ÇİN SEDDİ DEĞİL, KARS KALESİ.., KURA İLE KALE ARASINA BERLİN DUVARI!..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmazîn Birlikte Hazırlayıp/Sundukları ve Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..


 




MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Bin 300’lü yıllarda Timur imparatorluğu hükümdarı Emir Timur tarafından yerle bir edilen kale o günden bu yana kentin idaresini ele alanlarca yeniden yapılmış ve bugüne dek gelmiş tarihi bir eser olmanın cazibesiyle Kars’a ayrı bir güzellik katarken valilik ve kültür bakanlığı desteği ile yeniden elden geçirilip, ışıklandırılınca yanda görünen fotoğraftaki Ay’da bile görünen Çin seddini andırarak daha güzel bir hal aldı.


KURA İLE KALE ARASINA BERLİN DUVARI!..


Ardahan’ın simgelerinden olan Kura Nehrinin etrafına DSİ tarafından çekilen koruma duvarı yüksekliği ile Kale ile Kura Nehri arasına adeta Berkin Duvarı çekildi.


Ardahan’ın Göle ilçesi dolaylarından başlayıp, Göle, Ardahan ve Çıldır Ovalarına hayat verdikten sonra Çıldır Kanyonuna can verip, Gürcistan’dan geçerek Azerbaycan’ın Sabirabad şehrinde Aras Nehri ile birleşen ve Neftçala Rayonu’nda Hazar Denizi’ne dökülen Kura Nehrinin Ardahan merkezde geçen bölümünün etrafına su taşmalarını önleme adına çekilen beton duvarlar nehri yanı başında bulunan kalede koparmış durumda.


 



Cumartesi, Pazartesi..


Solcuların ‘Dinciler’ dediği, Dinci denilerin ise ‘Muhafazakâr kesim’ dediği seçmenin büyük bölümünün sağ düşünceli oldukları ve sucunda çok büyük zorluk olmazsa sol görüşlülere oy vermeyecekleri, vermediklerini bilen olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun talimatı ile alınan Fatih Sultan Mehmet portesi hakkında ki düşüncelerimi soran okuruma verdiğim cevap aynen şöyle;

 ‘-Evet, müzesi olmayan, sınırları içinde çıkan, bulunan, yakalanan tarihi eserlerinin başka illerde sergilendiği bir memleketli olarak ülkemin sınırları dışında bulunan eserlerinin toplanması ve ülkeye getirilmesinden yanayım. Ve CHP’li Belediyenin bu tabloyu alması kadar normal bir şey olsa da bunun muhafazakâr kesime bir gol olarak yorumlanması veya oy devşirmesi olarak algılanmaması gerekir.. 

Çünkü istese de zaten onların dinci dediği ama iktidarın muhafazakâr oy deposu olarak gördüğü kesim ‘İmam oğlu iyi ettin, Allah senden razı olsun’ deyip sola, hele hele CHP’ye oy vermesini beklemeyin’ dedim.

Evet, Cumartesi’yi Pazartesi’ne bağlayan günlerin en çok tartışılan bu konunun yine bana göre çok abartıldığı ama başta iktidarın torilleri olarak bilinenlerce sanki gol yemişler, güreş minderinde sırt üstü düşmüşler misali yaşananı kabul etmeyip, olayı Tİ’ye almaları da bu tartışma kadar saçma ve abartılı bir durumdan öte bir şey değil..

Çünkü bu ülkede ‘Dağda değil, saha da siyaset yapın’ dediklerini sahada hapislere atan, seslerini kısan zihniyetin ‘Devlet içinde devlet olmaz’ deyip, devletin birer belediyesi olan bir kentin Belediyesinin kendisinden önce davranıp, doğruyu yapması bile saçma hatta vatan hainliği bir durum olmaya başladığı gün geçtikçe daha da net bir durum halini alıyor..

Ailesi ile birlikte Covit-19’a yakalanan Tunceli Belediye Başkanını arayıp, geçmiş olsun demeyi bile kendisine zulh gören bir anlayışın iktidarının Kültür Bakanının da çıkıp, ‘İyi ettiniz, biz akıl edemedik ama belediyeniz almış, teşekkür ederim’ demeyi düşünmediği aynı ülke de pos bıyıkları altında ‘muhafazakâr kesime gol attım’ dememesi gerekir bu çok ama çok basit bir o kadarda normal ve olması gereken tablo alımı..

Ha bur arada cumartesi günü ele alamadığım yazımda bahsetmeyi düşündüğüm ise bu ülkede sadece İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyeler mi var ki sadece ikisi en çok tartışılan, hatta iktidarın ve Başkan Erdoğan’ın gerilmesine neden olurlar..

Bilmem ama iktidarın da o kadar büyükşehir belediyeninden ses çıkmazken bu iki belediyenin yani İBB ve Ankara’nın tartışılması da alınan tablo kadar değerli demek..



Ha unutmadan tablosu ardından yeniden ve çokça tartışılan İstanbul’u fetheden ve bir çağı açıp diğerini kapatan Fatih Sultan Mehmet Türk ve dünya tarihinin en iyi komutanlarından biri olarak gösterilse de kardeş katlinde acımasızlıkta sınır tanımayan padişahlardan biriydi. Hakimiyetin bölünmezliğini temin, devleti tehlikelerden korumak ve iktidarını güçlendirmek düşüncesiyle, kardeş katline sıcak bakan Fatih henüz kundaktaki 6 aylık kardeşi Şehzade Ahmed’i 1451’de Edirne’deki sarayının hamamında boğdurtarak öldürtmüştür. Daha sonraları halkın büyük tepkisini çeken Fatih, cinayeti işleyen celladı Evranoszade Ali’yi idam ettirerek tepkileri dağıtmıştır. Son olarak Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı tarihinde Fatih Kannunamesiyle kardeş katlini yasallaştıran ilk padişah olmuştur. Kaynak: https://www.mynet.com



Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php