ET'TE MARKA KALBUR ET!..


Bayram Çağlayan, Levent ve Nazmiye Değirmenci’nin Konuk Olduğu Programımıza


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Sizide ekranlara konuk olmaya davet ediyor.


İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



Kırmızı et deposu Ardahan’daki et lezzetini İstanbul’un göbeğine taşımayı başaran Akdemir “Kalbur Et” markasıyla birçok ünlünün damak tadına da hitap ediyor.

Genç yaşına rağmen iş hayatında olduğu gibi Sivil Toplum örgütçülünde de adından sıklıkla bahsettirmeyi başaran İşadamı Metin Akdemir kurucusu ve gönüldaşı olduğu Ardahan Eğitim Vakfının aracılığıyla başta eğitim olmak üzere hemşerilerinin bir araya geldiği Derneklere, Federasyonlara fikir ve projeleriyle katkı sunmayı ihmal etmiyor.




Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ziyaret edip başta STK ‘lar olmak üzere bir çok konuda görüş alışverişinde bulunduğu iş adamı “Kalbur Et” firmasının yönetim kurulu başkanı İşadamı Metin Akdemir özellikle STK’ların,yöneticilerinin olduğu gibi insan ilişkilerinin  çok önemli olduğunun unutulmamasına dikkat çekti.

Akdemir iş hayatında olduğu gibi Sivil Toplum örgütçülünde de insanın olduğu ve bu insanların damak tadına olduğu gibi hayatlarının ve beklentilerinin her alanına mutluluk veren tutum ve davranışlarda bulunmaya yönelik adımlar çok önemlidir. Bunun başarılması halinde birlikteliğin olduğu gibi iş hayatında da başarının yakalanacağını işaret etti.

“Kalbur Et” olarak 10 yıllık mazileriyle bu yönde ortaya koydukları çaba ve gayretin markalaşmayı da kendisiyle birlikte getirdiğine dikkat çeken Akdemir gerek içinde bulunduğu “AREV” in gerekse diğer sivil toplum örgütlerinin bu yöndeki samimiyetinin de insanları bir araya getirebilen, onların sorunlarını en aza indirebilen çabalarla marka olmalarını sağlayacaktır düşüncesindeyim dedi. 

Yönetiminde bulunduğu “Eğitim Ardahan Vakfı” olarak bu güne dek çok önemli projelere imza attıklarını da belirten Akdemir, “AREV” in ve diğer STK’ların birlikte hareket etme gereğine de dikkat çekti..


.



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



BAŞKAN ÇOK MEŞGUL!..


Evet son seçimden sonra birçok başkana ulaşılamadığı yönünde eleştirilerin olduğunu hepimiz biliyoruz. Tabi bu başkanların da seçilmeden önce farklı, seçildikten sonra mevcut Başkan Erdoğan başta olmak üzere diğer başkanlara ulaşamadıkları şeklinde yorumlar olduğunu da biliyoruz. Yani kendilerine ulaşamadıklarından yakınan insanlara, ’biz de bazılarına ulaşamıyoruz ‘ diyerek konuyu geçiştirmeye çalıştıkları biliniyor ve en önemlisi bu başkanlara sekreterlik, basın danışmanlığı yapanlar da başkanları arayanların derdini anlatmak isteyenlerin sıkıntılarını başkalarına aktaramadıkları için de başkanlarında kendilerinden çare bekleyenlere geri dönüş yapmadıkları tartışılmaktadır. Bilmiyorum ama başkan seçildikten sonra ulaşılamaz olan bu başkanların dün büyük umutlarla seçilip, bugün başkan olanların kendilerine ulaşılamayanların büyük bölümünün kendini oraya taşıyan ve başkan yapanların seçmenler oldukları, yakınları oldukları, dostları oldukları da diğer bir gerçek.



Evet bu ülkede başkanlık sistemine geçildi. Seçimden sonra gerek başkana, büyük başkana yani Erdoğan’a ve onun atadığı bakanlara daha sonra da seçilen belediye başkanlarını ve onların görevlendirdiği basın danışmanlarına ulaşılamaz olduğu bir gerçek. Bunu nasıl aşacağız bunu nasıl anlatacağız bilemiyorum ama çoğu insanın dert yandığı, bu yönde şikayetçi olduğu da çok iyi biliniyor.


Ve bunların başını da yine halkın seçtiği milletvekilleri çekiyor. Milletvekillerini tanıyanlar kendileriyle ilgili işleri olanlar onlara ulaşamadıkları için sıkıntı çekiyorlar. Başkan Erdoğan’ın Kürt seçmenler mesaj olarak algılanan Şırnak’ta katıldığı partisinin kongresi de bir derdini anlatmak isteyen ve ‘Erdoğan dede’ diye bağıran bir çocuğun o kalabalığın içinde bile sesini duyup, cevap vermesi ve kendisine ulaşmak isteyen insanların olduğunu hissedip, kendisine seslenen çocuğu yanına çağırmasına benzer bir olay yaşadı, yaşıyor Türkiye.


Evet, başta benim hemşerilerim olmak üzere hemşeri seçilenler olmak üzere güçlü lobi diyerek seslenmiş olmak üzere “ya bizden olsun da taştan olsun” dediklerimiz de artık kendilerine ulaşılamaz olmuşlar. Bu anlamda ne olur diye düşünürsek bilmiyorum ama her iş akışa bırakıldı ve bu akışın seçime doğru hızla gittiği de bir gerçek. Benim en büyük sorunum, en büyük derdim, en büyük düşüncem yarın yine birileri için ‘ya bu da daha önceki gibi ulaşılamaz mı olacak?’ şühpesi yaşatır mı bilemiyorum.


 Ama o koltuğa bir kez oturanların, koltuğa otur oturmaz kapıları kapattığını da biliriz.


Hatırlarsanız seçimden önce “kapılarımız herkese açık olacak” şeklinde beyanat verenler ve bazıları da balta, kazmayı eline alıp yalandan resim veriyorlardı. Seçimden sonra kapılarını bile açmıyorlar.


Kapılarını açık bırakana insanların derdini anlatma fırsatı veriliyor gibi fakat derdini anlattığını sananları dinlemiyorlar bile.


Görüşmeye gittiğiniz insanların kapısı açık olduğu zaman dakika başı herkesin içeri girdiği gibi bir tarafta imza attıran, bir taraftan çaycısı giriyor, memuru giriyor, bir taraftan diğer tarafa yeni gelenler oluyor ve o hengame içinde siz derdinizi anlatamıyorsunuz bile..


Yani kısacası ‘ben başkanım’ deyipte kendilerinin ulaşılmaz olduğunu söylersek, yanılmış olmayız..


Bu anlamda da böyle bir sorunun olduğu bir ülkede başkanlık sisteminin de nasıl yürüyeceğini, nasıl yürütüldüğünü, nasıl olacağını düşünürken Azerbaycan’daki başkana da bakmak lazım. O da tepkilerin, homurdanmaların, sıkıntıların arttığını görünce komşusuyla yeniden çatışmaya girerek birbirlerine savaş ilan ettiler.  Ama bana göre çatışma değil her zaman oynanan oyunlardan birisini yeniden oynayarak kendine yönelik eleştirileri ötelemeleri düşündüğünü görmek mümkün.


Azerbaycan-Ermenistan savaşına ben böyle bakıyorum.. Umarım ki; bu savaş çok insanın ölümüne neden olmaz ve başkanlarının orada kalması için de sadece ve sadece yalandan bir bahane olmaz diyerek asıl diğer bir sorunun sadece ülkemizde değil, dünyada ki başkanlık sorunudur..







HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




 








Ardahanlı Emniyet Müdürü


Ankara’dan Aday


ARŞİV HABER 19/05/2018 TARİHLİ HABER/YORUM


Kimim nerede hangi partide milletvekili aday olacağına ramak kaldığı şu günlerde Ankara’dan Milletvekili Aday Adayı olan Ardahanlı Emniyet Müdürü Atalay Ürker aday edilip, seçilmesi halinde yapacaklarını özetledi.


24 Haziran 2018’de yapılacak olan 27. Dönem Milletvekili genel seçimlerinde Ankara’dan Ak Parti milletvekili aday adaylığı için müracaatta bulunan Gazi ve engelli Emekli 1’inci sınıf Emniyet Müdürü Atalay Ürker, ” Milletvekili adayı seçilirsem,  Emniyet Teşkilatının sorunlarının çözüme kavuşturulması için çalışacağım..” dedi.


Atalay Ürker’in sosyal medya hesabından ” Saygıdeğer Milletim..” başlıklı paylaşımında şu ifadeler yer aldı : 



” Saygıdeğer Milletim..; 



Malum terör saldırısı üzerinden neredeyse 4 yıl geçti. Ben halen tedavi gören gazi ve engelli biriyim.



Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Şehit, Gazi, Engelliye sahip çıkılması konusunda ki söylem ve düşüncelerini bildiğim ve takip ettiğimden sorunlarımı arz etmek için 4 yıl boyunca kendilerine telefonla, mektupla, CİMER aracılığıyla ulaşmaya çalıştımsa da başaramadım. 



Ben inanıyorum ki haberdar edilselerdi, olaydan dolayı eşimi aradığı gibi beni de ararlardı..



Benim gibi nicelerinin de aynı konu veya benzeri konulardan muzdarip olduğunu biliyorum.



Ak Parti’den Aday adayı olmamın sebebi Sayın Cumhurbaşkanım ile halk arasındaki diyalog aksaklıklarını gidermek, mensubu bulunduğum Emniyet Teşkilatının sorunlarına yardımcı olmak ve ülkem ile milletime yarım kalan hizmetkârlığımı yapmaktır.



Aday gösterilsemde gösterilmesemde parti için çalışmam sadakatle devam eder. 40 yıllık Devlet memurundan ve Gazi’den sadakatsiz olması beklenemez.



Atalay ÜRKER 

Gazi 

Ak Parti Ankara 3. Bölge 

Milletvekili Aday Adayı  “



**İnce’nin İncelikleri Görülmeli..


Havuz medyasının her dediğini tersinden okuduğu CHP’nin Başkan Adayı Muharrem İnce seçilmesi halinde geri döneceğini belirttiği parlamenter sisteme göre 13. Cumhurbaşkanı, yeni siteme göre 1. Başkan olacak mı?

Bu sorunun cevabını almak için 24 Haziran akşamını bekleyeceğiz.

Ancak ben bugünkü yazımda Muharrem İnce’nin Ardahanlı Genel Yayın Yönetmen/Gazeteci Doğan Şentürk’ün yaptığı FOX TV’de ki performansını değerlendireceğim.

Öncelikle Kılıçdaroğlu’nun ‘rakibimdir’ demeden aday ettiği İnce’nin yakaladığı bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştığı şu günlerde Erdoğan’a karşı en güçlü adayı olmayı başardı.

Ve HDP’yi göz ardı edip, İYİ Parti ve SP ile ittifak kuran partisi CHP’nin alanlarda yakalayamadığı heyecanı yeniden yarattı.

Peki, önce CHP’nin Genel Başkanı olmak isteyen ama kader denilerek bugün Başkan adayı olan Muharrem İnce bu atmosferi 24 Haziran’a kadar götürebilecek mi?

İşte tam da burada hem de FOX Tv’ye çıktığın günden bu yana şüphem var.

Çünkü İnce’nin FOX Tv’de ki performansı bana göre düşüktü.

Bu miting alanlarında ki yorgunluğundan mı yoksa kendisine olan öz güveninin Başkan adayı edilmesi ile tavan yaptığından mı bilmem ama toplumun kendisinden beklediği açıklamalar gibi mütevaziliğinde yeterince ortaya koyup his ettiremedi gibi algıladım.

Bu durumu 3 saatten fazla kendisini konuk eden gazeteci meslektaşlarımın da anlayıp, sordukları sorulara cevap alamamanın sıkıntısını yaşadıklarını gördüğüm İnce’ni FOX Tv’de ki programında biraz da şımarık hareket eden İnce var gibiydi.. 

İşte Muharrem İnce’nin bu inceliklerini ve her çıktığı miting alanında aynı şeyleri söylemesi bir an önce görülüp, terk etmesi ve her gittiği alanda başta gittiği kentin sorunlarını olmak üzere yeni şeyler demesi gerekir.

Akşener şu an yakaladığı reytingi her geçen gün düşüyor, düşecek gibi..

Ha unutmadan diğer önemli bir konuda İnce’nin miting alanlarında oy istediği seçmenden birde para istemesi bana göre iyi olmadı..

Çünkü gazeteciliğimin yanı sıra başkanlığını yaptığım 2 STK’da gördüğüm tek şey bu milletin canını iste ama sakın aidat, destek istemedir..

Yani yeni Anayasa’da Adaylara tanınan hakkı çok samimice dillendiren İnce’nin bu toplumun hala bu işlere hazır olmadığını unutmaması ve ‘Baba oy yetmedi birde paramı vereceğiz?’ diyerek eleştireceğini de bilmeli..


**Ardahan’da Kim Kazanırsa Ülke de O kazanır..


Mevcut iki milletvekilin de teşkilatlarca istenmediği ama her kim aday edilirse edilsin AK Parti ve CHP’nin yarıştığı Ardahan’da ortaya çıkacak seçim sonuçları ülkenin genelinde yaşanacak sonuçları da ortaya koyacak gibi..

Bunun geniş örneği olan yurt geneline baktığınızda durumun aynı yani AK Parti ile CHP’nin başkanlık başta olmak üzere milletvekili seçimlerinde de iktidar için yarışacak iki parti olduğunu görmekteyiz.

Çünkü 55 Bin oyu bulunan Ardahan’ın 55 Milyon oyu bulunan ülkenin adeta bir yansıması olduğunu görmeniz için şöyle geride kalan birkaç seçime bakmakla görülecektir.

Sadece seçimler mi? 

Tabi ki değil..

İki gümrük kapısı olmasına karşın ithalat gibi ihracatın da ekonomiye katkı sağlamadığı Ardahan’da olduğu gibi ülke genelinde de aynı durum yaşanmıyor mu?

Hayvancılığın yerle bir olduğu ve tüccar bulmadığı Ardahan’da yaşanan göç ve işsizlik dolaysıyla yeterince ekin yapılmadığı için ‘Kahrolsun’ diye nara attığımız İsrail’den tohum aldığımız gibi Ardahan’da samanı ya Gürcistan’dan ya da diğer iller de almıyor mu?

Peki, Ardahan’da yıllardır bitmeyen onca yatırıma baktığınız da ülkenin genelinde bitmesi beklenen bir o kadar yatırımının olduğunu da görmüyor muyuz?

Evet, kendisi küçük ama cürümü büyük olan Ardahan’dan ülke geneline baktığınız da 24 Haziran’da yaşanacak olan siyasi tabloyu da görmek mümkün.

AK Parti’nin CHP ile kafa kafaya yarışacağı görünen HDP’nin bu iki partinin yapacağı hataları takip edip, 3. Sırada olduğu MHP’nin 4-5 bin oyunu İyi Parti ile paylaşacağı Ardahan’a baktığınız da ülkenin genelinde ortaya çıkacak olan tabloyu da görüyor gibiyiz.