkat çekerken başta www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı internet haber sitemiz https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/anket/8/ardahan-ve-ilcelerde-kim-kazanir/ linkinden olmak üzere bir çok anket şirketinin yaptığı anket ve araştırmalarda Ardahan’da iki partinin başa baş gittiği dikkatlerden kaçmıyor.



    Ardahan ve 5 İlçe, 1 Beldesin de yapılan araştırmalar da mevcut iktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisi ile HDP ile yaptığı gizli ittifak ile seçimi zorladığı görünen Cumhuriyet Halk Partisinin başa baş bir yarış içinde oldukları dikkatlerden kaçmazken kent merkezinde Mete Özdemir’in adayı olduğu İYİ Parti, Necati Tuna’nın aday olduğu Hanak’ta DSP, Akın İsmailoğlu’nun aday olduğu Göle’de Demokrat Parti ile HDP adayı Nizamettin Öztürk, Onur Bayraktar’ın aday olduğu Posof’ta hesapları zorladığı da dikkat çekiyor.


    Son olarak ORC, POLLMARK adlı anket şirketlerinin yaptığı ankette AK Parti ile CHP’nin seçimleri başa baş bir seçim yaşadığına dikkat çekerken her iki anket şirketi de CHP’nin 1 puanla AK Parti’nin önünde olduğunu ileri sürdüler.


    Bin 716 oyun olduğu, 8 aday yarıştığı Göle Köprülü (Gorveng) de Saadet Parti başta olmak üzere CHP’nin seçimleri zorladığı ileri sürülen Ardahan’da İYİ Parti adayının sürpriz yapabileceği veya alacağı oyla ya AK Parti’nin yada CHP’nin hesaplarını bozabileceği öne sürülmektedir.



    **Kılıçdaroğlu’nun Mütevazi Siyaseti..


    Yerel Seçimlere değil de 31 Mart’tan sonra savaşa gidiyormuşuz havası yaratan Başkan Erdoğan ile ortağı Bahçeli’nin yanında HDP, İYİ Parti, Saadet Partisinin yanında ’17 yıldır iktidarlar, şımardılar’ diyerek AK Parti’ye oy vermeyecekleri yanına alan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun izlediği mütevazi siyaset puan topluyor desem başta AK Partinin üst düzey kurmayları olmak üzere CHP karşıtı yerel siyasetçilerin tepkisini alacağım.

    Gerçi aynı durumu HDP ile ortaklığını ortaya koyma cesareti gösteremeyen CHP’yi eleştirdiğimizde de, Ardahan’da başta olmak üzere yurdumun bir çok yerinde adeta dükkan kapatıp, Aday çıkarmayan ve seçmenine, ‘kime oy verirsen ver’ diyen HDP ile ilgili ele aldığımız haber ve yorumlarda görmekteyiz.

    Ancak iç barışa ihtiyaç duyan, mermi parasını değil, mutfağın giderini düşünmesi gerekenlerin Kılıçdaroğlu’nu örnek alması gerektiğini belirtmek gerek bir gazeteci gerekse bir seçmen olarak açık açık söylemem görevimdir diyerek, kadın genel başkanı olan İYİ Parti ile kurduğu ittifakın da etkisiyle seçim çalışmalarını gayet mütevazi bir dille götüren ve bana göre puan alan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıdaroğlu’nu kutluyorum.

    Ve başta Başkan Erdoğan’ın da, ortağı Bahçeli’nin, 23’ün de Ardahan’da olacak olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu örnek almasını umut ediyorum.

    Çünkü bu ülkenin güzel barışçıl bir dil kullanan siyasetçilere ihtiyaç duyduğu seçimlere doğru gittiğimiz şu günlerde toplumun büyük bir kesiminin bir oy uğruna yaratılan gergin siyasette olumsuz şekilde etkilenmektedir.

    Ve Erzincan’da bir muhtarın ölümü, Yeni Zellanda’da 50’nin üzerinde insanın camilerde katledilmesi, ülkenin güneyi yetmedi kuzeyinde yeni çatışmalara neden olduğunu da kullanılan sert dillerin neden olduğunu bilerek yarası ağır olan dili kullanmamalıyız.

    Bunu yaparken de CHP ve CHP’lilere rağmen mütevazi bir dil ile siyaset yapmaya devam eden Kemal Kılıçdaroğlu’nu örnek almalılar.

    Yoksa öyle dün sana oy verdikleri için ‘Kardeş’ dediklerine bugün, ‘Bizim Kürdistan diye bölgemiz yok, o kadar istiyorsanız defolun gidin oraya ‘ demekle, ‘İdamı meclis onaylarsa onaylarım’ demekle, bu ülkenin iç barışını, ekonomisini ve düzgün bir yönetim anlayışını elinizin tersi ile geri itersiniz..

    işte o zaman o dilinize dolandırdığınız Beka sorununu yaratırsınız.

    Hatta seçimleri kazanacakken kayıp eder, kendiniz gibi taraftarlarınız, adaylarınızı üzer, kayıp bir sürece doğru yol açarsınız..

    Evet, gecikmeden Kılıçdaroğlu’nu örnek alarak, şu bir kaç gün kalan ve dünyanın sonu olmayan seçimlere mütevazi bir dil ile huzur içinde gidelim demek bizlere düşer.

  • Bakan Kanaat Önderlerini Dinledi, Baydar'a Oy İstedi!

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, çeşitli programları kapsamında Ardahan’ı ziyaret etti.

     


    Vali Mustafa Masatlı, Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Kırış ve Belediye Başkanı Faruk Köksoy tarafından karşılanan karşılan Bakan Kurum’un ilk adresi Valilik oldu. Valilik Şeref Defterini imzalayan Bakan Kurum, makama geçerek Vali Mustafa Masatlı ile bir süre görüştü.

     


    Valilikte düzenlenen İl Değerlendirme ve İstişare Toplantısına başkanlık eden Bakan Kurum, toplantının ardından Kongre Caddesinde iş yapan esnafı ziyaret etti. Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ardahan ziyaretinde bahsettiği Millet Bahçesi yapılacak olan Aziziye Kışlasında da incelemelerde bulundu.


    İncelemelerinin ardından Öğretmen Evi’nde düzenlenen STK ve Kanaat Önderleri buluşmasına geçen Bakan Kurum, burada Ardahan’da ki Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri ve kanaat önderlerinin Ardahan ile ilgili sorun ve taleplerini dinledi. Bakan Kurum, kendisine yöneltilen soruları da cevaplayarak katılımcılarla çeşitli konular hakkında değerlendirmelerde bulundu.

     


    Ardahan’ı ziyaretinde, Bakanlık olarak Ardahan’da yapılan yatırımlar ve projelerden bahseden Bakan Kurum şunları söyledi:

     


    “Cumhurbaşkanımızın da 1 Mart’ta buraya gelip mitingde söz verdiği Aziziye Kışlası’ndaki yaklaşık 70 bin metrekarelik alanda içinde müzenin, millet kıraathanesinin, parkların, yürüme alanlarının ve güzel sanatlar fakültemizin birimlerinin olduğu bir park olacak. Bu da Türkiye’de bir ilk olacak. İçinde müze, millet kıraathanesi ve güzel sanatlar fakültesinin ilgili bölümlerinin olduğu 70 bin metrekarelik millet bahçesini Ardahan’ımıza kazandırıyoruz. Yürüyüş yolları, bisiklet alanları, dinlenme alanları olacak ve tüm Ardahanlı kardeşlerimiz bu alan içerisinde huzurlu bir şekilde vakit geçirebilecekler. Ardahan’da ecdadımızın çok değerli eserleri bulunmakta. Bu eserleri gün yüzüne çıkarmak üzere kentsel dönüşüm projelerimizi ikiye ayırdık. Bu noktada Ardahan kalemizin etrafından yaklaşık 100 bin metrekarelik alanda, Halil Efendi Mahallesi’nde bir kentsel dönüşüm sürecine giriyoruz. Bu süreçle birlikte vatandaşlarımızın rızası çerçevesinde onlara uygun yapıları, tarihimize, bu kültüre uygun yapıları yapmak suretiyle burada kentsel dönüşüm sürecini başlatıyoruz. Bu alanda kentsel dönüşümü yaptığımızda Ardahan Kalesi, kalenin etrafındaki o tarihi eserlerin gün yüzüne çıkmış olması yine güneyinde yapacağımız millet bahçesi ve içindeki müze ile bu bölge adeta tarihin ve kültürün ön planda olduğu bir turizm merkezi haline gelecektir. Ayrıca, Yeni Mahallede başlayan kentsel dönüşüme devam ederek, vatandaşlarımızı riskli binalardan kurtaracağız. Köylerimizdeki vatandaşlarımızın da yaşam kalitesini arttırmak amacıyla Valiliğimiz, Özel İdaremiz kanalıyla tüm köylerimizdeki çöpleri topluyor. Bu hizmetin daha da iyi verilmesi adına bakanlığımızca Özel İdaremize iki tane çöp toplama aracı 500 tane de konteyner veriyoruz. Göle ilçemizde çok fazla gurbetçi vatandaşımız var. Bu vatandaşlarımıza yönelik Toplu Konut İdaresi Başkanlığımız eliyle bir konut uygulaması yapacağız. Bu konuttan hem Göleli kardeşlerimiz, alt gelirli, orta gelirli grubundaki vatandaşlarımız aynı zamanda Göleli olup ancak yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın faydalanması için böyle bir projeyi de Göle ilçemizde başlatmış olacağız. Ayrıca, Türkiye çapında yaptığımız 50 bin toplu konut projesi kapsamında Ardahan’da da 497 liradan başlayan taksitlerle vatandaşların 240 aya varan vadeyle ev sahibi olabileceği konutlar yapacağız. Ardahan’da eğitim gören öğrenciler için de “Öğrenci Yaşam Merkezi Projesi” hayata geçirilecek.”


    Bakan Kurum, toplantının ardından ilden ayrıldı.



    **İlgezdi ve Derdiyok’un Haklı Derdi!..


    AK Parti’nin Ardahan Damal’daki adayı Av. Özge Derdiyok’un annesi ve aynı zamanda AK Parti Damal İlçe Başkanı Nevriye Derdiyok, TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın Damal’da düzenlediği kahve toplantısında, “Biz de solcuyuz ama sol partiler sıra vermediği için AKP’den girdik” demiş..

    Önce inanmadığım, ardından görüntülerini, https://twitter.com/dokuz8ha…/…/1106229954646368256/video/1… linkinden izlediğim Derdiyork’un bu yakarışına baktığımıza ülkemde ki solun neden dağınık bir durumda olduğunu da anlıyor ve Derdiyok’a sonuna kadar katılıyordum..

    Gerçi aynı durumu CHP’nin İstanbul Ataşehir Belediye Başkan Adayı İlgezdi’de son açıklamasında dile getiriyor, partisi CHP’nin geçek anlamda bir sol orjini ortaya koymadığına dert yanıyordu.

    Derdiyok gibi çok dertli olduğu görünen ve seçimlere ramak kaldığı şu günlerde patlayan CHP Ataşehir Belediye Başkan Adayı Battal İlgezdi, “Bizim partinin klasik lafı ‘Cumhuriyeti biz kurduk’. Hayır efendim Kurtuluş Savaşı’nda Çanakkale’de binlerce şehit verdik. O şehitler, Türkiye’nin her tarafından her görüşte insan vardı. Cumhuriyeti beraber kurduk. Her siyasi görüşte arkadaşlarla birlikte yaşatacağız” diyerek solcu olduğunu öne süren partisini sert bir dille yerden yere vuruyordu.

    Aynı İlgezdi şöyle devam ediyordu..

    ‘Çünkü ben bir şeyi biliyorum ki eğer bu ülkede Cumhuriyet Halk Partisi 40 senedir iktidar olamıyorsa, öncelikle kendisini eleştirmeli. Niye bunu söylüyorum? Kalkıyoruz iktidarı eleştiriyoruz. Tamam. Yanlışları, doğruları da vardır. Eksiklikleri de vardır. Ama be kardeşim siz bu ülkede 40 senedir iktidar değilsiniz. Önce oturun kendinizi eleştirin CHP olarak. Vatandaşın sorununu çözüyor musun? Gidiyor musun ayağına? Yok gitmiyorsun. Gitmediğin yer, tutmadığın el senin mi? Değil” diyordu..

    Başta DSP’ye olmak üzere HDP’ye yada bir başka sol ideoloji partiye neden sol oylarının gittiğini araştırmayan ama Başkan Erdoğan’dan aşağı kalmayan tavırlar içine girip, CHP’ye oy vermeyen solcuları hain ilan eden CHP tüm ülke de olduğu gibi Ardahan’da ki Alevilerin oylarını cepte Keklik görmesi ne kadar doğru?!.

    Bilmem ama ülkenin Gürcistan ve Ermenistan’a komşu sınır kenti Ardahan’ın Alevi kültürü ile yoğrulmuş olan Damal İlçesinin AK Partili İlçe Başkanı Nevriye Derdiyok’un TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın Damal’da düzenlediği kahve toplantısında, “Biz de solcuyuz ama sol partiler sıra vermediği için AKP’den girdik” demesini ve İlgezdi’nin serzenişini de masaya yatırmak gerekmez mi?

    Evet, solcu olduğunu iddia eden ama bugünkü CHP’nin dünden beri kendisi gibi solcu olan insanları cepte Keklik görüp, onları görmemesi, aday etmemesi, yer vermemesinin sonucudur AK Partili yada bir başka partili olmalarına neden diyen AK Parti Damal İlçe Başkanı Nevriye Derdiyok ve CHP İstanbul Ataşehişehir Belediye Başkan Adayı İlgezdi haksız mı?

    Ve aynı durumun HDP için de geçerli bir durum olduğunu da belirtmekte fayda var.

    Çünkü CHP’de olduğu gibi HDP’de aday olanların hep aynı sima ve isimler olması ve yeni nesil yada bu partilerde mücadele etmek isteyenlerin hep aşağılanması, dışlanması solun gerçek anlamda dağınıklığını ortaya koymuyor mu?

    Ve bugün bunu azda olsa HDP ile girdiği ittifakı sol cesaretini ortaya koymayarak saklayan CHP’nin gerek genel de, gerekse yerelde iktidar olmamasının nedeni bu değil mi?

    Örnek olarak sanki adam, kadın ve başka partili yokmuş gibi CHP İzmir Belediye Başkan Adayı babadan kalma sermaye ile bu kez İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı oluyor..

    Ankara Çankaya, Ardahan’da milletvekilliği yapmakla yetinmeyen Faruk Demir..

    Kars’ta hala milletvekili olan bu kez de Belediye Başkanı olmak isteyen Ayhan Bilgen ve daha niceleri..

    Peki bugün ‘solcuyum ama solcuyum diyen CHP’de yer bulamadığımız için AK Parti’deyim’ diyen Nevriye Derdiyok gibi ne kadar insan DSP’de, AK Parti,’de hatta İYİ Parti’de yer bulan, saygı gören..

    Saymaya kalkarsak sayfalar dolduracak kadar isimlerin CHP’den, HDP’den dışlandığı için bugün başka partilerde mücadele ettiğini görür ve solun neden iktidar olmadığını biraz daha anlar, kavrarız..

    Kısacası İlgezdi ile Derdiyok’un serzenişlerini şahsileştirmeden, geniş pencereden bakarak yol alacak olanların ‘Ben solcu partiyim’ diyen ama solun gereğini yerine getiremeyen, partileri sülale yada aşiretler partisi konumuna getiren CHP ve 31 Mart seçimleri ortağı HDP düşünmelidir derim..


     

  • Mete Özdemir: Seçimleri Ardahan Kazanacak!

    İYİ Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı Mete Özdemir, seçim çalışmaları kapsamında gazetemizi ziyaret ederek çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu.


    Ardahan’ın iktidara muhtaç olmadığını, bu tür söylemlerin yanlış olduğunu, 10 yıldır Ardahan Belediyesini iktidarın yönettiğini ifade eden Başkan Adayı Özdemir, “Ardahan iktidara muhtaç değildir. Bu tür söylemler popülizm politikasının sonucudur. Belediyeye gelen bir bütçe, bir para var zaten. Projeler geliştirip yöneticilerle iyi geçinip, şehrime hizmet etmek istiyorum. Bürokrasiden gelen bir insanım, yöneticilerle nasıl geçineceğini iyi bilen bir insanım, bu tecrübem var. Belediye Başkanı olduğumda kimseyle kavga etmeyeceğim, iktidarla da iyi geçineceğim. Ardahan’ı geliştirip yeni projeler kazandıracağım. Siyaset yapmaya, yıldızımızı parlatmaya değil, Ardahan’ın yıldızını parlatmaya geliyorum” dedi.


    HERKESİN DESTEĞİNİ BEKLİYORUM!


    Ardahan’da yıllarca görev yaptığını ifade eden Özdemir, “ İl Özel idaresi Genel sekreterliğim döneminde şehrimize önemli hizmetlerimiz oldu. Köy yollarını yaptık. İçme suyu projelerine imza attık. Tabi farklı partilerde siyaset yaptım. Bunun nedeni benden değil, partilerden kaynaklanıyor, her parti için aranan bir aday olduğum için partiler beni Başkan adayı olarak görmek istediler. Bu sefer İYİ Parti’den teklif aldım ve aday oldum. Daha önce CHP’den Belediye Başkan adayı olmuştum. Hala daha İYİ Parti adayını çekecekler diyorlar. Bunu CHP’liler çıkarıyor. Öyle bir şey yoktur. 31 Mart gecesi zafer bizim olacak. Herkesin desteğini bekliyorum” ifadesini kullandı.


    18 MADDEYİ KİMSE ÇÖZEMEZ!


    Ardahan’da en büyük sorunun imar uygulaması olan 18. Madde uygulaması olduğunu anlatan Özdemir, “Faruk Köksoy iyi niyetle bir şey yapmak istedi, ama o işi alan firma bazı yanlışlara imza attı. Faruk Bey’de işten anlamayınca işin içinden çıkamadı ve halk mağdur edildi. Şimdi herkes 18 maddeyi ben çözerim diyor, mevzuatı falan bilmeden. 18 maddeyi hiç kimse çözemez, çünkü hukuki boyutu tamamlanmış. Bu uygulama hayata geçmiş, yapabileceğimiz tek şey bunun derinleşmesini önlemektir. Bu uygulama hukuki olarak zaten hayata geçmiştir. Herkesin tapuları verilmiştir. Çözülmesi ancak kişilerin kendi rızalarından vazgeçmesiyle hallolur. Bu da mümkün değildir. Diyelim ki bu uygulamada 70 kişi mağdur edilmişse 30 kişide karlı çıkmıştır. Yani iş bitmiştir. Yapılacak tek şey uyanık davranıp bundan sonra bu tür uygulamalara izin vermemektir” diye konuştu.


    ANKETÇİLERE AK PARTİ’YE OY VERECEĞİMİ SÖYLEDİM!


    Ardahan için son açıklanan anket hakkında da yorumlarda bulunan Mete Özdemir, “ Memleketin geleceğini düşünen insanlar bana oy vermelidir. Anketler doğruları yansıtmıyor. Telefonda vatandaşlar kime oy vereceği konusunda çekinceli davranmaktadır. Beni de anket şirketleri aradı ben de oyumu AK Parti’ye vereceğimi söyledim. Anketçileri yanıltmak gerekir. Çünkü doğrusunu söylersek hükümet buraya önlem alır. Onun için önlem almamaları için gerektiğinde telefon anketlerine yanlış söylemek daha bir stratejidir. İYİ Parti Belediye Başkan adayı olarak CHP’den HDP’den ve AK Parti’den büyük oy alacağımı düşünüyorum. Her iki partinin küskünleri de bize oy verecek. Çok küskün ve kararsız seçmen var. Bunlar sandıkta bizi tercih edeceklerdir” ifadelerine yer verdi.  


    EV ZİYARETLERİNİ UZUN TUTMAK GEREKİR


    Seçim çalışması kapsamında sürekli seçmenle buluştuğunu anlatan Özdemir, “ Evleri ziyaret ediyoruz, halkımızdan oy istiyoruz. Vatandaşların bize teveccühü çok fazladır. Tabi broşür dağıtıp evlerden ayrılmayla kimse oy vermez. İnsanlarla oturup çay içeceksiniz sohbet edeceksiniz, onların gönlünü kazanacaksınız bu çok önemlidir. Yani biraz uzun oturup, derdini iyi dinleyeceksin. Bu olmazsa bir çay içmekle kimse kimseye oy vermez” diye konuştu.


    AK PARTİ BÜROSU, ANA OĞUL VERMİŞ ARILAR GİBİ!


    Kendisinin daha önceki Belediye Başkan adaylığı döneminde büyük kitlelerle hareket ettiğini ve uzun araç kuyruklarıyla karşılandığını ifade eden Özdemir, “ Seçimlerde inanın bunların hiç biri önemli değildir. Önemli olan halkın gönlünde yer edinmektir. Bugün AK Parti büroları ana oğul vermiş arılar gibi dolup taşıyor. Ama orada AK Parti’ye oy vermeyecek o kadar çok sayıda insan var ki. Onun için biz seçim irtibat bürosu kurmadık. Biz zaten bütün partilerden oy alıyoruz. Seçim irtibat büroları gösteriştir, gereksizdir. Oralara gelen insanlar hep aynı, çay içip gidiyorlar. Dolup taşabilir, insanların çoğu AK Parti iktidardır orada görüneyim diye seçim bürosuna gidiyorlar. Oraya gidip bize oy veren çok sayıda insan vardır. CHP için de aynı şey geçerlidir” açıklamasında bulundu.



    **Faruk Demir Ardahan Milletvekili Değil miydi?!


     


    Tutuklu HDP’li Milletvekillerinin serbest bırakılması için Avrupa Parlamentosun da yapılan oylamada ret oyu veren, mitinglerde İyi Parti ve Saadet Partisine teşekkür edip, HDP’nin adını ağzına almaktan korkan CHP’nin yerelse seçim kazanıp, kazanmayacağı merak edilmeye devam ediyor.


    Başta, Başkent Ankara’nın MHP kökenli CHP Belediye Başkan Adayı Mahsur Yavaş hakkında öne sürülen iddiaların ülkenin gündeminin birinci maddesi olarak tartışıldığı şu günlerde bende bir Ardahanlı seçmen, bir gazeteci olarak memleketimin adaylarının çalışmalarını yakından izliyorum.


    Yani, Öcalan’ın yakalanması ile oluşan havanın etkisinin de etkili olduğu ve DSP’den Ardahan eski Milletvekilliğini de yapan ve bugün ki Mete Özdemir gibi yeniden aday edilmeyince başka partiden yine milletvekili adayı olan ama 700 oy gibi komik bir oy alan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’i olmak üzere Ardahanlı olup, ülkemin en büyük metropolu  İstanbul, ekonominin başkenti kentlerinde olan Kocaeli ve Bursa’da Belediye Başkan Adaylarını yakından takip ederken, bunların seçilmeleri halinde neler yapacaklarını anlattıkları çalışmalarını da bir seçmen olarak sık eleyip, ince dokuyarak inceliyorum.


    Ve gözüme asıl işi türkücü olan CHP’nin Ardahan adayına, HDP Ardahan İl Başkanı ile gizli anlaşma yapan ve HDP’ye Ardahan’da adeta dükkan kapattıran, CHP’nin Göle adayını geri çektiremeyen Faruk Demir’in söylediklerine, vaatlerine bakıyorum.


    İlk etapta gördüğü ise; CHP’nin Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir’in sanki yaklaşan seçimleri Belediye Başkanlığı seçimi değil, bugünler de küpe konusuyla avukatı kanalıyla ilgilendiği ve dinleme tapelerine takıldığı öne sürülen Saffet Kaya gibi seçilmesi halinde Bakan olacakmış gibi vaatlerde bulunması dikkat çekici bir durum..



    Belediyecilik çalışmaları arasında olmayan demir yolunu Ardahan’a getireceğini, arazilerin toplulaştırılmış, tarıma ve hayvancılığa yönelik çalışmalar yapacağını, yetmedi kooperatifler kuracağını ileri süren ama daha bir evi Ardahan’da olmayan, memleketi Hanak’ta ki baba evinin yazdan yaza açılan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in bunları bir dönem Ardahan Milletvekilliğini yaptığı zaman hatta o zaman ki partisi iktidar ortağı olmasına rağmen neden yapmadığı, yaptırmadığını da merak etmiyor değilim.


    Çünkü haklıyım ve şu an belediye başkanı olmak için bugün bir vaat veren kişi aynı kişi ve Öcalan’ın dış güvenlik güçlerince ele geçirilip, bizim güvenik güçlerine verilmesi ile oluşan havadan milletvekilliği yapan isim aynı isim yani bugün ‘Beni seçerseniz falanları yapacağım’ diyen Faruk Demir..


    Peki bunları yani ‘bugün söylediklerini sen vekilken niye yapmadın kardeş?’ diye sormazlar mı kardeş?


    Ha bu arada hemen belirtmekte fayda var en son yerel seçimler de dayım Mehmet Sural aday iken bin oydan fazla bir oy alan HDP’nin oyları diye bilinen oylar birilerinin yada seninle girdikleri gizli pazarlık ardından dükkan kapatır gibi parti kapatan ve aday çıkarmayanların  kontrolünde değil bilesin..


    Ama sen ‘anası bizim köylü, ben onun dayısıyım’ dediğin HDP İl Başkanı ile girdiğin gizli pazarlıktan geleceğini umduğun oy hesabında tutmayacak gibi..


    Buna birinci neden ise HDP’li diye saydığın Kürt seçmen o oyları verirken. aracı taşlanırken sen hiç ortada yoktun, hatta bir konser de Kürt sanatçı sahneye çıktı diye ‘Ben Türküm Kardeşim’ deyip, protokolde ayrılan da sendin demi?..


    Ha, ‘Geç bunları şimdi konuşulacak, tartışılacak zamanı değil’ desen de benim Ardahan’da yaptığım seçim izlenimlerim de gördüklerimi seçmen de iyi biliyor Sayın Faruk Demir..


    Yine de umarım seçilir, iktidara rağmen çöp toplama işi başta olmak yerel hizmetleri yapar, işten çıkarıp, azaltacağını öne sürdüğün belediye işçilerinin maaşını ödersin..

  • KADINLARA YÖNELDİLER!


    **Baydar’da AK Parti Gibi Kadınlara Güveniyor..


    Eşi Filiz Baydar ile birlikte kadınlar ile bir araya gelen ve başta kadınlara yönelik olmak üzere projelerinin anlatan AK Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar partisine sıcak bakan kadın seçmene kendisinin de güvendiğini belirtti.



    **CHP’li Kadınlarla Kadın Seçmeni Ziyaret Etti..


    Ardahan’da seçim çalışmalarını sürdüren CHP Adayı Faruk Demir’de güçlü rakibi Yunus Baydar gibi Ardahanlı kadın seçmenleri unutmuyor.


    CHP Kadın Kolları ekibiyle birlikte ev ev dolaşarak kadın seçmene ulaşan CHP Adayı Faruk Demir seçildiği takdirde kadınlara yönelik düşüncelerinin Ardahanlı Kadın seçmene anlatıyor.


    **Özdemir Doktor Eşiyle Birlikte Kadınlardan Oy İstiyor..


    AK Parti ile CHP Adayları ile yarışan ve seçimi zorlayan İYİ Parti’nin Belediye Başkan Adayı Harita Mühendisi Mete Özdemir’de Doktor eşi Müşeref Özdemir ile birlikte kadın seçmenden oy istemekte.



    **Milletler Topluluğunda Alçak Bir Saldırı..


    Seçimlere doğru gidilen ve din dahil her konunun siyasete malzeme edildiği bir süreçte resmî adıyla Yeni Zelanda Milletler Topluluğu denen ülkede camilere yapılan saldırı ile sarsıldık.

    Psikopat tipli, Faşist denen aşırı sağcı düşünceli olduğu ortaya çıkan 28 yaşındaki Brenton Tarrant adlı Avustralyalı saldırgan hakkında yapılan araştırmada, Türkiye’ye de geldiği de ortaya çıktı.

    50 İnsanın canice öldürülmesi ve insanların inançları gereği bulundukları camilere de katledilmesi ile şok olan dünyayı idare eden siyasilerin bir kez daha oturup, düşünmeleri ve başta dillerine olmak üzere hal hareketlerine dikkat etmesi gerektiğini de ortaya koydu.

    Saldırının bir terör saldırısı ve bugün bana yarın sana denilerek bu tür alçaklıkların önüne geçilmesi için atılacak olan adımların Müslüman, Hristiyan demeden insanlığa karşı işlenmiş bir alçak saldırı olduğunu birlikte hem de yüksek sesle haykırmak gerekir.

    Gerekir ki başta her katliamın ana sorumluları olan silah tüccarları olmak üzere bu tür eylemlere kalkmak isteyenlerin önüne geçilsin.

    İnsanları öldürerek ,insanlık dışı alçaklıklar içine girenlerin önüne geçecek olan yine biz insanlar olduğunu da belirtirken, bu alçak saldırı sonucu ölen insanlara Allahtan Rahmet, Ailelerine ve ülkelerine başsağlığı diliyorum.

  • Atalay Kepçe İle Döndü!


    14. İslam İşbirliği Teşkatı Parlamentolar Birliği’nin 14. Genel Kongresi’ni Fas’ın Başkenti Rabat’a olan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay akrabası olan Göle Köprülü Bedesine hediye edilen kepçe ile Ardahan’a döndü.


    Ardahan’ın tek Beldesi olan Köprülü Belediyesi’ne Türkiye Belediyeler Birliği 1 Kazıyıcı-Yükleyici İş Makinesi hibe etti.


    Eski Göle Kaymakamı ve Köprülü Belediye Başkanığını önceki dönem vekaleten yürüten Zafer Oktay döneminde, Türkiye Belediyeler Birliği tarafından Köprülü Belediyesi’ne 1 adet Çöp aracı, 1 adet Kazıyıcı-Yükleyici İş Makinesi sözü alınmıştı. Geçen yıl Çöp Aracı Köprülü Belediyesi’ne teslim edilmişti. Kepçe aracı ise bugün Köprülü Belediyesi’ne teslim edildi. Getirilen diğer Kazıyıcı-Yükleyici İş Makinesi ise Posof Belediyesi’ne teslim edildi.


    Köprülü Beldesi’nde Kazıyıcı-Yükleyici İş Makinesi teslimatında Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, Göle Kaymakamı ve Köprülü Belediye Başkan vekili Cevat Gün ve Ak Parti Köprülü Belediye Başkan adayı Yücel Akkoç hazır bulundu.


    Yerel seçimlere 15 gün kala Köprülü Belediyesi’ne hibe edilen Kazıyıcı-Yükleyici İş Makinesi aracı, sosyal medyada Ak Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay’ın isteği ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı ile gerçekleştiği iddialarına tepkiler yine sosyal medyada Köprülü Beldesi’nde yaşayanlar cevap verdi.



    CHP Adayı Engin Sarıkaya Projelerini Açıkladı..


    31 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlerde Ardahan Köprülü Beldesi’nde seçim heyecanı yaşanıyor.


    CHP’den Köprülü Belediye Başkan adayı olan Engin Sarıkaya 31 Mart yerel seçimlerde seçilmesi halinde yapacağı projeleri açıkladı.


    1- Altyapı- Yollar (Parke Taş Makinası alıp Yayla yolları dahil bütün yollar yapılacak)


    2- Köprülü Şehircilik Sosyal Belediyecilik


    3- İçilebilir su


    4- Bahçe duvarı


    5- İş imkanı sağlanarak göç almak


    6- Pazar yeri ve Hayvan pazarını kapalı alan haline getirmek


    7- Engelli ve 65 yaş üstü vatandaşlara ücretsiz ulaşım hizmeti


    8- Açılmayan birimlerin açılması, norm kadro sağlanması


    9- Yazın saat başı Yayla ve Mahallelere araç kalkacak


    10- Taksi durağı ve Banka ATM’leri


    11- Dere yatağı ve düz çayıra Köprü yapılacak


    12- Mezarlık ve Camii temizlikleri Belediye tarafından yapılacak


    13- 65 yaş üstü ihtiyacı olan vatandaşlara yemek ve temizlik hizmeti


    14- Kardeş Belediyelerden Araç temini


    15- Çöp Konteyneri ve günlük Çöp toplama


    16- Her yıl Festival. Spor alanları ve Park Bahçeler yapılacak


    17- Lisemizi tekrar açmak ve taşımalı eğitime son vermek


    18- Otobüs Terminali


    19- Veterinerlik hizmet Belediye bünyesinde olacak


    20- Hayvanlara Veteriner bakımının yapılması


    21- Modern Mezbahane ve kapalı kesim alanı


    22- Evde Sağlık hizmeti, Ambulans ve Cenaze aracı


    23- Hayvan Gübreleri Belediye tarafından taşınarak Mera alanlarımızın verimliliği için kulanılacak. Hayvan sulama alanları yapılacak.


    24- Kamu Lojmanları oturulabilir hale getirilecek.



    **Milletler Topluluğunda Alçak Bir Saldırı..


    Seçimlere doğru gidilen ve din dahil her konunun siyasete malzeme edildiği bir süreçte resmî adıyla Yeni Zelanda Milletler Topluluğu denen ülkede camilere yapılan saldırı ile sarsıldık.

    Psikopat tipli, Faşist denen aşırı sağcı düşünceli olduğu ortaya çıkan 28 yaşındaki Brenton Tarrant adlı Avustralyalı saldırgan hakkında yapılan araştırmada, Türkiye’ye de geldiği de ortaya çıktı.

    50 İnsanın canice öldürülmesi ve insanların inançları gereği bulundukları camilere de katledilmesi ile şok olan dünyayı idare eden siyasilerin bir kez daha oturup, düşünmeleri ve başta dillerine olmak üzere hal hareketlerine dikkat etmesi gerektiğini de ortaya koydu.

    Saldırının bir terör saldırısı ve bugün bana yarın sana denilerek bu tür alçaklıkların önüne geçilmesi için atılacak olan adımların Müslüman, Hristiyan demeden insanlığa karşı işlenmiş bir alçak saldırı olduğunu birlikte hem de yüksek sesle haykırmak gerekir.

    Gerekir ki başta her katliamın ana sorumluları olan silah tüccarları olmak üzere bu tür eylemlere kalkmak isteyenlerin önüne geçilsin.

    İnsanları öldürerek ,insanlık dışı alçaklıklar içine girenlerin önüne geçecek olan yine biz insanlar olduğunu da belirtirken, bu alçak saldırı sonucu ölen insanlara Allahtan Rahmet, Ailelerine ve ülkelerine başsağlığı diliyorum.

  • ANKETLERDE AK PARTİ, ÇARŞI, PAZAR'DA CHP ÖNDE

    31 Mart 2019 Pazar Günü erken saatlerde sandık başına gidecek olan 67 binin üzerinde ki Ardahanlı seçmenin 54 bine yakınını oy kullanacağı düşünülen Ardahan ve ilçelerin de son duruma bakıldığında Cumhur İttifakı ile Millet İttifakının merkez de başa baş bir yarış içinde olduğu dikkat çekerken aynı durum Ardahan’ın 5 İlçesi, 1 Beldesinde de durum farklı değil.



    Ardahan Merkezde 3 dönem İl Başkanlığı, 2 dönem 2. sırada Ardahan Milletvekili adayı olan Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanlığı da yapan Veteriner Hekim Yunus Baydar ile Ardahan ve Göle’de mevcut başkanları değil, yeni adaylar ile, Posof ve Çıldır’da mevcut başkanlar ile seçimlere giden AK Parti’nin umutlu olmadığı Damal’da AK Parti İlçe Başkanının kızıyla, Hanak’ta ise bir önceki seçimde aday edilmeyen Taşdemir Çoban ile 31 Mart seçimlerine giderken parti içi küskünler, ülke genelinde iktidara olan tepkiler ve mevcut başkanların biri olan Faruk Köksoy’un işi ağırdan alması, Göle’de de aday etmediği isimin Demokrat Parti’den aday olması ve Hanak’ta ise uzun süre belediye başkanlığı yapmış olan bu dönem de AK Parti’den aday adayı olan Harun Tankoç’u aday etmemesi ile oluşan ters kamuoyu ile zor durumda olduğu dikkatlerden kaçmazken AK Parti’nin mevcut İl ve İlçe yönetimlerinin yetersizliği de mevcut adayları bir hayli zorda bırakıyor gibi.



    Uzun yıllardır Ardahan yerelinde iktidar olamayan CHP’nin bir önceki yerel seçimler de Mete Özdemir ile aldığı oyları bu kez İYİ Parti’en aday olan Ardahan eski Köy Hizmetleri Müdürü, Harita Mühendisi Mete Özdemir’e kaptırmama hesapları yaparken en çok güvendiği seçmenin bu seçimlerde Belediye Başkan Adayı göstermeyen ama 3 ismi CHP listesinde seçime sokan HDP’nin oylarına güveniyor.



    AK Parti’de olduğu gibi CHP’de de parti içi sıkıntıların yaşandığı bu sıkıntının başında gelenin ise CHP’li eski kurmayların yanı sıra Başkanlık ve Meclis Üyeliğine aday aday olup aday edilmeyen isimlerden gelebilecek darbeyi önlemeye çalışmakta olduğu görülürken aynı CHP Ardahan merkez de eski Ardahan Milletvekilliği yağmış olan Faruk Demir ile seçimleri zorlayan partilerin başını çekmekte.


    Ardahan Merkez de AK Parti ile CHP’nin üst sıralarda, İYİ Parti’nin ise uzun süre Ardahan’da kamu idareciliği yapan ve 2 dönem de belediye başkan aday olan ve bu nedenle seçmenin yakından tanıdığı Mete Özdemir kendilerini takiple yarıştıkları görülürken Göle’de durum Ardahan’da farklı bir durumda.



    Buna neden ise HDP Ardahan İl Başkanı ile CHP Adayı Faruk Demir’in gizlice yaptıkları ve CHP’nin Göle’de aday çıkarmaması karşılığında HDP’nin Ardahan’da aday çıkarmayacağı anlaşmasının CHP’nin bu anlaşmaya uymayıp, Göle’de okul müdürü Özel Özden’i aday olarak çıkarmasıyla bozulması ardından Ardahan’da aday çıkarmayan HDP Göle’de çıkardığı adayı ile yarışa katılması dikkatlerden kaçmazken 3 dönemdir Göle yerelinde iktidar olan AK Parti’nin de hiç rahat olmadığı gözlenmekte. Buna neden ise AK Parti’den Belediye Başkanı seçilen Akın İsmailoğlu’nun Ardahan merkezde aday gösterilmeyen ve bu nedenle belediye hizmetlerini ağırdan alıp, AK Partiye tepkilerin artmasına neden olduğu ileri sürülen Faruk Köksoy gibi sesiz kalmayıp, Demokrat Parti’den aday olması.



    DP Adayı İsmailoğlu’nun başında bulunduğu belediyeninde imkanları ile AK Parti Adayına gidecek olan oyları böldüğü ve bu durum dolaysıyla AK Parti Göle Adayı İlhan Gültekin’i zorda bırakan bir durum olarak alınan bilgilerin başında gelmekte.


    Çıldır ve Posof’ta mevcut adaylar ile seçime giden AK Parti’nin özellikle Posof’ta da bir hayli zor günler yaşadığı, bunun başlıca nedenin CHP’nin bir Avukatı, Onur Bayraktar’ı aday etmesi ve bu avukatın kısa sürede CHP’yi toparlayarak, CHP’den gitme AK Parti’nin mevcut Belediye Başkanı ve adayına terler döktürmesi Posof’ta ki CHP’liler bir hayli umutlandırmış gibi.

    Hanak’ta ise bir dönem Belediye Başkanlığı yapan Taşdemir Çoban’ın yenden Aday edildiği Hanak AK Parti’nin aday etmediği eski Belediye Başkanı Harun Tankoç’un engeline takılacak gibi olurken bu engeli DSP’den Hanak Belediye Başkan adayı olan Necati Tuna’nın sol oylardan alacağı oylarla aşmayı planladığı dikkat çekmekte.



    AK Partili Tankoç’un diğer bir umudu da CHP’li mevcut Belediye Başkanının ve adayı Ayhan Büyükkaya’nın 5 yıllık dönemde yapamadıklarına tepki koyan Hanaklı seçmenin vereceği oylar olurken, bir taraftan başta mahallesi olan Ortakent Mahallesinden olmak üzere Hanak genelinde bir hayli ilgi toplayan DSP Adayı Necati Tuna’nın stresini yaşayan Büyükkaya’nın ise yaptıkları çalışmalar ile 31 Mart’ta yeniden başkan olma hesapları içinde olduğu gözlenmektedir.


    Çıldır’da Ercan Şirin döneminde kayıp edilen ve bir daha alınamayan Belediyeyi eski bir Belde (Suğara) Belediye Başkanlığı yağan Mehmet Mülazım Karaçay ile almayı düşünen CHP’nin DSP’den seçimi kazanıp, AK Parti’ye geçen ve çalışmalarıyla bir hayli başarılı bir süreci Çıldır’a hissettiren Çıldır AK Parti, Damal’da bir hayli rahat olan CHP gibi bu ilçede rahat gibi.


    Ardahan’ın tek Beldesi olan Göle Köprülü (Gorveng) Beldesinde ise seçimin partilerden çıkıp, sülale seçimime döndüğü dikkat çekerken CHP’nin bu belde de Ardahan Merkezde olduğu gibi bu Belde’de AK Parti ile yarıştığı dikkat çekiyor.




    Sonuç olarak; 


    Biri Bağımsız olmak üzere bir çok isiminde genel sonuçları yakından ilgilendiren köylerde İl Genel Meclisi Üyeliği için oy toplamaya çalıştığı Ardahan’da AK Parti Adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın yapılan anketlerde önde olduğu öne sürülürken bu durumun Ardahan çarşı, pazarda hiçte öyle olmadığı ve konuşulan isimin CHP ve adayının kazanacağı her sohbette ve tartışmada dillendirildiği dikkatlerden kaçmıyor.


    AK Parti’nin bir hayli zorlandığı görünen Posof’ta seçimi CHP’ye kaptırabileceği, Çıldır’da da sürpriz yaşayabileceği, Hanak’ta ise CHP’yi geçmesinin DSP’nin alacağı oylara bağlı olduğu, Damal’da ise her zaman ki gibi  umudunun olmadığı, Göle’de de umudunun Ardahan Adayının yanında çokta görünmeyen Göleli Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’a bağladığını söylemek mümkün.


    Ve asıl seçimi ve sonucunu etkileyecek olanın, 17 yıllık iktidarın son yıllarda ortaya koyduğu ve ekonomi başta olmak üzere bir çok şeyin iyi gitmemesi, Başkan Erdoğan’ın Kürt seçmeni uzaklaştıran bir dili kullanması olarak görülen Ardahan’da seçim atmosferinin rüzgarı muhalefete doğru estiği, bunu gören AK Partili adayların yanında seçim sonuçlarının kendilerini ve bulundukları makamları ilgilendirdiğini düşünen kamu görevlilerinin ortaya koyacakları tavır ve adımlar seçimin yönünü değiştireceği izleniminin de bir hayli tartışılan ve merak edilen konuların başında gelmekte.



    **Faruk Demir Ardahan Milletvekili Değil miydi?!


     


    Tutuklu HDP’li Milletvekillerinin serbest bırakılması için Avrupa Parlamentosun da yapılan oylamada ret oyu veren, mitinglerde İyi Parti ve Saadet Partisine teşekkür edip, HDP’nin adını ağzına almaktan korkan CHP’nin yerelse seçim kazanıp, kazanmayacağı merak edilmeye devam ediyor.


    Başta, Başkent Ankara’nın MHP kökenli CHP Belediye Başkan Adayı Mahsur Yavaş hakkında öne sürülen iddiaların ülkenin gündeminin birinci maddesi olarak tartışıldığı şu günlerde bende bir Ardahanlı seçmen, bir gazeteci olarak memleketimin adaylarının çalışmalarını yakından izliyorum.


    Yani, Öcalan’ın yakalanması ile oluşan havanın etkisinin de etkili olduğu ve DSP’den Ardahan eski Milletvekilliğini de yapan ve bugün ki Mete Özdemir gibi yeniden aday edilmeyince başka partiden yine milletvekili adayı olan ama 700 oy gibi komik bir oy alan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’i olmak üzere Ardahanlı olup, ülkemin en büyük metropolu  İstanbul, ekonominin başkenti kentlerinde olan Kocaeli ve Bursa’da Belediye Başkan Adaylarını yakından takip ederken, bunların seçilmeleri halinde neler yapacaklarını anlattıkları çalışmalarını da bir seçmen olarak sık eleyip, ince dokuyarak inceliyorum.


    Ve gözüme asıl işi türkücü olan CHP’nin Ardahan adayına, HDP Ardahan İl Başkanı ile gizli anlaşma yapan ve HDP’ye Ardahan’da adeta dükkan kapattıran, CHP’nin Göle adayını geri çektiremeyen Faruk Demir’in söylediklerine, vaatlerine bakıyorum.


    İlk etapta gördüğü ise; CHP’nin Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir’in sanki yaklaşan seçimleri Belediye Başkanlığı seçimi değil, bugünler de küpe konusuyla avukatı kanalıyla ilgilendiği ve dinleme tapelerine takıldığı öne sürülen Saffet Kaya gibi seçilmesi halinde Bakan olacakmış gibi vaatlerde bulunması dikkat çekici bir durum..



    Belediyecilik çalışmaları arasında olmayan demir yolunu Ardahan’a getireceğini, arazilerin toplulaştırılmış, tarıma ve hayvancılığa yönelik çalışmalar yapacağını, yetmedi kooperatifler kuracağını ileri süren ama daha bir evi Ardahan’da olmayan, memleketi Hanak’ta ki baba evinin yazdan yaza açılan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in bunları bir dönem Ardahan Milletvekilliğini yaptığı zaman hatta o zaman ki partisi iktidar ortağı olmasına rağmen neden yapmadığı, yaptırmadığını da merak etmiyor değilim.


    Çünkü haklıyım ve şu an belediye başkanı olmak için bugün bir vaat veren kişi aynı kişi ve Öcalan’ın dış güvenlik güçlerince ele geçirilip, bizim güvenik güçlerine verilmesi ile oluşan havadan milletvekilliği yapan isim aynı isim yani bugün ‘Beni seçerseniz falanları yapacağım’ diyen Faruk Demir..


    Peki bunları yani ‘bugün söylediklerini sen vekilken niye yapmadın kardeş?’ diye sormazlar mı kardeş?


    Ha bu arada hemen belirtmekte fayda var en son yerel seçimler de dayım Mehmet Sural aday iken bin oydan fazla bir oy alan HDP’nin oyları diye bilinen oylar birilerinin yada seninle girdikleri gizli pazarlık ardından dükkan kapatır gibi parti kapatan ve aday çıkarmayanların  kontrolünde değil bilesin..


    Ama sen ‘anası bizim köylü, ben onun dayısıyım’ dediğin HDP İl Başkanı ile girdiğin gizli pazarlıktan geleceğini umduğun oy hesabında tutmayacak gibi..


    Buna birinci neden ise HDP’li diye saydığın Kürt seçmen o oyları verirken. aracı taşlanırken sen hiç ortada yoktun, hatta bir konser de Kürt sanatçı sahneye çıktı diye ‘Ben Türküm Kardeşim’ deyip, protokolde ayrılan da sendin demi?..


    Ha, ‘Geç bunları şimdi konuşulacak, tartışılacak zamanı değil’ desen de benim Ardahan’da yaptığım seçim izlenimlerim de gördüklerimi seçmen de iyi biliyor Sayın Faruk Demir..


    Yine de umarım seçilir, iktidara rağmen çöp toplama işi başta olmak yerel hizmetleri yapar, işten çıkarıp, azaltacağını öne sürdüğün belediye işçilerinin maaşını ödersin..

  • İYİ Parti Aday Olduğu Belediyeyi Ziyaret Etti!


    **Saffet Kaya’dan İYİ Parti’ye Destek Ziyareti!..


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy ile diğer resmi kurumları ziyaret eden ve destek isteyen İYİ Parti Ardahan Belediye Başkanı na bir destekte Ardahan eski Milletvekili Saffet Kaya’dan geldi.


    Ardahan’a gelerek, milletvekili seçildiği partisi DYP döneminde de Belediye Başkanı Adayı olan ve birlikte çalışan Mete Özdemir ile İYİ Parti Ardahan Teşkilatını ziyaret eden Saffet Kaya kendisi döneminde Köy Hizmetleri Müdürlüü yapan ve bir dönem milletvekili olduğu partisi DYP’den Belediye Başkan Adayı da olan bugünkü İYİ Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı Mete Özdemir’in Ardahan sevdalısı bir isim olduğu ve gerek müdür iken gerek mühendislğiyle Ardahan’a en iyi hizmetler sunan bir isim olduğunu belirtti.


    Kendisini ziyaret eden ve tecrübelerini aktaran Ardahan eski Milletvekiline teşekkür eden İYİ Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı, Harita Mühendisi Mete Özdemir Kaya’nın kendisini ve ekibini ziyareti ardında yaptığı açıklamada, ‘Saffet Kaya’nın Ardahan’a yönelik hizmetleri ile unutulmayan bir sima ve isim olduğunu ve bir dönem kendisiyle birlikte kamu görevi ve siyaset yaptığı Ardahan’a bir çok hizmeti olmuş bir isim. Kendisinin hep detseğini görnüşüm. Bugünki ziyareti de bana ve ekibime moral vermiştir.’ dedi.



    **Anketler Başkan Erdoğan’ı Haklı Gösteriyor!..


     


    MHP’li Cumhur İttifakına baktığımızda Başkan Erdoğan’ın Millet ittifakına karşı adeta tek başına çalıştığı, kendisine ve partisine yardım etmesi beklenen ama ortalıkta görünmeyen Ardahanlı danışmanları olan Yalçın Topçu ile Korkmaz Karaca gibi AK Parti kurmayları olarak bilinenlerin yaşanan erimeyi görmezden gelip, izleme moduna girdikleri şu günlerde seçim yasaklarına ramak kala bir anket şirketi daha tahminlerini yayınladı 


    ORC Araştırma Şirketinin yayınladığı ve benim sıkça üzerinde durduğum ve kayıp ediyor dediğim Cumhur İttifakının hiçte öyle sanıldığı gibi rahat olmadığını gördüğümüz bu anket şirketinin tahminlerine bakıldığında miting alanlarında, tv kanallarında çok gergin olan ve bu gerginliğin yarattığı stresin konuşturduğu sert diliyle  başta,  partisini 17 yılın 14 yılında iktidarda tutan Kürt seçmeni olmak üzere seçmeni kaçıran Başkan Erdoğan’a hak veriyoruz.


    Çünkü bizlerin sonuçları açıklandıkça gördüğümüz alanların hiçte AK Parti demediği ve hıyar, domatese bir çare bulamamakla suçlanan son olarakta AB ile iplerin kopmasına neden olan adımları atmayan hükumete olan tepkinin yarattığı çığını sandığa yaklaştıkça büyüdüğünü günler hatta aylardı gören isim de aynı isim yani Başkan Erdoğan’dır.


    Siyasetle alakası olmayan, Asker Savunma Bakanı, kendisi gibi sert dilli İçişleri Bakanı, enişte Ekonomi Bakanı ve diğer siyasetçi olmayan, normal bir hayatlar varken saraydan kendilerine gelen bir telefon ile bakan olanların göremediği bu sonuçlar ile sandıklar açıldığında yara almış bir AK Partiyi göreceğiz gibi gösteren anketlerin doğru çıkması halinden bakanlar, danışmanlar dahil sarayda ve Valilik, Kaymakamlık hatta müdürlük koltuklarında hiç birisinin yerinde kalmayacağını da anlaşılmıyor.


    Evet, 24 Haziran Seçimlerini bilen ORC’nin yerel seçimler öncesi yaptığı ve sonuçlarını açıkladığı ankete baktığımız da başta Millet İttifakının Adayı Ekrem İmamoğlu olmak üzere CHP’nin kaleleri olarak gördüğü belediyeleri yeniden aldığı gibi bunlara İstanbul’un en büyük ilçelerinden olan ve Ardahanlı hemşehrim Kemal Deniz Bozkurt’un CHP Adayı olduğu Esenyurt başta olmak üzere yeni belediyeler eklediğini de görmekteyiz.


    Bu durum sadece Esenyurt ve Ardahanlı Muammer Keskin’in CHP’den aday olduğu Şişli ‘de mi ki?


     Yada metropolde çeşitli partilerde 9 Ardahanlı hemşehrimin de Belediye Başkan Adayı olduğu İstanbul’un diğer 38 ilçesinde mi ki?!.


    Tabi ki hayır!..


    Kocaeli Darıca, Dilovası, Derince’yide eklemek gerek..


    Erdoğan’ın son günlerde ağzına sakız ettiği ama THY’nın uçaklarının da uçtuğu Irak’ın Kürdistan’nı na komşu ülkemin 7 bölgesi, 81 Vilayetinde de durum çokta iç açıcı değil..


    Tabi bu durumu İstanbul Avcılar’da, Ardahan Hanak’ta ki gibi DSP Adaylarının AK Parti’nin lehine çevirmeye çalışsa da Başkan Erdoğan’a moral olmuyor.


    Çünkü oda biliyor ki önce metal yorgunu dediği İl ve İlçe Teşkilatlarını ardından Ankara, Bursa gibi İllerde ki Belediyeleri değiştiği için parti içinde de sancı çeken Başkan Erdoğan’ın her mitinginde dev ekranlarla dillendirdiği ve birer siyasi olan insanları terörist ilan ettiği HDP’liler ile gizli koalisyon kurduğunu ileri sürdüğü Millet ittifakını oluşturan CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisini yerden yere vururken ve MHP’li seçmene yaranma hesapları içinde Kürt seçmeni geren çıkışını yaparken geçmiş seçimde ki gibi çokta gündeme almadığı Fetocuların Ardahan’da olduğu gibi ve diğer seçim bölgelerinde hala partiyi kemirdiğini de anlayamıyor..

  • Ardahan'da Baydar, 12 Ardahanlının Aday Olduğu Batıda İse 3 Ardahanlı Kazanabilir!

    EMAX’ın Ardahan’da AK Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı Yunus Baydar’ın seçimleri kazanabileceğini açıkladığı şu günlerde 24 Haziran sonuçlarını en iyi bilen anket şirketi ORC ise İstanbul başta olmak üzere Kocaeli ve Bursa’da Belediye Başkanlığına aday olan 12 Ardahanlının yarıştığı bölgelerde yapılan son anketlere bakıldığında başta, Ardahanlı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun hala Belediye Başkanı olduğu İstanbul Bakırköy’de olmak üzere Muammer Keskin’in aday olduğu Şişli’de ve Esenyurt’ta Ardahanlı Kemal Deniz Bozkurt isimli adayların aday olduğu ilçelerde seçimleri kazanabileceklerini açıkladı.


    EMAX Adlı Araştırma Şirketinin bugün yayınladığı araştırma da, Ardahan’da ankete katılanların yüzde 34,7’si tercihini AK Parti adayı Yunus Baydar’dan yana kullanırken, CHP’nin adayı Faruk Demir’i tercih edenler ise yüzde 31,3 olarak belirlendi. Ankete katılanlardan İyi Parti’nin adayı Mete Özdemir’i tercih edenlerin oranı ise yüzde 13,5 çıkarken, ORC adlı Anket şirketide dün yayınladığı sonuçlarda CHP’nin Ardahanlı Adaylarının yarıştığı Esenyurt’ta, Şişli’de ve Bakırköy’de seçimleri kazanabileceğini açıkladı.



    Esenyurt’ta meslek odaları, sivil toplum örgütü temsilcileri, muhtarlar ve iş insanları ile bir araya gelen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Esenyurt Belediye Başkan Adayı Kemal Deniz Bozkurt için oy istedi, ‘İnşallah Başkan seçilecek’dedi.


     


    Zafer Mahallesi’ndeki Comfort Hotel’de dün akşam gerçekleşen toplantıya CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, milletvekilleri, meslek odaları ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, muhtarlar ve iş insanları katıldı.


    “GÜVENİNİZE LAYIK OLACAĞIZ”


    Toplantıda ilk konuşmayı CHP Esenyurt Belediye Başkan Adayı Kemal Deniz Bozkurt yaptı. Konuşmasının başında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na teşekkür eden Bozkurt, “Sayın Genel Başkanım çok teşekkür ediyorum, bize güvendiniz, inandınız, Esenyurt’un sesine kulak verdiniz. Bu güvene layık olacağız. Esenyurt’u umudun, barışın, huzurun ve kardeşliğin şehri yapacağız” diye konuştu.


    “ESENYURT’A DEĞER KATACAK ÇOKÇA PROJEMİZ VAR”


    Esenyurt’un iyi yönetilmediğini belirten Belediye Başkan Adayı Bozkurt,  “Esenyurt’ta onlarca sorunumuz var, bu sorunlara dair çözümlerimiz de mevcut. Fakat bunu uygulayabilmemiz için sizlerin bizi dinlemenize ve destek vermenize ihtiyacımız var. Farklı siyasi partilerden geliyorsunuz biliyorum, tanıyoruz birbirimizi. Eğer bu dönüşümü sağlamazsak hep beraber uçuruma doğru gidiyoruz, bunu sonlandırmamız lazım. Yaşadığımız sorunların da bizim kaderimiz olmadığını düşünüyorum. Kötü niyetli ya da en hafif tabirle, beceriksiz siyasetçi arkadaşlarımızın yaptıkları ya da yapmadıklarının sonucu bunlar. Çokça projemiz var. Her alanda Esenyurta değer katacak çokça projemiz var. Sadece ve sadece bizi izlemenizi, dinlemenizi, güvenmenizi, inanmanızı ve takip etmenizi rica ediyoruz” ifadelerini kullandı.


    “ESENYURT’TA YAŞIYOR, ESENYURT’UN SORUNLARINI İYİ BİLİYOR”


    Bozkurt’un ardından konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Esenyurt Belediye Başkan Adayı Kemal Deniz Bozkurt’un Esenyurt’ta yaşadığını ve ilçenin sorunlarını iyi bildiğine dikkat çekti. Kılıçdaroğlu, “Az önce Sayın Başkanımız konuştu. Başkanımız diyorum. İnşallah Başkan seçilecek, sizlerin oylarıyla. Siz nasıl dikkatle dinlediyseniz ben de aynı dikkatle dinledim. Bir konuyu ben gördüm. Umarım sizler de görmüşsünüzdür. Esenyurt’ta yaşıyor. Esenyurtun sorunlarını biliyor ve o sorunları nasıl çözeceğini de gayet net bir şekilde kafasında tasarlamış durumda” diye konuştu.


    “HUZUR İÇİNDE YAŞAMAK İSTİYORSANIZ KEMAL DENİZ BOZKURT’A OY VERİN”


    Konuşmasının son bölümünde, Esenyurtlulardan Belediye Başkan Adayı Kemal Deniz Bozkurt’a destek vermelerini isteyen Kılıçdaroğlu, “Ayın 31’inde sandığa gideceğiz. Benim sorumluluğum var, tek tek sizlerin de sorumluluğunuz var. Çocuklarınız var, aileniz var, güzel bir kentte yaşamak istiyorsunuz, huzur içinde yaşamak istiyorsunuz. Belediye başkanı bizim için çalışsın, bizim için üretsin diyorsunuz, Kemal Deniz Bozkurt’un da böyle bir niyeti var! “Yapacağım” diyor, “Düzelteceğim” diyor, “Çözeceğim” diyor!” ifadelerini kullandı.



    **Anketler Başkan Erdoğan’ı Haklı Gösteriyor!..


     


    MHP’li Cumhur İttifakına baktığımızda Başkan Erdoğan’ın Millet ittifakına karşı adeta tek başına çalıştığı, kendisine ve partisine yardım etmesi beklenen ama ortalıkta görünmeyen Ardahanlı danışmanları olan Yalçın Topçu ile Korkmaz Karaca gibi AK Parti kurmayları olarak bilinenlerin yaşanan erimeyi görmezden gelip, izleme moduna girdikleri şu günlerde seçim yasaklarına ramak kala bir anket şirketi daha tahminlerini yayınladı 


    ORC Araştırma Şirketinin yayınladığı ve benim sıkça üzerinde durduğum ve kayıp ediyor dediğim Cumhur İttifakının hiçte öyle sanıldığı gibi rahat olmadığını gördüğümüz bu anket şirketinin tahminlerine bakıldığında miting alanlarında, tv kanallarında çok gergin olan ve bu gerginliğin yarattığı stresin konuşturduğu sert diliyle  başta,  partisini 17 yılın 14 yılında iktidarda tutan Kürt seçmeni olmak üzere seçmeni kaçıran Başkan Erdoğan’a hak veriyoruz.


    Çünkü bizlerin sonuçları açıklandıkça gördüğümüz alanların hiçte AK Parti demediği ve hıyar, domatese bir çare bulamamakla suçlanan son olarakta AB ile iplerin kopmasına neden olan adımları atmayan hükumete olan tepkinin yarattığı çığını sandığa yaklaştıkça büyüdüğünü günler hatta aylardı gören isim de aynı isim yani Başkan Erdoğan’dır.


    Siyasetle alakası olmayan, Asker Savunma Bakanı, kendisi gibi sert dilli İçişleri Bakanı, enişte Ekonomi Bakanı ve diğer siyasetçi olmayan, normal bir hayatlar varken saraydan kendilerine gelen bir telefon ile bakan olanların göremediği bu sonuçlar ile sandıklar açıldığında yara almış bir AK Partiyi göreceğiz gibi gösteren anketlerin doğru çıkması halinden bakanlar, danışmanlar dahil sarayda ve Valilik, Kaymakamlık hatta müdürlük koltuklarında hiç birisinin yerinde kalmayacağını da anlaşılmıyor.


    Evet, 24 Haziran Seçimlerini bilen ORC’nin yerel seçimler öncesi yaptığı ve sonuçlarını açıkladığı ankete baktığımız da başta Millet İttifakının Adayı Ekrem İmamoğlu olmak üzere CHP’nin kaleleri olarak gördüğü belediyeleri yeniden aldığı gibi bunlara İstanbul’un en büyük ilçelerinden olan ve Ardahanlı hemşehrim Kemal Deniz Bozkurt’un CHP Adayı olduğu Esenyurt başta olmak üzere yeni belediyeler eklediğini de görmekteyiz.


    Bu durum sadece Esenyurt ve Ardahanlı Muammer Keskin’in CHP’den aday olduğu Şişli ‘de mi ki?


     Yada metropolde çeşitli partilerde 9 Ardahanlı hemşehrimin de Belediye Başkan Adayı olduğu İstanbul’un diğer 38 ilçesinde mi ki?!.


    Tabi ki hayır!..


    Kocaeli Darıca, Dilovası, Derince’yide eklemek gerek..


    Erdoğan’ın son günlerde ağzına sakız ettiği ama THY’nın uçaklarının da uçtuğu Irak’ın Kürdistan’nı na komşu ülkemin 7 bölgesi, 81 Vilayetinde de durum çokta iç açıcı değil..


    Tabi bu durumu İstanbul Avcılar’da, Ardahan Hanak’ta ki gibi DSP Adaylarının AK Parti’nin lehine çevirmeye çalışsa da Başkan Erdoğan’a moral olmuyor.


    Çünkü oda biliyor ki önce metal yorgunu dediği İl ve İlçe Teşkilatlarını ardından Ankara, Bursa gibi İllerde ki Belediyeleri değiştiği için parti içinde de sancı çeken Başkan Erdoğan’ın her mitinginde dev ekranlarla dillendirdiği ve birer siyasi olan insanları terörist ilan ettiği HDP’liler ile gizli koalisyon kurduğunu ileri sürdüğü Millet ittifakını oluşturan CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisini yerden yere vururken ve MHP’li seçmene yaranma hesapları içinde Kürt seçmeni geren çıkışını yaparken geçmiş seçimde ki gibi çokta gündeme almadığı Fetocuların Ardahan’da olduğu gibi ve diğer seçim bölgelerinde hala partiyi kemirdiğini de anlayamıyor..

  • Milletvekilinin Oyları CHP'ye Değil!


    **Faruk Demir Ardahan Milletvekili Değil miydi?!


     


    Tutuklu HDP’li Milletvekillerinin serbest bırakılması için Avrupa Parlamentosun da yapılan oylamada ret oyu veren, mitinglerde İyi Parti ve Saadet Partisine teşekkür edip, HDP’nin adını ağzına almaktan korkan CHP’nin yerelse seçim kazanıp, kazanmayacağı merak edilmeye devam ediyor.


    Başta, Başkent Ankara’nın MHP kökenli CHP Belediye Başkan Adayı Mahsur Yavaş hakkında öne sürülen iddiaların ülkenin gündeminin birinci maddesi olarak tartışıldığı şu günlerde bende bir Ardahanlı seçmen, bir gazeteci olarak memleketimin adaylarının çalışmalarını yakından izliyorum.


    Yani, Öcalan’ın yakalanması ile oluşan havanın etkisinin de etkili olduğu ve DSP’den Ardahan eski Milletvekilliğini de yapan ve bugün ki Mete Özdemir gibi yeniden aday edilmeyince başka partiden yine milletvekili adayı olan ama 700 oy gibi komik bir oy alan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’i olmak üzere Ardahanlı olup, ülkemin en büyük metropolu  İstanbul, ekonominin başkenti kentlerinde olan Kocaeli ve Bursa’da Belediye Başkan Adaylarını yakından takip ederken, bunların seçilmeleri halinde neler yapacaklarını anlattıkları çalışmalarını da bir seçmen olarak sık eleyip, ince dokuyarak inceliyorum.


    Ve gözüme asıl işi türkücü olan CHP’nin Ardahan adayına, HDP Ardahan İl Başkanı ile gizli anlaşma yapan ve HDP’ye Ardahan’da adeta dükkan kapattıran, CHP’nin Göle adayını geri çektiremeyen Faruk Demir’in söylediklerine, vaatlerine bakıyorum.


    İlk etapta gördüğü ise; CHP’nin Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir’in sanki yaklaşan seçimleri Belediye Başkanlığı seçimi değil, bugünler de küpe konusuyla avukatı kanalıyla ilgilendiği ve dinleme tapelerine takıldığı öne sürülen Saffet Kaya gibi seçilmesi halinde Bakan olacakmış gibi vaatlerde bulunması dikkat çekici bir durum..



    Belediyecilik çalışmaları arasında olmayan demir yolunu Ardahan’a getireceğini, arazilerin toplulaştırılmış, tarıma ve hayvancılığa yönelik çalışmalar yapacağını, yetmedi kooperatifler kuracağını ileri süren ama daha bir evi Ardahan’da olmayan, memleketi Hanak’ta ki baba evinin yazdan yaza açılan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in bunları bir dönem Ardahan Milletvekilliğini yaptığı zaman hatta o zaman ki partisi iktidar ortağı olmasına rağmen neden yapmadığı, yaptırmadığını da merak etmiyor değilim.


    Çünkü haklıyım ve şu an belediye başkanı olmak için bugün bir vaat veren kişi aynı kişi ve Öcalan’ın dış güvenlik güçlerince ele geçirilip, bizim güvenik güçlerine verilmesi ile oluşan havadan milletvekilliği yapan isim aynı isim yani bugün ‘Beni seçerseniz falanları yapacağım’ diyen Faruk Demir..


    Peki bunları yani ‘bugün söylediklerini sen vekilken niye yapmadın kardeş?’ diye sormazlar mı kardeş?


    Ha bu arada hemen belirtmekte fayda var en son yerel seçimler de dayım Mehmet Sural aday iken bin oydan fazla bir oy alan HDP’nin oyları diye bilinen oylar birilerinin yada seninle girdikleri gizli pazarlık ardından dükkan kapatır gibi parti kapatan ve aday çıkarmayanların  kontrolünde değil bilesin..


    Ama sen ‘anası bizim köylü, ben onun dayısıyım’ dediğin HDP İl Başkanı ile girdiğin gizli pazarlıktan geleceğini umduğun oy hesabında tutmayacak gibi..


    Buna birinci neden ise HDP’li diye saydığın Kürt seçmen o oyları verirken. aracı taşlanırken sen hiç ortada yoktun, hatta bir konser de Kürt sanatçı sahneye çıktı diye ‘Ben Türküm Kardeşim’ deyip, protokolde ayrılan da sendin demi?..


    Ha, ‘Geç bunları şimdi konuşulacak, tartışılacak zamanı değil’ desen de benim Ardahan’da yaptığım seçim izlenimlerim de gördüklerimi seçmen de iyi biliyor Sayın Faruk Demir..


    Yine de umarım seçilir, iktidara rağmen çöp toplama işi başta olmak yerel hizmetleri yapar, işten çıkarıp, azaltacağını öne sürdüğün belediye işçilerinin maaşını ödersin..

  • Ardahan Hizmet'e, Hizmet Hükümete Muhtaç!


    **Faruk Demir Ardahan Milletvekili Değil miydi?!


     


    Tutuklu HDP’li Milletvekillerinin serbest bırakılması için Avrupa Parlamentosun da yapılan oylamada ret oyu veren, mitinglerde İyi Parti ve Saadet Partisine teşekkür edip, HDP’nin adını ağzına almaktan korkan CHP’nin yerelse seçim kazanıp, kazanmayacağı merak edilmeye devam ediyor.


    Başta, Başkent Ankara’nın MHP kökenli CHP Belediye Başkan Adayı Mahsur Yavaş hakkında öne sürülen iddiaların ülkenin gündeminin birinci maddesi olarak tartışıldığı şu günlerde bende bir Ardahanlı seçmen, bir gazeteci olarak memleketimin adaylarının çalışmalarını yakından izliyorum.


    Yani, Öcalan’ın yakalanması ile oluşan havanın etkisinin de etkili olduğu ve DSP’den Ardahan eski Milletvekilliğini de yapan ve bugün ki Mete Özdemir gibi yeniden aday edilmeyince başka partiden yine milletvekili adayı olan ama 700 oy gibi komik bir oy alan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’i olmak üzere Ardahanlı olup, ülkemin en büyük metropolu  İstanbul, ekonominin başkenti kentlerinde olan Kocaeli ve Bursa’da Belediye Başkan Adaylarını yakından takip ederken, bunların seçilmeleri halinde neler yapacaklarını anlattıkları çalışmalarını da bir seçmen olarak sık eleyip, ince dokuyarak inceliyorum.


    Ve gözüme asıl işi türkücü olan CHP’nin Ardahan adayına, HDP Ardahan İl Başkanı ile gizli anlaşma yapan ve HDP’ye Ardahan’da adeta dükkan kapattıran, CHP’nin Göle adayını geri çektiremeyen Faruk Demir’in söylediklerine, vaatlerine bakıyorum.


    İlk etapta gördüğü ise; CHP’nin Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir’in sanki yaklaşan seçimleri Belediye Başkanlığı seçimi değil, bugünler de küpe konusuyla avukatı kanalıyla ilgilendiği ve dinleme tapelerine takıldığı öne sürülen Saffet Kaya gibi seçilmesi halinde Bakan olacakmış gibi vaatlerde bulunması dikkat çekici bir durum..



    Belediyecilik çalışmaları arasında olmayan demir yolunu Ardahan’a getireceğini, arazilerin toplulaştırılmış, tarıma ve hayvancılığa yönelik çalışmalar yapacağını, yetmedi kooperatifler kuracağını ileri süren ama daha bir evi Ardahan’da olmayan, memleketi Hanak’ta ki baba evinin yazdan yaza açılan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in bunları bir dönem Ardahan Milletvekilliğini yaptığı zaman hatta o zaman ki partisi iktidar ortağı olmasına rağmen neden yapmadığı, yaptırmadığını da merak etmiyor değilim.


    Çünkü haklıyım ve şu an belediye başkanı olmak için bugün bir vaat veren kişi aynı kişi ve Öcalan’ın dış güvenlik güçlerince ele geçirilip, bizim güvenik güçlerine verilmesi ile oluşan havadan milletvekilliği yapan isim aynı isim yani bugün ‘Beni seçerseniz falanları yapacağım’ diyen Faruk Demir..


    Peki bunları yani ‘bugün söylediklerini sen vekilken niye yapmadın kardeş?’ diye sormazlar mı kardeş?


    Ha bu arada hemen belirtmekte fayda var en son yerel seçimler de dayım Mehmet Sural aday iken bin oydan fazla bir oy alan HDP’nin oyları diye bilinen oylar birilerinin yada seninle girdikleri gizli pazarlık ardından dükkan kapatır gibi parti kapatan ve aday çıkarmayanların  kontrolünde değil bilesin..


    Ama sen ‘anası bizim köylü, ben onun dayısıyım’ dediğin HDP İl Başkanı ile girdiğin gizli pazarlıktan geleceğini umduğun oy hesabında tutmayacak gibi..


    Buna birinci neden ise HDP’li diye saydığın Kürt seçmen o oyları verirken. aracı taşlanırken sen hiç ortada yoktun, hatta bir konser de Kürt sanatçı sahneye çıktı diye ‘Ben Türküm Kardeşim’ deyip, protokolde ayrılan da sendin demi?..


    Ha, ‘Geç bunları şimdi konuşulacak, tartışılacak zamanı değil’ desen de benim Ardahan’da yaptığım seçim izlenimlerim de gördüklerimi seçmen de iyi biliyor Sayın Faruk Demir..


    Yine de umarım seçilir, iktidara rağmen çöp toplama işi başta olmak yerel hizmetleri yapar, işten çıkarıp, azaltacağını öne sürdüğün belediye işçilerinin maaşını ödersin..

  • İYİ Parti Adayı Mete Özdemir Sürpriz Yapar mı?

    Yıllardır Ardahan’a hizmet eden ve kamu görevlisiyken Ardahan geneline yaptığı hizmetler ve iki yerel seçimde Ardahanlı seçmene dokunan, son seçimde 50 oy gibi küçük bir fark ile son anda başkan olamayan İYİ Parti Adayı Mete Özdemir başta geçtiğimiz seçimler de kendisine oy veren seçmenden olmak üzere Ardahanlı seçmenden ilgi toplamaya devam ediyor.


    Mühendis olan ve yıllardır yerelde Ardahanlılara hizmet eden, Yalanızçam Kayak tesisiler, Organize Sanayi gibi dev projelerin altında imzası bulunan İYİ Parti Adayı Mete Özdemir oluşturduğu meclis üyesi kadrosuyla hem sağ, hemde sol seçmenden oy alabilecek yeni projeleri ile 31 Mart’ta sandık başına gidecek olan seçmenden en büyük oyu alarak rakiplerini geçip, sürpriz yapacak aday olarak gösterilmekte.



    **Mete, Faruk’tan Daha İyidir..


    Bir dönem milletvekililiği de yapmasına karşın hala Ardahan’da evi olmayan ve Öğretmen Evi’n de kalarak seçim çalışmalarına devam eden Faruk Demir’in yerine aday gösterildiği partinin denildiği kadar oy alamayacağını belirten Ardahanlı seçmenin ‘Mete, Faruk’tan daha iyi, evi burada, eşi doktor, kendisi yıllardır bizlerle yaşadı, ayını soğu, sıkıntıyı yaşayan ve  hizmet eden biri’ diyerek desteklemeleri de dikkat çeken diğer önemli bir gösterge olurken bu bakışın İYİ Parti Adayı’nın 31 Mart akşamı seçimleri kazanarak sürpriz yapacak olan en güçlü aday olduğu ileri sürülmekte.



    **CHP Kazanırsa Ne Değişecek?!


    Başta bir çok yatırma ihtiyaç duyan ve bu beklediği yatırımların bir türlü gerçekleşmemesi dolaysıyla sürekli göçün yaşandığı Ardahan’da olmak üzere yurdun 81 vilayetinde devam eden seçim çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.

    İktidarın, ‘ülkeyi bölecek’ bir seçim konumuna getirdiği 31 Mart Yerel Seçimlerin nasıl bir sonuç vereceğini merakla bekleyenlerin bir bölümü mahalli seçimlerin mevcut 17 yıllık iktidarın geleceği için önemli bir seçim olduğunu, diğer bir bölümünün de genelde iktidar imkanı vermediği muhalefetin aracılığı ,le mevcut iktidara ders verme peşinde olduğunu gözlemlediğimiz yaklaşan yerel seçimler öncesi CHP’nin geleceğinin de masaya yatırılacağı da konuşulmakta.

    Çünkü 6 Milyon oyu olan HDP dahil bu kadar bir gücü ittifak adıyla arkasına alan CHP’nin iktidara karşı olan hemen herkesten oy aldığı halde seçimlerin kazanan tarafı olmaması halinde başta genel başkanı olmak üzere CHP’nin bir çok kurmayının masaya yatırılacak olan bir seçim olduğu da belirtilmekte 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimleri.

    Ama ben CHP’nin geleceğini seçimlerden sonraya bırakıp, bir soru sorup yazıma devam edeceğim.

    Sorum ve sorularım şöyle; 

    ‘CHP ve CHP’ki olan Belediye Başkan Adayları Kazanırsa Ne Değişecek?’ 

    Ardahan’da olduğu gibi gümrük kapıları olan onca sınır ilin de ithalat, ihracat mı artacak? Bir türlü bitmeyen bölünmüş yollar mı bitecek? Diz boyu olan işsizlik mi çözülecek? Çeşitli adlar altında yapılan yardımlar mı artacak?, ve bunların en önemli nedenlerinden olan Kürt sorununa bir çözüm mü bulunacak?

    Yani iktidarın terör dediği ama tüm dünyanın adına Kürt Sorunu dediği soruna yine Barış Süreci adıyla yeni bir yol mu bulunacak?

    Yoksa seçilen CHP’li Belediye Başkanları al maaşı, sala başı yöntemi ile kendilerin de beklenen hizmetleri yapamamanın nedenini iktidarın olduğunu analatan hikayelerini mi dinleyeceğiz?

    Bilmem ama CHP’nin ve onu destekleyen diğer muhalefet partilerin kazanması halinde Ardahan’ın da içinde bulunduğu bir çok kentin duraklama dönemi moduna girip, 17 yıllık iktidar gücünün şımarıklığı ile hareket eden iktidarın kesintileri ile mücadele edeceği, çöpler dahil yapışması gereken bir çok hizmetin aksayacağını düşünmekte olan ve hala kararsız bir seçmen kitlesinin yaklaşan seçimlerin nasıl bir sonuçla sonuçlanacağına karar verecek olan bir sayıda olduğunu da görmekteyiz.

  • Desteğe Geldi, Destekleri Açıkladı!

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, kaz yetiştiriciliğini desteklediklerine işaret ederek, “En az bin adet damızlık kaz ve en az 500 adet ticaret kazına sahip üreticiye, yeni kümes yapımı ve alet ekipman alımına yüzde 75 hibe veriyoruz. Bu yüzde 75 hibeyi baba oğluna vermiyor.” dedi.


    Pakdemirli, Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Hoca Ahmet Yesevi Konferans Salonu’nda düzenlenen “Tarım ve Orman Sektör Toplantısı”ndaki konuşmasında, Ardahan’da olmaktan dolayı son derece memnun olduğunu dile getirdi.


    Hayvancılığa çare bulunacaksa Ardahan ve Kars gibi yerlerde bulunması gerektiğini belirten Bakan Pakdemirli, şunları kaydetti:


    “Meraların yüzde 40 olduğu bu alanları kullanarak ancak bu şekilde hayvancılıkla ilgili maliyetlerimizi düşürebilir, tamamıyla dışa bağımlılıktan yüzde 100 kurtuluruz. Çareyi buralarda aramamız gerekiyor. Tekrar Türkiye‘yi ihraç eder hale getirmek istiyorsak, burada mera olan hazineleri mutlaka kullanmamız lazım. Cennet vatanın cennet köşesi Ardahan.”


    24 Haziran’da halktan vize alındığını anlatan Pakdemirli, bu vizenin Recep Tayyip Erdoğan‘ın 2023’e kadar Türkiye’yi yönetmesini amaçladığını söyledi.


    Bekir Pakdemirli, Ardahanlıların da desteğiyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildiğini anlatarak, şöyle konuştu:


    “Bu sistem ile hizmet daha hızlı ve verimli hale geldi. 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nden sonra da havza bazlı üretimin yanı sıra havza bazlı yönetime geçilecek. Yani 3-4 şehri bir arada yöneterek yerinde karar verilecek, yerinde teşvik verilecek, yerinde problemlerin çözümü konusunda önemli adım atmış olacağız. Asıl problemlerin çoğu ortak ama her ile ait bazı problemlerin olduğunu da hep birlikte görüyoruz. Sahanın röntgenini çekmek çok önemli. Ben hep şunu söyledim; çiftçiyi, Mehmet efendiyi, Ayşe teyzeyi dinleyeceğim. Onlardan öğrendiklerimiz, en iyi danışmanlık firmasından çok daha iyidir. İşte 81 ilimizi bu şekilde dolaşıyoruz.”



    “Tarım, savunma sanayisinden önemli”


    Pakdemirli, tarımın savunma sanayisinden de önemli olduğunu, bu nedenle Bakanlık olarak üreticinin derdiyle dertlendiklerini ifade etti.


    Tarımda desteklerle üretimin attığına işaret eden Bakan Pakdemirli, “2002’de tarımsal desteklerin toplamı 1,9 milyarken 16,1’e gelmiş. Yani 8 misliden daha fazla desteklerimiz artmış. Bunun karşılığında ne olmuş? Türkiye’de bitkisel üretim 98 milyon tondan 115 milyon tona gelmiş. Büyükbaş adedimiz 10 milyondan 17 milyona, küçükbaş 32 milyondan 44 milyona ulaşmış. Kanatlı da 251 milyondan 351 milyona gelmiş. Yani önemli bir başarı var burada. Şu anda balıkta Türkiye ihracatçı.” şeklinde konuştu.


    Ardahan’ın tarım ve hayvancılığına 530 milyon lira hibe verildiğini söyleyen Pakdemirli, bunun karşılığında tarımsal hasılanın 4 misli arttığını dile getirdi.



    “Ne istiyorsanız devlet emrinizde”


    Ardahan, Kars, Bingöl ve Muş‘ta kaz yetiştiriciliğini desteklediklerini anlatan Bekir Pakdemirli, şunları söyledi:


    “En az bin adet damızlık kaz ve en az 500 adet ticaret kazına sahip üreticiye, yeni kümes yapımı ve alet ekipman alımına yüzde 75 hibe veriyoruz. Bu yüzde 75 hibeyi baba oğluna vermiyor. Devlet burada. Bugün buraya geldiğimde gördüm. Her şeyin en iyisi buraya yapılmış. İzmir benim memleketim, belki orada bu kadar güzel bir konferans salonu yoktur. Bu bölgeyi daha çok kalkındırmamız lazım. Bu bölgeyi ‘istikrar bölgesi’ olarak ilan edeceğiz. Buraları Rabb’im hakikaten güzel yaratmış. Ne istiyorsanız devlet emrinizde.”


    Toplantı daha sonra basına kapalı devam etti.


    Bakan Pakdemirli, toplantı öncesi AK Parti Ardahan İl Başkanlığı’nın yanı sıra Kongre Caddesi’ndeki AK Parti Seçim Koordinasyon Merkezi’ni ve Kafkas Arısı Üretim ve Eğitim Gen Merkezi Müdürlüğü’nü de ziyaret edip, Arı Ürünleri Analizi ve Arı Sağlığı Laboratuvarı’nın açılışını gerçekleştirdi.



    **CHP Kazanırsa Ne Değişecek?!


    Başta bir çok yatırma ihtiyaç duyan ve bu beklediği yatırımların bir türlü gerçekleşmemesi dolaysıyla sürekli göçün yaşandığı Ardahan’da olmak üzere yurdun 81 vilayetinde devam eden seçim çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.

    İktidarın, ‘ülkeyi bölecek’ bir seçim konumuna getirdiği 31 Mart Yerel Seçimlerin nasıl bir sonuç vereceğini merakla bekleyenlerin bir bölümü mahalli seçimlerin mevcut 17 yıllık iktidarın geleceği için önemli bir seçim olduğunu, diğer bir bölümünün de genelde iktidar imkanı vermediği muhalefetin aracılığı ,le mevcut iktidara ders verme peşinde olduğunu gözlemlediğimiz yaklaşan yerel seçimler öncesi CHP’nin geleceğinin de masaya yatırılacağı da konuşulmakta.

    Çünkü 6 Milyon oyu olan HDP dahil bu kadar bir gücü ittifak adıyla arkasına alan CHP’nin iktidara karşı olan hemen herkesten oy aldığı halde seçimlerin kazanan tarafı olmaması halinde başta genel başkanı olmak üzere CHP’nin bir çok kurmayının masaya yatırılacak olan bir seçim olduğu da belirtilmekte 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimleri.

    Ama ben CHP’nin geleceğini seçimlerden sonraya bırakıp, bir soru sorup yazıma devam edeceğim.

    Sorum ve sorularım şöyle; 

    ‘CHP ve CHP’ki olan Belediye Başkan Adayları Kazanırsa Ne Değişecek?’ 

    Ardahan’da olduğu gibi gümrük kapıları olan onca sınır ilin de ithalat, ihracat mı artacak? Bir türlü bitmeyen bölünmüş yollar mı bitecek? Diz boyu olan işsizlik mi çözülecek? Çeşitli adlar altında yapılan yardımlar mı artacak?, ve bunların en önemli nedenlerinden olan Kürt sorununa bir çözüm mü bulunacak?

    Yani iktidarın terör dediği ama tüm dünyanın adına Kürt Sorunu dediği soruna yine Barış Süreci adıyla yeni bir yol mu bulunacak?

    Yoksa seçilen CHP’li Belediye Başkanları al maaşı, sala başı yöntemi ile kendilerin de beklenen hizmetleri yapamamanın nedenini iktidarın olduğunu analatan hikayelerini mi dinleyeceğiz?

    Bilmem ama CHP’nin ve onu destekleyen diğer muhalefet partilerin kazanması halinde Ardahan’ın da içinde bulunduğu bir çok kentin duraklama dönemi moduna girip, 17 yıllık iktidar gücünün şımarıklığı ile hareket eden iktidarın kesintileri ile mücadele edeceği, çöpler dahil yapışması gereken bir çok hizmetin aksayacağını düşünmekte olan ve hala kararsız bir seçmen kitlesinin yaklaşan seçimlerin nasıl bir sonuçla sonuçlanacağına karar verecek olan bir sayıda olduğunu da görmekteyiz.

  • Gebze'de 4 Ardahanlı 1 Mahalle de Muhtar Adayı!

    Ardahanlıların bir birlerini desteklemesi gerektikleri yönünde yoğun bir gündemin olduğu şu günlerde Ardahanlı Züleyha Gülüm Kocaeli  Büyükşehir’de HDP’den, Hamza Şayir’in Dilovası’nda AK Parti’den, Sertif Gökçe’nin Derince CHP’den Belediye Başkan Adayı oldukları Kocaeli’nin Gebze İlçesine bağlı İnönü Mahallesinde de toplam 5 adet muhtar adayı var. Ve bunların 4’ü Ardahanlı 1’i Karslı.


    Hemşehrilerin bir birleri ile yarıştığı ve toplam 8 Bin 300 oyun olduğu İnönü Mahallesinde  4 Ardahanlı bir Karslının muhtarlık yarışı içine girip, başta ‘Birlik, beraberlik içinde olalım’ diyen ve ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ özlemi içinde olan Ardahanlı hemşehrilerimiz arasında olmak üzere bir birlerinde ayrı düşmeleri 31 Mart öncesi yaşanan ‘Ardahanlıların ön plana çıkması’ sevincini kursaklarda bırakacak gibi.


    Kocaeli Gebze İnönü Mahallesinin 4 Ardahanlı adayının biri  mevcut Muhtar Merdali Koç Ölçekli, eski Muhtar Durmuş Karaboğa Çıldır Çamuralı, İşçi Aytek,in Kaçakçı Çıldır Taşdeğirmenlili ve Erhan Bilgin Çıldır Kerteneli.


    Doğan Oraklı’nın yine Kocaeli Körfez İlçesinde AK Parti’den, Bülent Koçak Darıca AK Parti’den, Şahin Yılmazel Gebze CHP’den, Name Fidan’ın CHP Darıca’dan Belediye Meclis Üyesi Adayı olduğu Kocaeli’nin Gebze İlçesine bağlı İnönü mahallesinde birlikte hareket ermesi gerekirken tam aksine yarışan 4 Ardahanlının hangisinin seçimleri kazanacağı merak edilirken Çıldır Taşdeğirmen köylü İşçi Aytekin Kaçakçı’nın seçimi zorlayan ilk isim olduğu da alınan bilgiler arasında oldu.



    **Mart Balta, Kürek mi, Yoksa Oy’mu Yaktıracak!


    İstanbul Esenyurt’ta 2, Bakırköy, Sultangazi, Şişli, Kağıthane, Şİle, Ümraniye, Kocaeli Büyükşehir, Dilovası, Derince ve Bursa Yıldırım İlçelerinde birer olmak üzere Ardahanlı Belediye Başkan Adaylarının da yarıştığı 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri öncesi gerek mesleğim olan gazetecilik, gerekse Ardahan Dernekler Federasyonu adlı stk başkanlığı olarak hangi partinin, hangi adayın kazanacağı yönünde yaptığım görüşme, araştırmalarda mevcut iktidarın batıda işinin hiçte kolay olmadığıdır..

    Başta, bir dönem yani 99 depremi öncesi İl genelinde günlük olarak yayınlanan 12 sayfalık Siyah Beyaz isimli gazetemle gazetecilik yaptığım Kocaeli’nin Dilovası, İzmit Merkez ve Darıca’da, gerekse İstanbul’un Esenyurt ve Sancaktepe’de hatta hasretimi gidermek, oyumu kullanmak için yoluna çıktığım memleketim Ardahan’da olmak üzere bir çok alanda kayıp edecek denilen parti, mevcut iktidar partisi olması dikkat çekiyor.

    Toplumun büyük bir kesiminin, dün oy verenlerin bu kez iktidar partisine oy vermeyi düşünmemesinin nedeninin iktidara düşmanlığından dolayı değil, mevcut iktidarın 17 yıllık iktidar olmanın getirdiği rahatlığının yarattığı şımarıklıktan kayıp ettiğini de belirttiğini gözlemlediğim yaklaşan yerel seçimin diğer en önemli belirleyicisi de ekonominin gidişatı ve Kürt seçmen olacak gibi.

    Başta, Başkan Erdoğan’ın mitinglerde kullandığı dile çok tepkili olan Kürt seçmen olmak üzere 17 yıllık iktidarın devamında büyük etkisi olan Kürt seçmen gibi her şeye rağmen iktidara, Erdoğan’a oy vermeyi tercih eden Kadın seçmeninde ekonomide bir hayli rahatsız olması da, ‘iktidar kayıp edecek’ algısını oluşturması da dikkat çeken diğer bir önemli konu olarak karşımıza seçimlere damga vuracak gibi.

    İşsizliğin ve maaş almaktan bir hayli zorlananların’her an işsiz kalacağım’ korkusunun da kısa bir zaman kalınan seçimlere damga vuracak diğer önemli etkenlerin başını çektiği de görünmekte.

    Feminist kadınların 8 Mart’ı kutlama yürüyüşüne kızıp, Dinin yeniden siyasete bulaştırılmasına rağmen AK Parti’ye oy veren seçmenin bir bölümünün Saadet Partisine yöneldiğini de gözlemlediğimiz 31 Mart seçimler öncesi mevcut iktidarın teşkilatları ve mevcut adaylarının Başkan Erdoğan’ın kariyerine, adına güvenip, bir hayli ağır olmaları ve aday edilmeyen mevcut başkanların partisine ve yerlerine oturacak olan adaylara soğuk bakışları da bu görüntüyü sergilediğini de gözlemlediğimiz 31 Mahalli İdareler seçimlerinin yeni bir seçime yani erken bir genel ve başkanlık seçimine yol açabilecek bir düzeyde olduğu da gözlemlerimiz takılmakta.

    İçte olduğu gibi dışta da gerginlik yaratan bir yol ilerleyen iktidarın bu dil ve propaganda ile oy almadığı gibi mevcut oyları da kayıp ettiği yönünde ki fikir sahiplerini güçlendirirken, Başkan Erdoğan’ın son olarak çeşitli bahaneler ile tutuklanan ve hapiste olan HDP’lileri örnek verip, İYİ Parti Genel Başkanına yönelik hapis tehdide yeni bir tartışmaya ve oy kaybına neden olacak gibi görünmekte.

    Başkan Erdoğan’ın adete tek başına mücadele ettiği muhalefetin başta Dilovası’nda olmak üzere gün geçtikçe daha da kilitlenmesi de yaklaşan yerel seçimleri genel seçimlere götürecek gibi görünürken bu durumdan rahatsız oldukları görünen AK Partililerin ‘Daha zaman var, Siyasette 24 Saat önemlidir’ diyerek yaşaşan manzara karşısında moral aradıkları da dikkat çeken diğer bir gözlemimiz olurken 20 gün kalınan seçimlerin 24 saat içinde nasıl değişeceğini de bende merak etmekteyim.

    Tabi bunlar yaşanırken bu seçimin kilit partisi konumuna gelen partinin Ardahan’ın da içinde bulunduğu bir çok yerde Belediye Başkan adayı çıkarmayan ama aday çıkarmadığı yerlerde Belediye ve İl Genel Meclisi adayları koyan HDP’nin olması da dikkatlerden kaçmıyor.

    Ve bu anahtarın HDP’nin Başkan adayı çıkarmadığı için adeta serbest kalan HDP’li seçmence CHP’ye mi, Saadete mi yoksa her zamanki % 63’lük oranla yine AK Parti’ye mi yönelip, yönelmeyeceğini de hesaba katmak gerekir.

    Ve benim de gördüğüm o ki HDP’li seçmenin CHP’ye yöneldiği ama HDP’lki olmayan Kürt seçmenin ise hala kararsız ve Başkan Erdoğan ismine ve partisine doğru durduğudur.

    MHP Liderinin Beka korkusunu aşıladığı, İçişler Bakanı başta olmak üzere AK Partili Bakan ve ileri gelenlerin havuz medyası manşetleri ile ülkenin dış işlerle ilgili gerginliğe adeta benzinle gittiği bir zaman da, ‘iktidar nasıl olup kazanır acaba?’ yı da bizlere sorduran son gelişmelerin kısa özeti şu an bulunduğum ülkenin en büyük metropolu İstanbul’da, başkent Ankara’da bir hayli zora giren iktidarın partisi teşkilatlarından daha iyi çalıştıkları görünen Vali, Kaymakamları, devletin tüm kurumları ile mi yoksa son dakikada ortaya atacağı ve başta kararsız Kürt seçmeni olmak üzere toplumu yumuşatacak olan bir Genel Af İlanı mı ile yoksa bir hayli sıkıştığı ekonomik krizi aşmak için Çin başta olmak üzere bir çok ülkede aradığı sıcak parayı bulmayla mı bilmem ama ‘İktidar kayıp ediyor’ denilen seçimi lehine çevirir mi onu da 31 Mart’a kalan şu kısa günlere bırakalım..

    Bakalım ki Mart kapıda baktırıp, kazma kürek mi yoksa iktidara yönelik oyları mı yakacak hep birlikte görelim..

  • HOÇFED AKP'Yİ KABUL ETTİ!

    CHP’yi HDP ile ittifak etmekle suçlayan AK Parti’nin Esenyurt Belediye Başkan Adayı Azmi Ekinci ile AK Parti Esenyurt temsilcileri Hoçvan Dernekler Federasyonunca kabul edildi.


    Yoğun bir kalabalıkla karşılanan AK Partililer HOÇFED’de gördükleri yakın ilgi karşısında bir hayli memnun olurlarken, 3 Hoçvanlının HDP’den, 1 Hoçvanlının AK Parti’den Belediye Meclis Üyesi olduğu Esenyurt’ta bulunan HOÇFED yöneticilerine teşekkür ettiler.



    **3-5 Oy 2-3 Oy olursa Ne Olacak?


     


    31 Mart Mahalli Seçimlerine kısa bir süre kalırken Başkan Erdoğan Adana’da ve yine sert bir o kadar da geren bir dil ile konuşuyor.



    İşte gerçeği ortaya koyan anketleri bile hain ilan eden Başkan Erdoğan’ın en son Adana’da yaptığı  konuşmasının satır aralarında ki konuşması;


    Millet, bayrak, ezan, vatan düşmanı kim varsa karşısında olmak namus borcumuz. Bu mesele onur meselesidir. 3-5 oy için onlara göz yumarsak evlatlarımızın yüzüne bakamayız. 31 Mart’ta milletimiz bunlara hak ettikleri dersi verecektir. Milletimizle birlikte, ister PKK olsun ister FETÖ isterse şu veya bu güç hiç fark etmez, özgürlüğümüzün sembolü bayrağımıza göz dikenlere karşı kanımızın son damlasına kadar mücadele etmeyi sürdüreceğiz.”‘ diyor..


    Ve aynı konuşmanın içinde sanki seçime değil, savaşa gidiyormuşuz gibi, ‘Bizim derdimiz 3-4 oy değil, kanımızın son damlasına kadar mücadele etmeyi sürdüreceğiz’  diyor..


    Başkan Erdoğan’ın bu konuşması öncesi bana göre Başkan Erdoğan’ı da geren ve gereksiz ve gergin bir dil dil kullanmasına neden olan İçişleri Bakanı Soylu’nun dikkat çeken yetmedi Almana ile Türkiye’yi yenden geren açıklamalarıyla şok oluyoruz..


    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 3 Mart’ta Ankara‘nın Polatlı ilçesinde yaptığı konuşmada şu ifadelere yer vermişti: “Avrupa’da, Almanya’da öyle terör örgütünün toplantılarına katılıp da ondan sonra gelip Antalya‘da, Bodrum‘da, Muğla‘da tatil yapanlar var ya, onlar için de tedbir aldık şimdi. Hadi gelsinler bakalım hava limanlarından içerisi girsinler. Gözaltına alıp yallah, öyle kolay değil. Dışarıda hainlik yapıp, içeride, Türkiye’de keyfini, sefasını sürmek bundan sonra kolay değil.”


    Ve Almanya’da bir açıklama yapıyor..


    Alman Dişişlerinin İnternet sitesinde yayımlanan uyarıda, “Türkiye hükumetinin Alman medya ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine karşı daha fazla adım atacağı gözardı edilemez. Alman hukuk anlayışında ifade özgürlüğü olarak değerlendirilen ifadeler, Türkiye’de mesleki anlamda kısıtlamalara ve cezai kovuşturmalara yol açabilir” denildi. Yeni uyarıda, aralarında Alman vatandaşlarının da bulunduğu bazı Avrupalı gazetecilerin Türkiye’deki çalışma izinlerinin açıklama yapılmaksızın yenilenmediği ve ‘son iki yılda giderek daha fazla Alman vatandaşının keyfi biçimde gözaltına alındığı’ belirtildi.


    Yani Son Başbakan, Meclis Başkanı ve bugünün AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Binali Yıldırım’ın bile onaylamadığı ve ‘Ya ne oluyor kardeşim, altı, üstü bir yerel seçim’ diyerek tansiyonu düşürmeye çalıştığı bir süreçte kendisine oy vermeyi düşünenleri bile geren bir atmosferle alanlarda oy isteyen Başkan Erdoğan ve ona yaranma yarışı içinde olanlar 3-4 oyu da 2-3 oy yapmayaçalışıyorlar gibi..


    Çünkü daha önceki gibi bu kezde ezan yuhaladılar dediği feminist kadınların normal bir yürüyüşlü eylemeni bile seçim atmosferi içine alıp neredeyse orada olanların hepsinin din düşmanı olduğunu ima eden aynı Başkan Erdoğan daha bir kaç gün önce yani 8 Mart Dünya Kadınları için güzel ve anlamlı şeyler demişti..


    Binali Yıldırım’ın dediği gibi benim de, ‘Ya kardeşim yapmayın, altı, üstü bir mahalli seçim var. Ama bu seçimler öncesi lütfen bu milleti bir iki oy için gerip, karşı, karşıya getirmeyin’ derken başta Başkan Erdoğan olmak üzere AK Partililerin bu lütfenleri kulak ardı ederek yaklaşan yerel seçimlere gideceği alenen açık ve belli.


    Ama Ardahanlı adayı olan partisi AK Parti’nin başta Dilovası, İzmit ve Gölcük’te hatta Ardahan’da bir hayli zorlandığını Başkan’ın da bakanı ve partilileri de artık görüp, anlamalı ve oy götüren bir dilin değil, barış ve kardeşiliği işaret edecek bir dilin oy aldığını da anamak ve görmek gerekir.


    Bunu ilk gören de AK Parti ile ittifak içinde olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve MHP’liler olup, sesizleştikleri şu günlerde birileri de Başkan’a ve AK Parti’nin kulağına, ‘Dilimiz biraz yumuşatsak mı?’ diye fısıldamalı.


    Aksine mi bu gidişler 3-4 değil, 2-3 oyu alamayacak hale gelecekler gibi..

  • Kadın Muhabirimiz Muhtar Adayı Bir Hayli İddialı..

    Suğara Mahallesi Muhtar adayı Hilal Demirkaya 2019 yerel seçimlerine yaklaşık 1,5 yıl kala muhtar adayları adaylıklarını açıklamaya başladığından bu yana seçmeni iknaya çalışıyor


    Nüfusu 2 binin altına düştüğü için Beldeliği alınıp önce köye ardından mahalleye çevrilen Çıldır’ın en kalabalık nüfuslu mahallerinden birisi olan Aşık Şenlik Köyü muhtar adayı Hilal Demırkaya bir hayli iddialı.


    Hilal Demirkaya köyünde ki seçmenlerini ziyaretinde yaptığı açıklamada, “Mahalleye bir kadın eli değmesi gerektiğini düşünüyorum. Yerel idarecilerimiz ile birlikte mahallemizin sorunlarına çözüm bulacağız. Mahalle halkımızın ihtiyaçlarına cevap vermeye özen göstereceğiz. Bu anlamda Suğara mahallesi sakinlerinin ve özellikle bayanların desteğini bekliyorum. 31 Mart 2019 yılı yerel seçimlerinde Suğara mahalle muhtarlığına adayıyım ve Mahallemin sakinlerinin oylarına talibim” diyerek oy istiyor.


     


     


    **CENNETİM..


    Bir kadın 

    Saçlarını tarıyor


    Usul usul

    Şarkı söylüyor.


    Bir kadın

    Ütü yapıyor


    Damla damla 

    İçinden ağlıyor


    Bir kadın

    Beşik sallıyor


    Yürekten yüreğe 

    Ninniler akıyor


    Bir kadın

    Emek veriyor


    Ömürden 

    Terler döküyor


    Bir kadın

    Kadınım diyor


    Göğsünde 

    Çiçekler açıyor


    Bir kadın

    Utanın diyor


    Kaldırımlar

    Utançtan utanmıyor


    Bir kadın

    İçini çekiyor


    Ahhh anam Ahh 

    Kadınım diyor.


    Bir kadın

    Hayal kuruyor


    Herşeye 

    Gülüp geciyor


    Bir kadın 

    Hergün ölüyor


    Herkes onu

    Cennet biliyor.


    ( Dünya kadınlar 

    günü kutlu olsun )


    Bilent ATALAY 

    08 MART 2019

    İstanbul



    **Kadınlar da Erkekler Kadar Zordur..


    Öncelikle bende her erkeğin yaptığı yalakalığı yaparak, Dünya Kadınlar Günü 8 Mart Günü Bugün ve Tüm Kadınların Günü olarak ilan edilen bu günün mutlu bir gün olmasını umuyor ve diliyorum

    Her 8 Mart veya resmi günlerde hatırlananlar gibi bugün devletin en üst makamından en sade vatandaşa kadar herkes öyle yada böyle bu günü yani 8 Mart Dünya Kadılar Gününü kutlama yarışına girecek..

    Ve benim de içinde bulunduğum erkekler kadınlardan çektiklerini bir kenara itip, anamız, eşimiz, bacımız, kızımız, sevgilimiz olan kadınlara methiyeler dizeceğiz.

    Bu yazıyı okuyanlar gibi bugün hemen her kes öyle yada böyle bugünü hatırladığını ve kadına yönelik ya hazır bir mesajı yada da bir karanfili hediye etmiş rahatlığı içinde olacağız.

    Kimizi uzakta olan, kimimiz ulaşamadığı, kimizi ise yanında olan kadınını mutlu etmeye çalışacak..

    Ama kimse kadınların da bir insan olduğunu ve biz erkeklerden daha zor insanlar olduğunu dillendirmeyecek, gündeme taşımayacak.

    Ve biz erkeklerin olmazsa olmazları olarak gördükleri kadınlara yönelik çok kötü insan tarafı olduğumuzu da dillendirip, bugün kadınlarla ilgili yaşanabilecek olan olaylarla gülüşüme olup, erkekleri suçlayacağız..

    Yani olmazsa olmaz denen kadınları birer melek, erkeklerin ise melek değil her kategoriye girenler diyerek suçlayan kadınları bugünlük baş taşı edeceğiz.

    Çünkü gün onların, bugün onları yarın ve diğer günlerin hepsi biz erkeklerinmiş gibi..

    Babalar günü gibi biz erkeklerle ilgili günlerin neden 14 Şubat Günü gibi olmadığını, erkeğin olmadığı bir dünyada kadının ne kıymeti var diye sorulmadığı bugün, ‘yukarı kadın, aşağı kadın’ diyeceğiz.

    Yemek yapmalarını sağlayan gıdaları, yaşamlarını idame eden tırları, gemileri yani Namus denen kavramın güvenliği dahil sınır bekçiliği gibi askerliğin de içinde olduğu tüm zor işleri yapan erkeklerin yaptığını unutup, yaşanan olumsuzluklar da erkek gibi insan olan kadını hiç günahı, suçu yokmuş gibi suçlamayacağız.

    Yani mahalle diliyle diyecek olursak bugün biz tüm erkekler kadılara yağ yapacağız, yalakalık edeceğiz, hatta takla atacağız..

    Ama erkeklerin ömrünü tüketen diğer önemli bir faktöründe kadın değil, erkeğin kendisinin suçuymuş gibi kıvransakta tüm erkeklerin kadınlardan çektiğini de dillendirme cesaretinde bulunacağız desem ‘Aha işte erkeğin ta kendisi’ denip yine biz erkekler suçlanacağız..

    Ayağı öpülesi ilgi gördü mü erkeği cennete yollayan ananın hiç biz erkekleri dövmediğini, kız kardeşin erkek kardeşi hiç üzmediğini, sevgili denen kadınların 32 dişi söktürüp, cinnet getirtecek kadar erkeği germediğini, kandırmadığını hatta aldatmadığını ve kadınların Allah’ın en güzel kulları hatta perileri olduğunu yalandan da olasa kabul edip, ses çıkarmayacağız.

    Çünkü bugün onların günü, 8 Mart Kadınlar Günü..

    Diyeceğimiz de 9 Mart yada sonrasına mı bıraksak derken kadınında erkekler kadar zor insanlar olduğunu saklamamak ve yaşamın sadece erkeklerce cehenneme çevrilmediğini padişahların, başkanların, başbakanların anaları, eşleri, sevgilileri dahil tüm kadınlar da bilmeli ve varsa günah o günahın sadece erkekte olmadığını da belirtmek gerçek anlamda insanlık değil mi?

    Yani kısacası; Sanki yine biz erkeklerin ulaştığı uzayda da varmışlar gibi bugün, ninem, anam, eşim, kız kardeşim, sevgilim diyerek, ‘8 Mart Dünya Kadınları Gününü’ diyerek günlerini kutladığımız kadınlarımızın da birer insan olduğunu ve erkekler kadar sevaplarının yanında günahlarını da olduğunu belirtilmesi, masaya yatırılması, konuşulup, tartışılması gerekir diye düşünenlerdenim, yaşasın insanların bir birlerini mutlu ettiği günlerin çok olması dileğiyle..

  • İYİ Partii'nin Kötü Günleri!

    **Seçim de Varlar Ama Yoklar!


    Yaklaşan Yerel Seçimler öncesi yoğun bir şekilde çalışan ve seçmeni ikna etmeye çalışan partilerin arasında bulunan bazı adayların adları unutulmaya başlanmış durumda.


    Başta ‘Alacağı her oyun AK Parti’ye yarayacak’ denilen DSP’nin Ardahan Adayı gibi İYİ Parti’nin adayının da ismi Ardahanlı seçmenler tarafından telefuz edilmiyor.


    CHP’nin yeniden aday göstermediği bu nedenle kendisne haksızlık yapıldığını öne sürüp, İYİ Parti’den Ardahan Belediye Başkan Adayı olan Mete Özdemir’in adının da DSP ve AK Parti ve CHP dışında ki diğer partilerin adayları gibi konuşulmamaya başlandığı dikkatlerden kaçmıyor.


    MHP’nin adayını çekmesiyle gündemde düşen MHP Adayınında nerede olduğu merak edilen Ardahan’da AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın Ardahan kent merkezinin yanı sıra ilçelere ki adaylara desteğe çıktığı son olarakta Çıldır AK Parti Adaylarının yanında yer alıp, Çıldır kent merkezi ile köylerinde seçim çalışmalarına katıldığı görlürken, Milletvekili olmayan CHP’nin aynı zaman da eski milletvekili olan şimdiki CHP Ardahan Adayı ile seçmene ulaşmaya çalışmakta.



    **Ardahan’da Seçimleri Kim Kazanır?


    İki Ardahanlı Belediye Başkan Adayının olduğu İstanbul Esenyurt İlçesini ziyaret eden ve partisi tarafından organize edilen mitinge katılan Başkan Erdoğan’ın kendisine karşı olan muhalefeti sert bir dille eleştirmeye devam etti.

    Esenyurt’tan önce geldiği Ardahan’da ve diğer miting alanlarında da aynı dili kullanmaya devam eden ve kendi partisine oy verilmemesi halinde ülkenin bir beka sorunu yaşayacağını ileri sürmeye devam etti.

    Bu beka sorununun ne olduğunu tam olarak anlatılmadığı gibi bu sözcüğü pekte algılayamayan hatta bekanın sözlük anlamı ile çokta ilgilenmeyen çoğunluğu kadın izleyicileri de bol bol alkış alıp, Esenyurt’tan ayrılan Başkan Erdoğan’ın Ardahan ziyaretinin kendi partisine ne kadar yaradığını da merak eden bir kitle var.

    Evet, Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın Başkan Erdoğan’ın Genel Başkanlığını da yaptığı Adalet ve Kalkınma Partisinin İstanbul’da rakibiyle kafa kafa ya bir seçim götürdüğü gibi Ardahan’da da işi kolay değil gibi.

    Çünkü ülkenin en büyük kentinden en küçük kentine ülkenin her yerinden bir hayli zor bir seçim geçireceğe benzer olan Başkan Erdoğan’ın en büyük korkusu ve tereddüttü, 17 yıldır kendisine oy veren ve partisinin iktidar da kalmasına büyük katkı sunan Kürt seçmenin ya kendisine oy vermeyeceğini yada MHP küsmesin diye ayrımcılığa ve akabinde gerginliğe neden olan bir dil kullanmaya zorluyor.

    Halbuki aynı Başkan Erdoğan’ın Barış süreci öncesi ve sonrasında kullandığı dil değil miydi partisini yıllardır iktidar da tutan.

    Adaylarının bile rahatsız olduğu bu dilin seçimlere nasıl yansıyacağını göreceğimiz günlere çok az bir zaman kalırken başta Ardahan’ın da için olduğu bir çok yerde aday çıkarmayıp, adeta dükkan kapatan HDP’nin seçmeni ve bu ülkenin bekasını düşünenlerin kullanacağı oylar ön plana çıkmakta.

    HDP Aday çıkartsa da oy alamadığı seçmenin CHP’ye mi yoksa gün geçtikçe daha da sertleşen bir dil kullanan Başkan Erdoğan’ın Genel Başkanlığını yaptığı AK Parti’ye yönelip, yönelmeyeceğini merak ettiğimiz şu günlerde yaşanan ekonomik krizinde devamı da seçimlere damga vuracak gibi.

    Ama Ardahan’da durumun farklı olduğunu da söylemek gerekir. 

    Çünkü AK Parti’nin adayına karşı mücadele edenlerin gün geçtikçe dağıldıkları ve en önemlisi Havaalanı ve Tren Yolu başta olmak üzere bir çok yatırımı bekleyen ve bu yatırımların iktidardan geleceğini düşünen bir seçmeni olan Ardahanlı seçmenin hala net bir karar veremediğini rahatlıkla söyle bilirim.

    Ve Ardahan’da seçimi kimin kazanacağını görmek için son 10 günün Başkan Erdoğan’ın partisi AK Parti’ye olduğu gibi CHP içinde hayati günler olacağa benziyor.

    Yıllardır Ardahan’da Veterinerlik yapan AK Parti’nin Belediye Başkan Adayı Yunus Baydar’ın yıllardır hizmet verdiği ve saha da olduğu Ardahan’da ADSYB Başkanlığı yanı sıra 3 dönem İl Başkanlığı, 2 dönem Ardahan Milletvekili Adaylığı ile seçmenin yakından tanıdığı bir isim olması kendisini Belediye Başkanı edip, etmeyeceğini göreceğimiz 31 Mart öncesi aynı seçmenin Baydar’a yönelik, ‘Ardahan’da bizimle birlikte yaşayan, üşüyen, kazandığını Ardahan’a yapan, evi Ardahan’da olan çocuğumuzu’ dediğini de duyup, görmekteyiz.

    Bu ve buna benzer olumluları olan Baydar’ın kamuoyunca yeterli görünmeyen bir İl Teşkilatı ile, Saffet Kaya ve ona benzerlerinin engelleme çabalarına karşı iki dönem yanında, ikinci sırasında yer alan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın yerine geçeceği mevcut Belediye Başkanı Faruk Köksoy’dan ve en önemlisi Ardahanlı Kürt ve kadın seçmenden alacağı oy ile Ardahan’ın yeni Belediye Başkanı olup olmayacağını göreceğimiz 31 Mart öncesi CHP ve HDP İl Örgütlerinin haberi olmadan dayım dediği CHP’li Belediye Başkan Adayı ile girdiği gizli pazarlıkla aday çıkarmayıp, adeta dükkan kapatan HDP İl Başkanına konulacak tepki de Baydar’a yarayacak gibi..

    Ha unutmadan başta İstanbul’un Esenyurt, Bakırköy, Şişli ve Sultagazi’nin yanı sıra Kocaeli’nin, Bursa’nın bir ilçesinde Ardahanlı siyasileri aday eden CHP’nin bu anlamda kendisine yöneldiğini düşündüğü Ardahanlı seçmenden oy alıp, almayacağını da unutmayalım.

    Ve çoğu CHP kökenli dernek başkanlarının olduğu batıda ki Ardahanlı rüzgarın Nisan aynının sıcaklarına karışıp, kar altında uyuyan Ardahan kardelenlerini uyandıracak mı onu da 31 Mart’a bırakalım.

  • Baydar Puan Almaya Devam ediyor..

    Türk Seçmen Gibi Kürt Seçmen de Benim Kardeşimdir..


     


    AK Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar, ‘ Ardahan’ın hizmet almasının devamı için iktidarın yanına da olacağına olan inancıyla  çıktıkları bu yolda Türk, Kürt ayrımı yapmadan hizmet için varız’ dediği açıklamasında ‘Kürt seçmen gibi Kürt seçmen de benim kardeşimdir’ dedi.


    !Ben Türklerin yanında olduğum kadar hep Kürtlerin yanında oldum, onlarla ekmeğimi paylaştım, gece, gündüz demeden Ardahanlının yanında oldum’ diyen AK Parti Belediye  Başkan Adayı Veteriner Yunus Baydar ben Türk seçmene olduğum kadar Kürt seçmenin yanındayım’ dedi.



    **Dükkan Kapatanlar Gibi Flaş TV’de Kapandı!..


    Varsa demokrasinin olmazsa olmazı olan basın ve medyanın son yıllarda içinde bulunduğu durum Flaş TV’nin ekranlarını karartması ile bir kez daha görüldü.

    Ulusal medya gibi yerel medyanın da bir hayli zor günler geçirdiği ve bir çoğunun ya kapandığı yada valilikler emriyle bir araya gelip resmi gazete konumuna girdiği şu günler de Flaş TV ekranlarını kapatırken yaptığı açıklama da çok önemli ama başta seyircisi olmak üzere okuru tarafından pekte anlaşıldı denemeyecek bir bir dönem yaşıyor ülke de ki basın veya medya..

    Aynı durumu stk’ların yanında sendikalarında yaşadığı ülkemde ki baskıcı bir yönetim anlayışının yanında ‘Ya bendensin ya da Hainsin’ durumu da yaşanıyor.

    Bunu yapanın sadece iktidar değil, muhalefetin de yaptığını da belirtmekte fayda var.

    Çünkü iktidarın ‘Ya bendesin ya Hainsin’ diyerek maddi ve manevi baskı altında tuttuğu basın ve medyaya sahip çıkamayan bir de muhalefet olduğunu da unutmamak gerekir.

    Çünkü aynı muhalefetin iktidar gibi kendisinden olmayanı hain ilan ettiğini de bilen gazetecilerdenim.. 

    Çokta siyasi olmayan ve Acun’un televizyonundan aşağı kalamayan Flaş TV’nin bile ‘Ya bendensin Ya da Hainsin’ denilerek baskı altına alınmak istenmeye direnemeyip, ekranlarını kararttığı ülkemde muhalif basının artık yok denecek kadar bitirildiğini de belirtmek gerekir mi bilmem ama asıl bitirilenin muhalefet olduğunu da görmekte fayda var.

    Çünkü sözde karşı olduğumuz ama göbekten bağlı olduğumuz ABD’nin sistemine heveslenip, başkanlık sistemine geçtikten sonra Amerikan vari olmak için illaki iki partili bir sistemin hayata geçirmeye çalışanlar HDP’nin de içinde bulunduğu bir çok partiye aday çıkartırmamış, adeta dükkan kapattırmıştır.

    Ve bunu yutan HDP; SP, MHP, İYİ Parti gibi partiler de aslında muhalefetten çekilip, iktidara karşı susma yoluna gittiklerini anlayamamışlardır..

    Basın ve Medyanın ‘Havuz’ denen sistem ile bir anlayışa yönelik hareket edilmesi sağlanan ülke de ki bu duruma bakınca zaten olmayan demokrasinin en önemli faktörlerinden olduğu ileri sürülen kanadında yani basın ve medyanın da kolu ve kanadı iyiden iyiye kırılmıştır.

    Ve bunu izleyen ama sesini değil gıgını çıkarmayan bir toplumunda gün geçtikçe teslimiyeti seçmiş, her gün bir çok iş yerinin battığı, onca insanın işten atıldığı bozuk ekonominin içinde ‘Buna da şükür’ diyerek yaşananları kader olarak benimsemeye alışmış hale gelmiştir.

    Yani önce çeşitli adlar verilerek terörist ilan edilen aydınlar, ardından darbe girişimin mana ederek Altan kardeşler gibi gazetecilerin yanında siyasiler içeri atılmış, dışarıda kalanlarda ‘Bizden değilsen Hainsin’ yaftası ile toplumdan dışlanmış, işleri, aşları kesilmiş, okuduğu gazete ve izlediği televizyonları ellerinden alınmış hale getirilmiştir..

    Ve bu durum Flaş TV’ye adını veren Flaşlıktan çıkmış, normal bir duruma dönmüştür..

    Bunlar olurken Aydın Doğan’ın Televizyon ve Gazetelerini alanlara da dünya kalmamış, sırası geldiğinde onlarda Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığından el çektirilmiş, ‘biz izin verene kadar ve yarın ona da el koyacağımız tüpçü olmaya devam et’ denilmiştir..

    Çünkü bugün yaşananları dün görmek istemeyen ve geçici çıkarlarla, ‘dünya benim’ diyenlerin asılında bu dünya da yerlerinin olmadığını er geç anlasalar da cehennem ateşini his ettiklerinde iş işten geçtiğini ancak anlayacaklardır.

  • Ardahanlı Meclis Üyesi Adayları da Oy İstiyorlar..

    Ahmet Yılmaz Sancaktepe Ak Parti’den, Aydın Işık Darıca CHP’den, Togay Çoban’ın Esenyurt AK Parti’den, Mesut Akçam Darıca CHP’den, Bülent Koçak’ın Darıca AK Parti’den, Edip Ayaz’ın Avcılar AK Pareti’den,  Belediye Meclis Üyesi Adayı oldukları 31 Mart Seçimleri öncesi bir yarışta belediye ve il Genel Meclisi sıralamalarında yaşanıyor.


    Yavuz Demirci AK Parti Avcılar Temel Altuntaş AK Parti Beylükdüzü, CHP Esrenyurt, Ekrem Kılıç CHP, Aytaş Özer AK Parti Esenyurt, Duygu Koç Esenyurt AK Parti, Tulay Üstündağ AK Parti, Hakkı Denir DP Çekmeköy, Yarcan Tan Sultangazi CHP’den Beleidye Meclis Üyelikler için yarışan Ardahanlılar.



    **Dükkanı Kapatanlar Seçmeni Tutabilecek mi?


    Bir parti düşünün oy alacağı ve gücünü ortaya koyacağı zaman batan bir esnaf gibi dükkanı kapatacak ama yinede iş yapmayı bekleyecek.


    Yani seçimler de yarışması beklenen partisinin adaylarını göstermeyip, komşu dükkana çalışacak.


    Ve bu partinin adı HDP olacak..


    5 ila 6 Milyon oy verilen bir seçmen kitlesine sahip olmasına karşın en güçlü rakibinin başarısız olması için bir başka partiye güvenen bu partinin bu seçimlerden sonra nasıl bir oy alacağı yada bende partiyim, dükkanı yeniden açtım diyecek?!..


    Bilmem ama ülkenin başkanılık sistemine geçmesi ardından artık iki partili yarışın devam edeceğinin ileri sürüldüğü bir zaman da önce MHP ardından HDP parti olduklarını unutup, başka partilerin kazanması için adeta iflas eden esnaf gibi dükkan kapatırcasına adaylar çıkarmadıklarını görmekteyiz.


    MHP’nin kurulduğundan bu yana sağ partiler olmak üzere iktidarda kim olursa olsun ortak olduğu ve yandan desteklediğini bildiğimiz ülkemiz de solun kalesi olduğunu iddia eden HDP’nin de MHP’nin seçtiği yola yani kendisine güvenmeyip, başkaları aracılığı ile var olduğunu ve rakiplerine ders vermeye çalıştığını izlemekteyiz.


    Peki MHP’li seçmen gibi bu duruma alışkın olmayan seçmeni nasıl bir oy kullanacak ve nasıl bir tepki gösterecek?


    Bilmem ama benim anladığım ve gördüğüm HDP’li seçmenin özgür bırakıldığı ve oyunu HDP’ye veremeyeceğine göre kendisine daha yakın gördüğü AK Partiye yöneleceğidir..


    Evet, bu bir iddia değil, gerçek ve HDP’nin AK Parti ile ileri sürülen gizli ittifakının sonucudur.


    Evet, 17 yıldır HDP’li seçmeninde önce Barış Sürecin de daha sonra devam eden seçimlerde büyük destek verdiği AK Parti dükkan kapatan HDP’nin seçmeninde en çok oy alacak parti olacağını burada yazıyor ve sonucu hep birlikte görmek için 31 Mart akşamını birlikte bekleyelim diyorum.


    Çünkü dükkan kapatan bir HDP’nin seçmenin CHP’ye değil, yıllardır oy verdiği AK Parti’ye oy vermemesi için bir imkan daha bulmuştur. Yani HDP’li seçmenin 31 Mart’ta başına  gideceği sandık ta CHP’ye değil AK Parti’ye oy vermek için dünden daha rahat bir imkan yakalamıştır.


    Ve ‘Haydi oradan adayın mı var ki sana oy vereyim?’! diyerek HDP’ye de rest çekecektir..


    Ha bu arada unutmadan söyleyeyim iktidar olan AK Parti’nin yenş bir af genelgesi hazırlığı da devam ediyor ve her an açıklana bilir..

  • Baydar'dan Ardahan İçin 30 Proje..

    Üniversite öğrebncileri ile bir araya gelen ve Ardahanlı seçmenden tam destek alan AK Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı Yunus Baydar, Partililerin geniş katılımıyla gerçekleştirdiği toplantıda projelerini tanıttı.


    ‘Ardahan’ın öz evladıyız. Ardahan’ın geleceğine katkı sunacağız. Herkese katkı sunacağız. Sizin içinizden çıkan bu kardeşiniz seçimden sonrada burada olacaktır. Herkesin Belediye Başkanı olacağım. Kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Değerli hemşerilerimin Ardahan zaman kaybetmeye tahammülü yoktur. Hizmetlerin devam etmesi için AK Parti İktidarının Belediyeyi kazanması zorunludur. Şunu bilin ki her zaman emrinizde olacağım. Herkesin Belediye Başkanı olup ayrım yapmadan herkese eşit hizmet götüreceğiz. Sizler bana destek verin, sizleri mahcup etmeyeceğim. Projelerimize gelince Millet bahçesi oluşturacağız. Şehirlerarası otogar, Tır lojistik tesisi kuracağız. Aziziye Kışlası sosyal tesisler ile donatılacak. Mahallerde hayvancılık projelerini geliştirip hibe konusunda destek için çaba göstereceğiz.’ diyen Baydar, düzenlenen toplantıda imar, alt yapı, ulaşım, çevre, kültür, spor ve sosyal belediyecilikle ilgili 30´a yakın projesinin tanıtımını yaptı.



    Toplantıya AK Parti İl Başkanı Hakan Aydın, Belediye Başkanı Faruk Köksoy´un yanı sıra, İl ve ilçe teşkilatları, Kadın kolları ve gençlik kolları, İl Genel Meclis üyesi adayları, Belediye Meclis Üyesi adayları ve çok sayıda partililer katıldı.


    **Belediye Başkanı Köksoy “ Birlik beraberlik içerisinde davamıza gönül vermeye devam edeceğiz”

    Bizler bu davaya gönül vermişiz, Bizlerin bu davaya hizmet etmekten başka hiçbir şansı yok diyen Belediye Başkanı Faruk Köksoy , “Hiçbir şeye aldırış etmeden birlik ve beraberlik içinde bu davaya gönül vermeye devam edeceğiz. Her zaman olduğu gibi Kişilerle uğraşmadan siyaset yaparak çalışacağız. Yılmadan usanmadan meşakkati göze alarak, şehri yaşanabilir bir noktaya hep birlikte taşıdık taşımaya devam edeceğiz” dedi.



    **Veteriner Hekim Yunus Baydar “ Bu seçimde 

    çocuklarımızın kaderini oylayacağız”


    Proje Tanıtım Toplantısında konuşan AK Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı Yunus Baydar “Ardahan´ımızın geleceği için tarihi bir öneme sahip bu seçimlerde sizlerin desteğiyle yeni bir başlangıcın adımını atacağız. Ardahan´ımızda yaşayan kardeşlerimize Gönül Belediyeciliği ve Hizmet Belediyeciliğinin sözünü veriyoruz. Bu seçimde sadece bir partiyi değil, kendi çocuklarınızın geleceğini oylayacaksınız. Güzel Ardahan´ımızın kaderini oylayacaksınız. Biz ahde vefayı önemsiyoruz. 31 Mart seçimlerinde sandığa gidip, vicdanınızın sesini dinleyerek vereceğiniz oy ile Ardahan´ın inşaasına, geleceğine mühür vurmuş olacaksınız.” dedi.

    Baydar, Oluşturduğu Proje ekibi tarafından konunun uzmanları ile görüşerek ve hazırladığı imar, alt yapı, ulaşım, çevre, kültür, spor ve sosyal belediyecilikle ilgili 30´a yakın projesinin tanıtımını yaptı.


    Baydar´ın başlıca projeleri şu 

    başlıklardan oluşuyor…

    -Millet Bahçesi

    -Mesire ve Sosyal yaşam alanlarının oluşturulması

    -Şehirler arası otobüse terminali Tır Lojistik Merkezi

    -Küçük Sanayi Sitesi Çevre düzenlemesi ve Alt yapı çalışması,

    -Aziziye Kışlası Tahsis sonrası Belediye Kültür Merkezi ve sinema

    -Tiyatro Salonu yapımı,

    -Buz pateni Salonu,

    -Ardahan Kalesinin tanıtımı ve Güzelleştirilmesi, 

    -Belediye Hidroelektrik Santrali projesi,

    -Eski Otogar alanlarının Göle İlçe-Düz Ardahan köy minibüsleri duraklarına çevrilmesi,

    -Eski Otogar alanı Yöresel ürünlerinin pazarlaması,

    -Güneş enerjisi ile Cadde ve sokakların aydınlatılması projesi,

    – Akıllı (Dijital ) Kütüphane ve Bilgi evi projesi,

    -Hayvan pazarı eksiklerinin tamamlanması ve kesimhane,

    -Ardahan´a has Kafkas Arı Irkının tanıtılması,

    -Halk Günleri ve Beyaz masa,

    -Amatör Spor Kulüplerin desteklenmesi,

    -Hayvancılık İhtisas Alanları ,

    -Her Mahalleye Taziye evleri ve Cenaze Hizmetleri,

    -Dönüşüm Matik Kutuları ve Akıllı Yaraltı Çöp kutuları,

    -İmar düzenleme çalışmaları,

    -Hastane yeni yolunun hizmete açılması,

    -Ardahan Belediyesi , Turizm ve Hemşehri Ofisi, 

    -Aile Rehberlik ve Dayanışmka Merkezi,

    -Ardahan Cebimde projesi,

    -Kaldırımlardaki kar ve Buzlanmanın önüne geçilmesi,

    -Yürüyüş Koridoru Projesi,

    -Park Yeşil Alan ve Çocuk oyun alanlarının yapımı,

    -Oto Galericiler Sitesi ve Oto Pazarı,

    -Kapalı Otopark projesi,

    -Yaya Köprüsü Projesi,

    -Rahvan At Yarış Pisti ve Hara yapımı



    **Erdoğan’ın Ardahan Sakinliği, Kaliforniya Çamı..


    Havaalanı ve Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolunun merkeze uzatılması beklenen ülkemin sınır kentinde düzenlenen mitingde konuşan Başkan Erdoğan’ı ekranda pür dikkatle hem izleyip, hemde telefon kamerası ile aldığım görüntüyle kayıt altına alıyor, Erdoğan’ın Ardahan’da yaptığı konuşmayı takipçilerimin de görmesini istiyordum.

    Çünkü ülkemin 3 gümrük kapısına sahip olmasına karşın ihracat ve ithalatın en az yapıldığı sınır, serhat kentte yapacağı konuşmasında vereceği mesajlar hem Ardahan’da ki partisinin adaylarını hemde genel gündemi belirleye bilirdi..

    Evet, günlerdir beklediğimiz, hava alanı olmadığı için helikopter ile şehrin futbol sahasına inen, buradan camiye gidip, cuma namazını kılan Erdoğan’ı Ardahan’da çıktığı mitingde pür dikkatle izlerken bir taraftan da benim gibi onun yapacağı konuşmayı merak edip, sahayı dolduranlara bakıyorum, inceliyorum.

    Ve Erdoğan’ı izleyip, dinlerken yetmedi cep telefonu ile görüntüsünü kayıt edip, canlı yayınlarken en çok ta merak ettiğim diğer bir konu miting alanını dolduranların tutum ve tavırları oluyor.

    Soğuk bir günde Ardahan’a gelip, başta Ardahanlı ozanların söylemleri olmak üzere ilçelerinin adlarını tek tek veren ve sanki bir Ardahanlıymış gibi 3.5 yıl önce yine bir miting için geldiği Ardahan’ı çok yakından tanıyormuş intibası vermeye çalışan Başkan Erdoğan’ı izlerken diğer taraftan sahayı dolduranların kimler olduğuna bakıyorum.

    Ve çoğunu tanımayıp, miting alanını dolduranların kendileri gibi giyimlerinin bir hayli yeni ve lüks olduğuna takılıyorum..

    MHP ile girdiği ittifak gereği mi, bir süreci daha tamamlamak ve hedeflediği yere doğru engelsiz gitmek için mi bilinmez ama her seçim döneminde yeni bir oluşum, arkadaş veya parti ile yol almaya devam eden Erdoğan’ın yaklaşan yerel seçimler öncesi bir hayli kırıp, döktüğü Kürt seçmene yönelik Ardahan’da yumuşak ama Ardahan’dan sonra gittiği Artvin’de ve diğer illerde yeniden sertleştiğini izlerken tesadüfen takılıp, adeta dünü ve bugünü anlatan bir yazıya takılıyordum.

    Ve hiç bir yorum katmadan aşağıda aynen yayınladığım o yazının neyi anlatmak istediğini siz okurlara bırakıyordum.. 

    Çünkü o yazıda kesilip, yok edildiği sanılan canlıların tüm baskı ve şiddetlere karşın vede yok sayılmalarına rağmen her geçen gün ve başka bir nedenle çoğaldığını yeri geldiğinde ‘varız, buradayız’ dediğini anlatıyordu aşağıda ki yazı..

    İşte o yazı;


    **Ağacı Kesilen Adamın İntikamı..


    Redondo Beach / Kaliforniya’da yaşayan yaşlı adamın düzenli olarak baktığı ağacı köklerinin kaldırımın üzerine çıkması sebebiyle, belediye tarafından kesilmesine karşı aldığı inanılmaz intikam belediye başkanına gönderdiği mektup ile ortaya çıktı;

    “Merhaba sayın belediye reisi. Bugün bu mektupla size ölüm, yeniden doğmak ve intikam üzerine bir hikaye anlatacağım…

    3 yıl önce bugün, Sizin başkanlık yaptığınız Redondo şehir konseyi, evimin önünde büyüyen ve 30 yaşında olan ağacı kesme kararı aldı.

    Bunun tek sebebi ağacın köklerinin kaldırımın üzerine çıkmaya başlamasıydı. Gerçek bir sorun bile değil…

    Tüm bunların üzerine, ağacın bakımını düzenli olarak ben yaptığım ve evimin önünde olmasında dolayı, ağaç kesim masraflarını da ‘yasa gereği’ bana ödettiniz.

    O ağaca gerçekten bir aile bireyi gibi bakmıştım. Gerektiğinde gübreledim, zararlılardan korunması için ilaçlar verdim.

    Bir fideyken dik durabilmesi için ona destek yaptım. Zamanla büyüdü ve çok güçlü bir ağaç oldu.

    Evladı kendi ayakları üzerinde durmaya başlayan bir baba gibi gururluydum. Ben bu dünyadan ayrıldıktan sonra bile, arkamda benden kalan canlı ve yaşayan bir hatıra bırakmanın verdiği mutlulukla hayatımın son yıllarını geçiriyordum.

    Ancak sizler belli belirsiz bir bahaneyle, çocuğum gibi gördüğüm, ağacımı öldürdünüz.

    Bununla da yetinmeyip, celladının ücretini dahi bana ödettiniz. Başkan, Steve Aspel, 3 yıl önce siz benim evladımı öldürdünüz…

    Ve bugün intikam zamanı!

    Siz ağacımı kestikten 5 ay sonra, yani bundan 2 yıl 7 ay önce, şehrin belediye yetkisi altındaki çeşitli yerlerine, 45 adet Redwood Kaliforniya çamı ve 82 dev sekoya ektim.

    Bilmiyor olabilirsiniz, ancak ektiğim bu ağaçların özelliği dev boyutlarda olmaları ve boy atmaya başlamadan önce toprağa sıkı sıkı kök salmaları.

    Yani siz bu mektubu okuduğunuz sırada, dışarıdan küçük gözüken o ağaçlar toprağa doğru 10 metre kök saldılar bile.

    Önümüzdeki, aylar içerisinde ise mevsimleri geldiği için akıl almaz bir hızla uzamaya başlayacaklar ve boyları 70 metreye dayanacak…

    Siz o gün görmezden gelebileceğiniz bir sorunu, kendinize görev edinip ağacımı kesmiştiniz. Bugün ise, belediye denetimi altında olan yerlerde 100’e yakın dev ağaç büyümekte ve bu ağaçlar benim ağacım gibi kolayca sökebileceğiniz ağaçlardan değil…

    Bunu yapmaya kalksanız bile, her birinin kökünden sökmek size bir servete mal olacaktır…

    İyi günler, sayın belediye başkanı…

    Sadece kökü kaldırıma çıktı bahanesiyle kestiğiniz o ağacın, bugün 100 ağaç olarak geri döndüğünü size iletmek için bu mektubu yazıyorum ve hayatımın son günlerinde size ağaç dolu bir şehir bırakıyorum. İşte benim intikamım…”

  • HDP'liler Ardahan'da Dükkan Kapattılar, Göle'de Büro Açtılar!

    AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra Ardahan’a gelen Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Göle de seçim irtibat bürosunun açılışında halka hitap etti.


    Ardahan’da ve diğer ilçelerinde Belediye Başkan Adayı çıkarmayan HDP’nin Göle’de ki Büru açılışı seçmen tarafından ciddiye alınmazken, Gizli anlaşmayı bozan CHP’ye inat çabalar içinde olduğu gözlenen HDP Ardahan İl Örgütüne tepkiler nedeniyle küçük bir kalabalık tarafından ‘Hoş geldiniz Sayın Genel Başkanımız’ pankartıyla karşılanan HDP Genel Başkanı Sezai Temelli, birlik ve beraberlik mesajları verdi, halkların kardeşçe bir arada yaşamasının önemine değindi.


    Kars Milletvekili ve Belediye Başkan Adayı Ayhan Bilgen, Iğdır milletvekili ve Van Milletvekili ile 25.Dönem Ardahan Milletvekili Taşkın Aktaş’ın da katıldığı açılışta HDP Genel Başkan Sezai Temelli Halka hitap etti. Yoğun güvenlik önleminin alındığı miting alanında soğuk havaya rağmen partililer ve katılımcılar konuşmaları dinlediler.


    Temelli, konuşmalarında ekonominin kötü gidişatına, demokrasi ile hukuka ve barışa kardeşliğe vurgu yaptı. Kayyum atanan belediyelerden bahseden Temelli Tarım politikasını da eleştirerek kentlerdeki çarpık yapılaşmaya dikkat çekti.


    Kar altında küçük bir kitleye seslenen HDP Eş Başkanı Temelli, “Yıllardır iktidar partisinde olan Göle Belediyesinin hali ortadadır. Bu seçimde siz değerli kardeşlerimizin oylarına talibiz.  Eşit adil bir düzen için sizlerin desteğine ihtiyacımız vardır. İnanıyorum ki Göle halkı üzerine düşeni yapacaktır” dedi.


    HGP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, seçim maratonun ikinci gününde Ardahan’ın Göle ilçesinde halk buluşmasına katıldı. Burada güncel gelişmeleri ve seçim çalışmalarını değerlendiren Temelli, şunları söyledi: 


    Sevgili arkadaşlarım, bugün 2 Mart. Bundan tam 25 yıl önce demokratik siyasete tahammül edemeyenler, o gün yine demokratik siyasete saldırmışlardı. 2 Mart 1994 vesilesiyle, huzurlarınızda sevgili Orhan Doğan’ı anmak istiyorum. Türkiye siyasetine, Türkiye demokrasisine o büyük katkıları yapan mümtaz insanı dokunulmazlıkları kaldırarak gözaltına almışlardı. O gün Türkiye siyaseti ve demokrasisi çok büyük bir yara aldı. O yarayı gidermek için, demokrasiyi onarmak için bu ülkede çok büyük mücadeleler verildi. Bu mücadeleyi veren arkadaşlarımızın başında gelen sevgili Figen Yüksekdağ’ı, sevgili Selahattin Demirtaş’ı da 4 Kasım 2016’da demokrasiye karşı yapılan bir darbeyle gözaltına alındılar. 


    BU HAKSIZLIĞA SON VERMEK İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ


    Türkiye demokrasisi yine büyük bir yara aldı. Türkiye demokrasisine bu zulmü yapanlar, Türkiye’de demokratik siyasete tahammül edemeyenler bugün ülkeyi içinden çıkılmaz bir noktaya sürükleyenlerdir. Buna son vermek bizim elimizde. İşte buna son vermek için mücadele ediyoruz. Bu adaletsizlik, bu hukuksuzluk bitsin diye, bu savaş bu zulüm bitsin diye demokrasiden, barıştan yana mücadelemizi yükseltiyoruz, yükseltmeye de devam edeceğiz. 


    KAYYIMLARIN SUÇ DOSYALARI ELİMİZDE


    Çıkın halka açıklayın neden kayyım atadınız. Şimdi yine meydanlarda diyorlar ki biz o belediyelere kayyım atayarak oradaki yolsuzlukları, suçları önledik. Ellerinde bir tane belge yok. Bir tane suça dair, yolsuzluğa dair belge yok. Ama onlar kayyım atadıktan sonra o kayyımlarla ilgili olarak bizim elimizde onların işlediği suçlara ilişkin onlarca dosya var. Tam 2 yıl 4 ay boyunca her gün suça bulaşmışlar, her gün yolsuzluk yapmışlar. bunların hesabını 31 Mart’tan sonra soracağız. Onlara kendilerine sorsanız bizim belediyelerimiz suça bulaşmışmış. Bütün belediye kaynaklarını Kandil’e gönderiyorlarmışmış. Bir tane belge yok. Halkın belediyelerinin kaynakları, yine halk için kullanılmıştır ve bunun belgeleri ortadadır. Bir tane suç ve yolsuzluk belgesi bulamadan iftara atarak, çamur atarak, halkı aldatarak siyaset yaptıklarını sanıyorlar. 


    HALKIMIZI SİYASETE DAVET EDİYORUM


    Hayır siyaset yapmıyorlar, siyaseti tüketiyorlar. Biz halkı siyasete davet ediyoruz. Gelin siyaset yapın, gelin belediyelerimizi seçilmişlerle birlikte siz yönetin. Ancak o zaman bunların yaptığı yolsuzlukların önüne geçilir. Geçmişte böyle yapıyorduk yarın da böyle yapacağız. 1 Nisan’dan sonra yerel yönetimlerimizi hep birlikte yöneteceğiz. Her bir kuruşun hakkını vererek yoksulluğu, yolsuzluğu bitirerek, işsizliği bitirerek hakça, adaletçe bir düzeni belediyelerimizde hayata geçireceğiz. Bir ülkede adaletsizlik varsa o her yere ulaşır. Bugün Türkiye’deki en büyük adaletsizliklerden biri de iktisadi alanda yaşanmaktadır. Herkes borçlu. Yoksulluk giderek yayılmakta, işsizlik her ay yeni bir rekor kırıyor. 


    HALKIN KAYNAKLARINI SAVAŞA MERMİYE YATIRIYORLAR: BİZİM BARIŞA İHTİYACIMIZ VAR


    Hayat pahalılığı her yerde, kimse geçinemiyor. Çünkü bunlar halkın kaynaklarını, toplumun kaynaklarını halk için değil; kendi zenginlikleri ve haksız servetleri için kullandılar. Bunlar halkın kaynaklarını savaş ve silahlanma için kullandılar. Bizim savaşa ve mermiye ihtiyacımız yok; bizim barışa, ekmeğe ihtiyacımız var. Aşa ve işe ihtiyacımız var. Ama savaştan beslenen bu iktidar halka zulmetmeye ve haklarını gasp etmeye devam ediyor. Buna da hep birlikte 31 Mart’ta son vereceğiz.  


    ÇİFTÇİ DOMATES YERİNE MERMİ EKSEYDİ TERÖRİST OLMAZDI


    Bu ülkeyi yönetemiyorlar. Yanlış ekonomi politikası dedim. Bunun suçlusu kim biliyor musunuz? Şimdi çıkmış her yerde konuşuyor. Bunun suçlusu teröristler. Kim bu teröristler? Bakın bugün kimler terörist? Çiftçiler terörist çünkü domates ekiyorlar, halbuki mermi ekselerdi terörist olmayacaklardı. Esnaf terörist, hal esnafı terörist, manavlar terörist, patlıcan biber domates sattıkları için terörist. Onun yerine mermi satsalardı terörist olmayacaklardı. Zihniyete bakın. Yaklaşıma bakın. Eğer bugün bu ülkede bir tarım sorunu yaşanıyorsa, gıda fiyatları bu kadar pahalı ise işte bunun sebebi tarımı yönetememe halidir. Tarım politikalarının yanlışlığıdır. Evet tarım politikaları yanlıştır. Bakın mazota gelen zam çiftçiyi perişan ediyor. Ne yapacak çiftçi? Mazota zam geldi diye traktöre su mu koyacak? Elektriğe yaptıkları zam ortada, ne yapacaksınız? Elektriğe gelen zamlara rağmen nasıl ucuz üretim yapacaksınız? İşte esnaf, çiftçi ve sanayicinin durumu ortada. Ama sorarsanız bu zamlardan hiç bahsetmiyorlar. Neden bahsediyorlar? Tarımda teröristler varmış, gıda fiyatları bu yüzden yükseliyormuş.


    TÜRKİYEYİ İKTİDARIN UTANÇLARINDAN KURTARMAYA GELİYORUZ


    Oysa tarımı da hayvancılığı da bitirdiniz. Ekilebilir arazileri kuruttunuz, hayvancılığı yok ettiniz, ormanları yaktınız, HES’leri kuruttunuz. Bir tarım ülkesi olan Türkiye bugün ithal et ve samanla ayakla duruyor. Bu bir utanç değil mi? Bundan kurtulmanın yolu sağlıklı ve doğru bir tarım politikasından geçiyor. İşte biz yerelde iktidara geldiğimizde bu tarım politikasını hep birlikte hayata geçireceğiz. Tarım ve hayvancılığı yeniden canlandıracağız. Kooperatiflerimiz ekilebilir arazileri ıslah edecek, belediyelerimiz ve kooperatiflerimizin işbirliği ile hem sağlıklı gıda üretimini sağlayacak hem de yoksulluğu ve işsizliği önleyeceğiz. Bizim modelimiz budur. Bunu hayata geçirerek aslında bugün en çok göç veren Ardahan, Kars bu çileden kurtulacak. Çalışmak için göç etmek zorunda kalanlar yurduna geri dönebilecek. Burada üretecek bizimle birlikte yönetecek. Üreten bizsek yöneten de biz olacağız. Bunlar yönetemedikçe ülkeyi kutuplaştırıp bölüyorlar. Bunlar halkları toplumu karşı karşıya getirerek, Kürt ile Türkü, Alevi ile Sünniyi karşı karşıya getirerek bu ülkeyi bölüyor. Buna izin verecek miyiz? Bir arada yaşayacağız, bu nefret söylemine düşmanlaştırıcı dile ve bizi bölmeye çalışan siyasete hep birlikte son vereceğiz. Buna son vermenin yolu 31 Mart’a giderken tecride karşı çıkmaktır, savaşa karşı çıkmaktır, yolsuzluk yoksulluğa karşı çıkmak ve sandıklara sahip çıkmaktır. Hep birlikte geleceğimize sahip çıkacağız.


    SAVAŞA KARŞI BARIŞ İRADEMİZİ HER YERDE ORTAYA KOYACAĞIZ


    Savaş politikalarından, zulüm politikalarından kurtulmanın yolu bir iradeyi güçlü bir şekilde ortaya koymaktan geçiyor. O da barış iradesidir. Bu irademizi her yerde ortaya koyacağız. Barış demek aslında toplumsal barış demektir, bir arada yaşamaktır. Kentlerimizi bu anlayışla yeniden inşa edeceğiz. Bunların kentsel yıkımlarına bütün kentleri betonlaştırmalarına bütün kaynaklarımızı yola betona yatırmalarına karşı, ekolojik toplum anlayışımızla kentlerimizi var edeceğiz. Yine kentlerimizi eşit temsiliyet üzerinden yöneteceğiz. Eş başkanlık sisteminde olduğu gibi kadınlar söz, yetki ve karar sahibi olacak. Kadınların kentlerini var edeceğiz. Türkiye toplumunda eğer demokratik bir gelişme ve hukukun üstünlüğünü istiyorsak atmamız gereken öncelikli adım eşit temsiliyettir. Bunu her yerde koruyacağız. Yine kentlerimizi emeğin ve emekçilerinin kenti yapacağız. Yoksulluğu önlemenin yolu emekten yana olmaktır. İşsizlikle mücadele etmektir, üretimde emeğin ve işçinin, çiftçinin esnafın söz sahibi olduğu bir yapıyı var etmektir. Bunların hepsini birlikte yapacağız. Kooperatiflerimizle, belediye iktisadi teşekküllerimizle ve KOBİ’lerle bunları birlikte hayata geçireceğiz. Ancak o zaman barışın kentlerini toplumsal barışı var edebiliriz. Bunları birlikte var edeceğiz bundan kimsenin şüphesi olmasın. 


    BU ÜLKENİN ÖNÜNÜ AÇMAK İÇİN İKTİDARA GELİYORUZ


    Bakın, halktan toplumdan o kadar kopmuşlar ki ne söylediklerini bilmiyorlar. Tek söyledikleri bir şey var sabah akşam HDP’ye saldırmak, bizi düşmanlaştırmak. Bunu kendisi ve bir kaç bakanı, adayları her yerde yapıyor. Ya siz bırakın HDP’yi, 17 yıldır iktidardasınız, 17 yıl sonra bu ülkenin hali nedir? Çıkın önce bunun hesabını verin. “Biz hata yaptık, şuralarda yanlış yaptık” diye bir özeleştiri verin. HDP iktidarda mıydı, 17 yıldır bu ülkeyi HDP mi yönetti? Biz bu ülkeyi değil 17 yılı bırakın 17 ayda düzlüğe çıkarırız. Biz iktidara geliyoruz, bu ülkenin önünü açmaya bu ülkeyi demokratikleştirmeye geliyoruz. Bu ülkeye barışı getiriyoruz. Önce yerel yönetimlerde sonra Türkiye’de iktidara geleceğiz. Sadece Türkiye’de değil hem Türkiye hem de Orta Doğu hem de Avrupa’da barışı gerçekleştireceğiz. 


    AVRUPAYA ÇAĞRI: TÜRKİYEDE YAŞANANLARA GÖZ YUMARAK DEMOKRATİK OLAMAZSINIZ


    Avrupa’ya sesleniyorum: Bugün Türkiye ve Orta Doğu’yu görmezden gelerek demokrasiyi koruyamazsınız. Kendinize yeter bir demokrasi ile huzuru bulamazsınız. Orta Doğu ve Suriye’de yaşananlara kulaklarınızı gözlerini yumarak, Türkiye’deki bu otoriter rejime sessiz kalarak Avrupa’da büyük bir adaletsizliğin önünü açarsanız. Gelin Türkiye’de yaşananlara sessiz kalmayın, gelin AİHM’in kararlarının uygulanması için devreye girin. Gelin CPT’nin bu görmezden gelen tavrına son verin. Türkiye cezaevlerinde ve İmralı’da yaşananlara son vermek için üzerinize düşenin gereğini yapın. Çağrımız buradan uluslararası kamuoyunadır. Demokrasi her yerde adalet her yerde herkese diyoruz. 


    BİZİM DÖNEMİMİZDE KADINLAR 55, ERKEKLER 60 YAŞINDA EMEKLİ OLACAK


    O kadar halktan kopuklar ki dün bir şey söylüyor. Diyor ki 65 yaş üzerindekiler diyor elden ayaktan düşüyor. 65 yaşına gelmiş insanları yok sayma başlıyor. Oysa bir çoğumuz için yaşam emekli olduktan sonra başlıyor. Biz emeklilerin kentlerini de var edeceğiz. Tüm emeklilerimiz 65 yaşından sonra yaşadıkları kentlerde huzur içinde sosyal yaşamı bizimle birlikte var edeceğiz. İktidara geldiğimiz zaman 65 yaş emekliliğini, bu mezarda emeklilik yasasını değiştireceğiz. Kadınlar 55, erkekler 60 yaşında emekli olacak. Ve emekliler sosyal yaşamın içinde, torunlarımız, çocuklarımızla kentin sosyal dokusu içinde kent yaşamına katkı sunacaklar. Çalışmak zorunda kalmayacaklar. Bugün 8 milyon emekli çalışmak zorunda çünkü geçinemiyor, yoksul. Biz belediyelerimizde, yerel yönetimlerimizde emeklilerin çalışmak zorunda kalmadığı projeleri hayata geçireceğiz. Yoksullukla mücadele ederken bu konuyu öncelikli konu olarak ele alacağız. Birlikte pişirip birlikte yiyeceğiz. Yoksul emekli insanlarımızla dayanışma içinde olacağız. 


    SENİN DE EMEKLİ OLMA YAŞIN GELDİ


    65 yaş hatırlatması iyi oldu. Bende diyorum ki madem insanlar 65 yaşında elden ayaktan düşüyor sen de 65 yaşındasın. Senin de emekli olma yaşın gelmedi mi? Elden ayaktan düşme ama emekli olma yaşın gelmiş. Diyoruz ki siyasette de emekli yaşı olmalı. Beli bir yaştan sonra artık gençlerin önü açılmalı, öyle göstermelik bir iki genç vekil meclise sokarak değil gençlere siyaset yapma olanağı sağlamak için siyasette de bir emeklilik yaşına ihtiyacımız var. Var mısınız 31 Mart’ta hep birlikte bunların emeklilik işlemini başlatmaya? O zaman 31 Mart’ta sandıklara giderek oylarımızı kullanarak hem geleceğimize sahip çıkalım hem de gençler için siyasetin önünü açalım. Bu 65 yaş üstü siyasetçilere emeklilik işlemi başlatalım.


    UMUT VE GELECEK BİZDEN YANADIR


    Sevgili arkadaşlarım, 31 Mart’ta Türkiye’de çok önemli bir seçim başlayacak. Bu önemli seçimle birlikte Türkiye’de demokrasinin, hukuk devletinin önünü açılacak. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile bu ülke yol alamıyor. Türkiye halkları çoğulcu, demokratik ve laik bir ülkeye ihtiyaç duyuyor. Bunu yapabilmek için o güçlü irademizi bütün haksızlıklara bütün baskılara ve şaibelere rağmen sandıklara taşımalıyız. Türkiye’yi değiştirmeli dönüştürmeliyiz. Umut ve gelecek bizden yanadır. Bize düşen umudun yolcuları olarak asla vazgeçmemektir. Nasıl ki bugüne kadar diz çökmedik bundan sonra da kararlı bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Hepimizin yolu açık olsun. Dönen dönsün yolundan biz dönmeyiz. 



    **Erdoğan’ın Ardahan Sakinliği, Kaliforniya Çamı..


    Havaalanı ve Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolunun merkeze uzatılması beklenen ülkemin sınır kentinde düzenlenen mitingde konuşan Başkan Erdoğan’ı ekranda pür dikkatle hem izleyip, hemde telefon kamerası ile aldığım görüntüyle kayıt altına alıyor, Erdoğan’ın Ardahan’da yaptığı konuşmayı takipçilerimin de görmesini istiyordum.

    Çünkü ülkemin 3 gümrük kapısına sahip olmasına karşın ihracat ve ithalatın en az yapıldığı sınır, serhat kentte yapacağı konuşmasında vereceği mesajlar hem Ardahan’da ki partisinin adaylarını hemde genel gündemi belirleye bilirdi..

    Evet, günlerdir beklediğimiz, hava alanı olmadığı için helikopter ile şehrin futbol sahasına inen, buradan camiye gidip, cuma namazını kılan Erdoğan’ı Ardahan’da çıktığı mitingde pür dikkatle izlerken bir taraftan da benim gibi onun yapacağı konuşmayı merak edip, sahayı dolduranlara bakıyorum, inceliyorum.

    Ve Erdoğan’ı izleyip, dinlerken yetmedi cep telefonu ile görüntüsünü kayıt edip, canlı yayınlarken en çok ta merak ettiğim diğer bir konu miting alanını dolduranların tutum ve tavırları oluyor.

    Soğuk bir günde Ardahan’a gelip, başta Ardahanlı ozanların söylemleri olmak üzere ilçelerinin adlarını tek tek veren ve sanki bir Ardahanlıymış gibi 3.5 yıl önce yine bir miting için geldiği Ardahan’ı çok yakından tanıyormuş intibası vermeye çalışan Başkan Erdoğan’ı izlerken diğer taraftan sahayı dolduranların kimler olduğuna bakıyorum.

    Ve çoğunu tanımayıp, miting alanını dolduranların kendileri gibi giyimlerinin bir hayli yeni ve lüks olduğuna takılıyorum..

    MHP ile girdiği ittifak gereği mi, bir süreci daha tamamlamak ve hedeflediği yere doğru engelsiz gitmek için mi bilinmez ama her seçim döneminde yeni bir oluşum, arkadaş veya parti ile yol almaya devam eden Erdoğan’ın yaklaşan yerel seçimler öncesi bir hayli kırıp, döktüğü Kürt seçmene yönelik Ardahan’da yumuşak ama Ardahan’dan sonra gittiği Artvin’de ve diğer illerde yeniden sertleştiğini izlerken tesadüfen takılıp, adeta dünü ve bugünü anlatan bir yazıya takılıyordum.

    Ve hiç bir yorum katmadan aşağıda aynen yayınladığım o yazının neyi anlatmak istediğini siz okurlara bırakıyordum.. 

    Çünkü o yazıda kesilip, yok edildiği sanılan canlıların tüm baskı ve şiddetlere karşın vede yok sayılmalarına rağmen her geçen gün ve başka bir nedenle çoğaldığını yeri geldiğinde ‘varız, buradayız’ dediğini anlatıyordu aşağıda ki yazı..

    İşte o yazı;


    **Ağacı Kesilen Adamın İntikamı..


    Redondo Beach / Kaliforniya’da yaşayan yaşlı adamın düzenli olarak baktığı ağacı köklerinin kaldırımın üzerine çıkması sebebiyle, belediye tarafından kesilmesine karşı aldığı inanılmaz intikam belediye başkanına gönderdiği mektup ile ortaya çıktı;

    “Merhaba sayın belediye reisi. Bugün bu mektupla size ölüm, yeniden doğmak ve intikam üzerine bir hikaye anlatacağım…

    3 yıl önce bugün, Sizin başkanlık yaptığınız Redondo şehir konseyi, evimin önünde büyüyen ve 30 yaşında olan ağacı kesme kararı aldı.

    Bunun tek sebebi ağacın köklerinin kaldırımın üzerine çıkmaya başlamasıydı. Gerçek bir sorun bile değil…

    Tüm bunların üzerine, ağacın bakımını düzenli olarak ben yaptığım ve evimin önünde olmasında dolayı, ağaç kesim masraflarını da ‘yasa gereği’ bana ödettiniz.

    O ağaca gerçekten bir aile bireyi gibi bakmıştım. Gerektiğinde gübreledim, zararlılardan korunması için ilaçlar verdim.

    Bir fideyken dik durabilmesi için ona destek yaptım. Zamanla büyüdü ve çok güçlü bir ağaç oldu.

    Evladı kendi ayakları üzerinde durmaya başlayan bir baba gibi gururluydum. Ben bu dünyadan ayrıldıktan sonra bile, arkamda benden kalan canlı ve yaşayan bir hatıra bırakmanın verdiği mutlulukla hayatımın son yıllarını geçiriyordum.

    Ancak sizler belli belirsiz bir bahaneyle, çocuğum gibi gördüğüm, ağacımı öldürdünüz.

    Bununla da yetinmeyip, celladının ücretini dahi bana ödettiniz. Başkan, Steve Aspel, 3 yıl önce siz benim evladımı öldürdünüz…

    Ve bugün intikam zamanı!

    Siz ağacımı kestikten 5 ay sonra, yani bundan 2 yıl 7 ay önce, şehrin belediye yetkisi altındaki çeşitli yerlerine, 45 adet Redwood Kaliforniya çamı ve 82 dev sekoya ektim.

    Bilmiyor olabilirsiniz, ancak ektiğim bu ağaçların özelliği dev boyutlarda olmaları ve boy atmaya başlamadan önce toprağa sıkı sıkı kök salmaları.

    Yani siz bu mektubu okuduğunuz sırada, dışarıdan küçük gözüken o ağaçlar toprağa doğru 10 metre kök saldılar bile.

    Önümüzdeki, aylar içerisinde ise mevsimleri geldiği için akıl almaz bir hızla uzamaya başlayacaklar ve boyları 70 metreye dayanacak…

    Siz o gün görmezden gelebileceğiniz bir sorunu, kendinize görev edinip ağacımı kesmiştiniz. Bugün ise, belediye denetimi altında olan yerlerde 100’e yakın dev ağaç büyümekte ve bu ağaçlar benim ağacım gibi kolayca sökebileceğiniz ağaçlardan değil…

    Bunu yapmaya kalksanız bile, her birinin kökünden sökmek size bir servete mal olacaktır…

    İyi günler, sayın belediye başkanı…

    Sadece kökü kaldırıma çıktı bahanesiyle kestiğiniz o ağacın, bugün 100 ağaç olarak geri döndüğünü size iletmek için bu mektubu yazıyorum ve hayatımın son günlerinde size ağaç dolu bir şehir bırakıyorum. İşte benim intikamım…”

  • Damal ve Hanak'a Doğal Gaz Verilecek!

    Ardahan AK Parti’nin düzenlediği mitinge katılmak üzere Ardahan’a gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kar’tan Ardahan’a Helekopter ile gelerek, 80. Yıl Şehir Stadyumunda Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Kırış ve Belediye Başkanı Faruk Köksoy tarafından karşılandı.


    Karşılamanın ardından Ardahan merkez camiine geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cuma Namazını kıldı ve vatandaşların Cuma’sını tebrik etti. Erdoğan daha sonra, PTT Kavşağında halkla buluştu.

    AK Parit Ardahan Miilletvekili, Beleidye Başkanı ve Belediye Başkan Adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın konuşmaları ardından miting alanında konuşan Erdoğan, 3,5 yıllık hasretin ardından Ardahan’a kavuştuğunu söyledi.



    **BAYDAR: BU KARDEŞİNİZE İNANIN,


    SİZİ MAHCUP ETMEYECEYECEĞİM


    Erdoğn’dan önce bir konuşma yapan AK Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı Yunus Baydar ise, “Cumhur ittifakın adayı olarak onur duyuyorum.  Ardahan İktidarın nimetlerinden daha fazla yararlanmalı. 30 adet projemizle büyük Ardahan’ı büyüteceğiz. İş istihdamı sağlayacağız. Gençlerimiz Ardahan’da işsiz kalmayacak. Ardahan’ımıza Cumhurbaşkanımız geliyor. Bizleri onurlandırıp teşrif ediyor. Kendilerine saygılarımı sunuyorum, şükranlarımı arz ediyorum. Sizleri tanıyorum. Ardahan’ın öz evladıyız. Ardahan’ın geleceğine katkı sunacağız. Herkese katkı sunacağız. Sizin içinizden çıkan bu kardeşiniz seçimden sonrada burada olacaktır. Herkesin Belediye Başkanı olacağım. Kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Değerli hemşerilerimin Ardahan zaman kaybetmeye tahammülü yoktur. Hizmetlerin devam etmesi için AK Parti İktidarının Belediyeyi kazanması zorunludur. Şunu bilin ki her zaman emrinizde olacağım. Herkesin Belediye Başkanı olup ayrım yapmadan herkese eşit hizmet götüreceğiz. Sizler bana destek verin, sizleri mahcup etmeyeceğim. Projelerimize gelince Millet bahçesi oluşturacağız. Şehirlerarası otogar, Tır lojistik tesisi kuracağız. Aziziye Kışlası sosyal tesisler ile donatılacak. Mahallerde hayvancılık projelerini geliştirip hibe konusunda destek için çaba göstereceğiz. 31 Mart’ta görev bekliyorum ve hepinizi Allah’a emanet ediyorum” diye konuştu.


    Baydar’ın konuşması öncesi alka hitap eden AK PartiArdahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ise AK Parti belediyeciliğin devam etmesi gerektiğine işaret ederek, Yunus Baydar’a destek istedi ve halkın en doğru kararı vereceğini söyledi.



    Atalay: Ümmettin lideri Ardahan’ın misafiridir.


    Cumhurbaşkanı’nın Ardahan’ı şereflendirdiğini söyleyen Vekil Atalay, “Bugün ümmettin lideri Ardahan’ın misafiridir. Ardahan’ımıza gelen güzel misafirlerimiz vardır. İnşallah 31 Mart’ta Ardahan AK Parti’nin bayrağını dalgalandıran ilk il olacaktır. Doğunun son durağı buradadır, güneş burada doğmaktadır. 31 Mart gecesi Yunus kardeşimize destek vererek seçimi inşallah alacağız. CHP’nin bu ülkeye bu şehre kazandıracağı bir şey yok” dedi.



    **Başkan Erdoğan: Barış olmadan huzur olmaz..


    Ardahan’ın milli uyanışın sembol şehri olduğunu ifade eden Erdoğan, “Ardahan bağımsızlığın kıymetini bilir. Ardahan hür yaşamanın, kendi toprağında özgür yaşamanın kıymetini iyi bilir. İstikrar ve güven ortamının değerini çok iyi bilir. Son bir asırda yaşadıklarımız birlik olmadan dirlik olmaz gerçeğini göstermiştir. Barış olmadan huzur olmaz, beraberlik olmadan zafer olmaz, kenetlenme olmadan başarı olmaz, dayanışma olmadan refah, kalkınma, gelişme olmaz” dedi.


    Konuşmalarını, Ardahan’ın geleceğini yakından ilgilendiren konular üzerine sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, miting alanında bazı vaatlerde bulundu.



    AZİZYE KIŞLASI MİLLET BAHÇESİ OLACAK



    Valiliğimiz kanalıyla şehrimize 70 dönüm büyüklüğünde muhteşem bir millet bahçesi kazandırıyoruz. Aziziye Kışlası’ndaki sorunlar çözüldü. Artık orası millet bahçesi olarak siz Ardahanlı kardeşlerime hizmet verecek. Şehrin merkezinde anneler, babalar yavrularını alacak ve o millet bahçesinde birlikte eğlenecekler. Bu bahçenin içinde müze var. Kışlanın içindeki o müze o da onlara ayrıca hizmet verecek. Ama bir de millet kıraathanesi o projenin içinde yer alacak. Oraya da üniversiteli gençler hem derslerini çalışmaya gelecekler hem kitap okumaya gelecekler. Çay, simit ve bunun yanında kek, pasta ücretsiz olarak gençlerimize orada ikram edilecek.



    CAMBAZ İSTASYONU KURULACAK

    Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi, Türkiye’nin ve aynı zamanda Ardahan’ın da projesidir. Demir-İpek yolu güzergâhındaki Çıldır’ın Yukarıcanbaz köyünde gümrük işletme merkezi ve donatılarıyla birlikte Canbaz İstasyonu kuracağız. Ardahan’ın turizm potansiyeli ön plana çıkacak ve sektörlerin gelişimine katkı sağlanacak.



    TÜNEL İNŞAATLARI BİTECEK YENİ TÜNELLER BAŞLAYACAK

    Kafkasya ve Orta Asya’nın Karadeniz ile irtibatını kolaylaştıracak, Ardahanlıların da asırlık özlemi olan Sahara Tüneli’ni yapmak için kolları sıvadık. Projesi hazır, inşallah en kısa sürede Sahara Tüneli’ni de hayata geçireceğiz. Ardahan-Posof arasındaki Ilgar Tüneli’nde ve Çıldır-Aktaş sınır kapısı yolu üzerindeki Aşık Şenlik Tüneli’ndeki çalışmalar da devam ediyor. Çıldır Gölü’ndeki hizmetlerimiz ise yeni tesislerde devam edecek.



    GÖLE’NİN ARDINDAN HANAK VE DAMAL DOĞALGAZA KAVUŞACAK

    Ardahan’ı doğal gazla buluşturduk. Şimdi Damal ve Hanak ilçelerimize de doğalgaz vereceğiz. Göle ilçemizin de doğal gaz boru hattının döşeme işlemleri başladı.



    KAFKAS ARISI, KAZ, KAŞAR PEYNİRİNDE YENİ GELİŞMELER OLACAK

    Kafkas Arısı’nın korunması ve ana arı üretiminin yapılması için Ardahan’da gen merkezi müdürlüğümüz var. Burada coğrafi işaret patentli Ardahan çiçek balı üretimi yapılıyor. Ardahan 543 arıcılık işletmesi ile ekonomik değer üretiyor. Bu yıl içinde şehrimize arı ürünleri laboratuvarı yapıyoruz. Ardahan’ın kazı meşhur. Ardahan kaşar peyniri, Ardahan balı kentin önemli ekonomik ve kültürel değerleridir. Üretim kapasitelerinin artırılması ve yeni pazarlara ulaşılması için bu alanda iş yapan sektörleri çeşitli teşvik ve hibe programları ile destekliyoruz. Ardahanlı iş insanlarımıza, girişimcilerimize 358 milyon lira tutarında yatırım teşviki verdik. Ayrıca 2 bin 841 iş yerine 62 milyon lira tutarında SGK prim teşviki verdik. 2002’de 5 milyon lira tarımsal destek verilmişken, 2018’de 90 milyon liraya çıkardık. Ardahanlı çiftçilerimize son 17 yılda 442 milyon lira tutarında tarımsal destek verdik.



    GENÇLER İÇİN TESİSLER YAPILDI

    2002’de hiç yükseköğrenim yurdu bulunmayan Ardahan’da bugün itibariyle 3 bin 79 kişilik yükseköğrenim yurtları var. Ardahan’da gençlik merkezi, kapalı yarı olimpik yüzme havuzu, futbol sahaları yaptık. Göle’de gençlik merkezi, spor salonu ve futbol sahası gibi sosyal tesisleri inşa ederek, gençlerin hizmetine sunduk.






    YENİ HASTANELER YAPILIYOR

    150 yataklı Ardahan Devlet Hastanesiyle birlikte, 400 yataklı Göle Devlet Hastanesi ve Posof Entegre İlçe Hastanesi ile 18 sağlık tesisini şehre kazandırdık. Çıldır Entegre İlçe Hastanesi, Ardahan Merkez Aile Sağlığı Merkezi ve Göle Devlet Hastanesinin 15 daireli lojmanlarının yapımları devam ediyor. Ayrıca, Ardahan’da bugüne kadar bin 546 konut yaptık.

    Erdoğan, mitingin ardından Ardahan Belediyesini ziyaret etti. Valilik ve Belediye Şeref Defterini imzalayan Erdoğan, hatıra fotoğrafı çektirdi.

    Erdoğan, mitingin ardından Ardahan’a komşu olan Artvin’e gitti.



    ***Başkan Erdoğan’a Açık Mektup..


    Sayın Recep Tayyip Erdoğan..

    T.C. Cumhurbaşkanı/Başkan


    Yeni bir seçim sürecinin devam ettiği şu günlerde bulunduğunuz makamların verdiği imkanlar içinde bugün geleceğiniz Ardahan’da seçmene hitaben bir konuşma yapacaksınız.

    Öncelikle kent merkezinin doğal gaz ile ilçe ve köylerinin hala tezek ve odun/kömürle ısınan memleketim de üşütmemenizi diler, saygılar sunarım.

    Sayın cumhurbaşkanı/Başkan Erdoğan..

    İki seçimdir ittifak yaptığınız MHP’nin etkisinde mi yoksa ‘Ortağa ayıp olmasın’ diyerek mi bilmeyiz ama mitinglerde yaptığınız konuşmaların büyük bölümünde ülkemizde barış ve kardeşlik içinde yaşayan toplumların gerilmesine neden olan bir dil kullandığınızı üzülerek izlemekteyim.

    Halbuki; Aynı Erdoğan’ın adına Barış Süreci denen süreç başta olmak üzere iktidara geldiği yıllarda daha yapıcı vede barışçıl bir dil kullandığını ve karşılığında da oy aldığını bilen gazeteci vede seçmenim.

    Sayın Başkan;

    Kurtuluş savaşının ilk ciddi direnişinin yaşandığı, silahlı çetelerin oluşturulduğu hatta ilk meclisin kurulup, bayrağının göndere çekildiği Serhat Ardahan’da ve diğer 80 vilayette yaşayanların kardeşçe bir yaşam arzusu içinde olduğu ve bu nedenle et ile tırnak misali bir birine kız alıp, senin gibi damatlar edindiği bu ülkenin seçmeninin tercihlerini yönlendirme adına kullandığınız dilin 5 ila 7 milyon oy alan partinin seçmeni olduğu gibi sizin de seçmeniniz olduğunu unutmamanızı rica ediyorum.

    Yani kullandığı oyu size verirken iyi başkasına verirken kötü olan bir seçmen olmadığı bu ülke de sizin ve diğer siyasilerin kasıtlı olmazsa da oy telaşı ile kullandığı dilin gün geçtikçe toplumlar arasında ayrışıma neden olduğunu ve kapanmayan yaralar verdiğini bilinmesini hatırlatırken siz siyasilerimiz ve ülke idarecilerimizin ayrıştırıcı dilden çok birleştirici çıkışlar ve yatırımlara yönelmeniz arzu etmekteyiz.

    Ve bugün konuşmak için gittiğiniz Ardahan’ın da yapılan yatırımların toplu açılışını yapacağınız Artvin ve diğer gelişmiş vilayetler gibi yatırımlara muhtaç olduğunu ve bu yatırımların işsizliği önleyen, göçü durduran yatırımlar olmasını beklediğini bilmeniz ve bu yönde bir dil kullanmakta taraf olduğunu bilmenizi hatırlatmak isteriz.

    Geçtiğimiz günlerde saray da bir araya geldiğiniz Doğu ve Güneydoğu kanaat önderlerinin bile dillendirmediği ve ziyaret ettiğiniz illerde ki bürokratların hazırladığı raporlara göre yaptığınız konuşmalar dışında onca ciddi sorunların olduğunu bilmenizi ve asıl bu sorunları çözecek bir dilin kullanılmadı gerektiğini belirtirken bu ülkenin bugün bir kurşun almaktan bile zorlandığı ekonomik sıkıntısının çözümünün sizlerin kullanacağı dile bağlı olduğunu da bildiğinizi umar ziyaret ettiğiniz Ardahan’ın neden 3 Gümrük kapısı olmasına karşın beklenen ihracat ve ithalatın yapılmadığını sorgulamanızı umut ediyoruz.

    Sizin iktidara gelirken verdiğiniz 3 vaadin birinin Ardahan gibi sınır olan kentler de Sınır Ticaret Merkezlerinin açılacağı, bugün öğrenci sayısının bir hayli azalmaya başladığı ve kent ekonomisi ile ilgili plan ve projeler geliştirmemekle eleştirilen Ardahan Üniversitesi gibi Ardahan’ın da içinde olduğu 81 Vilayete hava alanı sözünü tutacağınızı anlatan bir dil kullanmanızı beklerken Kafkasların başkenti Ardahan’ın olduğu gibi Doğu Anadoluyu, Karadeniz’i ve ülkemizi Kafkaslara bağlayacak olan Posof Ulgar Dağı Tünelinin neden durdurulduğunu anlatmasını istiyoruz.

    Ve 26 yıldır İl Kültür ve Turizmi Müdürü atanmayan, 3 yıldır İl Milli Eğitim Müdürü olmayan bir çok resmi kurumunun vekilin vekili ile idare edilen Ardahan gibi tanıtılıp, turizme kazandırılması gereken güzel ülkemizin sınırına dayanması gereken Kar-Tiflis-Bakü İpek Yolunun Ardahan’a kadar uzatılması için bir dile ihtiyaç duyulduğunu da belirtirken kağıt üzerinde verilen sözde destekler ile hayvancılığın hala atadan, dededen kalma yöntemlerin sırtında bir yere gidemediğini de görecek gözlere ihtiyaç duymaktayız.

    31 Mart’ya yapılacak olan yerel seçimlerin konu başlığı olan belediyelere devir edileceği belirtilen Askeri Kışlaların boşaltılmasına karşın neden hala devrinin gerçekleşmediğini bunlara nedenin ne olduğunu sorgulayacak bir dilin Ardahan’ın ve ona benzer kentlerin akabinde ülkenin gelişmesine, huzuruna katkı sunacağını düşünmekteyiz.

    17 Yıldır iktidar da buluna partinizin Organize Sanayi Bölgesine bir fabrika yaptıracak bir proje bekleyen Ardahan gibi illere yönelik ne gibi plan ve projelerinin olduğunu anlatan bir dilin hem daha iyi daha güzel ve seçmeni ikan edecek bir üslup olduğuna inandığımız bir dilin kullanıldığı seçim meydanlarında oy istediğimiz seçmenin tanzim satışların yeniden kurulmasına neden olan ekonomik sıkıntı içinde olduğunu da unutmadan yapacağınız mitinglerde, konuşmalarda ekonomik sıkıntıya çözüm olacak ve buna benzer sorunların çözümüne katkı sunacak bir dil kullanılmasının beklenmektedir. 

    Kısacası size yönelik bu açık mektubun anlaşılması ve mitinglerde, basın ve medya önünde kullanılan dilin barış dili olmasının hem toplum üzerinde hem de seçmen üzerinde büyük etkisinin olacağını belirtir, saygılar sunarım.

  • ARDAFED KOCAELİ'NDEYDİ..


    19 Nisan ila 24 Nisan Günlerinde İstanbul’da yeni bir Ardahan Günleri etkinliğine hazırlanan ve bu yönde çalışmalarına devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu son olarak gerçekleştirdiği Ardahan’ın Kurtuluş Gecesi etkinliği ardından Ardahanlı siyasilere yönelik yaptığı destek ziyaretlerine Kocaeli’nde devam etti.


    Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Name Fidan’ın da Darıca’da Belediye Meclis Üyesi Adayı olduğu  Kocaeli’nin Dilovası ve Derince İlçelerinin yanı sıra Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Ardahanlı siyasileri ziyaretlerine devam eden ARDAFED Başkanı ve yöneticilerinin yanı sıra ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çabalarına inanan ve ARDAFED heyetine eşlik eden Ardahanlılar son olarak Ardahanlı olan ve 31 Mart’ta gerçekleşecek olan yerel seçimlerde Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Züleyha Gülüm’ü HDP Kocaeli İl Binasında ziyaret ederek, daha önce de milletvekilliğide yapan Hanaklı hemşehrilerine başarılar diledi.


    Aynı zamanda gazeteci olan Fakir Yılmaz’ın başkanlık ettği Ardahan Dernekler Federasyonu heyetinin Kocaeli ziyaretine bölgede bulunan dernek başkanları ve yöneticileri de eşlik ettiler.



     


    Ardahanlı Belediye Neclis Üyesi Adayları da Var


    **Başkan Adaylarının Yanı Sıra Ardahanlı Belediye Meclis Üyeleri de Var..


     


    Başta, halen Bakırköy Belediye Başkanlığı yapan Ardahanlı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun yanı sıra Esenyurt Belediye Başkan Adayı Kemal Deniz Bozkurt, Şişli Belediye Başkan Adayı Muammer Keskin, Sultangazi Belediye Başkan Adayı Haluk Bozkurt’un İstanbul CHP’den, İpek Süt’ün Esenyurt’ta, Ekrem Şit’in Kağıthane’de, Ümraniye’de Nesim Pakır’ın İstanbul DSP’den, Hamza Şayir’in Kocaeli Dilovası’nda AK Parti’den, Sertif Gökçe’nin Derince CHP’den, Özgür Erdursun’un Bursa Yıldırım İlçesinde CHP’den Belediye Başkan adayı olduğu 31 Mart Yerel Seçimleri öncesi birçok Ardahanlı siyasi de çeşitli partilerde Belediye Meclis Üyesi Adayı oldular.


    Aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu Başkan Yardımcısı olan Ardahanlı Name Fidan’ın Darıca’da, aynı bölged Aydın Işık, Bülent Koçak, Sultanbyeli’de Ertan Hamitoğlu, halen Belediye Meclis Üyesi olan  Ardahanlı Ahmet Yılmaz’ın Sancaktepe’de, Yılmaz gibi hala Belediye Meclis Üyesi olan Togay Çoban’ın önümüzde ki yerel seçimlerde Belediye Meclis Üyesi aday olurlarken tarihinde ilk kez 11 Ardahanlının Belediye Başkan Adayı olduğu batı da 50’nin üzerinde Ardahanlının Belediye meclis Üyeliği için listelerde yer buldukları da alınan bilgiler arasında oldu.



    Bursa’da da Kurtuluş Gecesi..


    Bursa Ardahan Bursa Ardahan İli ve ilçeleri Derneği ve Bursa Ardahan Dernekleri Federasyonu’nun hazırladığı geceye Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Bozbey, CHP Bursa Yıldırım Belediye Başkan adayı Özgür Erdursun, eski İçişleri Bakanı ve Bursa milletvekili Efkan Ala, Bursa Ak Parti Nilüfer Belediye Başkan adayı Necati Şahin, Orhaneli Belediye Başkanı İrfan Tatlıoğlu ve çok sayıda davetli katıldı. Ardahan’a özgü yöresel türkülerin söylendiği halayların çekildiği gecede konuşan Bursa Ardahan Bursa Ardahan İli ve ilçeleri Derneği Başkanı Güven Gökten, “Dernek yöneticileri olarak yaklaşık bir yıldır Ardahan İl Derneği’ne hizmet etmekteyiz. Bizler göreve geldiğimizde derneğimizi Bursa’nın göbeği dediğimiz Heykel’e taşıdık. Birçok etkinliğe imza attık. En önemlisi bir Türk Halk Müziği korosu kurduk. İnşallah verilecek olan desteklerle Ardahan’a turneye gideceğiz. Ardahan ile de kalmayıp Avrupa turnesi düşünüyoruz. Hedefimiz büyük. Bugüne kadar yaptıklarımız yapacaklarımızın işaretidir” dedi. 



    Ve seçim başlıyor…


    YSK’ya verilen listelerin resmileşmesi ile resmen start alacak olan Mahalli İdareler Seçimleri ile yeni Belediye Başkanları, Belediye Meclis Üyeleri ve İl Genel Meclis Üyeleri seçilmek için yarışı hızlandıracaklar.

    Kiminin sabıka sorunu, kiminin siyasi ayak oyunlar ile aday olmadığı edilmediği bir süreci de geride bırakacak olan partiler YSK’nın onayına sunduğu adayları ile devam edecekleri seçim yolunda seçmeni ikna etmek için tüm imkanlarını seferber edecekler.

    Başta, devletin imkanlarını elinde tutan ve havuz medyasının da katkıları ile gündemde kendisini sıcak tutan hükumetin partisi AK Parti olmak üzere onun en büyük rakibi CHP olmak üzere bir çok partinin kazanmak için tüm imkanlarını seferber edeceği yeni bir seçimi daha izlerken normal bir mahalli idareler seçimini getirip, beka sorunu yapan MHP’nin ondan kopan İYİ Partinin yanında tüm baskı ve dışlanmalara karşın dim dik ayaya kalan ve oylarını arttıran HDP’nin yarışacağı bir seçim izleyeceğimiz bir süreçte asıl konu ve sorun olan ekonomide seçimler sonrasına ötelenmeye devam edecek gibi.

    Seçmenin hala kararsız olduğu ve 17 yıla aşkındır iktidar olan ama hala ‘Oy verirseniz yapacağım’ diyen bir parti ile var olan sorunlara ciddi alternatifler getiremeyen bir muhalefet arasında sıkışıp, kaldığı bir sürecide izlediğimiz şu günlerde asıl diğer bir sorun da 31 Marta yapılacak olan seçimler de başkan, belediye meclis üyesi, il genel meclis üyesi, muhtar olmak isteyenlerin de hükumet ve muhalefet gibi oy istedikleri seçmene ciddi bir proje sunamamalarıdır.

    Adete, ‘İşte bir seçim’ dedirten ama hükumet ve ortağına baktığınız da ülke elden gidecek hala getirilen bir seçim muhalefet göre iste sanki kendisini iktidara taşıyacak olan genel bir seçim havasına konula 31 Mart Yerel veya Mahalli Seçimlere kitlendiğimiz şu günlerde ‘Düşman kardeşler’ denen ABD ile Kore başkanlarının bir araya geldiği, Hindistan ile Pakistan’ın savaşın eşiğine geldiği, Güneş ve gezegenlerin aynı sıraya girdiklerinden dolayı büyük bir depremin yaşanacağı, bunun duyan hükumetin atanmış bakanının, ‘önümüze gelen her binayı yıkacağız’ dediğini de normal birer haber bülteni misali göz ucuyla okuyup, seyredip geçiştiriyoruz.

    çünkü ‘Ve seçim başlıyor’ filimini izlemekten ne ülke içinde ki gerçek gündemi ve sorunları nede dünya da yaşanan ve bizleri de etkileyen gelişmeleri göremiyor, görmezden gelip, es geçiştiriyoruz..

    Başta gerçek anlamda bir demokrasinin gerçekleşeceğini ve sanki tüm sorunlardan kurtuluşun 31 Martta yapılacak olan yerel seçimlerdeymiş gibi bir atmosferin içinde yoğrulurken dananın asıl kuyruğunu da bu seçimlerden sonra kopacağını da anlamamazlıktan gelmekteyiz.

    İyi ne diyelim, ‘Haydi yeni filim başlıyor’ pardon ‘Ve seçim başlıyor’ demekten öte..


     

  • HDP: CHP'yi Desteklemiyoruz..

    HALKLARIN DEMOKRATİK PARTİSİNDEN


    CHP’NİN YAYDIĞI ASILSIZ SÖYLEMLERE TEPKİ 

    Halkların Demokratik Partisi CHP’yi ve adayını desteklediği ile alakalı asılsız söylemlere sert tepki gösterdi.


    HDP’li Aday yaptığı açıklama da, ‘Bizler 31 Mart yerel seçimlerinin demokratik bir ortamda yapılmasını istiyoruz. Asılsız söylemlerde bulunarak seçmenimizden oy isteyenler bilmelidirler ki Halkların Demokratik Partisi (HDP) 31 Mart Yerel Seçimlerinde vardır, sahadadır ve aktif olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Gittiğimiz her yerde semenin partimize desteğini görmekteyiz.Yapılan asılsız söylemler etik olmadığı gibi ahlaki de değildir.’ dedi.


    (HDP) Göle Belediye Eş Başkan Adayı Nizamettin Öztürk gazetemize gündeme ilişkin açıklamalarda bulunarak HDP’nin Göle de CHP’yi ve adayını desteklediği ile alakalı asılsız söylemlere sert tepki gösterdi.


    Nizamettin Öztürk yaptığı açıklamada; parti olarak 31 Mart yerel secimlerinde Göle ilçemizde genel merkezimiz beni ve Akgül Manduzu aday olarak görevlendirmiştir. İlçemizde yaptığımız seçim çalışmaları kapsamında toplumu aldatıcı ve kamuoyunu yanıltıcı bazı duyumlar karşısında bu açıklamayı yapma gereği duyuyoruz.


    Bizim CHP ve adayını destekledigimiz yönünde bizzat CHP adayının ve CHP teşkilatının propaganda yaptığı duyumunu almış bulunmaktayız .


    Biz parti olarak hem il genel meclisi için hem de belediye başkanlığı için adaylarimizla çalismalarimiza başlamış bulunmaktayız.

    2 Mart Cumartesi günü saat 13.00 da eş genel başkanımız Sayın Sezai Temelli hapan mevkiinde ki seçim irtibat buromuzun açılışına katılacaktır.Seçim irtibat büromuzun açılışına bütün halkımız davetlidir.


    Bizler 31 Mart yerel seçimlerinin demokratik bir ortamda yapılmasını istiyoruz. Asılsız söylemlerde bulunarak seçmenimizden oy isteyenler bilmelidirler ki Halkların Demokratik Partisi (HDP) 31 Mart Yerel Secimlerinde vardir sahadadir ve aktif olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Gittigimiz her yerde secmenin partimize desteğini görmekteyiz.Yapılan asılsız söylemler etik olmadığı gibi ahlaki de değildir.


    Eş başkan adayimizin bayan olması yaptığımız çalışmalarımızda bayanların çok rahat bir şekilde sorun ve sıkıntılarını kendisiyle paylaşması ve çözümü noktasında bir avantaj olarak karşımıza çıkmaktadır .

    Ben burada bütün adaylara sesleniyorum .

    Açık çagrımızdır! Gelin Yerel basın huzurunda, tüm kamuoyuna açık bir platformda, bu şehrimiz üzerine konuşalım. Şehrimize doğasına uygun bir kimlik kazandıracak projelerimizi halkımızla paylaşalım. Arzumuz seçimlerin demokratik bir ortamda geçmesidir, kazanan halkımız olsun.

    Bu düşüncelerle halkımızı selamlar saygılarımı sunarım 

    Halkların Demokratik Partisi Göle Belediyesi Eş Başkan adayı

    Nizamettin Öztürk



    **CHP’DEN ESNAF ZİYARETİ…


    Öte yandan HDP’lilerin desteklemediğini belirttitiği CHP Belediye Başkan Adayı Özel Özen ve CHP yönetimi yoğun katılım ile esnaf ziyaretinde bulundu.


    Halkın ilgi gösterdiği ziyarete Özen halkın ilgisine teşekkür ederek “Korku duvari aşılmıştır.” dedi.


    Özen “Göle Esnafımızı ziyaret ederek sorunlarını dinledik, sürekli göç veren ilçemizde Esnafımız artık ÇÖZÜM bekliyor, aynı KİŞİLERİN ve aynı VAATLERİN artık fayda etmediğini görüyor.

    ÇÖZÜM BEKLEYEN ESNAFIMIZA EN KISA ZAMANDA ÇÖZÜMLERİMİZİ SUNACAĞIZ. 

    Korkmadan, yorulmadan bizimle yürüyen Göleli vatandaşımla ne kadar gurur duysam azdır. Bizim vergilerimiz ve emeklerimizle bize parmak sallayanlara sesleniyorum sizin de oyunuza talibiz. 

    Bütün Göle halkına yürekten teşekkür ediyorum.”


    “MARTIN SONU BAHAR”



    **Oy İçin Müjde Üzerine Müjde!


    65 Yaşına giren Başkan Erdoğan’ın başında bulunduğu bakanların şu günler de yaptıkları açıklamaları müjdelerle dolu açıklamalar olması dikkatlerden kaçmıyor.

    31 Mart seçimleri sonrasına bırakılan onca önemli işin başını çeken ekonomik krizi aşmak ve artık hep aynı partiyi ve yöneticilerini görmekten gına getiren seçmene his ettirmemek ve oy almak için çabalayan mevcut hükumetin sol orijinli olan tanzim satış merkezleri açarak domates, salata gibi gıdaların fiyatını düşürmeye çalışa dursun diğer taraftan da başta Bağ-Kur olmak üzere Kredi kartlarının ödemelerinin uzatılması, borçların ertelenmesi gibi bir çok önlemi de aldığını da müjdelemeye devam ediyor.

    Söylemlere ve haberler baktığımız da yalancı cennetin yaratılmaya çalışıldığı ama gerçekte durumun hiçte öyle olmadığını ve tam aksine başta ekonomi olmak üzere bir çok sorunun seçim sonrasına ötelendiğini de görmekteyiz.

    Ve Başkan Erdoğan’ın bakan yaptığı enişte ile diğer bakanların bu yönde yoğun çaba içinde olduklarını da havuz denen medya aracılığı ile izlemekteyiz.

    1 Mart’ta Ardahan’da olacak olan ve Kürt seçmenin oy verdiği partiyi ve onunla iş birliği yapanları terörist ilan eden Başkan Erdoğan’ın yüz hatlarına baktığımız da atamalarını yaptığı bakanların kamuoyuna pompaladığı onca müjdeli haberin kendisini de memnun etmediğini ve bu müjdelerin seçim öncesi yapılan çıkışlar olduğunun anlaşıldığını anlaması da işi diğer bir yönü.

    Bir taraftan başta ekonomik krizi hissettirmeme adına müjdeli haberler vererek 17 yıllık hükumete karşı oluşan tepkiyi en aza indirmeye çalışılan diğer taraftan hükumete karşı oluşabilecek bir çıkışı önleme adına başta Feto olmak üzere onca operasyonların da devam ettiği ve son bir ay için de 500’ün üzerinde asker ve polisin gözaltına alındığı ülkenin 31 Mart’a doğru gittikçe daha çok müjdeli haberler alacağı da görülmekte.

    Bunların başında, DSP-ANAP-MHP Hükumetinin İthal Bakanı Kemal Derviş döneminde kalan ve hala üzerinde gidilen ekonomik paketin Mazot, Gübre destekleri gibi desteklerde müjdelenmeye devam etse de seçmenin bu müjdelere bakıp, yön değiştirmediğini ve hükumete karşı 31 Mart’ta başına gideceği sandıkta bir cevap vereceği de görülmekte.

    Çünkü seçmenin olduğu gibi kamuoyunun çok kararlı olduğunu yapılan ama Başkan Erdoğan’ın ‘Ben onlara artık inanmıyorum’ diyerek görmezden gelemeye çalıştığı anket sonuçları da bir şeyler anlatır gibi.

    Erbakan’ın gemisinde kimin indiğini unutup, kendi gemisinde inenlere kıza Erdoğan’ın ilerleyen yaşına karşın hala ve onca bakan, vekil, partili, TRT’nin başını çektiği havuz medyası olmasına rağmen tek başına büyük bir dirençle ikna etmeye çalıştığı seçmenin bu kez kararlı ama karşı safta CHP gibi bir parti olduğunu görmenin sıkıntısı ile karşı karşıya kaldığını da görmekteyiz.

    Yani AK Parti’ye dur demeyi düşünen ama kime yürü diyeceğini bilemeyen bir durumda olan seçmeni müjdelerle ve ne olacaksa Beka sözleri ile iknaya çalışan Başkan Erdoğan ve onun bakanlarını müjdelerinin 31 Mart’a nasıl yansıyacağını bilmesekte, iki arada, bir derede kalan bir seçmenin varlığını his ediyor gibiyiz..

  • KÖYLER İÇİN YOLLARA DÜŞTÜLER..

    **Bilgili: Yerel Parlamenter Olma Gereğini Ortaya Koyacağım..


     


    1 Mart’ta Başkan Erdoğan’ı ağırlayacak olan AK Parti’den 1. Sıra İl Genel Meclis Üyesi Adayı olan Ardahanlı esnaflardan Levent Bilgili seçildiği takdirde yerel parlamenter olarak var olan sorunların çözümüne çalışacaklarını belirtti.


    Başta Ardahan Kent merkezinin olmak üzere 5 İlçesi, bir Beldesi, 236 köyünün sorunlarını en aza indirmek ve bunları çözerken iktidarın gücünü ortaya koymak olduğunu belirten AK Parti Ardahan İl Genel Meclis Üyesi Adayı Levent Bilgili yaptğı açıklamada, 3 gümrük kapısı, KTB Demiryolunun, Yalanızçam Kayak Tesislerinin, Kura Nehri’nin, Ardahan ve Göle Ovaları başta olmak üzere yaylaları ile Kale ve Kuleleri, Çıldır ve Aktaş Gölleri ile, Posof gibi Damal gibi Hanak gibi Çıldır gibi, Hoçvan gibi kentleri ile tüm ülkede tanıtılmasına mücadele edeceklerini belirtti.



    **Erdoğan O Dili Terk Etmeli, CHP O Rüyayı Görmemeli..


    Barış süreci denen süreç boyunca ve halen oylarını aldığı Kürt seçmenin Türk seçmen gibi hala umut bağladığı Başkan Erdoğan’ın CHP’ye yüklenme adına kullandığı dilin kendisine ve partisine oy kayıp ettirdiğini yapılan anketler ve ekonomik kriz ile boğuşan ve umudunu seçimler sonrasına bırakan seçmen arasında ki tartışmalardan anlamak mümkün.


    ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ diyenlerin temsil ettiği yasal partiyi ve onunla iş birliği yapanların hepsini terörist ilan edip, milliyetçi seçmenden oy aldığını düşünen Erdoağan’ın devletin imkanları ile o mitingten, bu mitinge gidip, yaptığı konuşmalarının karşı taraf olan yani Erdoğan’ın oy alacağını düşündüğü milliyetçiler gibi düşünenlerin oylarını da kayıp ettiğini anlamalı.


    Dikkat ediyor mu bilmem ama kendisi dışında hiç bir bakanının ve partilisinin kullanmadığı o dilin çok tehlikeli bir o kadar da oy kaybına neden olduğunu anlamaması halinde Akşener’in dediği gibi 17 yıllık iktidar da bıkmaya başlayan seçmenin iktidarın kulağını çekeceği de kesin gibi görünmektedir.


    Ve u dilden en çok faydalanın yasal bir parti olan ve tüm baskılara karşın oy kaybına uğramadığı gibi dim dik duran HDP’den çok, Kürt seçmenin çokta hayrını görmediği CHP’ye yaradığı da bilinmelidir.


    Bu nedenle 1 Mart’ta da Ardahan’da olacak olan Eroğan’ın o dili terk edip, daha barışçıl ve kardeşliği yeşerten bir dil kullanmalıdır.


    Aksine zaten zor bir seçim olduğu alenen görünen 31 Mart Yerel Seçimleri ardından balkondan kullanılacak bir dili kullanması çok zor olacak.



    **CHP’nin Darı Rüyası..


    31 Mart öncesi gittikçe sertleşen bir dille devam eden seçim çalışmalarının devam ettiği şu günlerde diğer bir faşist anlayış olan İYİ Parti ve Saadet Partisi ile açıktan ittifak kuran, ulusalcı seçmenden korkarak HDP ile olan ittifakını saklayan Cumhuriyet Halk Partisi’nin rüyasında darı gören aç tavuğa benzetmek sanırım yanlış olmaz.


    Çünkü, ne olduğu halen anlaşılmayan ama onun bakışı ile asıl hedefine ulaşmak için yani iktidarının devamı için Barış Süreci denen süreçte HDP ile ardından onun tam zıddı olan MHP ile bugün ittifaka giren  Erdoğan’ın kullandığı dilin getireceği puanlarla yaklaşan yerel seçimlerde başarılı olacağını hesaplayan bir CHP var karşımızda..


    Ama aynı CHP’nin hala parti içi sorunları aşamadığı ve başta Mustafa Sarıgül, Handan Toprak, Mete Özdemir gibi isimler olmak üzere onca isimin CHP’ye değil, HDP ile yeni bir gizli ittifaka girdiği ileri sürülen AK Parti’ye çalıştığını da anlamıyor.


    Ve en önemlisi İnce gibilerinin CHP Genel Başkanlığı için verdikleri mücadeleyi yeniden başlatmak adına 31 Seçimlerinin sonuçlarını Kılıçdaroğlu’na ve ekibine karşı çıkış günü ilan etme hesapları içinde olduğunu da görmekte fayda var.


    Bu ve buna benzer nedenler ile seçimi kazanacağını düşünen ama bana soracak olursanız yine rüyasında darı gören aç tavuk konumuna düşecek olan CHP’nin 31 Mart’ın kayıp edeni olan partisidir.



    **Baydar Yanlış Yapmazsa Demir Kazanamaz..


    Eroğan’ın kullandığı dil dolaysıyla rüyasında darı görmeye başlayan CHP’nin 30 yıla yakındır yerel seçim kazanamadığı Ardahan merkez de, ilçeleri Göle, Posof ve Çıldır’da durumuna baktığımız da ise bu kentlerde yaşanan durumun diğer umut bağlanan kentlerden farklı olmadığını görmekteyiz.


    Anası köylüsü olduğu için dayısı olduğunu savunduğu HDP Ardahan İl Başkanı ile gizli ittifak yapan ama karşılığında CHP İl Yönetimine tavizler verip, kötü bir liste çıkaran CHP’nin Ardahan Adayı Faruk Demir’in sosyal medya kanalı ile önde olduğunu gösterip, havalara girdiğini gördüğümüz şu günlerde AK Partinin adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın yanlışlarına güvendiğini de izlemekteyiz.


    Çünkü seçimi kazanamayacağını kendisinin de bildiğini gördüğümüz CHP’nin adayı Faruk Demir’in, en güçlü rakibi olan ve MHP’nin adayını çekmesiyle 1-0 öne geçen AK Parti’nin Belediye Başkan Adayı Yunus Baydar’ın yapacağı yanlışlara güvendiği, bu yanlışların başını çekenin de Bayda ve ekibinin erkenden seçimi kazanma havasına girmesine bağladığını anlıyoruz.


    İşte bu nedenledir ki Baydar ve ekibi Demir’e fırsat tanıyacak adımlardan ziyade daha mütevazı bir o kadar da başta koltuğuna oturmaya hazırlandığı mevcut belediye başkanı Faruk Köksoy olmak üzere eski il genel meclis üyesi Suat Hancıoğlu ve diğer küskünleri toparlayıp, işi sağlama alması gerekir.


     

  • HDP Eş Başkanı 2 Mart'ta Göle'de Olacak..

    2 Mart’ta Göle’ye gelecek olan HDP Eş Başkanı Sezai Temelli HDP Göle Belediye Başkan adayı ile birlikte Göleliler ile bir araya gelecek.


    2 Mart Cumartesi günü Saat:13.00’da Ardahan’ın Göle İlçesinde olacak olan HDP Eş Başkanı Sezai Temelli Göle HDP’nin seçim bürosu açılışın da gerçekleştiriecek.


    Ardahan’da Dükkanı Kapatan Bir HDP Var!..


    1 Mart’ta Cumhurbaşkanı, 2 Mart’ta ise HDP Eş Başkanı Sezai Temelli’nin ziyaret edeceği Ardahan merkez de seçimlere Belediye Başkan Adayı çıkarmayan ve seçim çalışmaları yapmayan HDP Ardahan’ın adeta dükkan kapatan bir esnafa benzetilmesi dikkatlerden kaçmıyor.


    HDP Ardahan İl Başkanının Ergül Koç’un ‘CHP Adayı Benim Dayımdır’ diyerek CHP Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir’in ile yaptığı öne sürülen gizli görüşme ile HDP’nin aday çıkartmamasını sağladığını öne sürüldüğü şu günlerde 31 Mart’ta yapılacak olan seçimlere aday çıkarmayan bir HDP’nin seçmenine ve tabanına saygısızca davranıp, adeta dükkan kapatan bir esnaf görünümüne girdiği de öne sürülmekte.



    **Erdoğan O Dili Terk Etmeli, CHP O Rüyayı Görmemeli..


    Barış süreci denen süreç boyunca ve halen oylarını aldığı Kürt seçmenin Türk seçmen gibi hala umut bağladığı Başkan Erdoğan’ın CHP’ye yüklenme adına kullandığı dilin kendisine ve partisine oy kayıp ettirdiğini yapılan anketler ve ekonomik kriz ile boğuşan ve umudunu seçimler sonrasına bırakan seçmen arasında ki tartışmalardan anlamak mümkün.


    ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ diyenlerin temsil ettiği yasal partiyi ve onunla iş birliği yapanların hepsini terörist ilan edip, milliyetçi seçmenden oy aldığını düşünen Erdoağan’ın devletin imkanları ile o mitingten, bu mitinge gidip, yaptığı konuşmalarının karşı taraf olan yani Erdoğan’ın oy alacağını düşündüğü milliyetçiler gibi düşünenlerin oylarını da kayıp ettiğini anlamalı.


    Dikkat ediyor mu bilmem ama kendisi dışında hiç bir bakanının ve partilisinin kullanmadığı o dilin çok tehlikeli bir o kadar da oy kaybına neden olduğunu anlamaması halinde Akşener’in dediği gibi 17 yıllık iktidar da bıkmaya başlayan seçmenin iktidarın kulağını çekeceği de kesin gibi görünmektedir.


    Ve u dilden en çok faydalanın yasal bir parti olan ve tüm baskılara karşın oy kaybına uğramadığı gibi dim dik duran HDP’den çok, Kürt seçmenin çokta hayrını görmediği CHP’ye yaradığı da bilinmelidir.


    Bu nedenle 1 Mart’ta da Ardahan’da olacak olan Eroğan’ın o dili terk edip, daha barışçıl ve kardeşliği yeşerten bir dil kullanmalıdır.


    Aksine zaten zor bir seçim olduğu alenen görünen 31 Mart Yerel Seçimleri ardından balkondan kullanılacak bir dili kullanması çok zor olacak.



    **CHP’nin Darı Rüyası..


    31 Mart öncesi gittikçe sertleşen bir dille devam eden seçim çalışmalarının devam ettiği şu günlerde diğer bir faşist anlayış olan İYİ Parti ve Saadet Partisi ile açıktan ittifak kuran, ulusalcı seçmenden korkarak HDP ile olan ittifakını saklayan Cumhuriyet Halk Partisi’nin rüyasında darı gören aç tavuğa benzetmek sanırım yanlış olmaz.


    Çünkü, ne olduğu halen anlaşılmayan ama onun bakışı ile asıl hedefine ulaşmak için yani iktidarının devamı için Barış Süreci denen süreçte HDP ile ardından onun tam zıddı olan MHP ile bugün ittifaka giren  Erdoğan’ın kullandığı dilin getireceği puanlarla yaklaşan yerel seçimlerde başarılı olacağını hesaplayan bir CHP var karşımızda..


    Ama aynı CHP’nin hala parti içi sorunları aşamadığı ve başta Mustafa Sarıgül, Handan Toprak, Mete Özdemir gibi isimler olmak üzere onca isimin CHP’ye değil, HDP ile yeni bir gizli ittifaka girdiği ileri sürülen AK Parti’ye çalıştığını da anlamıyor.


    Ve en önemlisi İnce gibilerinin CHP Genel Başkanlığı için verdikleri mücadeleyi yeniden başlatmak adına 31 Seçimlerinin sonuçlarını Kılıçdaroğlu’na ve ekibine karşı çıkış günü ilan etme hesapları içinde olduğunu da görmekte fayda var.


    Bu ve buna benzer nedenler ile seçimi kazanacağını düşünen ama bana soracak olursanız yine rüyasında darı gören aç tavuk konumuna düşecek olan CHP’nin 31 Mart’ın kayıp edeni olan partisidir.



    **Baydar Yanlış Yapmazsa Demir Kazanamaz..


    Eroğan’ın kullandığı dil dolaysıyla rüyasında darı görmeye başlayan CHP’nin 30 yıla yakındır yerel seçim kazanamadığı Ardahan merkez de, ilçeleri Göle, Posof ve Çıldır’da durumuna baktığımız da ise bu kentlerde yaşanan durumun diğer umut bağlanan kentlerden farklı olmadığını görmekteyiz.


    Anası köylüsü olduğu için dayısı olduğunu savunduğu HDP Ardahan İl Başkanı ile gizli ittifak yapan ama karşılığında CHP İl Yönetimine tavizler verip, kötü bir liste çıkaran CHP’nin Ardahan Adayı Faruk Demir’in sosyal medya kanalı ile önde olduğunu gösterip, havalara girdiğini gördüğümüz şu günlerde AK Partinin adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın yanlışlarına güvendiğini de izlemekteyiz.


    Çünkü seçimi kazanamayacağını kendisinin de bildiğini gördüğümüz CHP’nin adayı Faruk Demir’in, en güçlü rakibi olan ve MHP’nin adayını çekmesiyle 1-0 öne geçen AK Parti’nin Belediye Başkan Adayı Yunus Baydar’ın yapacağı yanlışlara güvendiği, bu yanlışların başını çekenin de Bayda ve ekibinin erkenden seçimi kazanma havasına girmesine bağladığını anlıyoruz.


    İşte bu nedenledir ki Baydar ve ekibi Demir’e fırsat tanıyacak adımlardan ziyade daha mütevazı bir o kadar da başta koltuğuna oturmaya hazırlandığı mevcut belediye başkanı Faruk Köksoy olmak üzere eski il genel meclis üyesi Suat Hancıoğlu ve diğer küskünleri toparlayıp, işi sağlama alması gerekir.


     

  • AK Parti Çıldır Adayı Düşürüldü, Posof Adayları Belli Oldu!

    Nüfusu 2 binin altına düştüğü için beldelik unvanını kayıp eden ve Çıldır’a mahalle olarak bağlanan Aşıkşenlik (Suğara) eski Belediye Başkanlarından olan Adnan Gündoğdu’yu 1. Sıra da İl Genel Meclis Üyesi Adayı olarak gösteren AK Parti Çıldır İlçe Örgütünün bu önerisi İl Seçim Kurulunca ‘sabıkası var’ denilerek adaylığı düşürüldü.


    AK Parti’nin Çıldır İlçe Teşkilatının önerdiği isim olan Adnan Gündoğdu’nun adaylığının düşürülmesi üzerine Gürbüz Arpaçay ile Fuat Gündoğdu’nun AK Pati Çıldır İl Geel Meclis Üyesi Adayı olurlarken Belediye Başkan Adayı ve Belediye Meclis Üyeleri de şu isimlerden oluştu.


    Belediye Başkan Adayı: Yakup Azizoğlu


    Belediye Melis Üyesi Adayları:


    Kontenjan : Kadir Korkmaz,1- Atif Karahan, 2- Hayat Sibel Kılınç, 3- Ekrem Yücal, 4- Cevdet Kalaçay, 5- Metin Yılmaz, 6- Kadim Coşkun, 7- Özkan Şafak, 8- Ogün Üşenmez


    Öte yandan Çıldır CHP’nin listesi de şu isimlerden oluştu; Cumhuriyet Halk Partisi 


    Belediye Başkan Adayı: Mehmet Mülazım Karaçay


    Belediye Melis Üyesi Adayları;


    Kontenjan : Gürsel Yavuz Onur,1- Fahrettin Aygün, 2- Alpaslan Alpaslan, 3- Özdemir Gündüz, 4- Çetin Coşkun, 5- Ufuk Demirkaya, 6- İsa Yargıç, 7- Metin Yılmaz


    İl Genel Meclisi Adayları


    1- Baha Yunusoğlu, 2- Yüksel Yıldız


    AK Parti ve CHP’nin İddialı olduğu Çıldır’da yarışan diğer partilerde Belediye Başkan Adayları ile Belediye Meclis Üyesi Adayları da belli oldu.


    Çıldır MHP ile DSP’nin Belediye Başkan adayı ile ancak kontenjan adayını gösterdiği Çıldır’da, İYİ Parti Belediye Başkanı ve Meclis Üyelerini çıkaramazken, İl Genel Adaylarını çıkardı.


    Demokratik Sol Parti Belediye Başkan Adayı : Mutlu Göksu


    Belediye Meclis Üyesi Adayları: Kontenjan : Göksel Göksu 1- Ozancan Göksu


    İyi Parti İl Genel Meclis Üyesi Adayları 1- Hikmet Aydın 2- İbrahim Toptaş


    Milliyetçi Hareket Partisi Belediye Başkan Adayı : Ozan Aktemur


    İl Genel Meclis Üyesi Adayları: 1- Oktay Coşkun 2- Ergin Kötek


    Saadet Partisi Belediye Başkan Adayı : Burak Karaçelik 


    ** AK Parti Posof Listesi de Belli Oldu..


    Ardahan’ın Çıldır gibi sınır ilçesi sınır ilçesi olan Posof AK Parti’nin Belediye Meclis Üyeleri de şu isimlerden oluştu.


    1-Öner Ricaoğlu, İlhan Aygün, Köksal Seyhan, Özgür Acer, Sait Keskin, Hüseyin Karataş, Akın Çelik ve Suat Ergün oldular.



    **Erdoğan O Dili Terk Etmeli, CHP O Rüyayı Görmemeli..


    Barış süreci denen süreç boyunca ve halen oylarını aldığı Kürt seçmenin Türk seçmen gibi hala umut bağladığı Başkan Erdoğan’ın CHP’ye yüklenme adına kullandığı dilin kendisine ve partisine oy kayıp ettirdiğini yapılan anketler ve ekonomik kriz ile boğuşan ve umudunu seçimler sonrasına bırakan seçmen arasında ki tartışmalardan anlamak mümkün.


    ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ diyenlerin temsil ettiği yasal partiyi ve onunla iş birliği yapanların hepsini terörist ilan edip, milliyetçi seçmenden oy aldığını düşünen Erdoağan’ın devletin imkanları ile o mitingten, bu mitinge gidip, yaptığı konuşmalarının karşı taraf olan yani Erdoğan’ın oy alacağını düşündüğü milliyetçiler gibi düşünenlerin oylarını da kayıp ettiğini anlamalı.


    Dikkat ediyor mu bilmem ama kendisi dışında hiç bir bakanının ve partilisinin kullanmadığı o dilin çok tehlikeli bir o kadar da oy kaybına neden olduğunu anlamaması halinde Akşener’in dediği gibi 17 yıllık iktidar da bıkmaya başlayan seçmenin iktidarın kulağını çekeceği de kesin gibi görünmektedir.


    Ve u dilden en çok faydalanın yasal bir parti olan ve tüm baskılara karşın oy kaybına uğramadığı gibi dim dik duran HDP’den çok, Kürt seçmenin çokta hayrını görmediği CHP’ye yaradığı da bilinmelidir.


    Bu nedenle 1 Mart’ta da Ardahan’da olacak olan Eroğan’ın o dili terk edip, daha barışçıl ve kardeşliği yeşerten bir dil kullanmalıdır.


    Aksine zaten zor bir seçim olduğu alenen görünen 31 Mart Yerel Seçimleri ardından balkondan kullanılacak bir dili kullanması çok zor olacak.



    **CHP’nin Darı Rüyası..


    31 Mart öncesi gittikçe sertleşen bir dille devam eden seçim çalışmalarının devam ettiği şu günlerde diğer bir faşist anlayış olan İYİ Parti ve Saadet Partisi ile açıktan ittifak kuran, ulusalcı seçmenden korkarak HDP ile olan ittifakını saklayan Cumhuriyet Halk Partisi’nin rüyasında darı gören aç tavuğa benzetmek sanırım yanlış olmaz.


    Çünkü, ne olduğu halen anlaşılmayan ama onun bakışı ile asıl hedefine ulaşmak için yani iktidarının devamı için Barış Süreci denen süreçte HDP ile ardından onun tam zıddı olan MHP ile bugün ittifaka giren  Erdoğan’ın kullandığı dilin getireceği puanlarla yaklaşan yerel seçimlerde başarılı olacağını hesaplayan bir CHP var karşımızda..


    Ama aynı CHP’nin hala parti içi sorunları aşamadığı ve başta Mustafa Sarıgül, Handan Toprak, Mete Özdemir gibi isimler olmak üzere onca isimin CHP’ye değil, HDP ile yeni bir gizli ittifaka girdiği ileri sürülen AK Parti’ye çalıştığını da anlamıyor.


    Ve en önemlisi İnce gibilerinin CHP Genel Başkanlığı için verdikleri mücadeleyi yeniden başlatmak adına 31 Seçimlerinin sonuçlarını Kılıçdaroğlu’na ve ekibine karşı çıkış günü ilan etme hesapları içinde olduğunu da görmekte fayda var.


    Bu ve buna benzer nedenler ile seçimi kazanacağını düşünen ama bana soracak olursanız yine rüyasında darı gören aç tavuk konumuna düşecek olan CHP’nin 31 Mart’ın kayıp edeni olan partisidir.



    **Baydar Yanlış Yapmazsa Demir Kazanamaz..


    Eroğan’ın kullandığı dil dolaysıyla rüyasında darı görmeye başlayan CHP’nin 30 yıla yakındır yerel seçim kazanamadığı Ardahan merkez de, ilçeleri Göle, Posof ve Çıldır’da durumuna baktığımız da ise bu kentlerde yaşanan durumun diğer umut bağlanan kentlerden farklı olmadığını görmekteyiz.


    Anası köylüsü olduğu için dayısı olduğunu savunduğu HDP Ardahan İl Başkanı ile gizli ittifak yapan ama karşılığında CHP İl Yönetimine tavizler verip, kötü bir liste çıkaran CHP’nin Ardahan Adayı Faruk Demir’in sosyal medya kanalı ile önde olduğunu gösterip, havalara girdiğini gördüğümüz şu günlerde AK Partinin adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın yanlışlarına güvendiğini de izlemekteyiz.


    Çünkü seçimi kazanamayacağını kendisinin de bildiğini gördüğümüz CHP’nin adayı Faruk Demir’in, en güçlü rakibi olan ve MHP’nin adayını çekmesiyle 1-0 öne geçen AK Parti’nin Belediye Başkan Adayı Yunus Baydar’ın yapacağı yanlışlara güvendiği, bu yanlışların başını çekenin de Bayda ve ekibinin erkenden seçimi kazanma havasına girmesine bağladığını anlıyoruz.


    İşte bu nedenledir ki Baydar ve ekibi Demir’e fırsat tanıyacak adımlardan ziyade daha mütevazı bir o kadar da başta koltuğuna oturmaya hazırlandığı mevcut belediye başkanı Faruk Köksoy olmak üzere eski il genel meclis üyesi Suat Hancıoğlu ve diğer küskünleri toparlayıp, işi sağlama alması gerekir.

  • HDP'nin Meclis Başkan Adayı ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ardahanlı!

     


    HDP’nin Meclis Başkanı adayı İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü oldu. Pekgözegü’nün adaylık başvurusunu HDP Grup Başkanvekili Kurtulan, Geçici TBMM Başkanı Celal Adan’a sundu.


    HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü, Meclis Başkanı adayı oldu. 


    HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, TBMM Başkanvekili Mithat Sancar ve bir grup partili milletvekiliyle beraber, Geçici TBMM Başkanı Celal Adan’ı makamında ziyaret etti.


    Fatma Kurtulan, Pekgözegü’nün aday olarak gösterilmesine ilişkin dilekçeyi, Geçici Meclis Başkanı Celal Adan’a teslim etti.



    HDP Kocaeli’de Büyükşehir Belediye Başkan adayıbelirledi..


    HDP İstanbul Milletvekili Ardahanlı Züleyha Gülüm’ün Kocaeli Büyükşehir Adayı olduğu ve önümüzdeki hafta şehre gelerek çalışmaya başladığı öğrenildi.


    Züleyha Gülüm, Ardahan doğumlu. Züleyha Gülüm, ilk Öğrenimini Sultan Murat İlk Okulu’nda, Orta ve Lise öğrenimini Sefaköy Lisesi’nde okudu.


    İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Züleyha Gülüm, 1999 yılından bu yana serbest avukatlık yaptı.


    Züleyha Gülüm halen 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili olarak Meclis’te ve aynı zamanda Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyesi.



    **Başkan Erdoğan Niye Kazanıyor?


    MHP’nin ittifak yaptığı AK Partinin elini rahatlatma adına Ardahan’ın da içinde olduğu bir çok ilde aday gösterdiklerini geri çektiği şu günlerde sanal ortama düşen ve bir çok haber kanalında yayınlanan Başkan Erdoğan ile CHP’den AK Parti’ye geçen adayın konuşmaları gündemin birinci sırasına yerleşirken Başkan Erdoğan’ın 20 yıla yakındır elinde tuttuğu iktidarın sırrını da bir kez daha görüyorduk.

    Çünkü yaklaşan yerel seçimleri öncesi elinde tuttuğu develet ve iktidar gücüne karşın işini gevşetmediğini bir kez daha gördüğümüz Recep Tayyip Erdoğan’ın başarı sırrını da görüyorduk, CHP’den aday gösterilmeyip, AK Parti’ye geçip, aday olan isim ile Erdoğan arasında yapılan o sanala düşen görüntüde.

    Başta CHP’liler olmak üzere AK Parti’ye kızanların AK Parti’ye geçen aday ile dalga geçerek zaman kayıp ettiklerini düşündüğüm o görüntüde görülecek olan tek şeyin sandık görevlilerini bizzat tek tek arayıp, görevlerini yapıp, yapmadıklarını kontrol eden Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki seçimler de olduğu gibi önümüzde ki seçimleri de bizzat tek başına alacağıdır. Ve bu yönde ki çabasıdır..

    Sizde dikkat ettiniz mi bilmem ama çoğumuzun kızarak, gülerek izlediği o görüntülerde Erdoğan’ın CHP’den gelen adayı ile görüşürken işi hiç gevşek tutmadığı gibi çokta dikkatli olduğuydu.

    CHP’den aday gösterilmeyen ve yapıştığı koltuğu bırakmama adına AK Parti’ye geçen adayın gevşek ve sulu davranışlarına karşın Erdoğan’ın kendisini partisinden aday gösterdiği şahsın sitesine kadar girip, en ince detayına kadar incelediğini Erdoğan’ın CHP’li şahsa ve yeni adayına dediği, ‘Sen şu el öpme işini falan bırakta önce şu sitende ki CHP Amblemi kaldır’ sözlerinden anlıyorduk.

    Yani benim o görüntüleri FOX TV’nin haberlerinde izlerken gördüğüm Erdoğan’ın başarı sırrıydı..

    Çünkü birilerinin iddia ettiği ve dediği gibi elinde tuttuğu develet ve iktidar gücüne karşın işi gevşetmeyen ve neden ‘Muhtar olamaz’ manşetlerine karşın bugün Başkan olan bir Erdoğan vardı.

    Öyle ki; Bir yandan Ardahan’ın da içinde bulunduğu seçim bölgelerini inceleyip, sık dokuyan ve MHP’ye adaylarınızı çekin ricasında bulunan diğer yandan da sandık görevlilerinden adayların internet sitelerine kadar girip, bakan bir Erdoğan vardı karşımızda.. 

    Evet, ülkenin yeni bir seçimlere doğru gittiği şu günlerde Demirel ve Özla’ın çok isteyipte başaramadıkları yönetim sistemini HDP’lileri de yanına alarak değiştirmeyi başaran Erdoğan’ın bu kez de MHP’yi yanına alarak yeni bir yerel seçimi kazanmak için büyük mücadele verdiğini ve başarısının sırrını izliyorduk o görüntüde.

    Şimdi gelelim başında bulunduğum Ardahan dernekler Federasyonun Genel merkezinin bulunduğu Şişli’den, Bakırköy’den, Sultangazi’den, Ümraniye’den, Kağıthane’den, Derince’den, Dilvası’ndan, Esenyurt’tan Ardahan’a kadar.

    Buralar da aday olan Ardahanlı hemşehrilerim ve diğer adaylara ve de çalışmalarına..

    Onlara bakarsanız hepsi seçimleri kazanmış, yan gelip yatmanın zamanı..

    Çünkü kimine göre ada çıkarmayan HDP kendisini destekliyor, kimine göre Şişli, Bakırköy nasılsa CHP’nin kalesi, kimine göre ben Göleliyim, Ardahanlılar Esenyurt’ta nasılsa çok, kimine göre ise MHP’nin adayı çekildi nasılsa MHP’nin, İYİ Parti’nin hatta CHP’ye gidecek oylar bana gelecek havasından ve de hayalinde..

    Yani Ulusal ve Yerel gazeteye gerek yok, sandık başkanını tanımaz, sanal ile ilgilenmez ve seçimleri kazanacağım diyenler ile devletin ve iktidarın gücünü yetmedi Vali, kaymakam, Jandarma ve Polisin başında olduğu sandıklarla ilgilenecek olan partili sandık başkanlarını arayan ve partisine gelip, aday olan adayın internet sitesine kadar giren, inceleyen bir Erdoğan var..

    Evet şimdi yazımızın başlığında ki soruya gelelim..

    Başkan Erdoğan Niye Kazanıyor?

    Sizce?!:

  • Başkan Erdoğan Baydar İçin Ardahan'da

    **YUNUS BAYDAR ÖNE GEÇTİ!..


    MHP’nin Ardahan adayını geri çekmesiyle en güçlü rakibi CHP’nin önüne bir adım geçen AK Parti Ardahan Belediye Başkan Adayına bir destekte Cumhurbaşkanı/Başak Recep Tayyip Erdoğan’dan geldi.


    1 Mart’ta Ardahan’da olacak olan Başkan Erdoğan’ın Ardahan ziyareti ile ilgili çalışmalar şimdiden başlarken Ardahan AK Partililer Başkan’ı en iyi şekilde karşılamak için kolları sıvadı.



    AK PARTİ, MHP’YLE BİRLİKTE SAHADA!..


    AK Parti’den Belediye başkan adayı olan Yunus Baydar, ittifak kurduğu MHP’yle seçim çalışmalarını birilikte yapmaya başladılar.


    31 Mart’ta yapılacak olan Mahalli İdareler seçimlerinde AK Parti’den Belediye Başkan adayı olan Yunus Baydar bir süre önce Adaylıktan çekilen ve AK Parti Adayını destekleyen MHP’nin Ardahan MHP adayı Halil Kaçar ile birlikte seçmeni dolaştılar.


    ATALAY’DA BAYDAR’IN YANINDA..


    Başjan Erdoğan’ın arayıp, aday olmasını istediği AK Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar’a bir detsekte AK Parti Ardahan Miletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’dan geldi.


    Baydar ile Birlikte esnaf ziyaretleri yapan Milletvekili Orhan Atalay hizmetlerin devamı için Ardahanlının en güzel kararı vereceğine olan inancının devam ettiğini belirtti.



    **Başkan Erdoğan Niye Kazanıyor?


    MHP’nin ittifak yaptığı AK Partinin elini rahatlatma adına Ardahan’ın da içinde olduğu bir çok ilde aday gösterdiklerini geri çektiği şu günlerde sanal ortama düşen ve bir çok haber kanalında yayınlanan Başkan Erdoğan ile CHP’den AK Parti’ye geçen adayın konuşmaları gündemin birinci sırasına yerleşirken Başkan Erdoğan’ın 20 yıla yakındır elinde tuttuğu iktidarın sırrını da bir kez daha görüyorduk.

    Çünkü yaklaşan yerel seçimleri öncesi elinde tuttuğu develet ve iktidar gücüne karşın işini gevşetmediğini bir kez daha gördüğümüz Recep Tayyip Erdoğan’ın başarı sırrını da görüyorduk, CHP’den aday gösterilmeyip, AK Parti’ye geçip, aday olan isim ile Erdoğan arasında yapılan o sanala düşen görüntüde.

    Başta CHP’liler olmak üzere AK Parti’ye kızanların AK Parti’ye geçen aday ile dalga geçerek zaman kayıp ettiklerini düşündüğüm o görüntüde görülecek olan tek şeyin sandık görevlilerini bizzat tek tek arayıp, görevlerini yapıp, yapmadıklarını kontrol eden Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki seçimler de olduğu gibi önümüzde ki seçimleri de bizzat tek başına alacağıdır. Ve bu yönde ki çabasıdır..

    Sizde dikkat ettiniz mi bilmem ama çoğumuzun kızarak, gülerek izlediği o görüntülerde Erdoğan’ın CHP’den gelen adayı ile görüşürken işi hiç gevşek tutmadığı gibi çokta dikkatli olduğuydu.

    CHP’den aday gösterilmeyen ve yapıştığı koltuğu bırakmama adına AK Parti’ye geçen adayın gevşek ve sulu davranışlarına karşın Erdoğan’ın kendisini partisinden aday gösterdiği şahsın sitesine kadar girip, en ince detayına kadar incelediğini Erdoğan’ın CHP’li şahsa ve yeni adayına dediği, ‘Sen şu el öpme işini falan bırakta önce şu sitende ki CHP Amblemi kaldır’ sözlerinden anlıyorduk.

    Yani benim o görüntüleri FOX TV’nin haberlerinde izlerken gördüğüm Erdoğan’ın başarı sırrıydı..

    Çünkü birilerinin iddia ettiği ve dediği gibi elinde tuttuğu develet ve iktidar gücüne karşın işi gevşetmeyen ve neden ‘Muhtar olamaz’ manşetlerine karşın bugün Başkan olan bir Erdoğan vardı.

    Öyle ki; Bir yandan Ardahan’ın da içinde bulunduğu seçim bölgelerini inceleyip, sık dokuyan ve MHP’ye adaylarınızı çekin ricasında bulunan diğer yandan da sandık görevlilerinden adayların internet sitelerine kadar girip, bakan bir Erdoğan vardı karşımızda.. 

    Evet, ülkenin yeni bir seçimlere doğru gittiği şu günlerde Demirel ve Özla’ın çok isteyipte başaramadıkları yönetim sistemini HDP’lileri de yanına alarak değiştirmeyi başaran Erdoğan’ın bu kez de MHP’yi yanına alarak yeni bir yerel seçimi kazanmak için büyük mücadele verdiğini ve başarısının sırrını izliyorduk o görüntüde.

    Şimdi gelelim başında bulunduğum Ardahan dernekler Federasyonun Genel merkezinin bulunduğu Şişli’den, Bakırköy’den, Sultangazi’den, Ümraniye’den, Kağıthane’den, Derince’den, Dilvası’ndan, Esenyurt’tan Ardahan’a kadar.

    Buralar da aday olan Ardahanlı hemşehrilerim ve diğer adaylara ve de çalışmalarına..

    Onlara bakarsanız hepsi seçimleri kazanmış, yan gelip yatmanın zamanı..

    Çünkü kimine göre ada çıkarmayan HDP kendisini destekliyor, kimine göre Şişli, Bakırköy nasılsa CHP’nin kalesi, kimine göre ben Göleliyim, Ardahanlılar Esenyurt’ta nasılsa çok, kimine göre ise MHP’nin adayı çekildi nasılsa MHP’nin, İYİ Parti’nin hatta CHP’ye gidecek oylar bana gelecek havasından ve de hayalinde..

    Yani Ulusal ve Yerel gazeteye gerek yok, sandık başkanını tanımaz, sanal ile ilgilenmez ve seçimleri kazanacağım diyenler ile devletin ve iktidarın gücünü yetmedi Vali, kaymakam, Jandarma ve Polisin başında olduğu sandıklarla ilgilenecek olan partili sandık başkanlarını arayan ve partisine gelip, aday olan adayın internet sitesine kadar giren, inceleyen bir Erdoğan var..

    Evet şimdi yazımızın başlığında ki soruya gelelim..

    Başkan Erdoğan Niye Kazanıyor?

    Sizce?!:

  • Göle AK Parti, Hanak DSP Listelerinin Birincileri Kadınlar!

    İlçe Başkanı iken mevcut Belediye Başkanı aşıp, Belediye Başkan Adayı olan AK Parti Göle İlçesi Belediye Başkan Adayı İlhan Gültekin’in Belediye Meclis Üyesi Listesi şu isimlerden oluştu.


    1-Nermin Daş, 2-Halil İbrahim Aydın, Bürol Cabak, Emirhan Sarıtaç, İlhan Çelik, Güntay Öztürk, Yusuf Koçak, İbrahim Çağıl, 


    Kontenjan: Deniz Demir


    Göle AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Adayları: Doğan Yıldırım, Aydın Kaya



    **DSP Ardahan Adayı Liste Yapamadı, Göle Adayı Son Anda Kaçtı!


    Göle Adayı Halil Aras’ın son anda adaylıktan çekildiği, Ardahan DSP Adayının Belediye Meclis Üyeleri listesinin hazırlayamayıp, Belediye Meclisi olmadan seçimlere girmek zorunda kaldığı, Çıldır DSP Adayının ancak 2 Belediye Meclisi Üyesi adayı bulabildiği, aynı DSP’nin Posof’ta aday çıkaramadığı, Damal, Köprülü (Gorevng) Beldesinde tam kadro seçimlere katılacağı öğrenilirken aynı DSP’nin en iddialı Başkan Adayı Necati Tuna’nın Hanak DSP Belediye Meclis Üyelerini de en iyi isimlerden seçtiği dikkat çekti.


    DSP Hanak Belediye Başkan Adayı Necati Tuna’nın Belediye Meclis Üyesi Adayları ise şöyle; Serap Balcı (Kontenjan) Aliyar Yardımcı, Turgay Turan, Serkan Öztürk, Bülent Karadağ, Ömürcan Aydemir, Bilal Yılmaz ve İnanır Balcı oldular.



    **Başkan Erdoğan Niye Kazanıyor?


    MHP’nin ittifak yaptığı AK Partinin elini rahatlatma adına Ardahan’ın da içinde olduğu bir çok ilde aday gösterdiklerini geri çektiği şu günlerde sanal ortama düşen ve bir çok haber kanalında yayınlanan Başkan Erdoğan ile CHP’den AK Parti’ye geçen adayın konuşmaları gündemin birinci sırasına yerleşirken Başkan Erdoğan’ın 20 yıla yakındır elinde tuttuğu iktidarın sırrını da bir kez daha görüyorduk.

    Çünkü yaklaşan yerel seçimleri öncesi elinde tuttuğu develet ve iktidar gücüne karşın işini gevşetmediğini bir kez daha gördüğümüz Recep Tayyip Erdoğan’ın başarı sırrını da görüyorduk, CHP’den aday gösterilmeyip, AK Parti’ye geçip, aday olan isim ile Erdoğan arasında yapılan o sanala düşen görüntüde.

    Başta CHP’liler olmak üzere AK Parti’ye kızanların AK Parti’ye geçen aday ile dalga geçerek zaman kayıp ettiklerini düşündüğüm o görüntüde görülecek olan tek şeyin sandık görevlilerini bizzat tek tek arayıp, görevlerini yapıp, yapmadıklarını kontrol eden Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki seçimler de olduğu gibi önümüzde ki seçimleri de bizzat tek başına alacağıdır. Ve bu yönde ki çabasıdır..

    Sizde dikkat ettiniz mi bilmem ama çoğumuzun kızarak, gülerek izlediği o görüntülerde Erdoğan’ın CHP’den gelen adayı ile görüşürken işi hiç gevşek tutmadığı gibi çokta dikkatli olduğuydu.

    CHP’den aday gösterilmeyen ve yapıştığı koltuğu bırakmama adına AK Parti’ye geçen adayın gevşek ve sulu davranışlarına karşın Erdoğan’ın kendisini partisinden aday gösterdiği şahsın sitesine kadar girip, en ince detayına kadar incelediğini Erdoğan’ın CHP’li şahsa ve yeni adayına dediği, ‘Sen şu el öpme işini falan bırakta önce şu sitende ki CHP Amblemi kaldır’ sözlerinden anlıyorduk.

    Yani benim o görüntüleri FOX TV’nin haberlerinde izlerken gördüğüm Erdoğan’ın başarı sırrıydı..

    Çünkü birilerinin iddia ettiği ve dediği gibi elinde tuttuğu develet ve iktidar gücüne karşın işi gevşetmeyen ve neden ‘Muhtar olamaz’ manşetlerine karşın bugün Başkan olan bir Erdoğan vardı.

    Öyle ki; Bir yandan Ardahan’ın da içinde bulunduğu seçim bölgelerini inceleyip, sık dokuyan ve MHP’ye adaylarınızı çekin ricasında bulunan diğer yandan da sandık görevlilerinden adayların internet sitelerine kadar girip, bakan bir Erdoğan vardı karşımızda.. 

    Evet, ülkenin yeni bir seçimlere doğru gittiği şu günlerde Demirel ve Özla’ın çok isteyipte başaramadıkları yönetim sistemini HDP’lileri de yanına alarak değiştirmeyi başaran Erdoğan’ın bu kez de MHP’yi yanına alarak yeni bir yerel seçimi kazanmak için büyük mücadele verdiğini ve başarısının sırrını izliyorduk o görüntüde.

    Şimdi gelelim başında bulunduğum Ardahan dernekler Federasyonun Genel merkezinin bulunduğu Şişli’den, Bakırköy’den, Sultangazi’den, Ümraniye’den, Kağıthane’den, Derince’den, Dilvası’ndan, Esenyurt’tan Ardahan’a kadar.

    Buralar da aday olan Ardahanlı hemşehrilerim ve diğer adaylara ve de çalışmalarına..

    Onlara bakarsanız hepsi seçimleri kazanmış, yan gelip yatmanın zamanı..

    Çünkü kimine göre ada çıkarmayan HDP kendisini destekliyor, kimine göre Şişli, Bakırköy nasılsa CHP’nin kalesi, kimine göre ben Göleliyim, Ardahanlılar Esenyurt’ta nasılsa çok, kimine göre ise MHP’nin adayı çekildi nasılsa MHP’nin, İYİ Parti’nin hatta CHP’ye gidecek oylar bana gelecek havasından ve de hayalinde..

    Yani Ulusal ve Yerel gazeteye gerek yok, sandık başkanını tanımaz, sanal ile ilgilenmez ve seçimleri kazanacağım diyenler ile devletin ve iktidarın gücünü yetmedi Vali, kaymakam, Jandarma ve Polisin başında olduğu sandıklarla ilgilenecek olan partili sandık başkanlarını arayan ve partisine gelip, aday olan adayın internet sitesine kadar giren, inceleyen bir Erdoğan var..

    Evet şimdi yazımızın başlığında ki soruya gelelim..

    Başkan Erdoğan Niye Kazanıyor?

    Sizce?!:

  • Atalay: CHP Kürtlere Asimilasyon Uygulamıştır!

    ”Göle kaledir. Ona buna küsüp


    öyle ufak tefek çıkar ilişkilerin şehri değildir.”


    Gölili Kemal Denz Bozkurt’un CHP’den Belediye Başkan Adayı olduğu İstanbul Esenyurt’tan sonra Göle’ye gelen Ak Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Ak Parti Göle ilçe binasında AK Parti Göle Belediye Başkan Adayı ve partililer tarafından karşılandı.


    Atalay’ı Göle Belediye Başkan adayı ilhan Gültekin, ilçe Başkanı Sinan Karatay, Kadın kolları, Gençlik kolları, parti yönetimi ve yoğun bir taraftar ve Göle halkı karşıladı.


    Burada halka hitap eden Atalay ”Göle kaledir. Ona buna küsüp öyle ufak tefek çıkar ilişkilerin şehri değildir.” sözleri partililerince bolca alkışlandı.


    Atalay, iki saate yakın süren konuşmasında, ”Ak Parti kadroları ile Ülke halkımızın ve bizim Göle için bitmeyen hayallerimiz ve sevdamız vardır. Bunu hayata geçirmenin tek yolu iktidardır. Bizim ve Göle’in başka partilere oy verme lüksümüz yoktur. Göle’ye yapılan bunca yatırımlar iktidarın eseridir. Yoksa ne bu yatırımlar ne şu sokaktaki yollar ne bu okullar, Ne Kayak Merkezi ne hayvan pazarı, ne alt yapı ne doğalgaz olurdu. Ardahan ve Göle’de Bir devlet adamını ağırlayacak bir mekanımız yoktu ama bu gün 5 yıldızlı otellerden daha iyi Öğretmen evlerimiz var. İlhan Gültekin partimizin adayıdır ve ilhan ile birlikte nadide bir Göle şehri yaratacağız. Bunlar öyle üç beş kuruş belediye bütçeleriyle yapılacak işler değildir bunlar İktidar partisi gücüyle yapılıyor.’ dedi.


    ARTIK GÖLE’İN ANKARA’DA BİR İRADESİ VARDIR.


    Atalay, Ardahan ve İlçeleri ile Göle’ye yapılan yatırımların Bir özetini yaparak AK Parti iktidarı ile dünyada geldiği komuna vurgu yaparken, ”Dünya lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve kadroları ile Dünya da ve Orta Doğuda bir güç haline gelmiştir. Türkiye’ye sormadan hiç bir hesap ve kitap yapamıyor.” Söylemleri ile ”Ardahan, Ağrı, Iğdır ve Kars’ın başka parti ve kişilere oy verme lüksü yoktur.” Artık Göle’ın Ankara’da bir iradesi vardır. En son yapılacak Göle Sanai sitesinin görüşmelerinin sürdüğünü ve seneye yapılacak olmasını söyleyerek bilgileri halkla paylaşacağım.



    ARSLANLARIN VE ÇAKALLARIN BİR FARKI VARDIR…?


    Atalay; Arslanların ve Çakalların bir farkı vardır. Çakallar sokaklarda yürürken hiç bir Arslanlar yolunu değiştirmez. Hizmet etmek bizim işimiz ihanet etmek değildir. Ankara 4 deprem yaşadı 8.5 büyüklüğünde hepsini kayıp vermeden atlattı en sonu ekonomik yaptırımlar oldu bunu yenmenin bir yanı siyasi istikrardı.


    AĞAÇ FABRİKASI MÜJDESİ.


    Dünyanın en iyi sarı çam ağaçlarının Göle ve Ardahan’da olduğunu belirterek bir hazinenin olduğunu kristal karı gibi.. Ahşap ve mobilya üretecek bir fabrikanın olmasına vurgu yaparak bunu yapacaklarını söyledi.


    CHP’YE SERT ELEŞTİRİLER.


    1925 CHP iktidarınca çıkarılan ”Mecburu İskan” yasasını hatırlatarak Kürtlere asimilasyon uygulayarak ezanların camilerden okunmasını susturmasını, okullar açmayarak bölge çocuklarının okumasını bir zihniyetle açmadıklarını dile getirerek ”Ama Ak Parti Din, Irk, cinsiyet ve kimlik ayrımı yapmadan bu ülkenin birer yurttaşı olduğunu ve geçmişin hesaplaşmasını yaptı. 

    Esenyurt’a ki katıldığı Belediye Başkanı adayının toplantısı için çıkan eleştirilere geniş yer vererek ”Benim bir ideolojim var ve ben Ak partiliyim uzay da da olsam kendi düşüncemin arkasındayım dedi. 
    Toplantı bitimi esnaf ziyaretine partilerle katıldı.



    **Sen de Listeye Girdin mi?


    Geçtiğimiz gün bir hayli yoğun bir gün geçiren siyasiler ile onları takip etmekten bir hayli zorlanan biz gazetecilerin beklediği listeler nihayet YSK’lara verildi.

    Yani aylar önce başlatılan çalışmalar ile önce Belediye Başkan Adaylarını belirleyen partiler şimdi de Belediye ve İl Genel Meclis Üyelerinin isimlerini resmileştirdi.

    19 Mart tarihinin kimleri için sevinç, kimileri için ise hüzünlü bir gün olduğu, biz gazeteciler içinde bir hayli yorucu bir gün olarak tarihe geçerken başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde çeşitli tartışmalarda yaşandı.

    Belediye Başkan Adaylarının seçimi kazanmaları halinde birlikte çalışacakları ekibi oluşturmak için günlerdir yaşadıkları stres trafiğiyle bir hayli yorulurlarken onlarla birlikte yol almak isteyenlerin bir bölümü sıralamaya memnun kalıp, işe daha çok sarılmaya hazırlanırlarken, bir diğer bölümü de erkenden yorulup, kenara çekilirlerken, bazıları da terk edip başta DSP’de olmak üzere adı sanı unutulmaya yüz tutan partilerde varlıklarını hissettirme yarışına girdiler.

    Gün boyu, ‘Listeye girdin mi?’ sorusuna cevap arayan siyasilerin bir kulağı birlikte çalışmak istedikleri Belediye Başkan Adaylarından olurken diğer kulakları biz gazetecilerden veya fısıltı gazetecilerindeydi.

    Ve günün akşamı, saat 17.00 olurken o aylardır merak edilen listeler yayınlanmaya başlamış, kimin nerede olduğu, kaçıncı sıraya girdiği netleşmeye başlamıştı.

    Tabi bu arada Ardahan Posof MHP İlçe Teşkilatı gibi siyasetin gereğini bilmeyenlerin hazırlamadıkları evrakları veremedikleri YSK’larda meclis üyesi yazdıramadan geri dönerlerken Mersin’de olduğu gibi bazılarının da karanlık oyunlara kurban gidiyordular.

    Evet yoğun bir gün ve ‘Listeye girdin mi?’ sorusuna cevap arandığı bir süreci geride bıraktığımız şu günlerde gerçek seçim yarışının önümüzde ki haftanın başından itibaren başlayacağını da diyebiliriz.

    Çünkü hala liste şokunda olan partilerde yaşanacak depremlerin ve de sarsıntıların ancak önümüzde ki hafta başına kadar durulacağı ve bu kezde seçimi kazanma yarışının başlayacağını tahmin etmek zor değil..

    HDP’nin Ardahan gibi yerler de Belediye Başkan adayı göstermediği Esenyurt gibi yerlerde Belediye Meclis Üyelerinin listesini ayrı listede belirleyip, gireceği seçimlerin nasıl bir sonuçla sonuçlanacağını merakla beklerken İstanbul gibi genç, canlı bir kentte yaşlı bir aday ile seçime giden AK Parti’nin en büyük rakibi olan CHP’yi kesmek için yasal bir parti olan ve bir dönem birlikte Barış Sürecini yürüttüğü HDP’yi terörist ilan edip engellemeye çalışacağı da görülen bir seçim sürecinin yaşanacağı 31 Mart Yerel Seçimlerinin solun bir araya gelip, gelmeyeceğini de ortaya koyacak gibi..

    Çünkü İYİ Parti ile resmi ittifakı kuran CHP’nin asıl ve gizli ittifakının solcularla olduğunu da anlamıyor değiliz.

    Benim bile ‘Sol kayıp etmesin’ diyerek adaylıktan vazgeçtiği gibi bir çok insanın adeta yüreğine taşı basarak, AK Parti’ye karşı CHP’ye yöneldiği bir sürecin yaşandığı bir seçime doğru giderken bu seçimlerin olaysız ve kavgasız bitmesi için dualar edenlerin sayısının da hiç az olmadığını da görmek mümkün.

    Çünkü başta ABD olmak üzere bir çok yerden gelen haberlere baktığımız da seçim öncesi yaşanması muhtemelen tatsızlıkların da inanları gerdiği de diğer bir gerçek.

    Evet seçim takibi yapan bir gazeteci olarak liste yarışını da geride bırakan ülkemin güzel ve barış, kardeşliğin yeşerdiği bir seçimi geride bırakmasını dilerken listelere girenleri kutlarken, girmeyenlere de bir daha ki seçimlere diyerek sevgilerimi iletiyorum..


     

  • Bir Kardeş AK Parti'den, Diğer Kardeş MHP'den Aday Oldu!

    Bu durumların başında gelen ise listelerde isimleri kesin olarak görülecek denilen bir çok isimin listelere alınmadığı dikkat çekerken, diğer ilginç bir durum ise Ardahan eski Belediye Başkanlarından Mikail Kayatürk’ün ailesinde iki kardeşin ayrı partilerde yarışacak olamaları oldu.


    Listelerin Ardahan YSK’ya verilmesi ardından AK Partinin Kontenjanı Tuncay Kayatürk olurken MHP Ardahan İl Genel Meclis Üyesi Adayı ise AK Parti’nin adayının kardeşi Turgut Kayatürk oldu.


    Bir ailenin iki kardeşinin seçmeni ikna da nasıl bir yol izleyecekleri merak edilirken iki dönem Ardahan Belediye Başkanlığı yapan ve bu dönem AK Parti’en Belediye Başkan Aday Adayı olan Mikail Kayatürk’ün nasıl bir tavır alacağı da merak edilmeye başlandı.


     


    **AKRABALAR AYNI VE AYRI PARTİLERDE ADAY!..


    Öte yandan AK Parti’den Belediye Meclis Üyesi Adayı olan Veteriner Hekşm Levent Yıldırm’ın HDP’nin 2. sıra adayı Ercan Yıldırm’ın amcasının oğlu olduğu, AK Paritinin 5. Sıra Adayı İrfan Aktaş’ın İYİ Parit’nin İlçe Başkanı Gökhan Aktaş’ın amca oğlu, AK parti’nin 6. sıra adayı Hasan şenel’in de yine AK parti’nin 2. Sıra İl Genel Meclis Üyesi Adayının amcasının oğlu olduğu görüldü.



    **Başkan Erdoğan Niye Kazanıyor?


    MHP’nin ittifak yaptığı AK Partinin elini rahatlatma adına Ardahan’ın da içinde olduğu bir çok ilde aday gösterdiklerini geri çektiği şu günlerde sanal ortama düşen ve bir çok haber kanalında yayınlanan Başkan Erdoğan ile CHP’den AK Parti’ye geçen adayın konuşmaları gündemin birinci sırasına yerleşirken Başkan Erdoğan’ın 20 yıla yakındır elinde tuttuğu iktidarın sırrını da bir kez daha görüyorduk.

    Çünkü yaklaşan yerel seçimleri öncesi elinde tuttuğu develet ve iktidar gücüne karşın işini gevşetmediğini bir kez daha gördüğümüz Recep Tayyip Erdoğan’ın başarı sırrını da görüyorduk, CHP’den aday gösterilmeyip, AK Parti’ye geçip, aday olan isim ile Erdoğan arasında yapılan o sanala düşen görüntüde.

    Başta CHP’liler olmak üzere AK Parti’ye kızanların AK Parti’ye geçen aday ile dalga geçerek zaman kayıp ettiklerini düşündüğüm o görüntüde görülecek olan tek şeyin sandık görevlilerini bizzat tek tek arayıp, görevlerini yapıp, yapmadıklarını kontrol eden Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki seçimler de olduğu gibi önümüzde ki seçimleri de bizzat tek başına alacağıdır. Ve bu yönde ki çabasıdır..

    Sizde dikkat ettiniz mi bilmem ama çoğumuzun kızarak, gülerek izlediği o görüntülerde Erdoğan’ın CHP’den gelen adayı ile görüşürken işi hiç gevşek tutmadığı gibi çokta dikkatli olduğuydu.

    CHP’den aday gösterilmeyen ve yapıştığı koltuğu bırakmama adına AK Parti’ye geçen adayın gevşek ve sulu davranışlarına karşın Erdoğan’ın kendisini partisinden aday gösterdiği şahsın sitesine kadar girip, en ince detayına kadar incelediğini Erdoğan’ın CHP’li şahsa ve yeni adayına dediği, ‘Sen şu el öpme işini falan bırakta önce şu sitende ki CHP Amblemi kaldır’ sözlerinden anlıyorduk.

    Yani benim o görüntüleri FOX TV’nin haberlerinde izlerken gördüğüm Erdoğan’ın başarı sırrıydı..

    Çünkü birilerinin iddia ettiği ve dediği gibi elinde tuttuğu develet ve iktidar gücüne karşın işi gevşetmeyen ve neden ‘Muhtar olamaz’ manşetlerine karşın bugün Başkan olan bir Erdoğan vardı.

    Öyle ki; Bir yandan Ardahan’ın da içinde bulunduğu seçim bölgelerini inceleyip, sık dokuyan ve MHP’ye adaylarınızı çekin ricasında bulunan diğer yandan da sandık görevlilerinden adayların internet sitelerine kadar girip, bakan bir Erdoğan vardı karşımızda.. 

    Evet, ülkenin yeni bir seçimlere doğru gittiği şu günlerde Demirel ve Özla’ın çok isteyipte başaramadıkları yönetim sistemini HDP’lileri de yanına alarak değiştirmeyi başaran Erdoğan’ın bu kez de MHP’yi yanına alarak yeni bir yerel seçimi kazanmak için büyük mücadele verdiğini ve başarısının sırrını izliyorduk o görüntüde.

    Şimdi gelelim başında bulunduğum Ardahan dernekler Federasyonun Genel merkezinin bulunduğu Şişli’den, Bakırköy’den, Sultangazi’den, Ümraniye’den, Kağıthane’den, Derince’den, Dilvası’ndan, Esenyurt’tan Ardahan’a kadar.

    Buralar da aday olan Ardahanlı hemşehrilerim ve diğer adaylara ve de çalışmalarına..

    Onlara bakarsanız hepsi seçimleri kazanmış, yan gelip yatmanın zamanı..

    Çünkü kimine göre ada çıkarmayan HDP kendisini destekliyor, kimine göre Şişli, Bakırköy nasılsa CHP’nin kalesi, kimine göre ben Göleliyim, Ardahanlılar Esenyurt’ta nasılsa çok, kimine göre ise MHP’nin adayı çekildi nasılsa MHP’nin, İYİ Parti’nin hatta CHP’ye gidecek oylar bana gelecek havasından ve de hayalinde..

    Yani Ulusal ve Yerel gazeteye gerek yok, sandık başkanını tanımaz, sanal ile ilgilenmez ve seçimleri kazanacağım diyenler ile devletin ve iktidarın gücünü yetmedi Vali, kaymakam, Jandarma ve Polisin başında olduğu sandıklarla ilgilenecek olan partili sandık başkanlarını arayan ve partisine gelip, aday olan adayın internet sitesine kadar giren, inceleyen bir Erdoğan var..

    Evet şimdi yazımızın başlığında ki soruya gelelim..

    Başkan Erdoğan Niye Kazanıyor?

    Sizce?!:

  • İYİ Parti Ardahan Listesi Belli Oldu!

    Buna göre; 1- Rıfat Cuya, 2- Yunus Emre, 3- Yener Uzungöl, 4- Ayhan Gökçe, 5- Ferudun Dayı, 6- Olgun Baytar, 7- Atilla Işık, 8- Nurten Sarıçam, 9- Erhan Akçay, 10- Şefik Aydın  11- Fatih Aşık, 12- Kerim Yılmaz,


    Kontenjan: Nabire Reçber ve Av. Asuman Aydoğmuş


    İYİ Parti İl Genel Adayları: Taşkın Polat, Oktay Dursun, Aytekin Akçay



    **Başkan Erdoğan Niye Kazanıyor?


    MHP’nin ittifak yaptığı AK Partinin elini rahatlatma adına Ardahan’ın da içinde olduğu bir çok ilde aday gösterdiklerini geri çektiği şu günlerde sanal ortama düşen ve bir çok haber kanalında yayınlanan Başkan Erdoğan ile CHP’den AK Parti’ye geçen adayın konuşmaları gündemin birinci sırasına yerleşirken Başkan Erdoğan’ın 20 yıla yakındır elinde tuttuğu iktidarın sırrını da bir kez daha görüyorduk.

    Çünkü yaklaşan yerel seçimleri öncesi elinde tuttuğu develet ve iktidar gücüne karşın işini gevşetmediğini bir kez daha gördüğümüz Recep Tayyip Erdoğan’ın başarı sırrını da görüyorduk, CHP’den aday gösterilmeyip, AK Parti’ye geçip, aday olan isim ile Erdoğan arasında yapılan o sanala düşen görüntüde.

    Başta CHP’liler olmak üzere AK Parti’ye kızanların AK Parti’ye geçen aday ile dalga geçerek zaman kayıp ettiklerini düşündüğüm o görüntüde görülecek olan tek şeyin sandık görevlilerini bizzat tek tek arayıp, görevlerini yapıp, yapmadıklarını kontrol eden Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki seçimler de olduğu gibi önümüzde ki seçimleri de bizzat tek başına alacağıdır. Ve bu yönde ki çabasıdır..

    Sizde dikkat ettiniz mi bilmem ama çoğumuzun kızarak, gülerek izlediği o görüntülerde Erdoğan’ın CHP’den gelen adayı ile görüşürken işi hiç gevşek tutmadığı gibi çokta dikkatli olduğuydu.

    CHP’den aday gösterilmeyen ve yapıştığı koltuğu bırakmama adına AK Parti’ye geçen adayın gevşek ve sulu davranışlarına karşın Erdoğan’ın kendisini partisinden aday gösterdiği şahsın sitesine kadar girip, en ince detayına kadar incelediğini Erdoğan’ın CHP’li şahsa ve yeni adayına dediği, ‘Sen şu el öpme işini falan bırakta önce şu sitende ki CHP Amblemi kaldır’ sözlerinden anlıyorduk.

    Yani benim o görüntüleri FOX TV’nin haberlerinde izlerken gördüğüm Erdoğan’ın başarı sırrıydı..

    Çünkü birilerinin iddia ettiği ve dediği gibi elinde tuttuğu develet ve iktidar gücüne karşın işi gevşetmeyen ve neden ‘Muhtar olamaz’ manşetlerine karşın bugün Başkan olan bir Erdoğan vardı.

    Öyle ki; Bir yandan Ardahan’ın da içinde bulunduğu seçim bölgelerini inceleyip, sık dokuyan ve MHP’ye adaylarınızı çekin ricasında bulunan diğer yandan da sandık görevlilerinden adayların internet sitelerine kadar girip, bakan bir Erdoğan vardı karşımızda.. 

    Evet, ülkenin yeni bir seçimlere doğru gittiği şu günlerde Demirel ve Özla’ın çok isteyipte başaramadıkları yönetim sistemini HDP’lileri de yanına alarak değiştirmeyi başaran Erdoğan’ın bu kez de MHP’yi yanına alarak yeni bir yerel seçimi kazanmak için büyük mücadele verdiğini ve başarısının sırrını izliyorduk o görüntüde.

    Şimdi gelelim başında bulunduğum Ardahan dernekler Federasyonun Genel merkezinin bulunduğu Şişli’den, Bakırköy’den, Sultangazi’den, Ümraniye’den, Kağıthane’den, Derince’den, Dilvası’ndan, Esenyurt’tan Ardahan’a kadar.

    Buralar da aday olan Ardahanlı hemşehrilerim ve diğer adaylara ve de çalışmalarına..

    Onlara bakarsanız hepsi seçimleri kazanmış, yan gelip yatmanın zamanı..

    Çünkü kimine göre ada çıkarmayan HDP kendisini destekliyor, kimine göre Şişli, Bakırköy nasılsa CHP’nin kalesi, kimine göre ben Göleliyim, Ardahanlılar Esenyurt’ta nasılsa çok, kimine göre ise MHP’nin adayı çekildi nasılsa MHP’nin, İYİ Parti’nin hatta CHP’ye gidecek oylar bana gelecek havasından ve de hayalinde..

    Yani Ulusal ve Yerel gazeteye gerek yok, sandık başkanını tanımaz, sanal ile ilgilenmez ve seçimleri kazanacağım diyenler ile devletin ve iktidarın gücünü yetmedi Vali, kaymakam, Jandarma ve Polisin başında olduğu sandıklarla ilgilenecek olan partili sandık başkanlarını arayan ve partisine gelip, aday olan adayın internet sitesine kadar giren, inceleyen bir Erdoğan var..

    Evet şimdi yazımızın başlığında ki soruya gelelim..

    Başkan Erdoğan Niye Kazanıyor?

    Sizce?!:

  • AK Parti Ardahan Listesi Belli Oldu..


    1-Levent Yıldırım, 2- Ömer Yılmaz, 3- Murat Karaca, 4- Sevim Koç Avşar, 5- İrfan Aktaş, 6- Hasan Şenel, 7- Zafer Ahçı, 8- Muhammet Ali Nalbant, 9- Faruk Uzun, 10- Kıvanç Işık, 10- Hakkı Kavak, 11- Ensar Toksoy, 12- Meral Tükenmez.


    Kontenjanlar ise; Tuncay Kayatürk, Güven Demir oldular.


    AK Parti İl Genel Listesi şöyle; Levent Bilgili, Selami Şenel ve Cevdet Yıldız oldular.



    **Başkan Erdoğan Niye Kazanıyor?


    MHP’nin ittifak yaptığı AK Partinin elini rahatlatma adına Ardahan’ın da içinde olduğu bir çok ilde aday gösterdiklerini geri çektiği şu günlerde sanal ortama düşen ve bir çok haber kanalında yayınlanan Başkan Erdoğan ile CHP’den AK Parti’ye geçen adayın konuşmaları gündemin birinci sırasına yerleşirken Başkan Erdoğan’ın 20 yıla yakındır elinde tuttuğu iktidarın sırrını da bir kez daha görüyorduk.

    Çünkü yaklaşan yerel seçimleri öncesi elinde tuttuğu develet ve iktidar gücüne karşın işini gevşetmediğini bir kez daha gördüğümüz Recep Tayyip Erdoğan’ın başarı sırrını da görüyorduk, CHP’den aday gösterilmeyip, AK Parti’ye geçip, aday olan isim ile Erdoğan arasında yapılan o sanala düşen görüntüde.

    Başta CHP’liler olmak üzere AK Parti’ye kızanların AK Parti’ye geçen aday ile dalga geçerek zaman kayıp ettiklerini düşündüğüm o görüntüde görülecek olan tek şeyin sandık görevlilerini bizzat tek tek arayıp, görevlerini yapıp, yapmadıklarını kontrol eden Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki seçimler de olduğu gibi önümüzde ki seçimleri de bizzat tek başına alacağıdır. Ve bu yönde ki çabasıdır..

    Sizde dikkat ettiniz mi bilmem ama çoğumuzun kızarak, gülerek izlediği o görüntülerde Erdoğan’ın CHP’den gelen adayı ile görüşürken işi hiç gevşek tutmadığı gibi çokta dikkatli olduğuydu.

    CHP’den aday gösterilmeyen ve yapıştığı koltuğu bırakmama adına AK Parti’ye geçen adayın gevşek ve sulu davranışlarına karşın Erdoğan’ın kendisini partisinden aday gösterdiği şahsın sitesine kadar girip, en ince detayına kadar incelediğini Erdoğan’ın CHP’li şahsa ve yeni adayına dediği, ‘Sen şu el öpme işini falan bırakta önce şu sitende ki CHP Amblemi kaldır’ sözlerinden anlıyorduk.

    Yani benim o görüntüleri FOX TV’nin haberlerinde izlerken gördüğüm Erdoğan’ın başarı sırrıydı..

    Çünkü birilerinin iddia ettiği ve dediği gibi elinde tuttuğu develet ve iktidar gücüne karşın işi gevşetmeyen ve neden ‘Muhtar olamaz’ manşetlerine karşın bugün Başkan olan bir Erdoğan vardı.

    Öyle ki; Bir yandan Ardahan’ın da içinde bulunduğu seçim bölgelerini inceleyip, sık dokuyan ve MHP’ye adaylarınızı çekin ricasında bulunan diğer yandan da sandık görevlilerinden adayların internet sitelerine kadar girip, bakan bir Erdoğan vardı karşımızda.. 

    Evet, ülkenin yeni bir seçimlere doğru gittiği şu günlerde Demirel ve Özla’ın çok isteyipte başaramadıkları yönetim sistemini HDP’lileri de yanına alarak değiştirmeyi başaran Erdoğan’ın bu kez de MHP’yi yanına alarak yeni bir yerel seçimi kazanmak için büyük mücadele verdiğini ve başarısının sırrını izliyorduk o görüntüde.

    Şimdi gelelim başında bulunduğum Ardahan dernekler Federasyonun Genel merkezinin bulunduğu Şişli’den, Bakırköy’den, Sultangazi’den, Ümraniye’den, Kağıthane’den, Derince’den, Dilvası’ndan, Esenyurt’tan Ardahan’a kadar.

    Buralar da aday olan Ardahanlı hemşehrilerim ve diğer adaylara ve de çalışmalarına..

    Onlara bakarsanız hepsi seçimleri kazanmış, yan gelip yatmanın zamanı..

    Çünkü kimine göre ada çıkarmayan HDP kendisini destekliyor, kimine göre Şişli, Bakırköy nasılsa CHP’nin kalesi, kimine göre ben Göleliyim, Ardahanlılar Esenyurt’ta nasılsa çok, kimine göre ise MHP’nin adayı çekildi nasılsa MHP’nin, İYİ Parti’nin hatta CHP’ye gidecek oylar bana gelecek havasından ve de hayalinde..

    Yani Ulusal ve Yerel gazeteye gerek yok, sandık başkanını tanımaz, sanal ile ilgilenmez ve seçimleri kazanacağım diyenler ile devletin ve iktidarın gücünü yetmedi Vali, kaymakam, Jandarma ve Polisin başında olduğu sandıklarla ilgilenecek olan partili sandık başkanlarını arayan ve partisine gelip, aday olan adayın internet sitesine kadar giren, inceleyen bir Erdoğan var..

    Evet şimdi yazımızın başlığında ki soruya gelelim..

    Başkan Erdoğan Niye Kazanıyor?

    Sizce?!:


     


     

  • CHP'nin HDP'li Belediye Meclis Üyeleri Belli Oldu..

    Buna göre; 1-Enver Güngör, 2- Menekşe Pekmez, 3- Erdal Kara, 4- İlter Senem (HDP), 5- Gül Çal, 6-Volkan Ünver (HDP), 7- Kemal Aktaş, 8- Tahsin Bulut, 9- Şefik Alparslan, 10- Ayten Yılmaz, 11- Tuncer Sarıkaya, 12- Nejdet Kanbir, 13- Erkan Yıldız CHP Belediye Meclis Üyesi Listeisnde yer alırlarken, Mustafa Badem ve Onur Yılmaz (HDP) Kontenjandan yer aldılar.


    CHP İl Genel Meclis Üyesi sıralaması ise 1- Sırrı Atalay, 2- Ercan Demirbaş, 3- Tuncer Karakuş CHP İl Genel Meclis Üyesi adayı oldular.



    **Başkan Erdoğan Niye Kazanıyor?


    MHP’nin ittifak yaptığı AK Partinin elini rahatlatma adına Ardahan’ın da içinde olduğu bir çok ilde aday gösterdiklerini geri çektiği şu günlerde sanal ortama düşen ve bir çok haber kanalında yayınlanan Başkan Erdoğan ile CHP’den AK Parti’ye geçen adayın konuşmaları gündemin birinci sırasına yerleşirken Başkan Erdoğan’ın 20 yıla yakındır elinde tuttuğu iktidarın sırrını da bir kez daha görüyorduk.

    Çünkü yaklaşan yerel seçimleri öncesi elinde tuttuğu develet ve iktidar gücüne karşın işini gevşetmediğini bir kez daha gördüğümüz Recep Tayyip Erdoğan’ın başarı sırrını da görüyorduk, CHP’den aday gösterilmeyip, AK Parti’ye geçip, aday olan isim ile Erdoğan arasında yapılan o sanala düşen görüntüde.

    Başta CHP’liler olmak üzere AK Parti’ye kızanların AK Parti’ye geçen aday ile dalga geçerek zaman kayıp ettiklerini düşündüğüm o görüntüde görülecek olan tek şeyin sandık görevlilerini bizzat tek tek arayıp, görevlerini yapıp, yapmadıklarını kontrol eden Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki seçimler de olduğu gibi önümüzde ki seçimleri de bizzat tek başına alacağıdır. Ve bu yönde ki çabasıdır..

    Sizde dikkat ettiniz mi bilmem ama çoğumuzun kızarak, gülerek izlediği o görüntülerde Erdoğan’ın CHP’den gelen adayı ile görüşürken işi hiç gevşek tutmadığı gibi çokta dikkatli olduğuydu.

    CHP’den aday gösterilmeyen ve yapıştığı koltuğu bırakmama adına AK Parti’ye geçen adayın gevşek ve sulu davranışlarına karşın Erdoğan’ın kendisini partisinden aday gösterdiği şahsın sitesine kadar girip, en ince detayına kadar incelediğini Erdoğan’ın CHP’li şahsa ve yeni adayına dediği, ‘Sen şu el öpme işini falan bırakta önce şu sitende ki CHP Amblemi kaldır’ sözlerinden anlıyorduk.

    Yani benim o görüntüleri FOX TV’nin haberlerinde izlerken gördüğüm Erdoğan’ın başarı sırrıydı..

    Çünkü birilerinin iddia ettiği ve dediği gibi elinde tuttuğu develet ve iktidar gücüne karşın işi gevşetmeyen ve neden ‘Muhtar olamaz’ manşetlerine karşın bugün Başkan olan bir Erdoğan vardı.

    Öyle ki; Bir yandan Ardahan’ın da içinde bulunduğu seçim bölgelerini inceleyip, sık dokuyan ve MHP’ye adaylarınızı çekin ricasında bulunan diğer yandan da sandık görevlilerinden adayların internet sitelerine kadar girip, bakan bir Erdoğan vardı karşımızda.. 

    Evet, ülkenin yeni bir seçimlere doğru gittiği şu günlerde Demirel ve Özla’ın çok isteyipte başaramadıkları yönetim sistemini HDP’lileri de yanına alarak değiştirmeyi başaran Erdoğan’ın bu kez de MHP’yi yanına alarak yeni bir yerel seçimi kazanmak için büyük mücadele verdiğini ve başarısının sırrını izliyorduk o görüntüde.

    Şimdi gelelim başında bulunduğum Ardahan dernekler Federasyonun Genel merkezinin bulunduğu Şişli’den, Bakırköy’den, Sultangazi’den, Ümraniye’den, Kağıthane’den, Derince’den, Dilvası’ndan, Esenyurt’tan Ardahan’a kadar.

    Buralar da aday olan Ardahanlı hemşehrilerim ve diğer adaylara ve de çalışmalarına..

    Onlara bakarsanız hepsi seçimleri kazanmış, yan gelip yatmanın zamanı..

    Çünkü kimine göre ada çıkarmayan HDP kendisini destekliyor, kimine göre Şişli, Bakırköy nasılsa CHP’nin kalesi, kimine göre ben Göleliyim, Ardahanlılar Esenyurt’ta nasılsa çok, kimine göre ise MHP’nin adayı çekildi nasılsa MHP’nin, İYİ Parti’nin hatta CHP’ye gidecek oylar bana gelecek havasından ve de hayalinde..

    Yani Ulusal ve Yerel gazeteye gerek yok, sandık başkanını tanımaz, sanal ile ilgilenmez ve seçimleri kazanacağım diyenler ile devletin ve iktidarın gücünü yetmedi Vali, kaymakam, Jandarma ve Polisin başında olduğu sandıklarla ilgilenecek olan partili sandık başkanlarını arayan ve partisine gelip, aday olan adayın internet sitesine kadar giren, inceleyen bir Erdoğan var..

    Evet şimdi yazımızın başlığında ki soruya gelelim..

    Başkan Erdoğan Niye Kazanıyor?

    Sizce?!:

  • MHP Ardahan Adayını Geri Çekti, Sıra İyi Parti'de mi?!

    MHP ARDAHAN’DA HALİL KAÇAR’I RESMEN GERİ ÇEKTİ


    AK Parti ve MHP arasından yapılan ittifak gereği MHP Genel Merkezi MHP Ardahan Belediye Başkan Aday Halil Kaçar’ı resmen geri çekti.


    Yapılan resmi açıklamada Ardahan ittifak kapsamına alınıp AK Parti’ye bırakılırken, Ardahan’la birlikte Kars’ta AK Parti’ye bırakıldı.


    MHP Genel Merkezi tarafından Kars’ın MHP adayının geri çekildiği öğrenildi. İttifak kapsamında MHP’ye sadece Iğdır ili bırakıldı.


    Büyükşehirler dışındaki 51 ilden; Erdoğan’ın memleketi Rize, Bahçeli’nin memleketi Osmaniye’ye karşılıklı jest yapılarak diğer partiye bırakılmıştı. Bunda da herhangi bir değişiklik yok.  Varılan mutabakat gereği AK Parti Iğdır ve Kırklareli’nde adaylarını geri çekti. Bu iki ilde MHP’nin adayları desteklenecek. MHP’ye bırakılacağı belirtilen Kars’ta AK Parti’nin adayının desteklenebileceği ifade ediliyor.  Gündemde olan Gümüşhane ve Tokat’ta uzlaşma sağlanamadı. Bu konuda son kararı liderler verecek. Aksi durumda Gümüşhane ve Tokat’ta diğer 33 ilde olduğu gibi iki parti de kendi adaylarını çıkaracak.


    SANDIĞA NASIL YANSIYACAĞI MERAK EDİLİYOR


    Rize, Ağrı, Ardahan, Artvin, Bitlis, Burdur, Çanakkale, Edirne, Giresun, Hakkâri, Muş, Siirt, Sinop, Şırnak ve Yalova’da MHP, AK Parti’nin adaylarını destekleyecek.


    Partiler, ittifakın çerçevesinde anlaştı ancak bunun sandığa nasıl yansıyacağı merak ediliyor. Orta Anadolu’da MHP ile AK Parti seçmeni arasında uyumun sandığa yansıyacağı net şekilde ölçülürken; Ege, Marmara, Karadeniz ve Akdeniz’de ittifakın sandığa nasıl yansıyacağı merak ediliyor. Bazı büyükşehirlerin ilçelerinde de ittifakın sandıktaki karşılığının ne ölçüde gerçekleşeceği konusunda tereddütler var. Meclis üyelikleri Belediye meclis üyeliklerinde de ittifakın izdüşümü olacak. Partiler bu konuda da anlaştı. İttifak kapsamında işbirliği yapılan büyükşehirlerde; 1- Büyükşehir AK Parti’de ise o büyükşehirde MHP’nin hiçbir iddiası yoksa birinci sıraya AK Parti’nin adayı yazılacak. 2- Söz konusu ilde ittifak varsa ve belediye başkanlığı iki parti arasında gidip geliyorsa ya da MHP’nin adayı desteklenecekse yine belediye meclisi birinci sıraya AK Parti’nin adayı yazılacak, ikinci sıraya MHP adayı yazılacak. 3- İlçelerde ise teşkilatların değerlendirmeleri dikkate alındı. 4- Belediye meclis üyeliklerinin dağıtımı yapılırken partilerin 2014 seçiminde aldıkları oy oranları dikkate alındı. Örneğin iki partinin aldığı oyların 22 belediye meclis üyesine karşılık geldiği bir ilde, AK Parti yüzde 80, MHP yüzde 20 oy almışsa; seçilebilecek sıralara 4-5 üye MHP’den, 17-18 üye AK Parti’den yazılacak.



    Aşk’ta dahil ne yapsan olmuyor mu demek mi lazım?!.


    İnsanlığın var oluşundan bugüne kadar yani yasak olmasına rağmen Hz. Adem’den Hava’nın ilişkisinden bugüne kadar süren süreci devam ettirenin en önemli faktörü Aşkın hak ettiği yeri bulamamasına da vefasızlık denir.


    Çünkü insanların yani erkek ile kadının yakınlaşmasına sebep olan aşk sadece insanların çoğalmasına neden olmamış ve o günden bugüne çoğalan insanların bir birlerini tanımasına da büyük katkı sunmuştur.

    Ve insanların bir işi, bir ilişkiyi başlatmak için önce o işe, o ilişkiye aşık olmalıdır, olması gereklidir, olmasa başlamadan başarısızlığı tadar..

    Bu nedenle aşkı götürüp, illaki Adem ile Hava’nın meselesine yani cinselliğe bağlamayın..

    Çünkü dağları deldiren Ferhat ile Şirin’in aşkının bugün Bin 400 yıldır yaşayan Hz. Muhammed’in Allah’a ve onun emirlerine olanın da aşk olduğunu anlamak o günden bugüne yaşanan aşkların önemini anlatan en güzel şeydir diğer adı aşk denen hayatımız boyunca verdiğimiz mücadele..

    İşte bu mücadele içinde kimi ilahi için, kimi aşkı için, kimi ise toplumu için yani kısacası hayat denen yoldaki yaşamı boyunca inandığını şevkle yapması için aşkı his etmeli ve bunu his edeceklerle birlikte mücadele etmelidir.

    Bu yönde mücadele edenleri de aşkını anlayacak kadar aşkı bilmelidirler..

    İşte tam da burada karşımıza bir sitem çıkmakta.

    O da; ‘Yaaa Aşk’ta dahil ne yapsan olmuyor?’ sitemidir..

    Yani aslında isyan olan bu çıkış ile aşkla başlanıldığı sanılanın adımın gerekli değeri, hak ettiği yeri bulmadığını belirtip, sitem ve şikayetlere başvuranların aslında teslim bayrağını çektiklerinin farkında değiller..

    Çünkü aşkın diğer bir adının teslimiyet olmadığını, kazanana kadar mücadele etmek gerektiğini ve kazanamasa da kayıp etmeyenin kendisi olmadığı, tam aksine hissettirmeye çalıştığı aşkıyla geride, toplum nezlinde bir eser bırakacaklarından bi haberler..

    Bunu anlamak içinde Adem ile Hava’nın yasak aşkıyla başlayıp, hayatın tüm alanlarından yani iki insan arasında ki özel ilişki, iş hayatında ki başarı, siyasetteki önemli adımlarının başarısının bugünlere kadar gelmesinin altında yatan, onlara can veren Aşk’ın ta kendisidir.

    İşte bu alanda, bu anda her alan da verilen mücadelenin de asıl adı başarmak, hissettirmek yani diğer adıyla aşkın ta kendisidir..

    Bu nedenle aşkı küçümsemeyin, siyasette, ticarette, hatta özel hayatta anlayıp, önemseyin ki sizde hedeflediğiniz noktaya ulaşmak için başarılı olasınız..



    **ARDAFED Ardahanlıların Yanındadır..


    Başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde güçlü bir lobi oluşturma iddiasıyla çalışmalarına devam eden ve bunu yaparken bin bir engellere takılan bir kurum düşünün ve o kurumun tüm engellemelere karşın 2010 yılından bu yana bugüne kadar gelmesini hayal edin.

    Ve o hayalinizi kurarken gerçekleştiğini görün..

    Evet yıllardır ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ iddiasıyla yol alan ve son 4.5 yılda bu yolu daha da açan önemli etkinlikler gerçekleştiren bir kurumdan, Ardahan Dernekler Federasyonundan, kısa adı ARDAFED olan be ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ diyen bahsediyoruz..

    Ve bu yolda, yani son yıllara da üzerinde çok durduğu ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolasını haklı çıkaran önemli gelişmelere şahit olan yani İstanbul’da 4, Kocaeli’nde 2, Bursa’da 1, Ardahanlının Belediye Başkan Adayı olması ile yoluna devam eden Ardahan Dernekler Federasyondan bahsediyoruz.

    4 gün içinde 1.5 Milyon insanın bir araya geldiği, Ardahan adının 20 Milyonluk metropol İstanbul’un her tarafına yazdırıldığı, ardından yine İstanbul’un Avrupa yakasından bir ilki ‘Ardahan Bal Festivali’ ni gerçekleştiren ve 2. Ardahan’ı Tanıtma Günleri de gerçekleştiren Ardahan Dernekler Federasyonu bugünlerde bir hayli tartışılıyor, hatta neredeyse sanki adı Ardahan değilmiş gibi ‘Vurun Abalıya’ misali ile sert bir dille eleştiriyor.

    Buna neden ise; 

    Son yıllara düzenlediği devasa önemli toplantılarla ile Ardahanlı İş Adamlarını bir araya getirmesi, sanatçılarına, köylerine dernekler kurdurması, önemli etkinlikler imza atması yada bugün, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile tetiklediği ve KAI, KAISİAD gibi saçmalıkları tüm eleştirilere karşın geriye itip, Ardahan adını öne çıkararak, verdiği öz güven ile toplam 7 Ardahanlı Belediye Başkan Adayının oluşmasına katkı sunduğundan dolayı değil, yaptığı ziyaretler..

    ‘-Vay efendim falan yeri neden ziyaret etmediniz, filan adamı niye ziyaret ettiniz?’ denilerek eleştir yağmuruna tutulan Ardahan Dernekler Federasyonunun diğer bir amacının yurt genelinde 3 bine yakın Ardahanlının Belediye Meclis Üyesi olmasına katkı sunmak olduğunu anlamayan, anlamak istemeyen, anlamamazlıktan gelenlerin asıl hedefinin, ortaya koyduğu çalışma ve çabalar ile toplum tarafından sahiplenen ARDAFED’in başkanı ben ve kadromun olduğunu da çaktırmak istememekteler.

    Halbuki; Benim ve kadromun yani Ardahan Dernekler Federasyonunun Başkan yardımcılarını yıpratmak olduğu gibi bu kurumun tek amacının Ardahan, Ardahanlı ve Ardahan Lobisi olduğunu anlamak istememekteler.

    Kısacası; ARDAFED üzerinden, ‘Vurun Abalıya’ denildiği şu süreçte derdin Ardahan değil, ARDAFED üzerinden biz yöneticilerinin olduğu şu günlerde ki eleştirileri yapanlar ve herkesin bilmesi gereken tek şey bu kervan yoluna bakmaya, Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde çalışmalarına devam edecektir.

    Ve bu çalışmaları yaparken eleştirileri yapanların da içinde olduğu tüm Ardahanlıların yanında olduğu da artık kabul edilip, bilinmelidir.

  • Bir CHP'li, Bir AK Partili Ama Kavga Yok!


    Önce Hemşehri, Memleket, 


    Dostluk Olması Gerekmez mi..


    Başta hemşehrimiz Kemal Deniz Bozkurt’un İstanbul Esenyurt’ta, Muammer Keskin’in Şişil’de, Bülernt Kerimoğlu’nun Bakırköy’de, Haluk Bozkurt  Sultangazi’de, Kocaeli’nde Hamza Şayir Dilovası’nda, Sertif Gökçe Derince’de Belediye Başkan Adayı oldukları şu günlerde bir birlerine sarılıp, destek olması beklenen Ardahanlıların bir birine düştükleri yönündeki görüntünün sergilendiği şu günlerde iki Ardahanlı siyasinin örnek fotoğrafı, alakası neden ve anlaşamamazlıklar yüzünden kavga eden Ardahanlılara örnek bir fotoğraf oldu.


    CHP’li Esenyurt Belediye Başkan Adayı Kemal Deniz Bozkurt ile AK Partili Avcılar Belediye Meclis Üyesi Tarkan Kaya’nın birlikte verdikleri fotoğrafın ortaya koyduğu tek şey Ardahanlıların birlikte hareket etmelerinin günü olduğunu ortaya koyar gibiydi.



     


    **ARDAFED Başkanı Yılmaz: İstifa Değil, 


    Kongreyle Teslim Etmek İsterim..


    Son günlerde yaşanan gerginliği had safhaya ulaştığı ve rutin ziyaretler arasında bir ziyaret yaptığı için yanlış anlaşılıp, eleştiri yağmuruna tutulan Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz’ın da sağduyu çağrısı yaptığı şu günlerde hemşehrilerinin yanında olan ve ‘Güçlü Ardahan Lobisi’ parolası ile yol alan ARDAFED’i yaklaşan kongresinde görevi yeni bir ekibe teslim etmek niyetinde olduğunu açıkladı.


    **Dernekler Üye Olsun, 


    Oy Kullanma Hakkı Elde Etsin..


    KAI, KAISİAD denen oluşumları ret edip, ellerinin tersiyle ittiklerinde de aynı tepkilerle karşılaştıklarını belirten ARDAFED Başkanı Fakir Yılmaz yaptığı açıklama da ama bugün Bursa’nın da içinde olduğu batıda ki 3 İl’de ilk kez 7 Ardahanlının Belediye Başkan Adayı olması ile ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ diyen ARDAFED’i yıpratma adına yapılan çıkışların yanlış olduğunu belirterek yapılan istifa çağrılarını değil, güzel bir kongre yaparak görevi en yeni ve en güzel bir ekibe teslim etmeyi düşündüğümüz kongreyi düşünüyoruz’ dedi.


    Yılmaz 4.5 yıldır aktif içinde bulunduğu ARDAFED’den istifa ile ayrılma değil, yeni derneklerin de üye olup, oy kullanma hakkını elde edip, Mayıs ayında yapılacak kongrede yeni bir ekibi çıkaracağına inandığını belirtirken kendisininde yeniden aday olmayacağını belirtti.



    **23 Şubat Gecemiz Ardahanlıları Davet Ediyoruz..


    Mayıs ayında yapılacak olan ARDAFED kongresinin hazırlıklarına başladıklarını ama öncelikle tüm Ardahanlılar davet ettiğimiz ve 23 Şubat’ta yapılacak olan ‘Ardahan’ın 98. Kurtuluş Yıl Dönümü’ gecemizi en güzel şekilde yaparak, bir kez daha Ardahan’ı İstanbul ve ülke gündemine taşımak olduğunu belirten Yılmaz, Bu süre içinde kırdıklarım varsa özür dilemeyi de bilirim. Zaten gecemiz de, kongremiz de yapacağım kongrede hak helali isteyip, bu zor bir o kadar da onur verici görevden en güzel şekilde ayrılmayı hedefliyorum.’ dedi.



    **ARDAFED Ardahanlıların Yanındadır..


    Başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde güçlü bir lobi oluşturma iddiasıyla çalışmalarına devam eden ve bunu yaparken bin bir engellere takılan bir kurum düşünün ve o kurumun tüm engellemelere karşın 2010 yılından bu yana bugüne kadar gelmesini hayal edin.

    Ve o hayalinizi kurarken gerçekleştiğini görün..

    Evet yıllardır ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ iddiasıyla yol alan ve son 4.5 yılda bu yolu daha da açan önemli etkinlikler gerçekleştiren bir kurumdan, Ardahan Dernekler Federasyonundan, kısa adı ARDAFED olan be ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ diyen bahsediyoruz..

    Ve bu yolda, yani son yıllara da üzerinde çok durduğu ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolasını haklı çıkaran önemli gelişmelere şahit olan yani İstanbul’da 4, Kocaeli’nde 2, Bursa’da 1, Ardahanlının Belediye Başkan Adayı olması ile yoluna devam eden Ardahan Dernekler Federasyondan bahsediyoruz.

    4 gün içinde 1.5 Milyon insanın bir araya geldiği, Ardahan adının 20 Milyonluk metropol İstanbul’un her tarafına yazdırıldığı, ardından yine İstanbul’un Avrupa yakasından bir ilki ‘Ardahan Bal Festivali’ ni gerçekleştiren ve 2. Ardahan’ı Tanıtma Günleri de gerçekleştiren Ardahan Dernekler Federasyonu bugünlerde bir hayli tartışılıyor, hatta neredeyse sanki adı Ardahan değilmiş gibi ‘Vurun Abalıya’ misali ile sert bir dille eleştiriyor.

    Buna neden ise; 

    Son yıllara düzenlediği devasa önemli toplantılarla ile Ardahanlı İş Adamlarını bir araya getirmesi, sanatçılarına, köylerine dernekler kurdurması, önemli etkinlikler imza atması yada bugün, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile tetiklediği ve KAI, KAISİAD gibi saçmalıkları tüm eleştirilere karşın geriye itip, Ardahan adını öne çıkararak, verdiği öz güven ile toplam 7 Ardahanlı Belediye Başkan Adayının oluşmasına katkı sunduğundan dolayı değil, yaptığı ziyaretler..

    ‘-Vay efendim falan yeri neden ziyaret etmediniz, filan adamı niye ziyaret ettiniz?’ denilerek eleştir yağmuruna tutulan Ardahan Dernekler Federasyonunun diğer bir amacının yurt genelinde 3 bine yakın Ardahanlının Belediye Meclis Üyesi olmasına katkı sunmak olduğunu anlamayan, anlamak istemeyen, anlamamazlıktan gelenlerin asıl hedefinin, ortaya koyduğu çalışma ve çabalar ile toplum tarafından sahiplenen ARDAFED’in başkanı ben ve kadromun olduğunu da çaktırmak istememekteler.

    Halbuki; Benim ve kadromun yani Ardahan Dernekler Federasyonunun Başkan yardımcılarını yıpratmak olduğu gibi bu kurumun tek amacının Ardahan, Ardahanlı ve Ardahan Lobisi olduğunu anlamak istememekteler.

    Kısacası; ARDAFED üzerinden, ‘Vurun Abalıya’ denildiği şu süreçte derdin Ardahan değil, ARDAFED üzerinden biz yöneticilerinin olduğu şu günlerde ki eleştirileri yapanlar ve herkesin bilmesi gereken tek şey bu kervan yoluna bakmaya, Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde çalışmalarına devam edecektir.

    Ve bu çalışmaları yaparken eleştirileri yapanların da içinde olduğu tüm Ardahanlıların yanında olduğu da artık kabul edilip, bilinmelidir.

    Fakir Yılmaz

    ARDAFED Genel Başkanı/Gazeteci


     

  • Tuna: Diyenin de , Söyleyenin de!

    Daha önce Belediye Başkanlığı yaptığı Hanak ilçesinin eski beldesi Ortakent Mahallesin de başta olmak üzere tüm Hanak’ta büyük bir oranda oy alıp seçimleri kendisinin kazanacağını belirten DSP Hanak Belediye Başkan Adayı Necati Tuna birilerinin ‘Necati Tuna para alıp son anda çekilecek’ şeklinde ve buna benze asılsız iddiaları ortaya atanlara ‘Diyeni de, Söyleyenin de’ şeklinde çok sert çıktı.


    Kesinlikle çekilmeyeceğini, böyle bir gelişmenin olmayacağını tam aksine daha çok çalışıp, rekor oy ile belediye Başkanı olacağını belirten DSP Adayı Necati Tuna, ‘Hanak’ı yönetenler başta olmak üzere bu tür iddiaları ortaya atanların korkusunun Necati Tuna’nın kazanacağını göstergesidir’ dedi.



    **Amerika Seçimlere Terörle Müdahale Edecek!


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi yaşanan gerginliğin gün geçtikçe arttığı şu günlerde Amerika tarafından bir açıklama yapıldı.

    ABD’nin açıklamasına baktığımızda gördüğümüz tek şeyin seçimler dolaysıyla şu günlerde yaşanan gerginliğe bir yeni gerginlik katmaktan başka bir şey değil.

    Çünkü gerek yerel de gerekse ulusalda yaşanan gerginliğin en üst seviyede olduğunu ve bu durumdan yararlanmak isteyen bir Amerika ve onun yandaşlarını ülkeyi karıştırma hesaplarını görmekteyiz.

    Evet aşağıda yayınladığımız açıklamaya baktığımız da gördüğümüz tek şey hepimizin dikkatli olmasıdır.

    Ve bir birimiz düşmemek olduğunu ortaya koymaktadır.

    Aşağıda okuyacağınız açıklamayı kendi aramız da yaşadığımız gerginliğin ne aşamaya edildiğini de düşünmeliyiz..

    O açıklama şöyle;

    ‘ABD, Vatandaşlarına Türkiye İçin Yaptığı Seyahat Uyarısını Güncelledi

    ABD Dışişleri Bakanlığı Türkiye’ye yönelik seyahat uyarısını güncelledi. Bakanlık vatandaşlarından Türkiye’ye seyahatlerini yeniden gözden geçirmeleri uyarısında bulundu. Uyarıda, “Terör grupları Türkiye’ye yönelik olası saldırılar planlamaya devam ediyor” denildi.

    BD Dışişleri Bakanlığı Türkiye genelinde seyahat riskini, ‘seyahati yeniden gözden geçirin’ anlamına gelen ‘seviye 3’ olarak belirtti.


    Terör ve keyfi tutuklamalara karşı vatandaşların uyarıldığı açıklamada bazı bölgelerde riskin daha fazla olduğunun altı çizildi. Bu bölgelerin başında Suriye ve Irak sınırına yakın yerlerin geldiği belirtildi.


    “OLASI SALDIRILAR PLANLANMAYA DEVAM EDİYOR”


    “Terör grupları Türkiye’ye yönelik olası saldırılar planlamaya devam ediyor” denilen açıklamada turistik bölgelerin, toplu taşıma araçlarının, pazar ve alışveriş yerlerinin, yerel yönetim binalarının, ibadethanelerin, parkların, büyük spor etkinlikleri ve kültürel etkinliklerin, eğitim kurumlarının, havaalanlarının ve diğer kamuya açık alanların teröristler tarafından hedef alınabileceği kaydedildi. Açıklamada teröristlerin daha önce bu yerleri hedef aldığı hatırlatıldı.


    Güvenlik güçlerinin on binlerce kişiyi gözaltına aldığı belirtilen açıklamada bunlar arasında ABD vatandaşları da olduğu ve bu kişilerin terör örgütleriyle bağlantılı olduklarının iddia edildiği kaydedildi. Bu tutuklamaların birçok kez gizli tanıklar ve siyasi sebeplerle yapıldığı da ifade edildi.


    ACİL YARDIM HİZMETİNDE SIKINTI YAŞANABİLECEĞİNİ DİLE GETİRDİLER


    Uyarıda ABD vatandaşlarının Türkiye’den ayrılma yasağıyla karşı karşıya kalabildiği durumlar hatırlatıldı ve Türkiye hükümeti tarafından açık bir şekilde onaylanmayan gösterilere katılmanın ya da hükümeti eleştirmenin tutuklamayla sonuçlanabileceği yönünde de uyarı yapıldı.


    Amerika’nın Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kilis, Mardin, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli ve Van illerinde seyahat eden vatandaşlarına acil yardım hizmeti sunmada da sıkıntı yaşayabileceğinin altı çizildi. Türkiye’de çalışan Amerikalı kamu çalışanlarının bu illere yetkililerin izni olmadan seyahat etmeleri daha önce yasaklanmıştı.’


    İşte bu alçakça ve her seçim öncesi yapılan açıklamaya baktığımız da ülkeyi karıştırmak, turizme darbe vurmak ve insanları germek olduğunu görmekteyiz.


    Bu nedenle bu tür açıklamaları hem dikkate alıp, hem de almadan, ama bir birimiz de yemeden dikkatli olmalıyız.


     

  • Orhan Atalay Azmi Ekinci İçin Esenyurt'ta!

    Çoğu Göleli olan 44 Ardahanlının listesinde Belediye Meclis Üyesi olmak için yarıştığı AK Parti Belediye Başkanına destek için düzenlenen etkinliğe katılacağı öğrenilen Göleli Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın bir önceki dönem milletvekili arkadaşı Azmi Ekinci’yi bugün akşam Esenyurt’ta düzenlenecek olan ve Ardahanlı Togay Çoban’ın düzenlediği geceyi ziyareti başta Göleli olan hemşehrisi CHP Esenyurt Belediye Başkan Adayı Kemal Deniz Bozkurt’un olmak üzere CHP’li ve Göleli olan  hemşehrilerinin tepkisini aldığı görüldü.



    **Amerika Seçimlere Terörle Müdahale Edecek!


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi yaşanan gerginliğin gün geçtikçe arttığı şu günlerde Amerika tarafından bir açıklama yapıldı.

    ABD’nin açıklamasına baktığımızda gördüğümüz tek şeyin seçimler dolaysıyla şu günlerde yaşanan gerginliğe bir yeni gerginlik katmaktan başka bir şey değil.

    Çünkü gerek yerel de gerekse ulusalda yaşanan gerginliğin en üst seviyede olduğunu ve bu durumdan yararlanmak isteyen bir Amerika ve onun yandaşlarını ülkeyi karıştırma hesaplarını görmekteyiz.

    Evet aşağıda yayınladığımız açıklamaya baktığımız da gördüğümüz tek şey hepimizin dikkatli olmasıdır.

    Ve bir birimiz düşmemek olduğunu ortaya koymaktadır.

    Aşağıda okuyacağınız açıklamayı kendi aramız da yaşadığımız gerginliğin ne aşamaya edildiğini de düşünmeliyiz..

    O açıklama şöyle;

    ‘ABD, Vatandaşlarına Türkiye İçin Yaptığı Seyahat Uyarısını Güncelledi

    ABD Dışişleri Bakanlığı Türkiye’ye yönelik seyahat uyarısını güncelledi. Bakanlık vatandaşlarından Türkiye’ye seyahatlerini yeniden gözden geçirmeleri uyarısında bulundu. Uyarıda, “Terör grupları Türkiye’ye yönelik olası saldırılar planlamaya devam ediyor” denildi.

    BD Dışişleri Bakanlığı Türkiye genelinde seyahat riskini, ‘seyahati yeniden gözden geçirin’ anlamına gelen ‘seviye 3’ olarak belirtti.


    Terör ve keyfi tutuklamalara karşı vatandaşların uyarıldığı açıklamada bazı bölgelerde riskin daha fazla olduğunun altı çizildi. Bu bölgelerin başında Suriye ve Irak sınırına yakın yerlerin geldiği belirtildi.


    “OLASI SALDIRILAR PLANLANMAYA DEVAM EDİYOR”


    “Terör grupları Türkiye’ye yönelik olası saldırılar planlamaya devam ediyor” denilen açıklamada turistik bölgelerin, toplu taşıma araçlarının, pazar ve alışveriş yerlerinin, yerel yönetim binalarının, ibadethanelerin, parkların, büyük spor etkinlikleri ve kültürel etkinliklerin, eğitim kurumlarının, havaalanlarının ve diğer kamuya açık alanların teröristler tarafından hedef alınabileceği kaydedildi. Açıklamada teröristlerin daha önce bu yerleri hedef aldığı hatırlatıldı.


    Güvenlik güçlerinin on binlerce kişiyi gözaltına aldığı belirtilen açıklamada bunlar arasında ABD vatandaşları da olduğu ve bu kişilerin terör örgütleriyle bağlantılı olduklarının iddia edildiği kaydedildi. Bu tutuklamaların birçok kez gizli tanıklar ve siyasi sebeplerle yapıldığı da ifade edildi.


    ACİL YARDIM HİZMETİNDE SIKINTI YAŞANABİLECEĞİNİ DİLE GETİRDİLER


    Uyarıda ABD vatandaşlarının Türkiye’den ayrılma yasağıyla karşı karşıya kalabildiği durumlar hatırlatıldı ve Türkiye hükümeti tarafından açık bir şekilde onaylanmayan gösterilere katılmanın ya da hükümeti eleştirmenin tutuklamayla sonuçlanabileceği yönünde de uyarı yapıldı.


    Amerika’nın Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kilis, Mardin, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli ve Van illerinde seyahat eden vatandaşlarına acil yardım hizmeti sunmada da sıkıntı yaşayabileceğinin altı çizildi. Türkiye’de çalışan Amerikalı kamu çalışanlarının bu illere yetkililerin izni olmadan seyahat etmeleri daha önce yasaklanmıştı.’


    İşte bu alçakça ve her seçim öncesi yapılan açıklamaya baktığımız da ülkeyi karıştırmak, turizme darbe vurmak ve insanları germek olduğunu görmekteyiz.


    Bu nedenle bu tür açıklamaları hem dikkate alıp, hem de almadan, ama bir birimiz de yemeden dikkatli olmalıyız.


     

  • Başkan Değil, Bakan Olacaklar Gibi!..

    Başta geçmiş siyasilerin yönünün değiştirilip, Çıldır gölünün doğu yönünden alınıp, batısına aldırılan ve bu nedenle, ‘Kılçık Yol’ vasıtasıyla Ardahan’a gelecek olan tren yolunun gelmemesine neden oldukları  şu günlerde 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde Belediye Başkan Adayı olacakların Bakan olacaklarmışlar gibi vaatlerde bulunmaları seçmene inandırıcı gelmiyor.


    Belediye ilgili ciddi bir vaatte bulunmayan ve Ardahan’a tren getireceğiz diyerek, oy isteyen CHP Ardahan Belediye Başkan Adayı  Faruk Demir başta olmak üzere h,ç bir adayın yerelde ne yapacakları konusunda doyurucu bir vaatte bulunmadıkları dikkat çekiyor.


    Adayların belediyecilikten çok tarım başta olmak üzere hayvancılık ve trencilik ile ilgili vaatlerden bulunmamaları seçmenin kafasını karıştırırken, ‘Bunlar belediye başkanı değil bakan olacaklar sanki’ şeklinde suçlamalarla karşı karşıya kalmalarına neden oldukları da görülmekte.



    **Amerika Seçimlere Terörle Müdahale Edecek!


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi yaşanan gerginliğin gün geçtikçe arttığı şu günlerde Amerika tarafından bir açıklama yapıldı.

    ABD’nin açıklamasına baktığımızda gördüğümüz tek şeyin seçimler dolaysıyla şu günlerde yaşanan gerginliğe bir yeni gerginlik katmaktan başka bir şey değil.

    Çünkü gerek yerel de gerekse ulusalda yaşanan gerginliğin en üst seviyede olduğunu ve bu durumdan yararlanmak isteyen bir Amerika ve onun yandaşlarını ülkeyi karıştırma hesaplarını görmekteyiz.

    Evet aşağıda yayınladığımız açıklamaya baktığımız da gördüğümüz tek şey hepimizin dikkatli olmasıdır.

    Ve bir birimiz düşmemek olduğunu ortaya koymaktadır.

    Aşağıda okuyacağınız açıklamayı kendi aramız da yaşadığımız gerginliğin ne aşamaya edildiğini de düşünmeliyiz..

    O açıklama şöyle;

    ‘ABD, Vatandaşlarına Türkiye İçin Yaptığı Seyahat Uyarısını Güncelledi

    ABD Dışişleri Bakanlığı Türkiye’ye yönelik seyahat uyarısını güncelledi. Bakanlık vatandaşlarından Türkiye’ye seyahatlerini yeniden gözden geçirmeleri uyarısında bulundu. Uyarıda, “Terör grupları Türkiye’ye yönelik olası saldırılar planlamaya devam ediyor” denildi.

    BD Dışişleri Bakanlığı Türkiye genelinde seyahat riskini, ‘seyahati yeniden gözden geçirin’ anlamına gelen ‘seviye 3’ olarak belirtti.


    Terör ve keyfi tutuklamalara karşı vatandaşların uyarıldığı açıklamada bazı bölgelerde riskin daha fazla olduğunun altı çizildi. Bu bölgelerin başında Suriye ve Irak sınırına yakın yerlerin geldiği belirtildi.


    “OLASI SALDIRILAR PLANLANMAYA DEVAM EDİYOR”


    “Terör grupları Türkiye’ye yönelik olası saldırılar planlamaya devam ediyor” denilen açıklamada turistik bölgelerin, toplu taşıma araçlarının, pazar ve alışveriş yerlerinin, yerel yönetim binalarının, ibadethanelerin, parkların, büyük spor etkinlikleri ve kültürel etkinliklerin, eğitim kurumlarının, havaalanlarının ve diğer kamuya açık alanların teröristler tarafından hedef alınabileceği kaydedildi. Açıklamada teröristlerin daha önce bu yerleri hedef aldığı hatırlatıldı.


    Güvenlik güçlerinin on binlerce kişiyi gözaltına aldığı belirtilen açıklamada bunlar arasında ABD vatandaşları da olduğu ve bu kişilerin terör örgütleriyle bağlantılı olduklarının iddia edildiği kaydedildi. Bu tutuklamaların birçok kez gizli tanıklar ve siyasi sebeplerle yapıldığı da ifade edildi.


    ACİL YARDIM HİZMETİNDE SIKINTI YAŞANABİLECEĞİNİ DİLE GETİRDİLER


    Uyarıda ABD vatandaşlarının Türkiye’den ayrılma yasağıyla karşı karşıya kalabildiği durumlar hatırlatıldı ve Türkiye hükümeti tarafından açık bir şekilde onaylanmayan gösterilere katılmanın ya da hükümeti eleştirmenin tutuklamayla sonuçlanabileceği yönünde de uyarı yapıldı.


    Amerika’nın Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kilis, Mardin, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli ve Van illerinde seyahat eden vatandaşlarına acil yardım hizmeti sunmada da sıkıntı yaşayabileceğinin altı çizildi. Türkiye’de çalışan Amerikalı kamu çalışanlarının bu illere yetkililerin izni olmadan seyahat etmeleri daha önce yasaklanmıştı.’


    İşte bu alçakça ve her seçim öncesi yapılan açıklamaya baktığımız da ülkeyi karıştırmak, turizme darbe vurmak ve insanları germek olduğunu görmekteyiz.


    Bu nedenle bu tür açıklamaları hem dikkate alıp, hem de almadan, ama bir birimiz de yemeden dikkatli olmalıyız.

  • Ne oldu HDP Aday Çıkarmayacak mısın?

    Göle İlçe Örgütü olmadan, İlçe Başkanı koltuğu boş olan Ardahan HDP İl Örgütünün, ‘CHP Göle’de Adayını Çekmez ise Bizde Ardahan’da En Güçlü Adayı Çıkaracağız’ açıklaması da havada kalmış gibi.


    CHP Ardahan Belediye Başkan Adayı ile yaptıkları gizli pazarlığın ortaya çıkması ve tutmaması ardından gazeteciler aracılığı ile  ‘CHP Göle’de Adayını Çekmez ise Bizde Ardahan’da En Güçlü Adayı Çıkaracağız’ blöfüne cevap veren Göle CHP Adayı çekilmeyeceğini ilan edip, çalışmalarını sürdürürken, CHP İl Başkanı da ‘Bizim HDP ile bir görüşmemiz olmadı’ demesi ardından bir açıklama ve aday çıkarması beklenen HDP İl Örgütü hala suskun.


    Tarihinde ilk kez aday çıkaramayacak hale düşen ve CHP Ardahan Adayı ile yaptığı ileri sürülen gizli anlaşmayı da CHP’ye uygulatamayan HDP Ardahan İl Örgütünün içler açısı hali içler acısı durumda.


    Rakip partilerin adaylarını açıkladığı, Belediye ve İl Genel Meclis Listelerini hazırladığı şu günlerde sessizliğine devam eden HDP Ardahan İl Örgütünün bu gidişle partinin kapısını kitleyerek, diğer partilerin yarışını izleyeceğe benziyorlar.



    **Yerel Parlamenterler Listeleri..


    Yerel seçimler öncesi yaşanan adaylık yarışında kimin nerede hangi partide aday olacağının ve bu tartışmaların netleşmesi ile şimdi ki sıranın aday edilenlerin listesine geldiğini görmekteyiz.

    Yani başta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Diyarbakır olmak üzere eyaletleşmenin alt yapısı olan Büyükşehirler yani BB’ler de olmak üzere 81 Vilayetin ve ilçelerin hatta beldelerin adaylarının oluşturacakları listeler yerel seçimin birinci gündemi halinde.

    Asıl seçimin yanı 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri diğer adıyla yerel parlamenterlerin belirleneceği seçim çalışmalarının bu listelerin belirlenmesi ile başlayacağını da unutmayalım.

    19 Mart akşamına kadar hazırlanıp, Seçim Kurullarına verilecek olan Belediye, İl Genel Meclislerini oluşturacak isimlerin belirlenmesi ile partileri yeni bir sarsıntı ile de karşı karşıya kalacaklar.

    Çünkü bugüne kadar belediye başkan adaylarının yanın da partili görünüp, belediye ve il genel meclisi listelerine girmeye çalışanların hepsinin değil, listenin istediği sayı kadar olacağı ve bu listenin de ilk 5’i veya 15’inin geçerli olacağı yani bu listeler girmek için bin bir taklayı pardon çabayı ortaya koyanlarca kabul göreceğini de iyi biliyoruz.

    Listeye girenin partili giremeyenlerin ya yeni bir parti arayan yada partisine küsüp kabuğuna çekileceği liste yarışı ardından başta adaylar olmak üzere onların kendi listelerine kabul ettikleri asıl yarışa start verecekler.

    Benim gibi bir çok insanın takip ettiği ve büyük bir merakla beklediği bu listelerin netleşmesi ile seçimi hangi parti ve adayının kazanacağı az çok netleşecek gibi..

    Çünkü belediye başkan adaylarının belirlenmesinde büyük sancılar çeken partilerin listelerin belirlenmesi ile yeniden sarsılıp, bir çok tartışma ve istifalar göreceği de kesin.

    Şimdiye kadar sızan onca listenin kesin olmadığını savunup, yaşanan dalgalanmaları durdurmaya çalışan parti ve adayların ‘çok gizli’ parolası ile hazırlıklarını sürdürdükleri liste çalışmasının ardından onca aday adayın da elenip, kalanlarla yola devam edileceği yerel seçimler yarışı anketlerin ve kamuoyunun yönlendirilmesi ile 31 Mart’a doğu yol almaya devam edecek.

    İstanbul gibi illerde memleket oyları Ardahan gibi yerlerde ise sülale oyları ile belirlenmesi beklenen listelerin ne kadar etkili olacağının da tartışılacağı bir sürecin yaşanacağı seçim atmosferinin bir hayli yakıcı ve o kadar da sarsıcı olduğunu gördüğümüz şu günlerde en çok zorda olanların, belediye başkan adayları ile partilerinin İl ve İlçe Teşkilat ve Örgütleridir.

    Kısacası; Cadı Kavanozu gibi kaynayan parti merkezleri ve ceplerde dolaşmaya başlayan listelerin nasıl bir sonuç vereceğini 19 Mart’tan sonra hep birlikte göreceğiz. 

    Gönlümüz de geçen listenin gerçek anlamda birer yerel parlamenterin isimlerinin olduğu bir liste ile adayların seçmenden oy istemesi ve seçmeninde sadece partiye veya adaylara bakmadan hem onların listesine hemde ülkenin geleceğine oyları ile imza atmalarıdır.

    Çünkü Milletvekillerinin bir adım geriye atıldığı Başkanlık sisteminde yasa ile bir adım öne çıkanların ancak seçmen tarafından çokta anlaşılmayan, önemsenmeyen hata küçümsenen ama başkanlık sistemi gereği asıl parlamenterler olan Belediye ve İl Genel Meclis üyeleridir, hem yerelde, hemde genelde bu ülkenin, kentlerinin, kasabalarının geleceğine imza atacak olanlardırlar..

  • Çıldırlılar CHP Çıldır Adayına Para mı Topladılar!

    CHP’nin İşi Sanal’da Görüldüğü Gibi Hiçte Kolay Değil!..


    DSP Hanak Adayı Necati Tuna’nın, ‘Adam kayırmak için değil ekmek için rant için değil hizmet için hırsızlık yapmak için değil Hanak için satmak için değil yapmak için kavga için değil barış için Seninleyiz Başkanım Allah yar ve yardımcımız olsun.’ diyerek yol aldığı CHP’nin işi Hanak’ta olduğu gibi Ardahan Merkez ve diğer ilçelerde de işi zor gibi..


    Adaylarının seçim masraflarını karşılamak için arayışta oldukları görülen Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan ve İlçe Adaylarının para gibi oy sıkıntılarınında olduğu dikkatlerden kaçmıyor.


    Faruk Demir’in HDP’lilerin oyıuna güvendiği ancak HDP’li seçmenin başta HDP Ardahan İl Örgütünün GİZLİ PAZARLIKLARI na olmak üzere yaklaşan yerel seçimler öncesi Ardahan dahil bir çok yerde aday çıkarmamaları nedeniyle HDP’ye tepkili oldukları gibi CHP’ye de yönelmeyerek HDP ve CHP’ye tepkili oldukları görülürken, Hanak’ta DSP’nin adayının tüm çirkin tekliflere karşı adaylıktan çekilmemesi ve DSP Adayı Necati Tuna’nın kazanacak gibi durması CHP’yi zorda bırakmış durumda.


    CHP Adayı ile HDP İl Başkanını arasında yapıldığı ortaya çıkan GİZLİ PAZARLIĞIN gazeteciler tarafından ortaya çıkarılması ardından adeta kendilerini gizleyen ve ‘CHP Göle’de Adayını Çekmezse Bizde Ardahan Merkez de Güçlü Bir Aday Çıkaracağız’ demelerine karşın bugüne kadar aday bulamayan, çıkaramayan, göteremeyen ve bu nedenle seçmenin tepkisi çeken HDP İl Örgütünün Kürt seçmeni  kendilerine olduğu gibi CHP’ye yönelendirememeleri dikkat çekerken, aynı CHP’nin Ardahan’ın da içinde bulunduğu yurt genelinde HDP ile de İYİ Parti ile kurulan ittifakın kurulduğunu ‘Uluslacı oylar kaçar’ korkusuyla dillendirememesi CHP Ardahan Adayı Faruk Demir’in işi bir hayli zorlaştırmakta.


    Demir’in kendisine ait sanal ortam da işinin çok iyi gittiğini belirtmesine karşın İl Örgütünde ki tanıdık simaların ve CHP’linin Demir’in paylaşımlarını beğenmediği gibi kendi sayfalarında paylaşmadığı da görülen CHP Adayının adeta tek başına kaldığı ve İstanbul ile Ankara’da getirdiği ekibi dışında kendisine oy getirecek Ardahanlı aile ve kişilerlerden yoksun olduğu dikkatlerden kaçmazken, Ardahan’da olduğu gibi Posof ve Göle’de de 25 yıldır yerel de iktidar olamayan, belediye kazanamayan CHP’nin kalesi olarak bilinen Damal’da işinin hiçte kolay olmadığı gözlenmekte.



    **Bir Merminin fiyatı veya çözüm yolu..


    Ağır bir kaza sonucu 3 ay gibi bir zaman ayrı kaldığım ve yeniden sahasına döndüğüm İstanbul’da ki 3.günümde kiralıkta olsa yeniden sürmeye başladığım araca ve başta radyosu olmak üzere gerekli cihazlarına alışmaya çalışırken, havuz medyasının baş aktörü A Haber isimli mevcut hükumetin baş propaganda kanalı olan radyo kanalına takıldığımı bilmeden haber dinliyorum..

    Ve Başkan Erdoğan’ın Ezan sesi gelene kadar devam eden ve Ezan’ın okunması dolaysıyla sözlerini kesmek zorunda kalana kadar dinlediğim Sivas Mitingini takılıyorum.

    Gerçi 16 yıldan bugüne kadar yarım saat, bilemediniz bir saat aralıklarla ya Başkanın yada seçim öncesi bir hayli gerildiğini gördüğümüz Başkanın başında olduğu partinin ilgilileri veya emrinde-kilerinin basın toplantılarını, miting konuşmalarını anında yayınlarını kesip veren onca kanalın yani mevcut tv ve radyo kanalarının hemen hepsinin A Haber’den aşağı kalmadığını da biliyorum ya neyse..

    Biz konuyu bölmeden yerel seçimler öncesi düzenlediği Miting alanından gelen sesler üzerine ‘Biz KİT’lere falan kadrolarını verdik, bizden bir şey beklemeyin. Her şeyi verdik. Şu toplantıyı da provoke etmeyin.’ diyerek istekte bulunanlara fırça atan Başkan Erdoğan’ın Sivas Mitingine ve orada söylediği, ‘Bizler Cudi’de, Tendürek’te mücadeleyi verirken, sizin söylediklerinize bakın. Ne diyorlar domates, ne diyorlar patlıcan. Ne diyorlar sivri biber. Yahu düşünün be bir merminin fiyatı nedir düşünün..’ diye tartışılmaya başlanan sözlerine devam ediyor.

    Yani Başkan Erdoğan açıkça olmasa da üstü kapalı olarak adına, ‘Barış Süreci’ denen olumlu gelişmenin dondurulup, buzdolabına kaldırılana kadar o süreçte şahlanan ekonominin kaynaklarının kurşuna ve silaha gittiğini ima ediyordu..

    Ve; ‘Bitti, bitiriyoruz’ denilmesine karşın o yakada ve kurşun harcama yöntemi ile bir türlü bitmeyen soruna dikkat çekip, diğer bir adı ‘Kürt Sorunu’ olan sorunun yarattığı sıkıntıyı unutanlara domates, patlıcan derdine düşenlere kızıyordu..

    Haklı ama haksız da olan Başkanın bu iması ve sitemine baktığımız anda komşu Yunanistan’ın sorunlu olduğu bir halkla, bir ülkeyle iyi ilişkiler içine girip, komşu Makedonya’nın Nato’ya girmesine karşı koyduğu vetoyu kaldırdığı ve meclisinde yapılan oylama ile Makedonya’yı ve komşuyla, hemen hemen aynı halk olan milletle yaşanan sorunun barışçıl yollarla ancak çözülebileceğini anlatan adımı attığını öğreniyorduk.

    Çünkü Yunanistan’ın Makedonya’ın ismi yüzünden tanımadığı ve önüne bir çok engeller çıkardığını da hatırlıyorduk..

    İlk bakışta basit ve sembolik bir isim meselesinden ibaret gibi görünen bu tanımama kararı, çok daha köklü ve tarihi bir anlaşmazlıktan kaynaklanıyor. Bir başka ifadeyle Makedonya ile Yunanistan arasındaki isim sorunu, aslında, buz dağının su üstünde kalan küçük bir bölümü. İki ülke arasındaki asıl mesele; Makedonya’nın ismi, anayasası, bayrağı veya parasındaki simgelerden ziyade, Makedon ulusunun varlığıdır. Buz dağının su altında kalan büyük kısmını oluşturan bu meselenin kökeni ise, milattan önce dördüncü yüzyıla kadar uzanıyor.

    Yunanistan yönetimine göre, “Slav kavimleri Balkan yarımadasına altıncı ve yedinci yüzyıllarda geldiklerine göre, bugünkü Makedonlar, eski Makedonlardan gelmiyorlar. Bu sebeple, “bugünkü Makedonların, Makedon ve Makedonya isimlendirmelerini kullanma hakları yok.” Yine Yunanlılara göre; “Üç bin yıldan beri Yunanistan’ın bir parçası olan Makedonya’nın, Büyük İskender’e kadar uzanan bir Helen geçmişi bulunuyor. Antik Çağdaki Makedonlar, Yunanca konuşan ve Yunan kültürüne sahip Kuzey Yunanistan halkıdır.” Buna karşılık Makedonlar da, “milattan önce 700 ve 800’lü yıllarda Ege Makedonya’sında ortaya çıkan Makedonlar, Yunanca konuşmadıkları gibi, Yunan kültürünün de bir parçası değildir.” Ayrıca Üsküp yönetimine göre, “Bugün, Vardar Makedonya’sında yaşayan ve tarihin etkileri sebebiyle Slav Makedoncası konuşan halkın önemli bir kısmı ile Ege Makedonyası’nda yaşayan ve aynı etkiler sebebiyle Yunanca konuşan halkın bir kısmı Antik Çağdaki Makedon Krallığı halkına mensup Makedonlardır.”

    Yani kısacası ve anlaşılması gerekenin zaman zaman havada, Kardak gibi taştan adalarda ve kiliseler dolaysıyla karşı karşıya kaldığımız hatta gerildiğimiz de ve ‘Savaş çıkabilir’ diyerek ekonomiyi dolara kurban edip, yeni silahlar almak zorunda bırakılmaya mecbur kaldığımız Yunanistan parlamentosu uzun yıllar sonra ve yukarıda ki sorun yüzünden yıllardır sıkınrı yaşadığı ve tanımadığı Makedonya’nın NATO üyeliğiyle ilgili protokole onay veriyor, 300 sandalyelik parlamentoda bugün yapılan oylamada, Makedonya’nın NATO üyeliğiyle ilgili protokol, 153 vekilin ‘evet’ oyunu kabul görüyordu.

    Buraya kadar anlatmak istediğimizi, ‘anlayan anlar’ diyerek barışçıl adımların şart ve anlaşılmasını umarken diğer bir haber daha alıyoruz..

    O da; Bloomberg, Sardes adlı bir Türk şirketinin Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun 900 milyon doları altın olarak kaçırmasına yardım ettiğini öne sürdü.

    Diken’in aktardığı haber özetle şöyle:

    “Maduro’nun, mevkidaşı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı ziyaretinden sadece iki ay sonra Sardes adında gizemli bir şirket çıktı meydana. Ocak 2018’de Venezüella’dan 41 milyon dolar değerinde altın ithal ederek faliyetlerine başlayan Sardes’in bu ilk ticareti, iki ülke arasında 50 yıllık kayıtlarda benzerine rastlanmamış bir işlem. Sonrasındaki ayda hacim ikiye katlanmış ve Sardes Türkiye’ye 100 milyon dolar değerinde altın ithal etmiş.

    Trump, Türkiye’yi bu ticaretten vazgeçirmek için bir heyet gönderdikten sonra Kayında Venezüella altınına yaptırım uygulamaya başladığında şirket 900 milyon dolar değerinde altını zaten ülkeden çıkarmıştı. İstanbul ticari siciline kayıtlı 1 milyon dolar sermayeli bir şirket için hiç de fena bir hacim değil.

    İki ülke arasındaki ekonomik bağlar çok kuvvetli değil. Venezüella Türkiye’nin en büyük 20 ticaret ortağı arasında yok. Ama bu, Erdoğan’ın 850 milyar dolarlık Türkiye ekonomisini ihtiyacı olan dostları için kullanamayacağı anlamına gelmiyor. Sardes’in altın koridoru belli ki kasımda kapanmış fakat başka yöntemler de var.”

    Yani daha çok uzatmadan bir merminin fiyatını dert etmektense çözüm yollarına başvurmak ve bu yolların kurşunlara gelmemesi için atılacak olan adımın barışçıl adımlar olduğunu anlamak ama bunu anlarken Arap Baharı adı altında Afrika ve Ortadoğu’da ki onca ülkenin karışıklığına, komşu ülke Irak ve Suriye’nin iç savaşa sokulmasına ve ülkenin içindeki sorunları terörize etmeye, ettirmeye gerek olmazken, dün İranlı Rezza Saraf”ın ve bugün 1 Milyonluk sermayeli Sardesi’in kanalıyla komşudan yada Okyanus ötesinde ki bir ülkenin altınları başta olmak üzere yer altı ve yer üstü kaynaklarına muhtaç kalmamak için önceliğin iç barış olduğunu, ‘Yahu düşünün be bir merminin fiyatı nedir düşünün..’ demeden önce bilmek gerek..


     

  • 'Meclis Üyeleri Belirlendi' Denilen AK Parti Listesinde Gazeteciler Çizildiler! mi?


    31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere kısa bir süre kala eski İl Başkanı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın Beleidye Başkan Adayı edildiği Ardahan AK Parti’nin Belediye ve İl Genel Meclis üyeleri listesinin hazırlandığı iddia edildi.


    Alınan bilgilere göre AK Parti’nin Belediye Meclis üyelerinin listesinde birinci sırayı Başkan adayı Baydar gibi Veteriner Hekim olan mevcut Belediye Meclis Üyesi olan Veteriner Hekim Levent Yıldırımın adı geçerken aynı listenin ikinci sırasında beklenen isim Ömer Yılmaz, üçüncü sırasında Murat Karaca, dördüncü sırasında Selda Koç Avşar, beşinci sırada Güven Demir kendine yer buldu. Belediye kontenjan adaylıkları ise Tuncay Kayatürk ve Deniz Özer’e verildiği ileri sürüldü.


    AK Parti’de İl Genel Meclis üyelikleri adaylarınıda belli olduğu iddi edilirken bu listenin birinci sırasında Pastaneci Levent Bilgili yer alırken, ikinci sıra ise Bağdeşen (Kinzodamal) Muhtarı Selami Şenel’e verildiği öne sütrüldü.



    **POSOF CAHİT POLATOĞLU’NA VERİLDİ


    Ak Parti’nin Posof İl Genel Meclis üyesi listesininde belli olduğu ileri sürülürken Posof İl Genel Meclis üyeliği listesine Cahit Polatoğlu ve Nihat Ülvan’a verildiği öne sürüldü.


    **ÇILDIR İL GENELİ ESKİ BELEDİYE BAŞKANI MI?


    Çıldır’da ise İl Genel Meclis üyeliği eski Belediye Başkanı Adnan Gündoğdu’ya verildiği öne sürülürken, Çıldır’da adaylık için istifa eden AK Parti Çıldır İlçe Başkanı Rıfat Vural’a listesinde yer verilmediği iddia edildi.



    **Bir Merminin fiyatı veya çözüm yolu..


    Ağır bir kaza sonucu 3 ay gibi bir zaman ayrı kaldığım ve yeniden sahasına döndüğüm İstanbul’da ki 3.günümde kiralıkta olsa yeniden sürmeye başladığım araca ve başta radyosu olmak üzere gerekli cihazlarına alışmaya çalışırken, havuz medyasının baş aktörü A Haber isimli mevcut hükumetin baş propaganda kanalı olan radyo kanalına takıldığımı bilmeden haber dinliyorum..

    Ve Başkan Erdoğan’ın Ezan sesi gelene kadar devam eden ve Ezan’ın okunması dolaysıyla sözlerini kesmek zorunda kalana kadar dinlediğim Sivas Mitingini takılıyorum.

    Gerçi 16 yıldan bugüne kadar yarım saat, bilemediniz bir saat aralıklarla ya Başkanın yada seçim öncesi bir hayli gerildiğini gördüğümüz Başkanın başında olduğu partinin ilgilileri veya emrinde-kilerinin basın toplantılarını, miting konuşmalarını anında yayınlarını kesip veren onca kanalın yani mevcut tv ve radyo kanalarının hemen hepsinin A Haber’den aşağı kalmadığını da biliyorum ya neyse..

    Biz konuyu bölmeden yerel seçimler öncesi düzenlediği Miting alanından gelen sesler üzerine ‘Biz KİT’lere falan kadrolarını verdik, bizden bir şey beklemeyin. Her şeyi verdik. Şu toplantıyı da provoke etmeyin.’ diyerek istekte bulunanlara fırça atan Başkan Erdoğan’ın Sivas Mitingine ve orada söylediği, ‘Bizler Cudi’de, Tendürek’te mücadeleyi verirken, sizin söylediklerinize bakın. Ne diyorlar domates, ne diyorlar patlıcan. Ne diyorlar sivri biber. Yahu düşünün be bir merminin fiyatı nedir düşünün..’ diye tartışılmaya başlanan sözlerine devam ediyor.

    Yani Başkan Erdoğan açıkça olmasa da üstü kapalı olarak adına, ‘Barış Süreci’ denen olumlu gelişmenin dondurulup, buzdolabına kaldırılana kadar o süreçte şahlanan ekonominin kaynaklarının kurşuna ve silaha gittiğini ima ediyordu..

    Ve; ‘Bitti, bitiriyoruz’ denilmesine karşın o yakada ve kurşun harcama yöntemi ile bir türlü bitmeyen soruna dikkat çekip, diğer bir adı ‘Kürt Sorunu’ olan sorunun yarattığı sıkıntıyı unutanlara domates, patlıcan derdine düşenlere kızıyordu..

    Haklı ama haksız da olan Başkanın bu iması ve sitemine baktığımız anda komşu Yunanistan’ın sorunlu olduğu bir halkla, bir ülkeyle iyi ilişkiler içine girip, komşu Makedonya’nın Nato’ya girmesine karşı koyduğu vetoyu kaldırdığı ve meclisinde yapılan oylama ile Makedonya’yı ve komşuyla, hemen hemen aynı halk olan milletle yaşanan sorunun barışçıl yollarla ancak çözülebileceğini anlatan adımı attığını öğreniyorduk.

    Çünkü Yunanistan’ın Makedonya’ın ismi yüzünden tanımadığı ve önüne bir çok engeller çıkardığını da hatırlıyorduk..

    İlk bakışta basit ve sembolik bir isim meselesinden ibaret gibi görünen bu tanımama kararı, çok daha köklü ve tarihi bir anlaşmazlıktan kaynaklanıyor. Bir başka ifadeyle Makedonya ile Yunanistan arasındaki isim sorunu, aslında, buz dağının su üstünde kalan küçük bir bölümü. İki ülke arasındaki asıl mesele; Makedonya’nın ismi, anayasası, bayrağı veya parasındaki simgelerden ziyade, Makedon ulusunun varlığıdır. Buz dağının su altında kalan büyük kısmını oluşturan bu meselenin kökeni ise, milattan önce dördüncü yüzyıla kadar uzanıyor.

    Yunanistan yönetimine göre, “Slav kavimleri Balkan yarımadasına altıncı ve yedinci yüzyıllarda geldiklerine göre, bugünkü Makedonlar, eski Makedonlardan gelmiyorlar. Bu sebeple, “bugünkü Makedonların, Makedon ve Makedonya isimlendirmelerini kullanma hakları yok.” Yine Yunanlılara göre; “Üç bin yıldan beri Yunanistan’ın bir parçası olan Makedonya’nın, Büyük İskender’e kadar uzanan bir Helen geçmişi bulunuyor. Antik Çağdaki Makedonlar, Yunanca konuşan ve Yunan kültürüne sahip Kuzey Yunanistan halkıdır.” Buna karşılık Makedonlar da, “milattan önce 700 ve 800’lü yıllarda Ege Makedonya’sında ortaya çıkan Makedonlar, Yunanca konuşmadıkları gibi, Yunan kültürünün de bir parçası değildir.” Ayrıca Üsküp yönetimine göre, “Bugün, Vardar Makedonya’sında yaşayan ve tarihin etkileri sebebiyle Slav Makedoncası konuşan halkın önemli bir kısmı ile Ege Makedonyası’nda yaşayan ve aynı etkiler sebebiyle Yunanca konuşan halkın bir kısmı Antik Çağdaki Makedon Krallığı halkına mensup Makedonlardır.”

    Yani kısacası ve anlaşılması gerekenin zaman zaman havada, Kardak gibi taştan adalarda ve kiliseler dolaysıyla karşı karşıya kaldığımız hatta gerildiğimiz de ve ‘Savaş çıkabilir’ diyerek ekonomiyi dolara kurban edip, yeni silahlar almak zorunda bırakılmaya mecbur kaldığımız Yunanistan parlamentosu uzun yıllar sonra ve yukarıda ki sorun yüzünden yıllardır sıkınrı yaşadığı ve tanımadığı Makedonya’nın NATO üyeliğiyle ilgili protokole onay veriyor, 300 sandalyelik parlamentoda bugün yapılan oylamada, Makedonya’nın NATO üyeliğiyle ilgili protokol, 153 vekilin ‘evet’ oyunu kabul görüyordu.

    Buraya kadar anlatmak istediğimizi, ‘anlayan anlar’ diyerek barışçıl adımların şart ve anlaşılmasını umarken diğer bir haber daha alıyoruz..

    O da; Bloomberg, Sardes adlı bir Türk şirketinin Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun 900 milyon doları altın olarak kaçırmasına yardım ettiğini öne sürdü.

    Diken’in aktardığı haber özetle şöyle:

    “Maduro’nun, mevkidaşı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı ziyaretinden sadece iki ay sonra Sardes adında gizemli bir şirket çıktı meydana. Ocak 2018’de Venezüella’dan 41 milyon dolar değerinde altın ithal ederek faliyetlerine başlayan Sardes’in bu ilk ticareti, iki ülke arasında 50 yıllık kayıtlarda benzerine rastlanmamış bir işlem. Sonrasındaki ayda hacim ikiye katlanmış ve Sardes Türkiye’ye 100 milyon dolar değerinde altın ithal etmiş.

    Trump, Türkiye’yi bu ticaretten vazgeçirmek için bir heyet gönderdikten sonra Kayında Venezüella altınına yaptırım uygulamaya başladığında şirket 900 milyon dolar değerinde altını zaten ülkeden çıkarmıştı. İstanbul ticari siciline kayıtlı 1 milyon dolar sermayeli bir şirket için hiç de fena bir hacim değil.

    İki ülke arasındaki ekonomik bağlar çok kuvvetli değil. Venezüella Türkiye’nin en büyük 20 ticaret ortağı arasında yok. Ama bu, Erdoğan’ın 850 milyar dolarlık Türkiye ekonomisini ihtiyacı olan dostları için kullanamayacağı anlamına gelmiyor. Sardes’in altın koridoru belli ki kasımda kapanmış fakat başka yöntemler de var.”

    Yani daha çok uzatmadan bir merminin fiyatını dert etmektense çözüm yollarına başvurmak ve bu yolların kurşunlara gelmemesi için atılacak olan adımın barışçıl adımlar olduğunu anlamak ama bunu anlarken Arap Baharı adı altında Afrika ve Ortadoğu’da ki onca ülkenin karışıklığına, komşu ülke Irak ve Suriye’nin iç savaşa sokulmasına ve ülkenin içindeki sorunları terörize etmeye, ettirmeye gerek olmazken, dün İranlı Rezza Saraf”ın ve bugün 1 Milyonluk sermayeli Sardesi’in kanalıyla komşudan yada Okyanus ötesinde ki bir ülkenin altınları başta olmak üzere yer altı ve yer üstü kaynaklarına muhtaç kalmamak için önceliğin iç barış olduğunu, ‘Yahu düşünün be bir merminin fiyatı nedir düşünün..’ demeden önce bilmek gerek..

  • İYİ Parti Adayı Basınla Buluşacak..


    **AK PARTİ ADAYI YUNUS BAYDAR İSTANBUL’DA Kİ 


    ARDAHANLILAR İLE BİR ARAYA GELECEK..


    3 Dönem AK Parti Ardahan İl Başkanlığı, 2 Dönem Ardahan Milletvekili Adayı olduktan sonra bu dönem Ardahan Beleidye Başkan Adayı olan Veterinere Hekim Yunus Baydar İstanbul’da ki Ardahanlılar ile buluşacak.


    Ardahan Derneklerinin en üst çatıısı olan Ardahan Dernekler Federasyonun aracılığı ile Ardahanlılar ile bir araya gelecek olan Yunus Baydar’ın başkan seçilmesi halinde yapacaklarını ve Ardahan ile batı arasında kuracakları projeler hakkında İstanbul’da ki Ardahanlıları bilgilendirmeye çalışcağı öğrenildi.



    **Bir Merminin fiyatı veya çözüm yolu..


    Ağır bir kaza sonucu 3 ay gibi bir zaman ayrı kaldığım ve yeniden sahasına döndüğüm İstanbul’da ki 3.günümde kiralıkta olsa yeniden sürmeye başladığım araca ve başta radyosu olmak üzere gerekli cihazlarına alışmaya çalışırken, havuz medyasının baş aktörü A Haber isimli mevcut hükumetin baş propaganda kanalı olan radyo kanalına takıldığımı bilmeden haber dinliyorum..

    Ve Başkan Erdoğan’ın Ezan sesi gelene kadar devam eden ve Ezan’ın okunması dolaysıyla sözlerini kesmek zorunda kalana kadar dinlediğim Sivas Mitingini takılıyorum.

    Gerçi 16 yıldan bugüne kadar yarım saat, bilemediniz bir saat aralıklarla ya Başkanın yada seçim öncesi bir hayli gerildiğini gördüğümüz Başkanın başında olduğu partinin ilgilileri veya emrinde-kilerinin basın toplantılarını, miting konuşmalarını anında yayınlarını kesip veren onca kanalın yani mevcut tv ve radyo kanalarının hemen hepsinin A Haber’den aşağı kalmadığını da biliyorum ya neyse..

    Biz konuyu bölmeden yerel seçimler öncesi düzenlediği Miting alanından gelen sesler üzerine ‘Biz KİT’lere falan kadrolarını verdik, bizden bir şey beklemeyin. Her şeyi verdik. Şu toplantıyı da provoke etmeyin.’ diyerek istekte bulunanlara fırça atan Başkan Erdoğan’ın Sivas Mitingine ve orada söylediği, ‘Bizler Cudi’de, Tendürek’te mücadeleyi verirken, sizin söylediklerinize bakın. Ne diyorlar domates, ne diyorlar patlıcan. Ne diyorlar sivri biber. Yahu düşünün be bir merminin fiyatı nedir düşünün..’ diye tartışılmaya başlanan sözlerine devam ediyor.

    Yani Başkan Erdoğan açıkça olmasa da üstü kapalı olarak adına, ‘Barış Süreci’ denen olumlu gelişmenin dondurulup, buzdolabına kaldırılana kadar o süreçte şahlanan ekonominin kaynaklarının kurşuna ve silaha gittiğini ima ediyordu..

    Ve; ‘Bitti, bitiriyoruz’ denilmesine karşın o yakada ve kurşun harcama yöntemi ile bir türlü bitmeyen soruna dikkat çekip, diğer bir adı ‘Kürt Sorunu’ olan sorunun yarattığı sıkıntıyı unutanlara domates, patlıcan derdine düşenlere kızıyordu..

    Haklı ama haksız da olan Başkanın bu iması ve sitemine baktığımız anda komşu Yunanistan’ın sorunlu olduğu bir halkla, bir ülkeyle iyi ilişkiler içine girip, komşu Makedonya’nın Nato’ya girmesine karşı koyduğu vetoyu kaldırdığı ve meclisinde yapılan oylama ile Makedonya’yı ve komşuyla, hemen hemen aynı halk olan milletle yaşanan sorunun barışçıl yollarla ancak çözülebileceğini anlatan adımı attığını öğreniyorduk.

    Çünkü Yunanistan’ın Makedonya’ın ismi yüzünden tanımadığı ve önüne bir çok engeller çıkardığını da hatırlıyorduk..

    İlk bakışta basit ve sembolik bir isim meselesinden ibaret gibi görünen bu tanımama kararı, çok daha köklü ve tarihi bir anlaşmazlıktan kaynaklanıyor. Bir başka ifadeyle Makedonya ile Yunanistan arasındaki isim sorunu, aslında, buz dağının su üstünde kalan küçük bir bölümü. İki ülke arasındaki asıl mesele; Makedonya’nın ismi, anayasası, bayrağı veya parasındaki simgelerden ziyade, Makedon ulusunun varlığıdır. Buz dağının su altında kalan büyük kısmını oluşturan bu meselenin kökeni ise, milattan önce dördüncü yüzyıla kadar uzanıyor.

    Yunanistan yönetimine göre, “Slav kavimleri Balkan yarımadasına altıncı ve yedinci yüzyıllarda geldiklerine göre, bugünkü Makedonlar, eski Makedonlardan gelmiyorlar. Bu sebeple, “bugünkü Makedonların, Makedon ve Makedonya isimlendirmelerini kullanma hakları yok.” Yine Yunanlılara göre; “Üç bin yıldan beri Yunanistan’ın bir parçası olan Makedonya’nın, Büyük İskender’e kadar uzanan bir Helen geçmişi bulunuyor. Antik Çağdaki Makedonlar, Yunanca konuşan ve Yunan kültürüne sahip Kuzey Yunanistan halkıdır.” Buna karşılık Makedonlar da, “milattan önce 700 ve 800’lü yıllarda Ege Makedonya’sında ortaya çıkan Makedonlar, Yunanca konuşmadıkları gibi, Yunan kültürünün de bir parçası değildir.” Ayrıca Üsküp yönetimine göre, “Bugün, Vardar Makedonya’sında yaşayan ve tarihin etkileri sebebiyle Slav Makedoncası konuşan halkın önemli bir kısmı ile Ege Makedonyası’nda yaşayan ve aynı etkiler sebebiyle Yunanca konuşan halkın bir kısmı Antik Çağdaki Makedon Krallığı halkına mensup Makedonlardır.”

    Yani kısacası ve anlaşılması gerekenin zaman zaman havada, Kardak gibi taştan adalarda ve kiliseler dolaysıyla karşı karşıya kaldığımız hatta gerildiğimiz de ve ‘Savaş çıkabilir’ diyerek ekonomiyi dolara kurban edip, yeni silahlar almak zorunda bırakılmaya mecbur kaldığımız Yunanistan parlamentosu uzun yıllar sonra ve yukarıda ki sorun yüzünden yıllardır sıkınrı yaşadığı ve tanımadığı Makedonya’nın NATO üyeliğiyle ilgili protokole onay veriyor, 300 sandalyelik parlamentoda bugün yapılan oylamada, Makedonya’nın NATO üyeliğiyle ilgili protokol, 153 vekilin ‘evet’ oyunu kabul görüyordu.

    Buraya kadar anlatmak istediğimizi, ‘anlayan anlar’ diyerek barışçıl adımların şart ve anlaşılmasını umarken diğer bir haber daha alıyoruz..

    O da; Bloomberg, Sardes adlı bir Türk şirketinin Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun 900 milyon doları altın olarak kaçırmasına yardım ettiğini öne sürdü.

    Diken’in aktardığı haber özetle şöyle:

    “Maduro’nun, mevkidaşı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı ziyaretinden sadece iki ay sonra Sardes adında gizemli bir şirket çıktı meydana. Ocak 2018’de Venezüella’dan 41 milyon dolar değerinde altın ithal ederek faliyetlerine başlayan Sardes’in bu ilk ticareti, iki ülke arasında 50 yıllık kayıtlarda benzerine rastlanmamış bir işlem. Sonrasındaki ayda hacim ikiye katlanmış ve Sardes Türkiye’ye 100 milyon dolar değerinde altın ithal etmiş.

    Trump, Türkiye’yi bu ticaretten vazgeçirmek için bir heyet gönderdikten sonra Kayında Venezüella altınına yaptırım uygulamaya başladığında şirket 900 milyon dolar değerinde altını zaten ülkeden çıkarmıştı. İstanbul ticari siciline kayıtlı 1 milyon dolar sermayeli bir şirket için hiç de fena bir hacim değil.

    İki ülke arasındaki ekonomik bağlar çok kuvvetli değil. Venezüella Türkiye’nin en büyük 20 ticaret ortağı arasında yok. Ama bu, Erdoğan’ın 850 milyar dolarlık Türkiye ekonomisini ihtiyacı olan dostları için kullanamayacağı anlamına gelmiyor. Sardes’in altın koridoru belli ki kasımda kapanmış fakat başka yöntemler de var.”

    Yani daha çok uzatmadan bir merminin fiyatını dert etmektense çözüm yollarına başvurmak ve bu yolların kurşunlara gelmemesi için atılacak olan adımın barışçıl adımlar olduğunu anlamak ama bunu anlarken Arap Baharı adı altında Afrika ve Ortadoğu’da ki onca ülkenin karışıklığına, komşu ülke Irak ve Suriye’nin iç savaşa sokulmasına ve ülkenin içindeki sorunları terörize etmeye, ettirmeye gerek olmazken, dün İranlı Rezza Saraf”ın ve bugün 1 Milyonluk sermayeli Sardesi’in kanalıyla komşudan yada Okyanus ötesinde ki bir ülkenin altınları başta olmak üzere yer altı ve yer üstü kaynaklarına muhtaç kalmamak için önceliğin iç barış olduğunu, ‘Yahu düşünün be bir merminin fiyatı nedir düşünün..’ demeden önce bilmek gerek..

  • KARATAY AK PARTİDEN ADAY DEĞİLİM!

    Ardahanlı İş Adamı, Tay Sürücü Kursları Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Karatay yaptığı açıklamada mevcut iktidara yaptığı Belediye Meclis Üyeliği başvurusunu geri çektiğin belirtti.


    Ardahan Göleli olan ve Ardahan Göleli olan Kemal Deniz Bozkurt’un CHP’den Esenyurt Belediye Başkan Adayı olduğu şu günlerde önemli ve anlamlı bir adım atan ve Bozkurt’un adaylığı açıklamadan önce AK Parti’ye verdiği Belediye Meclis Üyeliği Dilekçesini geri çektiğini ancak AK Parti Esenyurt İlçe Teşkilatının geri çektiği adaylığına karşın hala kedisini Esenyurt AK Parti Aday Adayı gösterdiğini belirterek şu açıklamada bulundu.



     


    Kamuoyuna DUYURUM DUR..

    Son günlerde Ak Parti Meclis Üyesi Aday Adaylık listeleri bazı mecralarda dolaşıyor.

    Şahsımın ismi de o listelerde geçmektedir.

    Ancak ben uzun zaman Esenyurtlu bir aday için kampanya yapmış biri olarak Aday netleştikten sonra Aday Adaylık sürecimi geri çekmek için dilekçemi yazarak Ak parti Esenyurt İlçe başkanlığına ulaştırmama rağmen ismim bu listelerden çıkartılmamıştır.

    Kesinlikle böyle bir talebim yoktur.

    Saygıyla duyurulur.



    **Sol Düşüncenin Marketi Tanzim Satışlar..


    Ülkede yaşanan ekonomik sıkıntılara çözüm bulmaktansa ya baskı politikası ile yada ciddiye alınmaya karşı çıkışlar ile müdahale dönemi başlatan Başkan Erdoğan bir zamanlar ret ettikleri, beğenmedikleri hatta ‘Milletti sıraya mahkum ettiler’ diyerek tepki gösterdiği sol düşüncenin yaratıcılıklarına sarılmaya başladı.

    Gerçi bugün MHP ile ortak olan aynı Erdoğan’ın bir adım daha ileriye gidip, iktidarı bir değil iki dönem daha elinde tutmak için HDP ile de ‘Negri negri’ türküsü söylemiş ama sonrasında bir çok insanın ağlamasına neden olan politikalar ortaya koymuştıu ya neyse..

    Evet bugün başta domates, salatada olmak üzere gıda ve diğer tüketim maddelerinde yaşanan olağanüstü artışın önüne geçmeye çalışan Başkan Erdoğan piyasalarda ki sıkıntının başını çekenin, demokraside ki daralma, tek başına iktidarın verdiği güç sarhoşluğu ve buzdolabına kaldırılan barış süreci dolaysıyla gerek sınır ötesi, gerekse sınır içinde yürütülen olağanüstü, güvenlik önlemlerini unutmuşa benziyor..

    Ve sanki yaşananlar keyiften yaşanıyormuş gibi suçlu arayıp, bu suçu da bakkal ve marketçilere atarak, sol düşüncenin ürünü olan ‘Gerekirse Tanzim Satış Açarız’ demesi üzerine babamın da bir dönem İl Genel Meclis Üyeliğinin yaptığı Ecevit’li CHP döneminde ki Tanzim Satışlar aklıma geldi.

    Bugün yerine beton Kızılay binasının yükseldiği alanda açık olan ve oğlu Tokat Valisi olma başarısını yakaladığı belediye çalışanı Osman amcayı orada tanıdığım Ardahan’da ki Tanzim Satış Mağazasını bana hatırlatan Başkan Erdoğan’ın bahsettiği ve ekonomideki yanlış gidişatı da ortaya koyan o açıklamasına neden olan Tanzim Satışların bugünkü sömürü düzeninin bir kordonu olan devasa marketler, avm’ler değil halkın olduğu aklıma geldi.

    Ve birlikte şu Tanzim Satış Mağazalarının tarihine bir bakalım dedim..

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin grup toplantısında yüksek gıda fiyatlarına tepki göstererek, “Fiyatlar için gerekirse ayar çekeceğiz. Belediyelerimiz vasıtasıyla tanzim satış yapabiliriz.” açıklamasının ardından herkes nedir bu tanzim satış demeye başladı. İşte tanzim satış hakkında merak edilen tüm detaylar…


    TANZİM SATIŞ NEDİR?

    Tanzim kelime anlamıyla düzene koyma, yoluna koyma anlamı taşımaktadır. Tanzim satış ise satıcı fiyatlarının yükselmesini önlemek, bazı malların tüketiciye ulaşmasını sağlamak için belediye veya başka kamu kuruluşları tarafından yapılan satışa denir.


    TANZİM SATIŞ HALKIN YARARINADIR

    Tanzim etmek düzene koymayı veya düzen getirmeyi vurgular. Tanzim satmak ise kamu kurumlarının piyasaya müdahale şeklidir. Belediyeler ve halka hizmet amaçlı çalışan kamu kurumlarının halkın iyiliğine piyasaya ucuz ürün sunmasıdır.


    TANZİM SATIŞ TANSA İLE BAŞLADI


    Tanzim satış, Türkiye’de 1973 yılında kurulan Tansa ile başlamıştır. İzmir’de kurulan Tansa o yıllarda tüketicilere ucuz et ve kömür sağlamak hedefiyle yola çıkmıştı. Tansa, 1976 yılında “Tanzim Satışlar Müdürlüğü” çatısı altında ilk mağazasını açtı. 1986’ya gelindiğinde mağaza sayısı 12’ye ulaştı.


    TANSA-TANSAŞ-

    MİGROS 

    DÖNÜŞÜMÜ


    Yaşanan gelişmeler üzerine 15 Aralık 1986’da Tansaş İzmir Büyükşehir Belediyesi İç ve Dış Ticaret A.Ş. kuruldu. 

    Ve bugün bir çok develet malının özle geçmesine neden olan Özelleştirmenin başlamasıyla birlikte 1996 yılında belediyeye ait hisselerin yüzde 32,98’i halka açıldı. 1999 yılına gelindiğinde şirketin hisselerinin büyük bölümü Doğuş Grubuna geçti. 2002 yılında hizmet kalitesini yükseltmek isteyen Tansaş Macrocenter’ı kendi bünyesine kattı. 3 Ağustos 2006 yılında Tansaş ve Migros birleşti. Firma ticaret hayatına Migros adı altında devam ediyor.



    *Hazıra Almış Seçmen..


    -İstanbul’un kaç milletvekili var?

    -Kaçını tanıyorsunuz?

    -Peki ya Ankara, Bursa, İzmir’in milletvekili sayısı kaç?

    -Hangisi, hangi partide?

    Diye sorsanız memleketinde ki vekilini bile doğru dürüst tanımayan ve seçimden seçime sandığa gidip, vekil seçtiğini sanan seçmen bu sorularımıza cevap veremez..

    Çünkü seçimden seçime hatırlanan sayın seçmenin kendisini dikkate aldırmadığı bir seçmen ve seçim sisteminin olduğu ülkemde buna itiraz eden bir seçmen kitlesi de bulamazsınız?

    Yani; Yeni bir seçime kadar seçilmişlere, siyasilere demediğini bırakmayan bir seçmen tipi olan ülkem de hangimiz kalkıp ta akşama kadar başımızı kaldırmadığımız internet yoluyla da olsa tüm partilerin genel başkanlarına, genel merkezlerine nasıl bir vekil profilosu istediğimizi belirttik mi, önerdik mi?

    Belirtemeyiz.. 

    Çünkü ya ‘Bizi kim dinler?’ der işin kolayına kaçarız, yada çok zahmet olur.. 

    Veya ‘Amannn işin mi yok’ der oralı bile olmayız..

    Ve genel merkezlerin kendi kafalarına belirlediği ve çoğunu tanımadığımız vekillerimiz listelere konur, biz de tanımadıklarınızı seçmekle seçmen görevi yapmış sayar, kenara çekilip, tanımadığımız, bilmediğimiz vekilin sorunlarımız çözmesini bekleriz.

    İşte tam da burada, şu an bu yazıyı okuyan ve 24 Haziran’da sandık başına gitmeye hazırlanan siz seçmene bir soru sorayım;

    Sayın seçmen; 

    Senin bir öneride bulunma zahmetinde bulunmadığın için genel başkanın, genel merkezin ya da ikili ilişkiler sonucu aday edilip, listeye konan vekilinin sana olduğunu gibi senin sorunlarınla yakın biri mi?

    Kendisini yakından tanıyor musun?

    Ve ‘Şu adam, bu kadın siyasi aday olsa en mantıklısı’ diyerek düşündüğün insanın aday edilmesi için partinin genel başkanına, genel merkezine bir öneri de bulundun mu? 

    Yani kendin partinin olduğu gibi diğer partilerin de bu ülkenin yönetiminde söz alacak olan vekillerin seçimini yaparken sen nasıl bir katkıda, öneride bulundun söyler misin?..

    Bir iki tanıdığın ilçe başkanını, il başkanını, genel merkezde ki görevliyi aradın mı, mail attın mı, mektup yazdın mı, twit attın mı?

    Tabi ki hayır..

    Çünkü her konuda hazıra alıştığımız gibi vekilimizin de birileri tarafından belirlenip, önümüze getirilmesini bekleyen bir seçmeniz..

    İşte tamda burada bir soru daha..

    Senin belirleyemediğin, katkı, öneride bulunmadığın, kamuoyu oluşturamadığın biri vekilin olduğunda o zaman niye kızar bağırır ve sitem edersin be seçmen kardeş..

    Yok canım o kadar da değil diyorsan eğer haydi daha gecikmeden sende kendi adayını belirle, genel başkanların, genel merkezlerin maillerini, telefonlarını, wapsaplarını, twitllerini öneri yağmuruna tut. 

    Ve benim ön seçimim, ön teamülde bu de..

  • ARDAFED'den Ardahanlı Adaylara Tam Destek Ziyareti!


    31 Martta’ta yapılacak olan Mahalli İdareler Seçimleri öncesi başta iktidar partisi AK Parti ve en büyük muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi ile diğer partilerden Belediye Başkan Adayı olan Ardahanlı siyasilerin yanında olduğunu belirten ve ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yol almaya devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu ARDAFED Ardahanlı Adayları ziyaret ederek başarılar dileklerini hemşehri adaylara iletmeye başladı.


    2. Ardahan Tanıtma Günleri ardından İstanbul’dan Ardahan’a dönerken Erzincan yakınlarında geçirdiği trafik kazası sonucu ağır yaralanıp, 3 ay boyunca sahalarda uzak kalan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz rahatsızlığını atlatır atlatmaz gittiği Kocaeli’nin Dilovası ilçesinin Ardahanlı AK Parti Belediye Başkanı Hamza Şayir’i ziyaret ederek, Ardahanlılar olarak yanında olduklarını ve Şayir ile diğer aday Ardahanlı hemşehrilerine gerekli desteği sunacaklarını belirtip, başarılar diledi.


    Fakir Yılmaz’ın yanı sıra ARDAFED Başkan Yardımcısı ve 23 Şubat Gecesi Komitesi Başkanı Yener Bayrakçı ile ARDAFED esk Başkan Yardımcılarından Tuncer Çelik ise yine Ardahanlı olan İstanbul Esenyurt CHP Belediye Başkan Adayı Mühendis Kemal Deniz Bozkurt’u ziyaret ederek, hemşehrileri Bozkurt’a desteklerini iletti.


    Önümüzdeki Cumartesi günü de saat 14.00’da da yine ARDAFED’in Genel Merkezinin de bulunduğu İstanbul Şişli’de Ardahanlı olan Şişli CHP Belediye Başkan Adayı olan Muammer Keskin’i desteklemeye gidecek olan Ardahan Dernekler Federasyonu ARDAFED, AK Partili Dilovası Belediye Başkan Adayı Ardahanlı İşadamı Hamza Şayir’i Dilovası’nda bulunan Ardahan Derneği Başkanı Suat Atbaş ile Yönetimi ve bir çok Ardahanlılarla birlikte ziyaret ederek desteğini sunup, başarılar dilediler.



    **Ardahanlılar Destek İçin Cumartesi Günü Şişli’de Olacaklar..


    Ardahanlı Dilovası Belediye Meclis Üyesi Cafer Avşar ile Ardahan Diovası Derneği Yönetimi ve Üyeleri  Mehmet Yıldız, Bahattin Daş, Yusuf Avşar, Abdullah Avşar, Ali Osman Tüyoğlu, Yavuz Öztürk, Tayfun Yıldız, Göksel Avşar, Murat Avşar, Tuncer Yıldız, İbrahim Avşar, Mehmet Öztürk, İsrafil Avşar, İsmet Deli, Haydar Morkoç, Ertuğrul Öztürk, Mehmet Yıldız, Sinan Öztürk, Umit Yıldız ile Kocaeli Büyük Sütlüce Dernek Yöneticisi Tuğrul Işık ile birlikte Ardahanlı Dilovası Belediye Başkan Adayı Hamza Şayir’i ziyaret eden Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz ve yine Ardahanlı olan İstanbul Esenyurt Belediye Başkan Adayı olan Mühendis Kemal Deniz Bozkurt’u ziyaret edip, başarılar dileyen ARDAFED Başkan Yardımcısı Yener Bayrakçı ve ARDAFED Yönetimi ile dernekler 9 Şubat Cumartesi günüde yine Ardahanlı olan Şişli Belediye Başkan Adayı Yeminli Mali Müşavir Muammer Keskin’i CHP Şişli İlçe Örgütünde ziyaret ederek başarılar dileyecekler.



    **Hazıra Almış Seçmen..


    -İstanbul’un kaç milletvekili var?

    -Kaçını tanıyorsunuz?

    -Peki ya Ankara, Bursa, İzmir’in milletvekili sayısı kaç?

    -Hangisi, hangi partide?

    Diye sorsanız memleketinde ki vekilini bile doğru dürüst tanımayan ve seçimden seçime sandığa gidip, vekil seçtiğini sanan seçmen bu sorularımıza cevap veremez..

    Çünkü seçimden seçime hatırlanan sayın seçmenin kendisini dikkate aldırmadığı bir seçmen ve seçim sisteminin olduğu ülkemde buna itiraz eden bir seçmen kitlesi de bulamazsınız?

    Yani; Yeni bir seçime kadar seçilmişlere, siyasilere demediğini bırakmayan bir seçmen tipi olan ülkem de hangimiz kalkıpta akşama kadar başımızı kaldırmadığımız internet yoluyla da olsa tüm partilerin genel başkanlarına, genel merkezlerine nasıl bir vekil profilosu istediğimizi belirttik mi, önerdik mi?

    Belirtmeyiz.. 

    Çünkü ya ‘Bizi kim dinler?’ der işin kolayına kaçarız, yada çok zahmet olur.. 

    Veya ‘Amannn işin mi yok’ der oralı bile olmayız..

    Ve genel merkezlerin kendi kafalarına belirlediği ve çoğunu tanımadığımız vekillerimiz listelere konur, biz de tanımadıklarımızı seçmekle seçmen görevi yapmış sayar, kenara çekilip, tanımadığımız, bilmediğimiz vekilin sorunlarımız çözmesini bekleriz.

    İşte tam da burada, şu an bu yazıyı okuyan ve 24 Haziran’da sandık başına gitmeye hazırlanan siz seçmene bir soru sorayım;

    Sayın seçmen; 

    Senin bir öneride bulunma zahmetinde bulunmadığın için genel başkanın, genel merkezin ya da ikili ilişkiler sonucu aday edilip, listeye konan vekilinin sana olduğunu gibi senin sorunlarınla yakın biri mi?

    Kendisini yakından tanıyor musun?

    Ve ‘Şu adam, bu kadın siyasi aday olsa en mantıklısı’ diyerek düşündüğün insanın aday edilmesi için partinin genel başkanına, genel merkezine bir öneri de bulundun mu? 

    Yani kendin partinin olduğu gibi diğer partilerin de bu ülkenin yönetiminde söz alacak olan vekillerin seçimini yaparken sen nasıl bir katkıda, öneride bulundun söyler misin?..

    Bir iki tanıdığın ilçe başkanını, il başkanını, genel merkezde ki görevliyi aradın mı, mail attın mı, mektup yazdın mı, twit attın mı?

    Tabi ki hayır..

    Çünkü her konuda hazıra alıştığımız gibi vekilimizin de birileri tarafından belirlenip, önümüze getirilmesini bekleyen bir seçmeniz..

    İşte tamda burada bir soru daha..

    Senin belirlemediğin, katkı, öneride bulunmadığın, kamuoyu oluşturmadığın biri vekilin olduğunda o zaman niye kızar bağırır ve sitem edersin be seçmen kardeş..

    Yok canım o kadar da değil diyorsan eğer haydi daha gecikmeden sende kendi adayını belirle, genel başkanların, genel merkezlerin maillerini, telefonlarını, wapsaplarını, twitllerini öneri yağmuruna tut. 

    Ve benim ön seçimim, ön teamülde bu de..




    **Eğitim de sıfır alan bir anlayış..


    Yoğun bir siyasi gündem içinde toplumun ana ve gerçek gündeminin unutulduğu, ötelendiği şu günlerde bir araştırma yayınlandı.

    O araştırma da görülen şey ise bu ülkenin 81 vilayetine üniversite açtıklarıyla övünenlerin eğitimi ne hale düşürdüğü de ortaya çıkmakta.

    Eğitim seviyesinin dünya ülkeleri arasında en alt sıralarda olduğu ülkemizin üniversitelerinin başarı çizelgesini ortaya koyan URAP’ın yani Yüksek Öğretim Kurumlarının Akademik Başarılarını takip eden kuruluşun son araştırmasında, Ardahan Üniversitesinin de aralarında bulunduğu 102 Üniversitenin başarılarının sıralanmış.

    Orta öğretim, lise dengi ve üniversite sınavlarında 81 Vilayet içinde son 15 yıldır sonlarda olan Ardahan’da ki eğitim gibi Ardahan Üniversitesinin de ülkede ki 102 üniversite arasında sonran 4 üncü olduğunu ortaya koyan araştırmaya bakınca iktidarın üniversiteleri bölerek buna çözüm aradığında görmekteyiz.

    Yani, ‘böl, parçala ve yut’ taktiğinin sadece dünya ekonomisinin %74’ünü elinde tutan batı ülkelerinin değil, ülkeyi yöneten iktidarlarında planlarını içinde olduğunu da görmek mümkün.

    Ve özellikle yeni açılan üniversiteleri kendi, kadroları ile doldurup, eğitim, öğretim de başarı sağlayacağını iddia eden mevcut hükümette diğer gelmiş, geçmiş hükümetler gibi eğitime değil, kadroya bakmakla ülke de ki hukukun gugug, adaletin mumla arandığı, insan haklarında bahsedilmediği, ekonominin doların vicdanına bırakıldığı gibi eğitimin de yerle bir edildiğinin araştırması olan URAP’ın son araştırmasında birçok üniversitenin de başarısızlık batağının yanı sıra borç batağına battığını da görmekteyiz.

    İnanmıyorsanız googel amcaya ‘Urap’ yazın bakın ve ağlamasanız da azda olsa halimiz üzülün..


     

     



    *Sanmayın ki sizde rahatsınız..


    Yoğun bir gündemin yaşandığı ülkemin en büyük kenti İstanbul’da ve yetişebildiğimiz her yerde adını andığımız Ardahan’da yaşananları da takip edip, tartışırken karşımıza bir çok rahatsızlığın çıktığını da öğrenmekteyiz..

    Birilerinin, ‘Fakir yok, yaşanılanlar ne görülüyor, nede yazılıyor’ diyerek rahat volta attığını sandığı kentte yaşananların birilerini hiçte rahat bırakmadığını da duyduğumuz şu günlerde şu geride kalan 10 güne baksak bir yıllık özeti ortaya çıkar..

    Kimin kenti idare ettiği, kimi kimi takmadığı, kimlerin ince hesaplar yaparken kendilerinin hesaplarının bozulduğunu duyup, öğrendiğimiz Ardahan’da yaşananların neden yazılmadığını da yazmak, sorgulamak gerekir..

    Ve en önemli bunca yaşananlara ‘Bana dokunmayan Yılan bin yaşasın’ politikası ile sözüm ona yaşananları görmezden geldiği ama dokunduğundan bin ah işitildiği Ardahan’da başta iktidar partisi temsilcilerinin olmak üzere bir çoklarını hiçte rahat olmadıklarını da haber almaktayız.

    AK Partinin iç kavgasının, Baydar’ın ekibini bir arada tutma mücadelesi verirken aynı partinin diğer üst yöneticilerinin resmi kurumlarca olduğu gibi Göleli siyasetçi ve idarecilerin baskısı altında ezildiğini de öğrendiğimiz Ardahan’da en önemli diğer bir konuda seçilmişlerin atanmışları idare ettiği yönünde ki iddialardır.

    Kimsenin kimseyi çokta takmadığını da öğrendiğimiz Ardahan’da yaşanılanları kapatmak, görmezlikten gelenlerin de hiç rahat olmadığını bilirim..

    Ve bunların benim tarafımdan er geç dile getirileceğini de bekler durduklarını da..

    Ancak bu yaşanılanları ben değil bir taraftan Saffet Kaya’yı gündemde tutarken diğer yandan mevcut vekili ve onun ekibini yazanlar,

    Yada Ardahan’da yaşanan rahatsızlıkları arada birde olsa yaptıkları haberlere koydukları başlıklarla sadece gündeme getirip, sonrada tam tersi haber yapanlar yazmalı diye beklerim..

    Veya her gelene paşam gidene ağam diyenler,

    Örnek mi?

    Bir toplantıda, kendisi gibi başkanlık yapmış Göleli bir yöneticinin Ardahanlı bir seçilmişin yapılan itiraza, ‘Fakirin dilinde konuşuyorsun’ diyerek, 1 Milyona karşılık 1 kuruşluk tanıtımla açılan ama o kadar kayak tesisinin tv’llerde tanıtılma mücadelesi verdiği şu günlerdeAB’nin projesi ve parasıyla yenilenen ama hala tanıtılamayan Yalanızçam Kayak Tesisinin Van’a giden Bakinin dõneminde yapılan açılış programı öncesi yaşananları dile getirmek oradakilerin işi diye düşünüyorum..

    Yada bizlerin davet edilmediği gibi set bir eda ile girdikleri kapıdan kendilerinin neden davet edilmediğini sert bir dille dile getirip, sonrada ‘zaten ben ev sahibiyim’ diyerek bulunduğu siyasi gücü sözde ayağa düşürmeyenler bu yaşananları yüksek sesle dile getirip, hatta Ankara bildirmesi daha doğru değil mi?

    Neyse buraya kadar ne anlatmak istediğimi sanırım az çok anlaşılmış diyerek yazımı ve yazacaklarımı şimdilik sonlandıralım..

    Çünkü benim kente olmadığımla rahat olduklarını sananların da kendi aralarında hiç rahat olmadıklarını bilmenin rahatlığı içindeyim..

    Ve İstanbul’dan Ardahan’ı izliyor, öğreniyor, not ediyorum..

    Yeri ve zamanı geldiğinde anlatacaklarımla kar ve buzların altına silinenleri eritmek için..

    rahat ve iyi haftalar..

  • DP'den 2. Adayı Gorevng'te..

    Yeniden aday gösterilmeyen AK Partinin Göle Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu’nun AK Parti’den istifa ederek kısa adı DP olan Demokrat Parti’den Göle Beleidye Başkan Adayı olduğu şu günlerde DP’den ikinci Belediye Başkan Adayı da Ardahan’ın tek beldesi olan ve geçtiğimiz seçimlere katılamadığı için bir dönemdir Kaymakam tarafından yönetilen Göle ilçesine bağlı Köprülü den (Goreveng) ten adaylığını ilan etti.

    Yener Bingöl’ün DP’de Köprülü Belediye Başkan Adayı olduğunu ilan ederken, Bingöl’ün bu belde de CHP ve AK Parti ile yarışması bekleniyor.



    *YAVUZ SULTAN SELİM HAN’IN İHANETE CEVABI


    Bir Gün Padişah Yavuz Sultan Selim pazarda gezerken keklik satılan bir tezgah görür ve keklik satılan tezgaha yönelir. Bütün keklikler 1 altındır fakat bir tanesi ayrı bir kafes içinde ve 100 altındır.


    Yavuz Sultan Selim sorar:


    -Bunlar 1 altın da bu neden 100 altın?


    Satıcı:

    -Hünkarım 100 altınlık olan ötüşüyle diğer keklikleri kendine çeker ve yakalanmalarını sağlar.


    Yavuz Sultan Selim 100 altını çıkarıp adama verir ve

    -Ver o kekliği bana! der.


    Herkes şaşkınlık içinde ne yapacak acaba koca Padişah bir kekliği diye düşünürken Yavuz Sultan Selim kekliğin kafasını tuttuğu gibi gövdesinden ayırıverir ve der ki:


    -KENDİ IRKINA İHANET EDENİN SONU BUDUR!!!




    *ARDAHAN’IN KEKLİKLERİ KİMLERE ÇALIŞIR?..


    Bir çoğumuzun İstanbul’da ki Ardahanlıların bir çoğunun Esenyurt’ta yaşadığını bildiği bir İstanbul’da dolaşırken Ardahanlıların Esenyurt’un yanı sıra en çok yaşadığı ilçelerinin birininde Sancaktepe’nin de geldiğini görmek mümkün..

    Hatta Esenyurt’ta Kars ve Iğdırlıları yanına koyup, ‘Biz Esenyurt’ta birinciyiz’ diye hava atıp, başta siyasal olmak üzere hayatın her alanında sonuncu olan Esenyurt’ta ki Ardahanlılar da bilmeli ki İstanbul’da ki Ardahanlıların en çok olduğu yer ve bir birleriyle en iç içe olduğu yer İstanbul’un Sancaktepe ilçesidir..

    Yani sadece Ardahanlılar olarak nüfus çoğunluğun da 1. oldukları yer Esenyurt değil, tam tersi Sancaktepe ilçesidir..

    Peki, ’39 İlçesi bulunan İstanbul’un diğer ilçelerinde durum nedir?’ diye soracak olursanız eğer ‘vallahi hemen her ilçede varız ama gelin görün ki bu İstanbul’da onca Ardahanlının varlığı, çokluğu gibi keklikleri de çok’ derim..

    Ve bu kekliklerin Ardahanlılar dağıtmak, bir araya gelmemeleri için nüfuslar Ardahanlılardan kat kat az olanlarca kullanılıp. beslendiğini de iyi bilirim derim..

    Bunun en açık örneği de bugünden itibaren biraz daha yoğunlaşacağım Sancaktepe ilçesinde yaşandığını da söyleyebilirim..

    Çünkü Ardahanlıların yoğun yaşadığı İstanbul’un bu ilçesinde Ardahanlıların bir araya gelmemesi için görevlendirilen kekliğin neler yaptığını, Ardahanlıları bölüp, parçalayıp, yenecek bir lokma haline getirmek için çabalayan kekliği Ardahanlılara bizzat anlatılmalı derken sizinde aşağıda ki keklik masalını okumasını rica edeceğim..

  • Fidan Ardahan’ı Darıca’da Temsil Edecek..

    Yaklaşan Mahalli İdareler Seçimler öncesi adaylık yarışını devam ettiği batı kentlerinde ki hemşirelerimiz de siyaset alanında var olma mücadelesine devam ediyorlar.

    Ardahanlıların yoğun şekilde yaşadığı İstanbul Esenyurt’ta, Bakırköy’de, Sultangazi’de ve Kocaeli’nin Dilovası ile Derince ilçelerinde Belediye Başkan Adayı olan Ardahanlılar birçok Ardahanlının yaşadığı Kocaeli’nin şirin ilçesi Darıca ve batı kentleri olan İstanbul, İzmir, Ankara ve Bursa gibi illerde Yerel Parlamenter olarak adlandırılan Belediye Meclis Üyelikler için mücadele etmekteler.

    Aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu Başkan Yardımcısı, Çağdaş Yaşam Destekleme Derneği Yöneticisi olan Name Fidan’da Ardahanlıları Darıca’da temsil etmek için Cumhuriyet Halk Partisi Darıca Belediye Meclis Üyesi Aday Adayı.

    Ardahan’da olduğu gibi Darıca ve batı kentlerinde Belediye Meclis Üyeliği ile Ardahan ve yaşadıkları kentlerde siyasi temsilci olma mücadelesi veren ARDAFED Başkan Yardımcısı Name Fidan ve diğer Belediye Meclis Üyesi Aday Adaylarının 19 Şubat’ta adaylıkları kesinleşecek.



    **Çöpçü Belediye Başkanı mı Seçilecek?


    Yaklaşan Mahalli İdareler Seçimleri öncesi hep adayları tartışan ve kimin kazanıp, kayıp edeceğini kendince yorumlayan seçmenin olduğu bir seçmen kitlesinin var bu ülke de..

    Aynı seçmenin her seçimde çokça tartıştığı, yorumladığı adayların yaşadıkları kentlere, beldelere ne kazandıracağı konusunda çokta sorgulama yapmadığını ve yapılacak olan seçimin mevcut belediyelerin başına gelecek birisinden öte bir iş, kişi olmadığını sanıyor..

    Yani, gerçek demokrasiler de büyük bir yarışa neden olan, partilerin genel merkezlerinin olduğu gibi Başkan Erdoğan başta olmak üzere liderlerin toplumu geren, kutuplaştıran seçimlerin kendisini ilgilendirmediğini sanan bir seçmen de var, seçimlere doğru giden güzelim ülkemde..

    Bunun sonucun da rutin belediyecilik dışında sanki çöpleri toplayacak bir iş ve isim ötesin de seçimin olmadığını sanarak, adaylardan ve onların kadrosundan proje, plan beklentisi içinde olmadığını sanan bir seçmeni de üzülerek görmekteyiz.

    Yani,

    –Aaaa, Evet! İşte tam adamı bulduk, yaparsa bu yapar, kentimin sorunlarının yanında şehrimi uçuracak bir aday, bir isim bu ve onların ortaya koyduğu, plan ve projeleri gerçekçi görüyorum..

    Demiyor,

    24 saat kimin kazanıp, kimin kayıp edeceğini tartışan, konuşan ve kapısına gelen her adaya, ‘Hayırlısı, evet sen kazanacaksın’ diyerek, adeta işi boş veren bir seçmen var.

    Gerçek ve özlemini çektiğimiz demokrasinin olduğu gibi ülkenin önemli, bir sorunu olan bu durumun değişmesi halinde ülkede yapılan seçimlerin daha önemli olacağını da düşünmeyen bir seçmen kitlesine sahip olmamız İstanbul gibi bir dünya kenti olan Şehir’e, 80’e dayanmış, ‘İstanbul beni adam etti, kaç kez seçti, ama bu kez bir daha seçsin’ diyen adaylara yol açan bir durumu yaratır.

    Yada Başkan Erdoğan’ın bile ‘yeter’ dediği ve 3 ay önceden yerine başka bir ismi atadığı isimlerin bir kez değil, 3, 5 kez daha belediye başkanı olmasını sağlar..

    Ama bu ülkede aslında bir şehrin babası, anası olarak bilinen Belediye Başkanlarının diğer bir adı, Şehr-i Emini olan ve her biri birer Yerel Parlamenter olan ve onu ekibinin seçildiğini anlamayan bir seçmen kitlesi var bu ülkede..

    Böyle olunca da kentlerin yeşil alanlara, çocuk parklarına, kentsel dönüşüme, devasa plan ve projelere neden kavuşmadığını da görmekteyiz..

    Çünkü, İŞ-KUR’da 9 ay çalışma derdinde olan, kamu kurumlarında ve belediye de çalışır gibi görünüp, Bankamatikten maaşını alan, yanmayan SYDV kömürleri, doğan çocukları takip edip, çeyrek altın ve makarna çuvalı daha önemlidir, kentinin başına geçecek olan Şehr-i Eminin ne yapacağını çokta umursamayan ve Belediye Başkanı denilince çöpçüler başkanı olarak sandığı bir seçmenimiz var..

  • CHP Göle Adayı: Çekilmem!

    Gazeteci Fakir Yılmaz ile görüşen ve Partisi CHP’nin kendisine görev verdiğini ve yaklaşık 2 aydır çalışmalarına devam ettiğini ve kazanacaklarına inandığını açıklayan Özen, “ HDP İl Başkanının yaptığı açıklamayı bende basında okudum. Partim ve benim böyle bir gelişmeden haberim yok, zaten çekilmem.”dedi.


    **HDP GÖLE’DE ZATEN KAZANAMIYOR!..

    Özen, “Çekilsem de HDP’nin Göle’de seçimi alacağına inanmıyorum. HDP’nin adayı olan Nizamettin Öztürk de benim arkadaşım ve dostumdur, kendisi de bizimle yarışıyor. Sayın Öztürk’e başarılar diliyorum. Ancak, Göle’de seçimi alacak ve kazanacak olan CHP olduğunu her kes bilmelidir. Gerek tabanda gerekse seçmende bunu görüyoruz. Birilerinin şartı veya bakışı bizi ilgilendirmiyor biz işimize bakıyoruz” diyerek HDP İl başkanı Koç’un yaptığı açıklamayı dikkate almadıklarını sözlerine ekledi.



    **Çöpçü Belediye Başkanı mı Seçilecek?


    Yaklaşan Mahalli İdareler Seçimleri öncesi hep adayları tartışan ve kimin kazanıp, kayıp edeceğini kendince yorumlayan seçmenin olduğu bir seçmen kitlesinin var bu ülke de..

    Aynı seçmenin her seçimde çokça tartıştığı, yorumladığı adayların yaşadıkları kentlere, beldelere ne kazandıracağı konusunda çokta sorgulama yapmadığını ve yapılacak olan seçimin mevcut belediyelerin başına gelecek birisinden öte bir iş, kişi olmadığını sanıyor..

    Yani, gerçek demokrasiler de büyük bir yarışa neden olan, partilerin genel merkezlerinin olduğu gibi Başkan Erdoğan başta olmak üzere liderlerin toplumu geren, kutuplaştıran seçimlerin kendisini ilgilendirmediğini sanan bir seçmen de var, seçimlere doğru giden güzelim ülkemde..

    Bunun sonucun da rutin belediyecilik dışında sanki çöpleri toplayacak bir iş ve isim ötesin de seçimin olmadığını sanarak, adaylardan ve onların kadrosundan proje, plan beklentisi içinde olmadığını sanan bir seçmeni de üzülerek görmekteyiz.

    Yani,

    –Aaaa, Evet! İşte tam adamı bulduk, yaparsa bu yapar, kentimin sorunlarının yanında şehrimi uçuracak bir aday, bir isim bu ve onların ortaya koyduğu, plan ve projeleri gerçekçi görüyorum..

    Demiyor,

    24 saat kimin kazanıp, kimin kayıp edeceğini tartışan, konuşan ve kapısına gelen her adaya, ‘Hayırlısı, evet sen kazanacaksın’ diyerek, adeta işi boş veren bir seçmen var.

    Gerçek ve özlemini çektiğimiz demokrasinin olduğu gibi ülkenin önemli, bir sorunu olan bu durumun değişmesi halinde ülkede yapılan seçimlerin daha önemli olacağını da düşünmeyen bir seçmen kitlesine sahip olmamız İstanbul gibi bir dünya kenti olan Şehir’e, 80’e dayanmış, ‘İstanbul beni adam etti, kaç kez seçti, ama bu kez bir daha seçsin’ diyen adaylara yol açan bir durumu yaratır.

    Yada Başkan Erdoğan’ın bile ‘yeter’ dediği ve 3 ay önceden yerine başka bir ismi atadığı isimlerin bir kez değil, 3, 5 kez daha belediye başkanı olmasını sağlar..

    Ama bu ülkede aslında bir şehrin babası, anası olarak bilinen Belediye Başkanlarının diğer bir adı, Şehr-i Emini olan ve her biri birer Yerel Parlamenter olan ve onu ekibinin seçildiğini anlamayan bir seçmen kitlesi var bu ülkede..

    Böyle olunca da kentlerin yeşil alanlara, çocuk parklarına, kentsel dönüşüme, devasa plan ve projelere neden kavuşmadığını da görmekteyiz..

    Çünkü, İŞ-KUR’da 9 ay çalışma derdinde olan, kamu kurumlarında ve belediye de çalışır gibi görünüp, Bankamatikten maaşını alan, yanmayan SYDV kömürleri, doğan çocukları takip edip, çeyrek altın ve makarna çuvalı daha önemlidir, kentinin başına geçecek olan Şehr-i Eminin ne yapacağını çokta umursamayan ve Belediye Başkanı denilince çöpçüler başkanı olarak sandığı bir seçmenimiz var..

  • Demir: Karşılıklı Jestler Yapacağız!

    Basın mensuplarıyla 4. Kez kahvaltılı bir toplantıda bir araya gelen CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan ve Siyasetçi, Devlet Sanatçısı Belediye Başkanı Adayı Faruk Demir’den önemli açıklama geldi.



    Seçildiği takdirde yapacaklarını ve Doğu Expres’in son durağının olması gereken Ardahan’ın Davos Şehri gibi bir şehir hüviyetine kavuşturacağını ve bu yönde başlattığı imza kampanyasına gazetecilerden ilk imzayıı alan CHP Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir basına yansıyan CHP-HDP ittifakının olmadığı yönündeki tartışmalarla ilgili yöneltilen soruya ‘ Genel merkez nezdinde herhangi resmi bir ittifak olmasa da HDP eş Başkanlarının verdiği mesajlara bakmak önemlidir. Ki bu mesajlar aynen şöyledir; Biz HDP olarak aday göstermediğimiz yerlerde mevcut iktidara ve ortağına karşı verilen mücadelede karşı bileşenlerle birlikte hareket etme yönünde kararlıyız.” demekteler.  Buradan çıkarılması gereken başta İstanbul, İzmir olmak üzere aday gösterilmeyen yerlerde HDP’li seçmenin en doğrusunu yapacaktır. Bizde tabii ki karşılıklı jestler yapacağız.” dedi.



    Demir’in bu açıklamalarının yanında CHP İl Başkanı Taştan ise, ‘ Biz CHP olarak 24 Haziran’da Genel Başkan nezdinde yaptığımız açıklamalarla seçmenimize gereken mesajı vermişiz. O gün verilen mesajın bugünde aynısı geçerlidir.’ diyerek HDP tabanına mesaj gönderdi.


    Yalçın Taştan’ın kısa bir süre kaldığı kahvaltıda gazetecilerle sohbete devam eden ve soruları cevaplayan CHP Belediye Başkan adayı Faruk Demir, yöneltilen bir soruya da, ‘HDP bizim gibi yasal bir partidir. Milletvekilleri vardır, hazineden devlet desteği almaktadır. Seçime girmektedir. TBMM’de Meclis Başkanvekilliği düzeyinde temsil edilmektedir. Dolayısıyla HDP Türkiye siyasetinde var olan bir partidir. Önemli bir seçmen kitlesine sahiptir.” diye konuştu.


    Bu arada Faruk Demir, basın mensuplarıyla birlikte kahvaltı almak için self servis sırasına girdi.



    *YAVUZ SULTAN SELİM HAN’IN İHANETE CEVABI


    Bir Gün Padişah Yavuz Sultan Selim pazarda gezerken keklik satılan bir tezgah görür ve keklik satılan tezgaha yönelir. Bütün keklikler 1 altındır fakat bir tanesi ayrı bir kafes içinde ve 100 altındır.


    Yavuz Sultan Selim sorar:


    -Bunlar 1 altın da bu neden 100 altın?


    Satıcı:

    -Hünkarım 100 altınlık olan ötüşüyle diğer keklikleri kendine çeker ve yakalanmalarını sağlar.


    Yavuz Sultan Selim 100 altını çıkarıp adama verir ve

    -Ver o kekliği bana! der.


    Herkes şaşkınlık içinde ne yapacak acaba koca Padişah bir kekliği diye düşünürken Yavuz Sultan Selim kekliğin kafasını tuttuğu gibi gövdesinden ayırıverir ve der ki:


    -KENDİ IRKINA İHANET EDENİN SONU BUDUR!!!




    *ARDAHAN’IN KEKLİKLERİ KİMLERE ÇALIŞIR?..


    Bir çoğumuzun İstanbul’da ki Ardahanlıların bir çoğunun Esenyurt’ta yaşadığını bildiği bir İstanbul’da dolaşırken Ardahanlıların Esenyurt’un yanı sıra en çok yaşadığı ilçelerinin birininde Sancaktepe’nin de geldiğini görmek mümkün..

    Hatta Esenyurt’ta Kars ve Iğdırlıları yanına koyup, ‘Biz Esenyurt’ta birinciyiz’ diye hava atıp, başta siyasal olmak üzere hayatın her alanında sonuncu olan Esenyurt’ta ki Ardahanlılar da bilmeli ki İstanbul’da ki Ardahanlıların en çok olduğu yer ve bir birleriyle en iç içe olduğu yer İstanbul’un Sancaktepe ilçesidir..

    Yani sadece Ardahanlılar olarak nüfus çoğunluğun da 1. oldukları yer Esenyurt değil, tam tersi Sancaktepe ilçesidir..

    Peki, ’39 İlçesi bulunan İstanbul’un diğer ilçelerinde durum nedir?’ diye soracak olursanız eğer ‘vallahi hemen her ilçede varız ama gelin görün ki bu İstanbul’da onca Ardahanlının varlığı, çokluğu gibi keklikleri de çok’ derim..

    Ve bu kekliklerin Ardahanlılar dağıtmak, bir araya gelmemeleri için nüfuslar Ardahanlılardan kat kat az olanlarca kullanılıp. beslendiğini de iyi bilirim derim..

    Bunun en açık örneği de bugünden itibaren biraz daha yoğunlaşacağım Sancaktepe ilçesinde yaşandığını da söyleyebilirim..

    Çünkü Ardahanlıların yoğun yaşadığı İstanbul’un bu ilçesinde Ardahanlıların bir araya gelmemesi için görevlendirilen kekliğin neler yaptığını, Ardahanlıları bölüp, parçalayıp, yenecek bir lokma haline getirmek için çabalayan kekliği Ardahanlılara bizzat anlatılmalı derken sizinde aşağıda ki keklik masalını okumasını rica edeceğim..

  • Esenyurt'a 2. Ardahanlı DSP'den Geliyor!..

    Alınan bilgiler göre İstanbul Ümrani’ye de Ardahan Göleli Nesim Pakır ile seçimler giden Demokratik Sol Parti Esenyurt’ta bir Ardahanlıyı aday etmek için çalışma yürüttüğü ve Esenyurt’ta bir Ardahan’lıyı aday göstermeye çalıştığı öğrenildi.


    Ardahanlı İş Kadını İpek Süt’ün Esenyurt’ta Beleidye Başkan Adayı teklifi götürdüğü öğrenilirken Süt’ün de bu teklife sıcak baktığı öğrenildi.


    Konu hakkında gazetemizi arayan Demokratik Sol Parti’den 25. Dönem Milletvekili adayı, Ardahanlı Tekstilci İş Kadını İpek Süt DSP’den gelen teklifi sıcak yönde değerlendirdiğini ve yarından itibaren Esenyurt DSP İlçe Teşkilatı ile ve çevre ile görüşüp, kararını vereceğini söyledi.



    **Yerel seçimlerden sonra Öz Yönetime Doğru..


    Cumhurbaşkanı olduktan sonra artık başkan dediğimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın bir zamanlar sıkça dillendirdiği ama MHP ile ittifak kurduğundan olacak ki şimdi seslendirmediği başkanlık sisteminin ne getirdiğini, Özal döneminde de yoğun ama çatışmasız bir ortamda yapıldığını unutanlar bugün yaklaşan yerel seçimlerin ne getireceğinden bir haber gibi..


    Gerçi Özal ve Çiller dönemlerinde de bugün ki gibi kentler olmazsa da köyler boşaltılıp, harabeye çevrildiğini de unutmamak gerekir ya neyse biz asıl konumuza, yaklaşan yerel seçimlere ve Öz yönetime dönelim..


    Buzdolabına kaldırıldığı ileri sürülen Barış Süreci gibi son cumhurbaşkanlığı seçim ile yasallaşan başkanlık sisteminin içinde neler olduğunu topluma anlatamayan Başkan Erdoğan’ın isteği ile dün ‘Negri Negri’ türkülerinin söylendiği Diyarbakır’a ve HDP’nn yasal partisi olduğu ileri sürülenlerin istediği Öz Yönetim arasında ki farkı kimse anlamıyor, anlatamıyor..


    Evet, Her yıl bin kişinin göz etmesinden dolayı Vilayet olurken, yani Kars’tan ayrılıp İL olurken 174 bin nüfusu olan ama bugün 98 bin nüfuslu kalan Ardahan gibi kent merkezlerinin nüfusu 50 binin altında olan yerlerde o kentlerde doğmuş insanların idareci olabileceğine kapı açan, büyük şehirleri çoğaltıp, bir merkeze bağlayan, raflarda duran bütün şehirler yasasını bir türlü yasallaştırmayan AK Parti ve onun kurucu başkanı Cumhurbaşkanı başkanlık isterken, başkanlığın sözlükteki anlamında içinde öz yönetimin de bulunduğunu ve oraya doğu gidildiğini niye kimse anlamıyor, anlatamıyor veya kazanırsa 31 seçimleri ardından söyleyecek gibi..


    Çünkü Büyükşehirleri arttırıp, ardından raflar da tuttukları Bütünşehir planı içine olanların asıl amaçları saklanıyor ve Öz Yönetimin diğer adı olan Başkanlıkla yönetilen ABD’d eki gibi Eyalet Sistemine gidildiğini anlatmıyor, yada ‘anlatsam oy kayıp ederim’ diye ‘şimdilik’ saklıyor, gündemden düşürüyor..


    **Bitik Sendikalar..


    Ne iş yaptıkları belli olmayan ve son 17 yıldır iyiden iyiye ortadan kayıp olan sendikalardan biri olan Diyanet Sendikasının Ardahan İl Temsilciliği basın açıklaması yapmış..

    Ve yaptıkları açıklamada yüksek maaşlar aldıkları Diyanete sahip çıkmışlar.

    Helal olsun..

    En azında varlıklarını hissettirip, kurulduklarından bu yana belki ilk kez eylem yapan Diyanet’in Ardahan İl Temsilciliğinin bağlı bulundukları kuruma sahip çıkarken içinde yaşadıkları Ardahan’ın onca sorunları karşısında ne gibi bir açıklama yapabilirler bilinmez..

    Çünkü başta kendi hakları, görev yaptıkları bir çok caminin imamsız olduğunu, karda kışta çok zor şartlarda yaşanılan Ardahan’da esnafın siftah yapamadığı ve son iki yılda 100 esnafın dükkan kapattığını, her yıl bin kişinin göç ettiği bir memlekette sendika temsilcisi olduklarını, kendileri gibi kamu kurum çalışanlarının bir çok sorunun olduğunu, hayvancılığın şap ve karantinada iyiden iyiye yerlere serildiğini sanırım Ardahan’da ki imamlar ve bitik sendikalar da biliyorlar..

  • Ardahan HDP’den ittifak şartı: CHP Göle’de adayını çekmezse, Biz de Ardahan’da en güçlü adayı göstereceğiz!

    Mahalli seçimler öncesi HDP’nin Ardahan’da aday çıkarıp çıkarmayacağı konusuna değinen HDP İl Başkanı Ergül Koç, CHP’yle HDP arasında her ne kadar üst düzeyde resmi bir ittifak olmasa da iki parti tabanının buna sessiz kalmadığını vurguladı.


    **HDP olarak, CHP Adayı


    Faruk Demir’i desteklemeleri için şartlarının olduğunu söyledi.


    Koç, “ HDP olarak Ardahan’da aday çıkarmayıp, CHP adayını destekleyebilmemiz için CHP’nin de Göle’de adayını çekerek, Göle’deki adayımıza destek çıkmasını talep ediyoruz. İki parti arasında bu anlaşmalar sağlanırsa sorun ortadan kalkıyor. Kaldı ki CHP Göle adayını çekmezse bizde Ardahan’da en güçlü adayı göstereceğiz.“şartını koştu.



    ***FARUK DEMİR’LE BİR GÖRÜŞME YAPTIK!


    HDP olarak tabanın istemi üzerine faşist bir yönetime son vermek amacıyla CHP dâhil tüm muhalefet partilileriyle işbirliğine hazır olduklarının altını çizen Koç, kendisinin CHP Ardahan Belediye Başkan adayı Faruk Demir ile bir görüşme yaptığını da hatırlattı.



    ***CHP GÖLE ADAYINI ÇEKMESİ BİRİNCİ ŞARTIMIZDIR!


    HDP Ardahan İl Başkanı Ergül Koç gazetecilere yaptığı açıklamada, işbirliği yapılacaksa HDP’li olan ve tabanın ‘evet işbirliği var’ mesajını alacağı meclis üyeleri kadrosunun oluşturması gerekenlerin HDP’li isimlere belediye meclis üyeliği seçilecek yerlerde yer verilmesi zaruridir. Ancak bu şekilde HDP’lilerin oyunu alabilirler. Yine CHP’ye başka bir şartlarının ise; HDP’nin Ardahan’da aday göstermeyip, CHP’yi desteklenmesi isteniyorsa, CHP’nin de bir adım atarak Göle adayı Özel Özen’i adaylıktan çekmesi birinci şartımızdır.” diyerek iki parti arasında ittifakın nasıl olacağının şartlarını ortaya koydu.



    **Yerel seçimlerden sonra Öz Yönetime Doğru..


    Cumhurbaşkanı olduktan sonra artık başkan dediğimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın bir zamanlar sıkça dillendirdiği ama MHP ile ittifak kurduğundan olacak ki şimdi seslendirmediği başkanlık sisteminin ne getirdiğini, Özal döneminde de yoğun ama çatışmasız bir ortamda yapıldığını unutanlar bugün yaklaşan yerel seçimlerin ne getireceğinden bir haber gibi..


    Gerçi Özal ve Çiller dönemlerinde de bugün ki gibi kentler olmazsa da köyler boşaltılıp, harabeye çevrildiğini de unutmamak gerekir ya neyse biz asıl konumuza, yaklaşan yerel seçimlere ve Öz yönetime dönelim..


    Buzdolabına kaldırıldığı ileri sürülen Barış Süreci gibi son cumhurbaşkanlığı seçim ile yasallaşan başkanlık sisteminin içinde neler olduğunu topluma anlatamayan Başkan Erdoğan’ın isteği ile dün ‘Negri Negri’ türkülerinin söylendiği Diyarbakır’a ve HDP’nn yasal partisi olduğu ileri sürülenlerin istediği Öz Yönetim arasında ki farkı kimse anlamıyor, anlatamıyor..


    Evet, Her yıl bin kişinin göz etmesinden dolayı Vilayet olurken, yani Kars’tan ayrılıp İL olurken 174 bin nüfusu olan ama bugün 98 bin nüfuslu kalan Ardahan gibi kent merkezlerinin nüfusu 50 binin altında olan yerlerde o kentlerde doğmuş insanların idareci olabileceğine kapı açan, büyük şehirleri çoğaltıp, bir merkeze bağlayan, raflarda duran bütün şehirler yasasını bir türlü yasallaştırmayan AK Parti ve onun kurucu başkanı Cumhurbaşkanı başkanlık isterken, başkanlığın sözlükteki anlamında içinde öz yönetimin de bulunduğunu ve oraya doğu gidildiğini niye kimse anlamıyor, anlatamıyor veya kazanırsa 31 seçimleri ardından söyleyecek gibi..


    Çünkü Büyükşehirleri arttırıp, ardından raflar da tuttukları Bütünşehir planı içine olanların asıl amaçları saklanıyor ve Öz Yönetimin diğer adı olan Başkanlıkla yönetilen ABD’d eki gibi Eyalet Sistemine gidildiğini anlatmıyor, yada ‘anlatsam oy kayıp ederim’ diye ‘şimdilik’ saklıyor, gündemden düşürüyor..


    **Bitik Sendikalar..


    Ne iş yaptıkları belli olmayan ve son 17 yıldır iyiden iyiye ortadan kayıp olan sendikalardan biri olan Diyanet Sendikasının Ardahan İl Temsilciliği basın açıklaması yapmış..

    Ve yaptıkları açıklamada yüksek maaşlar aldıkları Diyanete sahip çıkmışlar.

    Helal olsun..

    En azında varlıklarını hissettirip, kurulduklarından bu yana belki ilk kez eylem yapan Diyanet’in Ardahan İl Temsilciliğinin bağlı bulundukları kuruma sahip çıkarken içinde yaşadıkları Ardahan’ın onca sorunları karşısında ne gibi bir açıklama yapabilirler bilinmez..

    Çünkü başta kendi hakları, görev yaptıkları bir çok caminin imamsız olduğunu, karda kışta çok zor şartlarda yaşanılan Ardahan’da esnafın siftah yapamadığı ve son iki yılda 100 esnafın dükkan kapattığını, her yıl bin kişinin göç ettiği bir memlekette sendika temsilcisi olduklarını, kendileri gibi kamu kurum çalışanlarının bir çok sorunun olduğunu, hayvancılığın şap ve karantinada iyiden iyiye yerlere serildiğini sanırım Ardahan’da ki imamlar ve bitik sendikalar da biliyorlar..

  • İstanbul'da 3, Kocaeli'nde 2 Ardahanlı Belediye Başkan Adayı HAYDİ ARDAHANLILAR!


    GÜÇLÜ BİR ARDAHAN LOBİSİ’ parolası ile yol almaya devam eden Ardahanlılar başta İstanbul ve Kocaeli’nde olmak üzere bir çok batı ilinde varlıklarını his ettirmeye başladılar.


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi siyasette var olma mücadelesi verenArdahanlılar İstanbul Bakırköy, Esenyurt ve Sultangazi’de Belediye Başkan adayı olurlarken aynı durum Kocaeli’nin Dilovası ve Derince ilçelerinde de varlıklarını his ettirdiler.


    İstanbul’un Bakırköy İlçesinde mevcut Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu CHP’den yeninden Belediye Başkan Adayı olarak gösterilirken ayni partinin Esenyurt Belediye Başkan Adayı, Ardahan Göle Tahtakıran Köylü Makine Mühendisi Kemal Deniz Bozkurt oldu.


    Seçmen bakımında en çok Ardahanlı seçmenin bulunduğu İstanbul Esenyurt’ta Mühendis Kemal Deniz Bozkurt’un aday olması ve bir dönem Bakırköy Belediye Başkanı olan Dr. Bülent Kerimoğlu’nun yeniden aday gösterilmesi ardından yine İstanbul Sultangazi’de Ardahan Göleli Mimar İşadamı Haluk Bozkurt’ta Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Başkan Adayı oldu.


     


    **Kocaeli’nde de 2 Ardahanlı Aday Var..


     


    Ardahanlı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun İstanbul Bakırköy’de, Ardahan Göleli Kemal Deniz Bozkurt’un İstanbul Esenyurt’ta, Ardahan Göle Tahtakıran Köylü İşadamı/Mimar Haluk Bozkurt’un İstanbul Sultangazi’de Belediye Başkan Adayı olarak gösterildiği İstanbul’a komşu olan ve bir çok Ardahanlının yaşadığı Kocaeli’nde de iki Ardahanlı Belediye Başkan Adayı oldular.


    Ardahan Hoçvanlı İşadamı Hamza Şayir Kocaeli’nin  Dilovası’nda AK Parti’den, Kocaeli eski Baro Başkanı Avukat Sertif Gökçe’de Cumhuriyet Halk Partisinde Belediye Başkan Adayı oldu.


     


    **Sıra Ardahanlı Seçmende!..


     


    Ardahanlı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun İstanbul Bakırköy’den, Mühendis Kemal Deniz Bozkurt’un İstanbul Esenyurt’tan, İstanbul Sultangazi’den Ardahanlı İşadamı/MimarHaluk Bozkurt’un, Kocaeli Dilovası’ndan işadamı Hamza Şayir ve Kocaeli Derince’de Avukat Sertif Gökçe’nin Belediye Başkanı Adayı gösterildiği şu günlerde en büyük görev parti ayırmadan Ardahanlı adaylara sahip çıkacak olan Ardahanlı seçmene düşmekte.


    Ardahanlıların batıda güç olduğu, gelecekte daha güçlü bir Ardahan lobisinin oluşmasına katkı sunacak bir bakış ile sandık başına gitmesi gereken Ardahanlıların kendi çocuklarına, hemşehrilerine sahip çıkma zamanıdır.



    *ŞARK KURNAZLIĞI..


    Öncelikle şark kurnazlığının sözlük anlamını öğrenelim, ne anlama geliyor diye..

    Şark kurnazlığı sözlük anlamı aynen şöyle;

    ”Doğu dünyasının anlayış, görgü ve davranış gibi özellikleri çerçevesinde zamana yayma, boşvermişlik, neme lazımcılık içeren uzun vadeli planlar yaparak bir işte karşı taraftan istediğini elde etme işi.’

    Gelelim konumuza gazetecliliğin yanı sıra toplumsal sorunlarla ilgili duyarlılığım dolayısıyla başkanlığını yaptığım STK’larda olan Ardahan Gazeteci Cemiyeti, Ardahan Dernekler Federasyonu olarak; Ülkemin yanımda içinde bulunduğum toplumumun bir adım öne gitmesi, siyasette yer bulması ve ‘’Güçlü Bir Lobi’’ önderliğinde ‘bizde varız’ demesine uğraşmaktayım..

    Bu uğraş içinde mücadele verirken sık sık karşılaştığımın şark kurnazları yani üste anlatıldığı gibi kendilerince kurnaz ve uyanık olanlarla sıkça karşılarşırım..

    Son olarak yaklaşan yerel seçimler öncesi içinde bulunduğum toplumumun erlerinden bir iki insanın siyaset yolunda bir adım ileri gitmesi için elimden geldikçe, tüm saf ve sade bir kalp ve bakışla çaba sarfederken yine şark kurnazlarıyla karşılaştım.

    Ataşehir’de olduğu gibi Avcılarda da federasyon olarak yani ARFAFED olarak fikir babalığını yaptığımız toplantıyı götürüp, alakasız işlere yayan ve alakasız insanları davet eden bu şark kurnazlarının, ‘’Böyle yaparsam bir adım ileri giderim, Fakir’i de, STK’larınıda, kullanmış olurum’’ diyerek haraket edenlerin adam olduklarını, bir yere geldiklerine, 50 yaşına gelmiş olan biri olarak hiç şahit olmadım.

    Tam aksine hep geri gittiklerine şahit oldum..

    Ve ne acıdır ki; Aynı Şark Kurnazları seçimlerde ya da iş sahasında başarısız kaldıklarında da, ‘’ Yav kardeşim STK’mız yok federasyonumuz yok, gazetecizimiz yok’’ diyerek kendi yaptıkları şark kurnazlıklarını unutup, bugünkü gibi suçlu ararlar..

    Ve birileri de borozanı öttürür, Üsküdar’ı geçer, Av’ken Avcı olur! 

    Kısacası istanbul Avcılarda olduğu gibi İstanbul ve tüm Türkiyede Şark kurnazlığının toplum taraıfndan olduğu gibi bu Şarkcıları takip edenlerde iyi tanır ve adam saymazlar

    Tarihe baktığımızda hep de öyle olmuştur..

    İnanmayan tarihe bakmazsa da geride kalan bir kaç seçime baksın..

  • CHP Esenyurt Adayı Ardahanlı mı Olacak?

    MYK’da belirlenen ve Parti Meclisi’nin onayına sunulan İstanbul ilçe belediye başkan aday isimleri şöyle:


    Kadıköy– Şerdil Dara Odabaşı


    Şişli– Fidan Aslan Eroğlu


    Beşiktaş– Rıza Akpolat


    Bahçelievler– Mehmet Ali Özkan


    Çekmeköy– Nevin Yazici


    Esenyurt– Kemal Deniz Bozkurt/Ardahan-Göleli


    Adalar– Erdem Gül


    Tuzla– Salim Gürsoy


    Pendik– Mehmet Salih Usta


    Beyoğlu– Mehmet Karamustafaoğlu


    Sarıyer– Şükrü Genç


    Zeytinburnu– Adil Emecan


    Başakşehir– Abdulhadi Akmugan


    Bayrampaşa– Remzi Albayrak


    Fatih– Başkan Soner Özimer



    **Devlet imkanlarıyla seçim..


    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı makamının elinde tutup, İzmir olmayınca bu kez de İstanbul gibi büyük bir şehrin büyük şehir belediye başkanı olmaya çalışan son başbakan Binali Yıldırım’a yönelik eleştiler devam ede dursun genel de yerele baktığımız da hep aynı manzara ile karşılaşırız..

    Hala İstanbul Beylikdüzü’nün Belediye Başkanlık makamını elinde tutup, İBB Başkan Adayı olan Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra bir çok milletvekilinin hem milletvekili hemde belediye başkan adayı olduğu ve bu adaylık sürecinde de kendi imkanlarından çok katlamalı milletvekili maaşı da dahil devletin imkanlarını kullandığını bir gerçekken gözlerin hep üste yani Ankara, İstanbul ve diğer büyük kentlerde ki bu duruma takıldığını da görmekteyiz.

    Ama aynı sorunun hatta daha hunharcasının altta da yani gözler,n çok çevrili olmadığı Ardahan gibi yerlerde de yaşandığını görmek mümkün.

    Ve bu durumun valiler, kaymakamlar ve de mevcut belediye başkanlarının aracılığıyla yapıldığında görmek gerekir.

    Devletin imkanlarını hunharca harcayıp, bir partinin, bir kişinin seçim emrine sunanların aslında oyunu istedikleri halkın olanı kendilerine yönelik harcadıklarını da bilinse de bu işte yaralananın sadece iktidar olmadığı gibi muhalefetinde aşağı kalmadığını da görmekteyiz.

    Bunun en son örneği Avrupa Birliği parasıyla ülkede ki bir çok kayak tesisinden daha modern hala getirilen ama Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu veya diğer adıyla Doğu Treni için verilen sözün yani Ardahan-Göle Yolu üzerinde bir kılçık yolun yapılmadığı Ardahan Kayak Tesisinin imkanlarını kendi seçim imkanları için kullanan mevcut iktidar ve onun kadrolu kamu personelidir..

    Seçimlere doğru giderken milletvekilinin başkanlığında tüm AK Partili adayların, aday adayların ve onları oraya taşıyan şoförlerin adeta çiftliği haline gelen Yalanızçam Kayak Tesislerini tanıtmak için ayrılan 1 Milyonluk bütçenin hesabını sorma gereği bile duyamayanların bu ve buna benzer hesapları sordukları halde kendilerine de hesap sorulacağını bilmeleri ise işin diğer acı bir o kadarda alenen görünen tarafı olarak karşımız da durmakta.

    Kısacası elinde bulundurduğu imkanların yanı sır eli altında olan devletin sarayını, uçağını yetmedi tüm kamu personelini yeniden seçilmek için kullananların bir hayli çok olduğu ülkemde bunu eleştirecek ne bir muhalefet nede bir basın olmadığını ve onlarında iktidar gibi devletin imkanlarından nemalandığı bir sistemin hala devam ettiği bir ülkede hep birlikte bir seçime doğru giderken gidene değil bu imkanlarla gelecek olan oyları sayarak hem zaman hem de para kayıp ederiz, demokrasi adına seçime gidildiği ileri sürülen ülkemde..



    **Yönetim anlayışı..


    Bir ülkenin nasıl yönetilmesi gerektiği yönünde yapılan tartışmaların masada olması gerekirken saha da çatışmalarla devam etmesi kime ne kazandırıyor?

    Ölümler, göz yaşları, hendek kazıyarak ve ablukalar ile bu ülkenin yönetiminin değişmeyeceği aksine o ülkenin gün geçtikçe daha da içinde çıkılamaz bir hal alacağını algılamayanların her gün, her saat, her dakika yere düşen canları geri getirme gibi bir şanslar var mı?

    İnsan öldürerek, kentleri harabeye çevirerek, köyleri boşaltarak ülkenin yönetimi değiştirmeye kalkanların her geçen gün yıkılan kardeşlik duvarının altında birlikte kalacaklarını da görememeleri bu ülkenin diğer en büyük şansızlığı değil mi?


  • Ardahan’da ittifak yok!

    **Gazetecilerde aday!


    İktidar partisi AK Partinin eski il başkanı olan aynı zamanda Ardahan Damızlık ve Sığır Yetiştiriciler Birliği Başkanı olan Veteriner Hekim Yunus Baydar ile CHP’nin DSP eski milletvekillerinden Faruk Demir ile, İYİ Partinin bir dönem DYP’ den belediye başkanı dayı olan, Ardahan eski köy hizmetleri müdürü ve geçtiğimiz yerel seçimlerde de CHP’den aday olup seçimleri kıl payıyla AK Partiye kaptıran Mete Özdemir ile, MHP’nin ise öğretmen Halil Kaçar ile 31 Mart 2019 mahalli idareler seçimlerine giderlerken Ardahanlı gazetecilerden Özkan Karakaya Saadet Partisinden, Fakir Yılmaz ise Bağımsız belediye başkan adayı oldular, yine Çıldır AK Parti eski ilçe başkanı A. Rıfat Vural’ın AK Partiden İl Genel Meclis üyesi aday adayı olurken, diğer sınır ilçe olan Posof’ta ise gazeteci kökenli Alper Turgut’un AK Partiden İl Genel Meclis üyesi aday adayı oldukları görülmekte.


    **HDP Aday Gösteremiyor!..


    Tahminen 15 bin 500 seçmenin sandık başına gideceği Ardahan merkezde HDP’nin ise hala aday göstermediği dikkatlerden kaçmıyor.


    Ardahan merkez, Posof, Çıldır ve Göle’de belediye başkanları olan AK Partinin en büyük rakibi 25 yıla yakındır Ardahan merkezde ve Ardahan’ın en büyük ilçesi Göle’de belediye kazanamayan CHP olurken Ardahan’da üçüncü parti konumunda olan HDP’nin Göle dışında Ardahan’ın hiçbir yerinde aday göstermediği ve nasıl bir tavır alacağı merak edilmektedir.



    **İlçelerde de seçim heyecanı sürüyor!


    5 ilçesi 1 beldesi 234 köyü olan Ardahan il genelinde yaşanan seçim heyecanı ilçelerde de sürüyor. Yaklaşık bin muhtar adayının aday olduğu görülen Ardahan’da ilk kez milletvekili olmadan seçimlere giden CHP’nin iddialı olduğu ilçelerde ise DSP sıkıntısı yaşanıyor.


    Yeniden aday gösterilmeyen Faruk Köksoy’un döneminde Belediye Başkanlığı yapan AK Partili mevcut Eski İlçe Başkanı İlhan Gültekiin aday edilmesi ile boşta kalan mevcut Göle Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu’nun Demokrat Partiden aday olacağını açıklaması ile hareketlenen Ardahan’da ki siyaset arenasında DSP’de başta Hanak’ta eski Ortakent Belediye Başkanı olan Necat Tuna ile olmak üzere Damal’da da Mehmet Ali Akkuş ile gücünü ortaya koymaya çalışıyor.


    Öte yandan Göle’de bir okul müdürü olan Özen Özer ile çıkış yapan CHP bu ilçe de iddialı hake gelirken Ardahan’ın Alevi ilçesi Damal’daSaadet Partisi hariç, mevcu partile AK Parti, CHP ve DSP gibi HDP’de Damal’da Sorslu olan bir kişi ile iddialı.


    Posof gibi sınır ilçe olan Çıldır’da geçtiğimiz seçimlerde DSP’den Belediye Başkanı olan ama AK Parti’ye geçen AK Partili mevcut Belediye Başkanı olan Maliyeci Kemal Yakup Azizoğlu’nun Çıldır’da yeniden AK Partiden aday olduğu görülürken Azizoğlu’nun en büyük rakibinin Belediye Başkanı iken beldesini kapattıran Aşıkşenlik eski Belde Belediye Başkanı Mülazım Karaçay olurken, DSP ise bu ilçede de Mutlu Göksu ile seçime gidiyor.


    MHP’nin Ardahan’da Halil Kaçar ve Posof’ta Cevdet Demir’i Belediye Başkanı adayı gösterirken aynı MHP’nin diğer ilçelerde de İl Genelinde iddialı olmaya çalıştığı da görülmekte. CHP’nin Posof’ta Av. Onur Bayraktar ile bir hayli iddialı olduğu yerel seçimler öncesi söz ve vaatler de havada uçuşuyor.


    CHP’nin kalesi olarak bilinen Damal’da ise DSP’nin yanı sıra AK Partinin yarıştığı görülmekte. Öte yandan Damal’da da Tolga Erezer’in bağımsız aday olduğu alınan bilgiler arasında oldu. AK Partinin ise AK Parti İlçe başkanının kızı Özge Derdiyok ile yarıştığı görülmekte.


    Ardahan’ın tek beldesi olan Göle Köprülü (Goreveng) Beldesinde olduğu gibi Göle merkezde de aday gösteren HDP’nin en büyük rakibi AK Partili ve CHP’li adayların rakibi olacak.



    Ak Parti’nin İŞKUR başta olmak üzere devletin imkanlarını seferber ettiği şu günlerde Köprülü Beldesinde bir toplantı yapan ve akrabası olan AK Parti Köprülü Belediye Başkan Adayı Yücel Akkoç’a oy toplamaya çalışan AK Partili milletvekili Prof. Dr.Orhan Atalay Durançam ve Dedeşen mahallerinin oy vermesi karşılığında 10’ar kişiye Kuzupınar mahallesinde ise 5 kişiye iş sözü vermesi ve bu yöndeki açıklamanın sanal ortamda yayınlanması da dikkatlerden kaçmadı.     

  • Göle'yi Kurtardı, Kaldı DP!

    **HDP Adayı Saha da!


    Mevcut Belediye Başkanı İsmailoğlu’nun AK Parti’den isitifa edip, bölgede adı sanı olmayan bir partiden aday olacağını ilan edip, bu yönde çalışmalarına başladığı şu günlerde Ardahan’da hala aday gösteremeyen ve ne yapacağını şaşıran bir yönetimi olan Halkların Demokratik Partisi, HDP’nin Göle Adayı da Göle’ye gelerek seçim çalışmalarına start verdi.



    **Gültekin Bir Hayli Önde..


    CHP’nin muhafazakar kökenli bir ism, Özel Özen’i aday gösterdiğin Ardahan’ın Göle ilçesinde uzun yıllar AK Parti Göle İle Başkanlığı yapan ve Göle Belediye Başkan Adayı olan İlhan Gülteikn Göle seçmeni ve kamuoyundan tam destek aldığı görülmekte.



    **Bu Ülke de ve Kentte Muhalefet Sorunu Var..


    2018 biterken 2019’ başlarken hele sayın..

    Siz 2018 yılının bitimini sayarken bende size 2018’de beklenen ve olmayanları şöyle bir sıralayayım ..

    1-Belediyeler çöp toplamaktan öteye gidemediler.. Yatırım diye söyledikleri ise başta SERKA, SODES ve TKDK gibi kurumların kaynakları ile yapılan ama bir iki otel ve kaşar fabrikası dışında bölge ekonomisine çokta katkı sunmayan işler oldu. Meydan kent dışına taşındı ama kent içinde olduğu gibi hala oturulacak, şey yapılacağı bir wc’si yok..

    2- Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısında yine sınır ticaretinin yapılmadığı bir yıl geçirdi..

    3-Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı açıldı ama Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısı gibi rantabıl olamadı, TOBB bu kapıya yaptığı yatırım kar getirmeyince Posof kapısını da yenilemekten vazgeçti.. İthalat-İhracat mı oda sınav sonuçları kamuoyuna açıklanması yasaklanan eğitim gibi sondan en sıfır..

    4- Havaların soğuduğu şu günlerde burnunun dibinden doğalgaz geçmesine karşın dönüşüm merkezi olmasına karşın Hanak gibi ilçelerde kömür, mahalle ve köylerde tezekler yanmaya devam etti..

    5- Kentsel dönüşüm tam olarak gerçekleşmedi, TOKİ’nin 2. Etap konutları yapıldı ama 1. Konutlardan çok pahalı fiyata yoksul vatandaşa kazıklandı..

    6- Ardahan-Ardanuç yolu yine bitmedi.. Hatta unutuldu..

    7- Üniversite Kampusunun etrafı duvarlarla örüldü, Üniversite kente inip, başta hayvancılığın gelişimi olmak üzere bölge ekonomisinin gelişmesine bir katkı sunamadı..

    8- Hanak, Damal’a açılacağı söylenen Yüksek Okullar açılamadı, Çıldır, Göle ve Posof’a açılanlar ise gerek yurt, gerek öğretim üyesi gerekse ilgisizlikten, tanıtılamamaktan, anlatılamamaktan kapanma noktasına geldiler..

    9- Başta Üniversite öğrencilerinin olmak üzere birçok öğrencinin yurt sıkıntısı aşıldı gibi görünse de bir çoğu hala pahalı kiralık evlerde mağdur halde oturur..

    10- Yıl boyu bu kentin sorunlarının masaya yatırıldığı bir toplantı yapılamadı..

    11- Bölündü denen yollar bitilemedi, tüneler de ele..

    12-Şehrin giriş ve çıkış yolları kasaba görünümünden çıkamadı..

    13- Köy içleri bile taşlanıp, döşenirken Ardahan’ın kent içi yolları ters/düzden öteye gidemedi..

    14- Süt yine bir çay bardağına satıldı, kurbanlıklar elde kaldı.. Kalmayanlarda başka illerde konut, ev oldu, geri gelmedi..

    15- Meydan bitirilemedi, yeşilim Milli Egemenlik Parkı betonlaştırılıp, hizmete sokulamadı.. Yetmedi, ‘kapalı garaj yapacağız’ denildi ama yarım yamalak bir mezar gibi ortada kaldı, yapanda yeniden aday edilmedi..

    16- 20 ila 30 yıldır aynı görevlerde olan ve hizmetleri ile sürekli eleştirilen birçok idareci halen yine aynı yerde ve aynı keyifte.. Ve vekilin vekilin rütbesiyle halka müdürler..

    17- İmar planı yapıldı denildi, ard arda yapılan yeni konutlar gelişi güzel yapıldı, katlar üzerine teraslarla çıkıldı..

    18- Kent içi trafiği keşmekeş olurken, yıllardır bozuk olan sinyalizasyon sistemi zor bela ama yarım yamalak oluverdi..

    19- Belediye araçlarını yenilemektense, kiralamaya gitti, ama çöp başta olmak üzere hizmetler hala 1974 yıllarındaki gibi devam ediyor ..

    20- Kaşkalar kalktı dense de ama kalkmadı, sokak başları sebzecilerle, kaldırımlar çay ocakları ile doldu ..

    21- Köpekler yine sokaklarda kaldı, önce 100 bin TL. harcanan, sonra yenisi yaptırılan hayvan barınağı boş kaldı..

    Yine sayayım mı bilmem ama bunu ben değil, başta CHP ve HDP olmak üzere başkanla daimilikte ortak olan BDP, MHP, DSP ve Mikail Kayatürk parkın bir duvarını yıktı diye kıyamet koparan Ardahan sosyete takımı bunları demeli derim..

    Çünkü bu ülkede olduğu gibi bu kentte onca sorunun yanında muhalefet sorunu da var ..




    Not: Bu yazının bir örneği 2011 yılında da yazılmış ve hala arşivlerde aynen duruyor..

  • Baydar: Ardahan İktidara Muhtaçtır!

    23 Şubat Gazetesinin yayınlandığı Ardahan Basın Yayın Radyo Televizyon Sanayi Ltd. Şirketini ziyaret eden Baydar ve Ak Parti’liler, yerel seçimler öncesi ziyaretlerine devam ettiklerini, bu ziyaretler kapsamında yerel nabzı tutan gazetecileri de önemsediklerini bu nedenle bu ziyareti gerçekleştirdiklerini söyledi.


    Ardahan’ın Ak Parti iktidarı öncesi yaşanan belediyecilik anlayışı ile zaman ve yatırım kaybettiğini belirten Baydar, iki dönemdir bunları telefi etmeye çalışan ve büyük yol alan Ak Parti belediyeciliğine devam etmek için Ardahanlıların oylarına talip olduğunu aktardı.  


    Ardahanlı olan, yatırımını Ardahan’a yapan ve evi barkı Ardahan’da olan bir Ardahan çocuğu olarak tüm Ardahanlıların oylarına talip olduğu, bu konuda Ardahanlı seçmenin en iyi kararı vereceğine inandığını belirten Baydar, seçildiği takdirde Belediye Meclisini ve Belediyeyi tüm Ardahanlılara açacağını belirtti.


    Başta Belediye çalışanları olmak üzere kimseyle kavgalı olmadığını, Kürt Türk demeden herkesle kardeşçe yaşadığını ve en önemlisi komşusu aç iken tokum demediğini, elinden olan imkânlar düzeyinde her Ardahanlıya katkı sunduğunu ve katkı aldığını belirten Baydar, “Ardahanlıların onaylayacağınca inandığım bir kadroyla Ardahanlıların oyuna talibim” dedi.


    Bir veteriner Hekim ve Damızlık Birliği Başkanı olarak Ardahan’a yapılan her yatırımın yanında yer alan biri olarak Ardahan’da da bende bir yatırım yaptım diyen Baydar: “Her ne kadar bazı kişiler anlamadan eleştiriye tutsa da her Ardahanlının Ardahan’a bir çivi çakanın anlını öperim” ifadesini kullandı.


    Düşündükleri iki projeyle Atatürk ve Halilefendi Mahallelerine Hayvancılık İhtisas Bölgelerini kuracaklarını belirten Baydar, Hayvancılık borsası ve kesimhanenin yanı sıra Otogar ve Kültür Merkezini yapacaklarını sözlerine ekledi.


    Ardahan’ın iktidara muhtaç olduğunu söylemesinin nedeninin yukarıda anlattığı projelerin yanı sıra Hasan Sabri Kışlası Kent parkı, Azizye Kışlasının fakülte ya da müze olması için 25 Milyon bütçesi olan bir Belediye bütçesi ile gerçekleşmesinin mümkün olmayacağının altını çizen Ak Parti Ardahan Belediye Başkan adayı Baydar, Merkezi hükümete ve kamuya ihtiyaç duyulduğundan dolayı bu sözleri sarf ettiğini, bu projeleri geçekleşmesi için basının da içinde olduğu tüm Ardahanlıların desteğini beklediğini söyledi.


    Mete Özdemir’in aday oluşunun kendilerini de etkilediğini belirten Baydar, bunun nedeninin CHP’den kendisine gelecek olan küskün oyların Özdemir’e gitme ihtimalinin olabileceğini düşündüğünü söylemesi dikkatlerden kaçmadı.



    Türkiye’nin birçok yerinde ittifak kurdukları MHP’nin Ardahan’da aday göstermesinin belki bir nebze kendilerini de etkileyeceğini belirten Baydar, MHP seçmeninin duyarlılığının buna imkân vermeyeceğini ve kentin gelişmesi için iktidarın yanında yer alacağına inandığını da söyledi.


    Hiçbir adayla kişisel sorununun olmadığını, demokrasinin sunduğu imkânlar doğrultusunda kendileriyle yarışacağını belirten Baydar, HDP’li seçmenin diğer illerde olduğu gibi Ardahan’da radikal olmadığını ve Kürt oyların büyük bölümünün kendilerinin alacağını iddia etti.


    Önümüzdeki günlerde partisinin sunacağı seçim programı doğrultusunda çalışmalarına hız vereceğini belirten Ak Parti Ardahan Belediye Başkan adayı Baydar, Bakanlıklar düzeyinde Ardahan’ı pilot bölge yapmak için gece gündüz çalışacaklarını açıkladı



    **Venezuella’da da, Suriye’de de Atama İle Başkan Olmaz!


    ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’yu ülkenin “geçici devlet başkanı” olarak tanıması saçmalığı ile başlayan gelişmelere baktığımıza da başta biz solcu ailelerin büyük darbeler aldığı ülkemizde ki darbeler aklıma geldi.

    Son olarak, 15 Temmuz’da denenmek istenen ancak darbelerden ağzı yanmış olan biz solcuların başını çektiği ‘Darbeye Hayır’ çıkışı ile amacına ulaşamayan Feto kurmalı hain darbenin öncesine baktığımızda ve sağcı, muhafazakar, milliyetçilerden çok biz solcuları ezen darbeler öncesi başta meslektaşımız Uğur Mumcu olmak üzere bir çok aydının yanı sıra Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okan gibi kamu görevlilerininde içinde bulunduğu toplum önderi, lideri, aydını insanların ölümüne neden olduğu bilinmelidir.

    Ve bu tür alçakça karanlık oyunların darbeler öncesi planların gerçekleşmesine neden olduğu da unutulmamalıdır.

    Evet, ülkemizde demokrasiye aykırı yapılan tüm anlayış ve darbelerin arkasında olan ve bunu saklama gereği bile duymayan sözde müttefikimiz Amerika şimdi de halk tarafından iktidara getirilen solcu bir yönetimin idare ettiği Venezuela’da alenen bir darbe girişiminde bulunuyor.

    Aynı Amerika’nın diğer bir hesabının da 15 Temmuz’da alt edemediği iktidarı ve askeri Suriye’ye sokup, savaşa itmek ve silah satmak istediği ama buna da başta Putin olmak üzere bölgedeki ülkelerin izin vermemesi ile amacına ulaşamıyor..

    Elinde bulundurduğu silah gücü ve dolar ile ülkelerin iç işlerine karışan bundan başarı olmayınca kendi okullarında yetişen ve rütbeler alan generaller kanalıyla darbe girişimlerini destekleyen Amerika’nın bu alçakça gücü nereden aldığına baktığımız da, bugüne kadar kendisine karşı koyan bir anlayışın olmamasından ve ‘Darbeden bende nemalanırım’ diyenlerin anlayışından geldiğini de görmekteyiz.

    Ancak başta askeri ve ekonomik gücü ile her geçen gün Amerika’nın karşında en büyük güç haline gelen Komünist Çin ve SSCB döneminde kalan solculuk anlayışı ile ‘Hişt bende varım’ diyen Rusya ve demokrasiye azda olsun inanmış olan diğer bir çok devletin varlığı, Amerika’nın bu şımarık çıkışlarının önüne geçtiğini görmek demokrasi yanlısı bizlere teselli ve moral olmaktadır.

    İşte son olarak Çin ve Rusya başta olmak üzere 20 yıla yakındır demokrasinin nimetlerinden yaralanan ve 15 Temmuz Darbesi ile sarsılıp, darbelerin sadece solculara yapılmadığı anlayan, dost vede müttefik olarak bilinen Amerika’nın kendisine uşak olmayanlara darbe girişimleri yaptığını anlayan AK Parti iktidarının haklı ve olması gereken çıkışı ile V enezuela Devlet Başkanı Maduro’ya da Darbe karşıtı, demokrasi yanlısı bizlere de moral ve destek olmuştur.

    Yani dolarına ve teknolojik silahlarına güvenip, bir hayli şımaran ve her an ne yapacağını Amerikalıların bile şaştığı, yataktan kalkar kalkmaz attığı tvitleri ile dünyayı sarsan bir başkanı olan Amerika’nın Venezuela’da açıkça yapmak istediği darbe girişimi tüm dünyada kısa sürede tepki almıştır..




    Aynı durum ‘Bir kaç güne Suriye’ye giriyoruz’ dedikten sonra gelen tepkiler üzerine “Bizim Suriye’de işgal derdimiz yok. Suriye’de insani amaçlarla bulunan tek ülke Türkiyedir” dedirtmeye de getirmiştir. Doğrusu da budur, bu açıklama gibi bir bakıştır..

    İşin kısacası komşu Suriye’de olduğu gibi bir ülkenin bir başka ülkenin iç işlerine karışması ve yönetimini değiştirmeye kalkması darbe girişiminden öte bir şey değil ve herkesin tepki göstermesi gereken bir durumdur.

    Ve ABD’nin V enezuela’ya yönelik çıkışına konulan haklı tepkiler gibi kendimizde, Suriye başta olmak üzere komşularımızda yapılan bu tür çıkışlara, ‘ABD’nin Venezuela’ya devlet başkanı atamasıyla ilgili, “Hiçbir ülke Venezuela’ya ya da başka bir ülkeye devlet başkanı atayamaz. ‘Atama’ yoluyla devlet başkanı seçmeleri tam bir saçmalık ve saldırganlıktır.’ diyen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in bu haklı çıkışı gibi Demokrasi düşmanı darbeleri ret etmeliyiz ki demokrasi olmazsa olmaz demeliyiz.

    Bunun içinde önce kendimizin yönettiği ülkede demokrasinin yaşamasına, nefes almasına izin verip, bende olmayanlar, ‘benim gibi düşünmeyenler haindir’ deyip, içeri atmamalı, dememeli sonra da Amerika gibi demokrasi yanlısı görünüp, bu ad ile Irak ve Ortadoğu’da ki bir çok ülkeleri işgal eden, ülkemizde ki darbeleri yapan uşakları aracılığı kendisinin emrinde olan bir ülke anlayışına karşı koymalıyız.

    Bunu yaparken de hem ülke içinde ki demokrasiye aykırı çıkışlara son verip, komşu ülkelerin yöneticilerini değiştirme hesapları yapmamalı, iç muhalefeti susturma yollarına gitmemeli ve Venezuela gibi Okyanus ötesinde de olsa darbe girişimi ile karşı karşıya kalan ülkelerin yanında yer almalıyız.


       

     



     

  • CHP'ye Özdemir'den Sonra Bir Darbede DSP'den!..

    Başta Hanak’ta olmak üzere Ardahan Merkez ve Çıldır’da kıl payı ile yarıştığı en güçlü adayı AK Parti karşısında güçlü bir sol koalisyonu ile gitmeyi hedeflediği bir sırada DSP’nin adaylar göstermesi ile sarsılacağa benzeyecek olan CHP’nin adayına karşı DSP Ardahan’da İmkan Balcı ile  Çıldır’da Mutlu Göksu ile yarışacak.


    Damal’ın yanı sıra Hanak’ta Nejat Tuna ile CHP adayını zorlayacağı görülen DSP’nin bu çıkışı ile Mete Özdemir’in de İYİ Parti’den aday oluşu Beleidiye ve İl Genel Meclis seçiminde bir hayli zorda olduğu öğrenilen CHP’nin ve adayını moralini bozacağa benzer.



    **Venezuella’da da, Suriye’de de Atama İle Başkan Olmaz!


    ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’yu ülkenin “geçici devlet başkanı” olarak tanıması saçmalığı ile başlayan gelişmelere baktığımıza da başta biz solcu ailelerin büyük darbeler aldığı ülkemizde ki darbeler aklıma geldi.

    Son olarak, 15 Temmuz’da denenmek istenen ancak darbelerden ağzı yanmış olan biz solcuların başını çektiği ‘Darbeye Hayır’ çıkışı ile amacına ulaşamayan Feto kurmalı hain darbenin öncesine baktığımızda ve sağcı, muhafazakar, milliyetçilerden çok biz solcuları ezen darbeler öncesi başta meslektaşımız Uğur Mumcu olmak üzere bir çok aydının yanı sıra Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okan gibi kamu görevlilerininde içinde bulunduğu toplum önderi, lideri, aydını insanların ölümüne neden olduğu bilinmelidir.

    Ve bu tür alçakça karanlık oyunların darbeler öncesi planların gerçekleşmesine neden olduğu da unutulmamalıdır.

    Evet, ülkemizde demokrasiye aykırı yapılan tüm anlayış ve darbelerin arkasında olan ve bunu saklama gereği bile duymayan sözde müttefikimiz Amerika şimdi de halk tarafından iktidara getirilen solcu bir yönetimin idare ettiği Venezuela’da alenen bir darbe girişiminde bulunuyor.

    Aynı Amerika’nın diğer bir hesabının da 15 Temmuz’da alt edemediği iktidarı ve askeri Suriye’ye sokup, savaşa itmek ve silah satmak istediği ama buna da başta Putin olmak üzere bölgedeki ülkelerin izin vermemesi ile amacına ulaşamıyor..

    Elinde bulundurduğu silah gücü ve dolar ile ülkelerin iç işlerine karışan bundan başarı olmayınca kendi okullarında yetişen ve rütbeler alan generaller kanalıyla darbe girişimlerini destekleyen Amerika’nın bu alçakça gücü nereden aldığına baktığımız da, bugüne kadar kendisine karşı koyan bir anlayışın olmamasından ve ‘Darbeden bende nemalanırım’ diyenlerin anlayışından geldiğini de görmekteyiz.

    Ancak başta askeri ve ekonomik gücü ile her geçen gün Amerika’nın karşında en büyük güç haline gelen Komünist Çin ve SSCB döneminde kalan solculuk anlayışı ile ‘Hişt bende varım’ diyen Rusya ve demokrasiye azda olsun inanmış olan diğer bir çok devletin varlığı, Amerika’nın bu şımarık çıkışlarının önüne geçtiğini görmek demokrasi yanlısı bizlere teselli ve moral olmaktadır.

    İşte son olarak Çin ve Rusya başta olmak üzere 20 yıla yakındır demokrasinin nimetlerinden yaralanan ve 15 Temmuz Darbesi ile sarsılıp, darbelerin sadece solculara yapılmadığı anlayan, dost vede müttefik olarak bilinen Amerika’nın kendisine uşak olmayanlara darbe girişimleri yaptığını anlayan AK Parti iktidarının haklı ve olması gereken çıkışı ile V enezuela Devlet Başkanı Maduro’ya da Darbe karşıtı, demokrasi yanlısı bizlere de moral ve destek olmuştur.

    Yani dolarına ve teknolojik silahlarına güvenip, bir hayli şımaran ve her an ne yapacağını Amerikalıların bile şaştığı, yataktan kalkar kalkmaz attığı tvitleri ile dünyayı sarsan bir başkanı olan Amerika’nın Venezuela’da açıkça yapmak istediği darbe girişimi tüm dünyada kısa sürede tepki almıştır..




    Aynı durum ‘Bir kaç güne Suriye’ye giriyoruz’ dedikten sonra gelen tepkiler üzerine “Bizim Suriye’de işgal derdimiz yok. Suriye’de insani amaçlarla bulunan tek ülke Türkiyedir” dedirtmeye de getirmiştir. Doğrusu da budur, bu açıklama gibi bir bakıştır..

    İşin kısacası komşu Suriye’de olduğu gibi bir ülkenin bir başka ülkenin iç işlerine karışması ve yönetimini değiştirmeye kalkması darbe girişiminden öte bir şey değil ve herkesin tepki göstermesi gereken bir durumdur.

    Ve ABD’nin V enezuela’ya yönelik çıkışına konulan haklı tepkiler gibi kendimizde, Suriye başta olmak üzere komşularımızda yapılan bu tür çıkışlara, ‘ABD’nin Venezuela’ya devlet başkanı atamasıyla ilgili, “Hiçbir ülke Venezuela’ya ya da başka bir ülkeye devlet başkanı atayamaz. ‘Atama’ yoluyla devlet başkanı seçmeleri tam bir saçmalık ve saldırganlıktır.’ diyen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in bu haklı çıkışı gibi Demokrasi düşmanı darbeleri ret etmeliyiz ki demokrasi olmazsa olmaz demeliyiz.

    Bunun içinde önce kendimizin yönettiği ülkede demokrasinin yaşamasına, nefes almasına izin verip, bende olmayanlar, ‘benim gibi düşünmeyenler haindir’ deyip, içeri atmamalı, dememeli sonra da Amerika gibi demokrasi yanlısı görünüp, bu ad ile Irak ve Ortadoğu’da ki bir çok ülkeleri işgal eden, ülkemizde ki darbeleri yapan uşakları aracılığı kendisinin emrinde olan bir ülke anlayışına karşı koymalıyız.

    Bunu yaparken de hem ülke içinde ki demokrasiye aykırı çıkışlara son verip, komşu ülkelerin yöneticilerini değiştirme hesapları yapmamalı, iç muhalefeti susturma yollarına gitmemeli ve Venezuela gibi Okyanus ötesinde de olsa darbe girişimi ile karşı karşıya kalan ülkelerin yanında yer almalıyız.


       

     



     


     

  • Meclis Üyeleri; Aday Ederseniz Varım, Yoksa Yokum!..

    Başta iktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisinden olman üşer CHP, HDP; İYİ Parti ve MHP’nin yarışacağı görülen Ardahan’da ‘Beni Meclis Üyesi Yap Yanında Olayım’ diyerek aday aday olanların birçoğunun adaylıklarının netleşmesini bekledikleri ve ‘Beni aday edersen yanında görünür, saha çıkarım’ dedikleri dikkatlerden kaçmıyor.


    Tüm partilerde en az 100 aday adayın olduğu dikkatlerden kaçmazken bu aday adayların ‘Kendi adaylıklarının netleşmemesi’ il birlikte çalışmak için aday aday oldukları partilerin adaylarının yanlarında görünmüyorlar.


    Ve bunların birçoğunun aday gösterilmemesi halinde şu an aday aday oldukları partiye değil, karşı partilere çalışacakları da ileri sürülüyor.



    Venezuella’da da, Suriye’de de Atama İle Başkan Olmaz!


    ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’yu ülkenin “geçici devlet başkanı” olarak tanıması saçmalığı ile başlayan gelişmelere baktığımıza da başta biz solcu ailelerin büyük darbeler aldığı ülkemizde ki darbeler aklıma geldi.

    Son olarak, 15 Temmuz’da denenmek istenen ancak darbelerden ağzı yanmış olan biz solcuların başını çektiği ‘Darbeye Hayır’ çıkışı ile amacına ulaşamayan Feto kurmalı hain darbenin öncesine baktığımızda ve sağcı, muhafazakar, milliyetçilerden çok biz solcuları ezen darbeler öncesi başta meslektaşımız Uğur Mumcu olmak üzere bir çok aydının yanı sıra Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okan gibi kamu görevlilerininde içinde bulunduğu toplum önderi, lideri, aydını insanların ölümüne neden olduğu bilinmelidir.

    Ve bu tür alçakça karanlık oyunların darbeler öncesi planların gerçekleşmesine neden olduğu da unutulmamalıdır.

    Evet, ülkemizde demokrasiye aykırı yapılan tüm anlayış ve darbelerin arkasında olan ve bunu saklama gereği bile duymayan sözde müttefikimiz Amerika şimdi de halk tarafından iktidara getirilen solcu bir yönetimin idare ettiği Venezuela’da alenen bir darbe girişiminde bulunuyor.

    Aynı Amerika’nın diğer bir hesabının da 15 Temmuz’da alt edemediği iktidarı ve askeri Suriye’ye sokup, savaşa itmek ve silah satmak istediği ama buna da başta Putin olmak üzere bölgedeki ülkelerin izin vermemesi ile amacına ulaşamıyor..

    Elinde bulundurduğu silah gücü ve dolar ile ülkelerin iç işlerine karışan bundan başarı olmayınca kendi okullarında yetişen ve rütbeler alan generaller kanalıyla darbe girişimlerini destekleyen Amerika’nın bu alçakça gücü nereden aldığına baktığımız da, bugüne kadar kendisine karşı koyan bir anlayışın olmamasından ve ‘Darbeden bende nemalanırım’ diyenlerin anlayışından geldiğini de görmekteyiz.

    Ancak başta askeri ve ekonomik gücü ile her geçen gün Amerika’nın karşında en büyük güç haline gelen Komünist Çin ve SSCB döneminde kalan solculuk anlayışı ile ‘Hişt bende varım’ diyen Rusya ve demokrasiye azda olsun inanmış olan diğer bir çok devletin varlığı, Amerika’nın bu şımarık çıkışlarının önüne geçtiğini görmek demokrasi yanlısı bizlere teselli ve moral olmaktadır.

    İşte son olarak Çin ve Rusya başta olmak üzere 20 yıla yakındır demokrasinin nimetlerinden yaralanan ve 15 Temmuz Darbesi ile sarsılıp, darbelerin sadece solculara yapılmadığı anlayan, dost vede müttefik olarak bilinen Amerika’nın kendisine uşak olmayanlara darbe girişimleri yaptığını anlayan AK Parti iktidarının haklı ve olması gereken çıkışı ile V enezuela Devlet Başkanı Maduro’ya da Darbe karşıtı, demokrasi yanlısı bizlere de moral ve destek olmuştur.

    Yani dolarına ve teknolojik silahlarına güvenip, bir hayli şımaran ve her an ne yapacağını Amerikalıların bile şaştığı, yataktan kalkar kalkmaz attığı tvitleri ile dünyayı sarsan bir başkanı olan Amerika’nın Venezuela’da açıkça yapmak istediği darbe girişimi tüm dünyada kısa sürede tepki almıştır..




    Aynı durum ‘Bir kaç güne Suriye’ye giriyoruz’ dedikten sonra gelen tepkiler üzerine “Bizim Suriye’de işgal derdimiz yok. Suriye’de insani amaçlarla bulunan tek ülke Türkiyedir” dedirtmeye de getirmiştir. Doğrusu da budur, bu açıklama gibi bir bakıştır..

    İşin kısacası komşu Suriye’de olduğu gibi bir ülkenin bir başka ülkenin iç işlerine karışması ve yönetimini değiştirmeye kalkması darbe girişiminden öte bir şey değil ve herkesin tepki göstermesi gereken bir durumdur.

    Ve ABD’nin V enezuela’ya yönelik çıkışına konulan haklı tepkiler gibi kendimizde, Suriye başta olmak üzere komşularımızda yapılan bu tür çıkışlara, ‘ABD’nin Venezuela’ya devlet başkanı atamasıyla ilgili, “Hiçbir ülke Venezuela’ya ya da başka bir ülkeye devlet başkanı atayamaz. ‘Atama’ yoluyla devlet başkanı seçmeleri tam bir saçmalık ve saldırganlıktır.’ diyen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in bu haklı çıkışı gibi Demokrasi düşmanı darbeleri ret etmeliyiz ki demokrasi olmazsa olmaz demeliyiz.

    Bunun içinde önce kendimizin yönettiği ülkede demokrasinin yaşamasına, nefes almasına izin verip, bende olmayanlar, ‘benim gibi düşünmeyenler haindir’ deyip, içeri atmamalı, dememeli sonra da Amerika gibi demokrasi yanlısı görünüp, bu ad ile Irak ve Ortadoğu’da ki bir çok ülkeleri işgal eden, ülkemizde ki darbeleri yapan uşakları aracılığı kendisinin emrinde olan bir ülke anlayışına karşı koymalıyız.

    Bunu yaparken de hem ülke içinde ki demokrasiye aykırı çıkışlara son verip, komşu ülkelerin yöneticilerini değiştirme hesapları yapmamalı, iç muhalefeti susturma yollarına gitmemeli ve Venezuela gibi Okyanus ötesinde de olsa darbe girişimi ile karşı karşıya kalan ülkelerin yanında yer almalıyız.


     


  • HDP’de Göle’nin Adı Var, Ardahan’ın Yok!

    **Nerde Ardahan Adayı 5 Başvuru Var Diyen Sayın İl Başkanı?!.


    Mevcut yönetimin ve HDP Genel Merkezinin hala Ardahan Merkez adayını neden ilan etmediği merakla edilirken ‘Adayımız var, 5 başvuru var’ diyen Ardahan İl Başkanının bu yönde sessizliği dikkatlerden kaçmıyor.



    **Vali para verdi, borçlarınızı ödesenize!..


    Daha önce yazdığım ama güncelliğini ve gündemi bayatlamayan iki yazımı yeniden yayınlarken Ardahan Valisinin ‘Paramız yok deyip, borçlarını ödemeyen’ Serhat Ardahan Spor’a parasal destek sunduğunu, başta Serhat Ardahan Spor’dan alacakları olanlar olmak üzere tüm Ardahan kamuoyu bilmelidir ki yeni vali hem sporsever olduğunu belirten ve ilk iş olarakta Serhat Ardahan Spor’a parasal desteğini sunduğunu bana ve tüm gazeteciler belirtmiştir.


    Şimdi Serhat Ardahan Spor ve Çıldır’dan yapılan ve icralık olan ve önümüzdeki günlerde icar ile satılacak olan Çıldır Öğrenci Yurdunun durumunu ortaya koyan ve Ardahan sevdalısı (!) Ardahanlı İş Adamlarına yönelik bayatlanmayan, güncelliğini kayıp etmeyen iki yazıma geçelim.


    **Serhat Ardahan Spor Kimsenin Babasının Değil..


    Hala Avukatlar Barosu kurulamayan Ardahan’ın sınır kapıları ile, topraklarında geçen boru hatları ile Üniversitesiyle tam bir vilayet olması yönünde verilen mücadeleye kimin ne kadar destek sunduğu ortadayken, ülkemin en kuzeyinde, sınır vilayeti Doğu Anadolu ile Karadeniz’i bir birine bağlayan Ardahan’ın Kafkasların başkenti olacağı yönünde ki inancımız da sürüyor.

    Çünkü her ne kadar birileri kendi egolarını tatmin etmek, Ardahan’da kazandığını başka memleketlere götürüp, bir daha arkaya bakmasa da bu kentin güzel geleceğine benim gibi Serhat Ardahan Spor’a taa İstanbullarda sahip çıkmak isteyenlerde inanıyor.

    Ardahan’ın gelişip, büyümesi için sporunda şart olduğuna inanların başında gelen onca Ardahan sevdalısı varken, dün olduğu gibi bugün de moral bozanlar bu inancı kıramayacak.

    Çünkü futbolu seven bir valisi, spor’a, kültüre destek veren bir başkanı olan Ardahan’ın onca samimi seveni de var..

    Ve onlar kadar bu taşın altına elini sokan onca samimi insan gibi bir o kadar da genç spor severler var..

    Göç başta olmak üzere beklenen yatırımların yapılmaması dolaysıyla adeta, ‘Gemi su aldı’ diye kaçanların yanında Ardahan’ı seven, Ardahan’dan kazandığını Ardahan’a vermek isteyenlerin olduğunu unutanlar ve aldıklarını borçlarına ödemeyenler şunu bilmeli ki; Serhat Ardahan Spor’un onların değil, tüm Ardahanlıların olduğunu akıllarına sokmalıdırlar.

    Çünkü bu kentte yaşanan her gelişmeye karşı duyarsızlıkları ile tanınanlara karşı bu kentin gelişip, büyümesi için mücadele verenlerin sayısı bir hayli çoktur..


    Çünkü onların derdi Ardahan’dır..



    **Yurt sorununu çözdünüz mü?


    2008 yılında kurulmasına karşın daha bir çok binalarını bitiremeyen ama kurduğu önceki rektörün kurduğu yeni rektörün aralarından ayrıldığı KUNİP oluşumuyla dünyaya açıldığını belirten Ardahan Üniversitesinin 5000 e ulaşan öğrencilerinin yurt sorunu hala devam ediyor. 

    Posof’a da yüksekokul açtığını belirten üniversite yönetimi ve diğer idarecilerin Göle ve Çıldır da ki Meslek Yüksekokullarında eğitim gören öğrencilerin nerede kaldıklarından haberleri var mı?

    TÜRGEM’in de Ardahan’a gelmek için uğraş verdiğini duyduğumuz sırada aileleri ile birlikte Ardahan’a gelip kayıtlarını yaptıran öğrencilerin bırakın yurdu kalabilecekleri düzgün bir otelin olmadığını gördükleri Ardahan da hangi moralle eğitim alacakları da merak edilen diğer bir konudur. 

    Çıldırlı rektörün Çıldır da yaptırılan ama bir türlü bitmeyen öğrenci yurduna ne hikmetse el atmadığı Üniversitenin bu önemli sorunuyla kim ilgilenecek?

    Yaz tatillerinin bir haftasını göstermelik makam ziyaretleriyle doldurup sonrada Ardahan’a gelmeyen eş ve çocuklarıyla ege bölgesinde ki tatil köylerinde geçiren Ardahanlı iş adamlarının da duyarsız kaldığı bu durumu görüp, değerlendirecek, Ardahan’a yurt yaparak para kazanacak yatırımcıların da ilgisiz kaldığı bu durum bugün öğrenci sayısı on bini bulması gereken üniversiteyi ve Ardahan’ı öğrencisiz bırakmıştır.

    Üniversite öğrencisi gibi orta öğretim öğrencilerinin de yaşadığı yurt sorununun çözümüne yönelik ciddi adımlar atılması gereken Ardahan da bu yönde ki yatırımları yapanda kazanacak Ardahan da kazanacak.

  • ARDAFED Bugün Avcılar’da Saat:10.0'da Ardahanlılarla Bir Araya Geliyor..!

    Ardahan İl, İlçe ve Köy derneklerinin çatı örgütü olan ve “Güçlü Bir Ardahan Lobisi” parolasıyla yol alan ve İstanbul’daki Ardahanlıların bir araya gelmesini sağlayan Ardahan Dernekler Federasyonu Ataşehir’den sonra İstanbul Avcılar’da Cumartesi (bugün)  Ardahanlıları bir araya getirecek.


    CUMARTESİ günü (bugün) İstanbul Avcılar Çacan İskender Restoran’ta saat: 10.00’da düzenlenecek olan toplantıya İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu, Dernek ve stk başkanlarının yanı sıra Ardahanlı ve Avcılar siyasiler de katılması bekleniyor.


    ARDAFED: Biz Lobi der iken siz Lobiye sanmıştınız!


    ARDAFED: Biz Lobi der iken siz Lobiye sanmıştınız!


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi başta İstanbul olmak üzere bir çok batı kentlerinde istediklerini bulamayan siyasiler suçu federasyon ve derneklere atmaya başladılar.


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi başta İstanbul olmak üzere bir çok batı kentlerinde istediklerini bulamayan siyasiler suçu federasyon ve derneklere atmaya başladılar.


    Aday edilmemelerini federasyon ve derneklerin yetersizliğine bağladıkları görülen aynı siyasilerin federasyon ve derneklere sahip çıkmadıkları olarak bilinen kişiler olması da dikkatlerden kaçmıyor.


    Başta iktidar partisinden olmak üzere diğer partilerden siyaset yapmak isteyen ancak  ‘Güçlü bir Ardahan lobisi’ çağrılarına kulak tıkayan siyasilerin yaklaşan seçim öncesi istediklerini alamayınca suçu 5 yıl boyunca hatırlamadıkları, ilgilenmedikleri ve çağrılarına duyarsız kaldıkları federasyon ve derneklere suçu atarak sorumsuzluklarını saklamaya çalıştığı bu süreçte kurulduğundan bu yana ‘Güçlü bir Ardahan Lobisi’ şiarıyla yol alan ve bir çok etkili işler yapan Ardahan Dernekler Federasyonundan bir açıklama geldi.


    ARDAFED başkan vekili Efkan Demir’in yaptığı açıklama bugün siyaset arenasında adeta silinen Ardahanlı siyasilere ve ARDAFED’in çabalarını ve çalışmalarını algılamayan ve lobiciliği lobiye’ye benzeten bazı dernek başkanlarına verilen en güzel cevap konumun da dikkatlerden kaçmadı.


    Genel başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu Ardahan’da ki evinde tedavisini sürdürdüğü bir sırada başkanlığa vekalet eden Ardahanlı iş adamı ve ARDAFED başkan vekili Efkan Demir’i konuyla ilgili yaptığı açıklama şöyle:


    Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, Efkan Demir dahil, oturan insanlar


    Biz Lobi der iken siz Lobiye sanmıştınız!


    Ardahan sivil toplum kuruluşlarının çatısı olması ve kabul görmesi gerekir Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, Efkan Demir dahil, oturan insanlar ve iç mekaniken ‘ben yok isem yıkılsın, ben yok isem yok olsun’ hizipçiliği ile etkisizleştirmeye, önemsizleştirmeye çalıştığınız federasyonun yerel seçimler öncesi bir kez daha ne kadar önem verilmesi gereken bir kurum olduğu ortaya çıkarak aşikar olmuştur.


     Fakat birilerinin bunu anlaması her zaman olduğu gibi ve yaklaşan yerel seçimler öncesi yine duvara kafalarımızın çarpması sonucu oluşmuştur. 


     İstanbul’da 39 İlçe bir Büyük Şehir belediye başkanlarının açıklandığı listelerde bir tane Ardahanlının yer bulmaması neticesinde Ardahan ve Ardahanlının yok sayılması sizlerin ilmik ilmik ördüğünüz ön görgüsüzlüğünüzün ve beceriksizliğinizin eseridir. Ardahan Dernekler Federasyonunun son iki yılda yaptığı üç tane Ardahan Tanıtım Günleri ve yaklaşık 30 tane Ardahan toplantısına katılmamanızın destek vermemenizin sonucudur,bugün yaşananlar..


     Federasyon olarak 6 kez CHP İstanbul il başkanlığına, 5 kez AK Parti İstanbul il başkanlığına yaptığımız ziyaretlerde davet etmemize yalvarmamıza ve bizimle birlikte olun dememize rağmen yanımızda olmamanız bir yana yaptıklarımıza köstek olmanızın sonucudur bu gün yaşananlar. 


     Federasyon merkezine siyasi parti il başkanlarını, belediye başkanlarını, ilçe başkanlarını hatta bir siyasi partinin genel sekreter ve genel başkan yardımcısını getirdiğimiz, bir genel başkana iki kez Ardahan raporu ve Ardahan sunumu yaptığımız halde sizin orada olmamanızın sonucudur bu gün yaşananlar.


     Bizler İstanbul’un demoğratif yapısı içerisindeki Ardahanlılar fizibilitesini yapıp ilçe belediye başkanları ziyareti sıramızda bu ilçede bu kadar Ardahanlı var iken neden bir başkan vekili Ardahanlı yok meclis üye sayısı eşit dağıtılmamış diye eleştiriler yapar iken sizin arkamızdan belediye başkanına gidip el etek öperek ‘Başkanım çokta kayla almayın’ dediğiniz içindir. 


     Biz Ardahan lobisi der iken sizin lobiyi lobiye sandığınız, kişisel ikbal, menfaat ve ilişkileriniz uğruna siyasi erkle bir resim çekilmek bize yeter dediğiniz içindir, şimdi bu gün yaşananla olan olmuş birilerinin değimi ile atı alan Üsküdar’ı geçmiş sizler kalkmış, ‘Falan oldu da filan oldu’ diyerek yalandan küçük olsun benim olsun diye sahiplendiğiniz yerlerinizi korumak için hala Ardahan ve Ardahancılık oynuyorsunuz.


    Bu tablonun müsebbibi sizlersiniz, biz bir olalım birlik olalım Ardahan tanıtımı Ardahan lobisi der iken sizlerin yanımızda olmadığınız içindir. Lütfen sorumlusu olduğunuz eksiklikleri kabul edin ve iğneyi kendinize çuvaldızı karşınızdakine batırın, Lobicilik ile lobyeyi karıştırmayın….


    ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU ARDAFED


    *Esenyurt Diasporası Kayıp Etmiştir..


    2019 Mart seçimleri öncesi yeniden Suriye’ye girmek üzere olan ama ABD’nin garantisini de isteyen Türkiye’de her seçim dönemi milliyetçiliği tetikleyen girişimlerin artık moda olduğu da söylenirken ben bugün ki konuyu İstanbul Esenyurt’a ayırıacam.

    Çünkü başta Esenyurt olmak üzere İstanbul’un 39 ilçesinin siyaseti de orta doğudan daha beter bir durumdadır!.

    Yani orta doğu da günü birlik değişen çıkar ilişkileri gibi başta Esenyurt’ta olmak üzere Ak Partinin Ardahanlı bir siyasetçiyi aday etmediği İstanbul 39 ilçesinde ki siyasete bakmak istiyorum.

    Yedi yüz bin Ardahanlının yaşadığı ileri sürülen İstanbul’da iktidar partisin de belediye başkanı olmak için başvuran kaç Ardahanlının olduğunu bile doğru dürüst bilmeyen çok akıllı(!) bazı Ardahanlıların ‘Niye Ardahanlıların aday edilmediği ve bunun suçlusunun Ardahan federasyonları ile dernekleridir’ şeklinde suçlamalarda bulunduklarına da şahit olmaktayız.

    Şimdi buradan sormak istiyorum, Nedir sizin bu Amerika gibi iki yüzlülüğünüz?

    Siz değil misiniz;’Bir Ardahanlı öne çıktığında paçasına yapışan?’

    Siz değil misiniz; ‘Dernekler nedir, federasyonlar boştur diyenler?’

    ‘Gelin birlikte güçlü bir lobi oluşturalım’ diyenlerinin çağrısına uymayıp, oralı olmayanlar bugün çok akıllı kesilip o akıllarıyla akıl vermeye çalıştıklarını görmekteyiz.

    Bu durum sadece İstanbul’da mı yoksa Ardahanlıların çok yaşadığı söylenen ama bu seçim döneminde olduğu gibi geçmiş seçimlerde de söz sahibi olunmayan Esenyurt’da mı ki yaşanıyor?

    Türkiye’nin birçok ilinde öbeklenen Ardahanlıların İzmir de, Bursa da ve Ankara gibi illerde de olduğunu ve o illerde birçok akıllı(!) Ardahanlının da olduğunu unutanlar bu gün İstanbul da yaşanan durumun diğer batı kentlerinde de yaşandığını görmezden gelirler.

    Bunun en açık örneğinin TUİK rakamlarına baktığımızda Ardahanlılar başta olmak üzere doğu illerinden göç edenlerin en çok olduğu Kocaeli’ni gösterebiliriz.

    Bu kentte de siyaset de söz sahibi olamayanların Ardahanlıların bu durumu yaşamalarının nedenin federasyonlar ve dernekler olmadığını onlara sahip çıkmayan, ‘Gelin güçlü bir Ardahan lobisi oluşturalım’ çağrısına uymayanlar olduğu gibi başta iktidar partisinde olmak üzere çeşitli partilerde siyaset yapıp federasyon ve derneklerin değerini algılayamayanlardır.

    Evet kağıt üzerinde kurulu derneklerin yanında oturdukları yerde üfürenlerin(!) suçunu da olduğu bu duruma baktığımızda Ardahan’nın ve Ardahanlının batı kentlerinde olduğu gibi Ardahan da güçlü bir lobisi olmaması ve bu yönde çaba gösterenlerin başta siyasi cambazlar olmak üzere lobiciliği yediğimiz lobiye benzetenlerdir.

    Bunu anlamak için de yani güçlü lobiciliği lobiye benzeten ve Ardahan adını gölgeleyen KAİ, KAİSİYAT ve KAİFED gibi saçmalıkları ayakta tutmaya çalışan Ardahanlılar ve Esenyurt Diasporasıdır(!)

    Geçmiş seçimlerde olduğu gibi yaklaşan seçimler öncesi de fos çıktıkları görülen Esenyurt Diasporası ve ‘Ardahanlılar neden aday gösterilmedi’ diye üfürenler şunu bilmeli ki ARRDAFED yani Ardahan Dernekler Federasyonu son iki yıldır ortaya koyduğu çalışmalarla bu gün yaşananların yaşanmaması için mücadele vermiş.

  • CELİL TOPRAK’TAN CHP’YE VER YANSIN!.. CHP İL BAŞKANI BİZİ ANKETE KOYMADI!

    Değerli Ardahan halkinin bilgisene


    Önümuzdeki 31 mart 2019 yerel seçimlerinin ülkemize ve ardahanimiza baris ve huzur getirmesini temenni ederek hayırlara vesile olmasını diliyorim.

    Bilindiği üzere CHP ardahan belediye başkanlığı adaylığı suresince sözlü ve kişisel olarak veya sosyal medyada yanimda bulunan destegini esirgemeyen kıymetli dostlarıma teşekkür ediyorum.

    Bu süreçte yapılan etik olmayan aday belirmesi konusunda tüm ardahanlilarin bilmesi gerektiğine inandığım hususları sizlerle paylaşmak istiyorum.

    26.11.2018 tarihinde anket şirketi tarafından ardahan da CHP Belediye başkanı kim olmasını istersiniz diye ardahan halkına soruldu 

    Bizler 6 adaydık sn faruk Demir sn yunus dündar sn cemalettin ayvazoğlu sn mete özdemir sn şükrü bozyiğit ve bendim resmi olarak başvuruda da bulunduk yapılan ankette sadece 3 adayin ismi yer aldı diğer adaylar hic halka sorulmadı niye sorulmadı ben bizzat anket şirketini aradim sayin mete özdemir sn yunus dündar ve celil toprak isimleri niye yok dedim onlar genel merkezin bizlere bu 3 aday sn faruk Demir sn şükrü bozyiğit sn cemalettin ayvazoğlu isimlerinin üzerinde anket yapılmasını istedi dediler bende genel merkezi aradim genel merkezde bu 3 isim il yönetiminden bize verildi dediler bende buna mahsuben Ardahan il.baskanini aradim niye böyle birşey olduğunu sordum kendisi bana bu konu hakkında bilgisinin olmadığını söyledi


    Sormak istiyorum benim ve diğer 2 adayimizin ismini niye ankete koyulmadi sahsim olarak il yönetimine soruyorum ismimi ankete bile koymuyorsan niye başvuru dosyamı aldin ozman diyebilirsin sen yeterli Degilsin adayımız olamassin diye bu şekilde yaparak bizleri görmezden gelmenizi doğru bulmuyorum


    Tarafsız bi anket yapılsaydı 6 adayda ankette olsaydı ardahan halkı hangi adayı isteseydi onunla seçime chp olarak gitseydik daha etik daha demokratik olmazmiydi?

    Sonuç olarak kendimin yaşamış olduğu haksızlıkların ve DAYATMA politokasinin genel merkezle alakasi olmadigi tamamen il yonetiminin değişmeyen zihniyetinin kaynaklandığını ardahan halkının bilinmesini isterim bu anti demokratik tavır sergileyen sozde yurtdaslarla bu secimde aynı safda olmayacagimi değerli ardahan halkının bilgisine ve takdirine sunarim …

    SEVGI VE SAYGILARIMLA 

    Celil TOPRAK



    **BAYATLANMAYAN YAZILARIM


    **Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme lordlara..


     


    Hoçvan’ın Kürt olduğunu, başta dili, kültürü, Kısır dağını suyu olmak üzere onca sorunu 86 yıllık Cumhuriyet tarihin de görmezden gelindiğini söylemekten korkan, düzenledikleri geceler de, ‘Ser Çeva Hattın’ şeklinde bir Kürtçe pankart asmaktan korkan, Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme lordlar geçtiğimiz günlerde yapılan Hoç/Fed gecesi ile ilgili yaptığımız haber ve yorumlara bir hayli içerlenmişler..


    Hoçvanlının  yoksul bir halktan oluştuğunu görmezden gelip, gecenin biletlerini bin liraya satan bu Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme Lordlar, Hoçvanlıyla alakası olmayanların davet edildiği, Hoçvan kelimesini bile Kürt bölücülüğü sayanların baş tacı edildiğinin üzerini kapatmak, onca bölge sanatçısı olmasına karşın Hoçvan’ın değil Ardahan’ın nerede olduğunu bilmeyen Alişan bol bir para karşılığında davet ettiklerini saklamak için yine kolay bir yola başvurup, o bol Alpagonlu karanlık gecede neleri hesabının yapıldığını saklamak için bizlere ve meslektaşlara saldırmayı tercih ettiklerini görüyoruz..



    Zaten Güven Yılmaz’ın döneminde ‘Vallahi talihin gözü kör olsun biz şanssızlığımıza bağışlayın Kürt isek te sistemin yanındayız’ deyip, Hoçvan Festivaline TRT 6’yı getirtenler de bunlar değil miydi?


    Hoç-Fed’i kuruluş amacında uzaklaştırmak için adete da birilerince görevlendirilen bu Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme lordlar, Güven Yılmaz’ı olduğu gibi şimdi de Yakup Mavzer’i, ardından Hoç/Fed’i bitirmek için yola çıktıklarını da görüyoruz.. 


    Bunu açık örneği de Mavzer ve Hoç-Fed yönetimine, üyelerine danışılmadan yayınlandığına inandığım bu kıytırıktan açıklamanın facede yapılmasında anlamakta mümkün..


    Çünkü bu kıytırıktan açıklamanın Faceden yapılmasını diğer bir nedeni de o koskoca Hoç-Fed için kurulan sitenin yine bunların elinde yok edilmesi, işlevsiz bırakılmasıdır..


    Gelelim buları bize içerlenmelerine;


    Öncelikle bizim gazeteci olduğumuzu ve yaşananları halka anlatma gibi bir zorunluluğumuzun olduğunu unutan bu tipler soy isimleri gibi ZORBAlık ayakları ile bizlere aba altında sopa göstermeye çalıştıklarını da görüyor, gözlemliyoruz.. 


    Gerçi bu tiplerin buna da yüreklerinin olmadığını iyi biliyorum.. 


    Ama sanırım son gece de kendilerine destek veren ağabeylerinin gölgesi bunları biraz cesaretlendirdi..


    Çünkü ben bunların yüreksiz olduğunu geçen yıl yapılan festivalde önce yaşanan talisiz kaza daha hayatlarını kayıp edenlerin cenazelerinde karşılaştığım Bu ZORBAların bizzat yüzlerine demediğimi bırakmama karşın, bunların çeperin dibine saklanıp, susmaların da tanırım.. 


    Asıl kuyruk acılarının  da o olduğunu da bir Allah, bir de ben bilirim.


    Ama bu, Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme lordlarını asıl amaçlarının diğer bir amaçlarının da, o gecenin yükünü üstlenen ağabeylerine daha çok yaranmak, onun sayesinde birkaç iş adamına kartvizit basmak olduğunu da ben değil, o yıllar öncesi Hoçvan’dan çıkıp, sistemin tüm engellerini yüreği ve bileğiyle bir yerlere gelen ağabeyleri bilse daha iyi olur..


    Çünkü  bu, ‘Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme lordlar’ı Süt’ü de diğer bir çok iş adamı gibi tüyleri yonanacak kaz sanıyorlar..  


    Yani hepte böyle yapmış, geçinmiş olan bunlara en çokta Yakup Süt dikkat etmelidir..


    Neyse biz asıl konumuza gelelim, beni ilgilendiren tarafa bakalım.


    Bu, ‘Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme lordlar’ o kıytırıktan açıklamalarında birçok meslektaşımız gibi bana yönelikte; ‘Efendim Fakir Yılmaz bize lord demiş!’ diye içerlendiklerini görüyoruz, o altında imzası da bulunsa da, okumadığına inanmadığım Yakup Mavzer’in adı sonuna eklenen kıytırıktan açıklamaya..


    O açıklamayı okurken  bunlara bir özrümüz var (!) olduğuna da inandım..


    Çünkü bunların o gece öncesi yaptığımız haber ve yorumlarda bahsettiğimiz gerçek lordun anlamının ne olduğunu da bilmediklerini anlıyorum o kıytırıktan faceli açıklamalarında ..


    Bu özrün nedeni de bunların lord kelimesinin başta dünyayı idare eden İngiltere Kamerasında olmak üzer saygın insanlara yönelik bir kelime olduğunu bile bilmeyecek kadar cahil oluşlarıdır..


    Bu nedenle; o tamamen iyi niyetle ele alınan haber ve yorumlarımıza bir hayli içerlenenlere lord demiyor, bundan sonra ki adlarının, ‘Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme lordlar’ olduğunu başta Hoçvan kamuoyuna olmak üzere herkese ilan ediyorum..


    Bu, ‘Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme lordlar’ın o yaptıkları kıytırıktan açıklamada dikkatimi çeken en önemli nokta ise; Bu yemekli toplantı Hoçvan halkına yönelik değildi, ayrıca bir şenlikte değildi.’ Kelimesi ve Hoç-Fed’;i önemseyen insanları aşağılayan, bu kuruma üye olanları çulsuzlukla suçlayan, ‘Bütün bunları yapmak için mevcut 87 delegeden %20 sinin ödediği aidatla mı olacak?  Elbette değil.’ Şeklinde ki talihsiz satırlarıdır..


    Benim bu geceye destek vermemi Hoçvan ve Hoçvanlı hatırı için sık sık bana hatırlatan Rodi Baz ağabeyimizin A Takımı diyerek cevapladığı bunların değil A takımı, Z harfi bile olmayacakları da zaten burada da belli değil mi?


    Neyse Hoçvanlının, Hoç-Fed’in birlikteliği ve kendisinde beklenen devrimci duruşu, Kürt kimliğinin hatırı için sözümü daha çok uzatmadan o kıytırıktan açıklamayı yapanlar ve bunların yazdıklarına katıldığına inanmadığım Yakup Mavzer’in asıl yapacağı; o bol lordlu gecede, ‘ne kadar paranın toplandığını, nasıl kayıt altına alındığını ve nasıl, kimleri elinde harcanacağını açıklamaları en iyiyisi değil mi?’ derim..


    Çünkü bu ‘Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme lordlar’ ın başta Yakup Süt’ün olmak üzere birilerinin masasına yaklaşıp, pığaslara bol bol fotoğraflar çektirdikleri gece de  Bir Milyondan çok para toplandığı ve o kadarının da vaat edildiğini herkes iyi biliyor..


     


    **Mehmet Ağar’a Otel Cezaevi …


     


    Benim Kocaeli’nde bulunduğum sırada ‘İstanbul-İzmit-Adapazarı Üçgeni’ olarak bilinen alanda birçok Kürt İş adamının öldürüldüğü dönemler de gündemde düşmeyen ve Susurluk kazası sonucu ortaya pislikleri aktığı dönem de işlediği öne sürülen suçlardan sadece birinde ceza alan ve hapis yatacağı kesinleşen Ağar’a lüks, korumalı bir ceza evi arandığını okuyor duyuyoruz..


    Bu yazımı yazdığım sırada aranan güvenilir, otel cezaevinin Ardahan’da değil, Aydın’da bulunduğunu da öğreniyorum..


    Böylece suçluya özel cezaevinin arandığı bir ülkede, ‘Yakalandığı yerde tutuklanması’ ibaresinin de böylece çöpe atıldığını da görmüş olduk..


    Çünkü Susurluk Kamyonun ortaya döktüğü pis ve kanlı ilişkiler ardından küçükte olsa bir suçla yıllarca yargılanan ve aldığı komik ceza ile cezalandırılan Ağar Efendi kabadayılığına leke sürmemek için kaçmamış, o çok söylediği ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatı ile ‘Devletimizde ne gelirse başımız üzerine’ demek zorunda kalmıştır.


    Gerçi bunu da demeye ne gerek ki aldığı ceza gözü kapatıp açmakla bitecek kadar zaten..


    Şimdi benim asıl merak ettiğim Ağar efendinin aldığı bu ceza ardından bundan sonra ki yasal haklarından men edilip, edilmeyeceğidir..


    Örnek olarak bakanlık yaparken elde ettiği haklardan, korumalardan mahrum bırakılacak mı?


    Yoksa korumasız, iyi olmadığı yapılan araştırma ile ortaya çıkan Ardahan Cezaevi’nde değil de polislik ve bakanlık yaptığı sıra da beraber görev yaptığı paşalarla birlikte kaldığı Bodrum’da ki evine yakın Aydın’ın Yenipazar  ceza evinde bir süre kalıp, iyi vatan çocuğu halinden yararlanıp, cezasını yarısını evinde mi geçirecek?..


    Bilmiyorum ama Ağar efendi gitmeden kadrosunu büyük bölümü değiştirilen, başta aşağıya yenilip, 5 yıldızlı otele ceza-evinde kalmak ne kadar ceza olur onu da siz düşünün…

  • Naif Alibeyoğlu DSP'den Aday Oldu!

    31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde CHP’en Belediye Başkan Aday Adayı olan ancak aday gösterilmeyen Kars’ın bir dönem başarılı belediye başkanı Naif Alibeyoğlu DSP’den Kars Belediye Başkan Adayı olduğunu açıkladı.


    Alibeyoğlu’nun DSP’den aday olduğunu ilan ettiği açıklaması şöyle;


    KAMUOYUNA


    Süreci birlikte yaşadık.


    Verilen sözler kirli pazarlıklarla unutuldu.


    Hemşehrilerimiz bu oyunu bozacak.


    Yoğun talep üzerine yeniden Kars’ı yönetmeye adayım.


    Bu doğrultuda DSP’den başkan adaylığımı açıklıyorum.


    Kars’ımıza hayırlı olsun.


    Saygılarımla…


    Naif Alibeyoğlu



    **Bugün yazsam aynı yazarım..


    HDP ile arka kapılarda görüşüp, ön kapıda ağzına almaktan çekinen Kürt ve Alevi olan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun içinde ‘Kürtler’ kelimesi geçen Trump’un tehdit vari mesajını okurken ve sözde eleştirirken, Erdoğan’ın arayıp, bilinmeyen yumuşattığı Trum’un mesajının içinde geçen Kürtler dememek için o satırı geçmesinin nedenini ve de korkaklığını yazmak için başına geçtiğim bilgisayarımda sanal ortamı gezerken geçen yıl yazdığım iki yazı önüme geldi.

    Yazılarımı okuyunca bir yıl önce yazdığım yazılarımın sanki bugün yazılsa aynı konuları sıcak gibi.

    Çünkü bir yıl önce yazılan yazılarımın hala tazeliğini koruduğunu düşünerek bugün yenden yayınlamayı uygun buldum..

    İşte gündemi koruyan ve bayatlamayan o yazılar;


    **Suat İncedere Üzerinden Rodi Baz’a Mektup..


    Ardahan’ın kendisinden ayrılıp, tek başına bir vilayet olmasını hala içine sindiremeyen Kars’ın bizde çaldığı 9 köyün arasında bulunan Doğruyol (Calalı) Gazeteci Suat İncedere son yaptığı haber ulusalda geniş yankı buldu.

    Başta rahmetli Ümit Kılıç olmak üzere her Ardahanlının tanıtımında büyük katkısı olan Çıldır Gölünün artık bir turistik merkez konuma geldiğini haberleştiren Suat İnceder’nin o haberinde olduğu gibi diğer haberlerinde de önemi bir ayrıntıyı kaçırmıyor ve Karslıları da bir hayli kızdırıyor.

    Çünkü bir çok Ardahanlının görmediği, umursamadığı o önemli ayrıntı Çıldır Gölü ile ilgili yapılan haberlerin Ardahan/Çıldır olarak hemde bir Karslı gazetecinin kalemin de çıkan ve haberler değerlendirilmesi çok önemlidir.

    Bu nedenle Ardahanlı bir gazeteci olarak kendisine buradan teşekkür ediyorum…

    Bu arada bir ara aktif gazeteciliği soyunan ancak burunlarından kıl aldırmayan İstanbul’da ki Hoçvan Diaspoarsının yanı sıra yaşadıkları kendi kararıyla bu meslekten vazgeçip, uzun süre çekildiği köşesinde dinledikten sonra içinde kalan gazetecilik güdüsüyle ‘Mir Ezdin’ adlı facebookta sayfasında muhteşem yorumlar yapmaya başlayan Rodi Abi’ye dönmek istiyorum.

    Gerçi belki de ülke de bir ilk olan muhteşem bir Kürtçe Dergi de çıkaran Rodi Abi bu meslekte yıllardır ter döküp, mücadele veren biz gazeteciler varken kendisinin gazeteci olmadığını, düşüncelerini aktaran sade bir vatandaş olduğunu söyleme nezaketinde bulunsa da ben onun yazı ve yorumlarını bir gazeteci olarak hep değerlendirdim.

    Evet son olarak bana yönelik ele aldığı mektupla 26 yıl sonra geldiği Ardahan’da edindiği izlenimleri anlatan Rodi abiye de bir teşekkür etmek isterim..

    Çünkü Adahan denilince akıllara gelen simge isimleri tek tek yeniden bizlere hatırlatan ‘Gazeteci’ye Mektup’ başlıklı o güzelim son mektup ve yazısını okuyunca bu kentin tarihinin kayıp olduğunu ve birilerinin Rodi Baz’ın bizlere hatırlattığı isimleri ve diğer yaşananları mutlaka kitaplaştırılmalı diyordu adeta..

    Suat’a ve Rodi abiye yeniden teşekkür ederken Kasın Tırpancı’ya da bir teşekkür gerekir..

    Çünkü oda bugün 23 Şubat isimli gazetemizde ele aldığı yazısında Suatlar, Rodiler gibileri dururken festivalden festivale Ardahanlı olup, belediyelere kestikleri faturalarla bilinenlerle ilgili çok yerinde bir yazı ele almış ve Ardahan’ın ve Ardahanlıların bir derdinin de bu tip keneler olduğuna dikkat çekmişti.


    **Anıl Hanım Yangın Var!


    Başta SODES ve Serka ol​mak üzere bir çok kurumun projelerini yapmakla uzman olduğunu bildiğimiz ve bu uzmanlığını iyi kullanıp, Vekil Atalay’ı da ikna edip beklenmedik bir anda çok önemli bir kurum olan Ardahan Valiliği Genel Sekreteri de olan Anıl hanımın hizmet alanında bulunan köylerden ot ve orman yangınları devam ede dursun, ben defalarca dile getirdiğim İL ÖZEL İDARE YANGIN ŞANTİYESİ konusunu bir kez daha dile getireceğim.

    Sayın Anıl hanım ve onun en büyük destekçisi AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay,

    Milyonların döndüğü ama her yıl yeniden başa döndüğümüz bu kurumun adına bir İTFAİYE ŞANTİYESİ kuramaz mıyız?..

    Yani belediyelerin mücavir alanları dışında bulunan ve siz, İl Özel İdarenin sınırları içinde ki köy, kasaba ve yaylaların sorunlarının hala devam ettiğini bir Ardahan’da yol, su, kanalizasyon gibi zorunlu insanı hizmetleri bir türlü yerine getirmediğiniz şu kent, İlçe ve köylerinde çıkan yangınlara müdahale edecek, yeri geldiğinde bir türlü suya kavuşturamadığınız yaylalarına su taşıyacak bir İl Özel İdare İtfaiye Şantiyesi projesi yapamaz ve haya geçiremez miyiz?

    Çöpleri toplamaktan aciz belediyelerin merdivenleri bile olmayan kırık, dökük itfaiyelerinin alanına giremeyen yangınlara müdahale etme zorunda olmadıkları halde kent merkezlerini bırakıp, kilo metrelerce uzaklıkta bulunan köylere yangın söndürmeye giderken yapılan masraf ve bu süre içinde yanıp, kül olan değerler şimdiye kadar kaç İtfaiye Şantiyesi kurardı?

    Bilmem ama proje yapmakta uzman Ardahan Genel Sekreteri Anıl Hanım’a, Milletvekili Orhan Atalay’a, dönem toplantılarına başlayan İl Genel Meclisine bu yönde ki teklifimi sunuyor, yeniden çıktığı öğrendiğimiz Hoşuret köyü yakınlarında ki orman yangınına doğru yol alıyoruz..

    Tabi yol varsa..

  • Kaçırılan Başkan Görevden Alındı!

    *Belediye Meclis Üyesi Aday Adayı Yerine Atandı

    Geçtiğimiz günlerde kaçırıldığı ve basına haberin düşmesi ardından jandarma operasyonu ile kurtarılan AK Parti Ardahan kadın kolları Başkanı Sultan Subaşı AK Parti aday tanıtımı ardından görevden el çektirilirken yerine Belediye Meclis üyesi aday adayı olan Selda Koç Avşar atandığı bilgisi alındı.



    **Bugün yazsam aynı yazarım..


    HDP ile arka kapılarda görüşüp, ön kapıda ağzına almaktan çekinen Kürt ve Alevi olan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun içinde ‘Kürtler’ kelimesi geçen Trump’un tehdit vari mesajını okurken ve sözde eleştirirken, Erdoğan’ın arayıp, bilinmeyen yumuşattığı Trum’un mesajının içinde geçen Kürtler dememek için o satırı geçmesinin nedenini ve de korkaklığını yazmak için başına geçtiğim bilgisayarımda sanal ortamı gezerken geçen yıl yazdığım iki yazı önüme geldi.

    Yazılarımı okuyunca bir yıl önce yazdığım yazılarımın sanki bugün yazılsa aynı konuları sıcak gibi.

    Çünkü bir yıl önce yazılan yazılarımın hala tazeliğini koruduğunu düşünerek bugün yenden yayınlamayı uygun buldum..

    İşte gündemi koruyan ve bayatlamayan o yazılar;


    **Suat İncedere Üzerinden Rodi Baz’a Mektup..


    Ardahan’ın kendisinden ayrılıp, tek başına bir vilayet olmasını hala içine sindiremeyen Kars’ın bizde çaldığı 9 köyün arasında bulunan Doğruyol (Calalı) Gazeteci Suat İncedere son yaptığı haber ulusalda geniş yankı buldu.

    Başta rahmetli Ümit Kılıç olmak üzere her Ardahanlının tanıtımında büyük katkısı olan Çıldır Gölünün artık bir turistik merkez konuma geldiğini haberleştiren Suat İnceder’nin o haberinde olduğu gibi diğer haberlerinde de önemi bir ayrıntıyı kaçırmıyor ve Karslıları da bir hayli kızdırıyor.

    Çünkü bir çok Ardahanlının görmediği, umursamadığı o önemli ayrıntı Çıldır Gölü ile ilgili yapılan haberlerin Ardahan/Çıldır olarak hemde bir Karslı gazetecinin kalemin de çıkan ve haberler değerlendirilmesi çok önemlidir.

    Bu nedenle Ardahanlı bir gazeteci olarak kendisine buradan teşekkür ediyorum…

    Bu arada bir ara aktif gazeteciliği soyunan ancak burunlarından kıl aldırmayan İstanbul’da ki Hoçvan Diaspoarsının yanı sıra yaşadıkları kendi kararıyla bu meslekten vazgeçip, uzun süre çekildiği köşesinde dinledikten sonra içinde kalan gazetecilik güdüsüyle ‘Mir Ezdin’ adlı facebookta sayfasında muhteşem yorumlar yapmaya başlayan Rodi Abi’ye dönmek istiyorum.

    Gerçi belki de ülke de bir ilk olan muhteşem bir Kürtçe Dergi de çıkaran Rodi Abi bu meslekte yıllardır ter döküp, mücadele veren biz gazeteciler varken kendisinin gazeteci olmadığını, düşüncelerini aktaran sade bir vatandaş olduğunu söyleme nezaketinde bulunsa da ben onun yazı ve yorumlarını bir gazeteci olarak hep değerlendirdim.

    Evet son olarak bana yönelik ele aldığı mektupla 26 yıl sonra geldiği Ardahan’da edindiği izlenimleri anlatan Rodi abiye de bir teşekkür etmek isterim..

    Çünkü Adahan denilince akıllara gelen simge isimleri tek tek yeniden bizlere hatırlatan ‘Gazeteci’ye Mektup’ başlıklı o güzelim son mektup ve yazısını okuyunca bu kentin tarihinin kayıp olduğunu ve birilerinin Rodi Baz’ın bizlere hatırlattığı isimleri ve diğer yaşananları mutlaka kitaplaştırılmalı diyordu adeta..

    Suat’a ve Rodi abiye yeniden teşekkür ederken Kasın Tırpancı’ya da bir teşekkür gerekir..

    Çünkü oda bugün 23 Şubat isimli gazetemizde ele aldığı yazısında Suatlar, Rodiler gibileri dururken festivalden festivale Ardahanlı olup, belediyelere kestikleri faturalarla bilinenlerle ilgili çok yerinde bir yazı ele almış ve Ardahan’ın ve Ardahanlıların bir derdinin de bu tip keneler olduğuna dikkat çekmişti.


    **Anıl Hanım Yangın Var!


    Başta SODES ve Serka ol​mak üzere bir çok kurumun projelerini yapmakla uzman olduğunu bildiğimiz ve bu uzmanlığını iyi kullanıp, Vekil Atalay’ı da ikna edip beklenmedik bir anda çok önemli bir kurum olan Ardahan Valiliği Genel Sekreteri de olan Anıl hanımın hizmet alanında bulunan köylerden ot ve orman yangınları devam ede dursun, ben defalarca dile getirdiğim İL ÖZEL İDARE YANGIN ŞANTİYESİ konusunu bir kez daha dile getireceğim.

    Sayın Anıl hanım ve onun en büyük destekçisi AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay,

    Milyonların döndüğü ama her yıl yeniden başa döndüğümüz bu kurumun adına bir İTFAİYE ŞANTİYESİ kuramaz mıyız?..

    Yani belediyelerin mücavir alanları dışında bulunan ve siz, İl Özel İdarenin sınırları içinde ki köy, kasaba ve yaylaların sorunlarının hala devam ettiğini bir Ardahan’da yol, su, kanalizasyon gibi zorunlu insanı hizmetleri bir türlü yerine getirmediğiniz şu kent, İlçe ve köylerinde çıkan yangınlara müdahale edecek, yeri geldiğinde bir türlü suya kavuşturamadığınız yaylalarına su taşıyacak bir İl Özel İdare İtfaiye Şantiyesi projesi yapamaz ve haya geçiremez miyiz?

    Çöpleri toplamaktan aciz belediyelerin merdivenleri bile olmayan kırık, dökük itfaiyelerinin alanına giremeyen yangınlara müdahale etme zorunda olmadıkları halde kent merkezlerini bırakıp, kilo metrelerce uzaklıkta bulunan köylere yangın söndürmeye giderken yapılan masraf ve bu süre içinde yanıp, kül olan değerler şimdiye kadar kaç İtfaiye Şantiyesi kurardı?

    Bilmem ama proje yapmakta uzman Ardahan Genel Sekreteri Anıl Hanım’a, Milletvekili Orhan Atalay’a, dönem toplantılarına başlayan İl Genel Meclisine bu yönde ki teklifimi sunuyor, yeniden çıktığı öğrendiğimiz Hoşuret köyü yakınlarında ki orman yangınına doğru yol alıyoruz..

    Tabi yol varsa..


     

  • CHP'NİN İÇİNDE Kİ SIZMA VE YANAŞMALAR KİMLER?!!


    Son olarak CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan ile birlikte  Ardahan Arıcılar Birliğini ziyaret edip, Arıcılar Birliğ Başkanı İlhan Evliyaoğlı ile yönetiminden destek isteen CHP Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir geçtiğimiz günlerde Ankara’da ARDAFED tarafından düzenlenen gecesine katılanlar arasında kendisi ve CHP’nin alehine çalıştıklarını düşündüğü bazı CHP’lilerin gecedeki fotoğraf karelerine girmesi üzerine geceye katılanZafr Tahroğlu’nun sanal sayfasının ortamında, ‘ Ardahan da CHP aleyhine çalışan bazı SIZMA ve YANAŞMA larda masada poz verdi. Tarih he şeyi kaydeder sn Tahiroğlu’ diye yazması dikkatlerden kaçmadı.


    Tahiroğlu’nun sayfasındaki paylaşımın altına mesaj yazan Demir’e, ‘SAYINN VEKİLİM KİMLERDİ BUNLAR? O KADAR KALABALIKTI Kİ YAVAŞ’IN ETRAFI FARK EDEMEDİM.’ diye cevaplaması üzerine CHP Ardahan Adayı Tahiroğlu’na şu cevabı vererek CHP Ardahan içinde yaşanan huzursuzluğu da ortaya koymuş oldu.


    İşte CHP Ardahan Belediye Başkan Adayının Tahiroğlu’na ikinci cevabı; CHP sayesinde önemli makam ve servetlere sahip olmuş zatlar.’


    Faruk Demir’in bu mesajlarında görünen CHP’nin içinde gizli bir çatışma olduğu ortaya çıkarken, Demir’ın ‘Sızma ve Yanaşma’ diyerek suçladığı CHP’lilern kimler olduğu anlaşılamadı.



    **Bugün yazsam aynı yazarım..


    HDP ile arka kapılarda görüşüp, ön kapıda ağzına almaktan çekinen Kürt ve Alevi olan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun içinde ‘Kürtler’ kelimesi geçen Trump’un tehdit vari mesajını okurken ve sözde eleştirirken, Erdoğan’ın arayıp, bilinmeyen yumuşattığı Trum’un mesajının içinde geçen Kürtler dememek için o satırı geçmesinin nedenini ve de korkaklığını yazmak için başına geçtiğim bilgisayarımda sanal ortamı gezerken geçen yıl yazdığım iki yazı önüme geldi.

    Yazılarımı okuyunca bir yıl önce yazdığım yazılarımın sanki bugün yazılsa aynı konuları sıcak gibi.

    Çünkü bir yıl önce yazılan yazılarımın hala tazeliğini koruduğunu düşünerek bugün yenden yayınlamayı uygun buldum..

    İşte gündemi koruyan ve bayatlamayan o yazılar;


    **Suat İncedere Üzerinden Rodi Baz’a Mektup..


    Ardahan’ın kendisinden ayrılıp, tek başına bir vilayet olmasını hala içine sindiremeyen Kars’ın bizde çaldığı 9 köyün arasında bulunan Doğruyol (Calalı) Gazeteci Suat İncedere son yaptığı haber ulusalda geniş yankı buldu.

    Başta rahmetli Ümit Kılıç olmak üzere her Ardahanlının tanıtımında büyük katkısı olan Çıldır Gölünün artık bir turistik merkez konuma geldiğini haberleştiren Suat İnceder’nin o haberinde olduğu gibi diğer haberlerinde de önemi bir ayrıntıyı kaçırmıyor ve Karslıları da bir hayli kızdırıyor.

    Çünkü bir çok Ardahanlının görmediği, umursamadığı o önemli ayrıntı Çıldır Gölü ile ilgili yapılan haberlerin Ardahan/Çıldır olarak hemde bir Karslı gazetecinin kalemin de çıkan ve haberler değerlendirilmesi çok önemlidir.

    Bu nedenle Ardahanlı bir gazeteci olarak kendisine buradan teşekkür ediyorum…

    Bu arada bir ara aktif gazeteciliği soyunan ancak burunlarından kıl aldırmayan İstanbul’da ki Hoçvan Diaspoarsının yanı sıra yaşadıkları kendi kararıyla bu meslekten vazgeçip, uzun süre çekildiği köşesinde dinledikten sonra içinde kalan gazetecilik güdüsüyle ‘Mir Ezdin’ adlı facebookta sayfasında muhteşem yorumlar yapmaya başlayan Rodi Abi’ye dönmek istiyorum.

    Gerçi belki de ülke de bir ilk olan muhteşem bir Kürtçe Dergi de çıkaran Rodi Abi bu meslekte yıllardır ter döküp, mücadele veren biz gazeteciler varken kendisinin gazeteci olmadığını, düşüncelerini aktaran sade bir vatandaş olduğunu söyleme nezaketinde bulunsa da ben onun yazı ve yorumlarını bir gazeteci olarak hep değerlendirdim.

    Evet son olarak bana yönelik ele aldığı mektupla 26 yıl sonra geldiği Ardahan’da edindiği izlenimleri anlatan Rodi abiye de bir teşekkür etmek isterim..

    Çünkü Adahan denilince akıllara gelen simge isimleri tek tek yeniden bizlere hatırlatan ‘Gazeteci’ye Mektup’ başlıklı o güzelim son mektup ve yazısını okuyunca bu kentin tarihinin kayıp olduğunu ve birilerinin Rodi Baz’ın bizlere hatırlattığı isimleri ve diğer yaşananları mutlaka kitaplaştırılmalı diyordu adeta..

    Suat’a ve Rodi abiye yeniden teşekkür ederken Kasın Tırpancı’ya da bir teşekkür gerekir..

    Çünkü oda bugün 23 Şubat isimli gazetemizde ele aldığı yazısında Suatlar, Rodiler gibileri dururken festivalden festivale Ardahanlı olup, belediyelere kestikleri faturalarla bilinenlerle ilgili çok yerinde bir yazı ele almış ve Ardahan’ın ve Ardahanlıların bir derdinin de bu tip keneler olduğuna dikkat çekmişti.


    **Anıl Hanım Yangın Var!


    Başta SODES ve Serka ol​mak üzere bir çok kurumun projelerini yapmakla uzman olduğunu bildiğimiz ve bu uzmanlığını iyi kullanıp, Vekil Atalay’ı da ikna edip beklenmedik bir anda çok önemli bir kurum olan Ardahan Valiliği Genel Sekreteri de olan Anıl hanımın hizmet alanında bulunan köylerden ot ve orman yangınları devam ede dursun, ben defalarca dile getirdiğim İL ÖZEL İDARE YANGIN ŞANTİYESİ konusunu bir kez daha dile getireceğim.

    Sayın Anıl hanım ve onun en büyük destekçisi AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay,

    Milyonların döndüğü ama her yıl yeniden başa döndüğümüz bu kurumun adına bir İTFAİYE ŞANTİYESİ kuramaz mıyız?..

    Yani belediyelerin mücavir alanları dışında bulunan ve siz, İl Özel İdarenin sınırları içinde ki köy, kasaba ve yaylaların sorunlarının hala devam ettiğini bir Ardahan’da yol, su, kanalizasyon gibi zorunlu insanı hizmetleri bir türlü yerine getirmediğiniz şu kent, İlçe ve köylerinde çıkan yangınlara müdahale edecek, yeri geldiğinde bir türlü suya kavuşturamadığınız yaylalarına su taşıyacak bir İl Özel İdare İtfaiye Şantiyesi projesi yapamaz ve haya geçiremez miyiz?

    Çöpleri toplamaktan aciz belediyelerin merdivenleri bile olmayan kırık, dökük itfaiyelerinin alanına giremeyen yangınlara müdahale etme zorunda olmadıkları halde kent merkezlerini bırakıp, kilo metrelerce uzaklıkta bulunan köylere yangın söndürmeye giderken yapılan masraf ve bu süre içinde yanıp, kül olan değerler şimdiye kadar kaç İtfaiye Şantiyesi kurardı?

    Bilmem ama proje yapmakta uzman Ardahan Genel Sekreteri Anıl Hanım’a, Milletvekili Orhan Atalay’a, dönem toplantılarına başlayan İl Genel Meclisine bu yönde ki teklifimi sunuyor, yeniden çıktığı öğrendiğimiz Hoşuret köyü yakınlarında ki orman yangınına doğru yol alıyoruz..

    Tabi yol varsa..

  • Köksoy İstanbul’a Gitmedi, İsmailoğlu Ardahan’a Gelmedi!

    31 Mart’ta yapılacak olan mali idareler seçimi öncesi adaylarını belirleyen ikdidar parartisi AK Partinin düzenlemiş olduğu aday tanıtım toplantısıyla adaylarını kamoyuna tanıttı.


    Eski Bakanlardan, Kars Milletvekili Ahmet Arslan, Ardahan Milletvekili Profesör Doktor Orhan Atalay, yeniden aday gösterilmeyen Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’unda katılmış olduğu tanıtım toplantısında, AK Parti Ardahan ve İlçe Belediye Başkanı adayı olarak gösterilen adaylar tek tek kamuoyun tanıtıldılar.


    Yeniden aday gösterilmeyen Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un Başkan Erdoğan’ın bizzat katıldığı ve Yunus Baydarı’ı aday olarak gösterdiği İstanbul’daki adayları tanıttığı toplantıya katılmadığı gibi yeniden aday gösterilmeyen mevcut Göle Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu’nun da Ardahan’da yapılan aday tanıtım toplantısına katılmadığı dikkatlerden kaçmadı.


    Gürcistan’ın yanı sıra Ermenistan’a komşu olan Aktaş Gümrük Kapısının sınırları içinde bulunduğu Çıldır’da mevcut Belediye Başkanı olan K. Yakup Azizoğlu’nu, Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısında ise CHP’den gelme olan mevcut Belediye Başkanı olan Cahit Ulgar’ı yeniden aday gösteren AK Parti, Ardahan’ın Alevi İlçesi Damal ilçesinde ise daha önceden belli olan ve AK Parti Damal İlçe Başkanı Nevriye Derdiyok’un Avukat kızı olan Özge Derdiyok’u aday gösterdi.


    31 Mart yerel seçimleri öncesi Ardahan’da ki adaylarını açıklayan iktidar partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi Ardahan Merkezden sonra İlçe adaylarını da açıklarken, Ardahan’ın tek beldesi olan Köprülü (Goereveng) Beldesinin Belediye Başkan Adayı Atalay’ın akrabası olduğu öğrenilen Yücel Akkoç oldu.


    Ardahan’da, Veteriner Hekim Yunus Baydar’ı, Hanak’ta bir dönem Belediye Başkanlığı yapan Taşdemir Çoban’ı, Göle’de ise eski AK Parti İlçe Başkanı olan İlhan Gültekin aday gösteren AK Parti aday gösterdiği isimlerle Ardahan’da iddialı olduğunu ilan etti.



    **GAZETECİ’DEN VALİYE BRİFİNG..


    Yerel seçimlerin gündemde olduğu ve tartışıldığı şu günlerde Vali başta olmak üzere kamu idarecilerinin siyasilerin seçim atmosferi içinde olmalarının verdiği boşluğu da tamamlamak görevini üslendikleri görülmektedir.


    Tabi bazı kamu görevlerinin de bu boşluğu fırsat bilip ‘salla başını, al maaşını’ yolunu tercih ettiklerini görmüyor değiliz.


    Bunlara yeniden aday gösterilmeyen mevcut belediye başkanlarını da ekleyebiliriz..


    İşte tam bu sırada samimi, gerçek anlamda görevini yapmak isteyen ve yeni işe başlayan kamu görevlilerine büyük görev düşmektedir..


    Bunu Ardahan Valiliğine yeni atanan Vali Mustafa Masatlı’nın göreve başlayıp, başta kamu görevlileri olmak üzere çeşitli kurumlarda aldığı brifinglerinde anlıyoruz.


    Bende bir gazeteci olarak yeni Valiye başına geçtiği Vilayetin özet brifingini vermek isterim.


    Çünkü siyasilerin seçim atmosferi içinde, oy alma derdinde olduklarından dolayı bu kentin var olan sorunlarını ve çözümünü anlatacakları vakitleri yoktur.


    Sayın Vali..


    Başına geçtiğiniz ve valisi olduğunuz kent iki ülkeye komşu bir kenttir. Buda sizin normal valilerden farklı bir Vali yani sınır Valisi yetkilerine de sahip olduğunu hatırlatır..


    Buda Ardahan’ın Valisinin komşu olduğu iki ülkeyle ilişkiler kurması ve ülkenin Kafkasya politikasının bu kentten geçtiğini bilmesi gerekir..


    İki ülke dedik ama kardeş ülke dediğimiz ancak halen Kıbrıs’ı tanımayan Azerbaycan dahil tüm Kafkasya dünyaya Ardahan üzerinden açılması için adımlar atmak gerekir..


    Bu ilişkileri kurarken Ardahan’ı merkez yapmak gerek.


    Rutin Valilik işleri yani yol açan özel idare çalışanlarına tatlı götürmek, günlük normal ziyaretler yapmak dışında daha önemli bir makamdır. Ardahan Valiliği..


    Bunu yapmak içinde gelmiş geçmiş Valilerin etrafını saran, onların rutin Valilik dışında olağan üstü çalışan ve rutin çizelgesini aşmak için yapılacak olan ilk iş 2 yetmedi üç kapıyı aşıp Valilik makamına giden yolu halka açmalıyız, var olan ekibi baştan aşağıya değiştirip, yenilemeli..


    Basın ve medya temsilcileri arasında ayrımcılık yapmadan, gazetecilere eşit bir şekilde bakmalı.. Sözde kota kaşe ajans muhabirlerinin yani kamuoyunda ajan diye bilinenlerin Ardahan’la ilgili özellikle soğuk hava konusunda yaptığı, Ardahan dondu, Ardahan bitti gibi şeklindeki haberlerinin Ardahan’a büyük zara verdiğini bu tür haberlerin sanki Ardahan’ın Sibirya imiş olgusu yarattığı, kaldı ki soğuk bölgelerde bu iklim fırsata çevirerek turizmin gelişmesi için kar ve kışın önemi öne çıkarılmalıdır.


    Her sabah işe başlarken bir iki esnafı veya vatandaşı ziyaret ederek, sabah siftahının yanında moral vermeli, öz güven aşılamalı.. Makama giderken de kırmızı veya mavi halının serildiği kapıdan değil, vatandaşın girdiği kapıdan girerek, emrindeki kurumları pat diye ziyaret ederek girmeli..


    On tane yetmedi on beş tane koruma ile bu kentin tehlikeli ve terör var izlenimi verilmemeli..


    SYDV başta olmak üzere muhtarlar ile bire bir olan mahalli idare müdürlüğü gibi halk ile her gün bire bir olan kurumları takip etmek gerekir..


    Kentin sosyal hayatını ve politik gidişatına yön verenleri tespit edip, siyasi görüş ayrımı yapmadan zaman zaman onları çağırıp, fikir alış verişi yapmak zihin açar, fikir üretir.


    Kendisi ile birlikte başta genel sekreter olmak üzere il amirlerini yanında gezdirerek vatandaşın şikayetlerini direk olarak idarecilerin duymasını da sağlamalı..


    Güvenlik birimlerinin başta toplumsal olaylar olmak üzere yaşanan, yaşanabilecek olayların üzerine sertçe gitmektense, yatıştırıcı ve aracı olarak adım atmasını sağlamak gerekir.


    Adli ve diğer kurumlarında kentin gelişimine katkı sunmalarını sağlamalı, onların da bu kentte sorumlu olduklarını anlamalarını sağlamalı..


    Bu kentin beş ilçesi, bir beldesi, 237 köyünün olduğu ve yapılan yatırımların siyasilerin yönlendirmesi ile değil temsil ettiği devletin bayrağının eşitliği ile dağıtımını sağlamalı..


    Bugüne kadar bir arada görmediğimiz ve bir gazeteci olarak fotoğraflayamadığımız belediye başkanları ile topluca bir araya gelerek fikir alış verişi yapılmalı. Bunu yaparken de yerel parlamento diye adlandırılan belediye ve il genel meclislerini unutmamalı..


    25 yıla yakındır vekilin vekiliyle idare edilen İl Turizm ve Kültür Müdürlüğünün bu kentin tanıtımına, kale kuleleri başta olmak üzere yerli ve yabancı turist çekmesi sağlayacak çalışmalar yapması, başta ulu dağ ve sarı kamıştan hatta palan dökenden daha donanımlı Yalnızçam kayak tesisini, Karslıların başta basın ve medya ekibini olmak üzere onu bunu getirip, kendilerinin olduğunu imajını verdiği ve üzerinde Kars’ı tanıttığı Çıldır Gölü gibi Gürcistan ve Türkiye’nin yani Ardahan’ın olan Aktaş Gölünün ve diğer doğal görünümü tanıtacak adımlar atılmalı.


    Karadeniz illeri ile ortak olan Bülbilan Yaylası gibi yaylarımızın doğa turizmine katacak çalışma ve adımlar atılmalıdır. Elmasına tescil aldık diye sevindiğimiz ama elmasını görmediğimiz, yemediğimiz Posof’un bölgenin Çukurovası olduğunu ve Çıldır’ın Kurtkale bölgesinde meyve ve sebzeye yetiştirmesine uygun olduğunu ortaya çıkarmalıdır. Bunu da yaparak olan her yıl yaşanan başta şap hastalığı olmak üzere birçok hastalığın önüne geçmekte geç kalan İl Tarım Müdürlüğüdür.


    Merkeze alınan eski Valimiz Seyfettin Azizoğlu’nun isimlerinden ve ayrı ayrı olmalarından rahatsız olduğu ve adlarına “ya kardeşim bu nedir, TKDK, SERKA, AKAP deyip sanki terör örgütleri isimleri gibiler” dediği kurumların sözde projeleri bugüne kadar tabana ve ekonomiye yansımamış olduğunu anlamak ve bu kurumların bölge ekonomisinin gerçeklerine yönelik projeler yapmaları sağlanmalıdır.


    Başta Ardahanlı BAL liginde temsil eden takım olmak üzere tüm amatör takımlar ve spora önem verilmelidir. Gençleri terör ve uyuşturucudan uzak tutacak sosyal çalışmalar yapılmalıdır.


    Sonuç olarak kısaca özetlediğimiz ve devamını da getireceğimiz brifingimizin Sümen altı edilmeden not olarak bir kenarda tutup, sıkça bakılmasını umuyor, Valilik Yetkilileri dışında Olağanüstü hal Valisi ve Sınır Valisi yetkilerine sahip yeni Valimize başarılar diliyoruz.

  • Mete Özdemir RESMEN İYİ Parti'nin Adayı

    SALI GÜNÜ DE GRUPTA ROZET TAKILACAK..


    Ardahan’da siyasi dengeleri değiştireceği ileri sürülen br  Mete Özdemir’in İYİ Parti’den adaylığı kesinleşirken Özdemir’in Salı günü TBMM’sinde yapılacak olan ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşeneri’in katılacağı Grup Toplantısnda medaynın önümde iln edilip, rozet takılacağı alınan bilgler arasında oldu.



    *Esenyurt Diasporası Kayıp Etmiştir..


    2019 Mart seçimleri öncesi yeniden Suriye’ye girmek üzere olan ama ABD’nin garantisini de isteyen Türkiye’de her seçim dönemi milliyetçiliği tetikleyen girişimlerin artık moda olduğu da söylenirken ben bugün ki konuyu İstanbul Esenyurt’a ayırıacam.

    Çünkü başta Esenyurt olmak üzere İstanbul’un 39 ilçesinin siyaseti de orta doğudan daha beter bir durumdadır!.

    Yani orta doğu da günü birlik değişen çıkar ilişkileri gibi başta Esenyurt’ta olmak üzere Ak Partinin Ardahanlı bir siyasetçiyi aday etmediği İstanbul 39 ilçesinde ki siyasete bakmak istiyorum.

    Yedi yüz bin Ardahanlının yaşadığı ileri sürülen İstanbul’da iktidar partisin de belediye başkanı olmak için başvuran kaç Ardahanlının olduğunu bile doğru dürüst bilmeyen çok akıllı(!) bazı Ardahanlıların ‘Niye Ardahanlıların aday edilmediği ve bunun suçlusunun Ardahan federasyonları ile dernekleridir’ şeklinde suçlamalarda bulunduklarına da şahit olmaktayız.

    Şimdi buradan sormak istiyorum, Nedir sizin bu Amerika gibi iki yüzlülüğünüz?

    Siz değil misiniz;’Bir Ardahanlı öne çıktığında paçasına yapışan?’

    Siz değil misiniz; ‘Dernekler nedir, federasyonlar boştur diyenler?’

    ‘Gelin birlikte güçlü bir lobi oluşturalım’ diyenlerinin çağrısına uymayıp, oralı olmayanlar bugün çok akıllı kesilip o akıllarıyla akıl vermeye çalıştıklarını görmekteyiz.

    Bu durum sadece İstanbul’da mı yoksa Ardahanlıların çok yaşadığı söylenen ama bu seçim döneminde olduğu gibi geçmiş seçimlerde de söz sahibi olunmayan Esenyurt’da mı ki yaşanıyor?

    Türkiye’nin birçok ilinde öbeklenen Ardahanlıların İzmir de, Bursa da ve Ankara gibi illerde de olduğunu ve o illerde birçok akıllı(!) Ardahanlının da olduğunu unutanlar bu gün İstanbul da yaşanan durumun diğer batı kentlerinde de yaşandığını görmezden gelirler.

    Bunun en açık örneğinin TUİK rakamlarına baktığımızda Ardahanlılar başta olmak üzere doğu illerinden göç edenlerin en çok olduğu Kocaeli’ni gösterebiliriz.

    Bu kentte de siyaset de söz sahibi olamayanların Ardahanlıların bu durumu yaşamalarının nedenin federasyonlar ve dernekler olmadığını onlara sahip çıkmayan, ‘Gelin güçlü bir Ardahan lobisi oluşturalım’ çağrısına uymayanlar olduğu gibi başta iktidar partisinde olmak üzere çeşitli partilerde siyaset yapıp federasyon ve derneklerin değerini algılayamayanlardır.

    Evet kağıt üzerinde kurulu derneklerin yanında oturdukları yerde üfürenlerin(!) suçunu da olduğu bu duruma baktığımızda Ardahan’nın ve Ardahanlının batı kentlerinde olduğu gibi Ardahan da güçlü bir lobisi olmaması ve bu yönde çaba gösterenlerin başta siyasi cambazlar olmak üzere lobiciliği yediğimiz lobiye benzetenlerdir.

    Bunu anlamak için de yani güçlü lobiciliği lobiye benzeten ve Ardahan adını gölgeleyen KAİ, KAİSİYAT ve KAİFED gibi saçmalıkları ayakta tutmaya çalışan Ardahanlılar ve Esenyurt Diasporasıdır(!)

    Geçmiş seçimlerde olduğu gibi yaklaşan seçimler öncesi de fos çıktıkları görülen Esenyurt Diasporası ve ‘Ardahanlılar neden aday gösterilmedi’ diye üfürenler şunu bilmeli ki ARRDAFED yani Ardahan Dernekler Federasyonu son iki yıldır ortaya koyduğu çalışmalarla bu gün yaşananların yaşanmaması için mücadele vermiş.


     

  • GÖLE CHP'DE MUHAFAZAKAR ADAY!


    **Kabul etmek zorundasınız..


     


    Terörize edip, dışlamaya çalışılan insanların bu ülkenin gerçek sahipleri ve samimi insanları olduğunu yapılan son bir ankette daha iyi görmekteyiz.



    Evet bu ülkenin gerçek sorununun anlamamak, anlaşılmamak olduğunu bir kez daha anladığımız son ankette görülen tek şey baskıların işe yaramadığını da görmek mümkün.


    İşte yaklaşan yerel seçimler öncesi TBMM’sinde 3 büyük parti olan HDP’nin etkili olduğu bölgede oy oranını koruduğunu ve tüm yok sayma, görmezden gelme vede baskılara karşın ayakta olduğunu anlamaktayız.


    Güneydoğu için yapılan ankete bakıp bu durumun sadece bu bölgede değil başta İstanbul’da olmak üzere tüm batı illerinde de aynı olduğunu da anlamak ve bu seçimi kilit partisinin HDP’nin olacağını da bir gerçek olarak karşımızda durduğunu da anlamak gerekir.


    Ve bu durumun MHP ile ittifak ile milliyetçiliği tetiklemek isteyen ama karşı milliyetçiği iyiden iyiye sağlamlaştırdığını fark edemeyen ve geçmiş iki seçimde Kürt seçmen olarak bilinen seçmenin desteği ile konumunu koruyan AK Parti’yi zorda bırakacağı da bir diğer gerçektir.


    İşte ekonominin yeniden bozulmasına, enflasyonun artmasına, paramızın dağ taşa atılarak başta dolar karşısında değer kayıp etmesine neden olduğunu anlamayanlara bir gerçeği ortaya koyan son seçmen anketi.


    Hep birlikte bakıp, onca saklama,görmezden gelme, kayyum atamaları ile ve baskılara karşın oyunu kayıp etmeyenin HDP olduğunu birlikte anlayalım.


    Çünkü siz ne yaparsanız yapın insanların düşüncesine, tercihine müdahale edemez, savaş, çatışma ve her gün ‘Vurdum, Kırdım, Bitti’ başlıklı haberlerinde başını çektiği benzer olayların karşıya değil, kendisine zarar verdiğini ve en önemlisi karşı düşüncenin güçlenmesine ve er geçte olsa, görmezden de gelseniz HDP’yi ve onun seçmenini, ‘Kabul etmek zorunda kalacaksınız’  dedirten gelişmelere neden olduğunu ve başta, bir zamanlar ‘barış süreci’ adı altında bölgede ki seçmenle yaklaşan iktidar olmak üzere asıl ittifak kurulması gerekenin kim olduğunu gösteriyor aşağıda ki son anket haberi..


    **SAMER’in Yerel Seçim Anketine Göre, Kayyum Atamaları HDP Seçmenini Etkilemedi


    Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin (SAMER) yaptığı araştırmaya göre, HDP, son yerel seçimlere oranla Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki oylarını yüzde 6 civarında artırdı. Atanan kayyumlar ise HDP seçmenini fazla etkilemedi.


    KAYYUMU DESTEKLİYOR MUSUNUZ?


    2-6 Kasım 2018 tarihleri arasında 16 ilde 2 bin 400 kişi ile yüz yüze görüşerek yapılan araştırmaya göre, “Belediyelere kayyum atanmasını destekliyor musunuz” sorusuna katılımcıların yüzde 53,2’si kayyım atanmasını desteklemezken; yüzde 30,9’u desteklediği yönünde yanıt verdi. Yüzde 15,7’si kararsız olduğunu söyledi. Kayyım atanmasını destekleyenlerin yüzde 76,3’ü AK Parti’ye oy verdiğini belirtti.


     


    KAYYUM AÇIKLAMALARI BÜYÜK ORANDA SEÇMENİ ETKİLEMEDİ


    Cumhuriyet’te yer alan habere göre, araştırma grubunun sadece yüzde 3,8’i “Oy verdiğim partiyi değiştirmeye karar verdim” derken, yüzde 32,6’sı “Oy verdiğim partiyi daha çok desteklemeye karar verdim” yanıtını verdi. “Kayyum atanması siyasal tercihimi etkilemedi” diyenlerin oranı yüzde ise 58,1. Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın “yeniden kayyum atayabileceklerine” dair açıklamalarının da seçmen eğilimini etkilemediği tespit edildi.


    BİR İLK YAŞANDI


    Araştırmada dikkat çeken bir başka detay, seçmenin ülkede yaşanan sorunları sıralama ölçüsü. Bölgede ilk defa ekonomi ve işsizliğin, Kürt sorunu dahil diğer tüm sorunların önüne geçtiği görüldü.


    PARTİLERİN OY ORANI


    “Bugün yerel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz” sorusuna araştırma grubunun yüzde 45.7’si HDP, yüzde 28.3’ü AK Parti, yüzde 8’i oy kullanmayacağım, yüzde 2,9’u CHP, yüzde 2’si MHP, yüzde 1.1’i İYİ Parti.

  • Ankarayı da Açıkladı, Ardahan'ın Gorevng Beldesini ve İlçelerini Unuttu!..

    1992 yılında 170 binin üzerinde bir nüfus ile yeniden vilayet olan ve Kafkaslara açıla Posof Türkgözü (Badele) ile Çıldır Aktaş adlı iki gümrük kapısı olmasına karşın ancak beklenen gelişme olmadığı için Her geçen yıl en az bin kişinin göç ettği ve bu nedenle azalan nüfusun getirdiği nüfus düşüklüğü dolaysıyla Çıldır’ın Aşıkşenlek (Suğara) Beldesi ile Hanak Ortakent (B. Nakala) Beldeleinişn kapatılıp, mahalle haline getirildiği Ardahan’ın tek beldesi Göle’nin Köprülü (Gorveng) Beldesinin yanı sıa Hanak, Posof, Çıdır ve Göle ilçelerinin adayları da halen belirlenmiş değil.



    ** Ersoy Aras’ın Aday Edilmesi İsteniyor..


     


    31 Mart 219’da yapılacak yerel seçimlerde Ardahan’ın tek Beldesi olan Köprülü  (Goreveng) Beldesin de aday  adayı için siyasi partilerden çok sayıda başvuru yapıldı. 


    Köprülü Belediye Başkan adaylığı için CHP’den Engin Sarıkaya adaylığı kesinleştiği belirtilirken Ak Parti’den aday edilmesi halinde AK Parti’nin kazanabileceği isim olarak belirtilen Ersoy Aras, Atalay Karakılıç,Yücel Akkoç, Yener Bingöl,  aday adayı oldular. 


    DSP’den Zeki Özdağ ve Acar Aras aday adayı oldukları açıklandı.


    MHP’den Fariz Taşdemir aday adayı oldu. Saadet Partisi’nden Suat Özyıldırım adaylığı kesinleşti. HDP’den ise aday adayı başvurusu yapılmadığı öğrenildi.



    *Esenyurt Diasporası Kayıp Etmiştir..


    2019 Mart seçimleri öncesi yeniden Suriye’ye girmek üzere olan ama ABD’nin garantisini de isteyen Türkiye’de her seçim dönemi milliyetçiliği tetikleyen girişimlerin artık moda olduğu da söylenirken ben bugün ki konuyu İstanbul Esenyurt’a ayırıacam.

    Çünkü başta Esenyurt olmak üzere İstanbul’un 39 ilçesinin siyaseti de orta doğudan daha beter bir durumdadır!.

    Yani orta doğu da günü birlik değişen çıkar ilişkileri gibi başta Esenyurt’ta olmak üzere Ak Partinin Ardahanlı bir siyasetçiyi aday etmediği İstanbul 39 ilçesinde ki siyasete bakmak istiyorum.

    Yedi yüz bin Ardahanlının yaşadığı ileri sürülen İstanbul’da iktidar partisin de belediye başkanı olmak için başvuran kaç Ardahanlının olduğunu bile doğru dürüst bilmeyen çok akıllı(!) bazı Ardahanlıların ‘Niye Ardahanlıların aday edilmediği ve bunun suçlusunun Ardahan federasyonları ile dernekleridir’ şeklinde suçlamalarda bulunduklarına da şahit olmaktayız.

    Şimdi buradan sormak istiyorum, Nedir sizin bu Amerika gibi iki yüzlülüğünüz?

    Siz değil misiniz;’Bir Ardahanlı öne çıktığında paçasına yapışan?’

    Siz değil misiniz; ‘Dernekler nedir, federasyonlar boştur diyenler?’

    ‘Gelin birlikte güçlü bir lobi oluşturalım’ diyenlerinin çağrısına uymayıp, oralı olmayanlar bugün çok akıllı kesilip o akıllarıyla akıl vermeye çalıştıklarını görmekteyiz.

    Bu durum sadece İstanbul’da mı yoksa Ardahanlıların çok yaşadığı söylenen ama bu seçim döneminde olduğu gibi geçmiş seçimlerde de söz sahibi olunmayan Esenyurt’da mı ki yaşanıyor?

    Türkiye’nin birçok ilinde öbeklenen Ardahanlıların İzmir de, Bursa da ve Ankara gibi illerde de olduğunu ve o illerde birçok akıllı(!) Ardahanlının da olduğunu unutanlar bu gün İstanbul da yaşanan durumun diğer batı kentlerinde de yaşandığını görmezden gelirler.

    Bunun en açık örneğinin TUİK rakamlarına baktığımızda Ardahanlılar başta olmak üzere doğu illerinden göç edenlerin en çok olduğu Kocaeli’ni gösterebiliriz.

    Bu kentte de siyaset de söz sahibi olamayanların Ardahanlıların bu durumu yaşamalarının nedenin federasyonlar ve dernekler olmadığını onlara sahip çıkmayan, ‘Gelin güçlü bir Ardahan lobisi oluşturalım’ çağrısına uymayanlar olduğu gibi başta iktidar partisinde olmak üzere çeşitli partilerde siyaset yapıp federasyon ve derneklerin değerini algılayamayanlardır.

    Evet kağıt üzerinde kurulu derneklerin yanında oturdukları yerde üfürenlerin(!) suçunu da olduğu bu duruma baktığımızda Ardahan’nın ve Ardahanlının batı kentlerinde olduğu gibi Ardahan da güçlü bir lobisi olmaması ve bu yönde çaba gösterenlerin başta siyasi cambazlar olmak üzere lobiciliği yediğimiz lobiye benzetenlerdir.

    Bunu anlamak için de yani güçlü lobiciliği lobiye benzeten ve Ardahan adını gölgeleyen KAİ, KAİSİYAT ve KAİFED gibi saçmalıkları ayakta tutmaya çalışan Ardahanlılar ve Esenyurt Diasporasıdır(!)

    Geçmiş seçimlerde olduğu gibi yaklaşan seçimler öncesi de fos çıktıkları görülen Esenyurt Diasporası ve ‘Ardahanlılar neden aday gösterilmedi’ diye üfürenler şunu bilmeli ki ARRDAFED yani Ardahan Dernekler Federasyonu son iki yıldır ortaya koyduğu çalışmalarla bu gün yaşananların yaşanmaması için mücadele vermiş.

  • AK Parti İstanbul'da Ardahan Yok!

    Ardahanlı mevcut ve eski siyasilerin yanı sıra üst düzey bürokratların ve iş adamlarının ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturulması gerektiğine dikkat çekenleri algılamadıkları bir süreçte yaklaşan yerel seçimler öncesi yine eli boş çıkacağa benzeyen Ardahanlılar, iktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisinin İstanbul’un 39 ilçesinde gösterdiği adaylar da ne bir hemşehrilerinin ne de söz sahibi olamadıkları görüldü.


    Beykoz’da söz sahipliğin ide kayıp eden ARDAFED’in ret ettiği ancak birilerinin sahip çıkmaya devam ettiği Karslı Bakanın aday gösterileceğinden emin olan bazı Ardahanlılar Göleli Gürbüz Süleymanoğlu’nun da ada aday olduğu Esenyurt’ta da yine eli boş çıkarkenker Esenyurt’ta dah söterilen Azmi Ekinci’yi Ardahanlı AK Partilerin hiç birisinin tanımadığıda alınan bilgiler arasında oldu.



    **Roboski ve Suriye..


    halkalı escort
    istanbul escort
    türk porno
    sex hikaye
    porno indir
    porno izle

    Türkiye’nin Suriye’ye yeniden gireceğini ima etmesi ardından ABD’nin bölgede çekileceğini ilan etmesi ile yeniden hareketlenen Ortadoğu yani ülkemizin sınır ötesinde yaşananlar bölgenin olduğu gibi dünyanın birinci gündem maddesi durumunda olmaya devam ediyor.

    Tabi ülkenin olmazsa da başta Kürtlerin olmak üzere birilerinin de diğer bir gündemi de 7 yıl önce 28 Aralık 2011 gecesi, Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu köyünde F-16 savaş uçaklarının yaptığı bombardıman sonucunda 34 Kürt kökenli vatandaşın hayatını kaybetmesi olayıdır..

    Ve 31 Mart 2018 Yerel Seçimleri öncesi adaylarını açıklayacak olan Başkan Erdoğan’ın ve diğerlerinin Roboski olay başta olmak üzere ülken içinde ki bu gündemle ilgili bir şey deyip demeyecekler ide merak edilmektedir. 

    Irak’tan sonra Suriye’de ki Kürtlerin ‘Bizde varız’ deyip bölgede söz sahibi olmak istemesinin kabul etmeyenlerin ellerinde bulundurdukları askeri ve silahlı güçler ile saldırı hazırlıkları yaptıkları bir sırada Suriye’nin resmi ordusunun yeniden bölge de görülmesini içine sindiremeyenlerin dünyanın resmi bir ordusunu kendi topraklarında yeniden söz sahibi olmasını terörist bir hareketmiş gibi kendilerine yakın havuz medyası kanalıyla kamuoyuna duyurmaları da ne kadar inandırıcı olur bilmeyiz.

    Irak ve Suriye’de yaşanan bugünkü gelişmeler öncesinde her iki ülke tarafından tanınmayan, kimlikleri verilemeyen ama bugün artık tüm dünyanın kabul ettiği bir halkın yani Kürtlerin kendi ülkeleri ve toprakları olan bölgelerde yaşama hak sahipliğini kabul etmeyi kendi yarattıkları İş İT’i mana edip, bölgeye girmek istemeleri de yeni Roboskileri yaratmaktan öte bir şey değildir.

    Yapılacak hareketin Türkiye’ye de bir hayı getirmeyeceğini bilmek ve en önemlisi ABD, Rusya, İsrail ve Arabistan gibilerinin asıl amacının da Türk Ordusu ile Suriye Ordusunu karşı karşıya getirip, silah satmak, Türkiyeyi ekonomik olarak zayıflatmak ve en önemlisi Türkiyeli Kürtleri rahatsız etmek olduğunu ve bu duruma kendisine sıra gelecekten korkan İran’ın gaz vereceğini unutmadan hareket etmek gerekir.

    Bu nedenle;Yeni Robiskilerin önüne geçmek için dün birlikte olduğumuz ve Esad dediğimiz ardından öyle , böyle yaşanan gelişmeler sonrası Esed dediğimiz komşu Suriye ile teması yeniden kurup bölgede oynan oyunu bozar, bitiremesekte en az 50 yıl öteleriz diye düşünüyorum..

    Bunun en açık örneği de barış sürecinde bir olup ‘Negri, Negri’ türküsünü birlikte söylediğimiz o güzel günlerdi ve o günlerin bozulmasında sonra dağ, taşı bombalayan silah ve bombalara giden paralarımız dolaysıyla ekonomizm de yaşanan şu anki sıkıntılardır..

    Ve atacağımız barışçıl bir adımla bunu ülke içinde ve sınır ötesinde yeniden sağlamak için hiç bir engel olmadığı gibi ‘Bizim yerimize DEAŞ’ı Türkiye yener’ diyen ABD’nin oyununa gelmemek gerek..

  • Ardahan'ın İlçelerinde Seçime Doğru!


    **DSP Hanak’ta, MHP Posof’ta İddialı, HDP’nin de Aday gösterdiği Damal’da Ak Parti ‘Belki’, Çıldır’da ve Göle’da hala aday göstermedi!


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın da Ardahan da Bağımsız Belediye başkan adayı olduğunu belirttiği 2019 Mart Mahalli İdareler Seçimleri öncesi Ardahan merkezde olduğu gibi ilçelerinde de seçim heyecanı devam ediyor.  


    Demokratik Sol Partinin, Hanak’a bağlı olan ve nüfusu 2000’in altına düştüğü için beldelik unvanını kaybeden ve şuan Hanak’a mahalle olarak bağlı bulunan Ortakent (Nakala) mahallesinin, eski Belediye Başkanı olan Necati Tuna ile şansını zorladığı ve her geçen gün puan topladığı dikkat çekerken, MHP’de Ardahan’dan sonra Posof’ta aday gösterdi.


    Ak Parti, CHP ve MHP’nin yarışacağı görülen Ardahan da, Gürcistan’a komşu Posof ilçesinde aday çıkaran Milliyetçi Hareket Partisi, Cevdet Demir’i aday göstererek Türkgözü Gümrük Kapısının bulunduğu Posof’ta seçim çalışmasına start verdi.


    MHP’nin çoğunlukta Ahıska kökenli ve üç köyünde Kürtlerin yaşadığı Posof’ta seçim startı verdiği şu günlerde Ardahan’ın alevi ilçesi olan Damal’da da dört parti yarışacak gibi.


    Ardahan ve Göle’den sonra Damal’da da belediye başkan adayı gösterdiği öğrenilen Halkların Demokratik Partisi Hasan Kökhan ile Damal’da ilk kez yarışacak.


    Veteriner Hekim Yunus Baydar ile Ardahan’da seçim yarışına girecek olan iktidar partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi Damal’da bir bayan adayla seçime gidiyor. 


    Ak Parti Damal İlçe Başkanının kızı olduğu öğrenilen Avukat Özge Derdiyok ile seçime giden Ak Parti bu kez ‘Belki’ diyerek Damal’da iddiasını sürdürüyor.


    Ak Parti’nin bu kez kadın ve hukukçu adayla seçim çalışmalarını başlattığı Damal’da Demokratik Sol Parti de yarışacak. 


    Mehmet Ali Akkuş ile Damal da yarışacak olan DSP’nin diğer adaylar gibi iddialı olduğu görüldü.


    CHP’nin Posof gibi Gürcistan’a olduğu gibi Ermenistan’da komşu olan Çıldır’da, Hanak Ortakent gibi belde olan ancak şuan Çıldır’a mahalle olarak bağlı olan ve nüfusu 2000’in altına düştüğü için beldelik unvanını kaybeden Aşıkşenlk (Suğara) Beldesinin eski Belediye Başkanı Mulazim Karaçay’ı aday gösterirken AK Partinin mevcut belediye başkanı Kemal Yakup Azizoğlu’nu yeniden aday göstereceği ileri sürülmekte.


    Göle’de yarışmaları beklenen AK Parti, CHP ve HDP’nin hala aday göstermediği görülürken AK Parti’nin 10, CHP’nin ise 5 aday aday ile genel merkezlerinin yanı sıra İl Başkanlıklarının vereceği kararı beklemekteler.


     


    **Ardahan ve İlçelerinde Oy ve Sadık Sayısı Şöyle;


     


    MERKEZ







    Toplam Sandık : 110
    Toplam Seçmen : 27.384
         


    ÇILDIR







    Toplam Sandık : 43
    Toplam Seçmen : 6.985
         


    DAMAL







    Toplam Sandık : 19
    Toplam Seçmen : 4.718


    GÖLE
       


     






    Toplam Sandık : 74
    Toplam Seçmen : 17.953


    HANAK
       


     






    Toplam Sandık : 37
    Toplam Seçmen : 6.981


    POSOF
       


     






    Toplam Sandık : 53
    Toplam Seçmen : 5.384
       


                                  Damal Adayı Avukat Özge Derdiyok


    **Yatakta manşet yaparken..


     


    Kışın gelmesiyle birlikte her gün yeni bir fotoğraf ile kışı anlatan haberler okuduğumuz ve izlediğimiz şu günlerde, yerelde olduğu gibi ulusal da haberci olarak bilinenlerinde hükumetten, kentleri yöneten bürokratlardan, yerel siyasi ve idarecilerden aşağı kalmayıp, yaşadıkları kentlerin ve ülkenin gerçek gündemini sakladıklarına da şahit olmaktayız.


    Özellikle ajans muhabiri olduktan sonra gazeteci diye ortalıkta gezip yaptıkları haberler ile yaşadıkları kentin ve ülkenin onca gerçek sorunları karşında ki duyarsızlıkları ile dikkat çekenlerin her gün battaniye ile sarılan araçları fotoğraflayıp, ‘Kış dondurdu, ayaz arabaları çalıştırmadı, sakallı adamın yürürken yüzünü pus sardı’ şeklinde ki sözde haberlerle işi geçiştirenlerin bu ülkenin ve yaşadıkları kentlerin gerçek gündemini saklayanların başında gelmekteler.


    Evet son olarak geçirdiğim ağır trafik kazası dolaysıyla yaklaşık iki aydır dışarı çıkıp yürüyemediğim halde ülkenin ve nefes aldığım kentlerin sorunlarını ‘Yazıyorsam Sebebi Var’ adlı köşemde her gün yorumlayarak gazetecilik görevimi yaparken, muhabir, ajans yani toplumca AJAN diye bilinen sözde gazetecilerin görmediği, duymadığı, yazmadığı haberleri de ‘Ben gazeteciyim, hastada olsam, kazada geçirsem, iki elimi kullanamayacak durumda da olsam görevimi en iyi şekilde yerine getirmem gerek’ diyerek gerçek ve duyarlı gazeteciler olarak bizler yapar, bizler yazar ve FOX  TV gibi tv kanalları ile ülkenin gündemine taşırız.


    Bunun en son örneği Ardahan’da yaşanan bir rezaleti yerelde ve ulusalda yaptığım, yazdığım ve altına imza attığım’Babası Fetocu diye Çin’e yarışmaya gönderilmemiş’  manşet haber ile gündeme taşımakla gazetecilik görevimi bir kez yerine getirdim.


    Yani, Ardahan’da, Robotik Kodlama Atölyesinde tasarladıkları ‘Robothan’ projesiyle ile Çin’de yapılan yarışmada ülke olarak ilk 10’a girmemize neden olan öğrencinin hakkının nasıl olup yenildiğini gündeme taşıdık.


    Ve Çin’de düzenlenen  yarışmaya katılan projede asıl başarılı olan ve kodlama sistemini yarattığı proje ile Ardahan’ın ve tüm Türkiye’nin Çin’de temsil edilmesine sebep olan, ancak projesi alınıp, başkalarına mal edilen bir çocuğun, bir öğrencinin Feto davasından yargılanan babası dolaysıyla cezalandırmasını ve bu nedenle Çin’e gitmesi için kendisine pasaport verilmemesini haberleştirip,  gazetemizde manşete çekerken bu manşetin ulusal tv ve haber programlarında en çok izlenen FOX tv gibi bir tv kanalıyla tüm dünyaya duyurulmasını sağladık.


    Yani geçirmiş olduğum ciddi bir trafik kazası dolaysıyla yatakta olsak da ‘Kar yağdı, arabalar battaniyeye sarıldı, kazlar gibi tavuklar da dondu’ haberleri ile Ardahan’ın olduğu gibi ülkenin gerçek gündemini saklayanlara rağmen  gazetecilik görevimizi yerine getirmenin gururunu yaşadık.

  • Baydar işe milletvekili adayını ziyaret ederek başladı..

    **Köksoy ile davalık isimle bir araya geldi..



     


    Geçtiğimiz gün partilisi olan mevcut belediye başkanı Faruk Köksoy’u AK Parti Ardahan İl Örgütü ile birlikte ziyaret eden Baydar gazeteciler ile bir araya geldiği toplantı ardından geçtiğimiz seçimlerde İYİ Parti Ardahan Milletvekili Adayı olan ve mevcut belediye başkanı ile hiç arası olmayan, Köksoy ile davalık olan  Levent Pehlivan’ı ziyaret etti.


    Kısa bir süre önce kurduğu ‘Sevdamız Ardahan’ adlı derneğin genel merkezinde AK Parti Adayını ve AK Partilileri kabul eden Levent Pehlivan AK Partililere nasıl bir Ardahan istediğini anlattı.


    AK Parti Belediye Başkan Adayı Yunus Baydar


    ve beraberinde ki heyetin yapacaklarını anlattıkları ziyaret samimi sohbet ardından son buldu.



    **Gerçek gündemi değiştirmektense..


     


    Yerel seçimler öncesi içeride yeni destekler, trafik cezalarına, boğazda ki kaçak villalara af çıkarmaya çalışan hükumet dışarıda da düzenlenen yeni kan kampanyaları eşliğinde Suriye’ye yeniden girmeye hazırlanıyordu k;i Trump’un yeni bir twiti ile bir anda donup kalıyor, şoka giriyordu..


    Çünkü daha önce attığı twit ile ekonomisini alt üst ettiği Türkiye’nin kendisinin eğitim ve silah verdiği YPG’yı bırak, ben DEAŞ ile savaşırım dediği ve operasyona hazırlandığı bir sırada ABD olarak Suriye’de çekileceklerini ilan etmiş ve kendi ülkesinin olduğu gibi dünya siyasetine şok yaşatmıştı..


    Yani Suriye’ye girmek üzere plan yaparken ve bu yeni operasyonu yaparken orada olan ABD ile plan yapmayı düşünenhükumet, ‘Hedefimiz ABD askeri değil’ diyen hükumeti şok etmişti.


    Halbuki aynı hükumet değilmiydi ABD’nin ve diğer batı ülkelerinin Suriye’de ne gezdiğini soran..


    Velhasıl yerel seçimler öncesi süt desteklemelerini arttıran,, daikkia başı ekranlarda konuşan, hükumet başta Fransa’da olmak üzere Avrupa’da büyüyerek yayılan, İstanbul Bakırköy Özgürlük Meydanında da az da olsa ve havuz medya ilgilenmese de kendini gösteren toplumsal kıpırdamaların ve ülkenin gerçek gündemini saklama çabaları ile attığı adımlarda şimdilik Suriye gündemini tutturamayınca bu kez yönünü ve gözleri Ege’ye İsrail’e çevirmeye çalışıyor.


    Başkan Erdoğan’ın Ekonomi Bakanı eniştesi dahil, atadığı seçilmemiş bakanları gündem oluşturamadıklarını görüp,”İş yine başa düştü” dercesine ülkenin kötüye giden ekonomisini ve diğer gerçeklerini kapatmak adına tek başına mücadelesinin yön ve gündemi değiştiremediği şu günlerde adeta savaş isteyen bir ülke gündemine girmesi ilginç, düşündürücü ve tehlikeli olsa da asıl meselenin toplumun gerçek gündemini değiştirmek olduğu da bir gerçektir.


    Halbuki Suriye’ye girme sevdası Yunanistan’a  naralar atmaktan, birçok askeri işbirliği içinde olduğumuz İsrail ile kavga etmektense, iç politikaya endekslenip ülkenin toplumsal barışını sağlayarak, başta ülke ekonomisini eski günler gibi iyileştirerek, tüm toplumun güçlendirmek ve bu güçle dış politikaya hükmetmek en doğrusu değil mi?