EMNİYET GENEL MÜDÜRÜ BÖLGEYE BASKIN YAPTI!..


Bayram Çağlayan, Levent ve Nazmiye Değirmenci’nin Konuk Olduğu Programımıza


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Sizide ekranlara konuk olmaya davet ediyor.


İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


Emniyet Genel Müdürü Mehmet AktaşArdahan Emniyet Müdürlüğüne ziyarette bulundu. Artvin’den helikopter ile 25. Hudut Tugay Komutanlığına inen Aktaş’ı, Ardahan Valisi Hüseyin Öner, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal, emniyet teşkilatı ve diğer ilgililer karşıladı. Ardahan İl Emniyet Müdürlüğüne geçen Aktaş, burada polis mangası tarafından karşılandı. Aktaş, kendisini karşılayan emniyet teşkilatı personeli ile hatıra fotoğrafı çekildi. Ardından makama geçip şeref defterini imzalayan Aktaş’a, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal Ardahan’ın Damal ilçesinde Karadağlar’a yansıyan Atatürk silüeti fotoğrafını hediye etti. Aktaş, daha sonra makamda ilgililerle bir süre görüştü.



**VALİDE KARS JANDARMAYI ZİYARET ETTİ!


Öte yandan Ardahan Valisi Hüseyin Öner’de Kars İl Jandarma Komutanlığını Ziyaret etti. Ziyarette Vali Hüseyin Öner, Kars İl Jandarma Komutanı Albay Hidayet Arıkan ile bir süre sohbette bulundu.


Bu ziyarettede bölgede yaşanan hayvan hırsızlıklarının nedenfaili meçhul kalmasının konuşulup, konuşulmadığı da öğrenilemedi. 


.



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



BAŞKAN ÇOK MEŞGUL!..


Evet son seçimden sonra birçok başkana ulaşılamadığı yönünde eleştirilerin olduğunu hepimiz biliyoruz. Tabi bu başkanların da seçilmeden önce farklı, seçildikten sonra mevcut Başkan Erdoğan başta olmak üzere diğer başkanlara ulaşamadıkları şeklinde yorumlar olduğunu da biliyoruz. Yani kendilerine ulaşamadıklarından yakınan insanlara, ’biz de bazılarına ulaşamıyoruz ‘ diyerek konuyu geçiştirmeye çalıştıkları biliniyor ve en önemlisi bu başkanlara sekreterlik, basın danışmanlığı yapanlar da başkanları arayanların derdini anlatmak isteyenlerin sıkıntılarını başkalarına aktaramadıkları için de başkanlarında kendilerinden çare bekleyenlere geri dönüş yapmadıkları tartışılmaktadır. Bilmiyorum ama başkan seçildikten sonra ulaşılamaz olan bu başkanların dün büyük umutlarla seçilip, bugün başkan olanların kendilerine ulaşılamayanların büyük bölümünün kendini oraya taşıyan ve başkan yapanların seçmenler oldukları, yakınları oldukları, dostları oldukları da diğer bir gerçek.



Evet bu ülkede başkanlık sistemine geçildi. Seçimden sonra gerek başkana, büyük başkana yani Erdoğan’a ve onun atadığı bakanlara daha sonra da seçilen belediye başkanlarını ve onların görevlendirdiği basın danışmanlarına ulaşılamaz olduğu bir gerçek. Bunu nasıl aşacağız bunu nasıl anlatacağız bilemiyorum ama çoğu insanın dert yandığı, bu yönde şikayetçi olduğu da çok iyi biliniyor.


Ve bunların başını da yine halkın seçtiği milletvekilleri çekiyor. Milletvekillerini tanıyanlar kendileriyle ilgili işleri olanlar onlara ulaşamadıkları için sıkıntı çekiyorlar. Başkan Erdoğan’ın Kürt seçmenler mesaj olarak algılanan Şırnak’ta katıldığı partisinin kongresi de bir derdini anlatmak isteyen ve ‘Erdoğan dede’ diye bağıran bir çocuğun o kalabalığın içinde bile sesini duyup, cevap vermesi ve kendisine ulaşmak isteyen insanların olduğunu hissedip, kendisine seslenen çocuğu yanına çağırmasına benzer bir olay yaşadı, yaşıyor Türkiye.


Evet, başta benim hemşerilerim olmak üzere hemşeri seçilenler olmak üzere güçlü lobi diyerek seslenmiş olmak üzere “ya bizden olsun da taştan olsun” dediklerimiz de artık kendilerine ulaşılamaz olmuşlar. Bu anlamda ne olur diye düşünürsek bilmiyorum ama her iş akışa bırakıldı ve bu akışın seçime doğru hızla gittiği de bir gerçek. Benim en büyük sorunum, en büyük derdim, en büyük düşüncem yarın yine birileri için ‘ya bu da daha önceki gibi ulaşılamaz mı olacak?’ şühpesi yaşatır mı bilemiyorum.


 Ama o koltuğa bir kez oturanların, koltuğa otur oturmaz kapıları kapattığını da biliriz.


Hatırlarsanız seçimden önce “kapılarımız herkese açık olacak” şeklinde beyanat verenler ve bazıları da balta, kazmayı eline alıp yalandan resim veriyorlardı. Seçimden sonra kapılarını bile açmıyorlar.


Kapılarını açık bırakana insanların derdini anlatma fırsatı veriliyor gibi fakat derdini anlattığını sananları dinlemiyorlar bile.


Görüşmeye gittiğiniz insanların kapısı açık olduğu zaman dakika başı herkesin içeri girdiği gibi bir tarafta imza attıran, bir taraftan çaycısı giriyor, memuru giriyor, bir taraftan diğer tarafa yeni gelenler oluyor ve o hengame içinde siz derdinizi anlatamıyorsunuz bile..


Yani kısacası ‘ben başkanım’ deyipte kendilerinin ulaşılmaz olduğunu söylersek, yanılmış olmayız..


Bu anlamda da böyle bir sorunun olduğu bir ülkede başkanlık sisteminin de nasıl yürüyeceğini, nasıl yürütüldüğünü, nasıl olacağını düşünürken Azerbaycan’daki başkana da bakmak lazım. O da tepkilerin, homurdanmaların, sıkıntıların arttığını görünce komşusuyla yeniden çatışmaya girerek birbirlerine savaş ilan ettiler.  Ama bana göre çatışma değil her zaman oynanan oyunlardan birisini yeniden oynayarak kendine yönelik eleştirileri ötelemeleri düşündüğünü görmek mümkün.


Azerbaycan-Ermenistan savaşına ben böyle bakıyorum.. Umarım ki; bu savaş çok insanın ölümüne neden olmaz ve başkanlarının orada kalması için de sadece ve sadece yalandan bir bahane olmaz diyerek asıl diğer bir sorunun sadece ülkemizde değil, dünyada ki başkanlık sorunudur..







HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




 








HOÇ/FED’E POLİS BASKINI!..


arşiv haber 16/12/2016 tarihli haber/yorum


Ardahan Merkeze bağlı Hoçvan köylerini bir çatı altında toplama iddiasıyla kurulan Hoçvan Dernekler Federasyonuna polis baskını. Alınan bilgilere göre Ardahan’ın ilk dernekler federasyonu olan ve akşam saatlerinde yapılan baskına uğrayan Hoç/fed’de kimsenin olmadığı ve kapısının kapalı olduğu ve polisin bu sırada İstanbul Esenyurt’ta bulunan HOÇ/FED’in merkezine girerek arama yaptığı öğrenildi. Başkanı ve yöneticilerinin Hoç/Fed’e olmadığı bir sırada yapılan baskının nedeni öğrenilemedi.


Başkanlık şart ama..







  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com


Resmiyette Cumhurbaşkanı olan ama birilenin Reis dediği, benim ise 1 Kasım seçimlerinden bu yana başkan dediğim Recep Tayyip Erdoğan’ın projesi diye kamuoyuna sunulan başkanlık sisteminin nasıl olacağı konusunda tartışmalar süre gelsin, bu sistemin dünyada bir çok ülkede hayatta olduğunu da hatırlatmak gerekir..

Demirel’in, Özal’ın arada bir açıp, gündeme taşıdığı ancak bugünkü gibi başta Bürokratik İmparatorluk elemanları olmak üzere bazılarının karşı çıktığı başkanlık sistemini ilk dillendirenin bugünlerde olumsuzda olsa,  havuz medyası da olsa hiç gündeme getirilmeyen sesi kısılan ama sanki görüşülen vede fikri alınan biri tarafından hemde 40 yıl önce Diyarbakır Üniversitenin kampüsünde gündeme getirildiğini de bilmekteyiz. 

Evet, ben buradan bir kez daha ilan ediyorum..

Bende başkanlık sistemini istiyorum..

Evet bu ülkenin önünü tıkayan başta bürokratik imparatorluk olmak üzere tüm engelleri olmazsa da büyük bölümünü aşacağına inandığım başkanlık sistemi bu ülkenin yönetim biçimi olmalıdır..

Ama içi, yani içeriği halka anlatılarak, tüm parti ve sivil toplumlarının fikirlerini de içine alması gereken bir anlayışla hazırlanması gerektiğine inandığım başkanlık sisteminin diktatörlüğü değil, halkça bölüşülen, halkın yönetim anlayış biçimini taşıması gerekir.

Evet, bugün kü iktidarın ve onun koltuk değeneği olmakla suçlanan MHP’nin birlikte hazırladıkları belirtilen yeni anayasa ile getirilmek istenen başkanlık sistemi hazırlanıp, maddeleri ucundan, köşesinden kamuoyuna verilse de yeterli değil, halka sorulmadan, muhalefete götürülemeden, basın ve medya tarafından tartışmaya açılmasa kör ve topaldır..

Hatta ölü olmazsa da sakat doğar..

Çünkü bu ülkede kaymakamlıkların artık iş yapamadığını anladığım kadar iki hemde sağ görüşlü, milliyetçi duygular ile hazırlanan bir anayasa, başkanlık sistemi bu ülkeyi refaha değil, kaosa götürür diye düşünüyorum.

Birilerinin Reis’e, pardon Başkan’a yani Cumhurbaşkanına yaranma yarışı içinde önüne gelen her şeye evet dediği bu süreçte dikkat edilmesi gereken diğer bir önemli konuda sahtekar bukalemunlardır..

Çünkü daha düne kadar Erdoğan’a demediklerini bırakmayan, Erdoğan’ı diktatörlükle suçlayan bazı değil çoğu sözde chp’li, demokrat, hatta devrimcinin de kendi sanal sayfalarında yaptıkları paylaşımlarla Erdoğan’a gözü kör destek verdiklerini de görmüyor değilim.

Ve bu ülkenin diğer asıl bir sorununun bunlar olduğunu da bilmek gerekir..

Evet, bu ülkenin yönetim anlayışı içinde başkanlık sistemine tam uyan tüm gerekenlerin olduğu bir başkanlık sistemine ihtiyacı var.

Ama dediğim gibi ‘ama’ olması gerekenlerin ‘olmaz’ ı olmadan..


**Hoçvanlı General Hayata Göz Yumdu..


*08/06/2016 Tarihli Haber


Silahlı kuvvetlerde çok uzun yıllara hizmet yapan ve çok sayıda üstün başarı madalyası bulunan Ardahan’ın yetiştirmiş olduğu emekli Tümgeneral İsmet AVŞAR vefat etti.


1974 Yılında ki Kıbrıs Barış Harekatına katılan üstün başarılar elde eden ve ayrıca Güney Doğu da da  büyük hizmetleri olan  emekli Tümgeneral İsmet Avşar bu sabah tedavi gördüğü GATA’da hayata gözlerini yumdu.


Meslektaşımız, Mehmet Doğu Avşarın’da amcası olan merhum İsmet Avşar’ın emekli olmasına rağmen TSK içinde saygın bir konumu vardı. Emekli olduktan sonra Ankara Oran Sitesinde ki evinde günlerini geçirdi.

Gata Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesinde iki sefer kalp ameliyatı geçiren İsmet Avşar paşa doktorların  tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı.

Tümgeneral İsmet Avşar,  05.08.1955 yılında Ardahan- Hoçvan Samanbeyli (Sığırpert) köyünde dünyaya geldi. 


Ağustos Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararları ile, Tümgeneralliğe terfi etmişti.

Son olarak Kayseri Yurt İçi Doğu Bölge Komutanı olarak görev yaptı.

Avşar, 3 kız, 6 da erkek evlat sahibi babası okuma yazmaya çok önem veren biriydi 9 çocuğunun yanı sıra yeğenlerini de okutmuştur.