Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw
Gıda sorunun yaşanacağı ekonomik sıkıntıların arttığı ülkede yerlü retüme geçilmesi gerektiğne dikkat çekilen bir zamanda her yıl aylarca yaylalarda kalan vatandaşlar kışlık iyeceklerini kendi imkanları ile üretip, hazırlamaktalar.
Anadolu’nun zengin peynir çeşitliliğiyle dikkati çeken ilimiz Ardahan’da kadınlar yaylalara çıkarak hem kışlık yiyecekleri olan hem de ev ekonomisine katkıda bulunmak için “çeçil peyniri”nin üretimine başladı.
Türkiye’de hayvancılığın yaygın yapıldığı kentlerden olan ve 450 bine yakın Büyükbaş, 200 bine yakın Küçükbaşhayvanın olduğu Ardahan’da yaz mevsimiyle yaylalara giden kadınlar, yöresel lezzetlerden çeçil peyniri yapmak için kolları sıvadı.
Doğal Gazı’da Borusu da Hazır
Baku-Tiflis-Ceyhan ve Tanap Petrol ve Doğalgaz Boru hatlarının geçmesine rağmen başta Posof, Damal, Hanak ve Çıldır ilçelerinin doğalgazsız olduğu Ardahan’da kışa hazırlanan vatandaşlar bir yandan başta çeçil peynirlerini olmak üzere kışlık yiyeceklerini olmak üzere hayvanında elde ettiği safdğlagazı ve onu yakacak teneke sobalarını şimdie de hazırlanıyorlar.
Haber: www.kuzeyanadlugazetesi.com
Foto: Melek Yılmaz Yer: H. Hasköy
DEVLETTEN SONRA KÖYLÜ ORMANA DALDI!!..
Devletin ‘yenileme, bakım, gençleştirme’ adı altında her yıl kesimini yaptığı Ardahan’ın Sarı Çamları bu kez köylülerce budanmaya başladı Orman Kanunu çerçevesinde her yıl olduğu gibi bu yıl da Ardahan sınırlarındaki orman içi ve bitişiği köylerde yaşayan ailelerin yakacak odunu orman teşkilatı tarafından karşılanması ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 31. ve 32. maddesine giren orman içi ve bitişiği köylerde hane halkına yakacak odun verilmesi maddesine dayanılarak girilen ormanlarda kışlık yakacak telaşına düşen köylüler ‘Ağaç budama’ adı altında ağaç kesimi yaparak adeta birbirleriyle yarıştıkları gözlendi. Yakacak odunlar orman köylülerine işçiliği kendilerine ait olmak üzere steri 70 kuruş yani tonu 2 lira gibi sembolik bir bedel karşılığı veriliyor. Yakacak odun ihtiyacı resmi yollarla verildiğinden kimsenin izinsiz kesim yapmasına da gerek kalmıyor.
Dağ köyleri yolsuz!
Kent merkezlerinin olduğu gibi ilçelerinde yıllardır çözüm bekleyen bozuk yolların bir tülü yapılıp, asfaltlanamadığı Ardahan’ın dağ köylerinin yolları da bir hayli bozuk.
Başta Ardahan’ı Hanak İlçesine bağlı Yamaçyolu (Vardosan) köyünün yolu olmak üzere bir çok köyün yolunun onarılıp, asfaltlanmayı beklerken köylerden sorumlu İL Özel İdarenin görünen yolları yamalayarak göz doldururken, dağ köyleri olarak bilinen gözde uzak köylerle ilgilenmemesinden yakınan köylüler yıllardır bozuk olan yollarda yol yapım araçları görmediklerine dikkat çekmekteler.
**Ardahan’da ki Köy Yolları Uzadı!..
Yıllardır beklenen onarımı ve asfaltlanmayı bekleyen Ardahan’da ki yollara atılan satı kaplama ve asfaltın kısa sürede bozulduğu ve hemen her yıl milyonlara mal olan masraflarla yenlenmeye çalışıldığı görülürken Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanlığı Manisa Bölge Müdürlüğü, Türkiye’de il ve devlet yolu uzunlukları raporunda köy yolu uzunluğu en fazla artış gösteren il yüzde 127,7 artışla Ardahan olduğu ortaya çıktı.
www.kuzeyanadolugazetesi.com
KAZLARIN YANINDA HİNDİLER DE HAZIR!..
2019 yılının geride bırakılmaya hazırlandığı şu günlerde yeni yıla yönelik hazırlıklarını sürdüren Ardahanlılar il genelin de kesilen tahmini 600.000 Kaz ve Hindilerini piyasaya sürmeye başladılar.
2020 yılına yaklaşıldığı şu günlerde 2019 yılının son günlerini üşüyerek geçiren Ardahanlılar bir taraftan kış hazırlıklarını sürdürürken diğer taraftan da yeni yıla kestikleri kazları ve satışa sundukları hindileri ile hazırlıklarını sürdürüyorlar.
Kilosu 50 ile 65 Türk lirası arasında satılan kazların yanı sıra tanesinin 180 ile 220 arasında satışa sunan Ardahanlılar yeni yılın ilk gününde kaz ve hindi yemekleri ile girmeyi hedefliyorlar.

Kendi haberimizi yapmak..
Her gün başkalarına ait yerel ve ulusal haber ve yorumlar yazan biri olarak kendi haberimi de bana yaptıran son trafik kazamın ardından şoktan çıkar çıkmaz fotoğraf makinamı elime alıp, kaza yerini benimle birlikte benim kadar yorulan aracımın o halini çekmek gerçekten zor bir işti..
Evet son bir hafta içinde beklenmedik kazaları manen ucuz atlatsam da benim de haber olduğumu ve bunu da yazmam gerektiğini bana yaşatan trafik kazasında yara bere almadan kurtulmanın sevincindeyim..
Kazayı yapar yapmaz önce benden bir şey var mı diye bakıp, ardından gazeteci refleksiyle elime aldığım makinamın flaşlarını patlatırken bu ülkede asıl diğer bir terörün de trafik olduğunu bir kez daha anladım.
Çünkü hükumetin o çok güvendiği bölünmüş yol, tünel, köprülerin bilinçsiz bir sürücü toplumu olan ülkemdeki karayolları adı verilen yolları kan yoluna çevirdiğini de hatırlıyordum..
Eğitim de bir çok ülkenin ardından gelen ülkemin ölümlü ve de benin GAZETECİ isimli aracım da olduğu gibi maddi hasarlı trafik kazalarında birinci olması asıl tartışılması gereken diğer bir önemli sorun olarak hala çözüm bekler..
Bana kendi haberimi yaptıran bu kazanın tüm insanlık adına son kaza olmasını dilediğim bir sırada benim trafik kazasını geçirdiğim alana gelen trafik ekibinin telsizine gelen son anonsla yine aynı yol üzerinde yeni bir trafik kazasının meydana geldiği ve üç kişinin hayata göz yumduğunu öğreniyor, kendi üzüntümü unuttum, benden sonra gelen ölümlü kazaya kahroldum..
Sonuçta bana kendi haberimi yaptıran kazayı ucuz atlattık..
**Yaşanması gerekenler..
Hayatın hızla akıp gittiğini farketmeden yaşadığmız koşuşturma içinde bazı olaylar var ki; ‘Dur yavaş’ der..
Çünkü senin hayattan daha hızlı olmayacağını anlatır önüne çıkardığı engellerle hayat denen şey..
Evet, bir koşuşturmadır ki hepimizin bizden çekip gitiğini anlamadan peşine koşturduğumuz hayat..
İşte bu koşuşturma da içinde bulunduğumuz ağır ve gerekli koşulların kurallarını hiçe sayar, bir adım öne çıkma hesabı yaparken bazen de geçenlerde benim yaşadığım ağır kaza gibi tekler, dur yolcu hele bir nefes al’ der.
Yaşanması gereken yaşamın kuralları olan bu yaşananların hayatın kendisi olduğu tesellisi ile yol almaya devam ederken bu yolda senin en büyük destekçilerin senin dostun, arkadaşın, akraban olduğunu da görür yaşadığın mutsuzluğu bir anda mutluluğa çevirdiğinide anlarız.
Yaşayıp gidiyoruz işte. Yorgun bedenlerimiz, kaybedilmiş heveslerimizle. Bahtımıza ne çıkarsa.
İşte öylesine
hayat dedikleri de bu olmalı.
Hayata ve dostlara teşekkürler..
**Eğitimi uzaklardan kurtaramazsınız..
‘Kelin ilacı olsa başına sürer’ ata sözünü hatırlatan ve kendi oturacağı bir yeri olmamasına karşın Ardahan’daki eğitimi İstanbul’da bir düğün salonunda, Ardahan’ı yıllardır görmeyenlerle kurtarmaya çalışan bazı stk’ların bu samimi ve ama yetersiz girişimi 81 Vilayet içinde sonlardan birinci olan Ardahan’daki eğitimin gelişimine ne kadar katkı sunacağını bilemiyorum..
Ama bir gerçek var ki Ardahan’da eğitim konusunda yaşanan olumsuzlukların öyle İstanbullar da, Ankaralar’da olumlu hale dönüşemeyeceğidir.. Çünkü bu olsaydı yıllardır Ankara’da masa başında hazırlanan plan ve projelerle zaten değil Ardahan’ın, yurdun her yerinde yaşanan bu sorun çözülmüş olurdu..
Gümüşhaneli AKP’li Necmi Kadıoğlu’nun kendi memleketindeki eğitimi kurtarmışcasına, Esenyurt’taki bale eşliğinde eğitim gören çocukları görmüş ve bu önemli sorunu çözmüşcesine Ardahan’daki eğitimi de kurtarmaya çalıştığı o toplantıya katılanların kaçının kaç yıldır Ardahan’a gelmediklerini de sormak gerektiğini düşünürken, kendisine bir ev yani derneğin merkezi olmayan tabela ve cepten taşınan stk’larla yetersiz ve Ardahan’dan uzak çabası ÖSS’de, LGS’de sonlarda olan Ardahan’daki eğitimi kurtaracağına inanmıyorum..
Çünkü öncelikle Ardahan’a gelerek, burada yaşananları bizzat gözleriyle görmesi gerekenlerin çocuklarının hangi kolejlerde, hangi ülkelerde okuduğunu da bilmek gerekir.. Bu nedenle Ardahan’daki eğitimi uzaklardan kurtaramazsınız diyorum..
.jpg)
Kayıp ettiklerini anlayınca
ERDOĞAN’A SIĞINDILAR!
Ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da gözle görülür bir oy kaybına uğrayan AK Partililer son çareyi Cumhurbaşkanını Ardahan’a getirtmekte buldular..
**KAYIP EDİYORUZ, GEL KURTAR BİZİ..
Alınan bilgilere göre Kars’a gelen Cumhurbaşkanına giden Ardahan AK Parti teşkilatlarının ısrarı üzerine seçime bir gün kala Ardahan’a gelecek olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için hazırlıklar başladı.
**Nereyi açacak?
Cumartesi günü Ardahan’da olacağı öğrenilen Erdoğan’ın Ardahan’da hangi açılışı yapacağı merakla beklenirken, AK Parti İl Teşkilatı ve Valiliğin Cumhurbaşkanının açacağı yatırımları sırlamak için çalışma başlattığı bilgileri de alındı.
**GAZETECİYİ BİZZAT ŞİKAYET ETTİ!..
Ardahan’a gelme hazırlığı yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Can Dündar hakkında, genel yayın yönetmeni olduğu Cumhuriyet gazetesinde geçen yıl Hatay ve Adana‘da, MİT‘e ait yardım tırlarının durdurulmasıyla ilgili, “gerçeğe aykırı bazı görüntü ve bilgiye yer verdiği” gerekçesiyle bireysel suç duyurusunda bulundu.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEDİ
Dilekçede Can Dündar‘ın TCK‘nın “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” “Gizliliğin ihlali”, “Hükûmete karşı suç”, ” Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme”, “Siyasal ve askeri Casusluk”, “Gizli kalması gereken bilgileri açıklama”, “Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlarından bir kez ağırlaştırılmış müebbet, bir müebbet ve 42 yıl hapsi cezası ile cezalandırılması istenildi.
“GERÇEĞE AYKIRI GÖRÜNTÜ…”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına Erdoğan’ın avukatı Muammer Cemaloğlu tarafından verilen suç duyurusu dilekçesinde, Cumhuriyet gazetesinin 29 Mayıs 2015’deki nüshasında, geçen yıl Hatay ve Adana‘da, MİT‘e ait yardım tırlarının durdurulmasıyla ilgili, “gerçeğe aykırı bazı görüntü ve bilgiye yer verildiği” belirtildi.
“PARALEL ÖRGÜT TARAFINDAN SIZDIRILDI”
Dilekçede, Dündar’ın, “paralel örgüt tarafından kendisine sızdırılan sahte görüntü ve bilgileri yayınlayarak, yardım tırlarını, planlanan kurgu çerçevesinde ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terör örgütlerine yardım ettiği algısı oluşturmak amacıyla’ sahte ihbar ve sahte delillerle tuzak kurarak, tamamen hukuka aykırı bir biçimde tırları arayan örgüt mensuplarının eylemine iştirak ettiği” bildirildi.
“Devletin ve milletin milli menfaatlerini paralel örgüt ile hareket ederek hedef alan Dündar’ın bu eyleminin gazetecilik olarak değerlendirilemeyeceği” vurgulanan dilekçede,Adana ve İstanbul Cumhuriyet başsavcılıklarınca paralel örgüte karşı bazı suçlardan dolayı soruşturma açıldığı hatırlatıldı.
“CUMHURİYETİ ORTADAN KALDIRMAYA TEŞEBBÜS”
Dilekçede, “Soruşturma yürütülen örgüt mensuplarının eylemine iştirak eden şüpheliCan Dündar hakkında şikayetçiyiz” ifadesi kullanıldı.
Dündar’ın, yürütülen soruşturmalarla ilgili alınan yayın yasağı kararlarına rağmen, “gerçeği yansıtmayan haber, yorum ve görüntüleri yayınlamak suretiyle adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ve gizliliği ihlal suçlarını işlediği” de savunulan dilekçede, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme, gizli kalması gereken bilgileri açıklama” suçlarının da arasında bulunduğu bazı suçlardan Dündar hakkında gerekli tahkikatın yapılarak kamu davası açılması talep edildi.