Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da



TARKAN OLMADI FEYZİOĞLU OLABİLİR Mİ?
Başta basın özgürlüğü olmak üzere birçok yönünü eleştirdiğim bir o kadar da takdir ettiğim, AK Parti Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın neden 35 yıldır siyaset arenasında olduğunu ve hala niye adının % 30 oy aldığını merak edenlere söyleyebileceğim tek şey ‘bir insanda olması gereken en güzel davranışlardan biri olan vefakarlığıdır.’ derim.
Bunun en güzel örneği ulusalcı askerlerin gaz vererek CHP’nin karşısına Doğu Perinçek ekollü bir parti kurdurmaya çalıştıkları Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’nu kendisine karşı çıkışlarına rağmen sahiplenmesidir.
Birçok önemli çalışmaya imza attığım Ardahan Dernekler Federasyonu başkanı olduğum sırada Ardahan’a Baro kurması için ilk adımı atıp, büyük desteğini aldığım Ardahan Barosunun kurulmasında önemli katkısı olan Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu kimsenin beklemediği bir anda Lefkoşe’ye Başkonsolos olmasıyla yeniden gündemde.
Ve şu an suskun, nerede olduğu belli olmayan son kongrede adeta ortadan kaybolan Türkiye Barolar Birliği’nin eski başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’nu Lefkoşe’ye büyükelçi olarak atayan Erdoğan bir vefa örneğini daha ortaya koymuştur.
Aynı Erdoğan partisini kurarken ortalıkta olmayan Davutoğlu ve Babacan’ın da içinde bulunduğu bütün kadrosuna sahip çıkmış, vefakarlık yapmış, kendisine bir adım gelene devletin imkanlarının da içinde olduğu on adım gitmiştir.
Kısacası Feyzioğlu’nu büyükelçi olarak atanmasına tepki gösterenlerin bu kıskançlıkları bir kenara bırakıp, kendilerinin ne yaptığına bakmalılar.
Zira sol orijinli Kayserili Feyzioğlu gibi birçok insanın gönlünü alarak iktidarda kalmayı başararak liderliğini ortaya koyan Erdoğan’ı ve Feyzioğlu’nu tartışmaktansa kendi vefakarlığımıza baksak daha iyi olacaktır derim.
Örnek olarak yerine oturduğu kaset kurbanı ve hasta Baykal’ı yeniden milletvekili olması için kerhen listeye koyan ama kendisinin her sokağını bildiği İstanbul’la tanıştıran Gürsel Tekin’i İBB’ye belediye başkan adayı göstermeyen Kılıçdaroğlu’na bakalım.
Baktığımızda ise vefakarlığın kırpıntısını görmediğimiz ve Baykal’ın, Erbakan’ın, Türkeş’in, Demirel’in ve Erdoğan’ın siyasi alanda var oluşlarına katkı sundukları Kılıçdaroğlu, Akşener, Davutoğlu, Babacan, Karamollaoğlu, Uysal oluşturduğu 6’lı masa da bu yönden de düşünüp, Erdoğan gibi davranmışlar mı sorusu karşımıza çıkmakta.
Buna örnek olarak gerek yerel seçimde gerekse Erdoğan’a karşı kaybedilen 9 seçime rağmen muhalefetin yanında duran, işlerini ve makamlarını kaybeden birçok insan gibi her şeye rağmen 6 masayla aynı fikirde olan insanlara karşı ortaya konan vefakârsızlıktır.
Bunun en son bariz örneği de İzmir’in kurtuluş etkinlerinde en az 2 milyonu bir araya toplayan ve sakalı olan benim, ‘cumhurbaşkanı adayı gösterilmeli’ dediğim Erdoğan gibi Rizeli olan sanatçı Tarkan gibilerini değerlendirmemesidir.
Sadece Tarkan mı diye baktığımızda, HDP’nin şimdi de Alevi Başkanlığını kuracağım diyen Erdoğan’a kaptırdığı Kürt ileri gelenler, Kürt aşiretler gibi 6’lı masayı oluşturanlar ise İnce, Sarıgül, Yılmaz, Özdağ gibi birçoklarını bugün, yarın elinden kaçırmadan Başkonsolos olan Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’nu çağırarak, Cumhurbaşkanı adayı olarak göstermelidir derim.
Bu durum hem büyük bir sansasyon yaratacak, olur mu olur dedirtecek, muhalefet liderlerinin vefakarlıklarını da ortaya koyacak hem de Kılıçdaroğlu’nun başörtüsü önerisini küçümseyip, Anayasal güvence kozunu masaya süren Erdoğan’a karşı masaya sürülecek en güzel koz olacaktır.
Bu daha önce de yapılmış ve devletin yanısıra kendisini devlet yerine koyan AK Parti iktidarının bürokratı olduğu sırada Musul konsolosuyken kurtarıldıktan sonra alnı öpülerek Büyükelçi yapılan ve Türkmenistan’a büyükelçi olarak gitmek için uçağa binmeye hazırlandığı sırada çağrılıp, CHP’den Ardahan Milletvekili adayı yapılıp, milletvekili olduktan sonra CHP Genel Başkan Yardımcılığına kadar getirtilen şu anki Yenilik Parti Genel Başkanı olan Öztürk Yılmaz’dır.
Evet, kimi aday göstereceği tartışılan muhalefete benim diğer bir önerim ise şu an hapiste tutulan Demirtaş adının üzerinde durması ve HDP’nin oluşturduğu masayı hafife almamasıdır.
Aksine mi? Vallahi bilmem ama bunca ekonomik sıkıntıya, polisiye yönetime, adaletsizlik, haksızlık, hukuksuzluğa rağmen hala ve en az %30’la Erdoğan diyen toplumun vefakarlığa vefakarlık gösterip, mevcut iktidarı yani Erdoğan’ı bir 5 yıl daha iktidar yapabileceğidir.
GÖLE 100. YILINDA ELEKTİRK SATACAK!..
Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin’in başında bulunduğu belediyenin sanal sayfasında yayınladığı bir mesajla kutladığı Göle’nin Vatan Topraklarına Katılışının 100. Yıl Dönümüne hediye olarak Göle-Ardahan yolu üzerinde bulunan 21. Dönüm araziye Göle Belediyesi tarafından yaptırılan ve ihalesi gerçekleşen 2 kw Güneş Enerjisi Santrali kurulup, hediye edilecek.


.jpg)
Karısını başkan yardımcısı yapan başkanın bizimkine benzer ”el kaldır, indir” denen mecliste bir hafta önce aldığı tek ve tam yetkili savaş kararı ardından Ermenistan’ın saldırısı iddiası üzerine başlayan Ermeni-Azeri çatışmalarının yoğunlukla devam ettiği Kafkasya’da yaşananları gözlerin görmediğini bizim başkan Erdoğan görse de bir şey yapamamanın sıkıntısı içinde olduğunu bu yönde yaptığı açıklamaları ile anlatmaya çalışıyordu.
Çünkü, Irak’ın bölünmesi ardından Bahar Bayramı adı altında devem eden Ortadoğu’daki BOP planının ikinci aşamasının da tamamlanmaya çalışıldığını ve bunu yapanların asıl amaçlarının burada yani Suriye’de yapılanları gözlerden uzak tutmak için önce Libya üzerinden Güney Kıbrıs’a, oradan Akdeniz’e sonra Ege’ye ardından da Kafkasya’ya gözleri çevirirlerken pandemi bahanesiyle hala yaya geçişlere izin verilmeyen sınırımızın güneyinde petrol araması yapacak kadar ciddi bir devlet, pardon bölge ya da Irak’taki gibi Suriye’de kurtarılmış özerk bölge oluşturanlarla yani bizimkilerin İŞ-İT için önce işbirliği yaptığı sonra terörist ilan ettiği PYD ile diz dize, kol kola olduklarını son açıklamasında belirten Başkan Erdoğan bu bölgede sınırları, denizleri, adaları, adları, esameleri bile okunmayanların bölgede oynadıkları oyunlara dikkat çekiyordu.
Ha bu arada bizim başta ekonomi, içteki sosyal gerginlik olmak üzere onca ciddi sıkıntıları görmezden gelip, dile getirmeyen basın ve medyamızın gözü, kulağının unutulan, unutturulan fetonun olduğu okyanus ötesindeki seçimde olduğunu görmekte, okuyup, izlemekteyiz…
İki yaşlının yarıştığı ve bana göre %99 Trump’un yeniden başkan olacağı Amerika seçimlerinin gölgelediği onca sorun ve sıkıntının başını çekenin yine aynı ABD olduğunu da görmezden gelen aynı basın ve medyanın sınırlarımız ötesinde yani burnumuzun dibinde değil neredeyse içimizde yaşanan bu çatışmaların, savaşların, bölünmelerin er geç gelip yüzümüze, gözümüze patlayacağını da görmezden gelip, son yıllarda yapılan birkaç insansız hava araçlarına güvenip, bazı gazetecilerin ”Karabağ’a girilmeli” deyip gaz verdiği ”güçlü devlet” edaları ile caka satmaya devam ederken elin oğlunun Irak’ta başlayıp, Suriye’de son aşamaya gelen 2. planı yani BOP’un B planını bitirip, C planına doğru yol aldığını da anlamaz, dinlemez bu kez de iki yaşlının seçimiyle ülkenin önümüzdeki yıllarda yaşayacağı daha ciddi sorunları, gerçek gündemini saklar, öteler, gizler..

.jpg)
Ardahanlı MHP İl Başkan Yardımcısı Kurtuluş Bozkır yaptığı açıkmada pazar günü sandık başına gidecek olan tüm seçmenlerin kullanacağı oyları ülkenin geleceği için hayırlı olmasını dilerken MHP’li ailerede seslenmeyi unutmadı.
MHP’nin ülke de iktidar olacağına inandığını belirttiği açıklamasında MHP’liyim diyen herkesi MHP’ye oy vermeye davet etti.
Kendisinin ailece yıllardır içinde bulunduğu Milliyetçi Hareket Partisi’ne her seçimde olduğu gibi bu seçimde de yoğun bir performansla çalışmanın gururunu yaşadığını belirten Bozkır, Umarım başta Ardahan’da ki dostlarım, arkadaş ve akrabalarımda ve en önemlisi Ardahanlılarında MHP’ye oy vereceklerdir. Çağrım odur ki sandık başına gidecek olan seçmenlerin AKP’nin sonunu getirecek olan bir duruş sergilerler. Ben buna canı gönülden inanıyorum’ dedi.