

MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle..
Alınan bilgilere göre geçtiğimiz gün iş yerinden evine dönen ve birçok aracın hızla seyrettiği İstanbul E-5 Karayolunda Pendik Güzel yalı mevkiinde, Gebze doğrultusunda karşıya geçmek isteyen Yıldız Kızılırmak (27) hızla gelen bir aracın çarpması sonucu ağır yaralandı.
Hastaneye kaldırılırken hayata göz yuman Kızılırmak Ardahan Çıldırlı Sunucu Meryem Kızılırmak’ın eşi Levent Kızılırmak’ın yeğeni olduğu öğrenildi.

Genç yaşta hayata göz yuman Yıldız Kızılırmak’ın Cenazesi 03.09.2020 perşembe öğlen namazına müteakip İstanbul Pendik Güzelyalı mahallesi Ömer Hekim Camisinde kılınacak cenaze namazı ardından toprağa verilecek. İrtibat Metin Kızılırmak. 0537 917 25 78
.jpg)
Bir Günde 4 Görüşme..
Hayatı durdurduğu ileri sürülüyor ama hiç de durmadığını geldiğim metropol İstanbul’da bir kez daha gördüm. Ve bu görüşümü teyit eden sanal değil, sosyal hayattı. Çünkü birimizin hepimiz olduğunu ve “senin olmadığın yerde ben eksiğim, benim olmadığım yerde sen eksiksin” diyen bir sistemle yürüyor yaşanılası dünya.
Hemen her günün bir günü anlatmaya çalıştığı aynı dünyanın 1 Eylül’ü yani “Dünya Barış Günü” nün kutlanmaya çalışıldığı adaletin arandığı ülkemde aynı güne rastlayan yeni Adli Yılın başlangıcıydı bugün.
Ve insanları küçümsemek ya da unutkanlıkla suçlamak için adını sıkça kullandığımız balıkların tutulması sezonunun başladığı bir gün de olan Eylül’ün ilk günü iki Avukat ve bir mühendis hemşerimi ziyaret ettim.
Geçtiğimiz seçimlerde bir çok hemşerimin yaşadığı ama mecliste bir temsilcisinin olmadığı Kocaeli’nde 9. sıradan Milletvekili adayı olan Avukat Ufuk Ekinci ile İstanbul Metropolünün Anadolu yakasında gerek Avukat ünvanıyla gerekse siyasi ve stk’lara yakınlığıyla tanınan Avukat Serkan Kaya ile bizzat, Avukat Cansever ile telefonda yaptığım görüşmelerde başta o çok aranan ama hala tam olarak bulunmadığıyla eleştirilen Adalet olmak üzere insan hakları, birlik ve beraberliğin önemini konuştuğumuz “1 Eylül Dünya Barış Günün” de barışın insanlar arasında hatta Sivil Toplum Örgütleri arasında, siyasette nasıl sağlanabileceğini de uzun uzadıya bahsettiğimiz bu sohbetlerde, “O çok istenen ama bir türlü istenenin bulunamamasından suçlular kimdiri?” de tartıştık.
Gerek Gebze’de gerek Pendik, Kartal’da yani İstanbul’un Anadolu yakasında ve bir hemşerimin Şehr-i emin olduğu Esenyurt’ta önemli isimler olan, benimde çok önemsediğim üç Avukatın yanı sıra aynı gün yine Gebze’de görüştüğüm İnşaat Mühendisi Mustafa Kaya ile yaptığım görüşmede konumuz yine Barış, Adalet, Birlikte Hareket, STK ların önemi ve siyasetti.
Çöl sıcaklarının yanı sıra bir hayli yakıcı olan ülke gündeminin Yunanistan ile savaş, TİP Milletvekilinin atanmış bakanın twiti sonrası saldırıya uğradığı bir süreçte 1 Eylül’de yani Dünya Barış gününde yaptığım bu ziyaretlerde yaptığımız sohbetlerde birlikte hareketin, barışın, kardeşliğin adaletten geçtiğini bir kez daha anladık, anlattık.
Kısa bir süre önce kurulmasına karşın kısa sürede kampüsünün içinde Ana Okulun yapıldığı, kolej yapımının yani sıra 40 öğrenciye burs vermeyi hedefleyen, hedeflendiği Ardahan Üniversitesi Vakfı 2. Başkanı olan Avukat Serkan Kaya’nın meslektaşı Avukat Ufuk Ekinci’yi aratmayan mütevazilikleri, toplumun birlikte hareketi, Adaletli bir bakışa bağlı olduğuna, bunun anlaşılması halinde gerek ülkenin gerekse toplumun ve onu oluşturan fertlerin başarısının da kaçınılmaz olduğunu belirtip, aranan adaletin, istenen barışın bulunacağını inanarak, önemli bir günü 1 Eylül’ün atmosferi ile sohbetlerimizi sonlandırdık.
Tabi ki “Balık Hafızalı” olup konuşulanları, istenenleri unutmamak kaydıyla…
.jpg)
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
Muharrem İnce Trafik Kazasında Öldü!..
arşiv haber 21/10/2017 tarihli haber/yorum
İki otomobilin çarpışması sonucu Muharrem İnce hayatını kayıp etti..
Ardahan‘da iki otomobilin çarpışması sonucu bir kişi yaşamını yitirdi.
Hanak-Damal karayolunda Muharrem İnce (39) idaresindeki 01 CJ 601 plakalı otomobil, Ortakentkavşağında CHP Hanak İlçe Başkanı Katip Ayık’ın kullandığı 35 DE 893 plakalı otomobille çarpıştı.
Kazada ağır yaralanan sürücü İnce, 112 Acil Servis ekibince kaldırıldığı Hanak Aile Sağlık Merkezi’ndenArdahan Devlet Hastanesine sevk edildi.
BOTAŞ’ta çalıştığı öğrenilen İnce, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Ayık, kazadan yara almadan kurtuldu.
Kazada ölen kişinin CHP Yaloıva Milllervelikili ile isim ve soy isim adaşı olması dikkat çekti.
Aynı şeyleri düşünüyorsak bu anlaşılmamak neden?
|
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var |
fakiryilmaz323@hotmail.com
Bir gazeteci olarak ülkem ve memleketimde yaşananları takip edip, kamuoyuna aktarma görevimin yanı sıra 600 ila bir milyona yakın Ardahanlının göç edip, yaşamlarını idame ettiği İstanbul’da ki derneklerin en üst çatı örgütü olan Ardahan Dernekler Federasyonun Genel Başkanlığını yapan bir olarak anlaşılmamaktan zorlandığımı son Ankara ziyaretimde bir kez daha fark ettim..
Halbuki; ‘Ben Ardahanlıyım’ diyen her Ardahanlı gibi bende Ardahan’ıma ve Ardahanlılara hizmet etmek için bir taraftan gazetecilik yaparak diğer taraftan ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ mücadelesi veren Ardahanlı stk’ların üst çatısı olan ARDAFED İstanbul Başkanlığı aracılığıyla bu ülkeye katkı katmaya çalışan ama sanırım gerek siyasi bakışım, gerekse dilim hatta rengim dolaysıyla anlaşılmak istemeyen bir Ardahanlı olmaktan öte bir şey değilim..
AK Parti ve CHP Ardahan Milletvekillerinin yanı sıra bana göre İstanbul Ardahan Federasyonun amaç ve hedefleri gibi ülkemin başkenti Ankara’da ki Ardahanlıları örgütlemeye çalışan Ankara ARDFED’i ziyaretim de gördüğüm tek şey hepimizin aynı şeyleri düşünüp, bir birimizi anlayamadığımızdı..
Çünkü hepimiz aynı amacı yani ülke genelinde bir birine sayı gösteren, el ele veren ve ülke genelinde güçlü bir Ardahan Lobisi oluşturma arzusu içinde olduğunu anlıyor, fark ediyordum..
Evet, bunu hepimizn fark edip, ‘Aynı şeyleri düşünüyorsak bu anlaşılmamak neden?’ diye sorduğumuzda amaçlanan, özlenen ve toplumun büyük kesimi tarafından istenen o birlikteliğin sağlanmaması gibi bir engelin kalmayacağını da bilmek gerekir.
Çünkü hepimiz konuşurken aynı şeyi istediğimiz anlasak, anlaşılsak bu yolun yarısından çoğu geride kalmış demektir..
İşte bunu gerçekleştirmek içinde 24-25-26 Kasım 2017 Tarihlerinde İstanbul Maltepe de gerçekleştirmek için ortaya konulan ‘Ardahan’ı Tanıtma, İstanul’da ki Ardahanlıların Bir Birini Tanıma Günü’ için ortaya konulan çaba bu çok istenen birliktelik için, güçlü bir Ardahan lobisi için büyük bir fırsat olmalı diye düşünüyor ve gelin bir birimizi anlamak, anlaşılmak için el ele verin diyorum...png)
**Dernek Başkanım Cumanız Hayırlara Vesile Olsun..
Haftanın 6 Gününün hayırsız olsa da Cuma’nın mutlaka hayırlı olması için büyük çaba harcayanlara bakıyorum da sanki hepsi anlaşmalı..
Çünkü bir birlerinden kopyaladıkları içeriği ne analama gelen, hatta Arapça olduğu için okuyamadıkları hazır mesajları dost, eş, arkadaş olarak bildiklerine attıklarında kimsenin kendilerine ‘Allah Razı Olsun’ demediğini de anlamazlar..
Çünkü gelen mesajın toplu atıldığını ve iş olsun diye atıldığını onlar gibi attıkları da iyi biliyor..
Neyse din ve gün düşmanı ilan edilmeden burayı, ‘kıssadan hisse’ diyerek geçerken aynı mesajları yani haftanın 6 gününün hayırsız olsa da bir gününün mutlaka hayırlı olmasına çabalayan dernek başkanlarına gelmek isterim..
Ardahan Dernekler Federasyonu olarak ortaya koyduğumuz çabalara ve bu çabaları anlatan, duyuran mesajlarımızı hemen her gün attığımız bu dernek başkanları kendilerine gelen hazır cuma mesajlarını hiç kaçırmazken kendilerine bizden, dost eşten gelen birlik, beraberlik mesajlarını cevaplamaktan bile aciz olmaları ilginç bir durum..
Çünkü aynı dernek başkanları başında bulundukları dernekleri ayakta tutmak için üyeye, çevreye ihtiyaç duydukları halde kendilerini kimsenin takmadığından yakınanlar..
Yani hafta boyu cuma gününü heyecanla bekleyip, hazır mesajları sağa sola atan dernek başkanlarımız birlik, beraberlik mücadelesi veren ve üyesi oldukları federasyondan gelen mesajlara olumlu yada olumsuz cevap vermekten bile aciz yada yorgun olurlarken kendilerinin ölü bekleyen kazıyıcılar gibi ya biri ölecek toplu mesaj atacak yada cumadan cumaya kendisine gelen mesajı içeriğini pekte anlamadan sağa sola atmakla görevli sanırlar..
Evet başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde güçlü bir lobi çabası içinde olduklarını belirtip, kurdukları dernekleri yıl da bir kaz gecesi düzenleyen yada ve de kimsenin kalmadığı ve kendilerinin görevi olmayan taziye evi gibi alakasız işlerle meşgul olan dernek başkanları cumanız Mübareke olsun da ya sizin asıl işinizin en azında ayda bir toplantılar yapıp, önce üyelerinizi ardından Ardahanlı hemşehrilerimizi toplayıp, birlik berberliğin nasıl sağlanacağı konusunda iş adamlarınız, kadın ve gençlerinizle birlikte hareket etmeniz ve en önemlisi içinde bulunduğunuz üst çatılarınız olan federasyonlarınızın çalışmalarına katkı sunun daha hayırlı iş yaparsınız diye düşünüyorum..
|
|
|
.png)
**Çeyizi yıkamacıya verdiler!
*19/05/2017 Tarihli Haber
Ardahan’ın Göle İlçesinde düğün hazırlığı yapan bir aile biriktirdiği altınları yıkatmak istedikleri halılarla birlikte Halı Yıkmacıya gönderdi.
Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Karlıyazı (Kirziyan) köylü bir aile düğün hazırlığı için biriktirdikleri 30 Milyonluk altını düğün için aldıkları halıların arasında sakladılar.
Düğünün yaklaşması ve hazırlıkların başlaması ardından halıları halı yıkmacıya gönderen aile bir an altınların evde olmadığını anladılar.
Düğün için biriktirdikleri altınları evin her köşesinde arayan ancak bulamayınca yıkamacıyı arayan köylüler halıcının yıkanması için iş yerine getirilen ve sırada olan halıları açınca altınların halıların i.inde olduğunu görüp, aileye haber verdi.
Halı Yıkamacının dürüstlüğü karşısında şok olan ve altınlarına kavuşan Kirziyan köylüleri yıkaması için halılarını verdikleri halı yıkamacıya teşekkür ederek iş yerinden ayrıldılar.
**ORHAN ATALYAY’DAN SAATLER SONRA AÇIKLAMA
**16/07/2016 Tarihli Haber
Ülkede yaşanan darbe girişimin üzerinde saatler geçtikten sonra ortaya çıkan AK parti ArdahaN Milletvekili Prof. Orhan Atalay polise teşekkür ederek, bitirdiği bir açıklama yaptı..
Darbenin ilk saatlerinde sık sık arayıp, görüşlerini almak isteyen gazetecilerin telefonun açmayan Atalay’ı açıklaması şöyle;
ORHAN ATALAY’DAN SAATLER SONRA DARBE GİRİŞİMİNE SERT TEPKİ..!
15 TEMMUZ DEMOKRASİ BAYRAMI OLSUN..!
Türkiye’de çıkıp ilk kez ”Bunlar Devlet içinde Paralel örgütlenmedir”. söylemi ile bilinen Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, aynı tarihi duyarlılığı ile ülkede yaşanan Darbe girişimi karşısında direnerek sert tavrını ortaya koydu.
Darbe girişiminin duyulması ve Meclisin bombalamasıyla sokaklara çıkan Ardahan ve ilçelerinin bir kulağı da Ankara’daydı ve Atalay’dan aralıklarla duruşunu da ortaya koyan açıklamalar geldi.
Atalay:sosyal hesabı üzerinden şu açıklamaları yaptı.İlki ”Ardahan Halkı Ilinde, Vekilleri ise Milli İrade’nin önünde hepimiz dimdik ayaktayız. Alçaklar asla kazanamazlar.”
15 TEMMUZ DEMOKRASİ BAYRAMI OLSUN..!
”Asımın Nesli diyordum ya, nesilmiş meğer. 15 Temmuz Demokrasi Bayramı olsun.”
”Alçaklar bir kere daha anladılar ki, düdük çaldıklarında artık şapkasını alıp giden değil kefenini giyip er meydanına çıkan bir Cumhurbaşkanı var.”
Darbecilere karşı direnen polisleri de selamlayan Atalay: Darbecilere hak ettikleri kepazeliği tattıran yiğit kahraman polislerimizi selamlıyorum.”
DARBE Mİ? ‘ÖLÜMÜ GÖSTER, SITMAYA RAZI ET’ Mİ?
Biz solcuların nerede duracağına karar veremediği bir süreçte adına darbe denilen ama hiçte darbeye benzemediği ileri sürülen olayların gölgesinde kalan Kürt sorunu, bozuk ekonomi gibi onca sorunda bir anda unutuldu gibi..
Halbuki; Bu sorunların başında gelenlerin, komutanı ve 12 üst düzey askerinin tutuklandığı, ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da onca hakim ve savcının gözaltına alındığı şu günlerde Ardahan Tugay Komutanlığının önünde ki yol ve Ardahan’ın kent içi yolları gibi köy ve yayla yollarıdır’ desem, ‘Yolların ve de sorunların zamanı mı kardeşim’ diyenler olacak..
Olmayan demokrasiye bile razı olduğumuz bir süreçte ‘ihtilal oluyor?’ korkusuyla askerin başını kesenlerle birlikte sokaklara fırlayıp, askeri, tankı ve panzerleri geri püskürtmek için bağırtılmak zorunda kalan bizlerin darbedense yolları yapmayan, onca haksızlık, hırsızlık, usulsüzlüklere rağmen hala iktidar da bulunanlara razı olmamız acaba neden?
Bilemiyorum ama kör, topal da olsa yine bir darbe Anayasası olan Anayasanın sözde demokrasisine razı edildiğimiz bir süreci yaşamanın sıkıntısı içinde o çok beklediğimiz gerçek demokrasi için mi, yoksa ‘Her şeye rağmen 15 yıla yakındır iktidarda olan ama ‘Çalıyorsak, yol yapıyoruz’ diyenlerin bu yönetimi darbeciden iyidir’ diyerek mi kendimizi mi kandırıyoruz anlamış değilim..
Ekonomiyi kredi kartlarına, bankalara teslim etmiş, mevcuda şükür ettiğimiz, ‘aman şu anki halimiz yine iyi’ dediğimiz, dedirtildiğimiz, Güneydoğuda ki devam eden iç çatışmaları görmek istemediğimiz, 7 Haziran’ın halk iradesi sayılmadığını, darbeye benzeyen zorla yaptırılan 1 Kasım’la iktidarlarını sağlamlaştıranların ‘darbe oyunu mu?’ dediğimiz şu süreçte gerçek gündemi unutturan, sorunları gölgeleyen, sınır içinde ki gibi sınır dışında ki moral bozukluğunu öteleten şu günlerde itiraf etmek gerekirse bizler de nerede duracağımızı şaşırmış durumdayız..
Kafaların karşık, yapılanın darbe mi, darbe oyunumu olduğunun tartışıldığı şu günlerde şehir içi yolları olduğu gibi köy ve yayla yollarını yazmak daha mı iyi bilemiyorum ama sanki darbe denilen şu bir kaç günkü olayın perde arkasında birilerinin başkanlığın önünde ki engelleri temizlemek için iyi bir fırsat yakalamış gibi..
Ve Gezi olaylarında olduğu gibi bizlerin nerede duracağımıza bir türlü karar veremediğimiz şu günlerde atı alanın başkanlığıda kaparak, onarımı bir türlü bitmeyen yollar gibi onca iş gibi Ardahan’ın eski, Rus köprüsünü geçti gibi..
Çünkü şu iki günde iki tank, bir helikopterle darbeye kalkıştıkları ileri sürülenler 24 saat içinde 6 bin kişinin göz altına alınıp, tutuklanmasının yolunu açmış yani birilerinin 7 Haziran’dan sonra eksik kalan darbeyi tamamlamaya çalıştığını sanki göremiyor, anlayamıyoruz gibi..
Kısacası sanki bu iş; ‘Ölümü göster, Sıtmaya razı et’ gibi bir şey mi oldu?..
DARBEYE HAYIR..
Ülkenin, başta demokrasi konusunda son yıllarda çok iyi yönetilmediğini sık sık dile getiren bir gazeteci olarak burada bir kez daha sesleniyor ve DARBEYE HAYIR diyorum..
En kötü sivil yönetimin CUNTA yönetiminden daha iyi olduğunu buradan yüksek sesle ilan ediyor DARBEYE HAYIR diyorum..
27 Yıldır yaptığım gazetecilik mesleğimde hep savunduğum demokrasinin istediğim kadar olmazsa da kör/topla da olsa ASKERİ YÖNETİMİNDEN DAHA İYİ diyorum..
Ve tüm yurttaşları, sağcı, solcu, ilerici, gerici demeden BUGÜN BİR ARAYA GELMESİNİ istiyorum..
Çünkü DEMOKRASİ, DEMOKRASİ, DEMOKRASİ diyorum..
Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı
Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı
Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi Yazıişleri Müdürü