




KORONALI KÖYDE
BİLDİRCIN VURDULAR, CEZAYI YEDİLER!
Ardahan’da atmaca ve silah ile kaçak bıldırcın avlayan 4 kişiye 17 bin 638 lira ceza kesildi.
Alınan bilgilere göre Ardahan’ın geçtiğimiz günlerde Korona karantinasına alınan Göle ilçesi Çayırbaşı (Hokkam) Köyü Jandarma bölgesinde atmaca ve silah ile bıldırcın avlandığı ihbarı alan jandarma, durumu Ardahan Doğa Koruma ve Milli Parklar Ardahan Şube Müdürlüğü ekiplerine bildirdi.
Avlanmaya yasak bölgede kota almadan silah ve atmaca ile kaçak avcılık yaptıkları ve 26 bıldırcın vurdukları belirlenen 4 kişi hakkında idari para cezası uygulandı.
Söz konusu kişilere, tazminat ve idari olmak üzere toplamda 17 bin 638 lira ceza kesildi. Avlanan bıldırcınlar jandarma kontrolünde imha edildi.
Sahilsiz, Kumsalsız Çıldır Denizinde Yüzme Keyfi..
Kışın yüzeyi tamamen donduğu için üzerinde turistlerin atlı kızak keyfi yaşadığı Çıldır Gölü, yazın da serin sularında serinlemek isteyen ziyaretçileri ağırlıyor.
Çıldır Kaymakamlığınca başlatılan “Çıldır Turizmini Geliştirme Planı” projesi kapsamında turizm atağına hazırlanan Çıldır Gölü, artık yaz-kış turist ağırlayacak.
Çevresinde açılan işletmeler ve yeni getirilen tur tekneleriyle hareketlenen Çıldır Gölü, hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği bugünlerde serinlemek isteyenlerin uğrak yeri oldu.
Ardahan-Kars sınırında yer alan ve kışın Eskimo usulü balık avcılığı ile atlı kızak gezintisi yapılan göl, yazın da turistleri cezbediyor.
Sıcak havada masmavi görüntüsüyle ziyaretçilerin yüzme keyfi yaşadığı göl, çevre illerden de misafir ağırlıyor.
Hem piknik hem de yüzme keyfi.. Aileleriyle bölgeyi ziyaret eden vatandaşlar, çocuklarıyla göle girerek hem serinliyor hem de piknik yaparak güzel zaman geçiriyor.
Son günlerde etkili olan sıcak havaların çok bunalttığını söyleyen ziyaretçiler başlatulan bu proje kapsamında gölün etrafına kumsal ve sahili yapacak bir çalışma ve deniz kumu getirilip serilmesi halinde buranın büyük ilgi göreceğinme dikkat çektiler.
Çıldır Gölü’nde rahatladıklarını ifade eden Erdoğan, “Sonuçta pandemi sürecindeyiz. Burada da sosyal mesafemize uyarak suya giriyoruz. Su temiz, hava açık ve sıcak. Güzel bir ortam. Çok güzel eğleniyoruz. Herkesin gelip görmesini ve yaşamasını isteriz. Doğal ve temiz ortam var.” dedi.
Kars’ın Sarıkamış ilçesinde bölgeye gelen Serkan Demir de Çıldır Gölü’nün bölge için çok değerli bir turizm merkezi olduğunu belirterek, “Kars ve Ardahan için güzel bir imkan burası. Bu bölgenin denizi diyebiliriz. Serinlemek için çok güzel bir ortam var.” ifadelerini kullandı.
.jpg)
Korona belasının ölü sayıcılığna döndüğü ülkemde ve tüm dünyada daha hızlı bir şekilde akan ve bizleri de esir alan sanal ortamda baş döndüren bir hızla yapılan paylaşımları takip etmeye kalktığımızda boşa harcanan zamanın sosyal hayatımızdan çalınan saatler olduğunu fark ederiz.
Gökyüzüne bakmaya hasret kaldığımız yeryüzündeyse yaşanılması gereken sosyal hayatı unutturan sanal ortamın adeta “Beni Beğen” yarışına döndüğü bir süreci yaşayan bizlerin aslında iyi birer dedikoducu olduğumuzu ve “Meraklı Melahat” diyerek suçladıklarımızın aslında kendimiz olduğunu da görmezden geliriz.
Evet ilk başta askeri bilgileri elde etmek ve yeri geldiğinde bir silah olarak kullanılması düşüncesiyle ortaya çıkarılan İnternetin adının değiştirilerek sanal ortam denilmesinden bu yana insan oğlunun içine düştüğü ve kendisini kurtarma adına çaba göstermeyip boğulurcasına içinde çırpındığı sanal ortamın teknoloji, bilim, bilgi edinilen bir alan olmaktansa dedikodu yuvasına, kim nerede ne yapıyor ve “Beni Beğen” butonuna dönüşmesi küskünlükleri de meydana getirmeye başladı.
Zira herkesin kendisi gibi boş ve bol zamanlı olduğunu sanıp dünya, ülke, sosyal hayat ile alakası olmayan paylaşımlar yaparak iş yaptıklarını sananların dertlerinin sosyal hayat, gerçekler değil kendilerinin beğenilmesi olduğu da diğer bir gerçek.

Evet, internetin dünyamıza girdiği ilk günden bugüne kadar bir çok insanın benim arkadaşlık kanalımla birbirlerine ulaştığı şu zamanda binlerce takipçisi olan biri olarak dost, eş, arkadaşın beğenilerini beğenmemekle suçlandığımı anladığımda kendi kendime gülmedim değil..
Çünkü bırakın paylaşımları durumlarına bakmaya bile vakit bulamadığım bir çoklarının ‘Dağ dağa küsmüş bir birinden haberi olmamış’ misali kızıp, sitem etiklerini de duyuyordum.
” Vay be derde bak” diyerek gülümseyip, geçtiğim bu haksız ve anlamsız sitem ve de küskünlükleri düşünecek vakti olmayan biri olarak tüm dostlarımı takip etmeye çalıştığımı, habercilik anlamında önemli fotoğraflarından faydalandığımı hatta zaman zaman da sanalda paylaşılanları görüp,kontörüm gider diye düşünmeden kendilerini bizzat aradığımı bilenlerin aynı durumda kendilerinin de olduğunu bilen biri olduğumu tüm dostlarımın, takipçilerimin, takip ettiklerimin bilmesini isterim..
Ha bu arada özelikle toplumsal ve siyasal konular başta olmak üzere benimde bir çok önemli paylaşımlarımın olduğunu ve beğenelerin ‘elesine’ beğenip, geçtiklerini ama haberin ya da yorumun devamında kendilerini ilgilendiren düşüncelerin olduğunu bile düşünmeyip, başlık hariç gerisine bakmadıklarını ama ” iş olsun, salata dolsun” diyerek beğeniler yaptıklarını da ve benim de bu duruma düşmemek için kasten değil, bilerek beğeniler yapamadığımın bilinmesin, önemle rica eder, toplumu ilgilendiren, insanlığa katkı sunan, ülkemizin barış ve refahı için yapılan tüm paylaşımların başımın üzerinde yeri olduğunun bilnmesini rica eder sizlere bol paylaşımlı, beğeniler dilerim..
.jpg)
Yangını Bıraktı, Selfie Çekti!..


**Gorevengli Güreşçi ABD’de Gümüş Madalya Kazandı
*09/08/2017 Tarihl Haber
Amerika’da devam eden Polis ve İtfaiye Oyunları’nda mücadele veren ve aralarında Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Köprülü (Goreveng) Beldeli Erol Özçelik’in de bulunduğu İstanbul İtfaiyesi, ilk gün müsabakalarında 2 altın, 2 gümüş ve 1 bronz madalya kazandı.
Dünya Polis ve İtfaiye Oyunları (World Police & Fire Games) Amerika Birleşik Devletleri’nde başladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, oyunların ilk gününde grekoromen güreşte 2 altın, 2 gümüş ve 1 bronz olmak üzere toplam 5 madalya kazandı. 59 kiloda Halit Pınar ve 71 Kg’da Şükrü Akyıldız altın madalya, 80 kiloda Ardahan Göleli Erol Özçelik ve yine aynı kiloda Nurettin Ertekin gümüş madalya, 75 Kg’da da Ramazan Alpul bronz madalyayı ülkemize getirdi.
**ARDAHANLI GÜREŞİ DÜNYA ŞAMPİYONUNU DEVİRDİ!
*13/02/2017 Tarihli Haber
ARDAHANLI BOKSÖR DÜNYA ŞAMPİYONU GÜRCÜYÜ KARDAN ADAM ETTİ, ARDAHANLI İŞ ADAMINDAN 500’Ü KAPTI!

**Gülcemal Fidan Diye Biri..
Bir köy öğretmeni iken Ardahanîn gelişip, büyümesi için mücadele verenlerin yeniden vilayet ettiği Ardahan’ın ilçesi olan Damal’da Kerimoğlu sülalesinin öneri ve desteğiyle önce belediye başkanı olan ardından uzun yıllar bu koltuğu kimseye bırakmayan ve son olarak en son yerel seçimlerde parti genel merkeziyle girdiği kafa kol ilişkileri ile hiç alakası ve akrabası bile olmayan İstanbul’un Kartal İlçesine ithal edilip, CHP’nin oy deposu olarak bilinen burada önce belediye meclis üyesi, ardından aralarında çöp arabalarınında bulunduğu Kartal Belediyesinin Araçlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı koltuğuna oturan Gülcemal Fidan nerelerde?
Göreniniz, duyanınız var mı?
İstanbul başta olmak üzere bir çok batı kentinde bulunan hemşehrilerimizden medet bekleyip, kapı kapı gelen yoksul insanlarımızın başını çeken Damalllıları telefonla bile ulaşmadıklarını belirtilen Gülcemal Fidan’ın neden kendisini sakladığını, niye Ardahan’a, Ardahanlılara soğuduğunu ve en önemlisi bir zamanlar başında bulunduğu Türkiye’nin en yoksul ilçesi Damal’a el atmadığı merak konusudur?
**Yeni Bayan Bakan ve Şanslı Akrabaları..
Orhan Atalay’ın bu kez de bakan olamadığı yeni bakanlar arasında bulunan hemcinsim bakanın ve ailesinin çok şanslı olduğu yönünde haber ve eleştirilere baktığımda haklı yönleri kadar haksız yönlerini de görmek mümkün..
Çünkü kendisi bakan, kardeşinin biri Ardahan CHP Milletvekilimiz gibi büyük elçi, diğer bir kardeşi CHP’nin Ardahan kanadında değişmez meclis üyeleri Nezih Aktürk, Aydın Karabağ gibi belediyenin birinde meclis üyesi, öteki kardeşi Ardahanlı olup, yılardır Ardahan’a gelmeyen ve Ardahanlılardan uzak duran AK Parti Ankara Milletvekili Ertan Aydın’ın Telekom da ki kardeşi gibi üst düzey bürokrat.. Yani müsteşarmış..
Yetmedi diğer bir kardeşi de Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu (BTK) nın Başkanıymış..
‘Tüh tüh nazar değmesin’ deyip, böyle aydın, okumuş, şanslı aile fertlerini tamda içinde yer aldıkları partini iktidarında olağanüstü yükselmeleri dikkat çekmiş, başta CHP’lilerin olmak üzere bazı kesimlerin tepkisini üzerilerine çekmişler..
Bu durumun doğal mı, yoksa tesadüfler zincirimi olduğu da tartışıldığı ülkem de bende yerelden tabana bir bakacağım..
Yani tavada durumun yıllardır böyle olduğu ve bununda, ‘Devletin Malı Keriz, Yemeyen Domuz’ Atasözü ile süslendiği ülkemin Ardahan’ı-na bakmak isterim..
Yaşımızın hatırlattığı kadar önce Karaoğlanlı CHP’nin zamanına bakalım diyeceğim..
Vallahi o dönem ki siyasilerinin bugünkü siyasiler, stk, sendika başkanları gibi aç gözlü olmadıklarını tek tük özel çıkar bekleyen kişilerden daha çok toplumu düşünen, millete hizmet aşkıyla kendi ailelerini unutan siyasiler hatırlıyorum..
Peki daha sonra gelen ve Ardahan’ın yeniden vilayet olmasına imza atan DYP-SHP’de durum neydi?
Vallahi o dönemin siyasilerinin fırsat bu fırsat deyip, neredeyse kendileri dahil yeddi sülalelerini işe koydurttu.. Ve o gün kapıcı, hademe diye işe alınanların çoğu bugün neredeyse il idarecisi durumunda..
Hayır yalan diyecek olan olursa bir dahaki yazımda kimin, hangi siyasinin, hatta bir zamanlar valiler kadar yetkili Nahiye Müdürlerinin isimlerini ve ele geçirdikleri iktidar gücü ile hangi yakınlarını nereye koyduklarını tek tek isim isim yazarım..
İl Başkanlarının işi gücünü bırakıp yakınlarını işe koydurtmak, işte olanları bir üst makama çıkarmak için nasıl Ankara’nın palas otellerinde gecelediklerini de anlatmaya gerek var mı bilmem zaman geldi ANAP’ın ve onun meşhur papatyalarına imkan sağladı..
Ve o dönemde Ardahan’da ki ANAP’lı siyasiler boş durmadı yakınlarını hademe, kapıcı, temizlikçi, polis timi, idareci, kooperatifçi adı altında işe koyduran DYP’lilerden, rahmetli olan Adalet bakanının döneminde neredeyse gardiyanların hepsini Ardahanlı eden SHP’lilerden boş kalan alanlara telekoma, tedaşa, valiliğe, ptt’ye koydurttular..
Tabi belediyeleri de unutmadılar.. Neredeyse bir mahalleyi komple belediyeci, yarısını da çöpçü, işçi,, zabıta ettiler..
Yetmedi, kurm ve formalite kongreler ile kendileri hala başında bulundukları stk’ların başına getirtip, yerlerini sağlamlaştırmak için çocuklarını, gelin, kızlarını şu an makbuz kesmekten öteye gitmemekle eleştirilen stk’ların kadrolarına aldılar..
Ve gün geldi bugünün iktidarı 15 yıla varan AKP’ye sıra geldi..
Tabi bu arada bugünkü gibi o dönem ki iktidarlara gizli ortak olan MHP’nin başta Emniyette, Tarım’da, Bayındırlıkta ki ihale, desteklerini hortumladıklarının yanında yakınlarını devletin yakasına ayıp olmasın diye kene denmesekte işçi, memur diye yapıştırdığını da unutmayalım..
Evet gün geldi muhtar olamaz denilen adamın kurduğu parti iktidar oldu..
Ve bugün çok tartışılan işe alımlar, rütbe verilmeler başlandı, ne kadar imam varsa hepsi idare amiri oluverdi..
Yetmedi İŞKUR başta olmak üzere hazırda olan, TEDEKA, SERKA, SODES gibi kurumlarda bugün ki iktidarı yakınlarına iş bulma merkezleri haline getirildi..
Tabi bir farkla..
O da Ecevit, Demirel, İnönü, Özal, Türkeş ve Bahçeli döneminde işe girenler