DOĞU YILMAZ 2. LİGDE 2 ÖNEMLİ TAKIMI YÖNETECEK!



MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Ligde 14’üncü haftayı 2-1´lik Elazığspor mağlubiyetiyle kapatan Karacabey Belediyespor, ligin 15’inci haftasında kendi evinde, düşme potasında bulunan Bayburt Özel İdarespor´u konuk edecek.




Misli.com 2’nci Lig´de mücadele eden Karacabey Belediyespor, Bayburt Özel İdarespor ile 13 Aralık Pazar günü saat 13.00´te Mustafa Fehmi Gerçeker Stadı´nda karşılaşacak. Mücadeleyi Ardahan Bölgesi´nden Doğu Yılmaz yönetecek. Yılmaz´ın yardımcılıklarını Mustafa Zıvalı İleri ile Ertan Demirci yapacak. Karşılaşmanın dördüncü hakemi ise Murat Kasap olacak.

Karacabey Belediyespor Başkanı İsmail Ülker, puan kaybına tahammüllerinin olmadığını ve sahaya mutlak üç puan için çıkacaklarını söyledi. Ülker,” Takım olarak Bayburt Özel İdarespor maçını bekliyoruz. Yapılan çalışmalardan çok memnunuz. Çalışmalar çok iyi gidiyor. En iyi sonucu almak için elimizden gelen bütün mücadeleyi sergileyeceğiz” dedi.

Karacabey Belediyespor, ligde 14 hafta sonunda topladığı 21 puanla 8’inci sırada bulunurken, Bayburt Özel İdarespor ise topladığı 9 puanla 19’uncu sırada yer alıyor.DHA-Spor Türkiye-Bursa / Karacabey Yasin KESKİN


AK PARTİYİ AYAKTA TUTAN SOLCU GEÇİNENLER..


Gün boyu başımızı kaldırmadığımız sanal ortamda bolca paylaşılan fotoğrafların beğeni alma yarışında olduğu bir dünyada o fotoğraflar arasında görülenlerin bazılarının ne kadar samimiyetsiz ama bazı gerçekleri de ortaya koyması anlamında çok ama çok tartışılacak fotoğraflardır.


Evet, eski değil hep solcu olarak bilinen bazılarının söylem ve paylaştıkları ile bir taraftan solcu, devrimci, dağcı geçinip kendilerini olduğu gibi etraftakilerini kandırdıklarını sanıp, bizimde kandığımızı sanırlarken aslında kendi iç dünyalarını ve solcu geçinip, asıl sağcı, dinci denen muhafazakârlar hatta ötesi, Mollaya da cemaat ruhlu olduklarını  ortaya koymaktalar.

Bu durumun en açık örneği yedi sülalesi solcu olarak bilinen ve bir zamanlar ‘Küçük Moskova’ olarak bilinen ilçeden çıkıp, 12 Eylül’den sonra gittikleri batıda pala bıyıkları ile oluşturdukları sermayelerinin devamı için sağcı, hatta milliyetçi geçindikleri dostlarıyla verdikleri fotoğraflardan biri, AK Partili Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile çekilen kare oldu.




Ve bu eskiden yeniden demeyeceğim sözüm ona solcunun ve onun gibilerinin verdikleri bu fotoğrafların verdiği en büyük cesaret ve mesajlardan biride Bahçeli’nin ‘kapatılsın’ deme cesaretine varmasına neden olan en büyük etkenlerdir. Çünkü bu sahtekarların bugün solcu 10 dakika sonra sağcı hatta Bahçeli’den daha fazla milliyetçi rollerine soyunmaları solun en büyük görmediği hatalarından biridir.

Çünkü bu sahtekâr solcu ama asıl sağcı, sömürücü, kapitalizmin ana taşıyıcıları olanların bir yanda AK Partili Atalay’larla kendilerini gölgelerlerken diğer taraftan da Gebze’de ve diğer birçok batı kentin de kendilerine solcu dedirtip, ihale alarak, işlerini yürütenlerdir.

Ve bu durum yani Şanlıalabey’in yayınladığı fotoğrafta görüldüğü gibi 20 yıla yakındır neden iktidarda kaldığı tartışılan AK Parti’nin asıl taşıyıcı kolonları, demirlerinin Şanlıbey gibilerinin büyük solcu olarak bilinmeleridir. 

Ha unutmadan Şanlıbey’in fotoğraftakinin diğer bir karesi de bir taraftan dağlı, diğer taraftan CHP’li, öte yandan iş adamı, hatta stk’çı olunan Gebze, Darıca, Esenyurt, Beykoz ve diğer birçok yerde her gün, her an görülen karelerdir.

İşte size kısa bir özet dediğimiz ve ‘AK Partiyi Ayakta Tutan Solcu Geçinenler’ başlığını koyduğumuz bu yazıyı bir kez daha ama daha sakince ne anlatmak istediğini anladığınızda AK Partiyi MHP değil asıl ayakta tutup, iktidarına devam diyenlerin kim olduğunu daha iyi anlarsınız. Anlamazsanız Şanlıalabey’in paylaştığı son fotoğraflarına yada Gebze’de ve diğer birçok batı kentlerdeki büyük solcuların solcuyuz derlerken kimlerle fotoğraflar paylaştıklarına bir bakın hele..



Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


ARDAHAN’LI HAKEM


1. LİG TAKIMLARINI YÖNETECEK..


ARŞİV HABER 27/07/2019 TARİHLİ HABER/YORUM


Ardahan’ı bölgesel amatör ligde temsil edecek olan hoçvan sporun başkansız olduğu bu sürçte Ardahan 1. amatör futbol ligi hazırlıklarını sürdüğü şu günlerde TFF Hakemi Ardahanlı Doğu Yılmaz 1. Lig takımlarını yönetecek.


Geçtiğimiz gün katılım ücretini yatırarak BAL LİGİ’ne katılacağını ortaya koymasına rağmen yönetiminde sorunlar yaşayan ve başkanı olmasına rağmen başkanı dışlanıp bir kaç kişinin yönetmeye çalıştığı ve önündeki sorunları nasıl aşacağı merakla beklenen Hoçvanspor’ un gündeme gelmediği şu günlerde Ardahan’lı hakem Doğu Yılmaz 1. LİG’e hazırlanan takımlardan olan Giresunspor / Hatayspor hazırlık maçında orta hakem olarak görev alacaktır. Erzurum da oynanacak olan karşılaşmayı yine Ardahan’lı hakemlerden olan Halil Altun yan hakem olarak görev alacaktır.



BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMALARI


 


HDP’den aldığı destekle “Antalya’yı kaybettiysem, Ardahan’ı kazandım” diyen ama Ardahan’ı da kaybeden başkan Erdoğan’ın,  son seçimde İstanbul başta olmak üzere bir çok yerde seçimi kendisi gibi kaybeden partisinin de içinde olduğu siyasetçilere seslenen CHP’nin, eski yönetim şekli olan parlamenter sisteme geri dönmek istemesiyle yeniden tartışılan başkanlık sisteminin , henüz oturmadığı  ve birçok yeni sorunu da kendisiyle birlikte getirdiği ileri sürülmektedir.


Aslında aynı CHP’nin genel başkanı ve İstanbul İl Başkanının yerine oturmadığını ileri sürdükleri ve eski sisteme dönülmesini isterlerken , eyalet sistemli Amerika başta olmak üzere birçok ülkede hayatta olan ve gayet de barışçıl olan bir başkanlık sistemini önerdikleri de gözlerden kaçıyor.


Parlamenter sistem veya başkanlık sistemi de olsa , aslında bir bürokrasi sistemi olan ülkedeki sistemin ana sorununu siyasiler ve toplumun istemlerine ayak uyduramayan bürokratlar olduğunu Demirel, Özal, Çiller, Ecevit ve Erdoğan da sıkça belirtiyorlardı. 


Ama Başkan Erdoğan dışında bu sorunu dipten çözmeye hiç birisinin  cesareti ve gücü yetmedi.


Ve yetmezse de “Evet” diyen halktan da destek alan Erdoğan’ın referanduma götürerek kendisini başkan, ülke yönetim şeklini başkanlık sistemi yapmayı başardı… Ve yarım yamalak da olsa hayata geçirilen başkanlık sistemini kendisi ve emrindekilere hızla uygulatmaya başladı.


Bu başlamayla da mırıldamalar, şikayetler ard arda geldi, geliyor.


Bu mırıldamaların ve şikayetlerin artmasının altında yatan ise yetkileri elinden alınan bürokratların yani bürokrasi iktidarının , CHP başta olmak üzere siyasiler kanalıyla gündeme getirilmekten, tartışmaya açılmaktan öte bir şey değildir.


Çünkü bu sistem ;  ülkenin kuruluşundan bu yana baş katipten genel müdüre kadar hatta askerin asıl iktidar olduğu bürokrasi gibi , görevleri yasa yapmak olan milletvekillerinin elindeki “Astığım astık, kestiğim kestik” gücünü ellerinden almıştır.


Mevcut başkanlık sisteminden öte tek adam, diktatör sistemi olduğunu ileri sürenlerin şikayetleri bu yönden olsa da gerçek başkanlık sistemini yani eyaletli ABD’de ki ve diğer ülkelerdeki başkanlık sistemini isteme arzusu da bu tartışmaların içinde gölge de kalan asıl konudur.


Çünkü gerçek başkanlık sistemi içinde eyaletlerin olmadığı, yetkilerin dağılmadığı bir sistem oturamaz hatta tek adam, diktatör eleştirilerini getirenleri haklı çıkarır…


Gerçi yeni bir sistem olan ve oturma sancıları çeken şu an ki başkanlık sistemi, “Büyük şehir, bütün şehir” gibi söylem ve uygulamalarla açıkca olmasa da üstü kapalı olarak eyaletli bir sisteme doğru gittiği de görünmeli, bilinmelidir.


Askeri vesayeti ve emekli olduklarında yerlerine çocuklarını bırakan bürokrasi iktidarını tam kırmasa da, parçalayan başkan Erdoğan’ı bir çok liderin başaramadığı başkanlık sistemini gerçek anlamda oturtması için partisinin hazırladığı ama “tepki alırız, şimdi sırası değil” diyerek eyalet sisteminin ön adımı olan büyük şehirden sonra “Bütün şehirler” önergesini de tozlu raflardan indirip tartışmaya açmalıdır.


Çünkü gerçek başkanlık sisteminin tam olarak oturması için de eyalet sistemli başkanlığın yolunun üzerindeki engeller temizlenmelidir.


Bunu da yapacak yine Erdoğan’dır… Yapamazsa şuanki  “hâlâ oturmadı”  denen başkanlık sistemi, bu sistemle,  kendisinden sonra gelecek olanın gerçek diktatör olmayacağı da söylenemez…


Bu nedenle başkanlık sisteminin tartışılmasını önlemek için eyaletlerin de içinde olduğu gerçek başkanlık sisteminin oturması için başta başkan Erdoğan olmak üzere herkes çaba göstermelidir. 











HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!