DAMAL BEBEĞİ TRABZON SPORLU OLDU!..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


Her Cumartesi günü saat:15.45’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


Trabzonspor Başkanı Ağaoğlu ise hemşehri müdürün kendisini ziyarette yaptığı açıklamada ^’komşu ilimizin bizlere kattığı değere duyduğu memnun oldum’ diyerek Müdür Sonkaya’ya Trabzon Spor’un yazılı formasını hediye ederek teşekkür etti.


Trabzon Spora Başarılar dileyen Müdür Sonkaya yaptığı açıklama şöyle:  ‘Bugün Trabzonsporumuzun Başkanı Ahmet AĞAOĞLU’na misafir oldum. Kendilerine özel yaptırdığım Trabzonspor Damal Bebekleri takdim ettim. Banada İsimli Trabzonspor forma hediye ettiler. Kendilerine teşekkür ediyorum. Trabzonsporumuzu başarılar diliyorum.’ dedi.


Hbaer/Fotolar: Şanlıbey Alabay



MECLİSTEN KARAKOLA..


Sayın Milletvekilim Merhaba…


Ben, milletvekili olduğunuz ve 99 depremi öncesi sahibi olduğu İsmail Kahraman’ın siyasi görüşü, dünya görüşüme tam zıt olsa da, Gebze Gazetesinde uzun süre baş yazı yazan Kocaeli’nde, Sefa Sirmen’in kontrolündeki Mavi ve Kırmızı gazetelerin olduğu ve kimse gazete çıkaramaz denilen bir süreçte rahmetli, Karslı iş insanı İsamettin Akkurt’un desteği ve cep harçlığımızla günlük olarak Siyah/Beyaz isimli Gazetesini çıkaran, ülkücü Yüksel Ercan’ın sahibi olduğu, Kocaeli Bakış adlı internet haber sitesinde de ve kendime ait olan www.kuzeyanaolugazetesi .com adlı haber sitesinde günlük yazıları yayınlanan Ardahanlı gazeteci Fakir Yılmaz…


Telefonunuzu hemşerim Züleyha Gülüm Milletvekilimizden aldım.


Öncelikle geçmiş olsun diyorum…


Sayın Milletvekilim;


Bugün 21 Mart… Dün Adı Newroz olan, ama birçok köy adı, hatta bize sorulmadan, dayatılarak değiştirilen soy adlarımız gibi adı bir anda Nevruz olan bir gün. Gününüz bahar olsun…


Beni olduğu gibi Kocaeli, Yalova, İstanbul’u sarsan o deprem öncesi, yani Marmara Depremi öncesi gelip, oturduğum Sarımeşe’ye adını veren meşenin köklerini saldığımız bu ülkede ve bu yazımı yazarken ne tesadüftür ki yine aynı kentteyim, hem de o dönem başımıza gelenlerin, bugün senin başına geldiği soğuk bir hava eşiliğinde, yaşananlar, yaşatılanlara isyan eden gözlerin döktüğü yaşlar misali damlayan yağmurlu bir Newroz gününde…


Biliyorum yorgunsunuz…  Telefondan  aradığımı görmediniz, duyamadınız, belki de yıllardır olduğu gibi, son günlerin yorgunluğuna teslim olan gözleriniz kapanmış, uyuyorsunuzdur.


Sayın Milletvekilim, Sayın Doktorum;


Yeniden geçmiş olsun derken yaşananların hiçte geçmeyeceği ve daha yenilerinin yaşatılmaya çalışılacağını bilen bir insan, bir gazeteci, bir Kürt olarak Züleyha milletvekilim gibi Türk olan senin bile rahat bırakılmadığı bu ülkede, yaşananların bir yakının değil, tüm ülkenin olduğunu bilen olarak demokrasiye, insan haklarına, adalete olan özlemle verdiğin mücadeleni kutluyorum.



Ve en önemlisi, sana yaşatılanların altında yatan asıl sorunun bir gecede, bir kişinin imzasıyla çöpe atılan İstanbul Sözleşmesine muhatap kadınların cezaevinde çıplak olarak arandıklarını kalkıp söylemendir.


Zaten aldığın 90 bin oy ile Kürt, Türk demeden ortaya koyduğu devrimci duruşu ile 6 milyon oyu alan ama ‘muhtar bile olamaz’ denenlerinde içinde olduğu Refah dahil diğerleri gibi kapatılmak istenen partinin üyesi olman ve en önemlisi “Vatan, Millet, Sakarya” denilen bir kentte, bir bölgede “nasıl seçilir?” diyenlerin çok olduğu ve bu vatanın sadece kendilerinin olduğunu sananların hınçlarının birikimi varken, sen kalkıp insan onuruna yakışmayan davranışlar içinde olanları deşifre etmiş, hepimizin denen ve ‘mutar olamaz’ denenlerin bugün, aynı halk tarafından cumhurbaşkanlığına kadar yükseltildiği bu ülkede “benden olmayana işkence dahil her şey mubahtır” diyenlerin gerçek yüzünü ortaya çıkarmışsınız…



Olsun… Sayın, ‘dün dündür, bugün bugündür’ diyen siyasetçinin memleketi Ispartalı, üç adının anlamı çok anlamlı olan Şarkikaraağaçlılı Ömer Faruk Gergerlioğlu.. ‘Geçmiş olsun’ desem de geçmeyecek, hep yaşanacak.. Çünkü bu ülke için bedel hep ödenecek diyenlerin bir ferdisin ve bunları bilerek bu zor yoldasın.


Newroz’a te Birozbe, Kutlu olsun Nevruz’un..



Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


Hanaklı Tatilciler kaza yaptı,


6 aylık bebek ve babası öldü!


arşiv haber 11/08/2019 tarihli haber/yorum


İstanbul’dan Ardahan’a tatile gelen bir aile Hanak’a bağlı Sevimli (Vel) köyüne giderlerken trafik kazası geçirdiler. Biri 6 aylık bebek olmak üzere 2 kişi öldü, bir kadın komada!..


Alınan bilgilere göre İstanbul’dan Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı Sevimli köyüne tatile gelen gurbetçi bir aile Tortum yakınlarında kullandıkları araç ile kaza geçirdiler.


Kazada Hanak Sevimli köylü oldukları öğrenilen Kadir Dede adlı bir kişi ile 6 aylık bir bebek hayatını kayıp ederken, bir kadının komada ağır olmak üzere 1 yaralının hastanede tedavi altına alındığı, ölenlerin Sevimli mezarlığında defin edilecekleri öğrenildi.


Prof Değil, Öğretmen Açıklama Yaptı!


Prof Değil, Öğretmen Açıklama Yaptı!


*Arşiv Haber 1/03/2015 Tarihli Haber


ATALAY’LAR TOP YÜKÜN SALDIRIDA!..


Geçtiğimiz gün gazetemizde de yayınlanan ve Göle’de bir ailenin dramını gündeme getiren habere vekilden değil, amcasının oğlu olan Göle 30 Eylül İlköğretim Okulu Müdüründen cevap geldi.

Haberin ilk olarak yayınlandığı www.gundem360.com adlı sitenin yöneticisi Zafer Tahiroğlu’na yönelik ağır ithamlarda bulunan Canip Atalay isimli öğretmenin Profesör olan Milletvekili akrabasının savunmak için kullandığı dile Tahiroğlu’ndan aynı ağırlıktan cevap geldi.


İşte o haber ve 657’ye tabi öğretmenin cevabı; 


Bu adam Göle’de Devletin Okul Müdürümü yoksa, Gazetecilere..!

Geçtiğimiz gün Göle Dernek Başkanı Kurbani Demir’in Facebook sayfasında Göle Haber için yazdığı bir yazısı gözümüze çarpmıştı.Yazıda Göle de fakir ve yoksul bir annenin kendisine gelerek sıkıntılarını anlattığını ve bunu haberleştirip sayfasına koymuştu.Yazıyı okuduğumuzda canımız sıkılmış ve ”Göle’de dram var,Yoksul bir annenin feryadını kim duyacak” diye bir haber yapmıştık ve haberin giriş kısmında Göleli Milletvekili Atalay,Göle Belediye Başkanı Akın ismailoğlunu uyarıcı ve eleştiren bir giriş yazısı yazmıştık ve o haberi okuyucuya duyurmuştuk.

Haberimiz golegundem sitesindede yayınlanmış ve Göle’de kim bu aile diye Milletvekili ve AK Parti ilçe başkanı harekete geçmiş ve ailenin adresini alarak Göle’nin koyunlu(Gundik) köyünden olduğu anlaşılan bu aileye ziyarette bulunmuşlar ve haberimize duyarlılık gösterdikleri için Milletvekili ve ilçe başknına teşekkür ediyoruz.Amacımızda bu konularda duyarlılıklarını göstermelerini sağlamaktı ve bunu başardığımıza eminiz.Bu konuda duyarlılık gösteren herkese teşekkür ederiz.

 

Konunun şimdiki kısmında anlatacağımız kısım hem Ardahan Valiliğini ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünü ilgilendiriyor.

 

Ardahan Milletvekili Orhan Atalay’ın Amcasının oğlu olan ve Göle 30 Eylül İlköğretim Müdürlüğü yapan Canip ATALAY İsimli solculuğuyla meşhur birisi var.Bu zat Milletvekili Atalay ile birlikte Habere konu olan ailenin yanına gitmiş,gördüğü manzarayı Faceebook sayfasında kendine göre abartılı ve doğru olmayan verilerle yazmış ve bizi ”Başkalarından 3-5 kuruş alarak iftira haberleri yapan alçak Gazeteciler” olarak suçlayarak kendisine göre saydırmış-döktürmüş.

Biz haberimizi yoksul bir ailenin dramını gündeme taşımak için yaptık,iftira atmak veya birilerini karalamak amacı gütmeyen,tamamen eleştiri sınırları içerisinde bir haber yaptığımıza inanıyoruz.

Ama Konunun muhataplarından bu konuda bir açıklama yapılmazken, kendisi bir okul’un müdürlüğünü yapıp,asıl işleriyle uğraşması gereken bir kişinin,sırf akrabası vekili eleştirdik diye, Gazetecilere hakaret ederek,iftira atarak güya açıklama yazısı yazıp Faceebook sayfasında yayınlaması kabul edilebilir değil.

Gazeteci olarak biz haberimizi yaptık,konunun muhatapları belli iken bu konuda onların bir açıklama yapması beklenirken,kahraman olmak için kendini ortaya atan bu adam Devletin memurumu yoksa Amcasının oğlu Milletvekilinin basın sözcüsümü buna bir açıklama getirilmesini bekliyoruz.

Bizi başkalarının parasıyla yalan haber yaptığımızı iddia eden bu adamın hakkında Ardahan valiliği ve Milli Eğitim Müdürlüğünün gereğini yapmaya çağırıyoruz.Bu adam kamu görevi yapan bir Gazeteciye görev alanının dışına taşarak bizim haberini yaptığımız siyasi kişileri savunup Gazetecilere hakaret etmek ve iftira atmak gibi görevleridemi var.

Göle’de herkesçe kim olduğu bilinen ve Kendileri ve kardeşleri başkalarının paralarıyla okumuş birilerinin,bizleride o kategoride görmelerine bir anlam veremiyoruz.

Başkalarından para alıp haber yapanda şerefsizdir,iftira atmak için Gazetecilik yapanda alçaktır yoksa söylediğini ispatlamayanda namerttir diyoruz.

Bu tür Gazeteciler etraflarına yuvalandıkları için bizide onlardan sanıyor bu adamlar.

Ardahanlı okuyucularımızın Canip Atalay denilen ilkokul müdürü adamın Faccebook’taki yazdıklarını okumasını ve bu adamların gerçek yüzünü görmesini istediğimiz için yazdığı yazıyı paylaşıyoruz.

Göle’deki muhabirlerimizin verdiği bilgiye göre Canip Atalay’ın verdiği rakamlar doğru değil 

 

işte Facebook’ta canip atalayın yazıp yayınladığı o yazı o yazı

 

Orhan Atalay dan anlamlı ziyaret…

 

Göle dernek başkanı Kurbani DEMIR Göle haber de yoksul bir ailenin bir hayvaninin ölümünü ve bu ailedeki annenin göle kaymakamlık sosyal yardımlaşma ya vermiş oldugu dilekçeyi anlatmış ve bu yoksul aileye yardım edilmesini haber yapmıştır.

Fakat sözde gazeteci olarak geçinen bazı alçaklar bu haberi Orhan ATALAY in ilçesinde bir dram yaşanıyor başlığıyla haber yaparak ve Orhan ATALAY in bu aileye ilgisiz kalmakla suçlayıp bir iftiraya imza atmışlardır.Orhan ATALAY dün akşam aileyi ziyeret etmiş sorunu yerinde ve ilk ağızdan dinlemiştir .

Ailenin işsiz olan babasına ve annesine iş kur dan iş bulmuş ve sosyal yardımlaşmadan ölen inegin yerine yeni bir inek alınması icin girişimlerde bulunmuştur.Ha bu arada aile haber de ajite edildigi gibi bir yoksulluk dramı içinde değildi.Aile özürlü çocuğun maasi dışında 2014 yılını da sosyal yardımlaşma dan 6 bin tl nakdi yardım 2015 yılının ilk 3ayında ise 1500 tl nakdi yardım bunun yanında 300 tl şartlı nakit kapsamında çocuk parası ve iki yıllık kömür ile gıda yardımları almıştır.Yani aile her sıkıştığında sosyal devleti yanında görmüştür.Ailedeki tüm fertlerinin yeşil kartları mevcut olup okula giden tüm çocuklara giyim ve kirtasiye yardımında bulunulmuştur.kısaca bu aileye ülkemizde yoksul her aileye yapılan yardımlardan fazlası yapılmıştır.O

rhan ATALAY in bu ziyareti Göle de bir dram yaşanıyor haberini yaparak Orhan ATALAY ida bu haber ile ilişki lendiren sözde gazeteci ‘yalancıların’ yüzüne bir tokat gibi carpmistir.Ankara da oturup Kurbani Demir in tamamen iyi niyetle yazdığı bir yazıyı birilerinden aldığı bir kaç kuruşa karşılık Orhan hocayı karalamak icin kullanan bu alcaklara kurbani demir de gerekeni yapmalıdır.

EDİTÖRDEN:Bu yazıya cevap vermeyi kendimize yakıştırmıyoruz çünkü,bir eğitimcinin bu denli hezeyanlarını anlamadan,bilmeden dökmesi kabul edilebilir değil.



Solcu Belediyelerden Beklenenler..


 


Yıllardır sağ ve muhafazakar siyasal yapının yönetiminde bulunan belediyelerin, özellikle HDP’li seçmenin desteğiyle solcu olduğunu iddia eden CHP’ye  geçtiği 31 Mart 2019 tarihinden bu yana yaşanan heyecanın yavaş yavaş bittiği şu günlerde, bu belediyelerden beklentileri olanlar da ; durulmaya başlayan göle bakarcasına gölün içindekileri  de görmeye başladı gibi..


Bir çoğu zaten CHP’de olan ama iki kez yapılan seçim ardından yine HDP’nin, hatta AK Partili seçmenin de desteğiyle CHP’ye geçen başta  İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere,  bu hafta sonu CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ziyaret edeceği  solcu olarak bilinen isimlerin yönetimlerine geçen Artvin  ve Ardahan gibi belediyelerde de beklentiler gerçekleşecek mi?


Bana soracak olursanız ikisi de sistemin rahatsız olmadığı AK Parti ve CHP’de olan belediyelerde gözle görülecek veya hissedilecek bir değişimi beklemeyen biri olarak, bu belediyelerden beklentileri olanların kısa sürede bu beklentilerinden vazgeçip, çöp toplama başta olmak üzere belediye görevleri dışındaki beklentilerin büyük bir  hayal olduğu anlaşılacaktır. 


Ve bunu görmek için de daha dün İmamoğlu’na ve diğerlerine demediklerini bırakmayan medya kanalı kamera ve temsilcileri ile kısa sürede kurulan iyi diyaloglardan da  anlamak mümkün.


Yani başta İmamoğlu olmak üzere “CHP’li yada AK Partili olmuş, çok da önemli değil” diyerek göreve gelen, dün sanki hiç bir şey olmamış gibi yeni başkanlarla hemen temasa geçen TV kanallarının, bu başkanlarla olan diyalog, haber ve röportajlarına bakmak yeterli..


Evet, ‘Acaba nereden, nasıl bir şey buluruz da daha öncekilerde olduğu gibi yeni HDP’li belediyelere nasıl kayyum atarız?’ diye ince ve gizli hesapların yapıldığı , HDP’li belediyelerin dışında çalışmalarıyla da olsa hiç gündeme gelmeyen MHP’li ve İYİ Partili Belediyelerin unutulduğu bu ülkenin iktidar ve ana muhalefet partisinin belediye başkanlarının birbirlerinden çokta farklı bir iş yapmayacakları şimdiden görülmeye başladı bile.


Bunun en son örneği de her yeni başbakan, başkan ve belediye başkanı ile ilk görüşen sağ orijinli gazeteci Yavuz Donat’ın solcuyum diyen ve göreve başlar başlamaz T.C. ibaresini belediyenin kapısına asan, ikisi yetmedi 3. Atatürk büstünü yaptıran CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir ile ilk röportajını yapmasından da anlamak mümkün.


Ha bu arada seçilmeden önce sokaktaki, pazardaki, dernekteki gördüğü herkesle tokalaşan ve seçildikten sonra başına geçtikleri beldelerdeki ağaların rant gücü ve yalakalık yağlarında boğulup, aşağıda yaşananları, asıl kendilerini seçenleri kısa sürede unutan başkanları da unutmadan..


Kısacası yeni seçilen başkanlardan solculuk, şeffaflık, halkla yönetim bekleyenlerin hayal kurduğunu şimdiden söylemek belki erken olsa da solcuyum deyip, kendileri gibi solcuların göreve gelmesine katkı sunan TKP’li Tunceli Belediyesi başkanının  şeffaf yönetimi çabasını,   basın ve medyanın gündemden düşürmesinden de anlamak mümkün..


Çünkü Komünist başkanın yaptıkları çok gündeme gelirse, solcuyum diyenlerin solculuk (!) yapmadıkları, hatta  tam aksine 100 yıldır gelmiş sisteme, hizmetten öteye gitmeyen anlayışın solcu ya da  sağcı  olmasının fark etmediği  anlaşılacak ve bu da halkın gözünü açmasına sebep olacak . Bunu kim ister ki ?