
SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..
Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..
‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..
İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlık ettiği ARDAFED’in iadeyi ziyaretinde önemli açıklamalarda bulunan Demokratik Sol Parti İstanbul İl Başkanı Çiğdem Mercan ülkedeki siyasi gelişmeleri yakından takip eden DSP’nin güçlü bir ekiple ülke siyasetine yönelik 3. bir yol için yeni bir çıkış yapacağını söyledi.
ARDAFED Heyetini makamında karşılayan ve yönetimi ile birlikte toplantı misafirlerini İl Başkanlığı toplantı masasında ağırlayan DSP İstanbul İl Başkanı Mercan yaptığı açıklamada, başta CHP olmak üzere muhalefet denen parti ve grupların DSP kadar samimi olmadıkları gibi uzatılan eli de tutmadıklarını belirtti. Mevcut iktidar tarafının ve karşısındaki sözde muhalefetin var olan sorunları çözme gibi niyeti olmayan bir anlayışla hareket ettiğini de belirten DSP İstanbul İl Başkanı Çiğdem Mercan iktidara talip olan DSP’nin bu sorunları en kısa sürede çözecek olan kadrolarıyla çalıştığını belirtti.
İl Başkanı Çiğdem Mercan şöyle devam etti..
‘Seçim kanunu çıktıktan sonra siyaset tekrar düzenlenmesi gerecek ve şimdi sayısı 2 olan ittifaka 3. çıkış yolu eklenerek ülkenin yönetimine talip olabilir. Biz DSP olarak ilkelerimizden taviz vermeden etkin rol üstlenmek istiyoruz. DSP ülkeyi 3 kez yönetmiş bir partidir. DSP’!nin yetkili kurulları en güzel kararı verecektir.’ belirtti.
İstanbul İl Başkanlığında yapılan görüşmede Ardahan’ı anlatmakla söze başlayan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Gazeteci/Fakir Yılmaz ise ‘DSP ve diğer muhalefetin samimi olduklarını ortaya koymalarının tek yolunun bir araya gelip, güç birliği içinde hareket ederek gerek mevcut iktidara doğru yolu gösterme gerekse iktidara talip olması gerekir.’ dedi.
ARDAFED Başkan Yardımcılarından İbrahim Beşli’nin yanı sıra birçok Ardahanlının katıldığı ziyarette Ardahanlı olan DSP İstanbul Kağıthane İlçe Başkanı Ekrem Şit, DSP Milletvekili ve Belediye Başkan Adayı olmuş olan DSP yöneticilerinden İpek Süt’te bulundular.
.jpg)
Çiçeklerin Suyunu Kesmeyin..
2014 yılında düzenlenen ‘Kobani eylemleri’ne yönelik yürütülen soruşturmada gözaltına alınan ve gözaltında olduğu sırada hastaneye kaldırılan Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen, “Buradaki koşullar da aynı gıdaları almak, tedaviye imkân vermeyecektir. Bu nedenle bundan sonra, gözaltında bulunduğum süreç boyunca sadece su alacağım” açıklamasında bulunmasının diğer adı bunca yaşanan baskılara karşı ortaya konan bir açlık grevidir.
Her ne hikmetse yıllar önce yaşanan ama bugün durduk yerde bir anda gündeme gelen ve aynı savcının sarayı ziyaret, MHK toplantısı sonrasında 2014 yılında düzenlenen ‘Kobani eylemleri’ne yönelik yürütülen soruşturma gerekçe gösterilerek gözaltına alınan eski milletvekili, şimdiki Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen’in bu duruşu ve hala gözaltında olan, yine bu tür iddialarla tutuklu bulunan ama bir türlü sonuçlanmayan davalar dolayısıyla hala mağdur edilen diğer insanların tek derdi var; oda yaşamın birinci kaynağı olan suyun bulandırılmaması ve kesilmemesidir..
Instagram hesabından paylaşılan açıklamada, “Hem buradaki görevliler hem de hastane personeli üzerlerine düşeni yaptı. Ama buradaki koşullarda aynı gıdaları almak, tedaviye imkân vermeyecektir. Bu nedenle bundan sonra, gözaltında bulunduğum süre boyunca sadece su alacağım” ifadelerine yer veren Bilgen’in asıl işaret ettiği bu yaşananları dişlerini sıkarak izeleyen dışarıdaki insanların her şeye rağmen birlikte yaşamak ve bu ülkenin hepimizin olduğunu anlatmak, hatırlatmak olurken her biri birer çiçek olan bu insanlara, insanlığa can veren suyun kesilip, kurutulmak istenmesine olan dirençten başka bir şey değil..
Ve aynı insanlar Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırmasına verdikleri tepkinin nedeninin savaş değil, barışı, komşuluğu, kardeşliği istemelerinden öte bir şey değildir.
Ve bu soruşturmanın asıl diğer bir amacınında diğer bir çok kentte olduğu gibi Kar Romanının yazıldığı Kars Belediyesine yönelik kayyum atama düşüncesinden öte bir şey değildir..
Ama bugün Ermenistan’a arkadan gaz veren ve yüzelli yıl önce Rusya’nın işgalinde bulunan Kars’ın o dönemdeki askeri valisinin Kars ile ilgili hatıralarının okunması halinde Rus Valisinin şehri yönetemeyince Şura kurmak zorunda kalmasına benzer bir süreç içinde olan iktidarın bunları bir kenara itip, iktidara geldiği ilk iki dönem ve bugün hala kendisine su gibi destek verenleri üzüp, kurutmaması gerekir diyorum…
Ve bu soruşturma ve ondan öncekilerinin Feto darbe girişimi ardından bir zamanların kahramanı, bugünün kaçağı Zekeriya Öz ve ekibince hazırlanan karanlık oyunların devamı olduğuda unutulmamalıdır..
Bir anda gündeme gelen ve HDP’li eski milletvekilleri, belediye başkanları ve MYK üyelerinin de aralarında olduğu 82 kişi hakkında gözaltı kararı verilmesi ile devam eden bu sürecin aslında birilerince iktidarın suyunu kesme hesapları olduğunu da iddia ederken, bu iktidarın başında bulunan ve Barış Süreci’nde ortaya koyduğu cesur ve olumlu tavrıyla 20 yıla yakındır iktidarda olan Başkan Erdoğan’ın bu yaşananların önüne geçmesi ve bu yaşanan ve yaşatılanların HDP’ye, Kürtlere değil kendisine yönelik ince hesapları yapanların hesabını bozmalıdır..
Bunu yapmak içinde Kars Belediye Eş Başkanı Ayhan Bilgen, eski HDP milletvekilleri Altan Tan, Sırrı Süreyya Önder, Emine Ayna, Nazmi Gör, Beyza Üstün, HDP’li Can Memiş, Gülfer Akkaya, HDP MYK üyesi Alp Altınörs, eski HDP Sözcüsü Günay Kubilay, Ayla Akat Aka, Toplumsal Özgürlük Partisi Sözcüler Kurulu üyesi ve Dönem Sözcüsü Perihan Koca, HDK-HDP Kadın Meclisi üyesi Dilek Yağlı, HDP’li Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyesi (RTÜK) Ali Ürküt gibi Demirtaş ve onunla birlikte içeri alınan insanların biran önce serbest kalmasını ve tüm toplumu serinleten ve can veren suyu kesmeden, Türk, Kürt, Alevi, Çerkez demeden bu ülkeyi oluşturan halklara sunmalı, ısmarlamalı ve kendi iktidarınında içinde olduğu umutları yeniden yeşertmelidir diye düşünüyorum..
Çünkü Arap Baharı ardından Akdeniz’de başlayıp, Ege’ye buradanda memleketim Ardahan’ın sınır olduğu Kafkasya’ya uzanan karanlık oyunun içinde olduğunu düşündüğüm bu son operasyonun diğer bir amacı da soğuyan Güneyi yeniden ısıtıp, iktidar üzerinde kardeşçe yaşamaya alışkın bu ülkeyi oluşturan insanları yormak ve üzmekten başka bir şey değildir bu son yaşananlar…











.jpg)
ÖMER TÜRKOĞLU:
Ardahan’da seçimin kalbi DSP’de atacak
arşiv haber 21/04/2015 tarihli haber
7 Haziran Genel Seçimlerinde Ardahan’da büyük sürpriz yapması beklenen Demokratik Sol Parti (DSP) Ardahan’ın kalbi olarak görülen Şehir Kulübü’nün 2. katında seçim bürosunu açtı.
Ardahan’da birçok partinin mitingini gerçekleştirdiği, şehrin en merkezi noktası olan şehir kulübünün 2. katında seçim bürosunu açan DSP, bürosunu bayrak ve flamalarla süsleyerek seçmenlerinin karşısına çıktı.
Demokratik Sol Parti ( DSP) Ardahan 1. Sıra Milletvekili Adayı Mali Müşavir, Çalışma Ekonomisti Ömer Türkoğlu ve 2.sıra Adayı Sanayici İşadamı Bekir Dursun öncülüğünde seçim çalışmalarına hız veren DSP’nin il genelinde tarihi bir başarı yakalayacağı belirtilirken, aday tanıtım toplantısı heyecanı da yaşanıyor.
26 Nisan’da Ankara’da gerçekleşecek olan aday tanıtım toplantısına katılmak için hazırlıklarını tamamlayan DSP Milletvekili adayı Türkoğlu ve Dursun Ankara’da DSP Genel Başkanı Masum Türker’le gövde gösterisi yapacak. DSP’nin Türkiye’de en çok oy aldığı 3 ilden biri olan Ardahan’da seçimlerle yüksek oy potansiyeli bulunan Sol Partinin, Ömer Türkoğlu ve Bekir Dursun ile oy patlaması yapması bekleniyor.
**Asıl CHP Milletvekilleri AKP’ye gidiyor..
Seçim çalışmalarına resmen başlayan Milletvekili Adayı Türkoğlu yaptığı açıklamada, DSP’ye verilen oyların AK Parti ”ye gittiğini yönündeki algıların yanlış olduğunu belirterek, “ Her zamanki CHP klasiği veya klasik fasıl/müzik başladı. DSP’ye verilen oylar AKP ‘ye gidiyormuş? Asıl CHP’ye verilen oylar ve CHP’den daha önce milletvekilliği yapanlar AKP’ye gidiyor. Sonuç olarak solun tek temsilcisi DSP’dir.DSP oy oranı merak eden anketçilerin anketlerine değil, Türk Milletinin nabzına ve kalbine bakması yeterlidir. Atatürk’ün yolu saltanatın sonu doğruları söyleyen parti DSP’nin iktidarında olacaktır.” dedi.
**Türkoğlu: Ardahan’ın has evladıyım..
Demokratik Sol Parti’nin Ardahan’da seçimlerde büyük başarı yakalayacağını dile getiren DSP Milletvekili Adayı Mali Müşavir, Çalışma Ekonomisti Ömer Türkoğlu ve Bekir Dursun profesyonel bir ekiple yola çıktıklarını Demokratik Sol Parti’nin gücünü Ardahan’da en güzel bir şekilde yansıtacaklarını açıkladı.
Halkla iç içe olup, halkın problemlerini dinleyip çözüme kavuşturacaklarını dile getiren DSP Ardahan 1. Sıra Milletvekili Adayı Ömer Türkoğlu, “ Bu şehirde doğmuş, büyümüş ve bu şehrin havasını teneffüs etmiş biri olarak bu onurlu göreve talip oldum. Ben bu yörenin çocuğuyum, babamın dedemin mezarı burada. Benim mezarım da burada olacak. Bütün yatırımım burada. Buranın çocuğuyum, halktan biriyim. Çantacı adaylardan değilim. Yatırımını başka yerlere yapıp da, para kazandıktan sonra Ardahan’a eline çantasını, paltosunu alıp gelen adaylardan değilim. Hele petrol ofislerine para aktarıp miting yapılması için araç kiralayanlardan hiç değilim. Şova yönelik siyaset yapan, vatandaşa çantayla para dağıtan adaylardan değilim. Ben Ardahan’ın öz çocuğuyum. Evim burada, işim burada. Yıllardır bu şehrin havasını teneffüs etmiş, bu şehrin derdiyle dertlenmiş, halkın yaşadığı sıkıntılar halkla beraber yaşamış kışın karını boranını çilesini çeken yazın ise yağmurunu çamurunu çiğneyip tozunu yutan biri olarak bu onurlu göreve talip oldum. İnsanımızın ve Ardahan’ımızın sıkıntılarını çok iyi biliyorum. Göreve geldiğim gün çok kaliteli bir ekiple Ardahan için elimden gelenin en iyisini yapacağım. ” dedi.
**Ardahan çantacı adaylar def etmeli..
Türkiye’nin DSP iktidarına ihtiyacı olduğunun altını çizen DSP Milletvekili Adayı Ömer Türkoğlu “ 7 Haziran’da yapılacak olan Milletvekili seçiminde DSP’nin yüzde 10 barajını geçeceğine olan inancımız tamdır. Ardahan’da ekibimizle gerekli tüm çalışmaları yapmaktayız. Ardahan’da DSP’nin gücüne güç katacağımıza inanıyorum. Çünkü Ardahan, DSP’nin gözbebeği şehirlerimizden biridir. Ardahan şehri artık dışarıdan gelen evi, işyeri olmayan adayları artık def etmeli. Çünkü bu insanlar şehrin sıkıntılarını bilmeyen, şehrin sorunlarından tamamen uzak insanlar. Tamamen tepeden inme bir anlayışla maalesef aday yapılıyorlar. Bu da şehrimize zarar veriyor. Ardahan halkı maalesef yıllardır bu tür adaylara mahkûm ediliyor. Artık Ardahanlı olup bu şehirde yaşayan insanların milletvekili olma zamanı gelmiştir. DSP’de 2. Sıra Milletvekili adayımız Sanayici İşadamı Bekir Dursun’la birlikte yüksek oy potansiyeline ulaşacağımıza inancımız tamdır. Ardahanlı olan yine evi, iş yeri bu şehirde bulunan bu halkla beraber sevinip, bu halkla beraber üzülen burada yaşayan Bekir Dursun kardeşimizle birlikte Ardahan’ı onurlu bir şekilde temsil edeceğiz. “ dedi.
**Türkoğlu TBMM’ye gidecek..
Ardahan’da geçtiğimiz seçimler 9 bin civarında oy alan Demokratik Sol Parti, Ardahan’da Ömer Türkoğlu ve Bekir Dursun ile birlikte oyunu yükseltmesine kesin gözüyle bakılırken DSP’nin seçim barajını aşması halinde Ardahan halkı Türkoğlu ve Dursun’u Milletvekili olarak meclise göndereceği İfade ediliyor.
Zonguldak ve Eskişehir’le birlikte DSP’nin kalesi olarak görülen Ardahan’da Demokratik Sol Parti’nin tarihi bir başarı yakalayacağı belirtiliyor.
.jpg)
Çiçeklerin Suyunu Kesmeyin..
2014 yılında düzenlenen ‘Kobani eylemleri’ne yönelik yürütülen soruşturmada gözaltına alınan ve gözaltında olduğu sırada hastaneye kaldırılan Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen, “Buradaki koşullar da aynı gıdaları almak, tedaviye imkân vermeyecektir. Bu nedenle bundan sonra, gözaltında bulunduğum süreç boyunca sadece su alacağım” açıklamasında bulunmasının diğer adı bunca yaşanan baskılara karşı ortaya konan bir açlık grevidir.
Her ne hikmetse yıllar önce yaşanan ama bugün durduk yerde bir anda gündeme gelen ve aynı savcının sarayı ziyaret, MHK toplantısı sonrasında 2014 yılında düzenlenen ‘Kobani eylemleri’ne yönelik yürütülen soruşturma gerekçe gösterilerek gözaltına alınan eski milletvekili, şimdiki Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen’in bu duruşu ve hala gözaltında olan, yine bu tür iddialarla tutuklu bulunan ama bir türlü sonuçlanmayan davalar dolayısıyla hala mağdur edilen diğer insanların tek derdi var; oda yaşamın birinci kaynağı olan suyun bulandırılmaması ve kesilmemesidir..
Instagram hesabından paylaşılan açıklamada, “Hem buradaki görevliler hem de hastane personeli üzerlerine düşeni yaptı. Ama buradaki koşullarda aynı gıdaları almak, tedaviye imkân vermeyecektir. Bu nedenle bundan sonra, gözaltında bulunduğum süre boyunca sadece su alacağım” ifadelerine yer veren Bilgen’in asıl işaret ettiği bu yaşananları dişlerini sıkarak izeleyen dışarıdaki insanların her şeye rağmen birlikte yaşamak ve bu ülkenin hepimizin olduğunu anlatmak, hatırlatmak olurken her biri birer çiçek olan bu insanlara, insanlığa can veren suyun kesilip, kurutulmak istenmesine olan dirençten başka bir şey değil..
Ve aynı insanlar Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırmasına verdikleri tepkinin nedeninin savaş değil, barışı, komşuluğu, kardeşliği istemelerinden öte bir şey değildir.
Ve bu soruşturmanın asıl diğer bir amacınında diğer bir çok kentte olduğu gibi Kar Romanının yazıldığı Kars Belediyesine yönelik kayyum atama düşüncesinden öte bir şey değildir..
Ama bugün Ermenistan’a arkadan gaz veren ve yüzelli yıl önce Rusya’nın işgalinde bulunan Kars’ın o dönemdeki askeri valisinin Kars ile ilgili hatıralarının okunması halinde Rus Valisinin şehri yönetemeyince Şura kurmak zorunda kalmasına benzer bir süreç içinde olan iktidarın bunları bir kenara itip, iktidara geldiği ilk iki dönem ve bugün hala kendisine su gibi destek verenleri üzüp, kurutmaması gerekir diyorum…
Ve bu soruşturma ve ondan öncekilerinin Feto darbe girişimi ardından bir zamanların kahramanı, bugünün kaçağı Zekeriya Öz ve ekibince hazırlanan karanlık oyunların devamı olduğuda unutulmamalıdır..
Bir anda gündeme gelen ve HDP’li eski milletvekilleri, belediye başkanları ve MYK üyelerinin de aralarında olduğu 82 kişi hakkında gözaltı kararı verilmesi ile devam eden bu sürecin aslında birilerince iktidarın suyunu kesme hesapları olduğunu da iddia ederken, bu iktidarın başında bulunan ve Barış Süreci’nde ortaya koyduğu cesur ve olumlu tavrıyla 20 yıla yakındır iktidarda olan Başkan Erdoğan’ın bu yaşananların önüne geçmesi ve bu yaşanan ve yaşatılanların HDP’ye, Kürtlere değil kendisine yönelik ince hesapları yapanların hesabını bozmalıdır..
Bunu yapmak içinde Kars Belediye Eş Başkanı Ayhan Bilgen, eski HDP milletvekilleri Altan Tan, Sırrı Süreyya Önder, Emine Ayna, Nazmi Gör, Beyza Üstün, HDP’li Can Memiş, Gülfer Akkaya, HDP MYK üyesi Alp Altınörs, eski HDP Sözcüsü Günay Kubilay, Ayla Akat Aka, Toplumsal Özgürlük Partisi Sözcüler Kurulu üyesi ve Dönem Sözcüsü Perihan Koca, HDK-HDP Kadın Meclisi üyesi Dilek Yağlı, HDP’li Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyesi (RTÜK) Ali Ürküt gibi Demirtaş ve onunla birlikte içeri alınan insanların biran önce serbest kalmasını ve tüm toplumu serinleten ve can veren suyu kesmeden, Türk, Kürt, Alevi, Çerkez demeden bu ülkeyi oluşturan halklara sunmalı, ısmarlamalı ve kendi iktidarınında içinde olduğu umutları yeniden yeşertmelidir diye düşünüyorum..
Çünkü Arap Baharı ardından Akdeniz’de başlayıp, Ege’ye buradanda memleketim Ardahan’ın sınır olduğu Kafkasya’ya uzanan karanlık oyunun içinde olduğunu düşündüğüm bu son operasyonun diğer bir amacı da soğuyan Güneyi yeniden ısıtıp, iktidar üzerinde kardeşçe yaşamaya alışkın bu ülkeyi oluşturan insanları yormak ve üzmekten başka bir şey değildir bu son yaşananlar…











.jpg)