https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw
Alınan bilgilere göre İstanbul Esenyuırt’ta bulunan ve pandemi dolayısıyla birçok dernek gibi kapalı bulunan Serinçayır Köyü Derneği geçtiğimiz gece kimliği belirsiz kişilerce soyuldu.
Camları kırılarak içeri girilen dernekten 2 adet televizyonun çalındığı soygun ile ilgili polis soruşturma başlattı.
KAN AĞLIYOR MEMLEKET, KAR YAĞIYOR İSTANBUL’A!..
Genelde doğuda görülen manzaralar tam da kuraklık olacak denildiği bir zamanda, İstanbul’un 7 tepesinde de görülmeye başlandı.
Bir haftadır süren ve birçok şedin verildiği, bir o kadarının yaralı olduğu, sivil denilip, aralarında asker ve polislerin olduğu da ortaya çıkan, bir çok insanın bir mağarada başlarından vurularak öldürüldüğü Gara operasyonunun bile dayanamayıp, nedense belki de dost, müttefik denen ABD’nin silahları(!) yüzünden mi, yoksa Kürtlerin de güvenmediği ve barış sürecinden sonra Türklerce kedi denen Barzani’nin yine trafoya girdiğinden mi bilmem ama kandile kadar süreceği söylenen, ama bir haftada sonlandırıldığını “son dakika”başlıklı haberlerle öğreniyoruz..
Ve beyazın, yani bir taraftan kan, diğer taraftan kar esaretinin pandemiden sonra esir aldığı gündemin tartışıldığı bir sırada İstanbul’a kar yağıyor.
İkinci boğazının açılması için hazırlandığı ileri sürülen projenin yani Feto, Karadeniz gazı gibi unutulan Kanal İstanbul projesi ile boynuna yeni bir gerdanlık takılacağı söylenen, bir sevgili kadar sevdiğim İstanbul’un beyaz gelinlik giymesi de sevgililer günü hediyesi oldu eski bir başkanını aynı gün toprağa veren İstanbullulara.
Hala inanmadığım ve gün geçtikçe yani salonları dopdolu olan kongrelerle haklılığımı ortaya çıkaran saçma pandemi yasaklarının devam ettiği bir süreçte, milyonluk kenti beyaza bürüyüp, tipi eşliğinde memleketim Ardahan’a doğru giden kar, zaten tıkalı olan, Ardahan gibi göç veren İstanbul’un trafiğini üzse de, kurak gidecek diye korkulan doğayı, boşalan barajları, sevindirmesi de hoş oldu. Gerçi bu ikinci ve iki, üç gün daha sürecek denen kar yağışı, “İmamoğlu geldi su sorunu yaşanacak” diye sevinenleri de boş çıkardı. Ya neyse, şimdi konumuz bu değil diyerek burayı geçelim..
Kısacası; Artık adlarını unuttuğumuz ama 40 yıldan fazladır, ‘Bu kez bitti, bitirildi’ operasyonlardan olan son operasyon yine ülkemi üzerken, yağan karlarda bir o kadar üşüttü..
Ve İstanbul’dan yola çıkan karları bekleyen memleketim Ardahan’ı ve beni yürekten bir kez daha derinden üzen, ana yüreklerini dağlayan Gara operasyonu gözyaşları arasında, başta İstanbul’u olmak üzere, tüm yurdu üşüten ama yeni temiz beyaz bir sayfa olmasını umduğum ülkeyi kuşatan karların, ülkeme, milletime hayır ve bereket getirmesini umut ediyor, kara kış günü, karanlıkta başlatılan operasyonda memleket sevdasıyla, hem de kendilerini bekleyen sevgililer gününde hayata göz yumanlara ve dönemi boyunca bir hayli rahatlayan İstanbul’un başında olan eski Başkanı Artvinli hemşerim Kadir Topbaş’a Allah’tan rahmet diliyorum..
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
GAZETECİ SAYGI ÖZTÜRK’ÜN
Saman fiyatları belimizi büküyor
SÖZCÜ Ankara temsilcisi Saygı Öztürk, CHP Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt ve GMO Simitçi kafelerin sahibi Mahmut Yeltekin önceki gün Ardahan’a gitti. Gruba Göle’de CHP ilçe Başkanı Recai Özalap ve İl Genel Meclisi Üyesi Vahit Atasoy da katıldı.
KÖKLERİMİ ARARKEN
Muhtar Mehmet Aşçı, eşi Saray Hanım bizi karşıladı. Az sonra Çeviş Çekici, eşi Esmer, oğlu Cihan geldi. Esmer abla beni kardeşleri Hikmet’e, Tekin’e, Yalçın’a, Yıldırım’a benzetiyor, canla-başla bana sarılıyordu. Çeviş Çekici isimleri sıraladı. Bizim köyümüzde de aynı isimler vardı. Akrabalarımızın olduğunu babamın zaman zaman bu köye gidişlerinden öğrenmiştim ama kimler olduğunu bilmiyordum. Tipiden, soğuktan köyün her tarafını, çevresini görmemiz mümkün olmadı. Ama yazın mutlaka geleceğimi söyledim. Muhtar Mehmet Aşçı, “Geleceğinizi bildiğim için kaz hazırladık” dedi. Bizi, kaz yemeden göndermediler.
PİŞMANİYE KUTUSUNDA SAMAN
Yöre halkının geçimi daha çok hayvancılık. Ama hayvancılık yapan da azaldı. Ensar Öğüt, milletvekilliği döneminde hayvancılığın durumuna dikkat çekmek için meclisin bahçesine bir tosun getirmişti. Tosun ellerinden kaçınca ortalık karışmış, güçlükle yakalanabilmişti. Saman fiyatlarına dikkat çekmek için neler yaptığını anlatayım:
“Büyük bir pişmaniye kutusu içine saman yapılan sap balyası yerleştirip TBMM Genel Kurul salonunda konuşma sırasını beklerken, arkadaşları da, az sonra Ensar Öğüt’ün kendilerine pişmaniye ikram edeceğini sanıyordu. Konuşma sırasının gelmesine birkaç dakika kala, Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan’a “Bunun için sap-saman var. Kürsüde bunu göstereceğim” deyince, “Olur mu öyle şey. Sakın yapmayın” dedi. Ama, Ensar Öğüt bu. Kürsüye çıkar çıkmaz, saman fiyatlarının hayvan üreticisini perişan ettiğini belirtip kutunun içinden sapı çıkardı.
Aradan yıllar geçse de değişen bir şey yok. Hayvan üreticileri, besiciler “Yem, saman fiyatları belimizi büküyor. Hayvancılık bitiyor. Samanın tonu 1.200 liraya çıktı” diye yakınıyorlar. Hayvanlarına akşam yemini vermek için karşılaştığımız köylüler , hep aynı şeyleri söyledi.
ARDAHAN NE İSTİYOR
Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, toplantı iç in il dışındaydı. 43 yıl işgal altında kalan Ardahan’da çok sayıda iş yerinin satılık-kiralık olduğuna tanık oldum. Askeri lojmanlar da boşaltılmış. Bir de işyerlerinin üzerinde, “Doğu Ekspresi için Ardahan tek yürek- Ardahan Platformu” yazılıydı.
Kars’tan Gürcistan’a giderken, sınır geçişinden önce Cambazlar’da durması. Buraya iç gümrük sınır kapısı konulması isteniyor. Nejdet Kanbir, Kars’a gelen turistin Ardahan'(a getirilmemesinden yakınıyor, “Oysa bizim gezilip, görülecek çok yerimiz var” diyor. Doğru da söylüyor. Evet, otel sahibi Kemal abi, hizmeti de kendisi yapıyordu. Kars’ta otelde yer bulunamazsa Ardahan’a kafileler Ardahan’a getiriliyor.
ÇILDIR GÖLÜ CANLI
Ayrı bir yoldan, turist kafileleri Çıldır gölüne getiriliyor. Göl nerede başlıyor, kara nerede bitiyor belli değil. Her taraf beyaz örtü. Atalay’ın hemen her zaman dolu olan lokantasının önünde atlı kızaklar, atlar, son dönemde de kar motosikletleri bulunuyor. Buzların üzerinde atlı kızaklarla dolaşıyorsunuz. Yetmiyor, ata binip buzların üzerinde “Aman buz kırılır, içine düşerim” korkusu yaşamadan atınıza “Dehh” diyorsunuz. Atların bakımlı. Koşumları iyi olmasa da, son derece süslü. Buz üstünde atların zilleri, nallarının sesine karışıyor.
KÖYDE TAŞ KONAK
Hacettepe Üniversitesi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Bayraktar, köyünün hemen yanında iki taş konak yaptırmış ki dillere destan. “Rahat edelim, bir de otel yapsan” denilmiş. Geniş bir alana yayılmış konağın yanında otel de, konferans salonu da bulunuyor. Taş konakta konaklayıp da kaz, hengel (mantı), kaz etli hengel, et kavurma, kete, kaşar yenilmeden de dönülmez. Çıldır’da mutlu olduğunuz gibi Hanak ilçesi de sizi bekliyor. Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya, az sonra sizi bulur.
Ardahan’dan, Çıldır’dan, Hanak’tan, Göle’den sizler gibi unutulmaz anılarla, dostluklarla dönerken, “Yazın inşallah yine buradayız” dersiniz.
BEYAZ TOROSLAR..
Havuz medyasının baş aktörü aHaber’deki haberle birlikte bana gelen haberi birleştirince birilerinin karın ağrısı olmaya devam eden Kürtlere yönelik operasyonların da devam ettiğini ve kendi arabasını yapacağını iddia eden ama aküsünü yapamayan anlayışın bir zamanda benim de içine alındığı beyaz torosları yine harekete geçirdiğini de düşünmedim değil..
Evet,beyin yıkama makinası aHaber’de yayınlanan ve HDP’li bir milletvekilinin önünün kesilip, kendisi ve içindekilerinin gözaltına alınmasını, “PKK’lı terörist HDP’li milletvekilinin evinde çıktı” başlığı ile servis edenlerin iş insanlarını, siyasileri, gazetecileri asılsız iddia ve suçlamalarla toplamaya çalışıldığı bir sırada CHP’li Barış Yarkadaş ile Eren Erdem’in bu yaşananlar karşısında ortaya koydukları tepkilerin başta ulusalcı CHP’lilerce olmak üzere gerçek anlamda bir demokrasi, insan hakları bekleyen, isteyen, arzulayan kamuoyunca nasıl algılandığını da düşünüp, kendimce sorguladım..
Çünkü; Milletin oy verip seçtiği ve ‘demokrasi var’ denilip, oluşturulan mecliste milletvekili olan birinin aracının önünün beyaz torosla kesilmesi ardından, ‘ SUSARSAN SANA DA YAPILIR Beyaz Toroslar’ geri döndü… Yasadışı bu muamele HDP’li vekile yapıldığı için susmaya devam mı?” ifadelerini kullanmış ve altına benimde imza atıp, katıldığım haklı tepkisini ortaya koymuş, ardından da yine CHP’li olan Eren Erdem de, “Bu hareket bir HDP’li vekile yapıldı diye susmak mı? Elbette hayır.. Bu muameleyi gören kişi bir milletvekilidir, seçilmiştir, halk tarafından onaylanmıştır. Eğer HDP’li diye susarsan, yarın sana da yapılır. Keza öyle olmadı mı? HDP’li tutuklanınca sustun ve herkes tutuklandı” şeklinde anlamlı ve bir zamanlar ‘Muhtar bile olamaz’ manşetleri ile linç edilmek istenen ve İdlip meselesine her an savaş kararı alacaklarını ima eden Başkan Erdoğan’ında içinde olduğu herkesçe, gerçek demokrasi yanlılarınca desteklenmesi gereken mesajını paylaşıyordu.
Ve çığ felaketinin yaşandığı, Ardahan eski valisinin şu an hem valilik, hem de HDP’li seçilen belediye başkanının yerine kayyum olarak atandığı Van’da yaşanan konunun ne olduğuna bakıp, havuzun dediğinin yanından beyaz torosla aracının önü kesilip, gözaltına alınan vekille ilgili gerçeği aramaya başladım.

Aşağıda sizinde okumasını umduğum haberi okuduğumda yine aHaber ve diğer havuz medyasının mafyacılık adına hiç bir olayına şahit olmadığım Ardahanlı İşadamı Yakup Süt ve HDP’li Milletvekilline ve de diğer bir çok insana karşı yönelik yapılanları da bir kez daha anlıyordum
İşte o açıklama ve halkın sevdiklerine, seçtiklerine, önder ve siyasilerina karşı işlenen linçlerin diğer yüzünü anlatan o açıklama;
“PKK’lı terörist HDP milletvekilinin evinden çıktı” iddiasına fotoğraflı yanıt .. Van’da günlerdir kendisini takip eden bir aracı ve içerisindeki şahısları dün cep telefonu ile görüntüleyip teşhir eden Halkların Demokratik Partisi (HDP) Van Milletvekili Murat Sarısaç’a ait aracın önü kesilerek gözaltına alınan HDP Parti Meclisi (PM) üyesi Yunus Durdu’ya dair Anadolu Ajansı tarafından akşam saatlerinde “PKK’lı terörist HDP’li milletvekilinin evinde çıktı” başlıklı bir haber servis edildi. HDP Van Milletvekili Murat Sarısaç, servis edilen haberlere tepki gösterdi.
MA’nn haberine göre HDP Milletvekili Murat Sarısaç’ın dün günlerdir kendisini takip eden bir aracı ve içerdekileri görüntüleyerek teşhir etmesi sonrasında aracının önü kesilerek HDP PM üyesi Yunus Durdu gözaltına alınmıştı. Yaşanan bu olay akabinde gözaltına alınan PM üyesi Durdu için havuz medyasında “PKK’lı terörist HDP’li milletvekilinin evinden çıktı” başlıklı haberler servis edildi. Sarısaç, servis edilen bu haberlere sosyal medya hesabından tepki gösterdi: “Evdeki terörist, diye lanse etmeye çalıştıkları arkadaşımız #YunusDurdu sahada bizimle çalışan PM’mizdir. Sizin hem hilelerinizle baş edicez hem de size karşı asla boyunda eğmeyeceğiz”
HDP’li vekil, gözaltına alınan Durdu ile birlikte katıldıkları program ve ziyaretlerin fotoğraflarını da paylaştı.
Milletvekili Sarısaç, kendisini günlerdir takip eden plakasız bir aracı dün yeniden oturduğu evin önünde görünce, araçtaki kişilere kim olduğunu sormuş, ancak Sarısaç’a cevap vermekten kaçınan kişiler araçlarıyla uzaklaşmıştı. Ardından kent merkezine gelmeye çalışan Sarısaç’ın aracı kısa bir süre sonra aynı araç tarafından durduruldu. Plakasız araçtan inen ve polis oldukları tahmin edilen kişiler, HDP PM üyesi Yunus Durdu’yu milletvekili aracından zorla çıkararak gözaltına almıştı.
Sonuç sizin değerlendirmesine ve ülkenin içinde bulunduğu çıkmazı anlamanıza kalmış..
Yaklaşık 10 aydır kurulan “GAZETEARDAHAN. COM” Ardahan İl Tanıtım Facebook Grubu, sosyal medya da Ardahan’ın tanıtımını yapıyor. Daha önce Ardahan Belediyesi Basın Yayın Sorumlusu olarak 3 yıl görev yapan Ayhan Gökçe, Abisi Yavuz Gökçe, Ölçek köyünden Mustafa Sarıçam ve birkaç gönüllü hemşerimiz, Ardahan’ın hem sorunlarını dile getiriyor, hem de İlimizin örf adet, gelenek görenek ve yöresel ürünlerimizle ilgili paylaşım yaparak ilimizin tanıtımına büyük bir katkı sunuyorlar. Tanıtımın yanı sıra Ardahan ile ilgili doğru, tarafsız ve güncel haberleri de paylaşan gurup, tüm gurbetteki hemşerilerimizle Ardahan da yaşayan hemşerilerimizi tek çatı altında toplayarak gerçek ve sağlıklı haberleri olduğu gibi herkese anında ulaştırmayı hedefliyor. Günümüzde her aileden en az bir kişinin sosyal medyayı kullandığını düşünürsek, yaklaşık 20.000 üyesi olan bu gurupta yapılan haberler ve yöresel ürünlerimizin tanıtımı geniş bir kitleye hitap ettiğini de söyleyebiliriz.
Tamamen gönüllü olarak yaptıkları cep telefonlarıyla fotoğraf çeken, hatta kamerası ve fotoğraf makinesi olmayan bu arkadaşlara destek verildiğinde biz inanıyoruz ki daha kaliteli görüntüler, köy belgeselleri ve daha fazla tanıtım yapacaklardır. Çünkü bu hemşerilerimiz Ardahan merkezde yaşayan, olaylara bire bir tanıklık eden deneyimi olan ve donanımlı kişilerden oluşuyor. Bu anlamda ilimizin tanıtımına katkı sunmak isteyenler kamera veya fotoğraf makinesi için yardım etmek isteyenler, guruba üye olarak Gurup yöneticisi olan arkadaşlara ulaşabilirler.
***GAZETECİ’nin Programı Saat 21.00’da Başlıyor
UYDUDA VE İNTERNETTENDE CANLI OLARAK İZLEYEBİLİRSİNİZ..
27 Yıla yaklaşan gazetecilik mesleğinin yanı sıra şimdide medyada yer almaya çalışan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, sunacağı ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı program bugün İstanbul Sancaktepe Belediyesi Meclis Başkanı ve AK Yapı İnş. Gıda Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı İnşaat Mühendisi Turgay Akpınar’ı Konuk edecek.
Bugün saat 21.00’da yani akşam 9 da başlayacak olan programa sizde davetlisiniz..
iLK kONUĞU KAISİAD Başkanı Olmuştu..
Yönetim Kurulu Başkanlığını Ardahan Çıldırlı hemşehrimiz Ufuk Yımazoğlu’nun yaptığı SEYMEN TELEVİZYONU’nun da her cumartesi günleri program yapacak olan GAZETECİ’nin ilk konuğu merkezi İstanbul’da bulunan Kars-Ardahan-Iğdırlı İş Adamları ve Sanayiciler Derneği Başkanı Hoçvanlı İşadamı Orhan Gökçe olmuştu.
Her Cumartesi günü (bugün) saat 21.00’da başlayacak olan progamda gerek ulusal, gerek ise yerel sorunların yanı sıra bölge ve ülke ekonomisi de tartışılmaktadır.
Gazetecilik mesleğini en iyi şekilde yapmaya çalışan e bu önemi adımlar atıp, bir çok başarıya imza atan GAZETECİ’nin Ardahan TV adıyla yıllardır Ardahan’da yaptığı internet televizyonculuğunu bu kez tüm dünyada izlenen ve uydu yayını ile hemen her ev ve iş yerinin seyir edilen televizyonun da olan SEYMEN TELEVZİYONU’nda gerçekleştirme hedefinin kısa sürede duyulması ve büyük bir ilgi ile beklendiği dikkat çekerken GAZETECİ’ye ilk konuk olan KAISİAD Başkanı Orhan Gökçe gibi bir çok iş adamımız da ekranlarda görünmeye başlamıştı.
**JAPONLARDAN ARDAHANLI KADINLARA DESTEK..
Ardahan Belediyesi tarafından hazırlanan, ‘kadınlarımızla el ele’ projesi ile Japonya Büyükelçiliği Hibe programına başvuruda bulunulmuş proje Türkiye genelinde başvurulan 450 proje arasında ilk 10 a girmiş ve ön elemeyi başarıyla geçmiştir.
Ön elemeyi geçen proje uygulanacağı alan Japonya Büyükelçiliğinden gelen diplomat heyet ve Belediye Başkanı Faruk Köksoy ile beraber yerinde incelenerek Başkan Köksoy ile proje detayları müzakere edildi.
Başkan Köksoy : ‘Proje ile kadınların mesleki eğitim becerileri artırılarak şehrimizdeki yöresel el sanatları olan atkı, bere, eldiven, kaz tüyünden yastık, yorgan ve süs elemanları ile tiftik ve yünden atkı, bere, eldiven, çorap gibi yöresel ile geleneksel ürünler üretilerek, hem unutulmuş el sanatlarımız gün yüzüne çıkarılacak, hem de bu süreç içinde kadınlarımız sosyalleşerek hem aile hem de ilimiz ekonomisine katkı sağlanması hedeflenmiştir’ dedi.
**BAŞKAN KÖKSOY’DAN YAZ KURAN KURSU ÖĞRENCİLERİNE İFTAR YEMEĞİ..
Atatürk Mahallesi Hacı Mikail Nalbant Cami-sinde Yaz Kuran Kursu’na katılan çocuklara Belediye Başkanı Faruk Köksoy; tarafından iftar yemeği verildi. Başkan Köksoy; İftar yemeğine katılımlarından dolayı çocuklara ve hocalarına teşekkür etti.
Değişik yaş guruplarından yaklaşık 115 çocuğun katıldığı iftar yemeği caminin bahçesinde gerçekleştirilirken iftar yemeğinin ardından topluca iftar duası okundu.” Yemeğin ardından kısa bir açıklama yapan Başkan Köksoy; Ramazan ayının ve oruç tutmanın önemine değinerek, “Ramazan her aydan hayırlıdır. Bu ayın anlamını iyi kavramamız ve yeni yetişen nesillere benimsetmemiz gerekir. Bilindiği gibi iftar yemekleri hep büyüklere verilir. Bizde de çocuklarımızın Ramazan sevincini birlikte iftar açma duygusunu yaşamalarını ve ilerleyen yıllarda yaşadıkları bu anın bir hatıra olarak benliklerinde yer almasını istedik,dedi.
**200 Polis Gidiyor, 250 Polis Gelecek..
Yaz dönei tayinlerin hızla devam ettiği şu günlerde yılardır Ardahan’da görev yapan bir çok polis memurununda tayinleri çıkmaya başladı.
İlçeler dahil 200 polisin göre yeri değişikliği dolaysıyla ayrıldığı Ardahan’a da 250 polisn atandığı öğrenildi.
Ardahan’da ayrılmaya başlayan tayinci polislerin Ardahanlılardan haklarını helal etmesini isterlerken yerlerine atanan polislerinde önümüzdeki haftadan itibaren Ardahan’a gelerek görevlerine başlayacakları öğrenildi.
**ARILAR OĞULVERMEYE BAŞLADI..
Son yıllarda sayıları bir hayli artan arıcılar bal kovanlarını dolduran arıların oğul vermeye başladığını belirttiler.
Bereketli bir sezon beklediklerinide belrten Ardahanlı arıcılar yıl sonunda alacakları bal üretiminin bu yıl geçmiş yıllara nazaran bira daha iyi olacağa benzediğinede işraret etmekteler.
“Hayvan ithalatı çözüm değil, çiftçinin ölüm fermanıdır”
7 Haziran 2015 Genel Seçimlerini kayıp edip, milletvekilliğini kayıp eden Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt seçimlerden sonra 2. kez konuştu.
Seçimlerden hemen sonra ‘Ben değil, Ardahan kayıp etti’ başlıklı bir açıklama yaptıktan sonra uzun süredir ortalarda gözükmeyen Öğüt 2. kez ortaya çıktığı açıklamasında üç dönem milletvekilliliği yaptığı sürede olduğu gibi yine hayancılıktan bahsetti.
CHP Genel Merkez Yüksk Disiplin Kurulu üyesi ve Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt, “Türkiye artık nüfusun kırımızı et ihtiyacını karşılayamıyor” dedi ve hayvan ithalatının çözüm değil, “çitçinin ölüm fermanı” olduğunu savundu.
Et fiyatlarındaki hızlı tırmanışa dikkat çeken Öğüt, Türkiye’de yaşanan kırımızı et fiyatlarındaki artışı ve besi hayvancılığının geldiği son noktayı değerlendirdiği yazılı açıklamasında, “Bizim kültürümüzde kırımızı et var, ama fiyatları yükseliyor. Bu durumda dar gelirli insan kırmızı etten uzak duruyor” dedi ve ekledi:
“Dünya’ya baktığımızda bir kişi yılda 125 kilo kırmızı et yemektedir. İngiltere’de yılda bir kişi 85 kilo yerken Avrupa ortalamasında 80 kilo tüketmektedir. Türkiye’de ise bu rakam yılda 12 kilodur. Türkiye’de nüfusun fazla olması besiciliğin bu talebe karşılık verememesi et fiyatlarını artırdı. Büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı çok azaldı. Bunun sonucunda dışarıdan hayvan ithal ettik. Köylünün elinde hayvan olmaz veya yetiştiremezse bu açık kapanmaz. Arz-talep ilişkidir.”
“İthal hayvan çiftçinin ölüm fermanı”
“İthal hayvanın gelmesi demek çiftçilerin ölüm fermanının imzalanması demek” diyen Öğüt, sorunun ithalatla çözülemeyeceğinin altını çizerek, şu önerilerde bulundu:
“Kangren olmuş bir yarayı siz pansumanla temizleyemezsiniz. Burada yapılacak işlem, ithalata verilecek paranın büyük bir kısmı ile damızlık hayvan getirerek hayvan sayısını çoğaltmak lazımdır. Diğer bir husus ise kurban bayramında dişi hayvanın kesilmesinin yasaklanmasıdır. Kurban bayramlarında kesilen hayvanların yüzde 40’ı dişi hayvan, altın yumurtlayan tavuğu kesiyorsunuz. Hayvancılık politikamız dibe vurmuş durumdadır. Dışarıdan getirilen hayvan piyasaları kısa zamanlı rahatlatıyor ama bu sefer köylü batıyor. İnsanlar artık köylerini boşaltarak şehirlere göç ediyor.”
“Meracılık öldü”
Devlet mera hayvancılığını geliştirmesi gerektiğine vurgu yapan Ensar Öğüt, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Türkiye’de bulunan meraların yüzde 34’ü Doğu Anadolu Bölgesinde ve buradaki meraların neredeyse tamamında hayvancılık yok. İnsanlar göç etmiş kimse yok. Hayvan sayıların büyük oranda azalışmış durumdadır. Devlet köylülere simental cinsi hayvan vermelidir. Devlet bu tür sayesinde hayvan sayılarını artırmalıdır. Ayrı olarak meracılık geliştirilmelidir. Bunun başka bir yolu yoktur. Şuan doların artmasıyla birlikte ithal hayvan maliyeti daha pahalı olur. Devlet köylüye hayvan teşviklerinde bulunmalıdır.”
**BAŞSAVCI BİLGİN’DEN BAŞKAN KÖKSOY’A VEDA ZİYARETİ..
Ardahan‘da görv yaptığı süre içinde toplumla barışık bir tutum sergileyen e geçmişteki Halk-Adliye kırkınlığını düzelten Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Recai Bilgin Belediye Başkanı Faruk Köksoy’a veda ziyaretinde bulundu.
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Başsavcı Recai Bilgin ile güzel bir çalışma ortamı yakaladıklarını belirterek, “Geldiği ilk günden itibaren hizmet noktasında iyi bir diyaloğumuz oldu. Ardahan’a güzel hizmetleri oldu. Bu hizmetlerine yeni görev yeri olan Ankara’da da devam edeceği düşüncesindeyim. Bundan sonraki görevinde başarılar diliyorum. Ardahan’da bulunduğu süre içerisinde yapmış olduğu güzel hizmetlerden dolayı da kendisine teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
Ziyaret sırasında Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Başsavcı Recai Bilgin’e porselen tabak hediye etti.
Posof Derneği Posofluları İftarda Buluşturdu..
Her yıl geleneksel olarak üye ve hemşehrilerine iftar veren Ardahan ili Posof ilçe kültür ve Dayanışma Derneği 4 Temmuz’da dernek merkezinde verilen iftar yemeğine yoğun bir katılım oldu.
Her yıl geleneksel olarak üye ve hemşehrilerine iftar veren Ardahan ili Posof ilçe kültür ve Dayanışma Derneği 4 Temmuz’da dernek merkezinde verilen iftar yemeğine yoğun bir katılım oldu.
İftar öncesi Posof Dernek Başkanı Aydın Karadağ’ın Babası Merhum Haci Demirşah ve Dernek Yöneticisi Cemasettin Dağ’ın babası Merhum Haci Ali Dağ, için bir mevlüt okundu.
Katılım ve ilgiden dolayı herkese teşekkür eden Posof Dernek başkanı Aydın Karadağ; Posof Derneği Ramazan ayı içerisinde geleneksel iftar yemeklerini vermeyi sürdürüyor. Her ramazan ayında da ihtiyaçlı hemşehrilerimize Ramazan paketi dağıtıyoruz.’ dedi.
**KAISİAD BÖLGE İŞADAMLARINI TOPLAYACAK..
Merkezi İstanbul’da bulunan ve Başkanlığını Ardahan Hoçvanlı İş Adamı Orhan Gökçe’nin yaptığı Kars-Ardahan-Iğdırlı İş Adamları ve Sanayiciler önümüzde ki günlerde düzenlenecek olan iftar yemeğinde bir araya gelecekler.
Konu hakkında bir açıklama yapan KAISİAD Başkanı Orhan Gökçe başkanlığını üstlendiği KAISİAD’ın bölgeye yönelik projelerini hayata geçirmek için aralıksız olarak çalışmalarına devam ettiğini belirtti.
Üye kaydının sür’atle devam ettiğini de açıklayan Gökçe önümüzde ki günlerde düzenleyecekleri iftar yemeğiyle KAISİAD’ın yeni üyelerinin yanı sıra bir çok iş adamını bir araya getirerek, çalışmaları hakkında kamuoyuna bilgi vereceklerini de söyledi.
**ESENYURT’TA ŞUBE AÇIYOR..
Yeni üyeleri ile her geçen gün artan iş adamı topluluğuyla Karslı, Ardahanlı ve Iğdırlı iş adamlarını bir araya getirmeyi hedeflerinin arasına alan KAISİAD’ın İstanbul Şişli merkezinin yanı Esenyurt’ta da bir şube açmaya hazırlandıklarını belirten KAISİAD Başkanı Orhan Gökçe Esenyurt’ta açılışına hazırlandıkları şubeleriyle İstanbul 3. Bölgede ki KAI’li iş adamlarını da KAISİAD’ın çatısı altında bir araya getireceklerini belirtti.
**AVRUPA YAKASI ARDAHANLILAR DERNEĞİ..
Öte yandan İstanbul’da yeni bir Ardaha Derneğinin kurulduğu öğrenildi.
Bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul’da ki Ardahanlılar bir araya getirme amacıyla kurulan dernekler arasına katılan İstanbul Avrupa Ardahan Derneği ile Ardahan İl Derneği sayısı da 6’ya çıkmış oldu.
**SENEMOĞLULARI ANADOLU YAKASINDA BİR ARAYA GELİYOR..
KAISİAD’ın iş adamlarını bir araya getirmeye hazırlandığı, yeni bir Ardahan Derneğinin kurulduğu İstanbul’da bulunan dernekler arasında bulunan Göle Senemoğlu Derneği de İstanbul Anadolu yakasında ki köylüleri bir araya getirme çalışmalarına hız verdiği öğrenildi.
Konu hakkında br açıklama yapan Göle Senemoğlu Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Yılmaz Yeni yaptığı açıklamada Göle’nin en büyük köylerinden olan Senemoğlu köylülerinin Ardahan ve Göle’de olduğu gibi İstanbul’da da bir araya gelip, el birliği içinde var olan sorunların üzerine gitmesi için çabaladıklarını, bu çerçevede İstanbul Avrupa yakasında olduğu gibi Anadolu yakasında da güçlü bir lobi çalışması yürüttüklerini söyledi.
**DOĞU TÜRKİSTAN NEREDE?
DOĞU TÜRKİSTAN’DA MÜSLÜMANLARA YÖNELİK SALDIRILAR ARDAHAN’DA KINANDI..
Başta kendi üyelerinin olmak üzere toplumsal sorunlara karşı duyarsızlıkları ile eleştirlen sendikaların başında gelen Memur-Sen Ardahan İl Temsilciliği’ne bağlı sendika üyeleri, Doğu Türkistan’da zulme devam eden Çin’i lanetledi. Ardahan Memur-Sen üyeleri, Çin mallarına da boykot çağrısı yaptı.
Memur-Sen Ardahan İl Temsilciliği’ne bağlı sendika üyeleri, Çin’in Doğu Türkistan’da uyguladığı zulmü protesto etti. Milli Egemenlik parkında düzenlenen eyleme Memur-Sen Ardahan İl Temsilcisi Serkan Karataş ile Memur-Sene bağlı diğer iş kolları temsilcileri katıldı.
Müslüman Uygur Türklerinin toprakları ve vatanları Doğu Türkistan’daki şanlı direnişlerini 257 yıldan beri büyük bir cesaret ve kahramanlık örnekleriyle sürdürdüğünü ifade eden Memur-Sen Ardahan İl Temsilcisi Serkan Karataş, “Müslüman Uygur Türkleri bu kutsal mücadelesini Doğu Türkistan Hür ve Bağımsız olana ve bu topraklarda İlahikelimetullah cari olana kadar sürdürmeye azimli ve kararlıdır.Selam olsun Uygurlu kardeşlerimize, selam olsun şanlı direnişe, lanet olsun faşist Çin’e.15 gündür Çinli faşist askerler bölgeyi tamamen kuşatma altına aldı.Yüreğimiz yaralı.Gönül rahatlığıyla iftar edemiyoruz.Türkistan’da Oruç tutmak da yasak.Başörtülü kadınlar taciz ediliyor, keyfi bir şekilde gözaltına alınıyor.Kur’an eğitimi engelleniyor, 500 bin civarında çocuk zorla ideolojik eğitimlere tabi tutuluyor.Çin hükümeti, farklı Türkçe lehçelerinde konuşan yerli halkı Çinceyi kullanmaya zorlayarak asimilasyon politikaları uyguluyor.Mal varlıklarına keyfi bir şekilde el konuluyor, seyahat özgürlükleri kısıtlanıyor.Türkistanlı kadınlar, ‘plan dışında’ hamile kaldıklarında hamileliklerinin son günleri dahi olsa mecburi kürtaja tabi tutuluyor.Nüfus planlaması dışında olan çocukların gizli olarak dünyaya getirilmesi hâlinde ise aileler çok yüksek maddi cezalara maruz kalıyor, doğum yapan kadın veya eşi memur ise bu kişinin görevine son veriliyor.Bu hukuksuzluklara, zulümlere, yasaklara ve baskılara itiraz edenler evlerinden alınıyor, demokratik eylem hakkını kullananlar sokak ortasında öldürülüyor.İşkenceler ve idamlar ise aralıksız sürüyor.Halka Önder olabilecek kapasitedeki bazı Alimler de zehirlenerek öldürülüyor.Kapalı devre zulümler devam ederken dünyanın sessizliğinden cesaret alan Çin her güne yeni bir katliam ile başlıyor.15 günde Çin’in resmi verilerine göre onlarca, insan hakları kuruluşlarına göre yüzlerce Müslüman yaşamını yitirdi, binlercesi cezaevine konuldu” dedi.
Yardım kuruluşlarının bölgeye girişinin bile engellendiğini söyleyen Karataş,“Yardım kuruluşlarının dahi bölgeye girmesi engellenmekte, bölgeden sağlıklı haberalınamamaktadır.Bölgenin dünya ile bağının kesilerek bu şekilde karantinaya alınması, durumun vahametiyle ilgili endişelerimizi arttırmaktadır.Çin, Doğu Türkistan’da olup bitenleri, gerçek haber ve bilgilerin üstünün zorla örttürmektedir.Kendi güdümündeki medya’yı müthiş derecede dizginleyerek kör ve sağır duruma getirmektedir.Gerçekleri kontrol ederek ustaca ve sinsice gizlemektedir.Çin’in bu sahtekârlığı bütün dünyaca bilinmektedir.Çin hükümetinin soykırıma dönüşen uygulamaları, her yıl yüzlerce Müslüman’ın hayatını kaybetmesiyle son buluyor..Dünya bu soykırıma, bu insanlık zulmüne, bu alçaklığa ve vahşete seyirci kalarak, ortak oluyor.Lanet olsun böyle faşizme, lanet olsun Çin zulmüne.Adaletsizlik, hukuksuzluk bunların kanına işlemiş.Yaşanan zulümler karşısında uluslararası kamuoyunu her zamanki gibi üç maymunu oynuyor.Yere batsın adaletsiz dünya, kahrolsun emperyalizm, kahrolsun vicdansız faşist Çin.Doğu Türkistan söz konusu olunca vicdanını duvara asanları kınıyoruz.Tüm dünya sussa da biz susmayacağız!Yeryüzünde tek başımıza bile kalsak mazlumun ve mağdurun yanında yer almaktan asla vazgeçmeyeceğiz.Onların haklarını savunmaktan katiyen geri durmayacağız.Büyük Memur-Sen ailesi olarak biz var oldukça Doğu Türkistan zulmünü, Gazze katliamlarını, Suriyevahşetini, Mısır ve arakan’da yaşanan hukuksuzlukları gözlerine sokmaya devam edeceğiz.Gözlerinizi kapayarak vicdanlarınızın sizi rahat bırakmasına asla müsaade etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.
ÇİN MALLARINA BOYKOT ÇAĞRISI
Zulmün önüne geçilmesi için Çin mallarına boykot çağrısı yapan Karataş, “Buradan faşist Çin’e sesleniyoruz; Doğu Türkistan’a baskı uygulamaktan, vicdanları yaralamaktan, insan haklarını çiğnemekten, din ve vicdan hürriyetini gasp etmekten bir an önce vazgeç. Yeter artık uyarıyoruz! Akıttığınız kanda boğulacaksınız hiç bir zulüm ebedi değildir. Aklınızı başınıza alın.
Bir çağrımızda insanlığa; bu zulme ‘Dur’ demek için tüm vicdan sahiplerini ayağa kalkmaya, Çin zulmü son bulana kadar bir daha oturmamaya davet ediyoruz. bugün Çeçenistan’ın Ruslardan gördüğü zulmü, Doğu Türkistanlılar Çinlilerden görmektedir. Dünya ise bu zulme göz yummaktadır. Doğu Türkistan meselesi sadece Uygurların bir sorunu olarak görülmemeli ve vicdan sahibi insanlar bu meseleyi sahiplenmelidir. Doğu Türkistan’da ki vahşet, alçaklık ve soykırımı protesto etmek için ‘Boykot’ çağrısı yapıyoruz. Çin, Doğu Türkistanlılara esir muamelesi yapmakta ve onlara türlü zulümleri reva görmektedir. Faşist Çin hükümeti, Doğu Türkistan’da Uygur nüfusunu azaltarak bölgeyi Çinlileştirmektir. Susacak mıyız? Haydi ilk önce ‘Boykot’ ile başlayalım. Çin mallarına yönelik kapsamlı bir boykotla, yaşananların hesabını sormaya başlayalım.’’ şeklinde konuştu.
**ÇILDIR’I YEŞİL YILAN ZİYARET ETTİ!
Ardahan‘da şehir merkezinde görülen bir yeşil yılan vatandaşları korkuttu.
Havaların ısınması ve otların yükselmesi ile birlikte hayvanlar aleminde de hareketlilik yaşanmaya başladı. Sıcaklarla birlikte uzayan çimenlerde yolunu kaybeden yeşil yılan şehir merkezine indi. Seyir halindeki aracı ile yolda olan yılanı fark eden taksi şoförü Özden Topkaya, yılanı zarar görmeden tekrardan çayırlara bıraktı.
Yazları çayırlarda sıkça görülen bu yeşil yılanların çok zararsız olduğunu belirten taksi şoförü Özden Topkaya, doğanın dengesinin korunması için herkesin duyarlı olması gerektiğini söyledi.