DEREYİ BETONLADILAR, MUHTAR TEŞEKKÜR ETTİ!..


MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Ardahan merkezdeki Alabalık Deresi başta olmak üzere birçok irili, ufaklı derenin sularının toprak tarafından emilmesini engelleyen ve suyun  olduğu gibi HES barajlarına taşınması için yapılan sözde Islah çalışmalarından biri de, Ardahan’ın Hanak İlçesine bağlı Baştoklu (Yukarıdikkan) köyünde betonlanıp, taşlanarak, köyün arazisine can veren suyun toprak tarafından emilmeden bölgede ki HES’lere yönlendirilmesi sağlandı.


2018 yılında imzalanan sözleşme gereği Devlet Su İşleri tarafından Islah edilen Yukarı Dikkan deresi, Dereçayı deresi adeta taş kanala çevrildi. 



**MUHTAR KÖYDE DSİ’YE TEPKİ GÖSTERDİ, TEŞEKKÜR ETTİ.. 


Baştoklu köyünün içinden geçen, 3 Milyona mal olduğu öğrenilen ve köyün arazisine can veren derenin Islah adı altında betonlaştırılıp, taşa çevrilmesine tepki gösteren köylülerin yanında Devlet Su İşlerine kızan köy muhtarı derenin betonlaşıp, taşlanması bittikten sonra DSİ’ye teşekkür etmesi dikkatlerden kaçmadı.

İşte  bir ajans tarafından derenin taşlanan halini gösteren fotoğraf saklanarak yapılan ve köylülerin yanında DSİ’e tepki gösteren, haberde DSİ’ye teşekkür eden Yukarı Dikkan muhtarının teşekkür ettiği o haber;


Ardahan’da dere ıslah çalışması


Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı Baştoklu köyündeki Dereçayırı Deresi ve bağlantılı diğer iki derenin ıslah çalışmaları tamamlandı. 


Baştoklu köyü muhtarı Gürsel Karadağ, Devlet Su İşleri (DSİ) 24. Bölge Müdürlüğü’nün köylerinde önemli bir çalışmayı başarıyla gerçekleştirdiğini söyledi.Çalışmayla derenin daha sağlıklı ve düzenli bir konuma kavuştuğunu belirten Karadağ, “Köyümüzdeki ana dere olan Dereçayırı ile bağlantılı derelerin ıslah çalışmaları başarılı bir şekilde gerçekleşti. Çalışma kapsamında yapılan istifli taş tahkimatı son derece başarılı bir şekilde oldu. Hassasiyetle yapılan çalışma, evcil ve yaban hayvanların dere yataklarındaki geçişinin yanı sıra su ihtiyacını kolaylıkla sağlayabilecekler.” ifadelerini kullandı.Karadağ, DSİ yetkilileri başta olmak üzere emeği geçenlere teşekkür etti.



Birleşmezlerse boş..


Diriliş Ertuğrul dizisini izlerken ve tarihi, geçmişte yaşananları düşünürken başta aile içinde olmak üzere siyasi hayatta, stk’larda birliğin önemini bir kez daha anlamak çok önemlidir.


Bunun en son örneği 20 yıla yakındır birlikte hareket ettikleri iktidar partisinden ayrılıp, kendi partilerini kuranların birlikte değil de, ikisinin birleşimi ile oy oranlarının ‘şimdilik’ ancak %3 olduğu belirtilen ayrı ayrı partiler kurmaları oldu.




Çünkü AK Parti’den birlikte ayrılıp, yeni iddialarla yola çıkan Davutoğlu ile Babacan’ın kısa süre içinde bir birbirlerinden de ayrılmaları Osmanlı Beyliği’nin kurucusu Osman Bey’in babası olan Ertuğrul gazinin başında bulunduğu obaların ayrı ayrı değil de birlikte hareket etmelerinin bir imparatorluğu getirdiğini anlayamamalarıdır.




İYİ Parti’nin MHP’den ayrılıp, oy oranını MHP’den daha çok hale getirmesine umut diye bakanlar gibi HDP’nin yanında olduğunu söyleyip, onun politikaları dışında hareket eden hatta zaman zaman HDP’den daha üstte olduğunu üstü kapalı ima eden Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve diğer yasal ya da dışarıda ki siyasi kurumlar gibi partilerin yanında bürokrat iken Işıt tarafından  kaçırılıp, 101 gün esir kalması ile adı gündeme gelen ve CHP’den memleketim Ardahan’dan iki dönem milletvekili seçilip, dağlarda ulumakla gündeme gelen MHP’li Cemal Enginyurt gibi ihraç edildikten sonra Yenilik Partisi adı altında yeni bir parti kuran Büyükelçi Öztürk Yılmaz’dan sonra şimdide Başkan Erdoğan ile yarışan CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin CHP’den ayrılıp, yeni parti kuracağı tartışılmakta.


Gerçi bu durumun yani iddianın havuz  medyası ve basının ilk haberleri arasında olması şüpheyle karşılansa da başkanlık sisteminin yarattığı durumun yeni partiler kurmaya neden olduğu da diğer bir gerçek olarak karşımızda durur.

Evet son olarak İnce’nin de parti kuracağı iddialarının tartışıldığı ülkede yaklaşan 2023 seçimleri öncesi bölünerek iktidarı değiştireceklerini düşünenlerin bölünerek değil, birleşerek gücü elde edeceklerini, bir çoğumuzun iktidarın havuzu olarak TRT ve diğer medya kanallarında yanınlanan ve iktidarın beyin yıkama enformasyonu olarak algılanan Diriliş Ertuğrul dizisinde anlatılmak istenenleri anlaması ve algılaması yeter artar bile.

Çünkü bu ve buna benzer dizileri destekleyen iktidarın bu gibi diziler ile kendi taraftarına vermek istediği ‘birlik’ mesajını kendi üzerine alıp, değerlendirmek gerekir diye düşünenlerdenim.




Yani Ertuğrul ve diğer liderlerin o dönemlerdeki obaları birleştirme çabalarının bugünkü adı iktidar olan nice güç birliği ve imparatorluklar kurduğunu,  dağılarak değil, birleşerek zafer elde edebileceklerini ortaya koyduğunu anlamalılar. İşte bu yüzden”Birlikten kuvvet doğar” sözünü akıllarından çıkartmamaları gerekir..


Aşk, sevgi, saygı da aynı değil mi, Ertuğrul ve diğer Oba liderlerinin özel hayatlarının getirdiği başarıyı da birleştirirsen imparator pardon o eskiydi iktidar gelmez mi?.. 


Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


ARŞİV HABER 22/04/2020 TARİHLİ HABER/YORUM


DSİ’nin çevresinde bulunan ihata duvarlarını yaptığı Ardahan Alabalık Deresinin çevresinde bulunan ev ve ahırların çöplerini dökmesinin yanı sıra mahalle muhtarları ve geçmiş belediye yöneticilerinin Eskişehir Belediyesi anlayışı ile bakmaması yüzünden sadece dere olarak görünen bu akar suyun gerekli bakım, ışıklandırma ve Alabalıkların gelmesini engelleyen önündeki engellerin kaldırılması halinde kentin parlayan gerdanı olabileceğini ve adını alan Alabalıklarla dolacağını belirtmekteler.




**En Büyük Engel Karayolları Köprüsü!


Küçüksütüe (Şişka) ve Alagöz köylerinin sınırlarını oluşturan ‘Güvercinlik’ te doğup, Kocaköy, Tepesu (Gürcübeg), Kocaköy, Yaylacık derelerini de kendine kattıktan sonra Ardahan kent merkezinde geçip, Azerbaycan Hazar Gölüne kadar uzanan Kura Nehri ile buluşan Alabalık deresinde ki suyun içinde hayat bulan Alabalıkların Ardahan Çevre Yolu yapıldıktan sonra adını alan derenin şehir merkezi bölümüne gelmediğini belirten vatandaşlar Belediyenin bu hedefini yerine getirmesinin tek ve en etkileyici yolunun Alabalık deresinin kente girişi yaptığı ilk alanın başında bulunan köprünün temeline dökülen beton yüksekliğinin oluşturduğu engeli kaldırmalı yada bir formülle balıkların önünde ki beton badireyi açması gerek diyorlar.



Durum Tespiti ve Tespihi..


Başta Amerika’da olmak üzere Avrupa’da hatta Kuzey Kore’de, Küba’da, Afrika’da sağlık sistemini çökerten Coronavirisünün bizi çokta etkilemediği hatta, ‘dünya kırılırken biz bundan karlı çıkabiliriz’ diyorlar.. 


Bunları söyleyenlerin ve nedeninin de kör olmasına karşın geleceği gören Makedonya Cumhuriyet’i sınırlarına dahil olan Ustrumca’da  prematüre bebek olarak dünyaya gelen ve kehanetlerinin gerçekleştiği ileri sürülen Baba Vanga gibi bugünleri yaşayacağımızı önceden bilen  bir başkan, hükumet, bakanlarımız, bürokratlarımız olduğundan.. 


Ama aslında ‘Acaba bende Corona mıyım’ deyip ama korkudan normal baş/diş ağrısında bile hastaneye gitmeyenleri gõrmeyenlerin ‘Sağlıkta başarılıyız’ demeleri ne kadar mantıklı ki? 


Bilemem ama şu günlerde değil, yaklaşık iki aydır kimse hastaneye gitmediği için foya ortaya çıkmıyor.. ‘ diyebileceğimiz bir süreci yaşayan ülkemin o anlatıldığı gibi olmadığını ve bu tür iddiaları ortaya atanların bizi kıskanan (!) Amerika ile Fransa olduğunu söylüyorlar.. 


Yani kimsenin korkudan ‘Acaba’ deyip, ama hastaneye gitmekten çekindiği ve hastanede görev yapan doktor, sağlıkçıların ‘gelmeyin’ dediği için çökmedi denilen sağlık alt yapımızın ne derece sağlıklı olduğunu anlamak için ‘Karslı olmamalarına karşın yurt dışında olanları Kars havaalanına getiren ve bu kentteki yurtlara yerleştirenlere Kars ne alaka?’ diye sormaya da gerek yok..


‘Çünkü batıdaki hastaneler gibi öğrenci yurtları da dolup, taşmış ondan’ diyenlere çok da inanmayın.. 



Basın özgürlüğüne 3 sıra üste çıkan ülkemde hastalananların, ölenlerin kim oldukları ve sayıları ne olduğu bir devlet sırrı gibi saklanıp, çok net açıklanmadığı yönünde iddialara ABD ve Fransa’nın da katılmasına bakmayalım.. Onlar zaten bizi kıskanıyorlar.. 


Ve, ‘tam zamanı’ diyerek, virüsü bahane edip, makarna, kömür pardon adeta yeni bir seçim çalışması içine girip, bin liradan başlayıp, 25 bin liraya kadar nakit para dağıtan, borçları erteleyip, yeni destekler vermenin ve en önemlisi bizlere ‘evden çıkmayın’ derken kendi partililerini, devlet çalışanlarını sahaya sürüp, siyasi rant yapma hesapları içinde kendilerinden başkasının yardım edemeyeceğini belirtip, bunu yapanları ‘Devlet içinde devlet’, ‘Parelel/PKK’cı’ olarak ilan etmek en kolayı.. 


Ve Muhalefet ve siz bu yazıyı okuyanlarda benim gibi  bu duruma boş verin, cep telefonlarında kim ne eklemişe bakmak için tespih çekmeyi bırakın karşınıza kötü bir şey çıkmaması için dua eder gibi cep telefonlarınızdaki whatsaaApp’ın, instagramın, Mesıncırın durumlarına bakın derim.. 


Çünkü bugün balık tutma değil, balık yeme günleri yaşıyoruz.. Yarın, hatta 2020 değil, 2021’de ne yapacağımızı düşünmeden..


Alabalık Öldü!


arşiv haber 10/10/2019 tarihli haber/yorum


Önü Beşikkaya HES Barajı ile kesilerek ,suyunun büyük bölümünün bülbülan yaylası üzerinden Artvin bölgesinde bulunan barajlara akıtılması hedeflenen kura nehrinin tartışıldığı Ardahan da ki su kaynakları da kurumaya yüz tuttu.


Posof, Hanak, Damal ve Çıldır bölgelerinden sonra Göle ilçesi sınırları içinde de yapılan hidro elektrik santrallerinin doğaya ve su kaynaklarının içinde bulunan canlılara zarar verdiği ileri sürülen Ardahan kent merkezinde geçen ve kura nehrini besleyen alabalık dereside kurumaya yüz tuttu.

Bir zamanlar içinde bulunan balık çeşitlerinin başını çeken alabalık deresinin suyunun büyük bölümünün çekildiği dikkatlerden kaçmazken, akan suyunda kent merkezinin kanalizasyonlarına kurban edildiği dikkatlerden kaçmıyor.



**Babasını Öldürüp, Dereye Attı!


*Arşiv Haber 16/07/2019 Tarşhli Haber


Ardahan’da meydana gelen bir olayda bir kişi babasının öldürerek dereye attığı ileri sürüldü..


Alınan bilgilere göre Ardahan‘da tartıştığı babasını av tüfeği ile öldürdüğü iddia edilen şüpheli tutuklandı.


Kent merkezine bağlı Altaş köyünde yaşayan Bekir T, evde tartıştığı babası Mehmet T’yi av tüfeğiyle vurarak öldürdü.


İhbar üzerine olay yerine gelen jandarma ekipleri, babasını öldürdükten sonra cesedini köyde dere yatağına atan Bekir T’yi gözaltına aldı.


Bekir T, jandarmadaki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.


Mehmet T’nin cesedi ise otopsi için Erzurum Adli Tıp Kurumuna götürüldü. 



Mehter Marşı Eşliğinde..


 


15 Temmuz Darbe Girişiminin 3. yıl dönümü dolaysıyla hiç bir harcamadan kaçınılmadan düzenlenen sürdüğü sırada çalan Mehter Marşlarını dinlediğimiz sıra da ABD’den sonra Avrupa Birliği tarafından ülkeye yönelik yeni olumsuz kararlar alınıyordu.


Üyesi olmak için 60 yıldır kapısında beklediğimiz AB’nin aldığı yeni kararların zaten zorda olan ekonomiye nasıl bir darbe vuracağını düşünürken bir haber de ülke de ki işsizlik oranlarının açıklaması ile geliyordu.


Ve bir haber daha geliyordu ABD basını, Başkan Donald Trump‘ın ekibinin Türkiye‘ye Rus S-400 hava savunma sistemini teslim almaya başlamasının ardından hangi yaptırım paketinin uygulanacağını kararlaştırdığı ve yaptırımların önümüzdeki günlerde açıklanacağını yazıyordu.


Ve yine aynı anlarda gelen diğer bir haber de;


Türkiye İstatistik Kurumu işsizlik verilerini açıklıyor, buna göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2019 yılı Nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon 116 bin kişi artarak 4 milyon 202 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 3,4 puanlık artış ile %13,0 olmuştu.


Yine aynı saatlerde 15 Temmuz etkinliklerine katılan ve bir dizi açılışlar yaptıktan sonra Mehter eşliğinde toplananlara hitap eden Başkan Erdoğan birilerinin ambargo tehdidinin işe yaramayacağını, ekonominin zorda olmasının nedeninin içte ve dışta yapılan operasyonların neden olduğunu bunun da helal olduğunu ima eden açıklamalar yapıyordu.


‘Biz o operasyonları yaparken kaldırdığımız uçakların, yaptığımız ateşlemeler de nohut, fasulye değil milyonlara mal olan kurşunları ülkenin içi barışı için atıyoruz’ demeye getiren aynı Başkan Erdoğan alınan S-400’lere ödenen paralarında bundan etkili olduğunu da söylemese de anlatmaya çalışıyordu saf saf, ‘ekonomi niye bozuk?’ diye dertlenenlere kızarak..


Ülkeni içinde bulunduğu çıkmazın ve her geçen gün yaşanan daralmanın nasıl aşılacağı konusunda 31 Mart ve 23 Haziran seçimleri ardından ortalıkta gözükmeyen Damat bakan dahil kimsenin doyurucu bir açıklama getiremediği şu günlerde art arda gelen haberlerin kara haber değilde, iç barışı dışa karşı güçlendirecek olduğunu düşündüğümüz genel bir af, ekonomiye yönelik yeni müjdelerin umut veren haberler olması için duaların arttığı bir anda çalan Mehter Marşları eşliğinde yapılan 15 Temmuz Darbe Girişiminin 3. Yıl Dönümün de Hava Kuvvetleri dahil bir çok yerde de Feto’ya yönelik operasyon haberleri de gelmeye devam ediyordu.


Kısacası çalan Mehter Marşı eşliğinde bir ileri, iki geri gidilen şu günlerde gelen haberlerin hiç mi hiç iç açıcı olmadığı gibi ‘umut fakirin ekmeğidir’ diyerek gelecek yeni ve güzel haberleri beklemeye devam ediyorduk, gece yarılarına kadar kulaklarımızın pasını gideren Mehter Marşını dinlerken cebimizde ki paranın her geçen gün biraz daha eriten doların S-400’lerden önce havalandığını hissederken..