​DERNEKLER KAZ YİYEMEDİ!





MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



Gürcistan ve Ermenistan’a sınır olan ve kurtuluş yıllarında yaşanan gelişmeler yüzünden tazminat adı altında Sovyet Sosyalist Rusya merkezli  yönetime bırakılan Ardahan’ın yeniden vatan topraklarına ilhakının 100. Yıl Dönümünü sanalda  hazır fotoğraflarla paylaştıkları görünen dernekler her yıl kaz gecesi adı altında düzenledikleri  etkinlikleri bu yıl yapamayınca, kaz tüccarları da dernekler kadar zorda kaldı.



KURTULAMAYAN ARDAHAN!..


81 kenti olan ülkemizin çok tartışılan sınırlarında bulunan kentlerinden birisi olmasa da, 10 yıl bilemediniz, 20 yıl sonra dünyayı yönlendiren, sömüren demokrasi adı altında güney sınırlarımızın ötesini kana bulayan güçlerin gözünü dikeceği Kafkasya sınırında olan bir kenttir Ardahan.


Yüzyıl önce tazminat olarak Ruslara verilen, ardından yapılan anlaşmalar gereği kardeşi Ahıska’yı geride bırakıp, yurdun sınırları içine yeniden alınan bu kentin gerçek kurtuluşu nasıl olacak, ekonomik, sosyal olarak nasıl gelişecek derken hep geri gitmesi ve göç vermesiyle tanınıyor. Ve bu kenti kurtarmaya çalışanlar birleşerek değil tam aksine, bölünerek yani sahtekarca, sanalda, çeper dibinde, siyaset sahnesinde “Ardahan sevdalısıyım” derken, her birinin başka telden çaldığı bir kentin adıdır Ardahan.

Kafkaslardan, Çin’e kadar uzanan ve bir zamanlar adı İpek Yolu olan rayları olmasına rağmen, trenin duracağı istasyonu olmayan, biri demir yolu olmak üzere, üç gümrük kapısı açık, ama ithalat ve ihracatın sıfır olduğu bir kenttir Ardahan. 

Azerbaycan’dan Avrupa’ya kadar uzanan petrol ve doğalgaz boru hatlarının geçmesine rağmen, fosil değil daha doğal olan tezekle ısınan, eğitimde sonlarda, sağlıkta komada olan bir kenttir Ardahan.




Vekilleri, Belediye Başkanları aynı karede görünmeyen bir kenttir Ardahan. Dernekleri, adını taşıyan federasyona değil, kendilerinin çalıp kendilerinin oynadığı stk’lar değil, adeta ayrı eyaletleri olan kentidir Ardahan. 

Verilen onca destek, kredilerinin İstanbul’da, batıda önce gecekondu sonra beton daire olduğu hayvancılığı salların, gontların, kar sularının aktığı ahırlardan atadan, dededen kalma yöntemlerle yapılan, Gravyer peynirini Hollanda’ya, kaşarı, gölü, 9 köyü Kars’a, kazı ise dernek geceleri dolayısıyla Afyon ve Kayseri’ye kaptıran, Kafkas arısının ürettiği balın paketlenemediği bir  kenttir Ardahan..

Kısacası; Ordular arası savaşların olmadığı, yerel çetelerin bir araya gelip, direndiği ama bugün Ankara’da olduğu gibi, dün İstanbul’da alınan karar ile 40 yıl esarette verilen ve sonrasında adeta “alın birkaç caddesini yapabildik ancak biz kurtaramayız Ahıska bizim Ardahan sizin olsun” denip, geri verilen ve 100 yıldır bir türlü yoksulluktan, fakirlikten, koboğ yiyenlerden, çeper dibinde oturup, fesatlık yaparken çantacı siyasilerin kurtaracağını düşünenlerin kurtaramadığı bir kenttir Ardahan..




Yetmedi Ardahan’da doğup, doymak için göç ettikleri memleketlere renk katıp, para kazanıp, hemşeri duygusunun baskını ile koltuk zap edenlerin dönüp bakmadığı bir kenttir 75 plakalı, 5 ilçeli, devam eden göç dolayısıyla ikisi kapatılan tek beldeli, 234 köylü, Türk, Kürt, Alevi, Terekeme, Ahıskalının kardeşçe yaşadığı bir serhat şehirdir, yeniden vilayet olmasına rağmen hala kurtarılamayan Ardahan..



Eski haberlerimiz için TIK la 


http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


Kazlar bitti, geceleri bitmedi…


arşiv haber 25/01/2018 tarhki haberler ve yorum


Tanıtılmaya muhtaç Ardahan’ı yılda bir kaz geceleri düzenleyerek tanıtmaya çalışan yöre dernekleri havaların soğumasıyla birlikte adeta yarış içinde ard arda hatta aynı gün ve saatlerde kaz geceleri düzenlemeye devam ediyorlar.


Ardahan’ın gelişimi, sorunlarının çözümü konusunda atılan adımlarla ilgili hiç bir ciddi çalışmaları gözükmeyen ve yılda bir kaz geceleri ile kendilerini hatırlatan yöre derneklerinin kışın kaz yeme, yazın saz çalma dışında bir çalışma yapmazlarken, bu gecelere katılanların çoğu Ardahan kazı olmayan kaz etiyle yerinmek zorunda kalıyorlar.


**Gelsin kazlar, çalsın sazlar..


Kışları kaz yazları saz etkinlikleri dışında adlarından bahsettirmeyen yöre derneklerinin nasıl olup artık bıkkınlık getiren kaz gecelerinden vaz geçecekleri de bilinmezken, fabrikasyon kaz yemeklerinin yöre yemek kültürüne de büyük darbe vurmasına da neden oldukları bir türlü anlaşılamıyor, anlatılamıyor.



Kaz ve Saz Geceleri İle Çoook Büyük Buluşmalara devam!!!


Dernek kuranın yada dernek başkanlığına gelenin ilk işinin kaz ve saz gecesi düzenlemek olduğu Ardahan Dernekçiliği kışın gelmesiyle birlikte yeniden sahaya çıktılar.


Sadece Kaz Gecesi Derneği Olmamalı !..


Haber/Röportaj Hasan Tik


Kış ayının gelmesi ve Ardahan’a ilk Kar’ın yağması ile beraber memlekette Kaz kesimleri hızlı bir şekilde başlamış Ardahan,dan göç ederek başka şehirlerde yaşamını sürdürmeye çalışan  Ardahan,lılar memleketten gelecek olan Kaz,ı dört gözle beklemeye başlamış dernekler ise Kaz gecesi çalışmalarına çoktan başlamıştı.



ARDA/FED Başkanı Fakir Yılmaz ile bu konu hakkında kendisini makamında ziyaret ederek bir çayını içtik İstanbul ve Diğer Şehirlerde bulunan Ardahan dernekleri hakkında sohbet ederek bir dernekçi gözü ile kendisinden günümüzdeki Ardahan dernekleri hakkindaki görüş ve düşüncelerini dinledik Gazetemize konu hakkında açıklamalarda bulunan Gazeteci FAKİR YILMAZ şunları aktardı.



Ardahan Dernekler Federasyonu olarak biz diyoruzki dernekçilik Kaz pişirme işi değildir evet bölgenin Etidir Sütüdür Kaşarıdır Balıdır bunlar tanıtılacak tabiki ama yılda bir Kaz gecesi düzenleyip paraların nereye gittiği bilinmeyen geceler düzenleyip efendim büyük Ardahan buluşması bilmem büyük birlik buluşması diyenler bu memleketin en büyük engelliyicileri en büyük belalarıdır diye düşünüyorum.



Neden ben 47 yaşına geldim ve bu 47 yılın 35 yılında hep Kaz pişiren dernekleri tanımışız dernekler çok kurumsal anlamda birşeydir oysaki biz sadece Kaz gecelerimiz ile tanınıyoruz böyle dernekçilik anlayışı olmaz nedir dernekçilik efendim sadece sizin kendi köyünüzü ilgilendiren bir yapı olmamalı şimdi efendim sisteme bakıyorsunuz camileri devlet yapıyor cenazeleri devlet gömüyor yani derneklere bir şey kalmamış derneklerin yapacağı tek şey var insanlarla sık sık diyaloğa geçip onlarla bir araya gelicek ve onlarla iş birliği yapmak siyasi ticari olan bir beraberlik sağlayıp bunların birbirinden kopuk olmadan ortak hareket ederek diğer lobilere özenerek lobicilik yapmamız gerektiğine inanıyorum bu anlamda bizde Ardahan federasyonu olarak dernekçiliğin sadece Kaz gecesi veya böyle rutin aile birliklerinin yaptığı gibi değil bölgeyi tanıtan kendini hissettiren yaşadığı bölgede bende varım demek.

Ben diyorumki hatta burda iddia ediyorum dernek merkezlerinin olduğu bölgede dernek başkanlarının cebinde o bölgenin kaymakamının telefon numarası bile yok ve eğerki yoksa eğerki kaymakamı direkt arayarak kaymakamım şu bölgede şöyle bir sorun var diyemiyorsa anlamı yoktur dernekçiliğin dernekçilik sadece Ardahan veya sadece ilçesi veya köy değil ülkenin sorunları ilede ilgilenmek lazım duyarlı olmak toplumsal hareketlere karşı cevap verebilmek lazım ama bir bakıyorsunuz bizim esnaflarımız gibi iş adamlarımız gibi derneklerimizin internet siteleri bile malesef yok Facebook,ta bol bol resim paylaşıyorlar sonucun ne olduğuna bakarsak elde var sıfır niye bugün İstanbulda birçok Ardahan,lının yaşadığı ileri görülürken bunların ticarette çok geri Kaldığı bir gerçek ben hep iddia etmişimdir dernek başkanları başka siyasileri omuzlamaktan onlara yağcılık yapmaktan öteye gitmiyorlar sen  gazetecilik yapıyorsun şuan bir derneğe gittiğinde dernek başkanı seni birsine reklam alabilmen için yönlendiremiyorsa ya size şöyle bir arkadaş size geliyor yardımcı olursanız sevinirim diyemiyorsa o dernkeçiliğin bir anlamı yoktur.


Yılda bir Kaz gecesi düzenleyip ee biz çok iyi çalıştık zaten spor almış başını gitmiş  her köşe başında halı saha var hemen hemen herkes futbol oynuyor bunu yaparkende sağlığın için yapıyorsun yaşam standartları ilerlediği için spora yöneliyorsun efendim turnuva düzenliyorsunuz hadi düzenledinde ne yaptın kardeşim siz o turnuvaya belediye başkanını getirip kupa verdirebiliyormusunuz veya amatör bir oyuncuyu bir takıma transfer ettirip bu çocuğun geleceği parlaktır deyipde elinden tutabiliyormusunuz veya Allah kimsenin başına vermesin diyelimki bir işyeriniz var ve yandı kül oldu buna destek olabiliyormusunuz yada bir işçinin zor durumda olduğunu bilipde arkadaşlar buna nasıl yardımcı olabilriz diyebiliyormusunuz küçükde olsa bir katkıda bulunamadıktan sonra ne anlamı var dernekçiliğin çoğunun yoktur bile ama derneğinizin logosunu dünyaya tanıtamıyorsanız böyle bir dernek olduğunu hissettiremiyorsanız nerde kaldı bu dernekçilik.



Hatırlarsanız Artvin,de eylem yapıldı devasal ikinci gezi olayı bile denildi adına kimdi bunu yapan oluşturan kurum kimdi küçük bir dernekti ama Türkiye,de hükümeti değiştirecek kadar etki yarattı dernekçilik budur işte ama siz gelinde bunu bizimkilere anlatın bizimkiler hep aynı yüzler ve emekli olan dernek başkanı oluyor başçavuş emekli öğretmen emekli orman bekçisi geliyor dernek başkanı oluyor ama burda asıl sorun burada iş adamlarımızın bu derneklere sahip çıkması gerekiyor evet benim gemim nasılsa yürüyor deyipde bir kenarda durmaması lazım bizzat burda devreye girip sosyal sorumluluğu üzerine alması gerekiyor şeklinde konuştu.


Anıl Hanım Bir Milyonu Ne Yapacak?..






  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com


Ardahan’ın gerektiği gibi tanıtılması için verilen çabaların bugüne kadar nasıl bir sonuç verdiğini, ülkenin 3 gümrük kapısına sahip, Kafkaslara ve Karadeniz’e açılan kapısı, 75 plakalı şehri, kırmızı et deposu, Posof ve Çıldır ilçelerinin göller bölgesi, Göle’nin yeşil ve yanmaz çamlarla çevrildiğini, Damal ve Hanak’ın Türkmen kültürü ile yoğrulduğunu, Yalanızçam Uğurlu Dağ Kayak Tesisinin de içinde bulunduğu Meşe Ardahan’ın hala Kars’ın ilçesi olarak bilinmesi kadar kolay bir yol var mı?

Bilmem ama bu kentin parası peşin gönderilen EMİT’te de yine Kars’ın stadının gölgesinde olacağını şimdiden belirtsem Ardahan’ı Tanıtma sevdası içinde olanlar başta olmak üzere kimse üzülmesin..

Neyse bunları geçelim, kendimin olduğu gibi sizlerinde şekerini arttırmayalım..

Ancak, benim gibi bir çok önemli isimin kazaen, pardonla davet edilme gereği duyulmayan Ankara’da ki toplantıda tanıtıldığı sanılan ve 3 Şubat’ta 3 Bakan ile resmi açılışı yapılacak olan Yalanızçam Uğurludağ Kayak Tesislerinin tanıtılması projesine bakmadan da geçemeyeceğim..

Çünkü bana göre hava alanı isteyen, havaalanını getirecek olan Ardahan’a yapılan en önemli projelerden olan Yalanızçam Uğurludağ Kayak Tesislerine 6 Milyondan çok bir para harcayarak yaptıran Avrupa Birliği Fonlarından bu tesisi tanıtmak için ayrılan tanıtım masrafının bedeli 1 Milyon TL. olduğunu biliyorum..

Yani ‘Ardahan Genel Sekreteri Anıl hanım al bu parayı, kayak tesisini tanıt’ diye ayrılan para tamı tamına bir milyon lira ve bu para Ardahan Genel Sekreteri Anı Aksel’in başında bulunduğu Genel Sekterlik kasasındadır..

Ve bu parayı özel bir firma tutan Genel Sekreterlik 3 Şubat’a kadar harcayacak..

Yani bizi davet etmeyi kazaen unutan savunmasını da kem-kümle geçiren valiliğe bedavadan yüklenen Kayak Tesisinin tanıtım işi Anıl Aksel ve onun tuttuğu tanıtım firmasını işi..

Peki bu tanıtım işi adı üstünde Ardahan Genel Sekreterliği ve onun kiraladığı tanıtım firmasına ait olmasına karşın niye işi sevdiğimi Valilik çalışanlarına yükler ve niye bizlerle onları üzer?

Evet, Yalanızçam Uğurludağ Kayak Tesislerini tanıtmak için ayrılan bir milyonu kasasında tutan ve tanıtım firması aracılığı ile fatura eden Genel Sekreterlik, bu tanıtıma Ardahan’dan başlamaz.. 

Ve niye Ardahan gazetelerine tam sayfa ilanlar vermez, Ardahan haberler ile dolu internet sitelerinin açılış sayfalarına reklam vermez?..

Ve niye bu yönde Ardahan’da ki gazeteciler ile bir toplantı yapmaz..

En önemlisi başta Ardahanlı Doğan Şentürk gibi onca gazeteci, televizyoncunun olduğu ulusal gazete ve medya ile neden temasa geçip, onları Ardahan’a bizzat davet etmezler..

Halbuki bizim gibi Ardahan sevdalısı Ardahan Doğanların bu tanıtımı en iyi şekilde yapacakları da iyi bilinmekte..

Ve niye Ardahan’ın tanıtmak için yok imkanlarla çaba gösteren Ardahan adını taşıyan federasyonları, dernekleri bu işe paydaş etmezler?

Maddi sıkıntı içinde ikide bir morali bozulan ve 3. Lige çıkma mücadelesi veren Serhat Ardahan Spor’un ve diğer Amatör Futbol takımlarının formalarına, Ardahan’ı Tanıtı m Günlerinde ki gibi kayak logolo formalarla neden reklam verilmez?

Ardahan’ın olduğu gibi İstanbul ve diğer kentlerin bilbordları ve reklam panoları neden ARDAFED’in valilik, genel sekreterlik ve belediyelerden beş kuruş almadan gerçekleştirdiği Ardahan’ı Tanıtma Günlerinde ki gibi donatılmaz ki?

Bilmiyorum ama başta Ardahan Valisi olmak üzere Ardahan’da ki yetkiler ve bu tesis üzerinde siyaset yapan, oy devşirmeye çalışan siyasiler neden; Anıl Aksel bu iş başkasının değil, senin işin, bizim işimiz değil demezler?

Osman Yıldız adlı arkadaşımızın Ardahan’da ki organizasyon firması gibi bir çok yerel firmanı daha etkileyici yollar bulacağından bi haber bir Genel Sekreterlik o paraya bizleri paydaş eder mi, Ardahan sevdalılarına yedirir mi ki?.. 

Bilmem..

Ama bildiğim tek şey yedirmezler!..

Çünkü bir kaç renkli balonla bölgenin devasa kayak tesisi gibi Ardahan’ı tanıtacaklarını sananlar bizlerden daha akıllı ve iş bilenler..

Kısacası bir kar yağışında kapanan köy yollarını günler sonrası açan bir Genel Sekreterlikte bunları istemek büyük iş olduğunu da biliyorum ama başka yolda yok..

Çünkü bir milyon Anıl hanımın kasasında ve onu yeyip, fatura edip, bitirecek bir firma var..

Yani EMİT’i de üstlenen ve bol bol slayt ve broşür basıp, bizi olduğu gibi ilgilileri de kandıran SERKA’lar gibi yol izleyenler bu memleketi çok iyi tanıtır..

Neyse uzatmaya gerek yok ama bir milyonu kasasında tutan Anıl Aksel hanım eğer zahmet edip, beni veya Doğan Şentürk gibi bir kaç Ardahanlıyı ararsa, Ardahan’a davet edilirse o paranın nasıl olup, en iyi şekilde Yalanızçam Uğurludağ Kayak tesisini tanıtacağını kendisine anlatır, Ardahan adına kendilerine yardımcı oluruz..

Ama oda zor..

Çünkü onlar bizi, biz gazetecileri, iş adamlarını arayacak kadar alçak koltuklarda oturanlar değiller..

Hayırlı olsun şimdiden, umarız bir milyonun üzerinde su içmez, buz da bol bol kayarız..