Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da



Türkiye’nin artan ihracatı ve Rusya’nın Ukrayna’ya düzenlediği saldırılar sebebiyle Karadeniz’deki bazı limanların kullanılamaması, taşımacılığı karayoluna yöneltti ve sınır kapılarında tır yoğunluğunun artmasına neden oldu.


Bu yazı yazılırken AKP ve MHP’nin hazırladığı sansür yasasının birçok maddesi kabul edilirken, 3 yıla kadar hapis cezasını öngören kritik 29. maddenin de içinde bulunduğu 2. bölümün görüşülmesine bugün başlanacak.
Basın ve meslek örgütleri ile muhalefet partilerinin tepki gösterdiği teklif, Mecliste görüşülmeye devam ederken ve büyük ihtimalle bugün kabul edilecek gibi görünürken iktidarın çok da oralı olmadığı yani birçok kanun, yasa ve önerge gibi Tİ’ye almadığı eleştiri ve kınamalarda devam ediyor.
Ancak hükümeti haklı çıkaran bu ciddiyetsiz eleştirilerin nedenine baktığımızda başta sözüm ona basın ve medya kuruluşlarını temsil ettiklerini iddia eden ancak iş kendilerine gelene kadar üç maymunu oynamakla meşgul olanları değil asıl konunun birinci muhatabı olan kamuoyuna yani okura bakmak isterim.
Evet, 84 milyonluk ülkede 1 milyonu spor, 1 milyonu bulmaca, 1 milyonu magazin ve at yarışı olmak üzere toplam 4 ila 4,5 milyon gazetenin ancak tiraj yaptığı ülkemizde basının özgür olması konusunda akıl verenlerin sayısı 20 milyondan aşağı değil desem inanın.
Zira her gün bir gazete bayine gidip günlük bir gazete almayanlardan bilirim. Bu yetmezmiş gibi günde bir gazete dahi almadan “satılık basın” diye bağırıp çağıranların sayısı yine 20 milyondan fazladır.
.jpg)
Mahallesinde, bulunduğu ilçede kaç mahallesi olduğunu bilmediği kentte yerel gazeteden bihaber, matbaayı düğün davetiyesi için arıyan bir toplumun özgürlüğün ne anlama geldiğini bilmemesi gibi, basının da bir gün kendisine lazım olacağını anlamaz.
Çünkü güvenlik güçleri gibi onun huzuru, güzel yaşamı için gereken ve tüm dünyada basının 4. kuvveti olduğu demokrasi için mücadele edildiği bir fert, bir aile, bir millet ve de bir ülke için olduğunu anlayamaz.
Yani kısacası basın ve medyaya sahip çıkacak olanlar biz gazetecilerden çok, okur olduğunu bilmemize karşın gazete almayan, gazeteciyi satılık diye suçlayan ve adalet gibi basınında aslında ona lazım olduğunu anlamayıp sus, pus olup yaşananları izleyen topluma bakmak gerekir desem de boş olacak.
Çünkü yazım bitene ve yayınlanana kadar bahsi geçen yasa diğer bir çok antidemokratik yasa, kanun, genelge gibi hayata geçmiş olacak, bu tam demokrasi özlemi çekilen ama tam tersine giden ülkede..
.jpg)
Iğdırlılaran Korkup, Köyü Yeniden Onarmaya Aldılar!
Hızla devam eden göç dolaysıyla her geçen gün boşalan Ardahan’ın Posof İlçesine bağlı köylere Iğdırlılar ilgi duyunca Avrupa’da ki Posoflular harekete geçti.
**YOK OLMAKTA OLAN KÖYÜ KURTARMAYA KARARLILAR..
Posof’ta göç nedeni ile Ahıska – Çaral’ın tam karşısındaki Tepesümde (Sarıdarı) köyü bitme noktasına gelmişti. Sadece bir kaç aile kalmıştı köyünü terk etmeyen ve adeta ata dede toprağını korumak baba ocağını tüttürmek için direnen. Ancak ilgi duyan başkaları çıktı köyde ev satın alarak yerleştiler.
Köyünden uzak kalan Tepesümdelilerin gönlü buna razı olmadı. Köyüne sahip çıkmak ve yazları şehirlerin sıcağında kavrulmaktansa saklı cennet Posof’ta serin bir ortamda hayatının kalan bölümünü geçirmeye karar verdiler.
Köyüne dönerek baba ocağını tüttürmeye kararlı Behman Güney, Vale’de yaşayan Ahıskalı Şevket hoca ile anlaşarak ustalık işlerini devretti.
Vatanı kazanmış olan çalışkan Ahıskalılar artık Posof’u da inşa etmeye başladılar.
Behman Güney’in notu: “Hayatımızın çoğu Bursa ve istanbulda geçti . Özlem duyduğum, doğup büyüdüğüm, çocukluğumun geçtiği yer unutulmuyor. Babamızın atamızın mezarları orada, taşına, toprağına, bayırına, kayalıklarına bile özlem duyuyor insan . Benim gibi Köyü’ne dönenler olacaktır inşallah.”
**90 Bin Liralık İnek Çaldılar..
Ardahan merkeze bağlı Ovapınar (Bağdat) köyünde 9 büyükbaş hayvan çalındı.
Edinilen bilgiye göre Ardahan’ın Ovapınar köyüne gece saat 01.00 sularında giren hırsızlar, yaklaşık 90 bin değerinde olan 9 büyükbaş hayvanı çaldı.
**Hizmetçinin 90 Milyonluk Hayvanları!..
Köyde daha önce keşif yaptıkları anlaşılan hırsızlar, gece saatlerinde Kaşgarlı Mahmut Erkek Yurdunda temizlik görevlisi olarak çalışan Levent Şimşek’ e ait ahıra girdi. Ahır içerisinde ve çevresinde kamera olmasına rağmen bu durumu göz ardı eden hırsızlar ahırda bulunan 9 büyükbaş hayvanı çalarak kayıplara karıştı.
Levent Şimşek, durumu fark ederek Jandarmaya haber verdi. Köye gelerek inceleme yapan jandarma ekipleri olayla ilgili soruşturma başlattı. Kamera kayıtlarında yapılan incelemede hırsızların atlı 4 kişi olduğu ve birinin ayağında aksama olduğu anlaşıldı.
**Hırsızlar Burada Yakalaması Gerekenler Nerede?
*15/11/2016 Tarihli Haberler
Hayvan Hırsızlığının Önüne Geçilemiyor..
Ardahan’da son zamanlarda artan hırsızlık olayları hayvan yetiştiricileri isyan ettirdi.
Ardahan’ın birçok köyünde ve ilçelerinde büyükbaş hayvan hırsızlığı yaşanıyor. Duruma isyan eden yetiştiriciler, hayvan hırsızlarının özellikle gece geç saatleri tercih ettiklerini belirtti. Vatandaşlar, son olarak Ardahan merkeze bağlı Sulakyurt köyünde Taşkın Kala’ya ait 11 adet büyükbaş hayvanın ahırdan çalındığını söyledi. İddiaya göre gece geç saatlerde ahıra gelen kimliği belirsiz kişi ya da kişiler 11 adet büyükbaş hayvanı ahırdan çaldı. Sabahın erken saatlerinde hayvanlarını kontrol etmek için ahıra gelen Taşkın Kala hayvanlarını ahırda göremeyince durumu jandarma ekiplerine bildirdi.
Hayvan hırsızlıkları ile ilgili konuşan Sulakyurt Köyü Muhtarı Şenol Karabağ, “Hayvan hırsızlığı hat safhaya ulaşmış durumda. Gün geçmiyor ki bir köyümüzden bir vatandaşın malı çalınmasın. Kendi köyümüzden iki vatandaşın toplam 18 büyükbaş hayvanı çalındı. Bu da vatandaşın emeğinin çalınması, rızkının çalınması anlamına geliyor. Yetkililerden bir an evvel bu olaya çözüm bulmalarını istiyoruz” dedi.
Hırsızlar çalma planlarını gazinolarda yapıyor
“Vatandaşın alın teri, emeği ve çocuğunun rızkı çalınıyor” diyen Karabağ, “‘Sonuçta vatandaş mağdur ediliyor, emeği çalınıyor, çocuklarının rızkı çalınıyor. Artık devletin bu olaya el atması lazım, vatandaşın mağdur olmaması için gerekli önlemlerin alınması lazım. Hırsızlar elini kolunu sallayarak gelip vatandaşın hayvanını götürüyorlar. Bu da yetmiyormuş gibi götürüp Ardahan’da gazinolarda ve eğlence merkezlerinde yiyorlar. Hırsızlar çalma planlarını Ardahan’daki gazinolarda yapıyorlar. Bunu herkes biliyor. Kolluk kuvvetleri de biliyor ki bu çalınan emekler oralarda yeniliyor. Buna bir an önce çözüm bulunması ve vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi için bu insanların yakalanıp adalete teslim edilmesini istiyoruz” ifadelerini kaydetti.
“Hayvanları çaldıkları yetmemiş kışlık tulum peynirini de çalmışlar”
Hayvanları çalınan Taşkın Kala, “Bu hırsızlarda acıma hissi hiç yok. Benim 5 çocuğumun rızkını almış götürmüşler” diyerek isyan etti. Taşkın Kala, “Gece saat 12.00’da kalkıp ahırı kontrol ederek kapısını kilitleyip eve gittik. Sabah saat 4.30- 5 sularında kalkıp baktığımda kapının açık olduğunu gördüm. Ahırda hayvanlarımın en iyilerinden 11 tane seçip götürmüşler. Bu yetmemiş gibi deri peynirini götürmeye kalkışmışlar. Benim 7 senelik emekli paramı almış götürmüşler. Bugün bana yarın başka bir fakire, yazık günah değil mi? Şu ellerimin haline bakın, 57 yaşımdayım ve bugüne kadar çalışıp alnımın teriyle kazanmışım. Ne kimsenin çöpüne dokunmuşum ne de herhangi birine bir şey yapmışım. Yazık günah bizlere, 100 bin liralık ödemelerim var ve bunu nereden karşılayacağım. Nasıl ödeyeceğim? Kış gelmiş, iş bitmiş, ne yapacağımı şaşırdım. Nereden bulup bu borçlarımı ödeyeceğim” şeklinde konuştu.
**Yine Ardahan Yine gönderin Hırsızlığı !..
Ardahan’da son zamanlarda artan hırsızlık olayları hayvan yetiştiricileri isyan ettirdi.
Ardahan’ın birçok köyünde ve ilçelerinde büyükbaş hayvan hırsızlığı yaşanıyor. Duruma isyan eden yetiştiriciler, hayvan hırsızlarının özellikle gece geç saatleri tercih ettiklerini belirtti. Vatandaşlar, son olarak Ardahan merkeze bağlı Sulakyurt köyünde Taşkın Kala’ya ait 11 adet büyükbaş hayvanın ahırdan çalındığını söyledi.
İddiaya göre gece geç saatlerde ahıra gelen kimliği belirsiz kişi ya da kişiler 11 adet büyükbaş hayvanı ahırdan çaldı. Sabahın erken saatlerinde hayvanlarını kontrol etmek için ahıra gelen Taşkın Kala hayvanlarını ahırda göremeyince durumu jandarma ekiplerine bildirdi.
Hayvan hırsızlıkları ile ilgili konuşan Sulakyurt Köyü Muhtarı Şenol Karabağ, “Hayvan hırsızlığı hat safhaya ulaşmış durumda. Gün geçmiyor ki bir köyümüzden bir vatandaşın malı çalınmasın. Kendi köyümüzden iki vatandaşın toplam 18 büyükbaş hayvanı çalındı. Bu da vatandaşın emeğinin çalınması, rızkının çalınması anlamına geliyor. Yetkililerden bir an evvel bu olaya çözüm bulmalarını istiyoruz” dedi.
Hırsızlar çalma planlarını gazinolarda yapıyor.
**Kornalar Barış İçin Çaldı..
*21/08/2015 Tarihli Haber
Son günlerde yaşanan iç çatışmalarla huzurlarının kaçtığını belirten Ardahanlılar yaşananları kornalar ile protesto ettiler.
Barış sürecine dönülmesini isteyen çağrılar yapan bir grup sağduyulu Ardahanlının araçları ile Ardahan kent merkezinde düzenledikleri konvoy ile çatışmaların bir an önce durmasını istediler.
Korna çalarak Ardahan caddelerinde tur atan Ardahanlılara polislerde aldıkları trafik güvenliğiyle önlemleri ile destek verdiler.
**SAVAŞ BASINI ÇARPITTI!..
Ardahan’da, sosyal medya üzerinden iletişim kurarak toplananlar, 500 otomobille kent merkezinde tur atarak son günlerde yaşanan olayları kınayan ve barış isteyen grubun eylemi savaş basını tarafından yine çarptırıldı.
Tamamen barışçıl olan e hiç bir siyasi partinin, görüşün eylemi siyasallaştran savaş basınına tepki gösteren eylemciler herşeye rağmen barış demeye devam edeceğiz’ diyerek eylemlerni çarptranları kınadılar.
İşte o çarpıltıma haberi;
*500 OTOMOBİLLİK KONVOYLA TERÖRÜ LANETLEDİLER
Sosyal medya üzerinden sözleşen Ardahanlılar, bugün saat 17.00’de otogar önüne otomobilleriyle geldi. Türk bayraklarıyla donattıkları 500 otomobille tur atan göstericiler teröre tepki gösterdi. Vatandaşlar ile esnafın da destek verdiği konvoy, Milli Egemenlik parkında son buldu.
**Barış geri mi geliyor?
3 Yıla yakın süren iç barışın beklenmedik bir anda bozulması ve bir çok insanın ölmesi, bir o kadarının evine ateş düşmesi siyasette ki sert dili yumuşatmak zorunda bıraktı.
Devlet ve hükümet yetkililerinin yanı sıra yerinde öz yönetim diyen DBP’lilerin son iki gündür sessizliğe bürünmesinde şehit ailelerinin bir çoğunun ‘Artık yeter, süreciniz batsın, kardeşi kardeşe vurdurtmayın’ çıkışının büyük ölçüde etkili olduğu düşünülmekte.
**Ne olacak bu iş?
*KADINCA/Selmi Yılmaz/Gazeteci
Ardahan’da yaşanan hayvan hırsızlıklarına bir türlü çare bulunamıyor.
Onca güvenlik görevlisinin bulunduğu Ardahan’da kos koca hayvanalrın nasıl olup bir anda ortada kayıp olduğunu merak eden Ardahanlılar bu önemli sorunun sadece bir iki hırsızın işi değil geniş çaplı bir çete tarafından yapıldığına inanmakta..
Çünkü onca hayvanın çalınmasına karşı bulunamaması bu çetenin varlığını da açık açık ortaya koymakta.
Şu an Erzurum Valisi olan Seyfettin Azizoğlu’nun ilk kez Ardahan’da başlattığı, hükümetin yeni bir uyarı ile ülke geneline yaydığı ‘Valilerin Halk Günü’ toplantılarına başkanlık edecek olan Ardahanımızın mütevazi ve saygın Valisi Sayın İbrahim Öz efe’nin bu konuda halkı dinleyip, bir ekip kuracağına olan inancımızla deriz ki bu çetenin kuyruğu kimdeyse hemen ve mutlaka koparılmalıdır..
Çünkü her çalınan ve her hırsızlık olayı vatandaşın güvenliğinden sorumlu olan güvenlik güçlerine eksi puan olarak yazılmaktadır..
Şimdi buradan bir kez daha sesleniyor ve soruyorum Jandarmaya, Polise ve de İstihbarata..
Nerede bugüne kadar çalınan hayvanlar?..
Ardahan’da yaşanan onca hırsızlığın kaçı çözüldü?..
Bundan sonra ne gibi önlemler alınacak..
Bu konuda kamuoyuna kimse bilgi verecek mi?
**Ardahan Öyle Tanıtılmaz..
‘Bende KAI ve KAISİAD’lara karşıyım’ deyip, bu adla kurulu içi boş ve Ardahan’ı gölgeleyen oluşumların gölgesinde kurtulamayanların başında olduğu Ardahan’ın nasıl tanıtılıp, bu ülkenin Kafskaslara ve Karadeniz’e komşu stratejik bir vilayeti olduğunu anlatacağız?..
Bu vilayetin plakasının 75 olduğunu daha bilmeyen diğer illerde yaşayan insanların ‘75 Nerenin?’ diye sorduğu bir Ardahan’ı tanıtmakta ve en önemlisi Iğdır gibi Kars’ın vede Karslının gölgesinde kurtamak için hiç bir çabayı ortaya koymaktan aciz olanlar Çıldır Gölü, Aktaş ve Posof höllerine sahip bir Ardahan’ı nasıl tek başına bir vilayet olduğunu, Gürcistan’ın yanı sıra Ermenistan’a komşu sınır, serhat bir kent olduğunu kendine hasa gelenek, görenekleri olduğunu anlatacağız diye niye düşünmezler?
Bilemiyor anlayamıyor, Ardahan ve Şeytan Kalesini unutup, Kars’ın kalesini logo yapanların çatısı altında ne diye gezer dolaşırız..
İşte son örneği dün gazeteci Fakir Yılmaz’ın öğrendiği ve Ardahan Belediye Başkanının ‘Bende KAI ve KAISİAD’lara karşıyım’ dediğini öğrenirken aynı başkanın geçtiğimiz günlerde KAISİAD çadırında bizde varız çabası içinde olduğunu görüyor, izliyor, üzülüyorduk..
Çünkü onca Karslının ve diğer kentlerin arasında Ardahan’ın tanıtmakta bir hayli zorlandığını anlamıyordu..
**Muhataplar arasında biz varmıyız?
Akil Adamları bir araya getirip, Barş sürecini başlatan anlayış, şimdi yeni bir yol daha çizmiş..
Önce haberini, okuyalım;
Kürt sorununun çözümü konusunda kendisine ‘yeni muhataplar’ arayan hükümet, Cumhurbaşkanlığı’nın başlattığı ‘kanaat önderleri’ toplantılarının ardından 380 kişilik liste çıkardı.
Hükümet, Kürt nüfusun sorunlarının çözümü konusunda kendisine ‘yeni muhataplar’ arıyor. Cumhurbaşkanlığı’nın bir süre önce başlattığı ‘bölgenin kanaat önderleriyle bir araya gelme’ toplantılarının ardından, sorunların çözümünde düzenli görüşmeler yapılacak 380 kişilik liste yapıldı.
‘KANAAT ÖNDERLERİ’ PROJESİ
Bölge halkının sorunlarının çözümünde, devletle aralarında köprü oluşturacak yeni bir mekanizma kurmak isteyen hükümet, bu konuda art arda toplantılar yaptı. AK Parti Merkez Yönetim Kurulu (MYK) da son iki toplantısını bu konuya ayırdı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, 27 Ekim’de yaptığı ‘kanaat önderleri’ toplantısından çıkan sonuçlar da MYK’da değerlendirildi.
Ve bunların arasında ‘380 YENİ MUHATAP! ARALARINDA HDP’YE YAKIN İSİMLER DE VA’ diye devam eden haberi okurken bu 380 kişi arasında acaba vizde varmıyız diye merak etmedim değil..
Çünkü HDP ve onun akilleri de bizlere sormadan hareket etmişti..
Her il için ayrı belirlenen isimlerin bulunduğu toplam 380 ‘yeni muhataba’, bölge sorunlarının çözümü ve devletle olan bağlarının kopmaması için neler yapılması gerektiği soruluyor. Bu isimlerin bir kısmının HDP’ye yakın olduğu ve HDP’lilerle kesilen diyaloğun yarattığı boşluğu dolduracağı iddia ediliyor. Yeni isimlerin, Kürtlerin sözcülüğünü yapacak yeni muhataplar olmasının planlandığı belirtiliyor.
**Bu nasıl bir şey?..
Kimi yurduna gelmek, ondan ayrılmamak için uğraşırken kimi doğduğu topraklarla övünüp, yıllarca sıla hasreti içinde olduğunu belirtip, ağlayıp, gözyaşı döküp sonra da gel git topraklarına denildiğinde gelmez, beğenmez..
Evet anladınız..
Senden, benden daha çok Türk kesilip, Türkiye’nin hem de ata/dedesinin doğduğu topraklara gelmeyen Ahıskalılardan bahsediyorum..
Bulgar göçmeni diye adlandırılanların Bulgaristan’ın zulmünde kaçıp, gelirlerken Ankara’ya yada Antalya’ya gitmeyip, Bulgaris’tan a yakın ata/dede topraklarını seçerlerken Ahıskalılar niye her gün boşanan Posof’a, Ardahan’a gelmezler diye sormak gerekmez mi?
Bilmem ama bu yönde bakıldığında hıng/mıngların havada uçuştuğunu hatta bu yönde bakanların art niyetli, yetmedi Ahıskalı düşmanı ilan edildiğininde bilenlerdeniz..
Halbuki vatan-millet-sakarya hatta Osmanlı Aslanı diye kendini yutturanların vatan sevgilerinin de ne kadar olduğunu ortaya koyan bu davranış ve tutumunda masaya yatırılması gerekir diye düşünürken bu yönde çabalayanların da çabalarının boşa çıktığına da şahit olmaktayız..
Çünkü Ahıskalıların sürgün edildiği toprakların Ardahan ve Ardahan’a yakın, sınır Ahıska olduğunu buraları beğenmeyen Ahıskalılara birileri anlatıp, bu nasıl bir şey demeli değil mi?