CORONA AŞISI, BEYİN KANAMASI, PIHTI ATMASI KALP DURMASI… Ve yine genç ölümler..





SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


Daha önce bir aile ferdini beklenmedik biranda kayıp eden Gökdemir ailesi bu kez 23 yaşında ki gencin beklenmedik anda geçirdiği beyin kanaması ardından hayatını kayıp etti.


Alınan bilgilere göre daha önce corona teşhisi konulup, yoğun bakıma alındıktan kısa bir süre sonra hayatını kayıp eden Turgay Gökdemir’in (sağdak foto) acısını daha unutmayan Ardahanlı Gökdemir ailesi bu kez 23 yaşında ki Baran Gökdemir’i kayıp etmenin üzüntüsünü yaşadı.


Babasının da 26 yaşında hayata göz yumduğu öğrenilen Baran Gökdemir’in corona aşılarının tümünü yaptırdığı ve bir hayli sağlıklı göründüğü bir anda beynine atan pıhtı sonucu geçirdiği beyin kanaması sonucu genç yaşta hayata veda ettiği öğrenilirken, Gökdemir’in İstanbul Pendik Kurtköy’de toprağa verileceği öğrenildi.


UZMANLAR TOPRAĞA VERİLDİ…


Öte yandan geçtiğimiz günlerde Kayseri’de görev yaptığı Kayseri İl Jandarma Komutanlığı Uzman Çavuşlardan Ardahan Göleli Faruk Alabey Göle’de, Ardahan Hanak İlçe Jandarmada görevli Uzman Çavuş Kürşat kara memleketi Aksaray’da toprağa verildiler.


GÖLELİ UZMAN ÇAVUŞ KAYSERİ’DE İNTİHAR ETTİ!


arşiv haber 25.11.2022 tarihli haber


Ardahan’ın Göleli Jandarma Uzman Çavuş Faruk Alabay görev yaptığı Kayseri İl Jandarma Komutanlığında kendisine ait silahla intihar ettiği öğrenildi.


Ardahan’ın Göleli Jandarma Uzman Çavuş Faruk Alabay görev yaptığı Kayseri İl Jandarma Komutanlığında kendisine ait silahla intihar ettiği öğrenildi.

Alınan bilgilere göre Göle Devlet hastanesinde çalışan Göle Filizli (Sivin) köyü nüfusuna kayıtlı Güntay Alabay’ın oğlu uzman Çavuş Faruk Alabay’ın yaşadığı bir ilişki ardından bunalıma girip, hayatına son verdiği ileri sürüldü. Göle’ye getirildiği ve köyünde toprağa verileceği öğrenilen Alabay’ın intiharı sevenlerini olduğu gibi Gölelileri derinden üzdü.


Kayseri Jandarma Konutanlığı’nda görev yapan Uzman Çavuş Faruk Alabay yaşamına son verdi.

Edililen bilgiye göre, yaşadığı özel hayatı dolaysıyla bir süredir bunalımda olduğu öğrenilen Faruk Alabay yaşamına son verdi. Alabay’ın cenazesi Kayseri’den memleketi Ardahan’a gönderilecek. Alabay’ın Cumartesi Cumartesi günü (bugün) öğlen namazına müteakip, yapılacak askeri törenle Göle Merkez camiinden son yolculuğuna uğurlanacaktır.


ÜCRETLİ ÖĞRETMEN İNTİHAR ETTİ!..


ariv haber 19.11.2022 tarihli haber


Kentlerin nüfus sayıları ile intihar sayıları oranlandığında en fazla intihar oranına sahip ilk beş kentin arasında ilk sırada olan Ardahan’da yeni bir intihar vakası yaşandı.



Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle ilçesinde oturan ve ilçe halkı tarafından sevilen 22 yaşındaki Şilan Kömür isimli kadın bilinmeyen bir nedenle Göle merkezde bulunan evinde kendisini iple asarak hayatına son verdi.

Bir dönem ücretli öğretmenlikte yaptığı öğrenilen genç kızın neden intihar ettiği öğrenilemezken, hayatına son veren genç kızın Göle’de toprağa verildiği öğrenildi.

Öte yandan Sosyo-Politik Saha Araştırmaları Merkezi’nin TÜİK’in 2015-2019 yılları arasındaki intihar vakaları ile ilgili yürüttüğü çalışmada, 16 bin 355 kişinin intihar ettiği kaydedildi. İntihar vakalarının en çok erkeklerde yaşandığı belirtilen araştırmada, intihar oranı en yüksek illerin 2022 yılında da birçok intihar vakasının yaşandığı Ardahan, Tunceli, Burdur, Aydın ve Edirne olduğu ifade edildi.


Mahalli Basını Ulusallaştıran Gazeteci Küçükkaya!


GAZETECİLER BUGÜN VE YARIN TEMPO TV’DE OLACAKLAR.. Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın birlikte hazırlayıp, TEMPO TV’de canlı olarak sundukları GAZETECİLERLE GÜNDEM adlı program BUGÜN ve YARIN konuklarıyla ekranda olacak. Bugün saat: 22.00’da Yenilik Partisi Genel Başkanı, Ardahan Bağımsız Milletvekili, Büyükelçi Öztürk Yılmaz’ı konuk edecek olan gazeteciler yarında saat: 14.00’da CHP Ankara İl Örgütü Disiplin Kurulu Başkan Yrd. Canip Kara’yı TEMPO TV’de konuk edecekler


Mahalli Basını


Ulusallaştıran Gazeteci Küçükkaya!

Milli mücadeleyi başlatırken dönemin iktidarının oturduğu Saray’ın bulunduğu İstanbuldaki ulusal basının hain ilan ettiği gazeteci kimliğiyle de bilinen Atatürk’ün yola çıktığı kentlerin başında gelen Sivas’ta görüp, değerini anladığı ve Milli Mücadelesini halka anlatmak için resmi ilan verdirip, sahiplendiği Mahalli Basın, gazeteci İsmail Küçükkaya aracılığıyla hem ulusalda tanındı, hem de yaptığı haberlerle, attığı manşetlerle ülke gündemine yön vermeye başladı. 

Ardahan Gazeteciler Cemiyet Başkanı da olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın da muhabirlik yaptığı Akşam Gazetesinin bir dönem Genel Yayın Yönetmenliğini de yapan ve ekibiyle birlikte yaptığı haberlerle ülke gündemi belirleyen Gazateci Küçükkaya Ak Partinin iktidara gelmesiyle el değiştiren Akşam Gazatesinden ayrıldıktan sonra televizyonculuk hayatına başlamasıyla birlikte ülke genelinde yayınlanan yerel gazateleri dikkate alarak ekrana taşıyınca önemi çok da bilinmeyen mahalli basın bir anda ulusal basın kadar etkili olmaya başladı.


Küçükkaya’nın tüm zor şartlara rağmen 81 kentte her gün yayınlanan ve yerel sorunları manşetlere taşıyan mahalli basını sahiplenmesinin ardından gazete okurları, siyasiler ve bürokratların yanı sıra diğer televizyon kanalları da ulusal basın kadar etkili olan mahalli basını ekrana taşımaya başladılar.



Ardahanlıların Doğu Expresini


kent’e getirecek bir istasyon  istediği 

ÇİN BAKÜ-TİFLİS-KARS DEMİRYOLUNU 

BAYPAS MI ETTİ?


Ardahanlıların Doğu Expresinin kentin sınırları içine kadar uzanması için üzerinde bir durak ve Antrepo istediği Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunu baypas yapacak olan yeni bir rakip geldi. Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun projesinin fikir babası, ana sponsoru ve projecisi Çin, Güneydoğu Asya’ya 3 günde mal taşıyacak yeni bir demiryolu hattı kurdu.

Çin’in bu demiryolu ile Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı olarak bilinen ve Türkiye üzerinden Avrupa ile Hazar Denizi arasındaki yeni İpek yolu olarak adlandırılan demiryolu ağının gelirinin  %50’sini bu yeni hat  aracılığıya kendi bünyesinde tutmayı hedeflediği ileri sürülmekte.


Çin Radyosunun haberine göre Çin-Laos demiryolu üzerinden yeni bir uluslararası yük treni hizmetinin açılışı münasebetiyle, Çin’in güneybatısındaki Sichuan Eyaletine bağlı Dazhou Şehrinden, yük konteynırlarıyla yüklü bir  tren bugün hareket etti. 

Tren, Laos’un başkenti Vientiane’ye varmadan önce güneybatı Çin’in Chongqing Belediyesi, Yunnan Eyaleti ve kuzey Laos’taki Luang Prabang’dan geçecek.

Bu yeni güzergahın açılmasıyla birlikte Dazhou’dan Tayland, Myanmar ve Malezya gibi Güneydoğu Asya ülkelerine ulaşım süresi 3-4 güne inecek. Eskiden Sichuan eyaleti ve Chongqing kentinden Laos’a malların taşınması yaklaşık 30 gün sürüyordu. 

Yeni yük treni hizmeti, doğu Sichuan ve Chongqing’den yük toplanmasını kolaylaştıracak ve aynı zamanda önemli yerel işletmelerin Hint-Çin Yarımadası ve Güneydoğu Asya’daki pazar varlıklarını genişletmelerine yardımcı olmayı hedeflerken BTK üzerinden getirilip, götürülen yükün yarıdan çoğunu da yükleneceği belirtilmekte.

3 Aralık 2021’de faaliyete geçen Çin-Laos Demiryolu, Yunnan Eyaletinin başkenti Kunming’i Vientiane’ye bağlayarak 1.000 km’den fazla uzanıyor. Şu anda Çin-Laos demiryolu üzerinden toplam 21 il ve bölge yük treni hizmetine başladı.


Onca fabrikadan sonra şimdide


DAĞ OTELİ DE SATILACAK!


Bölgenin tek Et Entegre Tesisi Ardahan-Et’in de aralarında bulunduğu birçok fabrikanın özelleştirme adı altında satıldığı ülkede Ardahan Valiliği de kentte ki tek dağ otelini satılığa çıkarıyor.

Yıllardır bir tülü işletilemeyen Yalanızçam Kayak Tesislerinin yanı başında ki otel hazırlanacak ihale ile satılacağı iler sürüldü.

Ardahan’ın en önemli turizm merkezlerinden biri olan Yalanızçam Kayak Tesislerinin daha verimli kullanılması için özel sektöre satılacağı öğrenildi.

İl Özel İdare tarafından ihale edilerek özel sektöre kiraya verilen Yalanızçam Kayak Oteli, işletmecilerin kiralama süresi boyunca zarar etmesi satışa gerekçe olarak gösteriliyor.


Mülkiyeti Ardahan İl Özel İdaresine ait olan Yalanızçam Kayak Tesislerinde bulunan “Kayak Oteli, Arsası ve Tefrişatları” ile birlikte satışa çıkartılıyor.

Konu hakkında edindiğimiz bilgiye göre Ardahan Merkez İlçesi Yalanızçam köyündeki 101 Ada 173 nolu taşınmazda bulunan “Kayak Oteli, Arsası ve Tefrişatları” ile birlikte satılması düşünülmekte olup,  söz konusu satış işleminin.  5302 sayılı İl Özel idaresi Kanununun 10/f maddesi gereğince görüşülerek karara bağlanması için İl Genel Meclisi İmar ve Bayındırlık ile Plan ve Bütçe Komisyonuna sunuldu.

İl Genel Meclis Başkanlığına sunulan satış işlemi İmar Bayındırlık ve Plan Bütçe Komisyonunun yaptığı ortak çalışmada neticesinde Yalanızçam Kayak Otelinin tüm tefrişatıyla birlikte satışının yapılması onaylandı. Yalanızçam Kayak Otelinin, satış ihalesinin önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşılacağı bilgisi de alındı. 


Camiye odun götürüyoruz deyip

ORMANI ACIMASIZCA TALAN ETTİLER!.. 


‘Genişletme, Yenileme’ adı altında devlet tarafından aralıksız ve acımasızca kesilen Ardahan’ın sarıçamları bu kez köylülerce hem de cami bahane  edilerek kıtır, kıtır kesildi.

Ardahan merkeze bağlı Bağdeşen (Kinzodamal) köyünde köylüler ağaç keserken görüntülenince imece usulü ile cami için kışlık odunlar topladıklarını belirtmeleri dikkat çekti.

İzinsiz ağaç kestikleri öğrenilen köylülerin kendilerini savunmak için kış aylarında köy camisinin ısınmasında kullanılmak üzere imece usulü ile ormanda odun topluyoruz diyerek kestikleri çamları traktörlerine yükleyen köylüler bir camiye değil tüm Ardahan’a yetecek kadar kesip, topladıkları odunları yükledikleri traktörlerinin ağır yükü yüzünden ormanlık alandan çıkarken bir hayli zorlandığı görüldü.


Köy camisinde kullanılmak üzere kışlık odunları hazırladıklarını belirten köylüler, “Köyümüzde imece usulü ile birlik beraberlik içerisinde işlerimizi hallediyoruz. Bizler için dayanışma çok önemli. Köyümüz için yapılacak bir iş varsa herkes seferber oluyor. Hem imece usulü geleneğini devam ettiriyoruz, hem de dayanışma içerisinde işlerimizi yapıyoruz. İmece usulü hizmet etmek bizim geçmişimizden gelen bir gelenek. Elimizden gelen işleri kendimiz yapmaya çalışıyoruz. Kış aylarına girmek üzereyiz, camimizin ısınmasında kullanmak üzere ormandan odun topladık. Topladığımız odunları caminin deposuna koyarak ısınmak için kullanacağız” dediler.   


Ağaç kesimine devam


Ardahan’a Meşe Ardahan, Göle’ye Yeşil Göle adını veren Ardahan’ın Yalanızçam’lar kesilmeye devam ediyor.

Bir taraftan ‘yenileme, genişletme’ diğer taraftan orman köylüsü ihtiyacı denerek kesilmeye devam eden ağaç kesimin yaz boyu devam ettiği Ardahan’da çamlar tek tek devriliyor. 
  


BU İNEKLER CEBEMİ GİRİYOR?!.

HAYVAN HIRSIZLAR YİNE SAHADA


Ardahan’ın Göle ilçesine komşu B.Boğatepe köyünde Süleyman İsmailoğlu’na aot olduğu öğrenilen ait ahırda bulunan 10 büyük baş hayvan  hırsız yada hırsızlar tarafından çalındı. Alınan bilgilere göre geçtiğimiz gece geç saatlerde ahırın kapılarını kırarak içeride bulunan hayvanlardan 10 tanesini çalan hırsız veya hırsızlar için jandarma ekipleri tarafından inceleme başlatılırken cebe girmeyecek kadar büyük olan hayvan hırsızlıklarının çoğu aydılatılamıyor.




BİR ARDAHANLI YAZISI..


Gazeteci kızım Özlem Şeyma Yîlmaz ile birlikte hazırlayıp, TEMPO TV’de canlı olarak sunduğumuz ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı programın hazırlanması, bölgenin ilk e-gazetesinin ulusallık manşetlerinin 7 sütuna çekilmesi, yerel gazetemize haber ve yorumları yazma telaşı, yeni dergi hazırlığı, youTube kanalımız YouTube ArdahanTV’ye görüntülü haberlerin yüklenmesi, Amerika dahil dünyanın her tarafından aranıp, ‘haber yap’ denilmesi, gelen mesajlara cevap verilmesi, paylaşımlar ve mega gecekondu İstanbul trafiği..

Yetmedi Ardahan, Kocaeli, Bursa, Adapazarı, Trakya’daki görüşmeler..

Ve bu yoğunluk içinde ülke, dünya gündeminden kopmamaya, her an güncellenen suni gündemi takip edip, yorumlama ve haberleştirme telaşıyla biten bir hafta daha..

Hem de iç dünyamda kaynayanları anlatan cumartesi yazılarını duygularını bastırıp, erteleme stresi..

Tam bunlar bitti derken gazetemizin grafiği yetmez haber ve baskısıyla, dağıtımıyla ilgilenen Baran’ın, ‘Abi baskıya gireceğiz. Matbaa çok soğumadan yazını atarmısın..’ deyişi..

Evet, bir günümün kısa bir hikayesi ve geride kalanlar, çekip, gidenler gibi hergün biraz daha beni yoran geride kalan bir haftanın özeti bu derken gelen bir mesaj beni kendime getirip, yorgunluğumu alıyor adeta..

Çünkü whatsapp’tan gelen mesaja baktığımda, ‘Al yorgun gazeteci günün yorumuna benim de katkım olsun’ diyor gibiydi..

Kamu görevlisi olduğundan ‘adımı verme ama al bu yazıyı kendi köşende kendi imzanla yayınla abi..’ diyen dostumun imdadıma yetişen yazısını okuduğumda beni ne kadar yakından takip edip, adeta benim anlatacaklarımı, 35 yıldır anlattıklarımın özetlendiğini görünce gülümsüyor ve adını sakladığım ama yazısını alıp, kendisine teşekkür ediyorum.


 


Ve alın size sadece ben değil, aslında her Ardahalının Ardahan’ı, kobuğ yemiş Ardahanlıları bu kadar güzel anlatan bir yazıyı yazacağının kanıtı olan o yazı;


“Aras’ı ayırdılar

Kum ile doldurdular;

Ben senden ayrılmazdım

Zor ile ayırdılar..

Ardahan’dayım. 

Size iyilik olsun diye bu sefer uçakla değil, otobüsle gideyim İstanbul’a. Hem

yazımızda uzun olur. Zaten yollar kar kış kıyamet. Gözlerimi biraz kapatayım… Uykum geliyor.

Arda Türklerinin olduğu çadır kurduğu, Oğuz boylarından gelen Ahıska Türkleri, Avşar

aşiretleri, olağanüstü milyonlarca kıl çadırlar. Koçerler. Redkan aşiretleri.. 

Terekemeler, Kürtler,

Gürcü, Çerkez, Tat ve Poşalar… 

Bu devasa nüfusu Defter-i Mufassal-i Vilayet-i Gürcistan, Osmanlı

Devleti tarafından 1595 yılında, hazine gelirlerini tespit etmek amacıyla, Gürcistan’dan ele geçirilmiş

toprakların tahririyle oluşturulmuş mufassal defterinden anlıyoruz. Neyi? 

Aradahan’ın demografik

yapısını.

Bu gün geldiğimiz noktada ise her yıl en az 2 bini aşkın kişinin göç ettiği bugünkü 98.000 nüfuslu sürekli göç veren ve eriyen sosyolojiyi

demografiyi gördükçe içim kan ağlıyor. 

O kadar sıkıldım o kadar sıkıldım ki. 

Yani son ticaret odası

seçiminden tutun baro seçimlerine, 3 başkanı birbirini jurnallayan esobb’u, cep, tabela dernekleri ve onların üst kurumu diye kendilerini yatıran federasyonlarının KAI’nin gölgesinden kurtulamayışlarını tutun, kaz gecelerine, buradaki herşeyi bizim ünlü, ünsüz gazeteciler gibi al, kes kopyala

yapıştırla gidişatları.. 

Herkes kendine göre adam, vatan kurtarıcısı ama kimse kimseyi sevmiyor.. Bir araya gelmiyor..

Memlekette

ise çeper dibindeki dedikodu almış başını gitmiş, altyapı sorunları bitmemiş. Tapu yok, imar yok, iskan yok, istihdam

yok, işsizlik çok..

Ve biraz daha kenar mahallelere kaydığınızda karton ile pencere kapatmışlar, üzerine koli bandı, pesari yani hayvan boku kerme

yakıyorlar, ısınmak için…

Gelin de halimizi görün. Sahte bal, sahte para, sahte insan, çantacı, sahte vekil, hatta başkan, başkanlar.. 

Yani her ne ararsan var. Ve bendeki bu dilekler ve istekler oldukça Ardahan’da ise bu kadar vurdumduymazlık had

seviyede iken hiçbir şeyi değiştiremeyiz duygusunun gün geçtikçe kabul görürür gibi olması..

Ha bu arada üç gümrüğüne, tren yoluna dışı kalaylı, içi vayvaylı teneke antrepolu, kanopiyi durağı hala

kurmamışlar…

Neyse gelin size çok eski zamandan bir hikaye anlatayım. Herkes çaylarını alsın. Sobanın arkasına

geçsin. Ve beni dinlesin.. 

Bir gün heybetli şanı büyük, büyük şilfeler asılı atkısı, başında kalpağı, çok

eski zamanlardan çıkmış gelmiş, pos bıyıklı babayiğit, üzerindeki paltosunda bir karış kar olan şanı büyük Yusuf Ağa hastalanmış. Yatağa düşmüş. 

Ama o hasta haliyle bile yatağından kalkıp bahçeye gider, bahçenin sonunda dikenlerin kenarına yemek bırakırmış, yılan gelir, yemeği alır, yemek karşılığında kendisine bir altın

verirmiş. 

Yusuf ağa da her gün bir altını alırmış. 

Fakat gel zaman git zaman Yusuf ağa çok

hastalanmış, yataktan çıkamaz olmuş ve oğluna demiş ki; ‘Oğlum her akşam anandan bir kap yemek al, bahçeye götür, dikenin kenarına koy, yılan gelecek, sakın korkmayasın, yılan yemeği aldığında ise oda sana bir altın verecek, yemeğini

alacak, yılana da zarar vermeyesin sakın. Tamam mı?

-Oğul: Eri. Tamam -Baba.

“Paniği geçtin mi, Bayramoğlu!

Bayramoğlu; Bayramoğlu!

Bayramoğlundan öte köy var mı? “

“-Gelimli dünya gidimli dünya. Sen selam söyle yeter ki! köy çok, köy çok!..”

Karac’oğlan yavuz ata binerdi, üstümüzde avcı kuşlar dönerdi

Ha deyince, beş yüz atlı sünerdi, akça ceranları kovanlar hani? “

Geçmiş zaman. Bir gün, o iki gün, üç gün..

 Oğul her gün bir kap yemek götürür bahçeye karşılığında bir altın alır. 

Ve bir gün oğlu demiş ki, ‘böyle olmaz, ben şu hançeri alayım, yılana niye her gün yemek

vereyim? Yuvasını bulurum, yılanı öldürürüm, bütün altınları alırım.’ diye..

Düşünmüş. Kalkmış bir kap yemek ve hançeri almış. 

Annesi yapma oğul demişsede ne fayda..

Yinede son umut diyerek oğlunu kolundan tutmuş. 

Guruooo neke, etme, eleme desede nafile.. Oğul anasına kızarak; Ana berde… bırak… 

Ve bahçeye gitmiş.yemeği bırakmış, yılan gelmiş bir altın bırakmış, ikiside her zamanki gibi değiş tokuş yapmışlar. Ama bu kez Yılan yuvasına dönerken Oğul hançeri çıkarıp, yılana vurmaya çalışırken, yılan farketmiş son anda canını kurtarsada oğul yılanın kuyruğunu kesmiş.. Yılan da acı içinde dönüp oğulu

Sokmuş ve oğul ölmüş…

Gel zaman git zaman Yusuf ağa fakirleşmiş, durumu çok fukara, perperişan olmuş,  binlerce inekten bir tek inek kalmış.

İyileşmiş,kalkmış, tekrar bir kap yemek almış, bahçeye gitmiş, dikenin kenarına yemek bırakmış, yılan gelmiş. 

Demiş ki; ‘Gardaş gel eskisi gibi olalım. Ben sana hergün bir kap

yemek vereyim, sen de hergün bana bir altın veresin olur mu?’ demiş..

Yılan: ‘Ağam ben deki bu kuyruk acısı

sende de bu evlat acısı oldukça biz eskisi gibi olamayız..’ demiş..

Bir ses duydum.

-Fakir abi uyan Esenler otogarına geldik.

– Uyandım. Muavin çocuğa sordum.

– Yusuf Ağa’nın evi nerededir?

Muavin:

– Fakir abi sen hangi ağayı soruyorsun?. -Burası İstanbul. Burada herkes ağa..

Ya kuyruk acısı çeken Yılan!..

Evet, bugünkü yazım bu, hikayeside bu..


Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


arşiv haber 21/02/2016 tarihli haber


SERHAT YENDİ, YUMRUĞU YEDİ!


Bölgesel Amatör Liginde Mücadele eden Serhat Ardahan Spor Bayburt Spor’u 2-1 yenince Bayburtlular kavga çıkardı.

Rakip sahada aldıkları galibiyeti kutlayan ve DE GET Bayburt türküsünü söyleyen Serhat Ardahan Spor taraftarlarına saldırdıkları öğrenilen Bayburt Spor taraftarları ile sporcuların bazı Serhat Ardahan Spor taraftarlarını yumrukladıkları öğrenildi.


**ARDA/FED TURNUVASI


2. HAFTA KARŞILAŞMALAR İLE DEVAM ETTİ..


27 Şubat’ta ‘Ardahanlılar İstanbul’da Buluşuyor’ adlı bir gece yapmaya hazırlanan İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından organize edilen ’23 Şubat Turnuvası’ na katılan 12 takım turnuvanın 2. haftasında karşı karşıya geldi.


Geçtiğimiz haftaya karşın 2. haftayı bir hayli gergin maçlara başlayan İstanbul’da ki Ardahanlı sporcular takımlarının kazanması için büyük mücadele verdikleri görüldü.


MAÇINDAN SONRA GÖZ ALDI..


Öte yandan Serhat Ardahan Spor-Sarıkamış Spor maçı sırasında polise küfür ettikleri gerekçesiyle bası Serhat Ardahan Spor taraftarlarınınn ifadeleri alınmak üzere göz aldına alındıkları alınan bilgiler arasında oldu.


Güvenlik güçlerinin kamerası görüntülerinden teşhis ve tespit edilen şahısların gözaltına alındıkları öğrenilirken maç esnasında küfür ettikelri ileri sürülen taraftarlar ve yöneticilerinde aralarında bulunduğu 7 kişi ifadesi alınmak üzere karakola çağrıldığı bilgisi alındı…