Fakir Yılmaz ARDAFED'e Yeniden Adayım.. Çıldır Gölü Canavarı Yakalandı..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleeri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


Çıldır Gölü’nde “Etcil Beslenen Levrek” yakalandı..


Haber: Suat İncedere


Çok tehlikeli bir tür olan “Etcil Tatlısu Levreği”, Isparta Eğridir Gölü’ndeki balıkçılığı bitme noktasına getirdi.


Kars’ın Arpaçay ilçesi Doğruyol köyünde balıkçılık yapan Atanur Dursun, Çıldır Gölü’nde ilk kez görülen Tatlısu Levreği yakaladı.


Tatlısu levreği


Tatli su levreği, percidae familyasindan bütün Avrupa’da yaygın olan bir etcil tatlisu baliği türü. Türkiye’de Anadolu batı karadeniz ve Marmara Bölgesibin tatlısularında bulunur. Baskın bir türdür.


Hem balıkçıların hem de tüketicilerin sevdiği lezzetli bir balık türüdür. Dış özelliklerinin bazıları göğüs ve karın yüzgeçlerinin kırmızıkızıl rengi ve bütün levrekler için tipik olan sert dikenli sırt yüzgecidir. Çoğunlukla vücudunda 6 ile 8 adet arası yukarıdan aşağıya incelen çizgiler vardır, ve alt dudağı üsttekinden daha öne çıkıktır. Tatlısu levrekleri 40 cm büyüklüğe kadar ulaşırlar, ama 50 cm büyüklükte tutulmuş olanlarıda vardır. Tatlısu levreklerinin böyle bir ölçüye ulaşmaları çok uzun sürer; 8 ila 10 yaşına varmış olanları ancak 25 cm boyunda olurlar.


Dişileri su kıyısının yakınında alçak su seviyesinde yumurtlarlar. Yumurtadan çıkan yavrular ilk önce su yüzüne çıkıp hava-torbalarını hava ile doldururlar. Bu yavrular akıntıdan derin sulara taşınırlar ve orada plankton’dan beslenirler. Birkaç hafta sonra alçak suya geri dönerler ve orada sivrisinek kurtçukları ve diğer böcek kurtları ile beslenmeye başlarlar.


Göllerde yaşayan tatlısu levreklerinin yavruları henüz küçükken sazangiller yavruları ile aynı yemlerden beslendiklerinden dolayı, bir rekabet içinde yaşarlar. Bazı koşullar altında bu sazangiller yavruları, daha da büyümüş olan tatlısu levreğinin yemi olur. Gıda kıtlığı olan dönemlerde, tatlısu levreği yamyamlaşıp kendinden küçük tatlısu levreklerini yiyebilir.


Derin göllerde tatlısu levreği kış soğuğunu büyük derinliklerde geçirir. Bu zamanı atlatabilmeleri için en az 6 C° su sıcaklığına muhtaçtırlar.


Avrupa tatlısularına, diğer bir tatlısu levrek türü olan Gymnocephalus cernuus bırakıldığından beri, tatlısu levreğine yeni bir rekabet olmuştur. Önümüzdeki on yıl içinde bu gelişmenin sonucu ne olacağı henüz bilinmemektedir.



SOL MEDYA..


Ülke de doğru dürüst iktidar olamayan solun neden bu halde olduğuna baktığımız da sol basın ve medyaya bakmak yeter artar bile..


Birgün.. Benimde muhabirliğini ve bu gazetede yaptığım haberimle Metin Göktepe Gazetecilik ödülünü aldığım ve dünyaya soldan bakan sol bir gazete..

Kaç satıyor? En Son Tiraji: 5 Bin 500’e yakın..

Evrensel.. ‘Patron düşman’ diyen işçi haberleri ağırlıklı ve dünyaya soldan bakan bir gazete..

Kaç satıyor? Yani En Son Tirajı: 3 Bin 500

Sözcü: Ulusalcı bir anlayışla dünyaya bakan sol bir gazete..

Kaç satıyor? Yani En Son Tirajı: 178-180 arası

Aydınlık: Sözde solcu ve Maocu bakışlı bir gazete ama o da havuz medya arasında yer almak için MHP destekli Muhafazakâr iktidara yaranmaya çalışan bir gazete..

Kaç Satıyor? Yani En Son Tirajı: Bin 702

Peki Havuz Medya, Besleme Medya diye ikiye ayrılan ve adına merkez basın denen gazetelerin 84 Milyona yaklaşan nüfusu ile günlük olarak ne satar ve tüm gazetelerin toplam tirajı nedir?

Kaç Satıyor? Yani ülkede en son gazete 84 milyonluk ülkede tirajı nedir: Bir Milyon 900’e yakın..




Ve bu tirajlara baktığımızda sağcı, muhafazakâr, orta hatta milliyetçi, kahrolusun patron denen, iş insanları denen kesimden reklam alıp, dünyaya soldan bakan medyaya ne demek gerek?

Bilmem ama sol medyanın ana sorununun solcuyum deyip, arkadan yada açıkça sağcı, muhafazakâr hatta milliyetçilerle ortak işler yapanların kendi basınına, medyasına karşı olan samimiyetsizliğini görmek mümkün.


Kürt medyası denen kesiminde sol medyadan farklı bir durumda olmadığı ülkede genelde sağ ve muhafazakâr kesimin iktidar oluşu ve devlet bankaları ve resmî kurumlarının reklamları ile kendisine yakın havuz medyasını beslerken HDP desteği ile yerelde iktidar olan sözde sol denenlerin aslında beyin altlarında ki faşist kafalı milliyetçilerden daha tehlikeli anlayışa sahip ulusalcıların sol medyaya değil, iyi niyetli bakışıyla günlük bir gazete alarak destek vermesi, dünyaya soldan bakan medyanın ölmesini bekler halde..

Öyle değil diyen varsa iktidar olacaklarının rüyasını görenlere bir bakın bugün günlük bir gazete almışlar mı, reklam vermişler mi, tv ve radyolarına sahip çıkmışlar mı?

Hayır tam tersi siyasilerden dert yanıp, özgür bir basının olmadığından yakınıp, ‘Satılık Basın’ diyerek işin içinden çıkan okur gibi onlarda gazete okumuyor, almıyor, tv ve radyolarını takip edip, reyting yaptırmıyor olmasındandır, solun bu ülkede iktidar olamayışı diye düşünüyorum, dünyaya soldan bakan bir gazeteci olarak..



arşiv haber 20/10/2017 tarihli haberler/yorum



Çıldır Gölü Barajında


su seviyesi dibe vurmak üzere..


Bölgede yılın kurak geçmesi nedeniyle Çıldır Gölü Barajında su seviyesi oldukça düştü.


DSİ’nin 2009 yılında su seviyesi eksi 5 olarak Zorlu Gurubuna devrettiği barajdaki su seviyesi, bu gün ölçüm direğinin ölçtüğü su seviyesi artı 30 olarak gözlendi.


Dokuz yıl önce DSİ tarafından satılan Çıldır Gölü Barajından elde edilen enerji üretimi, 2009 yılında 1959,5. Mgb iken, bu yıl 1960,40 fazla üretim yaptı. Zorlu Barajı günlük 15 bin megabayt elektrik üretimi yaparken, diğer beş tane barajın da suyunu temin etmektedir. Bugün itibari ile Zorlu Barajında 30 santim su kaldı. Kış ayları için su kalmadı. Kış için 2,5 mgb cebri tünel donmaması için çalışılması planlanıyor. Çıldır Gölünde her yıl ortalama 20 santim buharlaşma olurken bu yıl kuraklık yüzünden buharlaşma yüzde 40’a yükseldi.


İBİŞ ÇAYI, ÇILDIR GÖLÜ’NÜ BESLEYEBİLİR


Bölge halkı İbiş Çayının, Çıldır Gülünü kurumaktan kurtaracağını savunurken, Arpaçay’ın Kıraç Köyünde bulunan İbiş Çayı, Akbaba dağlarında birleşen akarsular ile Arpaçay düzüne başıboş bir şekilde akıyor. İbiş Çayının sadece üç ay Çıldır Gülüne akıtılması durumunda, hem Çıldır gülü su ihtiyacını karşılayabilir, hem de tekrar Arpaçay, Akyaka da tarım arazilerini sulayabilir.


1997 yılında “Doğu kanalı projesi” adı altında İbiş Çayı’nın Çıldır Hidro Elektrik Santraline akıtılması için gerekli incelemek yapılmış, yüklenici firma olarak Ünal inşaat belirlenmişti. Daha sonra da önemli bir bölümü tamamlanan kanal yarıda kaldı. Su kanalını son aşamasında bırakıp giden firma, Çıldır Kura Nehri üzerindeki barajı yapan firma olduğu söylenmektedir. Dakikada 12 bin metre küp suya sahip Arpaçay Kıraç Çayı, Çıldır Gülünün her yıl giderek azalan suyunun tek çaresi olarak gözükmektedir. Kıraç çayı, Çıldır gülüne 3 ay akması gölün su tüketiminin dörtte birini karşılayabilir. Bu kanallarla birlikte 10 gurup köyünde arazisi sulamada kullanılabilir. Arpaçay, Kıraç, ibiş Çayı projesinin tamamlanması için yaklaşık bir milyon TL gibi küçük bir rakam gerekmektedir. DSİ su kanallarını da satmak istiyor ve Zorlu elektrik almak istemiyor. DSİ, Çıldır Gölü Barajını verdiği Zorlu Grubuna, Çıldır Gölünü besleyen kanalları da Zorlu Hidro Elektrik üretimine vermek istiyor. Fakat Zorlu Çıldır tarafında olan kanalın köylerle sorunlu olduğu için almak istemiyor. Kıraç Çayı Kanalı ise büyük bir bölümü tamamlanmış durumda. Kanalı da çeşitli nedenlerden dolayı almak istemiyor. Haber: Suat İnceder


**Karabataklar Çıldır Gölünü İstila Etti!.


*24/07/2017 Tarihli Haber


Karabatak Kuşları, Çıldır Gölüne “Kara Bulut” Gibi Çöktü. Doğuanadolu bölgesinin tek krater ve tektonik gölü olan Çıldır Gölü yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olmasıyla birlikte değişik balık avcısı kuş türlerinin de uğrak ve avlanma yeri haline geldi. 


Geçtiğimiz günlerde Çıldır Gölü pelikanların topluca gölde avlandığı görülmüştü. Yaklaşık ikiyüz karabatak Gölde topluca avlaninca ortaya muhteşem görüntüler çıktı. Kışın yüzeyi tamamen buz tutan Çıldır Gölü, atlı kızak ve eski mo usulü balik avlanma özelliği ile biliniyor. 8 farkli balık türünün yaşadığ Çıldır Gölünde tahta balığının çok olması nedeniyle balıkla avlanan bazı göçmen kuşlarını göle çekmeye başladı. Karabatak su kuşları arasında yer alan, genellikle deniz, göl ve derin ırmak kenarlarında görülen bir tür balık avcısı perdeli kuş türüdür.Topluca avlanma özelliği ile bilinen Karabatak kuşunun 30 farklı türü bulunmaktadır. Karabatak çok iyi bir uçucu ve çok iyi bir yüzücü kuş türüdür. Bunlar genellikle su kenarlarında bulunan yüksek yamaçlara ve yüksek ağaçların tepelerine yuva yapmaktadırlar. Suat İncedere/ ÇILDIR


**ÇILDIR SON FESTİVALLE ÇILDIRDI!..


*22/07/2017 Tarihli Haber


Bu yıl sonuncusu yapıldığı bildirilen 16. Çıldır Göl Festivali’ne ilgi bir hayli büyüktü.


AKtaş Gümrük kapısından sonra geçtiğimiz günlerde deneme sürüşlerinin başladığı Kars-Tiflis-Bakü Demir yolunun açılışı ile sevinen Çıldır bu kez son festivali ile coştu.


**Çıldırlı yoktu, Gurbetçi çoktu..


Gürcistanm ve Ermenistan’a komşu Ardahan’ın Çıldır ilçesinin Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu’nun festivale gelen tüm misafirlerle tek tek bizzat ilgilenmeye çalıştığı görülen 16 Çıldır Festivali’ne katılan sanatçıların çalıp, söylediği türkülerle etkinliğe katılanları coşturdu.


Başta, Ardahan Dernekler Federasyonu ve ARDAFED’e bağlı Dernekler, Çıldır Köy Dernekler Federasyonu olmak üzere İl dışında bulunan federasyon ve derneklerin tam kadro katıldığı gözlenen Çıldır Festivali’ne Ardahan Valisi ile birlikte bir çok bürokratın da katıldığı görüldü.



**Başkan: İşadamlarını Bölgeye Yatırıma Davet Etti..


Çıldırlılaradan çok Ardahan dışında bulunan gurbetçilerin büyük ilgi gösterdiği, Yener Yılmazoğlu ve Burhan Yıldırım gibi sanatçıların Meryem Kızılırmak’ın sunuculuğunda katılımcıları coşturduğu etkinlikte bir konuşma yapan ev sahibi Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu, amaçlarının Çıldır Gölü ve Çıldır ilçesini tanıtmak olduğunu belirtti.


Başkan Azizoğlu, “Yatırımcıları bölgeye davet ediyoruz. Çünkü bu bölgenin kalkınması gerek. Bölgenin kalkınması için ise bu bölgeye yatırım gerek.” diye konuştu.


Belediye olarak Çıldır’a önemli hizmetler yaptıklarını anlatan Azizoğlu, özellikle il dışındaki Çıldırlı ve Ardahanlı iş adamlarını bölgeye yatırıma davet ettiğini söyledi.


 


**Vali: Ardahan Tanıtılmalı..


 


Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez ve diğer yetkililerin de katıldığı etkinlikler, gün boyunca halk oyunları gösterisi, aşıkların dinletisi ve çeşitli etkinliklerle devam etti.


Çıldır Kaymakamlığı ve Çıldır Belediyesi tarafından düzenlenen festivale katılan Vali Bilmez, festival alanını gezerek federasyon, dernek ve köy muhtarlıklarının stantlarını ziyaret etti. Standa bulunan gurbetçilerle ve festivale gelenlerle sohbet etti.


Festivalde konuşan Vali Bilmez, Ardahan’ın en güzel döneminde göreve başlamanın kendisi için büyük şans olduğunu belirterek, bu sürede bölgede ki bütün festivallere ve şenliklere katıldığını, Ardahan’ı tanımaya ve Ardahanlılar gibi hissetmeye çalıştığını söyledi.


Çıldır’ın daha fazla tanıtılması gerektiğini, o potansiyeli taşıdığını da vurgulayan Vali Bilmez konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Bu dostluk, kardeşlik şenliğimize hepiniz hoş geldiniz. Kısa bir süre önce Ardahan’da göreve başladım. Şanslıyım çünkü gurbette yaşayanların akın akın Ardahan’a geldiği, her tarafında cennet misali en güzel günlerin yaşandığı bir dönemde başladım. Bütün festivallere, şenliklere katıldım. Ardahan’ı, Ardahanlıları tanımaya, onlar gibi hissetmeye çalıştım. Gördüm ki Ardahan’ın tanıtılmaya daha çok ihtiyacı var. Ardahan’da yapılan hizmetleri, güzellikleri anlatmaya ihtiyaç var. Çıldır denilince sadece kar ve buz akla gelmemeli. Çıldır artık yaz sporlarıyla, teknelerimizle, kano yarışmalarıyla da akla getirmemiz lazım. Bu bölgede yapılan kamu yatırımları bizi sevindiriyor. Her tarafta şantiyelerimiz var, duble yollarımız yapılıyor, tünellerimiz yapılıyor, gümrük kapılarımız yapılıyor. Çıldırlıların yıllardır hayali olan Aktaş Sınır Kapısı faaliyete geçti. Bu sene bu kapımızdan geçen araç ve yolcu sayısı şimdiden geçen yılın birkaç katına yetişti. İnşallah bundan sonra daha fazla artacak. Bizim dünyaya tanıtmamız gereken çok büyük güzelliğimiz var. Ardahan’ın beş katı Ardahanlı dışarıda yaşıyor. Biz bu dışarıda yaşayan insanların mecburen gittiğini, iş aş için gittiğini biliyoruz. Gönüllerinin burada olduğunu da biliyoruz. Ama yazın birkaç hafta, kışın da birkaç haftanızı burada geçirmenizi istiyoruz. Baba ocaklarınızı tüttürmenizi istiyoruz. Hiç olmazsa yaz aylarında da olsa, buranın hep böyle şen olmasını istiyoruz. Bu bölgenin birliğinin, beraberliğinin çimentosu olan âşıklarımızı, başta Âşık Şenlik olmak üzere rahmetle, minnetle anıyorum. O geleneği kıt imkânlarla yaşatmaya çalışan günümüz âşıklarını da tebrik ediyorum. Yüreklerine, ağızlarına sağlık. Onlar, tarih boyunca bu bölgede ki insanların birliğini, beraberliğini hep umutlarını canlı tutmaya çalışmışlardır. Onun için Ardahan, bir taraftan da bütün farlıklarıyla bir arada yaşamayı becermiş, kardeş olmuş, kardeşçe yaşamayı becermiş bir yerin adıdır. Onun için biz bu farklılıklarımızı muhafaza ederek, bu birlik ve beraberliklerimizi vatanımızı, milletimizi, devletimizi, cumhuriyetimizi, değerlerimizi birlikte korumalıyız. Bu festivalinde tüm bunlara hizmet ettiğini görüyorum. O yüzden bu festivali düzenleyenlere, emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.”


Konuşmaların ardından, yöresel halk ozanları ve yerel sanatçılar tarafından konser verildi, buzağı yarışmaları yapıldı ve Gürcistan’ın Adige Belediyesi’nin halk oyunları gösteri topluluğu tarafından gösteriler düzenlendi. Festivale katılanlar, Halk Müziği sanatçısı Yudum’un türküleri eşliğinde halay çekti.


**Ardahan, Hanak ve Posof Kurtuldu


sıra Damal ve Çıldır’da!


*02/03/2017 Tarihli Haber


Ardahan’ın Vatan Topraklarına Katılışının yıl dönümü dolaysıyla kutlanan ‘Kurtuluş Haftası’ ilçelerin kurtuluş günleriyle devam ediyor.


Posof’un Kurtuluşu Etkinliklerle Kutlandı..


Posof’un düşman işgalinden kurtuluşunun 96’nci yıl dönümü, düzenlenen törenlerle kutlandı. Kaymakam Enver Yılmaz, Garnizon Komutanı Sinan Bilek, Belediye Başkanı Cahit Ulgar’in Hükümet Konağı önündeki Atatürk Anıtı’na çelenk sunmasıyla başlayan program Şehitlik de düzenlenen törenin ardından Şehit Seçkin Yılmaz Caddesi’nde devam etti.


Kurtuluş programı Posof Kaymakamı Enver Yılmaz, Garnizon Komutanı Sinan Bilek, Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar, protokol üyeleri, öğrenciler ve halkın katılımı ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Belediye Başkanı Cahit Ulgar yaptı. Törende öğrenciler ve yerel şairler tarafından şiirler okundu ve düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verilmesinin ardından Posof’un düşman işgalinden kurtuluşunun 96’nci yıl dönümü münasebeti ile düzenlenen tören sona erdi.


Posof’un Kurtuluşu kapsamında ki etkinlikler saat 14:00 de Belediye Düğün Salonunda Ardahan Üniversitesi İnsanı Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Levent Küçük’ün Posof’un Kurtuluşu adlı konferans ile devam etti.


**Avrupa’dan POSOF’a Serhat Bölge Gezisi!..

Hollanda’da yaşayan hemşehrilerimiz tarafından kurulan Serhat Vakfı, Kars, Ardahan ve Artvin’e kültürel geziler düzenliyor. Yılın belirli bölümlerde düzenlenen gezilere gurbetçilerimizin ilgisi büyük oluyor.

Yıllar önce göç ettikleri Avrupa’da her geçen gün sıla hasreti çeken gurbetçilerimizin bir bölümü, doğup büyüdüğü toprakları görmenin heyecanını ve mutluluğunu bu geziler sayesinde yaşıyorlar.

Gurbetçilerimiz, Serhat Vakfı yöneticilerine teşekkür ediyorlar. Bu kültür gezileri sayesinde Anavatan’a gelme imkanı bulduklarını söyleyen hemşehrilerimiz, “ Vakıf yöneticilerine çok teşekkür ediyoruz. Güzel bir şey düşünmüşler. Türkiye’ye her yıl gidenler var ancak hiç gidemeyen gurbetçilerde var. Bu geziler şimdiye kadar gidememiş olanlar için büyük bir fırsat sundu. POSOF’un güzelliğini, sıla özlemimizi gidermemiz noktasında çok isabetli oldu. Tüm emeği geçenlere teşekkür ederiz.”diye konuştular.

Bilgi almak için veya müracaat etmek için aşağıdaki telefon numaralarını arayabilirsiniz :

Başkan Hikmet Tikici tel: (0031) 06 29 09 69 48


**ÇILDIR’DA KANSER TARAMASI..


Ardahan Valisi İbrahim Özefe‘nin eşi Hacer Özefe’nin destekleriyle başlatılan, “Kadınlara Yönelik Kanser Tarama Kampanyası” Çıldır ilçesinde devam etti.

İl Halk Sağlığı Müdürlüğü bünyesinde ki KETEM’in yürüttüğü Kanser Tarama Kampanyasına Bayan Özefe, Vali Yardımcısı Abdurrezzak Canpolat‘ın eşi Dilek Canpolat, Kaymakam Bedirhan İmamoğlu‘nun eşi Esra İmamoğlu, Belediye Başkanı Yakup Azizoğlu’nun eşi Adalet Azizoğlu, KETEM sorumlu hekimi Dr. Hazal Topçuoğlu, diğer yetkililer, muhtar eşleri ve Çıldırlı kadınlar katıldı.



**Valinin elinde özgürlüğe uçtu..


ARDAHAN‘ın Göle İlçesi’nde kanadından yaralı halde bulunan puhu kuşu, tedavi edildikten sonra Vali İbrahim Özefe tarafından doğaya bırakıldı.

Göle’de bulunan ve kanadından yaralı olduğu için uçamayan puhu kuşunun, tedavi ve rehabilitasyon süreci tamamlandı. Orman ve Su İşleri Şube Müdürü Temel Şimşek’in teslim ettiği kuş, Vali İbrahim Özefe tarafından Kent Ormanı’nda doğaya salındı. Vali Özefe, rahatlıkta uçan puhu kuşunun doğaya bırakılmasıyla ilgili olarak, şunları söyledi: 

“Tabiatın güzel kuşlarından biri olan puhu kuşu, geçen 6 Şubat günü, Göle İlçes’inde yaralı bir şekilde bulunmuş. Vatandaşlar yaralı kuşu Orman ve Şu İşleri Müdürlüğü’ne teslim etmiş. Kanadından yaralı olan ve uçamayan puhu kuşunu Yaban Hayvanları Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’ne gönderdik. Burada tedavisi tamamlandı. Şimdi tabiata bırakacağız. Bu vesile ile tabiata ve yabani yaşama duyarlı vatandaşlara teşekkür ediyorum. Ardahan bu konuda çok duyarlı. Dünyayı ve doğayı bu canlılarla birlikte paylaşıyoruz. Çıldır, Aktaş göllerimiz ve Putka sulak alanlarımız var. 50’nin üzerinde göçmen kuş çeşidi buralarda barınıyor. Bu kuşlar bizlerin zenginliği. Bu zenginliğimize saygı duymalı sahip çıkmalıyız.”


**Ticaret Odasından esnafa darbe!..


“Evet, Hayır” öncesi İcra Takibi..


Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası’ndan Esnafa icra…


Esnafın ve işletmecinin çıkarlarını gözetmek ve sorunlarına çözüm araması gereken Ticaret ve Sanayi Odası’nın, komik bir şekilde Esnafa icra takibi başlatacağı bilgisi alındı. 


Giderecek göç veren ve ağır kış şartlarıyla mücadele eden Ardahanlı esnaf, Ticaret Odasının “kurumumuza şu kadar aidat borcunuz var. Ödemediğiniz için sizi icraya vereceğiz.” diye bilgilendiriyor.


Yaşanan bu gelişme ülke kaderini etkileyecek olan 16 nisan referandumu öncesi işleme geçirilmesi ise başka bir ironi olarak algılandı. 


Hükümetin Kosgeb aracılığıyla Esnafa destek olmaya çalıştığı bir dönemde, Ticaret ve Sanayi odasının ise Köstek olması “komedi” olarak karşılandı. Referandum öncesi bankalara ve kamu kurumlarına “Esnafı sıkıştırmayın” çağrısında bulunan hükümetin bu çağrısına rağmen,  Ardahanlı bir avukat aracılığıyla alacaklarını tahsis etmeye çalıştığı bildirildi. 


Yaşanan bu duruma Vali Özefe’nin müdahale etmesini isteyen esnaf ise, Çetin Demirci’nin dışında, mevzuatta olmasına karşın esnafın çilesini bildiği için, yıllardır hiç bir oda başkanının böyle bir uygulamayı devreye sokmadığını belirtti.


Kuruluş mevzuatının 1.maddesinde “Ticaret ve sanayi odaları bu kanunda yazılı esaslarla meslek hizmetleri görmek, meslek ahlak ve tesanüdünü korumak, ticaret ve sanayiin genel menfaatlerine uygun surette gelişmesine çalışmak ve bu maksatlarla verilecek işleri yapmak üzere kurulan, tüzelkişiliği haiz mesleki teşekkül mahiyetinde, kamu kurumlarıdır.” dediği gibi hizmet göstermesi gerekirken, ekonomik darboğazda olan esnaf ve işletmeciye bir darbe de kendisi vuruyor.


Yaşananlar “komedi” olarak değerlendiriliyor.



AKP’nin Referandum Kozu Kürt Kedisini Vermeyen Barzani’dir..







  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com

‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmaları çerçevesinde aylardır bulunduğum İstanbul havaalanın da göndere çekilen Kürdistan bayrağının verdiği işareti anlamayanların AKP’nin ve onun kurucusu ve yeniden başkanı olmak için Türk usulü başkanlığı getirmek isteyen Cumhurbaşkanı/Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın ince hesaplarını da anlamış değiller..


Çünkü Abdullah Öcalan’ın da başkanlık istediğini görmezden gelip, CHP ve ulusalcıların, ‘Hayır’ tayfasına katılan HDP’lilerin bir çoğunun içeride olduğu şu günlerde milyonları bulan Kürt seçmenine referandum öncesi sinyal vermek isteyen bir referandum propagandasının hayata geçirildiğine şahit olduğumuz bir süreçte gizli diğer bir hesap daha var..


Yani dün kart-kurt denen, bugün dünyaca resmi olarak kabul görmezse de onaylanan Kürdistan’ın bayrağının hem de Atatürk’ün adını taşıyan havalanın da göndere çekilmesinin altında yatanın durdurulamayan YPG’nin önüne geçmek için yine Kürdü kullanmak ve o Kürdün de Barzani olduğunu bilmekte fayda var..


Evet, bir taraftan yaklaşan ve benim de içinde bulunduğum 20 Milyona yaklaşan Kürt oylarının büyük rol oynayacağı referandum diğer taraftan Irak’tan sonra Suriye’de tamamlanmak istenen Kürdistan planını bozmak hesaplarıdır..


Yani kurtuluş savaşını Kürtlerle kazanıp, savaşı kazandıktan sonra Kürtleri arka plana atan Atatürk’ün adını taşıyan hava limanın gönderlerine çekilen Kürdistan bayrağının kısa özeti budur..


Burada AKP ve Cumhurbaşkanı/Başkan Erdoğan’ın diğer bir hesabı da YPG’nin yanında duran ve o bölgede bulunan Kürtleri silahlandırmaya devam eden dünyanın jandarması ABD’ye vermek istediği mesajı da almak ve görmek gerekir..


Çünkü bana göre bugüne kadar Ortadoğu’da iyi bir satranç oynayan ve askeri Suriye topraklarına göndermekle tamamlanmak istenen Kürdistan Püzeli yani, Türkçesi yap/boz hesaplarını bir süre daha ötelemeyi başaran AKP ve Cumhurbaşkanı/Başkan Erdoğan’ın yukarıda saydığımız hesaplarını bozacak olan tek ülke ABD’dir..


Ve sahibinin Trump’a ortak olduğu Hürriyet Gazetesinin geçtiğimiz gün attığı manşette bunu alenen göstermekte ve ortaya koymaktadır..


Yani 14 yıldır iktidar da olan ve oynanan satrançta hep başarıyla çıkan AKP ve Cumhurbaşkanı/Başkan Erdoğan’a bu manşetle bir sinyal gönderen ABD’nin, ‘YPG’ya dokunma’ demek istediği bir süreçte Barzani kozu ortaya sürülmüştür..


Peki, bugüne kadar ABD ve Türkiye’nin arasında gidip gelen ve Kürdistan diye bir alanı dünyaya kabul ettiren Barzani’nın kimin yanında yer alacağı nasıl belli olacak?


Onuda önümüzde ki günlerde Hürriyet’e yönelik hükumetin çıkışını, YPG’nin bulunduğu alanlara zırhlı araçları çeken ABD’nin atacağı adımlarla ve dün ‘Kürdün bir kedisini bir Türkiye’ye teslim etmem’ diyen ve o havuz medyası başta olmak üzere Türk basını ve medyasınca dönem terörist ilan edilen Barzani’nin Türkiye ziyareti ardından yapacağı açıklama ile göreceğiz..



**Koltuğu Korumak İçin Özel Geceler..


Dikkat ediyor musunuz bilmem ama benim dikkatimi hep çeker.

Her yıl adeta yarışa girmişcesine düzenlenen kaz gecelerinin başını çeken derneklerin verdiği fotoğrafların baş tacı fotoğraf, dernek başkanının elinde ki plaketi belediye başkanına veren poz çeker..

Yada bürokrasinin başkenti olan Ankara’daysanız, ‘Yılın Adamı’, ‘Yılın Siyasetçisi’ veya ‘yılın şeysi’ denilerek verilen bu plaketlerde aynı fotoğraflara rastlamak mümkün..

Evet İstanbul’da başta Ataşehir’de olmak üzere 39 ilçesinde olmazsa da 20 ilçesinde vur çalsın, patla oynasın kazlı, sazlı gecelerin sonuna bu yılda gelmiş gibiyiz..

Derneklerin içinde yer alan samimi insanların sırtında geceler düzenleyen başkan baronların yönetici arkadaşları kaz aramaktan, bu geceleri en sert şekilde eleştirirken kaz gecesi bileti almaktan yorulmayan iş adamlarının dikkatini çekmediği bu durum benim hep dikkatimi çekmiştir..

İşte bunun en son örneği Ardahan İl Derneğinin kuruluş çalışmalarının devam ettiği İstanbul’un Anadolu yakasında bulunan ve bir iki müdürün koltuğunu korumak için Ardahan ile Kars’ın adını kullandığı yeri nerede olduğu belli olmayan derneğin Ardahan nerede, Kars nerede diye sorsan bilmeyeceğine adım gibi emin olduğum oradaki belediye başkanına verdiği plakettir..

Federasyon başkanı olduktan sonra içine iyice girdiğim dernekçiliği gazeteci olarak takip ettiğim sıralarda bu plaketin neden bu adama ve ondan önceki adamlara verildiğini bir türlü anlamamıştım..

Sonra anladım ki bu plaketi hazırlayanlar düzenlediği gecelerin yemeklerini, sandalyelerini, salonlarını belediye başkanlarına yıkıp, yıllardır oturdukları koltukları korumak, belkide bir makam üste çıkmak karşılığında memleket hasreti çeken Ardahanlıları salonlara toplama sözü verdikleri ve kimi, neden alkışladıkları bilmeyen Ardahan toplumunu kapalı, kapılar ardından pazarlık kozu olarak ellerinden tutup, ‘Bunlar hep benim adamlarım’ deyip, yutturduğunu anladım..

Anladım anlamasına ama gelin görün ki her yıl aynı oyunlara gelen benim saf Ardahanlının hala hep aynı masaya, aynı manzaraya, aynı salona neden gittiğini, verdiği bilet parasının nereye gittiğini ve bugüne kadar düzenlenen bu gecelerin kimlerin koltuklarını koruduğunu, kimlerin göbeklerini büyüttüğünü anlamadığına yanarım..